You are on page 1of 3

İŞ DÜNYASINDA DEĞİŞİM YÖNETİMİ...

Merhaba sevgili dostlarım,

Sizlerinde çok iyi bildiği gibi artık günümüz iş dünyasında; bir şirketin veya kurumun değişime
ayak uydurma çabaları ve kabiliyeti, başarıya ulaşabilmesi için oldukça önemli bir etken!..

Değişim; değişmek ve değiştirmek fiillerinden gelen, hemen hemen yaşamın tüm alanlarında
karşımıza çıkan ve de özellikle çağa uyum sağlayabilmek için karşılaşılan olağan ve olağanüstü
tüm dirençlere rağmen, mutlaka yapılması gerektiğine inanılan, geniş açılımlı bir kavram. 

Ekonomik koşulların ve teknolojinin hızla değişkenlik gösterdiği çalışma hayatımızda, ticari


açıdan rakiplerinden geri kalmamaları için, şirketlerimizin veya kurumlarımızın; ürün, hizmet,
pazarlama konularındaki değişim ihtiyacı ve bu ihtiyacın yönetimi ise yazımızın ana konusu!..

İş dünyasında değişim ihtiyacı, genellikle kurumlardaki yapısal sorunlardan doğmakta!

Yapısal sorun deyince; özellikle, şirketlerdeki üst yönetim kadroları için olduğu belirtilen ve
çok hoşuma giden bir açıklamayı, sizlerle paylaşmak istiyorum.

Yapısal Sorun; sorununu kendisinin yarattığı, kendi yarattığı sorunu kendisi çözemeyen, ama
herkesin sorunun ne olduğunu bildiği halde “böyle gelmiş böyle gider” diyerek yine aynı işleri
aynı şekilde yapmaya devam ettiği bir durumdur. (Linkedin - Sn. Armağan Akbay’ın paylaşımı)

Günümüz ekonomi dünyasında ve ulusal veya uluslararası pazarlarda yer alabilmek ve de


varlığımızı sürdürülebilir bir şekilde devam ettirebilmek için; eğer bazı yönetim, pazarlama ve
organizasyon sıkıntıları yaşıyorsak, konunun şakası bir yana, gerekli değişimlere gitmek ve bu
değişimleri iyi yönetmek, kaçınılmazdır!

Bu noktada; öncelikle yönetim kurulundan başlayarak tüm yönetim ekiplerinin, değişimin


gerekliliğine ve amacına inanmaları, olmazsa olmaz ilk şart. Bu nedenle; değişim planları ile
ilgili sadece bilgilendirilmeleri değil, bu planların geliştirilmesine de mutlaka dâhil edilmeleri
gerekmekte...

Dolayısıyla, şirketimizin veya kurumumuzun durum analizinin yapılması + ana hedeflerin net
bir şekilde ortaya konması, stratejik planlama + yol haritasının çıkartılması gibi... Projelerde;
devre dışı kalan kadrolar, değişime direnme inatlarının da çok doğal katkılarıyla, Sayın Sadık
Ercan’ın da bir söyleşisinde belirttiği gibi, aksiliklere ve hayal kırıklıklarına sebep olabiliyor.

Değişimler esnasında bu gibi sıkıntıların önüne geçmek, teknoloji alanındaki tüm gelişmeleri
de içine alan kurumsal değişimi iyi yönetebilmek için, iyi bir lider ve yönetici olduğunuza olan
inancımla, Sizlere; konunun tanınmış uluslararası uzmanlarından Sayın Sean Yu’nun “Harvard
Business Review” de yayınlanan “Değişim Liderliğinin Newton Mekaniği ile Yorumu” başlıklı
yazısında açıkladığı bazı Newton yasalarını, bir kez daha hatırlatmak istiyorum.
“Teknoloji alanındaki gelişmelere her gün bir yenisi eklenirken, bir şirket; bunlara kulak
tıkayıp yerinde saymaya devam ederse, duraklama dönemine girmesi kaçınılmaz hale gelir.
Bununla birlikte, bu gibi durumlarda şirket; ne yazık ki, rakiplerinin veya ait olduğu sektörü
tamamen değiştirecek yeniliklerin de, gerisinde kalır.

O halde günümüzdeki liderlerin; şirketlerini, değişime hazırlama yeteneklerine göre


değerlendirildiğini söyleyebiliriz.

Ancak kendi şirketimde bile, yeni bir yönetim ya da düşünce yöntemine geçiş yaparken
zorlanıyorum. Yeniden yapılanmak zorunda olduğumuzda değişim oldukça zorlu oluyor.
Ürüne bakış açımızı değiştirirken de zorlanıyoruz. Şirket kültürünü gözden geçirirken de aynı
zorluğu yaşıyoruz. Bu nedenle değişimi daha iyi anlamak için şirketimi fiziksel bir nesne gibi
düşünmeye ve değişim etkenlerini Newton mekaniğinin fiziksel kuvvetleri ile karşılaştırmaya
başladım. Böylece değişim alanında kullanabileceğim yararlı bir kıyaslama yöntemi buldum.

1) Eylemsizlik; Newton'un hareket yasalarının ilki olan eylemsizliğe göre; dışarıdan kuvvet
uygulanmadığı müddetçe bir cisim duruyorsa durmaya, hareket halindeyse hareket etmeye
devam eder.

Öncelikle liderler en içten duygularıyla şunu hissetmeli. Değişim doğal olarak gerçekleşmez.
Değişim, şirketinizin hareketini değiştirme teşebbüsüdür. Ancak şirketiniz eylemsizlik haline
devam etme eğilimindedir. Şirketiniz bireysel katkıya alışkınsa, herhangi bir işbirliği ya da
takım yapılandırmasına direnç gösterecektir. Şirket yapınız her şeyi iyice araştırdıktan ve tüm
önemli noktalara dikkat ettikten sonra karar vermeye alışkın ise risk alarak daha hızlı karar
vermeye yönelik eylemlere direnç gösterecektir.

2) Kuvvet; Newton'un ikinci hareket yasasına göre bir nesneye etki eden net kuvvet, bu
nesnenin kütlesiyle - ivmesinin çarpımına eşittir.

İkinci olarak liderlerin, bir şirketin yalnızca “kuvvet” uygulanarak eylemsizlikten çıkacağını ve
harekete geçeceğini anlamaları gerekir. Söz konusu kuvvet ise; liderliktir. Şirketi yeni bir
vizyon ve bakış açısına yönlendiren kişi liderdir. Değişimin gerçekleştirilmesini sağlamak için
şirkette uygulanan süreçler ve kurallar üzerinde küçük düzenlemeler yapan kişi de liderdir.
Takip edilecek yeni plan için şirket yapısını yeniden şekillendiren de liderdir. Gerekli güç,
eylemsizlik halini sürdürmek isteyen şirketin içinden gelmeyecektir. Bu güç; ancak, şirket
dışından gerçekleşecek bir liderlikten doğar.

3) Tepki; Newton'un üçüncü hareket yasası ise her etkiye karşı eş değerde ters bir tepki
olduğunu söyler.

Son olarak liderlerin, değişim uygulandığında şirketlerinin verdiği tepkileri ölçümlemeleri ve


yıkıcı değil yapıcı yollarla liderlik etmeleri gerekir. Eylemsizlik ve sürtünme nedeniyle, şirketin
değişime karşı çıkması doğaldır. Değişimi gerçekleştiren lider, ekibinin de bu duruma karşı
çıkmasına hazırlıklı olmalıdır. Unutmayın! İnsanlar doğaları gereği eski alışkanlıklarını
değiştirmemeyi tercih ederler. Böyle bir durumda ekibinizi suçlamamanız gerekir!

Tepkinin üstesinden gelmek için ekibinize iyi bir açıklama yapmanın faydalı olacağını
düşünüyorum. Değişim neden gerekli? Değişimin nedeni, sektörde gerçekleşen temel bir
değişiklik olabilir. İlk zamanlarda oluşturduğunuz bir hipotezin gerçekle örtüşmemesi de
değişime neden olabilir. Mevcut yöntemlerinizin şirketinizi bir üst seviyeye taşımayacak
olmasından da kaynaklanabilir. Değişim nedeninizi kafanızda netleştirin ve ikna edici bir
anlatım kullanın. Bu anlatım şirketinizin özüne hitap etmeli ve dinleyen insanları derinden
etkilemeli. Hem grup hem de bireysel görüşmelerinizde, bu anlatım şeklinden faydalanın.

İnsanların zihinlerinde yer edinene kadar bu anlatımı tüm grup görüşmelerinizde tekrar
tekrar kullanın. İletişimde sonuca ulaşmak için tekrar şarttır. Şirketinizde etkili olan kişileri
bulun ve hepsi ile teker teker kendi öğrenim biçimlerine göre konuşmalar yapın. Her birey
yeni bilgileri farklı şekillerde öğrenir. Kişilerle anlayacakları şekilde iletişim kurmak,
anlattığınız şeyi etkili bir biçimde kavramaları için de oldukça önemlidir.

Şirketinizi değişimle buluşturduğunuzda, çalışanlarınız yaptığınız bu değişikliği o an için


beğenmeyebilir ve değişikliğin etkili olacağına inanmayabilir. Yani umduğunuzun aksine
büyük bir tepki ile karşılaşabilirsiniz. Ekiplerinize değişimin nedenini anlatarak, onların da
değişimi desteklemesini sağlayabilir ve değişimi sizin kadar kendilerinin de benimsemesine
önayak olabilirsiniz...”

Nasıl? Güzel öneriler değil mi?


Değişim hayatımızın her alanında var olan bir gerçek. Aslında sıkıntı değişimi yönetmekte
değil, yönetememekte! Bir şeylerin değişmesi gerektiğini kabul ediyor, ancak bunun önce
kendimizden başlaması gerektiğini pek kabullenemiyoruz. Veya işimize öyle geliyor... 

ERP (Kurumsal Özkaynak Planlamaları) + Ar-Ge + İnovasyon + Bilgi Teknolojilerinin uzağında


yaşıyor ve teknolojiyi sadece kullanmaya çalışıyoruz. Oysa ki, başarıların elde edilmesi ve de
sürdürülebilir olması için; Ulaşılabilir - Ölçülebilir - Tekrarlanabilir - Yönetilebilir, entegre bilgi
sistemlerine ihtiyacımız var. (Sn. Fatih M. Yelken, Kemalettin Koç ve Taylan Çağatay’a teşekkürler.)

Sonuçta; içinde bulunduğumuz zorlu koşullarda rakiplerinizden geri kalmamak için, daha kısa
sürede ve daha düşük maliyetlerle farklılıklar yaratarak, mevcut müşterilere daha iyi ürün ve
hizmetler sunmak... Ve de yeni müşteriler elde etmek için, etik rekabet kuralları çerçevesinde
gereken şeyleri yapmak, özellikle gelişmekte olan şirketlerimizin öncelikli hedefleri arasında
yer almalıdır... Diye düşünüyor ve hepimize kolay gelsin demek istiyorum!..

Daha mutlu bir gelecek için...

Sevgi ve saygılarımla

ALİ RIZA DEĞER