You are on page 1of 3

AİLE ŞİRKETLERİNDE YÖNETİM DANIŞMANLIĞI...

Merhaba Sevgili Dostlarım,

Bu yazımda, ekonomik açıdan ülkemizde ve tüm dünyada çok önemli bir yere sahip olan aile
şirketlerinin gelişmeleriyle ilgili bir konuya, değişik bir açıdan bakmak ve de bazı noktalara (!)
dikkatinizi çekmek istiyorum.

Geçtiğimiz günlerde ekonomik medya haberleri arasında “365 Oda ve Borsa Yeni Başkanlarını
Belirleyecek!.. Bu yıl Nisan ayında 4 yılda bir Ticaret ve Sanayi Odaları ile Ticaret Borsalarında
yapılan seçimlerin, yenisine yönelik ‘Yönetim ve Meslek Komiteleri Seçimleri’ için, ‘Başkan ve
de Yönetim Kurulları Adayları’ belli olmaya başladı...” şeklindeki haber, mutlaka dikkatinizden
kaçmamıştır, diye düşünüyorum.

Eğer kaçtıysa? Konumunuza + durumunuza + pozisyonunuza göre... Biraz daha üst düzey ilgi,
hiç fena olmaz hani!..

Neden derseniz? Eğer, siz de bir aile şirketinin; kurucusu veya tek çocuk olarak sahibi... Ya da
2. veya 3. kuşaktan ortağı... Veyahut Genel Müdür/CEO gibi üst düzey yöneticisiyseniz (Ki, bu
yazı dikkatinizi çektiğine göre, öyle olduğunuzu zannediyorum), normal işlerinizle birlikte; salt
ulusal ve uluslararası ekonomimize yön veren bu “odaların, borsaların, ihracatçı birliklerinin”
önemini, benden daha iyi bildiğinize eminim.

Evet. Bu seçimler önemli. Özellikle de “Aile Şirketleri” için!.. Çünkü tüm; oda, borsa ve birlik
seçimlerine katılacak başkan adaylarının gündeminde, ticaret ve sanayi ağırlıklı iş dünyamızın
işlevsel unsurları olan “Aile Şirketleri”ne, daha öncekilere benzer (Turquality + Kosgeb + Kobi
Destek + Ur-Ge + Vs.) veya değişik, özel proje destek organizasyonlarıyla... “Aile Şirketlerinin
Kurumsallaşmasına” destekler yer alıyor.

Tabii, bu nokta’da; kendilerine ve kuruluş tarihlerine göre iyi bir geçmişe sahip, halinden ve
geldikleri noktadan memnun, teknolojik gelişmeleri + rekabeti ve pazarı pek önemsemeyen
şirketleri, yazımızın dışında tutmak gerekiyor. Onlar; mutlaka, en iyisini kendileri bilirler!.. 

Günden güne gelişen ulusal ve uluslararası iş dünyasında, acımasız bir marka rekabeti içinde
olan; oda + borsa ve birliklerimize üye, aile şirketlerimiz konusuna tekrar dönecek olursak!

Eğer amacınız; ister şirketinizi büyütmek, ister kapsamlı bir proje desteği ile gelişmek, ister
sürdürülebilir bir marka olmak, ister daha rekabetçi hale gelerek - sektörünüzde söz sahibi
aktörlerden biri haline gelmek olsun, bunun “Kurumlaşma/Kurumsallaşma (Tüm çalışanlarla
birlikte; kişilerden bağısız olarak üstlenilen misyon ile hedeflenen vizyon arasındaki uzun yol
haritasını çıkartmak! Yolculuk sırasındaki ödünsüz ilkelerimizi ve değerlerimizi tespit etmek!
Yol güzergahındaki molalar esnasında performans ölçümlerinin yapılabildiği stratejik planları
ortaya koymak! Ve sürdürülebilir amaç ve hedeflerimize ulaşmak!) ile mümkün olacağı! Ve...
Büyük şirketlerden bazılarının yanında, Kobi kapsamındaki şirketlerin büyük bir çoğunluğunu
teşkil eden Aile Şirketleri’nin, en önemli gündemlerini de; “Kurumsallaşma”nın ve zamanına
göre “Yönetimin 2. veya 3. Kuşaklara Devri”nin, oluşturduğu - hepimizce malum!..
Sizlerinde çok iyi bildiği gibi, Kosgeb ve Kobi Desteklerinin çok önemli bir bölümü, ilk önce
“Kurumsallaşma” ile başlıyor ve bu destekler kapsamında sektörel olarak geleceği planlamak
adına, alınması gereken “Danışmanlık Hizmetleri ile Yönetim Danışmanlığı” bütçeleri, destek
projesi içinde ciddi anlamda bir yer tutuyor.

Konuya başka bir açıdan bakacak olursak, sadece aile şirketlerinde değil, hemen hemen tüm
dünyada yaşanan ekonomik ve teknolojik gelişmeler, bizleri; geleneksel iş yapma ve yönetim
modelleri yerine “Yönetsel - Finansal - Hukuksal - Sosyoekonomik” alanlardaki dinamikleriyle,
“Yenilikleri” devreye sokmak için zorluyor!

Bir aile şirketi sahibi veya yöneticisi olarak, üretim veya yönetim bantlarınızda bazı sıkıntılarla
sık sık karşılaşmaya başladığınız noktada yönetim desteği için, şirket bünyenizde - bir dış ses /
bir dış göz - olabilecek yetkinliğe sahip uzman bir çalışanınız yoksa; hem yukarıda bahsettiğim
- özellikle ihracata dayalı - proje desteklerinden yararlanmak, hem kurumsal bir yapıya sahip
olmak, hem de sizin adınıza bu yenilikleri takip etmek ve planlı bir şekilde devreye almak için,
iyi bir Yönetim Danışmanından alacağınız desteğin yararları yadsınamaz.

Özellikle; teknolojik gelişmeler dışında, Yönetim Danışmanlığı işlevleri ilginizi çekerse...

Konunun uzmanları tarafından çok iyi bilinen “Kurumsal Yönetim Danışmanlığı”nın açılımı;
şirketlerin kuruluş aşamasından başlayarak, yaşanan süreçte ve bugün itibarıyla ortaya çıkan
“Mevcut Durum + İhtiyaç Analizi” ile başlar.

Bu noktada, Şirketin; Genel Merkezi ve varsa Şubeleri + Üretim Tesisleri + Depo Bilgileri...
Sermaye ve Ortaklık Yapısı... Ürün Gamı ve Hizmet Yelpazesi... Duran ve Dönen Varlıkları...
Mevcut Organizasyon Şeması... İş ve Nakit Akış Tablosu... Pazar Payı ve Mevcut Pazarlar...
Hâlihazırdaki Rakipler ve Rekabet Kabiliyeti... Üretim Kapasiteleri ve varsa Mamul ve Yarı
Mamul Stok Durumları... Tedarik Zinciri ve Lojistik Uygulamaları... Finansal/Mali Analizler +
Bilanço ve Borç - Alacak - Kredi Optimizasyonu... Yönetim Kurulundan alınan diğer bilgiler
çerçevesinde... Fotoğrafın tamamı, apaçık ve net bir şekilde ortaya konmalıdır.

Daha sonra ise; mevcut ISO kalite yönetim standartları ile pazarlama ve satış stratejilerinin
incelenmesi, ilgili birimlerin ziyaretleri ve değerlendirme toplantıları yapılarak, eksik kalan
konular en kısa zamanda tamamlanarak, varsa finansal ihtiyaçlar da dâhil - acil ve öncelikli
gereksinimler belirlenerek, kurumsal yönetim danışmanlığı sürecinin "Aksiyon Planlaması"na
ve diğer aşamalarına geçilir.

Aksiyon planının ilk bölümlerinde, mevcut durum için gereken iyileştirme ve atıl iş gücünden
kurtulma çalışmaları yer alır.

İkinci ve diğer bölümlerinde ise şirketlerin gelişimi açısından “Kurumsallaşma İlkeleri” yani
“Sürdürülebilirlik” çerçevesinde, standart “Kurumsal Kimlik” özelliklerine dikkat ederek; Swot
+ Tows + Pest Analizleri ile şirketin misyonunu ve vizyonunu belirleyerek “Kurum Kültürü”
oluşturulması için, stratejik planlama yoluna gidilir.

Sürdürülebilirlik ilkelerini, tüm kurumlarda; kişilerden bağımsız olarak, organizasyonel bir


yapı içerisinde, o şirketin veya kurumun hedeflerine ve vizyonuna ulaşması için... Gereken
kuralları, standartları, yöntemleri belirledikten sonra... Bu özel kuralları, sektörün ve
toplumun genel kuralları ile desteklemek... Ve de belirlenen tüm kurallara sadık kalarak, Pest
Analizine göre harekete geçmek... şeklinde tarif edebiliriz!..

Daha sonra da, şirket içi ve şirket dışı kurumsal iletişim için gerekli organizasyonlar; “Marka
ve İtibar Yönetimi” standartları çerçevesinde, “İç ve Dış Pazarlar” için devam eder.

Sürecin 3. Aşaması olan “Yol Haritası ve İş İşleyiş Planı”nın alt başlıklarında ise; “İşveren
Markası Olmak - Çalışan Memnuniyeti” ile liyakate dayalı adil bir “İnsan Kaynakları Kariyer
Planlaması ve Performans Yönetimi” yer alır.

Bu aşamanın en önemli konularından birisi de “Kurumsal Eğitimler”dir. Kurumsal eğitimlerde


kişisel gelişime de imkân sağlanmalıdır. (Sn. Atakan Demirseren - Koç Üniversitesi)

Özellikle, şirket içi eğitim ihtiyaç analizleri'ne göre planlanması gereken kurumsal eğitimlerin
organizasyonunda ise; TC Ekonomi Bakanlığının %70 e varan eğitim destekleri ve TC Kalkınma
Bakanlığının hibe destekleri ile TC Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Kosgeb destekleri,
kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Bu noktalarda; Ticaret ve Sanayi Odaları + Borsalar ile
İhracatçı Birlikleri ve Özel Bankaların - Kobi Destekleri de değerlendirile bilinir!..

Bu 3 aşama sonrasında eğer arzu ediliyorsa “Yeni Ürün ve Yeni Hizmetler” için yapılacak ar-ge
çalışmaları ile genel anlamda tam katılımlı inovasyon (Ürün veya hizmetlerimizle ilgili... Farklı,
değişik, yeni fikirler geliştirerek, bunları uygulamaya koymak ve ticari kazanca dönüştürmek.)
çalışmaları, aidiyet duygusunu güçlendirerek - pozitif değerlerle motivasyonu destekler.

4. aşama, periyodik olarak iş planından sapmalara yönelik "Denetim ve Kontrol Süreci"dir.

Bu süreç; yönetim danışmanlığı bünyesinde, önceden belirlenen dönemlerde devam eder...

Son aşamada ise, eğer daha önce yapılmadıysa; şirketlerin aile soyağacına göre hazırlanacak
özel bir “Aile Anayasası veya Ortaklık Anayasası” ile konuyu sürdürülebilir hale getirmek, son
derece yararlı olur. (Sn. Gazi Balıkçıoğlu - Gerze / Sinop)

Tabii, bu noktada önemli olan; belirlenen ve ileride yeniden belirlenerek güncellenen, tüm
kurallara saygı duymak, ilkelere ve değerlere sahip çıkmak ve de katma değer yaratmaktır!

Bu aşamalar muhakkak ki; sizin veya aile şirketinizin taleplerine göre, değişkenlik gösterebilir.

Konunun özeti; işinizle ilgili beklentilerinize kavuşmak ve istediğiniz gelişmeleri kaydetmektir!

Dileğim ise; bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonra da yolunuzun açık olmasıdır!..

Daha mutlu bir gelecek için...

Sevgi ve saygılarımla

Ali Rıza DEĞER