You are on page 1of 34

B ed ir Y ay ın ları No.

İ t

ISIZVUIKH
KİRİNCİ D E FT ER

Yazan :
Mehmed Şevket E ygi

REDİR YAYINDAKİ
r . K. 1060 - İstanbul
1386 - 1066
M. ŞEV KET EYGİ

mum
1 mi Defter

Müümanlar
Nasıl
Ifîll 01 İnil

DEDİR YAYINEVİ
E N MÜHİM MES E L E

| g t İ R m üslüm an için h ay atın en önem li m eş'elesi, ebedi


I g r t k u rtu lu ş ve saad ete k av u şab ilm ek tir. K ıs a sü ren dünya
h a y atın d an sonra, içinde ebediyen k a la ca ğ ım ız ûhi-
re t âlem ine g ö ç edeceğiz. O rada, y a ebediyen m e s'u t y aşıy a-
cağ ız, y a da ebediyen azap çekeceğiz. E v e t, in san lığ ın en
önem li problem i budur. H içbir siyasî, İktisad î, k ü ltü re l veya
İlm i m es’ele bundan d ah a m ühim o la m a z ... A k sin i iddia
edenler d alâletted ir, ziyandadır, g a fle t içindedirler.
İm di, bu ebedî saad eti k azan abilm ek için A lla h ’a ve R e-
sûlüne îm an etm ek birin ci ş a r ttır . Ondan so n ra d a Ş e rîa tin
em r e ttiğ i h ay ırlı ve y a ra rlı işleri işlem ek, y a sa k e ttiğ i k ö ­
tülüklerd en sa k ın m a k g erek ir. B u k u rta rıc ı yolun, ebedi sa­
a d et yolunun reh beri Hz. M uham m ed aley h isselâm d ır. K ita ­
bı K u r’an, nizam ve kanunu Islâm d ır. B u n ların d ışın d a k u r­
tu lu ş ve sa a d et yoktu r. B u n la ra inanan m ü’m in, inanm ı-
yan k â fird ir. İn an an ların te ş k il e ttiğ i topluluk îm a n cephe­
si, onun dışında k alan diğer bütün b eşeriy et - d erece derece,
cins cin s - k ü fü r cephesidir. İn an an ların , in an d ık ların ı t a t ­
b ik ederek y aşad ık ları ülke «D arül İs lâ m î, onun dışındaki
y e rle r «D arül H arb» tir. îslâm ın aydınlığı bü tün insanlığı
k a p la y ın ca y a kad ar, m ü’m in ler k ü fü r ile m ü cad ele etm ek
m ecbu riyetindedirler. Bu, o n lar üzerine bir v a z ife d ir...
Y u k a rıd a k i izah atım ızd an çıkan n etice şu d u r: M ü’m in­
ler, k ü fü r cephesi İle b ir arad a sulh içinde y aşıy am azlar.
İm a n la k ü fü r aı-asında b ir «co existen cc pacifiqucı> olam az.
O lsa o lsa b ir m ü tarek e o la b ilir... A m a, devam lı ve köklü bir
b a rış a s la .'... B u n a rağm en k ü fü rle k ard eş k a rd e ş yaşıyan,
k ü fre k a rşı - h iç olm azsa - m ânevî bir cihad açm a y ı bile dü-
şünm iyen m üslüm an, zelil b ir m üslüm aııdır. H a ttâ onun îm â­
nı bile teh lik ey e g irm iştir. Z ira k ü fü rle sulh içinde y aşam ak ,
b ir nev’i k ü fre rızadır. B u ise aynı kü fü r gibid ir.
Ö N S Ö Z

A lla h ’a ham d ve R esû lu llah 'a sa lâ t l e şelftin vecibesini


ifad an so n ra :
A d apazarlı aziz dostum , ö rn ek m üslüm an, fâzıl insan
D r. Ahmed B a y tıız Beyefendinin teşv ik iy le. Y en i Is tik lâ l’de
n eşre ttiğ in i bâzı y azılarım ı bir a ra y a g e tire re k su risâley i
te rtib e ltim . B u n lar, ed ebiy at y ap m ak, s a n 'a t ve üslûp g ö s­
term ek m aksad ıyla kalem e alın m ış şey ler değildir. İslâm ’ın
m u z a ffer oin ıası ve küfrün y ık ılm ası için n âçizân c çalışan
b ir m üslüm an - İslâm büyüklerinin ö ğü t vc ir.şadlanndan
m ülhem - fik ir, k a n a a t, tenkid ve tek liflerin d en İbftrcttir.
Bu y a z ıla r kalem e alın ırken şu dü stû ra u yu lm uştur:
«Söyled iğin h erşey doğru olm alı, an ıa h er doğruyu söy­
lem ek doğru değildir.» A y n e a söyllyem cd iklcrlıniz de ol­
m u ştu r k i, onları okuyucunun fe râ s e tin e havalo ederiz.
B u gü nkü m üslüm anların z a a f ve zilletlerin in sebepleri,
k â firle rin ve m iirtedlerin A len ı-i İs lâ m ’a y a p tık la rı z a ra rla r
ve mü’ndnlerin bütün bu bclıyyelerden h an g i yolla k u rtu la ­
c a k la rı m evzuunda düşünm ek, bu h u su staki fik ir ve te k lifle ri
ö ğrenm ek h er şuurlu m Uslüm ana lâzım dır. B u küçük risâle
b ir nebzeeik de olsa bu işi y ap ab ilirse m aksad h â sıl olm uş
d em ektir.
A llalı k ısm et ederse, d iğer y azılarım d an bâzıların ı da
«R uznâm o» se risi içinde, böyle kü çü k risâ leler halinde m üs-
lüınan k ard eşlerim e takd im e tm e k niyetindeyim .
S e lâ m H ûda'ya tâb i o lan lar üzerine olsun!

M ehm ed Ş ev k et E y g i

(Y e n i İs tik lâ l G azetesi S ah ih i)
ibû ret olduğunu; ilk parçanın « B l R ı , İkincisinin de c ...le ş
m ek» olduğunu İdrâk ed iy or?
B irle şm e k (te k , vûhid, bütün) haline g elm ek d em ek tir;
« B ir * İlk dem ek (te k bir bü tü n ) hâline gelm ek dem ektir.
H albu k i biz, senelerden )>eri (b irleşellm !) diye b ağ ırd ı­
ğım ız halde, h â lâ d ağ ın ık lık halindeyiz. G erçi adedim iz çok­
tu r, yâni «çok» luğuz, a m a «bir» lik değiliz.
Çünkü «bir» lik lâ fla ta h a k k u k etm ez. « B ir» leşebilm ck
için « B ÎR » de yok olm ak lâzım dır. K im d ir bu B İ R ? E ş i. o r­
ta ğ ı, benzeri, evveli, â h iri olm ıyan AUahü T e â lâ ... B irle ş e ­
bilm ek an ca k , Onda yok o lm akla ta h a k k u k eder. B ir to p ­
luluk ki, fen âfillû h (A lla h 'ta yok olm a) hâline gelm ez, onda
birlik, İttih ad olm az. A llah ’t a y o k olm ak dem ek. A llah 'a
İn anm ak ; gönderdiği h ab ercilere in anm ak, k ita p la ra , m elek­
lere, kadere, â h ire te in an m ak dem ektir. A llah ’a ta m b ir te s ­
lim iyetle k u llu k etm ek, gönderdiği dine, ş e ria ta sım sık ı s a ­
rılm a k d e m e k tir... B u n la rı yapm ayan k im seler fâ s ık ve t a ­
cird irler. F â s ık ve fâ c irle r ise « B İ R . leşem ezler...
Y üce K u r’anda m ealen şöyle buyurulduğunu ehl-i sün­
n et âlim leri bize b ild iriy o rlar:
« E y İm an edenler! A lla h ’a, R esulüne ve içinizden em ir
sahibi o la n la ra ita a t ediniz. ..>•
B u â y e ti d ik k a tle m ü talâa edenler -BİR .» leşine m efh u ­
mu İle « ita a t» m efhum unun eş - m analı olduklarını u n la­
m a k ta gecik m ezler.
B irle şm e k İçin ita a t etm ek ş a r ttır . İ t a a t olm ayan yerde
vahd et olm az.
E v e t, A lla h ’a, R esulüne ve içim izden em ir sah ib i olan ­
la ra İ t a a t ... N a sıl m ı?
— A lla h 'a ita a t dem ek, h a k ik î m üslüm an olm ak dem ek­
tir . İm a n etm ek, nam azı beş v a k itte dosdoğru k ılm ak , A lla h ’ı
h iç unu tm am ak, A llah yolunda m alla ve n efisle sav aşm ak ,
bütün fik ir ve işlerinde A llah rız a sı dâiresinde bulunm ağa
çalışm ak , A llah için sevm ek - A llah için dü şm anlık etm ek,
A lla h ’a yönelm ek d e m e k tir...
R e sû lu lla h 'a (sallallah ü aleyh i ve sellem ) it a a t dem ek,
O’na İnanm ak, O’nu h erk esten çok sevm ek, O’nuıı sünnetine
sarılm a k , O’nun üm m etinden olm ak, O’nun şe fa a tin i ummule,
O’nu h a tırd a n çık arm am ak , O ’nuıı d o stların a dost. O'ııun
d ü şm anların a düşm an olm ak dem ektir.
MÜslÜmon o kim sedir ki, h iç olm azsa k alb in in derinli­
ğinde k ü fre k arşı sa v a ş İlân etsin ve şa rtla rın m ü sait ân ın ­
da bu savaşın k u tsa l ateşin i, gönlünden yeryüzüne çık a rs ın ...
M üslümanın p aro lası şudur:
Kablünt A llah, Dinim îslâ ın , K itab ım K u r’an, N ebîm
M uham med M u stafa aley h isselâm ...
M üslüm anın ah lâk ı İslâ m ahlâkıdır.
M üslüm anın tic a re t ve ik tis a t ölçüleri tslâ m ın em ret­
tik lerid ir.
M üslümanın zih niyeti, «İslâm zihniyeti» dir.
V elhâsıl h ayatın h er sahasında, b ir m üslüm anın ölçüleri
tslâ m ın ölçüleridir.
*
**
K a rd eşler!.. B âzan yaradılışım ızın esa s g a y esin i unutup,
lüzum suz işlerle uğraşıyoruz. B e ş e r k ılığ ın d ak i şeytan ların
sa p tırıc ı yollarından gidiyoruz. Ş a y e t g erçek ten m üslüman
olduğumuzu ls b a t etm ek istiy o rsak , işte yol a p a çık önüm üz­
d ed ir: K u r'aıı’ın ve A llah Rcsûlünün yolu. A nlaşam adığım ız
b ir uokta v arsa, O n ları h akem yapalım . A llah ’ın dilediğin­
den baskıısını istem iy d im ki, kâfirlerd en , fâsık lard an , zâ­
lim lerden olm ıyalım . K üfürden korkm ıyalım . A lla h ’ın h im a­
yesine teslim olalım . B iz A llah ’a ita a t ve tev ek k ü l edersek,
bütün cihan birleşse yine bize birşey y ap am azlar. O bize
y eter, O ne iyi b ir v ek ild ir...

K a rd e ş le r!... ö n em siz işlerle değil, en önem li İşle u ğ ra­


şalım ve onun İcap larım yerine g etirelim .

«IilK » I, E Ş M E K

E P İM İZ , m üslüm snlarırt birleşm elerinin bir za ru ret o l­


duğunu söylüyoruz. F a k a t a ca b a içim izden k a ç kişi
birleşm enin m ânasın ı derin bir şekilde düşünüyor?
E v e t, içimizden k a ç m üslüm an bu kelim enin ik i parçadan
rlm i kendine reh ber ve h a y a t düsturu yapm ışstn, ondakl şu
İlâhî beyânı niçin n n z a ı-ı İtıbare alm ıy o rsu n ?
« ... İn sa n la r ve cinler, an cak A llah 'a ib âd et etsin ler diye
y a ra tıld ıla r...»
A rk ad aş! Senin y aratılışın ın g ay esi budur. Senin en bi­
rin ci vazifen, A llah ’a kulluk etm ek tir. Ç ünkü, sen abd'sin,
sa n a ubudiyet y araşır.
H albuki sen bu vazifeni ihm al ediyor, ubudiyette kusur
ediyor, ve bâzan cah illik edip R a b b ’inin işlerin e karışıyorsun .
U nutuyorsun ki, biz kutların vazifesi u bu d iyettir, ıu bu biy et
d e ğ il...
N am az bile kılm adığın halde, m ü cah itlik taslıy o r, cihan a
nizam verm eğe yelteniyorsun. D erviş bile olam adığın halde,
şeyh lik m ak am ın a yükselm ek istiy o rsu n ... M üslüm anların
başına geçm ek, m üslüm an m eb’us olm ak, m üslüm an lider
olm ak ; şöhrete, servete, nüfuza k av u şm ak diliyorsun. T eh ­
likeli hayâller, uzun em eller b u n lar...

«O nlar ki, v erir lâ f ile dünyaya nizum at,


Bin türlü teseyyü b bulunur h&nelerinOe.»

*
*♦

A rk a d aş! F e la h ubudiyettedir. S o n ra g a ra z ssız - ivazsız


A llah yolunda ça lışm a k tır.
A lla h ’ı istiy ene A llah y eter. A llah ’ı İstiyene m al, m ülk,
şan, şeref, şöh ret, nüfuz ne gerek.’..
M adem ki, benden soruyorsun, sa n a büyüklerim den öğ ­
rendiğim n asih atlerin bazıların ı te k r a r lıy a y ım :
*» Ş e r ia ta sım sık ı sa rıl. B ir v a k it n am az senin için cih a ­
nın bütün alâyişinden daha k ıy m etli olsun.
*• İslâ m ah lâkının umdelerini benim se. İslâ m seciyesiyle
seciyelen. M ütevazi, fe ra g a tli, şöh retten k a ç a r, fa k r ’ı seçer,
ta k v a ve verâ sahibi bir m üslüm an ol.
D ünya m ak am ların a geçm ek iç in dinini â le t etm e.
B ir ta k ım m evkilere talip olup, İslâm î iz z et ve şerefin i h a r­
cam a. H izm et zam anı gelince, o m evk ilerin senin ay ağın a
geldiğini göreceksin.
Seni irşad edecek bir İslâm büyüğüne tâb i ol. H er
işinde ehl-i sünnet ulularına danış, o n ların k itap larım oku,
A lla h ’a ve R esû lu llah ’a (S .A .) ita a tta b irleşm ek için,
içim izden « B İR * ine it a a t etm em iz lâzım dır. H erk es kendi
b aşın a buyruk olursa, birlik olm az. B ü tü n m es'ele İta a t edi­
le ce k bu « 'B ÎR » ! bu lm ak ve ona elim izi u z a tm a k tır. B a şsız
b irlik olm az! E v et, şim di bütün m es'ele bu n ok tad ad ır. B İ R ...
L E Ş ... M E K ...
O halde, bizi B Î R ’e g ö tü recek «bir» İsini a ray alım , bula­
lım ve d erh al ona ita a t edelim .
*
ı*
A ziz k ard eşlerim ! B u mevzu çok su götü rü r. A m a, ben
bu k a d a rlık yazabiliyoru m . V âhid olan A lla h ’a em ân et olunuz!

KİK MEKTUP

rk ad aş,
G örüyorum ki, h ak dâvaya gönül b ağ lam ışsın . İs lâ ­
m iy et için çalışıp, çabalıyorsu n. B ir tak ım fa a liy e tle ­
rin , düşüncelerin, k a n a a tle rin , em ellerin v ar. E lin d en gelse
bütün cihan ı m üslüm an yap m ak istiy o rsu n ... M eşgûl oldu­
ğun sa h a la rı en k ısa ta ra fın d a n zik red ey im : K ü ltü r, siy a ­
set, m atb u at, taleb e teşek k ü lleri, cem iy etler, k o n feran slar,
s e y a h a tle r, to p lan tılar, çeşitli şah siy etlerle te m a sla r, m üna­
k a ş a la r m üzakereler, m ü şatem eler ve h a tttâ m udarebeler,
neler, n e le r...
B u işlerle u ğ raşan sâd aee sen değilsin, b a ş k a a rk a d a ş­
la r, b a şk a k ard eşler de v ar. E m eller peşinde k oşu y o rlar, k en ­
dilerine göre bir yol tu ttu rm u ş g id iyorlar.
B ü tü u bu nlara itira z ım yok. E lb e tte h er sah ad a İslâ m i­
y e t için çalışm ak g e re k ; didinmek, yoru lm ak g e r e k ...
A n c a a a k ! Çok büyük b ir noksanın v a r gibi g eliy o r bana.
S en bütün bu İşlerle u ğraşırk en , en m ühim , en h a y â t! bir
n o k tay ı, y a ratılışın ın sebep ve m aksad ın ı unutuyorsun, ih­
m âl ediyorsun g ib i g eliy o r bana. E v et, sen k i, K u r'a n -ı K e-
Ü çü ncü o la ra k , K u r’ânt kendine h a y a t reh b eri edinecek­
sin. G e rçek din bilginlerinin ondan çık ard ığ ı hüküm lerin
hepsini k abû l ve ta tb ik edeceksin, K u r’ândan b a ş k a reh b er
a ra m ıy a ca k sm .
Dördüncü o la ra k İslâ m dinini, kendine dünya görüşü
o la ra k k a b û l edeceksin, tslâ m ın dışında olan h erşeye a rk a
çev irecek sin .
B u d ört şeye sa rılırsa n , kopm ıyan bir kulpa yapışm ış
olursun.
■*
«*

T e rk e tm en g erek en d ört şeye g elin ce:


B u n la r dünya, ukbo, v a rlık ve te rk tir. E v e t, te rk i bile
te r k e tm e lisin ...
Y a p tık la rın ı no C enn et ümidiyle, ne dc Cehennem k o r­
k u su y la işlem elisin . H edefin, A llah ’ın Y ü ce R ız a sı olm alıdır.
Y ü k se lm e k için v arlığ ın ın s a fra sın ı atm a lı, ucb ve rly â
u çurum una düşm em ek için « terk » İ bile unutm aksın.
*
**

D inini ve m ukaddesatını şu ü ç şeye â le t etm em elisin :


1 — M addi m e n fa a t tem ini. B il k i, a lış - v erişlerin en
çirk in i, dünya m e n fa a ti için dini â le t e tm e k tir.
2 — Ş ö h re t tem ini. B il kİ, şö h ret â fe ttir . H ele şÖhret-İ
k â z ib e ... Ş an ve ş e re f peşinde k oşan bu d alalar, a n ca k b irer
h a sta d ır. M egalom ani, y ah u t dâül k ib e r k u rb a n la rı... S ak ın
dinini, şö h ret edinm ek için â le t etm e! A ltın verip de ten eke
p a rça sı a lm a ğ a benzer b u ...
3 — S iy a sî nüfuz tem in i. D ini â le t ederek riy û set m ev­
k ile rin e g eçm ek h ırsı, in san ın k albin i k a r a r tır . B o l g elire, şan
ve şerefe, nüfuz ve itib a ra k av u şm ak için m evki ta le b eden­
ler, bu üm m etin d en îlerid ir. S iy a se te kendin tfilip olm a, a n ­
c a k h izm et için ç a ğ ırırla rs a ve g erçek ten h izm et edeceğine
in an ıyo rsan , o zam an g it ... S iy a se tte n d âim a n e fre t e t. H iz­
m etin bitin ce hem en s iy a se ti te rk et.

**

H a k k ’a hizm et hususunda ölçün şu olsun:


Öğütlerini tu t. K endi k a fa n a g ö re iş yapm a.
* G ıy beti, nem tm eyi, fay d asız k elâm ı te rk e t.
*
**
A zizim ! S en i tcnktd e ttiğ im İçin b an a gücenm e. S ö y le­
d ik lerim d oğru ysa, düşün - ta şın ve kendine çek i - düzen ver.
Y o k . n efsin sen i binek y ap m ışsa ve sen yu larını o n a teslim
etm işsen , bild iğin gibi devam et.
A m a şunu da u nu tm a kİ, sen ubudiyet v azifen i y ap m ak ­
sızın ne «m ücahide olabilirsin, ne iy i m üslü m an! O lsa olsa
b ir rfâsık - olu rsu n. F a k a t «ben Is lâ m iy e te h izm et etm iy o r
m u y u m ?» diye itira z ed eceksin. Covab o la ra k şu hadis-1 şe ­
rifi h a tırla tır ın ı:
* A llah - d ilerse - bu dini fâ c lr k işi ile de te ’yid eder..»
S e lâ m la r, d u a la r...

DAVA SAHİBİ NASIL OLMALI?


rk a d a ş,
A lla h yolunda y ü rü y en lere a z ık o la ra k «ihlûs» g e re k ­
tir . Ih lâ s ve sam im iy et o lm azsa m u v a ffa k iy et sab ah ı­
n a u laşan lay ız. R iy â , k ü fü r ve d a lâ le t k a ra n lık la rın ı a r tır ır .
S en in m ak sad ın sâd ece R ız a -y ı İlâh î olm alıdır. Gözün b a şk a
b ir şeyi g örm em elid ir.
İs la m c ı o lan k im sey e d ört şeye bağ lan m ak ve d ört şeyi
te r k e tm ek g e re k ir.
Ö nce A lla h ’a sa n lm a h sm . B ilm elisin ki, sen k u llu k e t ­
m ek için y a ra tıld ın . K a b b ’in O, m evlâ’n O, sah ib in O ... O ’na
k u llu k etm ed ik ten so n ra ııe y ap san boş, neye ça lışsa n n a­
f ile ... O’nu u n u ttu ğ u n te k b ir san iy e bile sa n a v e b â l...
İ k in c i o la r a k R esû lu llah ’a (S .A .) sa rıla ca k s ın . Senin
sevgilin, k u rta rıc ın , önderin, su ltan ın , efendin, kum andanın
O.. O'nu nefsinden, an and an , babandan, evlâdından d a h a çok
sevecek sin . B u y ru k la rın ı tu ta c a k , sün netine u y acak sın . O'nun
esh âb m a, o n la ra tâ b i o lan lara, onu sevenlere b a ğ la n a c a k ;
ona düşm an o la n la ra k a rşı sen de düşm an o lacak sın
tslâ m ın çocuğusun. H a k ölçü lerin bekçisisin . M ukaddes em a­
n etin h am m alısın . Sen , b ir d erviş k a d a r gönülsüz, b ir serçe
k a d a r m ûnis, b ir şâh in k a d a r y ırtıc ı b ir ça ğ la y a n k a d a r coş­
kun, b ir a ğ a ç k a d a r se ss iz ; su la r k a d a r derin, g ö k le r k ad ar
engin, m eltem ler k a d a r o k şay ıcı, k a s ır g a la r k a d a r şiddetli
o lm a lısın ...
*
**

A rk ad aş,
G a fle tle g eçird iğin g ü n lere y a z ık !... K a lk ve doğrul!
H a k k ’a, iyiye, güzele, doğruya, m â ’ru fa yönel. A rs la n la r g i­
bi k ü k re, k a r ta lla r g ib i a t ıl! K o rk m a ! B en liğ in in buzunu,
ölüm süzlük okyanusunda e r it. H a k k ’t a y o k o l...
*
**
A rk ad aş,
B u fe c r -i sâ d ık ta u y an ! B en lik , m e n fa a t, şö h ret, siy a ­
s e t, hubb-ı câh , hubb-ı riy â s e t, şa n ve ş e r e f k av g asın d an
v a z g e ç ... H izm et yolunda Ih lâ s ve te rk silâ h la rıy la silâh lan ,
R ız a -y ı tlâ h ! d âiresin e g e l...
S e n i cûm ide b ek liy o ru z...

MALLA, CANLA, D İLLE... C İ II A D


Ü ’M İN L E R Î A llah yolunda cih ad a ça ğ ıra n â y c t-İ k e ­
rîm elerd e, « ... m alların ız ve can la rın ız la A llah y o ­
lunda cihad ed in iz!..» d en ilm ektedir. M al kelim esi,
candan evvel k u llan ılm ıştır. D em ek ki, m üslüm an önce p a ­
ra sıy la , puluyla, m alı, serv eti ile h a k yolda ça lışa c a k , g a y e ­
sine sâd ece b u n larla v âsıl olam azsa, can ın ı ve n efsin i de o r­
ta y a a ta c a k tır .
E s e fle görüyoruz k i, İs lâ m âlem inde bü slüm anların
çoğu, cihad ı fiile n te rk e tm iş v a z iy etted irler. O n ların d efte­
rinde «cihad» fa s lı y o k tu r. D in sizler, k â fir le r ve m ü rted lerle

— 11 —
H iz m e tte k ü lfe t vard ır. H izm et, n im et v a sıta sı değildir.
G örm ü yor m usun ki, riy a k â r la r hep n im etlere koşuyor, kü l­
fetlerd en k a ç ıy o rla r...
A rk a d a ş, sen k ü lfetli, zah m etli, zo r ve çetin h izm etlere
talip o l... Y e şil o ta koşun m erk ep ler gibi, dü nya n im etlerin e
seğ irtip , so n ra da bedava ve ucuz ta ra fın d a n ■:hadimiik, m ü­
c a h itlik ^ ta s la m a ...
~ *
**

A rk a d a ş, ucb denilen m ânevi h a sta lık ta n , cüzzam dan


k a ç a r gibi k a ç. kendini beğenm e, y a p tık la rım y eterli g ö r­
m e ...
*
**

İn s a n la r la olan m ün aseb etlerin d e Ölçün şu olsun :


A lla h 'ın rızâsın ı k a z a n an lard an sen de râzt ol. A llah 'ın
kendilerinden ra z ı olm adığı k im selerd en k a t’İyen râ z ı olm a,
o n la n sevm e.
*
**

A rk a d a ş,
M üslü m an ları sev, o n la ra k a rş ı ş e fk a t, m erh am et, y u ­
m u şak lık d u y g u lan besle. K â fir le r i ise sevm e. O zâlim lere;
o fâ sık , fâ c ir, m ürted a lç a k la ra k a r ş ı g a y e t s e r t h a re k e t e t.
O n lara a cım a , yüz verm e, y ard ım etm e, tik fır s a tta k a fa la ­
rını k ır.
*
»*

A rk ad aş,
Senin fırk a n , M uham m ed aley h isseiâm ın fırk a sıd ır. M il­
letin İs lâ m m illetid ir. Ş e ria tın İs lâ m şeriatıd ır. Sen , İslâm
üm m etindensin, tslâ m ın m ânev i ordusunun b ir n eferisin .
B aşku m an d an ın R osû lu llah aley h isselâm d ır. İ ta a tin A llah ’a,
R csû lu n e ve senden olan em ir sahiplerinedir.
*
**
A rk ad aş.
Sen m üslüm ansın. Senin İzzet ve şerefin y ü k sek tir. Sen

— 10 —
* S ır f A llah rızası ve clhad m aksad ıy la m üslüm an k a r ­
d eşleriyle toplan sın, bu m evzu lard a sohbet etsin .
* K endi kendine oturup şu m evzuları düşünsün: M üslü-
m a n la r n asıl k a lk ın a ca k la r, İs lâ m iy e t nasıl m u z a ffer o la c a k ?
V e bunun gibi m es'eleler.
* B ir yerde cihad la ilg ili b ir çalışm a d u y arsa hem en
o ra y a g its in : «— K a rd e şle r! B e n size y ard ım a geldim . B e ­
denen, fik re n çalışacağ ım , bana d a iş verin» d e sin ...
İş te y u k a rıd a saydığım ız işle ri y ap ark en g eçen zam an
bizim en k ıy m etli zam anım ız olur. O esnâd a k a ra y a c a ğ ım ız
e n e rji de a s la b o şa gitm ez. B e lk i vücudumuz yorulur, yıp­
r a n ır ; h a sta la n ırız , ölürüz am a, vazifem izi y ap m ış oluruz.
*
**

H ad îs-i ş e rifte ne bu yu ru luyor: «îslû m iy etin k ö tü gördü­


ğü b ir işle, b ir vaziyetle k a rşıla şa n m üslüm an, şu ü ç şeyden
birini y a p a c a k tır:
* ö n c e , şâ y e t gücü y e tiy o rsa o kötü lü ğü eliyle önler,
d eğ iştirir.
* E liy le önliyem ezse, d iliyle k ötü ler, ten kid eder.
* Onu da y ap am azsa, o zam an k alben n e fre t eder, bıığz
e d e r... B u üçüncü hal îm an ın a sg arisid ir.» Y â n i dine uym ı-
yan k ötü b ir işten k alben n e fre t etm iyen kim se, g e rçe k m üs­
lüm an değildir. İ n s a f edelim ey m ü siü m an lar! Ş u devirde
D in -i îs lâ m a u ym ıyan n ice işle r görüyoruz. E lle, ku v vetle de­
ğ iştirm e ğ e , önlem eğe cesa retim iz yok. B â r l lisan en tenkid
ve ta k b ih edelim . Onu da y ap am ıy orsak , o derece yüreksiz
isek , b â ri k albim izle, İçim izden n e fre t edip, çirk in görelim .
Y o k sa, A llah s a k la s ın ...
*
**

H e r m üslüm an m ünevverinin bu bakım d an m es’uliyeti


bü yü ktü r. Sâd ece gizlice n am az kılıp, oru ç tu tm a k la iş b it­
mez.
A lla h yolunda diliyle, ih tisa sıy la , nüfuz ve o to ritesiy le
clhad etm elid ir, cih ad !..
B ir de âilesin i, evlâd ü iy alin i bu d âv ay a h izm et e ttir ­
m ek m es’elesi var.

— 13 —
m ü câd eley i te rk e tm iş le r; o n ların dediklerine boyun eğ m iş­
lerd ir. E n u fa k m u h alefet, direnm e, itir a z y o k tu r. A llah s a k ­
la s ın k â firle r, m ü rted lcr n am az k ılm ay ı m en etseler, bu y ü ­
re k siz M ü slü ın an lar: «N e y ap alım , b aşım ıza bu m u sib et de
geldi. A rtık câm ilerd e n am az k ılan u y acağ ız. N e y a z ık ! E h
biz de e v leıiın ize k ap an ır, ses sed â çık a rm a d a n n am azı do­
la p la rın içinde, k öm ü rlü klerd e k ıla r ız ...» d iy ecek lerd ir. R u s ­
y a ’d aki m ily o n larca m üslü m anın bugünkü fe c î durum a düş­
m elerin in sebebi bu uyuşuk z ih n iy etten ile ri g e lm iştir. On -
la r v a k tiy le Ç a rlık R u s y a zam anınd a, 1917’den b eri de S ov ­
y e t R u sy a devrinde A llah yolunda g e re k tiğ i g ib i cihad y ap ­
m a m ışla r, m a llarıy la, c a n la rıy la m eydân-ı m ücâdeleye a tıl­
m a m ışla r ve sonunda bu h âle düşm üşlerdir.
N efsiy le, ca n ıy la cihad denilince, e sk i zam an s a v a şla rın ­
d a olduğu gibi, eline b ir k ılın ç alıp düşm anın ü zerin e yürü­
m ek a n la şılm asın . C ihad ço k g en iş m ân alı b ir m efhum dur.
L ü g a t itib a riy le a şırı g a y r e t g ö sterm ek , cclıid s a rfe tm e k de­
m e k tir. A lla h yolunda y ap ılan h e r ça lışm a clhaddır. M eselâ
şu devirde A llah rız a sı İçin y ap ılan basın, m a a rif, k ü ltü r
te ş k ilâ tla n m a ça lışm a la rın ı cihad sa y ab iliriz. «A llah k a tın ­
da clhdm cn m akbulü, zâlim d evlet reisin e k a rş ı söylenen
h a k sözd ü r.» m eûlindeki h ad is-i ş e rifi u nu tm ıyaîım . O h â l­
de, İs lâ m î m ek tep a çm a k , İs lâ m î d erg i çık a rtm a k , îslftm t bir
f a a liy e t için p a ra toplayıp y erin e h a rca m a k , k â f ir ve m ü r­
ted lcr! ten kid , tezlil ve te z y if edici p ro p ag an d a y ap m ak hep
m ücâd ele s a y ılır. Y e te r k i, sâd ece H ak rız a sı için yap ılm ış
olsun.
A lla h h e r m Uslünıuna günde 24 s a a tlik b ir zam an ver­
m iştir. Bu nu n b ir k ısm ı u yu m akla, b ir k ısm ı ça lışm a k la , bir
k ısm ı y em ek - içm ekle, b ir k ısm ı d a ia tlra h a tle , eğ len m ek le
g e çe r. A ca b a müsl U m anların yüzde k a çı, hergü n A llah yolun­
da b ir s a a tlik , y arım s a a tlik b ir zam an h a rc a m a y ı düşünü­
y o r ve h a rc ıy o r?
B e n ce pek a z ı... Z ira böyle düşünen m ü slü m an ların s a ­
y ısı ço k olaydı, İs lâ m ü m m eti bugünkü z illete d u ça r olm az­
dı. O halde, tozelden y a p ıla c a k iş şudu r: H er m üslüm an, h er
gün kü v a k tin in m uayyen b ir bölümünü İs lâ m î h izm etlere
a y ırsın . M e selâ şu n ları y ap sın :
* U y a n c ı telk in lerd e bulunan bü yü k leri z iy a re t etsin,
o n ların ö ğ ü tlerin i dinlesin.

— 12 —
h alb u ki b u rası aydınlık, a ra m a sı k olay, onun için burada
a rıy o ru m ...
...................T
*
**

N asred diıı H o ca’y a atfed ilen an lay ış, bu gü n kü T ü rk iy e


m ü slü m an larım n zih n iy etin e ne k a d a r b en ziy or. B iz le r de
H o ca g ib i k ıy m etli b ir şey k ay b etm işiz ve sözde a rıy o ru z ...
A m a n e red e...
K a y b e ttiğ im iz , Is lâ m h ay atıd ır. M ü slü m an ca y aşam ak .
Y a r a ta n ’ın (C .C .) ve son E lç isl'n in (S .A .) rız a s ın a m uvafık
b ir h a y a t ta rz ı sü re b ilm e k ... H er k ay b o lan şey , a ra n ır. E le
g e ç e r v ey a geçm ez, o b a şk a . A m a b u lu n m ak ih tim ali olan
y erde a ra m a k , şuurlu b ir a ram an ın b irin ci ş a r t ı d eğil m id ir?
B iz İse, k a y b e ttiğ im iz i ele geçirebU m ek için nerelerde
dolaşıyoruz, ne işle r y ap ıy o ru z?
K ıs a c a say a lım :
* Y e n i ve m üzeyyen cû m ilcr in şa ediyoruz.
* E s k i cam ileri tâ m ir ediyoruz.
* İb â d e t y erlerin d ek i h a h ve k ilim leri yeniliyoru z.
* M in arelere h op arlö r tak ıy oru z.
* Din m ektep lerin e yard ım ed iy oru z...
* ... V e bu na m ü m asil cü z’î h ay ır iş le riy le ik tifa ediyo­
ruz. B ö y le ce zü lfü y âre dokunm adan, k im sen in burnunu k a ­
n a tm a d a n dâvay ı yü rü ttü ğü m ü zü zannediyoruz.
E v e t, bu s a y ıla n la r e lb e tte b ire r h iz m e ttir. A n cak , asıl
h iz m et b u n lar değildir. N eden m i? îz a h ı g a y e t b a s it. B iz
yeniden 1 0 bin cam i y a p sa k , köy m escid lerine k a d a r h op ar­
lö r k o y sa k , h alk ın onda b irin i h â fız y a p sa k dâvay ı yine de
z a fe re u la ştıra m a y ız . Ç ünkü, z a fe re g ö tü ren v a s ıta la r a s r ı­
m ızda a r tık bu nlar d eğild ir. K a n a a tim iz ce İs lâ m dâvasını
m u v a ffa k k ıla c a k a s ıl yol şu sah alard an g e ç e r. H ü lâseten
izah ed elim :
1 — H alk ik iy e a y rılır. İd a re eden ler v e edilenler. M ü­
h im olan b irin cilerd ir. O n la r d a e k se riy e t itib a riy le İs lâ m '­
dan u z a k la şm ıştır. S in si v ey a a çık , d âv am ıza k a rş ı k o y m ak ­
ta d ır. B u n la r, y ü k sek m em u rlar, ö ğ retm en ler, f ik ir ad am ları,
g a z e te c ile r p ro fesö rler h u k u k çu lar v.s. d!ı\ Y a p ıla c a k ilk
iş, bu s ın ıfla r a ra sın d a ç a lış a ra k , o n la rı d â v a y a k a z a n m a k ­
tır . «Çobanlar-- m üslüm an o lm azsa sürüden h a y ır gelm ez.
S â d ece kendim izin m üslüm an o lm ası yetm ez. H an ım ı­
m ız, ço cu k larım ız d a koyu m üslüm an o la ca k la r, dinin em ir­
le rin e d ik k a t ed eceklerd ir. E v lâ tla rım ız ı b ire r İs lâ m m ücâ­
hidi o la ra k y etiştirm eliy iz. O n lara h id ayetin nüruııu, küfrün
k a ra n lığ ım an latm alıy ız. O n lara K u r’an yolunun y eg ân e k u r­
ta r ıc ı yol olduğunu ö ğretm eliyiz. O n lara Is lâ m büyü klerini
sevd irm eli, k â firle re , m ürted lere, m ü n a fık la ra k arg ı düş­
m a n lık beslem elerin i sağ lam alıy ız. Z ira Is lâ m d âvasının b ay ­
ra ğ ın ı bizden so n ra o n lar y ü celtecek lerd ir.
A llah , hepim izi, yolunda m alla, can la, lisan la ve ehliyle
sa v a şa n g e rçe k m üslü m an laıd an eylesin.

İSLAM DAVASI HANGİ YOLLA


Z A F E R E ULA ŞIR?

E V Z U A b ir N asreddin H oca fık ra s ı İle b aşlam ay ı


m u v afık buluyorum . K ıs a c a a n la ta y ım : H oca, evinin
önündeki kü çü k m ey d an lık ta b ir s a a tte n b e ri dört
dönüyor, gözleri yerde, b ir şe y le r aray ıp duruyorm uş. Onun
bu h ali, b itişik te k i kom şunun d ik k atin i çek m iş ve m e ra k la ­
nıp sorm u ş:
— H oca efendi, b ir s a a ttir gözün yerde ne dolaşıp du­
ru yorsu n ?
— S o rm a , yüzüğüm ü k ay b ettim , onu a rıy o ru m ...
— P e k i şu k üçücü k yerde kaybolan b ir şeyi, bu k ad ar
uzun zam and ır arad ığ ın halde h âlâ bulam adın m ı?
— B u la m ad ım ...
H ocanın tu h aflığ ın ı bilen kom şusu, ona b ir k ere de şu
su ali tev cih etm eğ i m u v afık bu lu r:
— P e k i hele b ir söyle, sen şu yüzüğü nerede k a y b e ttin ?
— E v in taşlığ ın d ak i o d u n lu kta...
— P e k i niye o rad a değil de, bu rad a a rıy o rsu n ?
— N e yapayım , o ra sı çok k a ra n lık , bu lm ak z o r olur,

— H —
V e lh a sıl bütün İçtim aî, İk tisad î, k ü ltü rel k u v v etleri eli
m ize g eçirm em iz lâzım dır.

A c a b a bu saydığım ız işlerden h an g isin i yapabiliyoru z.


B u iş le r zor, yorucu ve belk i dc teh lik eli olduğu için « ra h a t
m üslü m an» lard an h içb ir k im se bu nları ifâ y a yan aşm ıyo r.
«N em e lâzım , belk i din sizler d a rılırla r, b an a k ız a rla r, İh ti­
m al kİ, b a n a bir z iy an ları d o k u n u r...» dü şü ncesiyle h e rk e s
k ab u ğ u n a ç e k ilm iş... Ş ad ırv an in şa ettiren , m escid tâm irin e
g irişen , câm iy e h alı, kilim döşeyen ço k am a, h u su s! b ir lise
a ça n , m ücadele n eşriy a tı y a p a ca k b ir k ita b e v i k u ra n görü n­
m üyor o r ta la r d a ... A m an dinsiz a m c a la r d a rılm a s ın la r!..
Y in e n â filc h a c c a giden ço k am a, ü n iv ersited e îm an lı bir
m üslüm an yavrusunu okutup doktor, m ühend is v ey a hu­
k u k çu o la ra k y etişm esin i sa ğ lıy a u yok. P a r a y la h a tim İn­
d iren ve Indirtenin haddi h esab ı yok am a, z â lim e k a r ş ı zul­
m ünü söyliyene pek ra stla n m ıy o r o rta lık ta . V e lh a s ıl İs lâ m i­
y e t için if t a r z iy afetlerin d e n e fis ta a m la r a tış tır a n , g ölg e­
lik le rd e ç a y İçip so h b et eden, y a n ık sesli m evlidhanlardan
İlâ h îler dinleyip ağ lıy an , K u r'a n kursu ta le b e le ri için k u r­
b an p ostu ve b a ğ ırs a k to p lam ak lü tfu n d a bu lu nan, teb errü -
k e n h u rm a ve zem zem d a ğ ıta n ; câm iiere am p u l ta k a n ve
bu k a b il suya, sab u n a doku n m ayan cin sten iş le ri y ap a n la r
çoook, v elâ k in s ır f A llah n z a s ı İçin ve g e r e k tiğ i g ib i ça ­
lışan , gözünü b u d aktan eslrg cm iy cn h a k ik î m ü c â h itle r pek
yok o rta d a ...
*
**

B e y le r, a ğ a la r, efen diler, k a rd eşler!..


D a rılm a y ın am a, bu d âva böyle yürü m ez. Göz y aşı, te r
is te r.. G a y re t is te r, y ü rek is te r. B u yol çilelid ir, s a rp tır, ç e ­
tind ir.
M Ülâhham görünüşlü, m unis b ak ışlı, pem be y an ak lı,
to n to n ta v ırlı, ü rk ek h a re k e tli, titr e k sesli k im se le rle y ü k ­
selm ez bu b a y ra k . T ığ vü cu tlu , k a r ta l b a k ışlı, ç a tık kaşlı,
a rsla n y ü rek li e r le r lâzım d ır bu m ey d an a...
Y a böyle o lacak sın ız, y a h u t zelîl Ö leceksiniz!.

— 17 —
P.
2 — B a s ın , asrım ızın en büyük so sy al k u v vetid ir. B u ­
g ü n kü b asın ım ız ise m a a le se f Islû m a k a rşıd ır. Onsuz m u­
v a ffa k o lm ak h ayâld ir. B ir İs lâ m î g azeten in v ey a m ecm u a­
nın, d â v a y a fa y d a sı, bin h op arlö r tesisatın d an , yüzbin h a lı­
dan d a h a fa z la d ır, tslâ m ın z a fe r yolu basın sokağınd an g e ­
çe r. O halde, bütün gücüm üzle T ü rk iy e ’de b ir Is lâ m basını,
k u ru lm ası İçin çalışm alıy ız.
3 — M a a rife büyük d eğ er verm eliyiz. O k u llara, Ö ğret­
m en d ern ek lerin e el a tm alıy ız. M a a rif dem ek, sâd ece İm a m -
H atip O k u lları dem ek değildir. H er lise, İs lâ m d âv ası b a k ı­
m ından b ir im a m - H atip O kulu k a d a r m ühim dir, ö ğ re tm e n
d ern ek leri ve fe d erasy o n ları, d ers k ita p la rı n e şriy a tı, f a a li­
y e t p ro g ram ım ızd a g erek en eh em m iy etle ele alın m alıd ır. B iz
m eydanı boş b ıra k ırs a k , .sonra k om ü n istler, m aso n la r o r ta ­
lık ta c ir it a t a r la r ...
4 — Ü n iv e rs ite le r de ço k m ühim dir. Ü n iv ersitelerim iz
Is lâ m d âv asın a hâdim o lm ad ık ça arzu larım ız g erçek leşem ez.
G erek ö ğ retim üyeleri, g e re k s e ta le b e le r a ra sın d a ça lışm a lı
ve ü n iv ersitey i, y ü k sek ta h sil ta le b e d ern eklerin i m u tla k a
d âvam ıza k aza n m alıy ız.
5 — S e n d ik a la r: M em leketim iz g ittik ç e sa n a y ile şm e k te
ve buna p a ra le l o la ra k d a İşçi s a y ıs ı a rtm a k ta d ır. B u g ü n s e n ­
d ik a la r çok büyük bir k u v v et te ş k il etm ek ted ir. İd e o lo jik s a ­
v a ş ta , sen d ik a la rın iltih a k e ttiğ i t a r a f a ğ ır b a s a c a k tır. O h a l­
de o n ları d a d âvam ıza k a z a n m a k için ça lışm a k m ecb u riy etin ­
deyiz.

6 — Z a ra rlı c e re y a n la rla m ü cad ele: K om ü nizm , m a so n ­


luk, slyonizm , dönm elik, g a rp h ay ran lığ ı ve m isy o n erlik g ib i
z a ra rlı ve beynelm ilel g izli ce re y a n la r yurdum uzu b ir k a n ­
s e r g ib i sa rm ış v aziy etted ir. B irb irle riy le çek işm ek le b e ra ­
ber, İ s la m a olan d ü şm an lık ların d a m ü tte fik tirle r. O n la rla
sa v a şm a k d a b ir z a ru re ttir.
7 — Is lâ m te b lig a tı: İs lâ m î g e rç e k h ü v iyetiyle b ü tü n
v a ta n d a şla rım ız a ta n ıtm a k için hum m alı b ir p ro p ag an d a f a ­
a liy e ti z a ru rîd ir. S âd ece tem izlik ve ib â d etler yönünden de­
ğil, f a k a t k ita p ta , sü n net ve büyük im am ların iç tih a tla rın d a
a n la tıla n İs lâ m î, bütünüyle y a y m a k , y a şa tm a k , ta tb ik e t t ir ­
m ek lâzım d ır. B u İse, k u v vetli ve zengin b ir p ro p ag an d a
m ek an izm asıy le m üm kün olur.
zündeki iş başım ıza g elir. M üslüm anlara b a ş olm ak isteyen ­
le r ço k tu r, f a k a t ...
3 — Düzenli b ir T E Ş K İL A T h âlin i alm alıy ız. Bunun
İçin de cem iyet, sendika, p arti, fed erasy on k u rm am ıza lü­
zum y o k tu r. C em iyetim iz za ten m ev cu ttu r. A dı îslâ m iy e t-
tiı*. Ü y eleri bütün m üslüm anlardır. Tüzüğü m alûm dur. A ida­
tı m alûm dur. G enel m erkezi M ekke’deki M escidül H aram '-
dır. Ş u b eleri bütün cam iler, m escidler ve İs lâ m m ek tep leri­
dir. A m a ne y azık kİ, m ü slü m an lan n bu te ş k ilâ tta n âdeta
h a b e rle ri yoktu r. «O m ûhiler kİ, deryâ içred lr, d eryayı bil­
m e z le r...»
K u rtu lu ş câm ilerdedir. Cam iden g eçm iy en yolda h ay ır
y o k tu r. M ânen câm inin m ü ştem ilâtı hâlinde olm ıyan d ern ek­
lerin fay d ası y ok tu r. Cihad câm ide b aşlar. Y a p ıla ca k iş b a­
s ittir . C am ilerin tem sil e ttiğ i m ânevî te ş k ilâ ta girm ek, ci-
hanşum ûi İslâ m k ard eşliğ in e dâhil o lm a k ... B u cem iy et 14
a s ır lık tır , 650 m ilyon â z a sı vard ır. K im se k ap atam az. A n ­
c a k m üntesipleri g a fle te düşm üşler, g e v şe k lik g ö sterm iş­
lerdir. Günde beş d efa in ’ikad eden m ecburî to p la n tıla ra g el­
m iy orlar, «tüzüğünü» ta tb ik etm iy orlar, «g en el kuru l to p ­
la n tısı» yapm ıyorlar, b a şk a n seçm iy orlar, û id at öd em iyo rlar...
4 — M A A R İF ’e büyük ehem m iyet verm elid ir, tslâm ın
p a rla k devirlerinde m ektep câm inin k o n tro l ve him âyesln-
deydi. İs lâ m î m ek tep ler açm ak , İslâ m î m a a r if fa a liy e tle rin ­
de bulunm ak n âfile h a cca g itm ekten , ca m ile re halı ve kilim
serm ek ten , if t a r z iy â fe ti v erm ek ten, şad ırv a n la rı m erm erle
k a p la m a k ta n d ah a h ay ırlıd ır. K ıs a ca ifâd e ed elim : «M aarif
sav aşın ı kazanm adan m ü slü m an lar n ih aî z a fe r e erişem ez -
ler.> D iğ er tâ b irle : « B ir ülkede m a a rif ve ü n iv ersite İslum a
k a rşıy sa , o Ülkede m ü slü m an lar tehlikede dem ektir. >
5 — B A S IN m es’elesi halledilm elidir. K u vvetli b ir I s ­
lâ m basını olm ad ık ça b ir iş görem eyiz. H iç o lm azsa basının
y a rısı bizim kontrolum uzda olm alıdır. B a s ın k u ram azsak,
k u rtu lu ş h ayâld ir. H âlen bu sah ad a g a y e t g eriy iz.
6 — M Â L Î P R O B L E M . B ü tü n sosyal fa a liy e tle r p a ra
ile olur. C ağaloğlu ’ndan K a ra k ö y 'e g itm e k için bile (5 0 )
k u ru ş dolm uş ü creti ödem ek lâzım dır. L â f la iş yürüm ez. İ s ­
lâm d âvası için senede en a z b irk a ç m ilyon lir a h arcan m a­
lıdır. N erede bu p a r a ? H em a k ıllıca h a rca n m a lı, b ir kuruşu
RÜZGÂR B E K L İ Y E N BAYRAK

♦ S L Â M d âvasın ın m u z a ffe r o lab ilm esi için g e re k li ş a r tla -


rın n e le r olduğunu düşünm ek h e r aydın m üslü m an a b o rç­
Û tu r. B u g ü n k ü v a z iy ette, Is lâ m topluluğu zih n î b ir k a r ı­
ş ık lık İçindedir. B ilen , bilm eyen fik ir se rd e tm e k te ; h e r k a ­
fad an b ir s e s çık m a k ta d ır. H e rk e s ideolog k e silm iştir. T ü r­
lü tü rlü re ç e te le r, n a z a riy e le r o rta lığ ı is tilâ e tm iş tir. K u r­
tu lu şu n b irin ci ş a rtı, bu k a r g a ş a lık ta n k u rtu lm a k , s a k in ve
s â lim b ir k a fa y la ç ık a r yol a ra m a k tır. Y erim iz d a r olduğun­
dan, g a y e t k ıs a o la ra k k u rtu lu şu n z a ru rî ş a r tla r ın ı m adde
m adde s ır a la m a k la ik t if a ed eceğ iz:
1 — Y IĞ IN o lm a k ta n ç ık a ra k , düzenli K Ü T L E hâline
g elm ek . Y ığ ın , g a y r*i m ü teca n is in san topluluğudur. S ü rü
v azlyetin d ed ir. M eselâ b ir m itin g te k i k a la b a lık , b ir cad d e­
d eki, stüd yom d aki k a la b a lık (fo u le ). Y ığ ın d a in s a n la r y an -
y a n a d ır. F a k a t düzenli b ir te ş k ilâ tla rı, ir tib a tla r ı y o k tu r.
B a ş sız d ırla r. Y ığ ın la rın k u d re tle ri devam lı değildir. H alb u k i
k ü tle (m a s se ) te ş k ilâ tlıd ır. M en su p lan birbirin d en ço k u zak
y erlerd e de o lsa la r, d â im a -b ir lik ve b e ra b e rlik için d ed irler.
K ü tle y e m isa l o la ra k , sen d ik a la rı, d ern ekleri, m aso n lo c a la -
n n ı, ö ğ re tm e n fe d e ra sy o n la n n ı g ö stereb iliriz . B iz m ü slü m an ­
la r h âlen, s a y ıc a ço k lu k te ş k il etm em ize rağ m en , k ü tle h â ­
linde bu lu nm adığım ız iç in zay ıfız, h ak k ım ız y eniyor, sözü ­
m üz dinlenm iyor. Ü yelerin in s a y ısı 3 bini g eçm iy en b ir se n ­
d ik a bizden d a h a te s irli, d ah a k u v v etli. B iz m ily o n la rca ol­
duğum uz halde, A y a s o fy a ’yı bile açtıra m ıy o ru z . Z ira, o n lar
k ü tle , b iz İse yığ ın hâlindeyiz.
2 — K u ru k a la b a lık ve yığ ın o lm a k ta n k u rtu lm a k , b ir
K U V V E T h âlin e g eleb ilm ek için bir b a ş e tra fın d a to p la n m a ­
lı ve o b a ş ta n g ele ce k em irlere i t a a t etm eliy iz. B a ş s ız k u rtu ­
lu ş y o k tu r. B a ş a b a ğ la n m a k dinî ve İçtim a î b ir z a ru re ttir.
A n c a k bu b a şın b ir ta k ım ş a r tla r a ve s ıfa tla r a sah ip o lm a­
sı g e re k lid ir. Y o k sa , «K ılavuzu k a r g a oluıun » a ta s ö -
z e te ve d erg ilerin e p a ra verip s a tın a lm a k ta , o n ların y azı­
la rın ı okuyup • velev ten kid g ayesi ile olsun - b a şk a la rın a
d u y u rm ak tad ırlar.
B u büyük b ir h a tâ d ır. Ş u ra sı h atırd an çık arılm am alıd ır
ki, b a ş ta k o m ü n istler o lm ak üzere umum k û firle ıin propa­
gan d a s iy a se tle ri şu d ü stu ra is tin a t ed er:
cM u lıak k ak kendim izden b ah settirelim . Lehim izde k o ­
n u şm a la rı e lb e tte iy i olur. A m a lehim izde kon u şm azlarsa,
aleyhim izd e bu lu nm alarınd a d a fa y d a v a rd ır... A m a bizden
h iç b ah setm em eleri fe lâ k e ttir . Çünkü propagandam ız y a ­
y ılm az ve unutuluruz.»
D ik k a t ed ilecek o lu rsa k ü fü r cephesi, m üslüm anların
y ay ın o rgan ların d an ve y azarların d an h iç bah setm ezler. On­
la rı, isim lerin i z ik re tm e k su retiy le tenkid etm ezler. H albuki,
çok k ıv ra n ırla r, dü şm anlık etm ek is te rle r. F a k a t bedava
re k lâ m la rın ı y ap m am ak için, kin ve g a y ız la rın ı m üm kün o l­
duğu k a d a r zap ted er, içlerin d e sa k la rla r.
O n ların bu s iy a se tin i biz de kendi açım ızd an ta tb ik e t ­
m eliyiz. M a a lesef şim diye k a d a r bir çok k ard eşlerim iz ha-
tâ lı h a re k e t e ttile r. B â z a n tecessü s, bâzan ten kid g ay esi
ile k ü fü r g a z ete ve m ecm u alarım s a tın ald ılar, okudular,
o k u ttu la r, duyurdular.
İm di, bütün m üslüm an kardeşlerim izden, a şa ğ ıd a k i hu­
su sla ra azam î şekilde ria y e t bu yu rm aların ı ric a ediyoruz:
1 — M erak sa ik a s ıy la , tenkid g ay esiy le v ey a hiddet
ese ri o la ra k K A T ’ÎY Y E N kom ü nist vey a devrim baz g azete
ve d e rg ile ri sa tın alıp o k u m asın lar. O n lara v erilecek h e r (2 5 )
ku ru ş veya d ah a fa z la p a ra , bizi vebâl a ltın a so k a r. B iz k en ­
di p a ra m ız la din d ü şm an ların a yardım e tm iş oluruz. B u hâl,
sa v a ş esnasın d a k a rşım ız d a k i d ü ş m a n a -a z da o ls a -c e p h â n e
yard ım ı y ap m ağ a benzer. B u ise su çtu r. G ü n ah tır, a y ıp tır...
(2 5 ) k u ru şta n ne ç ık a r dem eyiniz. H erk es g ev şek ve soru m ­
su zca d av ran ırsa, h e rifle r bizleıden günde onbinierce (2 5 ) e r
k u ru şç u k la r çe k e r ve zengin olu rlar. D ü şm an a yardım ın azı
da, çoğu da g ü n âh tır.
2 — K â fir m u h arrirlerin bize ve dinim ize y a p tık la rı t e ­
câv ü zleri ne kend ileri oku su n lar, ne de o n ları b a şk a la rın a
n a k le tsin le r. «Y ah u ! Gördün mü filâ n c a p aça v ra d a , fa la n c a
nAmussuz fık r a m u h arriri bugün yine dinim ize sö v m ü ş...»

— 21 —
bile is r a f ed ilm em eli; b irta k ım açık g ö zlerin m idelerine inm e-
m elidir.
7 — P L Â N ve P R O G R A M lâzım dır. P lâ n sız iş olm az.
O lursa böyle o lu r: 17 bin ziy n etü câm i y ap arız, fa k a t H ü r­
riy e t a y a rın d a b ir g azete, R o b e rt K o le j ay arın d a b ir özel
okul, H a y a t a y a rın d a bir m ecm ua, V a rlık y a y ın ları a y a rın ­
d a b ir y am n evi k u rm ay ı düşünm eyiz. Ş a y e t bu 17 bin câ -
m iyl d ah a z iy n etsiz yapıp da, orad an a rtıra c a ğ ım ız m ilyon­
la r ile, b ir ta k ım h a y a tî m ü esseseleri k u rsayd ık, işle r başka
olurdu, bugünkü z illete d û çar olm azdık.
g — S E N D İK A L A R A eh em m iy et v erm ek , (iz a h a tı za­
i t g örü yoru z.)
9 — G ençlik, bilh assa ü n iv ersite g en çliğ i üzerine eğ il­
m ek, o n ları d âvam ıza k a zan d ırm ağ a çalışm ak .
10 — P R O P A G A N D A ve İR Ş A D faaliy etin d e bulun -
m ak.
*

Ş im d ilik 10 m adde yazıyoru m . D ah a çok y azılab ilir.


B u n la r kurtu lu şu n dış ş a r tla n d ır . B ir de iç ş a r tla r v a r­
dır k i, onun başında olgun ve k a b iliy etli m ü slü m an lara s a ­
hip o lm a m es’elesi g elir. D âv an ın b a şı budur: ÎN S A N U N ­
S U R U ... Y a n m a d a m la rla iş olm az. B iz e m ü’m in, m üsliın,
âm il, âbid, bilgili, k ü ltü rlü ad a m la r lâzım dır. B u d âva şöh-
r e t-i k âzib e, şan, şe re f, m evki, ik tid a r, m e n fa a t h ev eslileri
ile yürüm ez. IH L Â S ş a r ttır . N crd e bu dâvanın E b û B e k ir-
leri, ö m e r le r i, Selâhaddln E y y û b ilcrİ, Şeyh Ş â m ille ri? .
A rk a d a ş! S ilk in ve d av ran . B a y r a k rü z g â r b e k liy o r...
U fu k ta tslâ m ın fe c r i d oğm ak ü zere; rü z g â r sen i bekliyor.
Z a fe r seni bekliyor.

K Ü FÜ R BASININA BOYKOT
Ü S L Ü M A N k ard eşlerim izin d ik k atin i, üzüntüyle mü-

J şâhed e e ttiğ im b ir h u su s üzerine çek m ek istiy o ru m :


B â z ı m üslüm an k ard eşlerim iz Islâ m iy ete, İs lâ m bü­
y ü k lerin e, ş e rîa ta , üm m ete a lç a k ç a tecâv ü z eden k ü fü r g a-

— 20 —
H a lk ı u yan d ırm ak İçin y ap acağ ın va ı ve n asih atlerd e
tu m tu ra k lı lâ fla ra , ed ebiy at yapm ağa, lü g a t p a ra la m a ğ a h e­
ves etm e. G erçeğ i, bütün çıp lak lığ ı İle h a y k ır, doğrudan doğ­
ru ya, en sâde, en k ıs a ta ra fın d a n s ö y le ... M eselâ, üzertne
azg ın b ir selin y a k la ştığ ı b ir evde o tu ran ve h erşeyd en b ih a­
b er b u lu n an lara teh lik ey i n a sıl h a b er v e rirs in ? E d ebiyat,
s a n 'a t y a p a ra k , m eca z la r ve üslûp İn celikleri üzerinde d u ra­
ra k m ı? ... Y o k s a : « D ik k a t, teh lik e var, sel g e liy o r... K a ç ın ...
K a ç ın !..» diye b a ğ ıra ra k m ı? ... E lb e tte İk in ci şekilde. O
hâlde g a fle t ve uyuşukluk içinde bulunan din k ard eşlerin i
u yan d ırm ak için ay n ı ta rz d a h a re k e t e t ! ...
*
#♦

tm a m -ı G azâlI h azretlerin in bu öğüdüne u y a ra k , ben de


- m üslü m anların en d eğ ersizi o lm ak la b erab er • m uvahhid
k ard eşlerim e bâzı g e rçe k le ri bütün çıp la k lığ ıy la söyllyece-
ğ im :
* Din, İm an tehlikededir. K ü fü r ce re y a n la rı g ittik ç e a z ­
g ın la şm a k ta d ır. K om ünizm , m atery alizm , Siyonizm , k â fir ­
lere h a y ra n lık ve o n ları tak lid h e r y ere kol a tm ış tır, trtid ad
h a re k e tle ri alııu ş y ü rü m ü ştü r. M ânevi b ir y an g ın m illetim i­
zin iç tim â i bünyesini sa rm ıştır.
* M üslü m anların birçoğu herşeyden h abersizd ir. H az-
r e t-i ö m e r ü l F a r u k devrinde yaşıyorm u ş g ib i r a h a t ve h â­
linden m em nundurlar. Y a şa y ışla rın d a h içb ir fev kalâd elik ,
b ir telâ ş, b ir huzursuzluk y o k tu r. B â z ıs ı câm i bad an asıyla,
b azısı hoparlörle, bâzısı fa k ir talebelere k u rb an e ti topla­
m a k la m eşguldür. A m a tslâ m ın y ık ılan m ü essesclerin i ihyâ
etm eği düşünenler pek azdır.
* M üslü m anların çoğu, bu h âl böyle g id er san ıy o rlar.
B a n a dokunm ıyan y ılan bin y ıl y aşasın d iy o rlar. A m a ne y a ­
z ık kİ, bugünleri de a r a ta c a k gün ler g eleb ilir. K om ü n istler,
m a te ry a lis tle r dah a d a k u v v etlen ir ve bizi e sir edebilirler.
* E n d ü lü s’ü düşünelim ve ib re t alalım . Şim d i M oskof
boyunduruğu altın d a inim inim inüyen T ü rk is ta n ’lı k ard eşle­
rim izi h a tırlıy a lım ve o n ların û kıbetin e d ü şm ekten çekinelim .
H enüz v a k it v ark en toplan alım , ted b ir olalım .
* B u devir büyük fe d a k â rlık la r zam anıdır. Öyle, h a y ır

— 23 —
g ib i sö z ler sa rfe tm e sin le r. H iç ilgilen m esin ler, o n lar b ir m üd­
det z ırla r z ırla r y a z a rla r. S o n ra usanıp su sa rla r. H albuki
biz o n ların m en fi de olsa p ro p ag an d aların ı y a p a rsa k , sev in ir­
ler, İy ice a z ıtırla r. B i r Is lâ m büyüğünün sözünü u n u tm ay a­
lım : « B â tıl şe y leri iyice ta s v ir, s â fi zih in leri s a p ıttırır.»
3 — H erk es, k ü fü r n e şriy a tın ı oku yan k a rd eşlerin i ikaz
?tnıcl(dir.
*
*#

P e k i b u n ları k im se okuyup cevap v erm iy ecek m i? diye­


cek sin iz. E lb e tte cevap v erilecek . A n cak , v a z ife li m üslü m an ­
la r ta r a fın d a n ... S izin b asın sah asın d a ça lışa n m üslüm an
k a rd e şle rin iz v a r. O n lar bu g ib i k ü fü r n e şriy a tın ı a lırla r,
m a şa ile tu ta r la r, bu ru n ların ı tık a y a r a k o k u rla r, g e re k irse
tenkid ed erler, işlerin i b itird ik ten so n ra, y a k a rla r.
M üslüm an k a rd e şle rim ! B u m es'ele çok m ühim dir. M a a ­
le s e f g e re k e n titiz liğ i Ü m m etçe g österem iy oru z. K â fir ve
m ü rted lcrin çık a rd ık la rı g a z e te le r hükm en n e c is tir. Domuz
e ti, şa ra p ve k a z u ra t g ib i te lâ k k i edip, o n lara el sürm em em iz
lâzım d ır. F a rz e d e lim k i, ts lâ m ın a zılı düşm anı EbÛ C ehil di­
rildi ve znm am m ızda y a şa m a ğ a b aşlad ı. Y in e farzed elim k i,
bu k o ca k â f ir B â b -ı âlide b ir g ü n lü k g a z e te çık a rm a ğ a b a ş­
ladı. «Sah ip ve b a şy a z a rı: M eşh u r EbÛ C ehil e l- K u r e y ş l»
diye yazdı. S o ru y o ru m : B ir m üslüm anın o g a z e te y i alıp oku­
m a sı cûiz o lu r m u ? C ebine k o y m ası, onu nla câm ie g irm esi
câ iz olu r m u ? H âşâ ve k e llâ değil m i? i ş t e şim diki k ü fü r
g a z e te le ri de böyledlr. S âd ece İsim yerinde E b û C ehil y azılı
d eğ ild ir...
C en âb-ı H ak cü m lem ize b a s ire tle r ih san b u y u rsu n ...

MANEVl YANGIN

S L Â M büyüklerinin k u tu p ların d an olan H ü ccetü l Islâm


Zeynüddin îm a m -ı G azâlî h a z re tle ri «E y y ü h el Veled./
isim li k ita b ın d a şöyle d iy or:

— 22 —
TAM B İR DİN H Ü RRİYETİ İSTİYORUZ

ON y ıllard a ( * ) D iy an et iş le r i B aşk an lığ ın ın m âruz


kald ığ ı çirk in tecâv ü zler, b ask ıla r; im a m - H atip
o k u lla rın a yapılan s a b o ta jla r; dinî k ita p oku yan v a­
ta n d a şla ra rev a görülen kanunsuz zulüm ve işk e n celer ve
bu nlar gibi d ah a yüzlerce, bin lerce yolsuzluklar, şu g erçeğ i
bütün çıp lak lığ ı İle o rta y a dökm ektedir:
T ü rk iy e ’de ta m b ir din h ü rriy eti y ok tu r. M üslüm an
TÜ rklerin dinî ve vicdanî k a n a a tle ri çiğnenm ektedir. B i r ­
ta k ım « k u rt ile ku 2 u» m a sa lla rıy la zulüm ve teaddilerine
megrûluk verm eğe çab alıy an m ü fsitlerin n azarın d a m adem
ki, nam az k ılm ak , oruç tu tm a k serb esttir, o hâlde ta m bir
din h ü rriy eti m evcu ttu r. Y a ğ m a yok. D in h ü rriy eti dem ek
serb estçe dinî te ş k ilâ t kurabilm ek, dinî m ektep ler te s is ede­
bilm ek ve bu n lar gibi tem el dinî h ak ve h ü rriy etlere sahip
olabilm ek dem ektir. B u ülkede In giliz, F ra n sız , A m erikalı,
Ita ly a n , A lm an, A vu stu ryalI m isyon erler m ektep aça b iliy o r­
lar, a ç tık la r ı bu m ektep lere h ıristiy a n azizlerinin isim lerini
vereb iliy o rlar (S a in t Jo sep h , N ö tre D am e de Siou, v .s.) d a
biz m üslü m an lar niçin b ir Is lâ m K o leji, b ir Islâ m Ü n iv ersite­
si aça m ıy o ru z ? Çünkü din h ü rriyetim iz yok d a onun iç in ...
İsta n b u l’da y aşıy an O rtodoks R u m lar, E rm en iler, Y a -
hudller kendi p atrik lerin i, h a h am b aşılan n ı se rb estçe seçebi­
liy o rla r da, biz m üslüm anlar D iy an et iş le ri B aşk an ın u zı n e­
den seçem iy o ru z? S eçm ek b ir ta ra fa , en büyük din d âirem i­
zin başın a b irta k ım a ja n la r g e tiriliy o r ve biz bütün fe r y a t­
larım ıza, p ro testo larım ıza rağ m en , o n la n yerlerinden k ıp ır­
datam ıyoruz. §u Beyoğlu m üftüsü denilen adam ı bile a n ı ­
ram ıyoruz. K o sk o ca D evlet V ek ili M. A ltm so y bile a ta m ı­
y o r... B ü tü n bunlar bizim din hürriyetim izin olm adığına de­
lâ let etm ez m i?

( * ) 1960 son rası C H P h üküm etleri zam anında y ap ılan lar


k asted ilm ek ted ir.

- 26 —
işlerin e b i r - i k i bin lir a teb errû etm ekle iş bitm ez. Y üz bin­
ler, m ily o n la r o rta y a dökülm eli ve son k u ru şu n a k a d a r İ s ­
lâm d âvası u ğrunda d ü rü stçe h arcan m alıd ır.
* B u devir h izm et d ev ri; fe ra g a t, fe d a k â rlık zam anıdır.
« B en b a ş olacağ ım , ben büyük m ü câh id im ...» gibi, çeşitli
a ğ ızla rd a n birden çık a n iddiaların zam anı değildir. B ize, b ir­
lik , ittifa k , uhuvvet, v ifa k , m u h abbet g e re k tir. T afrafü rÛ ş-
lük, hodbinlik, en an iy et lâzım değil.
* B â z ı m ü slü m an lar y ap tık ların d an m em nun v c râzı -
d ırla r. K oyunun olm adığı yerde, A bdu rrahm an Çelebi sa y ıl­
m anın g u ru ru için d ed irler. Y a p tık la rın ın k â fi olduğunu zan ­
n e tm e k te d irle r. B u n a din lisan ın d a «u cb * denir k i, m ânevt
m arazlard an d ır. K a rd eşler, İn sa f edelim , içinde bulunduğu­
m uz h âil düşünelim , İs lâ m î h a y a tın k a y b e ttiğ im iz ta r a fla r ın ı
düşünelim , o rtad an k a lk m a k üzere olan y ü k sek İs lâ m ilim ­
lerini, yü ce İs lâ m ah lâk ın ı, İslâ m î h am iy y et v e şeh âm etl
düşünelim de b iraz g a y re te gelelim . B u k a y b e ttik le rim iz i
is tird a t edebilm ek için ne k a d a r çalışm ak , ne k a d a r yoru l­
m ak, n c k a d a r zah m et e tm e k lâzım sa o n a g ö re kendim izi
h azırlıy ah m .
* İş le r düzelm ez dem iyellm . Ü m idim izi k aybetm iy clim .
K u r’ân a, sünnete, s â ’ye sa rıla lım . İs lâ m bü yü klerin in em ir­
lerine, n a sih a tlerin e u yalım . İy i ve örnek b ir m üslüm an o la ­
lım . ttilcâd ım ızı tash ih edelim . H a k k ’ın b u y ru k ların ı y erin e
g e tire lim . C esu r olalım . U yu şuklu ğu , p eltek liğ i b ırak alım .
K endi a ra m ız d a yum u şak, m erh am etli, ş e fk a tli, a ffe d ici o la ­
lım . K â firle r e , m ürted lere, din d ü şm anlarına k a r ş ı d a se rt,
h aşin ve çe tin olalım .
H ü lâsa ediyorum ve b ağ ırıy o ru m :
M üslüm an T ü rk le r! M ânev i b ir y angın içindesiniz. Y a n ­
gın ı clb irliğ iy lc söndürm eğe k o şm azsan ız H a k k ’m huzurunda
m cs'u l olursunuz.
— Din propagandanı yapm ak h ü rriy eti en az A m erik a-
d aki k ad ar tan ınm alıd ır.

B ili CEVAP
F E N D İM .
18 K ân u n san ! 1965 ta rih li m ektubunuzu aldım . B âzı
n asih at ve telkin lerd e bulunuyör ve hülüsaten şöyle
diyorsunuz:
« ... B u sevdadan vazgeç. B u devirde İslâ m d ü şm an lan
son derece kuvvetli ve azgın d ırlar. E lin d ek i cılız im k ân lar­
la o n la rla nasıl b aşa çık a b ilirsin ? K orku y oru m ki, san a y a ­
zık o lacak . T ah silin var, gençliğin v a r ... B ıra k şu p a tırtılı-
gürü ltü lü g azeteciliğ i. Kendine daha m ü s ta k a r bir İş tu t.
Y in e dindar ol, yine kulluk vazifelerini y erin e g e tir ... B a k
biz ne k a ran lık g ü n ler gördük, ne h âd ireler a t la tt ık ... K ü f­
rün en azgın zam anların d a ne korku lu g ü n ler geçird ik. Çok
şü k ü r burnum uz bile k anam ad an şu y a ş a g eld ik ... S en de
bizim gibi ih tiy a tlı y a şa rsa n h içb ir z a r a r a uğram azsın. Y o k ­
s a İstik b âlin i teh lik eli g örü yoru m ...
M ektubunuz bu m eâldeki ta v siy elerle uzayıp gidiyor.
S ize şu cevapnâm em i Y eni l.stiklftl'in sü tu n ların d a verm eği
m ünâsip gördüm . T â ki, oku yucular h angim izin h aklı oldu­
ğunu an lasın lar.
*
**

Efendim ,
N âçiz şahsım için n eşriy a t faaliy etim d en ötürü u ğ ra y a ­
bileceğim m uhtem el zararlard an duyduğunuz endişeler y e r­
sizdir. İslâ m ! ölçülerin ışığ ı altın d a dü şü necek olu rsak, sizin
z a r a r o la rak gördüğünüz hususların b ire r fa y d a olduğu an ­
la ş ıla c a k tır. N asıl m ı? M üsaadenizle a çık lıy a y ım : İslâm
üm m etinin en h a k ir ve nâçiz n eferi o la r a k başım a g elebi­
lecek bütün m u sibetler şu beş ş ık içinde m ü talâa edilebilir:
* H a k arete u ğram ak .
* H ü rriy eti tahdid edilm ek.
* Maddî - dünyevi ziy an lara m âru z k alm ak.

— 27 —
B in le rce şehidim izin k a n ıy la elde edilen F a tih sembolU
A y a so fy a ’mız bize n için iâde ed ilm iyor? Seçim zam an ı gös­
te riş nam azı k ılan lar, seçim den son ra, m illetin A yaso fy a
m evzuundaki h ak lı d ilek lerin i n için d u y m u y o rlar? Çünkü,
din h ü rriyetim iz yok da on d an ...
M ü barek A nadolu’muzda, turizm perdesi a ltın d a h ıristl-
yan m isyonerlerine k a ra rg â h la r kuruluyor. E fe s , A n talya,
T a rs u s, A n tak y a, îz n ik ve diğer yerlerde bir sürü uydurm a
k iliseler, m ezarlar çık a rılıy o r k arşım ıza, h ıristiy a n m is y o ­
n erleri c ir it a tıy o rla r, m ily o n larca k ita p ve b roşü r d a ğ ıtıy o r­
la r. B ü tü n şik â y etlerim iz e: «Efen dim ne y ap alım ! A n ay a­
s a ... h ü rriy et v a r ... k a n ş a m a y ız ...» cevabını veren ilgililer,
İş İs lâ m î fa a liy e tle re g elin ce derhal 163 cü m addeden, 6187
n u m aralı kanundan bah sed iyorlar. T e v k ifle r, so rg u lar, b as­
k ın la r ... N eden mi bütün b u n la r? Çünkü din h ü rriy eti yok
da ondan!
V itrin le ri kom ü nist p ropagand ası yapan K itap lar doldu­
rur, basında, m ektep te, radyoda, siy a sî h a y a tta k ıp k ızıl bir
ed eb iy at duyulur ve bu na kim se ses çıkarm azk en , 500 m ah­
kem eden b e ra et eden din k ita p la rın ı oku du kları için zavallı
m ü slü m an lar niçin hem en te v k if ed ilirle r? N için b e ra e t ede­
cek leri m u h ak k ak olan bu zav allı m üslüm anlarm m uh akem e­
leri, hapse a tıld ık la rı ta rih te n a ltı ay so n ra b a ş la r ?
V e daha b ir sürü n içiu ler ve bunların te k ce v a b ı: Çünkü
bizde g e rçe k din h ü rriy eti yok da onun iç in ...
A rtık bu kom edi son a erm elidir. A r tık bu m illeti a ld a t­
m a k ta n vazgeçm elid irler. Y a (C im anşüm ûl tn sa n H ak ları
B ey a n n â m esi) nde zikred ilen dinî h ü rriy etleri tan ım alı, ya
da d insizliklerini İlân etm elid ir ilgililer.
E v e t, g erçek din ve vicdan h ü rriyetin i, yâni aşağ ıd ak i
h u su sları istiy oru z:
— D in eğ itim i h ü rriy eti.
— M ü stak il D iyftnet D âiresi.
— D inî te ş k ilâ t k u rm a hü rriyeti.
— D inim izin k u ra lla rın a uygun bir hayat sürebilm e
h akk ı.
— B a ş ta A y a so fy a olm ak üzere, câm llerim ize, bütün
v ak ıflarım ıza, d iğ er d in ! m üesseselerim ize sahip o lm ak h akkı.
— 163 cü m adde ve d iğ er din h ü rriy etin i a y a k la r a ltın a
a la n kanunu!, İdarî m evzu at k alk m alı.

— 26 —
servetim izi, huzur ve rah atım ızı k a y b e ttik .. A rtık ih tiy a rla ­
dık. K ü fü rle m ücâdele nöbetini size teslim e t tik ... F a k a t
sizin pek gevşek davrandığınızı görü y oru m ... D aha g ay retli
ve fa â l olm anız lâ z ım ...»
*
**
B û k i selâm ve hürm etler.

SEVGİ ve DÜŞMANLIK ÖLÇÜSÜ


LLA I-JÜ T eâJâ, îm an edenleri, k u llu k vazifelerini ye­
rin e g etiren leri, iyi işler işliyen leri, Hz. M uham med’i
(S .A .) seven, onun sünnetine tâ b i olan ları, K u r’ân a
sa rıla n la n . şeriatın em irlerini yapan, y asak ların d an k a ça n ­
la rı, H ak Y ol’da c a n la -b a ş la sa v a şa n la rı seviyor.
* A llah, k â firleri, zâlim leri, fâ s ık la n , R esû l’ün (S .A .)
düşm anlarını, K u r’âm ra fa k ald ıran ları, m ü n afık lan m ür-
tedleri sevm iyor...
* E y kard eşim ! A llah'ın sevdiklerini sev, sevm ediklerini
sevm e...
* B u ölçüden şaşm a.

VİCDANI IîtK FET V A


U A L : B ir m üslüm anın, içinde m üstehcen resim ler,
gayr*i ah lâk î rom anlar, din ve m ukaddesat aley h tarı
yazılar, kom ünizm propagandası ilıtiv â eden telk in ler
bulunan ve m ürtedler, k â firler, m ü n a fık la r vc fu sık lar t a ­
rafınd an çık a rtıla n günlük g azeteleri alm ası, okum ası, üze­
rinde taşım ası câiz m id ir?
C E V A P : A srım ızda m atb u at b ir silâh hükm üne g ir­
m iştir. Bu v â sıta ile k â firle r ve din d ü şm an lan Islâm ly ete
tecâvüz etm ekted irler. B inaenaleyh k â firle rin ç ık a rttığ ı din
düşm anı g azeteleri sa tın alm ak, o ku m ak, evine sokm ak,
üzerinde bulundurm ak k a t ’ıyyen câiz değildir ve büyük
m es'uliyet! m ûcibdir. Cüz’î de olsa böyle b ir gazeteye v eri­
lecek p ara, k â firle re yardım etm ek d em ektir. Hele böylo
gazetelerle cûmi ve m escidlere a s lâ girlim em clid ir. Cenâb-ı
H ak m üslüm anlara in tibah lü tfetsin .

29 -
* îş k e n c e edilm ek.
* öld ü rü lm ek .
S iz ce en vah im i olan öldürülm ek şık k ın ı ele alalım . K u ­
zum, d arılm ay ın am a bunda o k a d a r k o rk a c a k ne v a r ? Ş e-
hid olm ak bir sa â d e t değil m id ir? B u h u su sta nice tebşl-
r â t-ı P e y g a m b e ri (S .A .) v a r ... B ir İs lâ m büyüğünün dediği
gibi, şeh âd et, â h ır e t âlem in e g eçm ek için p asap o rt k a b ilin ­
den b ir h âld ir. îslâ m m doğuşundan şu y an a ta m 14 a s ır g eç­
ti. B a ş t a S e rv e r-I K â in a t E fen d im iz (S .A ) olm ak üzere,
İslâ m u lu la n n ice sık ın tıla ra , teh lik elere, işkencelere göğüs
g erd iler. N ice h a rb le r - d arb ler yapıldı. İslâ m b ay rağ ı o n la­
rın bu fe d a k â r lık la n üzerinde yükseldi. B ize düşen de o yol­
da yürüm ek, h e rb ir teh lik e ve tehdide ce s a re t ve m etan etle
göğüs g e rm e k ti*. H erk es sizin g ib i n a sih a t ( ! ) ederse, vay
bu üm m etin h â lin e !...
*
**

İslâ m d ü şm a n la n azgın ve kuv vetlid ir diyorsunuz. A z ­


g ın d ırla r... 13u hükm ünüz doğrudur. A m a, k u v vetli d e ğ il­
ler. A sıl k u v vetli o la n lar A lla h ’a tevek k ü l eden m üslüm an-
lard ır. D üşünün b ir k e re : B il’ yan d a topuyla, tü feğiyle, b a ­
sınıyla, g izli te şk ilâ tıy la , p a ra sıy la , puluyla k ü fü r cephesi
v a r; ö te k i t a r a f t a ise, m ü tev ekk il m üslü m an lar. A m a A llah
o n larla b erab er. O A llah k i, k â in a tın sahibi, m ü’m inierin
dostu, velîsi, y ard ım cısı. E lb e tte A lla h ’la b erab er o la n la r
d ah a k u v vetlid ir. A llah o n lara y e te r ... Yeteı* k i, g erçek ten
tevekkül ve it a a t e ts in le r...
M ektubunuzda b ir de şöyle b ir k ısım v a r : « B a k biz ne
k a ra n lık g ü n le r g eçird ik. N e zulüm lere m âruz k a ld ık da,
ih tiy âtım ız, sessizliğ im iz sayesin d e burnum uz bile k a n a m a ­
dan k u rtu ld u k ...» P e s d o ğ ru su ... U ta n ıla c a k bir hususu, İf­
tih a r vesilesi o la ra k nasıl d a zik red ebiliy orsu nu z? B â r i su ­
s u n ... Gönül a rz u ederdi k i, siz o k a r a günlerde zulm e ve
k ü fre İsyân e tm iş olasınız ve sü rü m sürüm süründürülesi­
niz. D eğil burnunuz k an am ak , s a k a t k alasın ız, h a ttâ ö le­
siniz. Y a z ık la r olsun size k i, T ü rk m illetinin tem el h a k la ­
rın ın çiğnend iği o m eş’um g ünlerde z ille t içinde y a şa m ışsı­
nız. D irenm e h a k k ın ızı ku llanm am ışsınız.
B en sizden şöyle b ir k on u şm a bek lerd im : « E v lâ t! B iz
ço k m ücâdele e ttik , çok h ırpalandık, yorulduk. Sıh h atim izi,
4 — K a ra d a düşm anla yap ılan s a v a şta şeh it düşenle -
rln h e r gün âhı a f ve m a ğ fire t olunur. M eğer k i, o şehidin
üzerinde b o rç ve em ân et gibi hukuk-ı ibad (ku l h a k k ı) k a l­
m ış ola. L â k in deniz savaşınd a şeh it o lan ların bütün su ç­
ları, h a ttâ hukuk-ı ibad da dâhil olduğu hâlde b ağ ışlan ır.
5 — C enâb-ı H ak, A llah yolunda g azâ eden adam ı be­
ğenir. /
B u n lard an b aşk a P eyg am berim izin (S .A .) İs ta n b u l’un
fe th i için de bir hadîsi v ard ır kİ, şu m cftldedir:
« İsta n b u l elb ette feth o lu n a ca k tır. Onu feth ed ecek ku­
m andan ne güzel b ir kum andan ve onun ordusu ne büyük
b ir ordudur.»
B ü tü n bunlar, H ak yolunda savaşm anın ne k a d a r lüzum ­
lu ve ne k a d a r tak d ire d eğer b ir İş olduğunu g ö ste rm e k te ­
dir. B ilh a ssa , g an im et elde etm ek, ş c c â a t g ö sterm ek gibi
g ay elerle olm ıyan, s ır f din için, Islâ m ü lkesin e düşm anın
a y a k basm asın a m âni o lm ak için yapılan sa v a şla r, Cenâb-ı
H a k k ’ın indinde son derece m akbfıldilr. Islâ m iy e tl koru m ak
ve m ü d afaa etm ek, Islâm ülkesinin y a b a n cıla r tarafın d an
İstilâ sın a m âni olm ak, Is lâ m ülkesine g iren k â fir le r i g eri
p ü sk ü rtm ek g ây elcriy le açıla n cihûddan k a ç m a k m uhak­
k a k ki, büyük ve affed ilm ez b ir s u ç tu r... Z ira H a z re t-İ A llah,
cihâdı terk ed en ve n efsin i k o ru m ak düşüncesiyle m uhârebe
sa fla rın d a n ay rılan ları, h içb ir sû retle beğenm ez, ü ste lik tez-
lil eder, p erişan eder.
P ey g a m b er Efendim izin (S .A .) y u k arıy a aldığım ız ha­
dislerinden birinde îslâ m iy etin bek ası için g e re k tiğ i zam an
sa v a şm a k icap e ttiğ i k ayd ed ilm ekte ve din uğrunda y ap ıla­
c a k sa v a şla ra , is te r denizde, is te r k a ra d a olsun, m u tla k a te ­
şebbüs edilm esi ic a b e ttlğ l iş a re t olu nm aktadır.
H a ttâ deniz sav aşların ın , k a r a sa v a şla rın a n isb etle daha
g ü ç ş a r tla r ve d ah a büyük m ah ru m iy etler içinde cerey an
e ttiğ i de göz önünde tutulm uş, deniz m uharebelerinde şehit
düşenlerin gü n ahları, k a ra m uharebelerinde şe h it düşenlere
nisb etle d ah a geniş b ir a f ve m a ğ firete ta b i tu tu lm u ştu r.
P e y g a m b e r Efendim izin (S .A .) bütün hadislerinde oldu­
ğu gib i, y u k arıd a İş a re t ettiğ im iz hadislerinde de yüksek
ö ğ ü tler d erh al kendini g ö ste rm e k te ve h iç b ir sû retle borç
ve e m â n et gibi başkasın ın h ak ve hukukiyle a lâ k a lı olan
hususların İhm al olunm am ası da b ilv asıta ih ta r edilm ektedir,

— 31 —
SADECE ÜÇ ŞIK VAR
R K A D A Ş!
İsiârm n yü ce d ü stu rların a uym ıyan b ir k ötü lü kle k a r ­
şıla ştığ ın takdirde, şu üç hâlden birinde bulunm ak
m ecb u riy etin d esin :
1 — o kötü lü ğü k u v v et k u lla n a ra k elinle önllyeceksln.
2 — B u n a gücün y etişm ezse; dilinle, kalem in le, h er
tü rlü n eşir v â s ıta la rıy la tenkid ed ecek ; aley h te propaganda
y a p a ra k , izâlesin e çalışacak sın .
3 — B u nu d a y apam azsan , y ân i zulm e, k ötü lü ğe v c ş e r ­
re ses bile çık a ra m ıy a ca k k a d a r b erb a t b ir durum daysan,
h iç olm azsa k a lb en buğz edecek, içinden n e fre t edeceksin.
G ücün ve im k ânın v a rsa b irin ci ve ik in ci şık k ı yerine
g e tire ce k sin . Y o k sa , üçüncü s ık ta b elirtilen k aib t tel'in l y a ­
p acak sın . îy i bilm iş ol ki, bu son şık îm ânın a sg arîsid ir. B ir
H adîs-i şerîfin m eâlen a ç ık la m a sı olan bu düsturu derin
derin düşün ve h a y a tta k i d avran ışların ı ona göre tan zim e t ...

CİHADIN FA Z İLET İ HAKKINDA


U T E B E R bir hadis k ita b ı olan C âm İu’s - S a g lr'd e ,
m u h telif k ay n ak lard an derlenen sahih h ad isler a r a -
sm da cihâdın lüzum ve fa z ile ti h ak k ın d a on k a d a r
Hadts-1 Ş e r if kaydedilm iş o lm ak la beraber, d iğ er hadis riv â -
y e t eden râv ilerin P ey g am b er Efendim izin (S .A .) dilinden
b ildird ikleri aynı m evzua d â ir on onbeş k ad ar d ah a h ad îs-i
ş e rif vardır.
B u yazım ızda, P ey g am b er E fen d im izin (S .A .) cihâddan
ve m uhârebeden bahseden hadîslerinden bir kısm ına te m a s
ed eceğ iz:
B u y u ru y o rlar k i:
1 — D ü şm anla m ulıârebe ed ilirken k a çm a k ta n sa k ın ı­
nız!
2 — Cihâdı terked ersen iz, C enâb-ı A llah sizi zelîl eder.
3 — A llah yolunda cihâd et. Z ira üm m etim in n ıh b â n i-
y e ti cihad iledir.

- 30 —
P ey g a m b er E fen d im iz (S .A .), İstan b u l'u n fe th i ile ne­
lerin k a zan ılacağ ın ı çok önceden görd ükleri İçind ir k i, h a­
d islerinin birinde İsta n b u l’u a la c a k kum andam k u tlu y o r ve
ask e rle rin i m ethe lâ y ık görüyor.
G erçek ten , P eyg am berim izin (S .A .) Önceden görd ükleri
gib i. İsta n b u l k u tlu b ir em îr tarafın d an feth ed ilm iş vc bu
fe tih hâdisesi m ühim İs lâ m î in k işa fla ra sebep olm uştur.
*

B a z ı k im seler cihad denince sâdece silâ h la yap ılan h arb -


İcrİ a n la m ak tad ırlar. Cihadın m ânâ ve şüm ûlünü d a ra ltıcı
b ir düşünce Islûm ın ru h u n a uygun değildir. A tlah yolunda
yapılan h e r g a y re t cihaddır. P ey g a m b er E fen d im iz (S .A .)
b ir sa v a ş dönüşü: «Şim di küçük cihaddan. büyük cihad a dö­
nüyoruz», bu yu rm uşlar ve bunun m ânâsını so ran ash ab ın a:
«K ü çü k cllıad, k â firle rle yapılan sa v a ştı. B ü yü k cihad ise,
nefsim izle y ap acağ ım ız cihaddır», dem işlerdir.
Zam anım ızda dünyanın h e r yerinde ve aziz v atan ım ız­
d a h a k ile bâtıl, h a y r ile şer, Is lâ m ile k ü fü r a rasın d a k o r­
k u n ç b ir boğuşm a vard ır. G erçi, k lâ sik m ân âd a silâh lı bir
ça tışm a y ok tu r. A m a, a s ıl sa v a ş m aarif, k ü ltü r, ik tlsad , t i ­
c a re t, propaganda, m a tb u a t sah aların d a cerey an etm ek ted ir.
iş t e h e r m üslüm an gözünü açm alı ve bu sa v a şa , H ak
cephenin b ir n eferi o la ra k iş tira k etm elidir. Y a p ıla c a k ilk
iş, Islâ m ve k ü fü r cephelerini ayırd etm ek ve hem en Islâm
cephesine y ard ım a k o şm a k tır. K ü fürle, dinsizlikle, kom ü­
nizm dalâletiy le, h er nev’î pu tp erestlik le m ücadele eden ş a ­
h ıs ve teşek k ü llere, Islâ m m atb u atın a yardım cı o lm ak b a şta
g elen vazifelerim izdir. K ü fre , d alâlete, ah lâ k sız lığ a , kom ü­
nizm e h izm et eden bazı g azetelere v erilecek t e k b ir (2 5 )
kuruşun, kızgın b ir harbde düşm an cephedeki bir n efere b ir
kurşun hediye etm ek ten fa r k ı yoktu r.
Cihad, Islâm m a ltın cı şartıd ır. F a rz d ır. N a file H ac ib â ­
detinden çok d ah a ehem m iyetlidir. Cihadı terk ed en , dinini
z a r a r a u ğ ratm ış olur. .Sözüm üze son verirken , bugünkü m üs-
lü m anlarm perişan halinin, cihadı terk etm elerin d en ileri gel­
diğini b elirtiriz. ( * )

( * ) B u yazı dinî b ir dergiden alınım ? vo m u h teviyatın d a


ta r a f-ı âcizan em ce b âzı ilâv eler ve d eğ iştirm eler y a ­
p ılm ıştır.

— 32 —