You are on page 1of 3

BİREYSEL VE KURUMSAL HEDEFLERE YENİ BİR BAKIŞ AÇISI...

Merhaba sevgili dostlarım,

İş dünyası olarak; günden güne çok yoğun değişiklikler yaşadığımız dönemlerden geçmekte
olduğumuzu, hepimiz biliyoruz.

Bu nedenle; bireysel ve kurumsal hedeflerimizde de, zaman zaman bazı değişiklikler olması,
sizce de çok normal değil mi? Hele hele bu değişiklikler; bizlere, hem kişisel - hem de pozitif
yönde katkı sağlayacaksa!

Yaşantımızdaki gelişmeler; istediğimiz ve planladığımız şekilde devam ediyorsa, zaten mesele


yok. Ancak, zaman zaman - bazı olumsuz sapmalar karşımıza çıkıyorsa, bu hassas noktalarda
yapmamız gereken değişikliklere yönelik, olaylara bakış açımızdan ve yaşanan problemlerin
çözümü için, sorunlara yaklaşım tarzımızdan, bahsediyorum.

Bakış Açısı’nın tanımlamaları arasında... “Herhangi bir olay veya insanlar karşısında; cinsiyet +
yaş + sahip olduğumuz dünya görüşü + hayat tecrübesi + eğitim + kültür + meslek + ruh hali +
algılama + anlama + idrak etme + durduğumuz yer ve baktığımız yöne göre, aldığımız tavır!..”
şeklindeki açıklama, bir çok yerde karşımıza çıkmakta...

Yaklaşım Tarzı - içinse... “Sorunların çözümüne yönelik; belirli disiplinlere bağlı kalarak, takip
edilen yöntem ve sergilenen tavır!..” en doğru açıklamalarda biri!

Kısaca, bireysel veya kurumsal hedeflerimizde istemediğimiz şekilde gelişen bazı sıkıntılar söz
konusu ise; yapmamız gereken şeylerin başında, o sıkıntılara karşı mevcut bakış açımızdaki ve
olaylara yaklaşım tarzımızdaki standartlarda değişiklik yapmak için, bir an önce durum analizi
ile olayları değerlendirmek ve gerekli düzeltmeleri yaparak, yola devam etmekte fayda var!..

Neticede, konumuz; “insan faktörü” ve gelişmelere karşı - davranışlarımızın muhasebesi...

Yani; “Davranış Bilimleri”!..

Konuyla ilgili; internette yapacağınız araştırmalarda, rahatlıkla ulaşabileceğiniz şekliyle...


Davranış Bilimleri; tek bir bilim dalı olmamakla birlikte, birçok bilim dalından da yararlanarak,
kişi veya ekip davranışlarının, sebep ve sonuçlarını inceleyen, psikoloji ve sosyoloji ağırlıklı
özel bir kültürdür.

Aslında “Davranış Bilimleri” akademik anlamda; daha çok çocuklar ve gençlerle ilgili olarak
gündemde yer buluyor ve tam anlamıyla benim uzmanlık alanıma girmiyor. Bu yüzden fazla
ahkâm kesmeden, olaya - iş dünyası açısından bakmak gerekiyor. (Bakış açısı... )

Bireysel olarak amaç ve hedeflerimizle ilgili herhangi bir konuda, davranışlarımızın


nedenlerini incelersek... “Davranış Bilimleri” açısından karşımıza çıkan faktörler arasında, o
konu ile ilgili; öz geçmişimizde duyduğumuz ilgi + sahip olduğumuz bilgi + iletişim kurmadaki
yetkinliğimiz + yapmamız gereken empati + kendimize duyduğumuz güven ve motivasyon, en
büyük etkenlerden bazıları!

Konunun uzmanlarından Sn. Doç. Dr. Halil Yıldırım’da belirttiği gibi, “İş ve sosyal yaşantımızın
en önemli unsurlardan biri olan insan davranışlarının nedenlerini ve onları etkileyen unsurları
belirlemeye çalışmak; insanları anlama ve yönetebilmenin en önemli anahtarıdır!” açıklaması
zaten konunun önemini vurguluyor!..

Yine, değerli uzman Prof. Dr. Acar Baltaş’ın “Kurumu Geleceğe Taşıyan Zihniyet Değişikliği”
başlıklı yazısındaki... “Bir kurumun içindeki gelişmelerin sonucunu çalışanların davranışları
doğurur. Ancak çalışanların davranışları da o kurumun içindeki zihniyetin sonucudur. Şirket
veya kurumda egemen olan zihniyet; değişimlerin yönetimini, çalışanların memnuniyetini, işe
alımları, kurumsal eğitimleri, yönetici geliştirme anlayışını ve sonuç olarak tüm kurumun
iklimini etkiler. Kurumun zihniyeti - kültürünü, kültür de - performansı belirler!..” şeklindeki
görüşe katılmamak mümkün mü?

Sonuçta “yeni bir bakış açısı” için; bireysel ve kurumsal hedeflerimize ulaşma yolunda, ciddi
sapmalar söz konusuysa - önce gelişmeleri izlediğimiz noktayı veya noktaları - sonra da
mevcut sorunlara karşı kişisel yaklaşımlarımızda, değişiklikler yapmamız gerekiyor - demektir.

Daha sonra da bu hedeflerimizle ilgili beraber hareket ettiğimiz yol arkadaşlarımıza yönelmeli
ve onlarda yapılması gereken değişiklikleri - iyi bir yönetici veya lider olarak yönetebilmeliyiz.

Bunun içinde, konunun özü; kendimize duyduğumuz güvene ve motivasyona dayanıyor.

İçinde bulunduğunuz toplumda veya çevrenizde, örnek bir kişi olarak; kendimizde yapmamız
gereken değişiklikleri, durum analizlerine göre saptamak ve harekete geçmek - sizlerinde çok
iyi bildiği gibi biraz zaman alsa da, hedefler - bizim hedeflerimiz - olduğu için, çok zor değil.

Burada önemli olan, tüm ekip üyelerinin de; kendilerine olan güvenleri ve motivasyonları!..

Bunun için de hedeflerimize ulaşmak için yapmamız gerekenleri tekrar hatırlayacak olursak;

*) Amaç ve hedeflerinizi tekrar gözden geçirmek...

*) Kurum içi ve kurum dışı rekabet kurallarına saygı duymak...

*) Beklentilerinizle ilgili ekip üyelerinin görüşlerini almak...

*) Onlara değerli olduklarını hissettirmek...

*) Çalışan Memnuniyeti/İşveren Markası için takdir ve ödül sistemlerini aksatmamak...


*) Ortak menfaatleri ve ortak aklı ön plana çıkarmak...

*) Aksayan noktaları netleştirmek...

*) Mevcut sorunların kaynağına inmek...

*) Kişisel çıkarları ve tolerans ölçütlerini gözden geçirmek...

*) Farklı düşüncelere saygı duymak ve varsa çatışmaları saptamak...

*) Kurum içi ve kurum dışı iletişim ile geri bildirimleri sistemlerini düzenlemek...

*) Gerektiğinde “Hayır” demesini bilmek...

*) Potansiyel güçlerle çözüm yollarını araştırmak...

*) Yeni iç ve dış destek kaynaklarını temin etmek...

*) Normal ve sosyal medya ile teknolojik gelişmeleri göz ardı etmemek...

*) Yeni sorumluluklar almaya veya devretmeye hazırlıklı olmak...

Bizlere, bireysel ve kurumsal hedeflerimize ulaşmada, yeni bir bakış açısı kazandıracaktır,
diye düşünüyorum. Tüm aşamaları yazılı hale getirmek ve raporlamakta bunlara dahil, tabiki!

(Son madde - Dikkatinizden kaçmadı değil mi? )

Şahsen ben 45 yıllık profesyonel çalışma hayatımda, bunun birçok olumlu örneğini yaşadım.

Darısı başınıza!..

Yaşadığınız sorunlarda - olaylara karşı - önce; açınızı netleştirerek, nerede durduğunuza bir
bakın. Sonra da, o yeri mutlaka değiştirin. Çünkü bakış açınızda bir problem olmasa, o sorun
zaten olmazdı. (Sn. Doruk Uzuner + Sn. Taylan Şile + Sn. Artunç Sanatan’a çok teşekkürler.)

Aile, eş, dost, arkadaş ve sosyal çevre ilişkileriniz bir yana, tüm yaşantınız boyunca özellikle iş
dünyasında, içinde bulunduğumuz yılın 3. çeyreğini bitirmek üzere olduğumuz - şu günlerde;
dönem sonu hedeflerinizle ilgili, her şeyin gönlünüzce olmasını diliyorum.

Daha mutlu bir gelecek için...

Sevgi ve saygılarımla

Ali Rıza DEĞER