ÖMER ASIM AKSOY ATASÖZLERĐ VE DEYĐMLER SÖZLÜĞÜ

1 ATA SÖZLERĐ SÖZLÜĞÜ ĐÇĐNDEKĐLER SUNUŞ BĐRĐNCĐ BÖLÜM GĐRĐŞ 1- ATASÖZLERĐ A- Biçim Özellikleri B- Kavram Özellikleri C- Tamamlayıcı Bilgiler Ç- Tanım 2- DEYĐMLER A- Biçim Özellikleri B- Kavram Özellikleri

C- Tamamlayıcı Bilgiler Ç- Tanım 3- KALIPLAŞMIŞ BAŞKA SÖZLER 4- ELEŞTĐRMELER ĐKĐNCĐ BÖLÜM ATASÖZLERĐ SÖZLÜĞÜ ULAMA YEDĐNCĐ BASKI ĐÇĐN 1965'te çıkan Atasözleri ve Deyimler adlı kitabımıza yurdumuzun her yerinde kullanılan sözleri almış, bölgelere özgü olanları almamıştık. 1989 tarihine değin yapılan beş baskıda bu tutum değişmedi. 1991'deki altıncı baskıda kimi bölge sözlerine de yer vermiş, bunlan ulama başlığı altında kitabın sonuna eklemiştik. Yedinci baskıya genel ve yerel birkaç yüz söz daha ekleme gereğini duyunca, bunları ve önceki ulamaları asıl metne katma zorunluluğu kendini gösterdi. Böylece ilk baskıda 5700 olan söz sayısı şimdi 8977'ye ulaştı. Yeni baskılarda yerel sözlere de yer vermemizin nedeni, bunların -toplumsal gelişmelerle birlikte- genellik kazanmakta ya da kazanabilir nitelikte olmalarıdır. Radyo, televizyon, gazete, dergi, telefon, okul, tren, otobüs, uçak gibi eğitim ve ulaşım araçlarının çoğalması, bölgeler arasındaki ayrılıkları gittikçe azaltmaktadır: Nitekim 50-60 yıl önce yazı dilimizde görülmeyen birçok bölge sözcükleri şimdi yayın araçlarımızda ve toplumun dilinde kullanılmaktadır. Bunun gibi, birtakım yerel atasözleri ve deyimler de bölgelerinin sınırını aşarak genelleşmektedir. Şu da var ki bir söze kesin olarak genel ya da yerel demek kolay değildir. Çünkü bu niteleme, bilgi ve görgü düzeylerine göre kişiden kişiye değişir: Bir kişinin genel nitelikte gördüğü sözü, başka bir kişi bu nitelikte görmeyebilir; işitmemiş de olabilir. Kitabımızın söz sayısını çoğaltmamıza ve kullanış alanlarının sınırını biraz genişletmemize bu durum yol açmıştır. Burada bir konuya daha değinmek istiyoruz: Genel ve yerel sözler arasındaki sınırın kesin olarak çizilememesi durumu, kimi sözlerin atasözü ve deyim sayılıip sayılmaması konusunda da vardır. Bu nedenle kitabımıza aldığımız sözler dışında da atasözleri ve deyimler bulunduğu görüşünde olanlar bulunabilir. Ancak biz, bu sözler için belirttiğimiz ölçüler içinde olmayanlara kitabımızda yer vermeyi doğru bulmadık. Bununla birlikte, ölçümüze uyduğu halde dikkatimizden kaçtığı için kitaba girmemiş olan sözler de bulunacaktır. Bu gibi eksikliklerin zamanla ve yeni incelemeler ve araştırmalarla tamamlanacağı kuşkusuzdur. Yeni baskıyı bu açıklamalar ve düşünceler içinde sunuyoruz. 1993 Ömer Asım AKSOY BĐRĐNCĐ BÖLÜM ĐNCELEME ELEŞTĐRME GĐRĐŞ 1- ATASÖZLERĐ 2- DEYĐMLER

3- KALIPLAŞMIŞ BAŞKA SÖZLER 4- ELEŞTĐRĐLER GĐRĐŞ Her dilde atasözleri ve deyimler vardır. Toplumbilim, ruhbilim, eğitbilim, ekonomi, felsefe, tarih, ahlak, folklor... gibi birçok konuları ilgilendiren ve birçok yönlerden inceleme konusu edilmeye değer olan bu ulusal varlıklar, deyiş güzelliği, anlatım gücü, kavram zenginliği bakımından pek önemli dil yapılarıdır. Bizdeki eskiden sav, mesel, tabir diye anılmış olan ve eski, yeni konuşma dillerinde manzum, mensur yazılar arasında kullanılmış ve kullanılmakta bulunan atasözleriyle deyimler, birçok kimselerce derlenmiş ve kitap olarak yayımlanmış ise de ne gibi özellikleri bulunan söze atasözü, ne gibi özellikleri bulunan söze deyim denilmek gerektiği ciddi olarak incelenmemiştir. Başta Şinasi'nin Durub-i Emsal-i Osmaniyye'si olmak üzere bütün derlemeler, atasözleri adı altında verilen deyimlerle, deyim adı altında verilen atasözleriyle ya da ne atalarsözü, ne deyim olan birtakım laflarla doludur. Bu karışıklık sürüp gitmektedir. Her iki söz çeşidinin ortak niteliği olan özlü, kalıplaşmış, hoşa giden bir anlatım aracı olmak, bu sözleri birbirine karıştırmanın başlıca nedenidir. Biz bu incelememizde birleştirici nitelikleri de ayırıcı nitelikleri de göstermeye çalışacağız ve bu konu ile ilgili eserlerde gördüğümüz yanılmaları belirttik. Atasözlerinin ve deyimlerin ana niteliklerini çizmek o kadar güç bir şey değildir. Ama kimi zaman -gökkuşağının yan yana bulunan iki rengi arasında olduğu gibi- atasözleriyle deyimler ve bunlarla bayağı sözler arasında kesin bir sınır bulunmadığından, bir sözün niteliği ikircimli bir konu olur. Bununla birlikte sarı, yeşil, mavi nasıl ayrı ayrı renkler olarak varsa atasözleri, deyimler, bayağı sözler de öylece, nitelikleri ayrı söz çeşitleri olarak vardır. Đncelememize başlamadan önce iki söz çeşidinin adları üzerinde biraz duralım: Divanü Lugat-it Türk'te atasözleri, Arapça mesel, Türkçe sav sözcükleriyle anılmıştır. Divan edebiyatında ve Osmanlıcada bu kavram için mesel de, darbımesel de geçer. Darbımesel, aslında mesel getirmek, duruma uyan yaygın bir söz ya da bir atasözü söylemek demektir; ama atalarsözü anlamına kullanılmıştır. Nitekim Nabi: Sözde darbülmesel iradına söz yok amma, Söz odur aleme senden kala bir darbımesel. demiştir. Mesel'in çoğulu emsal, darbımesel'in çoğulu durub-i emsal'dir. Bu sözler yerlerini yetmiş seksen yıldan beri Türkçelerine bırakmaya başlamışlardır. Bugün tekil olarak atalarsözü ve atasözü, çoğul olarak da atasözleri diyoruz. Otuz yıl öncesine kadar deyime de, terime de tabir ve ıstılah deniliyordu. Eskiden hem atasözlerinin hem birtakım deyimlerin başka bir adı da meşhur sözler idi. Yeniler gibi eskiler de darbımesel, meşhur söz, tabir, ıstılah sözcüklerinin özelliklerini belirtmemişler, bunlar arasındaki farkları göstermemişlerdir. ATASÖZLERĐ Bizim, gelenekle yerleşmiş bir atalarsözü almayışımız vardır. Bu anlayışa göre atasözleri, ulusal varlıklardır. Tanrı ve peygamber sözleri gibi ruha işleyen bir etki taşırlar. Đnandırıcı ve kutsaldırlar. Nitekim eski bir atasözü şöyle der: Atalar sözü Kur'ana girmez, yanınca yelişür (Birlikte koşup gider; ondan geri kalmaz). Atasözleri, geniş halk yığınlarının yüzyıllar boyunca geçirdikleri denemelerden ve bunlara dayanan düşüncelerden doğmuşlardır. Ulusun ortak düşünce, kanış ve tutumunu belirtir, bize yol gösterirler. Bir atasözüyle belgelendirilen tutumun doğruluğu herkesçe kabul edilir. Anlaşmazlıklarda bir atasözü en büyük yargıcıdır. Đşte bu

atasözleri, biçim bakımından da, kavram bakımından da birtakım özellikler taşırlar. O özellikleri birer birer gözden geçirelim: A- BĐÇĐM ÖZELLĐKLERĐ 1- Atasözleri kalıplaşmış (klişe durumuna gelmiş) sözlerdir: Her atasözü, belli bir kalıp içinde, belli sözcüklerle söylenmiş olan donmuş bir biçimdir. Sözcükler değiştirilip yerlerine aynı anlamda da olsa- başka sözcükler konulamayacağı gibi sözdiziminin biçimi de bozulamaz. Böyle değiştirmeler yapılsa ortaya çıkan söz, -anlam değişmese dahi- atalarsözü diye anılmaz. Örneğin: Derdini saklayan derman bulamaz. sözündeki derman yerine ilaç denilemez. Çalma elin kapısını, çalarlar kapını. sözü de, sözcüklerin sırası değiştirilerek: Elin kapısını çalma, kapını çalarlar biçiminde söylenemez. 2- Atasözleri kısa ve özlüdür. Az sözcükle çok şey anlatır: Dikensiz gül omaz. Alet işler, el övünür Taşıma su ile değirmen dönmez ... gibi. 3- Atasözlerinin çoğu bir, iki cümledir. Daha uzun olanları azdır: Vakit nakittir. Balık baştan kokar. Yerin kulağı var. Ak akçe kara gün içindir. Deveci ile konuşan kapısını büyük açar. Görünen köy kılavuz istemez. Son pişmanlık fayda etmez. Zaman sana uymazsa sen zamana uy. Yoldan kal, yoldaştan kalma. Dost ile ye iç, alışveriş etme. Ne yavuz ol asıl, ne yavaş ol basıl. Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al ... gibi. Bu örneklerde görüldüğü gibi, tümcelerde en çok geniş zaman kipi, kimi vakit (öğüt olan atasözlerinde) emir kipi kullanılmıştır. Başka kiplerle kurulmuş atasözleri daha azdır. Bunlarda da fiili söylenmemiş olanlarda da, ya geniş zaman ya emir anlamı gizlidir: Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış. Ana kızına taht kurmuş, baht kurmamış. Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın. Anlayama sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. Đnsan söyleşe söyleşe, hayvan koklaşa koklaşa. Deve bir akçeye, deve bin akçeye. Evvel taam, sonra kelam ... gibi.

Ayağım yorganına göre uzat. 5. Başka bir deyişle atasözleri.. gibi. üstüne sıçrar. çeyiz sandıkta .B. gibi. Minareyi çalan kılıfını hazırlar. 6.. Kork aprilin beşinden.Denemelere ya da mantığa dayanarak doğrudan doğruya ahlak dersi ve öğüt veren atasözleri vardır: Çirkefe taş atma.. Sona kalan dona kalır. Kız beşikte.. bir düstur niteliğindedir. Bu kural ve düsturlar başlıca aşağıdaki kavram bölükleri içinde bulunur. Kızını dövmeyen dizini döver. Araba kırılınca yol gösteren çok olur. 3.. insan kendisini öfkeye kaptırmamalı. Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var. Can bostanda bitmez. Mart yağar nisan övünür.Sosyal olayların nasıl olageldiklerini -uzun bir gözlem ve deneme sonucu olarak.Toplumsal olayların nasıl olageldiklerini uzun bir gözlem ve deneme sonucu olarak bildirirken bundan ders almamızı (açıkça söylemeyip dolayısıyla) hatırlatan atasözleri vardır: Ağlamayan çocuğa meme vermezler. Taşıma su ile değirmen dönmez . kavram bakımından birkaç çeşittir: 1. felsefeler. düşman ayağa..KAVRAM ÖZELLĐKLERĐ Her atasözü bir genel kural.belirten atasözleri vardır: Mart kapıdan baktırır. öküzü ayırır eşinden. Bugünkü işini yarına bırakma. gibi. Korkunun ecele faydası yoktur...Töre ve gelenekleri bildiren atasözleri vardır: Dost başa bakar..Birtakım gerçekler. 4.. Zemheride kar yağmadan kan yağması iyi.. gibi.. Öfke ile kalkan ziyan ile oturur. bilgece düşünceler bildirerek (dolayısıyla) yol gösteren atasözleri vardır: Bal bal demekle ağız tatlı olmaz. Yoldan kal. nisan yağar insan övünür . Mahkeme kadıya mülk değil. 2. . gibi.. Bu sözlerin altında istemelisin ki elde edesin. dersleri bulunmaktadır. yoldaştan kalma .. kazma kürek yaktırır.Doğa olaylarının nasıl olageldiklerini -uzun bir gözlem sonucu olarak. . gibi. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek içer.yansızca bildiren atasözleri vardır: Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.

. atasözlerinin özelliklerinden olmakla birlikte (Bkz. Baykuşun kısmeti ayağına gelir. gibi. buna: arşa varıncaya kadar. 1). sözü ise. Örneğin: Denize düşen yılana sarılır. 2) kimi atasözleri -başka bir özelliği sağlamak için. Bu kalıplardan her biri ayrı ayrı atalarsözü olarak tanındığından değişiklikler donmuş olma kuralına aykırı sayılamaz. Ama denize düşen balığa (ya da samana) sarılır gibi bir biçimi yoktur. . Akacak kan damarda durmaz. biçimi de vardır. sözünün: Denize düşen yosuna sarılır. Bu gibi atasözlerinin bölgelerde kalıplaşmış özel biçimi var demektir. daha uzun olarak: Ayıpsız yar isteyen yarsız kalır. Kimi atasözlerinin birkaç kalıbı bulunduğunu da belirtmek gerekir. Ananın bahtı kızına.Kimi inanışları bildiren atasözleri vardır: Kırk yılda bir ölet olur. Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır. biçiminde de söylenir. kalıbı içinde bulunan sözün atasözü kimliğini almış biçimi. Başka bir örnek: En kısa anlatım kılığını: Ayıpsız yar olmaz. düşünceyi anlatmaya yeterken. A. 1. eceli gelen ölür. Ayağını yorganına göre uzat.TAMAMLAYICI BĐLGĐLER BĐRKAÇ BĐÇĐMĐ BULUNAN ATASÖZLERĐ: Atasözlerinin donmuş birer kalıp olduğunu söylemiştik. BÖLGELERDE DEĞĐŞĐK BĐÇĐMLER: Kimi atasözleri.kavramı anlatmaya yetenden artık sözcük ile söylenmiş de olabilir: El elden üstündür. sözleri kimi bölgelerde: Keskin sirke küpüne zarar. ayrı ayrı bölgelerde değişik biçimler almış olabilir. C. Aç tavuk düşünde (rüyasında) darı görür biçimlerindedir. A.. Bu da yukarıdaki kuralın bozulmuş olması demek değildir. Bu ikiden başka biçimde söylenmez. sözcüklerin sırası değişmiş olarak: Yorganına göre ayağını uzat. Örneğin: Keskin sirke kabına zarardır. 1.7. (Bkz. parçasının eklenmesiyle ikinci biçimde de kullanılan atasözü gibi. sözü. ÖZEL BĐR AMAÇLA UZATMAK: Kısa ve özlü olmak.

Oduncu gözü amçada . (Mecazsız) ATASÖZLERĐNDE SÖZ SANATLARI: Atasözlerinde ustaca bir üslup.Başkası yalan ağlar.Dilenci gözü çömçede. Bağa bak üzüm olsun . Yüzyıllardan beri kullanıldıkları. Mart kapıdan baktırır . büyüleyici ve inandırıcı bir anlatım özelliği vardır.Düşersin darlığa. Güzellik on . Nitekim bugün: Suyu getiren de bir. Sakla samanı . Bazı atasözleri genel kural gibi söylenmiş olduğu halde gerçekten genel kural değildir. kel ölür. Açtırma kutuyu . ATASÖZLERĐNDE MECAZ: Atasözlerini temsili sözler diye tanımlayanlar ve mecazı atasözlerinin ayrılmaz niteliği sayanlar vardır. 15.Kazma kürek yaktırır. ama o kısa anlatımlı kuru mantığın inandırıcılığını. . Örnekler: BEYĐT Gülme komşuna . B). badem gözlü olur.Söyletme kötüye. Örneğin: Kör ölür. her gün işitildikleri halde tazeliklerini kaybetmeyen bu sözlerde çeşitli anlatış yolları.Gelir zamanı.Söz uzamıştır. Güvenme varlığa . (Mecazsız) Dost ile ye iç. her vakit değil zaman zaman böyle olduğunu kabul ettiğimiz atasözlerinden kimisinin eski biçiminde bu genelliğin hangi koşula bağlı bulunduğu söz içinde belirtilmiştir. sözlerinin genel kural oldukları söylenemez. (Mecazsız) Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır. Gelin altın taht getirmiş . etkinlik ve güzelliğini de uzatma öğeleri sağlamıştır. (Mecazlı) Mum dibine ışık vermez.Çıkmış kendisi oturmuş. Bu gibi sözlerde sık sık rastlanan durumların genelleştirilmiş olduğu görülmektedir.Dokuzu don. Hayır dile komşuna . biçiminde söylediğimiz atasözünün. Her ne kadar atasözlerimizin çoğu temsili ve mecazi ise de temsili ve mecazi olmayan atasözlerimiz de az değildir. GENEL KURAL GĐBĐ OLANLAR: Bütün atasözlerinin birer genel kural niteliğinde olduğunu yazmıştık. Gelen gidene rahmet okutur. (Mecazlı) Bugünkü işini yarına bırakma. alışveriş etme. sırma saçlı olur.Gelir başına. çeşitli söz ve anlam sanatları görülür. (Bkz.Yemeye yüzün olsun.Hayır gele başına. testiyi kıran da. (Mecazlı) Damlaya damlaya göl olur. Ağlarsa anam ağlar . 1. yüzyılda yazılmış olan Atalar Sözü kitabındaki biçimi şudur: Đyilik bilmeyen katında su getirenle senek sıyan biridir. Örnekler: Sirkesini sarmısağını sayan paçayı yiyemez. Genelliğine düşüncemizle sınır çizdiğimiz.

Balık baştan kokar. elimi soksam yesem. Emmim. Çok naz aşık usandırır. Güvenme dostuna saman doldurur postuna. Kızını dövmeyen dizini döver. Kardeşten karın yakın. Dilsizin dilinden anası anlar. Emmim. kesem. Kimse bilmez kim kazana kim yiye. KĐNAYE: Can boğazdan gelir. dayım. Tarlayı taşlı yerden kızı kardeşli yerden. Al giyen aldanmaz. Bey ardından çomak çalan çok olur. SECĐ: Dertsiz baş mezarda taş. Müft olsun da zift olsun. ALLĐTERASYON: Akça akıl öğretir. Ulu sözü dinlemeyen uluya kalır. Đt ulur birbirini bulur. Davul dengi dengine diye çalar. . Dervişin fikri ne ise zikri odur. Kaynayan kazan kapak tutmaz. Kar eden az etmez. Dinsitin hakkından imansız gelir. Atta karın yiğitte burun. CĐNAS: Dilim seni dilim dilim dileyim. Aç ile eceli gelen söyleşir. Yerine düşmeyen gelin yerine yerine eskir. Bal bol yiyen bel bel bakar. işini bil. Aşını. TEVZĐYE: Sarmısak da acı amma evde lazım bir dişi. dayım hepsinden aldım payım.DĐZE: Çocuktan al haberi. eşini. Kendi düşen ağlamaz. Başına gelen başmakçıdır. Etme bulma dünyası.

EĞRETĐLEME (ĐŞTĐARE): Ağaç yaşken eğilir. Sen olursan bensiz.Hasta yatan ölmez eceli yeten ölür. Ölmüş koyun kurttan korkmaz. Kefenin cebi yok. MECAZI MÜRSEL: Bir çiçekle yar olmaz. vay arkam demiş. Gön yufka yerinden deliriz. Çoban armağanı çam sakızı. Zengin arabasını dağdan aşırır. Đki el bir baş içindir. kadın göl. ben de olurum sensiz. Yaz yalan kış gerçek. Kendi düşen ağlamaz. meydan bulunur at bulunmaz. AKĐS: Buldum bilemedim. Erkek sel. Et tırnaktan ayrılmaz. At bulunur meydan bulunmaz. Borçlunun dili kısa gerek. TEZAT: Ak akçe kara gün içindir. Çay geçerken at değiştirilmez. ĐHAMI TEZAT: öksüzün karnına vurmuşlar. bildim bulamadım. Güvenme varlığa düşersin darlığa. Köpekle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir. Domuzdan toklu doğmaz. Gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını çalar. Üzüm üzüme baka baka kararı. Delikli taş yerde kalmaz. . Hasta ol benim için. Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun. öleyim senin için. Đstediğini söyleyen istemediğini işitir. Hamama giren terler. Sağ baş yastık istemez. Dikensiz gül olmaz. zügürt düzovada yolunu şaşırır. Koça boynuzu yük değil. Ağız yer yüz utanır.

Örnekler: Borç vermekle. Aş tuz ile. ben ben. Örnekler: Oynamasını bilmeyen kız yerim dar demiş. seni nerelere asayım? ŞĐBHĐ ĐŞTĐKAK: Geç olsun da güç olmasın. dayım at demiş. ZEF ve NEŞĐR: Yaman komşu. kepçe demiş: girdim çıktım . Terziye göç demişler. EKSĐLTĐLĐ ATASÖZLERĐ: Kimi atasözleri etsiltili anlatımla söylenegelmiştir. Aba vakti yaba. düşman kırmakla. Elmayı çayıra. Đtle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir. Yerini gelişletmişler gerim dar demiş. ya odun eksik. El el ile değirmen yel ile. Kurda neden boynun kalın demişler. Sen sen. tazla çayırda. Birinden göç. Kediye bokun kimya demişler.ĐSTĐFHAM: Bağduy ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok? El mi yaman. soyu bedenimden demiş. armudu bayıra. birini sat. tuz ozan ile. ÖYKÜ BĐÇĐMĐNDEKĐ ATASÖZLERĐ: Kimi atasözleri çok kısa bir öykü biçiminde söylenmiştir. Ana hakkı Tanrı hakkı. işimi kendim görürüm de ondan demiş. Hasta yatan ölmez eceli yeten ölür. iğnem başımda demiş. Ata arpa. Ağaca balta vurmuşlar. Yengece niçin yan yan gidersin demişler serde kabadayılık var demiş. bu ineği kim sağa? Yenice eleğim. Bağ bayırda. Katıra baban kim demişler. zeytin deden. yaman avrat. Bakarsan bağ. ya su demiş. Atın ürkeği. Eşeği düğüne çağırmışlar. bey mi yaman? Erkek aslan aslan da dişi aslan aslan değil mi? Kabahat ölende mi öldürende mi? Sen ağa ben ağa. Đncir babadan. Đnsan doğduğu yerde değil doyduğu yerde. düz yere mi girdi demiş. yaman at. Tencere demiş: dibim altın. bakmazsan dağ. yaba vakti aba. birini başa. Tilkiye tavuk kebabı yer misin demişler. yiğidin korkağı. yiğide pilav. Deveye inişi mi seversin yokuşu mu demişler. adamın güleceğini getiriyorsunuz demiş. üstünü örtmüş.

Yalancının evi yanmış. Bu eskilik niteliği üzerinde biraz durmak gerekir: a) Yüzlerce yıl halk potasında kaynadıktan sonra atasözü niteliğini kazanmış olan bir sözün sözcüklerinde sözdiziminde zamanla değişiklikler olabilir. Đşte ilk taslak. Al kaşağıyı gir ahıra. ATASÖZLERĐ ULUSAL DEĞERLERĐ YANSITIR: Her ulusun atasözleri. ulusların zekalarındaki keskinliği. duygularındaki inceliği belirten en değerli örneklerdir. eklemeler. ATASÖZLERĐNĐN ÇIKIŞI VE BĐÇĐMLENMESĐ: Bir atasözünün ilk taslağını kuşkusuz ki tek kişi ortaya atmıştır. (11'inci yüzyıldaki) Isıramadığın eli öp başına ko. eski. parlak nüktelerle. değiştirmeler yapmışlar. Var ne bilsin yok halinden. Kazma elin kuyusunu. inanışları. (15'inci yüzyıldaki) Böri koşnısın yimes. yarası olan gocunur. ATASÖZLERĐNDE DEVRĐK TÜMCE: Birçok atasözü devrik tümce ile kurulmuş. böylece daha güçlü bir anlatım sağlanmıştır Örnekler: Ada bana. adayım sana. kimse inanmamış. kendi varlığının ve benliğinin aynasıdır. yaşayışları. Say beni sayayım seni. bu son biçimiyle atasözlerinin bütün niteliklerini kazanmış ve bir kişinin malı olmaktan çıkarak toplumun malı olmuştur. Bu sözler. Açma sırrını dostuna o da söyler dostuna. An beni bir kazla o da çürük çıksın. derin felsefelerden başka güzel buluşlarla. ATASÖZLERĐNĐN ESKĐLĐĞĐ. atalardan kalma. 15 ve 11'inci yüzyıllardaki biçimlerini bir arada gösterelim: Kurt komşusunu yemez. Açtırma kutuyu söyletme kötüyü. Örnek olarak iki atasözünün bugünkü. (Bugünkü) Kesemedüğün eli öp başına ko. gelenekleri görülür. (11'inci yüzyıldaki) (Taşı ısıramazsa öpmesi gerek) b) Eski atasözlerinden bugün unutulmuş olanlar bulunduğu gibi yeni zamanlarda dogmuş atasözleri de vardır. hayallerindeki genişliği. Besle kargayı oysun gözünü. ulusal varlıklar olduğunu söylüyoruz. benimsediği bir biçim vermişlerdir. kendi ulusunun damgasını taşır. ince alaylarla. (15'inci yüzyıldaki) Taşığ ısrumasa öpmiş kerek. Dokuz yüzyıl önce yaşadıkları Divanü Lugat-it Türk'ten anlaşılan . YENĐLĐĞĐ: Atasözlerinin. Atasözlerinde bir ulusun düşünceleri. (Bugünkü) Kurt konşısın incitmez. ona kamunun beğendiği. Ama zamanla birçok kişiler onun üzerinde yontmalar. kazarlar kuyunu. sohbetinden bellidir. Atasözleri. sert taşlamalarla doludur. Ağlama ölü için ağla deli için. Böylece her atasözü. Sorma kişinin aslını.

Biz bunları ayrı ayrı derleme konusu yapmayı uygun buluyoruz. ya taşlamadır ya uyarmadır ya yermedir ya da bir kötümserlik ve öfke anlatımıdır. gibi kahvenin yurdumuza yayıldığı tarihten sonra çıkan atasözleri de vardır. Doğru söyleyenin tepesi delik olur. b) Sadece bir bölgede bulunanlar. Bunlar doğru şeyler söylemek için değil. DÖRT BÖLÜK ATASÖZÜ: Atasözleri.) Bunun gibi.atasözlerinden kimisi bugün de yaşamakta ise de kimisi unutulmuştur. Đl ilden ayruksı olmaz. ÇELĐŞĐK ATASÖZLERĐ: Atasözleri içinde anlamları birbirine aykırı olanlar vardır. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. c) Lehçeler sözlüğü. ç) Eski zamanlarda kullanılmış iken bugün bırakılmış olanlar. (Kasık yarığı suda belli olur. Nitekim yalan söylemenin kötü sonuçlar vereceğini bildiren atasözleriyle birlikte doğru söylemenin kötü sonuçlar vereceğini bildiren atasözleri de yaşamaktadır: Yalancının evi yanmış. (Çünkü herkes başına vurur. töresi ayruk olur. değişik koşullar altında ayrı ayrı sonuçlar verebilir. b) Bölge ağızlarının sözlüğü. (Ateş alevle söndürülmez. Nasıl ki sözlüklerimiz: a) Ortak yazı dili sözlüğü. O zaman birbirini tutmayan düsturlar ortaya çıkar. yüzyıl atasözlerinin durumu da böyledir. Đyiliğe iyilik olsaydı koca öküze bıçak olmazdı. Örneğin Divan'daki: Otug odhguç birle üçürmes. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Bundan başka aynı olay.) Buzdan suv tamar. yüzyılda derlenmiş olan atasözlerinden: Sünnet var cümle kesmek yok. Bunun gibi 15. Demek ki atasözleri de dilin sözcükleri gibi sürekli bir oluş-unutuluş durumu içindedir. kullanıldıkları yer ve zaman bakımından dört bölüğe ayrılabilir: a) Yurdun her yerinde kullanılanlar. kimse inanmamış. Aralarında yerine göre inanılarak söylenilmiş olanlar da bulunabilir. ç) Tarihsel sözlük olarak ayrı ayrı ortaya konulmaktadır. toplumca benimsenmek gibi bir genelliği bulunan ruh hallerini yansıtmak için ortaya çıkmışlardır. ya toplumla alaydır. (Buzdan su damlar. c) Türkiye dışındaki Türk lehçelerinde yaşayanlar. gibileri bugün işitilmemektedir. Öte yandan: Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var. Eşek eti diriyle tatludur.) Teşük suvda belgürer. iyilik yapanın iyilik göreceğini bildiren atasözlerimiz de kötülük göreceğini bildiren atasözlerimiz de vardır: Đyilik eden iyilik bulur.) gibi birçok atasözleri unutulmuştur. Burada bir inceliği belirtmek yerinde olur: Birbirine aykırı olan atasözlerinin hepsi kural gibi söylenmiş olmakla birlikte doğru yargılı olmayanlar. Örneğin: . Dahası 15. Her atasözü bir kural olduğuna göre bu çelişik sözlerden her biri nasıl kural sayılabilir? Bu soruya cevap verebilmek için görüp geçirdiğimiz olayların çelişmelerle dolu olduğunu düşünmek gerekir: Bunları belirten kurallar da şüphesiz öyle olacaktır.

kişinin kendine egemen olmasıdır. Paran çoksa kefil al. Kavurga karın doyurmaz. söyleyeni belli olanlar da olmayanlar da vardır. yok evi verem evi. (Descartes) Hayatta en hakiki mürşit ilimdir. (Eflatun) Malı az olan değil. öyleyse var. (Khilon) En büyük utku. inanılarak söylenilmiş bir söz de olabilir. (Atatürk) Hakaret muhayyerdir. Suyun yavaş akanından. çifte kurallıdır. çirkin görünür. Var evi kerem evi. Bu özellik eski atasözlerinde de bugünkülerde de görülür. işim yoksa şahit ol. a) Atasözü iki cümleli bir benzetmedir.Devlet malı deniz. bilgi olsa söz sapıtılmaz. sırasında göz yummayı bilmektir. Hırsızlık bir ekmekten. reddolunur. sözü taşlama da.) Bugünkü atasözlerinden örnekler: Demir tavında. Erken kalkan yol alır. (Cenap Ş. (Hamit) Açıkgözlülük. bilig bolsa söz yazmas. kar susuzluk kandırmaz. istekleri çok olan insan fakirdir. koca vergisi doyumluk. kızı kardaşlık yerden. b) Atasözünün iki cümlesi anasında bir benzetme değil başka bir ilgi vardır: Đki yargı birbirini tamamlar ya da birbirine karşıt olabilir Örnekler: Aç bırakma hırsız edersin. Yargılar arasında başlıca iki türlü ilgi bulunur. özdeyiş (vecize) adları verilmesi gereken ve uzun uzun açıklanabilen derin anlamlı kısa sözler. Bunlar içinde yazanı. Aşağıda çeşitlerini gösterdiğimiz bu sözler. gerçek atasözleriyle karıştırılmamalıdır: a) Özsöz. ATASÖZLERĐYLE KARIŞTIRILAN SÖZLER: Atasözlerinin niteliklerinden kimisini taşıdıkları için atasözlerini andıran ve birçok kitaplarda atasözü diye gösterilen birtakım sözler vardır. çok söyleme arsız edersin. öfke anlatımı da. Eken biçer. Baba vergisi görümlük. konan göçer. Örnekler: Kendini bil. yemeyen domuz. Çok mal haramsız. Tarlayı taşlı yerden. Güzel bürünür. dilber çağında. (Cenap Ş. derhal ardına kadar açılır.) Suüstimal kapısını aralık etmeye gelmez. (Seneca) Düşünüyorum. Divanü Lugat-it Türk'teki şu söz gibi: Ula bolsa yol azmas. Cümlelerden biri benzeyen. erken evlenen döl alır. öteki kendisine benzetilen yandır. ĐKĐ YARGILI ATASÖZLERĐ: Birtakım atasözleri çifte yargılı. insanın yere bakanından kork. kahpelik bir öpmekten.) . (Đşaret olsa yol şaşırılmaz. çok söz yalansız olmaz.

(Hatemi) Laf-ı dava-yı enaniyyet ne lazım akıle. (Esat Muhlis Pş. manzume içindeki değişik biçimleriyle atasözleri sayılamazlar. insanın kendi kuvvetidir.) Sükut etmek gibi nadane alemde cevap olmaz.) Keskin kılıç kullananlar yanlış hamlelerden sakınmalıdırlar. (Esat Muhlis Pş. Herkes ana baba evladıdır. (Cenap Ş.) Herkesin alemde bin mafevkı bin madunu var. araya sözcükler katmışlar. (Muallim Naci) ç) Kimi şairler manzumeleri içine aldıkları atasözlerinin kalıbını bozmuşlardır: Vezne uysun diye ve başka nedenlerle sözcükleri değiştirmişler. Đşte birkaçı: . Can tatlıdır. Kabiliyetin mektebi yoktur. (Hatemi) Tiz reftar olanın payine damen dolaşır.Kainatta yalnız bir sosyalist tanırım: Ecel.) En metin nokta-i istinat. Fena söz çekilmez.) Bir güzel kıyafet. Cümlemizin gireceği kara topraktır. Đlim deryadır. Çalışan kazanır.) Đhtilafatıyle ugraşmakta dehrin zevk yok. yalın gerçekler: Parasızlık her fenalığı yaptırır. (Şefii Dede) Şecaat arz ederken merd-i Kıpti sirkatin söyler. Lakırdı ile iş bitmez. c) Yazanı bilinsin. Takdir ne ise o olur. asıllan başka türlü olan atasözlerine işaret sayılırlar. (Vasıf) Zerdüz palan ursan eşek yine eşektir. sözdizimine başka biçim vermişlerdir. (Cenap Ş. b) Özdeyiş dışında kalan ve halk arasında sık sık kullanılan kısa. iyi bir tavsiye mektubudur. (Nefi) Hak ol ki Huda mertebeni eyleye ali. bilinmesin bilgece dize ve beyitler: Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. (Kanuni) Akla mağrur olma Eflatun-i vakt olsan eğer.) Erişir menzil-i maksuduna aheste giden. (Ragıp Pş. (Muallim Naci) Zevk anın mirsad-ı ibretten temaşasındadır. (Yahya Ef. (Cenap Ş. Adalet mülkün temelidir. Edebiyatımızda örneği pek çok olan böyle sözler. Bir edib-i kamili gördükte tıfl-ı mektep ol. Talih yar olmayınca elden ne gelir. (Ziya Pş. Baba evladının fenalığını istemez.) Mihneti kendüye zevk etmedir alemde hüner. kuru. (Ruhi) Taklid-i zag kebk-i hıramanı güldürür. Meşveretsiz yapılan işten hayır gelmez.

(Güvahi) (Ortaklık öküzden yalnız buzağı yeğdir. (Gufrani) (Ağlamayan çocuğa meme vermezler. (El elden üstündür. (Hıfzi) (Yerin kulağı var.) Demekle bal tatlu olmaz ağız.) :::::::::::::: Ki başka buzağı. (Molla) (Davulun sesi uzaktan hoş gelir.Yüce olur ise her ne kadar dağ. (Güvahi) Ağlar sabi bile: Verin mememi. (Süheyl ü Nevbahar) . (Güvahi) (Rüşvet kapıdan girerse iman bacadan çıkar. Yol üstünden aşar yakın u ırağ.. Yeğ olur şeksiz ortaklık öküzden. (Güvahi) (Korkunun ecele faydası yoktur. (Kalayı) Bal bal desen ağız bal olur mu ya? (Gufrani) (Bal bal demekle ağız tatlı olmaz.) (Nabi) ::::::::::::: Zeminin guşu var derler meseldir.) ::::::::::::: Binenler tiz nüzul eyler semend-i müstear üzre.) :::::::::::::: Đşitmedin mi rişvet kapudan şad Giricek bacadan gamgin çıkar dad.) :::::::::::::: Ecel olduğu yoktur havf ile def. (Eğreti ata binen tez iner.) :::::::::::::: Bu mesel meşhurdur kim dest ber balayı dest.) Bir atasözünün ayrı ayrı kişilerce. (Güvahi) Meseldir zikr-i şehd ile şeha olmaz dehen şirin.) Ki atlaslar olur zaman ile dut. anlamaya davul zurna az. kaçma bu sözden. (Güvahi) (Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar.) (Nev'i) :::::::::::::: Ağlamak ne demek kendi düşenler? (Lemi) (Kendi düşen ağlamaz. hatta bir şairce türlü biçimlere sokulduğuna da örnekler verelim: Verilmez oğlan ağlamasa emcek.) ::::::::::::: Anlamaza davul çalsan vız gelir. (Mesti) (Anlayana sivrisinek saz.) ::::::::::::: Hoş gelir avaze-i davul u zurna durdan. Anlayana sivrisinek saz olur.

Ki atlaslar olur eyyam ile tut. (Tutmacı) Küyenler hardan hurma yediler, Koruktan sabr ile helva yediler. (Şeyhi) Nice şirin demiş bunu dana Ki olur sabr ile koruk helva. (Hamdullah Hamdi) Bağda sabr ile biter huşe, Huşe em sabr ile olur tuşe. (Hamdullah Hamdi) Eğer sabredesin ey nahl-i ziba, Koruk helva ola vü har hurma. (Kemal Paşazade) (Sabırla koruk helva olur, dut yaprağı atlas) Ki vardurur gönülden gönüle rah. (K. Paşazade) Ki derler var gönülden gönüle yol. (K. Paşazade) Ki gönülden gönüle vardır rah. (K. Paşazade) (Gönülden gönüle yol vardır.) BAŞKA DĐLE ÇEVĐRĐLME: Atasözleri başka dile çevrilebilir. Bu çevirde anlam kaybolmaz, sadece biçim özellikleri kaybolur. Birçok uluslarda aynı anlamı taşıyan atasözleri, de vardır. Ç. TANIM Yukarıdaki açıklamalarla atasözlerinde bulunan çeşitli özellikleri ortaya koymuş bulunuyoruz. Bütün bu özellikleri içine alan bir tanım çok uzun olur. Bunun için ana nitelikleri belirterek olabildiğince kısa bir tanım yapacağız: Atalarımızın, uzun denemelere dayanan yargılarını genel kural, bilgece düşünce ya da ögüt olarak düsturlaştıran ve kalıplaşmış biçimleri bulunan kamuca benimsenmiş özsözler. ::::::::::::: 2 DEYĐMLER Atasözleri bölümünde yaptığımız gibi, deyimin tanımını sona bırakarak önce özelliklerini inceleyelim. Deyimlerde de hem biçim, hem kavram özellikleri bulunmaktadır. Biçim özelliklerinden kimisi, atasözleriyle deyimler arasında ortaktır. Kavram özelliklerinde böyle bir ortaklık yoktur. A- BĐÇĐM ÖZELLĐKLERĐ 1- Deyimler de atasözleri gibi, kalıplaşmış sözlerdir. Bir deyimin sözcükleri değiştirilip yerlerine -aynı anlamda da olsa- başka sözcükler konulamaz ve deyimin sözdizimi bozulamaz. Örneğin: Ayıkla pirincin taşını deyimi, ayıkla bulgurun taşını biçiminde söylenebileceği gibi, Tut kelin perçeminden deyimi de kelin perçeminden tut biçiminde kullanılamaz. 2- Deyimler de, atasözleri gibi, kısa ve özlü anlatım araçlarıdır. Dil dökmek - Kelle kulak yerinde - Kel başa şimşir tarak - Atı alan Üsküdar'ı geçti... gibi.

3- Deyimler en az iki sözcükle kurulurlar ve biçim bakımından iki bölüğe ayrılabilirler: a) Sözcük öbeği durumundaki deyimler: Ağır başlı - Eli bayraklı - Püf noktası - Đçli dışlı - Kellesi koltuğunda - Gel zaman git zaman Kaşla göz arasında - Suya sabuna dokunmadan... gibi. Öbeği oluşturan sözcükler bitişik yazılmaz. Ünlem niteliğindeki deyimleri de bu bölük içine almak uygun olur: Adam sen de! - Cart kaba kağıt! - Yok devenin başı! - Hele hele!... gibi. b) Tümce durumundaki deyimler: Dostlar alışverişte görsün. Halep ordaysa arşın burda. Đncir çekirdeğini doldurmaz. Delik büyük, yama küçük... gibi. Bir mastarla sona eren deyimler, çekime gireceklerinden ve dolayısıyla bir tümce kuracaklarından bu bölük içinde yer alırlar. Örnekler: Göz yummak - Gönül almak - Dirsek çevirmek - Damarı tutmak - Baltayı taşa vurmak Boyunun ölçüsünü almak - Bir taşla iki kuş vurmak - Ağzına bir parmak bal çalmak - Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak... Bunlar göz yumdum, gönlünü alalım, baltayı taşa vurdunuz, Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan oldu.... gibi tümceden oluştururlar. B- KAVRAM ÖZELLĐKLERĐ 1- Deyim, bir kavramı belirtmek için bulunmuş özel bir anlatım kalıbıdır; genel kural niteliğinde bir söz değildir. Deyimi atalarsözünden ayıran en önemli özellik budur. Deyimleri biçim özellikleri bakımından incelerken iki bölüğe ayırmıştık. (Bkz. 2, A, 3). b) bölüğünde bulunanlar, çoğu zaman atasözleriyle, karıştırılmaktadır. Bu karıştırmanın nedeni, her iki söz çeşidinin de tümce durumunda bulunması ve hoşa giden bir anlatım taşımasıdır. Biçim benzerliğinden ileri gelen bu karışıklık, kavram ayrılığına dikkat edilirse ortadan kalkar. Örneğin: Bitli baklanın kör alıcısı olur. Đşleyen demir ışıldar. Bugünkü işini yarına bırakma. cümleleri atasözleridir. Çünkü her biri bir genel kuraldır. Denenmiştir: Her zaman bitli baklanın kör alıcısı olur. Đşleyen demirin ışıldadığı su götürmez bir gerçektir: Bugünkü işini yarına bırakmamak öğüdü de her zaman uygulanmak üzere ortaya konulmuş bir düsturdur. Oysa: Atı alan Üsküdar'ı geçti. Armut piş, ağzıma düş. Bu perhiz ne, bu lahana turşusu ne? sözleri deyimdir. Çünkü hiç biri genel kural olarak söylenemez: Her zaman atı alan Üsküdan geçmez. Armut piş ağzıma düş sözü her vakit değil, ancak kimi durumlar için doğrudur. Perhizle lahana turşusu da bir düstur gibi yürütülemez. 2- Deyimlerin amacı, bir kavramı ya özel kalıp içinde, ya da çekici, hoş bir anlatımla belirtmektir. Atasözlerinin amacı ise yol göstermek, ders ve ögüt vermek, ibret almamız için gerçekleri bildirmektir. Görülüyor ki deyimle atasözü, amaçta da birbirinden ayrılmaktadır.

3- Deyimle atasözü arasında, sınırda bulunan sözlere dikkat edilmelidir: a) Atasözleri arasına da alınsa, deyimler arasına da alınsa yanlış sayılamayacak sözler vardır. Bu, atasözleriyle deyimleri birbirinden ayıran özelliklerin iyice belirmemiş olmasından değil, bu çeşit sözlerin iki anlam taşımasından ya da iki türlü yorumlanabilmesinden ileri gelir. Örneğin: Açtırma kutuyu söyletme kötüyü. sözü, karşındakini kızdırarak seninle ilgili şeyleri ortaya dökmesine, senin için kötü şeyler söylemesine yol açma anlamına kullanılırsa atasözü olur. Beni kızdırırsan senin için kötü şeyler söylerim anlamına kullanılırsa deyim olur. Başka bir örnek: Çam sakızı çoban armağanı. sözü zengin olmayan kimsenin armağanı, pahalı bir şey olamaz diye yorumlanırsa atasözü sayılmış olur. Sunduğum şey değersiz ama gücüm ancak buna yetiyor diye yorumlanırsa deyim sayılmış olur. Böyle iki niteliği bulunan sözlerden birkaç örnek: Arnavut'a sormuşlar: cehenneme gider misin? diye, aylık kaç? demiş. Atın ölümü arpadan olsun. Buğday ekmeğin yoksa bugday dilin de mi yok? Keçiye can kaygısı, kasaba yağ kaygısı. Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa? Üzümü ye de bağını sorma. Varışına gelişim, tarhana aşına bulgur aşım. Balaban aş pişirmiş, çocuklarını başına üşürmüş. -Deveyi gördün mü? Yeden ölsün. Karınca kararınca. b) Kimi sözler, fiil çekiminin değişmesi ile atasözü iken deyim, deyim iken atasözü durumuna girer Örneğin: Dağ yürümezse abdal yürür atasözüdür. Dağ yürümezse abdal yürüsün deyimdir. Bunun gibi: Doğmadık çocuğa don biçilmez atasözüdür. Doğmadık çocuğa don biçmek deyimdir. Bir örnek daha: Ölümü gören hastalığa razı olur, atasözüdür. Ölümü görüp hastalığa razı olmak ya da Ölümü gördü de hastalığa razı oldu deyimdir. Bu biçim deyimler, kalıpları bilinen atasözlerine rişaret de sayılabilir. 4- Biçim bakımından iki bölüğe ayırdığımız deyimleri kavram bakımından da ikiye ayırabiliriz: a) Deyimlerin çoğunda kalıplaşmış sözden çıkan anlam, sözcüklerin gerçek anlamlan dışındadır: Örnekler: Devede kulak - Düttürü Leyla - Başlı başına - Đçinden pazarlıklı - Sapı silik - Çantada keklik - Gün görmüş - Ömür törpüsü - Püsküllü bela - Dişe dokunur - Yıldızı dişi - Danışıklı dövüş Hem nalına hem mıhına - Ağır ezgi, fıstıki makam - Balık kavağa çıkınca - Abayı yakmak - Hapı yutmak - Pabucu dama atılmak - Mercimeği fırına vermek - Đki ayağını bir pabuca koymak Tozdan dumandan ferman okunmamak - Karda gezip izini belli etmemek - Tavşana kaç, tazıya

tut demek - Fol yok, yumurta yok - Ne şiş yansın ne kebap - Öküz öldü ortaklık ayrıldı - Tencere yuvarlandı kapağını buldu - Ben diyorum hadımım, o soruyor oğul uşaktan neyin var? b) Kimi deyimlerde kalıplaşmış sözden çıkan anlam, sözcüklerin gerçek anlamları dışında değildir Örnekler: Çoğu gitti azı kaldı - Đsmi var cismi yok - Đyiye iyi kötüye kötü demek - Adet yerini bulsun Allah bana, ben de sana Kimi kimsesi yok - Özrü kabahatinden büyük - Hem suçlu, hem güçlü - Yeri yurdu belirsiz Ağzına layık - Dosta düşmana karşı - Yükte hafif pahada ağır - Đyi gün dostu. C- TAMAMLAYICI BĐLGĐLER DEYĐMLERĐN YAPISI: Deyimlerin biçim bakımından ya tümce olduklarını ya da tümce olmayan sözcük öbeği durumunda bulunduklarını söylemiştik. Sözcük öbeği durumunda olan deyimler, sınıflandırılamayacak kadar çok değişik biçimlerde oluşmuşlardır. Đki sözcüklü olanlardan kimisini yapıları yönünden sınıflandırmaya çalışalım. a) Öğeleri ekli ya da eksiz ad tamlaması biçiminde olanlar vardır: anasının gözü, kaçın kurası, ayak bağı, kıl payı, ayağının tozuyla, şunun şurasında, günün birinde... gibi. b) Öğeleri ekli ya da eksiz sıfat tamlamak biçiminde olanlar vardır: iki büklüm, dik başlı, orta halli, bir ara, boş yere, bir ağızdan, tek başına, tez elden, fena halde, çöpten çelepi, başlı başına... gibi. c) Tamlanan - ad yapısında olanlar vardır: kanı pahasına, ardı sıra, ucu ucuna, günü gününe, yanı başında, eli kulağında, günü birliğine... gibi. ç) Tamlanan - önad yapısında olanlar vardır: kulağı delik, sütü bozuk, alnı açık, canı tez, gözü kapalı, yüzü gülmez... gibi. d) Ekli ya da eksiz ad - önad yapısında olanlar vardır: et kafalı, gün görmüş, çöp atlamaz, kendi gelen, cana yakın, kafadan sakat, arada bir, anadan doğma, ayağına çabuk, örümcek kafalı... gibi. e) Biri ya da her ikisi ekli iki addan oluşanlar vardır: el ele, art arda, karşı karşıya, kim kime, kendi kendine, sözüm ona, günden güne, devede kulak... gibi. f) Biri ya da her ikisi ekli iki sıfattan oluşanlar vardır: Üst üste, yarı yarıya, birdenbire, uzaktan uzağa, inceden inceye, alı al, moru mor... gibi. g) Đki eylemden oluşanlar vardır: oldum bittim, inan olsun, gel geklim, bilir bilmez, oldu olacak, girdisi çıktısı, aldı yürüdü, veryansın etmek, örtbas etmek... gibi. Đkiden çok öğesi bulunan ve yukarıdaki sınıflar içine girmeyen değişik yapıda deyimlerden de birkaç örnek görelim: her ne kadar, hiç olmazsa, ne var ki, ne de olsa, eski göz ağrısı, o gün bugün, kız ağlama kız, dumanı doğru çıksın, doğru doğru dosdoğru,... gibisine gelmek, kaşla göz arasında, ne olur ne olmaz, nerede kaldı ki, suyu mu çıktı, tuz ekmek hakkı... BĐÇĐMĐ DEĞĐŞEBĐLEN DEYĐMLER: Deyimlerin donmuş birer kalıp olduğunu söylemiştik. (Bkz. 44 2, A, 1). Kimi deyimlerde, tümce yapısı ve ana sözcükler değişmemek üzere çekimler ve adıllar değişebilir: Aşağı tükürsem (tükürsen, tükürse...) sakalım (sakalın, sakalı...), yukarı tükürsem (tükürsen,...) bıyığını (bıyığın, bıyığı...) Bana (sana, ona...) göre hava hoş. Gözüne kestirmek (gözüme kestirdim, gözüne kestirdi)... gibi.

çok siyah demektir.Karun gibi .Kabak çiçeği gibi (açılmak) . ayrı ayrı bölgelerde değişik sözcüklerle ya da değişik biçimlerle söylenebilir: Kızım sana söylüyorum. Nitekim çam devirmek.Ayı gibi . Atasözlerini ve deyimleri derleyen kitaplarda bu basma kalıp benzetmeler de yer almaktadır.. Yol. gelinim sen dinle (işit.Zehir gibi .Kuzu gibi . bu önadın yerini tutar. b) Öte yandan deyim sayılması gereken benzetmeler vardır: Bunlar çekici bir anlatım kalıbı içinde kurulmuş.. BENZETMELĐ ANLATIMLAR: Deyim sayılmaya elverişli olan ve olmayan benzetmeli anlatımlar vardır: a) Kimi kavramları daha iyi belirtmek için birtakım basmakalıp benzetmelere başvururuz..Süt dökmüş kedi gibi .Đğne gibi . atasözlerinin ayrılmaz niteliği değildir.Deli saraylı gibi . yarı yarıya gibi mecazsız olanlar da vardır. Çenesi düşük (Çenesi çürük). iz bilmemek.Eşek gibi .Arslan gibi . Göz ucuyla (Göz kuyruğuyla)...BÖLGELERDE DEĞĐŞĐK BĐÇĐMLER: Bir deyim. Bu sözlerin yapılışında dilin türlü olanaklarından ve çeşitli söz..Taş gibi .. 2) kimi deyimler birbirine benzeyen sözcüklerin yenilenmesiyle güç kazanırlar: Yaşı ne.Yıldırım gibi . Yani buz gibi sözü -kendisinden sonra soğuk sıfatı kullamlmasa bile.Kuyu gibi . ne bulaşır) .Koyun kaval dinler gibi (dinlemek) . gibi takımı.Ahfeş'in keçisi gibi (baş sallamak) . A.çok soğuk anlamına gelir. benzetmedeki iki yanın güçlü olanından sonra gelir.Dalyan gibi . başı ne! Tadı. Bunun arkasından benzetme yönünü belirtecek olan önad söylenmezse .Temcit pilavı gibi (ısıtıp ısıtıp koymak) . kömür gibi.Arpacı kumrusu gibi (düşünmek) Beşlik simit gibi (kurulmak) .Şeker gibi . çok sıcak. Yeri.Pamuk gibi .Dal gibi .Domuz gibi.. demiştik. Kısalık ve özlülük. öylece beğenilip yayılmıştır. devede kulak gibi çoğu mecazlı olan deyimler arasında özrü kabahatından büyük.Yıldırımla vurulmuşa dönmek . ateş gibi. 2. Dilin her zaman tuttuğu bu yolu özel bir kuruluş ve anlatış yolu sayıp bu gibi benzetmeleri deyimler ya da atasözleri arasında göstermeyi biz uygun görmüyoruz. tuzu yok.Đki cami arasında kalmış beynamaza dönmek. deyimlerin özelliklerinden olmakla birlikte (Bkz.Kağıt gibi . yurdu bellisiz.Kıl gibi .Tilki gibi .Çöp gibi . Örnekler: Tereyağdan kıl çeker gibi Gümrükten mal kaçırır gibi .Đt gibi . Bilindiği üzere benzetme ilgeci olan gibi.Terbiyeli maymun gibi .Đpek gibi . DEYĐMLERDE MECAZ: Mecaz.Çam yarması gibi .Keçi gibi . Bu söz.Kurşun gibi .Çiroz gibi . gibi. anlam sanatlarından yararlanılmıştır: ..Zümrüt gibi . anla).Arı kovanı gibi (işlemek) .. deyimler için de geçerlidir.Tavşan boku gibi (ne kokar. DEYĐMLERDE SÖZ SANATLARI: Deyimler de atasözleri gibi ustaca düzenlenmiş sözlerdir.Sebilhane bardağı gibi (dizilmek) .Dev gibi .Mal bulmuş Mağribi gibi .Đplik gibi . Buz gibi.Kav gibi . Deyim ya da atasözü saymadığımız yaygın benzetmelerden örnekler: Kar gibi . Hoşuna gitmek (Hoşuna gelmek). deriz ki çok soğuk.

yapış yapış. DEYĐM VE BĐLEŞĐK SÖZCÜK: Sözcük öbeği durumundaki deyim (Bkz. Olmadı eşeği dövmek ile.Kör dövüşü . öbek öbek.Gece silahlı gündüz külahlı .Đple çekmek . A. Deyimler. Marko Paşa'dan beri ortaya çıkmıştır.Pösteki saymak .. karşıt olanlarla sesleri birbirini andıranları ya da sözcüklerinden biri anlamsız bulunanları deyimlerin bir dalı saymak yerinde olur: ev bark. çeşit çeşit mecazlar ve söz ustalıkları mini mini bir deyimin yapı harçları arasında parlar. gibi. ters pers. aşağı yukarı. Her deyim hoş bir buluştur Bir küçük söz dağarcığına koca bir alem sığdırılmıştır. Şeyhi'nin şu beytinden anlaşılmaktadır: Yüreği soğumadı sövmek ile.Ateş püskürmek . 3) ile bileşik sözcük kimi zaman birbirine çok benzer.. Akse'l-Đreb'deki atın kıymeti tırnağı dibinde gerek sözünden anlaşılıyor ki bugün yurdumuzun bazı bölgelerinde kullanılmakta olan tırnağı dibinde deyimi 13. yüzyılda yazılan Gülşen-i Raz'da görülmektedir: Ki bunlar sakala gülmektir ancak. oldu olacak. söylene söylene. yeşil ışık yakmak. 2. Bunun gibi sakala gülmek deyimi 15.Ağzı var dili yok .Oğul balı .Bir içim su .Kaşıkla verip sapıyla gözünü çıkarmak ... takım taklavat. En uçucu kavramlar.Göz koymak . yüzyılda da vardı.Damşıklı dövüş . DEYĐMLERĐN ESKĐLĐĞĐ. bir dil kuralı uygulaması olan ikilemeleri deyim saymayı uygun bulmuyorum: Tak tak.Katır inadı . bulunduğu.. ç) Eski zamanlarda kullanılmış iken bugün çıkarılmış olanlar.Kabına sığmamak .Can kulağıyla . kimi yaşlı kimselerin tanıdıkları Dı. Bunları nasıl ayırt edeceğiz? .Borusu ötmek .Anasının kızı . gibi. ufak tefek.Büyümüş de küçülmüş Yaşını başını almış . ileri geri. kuyruk olmak.Kulağı delik . oyun çıkarmak (sporda). Nitekim derdini Marko Paşaya anlat sözü.Ateş bacayı sarmak .Arslan payı .Dokuz doğurmak . yüzyılda da. mırıl mırıl. eski püskü. iş yok. en ince hayaller. süklüm püklüm. aynı sözcüğün yenilenmesiyle kurulan ya da kuruluşlarındaki özellik. yüreği soğumak deyiminin 15.Eli uzun . yığın yığın. YENĐLĐĞĐ: Deyimler de atasözleri gibi toplumun malı olan eski sözlerdir. Ancak. sarı sarı. apar topar. gibi. boş vermek. Örneğin. ĐKĐLEMELER: Đkileme adı verilen ve ayrı ayrı yazılan sözcüklerden anlamları birbirine yakın.. c) Türkiye dışındaki Türk lehçelerinde yaşayanlar. b) Sadece bir bölgede bulunanlar. Son zamanlarda bozum olmak.Eski göz ağrısı . kap kacak. atasözleri kadar eskimeden dile yerleşirler.Yüreği yufka . gibi yeni deyimler de dilde yer almıştır.. yavaş yavaş.Pişmiş aşa soğuk su katmak.Dört elle sarılmak . çoluk çocuk.Kuş sütüyle beslemek . karma karışık.Eyüp sabri . DÖRT BÖLÜK DEYĐM: Atasözleri gibi deyimler de kullanıldıkları yer ve zaman bakımından dört bölüğe ayrılabilirler: a) Yurdun her yerinde kullanılanlar. şakır şakır.Gözü tutmak . allak bullak..Çiçeği burnunda . büyük büyük. DEYĐMLER ULUSAL DEĞERLERĐ YANSITIR: Deyimler de ulusal damga taşıyan dil varlıklarıdır Ulusun söz yaratma gücünden doğarlar. tıkır tıkır. oldum olası.Göze girmek . en güzel benzetmeler.

giderayak. O zaman tek çıkar yol.a) Bileşik sözcüğü meydana getiren sözcükler. (Bununla birlikte verdiğimiz ölçüler. Balayı sözü Türkçe Sözlükte ayrı yazılmıştır. ama terim yoktur. bileşik sözcük saymış demektir. Bileşik sözcük. sözlerini ayrı yazmak eğiliminde olanlar da vardır. el atmak. peki.. Ayak üstü. isim soyundandır.. veryansın. tek sözcük durumundadır: Bitişik yazılır. işyeri. bileşik sözcük olarak kurulmuştur. durdinlen. Ben bu kitabın 1965 baskısında ayak takımı.. zarf. gibi). geleneğin. sıfat. çıtır pıtır. gündönümü. yanı sıra. sözlerini deyim sayıp ayrı yazmıştım.. birebir. Örneğin vazgeçmek sözü. başı boş.. Nasıl ki yazımın (imlanın) oluşumunda da fonetiğin. Terimler tek sözcük olanları da vardır. gibi fiilleri çekimlenebilen söz kümeleri deyimler arasına girer ve sözcükleri ayrı ayrı yazılır. Sözcük öbeği biçimindeki deyimlerden böylece ayrılırlar. dedikodu.. yerelması. balıksırtı desen.. gibi). Đmla Kılavuzu'nun eski basımlarında ve Türkçe Sözlükte ayrı yazıldığı halde Yazım kılavuzunun 1970 baskısında bitişik olarak verilmiştir. Bu sözcüklerin kimisi isim ve fiil çekimlerine girmiştir. elbirliği. örtbas. cevizgiller. işbirliği. şu sözü bileşik sözcük kabul edelim demektir. zamir.. gelişigüzel. alabildiğine koşuyordu. baş vurmak. Oysa tek sözcüklü deyim olmaz. bal ayı.. baş vurmak. başsağlığı. tersyön. ateşböceği. baldırı çıplak. gözü pek. kabataslak.. genel dilin malı olan sözdür. çöreotu. edat. gibi. sözleri bileşik yazmak eğiliminde olanlar bulunduğu gibi Yazım Kılavuzu'nda bileşik yazılmış olan başıbozuk. akbaba..] DEYĐM VE TERĐM: Deyim ile terimi de ayırt etmek gerekir: Deyim. Örneğin ayak sözcüğü dar anlamıyla edebiyat ve coğrafya terimidir. anlamı daraltılmış sözdür ve bir tanımın özetidir: eşkenar. balık etinde. gibi iyelik ekiyle kurulan. minimini... bir de anlaşmanın (şöyle olsun diye kabul edip elbirliğiyle uygulamanın) payı vardır. gibi. 2) Ses kaynaşması ve düşmesi (cumartesi.. Terim ise ya bilim. Bu örneklerdeki terimler.. b) Deyimi meydana getiren sözcükler ise aralarına çekim eki alamayacak kadar kaynaşmış değildirler. kavram ve görev bakımından terimdirler. meslek sözüdür ya da bunlar dışında. göz koymak.. . Görülüyor ki bir yerde deyimle bileşik sözcüğü kesin olarak ayırt etmek olanağı yoktur. kaba saba. gitgide.. sanat. baş ucunda. Yazım Kılavuzu (1970)nda ise bitişiktir. kuşpalazı. kahvaltı. Yani bunlar biçim ve yapı bakımından bileşik sözcük. aralarına çekim ve yapım eki giremeyecek kadar kaynaşmıştırlar: Başlıca üç yolla kurulurlar: 1) Anlam kayması (hanımeli. Öte yandan Yazım Krlavuzu'nda ayrı yazılması öngörülmüş olan ara sıra. etimolojinin. bileşik sözcük mü oldukları ancak anlaşma ile sonuca bağlanabilir. Đmla Kılavuzunun eski baskılarında bulunmadığına göre ayrı yazılması öngörülmüş iken Yazım Kılavuzu (1970)nda bitişik olarak yer almıştır. bilirkişi. bit yeniği. Đmla Kılavuzunun eski baskılarında ayrı yazılmıştır. başlı başına. Eli açık. yani isim. Yazım Kılavuzunda bitişiktir. anlaşmaktır. Yani şu sözü deyim sayalım. biçerdöver.. içgüdü. Buna karşılık cümle halinde deyim vardır. ayak teri. ünlem gibi kullanılır: Vurdumduymazın biri. bağlaç.. gibi).. sözbirliği. Đki sözcüklü öyle sözler vardır ki deyim mi. haminne. karafatma . Yazım Kılavuzu(1970) bu sözleri bitişik yazdığına göre deyim saymamış. çıtı pıtı. balkabağı. çıtkırıldım. Başıboş. tepetaklak. 3) Sözcük çeşidi kayması (vurdumduymaz. sözgelişi. deyimle bileşik sözcüğü ayırt etmek için her zaman yeterli değildir.

gibi. B.. Allah namerde muhtaç etmesin. Dalga geçmek (aklı başka yerde olmak).. piston. BAŞKA DĐLE ÇEVRĐLME: Gerçek anlamları dışında özel bir anlama gelen deyimler (Bkz. maytaba almak (alay etmek). Torpil. 2. bi durumu. Deyim niteliğindeki argo sözcük öbeklerine ise argo deyim adını vermek yerinde olur. yağ çekmek (birine dalkavukluk etmek). ya çekici bir anlatımla ya da özel bir yapı içinde belirten ve çoğunun gerçek anlamlarından ayrı bir anlamı bulunan kalıplaşmış sözcük topluluğu ya da tümce. Ç. dua ve beddua olmakla birlikte atasözleri de sayılabilirler: Allah sağ eli sol ele muhtaç etmesin. düstur niteliğinde sözlerdir.. Canı sağ olsun. genel kural. bilmeceler. deyimlere yaklaşır. geniş anlamıyla bir meslek topluluğu arasında kullanılan özel sözdür. . Allah dört gözden ayırmasın. boş vermek (aldırış etmemek). Gerçek anlamlarıyla kullanılan deyimler. a). atasözleriyle deyimlerden kolayca ayırt edilebilirler. dayısı dümende olmak (iş başında kendisine arka olan kimsesi bulunmak). gibi sözcük öbekleri argo deyimdir. Bilmecelerle tekerlemelerde atasözlerinin ve deyimlerin öteki ayırıcı nitelikleri yoktur. Allah cezasını versin. yani her türün belli bir konuya özgü anlatım aracı olmasıdır. moruk. Bunların en önemli özelliği. b) ise başka dile çevrilebilirler. çakmak. külhanbeylerinin özel anlamda kullandıkları kaba sözlere ya da başkaları anlamasın diye aralarında kararlaştırdıkları anlamla kullandıkları sözlere argo diyoruz. 2. Allahından bulsun. . röntgenci (kötü niyetle bir yeri gözetleyen).TANIM Buraya kadar yaptığımız açıklamalara göre deyimleri şöylece tanımlayabiliriz: Bir kavramı. DUALAR... (sınıfta). konularının sınırlı bulunması. Dua ve beddualar arasında'da bir kişi için söylenmiş olmayıp genel nitelik taşıyanlar. 4. tekerlemeler. B. posta kurmak (gözdağı vermek). Genel kural niteliği taşımayıp bir kişi için söylenmiş olanlar atasözü sayılamazlar: Ömrün uzun olsun. 4. beddualar (ilençler). sövgüler. cızlamı çekmek (kaçmak). Bu duruma göre argo sözcüklerine sadece argo demek yeter.. taahhütlü (tabanca). ayrı sözcükler ve aynı gramer biçimleriyle başka dile çevrilemezler. Đşte bunlar..DEYĐM VE ARGO: Deyim ile argo arasındaki ilişkiye de dokunalım: Argo. (Bkz.. Allah deveye kanat vermesin. gibi. argodur. ::::::::::::: 3 KALIPLAŞMIŞ BAŞKA SÖZLER Atasözleriyle deyimlerden başka kalıplaşmış sözlerimiz de vardır: Dualar. gibi. Böylece bunlar.. ĐLENÇLER: Önce atasözü sayılabilecek dua ve beddualara bakalım: Bilindiği gibi atasözleri.. yani bir kural gibi söylenmiş olanlar vardır. Biz daha çok. Ancak duaların ve bedduaların bir bölüğü ya atasözlerine ya.

özellikle bunları okuyacak çocukları düşünmektedirler. o.. Bunların kimisi deyim ya da atasözü niteliğinde zekice bulunmuş. ve 2. kötü dilektir. Dua ve bedduaların konusu ise sadece iyi. Biz istediğimiz kadar gizleyelim. rahmetli Velet Đzbudak'ın açıklamalarıyla birlikte Türk Dil Kurumu'nun bastırdığı. yapılan derlemelerdeki kusurları belirteceğiz. Kısacası.. ya da sadece özel bir kalıp içinde belirtmektir. içinde 689 söz bulunan Atalar Sözü adlı kitapta genel olarak gerçek atasözleri bulunmaktadır. Bunları kitaplara geçirmemek bilim dışı davranıştır. ATALAR SÖZÜ (Hazırlayan: Velet ĐZBUDAK) 1480 yılında bilinmeyen bir kişinin derlediği ve 1936'da. Kitaplara geçirilmesini savunanlar ise: bilimde ayıp ve utanma olmaz. Dua ve beddualar arasında da bu özellikleri taşıyanlar vardır. Bu ayrımda ise şimdiye değin çıkan belli başlı eserlerde tutulan yolları. Asıl azmaz. Öte yandan. Durumu biraz daha aydınlatmak için hatırlatalım ki deyimlerin konusu sınırlı değildir. sağ yıymaz.Sağ ol . gibi. Bu kitaptaki gerçek atasözlerinden örnekler: Dağ ne kadar yüceyise yol üstünden aşar. ya hoş. bir ahlak titizliği göstermekte. Hayır san işüne hayır gele başuna. atasözleri ve deyimler için verilen tanımları. kitaplara geçirilip geçirilmemeleri zaman zaman tartışma konusu olmuştur.Canı çıksın . Bu özel konu da deyimlerin sınırsız konları içine girebileceğinden anlatımında deyim özellik ve niteliği bulunan dua ve beddualar. deyime anlatım kaynağı olabilir. yayılıp söylenmek akımından öteki sözlerimizden beri kalmıyor demektedirler..Deyim sayılabilecek dua ve beddualara gelince: Yukarıda gördüğümüz gibi deyimlerin amacı. Her çeşit konu. MÜSTEHCEN SÖZLER: Halk arasında kullanılan sövgü sözleri ile açık saçık ve edep dışı sözler de konumuzla ilgilidir. Ancak. güzel örgülü sanat ürünleridir. dua ve beddua olmakla birlikte deyim de sayılabilirler: Allah unutturmasın . bir kavramı. Her iki görüşü de anlayışla karşılamak gerekir.Kör olası.Canı cehenneme.Gözünü toprak doyursun . ayrımlarında atasözleriyle deyimlerin özelliklerini kendi görüşümüze göre belirttik. çekici bir anlatımla. atasözlerinin özelliklerini iyi sezmiş ve derlemelerine pek az başka sözler karıştırmıştır. Derleyici. SÖVGÜLER. Atalarsözü sayılamayacak sözlerden örnekler: . ::::::::::::: 4 ELEŞTĐRĐLER Đncelememizin 1.Eline sağlık . mecazlı olmayan ve çekici bir anlatım kılığı taşımayan dua ve beddualar deyim sayılamazlar: Çok yaşa . gibi. Kağnı çökecek yol gösterici çok olur. Dilde var oldukları yadsınamayan bu sözlerin kitaplara geçirilmesini doğru bulmayanlar.. Đşte onlar. bu eleştirmelerle kendi görüşümüzü savunmuş olacağız. aynı zamanda deyim de oluyorlar demektir. Kedinün usluluğu sıçan görüncedür. Dil gerçeği gizlenmemelidir. Şunu da söyleyelim ki eleştirdiğimiz eserleri meydana getirenlerin kalıplaşmış sözlerimizi derlemede geçen emekleri şükranla anılmalıdır.

Bir şem'i ki Hak yaka cihan üflese sönmez. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır. Bir kapuyu bendederse bin kapu eyeler küşat. Görülüyor ki bir sözün sadece halk felsefesi olması atasözü sayılmasına yetmemektedir. hatta deyim olmayan düpedüz laflar çoktur. içinde atasözlerinden başka bilgece mısralar. Halbuki aynı felsefenin: Ev alma. Sükut etmek gibi nadane alemde cevap olmaz. biregü gözündeki çöpü görür. bir felsefesini komşuları uygun olmayan evi alma diye anlatsa. yukaru korsam is olur. Ne ekersen onu biçersin. atasözleri için verdiği eksik tanımdaki halk felsefesi niteliğini bile taşımayan maddeleri de kitabına koymuştur. Böylece Şinasi. Hazret-i Allah efendi fatih-ül-ebvaptır. Arabi ve Farisi ve Fransızca bazı mukabilleri fercemeleriyle beraber ilave kılındığı gibi lafzan veyahut manen durub-i emsali mutazammın olan birtakım Türkçe ebyat ile ibarat-ı mensure dahi istidlal makamında zeyl olundu. Çok kısa olan önsözünü olduğu gibi aşağıya alıyoruz: Durub-i emsal ki hikmet-ül-avamdır. deyimler. Tanzimi: 1268 (1851). lisanından sadır olduğu gibi milletin mahiyyet-i efkarına delalet eder. başına gelen. komşu al. beyitler. Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur. 2Eserin adı Durub-i Emsal (atasözleri) olduğu halde. Sağır işitmez uydurur. Kar-ı evvelde kişi akıbet-endiş gerek. Eserde karışık olarak yazılı bulunan bu sözlerden birkaçını asıl nitelikleriyle seçerek gösterelim. . Takdir-i Huda kuvvet-i bazu ile dönmez. Mihneti kendüye zevk etmedir alemde hüner. 1Şinasi durub-i emsal (atasözleri) için hikmet-ül-avam yani halk felsefesi demekle bu sözlerin önemli özelliklerinden birini belirtmiş oluyor.Ekmeğün sağdıç emeğine dönsün. Đt boku ilaca yaradı. DURUB-Đ EMSAL-Đ OSMANĐYYE (Şinasi) Bu eserin ikinci. buna hiç kimse atasözü demez. Kendi gözündeki hezeni görmez. yani 1287 (1870) baskısında 2500 söz vardır. Ancak başka özelliklerini belirtmediğinden tam bir tanım yapmış olmuyor. Bilgece mısralardan ve beyitlerden örnekler: Şecaat arz ederken merd-i Kıpi sirkatin söyler. Halk. Atasözlerinden örnekler: Hekim kim. Gözün üstünde kaşun mı var dediler melul olursun. biçiminde söylenişine herkes atasözü demektedir. Durubi Emsal-i Osmaniyye ise cümleten manidardır. Binaenaleyh bunların kaba tabiratı müştemil olanlarından maada ekserini işbu mecmuaya elifba tertibi üzre derceyledim. Aşağa korsam pas olur.

Çünkü yalancı pehlivan tabirinden hiçbir . Mesela yalancı pehlivan tabir-i meşhuru gibi. Bal bal demekle ağız tatlılanmaz. Atasözü ve deyim olmayan laflardan örnekler: Dört yanını deniz aldı .Arı gibi sokar . Açtırma kutuyu. kimi atasözlerine ve kimi deyimlere yanlış biçim vermiştir.Çapak siler . Binaenaleyh durub-i emsal ile tabirat-ı meşhureyi fark etmek iktiza eder.Kulp taktı . Tabir ıtlak eylediğimiz akval ise bir hali musavvirdir. Yazar. Ebuzziya bu satırlardan sonra şu üç sözü örnek olarak veriyor: Bol bol yiyen bel bel bakar. Anda meselin haiz olduğu hüküm yoktur. Đt ürür kervan yürür.Yakası açılmadık . ünlü sözlükçü Littre'nin mesel için yaptığı tanımı efvah-ı nasta deveran ve az kelime ile ifade-i meram eden bir kavl-i şayidir ki kaide-i külliyye hükmündedir diye Türkçeye çevirdikten sonra diyor ki: Her lisanda emsal ile emsal kuvvetinde birtakım tabirat vardır ki ona Fransızlar expression derler.Tesbih böceği gibi büzülmüş .Kabak tadı verdi . Açma kutuyu söyledirsin kötüyü. Açtırma kutunun kapağını.Maymun gibi her şeye eli yakışır . eserin sonuna darbımesel ile tabir hakkında bazı düşünceler eklemiştir. bir hadiseyi veya emri temsil tarikıyle tarif ile beraber bir hükmü tazammun ederler ki bu kabilden olan kelam-ı avama durub-i emsal ıtlak olunur. söyletme kötüyü. Kaş yaparken göz çıkarır.Parasızlık her fenalığı yaptırır . Lisan-ı Türkide ise birtakım ıstılahat ve tabirat dahi emsal yolunda istimal olunagelmiştir. Suyu devirmiş kediye döndü. Bundan sonra şöyle devam ediyor: Đşte bunlar. Doğruları şöyledir: Su testisi su yolunda kırılır. sözleri yanlıştır. DURUB-Đ EMSAL-Đ OSMANĐYYE (Ebüzziya) Şinasi'nin Durub-i Emsal-i Osmaniyye'sine birçok söz katarak söz sayısını 4004'e çıkaran ve 1302 (1885)'de kitabın üçüncü baskısını ortaya koyan Ebüzziya.Tencere yuvarlandı kapağını buldu .Fitili aldı. Lisanımızda ise yerine göre ıstılah ve yerine göre tabir ile tarif olunabilir ki hulasa-i hükmü bir his veya fikr-i mahsusu terceme ve tefhimden ibarettir.Elmastıraş bardak latif olur .Eski hamam eski tas . Süt dökmüş kediye döndü.Deyimlerden örnekler: At alan Üsküdar'ı geçti . 3Şinasi.Sübut bulmayan söz hakkında ağız açma. Hasıl mesel odur ki bir vakayı veya bir hikmeti mutazammın olarak bir emri iş'ar ve tenbih ede.At başı beraber . Đt ürür kervan göçer.Akıntıya kürek çeker .Đpe un serdi .Başını hırkaya çekti . Hatta tabirat-ı meşhuredendir tabiri zebanzed-i havass u avamdır. Örneğin: Çeşmeye gidenin testisi kırılır.

Bir hükmü tazammun etmek koşuluna gelince: Her cümlede bir hüküm (yargı) bulunduğuna göre atasözü olmayan cümlelerde de bu koşul gerçekleşmiştir. . hiç olmazsa eserinin adını Durub-i emsal ve Tabirat koymalı idi. hatta ne deyim ne de atasözü olan sözler vardır: Öküz öldü ortaklık ayrıldı. Bugünkü işini yarına bırakma.. kötüye kötü der..Sağlık olsun . Biraz önce belirttiğimiz gibi Ebüzziya böyle bir ayırma yapmaya kalkışsaydı bunu başaramayacaktı sanıyoruz. sözlerinin sonunda şöyle demektedir: Şinasi merhum emsal-i Osmaniyyeyi cemeylediği sırada emsal ile ıstılahatı tefrika lüzum görmeyerek ikisini beraber kaydeylemiş olmasından biz de camiin tuttuğu usulü muhafaza eyledik. 1Görülüyor ki. Bunlarda temsil yoluna gidilmemiştir. gibi sözlerin atasözü sayılmaması gerekirdi. Yukarıda da görüldüğü gibi (Bkz. 2Ebüzziya mesel. atasözlerinin ayrılmaz koşulu olsaydı: Az tamah çok ziyan getirir. bir emri temsil tarikıyle tarif ile beraber bir hükmü tazammun eder. Bununla deyimin ayırıcı özelliğini vermiş olmuyor. dahası Littre'nin kaide-i külliye (genel kural) ölçüsünü kullanamamıştır. b) Bir hadiseyi. (bir yargıyı kapsamakta) Kaldı ki tanımda belirtildiği gibi bir olayı temsil yoluyla anlattıkları ve bir hüküm belirttikleri halde atasözü olmayan deyimler. atasözü olmadıkları halde bir hükmü tazammun etmektedirler. 3Ebüzziya. Baltayı taşa vurdum. gibi.Đyiye iyi. baş vurulmayarak da kurulmuş olabilir. cennet.. Yani bu da yetersiz bir tanımdır. Anda meselin haiz olduğu hüküm yoktur. darbımesel için iki tanım vermiştir: a) Bir vakayı veya bir hikmeti muntazammın olarak bir emri iş'ar ve tenbih eder Şinasi'nin hikmet-ül-avam tanımı için söylediklerimizi bu tanım için de tekrarlayabiliriz.hadise tazammun etmeyip belki bir şahsın mahiyyeti taayyün eder ki icra edemeyeceği bir tavırda bulunan yani ca'li besalet taslayan kimseler vasfedilir. Çünkü: Allaha ısmarladık . Örneğin: Eviniz güzel yerdedir. C) atasözleri temsil yoluna baş vurularak da. Ama bu ayır mayı yapmak için gerek olan ölçüz bulamamış. O adam bu işi beceremez. Köşk değil. 1. Ancak. gibi cümleler. Onun semeri eksik. Bir olayı temsil (simgeleme) yoluyle anlatmak. halbuki yargı vardır. Ebüzziya. Ebüzziya durub-i emsal ile tabirat-ı meşhure'yi birbirinden ayırmak gerektiğini söylemiştir. Çünkü darbımesel diye gösterdiği yukandaki üç örnekten ilk ikisinde genel kural niteliği varsa da üçüncüsünde yoktur. tabir için şöyle diyor: Bir hali musavvirdir. gibi deyimlerde bir hali tasvir yoktur.. mademki derlemelerinde atasözleriyle birlikte deyimleri de verdiğini söylüyor.

Kar topunun yuvarlanması . Şinasi'nin derlemelerine kattığı derlemelerde atasözlerinden başka deyimlerin. Rüzgarın önüne düşmeyen adem yorulur.Göz boyadı.Bağrına taş bastı . beyitlerin.Kabiliyet talim ile olmaz . Halep yolunda deve izi aramak. Son pişmanlık akçe etmez.Meşveretsiz yapılan şeyden hayır gelmez .Öte yandan bir hali tasvir ettiği (bir durumu betimlediği) ve bir hüküm (yargı) belirtmediği halde deyim olmayan sözler çoktur: Ağır hasta . Köpekle dolaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir. Ayağı göğe ilişti. Ayağı suya değmek.Cümlemizin gireceği kara topraktır . Denize düşen yosundan imdat umar Zelzeleyi gören yangına razı olur.Dikine tıraş Fukara babası . Ebüzziya'nın. sözleri gibi ki doğruları. 5Şinasi gibi Ebüzziya da kimi sözlerin kalıplaşmış biçimini değiştirmiştir: Kart ağacın eğilmesi güç olur. şöyledir: Ağaç yaşken eğilir. Adudan intikam almak gibi dünyada kam olmaz: Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.Yavaş yavaş konuşma . çok gezen bilir.Sıçan gibi kapana tutulmuş . ::::::::::::: DURUB-Đ EMSAL-Đ TÜRKĐYE veya ATALAR SÖZÜ (Tekezade M. birtakım dizelerin. Halep yolunda deve izi sayar. Ölümü gören hastalığa razı olur. Başı göğe ermek. gibi. Atasözlerinden örnekler: Çok yaşayan bilmez.Su kaynarken. Denize düşen yosuna sarılır. bayağı gerçeklerin ve lafların karışık olarak bulunduğunu söylemiştik.Hıh demiş burnundan düşmüş ..Mızıkçı ile oyun oynanmaz Rüya görmüşe döndü . Değil kürsiye vaiz arşe çıksan adem olmazsın. Sait) .Yaza boza bir şeye benzer . Ne oldum dememeli ne olacağım demeli. Bunlardan ayrı ayrı örnekler seçip veriyoruz.Paraya tapar. Deyimlerden örnekler: Astarı yüzünden pahalı . 4.Genç beye hizmet güçtür ..Eli tutar gözü görür . Saltanat dedikleri ancak cihan gavgasıdır. Rasgele gerçeklerden ve laflardan örnekler: Sabit olan nabit olur . Çok tanınmış örnekler: Hasmın sitemin anlamamak hasma sitemdir.

Parayı denize attı . sözleri. A. KAMUS-Đ TÜRKĐ (Şemsettin Sami) Hicri 1317 (1899)'de basılmış olan bu eserde atalarsözü terimi ata maddesi içindedir ve darbı mesel diye karşılanmıştır. Yürük at yemini artırır. Bunlardan niteliklerine göre kendimiz sınıflandırarak örnekler veriyoruz.At alan Üsküdar'ı geçti. yiğit ölür şan kalır.Kalbur üstüne gelen . B) gösterdiğimiz için burada sadece onları anımsatmakla yetineceğiz.Astarı yüzünden pahalı.Zannımız gibi çıktı .Yüzünden astarı pahalı.Gah olur gurbet vatan gahi vatan gurbetlenir. hemcinsinden bazılarının ve belki de birçoğunun hadim-i istifadesi olacağına dair muharrir-i acize bir ıtminan vermektedir.Hırsından boğuluyor Aramakla ele geçmez .Zuhurata tabi ol Bihude şeylerin terki aklın kemalidir . Darb maddesi içinde bulunan darb-ı mesel ise şöyle tanımlanmıştır: Mebni alelhikaye olup misal gibi irat olunan meşhur söz.Davul çalan işitmez .Balık ağı gibi . Bizim bildiğimize göre bir bölge deyimi olan bu sözün doğrusu da pabucuna taş kaçmak'tır.Kabak tadı verdi . 2Eserin adı Atalar Sözü olmasına karşın kitaba atasözlerinden başka pek çok deyimle ne atasözü ne deyim olan birçok söz karıştırılmış ve hepsi alfabe sırasıyla verilmiştir.Sermayeyi kediye yükletti . Sait kar ziyanın kardaşıdır sözlerini de almışlardır. 1Düstur-i ibret sözü de hikmet-ül-avam gibi eksik bir tanımdır. Atasözlerinden örnekler: At ölür meydan kalır.Hatiften nida mı geldi .Ab-ı pake ne zarar vakvaka-i kurbağadan .Yaban kedisi gibi insandan kaçar . Garip kuşun yuvasını Allah yapar. Bu mülahaza. Atasözü ya da deyim olmayan sözlerden örnekler: Pırlanta gibi . (ortağıdır) Nitekim Şinasi ayrıca kar zararın kardaşıdır ve Tekezade M.1311 (1895)'de yayımlanan ve içinde 5742 söz bulunan bu eserin önsözünde konu ile ilgili olarak yalnız şunlar söylenmektedir: Şu risalenin havi olduğu durub-i emsalden her ahlak beşeriyye ve fezail-i tabiiyye nokta-i nazarından bakılır ise birer düstur-i ibrettir.Din-i mübin uğruna . Şinasi'de de bulunan: Faide zararın kardaşıdır. Bu eserde bir de pabucuna kum dolar sözü geçmektedir. Bunun gibi: Astarı yüzüne uymaz . Deyimlerden örnekler: Kulağı kirişte . .Şahin bakışlı . şu yanlış biçimlerle de yazılmıştır: Yüzü astarına uymaz . Alet işler el öğünür. sözü gibi ki doğrusu şudur: Kar zararın kardaşıdır.Balık kavağa çıkınca . 1. 3Kimi sözler yanlış biçimlerle verilmiştir. Atasözlerinin özelliklerini yukarıda (Bkz.Đlmullah her şeyi muhittir .Ab ü dane serpilir insanı kısmet gezdirir . Sabrın sonu selamettir.

hikayeye dayandığı halde atasözü olmayıp deyim olan sözler de vardır: Baklayı ağzından çıkarmak. Meseller tam bir cümle veya fıkra halinde irat olunarak muhatabına faide-i tamme ifade ettikleri halde tabirler çok kere terkib-i nakıs şeklinde irat olunurlar.Sayalım fırsatı ganimetten .Kah nala döğür kah mıha . gibi atasözleri hikayeye dayanmaz. Kimi tabirlerdeki hükmün özneleri ve tümleçleri bulunmadığı için tam bir mana bildirmediği de söylenmektedir. Od düştüğü yeri yandırır.Köhne hamam köhne tas . KONYA VĐLAYETĐ HALKĐYYAT VE HARSĐYYATI (Sadettin Nüzhet ve Mehmet Ferit) 1926'da yayımlanan bu eserde atasözleri ve deyimler ayrı ayrı bölümlerde yer almıştır. Atasözleri içinde her ne kadar: Yalancının evi yanmış. Hayır söyle konşuna hayır çıksın karşına.. bütün atasözleri için gerekli değildir. gibi. Ancak bu sene pamuk ateş pahasına çıktı dediğimizde pamuk fiyatının çok yükseldiğini ve müşterileri ateş gibi yaktığını. Yukarıda görüldüğü gibi (Bkz. Hoşafın yağı kesildi..Buna göre her atasözünün bir hikayeye dayanması gerekir. Atasözlerinden örnekler: Anasına bak kızını al. dişine dayandı gibi bazı tabirlerde her ne kadar hüküm varsa da bunların müsnedün ileyh ve müteallikleri mahzuf olduğundan yine işidenlere tam bir mana iş'ar ve ifade etmezler. kırağına bak bezini al.Kaza attım koza değdi. Yoldan kal yoldaştan kalma. 2.. Darbımesel için özel bir tanım yapılmamış. b) Mat oldu gibi sözlerin özneleri ve tümleçleri bulunmadığı için deyim sayılmaları anlaşılır şey değildir: Ahmet satrançta mat oldu denilirse mat oldu sözü deyim olmaktan çıkacak mıdır? 2Bu kitaptaki derlemelere gelince: Atasözleri bölümünde gerçek atasözleri arasında atasözü olmayan birçok söz de vardır: .Suya aparıp susuz getirir . 1Burada tabir'in en önemli özelliği olarak terkib-i nakıs biçiminde bulunması gösterilmektedir. ATALAR SÖZLERĐ (Azerbaycan Edebiyat Cemiyeti) 1926'da çıkarılan ve içinde 2000'e yakın söz bulunan bu esere hem atasözleri hem başka sözler karışık olarak alınmıştır. gibi hikayeye dayananlar varsa da bu. Darbımeseller (atasözleri) bölümünde 2057. tümce durumunda da bulunabilirler. Nitekim: Ak akçe kara gün içindir. Mat oldu. A. Çobanın gönlü olsa tekeden peynir dutar..Uzun sözün kısası . tabirler (deyimler) bölümünde 279 söz vardır. Tabirler bölümünde şöyle denilmektedir. 3) deyimler terkip'ten başka biçimlerde de. Ebüzziya'nın yazdıklarından bir parçası yinelenmiştir. tasavvur ediyoruz. hiçbir hükmü ifade etmez. a) Deyim için terkib-i nakıs tanımı çok yetersizdir. Başka sözlerden örnekler: Hata senden ata benden . Mesela ateş pahasına tabiri doğrudan doğruya hiçbir hadiseyi. Kendimiz bir ayırma yaparak her iki çeşitten örnekler gösterelim. Su aktığı yerden bir de akar. Öte yandan. kimse inanmamış.

Yaygarayı bastı .Ar. insan insana kavuşur. Mesel için de Littre'nin yaptığı tanım. Atasözleri bölümünde gösterilen.Tükürdün bir tükrük . ama atasözü sayılamayacak olan sözlerden örnekler: Pişmiş paça gibi sırıtma .Basmakalıp .Đğne gibi Billur gibi . 1.Atasözlerinden örnekler: Bir elin nesi var.Đki eli kandadır . -Ebüzziya'nın çevirisi biraz değiştirilerek. B. namus tertemiz . dördüncü cildi 1945'te Türk Dil Kurumunca bastırılmıştır.Kaçak. Sözleri niteliklerine göre sınıflandırarak her üç çeşit için örnekler gösterelim. Can cümleden aziz.Kalp .Ak ile karayı seçti . C) aradaki farklar belirecektir. Ak gün ağardır. Deyimler bölümüne de deyim olan ve olmayan sözler vardır. hayır gelsin başına. Atasözlerinden örnekler: Acı patlıcanı kırağı çalmaz.Bir çıktı. iki elin sesi var.Vur abalıya . durub-i emsal.Atak .Yan çizdi . hem deyimler bulunduğu gibi ne deyim ne atasözü olan sözler de vardır. ikinci cildi 1928'de Maarif Vekaletince. Atasözü ve deyim olmayan sözlerden örnekler: . Örnekler: Aldı fitili . Hayır dile eşine. TÜRK LÜGATĐ (Hüseyin Kazım KADRĐ) Büyük Türk Lügati adıyle anılmakta olan bu eserin birinci cildi 1927'de.verilmiştir: Şayi ve mütedavil ve bir hikmeti mutazammın olan söz. üçüncü cildi 1943'te. Sağ baş yastık istemez.Üç nal ile bir ata kaldı .Küp gibi .Keçesini sudan çıkardı . bizim açıklamalarımız ve tanımımızla karşılaştırınca (Bkz.Çavdara girmiş it gibi başını kemerleme Dokuz öküz ile bir mağarada mı kaldın .Ab ü dane serpilir.Tüy dikti .Kadın kadıncık .Sen bir yana.Ümmetsiz peygamber . efvah-ı nasta deveran ve az kelime ile tefhim-i meram eden kavildir ki kaide-i külliyye hükmündedir. 1Atasözleri şöyle tanımlanmıştır: Ecdattan nakil ve rivayet edilen sözler ve öğütler. Deyimlerden örnekler: Kuyruk acısı .Başına buyruk . Eden bulur.Hoca Nasrettin . Dikensiz gül olmaz. A. pir çıktı . Kuruların yanında yaşlar da yanar. Baş yarılır börk içinde. 2Darbımeseller başlığı altındaki sözler içinde hem atasözleri. kara gün karardır.Bir baltaya sap olur . Bu tanımlar.Đpe un serer . dünya bir yana .Yılan gibi .Başında kavak yeli esiyor Can kulağıyla dinliyor. kol kırılır yen içinde. Dağ dağa kavuşmaz. Birçok maddelerinde darbımeseller başlığı altında verilmiş olan sözlerin sayısı 6200'den artıktır. Kitapta atasözleri ve mesel için tanımlar da yapılmıştır.Baba ocağı . insanı kısmet gezdirir.Ateş pahasına .

Arından yere geçecek . deyimler bölümüne birçok atasözleri konulmuştur. 3Kitaba alınan sözler içinde yanlış olanlar da az değildir.Đki öküze bir saman verecek hali yok . her ne kadar zahiren birbirlerine benzerlerse de aralarında oldukça mühim bir fark vardır. Bir elin nesi var.Davul çalsan işitmez .Emeği sağdıç emeğine döndü .Ev sahibinin dolaşması misafire karşı faidedir .Taraveti giden yemişin hazmı güç olur . Ancak önsözde şunlar vardır: Atalarsözü ve tabirler. 4Kimi sözler de iki biçimde yazılmıştır. Atasözleri bölümünde yer alması gerekirken deyimler bölümünde gösterilen sözlerden örnekler: . ATALAR SÖZÜ (Sadi G. Bir elin şamatası çıkmaz. Bu sebepten biz onları bu risalede ikiye ayırmaya çalıştık.Bir bunda beni bir dahi mahşerde görürsün . Vur dedimse öldür demedim ya .Sükütu mera-i dana hasmını ilzam için saklar. 1Atasözlerinin özellikleri üzerine yukarıda yaptığımız açıklamalar bu tanımın eksiklerini ortaya koyacağı için burada o özellikleri yinelemeyeceğiz. iki söz çeşidi arasındaki oldukça mühim farkın ne olduğu açıklanmamış.Mal benim değil mi denize atarım Nefsine kıyas et . sağı solu yok gibi sözleri atalarsözü saymak gerekir. ayrı ayrı bölümlerde verilmiştir. Görülüyor ki bu sözlerin kimisi deyimdir.Borç benim kasavet senin mi . Bunların doğruları şöyledir: Açtırma kutuyu söyletme kötüyü.Zalim yine bir zulme giriftar olur ahır: Elbette olur ev yıkanın hanesi viran. Tilki masalı okur.Korkunun ecele faydası çoktur. Bunların biri doğru. Kitabın önsözü şöyle başlıyor: Atalar sözü ağızdan ağza dolaşan ve az kelime ile çok mana ifade eden söz demektir. asık suratlı. KIRlMLI) Selim Nüzhet Gerçek'in önsözü ve bibliyografyası ile 1939'da yayımlanmış olan bu eserde 2742 atasözü ve 2140 deyim. Bir çiçekle yar olmaz .Körler mahallesinde ayna satmağa benzer .Vur demeden öldürür.Bir bulutla kış olmaz. yan çizdi. Şu kadar söyleyelim ki bu tanıma göre ayaklı kütüphane.Đki ayağı çukurda. öteki yanlıştır: Bir ayağı çukurda . Kızını dövmeyen dizini döver. Kurt masalı okumak. Örnekler: Açma kutuyu söyletme kötüyü.atasözleri bölümünde yer alanlardan birkaç örnektir: Alan da pişman satan da .Başına çelenk takarım .Delik büyük yama küçük . kimisi ise ne atasözü ne deyimdir. Evladını döğmeyen sonra dizini döğer.Fırsat gözetir . iki söz çeşidini ayırma işine özel bir önem verildiği halde atasözleri bölümüne birçok deyimler. Şu sözler -yanlış olarak. Korkunun ecele faydası yoktur . 2Bu eserde tabir (deyim) için hiçbir tanım yoktur. iki elin sesi var. Kitapta.Gökte ararken yerde buldu .Gözün üstünde kaşın var dedirtmez .

Çulsuz .Beyinsiz .Ağızdan . 3Bu eserde aynı sözün iki ayrı söylenişinden birinin atalarsözü.Bican .Candan . Yazar. Oğlumu doğurdum ama gönlünü doğurmadım.Açmaz .Çenebaz Çeneli .Biri .Başlıksız . Đçin de 4000'e yakın deyim vardır. Hıyar akçesiyle alınan eşeğin ölümü sudan olur.Dağlarca . Ekmeden biçilmez.Babalı – Bacaksız . Sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa.Buyurun .Ardınca . bu sözlükteki deyimleri. birinci tümcede anlam olarak.Belalı Besmelesiz .Boğazsız . Her yiğidin yoğurt yiyişi vardır.Birlik – Birden .Babaç .Baştan . adlarını verdiği 7 eserden toplamış.Eyvallah. bunlardan birçoğunun metinler içinde kullanılışına örnek seçmek için de yine.Dilli . ::::::::::::: TÜRKÇE TABĐRLER SÖZLÜĞÜ (Mustafa Nihat ÖZÖN) 1943'te Đstanbul'da Ahmet Sait Matbaası'nda basılmış ve Remzi Kitabevi'nce yayımlanmıştır. Tek kelimenin. çokluk mecaz ve kinaye bulunmakla beraber. Đşte örnekleri: Açıktan . ötekinin deyim olarak gösterildiği de vardır.Cangah .Ağalık . birden fazla kelimenin vücuda getirdiği anlam demek istiyoruz.Asılası . 1Deyim.Azıcık aşım kaygısız başım. adlarını verdiği. Örneğin.Aylıklı . Düşmez kalmaz bir Allah.Arkalı . tek kelimenin mecazlı ve kinayeli kullanılışı o kelimenin bir tabir halini alması sayılamaz.mur . biz bu kitabın düzenlenmesi sırasında bu esası tuttuk. Sen dede ben dede bu atı kim tımar ede.Arkalık . 2Mustafa Nihat Özen yukarıya aldığımız sözlerinin son cümlesinden de anlaşılacağı üzere.Boysuz . 44 artı 400 sayfadır.Bogazlı . yüzyıldan günümüze kadar yazılmış 87 yapıttan yararlanmıştır.Dilbaz . son cümlede söz olarak düşünülmektedir. Oysa bunları da almıştır. 15. Tırnağın varsa başını kaşı. can çıkmadıkça huy çıkmaz. Şu halde kitabında deyimler arasına böyle sözcükleri almaması gerekirdi.Baştakiler .Dillenmek .Billah .Azıcık Baba .Can .Akşamcı .Akılca Akıllı .Buyur . manasındaki tabir kılığında görülen anlam sözcüklerce kaydedilebilir.Canım .Arkasız .Boşuna Boydan . Huy canın altındadır. Bu noktaya değindikten sonra deyimin anlam olarak nitelenmeyeceğini kitaptan rasgele aldığımız bir örnekle açıklayalım: Kitapta karışık ve felaketli zaman sözleriyle belirtilen bir anlam var. Onun için. 3- . sözleri.Ça. Birden çok sözcüğün oluşturduğu bu anlama deyim adı verilebilir mi? Şüphe yok ki hayır! Ama bu anlamın özel kalıbı olan ana baba günü biçimindeki söze deyim adı verilir. atalarsözü bölümündeki: Huy canın altındadır.Delişmen . Kitabın önsözünde deyim''in nitelikleri şu sözlerle belirtilmektedir: Tabir ile.Babacan .Başlıca . Tabirlerde. Yalancının evi yanmış kimse inanmamış. Bin nasihatten bir müsibet yeğdir. deyimler bölümünde şu biçimlerde bulunmaktadır: Huy canın altındadır.tek sözcüğü deyim saymamaktadır.Aptessiz .

Örnekler: Acı patlıcan .Vallah . Önayak olmak.Akşam namazı (gerçek anlamda) . gibi sözler. . Ayağı taştan sakınmak diye bir deyim de yoktur. c) Özön.Đnşallah . atasözlerini tanımamız için atasözleri bir hüküm anlatırdan başka ölçü de vermiyor.Arap atı (gerçek anlamda) .Elhamdülillah .Baç almak . Çünkü bir hüküm (yargı) bildirmesine karşın atasözü olmayıp deyim. Bu ölçüye göre.Fesüphanatiah .Özön şöyle demektedir: Atasözleri ile tabir arasındaki farkı kısaca şöyle anlatmak kabildir: Atasözleri bir hüküm anlatır tabir ise bir durum bildirir. Ayağı taştan sakınmak (itin ayağını taştan mı sakınıyorsun?).Đbadullah . O açmaza düştü. Bunu. Dumanlı hava aramak (kurt dumanlı havayı sever). Armudun iyisini ayı yer.Altın anahtar (altın anahtar her kapıyı açar) vb. Çocuktan al haberi.Aç kurt (gerçek anlamda) . Bu işe ben önayak oldum.Estağfurullah . atasözüdürler(!) 4Yalnız deyimleri içine almak üzre hazırlanmış olan bu eser de atasözleri de yer almıştır: Ahlatın iyisini dağda ayı yer. gibi sözler.Kız atmak . bey mi yaman? 5Deyimler arasında. deyimdir. Ancak Đtin ayağını taştan mı sakınıyorsun? sözü. Anasına bak. Yine bu ölçüye göre kitapta deyim olarak gösterilen: Çingene haraççısına benzer. ayraç içindekilerin de atasözleri örneği olarak verildiği anlaşılıyor. Beş parmak bir değil. -Ayağıyla gelmek (ayağıyla gelene ölüm olmaz). deyim olmayan birçok söz bulunmaktadır. atasözü değil.Dükkan açmak . b) Atasözleri bir hüküm anlatır denmekle atasözlerinin gerçek ayırıcı özelliği belirtilmiş olmuyor.Av kuşu (gerçek anlamda) - . El mi yaman. Can cümleden aziz. Onunla cennete bile gitmem. Filancanın ağzından çıkanı kulağı işitmiyor.Ağır hastalık . Ağızdan çıkanı kulak işitmemek.Ağır iş . .Alçak eşek (alçak eşeğe kim olsa biner). biçiminde yargı bildiren kılıklara girerlerse atasözü sayılacaklar. Ebüzziya'nın Durubi Emsal-i Osmaniyye'sini incelerken de açıklamıştık.Zehir gibi acı . kızını al. Allah sekizde verdiğini dokuzda almaz. yargı bildirdikleri için.Akıl kabul edecek şey değil .Billah Bismillah .Kalp akçe (gerçek anlamda) . a) Burada ayraç dışındaki sözlerin deyim. kitapta deyimler arasında bulunan: Açmaza düşmek.Veliyyullah Min tarafillah . ya da bayağı söz olan sayısız tümce vardır. Olur olmaz dua ile defulacak bela değil.

Çaylak yavru kapar gibi .Fen söz çekilmez . atasözleri bölümünde karışık olarak yazılı bulunmaktadır. Görelim ayine-i devran ne suret gösterir. Aşağıdaki maddeler. Biz bunlar arasından on tane atasözü seçerek listenin ön sırasına alıyor. Şimdi düşüncelerimizi sıralayalım: 1Atasözleri bölümünde pek çok deyim ve başka söz vardır.Cennet kuşu.Paçaları sıvayıp da girişti işe . yoldaştan kalma. Akacak kan damarda durmaz.Toz almak .Eser savurur . ::::::::::::: TÜRK ATA SÖZLERĐ (Mustafa Nihat ÖZÖN) 1952'de yayımlanan birinci baskısı 8257 numaralanmış atasözü ile 1470 numaralanmamış deyimi. Yoldan kal. Bundan başka iki çeşit sözü ayrı ayrı göstermek için atasözlerini kitabın metnine deyimleri de sayfa altlarına koyduğunu bildirmektedir.Ocağı söndü .Lakırdı ile iş bitmez . Gönüldendir şikayet kimseden feryadımız yoktur. Cehd eyle malını etme israf. Say beni. Mal canın yongasıdır. 2- .Bokluca bülbül (gerçek anlamda) . Şinasinin. Yazar. giydiği çul. arkasından da atasözü olmayanları veriyoruz: Đki el bir baş içindir. Kendi eşek. bir şeye aklı ermez zavallı .Hancı tavuğu gibi yolcu artığından geçinir .Mekik gibi seğirdir . Bal bal demekle ağız tatlılanmaz. Et tırnaktan ayrılmaz. ikisi olursa ne söz.Gene buyurun inşallah . Körün isteği bir göz. Şinasi'nin atasözü için söylediği hikmet-ül-avam tanımını benimsemekte Ebüzziya'nın atasözüyle deyim için verdiği tanımları da kabul etmiş görünmektedir.Đş buyurmak .Mecnun gibi beyabanda gezer .Diliyle yakalandı .Cin gibi aklı var Aramakla ele geçmez .Gavur gemisi gibi yan gider . sayayım seni. 1956'da yayımlanan ikinci baskısı 8600 numaralanmış atasözü ile 2250 numaralanmamış deyimi içine alan bu eserin önsözünde şimdiye kadar çıkmış olan belli başlı atasözü kitaplarında görülmüş olanların toplandığı söylenmekte ve kaynaklar şöylece belirtilmektedir: Velet Đzbudak tarafından yayımlanan Atalar Sözü. Can çıkar.Yaz yağmuru gibi gelir geçer . huy çıkmaz.Ceviz ile ekmek yemesi. Vefik Paşa'nın atasözlerini derleyen kitapları.Parası çok aklı az . Divanü Lügat-it Türk ve Lehçe-i Osmani. Cahilin alim katında sözünün miktarı yok.Boy entarisi . başının yuları yok.Islak kargaya dönmüş .Ne buyurulur .Kulağında davul çalınır .Buyurun gidelim . Kancayı taktı .Yaka yıka bitiremedi . aylar mübarek olsun elhamdülillah. Kesilse riştesi şem'in ziyası artar eksilmez. Davacın kadı olursa yardımcın Allah olsun.Baba oğlunun fenalığını istemez . Düşmana kalırsa da dosta olma muhtaç.Horoz ibiği gibi bir yana sallanır . güzel ile muhabbet etmesi iyi olur. Ebüzziya'nın.Temel çivisi (gerçek anlamda) Ay gördüm Allah amentü billah.

Daha çelik çomak oynar Söz anlamaz .Kör döğüşü . (Atasözleri bölümündedir) Kurtla koyun bir arada olmaz. Varak-ı mihr ü vefayı kim okur kim dinler .Su götürür . (Deyimler bölümündedir) Anasından emdiği süt burnundan geldi. (Atasözleri bölümündedir) Deliden uslu haber. hem deyimler bölümünde gösterilmiştir: Adı kaale alınmaz. (Deyimler bölümündedir) Atın ürkeği yiğidin korkağı.Baş göz etmek . Deliden uslu haber. Aşağıdaki maddeler deyimler bölümünde karışık olarak bulunmaktadır. dahası kimi sözcük ve çekim değişikliğinden başka aralarında ayrım bulunmayan pek çok maddeler kitabın hem atasözleri bölümünde. Amca. (Atasözleri bölümündedir) Anamdan emdiğim süt burnumdan geldi. (Atasözleri bölümündedir) El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır.Kapağı atmak . Kavganın iyisi olmaz. (Deyimler bölümündedir) Acı acıyı bastırır.Dediği geldi çıktı. (Atasözleri bölümündedir) Binmiş dokuza inmez sekize.Deyimler bölümünde pek çok atasözü ve başka söz vardır.Uzun uzadıya. (Atasözleri bölümündedir) Hastalık sağlık bizim için.Tazıya dönmüş .Vaktinde gerek . Biz bunlar arasından on tane deyim seçerek listenin ön sırasına alıyor. Yaşa yaşa gör temaşa.Soygun vermiş abdala döndü . (Deyimler bölümündedir) El yumruğunu yemeyen kendini kahraman sanar. (Deyimler bölümündedir) . (Deyimler bölümündedir) Çanak açıyor.Đçli dışlı . (Deyimler bölümündedir) Çıktı dokuza inmez sekize.Gele gide . Görünüşe aldanma. Soran yanılmamış. 3Aynı nitelikte olan.Çantada keklik .Eşek gibi çalışır .Bildiğin gibi değil .Kediyle köpek gibi . (Atasözleri bölümündedir) Atın dorusu yiğidin delisi. (Deyimler bölümündedir) Dolap beygiri gibi döner. (Deyimler bölümündedir) Kurtla koyun kılıçla oyun. (Atasözleri bölümündedir) Adı kaale gelmez. arkasından da deyim olmayanları veriyoruz: Aralığa gitmek .Vera-yi perdede esrar var zuhur edecek . (Deyimler bölümündedir) Deliden al uslu haberi.Dirsek çevirmek . (Atasözleri bölümündedir) Çanak tutmak.Đpliğe bamya dizer gibi .Allame kesildi .Uyku geldi bedene ne mutlu kalkıp gidene . Bir inat bir murat.Çiçek gibi . Yarım elma gönül alma. (Atasözleri bölümündedir) Acı acıya su sancıya.Yılan gibi . (Deyimler bölümündedir) Sağlık hastalık bizim için.Küp gibi . baba yarısı.Eski göz ağrısı .Çattık belaya müstef'ilatün .Yabanın ayısı . (Atasözleri bölümündedir) Değirmen beygiri gibi dolaşır.At gibi .

Yiğidim yiğit olsun da durağım çalı dibi olsun. (Atasözleri bölümündedir) Erim er olsun da yerim çalı dili olsun. (Deyimler bölümündedir) Her tarladan bir kesek. (Atasözleri bölümündedir) Her tarladan bir nakil, her adamdan bir akıl. (Deyimler bölümündedir) Horoz akıllı adam. (Atasözleri bölümündedir) Horoz akıllı. (Deyimler bölümündedir) Kazanırsan dost kazan, düşmanı anan da doğrur. (Atasözleri bölümündedir) Kazanırsan dost kazan. (Deyimler bölümündedir) Şeriat zahiredir. (Atasözleri bölümündedir) Şeriat zahire hükmeder (Deyimler bölümündedir) Var Marko Paşa'ya derdini yan. (Atasözleri bölümündedir) Derdini Marko Paşa'ya anlat. (Deyimler bölümündedir) 4Mustafa Nihat Özön, kaynak olarak seçtiği eserlerde ne varsa, hiç bir değerlendirme süzgecinden geçirmeyerek hepsini almıştır. Bundan dolayı: a) Kaynaklarda kimi zaman yanlış, değişik biçimlerle yazılı bulunan aynı söz, bu kitapta da -doğru ve yanlış olarak- birkaç kez yer almıştır. b) Kitaba ne atasözü ne de deyim olan birçok sözler girmiştir. Bu durum, kitaptaki söz sayısını, gereksiz yere, çoğaltmıştır. 5Özön, kaynaklarının yapmadığı bir işi yaptığını, yani atasözleriyle deyimleri ayrı ayrı gösterdiğini söylemektedir. Ama yukarıda örnekleriyle gösterdiğimiz gibi bu bir ayırma değil, karıştırma olmuştur. ::::::::::::: TÜRK ATASÖZLERĐ VE DEYĐMLERĐ (Feridun Fazıl TÜLBENTÇĐ) Mart 1963'te çıkan bu eser 402 sayfadır. Đçinde numaralanmış 15080 söz bulunmaktadır. Toplayan (Tülbentçi) şöyle demektedir: Ata sözleri ile deyimleri birbirlerinden ayıranlar ve bu suretle kitaplarında bir tasnif yapan yazarlar olmuştur. Ancak vücuda getirdikleri kıymetli eserlerinde bu farkı çok güzel ifade ettikleri halde tasnifte hataya düşmüşler, deyimlerle ata sözlerini ister istemez birbirine karıştırmışlardır. Biz, Türk Atasözleri ve Deyimleri adını verdiğimiz bu kitapta eslafa uyarak herhangi bir tasnif yapmak cesaretini kendimizde göremedik. Bu duruma göre eserde atasözleriyle deyimlerin birbirine karıştırılıp karıştırılmadığı konusu üzerinde durmayacağız. Üzerinde duracağımız noktalar şunlardır: 1Önsözde Şinasi'nin durub-i emsal tanımı beğenilmekte ve benimsenmektedir. Biz ise, yukarıda görüldüğü üzere, bu tanımı yetersiz bulmuştuk. 2Yine önsözde atalar sözü umumiyetle bir hüküm ifade eder denilmektedir. Bu da Ebüzziya'nın tanımında bulunan bir görüştür ki yukarıda eleştirmiştik. 3Kitapta atasözleriyle deyimlerin ayrı ayrı gösterilmediği bildirildiğinden bu konu üzerinde durmayacağımızı söylemiştik. Ancak eserin önsözünde atasözleri örnekleri arasında: Mart havası gibi bir halde durmaz. sözü de görülmektedir. Bunun atasözü olmadığı açıktır.

4Tülbentçi, eserini sunarken içinde 15 binden fazla ata sözü ve aynı değerde deyim vardır ki şimdiye kadar neşredilmiş olanların söz adedi bakımından en zenginidir diyor. Bizim görüşümüz şudur ki kendisi de, M.N. Özön gibi, kaynaklardaki sözleri değerlendirip elemediği için kitaba giren söz sayısı çoğalmıştır. Bir eleme yapsaydı, bunların birçoğu kitaba girmeyecekti. Örneğin, kitabın hemen başında 1, ve 2 numara ile gösterilen: 1- Ay ay doğmuş. 2- A benim ruh-ı revanım seven ölsün mü seni? sözleri, deyimler arasında da atasözleri arasında da yer alamaz. Kitabın sonunda ise şu sözler var: 15076- Zülf-i yar. 15077- Zülf-i yara dokunacak lakırdı söyler. 15078- Zülf-i yara dokundu. 15079- Zülf-i yara dokunma. 15080- Zülf-i yara dokunur. Bunlara ve benzeri örneklere ayrı ayrı yer ve numara verildikten sonra 15080 sayısını 25080'e, 35090'a yükseltmek işten değildir. Çünkü yukarıda görülen çekimli biçimler arasına, sözgelişi: Zütf-i yara dokunmuş. Zülf-i yara dokunuyor. Zülf-i yara mı dokunayım? Zülf-i yara dokunsa ne çıkar. Zülf-i yara dokunmasın. gibi cümleler de katılabilirdi. Doğrusu ise sadece zülf-i yara dokunmak diye bir deyim göstermekti. 5Bu eserde ne atasözü ne de deyim sayılamayacak birçok söz bulunmaktadır. Đşte örnekleri: Bab-ı hümayun kapısı - Çelik gibi sert - Dana yediği taşı bilir - Denaet, rezalet - Hepsi bitti de o mu kaldı - Her sözünde bir nükte var - Irgat gibi çalışır - Irk ve nesli pak - Iskatçı hoca Islak tavuk - Đçi başka dışı başka - Đlim yalnız cehli giderir - Đlim yumuşak döşekte yatmaz Kargir iratları mı var - Kartal'a varıyor - Kartalha giriyor - Ovada kuş uçar - Yar ü ağyar Yetimin hakkını yiyen berbat olur - Orasın saki-i gülçehrenin ibramı bilir. 6Kaynaktaki eski yazının yeni yazıya çevrilirken doğru okunamamış olmasından ya da kaynaktaki yanlış sözlerin olduğu gibi alınmış bulunmasından, bu eserde epey yanlış söz vardır. Ayrıca, bunların kimisi ne atasözüdür ne de deyim. Örnekler: Çağrılan yere arınma, çağrılmayan yere görünme. (Arınma değil `erinme okunacaktr. Erinmek, üşenmek demektir.) Küçük işer, büyük dayanır düşer. (Dayanır değil tayınır okunacaktı. Tayınmak ayağı kaymak demektir.) Boruda peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına. (Zurnada olacaktı. Kitapta doğrusu da vardır.)

Kart ağacın bükülmesi güç olur. (Ağaç yaşken eğilir, olacaktı. Kitapta doğrusu da vardır.) Ab ve dane serpilir, insanı kısmet gezdirir. (Ab ü dane ... okunacaktı.) Saf na'l dür endişelerin matmaı nazarlarıdır. (saff-ı nial, dur-endişelerin matmah-ı nazarlarıdır okunacaktı. Đlerisini düşünenler bir kurulun hep aşağı tarafında oturmak isterler demektir.) Đlim, ilmi Altahtır. (ilmullah okunacaktı.) Hem silahlı hem külahlı. (Gece silahlı gündüz külahlı olacaktı. Kitapta doğrusu da vardır.) Đnsan okurken yanılır. (Hoca, ya da imam- okurken yanılır olacaktı.) Kesesine güvenen borazancı başı. (Nefesine güvenen borazancı başı olur olacaktı. Kitapta nefesine elverirse borazancı başı ol diye doğru bir biçim de vardır. Şinasi'nin kitabından alınan bu sözdeki nefesine sözcüğünü Sadi G. Kırımlı, `Atalar Sözü adlı eserine geçirirken yanlış olarak `hefsine diye okumuştur.) TÜRK ATASÖZLERĐ (Milli Kütüphane Genel Müdürlügünce hazırlanmıştır) Önsözünü Adnan Ötüken'in yazdığı bu yapıt, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Bin Temel Eser dizisi arasında 1971'yılının Ocak ve Şubat aylarında iki cilt olarak yayımlanmıştır. Dizinin 47'ncisi olan birinci cilt, 15 sayfalık önsözden sonra 200 sayfadır. Đçinde A-G harfleriyle başlayan 5411 söz bulunmaktadır. Dizinin 48'incisi olan ikinci cilt ise 201-391 sayfadır. G-Z harfleriyle başlayan sözleri kapsamakta ve 10730'uncu söz ile sona ermektedir. Kitaba altı sayfalık bir bibliyoğrafya ile dokuz sayfalık bir sözlük eklenmiştir. Eleştirmelerimizin ayrıntılarına girmeden önce söyleyelim ki bu kitap, Milli Eğitim Bakanlığı'nın temel eserleri arasında çıktığına göre her bakımdan olgun ve bu konuda şimdiye değin çıkarılanlardan üstün olmalı idi. Öyle olmamış, birçoklarının gerisinde kalmıştır. Eleştirilerimizi sıralayalım: 1Adnan Ötüken'in yazdığı önsözde atasözünün ve deyimin tam, doğru tanımları yapılamamış; bu kavramlar, bulanık anlatımlarla birbirine karıştırılmıştır. Đlk satırlarda atasözü için şöyle bir tanım vardır; Atasözü umumi bir adlandırmadır. Bunun içerisinde darbımeseller ve tabirler = deyimler yer alır. Darbımesel, çeşitli şekilleriyle her şeyden önce bir hüküm ihtiva eder. Đkinci sayfada bununla çelişen şu düşünce ileri sürülmüştür: Hüküm ihtiva eden atasözü denmesi ve bunların dışında kalanların da deyim adıyla adlandınlması doğru olur. Birinci tanıma göre darbımesel, hüküm ihtiva eder. Đkinci tanıma göre hüküm ihtiva eden söz, atasözüdür: Öyle ise tarbımesel = atasözü olmaktadır. Oysa söze başlanırken atasözünün hem darbımeseli hem de deyimi içine aldığı belirtilmişti. Önsözün son sayfasındaki on binden fazla atasözü (darbımesel ve tabir) bir araya getirildi tümcesinin yazılışından da atasözünün darbımesel ile eşanlamlı sayılmadığı ve deyimin, atasözü kavramının kapsamı içine alındığı halde darbımeselin bu kapsam dışında bırakıldığı anlaşılıyor. Öte yandan yine önsözde atasözleri için ayrı, deyimler için ayrı örnekler veriliyor; böylece birbirinden ayrılabilen iki söz çeşidinin bulunduğu kabul edilmiş oluyor.

Bu ikili ve karışık gürüşün etkisi, kitabın adında da kendini gösteriyor: Dış kapakta Türk Atasözleri ve Deyimleri, iç kapakta Türk Atasözleri yazılıdır. 2Önsöz yazarı, atasözü tanımında kullandığı hüküm ihtiva eder ölçüsünü Ebüzziya'dan almıştır. Atasözü için bir hükmü tazammun eder ölçüsünü veren Ebüzziya'dır. Hüküm taşımanın atasözü tanımında doğru bir ölçü olmadığını, yukarıda, rahmetlinin Durub-i Emsal-i Osmaniyye'sini eleştirirken ortaya koymuştuk. (Bkz. s. 60). Atasözü hüküm ihtiva eder düşüncesini benimsemiş olan önsöz yazarı, örnekler sıralarken: Kanımı kuruttu - Taşı sıksa suyunu çıkarır - Öküz öldü, ortaklık ayrıldı... gibi sözleri deyim olarak göstermekle düşüncesinin tersi olan bir davranışta bulunmuştur. Çünkü sözler hüküm ihtiva ettiklerine göre, yazarca, atasözü sayılmalı idiler; ama deyim olarak verilmişlerdir. (Doğrusu da deyim olduklarıdır.) 3Önsözde deyimler için Deyimlerin esas karakteri (bir hal ifade etmek)tir. Bunlarda darbımesellerde olduğu gibi hüküm unsuru bulunmaz, denilmektedir. Bu da Ebüzziya'nın ölçüsüdür. Ebüzziya'nın sözleri şöyledir: Tabir ıtlak eylediğimiz akval ise bir hali musavvirdir. Anda meselin haiz olduğu hüküm yoktdur. Deyimin böyle tanımlanamayacağını da daha önce (s. 62-63) açıkladığımızdan burada o sözleri yinelemeyeceğiz. 4Önsözdeki: Darbımesel, bir vaka veya oluşumun = meydana gelişin eş veya benzer manasını ihtiva eden bir halk düşüncesini veya felsefesini dile getir. Cümlesi de Ebüzziya'nın ve Şinasi'nin düşünceleridir. Ebüzziya, darbımeseli açıklarken: Bir hadiseyi, bir emri temsil tarikiyle tarif, Şinasi de: Durub-i emsal ki hikmet-ül-avamdır der. Biz Ebüzziya'nın bu sözlerini eleştirirken (Bkz. s. 60) temsili olan atasözleri gibi temsili olmayan atasözlerinin de bulunduğunu göstermiştik. Önsöz yazarı, örnek olarak sıraladığı atasözleri arasına temsili olmayan - yani kendisinin tanımına uymayan; Acele işe şeytan karışır. Cahile laf anlatmak deveye hendek atlatmaktan güçtür. Çok söyleyen çok yanılır. Çok yaşayan bilmez, çok gezen bilir. sözlerini de almıştır. Demek ki temsile dayanan tanım eksiktir. Ayrıca Şinasi'nin hikmet-ülavam=halk felseesi tanımındaki eksiklik üzerine yazdıklarımızı (s. 57-58) burada da anımsatmak isteriz. 5Önsözde -yetersiz olmakla birlikte- atasözü ve deyim kavramları üzerinde durularak her söz çeşidi için ayrı ayrı örnekler gösterilmesine karşın metinde atasözleri ve deyimler ayrı ayrı bölümlerde verilmemiş, bütün sözler karışık olarak abece sırasına konulmuştur. Bu da atasözleriyle deyimleri ayırt etmeyi göze alamamanın belirtisi ve ayırt etmeyi başarabilmek için önsözde kesin ölçüler verilememiş olmasının doğal sonucudur. 6Benzetmeli, mecazlı, nükteli her söz deyim değildir. Deyim sayılsa sanatçıların yapıtlarında görülen onbinlerce güzel sözün deyimler arasına alınması gerekir. Bu kitapta deyim olmayan, dahası güzelliği bulunmayan yüzlerce -belki de binlerce- söz vardır. Örnekler görelim: Abdestsiz yere basmaz - Adamdan başka her şeye benzer - Adımına yüz altın verse ayağımı atmam - Ağızlanmış - Ahmed'in öküzü gibi ne bakarsın - Anbardan yemeye benzer - Akrep gibi hemen sokar - Arı gibi sokar - Asmağa götürseler bir parası yok - At gibi kişniyor - Ay parçası gibi parlar - Ben seni severim gördüğüm yerde - Elinde kezzap mı var acep - Yana yana -

derleyicinin hoşuna gittiği anlaşılan. Biraz önce deyimler için söylediğimiz gibi. Örnekler: Akıl düşer mi düştüğü zindana bir dahi? Bakılmaz hatır-ı ahbaba hiç dilber hususunda. öğüt kitaplarında. Bir hüner-ver yüzyılda zuhura gelir. söz sayısı boş yere çoğaltılmıştır. atasözü anlayışını soysuzlaştırmak gibi bir zararı da vardır. soğuk ve birçoğu bilgece söz söyleme özentisi olan. başka sanat yapıtlarımızda. 7Her doğru söz. Bu inceliğe dikkat edilmediğinden. elinde fener bulunan amaya benzer. Bir küçük su görünür eşkime nisbet derya. Ehl-i dil birbirini bilmemek insaf değil. Sikke ve hutbe padişahlık şiarıdır. Züht ü tekva bir ağaçtır ki kökü kanaat. öğütlerle doldurulmuş.Zaloğlu Rüstem kesildi başımıza . Mangal kenarı kış gününün lalezarıdır. kitap -tatsız. Hased-i kalb-i adüv lutf ile zail olmaz. Kande olsa aşık-ı biçare cananın arar. Hep çekticeğim kendi ceza-yi amelimdir. Padişahlar mülkünü elbette viran istemez. yeni şiirlerimizde. Sebepsiz bağırmak deliliktir. ahlak. Bunlara atasözü denilebilseydi. meyvası rahattır. Dövülmek eşeğe yaraşır. Cahil olan vakitsiz öten horoz gibidir. Muhabetten Muhammet oldu hasıl. düşünürlerin yazılarında birçok doğru sözler ve öğütler vardır. eski. Kaside şairlerin keskülüdür. Balık sudan çıkınca hapı yutar. Ne atasözü. Akıl tecrübe ile kemal bulur.rasgele gerçeklerle. ne deyim olan bu dizelerin de kitaba alınmaması gerekirdi.Zayıflamış tazıya dönmüş . edepsizlik etme. atasözü olmaz. 8Kitaptaki sözler arasında. Bunun. . atasözlerimizin sayısı da on binleri bulurdu. Kerem gördükçe ey Baki gedalardan rica atar. ikisi de Allahın kulu değil mi? Amelsiz alim.Zannımız gibi çıkmadı . Akıl bir ankadır. her bilgece söz. Terbiyesiz insan kalaysız kap gibidir. Gönüldendir şikayet kimseden feryadımız yoktur. Böyle şaha kul olan ister mi azad olmayı? Dert ile bimar olan elbette dermanın arar.Zemheri soğuğu gibi soğuk söylüyor. Adamın hayırlısı halka faydalı olandır. Kitaptaki bu tür sözlerden örnekler: Aç kiminle olsa savaşır. divan edebiyatından alınmış dizeler de vardır. Alim de bir cahil de bir. Bunların kimisi daha önce çıkan kitaplardan olduğu gibi alınmıştır.

ya da sadece yanlış bir biçimle verilmiştir. Borçlu ölmez benzi sararır. (Vefik Paşa'da ve Özön'de de böyledir... Doğrusu.) Elde istidat olunca iş kendini gdsterir. (Cennet-i alada olmalı idi.) Aç ölmez benzi sararır. ya doğru biçimiyle birlikte yanlış bir biçimle de gösterilmiş.. (Doğrusu.) Đnsana kardeş.) Adam kıtlığında keçiye Abdurrahman Çelebi derler.. Sütten ağzı yanan yoğurdu. (Dvğrusu. (Müselman okunmalı idi. Kimisi. Bu söz. Bağdat gibi diyar olmaz. (Doğrusu: Dizginini çekmek. diye almışlardır.Saltanat dedikleri ancak cihan kavgasıdır.) Zalimin rişte-i ikbalin bir ah keser. Örnekler: Ayağı yere mi basar zülfüne berdar olanın. (Mihneti kendüyi zevk etmedir... kitabın metnine birkaç bakımdan uymamaktadır. Dadanmış -alışmış. (Doğrusu. Irak gibi diyar olmaz. Doğrusu. Ana gibi yar.) Rakip ölsün de Mevla Cennet-i alasında yer versin.) 10Önsözde bir atasözünün çeşitli söylenişleri varsa bunlardan en çok yaygın olanı alındı denilmektedir. (Đş kendini değil. kaynaklarda doğru olduğu halde bu kitaba yanlış geçirilmiş olanlar bulunduğu gibi kaynaklara yanlış alınmış ve buraya değerlendirilip elenmeden aktarılmış olanlar da vardır. Bu kitapta ise bir tek kalıplaşmış biçimi bulunan kimi sözler. aruz bilen bir derleyicinin farkına vararak yapmayacağı yanlışlardır. Sen herkesi kör alemi sersem mi sanırsın? Bunlar arasında..) Zincirini biraz çekmeli..) Mihneti zevk etmedir alemde hüner. (Neeati'nindir. (Doğrusu. ne bulduğunu. Şinasi ve Özön doğru olarak. gibi yar. Kardeş kardeşin ne öldüğünü ister. Aşağıya aldığımız örneklerde de görüleceği üzere: a) Sözlerin yaygın olanı ile birlikte yaygın olmayanı da alınmıştır. ancak kimi sözlerin kalıplaşmış birkaç biçimle söylendiğini biliyoruz. (Vefik Paşa'da ve Üzön'de de böyledir. Koyunun bulunmadığı yerde keçiye. ne onduğunu. kar kendindir.) 9Atasözlerinin ve deyimlerin genel olarak kalıplaşmış bir tek biçimi bulunduğunu. Yanlış biçimli sözlere örnekler: Abdal abdalın ne umduğunu ister. Ağaç yaprağıyla gürler. (Doğrusu ikbalini dir.) Ağaç dalıyla gürler. Ayağı yer mi basar.) Darılmış kudurmuştan beter. olacak.) Dahleden dinimize bari Müslüman olsa. .kudurmuştan beterdir. Doğrusu.) Ateşten korkan soğuk suyu üfler içer. (Vefik Paşa'da ve Özön'de de böyledir.

Bir adımına anasının nikahını ister. Eğri oturalım doğru söyleşelim. Gırbal ile su taşınmaz. az yaygın olmak şöyle dursun -yukarıda görüldüğü gibi. Zebani kılıklı. Garib kuşun yuvasını Tanrı yapar. Tımar sipahisi züğürtledikçe eski defteri yoklar. Kalbur ile su taşınmaz. Timar sipahisi züğürtledikçe eski defter yoklar.Akrep etmez akrabanın akrabaya ettiğini. Zulmü kendi nefsinedir.Aşıklık aşıkdaşlık etmişler. 1224. Bir yiğit ne kadar kahraman olsa sevdiğine yenilir. Cin akıllıdır. Kurunun yanında yaş da yanar.. Başıboş bırakmaya gelmez. Helal mal kaybolmaz. Anasının ak sütü gibi helal. dahası olduğu gibi arka arkaya iki kez yazıldığı ve ayrı ayrı numaralandığı da olmuştur Örnekler: Aç gezmekten ise tok ölmek evladır. Eğri oturalım doğru konuşalım. Zulmü kendinedir. Dilimde tüy bitti. Anasının sütü gibi helal. c) Aynı sözün çok az değişiklikle. Cin akıllı.. Helal mal zayi olmaz. Garip kuşun yuvasını Hazreti Allah yapar. 589. Kuru yanında yaş da yanar. Çul tutmaz. Başını boş bırakmaya gelmez. 588. Aç kılıca sarılır. Bir yiğit nice kahraman olsa sevdiğine yenilir. Dilimde tüy bitti söyleyi söyleyi.atasözü ve deyim olmayanlar pek çoktur.Akrep etmez akrabanın akrabaya ettiğin.Aşıklık aşıkdaşlık etmişler. . Zebani kılıklı bir hain. Anasının nikahını ister. 1223. Aç olan kılıca sarılır. Çul tutmazın birisi.b) Alınan sözler arasında. Aç gezmekten ise tok ölmek yeğdir.

Ardı arkası kesilmez . Aynayı alsın da yüzüne baksın.Zevkini çıkarmak. akıntıya kürek çekiyor.Bağrına bastı . Eyleminin türlü çekimleriyle kullanılabilen deyimler. Zevkini çıkaracak.Elinle koymadığın şeye dokunma.Borç benim kasavet senin mi? 3326. Örneğin. Ak ile karayı seçti. agzına tat bulaşacak. kalıplaşmış tek biçim değildir. zevkini çıkardım.Đpin ucunu kaçırdı .Akıntıya kürek çekmek . kimi deyimler mastarlarıyla yazılmıştır.Zevkini çıkarır deyimlerinin her biri.Avucunu yalasın .Feleğe baş eğmez . 6240. ite ot döker .Bam teline bastı . Bunlar. 2205. Azı çoğa tut.2204.Baklayı ağzından çıkardı . 4446.Delilsiz dava görür .Đki pilav arasında bir su gerek.Bir ağızdan çıkan bir ağıza yayılır. Anladın mı kazın ayağını? Aynayı al da yüzüne bak. . bu konuda bir yöntem izlememiştir.Çanak açıyor .Yüz suyu döktü .Boğazımdan geçmedi .Gözden düştü . o eylemin mastarıyle gösterilmelidir ki deyimin çekimle değişen biçimlerini ayrı ayrı yazmak gibi sakat yollara sapılmasın. 11Tümce olarak kurulmuş deyimlerin kimisi eylemin yalnız bir çekimi ile kullanılır.Borç benim kasavet senin mi? 2467. kipi ile.Can kulağı ile dinlesene . Ardı arkası kesilmeyen.Kafa tutar .Her telden çalar . Kimi deyimler geçmiş zaman.Bir ağızdan çıkan bin ağıza yayılır.Dokuz doğurdu . biçiminde gösterilirlerse türlü çekimlerle de kullanılabilecekleri anlaşılır. 2466.Akıntıya kürek çeker .Darılmış ise akşam kapaklı sahanları göndermesin. 6241. kimi deyimler geniş zaman. Aynı deyimin birkaç kiple gösterildiği de olmuştur.Đki pilav arasında bir su gerek.. gibi başka çekimlerle de kullanılabilir. Ayağına sıcak su dökmeli.Bahtına küssün . Bir çekimle gösterilmiş olan sözlerden örnekler: Ata et.. Türlü çekimleriyle birkaç kez gösterilmiş olan sözlerden örnekler: Ak ile karayı seçebildi. mastarlarıyla: Ağzına tat bulaşmak .Çam devirdi . 4481. Akıntıya kürek çekti.Sırta kadem basmış Tuttuğunu koparır .Başa güreşir . kimi deyimler şimdiki zaman. Bunlar. Anladım kazın ayağını. kitaptaki: Ağzına tat bulaştı .Darılmış ise akşam kapaklı sahanları göndermesin. Kimisi de eyleminin türlü çekimleriyle kullanılabilir.Ardı arkası kesilmemek .Zevki humanna değmez.Elin ile koymadığın şeye dokunma. Azımızı çoğa tutsun. 3327. ardı arkası kesilmiyor. Ak ile karayı seçer. Kitap. sözgelişi: Ağzına tat bulaşır.Đçi içine sığımyor .

Kadının saçı uzun. Mastarla gösterilen deyimlere örnekler: Ara bulmak . Bin Temel Eser'in harcı arasına koymuştur. Davulu biz çaldık parsayı el topladı. Çil yavrusu gibi dağıldılar. Đşte örnekleri: At ile avrata inan olmaz. Davacısı kadı olanın yardımcısı Allah olsun. Avradın yediği giydiği olsa vay ol kişinin haline. müstehcen adı verilen sözlerden daha sakıncalı değil midir? Tek başına şu örnek bile ilkin yapılan bir yanlışın.Kabasını almak .Hırsıza yol göstermek . 13. Oysa kitaba kadını hor ve hakir gören çok ağır sözler alınmıştır. Bağdat'a tatar olmuş. Mustafa Nihat Özön de kitabına almış ve bu kez halkçı devletimizin Milli Egitim Bakanlığı.Dikine gitmek .Oyuna gelmek.Dize gelmek . Zülf-i yara dokunur. zehirden şifa.Ayağına sıcak su mu dökelim? Bagdat'a tatar olacak.Çile çekmek . yeni nesillerin eline geçeceği için kitaba kötü vasıflı tipteki atasözlerinin alınmadığı açıklandığına göre bu sözün vasıfta olmadığı mı kabul edilmiştir? Eğitici niteliği söz götürmez olan atasözleri kitabında böyle bir söz. Davulu o çaldı parsayı başkası topladı. degerlendirilmeden kopya edile edile nasıl sürüp geldiğini göstermeye yeter. Kadının yüklediği yük şuraya varmaz. Çanına ot tıkalıdır. Yine önsözde milletimizi küçük düşürecek. . Ya şu söze ne demeli: Halka gönül bağlayan sonra pişman olur. Davacın kadı ise yardımcın Allah olsun. Çanına ot tıktı. Kadın kısmının saçı uzun olur. Ebüzziya'nın malı ve el-avam ke-l-hevam (halk böcekler gibidir) felsefesinin geçerli olduğu çağların ürünü olan bu bilgece (!) sözü.Dolabı düzmek Eli varmamak .Göğüs germek . Korkarım zülf-i yare dokundu. Önsözde gençlerin. Kadın yüzünden gülen ömründe bir kere güler.Burun burmak . aklı kısa. Kadını sırdaş eden tellal aramaz. 12Önsözde kadını hor ve hakir gören sözlerin kitaba alınmadığı belirtilmiştir. Çil yavrusu gibi dağıttı. Zülf-i yara dokunma. Avradın kazdığı kuyudan su çıkmaz. Avradın saçı uzun olur. daha sonraki yapıtlarda hiç incelenmeden. milli duyguları incitecek sözlerin kitaba alınmadığı bildirilmiştir. aklı kısa. Avrattan vefa. Zülf-i yar. aklı kısa.

Doğrusu aldır. onlan Arapça ya da Farsça olarak ögreneceklerdir. tekelti. yordam. sımak. Şu değiştirilmiş biçimler. Arapçada aher başka. sulak.doğrusu da vardır: 635. Al hile demektir. yal. bacak olacaktır. Arapçada niam nimetler demektir. mihnetzede oldukça bunarsın. h) 4304. sözündeki borç sözcüğünün doğrusu ağacın taze dalı demek olan burçtur. Oysa bunlardan kimisinin. Bu yanlış da eski yazının doğru okunamamış olmasından ileri gelmiştir. kani. koz.14Önsözde kaba. f) 2134. kaba.Bir para için yorgan yakar. Örneğin şunlar Türkçedir: Ank. kanara. Oysa bu bölümde az bilinen birtakım Türkçe sözcüklerle Batı dillerinden birkaç sözcüğün anlamı da verilmiş olduğundan bu sözcüklerin hangi dilden olduğunu daha önce bilmeyenler. . Çünkü kitapta böyle bir sözcük bulunduğu bilinmemiştir. balaban. d) Zemmi imlasıyle yazılan ve Đslam devletlerinin tabiiyeti altındaki azınlıklar anlamı verilen Arapça sözcüğün doğrusu zimmidir. bay. ayıp. nesne. ıssını bilmek. sözünün ilk sözcüğü de yanlış olarak el okunmuştur. çemrenmek.al ile arslan tutulur. torlak. ç) Niam yazımıyla yazılan ve evet anlamı verilen Arapça sözcüğün doğrusu naamdır. Deveye diken. eğin. sözündeki bal sözcüğü yal olacaktır. yılkı. pranga Đtalyancadır. kuskun. Bu yanlış da eski harfle yazılmış olan yalın bir nokta ayrımıyla bal okunmuş olmasından ileri gelmektedir. kebe. ayıp. c) Arapça olan humar sözcüğüne sarhoşluk anlamı verilmiştir. esre vardır. güç ile güç tutulmaz. tutmuş kolunu koparmış. Anlaşılıyor ki bu söz eski yazıyla yazılmış bir metinden alınırken yanlış okunmuştur. başmak. Doğru okunuş.Ey aşık. börk. Kitapta bu sözün -yeni yazıyle yazılmış bir metinden alınmış olmalı ki. boran. Mayna. atasözlerinin kendileri değildir.Adet budur aherde gelir bezme ekabir. piredir. b) Kumpas Fransızcadır. ı) 4833. ahır son anlamına gelir. kundak. sözcükleri değiştirilerek. ğ) 3638. e) 242.Bıçak kadar boyu var. aşık-ı mihnetzededir. alındığı görülmektedir Örnekler: Görmeyenin oğlu olmuş. i) 76%. müstehcen sözler kitaba alınmamıştır denilemez. güç ile gücigen (köstebek) tutulmaz. us.Köpek bile bal yediği çanağa pislik etme. Sözlük bölümünde burç da yoktur. insana kötülük eden. Kılavuzu karga olanın burnu çamurdan çıkmaz. tırnak içine aldığımız sözcüklerin aslını hatırlayacaklarından. sözündeki paranın doğrusu. Oldukçanın doğrusu da buldukçadır.El ile arslan tutulur.Deveye borç gerekirse boynun uzatır. kösemen. Doğrusu içkiden sonra gelen baş ağrısıdır. senek. müstehcen sözlerin kitaba alınmadığı da bildirilmektedir. sağlamak. dizesindeki aşık ile mihnetzede arasında virgül yok. g) 2358. sözündeki bıçak. 15Bu maddede sözcük yanlışlarından örnekler göstereceğiz: a) Sözlük bölümünün başına atasözlerinde geçen Arapça ve Farsça kelimelerin anlamları diye yazılmıştır. köstek. Zangoç Ermenicedir. kavuk. Mısraındaki aher sözcüğü ahır olarak düzeltilmelidir. Ama bunları okuyanlar.

Sarhoş demek olan bu sözcük de sözlük bölümünde yoktur. Kitaptaki çeşitli yanlışlardan buraya sadece beşer. Daha çok söz derlemiş görünmek isteği. (4) Atasözleriyle deyimlere ayrı ayrı bölümlerde yer veren yapıtlarda dahi atasözleri arasına deyimler ve deyim olmayan sözler. Doğrusu tayınırdır ki ayağı kayar demektir. ::::::::::::: ELEŞTĐRMELERĐN GÖSTERDĐĞĐ SONUÇ Eleştirdiğimiz bütün yapıtlarda görülen ortak kusurlar şöyle özetlenebilir: (1) Atasözleri ve deyimler üzerine yayımlanmış yapıtlarda bu sözlerin nitelikleri iyi incelenmemiş. Ama bunu yaparken çok titiz davranmak. karışık olarak sıralanmıştır. onların büyülü inceliklerini sezecek bir sağduyu kazanmış olmak gerekir.Esrik devenin çulu eğri gerek. Çünkü atasözü ve deyim kavramının yozlaşmasına yol açmaktadır. yoğrulup kaynaşmak. Bunlar beş on kat daha çoğaltılabilir. gereksiz olmakla kalmamakta. Şimdiye değin derlenmemiş olan gerçek atasözlerimizi ve deyimlerimizi bulup ortaya koymak ve böylece eldekilerin sayısını çoğaltmak elbette büyük hizmettir. Kitaba girmemesi gerekenler atılır. (3) Sözleri ayrı ayrı bölümlerde vermeyen yapıtlar atasözü ve deyim olmayan dizelerle sanat ve düşünce eserlerinden alınmış sözlerle.Küçük işer. sözünde bulunan dayanır sözcüğü de eski yazının yanlış okunmuş biçimidir. kurallara. deyimler arasına da atasözleri ve rasgele başka sözler alınmıştır. (2) Birçoklarında atasözleri ve deyimler ayrı ayrı bölümlerde verilmemiş. verdiğimiz kesin ölçülerden başka kuralla belirtilemez bir hava. sözündeki ilk sözcüğün doğrusu esrüktür. Bu tutum. Oysa bu çeşit sözler. tam tanımları yapılmamıştır. bundan önceki kimi yapıtları hazırlayanları da şu kitabı düzenleyenleri de yanlış bir yöne sürüklemiştir. Bu durum. atasözü ve deyim anlayışının yozlaşmasına yol açar. Gerçek olanlarla olmayanları ayırt edebilmek için onlarla çok uğraşmak. Özön'ün ve Tülbentçi'nin kitaplarında da vardır. bir deyiş güzelliği ve soyluluğu vardır. k) 9867. yinelemeler ayıklanırsa kitaptaki 10730 sayısı yarısına düşer. iki söz çeşidini birbirinden ayıran özelliklerin belirlenememiş olmasından ileri gelmektedir. dahası rasgele bayağı laflarla doludur. Eleştirilerimiz burada bitiyor. saydığımız niteliklerden. daha önceki yapıtlarda bulunan sözleri bir inceleme ve degerlendirme süzgecinden geçirmeksizin yanlışlarıyla. tekrarlar ve ne atasözü ne deyim olan rasgele sözlerle doludur. zararlı olmaktadır. dolayısıyla bu söz çeşitlerinin özellikleri belirtilmemiş.j) 7944.Üsrük devenin çulu eğri gider. kısacası kaş yapayım derken göz çıkarmamak gerekir. onar örnek aldık. ::::::::::::::::::::::: . Belli ki söz. Bu havadan. bilgi ve sağduyunun kılavuzluğundan ayrılmamak. Bu yanlış. Bütün bunlardan sonra belirtmek istediğimiz bir incelik daha vardır: Atasözlerinde ve deyimlerde. bu güzellik ve soyluluktan yoksun olan sözler. Görülüyor ki: Önsöz yetersiz ve karışık olduğu gibi söz dizisi de yanlışlar. eski yazıyla yazılmış bir metinden alınırken yanlış okunmuştur. (5) Yapıtları hazırlayanlar. Böylece yapıtları hazırlayanlar kendilerini daha çok atasözü ve deyim derlemiş gibi göstermektedirler. Kitapta bu sözün yeni yazıyla yazılmış bir metinden alınan doğrusu da vardır: 4668. ölçülere uygun görünseler de gerçek atasözü ve deyim değildirler. büyük dayanır düşer. kusurlarıyla kendi kitaplarına aktarmışlardır.

.. Bir şeyin gerçek değeri. El elden üstündür. orağı kürk vaktinde. Varlıklılar için bir sıkıntı söz konusu olan durum.. Buğday başak verince orak pahaya çıkar. Ölmüş koyun kurttan korkmaz.. Yazın aba. yani yukarıdaki örnekleri şu sıra ile yazmak: El elden üstündür. 3. tiremeye (durmuşum) demiş.Aba vakti yaba.Abanın kadri yağmurda bilinir. Kalendere kış geliyor. Elden gelen övün olmaz. Elden gelen övün olmaz. Elin ağzı torba değil ki büzesin. Elçiye zeval olmaz. iki el yüzü. Yani aşağıdaki atasözlerini şu sıra ile yazmak: Elçiye zeval olmaz. Aş taşınca.ĐKĐNCĐ BÖLÜM ATASÖZLERĐ SÖZLÜĞÜ ABECE SIRALAMASINDA UYGULANAN YÖNTEM Atasözlerini ve deyimleri abece sırasına koymada iki yöntem vardır: 1) Arka arkaya gelen sözcükleri bitişik ve tek sözcük gibi düşünerek abece sırasına koymak. Elin ağzı torba değil ki büzesin. O. Bu kitapta birinci yöntem uygulanmıştır. yaba vakti aba (Kürkü orak vaktinde. iki el yüzü. Elin vergisi gönülün sevgisi. ondan sonra yalın sözcüğe eklenen harflerle oluşmuş sözleri sıralamak. ancak ona çok gerekseme duyulduğu zaman iyi anlaşılır. kışın yaba satın almak gibi.) Kişi. El üstünde gömlek eskimez.. kendisine gerek olan şeyleri vaktinden önce ve ucuz olduğu zaman satın almalıdır. 2) Önce yalın sözcükle başlayan sözleri. 2.Abdala kar yağıyor demişler. yoksulluk ve sıkıntı içinde yaşamakta olan kişi için kaygı verecek bir şey değildir. El ile gelen düğün bayram. El eli yıkar. Elin vergisi gönülün sevgisi. . El ile gelen düğün bayram. El eli yıkar. ::::::::::::: -A1. El üstünde gömlek eskimez. bu yaşantıya alışıktır: Krş. Krş.

Abdalın dostluğu köy görününceye kadar. ahmak) eşeğinde (öğrenir. bozuk olur. Değerli kişi. (Acı acıya. dinlendirilemez.4. telef eder. Çıkarcı kimsenin arkadaşlığı işi bitinceye kadardır. ama akılsız ve hesapsız kişi. Krş.Acele ile menzil alınmaz. işini yürütecek başka yollar bulunca sizinle ilgisini keser. gah gerisine (Çobanın yağı çok olursa çarığına sürer). gösterişi. 2) Bir gerekseme içinde bulunan kimse.Acı acıyı keser (bastırır).Acemi katır kapı önünde yük indirir. Bir güçlüğü yenmek için başka bir güç yola başvurmak gerekir.Abdalın karnı doyunca gözü pabucundadır (yolda olur).Abdal ata binince bey oldum sanır.. ilk denemelerini heder olmasına acınmayacak malzeme üzerinde yapar. Bir kimse sevdiği işi döne döne ve uzun süre yapmaktan bıkmaz.Acele yürüyen yolda kalır. 5. 13. 11. işini sona erdiremez. uyuyamaz. 10. ancak onun giderilmesiyle rahata kavuşturulabilir. 6.Acele işe şeytan karışır. Gürmemiş kişi. ne türlü rahatlık sağlanırsa sağlansın. Đvmekle daha çabuk sonuç alınır sanılmamalıdır.Acar tazı çullu da belli olur. . Đş yaparken iven şaşırır..Abdalın yağı çok olursa gah borusuna çalar. nerede olsa tanınır. 7. kendisine yaptırılan işi en kötü evresinde yüzüstü bırakır. 9. şalgam aşa girince yağ oldum sanır. Kürdün yağı çok olunca. Çıkarı dolayısıyla size yakınlık gösteren kişi. çulsuz da. 15. Beceriksiz ve anlayışsız kişi.Abdal düğünden. yine uyuyamamış. usta olur) dener kendini. su sancıya).Acemi nalbant kürt (gavur. Varlıklı. (Açın uykusu gelmez). malını gereksiz yerlere harcar. 16.Aca dokuz yorgan örtmüşler. 8. su sancıyı. Đvilerek yapılan iş yanlış. 14. rastlantı olarak layık olmadığı bir duruma kavuşsa bu durum kendisinin hakkı imiş gibi aptalca böbürlenir. 1) Aç olan kimse. giyim kuşamı olmasa da değerinden bir şey yitirmez. 12. çocuk oyundan usanmaz. Đşinde ustalığa erişmemiş kimse.

yanından kaç. Bir geçim yolu bulur.Acından kimse ölmemiş (Acından ölmüş yok). Açık ağız aç katmaz. Uzun süre bir şeyin yokluğunu çeken kimse. Krş. Koruduğunuz kimse. En yakınları için bile korkulacak bir kimsedir. 27.) Geçim sıkıntısı içinde bulunan kişi. Đşsiz ve parasız kalabilir. ne türlü bir geçim yolu bulursa onu yapar.Aç aç ile yatınca arada dilenci doğar. Krş.Acıkan ne olsa yer.Acıkmış kudurmuştan beterdir. . hiçbir mazeretle susturulamaz.Acıyan uyumuş. acıyan ne demez. Krş.. Canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler. acıkan uyumamış.Acı patlıcanı kırağı çalmaz. 19. Aç. Aç her fenalığı göze almıştır. susayan kanmam sanır. Krş.Aça kuru ekmek bal helvası gibi gelir. açlığa katlanılmaz. Aç. züğürt olabilir. Kişi. Tatlı dil.Acındırırsan arsız olur. beklemek bilmez.17.. (Aça arpa ekmeği etten lezzetli gelir). acıyan ne olsa söyler (Acıkan ne yemez. Emeğinin tam karşılığını vermediğiniz kimse de hırsız olur. başkalarını ona acındırdığınızı göre göre arsız olur. 21.Acı (kötü) söz insanı (adamı) dininden çıkarır (tatlı söz yılanı ininden çıkarır). Uzun zaman bir nesnenin yokluğunu çeken kişi. Kötü söz bir kimseyi çileden çıkarır. 18. 29.Acıklı başta akıl olmaz. tok ne demez. kötü davranışlara sürükler. Gözü başka şey görmez. o şeyden ne kadar çok elde etse yine kendisine yetmeyeceği kanısında bulunur. Aç ne yemez. 20. Krş. Allah kulunu kısmeti ile yaratır.Aç aman bilmez. Her türlü sıkıntıya katlanlır. 22. Çok söyleme arsız edersin. 25.. (Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır). Çocuk da bir şey istedi mi.Aç anansa (atansa) da kaç. çocuk zaman bilmez. 23. kudurmuş gibi ona saldırır. Büyük bir sıkıntı içinde bulunan kimsenin yaptığı işte mantık aranmamalıdır. azgın düşmanı bile yola getirir. Ama aç kalmaz. 26. Đş bulamayan kişi. Đşe yaramayan kimsenin bozulacak nesi vardır ki zararlı etkenler ona dokunsun? 24. acıktırırsan hırsız olur. eline geçen çok küçük bir işi büyük bir nimet sayar. Alışmış kudurmuştan beterdir. Karı ve koca yoksul olursa bunlardan doğacak çocuk zengin olmaz ya.Acıkan doyman (sanır). 28.

Her işinde uyanık bulun.Aç gezmekten tok ölmek yeğdir.Açık göte herkes tükürür. Utanç verici.Aç bırakma (koyma) hırsız edersin.Aç arslandan tok domuz yeğdir. 31. Dahası. . Gizli kalması gereken şeyler herkese açılırsa bundan büyük zararlar doğar. soylu olup da para kazanmayandan üstündür.Aç doymam.. 38. 1) Ne istediğini bilen ve bunu söylemekten usanmayan kimse aç kalmaz. Sözgelişi yoksul kişi. Đş gördüğünüz kimseleri aç bırakırsanız kendilerinden yararlanamazsınız. birtakım söz ve davranışlarla artırılmamalıdır.Aç gözünü.Açılan solar. 44. 40.. Sadece soyluluk işe yaramaz. elindekini de savurur. Kötü yaradılışlı açın düşündüğü tek şey. Aç insan.Aç elini kora sokar. 43.30. karnını doyurmaktır. Krş. 33. bulur. ağlayan güler. Tok insan da kendisine yiyecek şey gerek değil gibi davranır.Aç ayı oynamaz. ayrı bir davranışı vardır. 37. Aç olarak yaşamanın ne tadı vardır? Ölürken bile tok olmak yeğlenir. çok söyleme arsız (yüzsüz) edersin. iğrendirici davranışları herkes ayıplar. tok acıkmam sanır. Bkz. yiyeceğini sağlamak için kendisini tehlikeye atmaktan çekinmez. Varlıklı kişi ise durumunun sürüp gideceğini sanır da kazanç yollarına başvurmaz. 32. aç (arık) it av almaz. yeterinden çok yiyecek ister. Kendisiyle kazanç sağladığınız hayvan ya da insaın doyurmalısınız ki görevlerini yapabilsinler. Aç insan. tiksinti ile karşılar. aşık gerinir. 36. 34.Açık kaba it değer. 2) Yaşayan kimse geçim yolunu arar.Aç (arık) at yol almaz. Đçinde bulundukları koşullara göre herkesin ayrı bir durumu. 42. Soysuz olup para kazanan. 35. Çok söyleme arsız edersin. Acından kimse ölmemiş. 39. Taze bir acısı bulunan kimsenin üzüntüsü. (yoksa) açarlar gözünü.Açık ağız aç kalmaz.Açık yaraya tuz ekilmez. neye zarar verdiğini düşünmez.Aç esner. kazandıkça daha kazanmaya çalışır. 41.Aç domuz darıdan çıkmaz. Bunu yaparken kime. Yoksa öyle silleler yersin ki gözünü dört açmak zorunda kalırsın.

gözü yiyecekte kalır.Aç köpek fırın (-ı. karnını doyurabilmek için her şeyi yapar: Đnsafsızdır. Bkz. Büyük gerekseme içinde bulunan kişi. 49. O. Kazancı kendisine yetmeyen kişi. Bol yiyeceğe kavuşup karnını iyice doyurduğu zaman bile içinde yine aç kalmak korkusu vardır.Açın uykusu gelmez. yaşaması için büyük değer taşıyan şeyi elde etmektir. Açılırsa o da kendi dostuna anlatır.Açın kursağına çörek dayanmaz.. Kişinin bütün düşündüğü şey. Yoksulluğa yerinmemeli. dosta bile açılmamalıdır... 51. duvarı) deler (yıkar). 54.Açlık ile tokluğun arası yarım yufka (bir dilim.Hiçbir durum olduğu gibi kalmaz. Acıkan ne olsa yer. kendisine güçlük çıkaran kimseyi öldürebilir. acıyan. lüks peşinde koşmaz.Açın karnı doyar.. Eline geçen değersiz nesneleri bile beğeni ile karşılar. Đlişki kuracağımız kimsenin sağlaması olanağı bulunmayan şeyi. 47. 48. O. 56. sır olmaktan çıkar.Aç ne yemez. gücünün yetmeyeceği sanılan engellerle çarpışır ve istediğini elde eder.Aç kurt arslana saldırır. 59. yetinme bilmez. çekinmeden her şeyi söyler. Bir eksiği giderilirse başka bir eksiği kendini gösterir. eline geçeni hemen harcar. Onun için yemek başından kalkmak istemez. ona güvenmeden. 1) Uzun zaman aç kalmış kişi. kendimiz sağlamalıyız. ahlak ve din kuralları da tanımaz. Bir sır.Açma sırrını (sırrını açma) dostuna. 45. Açın gözü hiçbir şeyi görmez.Açın gözü ekmek teknesinde olur. Açın gözü kararmıştır. Yoksulluk içinde bulunan kimse kolay kolay genişliğe kavuşamaz. 52. bir lokma ekmek). 46. karnını doyurmak için gerekirse ölümü göze alarak kendisinden kat kat güçlü olan yaratıklarla boğuşur.. Yoksul kişi eline geçen şeyin iyisine kötüsüne bakmaz.Aç ile eceli gelen söyleşir. Aç olan. (dostunun dostu vardır) o da söyler dostuna.Açın koynunda ekmek durmaz (eğleşmez). 57. karnını doyurmak için. gözü doymaz.. 55.Aç kurt yavrusunu yer.Aç karın katık istemez. . Böylece sır yayılır. Aç olan kimse. bu durumunun sıkıntısını unutamaz.Aç ile dost olayım diyen peşin karnını doyursun. 58. karnını doyurmak için canavarlığın en korkuncunu yapar. en büyük gerekseme duygumuzu gidermeye yeter. yarına bir şey saklayamaz. üzüntülü olan mutluluğa kavuşur. Bundan üçüncü kişi duyar. 53. 50. Krş. 2) Tutkulu (ihtirasli) kimse doyma. Oduncunun gözü omçada. Varlıklı kişi ise en güzel şeylerde bile kusur bulur. Krş. Aça dokuz yorgan örtmüşler. Aç kimse. karnını doyurmak için.Açın imanı olmaz. tersine döner: Güzel çirkinleşir. fırın damı. tok ne demez. Küçük bir şey.

Krş. eşek eşektir. Çünkü sonu gelmeyen istekleriyle seni rahatsız eder. (iki serçeden börek olur).. her zaman) gerek olur. 67. Bir nesneden yoksun olan kişi yanında o nesne üzerine dikkati çekecek davranışlarda bulunulmamalıdır. kendi çıkarı için sana fenalık yapabilir. Krş.60. Krş. Bkz.Adam adam. Canımız bile sürekli olarak gövdemizde kalmayacaktır. benzi sararır. Bkz. Yoksulluk da insanın değerini azaltmaz. Yoksul kişi.Ada bana. senin için kötü sözler söylemesine yol açma. olmasa da çulu (atlastan olsa çulu). 70. 73. türlü türlü üzüntü ve sıkıntı içinde yıpratır. Onun için yanımıza gelen kimseleri yüksünmemeliyiz. 69.Aç yar onda sarpın kurcalanmaz.Adam adama yük değil. Krş. O zaman yapacağı işleri şimdiden tasarlar. 71.. Đnsanlar her zaman birbirlerine gerek olurlar..Adam adamdır.. ağaca dayanma kurur. 74. (Đki önemsiz serçe eti bile birleşince börek yapmaya yeter. utanır (hatır sayar). Dahası. susuz ölmez. Sen bir kimse için fedakarlıkta bulunursan o da senin için fedakarlıkta bulunur. olmasa da pulu. Đnsanın değeri zengin olmakla artmaz.Açtırma kutuyu. hatır saydığındandır. üstün nitelikli kişi olarak tanınıp övülür. kendini bolluğa kavuşma hayaline kaptırır. eşek olmaktan çıkmaz. Öte yandan değersiz insan kılık kıyafetle değer kazanmaz.Adam adamı bir kere (defa) aldatır (sınar). Đnsan insanın şeytanıdır. Bir kimseye konuk olan ya da bir iş için gelen kişi o kimsenin yanında uzun süre durmaz. Yoksulluk insanı öldürmez ama.Adam adamın şeytanı. gözü kararır. Bunun için toplu yaşamak ve birbirlerine yardım etmek zorundadırlar. Yoksul ile arkadaş olmaya gelmez. pehlivan başka adam.. 62. Nasıl ki çulu olmayan eşek.Adama dayanma ölür.Aç tavuk (düşünde) kendini buğday (arpa. başkasını bir kez aldatabilir.Aç. 63. Borçlu ölmez. yanından kaç. Bir kimse.) 68. ikinci kez atdatamaz. Çünkü birinci aldanmadan ders alan kişi artık ona inanmaz. Hasta ol benim için.Adam adama (gene. Aç anansa da kaç.Adam adama gerek olmasa her biri bir dağ başında olurdu.Adam adamdan korkmaz. Herkesin yapamayacağı işi yapabilen adam. adayım sana. can gövdeye mülk değil (Adam adama yük olmaz). sıradan bir kişidir. 65. 72.Aç ölmez. söyletme kötüyü. . 64. 66. Herkesin yapabildiği işleri yapan adam.. Kel yanında kabak anılmaz. Bir kimse başka bir kimseye hak ettiği sert karşılığı vermiyor ve bir kötülük yapmıyorsa korktuğundan değil. darı) ambarında sanır (görür). Ağaca dayanma kurur. 61. Đnsanlar bütün gereksemelerini tek başlarına sağlayamazlar. Birbirlerinden yararlanarak iyi şeyler yaparlar. Karşındakini kızdırarak seninle ilgili kötü şeyleri ortaya dökmesine.

(Söz veren belki de bir şey vermemeye kararlıdır.Adamın ahmağı malını över. Đnsan eti (yükü) ağırdır: 79. .Adam olacak çocuk bokundan belli olur. o durumun gerektirdiği nitelikleri taşımakla (ya da yerine getirmekle) gerçekleşir. yavaş yavaş akan suya benzer: Derin ve tehlikelidir.. ödemek güçtür. insanın yere bakanından kork). Kişi arkadaşından bellidir. suyun sessiz (yavaş) akanından kork (Suyun yavaş akanından. Bir kimse alışveriş sırasında yalan söylemez. ya da bir öğüt verdiğimiz kimse anlayışlı bir kişi ise bir kez söylemekle o işi yapar.Adam ahbabından bellidir.. Bir kişinin yeni başladığı işte ilerleyebilip. Đnsanın alacası. Yardımsever görünmek ve bir hayır işine para vaat etmekle gerçekten özveride bulunulmuş olmaz. Bkz. Görünüşü ona benzetmekle değil.Adamın alacası içinde. iş başında gösterdiği yeterlik ve başarı ile. 77.Adamın yere bakanından. Kişi. her girişiminde başarılı olmayabilir. yanılmış olur. Đnsan kıymetini insan bilir. 89. dinleyenlerde o mala karşı hırs ve istek uyandırır.Adam (insan) yanıla yanıla. pehlivan yenile yenile. Ama yeni girişimlerinde eski hatalara düşmeyecek deneyimler kazanmış olacağından başarma şansı artar. Bkz.75.Adam hacı mı olur ulaşmakla Mekke'ye.Adam kıymetini adam bilir. 80. Bir insanın gerçek değeri. ya para ödemeyi ya da uğraşıp bir şey yapmayı gerektirir. Bkz. Söz vermek kolaydır. buna benzer ahlak dışı davranışlara sapmazsa iyi insan olduğunu göstermiş olur. Bu da malın elden gitmesine yol açar. Kendisine bir şey yaptırmak istediğimiz.Adam olana bir söz yeter. Bkz. meğer züğürt ola. Bkz. Toplum içinde her kişinin bir değeri vardır. 84.Adam (adamın iyisi) iş başında belli olur.) 78. 82. 76.. 85. Malını öven kişi. 86. ancak bu sözü yerine getirmek güçtür.Adamın iyisi alışverişte belli olur. ilerleyemeyeceği daha ilk davranışlarından anlaşılır. 90. Değer verilmeyen kişiler sadece zügürtlerdir. 87.. hile yapmaz. Đstediğimizi yapmayıp bizi döne döne söylemek zorunda bırakan kimsenin insanlık niteliği eksiktir.Adamakla mal tükenmez (Hak saklasın vermesinden). hayvanın alacası dışında.Adamın (insanın) kötüsü olmaz. Đnsanın adı çıkmaktansa. Böyle davranışlara en çok alışverişte rastlanır.Adamın adı çıkacağına canı çıksın. eşek derviş mi olur taş çekmekle tekkeye? Belli bir düzeye erişmek. çevresindekilere karşı davranışıyla ölçülür. Çünkü bu. öğüdü dinler.Adamak kolay. Düşünce ve duygularını açıga vurmayan sessiz insan.Adam (insan) eti (yükü) ağırdır. 83. Birçok insanlar çıkarları için ahlak dışı davranışlarda bulunmaktan çekinmezler. 88. 81.

92. 102..Ağaç. yandaşları ile varlığını gösterir. Faydalı eser veren. 104.Ağacın kurdu içinde olur.Ağanın gözü ata tımardır. kimseye yüksekten bakmaz.91. işçi var gücüyle işe sarılmaz. Bunlar olmazsa cılız ve güçsüzdür. yiğitlik vurmakla (-dır). gereken yerlere bol para yardımında bulunacaksın. Bir kimseye en büyük kötülük.. alçakgönüllü olur. 93. yaparlar da. Durumu bozulan kimseyi yakınları destekler.. Yigit diye tanınmak istersen.Ağaç yaprağıyla gürler (güzeldir).Ağalık (beylik) vermekle. Çocuklar ana ve babalarından.Agaç ne kadar uzasa göğe ermez.. Para sıkıntısı çekmedikleri zamanlardaki bol harcamayı sürdürür.. erdem ve bilgi ile donanmış olan insan. 97. 98. 103. dost uğruna bol para harcayacaksın. ağacı nasıl içinden yiyerek çürütürse dert ve üzüntü de insanı öylece hırpalar.Ağanın alnı terlemezse ırgatın burnu kanamaz. insanı dert yer. eş.Ağaca balta vurmuşlar sapı bedenimden demiş. nankör olan yakınlarından ve kendi yetiştirdiklerinden gelir. Đnsan ne denli yükselirse yükselsin. 94. önemli işlerde kulanılamaz. Krş.Ağaç kökünden yıkılır.Agaçtan maşa olmaz. kırıcı olacaksın. Yalnız taş duvar olmaı..Ağacı kurt. Bunun için insan yapacağı işte başkalarının desteklemesine güvenmemeli.Agaç düşse de yakınına yaslanır. Hiçbir destek sürekli olmaz. Yalnız kalanı. 99. Yalnızlık Allah'a. çevresinde yetişmiş. Kurt. birlikte çalışıp yorulmazsa. 106. yıpratır. temelin yıkılmasıyla olur. 105. adama (insana) dayanma ölür. önemli işler yapar.. Bir gencin yetişip olgunlaşması. Düzenin yıkılması..Ağa borç eder.Ağaca dayanma kurur (çürür). Ayrıntıların değişmesiyle bir düzen bozulmaz. yakınları. Krş. Efendisi para sıkıntısı içinde olup borç etse bile uşak halden anlamaz. yalnız kendi gücüne dayanmalıdır. olgunlaşmış kişiler bulunmasıyla.Ağaca (taşa) çıkan keçinin dala bakan (ağaca çıkan) oğlağı olur. sözü geçer bir adam olmak istersen. Büyük insan kolay kolay eğitilemez. Erişilmesi doğa yasalarına aykırı olan yüksekliğe çıkamaz. Đnsan. sinsi sinsi içeride çalışırlar. Çocuklar küçük yaşta kolay eğitilir. küçükler büyüklerinden gördüklerini yapmaya özenirler. . bir yerde durur. uşak harç. 95.. Kartala bir ok değmiş. beceriksiz kimse. onların koruyup eğitmesiyle gerçekleşir. Đşveren. akrabası. Bir elin nesi var. Bir topluluğu çökertip yıkacak öğeler. savaşta da barışta da vurucu. 100.. 107. Çevrede hatırı sayılır.Ağaç ağaç içinde büyür.Ağaç yaş iken eğilir.. 96. meyvesi olunca başını aşağı salar. 101. Yeteneksiz.

Ağır taş batman döver (yerinden oynamaz). 3). saygı gösterir. işleri denetlemektir. 1) Patron mal sahibi olur ama bu uğurda işçi canı çıkıncaya değin çalışmıştır. 119. 1) Dişli birine dayanan kişi. Tuttuğu yolda ilerlemek isteyen.Ağanın gözü. 113. ama güvenilir adımlarla yürümelidir. Belirtileri ortada olan yaşlılık da. izleri ortada duran üzüntü de ne yapılsa gizlenemez. Ağırbaşlı ol ki değerin üstün tutulsun. yiğidin sözü. 115. . gelesin. ağırbaşlı ol ki büyüğümüz diye sana saygı göstersinler. 118.Ağanın gözü atın üzerinden eksik olmazsa ata iyi bakılır. hep başlarına dert açarlar. Ana baba. gereksiz laflar eden.Ağası güçlü olanın kulu asi olur.Ağır basar. 2) Đşveren zorbalık ederse işçi karşı gelir. 109. dövesin). herkesin beğendiği eylemi gerçekleştirince değersiz kişinin daha önce yaptıkları etkisiz kalır. 116. ağlayan göz gizlenmez. züppelik etme. çocuklarına. 1) Kalın kafalı insan bir konuyu zor anlar. mal sahipleri mallarına iyi bakarlarsa sevindirici sonuçlar alırlar.Ağırlık altın kale. hafiflik başa bela. 111. molla) desinler. uşağın canı. Batmanlarla tartılacak gibi ağır ol. Yiğit için önemli şey ise sözünün eri olmaktır. Ağırbaşlı kişi kimsenin oyuncağı olmaz. hafif insan. farfaralığından belli olur. Gereksiz işler yapan. 1) Ağırbaşlı kişiye herkes saygı gösterir. kabadayıca işler yapar.Ağır ol batman gel (döv. 3) Değerli kişi. ağır ağır. Đş sahipleri de işlerini sürekli olarak denetlerlerse iş düzgün gider.Ağır git ki yol alasın. Bir yerin büyüğü için önemli şey. her şeye burnunu sokan kimseye kimse önem vermez. 114. 112. yolunu şaşırabilir. 108. 2) Tembel kimsenin elinden iş geç çıkar.Ağır otur ki bey (ağa. yeğni (hafif) kalkar. 2) Agırbaşlı insan. (Ağası yiğit olanın etbaı sarhoş gezer). 110. Hoppalık. herkese kafa tutar.Ağanın gözü öküzü (ineği) semiz eder.Ağaran baş. 2) Bir yıkımı önlemek için zengin malını.Ağanın malı çıkar. oturaklılığından. 115. 120. Tanrı her yaratığın rızkını birlikte yaratır.Ağır kazan geç kaynar.Ağılda oğlak doğsa ovada otu biter. Onu hırpalamaya kimsenin gücü yetmez. Ağırbaşlı kimselere herkes hayran olur. Ağırbaşlı insan çabuk öfkelenmez. işçi canını verir. Ağırbaşlı olmayan. her şeye burnunu sokan kişiler aşağılanırlar. Đven kimse sürçebilir.

severler. 133. Sağ baş yastık istemez. armağanı verenin dileğini yerine getirmemeye utanır.Ağustosta yatanı zemheride büğelek tutar. Krş. Ancak öyle kusurlar vardır ki düzeltilemez. Yaşayan her kişinin derdi vardır. Krş. göz süzülür. Hiç kimse ona anası kadar içten yanmaz. Ama her kişinin başka türlü bir ağrısı vardır ki kendisi için göz ağrısı denli acıdır. Ağustosta gölge kovan. Ağustosta beyni kaynayanın. Göz ağrısı. 125. Başkalarının üzülmesi yüzdendir. Krş. 130. Onu da ağlatırlar.Ağlama ölü için. 136. zevke dalan. işini yapar. . Krş.. 134. dert her gün tazedir..Ağlatan gülmez. Onu ele geçirmenin yollarını bulmak gerekir.. zemheride karnın ovar..Ağızdan burun yakın.. Ama yakınlarınızdan biri deli olsa. Ağustos böceğiyle karınca masalında olduğu gibi vakit ve fırsat varken geleceğini sağlamaya çalışmayıp keyfe. sonra acınız küllenir... Yazın gölge hoş. 122. birkaç gün ağlarsınız.Ağlamakla yar ele girmez.Ağrılarda göz ağrısı. Bkz.. hısımları arasında kardeşlerinden de çok kendi çocuklarını benimser. Yazın gölge kovan.. Yazın başı pişenin. Kimi kusurların düzeltilmesi kolaydır.Ağır yongayı yel kaldırmaz. Yazın (fırsat elde iken) çalışıp kazanmayan kişi. fırsat elden gittikten sonra aç ve perişan olur.121. 123. Sesini yükseltmeyen kimseye hakkını vermezler.Ağrısız baş mezarda gerek (olur). kardeşten karın. Asıl ağlanacak durum budur... (Rahat ararsan mezarda). her kişinin öz ağrısı. ille burun. Yani kişinin derdi ancak ölmesiyle biter. Birinin malını haksızlık ve zulüm ile elinden alan kişi.Ağustosta beyni kaynayanın zemheride kazanı kaynar. Ağustosta yatan. 129. Yazın sıcak günlerinde tarlada çalışan kişi. Onun için sesinizi duyurmalı. Dertsiz baş terkide gerek. başkası (kalanı) yalan ağlar. 128. Yakınlarınızdan biri ölse. Đnsanlar. yerin altında). ağla deli (diri) için. Ağustosta gölge kovan. 131. 132.. zahiresini kazanır. o malın hayrını görmek şöyle dursun bir yıkıma uğrayarak eyleminin cezasını görür. zarar veremez. Ağırbaşlı kimseye şöyle böyle olaylar etki yapamaz. Başkasına zulmeden kimsenin kötülüğü yerde kalmaz. acıklı durumu hep gözünüzün önünde. 126. Krş.Ağustosta gölge kovan. ağrıların en acısıdır.. Yazın gölge hoş. sadece özlemini çekmekle elde edilemez.. Đnsanın çok sevdiği şey. hakkınızı aramalısınız. Dertsiz kimse ararsanız ancak mezarda bulursunuz. kışın (çalışma olanağı elden gittikten sonra) sıkıntılar içinde kıvranır. kışın soğuk günlerinde geçim sıkıntısı çekmez.... kendisine döner. 135.Ağrımayan baş yastık istemez.Ağlarsa anam ağlar. Yeğniyi yel alır.Ağlamayan çocuğa meme vermezler. (Gailesiz baş.....Ağız büzülür.Ağız yer yüz utanır.Ağlayanın malı gülene hayır etmez. Kişinin derdini yürekten paylaşan tek varlık anasıdır. 127. Armağan alan kişi. ille burun. 124..

.Ahmak iti yol kocatır. Dilenciye sana zamanı gelince şunu vereceğim derseniz. 149. rahatsız eder. abdala söz vermeye gelmez. Bir işten kazanç elde eden kişi.Ahali isterse padişahı tahttan indirir.. Ahmak kimse. Bir zarara uğramak alnımıza yazılmışsa ne yapsak önüne geçemeyiz. Bkz. 139. 145. 142.. bütün güçlerin üstündedir. çok kez. kötülük yaptığı için kendisine ilenilen kimse onmaz. dar zamanımızda bizi sıkıntıdan kurtarır. Bir kişinin tutum ve davranışları. 154. 144.Akan su yosun tutmaz. ikide birde karşınıza dikilip. 146.Ağzına tat bulaşanın gözü pekmez tutumundadır. Toplumda halkın gücü.Ak akçe kara gün içindir. 144. Başkasının görev ve yetkilerini üzerine alan böyle ahmaklar başka konularda da görülür. Gücünün yetmeyeceği büyük işlere girişme. Çünkü artık soğuklar başlayabilir. Kazanmakla mutluluk duyduğumuz para.Akara kokara bakma. Misafiri ağırlamak ev sahibine düşer. mal ve para biriktir. 141. Ahmağa yüz verirseniz. o kişide birtakım kusurlar bulunduğunu gösterir.. 153. Bkz. Ağustos ortalarında yaz sıcakları azalır.Ah alan onmaz. Akılsız iti. 140. Đşleyen demir pas tutmaz.137. Đyi. yarısı kıştır. Bkz. 150. serinlik başlar. kendisini korumakta olan kişiye. 138.Ahmak (şaşkın) misafir ev sahibini ağırlar. gözü şaşı ensesinden (arkasından) belli olur (bellidir). sizi durmadan meşgul eder.Akarsu çukurunu kendi kazar (Su yatağını bulur). o tür işler peşinde koşar. Ama şaşkın misafir bunun tersini yapar. uygun bir çalışma yönü ve alanı bulur. Güzel şeyler. 152.. kötü deme.Ahmağa yüz. ona layık olmayan kimselerin eline geçer. Böyle durumlarda parayı harcamaktan çekinmemeliyiz.Ah yerde kalmaz. çuvala girene bak.Ahmak gelin yengeyi halayığı sanır.. 151. hani bana şunu verecektiniz demesinden başınızı alamazsınız. Kimsenin ahı. hizmetine verilmiş biri gözüyle bakar ve saygısızca davranışıyla onun gönlünü kırarak hizmetinden yoksun kalır.Ahlatın (armudun) iyisini (dağda) ayılar yer. 148. . 143.Akacak kan damarda durmaz.Akan çay her zaman kütük getirmez.Ağustosun yarısı yaz.Ağzın karnından büyük olmasın.. Bir şeyler yapma isteği ve gücü bulunan kişi. Mazlumun ahı. 147.Ağustosun 15'inden sonra ere kaftan.Ağzı eğri. Zulmettiği. Kimileyin emek harcanmadan para kazanılsa da bu her zaman gerçekleşmez. ata çul.

yol yordam öğrenmesine yardım eder: Parası çok olan kişi. (Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun) . Herkes aklını. şuraya buraya dağıtılmayıp kesede bulunursa ivedi durumlarda gereken nesneler hemen alınabilir. Bir kimsenin giriştiği bütün işlerde baş araç ve en büyük etken akıldır. yani doğruyu bulur. 157.Akça akıl öğretir. Az kazancın her zaman sağlanabileceği bir konuda çok kazancın gerçekleşmemesi önemli sayılmaz.. Çünkü bütün işlerini en iyi biçimde onunla döndürür. davranışını başkalarınınkinden daha üstün görür. kendi düşüncesini yeğler. Anlaşamayacağınız. onun da düşünemediğini bir başkası düşünüp sizi aydınlatabilir. bacak). Bu sonuca nasıl vardıklarını araştırırsanız görürsünüz ki hepsi de yargılamalarında aynı mantık yolunu kullanmışlardır ve size şunu söylerler: Doğruyu bulmak için aklın izleyeceği bir tek yol vardır. Đnsan sürüklenip.Akıl için tarik (yol) birdir. Herhangi bir konuda onun düşündüğüne benzemeyen başka düşünceler ileri sürülse. bacak) geçit başında (hamamda) belli olur. kara göt (don. iyi düşündüklerine inandığınız birkaç kişiden ayrı ayrı sorsanız. don yürüyüş. başkalarının aklından geçirmediği güzel işler yapar.Akıl akıldan üstündür. 167. 160.Akarsuya inanma. Bunun gibi birkaç beğenilir durumuna bakıp el oğluna güvenmek doğru değildir. kimin kötü durumda olduğu sınav sonunda belli olur. Başka yollar. kendisine akıl edinsin denilse herkes şimdiki aklını seçip alır. akar suya girmek tehlikelidir.Ak curun (çeşme) akmazsa kara curun kol gibi. insanların iyi işlere girişmesini kolaylaştırır. sizin için zarara yol açan tutumları bulunabilir. Önemli sorunlarda güvendiğiniz akıllı kimselerin düşüncesini sorunuz. Parası ucuz olanın. şen. Đnsan kendi tutumunu. Sizin düşünemediğinizi başkası.Akarsu pislik tutmaz. 164. 166.Akçası ucuz olanın kendisi kıymetli olur. 162.temiz kalır.Ak gün ağartır.Akçanın iyisi kesede duran. 156. 158. herkes yine kendi aklını almış (beğenmiş). kara gün karartır.Akılları pazara çıkarmışlar. Bol olanaklar.Akıllı düşman.Akıl adama sermaye (O da gide gelmeye).. 159. Öyle ki bütün insanların akılları ortaya konulup da. akılsız dosttan hayırlıdır. Üzüntülü yaşayış ise yıpratır. karamsar yapar. Kılıksız olduğu için eskiden topluluk içinde kısıla büzüle yürüyen kimse de giyimli kuşamlı olduğu zaman dikkati çekecek kadar güzel yürür. aynı yanıtı alırsınız. Mutlu bir yaşayış. 168. Krş. 165. Bu sermaye elden çıkarsa bir daha ele geçirilemez. Aynı sınavı geçirecek olanlardan kimin iyi. Bu nedenle onu iyi kullanmak ve korumak gerektir. korunması ve hemen yararlanılması kolay olur. burgaca rastlayıp boğulabilir. Đnsanın en değerli sermayesi aklıdır. Akışı ne kadar yavaş olursa olsun.155. aklın izleyeceği yollar olmadığından insanı yanlış sonuca götürür. 163. Para. her kişi bir akıl seçsin.. iyimser kılar. kişiyi dinç.Ak göt (don. bakımı. Eski bir kanışa göre akar su -ne kadar kirletilirse kirletilsin. Bu yoldan gidenlerin hepsi aynı sonuca varır. eloğluna dayanma. Bahçe eve yakın olursa. Karışık bir sorunun çözümünü.. 161. Bkz. bahçanın iyisi eve yakın olan.Akıl kişiye (adama) sermayedir. zayıflatır.

(Hayırlı evlat neylesin malı. yapılacak iş önce iyi düşünülmelidir.Akıllı. yapılacak iş üzerinde danışma ortaklığıdır. Bunun için de sonucu almakta gecikir. Akılsız it.. 171. hiçbir başarı gösteremeden tüketir. baba malına gerekseme duymaz. babası ne denli mal bırakırsa bıraksın. 174. Krş.Akıllı düşününceye kadar deli oğlunu evirir. Krş. Atak kişi ise tehlikeyi göze alarak işe girişir ve çabuk sonuç alır.Akıl ortak ortak. Krş. 169. Mal ortaklığında ise her ortak kendi çıkarını düşündüğünden ortağının zararına çalışabilir.. altından girer. Çocuk akıllı ise malı kendisi kazanır.Akıl (baht) olmayınca başta. sakıncalı olabilir. 181. nereye gideceğini bilmeyerek nasıl yollarda dolaşıp yorulursa belli bir amaç gözetmeyerek yorucu işlere girişen kişi de yaşamını. 175. Düşünülmeden söylenen söz. Her yaşlı. elindeki fırsatı kullanmak şöyle dursun. Böylece dostuna bilmeyerek kötülük edebilir. zarar doğurabilir.. Akıllı köprü arayıncaya dek... Bir baba çocuklarına mal bırakmalıyım diye düşünmemelidir.Akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer.Akılsız kasabın gerisine kaçar masadı.Akılsız kimse. dostu için iyi niyet beslediği halde yaptığı işin ne gibi kötü sonuçlar doğuracağını düşünemez. üstünden çıkar. Daha az düşünen ama çabuk karar veren kimse. hayırsız evlat neylesin malı). 170. Akıl yaşta değil baştadır. çok düşünüp de karar veremeyen kimseden daha iyi iş görür. çocukça işler yapar. Bkz.Akıllı olsa her sakallı kişi. oğlum akıllı malı neylesin). akılsız düşünmeden söyler. Kafası çalışmayan kimse. 179.Akılsız iti yol kocatır. Delice iş yapan zengin bulunduğu gibi akıllıca iş yapan yoksullar da vardır. malsız kalır.. insan akıl yoluyla sezer. ne kuruda biter. söylemeden düşünür.Baht olmayınca başta. Yararlı ortaklık. 173. söylenecek söz. Tedbirli kişi. Akılsız ise.Akıl para ile satılmaz. 172. 1) Đyi düşünmeden verdiğimiz kararın kötü sonuçlarını düzeltmek için şuraya buraya koşup yorulmak zorunda kalırız.Askıl para ile satılsaydı birincilerle ikincilerin tutumları bunun tersi olurdu: 178. 176. (Oğlum deli malı neylesin. Akıllı düşmanla anlaşmak da kolay olur.Akıl olmayınca ne yapsın sakal? Kişi. Bu.. sadece yaşlanmakla olgunlaşmaz. (Ahmak iti yol kocatır) . 177. Bu duruma göre babanın ona mal bırakması gerekmez. Akıllı düşününceye kadar.Akıllı oğlan neyler ata malını.Akılsız köpeği yol kocatır.Akılsız başın cezasını (zahmetini) ayak çeker. onun kendi zararına işlemesine yol açar. Oysa akıllı düşmanın yapacağı kötülüğü. sakallılara danışırlardı her işi. akılsız oğlan neyler ata malını. ne yaşta. gereken önlemi alır. 180. kişileri kötü sonuçtan korur. yapılan iş. Akılsızsa. Akıl yaşta değil baştadır. sakallı kişi akıllı sanılmamalıdır. istediği şeyi elde etmek için sağlam yol arar. mal ortağı kaypak. 2) Baştakilerin yanlış tutumlarından ileri gelen sıkıntıyı buyruk altında çalışanlar çeker. Sonra pişman olmamak için.

içi dolu yağ sanır. Kötü şey. 189. bir daha geriye dönülür. 183. kara koyun kara bacağından asılır. Bkz.. sabah ise git. 194.Akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğini. kişinin içini.. baştadır. görünüşte iyi şeye benziyorsa iyi şeyin değeri azalır. Beyazın adı var. sabah olunca yola devam edilmelidir. 186.Akraba ile ye iç. 1) Yolculukta akşam olunca ulaşılan yerde yatılmalı. tana karşı yatma. eksikleri ortaya çıkar. Akşam ise yat. 193. Đkinci kez bitecek sanıldığı zaman başka eksikler baş gösterir. Bir kimsenin yaşı büyümekle aklı da büyümez.. herkese sataşan kişi. ya da gece yapmayın. Yola.. Her koyun kendi bacağından asılır. Krş. Krş. 182.Akşamın işini yarıa (sabaha) bırakma (koyma). Her deliğe elini sokma.Akla gelmeyen (gelen) başa gelir. adamı yer diri diri. Akıl olmayınca ne yapsın sakal. karanın (esmerin) tadı (var).. Đşinizi akşam üzeri. Krş. Dost ile ye. 197. Yaşı at pazarında sorarlar.. kimileyin hısımı öyle kötülük eder ki bunu düşman bile yapmaz. Doğruluktan ayrılmayan. her ağacı taşlama. Kendi yolunda güçlü olarak sürüp giden bir işi ters yöne çevirmek boşuna çaba harcamaktır. 191. 190. programı çizilmeden yapılmaya çalışılan işin.Ak koyun ak bacağından.Akın (beyazın) adı (var).. sabah oldu göç). (Akşam oldu kon. 184. Kötülüğü iş edinen ise hak ettiği cezayı görür.. Bkz. Görünüşe aldanmamalı. 192.Đyice düşünülmeden.. Bugünkü işini yarına bırakma. . bitecek gibi göründüğü sırada. Bu durum hem birçok yorgunluklara. Biribiri. Nice gençler vardır ki kendilerinden çok yaşlı olanlardan daha akıllıdırlar.Ak köpeğin (itin) pamuk pazarına (pamuğa. seher vakti çıkılmalıdır..Akmasa da damlar.Akşamın hayrından sabahın şerri iyidir (yeğdir). akşamüstü çıkılmamalı. ödüllendirilir. pamukçuya) zararı vardır.Akşama karşı gitme. güven kazanır.. dışını ve nereden vurabileceğini daha iyi bilir.Akşam ise yat. hayır ola). (Sabah ola. sabaha bırakın. Bir dükkanda (ya da bir işyerinde) her halde alışveriş (ya da iş) olur.. Sonunu düşünmeksizin aklına gelen her işi yapan. Krş. iç. Kişiye. 188.Ak koyunu (ala keçiyi) gören. 196. 195. Çünkü gece iş yapmanın kötü yönleri daha çoktur ve gündüz sağlanabilen olanaklar gece sağlanamaz.Akıl yaşta değil. Krş.Akıntıya (karşı) kürek çekilmez. Krş.Ak koyunu kara kuzusu da olur. 187. Bkz. Đnsanın başına öyle şeyler gelir ki daha önce böyle bir şey olacağı düşünülmez. Bir şeyin dıştan görünüşüne bakarak içinin de öyle olduğunu sananlar aldanırlar. alışveriş etme. Çok olmasa bile olur. 185.Aklına geleni işleme. Çünkü hısım. hem de çok vakit kaybına mal olur. tutumunun büyük zararlarını görür. Đyi ana babadan kötü çocuklar olabilir. Bu eksiklerin tamamlanması için geriye dönülmek gerekir.

. Çünkü alacağınız. . Alçak eşeğe herkes biner. dahası borçlu ile dövüşmek gerekse bile alacaklı olmak iyi bir şeydir.Aktan kara kalktı mı? Yasa. (Ak kağıttaki siyah yazıdır geçerli olan)... öksüz çocuk dövmeye kolay. Almak (tahsil etmek) olanağı bulunmasa.. Al ile arslan tutulur. 199. bir damar soya çeker.Ak şeker. 204. köküne bak.Ala bakan iki bakar. Değerli bir şeyden her zaman iyi verim alınmaz. Alacağım olsun da... 203.. (Alçak eşek binmeye kolay.. çirkinliklerini görmez. Alçakgönüllü olan ve büyüklük taslamayan. Güçsüz ve koruyucusuz kişiyi buyruk altına almak ve hırpalamak kolaydır.Ala keçi her vakit püsküllü oğlak doğurmaz. yüce uçan alçak konar. Bkz. 213. Oysa borcunuzu ödemek zorundasınız. bir kıza gönül verince kusurlarını. Kişinin yaptığı iyilikte de.Alçacık eşeğe herkes biner. çok yüksek yaşayış koşulları da kendisine zarar verir.. Otu çek.Alçak eşek binmeye kolay.. al renkli nesnelere bakmakla doyamazlar.Alçak yerde yatma sel alır. arkadaşlarını ona göre seçmelidir. 198. Đnsanlar al renkten hoşlanırlar.Alçak yerde tepecik kendisini dağ sanır.. onun sakıncalarını hoş görür. toplum içinde yükselir. saygı görür. 208. onu dünya güzeli.Ala keçiyi gören içi dolu yağ sanır.Alacağım olsun da alakargada olsun (Alakargada alacağım olsun.Alçak uçan yüce konar. Bkz. kötülükte de kalıtımın etkisi vardır. Alçak yerde tepecik. evleri saray. 1) Bir genç. 205. 207. Krş. yüksek yere yatma yel alır. sabah oldu göç.Alakargada alacağım olsun (alamazsam gözümü oysun). 2) Bir şeyi elde etmeye karar veren kişi.. Bkz. Bkz. belki elinize geçmez.2) Geceler uyku. 202. 209.. öksüz çocuk dövmeye kolay). adalet yok mu? Elbette var.. gündüzler iş zamanıdır. kulübelerini de saray gibi görür. alamazsam gözümü oysun). Akşama karşı gitme. Bir yerden alacağınız para ile başka bir yere olan borcunuzu kapanmış saymak ihtiyatsızlıktır.Al arslan tutar. toplum içinde iyi bir yer alamaz.Alçak yerin tepeciği dağ görünür. Bilgili kimselerin bulunmadığı bir toplulukta az bilgili kişi dahilik taslar. Ak koyunu gören. 200. Bkz. Akşam ise yat. 206.Akşam oldu kon. 210. Krş. Kendini herkesten üstün gören sevilmez.. kara şeker. Đnsan kendi durumuna uygun bir yaşayış sürmeli. Bkz.Alacakla verecek (borç) ödenmez. 212. Çok aşağı yaşayış koşulları da.. 201. (Alçak yerin tepeciği dağ görünür).Alacak kız ay görünür. 211. güç sıçan tutmaz. Krş. 202. Baskısız tahtayı.

Alıştığı işten vazgeçemeyen kişi. en iyi ve en ucuz olduğu zaman alınmalıdır. o iş üzerindeki eleştirmeyi üzerine alır.Alıcı kuşun ömrü az olur. 228. Đnsan ne kadar bilgili olursa olsun. 218. 222. 221. kalem unutmamış. güç ile sıçan (gücüğen) tutulmaz. yapılması gerektiğine inananlar yapsınlar. yazılmalıdır. Herkes onu okur. Kişi. Ondan kurtulmaya çalışır.Aleme cellat lazım.. 219. parlak yeri elde etmeye çalışan çok olur.Alında yazılı olan (alna yazılan) başa gelir. kudurmuştan daha azgındır. Krş. 224. ama zeki olan yaratığı yenemezsiniz. 225. Krş. sıradan bir kimse sanılır. 2) Bir işin yapılışıyla uzaktan ilgili bulunan kimse. Kişi ne yapsa kaderini değiştiremez. 215. Basit bir çevrede yaşayan. sizden çok güçsüz. bulamacını ister. Yırtıcı kuşun ömrü az olur. 216. birbirine anlatır.Alim unutmuş.Al giyen alınır. Krş. Böylece yüzyıllar boyunca kuşaktan kuşağa geçer. Đşkilli büzük dingilder. Aşı pişiren yağ olur.. Güzellere musallat olan. Alna yazılan başa gelir.Al gününde al.Al elmaya taş atan çok olur.Al giyen aldanmaz (aldanmamış). Verilecek şey ve borç da zamanında verilmelidir. önemsiz bir görevde çalışan değerli kişi. senin olman ne lazım? Kötü. Bir kimse alışmadığı.) Zekanızı kullanarak sizden daha güçlü. bunun gizli kalacağını sanmamalıdır.Alışmış kursak. Gücünüzü kullanarak ise. güç sıçan tutmaz. layık olduğu ünü kazanamaz. ağır bir iş yapılması söz konusu ise bu işi sen yapma. .Al gömlek gizlenemez. 220. Al renk giysi herkese yakışır. Alınacak şey. gerekli araçlar olmadıkça kusursuz iş yapamaz. birçoklarını unutur. Başına ne gelecekse gelir. 221. yararlanmaya alıştığı şeyden yoksun kalmak istemez.214. 227. her şeyi aklında tutamaz. el övünür. 1) Göz alıcı giysi giyen güzele hemen istekli çıkar. kendisini gösteremez. Herkesin dikkatini çekecek iş yapan kimse. değerli insanlara çatan.Al (hile) ile arslan tutulur. sıkıcı duruma kendini kolay kolay uyduramaz. Bkz.Alışmış kudurmuştan beterdir. ver gününde ver. (Al arslan tutar.Alçak yer yiğidi hor gösterir. 217. O işi saldırırcasına yapar.Alın yazısı değişmez.Alışmadık götte don durmaz. Geç kalınırsa kötü koşullarla karşılaşılabilir. Acıkmış kudurmuştan beterdir. ama daha az zeki olan yaratığı yenebilirsiniz. 226. Đnsan ne kadar usta olursa olsun. Unutulmaması istenen şey.Alet işler. 223. Bkz.

Krş.Allah çam isteyene çam. Đşi bozulan kişi umutsuzluğa düşmemelidir. 236.. 237. Bunun gerçek nedeni şudur: Bol para harcayan kişi çok çalışır. 240. ya da nasıl bir sonuç vereceğini ancak Tanrı bilir. Genel inanışa göre Tanrı. muhallebi yerken kırar dişini. az harcayana az verir.Allah bilir ama kul da sezer.Allah kardeşi kardeş yaratmış.. Bu dünyada herkesin dar ya da geniş bir geçim yolu vardır.Allah doğrunun yardımcısıdır. 244. 231. Birbirlerine o kadar yakın ve birçok değerlerinde ortak olan kardeşlerin bile kazançları. sıkıntı verir.Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar. Allah balmumu yakana. Bir işin içyüzünü. istemezse işini. .229. mutsuz yaratmışsa hiçbir kimse onun yazgısını değiştiremez. sevincin ne olduğunu bilmez. 242.Allah dağına göre kar verir (verir kışı). Ama insan da kafasını kullanarak aşağı yukarı bir tahminde bulunabilir.. 230. Ama bir süre bu dar geçimden de yoksun kalıp sonra yeniden eski geçime kavuşsa o zaman sevincin nasıl şey olduğunu anlar. Dar bir geçim içinde olan kişi. Öyle ise onu: kuldan niçin saklamalı? 239.Allah kulundan geçmez. Đşi bozuk giden kişi kendisini kötümserliğe kaptırmamalıdır. Süresi dolmadan hiç kimsenin yaşamasına son vermez. 234. Doğruluktan ayrılmayanlara Tanrı yardım eder. 238. çok kazanır. Bir yolsuzluğun sorumluları aranırken o işte kusuru bulunan kişi telaşa düşer.. hangi işe el atsa başarılı olur. Talihli kişi. yağmumu yakana yağmumu verir. Başvurduğu bütün kapılar yüzüne kapatılır. sonra buldurur.Allah balmumu yakana balmumu.Allah'ın ondurmadığını. Birinin parasına öteki ortak olmaya kalkışmamalıdır. 232. Tanrı bir kişiyi. bol harcayana bol. az kazanır. mum isteyene mum verir. Aza kanaat eden az çalışır. keseleri ayrıdır. mermere geçirir dişini. Acından kimse ölmemiş. Bkz. kesesini ayrı yaratmış. Bkz. Đnsan.Allah fukarayı sevindirmek isterse önce eşeğini yitirtir. Bu suçu da Tanrı bilir.Allah'ın bildiği kuldan saklanamaz. Ters giderse insanın işi. 233. 235. Đki dinle. 241. mum isteyene mum verir). işlediği suçtan dolayı önce Tanrı'ya karşı sorumludur.Allah insana iki kulak bir ağız vermiş.Allah isterse bir kulun işini.Allah kulunu kısmeti ile yaratır. Tanrı'nın onu eskisinden daha iyi bir işe kavuşturacağına inanmalıdır. Krş. yarası (yağırı) olan gocunur (gocunsun).Al kaşağıyı gir ahıra. bir söyle. Doğruluktan şaşmamalıdır. Tanrı her kulunun ne kadar yaşayacağını önceden kararlaştırmıştır. Tanrı dar zamanlarında kuluna yardım eder. 243.. Tanrı herkese dayanabileceği ölçüde yük..Allah dokuzda verdiğini sekizde almaz. Talihsiz olan da en umutlu işten zararlı çıkar. (Allah çam isteyene çam. Peygamber sopa ile kovar. Geçim konusunda kimse kimseye yük olmamalıdır.

bir şey almaya ihtiyacı olmadan verebilen tek varlık. 253. 259.Alma alı.Allah'tan sıska. rahatlık içinde geçirme nasip etsin. pullu yelek. kimin kızı demez. yel getirir.Alma mazlumun ahını. ille doru. Bu nedenle sevdiğine dert verir. Tanrı.Allah sevdiğine dert verir. çalıştıracakmışsın gibi yakın ilgi gösterme. Bu durumda en yakın akraba bile gereken ilgiyi göstermez. 255. onu tasasız kullanır. güçlükleri yener.Al malın iyisini. çıkar aheste aheste. tanınmış ya da zengin bir ailenin çocuğu olmakla erişilmez. güzeldir. .Allı yelek. birtakım tedbirlerle büyük bir güç kazandırılamaz. derdin kendisinden geldiğine inanarak yakınmayanları.Allah son gürlüğü versin. Tanrı. çaba ile yetenekli kılınamaz. Kır fena sayılmaz. umut verme. kullanıldığı sürece insanı rahatsız edecek bir durumu yoktur. yağızın da binde biri.Allah verince kimin oğlu. gömlek yok canfes neye gerek? En gerekli nesneleri bulunmayan kişinin süs püs peşinde olması budalalıktır. Malın iyisini alan.. Ama al renk beğenilmez. 252. Tanrı dilerse hiç tanınmayan.. başkasından bir şey almamışsa neyi verebilir? 258.Allah sağ eli sol ele muhtaç etmesin. 247. Krş. Tükenmez hazinesi bulunan. 254.Allah sabırlı kulunu sever. 260.. Tanrı'dır. Atını ona göre seç.) kırı.Allah verirse el getirir. sat yağızı. 246. işinde çalıştırmayacağın kimseye. 256. 249.Allah'tan umut kesilmez. zenginliğe.Alma alı. Ayranı yok içmeye.Almadan vermek. Muhtaç olup başkasından bir şey istemek insana çok ağır gelir. satma kırı. Alma san. bin doruya.. 2) Cılız bir kuruluşa. zenginliğe kavuşturur. En umutsuz durumlarda bile kötümserliğe kapılmamalı. mal gelir. ille doru. Allah'a mahsus (yaraşır). Sabır güzel bir huydur. sel getirir. Tanrı bir kimseyi zengin etmeyi dilerse ona hiç umulmadık yerlerden para. yetenekleri kısıtlı olanlara durumlarına uygun bir yaşama düzeni. yoksul bir aile çocuğunu da üne. Doru ve kır donlu atları makbul sayarlar. çekme kaygısını. Allah sabırlı kulunu sevdiği için sabırlı olmaya daha çok dikkat etmeliyiz. Tanrı yaşlılık yıllarını bolluk. alacakmışsın. 248. Sabırlı kimse sıkıntıları atlatır. Krş.Almadığın hayvanı kuyruğundan tutma. At donları içinde en beğenileni doru renktir. Đnsan bir şey kazanmamışsa. Sağlamdır. bir barınma olanağı verir. 257. besle (Kızıl kahverengi at donu. Üne.Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir.245. bizi en yakınımıza dahi muhtaç etmemesidir. Tanrı'nın bir lütufta bulunabileceği düşünülmelidir. onu çekenleri mükafatlandıracaktır. 251. ne yapsın muska? 1) Yaradılıştan yeteneksiz olan kişi tedbirle. 250. Onun için Tanrı'dan dileğimiz. Biniciler al ve yağız renkli atları tutmazlar. Almayacağın bir şeye.

276. bulunduğu yüksek yerden uzaklaştırılmasıyla değeri azalmaz. usta çırağa. Eğilen baş kesilmez. 270.Altın yere düşmekle pul olmaz. ya da nesne. zengin yoksula.Altın kapılının ağaç kapılıya işi düşer. ancak bu konularda uzmanlığı bulunanlar bilir. Sarı donlu at ne beslemeli.Altı olur. 275. Gün gelir.) 273. Terbiyesi kıt ailenin kızı da eğitimi kıt. Yüksek düzeyde olan her şey. görgüsüz olarak yetişir. Alma alı. 263. 267. Zenginliğe de iş başında olmaya da güvenilmemelidir. 264. eskiden yoksul iken zengin olan kişiye muhtaç duruma düşer. (deli yas tutmaz). Krş.Alma sarı. ...Alma soysuzun kızını. istenilen şey elde edilir. Bkz. taş yağmurdan ıslanmaz. 262. Üstün değer taşıyan kişi.Altın pas tutmaz. niteliğini yitirmez.Altın ateşte. Kepekle ovulmasa altın parlamaz.Altın eli bıçak kesmez. 265.Aman diyene kılıç kalkmaz. 274. 261. Para ile bütün engeller ortadan kaldırılır.Altın leğenin kan kusana ne faydası var? Ağır hasta. mertliğine sığınıp teslim olan düşmanın canına kıymamalıdır.Altın anahtar her kapıyı açar. Đş başında bulunan da böyle. Krş.Altının kıymetini (kadrini) sarraf bilir. 262. ne türlü uygunsuz koşullar içinde bulunursa bulunsun değerini. hep Allah'ın dediği olur. ya da dertli olan kimse. yedi olur. babasına karşı beslediği duygularla bağlı olur.Kimseye zulmedip ahını alma. 271.Altın yerde paslanmaz. Kişi kaderi ne ise onu görür. zengin olmuş neye yarar? 272. zorlukları yenme ve benliğini koruma gücü ile ölçülür. Şerefli.. Biz önce ne hesaplar yaparsak yapalım. Altın kepeğe muhtaç. Kişi. Bunun gibi. 269. nasıl ateşe dayanıklılık derecesi ile anlaşılırsa bir kişinin değeri de sıkıntılara katlanma.Amcam (emmim) dayım herkesten (hepinden) aldım payım. 266. bir şeyin değerini.Alt değirmen güçlü akar. sürer anası izini.Amca baba yarısı. Kaynakları eski ve bol olan kuruluşlar sağlam ve verimli olur. 277. 268. hiç kimse leke süremez. sonunda Tanrı'nın dilediği olur.Altın eşik.Altın kepeğe muhtaç. kapındaysa tutma sarı. gerekseme duyar. satma sarı. kardeşinin çocuğuna kendi çocuğu gibi ilgi gösterir. (Başa yazılan gelir).. temiz insana. Altına benzeyen maddenin altın olup olmadığı. önemsiz görünen nesnelerle değer kazanır. Bir kimsenin. gümüş eşiğe muhtaç olur. (Tasasız kimse hiçbir şeye üzülmez. sarsılmadan işini sürdürür. O. Hünerli kişiye yaşama güçlükleri etki yapamaz. 278. zengin yoksullaşır. Değerli kişinin. insan mihnette belli olur.Alna yazılan (alında yazılı olan) başa gelir. sat yağızı.. ne de alıp satmalıdır. Çocuk da amcasına.. Sonra yaptığın kötülüğün cezasını ömrün boyunca çekersin. Amca. bütün güçlükler yenilir.

başkasından yardım beklememeli. Kişi. 286.Ana ile kız. Bir yerin kilitlenmesi. 281: Anadan olur daya. Hiçbir dadı annenin yerini tutamaz. Komşu hakkı Tanrı hakkı. çocuklar usta.Ana gezer... elimi soksam yesem. bu çeyizi kim düzer? Bir ailenin. Bkz. temiz. yumağı ufak yapar. Ana baba. bir kuruluşun yöneticileri ve yönetilenleri..Anamın (babamın) öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım (acı soğana değişirdim). Ama onun evlendikten sonra mutlu olmasını sağlamak. 284. Demek ki bir işi kusursuz yapabilmek için özüne uygun en iyi araç kullanılmalıdır. Ana kızına taht kurmuş. Evlatların analarına karşı olan yükümlülükleri.. temizlik. kız gezer.Ana hakkı Tanrı hakkı. Krş. 289. 291.Analık usta. 279. 285. Tanrı'ya karşı olan yükümlülükleri kadar kutsaldır. süslüdür. eloğlu karşılar yarmayla.Anahtar doğruyadır. yine eşit olarak daha çok pay alma yolunu bulurlar. ana ile kızı da birbirinden ayırmak öylece olanaksızdır. giyim. Üvey ana fenalık sembolüdür. kızlarını sultanlar gibi yaşatabilirler. giyimli..Analı kuzu.Ana kızına taht kurar. kızlarına ancak saltanatlı bir yaşayış sağlayabilirler. kötü niyetli olmayanlar için işe yarar. Krş. Onun mutluluğunu sağlayacak olan kocasıdır. Hamurun mayası yine kendisindedir. helva ile koz. babadan gören sofra yazar.Anadan gören inci dizer. ekmeği çifte kapar.Kimseden yardım beklememeli. Annesi ölmüş olan çocukta bakım. 280. 290.Ana gibi yar olmaz. çocuğunu büyük bir şefkat ve özenle nazlı olarak yetiştirir. 293.Ana kızına taht kurmuş. kendi kazancıyla geçinmelidir. (Yarma: Kalın kesilmiş odun). baht kuramamış (kurmamış). kız bahtı kocadan arar. Đnsanlar içinde anamız kadar bize candan bağlı dost yoktur. . hamurdan olur maya. Ana kızına taht kurar. 292. payları beklenenden daha küçük ölçüde dağıtmaya kalkarsa. Atalar çıkarayım der tahta.. Ama hırsız için işe yaramaz. Bagdat gibi diyar olmaz. Kişiye en yakın akrabalarının bile yardım etmediği denemelerle anlaşılmıştır. Her anne. Annesi sağ olan çocuk bakımlı. ellerinde değildir. Ana baba.Ana besler hurmayla. 282. süs bulunmaz. Oğlan babadan öğrenir. kınalı kuzu.. Nasıl ki şehirler içinde de Bağdat'ın eşi yoktur. eşitlik ilkesini gözetmekle birlikte. (Beyaz giysiye yamanmış kara bir yama gibidir). 287. Krş. paydan yararlanacak olanlar. Çocuk topluma karışınca yaşamın ve çevresinin insafsızlıklarıyla karşılaşır. Derme çatma araçlarla yapılan işten iyi sonuç alınamaz.. Koz helvasının içindeki cevizle helvayı ayırmak nasıl olanaksızsa. 288. Bir nesneyi paylaştıran kişi.Anam babam kesem. yapılacak işlere boş verirlerse o işler kendiliğinden ortaya çıkar mı? 283.Analık fenalık (kara yamalık).

Ana. Görenedir. ne kadar tekrarlansa yine anlamazlar. bununla yetinmeyerek daha ileri giderler. kenarına (kıyısına. sözü yalan. tanıdıklar arasında armağan. annesine benzeyeceğini düşünürlerse yanılmamış olurlar. 296. Ancak bu söz. gün gelir.Aptala malum olur. kızı da öyle bir evlilik yaşayışı geçirir. (Çünkü aptalın Tanrı'ya yaklaşmış bir kişi olduğuna inanılır. Kız annesinin birçok huylarını doğuştan almış bulunur.Ananın çıktığı dala kızı salıncak kurar. Krş. Krş. Anlayışı kıt kimseler ise ne kadar açık söylense.An beni bir kozla. dayağı çocuğuna ağır gelmez. beklenen bir şeydir. onu yok denilecek kadar az para ile satar. yürekten yana. 295.Anlayana sivrisinek saz. Ne kadar küçük bir şey olursa olsun. Annenin acı sözü. tarağına) bak bezini al. anasıdır. Anne çocuğunu öyle korur ki. Kişisel çıkar. .Aptal ata binerse bey oldum sanır. 297. evlerinden olurlar. hani yeri. 298. değeri de buradadır. Anlayışlı kimseler. Kadı anlatışa göre fetva verir. sürekli olarak elimizde kalmaz. Bkz. o da çürük çıksın. Krş. üzerine basması gerektiği zaman bile incitmeyecek biçimde basar. ne denilmek istendiğini zaten anlarlar. (Dost `yar' beni ansın bir koz ile. daha çok.. bir kişinin hatırlandığını belirtmesi bakımından önemlidir. nasıl bir evlilik yaşayışı geçirirse.. gönül alma. Hiçbir duruma güvenilmez. 299. Büyüklerinin tutumu çocuklara örnek olur.Anlatışa göre verirler fetvayı. isterse işe yaramasın. 304.Ananın bastığı yavru (civciv) incinmez (ölmez). hani evi. 302. Bir anne.Ana yılan.Anayı kızdan ayıran para.. Kimi zaman sözü biraz kapalı söylemek yeğlenir. Çünkü anne bunları onun iyiliği için yapar. böyle keşiflerde bulunan kimselerle alay etmek için söylenir). Bizim olan hiçbir şey. ana-kız arasındaki bağın kopmasına bile yol açabilir. 294. mutlu ya da mutsuz. Bunun için bir kızın niteliklerini öğrenmek isteyenler. Sarsılmaz sanılan yakın dostluklarda da. karı çiçek. anlamayana davul zurna az.Anasına bak kızını al. 303. baban zengin idi. yakında ne olup biteceğini bilir ve daha önce haber verir. yaşlandıkça güzelliklerini yitirirler. 305. Nitekim bir kumaşın kenarına bakanlar. yürekten bağlı olan. Sonra da annesinin eğitimi ile yetişir. Çocuklar o yolu benimser. 300. Ağaca çıkan keçinin dala bakan. Bir kimseye candan. Armağan. Yarım elma.Anan güzel idi. Aptal.Ananın bahtı kızına. Önce zengin olanlar. onun üzüntülerini gerçekten paylaşan varlık. 301.Đnsan en değerli bir malının karşılıksız olarak elinden gideceğini bilse. o da çürük çıksın..) Arkadaşlar. Genç iken güzel olanlar. Karısını çok seven ve anasıyla karısı arasındaki geçimsizlikte anasını haksız bulan oğulun yargılarıdır bunlar.. sözü gerçek. her yerini görmüş gibi olurlar.. şalgam aşa girerse yağ oldum sanır. Đncitse de çocuk bunu bildiğinden incinmemiş gibi davranır. 306.

Arda kalan derde kalır. 323. Ar yılı değil. yatağını kirletir duruma gelmeden ona Azraili göndermesidir. Bkz. Madde pisliğini temizlemek kolaydır. 309. 313. Değersiz kişiden yararlı iş. kırılınca) yol gösteren çok olur. çamaşırını. 318. kar dünyası.Araba ile tavşan avlanmaz. böyle davranmalıydın diye akıl satar. Açıkgöz kişi. Đyi erek yolunu tutanlar iyi ereğe..Arık arınır. 307. para kazanmalıdır. bey olan kovana üşer. Er olan ekmeğini taştan çıkarır.Araba devrilince (kırıldıktan sonra. gerçekten değeri varmış gibi bir kuruntu gösterir. kar yılı. 324. iş işten geçtikten sonra herkes yanlış yapmışsın. çıkar sağlayabileceği yeri bilir. Bu yardım ne kadar az ve yardım edilecek kimse ne kadar yakını olursa olsun. 315..Arık at yol almaz.Arığa su gelene (gelinceye) kadar kurbağanın gözü patlar. ad arınmaz. 319.. 308. Başka bir yöntem kullanılırsa başarıya erişilemez. Yalancının sözü de böyledir. kişileri olan aile ve toplumlar. şöyle bir yol tutmalıydın.Arı. şu ya da bu işi yapmaktan utanmamalı.Arı kızdıranı sokar. 322. kül olur. Sona kalan dona kalır. ona da güvenilmez. 311. Güçsüz kişi. Şahin ile deve avlanmaz.Görgüsüz kişi layık olmadığı bir iş başına geçerse.Arık etten yağlı tirit olmaz. . kötü erek yolunu tutanlar kötü ereğe ulaşırlar.Arık ata kuyruğu (da) yüktür. 310.Aptessiz sofuya namaz mı dayanır? Gerekli koşulları yerine getirilmedikten sonra az zamanda pek çok iş yapılır.Arıca etek. Ardıç ağacının ateşi çabuk geçer.Arayan Mevlasını da bulur. kendisine önderlik edecek kişinin çevresinde toplanır. Ölümcül hastalar için Tanrı'dan dilenen şey. Krş. 321. belasını da.Ar dünyası değil. 314. Aç at yol almaz.Arı gibi eri olanın dağ kadar yeri olur. yalancının sözü olmaz. kimseye yardım edecek durumda değildir..Arabanın ön tekerleği nereden geçerse art tekerleği de oradan geçer. bütün dünyayı kendi malları sayarlar. Her işte başarıya ulaşabilmek için kullanılması gereken özel bir yol vardır. 316. Çalışkan. Kişi.Ardıcın közü olmaz. Krş. 312. (Ön tekerlek nereye giderse art tekerlek de oraya gider. 320. Göle su gelinceye kadar. Ama kirlenen ad ve namus temizlenemez. namusuna dokunmadıktan sonra.) Büyükleri nasıl bir yaşayış yolu tutmuşlarsa çocuklar da aynı yolu izlerler. Krş. Bkz. Tehlikeyi daha önce kimse haber vermez de kötü sonuç meydana geldikten. Halk. 317.Arı. verimsiz topraktan bol ürün beklenemez. Bkz. arık (aç) it av almaz. kuruca yatak. her yerde bol kazanç bulurlar. bal alacak çiçeği bilir.

O leb demeden leblebiyi anlar. çırak ustasının yolunu tutar. Ahlatın iyisini ayılar yer.Arpa samanıyla. 330. elma da aşırı gidilmeyerek. sonunda öleceğini bilse bile. ahırını tez satar. Yararlandığınız nesneleri kusurlarıyla birlikte kabulleneceksiniz. Kötü davranışın karşılığı iyi olmaz. ya utana ya korka. kirazın sonu.Arpa eken buğday biçmez.Arife günü aşa ne. Krş. Kötü gereçle iyi şey yapılamaz.Ariefe tarif gerekmez (ne hacet).Arpacıya borç eden. Krş. yaradılış ve gidişine uygun kimselerle arkadaşlık kurar. Ramazanda. topluluk içinde utanılacak bir duruma düşer. 332. 335. kendini yetiştirenin koruyuculuğu ile bir yerde barınır.Arpa unundan kadayıf olmaz. Bir kimsenin işini istediği biçimde yürütebilmesi için. Bkz. 328. 334. Borç para ile yürütülen iş. Onun için bir adamın arkadaşını tanırsak. sayı ile yenilmelidir. elmayı say ye.Arife günü yalan söyleyenin (oruç yiyenin) bayram günü yüzü kara çıkar (olur). 1) Bir kimse. 3) Kişi. Kişi. 336. Elmayı soy da ye armudu say da ye. 327. 2) Güçsüz kimseyi ezmek yiğitlik değildir. 333.. 1) Kendisinden yararlanılamayacak kişiye yararlanmak amacıyla eziyet edilmemelidir.Armut dalının dibine düşer. kabuğu soyularak.Arnavut'a sormuşlar Cehenneme gider misin? diye.Armudu soy ye. kömür dumanıyla. Armut. Bir sözün yalan olduğu çabuk anlaşılır ve söyleyen. soktuktan sonra öldüğü söylenir. az zaman sonra yürütülemez olur. sözü geçen ya da kendisinden korkulan birisine dayanması gerekir.Armudun iyisini ayılar yer.Arka gerektir arka. Böyle zamanlarda o olay ve nesnelere eskisi denli önem verilmez. bayram günü tıraşa ne? Her olayın. Kusursuz nesne olmaz. her nesnenin çoğaldığı bir zaman vardır. 340. 337. -Paradan haber ver. akıllı öğüdü sever. dayanılamayacak kadar ağır işleri yapmayı kabul eder. Armudu ilk çıktığı zaman. .Arı söğüdü. soyuna çeker. Herkes işine yarayan şeyi benimser. 326. 339. bol para karşılığında.) 325. 338. 2) Çocuk..Kişi kendisini sinirlendirene saldırır. kirazı da biteceği zaman yemeli. (-Cehenneme kira var. Aylık kaç? demiş. 331. 329. kim olduğunu söyleyeyim.Arık öküze bıçak olmaz! (çalınmaz). Anlayışlı kişiye uzun uzadıya açıklama yapma gerek yok.) Parayı güç kazanmakta olan kişi. önce yakınlarına yararlı olur. (Arının.Arkadaşını söyle. o adamın kimliğini ögrenmiş oluruz.Armudun önü.

Arslan kükrerse atın ayağı kösteklenir.Arpa verilmeyen at. Bir nesne için kullanılan ölçü. Bir iş yapmak için gerekli olan şeyleri santimi santimine hesaplayarak değil. Kişinin soyu sopu yoksul. niteliği ayrı olan başka bir nesne için uygulanamaz. Üstün gücü olanın öfkelenmesi. çul da giyer sallanır. 352. 353. büyük kazançlar elde etmiş olan kimse.Aslını saklayan (inkar eden) haramzadedir.Aslan kükrerse beygir titrer. aslını yitirmez. Güçlü çağında ağır ve büyük işler yapmış. kamçı zoruyla yürümez. 357. ölçüyü biraz geniş tutarak hazırlayınız. Sütü bozuk kişilerle yapılan en güzel iş ise tatsız bir biçim alır. bedasıl (soysuz) ile yeme aşı. çevresindeki güçsüzleri korkutur. her ne iş olursa olsun yapmalıdır bu zamanda. cansız her şeyin bir yakışığı vardır. Her nesnenin değeri. ar etmez)..Arslan yatağından (yattığı yerden) bellidir (belli olur). Đnsan onları bu durumda görmek ister. Bkz.Asil ile taş taşı. Krş. iyi karşılar. Aslan kükrerse atın ayağı. Arsız ne kadar ağır hakaret görse aldırış etmez.Arşın malı kantar ile satılmaz. iş görmez. Kişi. soyluluğunu kavrar. 356. Onlardan utanmak. 346.Arpayı (buğdayı) taşlı yerden. pişkinliğe vurur. Çağımız. .Arslan kocayınca sıçan deliği gözetir. kızı kardaşlı yerden. kar yılı (Kar eden.Ar yılı değil. temizliğinden. gönül dostunda. Geçimi sağlanmayan kişi. 343. bal kokmaz. güçten düşünce pek küçük işlerle uğraşır. Güçlü kimsenin korkutucu sözleri.Astar bol olmayınca yüze gelmez. kar dünyası. 344. Fazla mal göz çıkarmaz. 345. Ar dünyası değil. Çünkü türlü etkenler.Arsızın yüzüne tükürmüşler. Giysi diye çul da giyip salına salına gezebilir. güçsüz kimseyi kıpırdayamaz duruma getirir. niteliğine uygun bir ölçüye vurularak belli olur. 342.Asıl azmaz. namusu ile. Krş.Aşığın gözü kördür (kör olur). Tarlayı taşlı yerden. 348.341. azla yetinir. görgüsüz olabilir. 354. Kişi değersiz bir kuşaktan gelmekle değersiz olmaz. Bir kimsenin kişiliği. yağmur yağıyor demiş. 349. 347.Arslan postunda. onlara sahip çıkmamak yanlıştır. 355. 351.Arsız neden arlanır.Artık mal göz çıkarmaz. hiçbir şeyden utanmaz. Arsız. oturup yattığı yerin niteliğinden. 350. Bkz. düzeninden anlaşılır. (Kokarsa kaymak kokar. gerçek ölçüden daha çok harcama yapmanızı gerektirebilir. Toplum içindeki yerini kendisi kazanır. Bir kişi ya da nesne... ne denli biçim değiştirirse değiştirsin. ne kadar sıkıştırılırsa sıkıştırılsın. Soyunu sopunu gizlemek ancak piçlere yaraşır. Canlı. para kazanma çağıdır. Temiz süt emmiş kişilerle yapılan en güç iş kolaylaşır.. utanma çağı değil. aslında ayran var).

(Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru yüzüne bey denilir. dert söyletir. arkadaşını iyi seçmeli ve bir iş sahibi olmalıdır. Aşka düşen kişi düşünceden uzaklaşır. 369. Pilav yiyen kaşığını yanında taşır. işini bil. Bu dert onu ağlatır.Aşk ağlatır. 361. . Öğreneceği işe karşı aşırı sevgisi bulunmayan kimse o işi ögrenemez. artık yararlı olmaktan çıkar. 362. gelinin yüzü ağ olur. (Dervişe Bagdat'ta pilav var demişler. eksik bir durumu kalmamasına dikkat etmelidir.. Aşktan gözü kararmış kişi. 370. Krş. gelişmesine yarayan şeyle artar. Çoğu zaman işi rast gelen kişi bilmelidir ki talih her vakit yar olmaz. mıhını arar. Kaymağı seven mandayı yanında taşır. Krş.Aşık alemi kör.Aş taşınca kepçeye paha olmaz.Aşını. Krş.Ata binersen Allah'ı. 363. Alet işler el övünür. 371. Yaratığın gücü. eşini. 364. attan inersen atı unutma.Ata arpa.Ata binen nalını. Kendini öyle yitirmiştir ki bu davranışlarını hiç kimse görmez. dört yanını duvar sanır.Aş tuz ile.Aşk olmayınca meşk olmaz. çukur yüzü yere. yiğide pilav. Bir şeyin hoşa gitmesi. 368. Aşığın gözü kördür. tuz oran ile.Aşı pişiren yağ olur. Sağlık ve mutluluk içinde yaşamak isteyen kişi yiyeceğine dikkat etmeli. Bey oturmak.Aşure yemeye giden kaşığını taşır. Bundan da iş yapana övünme payı çıkar. yumru yüzü üstü gelerek durmasıdır ki aşığın en sağlam oturuşudur). 365. Buğday başak verince orak pahaya çıkar. işitmez sanır. Aşkın gücü. Krş. 358. Abanın kadri yağmurda bilinir.Aşk başa gelirse akıl baştan çıkar. Yalan değilse ırak değil demiş.Aş taşarsa çömçenin değeri kalmaz. Önemsiz gibi görünen bir araç. Güzel şey.Kendisini aşka kaptıran kişi. 359. yararlanmanın gerektirdiği araçları hazırlamış olmalıdır. Kişi. Başka türlü derdi olan ise herkese derdini döker. Canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır.Aşıka Bağdat uzak (ırak) değil (gelmez). bu görevi yapmaya vakit kalmadan durum bozulmuşsa.) Bir şeyi elde etmek için taşkın bir istek içinde bulunan kişiye bu uğurda katlanacağı fedakarlıklar güç gelmez. ne sevgilisinin kusurlarını görür ne de çevresinde olup bitenlerle ve kendisi için önemli olan şeylerle ilgilenir. birtakım nitelikler taşımasına ve bu niteliklerin gerektiği oranda bulunmasına bağlıdır. Aşık alemi kör. Ölçüsüz ve aşırı nitelikler o şeyi tatsız. dört yanını duvar sanır. istenmeyen bir durumu önlemeye yaradığı zaman paha biçilmez bir değer kazanır. iyi gereç kullanılarak meydana gelir. Zemheride yoğurt isteyen cebinde bir inek taşır. 372.Aşık daima bey oturmaz. aklı yener. Krş. kullanacağı şeyin ayrıntılarını da almalı. Yararlanacağı bir iş peşinde olan kişi. 360. hoş karşılanmayacak aşırı davranışlarda bulunur. 367. Aşığın yüreği yaralıdır. Bir durumu düzeltecek araç ya da önlem. 366. zevksiz duruma sokar.

Atalar sözünü tutmayanı yabana atarlar. hayvanı çok hırpalama.. horlanır. bir işçi yetiştirebilmek için çok para. Kazancı olmayan kişi bunu çabuk bitirir. 375. 373. Sıkışık durumlarımıda bize her türlü yardımı yaparlar. Baba malı tez tükenir. ama yanınca yürür. .Ata malı mal olmaz.. toplum içinde itelenir. kılıç kuşananın. sonra da iyi bir yöneticiye teslim etmelisiniz ki istediğiniz verimi alabilesiniz. Onlar yetişir ama.Ata bindiğin zaman insafsızlık etme. düşman gibi binmeli. Ana baba. Krş. adımına göre değil. 379. Ataların yol gösterici öğütlerine ve geleneklere önem vermeyen. ite de. Bkz. ana ve babaya itaat etmeyi emreden Tanrı'yı da tanımıyor demektir. Satılacaksa o zaman satılmalıdır. (Ya da ata bindiğin zaman böbürlenme. döner dolanır gelir bahta. çok zaman ister. 378. Bir çocuk.Atasını tanımayan Allah'ını tanımaz.Ata eyer gerek. Attan indiğin zaman da onun yemini. Kazancı olan kimsenin malı bitmez. 385. Ana kızına taht kurmuş.Ataların sözü Kura'a girmez. Kişinin gerçek malı. yora yora bininiz. isteyenleri varken evlendirilmelidir. Babanın sanatı oğla mirastır. Ata iyi baktıktan sonra.Atalar çıkarayım der tahta. gereklerine uyulur. Bir işletmeyi önce donatmalısınız. Krş.At at oluncaya kadar sahibi mat olur. yetiştiren de her bakımdan yorulur. güzelliği geçmeden. ahlak kuralları dışına çıkan kimse ile herkes ilişkisini keser.At. adamına göre yürür. böbürleneni Tanrı sevmez). Bir kişinin. kendi çalışmalarıyla elde ettiği maldır. çabasına. kendin kazanmak gerek. Babadan kalan mal kalıcı değildir. 374.At arıklıkta. Tek başına kalan bu kişi. Tanrı sözleri değildir ama onun gibi kutsal sayılır. kız istenirken. At zayıf iken. Atasözleri.Ata dost gibi bakmalı. yiğit gariplikte. bir işin yürüyüşü de iş başındakinin bilgisine. Ama kaderde nasıl bir yaşayış varsa ancak o gerçekleşir. 383. sarsılmaz.. 377. Kız da körpeliği. 380. Onu tanımayan kişi. At.Atanın sanatı oğla mirastır. 381. 387. çok emek. eyere er gerek. Atın yürüyüşü binicisinin yönetimine bağlı olduğu gibi.At binenin (iş bilenin). 386. 382. 384.Ata dostu oğla mirastır. suyunu. korkmayınız. babamızdan bize kalan miras gibidir. besili.Ata da soy gerek. Çalıştırdığınız işçilerin gücü de iyi beslenmeleriyle artmaz mı? 376. kişi garip iken çetin sınavlarını verirler. tımarını unutma. buğruklarına saygı göstereceği kimseler arasında babası başta gelir. çocuğuna mutlu bir yaşayış sağlamaya çalışır. Babamızın dostları. hem de en çok işe yarayacak durumdadır. yıpranır. Bütün yaratıkların soylusu üstün niteliktedir. Bizi kollarlar.. bakımlı olduğu zaman hem gösterişlidir.At beslenirken. Buna Tanrı razı olmaz. Bu durumda kişiliklerini yitirmemiş ve görevlerini başarı ile yapmış iseler üstün niteliklerini belirtmiş olurlar. tutumuna göre değişir.

anılır. karışık soyu ile tanınır..Atılan ok geri dönmez. Bir işi başarabilmek için gerekli olan koşullar her zaman eksiksiz olarak ele geçmez. kendini kötü duruma düşmekten kurtarmış olur. kişiliklerine yakışmayan ağır ve aşağılık işlerde kullanılırlar. geçer. kemer bağlayanın. kavurur. 392. 1) Soylu kişiden zarar gelmez. 401. gizli kalamayan belirtisine bakmak gerekir. yöneticisinin işten anlayıp anlamadığını bilir ve çalışmalarını ona göre yürütür. 2) Kendisinden yararlanılan şey kimin elinde ise onun sayılır.Ateş düştüğü yeri yakar. Başkalarının acıması. ondan yararlanmasını bilene yakışır. Size çok bağlı bulunan kişiler bile. 394. Felaket kimlerin başına gelirse onları yakar. Đşçi.Ateş demekle ağız yanmaz.Atına bakan ardına bakmaz. 399. Bir olayın gerçekten meydana gelmiş olup olmadığını anlamak için. . aracını iyi kullanan kişi. kendilerini tutamaz. katırı anasıyla.Atın dorusu. Krş. 389. zararlı bir eylemin sözünü etmekle kendisini zarara sokmuş olmaz. sürekli bir acı içinde bırakır.. sizi incitirler. Đyi düşünmeden yaptığımız öyle işler vardır ki sonra pişman olarak eski duruma dönmek isteriz. 2) Đyi kişi temiz soyu ile. diye ardına bakmaya gerek duymaz. öteki bulunursa beriki bulunmaz. bir zaman gelir. 396. kötü kişi aşağılık. 391.Atın ölümü arpadan olsun. At sahibine göre.Atın tepmezi. Görevini eksiksiz yapan. Atın doru renkli olanı.1) Her şey.. 395.At binicisini tanır (bilir). 397. (Atın tepmezi. dahası. üzülmesi gelir.Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.. Nitekim iyi bakılmış ata binen. itim kapmaz deme.At (olur) bulunur meydan bulunmaz. Đkisinin bir arada bulunması çok tehlikeli olan şeyler birbirinden uzak tutulmalıdır. 393. ölürsem öleyim. ama yazgısı kötü kimseler. Biri bulunursa öteki bulunmaz. Bunlar eğitimle bir dereceye kadar yumuşatılabilir. Kişi. Değerli. Ama artık o duruma dönme olanağı kalmamıştır. 398.Atım tepmez. Kimi kişilerin felsefesi şudur: Sevdiğim yiyecekleri tıka basa yiyeyim de hasta olursam olayım. böyle kimselerin hakkıdır. onu gereği gibi kullanmasını. 400. Krş. itin kapmazı olmaz. Av avlayanın. 388. Bu belirti varsa olay da var demektir. kişinin gözünü budaktan sakınmayanı beğenilir. meydan (olur) bulunur at bulunmaz. itin kapmazı olmaz). Herkesin yaradılıştan birtakım sert huyları da vardır. düşman bana yetişecek mi.Atın bahtsızı arabaya düşer. Soysuz kişiden korkulur.Ateşle barut (barutla ateş) bir yerde durmaz (olmaz). yiğidin delisi. 390. başkasının malı olsa da.Atı atasıyla.

Atlı kaçar. et kaçar. arada eşekler ezilir. değerine göre davranışta bulunulur. insan ölmekle birlikte adının anılması gibi: Onun için kişi yaşarken iyi işler yapmalı. yaya arkasına ne düşer? Büyük işlere.At olur meydan olmaz. Bundan.At ölür meydan (nalı) kalır. uzun bir süre içinde yapılabilecek işi kısa zamanda yapıverir. Ancak yaşayışına bağlı birtakım izler sürüp gider. Atlı. aşağılık kimselerin işine yarar.Atta karın. Elde bulunan olanaklardan zamanında yararlanarak gezip dolaşırsak. At da kişi de hep tehlike karşısında imişler gibi uyanık olmalı.At sahibine (ağasına. Eşekten düşen için ölüm tehlikesi vardır. Bunun gibi. 413. 407. Birinin yönetimi altında çalışan kişi. 2) Soylu (uğurlu) kimse yüzünden başımıza gelen felaketi çabuk atlatırız.Atlar tepişir. meydan olur at olmaz. Đnanışa göre at ve kendisiyle evlenilen kadın eve uğur getirir.Atlar nallanırken kurbağa ayağını uzatmaz. 408. 411. Değersiz kişi.Atın varken yol tanı ağan varken el tanı. 412. atlarını. 416. Atın iyi koşması için iyi beslenmiş olması gerek..Atlıya saat olmaz. . 402. iş verilir. itim kapmaz deme. yiğit erkeğin burnu büyük olur. eş dost edinmek gerek. 414.Atta. eşekten düşene kazma kürek.. onların uğur getireceğine inanırlar. yiğit ölür şan (namı) kalır. Atım tepmez. aralarında bulunan güçsüzler zarar görür. biniciye) göre eşer (kişner). Her ikisi de talihine kalmıştır. yiğitte burun.Atın ürkeği. avratta uğur vardır.Attan düşene yorgan döşek. At binicisini tanır. Yüksek kimselerden birinin ölümü ya da görevden ayrılması. Türkler. kaçar.At ölür. Soysuz (uğursuz) kimse yüzünden başımıza gelen felaketi kolay kolay atlatamayız. 406. yurtlarını. Güçlü kimseler birbirlerine girerler. isterse beş saatlik yolu bir saatte alır. tutumunu yöneticisinin durumuna göre ayarlar. 1) Attan düşen.Bkz.At kudümüy yurt kudümü.At ile avrat yiğidin bahtına. Kişinin satın aldığı atları ve evlendiği kadından memnun kalıp kalmayacağı önceden kestirilemez. Yaşayan bir gün ölür. kendisine de değerli kişi gibi ilgi gösterilmesini beklememelidir. tetikte bulunmalıdırlar. avrat kudümü. iyi bir ad bırakmaya çalışmalıdır. Bkz. Atla yolculuk yapan kimse için bir yolun kaç saatlik olduğu söz konusu değildir.At kaçmaz. Đyi koşan atın karnı. 404. kazayı hastalanmakla atlatır. kimi zaman. bunu başaracak gücü olanlar girişir. 409. Herkese durumuna. itlere bayram olur. Olanakları bulunmayanlar böyle işlere niçin girişirler? 410. At ölmekle birlikte onun koştuğu meydanın kalması. bol olanakları bulunan kimse. At bulunur meydan bulunmaz. eşlerini kutsal sayar. Krş. yiğidin korkağı. 403. 405. 417. 415.

Đş bilmeyen kadın ise en iyi gereci kullansa bile bir şey yapamaz. 425. 431. Ailede kadının rolü çok önemlidir. 421. başkasını yenmek için çeşit çeşit ustalık kullanır. Hazıra konarak iş yapmayı adet edinmiş olan kişi. 422. Krş. geniş bir özgürlük dünyasında. Bir erkek karısının malından yararlanmayı düşünmemelidir. her zaman bu yolu izler. kemer bağlayanın. avrat var. Đnsanlar da böyledir: Hatıra. kapı mandalı gibi.Avrat var.Av vuranın değil alanın. zarara kendisi uğrar. Kısa zamanda beliren kişilikler gerçek değer taşımayanlardır. çoluk çocuğundan çok ona bakar. Önemli bir varlığından isteye isteye vazgeçen kimse artık onu aramamayı göze almalıdır. 420. Kuşlar. başa kakılır. elverişsiz gereçle güzel şeyler meydana getirir. Türk. birçoklarında yiğit ile birlikte anılmış.418. dertten kurtarmanın yolunu bulamaz. Türk atın o kadar candan dostudur ki kendisinden. (Karı malı hamam tokmağıdır). Onun sütünden içki bile yapmıştır.Av köpeği avdan kalmaz. onu kullanmasını becerebilenin hakkıdır. Bunlarda at. 427. atı çok sever. Öyle kadınlar vardır ki ailenin düzenini.. 424.. semirir). Krş. Hiçbir kimse kendisini kazadan. başa gelmedik iş olmaz. Yoksa durum. 419.. .Ayağa değmedik taş olmaz. 428.At yiğidin yoldaşıdır. vefalılığın. At. Bir kişi. kılıç kuşananın.At yedi günde.Avcı ne kadar al (hile) bilse. Değerli kişilikler.Av avlayanın. tehlikeden. 430. Türk'ün savaşta kahramanlık ortağıdır. durumuna uygun yöntemlerle korunur.Avrat var ev yapar.Ava gelmez kuş olmaz. mutluluğunu bozarlar. peyniri deri. anlayışlılığın. ayı o kadar yol bilir. avrat var ev yıkar. yürekliliğin. onu elde etmek yolunu bilenin.Avradı eri saklar. zamanla gelişir. 423.Avradı boşayan topuğuna bakmaz. inceliğin. buğday unundan keş yapar. yararlılığın simgesi olarak gösterilmiş. hayale gelmeyen çeşit çeşit felakete uğrarlar.. Her şey. Ama karşısındaki de yenilmemek için çeşit çeşit önlem alır. At üzerine pek çok atasözümüz vardır.Ava giden avlanır. kapı mandalı. başa gelmez iş olmaz. Đş bilen kadın.Avrat (kadın) malı. bir şeyden yararlanma. Çıkarını başkasına zarar vermekte arayan kimse. Ayağa değmedik taş olmaz. Bir şey. Barışta her günü atla birlikte geçer: Yolculuğu onunla yapar. mutluluk getirirler. eve-girerken. 429. Ayak almadık taş olmaz. Öyle kadınlar vardır ki bir aileye düzen verir. it yediği günde (belli olur. yükünü onunla taşır. At binenin. Bir şeyin sahibi ondan yararlanamıyor da başkası yararlanıyorsa asıl sahip yararlanan kişi demektir. Birçok işlerini onunla arkadaşlık ederek yapar.. çıkarken. 426. arpa unundan aş yapar. soyluluğun. at bakımına büyük özen gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. insanlardan uzak yaşamalarına karşın avlanmaktan kurtulamazlar.

güzellikleri bulunduğunu ileri sürer. 437.Ayın on beşi karanlık. çirkinliğini görmez.Ay görmüşün yıldıza minneti (itibarı) yoktur. ona her gün gidersen usanır. Hastalıktan korunmak. 435. güvenden ileri gelen çalıştırmalar da vardır. başa gelmedik iş olmaz. 441. Hırpalamak her zaman kötülük yapmak için olmaz. kirpi yumuşağım demiş. 432. Bin işçi. Kişinin yaşamındaki kötü gidiş sürüp gitmez.. Giderini gelirine uydur. ayağa değmez taş olmaz). sevgiden ileri gelen hırpalamalar.Ay ayakta. Krş. Đşçinin iyi iş yapmasını. Bkz. (Ay gördünse bayram et). Her inişin bir yokuşu vardır. Onun için çoban uyuyabilir. Krş. bir başçı. felaketlere uğrar. ondan daha az değerde olanını beğenmez. iyi günler de gelir. olur olmaz şeyleri sıkıntı konusu yapmamalı. Krş. Beklenen bütün sevinilecek durumlar için bu ihtiyat gösterilmelidir. 2) Ay aydınlığında sürüye hırsız gelmez.Ayağı yürüten baştır. 1) Çobanların akşam erkence yatması. Krş. Ne denli yakın dostun olursa olsun. 442.Ayı görmeden bayram etme...Ayda bir gel dostuna. Hiç kimse kusurunu. Ay karanlığında çobanın uyanık olması gerekir. Đş gerçekleşmeden ona oldu gözüyle bakılıp sevinilmemelidir. ay yatakta çoban ayakta.Bkz. (Başa gelmez iş olmaz. Bir şeyin çok üstününü. güçlüklerle karşılaşır.Ay ışığında ceviz silkilmez. yoksa çok uyanık olması gerekir..Ayak almadık (ayağa değmedik) taş olmaz. erdemleri. on beşi aydınlıktır. yarsız (dostsuz) kalır. çeşitli sıkıntılara. 433. 436. 438.Ayıpsız yar arayan (dost isteyen).Ayı sevdiği yavrusunu hırpalar. Eşim kusursuz olmalı diyen eş bulamaz. Krş. dahası. Bu kural yalnız eş için değil. halkın iyi bir düzen içinde çalışmasını baştakiler sağlar. kalksın ayak üstüne. yatsın sırtı üstüne. günde bir gel dostuna. sabahleyin erkence kalkması gerektir. Harcamaların gelirini aşmasın. başını serin. elde etmek istediğimiz her şey için doğrudur. 434.. geniş yürekli olmalıyız.Ayağını yorganına göre uzat.. çok güzelini görmüş olan kimse.Ayı akım. vücudumuzu yıpratmamak istiyorsak ayağımızı sıcak. 443. Đnsan ayaktazı.Ayağını sıcak tut. 444. Bayram ayının doğduğunu görmeden bayram etmek ihtiyatsızlıktır. Tabak sevdiği deriyi. Ara sıra git ki saygı ile karşılasın. Kusursuz güzel olmaz. gönlünü ferah tut düşünme derin.Ay gördünse bayram et.. 440.. Ayı görmeden bayram etme. Ayak almadık. Đnsan yaşlandıkça türlü türlü engeller. Kamu yönetiminde de böyledir. Genel düzene yardımcı olan araçlar varsa baş yönetici rahat eder. çoban yatakta. 445. Ava gelmez kuş olmaz. başımızı serin tutmalıyız. 439. .

kızgınca çiftleşme isteği gösteren kadın yaraşır. 456. 457. Ama başka işler. Bir avuç suçlu.Aza demişler: . 2) Azgınca çiftleşme isteğinde bulunan erkeğe. kendilerini kurtarmak için gerekiyorsa. 448. Bkz.Az eli aşta gör. Öyle zaman da olur ki bir yıllık kazanç. 453. 1) Belalı kişinin hakkından şerli kişi gelir. çoğunluğa boyun eğer. Kurunun yanında yaş da yanar..Ayrandan aşağı katık olmaz. 452.Azca nereye? . çok eli işte gör. Duygusuz insanlar. sözünü yerine getirmek için güç durumda kalabilir. Krş. çok kişinin çalışmasıyla daha çabuk bitirilir. insanı bir yıl geçindirir. 455. Yapılacak işi kolaylaştırmak için yararlanılacak ucuz nesneler arasından öyle biri seçilir ki daha ucuzu yoktur.Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz. Bkz.Azan kurda kızan köpek. 446. Çoklar. yavrusunu ayağının altına almış. Bkz. pişme zamanından önce yemeği ortaya koyamazlar..Ayranım (yoğurdum) ekşidir diyen olmaz. çok eli işte gör). bir ay geçindirmeye yetmez.Ayıyı (maymunu) fırına (ateşe) atmışlar. bir zaman gelir ki kurnazlığını kullanamaz.Nereye? . 447.Azı bilmeyen çoğu hiç bilmez. her zaman çoğa uyar. Çok şey vermeye ya da yapmaya söz veren kişi.Az el aş kotarır (yemek pişirip kaplara koymak). çok öde.Az ada. (Zeyrek kuş iki ayağından tutulur). 460. azların birikmesiyle meydana gelir. çok el iş kotarır (Bir işi bitirmek). El elin aynasıdır. 449.. Bu nedenle yapabileceği ölçüde az şeye söz vermeli ve verdiği sözü eksiksiz yerine getirmelidir.Ayyar tilki art ayağından tutulur. 459. Öyle zaman olur ki bir aylık kazanç. Az. Bkz. 450.Yeterli olmayan koşullar içinde iş yapılırsa beklenen verimli sonuç alınamaz.. ya da onun emrine girer: Büyük sermaye. Onun için yemek yapmaya az kişi yeter. 451. . -azınlık. 458. Az el aş kotarır..Çokçanın yanına. çocuklarını tehlikeye atmaktan çekinmezler. yakayı ele verir.Az ateş çok odunu yakar.Çoğun yanına demiş. büyük bir suçsuz yığınının başını belaya sokar.Aynan yoksa komşuna bak. Biri bilmeyen.. Küçük bir tehlike. Aza demişler: Nereye?. büyük şey edinmek fırsatını sürekli olarak kaçırıyorlar demektir. 454. büyüye büyüye önüne geçilemez durum alır. Đşini hile ile yürütmekte olan kişi.Çokçanın yanına).Ay (gün) var yılı besler.Azca nereye? .. Küçük şeyleri hor görenler. yıl var ayı (günü) beslemez. Ne kadar çok kişi bir araya gelse. küçük sermayeye iş bırakmaz. Bkz. Kimse ayranım ekşi demez. (Az eli aşta gör. (. elverişli ortam bulunca.

az konuşursa hem çevresindekileri rahatsız etmemiş.Az mal kan yutturur.Azıksız yola çıkanın iki gözü el torbasında kalır. Baba koruk yer. Bu büyük bir fedakarlıktır. elde ettiklerinden daha çok zarara uğrarlar. Bu. kocasının evi. ya da armağan olarak az şey verebilir. Varlıklı kimse çok şey verebilir. 467. Bir süre sonra gerekecek şeyleri vaktinde hazırlamayan kişi. uşak sormaz. 474.Baba (evlat.. 465. Demek ki kişi iyi uyuyabilmek için pek az da yememeli. .Az veren candan.461. 469. hem de daha az yanılmış olur. 463.) 462. Aç kimse uyuyamaz. uz kaz. çok veren maldan. Kazma elin kuyusunu.Baba eder. 2) Azrail. Er ekmeği meydan ekmeği. Bkz.. edindiğiniz şey. Elde ettikleriyle yetinmeyerek daha çoğunun peşinde koşanlar. çoğu birbirini güttürür. Az yiyenin de uykusu az olur. 466. kavgasız) başım. 1) Evimde kalabalık olmazsa işim az olur. kaygısız (ağrısız. 2) Didişmesiz orta halli bir geçim. ::::::::::::: -B472. 468. boyunca kaz.Az söyle. 1) Azrail yetişmemiş çoluk çocuğun var mı? diye sormaz. eceli gelenin canını alır. uyumakta güçlük çeker. 471.. Midesi dolu olan rahat edemez. Krş. Kişi. isterse az olsun. koca (er) ekmeği meydan ekmeği.Az olsun. Çok dinlemekle ise çok şey öğrenir. yardım.Az yiyen az uyur. didişme de olmaz. çok yiyen güç uyur. Yaptığınız iş. -Oğul hizmet. 464. Hiçbir özür de kabul etmez. büyük. çok dinle. Az malı yönetmek için gereken araçlar. 470. Krş. Birisi için kazdığın kuyuya kendin düşebileceğini gözönünde bulundur. 473.Azıcık ağrıya aş (çokçasını iş) bastırır. serbestçe harcayacağı para kocasının parasıdır. Varlıklı olmayan kimse. Küçük bir rahatsızlık bir şeyler yemekle geçer. uğraşma.Az kaz. yapılan harcamalar çok mali yönetmeye de yetebilir. Onun gönül ferahlığı ile yaşayacağı yer. ancak temiz ve iyi olsun. zamanı gelince hazırlıklı kişilerin durumuna imrenir ve içinden bana da verseler isteği geçer. Onun için bu kuyu kendini kurtarabileceğinden daha derin olmasın. pek çok da.Az tamah çok ziyan (zarar) getirir. oğul öder. ya da çocuğunun evinde barınıp onların eline bakmak çok sıkıcı bir durumdur. onun için özveri sayılmaz. (Düşünmekle sonuç alınamayacak birçok sorun da kendini işe vermekle unutulur. uz (öz) olsun. türlü uğraşma ve didişmelerle dolu zenginlerin yaşayışından daha iyidir. Bir kadın için babasının. küçük demez.-Baba himmet.Azıcık aşım. Yani sana yapılmasını istemediğin bir kötülüğün daha ağırını başkasına yapma. Bu nedenle çok mali yönetmek az malı yönetmekten daha ucuza gelir. oğul) ekmeği zindan ekmeği..Azrail gelince oğul.

Baba malının değeri pek bilinmediği gibi hazır mal da çabuk biter. Başka koruyucular ve korunanlarda da durum budur. 480.Baba koruk (erik. bittikçe yenileyen kocasıdır. (Baba eder.. koca vergisi doyumluk. Krş.Büyüklerin. tarla çayırda.Baca eğri de olsa duman doğru çıkar. göstermelik olmaktan ileri geçemez.. kulağı dolu darıya satardım. Bakarsan bağ.Bağda izin olsun.Babamın (anamın) öleceğini bilseydim. suyu az olan yerde. 481. üzüm yemeye yüzün olsun)..Babasından mal kalan. ekşi elma) yer. 487.Baba malı tez tükenir. Krş.. 485. ne denli elverişsiz ortam içinde bulunursa bulunsun. oğul öder.. evlat gerek kazana. 488.). yemeye yüzün olsun.Baba vergisi görümlük.. (Bağda izin olsun. Bağa bak üzüm olsun. Yoksa ne yüzle tam verim bekleyebilir? Krş. Her şey... 476. 479. merteği (direk) içinden bitmiş sanır. kendilerine el uzatıp yardım etmelerini istemeye hak kazanabilmek için küçüklerin görevlerini iyi yapmaları gerektir.) Babanın yaptığı kötü işin sıkıntısını çocuk çeker. Kızın ömür boyu süren büyük giderlerini kocası üzerine almıştır. 486. .Bağın taşlısı.Bağı ağlayan yüzü güler.Baba oğluna bir bağ bağışlamış. yaşama sorumluluğunu duyan akıllı evladın gerçek malı. Ama çocuklar babaları için küçük bir özveride bulunmazlar. 482. üzüm yemeye yüzün olsun. Çocuk daha küçük yaşta ister istemez babasının sanatı ile ilgilenir. 489.Babanın (atanın) sanatı oğula mirastır. zeytin dededen kalmalı. oğlunun dişi kamaşır. Babalar çocukları için büyük özveride bulunurlar. Baba malına güvenip kazanç yolunu tutmamak çok yanlıştır. verim beklediği şeyden istediğini alabilmek için gereken harcamalardan kaçınmamalıdır. Sade pirinç zerde olmaz. Yaradılıştan iyi ve doğru olan kişi ya da nesne. Kendini bilen. babadan oğula miras kalır. 484. tarla suyu bol olan yerde bulunursa daha çok ürün verir. 475. Bkz.. uzun saçlı kadın daha gösterişli ve sevimlidir. Bir baba dokuz oğlu besler. Böylece bir sanat. onun ne büyük çabalar harcanarak ve ne denli sıkıntılar çekilerek kazanılmış olduğunu bilmez. Bağ budanırsa (budanan yerden su damlar) bol ve güzel üzüm verir. daha değerli. karının saçlısı..Bahanesiz ölüm olmaz. 478. Bkz. Krş. miras yoluyla elde etmiş olan kişi. hazırladığı çeyiz.Bağ babadan. Giderek bu sanatı öğrenir. Bağ... Nitekim bağ. Anamın öleceğini bilseydim. niteliğini yitirmez. kendisi için en uygun ortamda daha verimli olur. Çeyiz olarak gelen şeyleri eskidikçe. Bir babanın kızı için harcadığı para. Zeytinin bol ürün vermesi için hiç olmazsa iki kuşaklık bir zaman geçmelidir. oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş. 477. Malı kendi emeğiyle değil.. Ata malı mal olmaz. Kişi. bir kuşak geçecek kadar yaşlandıktan sonra bol ürün verir.. Taşlı yerdeki bağ. 483.Bağa bak üzüm olsun.Bağ bayırda. Büyüyünce kendisi de bu sanatla uğraşır. kendisinin kazandığı maldır. (Sebepsiz.

506. Tatlı sözlerle güzel bir şey gerçekleşmiş olmaz. 498. . Ecel geldi cihane.Bahşiş atın dişine bakılmaz. bakayım sana iki gözle. O işi yapan bu aracı elinde bulundurur. Bağına yağmur yerine ya taş ya dolu yağar. 496.Bak bana bir gözle. oduncunun var baltası. ne kuruda biter ne yaşta. Bakarsan bağ. kapan yer. önce o nesneyi elde edip sonra işinizi görmelisiniz. bakmazsan mat. bakmazsan dağ. Bunun gibi. Beleş atın. eve gel kör olası. 490. Krş.Baht (akıl) olmayınca başta. 495. Bkz. 494.Bakan yemez.Bakarsan bağ.Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir. Her iş yapılırken özel bir araç kullanılır.. 502.Baktın yarın yar değil. sonra aptes boz. Kimse ona bakmasın denilemez. kötülüğü herkesçe bilinen kişiyle de ilişki kurma.Baktın ki kar havası. 501. 503. Hiç yapılmadan. Aşağılığı. sadece nasıl yapıldığını görerek bir şey öğrenilemez. 491. Đşinizi yaptıktan sonra gerekecek olan nesne işinizi yapıncaya değin ortadan kalkacaksa. 504. Balın dibi. 507. Tehlikeli bir durum belirmeye başlayınca ondan uzak kalmanın yoluna bakılmalıdır. terkini kalmak az değil.. Bakılıp onarılan şeyler yararlanılacak duruma gelir.Balcı kızı daha tatlı. Talihsizin bütün işleri ters gider. Bağa bak.Bkz.Baktın ibrik akıyor. Đnsan tedbirsizliği yüzünden bir yıkıma uğradıktan ve iş işten geçtikten sonra neden şöyle yapmadım.. değerleri derinleştikçe artan ve değerleri yüzde kalan insanlar vardır. Onu ele geçirmek için davranmak gerekir.Bahtsızın bağına yağmur. Kendine yakın bildiğin kimsenin içtenlikten. dürüstlükten uzaklaştığını görürsen dostluğa son vermekten utanma.Balcının var bal tası.Balı dibinden. önce götünü yu. bakmazsan dağ (olur).Bal bal demekle ağız tatlanmaz (tatlı olmaz).Bakan göze bağ (yasak) olmaz. Đlişki kurabileceğin kişi ile arayı büsbütün bozma. 497.. 492. Sen bana ne denli yakınlık gösterirsen ben sana ondan çok yakınlık gösteririm.Bakmakla usta olunsa (öğrense). yağın yüzü daha güzeldir. 499. ya taş yağar ya dolu. Herkesin gözü önündeki şeye bakılması önlenemez. neden böyle yapmadım diye üzülür. Kişi talihsiz ya da akılsız olursa giriştiği hiçbir işten olumlu sonuç alamaz. Güzel mal satan kimselerden alınan şeyler daha çok hoşa gider. sıçacağın yüze bakma. Bir şey sadece bakmakla edinilemez. Bakımsız bırakılan şeyler işe yaramaktan kalır. yağı yüzünden.Bakarsan at. 493. 500... Bkz. köpekler (kediler) kasap olurdu (kasaplığı öğrenirdi).Bakacağın yüze sıçma. 505.

taze oğul balıdır. 522.Balın alası (tazesi) oğulun tazesinden. 510.Bal ile kaymak isteyen akçesine kıymak gerek. 524. 515. dağıttığından az çok kendisi de yararlanır. pahalı nesne elde etmek isteyen. Bir şeyi ele geçirebilmek için onu yönetenleri ele geçirmek gerekir. ondan yararlanmak isteyen asalaklar dolaşır. Bir işi yapmaya gücü yetmeyen kişi. 517. 2) Ana baba için en tatlı şey. Güzel şeyin çevresinde.Balta değmedik ağaç olmaz.Balık kokarsa tuzlanır. balık etine kolay kolay doyulmamasından ve balık avcılarının hep geçim darlığı içinde bulunan kimseler olmasından ileri gelmektedir. Güzel yemeyi. 1) Birçok kimseler. 512. Güzel bir şey. Zarar görmeyen.Balık demiş ki: Etimi yiyen doymasın..Bal ile kaymak yenir ama her keseye göre değil. Güzel. 511.508. kendisinin yapamayacağı işleri için başkasının yardımına gerekseme duyar.Balı olan bal yemez mi? Bir kimsenin elinde başkasına verilecek.Barutla ateş bir yerde durmaz (olmaz). 518.Bana dokunmayan (beni sokmayan) yılan bin yaşasın. Bu inanış. ya da satılacak bir nesnenin bulunması. ama kimseye kötülüğü dokunmayan kişiye ilişilmemelidir.Balık baştan kokar.Bal olan yerde sinek de olur (bulunur).Balı. Canına kıyılan balığın böyle ilendiğine inanılır. ondan kendisinin de yararlanmasına engel değildir. kısmetlisi yer (yememiş.Baskıdaki altından askıdaki salkım yeğdir. Baştakilerin tutumu bozuk olan toplumda her şey bozuk olur.Balık Çok konuşurum ama ağzım su dolu demiş. ya tuz kokarsa ne yapılır? Bkz.. 521. güzel giymeyi.Balta sapını yonamaz. 2) Zararlı olduğu bilinen. 516. Başkalarına güzel şeyler dağıtmakla görevli olan kimse. 513. kısmeti olan yemiş). kendilerine kötülüğü dokunmayan zararlı birisinin bu durumuyla yaşayıp gitmesini hoş görürler. Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz. parmağı uzun (olan) yemez. Kişi. Bkz. umulmadık birinin eline geçer. 519. avımı yapan gülmesin (onmasın).Balık baştan avlanır..Bal tutan parmağını yalar. Et kokarsa tuzlanır. Krş. onu isteyen ve elde edecek gibi görünen kimsenin değil. 523. 520. Ateşle barut. güzel eşya kullanmayı herkes ister ama bunları ancak parası bol olanlar yapabilir. yıkımlara uğramayan kimse yoktur.. yapamam demez de inanılmayacak bir mazeret ileri sürer. 514. 1) En güzel bal. bunun gerektirdiği özveriye katlanmalıdır. . küçük çocuklarıdır. 509.

Đş başına deneyimsiz yönetici getirenler. yel (el) almazsa sel (yel) alır. 531.Baş dille tartılır. Toplum içinde hiç kimse başına buyruk değildir. işe yaratılan az değerli nesne. Đnsan olgunlaştıkça daha çok alçakgönüllü olur. dünya (-nın) varlığı. Dünyanın en büyük zenginliği.Baş nereye giderse.. 536. 530. kulak sağır.Başın başı. Uğradığımız kaçınılmaz yıkımlara katlanmaktan başka elimizden ne gelir? Sabırlı olmalıyız. 539.Kullanılan.. Başın başı. Baş başa bağlı. 527. onun dışına çıkamaz.. başımızda bulunan yöneticiye. . insan öldürmekten daha büyük bir suçtur demeliyiz ki ağaç kesmenin ne kadar kötü ve zararlı bir iş olduğuna dikkati çekebilelim. savaşı kazanır. yaş kesme. beden sağlığından başka bir şey değildir.Baskısız (çivisiz) tahtayı yel (el) alır. 535.Baş başa bağlı. Biz yöneticinin buyruğu altındayız ama. saklanan. ayağa değmez taş olmaz. Alna yazılan baş gelir. Uğradığı zarara bir daha uğramamak için önlem alır. çapkınlığa kaptırmamış genç yoktur. kullanılmayan çok değerli nesnelerden daha iyidir. Bkz. yasaya bağlıdır. Krş. gereği gibi anlayamayız.Baş ağır gerek. Ağaç kesmek. padişaha).Başını sallamayan kavak olmaz. yönetici de toplum için konulmuş olan kanunlar ne buyuruyorsa onu uygular. Krş.Başım acemi berbere teslim eden. Başından bir iş geçmiş olan kimse o işte deneyimli olur. ayak da oraya gider.Başa gelmez iş olmaz. Kişi ağırbaşlı olmalı ve dedikoduları dinlememeli. 537. 534...) Sıkı bir yönetim altında bulundurulmayan ya da korunmayan gençler kolayca kötü yollara sürüklenebilirler. Kişinin aklı. cebinden pamuğunu eksik etmez (etmesin). Krş. Kendini bir sürü eğlenceye. baş da şeriata (yasaya. onun başı da dine. Düşmanı boş bulunduğu sırada basan..Başak büyüdükçe boynunu eğer. Başta bulunan her kişinin üstünde daha büyük bir baş. 528. Boş başak dik durur.Başa yazılan gelir. Başkasının uğradığı bir yıkımın ne kadar acı olduğunu.Baskın basanındır. 538. başın da başı vardır. onun da üstünde kendisinden büyük bir baş vardır. 526. onun yaratacağı sıkıntı ve zararları çekmeye hazır olmalıdırlar.Başın sağlığı. 529. 540. 532.Başına gelen başmakçıdır. 541. başımıza böyle bir felaket gelmeyince. ya da işitmemiş gibi davranmalıdır. söylediği sözlerle ölçülür. 525. 533. (Baskısız yongayı yel alır.Başa gelmeyince bilinmez.Başa gelen çekilir. Bizim başarımız. Ayak almadık taş olmaz. Bkz. sahipsiz tarlayı sel alır.Baş kes.

Bayramdan sonra gelen kınayı götüne yak. 547. yakasını bit. 552.Baş yastığı baş derdini bilmez.Baş yarılır börk içinde. Bir canlının (ya da bir durumun) gelişmesi sürekli bakım ve ilgi ister. Boş bir kişi değildir. 548.Bedava sirke baldan tatlıdır (tatlı olur). dışarıya duyurulmamalı.. 551. Bekar kimse. . 553.Baş sağ olursa börk çok bulunur. kılıksızdır. Başta bulunanların. derbeder bir yaşayış sürer ve herkesin eğlencesi olur. evlenme istek ve heyecanı içinde olduğundan alacağı kızın kusurlarını göremez. kol kırılır kürk (yen) içinde.Bekarlık sultanlık. En yakını bile onu anlamaz. buyruk altında bulunmaktan iyidir. 1) Bir topluluğa baş olan kimse. 545.Baş ol da eşek başı (soğan başı) ol. Đnsan derdi içindedir. Oruç tutan kimse için ramazan günleri ağır ağır geçer. parasını çarçur eder.. 544. anlaşmazlıkları. En önemsiz işlerde bile baş olmak. üstü başı kirli. saygınlığı büyük. Tanrı hiçbir canlıyı aç bırakmaz. Bir kimsenin suyunca gitmekten. dalaverecilere yedirir. yetkisi geniş. Bir kişi. Arabanın ön tekerleği. Para verilmeden ele geçen şeyler çok hoşa gider. 542.Başta bulunan nasıl bir yol tutarsa onun yönetimi altında bulunanlar da o yolu tutarlar. kel tavuk topal horozla. 549. Yaşayışı düzensiz.Bayram etiyle it tavlanmaz. 557. söylediklerine evet. 555. 2) Đş başında bulunan kişinin boş zamanı olmaz. 546. Sağlığı yerinde olan kişi işsiz kalmaz. Sabaha karşı önüne gelen bir serçeyi yermiş). olanakları çok olur.Bekarın parasını it yer. Bekar kimse bakımsızdır. Kişinin en önemli işi.Bayramda borç ödeyene ramazan kısa gelir. Gerektiği zaman ele geçmeyip daha sonra kavuşulan şey değerli de olsa işe yaramaz.Bekarlık maskaralık. taşıdığı değer dolayısıyla bir yere gelmiştir. kaz kazla. Krş. Rasgele ele geçen fırsat ne denli elverişli olursa olsun. peki demekten zarar gelmez. ibadet edermiş. kendine denk ve uygun olan kişiyle arkadaş olur. işi çoktur. 543. Bekar erkek. sızdırılmamalıdır. güç işlerin yapılmasını ertelemek ve uzak zamanlara atmak ister. Kımıldamadan duran baykuşun rızkını bile önüne koyar. (Đanışa göre baykuş bütün geceyi uykusuz geçir. bitlidir.Baş sallamakla kavuk eskimez. sağlığını korumaktır. 554. 550. kör gözü.Baz bazla. Bir aile içindeki kişilerin kusurları. kavgaları sır olarak aile içinde kalmalı.Bekar gözü.Baş olan boş olmaz.Baykuşun kısmeti ayağına gelir. sürekli değilse yararı sınırlı kalır. 556. Çünkü insan. Süresi bayramda dolacak bir borcu ödemek zorunda olan kimseye o günler çabuk geçiyor gibi gelir.

Onun için sevgileri arasında da fark bulunur.Beslemeyi eslemeden alma. parasını iyi korumalıdır. Yediye'nin yelleri beşe'nin selleri sözünde de geçen beşe şubat sonlarıyla martı kapsayan zamandır.Benzeye benzeye yaz.Beş kuruşun varsa beş yere düğümle.. yularına) bakılmaz. 559.Besle kargayı. Krş.. 562. Tellak terliyorsa sizi keselerken terleri üzerinize damlar.Beni sokmayan yılan bin yaşasın. Yüzü yüzünüze pek yakın olarak iş gören berber soluyorsa nefesi.Aile sorumluluğundan kaçan ve başıboş bir yaşayış sürmeyi seven kimselere göre bekarlık.. Sürekli bir hizmet için evine kabul edeceğin kimseyi iyice sorup soruşturmadan alma. benzeye benzeye kış olur. dizginine. başın Allah'a emanet..Berberin solumazı. Đyilik edip yetiştirdiğin öyle sütü bozuk. Bkz. ayrıca ter kokusundan rahatsız olursunuz. Uzman diye işe başlar da malınızı. tellağin söylemezi. az da olsa para artırması büyük azim ve irade ister. kahvecinin söylemezi. 1) Ana ve babaları bir olduğu halde kardeşler birbirlerine benzemezler.Beş para giren ev yıkılmamış. 569. Bu durum toplumun gelişmesinde ve gerilemesinde de görünür. 570. 561. Bana dokunmayan yılan. iyilik bilmez kimseler vardır ki sana en büyük kötülüğü yaparlar. 2) Aynı görevle bir arada çalışan kimseler yetenek. Para verilmeden gelen şey. 560. 572. Müşterilerinin içyüzünü bilen kahveci birinin sırını ötekine söylerse sanatını kötüye kullanmış olur. 566. kusuru olsa da hoş karşılanır.Beş kuruşun üstünde oturmaya beş batman göt gerek. Üzüm üzüme baka baka.Beş parmak bir değil (olmaz). 565. Kişi savurgan değil tutumlu olmalı. .Beşe.olumlu sonuç vermez. 564. oysun gözünü. 568.. Kazanç az da olsa ailenin yaşam düzeni bozulmaz. Kendisini uzman gibi gösteren her kişiye güvenmemeli.. Hangisine zarar gelse aynı üzüntüyü duyar. ağız kokusu burnunuza girer. bakma çiftten başka işe. eksiği.. Türlü niteliklerle ayrılırlar. eşi bulunmaz bir sorumsuzluk ve rahatlık durumudur. aynı biçimde yavaş yavaş soğuyarak kış gelir. Günler birbirinden çok farklı olmadığı halde hava yavaş yavaş ısınarak yaz. Kurda meden.Berk kaçan atın boku seyrek düşer.Benden sana bir öğüt: Ununu elinde öğüt.. Olağanüstü hızla yapılan iş -gereken özen gösterilemeyeceğinden. 563.Berber berbere benzer ama.. başarı bakımından birbirinden farklıdırlar. Kişinin kazancından. 567. Bkz. 558.Beleş (bahşiş) atın dişine (yaşına. canınızı tehlikeye sokabilir. Sana vereyim bir öğüt. 571. Çalışıp para kazanmanın yoluna bakılmalıdır.Beş parmağın hangisini kessen acımaz? Đnsan evlatlarını birbirinden ayırt etmez.

isteklerini başkasına ileten buyruk kuluna. Çok kötü bir duruma düşen kimse. 583. Suçu işleyen. Resmi işlere yanaşmak tehlikelidir.Beyler buyruğu yoksula kan ağlatır. Beş kadını yönetmek ve korumak için bir erkek yeter. aslını biliniz. Hiçbir kimse için süreli bir yaşam düzeyi yoktur. Bkz.Bey mi yaman el mi yaman? Bkz. zenginleşebilir. aldatıcı bir görünüşten ileri gelir.. Yüksek düzey insanı düşkün duruma gelebilir. Halkı yönetenler.Beyazın (akın) adı (var). 579. Egemen kişinin haksız buyruğunu yerine getiren. O sofrada ağırlanan kimsenin. birinci düğün sahibini çağırır. 577. Güçlü kişi ile yüz yüze bulundukları zaman ağızlarını açmayan kimseler. buyruk kulu olduğu için. Gerçek güzellik ve şirinlik esmerlerdedir.Bez alırsan Musul'dan. 582. buyruğu verendir. 578.. güzel olduğuna. güvenerek alınız: Musul bezinin sağlam. bundan daha kötü bir durumun da bulunduğunu düşünerek avunmalıdır. böylece ödüncün altından kalkmış olur. düğün aşı ödünç. ezerler. . Bkz. El mi yaman. 580. Abartılarak denilebilir ki devletin kamuya hizmeti için yaptırdığı çeşmeden su bile içmeyiniz. Hatırı sayılan kişinin sözlerini. Halkı sıkıntıya sokar. Ne alacaksanız cinsini. 2) Devletten aylık alarak geçinen. ancak bu.Bezirgan züğürtleyince geçmiş defterleri yoklar.Beyden gelen bey sayılır. düşkün durumda olan da yükselebilir. 585. esmerin (karanın) tadı (var). kul oğlu beylik.Bey ardından çomak çalan çok olur. 588.Bey oğlu kulluk. Hükümet. Düğün aşı yiyen ise günün birinde kendisinin yapacağı düğüne.. 576. hatırlı kişinin kendisi gelmiş gibi saygı gösterilmesi gerekir.. Şeytanla ortak buğday eken. güzel sayılır. Beyaz tenli olanlar. namusuna güvendiğiniz gibi. gittikten sonra kendisini çekiştirirler.Bey buyurur. Elde bulunan beyde bulunmaz. bey mi yaman? 586. karşılık olarak beye yemek vermesi kolay olmadığından bu bir borç olarak kalır. cellat keser.Beylik çeşmeden su içme. 575. soylu kızın terbiyesine. en sağlam kazanç yolunu bulmuş demektir. 1) Kişilerin yaptığı işi devlet yaparsa dört başı mamur yapar. 584. 581. suçsuzdur.Beylik fırın has çıkarır. 587. kız alırsan asilden. Beyin sofrası çok zengin olur.573. hatıra hayale gelmeyen bir noktadan size büyük sorumluluk çıkarır. 574.Beyde bulunmayan elde neler var.Beş tavuğa bir horoz yeter.Beterin beteri var (-dır).Beyle bostan ekenin vay haline!. uygulama olanağını düşünmeden buyruklar verirler.Bey aşı borç.

sorup öğrenmeden yapmaya kalkışmak kusurdur. Bu. 592. 3) Đşini titizce yürüten kişinin buyruğu altındakilere karşı iyi davranmasına güvenilip her zaman böyle davranacağı sanılmamalıdır. işini başarı ile yürütür. ne kadar çok işçi çalışırsa çalışsın. . yararlanma olanağın kadar artar. solu belli olmaz.Bin işçi. hem kendisi hem at için kolay olan davranışı yeğlemeli. Ancak bilmediği bir işi..Bin atın varsa inişte in. 591. yokuş aşağı inerken zorluk çeker. dil yarası geçmez (onulmaz). bir başçı. 599. huyu güzel olursa sevilir. ancak yararlandığı nesne yarar sağlamayacak duruma gelinceye değin sürer.Bıyığın uzunsa borazan çal. Nefesine güvenen borazancıbaşı olur. Bir işin planını çizen. bir kişi değer bin kişi..Bin kişi değmez bir kişi.. Müflis bezirgan. sakatlanır. düşüp ölebilir.Bkz. Bir kimsenin. 1) Binici. 589. yokuşa çıkmaya iyi dayanır. insanı sevdiren kendi huyu. Krş. Onun için. aksar. bin kişinin başarabileceği işi tek başına yapabilen kişi de. Ancak bir tek düşmanın bulunsa hep zarar görme tehlikesi içinde yaşarsın.Bıçağı kestiren kendi suyu. bir şeyin değeri. Bakarsınız ki tersliği tutar. Çünkü yanlış ve zararlı bir yola sapılmış olabilir. Bu durumdan bir zarar da gelmez. bir düşman çok. 596. 590. Bir işi başarabilmek. Krş.. yokuşta binmelidir.. Üzerinde yük bulunan at. Krş. kendisinde aranan özel nitelikte artar: Kişi. (Bir musibet bin nasihattan yeğdir). gerekli koşulların bulunmasına bağlıdır. kendisinden daha iyi bilen bulunur. 597. Bin tasa. 598. Bkz. Krş. Ancak üzerinde yük de olsa. bir atın varsa yokuşta bin. Ne kadar çok dostun olursa. ata sağdan da soldan da aynı kolaylıkla biner. Borcu ödemek için tasalanmanın faydası yoktur. iş başarı ile yürütülemez.Bin nasihattan bir musibet yeğdir.. Toplum içinde bir değerli kişinin yaptığı işi yapamayan bin kişi de vardır.Binicinin sağı solu olmaz. hangi yöntemi uygularsa uygulasın. hırpalanır.Bıçak yarası geçer (onulur). Erenlerin sağı.Bin dost az. ödeme yollarını aramak gerekir. yani inişte inmeli. programını izleyen. Bir kimsenin keyfi. kusur değildir. 600. El yarası onulur. 601. Bıçak. 595. düzenli olarak gerçekleşme yolunu gösteren bir baş bulunmadıkça.Bıldırcının beyliği arpa biçilene kadar. bir işe başlamadan o iş üzerindeki geniş bilgisi herkesçe kabul edilen kimsenin düşüncesi alınmalıdır. Krş. 2) Uzman kişi. bir borç ödemez. 593. Đnsan ise inişi yorulmadan iner de yokuşa çıkarken yorulur. Bundan dolayı kişi. Đnsan her şeyi bilemez.. çeliğine iyi su verilmiş olursa keskinleşme yeteneği kazanır.Bin bilsen de bir bilene danış. Ötleğenin beyliği..Bilmemek ayıp değil. sormamak (öğrenmemek) ayıp.Bin merak. 594. Ayağı yürüten baştır. Đnsan bir şeyi ne denli iyi bilirse bilsin.

Bir baba dokuz oğlu (evladı) besler. Krş.Bir anaya bir kız.Bir ağacın gölgesinde bir sürü yatar. Đyiliksever bilgili. sonra evlendirme işleri anneleri çok yorar. Krş. kötü adam da. Adı kötüye çıkan kişi. Bu durumdaki kimse ölmeyi yeğler mi yeğler.Bin tasa bir borç ödemez. Krş. tükenen bir maldır. Bir evde iki kız. hoşa gitmeyecek bir sözünü başkasına iletme görevini üstlenen.. yani para.Bir adamın sözü bir adama kolay.yoksul düşen babaları için.Bir ağızdan çıkan bin ağıza (dile) yayılır. Dahası zaman zaman çok üzer. Đyi düşünülmeden yapılan bir işten dolayı duyulacak pişmanlık.. işi düzeltmeye yaramaz. . 613. 605. Bir tümün küçük bir parçasını incelemek. Bir ağaçta gül de. bir kafaya bir göz.Bir ağaçtan okluk da çıkar. Kız çocuğu yetiştirme. gizli kalmasını istediği şey. erkek çocuğun yapamayacağı birçok işleri yaparak annesine yardımcı ve en iyi arkadaş olur. 609. Aynı aileden iyi adam da çıkar.. Krş. Açma sırrını dostuna. bu sözleri aktarırken kendisinin tarafsız olduğunu. Bir ocaktan iyi insan da yetişir. 610... sürekli olarak ürün veren. 2) Anneler.Bir ambar buğdayın örneği bir avuçtur. Çalışıp vermekle kurtulur. onu doğru yola getirmek için yararlı olmaz da tuttuğu bu yolda başına gelen bir yıkım. 611. ne kadar çok çocuğu olursa olsun hepsini yetiştirmek için gereken bütün özveride bulunur. 602.. Krş. Baba oğluna bir bağ bağışlamış. 608. sadece bir aracılık yaptığını bu anlatımla belirtir. Olsun ama.Yanlış yolda olan bir kişiye verilen yüzlerce öğüt.Bir adamın adı çıkacağına canı çıksın. ondan sonra işe girişilmelidir. para getiren bir maldır. harcanıp tükenen bir mal değildir. hemen kötülüğü ortaya atılır. 612. Onun için birden fazlası fazladır. harcanan. varlıklı kimselerden pek çok kişi yararlanır. kötü insan da. Kız çocuk. kendi paylarına düşen küçük bir yardımı yapmazlar. yayılmasını istemediği bir durumu kimseye söylememelidir. Krş. tümü üzerinde yargıya varmaya yeter. (Đnsanın adı çıkmaktansa canı çıkması yeğdir). 607.Bir avuç altının olacağına bir avuç toprağın olsun. kız çocukları olsun isterler. Söylerse. Son pişmanlık fayda vermez. Ama toprak. bu kamu yargısını kolay kolay düzeltemez. Bir ağaçtan okluk da. Bir kişi. Ancak çocuklar para kazanmaya başladıktan sonra -birçok kardeş de olsalar. 606. Krş. Nerede adı anılsa.. Yapılacak bir işin bütün yönleri önceden iyi düşünülmeli. Bir kişinin. 1) Bir başa bir göz ne kadar gerekli ise bir anneye bir kız da o kadar gereklidir.Bin ölçüp bir biçmeli.Bir adama kırk gün (deli dersen deli. dilden dile dolaşarak toplum içine yayılır. Bin merak. Sürekli telkinle bir kişinin bilinçaltına birtakım inançlar.. 604. akıllı dersen akıllı olur) ne dersen o olur. uyanmasına yarayan bir ders olur. Altın. sonucu iyi hesaplanmalı.Bir ağaçta gül de biter diken de. hiçbir araştırma yapılmadan. üzülmekle borç sıkıntısından kurtulamaz.. dokuz oğul (evlat) bir babayı beslemez. Baba... Borçlu.. 614. bir tanesi yeter. bokluk da. 603. Yerinde duran. duygular yerleştirilebilir. kötü olmasa bile.

Herkes görsün.. armudu say da ye. Bir yoksula. Krş. El eli yıkar. Ağaç yaprağıyla gürler. Olursa aralarında anlaşmazlık çıkar. 630..Bir dönüm güzlük on dönüm yazlığa bedeldir. Bkz. Krş. Zayıf kimselerin vücudunda çirkinlikler bulunabilir.. geri çevrilmez.Bir el bir eli (el eli) yıkar. 624. Tutumluluk. Bkz. Güzel. 618. Yalnız taş duvar olmaz. bin armut bir akçaya. Açma sırrını dostuna. çalışırlar da durumu düzeltemezler. Bir anaya bir kız. bir hayır işine yaptığınız yardımı..Bir (sağ) elinin verdiğini öbür (sol) elin görmesin (duymasın). 622.Bir (tek) elin nesi var. 627.. 623. soy. Elmayı soy da ye.. Nimet ne kadar bol olsa o kadar hoşa gider.. Bkz. Bkz. beklenen doyurucu sonuca erişilmiş olmaz. Bir toplumda iki baş olmaz. Bir elin nesi var.Bir başa bir göz yeter. . (Bir delinin kuyuya attığı taşı kırk akıllı çıkaramaz). iki el (de) yüzü (yıkar). Ev dememişler evran demişler. Bir kişi. kendisini övsün diye yapılan yardım. büyük bir istenç (irade) gerektirir.. Kimi zaman bir kişi öyle delice bir iş yapar ki birçok akıllı kimseler bir araya gelerek düşünür. 621.Birden çıkan bine yayılır. ya da sosyal bir ödevdir. 628.. 625. Kötü bir kişi.vazgeçilemeyecek bir miktarı vardır. soyma.Bir çiçekle yaz olmaz (gelmez).. bir dev. 620. Krş.. kötü bir davranış. Birçoğu fazladan denilebilecek şeylerdir.Bir çöplükte iki horoz ötmez. işitsin. Başkasıyla işbirliği yapmalıdır ki önemli bir varlık gösterebilsin..Bir evde düzen varsa düzen olmaz o evde. sadece kendisinin bildiği bir şeyi.Bir baş soğan bir kazanı kokutur. kırk akıllı çıkaramamış. Azla yetinmeyi bilenler bu miktarı yeter görürler. biri ötekini uzaklaştırır. bu çirkinlikleri giderir. iki elin sesi var. din ya da insanlık duygusu ile yapılmış iyilik olmaktan çıkar. büyük bir topluluğun havasını bozar..Bir dirhem gümüşün üstünde oturmaya bir kantar göt gerek. 619. 616. kötü bir söz. ama küçük bir belirti ile. Sonbaharda ekilen bir dönümlük yerden. Ama bunun hepsi zorunlu gereksemeleri karşılayan şeyler değildir.. başkasına söylemeyeceğini sandığı bir kimseye söylerse. 617. 629: Bir ev. 626. (Bir elin sesi çıkmaz).Bir deli kuyuya taş atmış. Amaç kendini göstermek değil. iki el de yüzü. kazancın çok küçük bir parçasını bile artırabilmek. en yakınlarınız dahi bilinemelidir.Bir elin sesi çıkmaz.615. Üşüntü köpek mandayı. Yalnızlık Allah'a. Biraz şişmanlamak. Bunun gerçek gereksemeyi karşıladığı için.Bir elma bin akçaya. az sonra konu herkesin diline düşer. Çünkü bu çeşit yardımlar dini. yazın ekilen on dönümlük yerin ürünü kadar ürün alınır. Đnsan büyük işleri tek başına yapamaz.Bir dirhem et bin ayıp örter. bir yaraya merhem olmaktır. Yalnız kalanı.

Bir evde (ya da bir yerde) iki rakip kadın varsa orada dirlik olmaz.Bir evde iki kız.Bir gözün gördüğü bir göze (başkasına) hayır etmez. Sessiz. Bir kimseyi başkasına karşı kışkırtmak için ara bozacak bir söz. 644. 640. Bunun sıkıntısını çeker.Biri yer biri bakar. Alırsınız. 634. herkesten üstün bir yaşama olanağı bulmuş olmak güzel şeydir. büyüklüğü eksilmeyip aynı kalan tek varlık. (Biribiri: birbirlerinin hısımı) Krş. 638. Krş. Birisi size bir fincan kahve içirmek gibi küçük bir iyilik etmiş ya da sizinle bu kadarcık bir dostluk kurmuş olsa. hatır sayılarak birkaç kez hoş görülebilir. uysal bir topluluğu. . 631.Bir görüş. 642. niteliksiz. Ama bu durumu sürüp giderse sert tepki gösterilmesi doğaldır.Bir fit bin büyü yerini tutar (yerine geçer). iki hatır. Kızın ne giyim giderleri biter. Görev elden gidebilir. bir kör biliş. üçüncüde vur yatır. ahmak bir kişi bile yönetir. Sağlık bozulabilir.Biribiri. bir sapa çakılmış ince çivi gibi. Akrabanın akrabaya akrep etmez. Bir kez görmekle bir şey iyice anlaşılmaz. 632. 646. 645.) Küçük de olsa bir iyiliğin değerini bilmeyen. ne de çeyiz için alınacak eşyası. 636. Bir evde iki kız olursa her biri bir taraftan aileyi sıkıştırır: Giyim kuşam ister.Bir günlük ölüye üç gün yiyecek gerek. kalın iğne. kıyamet ondan kopar. başka birinin o nesneyi elde etmesi kolay olmaz. 639. biter.. Akrabadan birinin ötekine can düşmanı olduğu çok görülmüştür.Bir fincan (acı) kahvenin kırk yıl hatırı (hakkı) vardır. her inadında istediği bir şeyi elde eder. biri çuvaldız biri biz (Meşin gibi şeyler dikilirken iğneye yol açmak için kullanılan. o kişinin her zaman hatırını saymanız gerekir.. Gelenek böyledir: Bir evde ölüm olursa o evde üç gün yemek yapılmaz.). bunu unutmamanız. bir ev düzmekten daha güç.Bir günlük beylik. öğrenilmez.. daha büyük iyiliklerin değerini de bilmez.Biri bilmeyen bini hiç bilmez. Tanrı'dır. 637. Bir kişi bir nesneye göz koymuşsa.. Đnatçı kişi. 643. Onlar istemese bile aile kendini böyle bir sorumluluk altında bilir.Bir kararda bir Allah.Bir hatır. Komşular ve tanıdıklar yemek gönderirler. bir murat. Evlenecek kızın gözü eşyaya doymaz.Bir katar deveyi bir eşek yeder. daha masraflıdır.. Gücü. zenginlik kalmayabilir. 635. onlara karşı da duygusuz kalır. çeyiz çemen ister. ona karşı teşekkür duygusu beslemeyen kişi. beyliktir. Bir kızı donatmak. Evin eksikleri bellidir. Çok kısa bir süre için de olsa. 633. bin büyü kadar etkilidir.Bir kılın bir örmeye faydası var. Herkesin yararlanabileceği şeyden kimi kişiler yararlanır da başkalarına yararlanma olanağı vermezlerse bundan büyük kavga çıkar.Bir inat. 641.Bir ev (gemi) donanır. (Azı bilmeyen çoğu hiç bilmez.. Đnsanın yaşayışı bir düzende sürüp gitmez. bir kız (çıplak) donanmaz. Bir kimsenin densizlikleri. adamı yer diri diri. Bir anaya bir kız.

başka konularda.Bir kimsenin adı çıkacağına canı çıksın.Bir koyundan iki post çıkmaz. 653. 660. büyük sonuçlar doğurabilir: Bir çivi eksikliğinden bir nal düşer..Bir ocaktan okluk da çıkar. Bkz. Krş. Etkili söz ise büyüden daha güçlü bir inandırıcılık taşır.Bir söz ara bozar.. 656. bir de senden küçüğün sözünü dinle. Namusunu satmış birisi. üçüncüde ele geçersin çekirge. birkaç kez kurtulma yolu bulsa bile günün birinde yakayı ele verir. Savaşta. bir ödevi küçük saymamak. Bin nasihattan bir musibet yeğdir. Bir aileden terbiyeli. serseri. kişiyi yanlış şeylere inandırır. boşuna emek harcamaktır.Bir musibet (felaket) bin nasihattan yeğdir. Bu durum. 647.. Öyle bir söz olur ki iki dostu düşman eder. Bir kimseden verebileceği kadar bir şey alındıktan sonra dolambaçlı yolla aynı şeyi bir kez daha almaya çalışmak. Bir uyuz keçi bir sürüyü boklar. önemle ele almak gerekir.Bir korkak bir orduyu bozar.. Büyü. 651.bir söz ara düzer. Đki dinle bir söyle. korkak bir kişi. büyüklerinin deneyimlerinden yararlanmalı. yalnız kendi çevresi için değil. Krş. bir nal bir at kurtarır. iki sıçrarsın çekirge. Bkz. 662. Ama o. temiz çocuk da yetişir. bir nal eksikliğinden bir at koşamaz olur. akıllıca düşünce ileri sürebilecek küçüklere de danışmalıdır. Önemli bir işe girişecek kimse salt kendi düşüncesiyle yetinmemeli. Söz var ara bozar. 657. başka ortamlarda da görülür. Küçük bir şeydir ama gönül kazanmakta büyük önemi vardır. 648. Böylece bir çivi yüzünden bir ordu yenilgiye uğrayabilir. 650. Selam bir ilgi ve sevgi belirtisidir.Bir kızı bin kişi ister (de) bir kişi alır. Gönül kazanmak için buna benzer birçok ilgilerden yararlanılabilir. Nitekim küçük bir vidası eksik olsa koca bir fabrika çalışamaz. heyecan yaratan sözleriyle bozgunluğa yol açar. daha geniş çevreler için de lekedir. ancak bir kişiye kısmet olur.Bir pire için bir yorgan yakılmaz. Küçük görünen işler. 649.Bir sıçrarsın çekirge. Herhangi bir olayı. kaygı.Büyük girişimlerin gerçekleştirilmesine önemsiz görünen araçların yardımı olacağı unutulmamalıdır. Güzel bir şeyi herkes elde etmek ister. 655. bokluk da. Đnsanın adı çıkmadansa. 654.Bir söz yola getirir. ya da birlikte iş yapacak toplulukta. 658. ahlaksız çocuk da. Küçük bir zaran önlemek için büyük bir zarar göze almak yanlıştır. . Öyle bir söz de olur ki iki dargını barıştırır. kormutana bir haberin yetişememesi dolayısıyla savaşın kaybedilmesine mal olabilir.Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır (dokunur). 652. 661. bir söz yoldan çıkarır.Bir senden büyüğün. bir atın koşamaması. Bkz. Önem verilmeyen küçük bir yaradan ölenler çoktur. Suçlu. telaş. bir işi. 659.Bir selam bin hatır yapar. Doğru yola götüren inandırıcı sözler de yanlış yola sürükleyen etkili sözler de vardır.Bir mıh bir nal kurtarır.Bir söz bin büyüye bedeldir.Bir söyle iki dinle.

aşağıdan almalıdır. çürük) baklanın kör alıcısı olur.Borca haylık bir aylık. Kötü yaradılışlı.Borcun yoksa kefil ol. Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır. 674. Krş.. toplulukta kötüler türemesinin etmeni olur. bunlardan anlamayan isteklileri olur. Borçlu.Borca içen iki kez (kere) sarhoş olur. 668.. Yemem diyen de parçalarcasına sofraya saldırır. 678. Bkz. bir türlü yükselmezler. Bu provalar sırasında belki de bir sakınca hatırımıza gelir. Veresiye şarap içen..Borçlunun dili kısa gerek. Borçtan kurtulmanın çıkar yolu vermek.Bir tepe yıkılır. işin yoksa şahit ol. 676. Đşin yoksa şahit ol.Bitli (kurtlu. sonra söyle. Sözünü bil.Borçlunun döşeği ateşten olur. işe yaramaz nesnelerin.. 673. Borç altına girilerek yaşanan keyifli günler çok sürmez sıkıntıya dönüşür. borç da gittikçe büyür. Birinin kaybettiğini başkası kazanır. Üstelik siz. bir oturmam diyenden.Bol bol yiyen bel bel bakar. Erteleyip durmak yanlıştır. Borcu ilk fırsatta ödemek gerektir. Borçlu ve dertli yaşamaya dayanılmaz. Oturmam diyen konuk.. güzel görünür. Kötü. 671. 672. 2) Yetenekleri sınırlı kişiler.Bir sürçen atın başı kesilmez.663. Çünkü gelecek günlerde eliniz daha dar olabilir. yaşlarından daha küçük görünürler. onulmaz dertten kurtulmanın çıkar yolu ölmektir. 665.Boğaz dokuz (kırk) boğumdur. pişir. sürekli bir borç üzüntüsü çekersiniz. Bkz.Boka nispetle tezek amberidir.Bir uyuz keçi bir sürüyü boklar. oturma şöyle dursun yatıya kalır.Borcun iyisi vermek. oldukları yerde sayarlar. kötü huylu kişi. Bir zengin yoksullaşırken bir yoksul da zenginleşir. Borçlu. Kazandığını bol bol yiyip ilerisi için bir şey artırmayan kişi. Çok kötü şeyin yanında. kazançsız kaldığı zaman acıklı duruma düşer. Krş. 666. daha az kötü olan. böylece tekrar tekrar (son boğuma kadar) düşünüp düzeltmeler yapmalı.Bodur tavuk her gün piliç. Bir sözü söylemeden önce boğazın her boğumunda bir kez içimizden geçirmeli..Bir yemem diyenden kork. çevresine hep kötülük aşılar. 675. 670. borcunu ödeyinceye değin uyku uyuyamaz yatağında döner durur. sonra söylemeliyiz.Borç iyi güne kalmaz. bir dere dolar. derdin iyisi ölmek. Önce düşün. sözü söylemekten büsbütün vazgeçeriz. alacaklısına karşı ileri geri konuşmamalı. Şimdiye değin sizi memnun etmiş olan kişi bir kez yanlış bir iş yapmışsa onun için eskiden edindiğiniz kanıyı hemen değiştirmeyiniz ve kendisine ağır bir ceza vermeyiniz. 669. 677. . 1) Ufak tefek kimseler. uygun olmayan yönlerini düzeltmeli. Dünyada hiçbir şey kaybolmaz. bunun nasıl bir sonuç doğuracağını düşünmeli. 667. 664.

kişiyi -borcunu ödeyebilmesi için. Sevişip dostuna. 680. Borcun ödenmesi geciktikçe borçluluk duygusu gevşer. her birinde yakayı ele vererek ceza göre göre insanlıktan çıkar. dert uzayınca alır.. Giderlerini kısar.. alır götürür. Çalıp çırpmayı huy edinen kişi.Borç vermekle. Borçlunun ölmemesi ve para kazanması için en çok dua eden alacaklısıdır. Bkz. Bkz. düşman vurmakla..679. Yol yürümekle.Bostan gök iken pazar(-lık) yapılmaz.. Zamanaşımı ile borç ödenmez olur.Borç yiyen kesesinden yer.Borç ödemekle.) Krş. Çünkü alacağını alabilmesi. . Boşboğaz. 692. benzi sararır. Dert uzayınca da hastayı güçsüz bırakır.Borç vermekle. (Bu atasözü ciddi anlam taşımakla birlikte borçlunun şaka yollu teselli sözü olarak da kullanılır..Boş başak dik durur. Borç etmek istemeyen fazla açılmaz. özellikle alacaklısının yanında göğsünü gere gere gezemez. hemen para ödemez ama. Kişi yoksulluk ve sıkıntı içinde olduktan sonra kuru bir bey adı neye yarar? Böyle bir bey olmaktansa borçsuz. Kafası boş olan kişi kendini beğenir. şuna buna ziyafet çekmez. Aç ölmez. kendi durumuna uygun bir yaşama yolu tutar. çenesi düşüğün biridir. Tereciye tere satılmaz. 686. 683. büzülür. 689.Borçlunun yalımı alçak olur. 690. 688.. Nasıl gelişeceği ve ayrıntıları belli olmayan bir iş üzerinde anlaşma yapılamaz. Krş.Borçtan korkan kapısını büyük açmaz (küçük açar). 693. Yol yürümekle. 691. Bkz.Borçlu ölmez. Borca alışveriş yapan.Borçlunun duacısı alacaklıdır. borçlunun ölmemesine ve eline para geçmesine bağlıdır. 684. suçlu gibi durur. iri laflar eder. Aldıklarının parası kesesinden çıkacaktır. 682. 694.. yok edilir. 681. çevresine yüksekten bakar.Borç yiğidin kamçısıdır.Borçsuz çoban yoksul beyden yeğdir. 685. düşman vurmakla tüketilir. Başak büyüdükçe boynunu eğer. kısılır.Bostancıya tere satılmaz.daha çok çalışmaya zorlar. 695.Borç uzayınca kalır. Bkz.Bostana dadanan eşeğin kuyruğu. ödemek zorundadır.. Borçlu. yol yürümekle tükenir. tasasız bir çoban olmak daha iyi değil midir? 683. 687. Borç vermekle.Boş çuval ayakta (dik) durmaz. yol yürümekle tükenir. odun yaş(az) diye bağırmış. Borç kişiyi öldürmez. kulağı olmaz. Ama hasta edecek kadar üzer. En umulmadık yerde ille densizce bir şey söyleyecektir.Boşanıp kocana varma. Borç.Boşboğazı cehenneme atmışlar. sevişip dostuna varma.

696. buzağının hakkını yemeye. ama daha önce yetişmiş olanları geçenler vardır. gösterişten kaçınır. 703. Kuru laf karın doyurmaz. çok konuşur.Böyle gelmiş böyle gider. 2) Bilgisiz. zenginliği. Bilgili. 2) Özveride bulunmadan istediğiniz şeyi elde edemezsiniz. yarın başkasının da başına gelebilir. Aylak kimsenin yeri yurdu belli değildir. Bir kimse. Bir konu üzerinde sonradan yetişen. Gücüne dayanarak güçsüzün hakkına el atanlar ağır biçimde cezalandırılmalıdır ki bir daha bu zorbalığı yaymasın. ama kulağı geçer. ileriden beri sürüp gelmekte olan bir durumun. 704. huyuma göre (huyumca) huy bulamadım.Boş eşek yorga (Biniciyi sarsmayan hızlı yürüyüş. 707. neresi eserde orada kalır. Halk.Böyle baş böyle tıraş. Ama bunlardan yoksun olan kişi. 708. 706. Aklına neresi eserse oraya gider.1) Karnı doymayan kimse çalışamaz. Boş gezmek.Boş ite menzil olmaz. soyu sopu. bugünkü iş yine kalır. Bundan . 1) Bugün bir kimsenin başına gelen yıkım. Krş. 701. Üzerinde bir görev bulunmayan kaygısız kişi.) gider. 705. Bkz. erdemli kimse çok konuşmaz. bilgiçlik taslar. Ama huyu kendisinin huyuna uyan bir kişiyi kolay kolay bulamaz. Dut kurusu ile yar sevilmez. Kişilere de durumlara da yaraşan işlemler uygulanır. boş laflarla çevreyi rahatsız eder.Böyle gerek danaya. 1) Çıkar göstermezseniz bir kimseyi bir yere bağlayamazsınız. Kanısını bu sözle kurallaştırmıştır. 702.Bugünkü (akşamın) işini yarına (sabaha) bırakma (koyma). sosyal durumu kendisininkilere uygun olan kimseler bulabilir. Ya da yarın çıkacak başka işler bugünküne ekleneceğinden hepsini yapmaya vakit yetmez. rahat rahat istediği gibi yaşar. 3) Gerçeklere dayanmayan ve gereksemelere yanıt veremeyen bir plan yürütülemez. kişiyi tembelliğe alıştırır ve herkesin gözünden düşürür. Bugün yapılması gereken bir işi ertesi güne bırakmanın türlü sakıncaları vardır: Yarın daha önemli bir iş çıkabilir ve bugünkü işten önce onun yapılması gerekir. beden yapısı.Bugün bana ise yarın sana.Boynuz kulaktan sonra çıkar. kolay kolay değişmeyeceği kanısındadır. para karşılığında olmasa bile.Boş torba ile at tutulmaz. 700. yeteneksiz kişi.Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir. 698. 699.Boş lakırdı karın doyurmaz. kendisine verilen görevde tutunamaz. Bundan gerekli ders alınmalıdır.Boş fıçı çok langırdar. 697. kişinin yeteneğini artırır ve tembel olmadığını göstererek paralı iş bulmasına yardım eder. Çalışmak ise. 2) Nimetler de böyledir.Boyuma göre (boyumca) boy buldum.

Çift ile koyun kalanı oyun. 721. Bir şeyin senin olduğundan kuşkun kalmaması için gereken bütün koşullar gerçekleşmelidir.Buyurmadan tutan evlat. elinde olanak varken bundan yararlanmayı bilmez. 710. bunun dışında bir iş yapmaya kalkışmamalıdır. Doğa olayları yangın. 716.Buyuran (ağız) yorulmamış. Buğday Hicaz'a giderken. Bunu yapmalısın.. Toplum yararına gerçekleştirilen düzenlemeler. Kişi.Buğday mısıra demiş ki: Aş ol. kötü niyetlilerin daha kolay fenalık yapmalarına yol açabilir. sonra yapılması ile yapılmaması arasında fark kalmaz. Đşlerini başkasına yaptıran kişi onun yorulacağını da düşünmeli...Burun yüzden düşmez. yapmıyor mu.. Krş. Bkz. Çıkar sağlaması. ye de doyun. Ama tatlı dille gönlünü hoş etmek varlıklı olmaya bağlı değildir. ortalığın karışmasına bağlı olan kişi için karışıklık çıkması. yetenek. . 709. Yararlanma yollarını öğrendiği zaman da eline olanak geçmez. kızı kardaşlı yerden. Tarlandaki harman yerindeki buğdayın. kendisinden kopmaz.Buldun bir koyun. hamur işine karışma. keş ol. 711. hırsızlık. Bkz.. balıkçının yarı kazancıdır. Başka ürünler bunlar kadar önemli değildir.Bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir. buğday ve koyundur. geri yanı oyun. 715.Buğday başak verince orak pahaya çıkar. (Yarınki kazdan bugünkü tavuk yeğdir). kazancının muştusudur. 721. Buğday mısıra demiş ki.Buğday ile koyun.başka birçok işler günü gününe yapılmazsa önemini yitirir.Buğday ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok? Görüştüğün kimseyi ağırlayacak ya da onun istediğini verecek durumda olmayabilirsin. Yetki. 713. Tarlayı taşlı yerden.Buldum bilemedim. oğlum var deme yoksulluğa ermeyince (düşmeyince).Buğdayım var deme ambara girmeyince. yakışıksız iş yaparsa yapsın. 712. Kişinin yakın hısmı.. Krş.Buğday Hicaz'a giderken arpaya ince yufkaya karışma demiş. Bugün ayağımıza gelmiş olan kazançla yarın gelmesi olasılığı bulunan daha büyük bir kazanç arasında bir seçme yapmak gerekirse. Oğlun da sana karşı oğulluk ödevini yapıyor mu. gün doğmadan kalkan avrat. 714. ancak yoksulluğa düşersen anlaşılır. Su akarken testiyi doldurmalı. onu yok edebilir. bildim bulamadım. 718. Çünkü bu gerçekleşmiştir. 720.Buğday yanında acı at da sulanır. bugünkünü yeğlemek doğrudur.. deh demeden yürüyen at. varlıklı zamanlarında pek belli olmaz. Aş taşınca kepçeye paha olmaz. ambara konulmadan senin sayılmaz.Buğdayı (arpayı) taşlı yerden. Kendisine gerekseme artan şeyler çok değer kazanır. 717.Bulanık su. 722. 719.. Kurunun yanında yaş da yanar. Krş. arka arkaya iş buyurmamalıdır. kişiden kişiye değişir. Herkes neleri yapabileceğini neleri yapamayacağını bilmeli. Bkz. Öteki türlü engellerle gerçekleşmeyebilir. Bkz. koparılamaz. Çiftçi için en gerçek değer. ne denli uygunsuz.

yersiz konuşmalar insanın başını derde sokar.Cahile söz (laf) anlatmak.Cahilin sofusu şeytanın maskarası. ya da kendine mal eder. Zarardan kurtulma olanağı yoksa. Bkz. Bkz. 723. Isıramadığın eli öp.Cami ne kadar büyük (cemaat ne kadar çok) olsa imam (hoca) gene bildiğini okur. Kadının sofusu. bir gün aynı olaylar kınayanın da başına gelebilir. ortadan kaldırır. geniş sorumluluklar yüklenmiş olan kimselerin derdi çok ve büyük olur. Kamunun benimsediği bir değeri lekeleyen kişi toplumca dışlanır. besleyen kimsenin. canının değerini bilmeli. ah vatanım demiş... Güçlüler.. hasta olmamaya dikkat etmelidir. Akıllı düşman. Krş.Büyük lokma ye (de) büyük söyleme. Boğazına bakmayan kişinin sağlığı. zarar) mala gelsin. Canı korumak için mal feda edilir. Dünya bu.Cambaz ipte. 728. yaşamı tehlikeye düşer. erken uyanıp ev işlerine bakmalı. güçsüzleri ezer.Cahilin dostluğundan. alimin düşmanlığı yeğdir. bundan ders almalı. Kişi.Bülbülü altın kafese koymuşlar. 736.. cezalandırılır. el uzatan kişi onmaz. onu yıpratmamalıdır. deveye hendek atlatmaktan güçtür (zordur). uzmanlığının gereği ne ise onu yapmalıdır.Cami duvarına işeyen itin ölümü yakındır.Can boğazdan gelir (geçer). bundan da güçtür.Caminin (mescidin) mumunu yiyen kedinin gözü kör olur. balık dipte gerek. 738. 724. Kendisini büyüten. yurdu dışında ne denli iyi bir yaşama ortamı bulunursa bulunsun. dilini tutmalıdır. Can bostanda bitmez ki bir tane daha yetiştiresiniz. Düşünülmeden söylenen sözler. mala gelmesi yeğlenir.Bülbülün çektiği dili belası(-dır). 737. Kişi. yetiştiren. 735. yapabildiğini (ya da istediğini) yapar. 731.Kişinin çocuğu.Büyük balık küçük balığı yer (yutar). Đtin ölümü gelirse cami. 732. söz kendisinden biten kişi.. atı da uyarılmadan yürüyen anlayışta olmalıdır. Ben öyle bir şeye meydan vermem gibi sözler söylememelidir. ya da satın alasınız.Büyük başın derdi büyük olur. Cahile söz anlatmak. Büyük işlerin başında bulunan. Đnsan yemekle yaşar. Çevrenin eğilimi ne olursa olsun.. 730.Can bostanda bitmez. Kendine iyi bakmalı.Cana gelecek (kaza. bunun cana değil.Bükemediğin (ısıramadığın) eli öp. ya da bir kamu kurumunun malına hıyanet eden. 725. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın. ::::::::::::: -C729. Bkz. karısı. Bülbül güzel öttüğü için kafese konulmuş. özgürlüğünü yitirmiştir. akılsız dosttan hayırlıdır. deveye hendek atlatamazsınız. . 734. 726. Hiçbir kimse başkalarını kınayıp ben böyle bir kötü duruma düşmem. cezasını bulur. Đnsan. 733. yine yurdunu arar. buyruk beklemeden neler yapmak gerektiğini bilmeli. onun özlemini çeker. Kişi. başına koy. 727.

747. Önemli konularda başkasının.. Krş. Bir kişi için kendi canı. 742. Đnsan başkaları için fedakarlık yapar ama bunun bir sınırı vardır. Krş. Ana babanın evlatlarına düşkünlükleri söz götürmez.Cins kedi ölüsünü göstermez. canla çıkar. Ancak kendi canlarını çocuklarının canlarından daha önce düşünürler. dahası yakınlarının çıkarlarıyla kendi çıkarı karşılaşınca özveri şöyle dursun bencil olur. Soydur çeker. o durumun bir daha gelmemesi için elinden gelen çabayı harcar ve gücü yetmez sanılan işleri bile başarır. kişi ile birlikte doğar. söğüt gölgesi yiğit gölgesi. tatlı günleri geniş bir görüşle değerlendirenler için cennet nimetlerine bu dünyada kavuşulduğu gibi cehennem azapları da bu dünyada çekilir. 754. 750. Konuşup görüşmek.Can çıkmayınca (çıkmadan.Canı acıyan eşek atı geçer. Zemheride yoğurt isteyen.Canı cana ölçmeli (ölçmüşler)..Ceviz gölgesi yavuz gölgesi.. Bkz. Sıkıntı çekmemiş olanlar.. Başkasının da sizinki gibi bir canı bulunduğunu düşününüz. . Bkz.Canı yanan eşek attan yürük olur.. Aşure yemeye giden kaşığını taşır.Can canın yoldaşıdır.Cefayı çekmeyen safanın kadrini bilmez.. Kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyi başkalarına yapmayınız. Başkasının başına gelen can yakıcı şeyi olağan sayan kimse. Kimse onu değiştiremez.. (Canı acıyan eşek atı geçer). Bkz. çıkar) huy çıkmaz.. 741. Đnsan tek başına yaşayamaz. dertleşmek ve iş yapmak için arkadaş arar. bu yaşayışın yükünü çekmeyi göze almalı ve gerektirdiği kaynakları eli altında bulundurmalıdır..Cemaat ne kadar çok olsa imam gene bildiğini okur. 751. Kardeşten karın yakın. 743. Đnsan yedisinde ne ise. 744. Canı yanan eşek. 745. Kaymağı seven mandayı yanında taşır.Can ciğerden tatlı.. Dünya olayları içinde yaşanan acı.. Krş. kişiliğin oluşumu ile birlikte oluşur ve artık ölünceye değin sürüp gider. Güzel bir yaşayış sürmek isteyen kişi. aynı şey kendisinin başına gelirse bunu olağanüstü sayar. Sütle giren huy. Kaymağı seven.Canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır.Cins cinse çeker..Cins horoz yumurtada öter.739. 746.Can cümleden aziz(-dir). Koz gölgesi kız gölgesi. 752.Can candan şirindir (tatlıdır). kişiliğin bir parçasıdır. Bkz. Bkz. (Huy canın altındadır).. eriştikleri rahatlık ve mutluluğun değerini gereği gibi ölçemezler..Cennet de bu dünyada cehennem de.. Pilav yiyen kaşığını yanında taşır. 740. 748. Bir durumdan canı yanmış olan kişi. 755. Cami ne kadar büyük olsa.. başkasının canından daha tatlıdır. Çocuğun soyluluğu ve değeri daha bebekken her halinden anlaşılır.. Arnavut'a sormuşlar. Huy. çıkmadıkça. 749. 753. -Paradan haber ver.-Cehenneme kira var.

kendisi için önceden ne gibi hazırlıklar yapmışsa ileride onun veriminden yararlanır. Krş.Çağrıldığın yere git. Bunlar işe yaramadıklarından ya da çarçabuk bozulduklarından yenilerini almak zorunda kalır. yüzsüzlük ve arsızlık olur. cimri de. (Pekmez gibi malın olsun. ::::::::::::: -Ç759. 756. öz evlat yerini tutmaz. 764. kullanılacağı yer ayrıdır. cimri. ucuz diye her şeyin kötüsünü alır. Đnanışa göre cin tuttu denilen delirmiş kişiyi iyi etmek için bir muska yeter. acınacak durumunu kimseye göstermez ve söylemez.. 757.Çabalama ile çarık yırtılır. Sözgelişi. çoban armağanı. Antakya'dan sinek gelir). Bkz.. Eloğlu insanı cömert diye pohpohlar. çağrılmadığın yere gidip yerini dar eyleme. (Çağrıldığın yere git. Yine eloğlu kişiyi yiğit diye pohpohlar. Bkz.Çam ağacından ağıl olmaz. Olmayacak işi zorla yapmaya çalışan zarara uğrar. en azından bir nezaket gereğidir. ar eyleme. Reklam yapmasa bile en uzak yerlerden istekliler çıkar. Güzel malı olan kimse. Bundan hoşlanan kimse de cömertliğini göstermek için bol para harcar.) (nekesle cömerdin) harcı birdir.Cömert derler maldan ederler. Her şeyin değeri vardır. Đven (acele eden) sinek süte düşer. çalarlar kapını.. 758. ar eyleme. müşteri bulma kaygısı çekmez. Şuna buna armağanlar verir.Cin tutana bir muska yeter. Çağrılmadığı yere gitmemelidir. Kişi. Yemen'den (Bagdat'tan) arı gelir. Çağrılan yere erinme. Yoksa aynı kötülüğü onlar da sana yaparlar. Böylece bir şey için birkaç kez para harcar. Sen çörekçi ya da börekçi misin ki satış yapacakmış gibi şu kapıya. 1) Cömert de ölür. Kişi. 768.Çam sakızı. Bunun gibi.Çalışanın yatanda hakkı vardır. 765. 767. çalışanın kazancını yiyor. Bu sırada birisi canına kıyar. çağrılmayan (çağrılmadığın) yere görünme. Satılık ziftin olsun. yiğit derler candan ederler. ziyafetler çeker. ödev de olabilir. 2) Cimri.Çağrılmayan yere çörekçi ile börekçi gider. kötü.Çalma elin kapısını. Çağrılmadığın yere gitme. yapacağı iş. Sonuç olarak cimri de cömert de aynı parayı harcamış olurlar. Cömert ise bir kez çok para verip her şeyin iyisini alır. bu kapıya çağrılmadan gidesin? 763. Çoban armağanı çam sakızı. 762. . el çocuğundan oğul olmaz. babasının çocuğu. Krş. 761. Bundan hoşlanan kimse de yiğitliğini göstermek için dövüşlere atılır. böylece malını tüketir.Çanakta balın olsun. Çünkü çalışmayan.. Gitmek. Bu. Bir şeyin yerine. çağrıldığı yere gitmelidir. çok kızmış birisini yatıştırmada akıllı bir kimsenin sözlü ya da yazılı öğüdü etkili olur. 760.Soylu kişi.Cömertle nekesin (Eli sıkı. ona benziyor diye başka bir şey konulamaz. Davetsiz gelen döşeksiz oturur.Çağrılan (çağrıldığın) yere erinme.Çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar. çağrılmadığın yere gidip yerini dar eyleme). Kimseye kötülük yapma. Đkisinin de sarıldığı kefen aynıdır. Krş. 766.

(Çıkmadık candan umut kesilmez). 775. Bkz. gereken çabaları harcayarak onun elimizde kalmasını sağlayabileceğimizi umabiliriz. çocuğu o şeyi çok sever. Bkz.. 770. 2) Yoksullar varlıklılardan bir şeyler koparmaya çalışırlar. 1) Alım satımla para kazanan kişi. Zevk ve safa içinde ömür sürmüş olan kimse en sıkıntılı günlerinde bile eğlenceden geri kalmaz.Çay geçerken at değiştirilmez. 785. Bkz. Çoluk çocuk bu eşyanın özlemini çeker. sattıkları eşyadan evdekileri yoksun bırakırlar. Bkz. disiplinli iş yapmaya gelemezler. Çıkmadık canda umut vardır. 1) Đyi giyimlilerin giysilerinden kaza eksik olmaz. iş bitiren akçedir. Şık şık eden. 779. 783.Çiftçinin ambarı sabanın ucundadır.Çıkacak kan damarda durmaz. Kişi. 773.Çıkmadık canda umut var(-dır).Çarşı iti ev (koyun) beklemez. 2) Elden gitti sandığımız bir şeyle ilgimiz büsbütün kesilmemişse. Bkz. 2) Satıcı elinde ne varsa onu satar. (Çıra dibine ışık vermez). 772. 1) Bir kimse ne ile uğraşıyorsa. 771.Çiftçinin karnını yarmışlar..Çaputluya çalı düşman. Zahirenin ambarı. sarık sarıkla. 781.769.Çıkmadık candan umut kesilmez. 776. Irmaktan geçerken. 1) Ölümcül hastanın canı çıkıncaya değin iyileşeceğinden umut kesilmez. iyi müşteri bulursa -yalnız satmakta olduğu malı değilbaşına giydiği şapkayı bile satar.Çengi ölüsü çalgı (daire. Mum dibine ışık vermez.Çık çık eden nalçadır. kendi düzeyindeki kimselerle arkadaş olur.Çerçi kızı boncuğa aşıktır. Nerede olsa varlığını gösteren kişi unutulmaz. Başıboş gezmeye alışanlar.. 777. Karşılıklı düşünceler tartışılmadan sağlam bir anlaşma ve uzlaşmaya varılamaz.Çarık çarıkla. 182.Çerçi başındakini satar. .. Bir şeyi yitirmek kaderde varsa buna engel olunamaz. kırk tane gelecek yıl çıkmış.Çıngıraklı deve kaybolmaz..Çekişmeden pekişilmez. 780.Çıra dibi karanlık olur.. 784. çakılmaz). 778. 2) Ticaret adamları.Çatal kazık yere batmaz (geçmez. 774. Birden çok kimsenin söz sahibi olduğu iş yürümez. tef) ile kalkar.

Çingene ciğer pişirir. 791. güçlü bir şeyle yenilir. 787.. 793. Krş. cümlenin muradını verecek Hak. (Lokma çiğnemeden yutulmaz). zararlı çıkar. ya koyun güttürür ya kuzu. bağ edersen eğlenirsin. kirlenirsin. kalanı oyun. Bağcılık da iş başından uzaklaşmamayı. .Çiğnemeden yutulmaz. 799. çiftçilik ve koyun yetiştiriciliğidir. 2) En zor çiftçilik. anısını gideremezsin. Ağza kadar gelen nimetten yararlanmak için bile çiğnemek gibi bir çalışma ister. Kimi kulların istedikleri. 798. başka kulların zararına yol açacak nitelikte olabilir. Cimri.Çift edersen bağlanırsın. 797. 789. Başka sanat ve mesleklerin önemi yoktur.Çirkefe taş atma. Varlıksız kişinin armağanı küçük bir şey olur.Çingene çadırında musandıra ne arar? Yoksul ve her şeyi derme çatma olan kişide varlıklılara özgü şey bulunmaz. 1) En sağlam iş. Çalışmadan yaşamak olmaz. Ne oldum delisi soysuz kişi.Çift ile koyun. 795. Güç bir şey. Başkasına yaptığın bir fenalığı kaldırıp gidersen bile kötü izini.Çivi çiviyi söker. Kullar Tanrı'dan kendilerine gerek.. Bağla uğraşmak ise bir eğlencedir. eline yetki geçince. Buğday ile koyun. üstüne sıçrar.Çivisiz tahtayı yel alır. En kolay iş dahi emek harcamayı gerektirir. 790.Çiftçinin ürünü her yıl bir afete uğrar.Çiftçiye yağmur. Kullarının dileklerini kabul edecek olan Tanrı'dır. 794. tarla sürülerek ve koyun beslenerek yapılan çiftçiliktir. olan şeyleri isterler. Bkz.Çobana verme kızı. en yakınlarına kötülükler yapmakla işe başlar. önce babasını asmış (kesmiş). 792. para harcamaktan o kadar korkar ki pişirdiği yemek bitmesin diye yemeden doyduğunu söyler.Çoban armağanı çam sakızı. O da hep gelecek yıla umut bağlar. Hangisininki yerine gelmişse Tanrı böyle uygun görmüş demektir. yolcuya kurak.Çingene çingeneye çatmadıkça kasnak boynuna geçmez. Kötülük yapmak için fırsat arayan kişilerle çatışma. Arıcılık gibi. sebzecilik gibi işler eğlence gibidir. Baskısız tahtayı. Bayağı kişilerin iyice kepaze olabilmeleri için birbirlerine girmeleri gerekir. uzu çobana verme kızı...Çivi çıkar ama yeri kalır. 2) Tımarını iyi yaparsan bağın güzel olur. 786. Durum böylece sürüp gider. (Lafın azı. 1) Çiftçilik insanı toprağa bağlar. 796. orada kalmayı gerektirir. yemeden karnın(-ı) şişirir. ya koyun güttürür ya kuzu). (Çam sakızı çoban armağanı).Çingeneye beylik vermişler. 788.

Kendisinden iş bitecek kişi. 807. Koruyucusu. karar denilen herkesin uygun gördüğü ölçüde kalmalıdır. olduğu gibi başkalarına söyler. 2) Konuşabilen çocuğun bulunduğu yerde de -çocuk bu sözleri başkasına ulaştırabilir korkusuyla. 806.Çoğu zarar. beşikte yatarken sev. azı karar. yöneticisi bulunmayan kişiyi ve topluluğu düşman ezer. gelişmesi yemesine bağlıdır. Çocuk yürümeye başladığı sırada sık sık düşer.Çocuktan al haberi.Çok açılma. Çünkü çocuk giyeceği hor kullanır. ağlar.Çocuğun yediği helal. Kararını ona göre ver. Krş.Çobanın gönlü olursa (olunca) tekeden yağ (süt) çıkarır. sen de ardına düş). Deliden al uslu haberi. Bkz. Çocuğu kucağına almadan. baba. Çünkü bu inceliğe yakışmayacak bir tutumla yapmaya kalkar.Çocuğa iş buyuran. 809. Çünkü büyümesi.Çocuğa iş. Çocuğa iş buyuran.Çocuk düşe kalka büyür. döşekte göster.. burada. Kocana karşı olan sevgini de şurada. . soğuk alırsın. 801.. ardınca sen var. Çocuk kendisine ısmarlanan işi beceremez. ardınca sen var). Hiçbir kimse dedikodu yapmaya vakit bulamaz. (Çocuğu işe sal. oyalanır. (Çocuğa iş. Her çocuk büyürken bu evrelerden geçer. Ama pahalı giysi ile donatılması doğru değildir. kirletir. gıybet) olmaz. 811. 802. Onun için haberin doğrusu çocuktan alınır. 810.1) Kızını isteyen kişinin işi. başkalarının yanında değil. giydiği haram. Bkz. tutumu ne ise kızını bunlarla ilgilendireceğini düşün. 1) Küçük çocuğun bulunduğu yerde başkasını çekiştirme olmaz.Çocuk seversen beşikte. Çocuğun iyi beslenmesi için ne kadar para harcansa yerindedir. 808. 2) Gizli şeyler çocuğun yanında konuşulursa çocuk bunları öğrenir ve gizlilik kavramını bilmediğinden.kov olmaz. gücü. 804. Onun için arkasından işi buyuranın da gitmesi gerekir. 800. ardınca kendi gider. 2) Önemli bir işi.Çocuğun bulunduğu yerde kov (dedikodu. yırtar. koca seversen döşekte.. 803. Her şeyi olduğu gibi anlatır. 805. (Uşağı işe koş. isterse olamayacak gibi görünen işlere çıkar yol bulur. Çocuğa iş buyuran.Çobansız koyunu kurt kapar.. inceliğini anlamayan bir kimseye yaptırma.Çocuğu işe sal. Çocuk yalan dolan bilmez. ardına sen düş). Giysi korunsa bile beş altı ay sonra çocuğa küçük geldiğinden kullanılamaz. Anne. ardına sen düş. 1) Büyükler bir konuyu işlerine geldiği gibi anlatırlar. Hangi işte olursa olsun aşırılığa gidilmemeli. çocuğun canı yanıyor diye üzülmemelidir. Çünkü herkes çocukla uğraşır.

2) Önemli bir işi yalnız kendisi yapabilen kişi bunu yapmak için çok nazlanırsa o işin kendisine yaptırılmasından vazgeçilir. yolma (orakla değil. Sürekli çalışabilmek ve sonuca kavuşabilmek için harcanan çabanın yormayacak ölçüde olması gerekir.Çok el.. 815.. para bakımından sıkıntıya da düşürme. öğrenir.Giriştiğiniz iş için gereğinden çok para dökerseniz sonra bunun karşılığını alamaz. çok laf yalansız olmaz...Çok gezen çok bilir. 1) Her yere girip çıkan kadının adı lekelenir. Çok konuşan. Bkz.Çok koşan çabuk (çok. Bir iş yapılırken gereğinden çok titizlik gösterilirse başarılı sonuca ulaşmak tehlikeye düşer. Krş. sevgilisi uğruna bütün sıkıntılara katlanır ve onun nazını çeker. Çok kimsenin katılmasıyla iki iş iyi başarılır: Yağma. 812. 2) Gezip dolaştığı yerlerde kötü şeyler de bulunan kişi. sapları çekip kökünden çıkarma yoluyla ekin biçme).(Çok) Havlayan köpek ısırmaz. ya yağmaya ya yolmaya. 817.Çok bilen (söyleyen) çok yanılır. 814. Karşısındakini bağırıp çağırmakla korkutmaya çalışan kimse. Çok bildiğinden kendine çok güvenen kişi. Krş. Çok bilen çok yanılır. Çok gezen kişi.Çok naz aşık usandırır. bunu yapma demekle iyi sonuç alınır sanma. az verme hırsız olur. tez) yorulur. eylemli bir saldırıda bulunmaz. Çok söz yalansız . aşırı çaba gösteren çabuk yorulacağı için sonucu elde etmekte gecikir. Çok söz yalansız. Çok gezen tavuk.Çok mal haramsız. 820. 1) Başka şeylerde olduğu gibi nazlanmada da aşırıya gidilmemelidir.. günün birinde pişmanlık duyacağı bir duruma düşer.Çok gezen ayağa bok bulaşır. kötü huylar ve zararlı bilgiler edinerek yerine döner.. bilmediği şeylere de karışır ve bunlarda yanılır. onu arsız edersin. işi zararla kapatırsınız.. Çünkü hırsızlığa itmiş olursun.Çok incelme. gezdiği yerlerde değişik şeyler görür. çok gezen bilir. 519. Acındırırsan arsız olur.Çok gezen tavuk ayağında pis getirir. Sakıncalı olup olmadığını düşünmeyerek nereye olsa giden ya da her alana burnunu sokan kişi. Ama bu naz çekilemeyecek ölçüde aşırı olursa aşık sevgilisinden soğur..Çok konuşan çok yanılır. Krş. koparsın. sözlerini denetlemeden.) Yönetimin altında bulunan kimseye ikide birde şunu yap. olmaz. (Yüz verme arsız olur. 818. bilmediği daha çoktur. Çok yaşayan bilmez. aç bırakma (parasız koyma. Krş. Aşık. Đnsan ne kadar çok şey bilirse bilsin.. Ne türlü çalışmada olursa olsun. 816. 521. 822. 823. iyi düşünmeden ortaya atacağından yanlış şeyler söyleyebilir. . Yiyecek.Çok söyleme arsız edersin. ayağında. çok saklama) hırsız (yüzsüz) edersin. Eskiden bildiklerinin üzerine yeni bilgiler ekler. acıktırırsan. 813.

834. 832. Bkz. Çok konuşanın sözleri arasında herhalde yalan bulunur. 833. ocaklıkta yerim olsun. Ancak zararın ağırlığı.Çömlek taşa dokunursa vay çömleğin haline... Görgüsüz kişiye haber anlatmak çok güçtür.. Herkes iş başında bulunarak söz sahibi olmak ister. Çok gezen.Çürük tahta çivi tutmaz. kişiliğindeki cevherle ölçülür.Çok söz (laf) yalansız. kimi kişilere yumuşak davranmak gerekir.Çubuk kırılır. Kimi kişilere sert. kimi etkenlerle ziyan olacak kadar.Çok yaşayan (okuyan) bilmez. 837. .Çömlek demiş: Dibim altın. Bitli baklanın. Bir kimsenin değeri.. çok para (mal) haramsız olmaz. savurursun yel için. hamurun. ancak elindeki olanaklardan yararlanarak işini görebilir. Aslında işe yaramaz olan. Dağ başında kışın nasıl fırtına eksik olmazsa kişinin yaşamında da yıpratıcı olaylar öylece eksik olmaz. 834. hasta eder sağ adamı. Küçük çapta iş yapanların uğrayacağı zarar küçük. insanın başına iş gelir. 839. sel önüne değirmen yapma.Çul içinde arslan yatar. 831. kütük kırılır. dadanırsa yine gelir. 829. çok okuyan onun bildiklerini bilmez.Çömçe tutan elim olsun. 2) Kişi. öğütürsün sel için.Dağ başına harman yapma. bol kazancın içinde yasadışı elde edilmiş para bulunduğu gibi. Bkz. çıt der. sonunu hesaplamadan yapma. kadifeyi elle. iki durumda da eşittir. Tencere demiş. Sırnaşık kişiye çok yüz vermeye gelmez. büyük çapta iş yapanların uğrayacağı zarar büyük olur. Yapacağın iyi bir işi. Bkz. çok yer gören. 827. 835.. 838. Taş çömleğe çarparsa.Çuhayı fırçayla.. küt der.Çömlekçi suyu saksıdan içer. durumlarına göre. çok gezen bilir.Dağ başına kış gelir.Çöreğin büyüğü. çok şey öğrenir. yüz bulursa sizi bıktırır.824. kaşık demiş: Girdim çıktım. Çok yaşayan. hamurun (unu) çoğundan olur. kılık kıyafeti ile değil.. Ekmeğin büyüğü.. 828. 826.Dadandırma kara gelin. Bkz. kurtlu) baklanın kör alıcısı olur. ya da sonradan o duruma gelmiş bulunan şeyi.Dağ adamı. ne denli uğraşsanız işe yarar duruma getiremezsiniz. 1) Kişi.Çürük (bitli. ::::::::::::: -D836. yaşayışını sanatı ile sağlar. 825.

2) Bağı olan kimse. 842. Ele geçmeyen. yüreğinde dağı var). en önemli makamın bir denetleme yöntemi vardır. Krş. 850. 847. 849. Küçük şeylerin önemini biliniz. yararlanılamayan güzel şeyin hiç değeri yoktur. Krş. Đnsanlar. tanışlar birbirlerinden ne denli uzak düşmüş olurlarsa olsunlar ve buluşmaları ne denli güçleşmiş bulunursa bulunsun. 843. Senden uzak olan bir şerlinin sana yaklaşıp kötülüğünü bulaştırmasına yol açacak davranıştan sakın. 848. 1) Büyük bir yıkım olunca zararlılar da mahvolur ya! 2) Suçluyu cezalandırmak için kullanılan kapsamlı eylem. büyük iş yapanların her zaman üzüntüleri. Đslamın şartı beş. Krş. dağ gibi dayanağım var diye güven içindedir..Dağ dağ (daş taş) üstüne olur.Dam yanarsa sıçanda beraber yanar.. insan insana kavuşur. Bilmediği şeyi bilene soran. Krş. Dostlar.. Krş. Krş. 1) Her yüce kişiden daha yetkili kişi..Dağda bağın var.Damlaya damlaya göl olur. Küçük şeyler birike birike büyük varlık oluşur.Dağda gez.. 2) Yenilmesi olanaksız gibi görünen zorlukların da çözüm yolu vardır.Dağları ıssız sanma. onları çarçur etmeyiniz.840. Eşkıya dahi olsan insaflı ol. belde gez insafı elden bırakma. Hal halin yoldaşıdır. Soran yanılmamış. damdan düşenin halini bilir. bizimle ilgilenmiyorsa. sıkıntıları vardır. bunlar afetlerden zarar görecek diye sürekli bir korku içindedir.Her çok azdan olur. körleri gözsüz sanma.Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar. güçlüker içinde yuvarlanır gider. dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir.Damdaki iti avluya sıçırtma. altıncısı insaf demişler. . (Aka aka sel olur). (Her kimin bağı var. Bu ailenin bütçesi böyle bir ağırlığı taşıyamayacağı gibi. 846. bahçesi olan kimse.Dağ başından duman eksik olmaz. en güç işlerin altından kalkar.Damdan düşen. biz onun ayağına gidip işimizi görmeliyiz. günün birinde kavuşabilirler. suçsuzlara da uygulanmış olur. yüreğinde dağın var.. durumda iken kötü bir duruma düşen kimse.Dağ dağa kavuşmaz. başına aynı hal gelen kimsenin derdini iyi anlar. 841. (Kimin ki bağı var. 852.Dağ yürümezse abdal yürür. Đyi bir. 853. 844. Bir dağı kaldırıp öteki dağın üstüne koyabilir misiniz? Buna çare bulunacağı düşünülebilir de bir ev halkının bütün ağırlığıyla başka bir aileye yük olarak uzun süre yaşayabileceği düşünülemez.Dağdaki kekliğin bini bir paraya. iki aile arasında çeşit çeşit anlaşmazlıklar çıkar. ev ev üstüne olmaz. Denizdeki balığın. Büyük adamların. danışmayan(-ın) yolu şaşmış. Sormayan. Çevresi ile ilişkisi yok sanılan kişi ve nesnelerin ilişkilerle yüklü olduğu unutulmamalıdır. . 845. El el üstünde olur. yüreğinde dağı var). 851.Danışan dağı aşmış. 3) Gurbette bir yakını olanın yüreği sızlar durur. 1) Bağı. Büyüklük taslayan birinden bitecek bir işimiz varsa ve o.

Değirmen iki taştan.Değirmene gelen nöbet bekler.Deh! denmiş dünyayı.Davetsiz gelen (giden) döşeksiz oturur. 857.Değme (dokunma) sarhoşa.) daza düşer.Değirmi yurt tutmaya değirmi göt ister. ağırlanmasını beklememelidir. bir işte tutunup başarı kazanabilmek için yılmadan çalışmak gerektir. 868.. başkasına zarar vermemelidir. evleneceklerin birbirlerine denk olması gerektiği. Davulun sesine dikkat ediniz. Bir yerde. Bkz. 859. Kavga. geldiği yerle ilgili. (Sarhoşa dokunma.. kel başlı kıza düşer. Kurulan birlik sarsılır. yıkılana kadar gitsin. Krş.Dayak isteyen keçi çobanın değneğine sürünür. 864. herkes geliş sırasıyla işini görmek üzere beklemelidir. herkese davulla duyurulmaktadır. değmeyim sana. Dayak kutsal bir eğitim aracıdır. 858.Darı unundan baklava.854. Bırakın cezasını çeksin. 861. hangi söze benziyor: Dengi dengine. incir ağacından oklava olmaz. Eceli gelen it. Dokunduğu bedeni. Biri ötekini sever de o. 867.Dayak cennetten çıkmıştır.Değirmenden gelenden poğaça umarlar. (Davacısı kadı olanın yardımcısı Allah olsun). çok kez istemediği.. Öyle durumlar vardır ki içinde yaşayan kimseyi rahatsız eder.Dazlayan (kusur bulup beğenmemek. suç. 869.Dayanık öküze oha! neymiş? Görevini eksiksiz yapan kişiye iyi çalış demeye gerek var mı? 862. senden davacı olan kişi ise kuşkusuz kendisini haklı çıkaracak ve sana ağır ceza verecektir.Davul dengi dengine diye çalar. iş ortağı gibi birlikte yaşayacak. 856. Bir şeyden birçok kimse yararlanacaksa.Değirmende doğan sıçan gök gürültüsünden korkmaz. Bir yere çağrılmadan giden kimse. Alacağı şeyi seçmekte titizlik gösteren kimse. berikini sevmezse dirlik. 860.. muhabbet iki baştan. uzaktan bakan ise ona imrenir. Çağrılan yere erinme. günah işlemez duruma getirir.Davacın kadı olursa yardımcın Allah olsun. 865. Başka bir yerden gelen kimseden. Kadı ekmeğini karınca bile yemez. Yetersiz kişiden iyi iş beklenemez.Değme bana.Davulun sesi uzaktan hoş gelir. dengi dengineye değil mi? Sanki birlikte yaşayacak kimselerin. 870. düzen olmaz. 855. Krş. bir armağan beklenir. küçük de olsa. beğenmediği bir şeye düşer. 863. Seni yargılayacak kişi. Kötü gereçle iyi bir şey yapılamaz. 866. Kendi aklını beğenip başkasını dinlemeyen kimseyi gittiği yanlış yoldan döndürmeye kalkmayın. Çüş! diye sen mi durduracaksın? . Kendisine zarar verilmemesini isteyen kişi. birlikte iş görecek kimseler arasında karşılıklı sevgi bulunmalıdır. dövüş içinde yetişmiş olan kişi korkutucu sözlere aldırmaz. kendi yıkılsın). Karı koca gibi.

Krş. 885. istediği yerde dolaşıp dilediği işi yapan delinin bütün günleri bayram özgürlüğü ve şenliği içinde geçer. Krş. Yapılacak bir işte tehlike olasılığı varsa ilk girişim için saf kişiler öne sürülür. 887. insan gamdan çürür.. Çocuktan al haberi. Densiz. Bkz. Deli sır saklamasını bilmez. 881.. Davranışlarında denge bulunmayan kimseye dokunma. 874.Delilsiz cennete bile girilmez. utanırlar. becerikli kişi boşta bırakılmaz. Deli. başına getirir bela. Bundan dolayı -zaman olur ki. gerçekten ona benzemese de. Yapı taşı. Kişiye.Deliden al uslu haberi. Krş. her kişinin değiştirilemeyen bir niteliği vardır: Demir su içine atılsa suyu çekip yumuşamaz. kendi baş sedire geçmiş. kendisine benzeyen kimseden. Çılgın yaratılmış olan kişi de. konuklarından çok kendini ağırlanacak konuk yerine koyar.Demiri tavında dövmeli.Demir nemden. ne denli uğraşılsa. Saldırgan kimse.Yürüyüşünü kendi düzenine göre sürdürmekte olan dünyanın kötülüklerine kimse engel olamaz.Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun. Kişi. 883. (Duvarı nem..Deli arlanmaz soyu (sahibi) arlanır. 879. Sebepsiz kuş. 888.haberin doğrusu ondan alınır.Deli deliden hoşlanır. 884. imam ölüden. istediği şeyi elde edebilmesi için de yol gösteren gerektir. yaptıklarından utanacak durumda değillerdir. bura bura tıkarlar. insanı gam yıkar).Deli deli akanı. .Deli deliyi görünce değneğini (çomağını) saklar (gizler). Ama ailesi. Bkz. yakınları onların davranışlarından üzüntü duyarlar. Her nesnenin. sebat bulunmalıdır.Delikli taş (boncuk) yerde kalmaz (deli kız evde kalmaz). delice iş yapanlar. 882. budala ev sahibi. Güç bir iş yapmak isteyen kişide bu güçlüğü yenecek azim. 886. 876. Bilgili. bir kez hoşuna gitmiş olan şeye benzettiği nesneyi. Demir tavında dilber çağında. 880. 871. delice davranışlarını bırakamaz.Deliye bal tattırmışlar.Demircinin canı demirden berk gerek. Her halde bir iş başına getirilir. Densizce. Hiçbir şeyle bağlantısı olmayan. çarşıda katran bırakmamış. 872.Demir ıslanmaz. Akıllı düşman.Deliye (göre) her gün bayram. deli uslanmaz. Sonra sana öyle çılgınca saldırır ki yaptığına pişman olursun.Deli kız düğün etmiş. kendisi gibi birine saldırmaktan çekinir.. 875.Deliye geçit yoklatırlar. kendisiyle arkadaşhk edenin başına çeşit çeşit dert açar.Deli ile çıkma yola. 877.. bir yere yanılmadan gidebilmesi için olduğu gibi.Deliye taş atma. sert önlemler alınır. 878. Aklı kıt kişi. Delinin bu başıboş yaşayışını uygulamaya özenenler için de söylenecek şey budur. Gördüğünü. hiçbir şeyi kendine dert edinmeyen. akılsız dosttan. Aşırı ve ölçüsüz davranışlara karşı önleyici.. başını yarar (başına taş yağdırır). 873. elde etmeye can atar. bildiğini olduğu gibi söyler. ya da yarar sağlayabileceği şeyden ve kişiden hoşlanır.

Nem demiri nasıl paslandırır. Daha ele geçmemiş olan. (Demir tavında dövülür). bir durum vardır. dene insanı bir başında. dövülüp biçimlendirilir.. Her yanda bol kazanç ve nimet dolu olsa.Denize düşen yılana (yosuna) sarılır. tepede harman yel için. 904.Deniz dalgasız olmaz. Demir ateşte ısınıp kızardığı zaman yumuşar.Deniz bal olmuş. Dağ başına harman.Demir tavında. evlendirilir. 898. Densiz kişi. Krş. Bkz. hiç gereği yokken kendisini ilgilendirmeyen işlere burnunu sokar. satımı üzerine konuşulmaz. Derdi olmayan kimse.Deniz dalgasız olmaz. 889. 903. Bizim çözüm yolunu bulamadığımız birçok güçlüklere başkaları çözüm bulabilirler. 896. Konuşulursa yok pahasına bir satış yapılır. Đçinde çeşitli olaylar geçmesi doğal olan ortamda kuşkusuz zaman zaman sert çatışmalar. Herkes de onu derdi var sanır. (Demiri tavında dövmeli). Her nesnenin kendisine özgü nitelikleri. Her denizde az çok dalga bulunduğu gibi her gönülde de bir sevda vardır. 893. Elden çıkarmak istemediğimiz şeyi.Denizdeki balığın (pazarı) pazarlığı olmaz. Çok büyük bir tehlike içinde bulunan kimse. Borcu olmayan kimse de evlenirken birçok şeyler satın almak zorunda kalır.Derdini söylemeyen (saklayan) derman bulamaz. Demir tavında. Güzeller de taze. tembelliği daha önceki denemelerle anlaşılmış olan kişiye belki başarır diye yeni görev vermek. 901. dilber çağında. bize yardımı dokunabilecek kimselere söylemeliyiz. birçok güçlükler yenildikten sonra ele geçirilebileceği umulan nesnenin alımı. akıllıca bir davranış değildir. körpe iken sevilir. Başarısızlık. 900. tartışmalar çıkacaktır.Denenmişi denemek ahmaklıktır. (Bini bir paraya). 890.Dereden geçerken at değiştirilmez. Bu dünyada olamaz sanılan işler olabilir. harap eder.Demir tavında dövülür. 899. tehlikeli olduğu açık bulunan durumlardan uzak tutmaya çalışmalıyız. 895.Dene altını mihenk taşında. kendisine yardım etmesi olanağı bulunmayan. fukara kaşık bulamamış. 902. kapı halkasız. Her işin yapılması için en uygun olan bir zaman.. Bkz.Deniz kenarında dalga eksik olmaz. yararlanma olanağı bulunmayanlar için neye yarar! 894.Derede tarla sel için. gönül sevdasız olmaz. Ancak sıkıntımızın ne olduğunu kimseye söylemezsek bunun giderilmesi yolunu gösteren bulunmaz... borcun yoksa evlen. Derdimize derman bulabilmek için onu.Densiz deve kuyruğu.Derdin yoksa söylen. borç altına girer. Altının ayarı mihenk taşında belli olduğu gibi insanın değeri de yaptığı işte gösterdiği başarı derecesi ile ölçülür. önemsiz şeyleri kendine dert edinir. kendisinden ayrılmayan özellikleri vardır. 892. Irmaktan geçerken. dilber çağında. çürütürse gam da insam öylece yıpratır. dahası tehlikeli olan şeylerden bile yardım umar. 891. 897. .-Deniz yanar mı? -Belki. söylenir. deh! demeden sallanır.

hafifliği de ona uğrayan kişinin etkilenme derecesiyle ölçülür.Dertsiz baş. Krş. Can taşıyan baş dertsiz olmaz. Krş.Dervişe Bağdat'ta pilav var demişler. 916. 910. belki de hiç sorun değildir. Đnsan derdi çekip durmamalı. çok derdi vardır. Ama bunların çareleri de vardır.Dert gider amma yeri boş kalmaz. Herkes bir yolunu bulup sorumluluktan kurtulur.Dertsiz baş (kul) olmaz. Bir dertten kurtulsa başka bir derde düşer.. Herkesin derdi. sıkıntısı vardır. Yırtılan Deli Ahmet'in yakası.Dereyi. ağlar. Bir tek derdi olan kişi ağlar. uzun uzun düşünür. Ağrısız baş mezarda gerek. Dertsiz baş terkide gerek. mezara (mezarda) taş. onun da başını kesip içini oymuşlar. tepeyi sel bilir. Bilgili. Derdi olan acı çeker. dengeli kişi. başka bir kimse için küçüktür.905. . Dertsiz baş terkide gerek. Derdi olmayan kimse yoktur. 920. Bir kimse için büyük olan bir dert. tutkular kaynaşmaktadır. terki heybesine konulmuş olması gerekir. Doğa yasasına göre sel nasıl dereden atar. Yalan değilse ırak değil demiş. Aşka düşen kimsenin ise içinde duygular.Dertsiz baş terkide gerek. Kesin olarak bilinmelidir ki dertsiz sanılan kişilerin de dertleri vardır.Derin su yavaş akar. tepeye çıkamazsa kamu da insanların iyisini.Dertsiz bir kabak varmış. 909. Ama derdi birden çok olana ağlamak da yetmez. çaresizliğine üzülür... Herkesin az. (Dert gitmez. Krş. Rahat ararsan mezarda. 911. Bir derdin ağırlığı. 907. çareye başvurmayı ihmal etmemelidir. çekene göredir. derman beraber gezmiş. değişir.Dert gezmiş. 906.Derviş dervişi tekkede (hacı hacıyı Mekke'de) bulur. 917. Bunları dışa vurup ferahlamak isteği onu durmadan söyletir. Dertsiz başlar ancak canı olmayan başlardır. ancak öldükten sonra dertten kurtulabilir. Đnsan her zaman dert içindedir. Mezar taşıyla temsil edilen baş da dertsizdir. Bkz. 915.Dert bir olaydı ağlamak kolaydı. değişir).Dert ağlatır. 912. bir konuda karar vermek ve eyleme geçmek için ivmez. Yani bir baş. Dert gider amma yeri boş kalmaz. Yaşayıp da dertsiz olan kimse yoktur. Krş. 914. Dertsiz baş olmaz. Herkesin derdi vardır. Dertsiz baş terkide gerek. kesilen düşman kellesi gibi. Bkz.Dert Deli Ahmet'in başında.Dert. Sorumluluk kimsesizin üstünde olur. ağlar. aşk söyletir. kötüsünü öylece ayırt eder. Bostan korkuluğu gibi. Đnsan başı. Bkz. Hacı hacıyı Mekke'de.. Bir başın dertten kurtulabilmesi için. 908. 913.Dert gitmez.Dertsiz baş. iyiyi kötüyü el bilir. 919. bostan korkuluğunda. ancak mezara girdiği zaman dertten kurtulur. 918.

929. Herkes kendisine yakışan ve uğraştığı işle ilgili yerde bulunur.Deve büyüktür amma beşini bir eşek yeder. kafasının içindeki düşünce ne ise konuşmasında onu dile getirir. yenisi gelir. 933.Devenin derisi (yünü. 931. 1) Zengin ne denli yoksul düşse. Gerekli niteliklerden yoksun olan kişi.Bkz. 934.Deve bir akçeye (götür.Deve yerine deve çöker. Yitirilen değerli kimsenin. 928. ileri ya da geri yönde aşırı ve zor eyleme baş vurmak doğru bir tutum değildir. elindekini de yitirir. 926.Dervişlik olaydı taç ile hırka. Parası varsa. sıkıntısız yapmak varken.Deve Kabe'ye gitmekle hacı olmaz. 930.Deve boynuz ararken kulaktan olmuş. biçimsel eylemlerle kişiliğine değer kazandıramaz. Çünkü ondan üstünü de vardır. Büyük görünüşlülerin bir araya gelmesi de aklı çoğaltmaz. deve bin akçeye (getir. elden çıkan değerli şeyin yeri boş kalmaz.Dervişin fikri ne ise zikri de odur. Đnsan. Đnsan. Elindeki ile yetinmeyip daha çoğunu isteyen. Bir işi kolay.Deveye inişi mi seversin. Deve yerine deve çöker. 932. hani deve). Đzin alınarak yapılması gereken bir işi izin almadan yapan. 936. Bir akıllı.Deveye burç gerek olursa boynunu uzatır. hacı Mekke'de bulunur. Büyük ve zengin kimselerle düşüp kalkan kişi. kendi yaşayışını onlarınkine uydurmak ve onları konuklayabilecek bir düzen kurmak zorundadır.Deveden büyük fil var. .Derviş tekkede. 925. silkintisi) eşeğe yük olur. 924. bunun cezasını görür. Aşıka Bağdat uzak değil. 923. Nesneler ve olaylar da böyledir. düz yere mi (düze kıran mı) girdi? demiş. yokuşu mu? demişler. ben de alırdım otuza kırka. (Eşek küçüktür amma dokuz deveyi yeder). 922. değerinden kat kat fazlasını da isteseler onu satın alır. herkes kolayca bu düzeye ulaşırdı.Deve deve yerine çöker. parası yoksa. 921. birçok kıt akıllıyı arkasından sürükler. Sözde büyük olmakla akıl büyük olmaz. Herkesin gözü önündeki büyük bir olayı şöyle böyle yorumlarla gizlemeye çalışmak boştur.Deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez. Önemli bir düzeye ulaşmak görünüşte benzemekle gerçekleşebilseydi. hani akçe).Deveci ile konuşan (görüşen) kapısını büyük açar (açmalı). 935. Hiçbir kimse görevinin büyüklüğü ve yetkisinin genişliği ile övünmemelidir. 2) Saygın kimsenin en değersiz kalıntısını sıradan kişiler başta taşırlar. yoksula göre varlıklıdır. almak istediği şeyi yok pahasına da satsalar alamaz. Kişi kendisine gerek olan şeyi elde etmek için yorgunluğa katlanmalıdır.Destursuz bağa girilmez (gireni sopa ile kovarlar) (girenin yediği sopayı Mevla bilir). Krş. 927.

Önemli bir görev yapmakta olan kimseden ufak tefek birçok iş yapması da istenirse. önemli işin yapılması tehlikeye düşer. Devlete hıyanet etmeyi alışkanlık durumuna getirenlere göre devletin bitmez tükenmez malı vardır. Ama yoksula yaklaşma.Devletliye dokun geç. Her yönünü iyice öğrenmediğin işe girişme.Devletin malı deniz.Dile gelen ele gelir. oğul sahibi olmak. işi yolunda kimse de yoksulların halinden anlamaz. Zenginlik ve talih kişiyi kendiliğinden gelip bulmaz. isteğini karşılamak için yapılıyor diye yorumlar. Kişi dilini tutar..Dil ebsem(susmak) (olsa) baş esen(sorunsuz) (-dir). 951. onların bu işle ilişkisi bulunmayan davranışlarını. . hoşgörülü olmalıdır. her şeyi söylemezse. en gerekli mal. Her güzel şeyin hoşa gitmeyen yönü de bulunur. En büyük mutluluk ve zenginlik. Yolunu bulup ondan aşırmayan budaladır.Dilenci bir olsa şekerle beslenir. Zarar hangi yönden geldi ise o yönden giderilir.Dilden gelen elden gelse. 950.Diken battığı yerden çıkar. 944. 952. 948. Gülü seven. mülk değirmen. 938. 939. tahıl. Krş. mal tahıl. yöneticilerin birçok yolsuzluklarını görmez. Zengin. Kişi her söylediğini yapamaz.Devlet adama ayağıyla gelmez.Devletli gözü perdeli olur. kimsenin sözünü dinlemez. kimi zaman kişinin yıkımına yol açar. 942. değirmendir. Her dilediğini elde edemez. akıllarına geleni yaparlar. 937. o senden yararlanmak ister. Bir isteğinin yerine getirilmesini ilgililerden bekleyen kimse. Krş.Devletli yanını kaşısa yoksul para verecek sanır.Deveyi yardan uçuran (atan) bir tutam ottur. şu işi şöyle yapacağız diye söyleye söleye dediklerini gerçekleştirirler. 945. geniş yürekli. belki yararlanırsın. 943. Deve deve yerine çöker. 940. Çalışıp çabalamakla elde edilir. 947.Dikensiz gül olmaz.. her fukara padişah olur. fukaradan sakın geç. deliler. 941. (Zelber: Yük üstüne atılan öteberi). Küçük bir çıkar peşinde koşmak. başını belaya sokmamış olur. en değerli mülk. ülkenin birçok eksiklerini. yemeyen domuz.Dibi görünmeyen sudan geçme (tastan su içme). az da olsa bir ilişkin bulunsun.Deveyi yük değil zelber yıkar. rahat eder.Devletli ile deli bildiğini işler.Devlet oğul. Güzel şeyi elde etmek isteyen ya da elde eden kimse bunun gerektirdiği rahatsız edici şeyleri de hoş görmelidir. Đnsanlar. 946. Zenginle. Kamu işlerini ya da bir topluluğu yöneten kişi. 953.Devletlinin karnı gen gerek. (Gül dikensiz olmaz). Yüksek rütbeliler.Değerli bir kimseden boşalan yeri ancak o değerde başka bir kimse doldurabilir. 949. Devlet adamı.

içinde ne varsa. başıma geleni senden bileyim. başka şeyler de isterler. Başkalarının kolay kolay anlayamadıkları şeyi. 967. 954. cürmü büyük.Doğan anası olma. devlet orda. Çünkü kendi çıkarı için elalem içinde senin onurunu kırmaktan çekinmez. 963. Acıması olmayan kişiyi. Dil küçük bir nesnedir. Bunlar verilenlerle doymazlar. ya verileni beğenmez ya da verenle bozuşursa. her gün onunla uğraşan kimse çok kolay anlar.Dilenciye borçlu olma.başka birinin de aynı kişiden yardım istemesinden hoşlanmaz. daha önce gereği gibi bilmez..Dişi yalanmazsa erkek dolanmaz.Dilencinin torbası dolmaz. ya düğünde ister. 966.. 965. ne duyuyor. 962. erkek köpek ardına düşmez. Kadın istek göstermese. ne düşünüyorsa onu ortaya çıkarır. Dilini tutmaması yüzünden başına iş açan kişi pişmanlık duyar ve dilim dilinseydi de söyleyemez olsaydım der. 964. kendisinden daha acımasız biri yola getirir. Bkz. Söylediği kötü sözlerle kişinin başını belaya sokar.Yardım bekleyen bir tane olsa.Dilenci dilenciyi istemez. dilim dilim dilem seni. 968. .Dilim seni. Dirlik içindeki toplum mutlu olur. Çıkarını aramaktan başka bir şey düşünmeyen kimse ile ilişki kurma.Dinsizin hakkından imansız gelir. Şundan bundan yardım isteyerek geçinme yolunu tutmuş olanların isteği bitmez. Dişi köpek kuyruğunu. 955. yüz vermese. yardımdan kendi eylemiyle yoksun kalır. 960. tam tersine çevirebilir. doğuran anası ol. başıma geleni senden bileyim.Dilin cirmri küçük.Dil yüreğin kepçesidir. ancak kendisi de çocuk sahibi olduktan sonra bilir. Kişi.Doğmadık çocuğa don (kaftan) biçilmez. 957. umduğundan aşırı şeyler verilerek sevindirilir. 969. Dil her yana dönebilir.Dilin kemiği yok.Dilsizin dilinden anası (sahibi) anlar. Bir yerden yardım bekleyen kişi. (Dişi yalanmazsa.Dilenci küsmüş. erkek onun peşine düşmez.Dirlik nerde. annesinin değerini. önce söylediğini sonra başka biçimlere sokabilir. Yardım yapması beklenen kişi ise ikisinden de hoşlanmaz. ya bayramda. Bir kimseden yardım isteyen kişi -kendisine yapılacak yardım aksar diye. 956. 959. Dilim seni dilim dilim dileyim. Bkz. kısmetini kesmiş.Dişi köpek kuyruğunu sallamayınca. Bir çocuk. ev sahibi ikisini de.Dilim seni dilim dilim dileyim. 958. Ama bunlar çok olduğundan hepsine bu cömertlikle yardım yapılamaz. 961. ama büyük suç işler. dilim seni. erkek dolanmaz).

. 981. Dost acı söyler. dokuz kat keçeye bürünse yine yağmurun ıslatmasından kurtulamaz. 979.Doğru söz katarından belli olur.Dokuz at bir kazığa bağlanmaz.Doğruluk dost kapısı. 974. Đşlerinde doğruluktan ayrılmayan kişiye Tanrı her zaman yardım eder. Yeni doğan çocuklarda ölüm çok olur.Doğuran avrat Azrail'i yenmiş. 976. hatır gönül demeyerek doğruyu söyleyen kişiyi kimse sevmez. ortaya çıkacağı daha belli olmayan şey için önceden hazırlık yapmak doğru değildir. Herkes onu yanından uzaklaştırır.Doğruluk minarede kalmış (onun da içi eğri). doğurmaya devam ederse. Çünkü sevilmeyen. bir deri. dıştan göründüğü gibi değildir. Herkes ona koşar. 973. iki üç çocuk doğurur. 2) Herkesin kusurunu yüzüne karşı söyleyen ve çıkarcılardan sözünü esirgemeyen kişi.Doğru (hak) söz (ağızdan) acıdır (acı gelir). yanlışları. Dünyada doğru kimse kalmamıştır. Doğru sözlü olan kişi. Böylece onu yenmiş olur. yıkılana kadar gitsin. 972. 971.Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. istenmeyen kişi olacak.Doğru söz yemin istemez. zayıf bir güvenlik önlemi ile zaptedilemez. Azrail'in alamayacaklarını da dünyaya getirir.Ele geçeceği. Çünkü anlaşamazlar. 980. üzdüğü kimselerce sevilmez. Bakarsınız ki bunları Azrail alıp götürüyor. Yemin. tutarlı olup olmamasından anlaşılır. Bir sözün doğru olup olmadığı gelişinden. Sözüm bir kimseye dokunur mu diye düşünmeyerek doğruyu söyleyen kişi çok düşman kazanır. bütün çıplaklığıyla ortaya koyan ve eleştiren söz. Krş. Nereye gitse bu gibi kimseler kendisine yüz vermezler. soğuk geri. 978. Doğru sandığımız binde bir kişi de içinden eğridir. herkes iki yüzlü. 1) Bir işin başına. 977. Değme sarhoşa. kırdığı. 970. orada barınamayacaktır. bulunduğu yerden ayrılmaya hazır olmalıdır. birbirlerine saldırırlar.. 983. yolsuzlukları. kötülükleri. 975. düzensizlikleri. Ama kadın yılmaz.. Onun için kimin çıkarına dokunursa dokunsun sözünü esirgemeyen. 1) Zamanımızda ahlak öyle bozuldu ki herkes çıkar peşinde.. Bir deri giysi ise kişiyi soğuktan korur. bir biç. 982. su geçe. tanınmış kişiliği bulunan birçok kimse birden getirilmemelidir. 2) Birçok azılı. Bkz. Doğru olan kişiyi herkes dost bilir. Kişi.Doğru söyleyenin tepesi delik olur. Sözün doğruluğunda kuşku yoksa yemine gereklik yoktur. Bunlar vura vura onun tepesini delerler.Dokunma (değme) sarhoşa. bu işleri yapanlara çok acı gelir. yalan olduğu düşünülebilen sözün doğruluğuna inandırmak içindir.Dokuz keçe. Kusurları.Doğru söyleyenin bir ayağı üzengide gerek.Doğrunun yardımcısı Allah'tır.Dokuz (iki) ölç.. Kadın bir.

Çünkü dost. Đki ölç bir biç. Doğru söz acıdır. Gerçek dostumuz ayıbımızı yüzümüze karşı söyler. 984. Dostlarını olabildiğince çoğalt. Oda içinde tırnak kesmek ise kirli ve dirlik bozan bir iştir. yükselmesini görmek istediği başımıza. ev halkı ile tırnak kesen arasında düşmanlık başlar.Dost başa bakar.Dost evinde başını bağla. Ama yakın dostlar. düşman. temizlenemez. Çünkü mutluluğa katılmak hoş bir şeydir. Ne denli yakınlık gösterirse göstersin. Dost için her türlü özveride bulunmalı. ne de oturulabilir. 997. canımız sıkılmasın diye doğruyu söylemeye çekinirler. 985. iç. ama düşmana bütün gücümüzle karşı koymalıyız. 989. (Halk inanışına göre. Ayıbımızı arkamızdan. bu yönünü düzeltseniz de mayasındaki bozukluğu gideremezsiniz. 993. inanmayınız. Eski düşman da buna benzer.Dost bin ise azdır. süslenmek. Böyle bir hayvanın derisi üzerinde ne namaz kılınabilir. Krş. Kötü huylu kimsenin çocuğu melek huylu olamaz. 998. Yine de doğru söz bize acı gelir. dost olmaz.Dost dostun eğerlenmiş atıdır. düşman bir ise çoktur. Boş fıçı çok langırdar.Dost (akraba) ile ye.. o da çürük çıksın.Bkz. Alışverişte iki taraf kendi çıkarını düşünür. Bkz.Donsuzun gönlünden dokuz top bez geçer. kaymasını beklediği ayağımıza bakar. Sevinçli. hem de bol bol edinmek geçer. dost evinde yapılmaya yakışır temiz.Domuzun kuyruğunu kes yine domuz. Kusurumuzu görenler.. dostluğu bozucu bir etken olabilir. onu . Yaradılıştan kötü olan kişinin şu. üzüntüyü paylaşmayı. mutlu günlerinde bir kişi ile dostluk ilişkisi kuranlar çok olur. 987. 986. Dosta karşı da.Domuz derisi(-nden) post olmaz. düşman için dirilmeli. arkadaşının sıkışık zamanında yardımına koşmaya hazır durumdadır. düşman ayağa. alışveriş etme. Bundan dolayı iki dost arasındaki alişveriş. neşe artıran bir iştir. düzeltmemiz için onu söylemeyi borç bilirler. 994. 990.Dost dostun ayıbını yüzüne söyler. An beni bir kozla. düşman evinde tırnağını kes.Dost acı söyler. eski düşman dost olmaz.) 996. Kara gününde bir kişi ile dost kalmak ise. başkasına söyleyen kovculuk etmiş olur. 995.Dolu küpün sesi çıkmaz. Gerçek dost. Đslam dinine göre pistir. dışkıdan farksızdır. Bkz. Baş bağlamak. düşmana karşı da güzel giyinmek gerektir. Bu bizi uyarmaya.Dost için ölmeli. Dost olan bunu yapmaz.Domuzdan toklu(koyun yavrusu) doğmaz. Domuzun her şeyi. 991. Bir şeyden yoksun olan kişinin gönlünden hep o şeyden edinmek. kesilen tırnak ev içine sıçrarsa.Dost (iyi dost) kara günde belli olur.Dost (yar) beni ansın bir koz ile. kusurumuzu düzeltmemize yarar. 988. 992. Düşmanlarını olabildiğince azalt. Öyle ise dostluklarını sürdürmek isteyenler birbirleriyle alışverişte bulunmamalıdırlar.

. Bu nedenle dostlar övülürken ihtiyatlı bir dil kullanılmalıdır. hesap kılca. Çünkü bunun iyi niyetle ve iyiliğimiz için yapıldığını biliriz. Bkz. . 1001.Dumansız baca olmaz. 999. ne denli yakın yerde otururlarsa otursunlar. hesap (ahşveriş) miskalle (küçük bir ağırlık birimi şimdiki gram gibi). 1012. Đnsan dostunu sever ve över. dört duvar arasında kalmaz. döktü giyin. Bkz. 1011. Dut ağacı yapraklanınca soğuklar geçmiş olur. Boş torba ile at tutulmaz.Duvarın kulağı var.Dostun alttğı taş baş yarmaz. O zaman insan eski övmelerinde yanılmış olduğunu anlar. alışverişte birinin ötekine özveride bulunmasını gerektirmez.gidermek için birtakım özveride bulunmayı gerektirir. 1889. soyun. Sır olarak söylenen söz.. Dostluk kantarla. özveride bulunulmadan ele geçirilemez. kaynana ve kayınbabalarını öz ana ve babalarından ayrı görmemeli.Dostun ndu cehennem odundan beterdir. insan gamdan çürür. dostluk bozulabilir. hesap santimi santimine görülmelidir. Taşıma su ile değirmen dönmez. Dostumuzun bizi hırpalaması. 1014. Demir nemden. insanı gam yıkar. Dostluk başka alışveriş başka.Düğün aşıyla dost ağırlanmaz. 1003. Dut ağacı yaprağını döktüğü zaman soğuklar başlamış olur. Krş.Duvarın beri yüzü beri. hesap miskalle. Ancak günün birinde dostun çekilemeyecek bir durumu belirir. Dostluk kantarla. öte yüzü öte.Dut yaprağı açtı. 1004. gizli yapılan iş. bu bir özveri konusu yapılmamalı. Krş.Dostluk başka. dostlar. kış giysilerini giyinmek gerektir.Dostluk kantarla. alışveriş başka. 1006. 1005.Dört atanın dördü de hak. Karı ve koca. Bkz. 1008. 1013. kışın giyilen kalın giysiler çıkarılmalıdır. Hısımlar.Dostunu överken yerecek yer bırak. Dostumuzdan gördüğümüz iyiliklere karşı bir şeyler yapma borcumuzu ödemedikçe içimiz rahat etmez. Gizli söz duyulur. Bkz.Dut kurusu ile yar sevilmez. 1002. Çok yakın dostlar arasında alacak. kahırsız koca olmaz. 1010. gücümüze gitmez. Đşte buna katlanan.Duvarı nem.Dökme su ile değirmen dönmez. gerçekten dost olduğunu gösterir. Krş.Döven öküzünün ağzı bağlanmaz. Dumanı olmayan baca olmadığı gibi karısına sıkıntı vermeyen koca da olmaz. onlara da aynı ilgi ve saygıyı göstermelidir. verecek hesabı olursa. birbirlerinin özel yaşantısını bilmezler ve buna karışmazlar. 1000.Dostluk dağca. Ancak büyük özverilerle elde edilebilecek güzel bir şey. Bal tutan parmağını yalar. gözünü de unutma. 1007. Đki kişi arasındaki dostluk. gizli iş de görülmüş gibi yayılır.

düşünce ve sağduyusunun kılavuzluğundan ayrılmamalıdır. cansız olarak. 1017. öbür tarafa kötü biçimde ulaştırır. Oysa dünya işleri her an yenilikler gösterir. söz götürüp getiren anlayışsız aracı bozar. 1016. Krş.Düğünde Fatmacığı kim bilir? Onun gibi pek çok kişinin katıldığı bir toplulukta. 1019. Bu dünyada tatsız olan canlı baş yoktur. Ancak bunlardan birini izleyip yürümeyi bilmek gerektir. Đş becerip yararlanabilenleri övgü ile anmak gerekir. Sonra öteki kapıdan çıkılır. Ağrısız baş mezarda gerek.Düğünü okuyucu boklar. kolla kendini. Đnsanlar yaşlanınca iş yapamaz ya da yeniliklere karşı uyum sağlayamaz olurlar.Ağırlamanın değeri. gerekse hayırlı işler için para harcamaktan kaçınmamalıdır.Dün öleni dün gömerler. .Düğün olur iki kişiye. bir kulpundan tut da kazan. 1025.Dünya bol olmuş neye yarar. 1018.Dünya iki kapılı handır.Dünya bir gemi.Dünyanın iki başı (ucu) bir (araya) gelmez. Her iş. kaygısı düşer deli komşuya. Akılsız kişi. 1029. 1021. gereken yardımcıların sağlanmasıyla başrılabilir. unutmaya çalışmalıdır. özgürlük. fikir dümeni. yiyebilene aşk olsun. Đki taraf arasındaki güzel ilişkileri.Dünya bir. ancak bostan korkuluğunda. Kısacası dünya gençten gence devredilir. 1027. 1015.Dünya dört (kırk) kulplu bir kazan.Düğün el ile. Doğmak iki kapılı hanın bir kapısından içeri girmektir. kendisine önem verileceğini sanan kimsenin adı bile anılmaz. harman yel ile.Dünya malı dünyada kalır. Đnsan öldüğü zaman malını öbür dünyaya götürmez. Onun için orta malı. göreyim seni. aklının gücünden. 1026. Đşlerini aksatmadan yürütmek isteyen. türlü türlü durumlar ortaya çıkar. pabuç dar olduktan sonra. Rahatlık. bolluk bulunan yer. elalemin eğlence programlarında bir aksama olmasın diye çabalar durur. bunlardan yararlanma olanağı bulunmayan kişiler için bir değer taşımaz. 1022.Dünyada tasasız baş bostan korkuluğunda bulunur.Dünya gençten gence. 1024. kendine göre yanlış yorumlayarak. yani ölünür. Bu dünyada herkes için kazanç yolu vardır. Bunları ancak gençler ve güçlüler yürütebilir. akıl yelkeni. Orada Tanrı'nın uygun gördüğü sürece kalınır. özel olarak hazırlanmasında. Bu maldan ancak yaşadığı sürece yararlanabilir. bir özveride bulunulmasındadır. gerçek ikram konusu olmaz. Çünkü bir tarafın iyi niyetle söylediği bir sözü.Dünya bir yağlı kuyruktur. Öyle ise gerek kendisi için. işin bin. 1023. bulunur. dinçten dince. Tasasız baş. Bu dünyada insanın düşünemeyeceği. 1428. Dünyada kazanç yolları çoktur. Bir üzüntüyü sürdürmemeli. 1020.

ötekinin zayıf yönlerini bilip de saldırısını bu noktalar üzerinde toplasa utkuyu kazanacaktır. 1030. Tanrı'dır. herkes ölür. Böyle bir düşman. kimisini geçiremez.Dünyayı umutla yemişler. yüksek bir iş başında iken düşebilir. 1034. ya düşmandan ırak gerek. davranışlarında ihtiyatlı olmalı. Hepsi. sağlık içideyken hastalanabilir. iş başında olanla herkes dostluk kurar. Savaşmakta olan iki düşmandan her ikisinin de zayıf yönleri bulunur.Dünya (Peygamber) Süleyman'a bile kalmamış. yüceliğini yitirmeyen tek varlık. Onu da düzeltir. yalan tükenmez.Düşman. Yani hepsini bir arada düzenli duruma getiremez ve tam rahatı bulamaz. Çünkü bunların yaşayışına göre olayda bir olağanüstülük yoktur. 1038. bu sırada başka birinin bozuk gittiğini görür. 1043. bu kez daha başkasının düzensizliği belirir. eski dostlarını kötü durumuyla baş başa bırakırlar. . Gücünü. 1037. O. 1039.Düşmez kalkmaz bir Allah.Düşmanın karınca ise de hor bakma. Umduğu şeylerin kimisini ele geçirir. hesapsız yalancı vardır. tetikte bulun.Düşenin dostu olmaz (hele bir düş de gör). ne kadar erkli olursa olsun dünyadan göçüp gidecektir. gün akşamlı. gençler yaşlılar. Birini yoluna koyar. ne gibi olaylarla karşılaşacağını bilmez. Silahınız yoksa düşmandan uzak olunuz. Bunun için dünyaya bel bağlamamalıdır. Düşmanın senden ne denli güçsüz olursa olsun. ileride durumunun ne olacağını. size karşı elinden gelen kötülüğü en sert biçimiyle yapacaktır. 1032.Düşmana yarak (Silah) gerek. Bunların tersi de olabilir.Dünyanın ucu uzun(-dur). Bir taraf. Zenginle. Zenginler yoksullaşabilir. Dünyada hadsiz.Dünyayı sel bassa ördeğe vız gelir. iş başındakiler düşebilir. Đnsanoğlu zengin iken yoksul düşebilir. Hiçbir durum sürekli değildir. Düştünse toprağa sarıl.. Çünkü ondan çıkarları vardır. Yalan. önem vermemezlik etme. ama hiçbir zaman umudunu kesmez. Kişinin bütün yaşamı umutla dolu geçer. 1040. Bunları huylarından vazgeçirmek de olanaksızdır. Bundan ibret alınmalıdır. Her iyi durumun bir sonu vardır. Đnsan ne denli zengin. iş başındaki işten ayrılınca. Đnsan ne kadar yaşayacağını. Bkz. 1042.Düştünse toprağa sarıl. onunla karşılaşmamaya çalışınız. Zengin kişi yoksul düşünce. yeryüzünü öyle sarmıştır ki kıyamet kopsa ona bir şey olmaz..Düştüğün yerden bir avuç toprakla kalk. 1036. 1031. zayıf yanını bulup seni alt edebilir. düşmanın halinden bilmez. Düşmanınızdan okşayıcı bir davranış beklemeyiniz. Ama bunları bilmez ki.Düşman düşmana gazel okumaz. kimi kimseleri ilgilendirmez. birçok yeni olaylarla karşılaşacağını unutmamalıdır. Bunun için hep gelecek kaygısı gütmeli. Düşmanın hakkından gelebilmek için silah gerektir.Đnsan dünya işlerinin hepsini istediği gibi yürütemez.. Birçok kimseler için yıkıma yol açan bir olay. 1041. kayıtsızlığından yararlanır. Egemenliği son kerteye ulaşmış olanlar dahi ölüme yenilirler. 1033.Dünya tükenir.. 1035. çevresinde o dostlardan kimse kalmaz.Dünya ölümlü.

Çaresi bulunamayan tek şey ölümdür.Ecel geldi cihane. Geçici olarak başkasının malını ve yetkisini kullanan kişi. Aman dileyene kılıç kalkmaz.Eceli (ölümü) gelen (yaklaşan) it cami (mescit) duvarına (avlusuna) siyer (işer). baş ağrısı bahane. (Đtin ölümü gelirse cami duvarına işer.Edebi edepsizden öğren. Bol parası olmayan kişi güzel bir köşk. Bunlar bahanedir. kişinin yaşama süresinin sona ermiş olmasıdır.Eceli gelen fare kedi taşağı kaşır. 1048. `yel' ile `yuf' bitmiş.Mal durumu bozulan kişi. 1055. artık bulunduğu yerde yaşayamaz.Düşüne düşüne görmeli işi. asıl neden. bozan kişi. 1045. Krş. kendi mallarına gösterdikleri özenle değil hor kullanırlar.Eğretinin canı berk olur. Bir durumun nasıl sonuç doğuracaı. sonunda pişman olacağı bir duruma düşmemek için. keşke diye bir çocuk doğmuş.. Edepsizin yaptığı işlerin yapılmaması gereken işler olduğunu düşünmekle doğru yolu bulmuş. Eceli gelen it. başkasından geçici olarak aldıkları şeyi. 1052. bilim.. Ama her ölüm bir nedene dayanır. sonra pişman olmamalı kişi. çobanın değneğine sürünür Sıçılacak ağız. Düştüğün yerden bir avuç. yaşantısını sona erdirecek kimseye çatar. inleme ölürsün). Krş.) Herkesin üzerine titrediği. araçların bulunmasına bağlıdır. gerekli koşulların. Bkz.Düş uykudan sonra olur (gelir). Krş. çok geçmeden bu mal ve yetkiyi asıl sahibine bırakacaktır. kutsal saydığı şeyi kötüleyen. el atına) binen tez iner.Düt demeye dudak gerek (ister). Bir işin temeli gerçekleşmelidir ki ona bağlı olan ayrıntılara sıra gelsin.Eğilen baş kesilmez.. işin başında belli olur: Başkasına kötülük edenin başına kötü işler gelir. inlemekten kendini alamayacak kadar ağır olan hasta ölür. Kusurunu anlayıp özür dileyen ve büyüklüğünüze sığınan kişi affedilmelidir. 1057. (Bahanesiz ölüm olmaz). doğru söyle (konuşalım). inleyen ölür. 1044. Kişi nasıl olsa ölür. 1054. Đnsanlar. Đnsan. 1049. göte yakın gelir. eğreti mal sağlam olurmuş gibi. tarıma yönelmekle kalkınabilir. 1053. ::::::::::::: -E1047.Eğer ile meğeri evlendirmişler. girişeceği işin her yönünü iyice düşünmelidir.Ecele (ölüme) çare bulunmaz.Eden bulur. böylece edebi edepsizden öğrenmiş olursunuz. Bir işin gerçekleştirilebilmesi. Kimi ölümlerin nedeni olarak gösterilen şeyler ölüm sonucunu doğuracak şeyler olmaktan uzaktır. (Etme bulursun. Davranışının bu denli ağıra mal olacağını bilmeyen kişi.Eğri otur (oturalım).Eğreti ata (emanet ata. . 1050. Çaresiz gibi görünen her güç işin bir çıkar yolu bulunur. 1056.. kedi taşağı kaşır Dayak isteyen keçi. 1051. Krş. Olsa ile bulsayı ekmişler. Eceli gelen fare. 1046. sanat gücü bulunmayan kişi beğenilir bir yapıt ortaya koyamaz.

. yiğit der candan eder. Gezmekte olup da bir yerde konaklayan. Eğreti ata binen tez iner.Ekmekten kaşık olur ama her yoğurdun hakkına değil. bu sözlerden sorumlu değildir. çekme yiyecek yasını. özel işlerini yürütüşün beğenilmese bile bunlar senin bileceğin şeylerdir. Verilecek ücret ne kadar çok olursa olsun... 2) Kendisine karşı fedakarlik yapmadığın kimseden sana karşı özveride bulunmasını bekleyemezsin. Duruşun.El atına binen tez iner. (Ele uyan eşini boşar. 1059. karısını tez boşar. bir ekmek de üste ver. Ustanın çekici.Ekmeği ekmekçiye ver. Çiftçinin karnını yarmışlar.Ekmeğin (çöreğin) büyüğü. 1070.Eken biçen. konan göçer. doğruluktan şaşmamalısın. gerecin bol olmasına bağlıdır. Bir girişimden iyi sonuç almak isteyen.) Kişi. Şunun bunun kazancına. 1060.Elçiye zeval olmaz. Ne ekersen onu biçersin. Her vakit doğru söylemeli. 1) Her davranış. Ekincinin bütün yaşamı. Kimi işler iyi niteliktedir. güçlü. (Yarısını yerse helal olsun). Ama yalan söylemene göz yumulamaz. giyinişin. Sözler kırıcı ise bunda aracının suçu yoktur. 1064. Nitekim ekilen tohum güzel olursa çıkan ekin de güzel. Ama her iş elverişsiz araçla yürütülemez. her iş uzmanına yaptırılmalıdır.Ekmeden biçilmez.Ek tohumun hasını. kuşkusuz oradan başka yere gider. Başkasının sözüne uyarsa. 1) Emek harcanmadan verim alınmaz. Bir kimsenin sözünü başka bir kimseye iletmekle görevli kişi.Sadece seni ilgilendiren konularda doğru yolda olmamana başkası karışamaz. . Örneğin.Ekincinin karnını yarmışlar. Bkz.Ekici ol. 1069. kırk bu yılcık.El ağzına bakan. Verimin bol olması. kırk tane `gelecek yıl' çıkmış. 1058. 1062. bilici olma. özel yaşamı ile ilgili önemli konularda başkasının düşüncesiyle değil. doğal sonucuna varır. hamurun (unun) çoğundan olur.. Krş. emek verip ekin eken ürün alır. 2) Bkz. Onu cezalandırmak gibi bir davranışta bulunulmamalıdır. özel hayatının düzeni bozulabilir. ama istediği ürünü alabilip alamayacağını bilmez. 1061. gereğini yapar. kendi düşüncesiyle ve kendi durumunu düşünerek karar vermelidir. Kullanılan araç elverişsiz yetersiz de olsa kolaylıkla yürütülebilir. rızkına engel olanlara bir gün aynı şeyi yaparlar. bol olur. Çiftçi. temeli sağlam kurmalıdır. adamı cömert der maldan eder. Cömert der. işini bilir. Krş. 1067. 1063. oturuşun. 1068. kırk bıldırcık çıkmış. Çünkü doğa olaylarının ekin üzerinde ne gibi etkiler yapacağı belli değildir. maldan ederler.Ekmekle oynayanın ekmeğiyle oynanır. geçen yıl şöyle olmuştuyu düşünmek ve bu yıl şunu bekliyorum diye umutlanmakla geçer. 1066. 1065.El. Bkz.

keseden yiyen çökmüş. 1) Önemli bir çalışma isteyen iş. saygındır. o da vaktinde gelmez. yarasıza duvar deliği.El eli (bir eli bir eli) yıkar (yur). Sanılır ki her şey onlardadır. Bu durum.El eliyle yılan tutulur. onda da karnın aç kalır.El elden kalmaz. (El eliyle yılan tut.El elin eşeğini türkü çağırarak arar. Beyler varlıklıdır. Saldıranın eli.1071. başkasına ısmarlanmakla yapılamaz. Krş. 1073. gerekli olduğu zamanda da yapılmaz. 1083.. Bir konuda çok ileri durumu bulunan kişi. zevk ve eğlencesinden geri kalmayarak bu işi yapar. Krş. Bkz. Kendisinden ileri ve derece derece birbirinden yüksek birçok kimseler daha vardır. 1080. Birbirine yabancı kimseler bile birbirinin durum ve davranışlarını dikkatle izlerler. Ama öyle şeyler vardır ki beyde bulunmaz da halkta bulunur.Elden gelen geç gelir. Kişi kendi işini kendisi yapmalıdır. Hep hazırdan yiyen. yarasıza duvar deliği.El elin aynasıdır. El elin nesine. (Beyde bulunmayan elde neler var). 1075.. Eldeki yara. Herkes kendi ölüsü için ağlar. Başkasının eliyle ancak yılan tutulur. Bir kimsenin acı ve sıkıntısı başkasına dert gibi görünmez: Üzüntü içinde olan o değil ki... dili var da saldırılanın yok mu? 1077. Bir kişi başkasına kötü söz söylerse o da kendisine söyler. 1076.Eldeki yara. Eldeki yara. o da kendisine vurur. Bir kişi başkasına vurursa. başkasının umurunda değildir. gülerek gider yasına. başkasının yardımıyla tam olarak karşılanamadığı gibi bu yardım. Bu acı ile ilgilenir görünse bile içinde acı duymaz. yur). Đnsanlar bir araya gelmeden yaşayamazlar. 1084.. derdinize sizin gibi yanmaz. yarasıza (bende) duvar deliği (gibidir). 1078. iki el (de) yüzü (yıkar.El el ile. birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamazlar. Elin adamı. varıncaya kadar).El elin nesine. Bir kimsenin sürekli ihtiyaçları. cansızlarda bile görülür: Değirmenin dönebilmesi ve buğdayı öğütebilmesi için rüzgar ister. Krş. Herkes. dil dilden kalmaz.El el için ağlamaz. güçlüdür.. Elden gelen övün olmaz. 1081. . güçlenmiş olarak yardımlara koşar. onu da yalan tut). çok geçmeden yoksulluğa düşer. 1074. Bir kişi başka bir kişiye yardım ederse o da bu iyiliğin altında kalmaz. kendisi bulmalıdır.. Çalışıp kazanan kişi yokluk yüzü görmez. 1079. keyfini bozmaz. Bir kimsenin acısı. o da vaktinde (her vakit) bulunmaz (gelmez). onlar üzerine doğru bilgi edinirler.Elden gelen övün (ülüş) olmaz. o konunun son kertesine ulaşmış değildir. Bir kimsenin sıkıntısına çare bulacak olan kişi. içinden acı duyarak değil. 1082. Onun için kişi yalnız kendi kazancına güvenmelidir. derdinin çaresini başkasından beklememeli. El elin eşeğini. Öyle ki kimi zaman kişi.Elde bulunan beyde bulunmaz. kendi özelliklerini başkalarından öğrenir.Elden yiyen börkmüş.El elden üstündür (ta arşa kadar) (arşa çıkıncaya. değirmen yel ile. 1072. başına kara bağlamaz.

Her biri özelliğine göre ayrı bir davranış ister. Başkası için yapılacak özverinin bir sınırı vardır. eli doluya ağa buyur derler. Dağ dağ üstüne olur.El kazanı ile aş kaynamaz. sevindiren şeyleri de paylaşmalıdır. Dahası arayıp sorduğu ev büyüğü onun yanına çıkmaz. 1086. Krş. sırtına yüklenen sıkıntıya. Ancak bir aile üstüne ikinci bir aile.El ile bozgun düzgün. 1093.El için ağlayan (iki) gözden olur. Bkz. Bunu aşarsanız uğrayacağınız zarar yanınıza kalır.Elmas çamura düşse yine elmas. bu tuzağa ondan önce kendisi düşer. Đnsan yalnız benim başımda değil. bol bol harcamada bulunur. Başkasını tuzağa düşürmeye çalışan kimse. .Elin ağzı torba değil ki (çekip) büzesin. 1090. 1087.El ile gelen düğün. 1088. 2) Dıştan birbirine benzeyen her şeye aynı işlemi uygulayamazsınız.. Dedikoduya elverişli bir durum ortaya çıkmayagörsün: Halk bunu çeşitli yorumlarla genişletir. Armağansız gelen kişiye yüz verilmez. yak çubuğunu safanı (keyfini) ara. bayram. 1089. 1099. 1097.Elmanın dibi göl. Krş. başkasının yardımı ile başaramazsın. Armut ağacı susuz ve tımarsız yetişir. 1091. El ile gelen düğün.Elifin hecesi var. 1095. evvela kendi düşer.El el üstünde olur..Elin vergisi. rahatını bozma.Ele uyan eşini boşar. Kolay ve düzgün başlayan iş.. aynı evde yaşayamaz. Kimsenin ağzını tutamazsınız. Yardım her an durdurulabilir. başkalarını üzen şeyleri de. gündüzün gecesi var.. başına gelen yıkıma katlanması güçtür. Krş. (yar için dövünen dizden olur). Armağanla gelen kişi ise güleryüzle ve saygıyla karşılanır. Ancak herkese birden gelen sıkıntı ve yıkım hafifleşir. Hiç kimse için üzülüp kendini tehlikeye atma.. 1092.. Bir varlıklı adına iş gören kişi. Birbirinin üstüne konabilen. develer olsun kurbanım. El ağzına bakan karısını. herkes aynı sıkıntı içindedir diye teselli bulur. Kazma elin kuyusunu. Alabildiğine dedikodu yapar. işin yarıda kalır. 1085. hep öyle sürüp gitmez. gönülün sevgisi. Toplum içinde yaşayan kişi. 1) Elma ağacı çok su ister. birbiriyle birleşebilen birçok şeyler vardır. ev ev üstünde olmaz.El için yanma nare (ateş). 1096.2) Bir kimse..Eli boşa ağa uyur derler. El vergisi.. Bir topluluk içinde yalnız bir kişinin. Önemli bir işini. sonuç almak ister.El için kuyu kazan.El kesesinden sultanım. Güçlükler ve aksaklıklarla birlikte yürür. armudun dibi yol (olmalı). Keyfine bak. bayram(-dır). (Kazma kuyuyu kendin düşersin). 1094. başkasına yaptıracağı işin tehlikesine ve güçlülüğüne bakmaz. Bkz. 1098.

ödenir. bey mi yaman? (el yaman). Đyi niyetle başlanan işin başan ile sonuçlanıp sonuçlanmayacağı kestirilemese de olumlu sonuç alınabileceğine inanmak gerekir. el mi yaman?) Yüzyıllardır örnekleri görülmektedir: Halk mı beye aman dediriyor.) 1104. elmayı say ye. 1107. 1108.El(-in) vergisi.El mi yaman. gönül(-ün) sevgisi. Çok önemli bir iş için bir kimseye ricada bulunmak. (Bey mi yaman. 1109. 1111. arpa unundan aş olmaz. Elle tartıp ağırlığı. armağan edene karşı gönlümüzde sevgi uyanır. 1110.. hatta yalvarmak gerekirse. görümceler bayrak açar. Batmaz. Emanet olarak bize bırakılan şeyi iyi korumamak. Altın yere düşmekle pul olmaz.Elti eltiden kaçar. kantar) sanır.Elmayı çayıra. değerinden bir şey eksilmez. 1102. düşünceye kadar Allah kerim. Elma kabuğu soyularak. göz (el) mizan (terazi). Görümceler ise gelinlerle. ya da hacim için her vakit terazi. törelerimize ve doğruluk kurallarına aykırıdır.El üstünde gömlek eskimez. Başkasının gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacağını anlayamamış olan kimse. Ağırlık.Değerli kimse ne denli horlanırsa horlansın. Ödünç para da böyledir.. Arpa unundan aş olmadığı gibi eltiler de birbirleriyle kaynaşıp arkadaş olamazlar. . Eltiler sevişmediklerinden birbirlerinden uzak dururlar. Ortak gemisi yürümüş. gözle bakıp hacmi kestirebiliriz.Emanet eşeğin yuları gevşek olur.Elti eltiye eş olmaz. Silahla açılan el yarası çabuk iyi olur. elti gemisi yürümemiş. 1103. armut fidanını bayıra.Elmayı havaya at. bey mi halka? (Değil halk topluluğu. armut da aşırı gidilmeyerek. kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır. 1106. Eğreti olarak alınan şey. bir süre sonra olduğu gibi geri verilir. dil yarası onulmaz (geçmez). ölçü kullanmak gerekmez. dikkatle korunur. armudu say da ye. Bkz. Bununla hiçbir şeyiniz eksilmez. kendi yararımıza kullanıp yıpratmak.El (göz) terazi.El (bıçak) yarası onulur (geçer). 1105. 1112. 1101. Eğreti ata binen. su tutmayan yere dikmeli. o topluluk arasından adı sanı bilinmeyen bir kişi bile zorba beyin hakkından geliyor. Krş.El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı (bozdoğan (Gürz). Ama kötü sözle açılan dil yarası kolay kolay kapanmaz. yapınız. 1114.El (etek) öpmekle ağız (dudak) aşınmaz (kirlenmez). (El yumruğu yemeyen kendini kahraman sanır).Emanet ata binen tez iner.Elmayı soy da ye. Elma fidanını düz ve sulak yere. 1100. armudu bayıra. Krş. avaz avaz bağırarak kavga ederler. Krş. Bize bir şey verene. 1113. Armudu soy ye. sayı ile yenilmelidir.Emanete hıyanet olmaz.

herkese açık olan sofrada yemek yer gibi yer. doğru bulmadığınız biçimde de iş yaparlar.Er ekmeği er kursağında kalmaz.Emmim. dolaşırsa açılmaz. 2) Eğreti olarak kullanılmak üzere verilen şey uydurma olur.. Yaşayabilmek. Bkz. amcasının. 1) Bir ziyan gelmesin diye emanetin üzerine titreriz. Gece karanlığında. rahat rahat harcayacağı para. yokuşta gevşek duran kuskun. 1123.Emmim.. . Hiç umulmadık bir anda bozulur. solu (belli) olmaz. Çiğnemeden yutulmaz. Söz gelişi. tutumları kendilerine yakışır. kusuru var mı. sizin doğru bulduğunuz biçimde de. dayım. Dediklerinin yapılabilip yapılamayacağını o durum içinde bulunanlardan sormalı. Bkz.Emanet hayvanın (eşeğin) kuskunu (kayış) (paldımı) yokuşta kopar. 1120.Er ekmeği. Er lokması. görmeden kumaş almaya benzer. Bir kimsenin minnetsiz. Emek çekilmeden yapılıyor gibi görünen yemek yemek bile çiğneme emeği ile gerçekleşir. Bu tutum yanlıştır.En kolay iş yemek. Đnsan hiçbir şeyi incelemeden. Baba ekmeği zindan ekmeği.hiç kusurumuz olmadan. 1119. beklenmedik bir hasara uğrar. dayısının verdiği değil.Er ek. eğer emanet bir hayvanın kuskunu ise -hiç beklenmezken. Krş. Evlenmemiş kişi bir kız gördü mü hemen gönlünü kaptırıverir. Gönül bir sırça saraydır.Er gönülü ibrişim. elimi soksam yesem. Ne türlü davranırlarsa davransınlar.Erenlerin sağı. 1126. kaygısız gir yorgana. önce evlilik geçirip yeniden evlenen kişinin karısından daha mutlu olur.yokuşta kopar. gece gözüyle bez alma. 1127. kendisinin kazandığı paradır. Kadın. çiğnemeden yutulmaz.Ergene var ergene. Başka yakınlarının sofrasına bu kadar teklifsiz oturamaz ve onların kazancını bu kadar teklifsiz harcayamaz. tava ek. böyle yaparım demek kolaydır. geç ek.. 1116. Amcam. 1122.. harcayabilmek için çalışıp kazanmak gerektir.Ergen gözüyle kız alma. Krş. 1115. Olgun insanlar. Binicinin sağı solu olmaz. gözü kapalı almamalıdır. Ama bu emanet. Emek çekilmeden yapılabilen iş yoktur.. ister sonu olsun. meydan ekmeği. 1117. 1118. yok mu. Bekarken evlenen erkeğin karısı. dayım hepsinden aldım payım. Tohumu -ekim zamanının ister başı. Krş. Krş. Kırılırsa yapılmaz.Emek olmadan (emeksiz) yemek olmaz. 1125. Ağır bir durumla karşı karşıya olmayan kimse için ben olsam şöyle yaparım. 1121.Bir kimseye emanet edilen şeyin o kimsece iyi korunmadığı her zaman görülen olaylardandır.. soruşturma yapmadan evlenmek ister. dayım kesem.Ergene karı (avrat) boşaması kolay(-dır). 1124. -sakınılan göze çöp batması gibi.herhalde nemli toprağa atmalısın. kocasının kazancını. Kimseyi incitmeyin. Đncitilmiş olan gönül kolay kolay bağışlamaz. inişte zora gelen.

Günün birinde onlara da gerekseme duyulabilir.Er lokması (ekmeği) er kursağında kalmaz. Miskin erkek.Er olan ekmeğini taştan çıkarır..Erine göre bağla başını. birçok acı. Azimli kimse.. Krş. Üşenenin. Kadının kocası. kuşan.Erinenin oğlu kızı olmamış.Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer. Kendini bir erkeğe beğendirmek. tencerene göre kaynat (pişir) aşını. Ama gönlü taze kalır. 1132. Bir kimseden iyilik gören kişi mert ise bu iyiliğin altında kalmaz. Sabahtan karnını doyuran. 1129.Er oyunu üçe kadar. 1142. Kadın da güçlü ve yürekli olabilir. Đşine sabahleyin erkenden başlayan kimse. 1143. Yapacakları işe erken başlayanlar kazançlı olurlar. 1131. Kendisi de ona iyilik yapma çabası gösterir. yaşlı insan. 1140. şeker kattım aşıma.Erim er (yiğidim yiğit) olsun da yerim (durağım) çalı (kaya) gibi olsun. 1136. Bkz. Sakınılan göze çöp batar. 1130. başarılar. (Kadın erkeğin şeytanıdır).Erkek koyun kasap dükkanına yakışır. geçim yolunu bulur. yaşamaya layık değildir. Krş. 1133. ona güzel yemekler hazırlamalıdır. parayı su gibi harcama eğiliminde de olsa kadın israfa meydan vermemeli. sevgisi taşkınlığını yitirmez.1128. 1141. Kocan nasıl istiyorsa öyle giyin. Erkekleri kadınlar yoldan çıkarırlar. tatlı günleri birlikte yaşamışlardır.. 1134.Erkeğin şeytanı kadın (karı). Gelirin nasıl yaşamanı gerektiriyorsa harcaman da o sınırı aşmasın. 1135. kadın (avrat) göl..Eski diye atma kürkünü. Bu kez da başarı sağlanamazsa artık o işten vazgeçilmelidir. Ev ekonomisinde kadının görevi çok önemlidir. gönül kocamaz.Erken kalkan (çıkan) yol alır. Davranışlarını içinde bulunduğun koşullara uydur. Eski dostlar.Eski dost düşman olmaz. deneyimli. Kişi yaşlanır. Krş. Birinci ve ikinci denemede başarılamayan iş için üçüncü bir deneme yapmak gerekir.Erkek sel. sevdirmek isteyen kadın. mutlu sonuçlar elde eder. Kalbin yolu mideden geçer.Esirgenen (sakınılan) göze çöp batar. Eski eşya.Erkek arslan arslan da dişi arslan arslan değil mi? Güçlülük ve yüreklilik yalnız erkeklere vergi değildir. Arı gibi eri olanın dağ kadar yeri olur. Erkek.Erken kalktım işime. bir tarafa atılıp unutulmamalıdır. er evlenen döl alır. 1137. Krş. Gönül karımaz. onları sıkı sıkıya bağlamıştır. aile sorumluluğunu bilen kişi olsun da isterse barınacak yeri bile olmayan bir yoksul olsun. .Er (vücut) kocar. Bkz. Bu anılar. 1139. yenisinden vefa gelmez. vücudu güçten düşer. tutumlu olmalı. para biriktirmelidir. 1144. 1138. gerek olur bürünürsün bir günü. en güç işlerle uğraşmaktan yılmaz. para kazanır.

(Đt derisinden post olmaz). konuşmaları yakışır.Eski düşman dost olmaz (olsa da dürüst olmaz)..Esmere al bağla. kendilerine hizmet ettirmek içindir. Đnsanlık değerinden yoksun kişi. Đşi.Eski kaçmış. Eşek gibi bir kişinin en çok özenerek yaptığı iş bile eşekçe olur. çifte (tekme) atmış. bu işi kendisi düzeltmek zorundadır. iğne iplik geri getirmiş. 1153.Eşeğe marifetini göster demişler. pahalı elbise giymeye kalkışmamalı. 1155. Eşeğe marifetini göster demişler. Bunlar eskidi diye elden çıkarılmamalı. 1146.Aralarında ufak tefek dargınlıklar olsa bile eski dostlar birbirlerine düşman olamazlar. 1157. Krş. Eşek.. yıkılıp ağnamış (yatıp yuvarlanmak)..Eskiye itibar (rağbet) olsaydı bitpazarına nur yağardı. Eşeğe cilve yap demişler... 1148. Bkz. . dikişle yamayla kullanılabilir duruma getirilmelidir. Biraz kullanılmış olan giysi. onarılabilen her şey için geçerlidir. süslü.. karşısına geç ağla. hem de ahmaklaşır. yenisi gibi iş görür. kılık kıyafetle. kendisinin ağırlanacağı anlamını taşıyan bir çağrı alsa şöyle düşünür: Bu çağrı. işini sağla. nesi varsa şuna buna verir. Koça boynuzu yük değil. Kendini beğendirmek için. Kalıp kıyafetle adam adam olmaz. Bu öğüt. beni ağırlamak için değil. Bu dostluk. Yeni dostlar arasında daha böyle sıkı bağlar yoktur. 1158. 1154. ya da eşya. güvenilebilecek sağlamlığa erişememiştir. kendisini çalıştıranın sıkıştıma tutumuna bağlıdır. Ağır ve kötü bir iş yapan kişi..Eşeğe rakı içirmişler.Eşeği düğüne çağırmışlar.Eşeğe (katıra) cilve yap demişler. Herkes yeni şeyleri sever. 1145.. Bir giysi azıcık yırtıldı diye atılmamalı. Böyle düşünmekte haklıdır da. dostluğa çevrilemez. kulağı kesilmekle. 1147. 1149. gündelik işlerde kullanılmalıdır..Eşeğe semer yük değil. Eşeğini sağlam bağla. Krş.. Krş. bilgisi az olan kimse. 1156. bilgililer yanında susmalıdır. onu bizlengiç (nodul) bilir demiş.Esrik devenin çulu eğri gerek. Rakı içen kişi hem kabadayı olur. 1152. Bkz. Kabadayılara da özel giysileri. çulunu bahşış vermiş. ya su demiş. gündelik işlerde eskitilmekten kurtarılmış ve gerekli zamanlarda kullanılmak üzere tertemiz korunmuş olur.Eskisi olmayanın yenisi olmaz. Tembel kişinin üretebileceği iş. Eski şeylerden kimse hoşlanmaz. ünvan ve sandalye ile değer kazanmaz. Herkesin davranışı durumuna uygun olmalıdır.Eşeği dama çıkaran yine kendi indirir. Böylece yenileri. 1150.Eşeğe kaç gün yol gidersin demişler. Birçok nedenlerin birbirini izlemesiyle sürüp gelmiş olan eski düşmanlık. 1159. Krş. davranışları. Sıçana rakı içirmişler.Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir. ya odun eksik. kaba ve incitici olur. Sözgelişi yoksul kişi. Esmer insana al renkli giysi hiç yakışmaz.Eşeği bağla. O yine bayağı ve düşüktür. Kaba ve ahmak kişinin hoşa gitsin diye söylediği sözler ve yaptığı işler. gücü başkasına hizmet etmek olan bir kişi. 1151.

1170. 1171. hangisine uyacağını şaşırırsın. Böyle işleri kendi kendine karar verip yapmalısın. dahası Allah'a emanet etmekle sağlama bağlamış olmazsın. ne kara düş gör. 1164. 1169. En aptal kişi bile uğradığı yıkımdan ders alır. Anlayışsız kişi.Eşek at olmaz. düzensiz ve süreksiz çalışan güçlü kimseden daha başarılı olur ve daha önce sonuç alır. 1176. güzel şeylerin zevkine varamaz.Eşek kocamakla (büyümekle) tavlabaşı olmaz. tembel kişinin isteğine göre değil. ciğer et olmaz. ondan gelecek çirkin. (Eşeği bağla.Eşeğin ölümü köpeğe düğündür. Soysuz kişi soyluluk. başkasına yardım ederken düşünür ki ileride o da kendisine yardım edecektir. 1168.Eşek eşeği ödünç kaşır. ne denli yaşlanırsa yaşlansın baş olacak bir olgunluğa ulaşamaz.Eşek. Dinlenme yer ve zamam. başkası için çıkar kaynağı olur. Çıkarcı. dönüşüp iyi olmaz. iğrenç karşılığı göze almalıdır.Eşek çamura çökerse sahibinden gayretlisi olmaz.Eşek hoşaftan ne anlar? Bilgisiz. anne babayı da yanlış yola saptırır. 1174.Eşeğin gönlüne kalsa bir bağ maydanozu götürmez.Eşeği sahibinin dediği yere bağla da varsın kurt yesin. 1175.Eşeği süren (tımarlayan) osuruğuna katlanır. Onu sağlama bağlamak için önce sen bütün olanaklarını kullanacaksın. O yıkıma yol açan şeylerden artık kendini korur.Eşek (eşkin) (oldukça açık adımlarla yürüyen at. 1173.Eşek bile bir düştüğü yere (çukura) bir daha düşmez. Kötü maya. ondan sonra başkasına emanet edeceksin. Ne karanlıkta yat.Eşeği yoldan çıkaran sıpanın oynaması. Yeteneksiz kişi yaşça büyümekle önemli işlerin başına geçmeye hak kazanmış olmaz. Krş.1160. Kaba bir kimse ile uğraşan.) Đşini başkasına. Kimi zaman bir kişinin uğradığı zarar. ince. 1172. 1163. Düzenli ve sürekli çalışan güçsüz kimse.Eşeğini sağlam bağla. kimi kısa. herkesin düşüncesini bildirmesine meydan verecek biçimde yapmaya kalkarsan her kafadan bir ses çıkar. Bir kimsenin işi bozulursa. Sana emanet edilen işi.Eşeğin yorulduğu yere han (köy) yapılmaz. kalağı kesilmekle küheylan olmaz. Çocuklarının düzensiz davranışı. görgüsüz kimse.Eşek büyümekle tavlabaşı olmaz. 1161. Onun için işveren bu gibi kişileri sürekli denetimle çalıştırmalıdır. 1167. durumunu düzeltmek için yardım edenler bulunur. . 1162. sahibinin isteğine uygun olarak yap. Kimseyi ilgilendirmeyen önemsiz bir işini.Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme. 1166. Kötü bir sonuç ortaya çıkarsa sen sorumlu olmazsın. değerini ölçemez. kimi uzun der. yorga yolda kalmış. bayağı şey yüksek nitelik kazanamaz.) eve gelmiş. işini sağla. Ancak en büyük çabayı kendisi gösterir. 1165. Bir işin yapılması tembel kişinin gönlüne bırakılırsa o iş görülmez. işin gereğine göre ayarlanır. sonra Allah'a ısmarla (komşunu hırsız çıkarma).

1177. iş başında ve zengin olmasa bile bilgisiz.. 1190. Beceriksiz kadın. 1179.Biçim değiştirmekle öz değiştirilmiş olmaz. biraz kanlı olmalı.Etme bulursun. El öpmekle ağız aşınmaz. yorga yolda kalmış. 1) Vaktiyle durumu elverişli olduğundan giyimine özen gösteren kişi. inleme (inleye inleye) ölürsün. fukaranın) düşkünü. 1186. Krş. Ekmeğin çiği ise zararlı. kimi zaman birbirlerine darılırlar. 1182.Eti ciğer eden de avrat.Eşkin eve gelmiş. Ama gereken besin alınmadıkça bunlarla ayakta durulamaz. genç dediğin de durgun.Et (balık) kokarsa tuzlanır. 1185. Bilgili. modaya uymayan şeyler giyinir. eski durumunu yitirince mevsime. Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir. 1175. 1183. Bkz. Krş. yiğit canlı. Bkz. görgüsüz kişilerin üstünde bir yer yakışır. Dışarıdan bir kimsenin barıştırmak için aralarına girmesi doğru değildir. arpa ununu. yemekle diri.. 2) Vaktiyle toplumda belli bir yeri olan kişi. 1189. .Eşek küçüktür ama dokuz deveyi yeder. becerikli kadın ucuz nesnelerle güzel şeyler yapar. canlı olmalıdır. ya tuz kokarsa ne yapılır? Bozulan şeyi düzeltecek etken vardır. Bkz.Etle (kemikle) deri. pahalı malzemeyi heder eder. ekmeğin çiği dert getirir. alay ettiği işler yapar. 2) Ana baba ile çocukların ve yakın hısımların aralarını açmaya çalışmak boş bir çabadır. inleyen ölür. Görünüşte bir şeye benzemek. görgülü kişiye. 1188. Et tırnaktan ayrılmaz. beyaz (hasa) giyer kış günü..Etme bulma dünyası.Eşkıyanın (zürafanın. eski durumunu yitirince herkesin yadırğadığı..Etin çiği et getirir. Kadın var. 1184. Etin az pişirilmişi daha yararlıdır. Bkz. Krş. 1181. Eşek eve gelmiş. Bu dünya. Eden bulur. Đnsanın temel yapısı eti (kemiği) ile derisidir.Etek öpmekle dudak aşınmaz. Kebap ve pirzola çok pişirilmemeli. 1) Ana baba ile çocuklar ve yakın hısımlar. kötülük yapanın kötülük gördüğü bir yerdir.Et ola. Deve büyüktür ama.Et ne kadar arık olsa ekmek üstünde yaraşır. it ola..Et kanlı gerek. ihtiyarın.. ancak çok sürmez barışırlar. 1187. 1180. ciğeri et eden de. Ama bu etken bozulmuşsa artık düzeltmeden umudu kesmek gerekir. gerçekte öyle bir şey olmak demek değildir. hareketsiz olmamalı.Etle tırnak arasına girilmez.

1194. çocuklarını yetiştirmek için birçok özverilere.yaptıranın Allah yardımcısıdır. Đnsanın çocuğu kendisinin bir parçasıdır.Evden bir ölü çıkacak demişler. Bkz. Kişi..Evladı (oğlumu) ben doğurdum. Yapacağımız iş için hazırladığımız tasarı. Herkes evlenene ve ev yapana kolaylık gösterir. ama gönlünü ben doğurmadım. 1203. Bunlar ev içinde kalır. Evi olan yalnız kendi evinde oturur. herkes hizmetçinin yüzüne bakmış.Et tırnaktan ayrılmaz. ekonomik düzenini sağlayan ve orada mutlu bir yaşayış havası yaratan kadındır. kiracının bin evi var. 1199. Herkes kendi yerinde ve işinin başında bulunmalıdır. Etle tırnak arasına girilmez. 1202. olacak şey mi? 1191. Bir ev doymak bilmeyen ejderha gibidir. Bunlara dolayısıyla Allah yardım ediyor demektir. kiracı da olsa. 1193. Yalnız gönlü ve huyu benzemeyebilir. 1197.Ev alma. sıkıntılara katlanırlar. derdi karnında. Krş. saklar benim halceğizim. Evi olmayan..Ev alanla evlenene Allah yardım eder. Çok yakın hısımlar.Evlinin (ev sahibinin) bir evi var. Evlenenle ev alana. en güzel bir evde bile rahat oturulamaz. Bkz. Onların bitmeyen hastalıkları. Birçok özellikleri onunkine benzer.Evli evinde köylü köyünde gerek. 1198. 1204. erine göre bağla başını. Topluluk içinde birinin tehlikeli bir iş yapması gerektiğinde herkes bunu koruyucusu bulunmayan ve kendisine söz geçirilebilen kişiden bekler.Çok karlı bir iş ortaya çıksın da dört gözle bekleyenler ondan yararlanmaya çalışmasınlar. beğendiği evde oturur. Komşular kötü ise. Bir kimse evladına emredip birçok şeyler yaptırır. 1195. Toplumun düzeni de. Ev alacak kimse için komşular evden daha önemlidir. kendisinin rahatlığı da bunu gerektirir. . seçer seçer. Bir yandan eksikleri tamamlanır.Eveceğizim evceğizim. evran demişler. 1205.Evladın var mı. ancak gönlüne söz geçiremez. birbirlerinden ayrılmazlar... Evlinin bir evi var.Evi ev eden avrat (yurdu şen eden devlet)..) Evlenmek ve ev yapmak hayırlı işlerdir.Ev dememişler. Krş.. 1200. evsizin (kiracının) bin evi var. başka üzüntüleri ana baba için sürekli derttir. derdin var. davranışlarını sorumluluğunu taşıdığı konuların gereklerine göre ayarlamalıdır. 1196. rahatlığını.Evdeki hesap (pazara) çarşıya uymaz.) Allah yardım eder (. Nasıl ki yurdun şen ve bayındır olmasını sağlayan devlettir. aralarında ne kadar anlaşmazlık çıkarsa çıksın.Evine göre pişir aşını. 1201. uygulamada düşündüğümüz gibi gerçekleştirilemez. komşu al. Her ailenin başkalarınca bilinmesini istemediği durumları olur. Ana baba.Evlenenle ev alana (yapana. güzelliğini. Herkesin delisi evinde. Bir evin temizliğini. bir yandan yeni eksikler ortaya çıkar. 1192.Ev sahibinin bir evi.

Zengin olmadığınız halde zenginmişsiniz gibi davranışlarınızla sizi sevmeyenleri kıskandırabilirsiniz. Eylemiyle bir düzene zarar veren kişi ağır biçimde cezalandırılır.Fısıltı ev yıkar. Yaşayan kimse bir işe yaramalıdır. beyaz giyer kış günü. Fırsatı yakalamak. Utanılacak şey. sonra canan. önce kendini. sonra görüşülmelidir. Sıçan çıktığı deliği bilir. kimi kez çok kolaydır. ölü kişi gibidir.Evvel taam (selam). Fal inanılacak şey değildir. Onun için çıkan fırsatı kaçırmamak. Đnsan.Farz sünneti bastırır. Fazla mal kişiye zarar vermez. kimi kişilerin fısıltı ile konuşmaları. Çok önemli olan bir işin. Çünkü insanın ağzından yemek saçılır. tadı kaçar. 2) Yemek yerken konuşmak doğru değildir. 1212. ne denli çabalasalar istediklerini elde edemezler. Bir toplantıda. toplantının dağılmasına yol açar. yemek zamanına rastlarsa önce yemek yenmeli. falsız kalma. 1210. 1217. 1207. 1211.Fıs fıstığı kırıp düşman gözü çıkarmalı. iyi düşünemez.. Kimi kişiler ise talihsizdirler.Fazla (artık) mal göz çıkarmaz. daha az önemli olandan önce yapılması gerekir. Fırsat insanın eline çok seyrek geçer. Bkz.Evvel can. 1219. Yoksul bir aileden olmak ve çalıştığı halde az para kazanmak utanılacak bir şey değildir. Bu dünyada kimi kişiler mutlu bir yaşantı içindedirler. konuşma yüzünden. Bkz. 1216. Ancak kişi oyalanmak. sofrada uzun süre kalırsa soğur.Felek.. yalan da olsa geleceği üzerine bir şeyler dinlemek ister. sonra sevdiğini ve onun çıkarını. Bundan dolayı elden çıkarılmamalıdır.Fırsat sakal altından geçer. 1218. Şimdi gereksemenin üstünde görülen malın ileride fazla olmadığı anlaşılabilir. . 1215. ::::::::::::: -F1208. Ancak. güvensizlik havası yaratır.Fala inanma. 1) Bir konu üzerinde görüşme. yakalayabilmek için zamanını kollamak gerektir. tembellik ayıp.Fincancı katırını ürküten sayısız dayak yer. tembellik yüzünden yoksul olmak ve zengin de olsa çalışmamaktır. aklı yemekte kalır.1206.Fırsat her vakit ele geçmez.Fare çıktığı deliği bilir. Bunu da hoş görmek gerekir.Fakirlik ayıp değil.Fukaranın düşkünü. Bir işe yaramayan kişi. 1220. sonra kelam. kendi çıkarını düşünür. ondan yararlanmak gerektir. Çünkü aç insan rahat değildir. Eşkıyanın düşkünü. Bir de yemek. 1214.Faydasız baş mezara yaraşır. kimine kavun yedirir kimine kelek. 1213. 1209.

işin bütün incelikleriyle yapılmasına olanak vermez.Garibe bir selam bin altın değer. yerin altında. Bir yere yeni gelen yabancı. gece açar. 1230. 1231.1221.Gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını çalar.Garip (kör) kuşun yuvasını Allah yapar.Garip (yabancı) kim.Garip itin kuyruğu bacağı arasında (götünde.Gavura kızıp oruç yenmez. 1228. yaşayışını sağlayacak yolu bulmaktır. gündüz güneş açarsa o yıl uğurlu. körlerin yaptığı iş gibi özensiz olur. 1223. bereketli olur. Gizli. Çünkü ışık yetersizliği. 1225. Sığıntı durumunda olan kişi. Bkz. Talih.Geceler gebedir. sevişmeseler de geçimini sağlayan kimsenin yanlısı olur. ona hizmet eder..Gece işi kör işi. kendi halinde yaşamalıdır. Müslümanın tembeli derviş olur.Geçim dünyası. . 1229. Ağrısız baş mezarda olur. yıl düzgünlüğü. Hıristiyanlar arasında keşişler. kör o. Krş. Gün doğmadan neler doğar. Erkek istedigini söyler de kadın susarsa o evde dirlik düzenlik olur. kendi davranışlarında nelere uyması gerektiğini bilmeyen kör gibidir. Gece yağmur yağar. sessiz. yasa dışı yollarla çıkarını sağlayan kişi.. şunun bunun verdikleriyle geçinirler. Eşit sermaye zengine da ha çok. 1233.Gammaz olmasa tilki pazarda gezer. 1234. en büyük iyilik yerine geçer. ev düzgünlüğü. yoksula daha az gelir getirir. Gaflet uykusunda olan kişiye söz kar etmez. 1227. yoksula hiç gülmez. erkek söyler kadın susar. 1) Bu dünyada insanın düşündüğü en önemli şey.Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar. kıçına kısık) gerek (olur).Gece yağar gündüz açar. yakayı ele vereceğinden korkmasa bu işleri açıktan açığa yapar. Yabancı yerde tek başına kalan kişiye karşı gösterilecek küçük bir ilgi. Garip ve kimsesiz kişileri Allah darda bırakmaz. ::::::::::::: -G1222. Müslümanlar arasında dervişler tembel kişilerdir.Gafile kelam. Bkz. Başkasının sizi ilgilendirmeyen tutumuna kızarak çok önemli olan ödevinizi yapmamanız doğru değildir. 1232. bir hal hatır sorma. Her sabah uyandığımız zaman yeni yeni olaylarla.Gailesiz baş. nafile kelam. Gündüz yağar. Gece yapılan iş. durumlarla karşılaşırız.Gavurun tembeli keşiş. 1226. orada satın alınacak şeylerin nerede bulunduğunu. inançları ayrı da olsa. Çünkü bir köşeye çekilip otururlar. 1235. Böylelerine boş yere söz anlatmaya çalışmayın. Bu nedenle işlerimizi gündüz yapmayı yeğlemeliyiz. Kişi. 1224. yabancı bir yerde hiçbir şeye karışmamalı.

1244. çıkmış (üstüne) kendisi oturmuş. Beğenmediğimiz ve işten ayrılmasını dilediğimiz bir kişi yerine çoğu zaman öyle birisi gelir ki. herkesle iyi geçinmeye dikkat etmelidir.Gelin altın taht (kürsü) getirmiş. Bkz. yerim dar demiş.Gelene git denilmez. 1241. 1246. 1240. Bir eve gelin gelir gelmez. Krş. çıkmış kendisi oturmuş. konan göçer. çekinme..Gelen gideni aratır. Kesin sonuca ulaşmadan hiçbir şeye gerçekleşti gözüyle bakılmamalı.Gelin halı getirir. yanında götürdüğü eşyayı kendisi kullanacaksa bunun değerli. Ama bakalım oraya ulaşacak ve evlenme gerçekleşecek mi? Yoldayken ölüm gibi. Bkz. 1248.Gelen gidene rahmet okutur. Bir kimseyi işe almak. Bir topluluk içerisine giren kimse. 1245. Oynamasını bilmeyen kız.Gelen geçer. Mevsim artık çok sıkıntı vermeden geçer. yenmişe kuzu derler. Göçtük yurdun kadri. Gelini ata bindirmişler. nerede eskisi? O çok iyiydi dedirtir. serer kendi oturur. 1237. ölüm girmedik ev olmaz.. çocuğu da beşikte saymak ve bebek hazırlıklarına başlamak gerekir.Geç olsun da güç olmasın. Gelen gidene rahmet okutur.Gelin girmedik ev olur. Onun için bir kimseye gel demeden önce uzun uzun düşünmek gerektir. Yeter ki engeller çıkarak ona erişmeyi güçleştirmesin. yer göstermezler. 1239.. Krş. üzülmek neye yarar? Geçmişi unutalım da bugünkü ve yarınki durumlara bakalım. Bkz. Gel dedikleri yere gitmekten utanma. çıktık düze. Her eve gelin girmeyebilir. gelme denilen yere gidip yerini dar eyleme. Ancak bir kimsenin işine son vermek. konuğa git demek kolay değildir. Gelme dedikleri yere de gitme. gelini başkasının kaçırması gibi engeller çıkabilir.Geldik yüze.2) Kişi. 1243. (Gelen gideni aratır).Geçmişe mazi. 1242. Kasımın yüzüncü günü (15 Şubat) olunca kışın en azgın günleri geride kalır. . Krş.. Bir gelin güveyinin evine götürülmek üzere ata bindirilir.Gel demek kolay ama git demek güçtür. 1247.Gelin atta buyruk Hak'ta.. 1) Kendiliğinden sana gelen konuğu kabul etmemek Türk geleneklerine uymaz. Đnsan bunları severek yapar. Oldu bitti sandığımız her şey bu durumdadır. Dünyada hiçbir şey sürekli olarak aynı durumda kalmaz. 1236. kimseyi ilgilendirmez.Gelin eşikte oğlan beşikte. Ama her eve ölüm girer. 2) Kendiliğinden gelen güzel bir şey geri çevrilmez.. 1250. Elde etmek istediğimiz sonuca geç kavuşmamızın zararı yok.Gel denilen yere gitmeye ar eyleme. 1238. değersiz olması. 1249.Geline oyna demişler... Gidersen yüz vermezler. Gelin altın taht getirmiş. Çağrılan yere erinme. bir konuk çağırmak kolaydır. Geçmişteki başarıları ya da can sıkıcı olayları anıp övünmek. Özellikle insanlar yerlerini sık sık değiştirirler.

Kişi gençliğinde çalışıp para biriktirmelidir ki. Hıdrellez gelince (yani 6 Mayısta) yazın kendini göstermesi gibi ancak uygun koşullar gerçekleşirse beklenen sonuca kavuşulur. 1256. hiçbir işe oldu bitti gözüyle bakılmamalıdır. yapılacak birçok şeyleri vaktiyle yapmamış olduğunu görür.Gizlide gebe kalan aşikarede doğurur.Gemisini kurtaran kaptan(-dır). 1260.Gezen kurt aç kalmaz.Getir bana hıdrellezi. kocalıkta kur kazan (ye aşı).Göç dönüşü topal eşek öne geçer. Çok gezen tavuk ayağında pis getirir. ya nasip demiş. şuraya buraya başvuran kimse aç kalmaz. ihtiyarlayıp çalışamadığı zaman onunla rahat rahat geçinsin. nikahlamalıdır. herkesin ne yapacağını şaşırdığı karışık bir ortamda bütün tehlikeleri atlatarak işini iyi bir sonuca ulaştırır. Dik kafalı.Gezen ayağa taş değer. bir süre sonra gizlenemeyecek sonucu ile açığa çıkar.Gideceğin Antep. Rızkını çıkarmak için gezip dolaşan. O halde vedalaşırken bunu hatırlamak ve helalleşmek gerektir. 1264. 2) Kesin sonuç alınmadan. 1261. Gerekli olmadığı halde şurada burada dolaşan kişi. Đnsan gençliğinde zamanını gereği gibi değerlendirmez. Geleneğe göre. gençliğin ne kadar değerli olduğunu anlar. onlar da ölmüş olabilirler. belki de orada ölür.Gem almayan atın ölümü yakındır. göstereyim sana yazı.Giden gelse dedem gelirdi. amcası kızını bu duruma düşürmemeli.Gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir. Toplum içinde hiçbir davranış gizli kalmaz. 1259.Gençlikte para kazan (taş taşı). Yetenekli.1251. Böyle bir yol tutanın elde edebileceği şey peşin olarak söylenebilir. Ne çare ki iş işten geçmiş bulunur. davranışının büyük zararını görür.Gidilmeyen yer senin olmaz (değildir). Đlkin gizlenebilmiş olan bir iş. Uzak bir yere giden kimse. malımız olsa bile neye yarar? Böyle bir yerin bizim olmayan yerle ne farkı vardır? 1263. gelip de görmemek (bulmamak) var. 1257. Üç elli yaz belli. Toplum belli bir yönde ilerlerken sonuncu olanlar bu gidiş ters yön alırsa birinci olurlar. Krş. yiyeceğin pekmez. gelin kocası evine gitmek üzere ata binmiş de olsa evlenmenin gerçekleşmemesi ihtimali vardır. Dönebilirse. 1254. . Sağlık konusunda da durum böyledir. yararlanamadığımız yer. söz dinlemez. 1255. O vakit. 1262. ayrıldığı yere bir daha dönmeyebilir.Gidip de gelmemek var. Krş. 1252. becerikli adam. elden çıkan şey de bir daha ele geçmez. Umulmadık engeller işi bozabilir. Gidemediğimiz. amca oğlu.Gelin olmayan kızın vebali amcası oğlunun boynuna. 1257. Đhtiyarlayınca. 1265. Ölen kimse nasıl dirilmezse. 1) Nikah kıyılmış. bu gezme sırasında kendisine zararı dokunan şeylerle karşılaşır. ayrılırken bıraktığı yakınlarını bulmayabilir. Ama artık bunları yapacak gücü ve zamanı kalmamıştır. hırçın kişi. 1253.Gelini ata bindirmişler.

Gönlün yazı var. Đnsan kimi zaman neşeli. 1275. Varlıklılar yoksullara.Gök gürlemeden yağmur yağmaz. 1277.Göle (arığa) su gelinceye (gelene) kadar kurbağanın gözü patlar. çok güzeldir.Göğe direk.Gönül kimi severse güzel odur. 1271. öteki için ne düşünüyorsa o da beriki için aynı şeyi düşünür. Bkz. gönül kocamaz. Bu uğurda katlanmayacakları sıkıntı yoktur. Krş.Göçtük yurdun kadri konduk yurtta bilinir. 1282. 1274. 1279. o içtenlikle yenilenemez. Gelen gidene rahmet okutur. 1283.Gönülden gönüle (kalpten kalbe yol vardır. Krş. kötümser. 1272. yaşama sevgisi ile dolu olur.1266.. eğlenceye can atarlar.. kötü değil çok iyidir. 1269. Ölçüler değiştiğine göre bir kimse için güzel. Ferahlatıcı bir duruma kavuşulacağı belli olsa bile. 1276. güçlüler güçsüzlere yardım eder. Đnsanlar yaşlansalar da gönülleri genç kalır. Ağustosta gölge kovan. Hem gereksiz. yeni yerleşilen yerin kötülüğü görüldükten sonra anlaşılır.Gökten yere yağar. kışı var. (Kalp kalbe karşıdır). Sevgi ve istekler eski..Gönül alma bir elma. Yazın yersen lokumu.Gönül karımaz (kocamaz). gücünü. Bir kişi ya da topluluk. tersi düşünülemez. Kırılan gönül kolay kolay onarılamaz.Gönül düştü bir boka o da misk gibi koka.Gökten ne yağdı da (yağar ki) yer kabul etmedi (etmesin?) Büyüklerden gelen şeyleri küçükler geri çeviremezler.Gökyüzünde düğün var deseler.. düğüne. . Kendisinden yararlanılan kişiyi. Bu yüzden. Er kocar. nesneyi zarara uğratacak eylemlerden sakınılmalıdır.Gönülsüz namaz göğe (göklere) ağmaz..Gönül ferman dinlemez. 1278. onu yararsız kılar ve bekleyeni yoksunluk içinde kıvrandırır. Bir kimsenin. Birbirlerine birtakım duygularla bağlı olan iki kimseden biri. iyimser. 1267. Beğenilmeyip bırakılan yerin ne denli değerli olduğu. hem de gerçekleştirilmesi hayale bile sığmayan şeylerle uğraşılmamalıdır. eski dostluk bir daha. 1273. bezgin. gönlünün sevdiğidir. Çalışmayıp keyfine bakan yoksulluk içinde kalır. Yarım elma gönül alma. hele dostlarımızın gönlünü kırmamaya dikkat etmeliyiz. tazeligini yitirmez. 1268. Onların gözünde bunlar çirkin değil.Gölgesinde oturulacak ağacın dalı kesilmez.Gölgeyi hoş gören tekneyi boş görür. Krş. denize kapak olmaz. 1281. 1270. Kimi kişiler çok çirkin birine ya da çok kötü bir şeye gönül kaptırırlar. 1280. Kadınlar. En yüksek yerden yasak emri de gelse gönül sevdiğinden vazgeçmez. kırılırsa yapılmaz. sesini yükseltmezse istediğine kavuşmaz. yerden göğe değil.Gönül bir sırça saraydır. kimi zaman da bunalmış. sonucun çok gecikmesi. kadınlar merdiven kurmaya kalkar. Bir kişinin güzel bulduğunu başka bir kişi güzel bulmayabilir.

çekmiş çükünü koparmış.Görünüşe aldanma (aldanmamalı).Görmemiş görmüş.Görünen köy kılavuz istemez.Gönülsüz yenen (istenmeyen) aş. eve gider unutur.. böyleleriyle karşılaşmamak gerektir. 1298. Đp inceldiği yerden. gönül var bokluğa (konar).Görgülü kuşlar gördüğünü işler. Bunun gibi.Görünen dağın (köyün) uzağı olmaz.Đçten gelen bir duygu ile kılınmayan namaz kabul olunmaz. görmedik kuşlar ne görsün ki ne işler? Đyi eğitim görmüş. Ama seviştiği kimsenin bu gibi davranışlarından dolayı ona kırılır. savul geri. iyi aile içinde yetişmiş kimseler. 1295. Krş. kötü. Anlayana sivrisinek. içi kötü. nasıl insana dokunursa.Gönül verme evliye. bir de içyüzü vardır. 1293.Göte yakın yerden et yememeli. Bir sakınca doğurabilecek işe girişilmemelidir. Kullanayım derken heder eder. Her şeyin bir dış görünüşü. 1289. Yiyecek. 1287. ya karın ağrıtır ya baş. başka kadınlara bağlanamazlar.. isteksiz yapılan işten hayır gelmez. 1299. gülmeden (güle güle) ölmüş. 1285. Onun için yalnız dış görünüşe bakarak yargıya varmak insanı aldatabilir. Đnsan.. 1288. bir şey bilmezler ki yapsınlar. beğenilirler. Krş. ya da imrenilecek bir şeyi görene o şeyden vermek gerekir. Böyle bir eğitim görmemiş ve iyi bir ortamda yetişmemiş olanlar. evli bir erkeğe gönül kaptırmasın. 1284. Bir durumun nasıl bir sonuca varacağı belli olduktan sonra bu sonuç çok geçmeden gerçekleşir. Ortada duran bir gerçeği açıklamak gerekmez. 1292. zayıf düşse hemen ciğerlerinden hastalanır. Dışı güzel. 1297.Gördün deli. Görgüsüz kişi. kendisini sevmeyenlerin çiğ davranışlarını doğal karşılar. Göremeyen için hiçbir şey anlam taşımaz. Evli olan erkekler. ciğerlerinden rahatsızlık geçirmiş olan kişi. Đyi ve güzel şeyleri seven yüksek ruhlu insanlarda vardır. köre nedir köre ne? Her şey görebilen kimse için anlamlıdır. murdar şeylerden hoşlanan aşağılık insanlar da. Kişi umduğuna küser.Gönül var otluğa. ya da dışı kötü içi güzel olan şeyler de çoktur.Gön yufka yerinden delinir. Onun göstereceği ilgiye inanmasın. aldıkları terbiyenin gereğini yaparlar. Dengesiz kimselerden uzak durmak. 1296. . Görgüsüz kişi.Gözden ırak (uzak) olan gönülden de ırak (uzak) olur.. Toplumsal olaylarda da durum böyledir. Her iş en çürük yerinden patlak verir.Görenedir görene. Đsteksiz yenilen yemek.Görmemişin oğlu olmuş. 1286. Krş. istenmeyerek yapılan iş de öylece kötü sonuç verir. Bir kadın. eline geçen nimeti nasıl kullanacağını bilmez. günün birinde ummadığı bir duruma erişirse sevincinden ne yapacağını şaşırır.Gönül ummadığı yere küser. 1294.Gören gözün hakkı vardır. 1291. 1290. Örneğin.

Krş. görmediği şeyi istemez. cücük: Piliç) Đlkbaharda çıkan piliçlerin hepsi yaşamaz. Ama bu kişi uzak bir yere giderse.Gözlüye gizli yoktur..Gül dalından odun. 1301. 1315. 1311. Göz görür. 1308. 1313.Gül dikensiz olmaz. 1307.) Kişideki beden sakatlıkları çocuklarına geçmez. Görmesini bilen kişiden hiçbir şey gizlenemez. gönül ister. ayrılığa katlanır. kimisini kedi kapar. Dikensiz gül olmaz. görüşmekten umudunu keser. tehlikeden uzak kalamaz. Krş. 1314. Bkz. 1306.Gülme komşuna. Gözden ırak olan. 1303.Gün bugün.. Dikensiz gül olmaz. dilsizden dilli. Đnsan. sevdiği kimse ve sevdiği iş yüzünden gelecek sıkıntılara katlanır. Kişi. deliden deli. Bunlar yapılmadan alınan nesne kötü ise bu. Ama uzaktaki arkadaşını o kadar sık arayamadığından yavaş yavaş unutur. 1300. 1312.Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz. Bkz. (Gözsüzden gözlü. Krş. El terazi. deliden deli.Göz gördüğünü (ağız yediğini) ister.Göze yasak olmaz. 1310.Gücük (şubat).Göz terazi. 1309.. Krş. Onu değerlendirmeye bak. . Hep çıkar peşinde koşan kişi. Hiçbir kimseye buna bakmaz denilemez. dilsizden dilli doğar. Đnsan. izan var. her zaman gördüğü (yemeye) alıştığı güzel şeyleri unutamaz. Ortada duran şeye herkes bakar.Göz görmeyince gönül katlanır. el mizan. incelenmeden alan kişinin başına kakılır. Ama delilik soya çeker. Göz görmeyince.Gülü seven dikenine katlanır.Göz görür. gönül ister (çeker). 1305.Gözsüzden gözlü doğar.Đnsan. Bkz. bu verimin karşılaşacağı tehlikeler bittikten sonra belli olur. 1304.Göz var.. 1) Đşe yarayan gün. ya devenin kuyruğuna çıkarım demiş. içinde bulunduğun gündür. Bir şeyin iyi ya da kötü olduğu dikkat edilerek. ille deli soy kovar. ya iti soludurum. Şubat ayında kimileyin bunaltıcı sıcak olur. göz mizan.Gurkun cücüğü güzün sayılır. çevresindeki arkadaşlarını sık sık arar. Göz gördüğünü ister. Onları ister durur. beslemeden kadın olmaz. Gün olur. öyle bir yıkım kendisinin de başına gelir. görüp beğendiği şeye karşı istek duyar. Kişi. Halayıktan kadın olmaz. Krş. gelir başına.. Bir girişimden elde edilen verimin gerçek değeri. Kimisi ölür.. kimileyin diz boyu kar. (Gurk: Kuluçka tavuğu. Đnsan başkasının başına gelen yıkımla alay etmemelidir. Kesin sayıları sonbaharda belli olur. yakınında bulunan sevdiği kimse ile sık sık görüşmeden edemez. 1302. Bugün ne yapabilirsen kazancın odur. güzelce yoklanarak anlaşılır.

Gün varken davarını eve götür. Kim bilir. Tanrı'nın neler yarattığını düşünerek büyüklüğünü düşünürüz.Gürültü istemeyen kazancı (bakırcı) dükkanına girmez (hırkasını başına çeker). düşersin darlığa. kim itibarda ise onun sözü geçer. Bkz. Bir şey gerekmediği zaman harcayan. örtbas edilemez. Aradan uzun zaman geçse biles bir kimsenin başkasına karşı beslediği kin sönmez. 1323. Đşlerini en uygun ve en güvenli zamanda yap. kendi köşelerinde sessiz yaşamak isteyenler. iyi bir durum kötüleşebilir. Çeşitli organlarımızla değişik zevkler tadarız. 1322.Güzel bürünür.Gündüzün mum yakan geceyle (geceleyin) bulamaz. kendilerine karşı olan güvenden yararlanarak sana daha kolaylıkla büyük kötülükler yaparlar. Güneşsiz evde hastalık eksik olmaz. 1321. Güzel şeylere bakmakla da göz zevkimizi doyururuz. güneş almalıdır. böyle görevler almazlar. Bir günün olayları. kolay kolay kimseye görünmek istemezler. Gündüz yağmur yağar. yalan yanlış sözlerle değiştirilemez. kin geçmez. Geceler gebedir. 1316.Güeeş balçıkla sıvanmaz. 1317. Güneş. birçok hastalıklara iyi gelir. birçok mikropları öldürür. (Her gün bir olmaz). (Varlığa güvenilmez). 1318. gece hava açık olursa o yıl bereketsiz olur. Dost sandığın öyle kimseler olur ki. Güzeller kendilerini nazlı satarlar. Güzel şeylere bakarken hayranlık duyar. Đnsan. yıl bozgunluğu. 1329. koşulları başka bir gününkine benzemez. yadsınamaz. işlerin iyi gitmediği ve çalışamadığı zamanlarda darlığa düşer. 1328. Ev. Krş. Dost bildiğin herkese inanma. beğendirmeye çalışırlar. patırtılı işlerle ilgilenmez..Güzele bakmak sevaptır. gürültülü. Kadın dırdır eder de erkek susarsa o evde dirlik düzenlik yok demektir. Gece yağar gündüz açar.Gün doğmadan neler doğar. Kafasını dinlemek. Ay var yılı besler.Güvenme varlığa. varlıklı durumuna güvenerek har vurup harman savurmamalı. .Güne göre kürk giyinmek gerek. tutumlu olmalıdır. Herkesin bildiği bir gerçek. gerektiği zaman bulamaz..Güvenme (inanma) dostuna. 1319. 1320. 1330. kadın söyler erkek susar.Güzele bakmanın göze faydası var..2) Bugün kim iş başında. 1327. çirkin görünür. 1331. işleri.. yıl var günü beslemez.Gün geçer. Kılık kıyafetimizi ve başka durumlarımızı zamanın koşullarına uydurmalıyız. Bkz. Buna dikkat etmeyen kişi. durumları.Gün güne uymaz. 1325.Gündüz yağar gece açar. Yarın ne gibi olaylar çıkacağını kimse bilmez. Dün belli bir kişi olmaması. Çirkinler ise kendilerini herkese göstermeye. ev bozgunluğu.Gün var yılı besler. vücudu güçlendirir. saman doldurur postuna. Kötü bir durum bir gün sonra düzelebilir. yarın unutulacak bir kişi olması önemli değil. Onun için güzele bakmak sevaptır. daha neler olur.Güneş girmeyen eve doktor girer. 1324. 1326.

Bütün insanlar güzellere ve güzel şeylere karşı sevgi duyarlar. Ne giyerse giysin ona yakışır..Hak söz ağıdan acıdır. belli olmaz.Güzel kanda kavga anda. Krş. Đyi huylu olmayan güzel yüzlüden çabuk usanılır. -Yok.Hacı Mekke'de. Kişi. Çevresindekileri hiçe sayarak yetkili olmadığı konularda yüksekten atanlara sert karşılıklarla gereken ders verilir. 1340. 1348.Haklı söz haksızı Bağdat'tan çevirir. Güzele köken yakışır. ayağına ip bağlasa halhal gibi görünür. uslamlama gücüne bağlıdır.1332. Bundan sonuç çıkarmak. Đyi huylu olan kimseden -çirkin de olsahiç usanılmaz. Güzel. . güzelliklerine yaraşan bir yaşayış ararlar. 1334.. Güzelliğin onda dokuzu giyim kuşamla sağlanır.Hacı hacı olmaz gitmekle Mekke'ye. 1338. bu yol yolcularına özgü yerlerde buluşurlar. Doğru. Bunu bulmak da pek kolay olmadığından. 1344. 1333. iyi huyluya kırk yılda doyulmaz. -ya da kendilerini bulduklarına layık görmediklerinden mutlu olmazlar.Güzele ne yaraşmaz (yakışmaz). Krş. 1337. Güzele ne yaraşmaz. Kızken güzel olanın. Güzel şeyi herkes ele geçirmek istediğinden aralarında -Ben alacağım.Güzele köken yakışır. derviş tekkede (yakışır). Bir işi görünüşte ve biçimsel olarak yapmakla o iş gerçekten yapılmış ve sonuç elde edilmiş olmaz. dinleyenin anlayış. Güzelin giysi ile. süsle güzelleşmesi söz konusu değildir. dokuzu dondur. 1343. 1342. doğum yaptıktan sonra güzelliği kalır mı.Haberi verenden alan uz gerek.Haddini bilmeyene bildirirler. Bu duruma uymayan yerde bulunursa yadırganır. 1347. 1339. 1335. tarafsızlık yolu tutuldu mu artık kimsenin söyleyecek sözü kalmaz. beşik ardında gör. inandırıcı söz.Güzellerin talihi çirkin olur.Güzele göz ağrısı da yakışır. ::::::::::::: -H1341.. Aynı yolda olanlar. ben alacağım diye kavga çıkar.Güzeli kızken görme. Bir kişi ne gibi sonuç doğuracağını bilmediği bir haberi sadece anlatır.Güzele kırk günde doyulur. 1336. 1345.Hacı hacıyı Mekke'de (derviş dervişi tekkede) bulur. Güzele ne yakışmaz. yanlış yolda çok ileri gitmiş olan kişiyi bile yola getirir.Güzeli herkes sever. özel durumunun gerektirdiği yere yakışır. Bir anlaşmazlıkta adalet. 1346. çirkine allar neylesin. dede dede olmaz gitmekle tekkeye.Güzellik ondur.Hak deyince akan sular durur. Krş. Güzeller. Tüy güzelliği. hakkaniyet. Çirkin de en güzel süslerle donansa güzelleşemez.

1349. bir uğraşı alanında ayrık niteliği bulunan bir öğe hoş karşılanır. halayık kırarsa ceza. gül ağacından odun..Hamsi kurban olur mu? -Kanı da var.) Sütü bozuk kişi.. Soylu kişi arabuluculuk yapar. zemheriden kemsin. kendisinden beklenen görevi yapabilecek nitelikler taşıması gerekir. Haram kazanç. özveriyi. 1360. Bir haylazlığından dolayı dövülen çocuk. Haklıya hakkının verilmesi. üzer de.. 1351. 1356. 1352. Krş. Çocuk küçükken sevilir.. sorun çıkarmaz.Harmanda dirgen (tırpan) yiyen sıpa. damdan düşenin.Hak yerde kalmaz. Buyurucu durumunda olanların yaptığı yanlışlık hoş görülür.Hamsin. (Hamsi niçin kurban olmasın. yetkini acı. suçlunun cezalandırılması da bu demektir. Gül ağacı iyi odun görevini yapamadığı gibi orta hizmetçisi de kültürlü bir kocanın eşi olamaz. Aynı durumdaki kimseler. 1361.Haramın temeli (binası) olmaz. Đçinde bulunduğumuz durum masrafı. canı da). Bir anlaşmazlığı ortadan kaldıran yol.Haramzade pazar bozar.Halayıktan kadın olmaz. yılına kadar acısını unutmaz. uzun süre bunu hatırlar da haylazlık yapmaktan çekinir. 1353. yıldızı sönmeyen hiçbir ünlü yoktur. birbirlerinin durumunu daha iyi anlarlar. Buna benzer başka bir öğe iyi karşılanmaz.Bkz.. Hak hor görülmez. (Helalzade barıştırır. Damdan düşen. 1358. Ama onu izleyen elli gün (hamsin) daha da zorlu geçer. anlaşmalarına yardım eder. . bir işe yaramadan telef olur gider. 1350. haramzade karıştırır. (Gül dalından odun. anlaşmalarına engel olur. hanım kırarsa kaza). yadsınmaz.. Sona ermeyen hiçbir iyi durum.Hangi gün vardır akşam olmadık. Doğru söz. Koça boynuzu. (Hizmetçi kırarsa suç. doğru yoldur. Her şeyin. sıkıntıya katlanmayı gerektiriyorsa işimizi bunlarsız yürütmeyi düşünemeyiz. Kırk günlük zemheri (erbain) kışın en sert dönemi sayılır. 1359.Hamama giren terler. buyruk altındakilerin yaptığı yanlışlık suç sayılır.Hak yerini bulur. beslemeden kadın olmaz). 1363. çiğnenmez. Bir toplulukta. Krş. Đnsana kendi işi ve sorumluluğunu üzerine aldığı yakınlarının yükü ağır gelmez.Hanım kırarsa kaza.Halıda nakış bir gerek.Hal halin yoldaşıdır. Yanlış iş yapmaya kararlı olanlar.Hamala semeri yük olmaz (değildir). 1362. 1355. canı da. 1357. iki kimsenin arasını açar. 1354. helalzade pazar yapar. kanı da var. Ama büyüyünce anne babayı büyük sorunlar karşısında bırakır. Bu her zaman üstün gelir.Hamı tatlı. Emeğin karşılığı her halde ödenir. bunun doğru olduğunu kanıtlamaya çalışırlar.

Harman dövmek keçinin işi değil. 1366. akraba. Bir kişiye. eş. kusur işlemeyen insan yoktur. Kul kusursuz olmaz. Ağır bir hastaya bakmak o denli güçtür ki. sağlığın kadrini bilmez.Hastalık kantarla girer.Harman yel ile. öleyim senin için. dost ister. kendisi için bir özveride bulunan kimseye karşı. kötülüğünü yapmaya fırsat bulmadan cezasını görür. gönül alma. 1375. eceli yeten ölür. Yatan ölmez. Krş. Kişi. işe yaramayan şeyler uğruna savrulur gider. Bal tutan parmağını yalar. Bkz.Hasta ol benim için. Başkasına kötülük yapmayı tasarlayan kişi. Krş. Her işin gerçekleşmesi birtakım koşulların bulunmasına bağlıdır. Đnsan. 1368. Ölenin acınacak durumu ise sürer gider.. Acınacak yaşta ya da acıklı biçimde ölene herkes üzülür. acı unutulur. 1378. kimi zaman hasta olmak bundan daha kolay görünür. orağa yetişmemiş. Krş.) Havadan kazanılan para.Uygunsuz bir davranışından dolayı cezalandırılan kimseler de böyle. 1367. duygumuzu taşımasındadır. ama bir süre sonra üzüntüler geçer.Hatır için çiğ tavuk (da) yenir. 1374. esen olduğu gibi hasta da olur. harmanı savurmak için yel. Önemli. düğün el ile.Harmanı yakarım diyen. Đnsan hasta olup ağrılar. 1378. 1371.Haydan gelen huya gider (selden gelen suya gider. onsuz yapamayacağı belli olan bir şeyin gerek olup olmadığı sorulmaz. Herkesin bol bol yararlandığı şeyin arta kalanından alçakgönüllü kimseler yararlanırlar.Hasta yatan ölmez. Bir kimseye karşı sevgimizi göstermek için sunduğumuz armağanın değeri pahalı olmasında değil. 1379. sızılar içinde kıvrandıktan sonra hasta olmadığı zamanki durumunun değerini gereği gibi anlar. miskalle çıkar.Harman sonu dervişlerindir. 1370. 1365. Hizmetinin verimlerini aldığımız kimsenin bize kazandırdığı şeylerden yararlanması gerekir. Đnsan can taşıyor: Sağ. sevdiğinin hatırı için yapılmayacak şeyleri yapar. 1376. 1372..Hayıf ölene olur.Hastaya bakmaktan hasta olması yeğdir. Yarım elma. . çoluk çocuğa.Hastaya (döşek) yatak sorulmaz.Hatasız kul olmaz. Ama yavaş yavaş iyileşir. Bu durumları düşünüp tedbirli bulunmak gerekir.Hastalık sağlık (sayrılı) bizim için. birden ve çok zorlu gelir. eceli yeten ölür.Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz. sırası gelince daha büyük özveride bulunur. 1377. Örneğin.Hasta olmayan. hafife alınmamalı. ağır işler. düğünün iyi hazırlanması ve toplantının şen geçmesi için hısım. 1364.Hatır alma bir elma. 1369. Hastalık. An beni bir kozla. acemilere yaptırılmamalıdır. Yanılmayan. 1373.

Yakın dost.. Hazırdan yemeye dağ kadar para olsa dayanmaz. 1382. 1395. Krş. 1) Hastanın ne çektiğini hekim bilmez.Hayırlı evlat neylesin malı. Bir topluluğun dayandığı temel bozulursa o topluluk yıkılır. 2) Bir sıkıntının acısını.Hekim kim. Bkz. hayrsız evlat neylesin malı. hayırsız akrabadan iyidir.. hakimsiz memlekette oturma...) Sen başkaları için iyi şeyler dile ve yap ki başkaları da senin için iyi şeyler dilesin.Hayvan koklaşa koklaşa. yasa. Çünkü ona göre bir program çizecektir.Hayır dile eşine (komşuna).Hayırlı komşu. insan söyleşe söyleşe. 1391. Şer işi uzat.. Toplumsal alanda da böyledir: Bir konuyu en iyi sonuca ulaştırmasını bilen kimse. 1385... başından böyle bir olay geçmiş olan kimsedir. toplumun güvencesi hakimdir. Din. hasta bilir. Bkz. Dıştan verimli gibi görünen herkes verimli olmaz.. Krş.Hazıra dağlar dayanmaz.. Akıllı oğlan neyler ata malını. 1388. 1390. Sağlığın güvencesi hekim.. Bkz.Her ağacın meyvesi olmaz. haramzade karıştırır. düşüp kalkmasına göz yummamalıdır. şer izi uzat hayra dönsün. Đnsan söyleşe söyleşe. Đşinin incelenmesi uzayıp giden kişi.Helal kazanç ile yağlı pilav yenmez. yok demek de. 1393. Bkz. 1394. 1386.. bu hastalığı geçirmiş olan kimsedir.Helalzade barıştırır. bir an önce sonucu öğrenmek ister. Yasaklanan ya da ele geçirilmesi güç olan şeyin çekiciliği karşısında ona kavuşma isteğini yenmek güçtür.Her ağaç kökünden kurur (çürür). başına gelen. Haramzade pazar bozar. Bkz.Helale cömertlik olmaz. yapsın.. Komşunu iki inekli iste ki. nefis kafir. Bkz. olumlu ya da olumsuz olsun. insan ikrarından (sözünden) tutulur. çare gösterecek kimse değil. Bir hastalığın en iyi hekimi. 1383.. olumsuz sonuç da bu nedenle işine yarar.. 1384. 1389. Onun için insan bir yandan yerken bir yandan da kazanmalıdır.Helva şirin. hayır gele başına. Sıcağa kar mı. 1392. Olumlu sonuç da.Hayvan yularından.. 1387. koca karısının başkasıyla senli benli olmasına. ahlak dışı iş yapmadan zengin olunmaz. . Đnsan sözünden. Bu iki güvencenin bulunmadığı yerde oturmak doğru değildir. Karı kocasının. 1396.Hekimden sorma. (Ne dilersen eşine o gelir başına.1381.He demek de iş bitirir.Hekimsiz. 1397.. çekenden sor. çeken bilir.Hayır işi uzat şerre dönsün.

Çok dediğimiz şeyler. günün birinde tehlikenin kurbanı olur.Her başın (herkesin) bin derdi var. Bkz. Gün güne uymaz. .Her gün gezen kırda. Bkz. 1408. düşmenin kalkması da vardır. Her yiğidin gönlünde. 1409. azdan olur. Krş. ya da kendisine çok bağlı bulunan çevrede sözü geçer. Damlaya damlaya.Her işte bir hayır vardır.Her inleyen ölmez. Herkesin kendi yaşayışı ile ilgili bir derdi vardır. Umutsuzluğa düşmemek.Her çok.. 1414. 1415.. ya yılan çıkar ya çıyan.Her ağaçtan kaşık olmaz.Her damardan kan alınmaz. bir gün uğrar kurda. Çevrede o denli çok dengesiz var. 1413. 1405. usanç verir. Bunlar en güzel şeyler olsa bile. 1401.Her delinin başına bayrak dikilse bedestende bez kalmaz.. Her sıkıntılı durum kötü biçimde sonuçlanmaz. 1412. 1403.Her çiçek koklanmaz. Bkz.Her dükkan kirasıyla. vücut sağlığına bağlıdır.Her işin başı sağlık. Krş.. Kimse kimsenin çukurunu. Özelliği bulunan bir iş için herhangi bir kimse ve herhangi bir şey kullanılamaz. sıkıntıyı giderecek yollara başvurmak gerekir. Aklına geleni işleme. Kişi her yanlış davranışın acı sonucundan bir ders alır. Herkesten yardım istenmez. zarar görmen olasılığı bulunan davranışlarda bulunma. Yılana yumuşak diye el sunma. Kusursuz güzel olmaz. 1411. azların birikmesiyle meydana gelmiştir..Her düşüş bir öğreniş. bozulan işin düzelmesi. Bir kişinin derdi ötekininkine benzemez. 1416.. Her güzelle ilişki kurmak doğru değildir. Sakıncalı işlerle uğraşan kimse. 1417. Sonunu düşünmeden.Her inişin bir yokuşu (her yokuşun bir inişi) vardır. 1404.Her horoz kendi çöplüğünde (küllüğünde) öter. Bir kişinin kendi malı olan yerde.Her insan kendi çukurunu doldurur.Her gün baklava börek yense bıkılır. Her malın fiyatı değerlilik derecesine (nitelik düzeyine) göredir.. 1410. 1407. Đnsanın yapacağı her iş. Krş. Hep aynı şeyle uğraşmak. 1402. Her inişin bir yokuşu olduğu gibi. Her ziyan bir öğüttür. 1400.Her gün bir olmaz.Her güzelin bir kusuru (huyu) vardır.. Bkz. Đstense de alınamaz.Her gönülde bir arslan yatar. 1399.Her deliğe (taşın altına) elini sokma. Sağlık olmazsa hiçbir iş yapılamaz. Đşi bozulan kişi üzülmemelidir. 1406.1398. değirmencininki su. Çoğu elde etmek için azları biriktirmeye önem verilmelidir.. (eşinir).

1434. en çok kendi düşüncelerini beğenirler. evin çeşitli sıkıntı ve sorunları olur.Her kapının bir anahtarı vardır. (Herkes kendi aklını beğenir). 1423. Aile bireylerinin uygunsuzlukları. Her horoz kendi çöplüğünde öter. 1418..Herkes aklını pazara çıkarmış (mezada vermiş).Herkesin geçtiği köprüden sen de geç. Bkz. 1426. Bkz. çeşit çeşit yetenekli kişilerle başarılabilir. 1424.kendi yapıtını. kendi bölgesinde hatırı sayılır. Kişi -başkaları beğenmese de. değirmencininki de su. ona göre yargıya varırız.Herkesin hamuru ekmeğine göredir. sözü geçer. 1428. Sana uygun görünmese bile herkesin yaptığı işi sen de yap. Herkesin talihi. 1422. 1433..Herkesin aklı bir olsa koyuna çoban bulunmaz.Herkes evinde ağadır. Krş. Bir konu üzerindeki türlü düşünceler arasından. Akılları. yine kendi aklını almış (begenmiş). kimisi daha az kazanır.. insanı kötümserlikten kurtarır.Olup biten bir işi -başka biçime sokmak elimizde olmadığına göre.Herkesin ettiği yoluna gelir. kendi yakınlarını beğenir.Her kaşığın kısmeti bir olmaz. 1419. Kendi malıdır...Herkese tükrüğü bal. 1421.. Đnsanlar kendi akıllarını başkalarının aklından üstün görürler.Herkes ektiğini biçer. 1429. Krş. Herkes aynı şeyi bilse ve yapabilseydi. Çeşitli işler. derdi karnında. Çünkü ölçüleri de kendi akıllarıdır. Ne ekersen onu biçersin.Herkesi (kişiyi) nasıl bilirsin? Kendin gibi (kalbince).Herkesin (her başın) bir derdi var. kazancı bir değildir. . 1425.Herkes davul çalar ama çomağı makama uyduramaz. Her güç işi çözecek bir yol vardır. 1420.Herkes bildiğini okur. Đyilik de böyle. Başkaları ne söylerse söylesin. Herkes kaşık yapar ama.Herkesin arşınına göre bez vermezler (verilmez). Aynı çabayı göstermelerine karşın kimisi daha çok. Bunlar kimseye duyurulmaz. sineye çekilir. 1432. Herkes iş yapar ama. sever. ancak gerektiği ve olabildiği oranda yararlanabilir. Krş. Herkesin kendi evinde. Başkalarının bir durum karşısında nasıl davranacağını düşünürken hep kendimizi ölçü tutar. Kişinin başkasına yaptığı kötülük kendi tarlasına koyduğu gübre gibidir. geri kalan işleri yapacak kimse bulunmazdı. o işin gerektirdiği ustalığı gösteremez. 1431.Herkesin delisi evinde.Herkes gübresini kendi tarlasına kor. Her başın bir derdi var. yine kendisine dönecektir.hayra yormak gerekir. herkes kendi düşünüşüne göre iş yapar.) 1430. 1427. Bu. Bir kimse başkasına bir kötülük yaparsa aynısı kendisinin de başına gelir. Herkes bir şeyden istediği ölçüde değil. (Ama bu yargı her zaman doğru çıkmaz.

Her sakallıyı baban mı sanırsın? Dış görünüşü ile iyi sanılan kişinin içyüzünü anlamadıkça kesin yargıya varmayınız. Kişi. Kürt (Çingene) kızı tadını çıkarır..Herkes karının rengine boyanır. Bkz.. 1437. Đyilik eden iyilik bulur. Đnsan davranışlarını uğraştığı işin gereklerine uydurmalıdır. Bir ailenin geçim durumunu başka bir aile bilmez. 1451. Bir işi herkes yapar ama. yüreğinde dağı var. Onun yüreğini sızlatan ancak kendi acısıdır. 1445. 1442. Ne doğrarsan aşına o çıkar kaşığına.. 1452. gerekseme ölçüsünde olur. Kişinin davranışları. bu işi dilediği zaman yapması.Herkes sakız çiğner ama (çıtlatamaz). köseye sakal olur.Herkesin tenceresi kapalı kaynar. Eldeki yara.Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya getiremez. istemediği zaman yapmaması hakkı tanınmaz. 1435. bilemez..Her kimin bağı var. Bkz..Herkes ne ederse kendine eder. 1446. Hiç kimse başkasının acısını içinde duymaz. Herkes biraz özveride bulunsa bir yoksul perişanlıktan kurtulur. kuş var.. 1449.Herkes (kimse) kendi ayıbını bilmez (görmez). 1438. 1436.Her sakaldan bir tel çekseler.Herkes kendi aklını beğenir. Krş. (Her horoz zibilliğinde öter. Krş. Bkz. bayram da bahane.) Bir çevreye egemen olan kişinin sözü o çevrede geçer.. tadını çıkararak ve herkesin dikkatini çekerek yapar. Davranışları iyi ise.Herkes zibilliğinin horozu. Kimse kimsenin çukurunu doldurmaz.. Đnsan kendi kusurunu göremez.Her şeyin vakti var. 1440. yüreğinde. 1441. Bir işi yapmakla yükümlü olan kimseye. Kötü ise. Ne ekersen onu biçersin.Herkes kendi ölüsü için ağlar.. Herkes aklını pazara çıkarmış. Kusursuz ve en güzel biçimde yapmayı herkes bilemez. . Bir işi yapmadan yapmaya fark vardır.Bir iş için yapılan hazırlık. 1448. Kuş var eti yenir. çevresinden iyilik gelir.) Bkz. 1443.Herkes sevdiğini öper.Herkesin yorulduğu yere han yapmazlar (yapılmaz). karşılıklar da kötü olur. 1447. meraklısı başka bir iştahla. 1450.Her kuşun eti yenmez (kuş var ki et yedirirler.. dilediği gibi yapması. 1439. Krş. yarasıza.Her koyun kendi bacağından asılır. Herkes davul çalar ama. Bilse zaten onu yapmaz. yapmayı uygun gördüğü iş için bir gerekçe yakıştırır. Herkes kendi suçundan sorumludur.Herkes (her insan) kendi çukurunu doldurur. 1444. niteliğine göre çevrede yankı bulur. Dağda bağın var. horoz bile vaktinde öter..

Bkz. 2) Đstenen şeyi kolayca elde etmek olanağı çıkınca fırsatı kaçırmamalı. ya bıçak kırar ya masat. işin içinden bir türlü çıkamaz. 2) Hesabını bilmeyen kişi elinde..Her yiğidin gönlünde (her gönülde) bir arslan yatar. 1457. Ummadığın taş baş yarar. Krş. 1461. Zamanı gelmeden yapılmaya kalkışılırsa başarı elde edilemez. Zora beylerin borcu var. Kişi her uğradığı zarardan bir ders alır. Đnsan pek çok şeye gerekseme duyar. ne masat). insana sıkıntı verir. (Hesabını bilmeyen kasap. 1456.Her taş baş yarmaz. elde etmek istediği büyük bir şey vardır.Hırsıza kilit (kapı.Her zaman gemicinin istediği rüzgar esmez.Hırsıza beyler de borçlu. 1454. bazen de küsküç kırılır. Kendisini bu zarara sürükleyen yanlış tutumu artık bırakır. Girişilen işlerden her zaman olumlu sonuç alınamaz. bir iş yapma biçimi vardır.Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Bkz. Krş. dostun eskisi. Her işin iyi yapılacak uygun bir zamanı vardır.Her ziyan bir öğüttür.Her yerde okka (okka her yerde) dört yüz dirhem. Yeni şey zevkle kullanılır.Her şeyin yokluğu yokluktur. Çünkü gereken koşullar tamam olmamıştır.Her şey zamanında yapılmalıdır. küçük bir şey de olsa yokluğu kendini belli eder. 1467.Her şeyin yenisi. Eskilik ancak dostlukta değer taşır. Bu uğurda başvurduğu araçları da heder eder. 1458. 1) Đşinin ehli olmayan. Her inişin bir yokuşu vardır. Olaylar herkesin dileğine uygun olarak gelişmez. 1464. ne yapacağını önceden iyi düşünmeyen kişi. Çünkü eski dostluk. 1466. on köfte on paraya olmaz. yıpranmış. Vakitsiz öten horozun. 1455. 1465. Bkz. bozulmuş şeyi kullanmak. Kimileyin olumsuz durumlar başarıya engel olur. Her korkulan şey tehlikeli değildir. 1460. ne satır bırakır. 1463. avucunda bulunan işe yarar şeyleri de ziyan eder. birçok sınav geçirmiş. Nereye gitsen okka dört yüz dirhem. Her düşüş bir öğreniş. Her kişinin kendine özgü bir çalışma yolu. Herkesin gönlünde. 1459. Gerekli olan şey.Her zaman eşek ölmez. 1462.. Zamanı geçtikten sonra yapılırsa gereği kalmayan bir iş için uğraşılmış olur. . unutulmaz anılarla iki tarafı birbirine bağlamıştır. Eski. baca) olmaz.Her vaktin bir padişahı var. Krş. 1) Her zaman piyasa malla dolup fiyatlar ucuzlamaz. pekişmiştir.Her zaman çiğdem çıkmaz. 1453.Hesapsız kasap.Her yokuşun bir inişi vardır.

başucunda dursun. Ama birçok din adamının davranışları. ilk çıktığında taze ve lezzetli olur.Hıyar akçesiyle alınan eşeğin ölümü sudan olur. vücutta açılmış gül diye nitelenir. bir ekmek çalan da hırsızdır. hanım kırarsa kaza. Attığı dayağa. 1472. başkalarını aldatmış olan kişi son nefesini azap içinde verir. ne onduğunu. işe yaramaz olur. dutun sonu. Bkz. çocuklar annelerine daha çok bağlı olurlar. nimet gözüyle bakılır ve dayağın yaptığı kızartı. 1477. civciv tavuğun dıkdıkına bakar.1) Hırsıza ne kilitli kapı. 2) Kötü bir iş yapmaya kararlı olan kişiyi önlemek olanaksızdır. gücenmek şöyle dursun.Hocanın vurduğu yerde gül biter.Hocanın dediğini yap (söylediğini dinle).Hırsız evden olursa mandayı bacadan aşırır.Hile ile iş gören mihnet ile can verir. çürük. Đşlerine hile karıştırmış. 1471.Hırsızlığı da öğren. 1473.Hısım hısımın ne öldüğünü ister. Babalar çocuklarının kendilerine yakın olmaları için ne denli uğraşırlarsa uğraşsınlar.Horozu çok olan köyün sabahı geç olur. 1476.. din buyruklarına aykırı olduğundan gittikleri yola gidilmemelidir. 1482. Evin ve evdeki yaşayışın bütün inceliklerini bildiği için akla gelmeyen yollarla. gittiği yola gitme. 1468. Dut ise ilk çıktığında ham. Eylemde bulunmak için değil. yaptığını yapma (Hocanın okuduğunu dinle.Horoz ölür. içinde sarısını bulamaz. Bunun gibi kurnaz kişi. son günlerinde olgun ve tatlı olur. Kişinin sevdiği şeye karşı olan hırsı ölene değin sürer. 1481. Ev içindeki hırsızlığa karşı önlem almak güçtür. kahpelik bir öpmekten. Yanılmak doğal bir olaydır. 1478.Hıyarın önü.) Din adamları bize dinin buyruklarını anlatırlar. 1483. Nitekim kadının namusunu satmış sayılması için bir öpücük vermiş olması yeter.Hoca okurken yanılır. Çok ucuza alınan mal. Hırsızlığı ve benzeri kötü davranışları da öğrenin. 1479. Bir konu üzerinde söz söyleyen çok olursa varmak gecikir. gözü çöplükte kalır. 1474.Hırsızlık bir ekmekten. Öğretmen gerekli görürse çocuğu döver.Hizmetçi kırarsa suç. 1469. 1470. hiç kimsenin kuşkulanmasına olanak bulunmayan hileler yapar. O içeri girmenin yolunu bulur. ne yüksek duvar engel olabilir. olanaksız sanılan eylemlerle hırsızlığını yapar. işini yaparken kimseye sezdirmeden çıkar sağlar. Buna uymak gerektir.Hilekardan yumurta alan. 1475.Huy canın altındadır. Hıyar. Hanım kırarsa kaza. Hilekar satıcı. Hırsızlığın büyüğü küçüğü olmaz. Kardeş kardeşin ne öldüğünü. gitgide kartlaşır. 1480. bunları yapanlara karşı ne gibi önlemler alınması gerektiğini bilmeye ve kendilerini daha kolay bulmaya yarayacağı için. kusur sayılmamalıdır. Hoca bile çok iyi bildiği Kuran ayetlerini okurken yanılabilir. .Horoz ne kadar öterse ötsün.. Bkz.

kamunun kınadığı bir şeydir. Kul. iyi olduktan uzun yıllar sonra bile sarı. Đnsan yedisinde ne ise. Can çıkmayınca huy çıkmaz. 1489. 1488. kendisinin yapması gereken işi başkasına ısmarlamamalıdır. 1484. çok yuvalar kokutursun.Huylu huyundan vazgeçmez. Krş.Irak yerin haberini kervan getirir. Düşmanını yenemiyorsan ona hoş görünmeye çalışarak kötülüğünden kendini koru! 1491. kendi eliyle yaptığı işin yerini tutmaz. Daha önce bir zarara uğramış kimse. kabahat de.Isıtma ben tuttuğumu kırk yıl sonra tanırım demiş.Irmak kenarına çeşme yapılmaz.Isırgan. Hangi işe el atsa o işi yozlaştırır. ::::::::::::: -Đ1498. Zaten var olan ve herkesin işine yarayıp artan şeyin yanına aynı işi görmek üzere bir de daha zayıfını eklemek boşuna yorulmaktır. Savurganlık.Isıracak it dişini (diş) göstermez. Sahipsiz eve it buyruk.Ismarlama hac. Bir yöntemden başka bir yönteme geçerken tehlikeli davranışlardan sakınmak gerekir. Kabahat. 1456. Bkz. soluk benzinden belli olur. ona da gizlilik yakışır. dereden) geçerken at değiştirilmez. Can çıkmadan huy çıkmaz. Saldırgan kişi. Sıtma hastalığına yakalanmış olan kimse.Đbibik sende bu göt var. hac olmaz (kabul olunmaz).Işığını akşamdan önce yakan sabaha çırasında yağ bulamaz. ::::::::::::: -I1485.. Gerekmediği zaman bol para harcayanlar. Đnsan ırzım. 1496. Đbadet gösteriş için yapılmaz. Tanrı'sına karşı olan borcunu elalem görsün diye yaparsa bu. Kişi. 1490. saldırgan ortamda yetişir. 1493. kendisine aynı zararı verecek şeyden korkmaz. Bir huy edinmiş olan kişiyi bu huydan vazgeçirmek için ne kadar uğraşılırsa boştur. 1492. 1497. Krş. nereye gitse çevresine kötülük saçar.Isırgan ile taharet olmaz. Huy canın altındadır. gerektiği zaman harcayacak para bulamazlar. 1499. 1487.Irz insanın kanı pahasıdır. namusunu korumak için canını feda eder. Kötülük etmeye kararlı olan. Kötü huylu kişi. Başkası eliyle yapılan iş.Bkz. bunu daha önce açığa vurmaz. ibadet olmaktan çıkar. kişiyi yoksulluğa düşürür.Irmaktan (çaydan. 1495.. Ot kökü üstünde biter.Issız eve it buruk.Đbadet de gizli. Erişemediğimiz şeyle aramızdaki ilişkiyi bir aracı sağlar. 1) Đyi iş yapmak için zararlı araç kullanılmaz. 1494. .Islanmışın yağmurdan korkusu (pervası) olmaz. 2) Kötü kişiden iyilik beklenemez. ocağında biter.Isıramadığın (bükemediğin) eli öp başına koy.

hile yapmadığına arkadaşını inandırmak için yemin ediyorsa güven bozulmuş demektir. Tanrı insana çalışıp kazanarak yaşayabilmesi için güç vermiştir.Đhmalin devlete zarara var. Karşındaki iki. kavga ederler. Çünkü kazanç getiren işi vaktinde yapmaya üşenir. ebleh buna inanmış.Đki cambaz bir ipte oynamaz. aralarında anlaşmazlık çıkar. 1514. geçicidir.Đhtiyarın düşkünü. yanlış sözler söyler. Bir ülkede iki baş egemen olmaz.Đki at bir kazığa bağlanmaz. 1501.Đki dinle (bin işit) bir söyle. Đki başlı işlerin iyi gitmemesi bundandır. 1506. biri ötekini ortadan kaldırır. gücendirmemeye çalışırlar ve kendileri rahatsız olurlar.Đki baş bie kazanda kaynamaz. onun da anneye güvenerek emzirmeyi ihmal etmelerinden iyi beslenemez. Kurnaz. Bir kişinin iki karısı olursa. Onlara samanlık bile saray gibi gelir. 1511. kavga eden iki kişinin arasını bulacak bir akıllı çıkar. Đki at bir kazığa bağlanmaz. gereksiz. söylenenleri uzun uzun dinlemen gerektir.Đçgüveysi iç ağrısı.Đki çıplak bir hamamda yakışır. Eşkıyanın düşkünü. beyaz giyer kış günü. hileci iki kişi. 1507. Ayrı ayrı düşünceleri ve kişilikleri bulunan iki kimse. on. Artık ayrılmaları gerekir.Đki el bir baş içindir. Đhmalci kişinin zengin olması kolay değildir. Bu durum ikisi için de tehlikelidir.. annesinin süt ninesine. Đçgüveysi konuk gibidir. Çok konuşmak doğru değildir. Bunlar iyi kullanılmalı. aynı iş üzerinde birlikte çalıştırılamaz. Birbirini seven ve evlenmek isteyenler için ev-bark söz konusu değildir. bir arada yaşayamaz. bir iş üzerinde karşılaşırlarsa birbirlerini aldatmak. Đki baş bir kazanda kaynamaz. memnun etmeye. başkasının yardımına muhtaç kalınmamalıdır. (Sir söyle..1500. yüz söylerse sen bir söyle. iki analı sütten ölür. kavga çıkar. Đki kardeş arasında çıkan anlaşmazlık.Đki kardeş savaşmış. 1510. Süt ninesi tutulan çocuk da. Evlenecek çiftten biri yoksul ise ötekinin az çok bir şeyleri bulunmalıdır ki için de barınabilecekleri bir ev açabilsinler ve orada büyük bir sıkıntı çekmeden yaşayabilsinler. fırsatı kaçırır. Kocaları da bakımsız kalır.Đki karılı bitten. 1502. Krş. 1512. Başına buyruk olmak isteyen iki kişi. birlikte yapılacak iş üzerinde birleşemezler.Đki deliye bir uslu koymuşlar.Đki gönül bir olursa (olunca) samanlık seyran olur. Çok konuşan. Birbirleriyle anlaşamayan. Bkz. 1505. 1504. 1509. atlatmak için bütün hünerlerini harcarlar. her karı ötekinin yapmasını bekler. Böyle iki baş bulunursa geçinemezler. Yerinde cevap verebilmen için de hemen atılamaman. iki dinle). işleri. 1508. Evdekiler sürekli olarak onu ağırlamaya. Onu gerçek ve sürekli sanmak saflıktır. Birbirinin doğruluğuna güvenerek birlikte iş yapmakta olan iki kişiden biri. . 1503-Đki arslan bir posta sığmaz. Böyle biri çıkmazsa aynı işi mahkemeler görür.Đki emini bir yemin aralar. el kol vermiştir. Krş. 1513.

. büyük zarara uğrar.Đneğin sarısı.Đmam osurursa cemaat sıçar. Birinci karısına hor bakan kişi.Đmam evinden aş. doyurmalıdır. Đncir ağacı yaşlanarak babadan evlada. 1528. 1529. 1520-Đki (dokuz) ölç. Yoktan yonga çıkmaz. Đki kişi kavgaya tutuşur. Tasarlanan iş. onun buyruğu altındakilerin büyük suç işlemelene yol açar.Đncir babadan. Gerçek çok açık ve kesin olarak ortada.Đlk avrat çarık.Đmece günü bulutlu. Atı sık sık tımar etmek. öküz gibi kutan sürer.Đki tımar bir yem yerine geçer.Đki kere iki dört eder. görmeyene ne mutlu. biri çok olsa da. Zamanın elverişli olup olmadığına bakmadan yardıma gelenleri bulunan iş sahibine ne mutlu. 1530. Đki baş bir kazanda kaynamaz.Đki karpuz bir koltuğa sığmaz. 1516. işinin eridir ve kazançlıdır. Bir çatışmada yenen de yenilen de zarar görür. 1517. Krş.Đki testi çarpışınca biri kırılırsa biri de çatlar. önce tekrar tekrar ve sonuçlarıyla birlikte düşünülmeli. sonraki sarık. Amaca başkalarından önce ulaşan. Bir şey alınması olanağı bulunmayan yerden bir şeyler vermesini beklemek boştur. ölü gözünden yaş çıkmaz.Đki kişi başında fes yok derse başını yokla.Đnek ağzından sağılır. bir kimsenin cinayet işlediğine tanıklık ederlerse o kimse asılır. 1527. Đki kişi yalan yemin ile dinden çıkar. Bkz.1515. Bkz. Çiftçiler arasında ineğin sarı. 1532.. 1518. 1533. zeytin dededen. saman doldurur postuna. 1521. toprağın kara renkli olanı beğenilir.Đki koç kafası bir kazanda kaynamaz. Biri az. ondan sonra -verilecek karara göre. Çevrendekiler. sende düzeltilmesi gereken bir durum bulunduğunu söylerlerse hemen yok deme. zeytin ağacı da ondan çok yaşlanarak dededen toruna kalırsa daha verimli olur.Đnanma dostuna. 1526. 1519. 1522. 1525. bir biç. Bir kişiden ya da hayvandan bol verim bekleyen onu iyi beslemeli.Đki kişi dinden olursa bir kişi candan olur. 1523.yapılmalıdır. eşinin ölmesi ya da ayrılması dolayısıyla yeniden evlendiği kadını baştacı eder. iki ordu çarpışırsa doğal olarak bir taraf yenilir. toprağın karası.Đnek gibi süt vermeyen. Söylenenin doğru olup olmadığına sen de dikkat et. 1524. 1531. . Tersini savunmak olanaksız.Đlk vuran okçudur. Baştakinin küçük bir suç işlemesi. yemle beslemek kadar önemlidir. Güvenme dostuna. Bir kimse iki büyük işi aynı zamanda yapamaz.Đki testi tokuşunca biri elbet kırılır.

.Đnsanın eti yenmez. Hayvanların öğrenmesi ise insanların onlara istedikleri işi sürekli olarak yaptırması ile sağlanır. 1539. yatırmak güçtür. Mahkeme. 1536. ata da tırnağı yoluyla gelir. Bir adamın adı çıkacağına. Krş. 1534. Đnsanlar bir şeyi göre göre öğrenirler. meğer ki züğürt ola (parası olmaya). Đnsan ne denli bilgili olursa olsun bilmedikleri bildiklerinden binlerce kez çoktur. bakmakla yükümlü olmadığı kimsenin hizmeti eklenmemelidir. için sevilen hayvandan ayıran da budur. sütü. kısaca içyüzü belli değildir. tatlı dilinden başka nesi var? Đnsanın kendini sevdirmesi tatlı diliyle olur. davalının inkarı ile açılır. sanırız ki canımız oradadır. doyduğu yerde.Yorucu olmayan işlerde kendisinden yararlanılamayan kişi. insanlar da küme küme ve tek tek birbirlerinden ayrı nitelikler taşırlar. Krş. krş. kuldur (bazen) şaşar. yer damar damar. yanılmasını hoş görmek gerektir. Bkz. Birçok hastalıklar insana ayağını üşütmesinden. Dünyada hiç kimse değişmeyen bir durum sağlayamaz. 2) Yatalak insanı kaldırmak. eti. Onu. 1545.Đnsan doğduğu yerde değil. Toprağın her kesimi ayırı ayrı nitelikler taşıdığı gibi. Kavanoz dipli dünya. kah kalkar. 1535. budala olursa. Kişi anlayışsız.Đn kalk (çık) dünyası. 1546.Đnsanı gam duvarı nem yıkar. . ne yapmak istediği.Đnsanın (adamın) alacası içinde. 1548.Đnsan ayaktan. bellidir. Tanrı insanları eksiksiz yaratmamıştır. insanı gam yıkar. 1543. inkarı ile kapanır. derisi.. ağır işlere koşulur. Ayağını sıcak tut. başka bir aileye yük olmamalıdır. Kul kusursuz olmaz. Yani hiçbir kimse. ondan çıkar sağlayanlar çok olur. 1) Bakmakla yükümlü olduğu kimselerin hizmeti bir aileyi zaten çok yorar. Dünyada yanılmayan kimse yoktur.. 1547. Kah düşer. 1541. hayvan süre süre (alışır).Đnsan göre göre.Đnsan (adam) eti (yükü) ağırdır.Đnsanın (adamın. 1540. Bir yerimiz acıdı mı bütün vücudumuz rahatsız olur. hayvanın alacası dışında (-dır).Đnsan eşek olunca semer vuran çok olur. Bkz.Đnkar mahkemenin kilidi. yumurtası... derisi giyilmez. Bu yük aileye ağır gelir. 1544. Ama insanın rengi içindedir: Ne düşündüğü. Kişinin kimi zaman şaşırmasını. Hayvanın rengi dışındadır.Đnsan çeşit çeşit. 1537. 1538. geçimini sağladığı yeri yurt edinir.Đnsanın canı acıyan yerindedir.Đnsan beşer.. çevresi bu durumunu sömürür: Kendisiyle alay edenler. Buna.Đnsanın kötüsü (fenası) olmaz. at tırnaktan kapar. 1549. Đnsan doğduğu yeri değil. bir kimsenin) adı çıkmadansa canı çıkması yeğdir (hayırlıdır). 1642.Đnsan bilmediğini ayağının altına alsa başı göğe erer. Duvarı nem.

Krş.. 2) Bozulan bir iş nerede kalmışsa. soysuzca davranışlarda bulunur. hayvan yularından tutulur. Üzüm üzüme.. Adam yanıla yanıla. kötülüğe sürükler. Doğduğu yerden çok burasını benimser. Krş... 1554. Đnsanoğlu her zaman iyi değildir. Can çıkmayınca. Hayvanlar koklaşarak tanıştıkları gibi insanlar da konuşarak tanışırlar ve konuştukça birbirlerini daha iyi anlarlar.Đsin yanına varan is. Herkes kendini beğenir. 1550. 1562.Đplik pazarında Fatmacığa kim? Benzerleri çok olan kişi ya da nesnelere kimse önem vermez. en çürük yerinden patlak verir. Topalla gezen. Krş... Zaten böyle olduğuna inanmasa yaşayamaz.Đnsanın vatanı doğduğu yer değil... Đtle yatan bitle kalkar. Buna uymayan bir davranışta bulunmak istese kendisine hemen bu söz anımsatılır. Madem ki kendi aklını bütün akılların üstünde görüyor. 1559. Bir durum. Bkz.Đnsan yanıla yanıla.. kişiyi bağlar. düzeltilmesine oradan başlanır..Đp kırıldığı (koptuğu) yerden ulanır (bağlanır). Huylu huyundan vaz geçmez. 1563. kazanç sağlayabileceği bir yere göçer. 1) iki kişi arasındaki kırgınlığın giderilmesi için kırgınlık nedeninin giderilmesi gerekir. 1553. Kişi doğduğu yerde kazanç sağlayamazsa..insan (adam) kıymetini insan (adam) bilir.Đnsanoğlu çiğ süt emmiş. 1561. kişiliğini de üstün bir değer kazanmış bilir. Bir kimsenin ne kadar değerli olduğunu ancak o kimsenin değerini ölçebilecek nitelikteki insanlar anlar. hayvan yularından tutulur. 1556. kendi aklını beğenmesinin sonucudur. insanı doğru yoldan saptırır.Đnsan sözünden (ikrarından). (Karga ile gezen boka konar. Huy canın altındadır. misin yanına varan mis kokar. 1552. 1555. Söylediği söz.Đnsan söyleşe söyleşe (konuşa konuşa) hayvan koklaşa koklaşa. Onun için söylediğinin dışına çıkamaz.. ayrıcalık tanımaz.Đp inceldiği yerden kopar.Đnsan kendini beğenmese çatlar (ölür). 1557. özellikleri değişmez. yularından tutulduğu için başka yöne sapamayan hayvanın durumuna benzer.. Krş.Đnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur. Şu durum. 1560.. Sütle giren huy. ihtiyarlığında da sürer. Kişi refikinden azar. orayı yurt edinir. . Kişinin çocukluğundaki huyları. aklının yönetimi ile biçimlenir.. pehlivan yenile yenile. Kır atın yanında duran. Bkz.Bkz.. Herkes aklını pazara çıkarmış.) Kişi kiminle arkadaşlık ederse ondan kendisine birtakım huylar geçer: Kötü arkadaştan kötü.Đnsan ikrarından.. Bu. Gön yufka yerinden delinir. Kimi zaman sütsüzlük damarı tutar. Đnsan sözünden. 1558.. Uygunsuz arkadaş. doyduğu yerdir. Çünkü insanın kişiliği. iyiliğini gördüğü kimseye kötülük yapar......Đnsan insanın (adam adamın) şeytanıdır. Körle yatan... Krş. 1551. Adamın kötüsü olmaz. iyi arkadaştan iyi. Kişi refikinden azar.

kefillik. hac. hakaret etmek doğru değildir. Tanık. Birisinden bir şey istemek zorunda kalan kimse utanır. Bir kimsenin nasıl bir kişi olduğunu anlamak isterseniz yaptığı işlere bakınız. tetikte bulunur. Krş. fırsat bulunca. bakarsınız ki aşırı istekli olandan daha çok o şeyi istiyormuş.Đşin yoksa şahit ol. 1578. kılıç kuşananın. altıncısı insaf demişler. Meydana çıkmasını istemediği bir iş yapmış olan kişi. 1571. belli eder. Gönülsüz yenen aş. paran çoksa (borcun yoksa) kefil ol. parası çok kimselerin işidir.Đş anlatıncaya kadar baş elden gider. Bkz. ya da parlak sonuç vermeyeceğini düşün. Başladığın işin güç yürüyeceğini.Đş amana binince kavga uzamaz. Đnsaf.. ya da bir tarafın büyük zarara uğrayacağı bir işlemde meram anlatmaya fırsat kalmadan. Kelime-i şahadet. Bir şeyi istemem diyen. 1569. kendini ona göre hazırla ki sonunda düş kırıklığına uğramayasın ve işi kolay yürütebilir.Đşini bilmeyen kasap. 1574. Đşini küçümseyen kişi para kazanamaz. . namaz. 1572. At binenin.1564. Đşçinin kırk yılda eline geçen parayı tüccar kırk günde... çalıştıkça gelişir. gücünü bırakıp gider. Kefil de.. istemediğini işitir. Onun için tanıklık. ne bıçak kor ne masat.Đşine hor bakan (sanatını hor gören) boynuna torba takar.. Beden ve kafa. Đslam dininin beş temel direği vardır. 1566. Bilmediği işe girişen kişi. 1573. ikide birde mahkemeye çağırılır.Đşini kış tut da yaz çıkarsa bahtına.Đş insanın kalayı. telaş içinde. güzelleşir. olacak olur. her şeyi karmakarışık duruma getirir.Đşkilli büzük dingilder. asıl borçlunun borcunu ödememesi dolayısıyla bu parayı ödemek zorunda kalır. namaz. Kızışmış bir kavgada. 1576. huyunu.Đstemem diyenden korkmalı. vermeyenin iki yüzü. Al kaşağıyı. Bkz.) Eğer altıncısı olsaydı her halde insaf olurdu. zekat. Bir kimseye ölçüsüz. Ama onun yüzsuyu dökmesine karşı istediğini vermeyenin daha çok utanması gerekir. işini. 1575.. 1566. güçlenir.Đş bilenin. oruç.. 1577. Bu işlerin niteliği. Bu durumuyla kuşkuları üzerine çeker. Đslamlığın temel direklerinden sayılmaya değer. 1568. boş oturan kimselerin. ya karın ağrıtır ya baş.Đslam'ın şartı beş. o kişinin yeteneğini. Đkisinden de uzak kal.Đsteyenin bir yüzü kara. Kavga edenlerden biri aman dilerse artık çekişme kalmaz.Đş insanın aynasıdır.Đstenmeyen aş. belki de bir günde kazanır. ağır sözler söylemek. tutumunu. 1570.Đstediğini söyleyen.Đşçi kırk yılda. 1567.. parlak sonuç alırsan sevinesin. tüccar kırk günde. Para kazanmayanın sonu ise dilenciliktir. O da ağır sözlerle karşılık verir. hep korku. oruç gibi. 1579. Buna benzer eşitsizlik örnekleri çoktur.

Aptal kişi. 1586. Onu ödüllendirir. (değneği yanına koy) taşı eline al. Saldırgan birisiyle karşılaşacak olan kimse. ayağına gelen kısmetten yararlanacağı yerde. ışıldar). eline geçmesi olanağı bulunmayan bir nimeti bekler. Çalışan kimse gittikçe açılır. Đnsan ne denli çok çalışıp para kazanırsa kazansın. dişten artar. 1596. Đşveren. Yuvarlanan taş yosun tutmaz.Đşleyen demir pas tutmaz (paslanmaz. yaşamlarını sürdürebilmek için başka yol bulamamışlardır. Aşağılık kişinin istediği olsaydı dünya. Köpek sürünmekle. yüce ve temiz bir amaca hizmet edemez. 1594. aşağılık kimselerin atmak istediği çamurla kirletilemez. Đşini bilmeyen kişi. 1581. başkalarını rahatsız eden şeylerle dolardı. ya da bu biçimde yürümemekte olmasına boş yere üzülme. Tamahkar kişi doymak bilmez.Đtin (köpeğin) ahmağı baklavadan pay umar. yalnız kendisinin işine yarayan. Kişi.Đşleyen eşeğin boynu boncuklu olur. görevini iyi yapan. 1590. kazanmakla değil.Đt ağzını kemik tutar. iş yapma yeteneğini yitirir.Đtin kuyruğu kalıba konmakla doğrulmaz.Đti an. Bir kimsenin buyruğu altındaki kişiyi incitecek eylem. 1582. Bu nedenle bir kimse adına iş gören buyruk altındaki kişilere karşı dikkatli bulunmak gerekir. ya da şey. dolaylı olarak o kimseyi de incitir. 1588. Kalaylı bakır küflenmez. daha yararlı işler yapar.. Tembel tembel oturan kimse hantallaşır. Aşağılık kişinin ağzını kapamak için ona bir çıkar sağlamak yeter. Yaradılıştan kötü olan kişi.Đte vurmazlar (hoşt demezler) sahibinin hatırı var diye. 1595. Bir şey yemeyi canı çekmeyen kimse. ne olacaksa o olur. zorunlu olmayan. 1585..Đt derisinden post olmaz.Đş olacağına varır.. Bundan dolayı şu. Aşağılık kimse.Đşten artmaz. Krş. Akan su yosun tutmaz. her zaman yapabileceği bir işi öne alır. 1593. Krş.Đtin (köpeğin) duası kabul (makbul) olsa (-ydı) gökten kemik yağar(-dı).Đştah dişin dibindedir. Sen onun yürüyüşünü değiştiremezsin. Temizliğine herkesin büyük bir inancı bulunan kişi ya da şey. koşullar neyi gerektiriyorsa o yönde gelişir. yiyecekten bir parça tadınca iştahının açıldığını görür.1580. Gözü hep daha çok kazançtadır. Bir iş.Đtin akılsızı kurban bayramında sılaya gider. . 1583. boku acından yer. yapacağı işte huysuz biriyle çatışacaksa işini o kişiyle karşılaşmayacağı yoldan (bu yol güçlüklerle dolu olsa bile) yürütmelidir. 1584. 1589. kavgaya hazır olmalıdır. tutumlu harcamasını bilmezse bir şey artıramaz. ne denli eğitilirse eğitilsin yola gelmez. 1591.Đt değmekle (işemekle) deniz pis olmaz. 1587.Đtin gönlüne kalsa günde bir leş yer.Đte dalanmaktan çalıyı dolanmak iyidir.Đt. tutumla artar. Yasa dışı çıkar sağlayanlar ve toplumun kınadığı yollarla para kazananlar içinde öyleleri var ki. çalışkan işçisine iyi bakar. Para. 1592.

1609.Đt itin kuyruğunu bırakmaz. 1608.Đt ulur. (özellikle paraca) çektiği sıkıntıları zamanla atlatır ama bu arada çektiklerini ancak kendisi bilir. düzeltilmesini ona yüklerler. . 1599.Đven (acele etmek) kız ere varmaz.) Edepsiz kimse ile uğraşmamak için onun bulunduğu yerden uzaklaşınız. Körle yatan şaşı kalkar. Aşağılık kişiler birbirlerini kendi gibilerinin toplandığı yerde bulurlar.Đt iti suvatta bulur. kervana ürüyen itlere benzerler. 1605. tembel olan birine buyurur. güçleri kötülük yapmak olanlar birbirlerinden ayrılmazlar. 1603. yürüyüşü engelleyemez. 1606.Đt yal yediği kapıyı bekler.Đtle (köpekle) dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir.. Eceli gelen köpek. rasgele bir kocaya varacağı için mutlu olmaz. 1614.Đven sinek süte düşer. Edepsiz ve saldırgan kimse ile bir konu üzerinde karşılaşmak ve kavgaya tutuşmak doğru değildir. 1612. Đven kız eşini iyi seçemeyeceği. birbirini bulur. Tembel kişi kendisinin yapması gereken işi.Đt ürür. kendisiyle birleşirler. 1602.Đtin ölümü gelirse cami duvarına işer. Đşlerini gerektiğinden önce yapmaya çalışanlar ağır zararlara uğrarlar. 1611. Krş. Bu işin temizlenmesini.1597. Bkz.Đt kışı geçirir ama gel derisinden sor. Berbat bir işin sıkıntısını. Doğru yolda olanlara çatanlar. varsa da baht bulmaz. Başkasına kötülük etmekte ayaktaş olanlar birbirlerini incitmezler. desteklendiğini unutarak kendi gücüne inanır. Đşleri.Đt itin ayağına (kuyruğuna) basmaz. kervan yürür. Bir desteği bulunmayan kişi..Đtle yatan bitle kalkar.Đti (köpeği) öldürene sürütürler. 1607. 1604. 1601. 1613. iyilik gördüğü kimseyi ya da kurumu savunur. O da buyruğu altındaki birine. Bu tür karşı koymalar.Đt sürü para (akça) kazan.Đyi dost kara günde belli olur. Aşağılık kimse bir konu üzerinde sesini yükseltince aynı amacı güdenler o ses etrafında toplanır. 1598.Đtle çuvala girilmez. Ekmek parası kazanmak için it sürümek gibi bir iş tutmak bile ayıp değildir. it de kuyruğuna.Đt kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanırmış. Başkasının korumasıyla iş yapan akılsız kişi. onu yapana çektirirler. Đvmekle koca bulunmaz. Bkz. 1600. 1610.Đt ite buyurur. Çabalama ile çarık yırtılır. Vefalı kişi. (Köpeğe dalanmaktan çalıyı dolanmak yeğdir.

Đyilik et denize at. 1620.Đyi insan sözünün üstüne gelir. övünsün ele.Bkz.Đyi olacak hastanın hekim ayağına gelir. Herkes ne ederse kendine eder. Đyiliğe karşı iyilik etmek olağanüstü bir şey değildir. Sırası gelince. 2) Kişinin beğenilmeyen yönlerini düzelt. 1625. kötü evlat rezil eder. Temiz iş altı ayda çıkar. rezil eden de.Đyi iş altı ayda çıkar.Đyiliğe iyilik her kişinin karı. ömrü boyunca hizmet ederek sahibine kazanç sağlamasına karşın ihtiyarlayınca sahibi onu kesiyor. Baksanıza.Đyi nasihat verilir. 1621. (Kötülük her kişinin karı. iyilik iki baştan). 1618. Tanrı kötü bir durumun iyiliğe dönmesini dilemişse bunu yapacak kimse işin üstüne gelir.Đyi evlat babayı vezir. Kişiyi vezir eden de karısı. balık bilmezse Halik bilir. Dost kara günde belli olur. el içine çıkamayacak bir duruma düşüren de evlatlarının tutumudur. kendisinden iyilik görmüş olan başkaları da ona iyilik eder. 1617. 1619. onu herkese övüneceği duruma getir. Bunu ancak kişinin kendisi kazanabilir. Đyiliğe karşı kötülük de çoktur. 1) Sen yaptığın iyilikle bir kişinin çirkinliğini güzelliğe çevirirsin. Birbiriyle ilişkileri bulunan iki kişinin iyi geçinebilmeleri için yalnız birinin iyi olması yetmez. Đyilik eden kimseyi herkes sever. kötülüğe demiş. Đlgili. akıllı.Đyilik eden iyilik bulur.Kabahat (suç) öldürende değil. Ötekinin de iyi olması gerektir. Baba. öküz. 1616. 1624. Yokluğunda kendisinden söz edilen kimse. 1622. iyilik er kişinin karı). Babaya ün kazandıran da. Krş. Birçok iyiliklerin karşısında kötülük vardır. Herkesin yapamadığı şey. senden iyilik gördüğünü bilmese de Tanrı iyilik yaptığını bilir ve sen bu davranışından dolayı bir iç rahatlığı duyarsın. ::::::::::::: -K1627. Bunu yapabilen kişi olgunluk ve erdemlilik örneğidir. Kötü.Đyilik et kele. Bunu herkes yapabilir. şerefli evladıyla övünür. Bir kimse başkasına iyi öğüt verebilir ama iyi ad. 1626.Đyilik (muhabbet) iki baştan olur. kötülüğe iyilik er kişinin karı. kötülüğe karşı iyilik etmektir. 1623. Bkz. Karşılık beklemeden iyilik yap. Bu dünyada her zaman iyiliğe karşı iyilik görülmez.Đyiliğe nereye gidiyorsun demişler. iyi ad verilmez. öldürende mi?) .Đyiliğe iyilik olsaydı. denilir. (Kabahat ölende mi. o iyi bir insandır. ün veremez. ölendedir. Krş. şerefsiz evladından da utanır. (Değirmen iyi taştan. konuşmanın üzerine gelirse. O. koca öküze bıçak olmazdı. 1615. bu iyiliğin hiç sözünü etmez de güzelliğiyle herkese övünür.

Kaçanı kovmazlar (kovalamazlar). Krş. yani evlerine. Düşman kaçarsa yenilgiyi kabul etmiş demektir. güçsüz olduğunu göstereni vurmak da böyle. evleriyle ilgilenmezler.Kadı anlatışa göre fetva verir. 1635. 1642.Kadının (cahilin) sofusu. Sofu kadınla şeytan alay eder.Kadının fendi erkeği yendi. Böyle olmasaydı hiçbir dalda ilerleme olmazdı. 1637. Yetenekli çırak. Mallarına. Bu kişinin haksız gösterdiği kimseyi de haksız bulur. Krş.Kadının şamdanı altın olsa mumu dikecek erkektir. 1639.Kadı ekmeğini karınca yemez. elden kaçırdığı küçük bir fırsatı gözünde büyütür. 1632. (Kocasını vezir eden ile rezil eden de karısıdır. Kadınlar kurnazlıkta erkeklerden üstündürler. ekmeklerine çok haram ve gözyaşı karışmıştır. 2.. 1629. (Kaybolan koyunun kuyruğu büyük olur. Bkz.Kadılar rüşvet almak. Suçu gelin etmişler. kışkırtmıştır. ustasını geçer. Kavgadan ve saldırıdan kaçan kimse. değeri bilinmez.Kaçan balık büyük olur. dinleyen ona hak verir. Gerçekleşmesi olanaksız girişime oy vermek doğru değildir.. 1630.Kabul olunmayacak duaya amin denmez. ona yetişemez dememeli. ailelerine bakamazlar. değerli çeyizle gelirse gelsin evin bütün eksiklerini erkek sağlar. Bu biçimsel ibadet yüzünden gerçek ibadetlerini yapamazlar. ne denli iyi bir insan olursa olsun.Kabiliyetli çırak ustayı geçer (ustadan usta olur. yıkılanı vurmazlar.Kadın erkeğin şeytanıdır. 1640.Kabahat ölende mi.Suçluyu o yargılayacaktır.) 1638. (Anlatışa göre verirler fetvayı). zulmetmekle ünlüdür. Çünkü sözleriyle. zehirli bulur. öldürende mi? Bkz... Bu.Kader olmayınca kadir bilinmez. 1631.Kimi zaman kabahat ölendedir.) . Yargıcın malına kimse dokunmaz. şeytanın maskarası. evi o geçindirir. Kel ölür sırma saçlı. Kabahat öldürende değil.) Đnsan. cezalandırılan bir davranış olduğundan hiçbir kimse onu ben yaptım demez. 1636. Çünkü böyle kadınlar. Krş. davranışlarıyla karşısındakini adam öldürecek kadar sinirlendirmiş. Yıkılanı. 1628. 1641. Kadın ne denli bol. Erkeğin şeytanı kadın. giderlerini erkek karşılar. 1634. isterse rezil eder. Onu kovalayıp ezmeye çalışmak mertliğe yakışmaz.Kabahat (suç) samur kürk olsa kimse sırtına (üstüne) almaz.. (Đki nedenle: 1. haram yemek. Çeşit çeşit oyunlarla her zaman erkekleri yenerler. işlerini güçlerini bırakırlar. onun çok önemli olduğunu söyler durur. kınanan. Davacın kadı olursa yardımcın Allah olsun. Kişi talihsiz ise.Kadın kocasını isterse vezir. 1633. Haksız kişi. canını kurtarmış ve annesinin ağlamasına yol açacak bir olaya meydan vermemiş olur. olayı kendisini haklı gibi göstererek anlatırsa.) Bunun ustası falancadır.Kaçanın anası ağlamamış. Böyle bir ekmeği karınca bile pis sayar.. Kabahat.

bir sıkıntıya. 1646.Kadın kocasının çarığı.Kalp (Gösterişli ama işe yaramaz kişi) kazanır.Kadın malı.. Önceki çarığı. onun buyruğu altında çalışan görevliyle uyuşmalıdır. 1655. Eti ciğer eden de avrat.Kalıp kıyafetle adam adam olmaz.Kanatsız kuş uçmaz.Akıllı ve tutumlu kadın kocasının saygınlığını da mal varlığını da artırır.Kalın (yoğun) incelene kadar ince üzülür. er geç uzaklaştırılacağı işe girmemelidir. Güçlü gücünden bir parçasını yitirerek zayıflar. Erkeğin kalbine giden yol mideden geçer. Kadın. ciğeri et eden de. 1645.Kalendere kış geliyor demişler.Kalpten kalbe yol vardır. Bkz. düzenbazdır. 1657. Gösterişli bir vücut. 1658. 1647.. 1653. yoksulluğa sürükler. 1650. 1652. kapıyla mı? . Gereken koşullarla donanıp güçlenmeyen kişi amaca varamaz. Oynak ve tutumsuz kadın da kocasını toplum içinde küçük düşürür. kocasının çıkarıp attığı çarık gibi terk edilebilir bir durumdadır. anasının sarığıdır. en sevimsiz. kapı mandalı. Krş. 1656. müdara eyle geline. zengin ile fakirin. 1651.Kalkacağın yere oturma. Krş. Krş. Çünkü kararı hazırlayan odur. Bkz.. Yüksek yetkili sadece imzalar. Erkek sel kadın göl. düzenbazın kendisine yutturduğu şeyi kazanç sanır. azı yeter bulan ve elindekiyle yetinmesini bilen kişi yokluk nedir bilmez. Yaşamanın felsefesine eren kişi. Đt değmekle. Gönülden gönüle yol vardır.Kadıyla mı iyisin.Kapıyla. Kürk ile börk ile adam olunmaz. 1644. kadın var buğday ununu keş eder. Kişi.Kadın var arpa ununu aş eder. Bir kimsenin sevgisini kazanmak isterseniz ona şölen verip güzel yiyecekler sununuz. Đşini istediği biçimde sonuçlandırmak isteyen kişi. Krş. Çünkü evin asıl sahibi artık oğulları değil gelinleridir. kişiye insanlık değeri kazandırmaz.Kalb kalbe karşıdır. kaltaban (Düzenci) gönenir. Bkz. bir hastalığa. Gönülden gönüle yol vardır. ama zayıf o kadar gücü yitirince ölecek duruma düşer..Kalaylı bakır küflenmez. 1643. Oğullarının bakımına muhtaç olan ana baba. Krş. Oysa. titremeye hazırım diye cevap vermiş..Kalbin yolu mideden geçer. Köpek sürünmekle. iyi bir giyim-kuşam. layık olmadığı. Abdala kar yağıyor demişler. işini yürütmüş olan. Đş becerme yeteneği bulunmayan kişi.Kaldın mı oğul eline. 1649. Krş.. .. kapı mandalı. bir zarara dayanma yetenekleri aynı değildir. dahası rahatsız durumları bile hoş karşılar.. Temizliğini herkesin bildiği kişi ve iş lekelenemez. Gereksemeleri için çok şey istemeyen. Bkz. gelinlerine yaranmak zorundadırlar. Güçlü ile zayıfın.. 1654. Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir. Avrat malı. yüksek yetkiliden çok. 1648.Kanaat gibi devlet olmaz. Ama annesi onu her zaman baştacı eder.

. kesesini ayrı yaratmış.) 1) Kimi zaman kişi. Nisan yağmuru. ne onduğunu. Ama sevgilisi onu el üstünde tutar. 1660.. çiftçinin yüzü güler. Kardeşi kardeş yaratmış. Ölüm gibi. Ama o kötülüğün kardeşini mahva götürmekte olduğunu görünce pişmanlık duyar ve yaptığını düzeltecek davranışlarla yardımına koşar. Kötü bir durum. Kardeşim ağa. kızılcık şerbeti içtim de. Allah kardeşi kardeş yaratmış. almaz beni kulluğa satın. 1668. sırası gelince. çıkar sağlamayı düşündüğü kimsenin yakınlık gösterip umut vermesi üzerine tasarısını gerçekleştirir.Kardeş kardeşi atmış. dönmüş yine kucaklamış. Buna son verebilecek davranışlarla düzelir.Karakışta karlar. Krş.Kardeş kardeşi bıçaklamış.Karaya sabun.. avradı hatın. (Koç yiğit bunalıp ölmez. Krş. Krş. Kardeş kardeşi atmış. 1670. başka felaketler gibi haberler. Kişi. nisanda durmazsa değme çiftçinin keyfine. Özü bozuk olan şey. kardeşine büyük bir kötülük yapar. yar başında tutmuş.. Altın leğenin kan kusana. Evlenen kişinin karısına verdiği değer. 1667. Çünkü kardeş. Kardeş kardeşi. insan kardeşinden vazgeçemez. dönmüş yine kucaklamış.) Karakışta kar yağar. eski yaptıklarını unutturacak kadar büyük yardımda ve iyilikte bulunur. arkasından keyifli günler de gelir. (Martta yağmaz.. önemli bir malını satmayı güze alırsa sorun kalmaz.Kanı kanla yumazlar..) 1672. 1669. Bkz. 1666. kötülüğü sürdürecek davranışlarla düzelmez. (Kardeş kardeşi bıçaklamış. kanı su ile yurlar. Kişisel dertlerimizi içimizde saklamalı.Kardeşim ağa.Kancık yalanmadan erkek dolanmaz.) Đnsanın sıkıntılı zamanı sürüp gitmez.. 1663. (Yar sevgili anlamına alınırsa. düzeltme çabalarıyla iyi duruma getirilemez. rızkını. Kendisine çok büyük kötülük de yapsa. avradı hatın.) 2) Kardeş kardeşten vazgeçebilir. nisanda da çok yağmur yağarsa o yıl bol ürün alınır.Kardeş kardeşin (hısım hısımın) ne öldüğünü ister. 1665.Kardeşi kardeş yaratmış. Bir gereksinimini karşılayacak parası bulunmayan kişi.Kardeşim olsun da kanlım olsun.1659. yar başında tutmuş. .Kan kus. başkalarının öğrenmesine meydan vermemeliyiz. Bkz. 1671. 1662. 1664. nisanda dinmezse sabanlar altın olur. 1673. kötü olan durumumuzu iyi gibi göstermeye çalışmalıyız. deliye öğüt neylesin. martta yağmaz.Kan kusana altın leğenin ne faydası var. Dahası. bununla ilgili kimselerin kulağına çabuk yetişir. (Yar uçurum anlamıyla alındığına göre. rızkını ayrı yaratmış..Kara (kötü) haber tez duyulur..Kapıyı kırarsan odun çok olur. Bkz. kardeşine karşı olan sevgisini bastırır. 1661.Kara gün kararıp kalmaz (durmaz).. martta yağış olmaz.

başkasının.Karga şakırdamış bülbülüm sanmış.Kar kuytuda.. Bir ustayı taklit eden aptal. para pintide eğleşir. 1683. (Karın kardeşten yakın). 1687. Bir kimse başkasına hizmet ediyorsa bunda kendisinin de bir çıkarı vardır.Kardeş. bok ayaza çıkar.Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış.Karga dermiş ki: Çocuklarım olalı burnumu göme göme bok yiyemedim. Bkz. Ama onun kendisinden üstün durumda olmasını da kıskanır.Kar ne kadar çok yağsa yaza kalmaz. Avrat malı kapı mandalı.Kardeşten karın yakın (kulaktan burun yakın).Karı (kadın) malı kapı mandalı (hamam tokmağıdır). Kişi. 2) Kendi çıkarıyla. 1688. 1685. önce kendi çıkarını düşünür. 1690. Kendilerinden çok onları düşünürler. 1678. çalışamayacağı günler için geçimini sağlayacak varlık edinmelidir. gülünç olur. Bkz. dahası kardeşinin çıkarı çatışan kişi. 1676.Karınca kanatlanınca serçe oldum sanır.Karın kardeşten yakın. 1682. 1680. birbirlerine bağlandıklarını bildiren bir sözle karı-koca olurlar. sürekli güçlü oldum sanır. Ama çocuklarını kardeşinden daha ileri tutar. Ar yılı değil kar yılı. saklanabilen yerde ve saklamasını bilenin yanında bulunur. 1679. Böyle bir bağın kalmadığını bildiren bir sözle de yabancı olurlar. Başkalarına göre ne denli çirkin ve kusurlu olurlarsa olsunlar. . kendi eserini kusursuz görür. 1686.Kar erir. 1674. Görgüsüz kişi.Karga mandayı (saksağan danayı) babası hayrına bitlemez. Kardeşten karın yakın. layık olmadığı aşamaya yükselir. Đsin yanına varan is.Kar eden ar etmez.) Kişi kendi çocuğunu güzel. 1689.Karga yavrusuna bakmış. görgülü kişinin yaptığını yapmaya kalkışırsa beceremez. 1) Kişi kardeşini de sever çocuklarını da.Karı-koca bir sözle yakın. Ana-baba çocukları için her türlü özveriye katlanırlar. Bir kadınla bir erkek. kendini ustalığa yükselmiş gibi görür. yazdan kışı karşılar. Eline geçici ve önemsiz bir güç geçen kişi. 1675. benim ak pak evladım demiş. (Kuzguna yavrusu anka görünür. Bkz. ya da durumunun gereklerine aykırı taşkınlıklarda bulunursa artık düşecek demektir. 1677. Kişi çalışıp kazanabildiği zamanı boş geçirmemeli. 1681. Her şey. 1684.Karga ile gezen boka konar. Bkz. bir sözle uzaktır. Kirlilikleri örten durum ortadan kalkınca bütün kötülükleri herkes görür.Karıncadan ibret al.Karınca(-nın) zevali gelince kanatlanır.. kendisinin doğal davranışını da yitirir. kardeşe ziyan gelmesini istemez.

Kar susuzluk kandırmaz (gidermez). (Kavurga karın doyurmaz.Elverişli bir ortamda çoğalan şeyler. on gün sonra ekme. Elinde kendisine gerek olandan artık şey bulunan kimse. Ticaretle uğraşan kimse. ortam elverişliliğini yitirince yok olur. gerisi düz. Sıkıntısı olan kimseye bir şey söyletmek güçtür..Kasım yüz. yine kendi yeleğinden. Akılsız kişi bugün karnını doyurunca yanını düşünmez.. 1701. Kürdün yağı çok olunca. Bir kimseye en büyük kütülüğü kendisine çok yakın olanlar yapar. denize girmek için karpuzun olgunlaşma zamanını beklediğin gibi.Kasımdan on gün evvel ek. Ağaca balta vurmuşlar.Kar. bol bol. Size kötülük yapmış olan bir kimseden başkasına zarar vermekle o kimseden öç almış olamazsınız. 1702. bunu gereksiz yere savurup telef eder. 1706. 1700. Kasımın 150. karpuz) kökeninde büyür. 1708. Bkz.Karpuz kesmekle bararet sönmez (yürek soğumaz). rahat rahat konuşur. keyfine bakar. Kasımdan on gün sonra ekilen tohum verimli olmaz. 1691. üstünkörü yapılan iş.) Gerçek gereksemeler. 1695.günü (8 nisan) olunca kötü havalar geçer.Karpuz kabuğunu görmeden denize girme. Alışverişte kar ve zarar birlikte gider. Bkz. Kalıcı ya da doyurucu olmayan kazanç çabucak tükenir.Kasap. 1692. 1693.Karpuz kabuğuyla büyüyen (beslenen) eşeğin ölümü sudan olur. zararın kardeşidir (ortağıdır).Kasavetsiz ağız anahtarsız açılır. Bir işi en uygun zamam gelmeden yapma. 1697. yazın ucu görünür. sadece kar edeceğini düşünmemeli.. 1705. Krş. yağı bol olunca gerisini yağlar. Çocuk ana baba ocağında.Karpuz (kavun. Zenginlerin beğenmeyip attıkları nesneler. yoksullar için değerli mallardır. Ama sıkıntısı. Abdalın yağı çok olursa.Kartalın beğenmediğini kargalar kapışır. 1691.. kaygısı olmayan kimse.Kar yağdığı gün tozar. 1703. yaz belli. Sürekli ve doyurucu bir kazanç yolu bulmak gerek.Kartala bir ok değmiş.Karın tok it gölgede yatar. Özensiz. Kar yağdığı yıl ürün bol olur. Çobanın gönlü olursa tekeden yağ çıkarır. Terzi kendi söküğünü dikemez. 1707. 1696. . 1694. gelişir. herhangi bir kişi doğup büyüdüğü çevrede yetişir.. 1698. Ekim zamanı kasımdan on gün önce biter. avutucu... Krş. yan gelir yatar.Kasap isterse keçinin boynuzundan yağ çıkarır.Kasap ekmeği yavan yer. oyalayıcı şeylerle karşılanamaz. çiftçinin eline bol para geçer. zarar etmeyi de göze almalıdır.Kar yılı var yılı. 1704. hiçten bir nedenle bozulur.Kasım yüz elli.

Bkz. Krş. Kasım yüz elli.Katrandan olmaz şeker.Kaşığı herkes yapar ama sapını ortaya getiremez. 1714. Güzellik. artanı. dahası) söz. 1722. Karpuz kökeninde büyür. Bu yerine getirilmedikçe o iş başarılmış sayılamaz. hiçbir durumuna güvenilemeyen.Bkz. Vücudun başka yerlerinin güzel olması önemli değildir. Büyük bir eksiği kapatabilmek için büyük özverilerde bulunmak gerektir. 1713.Kaya uçmazsa dere dolmaz. Belki eski durumdan da kötü bir duruma düşülür. aşağıdakiler.. 1719. çifte (tekme) atmış. Kavak ağacının yaprakları tepeden dökülmeye başlar. her şeyden önce kaş ve göz güzelliğidir. Görünüşü benzetmekle övülecek bir nitelik kazanılamaz. Bir topluluğu tedirgin eden durumdan en çok zarar gören kişi sesini yükseltir. Kişi.Kavak uzaya uzaya göğe yetmez. 1711. dayım at demiş. olsa da cinsine çeker. yaz belli. 1724.Kavak. karpuz kökeninde büyür.Kavgada yumruk sayılmaz. Kötü soylu şey ve kişi iyiye dönmez. 1716. Her işin kendine özgü bir inceliği vardır.Kavurganın yananı sıçrar. 1) Kavga edenlerden her biri. Bu söz tembel yatanlara takılmak için söylenir. 1718.Katıra baban kim? demişler. üstünde yaşayanlara vefası olmayan bir dünyada yaşıyoruz.. karpuz yata yata büyür. yaprağını tepeden dökerse kış çok olur.Kavun. Ne denli çok harcanıyor diye düşünülmez.Kavurga karın doyurmaz. 1721. 1712. Bkz. savunma silahını başkasına verip kendisini savunamayacak ve yenilgiye uğrayacak duruma düşmemelidir. 1710. Kel kız teyzesinin.Katıra (eşeğe) cilve yap demişler. 2) Bir şeyin meydana gelmesi için çok gereç harcamak zorunluluğu varsa esirgenmeden harcanır. ötekine karşı olabildiğince sert ve çok saldırıda bulunmak zorundadır.Kavun. Eşeğe cilve yap demişler. kendisini olduğu gibi göstermeye utanır da kötü yönünü gizler. Kar susuzluk kandırmaz.Kavgada kılıç ödünç verilmez. Amaç düşmanı ezmektir.Kaş çatmakla çatık kaşık olunmaz. Aşağılık duygusu içinde bulunan kişi. Saldırının sayısı ve neye mal olduğu düşünülmez. 1717.Kavanoz dipli dünya. Hangi alanda olursa olsun. daha sonra dökülürse o yıl kış zorlu olur. Ona iyi niteliği kazandırmak için ne denli uğraşılırsa uğraşılsın yine aslından bir kötü iz kalır. Sürekli olarak durum değiştiren. sadece iyi yönüyle övünür. Bkz. Đn kalk dünyası... . 1723. ilerleyişin bir sınırı vardır. Krş. 1709. 1720. gerisi (kalanı. 1715.Kaş ile göz.

Kazaya boyun eğilmelidir. çok geçmeden patlak verir. Ne ekersen onu biçersin. Sen başkasına kötülük yapma yolunu tutarsan. Kazancı olmayan kişinin evinde yemek pişmez. 1732.. Az kaz uz kaz.Kaza geliyorum demez.. bir duygu. Olacağı bilinse önleyici önlem alınır. 1736. 1733. kazarlar kuyunu. Gelinler kocalarını severler de kaynanalarını rahatsızlık veren bir yaratık sayarlar.. 1738. iyi davranışlı olursa olsun. Bkz. 1735. oğlu cici.1725. Kaynana ne denli yumuşak huylu. El için kuyu. Olup biteni değiştirmeye insanın gücü yetmediğine göre başka bir şey de yapılamaz. 1728.Kazaya rıza gerek.Kaymağı seven mandayı yanında taşır. Canı kaymak isteyen. Herkes kendi durumuna uygun gelen kişilerle anlaşıp arkadaşlık eder.. Aşure yemeye giden kaşığını. Bkz. Kaçan balık büyük olur. Önlemler tehlike başgöstermeden alınmalıdır. beklenmedik zamanda.Kaynana öcü.Kazan kazana kara demiş. Pilav yiyen kaşığını.. 1731... Kınanacak bir durumu olan kimse.Kazma elin kuyusunu.. Büyük çıkar sağlanan yerden ufak tefek özveriler esirgenmemelidir.. Kazma kuyuyu kendin düşersin. Đçin için büyüyen bir olay. (Sakal keçide de var. emeği geçen bilir.Kazan taşarsa kepçenin değeri olmaz..Kaybolan (zayi olan) koyunun kuyruğu büyük olur. 1730. (Sen dost kazan... El için kuyu kazan.Kaynana pamuk ipliği olup raftan düşse gelinin başını yarar.Kayış bilir kutan (büyük pulluk) ne çeker.) . onu sağlayacak araçları eli altında bulundurmalı ve bunun için gereken sıkıntılara katlanmalıdır. Krş. daz dazla. Bkz. 1741. Krş. kendi kusuruna bakmaz da başkasındaki benzer durumu kınar..Kaynayan kazan kapak tutmaz. 1737. düşmanı anan da doğurur.Kazanırsan (sen) dost kazan.Kazma kuyuyu kendin düşersin. Ağır bir işin ne denli güç yapıldığını ancak o işin yapılmasında aracı olan. Tehlike ortaya çıktıktan sonra alınacak önlem işe yaramaz. birdenbire gelir. düşman ocağın başından çıkar. Sevdiği şeyden yoksun kalmak istemeyen kişi. 1739..Keçide de (keçinin de) sakal (sakah) var.Kazanına ne korsan çömçende o çıkar. 1742... 1740.Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez. Kaza. Kınayanda kırk batman. başkası da sana kötülük yapma yolunu tutar. kel tavuk kel(topal) horozla. Anan bile sana düşman olacak bir kardeş doğurur. 1729. düşman kolay kazanılır..Kazanmayanın kazanı kaynamaz. her hali gelini tedirgin eder. 1726. 1734. 1727. Krş.) Sen dost kazanmanın yoluna bak. Zemheride yoğurt isteyen...Kaz kazla.

beğenmiyormuş gibi görünür. 1759. gideceği yerler bellidir. Tehlikeler. Keçi. yaram var demiş. öyle döverler.deri tabaklamakta kullanılır. 1743. kasaba yağ kaygısı. hiç yoktan kendine sıkıntı çıkarır. 1749.Bir kimse kılık kıyafetiyle değil gerçek değeriyle güven verir. Keçide de sakal var.Kedinin kabahatini önüne koyarlar. ölür de inadından vazgeçmez. 1746. küçüklere örnek olur.Keçi kurttan kurtulsa gergedan olur.Kedinin usluluğu sıçan görünceye kadar..Keçi geberse de kuyruğunu indirmez. zararlar olmasa her şey alabildiğine gelişir. keçilerde bile vardır. kullanıp zarar vereceği. Sakal.. 1751. Kişi. pis (murdar) der.Kedi uzanamadığı (yetişemediği) ciğere. 1) Değersiz kişiler kendilerini değerli ve en güzel şeye layık görürler. Büyüklerin tuttuğu yol. kendine mal edip ortadan kaldıracağı şey emanet edilmez. Onlar da aynı yolu izlerler.Keçinin sumağa (meşeye) ettiğini sumak keçiye edecek. bol bol çıkarlarını sağlarlardı. Uygunsuz bir iş yapan kişi. 1756.. Sumak yaprağı ve meşe külü -içindeki tanen dolayısıyla. Değişmez bir kuraldır: Bir kişi önemli bir kaybından dolayı çırpınıp kıvranırken başka bir kişi bu durumdan ne kadar çok yararlanabileceğini düşünür. derisinin böylece hırpalanmasıyla canlı iken yaptığının karşılığını görür. ..) Sıkıntısı olmayan densiz kişi. ne kadar kaçarsa kaçsın. 1744. Bkz. Ön tekerle nereden geçerse. (Koyun can derdinde. 1748.Kedinin kanadı olsaydı serçenin adı kalmazdı.. yavrusunu yerken sıçana benzetir. 1758. Akılsız kişi başkasına yarar verirken kendisi zarar etse de aldırmaz.Keçinin meşeye ettiğini külü derisinden çıkarır. güçsüzleri kolaylıkla ortadan kaldırır. Cezalandırılan kimse suçunun ne olduğunu bilmelidir ki o suçu bir daha işlemesin. inatçı.Kedi. 1745. 1755. 1753. Saldırganlar istediklerini yapabilecek durumda olsalardı. Ağaca çıkan keçinin.Kedi törpüyü yalar da kanlar çıktıkça oh der. Keçinin sumağa ettiğini. Az sonra yakayı ele verir.Kedinin boynuna ciğer asılmaz. 1754. Bir kimseye. 1752. 1750. çeşmenin (pınarın) gözünden su içer (içer suyunu)..Kedinin gideceği samanlığa kadar. Atılgan kişilerin sessiz ve eylemsiz durmaları. elde edemediği şeyi istemiyormuş. O. 1757. onları çileden çıkaran bir durum baş gösterince sona erer. 2) Đğrenç olanlar. 1747.Keçiye can kaygısı. kasap yağ derdinde). durumlarına bakmazlar da iğrenilmeyecek şey ararlar.Kedi götünü görmüş.Keçinin uyuzu. Bkz.Keçi nereye çıkarsa oğlağı da oraya çıkar. (Kedi kıçına bakar da yaram var dermiş.Keçinin de sakalı var. kişiye değer kazandırmaz. Krş.

Birçok kimselerin kusurlarını zenginlik.. parayı ne yapacak? Öbür dünyaya götüremez ki! 1764. 1775. Krş.Kel ölür. o eyleme girişmesini zorunlu kılan durumundan anlaşılır. kalp (kem) akça sahibinindir. Krş.Kefenin cebi yok.Kelin ayıbını takke örter. Kelin ilacı olsa başına sürer. Değersiz kişi. kimsenin onduğunu istemeyen kişi.Kel ilaç bilse kendi başına sürer. 1761. badem gözlü olur. 1774. Kelin ilacı olsa. 1770. Bir kişinin yanında. 1768. (Kör ölür badem gözlü olur. Đyi beslenmeyen kişi sağlıklı olmaz. 1760.Kediye bokun kimya demişler.Kefen alacak adam gözünün yaşından belli olur. yakını olan suçsuz birisini ezmeyi çıkarına uygun görürse onda düşmanına benzeyen nitelikler bulur.. Kele köseden. 1766. .) Kişi yaşasın da elbet bir iş sahibi olur.Kel yanında kabak anılmaz.Keller (ile) yağırlar. durumlar örter. Hayır dile komşuna. sırma saçlı olur. Katıra baban kim demişler. 1763..Kelin ilacı (merhemi) olsa başına sürer. Bkz. kusurlu bir şeyi çok önemli. kendisinin yardıma muhtaç olduğu konuda başkasına yardım edemez. Sağırlar birbirini ağırlar.. Krş.Kele köseden yardım olmaz. Bir kimsenin herhangi bir eyleme girişeceği. atacağı zararlı şeyi -başkasının aradığını anlarsa yararlanılamayacak duruma getirir. kem iş gelir başına. uzaktan da olsa onun eksiğini çağrıştırabilecek sözler söylemekten çekinilmelidir. nesi bulunursa alınır. Krş. yakınlarının değerlerinden kendisine bir pay çıkarmaya çalışır. Bkz. 1767. Đyilik sevmeyen.Kediyi sıkıştırırsan üstüne atılır.Kişi. Borçlu borcunu ödemezse kefilinin yakasına yapışılır. kör ölür. Bkz. korkan kişi. Senden çekinen.. çok sıkıştırırsan sana karşı gelir. (Kel ilaç bilse kendi başına sürer.Kelle sağ olsun da külah bulunur (eksik olmaz. Kaçan balık. 1776. elinden giden önemsiz.. Aç yanında sarpın kurcalanmaz. 1762. Kişi.Kemikle (etle) deri. üstünü örtmüş. 1771. çok güzelmiş gibi anlatır. hayır gele başına.Kel kız teyzesinin saçıyla övünür. 1769. ya sakalı.) Kişi.Kem söz.. birbirini ağırlar. yemekle diri. iş başında oluş vb. 1765. kel ölür sırma saçlı olur.) Kendi derdine çare bulamayan kişiden aynı durumda olan başkası yardım beklememelidir. Krş. 1773.. 1772.Kem dileme komşuna. Zengin olup da para harcamaya kıyamayan kimse.Kefilin ya saçı.

2) Bu yolu tutarsan aldığın kız seninle övünür sen de iyi bir yere kız verdim diye mutluluk duyarsın. Đnsanları kılık ve kıyafetlerine bakarak değerlendirmemelidir.Kes parmağını çık pazara. 1788.Kırk gün taban eti. 1782.Keseye danış. Kaba saba. Yanlış davranışı yüzünden zarara uğrayan kimsenin bu durumundan yakınmaya hakkı yoktur.. Đtle yatan bitle kalkar. Bunlar yine sahiplerine çevrilir.. Onun için her davranıştan önce. ya da girişmemeye karar vermek gerektir. 1777. Üzüm üzüme. Kişi kiminle arkadaşlık ederse ondan etkilenir. em (merhem. 1783. Avcılar bir av avlayabilmek için dağ.. vücudunu yıpratır ve işlerini altüst eder.. kendi sağlığını bozar. ne denli özenseler kibarlığın bütün inceliklerini gösteremezler. Çok öfkeli kişi. 1785. ilaç) buyuran çok olur. 1780.Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan (tüyünden).Kırk hırsız bir çıplağı soyamamış.Kıbleden geldi kışımız. eski durumuna getirilemez.... bir gün av eti. 1786. 1784.. . Allah'a kaldı işimiz. ondan sonra işe girişmeye. iş bilmeyen avrat dile.Keskin sirke kabına (küpüne) zarar(-dır).. 1790. 1792. Đsin yanına varan is. Kişi refikinden azar. perişan bir kılık içinde değerli bir kişi bulunabilir. 1789.Kötü sözü. Topalla gezen. Sert ve aşırı davranışlı kişinin yakınlarına zararı dokunmaz. erkek ailesinin kız ailesinden yüksek olmasıdır. Kesin olarak yapılıp sonuçlandırılan iş. 1787. Kötü kimsenin arkasına düşen kişinin başı dertten kurtulmaz..Kesilen baş (bir daha) yerine konmaz.. 1781.. Krş.Kesmez bıçak ele. çıkmaz). 1778. kalp akçeyi kimse kabul etmez. 1791. Bkz. Ödeyecek paranız yoksa bir şey satın almaya girişmeyin.. çok azgın bir mevsim geçirilecek demektir. Çok zeki olan kişi. Körle yatan. pazarlığa sonra giriş.Kepenek altında er yatar. Kibar çevrede yetişmemiş olanlar.Kenarın dilberi nazik de olsa nazenin olmaz. huy kapar.Kendi düşen ağlamaz. bunun nasıl bir sonuç doğuracağını iyi hesap etmek. Kör bıçak ele. bir işin nereye varacağını keramet sahibi kişiden daha iyi bilir.Kılıç kınını kesmez.Keskin akıl (zeka) keramete kıç attırır. 1) Gelinler kocalarına karşı saygı duymalıdırlar.Kendinden küçükten kız al.Klavuzu karga olanın burnu boktan kalkmaz (kurtulmaz. Kişinin bir gerekseme içinde bulunduğunu gören herkes ona türlü türlü yol gösterir. Kış afetleri güneyden gelmeye başlarsa. günlerce taban teperler.. taş demez. Bunu sağlamanın yolu. 1779. kendinden büyüğe kız ver.. kaba davranışlardan kendilerini büsbütün kurtaramazlar.

Kısmet gökten zembille inmez. Salgın ve öldürücü hastalık da olsa eceli gelmeyen ölmez. git Yemen iline danış. eceli gelen ölür. Yemen'den gelir. 1794. Kimi çevrelerde kimseye zararı dokunmayan kişi. 1803. olur mu (Yani Hırıstiyan özel adı)? Yaşlanıncaya değin iyi insan olarak yaşamış olan kişi. Birçok küçük işle uğraşmaktansa tek büyük iş yapmak daha uygundur. 1797. 1801. her varlık özelliğini belli eder.Kısmet ise gelir Hint'ten. Kırlangıç zararsız bir kuş gibi görünür. Kız daha beşikte iken çeyiz hazırlıklarına başlamak gerektir. (Kız kucakta. Çalışmayanın kısmeti olmaz. ölünceye değin o yolda giderler. (Kırk yıl kıran olmuş. Her mevsim.Kış kış gerek. kızını ağır satar. durup dururken kişinin ayağına gelmez. Kısmet. Ölmüş koyun kurttan korkmaz. Ama bibere pek düşkün olduğundan.Kısa günün karı (kazancı) az olur.Kırk serçeden bir kaz iyi. 1804. Đsteklinin rica. 1802. 1796. kısmet değilse ne gelir elden? Tanrı bir şeyi size kısmet etmişse. yaz yaz. 1805.Kış kışlığını. Kız evi nazlı olur. Kısmet etmemişse ne yapsanız onu elde edemezsiniz. Bir şey elde etmek için çalışan kimseye Tanrı neyi kısmet etmişse onu verir. 1808. 1800. 1799. 1795. minnet etmesini ister.Sömürücüler ne denli usta olurlarsa olsunlar. Kısa süre çalışılarak yapılan işten elde edilecek kazanç az olur.Kırk yılda bir ölet olur. kendine özgü doğa olayları ile geçmelidir. sömürülecek bir şeyi olmayandan yararlanamazlar. sizi bulur. kimi çevreler için tehlikeli olabilir.Kız evi naz evi. Yaşlandıktan sonra bir şey öğrenmeye.Kısmetinde ne varsa kaşığında o çıkar. Krş. eceli gelen ölmüş. yeni bir iş yapmaya başlayan kimsenin bunu başarmaya ömrü yetmez. 1807. .Kırk yıllık Kani (Müslüman özel adı). Yaşlılıklarında ahlakları bozulanlar. yararlanılacak şeyi elde etmek kolaylaştığı zaman.Kız beşikte (kundakta) çeyiz sandıkta.) Tanrı'nın verdiği ömrü hiçbir şey değiştiremez. 1793. 1806. 1798. Durumları buna benzeyen çok kişiler vardır. çeyiz bucakta). Yemen'den. ecellerinin o zamana rastlamasındandır. doğru yola getirilemezler. Hint'ten.Kısmetsiz köpek.Kırkından sonra saza başlayan kıyamette çalar. Her olay.Kırlangıç bir zararsız kuş.Kırlangıcın zararını biberciden sor. Böyle zamanlarda çok kişinin ölmesi. Bu düzenin bozuk gitmesi insanların perişan olmasına yol açar. sabaha karşı uyuyakalır. kuş kuşluğunu gösterir (yapar). artık kötü olmaz (değişmez). Tanrı'nın kendisine kısmet vermediği yaratık. başka bir işle uğraştığı için. ne kadar zararlı bir yaratık olduğunu ancak biberci bilir. bundan yoksun kalır.Kırkından sonra azanı teneşir paklar (azana çare bulunmaz). çalışmakla elde edilir. Doğa kanunları değişmez.

Kızını iyi yetiştirmeyen anne. kimi su bulamaz içmeye. Kız çocuğunun sorunları ve sorumlulukları çok ve çeşitlidir.Kız kucakta. uygun olmayan birisiyle evlenir. sızın var. Evlenme çağındaki kız eğlenceye düşkün olur. çeyiz sandıkta. 1821. 1811. Bkz.Kızı kızken görme.Kimse kendi ayıbını görmez.Kimseden kimseye hayır yok (gelmez). Ancak.Kızı gönlüne bırakırsan ya davulcuya varır (kaçar). Tırnağın varsa başını kaşı. Kız beşikte. Varlıklı olanların parası. gelinken gör.Kimse ayranım (yoğurdum) ekşi demez. o bilir haldan. 1813.Kızın var. Büyükleri onu uyarmazlarsa.Kimse bilmez.1809. kim kazana kim yiye. 1822. Başkaları eleştirseler de bunlara toz kondurmaz. 1820. 1814. gelinken görme beşik ardında gör. Damdan düşen damdan düşenin halini bilir. kimine vay vay. kimi zaman olaylar öyle gelişir ki bu kazancı. 1816. 1817. ayranım ekşidir diyen olmaz. yüreğinde dağı var. 1812. 1823.Kimse kendi memleketinde peygamber olmaz (olmamış). Bir kimse çalışıp çabalar. 1819.Kim düşer daldan. Kimi kişiler bir şeyin bolluğundan yakınır. çeyiz bucakta. Başkasının yardımını bekler ve buna güvenirse düş kırıklığına uğrar.) Herkes satacağı malı över. Kızların en güzel çağı evlenmeden önceki durumlarıdır. Bkz. Kimi kişiler aynı şeyden yoksun olmanın sıkıntısını çekerler. Đnsan.Kimin ki bağı var.Kiminin devesi (parası). hoşlandığı. düşündükleri değil hatır ve hayalde olmayan kişiler yer. sürekli olarak bunun tedirginliği içinde bulunurlar. yapacağı işte yalnız kendi gücüne güvenmelidir..Kimi köprü bulamaz geçmeye. kiminin duası. kendisinin ve çoluk çocuğunun geleceği için mal biriktirir.Kızını dövmeyen dizini döver. Ana baba. 2) Kimi kişiler istedikleri her şeye kavuşurlar. Kendi tutumunu ve tuttuğu kimseleri savunur. ya zurnacıya. Herkes kendi ayıbını bilmez. Evlendikten sonra eski tazelikleri kalmaz. Dağda bağın var. (Yoğurdum. kimi kişiler diledikleri hiçbir şeyi elde edemezler. Bkz. 1818. yoksul olanların da duası alınarak işler yürütülür. 1810. 1815. 1) Bu dünyada her olay kimi kişiler için sevindirici. . kızı el kapısında beceriksizliği yüzünden sıkıntı çektiği zaman dövünür durur.. Hele çocuk yaptıktan sonra daha da bozulurlar. Krş. Bkz.Kimine hay hay. kimi kişiler için üzücüdür. ondan kurtulmanın yollarını ararlar.

. 1824.Kimsenin ahı kimsede kalmaz. aşırı istekleri bulunan kimseye düşlediği ölçüye göre değil. 1838.. 1826.Kocana göre bağla başını.Kişiyi vezir eden de karısı.. 1825. Đsin yanına varan is. Yaşlı bir kişi. 1829.. Kimi zaman bir kimsenin eli altındaki yiyecek türlü nedenlerle yenilmez. tutumsuz.. Kimse kimsenin yerine ölemez.Kimse kimsenin kısmetini (rızkını) yemez. her iki malı görür. Kimi zaman da biz o değerli adam öleceğine şu işe yaramaz adam ölmeliydi deriz.. çok sevdiği bir genç ölünce keşke onun yerine ben öleydim der. 1835.. Bu durum.Kişiyi (herkesi) nasıl bilirsin. içinde yaşadığı ortamın ölçüsüne göre bir pay verilir. kimse kimsenin kısmetini yemez gerçeğini kanıtlar... kötülük yapan kötülük bulur. Bundan dolayıdır ki bir kimsenin nasıl bir kişi olduğunu öğrenmek isteyen. ama ancak birini satın alır.Kimsenin çırası tana kadar yanmaz. Hemen ardından yetişen dut ise besleyicidir..Kiraz dut yetişmese beni yiyenin boynunu sapıma döndürürüm demiş. Krş.Kişi umduğuna küser. Krş. Daha önce ad kazanmış kimseler vardır.. 1830. Đyilik yapan iyilik. Kiraz.. zulmedene hayretmez.Kişi (herkes) ektiğini biçer. Kır atın yanında duran. kişiyi zayıflatır.. 1832. Kötü arkadaş. Krş. Hazır bulunan yiyecek ona ikram edilir. Karı akıllı olursa kocasının toplum içindeki yerini her bakımdan yüceltir. Ne ekersen onu biçersin. 1833. Satıcılar kısmet satanınmış inancında birleşirler. 1836. Gönül ummadığı yere küser. Mazlumun ahı indirir şahı.) Herkes anlaşabildiği kimse ile arkadaşlık eder. Topalla gezen. Zulüm görenin ahı. Üzüm üzüme. Herkesi nasıl bilirsin.Kişi refikinden azar. başını öyle derde sokar ki böyle bir kötülüğü başkaları ona yapamaz. Bir kimse kimi zaman tedbirsizliği yüzünden öyle yanlış iş yapar.Kişi arkadaşından bellidir. kalır. Bkz. harcına göre pişir aşını. arkadaşının kişiliğine bakmalıdır. Boş sözler. olursa kocasını perişan. Đtle yatan bitle kalkar... kepaze eder. 1831. Bu sırada dışarıdan biri gelir. kendin gibi. yemeğe alıkonulur. Yan yana aynı malı satan iki esnaf da böyle düşünür: Gelen müşteri. asıl sahibinin kısmeti değilmiş denilir. Akılsız. Demek ki bu yiyecek onun kısmeti imiş. Hiç kimsenin parlak yaşamı sürekli olmaz. Bkz. (Adam ahbabından bellidir.Kimse kimsenin çukurunu doldurmaz. rezil eden de.. Đyi evlat babayı vezir. ahlaksız.Kişinin kendine ettiğini kimse (alem bir yere gelse) edemez. Küçüklüğünde yaptığı çocukça davranışları bilenler vardır. Adam adamın şeytanı. 1827.. 1837. ..Kişi ne yaparsa kendine yapar. Aile rekabetleri vardır.. kişiyi kötü yola sürükler. 1834. onun yüksek bir kişi olarak kabul edilmesini engeller.Kimseye arşınına göre bez vermezler. yiyene yumuşaklık verir. Gözü yükseklerde olan... Bütün bunlar.. 1828. doğup büyüdüğü yerde gereği gibi bilinmez.Kişinin değeri. Bkz. Körle yatan.

Oysa aynı şey bizde de vardır.Komşuda pişer. Başkasının malı. Komşular arasında yakın. 1851. Krş. birbirlerine yardım etmelidirler. Tanrı hakkı(-dır). Kişi. 1841. çevresindeki insanları kıskandıracak durumlardan sakınmalı. Hayır dile komşuna.. Krş. 1844.Kol kırılır yen içinde baş yarılır börk içinde.Komşu boncuğunu çalan gece takınır. Tanrı'ya karşı da ödevlerini yapmış olurlar.. topluluğu oluşturanlardan üstün nitelikte olmalıdır. Kimi zaman önemsiz bir şeyin eksikliği işimizi aksatır. 1854.Komşunu iki inekli (öküzlü) iste ki kendin bir inekli (öküzlü) olasın. bir şey armağan ederse. Bkz. Kişiye kendi işi ve yakınlarının sorumluluğu ağır gelmez. Hırsızlık mal. gidişini iyi bildiğinden içi rahat olarak bu ilişkiyi kurar.Komşu kızı almak. Bkz. Baş yarılır börk içinde. 1848. 1840. ama başkasınınkini bizimkinden üstün buluruz. Hamala semeri yük olmaz. 1849. 1846. Bir topluluğa önderlik edecek.Komşu iti komşuya ürümez. yararlanılacak nesnelere hor baktığından bunlardan yoksun kalır.Kocanın kabı ikiyse birini kır. armağan vermelisiniz. (Konur: Kibirli) . egemen olacak kişi.Komşun kör ise sen kıpa bak. 1853.Komşu ekmeği komşuya borçtur. 1847.. siz de ona ikramda bulunmalı.Komşunun tavuğu. Kadın kocasını isterse.. çapkınlığa başlar diye. Kıskanç kadın. Komşular birbirlerini incitmemeli.. onlarda bulunmayan şeylere sahip olsa bile onlar gibi yaşamalıdır. Komşunuz size bir ikramda bulunur.Kocasını vezir eden de rezil eden de karısıdır. Bu ödevleri yerine getirenler. Kendini beğenmiş kişi. gücünün üstünde işler yapmaya kalkışmamalıdır. birbirlerinin hatırını saymalı. 1852.. O zaman komşu imdada yetişir. başkalarını incitse de komşusunu rahatsız etmez. kalaylı kaptan (tastan) su içmek gibidir. 1839. tutumunu çevresindekilerin durumuna göre düzenlemeli ve kendi varlığına uygun bir yaşayış sürmeli. kaçınılmaz ilişkiler vardır. 1850.Kişi.Komşu hakkı. komşuya kaz görünür (karısı kız görünür). 1845. Başkasının iyi durumda olmasını iste ki Tanrı seni de ondursun.Koç koyundan seçkel gerek. bize de düşer. sahibinin göremeyeceği yer ve zamanda kullanılır. ailenin ve kızın durumunu.Koça (öküze) boynuzu yük değil (olmaz). 1843. Komşu kızını almaya karar veren. Komşudaki uygunsuz kişi. Komşular birbirlerine en küçük şey için bile muhtaçtırlar. 1842.Komşu komşunun külüne (tütününe) muhtaçtır. Yakınlarımızın güzel şeylere kavuşması onlardan bizim de yararlanmamız olasılığının doğması demektir. kocasının aşırı zengin olmasını istemez.Konur eşek çayırını almaz. bize olduğundan daha değerli görünür.

Krş. Söğüt. günün birinde yanlış bir iş yapabilir. Bize yardımda bulunan.Kork aprilin beşinden. kendisini zarardan korumuş olur ama. kazanç da sağlayamaz. 1866. Kızların yanında oturankişi de hem mutluluk duyar. Ancak orada karınca çok olur. alaca bir . Ana-babanın çocuğuna karşı gösterdiği aşırı ilgi ve sevecenliği. akıl olmaz (cepten düşer).) Aklı olmayan kişi. Böylesinden korkulur..Kork Allah'tan korkmayandan. Krş. Bunun için boş yere korkup üzüntü çekmemelidir. el onu bine yetirir. Yüz kazansan bin diye anlatır. Körler memleketinde. Dut gölgesi.Koyunun kuyruğu var örter. ya da ceza görmekten korkup dağlara çıkar. bir olayı abartarak söyler. her gün yanlış iş yapanınkinin yanında kınanacak bir durum sayılmaz. 1864. 2) Kötü. kasap yağ derdinde.Koyunun götü bir gün açıksa keçininki her gün açık. yapmak istediği şeyden istemeye istemeye vazgeçer. öküzü ayırır eşinden. yarar sağlarız.Koyunu yüze yetir. 1865.Korkulu rüya (düş) görmektense uyanık yatmak hayırlıdır. Ne karanlıkta yat. kasırga ve fırtına kopar. Ceviz ağacının gölgesi koyu..Koyunun melediğini kuzu melemez. Bkz. söğüt gölgesi: yiğit gölgesi. Keçiye can kaygısı. 1862. (Sokma akıl. 1869. Bu. 1868.. Krş. sekiz adım gider. çocuk ana-babasına karşı o ölçüde göstermez.Korku dağları bekletir (aşırır). 1858. Olacak olur.1855.Koyun can derdinde. 1856. 1857. El. dut gölgesi: it gölgesi. 1860. Koruyucu yiğide benzer. güzeldir.Korkak bezirgan (tüccar) ne kar eder ne ziyan (zarar).. 1867.Koy avucuma. Önce bir şeyler yapmaya başlasa da arkasını getiremez.. orada çekilmez koşullar altında yaşarlar. Davranışlarını herkesin beğendiği kimse. koyayım avucuna. boylu boslu bir ağaçtır. Tehlikesi de bulunan çekici bir işe girişmektense o işten vazgeçip tehlikesi olmayan durumda kalmak daha iyidir. hem de çevredeki asalaklardan rahatsız olur. sert bir durumla karşılaşacağından korkan kişi..Korkunun ecele faydası yoktur. Aprilin beşinde (şimdiki 18 nisanda) çift süren iki öküzü birbirinden ayıracak kadar şiddetli sağanak olur. 1) Birçok insanlar zulüm. 1859. Mal malamatı örter. Kişi korkmakla kendisine gelecek bir zararı önleyemez. 1863.Koz gölgesi: kız gölgesi. yarar sağlayan kişiye biz de yardımda bulunur. insana her türlü kötülüğü yapabilir. Đş yapmaya korkan tüccar. 1861. Đnsana kızların yanında bulunma keyfi verir. başkasının verdiği akıl ile iş göremez. Gölgesi altında safa ve rahatlıkla vakit geçirilir.Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler. gölgede oturan insanın keyfini kaçırır. Bir şeyin çok değerlisi ele geçmezse az değerlisi önem kazanır. Zenginlerin ve toplumda önemli yeri olan kişilerin kusurları hemen örtbas edilir. Allah'tan korkmayan kimse.Koyma akıl.

Kişi efendisine karşı nankörlük ederse efendisi de onu korumaz. 1871.Köpek suya düşmeyince yüzmeyi öğrenmez.. Kişi. rahatsızdır.Köpeğin ahmağı baklavadan pay umar. 1879. kendisine bu geçimi hazırlamış olan kimseye kötülük eder? 1878.Kör Allah'a nasıl bakarsa Allah da köre öyle bakar.gölgedir.Köpeği dövmeli ama.Köpeğe dalanmaktan çalıyı dolanmak yeğdir. iş bilmeyen avrat dile (yavuz). Đtle dalaşmaktan. altına dökülür.. Sonradan görmüş kişi çok yüksekten atar tutar.. Gölgede de yatarlar. itler de dut yemeye gelir. kendini benimseyip koruyana kötülük etmez. bekçisiz ülkeye düşman saldırır. Bundan başka. Bkz. Kişi.. 1876. 1874.Köpek ekmek veren (yediği) kapıyı tanır. hem de sineklerin üşüşmesine yol açar.Köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı derler. 1885..Köpeğe gem vurma.Köpeğin duası kabul (makbul) olsa (-ydı) gökten kemik yağar(-dı). Kalaylı bakır. 1883.. Çünkü ağacın meyvesi. Đt değmekle deniz.Kör (kesmez) bıçak ele (yavuz). Koruyucusuz halka. kendisinden yardım beklediği aşağılık kimseye işi bitinceye kadar soylusun. boylusun diye dil döker. Bkz. 1870. Kendisine karşı değeri varmış gibi davranılan değersiz kişi. 1873. 1877. sahibinden utanmalı. Bkz. Köpek bile kendisini besleyen yeri bilir.. Bkz. Krş Sonradan imam olanın. Köpek bile yem yediği kaba karşı saygılı davranırken. Terbiyesiz kimsenin sataşmasıyla temiz kişi lekelenmiş olmaz... Kişi ne kadar aşağılık olursa olsun. 1884. gerçekten değer bulunduğunu sanır.. Bkz. 1875. Đti öldürene. 1882. .Köpek sürünmekle etek kesilmez.Köpek sahibini ısırmaz. Hem insanın üstünü kirletir.. 1872.Köpekle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir.. Krş.Köleden ağa olan minareyi sesiyle yıkar. orasını kirletirler. Sana sataşan kişiyi hırpalarken onu benimsemekte ve korumakta olan saydığın kimseyi gücendirmemeye de dikkat etmelisin.Köpek bile yal yediği kaba pislemez (sıçmaz). bir tehlike karşısında her yerden umudu kesilip kendine güvenmekten başka çare kalmadığını anlamadıkça kurtuluş yolunu bulamaz. Đtin duası. 1886. davranışlarıyla duygularını belli eder. Đtin ahmağı. Đnsan bundan ders almalı.. 1881.... zevksizdir.. insan nasıl olur da geçimini sağladığı yere. Đtle dalaşmaktan.Köpeği öldürene sürütürler. 1880. kendisini at sanır.Köpeksiz sürüye (köye) kurt girer (iner). gördüğü iyiliği unutmamalıdırlar.

Kara haber tez duyulur. Topalla gezen. 1898. Koyunun bulunmadığı. Topalın çocuğu da sağlam bacaklı olur..Köre elvandan (renkten) bahsolunmaz.. Kör olan anadan.Kör ölür badem gözlü olur.. 1890.. Kötü komşu. 1896. 1903. 1892.Kör bile düştüğü çukura bir daha düşmez. 1888. 1895..Kötü haber tez duyulur. Kişi refikinden azar. Bkz.. Hepsi bilgisiz olan bir çevrede azıcık bilgisi bulunan başa geçer...Körün istediği bir göz..Kör görmez. deliden deli. topaldan ayaklı. Başkalarına mutluluk veren durum bu durumla ilgisi olmayan talihsiz kişi için değer taşımaz.. bu biçimde olmasını da isteyecek kadar yüzsüzlük ve açgözlülük ederler. Başkasının eksikleri ile eğlenen kişinin kendisi kusursuz olmalıdır.Kötülük her kişinin karı.. 1887. 1891. 1894. Esnaf da bu gibilerinden hoşlanır..Kör bıçak işe yaramaz ama insanın elini keser. Önemli kişiliği bulunan kimseye önemli bir iş başında bulunmak yakışır.Köre şimdi gece demişler. Böylece bu komşu. babadan doğan çocuk kör olmaz. Kel ölür sırma saçlı olur. Krş. kendisinden emanet olarak istenen şeyi vermez.Kör kuşun yuvasını Allah yapar. Eşek bile bir düştüğü.Körün istediği iki göz. . (Đtle yatan bitle kalkar. iyilik er kişinin karı. ne zaman gündüzdü demiş. Garip kuşun yuvasını. Đsin yanına varan is. 1899. Öyle insanlar vardır ki kendilerine yapılmasını istedikleri iyiliği gördükleri halde bununla yetinmezler.Körle yatan şaşı kalkar. Emanet isteyen de gidip o şeyden satın alır... Bkz. Bir şey satın almasını bilmeyen kimseler alışverişe çıkmamalılar ama çıkarlar. Bkz. 1897.. öğretilmesine çalışılmaz. 1893. Bir şeyin niteliği üzerine hiç bilgisi bulunmayan kişiye o şeyin sözü edilmez.Kötü komşu insanı (adamı) hacet (mal) sahibi eder. Kır atın yanında duran. o kişiyi eşya sahibi etmiş olur. pazar körsüz kalmasın. kel ölür sırma saçlı olur. Kör görmediği şeyi nasıl sezerse bir konu üzerinde bilgisi olmayan kişinin de o konu ile ilgili sezişleri olur. Ama delinin çocuğu deli doğar. 1901. Üzüm üzüme. biri ela biri boz.Körler memleketinde şaşılar padişah (baş) olur.Kör pazara varmasın. sezer. Krş.Köseyle alay edenin top sakalı kara gerek..) Kötü kimseyle düşüp kalkana az çok kötü huy bulaşır.Körden gözlü.. ayrıntılarının şu. Kişi kendisinde bulunmayan şeyden bir tane isterken ona iki tane verilirse daha çok sevinir..Köşe taşı köşede yakışır (yaraşır). 1889. 1900. iki(-si) olursa ne söz.. Đş bilmeyen kadın da çok konuşmaktan başka bir şey yapmaz. Bkz. 1902.

Köylünün kahve cezvesi gösterişsizdir. 1917.. 1915. azgınlığı yüzünden kötü durumlara düşer. Ama nasıl sonuç alacaklarını Tanrı bilir. 1916. bunu gerçekleştirmenin olanağı bulunmadığını söyler..Köyden köye it ürümez.. Bkz. Đnsan. Ortak gemisi yürümüş.elde bulunması. kötüleme ki onlar da sana daha büyük kötülük yapmasınlar.Kuma (ortak) gemisi yürümüş. birtakım gerekçeler ileri sürerek. Hatasız kul olmaz. Bkz.Köylünün kahve cezvesi karaca amma sürece. 1919. Kul kusursuz olmaz. 1912. iş aksamasın. kardeşten karın yakın. Bkz. 1907. Bkz..Kul hatasız olmaz.Kul kullanan. ağı katar aşına. Eski dönemden kalma bir söz: Halkın birbirine düşmesi güvenlik görevlisinin işine gelir. Çünkü her grup güvenlik görevlisini yanına çekmek için ona çıkar sağlar. Đnsanlar hep bir iş peşinde koşarlar. Đnsan beşer.Kul kusursuz (hatasız) olmaz.Kuduz ölür ama daladığı da ölür. 1921. işçinin yaptığı her yanlışı görmemeli. 1913.Köylü..Kötü söyleme eşine. Đşçi çalıştıran kimse. beklenen gerçek iyiliği sağlamaz. hiç yoktan torlak yeğdir. hiç bulunmamasından daha iyidir. -kusurlu da olsa. söylediği her uygunsuz sözü işitmemeli ki onu darıltmasın. Bir rastlantının getirdiği geçici iyi durum. Đnsan yanılmamak için ne denli dikkat ederse etsin yine yanılır. Hiç yanlış iş yapmamış kişi yoktur.Köylü birbirine düşmezse Osmanlı mıkla (kıymalı yumurta) yiyemez.Kul bunalmayınca Hızır yetişmez. Đlişkide bulunduğun kimseleri sözlerinle incitme. bir kulağını sağır etmeli. Ama eksik olmayan konukları ağırlamak için sürekli olarak kaynar. Kul sıkılmayınca. 1905. Kişi bir işi yapmak istemezse doğrudan doğruya yapmam demez de.Kul azmayınca Hak yazmaz. Kişi.. 1920.Kötü söz insanı dininden çıkarır (tatlı söz yılanı ininden çıkarır. 1904. Đyiliğe iyilik her kişinin karı.Kul sıkılmayınca (bunalmayınca) Hızır yetişmez. elti gemisi yürümemiş. Acı söz insanı. gözelim Mevla ne işte. Azgın kişi. kuldur şaşar. 1910. Kardeşten karın yakın.Kurban etiyle (kemiğiyle) köpek tavlanmaz. Seni ilgilendirmeyen işe uzaktan söz atarak karışma a köpek! 1908. 1914. .Kötürümden aksak.Kulaktan burun yakın. başı dara düşmedikçe bütün gücüyle çalışıp sıkıntısına çare bulmaz. kötülüklerinin cezasını görür ama yaptığı kötülüklerin acısı sürer. 1918. konacak konak yoktur der.Kul teftişte.. bir gözünü kör. 1909. Krş. misafir kabul etmeyiz demez..) Bkz. 1911. Bir şeyin.Bkz. 1906.

1938.) Đşini başkasına inanmayarak kendisi gören. 1928. haine ve kötüye çıkmış kimselerden daha tehlikelidirler. Öyle sinsi ve kurnaz kimseler vardır ki adı zalime. köpeğini yanında götürür.Kurda konuk (komşu) giden. huyunu değiştirmez. işe yaramaz paya razı olmak zorundadır. tilki vardır (tilkicik var) baş keser. Böyle yapılmazsa bütün çabalar boşa gider.Kuru bok göte yapışmaz.Kurtlu baklanın kör alıcısı olur. 1926.1922. Bkz. çok deşerseniz başınıza büyük dert açarsınız. 1936. Boş sözlerle olumlu iş yapılamaz. yer yurt. ağız kalabalığıyla. 1923. zarar veren ile zarar görenin yan yana bulunduğu yerde tehlike vardır. kendisini koruyacak önlemi almalıdır.Kurt komşusunu yemez. gücünü yitirdikten sonra. Bkz. ya tırnaktır. 1937. güçsüz ve aşağılık kimselerin oyuncağı olur. kılık kıyafet değiştirse de kötü huylarını değiştirmez. çarık eskitir. (Sivilce kurcalanınca çıban olur. (Kurda konuk giden köpeğini yanında götürür. ortağının kendisine vereceği.Kuru laf (boş lakırdı) karın doyurmaz. Kurtla görüşürsen.Kurtla görüşürsen köpeğini yanından ayırma.Kurnaz (yavuz) hırsız ev sahibini bastırır. karışık zamanı sever. işimi kendim görürüm de ondan demiş.Kurtla koyun. Kendi yararına bir iş yapmak için fırsat kollayan kişi. kılıçla oyun olmaz. Kurnaz suçlu. 1932. kimsenin bu işe engel olamayacağı.. Bir kişi ne denli azgın ve kötü düşünceli olursa olsun yakınlarına dokunmaz. Güçlü ile hileci ortak olsa güçlünün dediği olur. Güçlü iken herkesin kendisinden çekindiği kişi. 1925. zarar verdiği kişinin haklı savını dinlenmez eder. Amaca doğru planla yürümek ve işin çıkar yollarını bulmak gerekir. Bir kişiye.Kurt dumanlı havayı sever. 1924. rahat eder. 1933.Kurdun adı yaman çıkmış.Kurtla ortak olan tilkinin hissesi. (Đşimi kimseye inanmadığımdan demiş. 1927. 1930.) Küçük bir sorunu çok kurcalar. Yoksa parçalanmak tehlikesi vardır.Kurt köyünü (tüyünü) değiştirir.) Saldırgan birisiyle karşılaşacak olan kişi. 1934. Bitli baklanın.Kurunun (arasında) yanında yaş da yanar. . yapmadığı kesin olarak bilinen bir suçu yüklemeye çalışmak boşuna bir çabadır. zarardan başka bir sonuca varılmaz.Kuru gayret. Hain kimse...Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur.. üzülmez. 1931. 1929. ya bağırsak. (Yaşın yanında kuru da yanar).Kurda neden boynun (ensen) kalın? demişler. Hileci. 1935. Bir işi başarmak için rasgele çabalamak yetmez.Kurcalama sivilceyi (sivilceyi kurcalama) çıban edersin. Sana vereyim bir öğüt: Ununu elinle öğüt. Saldırgan ile güçsüzün. Krş.

çul içinde de bellidir. biz ona hizmet ederiz. her an kendisine saldıracak güçlü kimselerle yan yana bulunur. Hiç kimse çıkarını tepmez.. 1948. Ayıpsız yar isteyen... 1940.Kuştan korkan darı ekmez. Krş.Küheylan at. 2) Kişi en yakınından sağlayamadığı yararı başkasından hiç sağlayamaz. 1949. Bundan dolayıdır ki dost olmak için kusursuz birini arayan kimse. 1942.) Her iyi şeyin hoşa gitmeyen bir yönü.Kuşkulu uyku evin bekçisidir.Kutlu gün doğuşundan (bellidir) (kutlu yaz yağışından). Mutlu sonuç verecek işler. 1944. Cevherli insan. Bir şeyden yararlanmak için kullanılacak araç. onun niteliğine uygun olmalıdır. 1952. Bkz. o işte sakınca görmesindendir.Kuzguna yavrusu anka (şahin. Karga yavrusuna bakmış. Kusursuz kişi bulunmaz. kendi işi için zaten harcayacağı çabadan dolayı başkasından karşılık beklemez.Kusursuz güzel olmaz.Kuşa kafes lazım. kuş var et yedirilir. 1945. daha önce elde edilmiş kimse aracılığıyla tuzağa düşürülür. Yağına kıymayan çöreğini yavan yer. Öyle kişiler vardır ki acımadan en ağır işte kullanırız. 1947. 1951.. Kişi. 1954. güzel bir şey yoktur. 1941. Az ateş çok odunu yakar.Kuş darıdan kaçar mı? (Kaçmaz).Kuzusuna kıymayan kebap yiyemez. Bkz. Serçeden korkan.Küheylan bok saçmaz mı? 1) Saygın bir ana-babanın çocuğu ahlaksız olabilir. Öyle kişiler de vardır ki. ne denli çabalasa o şeyden yararlanamaz. 1) Yaradılışı bir şeyden yararlanmasına elverişli olmayan kişi. Kazançlı görünen bir işe yanaşmaması. 2) Sağduyusuyla tanınmış kimse de yanlış işler yapabilir. 1943. aradığını bulamaz. Kusuru bulunmayan iyi.Kuş var eti yenir. evin bekçiliğini iyi yapıyor demektir.Kuşu kuşla avlarlar.Kuşa süt nasip olsa anasından olurdu. her güzelin kusurlu bir yanı vardır. boruya nefes. Krş. Ufak bir tıkırtıdan uyanacak kadar hafif uyuyan ve tetikte olan kimse. Elde edilmek istenen kimse. güzel) görünür. 1950. 1939. iş gördürmek şöyle dursun..Kusursuz dost arayan dostsuz kalır. dostsuz kalır. Talihsiz kişi.Kutsuz kuşun yuvası doğan yanında olur.. Krş. Đnsanlar büyük bir gereksemelerini karşılamak için sevdikleri kimi şeyleri feda etmek zorundadırlar. (Her güzelin bir kusuru vardır.Beğenilmeyen tutumlarından dolayı cezalandırılan kişiler içinde suçsuzlar da suçlular gibi hırpalanırlar. daha başlangıçta ve aldığı yönden belli olur.Kuş kanadına kira istemez. 1953. (Her kuşun eti yenmez). . 1946. kılık kıyafeti düzgün olmasa da değerini yitirmez.

Lafla peynir gemisi yürümez. boşluğunu yüzüne karşı söylediğiniz kişi.. yaba vakti aba. ince. Krş. Şaka. Değersizliğini. Bayağı bir işle uğraşan kimse. 1957. Kılık kıyafet. sigara kutusunu açmaktan başlayarak. sözden söze geçile geçile. . Lodos rüzgarı yağmur getirir. Krş. Herkes onu duyar. hoşa gider olmalıdır.(Lafın azı. değeri olmayan kişiye değer kazandırmaz.Latife latif gerek.Lafla (lakırdı ile) peynir gemisi yürümez. kışın gider.1955. Krş. birtakım ikramlarda bulunmak gerekir.Laf lafı (söz sözü) açar (laf da kutuyu açar.Lafla pilav pişerse deniz (dağ) kadar yağı benden.Küpe küp deyince küp adama düp der. yükselse bile ancak bu işin başı olur. börkçünün börkü. maymun iştahlı olan kişiye kimse güvenmez.) 1) Bir kimse ile konuşma uzatılırsa. Kalıp kıyafetle adam. başta konuşulması düşünülmeyen konulara değin girilir.Lodosun gözü yaşlı olur. Kasap yağı bol bulunca. Abdalın yağı çok olursa. Aylak kişi bütün zamanını gevezelikle. 1964. Sürekli olarak bir iş üzerinde durmayan. yazın gelir.Kürkçünün kürkü olmaz. 1963. Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir. böyle yaparım demekle yapılması gereken iş yapılamaz. orağı kürk vaktinde. Başkalarının gereksemelerine çare bulan kişi. 1965. 1962. Çarçur eder. 2) Söz uzadıkça karşıdakine.. 1959. kırıcı olmamalı.Lakırdı ile peynir gemisi yürümez. sözünüzün yankısı gibi kötü bir karşılık verir.Kürdün yağı çok olunca.. hem yer. Ağızdan çıkan bir söz. bunlara benzeyen kendi gereksemelerini savsaklar. Söz söylemek. Bkz.Kürk ile börk ile adam olunmaz.Kürkü orak vaktinde. uzu) çobana verme kızı.Laf torbaya girmez. ::::::::::::: -L1961. 1969. 1971. Terzi kendi söküğünü dikemez. Şöyle yaparım.Leyleğin ömrü (günü) laklaka ile geçer. Malı çok olan akılsız kişi. 1958..Leyleği kuştan mı sayarsın. Bkz. çene çalmakla geçirir. Aba vakti yaba.Lokma çiğnenmeden yutulmaz. 1956. ya koyun güttürür ya kuzu.. Çobana verme kızı. 1960. 1966. adam olmaz. bunu gerekli olan iş için kullandıktan sonra kalanını tutmasını bilmez. 1970. Bkz. 1967.Külhancının beyliği hamamcılık demişler... hem yüzüne sürer. işleri başarmaya yetseydi en iri sözler söylenerek en büyük işler başarılırdı. 1968. artık gizli kalamaz. size.

1985. çünkü ona rahat bir yaşayış sağlar. dert ayı. 1977.. canını kurtarmak için malını harcamaktan çekinmemelidir. Malına zarar gelen kişi. 1981. Zenginlik. can malı kazanır. şefkat artırır. onun karnını doyurduğu. Mart çıkmadıkça. hem düşmandır.Mart ayların çingenesidir.Malı ongun olanın adı angın olur. üvey ya da edinilen evlat. Can sağ olmalıdır ki mal kazanılabilsin. öz çocuğunun yerini tutmaz. . Mal adama dosttur. Kişinin gerçek malı. bulunduğu kamu hizmetinde ömrünün sonuna kadar kalmaz. babadan kalan değil. canından bir parçası gidiyormuş gibi üzülür. Đyilikler yapma. Đnsan mal kazanacağım diye sağlığını.. evlat istersen belinden. 1983. Malı kazanan insandır. Öyleyse bizim malımıza ve canımıza gelmesini istemediğimiz bir zararın başkasının malına ve canına gelmesini nasıl hoş görebilir. kusurlarını kapatır.Bkz. canını tehlikeye düşürmemelidir. Bundan başka mala göz dikenler çok olur. Malın işe yaraması. sağlığını korumak. mal sahibinin canına bile kıyılır.Malı mala canı cana ölçmeli.Mahkeme kadıya mülk değil. kendisi ayrılır.Mal malamatı örter. Züğürt. aradaki sevgiyi artırdığı için değerlidir. 1982. daha iyisi eve yakın. bir kişinin ayıplarını. ya da armağan vermek. Düşmandır. Tam tersine.Malın iyisi suya yakın. Mal canın bir parçası gibidir. çünkü kişinin azmasını kolaylaştırır.Malını yemesini bilmeyen zengin her gün züğürttür. 1976. Mart ayında havalar sık sık değişir. Malından çok ürün alan kişinin adı her yerde anılır. Kişi malını yiyemedikten sonra o mal neye yarar? 1980. Bir kimseye ziyafet çekmek. Bu yüzden anlaşmazlıklar çıkar. Çiğnemeden yutulmaz. 1978. hayır işlerine yardım etme olanağı verir. Bir süre sonra bu işe başkası getirilir.Lokma karın doyurmaz. sahibinin onu kullanabilmesi. Bkz. Đnsan kendini koruyamaz.Mart ayı. 1984. yokluk içinde bulunduğundan yiyemez. Canı cana ölçmeli. yiyebilmesi ile olur.Mal istersen bedeninden. bir gereksemesini karşıladığı için değil. Malımız ve canımız bizim için ne değerde ise başkalarının mal ve canları da kendileri için o değerdedir. Varlıklı olduğu halde yiyemeyenin züğürtten ne farkı var? 1979.. Hiçbir kimse. kendi emeğiyle kazandığı maldır.Malın iyisi boğazdan geçer. Krş. Gerçek evlat da kendisinden doğmuş olandır.Mal canın yongasıdır. 1972. buna nasıl izin verebiliriz? Krş.Mal adama hem dost. 1975. ::::::::::::: -M1973. 1974. Tarlanın iyisi suya.. hasta olur.Mal canı kazanmaz.

Mermer iyi taştan.. kendilerine acıyıp iyilik edenlerin başını derde sokarlar ya da bu iyiliği kötüye kullanırlar. 1996.Mart kapıdan baktırır. çiftçinin yüzünü güldürür. Bir işi yapmaya azmeden ve ona dört elle sarılan kişi her halde başarıya ulaşır. Başka birine yaptırabileceğin tehlikeli işe kendin girişme. Bu da çiftçiyi sevindirir.Mart yağar. 1990. dert ayı. Kimsenin ahı kimsede kalmaz. bağ buda. 1995. Bkz.Martta yağmasın. elde bir sermaye olması gerekir. nisan övünür. Odun.Mart dokuzunda çıra yak.Maymunu fırına (ateşe) atmışlar. Ekin için. Karakışta karlar. nisanda dinmesin (mayısta ara sıra). indirir şahı (yerde kalmaz). Güçlü kimse zulmetmemelidir. insan övünür. mart sona ermedikçe bitmez. Krş. 1997. Martta yağan yağmurla ekinler nisanda gelişir.. 2000. 1989.Maşa varken elini ateşe sokma. Mart ayında şiddetli soğuklar olur. En yüksek yere. nisan yağar. yavrusunu ayağının altına almış. 2004. nisan yağmurluk. 1993. Bu gibi kimseler üstesinden gelemedikleri çiftçiliği bırakmalıdırlar. nisanda çok yağması yararlıdır.Öteki aylardan her birinin bir kişiliği. Çok para kazanabilmek için. 2003.Merdiven ayak ayak (basamak basamak) çıkılır. işlerini zamanında yapmazsa ürün alamaz. Çiftçi. Martta tezek kuruya. . nisanda dinmezse sabanlar altın olur. kürek saplarını yakacak duruma düşer. padişahı tahtından indirir. nisan yağmurluk. Bkz. Mart kendini gösterince tavuklar yumurtlamaya başlar.Martta sürmez.Mazlumun ahı.Mart kuruluk. 1999. az da olsa. gündüz yetiştirilemezse gece çıra ışığında yapılmaya değecek kadar önemlidir. 2002.Martta yağmaz. artığını ayının yüzüne sürmüş. işlediği suçu başkasının. Kış hastalıkları. tavuk yumurtladı. bir soyluluğu vardır. Zulüm gören kimsenin bedduası. hele bön birinin üstüne yıkmasını bilir. (Mart kuruluk. Martın dokuzu (yeni takvime göre 22'si) olunca bağların her halde budanması gerektir.Merhametten maraz doğar (hasıl olur). 1998. güvenilmez. kömür de azaldığından kazma. dolgunlaşır. iyilik iki baştan.Mart martladı. Kimi kişiler. 2001. Mart ayı. 1991.. nisanda seller yürüye.Martta tezek kuruya.. ne yapacağı bilinmez kişilere benzer.. Kurnaz kimse. Ayıyı fırına atmışlar. Đnsan dışarı çıkamaz. 1988.Mart çıkmadıkça dert çıkmaz.) Mart ayının kurak. Mart ise soysuz. 1986.Meramın elinden bir şey kurtulmaz (ne kurtulur).. Bu iş. Bkz. Zulmeden her halde yıkıma uğrar. martta yağmur yağması zararlı. 1987. nisan ayının yağışlı olması.Mayasız yoğurt tutmaz (çalınmaz). 1992. Krş. 1994. yavaş yavaş yükselerek çıkılır. Nisanda yağan yağmurla başaklar olgunlaşır.Maymun yoğurdu yemiş. eylülde ekmezsen sabanı bırak. kazma kürek yaktırır.

. Birçok engeller buna olanak vermez. 2010. Đyilik iki baştan olur. 2006. önemli hiçbir iş yapmamış olanlar.Minareyi çalan kılıfını hazırlar. Verse de bu mal rahatça kullanılamaz ve günün birinde hesabı sorulur. 2005. 2017. hele (ele) al demişler.. 2012.Mızrak çuvala sığmaz (girmez). geçmişteki atalarıyla değil. önemli işleri kendiliğinden oluvermiş sanırlar. yapılmış olan büyük. mirasçının hakkıdır. ancak kendi değeri ile övünebilir. Evlenmek isteyenlere öğüt.Meyhanecinin yüzünü bayram topu güldürür. 2007. 2016. Kişi. Kolay kolay gizlenemeyecek denli büyük bir suç işleyen kişi. Devlet malını kendine mal etmek çok zordur. ama içi eğri. 1) Đnsanın kendisine ve benimsediği yere gerek olan şeyi yabancıya vermesi doğru değildir. Ama alabilirse. Değerli. 2013. 1) Ramazan'da herkes ibadete koyulur. 2) Yasak yüzünden işi aksamış olan kimse. 2014. ama miras kalan malı har vurup harman savurur. haklı olduğunu göstermek için kendisine benzeyen birini tanık gösterir.Miras helal.Misafir ev sahibinin (bağlı) kuzusudur.Bkz. Mısır bol su ister. bilgili.Minareyi yaptırmayan yerden bitmiş sanır (bitti beller). 2015.. 2009. becerikli kimselere sataşırlar. görevi onunki ile çelişen yer için zararlıdır.Mısıra yağmur geliyor demişler.Meyil verme evliye. Kişi kendisinin kazandığı malı elden çıkarmaya kıyamaz. günah olan içkiyi keser. bunun ortaya çıkmaması için gereken önlemleri daha önce alır. 2011. Doğru görünen nice kişiler vardır ki iç yüzlerini bilenlerden nasıl düzenbaz ve hayin oldukları öğrenilir. Miras. Bunun için meyhaneci ancak bayram gelince bol müşteri bulur. çapan birlik mi? demiş.Meyhaneciden şahit istemişler (sormuşlar) bozacıyı (mezeciyi) göstermiş. . yutulmaz (balık kılçığı gibi boğazda kalır).. eve gider unutur. 2) Bir yer için gerekli olan şey. esip savurmaya demiş.Miri malı balık kılçığıdır. Uygunsuz iş yapan kimse. yasağın kalkmasına sevinir. Çoğu zaman.Mezar taşı ile övünülmez.Minare de doğru. ama çapalanmazsa sudan gereği gibi yararlanamaz.Mirasa nereye gidiyorsun? demişler.Mescide gerek olan meyhaneye haramdır. 2019. 2018. Herkesin gözü önündeki gerçekler örtbas edilemez.Meyveli ağacı taşlarlar. 2008.

Misafirlik üç gündür.Misafir misafiri (dilenci dilenciyi) istemez (sevmez). Konuk. Misafir. 2031. Krş. ev sahibine yol gösterir gibi ağırlama işini üzerine alır.Mum yanmayınca pervane dönmez (yanmaz). dokuzunu (evde) bırakır.) . Misafir kısmeti ile gelir.. Đki kişi arasında uzlaştırıcılık yapan kimse. 2023. 2027. pisine bulaş. Bir kişi. kötü ise kötü huylar kapar. nerede olsa varlığını gösterir..) Bir kimse.Müflis (züğürtleyen) bezirgan (tüccar) eski defterlerini karıştırır. 2032. 2029.Konuk. 2034. gittiği yere başka bir misafirin gelmesini istemez. Misafir üç gün misafirdir. konuğun yediğinden kat kat fazlasını. senli benli bir arkadaş ise. Konuk.Misafirin yüzsüzü sahibini ağırlar. konuk ağırlıyor diye. Krş. arkadaşlık ettiği kimse iyi ise iyi. 2022. Güzel yoluna baş koyanların ortaya çıkması için güzelin görünmesi gerekir.Misafir on kısmetle gelir. Bkz. Konuk bir yerde üç gün kalırsa ne ev sahibi bunu fazla bulur. Ama üç günden sonrası. gezmek. ev sahibi ikisini de. eğlenmek. ev sahibinin kendisini çok şeylerle ağırlamasını bekleyebilir.) Geleneğe göre konukluk hakkı üç gündür.Misk yerini belli eder. birini yer. ev sahibine fazla bir gider yüklemez. Ev sahibi ise her misafire ayrı ayrı hizmet etmeyi borç bilir. üç günden sonra konukluğu bırakıp ev sahibine yardımcı olmalıdır. Tanrı. Đyilik iki baştan olur. 2030. 2024. 2028. (Bzirgan `tüccar' züğürtleyince geçmiş defterleri yoklar. Kendisinin ağırlanması gereken yüzsüz konuk. 2033. her ikisi için de sıkıcı olur. Türkler inanırlar ki konuk. miskine bulaş. Kişi arkadaşından bellidir. Ama bakar ki sofrada umdukları yok. ev sahibine verir. konularda ev sahibinin çizdiği programa uymak zorundadır.Mum (çıra) dibine ışık vermez. (Çıra dibi karanlık olur. Misafirin kısmetini Tanrı'nın göndermiş olduğuna inanılır. Konuk. (Misafirlik üç gündür. ya da beklenmedik bir yerden o sırada yiyecek gelir. ama hiç misafir gelmese de rahatım bozulmasa diye düşünür. Ev sahibi konuğu yük saymaz.Misafir umduğunu değil bulduğunu yer. 2020. Konuğun geldiği evde ya yiyecek bulunur.Misafirin umduğu ev sahibine iki övün olur. 2021. yatmak vb. 2025. ne de konuk uzun kaldım diye üzülür. Misafir on kısmetle gelir. Ama ev sahibi ona ancak evinde bulunanı ikram eder. ne denli gerçekleşebileceğini düşünmeden ev sahibinin kendisine çok şeyler ikram edeceğini umar.Misafir kısmeti ile gelir. Krş. yemek.Muhabbet iki baştan olur. Bkz. 2026.Misafir üç gün misafirdir. Değerli kişi. anlaşmalarını kolay sağlasın diye. birinin zararına bol keseden öneride bulunur. Đster ki bütün ağırlamalar yalnız kendisi için olsun. başkalarına bol bol yaptığı yardımı kendi yakınlarına yapmaz. pisçiyle konuş.Miskçiyle konuş.Miyancının kesesi bol olur.

. (Nefesine güvenen borazancı başı olur. ne kara düş gör.) Başarabileceğinize inanıyorsanız büyük işlere girişiniz.. kötü çalışırsanız geleceğiniz kötü olur..Terzi kendi söküğünü dikemez. o gelir başına. yarın kötü bir duruma düşebileceğini hatırdan çıkarmamalıdır. 2045. 2048. orda bereket.Nefesin elverirse borazancı başı ol. Şimdi iyi çalışırsanız geleceğiniz iyi. 2042. . 2049.. konan göçer. Ne doğrarsan aşına. kendini ileride üzülmekten kurtarmış olur. düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak... 2037. Kişi.Nacarın (marangozun) kapısı sırımla bağlı olur. Korkulu rüya görmekten.1) Tüccar züğürtleyince. 2036. bedava bulunca yenmeyecek şeyleri yer. Tembele iş buyur. Bkz.. sınır yoktur. anlatarak avunmaya çalışırlar..Nerde birlik. Krş.Müft olsun da zift olsun. 2047. Onun buyruğu geçer. Krş.Namazda meyli olmayanın kulağı ezanda olmaz. Tehlikelere karşı önlem almış olan kişi.Ne doğrarsan aşına. Cömertle nekesin. bugün içinde bulunduğu parlak durumun sürüp gideceğini sanmamalı. Ne ekersen onu biçersin. (Herkes ektiğini biçer). çevresine tepeden bakmamalı. 2041. Birçok kimse. Birlikte iş yapmak üzere toplanan kişiler çok olursa her kafadan bir ses çıkar. 2046. Eşeğini sağlam bağla. 2041.. Bkz. 2039.. 2035..Mühür kimde ise Süleyman odur. işe yaramayan şeyleri alır.) Bugün birisine iyilik yapan. o çıkar karşına (kaşığına).Ne ekersen onu biçersin. ne olacağım demeli. 2044. Bkz. Bir işte kime yetki verilmişse baş odur söz ondan biter.Nekesle cömerdin harcı birdir. dirlik ve düzenlik içinde yaşarlar. yapabildiği ölçüde çok yardım ve iyilikte bulunabilir.Nerde çokluk. anlaşmazlıklar belirir. 2043. orda bokluk. kötülük yapan da kötülük görür. Bkz. Aralarında duygu ve düşünce birliği bulunan topluluklar. ::::::::::::: -N2038.Ne karanlıkta yat. Herkes ne ederse kendine eder. yarın ondan iyilik. 2) Vaktiyle önemli işler yapmış olanlar. orda dirlik. belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir. Yardım ve iyilik için ölçü.Ne oldum dememeli. Kişi yapmak istemediği işin ayrıntılarıyla ilgilenmez. iş yapmak güçleşir..Nasibat istersen tembele iş buyur.Nerde hareket. (Eken biçer. Herkes ne ederse kendine eder. Kişi.Ne dilersen eşine. Krş..Mürüvvete endaze olmaz. Hayır dile eşine. 2050.

Nisan yağmuru ekinlerin sapını geliştirir.Nisan yağar sap olur. kız doğurdum. Dikkat edilirse işleri de ona göre hafif ya da ağırdır. huyu da dayısına. haylazlıklarıyla. kız anadan öğrenir biçki biçmeyi.Oğlan atadan (babadan) öğrenir sofra açmayı. 2065. 2052. 2051. 2053. soydu beni. 2056. Nikah onları sevgi bağıyla birbirlerine bağlayacaktır. gümüş tekerlek. (Okka her yerde dört yüz dirhem). Mayıs yağmuru başakların dolgunlaşmasına yarar. Ama herkes seni ezecek ölçüde yumuşak ve miskin de olma. kız doğuran dövünsün. Can dediğimiz yaşam simgesinin bedenimizde belli bir yeri yoktur. Nisanda yağan yağmur.Neren ağrırsa canın orda. 2058. kız anası minder kabası. kız doğuran ana üzülür. çiftçiyi zengin eder. Evlenmeleri söz konusu olanların anlaşabilip anlaşamayacaklarını pek düşünmeyiniz. ana bunları bilmiyorsa çocuktan böyle şeyler beklenmez. Martta yağmaz. kız çocuğununki ise halasına benzer. 2063. erkeklerin yapması gereken şeyleri (örneğin konuk ağırlamayı) babasından. nisanda dinmezse..Durmadan çalışılan yerde verim artar.Oğlan doğur. 2055. mayıs yağar çeç (tahıl yığını) olur.Niyet hayır. akıbet hayır (selamet). yaramazlıklarıyla. Kızın anası ise baş köşeye oturtulur. kaba saba ya da uzmanlık işidir.Oğlan doğuran övünsün. onu elde etmenin yolunu arar. kız çocuk da kadınların yapması gereken şeyleri (örneğin dikişi. Doğacak çocuğun oğlan olması istenir.Oduncunun gözü omçada (bağ kütüğü). ama düşük niteliktedir.. kız halaya çeker. Onun için oğlan doğuran ana sevinir. o gider seninle. Bir mal kimi yerde daha ucuzdur. kız doğur. Oğlan çocuğun yüzü de. Eve gelin geldikten sonra oğlanın anası kapı dışarı edilecek gibi görülür. Kimi kişilerin gündeliği az. Baba. ::::::::::::: -O2059. oydu beni.Nisan yağmuru: altın araba. Erkek çocuk.Oğlan doğurdum. Herkes işine yarayan şeye göz diker. Bu dünyada yoksullara ve hayır işlerine yardım edersen öbür dünyada karşılığını görürsün.Nereye gitsen okka dört yüz dirhem.Ne verirsen elinle. Kız olması istenmez. ne yavaş (şaşkın. 2062.Nikahta keramet vardır. Đyi niyetle girişilen işin sonu hayırlı olur. ev işlerini) anasından öğrenir.Oğlan anası kapı arkası. . 2057. Ancak bedenimizin bir yeri ağrıyınca can orada kendini gösterir. Erkek çocuklar. (dilencinin gözü çömçede). (Her yerde okka dört yüz dirhem).Ne yavuz (aşkın. hamurunu sen yoğur. biçkiyi. miskin) ol basıl. ürünleri bollaştırır. 2060. kimininki çoktur. ana-babayı üzerler. Krş. 2061. Cezaya çarpılacak ölçüde aşırı ve saldırgan olma. 2064.Oğlan dayıya. 2054. Kız çocuklar ise giyime. bolluk olur. azgın) ol asıl. Özet olarak ölçü her yerde birdir. süse düşkün olduklarından ana-babalarından sürekli para çekerler.

kızdan olursa bahçe gülü diye sevilir.) Şu iş şöyle olsa. kız yetir..Oğlanınki oğul balı.. 2080. babayı güç durumda bırakacak çok üzücü olaylar çıkabilir.Olan dört bağlar.. kuşanır. 2068. oğlandan olursa oğul balı. Sen ağa ben ağa.Oğlan olsun deli olsun.Onmadık yılın yağmuru harman vakti yağar. Oğlan doğur.Olmaz olmaz deme. zamanı geçtikten sonra gerçekleşirse zarar bile verebilir.Olsayı bulsaya vermişler hiç doğmuş..Onmadık (talihsiz) hacıyı deve üstünde (Arafat'ta) yılan sokar. 2070. ürünlerin fireleri olduğu gibi bir işte çalıştırılanların kimisi de verimsiz olur.Olursan kazık olma. Bkz. Dünyada olmayacak şey yoktur. deli de olsa oğlan. Evlendirilmezse anneyi. Bkz. 2069.. 2074. Evladı ben doğurdum amma. hatır ve hayale gelmeyen ve yenilemeyen engeller çıkar. Zamanında olsa büyük yarar sağlayacak olan durum. 2082. Bkz. Nereye gitsen okka dört yüz dirhem. .. Ölüm gibi kaderde olan şeyler önlenemez. 2083. 2072..Oğlum deli malı neylesin. Çocuğun gelişmişliği genel tutumundan. tokmak ol. Bkz. (Olsayı bulsaya vermişler. kızınki bahçe gülü..Olacakla öleceğe çare bulunmaz. 2066. geçim için de katıksız da olsa ekmek ister. oğlum akıllı malı neylesin.On ceviz alsan ikisi çürük çıkar. Torun.. 2067. 2077. 2073. 2076.Oğlan yetir. Birçok kimse. Ülküsünü gerçekleştirmesi mukadder olmayan kişinin karşısına. Fakir ise yoksulluğun acısını çeker.Olgaç oğlak bokundan betli olur. çalışmakla gerçekleştirmeliyiz. Bkz. kız doğur. istediği gibi yaşar. ya erde gerek ya yerde. 2071. bu iş böyle olsa diye dilemekle istediğimiz sonuca varamayız. işin gelişmişliği vermekte olduğu üründen anlaşılır. yine şeleği (odun yükü) sen götür. Böyle olacağına kızın ölmesi daha iyidir. 2081. kim olacak boyacı? Bkz. Yüzde yüz saf nesne bulmak kolay değildir. Zengin giyinir.Olsa ile bulsayı ekmişler. Kazançların giderleri ve zararları.On beşindeki kız.O hacı. 2078. olmayan dert bağlar. Đlişkilerinde ezilen değil ezen olmayı yeğle. Ancak onların kendilerine pek yardımı olmaz. Kız on beş yaşına ulaştı mı evlendirilmelidir. evlat olarak. olmaz olmaz. Elde etmek istediğimiz sonucu dilekle değil. ekmek olsun kuru olsun. Akıllı oğlan neyler ata malını.Oğlumu (evladı) ben doğurdum amma gönlünü ben doğurmadım. 2075. Hiçbir şey için olmaz deme.Ana-baba özverilere katlanarak çocuk yetiştirirler. bu hacı..Okka her yerde dört yüz dirhem. yel ile yuf (yuh) bitmiş. Olsa ile bulsayı ekmişler. 2079. hiç doğmuş.

çalışmadan sonra elde edilebiliyor. 1) Osmanlı. Çünkü rahatlarını bozmaz. . 1) Zaten zayıf. güzel görünüşlü olmalıdır.Ortak atın beli sakat olur. 2085. daha çok yararlanmaya çalışacağından ortaklık malı yıpratırlar. 2) Osmanlı. onun rengiyle bir şeyi sarıya boyayamaz.Ortaklık öküzden başka (yalnız) buzağı yeğdir. 2094. ailesinin genel durumuna.Orospu tövbe tutmaz.On para on arslanın ağzında.Osuranın burnuna sıçmalı ki koku ala. Eylemleriyle çevresini rahatsız etmekte olan kişiyi daha ağır eylemlerle rahatsız etmeli ki davranışının ne denli kötü olduğunu anlasın. pek çok didişmeden. Krş. yalnız kendisinin azıcık malı bulunması daha iyidir. Kişinin ortaklık önemli malı olmasından. Güvenliği bozanlar kolayca kaçarlardı. elti gemisi yürümemiş. Isırgan ocağında biter. eğitim gören. 2087.Osmanlı tavşanı araba ile avlar. sudan nedenlerle kendisini mazur göstermeye çalışır. Eğretinin canı berk olur. 2090. askerler düşmanı ezmek için atlarından inmemek ve bunların peşini bırakmamak zorundadırlar. 2086. 2091. hastalıklı kişi. 2) Osmanlı nankördür. En küçük kazanç. 1) Osmanlıların yönetim işlerinde bozukluk başladıktan sonra iç güvenliği sağlayacak olanların durumu şuna benzerdi: Araba ile tavşan avlamak. Şimdi para kazanmak çok güçleşti. Bir erkeğin iki karısı birbirleriyle geçinebilirler de iki kardeşin karıları anlaşamazlar. Dışkının yanından gelen osuruk. 2095. Çocuk.Osurgan (osuruklu) göte arpa ekmeği bahane. Beğenilmesi söz konusu olan şey.Ot kökü üstünde biter.Osurukla boya boyanmaz. sağlığının bozulmasını önemsiz etkenlere bağlar. Onlar davranıncaya kadar iş işten geçerdi. Her ortak. 2093. hep at üstünde yer.Osmanlının ayağı üzengide gerek. Kötü bir şeye alışmış olan kimse bundan vazgeçmeye söz verse de sözünde durmaz.Osmanlının ekmeği dizi üstündedir. eğiticinin tutumuna uygun olarak yetişir. Jandarma görevlileri baş kaldıranları. 2) Davranışları beğenilmeyen kişi. sadece iş yapıyor görünürlerdi. 2088. olmayacak işleri kurnazca ve kendini yormadan başarır. yeterli olmayan davranışla iyi bir iş başarılamaz. 2089.Orman olur da domuz olmaz mı? Elverişli bir ortamdan elbette çıkar sağlayanlar bulunur.Orospuya surat gerek. Bunun gibi. 2097. sürekli olarak at üstünde ve düşman peşinde olduğundan yemeğini oturup sofrada yemez.2084. 2096.Ortak (kuma) gemisi yürümüş. Krş. 2092.

Ödünç güle güle gider. Arkalayanı. Sinirlendirici bir durum karşısında bağırıp çağırmak. koruyucusuz kimse ilerleyemez. Ama sonra tarafların arası bozulmadan ödenmez.) Talihsiz kimse bir şeyden yararlanmaya kalkışsa karşısına akla gelmedik engeller çıkar.Oynamasını bilmeyen kız. Sonunda bu ölçüsüz. 2104. yerini genişletmişler (bollatmışlar). yanlış davranışının zararını görür. Đnsan öfkelenince mantıklı düşünemez. insana ferahlık. 1) Ödünç para verildiği zaman iki tarafın yüzü güler. 2105. 2110. akılsızca işler yapar. otuz iki mahalleye yayılır. içini boşaltmak. Bir ağızdan çıkan söz. her tarafa yayılır.Otu çek. 2100.Öksüz oynaşa çıkmış.Öksüz oğlan (çocuk) göbeğini kendi keser. yaptığı taşkınca işin nasıl bir sonuç doğuracağını hesap edemez. yerim dar demiş. Öksüz hırsızlığa çıkarsa. 2108. köküne bak.Öksüz neden güler? Yanılır da güler. (Öksüz güler mi. yardım edeni bulunmayan kişi.. ersiz kalır. Đyi düşünemez. 2099. çeşitli engellerin işi güçleştirdiğini söyleyerek yeteneksizliğini belli etmemeye çalışır. beklediği sonucu hiçbir zaman elde edemez.Oynaşına inanan avrat.Otuz iki dişten çıkan. 2) Ödünç eşyayı tertemiz veren.Öfkeyle kalkan zararla (ziyanla) oturur.Öfkede akıl olmaz. meğer yanıla.Öksüz kuzu toklu (bir yaşındaki erkek kuzu) (öveç) olmaz. ağlaya ağlaya gelir. böyle bir durum ortaya çıkmayacaktır.Öfke baldan tatlıdır. 2106. ::::::::::::: -Ö2102.. . 2101.. Kimsesiz. koruyucusu bulunmalıdır. Kişinin kimliğini doğru olarak öğrenmek isterseniz soyuna sopuna bakınız.) Đşleri ters giden kimsesiz kişinin yüzü gülmez. (Öksüz oynaşa çıkmış. koruyanı. Çok önemli işini bir aldatıcıya yaptırabileceğine inanmış olan kişi. Bkz. gerim (yenim) dar demiş. 2111. yıpranmış olarak geri alır. 2103. 2112.Öksüzün karnına vurmuşlar (öksüzü dövmüşler) arkam! demiş. işini kendi başına görmek zorunda kalır. ay akşamdan doğmuş. meğer yanıla. Bkz. biraz sonra anlaşılır ki yanlışlık olmuştur.Öksüz güler mi. Yüzünü güldürecek bir durum belirse. Bir kimsenin haksızlığa uğramaması için arkası.. dahası zevk veren tatlı bir şeydir.2098. başkalarının ağzına geçer. ay akşamdan doğmuş. Kişi. Kendisinden beklenen işi beceremeyen kişi. 2109. Öksüz neden güler. 2107. öfkeli zamanında duygusunun etkisi altındadır.Öksüz hırsızlığa çıkarsa ay ilk akşamdan doğar.

Girişilecek işte ziyan etmek olasılığı da göze alınabilir. paraya giden gelmemiş. Koça boynuzu yük değil.. Bir ahmak.Ölüm ile öç alınmaz.. ölünün diriltilmesinden daha güçtür.Ölme bayılmaya benzemez. 2118. 2125.. Abdala kar yağıyor demişler.Ölüm hak.Ölüm dirim (kalım) bizim için. Ecel geldi cihana. Ölüm herkese gelecektir.Ölüm var. miras helal.Ölüme giden gelmiş.Ölümü gören hastalığa razı olur.Ölmüş koyun (eşek) kurttan korkmaz.. Ölenin mirası da mirasçının hakkıdır. 2116. Bkz. Bir kişi. Ruhu için dağıtılan yemekten. batkınlığa varacak oranı bulacaksa o işten vazgeçilmelidir. Ancak bu ziyan. 2122. Para getirmeye giden kişinin bu işten başarıyla gelmesi. 2123. türbe taşı neylesin. 2128. Çünkü çok üzülmekle durum değişmeyecektir. Birisiyle kavgaya girişmesi olasılığı bulunan kişi.Ölüm yüz aklığı(-dır).2113. ölen yakını için kendini harap edercesine üzülmemelidir.. 2130.Öküze boynuzu yük olmaz. baş ağrısı bahane. Her şeyini yitirmiş olan kişinin saldırgana bir şey kaptırmaktan korkusu olmaz. Đnsan nasıl olsa öleceğini düşünmeli ona göre düzene koymalıdır. Bkz. Eceli gelen it.Öküz tekini bulmadan çifte yürümez. derdine çare olmayan iyilik gösterilerini ne yapsın? 2120. 2114. Bkz. bu küçük zararı kabul eder.Ölüme çare bulunmaz. öç almak istediği kişinin.Ölümden öte(-ye) köy yoktur. dirim (kalım) var. Đnsan.Ölümü gelen it cami avlusuna işer. ya da onun yakınının ölmesine öç almış gibi sevinmemelidir.Ölüm gelmiş bu cane.Ölü aşı neylesin. 2119. 2121. 2124. adının unutulmaması için dikilen taştan ölünün haberi olmaz.Öküz öküzün boynuzunda çamur görmezse korkmaz. 2115.. Bkz. karşısındakinin yenilmezliğini anlatan bir belirti görmezse ondan korkmaz.Ölenle (birlikte) ölünmez. Her şeyimi kaybetmeyi göze alarak bu işi yapıyorum. 2126. Her şeyi yitirmiş olan kişi. Krş. Küçük bir zarara uğramayı kabul etmezse çok büyük bir zarara uğrayacağını anlayan kimse. 2127. Đnsan her işini geleceği düşünerek yapmalı özellikle mal varlığını hesaplı kullanmalıdır. Yüz kızartıcı bir yaşantı içinde bulunanların ayıbını ancak ölümleri temizler. . Ecele çare bulunmaz. 2129. Bunlar geride kalanların teselli yollarıdır. budalaca bir işe girişirken kafasına uygun biriyle işbirliği yapar. 2117.

2140.Ölürse yer beğensin. Böyle bir duruma düşmemek için bir sözü söylemeden önce uzun uzun düşünmemiz gerekir. özveriye katlanılmadan elde edilemez. 2145. 2141.Önce düşün.. Bkz. keşke söylemeseydim dediğimiz çok olur. sonraki sarığı. Krş. 2144. Padişahlık zamanındaki yönetimin ne denli etkisiz olduğuna bir örnek: Bir yasak çıkarılırdı ama birkaç gün sonra uygulama gevşetilirdi.. Saygı gösterilmesi gereken kimse incitilmemelidir. delisi olan her gün ağlar.Ölüsü olan bir gün ağlar.2131. Önce küçük incitici bir işlemin bize yapacağı etkiyi düşünmeli.Ötleğenin baylığı böğürtlenin vakti geçinceye kadardır. ondan sonra bunun daha ağırını başkasına uygulamanın doğru olup olmadığına karar vermeliyiz.Önce iğneyi kendine batır.Ölüyü çok yursan sıçağan olur. 2135. 2133. ikincisini el üstünde tutar. sonra da unutulur. ::::::::::::: -P2142. Geride kalanlar. 2132. sonra söyle. yaşarsa beğenilir bir kişi olmalıdır. Đlke şudur: Çocuk ölürse iyi anılmalı. pişir. baba çocuklarının eğitimine çok önem vermeli.Padişahın bile arkasından kılıç sallarlar. yasağa aldıran olmazdı. Đki karılı erkek birincisini hor görür.Ölüyü örtekorlar (örtekomuşlar). 2134. Boğaz kırk boğumdur.Ön tekerlek nereye giderse art tekerlek de oraya gider. Yakınlarından biri ölen kişi ilk günlerde çok üzülür. Arabanın ön tekerleği nereden. 2136. Hemen üstü örtülür ve geciktirilmeden götürülüp gömülür. Hiçbir nimet zahmet çekilmeden. kalırsa el beğensin.Padişah yasağı üç gün sürer. ölüsü olmaktan daha büyük bir felakettir. Yakınlarından biri deli olan kişi ise sürekli olarak üzüntü içindedir. Đyice düşünmeden söylediğimiz sözlerden dolayı sonradan pişmanlık duyduğumuz..Paça ıslanmadan balık tutulmaz.Öpülecek el ısırılmaz.. Kendi alemlerine dalarlar. ileride anlaşmazlık çıkmasına ve aralarının bozulmasına yol açar.Önceki çarığı. Yüzyıllarca süren gözlemlerden sonra bu yargıya varılmıştır. Düzensiz bir işi düzeltmek için gereğinden çok titizlik gösterirseniz işin daha kötü bir durum almasına yol açarsınız. artık yüzünü kimse görmek istemez. uzun zaman onun yasını çekip üzülmezler. Kendisinden çekinilen kimsenin yüzüne karşı kimse ağız açmaz da en güçlü kimsenin bile arkasından herkes düşmanlık gösterilerinde bulunur. 2139. . sonra çuvaldızı ele. deliğe dürtekorlar (dürtekomuşlar). Halk. Kişiler arasındaki alışverişte koşulların açıkça belirtilmemesi. Kişiyi üne kavuşturan koşullar bitince artık o kişinin sesi çıkmaz olur. Bir kimse ölünce. bu sözle yönetenlerin durumunu kurallaştırdı ve onlara inanmadığını belirtti. gerekirse onu dövmelidir. ancak zamanla bu üzüntü küllenir. Kadın kocasının çarığı.Örtük pazar ara bozar. Sözünü bil. 2138. 2143. 2137. Demek ki delisi olmak. Krş. Ana.Palamut çok biterse kış erken olur.

kullanılır. Birkaç kez yaptığını gördüğünüz işi bir kişiye her zaman yaptırmak isterseniz onu usandırır. Verse. Đyisi parasını elinden çıkarmamak değil mi? 2151. Đman da kişinin içindedir. Kendisinden ödünç para istenen kişi. Kişi.) Yapmak istediğin işi yapabildinse bu uğurda harcadığın paralara acıma. herkesin yapamayacağı zor bir iştir. 2154. maddi alanda olsun. Elde para bulunursa onunla yeni paralar kazanılır. bu parayı vermese karşısındaki ona düşman olur. manevi alanda olsun.Para isteme benden.Para parayı çeker. 2157.Param seni vereyim de mi düşman olayım.Pazarda herkes ambarındaki unu kadar konuşur.2146. parasından yararlananlardan büyük saygı görür.Para dediğin el kiri. Varsa pulun. 2149.Paran ucuz olursa sen pahalı olursun. buz gibi soğurum senden. işin bitti mi diye sorarlar.Para ile imanın kimde olduğu bilinmez.Paranın gittiğine bakma. kendisinden para isteyen kimseden artık uzak durmak ister. vermeyeyim de mi düşman olayım? Vermeyeyim de düşman olayım. Bkz. harcanır. Parasını esirgemeyen. Çünkü para. istediği şeyi elde eder. ortaya konulup herkese gösterilen şeylerden değildir. Elindeki parayı çarçur etmeyip tutmasını bilmek. eli açık kimseyi herkes el üstünde tutar. sınırı aşan davranışlarda bulunmamalıdır. 2150. Çok alışveriş yapan. 2156. 2155. (Paran gitti mi diye sormazlar. bol bahşiş veren kişi.. işin bitti mi diye sorarlar. kimin ne denli Tanrı'ya yakın olduğunu kimse bilmez. Đşin yoksa şahit ol. işinin bittiğine bak.Paran gitti mi diye sormazlar. Parayı gören kimse onun çekiciliğine kapılır ve kendisinden para karşılığında beklenen işi yapmakta kolaylık gösterir.. Para. Bundan dolayı kimin ne kadar parası bulunduğunu.Paran varsa cümle alem kulun. 2148.. paran yoksa tımarhane yolun. . işin yoksa şahit ol. Paranın gittiğine bakma. 2147.Parayı domuzun boynuna takmışlar da Domuz Ağa! diye çağırmışlar. 2160. herkes kulun. Para.Papaz her gün pilav yemez. 2159. 2153. Bkz. 2152. 2158. 2161. Bkz. itibarı olmayan kişiye itibar kazandırır.Parayı veren düdüğü çalar.Paran çoksa (borcun yoksa) kefil ol. Parasını veren kimse. parası zamanında geri gelmeyeceği için yine bir düşmanlık belirir...Paranın yüzü sıcaktır. 2162..Parayı zaptetmek deliyi zaptetmekten zor. yeter artık! diyecek duruma getirirsiniz. Bir kimse. yeteneğinin ölçüsünü bilmeli.Parası (akçası) ucuz olanın kendisi kıymetli olur. Para elde kalmaz. istediğin işi yapmak içindir.

ne yoldan kalkarsa kalksın. Hep dik başlı olursan yalnız kalır. kırılırsın. pişirilip kotarılmış yemektir. 2164. 2169. Đstenen şey. O zaman yalan söyleyen.Peynir ekmek. Krş. 2176. gerektiğinde uysal.Pilavdan dönen kaşığın sapı (dönenin kaşığı) kırılsın.Pekmez gibi malın olsun. kadını kökten al. Canı kaymak isteyen. bu görevi yapmıyor ya da yapamıyorsa var olmasıyla yok olması arasında fark kalmaz. Nasıl. . Zemheride yoğurt isteyen.Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. 2167. 2166.Ramazan bereketli aydır.Pilav yiyen kaşığını yanında (belinde) taşır. bunun önemi yoktur. Satıcı buna razı olmazsa daha sonra hiçbir istekli bu fiyatı vermez.Rakip ölsün de ne yüzden ölürse ölsün. Çanakta balın olsun. Krş. utancından hiç kimsenin yüzüne bakamaz olur. Hüner. pek de kuru olma. Yiyeceğin şeyin temiz bir kapta bulunanını alman gerektiği gibi eşin olacak kadının da temiz ve soylu bir aileden olmasına dikkat etmelisin. Bitli baklanın kör alıcısı olur. ramazan kuşkusuz bereketli ay olur. Krş.. Bir sözün yalan olduğu. Satılacak mala ilkin kaç paraya istekli çıkmışsa en yüksek fiyat odur. sıkılırsın.Pekmezi küpten. 2171... kötüyü ayırt edemeyen alıcı bulunur.. ilk pazardır. 2168. Güzellerle zenginler her zaman el üstünde tutulurlar. Bir işin sonunun nasıl olacağı şimdiki gidişinden belli olur. Antakya'dan sinek gelir.Pazar körsüz kalmaz. bunun için gereken aracı eli altında bulundurmalıdır. hazır yemek. Ona da iyiyi. 2165. ama duvardan giden kılıca sor (demişler). Ağrısız baş mezarda gerek.2163... ya da ödevi yapmamış olan kişi. 2174. Birşey yapmak. bir ödevin yapılmadığı. bir süre sonra gerçekleşen olaylarla anlaşılır.. 2170.. Bkz. Yemen'den (Bağdat'tan) arı gelir.. 1) Đnsan çıkarını gözetmelidir.Rağbet güzel ile zenginedir. 2175. engelin ortadan kalkmasıdır. ::::::::::::: -R2172. Kaymağı seven.Pek yaş olma. En değerli eşyanızı satıp para hazırlarsanız. Arife günü.. Çok uysal olursan ezilirsin. Aşure yemeye giden. bir şeyden yararlanmak isteyen kişi.Pazar. gerektiğinde sert olmayı bilmektir. Bkz.Rahat ararsan mezarda. Kötü mal satılmaz sanmayın.. Yemek pişirmek sıkıntısına katlanmak istemeyenler için peynir ekmek.. herkesi karşında bulursun. Kendisine yararlı şeyi elde etme çabasını göstermeyen kişiden ne hayır beklenir? 2) Bir görev yapması için elde bulundurulmakta olan araç.Ramazanda yalan söyleyenin (oruç yiyenin) bayramda yüzü kara olsun. 2173..

kendini yıpratmaktan başka bir sonuç alamaz.. 2178. 2186. zaman geçince insan kolay kolay evlenemez. Toplumun genel gidişine uyan kişi rahat eder. ::::::::::::: -S2185. Evlenmeyi de geciktirmemelidir ki çocuklar anne. yağmurlu havanın uykusu.Sabahtan karnını doyuran. adalet. 1) Rüzgarlı havada kuytu yer seçilir. o akşam havanın kış gibi olacağını. Her durumu doğuran bir etken vardır. yenmezse iş araya girer..Sabahın kızıllığı akşamı kış eder. akşamın kızıllığı sabahı güz eder. çok sert tepkilerle karşılaşır ve sonunda en büyük zarara kendisi uğrar. Çiftçilik yapan aç kalmaz. başarısızlığa uğrar. Bir işe başladığı zaman beceriksizliği görülen kişinin bu durumu sonuna kadar sürer. 2183. 2182.. Akıntıya kürek çekmeye kalkan yorulur. 2191.Sabanın tutağına yapışan el aç kalmaz. hayır ola (gele).Rençper kırk yılda. 2189. Yağmurlu havada iyi uyunur. 2) Toplum içinde çekişme ve çatışma başgösterince yapılacak en iyi iş.Rüzgara tüküren kendi yüzüne tükürür. tüccar kırk günde kazanır. hak. Krş.Rüzgar eken fırtına biçer.Rüzgarlı havanın kuytusu. akşam görülen kızıllık ise ertesi sabah havanın güze döneceğini belirtir. (acı ise de) meyvesi tatlıdır. Yemek. Sabır güçtür. Bkz.Sabır acıdır. küçükken evlenen aldanmamış. baba ihtiyarlamadan yetişsinler. Bkz. insan aç kalır. Gücünden büyük güce karşı koyan. ama güzel sonuç verir.Sabah sürçen. insaf duygularından sıyrılır. 2187. güçsüz kalır. 2179. tüccar kırk günde.2177.Rüzgarın önüne düşmeyen yorulur. 2180. Bundan başka. Herkesin zarar görmesine yol açacak işler yapan kimse.Sabırla koruk helva olur. 2184. kötüye kullanır. Akşamın hayrından sabahın. 2181. Yetkisini rüşvet verenden yana. 2190. iyi iş yapamaz. . Rüzgarın önüne düşmeyen yorulur.Rüzgar esmeyince yaprak oynamaz (dal kımıldamaz). geceye dek sürçer. Sabahleyin gökyüzünde görülen kızıllık. Rüşvet alan kamu görevlisi.Sabah ola. Erken kalkan yol alır.Rüzgarın önüne düşen yorulmaz.Rüşvet kapıdan girince insaf (iman) bacadan çıkar. Sabahleyin karın doyurulmalıdır ki yapılacak iş için gereken güç elde edilsin. bunlardan uzak durup rahatına bakmaktır. dut yaprağı atlas. Rençperin ancak kırk yılda kazanabileceği parayı. 2188.

2199. sonra ipek salgılar. sonuda başarıya ulaşır. . Herkesin işitip öğrendiği şey..Sağır işitmez (duymaz) uydurur (yakıştırır).Saçım ak mı. Sabredilirse ekşi koruk. Baba malı tez tükenir. tatlı üzüm olur.Sağ olsun da dağ ardında olsun.Sadık dost akrabadan yeğdir.Saç safadan. baba malı tez tükenir evlat gerek kazana. Bkz.. ondan da helva. Yatmak istiyorsa herhalde hastadır.Sabreyle işine. Çıkar sağlamaya yardım eden kimseye ya da şeye zarar gelmemesine dikkat edilmelidir. Sağlık olmazsa varlık neye yarar? 2208.. 2193. baba malı tez tükenir. Bununla da atlas dokunur. Keyifli keyifli harcadığımız para. Sonucu çok geçmeden belli olacak bir durumun nasıl biteceğini merak edenler azıcık sabırlı olmalıdırlar. 2196. Bkz. Kişi kendi emeğiyle kazanç sağlayıp bunu baba malına katmıyorsa babasından kalan mal tez tükenir. muradına ermiş. 2200. tırnak cefadan uzar. Sağlam insan durup dururken yatmak istemez. çok sıkıntı çekilerek kazanılmıştır. 2203. bal kazana girmeyince.Sade pirinç zerde olmaz. 2201. bal gerektir kazana.Sabrın sonu selamettir. 2205.Sağ elinin verdiğini sol el görmesin. dertli olursa tırnağı uzar. Sağır. sabrederseniz hayırlı sonuçlara varırsınız. Bir işi yaparken ivmez. evlat gerek kazana.Sağılır ineğin buzağısı kesilmez. Sade pirinç zerde olmaz. Bir elinin verdiğini.Sade sudan zerde olmaz. 2192.) Toplum içinde önemsenmeyen kişiler birbirlerine değer verir. Bunun gibi. 2206. dikkatsiz kimse için bir daha söylenmez. ipek böceği dut yaprağını yiye yiye büyür. Hakkıyla yararlanılacak bir şeyin ortaya konabilmesi için birtakım öğelerin birleşmesi gerektir. hayır gelsin başına.Sağırlar birbirini ağırlar.. 2197. 2204. saygı gösterirler. uzun zaman beklemek gerekir..Önüne düşünce görürsün. Taş altında olmasın da.Safa ile yenen cefa ile kazanılır.Sağlık varlıktan yeğdir. Sabırlı olan kişi ereğine ulaşır. Candan dost akrabadan daha hayırlı olur. Bkz. yanında konuşulan şeyleri işitmez ama konuşanların durumuna bakarak ve anladığını sanarak bir şeyler yakıştırıp söyler. Karşılaştığı güçlükleri sabırla yenmeye çalışan kimse. hazır akça tez tükenir arkasından gelmeyince.Sabreden derviş. Sağlıktan büyük zenginlik olmaz. 2198. Krş.Sabretmesini bilen kişi olmayacak gibi görünen işlerde bile başarı kazanır. Bir durumun içyüzünü bilmeyen kişi de görünüşe bakarak edindiği yanlış kanıyı gerçek sanır. (Keller ile yağırlar birbirini ağırlar.Sağır için iki kere kamet olmaz. kara mı? . 2207. Birçok işlerin gerçekleşmesi için sabırlı olmak. 2195. bal gerektir kazana.. 2194. Halk arasında şöyle bir kanı vardır: Đnsan keyifli olursa saçı. Üzüm suyundan pekmez yapılır. 2202.Sağ (sağlam) baş yastık istemez.

2210. 2) Gelir gidere denk değilse durumu düzene koymaya çalışan kişi ne yapabilir. Değme sarhoşa.Sakal keçide de var.Sanatını hor gören boğazına torba takar. kendisi yapmamalıdır. sahip çıkmadığı işler üzerinde değersiz kişiler egemenlik kurarlar. 2224. içilmez.Sarığı sarar. 2214.Saksağan danayı babası hayrına bitlemez. . işini başkasına inanmamalı. üzerine titrediğimiz şeye her halde bir zarar gelir.2209.Sakınılan (esirgenen) göze çöp batar. Hele insana bağlı olmayan hayvanlar için para büsbütün gereksizdiz. 2225.. 2222.Sakla beni varken. Kişinin elindeki sanat. 2219.Sana vereyim bir öğüt: Ununu elinle öğüt.. En değersiz şeyi bile atmayıp saklamalı. Günün birinde işe yarar.Sarı altının olacağına sarı samanın olsun. bunu kendi kendine bulamaz. Bkz. pamukla) vur (dokun).. Her sanatın birtakım incelikleri vardır. 2215. 2221. 2213. Kimsenin ilgilenmediği. 2211.Sarmısağı gelin etmişler.Sakla samanı.Sana taşla vurana (dokunana) sen aşla (ekmekle. 2216. kendi yıkılsın.Sanat altın bileziktir. Her halde bir ustadan görüp öğrenmelidir. Bkz. deliden daha delice davranışlarda bulunur.. Her şey var olduğu zaman alınıp bir köşeye konulmalı ki ortadan çekildiği zaman el altında bulunsun ve kullanılsın. kırk gün kokusu çıkmamış. Đşine hor bakan. Yürüttüğünüz işi amaçlanan sonuca ulaştıramasanız bile ulaşabildiğiniz evre de olumlu bir aşamadır. bulunayım sana yokken. hayvan için de besin paradan daha değerlidir. Bkz.. Esirgediğimiz.Sahipsiz (ıssız) eve it buyruk.. ulamı yetiştiği yere sokarsın. 2217. Sana kötülük edene sen iyilik et. gelir zamanı.Sakal bıyığa denk olmayınca berber ne yapsın? 1) Kullanacağı şeyler kusurlu olursa en usta kimse bile onları uygun biçime sokamaz. Keçide de sakal var. 2212. Kişi ne kadar çalışırsa çalşısın.. değeri hiç eksilmeyen bir servettir.Sarhoştan deli bile korkar. benimsemediği. Oysa besin olmasa yaşanmaz. Krş. Kurda neden boynun kalın demişler. 2220.. 2218. Sert davranana yumuşak davran. Kişi. Karga mandayı babası. sarar. (Benden sana bir öğüt: Ununu elinle öğüt). Para yenmez. Bkz. 2223.Sarhoşa dokunma. Sarhoş. Bu nedenle insan için de.Sanatı ustadan görmeyen (öğrenmeyen) öğrenmez.

Pekmez gibi malın olsun. Bunun çaresine bakmak için kimden imdat isteyebilirsin? Kendi eyleminden doğan bütün olumsuzluklar böyledir. Bkz.Sebepsiz ölüm olmaz.Sen ağa ben ağa. 2242.) Herhangi bir durumda önemli olan. çarçur olur gider. Yaramaz çocuk. tek başına kendi yaşantısı içindedir.. Sen ağa ben ağa. Sirkesini. Bir konu üzerindeki görüşme sırasında uysallık gösterir..Sayılı günler (gün) tez (çabuk) geçer.Sel gider kum kalır (kişi ettiğini bulur.Sen dede ben dede.Satılık ziftin olsun. Gelip geçici olanlar değil. Bir işin yapılması.Sel ile gelen yel ile gider. soğan yalnız başlı.Sarmısak da acı amma evde lazım bir dişi. gereksiz yerlere harcanır. Miktarı saptanarak bir kimseye teslim edilmiş olan eşya iyi korunur. telli (gümüşlü) zurna nene gerek. Kılavuz ve yardımcı almadan hiçbir iş başarılamaz. 2234. Krş. Başkasıyla böyle bir yakınlık kuramamış olan kimse... seveyim seni. bu atı kim tımar ede. (Yel gibi gelen sel gibi gider. iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? 2239. 2228. kime giden (gidersin) imdada. 1) Sorumlulukları olmakla birlikte her eve bir kadın gerektir.. .Selam para. 2243.. sarmısağını..Sen bir garip Çingenesin. Anlaşan kimselerin -aynı aileden imişler gibi. bu ineği kim sağa. senin yaptığın bir kaza sayılır.Say beni. Her davranış para harcamayı gerektirir. bu atı kim tımar ede? Bkz. Bkz. 2231. karşınızdakinin dediğini kabul ederseniz.) Emek çekilmeden ele geçen para.Sarmısağı(-nı) hesap eden paça(-yı) yiyemez. 2240. Đşe yaramaz sandığın bir malı satılığa çıkarırsan görürsün ki hatıra gelmeyen yerlerden onu arayıp soranlar vardır.Sarmısak içli dışlı.. Selanik'ten kel gelir. sayayım seni.Senden çıkmış bir kada (kaza).Sebepsiz kuş bile uçmaz. 2236. durumunun kaldıramayacağı işe kalkışmamalıdır. anlaşmazlık çıkmaz. 2227. Sev beni. 2238. gizlisi yoktur.birbirlerinden saklısı. 2237. Bahanesiz ölüm.) Herkes kendisini buyurucu durumda görür.Sen bilirsin deyince (değirmende) kavga olmaz.. 2) Bir evde ara sıra kullanılaçak şeyden -insanı rahatsız da etse. 2232. kalıcı öğelerdir. ya da gerçekleşmesi için konulmuş olan belli süre çarçabuk geçer.. 2230.Senden devletli ile ortak olma. 2241. 2233. Krş. 2229....Bir topluluğun arasına yeni girmiş olan kötü kimsenin foyası ilk günlerde meydana çıkmaz. Delilsiz cennete bile girilmez. (Sen dede ben dede.. Yoksul olan ya da toplumda seçkin bir yeri bulunmayan kişi. Ecel geldi cihane.bir parça bulunmalıdır. Bkz. kelam para. 2226. Çanakta balın olsun. 2235.Sayılı koyunu kurt kapmaz (yemez).

2248.Serçeye çubuk beredir. Çünkü boşanmanın nedeni olan eski anlaşmazlıklar yeniden baş gösterir. başka bir kimse ile olan ilişkisini keserse. sonra sokar yılan olur. (Say beni. Kendisine hükmetmek isteyen kimseye karşı duygusu şudur: Sen kendini nasıl yüksek ve bağımsız görüyorsan ben de kendimi öylece yüksek ve bağımsız görüyorum. Böyle böle zengin olursun.Sen kazan da düşmana kalsın. 2256. Düşmana kalacağını da bilsen kazanç yolunu bırakma. ya da sevişir diye kadına karşı içinde sürekli bir kuşku duyar. Bkz.Serçeden (kuştan) korkan darı ekmez. yüksekten bakınız. Sizi sevenlere kul gibi hizmet ediniz. yenmeye azmederek çalışmaya koyulmalıdır. 2254. ben de olurum sensiz. 2247. sonuçtan umudunu kes. boşandığı kimse ile yeniden evlenmemelidir.Çünkü o çok para koyup geniş iş yapmak ister.Sen dost kazan.Sev beni.Sen olursan bensiz. Sevgi karşılıklı olur. bir süre sonra söner.Sen işlersen mal işler.Sermayen bir yumurta ise taşa çal. . Kadın. Deveci ile konuşan kapısını büyük açar. 2244. o da bu kişi ile ilişkisini sürdürmek istemez. Đş üzerinde de hep onun sözü geçerli olur.. 2251. Bir kimse.Serçe ile konuşanın sesi semadan gelir. sen dayanamazsın. Güçsüz kişiye en küçük sarsıntı yıkım nedeni olur. 2250. Çalışırsan malın verimli.Sen işten korkma.Sevip (sevişip) dostuna.Serkeş öküz (son) soluğu kasap dükkanında alır. Đnsan. insan öyle genişler. iş senden korksun. Bu davranışları hayatlarına bile mal olabilir. 2249. seveyim seni. Bu da evlenenler için geçimsizlik kaynağı olur. Kazanırsan dost kazan. Çünkü bu adam. Kazanacağım malı benden sonra kime bırakacağım diye çalışmaktan vazgeçme. sayayım seni. davranışlarının cezasını görürler. 2257. 2246. 2245. Bkz. ben ben. Sen beni seversen ben de seni severim.Sevda (sevgi) geçer yalan olur. sevmeyenin sultanı. 2252. Bkz. töredışı sevdiği kimseye varmamalıdır. Yapmayı düşündüğü işin tehlikelerini göze alamayan kimse o işe girişmemelidir. Dünya bir. Zarar ederseniz o dayanabilir. işi bir. Bir kadın. Đn kalk dünyası. Öyle ki başta en büyük mutluluk kaynağı sayılırken. 2253. sayayım seni). sonra en büyük rahatsızlık etkeni olur. düşman ocağın başından çıkar.Sen sen. yapacağı işi gözünde büyütmemeli. Kavanoz dipli dünya. buna senin gücün yetmez. Dik başlı olanlar. 2255.Seraskere dana güttüren dünya.. kazancın bol olur.Sevenin kuluyum (kulu ol). boşanıp kocana varma. Krş. Sevmeyenlere yüz vermeyiniz. kendisi gibi başkasıyla da sevişti. Güvendiğin şey. 2259. Sevda ateşi sevgilileri önce kaynaştırır. işe yaramayacak kadar küçük ve önemsiz ise onu kullanmaktan vazgeç. 2258. Say beni. Bana karışamazsın. Hiç kimse kendisini başkasının buyruğu altında görmek istemez.

Seyrek git sen dostuna. Rakının güçsüz kişiye geçici bir yiğitlik duygusu kazandırması gibi.. Kirli şeylerle bir arada bulunan nesneyi -ne kadar ufak olursa olsun ve ne kadar zararsız görünürse görünsün. sevr (Arapça) boğa demektir. Eceli gelen. anlamını taşıyor ki güneşin Boğa Burcuna girdiği 21 nisan da başlar.. her saatı bir devir.Sinek küçüktür ama mide bulandırır. seni seveni sev. Sitte (Arapça) altı. Sık gidersen dostuna. Sitte-i sevr Boğa Burcunun altı günü. Krş. Đşte bu günlerde hava her saat değişiklik gösterir. 2274.Seyrek git sen (sıkça varma) dostuna. Krş.. sarmısağını sayan paçayı yiyemez. kalksın ayak üstüne. Kabahat öldürende değil. Krş. 2267.. 2268.Sırrını açma dostuna (dostunun dostu vardır) o da söyler dostuna. yakayı ele verme durumunda kalınca nereye kaçacağını bilir. Küçük bir dokunuşla büyük zarara uğrayacak olan kişi. Krş. yatar arka üstüne. yararlanacağı kimseyi bilir.. Krş. 2269.Sirkesini. artık herkes o yolu tutar.Sıçılacak ağız göte yakın gelir.Sıcağa kar mı dayanır? Sürekli tüketim. kendisinin buna yol açmasından ileri gelir. üzerine düşmanlık çekecek davranışlardan sakınmalıdır. 2264.Sık gidersen dostuna. kısa zamanda yükselmeler. Bir iş için kötü bir yol açılırsa gelenek olur. Ne denli candan olursa olsun.. Bkz.Sırça köşkte (evde) oturan... dostuna çok sık gitme. 2270..Sıtma ben tuttuğumu kırk yıl sonra tanırım demiş.içimiz almaz. 2273. . seni sevmeyeni sevme. Kişinin ağır hakaret görmesi. sana yüz vermez. 2271. Hazıra dağlar. 2272.2260.... 2262. kediye meydan okumuş.Sıçana rakı içirmişler. Gizli bir iş yapmak üzere girişime geçmiş olan kişi.Sev seni seveni hak ile yeksan ise. 26 nisanda sona erer. kalksın ayak üstüne. Đşini bilen kişi. Toplumdaki yeri ne denli değersiz olursa olsun. sevme seni sevmeyeni Mısır'a sultan ise. Eşeğe rakı içirmişler. en büyük birikimleri bile eritir. 2263.Sinek pekmezciyi tanır. Kişi dostuna sık sık giderse çok sıcak karşılanmaz. Seyrek giderse büyük sevgi ile karşılanır. Bkz. Sıtmaya yakalanan kişi tedavi görüp iyileşse bile aradan uzun yıllar geçer de benzinin solukluğu geçmez.Sıçan geçer yol bulur. 2265.Sitte-i Sevir. yatar arka üstüne. Sonra usanır. Dayak isteyen keçi. Açma sırrını dostuna.Sıçan (fare) çıktığı deliği bilir.. Toplumdaki yeri ne denli yüksek olursa olsun. o işin kazançlarından yoksun kalır..Sınanmışı sınamak ahmaklıktır. 2266. Denenmişi denemek ahmaklıktır. 2275.) Küçük sakıncalarını düşünerek bir işe girişmeyen kişi. komşusuna taş atmamalı. 2261. bol para kazanmalar da kendisinden çok üstün kimseleri küçük görme gücü verir. (Sarmısağını hesap eden paçayı yiyemez.

Bir iş yapılırken ne denli güçlük çekildiğini.Son pişmanlık fayda vermez (etmez). 2283. 2286. 2284. seçer alırlar. Đyice düşünülmeden yapılan iş.. Bir konunun üzülecek ve sevinilecek evreleri sona erdiği zaman sevinilecek durum ağır basmışsa eski tasalar unutulur..Sonradan gelen devlet devlet değildir. Yapılacak bir işi hemen yapmayıp geciktiren kişi zarar eder. Sonradan görmüş olanlar. Herkesin pay alabileceği bir işi yapmakta erken davrananlar. Bir kat deri giysi. Belki de hiç kalmaz. Köleden ağa olan minareyi.Sofu soğan yemez. 2285. geriye döküntüleri kalır. 2280. kapıyı çevir. hep sevinilir. Bkz. 2289. kat kat yün giysiden daha çok sıcak tutar. yanlış demeden yapmamalı.Son gülen iyi güler..Sonradan gelenin evi uç. ben ondan geri demiş. en kazançlı parçaları ele geçirirler. Đnsan bir işi yaparken karşısına bilmediği birçok şey çıkar. Bkz. Örneğin bir şeyden birçok kimse yararlanacaksa daha önce davrananlar seçer. 2287. ben ondan geçe.Siyah inekten beyaz süt sağılır. Bunları doğru. bir kat deri.Sokma akıl. çıban edersin. Đş göremeyeceği bir yaşta gelen zenginlik neye yarar? 2288. çok kez insanı zarara ya da geri dönemeyeceği bir çıkmaza sokar. Koyma akıl akıl olmaz.Soğuk. 2282. Kurcalama sivilceyi. Biliyorum sandığı işlerde de . Kendilerini olduklarından daha üstün göstermeye çalışırlar. sonradan kadın olanın hamama sığmaz tası. O zaman pişman olmak da işe yaramaz.Sivilceyi kurcalama. 2279. sekiz adım gider.2276. kırk kat keçe. 2290.. bulunca sapını komaz. Kişi gençliğinde zengin olmalıdır ki bunu gereği gibi kullansın.. 2277. bilenlere sorup öğrendikten sonra yapmalıdır.Soran yanılmamış (yorulmamış).Sitte-i Sevir. başarılmış olan işten yararlanan bilmez. Gecikenlere önemsiz parçalar kalır. tarlası kıraç olur. Bkz. Hoşa gitmeyen işlere yönelmez gibi görünen öyle kişiler vardır ki bu işlere girişince en aşırı yolu tutarlar. Kurcalama sivilceyi. Dışarı çıkmamalı.Sona kalan donakalır.. Sitte-i Sevirde hava çok bozuk ve fırtınalı olur. alışılmışın dışında gösteriş meraklısı olurlar.Sonradan imam olanın camiye sığmaz sesi. Görünüşü beğenilecek gibi olmayan öyle kişiler vardır ki değerlerine paha biçilemez. 2278. Krş. Görünüşe değil özdeki cevhere bakılmalıdır. o işi başarmış olan bilir. doğrayan bilir.Sivilce kurcalanınca çıban olur. 2281.(Soğanın acısını) yiyen bilmez.

Söz sözü açar. 2302. Krş. çeşitli anlamlara gelebilir.Soy asma.Söz var ara bozar. nereye çekersen oraya gider. ağzını der.Soydur çeker. verdiği sözü yerine getirir. 2297.Söyleyenden dinleyen arif gerek.Söz gümüşse sükut altındır. söyletene bak. 2306.Söz dediğin yaş deridir. Kötü soydan gelmişse kendisinde de bu kötülükten bir iz bulunur. pişir. Danışan dağ aşmış. yararlı bir şey olabilir. 2304. Đlişkilerimizde dikkatli ve ölçülü konuşmalıyız. Karşımızdakini sinirlendirip baş kaldırtan da. Her canlı az çok soyuna çeker. Kimi zaman dinleyenler.yanılabilir. söz var. seni bir adam sansınlar. Ağzına gelen her sözü söyleme. bunları ona Tanrı söyletiyor der. 2291. Laf lafı açar. 2295. inansınlar. Söylediklerin bir kulağından girip öbür kulağından çıkan kimseye nefes tüketme. iş bitirir. bilmediği konuda ağız açmamalıdır. Birçok sözler. söyleyenin aklından geçmemiş olan bir anlama çekerler.Söz biliyorsan söyle. Mert olan kişi. Onlar için de bilenlerin düşüncesini alırsa yanılmayı önlemiş ve boş yere yorulmamış olur. dağdan indirir. O zaman dinleyen. Đçinden geleni söyleyen bir kişinin sözleri. sohbetinden bellidir. söz var. (boktur kokar). Söz var iş bitirir. Çünkü konuşmak insanın başına birtakım işler açabilir. bir söz ara düzer. bilmiyorsan söyleme. 2292. Bkz. söz var baş yitirir. dağa çıkarır.. 2298. kulağında kalana. bildiği konu üzerinde konuşmalı. söylediklerine inanmak isteriz. ondan sonra söyle. sözünde durur. Đnsan sora sora. 2300. Đnsan. bir sözü. 2299.Sözünü bil. Konuşmak güzel. yatıştırıp yola getiren de çılgınca ya da akıllıca söylenen sözlerdir. Krş. Bir kimsenin kimliğini öğrenmek için soyunu sopunu sormanın gereği yoktur.Söz ağızdan çıkar. Yol sormakla bulunur.Söz var. söz var ara düzer. Bir söz ara bozar. Krş. Bir sözün nereye varacağını iyi düşün. Önce düşün.Sorma kişinin aslını.Söyleyene bakma. Konuşup görüşmesinden nasıl bir insan olduğu anlaşılır. 2294. doğru çıkmasını istediğimiz şeylerse. baş yitirir. 2305. Öyle konular olur ki anlatan biraz kapalı konuşur. soyuna çeker. 2296. Susan için böyle bir şey söz konusu değildir. 2301.Sözü söyle alana. Bkz. Sözünü tutana öğüt ver. Ama susmak ondan iyidir. Krş. her durumuyla soyluluğunu gösterir.Söz var.Sora sora Bağdat (Kabe) bulunur. devşir.. 2293. sonra söyle. Temiz soydan gelen kişi. . 2303. (Cins cinse çeker). söyleyenin ne demek istediğini anlamalıdır. çok uzak ve bulunması çok güç yerleri bile bulur.

büyüklerden önce küçüklere verilmelidir. bugün bulunmasa bile yarın yine ortaya çıkar. Akıllıca söylenmiş sözler. fırsat beklemektedir.Su uyur. karşıdakini inandırır. verdinse dönme. . kıpırdamayan düşmana uyuyor denilemez. Ne denli sevimli görünürse görünsün. sofra (söz) büyüğün. Kabahat samur kürk olsa.Su testisi su yolunda kırılır. Sofrada yemeğe başlamak. ister istemez ona benzeyen başka bir şey kullanılır. yoluna girer. (Konuşmaya da ilkin büyükler başlamalıdır. işlerin olumlu yola girmesini sağlar. Akarsu çukurunu kendi kazar. Durmadan akan suya uyuyor denilebilir de sesi çıkmayan.Su başından (bendinden) kesilir (bağlanır). Çocuklar istedikleri kadar su içebilirler.. söyleyenin öldürülmesine bile yol açabilir. Ölçüsüz. türlü çekişmelerden sonra aydınlığa kavuşur. 2313. düşman uyumaz.) 2318.. suyu getiren de. 2316.) Zamanımızda. Su.. Ama söz verdinse ne yap yap sözünü yerine getir. Bir işi. Kendine güvenemezsen söz verme. Bkz. 2321. ölendedir. büyüklere tanınmış bir haktır. fırsattan yararlanmalı. düşman olsa bile. 2314..Suç samur kürk olsa kimse üstüne almaz. 2310.Suç öldürende değil. Bkz. Bir kişi.Su yatağını bulur. Söz var dağa çıkarır. 2315. Krş. O.Su bulanmayınca durulmaz. hangi amaca hizmet ediyorsa o uğurda bir kazaya uğrar. Su içen kimseye dokunulmamalıdır. görevini iyi yapanla kötüye kullanan arasında bir fark gözetilmemektedir.Su aktığı yere (yine) akar. suçu kimse kabul etmez. kimse güvey girmemiş.Su içene yılan bile dokunmaz. benzerinin değeri kalmaz.Söz verme.. ya da şey. 2307. Bir konu. 2309. Bkz.Su akarken testiyi doldurmalı (doldur). geliri bol olduğu zaman ilerisi için para biriktirmeye. 2319. yok olur. kimsenin karışamayacağı ve bozamayacağı biçimde bitirmek için yetkili kişilerin en büyüğü ile görüşüp anlaşmak gerektir.Suçu gelin etmişler. diledikleri gibi almalarına izin verilmez. 2312. Ama aranan şey ele geçince. 2320. 2317.Su küçüğün. Senden beklenen bir işi yapabilip yapamayacağını iyi düşün. Kişi. 2308. 2322. yumuşatır. söz var dağdan indirir. testiyi kıran da. Ele geçmeyen güzel bir şeyin yerine. mal mülk edinmeye bakmalıdır.Suyu havana koy. döv döv yine su. Ancak çocukların sofradaki her şeyi yemelerine ve dilediklerinden. Kabahat öldürende.Suyu getiren de bir.Sözün insanlar üzerindeki etkisi çok büyüktür. 2311.. Krş.Su bulununca (görülünce) teyemmüm bozulur. Daha önce bize yararı dokunmuş olan güzel bir durum. (Testiyi kıran da bir. sert sözler ise karşıdakini sinirlendirir. Kabahat samur kürk olsa.

2332. gör geç demişler. büyük zararlara uğrar. 2327. Ahmak misafir. verimli şey. Öyle küçükler vardır ki kendilerinden büyük olandan daha güçlüdürler.Sütsüz koyun meleğen olur. Krş. Krş.. Krş.Şahin küçüktür ama koca turnayı havadan indirir. . 2338. Küçük olmak.. benzeri durumlar karşısında çok ihtiyatlı davranır. güçsüz olmak demek değildir. 2330. Bir kişiye: Sen şöyle bir iş yaptın mı? (yapmışsın) diye sorulduğunda karşılık vermiyorsa evet diyor sayılır.Sütten ağzı yanan.. Şaka sürüp gittikçe tatsızlaşır. desteksiz kalır. 2323. ölünceye değin sürer.. Görünüşte birbirine benzeyen öyle şeyler vardır ki nitelikleri birbirinden çok ayrıdır. 2333. 2324. 2329.Sütlüyü sürüden çıkarmazlar.Şaraptan bozma sirke keskin olur. ayranı üfleyerek içer (yoğurdu üfleyerek yer). Bir davranışı kendisine pahalıya mal olan kişi.Şakanın sonu kakadır.Sütle giren huy. kuzuyu) kurt kapar. yaradılış özelliğine ve yeteneğine göre iş yapar. büyük şeyler elde edilemez. 2337.Suyun yavaş akanından. 2326.Sür git dememişler. Yalnız kalanı kurt yer. sürüp giden bir anlaşmazlık konusu yapmayınız. 2335. hep acıklı ve üzüntülü konuşur.Şap ile şeker bir değil.Çarpıcı bir özelliği bulunan kişi ya da nesnenin. insanın yere bakanından kork (sakın). Hoş görüp geçininiz.Şaşkın misafir ev sahibini ağırlar. dostluğu bozar. Can çıkmayınca huy çıkmaz. koruyucusuz. et yer. Đnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur. görünüşüne göre değil.Sükut ikrardan gelir (sayılır). 2328. ::::::::::::: -Ş2331. ot yer. Araba ile tavşan avlanmaz. niteliği değiştirilemez. Arkadaşlarından ayrılıp tek başına iş yapma yolunu tutan kişi. Beğenmediğiniz durumu. ne denli uğraşılırsa uğraşılsın. elden çıkarılmaz. Küçük şeyleri elde etmek için yeterli olan araçla. Sonradan azan kişi.Şahin gözünü ette açmış. Kişi. 2334. Kişinin küçükken edindiği huy. Bkz. Kişi ana baba ocağında ne görmüşse öyle yetişir. canla çıkar. Yararlı.. Huy canın altındadır. Bkz.Şahin küçük. deve büyük. Çevresine yararlı olamayan.Sürüden ayrılanı (ayrılan koyunu. elinde avucunda bir şey bulunmayan kişi. karga gözünü bokta açmış. eskiden beri yolunu şaşırmış kimseden daha azgın olur.. Adamın yere bakanından. Yaşamı boyunca da o durumu sürdürür. kırıcı olur.. 2325. 2336.Şahin ile deve avlanmaz. Huylu huyundan vazgeçmez.

2339- Şaşkın ördek başını bırakır, kıçından dalar. Ne yaptığını bilmeyen kişi, işi tersinden yürütmeye kalkar. 2340- Şeriatın kestiği parmak acımaz. Yasa ne buyuruyorsa ona boyun eğilir. 2341- Şer işi uzat hayra dönsün, hayır işi uzatma şerre dönmesin. Kötü gitmekte olan bir işin kötülüğüne boyun eğmemek, zaman kazanıp onu iyileştirmeye çalışmak gerekir. Đyi olduğu belli olan işi de hemen sonuçlandırmak uygundur; çünkü uzatılan iyi işin zamanla kötü bir biçim alması tehlikesi vardır. 2342- Şeyh uçmaz, müridi uçurur. Bir kişiye inananlar, onu olduğundan çok üstün görürler. Onda olağanüstü değerler bulunduğuna herkesi inandırmak isterler. 2343- Şeytan adamı kandırır, ama suyunu ısıtıvermez. Uykuda kendisini şeytan azdıran kişinin gusül yapması gerekir. Ama şeytan, işini bitirip kaybolduğundan gusül suyunu ısıtmak zahmeti o kişiye düşer. Bunun gibi, bizi aldatıp güç duruma düşüren kimseler artık yanımıza uğramazlar. Başımızın çaresine kendimiz bakarız. 2344- Şeytanın dostluğu darağacına kadardır. Kötü arkadaş, kişiyi yoldan çıkarıp ölüme kadar sürükleyebilir. Ama ölümün eşiğinde onu kaderiyle baş başa bırakır. 2345- Şeytanla kabak ekenin kabak başına patlar. Kurnaz ve hileci kimse ile ortaklık eden kişi, hilenin kurbanı olur. Krş. Şeytanla ortak buğday eken... 2346- Şeytanla ortak buğday eken samanını alır. Kurnaz, düzenbaz kimse ile ortak olmayın. Karı kendisine mal eder; zararı size yükler. Krş. Şeytanla kabak ekenin... 2347- Şık şık (çık çık) eden nalçadır, iş bitiren akçadır. Değerli nesneye bir yönüyle benzeyen şey, onun yerini tutmaz. Örneğin nalça da maden para gibi şık şık diye ses çıkarır, ama onun gibi iş bitirmez. 2348- Şimşek çakmadan gök gürlemez. 1) Meydana gelmemiş bir olayın yankısı olmaz. Bir tepki, ya da etrafa yayılmış bir haber varsa, bunun bir olaya dayandığını kabul etmek gerekir.

2) Bir gürültü kopmadan önce belirtileri görülür. 2349- Şöhret afettir. Kişinin kazandığı ün, her zaman hoşa giden bir durum sağlamaz. Kendisini sıkan, rahatsız eden durumlara da yol açar: Ünlü bir doktor, ünlü bir şarkıcı, ünlü bir usta... özgürlüğünün tadını gereği gibi çıkaramaz. Gücünü aşan istekler, zorlamalar karşısında bunalır. Kıskanılarak üzücü durumlara da düşebilir. 2350- Şubatın sonundan, martın onundan kork. Uzun yılların gözlemi göstermiştir ki şubat sonunda ve martın onunda hava çok fırtınalı ve soğuk olur. ::::::::::::: -T-

2351- Tabağa sorarsan dünyada fena koku olmaz. Kötü işlerle uğraşan kimse, kötü iş diye bir şey tanımaz. 2352- Tabak mısın, it bokuna muhtaçsın. En değersiz nesnenin ya da hiç beğenilmeyen kişinin de işe yaradığı konu vardır. Krş. Altın kepeğe muhtaç. 2353- Tabak sevdiği deriyi yerden yere çarpar. Kişi, eğitimine önem verdiği, ya da beğendiği kimseyi hırpalarcasına çalıştırır. Krş. Aynı sevdiği yavrusunu hırpalar. 2354- Tabancanın dolusu bir kişiyi korkutur, boşu kırk kişiyi. Kişi, gücünü kullanarak istediği şeyi elde edebilir. Ama bunu yapmayıp çevreyi eyleme geçme korkusu içinde bırakırsa daha çok şeyler ele geçirir. Nitekim dolu tabanca ile ancak bir kişi vurulabilir. Bunu gören kimseler artık ondan korkmazlar. Ama boş tabancadan herkes korkar. Çünkü dolu sanılır ve kime karşı kullanılacağı bilinmez. 2355- Talihsiz hacıyı deve üstünde yılan sokar. Bkz. Onmadık hacıyı deve üstünde yılan sokar. 2356- Tamah olmasa müflis acından ölür. Bkz. Tamah varken... 2357- Tamah varken müflis acından ölmez. (Tamah olmasa müflis acından ölür.) Elinde avucunda bir şey bulunmamakla birlikte küçük kazançları beğenmeyen kişi, büyük kazanç hayaliyle geçinir. 2358- Tana kalan dona kalır. Bkz. Bugünkü işini yarına bırakma. 2359- Tandır başında bağ dikmek kolaydır. Önemli işler düş kurmakla gerçekleşmiş olmaz. Sorun, bu düşün gerçekleştirilmesidir. 2360- Tan gelsin, hayri beraber gelsin. Bkz. Sabah ola hayır ola. 2361- Tan yeri ağarınca hırsızın gözü kararır. Kirli işler yaparak çıkar sağlayan kişi, buna elverişli olan durum sona erince sersemleşir, hiçbir iş yapamaz olur. 2362- Tarhuncuya tarhun satılmaz. Bkz. Tereciye tere satılmaz. 2363- Tarla çayırda, bağ bayırda. Tarla düz ve nemli yerde, bağ bayırda bulunursa daha verimli olur. 2364- Tarlada izi olmayanın harmanında yüzü olmaz. Tarlasını sürmeyen, çapalamayan, gübrelemeyen ondan ürün bekleyemez. 2365- Tarlanın (malın) iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın. Suya yakın yerdeki tarla değerlidir. Çünkü sulanması kolaydır. Eve yakın olan tarla daha değerlidir. Çünkü çapalama, gübreleme, ekme, ürünü koruma ve devşirme... gibi işlerin hepsi çok kolaylıkla ve yollarda vakit geçirilmeden yapılabilir. 2366- Tarlanın taşlısı, kızın saçlısı, öküzün (ineğin) başlısı. Tarlanın taşlısı, kızın uzun saçlısı, öküzün büyük başlısı daha çok beğenilir. Krş. Tarlayı taşlı yerden... 2367- Tarlayı düz al, kadını kız al.

Tarla alacak kimse, düz yerden almalı, bayırdan, engebeli yerden almamalıdır. Evlenecek erkek de dul kadını değil, kızı yeğlemelidir. 2368- Tarlayı koçan zaptetmez, saban zapteder. Elinizde tarlanın sadece tapusu bulunmakla malınız var sayılmaz. Onu ekip biçebiliyorsanız malınız var demektir. 2369- Tarlayı taşlı yerden, kızı kardaşlı yerden. Taşlı tarlanın tahılı daha güzel olur. Erkek kardeşi bulunan kız da hem sarkıntılıklara karşı korunmuş, hem de kardeşine hizmet ederek ileride kocasına nasıl hizmet edileceğine alışmış bulunur. Krş. Tarlanın taşlısı... 2370- Tas yere düşmeden çanlamaz. Ortada dolaşan dedikodu, büsbütün asılsız olamaz. Kötü bir iş yapılmış olmasaydı böyle söylentiler ortaya çıkmazdı. 2371- Taşa çıkan keçinin ağaca çıkan oğlağı olur. Bkz. Ağaca çıkan keçinin... 2372- Taş altında olmasın da dağ ardında olsun. (Sağ olsun da dağ ardında olsun.) Ayrılık zordur. Ancak bir tesellisi vardır: Uzakta, dağların ardında bulunan sevdiğimize günün birinde kavuşabiliriz. Tanrı ölüm ayrılığı vermesin. 2373- Taş çömleğe çarparsa vay çömleğin haline, çömlek taşa çarparsa yine vay çömleğin haline! Güçlüyle güçsüz çarpışırsa -saldıran ister güçlü, ister güçsüz olsun- güçsüzün yenilmesiyle sonuçlanır. Krş. Çömlek taşa dokunursa... 2374- Taş düştüğü yerde ağırdır (kalır). (Taş yerinde ağırdır.) Kişinin değerini en iyi bilenler, kendi çevresinde bulunanlardır. Onun için hatırı, daha çok kendi çevresinde sayılır. 2375- Taşıma (dökme) su ile değirmen dönmez. Đşi yapacak olanda yeteri kadar güç bulunmadıkça, şunun bunun küçük yardımlarıyla sürekli ve büyük bir iş yürütülemez. 2376- Taş taşa söykenir. Đnsanlar önemli, büyük işleri, birbirlerine dayanarak başarırlar. 2377- Taş taş üstüne olur, ev ev üstüne olmaz. Bkz. Dağ dağ üstüne olur... 2378- Taş yerinde ağırdır. Bkz. Taş düştüğü yerde ağırdır. 2379- Tatarın kılavuza ihtiyacı yok(-tur). Yolunu, ne yapacağını bilen kimseye başkasının yardımı gerekmez. 2380- Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. Bkz. Acı söz insanı dininden... 2381- Tatlı söz can azığı, acı söz baş kazığı. Bkz. Acı söz insanı dininden çıkarır. 2382- Tatlı tatlı yemenin acı acı geğirmesi olur. Sonunu düşünmeden hoşlandığı şeyleri yapan kişi, bir süre sonra bunun sıkıntısını çeker. 2383- Tatlı ye, tatlı söyle. Dünyadaki şu konukluğumuzu neden kendimize zehir edelim? Özel yaşantımızda, çevremize karşı davranışlarımızda da hep hoşa giden durumumuz olsun.

2384- Tatsız aşa tuz neylesin, akılsız başa söz neylesin. Đşe yaramayan nesneyi küçük çabalarla bir şeye benzetmek boş olduğu gibi aptal kişiyi de sözle akıllandırmak olanaksızdır. 2385- Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış. Önemsiz kişi, önemli kişiye küsse, önemli kişinin umurunda bile olmaz. 2386- Tavşan dağda, suyu ateşte. Durumları hiç değişmeyecekmiş gibi çalışmalarını sürdürenler, bilmelidirler ki güçlerini, canlarını her an yitirebilirler. 2387- Tavşanı tazı tutar, çalımı avcı satar. Buyruğu altındaki kişinin yaptığı işi kendi başarısıymış gibi gösterip övünenler vardır. 2388- Tavuğun sadakası bir yumurta. Gücü büyük işler başarmaya yetmeyen ya da zengin olmayan kişilerden ancak küçük yardımlar beklenebilir. 2389- Tavuk kaza bakmış da kıçını yırtmış. Yoksul, zenginin; güçsüz güçlünün yaptığını yapmaya kalkışırsa eskisinden daha kötü ve acıklı bir duruma düşer. 2390- Tayfanın akıllısı, geminin dümeninden uzak durur. Akıllı işçi, beceremeyeceği yönetim işine el atmaz. Bilir ki böyle bir davranışı, kendisinin de başkalarının da yıkımına yol açar. 2391- Taze bardağın suyu soğuk olur. Yaşayışına karışan yeni şeyler, yeni dostlar kişiye hoş görünür. Krş.Yenice eleğim... 2392- Tebdil-i mekanda ferahlık var. Đnsan yer değiştirince ferahlar. 2393- Tedariksiz aptes bozmaya oturan, domalı domalı taş arar. Gereken hazırlıkları yapmadan bir işe girişen kişi, çok sıkıntılı durumlarla karşılaşır. 2394- Tek elin nesi var, iki elin sesi var. Bkz. Bir elin sesi var... 2395- Tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur. Bkz. Araba devrilince... 2396- Tek kanatla kuş uçmaz. Öyle işler vardır ki ancak bir yardımcı ile işbirliği yapılırsa başarılabilir. Yardımcısız yapılamaz. 2397- Tekkeyi bekleyen çorbayı içer. Đyi bir sonuç elde etmek için bir yerde uzun süre çalışan, sabırla bekleyen kişi, katlandığı sıkıntıların mükafatını görür. 2398- Tembele dediler: Kapını ört. Dedi: Yel eser örter. Bkz. Tembele kapını ört... 2399- Tembele iş buyur (buyurursan) sana akıl ögretsin (öğretir). (Nasihat istersen tembele iş buyur.) Tembel, kendisine buyurulan işi yapmamak için, ya onun yapılmasına gereklik bulunmadığını söyler; ya da buyurulan biçimde değil, kendisinin işine gelen biçimde yapmayı önerir. 2400- Tembele kapını ört demişler, yel eser örter demiş. Tembel, kapısının örtülmesini bile rüzgardan bekler.

Đçyüzünü iyi bilen kimseye karşı. 2411.Terazi tartıyla. 2416.Temel taşı temelde. rahatlık görece durumlardır: Đşin niteliğine ve kişinin bu işi yapma yeteneğine göre yargı değişir. ayağa kalkmış. çarçabuk bitirilemez. Kurnaz kişi..Tencere (çömlek) demiş: Dibim altın.Teyze. Kaşık (kepçe) demiş: Ben nerdeyim? (Girdim.Tevekkelin (tevekküllünün) gemisi batmaz (eşeğini kurt yemez). Kimseden kimseye hayır yok. kendisinin olanakları varsa bir işe girişmeli. .Teyzemin taşağı olsa dayım olurdu. her şey vaktiyle.Ters giderse insanın işi. Yoruculuk. Kendisine gerekli olan şeyler kolay taşınır olan kimsenin bir yerden başka yere göçmesi işten değildir. tartı var. Gerçekçi olmak gerekir. Bkz.. 2414.Terzi kendi söküğünü (dikişini) dikemez. Bkz. çıktım) (Girdim. şefkat gösterir. Teyze. (Terazi tartıyla. 2405. her bir şeyin vakti var. Bir kimse uzmanlığını kullanarak başkalarına yararlı olur da bu uzmanlığı kendi yararına kullanmaya fırsat bulamaz. yeğenine annesi gibi sevgi. 2409. başkasından yardım beklememeli. tartı var. 2412. 2406. kusurlarını gizlemeye çalışan ve yüksek nitelikleri bulunduğunu söyleyerek övünmeye kalkışan kişi. Zarar kaygısı çekmez.Tilki benim için demem ama üzümsüz bağın kökü kurusun demiş. yoksa girişmemelidir.Tilki erişemediği üzüme hevengim olsun demiş. muhallebi yerken kırılır dişi.) Her şeyin bir ölçüsü ve zamanı vardır. 2404. 2413. Doğru dürüst yapılması istenen iş. Allah isterse bir kulun işini. Gereken tedbirleri aldıktan sonra daha fazla titizlik göstermeyip sonucu Tanrı'nın dileğine bırakan kimse rahat eder. her bir şeyin vakti var. 2402. Suyu getiren de bir.Terazi var. 2410. Varsayımla düş kurularak bir şey elde edilemez. Herkes özel durumuna ve uzmanlığına göre en yararlı olduğu alanda yer almalıdır. Hiç kimse. 2417. 2403.Terziye dinlen demişler. Krş. köşe taşı köşede gerek. 2418. Uzun zaman ister. Kürkçünün kürkü olmaz. suyu getiren de.Tereciye (bostancıya) tere (tarhuncuya tarhun) satılmaz.Tırnağın varsa başını kaşı. Yeri geldiği zaman çirkin. kimileri için yorucu olan davranışlarla olur. gülünç duruma düşer. 2407.. kendisinin yararlanacağı şeyi başkaları için gerekli imiş gibi göstermeye çalışır. saygısızca bir davranış değildir. ignem başımda (yanımda) demiş.2401. Kimse bundan alınmamalıdır. Krş.Testiyi kıran da bir. Rahat görünen öyle işler vardır ki onunla uğraşanların dinlenmesi.Teşbihte (temsilde) hata olmaz. kaba bir benzetme ile anlatıma daha etkili bir hava verilmesi.Temiz (iyi) iş altı ayda çıkar. ana yarısıdır. Bkz.. Bir işin ustasına o işi nasıl yapacağı öğretilmez. Onunla yakından ilgilenir. her şey vaktiyle. 2408. gördüm). 2415. Terazi var.Terziye göç demişler. Bunlara dikkat edilmelidir.

. 2427..Türk karır. Cezayı o çeker. onlardan kötü huy kaparlar..Tüccar züğürtleyince geçmiş defterleri yoklar.Tilkiye: tavuk kebabı yer misin? demişler. 2433. 2) Kurnaz kişi.Tilkinin dönüp (gezip... 2428. Varlıklı olanlar. sağlık için çok zararlıdır. dolaşıp) geleceği yer. 2431.Türk'ün aklı gözünde.. Kır atın yanında duran. Müflis bezirgan. 2432... hünerini gösterinceye kadar daha kurnaz birinin tuzağına düşer. güzel olur. uzanamadığı ciğere `pis' der. Đtle yatan.. 2421. açın halinden.) Suçu ispatlanamayan. Kişi refikinden.Toprağı işleyen.Tokmağı baş kazık yer.. 2436.Tilki. (Tutulmayan hırsız beyden büyüktür.. Bir suçu birlikte işleyenlerden yakayı ele veren cezayı çeker.Bkz.Tutulmayan hırsız beyden büyüktür. 2435. acın halinden bilmez (ne bilir). Đsin yanına varan is. kürkçü dükkanıdır.Tok iken yemek yiyen.Tok ağırlaması (ağırlamak) güçtür (güç olur). 1) Bir kimse. .. Körle yatan şaşı kalkar.. Kusurlu kimselerle düşüp kalkanlar.. ekmeğini yediği kimseye karşı saygısızlık ve hayınlık eden kişiyi Tanrı cezalandırır. bağlı bulunduğu çevreye ve işe dönmek zorunda kalır. ikram edilen en lezzetli yiyeceklere karşı bile isteksizdirler.. üzerine atılan suçu işlememiş olduğunu anlatıncaya kadar suçun cezasını fazlasıyla çekmiş olur.Top otu beylikten olunca güllesi Bağdat'a gider.Tok. çalışmasının verimlerinden yararlanır. mezarını dişiyle kazar.. beyden doğru.Topalla gezen..Tutulan (eldeki) sakal yolunur. 2430. Tok. Bol ve bedava gereçle yapılan işler. Krş. Karnı tok olanlara yemek beğendirmek kolay değildir. 2429. yakayı ele vermeyen hırsız. Uğraşı alanının bütün gereklerini yerine getiren kişi. Halk böyle inanır: Đyiliğini gördüğü. 2434. Kedi. 2426. Bir kimseye çok özlediği halde elde edemediği bir şey ister misin diye sorulur mu? 2422. aksamak öğrenir. suç işlememiş gibi yaşar. Tok karnına yemek yemek. kılıcı karımaz. Özgürlüğün ve egemenliğin keyfini sürer. Tutulmayan uğru. sonunda.. 2420.. tilkiliğini bildirinceye kadar post elden gider. Birçok kişinin katılmasıyla yapılan işin en büyük sorumlusu başkanlardır. Bkz. 2425. Türk ihtiyarlığında bile genç gibi kılıç kullanır. 2424. 2419. yarış kabul etmeyecek ölçüde iyi. Bkz.. istediği işi yaparsa yapsın. 2423. ekmeği dişler.Tok ne bilir aç halinden? Bkz. adamın güleceğini getiriyorsunuz demiş. ne kadar kendi havasında yaşarsa yaşasın.Tuz ekmek hakkını bilmeyen kör olur. yoksulların ne büyük geçim sıkıntısı içinde bulunduklarını bilmezler. Üzüm üzüme. Bir kişi.Tutulmayan uğru. (Var ne bilsin yok halinden). Bunlar.

rahata kavuşma umudu içinde yaşar. yakında bolluğa. Büyüklere karşı her zaman saygılı ol. pahalıdır vardır hikmeti. Bundan dolayı daha pahalıya mal olur.. Birçok kimsenin uğraşıp yapamadığı bir işi..Ucuzdur vardır illeti. ya kaba ve kullanışsızdır. kızı olmamış. ya da az bulunan bir nesnedir.Ucuz alan. pahalı alır (pahalı alan aldanmaz). kendisinden umulmayan önemli işler yapabilir. 2437. 2450. Bu tutumundan büyük zarar görür. Aradan zaman geçince doğru. Ucuz mal. öz) güzelliği Urum'dan Şam'a. Ama kimi zaman iş işten geçmiş olur. ya sağlamdır. Ucuz mal kötüdür. sızlanır durur. Pahalı olmasının da nedenleri vardır: Ya yeni çıkmıştır. gözüyle görmediği şeye kolay kolay inanmaz. Türk.. dahası birçoklarınca çiğnenseler bile. Büyük sözü dinlemeyen kimse.Türk. Yoksul kişi.Ummadığın taş baş yarar. 2445. sen de ardına düş. ya biçimli ve kullanışlıdır. Çocuğa iş buyuran. Đstenildiği gibi yararlanmaya elverişli değildir.Ustanın çekici bin altın. fakirin (garibin) ekmeğidir. 2) Yüzü güzel olanı. ancak çevresindekiler görür. Krş. bir olay karşısında ne yapmak gerektiğini hemen düşünemez.. beğenir. kötü maldır. huy (ad. ya çürüktür. 2446. sonunda yanıldığını anlar.Utananın oğlu.Ulular köprü olsa basıp geçme. 1) Yüz ve vücut güzelliği geçici. uluyakalır.Türk'ün aklı sonradan gelir..Una dökülen yağın zararı yok. 2444. Bir iş yapılırken ölçüyü aşan harcama. . ya da bol bulunan bir nesnedir. 2449. Üşenenin oğlu kızı olmamış.Tüy (yüz) güzelliği hamamdan eve. Kendisinden büyük kimselerle ortak işe girişen. Çabucak kullanılamaz duruma gelir. 2441.Ucuz etin yahnisi (suyu) tatsız (yavan) olur. sağlam bir davranış yolu bulur ve biraz geç de olsa onu uygular.Umut. Bkz. 2440.. Krş. Ekmeği ekmekçiye ver.. Erdemli kişiyi ise uzak ülke insanları bile hayranlıkla anarlar. Onun için uzmanın en küçük emeği (bir çekiç vuruşu) bile çok değerlidir.Ulu sözü dinlemeyen. türlü türlü sıkıntılara düşer. Bkz. sen saygını azaltma. Bir malın ucuz olması birtakım nedenlere dayanır: Ya modası geçmiştir. 2442. Elinden bir iş gelmez sandığımız kişi. o işle ilgisi olmayan bir yakınımıza yarar sağlamışsa üzüntü yaratmaz. Güzele kırk günde doyulur. Onlar yüksek bir görevde bulunmasalar. 2443. uzman. 2447. 2448.. huy güzelliği kalıcıdır.Uşağı işe koş. ::::::::::::: -U2439. 2438.Ulularla havuç (keşir) ekenin yoğunu götüne gider. Alışverişte bütün bunlar gözönünde bulundurulmalıdır. yenisini almak gerekir. küçük bir dokunuşuyla yapıverir.

Nitekim evlenmeye üşenen. . olmamış biçer. Değersiz kişinin ya da nesnenin verimi de daha değersiz olur.Üç elli. nefes alıp vermesi bir yana ölmüş gibidir. saldırı beklenmemelidir.Üçlenmemiş (tarlayı üç kez sürmek) eken. kızı olmamış.Ürüyen köpek. yangın artığına döner. Dünyada olup biten şeylerden haberi yoktur.Uzak yerin salığını kervan getirir. 2460. yanlarından gelen kimseler getirir.Üç göç. Kendi çocuğu bir gün öksüz kalırsa. 2455. 2452. kemha bez olmaz.Üveye etme. 150 gün sonra (yani nisan ayının 6. kasım ayının 8'inde başlar. 2462.Uyuyan yılanın kuyruğuna basma. kaybolur. Küçük güçler birleşirse büyük bir güç olur.Uyku. olumlu sonuç alamaz. Đnsanın uyudukça uyuyası gelir. Bir şey elde etmek isteyen. Üç kez elli gün. Saldırıda bulunabilse gürültü. Böylece üç kez elli gün geçer. 2465. Krş. göstereyim sana yazı. Bedene gelen ilk uyku. tembel tembel oturmamalı.Uyku ölümün (küçük) kardeşidir. durup dururken başına dert açar ve çevresindekiler için tehlikeli bir durum yaratır. hesaplı konuşmasını bilmeyen kişi. ileride gelin olarak gittiği yerde kötü davranılmasını istemeyen.Üşenenin (utananın. Getir bana hıdrellezi. ya da utanan kişi. patırtıya baş vurmaz. 2461. Bir elin nesi var. Uyuyan kişi. Öyle ki üç kez taşınma sonunda bu eşya. çoluk çocuk sahibi olamaz. Ölçülü. Tanıdıklar arasındaki alışverişte.Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. Bir yerden başka bir yere taşınırken kimi eşya kırılır. fiyatın ve ödeme koşullarının belirtilmesine utanılırsa sonunda dostluk bozulur.Üvey öz olmaz.günü-) biter. bugün üvey çocuğuna kötü davranmamalıdır. başkalarının ona kötü davranmasını istemeyen. özünde bulursun. Uzakta bulunanın en doyurucu haberini.2451. 2453. onun yolunu tutmalıdır. ::::::::::::: -Ü2456. sürüye kurt getirir. dostluğu (mideyi) bozar. şimdi gelinine kötü davranmamalıdır. yaz belli.. dökülür.günü -artık yıllarda 5.bir mandayı paralayabilirler. Örneğin bir araya gelen köpekler -tek başlarına güçlerinin yetmediği. 2464. 2459.. O zaman havanın belirli olarak ısındığı görülür. geline etme.Ürümesini bilmeyen köpek (it). bir yangın yerini tutar. ısırmaz (kapmaz). Đlişmezseniz size zararı dokunmayacak olan kişiyi saldırgan duruma getirecek davranışlarda bulunmayınız. Krş. Bağırıp çağırmakla başkalarını korkutmak isteyen kimseden. 2457. 2463. Gerekli koşullarını yerine getirmeden bir işe başlayan kişi. Kızına. daha uzun bir uykunun mayası olur. 2458. kızında bulursun. erinenin) oğlu. 2454.Üşüntü köpek mandayı paralar.Utanma pazar. uykunun mayasıdır.

2477. üvey anne öz annenin yerini tutmaz. 2) Soylu kişi. bir daha ele geçmemek üzere yitirilen bir hazinedir. Kendisinden bir şey istenen kimse. elinde ne varsa onu verir. Züğürtleşenin yanına kimse uğramaz. 2478. 2472. dostu çok olur.. Önemli olan. gelirdi kardeşlerim. paran yoksa tımarhane yolun). nakittir. konuk ağırlamaya. 2471. Siz başkasına ne kadar yakınlık gösterir. sıkıntı ve dertten başka bir şey bulunmaz. Varlıklı ailenin durumu.Varını veren utanmamış.. Đtle yatan. Her zaman bir arada bulunan.. 2473. Nasıl ki vakitsiz öten horoz. Varlıklı kişinin eşi.. uygun olmayan zamanda aklına geleni söyleyen kişi cezalandırılır. birbirlerine huy aşılarlar. 2467.Var evi kerem evi. armağanlar vermeye elverişlidir. Ne denli benimsenmek istenirse istensin. Zaman para gibi değerlidir. az olmasından ya da düşük nitelikte bulunmasından utanç duymamalıdır. üvey çocuk. herkes kulun. Đsin yanına varan..Varsa (var mı) pulun.Üzümü(-nü) ye de bağını sorma..Üzüm üzüme baka baka kararır. değer verir. Kişi refikinden azar. Kır atın yanında. Bir sözün.. sana bir nimetin gelmiş olmasıdır. yok evi verem (elem) evi. 2476. Đş yaratılmadan geçirilen her saat.Vardı bağım malım. o da size bu ölçüde yakınlık gösterir. tükendi yağım balım. . gereken yerlere yardım etmeye. büyük zararlara yol açabilir. dardır yolun. Krş. Nereden geldiğini bilmene gerek yoktur.Var ne bilsin yok halinden. ne kadar değer verirseniz. Krş.. Körle yatan. Bundan dolayı küçük bir zaman parçası bile boş geçirilmemeli.. düşersin darlığa. Yoksul ailenin evinde. Her söz vaktinde ve yerinde söylenmelidir. kendi çocuğunun yerine geçemez. Zaman sana uymazsa sen zamana uy. gereği gibi değerlendirilmelidir.Vakitsiz öten horozun başını keserler. Bunun. Benzeye benzeye yaz. Topalla gezen.. ::::::::::::: -V2468. uğursuz sayılarak kesilir. Bkz. gelmiyor kardeşlerim. Tok açın halinden bilmez.Vakit.Var eli titremez. Güvenme varlığa. 2474. soysuzca iş yapmaz. 2475. çevresindekilerle geçinebilmek için bir dereceye kadar onlara uymak zorundadır. yoksa (yok mu) pulun. ne denli sevgi gösterirse göstersin. 2470. daha değerli varlıklar elde etmenin en önemli öğesi de zamandır..Varışına gelişim. arkadaşlık eden kimseler.. Bkz.1) Ne kadar iyi davranırsa davransın. Kişi. Para kazanmanın. benzeye benzeye kış olur. 2469.Varlığa güvenilmez.Vardığın yer körse gözünü kapa... Varlıklı kimse. Bunun için. 2466. tarhana aşına bulgur aşım. uzun boylu düşünmeden hayırlı işlere yardım eder. zamanı gelmeden söylenmesi. (Paran varsa cümle alem kulun. Ondan yararlanmaya bak.

Sizden bir şey (sözgelişi para) isteyen kimseye istediğini verirseniz. Krş. eli açık olan kimsenin iyiliklerine engel olmayı. 2490. yakınmaya yol açar.Ver elindeki sapı. 2489. var her yerde yerin. vermemeli mi? Vermemeli.Vasiyet ölüm getirmez. 2479.Verme malını veresiye. 2482. Krş. 2485. Hünerli kişinin toplum içinde her zaman iyi bir yeri vardır. bunların adı deliye çıkar. Dahası. 2487. Biriyle dövüşüyor musunuz? Etkili biçimde vurunuz ki yenesiniz. Veren eli herkes öper. iki kez (kere) sarhoş olur. Hünersiz kişi de nereye gitse işe yaramadığına. kaçınırlar. Çünkü alanların borçlarını ödememeleri yüzünden batabilirsin. çok kez geri alamama durumu belirir. Oysa böyle şeyleri düşünmek.Vuran mı yiğit. Ödeme zamanı gelince de karşılıksız ödeme yapıyormuş gibi sıkıntı duyar. Yardımını esirgemeyen. vermeyip (de) düşman olmak yeğdir. O zaman. Verirsen veresiye. Hiç olmazsa paranız.Veren eli herkes öper. batarsın karasuya. 2483. Veresiye bir şey verme.Zengin olana. 2484. Veren eli kimse kesmez. . vur diyen mi? . üzüntüsünü çeker. eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir. yok söyletir. Öyle ise vermeli mi. bir süre sonra para ödemenin. üzücü durumun gelmesine yol açmaz.Vermeyince Mabut. Yardımını esirgemeyen. 2481. Üzülecek durumu düşünmek istemezler. Çünkü. iki kez sarsılır: Aldığı zaman. Yoksula. Veresiye alışveriş eden. vurursan duyur. Vermezseniz. var her yerde yerin (üzülmek. batarsın karasuya. geniş bir yaşama ya da yetenek kısmet etmemişse kulun elinden ne gelir? 2491. 2488. Bkz. bir süre sonra bunları başkalarından istemek zorunda kalır. Đki gencin evlenmesini kolaylaştırınız. verdiğinize pişman olursunuz. malınız elinizden çıkmamış olur. Üzülecek bir durum ortaya çıkarsa ne yapılacağını şimdiden kararlaştırmaktan kimi kişiler ürkerler. Elinde ne varsa şuna buna dağıtan kişi. gereken önlemleri almak. kimse yüz vermez. acınmak). akar gider karasuya. isteyen kimse size kırılır. her iki durumda da o kimse ile bozuşacaksınız. 2480. yoksa hünerin. ne yapsın Mahmut? Tanrı.Veren eli kimse kesmez. Tanrı rızklarını verir.Verip (de) pişman olmaktan. kendisine kötülük yapmayı kimse istemez. 2492. Yaptığınız iş. niçin bir iş yapamadığına üzülür. kişiye yüksekten atma ve varlığını artırma gücü verir.Verirsen doyur. 2486.Varsa hünerin. git dolan kapı kapı. Yokluk ise ancak sızlanmaya. amacın gerçekleşmesini sağlayacak nitelikte olmalıdır: Bir yardımda mı bulunacaksınız? Gerektiği ölçüde yapınız ki işe yarasın.Verirsen veresiye. herkes kul kurban olur. Mevla rızkını yetire.Ver yiğidi yiğide.Vur diyen. Varlık. hizmet eder.Veresiye (borca) şarap içen.Var varlatır.

Eylemde bulunan, buyruk kuludur. Asıl sorumluluğu onu eyleme geçiren yüklenmiştir. Krş. Bey buyurur, cellat keser. 2493- Vurmak da yiğitlik, kaçmak da. Bir çatışmada üstünlük sağlamak için olanca gücünü kullanmak, övülecek bir şeydir. Yenilme tehlikesi belirince, telefat vermemek için uzaklaşmak da beğenilecek bir tutumdur. 2494- Vücut kocar, gönül kocamaz. Bkz. Er kocar, gönül kocamaz. ::::::::::::: -Y2495- Yabancı koyun kenara yatar. Bir yere yeni gelen kimse, çevredekilere pek yanaşmaz. Zaten onlar da kendisini hemen aralarına almazlar. 2496- Ya evlat bir, ya ocak kör (gerek). Bir hayırlı çocuk, insanın ocağını söndürmemeye, adını andırmaya yeter. Çocuk çoğalırsa, üzüntü artar. Onları yetiştirmek güçleşir. Baba öldükten sonra, aralarında anlaşmazlıklar çıkar. Böyle bir durum ortaya çıkacağına, ocağın kör olması daha iyidir. 2497- Yağına kıymayan çöreğini yoz (kuru, yavan) yer. Bir iş için gerektiği kadar özveride bulunmayan kişi, sonucun kusurlarını hoş görmelidir. krş. Kuzusuna kıymayan kebap yiyemez. 2498- Yağırı (yarası) olan gocunur. Bkz. Al kaşağıyı gir ahıra... 2499- Yağ ile yavşan, sirke ile tavşan. Bir yemeğin lezzetli olması için harç esirgenmemelidir. Bol yağ kullanıldıktan sonra, acı bir ot olan yavşandan bile güzel bir yemek yapılır. 2500- Yağlı dilimin yoksa, yağlı dilin de mi yok! Bkz. Buğday ekmeğin yoksa buğda dilin de mi yok? 2501- Yağmurda düşmanın koyunu, dostun atı satılsın. Yağmur altında yünleri ıslanan koyun, pek gösterişsiz duruma düşer. Oysa at, daha çok çevikleşir. Böylece, koyun daha değersiz, at daha değerli görünür. 2502- Yağmur yağsa kış değil mi? Kişi halini bilse hoş değil mi? Her şeyin, her kişinin bir özelliği, bir niteliği vardır. Bunu, başka türlü göstermeye kalkışmak boştur. Kişinin davranışları, kendi durumuna uygun olmalıdır. 2503- Yağmur yağsın da varsın kerpiççi ağlasın. Yağmur yağmasından zarar görecekler bulunabilir. Ama yararlanacaklar o denli çoktur ki zarar görecekler düşünülmeyebilir. 2504- Yağ yiyen köpek tüyünden belli olur (bellidir). Durup dururken yaşama düzeyinde bir yükselme olan kişi, kendisinden şüphe edildiği gibi, çalıp çırpıyor demektir. 2505- Ya işten artar, ya dişten. Para biriktirmek, ya çok çalışıp çok kazanmakla ya da savurgan olmamakla olur. 2506- Yakın (hayırlı) dost (komşu) hayırsız hısımdan (akrabadan) yeğdir (iyidir). Đlgi ve iyiliklerini görmekte olduğumuz komşu ve dostlarımız, hiçbir ilgisini görmediğimiz hısımlarımızdan, bize daha yakındır. 2507- Yalancı kim? Đşittiğini söyleyen.

Kişi, her işittiğini, doğrulamadan, başkasına anlatmamalıdır. Đşittiği şey doğru değilse, ya da ağızdan ağıza geçerken değişikliğe uğramışsa, bu kendisinin uydurduğu bir yalan sanılır. 2508- Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış. Yalan söylemeyi adet edinen kişinin sözlerine kimse inanmaz. Öyle ki bir gün evinde yangın çıksa da evim yanıyor, imdat! diye bağırsa, inanıp yardıma koşan olmaz. 2509- Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Bir kimsenin söylediği söz yalan ise durum çok geçmeden anlaşılır ve söyleyenin yalancı olduğu ortaya çıkar. (Sanki onun mumu bile yalancıdır ve hava kararmaya başladıktan az sonra tükenip söner.) 2510- Yalancıyı kaçtığı yere kadar kovalamalı. Bir kişinin yalanını yakalayabilmek için söylediklerini kabul edip sonuca bakmalı. O zaman sözlerinin doğru çıkmadığını kendisi de görecektir. 2511- Yalanın kemiği yok ki boğazına bata. Bir sözün yalan olduğu bilinir, ancak söylenmesi engellenemez. Krş. Dilin kemiği yok. 2512- Yalnız kalanı kurt yer. Yardımcısı bulunmayan kişi, kendini tehlikeden koruyamaz. Krş. Sürüden ayrılanı... 2513- Yalnızlık, Allah'a mahsustur (yaraşır). Đnsan toplumsal bir yaratıktır. Ancak toplumsal dayanışma ve iş bölümü içinde yaşayabilir. Tek başına yaşayamaz. 2514- Yalnız öküz, çifte (boyunduruğa) koşulmaz. Đki kişi ile yapılması gereken bir işi tek kişi ile yapmaya kalkışmak yanlıştır. 2515- Yalnız taş, duvar olmaz. Nasıl, bir tek taş ile duvar örülemezse, insan da tek başına önemli bir iş başaramaz. Başkalarıyla ilişki kurmak, işbirliği yapmak zorundadır. Krş. Bir elin nesi var..., Ağaç yaprağıyla gürler., Yalnız kalanı kurt yer., Yalnızlık Allah'a mahsustur. 2516- Yaman komşu, yaman avrat, yaman at; birinden göç, birin boşa, birin sat. Sana üç öğüt: Komşun kötü ise başka yere göç, eşin geçimsizse ayrıl, atın azgınsa sat, kurtul. 2517- Yanık yerin otu tez biter. Kişinin yüreğini yakan acı, az zaman sonra küllenir; yerini yeni ve neşeli duygulara bırakır. 2518- Yanlış da bir nakış. Düzgün işler arasında yapılan bir yanlış, kimileyin tekdüzeliği gideren bir süs olur. 2519- Yanlış hesap Bağdat'tan döner. Yanlış bir yolda olduğunu anlayan kişi, bu uğurda ne denli emek ve para harcamış olursa olsun, geri dönüp doğru yola yönelmelidir. 2520- Yanmış harmanın öşrü alınmaz. Önce verimli iken kazaya uğramış olan şeyden, artık gelir, verim beklenmez. 2521- Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. Dürüst kişi, kendini olduğu gibi gösterir. Kendini olduğundan üstün göstermek içtensizlik ve ikiyüzlülüktür. Kişinin görünüşü, gerçek durumunun aynası olmalıdır. 2522- Yapı taşı, yapıdan (yerde) kalmaz. Değerli kimse, boşta kalmaz. Kendisine iş verilir. Krş. Delikli taş... 2523- Yaprağa yapış, atlas olsun; toprağa yapış, altın olsun. Đpekböceği besleyenler ve çiftçilikle uğraşanlar, emeklerinin doyurucu karşılığını alırlar. 2524- Yara, sıcakken sarılır.

Bir acıyı dindirmek için gereken yardım, geç bırakılmamalı, hemen yapılmalıdır. 2525- Yarası (yağırı) olan gocunur. Bkz. Al kaşağıyı, gir ahıra... 2526- Yar (dost) beni ansın bir koz ile, o da çürük çıksın. Bkz. An beni bir kozla... 2527- Yarım elma, gönül (hatır) alma. (Gönül alma, bir elma). Gönül almak, hatır sormak için (yarım elma gibi) küçük bir armağan yeter. Önemli olan, değerli armağan götürmek değil, hatırlayıp aramış olmaktır. Krş. An beni bir kozla... 2528- Yarım hekim candan eder, yarım hoca dinden eder. Bir iş, uzmanına yaptırılmaz da taklitçilere yaptırılırsa, istenilen gibi değil, ters bir sonuç verir. Nitekim hekim dururken, hekimlik taslayan birinin tedavisine başvurulması, insanın hayatına mal olabilir. Bilgisiz din adamı da dine aykırı düşünceler aşılayabilir. 2529- Yarına kalan davadan korkma. Bir anlaşmazlık başladığında iki taraf çok sinirli olur. Çatışmayı sürdürmek tehlikelere yol açabilir. Görüşme ertelenirse sinirler yatışır. Konu daha serinkanla ele alınır. 2530- Yarınki kazdan bugünkü tavuk (yumurta) yeğdir. Bkz. Bugünkü tavuk... 2531- Yar, yıkıldığı gün tozar. Bir felaket meydana geldiği anda, büyük bir tepki ve panik yaratır. Ondan sonra, durumun eski ağırlığı kalmaz. 2532- Yaşa yaşa, gör temaşa. Đnsan yaşı ilerledikçe iyi, kötü birçok şeyler görür. Hatıra, hayale gelmeyen olaylar ve durumlarla karşılaşır. 2533- Yaşı at pazarında sorarlar. Đnsanların değeri, yaşlarıyla değil, başlarıyla ölçülür. Yaşlarına göre değerleri değişen yaratıklar, hayvanlardır. krş. Akıl yaşta değil, baştadır. 2534- Yaşın arasında (yanında) kuru da yanar. Bkz. Kurunun yanında yaş da yanar. 2535- Yaş kesen, baş keser. Ağacın çeşit çeşit yararları vardır. Bunları düşünmeyip sadece odununu sağlamak için ağaç kesen, insan canına kıymış gibi büyük bir suç işlemiş olur. 2536- Yaş yetmiş, iş bitmiş. Đnsan yetmiş yaşına gelince, genellikle, bedence de, kafaca da düşer, çalışamaz olur. Bu durumdaki kimseden, artık verim beklenmemelidir. 2537- Yatan (yatar) arslandan, (kurttan) gezen (yelen) tilki yeğdir (iyidir). 1) Az güçlü olup çalışan, çok güçlü olup çalışmayandan daha başarılı olur. 2) Soylu, güçlü olmadıkları halde geçimlerini sağlamak için çalışanlar; soylu, güçlü olup da tembel tembel oturanlara yeğlenirler. Krş. Yatanın yürüyene borcu var. 2538- Yatanın, yürüyene borcu var. 1) Çalışmayanın kazancı olmaz. O, her zaman veresiye alışveriş eder. Bunun için sürekli olarak çalışana borcu vardır.

2) Çalışmayarak bir şeyden yararlanan kişi, bu kolaylığı, çalışıp o şeyi ortaya koyana borçludur. Krş. Yatan arslandan, gezen tilki yeğdir. 2539- Yatan öküze yem yok. Çalışmayanın gelir beklemeye hakkı yoktur. 2540- Yatan (hasta yatan) ölmez, eceli yeten ölür. Hasta yatan, eceli gelmemişse ölmez de, sapasağlam biri, eceli gelmişse gezip dolaşırken ölüverir. 2541- Yatar kurttan yeler tilki iyidir. Bkz. Yatan arslandan... 2542- Yatsının faziletini güveyden sormalı. Birçok kimseler için, önemli bulunmayan bir durum, kimi kişiler için özel bir önem taşır. (Eskiden güvey, yatsı namazından sonra gerdeğe girerdi.) 2543- Yavaş (yumuşak huylu) atın çiftesi (tekmesi) pek (yavuz) olur. Yumuşak huylu kimselerin kızması, korkunç olur. Çünkü bunlar, ancak sabırlarını taşıran olaylar karşısında tepki gösterirler. Bunun için davranışları, aşırı bir öfkenin patlamasıdır. Her şeye kızan kimsede, bu denli taşkın öfke bulunmaz. 2544- Yavaş tükürüğün sakala zararı var. Sert davranmak gereken durumlarda gevşek davranan kişi, bu tutumunun zararını görür. 2545- Yavuz (yürük) at yemini (yavuz it ününü) artırır. Görevini başarı ile yürüten kişi, bunun mükafatını görür. Ödüllenince de görevini daha büyük bir çaba ile yapar. 2546- Yavuz hırsız ev sahibini bastırır. Suçlu kişi, şarlatan ve edepsiz ise, zarar verdiği kimseyi susturur, dahası suçlu çıkarır. 2547- Yaza çıkardık danayı, beğenmez oldu anayı. Yetiştirdiğimiz, büyüttüğümüz gençler, bizi beğenmezler. 2548- Yazın araması, kışın taraması olmasa herkes besler mandayı. Güzel şeyin sahibi olmayı kim istemez? Ama her şeyin güzelliği bakımla, uğraşmakla sağlanır. Đşte bu sıkıntıya herkes katlanamaz. 2549- Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer. 1) Yazın güneş altında çalışan, ailesinin kışlık zahiresini kazanır. Krş. Ağustosta beyni kaynayanın... 2) Gençliğinde çok çalışıp varlık edinen, hastalığında ve ihtiyarlığında sıkıntı çekmez. Krş. Yazın gölge kovan... 2550- Yazın gölge hoş, kışın çuval boş. 1) Yazın keyifli yerlerde tembel tembel oturan, kışın yiyecek bulamaz. 2) Gençliğinde kazanç peşinde koşmayıp zevke dalan, hastalığında ve ihtiyarlığında perişan olur. Krş. Yazın gölge kovan..., Ağustosta gölge kovan..., Ağustosta yatanı... 2551- Yazın gölge kovan, kışın karın ovar. Yazın çalışmayıp keyif ve zevk ile vakit geçiren çiftçi, nasıl kışın aç kalırsa, çalışma gücü ve ortamı bulunduğu halde zamanını değerlendirmeyen ve geleceğini düşünmeyen kişide, çalışma olanakları kalmadığı zaman, öylece perişan olur. Krş. Yazın başı pişenin..., Yazın gölge hoş..., Ağustosta gölge kovan...

.. Ağır yongayı. sağlığında. yakıt gibi gereksemeler. önem vermeye değmez. hiçbir yerde barınamazlar. Her mevsimin kendine özgü koşulları. öldükten sonra da mirasçılar bol bol yerler.Yazın yersen lokumu.... En iyi yemek budur. Krş. ne kömür.. Bu durum. kış kış. Geleceği düşünmeden kötü işler yapan kişi. 2562. kapalı ve sıcak olmalıdır. anlar.Yel kayadan ne koparır (alır. her yere burnunu sokar. yel ile gider. şunun bunun oyuncağı olurlar. Eski dost düşman olmaz. Yazın çalışmayan kışın ne odun. seni nerelere asayım? Kişi. 2560. 2555. .Yel gelen deliği kapamalı. kışın yersin bokumu. ne de yiyecek bulur. özen ister. 2556. yaptığı kötülüklerle karşılaşır.Yaz yalan..Yaz yaz gerek. 2558.Yenliceği yel atmış. 2559. verimleri vardır.Yenenle yanana ne dayanır! Yaşam bir tüketim sürecidir.2552. 2563. 2553.Yerdeki yüze basılmaz (kimse basmaz). Davranışları herkesinkinden ayrı olan kişi. Gençliğinde kazanç sağlamamış olan da ihtiyarlığında perişan olur. Gölgeyi hoş gören.Yeni dosttan vefa gelmez. elde ettiği yeni ve güzel bir şeyi örselememek için büyük özen gösterir. sağlam temele dayanan işler. 2561. aparır). 2565. Bkz.Yazın harmana sıçan öküzün kışın yemlikte ağzına gelir. Sel ile gelen. bu durumunun yeteneksizliğinden değil. ağır yerinde kalır.Yel gibi gelen sel gibi gider.Yeğniyi yel alır. 2566. Yazın yaşama koşulları hafiftir: Giyim işi özen istemez. Beliren tehlikeye karşı önlem alınmalı. gücünün yetmediği kişiler. Bkz. ne denli bol olursa olsun. ileride. Ağırbaşlı olmayan kişi. Ağustosta gölge kovan zemheride karnın ovar. Yaz mevsimi yazlığını. ama kimisi olanca dikkatimiz ve gücümüzle üzerinde durmamızı gerektirir. 2564. Ağırbaşlı olanları kimse tedirgin edemez. Tanrı'nın verdiği kısmet.Yenice eleğim. 2557. 2567. Pintinin yemeğe kıyamayarak biriktirdiği malı..Yemeğin iyisi hazırıdır. kış gerçek. hazır olan yemektir. Hoppa züppe kimseler.Yazın yanmayan kışın ısınmaz. götüne diken batmış. 2568. Besin. 2554. Taze bardağın. Krş.Yengece niçin yan yan gidersin? demişler. serde kabadayılık var (yiğide nice yürürse yaraşır) demiş. tüketilir. Bkz. önemsiz etkilerle sarsılamaz. Barınacak yer. kış mevsimi kışlığını yapmazsa insanların yaşayış düzenleri de bozulur.. Ağustosta gölge kovan. Sağlam karakterli kişiler. Krş. kendisinde daha üstün nitelikler bulunmasından kaynaklandığını ileri sürer.. karşılaştığımız çeşitli olaylarda da görülür: Kimi olaylar. Kışın durum tersinedir: Giyim.Yemeyenin malını yerler (demine hu çekerler) (üstüne bir bardak su içerler).. nerede olsa barınılır. bundan da zarar görür.

Yılın eksiğini nisan getirir.Yılan ne kadar eğri gitse deliğine doğru girer. Herkes onları korur. 2576. ağırbaşlı.Yırtılan Deli Ahmet'in yakası. Krş. Hangi alanda çalışabileceğini önceden iyi kestirememiş olan kişi. 2569. 2584.Yerin kulağı var. görgüsü artar. 2583. daha başta önlenmeli. deliğinin ağzında biter. yerine yerine helak olur.Yılan sokan uyumuş.Yılana yumuşak diye el sunma.Yırtıcı (alıcı) kuşun ömrü az olur. herkesin kulağıdır. 2574.Yıl uğursuzun. boyuna düşmeyen esvap sürüne sürüne eskir. Yapmak istediğiniz şeyi eksiksiz olarak başaramıyorsanız. Her deliğe elini sokma. 2573. Başkalarına kötülük etmek isteyenler.Yerine düşmeyen gelin yerine yerine. aç kalan uyumamış.Alçakgönüllü olanları kimse hor görmez. zararsız sanılan her şeye yanaşmamalı. Bir yere yerleşmiş ya da iyi bir düzen kurmuş olan kişi zorunlu bir neden yokken yerini ve işini değiştirirse ölümden beter güçlüklerle karşılaşır. düşman güçlenip büyük zarar verecek duruma gelmeden ezilmelidir. yüzsüz kişiler el üstünde tutulmakta ve işlerini. iyi ürün alınamaz. Bir konu. 2580. . Öyle bir zamandayız ki arsız. yumuşak huylu görünen herkese aldanmamalı. Bir süre sonra hiç hatır ve hayale gelmeyen kimselerin onu işittiği ortaya çıkar. 2577. 2571. Bkz. Tarım için bütün yıl elverişsiz geçse de nisan ayı elverişli olsa tam ürün alınır.Yerdiğin oğlan (küçük) yer tutar. 2572. 2575. dürüst kimselerden daha iyi yürütmektedirler. Sanki konuşma yeri. 2570.. Kişi. tepelemez.Yılan kendi eğriliğine bakmaz da devenin boynu eğri der. Büyüyeceği belli olan her tehlike.. toplumda önemli bir yeri olur.Yerinden oynayan yetmiş kazaya uğrar. Yabancılarla ilişkisinde dürüst davranmayan kişi yakınlarına karşı doğruluktan ayrılmaz. yılda bir kat urba eskitir.Yerini bilmeyen. en küçüğü ölüm.Yetişemediğin köyün alt tarafında (beri yanında) yat. 2579. Çok geçmeden bu düşmanlar da onun canına kıyarlar. iki kişi arasında gizli olarak konuşulsa bile duyulur. karşılarında hep hoşlanmadıkları şeyleri bulurlar. Başkalarına saldırmayı huy edinen kişilerin düşmanları çok olur. Kendine uygun bir evlenme yapamayan kız. 2581. Bugün beğenmediğiniz. tehlikeli bir durumla karşılaşabileceğini düşünmelidir. Ama bütün yıl elverişli geçse bile nisan elverişsiz olursa. Kazan kazana kara demiş.Yılanın sevmediği ot. sık sık yer ve iş değiştirme yüzünden hayli zarar görür. Aç kalan. Boya göre dikilmemiş elbise de yerde sürünerek yıpranır gider. yılan sokandan daha çok acı çeker. 2578.Yılanın başı küçükken ezilir. kendisinde yetenek bulmadığınız çocuğun. kendinizi boş yere zorlamayıp yapabildiğiniz kadarıyla yetinmeniz gerekir. 2582. zamanla bilgisi. nisanın eksiğini yıl getirmez.

2597. 2591. Bu anlayışta olmayan konuğa karşılıksız bir iyilik edilmiş olur. ünüdür.Yiğidin sözü. 2600.Yoğurdum (ayranım) ekşidir diyen olmaz.. Yiğitten gelen ağır saldırıyı ancak yiğit olan kaldırabilir. 2594.. 2597. 1) Bir kimseyi yokluğunda ve savunmasını yapamayacağı bir durumda kötülemeye. yiğit kimseleri korurlar.Yiğidin malı meydandadır.Yok büyümez. 2592. demirin kertiği gibi besbelli ve ortadadır. büyür. 2586. Cömert kimsenin malı herkesin yararlanmasına açıktır. Ama az olan nesneler çoğalır. Yiğit..Yiğit arkasından vurulmaz.Yoğun incelene kadar ince üzülür.. ya çirkin bir lakapla anılır. iş başında kendini göstermektir. değişmez.Yiğit yarasına yiğit katlanır. Yiğit kimseler de ancak yiğitlerin yanında barınırlar. Bkz. vermesi beklenen kişide yoksa istemekte direnmenin anlamı yoktur. yıkmaya çalışmak mert adam işi değildir. Yiğitler. Bkz. Erim er olsun da. arkadaşı için her sıkıntıya katlanır. yüz yüze dövüşür. Kalın incelene kadar. 2590. küçük varlıklar.Yiğidim yiğit olsun da yerim çalı dibi olsun.Yiğit lakabıyla anılır. ya güzel. kendisinin iyi adı. 2587. Bunu kaçırmamalıdır. Asıl marifet. 2588. Soğanın acısını yiyen bilmez. Size ne versin.Yiğit bin yaşar. doğrayan bilir. Sözle atıp tutmak kolaydır. Đstenen şey.Yiğit yiğide at bağışlar.Yoğun canı alınmaz..Bkz. selam almaz. Dert Deli Ahmet'in başında. 2) Mert olan. Bir gencin zengin olması her zaman beklenebilir. Bkz.Yiğit ekmeğiyle yiğit beslenir.Yoksul ala ata binse. demirin kertiği. 2596. 2593. 2589. fırsat bir düşer. 2601. Bkz. Kimse ayranım ekşi demez. 2595. bu iyi adı lekelemez. canını mı? 2598. Çünkü önemli olan. Bir yiğidin eline ömrü boyunca bir kez çok önemli bir fırsat geçer.. çirkin olan lakabını değiştirmeyi düşünmez. Mert adam sözünden dönmez. Sofrası açık olana konuk olan iyilik bilir kişi. Çirkin lakap.Yiğit meydanda belli olur. bunun altında kalmaz. Hiç yoktan bir şey üremez. Onun işine yarar diye en değerli varlığını bile bağışlar. . 2599.Yigit başından devlet ırak değildir.Yiyen bilmez. Bu söz. Yiğit. 2585. O. gelişir. kötüye sadaka.Yiğidin yiğide ekmeği ödünç. arık büyür.

Yuvayı yapan dişi kuştur. Yularsız ata binilmez. bilenlerden sorulmakla öğrenilir. 2604. bir an önce yola çıkmalıdır. 2617.Yumurtlayan tavuk bağırgan olur.. Durmadan yer.Yoktan yonga çıkmaz.Yol bilen kervana katılmaz. başkasına yardım etmesi beklenemez. 2615. herkese yüksekten bakar. Yolculukta arkadaş çok önemlidir. Varlıklı olmayan kimseden. Đnsan..Yurdun otlusundan kutlusu yeğdir. Bir işi kendi başına yapabilecek olan. Bkz. Çalışkan ve verimli kişi. 2616. 2613.Yorgun eşeğin (öküzün) çüş (ıslık) canına minnet.Yumurtada kıl bitmez. yurt değiştiren kimse. Yularsız deve yedilmez. Yoldan giden yorulmaz. Đnsan. Disipline bağlı olmayan kişi. . 2614. bu nedenle vakit geçirmemeli. başkalarının yardımına gereklik duymaz. Krş. soyunun özelliklerini taşır.Yuvarlanan taş yosun tutmaz. varlık edinemez.Yol ile giden yorulmaz.Yol sormakla bulunur. borç ödemekle bitirilirse. 2605. 2609.Yumuşak huylu atın çiftesi pek olur. 2608. yorgun kişiyi çok sevindirir. ölüm gözünden yaş çıkmaz. Kısır ortamdan verim beklenmez. Bkz. Bir disipline bağlı olmayan işin başına geçmek doğru değildir. Krş.Yularsız ata binilmez. 2610.Yol yürümekle. bilgisiz kimseden bir şey öğrenilemez. iyi bir arkadaşla yolculuk yapmak için. Bir işi yoluyla. Đmam evinden aş. 2607. Bir işte izlenecek doğru yol.Yularsız deve yedilmez. eşya. 2620.. Yavaş atın. 2618. 2602. 2606. yöntemiyle yapan güçlük çekmez. 2612. Nasıl yol yürümekle. 2611. yoldaştan kalma. Sora sora Bağdat bulunur.Yoldan (yol ile) giden yorulmaz.Yola yoğurt dökmüş var mı? Hiç kimse gereği yokken savurganlık yapmaz. (Yuvayı dişi kuş yapar). 2603. Krş. Her canlı soyuna çeker. istenildiği gibi yönetilemez. borç ödemekle (vermekle) (tükenir) (biter).Yumurtadan çıkan yine yumurta çıkarır. Krş. üzerinde rahat yaşamadıktan sonra yurdu verimli olmuş.Görmemiş kimse (geçici olarak bile) görmüşlerin durumuna erse.Yolcu yolunda gerek. gerekirse yolculuğunu geri bırakmalıdır. Verilen dinlenme fırsatı. Yolculuk yapacak olan kimse şu. kimseye selam vermez olur. neye yarar? 2619..Yoldan kal. yapılacak herhangi bir iş de üzerinde sürekli olarak çalışmakla başarılır. kendini göstermek ve yaptığı yararlı işi herkese duyurmak için sesini yükseltir.

2633.Zahmetsiz rahmet olmaz.Yüzü güzele kırk günde doyulur. Nitekim toprak. Güleryüz her zaman güzeldir: Hoşgörülü.Yük altında eşek kalır. örneğin borçlu borcunu ödemeden gücünü aşan giderlerden sakınmalı. 2621. 2624.Zahirenin (çiftçinin) ambarı sabanın ucundadır. Bkz.Yüzü güzel olanın huyu (da) güzel olur. Đlişki kurulacak bir kimsede aranması gereken en önemli nitelik. 2630. Ücret karşılığında iş yapan.Yürük ata kamçı olmaz. huy güzelliğidir. 2629. doğrudan doğruya kendisi söylerse daha etkili olur..Yüz elli.. Yaptığı işin sahibine kaça mal olacağı gibi şeyler umurunda değildir. . bu durumdan kurtulmadan birtakım istekler peşinde koşmamalı. huyu güzele kırk yılda doyulmaz. 2623. az verme hırsız olur. yüksekten konuşmamalıdır. kendisini çirkinleştirir. temiz yürekli kişilerde bulunur. Ağır bir iş altında bunalmış olan kişi.Yük altında (yüklü) eşek anırmaz..Yüz verdik Ali'ye (deliye) geldi sıçtı halıya.Bir evin yönetim. 2626. iyi niyetli. Bir kimse..Yürük at yemini artırır. uyuşma eğilimli. alacağı paradan başka bir şey düşünmez. Bkz.. 2632. Bundan dolayı yüzünü güzel bulduğumuz kimsenin. işine dört elle sarılmalıdır. Tüy güzelliği hamamdan eve. bir karşılaşmada yenilen.Yuyucunun hakkı eline geçsin de ölü ister cennete gitsin ister cehenneme. Başkasıyla haber yollayarak isterse o kadar etkili olmaz. Çok söyleme arsız edersin. (Yürük at kamçı değdirmez). Đçinde kötülük yatan kişinin duyguları da yüzüne vurur. Đyi sonuç almak isteyen. 2634. içinin aynasıdır. 2631. anlarız ki huyu da güzeldir. Đşini ivedilik ve yeterlikle yapan kişiyi sıkıştırmak gerekmez. Önemli işlerin başında bulunanlar. iyi sürülürse bol ürün verir. Değmemesine karşın kendisine önem verilen eğitimsiz. Bkz. Đşini ivedilik ve yeterlikle başaran kimsenin değeri çok büyüktür.Yüksek dağın başı dumanlı olur. Yavuz at yemini artırır. geçim düzenini ve ailenin mutluluk içinde yaşamasını kadın sağlar.. kendisine karşı saygı gösteren kişiden yapmasını isteyeceği şeyi.Yüz yüzden utanır. yaz belli. Bkz. 2625. terbiyesizce davranışlarda bulunur. 2627. Đnsan olan. bir kimseden gördüğü iyiliğin altında kalmaz. sürekli olarak sorumluluklarının sıkıntısı içinde olurlar. öz güzelliği Urum'dan Şam'a. 2636.Yüz güzelliği hamamdan eve.Kasım yüz elli. 2b28. anlayışsız kişi şımarır. ::::::::::::: -Z2635. 2622. Đnsanın yüzü.Yürük ata paha olmaz.Yüz verme arsız olur.

.Zenginin horozu bile yumurtlar. 2644. 2) Zenginin istemeyip attığı şeyi fakir mal bulmuş mağrıbi gibi kapar. 2643.Zararın neresinden dönülse kardır. Para. 2649. yoksullara. Paralı kişi.Zengin ateş dökecek olsa fukara götünü saksı eder. Devenin tüyü eşeğe toy olur.. 2641... Krş. para gücüyle en zor işleri başarır..Sıkıntı çekilmeden. Krş... 2648. Derin.. Yaşadığın zamanın koşulları ve çevrendekilerin gidişi senin tutumuna uygun değilse. dikkatli sürülmese. . zenginlerin malları üzerine konuşur. hayır işlerine yardımlarıyla da öbür dünya rahatını sağlar.Zemheride yoğurt isteyen cebinde bir inek taşır. Kaymağı seven. daha sonra uğrayacağımız zararı o denli azaltmış.. Krş. isteğini gerçekleştirecek çareyi bulmak zorundadır. sen onlara uymalısın.Zenginin basması ipekli görünür.Zenginin azğını. Vardığın yer körse bir gözünü kapa. Krş. 2650. Zemheride sür de. tarlayı sürmelerine engel olur. 2647. Đbadet sayılan. 2645. dururlar. zügürt dizini. 2638. Đyi verim alabilmek için tarlayı zemheride her halde sürmek gerekir. züğürdün çenesini yorar. kürk giyer yaz günü.. Sürüp giden zararlı bir işten ne denli erken vazgeçersek. Bu yüzden o yıl iyi ürün alınamaz. züğürt düz ovada yolunu şaşırır. Canı kaymak isteyen.. Aşure yemeye giden. kısır sanılan işlerden bile kar sağlama yolunu bulur. kimi kişileri gösterişe ve budalaca savurganlığa sürükler. 2640.. Kaçan balık büyük olur.. Züğürt. sonuç olarak o kadar kar etmiş oluruz. ne yapsa en pahalısını yeğlemiş sanılır.Zemheride kar (yağmur) yağmadan kan (zehir) yağması iyi.. şöyle bir yüzeyden olsa bile..Zaman sana uymazsa sen zamana uy. uğraşılmadan. fakir o yorulmasın diye hemen o işi üstlenip yapar.. Bu konuşma.. fakir giyerse nerden buldu ki derler. Zengin. Gerçekleşmesi güç bir şey isteyen kimse. Fakirin düzgünce giyinmesi yadırganır. 2639.Zenginin malı. 2642. istenilen güzel sonuç elde edilemez.. parasızlık yüzünden. ne yese. 2637.Zenginin iki dünyası da mamurdur. çok görülür. Bkz. Varlıklı kişi.Zengin arabasını dağdan aşırır. Pilav yiyen.Zayi olan koyunun kuyruğu büyük olur. Zengin ne giyse.Zemheride sür de çalı ile sür. Canı kayınak isteyen. Züğürtler.Zengin kesesini döver. yağmur yağarsa çiftçilerin o mevsimdeki tarla işlerini yapmalarına. Krş. Zemheride kar. en kolay işi başaramaz. onların çenesini yormaktan başka bir işe yaramaz. 2646. bu dünyada gönlünce yaşar. 1) Zengin bir iş yapmaya kalkışsa. Zemheride kar yağmadan. Zenginin gösterişli giysiler giymesi doğal karşılanır.Zengin giyerse sağlıcakla. 2651.

Zerdaliden kaval olmaz. Müflis bezirgan. çok güçlü sanılan kimseler bile boyun eğer. Bkz. beğenmediği şey zorla beğendirilemez. (Hırsıza beyler de borçlu). istediği yola çevirmek için zor kullanırsa. 2664. Eşkıyanın düşkünü. 2655. Bkz. Zenginin horozu bile yumurtlar.Zorla güzellik olmaz. Kişiye. kendi kendine nasıl yürürse yürür.Bir işi yapmak gerektiği zaman. al zurnadan haberi.. 2656. yasa buyrukları yürümez. 2661. Rasgele yapılan plansız işte yöntem. 2663. Züğürt ise. Bağ babadan. beyaz giyer kış günü. incir babadan kalmalı. zeytin dededen kalmalı. Ayyar tilki art ayağından tutulur. Uyuz olup kaşınmak. uyuz olup kaşınmak yeğdir. Đş. Ama züğürtlük dolayısıyla ne yapacağım diye düşünmek. kural aranmaz. Bkz. 2653. kazancının küçük bir parçasını verse fakir gönenir.Zora.Züğürt olup düşünmektense. zadeliği (soyluluk) bozar. kurala uygun olarak yürümekte olan işi.Zengin silkinse fakir bay olur. zenginleşmiş gibi olur.Zenginin tavuğu iki sarılı yumurtlar. Đşe yaramayan araçlarla beğenilecek bir sonuç elde edilemez. şeriat bacadan çıkar. 2660.Zırva tevil götürmez. Güçlü olan istediğini yapar. 2662. Zengin. 2657.Zeyrek kuş iki ayağından tutulur.. Zorbalığın hüküm sürdüğü yerde din. beylerin borcu var(-dır). Devenin tüyü eşeğe tay olur.Züğürtleyen bezirgan. soyluluğu unutulur. Saçma söz -ne denli akla yatacak bir anlamla yorumlanmak istenirse istensin. yapmak istediği işi parasızlık yüzünden yapamayacağı için dizini döver.Züğürtlük.Zürafanın (kibarlar) düşkünü. Soylu kimse züğürtleyince. insanı çok rahatsız eder. Zor kullanan kişilere.Zora dağlar dayanmaz. Krş. eski defterleri yoklar.Zor oyunu bozar. 2654.niteliğini değiştirmez.Zurnada peşrev olmaz (ne çıkarsa bahtına).. gereken koşulların gerçekleşmesine bağlıdır. 2665.Zor kapıdan girerse.Zeytin dededen. Krş. Bir kişi. 2666.. Bir işin iyi yapılabilmesi. daha çok rahatsız eder. 2652. 2659. SON ::::::::::::::::::: . Zor kullanan kişilerin istediğini en güçlü kimseler bile verirler. 2667.. 2658. Bkz. artık kural söz konusu olamaz. zengin işte para diye kesesini döver..

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful