You are on page 1of 3

İŞ DÜNYASINDA, DOĞRU ŞEYİ YAPMANIN; YANLIŞ YERİ VE ZAMANI YOKTUR!..

Merhaba sevgili dostlarım,

Doğru söylenmiş bir söz olarak, yazı başlığının; dikkatinizi çektiğini umuyorum.

Tabi ki yalnızca iş dünyasında değil; öncelikle doğru kişi olarak, tüm hayatımız boyunca
hepimizin kendimize göre “doğruları” olduğundan ve yaşantımızdaki gelişmelerle ilgili, daima
bu “doğruların” peşinde koştuğumuzdan dolayı, bundan da - daha doğal bir şey olamaz.

Sizlerinde çok iyi bildiği gibi burada önemli olan; doğru şartlarda doğru hamleleri yapmaktır!..

Bunun çok kolay olmadığını ve genellikle tesadüflere dayalı olduğunu, hepimiz biliyoruz!

Bu konuda internette yapacağınız birçok araştırmada karşınıza çıkacağı gibi, tesadüfün diğer
bir adı da “şans” tır. (Kişi + Diğer 2. Kişi + Aşk / Denklemleri, konumuzun dışında tabi... )

Değerli Danışman ve Uzman - Sayın Temel Aksoy’un bir yazısında belirttiği gibi “Şans; fırsatlar
karşınıza çıktığında, daima hazırlıklı olmaktır!” ama, çoğu zaman “Şans; tesadüfleri sevmez!..”

Tesadüfler nedeniyle şanslı olmak, bazen mümkün olabilir. Ama iş ve sosyal yaşantınızda, sizi
hedeflerinize taşıyacak olan konu ve kararlarda, hazırlıklı olmak için, planlar yapmanın önemi
de, hiçbir şekilde yadsınamaz değil mi?

Netice de; doğru kişi olarak, doğru yerde, doğru zamanda, doğru kararlarla, doğru hamleler
yaparak yaşamınıza yön vermek için, düşündüğünüz her konuda - önce hayal etmek, sonrada
gerekli donanımlara sahip olarak, amaç ve hedeflerinizi belirlemeniz gerekiyor!..

Yine konunun uzmanlarından Sayın Emre Doğru’nun HBR (Harvard Business Review - Türkiye)
de çıkan “Stratejik Yönetimde Davranışsal Dönem” başlıklı son yazısında da, belirttiği gibi...

“İş hayatında başarılı olmanın yolu doğru kararlar almaktan geçiyor. Kariyerimizin başında ya
da sonlarında, büyük ya da küçük bir şirkette, ister kendi işimizi kurmuş - isterse profesyonel
olalım, hepimiz; bizleri hedeflerimize daha hızlı ulaştıracak kararlar almak için yoğun bir çaba
sarf ediyoruz. Çünkü; aldığımız kararlar ne kadar doğru olursa, ya da diğerlerinden - ne kadar
az yanlış olursa - kariyerlerimizin ve hayatlarımızın da o kadar daha iyiye gideceğini biliyoruz”

Tabii, bu noktada konu; dönüp dolaşıp yine, stratejilere ve stratejik planlamaya dayanıyor!

Çünkü - şartlar ne olursa olsun, bir insan olarak - iş ve sosyal yaşantımızdaki varlık nedenimiz;
eninde sonunda - sorumluluk alanlarımızla ilgili, kararlar almak ve onları hayata geçirmek!..

Bu açıdan baktığımızda, doğru zamanlarda - doğru kararlar alabilmek için, her birimizin; birer
strateji uzmanı olması gerektiğini de söyleyebiliriz. Bunun için de, önce; kendimize yatırım
yapmamız ve sürekli gelişim arayışları içinde olmamız şart! Diye düşünüyorum...

Ancak; kurumsal stratejiler ve stratejik planlama, bu yazımızın konusu değil. Bu konu üzerine
daha önce yazdığım makalelere, her zaman internetten veya aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz!

(https://tr.scribd.com/user/163558204/Ali-Riza-DEGER)

Doğru yerde, doğru zamanda, doğru şeyleri yapmak ve kendimize bu yatırımları yapmak için;

*) Amaç ve hedeflerimizi belirlemek...

*) Bu amaç ve hedeflerle ilgili donanım ve bilgi sahibi olmak...

*) Beraber olduğumuz kişilere ve davranış bilimlerine önem vermek...

*) Sosyal ilişkilerde duygularımızdan ve inançlarımızdan emin olmak...

*) Stratejik düşüncelerle karar alma ve hamle + uygulama süreçlerini gözden geçirmek...

*) Olası riskleri ortaya koymak ve mümkün olduğunca birkaç hamle ilerisini düşünmek...

*) Varsa belirsizlikleri saptamak ve mümkün olduğunca yan etki faktörlerini dikkate almak...

Rasyonel (akılcı ve mantıklı) kararlarınızda, sizlere - mutlaka yardımcı olacaktır!

Tabii, bu şıkları; her konuda ve her zaman - doğru ve hatasız uygulamak, pek kolay değil.

Öz geçmişiniz, donanımınız, kendinize olan güveniniz, motivasyonunuz, endişeleriniz, daha


önce yaşadığınız olumlu veya olumsuz deneyimler, beraber olduğunuz kişilerin duyguları ve
düşünceleri + değişime olan dirençleri, amacınıza ulaşmaktaki - en önemli etkenler!..

Yine - Sayın Emre Doğru’nun, yukarıda bahsettiğim yazısında belirttiği gibi...

“Strateji - sanıldığının aksine, bir defada alınan kesin bir karar olmaktan ziyade, rasyonel ve
duygusal birçok faktörün etki ettiği bir sürecin yönetilmesini gerektiriyor. Bu nedenle kişilerin
düşünce biçimlerindeki kara noktaları fark etmeleri önem taşıyor. Ancak bu sanıldığından çok
daha zor. İnsan beyni, kısa yoldan çözüme ulaşma ve daha az düşünerek daha hızlı sonuçlara
varmaya göre programlanmış!.. Bu anlaşılabilir bir durum. Çünkü - her gün aldığımız binlerce
kararın (araba kullanırken, yemek yaparken, ya da alışık olduğumuz herhangi bir işi yaparken)
her birini alternatif kriterlere göre değerlendirsek hareket etmemiz mümkün olmaz. Dolayısla
strateji alanındaki düşünme biçiminin tüm aceleci kısa yollardan ve yanılgılardan arındırılması
gerekiyor. Ancak bu sefer de, işin içine kariyer planlaması ve egolar giriyor.” (Aman, dikkat!..)

Neticede, kendimize olan güvenle - amaçlarımızla ilgili stratejileri saptarken; gerekiyorsa...


davranış bilimlerinden de yararlanarak - o alanda beraber yola çıkacağımız arkadaşlarımızın
davranışlarına da yön verebilmek, onları ikna etme kabiliyetimiz çerçevesinde, bize oldukça
olumlu katkılar sağlayacak ve güçlü bir işbirliğine imkân tanıyacaktır.

Yaşamınızı yönetmek için, sizi başarılara ulaştıracak kararlarda; ön yargılardan uzak durmak
ve gerektiğinde “Hayır” demesini bilmek de, çok önemli şık’lar arasında tabi ki!

Ancak bu noktada ne yazık ki elimizde, herkese uyarlanabilecek genel kurallar reçetesi yok.
Zaten öyle olsa, bu reçeteye göre tüm gelişme çabasında olan insanlar, aynı kalitede kararlar
alır ve olağan rekabet yarışlarını ortadan kaldırırlardı.

Ama, size özel kurallar reçetesi var mı? Diye sorarsanız? İşte size bu reçeteden bazı öneriler;

*) Alacağınız kararların türü ve size özel niteliğine göre önemi? (Kişisel mi? Kurumsal mı?)

*) Bu yolculuktaki sürecin ve yol arkadaşınız olacak kişilerin gözden geçirilmesi?

*) Doğru karar almanızın önündeki muhtemel engellerin tespiti?

*) Sizi teşvik eden unsurlar ile hedeflerinizin uyum dereceleri?

*) Beraber yola çıkacağınız arkadaşlarınızın katkı ve katılım oranları?

*) Uygulamaya geçtikten sonra vereceğiniz molalarda yapacağınız değerlendirmeler?

*) Bu değerlendirmelerdeki ara kararlarınızın daha doğru olması için göstereceğiniz çaba?

Hedeflerinizle ilgili stratejileriniz ve uygulamalarınız arasındaki kopukluğu giderecek - Ve de


size güzel fırsatlar sunacaktır, demek istiyorum!.. Hele birde empati yapabiliyorsanız... 

Zaman zaman monoton bir tempoda giden hayatımızda, aslında her gün birbirinden farklı
olaylarla karşılaşıyoruz. Bu olaylara karşı; duygularımız, düşüncelerimiz ve tepkilerimiz farklı
farklı olabiliyor. Genelde kendimizi geliştirmemiz için, değişik fırsatlarla da karşılaşabiliyoruz.

Bu fırsatlar; bazen - zorluklar + çatışmalar + mücadeleler şeklinde, bazen de - olumlu görüş


alış verişleri + eğitimler + deneyimler + iş birliği şeklinde. Her yenilikten neler çıkardığımız, ne
öğrendiğimiz, ne fikirler geliştirdiğimiz, kişiliğimize ve üretkenliğimize çok şeyler katabiliyor.

Yaşamda başarı göreceli bir kavram. Size, iş veya sosyal çevrenizdeki bulunduğunuz konuma,
zamana, amaç ve hedeflerinize göre değişkenlik gösterebilir. Bu noktada aynaya baktığınızda,
“doğrular” da, size “başarı” olarak yansıyorsa, ne mutlu size! Harikasınız!..

(KKTC den, değerli dostlar; Hüseyin Cenkler, Özmen İkibiroğlu, Hüdaverdi Ekemen, Seder
Terzioğlu, Sezai Ada, Alper Han, Yalçın Başkan, Fuat Kutlu ve Talat Suriçi’ne teşekkürler!)

Daha mutlu bir gelecek için, sevgi ve saygılarımla...

ALİ Rıza DEĞER