You are on page 1of 117

FRANKFURT OKULU'NDA

SANAT VE TPLUn
BESM F. DELLALOLU

BALAM
kinci Basm : Ekim 2001
NDEKLER

NSZ ----------- ----------------------------- -- ------------- ----------------------------- 7


1. GR --------------------------------------------------------------- ---- --------- ----
2. FRANKFURT OKULU'NA GENEL BAKI ----------------------------- 1 5
3. TO PLU M --------------------------------------------------------------------------------------25
3.1 D iyalektik------ -------------- -------------------------------- --------------- ------- 25
3 2 Eletiri --------- -------------- --------------- -------------------------- 28
3.3 Akl -------------------------------- ---------------
------------------------------- --------30
3.4 Kapitalizm ---------------------------- ------------------ ---------------------- 40
3.5 Psikanaliz ----------------------------- ------------- -------------------------45
4. SANAT------------ ------------------------- ----------- ------------- ------------ 49
4.1 Genellikle Sanat -------------------------------------------------------------------- 49
4.2 nc S a n a t------------------------ ------------------------------ ------------ 61
4.3 M zik-------------------------------------------------------------------------------------- 75
4.4 Edebiyat ------------------------------ ------------------------------ ---------87
4.4.1 Kafka------------------------------------------------------------------------------- 88
4.4.2 B eckett--------------------------------------------------------------------------- 93
5. KLTR END STR S--------------------- ------------------ -- ------------- 95
5.1 Kavramn Eletirel Betimlemesi------------------------- ---------- 95
5.2 Toplum Eletirisi Arac Olarak "Kltr Endstrisi" ---------------97
5.2.1 Kltr ve Sanatn M etalam as---------------------------------------- 99
5.2.2 insann eylemesi ~ ------------------------------ ~-------------- 101
6. SONU ---------------------- -------------- ------------ -------------------------- 109
7. KAYNAKA------- -------- ------------- --------------- --------------------------------- -111
NSZ

" nsam n yaamn aydnlatm asnda bavurduu bir ara


/ olarak sanat nedir? Bir yandan sanatnn iselletirdii
yaam tarzlarn yaptnda grnr klmas, te yandan bu yap
ta ynelen bir bakn oradan yaamn kendisine evrilmesi, ya
pttan edinilen kazanm la yaamn kavranm as, sanat ile sana
tn almlaycsmn yaptta ve yaam da bulum as anlam na gelir.
S anat yapt, kendisinden yaam a baklan penceredir. Sanatla
buluan yaam, aydnlanm yaam dr.
Y aptn yaam grnr klmas, onu yanstm as deil, tersi
ne dnyann yapt olm as dem ektir. Sanat yapt olduu iin
dnya vardr. Y oksa biz, dnyay nerede grecektik? evrem iz
de grdm z, tek tek insanlar, aalar, talar vb.dir; dnya
deil. O n lar dnyann paralardr. Bu, doru. Ama biz dnya
nn b t n n grm ek istiyorsak, bunu bize sanat salayabilir.
D nya bizim ruhum uzdadr. Sanatsal yaratm a, onu grnr kl
m ann balca bir yoludur. Bu yaratm a etkinliini hi kimse bi
lem ez; bilseydi, bu bilgiyle szm ona sanat yaptlar retilirdi;
tpk herhangi bir ilikteki retim gibi. A m a bu yaratm a etkinli
inin rn olan sanat yapt, h er zam an bilgi nesnesi olm utur.
O halde, sanat yaptnn bilinm esi, hangi tarz bir bilgidir?
S anat yaptn bilm ek ne dem ektir?
D oabilim sel bir bilgide nesne, bilen znenin dnda bir ey
dir, ona yabancdr. B urada nesne hakknda sahip olunan hipote
zin dorulanm asnn deney yoluyla aratrlmas sozkonusudur.
A m a sanat yapt ne bu tarzda bilinecek yapdadr; ne de o, kar
snda estetik tavr alacak zneye yabanc bir eydir. Yaptn bu
rada zneden bekledii, tad alnm ak ve anlalmaktr. Bunun
iin de znenin nesneyle yaknlk kurmas, onu kendi dnyasm
katm as gerekir. A rtk o rtada hibir yabanc yoktur. San.u v.pi

_7_
.Frankfurt.Qkulunda_Sanat ve Toplum

n bilmek, ona konulm u olan yaamsall oradan karp anla


maktr. Bu da Diltheygil bir yorum lam a sorunudur. Doabilim-
sel nesnenin kendisinin bir anlam yoktur. Olsayd, o anlam ona
metafizik bir znenin koyduu varsaylacakt. Oysa sanat yapt
anlaml bir nesnedir. O nun anlam n ona koyan da onu oradan
geri alacak olan d a insandr. Ancak yapta yklenilmi anlam ile
ondan karlan anlam arasnda hibir tarzda bir denklik bulun
maz. S anat yaptn bilm ek ve anlam ak sonsuz bir devdir. B un
dan dolaydr ki, rnein bir M ona U sa, resm edildiinden bu ya
na be yz yldr hep yeniden anlamlandrlabiliyor.
S anat yaptnn ortaya koyduu dnya, belli bir adan "top
lum" diye d e adlandrlabilir. F ran k fu rt O kulu dnrlerinin,
zellikle A d o rn o nun olumlayc anlam da grd sanat ile
toplum ilikisinde, bir yandan sanat, toplum u kendisinde, kendi
tarznda ikin olarak bulundurur, onu zm ler; dier yandan
byle bir ey olarak sanat, toplum a kar sanat, toplum sal itiraz
olur. Bu, toplum un tekdzeletirdii srada ona kar kan
devrimci, nc sanattr. Toplum sal m ekan iki biim de dm dz
olur: ya kinci D nya Savanda A vrupada olduu gibi bom ba
ile ya d a A m erikada ve savatan sonra A vrupa'da olduu gibi
tm yaplarn, kentsel elerin tek biimli olmasyla. H e r iki
durum da rk tcdr. Teknoloji eliyle tahrip edilen top-
lum -doa ile teknolojik standartlam a yoluyla bayndr edilen
toplum -fizik m ekanda sanatlar d a yolundan sapm tr, batm
tr. "Estetik icra, bir abra kadabra sistem ince spor haline getiri
lir." Sanat-toplum ilikisinin bu olum suz tarznda toplum sal ge
lenek, sanat yoluyla insanlar birbirlerine kenetleyerek, onlar
kolay g d lr sr haline getirir; stne stlk durum larndan
m em nun olarak avutur.
Yanl sanatn, bilim in, felsefenin bir biimi d e kltr en
dstrisidir. K ltr m etalaarak, endstrinin sadece bir sektr
olur. Sonunda byle bir endstri toplum unda insan da bir me-
ta-nesne haline gelir. Bu, insann eyleme durum udur. Bu d u
rum dan insan k urtaracak olan yine insandr, bireydir. K urtul
m a arac da yine sanattr, kltrdr.
nsz

A dornoya gre sanat yaptlar, bir yabanc dil gibi kendi di


line evrilerek, kavram lar, yarglar ve bunlardan yaplan ka
rm lar gibi anlalm azlar. B unun iin sanat yaptnn i hareketi
balam nda olunm aldr. Bylece o, kendi m antna gre bir
kez d aha kulakla bestelenir, gzle resm edilir, dilsel duyum la
syleimi yaplr yaplm az anlalr. Byle bir anlam a, yaptn
znede yeniden oluturulm as dem ektir. Bu da yukarda b elirt
tiimiz, yapta konulm u olan yaam sal olan oradan karan ki
inin yapt yorum lam a ve anlam asnn bakaca bir dile getirilii
olur. O halde, A d o rn o iin de sanat yaptn anlam ann sonsuz
bir dev olduu sylenebilir.
Eldeki kitap, F ran kfurt O kulunun sanat anlayn kuatc
bir biimde aratran Besim F. D ellalolunun bizim ynlendir
m em izde baaryla hazrlad Y ksek Lisans tezinin olduu gi
bi okur nne km asdr. alm a, ak ad emik istem leri yerine
getirm ekle birlikte, ayn zam anda zaten bir kitap biim inde
oluturulm utu. G nm z dn dnyasnda F rankfurt Oku-
h'nun, zellikle de A d o rn o nun yeniden ilgi oda olm as, kita
ba ayr bir nem veriyor.

m er N aci SO YKAN

9
1. GR

F
rankfurt Okulu'nda Sanat ve Toplum adm tayan bu a
lma, iki tem el ilgiyi birlikte ieriyor. Birincisi, bir felsefe
ya da dnce gelenei olarak F rankfurt O kulu nun ortaya
koyduklarna bir btn olarak duyulan ilgi; kincisi ise, sa-
nat-toplum ilikisine, ikisi arasndaki birbirini etkilem e ve hatta
belirlem e srelerine duyulan ilgi. E ldeki alm ann k nok
tas, bu iki ilginin akt yerde bulunur. F rankfurt O kulunun
dncesi, genel btnsellii ierisinde, kendisini en ayrntl ve
som ut biimde sanat alannda davurur. Sanat, bir anlam da,
O k u lun dnsel btnln deifre etm eye en uygun alan
dr. D ier yandan, O kulun sanat anlay, sanat-toplum ilikisi
ne getirilm i en kapsayc aklam alardan birini ierm ektedir.
F rankfurt O kulu ile sanat-toplum ilikisinin birbirlerinin anah
tar olduu, ok az zorlam ayla sylenebilir.
alm ann, F rankfurt O kulundan ve sanat-toplum ilikisinden
yola kan, iki tem el boyutu vardr. B unlardan birincisi, sanatn
verili olann m utlaklnn, evrenselliinin dum ura uratlm as
nn, farkl olann, "teki"nin verili olan iinde varln srdre
bilm esinin en nem li arac olduudur. Sanat, iinde bulunduu
toplum un anti-tezini kendi iinde saklar. Bylece de verili o la
nn dndaki seeneklerin varlklarn devam ettirm elerini sa
layarak, bir anlam da um udun hl korunabilm esine arac olur.
kinci boyut ise, m odern toplum un yapsnn, kendisini olutu
ran paralar zerinde gitgide daha belirgin bir egem enlik kur
duu, genelin tikeli kuatm lk dzeyinin gitgide artm akta ol
duudur. G enelin kendi iindeki paralar bylesine belirleye
bildii koullarda, btn iindeki paralarn alternatif retebil
me, retilebilm i olas alternatifleri koruyabilm e ve daha som.-
snda uygulayabilme anslar pek de gl deildir. r.l^iM.u
ncelikli amac, h er iki boyutu da gelikin bir biimde m i.\. I >

11
Frankfurt Okulu ndtSanat ve Toplum

yabilm ektir. Sanatn, kendisine ngrlen ilevi neden stlene


bilecei, bunu stlenebilecek sanatn nasl bir sanat olm as ge
rektii ve ayn zam anda sanatn toplum la olan ilikisindeki snr
larn ne olduu birinci boyuta ynelik tem el sorulardr. T oplu
m un sanatla olan likisi, zellikle onu denetlem e ve koullan
drm a asndan ulat gelimilik dzeyi, bunun tem el m eka
nizm alar ve bu m ekanizm alarn nasl iledii ise ikinci boyuta
ynelik tem el sorulardr. E lbette tm bu sorular F rankfurt O ku
lunun kavram sal erevesi inde yantlanacaktr. Bu nedenle
de bu kavram sal erevenin yeterince ak bir ekilde ortaya ko
nabilm esi, bu sorularn yantlanabilm esinin an a h tan d r. stelik
O kulun birbirinden ok farkl alanlarda gelitirdii kavram larn
ve yaklam larn aslnda bir btnlk tayor oluu da bu ere
venin nem ini arttrm aktadr.
alm a, "Giri", "Sonu" ve "Kaynaka" ile F rankfurt O kulu
ve dnrleri hakknda ksa bilgilerin verildii "Frankfurt
O kuluna G enel Bak" blm leri dnda ana blm den
oluuyor. B unlardan birincisi olan "Toplum" blm nde,
O kulun dncesinin genel btnsellii iinde tem el kavram
lar ele alnyor ve bunlar arasndaki ilikiler ortaya konm aya
allyor. F ran k furt O k u lu nun toplum dan anlad ey, kendi
kuranm n genel karakterinin bir yansm as olarak, birbirlerin
den ayr ayr deerlendirilebilecek alanlardan oluuyor.
O k u lun epistem olojisi "Diyalektik", bu epistem olojinin yn
tem sel dile gelii "Eletiri", tarih felsefesi "Akl", sosyolojisi
"Kapitalizm" alt blm lerinde ve psikolojisi de "Psikanaliz alt
blm nde aklanyor. Ayrca tm bu alanlarn ancak birbirle-
riyle ilikileri balam nda anlalabilecei vurgulanyor.
"Sanat" balyla verilen ikinci blm de, O kulun sanat an
lay ve san ata ykledii ilevler tm boyutlaryla inceleniyor.
"Genellikle sanat" alt blm nde ncelikle F rankfurt O kulu
iin sanatn anlam ortaya konduktan sonra, sanatn toplum sal
b t n iindeki yeri deerlendiriliyor. Bu alt blm de ayn za
m anda okulun sanat anlaynn ana izgileri, dnem inin baz
nem li dnr ve sanat adam lar (Lukacs, B recht) le girilen

12
Giri

polem ikler nda aydnlatlm aya allyor. "nc sanat" alt


blm nde, O kulun nem li ilevler ykledii sanatn, bu ilev
leri yerine getirebilm ek iin hangi zelliklere sahip olm as ge
rektii aklanyor. Bu alt blm de, ayn zam anda, O k u lu n sa
nat anlaynn baz zel sanat alanlarnda (mzik, edebiyat) di
le gelii ortaya konuyor ve O kulun nem verdii ve anlaylar
n sahiplendii baz sanatlar(Schonberg, Strawinsky, Kafka,
B eckett) inceleniyor.
"K ltr Endstrisi" adl nc ana blm de, kltr alan
nn m odern toplum daki yeri ve toplum sal btnle ilikisi ince
leniyor. M odern toplum da kltrn endstrilem esi ve bu ge
lim enin sanat ve dolaysyla insan zerindeki etkileri deifre
edilm eye allyor.
alm a, bulunduraca olas eksikliklere kar kendisini, sa
hip olduu iyi niyetle savunur.
2. FRANKFURT OKULUNA GENEL BAKI

nce tarihinde "Okul" sz aslnda birbirinden hi de


D uzak olm ayan iki ayr anlam gsterir. B unlardan birin
cisi, iinde eitim ve retim in gerekletii kurum u dile geti
rirken, kincisi belli bir i btnl olan bir akm veya gelene
i vurgular. "Frankfurt Okulu" dendiinde, aslnda bu iki an la
mn birlikteliinden sz edilm elidir. nk F rankfurt O kulu,
bir yandan amzn en nem li dnce akm larndan, gele
neklerinden biriyken, dier yandan eitim ve retim arlkl
olm aktan ok aratrm a arlkl olsa da, ayn zam anda bir ku
rumsal yapya da sahiptir. Bilindii gibi, dnce tarihinde, bu
iki anlam birlikte ieren "Okul"lar pek de fazla deildir. A ntik
dnem bir yana, daha ou kurum lam bir yaps olm ayan
akm ve geleneklere rastlanr. Felsefe ve bilim tarihinde Frank
furt Okulu ya da Eletirel Kram diye bilinen gelenek, kurum sal
olarak, 3 ubat 1923te, F rankfurt niversitesine bal olarak
Toplumsal Aratrmalar Enstits adyla kuruldu. Aslnda bu
Enstit, A lm anyad a 1920lern balarndan beri sol radikal ev
relerin ortaya koyduklar akadem ik kurum lam a abalarnn bir
sonucuydu. Bunun ilk adm d a 1922 yaznda dzenlenen "I.
M arksist alm a Haftas" olm utur. Bu toplantlara katlanlar
arasnda G eo rg Lukacs, K ari Korsch, Friedrich Poliock ve Kari
August VVittfogel vard ve tartm alarn ou K orschun Mark
sizm ve Felsefe adl eseri zerinde younlam t. E nstit'nn
kurucusu olarak kabul edilen kii, solcu bir doktora rencisi
olan Felix W eil (d,1898)dr. Toplum sal A ratrm alar Enstit-
s'nn ilk m dr Cari G rnberg (1861-1940)tir. AvusturyalI
bir m arksist aydn olan G rnberg, kurucu kadronun yalar iti
bariyle aralarn d a bir profesr bulunm am as nedeniyle Frank-
l rta davet edilm i ve E nstit'nn kurucu m dr oiuvU.
G rnberg, bir A lnan niversitesinde krs sahibi <>l;m ilk

15
Frankfurt Oklunda Sanat ve Toplum

m arksisttir. K urum un yesi olm u kiiler arasnda en nem lile


ri unlardr:

- Kari August Wittfogel:


1896 doum ludur. 1920lerden itibaren A lm an K om nist
Partisi (A K P) yesidir. K uram sal alm alarn younlatrd
alan "Asya tipi retim tarz"dr. En nem li yapt 1931de Ensti-
t nn yardm laryla yaym lanm olan in de Ekonom i ve Top-
lm fdur. Bu alandaki alm alarn en nem li kavram lar olan
Hidrolik Toplum ya d a Oryantal Despotizm gibi kavram lar ilk
kez o kullanm tr. O kulun ekirdek kadrosundan olm ayan
W ittfogel, bu kadroyu oluturan yelerce pozitivist olm akla
eletirilm itir.
- Franz Borkenau:
(1900-1957). 1921den 1929a k ad a r A K P yesidir. Ensti-
tyle iliki iinde olduu dnem de kapitalizm in geliip glen
mesiyle birlikte ortaya kan ideoloji alanndaki deiim lerle il
gilenm itir. E n nem li yapt Feodal Dnya Grnden Kapita
list Dnya Grne adyla 1934d e yaym lanm tr. O kuPun d
evredeki yelerinden biridir.
- Henryk Grossmann:
(1881-1950). O da d evredeki yelerdendir. Tem el ilgi ala
n ekonom i tarihidir. En nem li yapt, Enstit tarafndan yaym
lanan Birikim Yasas ve Kapitalist Sistemde k (1929)' tr.

- Friedrich Pollock:
(1895-1970). E n stit nn ekirdek kadrosundaki yelerden
biridir. O kulun kurum sal varlnda H o rk h eim erdan sonra en
fazla em ei olan yedir. D aha ok ekonom i alannda alm
tr. E n nem li yapt Sovyetler Birliinde Ekonomik Planlama
Denemeleri (1929)dir.
- Leo Lvventhal:
(1900-1993). ekirdek kadrodandr. 1930 ylnda E n stit ye
tam ye olm utur. T em el alm a alan, edebiyat sosyolojisi ve
Frankfurt Okluna Genel Bak

popler kltrdr. 1930lardan itibaren okulun ekonom i ve ta


rihten uzaklap kltr, estetik ve psikanalizde younlam asn
da nem li rol olan dnrlerden biridir.

- Max Horkheimer:
(1895-1973). F ran k furt O kulunun dnsel anlam da k u m
cusu olarak bilinir. 1930da E n stit nn m dr olm utur. T e
mel alan felsefedir.

- Teodor W. Adomo:
(1903-1969). 1930larn bandan itibaren Enstityle iliki ha
linde olm asna ramen, 1938de kesin olarak ye olm utur.
Frankfurt O kulunun en nemli dnrdr. alma alan ok
geni olan A dorno, okulun disiplinlerst tavrnn en belirgin
temsilcisidir. Felsefe, sosyoloji, estetik, mzik, edebiyat gibi alan
lar kapsayan, ancak yine de bir btnl olan yaptlar vermitir.

- Herbert Marcuse:
(1898-1979). Frankfurt O kulunun en tannm yesidir.
1932den tibaren okulun yesidir. kinci Dnya Savandan son
ra Alm anyaya dnm em i, A B D de kalmtr. Aslnda bir filozof
olmasna ramen A dorno gibi ok farkl alanlarda rn vermitir.

- Eric Fromm:
(1900-1980). O kulun psikanalizde younlam tek yesidir.
M arksizmle psikanalizin birletirilm esi, alm alarnn ana ek
senidir. A ncak 1940larda, F re u d dan uzaklaarak sosyal psiko
lojiye kaym ve E nstit yeliini terk etm itir.

- Walter Benjamin:
(1892-1940). H ibir zam an F rankfurt O kulunun yesi ol
m am tr. A ncak A d o rno ile olan dnsel etkileim i ile ve l
m nden sonra tm yaptlarnn okulun yardm laryla yaym lan
mas bakm ndan O kuFun dncesine nem li katklar yapm
bir kiidir. T em el ilgi alan estetik ve edebiyat eletirisidir,

j LL
Frankfurt Okulu nda Sartat ve Toplum

- Otto Klrchheimen
(d .1905). F rankfurt O k u lu n a 1930larn ikinci yarsnda,
A B D de katlm tr. Tem el ilgi alan hukuk sosyolojisidir. N a
zizm zerine d e nem li alm alar vardr.

- Franz Neuman:
(1900-1954). Siyasal bilimci. O d a O kula sonradan A B D de
katld. Nasyonal Sosyalizmin Yaps ve Pratii adl yapt, bu
evrede nem kazanm tr.
H em en hem en hepsi Y ahudi olan bu dnrler arasnda
ekirdek kadroyu oluturanlar; H orkheim er, Pollock, Lvvent-
hal, A d o rn o ve M arcusedir. D ah a d a r anlam da "Frankfurt
Okulu" dendiinde dnceleri en belirleyici olanlar ise H ork
heim er, A dorno ve M arcusedir. E ldeki alm ada da, bu d
nrn yaklam lar tem el alnm tr.
E n stit nn kuruluu, R usyada Bolevik devrim inin zaferi
ve zellikle A lm anyada olm ak zere, m erkezi A vrupa D evrim -
lerinin yenilgisiyle ortaya kan zel koullar iinde yer alm tr.
Bu kurulu, oluan yeni artlarda, zellikle kuram ve pratik
arasndaki ilikiyi kuracak ve m arksist kuram yeniden canlan
dracak olan sol kanat entelekteller tarafndan hissedilen ge
reksinim e bir karlk olarak grlebilir. Bir anlam da Enstit,
bir yandan ileri kapitalist toplum larla ilikili olarak, m arksist
kuram n farkl, nbelirleyici bir biim de felsefi ve Hegelci yeni
den yorum lam alaryla, dier yandan Sovyetler Birlii ndeki
devlet ve toplum un gelim esinin artan eletirel b ir deerlendi-
Timiyle belirlenen ve "Bat Marksizmi" olarak bilinen ve
1960lardan itibaren "Yeni Sol" olarak ortaya kan geni bir
dnce hareketinin bir ksmn oluturm aktayd.1
F rankfurt O kulu dnrleri iin, aralarnda dorudan siya
sal balantlar olanlar ( A lm an Kom nist Partisi veya Sosyal
D em okrat Parti yelii) olsa da, kuram sal alm alarda yeni bir
eyler ortaya koymak am acyla zerk ve bam sz kalabilm ek,
' bkz. Tom B oiiom ore, Frankfurt O kulu, ev: A hm et idem , Ara Yaynlar, s
tanbul, 19Sy, s.8

18
Frankfurt Okuluna Genel Bak

vazgeilmez bir nkoul saylagelmitir. Bu nokta O kul d


nrlerinin zellikle ortodoks m arksistler tarafndan en ok
eletirilen yndr. O nlara gre, F rankfurtular, sylem lerinin
tad politik ierie ram en, h er zam an dorudan bir politik
tavr alm aktan ekinm ilerdir. Bunun tek istisnas belki M arcu-
senin 1960lardaki tavrdr. Bu konum un, O kul dnrlerinin
hakikat anlaylaryla dorudan bir ilgisi vardr ve bu nokta
zerinde d ah a ilerde ayrntl bir biim de durulacaktr. Ksaca
s, F ran kfurtular srarla kendilerine bir greli zerklik alan
yaratm aya almlardr. Bu greli zerkliin, belirli baz sa
kncalar olsa bile, O kulun kuram sal alandaki alm alarnn
baarsnda nem li bir yeri olm utur.2
G rnberg, 1929da salk nedenleriyle emekliye ayrlmtr.
1930dan itibaren H orkheim er O kulun yeni m dr olm utur.
H o rk h eim ern m dr olmasyla birlikte O kul'un tem el yakla
m larnda nem li deiim ler grlm tr. O kulun tem el ilgi
leri, ekonom ik ve som ut olandan felsefi ve kltrel olana doru
b ir deiim geirmitir. alm alarda H ork h eim ern dnda
Pollock, Lwenthal, A dorno ve M arcusein arlklar artm
tr. A lm anyad a Nazilern iktidara gelmesiyle Okul iin zor bir
dnem balam tr. O kul'un yeleri birer b irer A lm anyay terk
etm eye koyulm ulardr. 30 O cak 1933te iktidara gelen Htler,
M art aynda E n stit yi "devlete kar eilim ler tad" gerek
esiyle kapatm tr ve bylece H orkheim er, H itlerin niversite
den att ilk profesr olma onuruna erim itir. 1934den itiba
ren F rankfurt O kulu yeleri, A B D ye yerlem enin olanaklarn
aram aya balam lardr. 1935 ylnda, Colum bia niversite-
sinden davet alm lar ve Toplum sal A ratrm alar Enstits,
New Y o rk ta yeniden kurulm utur. O kul 1950ye kadar
A B D de kalm tr. 1950de H orkheim er ile A dorno Bat A lm an
hkm etinin davetiyle A lm anyaya dnm ler ve Toplum sal
A ratrm alar E nstitsn F rankfurtta yeniden kurm ulardr.
H orkheim er, ayn zam anda, F rankfurt n iversitesine rektr
2 bkz. Martin Jay, Diyalektik mgelem, tv . nsal Oskay, Ara Yaynlan, stan
bul, 1989, s.23

J
Frankfurt Okulunda Sanal ve Toplum

olm utur. M arcuse ve Lw enthal ise A B D 'de kalmlar ve bir


daha A lm anyaya dnm em ilerdir.
Tom B ottom ore, E n stit nn tarihinde drt farkl dnem
belirler. Birincisi, 1923 ile 1933 arasndaki dnemdir. Ayn za
m anda bir ekonom i ve toplum tarihisi olan ilk mdr G r n
berg dnem inde Enstit alm alarnn byk ksm gl bir
deneysel k araktere sahipti. G rnberg, al bildirisinde, to p
lum sal bir bilim olarak m arksizm dncesini ortaya koymutu.
B urada G rnberg, m ateryalist tarih kavram nn ne bir felsefi
sistem olduunu ne de olmay am aladm , nesnesinin soyutla
m alar olmayp, gelime ve deim e srecindeki verili som ut
dnya olduunu ileri srm tr. Bu dnem in rnleri olan
W itlfogerin in de Ekonomi ve Toplum, G rossm ann Birikim
Yasas ve Kapitalist Sistemde k, Pollockun Sovyetler Birl-
i'nde Ekonomik Planlama Denemeleri gibi yaptlar, bu nitelikte
alm alardr.3
kinci dnem , E nstitnn etkinliklerini yneten bir ilke ola
rak Yeni-Hegelci eletirel kuramn ayrt edici dncelerinin
aka ortaya konduu 1933 ile 1950 arasndaki srgn dnem i
dir. Fikir ve aratrm a istem lerinin bu yeniden ynlendirimi, ger
ekte birka yl nceden 1930da H orkheinern Enstitye m
d r olarak atanm asndan sonra balamtr. Bu dnemde tarih
ve ekonom iden ok felsefe, E nstitnn almalarnda arlkl
bir yer kazanm aktayd. Bu eilim, M arcsenin 1932de, A dor
nonun da 1931den itibaren balayan Frankfurt Okulu ile gevek
bir birliktelikten sonra 1938de ye olmalaryla pekiti. Enstit
ayn zam anda psikanalize kar gl bir ilgi duymaya balad ve
bu ilgi sonraki alm alarda baat bir ge olarak kald.4
1950de E nstitnn F rankfurta dnm esiyle birlikte "eleti
rel kuram"n esas fikirleri aka birok tem el m etinde ortaya
kondu ve "Frankfurt Okulu", A lm an toplum sal dncesi ze
rinde nem li bir etki yapm aya balad. Sonralar, "Yeni Sol"un
ortaya kyla A vrupann byk bir ksm nda ve E nstitnn
' bkz. Tom Bottom ore, Frankfurt O kulu, s.9
4 bkz. Tom Bottom ore, a.g.y., s 9-10

20
Frankfurt Okuluna Genel.Bak

baz yelerinin, zellikle M arcusenin, A B D de kalyla bu l


kede O kulun etkisi yaylmaya balad. Bu dnem , F rankfurt
O kulunun dnsel ve siyasal en byk etkiye sahip olduu
dnem dir ve 1960larn sonlarnda radikal renci hareketinin
hzl bymesiyle zirvesine ulam tr. zellikle, M arcuse, M arx
ve M ao dan sonra solun en nem li ismi haline gelm itir.5
1970lerden itibaren E n stit nn drdnc dnem i bala
m, F ran k fu rt O kulunun etkisi yavaa zlm eye yz tutm u
ve H o rk h eim ern 1973, A d o rn o nun 1969 ve M arcusenin 1979
tarihlerindeki lm leriyle birlikte artk bir O kul olarak varln
yitirmeye balam tr. Son dnem inde kken olarak kendisini
etkileyen m arksiznden geni l d e . uzaklam grnm esine
ram en, okulun baz tem el kavram lar m arksist olan ve olm a
yan birok sosyal bilimcinin yaptlarna girmi, M arxn tarih ve
m odern kapitalizm kuram larnn yeniden ortaya konan biim le
rinde ve toplum sal bilginin olanakllm n artlarnn yeniden
eletirisinde zgn bir ekilde Jrgen H aberm as tarafndan da
gelitirilm itir,6
Bu alm ann konusu olan F rankfurt O kulu, bu ereve
iinde, ikinci ve nc dnem lerdeki F rankfurt O kuludur.
Bunun nedeni ise, O kulun en tem el dnrlerinin yaptlarn
bu dnem lerde ortaya koym alardr. lk dnem de, bu dnr
lerin belirgin bir arlklar yoktu. Son dnem de ise artk onlar
yaam yordu. Bu son dnem in belirleyici dnr. O k u lun
ikinci kuak filozoflarndan, A d o rn o nun asistan Jrgen H a
berm as (d,1929)dr. Bu kuan dier nem li figrleri ise, Alf-
red Schm idt, O scar N egt ve A lfred W ellm efd ir.
F rankfurt O kulunun yntem sel tavr olarak en tipik zelli
i, srekli ortaya koyduu disiplinlerst yaklam dr. zellik
le, H orkheim er, A d o rn o ve M arcuse gibi yeler, yaamlar b o
yunca, ok farkl alanlarda dnce retm iler, stelik bunlar
arasnda belirgin bir btnl srekli korum ulardr. D aha
genel anlam da, F ran k fu rt O k u lu nun baz yeleri belli alanlar-
f bkz. Tom B ottom ore, a.g.y., s. 10
" bkz. Tom B ottom ore, a.g.y., s.9

21
Frankfurt Okulu'nda Sanat ve Toplum

olm utur. M arcuse ve Lw enthal ise A B D de kalm lar v- bir


daha A lm anyaya dnm em ilerdir.
T om B ottom ore, E n stit nn tarihinde d rt farkl dneni
belirler. Birincisi, 1923 ile 1933 arasndaki dnem dir. Ayn za
m anda bir ekonom i ve toplum tarihisi olan ilk m dr G r n
berg dnem inde Enstit alm alarnn byk ksm gl bir
deneysel karaktere sahipti. G rnberg, al bildirisinde, to p
lum sal bir bilim olarak m arksizm dncesini ortaya koymutu.
B urada G rnberg, m ateryalist tarih kavram nn ne bir felsefi
sistem olduunu ne de olmay am aladm , nesnesinin soyutla
m alar olmayp, gelim e ve deim e srecindeki verili som ut
dnya olduunu ileri srm tr. Bu dnem in rnleri o lan
W ittfogeri in de Ekonom i ve Toplum, G rossm ann Birikim
Yasas ve Kapitalist Sistemde k, Pollock'un Sovyetler Birii-
inde Ekonomik Planlama Denemeleri gibi yaptlar, bu nitelikte
alm alard r3
kinci dnem , E nstitnn etkinliklerini yneten bir ilke ola
rak Yeni-Hegelci eletirel kuram n ayrt edici dncelerinin
aka ortaya konduu 1933 ile 1950 arasndaki srgn dnem i
dir. Fikir ve aratrm a istem lerinin bu yeniden ynlendirimi, ger
ekte birka yl nceden 1930da H orkheim ern E nstitye m
d r olarak atanm asndan sonra balamtr. Bu dnem de tarih
ve ekonom iden ok felsefe, E nstitnn alm alarnda arlkl
bir yer kazanmaktayd. Bu eilim, M arcusenin 1932de, A dor
nonun da 1931den itibaren balayan Frankfurt Okulu ile gevek
bir birliktelikten sonra 1938de ye olmalaryla pekiti. Enstit
ayn zam anda psikanalize kar gl bir ilgi duymaya balad ve
bu ilgi sonraki alm alarda baat bir ge olarak kald.4
1950de E n stit nn F ran k fu rta dnmesiyle birlikte "eleti
rel kuram"n esas fikirleri aka birok tem el m etinde ortaya
kondu ve "Frankfurt Okulu", A lm an toplum sal dncesi ze
rinde nem li bir etki yapm aya balad. Sonralar, "Yeni Sol"un
ortaya kyla A vrupann byk bir ksm nda ve E n stit nn
' bkz T om B ottom oe, Frankfurt Okulu, s.9
4 bkz Tom Bottom ore, a.g.y., s.9-

20
Frankfurt Okulura Genel Bak

baz yelerinin, zellikle M arcusenin, A B D de kalyla bu l


kede O k u lun etkisi yaylmaya balad. Bu dnem , F rankfurt
O k u lu nun dnsel ve siyasal en byk etkiye sahip olduu
dnem dir ve 1960larn sonlarnda radikal renci hareketinin
hzl bym esiyle zirvesine ulam tr. zellikle, M arcuse, M arx
ve M ao dan sonra solun en nem li ismi haline gelm itir.5
1970lerden itibaren E n stit nn drdnc dnem i bala
m, F ran k fu rt O kulunun etkisi yavaa zlm eye yz tutm u
ve H o rk h eim ern 1973, A d o rn o nun 1969 ve M arcuse'nin 1979
tarihlerindeki lm leriyle birlikte artk bir O kul olarak varln
yitirmeye balam tr. Son dnem inde kken olarak kendisini
etkileyen m arksizm den geni l d e . uzaklam grnm esine
ram en, okulun baz tem el kavram lar m arksist olan ve olm a
yan birok sosyal bilim cinin yaptlarna girmi, M antn tarih ve
m odern kapitalizm kuram larnn yeniden ortaya konan biim le
rinde ve toplum sal bilginin olanakllnn artlarnn yeniden
eletirisinde zgn bir ekilde Jrgen H aberm as tarafndan da
gelitirilm itir.6
Bu alm ann konusu olan F rankfurt O kulu, bu ereve
iinde, ikinci ve nc dnem lerdeki F rankfurt O kuludur.
B unun n edeni ise, O kulun en tem el dnrlerinin yaptlarn
bu dn em lerd e ortaya koym alardr. lk dnem de, bu d n r
lerin belirgin bir arlklar yoktu. Son dnem de ise artk onlar
yaam yordu. Bu son dnem in belirleyici dnr, O kulun
ikinci kuak filozoflarndan, A dorno'nun asistan Jrgen H a
berm as (d .l9 2 9 )dr. Bu kuan dier nem li figrleri ise, Alf-
red Schm idt, O scar N egt ve A lfred W ellm erdir.
F ran k fu rt O k u lu nun yntem sel tavr olarak en tipik zelli
i, srekli ortaya koyduu disiplinlerst yaklam dr. zellik
le, H orkheim er, A dorno ve M arcuse gibi yeler, yaam lar b o
yunca, ok farkl alanlarda dnce retm iler, stelik bunlar
arasnda belirgin bir btnl srekli korum ulardr. D aha
genel-anlam da, F rankfurt O kulunun baz yeleri belli alanlar*
' bkz. T om B otu um u c, ;i.g.y.. s. 10
* bkz. T o m B o tlo m o c , a.g.y., s.9

_2
Frankfuct Okulu'nda Sanat ve Toplum

da younlam olsalar bile, O k u lun genel dnce izgisinde


bu btnlk srekli korunagelm itir. "Eletirel kuram " denen
adlandrm a da zaten youn o larak bu btnlk im gesini ifade
eder. E letirel kuram , bir anlam da, yararlanlabilecek tm di
siplinlerden yararlanarak genel bir toplum sal felsefe, kuram
oluturm a abasdr. Aslnda F rankfurt O kulunun bu disiplin-
lerst tavr ve ok ynll, kendi iinde m odern toplum un
dayatt toplum sal iblm ne ve d ar uzm anlam aya d a ciddi
bir eletiri ierm ektedir.
O kulun, zellikle en u biim de A d o m o nun yazlarnda
grlen bir dier tipik zellii ise dile kar olan tavrdr. G enel
olarak dnce dnyasnda, F rankfurt O k u lu nun rnlerinin
okunm as olduka g ve hatra zam an zam an anlalm az yapt
lar olduu ileri srlr. Bu, aslnda, hi de yanl olm ayan bir
saptam adr. B unun nedenini M arcuse, A dorno adna kendisine
yneltilen bir soruya yant olarak yle aklar: "Bunun nedeni,
olaan dilin, olaan dzyaznn, hatta incelmi olannn bile
yerleik toplum yaps tarafndan, bireyin toplum daki iktidar
yaps tarafndan denetlenm esini ifade etm e durum unda brak
lacak derecede istila edilm i olmas; bu srece kar kabilm ek
iin de kullandnz dilde bu uym aclktan kopabilm i olduu
nuzu kantlam ak, bu konuda okuyucunun dikkatini ekm ek zo-
rundasnzdr. Bu ise, sentaksta, gram erde, kelim elerinizi h atta
tm celerinizdeki noktalam a iaretlerini kullanm anzda d a al
lmtan bir kopm a abas ister".7 Z aten, toplum a m eydan o k u
mak onun diline de m eydan okum ay ierir.8
Bu tavrn en belirgin olduu F rankfurt O kulu dnr, yu
karda ifade edildii gibi A d o rn o dur. O rhan K oakn belirttii
gibi, A dorno, "doallktan, dolayszlktan hep kanm tr. K o
laylktan da. Bu etrefillik, bizi bir sahte kolaylk iinde tutsak
eden o karm ak toplum sal m ekanizm ann izdm dr. Bin
trl dolaym dan oluan bu sahte dolayszln bysn boz
7 Bryan M nget, Yeni Duun Adam lar, ev: M tle Tun.y. Birey ve Toplum Y a
ynlar, Ankara, 1985, s.73
s T ,W. Adorno, P nsm s. Mil Prt-ss, C.nnl'i idgc, Massaehusetts, 1992, s.225

22
Frankfurt Okuluna Genel. Bak

m ak iin onun kadar zor, onun kadar "eylemi" olm ak g ere


kir. A d o rn o nun paragraflar b irer "cisim" gibidir; sert yzeyleri
ve gergin dengeleriyle souk tafara benzerler.''9
A d o rn o nun yazlarnda "ben" szc yer almaz. "Bana y
le geliyor ki ya d a "dnyorum ki" gibi balayan cm leler bu
lunm az. nk o, dnceyi yazarn kiisel psikolojisine indir
geyen byle bir anlatm a h er zam an kar olm utur. M etnin a n
lam yazarn niyetinin bir trevine indirgenem ez.10
O rh an K oakn vurgulad gibi, "A dorno'nun cm lesinde
"de", "dahi" gibi balalar kaldrlm tr. "Daha nce d e belirtti
imiz gibi", "grdm z gibi", "u halde" gibi gei cm lelerine
hi rastlanm az. Btn bunlar, znenin nesneye, eldeki konuya
dsal bir m dahalesi sayar. Nesne, kendi m antn, kendi bi
im ilkesini izleyebilmelidir. znenin grevi, bu ileyiin nn
deki d engelleri kaldrm ak, nesneyi yazarn m anyerizm lerin-
d en k o ru m ak tr."
A dorno, rettii m etinlerde, "serim lem e-dm -sonu" ya
da "varsaym -gelitirm e-kantlam a-sonu" gibi ina em alarn
kullanm am tr. O nun m etinleri, m erkezi kolaylkla belirlene
m eyen m etinlerdir. A ncak bu, onun m etinlerinin m erkezinin
olm adn gsterm ez. Kendisinin de bir yerde dedii gibi, onun
yazlar; "her noktas m erkeze ayn uzaklkta bir yaz"dr.12 Belki
de bu ned en le A dorno, yazd h er cm lenin tam olarak anla
lmas iin, her cm lenin, m etnin btnl dolaym yla ele
alnm as gerektiini srekli vurgulam tr.
Tipik b ir A d o rn o m etnini, O rhan Koak u ekilde tan m
lam tr:
"Tipik br Adorno fragman, bir yanlla balar, bir kr noktay
la. Bu yanl, kendi i hareketiyle, yavaa geceden gne geer
gibi, doruya dnr. kin eletiri, yanln kendi yanlln
v Orhan Koak. "Maclstrm slubu", Defter, say:5. H azian-Eyll 1988. s.9
".bkz. Orhan Koak, ar, s.9
" bkz. Orhan Koc,;k. :gm. s. 10
bkz. Orta k ..k , .^ m , s. 1(1
l* bkz. Martin !.v , !>\<h-kifk nieler, s.255

23
Erankfurt Okulunda Sanal ve Toplum

grmesini ve yerini doruya brakmasn salar. Bilgi mitten


beslenir, kr inantan. Aydnlk, karanlktan kaarken enerjisi
ni de ondan alr. Aydnlanmann diyalektiidir bu: Mit, aydn -
lanmantn kklerini iinde tar; aydnlanma da hep m ite d
nme tehlikesini erir, u noktasnda yeni bir krlk halini
alr. Btn bilgi, kt bir dten uyanmaya benzer. "4
G erek ten de A d o rn o nun yazdklaryla iletiim kurm ak k o
lay deildir. A slnda kim inle iletiim kolaydr ki? H er anlam a
abas, znenin anlam a isteini ve katlm n talep eder. H er
felsefi m etin b ir hakikat araydr; hakikatin kendisi deil. D o
laysyla hakikat m etnin iinde deil, ufkundadr. U fuktakini
grm ek ise kolay deildir, asgari b ir dikkat ister.

1J Orhan Koak, "Maelstrm slubu", s.9

24
3. TOPLUM

3.1 Diyalektik
ran k fu rt O kulunun epistem olojisinin en nem li zellii
F idealizm -m ateryalizm ikilem indeki k onum lam adr.
zellikle H orkheim er ve A dorno iin bu tem el ikilem almas
gereken b ir ayrm dr. Ayrca h e r ikisi de H egelde ve zellikle
Mancta bu ayrm n alm as yolunda ok nem li bir potansiyel
bulur. dealist H egel - m ateryalist M arx emas iinde pek akla
yatm ayan bu yaklam, aslnda H egel, M arx ve sonrasnda
F rankfurt O k u lu nun "diyalektik" anlaylarndan kaynaklan-
m aktadr. ster idealizm , ister m ateryalizm vurgulu olsun diya-
lalektik bu ikilemi am a perspektifini iinde tar.
H orkheim er ve A dorno, zne ve nesneyi m utlak olarak ay
ran kaba m ateryalizm e ve bu ikisinin zdeliine dayanan m e
tafizie kardrlar. A ncak onlar, ne m ateryalizm i ne de m etafi
zii reddetm ezler. D iyalektikte, o n lara gre h er ikisine de yer
vardr. B unun nvelerini M arxn 1844 E lyazm alarin d a bulur
lar: "Dnce ve varlk gerekten ayrdr birbirinden, am a ayn
zam anda birlik iindedirler."15 O rh a n K oakm vurgulad gibi,
"Marx ilkin HegeFin idealizm ini eletirm i, bilin denilen eyin
insan bilinci olduunu ve toplum sal gereklik iinde, onun bir
paras olarak yer aldn sylemiti. kinci adm da da Feur-
b ach m felsefi m addeciliini eletirm i, felsefenin nesnesi olan
varln insani ve toplum sal gereklik olduunu, soyut doal bir
varlk olm adn sylemiti. B aka bir deyile, bilin insanlarn
bilinciydi, am a varlk d a bilinli toplum sal varlkt."16
Aslnda H orkheim er ve A d o rn o nun tem el abas, tikel ola-
15 Kari M;tx't;n aktaran Orhan Koak, "Horkheimer ve Frankfurt Okulu, A k l
Tutufmas, {M;tx 1 lokhem cr, M etis Yaynlar, stanbul,1990) iin nsz, s.19
Orhan Koak. .1 y y . s. 19

.25.
Frnkfurt.Qklun<la_Sanat ite-Toplum

na, iinde varolduu genel (b t n ) olanda bir h arek et alan


salam ak ve genelin tikel zerindeki hegem onyasn krm aya
alm aktr. inde ar basan yan olarak yanl barndran ve
b tnnde yanl olan genel iinde tikelin yaam um udu, k en
disinin zerkliine baldr. B urada "genel" ile ifade edilm ek is
tenen "toplum sal yap", "totalite, "dzen"dir. "Tikel" ise bu b
tnn paras veya paralar anlam nda "birey"den "snf'a ka
dar genileyebilen bir intervali ierm ektedir. Tikel genelin iin
de varolm ak du ru m undadr, o n u n dnda bir varolu tikel iin
olanakl deildir. Ancak, sz konusu zerklii sayesinde tikel,
genel iinde, o na teslim olm adan kendi varln koruyabilir ve
geneli kendi tercihleri ynnde deiim e zorlayabilir. F rankfurt
O kulunun bu isel kurgusu, yelerinin dnce rettikleri her
alanda olduu gibi epistem olojilerinin de tem elidir.
"Dnce nesnenin bir kopyas deildir, tersine nesnenin
kendisinden kar. D nm enin aydnlatc ynelim i, mitoloji-
letirm eden uzaklam a, bilincin resim zelliini siler."17 "Bir
dncenin bir gerekliin resm i olduunu syleme, o gerekli
i elde tutm a ve bylece szn gerekle edeer olm as, ce-
siz-sonrasz h ep burada olu, yani ezeli-ebedi olm a biim indeki
mitsel zelliklerle bir tutulur. Byle bir tutum , zne ile nesne
arasna birincinin dierini grm esini engelleyen bir duvar ekti
i gibi, dahas zneyi etkenlikten karr, stne resim ler yans
yan edilgen bir ayna d urum una sokar."18 A dorno iin z-
ne-nesne ilikisi, ne m utlak bir ikilem ne d e m utlak bir birliktir.
A slnda nesne ve zne bir anlam da birbirlerinden oluurlar, fa
kat hibir zam an biri dierine indirgenebilir deildir.
H o rk h eim er ise Hegel metafiziini, bilgi denen eyin sonsuz
znenin bilgisi olduu biim indeki sayltya, dier bir deyile,
zne ile nesne, akl ile m adde arasnda bir zdelik olduu yo
lundaki m utlak varln en son stnlne dayanan sayltya
sahip olm akla eletirir. Ancak. I lo kheim er, HegePin zdelik
17 T .W. A dornodan aktaran . Naci Nvk;m. M inikse! D a m a topyasnda A d o r
n o ile bir Yolculuk. Ara Yaynlar. Kljtnl, 19 9 1, s.43
s .Naci Soykan, a.g.y., s.43

26
Toplum

kuram na kar olduu kadar, 19. yzylda H eg ele bu konuda


yneltilen eletirilere (irrasyonalizm ) d e kardr. H orkheim er,
hem zne ile nesnenin zdelii kuram ndan uzak kalabilen
hem de zneye deneyim leriyle verilenin tesine gitm e hakk ta
nyan bir epistem olojinin m m kn olduunu savunur.19
Bir anlam da, A dorno ve H orkheim er epistem olojisinin te
mel zellii, onun, bilincin greli zerkliini hep gndem de tu
tan b ir m ateryalizm oluudur. Tikel-genel diyalektiine geri d
nersek, m ateryalizm in aslnda znenin yanl btn iinde kal
masn salayan, onu, o b t n dnda hibir ey olm ad konu
sunda ikna eden ve ayaklarn yere bastran olum lu anlam da bir
ayakba olduu sylenebilir. A dorno ve H orkheim er, diyalek
tii H egel ve M arstan farkl bir biim de tanm larlar. O nlara
gre, H egel ve M arxn diyalektikleri iki ucu kapal, tam am lan
m diyalektiklerdir. H egelin diyalektii burjuva devletinde,
M a n n diyalektii ise kom nist toplum da son bulur. Oysa
A d o rn o ve H orkheim er iin diyalektiin tam am lanacan d
nm ek diyalektiin kendisiyle eliir.
.H orkheim er, "ak ulu diyalektik" kavram n kullanr. ''Ak
ulu diyalektik, akla uygu olann tarihin herhangi bir nokta
snda tam am lanm olduunu kabul etm ez, sadece dnceleri
sonuna k ad ar gelitirm ek ve nihai sonularna ulatrm akla e
likileri ve gerilim leri giderebileceini, tarihsel dinam ii sonuca
ulatrabileceini dnm ez.1'20
A d o rn o nun kavram ise "negatif d iy alek tik tir. O na gre,
diyalektik zdesizliin farknda olmay ierir. "O, nceden bir
harek et noktasna taklp kalmaz. H areket noktasnn kanl
m az yetersizlii, dnd eydeki kendi kusuru, diyalektie
dnceler sunar".21 D iyalektikte "sentez" adm "zdelik"i,
"tez-antitez adm "eliki"yi im a eder. A d o rn o nun negatif di
yalektiinde "zdelik", "elikenin bir baars deil, tersine g
19 bkz. M artin Jay, Diyalektik mgelem, s. 76-78
Max Ho kheimer'dan aktaran Orhan Koak, "Horkheimer ve Frankfurt O ku
lu", s. 36
: T .W. Adorno (.lan aktaran .Naci Soykan, M ziksel Diinya topyasnda Bir
Yolculuk, s. 24

27
Frankfurt Okulunda. Sanat ve Toplum

nah, ayb olarak grlr. eliki, A d o rn o d a kendini salam a


alacak bir payanda istemez. nk o "dman" olan zdelikle
yzlem ekten ekinm ez. elikiden arnm aya alm ak b o una
dr. elikisiz olarak ortaya kan h er nodel, varlk, varolu,
ontolojik m odeli gibi elikili grnr.22 N egatif Diyalektik,
H egel - M arx diyalektii gibi, ba sonu bal b ir diyalektik d e
ildir. O hep vard ve var olacaktr.
"Diyalektik, kendisinin dndaki baka sistem lerin gerei
bulm u gibi grnm e savlarna kar karken gl ve grkem
lidir. A m a kendi varsaymlarn ve sayltlarm oluturup ifade
ederken, kendine kar bu dikkati gsterm em ektedir."2' Sanki
diyalektik, parad o ksun evcillemi halidir. N egatif diyalektik
bundan utanm az. G erekten de negatif diyalektik, bir yandan
verili olann alm as drtsn srekli iinde tarken, bir yan
d an da, altern atif bir m utlak krgu iermez. A ncak diyalektik,
A d o rn o nun syledii gibi, m utlak olan dnebilm em izi sa
lar. A slnda varolm ayan, kuram sal olarak varolm as m m kn
olm ayan bir m utlak ile verili olan arasndaki ilikiyi ancak diya
lektik kurabilir. Bu da verili, koullu olandan hareketle bir ko
ulsuz, yani m utlak olan dnm e diyalektiidir.

3.2 Eletiri
Diyalektik, verili olanla topya arasndaki ilikiyi eletiri ile
salar. Eletiri, F rankfurt O kulunun adn belirleyecek kadar
nem li bir kavram dr. lk kez H orkheim er tarafndan kullan
lan "Eletirel K uram " kavram bu O kulu tanm lam akta kullan
lan en nem li adlandrm adr. Ancak, E letirel K uram iki farkl
eletiriyi diyalektik eletiriye ulam ak iin birlikte kullanr.
B unlar ikin (im m anent) ve akn (trancendent) eletiridir.
kin eletiri, H o rk h eim ern A kl Tutulmas'nz syledii
gibi, "tarihsel balam iinde, varolann karsna kendi kavram
sal ilkelerinin iddialaryla kmak, bylece ikisi arasndaki iliki
O.N, S>yka. a g.y , s.40
M a r t i n lav. l> i\tilt-k tk In g rlc t, s

28
Toplum

yi eletirm ek ve onlar am ak"24 dem ektir. Bu, bir bakm a, bir


kuram kendi ilkeleriyle eletirm ektir. Dayand varsaym da,
olgu ile kavram arasndaki "indirgenem ez gerilim "dir.'5 kin
eletiri ncelikle kuram n kendi kavram sal ilkelerini ve ltle
rini ele alr. A rkasndan, bunlarn uzantlarn ve sonularn o r
taya koyar. S onra da, kuram yeniden bu sonular asndan
kurcalar, deerlendirir. Bu anlam da eletiri, kuram n dndaki
bir lte dayanm az; "ierden" hareket eder. A ratrm acnn
karsndaki nesne, zdelik ve farklln birliinden olum ak
tadr; yani elikilidir. N esnenin kendisi hakkndaki gr
(ideology of identity) nesnenin gerekliiyle olum suzlanr.
Kendi ltleri asndan baarsz kald gsterilir. Ama bu,
sz konusu ltlerin kabullenilm esini de gerektirm ez; bunlarn
elikili gerei gizlem ekte oynad rol de pratik asndan ele
tirilir. Kavramla nesnenin karlkl eletirisi yoluyla, nesnenin
tarihi iinde gm l kalm boyutlarn kullanlm am seenekle
rin, girilmemi yollarn varl duyurulur.26 ( rnek: Mancn e-
konom i-politik eletirisi)
A dorno, kltrel norm lar ele al bakm ndan, ikin eleti
rinin, akln zerkliini iddia etm e ve kltrn tarihten bamsz
bir i dinam ii olduunu savunm a hatasna dtn ileri s
rer. Kltr kendi ltleriyle deerlendirm ek, A d o rn o ya g
re, tarihin k lt r zerinde brakt yara izlerini grm em ek ve
kltrn ezenler ve ezilenler ayrm na dayandn farketm e-
m ek anlam na gelir?7
Akn eletiri, bir btn olarak btnle ilgilenir ve tikeli e
itli dolaym lar ve farkll iinde incelem e zahm etine katlan
maz. Yine de, hibir diyalektik eletirinin vazgeemeyecei o b
tnlk imgesini koruyan da akn eletiridir. A dornoya gre, a
kn eletiri de, kltrel zerklii reddetm ekle, kltrn gerek
teki bamszln hazrlayan glerle, piyasa ekonomisiyle ve
:_l Max H orkheim erdan aktaran Orhan Koak, "Horkheine ve Frankfurt Oku
lu", s. 42
Orhan Koak, a.g.y., s.42
26 Orhan Koak, a.g.y., s.43
27 bkz. Orhan Koak, a.g.y.. s.45

29
Frankfurt Okulunda Sanat ve Toplum.

devlet aygtlaryla bilinsiz (kimi zaman pek bilinli) bir ibirlii


iine girm ektedir. zellikle 2. D nya Savandan sonra F rank
furt Okulu dnrleri, btn ideolojik niteliine karn klt
rn halis rnlerinin pratikte gereklem em i olan bir diren
esi, bir doruluk an ierdiini vurgulam lardr. A dornoya
gre hedef, bu iki t r eletirinin gergin birliini korum aktr.28
kin eletiri, kklerini herm eneutik geleneinde bulurken,
akn eletiri o rtodoks m arksist sosyolojinin genelde kulland
yntem dir. Bu iki rnekten d e grld gibi, bu noktada da
idealizm -m ateryalizm ikilemi yeniden ortaya km aktadr. D i
yalektik eletiri, h er ikisinden de vazgem eden, bir aya "ier
de", bir aya "darda" yoluna devam etm ek durum undadr.
Dolaysyla F rankfurt O k u lu nun bu konudaki tavr d a gerilim
lidir. H em tarihe dardan dayatlan bir akl reddederler hem
de gereklii olduu gibi kabul etm ezler. Bu ikisi arasndaki b a
kuran da diyalektiktir. G ereklik, akl asndan eletirilm eli,
ama akl da ebedi ve akn bir ideal olarak alnm am aldr.29

3.3 Akl
F rankfurt O kulu gelenei ayn zam anda bir "akl eletirisi"
olarak da okunabilir. M odern toplum un eletirisinde en fazla
kullandklar alan, A ydnlanm adan bu yana akln geliimidir.
H orkheim er akln eletirisine girerken ok nem li bir ayrm ya
par: "Verstand" (znel akl ya da anlam a yetisi) ve "Vernunft"
(nesnel akl ya da evrensel akl). Aslnda bu, K an ttan beri A l
m an felsefesinde nem li yeri olan bir ayrmdr.
znel akl, sadece znenin bir niteliidir. N esne ise d zen
siz, kaotik bir yndr. znel akln grevi bu kaotik yn d
zenli bir hale getirm ektir; onu, ayrtrm ak, snflandrm ak ve
kullanm aktr. znel akl, paralayc, analitik ve biimseldir;
eylerin d biim leriyle, grnleriyle ilgilenir ve ayr oluu
temel alr.30
21 bkz. Orhan Koak, a.g.y., s.45
2' bkz Orhan Koak, a.g.y., s.34
w bkz. Orhan Koak, a.g.y.. s.40

3
Toplum.

znel akl, grngler dnyasn saduyu denebilecek harc-


alem akla gre dzenleyip yaplatrr. O nun iin dnya yalnz
ca kendilerine benzeyen ve birbirlerine tam am en zt olan belli
sayda varlklardan olum u bir dnyadr. O , dnyay byle alg
layabildii iin d e, bu grnn oluturduu yzeyin derinin
deki diyalektik ilikileri kavrayabilecek biim de dolaymszl
ap, ard n a nfuz edem em ektedir.31
H o rk h eim era gre, znel akl, dnm e aygtnn soyut ile
yiidir, snflandrm a, karsam a ve tm dengelm e yeteneidir.
O, kabul edilm i am alara ulam ak iin seilen aralarn yeterli
olup olm ad zerinde durur, am alarn kendilerinin de akla
uygun olup olm ad sorusunu sorm az.32
N esnel akl ise, z ile grn arasnda, para ile btn a ra
snda bir balant olduunun farknda olan akldr. Dnyann
paralanm , blnm grntsn daha yksek bir birlik ideali
adna eletirebilen de bu akldr.33 Nesnel akl, yzeydeki gr
n ap derindeki ilikileri kavrayabileoek bir zihinsel yetidir.34
H o rk h e im e ra gre, nesnel akl kuram , insan ve am alarn
da iine alm ak zere btn varlklar kapsayan bir sistem ya da
hiyerari k u rm ann peindeydi. Bir bakm a, insann hayatnn
akla uygunluk derecesini belirleyen, bu btnlkle arasndaki
uyum du. Bu akl kavram, znel akl darda brakm yor, am a
onu evrensel b ir aklsalln ksmi, snrl bir ifadesi olarak g
ryordu. Dolaysyla bu iki akl birbirlerine kart grnseler de
aslnda birbirlerini tam am layan bir nitelie de sahiptiler.35
H o rk h eim ern kartezyen felsefe karsndaki tutum u ciddi
biim de eletireldi. zne le nesnenin kategorik bir biim de
birbirlerine zt eyler olduu dncesi D escartesn rnyd
ve bu dnce, m odern felsefenin en nemli niteliiydi. K artez
yen felsefede rt k biim de, akln yalnzca znel boyuta indir
M bkz. Martin Jay, Diyalektik mgelem, s.95
,2 bkz. Max H orkheim er, A k l Tutulm as, ev: Orhan Koak, M etis Yaynlar, s
tanbul, 1990, s.55-56
" .O rh a t Koak, nHorkheimer ve Frankfurt Okulu", s.40
* bkz. Martin Jay, Diyalektik mgelem, s,95
r< Max H orkheim er./(A / Tutulm as, s.56

31
Frankfurt Okutu'nda Sanat ve Toplum

genm esi yer alyordu. Bu ise, z ile grnn ebedi o larak bir
birinden ayr saylmasna; bylece, status q u o nun eletirisiz bir
biim de benim senm esine yol ayordu. Sonuta ise, aklsallk
gitgide d ah a ok sentetik nitelikteki akl olaca yerde, genel
geer nitelikteki anlam a yetisine (znel akl) dnm b u lu n u
yordu. Bu yzden de, 19. yzyl sonlarndaki irrasyonali tenin
akl karsndaki eletirileri, h er eyden ok, akln zmleyici,
biimsel, ayrtrn anlam a yetisine (znel akl) indirgenm i
oluundand. Bu eletiri, zmleyici aklsall tek kalem de bir
kenara atm akla birlikte, H o rk h eim ern katlabilecei bir eleti
riydi. H o rk h eim ern katlm ad, akln ve m antn snrl bir
yeti olan anlam a yetisiyle zde saylmas oluyordu.36
A ncak F rankfurt O kulu ayn zam anda, zne ile nesne, esas
(ya da z) ile grn, tikel ile tm el arasndaki farkllklarn
o rtad an kaldrlp uyum salanabilecei yolundaki topik d
nceye de karyd. "V ernunft" onlara gre, kiilerin yalnzca
znel edim lerinin oluturam ayaca nesnel bir akld. Bylece
her ne k adar felsefi bir idealden toplum sal nitelikte bir akl a n
layna geilmi olunuyorduysa da, anlaylar hl m etafizik
kkenlerini koruyordu. Sradan M arksizm bu eilim lerin teki
(m onist) m ateryalizm iinde yeniden ortaya km asna izin ver
miti. F ran k fu rt O kulu ise, teki m ateryalizm e kar km aktan
hibir zam an vazgem em itir.
A ydnlanm a, znel akl ile nesnel akl arasndaki dengeyi
bozdu; znel akl m artt ve nesnel akl bastrd. Bir anlam da,
A ydnlanm a sayesinde, znel akl, nesnel akln alanna tat ve
onu igal etti. Akln znellem esinin sonulan, m odernliin en
ok eletirilm esi gereken ynlerini oluturdu. znelci gr ge
erli olunca, dnce de herhangi bir am acn kendi iinde d e
erli olup olm adn belirleyem ez oldu. lklerin benim sene-
bilirlii, eylem ve inanlarm zn ltleri, ahlak ve siyasetin te
mel ilkeleri ve b t n nem li kararlarm z, akln dndaki e t
* bkz. Martn Jay. D iyalektik mgelem, s.96-97
17 bkz. Martin Jay, a.g.y., s. 101

32
Toplum

m enlere bal du rum a geldi.'18 G erek bilimsel, gerekse gnlk


kullanm da, akl genel olarak zihnin egdm yetisi olarak g
rlm eye baland. Bu yeti, sistemli olarak kullanlarak ve n n
deki engeller, rnein bilinli ya da bilinsiz duygular kaldrla
rak gelitirildi ve etkinlii artrld. Aslnda, toplum sal gerekli
i yneten g hibir zam an tam anlam yla akl olm am t; am a
bugn akln her t rl zgl eilim ve tercihten arndrlm as ar
tk o n u n insan eylem leri ve hayat tarzlar hakknda bir yargda
bulunm a grevine bile srt evirdii bir noktaya u la m tr/9
H o rk h eim era gre, A ydnlanm a filozoflar, dine akl adna
saldrdlar. A ncak sonuta, din ile birlikte kaybeden, felsefenin
tem el g kayna olan m etafizik ve nesnel akl kavram oldu.
G erekliin doasn alglam a ve hayatm za yn verecek ilkele
ri belirlem e arac o larak akl kavram bir yana atlm t.40
F rankfurt O k u lu nun en gl yanlarndan biri de, Aydn
lanmay yeni b atan yazm alardr. G etirdikleri toplum sal eleti
ri, bir bakm a m odern akln eletirisidir. Bunun tem elinde de
Aydnlanm ann ulat sonular yatm aktadr. F rankfurt Oku-
luna gre A ydnlanm ann vard sonu kendi kendini im hadr
ve bunun iki ana nedeni vardr.
B unlardan lki, A ydnlanm ann akl getirdii noktada bire
yin siliniidir. A d o rn o un deyiiyle, "niteliksel olarak farkl
olan ve zde olm ayan (non-identical), niceliksel zdelik iin
de erim itir."41 Akln yalnzca am alara ulam ak iin kullanlan
aralarla tanm lanr olm as yeni bir egem enlik biimi yaratm
tr; tm elin akl yoluyla tikel zerindeki egemenlii. nk a r
tk tm el akln som uttaki gereklem esi gibi grnm ektedir bi
reye. Bu dayatm a bireyce gereklem i evrensel akl olarak al
glanm akta ve bireyin toplum sal iblm ndeki konum u dola-

'* bkz. Max Hor kfeimer, A k / Tutulmas, s.58


n bkz. Max H orkheim er, a.g.y.. s.59
J" 6kz. Mas H orkheim er, a.g.y , s.65
41 T .W. Adornoda aktaran Martin Jav, A dorno, Haruard Univesitv Press.
Cambridge, 1984, s.37

33
Frankfurt Okulu nda Sanat .ve Toplum

ymyla da srekli yeniden retilm ektedir.42 Bu, bir anlam da,


tm elin bireyin aklm igal etm esidir. Birey kendi varlm t
m elin kendisine ngrd rollerin dnda tanm layam az ol
m utur. Efsanevi burjuva bireyi yoktur artk.
kinci neden ise, A ydnlanm ann zne ile doay birbirinden
kesin izgilerle ayrm asnda yatm aktadr. M it, insan doaya ta
bi klarken, A ydnlanm a doay insana tabi klmtr. Bu m utlak
ayrm insann iinde varolduu doay kendisine tam am en d
sal bir ge olarak alglam asna yol am, bu da doann insan
iin eylem esine neden olm utur.43 M odern dnem de, bilim ve
teknoloji insann doa zerindeki egem enliinin aralar haline
gelmitir. Doa yalnzca zerinde egem enlik kurm ak iin hak
knda bilgi edinilecek bir nesneye dnm tr. A ncak insann
doa zerindeki bu egem enlii, ayn zam anda insann kendi
zerinde de bir egem enlik yaratm tr. nk insan da iinde
yaad doann yazgsn paylam ak durum undadr.41 Sonuta
insan ycelten akn zne konum landrm as, ki m odern d n
cenin tem elidir, insann kn de hazrlam tr. Bylece, in
sann doa zerindeki egem enlii, hem insann, hem insann i
doasnn ve hem de doann egem enlik altna alnmasyla so
nulanm tr.45 Bir bakm a, h er iktidar ilikisinde, iktidarn z
nesi, nesnesinin kaderini paylam ak durum undadr.
F rankfurt O kuluna gre, akl sadece ilerlem e, zgrlem e
deildir. Akl ayn zam anda iktidar, egem enliktir. O nlara gre,
atk akln diyalektii iki farkl grnm arasndaki bir gerilim
dir; herkese eit uzaklkta evrensel olarak akl ve tikelin eg e
menlii olarak akl. Bu gerilim, A ydnlanm ann, akl, m it ve
egem enliin toplam olduu sonucuna varm ak iin yeterli bir
nedendir. Bir anlam da "mit zaten bir aydnlanm ayd ve aydn-
bkz. T.W. A(lorno&M,x Horkheimer; DiaiecUc o f Enligftenment. V c r s o , Lon-
d o n , 1 9 8 9 . s . 2 1 -2 2
bV,/- Davtl H eld. Iniroduaton to Criicat Theoy, Uriversity of Calfornia
Press, Bi'rkdev and Los Angeles, 1984, s. 152
J4 A h m e l Denrh.m. M o d e rn lik . Aa Yaynlan, stanbul. 1992, s .7 8
4' bkz. M a r t n J A Y , / I d o r n o , s.3 7

34
Toplum.

lanm a m ite dnm tr".46 M odern insan iin zgrln ve


kendilik bilincinin bedeli ok ar olm utur
A ydnlanm ann nesnelere kar olan tavr da diktatrcedir.
D oa yalnzca egem enlik altna alnm ak iin hakknda bilgileni
lecek b ir "ey " haline geldike, doann bilinm esi onun saylara
indirgenebilir oluuyla ayn anlam a gelm ektedir.47 Bir anlam da
saylar A ydnlanm ann miti olm utur. Saylara indirgenem eyen
her ey bir yanlsam adr.48 Bilinm eyene kar korkuya, m ite sa
va aarak yola kan Aydnlanm a, tabular yaratm ada onlar k a
d ar baarl olm utur.49
M odernliin tarihi, akln arasallam asnn tarihidir. Akl,
tarihin iinde, kendi eletirel soyutlam a uraklarndan uzakla
arak arasal ve faydac bir ilevin hizm etine girm itir; toplum
sal istikrarn ve verimliliin bir aracna dnerek kendi kulla
nmn yeniden reten teknik bir giriim haline gelmitir. Akln
verili olan olumlayc bu dnm nn ideolojik ifadesi poziti
vizmdir, F ran k furt O kulu iin gerek felsefi gerekse de teknik
pozitivizm, A ydnlanm ann zirvesidir. Bu noktada pozitivizmin
toplumsal ilevi akln eletirel gcn yitirii ile noktalanr.50
Akl, nesnel bir gerektik olarak toplum sal istikrara dn
m olm akla toplum sal retim in basit bir aracna dnm
olur. Teknolojik akln egem enlii, eletiri srelerinden "insan
unsurunu dlam ve akl, ilerlem e, toplum sal zenginlik, refah
hedeflerine ulam ak iin bir ara klmtr. A rasal akln (znel
akl) znellii, pozitivist m utlak nesnelliin ve m ekanik verim li
liin hizm etinde toplum sal sistem in payandas olur. Akl, re
tim kapasitesi, verim in ykselii ve toplum sal istikrar adn
alr. M odern akl, dzenin yaam iksiridir.51
F rankfurt O kulu iin arasal akl, sadece teknolojinin bir
4,1 TAV. Adorno& M ax Horkheimer, D m led tc o f Enlightemnent, s. 16
47 T. W. Adorno& M as Horkheimer, a.g.y., s.9
4R T.W. Adorno&M ax Horkheimer, a.g.y., s. 7
47 T .W. Adorno& M ax Horkheimer, a.g.y., s. 16
1<< bkz. Hsamettin etinkava, "Pedagojik Kurumsalln Ykl Edebiya&E-
lelin, Say: 2/3. I993, s.138-9
bkz. H sam ettin elnkaya, a.g.m., s.!39

35
Frankfurt Okulunda Sanat veToplum

aracna dnm ekle kalm am , ayn zam anda b ro k ratik zo r


baln ve toplum sal iktidarn da bir aracna dnm tr. te
genel o larak akln bu m odern tarihi, akln tem el eletirel ilev
lerinden uzaklam as, aklsallk krizidir; A ydnlanm ann sonu
dur. nk bu arasallam ann dntrd dnya, b t n
aklsal varsaym larna karn vaatlerinin tam tersine sonular
retm itir. A ydnlanm a zgrlk iin yola km t. A ncak m o
dernliin geldii noktada akl, ayn zam anda bir zorbalk arac
dr. T eknoloji, savalarda kullanlan atom bom bas olarak, kit
lesel im ha silahlar olarak, gaz odalar olarak kullanlan bir
"akldlk"tr artk.52
Dolaysyla, F rankfurt O kuU rnun en nem li felsefi kartla
rndan biri de pozitivizmdir. Anti-pozitivizm , O kulun kimliini
belirleyen en nem li niteliklerden biridir. B o tto m o rea gre,
H o rk h eim ern pozitivizm eletirisinin ana noktas vardr:
"1. Pozitivizm, etkin insan varlna mekanik bir determinizm
emas iinde, plak olgular ve nesneler olarak yaklar,
2. Dnyay yalnzca deneyde dolaysz olarak verilen biimiyle
alglayarak z ve grn arasnda bir ayrm yapmaz,
3. Olgu ve deer arasnda mutlak bir ayrm koyarak bilgiyi in
san istemlerinden ayrr." 53
Y ine B oltom orea gre, F rankfurt O kulunun genel olarak
pozitivizm deerlendirm esi ise yledir:
"]. Pozitivizm, toplumsal hayaln doru bir ekilde kavramsal
latrlmas ve anlalmasn salamayan yetersiz ve yanl y n
lendirici bir yaklamdr,
2. Pozitivizm, yalnzca varolana katlmakla verili siyasi dzeni
kutsallatrr, radikal herhangi bir deiiklii engeller ve siyasal
bir dingincilie (guietism) neden olur,
3. Pozitivizm, isel olarak yeni br egemenlik biimini, yani
'teknokratik egemenlii destekleme ve retmeye bamldr,"w
Pozitivizm, tem el olarak zne ile nesne arasndaki m utlak
hkz. Hsam ettin etitkaya, a.g m., s. 139
Tom Bottom ore, Frankfurt O kulu, s. 13-14
u Tom Bottom ore, a.g.y., s.28

36
TOpJUlTL

ayrm a dayanr ve bu ikisi arasna bilgilenm enin arac olarak


duyum lar yerletirir. Yani, m utlak gerek ve saf bilin, duyu
mun iki yanna yerletirilir ve iki saf kategori arasndaki iliki
bir dsal ge araclyla kurulur. Duyum , ister bu biimiyle ele
alnsn, ister d gerekliin bir yansmas olarak deerlendiril
sin, duyum sam a gereklikle bilin arasna alm az bir engel ola
rak yerletirilm i olur. kisi arasndaki iliki u tarzda olanakl
dr: Bilin ve gereklik duyum un/grnn iki kart yannda
olduundan, gereklik kendini bilince, olduu gibi deil, ancak
aracsnn onu sunduu gibi ulatrr; ya d a tam tersi, bilin g er
eklii olduu gibi deil, aracsnn onu yakalayabildii gibi o r
taya koyar.55
H o rk h eim era gre, pozitivizm, bilm e edim ini bilimle zde
letirm ekle, zekay, onu eletirm ek zorunda olduu o ticari kl
t r tarafndan biim lendirilm i olan m alzem enin rgtlendiril
mesi iin gerekli olan ilem lerle snrlandrm olur. Bilimin ie
rii, yntem leri ve kategorileri toplum sal atm alardan bam
sz olm ad gibi, insanlar da srf bunlarn giderilm esi iin tem el
deerler zerinde snrszca deney yaplm asna raz olm azlar.
Bu atm alarn nitelii buna imkan tanm az. Bilimin otoritesi
nin ilerici tarihsel gelim eler salam as ancak ideal olarak
uyumlu koullarda m m kn olabilir. Pozitivistler bu gerein
pekala farknda olabilirler am a, bunun m antksal uzantsyla,
bilim in felsefe tarafndan belirlenen greli bir ilevi olduu g er
eiyle yzlem ekten de kanrlar. Pozitivizm bir anlam da fel
sefe ile bilimin ilikisini altst e d e r.56
H orkheim er, bilim in ve doruluun tanm nn, yine bilimsel
doruya ulam a yntem lerine dayandrlm asn kabul etm ez.
Bylesi b ir durum da, bilimin ve doruluun ne olduu belirle-
nem ez. Bilimsel yntem in haklln ve varlk nedenini yine bi
limin gzlem lenm esi yoluyla elde etm e abalarnda hep ayn k
srdng grlr: Gzlem ilkesinin kendisi nasl hakl kanla-
s ------
" b k z . O uz zgiil, Pozitivizm va da M antk O larak Felsefe, Us Yaynlar, stan
bul, 1991, s.8
* bkz. Max Horkheimer. A kl Ttulnms, s.l 12

.321
Frankfurt Okulunda Sanat ve. Toplum

aktr? Bir hakl karm a istendiinde, neden gzlem in d o ru


luun tek gvencesi olduu sorulduunda, pozitivistler yine
gzlem e bavururlar. A m a onlarn gzleri kapaldr. Pozitivist
ler, aratrm ann m akineyi andran ileyiini, olgu toplam a,
dorulam a, snflandrm a, vb. arkn durdurup, bunlarn an la
m ve dorulukla ilikisi zerinde dnm ek yerine, bilim in
gzlem lerle h areket ettiini tek rarlar ve ileyiini betim lerler.
Kukusuz, ilerinin dorulam a ilkesini gerekelendirm ek ve ka
ntlam ak olm adn, sadece bilimsel terim lerle konum ak iste
diklerini syleyeceklerdir. Baka bir deyile, kendi ilkelerini
-dorulanm ad srece hibir nerm enin anlam l olm ad il
kesi- dorulam ay reddetm ekle, petitio principii (kantlanm a
m, kantlanm as istenen bir ilkenin kant olarak varsaym) h a
tasna d m ektedirler.57
topyac dnceler yerine olgulara ve saduyuya uyulmas
yolundaki pozitivist buyruk, dinsel kurum lar tarafndan yorum
land biimiyle gereklii benim sem ekten ok farkl deildir;
nk sonuta dinsel kurum lar da birer gerektir. ki kam p da
bir doruyu dile getirm ekte am a onu m utlaklatrarak arpt
m aktadr. Pozitivizm, dogm atizm eletirisini yle bir noktaya
g trm ektedir ki. bu eletirinin kayna olan doruluk ilkesi de
iptal edilm ektedir. B una karlk, m etafizik de bu ilkeyi o kad ar
katica savunm aktadr ki, doruluk kendi kartna d nm ekte
dir. H er iki okul da zerk bir nitelik tam am aktadr. Biri zerk
akln yerine k m etodolojileri, bryse bir dogm ann o to rite
sini geirm ektedir. A ydnlanm ann kartna dnm esi gibi, bi
lim de neredeyse m odern bir din haline gelm itir.58
F rankfurt O kulunun en nem li kavram larndan biri d e hak
l karma (rechtfertigung) kavram dr. "M utlak doru", "evren
sel z" gibi kategorileri peinen reddeden O kul, kurum lam ,
yerleik her trl hakikat syleminin aslnda m utlak olm ad
n, am a yalnzca hakl karlm olduunu ileri srer. T arihin
galipler tarafndan yazlmas gibi, egem en dorular da yalnzca
'7 bkz Max Horkheimer, a.g.y., s. 107
w l'k/ Max Horkheimer, a.g.y., s. 118

38
Toplum

hakl km lardr. Bu saptam a hakl km bir dorunun k


m senm esini gerektirm ez, sadece hakl km olm akla mut-
lakl bir ve ayn ey olm adn ortaya koyar. Tm alanlarda,
girilmemi d ar sokaklarn, bastrlm seeneklerin, karlanm a
m gereksinm elerin yanllndan deil; sadece onlarn hakl
kam am, kaybetmi olduklarndan szedilebilir. B tn b u n
lardan, ok gl bir rlativizm kokusu yaylyor olabilir. Bir
noktaya kadar evet. A ncak h er trl "mutlak" olan reddeden
F rankfurt O kulu, elbette ki onu d a snrlarn izer. Einste-
in n grelilik kuram na gre, hareket halindeki bir trenin iin
de zplayan topun hareketi, biri trenin iinde dieri trenin d
nda iki ayr kii tarafndan farkl biim de gzlem lenir. Bunun
nedeni ise, bu iki gzleyenin farkl koordinat sistem lerinde b u
lunm alardr. E insteinn grelilik kuram iin verdii bu rnek
fizik bilimine aittir. V e o, bu kuram ile N ew tonun zam an ile
m ekann m utlak olduu grn geersiz klmtr. Bu fizik
grelilik, toplum sal alanlara da uygulanm ve bu rad a da belli
anlam da koordinat sistem lerinden szedilm itir. A ncak burada
koordinatlar, znenin sahip olduu zihinsel, ideolojik koordi
nat anlam ndadr. F rankfurt O kulu m utlak doruyu reddeder,
am a "hem yle hem byle"yi de reddeder. H er hakikat sylemi,
kendi koordinatlar erisinde m utlak doruluk iddiasn tar.
Yani bir yandan m utlak doru yoktur, bir yandan d a her haki
kat sylemi, kendi sylemini karsnda bulduu sylem e daya
tr ve bylece bir atm a, bir gerilim oluur. Bu atm ada,
kendi syleminin baskn kmas, kendi hakikatinin hakl k
mas sonucunu verir. A m a o, bu hakl karm a m cadelesinde,
iinde yanl d a barndryor olm asna ram en, kendi hakikati
nin m utlaklna, evrenselliine inanm tr. Aksi halde bu bir
oyun olurdu ve atm ann halislii kalm azd. Bu byk bir g e
rilim dir. stenirse eliki de denilebilir. Jam eson, A d o rn o nun
aklnn ktm ser, iradesinin ise iyimser olduunu ileri srer.
ok dorudur. zne, bu anlam da, eliik olm ak du ru m u n d a
dr. nk bir yandan o, kendi dorusunu hakl karm ak iin
m cadele eder, dier yandan ise onun iin bu dorunun dn

39
Frankfurt Okulunda Sanat ve. Toplum

ebilecei m utlak bir doru yoktur. Yani zavall zne, elinde di


er hakikat sylem lerinin fleyip sndrm eye altklar bir
kk m eale ile olm ayan byk n dm esini arar. Esas zor
olan, varolm adn bile bile byk aram aktr. F rankfurt
O k u lu nun ve zellikle A d o rn o nun byk gerilimi (elikisi)
buradadr. F rankfurt O kulu ve zellikle A dorno kendi d o ru
suyla bile zdeleem ez. Bir aya ierde ise bile, bir aya da
rdadr.

3.4 Kapitalizm
A ralarnda baz nem li farklar olm asna ram en F rankfurt
O kulu dnrleri, kapitalizm in tanm lanm asnda belirli bir o r
tak payday paylayorlard, Bu o rtak grleri David H eld u
ekilde toparlar:
"1. ada toplum, kapitalist retim biiminin egemen olduu
bir toplumdur. Bu toplum deiim deerleri alveriini temel
alan bir meta toplumudur. rnler, insan istek ve gereksinim
lerini karlamak iin deil, deer ve kn gerekletirmek iin
retilirler,
2. rnlerin meta olma nitelii sadece deiimleriyle deil, so
yut dzeyde deiimleriyle belirlenir. Soytti emek, zamana da
yanan deiim, retim srecinin znel yann etkiledii gibi
nesnel biimini de etkiler,
3. Kapitalist toplumsal srecin birliini salayan toplumsal li
kilerin toplant, onun faillem esini ve eylemesini de salar.
nsan emeinin rnleri, bamsz, kendi ayr yaamlar olan,
doal deerler olarak grlr. Deiim, datm ve tketimden
kaynaklanan toplumsal ve m addi ilikiler dorudan anlalr
deillerdir; ancak bir yanlsama perdesi ardndadtrlar, metala-
ru fetiizmi ile maskelenirler,
4. Kapitalizm uyumlu bir toplumsal btn deildir. O, hem
metalarn retimi hem de yanlsama alannda elikilerle te
mellenir. Egemen retim ilikileri, retimin gelimi glerini
engeller ve bir dizi elikiye neden olur. Dahas, ii kitlesinin,
retim aralarndan kopmas sermaye snfyla arasnda doru
dan bir eliki oluturur. Bu elikiler, ekonomik alann dn-

4
Toplum

da, kltrel alanda da boy gsterir. Toplumsal olarak retilmi


yanlsamalar (ideoloji) ve verili olan arasndaki eliki krize
neden olur, .
5. Sermaye younluklu sanayilere doru varolan genel eilim,
sermayenin younlamasna neden olur. Serbest pazar, yava
yava yerini standart mallarn otigopollen ve tekellemi kit
lesel retimine brakr,
6. Sermayenin organik bileimindeki ykselme, zaten istikrarsz
olan birikim srecini ktletirir. Bu sreci devam ettirebilmek
iin, egemenler, emperyalist genileme ve savan da dahil ol
duu her trl yolu denerler. "w
F ran k fu rt O kulu, yukardaki genel ereveye bal kalm akla
birlikte, bugnn kapitalizm inin M arxn m alzemesi olan kapi
talizm den farkl olduunu ileri srer. Kap ita!'deki ekonom i po
litik eletirinin geerliliini tm den reddetm eden, bugnn k a
pitalizm inin zm lenm esinde sadece ekonom i politiin yeterli
olam ayacan kabul eder. Bu nedenle, liberal kapitalizm le g
nm zn ge-kapitalizm i arasnda bir ayrm yapar. Ancak, za
m an zam an, bir dnrden dierine veya ayn dnrde bir
balam dan dierine bu kavram farkl biim ler alr. En sk rast-
lananlar, "ileri kapitalizm", "ileri sanayi toplum u", "dzenlenm i
kapitalizm gibi kavram lardr. Bu kavram lar, ok ince nanslar
bir yana braklrsa eanlam ldr. Bu kavram larla, liberal kapita
lizmden farkl olarak ifade edilm ek istenen iki tem el zellik
vardr. Birincisi, ge-kapitalizm de ekonom ik alann eskisinden
daha az nem li olm as ve bu boluun dier alanlarca (kltr,
ideoloji) doldurulm asdr. zellikle kltr endstrisi blm n
de bu konu zerinde ayrntlaryla durulacaktr. kincisi ise,
ge-kapitalizm dnem inde devletle serm ayenin ok daha belir
gin bir i ieliinin olm asdr.
Snfsal kartlk ve krizin bir ke ve devrimci ^dnme
yolaacan ileri sren ortodoks m arksizm den farkl olarak,
A dotno, krizin ve snf elikilerinin etkilerinin kontrol altna
alnabilir olduunu savunm utur. Bu nokta nem lidir nk
^ David HcIlI, fnirodnction t o C nttcal Tfn'oy, s.41-42

A1
Frankfurt Okulunda Sanat ve TopJum

kapitalizm in zorunlu olarak yerini baka bir toplum sal yapya


terk edecei gr, m arksizm in bir bilim olarak anlalm as
gerektiini ifade eder. Oysa A d o rn o ya gre, m arksizm bir bi
lim deil, felsefedir. Liberal kapitalizm dnem inde, toplum sal
snflar gerek, som ut bir birlie sahipken, ileri kapitalizm de
byle bir birlikten szedilem ez. Toplum sal iblm nn srek
li gelimesi ve pazarn rolnn azalm asnn bir sonucu olarak
"snf toplum unun z" d ah a az belirgin hale gelm itir. devle
rin ve bilginin paralanm asyla snf deneyim i azalm tr. E ge
menlik artk kiisel olm aktan kmtr. nsanlar, olum asnda
pek katklarnn olm ad am alarn gereklem esinin aralar
haline gelm ilerdir. Toplum sal ilikiler daha az anlalr hale
gelmi, elikiler tem el sorunlar zerinde deil, m arjinal konu
larda saflamtr. Sonu olarak, genel tikeli; kapitalist retim
biimi bireyi kuatm tr.60
H o rk h eim era gre, kr ve gelimeye artlanm bugnk
retim sreci, insana deil kendine hizm et etm ektedir. M arx ve
E ngelsin retisi toplum u anlam ak iin hl gerekli, fakat ye
terli deildir. Byk boyutlu teknolojinin gelimesi, ticaretin
artm as, iletiim aralarndaki getime, hzl nfus art, ulus
lararas politik dzen, vb. bir m erkezi rgtlenm enin gelim esi
ne neden olm utur. G enel eilim, aklsallam, otom atikle-
mi, btnsel olarak ynetilen bir dnyaya dorudur. Dolaysy
la, gereklikte ortaya kan etrefillem eler, kuram n d a yeni
den gzden geirilm esini gerektirm ektedir.61
F rankfurt Okulu dnrleri iinde, siyasal dncesi ilk ya
ptlarndan son dnem alm alarna dek kendi iinde e n tutarl
olan M arcuse'dir. zellikle 1960'lardan sonra kapitalizm ele
tirisine olan youn ilgisiyle dnem in en nem li dnrlerin
den biri haline gelmitir. O dnem in en nem li yaptlarndan
biri olan Tek Boyutlu nsan'm birbirine zt iki tem el tezi vardr:
1. leri sanayi toplum u, ngrlebilir bir gelecekteki nitelik
sel deiim leri kontrol edebilecek bir yapdadr.
^ bkz. David Held, a.g.y,, s.7]
,il bkz. David Held, a.g.y,, s. 72

42
Toplum

2. A ncak bunu tersine evirebilecek g ve eilimler de


m evcuttur.
M arcusenin zm lem esine gre, kapitalist ekonom inin y-
netim i ve kontroln m m kn klan ey, deiik etkenlerin bir
kom binasyonudur. B unlarn ilki, retici glerdeki gz kam a
trc gelim edir. B unun tem elinde, serm ayenin hzla younla
mas ve finansal kontrol, bilim ve teknolojideki radikal deiim
ler, m ekaniklem e ve otom asyona ynelik eilim, artan verim li
lik ve art-deer oran, idari yapdaki nem li dnm ler yat
m aktadr. kinci nem li etken, serbest rekabetin dzenlenm i
bir yap haline gelm esidir. Bunun tem elinde de ekonom iyi des
tekleyici ve canlandrc bir ge olarak devlet m dahalesi (si
lahlanm a), ulus-devletlerin uluslararas dzeyde askeri ve p ara
sal ittifaklarda rgtlenm esi ve kam u brokrasisinin glenm e
si vardr. nc etken, toplum sal yapdaki deiikliklerdir.
Tketim kalplar ve m eslek yaplan asndan, ii ile iveren,
m avi-yakallar ile beyaz yakallar arasnda gelien bir btnle
me szkonusudur. D rdnc etken ise, souk sava ve kutup
lam a nedeniyle oluan srekli sava tehlikesiyle ulusal ncelik
lerdeki gerilem edir/2 Acak bu koullar toplum sal dnm
gereini yok etm em ektedir. Em ein retkenliinin art, reti
ci glerin otom asyonu, retim kapasitesiyle toplum sal refah
arasnda yeni bir kartln olum asna neden olm aktadr. re
tici glerdeki bu hzl gelime, kitlesel tketim i zorlam akta an
cak toplum sal yap henz beklenen tketim ile gerekleen t
ketim arasndaki uurum u kapatanam aktadr. Bu da, M arcu
senin birbirine kart iki tezinin d e varolan toplum sal yap iin
de geerli olduunu ortaya koym aktadr.
F rankfurt O kulu, reel sosyalizm deneyim lerine, bandan
beri h ep m esafeli yaklam tr. zellikle O kuPun tem el d
nrlerinde bu deneyim lerle herhangi bir zdelem eden szet-
m ek.kesinlikle olanakl deildir. A ncak kurulu dnem ini izle
yen yllarda, O kul'un, belirgin bir eletirel tavr hi terk etne-
bkz. David Held, a.g.y., s.73-74

43
Frankfurt Okulunda Sanat ve Toplum.

den, Sovyet deneyim ini ilgi ve m erakla izledii de bir gerektir.


H orkheim er, o yllardaki bir yazsnda yle dem ektedir:
"Emperyalist dnyann anlamsz adaletsizlik ve zalimliini g
rebilen herkes, Rusyada olup bitenleri, bu adaletsizliin ste
sinden gelmek iin giriilmi acd ama ilerici bir aba olarak
grecek ya da en azndan, yrei arparak, bu abann hala
srp srmediini soracaktr. Eer grntler bu soruya olum
suz bir cevap veriyorsa, o zam an da umudunu kesmeyecektir;
tpk bir kam er kurbannn kanser tedavisiyle ilgili her trl ha
bere sarlmas gibi.
A ncak ayn F rankfurt O kulu, H itler iktidara geldikten sonra
Alm anya'y terk etm e aam asnda, g edilecek lkeyi b elirler
ken SSCByi kesinlikle bir seenek olarak dnm em itir. Sta~
lin dnem inin uygulam alar F rankfurt O kulu iin, H orkhe-
im ern yukardaki satrlarna sinmi um udu iyice zayflatm tr.
Sava ncesi ortaya kan S talin-H itler pakt da, bu um udun ta
m am en yok olm asna neden olm utur. Okuldun Sovyet deneyi
m inden bu uzaklnn kuram sal nedenlerini ise M arcuse yle
ortaya koym utur:
Sosyalizm gitgide artan bir biimde, Marx'n kendisinin (hi
deilse gen Mancm ) ngrd gibi, imdiye kadarki toplum -
larn hepsinden nitelike farkl bir topluma geile ilgilenmek
yerine, retim glerinin daha aklc ve daha geni llerde
gelimesiyle; emein verimliliinin daha yksek dzeylere geti
rilmesiyle; rnlerin daha aklc bir biimde letirilmesiyle l
gilenmektedir. nemli olan nokta, sosyalist toplumda yaamn
varolularn kadn ve erkek olarak insanlarn kendilerinin d a
yanma iinde belirliyebilmesi, bu varolularn korkudan uzak
bir varolu olabilmesidir. Sosyalist toplumda servetin ve dee
rin lm biriminin emek olmamas, insanlarn yaamlarn
hep yaptklar gibi yabanclama iinde yaamamalar gerekir
di. Bu nokta gzard edilmitir; sonu da ilerlemi kapitalizm
ile reei sosyalizm denen ey arasnda rknt verecek bir imge
sreklilii olmutur. "64
*'M ax H ok h eim erdan aktaran Martin Jay, Diyalektik mgelem, s.4l
w Herbert M arcuseden aktaran Bryan M agee, Yeni Dn A dam lar, s.6l

44
Toplum

3 .5 Psikanaliz
F rankfurt O kulunun eletirel kuram nn bir baka boyutu
d a psikanalizdir. Okul, birey ve toplum arasndaki ilikinin
zm lenm esinde, m arksizm ve Freudu psikanalizin birlikte kul
lanlabileceini dnm tr. nk, F reu d 'u n kuram , bireyin
sosyo-psikolojik form asyonunu aklam a yolunda nem li kav
ram ve teorem ler sunar. O kul, 1930larn bandan itibaren psi
kanalizle youn olarak ilgilenmitir. O kul'un, G r n b erg in m
drlndeki ilk dnem iyle, H o rk h eim ern m dr olmasyla
balayan ikinci dnem i arasndaki en nem li farklardan biri de
psikanalize verilen nem dir. O kul dnrlerinin psikanalize
ve F reu d a olan ilgilerinin artm asyla, A lm anyada radikal dei
im taleplerinin gerilem esinden doan ktm serlik arasnda bir
paralellik olduu da sylenebilir. F rankfurt O kulu nun psikana
lize ynelii, ayn zam anda, O kulun ortodoks m arksizm den gi
derek uzaklam asnn ve "post-ekonom ist marksizm"65 in gelie
bilmesinin an ah tar olm utur.
1930larn bandan itibaren, psikanalizle ilgilenme F rank
furt O kulu yeleri arasnda genel bir eilimdi. Ancak, doru
dan bu alanda alan ise E ric F rom m du. Fromrn, F reud'un li
bido kavram nn, insann ruhsal yapsnn kkeninde cinsel ve
kendini korum a igdlerinin bulunduu saptam asnn ve e r
ken ocukluk dnem inin kiiliin geliim indeki vurgulanan
nem inin bireyin olum asndaki vazgeilm ezliinden yola ka
rak, F re u d un kuram nn M arxn insan kavram n zenginleti-
rebileceini ileri srer. F rom m a gre F reudun psikolojisi,
M arxn sosyolojisini btnleyebilecek bir karakterdedir. Z aten
F reu d un kendisi de bireysel psikolojinin ayn zam anda sosyal
psikoloji olduunu dnm tr. F re u d a gre birey, dierle
riyle ilikisi balam nda anlalm ak durum undadr. A ncak Fre-
u d da eksik olan bireyin bir sosyal varlk olarak yeterince ilen-
m em esidir. Bu adan da, M arxn sosyal yap anlaynn bu ek
siklii giderici bir yan vardr. Bu nedenle Fronm , zmleyici
sosyal psikolojinin grevinin igdsel yaplarn sos-
f>< bkz. Martin Jay, A d o m o , s.85

45
Frankfurt Okulu'nda Sanat ve Toplum

yo-ekonom ik yapya etkin ve edilgin biim lerde uyum lanm as


srelerinin anlalm as olduunu ileri srm tr.66
1930larn balarnda F rom m ile okulun dier yeleri arasn
da, bu konuda, nem li ayrm lar yoktur. A ncak F rom m , 1930la-
rn ikinci yarsyla birlikte, giderek F re u d dan uzaklaan ve sos
yal yn ar basm aya balayan bir psikolojiye ynelir. O , F re
u d un libido kuram n, Oidipus kompleksi gibi baz tem el kav
ram larn red d ed er ve klinik alm alara daha fazla zam an ayr
m ak istediini ileri srerek 1939d a F rankfurt O k u lu nu terk
eder. A dorno, H orkheim er ve M arcuse, F rom m un bu yeni
yaklam na ve onun at izgiye (N eo-F reudu revizyonizm)
h er zam an eletirel yaklam lardr. M arcuseye gre bu izgi,
F re u d u yeterince "sosyal'' olm am akla eletirerek yola km as
na ram en sonuta ondan daha m ekanik ve daha az tarihsel bir
konum a srklenm itir. Oysa F reu d 'u n igd kuram , insan
ruhunun neredeyse sonsuz sayda rneklenebilm e olasln
getirm ekte ve onu tarih ve kltrle youn bir iliki halinde kav
ram aktadr. A dorno ise bu izginin, kiiliin iiniterlii kavram
nn konform ist bir yaklam getirm esine neden olduunu ileri
srm tr. nk, N eo-Freudu revizyonizm, F reu d 'u n ego
nun sentetik fonksiyonunu ve insan ruhundaki kelm i eliki
leri vurgulayan tavrnn yerine isel uyum u olan btnsel bir
egoyu getirm itir.67
A d o rn o ya gre, sosyolojik olan ile psikolojik olan arasnda
bir ba vardr. A ncak hibiri dierine indirgenebilir deildir.
nk birey, elikileriyle birlikte, bir btnl ve toplum dan
farkll temsil eder. H e r toplum un bireyde ulat bir nokta
vardr. F akat bu bireyin iinde, gnlk yaamn dilinden tam a
m en farkl bir dile tercm e edilm itir: Bilindmn dili. T oplu
m un dili ile bilindm n dili birbiriyle balantl olm akla birlik
te, tam am en farkl yaplardr. A d o rn o ya gre, bu ikisi arasn
daki iliki tek ve h er zam an geerli bir koula balanam az. Bu
' bkz. David Hcld. fntroducion to Critca! Theory. s. 112
hkz. David HeM, a.g.y., s.l 14

46
Toplum

iliki tarihle birlikle deiir. elikili bir btnlk iinde, sosyo


lojik alan ve psikolojik alan birbirlerine entegre olam azlar.65
F rankfurt Okulnun psikanalize ilgi duymas, psikanalitik
yntem in sanata uygulanmas olarak asla grlm em elidir. Hatta'
A dorno byle bir yaklam a aka kardr. A dornoya gre,
psikanalitik kuram , temel olarak, sanat eserlerini yaratclarnn
bilindmn bir projeksiyonu olarak deerlendirir. M alzem enin
yorum sam asna (herm eneutik) girierek, biimsel kategorileri
unutur. K urnaz hekim lerin bilgiliini, aslnda buna hi uygun
olmayan nesneler zerinde kullanr; sanatlar. Psikanalitik m o
nografilere gre sanat, deneyim in olunszlanm asndan m uaf
olmaldr. nk onlara gre negatif m om ent, sanat yaptna
kaydedilmi bask altna alm a (iine atm a) srecinin iaretinden
baka bir ey deildir. Psikanalitik kuram n, mziin paranoya
ya kar bir savunma arac olabileceini belirlem esi klinik olarak
ok geerli olabilir. Ancak bu, herhangi bir mzik trnn nite
lii ve deeri zerine hibir ey sylemez. Sanat yaptlar, analis
tin divannda tand sanatnn zelliklerini sanldndan ok
daha az yanstr. Sanattaki her eyi sanatnn bilindna indir
geyenleyiz. Sanatsal retim srecinde, bilind hareketleri ola
s m alzem eledc sadece bilidir. O nlar, sanat yaptnda biimin
yasasyla dolaynlatm bir ekilde ierilirler. Sanat yaptlar ya
ratclarnn kiilik zmleme testleri deildir.*''
Bireyin kimliini belirleyen en nem li g, gereksinim ler, is
tekler ve elikilerden oluan bir yndr. Ve bu da, kiiden ki
iye, niteliklerine, younluklarna, haz derecelerine, ilgilerinin
nesnelerine gre deiir. Bu gereksinim ve isteklerin rg tlen
mesi olarak kiilik, F rankfurt O kulu dnrlerine ge hibir
zam an statikletirilm enelidir. Kiilik, deien tarihsel koullar
altnda evrim ini srdrr ve hibir zam an toplum sal btnden
ayr dnlem ez. E rken ocukluk, aile, eitim, ekonom ik ve
politik etkenler kimliin nem li deikenleridir.
bkz. David He d, a.g.y., s 110-1 U
m bkz. T . W . Adorno, Theorit' ExMtique. Klncksteck. Paris, 1989, s. 24-25
bkz. David Held. hurodtcion to C m ical T h eo n . s. 119

4Z
FranMurt-Okuluflda Sanat ve Toplum

A dorno, iyi dengelenm i kiilik dncesine sahip olan tm


yaklam lara h er zam an eletirel yaklamtr. K im ilerinin ne
srd "sperm en" imaj, zgrl yanl olan, agzl biri
dir. Toplum , yapsal eitsizliklerden olutuu ve zgrlkszl-
ngrd srece, negatif olan dnda h er insan imaj ide
olojik olm ak du rum undadr. Birey ve toplum arasndaki eliki
ye olas en iyi zm zglletirilemez. Bu elikilerin stesin
den gelebilen zm ler negatif olarak ifade edilebilirler. kin
eletirinin yntem i, pozitif bir topya imajn dorulayam az.
Boylesine bir kavram bir hayli soyut ve tarih d olur.7

71 bkz. David H eld, a.g.y., s42Q

48
4. SANAT

4.1 Genellikle Sanat


urjuva toplum u, M arxtan beri, bilindii gibi, bozuk bir
B dzen, yanl kurulm u ve kt ileyen bir toplum olarak
nitelenir. Bu yanl btn, kendi iinde varolan ve onu olutu
ran tikelleri yle bir kuatm tr ki, bu btnn iinde um ut t
kenm ektedir. F rankfurt O kulu, bu yanl btn iinde bir um ut,
bir snak aram aktadr. nerdii snak ise sanattr. Bu s
nak, burjuva toplum utun kt "imdi"si. iinde hakikat olarak
var kalan en son yerdir. Yanl btn iinde varolan, fakat yan
lla katlmayan, ilkece ona kar duran ve doruluk savyla o r
taya kan en son kale sanattr. Bu kale ilkin yanl btn iinde
doruluu barndrr, ikinci olarak, bu yanl amak olanan
sakl tutar; bylece sanat daha iyi bir gelecein modeli olur. Sa
nat toplum u yanstmaz, tam tersine ona doruyu gsterir.7'
Sebiller, akln doadan uzaklam as, bilim lerde ve san atlar
daki uzm anlam a ve benzeri nedenlerle, daha kendi zam annn
insannda bile bulunan bir paralanm adan yaknyordu. O, 18.
yzyl sonlarna doru bu paralanm ay bir "insanlk yaras ola
rak yle dile getiriyordu: "Yeni insanla bu yaray aan klt
r n kendisi olm utur. Bir yanda geni denem eler ve belli d
nceler, bilim lerin birbirinden daha kesinlikle ayrlmasn ge
rektirince; te yanda d a devletlerin kark m ekanizmas, insan
lar ve ileri d aha da kesinlikle ayrmay zorunlu klnca, insan
doasnn i ba da koptu".73 Schiller, bu paralanm ann o rta
dan kaldrlm as iin oyun ve sanat nerir. Bu neri, F rankfurt
Okulu dnrleri iin de kendi tarzlarnda geerli olacaktr.
1 bkz. Isn.nl Tunal, Estetik. Remzi Kitabevi, stanbul, 1989, s.126-127
' Friedrich Schiller. nsann Estetik Eitim i zerine B ir Dizi Mektup, ev. Mela-
hat zg, Milli Eitim Basmevi, stanbul, 199. s.23

49
Frankfurt Okulu nda Sanal ve Toplum

A d o rn o ya gre, toplum un blnm l, m arksist anlam da


burjuva znesinin kendi retim ine ters dm esinden ileri gelir
ve bir uzlamazl (eliki) ifade eder. Bu uzlam azlk s rd k
e, toplum da yanllk ve blnm lk de srecektir. nsan, bu
blnm l o rtadan kaldrm ak gereksinim ini d e duym akta
dr. B lnm ln ve yanln ortad an kalkt toplum , b t n
sellemi, dorulua (hakikate) kavum u bir toplum olur. By
le bir btnsellem enin, byle bir doruluun rnei var m dr
ve varsa n ered e bulunur? A d o rn o nun yant ksa ve kesindir:
Bu mek vardr ve sanatta bulunur. B undan t r sanat, yan
llklar ve blnm lkler ortasnda bir snma yeridir, btn
selliin ve doruluun lkesidir. Burjuva toplum unun kurtulu
u da, yine bu sanat lkesinin rnek alnmasyla gerekleebilir.
Bu yaklam Platon ve A ristotelesden beri gelen mimesis (yan
sm a) kuram n karsna alr. Sanat artk toplum sal gereklii
anlatm ayacak, onu yanstm aya almayacak, tersine toplum
gerei iin rnek oluturacak, ona yol gsterecektir. Yanl
olarak belirlenm i bir toplum dan nasl oluyor da doruluk ka
biliyor? B tnn yanll, toplum sal gereklikte onu olutu
ran elerin bir yanl dzenlenm esinin sonucudur. B una kar
lk sanat yaptnn topik bakal, onun doruluu, elerin
doru dzenlenm i olduunu ifade eder. B una gre, toplum sal
gereklik ve sanat yapt ontolojik bir kartlk iinde b ulunur
lar. S anat yapt, burjuva toplum unun bir "olumsuzlama"sdr.
Sanat byle bir kar kltr olarak iinde doduu burjuva top-
lum unda belli niteliklerle belirlenm i ve snrlanm bir "getto"
oluturur. Sanatn bu snrlanml, onun yanl ve arpk bir
burjuva toplum gereklii iinde kaybolup gitm em esini salar.
nk sanat, doru ve dzenli bir toplum gerekliinin gven
cesidir. Sanatn bu snrlanml, burjuva gereklii iinde b a t
m, kaybolm u olan doruluu kurtarr. Sanat, iinde dom u
olduu toplum a ynelir ve yanl gereklie kar olduunu ifa
de eder. Sanat, kltrn getto alannda hareket ed e r ve ilke
olarak toplum sal eylem den uzak kalr. Sanat, toplum sal gerek
lii deitiren b ir eylem deildir. Sanat, toplum gereklii iin

50
Sanat

de snrl bir blgede gerek deerlere sahip bir rn ek alandr.


A d o rn o ya gre, sanatn varlk alan toplum sal gerekliin t
myle dndadr. A dorno, sanat yaptn, toplum sal gerekliin
dnda bulunan bir baka ey olarak belirler. Bylece de, sana
tn toplum gereine dorudan m dahalesi korunm u olur. Bu
anlay, A d o rn o ya m odel dncesini sanatta rneklem e ola
nam verir. Sanat m m kn uzlam larn m odelidir.74
Sanatn toplum sal gerekliin dnda bulunm asm n nedeni,
sanatn gereklik d, yani bir grn olm asnda tem ellenir.
Toplum , b ir gereklik olarak arpkl, yanll ierir. nk,
o n d a em ek ile rn arasnda bir elime, bir kartlk, bir uzla
m azlk sz konusudur. Oysa sanat bir "grn" olarak bu kar
tlktan, bu ikilikten uzaktr. B una gre, sanat ve toplum bir
ikilii ifade eder. Toplum sal gereklik ve sanatn bir "grn"
olmas ikilii, A d o rn o da sanat yaptnn tem el belirlem esi olur.
S anat yapt, grn olarak m eydana geli koullarn am al
dr ve toplum sal yanltan kaabilmelidir. Bylece d e sanat ya
pt, uzlam az toplum sal gereklik iin bir uzlam ufku olur.75
Sanat, insanln bugnk toplum un tesindeki "dier" top
lum iin duyduu zlem in varln koruyabilecei son snak
tr. Sanat zerk olduu srece, artk dzen iinde varlm sr
drem eyen topyann korunup snd son alan olm utur. Bu
anlam da sanat, iinde bulunduu toplum a hem ikin, hem de
akn eletiri uygulayabilme konum unu elde eder. Sanat, toplu
mun iinde kalm aya devam ed erek ikin eletiri konum unu, ay
n zam anda kendi iinde topyay, "teki"ni sakl tutarak akn
eletiri konum unu garanti etm ektedir. Sanat, insanln m eru
bir ilgi alan olan gelecekteki m utluluundaki hakl karnn
ifadesidir. Sanat, F rankfurt O kulunun sk sk alnt olarak ver
dii, S tendhain deyiiyle "bir m utluluk vaadi"ni (une prom esse
dtTbonheur) sinesinde barndrd iin s a n a ttr 76
Sanatn olum suzlam a olm a zellii, onun toplum sallnn
74 bkz. smail Tun a l, Estetik, s. 128
75 bkz. smail Tunal, a.g.y., s. 129
76 bkz. Martin Jay, Diyalektik mgelem, s.259

L
Frankfurt Okulunda Sarat ve Toplum

kkenidir. Sanat, iinde varolduu toplum un toplumsal antite


zidir. Sanatn toplumsall, ne retildii srecin erdem inden,
ne de ieriinin toplum sal kkenlerinden kaynaklanr. S anat
toplum saldr; nk iinde bulunduu toplum a m uhalif bir k o
num dadr. O nun bu konum u kazanabilm esinin tek koulu da
zerk olabilm esidir.77 S anatn zerklii ise, kapitalizm in geli
mesiyle ve sanat yaptlarnn piyasa koullarnda dier m etalar
gibi deiime girmesiyle gndem e gelir. Pre-kapitalist toplum -
larda sanatnn sanat retebilm esi baz toplum sal kesim lerin
dorudan ekonom ik desteine baldr. Kapitalist toplum da ise
bu bam llk ilikisi piyasa dolay ny! a gerekletii iin sana
tn ve sanatnn zerkliinden szedilebilir.
Sanat, toplum salln iinde bulunduu toplum u yanstarak
deil, onun iinde zerkliini koruyarak ve onu sorgulam a p o
tansiyelini canl tutarak kazanr. E er sanat gerekten bu kadar
toplum sal ise, ncelikle sanat ile bilim veya sanat ile siyaset
arasnda sanatn aleyhine bir hiyerari oluturm ak, ayn zam an
da sanat sosyolojisi ile estetii veya sanat kuram n birbirinden
ayrm ak olduka zorlar. Sanal sosyolojisi bir yandan sanat ve
toplum arasndaki ilikinin sanat yaptnda nasl kristalletiini,
dier yandan da sanat yaptnn alglanm asn belirleyen da
tm ve kontrol m ekanizm alarn aratrr.
H orkheim er, A dorno ve M arcuse in sosyoloji ve eletiri
birbirinden ayrlamaz. Bir sanat yaptn incelem ek, onun yo-
rum lan biim lerini de incelemeyi ierir. Bu inceleme, yaptn
oluum undan alglanm asna dek olan btn sreleri de iine
alr. A ym -zam anda yaptn ve srelerin toplum sal btnle ili
kileri srekli gznnde tutulm aldr.
K endisinde bu kadar nem li bir potansiyel grlen sanat,
bu beklentileri nasl karlayacak? Ya da hangi sanat bunu ba
arabilecek? F rankfurt O kulu'nun bu potansiyeli bulduu alan
m odernizm dir, m odern sanattr. G enelde okulun dnrleri,
ama zellikle A dorno ve B enjam in, m odernist olduklarm ok
kesin olarak vurgularlar.
T .W. Adorno, Theorie Eslheliqte, s.287

52
Sanat

F rankfurt O kulu, verili toplum daki tm el ile tikel arasnda


ki sahte uyumu, tarihsel olann kendini evrensel gsterebilm e
sindeki ideolojiyi ve am alar ile aralar arasndaki belirginlii
ni yitiren ayrm izgisini aa karm ak yolunda m odernizm -
de nem li bir potansiyel bulurlar. B u sanatn e n nem li zelli
i, o n u n yabanclam toplum a ikinci bir yabanclam a uygu
lam asdr.
Sanatn toplum la (gereklikle) ilikisi bir yabanclam a ie
rir. Sayesinde sanatnn kendisini sistem atik olarak yabancla
m toplum dan soyutlad ve iinde sadece sanatn hakikatinin
yer ald ve bu hakikat ile iletiim kurduu gerekd, "hayal
ci" bir evren yaratt ikinci bir yabanclam adr bu. Bu yabanc
lama, ayn zam anda sanat toplum a balar; snf ieriini korur
ve saydam latrr. S anatn biimi, toplum un ieriinin en byk
dm andr. deoloji olarak sanat, egem en ideolojiyi "geersiz
klar"; snf ieriini "idealletirir", stilize eder ve bylece zgl
snf ieriinden te genel hakikatin yuvas olur.78
B enjam ine gre, m odern dnem le birlikte yaam, insann
kendisi tarafndan bir btnlk iinde anlam landrlacak b
tnsel bir yaam olm aktan kp, blk prk ve ylece yaa
np geiliveren bir yaantya dnm tr. M odern insan yaa
m bir btnle kavuturm aktan ve onun gerekliini grm ek
ten kanm aktadr. Bu yzden yaam deneyim leri bilinaltna
kadar inm em ekte, irade d bellek dzeyinde kalm akta ve ira
deye bal bellek, m odern yaamn oklarna kar savunulm u
olm aktadr. Sanatn yabanclam yaam a uygulad ikinci ya
banclam a, insann belleklerinin bu iki alann birletirebilm e-
lerini salayabilir.
M arcuse, sanatn m odern toplum daki ikircikli yerini yle
anlatr:
"Gnmzde, sanat ve gereklik arasndaki uurumu kapat
mak olmasa da, sistemli olarak azaltma abalarnda kaybolan
bu ikinci yabanclamadr. aba, baarszla uramaya mah-
lr' bkz. Herberi Marcuse, Kardevrim ye B akaldm , ev; Grol Koca, Volkan Er-
soy, Ara Yaynlar, stanbul, 1991, s.89

53
Frankfurt Okulu nda Sanat ve Toplum

kumdur. Elbette gerilla tiyatrosunda, zgr basnn iirlerinde,


rock mziinde bakaldr vardr. A ncak sanatn olumszlayc
gci olmadan sanatsal olarak kalrlar. Kendisini gerek yaa
mn bir paras yapt lde sanat, yerleik dzene muhalif
olma zelliini kaybeder. Bu dzene ikin kalr, tek boyutlu
olur ve bylece dzene yenilir."79
. F ran k fu rt O kulunun estetikteki konum lan, A dorno, B en-
jam in, B recht ve Lukacs arasnda gelien tartm a srecinde
belirginleir. T artm ann ana ekseni m odernizm -realizm olm a
sna karn, cephelem e hibir zam an iki kutup arasnda olm a
m, aksine uzun bir zam an dilimi iinde B recht ile Lukacs,
A dorno ile Lukacs, A dorno ile B recht ve Benjam in arasnda
kartlklar ve B enjam in ile A dorno ve B recht ile Benjam in a ra
snda ittifaklar olum utur.
Bu tartm a eksenlerinden en nem lisi A dorno ile Lukacs
arasndadr. H e r ikisi de m arksist kkenli olan bu iki dnr
den A d o rn o m odern estetii savunurken, Lukacs yan sm aete-
tiine daha yalan durm aktadr. A d o rn o ya gre, Lukacs, sanat
almasnn kurucu ve oluturucusu biime ait sorunlar birok
bakm dan yanl anlam aktayd. A dorno iin, L ukacsn yansma
kuram n savunuyor olmas ve gerekilii deneysel gerekliin
taklit edilmesiyle varlabilecek bir ey sanm adaki srar, onu,
m odernizm in im ajlarnn gerekliin arptlm biimleri ya da
bilinli olm akszn nesnel gerekliin klk deitirm i gr
nm leri olduu sansna srklem ekteydi. Ayn zam anda, L u
kacs estetikte biim esinin bam sz tarihsel geliimini kabul
etm iyor ve olanan sanatsal retim deki roln anlayam yordu.
B unlar anlayam ad iin de, bir yandan kendisinin beendii
gereki ustalarn (Balzac) rnlerindeki gereki olm ayan
eleri grem iyor; bir yandan da, m odernizm in yaamn d en e
yim inden dam tt im ajlarn ya d a zlerin bu niteliklerini fark
edem iyordu. Bir anlam da Lukacs, sanatsal biimi, toplumsal
ieriin bir trevi olarak gryordu. A dornoya gre ise, sanat
yaptnn retim i, znenin nesnel dnyay zm seyip iselletir-
w bkz. Herbert M arcuse, a.g.y., s.93

54
Sanat

m e derecesinde kavranabilm i olm asna; am a bunu, estetik bi


imin kendi yasalarna uygun b ir tarzda yapabilm i olm asna
baldr. te bu yollardan geerek retilm i bir imaj daha son
ra, geree kartlk konum u kazanm akta ve geree eletirel
bir tutum la bakm aya balam aktadr. B u anlam da sanat, aktel
dnyann n egatif bilgisidir.80
Lukacs, kukusuz estetikte "imaj" ve "z" gibi terim lerin kul
lanlm asn idealizm in tam bir gstergesi saymaktayd. Oysa bu
terim lerin sanat alanna uygulanm alar, onlarn felsefedeki uy
gulanlarndan btnyle farkldr. Lukacsn bu sorunlar ele
al tarzndaki en nem li yetersizlik, bu ikisi arasndaki farkll
grem eyiidir. Bu yzden de Lukacs, aslnda bilin ilikileri
ne ilikin sayd sanat kategorileri alann aktel dnyann ala
nna aktarabileceini sanm , sanat kategorilerinin alan ile ak
tel dnyann yer ald alann birbirinden farkl alanlar oldu
unu gzden karm olm aktadr. A slnda bu nokta sadece Lu-
kacsa ait bir sorun deil, genelde ortodoks m arksist estetie ait
bir sorundur. A ltyap ile styap arasndaki ilikinin kurulm a
tarzndaki dorudanlk lsnde, estetik bir trev alana d
nm ektedir. E stetik alann, toplum sal alana gre bir trev
alan olarak tanm lanm as ise estetii toplum sal dnyann kav
ram laryla aklam a ya da anlam a abalarn tahrik etm ektedir.
Sanat, elbetteki gerek dnyada varlk kazanr, ilevi de gerek
dnyadadr. Bu ikisi dolaymlayc bir yn bantlarla birbiri
ne balantl klnrlar. A m a sanat, iinde yer ald dnyada
onun antitezi o larak yer alr.81
A dorno ile Lukacs arasndaki tartm a, hem m odern estetik
ile yansm a estetii arasnda bir tartm a, hem de marksist e s
tetiin nasl olm as gerektii zerine bir tartm a olarak d e
erlendirilebilir. A dorno, m arksist estetii m n d ei/m c am a
ya alrken, Lukacs on yansm a cslctigiuiu o dou-uleki
zirvesi olan gereki estetie dayam aya al^ynd Mu lali',
b k z . K r c d r i r J - mi r %n n , I \f.n k v- tr \ \ I k L v . 1 I* *,(m . t \ l . m,
siHihl. 1J.SV s |
** b k z . F v l u J. m-M n. y v . 11

55
Frankfurt Okulunda Sanat ve Toplum

ma ayn zam anda olduka politik bir tartm ad r ve 20. yzyl


da Bal Marksizm 'i denilen izginin olum asnda nem li bir rol
oynam tr.
T artm ann bir baka boyutu da B rechtin konum udur.
B rechtin estetik anlayn, aslnda, ne A dorno beenm itir, ne
de Lukacs. A ncak her ikisinin de dayanaklar farkldr. A dorno
iin B recht altyap styap ilikisini gereinde daha kaba yo
rum layan, ayn Lukacs gibi, bir m arksisttir. L ukacsa gre ise
B recht, siyasal anlam da m arksist gzkse de, estetik adan
m odernisttir. H er yazar d a sanatn tarihsel gereklii an la
m ann bir arac olmas gerektii ve olabilecei grndeydiler.
Fakat Lukacs ve A dorno, bu konuda sanata, zellikle belirli sa
nat biim lerine, kendine zg bir bilgisel (cognitive) kapasite
tanm aktaydlar. B unu yapabildikleri iin de, sanat konusunda
o zam ana kadarki m arksist ideolojileri gelitirm e iine giriebi
liyorlard. Lukacs iin, tpk A ristoteles ve onu izleyen gereki
estetik dnce gelenei iin olduu gibi sanat, tam anlam yla
bir eylem in taklit edilm esidir. A dorno ise m odernizm i savunu
yordu. B rechtin tercihleri siyasetin estetikteki rolne ilikin
farkl bir anlaytan kaynaklanm aktayd. B rechtin tanm lad
na gre gerekilik siyasal ve ideolojik bir am a olup, biimsel
aralar zam ana ve m ekana gre deiebilir eylerdir. B rechtin
yazlarnda gerekilik kavram kullanldnda, bunun Balzac
ile estetik bir ittifak saylmamas gerektii aktr. Tpk "yaban-
clatm a efektleri" kavram nn kullanlnn m odernist bir sa
nat ile ayn estetik anlay paylat anlam na gelm em esi gi
bi. B rech te gre, klasik yk anlatm teknikleri, popler ark
larn ve davurum cu tiyatronun tm teknikleri, hep, iinde bu
lunulan durum neyi gerektiriyorsa ve ne lde olanak veriyor
sa, o lde alp kullanlm as gereken sanatsal etkinlik d o n a
nm lardr.32 Yabanclam aya kar yabanclatrm a uygulanm a
s, olaylarn ve eylerin, onlardaki doal ve deim ez gibi g r
nen eylerin tarihsel olduunun kavranabilm esini salayacak
biimde sahnelenm esi, gemi yllardaki politik sanatn ou
' bk;. Frcdric J;neson, a.g.y., s.226-227

56
Sanat

kez iinden kurtulam ad ajitasyoncu didaktiznin tkanklna


kar bir k yolu saylmtr. Ayrca, B rechtin bu kavram,
m odernizm in baat ideolojisinin yeniden alnp deerlendiril
mesini ve devrimci bir politika asndan m addeci bir tem ele
dayanacak biim de yeniden kurulm asn salamtr. B recht'in
tiyatrosu, m arksist dncenin toplum a kar ideoloji eletirisi
uygu (ayabilmesi iin yansm a estetiine deil, m odern estetie
bavurm as gerektiinin bir ifadesidir. B recht, marksist m ode-
nist ya d a m odernist m arksist olm ann bir rneidir.83
Lukacsm estetik kuram a en byk katks, siyasal ierii ve
o zam ana k adar yalnzca biimsel bir estetik olgusu saylagel-
mi ideolojik ierii anlayp kavram am z salayacak bir dola-
ymlar kuram gelitirmesi olm utur. Bunu en nem li rnekle
rinden biri Lukacsm natralizm in statik betim lem elerini ey-
leme asndan deifre etm esidir. Ayrca, m odernizm in sim ge
sel teknikleri ile fotorafik natralizm in ham dolaymszh
arasndaki yapsal ve tarihsel benzerlik, Lukacsm en parlak di
yalektik saptam alarndan biridir. Brecht, Lukacsa biimci d e
mekle, onun bir sanat alm asnn btnyle biimsel olan
zelliklerinin oluturduu bir protokolden sanatnn ya da sa
nat yaptnn siyasal ve ideolojik konum unun karsanabilecei-
ne, bunun olanakllna kaytsz artsz inanabilm esini kastet
mi bulunuyordu. Lukacsn hatas, bir snf ile, onun ideolojisi
arasndaki iliki konusunda yeterince gelitirilm em i ve kesinti
lerle dolu bir akl yrtm e yapm asndan ileri geliyordu. Bunun
en ak rnei ise, L ukacsm en ypranm kavram larndan biri
olan "dekadans" kavram dr. Lukacs bu kavram m odern sanat
sulam ak in kullanm ve sk sk faizmle balantl bir olgu
olarak ele alm tr. "Dekadans" kavram , geleneksel ideoloji
analizlerindeki "yanl bilin" kavram nn estetik alanndaki
karl oluyordu. Bu kavram lar, kltr dnyasnda ve toplum
yaam nda m utlak bir yanln olabilecei sayltsna dayanm ak
ta idi. Baka bir anlatm la, her ikisi de, hibir ierik tamayan
ve bu yzden zam annn nem li sorunlar karsnda ilgisiz ka
bkz. Fredrc Jameso, a.g.y., s.313

37-
FrankfurLOkulunda Sanat ve Toplum

labildii iin sulanmay haketm i bir sanat yaptnn ya da bir


felsefe sistem inin olabileceini varsayyordu. 1.tkas n m oder-
nizm e kar olan olum suz tavrn paylam ak isleyenler, loplum -
sal ierikten en yoksun gibi grnen m odernisl sanal m im lerin
de bile, bastrlm bir toplum sal ieriin bulunduunu leslim
edecektir. M odernizm in, bu durum da, toplum sal ierikten ka
nm aktan ok -yaamn en kiisel yanlar bile toplum un etkile
rine alm bir a iin bunun ne denli olanaksz bir ey olduu
aktr- bu toplum sal ieriin, belirli bir netlikte grebilecei
miz zgl evrelem e teknikleri ile denetim ve ynetim altna
alnm asna; tam da kendi biimi iinde, bu ieriin gzlerden
uzak tutulm asna ynelik bir aba olduu anlalacaktr. D ola
ysyla Lukacsn sorunu, dnp dolam asna, bu arada baz
nem li noktalarda nem li katklar yapm olm asna ram en
hep bir t r indirgem ecilie saplanm asdr. Lukacs 20. yzyln
en nem li estetik kuram clarndan biridir. B undan kimsenin bir
phesi yoktur. A ncak Lukacs estetie hep dardan bakm tr;
estetiin sorunlarn estetik dndan kavram larla zmeye a
lmtr. Lukacs nce m arksisttir, sonra estetikidir.84
Lukacsn bir baka zayf noktas da bilimle sanat arasnda
olduka basite indirgenm i bir iliki olduunu varsaym asdr.
Lukacsa gre sanat almas, kendi perspektifi ile dnyaya b a
kp bireyler sylem ekle grevlidir. F akat bu bir kez gerekle
tikten sonra sylenenlerin sosyal bilim lerce dorulanm asnn
beklenm esi gerekm ektedir. Oysa, sanat alanndaki bilgi ile bi
limdeki bilgi arasndaki tem el farkllk, sanatta, deneysel olan
hibir eyin deim eden, yle sabit birey olarak kalm ayacak
oluundan kaynaklanm aktadr. Bu iki bilgi arasndaki ayrm,
sanatta deneysel olgularn ancak znel am a ve niyetle tam bir
fzyon iine girm eleri halinde nesnel anlam lar kazanabilecek
oluudur.85
T artm ann bir baka ekseni d e B enjam inin b u tartm a
iindeki konum udur. B enjam ine gre, bir sanat yaptndaki
114 bkz. Fredrc Jam eson, a.g.y., s.305
85 bkz. Fredric Jam eson, a.g.y., s.247

j 5B_
Sanat

ruh ve onun m addi grnm birbiriyle ylesine iten balant


ldr ki, bunlar arasndaki ki gerektiince ortaya konulabildi-
inde, ek bir yorum a gerek kalm adan, birbirlerini aklayabile
cek durum dadrlar. A dorno, bir sanat yaptnn eletirisinde,
styapdaki sakl ve derindeki eleri, altyapdaki griilgn
elere dolaymsz olarak balam ann yanl olacan syler.
B enjam in ise yaptnn sradan bir balam a deil, grm esini
bilen birinin gzyle styapdaki ve altyapdaki b t n eleri
Birbirlerini aklayacak bir biim de birlikte deerlendirm ek ol
duunu syler.86 M addi altyap duyularm zla yaanm, dene-
yimlenmi olan verilerin oluturduu bir yndr. styap ise
bir m etafordur. M etafor olarak, bu altyapnn biliim idir (idra-
kidir/cognition). A ltyap ile, onun idraki arasndaki karlkll
(correspondant olular) salayan da, birinden dierine olutu
rulan bu m etaforlardr. Bu yzden o, A dorno gibi, altyap ile
styap arasndaki ilikiyi incelerken, uzun uzadya dolaymla-
m alar (m ediation) oluturm aya ynelm ek yerine, styapy bir
m etaforlar topluluu olarak grm eyi yelemitir. te bu tutum
farkndan olsa gerek, A dorno ve H orkheim ern, B enjam ini bu
adan eletirm elerine ve onun bu konuyu ele al biimini vl-
ger bulm alarna karlk, Benjam in bunu bir eletiri yntem i
olarak bilerek yapm, gelitirm itir. Aslnda bu iki sylem g
rnd k adar birbirlerine zt deildir. nk her ikisinde de,
"bir alan kendi dilinden okum am a" gibi bir eksiklik sz konusu
deildir. Y ani Benjam in bir Lukacs deildir.87
A dorno, B rechtin B enjam in zerindeki etkisini zararl b u
luyordu. E n ok eletirdii de, B enjam inin B rechtteki kaba,
h a tta vlger bulduu m ateryalizm anlayn kabullenm eye h a
zr oluuydu. O nun iin en znt veren nokta da, B enjam inin
popler sanatn ve teknolojik yeniliklerin devrim ci potansiyeli
konusundaki B rechtin fazla iyimser tavrn paylam oluuydu.
B enjam in iin, B rechtin en ilgin zellii, ondaki kabataslak
** bkz. nsal Oskay, Estetize E dilm i Yaam, D ost Yaynlar, Ankara. 1982,
s. 15-16
*7 bkz. nsal Oskay, a.g.y., s. 17

.59
Frankfurt Okulu nda Sanat ve Toplum

dnm e yetenei idi. Bu ise, A dornodaki o korkun, diyalek


tik kl krk yarcln bir yana braklm as ile olabilecek bir ey
di. B enjam inin B rechtteki bu sz ak ve yaln bit biim de
syleme zelliini nem li bulm as, pratik ile ilgili sorunlar a
sndan deil; d ah a ok gereklii dolaysz olarak kavram ak ve
anlatm ak asndan getirdii olanaklar nedeniyle idi.88
A d o rn o nun hibir zam an yadsmad ey, teolojik ve m a
teryalist elerin zgn bir biim de birletirilm i olduu pers
pektifinin yalnzca B enjam ine ait olduudur. B enjam inin kl
trel olgular inceleyi biimi, gerekten d e kutsal m etinlerin
yorum Jannda kl krk yararcasna alan bir K elam stad gi
biydi. F rankfurt O kulu, B enjam indeki teolojik eleri d estek
lem ek yle dursun, onu daha laik bir dille yazmaya ynlendir
mek istem itir.89Bir baka deyile, O kuPun dnrleri ve zel
likle A dorno, bir yandan B enjam indeki, B recht etkisi olarak
deerlendirdikleri kaba m ateryalist tavrlar, dier yandan da
tam aksi kutuptaki teolojik yaklamlar eletirm elerine ra
men, bu iki kutupsal enin Benjam in tarafndan bir araya ge
tiriliindeki zgnl de deerlendirebilm ilerdir.
Sanayi kapitalizm ine geile birlikte, Bevjamine gre, bir
sanat yaptnn en yetkin bir biim de gerekletirilm i yeni-
den-retim i bile nem li bir eden yoksun kalm ak d u rum un
dadr. Bu eksiklik, aslnn retildii yerdeki zam an ve m ekan
iindeki varoluudur. Bu biriciklikle birlikte olabilen ilk ve z
gn varolu, sanat yaptnn kendi varolu sreci boyunca konu
su olduu tarihe de k tutar, onu aklar. Bir nesnenin zgn
l, o nesnenin balangcndan tibaren, z ile varlk srebil
dii sre iinde yaad tarihe yapt tankla kadar uzanan,
ona ait aktarlabilecek olan h er eyin tem elidir. Tarihsel tank
lk zgnle dayal bir ey olduu iin, nesnenin zyle varlk
srdrebildii zam an dilimi, m odern yeniden-retim teknikle
rindeki gelim elere gre ksalp yokolduu oranda, ilgili sanat
sal nesnenin kendi tarihi iin yapaca tanklk da azalm akta,
bkz M a ilin Jay, Diyalektik mgelem, s.291
b k z . M n r tn J a y , a .g .y ., s .2 8 7
Sanat.

hatta kimi kez tm yle o rtadan kalkm aktadr. Tarihe tank ol


m a durum a, bu nedenle, etkilendii gereklikte yaralanan nes
nenin gitgide kaybolan otoritesidir. Bu kaybolan otorite, sanat
yaptnn solgunlaal halesidir. M ekanik yeniden-retim tek
niklerinin yaygnlamas orannda, sanat yaptnn bu halesi o r
tadan kalkm aya balam tr. B enjam ine gre, bu srecin, sanat
alann da aan nem li kltrel sonular vardr. nk m eka
nik yeniden-retim yntem leriyle birlikte, yeniden retilm i
nesne de gelecein dnyasndan koparlm akta, dlanm aktadr.
"Hale", sanat yaptnn biriciksel, o nedenle de, tarihsel olan va
roluudur. H alenin ortad an kalkmasyla birlikte, tm nesneler
tarihsizlem ektedir. H er bakm dan birbirinin ayndr nesneler
artk. G elenekleri de yoktur; onlar oluam am akta, sonuta, ya
amn oklara dnm esi karsnda m odern insana yadm c
olm am aktadr.90
B enjam inin dncesinde teolojik ve m ateryalist ynlerin
birlikte varoluu, onun sanat rnnn yeniden-retim ini iki
farkl adan deerlendiriinde net bir biimde grlm ektedir.
Benjam in, halenin yitirilmi oluuna at yakm akla birlikte, p a
radoksal bir biimde, politiklemi, kolektiflem i olacan
umduu bu yeni sanatn, ilerici potansiyelinden ok m itliydi.91

4.2 nc Sanat
T m bu tartm alardan yola karak F rankfurt O k u lu un
sanat ele al biim lerini deerlendirirsek, karm za en tem el
nokta olarak sanat-gereklik ilikisi kar. Aslnda b u ," o n la rn ^
epistem olojilerinin estetik alannda yeniden okunuudur. B u '
epistem olojinin tem el yaklam zne-nesne veya bilin-nadde
arasndaki "negatif ya da "ak ulu" diyalektik, sanat ile ger-.'.,'
eklik arasndaki ilikide de korunur. Epistem olojilerindeki z
nenin nesneye, bilincin m addeye kar grece zerklii, estetik
alannda da sanatn gereklie kar zerklii olarak tekrar k ar
mza kar.
S a n a t yaptnn dnyas, szcn geleneksel anlam yla ger-
4,1 bkz. nsal Oskay, Estetize E dilm i Yaam, s. 154-155
41 bkz. Martin Jay, D iyalektik mgelem, s.304

61
Frankfurt Okululnda S analtte Topium_

ek-ddr. nk o, kurgusal bir gerektir. A ncak onun ger-


ek-dl verili gereklikten bir eksii olduu iin deil,! aksr-
ne fazlas olduu iin ve ayn zam anda niteliksel olarak d a "te
ki" temsil ettii iindir- Y anlsam a, kurgusal bir dnya olarak!
gnlk gereklikten ok daha fazla hakikat ierir. nk gn
lk gereklik, kurum laryla, ilikileriyle, zgr seim gibi gz
ken belirlenm ilikleriyle, yabanclam asyla aldatc b ir gerek
liktir. Bu nedenle, eyler, ancak kurgusal bir dnyada, hakikat
te olabilecekleri gibi temsil edilebilirler. Bu nokta, F rankfurt
O kulunun estetik anlayn rom antik-idealist estetiin bir de
vam klar.92
Estetik dnyas gereklik ile eliir; fakat yntem li, kastl
bir elikidir bu. O , asla "dorudan", dolaymz, btnsel deil
dir; toplum sal ya da politik bir rom an, iir, resim vb. biimini
almaz. Veya aldnda da yaptlar, sanatn yapsna, oyunun, ro
m ann, resm in biim ine sadk kalr. Bylece gereklikle arasn
daki ayrm ortaya koyarlar. O lum suzlam a, biim tarafndan
kapsanr. Bu, daim a verili gerekliin biimini deitiren, baka
bir eye d n tren (ve ondan kurtulan) "kopuk", "yceltilmi"
bir gerekliktir. S anatn gereklii biimin surlar gerisinde ko
rum a altndadr.93
Sanat ve gereklik arasndaki bu "kopukluk", K ant in "erek-
siz ereklilik" ilkesiyle nem li paralellikler tar. K ant bu dn
cesini, beeni yargsn tem ellendirirken yle dile getirir: "Be
eni yargs tem elde, bir nesnenin (ya da bu nesnenin tasavvur
tarznn) ereklilik biim inden baka hibir eye sahip deildir.
Tm erek, eer o holanm ann nedeni diye gsterilirse, haz
nesnesi zerine olan yargnn gerek nedeni olarak kendisinde
daim a bir ilgi-kar tar. O halde beeni yargsnda, tem elde,
hibir znel erek bulunm az."94 B uradan anlaldna gre, be
eni yargsnda daim a bir ilgiyi, nesneyle ilgili bir durum u gz-
bkz. Herbert M arcuse, L a D im ension Esthetique, Seuil, Paris, 1979, s.65
w bkz. Herbert M arcuse, Kardevrim ve Bakaldr, s.80
w Kantlan aktaran . Naci Soykan, "Sanatn Kayna Sorunu: Oyun ve Dans",
Felsefe Dnyas, Say:2 Aralk 1991, s.41

62
Sanat.

nnde bulundurm as zorunlu olan bir erek kavram bulunm a


yacaktr. A m a te yandan o, nesnenin ya d a nesnenin tasavvur
tarznn ereklilik biimine sahiptir. Ve bu da ereksizdir, yani
onda znenin yneldii bir ilgi-kar y o k tu r9* K ant'n bu ilkesi
nda, Frankfurt O kulunun sanat tem eendirii, verili ger
eklikten bir kopu, gerekliin determ inizm inden bir zerkle
me o larak okunabilir.
Sanatn doruluu, gerek olan tanm lam ak iin verili ola
nn egemenliini kum a gcnde yatar. E stetik biimin bir so
nucu olarak bu kopu sayesinde, sanatn kurgusal dnyas haki
ki gerek olarak grnr.96 E stetiin biim yasasna gre, sa
n atta ierilmi gereklik yceltilmi, ierii stilize edilmi, veri
leri yeniden dzenlenmi bir gerekliktir. Ki o, bu sayede lm
ve yokoluu temsil eden bir sanat eserinde bile um ut varln
srdrebilir.97
E stetik dzeni yneten dizgeler "dnsel kavram lar deil
dir. E lbette m alzemesinin oluum unda azam i dnsel aba ve
dnsel disiplin bulunm ayan sahici yapt olam az. "O tom atik
sanat diye bir ey yoktur, sanat "taklit" de etm ez; dnyay kav
rar. S anatn ulat duyusal dolayszlk, tek bana yapta kiisel
anlam ndan d aha ounu kazandrabilecek olan, genel ilkeler
dorultusunda bir deney sentezi yaplanm asn ngerektirir.
Bu, gerekliin iki kart dzeyinin sentezidir; nesnelerin yerle
ik dzeni ve bu dzenden olas ya d a olaslk d zgrleme.
H er iki dzeyde de nesneler, tarihsel olan ile genel olan arasn
da etkileirler. Duyarllk, hayalgc ve anlay sentezinin k en
disinde birleir. Sonu, varolan dnyadan farkl am a bu dnya
dan tretilm i bir nesne dnyasnn kuruluudur. S anat yapt,
hem bu dnyaya aittir, hem de deildir. Ancak bu dnm ,
nesneleri tahrif etm ez, d ah a ok o nlarn tarafnda konuur, yer
leik gereklikte ezilmi, bastrlm olana ve susturulana sz,

M .Naci Soykan, a.g.rn., s.4I


Herbert M arcuse, L a D im ensiot sthetique, s.23
Herbert M arcuse, a.g.y-, s -1

63
Frankfurt Okulunda Sanat ve Toplum

ton ve imge verir. Ve sanatn doasndaki bu zgrletirici bi


lisel g, tm slup ve biim lerde yer alr 98
Biim-ierik ilikisi asndan bakldnda I-'anM ut O k u
lunun tavr her zam an olduu gibi diyalektie bavurm aktr.
Okul, biim ile ierik arasnda tek ynl bir egem enlik ilikisi
kurulam ayacan h er zam an savunm utur. Biim, zerkliiyle
birlikte sanat eserini bir btn olarak m m kn klan elerden
biridir. E stetik h er zam an bir biim dncesiyle birlikte varo
lur. Sanat yaptlarn deerlendirm ede kullanlacak iki l var
dr. B unlardan birincisi, tem atik dzeylerin ve ayrntlarn ikin
olan biimsel yasalarla ne lde entegre edilebildii; kincisi
bu entegrasyonda, eksikler bile olsa, olum suzlam a niteliinin
ne lde korunabildiidir. nk sonuta sanat toplum un
toplum sal antitezidir.99
Sanatn eletirel gc ve zgrlk m cadelesine katks, es
tetik biim inde sakldr. Bir sanat yapt, hakikiliini, zgnl
n ne ieriinin ne de saf biim inin erdem inden deil, fakat
ieriinin biime dnm esinden alr. u bir gerek ki, estetik
biim, sanat saf ve basit gncellikten, snf m cadelesinin gn
celliinden uzaklatrr. A ncak estetik biim, sanatn verili ola
na kar zerkliini gerek klar. Bu ayrm bir "yanl bilin"e ya
da basit bir yanlsamaya deil, gereki-statusquocu anlaya
bir olum suzlam a olan bir "kar-bilin"e yolaar.100
Sanat yapt ancak zerk bir yapt olarak siyasal geerlilik
kazanr. E stetik biim, yaptn toplum sal ilevi iin vazgeilm ez
dir. Estetik n ite lik ve siyasal eilim arasnda sk bir ba vardr.
Fakat bu, m utlak bir birlik deildir. Benjam in bu ba yle
zetlemitir: "Ebedi bir eserin siyasal eiliminin doruluundan
ancak eser ayn zam anda e d e b i ller asndan da doruysa
5 z e d ile b ili." 101
Sanat yaptnn ierik asndan iki ayr yan vardr; hakikat
bkz. H ebert Marcuse, Kardevrim ve Bakaldr, s.87-88
w bkz. T.W. Adorno, T hiorie Eshetic/ae, s.22
bkz. Herbert Marcusc. La D im ension Esthetit/ue, s.22-23
11,1 W alle Benjanindsn aktaran Herbert Marcuse, a.g.y., s.64
Sanat

ierii (tru th co n ten t) ve iledii konu (subject natter). Sanat


yaptnn kalcl asndan biri dierinden daha nem li deil
dir. S anat yaptnn hakikat ierii, sanatnn bilinli olarak
iletm ek istedii m esaja veya yapt toplum sal gerekliin bir
yansm asym asna sosyo-ekonom ik bir keltiye indirgene
mez. Bir yapt biimsel olarak ne kadar iyi dzenlenm i ise, es
tetik nesnellik dzeyine o kadar iyi ayarlanr ve hakikat ierii
ni o k adar iyi gerekletirir. H akikat ierii, sanat yaptnn an
lamn deil, ierdii doruluu veya yanll ifade eder. S ana
tn felsefeye sunduu m alzem e ve felsefi doruyla karlatrla
bilecek olan d a zaten b u d u r.10'
H akikat ierii, sanat yaptlarnda kendini ideolojiye bal
olarak d a dorulayabilir. deoloji, toplum sal anlam da gerekli
bir grnt o larak ayn zam anda, gerein karikatrize edilm i
biim idir.10'1 S anatn radikal potansiyeli, m uhakkak ki ideolojik
karakterinde, verili olan am a perspektifinde yatar. deoloji
her zam an yanl bilin veya saf ve basit bir ideoloji olarak an la
lm am aldr. K urulu retim srecine oranla soyut bir grnt
arzeden gereklerin tem silinin ve bilincin de ideolojik ilevleri
vardr. Sanat bu gereklerden birini tem sil eder. deoloji olarak
verili toplum a kar kar.104
M utlak o larak ideoloji ierm eyen bir sanat phesiz ki
m m kn deildir. Sanat verili gerekliin basit ve saf bir an ti
tezi olarak atlam am ak gerekir. S artren d a altn izdii gibi,
burjuvazi "sanat iin sanat" ilkesini sanat hareketsiz, ilevsiz
klmak iin kullanm tr. "Saat iin sanat" ilkesinin ideolojik
olan yan, verili gerekliin enerjik bir antitezi oluunda deil,
bu antitezin basitlii ve soyutluundadr.105
A d o rn o ya gre, angaje saat idealini gerekletirebilm enin
yolu yaam daki angaje pozisyonlar terk etm ektir. Sanat bilince
kendine zg form laryla etki etm elidir, yoksa yaratcsnn tek
":bk7.. Frcdric Jam eson, Ltie M arnn. V erse, New York. 1990, s.220
11; T.W. A do no. Theaie F.sihetiqu\ s.296
llsl Her heri M acuse, La D im ension sthelique, s.27-28
1115T .W. A dorno, Theoie Esthtiqt<e. s.318

65
Frankfurt Okulu'nda Sanat ve Toplum

anl ve pasif ynlendirm eleriyle deil; o ynlendirici ii snf


sa bile.106 Sanat, radikal potansiyelini ancak sanat olarak, bil-
iimiz dili, "dnyann dili'ni geersiz klan kendi dili ve imgesi
:inde ifade edebilir. S anatn zgrletirici mesaj" toplum un
anki hedeflerini de aar. Sanat, ideal olana, tikeldeki evren-
;le sadk kalr. V e dnce ile gereklik, genel ile tikel arasn-
aki gerilim sonsuza ertelenm i gibiyse sanat, yabanclam a
larak kalm ak zorundadr. Snfsz b ir toplum , kitlelerin "zgr-
birlemi" bireylere dnm n saladnda sanat, seki-
zelliini yitirecektir, ancak toplum dan yabanclam asn de-
l. O lum lam a ve olum suzlam a arasndaki gerilim , devrimci
raxisin herhangi bir ekilde sanat ile zdelem esine engel
lur. Sanat devrim i temsil edem ez, sadece iinde siyasi ieriin
m atn i gereklilikleri tarafndan ynetilip siyasetst olduu
ir baka ortam da estetik bi biim de dile getirebilir. Sanat,
vrim iin olduu kadar, devrim de sanat iindir nk sanat
lealin m ekandr.107
Sanat ve devrim ilikisi bir kartlar birlii, hasm ane bir bir
d ir. Sanat bir zorunlulua boyun eer ve kendine ait bir z-
rle sahiptir. Sanat ve devrim "dnyay deitirm e" perspek-
finde birleirler. A ncak sanat, kendi pratiinde kendine ait
rekliiikleri brakm az, kendi boyutunu terk etm ez; ilemsel ol-
avan olarak kalr. Sanatta politik hedef, sadece estetik biim*
; ortaya kar. H a tta sanat kendini adam bir devrim ci olsa
le devrim pekala yaptn iinde olm ayabilir. D evrim ncelikle
'nenin iindedir. Sanat ile toplum un o rtak noktas znedir.10S
m at dnyay deitirem ez. Y alnzca bu yolda insanlarn bilin
: itkilerini deitirm eye katkda bulunabilir.109
Sanatn devrimciliinin, onun ii snf veya devrim iin ya
tlmasyla ilgisi yoktur. Bir sanat yaptnn devrim ciliinin tek
s ieriin ne lde biime dntdr. nk estetik
111,1Davi<1 Held, im roduction 10 Criitcal Theorv, s.83
" bkz Herbert Marcuse, KartJe n m ve Bakaldr, s.94-95
bki. Herbert Marcuse, a.g.y., s.%
"" bkz. H erbert Marcuse, Lu Dimension Essheqe, s. 45

6.
Sanal

biim ayn zam anda kelmi, birikm i ieriktir. Sanatn siyasi


potansiyeli yalnzca estetik boyutu iindedir. O nun praxis ile
ilikisi dorudan deil, dolaynd ve yanltcdr. Sanatn politik-
lii dorudanlat lde, radikallii ve deitirm e potansiyeli
geriler. Bu adan bakldnda, B audelaire ve R im batdnun i
irlerinde, B rechtin didaktik oyunlarna oranla ok daha ykc
bir politik isyan v ardr.110
M arcuse, bir yandan sanatn politika tarafnda arasal kul
lanm na kar karken, dier yandan da estetikte politik olan
kefeder ve ne karr. O nun bu yaklam Schillerin "oyun
kuram "ndan yola kar. Schillere gre, insan iki tem el drtye
sahiptir: Duyusal drt ve biim drts. Duyusal drt, insa
nn fizik varlndan ya da duyusal doasndan ileri gelir. Biim
drts ise, insann m utlak varlndan ya da onun aklsal d o
asndan kar.111 M arcuseye gre, bu iki d rtnn ilikisi, y er
leik uygarlkta, bir ztlk ilikisi olm utur. Uygarlk bu iki d r
ty uzlatrm ak yerine, duyusall akla boyun edirm itir. Bu
atm a zm lenm esi gereken bir atm adr. nsan varoluu
nu tem elde etkileyen kalc gc yalnzca d rt ler tadklar
iin, iki d rt arasndaki byle bir uzlam a bir nc d rt
nn ii olm aldr. Schiller bu nc arac drty oyun d rt
s o larak tan m lar.112 Duyusal drt deim enin olm asn, za
m ann bir ierie sahip olmasn ister. Biim drts zam an
o rtad an kaldrm ay, hibir deim enin olm am asn ister. K endi
sinde h er iki drtnn bal olarak etkide bulunduu oyun d r
ts, zam an zam anda o rtadan kaldrm aya, oluu m utlak var
lkla, deimeyi zdelikle birletirm eye aba gsterecektir. Bir
yandan bir duyu varl olan insan, deim enin ve oluun iinde
bulunm akla, buna karlk gelen bir drtye, duyusal drtye
sahiptir. te yandan, bir akl varl olm akla, yani bilme, kavra
ma, biim verm e yetisine sahip olm akla, bu yetisinin etkinlikle
riyle uygun decek bir baka drtye, biim drtsne sahip
"" bkz. Herbert Marcuse. a.g.y., s. 12-13
111 .Naci Soykan. "Sanatn Kayna Sorunu: Oyun ve Dans, S.4.
lt_ Herbert Marcuse, Eros ve Uygarlk, ev; Azz Yardml, jdca Yaynlar, stan
bul. 1985, s.206-207

67
Frankfurt Okulunda Sanal us. TopJum

olur. Bu iki d rt n n ortak etkim e alan, yani oyun drts, bir


yanda zam an zam an olarak o rtad a n kaldracak, te yanda d e
imeyi zdelikle birletirecektir.113
Aslnda bu ikisi, ayn eyi bir kez bir ucundan, b ir kez de d i
er ucundan balayarak sylem ekten baka b ir ey deildir. Z a
m ann zam anda ortad an kaldrlm as, zam ann sanki yokmu,
gemiyormu gibi yaanm asdr; tpk oyunda olduu gibi. Yine
oluun m utlak varlkla ya da deim enin zdelikle birletiril
mesi de kendisinden geercesine bir seyir halinde bulunan insa
nn bu estetik tavrndan baka trl anlalm am aldr. O yun
drts, dnsel-aklsal olm as bakm ndan rastlanty o rtad an
kaldrr. nk dnsel olanda tam belirlenm ilik olacandan
rastlant olam az, te yandan oyun drtsnde ayn zam anda bir
duyusallk da olduundan, o, zorunluluu d a ortad an kaldrr.
nk deimenin olduu duyusallkla zorunluluk birbiriyle ba
damaz. Birbirine kart bu iki alan hem hayrlamakla hem de
evetlemekle, oyun drtsnn kendisi, ona sahip olan insan, bu
her iki alan karsnda bamsz ama onlara malik, tam ve zgr
yapar. nsan ne yalnzca m adde ne de yalnzca ruhtur. nsanln
yetkinlemesi olarak gzellik, ne tmyle sadece yaam ne de t
myle sadece biim olamaz. Gzellik her iki drtnn ortak nes
nesidir, yani oyun drtsnn nesnesidir.114 Schiller, bunu yle
ifade eder: "nsan, szcn tam anlamyla insan olduu yerde
yalnzca oynar ve o, oynad yerde ancak tam insandr".115
M arcuse, sanatn oyunla bir tutulm asn toplum sal-politik
bir adan deerlendirir. Schillerin "gzelliin insan zgrle
gtrm esi" biim inde dile gelen dncesindeki zgrlk kav
ram n politik bir sorun olarak grr. G erekten de sorun poli
tik bir sorundur. Oyun, insan iindeki yaam ak d u rum unda ol
duu gerekliin belirlenim lerinden zerkletirebilir; insan va
roluunu koullu olm aktan koulsuz olm aya doru ynlendire
bilir. Schiller b elirtm ektedir ki, politik sorunu zm ek iin, "es
" .Naci Soykan, "Sanatn Kayna Sorunu: Oyun ve Dans", s.44
"J O .Naci Soykan, a.g.y., s.45
"s Friedrieh Schillerden aktaran .N aci Soykan a.g.v , s.45

68
Sanat

tetik iinden gem elidir, nk o zgrle gtren gzelliktir.


O yun drts bu kurtuluun aracdr".116 M arcusee gre z
grl elde etm ek dem ek olan uyum un salad kurtulu, bi
reysel deil, d aha ok toplum sal bir kurtulutur ve bu bakm
dan "bir uygarlk ilkesi olarak grlm elidir. A ncak bu bireysel
ile toplum sal ya da evrensel "doyum" arasnda bir uyum salan
m aldr. Bu uyumu gerekletirecek olan d a "estetik"tir. M arcu
se burada, Schillere dayanarak estetiin devrim ci bir nitelii
olduunu vurgular: "Estetik kltr, alg ve duygu kipinde b
tnsel b ir devrim i ngerektirir ve byle bir devrim ancak uygar
lk en yksek fiziksel ve zihinsel olgunlua ulatnda olanakl
o lu r. stelik bu devrim, zneyi darda brakan bir devrim d e
ildir.117 Uygarln bu en yksek durum unda, toplum dzeni
nin tem elinde "zgr doyum" bulunacaktr. D zen, ancak bi
reylerin zgr doyum lar zerine kurulm u ve onun tarafndan
srdrlyor ise zgrlk ieren bir d zen d ir.118 O yunun tem el
ilke olarak alnd bir toplum dzeni, insanlar zerinde "bask
c olmayan" bir kltr yaratm akla insann zgrln ger
ekletirm i olacaktr. M arcusenin Schillere dayanarak geli
tirdii oyun kuram nda, yalnz sanat deil, tm insan etkinlikle
ri, rnein alm a bile bir oyun olarak dnlr. Bu kuram ,
insann b t n zorluklarnn o rtadan kalkaca varsaylan topik
bir toplum iin ngrlr. A ncak bu topya toplum sal olm ak
tan ok estetik bir topyadr.119
F ran k fu rt O kulunun sanat ile toplum arasndaki ilikiyi bu
ekilde ortaya koymas, bu ilikinin reddedildii veya zneden
nesneye doru gereinden fazla idealist bir ekilde yorum land
anlam na gelm em elidir. A d o rn o nun estetik dncesinin te
m elinde zne-nesne ilikisinin keskin diyalektii yatar. A dorno
iin sanat yaptnda kendini ortaya koyan zne, klasik kuram n
ne srd gibi, bir Tanr, kendisi iin bir varlk, egem en ve
'.bkz. Herbert Marcuse, Eros ve Uygarlk, s.207
117 bkz. Herbert Marcuse, a.g.y., $.208
"* bkz. Herbert M arcuse, a.g.y., s.211
bkz. .Naci Soykan, "Sanatn Kayna Sorunu: Oyun ve Dans", s.52

.69.
Frankfurt Okulu'nda Sanat ve Toplum

kendi kendine yeterli bir varlk deildir. S anat yaptnda ifade


sini bulan znellik, ona, yaptn en zel hareketlerinde durula-
abilen ve biim ve tekniinde sre iinde kelen ok farkl
toplum sal deneyim lerin bir billurlam as olarak grnyordu.
stelik, u nutm am ak gerekir ki, toplum sal olann ierdii n es
nellik ou zam an sahte b ir nesnelliktir; nesnellik kisvesi altn
da ikiyzl bir znelliktir. Dolaysyla, nesnel ya da znel olm a
durum u tek bana bir nitelik deildir. Asl nem li olan neyin
doru ya d a yanl olduudur.
Bu ayrt etm eyi m m kn klan d a eletiridir. Eletiri, m ona-
dolojik zerkliine kesinlikle sayg gsterdii yaptn iselliine
dalarak, znenin ann toplumsal elikilerini nasl absorbe e t
tiini ve yaptnda nasl biimlendirdiini deifre etmeyi amalar.
A dorno bunu en yetkin biimde B eethoven mzii ile a a ra
sndaki ilikide rnekler. Bu iliki, an gerekliinin m zikte
"taklit" edilmesi ya da "yansmas olarak deil, zerk bir ekilde
gelien B eethovenin mzii ile ann nesnel dncesi arasn
da bir birlikte olu, h atta bir etzllk olarak tanm lanr.
A d o rn o nun nerdii, B eethoven m ziinin yapsyla, a
nn toplum u arasndaki ilikinin koulunun, B eethovenin te
mel sezgi biim lerinin, toplum sal snfnn dncesiyle dola-
ymlanm oluudur. A ncak o, sanat ile toplum arasndaki iliki
de diyalektii srekli koruyarak, ilikinin m ekanik bir yansm a
ya indirgenm esinden kanm tr. A dorno, an toplum sal e
liki ve gerilim lerinin yaptn isel m ekanna olan yolculuunu
izleyip, sanatnn bu nesnel eleri, tam am en zerk bir geli
me iinde absorbe ettiini saptam tr. Byk sanatnn "Ben"i,
d dnyann deneysel gereklerine boyun em eyen, eserin nes
nellem e sreci yoluyla nesnel kimlie kar olular ve glk
leri kontrol altnda tutan ve verili gereklii aan kollektif bir
eilimi ileri sren gl bir Ben"dir. Dolaysyla estetiin bir
"glge alan olarak deerlendirilm iyor oluu, onun toplum sal
olan ile hibir bann olm ad anlam na da gelm ez.120
1211 bkz, N colas Tertuliat, "Lukacs-Adorno. La Reconciliaion Impossible", R i-
ve d Esthetique. Say: 8, Editions Privat, T olousc, 1985, s.71-72

70
Sanat

F ran k fu rt Okulu iin sanatn zerklii ve toplum sall vaz


geilm ez iki zelliidir. Birbirlerine kart gibi grnseler de,
aslnda ancak ve ancak birlikte varolabilirler. B ir baka deyile
sanatn toplumsall, zerkliine ve zerklii de toplum sallna
baldr. Biri olm adan dieri de varolam az. Bu nedenle, F rank
furt O kulu, sanatn bu iki yanm birden ayn nem le vurgulam a
yan eilimlere her zam an kar olm utur. Okul dnrleri, bir
yandan sanatn toplumsalln geri plana iten m odernizm iin
deki baz avant-garde eilimleri eletirirken dier yandan da, sa
natn zerkliini gzard eden sosyalist gerekilik ya da genel
anlam da ortodoks m arksist estetikle hesaplam alardr.
D adaist eylem ve doalam a edebiyat, avant-garde izginin
m oderizm den ayrld rneklerdir. Bu yaklam lar, m oderniz
min hl geerli sayd baz estetik kategorileri reddederler.
B unlarn en nemlisi eser (yapt) kavram dr. A vant-garde ya
p tlar ayn zam anda yapt kimliini bir reddedi ierirler.
F ran k fu rt Okulu iinse her yapt bir toplum sal antitezdir. Bu
avant-garde eilimler, ayn zam anda artistik yntem lerin aklc
seimi kavram n boverirler. Doalam a edebiyat, olum suzla
ma ilkesi yerine, anlk ifadeyi ne karr. Srrealizm in, ro m an
tik dnem in "Ben"in kendini ifadesi kavram ndan etkilenm esi,
estetik m odernliin m odern-ncesi tem alar d a yrrle koy
m a abasn gsterdiini kantlar. A ncak avant-garde yaklam
lar, bunu m odernizm in genel izgisinden farkl olarak estetik
saflk kavram n es gemeye kadar geniletirler. Politika, psiko
loji, ahlak gibi m odernizm in estetik alandan izole ettii boyut
lar, yeniden estetiin iine alnrlar. D aha ak bir deyile ay
rm lar reddedilir; nk bunlar, burjuva toplum undaki yaban
clam ann nedenlerinden biri olarak grlr. A lglam a sz ko
nusu olduunda, avant-garde h arek etler m odernizm e btny
le kart olm ayan bir tavr alrlar. A ncak ondaki eilim lerden
birini ne karrlar. M odern yaptlar da toplum da bir ok ya
ratm ay am alarlar. F akat ok. arkasndan yapta younlam a
nn geldii bir ilk tepki olarak ngrlr. D adaist eylem in am a

li
Frankfurt Okulunda Sanat ye Toplum

c ise oku m m kn olan en yksek dzeye kararak toplum da


dorudan bir deiim i kkrtm aktr.121
O kul d nrlerinin m arksist estetikle ilgili ciddi eletirileri
vardr. B unlarn bazlar, zellikle A d o rn o nun Lukacs ve
B recht ile olan tartm alarnda ele alnmt. Bu nedenle bu b
lm de zellikle M arcusenin m arksist estetik eletirileri zerin
de durulacaktr. M arcuse ye gre, m arksist estetiin tem el tez
leri unlardr:
1. S anat ile m addi koullar (altyap), sanat ile retim ilikile
rinin btn arasnda bir belirlenm ilik (determ inizm ) ilikisi
vardr. retim ilikilerindeki deiim ler, styapnn b ir paras
olan ve tm dier ideolojiler gibi toplum sal deiim e gre b a
zen geride, bazen ileride olabilen sanat biim lendirir.
2. Sanat ile toplum sal snf arasnda bir belirlenm ilik ilikisi
vardr. zgn, gerek ve ilerici olan sanat ykselen snfn sana
tdr ve o snfn bilincinin ifadesidir.
3. Politika ve estetik, devrim ci ierik ve sanatsal nitelik
uyumlu olm aya eilim lidirler.
4. Sanat ykselen snfn gereksinim ve karlarn dile g e
tirm ek durum undadr.
5. nite olan snf ve onun tem silcilerinin rettikleri sanat
dekadan sanattr.
6. T oplum sal ilikilere en den k den sanat biimi olarak
gerekilik doru olan sanat biim idir.122
O rtodoks m arksist estetiin bu tezlerinin h er birinin dile
getirdii o rtak n o k ta, toplum sal retim ilikilerinin san at yapt
larnda tem sil edilm esi gereidir. Bu estetik zorunluluk, altya-
p-styap ilikisinden dom aktadr. Bu em a, m addi tem eli
tek hakiki gereklik olarak d eerlendirerek, m addi olm ayan
gleri, zellikle bireysel bilin ve bilindm ve onlarn politik
ilevlerini deersizletirir. Bu ilevler, bazen geriletici, bazen
zgrletirici olabilir, am a onlar her koulda m addileebilen
121 bkz. Peter B uger, "Lanti-avam-gardism dans lesthetique d A d om o, R e u e
d EsheHque, Say 8, Editions Privat, Toulouse, 1985, s.88-89
bkz. Herbert Marcuse. La D m ension Esthetiqe, s .16-17

12
Sanat

bir gtrler. T arihsel m ateryalizm , znelliin bu gcn g-


zard ettii lde, vlger m ateryalizm e yaknlar. G enelde
m arksist dncenin ve zelde m arksist estetiin en nem li so
runu b u d u r.123
M arcuseye gre, bu koullarda ideoloji, E n g elsin rezervle
rine karn, saf ve basit bir ideolojiye dnr. znellik alan
nn bir b t n olarak deersizlem esi, sadece znenin ego cogi-
to (d nen ben, aklsal zne) olarak deersizlem esini deil,
ayn zam an d a duygu ve dlerin deersizlem esini d e b erab e
rinde getirir. Bireylerin znellii, bilinleri ve bilindlar, s
nflarnn bilinci iinde erim eye eilim lidirler. Bu yaklam ,
devrim in vazgeilm ez bir nkoulunun gzard edilm esidir.
nk radikal bir deiim gereksinim i, kklerini bireylerin z
nelliinde, akllarnda, tutkularnda, am alarnda bulm ak zo
rundadr. Bu, m arksist kuram n ortaya kard ve karsnda
m cadele verdii eylem eye teslim olm as anlam na gelir. z
nellik, nesnelliin bir kk parasna dnr ve bakaldr
biim inde olsa bile, kolektif bilince yenik der. M arksist k u ra
mn d eterm in ist olan yan, kendisinin toplum sal varolula bi
lin arasnda kurduu ilikide deil, fakat onun bireysel bilin
cin zel ieriini ve dolaysyla znelliin devrim ci potansiyeli
ni p aran teze alan indirgem eci bir bilin kavram na sahip o lm a
sndadr.124
Bu evrim, znelliin bir burjuva kavram olarak yorum lan
masyla d ah a da g kazanm tr. Bu nokta m arksist dnce
nin en ciddi felsefi hatasdr. Kavram n tarih iindeki konum u
bir yana, aslnda bu, burjuva toplum unda bile doruluundan
phe edilecek bir tezdir. znelliin iselliinin onaylanm asyla
birlikte, birey, deiim deerleri ve ilikileri ann dna ka
bilir ve burjuva toplum unun gereini baka bir varolu boyutu
na gem ek iin terk edebilir. Bu ka egem en olan burjuva d e
erlerinin geersizlem esini glendirir. zgrletirici znellik,
bireyin isel tarihinde snfsal konum undan kaynaklanm ayan
121 bkz. Herbert M arcuse, a.g.y., s. 17
1-4 bkz. Herber Miucs-, . t v . s IX

73
Frankfurt Okulunda Sanat ve Toplum

birok deneyim le beslenir. E lbette, bireyin tarihinin nem li k


e talar snfsal konum laryla belirlenir. Ancak, snfsal konum
bireyin kaderinin tek deikeni deildir.12'
M odern estetiin kaderini ya da kadersizliini, T erry Eagle-
ton, A d o rn o zerine yazd bir yazda ok gzel ifade etm itir:
"Modemizm, sanatn sessiz bir i kartla zorlanmasdr ve bu
kmazn kayna, burjuva toplamlmn iinde, tezat tekil
eden materyalist toplumsal konumdur. Kltr, retim yaps
nn derinliklerinde kilitlenmitir. Am a, bunn bir etkisi de,
onun belirli bir ideolojik zerklie ulamasdr. Bylece, su or
ta olduu toplumsal dzene kar konuabilir. Sanal bakal
drya iten bu su ortakldr. A m a bu bakaldry rahatsz
edici bir polemikten ok ac eken, etkisiz, resmi bir jeste d
ntren yine bu su ortakldr. Sanat, sadece, kendini reten
koullarn kesin bir eletirisini yaparsa geerli olabilir. Sanat,
bu koullardan kendini ayrcalkl bir yabanc kldnda der
hal kendisini geersiz klan bir geerliliktir. Kart olarak, sanat
kar kt ile ne kadar derinden uzlatn onaylarsa, o k a
dar gvenilir olabilir. Fakat bu dnceyi ilerletmek de bit g
venilirlii zayflatr. Modernist sanatn sorunsal doas, estetik
almann zgr doasna ilikin yaral ve iniltili zerklii, p a
zarda bir rn olarak ilevsiz/een zerklie kar koymaya e
virme abasnda yatar. Onu kimliksizlie mahkum eden, kendi
iindeki m addi koullarn dayatmasdr. Sanat ya kendini ta
mamyla iptal edecek (avant-garden korkusuz stratejisi) ya da
kendi olanakszln kendi iine ekerek, yaam ve lm ara
snda gidip geliyor gibi grnecektir. "Uh
A dorno iin sanat, varolm ann ideallem i bir krallndan
ok, gereklem i bir kartldr. H er rn kararllkla kendi
ne kar alr ve o, eitli biim ler iinde bir btndr. O, saf
zerklii hedefler, am a heterojen bir ivme olm adan hibir ey
olm ayacan, yok olup gideceini bilir. rn, ayn btnde
hem kendisi, hem de toplum iin varolur. O, h er zam an, eza-
1-5 bkz. Herbert M acuse, a.g.y., s. 19
126 Terry Eagleton, "Auschwitzden Sonra Sanat", Edebh'at&Eleri. Say: 2/3,
1993, s.107

1A
Sanat

m anii olarak hem kendisi hem de bir bakasdr. Ciddi lde


tarihine yabanclam, am a tesinde bir stnlk dzeyinde
yerini alm akta yeteneksizdir. Sanatsal akl, geree m dahale
den vazgeerek kendi iin belirli bir m asum iyet itibarn tercih
eder. A m a ayn zam anda btn sanatlar, toplum sal baskyla
yanklanr ve tam anlam yla sulu olurlar; nk m dahale e t
meyi red d ederler. K ltr, bir anlay btnl iinde, hem
gerek hem yanlsam a hem alglam a hem de yanl bilinliliktir.
B tn ruh lar gibi, kendi iin varolm ann narsistik aldatm aca
sndan azap eker. A m a kltr, bunu etrafndaki rahatlam
dnyada, byle kendi olmaya ilikin iddialar olum suzlayacak
bir ekilde yapar. A ldatm a, sanata ait tek varolu biim idir. Bu,
ona aldatm ay savunm a yetkisini verm ek deildir. E er sanat
yaptnn ierii bir yanlsam a ise, bir ekilde gereklidir ve by
lece yalan sylemez. Y anlsam a olm ayann yanlsam as olduu
srece sanat g erektir.127

4.3 Mzik
F ran k fu rt O kulu dnrleri, kuram n genel btnsellii
iinde sanat anlaylarn gelitirirken, zgl sanat alanlar ze
rine de alm lar ve h er sanat alannda m m kn olduu l
de tavrlarn som utlam aya aba gsterm ilerdir. Bu nedenle,
F rankfurt O kulunun belirginlem i bir estetik anlayndan, sa
nat felsefesinden ve sanat sosyolojisinden sz edilebilecei l
de, m zik felsefesinden, mzik sosyolojisinden ve edebiyat
sosyolojisinden de sz edilebilir. Bu abann en belirgin olduu
alanlardan biri m ziktir ve bu, youn olarak A d o rn o nu eseri
dir. A dorno, felsefe eitim inden nce, V iyanada m zik eitimi
alm ve tm yaam boyunca bu alandaki alm alarn s rd r
m tr.
A dorno'ya gre, kltrel grngler h er alanda olduu gibi
m zikte de ne tam olarak ayr ve bam szdr, ne d e yalnzca
bir "yansm adr. G nm zde m ziin toplum sal gereklikten
ayr ve bam sz olabilm esi ise h er gn daha da artan bir tehdit
l2 bkz. Terry E aglelon, a.g.m., s.107

JZS
Frankfurt Okulunda Sanal v b Toplum

altndadr. ou m zik tr, yaadm z d n em d e, bir m eta


k arak teri tam akta; m zik kullanm d e erin d en ok, deiim
deeri olarak ortaya km aktadr. G e rek ikilem , hafif m zik
ile ciddi m zik arasn d a deil, piyasa ynelim li m zik ile byle
olm ayan m zik arasndadr. Bugn pazar ynelim li olm ayan
m zik, ou insan iin kavranabilen ve tad n a varlabilen bir
m zik deilse, buna dayanarak, bu tr m ziin nesnel biim de
reaksiyoner olduunu sylem ek yanl olur. K uram gibi m zik
de, kitlelerin varolan bilin dzeylerinin ilerisini erek edinebil-
m elidir.125
M artin Jay, popler mziin tketicisinin "ocuklatrlm"
bireyler olduunu iddia eder:
"Yalnzca beslenme gereksinmesi geliebilmi ocuk yataki in
sanlar gibi, miiziin bugnk dinleyicisi olan kiiler, mzii
duyabilme yeteneklerinin gerilemesi sonucunda, yalnzca daha
nce duymu bulunduklarnn bir tekrarna tepki verebiliyorlar.
Baka bir deyile, yalnzca yaanm bir gemiin iinde yaaya
biliyorlar, Tpk ocuklarn yalnzca parlak ve gz alc renkleri
farkedileri gibi, mziin bugnk dinleyicisi olan bu kiiler de,
renklendirme oyunlarna hayranlkla kaplyorlar, bu oyunlarn
heyecanlandrc izlenimlerinin ve mzikteki bireysellemesi gibi
grnen parlaklklarn aslszlm ayrmlayamyorlar. "29
A d o rn o ya gre, standartlam a ve szde-bireylik popler
m ziin en nem li zelliklerini oluturuyordu. M zikte all
m ve bilinen eylerin alglanm as kitle dinleyicisi iin esas
oluyordu. Bu, d ah a gelikin dzeyde bir zihinsel dinlem e ve iz
lem e yerine, kendisi bir am a du ru m u n a gelm i m zik dinlem e
biim inin olum asna yaryordu. Belirli bir form l bir kez tu ttu
m u, endstri b u nu tek ra r tek ra r kullanp duruyor, ortala hep
bu ayn eyin b enzerlerini sryordu. S onuta ise, m zik bir
t r toplum sal m aya olarak igrm eye m ecbur braklm olu
y o rd u .130 Bu tarzda "mayalanm " toplum , "atomsal", blne-
J''1 bkz. Martin Jay, Diyalektik mgelem, s.264
J>Martn Jay, a.g.y., s.275
,1" bkz. Martin Jay, a.g.y, s.277

76.
Sanat

m ez bir yapya sahip olur. V e iktidar, onu istedii yne s r k


leyebilir.
A d o rn o ya gre, mzik doal deil tarihsel bir grngdr.
Bat mziinin geleneksel tonalitesinin herhangi baka bir m-
ziksel biim den daha doal olduu ileri srlem ez; aynen bir
toplumsal dzenin dierinden daha doal olduunun ileri sr
lemeyecei gibi. G eleneksel tonalite mziin gelimesinin sade
ce belirli bir aamasn temsil eder. Toplum , sadece belirli bir ke
simin bilinci olarak deil bir btn olarak m zikte ierilmitir.
Ve estetik liyakat ve toplumsal ierik birbirinden ayrlam az.131
A dorno, mziin b ir sre o larak diyalektik analizini yle
yapar:
1. retim ; yaratm a sreci. G erek mziksel zne birey d e
il, yaratcnn bireysel yetenekleri ile o n a gem iten m iras ka
lan h er eyin bir toplam dr,
2. Y eniden-retim . nceleri mzik d bir gelim e olarak
deerlendirilen teknoloji, yaratm srecinde kullanlm akla m
ziin isel geliimi ile bulum utur. Eer sanat yapt kendisinin
yeniden-retim ine dnyorsa, yeniden-retim de sanat yap
tna dnebilir,
3. Alglam a. M zie aklc ve eletirel bir tepki verebilm e
yetenei h er geen gn azalm aktadr. Bunu nedeni, kitlenin
srekli olarak d aha nce alt, altrld biim lerin bom bar
dm an altnda kalm asdr.132
A dorno, retim ve alglam a asndan nc m zik ile pop
ler mziin farklarn yle aklar:

retim asndan nc mzik;


H er ayrnt, kendi mziksel anlamyla som ut btne bal
dr. T em alar ve ayrntlar btnle ok sk bir biim de i iedir.
T em alar dikkatli bir ekilde gelitirilmitir. Ayrntlar, btn
etkilem eden deim ezler, neredeyse btn ntasarlarlar.
Uyum ve tutarllk, biimsel yap ve ierik (tem alar) arasnda
1,1 bkz. Martin Jay, Adorno, s. 136
bkz. Martin Jay, a.g.y., s.137

17
Frankfurt Okulu'rtda Sanat ve Toplum

gerekleir. Eer standart planlar uygulann-,. (rnein dans


iin), bu tercih btn iinde de nem li bir m oy nar. Yksek
teknik beceri norm lar vurgulanm aya allr
retim asndan popler mzik;
M zik kom pozisyonu tandk, bildik yoll.u /lcr. zgnlk
dzeyi yetersizdir. B tnsel yap ayrntlar.! Iuv,l deildir ve
onlara bal o larak deim ez. M elodik yap k,itidir ve kendini
srekli yineler. A rm onik yap hazr planlar u /n in e kuruludur
ve ok da gelikin deildir. Kartlklar yaptn yapsn etkile
m ez ve tem alar gelitirm ez. Vurgu daha ok s<-s, renk, ton ve
ritm in bileimi zerindedir. D oalam alar simi ldr. A yrntlar
birbirlerinin yerine geebilir. Yeni ve zgn norm lar yerine
egem en norm lar tercih edilir.134
Alglama asndan nc mzik;
M ziin btnn anlam adan, paralar anlam ak olanakl
deildir. B tn, ayrntlarn anlalm asnda ok etkilidir. T em a
lar ve ayrntlar ancak btnle iliki iinde anlalabilir. M zi
in anlam sadece bir farkna varma, rnek olarak baka bir
parayla zdeletirm e biim inde kavranam az. M zik bir aba
ve younlam a gerektirir. M ziin estetii, gnlk yaam n s
rekliliini krar ve hatrlam ay tevik e d e r.l3>
Alglama asndan popler mzik;
B tn, paralarn alglanmasn ve onlara verilen tepkileri
yeterince etkileyem ez. T epkiler genellikle paralar zerinedir.
Mzik, kolay anlalabilir trler eklinde standartlam tr. B
tn d aha alglam a ncesi bilinm ektedir. M zik dinlem ek pek
nem li bir abay gerektirm ez. Dinleyici mziksel deneyim in
gerekleecei baz m odellere artlanm tr. B tn deil, tarz
ve ritim nem lidir. D aha nceki m ziksel deneyim lerle balan
t nem lidir. M ziin anlam kabullenm eyle sonulanan bir fa r
kna varm a eklinde kavranr. En iyi, en baarl m zik srekli
v> bkz. David Held, hroduction io Citcal n e o n ', s.HJl
1,4 bkz. David Held, a.g.y., s. 102
bkz. David Held, a.g.y . s. 11)2

78
Sanat

tekrar edene uyumlu olandr. Mzik, toplum sal bilin zerinde


uyutucu bir etki brakr. G nlk yaam da sreklilii glendirir
ve eylemi yaps unutkanl tevik e d e r.136
. Naci Soykann belirttii gibi, her sanat gibi bir gereklik
grn olan mzik, grn deil de gerekliin kendisi
olunca, artk ideoloji olur. Bu durum mziin kendisini top
lum da kullandrm as durum udur. O zam an mzik toplum sal ol
maz. Ancak toplum sal eilim m zikte yanklannca, mzik to p
lum sallar.117 "Sanat yaptlarnn toplum la bants Leibnizin
m onadlarna benzer^ Kapsz ve pene resiz. D em ek ki, toplum
olmakszn, kendini bilir olm ak iin, bu bilin daim a ve zo ru n
luca toplum a elik etm eksizin, yaptlar ve ayn zam anda kav
ram dan uzak mzik, h e r durum da toplum u tasavvur eder. una
inanm ak istenir: K avram dan uzak mzik ne denli derinse, to p
luma o denli az gz krpar.'lUS Hibir m onadn darya alan
penceresi yoktur. A m a h er m onad tm dierlerinde olan biteni,
yani dnyay bilir. nk birindeki olan biten, yani onun tasav
vur ettii ne ise tekilerin tasavvur ettii de odur, ayn eydir;
arada sadece tarz fark vardr. Mziin kavram dan uzak olmas,
onun kendini kolayca ele verm em esi dem ektir. Derinlii olan
bu m zikte toplum sal olan dibe km tr. Bestecinin toplum
sall bu keltide sz konusudur, yoksa popler m zikte d e
il. P opler m zik varolan, nesnel gereklii yeniden retir.
T oplum la uyuma, anlam a durum unda m zik ne zerk ne de
zgrdr. zgrlk iin anlam ann iptali gerekir. Bu iptal de
ancak ve ancak m zik (sanat) tarafndan yaplabilir, ka taraf
tan deil. Efendisinin azat ettii kle asla zgr deildir, yalnz
ca azatldr. Toplum sal olan mziksel biim lerde iselletiren
mzik, bu suretle toplum a kar kar. M zik bu iselletirm ede
ve toplum la kavgal olm asnda kendi zerkliini elde eder, to p
lum a kaytsz olm ada deil. M zikte nesneleen toplum , artk
mziin hakikatidir, toplum sal hakikat deil. A m a mzik, bu
1.6 bkz. David Held, a.g.y., s. 103
1.7 .Naci Soykan, M ziksel O tim a topyasnda A dorno ile Bir Yolculuk, s.71-72
l,'; TAV A dom o'dan aktaran . Naci Soykan, a.g.y-, s.73

79.
Frankfurt OkuJunda Sanal ve Toplum

kendi hakikatini toplum a geri verir. Bu bakm dan mzik sosyo


lojisi, ideolojik ierikle ve m ziin ideolojik etkisiyle ilgilendii
lde, to p lu m un eletirel bir retisi olur. Bu m zik sosyoloji
sine mziin hakikatini aratrm a ykm ll ykler. H e r ne
k ad a r geleneksel m zikte, bu mziin devrim ci olduu dnem
lerde isel hakikati aratrm a olana grece varsa da, A dor
n o ya gre, bu aratrm ann asl yeri, "yeni nziktir. 20. yzyl
m ziinde en kkten yenilik, "a tonalite" ve "on iki ton teknii"
ile yaplm tr. B unun balca yaratcs S chnbergdir. Schn-
bergin rencileri A lban B erg ve A nton VVebernd en baka St-
rawinsky de bir zam an bu yolu izlemitir. "Yeni mzik" deyimi
A d o rn o da az da olsa, gem ite dnem ini tam am layan bir tarz
dan sonra ortaya kan m zik anlam nda d a kullanlm olm as
na karn, asl bu atonal m zik anlam nda g r l r.139 "Yalnzca
yeni mzik, kendi hakikat ieriinin bilgisine izin verir."1"10 Bir
mzik felsefesinin olana iin olan m zik d e ayn m ziktir.
"Bugn m zik felsefesi, ancak yeni mziin felsefesi olarak ola
nakldr."141
M artin Jaye gre, A dorno, Schnbergin atonalite alannda
gerekletirdii gelim elerin, ada toplum un zm lenm em i
uyum suzluklar karsnda uzlam ac bir tutum taknm ann re d
di anlam na geldiini ne srer. S chnbergin er-
ken-davurum cu dnem indeki mziin aslsz uzlam a srk
lenm ekten uzak kalm aya altm savunur. A ncak gerek bir
sanatda grlebilecei gibi, Schnbergin, kendi bilincinde de
olsa, bilinlenm em i itilerin nne set ekm eyerek, bunlara
toplum sal gereklikteki uyum suzluklar dtavurm a olanan
kazandrdm syler.
"Fakat bu arada atonalite ne pahasna olursa olsun tonalite
den kurtulma abasna da girimi bulunduu iin, salt bir
keyfilik olmaktan kp, on iki notadan herbiri seslendirilme
dike bir notann ikinci kez yinelenmedii on iki ton dizilenme-
w .Naci Soykan, a.g.y.. s.74-75
'"'T.W. A dom o'dan aktaran . Naci Soykan, a.g.y., s.76
1,1 T .W. A d o m o dan aktaran . Naci Soykan, a.g.y., s.76

m
Sanat.

sine dayanan yeni bir dzen oluturmutur. Byle bir gelime


siireci iinde Schnbergin kendi zel itkilerini, bir besteci ola
rak, yeniden klasik gelenekle balant kurulabilecek biimde
nesnelletirmesi, mziin dndan bir basknn zoruyla deil,
Sdnbergin erken dnemindeki mziin diyalektik rn
olarak gereklemitir. Schnbergin yapt, mziin mant
iine ekilerek, dardaki toplumsal glerin basksna kar,
bir oranda da olsa, sanatsal retimi korumak olmutur. A n
cak, on iki perde tekniine ynelmeyi kendi kulandaki m
ziksel arayn arl ile yapamayanlar iin bu mzii bu m
zik olarak yapm ak olanakszdr."142
Szck anlam yla sesler arasndaki uyum dem ek olan arm o
ni, geleneksel tonal mziin tem el bir esidir. T onalitede, ok
ve farkl sesler, bir m zik parasnda bir ana ton ekseni etrafn
da birletirilerek uyum elde edilir. Bu ana ton, ayn zam anda
egem en tondur; oklukta birlii salayan edir. Bu ekilde an
laldnda h er arm oni, bir egem enlik ilikisinin sonucudur. Bu
tonal dzeni ykarak, krom atik143 dizideki on iki notaya yeni bir
sralam a getiren Schnberg, 20. yzyl mziini tem elden etk i
ler. Bu yeni teknie "on iki ton teknii" adn veren Schnberg,
eski mziin arm onisi yerine k o n trp u an '44 koyar. T onalitede
ana tonun teki tonlar stne egem enlik kurm as, tonlar a ra
snda elikinin, uyum suzluun o rtadan kalknas, geleneksel
diyalektikte tez-antitez atm asnn sentezde o rtad a n kalkm a
sna karlk olurken; atonalitede arm oninin enkaz zerine ku
rulan kontrpuadak dinm eyen am ansz atm a, negatif diya-
IJ: Martin Jay, Diyalektik mgelem. s.264-265
141 "Kromatik: ...yarm tonlardan oluan ses dizisini lanmlar. Byle bir dizide
birbirini yarm ses farkla izleyen iki komu sesin oluturduu arala kroma
tik aralk denir. Kromatik tr, kromatik aralklarn belirli bir yntem iinde
kullanld mzik trdr. D ou m ziine zg bu yntem 16. yzyldan
sonra Ban m ziinde grlm eye balad. Schnberg, bir oktav on iki eit ara
la blerek 'on iki ton adn verdii kromatik sistemi gelitirdi." Vural Szer,
M zik v? M zisyenler Ansiklopedisi, R em zi Kitabevi, stanbul, 19S6, C ilt.i,
s .- m
nJ "Kootrpuan: Bestecilikte, akortlar dayal armoninin yerine, zaman beraberli
inden yararlanarak birok ezgiyi st ste getirme sanat. Bir anlamda ezgiye
ezgiyle yant varma teknii." Vural Szcr. a.g.y.. C ilc l, s.407

a
frankfurt.Okululnda Sanat ve Toplum

lektikteki sen tezsiz, sre giden elikiye karlk olur. A d o r


n o nun Schnbergin m ziine alk tutm as b u n d an d r.145 Sc
hnberg, yalnz bir besteci deil, ayn zam anda bir kuram cdr.
O nun retisi kom pozisyon retisidir. Y ntem i, yani on iki
ton teknii, tm kom pozisyon boyutlarn kapsayan btnleyici
bir yntem dir. A d o rn o ya gre, "on iki ton teknii, resim yapar
ken p alet stndeki boyalarn bir dzenleniine benzer."1-'6 D e
mek ki tuvalde kullanlacak renkler nceden belirlenecektir.
H em de iyi bir palette bu belirlenim in tam olm as beklenir.
M zikte ise rengin yerini ton alm tr. A ncak tonlarn bu belir
lenimi, bu mzii, yaratcln ortad an kalkt m ekanik bir m
zik yapmaz. Nasl renkler henz p alette ise ve onlarn tuvale na
sl aktarlaca bilinm iyorsa ve bunun iin tkenm ez olanaklar
varsa, ayn ekilde, belirlenen on iki no tad an hangi dizinin olu
turulaca yine tkenm ez olaslklaryla bestecinin yaratm a g
cnde bulunur. Bu nokta, artk. A d o rn o nun felsefesinde m zi
in ne denli nem li bir yer tuttuu aktr. M zik ile felsefe a ra
sndaki iliki A dorno'da mziin m erkezde olduu bir ilikidir
nk negatif diyalektie ilham veren atonal m ziktir.147
Schnberge getirilen en nem li eletirilerden biri entelek-
talizm eletirisidir. A ncak bu eletiri ya entelektelliin isel
gcn nesneye dsal kalan dnm eyle kartrr, ya da m zi
i, kltrn eylem esine kar tm estetik m edya iin zorunlu
olmas gereken entelektellem e taleplerinden tam am en ayrr.
G erekte, Schnberg n aif bir sanatdr. O nun en byk re h b e
ri irade d mziksel sezgileridir.148 M elodi eksiklii saptam as,
entelektalizm eletirisinin en tem el dayanaklarndan biridir.
Oysa S chnbergin mzii ok m elodik b ir m ziktir. A ncak o,
hazr form lleri tekrar etm ek yerine, srekli yeni form lar re t
mitir. M elodik im gelem inin tek bir melodiyle yetinm eyen bir
yaps vardr. Ayrca, mziin kendi nefesini izlem ek, onu kst-
N' bkz. . Naci Soykan, M tiziksel Dnya topyasnda B ir Yolculuk, s.81-82
IJI> T.W. A d o m o dan aktaran . Naci Soykan, a.g.y., s.82
,J7 bkz. . Naci Soykan, a.g.v., s.82-83
bk7. T W. Adorno, Prisms, s.l 50

_82_
Sanat

lam alarndan kurtarm ak Schnbergin en byik yeteneidir.149


Schnberg, p ratik ve kuram sal olarak "tarz" kavram na her
zam an kar olm utur. K onu (tem a) ncesi bir kategori olarak
tarz yerine, mziksel dncenin zenle ilenm esi anlam nda
"idea" kavram n ne karm tr. H e r aam ada, tem el olarak
"Nasl?" yerine "Ne? sorusuna ncelik verm itir.150 Schn
bergin mzii entelektel deildir. Yalnzca m ziksel zeka is
ter. T em el ilkesi "gelien deine"dir. H er eyin m antklca ge
litirilm esine, glendirilm esine ve dengeli bir biim de zm
lenm esine uralr. Tm aptalca retorik ve aldatc hareketler
km senir. S ch nberin mzii dinleyiciyi, ona imtiyaz tan
mayarak o n u rlan d rr.1' 1
Schnberge getirilen bir dier eletiri de deneysel olm aktr.
Bu eletirinin tem elinde sanatsal tekniklerdeki gelim enin o r
ganik bir btnlk iinde ilerledii anlay yatm aktadr. Kendi
bana h arek et eden, yeni bir ey kefeden herkes yalnzca gele
nee kar su ilemi olm akla kalmaz, ayn zam anda gsteri
ve yetersizlikle sulanr. Ancak, mzik de dahil olm ak zere,
sanat yaptlar bilinlilik ve kendiliindenlik ierirler ve bu da
dorusal gelimeye aykr olm ak d u ru m u n d ad r.I?" stelik gele
nek, sadece ak seik grnen, fark edilm esi g olmayan d e
il, ayn zam anda, o ana kadar bastrlm, gzard edilmi, bi
lin altna itilmi olan da ierir. Bu nedenle m odern resmin ya
da S chnber ve Viyana O kulu m ziinin gelenek d olduu
sylenem ez.1 '
A dorno, S chnbergin m ziinin en byk savunucusudur.
O nun m ziinde kendi felsefesini imge olarak kefeder. A dor
no, Schnberg dnda dier baz besteciler hakknda da yaz
mtr. B unlardan biri de Strawinskydir. O nun, Strawinsky ze
rinde durm asnn nedeni, S chnbergi nem sem esiyle ayndr.
Yani Strawinsky de bir dnem on iki ton tekniini benim sem i
l'w bkz. T .W. A dorno, a.g.y., s.152
1,11 bkz. T.W . A dorno, a.g.y., s.153
1,1 bkz. T .W. A dorno, a.g.y.. s.154
152 bkz. T .W. Adorno, a.g.y., s.154
bkz. T .W. A dorno, a.g.y., s. 155

83
Frankfurt Okulunda Sanat ve Toplum

tir. Bu m zikte A doroyu tahrik eden udur: Hayrlayclk, ye


nilikilik, aklk, ikin doruluk, eliki, diyalektik. Stra-
winskyde belirleyici eliki, "hakikatsizlie gerek duyan haki
kat" elikisidir. "izofreni stne akln bir hilesi olan estetik
program olanakszl" Strawinskynin m ziinde "iddet ve sa
natsal aralkta baka bir anlam a d n r.154 A dorno, Stra-
vvinsky m ziinde onun p ath o s'u n d an kaynaklanan izofrenik
eleri yerenlere kar kmtr. Bu m zik asla izofrenik deil
dir. T ersine, izofrenik eler, ondaki akl salnn kefareti
dir. Rus asll besteci, R us kltrnden kopm ak iin yapt at-
lm larda yine bu kltrn keltisinden beslenir. "zne katego
risi, B atya gre geri kalm R usyada B atdaki kad ar salam
biimde olum am t. zellikle D ostoyevskinin sradl,
B enin kendi kendisiyle zdesizliinden ileri gelir. K aram azof
kardelerin hibiri bir "karakter" deildir. G e burjuva Stra-
winsky, znenin sonunda paralann m erulatrm ay byle
bir -znellik zerinde sunar."155 Batl burjuva kltrnde z
ne zdeliine ok nceden varlmt (m zikte B eethoven) ve
o zam andan bugne bu zdelik oktan paralanm t. Dolay
syla yeni mziin zdelii B atda paralam olmas m eru-
dur. Buna karm Rs kltrnde durum , Stravvinskyye, onun
kendisinin ele geirdii baka tarz bir m eruluk sunm utur. B u
rada henz znenin zdeliine varlm am tr. atlaklar daha
kapanm adan Stravvisky yetimitir. B atda btnlkten sonra
ki atlaklar, R usya'da btnlk ncesi atlaklar, yeni mzie
m eru zemin olur. B urada grld gibi, A dorno iin mzik,
felsefeye olduu kadar toplum sal tarihe de zemin o lu r.156
A d o rn o nun mzik kuram , h er ne kadar atonal m zik yani
m odernizm in m zikte karl zerinde younlam ise de,
klasik mziin ustalarn da gzard etm ez. B unlarn banda
B eethoven gelir. A dornoya gre B eethoven, devrimci burjuva
zinin mziksel prototipidir. "O nun yapt, mzik ile toplum un
15,1 T.W. A d o m o dan aktaran . Naci Soykan. M ziksel D nya topyasnda
A d o rn o ilf Bir Yolculuk, s. 86
1 ' T.W. A d o m o dan aktaran . Naci Soykan, a.g.y., s.86
l'fl bkz. O. Naci Soykan, a.g.y., s.86

84
Sanat

yum uak bal uygunluk em asn paralar."1S7 Beethoven, burju


vazinin toplum sal vesayetinden kurtulmutur. O nun mzii
"daha fazla hizm ette bulunm ayan", estetik bakm dan tam zek
m ziktir. "B eethovenda toplum kavram sz olarak bilinir; res
m edilmi olarak deil."158 Bylece mzik kendi anlam n kendi
iinde tar. F akat anlam ca kendini toplum un vesayetine sokar
mzik, toplum a bakarak kavranacak olan m ziktir; anlam lar
toplum da olan gstergelerden, resim lerden oluan mziktir.
B una karn, A d o rn o ya gre, kendi hakikati olan bir mzik, bir
mzik cmlesi, onu anlam ak iin baklarmz kendisine evir
memizi, onun gnderdii deil, gsterdii anlam a ynelm em izi
bizden bekleyen m ziktir. C m le gnderici ise, o, kendisinin
dndaki dnyaya, alg-tasarm gerekliine gnderiyordur;
baka bir deyile, cm lenin anlam kendisinin dndadr. Am a
o gsteriyor ise kendini gsteriyordur; yani anlam kendisinde-
dir. B eethovenin mzii byle bir mziktir. Kendi hakikati
olan, yalnzca kendini gsteren mzik. A dornonun yaklam n
d a sanat-toplum ilikisi ancak estetik olarak m m kndr.159
A d o rn o nun ele ald bir baka klasik besteci R ichard Stra-
usstur. A d o rn o ya gre, R ichard Strauss anlaml son burjuva
kom pozitrdr. Strausstan sonraki mzik ise, nc atonal m
zik dnda, yalnzca m eta olabilm itir. Bir zam anlar aristokrasi
yi hem taklit etm ek, hem de onunla alay etm ek iin yaplan hafif
mzik, bugn, insan kaderine boyun emeye ikna etm ekle i-
levlendirilni bulunuyor. Folk mzii ise, dirimsel gcn yitir
mitir. nk, kendiliindenlik zellii olan halk kalmamtr.
zgn bir halkn olmad yerde, halk mzii de olm az.IW)
A d o rn o nun popler m zik eletirisinin balca nesnelerin
den biri cazdr. Caz zerine ilk yazs 1930larda yazlmtr.
A ncak o dnem de A dorno henz A vrupadadr, A B D 'ye g
etm em itir. zellikle o dnem de, youn bir caz dinlem e geie-
M,T.W. A d o m o dan aktaran . Naci Soykan, a.g.y., s.79
T.W. A d o m o dan aktaran O. Naci Soykan, a.g.y., $.79
bkz. . Naci Soykan, a.g.y-, s.7y-80
bkz. Martin Jay, Diyalektik nelcn. s.2(>8

5
Frankfurt Okul unda Sanal ve Toplum

nei olm ayan A vrupada A d o rn o nun bu tavr olduka ilgintir.


C az eletirisini, cazn hangi trn m alzem e alarak gerekle
tirdii ak deildir. D ah a sonra, A B D de yaad dnem de
tavr deim em i ve yazd m akalelerde caza h ep eletirel yak
lamtr. F ran kfurt O kulunun dier yelerinin m zik ve zel
likle caz konusunda A d o rn o kadar alm alarnn olm ad bir
gerektir. A ncak A d o rn o nun genel olarak mzii ele al,
okulun san at anlaynn belli bir sanat trndeki som utlan
olarak deerlendirilebilir. Bu nedenle, A d o rn o nun m zik ala
nndaki alm alaryla, dier yelerin farkl alanlardaki alm a
lar arasnda bir btnlk vardr. C az konusunda ise byle bir
btnln olduu kukuludur. A ncak, hem en belirtilm esi g e
reken nokta, A dornonun caz zerine yazd birka m akalenin,
mzik zerine yapt alm alarn tm yannda ok snrl bir
yer tutm akta olduudur. Bu nedenle, O kulun dier yelerinin
A d o rn o 'n u n caz zerine yazd m akalelere olum lu ya d a olum
suz bir tepki verm em eleri doal karlanabilir. A ncak M arcuse,
A B D de yaad dnem deki baz alm alarnda, zam an zam an
caz ve bluesu olum lam aya kar mzik biim leri olarak d e e r
lendirm itir. Bu anlam da, A dorno ile M arcusenin yaklam la
rnda bir kartlk sz konusudur.
A d o rn o ya gre, caz yabanclam ay aknlam am akta, onu
daha d a glendirm em ektedir. Caz, tam anlam yla m etadr.
Cazn bata gelen ilevi, yabanclam a iindeki insan ile onun
olum lam ac kltr arasndaki mesafeyi azaltm ak, fakat bunu
poplist ideolojinin bask altna alc anlay ve yntem i iinde
yapm aktr. Bu nedenle, m odern dnem de caz, B rechtin gerek
sanatn zellii sayd yabanclatrm a etm eni etkisinin tam
tersi ynde bir ilev grm ektedir. te yandan caz, aslsz bir bi
imde, doaya dnlyorm u duygusu verm ektedir. Oysa, b
tnyle toplum sal bir rndr. D ahas, caz, kiisel dlem lerin
yerine o rtak dlem leri koymasyla d a kendisini dem okratm
gibi gsterm ektedir. F akat bu szde dem okratlktr. D oala
maya ak oluuyla da bireysellik tayormu gibi grnm ek is
Sanat

tem ekte, fakat cazdaki btn doalam a da belirli form larn yi


nelenm esinden ibaret kalm aktadr.161
A dorno, cazn bastrlm zenciliin bir bakaldrs olduu
tezini de pek ciddiye alm az. A d o rn o ya gre, zencinin caza bir
katks varsa, bu katk, zencinin klelie kar bakaldrn te p
kisinden ok, olsa olsa, yar-zgn, yar-szlanm ac boyun eii
dir. Bu noktada A d o rn o nun caz hakkm daki deerlendirm eleri
ile, T rkiyedeki m odernizm in, arabesk hakkndaki yorum lar
nn benzerlii ilgi ekicidir.16' "Cazda Afrika kkenli baz e
lerin bulunabilecei yolunda kukular olsa bile, bundan ok d a
ha belirgin olan, cazn iindeki b t n szde-bakaldrc ele
rin, ilk gnden beri, kat bir em aya balanm olduu; bakal-
drc jestlerin, tpk analitik psikolojide anlatlan sadom azois-
tik tip gibi, kr bir itaatle kaynatrlm olduudur".163 Cazn
bireysel znenin ykma uram olduunu gsteren bir baka
kant ise, bu mziin dorudan doruya dinlenm ekten ok,
dans ederken kulak verilen, ya da arka-plan olarak dinlenen bir
m zik oluudur. H er eye ram en, daha nce de belirtildii gi
bi, A d o rn o 'n u n caz yorum larn, m zik zerine yazdklarnn
btn iinde zel bir yere koym akta y arar v ardr.164

4.4 Edebiyat
F rankfurt O kulunun youn olarak ilgilendii bir dier sanat
alan d a edebiyattr. O kulun hem en hem en tm yeleri edebi
yat stne yazmlardr. B u alm alara konu olan edebiyatlar
olduka fazladr. A ncak bunlar iinde en nem li olanlar; A d o r
n o nun Kafka, B eckett ve Proust zerine olan alm alar, Lo-
w enthalin 18. yzyl ngiliz edebiyatn popler kltr asn
dan incelem esi ve A lm anyadaki toplum sal gelimeyle, D osto-
yevskinin okunm a younluu arasnda kurduu ilikinin yer al
d alm alar ve zaten filozof ya da sosyolog olm aktan ok bir
161 bkz. M an in Jay, a.g.y., s.270
w bkz. Martin Jay, a.g.y., s.270
ii y A d o m o dan aktaran Martin Jay, a.g.y., s.270
l<"1bkz. Martin Jay, a.g.y,, s.27!

SL
Frankfurt Okulunda Sanat ve Toplum

edebiyat adam olan B enjam inin B audelairc ve IVoust zerine


olan alm alardr. Tm bu alm alar iinde ne kan ve bir
anlam da okulun sanat anlaynn edebiyat alanndaki karl
olarak deerlendirilebilecek olanlar A d o rn o iin K afka ve Bec-
kett, Benjam in iin B audelairedir.
D aha nce ortaya konduu gibi, F ran k fu rt O kulu, sanat iin
ngrd ilevin m odern sanat tarafndan yklenilebilir oldu
unu ileri srer. V e edebiyat, am a zellikle rom an sz konusu
olduunda, realizm en byk dm anlardr. A d o rn o nun, L u
kacs ile olan polem iklerinin ana ekseni de, d ah a nce g rld
gibi, budur.
A d o rn o ya gre, eer rom an realist m irasna sadk kalm ak
ve olan sylem eye devam etm ek istiyorsa, kendini yalann su
ortaklna indirgeyen bir realizm i terk etm elidir. V urgulanm a
s gereken, insanlar arasndaki ilikilerin eylemesiyle insani
zelliklerin kaypaklam asnn dzene srtm esiz b ir varolu
olana tanm akta olduudur. B unun aralar da yabanclam a
ve evrensel kendie-yabanclam adr. Ki rom an, tm san at t r
lerinden daha fazla, bunu gerekletirm e niteliine sahiptir.
Y abanclam a rom ann bir estetik aracna dnm tr. nk
insanlar birbirlerine yabanc hale geldike, birbirleri iin bir giz
haline gelm ektedirler. Bu gizi deifre etm e giriimi de, ki bu ro
m ann gerek m otorudur, tu h af bir ekilde evrensel zn ara n
m asna dnm ektedir. M odern rom ann anti-realist m om enti,
som ut nesnesinden trem itir. E stetik aknlam ada yansyan,
dnyann bysnn bozulm asdr.1

4.4,1 Kafka
A dorno, K afkay her zam an m odern edebiyatn en nem li
temsilcisi olarak grm tr. A slnda, K afkann eserlerinin has
talkl bir ruhsal kiiliin kalem inden kan nevrotik yazlar ol
duu deerlendirm esinin genelde egem en olduu dnem lerden
beri F ran k fu rt O kulu ve zellikle A dorno, K afkay ann en
byk m etin yaratcs olarak selanlam tr.
bkz. T. W. A dorno, N o lts s tr la l.itteraiure. Flammarion. Paris, 1984, s.39

S&
Sanat

A d o rn o ya gre, her Kafka cm lesi hakikate uygundur ve


her cm lenin bir anlam vardr. H akikat ile anlam , sim genin ge
rektirdii gibi birbirlerinin iinde erim em itir, aralarn d a kos
koca bir aklk vardr. K afkann dzyazs sim geden ok "ale-
gori"nin ardm a dm eye abalar. B unu yaparken de toplum dan
dlanm olann yannda yer alr. B enjam inin bu dzyazy
"mesel" olarak nitelendirm esi nedensiz deildir. Kendini anla
tarak deil, anlatm aktan kanarak, bir kopula anlatr. Bu dz
yaz, an ah tar alnm alegorik bir dzene benzer. Bunu fazla
nem seyen h er aba, K afkann yaptnn soyut sav, varolann
karanln zyle kartrarak yolunu yitirmeye srklenir. H er
cm le "yorumla beni" der, am a yorum lanm aya da katlanam az.
H er cm le "bu byledir" biim inde bir tepkiyi ve buna bal
o larak da "bunu daha nce nerede grm tm ?" ("deja vu") so
rusunu zorlar ve bu srekli yinelenir. Yorum u ne karm a g
cyle Kafka estetik uzakl ykar. M etinleri, okuyucuyla arala
rn d a deim ez bir uzaklk kalm asn am alam azlar. O nlarn
duygularnn, boyutlu film tekniinde lokom otiflerin izleyici
lerin stne gelm esi gibi, anlatlann kopup stlerine gelecein
den korkm alarn gerektirecek derecede ayaa kalkm asn
am alarlar. Boylesine saldrgan bir m addi yaknlk, okurun ken
dini rom ann kiileriyle zdeletirm e alkanlna kar durur.
Bylece K afkann m etinleri, B recht'in epik oyunlarnn m oder-
nist biim ini paylar.1*
A d o rn o iin bir sanatnn kendi yaptn anlam as eklinde
bir zorunluluk szkonusu deildir. K afkann bunu becerebile
ceinden kukulanm ak iin elde zel nedenler vardr. Kaf-
k a nn yaptlar, yazarn, yaptn iine pom palad felsefenin
yaptn m etafizik zyle eitlenm esi hatasndan kendilerini ko
rum ulardr. yle olduunda, yapt l doar, sylediinin iin
de tkenir gider, zam anla serpilip gelimezdi. Y aptn kastetti
ine srayveren bu ksa devreye kar korunm ay salayacak
ilk.kural udur: H e r eyi szck szck, szcn tm anlam n
da alm al, hibir eyi tepeden inm e biim de kavram larla kapa-
lM> bk 2 . T.W . Adorno, Prisms, s.246

m
Frankfurt Okulujda Sanat ve Toplum

tp rtm em eli. K afkann gc m etinsel b ir gtr. Y alnzca bu


kurala ballk yardm c olacaktr, yn nceden saptanm bir
anlay deil.167
Sanat yalnzca gerekliin reddinden yaratm akla K afka, es
ki bir kurala kar gnah iler. G elecek, toplum un grnne
ilikin tasla dorudan ortaya koymaz. F ak at onu, olum a s
recindeki yeninin, tkenm ekte olan bugnden artt artk
rnlerden kurar. N evrozu tedavi etm ek yerine, tedavi edici
gc nevrozun ta iinde arar; bilginin verdii gtr bu. T o p lu
mun bireyde at yaralar, toplum sal yalann ifreleri, gerein
olum suzlanm as olarak okunur. K afkann gc ykc bir g
tr. K afka, ykm a edim inde, ruhbilim in yapt gibi, znede d u
rup kalm az; kendi kendini teyit etm ekten syrlm itaatk ar b i
lincin tam am en yklmasyla znel alanda ortaya kan yaln
m addi varolua kadar ilerler. nsandan geerek insancl o lm a
yana doru bir ka: K a fk am n anlatya zg yoludur bu. D e
hann bu d, K afkamn etiiyle birleen direni eksiklii,
ifade ediliin zorlayc gcyle dllendirilir.168
Y aptnda en ok bulunan, snrsz gce bir tepkidir. Srtna
bindii yaam dan geinir bu g. A m a gerekte asalaklara zg
etki gc yerinden kaydrlm tr. G regor Sam sa tahtakurusu
olur, babas deil. Gl olan deil, gsz-kuvvetsiz olan ge
reksiz grnr; hibiri toplum sal adan yararl bir i grm ez.
Davann taraf yapt sank banka grevlisi Josef K.mn bile
doru d rst bir ey ortaya koymamas kaytlara geer. Y aptla
rn ba kiileri gerekte oktan ie yaram az durum a gelmi
te-beri arasnda srnr dururlar. Bu te-beri, yaam sreleri
nin tesinde de varlklarn srdrerek, onlarn sadaka gibi va
rolm alarna izin verir yalnzca. Bu kaydrm a, retim aralarna
sahip olanlarn, i retenlerin bir ltf olarak yaamn yeniden
retim ini ycelten ideolojik alkanlklara gre oluturulm utur.
Prl prl parlatlm ileri kapitalizm in gizli yasasdr bu. K afka
bu evreyi, kendi olum suzlanm asnda daha net bir ekilde tanm -
bkz. T .W. A dorno, a.g.y., s.247
168 bkz. T. W. A do no, a.g.y., s.251-252

m
Sanal

lam ak iin darda brakr. Kafka gcn parm aklarnn yaam


kitabnn grkem li basm nda brakt kir izlerini bytele in
celer. H ibir dnya, K afka'nn kk burjuva korkusuyla bir b
tne sktrd bunaltc dnyadan daha hom ojen olamazd.
Bu, m antksal olarak, her dizge gibi kapal ve kendisi dnda bir
anlam dan yoksun bir dnyadr.169 K afkann cm lelerinin kendi
dnda b ir anlam olm am as, onlarn, yukarda sylendii gibi,
yalnzca kendisini gsteren, baka hibir eye gnderim de bu
lunm ayan mzik cm leleri gibi anlald imasn verir.
A d o rn o ya gre, Kafka tekelcilii, tekelciliin tkettii "libe
ral" dnem in artk rnlerinde grr. Bu tarihsel an, szde ta
rihi yukardan aydnlatan zam an-st bir ey deil, K afkann
m etafiziinin billurlam asdr. Sadece, zam an kavram m z oldu
u iin m ah er gnnden sz edebiliriz. Aslnda bu sonsuza
dek sren ksack bir m ahkem edir. En son kurban her zam an
dnkdr. Bu nedenle tarihe yaplm tm ak gnderm eler
den kanlr K afkad a .170
Klaus M ann, K afkann dnyasnn 3. R eichla olan b en zer
lii zerinde d u rm utur inatla. Yapt, T a n n nn gizli egem enli
inden ok "nasyonal sosyalizm"i anlatr. ato'da m em urlar
SSler gibi zel, bir rnek giysiler giyer; faizmin sekinleri de
kendi kendilerini atam lardr. T utuklam a baskndr, m ahke-
meyse iddet eylemi. Partiyle partinin gizil kurbanlar arasnda
ki ilikiye b en zer bu.171
A dorno iin, K afkann yazlarnn kapal karakteri, dn
ceyi tarihin soyut kartna indirgem ekle yetinm ez, yaptn k en
disini tarih ten pahas ar olm ayan bir incelikle szmeye kkr
tr. Oysa bu yapt ancak kapal b ir yapt olarak 1. Dnya Sava
dolaylarndaki on yln yaznsal devinim ine katlr. Bu devini
min bir oda d a P ragtr, evresi K afkann evresidir. D avu
rum culuun evresidir bu. A nlatc Kafka, davurum cu itkiyi
yalnzca kktenci ozanlarn gidebildii yerlere dek izlemitir.
bkz. T.W. Adorno, a.g.y., s.256
1,11 bkz. T .W. A dorno, a.g.y., s. 257
111 bkz. T.W. A dorno, a.g.y., s.259

_at_
Frankfurt .Okulunda Sanat ve Toplum

Y aptnda "ultra" solculuun "ton"u vardr. Yaptn genel an


lam da insana zg olana indirgeyen, Kafka'y tutucu bir biim
de "sahteletirm i olur. K apallk ilkesi, tm yle yabanclam
znelliin ilkesidir. K afkann tartm alard a tm toplum sal ek
lem lem elere kar direnm esi bouna d e ild ir.172
"M utlak biim de znellik" ayn zam an d a znesizdir. Ben,
ancak tekine d n erek yaayabilir. O , kendine yabanc olan
karsnda koza rm znenin b ir art olarak dnyann kr
bir artna dnr. D avurum culuun M ben"i ne denli kendi
zerine yanstlrsa, o denli dardaki eyler dnyasna benzer.
Kafka, bu benzerlik araclyla, davurum culuu tedirgin edici
bir anlatya zorlar. O, davurum culuktaki sanrya b en zer yan,
arkadalarnn hibirinin duyum sam ad kertede duyum sam ,
am a bu n a yine de bal kalm tr. K afka, zorunlu biim de ken
dine yabanclam ve "ey"lemi m utlak biim deki znellii
de, kendi yabanclam asn anlatm a d k en bir bedensellie, bir
"nesnellik"e zorlar. nsana zg olanla "eyler dnyas arasn
daki snr silinir.173
D avurum cu anlat elikindir. K endisini anlattrm ayan,
tmyle kendisiyle snrlanm olan, dolaysyla d a zgr olm a
yan, dahas doru drst olm ayan zneyi anlatr. zlp ken
di snrl v a ro lu u n u n zorunlu m om entlerine ayrlan, kendisiyle
zdelikten m ahrum edilm i bu znenin yaam nn sreklilii
yoktur. N esnesiz isellik eksiksiz anlam yla uzaydr; yle ki, o r
taya att her ey zam ansz yinelem e yasasna boyun eer. Bu
yasa, K afkann yaptnn tarih-d ynyle tam am en ilgisiz d e
ildir. sel anlam n birimi olarak 2am an araclyla olum u
biim Kafka iin olas deildir. byk rom anndaki paral
olu, rom anlarn i biimince belirlenir. Bu rom anlar, artk ro
m an kavram nn ardnda deildirler; yuvarlanp btnsellem i
bir zam an yaants biim inde bitirtm ezler kendilerini. Kaf-
kadaki davurum culuun diyalektii, rom an biimini dizi h a
lindeki m acera yklerine benzem eye zorlar. Kafka bylesi ro-
1 l>K/ T.W. A dorno, a-g.y., s.261
1 ik/ I VV. A dorno, a.g.y.. s.262

92
Sanal

m anlar sevmitir. Y erleik edebiyat ortam na katlmay, bu t


rn tekniklerini alarak yadsr.174

4.4.2 Beckett
B eckett, Kafka ile birlikte, A dorno iin m odern edebiyatn
en nem li temsilcisi olm asnn yannda, ayn zam anda onun en
sevdii yazardr da. A d o rn o ya gre, B eckettin yaptnn Paris
varoluuluuyla baz ortak yanlar vardr. Bu yaptn iinde an
lamszln (absurdite) kategorilerinin anlar, durum , tercih ve
onun kartlar biraradadr. A ncak S artreda, tezli sanatm kine
benzeyen, yani biraz geleneksel, asla cesur olam ayan fakat olu
mu etkiye kar ok dikkatli olan biim, B eckettin yaptnda
ifade edilmi olan yakalar ve onu deitirir. tkiler, Joyce ve
K afkannki gibi sanatsal aralarn en gelimii dzeyine getiri
lir. Anlamszl, ondan fikir oluturana dek sulandrm az. iirsel
geliim m aksatsz bir ekilde kendini koyuverir. B eckett yaptn
da felsefeye ait olan, Anglo-sakson avant-garde geleneine ve
zellikle Joyce ve E lliota paralel olarak kulland saysz ima
ve kltrel maya gibi, kltrel bir artk olarak deerlendirir.
A dorno iin m odernizm , m odernite iinde m odas geendir.175
A dorno, felsefenin ya da genel olarak kuram n olabilirlii
sorununun, B eckettte bir om uz silkmeye neden olduunu ileri
srer. G e aam asndaki burjuva toplum unun aklsall anlal
may reddeder. Bu toplum un, kendi aklyla kuatt (yola ge
tirdii) ekonom i politik eletirisinin yazlabildii dnem , iyi bir
dnem dir. nk geen zam anla, burjuva toplum u akln skar
taya karm ve onu grcl olarak dorudan o to rite ile dei
tirm itir.176 Akln otoriteyle deitirilm esi, akln kendini otori
teye teslim etm esi ve otoritenin akln yerine gemesi dem ektir.
Lukacs, B ecketti insanlar hayvansallklarna indirgem ekle
sular. nk, o n un resm i iyimserlii, gerek ve ebedi olana sa
hip olduklarn sanan kalplam felsefelerin yaam n tortusu
haline geldiklerini grm esini engeller. A d o rn o ya gre, Lu
kacsm yapt gibi, B ecketti tarihin nde gelen tan olarak
174 bkz. T.W. Adorno, a.g.y.. s.265
1'' bkz, T. W. Adorno, N otes sur la Litterature, s.202
176 bkz, T.W. Adorno, a.g.y., s.204

93
Frankfurt Okulu'nda Sanat ve Toplum

deerlendirm ek yerine, dnyann yokluu ve ocuksuluk b ah a


nesiyle, ona znel ve soyut bir ontoloji atfetm ek ve frsat b u ld u
u iin kuyusundan km dejenere sanat iine kaydetm ek ok
sam a o lu rd u .177
B eckett, saf ses araclyla dilin yarglam aya dayanan yn
n tasfiye etm ek yerine, onu, anlam kazanm ak isterken anlam -
szlaan gevezeliin hakim olduu soytar ritelleri tarznda,
kendi anlam szlnn bir aracna dntrr. D ilin nesnel ola
rak km esi, basm akalp gevezelik ve yabanclam ann eksikli
i, estetik gize giren cm le ve kelim elerin yerindelii, dili yitir
m ekte olan insanlarn ikinci dili, dikkatsiz cm lelerin ymas,
yanl olarak m antksal ilikiler, rn m arkalar gibi plastikle-
mi kelim eler, reklam dnyasnn vlger yanks, tm b u n lar dili
reddeden iirsel yaptn dilini oluturm ak iin yn deitirir.178
G erekliin bir hcresinin seyri (contem plation), evrenin
tm geri kalan kadar deerlidir. zne tarafndan saf bir ekil
de ortaya konm u btn hiliktir. Akln tm gr n m lerin e sa
hip olarak, egem en olunabilir doann insan m erkezli tuza
olan, "her eyi "hibir ey"in karsna koym ak k ad a r anlam sz
bir ey olam az. Fakat, eer bu youn anlam szlk aklsal ise,
aceleci bir vg veya egem enlik altna alnm etiket yaptrm a
gereksinim i yoluyla B eckettin tiyatrosunun anlam sz olan yan
na itiraz edilem ez. Arasallam , kendi ve darda braktklar
zerine dnm ekten yoksun akl, bizzat kendisinin elim ine e t
tii anlam zerine sorgulanm aldr. F akat bu sorunun ortaya
konduu durum da, saf biim o larak varolan hilik dnda bir
yant da yoktur. Bu anlamszln tarihsel olarak kanlm az k a
rakteri, akl ontolojikm i gibi belirler. te b t n bunlar tarihin
krlne n eden olur. B eckettin tiyatrosu bunu ykar. Akln
yol at anlam szln isel eletirisi, hi dnlm em i bir
gerein olabilirliini sezinler gibi olur. Sadece yle olduu iin
varolann m utlak haklln ykar. A d o rn o ya gre, olum suz o n
toloji, ontolojinin olum suzlanm asdr.179
177 bkz. T.W. Adorno, a.g.y., s.208
1 hk/. T .W. A dorno, a.g.y., s.224
' 1 W A d i u . ii v . s s.2 3 6

_4_
5. KLTR ENDSTRS

5.7 Kavramn Eletirel Betimlemesi


" f u l t r Endstrisi" kavranj iki farkl biim de aklanabilir;
a \ birincisi, "kltr" ve "endstri" gibi birbirinden tam am en
farkl iki alan tanm lar grnen iki terim in birlikte kullanlm a
s. Bu, bir bakm a, iinde bulunulan yapnn btnselliini ne
karan, b tn oluturan paralarn hibirinin btnden ve di
er paralardan soyutlanm b ir biim de ele alnam ayacan
ifade eden b ir tercihtir. kincisi ise, bu kavram n "kitle kltr"
yerine kullanlm asdr. B urada ne karlm aya allan nokta,
"kltr endstrisi" kavram nda varolan kltrn olum asnda
kitlelerin sanlandan daha az katksnn olm as ve kltrn, b
tnn paralarn kendi iinde bulunm aya, am a b tnn artla
ryla bulunm aya ikna arac oluu gereidir.
B tn kltrel grnglerin, snf karlarnn dorudan bir
yansmas olarak deil, toplum sal btnln araclyla dola-
ymlanm olarak ele alnm alar gerekir. B unun anlam , klt
rel grnglerin, status quo'yu olum suzlayp reddeden gler
de dahil, b tnn iindeki kartlklar ifade etm ekte olduu
dur. H ibir ey, yalnzca verili toplum un egem en ideolojisinin
iinde ve o n a kart yanlar tam am acasna onun tarafndan bi
im lendirilmi olacak ekilde ideolojik deildir. Yanl bilin
1so
olarak ideoloji bile doruya aktr.
A ncak kltrel alann bu zerklii, onun toplum sal b t n
den tam am en bam sz bir alan olarak tanm lanm asna neden
olmam aldr. Kltr, hibir zam an kendisiyle aklanamaz.
Frankfurt O kulu dnrleri, kltr rnlerinin, ne snf karla
rnn. basit bir yansmas, ne de btnden tam am en bamsz bir
alann rnleri olmad konusunda hem fikirdiler. Z aten en faz-
180 bk 2 . Martin Jay, Diyalektik mgelem, s.87-88

95
Frankfurt OKulu'nda Sanal ve Toplum

ia ilgilendikleri konulardan biri de, kltrel grnglerin, bt


n oluturan dier alanlarla hangi koullarda iliki kurduklar,
zam an zam an onlar tarafndan nasl belirlendikleri sorunudur.181
A dorno, astrolojiyi bile kltr endstrisinin rnlerinden
biri olarak grr. O na gre, geleneksel astroloji kurum salla
m "batl inanM tr. A strologlar, zel durum lar hakknda hibir
ey bilm edikleri insanlara "otoriter" tavsiyelerde bulunurlar. Si
hirli otoriteleri, b ir takm gnlk strateji ve taktiklerde gizlidir.
Yldzlar tarafndan bahedilm i bilgiye dayanrlar. Tavsiyelerin
"keyfilii", bu "kurgusal aklsallk" ile gizlenir. Bilginin kkeni
hibir zam an kiisellemez. Astroloji, kiinin kaderinin irade
sinden bam sz olduu iddiasndadr ve yaam n dzenini "do
al" olarak grr. M utluluk iin tavsiyeleri, bastrlm istek ve
gereksinim leri unutup, mesleki konum un, toplum sal hiyerari
nin, aile yaam nn deim ezliini kabul etm ektir. Astroloji iin
"aklsallk", zel karlar verili toplum sal yapyla uyum lu hale
getirm ektir. A stroloji bir yandan bireycilii desteklerken, dier
yandan bamll, status q u o ya, i ahlakna uyum lu olmay
n erir.182
A d o rn o nun kltr endstrisi analizi, tm kuatml ve
karam sarlna ram en, yine de alak sesle ifade edilen bir
um udu da korum aya alr. Kitleleri m aniple etm e abasnda
ki kltr endstrisinin ideolojisi, kontrol etm ek istedii toplum
gibi kendisiyle eliir hale ger. K ltr endstrisinin ideolojisi
nin panzehirini yine kendi iinde tar.
A d o rn o ve H o rk h eim ern birlikte yazdklar Aydnlanmann
Diyalektii yaptnn "K ltr Endstrisi: Kitle A ldann O larak
A ydnlanm a blm nde "kltr endstrisi" kavram , bir kltr
kuram deil, b ir endstri kuram gelitirm ek iin kullanlr.
G e-kapitalizm dnem inde kltrn eylemesi ve parann kla
sik tanm yla bir kltr haline gelm esinden yola klarak bu ye
ni kavram la bir "gnlk yaam" kuram oluturm aya allr.s3
^ bkz. David Hctd, Introdtetion to C itk a l Theorv, s.80
bkz. David Held, a.g.y., s.98
l5'bkz. Ffcdric Jam eson, L le M u n is m. s 144
Kltr Endstrisi.

K ltr endstrisi kavramyla kltr, tm el tarafndan zerklii


igal edilm i bir ekilde yeniden tanm lanr. Bu zelliiyle kav
ram , bir "kltr eletirisi" olm aktan kp, tm eli sorgulayan bir
"ideoloji eletirisi" haline gelm itir. Bu adan kltr endstrisi
kavramyla getirilen ge-kapitalizm eletirisi, M arxn Kapital
iJe getirdii eletiriyle karlatrlabilir. A d o rn o nun kltr e n
dstrisinin en ok eletirdii zellii aldatc olan yandr. Bu
eletirinin tem elinde M arxm m eta fetiizmi analizi yatar.
A dornoya gre, kltr endstrisinin rettikleri m etalaan sa
nat yaptlar deil, daha en bandan pazar iin retilm i meta-
lardr.

5.2 Toplum Eletirisi Arac Olarak "Kltr Endstrisi"


F rankfurt O kulu dnrlerinin, m odern toplum eletirile
rinde, kltr endstrisi, popler kltr ya da kitie kltr gibi
kavram lar bu k adar ne karm alarnn tem elinde ge kapita
lizmin sadece ekonom i politik ile zm lenem eyecek kadar ge
likin bir toplum oluu yatm aktadr. Bu toplum un en tem el
zelliklerinden biri, hegem onya ve ikna srelerinin kltrel
boyutunun, sistemin genel btnsellii iinde, gitgide daha b e
lirgin bir hale gelmesidir. Kltr, bandan beri Okul d n r
leri iin her zam an ok nem li bir alan olm utur. Ancak, klt
rel boyutun toplum sal eletiride bu kadar ne kmas dnr
lerin 2. D nya Sava ve sonrasndaki yaptlarnda belirginle
mitir. E lbette k bunun tem el nedeni ge-kapitalizm srecinin
kendisini zellikle sava sonrasnda hissettirm esidir. Ancak, bu
genel doruya paralel olarak, F rankfurt O kulu zelinde, iki
farkl etkiden de sz edilebilir. B unlardan birincisi, A lm an
yadaki Nazizmin etkisidir. H em en hepsi Y ahudi olan bu d
nrler, yaadklar lkedeki bu gelim eden dorudan etkilen
m iler ve A lm anyay terk etm ek zorunda kalm lardr. Belki bu
zel durum nedeniyle faizm h er zam an F rankfurt O k u lu nun
tem el ilgi alanlarndan biri olm utur. O kul, o dnem deki orto-
doks m arksizm den farkl olarak, faizmi hibir zam an kapitaliz
min ekonom i politiinin doal bir sonucu olarak tanm lam ay

SL
.Frankfurt Okulunda Sanat ve Toplum

yeterli grm em i ve srekli olarak faizmin ideolojik ve klt


rel boyutu ile ilgilenmitir. A lm anyada H itlerin iktidara gelii,
kapitalizm in tekelci aam asnn zorunlu bir sonucu olarak ak
lanam az. Bu yaklam ok kaba ve yukardan bakan bir akla
m adr. Oysa ki F rankfurt O kulu dnrleri otoriterliin aa
dan yukar doru nasl gelitiini anlam akta d ah a istekliydiler.
Faizm sadece ekonom ik ya d a politik bir sorun deildir, ayn
zam anda bireysel ve ruhsal bir sorundur. Z a te n O kul dnr
lerinin 1930'lardan itibaren F reu d ile youn olarak ilgilenm ele
rinin tem el nedeni d e budur. Toplum sal eletiride bu alan ile
youn ilgilenim ncelikle faizm analizlerinde ortaya kmaya
balam tr. kinci etki ise, yie A lm anya'daki Nazi rejim i y
znden A B D 'ye g etm eleridir. A lm anyad a H itle rin iktidara
gelm esinden ksa bir sre sonra O kul dnrleri A lm anyay
terk etm iler, bir sre A vrupada kaldktan sonra A B D ye yer
lem iler ve savan sonuna dek o rad a yaam lardr. Sava so
nunda bir ksm tek rar A lm anyaya dnerken (A dorno, H ork-
heim er vd.), bir ksm da A B D de kalmay tercih etm ilerdir
(M arcuse, Lvventhal vd.). A B D de kaldklar bu sre boyunca
Frankfurt O kulu dnrleri A vrupaya gre daha ileri bir ka
pitalizmi yaayan A m erikan loplum undaki gelim eleri yakn
dan grm ek frsatn elde etm ilerdir. Bylece, faizm analizle
rinde balayan ideoloji ve kltr alannda younlam a, bu e t
kiyle de devam etm itir. H a tta bu dnrlerden bazlar
(A dorno), A lm anyadaki N azizm ile A B D deki m odern kapita
lizm arasnda, rejim in kendini idam e ettirm esinde ideoloji ve
kltrn kullanm asndan benzerlikler yakalam tr.
M arcuseye gre, ge-kapitalizm in tem el zellii btncl
bir toplum olm asdr. Y ani bu dzen, retm ek zorunda olduu
eyi de, bu eyi tem in etm e ve kendi gcn yayma aralarm
da kendisinde ncel olarak bulundurur. Byle bir yap iinde
teknolojiyi, siyaseti ya d a kltr birbirlerinden kopuk bir bi
imde ifade edebilm ek neredeyse olanakszdr. Bir baka deyi
le, kltr teknolojidir, teknoloji siyasettir, siyaset de kltr.
Kllt-Endstsl.

H er biri hem kendisidir, hem de bir dieridir.184


M arcusenin belirttii gibi, "ada sanayi toplum u, teknolo
jik tem elini dzenleyi biimiyle btnclle ynelir. B tn
cllk, sadece yldrmaya dayanan bir siyasi tekbiim letirm e
deil, ayn zam anda szde genelin kan adna ihtiyalar d
zenleyerek ileyen, yldrmaya dayanm ayan bir iktisadi-teknik
tekbiim letirm edir".185 K ltr endstrisi, bu tek-biim letir-
m ede balca rol stlenir.

5,2.7 Kftr ve Sanaf/n Metalamas


K ltr endstrisi srecini harekete geiren dinam ik piyasa
dr. Simgesel biim ler, artk, b t n iinde, pazara ynelik ola
rak retilirler. Dolaysyla, kltre dam gasn vuran tem el gd
en geni sat yakalam ak, en abuk ve ok kra ulam ak haline
gelir. Bu durum da verili deerlerin, genelgeer anlayn suyu
n a gitm enin dna klamaz; bylece gerek sanatn 'V arolan
d an bakay grm e, grdrebilm e" yetisinden oluan olm azsa
olm az yn k ltr yaptndan giderek silinir. B enjam in'in deyi
miyle, yaptn halesi kaybolur. Bir yapt, dierinden ayrt edile
mez hale gelir.186 D aha nce (4.2) de belirtildii gibi, Kant,
"ereksiz ereklilik" ilkesi tem elinde, "zgr sanat" ile "cret sanat"
arasnda bir ayrm yapar. "zgr sanat", kendi dnda bir erei
olmayan sanattr. "cret sanat" ise, aslnda baka bir erek iin
retilm i olan sanattr, Frankfurt Okulu, K antn bu ilkesini, sa
natn verili olann reel determ inasyonlarndan kurtulabilm esini
tanmlad iin sahiplenmitir. Ancak Frankfurt O kuluna gre
m eta toplum u anda K antn bu ilkesi artk tersinden okunm a
ldr: "Erekli ereksizlik". nk m eta olarak varolm ak dnda
neredeyse hibir varolu ans kalmayan sanat artk bir "erekli
ereksizlik" olm ak durum undadr. D aha retim srecinde kendi
sini gsteren sanatn m eta olm a karakteri, sanat rnnn bir
deiim deeri olarak tasarlanm asn nbelirlem ektedir.
184 bkz. Herbert Marcuse, Tek Boyutlu nsan, s. 10
[<< Herbert M arcuse, a.g.y., s. 17
'** bkz. Aydn Uur, Kefedilm em i Kta, letiim Yaynlar, stanbul, 1991, s. 110

m
Frankful.Qkulunda_Sanat ve Toplum.

K ltr endstrisi gerek bir kltr deil, kendiliindenlii


olm ayan, eylemi bir szde kltr retm ektedir. M odern kitle
toplum larnda eski gnlerdeki gibi, birbirinden farkl yksek
kltr ve alt kesim lerin kltr diye iki ayr kltr de kalm a
m tr. Bu farkllk bile kitle kltrnn stilize barbarl iinde
erimi, yok olm u gitmitir. Klasik sanatn en olum suzlayc r
nekleri bile, d aha sonraki yllarda M arcuse tarafndan tek b o
yutlu dzm ece sanat diye adlandrlacak olan kitle kltr sa
natnn iinde zm senm i bulunm aktadr. B ir zam anlar p ro
testo nitelii tayan trajedi bile m odern dnem de teselli an la
mna dnm tr. S anat diye ne varsa, kitle kltrnn o rta
m iinde bilincine varlam ayan mesaj ile, hem en hem en yal
nzca, gereklik ile uyumay ve yaam a yeniden biim v erm ek
ten geri durm ay telkin etm ektedir. Yani sanat toplum un iinde
bir esir haline gelm itir.187
Aa sanat dekadan bir biim deildir. Aa sanatn saf
ifade idealine ihanet olduunu dnenler, toplum hakknda
bir yanlsam a iindedirler. M addi dnyada olup bitenden farkl
olarak kendini bir zgrlk dnyas olarak varsayan burjuva sa
natnn safl, bandan beri aa snflarn dlanm as ile satl
m tr.188 Bugn geerli olan pritanizm deildir. nk sistem
zaten tketiciyi hibir zam an bir takm kukulara ya da m uhale
fete ynelecek kadar yalnz brakm am aktadr.189 A dorno ve
H o rk h eim ern kltr endstrisi kavram yla getirdikleri kitle
kltr deneyim i betim lem esi, hibir zam an "aa sa n a fa k ar
sekinci bir aalamaya indirgenem ez. O nlarn yapm aya a
ltklar ey, kitle kltr deneyim ini halis estetik deneyim den
ayrm aktr. Bu da elence, zevk gibi kavram lar san atta gerek-
leenden tam am yla ayrm akla gerekleir.
Kitlesel olarak retilen lks tketim m addelerinin ucuzla
masyla birlikte, sanat m etalan n karakterinde nem li deiik
likler olm utur. B urada yeni olan sanatn m etalam as deildir,
s7 bkz. Martin Jay, D iyalektik mgelem, s.312
s, bkz. T .W. Adorno&M ax Horkheimer, Dmlectic o f Elighenment, s. 135
"w bkz. T .W. Adorno&M ax Horkheimer, a.g.y., s .141

100
Kltr Endstrisi

fakat sanatn zerkliinden vazgemesi ve tketim m etalar


iinde yerini gururla alm asdr. Sanat ayr bir alan olarak yal
nzca burjuva toplum unda m m kn olabilm itir. F akat pazar
yoluyla gelien, toplum sal amalln olum suzlanm asyla, sana
tn zgrl m eta ekonom isi tarafndan snrlandrlm tr.190
Y eniden-retilm i sanat yapt, giderek yeniden-retilebilir-
lik iin tasarlanm sanat yaptna dnm ektedir. rnein bir
fotorafn negatifinden ok sayda bask karabilirle olana
vardr. G erek basknn hangisi olduu anlam sz bir sorudur.
M odern toplum , zgn olan ile taklit olan arasndaki fark an-
lam szlatran bir to p lu m d u r.191 nceleri fotorafn bir sanat
olup olm ad sorusuna yant bulabilm ek iin epey kafa yorul
mu, am a bu abalardan bir sonu alnam am t. Birincil nem
tayan soru zerinde, baka bir deyile fotorafn bulunm as
nn sanatn yapsn deiim e uratp uratm ad sorusu ze
rinde ise hi durulm am t. Ksa bir sre sonra ayn soru sinem a
iin ortaya atld. F otorafn geleneksel estetik anlaynn k ar
sna kard glkler, sinem ann kardklaryla karlat
rldnda ocuk oyuncayd. Teknoloji yoluyla oaltlan ve
pazarlanan sanat ve kltr rnleri, yine ayn yolla retilen ve
pazarlanan teki ticari m etalarla ayn varlk alannda bulutu
ve hom ojenleti.192

5.2.2 nsann eylemesl


K ltrn endstrilem esi, endstri toplum u iinde yer alan
insan tekinin de bir endstri rn gibi grlm esi, dolaysyla
insann herhangi bir nesne haline gelm esi, yani eylemesi so
nucunu dourur, zellik le olgun dnem inde Frankfurt Okulu,
kltr endstrisinin, insan gemi dnem lerdeki egem enlik
yntem lerine ve p ratiklerine oranla ok daha ince ve etkin yn
tem ve pratiklerle egem enlik altnda tuttuunu dnm eye ba
bkz. T. W. Adorno& M ax Horkheimer, a.g.y., s. 157
1,1 bkz. W alter Benjamin, "Mekanik Yeniden retim anda Sanat Eseri", Ede-
biyat& Ektiri, Say: 2/3, 1993, s.82
lM bkz, W alter Benjamin, a.g.m ., s.85

l l .
Frankfurt Okulu'nda Sanat ve Toplum

lam tr. Evrensel olan (toplum sal sistem ) ile tikel olan arasn
daki aslsz uyum , bu uyum un kurban durum undaki kesim de
edilginlemi b ir benim sem enin oluturulm asnda etk in bir ara
olaca iin, toplum sal elikilerin aka grlebildii durum a
oranla ok d ah a insanlk ddr.193
K ltr endstrisi, sistem in genel btnsellii iinde, bireyin
varln idam e ettirebilm ek iin, onun em eini, akln ve varl
n sistem e kiralad ilik dnda, onun sistem e yabanclam a
sn engelleyen, genel-tikel uyumunu srekli klan bir ilev g
rr. lik ile ilik sonras arasnda aslnda ok belirgin bir srek
lilik sz konusudur. lik d edim ler, iliktekinden farkl yn
tem ve aralarla dzenlenm i d e olsa ilikteki yaam n bir uzan
tsdr. Elence, ge kapitalizm dnem inde iin bir uzantsdr.
in d ah a sonra, daha iyi bir ekilde gerekleebilm esi iin veri
len bir arad an ibarettir. inin bo zam an ve o srete kullan
lacak elence m etalar o kadar n-beiirlenm itir ki, elence, i
srecinin sonrasna hi geem eyen bir grnm kazanm tr.
M odern zne, sadece alrken deil am a daha ok elenirken
teslim olm aktadr. Tekelci dnem de tm kitle kltr zdetir.
A rtk tekelin gizlenm esine de gerek yoktur; nk iddeti aa
ktka gc artm aktadr. Sinem a ve radyo artk sanat olm a id
diasnda deildir. O nlarn i dnyasnn bir paras olduklar
gerei, rettikleri sam alklar onaylayan bir ideolojiye dn-
lOj
m utur.
A rtk kltr endstrisi teknolojik terim lerle aklanm ak d u
rum undadr. B irbirinden ok farkl yerlerde zde gereksinim
leri olan m ilyonlarn varolduu bir dnyada, zde m allarn
retim i ve yeniden-retim i gayet doaldr. stelik az saydaki
retim m erkezleriyle, ok sayda ve dank tketim noktalar
arasnda bir rgtlenm e ve planlam a yoluyla bir bt n l k sa
lamak da zorunluluk haline gelm itir. Ayrca, standartlarn t
keticinin gereksinim lerine gre belirlendii ve b u yzden de
ok kk bir m uhalefet dnda kolayca benim sendii ileri s
IV1 bkz. Martin Jay, Diyalektik mgelem, s.312
m bkz. TAV. Adorno& M ax Horkheimer, Diaiectic a f Elightenment, s .l2 l

102
Kltr Endstrisi

rlm ektedir. Teknolojinin toplum zerinde uygulad gcn


tem elinde, toplum zerinde ekonom ik denetim i olanlarn b u
lunduu pek dile getirilm em ektedir. Teknolojik aklsallk, ayn
zam anda egem enliin aklsalldr. M odern insan kendi ret
tiklerinin klesi d u ru m u n d ad r.195
A dorno ve H o rkheim era gre, deiik tketim kalplarna
hitap eden, ayn m aln farkl biim lerde ve farkl fiyatlarla pa-
zarlanm as gibi yntem lerle ayrm lar vurgulanm akta ve genile
tilm ekte, bylece de herkese hitap edilebilm ekte, kimse siste
min dnda kalm am aktadr. A rtk herkes btnn bir paras
dr. Ancak, byle bir ortam da, elbette ki bir sinem a seyircisi,
filmi izlemeye baladnda, filmin nasl biteceini, kim in dl
lendirilip kimin cezalandrlacan ok iyi bilm ektedir. Bir m
ziksever, koullandrlm , belki de piyasa tarafndan retilm i
kulayla, hit olm u bir arknn ilk notalarn duyduunda a r
kasndan neyin geleceini tahm in edebilm ekte ve bundan da
honut olm aktadr. K ltr endstrisinin gelimesi, efektlerin,
dorudan etkilerin ve teknik ayrntlarn yapt zerindeki ege
m enliine neden o lm utur.196
G erek yaam film lerden ayrlam az hale gelm ektedir. Film,
filmin yaps iinde tepki verm e yeteneini yitirmi seyirciye,
d kurm a ve akl yrtm e frsat verm em ekte, bylece film se
yirciyi, kendisini gereklikle dorudan zdeletirm eye zorla
m aktadr. K ltr endstrisi, kendi tketicisi olan m odern bireyi
kendisi retm ektedir. G enele kar kan her tikel, ona uyum
salam akla hayatta kalabilm ektedir. G ereki m uhalefet, i
dnyasnda yeni bir fikri olan h er bireyin ayrc zelliidir. M o
dern toplum un kam uoyunda sulam alar, nadiren ak bir ekil
de ortaya konur. Sulam alar ak bir ekilde ortaya konduun
da bile genel bak as, m uhalif iradenin sonunda uzlamaya
varaca ynndedir. L iderler ve koro arasndaki uurum byk
olduu.lde, stnln iyi planlanm bir zgnl kantla*
bkz. TAV. Ado no&M as Horkheimer, a.g.y., s.121
bkz. T.W. Ador/o& M ax Horkheimer, a.g.y., s. 125

103
Frankfurt Okulu nda Sanat ve Toplum

yan herkesin tepede bir yer edinm e olasl artm aktadr. Farkl
lk, aynla teslim olm ann fiyatn ykseltmek iin geerlidir.197
A d o rn o ve H orkheim era gre, kltr endstrisi anda
dzen, bedenleri serbest brakr ve ruhlara saldrr. A rtk dzen
"benim gibi dn ya da yokol" dem ek yerine "benim gibi d
nm em ekte serbestsin. Y aam n ve tm sana ait olanlar da
koruyabilirsin. A ncak o andan itibaren aram zda bir yabanc
sn dem ektedir. M odern zne, m odernliin znesi olduu iin
m odern deildir; m odernliin rettii zne olduu iin m o
derndir. G nm zde, kltr ve elencenin birbirine karm as,
yalnzca kltrn batan km asna neden olm az, ayn zam anda
elencenin de entelektellem esine yolaar. ve elencenin
benzerliinin tem eli her ikisinin de status qu onun yannda olu-
undadr. Z evk alm ak dzene evet dem ektir. nsan, bir trn
rnei olarak, kltr endstrisiyle gereklik kazanr. G n
m zde h er insan bir dierinin yerine geebilm e zellikleriyle
nem kazanr. nsanlar birbirlerinin yerlerini doldurabilirler,
yani b irer kopyadrlar. M odern zne bir siber znedir, bir diji
tal zn ed ir.198 Bu dnce ile A dorno ve H orkheim er, ada
lar baka bir filozofun, varoluu H eideggerin u szlerinde
dile gelen gr paylam olurlar: "nsann gnlk yaam o la
naklar tekilerin koyduu llerce ynetilir. Bu tekiler b e
lirli tekiler deildir. H e r teki btn tekilerin yerine geebi
lir^...) tekilerin kimlii, ne bu ne de u kim se, ne insann k en
disi ne baz kim seler ne de hepsinin toplam dr. O nlarn kimlii
'kim sesizlik ya da 'herkes'dir".!W
K ltr endstrisi anda birey bir yanlsam adr. A ncak b u
nun tek nedeni retim aralarnn standartlam as deildir. Bi
reye yalnz ve yalnzca genel ile m utlak zdelem esini sorgula
mad koulunda taham m l edilm ektedir. Birey artk sah-
te-bireydir. Birey, birey gibi grnendir. M odern birey, srekli
1V7 bkz. T .W. Adorno&Ma.* Horkheimer, a.g.y., s, 132
w bkz. T .W. Adorro&Max Horkheimer, a.g.y.. s. 144
m Martn H eidegger, "Gnlk nsan ve 'Onlar' Alan", ev: Akn Etan, ada
Felsefe (Bedia Akarsu, Meb, stanbul, 1979), s.232-233

104
Klt( Endstrisi

yeniden retilen bir rndr. B enjam inin sanat yapt iin vur
gulad "halenin kaybolm as nitelem esi aslnda m odern birey
iin de geerlidir. nsann d a halesi yoktur artk .'00
A d o rn o ve H o rkheim era gre, rekabeti bir toplum da, rek
lamcln toplum sal bir ilevi vardr. Tketiciyi pazar konusun
da bilgilendirir. Seimi kolaylatrr ve tannm ayan, fakat ve
rimli b ir reticinin pazarda yerini alabilm esini salar. Reklam
zam an kaybettirm ez, aksine kazandrr. Serbest pazar d nem i
nin sonuna yaklatmz gnm zde, sistemi kontrol edenler
reklam larn arkasna saklanr. R eklam yoluyla tketicinin b
yk gruplarla olan ba glenir. R eklam clk bugn artk nega
tif bir ilke, engelleyici bir ara haline gelm itir. O nun dam gas
n tam ayan her rn ekonom ik olarak phelidir. Reklam clk
ve k ltr endstrisi, teknik ve ekonom ik olarak i ie gemitir.
H er ikisinde de ayn rn, pek ok farkl yerde grlebilm ekte
ve ayn eyin m ekanik tekrar, bir propaganda slogan ilevini
grm ektedir. H er ikisinde de, etkili olm ak iin zorlayc talep,
teknolojiyi, insanlar m aniple etm e sreci olarak bir sah
te-teknolojiye d n trm ektedir.201
H er zam an ve h er yerde varolabilm e, srekli yinelem e zel
liine ram en kitle kltrnn yaps ok katm anl, ok boyut
ludur. F rankfurt O kulunun bir baka yesi Leo Lvventhalin
deyimiyle "kitle kltr tersine psiko-analizdir". K ltr en d st
risi, bireyleri ok katm anl, ok boyutlu kiilikler olarak kavrar.
Ancak bu bilgi, zgrlem e yolunda deil, tketicileri m m kn
olan tm boyutlaryla kuatm ak iin kullanlr. Bylesi koullar
da psikiyatri ancak anti-psikiyatri olarak m m kndr.202
nsal Oskayn belittii gibi, gnm zde, gndelik yaam da
ki fantazyalar bile kltr endstrisi tarafndan retilm ektedir.
"Kltr endstrisinin rettii fantazyalar, uzmanlar tarafndan
pazar araclyla elde edilen feedbacklere gre biimlendiril-
mektedir. Bylece, endstrinin rettii fantazyalann niteliinin
bkz. T .W. Adoro&Max Horkheimer, D utleaic o f Enlightenm ent, s. 154
bkz. T.W . Adorno&M ax Horkheimer, a.g.y., s .163
r'2 bkz. David Held, I/Uroduction 10 Critical Theun, s.96

105
Frankfurt Okulu'nda Sanat ve Toptum

belirlenmesinde, tketici kesiminin de belirli bir sz hakk ol


duu ileri srlebilir. Adorno ve Horkheimer Aydnlanmann
Diyalektii 'nde bu durumun bile "genel kuraln gcn gster
m ek iin dzenlenmi kural-dtlklar" olduunu ileri srm
lerdir. Benjam ini de Tarih Felsefesi zerine Tezlerden nceki
Mekanik Yeniden retim anda Sanat Yapt adl yazs y
znden, m odem toplumlarda bu ilerin ardndaki kltr en
dstrisi ve onu etkileyen dier sektrleri ve toplumdaki egemen
lik yapsn gzniinde (utmad iin sert biimde eletirmiler
dir. Tezlerde ve Baudelaire ve at ile ilgili fragmanlarda Ben
ja m in in, sanatn zgrl ve teknolojideki gelimeler arasn
daki ilikileri deerlendirirken, belki de Adorno ve Horkhe-
im ern bu eletirilerinin etkisiyle, ad geen yazdaki kadar
iyimser olmad grlr. " w
M odern dnce zne ile nesneyi birbirinden kategorik
olarak ayrarak ie balam t. B ugn ise m odern toplum da
zne ile nesneyi birbirinden ayrm ak anlam szdr. H e r ikisi de
birbirinin yerine geebilir haldedir. Bu durum u B enjam in y
le anlatr:
"Gnmzde kitlelerin nesneleri uzamsal ve insani adan y a
knlatrmak yolundaki tutku derecesine varan istei ile, iter ol
gunun biriciklik niteliini yeniden-retim yoluyla ama eilimi
atba gitmektedir. Nesneyi, nesnenin benzeri, yeniden-retimi,
araclyla ok daha yakn erimde yakalama dn us it her ge
en gn daha da glenmektedir. Resimli dergilerin ve haber
filmlerinin sunduklar ekliyle yeniden-retim plak gzn
grd imgeden farkldr. Biriciklik ve kalclk nitelikleri kin
cisinde, ilkindeki gelip geicilik ve yeniden-iiretlebilirlik kadar
sk bir biimde birbirine balanmtr. Nesnenin kendi evresi
ni saran kabuktan karlmas, halesinin yklmas yle bir alg
nn belirtisidir ki, onun "nesnelerin tmel eitlii duyusu", algy
yeniden-retin araclyla biricik bir nesneden bile koparacak
bir derecede gitgide artmtr. Bylece kuramsal alanda istatisti
in artan nemi niteliiyle belirginleen olgu, varln alglama
alannda da duyurmakladr. Gerekliin kitlelere gre, kitlelerin
nsal Oskay, Estetiz? E dilm i Yaam, s.151

16
Kltr Endstrisi

de gereklie gre kendilerine yn vermeleri, alg kadar dn


me iin de snrsz bir faaliyet alanna sahip bir sretir.":iH
B enjam ine gre, m ekanik yeniden-retim a, sanat ta
pnm a (klt) tem elinden, baka bir deyile neredeyse dinsel d e
nebilecek bir dzeyden ayrdnda, sanatn zerklik grnm
de srekli olarak o rtadan kalkm oldu. Kaynan bu durum da
bulan sanatn ilevsel deiimi ise, yzyln bak asnn dn
da kald. Yazn alannda yzyllar boyunca az sayda yazarn
karsnda, binlerin oluturduu bir okuyucu kitlesi yer almtr.
G een yzyln sonlarna doru ise bu durum deim itir. O kur
kitlesinin hizm etine srekli yeni politik, dinsel, bilimsel, m esle
ki ve yresel organlar sunan basnn gelim esindeki genilem ey
le birlikte, okur kitlesinin de giderek daha byk blm leri yaz
yazanlar arasna katlm tr.205
B enjam ine gre, sinem a, evrem izde yer alanlarn yakn e
kimini yaparak, tandk nesnelerin gizli ayrntlarn vurgulaya
rak, kam erann dahice yntemiyle sradan ortam lar aratra
rak, yaammz yneten zorunluluklar dizisine ilikin bilgileri
arttrr. A ncak bununla kalm ayarak, bize usuz bucaksz bir d e
vinim alan salar. Sinem ann bulunuundan nce m eyhaneler,
kent yollar, b ro lar ve dayal deli odalar, istasyon ve fabrika
lar yaammz hibir um uda yer brakm ayacak biim de kuatp
boyunduruk altna alm gibiydi. Sinem a ortaya kyla birlik
te, bu hapishane dnyasn saniyenin onda biri uzunluundaki
zam an paralarnn dinam itiyle param para etti ve bizlere bu
dnyann geni b ir alana yaylan ykntlar arasnda rahata g
venilir gezilere km a olana salad. Bugn dnya zne iin
daha yaknda, dokunulabilecek b ir uzaklktadr. Yakn ekim
m ekan boyutlarn bytrken, ar ekim devinim i geni za
m an paralarna yayd. G dsel ve bilind olan ruhzm le-
menin yardm yla renm em iz gibi, grsel bakm dan bilind
olana ilikin bilgileri de kam era araclyla ediniriz.206
aw fyalter Benjamin. "Mekanik Yeniden retim anda Sanat Eseri", s.81
2"' bkz. Walter Benjamin, a.g.m., s.85
a6 bkz. VValter Benjamin, a.g.m., s.92-9.3

17.
Frankfurt Okulunda Sanat ve Toplum

A d o rn o ve H orkheim ern Aydnlanmann Diyalektii, M ar


cusenin Tek Boyutlu nsan, B enjam inin Mekanik Yeniden re
tim anda Sanat Yapt gibi F rankfurt O kulu yelerinin yapt
larnda gzlenen en tem el izlek bir teknoloji korkusudur. Bu
korkunun yolat tarihsel karam sarlk ise olduka hakl d e
neysel kantlara dayanm aktadr. Bu nedenle O kulun srarla
zerinde durduu ve m odern k ltr krizinin gstergesi olarak
irdeledii "eyleme" olgusu pek de dsel deildir. M arxta ya
banclam a ve fetiizm kuram lar balam nda, Lukacsd a ey
leme ad altnda irdelenen olguyu B enjam inin radikal zm
lemeleri, burjuva kltr endstrisinin hi de yabana atlm aya
cak teknolojik harikalar ve m edya oyunlar iine o tu rtu r. B en
jam in sanat yaptnn teknolojik biime brnm yaratm s re
cini, m odern kltrn krizi olarak deerlendirir. "Bat" adl se
iin diyalektii B enjam in iin teknolojiden kaynaklanan bir
kltr ve sanat krizi ile noktalanr. M ekanik yeniden retim , al
g zincirinde bir kopua iaret eder. B tnsel alg paralanr.
S anat yaptnn alglan biim indeki dnm , m ekanik yeni
den retim araclyla zam an ve m ekan anlaynn zem inini
kayganlatrr, h atta kaybeder. "Hale"nin kayboluu, tarihsel ta
nkln ve btnsel algnn yokoluuna yol aar. S anat nesnesi
nin tarihsel kaybyla yeniden retilen yapaylam adr. S anat gi
bi, insan da, m ekanik yeniden retim araclyla sahiciliini yi
tirm itir. Sanat iin m ekanik yeniden retim , insan bakm ndan
onun eylemesi anlam na gelir. B tn dnyas eylerden olu
an bir insann kendisinin de bir ey olm as doaldr.207

2117 bkz. H sam ettin etnkaya, "Pedagojik Kurumsalln Ykl", s. 140

10 a
6. SONU

ran k fu rt O kulu, sanat ve toplum u, m utlak bir sentez p e


F inde olm ayan, zdelik am acn gtm eyen trden bir di
yalektiin, negatif bir diyalektiin iki zt kutbuna yerletirir. Sa
nat ve toplum u birbirinin "dman" olarak deerlendirir. S ana
t, verili olana teslim olm ayan, hep bir "teki"nin dn kuran
yanyla grm eye alr. A ncak toplum un da kendisini olutu
ran paralar kuatan, denetleyen, belirleyen grkemli gcn
tm boyutlaryla ortaya serm ekten kanm az. Okul, sanat ile
toplum arasndaki "dmanl", ayn zam anda bir
um ut-karam sarlk diyalektii olarak ele alr. S anat ile um udu,
toplum ile karam sarl zdeletirm ese bile birbirine yakn bu
lur. V e hibir zam an d a tarafsz olmaya almaz; tm iradesiy
le sanatn, yani um udun yannda yer alrken, aklyla ise ou za
man toplum un karam sarlk verici gcnn yenilmezliini g r
mezden gelmez. F rankfurt O kulunun sanat ile toplum arasn
da kurgulad diyalektik, aslnda bir genel-tikel diyalektiidir
ve bunun tem elinde de insan vardr. Z aten asl sorun da odur.
S anat ile toplum insanda akr. Eer deitirilm esi gereken
bir toplum varsa onu deitirecek olan sanat deil, insandr.
E er toplum sanat teslim alabiliyorsa, aslnda teslim olan sanat
deildir, fakat insandr. S anat yalnzca insana "yanl btn"
iinde biraz d aha geni bir alan salam ann bir aracdr. Tikelin
genel iinde varolm aktan baka bir seenei, gidecei baka bir
yer yoktur. F rankfurt O k u lu nun tem el bir sav, sanatn tikele,
genel iinde snrl da olsa belli bir zerklik salayabileceidir.
nsann topyasn, um udunu, dlerini saklayabilecei bir
alandr sanat; hepsi o kadar. Kukusuz, bu d a az ey deildir.
nk sanat, "somut olmayan"n alan olarak, genelin tikel ze
rindeki egem enliinin olas en zayf ann da temsil eder. Bu
egem enliin en zayf olduu nokta, um udun yeerecei en ve

109
Frankfurt Dkuluflda Sanat ve Toplum

rimli yerdir. Sanat, insann "yanl btn"e kar en gl oldu


u alandr. Bu nedenle sanat, F rankfurt O kulu iin bu kadar
nem lidir; salt sanat olduu iin deil. Y ani tm yollar insana
km aktadr. U m ut-ktm serlik diyalektii de insana ait bir so
rundur. Sanat um udun, toplum ktm serliin kayna se eer,
bu h er ikisinin de kkeninde insan olduu iindir. U m udun da,
ktm serliin de nedeni aslnda insandr; insan tekidir.

110.
7. KAYNAKA

7.1 Frankfurt Okulu Dnrlerinin Ele Alnan Yaptlar


A d o rn o , T h eo d o r W ; Eletiri; T oplum zerine Yazlar, ev: Y lm az ner,
Belge Y aynlar, stan b u l, 1990.
A d o rn o , T h e o d o r W: Introduction to the Sociology o f Music, C ontinuum ,
New Y ork, 1989.
A d o rn o , T h eo d o r W ; Jargon de l A uthenticiti, Payot, Paris, 1989.
A dorno, T h eo d o r W; M inim a Moralia, V erso, L ondra, 1987.
A dorno, T h e o d o r W; Negative Dalectics, C ontinuum , New Y ork, 1992.
A dorno, T h e o d o r W; N otes su r la litteratre, F a m m ar ion, Paris, 1984.
A d orno , T h e o d o r W ; Philosophie de la Nouvelle M uskjue, G allim ard, P a
ris, 1990.
A d orno , T h eo d o r W; Prisms, M it Pess, C am bridge,M assachusetts, 1992.
A d o rn o , T h e o d o r W ; Theorie Esthetique, KJncksieck, Paris, 1989.
A d o rn o , T h eo d o r W & H o rk h eim er, M ax; Dialectic o f EnUghtenment,
V erso. L ondra, 1989.
A dorno, T h e o d o r W ; R. P o p p er, K ari; D ah ren d o rf, R alf; H aberm as,
Jurgen; Al b ert, H an s; Pilot, H a ra d; D e Vienne a Francfort; L a
querelle aile m a tu k des sciences sociales, E ditions Com plexes,
Bnxelles,1979.
B enjam in, W alter: Brecht 'i A nlam ak, ev: H aluk B an can , Aydn isa,
M etis Y aynlar, stanbul, 1984.
B enjam in, W alter; Charles Baudelaire; A lyric Poet in ihe era o f high
Capilalism, V erso, L ondra, 1985.
B enjam in, h a lte r ; Illminations, Jo n ath a n C ope, L o n d ra, 1970.
B enjam in, W alter; Parltlar, ev: Y lm az n er, Belge Yaynlar, stanbul,
1990,
Benjam in, W alter; Pasajlar, ev: A h m et C em al, Y ap K redi Y aynlar, s
tanbul, 1993.
B enjam in, W alter; "M ekanik Y en id en retim anda Sanat Eseri", Ede-
biyat&Eletiri, Say: 2/3,1993.
F rom m , E rich; Psikanaliz ve Din, K abale Yaynevi, stan b u l, 1990.

ti
FrankfurtOkufu'nda Sanat ve. Toplum

From m , E rich; Ryalar, Masallar, M itoslar, A rtan Yaynevi, stanbul,


1990.
H aberm as, Jrgen; Ktowledge a n d Hunart Interest, H ein em a n n , L ondra,
1978.
H aberm as, Jrgen; Legiination Crisis, B eacon Press, B oston, 1975.
H aberm as, Jrgen; Toward a Rational Society, B eacon Press, Boston,
1970.
H orkheim er, M ax; A k l Tutulmas, ev: O rh an K oak, M etis Y aynlar, s
tanbul, 1990.
H o rk h eim er, Max; Critique o f Instrum ental Reason, C ontinuum , Ncw
Y ork, 1974.
H orkheim er, Max; Criical Theoty, C ontin u u m , New Y ork, 1992.
Lvventhal, L eo; Litterature, Popular Ctlure a n d Society, Pacific Books,
Palo A lto, C alifornia, 1968.
M arcuse, H erb ert; Eros ve Uygarlk, ev: Aziz Y ardm l, d ea Y aynlar, s
tanbul, 1991.
M arcuse, H erbert; Kardevrim ve Bakaldr, ev; G rol K oca, V olkan E r-
soy, A ra Y aynlar, stanbul, 1991.
M arcuse, H erb ert; La D im ension Eshetic/ue, Seil. Paris, 1979.
M arcuse, H erb ert; Tek Boyutlu insan, ev: A far T im uin, T eo m an T un-
doan, M ay Y aynlar, stanbul, 1975.
M arcuse, H erbert;^A v / r Devrim, ev: Aziz Y ardm l, dca Y aynlar, s
tanbul, 1989.

7.2 Yardmc Kaynaklar


7.2.1 Kitaplar
A karsu, B edia; ada Felsefe, Milli Eitim Basm evi, stanbul, 1979.
A nderson, Perry; Tarihsel Materyalizmin zinde, ev: M eh m et B akrc, H.
G rvit, Belge Y aynlar, stanbul, 1986.
B atur, Enis; Estetik topya, BFS Y aynlar, stanbul, 1987.
Belge, M urat; Marksist E stetik, BFS Y aynlar, stanbul, 1989.
B ernstein, R ichard; The Restructuring o f Social and Political Theory,
M eth u en & C o ltd, O xford, 1976.
B o tto m o re, T om ; Frankfurt Okulu, ev: A hm et idem , A ra Y aynlar, s
tanbul, 1989.
C ourt, R aym ondj^lrfom o e la Nouvelle Mtsitjtte, Klincksieck, Paris, 1981.
D em irh an , A hm et; Modernlik, Aa Y aynlar, stanbul, 1992.

112
Kaynaka

Dews, Peter; Logics o f Disintegration, V erso, L o nd ra, 1990.


E agleton, T erry; IValter B enjam in or Towards a Revolttionay Criicism,
V erso, L ondra, i 992.
Ltfii E rol, sm ail; Bal Klasik Mzii, teki Y aynlar, A nkara, L991.
Fay, B rian; Social Theory a n d Polilical Practice, G eo rg e A llcn& U nw in.
L ondra, 1984.
G irbilek, N urdan; (derley en ), IValter Benjam in; Son Bakta A k, M etis
Y aynlar, stanbu l, 1993.
H eld, D avid; Intm ductio n to C ntical Theory; H orkheim er to Habermas,
U niversity o f C alifornia Press, B erkeley and Los A ngeles, 1984.
Jam eson, F redric; (derleyen), Estetik ve Politika, ev: nsal Oskay, E leti
ri Y aynlar, stanbul, 1985.
Jam eson, Fredic; L ale M anisin, V erso, New Y ork. 1990.
Jam eson, F redric; M a n ia n and Form, Princeton U niversity Press, Prinee-
ton, New Jersey, 1974.
Jay, M artin; A d o tn o H arw ard U niversity Press, C am bridge,
M assachusetts, 1984.
Jay, M artin; D iyalektik mgelem, ev: nsal Oskay, A ra Y aynlar, stan
bul, 1989."
K eat, R ussel& U rry, Jo h n ; Social Theoy as Science, R outledgc& K cgan
Paul, L ondra, 1975.
L iehthcim , G eorge; From M a n io Hegel. H crd er& H e rd c r, Ncvv York,
1971.
Lukacs, G eorge; Estetik 1, ev: A h m et C em al, Payel Y aynlar, stanbul,
1985.
Lukacs, G eorge; Estetik 2, ev. A h m et C em al, Payel Y aynlar, stanbul,
1992.
Lukacs, G eorge; Estetik 3, ev: A h m et C em al, Payel Y aynlar, stanbul,
1988.
O ktay, A hm et; Trkivede Popler Kltr, Yap K redi Y aynlar, stanbul,
1993.
M agee, Bryan; Yeni D uin A danlan, ev: M ete T unay, Birey ve T oplum
Y aynlar, A nkara, 1985.
Oskay, n sak ada Fantazya, A yko Y aynlar, A nkara, 1982.
Oskay, nsal; Estetize E dilm i Yaam, D ost Y aynlan, A nkara, 1982.
Oskay, nsal; M zik ve Yabanclama, D ost Kitabevi, A nkara. 1982.
zgl, O uz; Pozitivizm Ya da M antk Olarak Felsefe, Us Yaynlar, s
tanbul, 1991.

1 13.
Frankfurt Okulu nda Sanat ve Toplum

R abinow , Paul& Sullivan, W illam; (d erley en ler), Toplum bilim lerinde Yo-
m n tc Yaklam , ev: T a h a P arla, H rriy e t V akf Y aynlar, sta n
bul, 1990.
R ad d atz, F ritz; Lukacs, ev: E n d e r A tem an , A lan Y aynlar, stanbul,
1984.
R o se, G iilian; The M elancholy Science; A n Introduction to the Thought o f
T .W A dorno, C olum bia U niversity P ress, New Y ork, 1978.
Schiller, F ried n ch ; insann E stetik E ilim i zerine B ir D izi M ektu p , ev:
M elahat zg. Milli Eitim Basm evi, stan b u l, 1990.
S later, Phil; Frankfurt O kulu, ev: A h m et zden, BFS Y aynlar, stanbul,
1989.
Soykan, m er N aci; M ziksel D nya topyasnda A d o m o ile B ir Yolculuk,
A ra Y aynlar, stanbul, 1991.
Soykan, m er N aci; Trkiye'den Felsefe Manzaralar, Y ap K red i Y aynla
r, stanbul, 1993.
Szer, V ural; M zik ve Mzisyenler A nsiklopedisi /-//, R em zi K itabevi, s
tanbul, 1986.
T unal, sm ail; Estetik, R em zi K itabevi, stan b u l, 1989.
U ur, Aydn; K efedilm em i Kta, letiim Y aynlar, stanbul, 1991.
W ebern, A nton; Yeni Mzie Doru, P an Y aynlar, stanbul.

7.2.2 Dergiler
O luum , Yl: 8, Say: 40, A nkara, ubat J98I (F ran k fu rt O kulu zel says)
R evue D estheque, Say: 8, E d itio n s Privat, T oulouse, 1985. (A d o rn o zel
says)
Revue D es Sciences Htmaines, Sav: 229, Lille. 1993. { F rankfurt O kulu
zel says)

7. 2.3 M akaleler
B uck-M orss, Susan; "W alter B enjam in; R evolutionary W r ite r I", New
Lef! Rewiew, Say: 128, July/A ugust 1981.
B uck-M orss, Susan; "W alter B enjam in: R evolutionary W rite r 11", N ew
L eft Rewtew, Say: 129. S ept/O ct 1981.
etinkaya, H sam ettin ; "Pedagojik KuramsaUn Ykl", Edebiyat& E-
letiri, Say: 2/3, 1993.
E agleton, T erry; "Aschwitzd c n Sonra S anat; T.W . A dorno", E debi
y a t^ Eletiri, Say: 2/3, 1993.

11i
Kaynaka

Hilav, S elahattin; "Frankfurt O kuiu ve E letirel K uram zerin e N otlar",


Papirs, Say: 1, B ahar 1980.
K oak, O rhan; "H ork h eim er ve F ran k fu rt O kulu", A k l Tutulmas, (M ax
H o rk h eim er, M etis Y aynlar, stan b u l, 1990) iin nsz.
K oak, O rh an ; "M aelstrm slubu", Defter, Say: 5, H aziran-E yll 1988.
K oak, O rhan;"P ostm odernizm in Sosyo E k o n o m ik bir T em eli v ar m?",
Edebiyat&Eletiri, Say: 2/3,1993.
Lwy, M ichael; "Revoluton A gainst Progress; W alter B enjam ins
R om antic A narchism ,N ew L e ftR e w ie w , Say: 152, July/Agust 1985.
Soykan, m er N aci; "Sanatn Kayna S orunu: O yun ve Dans", Felsefe
Dnyas, Say:2, A ralk 1991.

115