You are on page 1of 193

Oskar Ewald

Fransz Aydnlanma
Felsefesi
Oskar Ewald

Fransz Aydnlanma
Felsefesi

eviren: Grsel Ayta

DOGUBATI
OSKAREWALD
Asl ad Oskar Ewald Friedlaender. 1881 Slovakya doumlu. Viyana
niversitesi'nde felsefe renimini 9
1 03'dc doktora, 1909'da doentlikle
tamamlam, 1928'e kadar Viyana niversitesi'nde eylemsiz doent olarak
almtr. Oskar Ewald dindar sosyalistler arasnda tannm bir bilim
adamdu. lm I 940 ylnda Oxford'da olur.

Die franzsische Aufklaerunsphilosophie


Verlag Emst Reinhardt Mnchcn, 1944

Tm yaym haklar Dou Bat yaynJarna aittir.

Almanca zgn Metinden eviren


Grsel Ayta

Yayma Hazrlayanlar
Hakmen S. Akkerman

Kapak Tasarm
"Aziz 1\na

Bask
Cantekin Matbaaclk

1. Bask: Eyll2010
Sertifika No: 15036

Dou Bat Yaynlar


Selanik Cad. 23/8 Kzlay/Ankara

www.dogubati.com
dogubati@dogubati.com

Dou Bat Yaynlar- 56 Felsefe -19

ISBN978-975-8717-60-6
NDEKLER

G R . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 9

FRANSIZ AYDlNLANMA FELSEFESNN


NTELG VE OLUUMU ................................... 17
Rokoko Ruhu . . . . . . . .. ... . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 19

ngiliz Etkileri ........................................... 21


Analiz Metodu .......................................... 23
Ana Unsurlar . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 28

Dnemler. . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . .
. . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . .. . . 30
CONDILLAC VE DU YUMCULUK ........................... 32
Hafza Kuram . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . 34

Varsaymn Deeri . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 36

Bilginin erii ve ifadesi. ................................. 44


Cabanis . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 47
Dcstutt de Tracy . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 48
MONTESQUIEU . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 51

Kiilii . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 52

VOLTAIRE . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 61

Kiilii . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . , ................... 61

Kaderler ve Ana Eserler .................................. 64

Kiliseye Kar Sava . . . . ..... .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 66

Ateizme Kar Sava. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . 68


Ruh Sorunu .............................................71

Tabiat Felsefesi ve Ahlak ..................................73

ANSKLOPEDiSTLER ......................................79

1.Diderot ..............................................80

Geliim.................................................81

Teizm, Deizm, Panteizm...................................83

Mateyalizm ve Panpsikolojizm.............................86

2.D'Alembert ...........................................88

Metafizik ...............................................93

Ahlak . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 97
Kant'la i liki. ............................................ 99

A nsiklopedi ............................................100

KLTRFELSEFESi VE T OPLUM FELSEFESi ...-.......... 106

Volney . . . . . ... . . . . ...


. . . . . ._ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . , .... lll
. .

Morelly ..... :.......................................... 113

Mably .................................................115

Vauvenargues .......................................... 117

Duclos . . . . . . . . . . . . . . . . . . ....... . . . . . . .. . . . ... . . . . . . . . . 12 1

DOGA FELSEFESi . . . . . . . .
. . . . . . . . . . .... . . . . . . . . . . . . . . .. . 122.

Maupertius . . . . .. . . . . .
. . . .. . . . . . . . .
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 123

Buffon . . . .. . . .. . . . . . . . . . . . ....... . . . . . . . . . . . . ... . . . . . . 124


Robinet . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 126

Bonnet . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 127

MATERYALZM . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 129

1. Antropolojik Materyalizm . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 130

L a Mettrie . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 131

Teoloji Kartl ve Teleoloji . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 140

2.Etik Materyalizm . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. 141

Helvetius . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 142

Yasamann Deeri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 146


3. Sistematik Materyalizm . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 148

Holbach . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 149

Teizmin Eletirisi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 155

ROUSSEAU . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 158

K iilik ve Kaderler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 160

Halk Egemenlii . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 169

Doal Eitim ........................................... 170

SONU . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . :.. 177

Kaynaka . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 183 .

Dizin . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 186
GiRi

Ortaa'n ve Rnesans'n sonunda, dnyay tanmada akl


dan baka otorite kabul etmeyen bir dnce dorultusu
kendini gsterir. Pozitif diniere kar tutumu genel olarak
henz mcadele ya da reddetme eklinde deiJdir, nce ilgi
alann snrlamak istemektedir. Bu anlaya uygun olarak
inan hakikatleri ve akl hakikatleri vardr ve en nemli nok
talarda her ikisi rtecektir de. Ksmen samimice, ksmen
de eklen mevcut dinc sayg gsterilmektedir ve bunun kar
hnda dinin salt dnmc srecine karmamas isten
mektedir. Bu ilke tam olarak btnyle gereklemez, ama
yine de etkisi btncldr. Yani: Bilginin biricik kk ola
rak akln glendirilmesi. Bu dnce akm, 18. yzylla
1 9. yzyln snr izgisinde zirveye ular, ama yine de etki
leri zamanmza kadar srer. eitli tesirler, eletirel siste
matik phe, hatta mistisizm bu baarda ortaktr. Burada
ilk olarak andmz mistisizmde ncelikle sz konusu olan,
10 Giri

onun dinsel varln arlk merkezini baka yere koyarak


Dogmatizmi bir kere bozmasdr. Ve ardndan ise ruhun
kendi, isel hayatn ncelikle vurgulam ve arlk merkezi
ni ruha aktarmtr. Keza bu mistisizm, bamszlk ve z
grlk ilkesinin temelini atmtr ki bunun geliimi, akln
itibanna da hemen yarayacaktr. phe, aklla inan arasn
daki kartl kapam ve ekimeyi tamamyla berabere ilan
etmese bile nce inantan yana olmutur. Ama bunu man
tkl dnmenin btn glerini harekete geirerek, yani
kendine hep daha ok cesaret vererek yapmtr. Bylece
sonu, yalnzca akln galibiyeti olmutur. Akl sonradan,
tutarl dnmenin varln hakl karamayan her eyi her
taraf etmekle ve daha byk, evrensel dnya sisteminin in
asnda yaratc olarak grmekle ylesine kuwetlenmitir
ki snrsz hakimiyeti ele geirmi ve teolojiye hibir ekilde
yanamam ve artk onunla anlamaya almam, tam
tersine ondan para koparmaya gayret etmitir. Sonunda bu
dmanca tavr, teolojiyi, kilise ve dogmay bitirme ini ge
nel olarak dine tamtr.1
Bu yenidnya grn ana unsurlar iinde niteleme
miz gerekir. Bu gr. entelektel ve dolaysyla nesnelci
dorultudadr. Antikitenin ve Ortaa'n dnya imaj, daha
ok antropomorf (insan biimci) olmutu. Orada tabiat
ben-gibiydi (ichhaft) iradi (willenshaft) idi ve isel glerle
ve zelliklerle (qualitates occultae) donanm tzler komp
leksiydi. Rnesans da (Bruno, Paracelsus, hatta Bacon'da)
en somut belgesi teoloji, yani ancak zamanla ilerleyen me
kanizmle alan hedef nedenleri (Zweckursachen) retisi
teoloji olan bu grn izgisindeydi. Hedef, iradeyle ok
yakn ilikidedir; tabiat eer benliinden koparlacaksa, o
zaman onun iinde nce hedefi karmak ve erek bilimsel

1 Kan: "Was is Aufklarung?" ww.Bd 8


Oskar Ewald l 1

ilkenin yerine nedensetlik ilkesini koymak gerekir. Bu arada


neden ile etki ilikisi de temizlenmek zorundadr, hem de
g kavramndan. Benzer durum tz iin de geerlidir ve
tz zaman iinde olduu gibi kalan olarak, asl resmine ken
dinde, ben-bilincinin kimliinde sahiptir. Hedef, gelecein
imdiye alnmasdr, g, gemi bir eyin imdiye etki et
mesidir, tz, gemiin ve gelecein sakin bir imdi sayesin
de nfuz etmesidir. Bu arada biz zamann stesinden gel
meyi yalnzca bilin biiminde, yani zne biiminde tanrz.
Ve bylece nesnenin, insan biimciliin dlannasyla temel
lendirilnesini nemseyen Aydnlanma felsefesinin yalnzca
hedef ve gcn metafiziksel ilkesine deil, tz ilkesine de el
atmas gerektiini kavrarz.
Bu nesnelci eilim, felsefi dncenin dnya karsndaki
yeni durumuyla aklanabilir. Eski a, evrenselciydi ve an
cak zne ve nesneye blnebilen dnyann btnnden ha
reket ediyordu. Hristiyanlkla, Ortaaa tek yanlla kadar
egemen olan "ben"e yneli gerekleti. Rnesans, nesne
an getirdi; bu, d dnyann malzemesine nfuz etme
ayd, astronomi ve corafya a, keifler ve icatlar a,
gzel sanatlar, mimari a, edebiyatta, tarihte, hukuk ve
devlet retisinde insan natraliste yanstma ayd, ma
tematiksel mekanik, mekaniksel fizik a; Kopernikus'un
Bruno'nun, Kolumbus'un, Shakespeare'in, Makyavelli'nin,
Galilei'nin, Newton'un ayd. Benmerkezcilik, Ortaa
nasl Subjektivizme gtrmse, nesneye yneliklik Yenia
Objektivizme yle gtrd; yani nesne kategorilerini saf
a ruhsal-dnsel olana uygulayan metoda. zellikle Ob
jektivizm, Aydnlanma'ya damgasn bast. Aydnlanma'nn
tantc zellii, ruhu, toplumu, devleti, tarihi, ayr maddesel
12 Giri

gereklie uygulad ve bu alanda byk baarlarn borlu


olduu temel kavrarnlara dahil etmesiydi.2
Nesnelcilik imdi ayn zamanda entelektelcilik gibi g
rnr. Bunu da anlamak g deil. Kiiletirmeden uzak
lama gcne zeka (entelekt) kadar sahip olan hibir ey
yoktur. Zekann ilevi genelletirnededir. O, en yksek, en
genel kavramiara ulanaya alr. Ama bylesi btnsel
kavramiara ve yasalara yalnzca, nitelii bakmndan ayn
cinsten olan ey sokulabilir; stelik nitelike ne kadar ayn
cinsten ise o kadar btnyle sokulabilir. Bu nedenle soyut
zeka, biricik olan, znel olan grnglerden silmeye ve
onlar en son artk varlk unsurlarna indirgerneye alr.
Zekann soyut ileyii (insan ayn eyi yakndan nasl d
nrse dnsn) ayn zamanda analitik, ayrtrc bir ile
yitir. Bu nedenle matematik onun asl alma alandr.
nk burada yasann kendisi kendi geerli nesnesini arit
metik ve geometri deerleri iinde salar. Ya da, Kant'm
deyiiyle: Matematik, kavramlardan kurgulama yoluyla edi
nilen bilgidir. Nesnesi d ya da i gerekliin bir paras
olan bilgi alanlarnda, yani tabiat bilimleri ve kltr bilimle
rinde durum bakadr. Onlarda nesne ile yasa daha bam
dan beri ayr der ve bu nedenle onlarn abas nesneleriyle
yasalarn (isterse bu) en basit unsurlara, atarnlara olsun
ayrmaktr. Bylece bir yandan anlarz ki Aydnlanma'nn en
yksek bilgi ideali, matematiksel alandr; te yandan da bu

Nesnelcilik felsefesi, bilindii gibi 19. yzyl materyalist ve po


zitivist dnce izgilerinde devam eder. Buna kar. son on yl
larda durmadan artan ve zellikle Dilthey, Windelband, Rickert
ve Bcrgson ile zdeen bir akm gelirnitir. Bu konuda zellikle
bkz. Dilthey. Einleitwg in die Geisteswissetschaften; Rickert,
Die Grenzen der natnvissenschajiliclen Begriffsbildmg, Berg
son. Maliere et Memoire: L 'ffi,olution Crearice.
Oskar Ewa/d 1 3

ideal, atomistie eiliminde ortaya kar. Maddesel ve ruh


sal atomlarla ilgilenen filozoflar, fizikiler, psikologlara gre
(bu konuda kendilerine hesap verseler de vermeseler de) ;
btn bireysel tereddtler ve eitliliklerden olduka bam
sz bir sonu almak iin kullandklar metal paralardan daha
az gerek deerlerdir. Demek oluyor ki bunun iinde ayn
zamanda kiiletirmeden kurtarma ilevi vardr. Matemati
in bu ilevi en yksek lde yerine getirdiini vurgulama
ya gerek yok. Matematik btn disiplinlerin en objektifi, en
benden uza ve en buna yabancs deil mi! Onu evrensel
metot halinde genileten bir a; bu nedenle yksek derece
de objektif bir adr. nk matematikte ruhsal-insani
olann her kalnts silinnitir. O, hedef tanmaz, glerden
ve tzlerden habersizdir; bildii tek ey, her eyi kapsayan
mantksal bir ilevselliktir. Az nce grdmz gibi bu,
Atomizm'de kendini gsterir ve Atomizm de genel bir dn
ya hesap sistemi olarak matematiksel metodiin bir sonucu
dur. Yani, gryoruz ki Entelektalizm, Objektivizm, Me
kanizm ve Atomizm, en nemli noktada birbirleriyle ilikili
dir. Bu gr tarz, dolaysyla d dnyann aratrlmas ve
aklanmasyla snrl kalmad; isel varla da tand ve
ayn zamanda dnya gr olma yolunda geniledi. Psiko
loji bylece ruh hayatnn mekaniine dnt. "Ben", ayn
nitelikte tasarm elemanlarnn bir toplam oldu ki bunlar da
kendi aralarnda salt balanma kurallarna ve yasalarna
gre ilikili olacakt. artnn psikolojisi program bu
ekilde zetlendi.
arn kavram bir yandan mekaniksel atamistik ima
jndan, te yandan insan toplumu imajndan alnnadr. Bu,
sz konusu ierikler aras srp giden bir karlkl ilikidir.
Mekaniksel tabiat felsefesi nasl tabiatn tmn en kk
ksmlardan, atom ve molekllerden kuruyorsa, arm
kuram da "ben"in birliini duyumsamann ve tasarnn un-
14 Giri

surlarndan birletiriyor, toplum antlamas retisi, devleti


yap ta olarak tek tek bireylerden kuruyor.
Bu aklc mekanizm, Tanr kavramnda zirveye ular. Bu
kavrarnda btn dnce yaps en somut haliyle ortaya
kar. Dnya sreci. anlattmz gibi, burada bir benzetmeler
sisteminde zlecek evrensel bir temel benzetmeye dayan
drlacaktr; bu ise yalnzca evrenin dev bir dnya makinesi
olarak grnmesiyle mmkndr. Yalnzca bu artla meka
niksel metot snrszca evrene uygulanabilir. Burada yine iki
ana doruhuyla karlayoruz: Makinede takp kalan ma
teryalist dorultu ve teist (tanrc) ya da imdi akl dini yo
luyla vahiy yerine geen adyla deist dorultu ki buna gre
dardan hibir iyiletirmeye ihtiya gstermeyen dnya
makinesi, asl sahibinin, yani tanrsal ustann mkemmelli
inin bir kantdr. Burada felsefenin Rnesans'tan beri kat
ettii bir geriye bak eylemi ile en ak ekilde llebilir.
Ona gre evren bir organizma ya da bir sanat eseriydi; Ay
dnlanma'da evren btn unsurlaryla eksiksiz ileyen bir
rnekanizmaya dnmtr.
1 7 . ve 1 8. yzyln felsefe giriiminin dorudan doruya
gtrd Aydnlanma'nn dnya imgesi esas izgileriyle
budur ite. En nemli tantc zellii ise objektif yasallk
idealidir. Bu idealin en kymetli ve en gerek sayd ey,
genel olan, tipik olan, snrsz tekrarlanabilir olan, ema,
kural, yasa iinde elle tutulabilir olandr. Bireysele, biricik
olana, esiz ve tekrarlanamaz olana yer vermez; biimi ie
rie yeler. Formal mantk, matematik, mekanik, onun bilgi
aralardr; soyut kimlik, say, atom, salt hareket ise bilgisi
nin unsurlardr. Bilgisinin nesnesi, gerek olandr, yani
dnya makinesi.
Ama yine de Aydnlanma'nn daha derin alt akmlar, R
nesans'tan geldii belli olanlar da eksik deildir. Burada
evren, Tanr, tabiat ve insan hakknda daha canl bir gr
Oskar Evald 15

ve tasarm korunmutur. Gz nne alnmas gereken en


nemli dnce izgisi, Giordano Bruno, Jakob Bhme,
Paracelsus'tan Leibniz, Shaftesbury zerinden Rousseau 'ya
kadar ve ondan teye gider. Bu ahsiyetler ne kadar birbi
rinden farkl da olsa, ortak yanlar, Mekanizm'e kar sus
kun ve telaffuz edilmemi protestolardr. Onlar eylerin
mekanik dzeninden daha yksek bir dzene inanrlar, yani
canl, manevi bir dzene, ayn dini, ahiakl ve sanat gr
lerin yeermesi gibi. Ama bu antimekaniksel izgilerin en
ou yine de onlarca mcadele edilen, onlar kuatan genel
bir ilkede, yani natralizm ilkesinde birleirler. Bu ilkenin
temeli Udur: eylerin tabii dzeni ayn zamanda mantkl
ve tanrsal dzendir ve o mantkl ve tanrsal dzen de ayn
zamanda tabii dzendir.3 Aydnlanma'nn asl, ok merkezi
forml budur, ki iinde ok belirgin antik, ok tanrl etki
ler, yani Grek ve Roma Stoas etkileri devam eder ve bunlar
tam olarak tespit edilemeyip hi de az olmayan derecede
elastikiyet tarlar. nemli olan, "akl"dan neyin anlald
dr. Bunun ve dolaysyla tabiat kavramnn eitli deiimle
rinde Aydnlanma srecinin tek tek safhalar tespit edilir.
Akl, Descartes, Hobbes, Locke, Lcibniz ve Kant iin farkl
anlamdadr; keza Voltaire ve Rousseau iin de ayn eyi ifa
de etmez. Ama Aydnlanma, karakterini ne kadar net bir bi
imde ortaya koyarsa iinde akl ve tabiat kavramlar o ka
dar i ie girer, mesafe O kadar Ok siJinir, hem de U ma
nada: Yn verici ilke akl ilkesi deil, tabiat ilkesidir. Dnya
nn dzeni ve yaps ondan (tabiattan) kaynaklanr. Bu ne
denle de Aydnlanma, btn aklcl yannda iyiden iyiye

1 Burada olduu gibi, izleyen eyler iin zellikle 37. Dipnottaki

son derece yararl incelemeler anlmahdr, mesela "Das natr


liche System der Geisteswissenschaften im 1 7. Jahrhandert" ba
lkl blm.
16 Giri

Natralizmdir. Btn temsilcileri arasndaki birletirici ba,


baka durumlarda ne kadar farkl, hatta birbirlerine zt dav
ransalar da budur: Locke ile Shaftesbury arasnda, Spinoza
ile Hume arasnda, Voltaire ile Rousseau arasnda olduu
gibi. Akdclk, Natralizm'in tesine gememitir. Bu du
rum, bilgi teorisi bakmndan duyumcu ynnde (Sensu
alist), metafizik bakmndan ise maddesel varlkla ruhsal
varlk arasndaki snrlar silmede kendini gsterir. Ama fel
sefenin en derin harekete geiricileri nasl etik oJanlarsa,
Aydnlanma etii de temel eilimi iin mhrn acdr.
Aydnlanma burada da ve zellikle kutuplu kartl inkar
eder. yi ile ktnn tesinde durmaz, ama ikilii salt bir
derece farkna indirgemekle ierden kaJdrmaya alr. Her
yerde, insann btn ahlaki aklamalarnn asln bencil
motiflere dayandrma eilimini ilan eder. nsann erdemleri
de srf inceltilmi bencillikti, ama ne olursa olsun tabiat
gdsnn bir sonucu. lerleme, bu sonuncusunu daha iyi
aniayp deerlendirmeyi renmekten ibaretti.
Aydnlanma dnrlerinin yntemlerini en iyi ve en ba
sit olarak "yukardan" olanlarla "aadan" olanlar ekJinde
sntlandrabiliriz. "Yukardan" bir yntemi benimseyenler,
idealist ve ruhu olanlardr. "Aadan" olanlar ise duyum
cular ve maddeCilerdir. lk gruptakiler derlksiyon ve spe
klasyona bavurmaktan holanrlar, ikinci gruptakiler en
dksiyon ve somut deneyden. Birinciler, maddeyi ruhla,
varln ve hayatn alt grng biimlerini "yukar"yla ak
larlar, ikinciler ise tam tersine. Aydnlanmaclarn dnya
grleri genel olarak "aadan"dr. Bu durum zellikle
Fransz Aydnlanmas iin geerlidir ve onu en iyi bu bak
asndan zetleyeceiz.
FRANSIZ AYDlNLANMA FELSEFESNN
NiTELG VE OLUUMU

Aydnlanmann srp giden tantc zelliklerinin olduu,


ama bunun, Aydnlarunann farkl lkelerde, mesela ngilte
re, Fransa ve Almanya'da tamamyla ayn tarzda yrmeme
si gereini deitirmedii grlr. Hem de iki bakmdan
ayrt edilmelidir bu farkllk: Bir kere, retilerin somut
ieriinin, biim, metot ve sunu biimini gzden kamaya
cak farklar gstermesi bakmndan; sonra Aydnlanmann
ana vatanna ilikisi ve bu lkenin dnce kltrn eit
lernesi bakmndan. Sre en btncl ve en organik olarak
ngiltere'de gerekleir ki bu da srecin buradan balama
syla ilgilidir. Rasyonelletirme ve mekanikletirme eilimi
byk lde ngiliz varlna zgdr ya! Ve bu demektir
ki birok baka eyde olduu gibi Aydnlanma'da da yolu
belirleme erefinin bu millete ait olduu yadsnamaz, her ne
kadar bu eretin btn karanlk yanlarnda pay olsa da ve
stelik derinlik ve titizlike Alman ulusunun, zarafet, kesin
lik ve ekicilikte Fransz ulusunun gerisinde kalsa da. ngil
tere' deki Aydnlanma srecinin organiklii ve tabiliii bu
18 Fransz Aydnlarma Felsefesinin Nitelii ve 0/Uumu

srecin tamamen ngilizce dnce izgisinde bulunmas ve


hatta bunun bir zirvesini oluturmasdr.
Bu dorultunun temellerine daha Ortaa'da Duns Sco
tus, Roger Bacon'da, Ockham'l William'da rastlarz; ok
daha belirgin olarak Yeni a'n eiinde Bacon von Veru
lam'da, Herbert von Cherbury'de, Thomas Hobbes'da; asl
Aydnlanma Locke ve Newton'da balayp David Home'da
zirveye ular. Britanya topraklarnda felsefi motiflerden
bakaca neler olduu konusu bu izginin te yanndadr.
Almanya'da baka trl; burada Aydnlanma yle tama
myla ierden olumamtr. Yabanc etkiler burada gl
dr ve bunlar ilernek ve kendine mal etmek olaanst bir
zihinsel enerji gerektirmez. ki kere muazzam tarzda baa
rlmtr bu; birincisi Leibniz'de, sonra Kant'da; ara dnem
gibi yaratc nabzn zayftad yerde, ani bir dnce d
olur; popler felsefenin kurak vadilerine ki buradan yal
nzca tek tk zirveler (Wolff, Crusius, Lessing) saygn ama
yine de stn olmayan felsefi ykseklie ularlar.
Fransa'da da yine bakadr. Burada da hamle dardan,
ngiltere'den gelir. Ama dnce Almanya'daki gibi temelli
bir geliim salamaz. Fransz Aydnlanmas, Leibniz ya da
Kant'n nemine yaklaan hibir filozof karmamtr;
Locke ya da Newton nemine yaklaan flozofu da yoktur
ve nihayet Descartes, Malebranche ya da Pascal gibisi de.
Bununla beraber Fransa'nn burada (felsefesinin yaratc
dnemi 1 8. yzyln gerisinde kald iin) tamamyla ya
banc etki alanlarna dtn kabul etmek de yanltc
olur. ngiliz rnekleriyle harekete gemi olsa da Fransz
Aydnlanmas tam ulusal bir fenomendir, tpk onun izindeki
devrimin ulusal bir fenomen olmas gibi. Voltaire, Bossuet'
den ya da Corneille'den daha az Fransz deildir. Ayn ey,
biraz snrl da olsa d'Alembert, Diderot, Montesquieu,
Helvetius iin de geerlidir. Bu kltr ulusunun Aydn-
Oskar Ewald 19

lanma'daki pay yledir: Aydnlanma, temelini ngiltere'ye,


derinlemesini Almanya'ya, sylemini ve itici gcn Fran
sa'ya borludur.
Burada ayn zamanda Fransz karakterinin yeni bir tipi
sabitlenmektedir: 1 6. yzylda Montaigne ve Charron tara
fndan iaret edilen, sonra Klasisizm'le geriye itilen ve niha
yet 18. yzyl boyunca gittike belirgin bir ekilde ortaya
kan tip.4

ROKOKORUHU
Voltaire'de, Montesquieu'de Diderot'da espri, derin mana
ya, hayal gcnn hafif kak zarafeti, metafizik dnme
nin arkanl eilimine stn gelir.5 Rokoko kltr, dn
me slubunda da kendini gsterir, yani biimin ierie s
tnlnde, malzemeye, zayflamasnn yannda oynarcas
na hakimiyette. Metafziki, bu felsefeyi ve dnya grn
basit ve clz bulacaktr ki dayand genel hayat ortamndan
soyutlanrsa zaten byledir. Ama bu, tek yanl bir bak tar
zdr; onu, gelitii atmosferden Fransz salonunun o zaman
dnyaca nl neme ulaacak olan en ince unsurlaryla ama
zarif zekasyla donanm atmosferinden ayr tutamayz.
Elbette, bu dnemin dnselliini kmserneye hakk
mz yok, her ne kadar sistematik felsefeye pek az yenilik

4 S.33, III.
5Voltaire'in Montesquieu hakkndaki sert yargs, onun kendisi
zerine felsefeci adalarnn ounda anlr. Bu yarg yledir:
"G bir yolda bir klavuz aradm ve benden daha iyi yetimemi
bir yol arkada buldum. Yazarn bolca sahip olduu ruhu bul
dum, ama yasalarnkini pek az. O, yol almaktan ok zplyor; ay
dnlaLmak yerine gz kamatryor; zaman zaman yargtan ok
hicivci. Ye insan istiyor ki byle dahiyane bir adam, artmaktan
ok ders vermeyi hedeflesin." Dialogues et entretiens philoso
phique XXI, 1.
20 Frarsz Aydmlatma Felsefesirzin Nitelii ve OIUumu

getirmi olduu ve ngiliz Amprizminin tesine nemli bir


adm atmad sabitse de. Bununla birlikte insan nesiini ok
ilgin ve sert filozofun bile grmezden gelemeyecei birka
dnr flzyonomisiyle zenginletirmitir: Bunlar Voltairc
ve Rousseau'dur. Voltairc bu bakmdan da Fransz Aydn
lanmasnn kltlm bir sylemidir, onun dnme s
lubu, dnce ieriinin ok stndedir: Eserlerinden ok
titiz bir kesit bu yzden onlarn dorudan etkisini veremez.
Rousseau'da durum tam byle olmasa da hayatnn ve ese
rinin temel, tutkulu etkisi, mantki ieriinden ok stn
dr. te bu iki grngnn kartl bu dnemin dnsel
atmosferine tuhaf bir gerilim getirmitir. Ama Montesquieu,
Diderot ve zellikle d'Alembert ihmal edilecek ahsiyetler
deiUerdir. Montesquieu'nn yasalarn ruhu zerine eseri,
cesur Natralizmi ile derin bir etki yaratm ve o zamana
kadar bulank ve engellenmi motifn yolunu amtr.
D'Alembert'in ayn tarzdaki geometrik, fiziksel ve bilgi teo
risiyle ilgili problemler ieren matematiksel ve tabiat bilimsel
Pozitivizmi bir sonraki dnem iin daha nemli olmu ve
19. yzyln benzer dnce izgisinin, genel olarak pek ka
bul edilmeyen byk bir blmne nclk etmitir. Ve ni
hayet Diderot' dan (belli bir problem erevesine daha az
younlamann ve onu tamamlama abasnn azl yannda)
Alman Klasiklerinin de kendini uzak tutmadklar ok eitli
esin kayna gelmitir. Keza Diderot ilc d'Alembert'in ortak
giriimi "Ansiklopedi"yi hatrlayalm (bu esere kar nasl bir
tavr alnm olsa da), her halkarda olaanst boyutta bir
eserdir ve zamann nesiine yle esiz bir etkide bulunmu
tur ki kamu fikrini ve zamann egemen ruhunu, yn verici
tarzda, stelik devrim dorultusunda belirlemitir. Bundan
pek farkl olmayan bir etki de Holbach evresinden mater
yalist retinin en tutarl sunumlarndan biri olarak yerini
koruyan "Tabiat Sistemi"nden gelir. Sonunda bir de unu
Oskar Evald 21

belirtelim: Bu dneme Condillac, Bonnet, Robinet, Buffon


ve Lamarck gibi r ac tabiat aratrclar ve tabiat filo
zoflar, Turgot gibi kltr ve toplum filozoflarnn ve fzyo
loglarn, Condorcet, Volney, Mably ve MoreUy gibi adamla
rn dahil olduunu dnnce kazan, hi de ilk bakta
grnd kadar az deildir. Geri dncenin o yce
zirvelerine deilse de pratik hayatn geni alanlarna gtr
lrz. Ama bir bakma eksiklik gibi grnen ey, te yandan
Aydnlanma'nn arts ve hizmeti saylmaldr. Hettner'in
" 1 8. yzyl Fransz Edebiyat" balkl eserinde yazd U
szlere harti harfine hak vermeliyiz: "Bu edebiyat, yalnzca
edebiyatlar iin bir yaz masasndan tekine, bir bilginden
tekine, bir bilenden tekine yazlm bir edebiyat deil,
daha yce devleri olduunun bilinci ve gayretiyle dorudan
halk eiterek kendi koyduu kavrarnlara gre gelenei ve
toplumu deitiren bir edebiyattr." 6 Bu kavramlar her ne
kadar hakl olarak clz ve soyut diye eletirilse de somut
resmi, sosyal ve kltrel realiteyle sk ilikileri onlara canl
lklarn yeniden kazandrmtr. Onlar eski ynetimin k
n hazrlamlardr. Fransa'da ve sonunda btn Avru
pa'da byk deiikliklere neden olmulardr. ingiliz Aydn
lanmas, etkisi bakmndan daha ok kendi lkesiyle snrl
kalmtr. Alman Aydnlanmasnn ise aktif biimierne gc
iyice krlmtr. Fransz Aydnlanmas kamu kanaatndeki
derin deiim sayesinde kamusal ilikilere, kar konulmaz
bir bask gerekletirmitir.
NGLZ ETKLER
Artk, bir hazrlk erevesinde mmkn olduu kadaryla
Fransz Aydnlanmasnn tek tek kuramsal unsurlarn orta-

638, "Der Grundgedanke der franzsisc hen Aufklarung" bl


mnde. Benzer ekilde D i 1 t h e y, 37, 95 ve Cousin, 35, lll .
22 Fransz Aydnlanma Felsefesinin Nitelii ve OlUumu

ya karmamz gerekiyor. Burada her eyden nce gze ar


pan ey, ngiliz dncesine bamllktr. Bu bamllk 1 8.
yzyln en nemli gereklerinden biridir.
1 7. yzyl Fransas, "Gne Kral" egemenliinde prens
ihtiamnn prltsyla gz kamatrm, ngiliz Adasna k
mseyerek bakmsa da artk onun kltrel stnlne
kendini kapal tutmaz. Montesquieu ve Voltaire, ngiliz
topraklarndan nemli ekilde esinlendiler. Bunlar Fran
sa'ya nakletmekle bu lkede dnsel yne yeni bir gzer
gah buldular. Locke ve Newton'un etkisi nde gitti; yle ki
Descartes'n, Malebranche' n ve Pascal'n ulusal geleneini
neredeyse geride braktlar: Bu konuda, nl dnrlerin
yargs ender bir ekilde birlemektedir. Descartes'n bu
felsefenin kurucusu ya da yenileyicisi olma n inkar edilir;
sadece pheci k noktas ve matematikteki baarlar
kabul grmeye devam eder; ancak metafizii, deneyime
yabanc kurgu olarak hurdaya karlr. Malebranche' n
durumu daha da berbattr; Condillac ona edebiyat der7 ve
bylelikle devrinin duygularn en iyi ekilde. yanstm olur.
Pascal'a kar da Voltaire iddetli hcumlarda bulunur.
ngiliz felsefesi ise bir o kadar deerlendirilir. D'Alembert o
byk Atsiklopedisinin nl "giri"inde Lord Bacon' mo
dern bilginin, bilimin ve dnya grnn asl balatcs
olarak anar. Locke'a dzlen vg ise neredeyse snrszdr;
denebilir ki Bacon o btn dneme damgasn basmtr.
Benzer bir etkiyi daha nce belki yalnzca Aristoteles ve
Thomas Aquinas; daha sonra Kant ve Hegel yapmlardr.
phesiz Newton'un etkisi de olaanstdr, ayrca o etki
de tamamyla ayn dorultudadr. Fransa'nn her eyden
nce analitik, mekanik Aydnlanma ilkesini kabullenip geli
tirdiini dnrsek bu ortakhk anlalabilir. Ama burada

7 Bkz. Condillac, Traite des Systemes '1, 1).


Oskar Ewald 23

Locke ve Newton, hoca ve yol gstericidir; biri genel olarak


bilgi kuramnda, br tabiat felsefesinde. Newton, madde
sel dnyay, btnsel bir evren yasasnn egemen olduu
unsurlara ayrr. Temelde ayn eyi Locke, mutlak duyum
culuu, alglama tekilciliini kurarak ya da en azndan ha
zrlayarak ruhsal-dnsel dnyada yapmtr. Newton,
fizii karanlk glerden ve niteliklerden temizlemek ister.
Ama fizikte yalnzca, duyusal olarak kantlanabilir ve mate
matike hesaplanabilir ilikileri brakmaktr. Benzer bir te
mizleme iini Locke bilgi kuram ve psikolojide onlar mev
cut hayaletlerden ve kavramlardan kurtarmaya alnakla
yapar. Demek oluyor ki her ikisi iin salt deneyimin hedefi,
onun birletirilmesinin ve inasnn elden geldiince basit
elerle denennesidir. Hatta en kk eye kadar uzanr
bu iliki. nk bir nceki blmde rendiimiz gibi, do
rudan doruya Locke'un bilgi ve ruh retisinden gelen
arm kavram, fiziin ktlesel ekim ilkesinin ruhsal
olaylara tanmasndan baka bir ey deildir.
Fransz Aydnlanmas Locke'un dnce dnyasna iyice
bal kalr ve sistematik felsefe asndan onun tesinde pek
bir ey baaramamtr. Locke'un birka sonucunu yaratc
olarak yeni motiflerle zenginletirrnekten ok bir mantksal
arlk merkezinin doal izgisini srdrr. Bu hareket,
ngiliz felsefesiyle, yani duyumculuk, anprizm, fenomena
lizm ve pozitivizme paralel olarak yrr; ama Condillac,
Yoltaire ve d'Alembert'de Berkeley ve Hume'da olduu
kadar aklk ve kararllkla deil.

ANALZ METODU

Locke'un etkisinin tek tek nerelere kadar ulatn saymak


g deil: Metot, bilgi kuram, metafizik. Locke metodu
analitik (zmleyici) metottur. Locke btn bilin komp-
24 Fransz Aydnlanma Felsefesinin Nitelii ve Oluumu

leksini ilk ve en basit unsurlarna ayrr; Fransz Aydnlan


mas da onu izler. Bu Aydnlanma d'Aiembert'de, daha da
ok Condillac'da analizin metodik gr asn zirveye ta
mtr. Ayrma srecinin ardnda zaman zaman zmle
necek ieriklere ilginin kendisi geri plana itilir. Bunu Con
dillac'da ve dnemin en etkili eseri olan byk Ansiklope
di' de bulacaz. Bilmenin tek tek unsurlar nasl birbiriyle
ilikili ise, birbirlerine nasl bahlar, nasl bu unsurlarda.
keza aifabclerinde olduu gibi, insan bilgisinin btn orta
ya konuyor? Fransz Aydnlanmasnn esas ilgisi buna y
nelmitir. Sentez ruhu onda neredeyse tamamyla eksiktir.
Keza bilgi kuram da tamamen Locke'a taklp kalmtr,
yle ki hareket zgrl bu nedenle ortadan kalkmam,
ama engellenmi grnr. Bylece Locke retisinin i e
likileri, zme ve bara ulamakszn burada daha da
belirgin olarak ortaya kar. Locke, matematiksel bilgi ger
eini kendisinin salt Ampirizm sistemine uygulamay baa
ramamtr. Burada daha Hobbes iin glkler vard ki Ba
con bunlardan yalnzca matematii kmseyerek kan
t.8 Condillac'da, hele hele d'Aiembert'de btn bilgilerin
duyusal deneyim mercii nne yollanmas ile geometrik ve
hesap metodu arasndaki eliki daha belirgin olarak ortaya
kar. Gzlem, Locke'da olduu gibi, duyumculuk ile akl
sezgisi ilkeleri arasnda gidip gelir. Nihayet metafizie ge
lince, burada da neredeyse boydan boya Locke felsefesinin
egemenlii, amprik, agnostik ve materyalist unsurlaryla bir
arada kantlanabilir. Duyular tesi bilginin olmad, nere
deyse btn gruplarn, Condillac'n, Turgot'nun, Vol
taire'in, Ansiklopedistlerin ve Materyalistlerin ortak gere
iydi. Gerekliin grngleric snrl olmad da onlar iin

8 Hobbes"tan d'Alembert'e gtren dnce izgisi hakknda.


bkz. 37, 358, Locke hakknda 34, ll, 163.
Oskar Evald 25

bir genelin benzer bir temel ilkesiydi. Burada da, Lockc'da


ve daha sonra Kant'da olduu gibi fenomenle kendinde ey
arasnda neredeyse dorudan doruya ayrm yaplmtr ki
sonuncusuna her zaman zorunlu olmasa da, bazen de yalnz
problemli bir tarzda varlk atfedilir. Bylece Agnostisizm'in
(Bilinmemezcilik) kapsam da deiken grnr. Vol
taire'de, Condillac ve d'Alembert'de bu, en yksek derece
sindedir; materyalistlerde son derece snrlanmtr, ama
tamamen silinmemitir. nk maddenin nitelii onlarn
ou tarafndan da belirsiz braklmtr. Bu konuda da,
dediim gibi, Locke yol gsterici olmutur. Maddesel tzn
yalnzca duyusal deil, ruhsal ve dnsel grnglerin de
taycs olmas ihtimalini o da ak brakmtr.9
Ama bizim Fransz Aydnlanmas'nn n artlar hakkn
da izdiimiz manzara, bunu eer bir dorultuda tamamla
mazsak eksik kalr. Bu Aydnlanma'nn, kendi felsefesinin
klasik geleneine sadk kalmad ne kadar reddedilmeyecek
kadar sabit ise, pheci ncleri olan Montaigne, Charron
ve hatta Descartes dan etkilenen Pierre Bayle, tam da 1 8.
'

yzylda vatandalarnn byk saygnlna erimilerdir,


hatta daha da fazlas var; onlar yeni retilere gei yapm
lardr. Montaigne ve dostu, ayn zamanda rencisi olan
Charron'un yazlarnda ylesine ilgin unsurlar bir araya
getirilmitir ki, bunlar devrim ncesi ada kesinlikle verin
li olmutur.
Ana eseri o nl Denemeler (Essais) olan Michel M o n
t a i g n e (1533- 1 592) ve Pierre C h a r r o n ( 1 55 1 -1603)
Bilgelik zerine (De la sagesse) balkl yazsnda insann
duyular yoluyla olduu gibi akl yoluyla bilgilenme yetene
inden kkl bir pheden yola knlardr. Ama bu phe,
Antikiteden ne kadar ok donanm almsa da onunla ayn

9 Locke, nsan Zihni zerine Bir nceleme, IV. Kitap, 1 O. Blm.


26 Fransz Aydnlanma Felsefesinin Nitelii ve Oluumu

izgiye oturtulamaz. Hakl olarak vurgulanmtr ki Pyhrro


nizm belli bir ruhsal ve dnsel yorgunlukla bundan kay
naklanan kesin bir dinlenme ihtiyacn gstermitir ve antik
kltrn sonunu o derecede hazrlamtr; buna karlk
Yenian eiinde bulunan; adn andmz dnrlcrde
yapcln ve biinleyiciliin gl hamleleri hissedilebilir
niteliktedir. 10 brnde bir sona ulalmken bunlarda bir
balang sz konusudur. Montaigne ve Charron, akl ile
inan arasndaki tartmay inan lehine karara balamlar
dr ve inan derken de kilise inancn kastetmilerdir. Ne var
ki burada ilgin olan, bu ilkenin onlarn elinde nasl deiti
idir: Tanrsal yasa biiminde tekrar akl yasas yaa
maktadr ve bu ise tanrsallkla birdir. Tanr=tabiat=akl!
Bu Stoa'nn bile temel eitlemesiydi; imdi ise Rnesans'n
temel eitlemesidir ve daha sonra net ve belirleyici tarzda
Aydnlanma'nnki olacaktr.'' Bu eit sesJendirilmemi
koullardan bu iki dnrde, Montaigne ve Charron'da
dnya-, insan-, devlet- ve toplum anlay konusunda bir
dizi son derece canl kuramsal ve pratik bilgi oluur. Onlar
bizim allm akl hkmlerimizin fazla dar, fazla clz ol
duklar ve hayatn o zenginlii ve ok anlamll ile ou
zaman ad absurdum (samalk) a gtrd gerekesiyle
gvenilirliinden phe ederler. Rnesans'n z evlatlar
olarak hayata drt gzle sarlr, onda o doalln, akllln,
Tanrsalln lln gereklemi grrler; bu l,
dogmaya suni olarak uydurulmu ve dogmann renklerini
tar grnse de ok farkl bir yerden gelmekte ve bambaka
bir yere iaret etmektedir. Eski formlar burada ne kadar
rkeke korunuyarsa da ve dnyevl bilimin o bilgi iddiala
rnn (o zaman doal olarak ocukluk an tamamlamam

10
Bkz. 40, ll, 70.
ll s.
37.
Oskar Ewald 27

olsa da) karsna dikilse de bu sayede her yerde yeni bir


nesneler ve durumlar ilikisini balatr. Montaigne ve Char
ron'un ok olumlu ekilde el att eitim sorununa zellikle
deinmek gerekir ki Montaigne, Rousseau'nun doal ve z
gr eitim konusundaki en iyi ve en etkili fkirlerinin birka
n gelitirmitir.
Bunu izleyen dnemin bir dnr, nl Tarihsel ve
Eletirel Szlk'n (Dictionnaire Historique et Critique) ya
zar Pierre Bayle ( 164 7- 1 706) olduka farkl bir grnm
arz eder. lk olarak 1695 ve 1697 yllarnda iki cilt olarak
baslm bu eserde modern phe anlaml ifadesini bulmu
tur. phe burada, bilmek ile inanmak arasndaki en kesin,
en barmaz kartlk olarak karmza kar ve hibir uz
lamaya; hibir dalayl zme izin vermez, tam tersine ya
bir ya da br manada verilen karar destekler. Bu arada
Bayle'n kendisinin nasl karar verdii, inantan yana sei
minin samimi olup olmad ksmen nemli deildir. Onun
bu kartl dile getiri tarzndaki kesinliktir daha nemlisi.
Bylece, hedefini bilerek ve bilinli bir izJeyile ya da dn
cenin kiisel olmayan bir zorlamasna uyarak din alann
gittike snrlar; kuramsal akl artk ksmen bile olsa dinle
evrelenmemitir, dinin dndadr, hatta onun karsna
ynelmitir; ama pratik akl da kartlk ilikisiyle olmasa
bile yine de dinin altna yerlemitir.
Ahlak da bilim gibi mezhepilikten bamsz hale getir
mesi, belki de Bayle'n daha byk bir baarsdr. Puta tap
mak, Ateizmden de berbattr, der. Bu aklamasyla etkisi
son derece uzun sren bir ilke ortaya kmtr. nk puta
tapnakla Tanrya ibadet arasndaki snr kim bylesine net
tespite kalkard ki? Bayle'n bununla ilikili ve hatta Volta
ire'i iddetli kar ka heveslendiren, bir ateistler toplu
munun pekala var olabilecei iddias nldr. Dinde hog
ry daveti bunun zerine ina etmitir; bu konunun ne-
28 Fransz Aydmlamna Felsefesinin Nitelii ve Oluumu

retere vardn daha sonra ele alacaz. Bylece Bayle'da


aslnda Hrdnrlnn btn unsurlar mevcuttur ve
gelecek kuaklara derin etkisi de bununla aklanabilir. Fi
kirlerinin tohumlar her eyden nce Fransz ansiklopedist
lerinin zemininde yeerecektir.

ANA UNSURLAR

ok eitli fikir tonlarna ramen (mesela felsefe tarihinde


istisna olarak grnd gibi btnlk) son derece btn
c! olan Fransz Aydnlanmas bu unsurlardan oluur ve bi
zim giri aklamamzda da byle sunulmutur. Bu btn
clln temelini entellektalizmde, objektivizmde ve ana
lizin ncelliinde yasa kavramnn tek bana deerlendirili
inde ayn ilkenin bir sr ifade formunda gryoruz.
imdi bu felsefenin hemen hemen btn temsilcileri ara
sndaki birka en nemli aynla ksaca iaret etmekle ak
lamalarmz aydnla kavuturacaz.- Ana unsurlardaki
ortaklkta zaten kurulan o mutabakata yine de ayr ayr k
tutmaya deer: .

1. Btn bilgi, duyulardan kaynaklanr: Duyumculuk.


2. Kendini bilmek. eyleri bilmeye dahildir ve ona ba
ldr, ou kez deneyim siurlar iinde bulunan objektif
ynseme ki yine de ar durumlarda nateryalizme kadar
varr.
3. Yalnzca (en azndan bilgilerimiz yettii lde) b
tnci.il bir tabiat vardr ve bu, ebedi, ayn kalan, genel yasa
lara baldr: Natralizm.
4. nsan da (hem de tamamen) bu yasalara baldr ve
onunla hayvan ve bitki arasndaki fark, dolaysyla yalnzca
derece farkdr.
Onu, aasndaki organizmalardan ayran o ruhsal tz
hakknda hibir ey bilmiyoruz.
Oskar Ewald 29

5. nsann ulaabilecei en yksek ey, bu yasallk bil


gisi ve bundan kltrel ve pratik yararlanmadr. En ok ge
limi zek bile grnglerin varlna nfuz edemez; yapa
bildii ey onlar arasnda hkm sren ilikileri kavramayla
yetinmektir. Bu yetenein en ykselmii, bizim deh dedi
imiz eydir.
6. Buradan kan sonular da yine iki eittir:
a. nsan, zgr deildir, iyiden iyiye tabiatnn gdle
riyle belirlenmitir. Bu nedenle heyecanlara, eilimiere ve
katklara kar sava, manaszdr, hatta zararldr. nk
insan bunlarn kkn kazmann ruh hayatnn fel edilme
siyle onun pasif kreliiyle cezalandrlmas demek olduu
nu bilmez.
b. Ama insani eilimiere ve tutkulara doru manAda
etki etmek, tabii ki mmkn ve gereklidir. Yani onlar sa
ma ve ykc arlklardan korumak, younluklarn toplu
mun ve cemaatin yararna kullanmak; onlar genel mutluluk
iin en destekleyici olan yollara ynlendirmek. Bu aklla (ya
ni tabii eitim ve yasalarla) olur. Bunlarn nemi, aydnlan
maclarca ok bytlm, phesiz haddinden fazla deerli
bulunmutur. Hele hedefe uygun yasalarn karlmasna ve
kurumlara, insanla by gibi bir etki olacan ummular
dr; devrimde korkun bir ekilde gerekleen bu tek yanl
gr, ayrca onlarn kavram ve yasa aklclndan kolayca
anlalr.
7. Balca harekete geirici, aslnda btn canllar ve
insan harekete geiren biricik ey, egoizmdir, hayatta kal
ma igdsdr, mutluluk abas, hazclktr. Btn bu
kavramlar, sanki ayn anlama geliyormuasna biri tekinin
yerine rastgele kullanlr. Zaman zaman yine ingiltere'den
alnma sempatik heyecanlar teorisi de buna katlr ve o za
man ahiakn toplumsal temellendiriliine girilmi olur. Ne
var ki bu daha ok istisnai olarak gerekler. Egemen for-
30 Fransz Aydnlanma Felsefesinin Nitelii ve OlUumu

ml, ilk andmzdr ve gelitirilmeye devam edilir ve yle


yorumlanr: nemli olan, bencilliin ve hayatta kalma g
dsnn, akln snrlar iinde tutulmas, kendi mutluluuna
abalamann toplumun (byk ounluun) mutluluuyla
uyum iine sokulmasdr.
Burada da egemen grlerdeki nanslamalarn eitlili
i fark edilmeyecek gibi deildir. Bazlar daha ok bencilli
e, bazlar da daha ok gene11ik grne yneliktir. Baz
larnda duyusal haz motifi nce gelir, bazlarnda ulusal,
toplumsal ve nihayet insanln genel geliiminden haz alma.
Bu dnemin nemli bir kazanm saylacak ey, insanlk
idealinin ok kimse tarafndan stn tutulup ilan edilmesi
dir, her ne kadar bu ideali destekleyecek kurumsal zemin
elverisiz ve kararsz olsa da.
DNEMLER
Benim somut bir ema halinde zetlemeye altm Fran
sz Aydnlanmasnn dnsel ana izgileri ksaca bunlardr.
Greceiz ki grnglerin ou stelik btn ya da ekseri
noktalarda bu emaya uyacak. Btnyle deil ama ksmen
bu emann dna kayanlar, yalnzca u ya da bu dorultu
nun arlklardr; La Mettrie ve Helvetius'daki Natralizm
zellikle Jean Jacques Rousseau'daki idealizm izgisi!
Bu dnsel srecin zamansal ilerleyii, merkezde ilgin
bir younlama, zekalarn bir merkezde toplanmas feno
meniyle belirlenir. Bu fenomen, ansiklopedi giriimidir ki,
iinie dnemin gerekten belirleyen, anlam ve yn veren
eitli akmlar sonradan ayrlmak ve bamszlamak zere
birleme denemesinin sonunda olduu gibi farklar daha
keskin ve daha belirgin ortaya kar: Bu tarafta Rousseau,
br tarafta materyalizm. Onlarla artk Fransz Devrimi'nin
eiindeyiz.
Oskar Ewald 3 1

te bu gr alar, konumuzun snflandrln gerek


tiriyor. Sistematik felsefeye en dorudan balanan grn
glerden yola kmay uygun bulduk. Bu, Condillac ve onun
ekolyd. Bu sayede ayn zamanda Locke'un temel unsuru
nun Fransz Aydnlanmasna nasl sokulup burada nasl ge
litirildii de gsteriliyor. Condillac'dan Montesquieu ve
Voltaire'e geiyoruz.
Burada dnemin, en parlak ve etkili ifadesine ulatn
gryoruz. Voltaire blm, bizi dorudan Ansiklo
pedistlere gtrr: Diderot'ya, d'Alembert'e ve Ansiklope
di'nin kendisine. Bylece zirveye ulalm ve aslnda al
mtr. Ardndan tabiat felsefesinin, kltr, devlet ve toplum
felsefesinin oluumunu, 1 8. yzyl boyunca izlememiz gere
kiyor. Burada iyice emin olacaz ki Materyalizm, gittike
ilerliyor, ta ki Ansiklopedi'nin temellerinin atlndan yirmi
yl sonra "Doa Sistemi"nde ona gl bir heyket diki
lineeye kadar. Fransz Aydnlanmasnn ana izgisini bu e
kilde tutarl sonuca ulatktan sonra son olarak sz Rous
seau'ya brakacaz. Onun temel dncesi bir yandan im
diye kadar izlenmi dnsel dorultuya tepki olarak, te
yandan bu dorultunun taman1lanmas olarak grlebilir.
Yzyln ortasnda her ikisinin o byk Ansiklopedi'yi mey
dana getirmek zere birlemesi gibi yzyln son eyreinde,
ilk sahiplerinin byk ksm artk hayatta deilken devrimin
patlak vermesinde, eski dzenin yklp yeni bir dzenin
balamasnda birleirler.
CONDILLAC VE DUYUMCULUK

1 8. yzyl Fransz Aydnlanmas filozoflar arasnda Condil


lac phesiz en sistemli olandr. Bacon ve Descartes'dan
Kant ve tesindekilere kadar Yeni a'n btn klasikleri
gibi o da felsefenin temeline bilgi kurarnint .yerletirmitir;
hatta denebilir ki hocas Locke'dan daha ok bu kurarn
iinde kalmtr. Tabii, bu ona Fransa'daki adalarnda
(ncelikle d'Alerobert dnda) genel olarak eksik olan o fel
sefi kesinlik art puann kazandrr. O, kendisinden nce
Descartes, Spinoza, Locke, Leibniz'de zirveye ulam olan
byk sistemli dnme izgisini srdrmtr. Hem de
tutarl bir Amprizm (Deneycilik) ve Pozitivizm ynnde.
Condillac' te burada, felsefe tarihinin bir blmnn sz
konusu olduu yerde ilk nce etraflca incelemek zorunda
yz.
nce en nemli kiisel veriler: Etienne Bonnot de C o n
d i l l a c, soylu bir ailenin olu olarak 30 Eyll 1 7 1 4' de
Grenoble' da dodu. Tarihi ve toplum filozofu olarak n-
Oskar Ewald 3 3

lenen Abbe Mably ' nin kardeidir. M adam Tenc in ' in yeeni
olarak d'Alembert'in de akrabasdr. inden bal olm ad
a nlalan rabi plik meslei iin yetitirilmise de bu me sle i
aslnda srdrmcmi, felsefe problemleriyle youn olarak
ilgi lenm it ir . 1 746 ylnda nsan Bilgisinin Kkeni zeri
ne ' sini (Essai sur I'Origine des Connaissances H umaines)
kaleme ald, 1 749'da Duyumlar zerine nceleme' yi (Traite
des sensations) , 1 755'de Haypanlar zerine nceleme' y i
( Traite des animau.x) yazd. Parma veliaht retmeni ola
rak, rencisine drt ciltlik Kusursuz Bir Eitim Kursu
(Co11rs complet d 'instruction ) 'nu kaleme ald: Bu tarihi eser
lerin yannda gramer ve nantk da ierir: Dnme Sanat
(L 'art de panser) ve Akl Yrtme Sanat (L 'art de raisson
n er). retmenlik i ini bitirdikten sonra Fransa'ya dnd ve
1 768 ylnda Akademi'ye ye seildi. Sonra birka nemli
eser daha verdi : 1 7 76'da sosyal ekonomi yazs Ticaret 11e
Ynetim U.e commerce et le gouemement) , 1 780'de Man
tk (Logique) , sonra 1 789'da vasiyet zerine yaymlanan
yann kalm Hesaplarm Dili (La langue des calculs).
Condillac, ince bir ciddiyetic alan ve her dnce
admnn hesabn vermeye alm salam, namuslu bir
dnrdr. Cesur, atlgan dnce ona yabancdr. Bilgi,
ona gre, var olan titizce analiz etme sayesinde ulalan tas
nif ve dzenlemedir. Bir dnya imgesi edinme peinde h i
deildir; insann hangi yolla byle bireye ulaabileceini
gstermekle yetinir. Kiisel balamda Condillac, iddiasz bir
sadelik hatta basitlik izienim i brakm gibidir, Rousseau'
nun Emile'indeki nota bakarsak. 1 2
Condillac, radikal bir duyumcudur; bu kuramn tutarl
bir temsilcisi olarak modern felsefe iindeki yerini almtr.
Bylece Berkeley, H ume, Feuerbach ve daha sonraki Poziti-

12
F.mile (27, VI I -X), Livre l l .
34 Cundillac ve Du.vmculuk

visder yannda Duyumculuun klasik bir temsilcisi olmu


tur. Bu niteliiyle dnemine ve bir sonraki kuaa sonradan
arka plana itilse de tamamen snmeyen etkisi byktr.
Temel fikirlerinden bazlar en yeni metafzie, bilgi kura
mma ve psikolojiye etki etmeye devam etmitir, her ne ka
dar ilikinin tarihi izgisi her yerde ak seik deilse de.

HAFlZA KU RAM I
Condillac. Locke'un retisini nemli bir noktada deitire
rek srdrr. Duyu ve dnme, dla i duyu arasndaki
kaytsz artsz ikilii kaldrmtr ki Locke buna tutunmu
ve daha sonra Kant'da nemli bir rol oynamtr. Bylece
Condillac, hedefi en karmakianna kadar btn ruhsal
ierikleri basit duyu unsurlan olarak tanmak olan tutarl bir
duyu monizmine (tekcilik) varmtr.
Condillac'n yazlarnn kandad gibi dnsel gelii
nini net olarak dneme ayrabiliriz: nce tamamen loc
ke'un zeminindedir ve ngiliz rneinden ald J?irka ekle
me ve slahada yetinir. Sonra Duyumlar Ozerine incele
me'de kendisinin, ar duyuncu, duyu monisti retisini
kurar. Dnnn son dneminde gittike tutarl ve bilgi
kuramma uygun bir Formalizme dner ki bu onu, genel
biim ilikilerinden daha az dnme, konuma ve hesapla
ma arasndaki belli ierik sonularn arar hale getirir. te
bu aratrmalar onun btn dnemi iin son derece belirle
yicidir_
nsan Bilgisinin Kkeni Ozerine denemesinde Condillac.
locke dncelerinin iyi snflandrlm bir grmnden
fazlasn vermez, her ne kadar bu yaz da ince ve derinlikli
bir zmlemenin habercisi olsa da. Doutan gelme fikir
lere isyan, bilgi kayna olarak heyecan ve dnmenin ayr
ele aln; bunlar Locke'a iaret eder. Bilmenin temel ilev
leri olarak alglama, dikkat ve hatriama belirlenir. Me-
.
Oskar E ald 3 5

moire =hafza ile imagination = hayal gc, yani deerli bir


ka fenomenolojik (grngsel) gr noktalarn ileten g
ayrm nemlidir. Hayal gc bize nesnenin gerek imgesini
verir. Hafzann bu imgesel ya da kopyams netlii yoktur,
nesneyi yanndaki durumlarla, mulak btncl izlenimiyle
bilince tamak suretiyle daha ok sembolik tarzda tasvir
cder. 1 3 Yani kendi tarzlarnda izlenimleri koruyan hayal
gc ve hafzadan imdi hatra (reminiscence) yeniden ta
nma edimi olarak ayrt edilir. Btn bu sreler, dikkat
sayesinde harekete geirilir. Hafza iin ok, ama dnme
ilevi iin daha ok nemlisi, iaret verme gereidir. Belir
tilerini aamada tespit etmek mmkndr: Birincisi,
tespit edilebilen nesneyle dtan, kural olarak rastlantsal bir
iliki iinde bulunan yan, ya da tesadfi fenomenler gibi;
ikincisi konuma tavrlar, ses ve davranlar gibi doal fe
nomenler; ncs, yapma, keyfi ya da resmi olarak belir
lenmi olanlar, mesela dil ve yaz. Condillac'n kesinlikle
inand ancak bu nc grup, insan d artlardan ba
msz klar ve onu kendisinin setii iaretieric ihtiyac olan
izlenimleri ortaya karacak hale gctirir. 1 4 Bu iaret belirle
meyi doru kullanmadadr insan bilgisinin srr.15 Bu kav
ramlarn gereklememesi ncelikle istenir. 1 0 Bunlar Mach
ve Avenarius'un hemfikir olduklar epistemolojik kononi
gerei, dnya imgesinin basitletirilmesi iin dnce tekni
i aralarndan baka bir ey deildir. Eer zekamz grn
glerin btn eitliliini iine alabilecek durumda olsayd,
o zaman kavramlar ayn zamanda bylesine ksahan bu
bak asna ihtiya duymazd. ite, snrl bir gce sahip

., Essai sr l 'origine (7, 1 ) 1, Sect. 2, 1 8.


14 a.g.y. l, scct. 2, ch.4.
'' a.g.y. l. Sect. 4. Ch.l
10
a.g.y. ll, Sect. 5, Bkz. L "art de penser (1, VI), 1.6.
36 Condillac ve Duyumculuk

olmas, onu gte tasarruf yapan dnce aralarn kul


lanmaya zorlar. Bir zeka mkemmeliyetinin ifadesi olmak
tan ok uzak bu soyut kavramlar, onun zayflnn belgele
ridir; besbelli Platon tarz temel dncenin en u geri ev
rilmesi olan bir yorum yani. Kavramlarn nesnel gereklii
ne bylesine salarnca tutunmaya eilimli oluumuzu
Condillac, kavram oluturma ediminin kendisiyle aklar.
Nesnelerle kavramJarnz arasnda bir uyum mevcuttur.
Tzlerin (subtanz) kavram ve adlar zekada, onunkilerin
dndakiler gibi benzer bir yer alrlar. tekiler d izlenim
lerin bayken, berikiler nitelikler badr. Demek oluyor ki,
kavramla nesne arasndaki uyurnun temeli, sentez iaretidir.
Condillac, stelik nesneden yana metafziksel, tzsel bir
sentezi dnmez, daha ziyade nesnede olan kavramn ikili
i sz konusudur. Aslnda bir tek birliktir ve yalnzca gz
lemlemenin bak as deiir. Bu bak asn darya
yneltirsek nesneye, ieriye yneltirsek kavrama ularz.
Burada yine de Kant'n kavray (Apperzeption) sentezi
retisinin, yani dnme ilevinin btnlnn baian
nesnenin akn btnlndedir retisinin temeli fark edil
meyecek gibi deildir.

VARSAYI M I N DEG E R i

Condillac, Aydnlanma ruhuna bal olarak daha burada


yanlgnn almasnda biricik are olarak, her kavram ken
disini oluturan unsurlara ayrmakta grr. Yntemi, ana
lizdir. Kendinden nce Bacon ve ondan sonra sk aklc
d'Alembert gibi iddia eder ki bunlar en genel ilkelerden ile
rinden onlarn yalnzca ksaltlm bir ifade olduklar somut
tek tek bilgilere kadar inebilirler. 17 Condillac bu dnce

17 L'art de penser, 1, 9. Bkz. Essai sur l'origine 1, Sect. 2


Oskar Evald 3 7

izgisini eitli metafizik dnya kuramiarna eletirilerinin


temeli yapt Sistemler zerine inceleme adl eserinde ay
rntl olarak ele alr. Eer genel ilkeler srf dnce yoluyla
ilerleyen bir srecin nihai sonular olarak gz nne alnr
sa, o zaman ite tek anlamlar her birinin ksaltc tarzda bir
araya getiriliidir. Baka bir anlam iddia ediyorlarsa, o za
man yanltcdrlar, nk bizi, srf belli bir unsurlar grubu
iin geerli olan bir nermeyi bu geerlilik alan dnda
kullanmaya gtrrler. Ama belitler (Axiome) gibi onlardan
farkl olarak srf tahmin olan varsaymlar da ll tutulma
ldr. Bunlarn ktye kullanlnn esas, bunlarn asl isel
akl hesaba katlmakszn sonulara bakarak savunulma
ya kalklmasnda, yani elikili olan bir eyden manal bir
eyin, ift anlaml bir eyden tek anlaml (kesin) bir eyin
kabilmesinin mmkn grlmesindedir. Modern uzlam
cln karsnda, tabiat aratrmasnda yeni giren kurmaca
cln (Fiksionalismus) karsnda Condillac ayn ekilde
reddcdici tavr taknrd. Temele yerletirilen unsurlarn
sadelii ve saydaml, matematikte ve astronomide olduu
gibi, esas meseledir ve byle olarak kalr. Bu tr analitik bir
gr tarznn en byk rneini o, aritmetikte grr. Arit
metiin ileyii, tamamen bir nitenin baka bir niteye
eklenmesinden ibarettir. Mesela say birimi kavramndan
phelenilmedii gibi herhangi bir say byklnden de
phelenilmez. 18 Durum geometri ekilleri iin de ayndr;
burada Kant'n deyiiyle "kavramlarn kurgulanmas" ile
daha az bilgi edinmeyiz. Elimizde kurgulamann ak seik
unsurlar, keza plan ve sreci vardr. 1 c Tabii ki analizi her
yerde kullanma ve iyice gelitirmede ayn genellie gtr-

18
a . g.y. I . Sect. 2, Ch. 7
q Condillac burada eskilerden Sanchez ve baz:on Hobbes, yeni
lerden Kant'la rtr.
38 Condillac 11e Duyumculuk

rnek mmkn deildir, nk gereklik malzemesi matema


tiksel iaretierne disiplinine ve kesinliine ters der ki bu
zellikle fiziin ve metafiziin karmak yaps iin geerli
dir. Analiz ise bir kompleksin btn paralarna ayrlacan
yalnzca var saymaz, tersine bunun doru dzende olduu
nu varsayar ve bu. sz konusu yntemin snrn aan bir
istektir. nk her eyi doru dzende paralara ayrmak.
ancak btnn btnlk ban gz nnde tutmakla mm
kndr. Bu u demektir: Analiz, sentezi iinde barndrr;
hatta o, sentezin iindedir. Her eyden nce saynn, geo
metrik eklin, varln sentezci bir dnsel edirne borlu
olmas, bunlarn duyusal alglamalarn loto genere (btn
gene)) eitli ekilleri ortaya koymas. Condillac'n ampriz
minde ve teki Fransz Aydnlanmaclarda, Locke'daki gibi
gzden kamtr. Btn bu dnrlerin sonsuzluk prob
lemindeki baarszl da ite byle aklanr.20
Condillac'n bu derecede ulat dnya imgesi nasl bir
ey? Bu imge onun ilerdeki eserlerinde de esasl bir deiim
gstermedinden bunu imdiden ele alabiliriz. Yaln kav
ramlar, duyusal alglamalarn gitmesidir." Bileik olanlara
gelince, iki tarzdan sz edilebilir: Tz kavramlar ve ahlaki
zellik kavramlar. Birinciler, d deneyimlerin bize sunduu
modellerin kopyalardr, ikinciler ise bizim kendi oluturdu
umuz ve insan davranlarnn ve olaylarnn deerlendir
mesi temeline dayananlar. Tze ilikin kavramlar, tabiatlar
gerei eksiktirler: mesela demir kavrammz yalnzca bizin1
o sralardaki deneyimizin belirtilerine uygun olarak oluur,
yani onun zenginlemesiyle genileyip berraklaabilir. Teva
zu ya da hakseverlik gibi ahlaki kavramlar ise kendimizce
ekillendirilmitir ve iine kendi yerletirdiimiz mkem
mellie sahiptirler. Condillac bylece kendi Duyumculuu-

20
L 'art de penser, Il. 4.
Oskar Evald 3 9

na tuhaf bir ekilde ters den b i r sonuca varr; her n e ka


dar matematiksel ve ahiakl bilgilerin yegane mkemmel ol
duu fikri onunsa da. 2 1 Metafiziksel bilgi problemini de o,
benzer ekilde cevaplar: Yani. yalnzca duyularmza ulaan
nesne grng biimleriyle bunlarn aslnda olduklarnn
birbirinden ayrlmasyla. Dolaysyla Condillac, nateryalizmi
de spiritualist (ruhu) doktrini de ayn ekilde reddetmek
zorundadr. M adde ve ruh, inkar edilmezler, bilinmez ola
rak nitelendirilirler ve snr ana denemesi, yanlglara ve
mctafziin karanlklarna gtrr. Dolaysyla Condillac'n
H une gibi temsil ettii, pozitivist bilgi ilkesidir.
Buradan Condillac'n en nemli eseri Duyum lar zerine
nceleme'ye gei, kendiliinden gerekleir. Locke, Condil
lac'a gre grevini yar yarya tamamlantr, duyu algla
malarnda bilginin o bir tek ana kaynan ortaya kartm
tr. Ne var ki ikinci kayna, yani derin dnneyi tam iler
leyiiyle izlemeyi ihmal etnitir. Daha Deneme (Essai) 'de
bile eitli ruh ilevlerini bir ilkeye dayandrma denemesine
giriilmitir; ama Locke'un temel emas olan bilgi aralar
nn dalizni, ayn ekilde deitirilmeden kalmtr. Oysa,
bilgi kurannda u bir noniznc gtren nceleme'de du
rum farkldr.
Derin dnme ( Reflexion) , bamsz deil, duyumdan
(Sensation) tretilni, ikincil bir ilkedir. Bu, ayn eyin bir
biimidir, daha dorusu: Duyumun dtan ie ulat yol
dur. Buna gre ilk, doutan gelme dnne edinieri yok
tur, yalnzca sonradan kazanln dnne edi m ve yete
nekleri vardr. Yani sezmek, fark etmek, hkm vermek,
istenek gibi. Daha ok vurgulannll olanlar, bizim dikkati
nizi younlatrdklarmzdr. Demek oluyor ki dikkat, du
yumsamann yannda ikinci Cydcn baka bir CY deildir,

21
lb. l l .. 1 ve 2.
40 Condillac e Duyumculuk

vurguianm duyumsamann kendisidir. Bir duyumsama


bylece ya imdiyle ya da gemile ilgilidir ki gemile ilgili
olann ad hatrlamadr. Eer iki alglama ayn zamanda
yksclmise o zaman dikkat dpedz blnemeyeceinden
birbiriyle ilikilendirilip karlatrlrlar. Ama karlatrmak,
hkm vermek demek. Arzulamak, karlatrma ve hkm
vermeye dayanr: nk biz, mevcut durumla karlatrl
dnda daha iyi ve bu nedenle daha arzuya deer bulduu
muz bir eyi arzularz.22 Aka grlyor ki karlatrma
ve hkm verme ile genellene ilevleri ve kavramsal d
nme ilevleri bir aradadr.
Bu genel temelden sonra kitabn Condillac'n srasyla
eitli duyularla, koklama, iitme, tat alna, grme ile d
izlenimleri alglamaya yetenekli o nl heykcl tasawuruna
gtren asl ana blm balyor.
Condillac iin daha ilk eserinde nemli olan zaten tasa
rmlarn doal oluumunu izlcmekti; amac berrak olanla
olmayanlar birbirinden ayrmak ve bilgi ilevinin salam_ bir
dayanan kazanmakt. Ama . bu, - grdmz gibi btn
Aydnlanma felsefesi daha dorusu Fransz Aydnlanma fel
sefesi boyunca sren teinel bir zelliktir. Condillac'm heykcl
tasavvuru Montesquieu'nn yasalarn ve ana yasalarm eit
liliini doal unsurlardan kaynaklandrmak giriimi ile Vol
taire'in kltr geliimini benzer biimde analitik ve genetik
aklamasyla sk bir iliki iindedir. Ve Rousseau yeni,
temel dayanak olan ne kadar ok temsil etse de onun eseri
de nihayet insann, toplumun, devletin, kltrn oluumla
rnn ilk artlarnda bir erimesi ve bunlardan tarihilemi ve
katlam olandan daha iyi ve daha saf bir yap yaratma
abasdr. Ayrca, La Mettrie zaten Condillac'n bu metodik

22Traite des Sensations ( 7, l l l ) Precis de la premiere partie:


Grammaire (7, V), Art. l l ; Logique (7, XXI I ) , 1, Ch.7
Oskar Evald 4 1

plann bir espride uydurnutu ve bu, Didcrot tarafndan da


Sar J!e Dilsizler zerine Mektup ( Lettre sur les Sourds et
M uets) balkl yazya alnmt.
Duyumlar zerine nceleme ye geri dnelim! Duyu ie
'

rikleri iki grupta toplanmtr: Bunlardan biri koku, tat,


iitme ve grneyle, teki dokunma duyusuyla temsil edil
mitir. Yalnz bu sonuncusu onun heyket tasawurunda nes
nenin bilincini verir, buna karlk o (heykel) koklad,
tatt, iittii, grd her eyi kendi varlnn eitiemele
ri olarak yaar. Dokunma duyusu ona ancak diren hisset
mek yoluyla karsndakini. yani nesnenin varln iletir.
Dokunma hissi araclyla yani ayn zamanda birbirini o
mekanda dlayan iki ey alglanr ve heykcl bylece burada
kendinin var olu tarz olarak deil. o iki eyin, bununla da
onlarn var olu tarzn fark eder. Bylece, o kendi bedenini
ve yabanc cisimleri tanr. Dokunma duyusu ayrca, teki
duyulara onlarn da ieriklerinin d nesnelerle ilikilendiri
lcceini retir. stelik bu retne, mekansal bir yn bul
nay mmkn klan hareketler yoluyla gerekleir. Bylece
ben ve ben olmayan hakknda syleyebileceiniz ey yalnz
ca eitli tarzdaki ve eitli yndeki alglamalarn toplamdr.
Ahlaki ve estetik deerler temelinde, belli duyu izleninlerine
balanan haz ve ac vardr. Acnn metafiziksel niteliinin
temelinde ne olduu hakknda bir ey syleyemeyiz, nk
Condillac' n duyumculuunu tuhaf bir biimde kilise dog
masna yaslamasna gre, bizler ilk gnahla duyusalla
baml hale geldik.
Geriye dnp bu dnceleri toparlarsak, bunlara tarihi
etkilerini aan bir deer atfetnek zorundayz. ncelikle,
burada Locke'un tesinde atlm o adn anlamanz gere
kir. Bu ise ancak eer Condillac'n dnmeyi duyumsama
da eritnesi, dnme kavramnn daha Locke'da olduu o
42 Codillac ve Duyumculuk

parlak ift anlamllkla ilikilcndirilirse mmkn olur.23 D


nme, burada bir yandan i duyu bilgi kaynann bilin
organ olarak, bize 'bcn'in durumlarn ve olaylarn geri
yanstan bir eit arac olarak grnr. te yandan dn
me, entelektel. duygu ve irade tipi ilevierin asl olarak ele
alnr ve bu ilevleri ruh, alglamalarn. tasawurlarn ve kav
ramlarn bileii olarak kendi bana gerekletirir. Dolay
syla bu. yenilerde ruhsal etkinlik olarak nitelendirilen eyin
ifadcsidir. Kavramn geirdii bu anlam deiimi, Condil
lac' anlamada ok nemlidir. Dnmeden anladmz
'ben'in yalnzca ikinci bir organ ve bilgi yetenei ve ayn
zamanda ruhun iten da alan kaps ise. o zaman psiko
log Condillac'n bu d ve i duyunun adeta mekansal ayrl
na ve bamszlamasna kar olmas ve alglama sreci
nin btnclln vurgulamas gerekeceini kavrarz. Be
den ve ruh, d dnya. i dnya, nesne ve zne hazr, ban
dan beri sabit iine btn ieriklerio sokulmasna izin veren
eyler deildir, bunlar daha ziyade ancak deneyim sreci

yoluyla zahnetle ilenirler.


Dolaysyla daha nemli bir eydir sz konusu olan. D
nme, Condillac iin de btn ruhsal edinierin zdr ve
bylece onun ierikle edini arasndaki fark kaldrnakla ve
ruhsalln tananiyle grngletiriliini reddettii ruhsal
etkinliin ifadesidir. Bu sayede Condillac'n ruh retisi ay
n zamanda entelektcl bir hava kazan r. Hissetnek, arzula
mak, istemck, duyunsanann dnmleri olarak grnr.
Ru tr eylerin zorla olmad besbellidir. Kartezyen ezin
tam ba aa ediliinde isternek bir eit hkm olarak
grlr. Bu, arzulanan durumun imdi ulalm olandan
daha nemli grlmesini art koar. nk iki durumun
haz ve ac olarak deerlendiriliinde alglamaya ya da se-

21
Ayrca bkz. s. 34.
Oskar E va/d 43

zinlerneye dnmeyecek bir arzulama unsuru yer alr. Ve


bylece entelektelletirme, onunla da ruhsalln grng
selletirilmesi son bulur.
Condillac'n alglama tekelcilii ya da bununla ne sy
lenmek isteniyorsa o, ruhsal ierikterin tmn, ayn olana
sralamak, yalnz tek kiiyle snrl kalmad. Bunda, her ey
den nce ayn Ckilde Locke'un zerinde hareket eden
Brown'un, Hartley'in, Priestley'in ve Hume'un ngiliz ar
m felsefesini hatrlamak gerekir; daha yenilerde ise Zie
hen'i, Avenarius'u ve Mach'. Bu gr, onun ruhsal olana
kuramsal bir tutumun sonucu olduunu, ayn eyin nesnel
bir ifadesi olduunu bilmez. Doal olarak biz btn bunlar
eer yeterince uzaa nesnel var oluun alanna doru cker
sek fenomen olarak, alglamann ierii olarak grebiliriz.
isteme, hatta 'ben'in kendisi de o zaman bize sunulmu bir
ey, bir nesnedir. Ve bununla da iimizdeki btn etkin
eyler ayn zamanda pasif bir ey olur, eylem nesneye, ger
ee dnr; alkn olduumuz o, kendimizi inceleme ha
lindeki gibi; bir heyecan ya da drt, gzlemlerken ve analiz
ederken yaptmz gibi bylece canl bir itepi karakterini
brakp ruhsal bir preparata dnr. Yeniler arasnda belki
M sterberg, psikolojik kuramn ruh hayatnn dorudanl
ndan farkn en ak biimde vurgulamtr. Aydnlan
ma'ya, Condillac'a dnelim: Aydnlanmann sonularna
ulamalar kolayd dememiz mi gerekir? Bizzat analiz saye
sinde 'ben'in niteliini, yani Kant'n byle bir ey olarak
bildii eyi. (sentetik birlii) kaldrdklar lde.2"

24 Bkz. William S t e r n. Person ve Sache, I, 1 03 .


44 Condillac: ve Duyumc:uluk

B i L G i N i N i E R G i V E i FA D E S i

Condillac geliiminin bir de nc satbasyla ilgilenmemiz


gerek. Bu Mantk ( Logique) la ve "Grammaire" {Gramer)
ile hazrlanp esas olarak o yarm kalm ''Langue des Cal
culs "de (Hesaplarn Dili} dile gelen safla. Condillac o za
mana kadar yntem olarak analizi, belli sonular bilgi ku
ram ve psikoloji iin ortaya karnakla kullanmken imdi
analiz onun incelemesinin tam objesi demektir. imdi onun
iin nemli olan, dnmenin en iteki mutfama girmek ve
ona mevcut ilk malzemedeki dorudan doruya almas
srasnda kulak vermektir. Demek oluyor ki, Condillac'm bu
iteki hedefi Kant'n Salt Akln Eletirisi 'ndeki (Kritik der
reinen Vermmft> ve Hegel'in Tinin Griingiibilimi (P/iino
menologie des Geistes) , giriimindekinden daha az bir ey
deildir. zmlerin daha dorusu zmlerin denenecei
alaniann mesafesi doal olarak insan bir o kadar ok sk
trr. Condillac bu muazzam problemi kendisi iin son dere
ce basitletirir: Duyumlar Ozerine nceleme'de bilin eitli
liini alglamann deiiniyle asl aklamay denediyse,
burada da bilgi eitliliini esas bilgi ediminin deiimiyle
aklamak ister.
llesaplarm Dili ndeki ifadesiyle, her dil bir analizdir ve
'

her analiz bir dildir. lki Gramer'de, sonuncusu Mantk


gsterilir.2; Ana eserinin ar Duyumculuu, burada ayn
ekilde ar bir Nominalizmle (Adclk) btnleir. Konu
mak, dnmedir, nk dnme, konumadan baka bir
ey deildir. Nesnel gereklikler olarak genel kavramlar
yoktur, genel kavramlar yalnzca kafamzda hem de yalnzca
adlar olarak vardr.26 Ya adlar nedir, szler nedir aslnda?

1 Langue des calc:uls (8. XXI I 1 ) , Object de cet ouvrage.


. Logique. l l, Ch.5
Oskar Ewald 45

Onlar iaretlerden baka bir ey deildir; nce karmakark


alglama kompleksinden bunlarn tek tek unsurlarn daha
net ortaya karmamza yarayan iaretler. CondiJiac, ilk
mimik dilin langue d'action'dan (eylem diti) nasl yava
yava eklemli dillerin olutuunu, ayrntl ekilde bize anla
tr. Mimik dili, e zamanl alglanan izlenimleri e zamanl
ifade biiminde aktarr. Ama gzlemleyen, bu ifadeyi unsur
larna ayrr ve bylece e zamanl alglanan eyi birbirini iz
leyen imgelere ayrma yetenei geliir ki insanda bunlar ara
clyla ancak onun sentezi ve analizinde berrak bir bilin
oluur.27 Bu nedenle dil asla yalnzca iletiime ve d anla
maya yaramaz, her eyden nce anlamaya yarar. Dilin iin
deki yasalar kavrayp bunlara uyarsak, o zaman kendimizi
yanlglardan korumak iin gvenilir bir aracmz olur. Dil
bize, uygulanm analizden baka bir ey olmayan benzetme
sayesinde bilinenden bilinmeyene doru nasl ilerleyecci
nizi ret ir. Konumann balangcnda insan bu ilkeyle
ilerlcr, ama gittike hem de yalnz eitimin etkisi altnda.
daha ok unutur, szleri anlaml unsurlarna blmeyi ve
bunlar ak seik belli alglama ierikleriyle ilikilendirme
yi.28 Condillac burada dil eletirisi ynndeki grlerini
srdrr ki bu grler Ortaa Nominalistlerince balatl
m ve srasyla Bacon, Hobbes. Locke tarafndan kabul
edilmiti; sonra arlk merkezini nesnelerin. dncelerin
iinden, niteliklerinden alp onlarn grng ve ifade biim
lerine kaydnmtt: Bu dn Amprizme (Deneycilik) yakn
dr.
Hesaplarm Dili daha da ileri gider; amac, te yandan
problemin daha kat bir sadeletirilmesini salamaktr.
Gramer ve Mantk balkl eserlerin sonucu, konumakla

27 l b. l l , Ch.2; Grammaire. I. Ch. 1 ve 2.


18 Logique, I l , Ch.3.
46 Cozdillac ve Dyumculuk

dnmeyi analizin ifade arac olarak birletirmekti. Ama


salt Analiz formu, saydr. Dahas Hobbes hesap yapmak
dnmektir ve dnmek hesap yapmaktr dediyse, bu
motif Condillac tarafndan yeniden ele alnr ve nihayet le
siye benimsenir. Bunun szde genel geerlii, bilme s
recinin eitliliinden vazgeme pahasna elde edilir, yle ki
dnce hayatnn btnnden geriye etsiz kansz bir iske
letten baka bir ey kalmaz. Tuhaftr ve son derece sayg
duyulacak bir eydir, buradaki somutlatrma abasnn bi
lincin duyu alglanasnda taklp braklmasyla bunun de
vamnda ayn ekilde ar bir gr soyutluuna gtrmcsi.
Condillac, 1 + 1 =2 nermesinde ya da 2= + 'de nitelii
bakmndan sonsuz bir benzetmeler gereklemesi olan b
tn dnmenin srrn grr. Dolaysyla bu sr, doal ola
rak mantk ileyiinde birbirinden ok belirgin biimde ayr
lamayan iki blmden oluur. Analizin nce sorunun koul
larn aydntatmas gerekir; bununla, karlatrmann doru
dayanan verir, ardndan bunun sayesinde zm yolu za
ten nceden bellidir.29 Hesap dilinin drt ivesi vardr: Bize
nce say kavram edimnede yardmc olan parmak r dili 1 .
isim dili, say dilinin kendisi ve harf dili. Demek oluyor ki
mimik dili ile ses dili arasnda mantk, aritmetik, cebir ara
snda ifade edilen ierik deil yalnzca bir ifade formu fark
vardr.
Condillac felsefesinin tamam gz nne alndnda bu
rada (en son sylenen eye bal olarak) ierikten biime
doru nasl tuhaf bir geri gidi olduu grlr. Metafziin
yerine genetik bir bilgi kuram oturmaktadr. Duyumculuk
aslnda, naminalist terminoloji iin yalnzca bir klftr; alg

lama, balangta ulaacak gibi grnd son gereklie

20
Langue des calculs, XIV. Burada analiz metot olarak tanm
lanmaktadr. Keza I, Ch. 1 6.
Oskar Ewald 4 7

hi de sahip deildir. Aslnda baka bir simgeyle deitirile


bilen bir simgeden baka bir ey deildir; yani tek anlam,
dnsel deerlerin dolamn ve dei tokuunu mmkn
klmak olan bir metal paraJr. Ama Condillac bununla yal
nzca yzeyde bir duyumculuk, ite ise mantksal-ma
tematiksel bir formalizmi temsil eden Fransz Aydnlanmas
nn hakiki ilkesini belirlemitir. Formalizmde duyusal alg
lamadaki iddialar yznden somut bir temellendirme imka
n eksik kalmtr. te bu elimedir, problemi gittike Kant
zmne yaklatran. Condillac, btn bilgi srecini bir ilk
saatin yani mekanik bir eyin paralara ayrlp tekrar birle
tirilmesine benzerirken tam da kendi ann havasnda
konumam mdr? zellikle de o zamanki fikir yaknlar
tarafndan, ksmen de ondan etkitenmi dnrlerce dn
yaya getirilen byk Ansiklopedi havasnda. te bu d
nrlerin niyeti, tek tek gereklerin sonsuzluunu iletmekten
ok onlarn grne gre bylesine basit olan dnce
mekanizmini ortaya karmakt: bu mekan izma gereklerin
birbiriyle ilikisini, onlar birbirine balayan ipierin oradan
oraya gidiini belirlemektedir. Dolaysyla Condillac bize
dnemin temsilci filozofu olarak grnebilir.

CABA N I S ( 1 7 5 7 - 1 808)
i zleyen zaman iinde Fransz Devrimi'nden sonra da devam
eden dikkate deer etkiler ondan gelmitir. Edebi etkileri
daha sonraki dneme rastlayan iki adam, Cabanis ve
Destutt de Tracy zellikle anlmaldr; ama bunlar eski d
nce izgisini dorudan doruya srdrm ve o izginin
temsilcileriyle ve kendi aralarnda o zaman ei lm Ma
dam Helvetius'un salonunda sk iliki iinde olmulardr.
Pierrc Jean -Georges C a b a n i s'in ana eserinin bal " i n
sandaki fiziksel olanla ruhsal olan arasndaki ilikiler zeri
ne"dir ve ayrmda oktan alm olsa da hala daha sonraki
48 Coudil/ac ve Duyumculuk

fizyolojik psikolojinin ncs olarak hala nemlidir. Ca


banis de (baz temelleri olsa da) Duyumculuktan Maddecili
e geiini gereklctirmez; ona gre duyarllk, ayn cazibe
gibi en eski ilkedir.30 Ama yine de daha maddeci yerler de
eksik deildir, keza ruhu hava tayanlar da yle. Zaman
zaman duyarlln da kkn n bu akmda olma imkan dile
getirilir. Ama ileyen laytnotif yine de fizikselin ve ruhsaln,
ahiaklnin paralellii motifidir; bylece eser, Spinozac g
rle modern psikofiziksel paralellik arasnda balayc hal
kadr ki bu sonuncusuyla fiziksel olanda tek yanl bir yn
seneyi paylar. Ayrca, Condillac'n kuramn nemli bir
noktada tamamlamak iddiasyla da ortaya kar. O kuram.
btn bilin ieriini, d duyulardan gelme alglamalarn
bir biim deitirmesi olarak anlant.31 Cabanis ise imdi.
organ aklamalarndan gelme, zellikle de igdnn do
uu ve olumasnda ayn d organlarn bilginin oluumun
daki gibi katks olan isel bedensel izlenimlere iaret eder.u
Srasyla yam, cinsiyetin, iklinin. nizacn, insann ruhsal
ve ahlaki hayatndaki etkisi belirlenmeye allmaktadr. Bu
etkinin (eitlii olmasa da) biriini vurgulayarak. Yer e
kiminden canl gce kadar btn doa glerinin birliini
vurgulayarak Cabanis kendinden nce D iderot gibi modern
Monizmin (Tekilik) yolunu hazrlar.33

D E S T U T T D E T R A C Y ( 1 754- 1 836)

Condillac'n dostu ve senato arkada olan Destutt de


Tracy, " Rapports..a ayrnll bir giri ve tantm hazrlamt;
kendisi ise o ciltlik ana eseri deolojinin Unsurlar

10 6, Deuxieme Memoire, Ch. VI I I .


n a.y. Chr. l l l.
32 a.y. Ch.V.
u A.y. L>cuxicme memoire. Sect. l l .
Oskar Ewald 49

( Elements d'ideologie) 'nda dar manada ideoloji, ikincisi


gramer ve ncs mantk konulu kitaplarnda Condil
lac'n dnce izgisini srdrr. Amac, bunlar kapal bir
sistem ekline getirmektir. Bilin, ona gre de sonuna kadar
btn alglama eitleridir ve bunlarn iinde drt grup ayrt
edilir: Asl duyu alglamalar, anlar, hkm, isteme. Bunla
rn srasyla nasl birbirinden retildii meselesi tamamiyle
Condillac ynteminden alnmadr. u farkla ki, burada kur
gulamann keyfilii daha net ortaya kar. nk hatrann
(annn) zellii, yargnn ve iradenin zelliinde olduu
gibi, bir imgenin imgeler aras bir ilikinin alglanmasndan
ya da bu iliki alglanndan ortaya kan belli bir ieriin
(konunun) kabul ya da reddinden sz etmekle tanmlana
maz. Temeldeki gereinden byk aklama ilkesinin genet
tii zerinde bu aklama gc uup gider ve geriye yalnzca
kimseyi balanayan ve hibir daliste ya da trialiste inkar
edilmemi olan U gerek kalr: stedikleri kadar farkl ol
sunlar. btn bilin ierikleri, herhangi bir eyde birbirine
uyarlar ve bu eyle ortak paydaya indirgenebilirler. Destutt
de Tracy'nin varolu kuranndan da sz edilmeli, nk bu
kuranda Condillac'dan stelik gnlllk izgisinde birka
adm ne geer. Dokunma duyusynun bize dtaki bir nes
nenin nesnel varln iletmek yeteneini aslnda henz ta
nmaz. Bir hareket engelinin alglanmas da buna yetmez;
bir istek tepisiyle balanm olmak zorundadr. Yani hareket
edelim ve bir engel yaarsak o zaman anlarz ki bu engel
kendimizden gelmiyor, bizden farkl bir eyden kaynaklan
m olmal. Ancak byle bu kurama ularZ, yani kk geri
lere gittii halde yeni felsefede az rol olmayan bu kurama,
yabanc bir varln bilincine ve kavranma, bir dnya, bir
nesne kavramna; ama buna hatasz ulamalyz.34

34 Bu kuram, bilindii gibi, benzer ekilde Maine de Biran, Scho-


50 Cmdillac 11e Duyumculuk

nemi on yllar boyunca bir dereceye kadar sallantya


girmi olan bir ad zerine, ideoloji ve ideologlar zerine bu
kadar ite! ncelikle bu. fikirlerin oluumunu en basit bilin
unsurlaryla aklamaya girien bir gr tarz anlamn
tar. Bu kavram altnda kmseyerek bir zihniyet izgisi
karan Napoleon'dur ki bu izgi znel dnme biim
lerinde hapsolup nesnel dnya gerekleri ve gleri iin
ly kaybeder. Daha sonra da Marx ayn dnceyi izle
meye devam ederken dnce hayatnn gerek alt yapsn
tanmayarak glgemsi soyutlamalar ve hayaller iinde hare
ket eden bir gr olarak burjuva ideolojisinin eletirisini
yapmtr. Aslnda ideoloji deyince Condillac'n (ilk b
lmden kan sonutan anlalaca zere) o kuru Natra
lizmi kastedilir ki, Condillac ncelikle bunu ruhsal dnyann
aratrlmasna dahil etmek zorunda kalmad, ayn zamanda
kendisi ve ekol bunu zel bir tutarllk ve btnlk iinde
kulland.

penhauer, Hartnan ve Dilthey tarafndan da temsil edilmitir.


Rickert'in Bilginin Objesi (Gegenstand der Erkenntnis) buna
kar kar.
MONTESQUIEU

Condillac, d'Alembert'den ya da baka bir adandan


daha ok, Fransz Aydnlanmas'nn asl sistemcisidir. Ama
en kuwetli etkiler belli ki ondan gelmemitir. Voltaire'i,
Rousseau'yu, Ansiklopedistleri anmamz gerekirdi: her ey
den nce ise dnmemiz gerekir. Onun etkisi btn br
adamlarnkinden daha az olmam ve asla kuramsal baart
larla snrlanmam, tersine kltrde canl uygulamalara
gemitir. Bu konuda o da arlk merkezini kuramdan nes
nelerin etkin biimieniine kaydrm olan Aydnlanma'nn
hakiki bir temsilcisidir.
Eserinin btn o zamann dnce izgisiyle sk iliki
sinden daha nce sz edilmiti. Condiilac, Locke'un izinde
olarak, btn bilincin, ieriinin eitliliiyle, temeline du
yusal deneyimden baka bir ey koymakszn kendinin nasl
en basit unsurlardan oluturduunu gstermek ister. Mon
tesquieu de analitik alr ve olduka pozitivist izgidedir.
Althusius, Grotius, Spinoza, Hobbes gibi doa hukukular
52 Mortesquieu

ve szleme kuramclarnn durmadan urat hukuk ve


devletin niteliini sorgulamaz. Doa kanunu ilkesi, dou
tan gelme kavramlar ilkesiyle ak bir iliki iindedir. Ve
bellidir ki bir nceki grten kurtulmaya canla bala al
tn gsteren bir dnce izgisi ilki bakmndan da ayn
abay gstermek zorundadr. Hukuk. devlet ve toplum kav
ramlarnn doutan gelmeci kurgulannn yerine onlarn
gerek verilerinin analizi girer, keza d'Alembert ve Voltaie
gibi Condillac'n doa, madde, ruh konularnda kendini
uzak tuttuu metafiziksel asl nedenlerin yerine grngle
rin kendiyle, ilerleyileri ve ilikileriyle snrlanmak girer.35
Montesquieu'nn giriimi ise karlatrmal bir hukuk
tarihinden ok daha fazlasdr. Bu, daha ziyade genetik bir
hukuk kuramdr ki konusu, fiziksel, corafi, antropolojik,
psikolojik trde en genel doal ilikilerdir. Her ne kadar bu
grler ounlukla geriye ya da mevcut artlara ynelmiSe
de dorudan belli yasa ilikilerinin kkenini ortaya karma
ya yarar. Mesela onlardan meselelerin yeniden biimlenme
sine ilikin yeterli sonular da kar. Montesquieu'nn do
ru bir anayasa ideali hakknda sylediklerinde o zamanki
Fransa'nn koullarnn iddetli bir eletirisi vardr. Bunun,
yazarnn niyeti ne kadar azsa da devrimin hazrlanmasnda
pay vardr; geerli hukukun greceliinden emin olma yo
lunu aarak egemen glerin mutlaklna inanc sarsmtr.

K L
Tam adyla Charles Secondat, B a r o n d e L a B r e d e
e t d e M o n t e s q u i e u, 1 8 Ocak 1 689'da Brede ato-

15Burada zellikle insann dnsel zgrl ve sorumluluunu


belirten bir yere iaret etmek gerekir. Gnmzde (iki yzyl
sonra) byle hkm veren ve buna gre hareket etmeye cesaret
eden iyi Avrupal nerede?
Oskar Ewald 53

sunda domu, 1 7 5 5 ylna kadar, yani Fransz Aydnlan


masnn zirveye yaklat zamana kadar yaamtr. Yani o
Fransz Aydnlanmasnn eski temsilcilerindendir ve bu,
onun ll ve sonrakilerin saldr hevesine zt tutumunda
kendini gsterir. Bir mddet kamusal grevlerde bulundu,
bir sre sonra tamamyla zel hayatna ekildi. Avusturya,
Macaristan, talya, svire, Almanya, H ollanda ve ingilte
re'ye seyahatler yapt. Bu seyahatler ona ana eserine yaraya
cak .kltrel gzlemlerce zengin malzeme sundu. En youn
ve etkisi en uzun izlenimlerini, Voltaire gibi ngiltere'de
edindi. Seyahatlerinden nihayet vatanna, atalarnn atosu
na dnerek kendini artk yalnzca yazlarn tamamlamaya
verdi.
Montesquieu ahsiyetinin ve yaratclnn esas karakte
ri, centilmence bir netlik ve zarafet, dncede ve ifadede
insanl ve ahlaki geliimi ilerietme ihtiyacna bal netlik,
saminiyet ve nesnelliktir. Onu souk pheci La Roche
foucauld ile karlatrrsak karakterinin yalnzca bir yanna
deinmi oluruz. te yandan onda ahlak idealizminin son
dayanann eksik olduu da inkar edilemez. Bunu mesela
zenci kleliini savunmas kantlar ki bu da Voltaire'in Ya
hudiler hakkndaki hkmnn gsterdii gibi "hmanite"
fikrinin bu topraklarda henz tam olumadn kantlar.
Montesquieu'nn kiisel olmayan yaz tarz yine de renklilik
ve canllktan tamamyla yoksun deildir. Onun hakknda en
iyi bilgiyi, mektuplar ve Farkl Diiiinceler (Pensees
Diverses) 'den ediniriz.36 Duyarll bastrmayan ama onu
mkemmel bir gvenle kullanan, yine de yeri geldiinde
onunla alay eden bir zeka, iyi niyetle insan hor grmenin
eit arlkta olduu ince bir gzlem yetenei; atrlamas
kibrine varan gururlu bir bamszlk anlay ve nihayet

36 Bkz. Montesquieu, Lettres persanes (23. V I )


54 Momesquieu

ruhun derin tabakaianna ulamayan insan sevgisi habereili


inden ziyade dnyaya ynelik bir mutluluk drts olan
bir iyilikseverlik eilirnil Btn bunlar bu itiraflarn en belir
gin iaretleridir.
Zamann gidiatma uygun olarak Montesquieu, ncelikle
nemli saylamayacak birok doa bilimleri zerine makale
yazd. Geni bir baar salayan ilk yazs, dorudan doru
ya felsefeyi ilgilendirmeyen, ama ilgin bir kltr psikolojisi
olan ve bu niteliiyle bugn bile etkisi srebilen ran Mek
tuplar ( Lettres Persanes, 1 72 1 ) idi. Bat Avrupa'y, zellikle
Fransa'y gezen doulu birka kii mektup formunda kar
lkl izienimlerini bildirirler. Tam da ite o basit ifade tarz,
Montesquieu'nn Fransz koullarna ynelttii o ac eleti
rinin rtsdr. Peki bu eletiri nereye uzanr? D'Alembert
bunu " Eloge de Montesquieu" balkl sesieniinde sonuna
kadar zetlemitir: Deersiz eyleri ciddiye almak ve ciddi
eyleri bir o kadar soukkanl ele almak; tat almadaki ince
lik ve bu yzden de doygunluk; kuramla uygulama ekime
si; kibirli bir kendini saydrma anl; kendini savunmak
iin yalnzca her yerde taklit ediliini gsteren bir zevk ka
kl; n yarglardaki dar kafallk ki bu bir yandan ticaret
ve ynetim gibi yararl etkinlikleri vahice kmser, te
yandan edebi tartmalar ve fikir krntlarn gln ekilde
abartr. Montesquieu, bir Fransz nasl ranl olabilir diye
baryorsa o zaman doal olarak ranl yerine Avrupal'nn
ya da Fransz'n kastedildiini anlarz. Doru alglamay
bilen biri iin bu yaz, ince bir hicivden de te bir eydir:
Yazar, yabanc ruh atmosferlerine ve kltrlerine dalmak,
onlarn doal artlarndaki yasa ve kalplar kefetmek bece
risini kantlamaktadr; bu yaz ayn ekilde daha sonraki
eserlere, Roma mparatorluu 'nun llkselii ve kii ne '

ve Yasalann Ruhu balkl ana eserine geiin habercisidir.


Oskar Ewald 55

734 ylnda Roma imparatorlu 'mm Ykselii ve


k balkl nl almas yaymlanr. Bu, tarih felsefesinin
nemli bir blmdr; ama anlaml zel bir rnekle devlet
lerin ayakta kalma, byme ve knn genel ilkelerini
gelitirmeye alr. Roma mparatorluu'nun ykseli sebe
bi olarak Montesquieu'nn tespitleri unlardr: zgrlk
ak, yurtseverlik, alkanlk, disiplin, i atmalar darya
tayarak enerji artnnak -ki bu, dt saldrlarla karlamak
gerekliliinden dolay geri ekilinmesi-; dayankllk, mca
delede sebat ve salkl bir gereki siyaset. k nedenleri
ise: Devletin ar bymesi, imparatorluk snrlarndaki
savalar yznden kuvvetlerin blnmesi, yenilmi btn
milletiere vatandalk haklar verilmesindeki gecikme, bir
Asyal lksn benimseme, cumhuriyetin sonu ve kayzerler
egemenlii ve nihayet imparatorluun blnmesiyle merke
ziyetiliin yok olmas.
Bu yazlarda Montesquieu'nn ana eseri "De l'esprit des
lois'"nn (Yasa/ann Ruhu zerine, 748) unsurlarnn gn
na kmakta olduu grlr. Eer iran Mektuplar ufku
ayor ve bizimkilerin barbarlk ve soysuztama olarak g
rnd bambaka kltrlerin fzyonomisini iziyorsa, eer
Romallar zerine olan eser sk bir sebep aratrmasn,
sebebin ve sonucun mantksal ilevselliini tarihi gerekiere
tayorsa, o zaman Yasalarm Ruhu her ikisini birletirir. Bir
tek yasa deil, yasalar vardr gerei o zamana kadar ula
lmam bir ciddiyetle ele alnr. Siyasal ve hukuki yasa
kavramnn katl giderilir. Ama Montesquieu salt grececi
deildir. Bu, szde birinin renkli bir eitlilic zlmesiyle
yetinmez; dogmatizmin yerine mulak bir phe geirmez.
tersine o tam bir aklcdr. Kitabn balndan da anlald
gibi o, yasa koymann yasasn, yasalarn yasasn. onun
bozulmaz kemik yapsn aratrmak peindedir. nk
emindir ki byle bir ey vardr, tek tek ne kadar keyfi ve
56 Montesquieu

sama grnse de yasalar grnglerin d ve i yasallyla


i ie gemilerdir; keza devletlerin biim ve anayasasyla,
nfusun adet ve gelenekleriyle, lkenin iklim ve toprak zel
likleriyle i iedirler. Antikitede daha Theophrast tarafn
dan, yenilerde ise Bodin tarafndan kabul edilen bu dzen
lemeden doal olarak u ortaya kar: Montesquieu iin
insan eninde sonunda bir tabiat yaratdr ve onun iin do
al varln yalnzca eitli ykseklik konumlar vardr.
Montesquieu bu noktada da kendini tam bir Aydnlanmac
olarak gsterir. nk bu tabiat ve akl ba, her ikisinin
akln doal karakteriyle doann akll Natralizminin birli
ine bu inan (her ne kadar Hegel anlamnda olmasa da) bu
akl Natralizmi. Aydnlanma'nn en belirleyici iareti olarak
kendini gsterir.
Bu yasalar daha eserin giriinde, nesnelerin doasndan
ortaya kan gerekli ilikiler olarak tanmlanmaktadr. Bir
genel akl ilkesi vardr ve tek tek yasalar, bu ilkeyle eitli
varlklar arasndaki ilikiyi ifade eder. Tanr, yaratan ve
yaatan olarak dnyann tmyle ilikilidir. Yaratl yasalar
ayn zamanda da yaatma yasalardr; Tanr bunlar bildii
iin bunlara gre davranr ve bilir, nk yaratan kendisidir
ve gcne ve bilgeliine uygun olarak yaratmtr. Demek
oluyor ki tek tek yasalarn ls olarak kendi bana hakl
ve haksz vardr. Nasl bir dairenin yaraplar eit olduu
ilkesinin her alglamadan bamsz bir geerlilii varsa ayn
ekilde o dorudan hakl olanla olmayann varlndan da
kukulanlamaz.:n Ne var ki Montesquieu kendisinin bu
aklc temel kanaatini pek kullanmaz, nk dediimiz gibi,
dncenin uygulannda tamamiyle pozitiviste davranr.
Neyin dorudan hakl olduunu sormaz, onun sz konusu
durumda gerein nasl ve hangi koullar altnda olutuu-

37 De / 'esprit cles lois (2 3, l l - V), 1, 1 .


Oskar Eva/d 5 7

nu sorar. Eserin konusu, son derece eitli ve zengindir,


snflamas dpedz ak ve net deildir; hatta zaman za
man yazarn o dahiyane kafasnn neredeyse yarsna hakim
olduu bir hammaddesi olduu izlenimini ediniriz. Ama ite
asl sunulanlarn bu eitliliidir ilgiyi artran ve btnn
birlii ve btnl her eye ramen ana hatlaryla ksaltl
mam olarak kalr, nk bu btnlk, inceleme metodu
nun kendisinden ok varlan sonularn eitliliinde aran
maldr. lk sekiz kitap, tabiatta ve eitli ynetim biimleriy
le ilgilidir; sonraki be kitap ordu, siyasal zgrlk ve vergi
lerle; sonraki alt kitap ikiimin ve corafyann, halklarn
adetlerine, geleneklerine ve hukuk alkanlkianna etkisiyle
ilgilidir; sonraki dokuz kitap ticaret, para. nfuz sorunlar
zerine incelemelere; sonraki din ile siyaset arasndaki
ilikilere ayrlmtr, son be tanesi ise eski Roma'daki dev
rimleri, Fransa'nn kamu hukukunu ve feodal yasalar ele
alr.
Demek oluyor ki her ulusun yasalar genel akl ilkesinin
uygulamalardr ki bu nitelikleriyle her ulusun olutuu
koullarn zelliklerine, ynetim biimine, corafi durumu
na, topraa. iklime, lkenin byklne, keza vatandala
rn genel uraianna ve hayat tarzna, refah derecesine, dini
inanlarna, zgrlk kavramna, nfusuna, i ve d yarat
lna uydurulmak zorundadrlar. Buna gre yasalar dpe
dz baka yere tanlanaz, onlar bir evreden alnp baka
bir evreye aktarlamaz. phesiz, Montesquieu, hukukun
bu tarihsel ve corafi bamll bilgisiyle (Voltaire'in Gele
nekler zerine Deneme de -Essai sur les nreurs- gelenek
'

lerin belirleniini gsterdii gibi) Voltairc nasl Aydnlan


ma'nn her zaman tehdidi altnda olduu her eyi ortak
paydada toplayan akl ematizni ortalamasnn stne k
ntSa onun gibi sonra da Romantizmin son derece dcrinle
tirdii tarihsel oluumu o duygulu anlama iini hazrlam-
58 Momesquieu

tr. Ama bu ematize etme eilimi ne onda ne de nl a


dalarnda tamamyla almtr. nk her ikisi yine de
Hegel'e gre iinde mutlak fkrin somutlat canl halk
kiiliklerinden yola knayp ok eitli kombinasyonlarda
gerekleen genel soyut ilkelerden hareket ederler. Bu, hep
rastgele her bileii, ierdii bir dizi basit unsurlara ayran
analiz yntemidir. Sonunda, aratrlmas sz konusu olan
unsurlar bamsz bir hayat sremeyen bir bileikte toplanr.
Yasalarm baka eye tanamaz oluu, Montesquicu'ye gre
rnein U anlama gelir: Bir ABC bileiinden A dpedz
ayrlp bir baka A' B' C' bileii oluturmak iin (mesela A'
yerine) konamaz. Demek oluyor ki burada temsil edilen tam
bir analitik, mekanik anlaytr.38 Halklarn ve kltrlerin
yalnzca sentez edilerek anlalabilecek canl birlikler olarak
grld organik gre, Hegel'in tamamen tutarl bir
biimde tarihe soktuu o gre ne Montesquieu ne de Vol
taire nceden varmlardr.
Yasalarn ruhu zerine olan eserin tek tek k_uramlarna
gelince, burada en nemlilcriyle kendimizi snrlamamz ge
rekiyor. Yazarn tipletirme tarzi, sonula-na biraz kurgu
sallk, iddet katar, ama bu onun dncesini karakterize
eden gerilimi ve enerjiyi salar. Montesquieu. drt farkl
devlet biiminden sz eder: Demokrasi, monari ve despo
tizm. Bu devlet biimlerinin kendine zg egemen ilkesi
vardr. Demokrasininki erdemdir, aristokrasininki erdemli
itidal, monarininki eref, despotizminki ise korku39 Sayd
mz bu ilkelerin gcne baldr o ilkelerin devlet biimle
ri. Burada itiraz, hibir anayasann erdemden vazgeemeye-

38 H ege!'e ramen 9. yzyln nemli bir blmnde hakim olan


ve mesela Thomas Suckle'un nl History of Cil'ilization ( Uy
garlk Tarihi)nde temsil edilen anlayn da ta kendisi.
39 De / 'esprit des lois, l l 1 .
Oskar Evald 59

cei konusundadr ki bu da rtlemez deildir. nk


Montesquieu'nn esas eilimi, zaten her anayasann zel
harekete geirici gcn ortaya karmaktr; tabii ki bu,
harekete geirici glere hepsinde ortak olan motifler bala
nacaktr.40 Monaride mmkn hatta sunulan ey, asla
cumhuriyet ile olmamaldr. Birinde lksten vazgeilmezken
brnde lks zararldr. En nls, Montesquieu'nn
gcn gerekli ayrm retisidir. Bunlar: Yasama gc, y
rtme gc ve yarg gcdr. Yasama gc, halk tarafndan
seilen temsilcilerce yrtlecektir; hzl kullanma muhta
olarak yrtme gc bir hkmdaro elinde olacaktr.4
Mostesquieu, burada ingiliz anayasasn model olarak gz
nne almtr. zellikle nemli olan, onun zgrlk tan
mdr ki bu, Locke'unkini toplum bilim iin yetitirme ve
deerlendirme peindedir. zgrlk, dpedz insann ca
nnn istedii eyi yapmas gc deil, yasalara dayanan bir
toplumda neyi istemesi gerekiyorsa onu yapma ve isteme
mesi gereken eyi yapmamasdr.42 Erdem, keyfilikten ne
kadar uzaksa zgrlkten o kadar uzaktr. Hakiki eitlik de
asla hi kimsenin emretmemesi ve hi kimsenin itaat etme
mesi demek deildir. Douta mutlak eitlik egemendir,
daha yksek bir manada yasa yoluyla yeniden salanmak
zere toplum araclyla kaldrlr.43 Bylece burada daha
sonra Fransz Devrimi ile zafere ulaan en nemli fikirlerio
ve ideallerin iyice soukkanllkla ama bu nedenle asla daha
az etkili olmayacak ekilde temsil edildiini gryoruz. Do-

o Bkz. 3 3 , I I I. Ch.3. Yazarn Rus despotizmi gibi, vatandalarn,


ynetenlerine sevgisi zerine kurulmu olanlar da vardr eklin
deki itiraz burada kendiliinden yok olur.
41 De / 'esprit des lois, XI.
42 a.y. X l .
4 1 a.y. VI I I , 3 .
60 Momesquieu

al olarak, bu da benim Montesquieu'de etik hayranln


eksiklii konusunda sylediklerimi inkar etmez. Erdemleri
ve ktlkleri yarglarken o, belli bir ahlak Makyavelcilii
bile gsterir ki bunun izleri daha ilk eserlerinde grlr ve
ondan sonra da materyalistlerde, yani La Mettrie ve Helve
tius'da ok daha net ortaya kar: Mesela diil toplumun
ykselen etkisi gelenekleri bozuyor, ama zevki asilletiriyor
derken.H Ya da gururda ulusal ve toplumsal geliimin en
geUeyici, kibirde ise destekleyici motifini grp rnek olarak
spanya ve Fransa'y gsterirken.45 te Montesquieu, Fran
sz Aydnlanmaclarnn ou gibi aklc bir natralisttir;
hem de natralizmin arln garantileyen bir tarzda. Her
ne kadar Montesquieu'nn, dine gstermelik bir saygs
varsa ve Bayle'a kar tutumu olsa da iyi ile kt arasndaki
kat snr izgilerinin silindii, o akll tabiat. inancnn ha
kiki objesidir ve bu mutlak bir ahlak yasasn ve eylerin
daha yksek bir dzenini gittike daha geriye iter.

H a.y. XV I I I , 8.
45 a.y. XV I I I . 9.
VOLTAIRE

KLG

Yoltaire'i ok dar bir erevede felsefi olarak ortaya koy


mak, pek baar vadeden bir i deil. Bu, nemi ve etkisi
unsurlardan ok bunlarn esiz balannda ve stilize edil
mesine borlu olur. Ayrca bu unsurlar insanln bilincine
ylesine gemitir ki onlar temel nedenlerine indirgemek
zorumuza gidiyor. Voltaire'in hreti bununla tabii ki zarar
grmekten ziyade ykseliyor. Yenilerde Prens Keyserling
onun iin "en byk lml" dedi.46 Bu szde dile gelen
ey, devrinin srrn aklan, ona gerekli biimi venni

40Hermann Graf K e y s e r 1 i n g, Plilosophie als Kunst (Sanat


Olarak Felsefe) ; "Zeitliche, Zeitlose, Ewige Geister" (Dnemsel,
Zaman st, Ebedi Zekalar) .
62 Voltaire

olduu, ama zamannn ilerisini dnmediidir; yani bir


yaratcdan ok bir yorumlayc olduudur.
Ayrca Schiller'in "Wallenstein" zerine U sz de onun
iin geerlidir:
''Onun karakter imgesi. taraflarn nefreti ve ihsanyla ka
rp sallanr durur tarihte. "
Bu saliant halinde phesiz onun her zaman ak seik
ve itirazsz olmayan kendi tutumunun da pay vardr. l
sz hrs, d panlt ihtiyac, kibir, hassasiyet, kazanma tut
kusu. en asil tantc zc.llii hakikat, doruluk, insanlk ko
nusunda tam, dn vermez bir COku olan bir ahsiyet fiz
yonomisini lekelerler. Bu tr elikiler nasl badatrlabi
lir? Belki, Voltaire'in idealizmi, karakterden ve zihniyetten
ok duygudadr, dcnerek. yle ki o, iyiye kar dorudan
sevgiden ok ktye kar antipati ve nefrete yer vermitir
ve bu, onun alay, ironi, hiciv eiliminde ortaya karak ayn
lde ruhunun kaplarn olumsuzlamann glerine a
ntr.
Onun olaanst etkisi hi de evrenselliinde deildir.
Bilgi ve yaratcln pek ok alannda sz sahibiydi: Sanat
yd, aratrc ve dnrd; tiyatro yazar, anlatct, hika
yeci, zl szler yazar, hicivci, denemeciydi; fiziki, tarihi.
ilahiyat: tabiat filozofu , bilgi kuramcs. psikolog, kltr ve
toplum filozofu, metafziki. Ama mesela Leibniz gibi bu
alanlarn her birinde ya da bir tekinde r ac ya da yol
gsterici olarak etkide bulunmamtr; rahata iddia edilebi
lir ki o hibir alanda en derinlere inmemitir. Sisternci de-
ildir. belki tam bir ansiklopcdici ya da ayakl ktphane
bile deildir. Ama canl bir insand. Bunun kant. kendisin
den kaynaklanan btn iyi ve kt eydir ve bu onun a
dalarnn oundan, hatta daha derinlikli olanlardan da
stn olmasn salad.
Oskar Ewald 63

Voltairc'in hayat ve kaderi asla yalnzlkta gemcmitir,


isterse bunlar erken veya ge ama hep gnll olarak se
mi olsun. Ama bu mnzevi yine de Ferney'in hibir zaman
efendisi olmad ve d artlarn basks bile onu bu konuma
getirmedi. Kamuyla binlerce ba vard; hem de yalnzca
fikir ve gnl ba deil. Akl kart ve yanda sadakatiyle
yeterince snrl tutolmayan o ar hrs, byk dnyayla
balarn da kmsetmiyordu. ok geni apl bir entrika
lar ann ok kereler merkezinde oldu. Bir Descartes'n, bir
Spinoza'nn, bir Malebranche'n hayat tarzyla karlatr
lamaz onunki. Belki etkinlik alann ve ynn sk sk dei
tiren o huzursuz Bruno ya da Leibniz'inkiyle karlatrlabi
lir: Ya d panltlarn ekiciliklerine phesiz daha kaytsz
artsz taviz veren lord kanlar Bacon ile. Bylece Vol
tairc'in kaderi de bizim doal olarak en az yer ayrarak yan
stmak zorunda olduumuz eitli deiim hallerinden olu
maktadr.
Asl adyla Franois Marie Arouet Le leune, 20 ubat
1 694'de hazine bakanl grevini yrten kk bir soy
lunun olu olarak C hatenay'da domutur. lkrenimini
Descartes gibi, kendilerine daha sonra kilise ve Hristiyan
la kar mcadelesinde bir sre dokunmad Cizvitlerin
yannda grmtr. O zengin, daha ilk genlik yllarnda
kantlanan yetenekleri retmenlerince takdir edilmi, ama
sonra baba ocanda destek grmemitir. Yal Arouet'nin
en holanmad ey, alkan bir memur olmasn istedii
olunun edebiyat karyerine ynelmesi ve iir yazmasyd.
Ona evi yasaklad ve Voltaire bir sre huzursuz bir ekilde
oradan oraya dolamak zorunda kald. Henriade ile dramla
rnn birkann meydana kmas bu dneme rastlar ki bun
lar hemen halkn ilgisini ekmitir. Voltaire, parlak bir kari
yerin balangcndadr; ama o src olaylar yksek bir soy
lunun dmanln eker ve bu adam ona yol ortasnda
64 Voltaire

uaklarnca kt muamele ettirir. Voltaire hakkn arar;


ald cevap tutukianma ve srgndr ki bu, adaler ve kur
tuluunun nc savas iin Fransa'da o iki idealin ne
durumda olduunun en ak kantdr. Ama kaderinin bu
dn ona yine de hayrl olacaktr. ngiltere'ye gider ve
oradaki dnce hayatyla temas edii, geliimi iin son
derece verimli olur ve bu geliime hedef ve yn verir. Gele
cei iin bu yerde byk kazanmlar elde eden Montesquieu
gibi. Newton, Locke ve S haftesbury ile eserlerinde tanr ve
ihtiyac olan eyi, yani ykmay ve yeniden yapmay burada
bulur; yani akl katnda kendini savunamayan her eyi yk
mak, aklllk unsurlarndan yeni fiziksel, ahlaki, estetik,
kltrel bir dnyann kuruluu, ngiltere'de geri hafifle til
mi ama kar konmaz bir parlaklkla ldayan Aydnlanma
n Fransa ile yaymak, artk iinde deimez salamlkta
bir karard . Bir ite baary zaman zaman geciktirse ya da
snrlasa da sonu garanti olan btn kurnazlk arelerinden
yararlanmak istiyordu. Bu ileke aziz fgr deildir Vol
taire. phesiz cesurdu; ok kerelr huzurunu, d konu
munu, hatta gvenliini tehlikeye sokinutur. Ama son,
mutlak giriim gcri korumamtr; ahs ve kendi deyi
iyle temsil ettii eyin yarar sz konusu ise, taktik gerei
geri ekilrieyi bilmitir, ki bu da phesiz yalnzca yeni bir
hcunu hazrlayacak ve maskeleyecektir. Bu lde bir
peygamberden ok bir siyasetidir ya da istenirse, Aydn
lanma'nn bir stratejisidir.

KA D E R L E R V E A N A E S E R L E R

Voltaire'in ngiliz edebiyatyla youn uramasnn meyvesi


"Lettres sur les Anglais" (ngilizler zerine Mektuplar) ol
mutur. Bunlarn ierii daha sonra eitli yazlarna yani
"Dictionaire philosophique"e bltrlm ve olaanst
Oskar Ewald 65

baar salam, her iki lke arasndaki dnsel ve kltrel


balarn glenne sine katk salamtr. Ne va ki yazarna
kilise ve resmi bilim tarafndan yalnzca geici olan yeni
iddetli dmanlamalar getirmitir. Mesela geri dn izni
aldktan sonra Paris'te uzun sre kalamamtr. Bilgin sevgi
lisi Marquise du Chatelet nin atosuna Cirey'ye gi tmi ve
'

onunla devam eden alma ortakl iinde birka yl, ret


kenliine ok iyi gelen krsal inziva havasnda yaamtr.
Burada 1 7 3 5 ylnda nemli eseri Newton Felsefesii Aa
Unsurlar (Eienents de la philosophie de Newton) 'm yaz
m t r ki eserde o zamana kadar sk Descartes olan vatan
dalarn bu byk Britanyal aratrc ve filozofun keifle
riyle ve fikirleriyle tantrmtr. Voltairc'in hayatnda
nemli bir blm de onu tekrar tekrar aran dostu ve hay
ran Friedrich der Grosse'nin sarayna, Berlin'e seyahatidir.
Ama bu iki adann yakn tema s ok gemeden derin kart
lklar ortaya karrY D a rtian n da bunlarn keskinle
nesinde pay olur. Kraln zel doktoru La Mettrie ve zel
likle de kral tarafmdan Berlin Akademisi Bakanlna ata
nan Maupertuis. Voltaire'in yeni konumunu k skanm ve
bunu glgelemek iin her areye bavurnulardr. phesiz
o da hassas aklar verm itir Kt giden bir para meselesi
.

onu lekelemi, Friedrich hakknda sarf ettii birka kt


sz, kendisine yetitirilmitir. Sonunda ipler kopar ve Vol
taire yurduna dnmek zere saray terk eder. Yolda Frank
furt'ta o zamana kadarki koruyucusunun bir ajan tara
fndan eitli cl yazmalarn yasaya aykr olarak yannda

'7 Bunun sebeplerini Condorcet, Voltaire'in Yaa m nda ( 9, V I )


'

belki e n iyi ekilde aklamtr. Her iki ahsiyetin birletirici ba


olarak nya rg ve bo inanca kar ortak dmanln. apalln
ve glnln alayc alnndan duyduklar zevki, yani sevgi
birliinden ok nefret birliini anarken.
66 Vo/taire

gtrd gerekesiyle tutuklanr ve ancak hafta sren


bir tutukluluktan sonra zgrlne kavumay baarr. O
yl ve Elsas'ta geirdii ertesi iki yl iinde daha ok tarih
almalaryla urar. Sonra Cenevre Gl kylarnda ya
amaya karar verir ve mrnn sonuna kadar orada yee
ninin himayesinde yaar. Burada huzur bulur ve eitli ede
biyat alanlarnda etkinliini gelitirecek kaynaklara ular.
Gelenekler zerine Deneme ( Essai sur Les Mreurs, 1 756),
geni oylumlu bir kltr tarihidir. Candide ( 1 758) , Felsefe
Szl (Dictionnaire Philosophique 1 760- 1 764) , Cahil
Filozof, (Le Philosophe lgnorant, 1 766) , Ruh zerine, ( De
l'ame, 1 744) bu dnemde oluur. Byk dnyann batan
karmalarna inatla direndii bu yllarda hreti btn Av
rupa'y kaplar. Aydnlanma, insanlk ve hogr meselesinin
amaz temsilcisiydi. Ansiklopedistler iin uzaktan gayretli
bir arkada ve mcadele orta oldu. Baz gnahsz kur
ban, Kilise fanatizminden en iyi adamlarnn araclyla ko
pard. Ve barbarca bir hukuk tarafndan katledilen Protes
tan Calas meselesinde ge kalndnda en azndan bu cina
yeti ifa ederek kurbann ve torunlarnn nn yeniden
salad. Paris'i bir daha grmek ksmet olacakm. ileri
yata oraya gitti ve eserinin ve ilan ettii idealin ne kadar
halka mal olduunu ona kantlayan muazzam bir nmayiin
objesi oldu. Ama gerilim ve heyecan, onu gsz brakt ve
nihayet 30 Mays 1 7 78'de 84'lk bir ihtiyar olarak kendini
evreleyen alkiarn orta yerinde ld.

K L S EY E KA R I S AVA

Sylenenlerin hepsini toparlarsak kolayca kavrarz ki,


Voltaire ok kereler yanl anlalm, hatta belli bir kastla
hala yanl anlalmaktadr. Onun hakknda en yanltc h
kmler bile bugn ortalkta dolamakta. Ona dinsiz ya da
Oskar Ewald 67

ateist derler, oysa Tanr'nn varlndan emin olma onun


retisinin en nemli, belki de can alc noktasn oluturur;
yani ona ne koyu bir materyalist ne de pheci, hele hele ni
hilist hi denemez. Voltaire, kilisenin dogmatik vahiy Tanr
kavramna kar kmtr, nk bu kavram ona daha ak
ahlaki-dini gre ters grnyordu ve o, bu sava en kes
kin silahlarla yrtt. Bu nedenle de onun esas amacnn
yalnzca ykmak, ama kurmamak olduu eklindeki yanltc
kanaat zemin buldu. Voltaire, dinin deerini dinden insan
lara giden ahlaki etkilerle lmesiyle iyiden iyiye Aydnlan
ma temsilcisidir. Yalnzca egemen kiliseleri deil, hayr,
neredeyse btn inan ve tarikatlar, kendisinin o nl "Ec
rascz l'infame" szn sarf ettii "hogrszlk srs"
olmakla sular. Otuz Yl Savalarnda nasl kudurduklar, o
zamanki Fransa'da henz Cizvit ve )ansenistlerle nasl t
kenmez bir nefretle mcadele ettikleri bir yana, zgr d
ncenin her trl ilanma ortak fkeyle sarlmay bunun
engcllemedii dnlrse, o zaman Voltaire'in, devrinin
nc savas olarak egemen dindarlk sistemine saidnn
daki o zel dindarlk anlalr. O, en eski ve en gl ifade
sini Tevrat'ta bulduu her trl fanatizmin resmen lmcl
dmandr. Btn Yahudilie, hatta dahas Hristiyanla da
tad Yahudi dinine derin antipatisi bu yzdendir. nk
Yahudileri Hristiyanl inkar ettikleri iin deil, tersine,
H ristiyanl ortaya kardklar iin sular. Bu manada ii
ni dkt en ayrntl ve en ok okunan yazs " Lord
Bolingbroke'un nemli bir ncelernesi ya da Fanatizmin
Mezar, ( Examen important de M ilord Bolingbroke au Ic
tombeau du fanatisme, 736) o zamana kadar ncil'e ve
isa'ya kar dile getirilen en abartl kmsemeleri ve haka
retleri ierir. Vurgulamas biraz daha ll olsa da ayn
eilimdeki yazs Tanr ve insanlar (Dieu et les Honmes) '
dr ve gizli adyla Teolojik. ama akll bir eser ( Par le doc-
68 Voltaire

teur Obern, ceuvre theologique mais raisonnable)'dir. Vol


taire'in " Essai sur les mceurs"nde ve ok saydaki yazla
rnda paralel yerler buluruz. Vahiy inancnn karsna akl
inancn koyar. Kendimizi akla brakabiliriz, brakmalyz
da, nk akl bize genel ahlak ilkelerine olduu gibi Tan
r'nn varlna da gvenmemizi salar, ayn bizim ona br
taraftan matematik ve fizik bilgilerimizi borlu olduumuz
gibi48 Ama vahiy inanc bizi yanltrken ve Tanrsalln
temiz anlayn karartrken akl bizi onunla doru bir konu
ma getirir. Onun sayesinde kavrarz her eyden nce bir
Tanr'nn var olmas gerektiini.

ATEZME KARI SAVA


Voltaire'in kulland deliller, kozmolojik ve psikoteolojiktir.
Tanr kavramndan onun var oluunu tmdengelimle kar
maya ise duyumcu ve deneyci olarak uzak durur. Bir eyler
var; o halde mutlak, tanrsal bir varlk olnaldr.49 nk
tek tek eyler kendiliklerinden var deildir; yani bir yaratc
nedene iaret ederler. Ama bu yaratc neden, niin tanrsal
dr? Bu neden niin daha sonraki o Doann Sistemi'nin
kozmotojik kanta kar savunduu gibi maddesel bir ilk z
olamaz? nk dnyann plana uygunluu ve bizim kendi
zekamz bunu reddeder.50 Bunlar sayesinde zeki bir ilk sa-

48 Dieu et /es Hommes (32. XXVII I ) Ch. 3 .


44 Traite Metaphysique (32, XXI I ) , C h . 2; De l 'ame 1 (32,
XXIX) ; Additions ax remarques sur les pensees de Pascal (32,
XXXI). IV.
50 Le Plilosophe lgnorant (32. XXV I ) , XV; Dictiomaire (32,
XVI I -XX), Dieu et Art. Atheisme; Traite de metaphysique, Ch. 2.
Burada Voltaire, ayn zamanda dnyann bir yaratcsna deil bir
dzenleyicisine son noktay koyan teolojik kantn snrlarna ia
ret eder. Homelies (32, XXV I , XXV I I ) 1 .
Oskar Evald 69

hip fikrine ulamak zorundayz, ayn, iyi kurgulanm bir


makineden becerikli bir mekanikinin varl hakknda ge
rekli sonuca vardmz gibi. Akl bizi gven iinde byle
ynlendirir. Ama buraya kadar, tesine deil. nk Tanr
saln nitelii ve belirtileri zerine daha kesin konumaktan
kendimizi korumalyz, eer teolojinin o karmak alln
da yolumuzu kaybetmek istemiyorsak. ki ya da birok Tan
ry kabul etmek, zorunlu olarak bal olduu her eyi kap
sama ve mkemmellik kavramyla elitii iin Tanr'nn
yalnzca birlii ve biricikliini idrak ederiz. Dnyann b
tnl, btncl bir ilk sahip ister.51 bu sahip keza yaratc
ilk g olarak bir iradeye, hem de phesiz zgr bir irade
ye sahip olmaldr. Voltaire ayn ekilde onun ruhsal sfatyla
olduu kadar maddeselliiyle de belirlenebiidiini iddia
cder.;2 Burada Tanr hakknda bakaca ifade edilenler ku
ramsal bilinten ziyade ahlaki bilinten alnmadr. Tanr,
sonsuz iyidir ve iyi hareketlerin olduu gibi kt hareketle
rin de adil yargcdr. Doal olarak bu, hibir yerde kant
lanmaz. Voltaire'in hareket noktas burada, Kant'm da ok
daha derin manada akln kaytlarnda ncelikle ele ald
modern pragmatizme yaklar. Byle bir Tanrya inanmak
bizim istememizin ve davranmzn gerekli bir ilkcsidir.
Voltaire burada btn dinlerin bu nemli noktada birbiriyle
birletiine dayannay da ihmal etmez. Bu nokta ona gre
dini hissin ve dncenin ekirdeidir.53 Voltaire'in, saf bir
kaynaktan kp amurlu topraklarta bulanan kanallara ben-

51 ll faut premlre parti ou le principe d'action (;2, XXVI I I ) ! ; De


l 'ame. .
52 Traite de metaphysiqe, Ch. 2 .
ss Profcssion de foi des theistes (32, XXVI I ) .
70 Volaire

zettii eitli mezhep ierikleri bu noktayla snrldr.54 By


lece iki cephede savar: Yanlgnn iki kutbu olarak fana
tizm ve ateizmle. Bunlarn ikisinin arasnda bizim emin
admlarla yryeceimiz dar bir hakikat ve erdem blgesi
vardr. Bu blge, deizm blgesidir ki en etkili temsilcisi ola
rak Voltaire saylmaldr.55 Ateizme kuramsal ve etik kant
larla yaklamaya alr. Kozmotojik kant U grle des
tekler: Eer madde dnyann mutlak temeli olsa, maddenin
btn zellikleri ve artlaryla zorunlu olarak var olmas
gerekse, bu akl grmze ters der;5<> teolojik ispat
evrenin U anki son derece yasalara uygun ve hedefi olan
durumunun imkanlarn sonsuz bir toplamndan rastlantsal
bir ayklama olabilecei, dncenin samal yoluyla des
tekler.57 Ateist grn ahlaki yanna da girer. Byle demiti
ki, bir ateistler devleti gayet iyi var olabilir. Voltaire, buna
kar kar. Geri ateizmin hala fanatizme tercih edilmesi
gerektii fikrindedir; ateizm kapal bir zekaca yksek insan
lar topluluunda iyi bir zihniyetle birleebilir, ama kamuya
aldnda zorunlu olarak ykc bir e:tki yapar.58
Ama ktlk, dert ve yarm kalnlik gerei, Tanr
inancyla nasl uyuur? Bu soru, Voltaire'in o gerei inkar
etmek ya da yalnzca zayftatmak isternekten ok uzak olu
uyla daha da nemli olur. Tutumundaki aklk ve doru
luk, burada her trl saygya deer. Pesimizmin kantiarna
kar kendini asla kapamaz, hatta Schopenhauer' hatrlatan
insanlk aclar tasvirleri de yapmtr. Birok dindar ruha

54 a.y. "Que toute religion rend temoignage au theisme", Bkz.


Dialoges et entretiens philosophiques, XXI, 1 O.
5 ' Histoire de fenni {32, XX I ) , Ch.9., Sur l'ateisme.

56 Traite de metaplysiqe, ll.

" Dictiomaire plilosophiqe, Art. Theisme.


8 a.y. Art. Dieu.
Oskar Evald 7 1

ac veren pheler uyandran 1 755 yl korkun Lizbon dep


remi onda da derin bir iz brakmttr. Asl, dneminin lt
leri onda uygulanrsa ona iyimser denemez. Leibniz'e anti
patisinde onun Teodise'sinin pay vardr. nl hicvi, iinde
dnyay olabilecek dnyalarn en iyisi olarak ortaya koyma
konusundaki her denemenin rkln alaya ald Can
dide, Leibniz'e kart kaleme alnmtr. Bylece, tek tek ya
ratklarn dertlerinin, ayn tek tek disonanslarn bir uvert
rn genel ahengini dengelernesi gibi dnya btnnn m
kemnelliinden olduu dncesindeki derin ahlakszl
ortaya kartr; bu dnceye tuhaf ve gln, der.59 En
iyisi, o problemin zmnden vazgeip zmszln
itiraf edelim, yalana szde zmlere kamayalm. Tanrnn
varlndan eminiz, te yandan ktln, fiziksel ve ahlaki
ktln varln da ene yartrnayla silemeyiz.60 Ahlaki
ktlk, zgr irademizi kt kullannayla aklanabilirken,
olsa olsa fiziksel ktln tabiat kkenli olduunu anla
yabiliriz.6 1 Ne var ki Voltaire, bu kantn yetersizliini ken
dinden de gizlemez. nk eylerin doal nitelii ve ayn
ekilde insann zgrln kullan tarz, tanrsal zn
sonulardr ite.62 O halde bize den, yalnzca kabullen
mek ve ona inanarak gvenmektir.

R U H S O R U N U

Tanr sorununun ardndan zorunlu olarak r u h sorununa


ulayoruz. Voltaire, burada dorudan doruya Aydnlan
na'nn, hem de Locke'un bak asn temsil eder. Ruh

SQ Histoire de Jenni, rx.


oO Traite de metaphysique.
bt Histoire de Jenni, IX
b Dictionnaire philosophique, Art. Le bien et le mal.
72 Voltaire

kavramn hi tasawur edemeyiz. ok daha akl almaz olan


udur: Yalnzca maddesel ze tam bir kartlk iinde oldu
u bize sylenen bilmecemsi manevi bir z, o maddesel
olanla birlikte etki eder, sanki Tanr maddeye hissetme ve
dnme gcn ekmi gibi. Biz daima yalnzca ruhsal fe
nomenleri, zellikleri ve kabiliyctleri alglarz, ama asla bir
z alglayamayz. Ruh ne zaman yaratln olmal? Ezel
den beri mi? Ya da dllenme annda m? Ya da organizma
nn embriyon safhasnda m? Ya da doum annda m? Bu
grler, btnyle anlamsz ve birbirini yok ediyor. i
mizde byle hareket eden ve bedensel srelerin oluumuna
balanmam, tersine o oluumun dnda bulunup onu
ayarlayan bir ilkenin kabul, dnya dzenini bozabilecek
kk bir Tanry iimize sokmak demektir.03 Bize yakan
daha ok, yce bir varla banlhmz anlamak ve unu
itiraf etmektir: Bizler, hayvanlar gibi onlardan daha kafal.
ama buna karlk daha zayf igds olan canl makinele
riz. zel bir ruh tz kabul edilirse o zaman Tanr, bir or
tak nedene indirgenir.D4 Ayrc, maddesl tzle ruhsal tz
arasnda tz en u kartlar .olarak kurguladktan sonra
doal olarak hibir iliki bulamayan ve bu g durumda
Tanr'nn aracln isteyen bir ara-nedenciin (okkasialis
mus) zumsz glyle karlalr. Ama eer Tanr.
ruhta dpedz hislcri, hayalleri, dnceleri uyandryorsa o
zaman onlarla hibir bant iin olmayacak maddi organla
ra ne ihtiya olur? O zaman onlar tamamyla gereksiz ve bu
anlamda da tabiatn hedefine ulanada daima en ksa yolu
setii temel ilkesine ters, akl almaz bir cklentidirler.&S

6; ll faut prenclre parti.


(>4 De l 'dme.
65 Tout en dieux (32. XXVI I I } .
Oskar Eva/d 73

Yakndan bakldnda Voltaire'in ruh kavram eletirisi


bu kavramn dogmatik bir inkar deildir. Ne var ki gerek
leri aklamada bir katks yoktur. Buna uygun olarak lm
szlk problemi karsnda Voltaire mutlak bir karara var
n deildir; metafziin birok sorusunda olduu gibi bunu
da saliantda brakr.66 Kurarn flozofu olarak phesiz o
problem kendisine hibir zemin sunmaz, ama ahlak olarak
birka hakllk konusu verir. zgrlk probleminin ele al
nt! da tamamyla benzer bir ynde olur. Bizler zgrz,
nk zgr olmak iin bilincimiz var. Keza te yandan asl
zgr olmay duygusu, bizim zgrlmz iin bir kant
tr. Yalnz bunu doru anlamak ve bundan metafziksel,
deneye ve tabiat bantsna ters den bir zenginlik anla
mamak gerekir. Voltail'e. Lockc ile tam bir uyum iinde z
grl insann istediini yapma becerisi olarak aklar.67
Bu nedenle bir irade zgrlnden sz etmek, yanltcdr.
nk dnce ve irade, soyutlamalardr ve gerek zler
(Wesenheit) deillerdir. Gerek, yalnz ve yalnz dnen ve
isteyen insandr;b8 aklc psikolojinin yerine psikolojik de
neycilik lEmpriomus) gemektedir.

T A B A T F E L S E F E S i V E A H LA K

Voltaire, tabiat filozofu olarak tamamyla Newton'un izinde


hareket eder. Zaten onun kalc hizmeti, vatandalarna
zellikle ok yaygn " Elementler" yoluyla ve "Newton meta
fizii" yoluyla o byk ingiliz'in fziini ve felsefesini ak
tarm olmasdr. Bunun iin uygun zemin zaten bir derece
ye kadar Fontenelle ve zellikle Maupertuis sayesinde hazr
lanmt.

60 Dictiomaire. Art. ame.


br
Le plilosople lgnorant, 1 3.
8 TraiuJ de metaplysique: Si l 'lomme est libre.
74 Voltaire

Genel yasaya uygunluk ilkesi ve esasl gr tarz yoluyla


teolojik gr tarznn yedeklenmesi bu yolla girdi. Ama
Voltaire olaanst bir aniatma yetenei ve slfbundaki
saydam hitabetle ncllerini geride braknay ve Fransa'da
Newton'a Fransa'nn tesinde bir poplerlik salamay ba
ard. Bununla mesela Locke'un bilgi kuramn Condillac'n
ayn evreye sokmasndaki kuru ve souk slubu karlat
rlabilir! Voltaire iin phesiz tabiat felsefesi gr asyla
ahlaki-dini gr as birleir. Newton, Deizm'in Ateizme
ve pozitif dine kar hamlesinde onun mttefkidir. Metafi
zii iin gerekli donann burada bulur: Yani, Tanr'nn
maddeyle ve hareketle ilikisi, tabiat glerinin birlii, bir
ruh tzn dogmatik olarak kabullenmeye kar sava, hi
potez oluturmay brakarak olgular aratrmada kendini
snrlama. Voltaire daha sonraki yllarda doal yeteneine ve
nl fziki Clairaut'nun dne uyarak matematiksel fi.
zikten ayrlp tamamyla felsefe, edebiyat ve tarihe yneldi.
Voltaire'in a h 1 a k anlay, esas olarak onun Tanr kav
ramnda mevcuttur. Her ikisinde de phe, greceliin d
na kar: Onun Teizminin mutlakl, temel ahlak anlay
nn mutlaklna uyar. iyi ve kt, hakl ve haksz. ne do
utandr ne de yalnzca geleneksel; bunlar, matematiksel ve
mantksal nermeler gibi, Tanr kavram gibi akln ve h
km verme gcnn olgun gc sayesinde fark edilebilir,
her ne kadar geici olarak bulansa da. Bizim haklnn ve
hakszn zn tandmz ya hangi yatr, diye soran
Voltaire'in, kendi cevab yledir: Bizim iki kere ikinin drt
ettiini bildiimiz ya.69 O halde Voltaire de Locke'un Ay
dnlanma, zellikle Fransz Aydnlanmas iin tipik olan o
duyumculuk ile aklclk bantsn gsterir. Btn bilgi,
duyulardan kaynaklanr; bu onun iin bir varsaym deil,

69 Le philosophe ignorallt, 32.


Oskar Ewald 75

tam bir analiz sonucudur,70 her ne kadar te yandan yle


dese de: Biz bu oluumu kendimiz, duyusal bir organn
eksikliinde kavrayabilemesek de. 71 Bunun dnda mutlak
bilgiler de vardr; yani matematiksel ve ahlaki bilgiler. B un
lar hakknda, bunlarn hem Tanr hem de insan iin geerli
olduklarn syler. Yalnzca b i r hakikat ve bir doruluk
olabilir. Fark, muhtemelen yalnzca, Tanr'nn bir insan
bilincinde bir dizi zihinsel sreler iinde oluan eyi bir tek
blnmez edirnde karlamasdr.72
Bir de Voltaire'in kltr ve tarih flozojluundan sz edi
lebilir. O, kltrn inanl bir nc savasyd ve adala
rnn ekserisi gibi kltr uygarlkla bir tutuyordu; burada
da iyimserlikle ktmserliin orta yerindeydi. Bu nokta onu
her eyden nce Pascal ve Rousseau gibi kltr ilkesinin
inkarcianna kar zel bir eliki zel bir vgye itti.
Pascal'a kar, bizim olumlu bir evrim geiriimizden emin
olmann savan verdi. Aydnlanma'nn btn Avrupa'daki
ilerleyiini ver ve istikbalden daha ok ey umar.n Geri
insan bencil bir yaratktr, ama bencillik iyi kullanldnda
yalnzca kltrle birletirilebilir deildir, kltr iin gerekli
dir de. Bu, Aydnlanmaclarda ska karlaacamz bir
dnce yoludur. 74 phesiz hakszlk ettii Rousseau'ya
kar da belli bir serdikle davranr. Tabiattaki hale geri d
n Voltaire'e gre tabiata aykr bir eydir. nk insann
kltr ve uygarln inasna gtren yeteneklerini ve gle
rini kullanmas, tabiidir. Bu. uygar insann ilkel insandan

70 a.y.29.
71 Traite de metaphysique. Ch. 3 .
72 Dictionnaire. Art. Dieu.
n Avertissement au lecteur sur les dernieres remarques sur les

pensees de Pascal (32, XXX I ) .


74 Pensees diverses sur Pascal (32, XXII).
76 Voltaire

daha doal yaaynn temelidir.75 Bu, yine Aydnlanma'nn


temsilcilerinde karlatmz bir dnce tarzdr. Kesin bir
karar berraklna ulama ihtiyac rluymad bu sorulardaki
sallantl tutumu bununla aklanabilir. Onun dayand te
mel, her eyden nce hmanist temeldir; bu. toplumsal ve
siyasal yandan bakldnda geri sonralar dizginlenmi
liberalizm ad verilen temel grtr. Voltaire, hibir zaman
bir devrimci olmamtr; ona ok daha hakl olarak aydn bir
aristokrat denebilir. Bu nedenle yukarda ve aadan gelen
dncenin geliimi ve aklanmasn tehdit eden her eyden
nefret etmi ve hepsine kar savamtr. Dnce zgrl
, btn br zgrlklerin art ve temelidir.1t Kilisenin
mutlak egemenlii bu nedenle ona en zararis olarak gr
nr. Ancak kiliseden sonra dnyevi egemenliklerin zararlar
nemlidir. ki bunlara kar phesiz eletirinin ayn sertlik
ve ananszln gsternez. Ynn despotluundan da ko
runmay nemle tavsiye eder. Voltairein temel grnn
burada ll ve aydnlanm nutlakyetten ok- uzak olup
olmad. genel olarak phelidi. Onun istedii ey, bata
ve sonda, incil'de zaten dile gelmi olan, o zaman ingilte
re'de genel olarak ger-eklemi, ama Fransa'da gerekle
nesi iin bir devrimin gerekli olduu herkesin kanun nn
deki eitliidir.
Temel ilkeler olarak unlar koyar: Tarm (ve baka i
alanlarn da) egemenlerin ve efendilerin dalaverelerinden ve
smrlerinden kurtarmak; her vatandan yetkili mahkeme
yoluyla yasal dinlenmesi ve hkm giymesi olmakszn keyfi
hapsinden kiisel olarak korunmas; kamu yararna bahane
siyle mlkiyete el konulmasndan korumak; din adamlarn

75 Dia/ogu.!s, XXI, 7.

7b a.y. XXI, 9 . " Point de liberte chez tes hommcs sans cclle d'ex
pliques sa pensee." Bkz. 1 6, I, Partie, l l . 1 80.
Oskar Ewald 77

halk zerinde egemenlik kurmalarn halk zerinde egemen


lik kurma ve onun zararna zenginlemek yerine halkn ah
laki eilimliyle grevlendirme; yasalarn tek bana geerlili
i sayesinde her trl keyfiliin stesinden gelmek.77 Vol
taire'in yeri geldike demokratik cumhuriyeti monariye
yclenesi, bu ilkelerle uyum iinde grnmektedir. 78 Ama
onun bu tr aklamalar pek de balayc deildir ve u ger
ekle kar karyadr: Voltaire, halka itiraflarn byk l
de snrlantr. Rousseau'nun tersine o, halkn eitim yete
neinden phe duyar, kltr ve aydnlanmay, herkesin ya
rarna sunulamayacak bir ey olarak grr.79 Yani Voltaire
aslnda bir devrinci deildi, Rousseau'nun artlar tartma
ya sunduu yerde o, dorudan doruya mevcut deerlerle i
gryordu. Toplum, devlet, kltr, din problemlerinde
farkl tutumlarnn nedeni ite budur.
Voltairc'in tarih felsefeciliinin nemi zerine de syle
necek bir ey var. Burada Montesquicu'de ortaya koydukla
rnzda iaret etnitik. Voltaire de organik tarih ilkesini he
nz kavram deildir ve yaama ilkesine iyice yabanc bir
analizci olarak bunu zaten anlayanazd. Ama en byk hiz
meti tarih felsefesi konulu esas eserlerinde, yani Gelenekler
zerine Deneme'de ve "XIV. Louis a"nda tarihi bak
erevesini o zamankine gre ok daha geni tutmasdr.
Ona gre tarih, siyasal, diplomatik ve stratejik meselelerin
dzenlenmi srasndan fazla bir eydir. Tarih, onun iin bir
o kadar bilimlerin, sanatlarn, geleneklerin, ekonomik, hu
kuksal, resmi, dini kurumlarn ve kavramlarn geliimi de
mektir. Tarih, ona gre her eyden nce, zgr ve eletirel

77 a.y. XXI . 1 3 .
78 Dictionnaire. Art, Democratie. Buna kar Essai sur les mceurs
(32, X I -X I I I ) , Sonu.
79 \1oltaire ile d'Alembert Mektuplamas. ( I , XV. XVI ) .
78 Voltaire

zekann geliimidir. Bu btncllkten ayn zamanda genel


kltr tarihi ilkesi de doar ki, Voltaire bunu ilk kii olarak
programl bir ekilde temsil etmitir. Bylece o, tarih anlay
na ayn ekilde nc boyutu, mekan boyutunu katm
tr. Hatta denebilir ki, tarihe henz canl ruhu ve canl zihni
eksik olan gereklik bedenini vermitir.
ANS KLOPEDSTLER

1 8. yzyln ortasnda Fransa'da yeni fikirlerio geliimi ve


dalm, Voltaire'in yazlarndan daha etkili bir eser ortaya
karmtr: Ansiklopedi. Ansiklopedi harekat aydnlanmac
larn gzle grnr yer ve zaman dilimini somut olarak
ortaya koymutur. Bu gl giriimden kaynaklanan ekim
gc daha eserin oluum dneminde yle kuvvetliydi ki,
aslnda birbiriyle kavgal dnce izgileri olan Voltaire,
Rousseau, Turgot gibi ahsiyetleri bir sreliine iinde bir
letirebildi. Bu, aslnda eserin yneticileri ve yaynclar
Diderot ve d'Alenbert iin sz konusudur. Onlar da ayn
hamurdan deildi ve farkllklar tam da bu i ortaklnn
gidiatnda grnyordu . Onlarda ve dierlerinde nce P
hesiz o balayc ey, burada en nemli unsu rlarna ayrt
racanz ansiklopedi ruhu stn geliyordu.
Bu amala her eyden nce Diderot ilc bu dnemin en
ilgin ve en cazip tiplerinden biriyle ilgilenmemiz gerekiyor.
Eer gl bir ahsiyetin zellii, karlatrnalarla ortaya
80 .4.nsiklopedistler

karlabiliyorsa o zaman yle denebilir: D id'-:rot, Fransz


Aydnlanmas'nn herhangi bir biimde en u kutuplarnn,
Voltaire ve Rousseau'nun ortasnda yer alr. Onu, biriyle
balayan, geliimi srasnda glenen grteki netlik ve
soukkanllk eilimi, konularn somut ve elle tutulur olanla
snrlama eilimidir. tekiyle ba ise soyuta ve duyusal
st olana kart bir izgidir. Diderot'nun felsefesinde Shaf
tesbury'den yola kmas tesadf deildir. Shaftesbury ze
rinden biz zaten Rnesans'n ve Aydnlanma'nn idealist ve
panteist izgisini Bruno ve Spinoza' dan Emil'in yazarna
kadar ilerlediini grrz.

I. D I D E RO T

Denis D i d e r o t, 7 1 3 ylnda Langres'de dodu. O da


kendisini kendi izgilerinin kavgac bir temsilcisi olarak ye
titirmeye alan Cizvitlerin yannda yetiti. Diderot, zgr
yazarln dikenli yollarnda karar kld ve arasra kan ede
biyat ileriyle, yani ngilizceden evirilerle geimini yle
-
byle kazand. Ayn zamanda barrisz felsefi almalaryla
da ne kt, ki bunlar arasnda. Hizmet ve Erdem zerine
Deneme, (Essai sur le Merite et la Vertu) pek saylmaz:
nk o Diderot'nun kabullendii gr asn karakterize
etmeyip Shaftesbury'nin orijinal eseri izinde yaratlmtr.
Bir yl sonra, dendiine gre gn iinde Felsefi Diiiince
ler'i (Pensecs Philosophiques) kaleme ald. Bunlar meclis
kararyla yakld. Bunu 1 74 7 ylnda pheciin Gezintisi
( Promenade du sceptique) izledi, 1 749'da Krler Hakknda
Mektup ( Lettre sur les aveugles) . Son ad geen kitapta
egemen otoritelere kar herhangi bir ey olmamasna ra
men, yazar ihbar edildi ve haftalarca Vincennes hapishane
sinde kald; burada Rousseau kendisini ziyaret etti. Onunla
Dijon Akademisince dzenlenen dl konusu zerine o
Oskar Ewald B l

nl, geri tam aklanmayan gorumeyi yapt. Nfuzlu


dostlarm kullanarak hapisten kurtulup tekrar bir sre sonra
muazzam boyutlara ulaacak olan almalarna dnebildi
Diderot. Bunlar, daha sonra zerinde duracamz Ansiklo
pedi 'nin hazrlklaryd. Bunun yansra Sar lle Dilsizler
zerine Mektup 'u (Lettres sur les Sourds et les Mucts)
kaleme ald. Sonraki yllar Ansiklopedi zerine youn a
lmalar ve dram eserleriyle geti.

G E L M

Baz bakmlardan ykselme peindeki burjuvazi ruhunu


temsil eden Diderot, burjuva tiyatrosunu da sahneler. Sonra
1 754'de Tabiat Yorumlama zerine D.Unceler (Pensees
sur l'lnterpretation de la Nature) yaymlanr. Ansiklopedi
ynetimini ve yayn, onun Avrupa'daki nn salar ve
Katharina l l 'den hatr saylr bir yllk naan gelir. 753
ylnda da Katharina l l'nin Petersburg'a davetine uyar, ora
dan da 7 74'de Paris'e dner. Daha sonraki yllarnda diya
loglar Rameau 'nwt Yeeni, (le neveu de Rameau) , Diderot
ile D :4Lembert Arasnda Sohbet (Entretien entre Diderot et
d'Alembert) ve D 'Alembert 'in Ryas (Le reve de d'Alem
bert) ortaya kar. 1 783 ylnda d'Aiembert lr. Eserlerinin
toplu basm, yazarlar her yerde sabit kalmadndan olduk
a g biimlenir. Bu nedenle mesela sonradan Morelly'nin
eseri olduu anlalan Doann Yasas uzun zaman ona mal
edilir.
Diderot'nun geliimi gzden geirildiinde anlalr ki
bu, Aydnlanmann dnsel srecinin ana evrelerini (yalnz
Fransz Aydnlanmasnn deil) harekete geirmi, hem hzl
tempo ve ksaltlm biimde kat etmitir: Yani, vahiy temelli
inancn Tcizminden Deizme ve Erdem ibadetine. buradan
Panteist ya da panteistleen ve Materyalizme yakn komu
82 Arsiklopedistler

olan, hatta birok alanla ona ortak olan Natralizme. Hiz


met ve Erdem zerine Deneme, balkl denemesi ilk dne
mine aittir: Tanr bilgisi olmadan ahiakn yksek bir basa
mana ulalamaz. Bu bilgi, evrenin genel ahenginde ortaya
kar, ki bu ahenk de srekli bir dnya dzenine ve ateistin
en yksek ilkeyi grd tesadfn reddine gtrr. Eer
burada ahlak henz dine baml grlyorsa, yakndan
bakldnda bu bamllk karlkldr; bu noktada Diderot,
Deizme imdiden yaklar ki Tanr kavramn etik ve estetik
olgunluun bir kavram olarak grr ve buna gre de Bayle
gibi ahlaka uymayan bir Tanr kavramn kararl bir Ate
izm'den daha ykc bulur. Erdem, insann kendi mutlulu
unun toplumunkiyle uyumasdr. Kendi iimizde ve top
lum iinde genel ahenk idealini yerine getirmekle Tanr'y
da bir insan imgesi iinde ortaya koyarz.
Felsefi Dilnceler, adl eser bizi bir adm daha ileri gt
rr. Bu dnceler, yazlmasndaki ar acelecilikten de
anlald gibi, yle ok btnlk arz etmez, ama yine de
genel olarak deist gr asn korlar. Teleolojik (ereki)
Tanr kant, incelemenin merkezine alnm gibidir.80 Ekol
lerin soyut kantlar reddedilnektedir; bir kelebein kanad
na bakmak, onlardan daha ok inandrr bizi Tanr'nn var
lna. En yksek ilke, akl ilkesidir. Bize ilan edilen din eer
doru olacaksa, o zaman neden mucizelere snlyor? To
pallayan birini mucizeyle dzeltmek, dnen bir insan ay
dnlatmaktan gerekten daha fazla bir ey midir?81 D iderot,
Tanr izlerini grnebilir dnyada ararken eletirel dn
daha burada gr tarznn temelini bozmaya balar.

80 Pensees philosophiques ( 1 O, ), XX.


HI
a.y. L.
Oskar Ewald 83

nce Descartes'daki gibi phesi salt metodik bir gr


as olarak girmiken82 ona hakim olmaya balar.
Hemen arkadan gelen phecinin Gezintisi nin yazm '

byle aklanr. Yoltaire'in etkileri burada Dnceler'de


kinden daha bellidir. Felsefi dncelerin yamalanmas
fazla deildir, ama yine de btn semptomatik nemdedir.
phenin ve inanszln inkar snrna getirilmi atmos
ferine brnmtr. Felsefenin btn fevkaladelikleri bo
yunca yine de akln parlarken temsilcileriyle birlikte
pozitif din zorlukla kurtulur.

T E Z M, O E Z M, P A N T E Z M

Oiderot'nun geliimini daha gl kantlayan, 1 754 ylnda


ki yazs Doann Yorumu zerine Dilnceler (Pensees sur
l ' lnterpretation de la Nature Pensees sur l'interpretation de
la nature) 'dir. Burada materyalist tonda bir Panteizme d
n vardr. Diderot iin tabiat imdi kendi iine kapal bir
btn, evrenin tmdr, ki iindeki yasalara uygunlukla
btn grngler aklanr. Bizim bilgi aralarmz, gz
lemdir, dnmedir ve deneydir; gzlem tek tek olgular
toplar, dnme onlar birletirir, deney de dnmenin
sonucunu dorular.83 Buna gre biz, hedefleri deil yalnzca
nedenleri sorgulamalyz; nk bu sorularn cevaplanmas
bizim aklmzn alaca eyler deildir. Dinsel bilin bu yolla
yalnzca bulankla ve karmaaya srklenir.84 Ebedi haki
katler yerine keyfi, sorumsuz tahminler girer. Diderot by
lece grnrde teolojiyi, doal dnyann gzlem ve aratr-

82
a .y.XXX I . "Le scepticisme est done le premier pas vers la
verite"
81 Penses sur l 'interpretation de la nature ( 1 O, l l, XV) .
84 a.y.L VI.
84 Ansiklopedist/er

masndan koparrken teolojinin karlarna hizmet etmekte


dir ki aslnda kendisi iin nemli olan yalnzca tabii aratr
madr. Bu koullar altnda D iderot'nun o zamana kadar
kullanm olduu teolojik gerekenin nemi Spinozaclk
kadar veya ona yakn sistemler kadar deerlidir. phesiz,
Diderot bunun son varglarndan, Tanr'nn tabiattaki ikin
liinden de rker. Bu nedenle Panteizmin eiine kadar
geldii ve hatta bunu nemli noktalarda at halde bir
dnya ruhunu kabule yanaamaz. Buffon'la birlikte mole
kllerin (inorganik ve organik olmak zere) farklln ka
bul eder ve der ki, organik molekllerin h issetme ve d
nme yetenei olmasa da bulank bir bilin yetenei vardr
ve bu, btn bilin arzalarnda dengeli olma eiliminde
kendini gsterir. Daha ileri hayat grngleri de bu konuda
aklanmaldr. Bylece burada Diderot'nun nceden ele
ald dayankllk ilkesi, yzyldan fazla bir zaman sonra
Spencer ve Avenarius'da modern biyolojizm ve Pozitivizm '-
de yeniden ortaya kar. _

Bu ku ram lar, Diderot'nun kat i . dene alann terk ettii


kuranilarn hepsi deildir ve bu deney alanna; analojiye
kar gvensizlik sunan metodu uyarnca balanmas gere
kirdi.8; O cevval zekas, ona kolay kolay anlalmayacak ili
kiler ve bantlar gsteriyordu. Her eyden nce onu bura
da yneten, evrensel birlik grdr. inden snrsz eitli
hayvan eitleri treyen bir tek hayvan atas kabul edii,
Geethe'nin tabiat anlayn artrr. Ona gre eer bir ve
ayn temel oluum bir keresinde bir at aya, bir baka kere
sinde bir insan eli biimi alyorsa, bu tr metamorfazla ak
lanabilirdi.8b Diderot bu konuyu, bununla ilikili olarak ta
sarlanan btn geliim sorusunda olduu gibi kendisini

85 a.y. Ll l l .
86 a.y. X I I .
Oskar Ewald 85

kilise dogmasyla bozuturacak sorumlu bir karara varma


dan varsaym halinde brakr.87 Bu arada onun Lanarck'la
birlikte uygun olarak ncs saylabildii evrim retisine
ne ok kaydnn bir kant da tekrar tekrar kendini gste
ren o salt da ynelmi gzleme eitlilik imgesi altnda
kendini belli eden tabiat glerinin birlii inancdr.88
Sorular (Questions) eserinde -ki bu uygulamalara ekle
nebilir-, Diderot'nun dncesi tekrar amprizme, hatta
pheci Pozitivizme dner. Zeka, maddenin ne geliim so
runu ne de nitelii hakknda bizi aydnlatabilir; hele l
madde ile canl madde arasndaki iliki, her ikisinin birbiriy
le ba, birinin tekinden ortaya kmas sorusu zorunlu o
larak cevapsz kalr.89 Ama nihayet, b u sorunlar zmek in
sann hi de grevi deildir; onun grevi, akln doal snr
lar iinde kendisinin ve soyunun mutluluunu artrmaktr.
Diderot nemli bir adm daha atar; kendine koyduu
kendini snrlama ilkesine uymaz. stelik bu ilerleme u
yazlarnda grlr: Diderot ile D 'Alembert Arasnda Sohbet
ve d 'Alembert 'in Ryas Kendine sorar: Hareket ile duyar
llk arasnda nasl bir iliki vardr? Duyarllk ilkesinin ayn
hareket ilkesi gibi ortak bir ilke olmas mmkn deil mi?
Kukusuz, bunun art, l kuvvetle canl kuvvet arasndaki
gibi pasif duyarllkla aktif duyarllk arasnda bir ayrm
yapmaktr. Etkin duyarllk, hayvanda ve belki de bitkide
kendini gsteren duyarllktr. Pasif duyarllk ise inorganik
maddede tasavvur edilmi olmal. phesiz ancak, bir bi
imden tekine gei ispatlandktan sonra bunlar ortak bir
st kavram altnda toplamann bir anlam olur. Ve byle bir
kant Diderot, pheci d'Alembert'e beslenme olgusunda

87 a.y. Questions 1 ,2.


s a.y. X LV
119 a.y. Ouestio11s 3 - 7 .
86 Ansiklopedistler

gstermeye alr. Beslenmenin esas, besinin organizmada


asimile edilmesidir, yani beslenme ona duyarllk verir.
D iderot bylece mekanik hayat kuramma gittike yaklar
ve bunun iin Bonnet ve dierlerinin koyduu tohumlarn
n varl kuramn reddeder. O, her eyden nce dualizmin
temelini bozmaya almaktadr. Yalnzca b i r tz vardr;
duyarllk da hareket de onundur. O halde Materyalizmden
fark ne? Bunu sylemek pek kolay deil; grnrde ok
deil, Locke, Voltaire ve yakn kafalardan daha az.

M AT E RY A L Z M V E P A N P S K O L O J Z M

Hareketle - duyumsama arasndaki snr kaldrnada en son,


yn verici adm o atmad. Madde hep bir izle, isterse gizli
bilincin iziyle olsun ilikilidir. Bu dnce izgisi materyalist
retiden ok canl zdekilik retisine (hilozoizm) yakn
dr. Bunun devam, son derece canl ve esprili diyalog olan
d'Alembert 'in Ryas'nda, Diderot ile D'Alembert Arasnda
Sohbet 'te yer alr. D'Alembert, Diclerol'nun youn bir dik
katle izledii bulularn, lehte veya aleyhte bir tutum alma
dan ryada sayklar ve dostu Matmazel de l'Espinasse, r
yasnda huzursuzca konuan bu adamn szlerini, ertesi
sabah merakndan doktora gstermek zere kada geirir.
Bu ki arasnda, Diderot'nun balatt sorular zerinde
canl bir karlkl konuma geliir. Blmterin btnyle,
bireylerin evrende ilikisi nasl dnlmelidir? Cevap: Tek
bir birey vardr ve bu, evrenin kendisidir. Bu adla anlan
baka ne varsa, son derece sallantl, belirsiz bir kavramdr
ki salam snrlara hi balanamaz. Bunu gstermek ve tam
kaba benzetmelerle kantlamak, diyalogun asl hedefidir. Bir
ar kovan nasl birok tek tek ardan oluur, ama yine de
hepsini ieren ve onlarn stnde bir zne oluturursa, ayn
ekilde insann organlar onun 'ben'inde younlar. phe-
Oskar Evald 87

siz Diderot burada salt mekansal dokunnay ve snrlanma


y, bitiiklii, blmlerin bir i bala i ielii olan srekli
likten ayrr. Bununla mekanik ilkeden daha yksek bir ilke
devreye sokulur, her ne kadar dnrmz bunu yzeysel
benzetmelerle mekanizm alanna yeniden indirmeye az bir
baaryla alsa da. Genel olarak bu tr denemelerde oldu
u gibi, o zaman gizliden rnekanizmin kendine mekanik
st bir unsur eklenir. Diderot asl, iinde dncenin iki
temel izgisinin, yani "aadan" ve "yukardan" dnya g
rnn nihai bir karara varmakszn hesaplamasyla ilgin
bir taVlr sergiler. Kendisinden sonra ona baz bakmlardan
yakn Feuerbach gibi o da Spiritalizm'den (ruhuluk) Ma
teryalizm'e doru hareket etmi, ama bu hareket ilk tutu
munu asla tam olarak inkar etmemitir. Duyumsamay b
tnyle maddeye mal etmek istiyorsa bunun daha nemli
arka yz, l maddeye hayat ve ruh vermi olmasdr. lk
hocas Shaftesbury'nin cokusuna asla ihanet etmemi olu
U da buna uyar. Bunun kant asl. dnemin en soukkanl
kitabDoann Sistemi 'ne katksdr. Kuru ve heyecansz
Helvetius'u reddi90 bunu kantlar. Bunu, aralarndaGzel
zerine nceleme (Traite du beau) 'nin bulunduu sanat ve
estetik konulu yazlar kantlar. Ve nihayet Ansiklopedi'ye o
olaanst desteidir bunu kantlayan. Ansiklopedi'nin ta
mamlanmas ancak eserin ruhundan ok onun idealizmi
sayesinde mmkn olmutur.

o( 1 0.11). Diderot, Helvetius'u her eyden nce iyi ile kty


tamamyla greceliletirmek, mutlak ahlaki bir lt bilgisinin
eksikliiyle sular. Keza, insanl bo bir hayal saymakta, niha
yet btn heyecanlar duyusal igdlerin tahminine dayandr
makla.
88 Atsiklapedistler

2. D' A L E M B E R T

D' Alembcrt, Diderot ile birlikte "Ansiklopedi"nin yayncs


dr. Her ikisi, varlklarnn farkll ortak almay imkan
sz hale getirinceye kadar birbirlerini uygun biimde ta
mamladlar. D'Alembert'de D iderot'nun o hayal gc zen
ginlii ve cevvallii hi yoktur. Dncenin o cokulu gc
mantn sert yoUarnda hareket etmesine yasaktr. Yine de
tek yanllkla sulanamaz. O, yalnzca n o alanlarda tar
tmasz mkemmel bir matematiki ve fziki deil. ayn
zamanda alkan bir bilgi kurarncs ve metotudur. Ve
nihayet tarih ve edebiyat tarihi alanlarnda hi de baarsz
saylmaz. Hatta ona zellikle Fransz Aydnlanmas asn
dan bir tm ynl adam, bir tam temsilci denebilir. Onun
bu dnemin dnce tipini, yani pheyle deneysel Po
zitivizmi, en belirgin ekilde sabitlendiini sylemek, abartl
olmaz. Voltaire'e titizlik bakmndan, zellikle de unda
stndr: O, byk adann benzersiz dnsel sezgi
gcne kar g konu fziksel-mekanik gercklikte eitil
mi, te yandan Condillac'n nce belirledii katlam
sistematiini glgede brakan metoduna kar kmtr. On
da, zamann eitli abalar bir dereceye kadar dengededir
ve salt bu gerek hatrna, eserlerinin mutlak deeri bir yana
braklsa bile, bu mkemmel Ansiklopedicinin kiilii imdi
ye kadar genellikle yapldndan ok daha fazla merkeze
yerletirilebilir.
Jean -le- Rond d'A 1 e m b e r t, Paris'te 1 6 Kasm
1 7 1 7'de air Destouches'un kardei ile Bayan de Tencin'in
olu olarak dodu. Vicdansz anne babas tarafndan bi
kilise merdivenine brakld, bir komiser onu bir cam ustas
na gtrd, bu aile ona z eviad gibi bakt. O da onlar
kendi ailesi olarak grd . nlenen bu matematikiyi yanna
ekmek isteyen Madam de Tencin'i ise geri evirdi. Gen
Oskar Ewa/d 89

bir insan olarak Mozarin Kolejine girdi. Orada Jansenist


Jerce eitildi, erken yata matematie byk bir eilim gs
terdi, ama hukuka dnd ve avukat oldu. Bu. kendisini tat
min edemeyen bir meslekti. Sonra topla ilgilendi ve nihayet
o en sevdii alana geri dnd. Matematik ve fizik alanndaki
alnalar ona erkenden byk baarlar salad. 1 741 y
lnda bilimler akademisine (Academie des Sciences) , 1 746'
da Berlin Akademisine, 7 54'de Fransz Akademisine (Aca
demie Franaise) alnr. Byk Friedrich. onu takdir nian
larna boar, 1 752 ylnda Maupertius'dan bo3.lan Berlin
Akademisi bakanln teklif eder, ama d'Alembert bu teklifi
ayn on yl sonra arie Katharina'nn olunun eitimini
stlenmesi teklifi gibi geri evirir. Fransa'dan ve kendi ev
resinden ayrlmak istememitir. zellikle annesine insan
duygulandran bir ballk gsterir. Uzun yllar onunla son
derece mtevaz bir evi paylar, ta ki sevgilisi Matmazel de
I' Espinasse ilc birlikte ortak bir eve geene kadar. Trajik bir
sonia bitecek olan o ilikide de d'Alembert byk bir meta
net ve irade gsterir. 1 783'de sancl bir hastalktan sonra
lr.
D'Aiembert, ll alakgnlll rkeklik snrna
varan, haksever ve temiz bir karakterdi. Bu. Condorcet'nin
akademide onun iin yapt duygulu veda konumasndan
da anlalr. D'Alembert'in balca felsefi eserleri: Ansiklo
pediye nsz, (Discours Preliminaire de I'Encyclopedie.
1 750) . Felsefenin Unsurlar (Elements de philosophie,
1 759) 'dr. Dinamik zerine nceleme (Traite de dynami
que, 743) 'nin nemi byktr. Tarih konusu eserleri de
anlmaya deer: Cizvitlerin Fransa 'da Yok Edilmesi, { De la
destruction des jesuitcs en France, 1 765), keza 1 772 yln
da sekreteri olduu Akademi hakkndaki anlardan bir der
leme olan ''Eloges". ok canl, dnem tarihi bakmndan
90 Ansiklopedistler

olaanst nemde bir mektuplamay da Voltaire'le sr


drmtr.
D'Alerobert temel felsefi dncelerini genel olarak "Fel
sefenin Unsurlar ya da nsan Bilgilerinin lkeleri zerine
Aklamalar" ( Essais sur les elements de philosophie ou sur
les principes des connaissances humaines avec des eclaircis
sement) yazsnda ayrntl olarak ortaya koyar. Felsefe,
dnyann eitli nesneleri zerine akln kullanldr.91 Ne
var ki onun yetki alan; konusu ve metodu tamamen ayr
olan vahiy dinlerinin alanyla daraltln tr. Condillac nasl
insann ilk gnah ncesi ve sonras bilgi gc ayrm yap
yorsa d'Alembert de ayn ekilde (bu konuda Bacon'a ka
dar, daha eskiler ve onun arkasna uzanan gelenei srd
rrler) aklla, bir eit altnc his dedii inan arasnda ay
rm yapar. Onun niyeti besbelli akla bu alan snrlamasyla
kendi egemenlik alannda snrsz bir egemenlii garanti et
mekten baka bir ey deildir. Bu tutum zaten onun kanaati
ve niyetiyle tam bir eliki iinde deildi. nk -d uyular s
t bakmndan kendini dogmatik bir ekilde olumsuzlama
nn aksine, tersine pheci olarak konunilamtr. Ve eili
mi, Condorcet'nin vurgulad gibi, yanlglarla ok fazla
eletirel olarak savamak deil, hakikate pozitif temelde
yava yava zemin hazrlamakt.
Deney ve aklla kazanlm bilgiyi d'Alembert muazzam,
ama her taraf kapanmam bir zincire benzetir. Bu zincirin
ucunda belitlerle (aksiyom) kartrlmamas gereken artk
bilinen temel bilgiler yer alr. Bunlar, duyusal deneyimin te
mel gerekleridir. Bizler (mekann en somut zellikleri)
fizikle (maddenin nfuz edilemezlii geometriyle) mekanik
le urarken, (i doamzn harekete geiricileri) ahiakla
urarkenki fenomenlerdir. Artk tilozof nesnelerin nitelii-

91 Essai sur /es e/ements ( 1 , I I) , l l 1. Object et plan general.


Oskar Evald 9 1

ni sorgulamamal. nemli olan, genel kavramlar somut un


surlarna ayrmaktr. Bunu nominal tanmdan daha nemli
ve real tanmdan daha nemsiz olan tanmlama baarr.
nk o ne salt isimlerle ne de metafiziksel zlerle ilgilidir;
o, grngleric ilgilidir.92 Buna karlk belitler yalnzca
dilsel iaretlerdir. Onlar zde ya da zmleyici nerme
lerdir, yani olsa olsa kavram tekn iine dein anlamlar var
dr, yani o sabit fikri anlaymza yaklatran anlamlar.93
Belitler nasl genellikle fikir ayrtrmalarndan baka ey
deillerse, teoremler ve tretmeler de belitlerin adm adm
biim deitirmeleridir. Bizim bu eitlilie ihtiyacmz var
dr, nk temel hakikati bir bakta kucaklayacak durumda
deilizdir. Varsaylan okluk sonradan hakikatte bir eksiklik
olarak kendini gsterir. Evreni gerekten bilebilecek kimse
iin bu, biricik olgu ve byk bir hakikatten baka bir ey
olmazd.q4
imdi d'Alembert, Locke ve CondiUac'la birlikte dou
tan gelme fikirleri ne kadar olunsuzlarsa (ve bunlara kar
sava Fransz Aydnlanmasnn ana unsurudur zaten) ve du
yular ne kadar gerekliin tek ahitleri olarak bilse de,
Berkeley ya da Hume gibi uta ve tutarl bir duyumcu ol
maktan ok uzaktr.
Onu bundan koruyan, matematie ve matematiksel fizi
e olan iten balldr. D'Alembert vurgulayarak akla
maktadr ki, bilgi. isterse tensellikten kaynaklansn, yine de
hep genel, yani ''somut" ilkeler iindedir ve tek tek olgular
da aranamaz. Tam tersine, bizler tek tek olgulara ne kadar
ok inersek o kadar ok eitli, ama o kadar karanlk olma
ya balar kavramlarmz. Bu nedenle geometrinin nermele-

92 a.y. IV.
93 Discours preliminaire ( 1 , 1 ) .
94
a.y.
92 Ansiklopedistler

ri mekaniinkinden daha sabit ve daha akla yatkndr; ce


bir'inkiler, geometrininkilerden daha basit ve daha akla
yatkndr.95 Bylece matematiksel hakikatler iin de konu
sunun genellik derecesine gre bir apaklk merdiveni var
dr. Cebir, en genel eyle, salt kklk deerleriyle ilgile
nir; geometride salt bykle, maddesel dnyann yine de
mutlak bir tantc zellii olan genileme katlr. Oysa b
yklk ve genileme yannda mekaniin konusu olan nfuz
edilmezlik bir para maddenin bir baka parayla ilikisi
asndan onun grece bir tantc zeDiini belirtir. Bu dizi
nin son noktasn besbelli, tamamen bilgi imkanlarnn d
nda bulunan, btn somut ve bireysel zellikleriyle tek
nesne oluturur. Bylece gr tarz tuhaf bir ekilde dei
ir: Her bilginin kaynakland deney olgular imdi bilginin
snr, hatta te yan olur. Oysa bilgi, kendini yasallatrmak
iin o deney olgularn en st merci saymalyd. Demek
istemiyoruz ki, burada mutlak bir eliki var ve bu eliki
aklc ya da duyumcu -deneyci her iki unsurdan birinin orta
dan kaldrlmasyla dzeltilebilir; ama d'Alembert'in de tm
Aydnlanma gibi zor baa kt ve sonunda Kant'n akn
ve eletirel zm denemelerine varan bir problem ortaya
kntr. Mmkndr ki d'Aiembert de bu zm her
hangi bir biimde hayal ediyordu. Ama o kadar ileri gitme
di; en ok bu zmn tek tek unsurlarn elinde tuttu. Du
yusal malzemenin bilgi olmak iin aklca nfuza ve ilenne
ye ihtiyac vardr ve bu da genellikle kendinde geerli ner
melerde ortaya kar. D'Alembert, fziki olarak da ayn
ekilde olgu aratrmasnn temeline mmkn olduu kadar
basit ve ayn zamanda kapsayc ilkeler koymaya alr.
Mekaniin temeli yaplabilirlikle snriannakla bu temelin

9;
a.y.
Oskar Ewald 93

tama gc artar.96 En genel hakikatler, ite en geni uygu


lama alan olanlardr.

M ETA F Z K

D'Alembert'in M e t a f i z i e kar tutumu da bu nerme


nin karakterine uyar. Bizim bilgilerimiz, her ne kadar tek
tek olgular asa da yalnzca ayn olgularn toplamna ve ie
riine uzanr. Biz maddenin zelliklerini tanmakla yetin
mek zorundayz; onun nitelii aynen ruhun nitelii gibi
bizim iin gizli kalr. Daha maddi gereklik, d dnya ger
eklii sorusu bile bizi karanla gtrr. Bunun blm
vardr: t . D gereklie inanmann kayna sorusu; 2. Bu
inancn yasal temeli; 3. Fikirterin bizim duyumsamamzn
ieriinden madde ve genilemeden elde edilii. Cevaplan
mas en kolay soru, birinci sorudur. Bu, Condillac'n do
kunma hissi kuramma dayanak olur. Daha g olan, ikinci
sorudur. pheye kar ne srlen tek ey, nesnelerin bize
bal bir gerekliinin bize etkisinin canllk ve muntazamlk
bakmndan bizim hislerimizi anama kouludur; o halde o
gereklii kabul etmek iin nedenimiz vardr. M odern Fe
nomenalistlerin, duyumsamamzn ieriinin temeline meta
fiziksel bir gereklik koyma eilimi gereksiz bir ekleme ola
rak reddetmeleri, bu kantn tersine evrilmesi gibi grn
yor ki o ekleme ile bizim hakiki, kuramsal ve uygulamal
olarak yalnz deerlendirilebilir dnya imgemiz hi de zen
ginlemez.97 Ama pozitif temel izginin kart bir ekilde or
taya kanmasna ramen her iki grte ortak olan; merak
mza deil, ihtiyalarmzn giderilmesine hizmet etmesi ge-

% Bu incelerneyi zel bir berraklkla "Traite de l'equilibre"de

akla kavuturur. (3) .


97 Traite des systemes, Ch. 2: De l'inutilite des systemes abstraits.
94 Ansiklopedistler

reken btn bilgilerin pratik deerinin vurgulanmasdr. Bu


nedenle nesnelerin niteliine nfuz etmeksizin onlarn bize
hangi konumda olduklarn kavramak yeterlidir. Grngle
rin dzeni, bizim asl grevimizdir. Dnya bizim duyular
mza nasl grnyorsa onu yle kabul etmek hakkunzdr,
u artla ki bu kabulden doan sonular bizim deneyimleri
mizle uyum iinde olsun ve bunlar elikisiz kapal bir sis
tem olutursun.98 Bu dikkate deer kurgulamayla d'Aiem
bert modern fksiyonalizme (kurmacacla) yaklar. i k
kez Kant'ta karmza kan "sanki" deyii burada kelime
olarak olmasa da meseleye gre neeye alnmtr. Burada
denir ki biz, sanki d dnya varm gibi davranabiliriz ve
sanki biz onu nasl alglyorsak yle varm gibi davranabili
riz.
zgrlk retisinde d'Alembert'in ayn gr temsil
ettiini grrz. zgr varlklar da zgrlklerinin bizden
daha gl bilincine sahip deildir; biz bununla sanki z
grmz gibi davranrz.
nc ve henz eksik kalan soru. hislerimiile geni-le
tilmi madde fikrine nasl ulayoruz sorusu, d'Alembert'e
gre pek cevaplandrlamaz. Gerekten de ayn ekilde anla
lmaz ve bilmecemsidir, nasl geniletilmi bir mekan nok
talarnn birletirilmesinden bir mekan, maddi' atomlardan
geniletilmi bir madde; nasl his atomlarnn birbiriyle ba
lannasndan geniletilmi madde hakknda genileme ta
savvuru oluuyor? D'Alenbert burada. sonuna kadar ura
makszn nemli bir probleme deinir: Yani, doal olarak
atom hissiyle hi ortak olmayan ve bilgi kuramnda cezay
hak eder biimde ihmal edilmi olan his atomu problemine.
Basit olann birleik olana, atarnun btne ilikisini Kant,
"atklar"nda (Antinomie) ele almtr. Ama o da hemen

98 Essai IV ve VI
Oskar Ewald 95

hemen btn ardllar gibi yanl, yalnzca fziksel olana dair


bilgi vermitir. Eer insan onun yapt gibi safa biim
lenmemi, ancak sonraki ruh edimleriyle biime girip biim
ler zerinde kavranacak olan yani basit atomsu hissi ruh
salda da olumas gerektiini kabul ederse bu saf his, bes
belli bir soyutlamadr ve gereklik deildir, her sonsuzluk
deeri gibi byk de ve kk de bir snr kavramdr.
D'Alembert'in aslnda, natenatiki ve nantk olarak ilgi
duyduu bu meseleyi fark etmemesi bir o kadar tuhaftr.
Her iki deneyimde de insan sonsuzlua balama alkanl
ndaki btn acayiplikleri iddetle reddeder. Sonsuzluk
kavram, ona gre basit bir soyutlama ediminden ortaya
kar; bizler herhangi bir geniletilmi meselede onun snr
larn grmeyip yalnzca genileme olgusuna odaklanmakla
snrsz bir ey kavram ediniriz, onunla da sonsuz bir ey
kavram. Yani ikincisi (sonsuz) , tamamyla olumsuz bir
eydir, bir zsel belirtinin varln deil, yokluunu ifade
eder. Sonsuzluk belirsizlikten baka bir ey deildir.99 Bu
tanmn yeterli olmad ve aslnda Fransz Aydnlanmasnn
ekseri dnrleri gibi byle keskin zekal d'Alembert'in
problemierin en derin noktasna nfuz etmedeki yetersizli
ini ispatlamaya yarad bellidir. S onsuzluk problemi genel
olarak felsefi yetenein ls iin mihenk tadr ve burada
her seferinde sonsuzluun salt negatif bir ey olduu konu
sunda yeniden deneysel, fenomenalist ve pozitivist izgiler
asndan belli zm denemeleri tekrar eder; bir srecin
sona erernemesi gibi. Ye ayn ekilde aklc-metafziki do
rultudaki filozoflar tarafndan, mesela Aydnlanmaclarn
kmsedikleri Malebranche tarafndan da sonsuzluun
yalnzca bir sona ulanama olgusu olmayp sona gelmenin
mutlak imkanszl anlamnda olduu konusunda itiraz

99 a.y. Eel. XIV.


96 Asiklopedistler

edildiini duymayz. Yani nce say iin olduu gibi mekan


ve zaman iin de bir imkanszlk. Sonsuzluktan ancak sre
cin bitmesi ve bitebitmesi tasarmnn o srecin zyle bir
elikiyi ierdii yerde sz etmeye hakkmz vardr. z gz
lernlemesi ise aslnda pozitivizme yabancdr. Pozitivizmde
bilimsel gzlem tipi sabitlemitir ve o da fenomenterin ba
lanmasn ve dzenini hedefler. Ve d'Alembert, matematikte
daha ok srarla ama metafiziktekinden daha hakl olarak
bu gzlemi deerli bulur. Onun bir yandan sonsuzluk ar
pm hesab, te yandan alma tarznn her adm zerine
bilgi kuram asndan hesap verme ihtiyac, onun pozitivist
zihniyetiyle toplulukta (demekte) gerek, gncel sonsuz
kavramnda ortaya kan her tr sonsuzluk mistisizmini
enerjik bir ekilde protesto etmesine sebep olmutur ve
d'Alembert bu probleme bugn bile matematiksel Poziti
vizmde egemen olan o ansl forml kazandrmtr. Geo
metrik analizdeki sonsuzluk, saniunun yalnzca snrdr,
saniunun asla ulaamayaca ideal hedeftir. Ama esas olan,
bizim istediimiz srece sonluda ileriediimizdir. O halde
sonsuz olann anlam yalnzca; o snrn mutlak akcl ve
zekanzn bu snr keyfince telemek ve onu soz konusu
ilemin karnn olduu yere koymak yeteneidir. Sabit
tzsel (subtansiyel)in bir ileve, gneelin potansiyele. dog
mann bir metoda, sabit hedcfn bir dorultuya dn, yani
bu ok pratik ve faydac tutum, bilimsel dnmenin gere
anlamdr ve biz, pozitivizme onun kendini biliinin en asil
edimi gzyle bakabiliriz. Burada daha derin bakan kimse
doal olarak grmezden gelemez ki metafiziksel problemler
byle zlmezler. yalnzca telenirler. Snr keyfnce te
leme yeteneinin koulu ise bu genileme iin oyun alannn
dpedz snrsz oluudur. Her sonlu byklkten daha
kk bir byklk, gizlice son iin byklkten baka bir
ly art koar. Ama her iki dorultudan birine bakmak
Oskar Ewald 97

mmkndr ite: Yani snrn ya bu tarafna ya te tarafna.


Pozitivist gr bu tarafna, metafizik gr br tarafna
bakar. Ve eer d'Alembert ve btn Pozitivizm, dosdoru
ilk tarafta konumlanp nesnelerin baka trl ele alnna
asla izin vermiyorlarsa bu, u demektir: Kar tarafta bilim
sel akl yrtme, felsefi dnn egemen tipi olma iddia
sndadr.

A H LA K

Ahlak olarak da bu bak asna sadk kalr d'Alembcrt.


Der ki, burada bir akn temel atma denemelerine taviz ver
menin anlam yoktur. Gereklik problemi vesilesiyle sylen
dii gibi d'.AJembert burada da metotlu bir kurmacaclktan
yanadr: zgr olup olmadmz syleyemeyiz; sanki z
grmz gibi davranrz. Aksi halde ahlak, tamamen Ay
dnlanma anlamnda tartmasz deneyim gerekesinden,
yani insanlarn birbirlerine ihtiyac olduu ve buradan bir
dizi dev ve grevlerin kt gerekesinden baka eye
dayandrlmaz. Byle ele alndnda ahlak belki de en m
kemmel bilgi alandr, hem ilkeleri asndan hem de bunla
rn birbiriyle eklemlenmesi bakmndan: Sebep, yalnzca tam
bir karanla brnm metafziin karsna konduklarnda
deil, salt tek tek alanda aklanm grnen fizikle karda
trldklarnda da byledir. Bu temel olgudan hareket eder
sek, o zaman buradan salt bizim heyecanlarmz karartan,
ama btnyle saklanlabilen btn br ahlak hakikaderi
ortaya kar. Bizim kendi karmzn br insanlarnkiyle,
iinde yaadmz toplumunkiyle barmas. zellii olgun
nesnellik olan ahiakn hedefidir. 100 D'Alembert'in dnce
leri de asla yle uuk deildir; ama salan1 topraklar zerine
bir o kadar salam kkler salmtr. D'Alembert de, tpk,
bouna ballk rluymad Voltaire gibi. dnce zgrl-
98 .4nsiklopedistler

nn, insanln ve hukukun yorulmaz savunucusu olnu


tur. Hogrszle ve fanatizme kar bir sava gibi dav
ranmtr. o Kendisinden yal olan sava ortandan daha
dikkatli ve daha ll tarzda olup tutarllkta ondan nde
dir. Dncelerin aklanmasnda snrsz zgrlk bile
talep etmez; sansrn tamamen ortadan kaldrlm olmas
n istemez. Ama hogrsz bir teolojinin felsefenin yolunu
kapamasna kar direnir ve Din Meselelerinde Eletirinin
Ktye Kullanl ( De !'Abus de la Critique en Matiere de
Religion) balkl yazsnda, bir felsefi tezin dogmalarla
uyum iinde olup olmadn sormann ne kadar mulak ve
yoruma ak olduunu gsterir. Dogmalara uyup uymama
meselesini, daha nce grdmz gibi kurcalamak iste
mez. Bo inan fanatizmi ona gre nefret etmeye deerdir;
i n an sz lk fanatizmi, nesnesi ve hareket nedeni olmad
iin glntr. Bylece d'Alembert, pozitivist gr tarzna
ok rutarl olarak, M ateryal izme ka reddedici bir tavr
al r . Doann Sistem i n e iin henz banda . Voltaire'den
'

daha mesafelidir. 1 01 Devrimi istemez: Sakin bir ilerleme


temposundan yanadr 1 02 Politik bakmdan da olaanst
.

bir lllk gsterir. Toplumsal sorumluluk b ili nciyl e do


ludur ve mlkiyetn paylalmas konusundaki hkmnde
kktencilie yaklamaz ama Rousseau'nun ahlaki disiplinine
yak ndr. Yine de monari gcnn tanrsal kkenini tar
tnaya yanamaz; phesiz onu Aydnlanmann ruhuna
uygun olarak halklarn onayn monarinin yasal uygulan
masnda vazgeilmez sayar. 1 03

100 a y
. .Ed. l .
101 Voltaire'e Mektup, 23. 7. 1 7 70.
102
Essai. Eci.JJ. Bu hkm, kulaa zamanmz artlarnn bir
ngrs gibi geliyor.
ol Memories et Reflexiors sur Christine. Reine de Suede ( . IV) .
Oskar Ewald 99

Ansiklopedinin yayncs olarak d'Aiembert bunun daha


nce adn andmz nszn kaleme almtr. Burada de
nedii, bilimlerin snflandrlma ilemine deinmeden geil
memeli; burada tamamyla yenidnya grnn byk
kurucusu olarak vd Bacon'a dayanr. Bu snflamadaki
rnei "globus intellectualis "tir ve nl ncl ne uyar. Te
mel ruhsal gler dedii hafza, akl ve hayal gcne felsefe
disiplinlerini ve sanatlar dahil eder. Tarih. kutsal tarih,
kamu tarihi ve edebiyat tarihi olarak snflanr; felsefe ise
ontolojiye ve genel metafizie, teolojiye, pneumatolojiye,
manta. ahlaka, genel ve zel fizie ayrlr. Ana alanlarn
her birine insanlarn ana tipleri uymaktadr: Aydnlar, filo
zoflar ve sanat tipler. Bu emalar derine inmez. D'Alcm
bert, Bacon gibi d grnten yola kar; o da burada y
zeysel biridir. Ona gre manevi (zihinsel) bir merkez yok
tur. Sanat, tarihi ve felsefeci bilincin i bantianna de
inmcdii gibi, onlar aratrma hevesi de duymaz.

K A N T' L A i L i K i

D'Alt!mbert'in baarlarnn tmn bir kez daha gzden


geirince onun bu felsefe dnemi iin temsilci olarak nemi
yadsnamaz. Onda en aka llen ey, burada temsil edi
len dnce Lipini Kant'a balayan ve onu Kan'dan ayran
eydir.
Dnyay kavramann matematiksel dneeye yerleti
rilmesi, ama ayn zamanda duyusal deneyimle snrlandrl
mas, ahiakl bilginin fiziksel bilgi karsnda daha yksek
deerlendirilii, sistematik bilginin pozitifliinden. onun
metafizikten pheci bir ekilde ban koparmas sayesinde
emin olmak, btn bunlar eletiricilie onu ncelemeksizin,
onun yalnzca yolunu amakszn iaret eder. nk burada
eletiriciliin unsurlar bile henz elikisiz bir yanyanalk
1 00 Ansiklope!lisler

iinde verilmemitir; tam tersine, yeni bir zme zorlayan


onun elikisinin ta kendisidir. Sz konusu, Deneyeilikle
Aklclk arasnda, teorik aklla pratik akl arasnda henz
aka hissedilmemi olsa da acillemeye balam o krizdir.
Fransz Aydnlanmasnn dnce yaps; bir yandan byk
bir parlakla sahipti, te yandan temelierindeki eksikliin
bilincindeydi. Bu yap dnemin en etkili ve en ok iz bra
kan belgesi olan byk Ansiklopedi ile talanmadan nce
bile her yandan atrdamaya balamt.

1. A N S K L P E D i

Ansiklopedinin plan daha o yzyln ortasnda olumutur.


Zaman kaybetmeden pratie dklmesine azimle alld.
phesiz, onu tamamyla sorgulayan olaanst engelleri
amas gerekti. Eer yine de hedefe ulatysa bunu yalnzca
Diderot'nun o gl desteine ve birka baka ahsiyetin
birlikte almasna deil, daha ok o zamann ihtiyacna
borludur.
Dnem, byle bir kitap istiyordu. Voltaire'in ya da btn
Aydnlanma'nn bugn tam hakkn veremediimiz gibi bu
gerei de tam deerlendireneyiz; hem de oktan belli olan
bir nedenden dolay: nk o zaman henz gerekleme
mi olan bir istek, bizim iin artk doal hale gelmekte ve
ite asl onun gereklemesi sayesinde bize bugn doal ge
liyor. Bir asrdan fazladr ki g e n e 1 k l r denen ey var
ve onun sayesinde bir kamuoyu ve bunun bir organ var. Bu
grn ortaya kmasnda, olumasnda, yaylmasnda ve
sabitlemcsinde Aydnlanma'nn tm ve onun iinde de yi
ne Fransz Aydnlanmas, Fransz Aydnlanmas iinde de
Ansiklopedi giriiminin pay en byktr. O zamana kadar
eitli dzeyde, farkl genilik ve derinlikte birok dnsel
akm vard; ite bu nedenle bir dengelenme istiyorlard.
Oskar Ewald O

Ansiklopedi, bunu gerekletirdi ve bunu gerekletirmesi


nin zorunluluudur ba8rmasn salayan, yalnzca d de
il, i glidere kar da bu glkterin sebebi, etkili d
nrlerin eitliliiydi. Bu baar pozitif olduu gibi negatif
alanda da Ansiklopedi'nin nemini oluturur. Pozitif alanda:
Henz kltrel, politik ve sosyal zgrleme bamszlk
arayan bir toplumun zgvenini salamlatrmasna yara
mtr. Negatif alanda: nkar edilemez bir biimde dnsel
hayatn stamas sz konusudur ve slama en azndan
Ansiklopedistler ve Ansiklopedi'den kaynaklanan etkilerle
olmutur.
Zamana ilikin gereklilikler bir gecede yok olmaz. Bu
eserin de hazrlayclar ve ncleri vard. Rnesans'dan beri
bu tr denemeler ardarda olmutur. En nemlisi, Bayle'n
ok okunnu ve faydalanlm yapt Dictiounaire'idir ki
onu daha nce zikretnitik. Fransz Ansiklopedistleri ondan
malzemeden ziyade metot bakmndan faydalannlardr.
Bayle, akl ile inan atmasn en sert haliyle gstermitir.
Bu gerek. sorunun cevabndan yani onun hangi ynde
karar verdiinden ve kararn onun eserinin satrlarnda m
yoksa satrlar arasnda m aranmas gerektiinden daha
nemlidir. phe bir kez uyandrlnca, onu belli bir sonuca
balamak g, hatta imkanszdr ve ynnn artk belirlen
nesine izin vermez. Bylece Bayle'n hem Ansiklope
distlcrin hem de genel olarak 1 8. yzyln esas etkeni oldu
u kantlanmtr. Dolayl baz baka etkiler de eklenmitir
buna. Mesela Diderot, bir tp ve kimya ansiklopcdisini ngi
lizce'den evirmekle muhtemelen benzer ama ok daha
kapsaml bir teebbs balatmtr. Ve nihayet 1 727 ylnda
ngiliz Ephaim Chamber'n iki ciltlik bir ansiklopedisi ya
ymlanr. eviri hakkn alan bir Fransz yaync, o zaman
henz gen yata olan Diderot'ya mracaat eder ve eser
onun elinde bambaka bir hale brnr. O srada bir aka-
1 02 Ansiklopedistler

demisyen olan d'Alembert de ie katlr, bylece yaynevi


geniler. Kamunun ilgisini eken bu giriim ilerler. 1 750
ylnn Ekim aynda prospekt yaymlanr. nce bu muazzam
eserin bal aklanr: E n c y c l o p e d i e o u d i c t i o
n n a i r e r a i s o n n e d e s s c i e n c e s, d e s a r t s e
t d e s m e t i e r s (Bilimler, Sanatlar ve Meslekler Ansik
lopedisi ya da Szl) . Balkta ifade edilmektedir ki insan
lk kltrnn o gne kadarki genel manzaras yanstlacak

tr. Hem de bu, yalnzca tek tek resimlerden bir sonsuz dizi
deil. bir btn olacaktr. Bir aacn dallar ile gvdesi ara
sndaki iliki naslsa, ok eitli kltr grngleri ile asl
ortak gvde, aklla ruh ilikisini yle kuracaktr. Ve bu ba,
her zel durumda somut hale getirilecektir. Bir yandan An
siklopedi, grevlerinin erevesini son derece geni tutu
yordu; yalnz btn bilimlerle deil, gzel sanatlarla, hatta
ticaret ve teknik mesleklerle ilgileniyorrlu ki bu sonuncusu
btn benzer derleme eserlerde ihmal edilmiti. te yandan
bu ok katlla bir o kadar kararl bir btncletirme uy
gundu. Hibir olgu kendi bana ayr du-mayacak, onu ya
kn olgularla ve onlarn ortak temelindeki ilkelerle balayan
ipler gsterilecekti. Ya da, yaynlayanlarn kendi nitelemele
rine gre: Eser hem bir szlk hem de bir ansiklopcdi ge
reklerini yerine getirecekti. Bilginin tmn eer ok dallar
olan bir aala karlatrrsak, o zaman ilenecek her bir
makalede, ayn zamanda her bir dal olarak komu daliarta
ve ortak gvdeyle olan balar gsterilecekti; insan bilgisinin
btnl manzaras bu ekilde iletilecekti.04 Daha nce

1 04 Brunetiere ( 3 3 . T. l l l . Livre l l l, Ch. 3 ) , Ansiklopedistlerin bu

iddiasna kar alayc bir slupla tarihi bir olguyla matematiksel


fiziksel bi r olgu arasnda mantka hibir ansiklopedik iliki ku
rulamayacan bildiriyorsa, bu. (yazarn Aydnlanmaclara kar
ileri srd birok ey gibi) yzeyseldir. phesiz eliptik ya da
Oskar Evald 1 03

dcinildii zere tekniin tm plan iine alnmasyd bilhas


sa nemli olan. nk burada neredeyse her ey yaplabilir
di. Kurarnclarn gerekli uzmanlk bilgisi neredeyse hi yok
tu. Uzmanlk eitimi almlarn da ounda kuramsal ifade
gc eksikti. Ham maddenin kotarlmasndan onun kesin
deerlendiriliine kadarki btn alma sreci gzden gei
ritmek zorundayd; makineler, ara ve gereler bunlar kul
lanacak kimselerin becerileri ayn ekilde ayrntsna kadar
gz nnde bulundurulacakt. Bu duyulmam zahmete
katlanan, retim srecinden haberdar olmak iin ilikleri,
fabrikalar ve iletmeleri dolaan, zellikle Diderot'ydu.
Bylece 1 75 1 'de Ansiklopedi'nin 1 . ve 2. cildi, d'Aiembert'
in nceden gnderdii "Discour". insan Bilgilerinin Cetveli,
(Tableau Connaissance Humaines) Bakan d'Argenson'a it
halla birlikte yaymland.
lgi, olaanstyd. Daha 1 750'de 4300 adet sipari
vard; bu, Brunetiere'in hesabyla o zamanki nfus saysna
gre 6000 kiiye bir nsha dmesi demekti. ocuklar ve o
dnemdeki okuryazar olmayan birok kii karld m ne
redeyse her bir ortalama aydnn elinde bir Ansiklopcdi var
d ya da bunun varlndan haberdard. Tepki eksik olmad.
1 752 ylnda, her ey yolunda grnrken beklenmedik bir
ekilde ilk iki cilt makamlarca bask altna alnd. Buna al
drmadan esere devam edildi ve sonraki her yl, 1 7 57'ye

parobolik eri ile Roma senato konst ilevleri arasndaki iliki.


i e r i k bakmndan kolayca anlalmaz, ama inceleme ve ara
trna metodunda yine de ortaya kabilir, gerekten de 1 8. ve
1 9. yzyllarda gittike ak bir ekilde (Ansiklopedistlerin de
etkisi altnda) ortaya kntr da. Bu iliki doa bilimsel gr
tarznn ilerleyen genilemesinde, ayn zamanda ancak geen
yzyln son on yllarnda kart kararl bir geri dnn grl
d felsefe bilimleri alannda da kendini gsterir.
1 04 Ansiklopedistler

kadar bir cilt yaymland. yani 757'de ilk yedisi tamamd.


759 ylnda o frtna bir kat daha iddetle patlad. Gerici
evreleri Ansiklopedi'ye kar birletiren o tkenmez fesat,
onu devlet, ahlak ve din dzeninin altn oyan bir eser ola
rak makamlara pheli gsterneyi baard. zel yetki geri
alnd, sipariler durdu. stne bir de alanlarn i bann
da bir sredir gevemeye balamas eklendi. D'Aiembert
1 758'de mcadeleden bkp ynetimden ayrld. Voltaire de
,
geri ekildi, 1 05 Rousseau, zaten daha nce "Cenevre . maka
lesine alnp Ansiklopedistlerden kopmutu.()() Giriimin
kartlar, Helvetius'un "L'esprit"sini, bu kitaba kar yrt
tkleri kampanyayla birlikte Ansiklopedi'yi de vurmak iin
kullandlar. Ama Ansiklopedi'nin bastrlmas devan edeme
di. Yk ve sorumluluk imdi yalnzca Diderot'nun omuzla-

105 Voltaire bu eseri bandan beri sevgiyle seUimlam ve kuwetle


des e klemitir . O. H harfine kadar katkda bulunmu, bir dizi
makaleye imza at mt r: Fornication, gazette, genereux,. genre du
sty le gens de leure, gloire, gloria, grandeur. gout, gnke, he
,

mistiche. heureux. histoire maddeleri gibi._ D'Alembert'e


9. 1 2. 1 755 'de yazd mektupta yle der: "Adieu, Atlas et
H ercule, qui portez le monde sur vos epaules!" (Dnyay omuz
larnda tayan ey Atlas ve Herkl! Elveda!) Aralk 1 7 56 tarihli
bir baka mektupta Ansiklopedi 'yi edebiyatn en byk ve en
gzel ant olarak adlandrr, hemen sonra ise dnyann en byk
eseri sayar. phesiz bu onu eksikleri eletirmekten alkoyma.z;
alanlarn ve katklarn d zey rkl lklarn sen szlerle el eti
rir. Direnmeler oaldnda d'Alembert'e geri adm atmamas
iin yemin ettirir. Onun kesin ayrlndan son ra ise bu gi
riimden vazgeilir ve kazanlan cokuyu kendi szl iin de
e rl c n d i r i r .
106 Rousseau, economie politique makalesini sunmutu. D'Alen

ber'in Cenevrelileri bir tiyatro kurmaya aran makalesine kar


Rousseau, Let tre a d Aiember sur les s pectacl es yazmt. Bu
" ' "

yazyla Rousseau ile D'Alembert arasndaki ba ko pa r .


Oskar Ewald 1 05

rndayd ve o da bu 27 ciltlik dev eser 765 ylnda tamam


na ermeden rahat etmedi.
Dmanlarn direncine sebep olan neydi diye sorulacak
olursa, bu, Ansiklopedi'nin egemen glere gstermelik iti
raflarnn arkasna saklanan o devrimci havaya kar, tam da
yerinde bir nseziydi. Burada eletirinin yarglama gelenei
nin, hem de asla tarafsz olmayacak bir eletirinin beklendi
i gzden kamyordu. Ve eer Ansiklopedi bir kimseyi hala
kandrabiliyorsa, Ansiklopedistlerin, Diderot'nun, d'Aiem
bcrt'in, Voltaire'in yazlar da gz nnde deil miydi? On
larn bu giriimdeki taktikleri de sonunda fark edilmeyecek
gibi deildi. Ba makalede onlara ilikin geleneksel bir t
gstermelik olarak duruyordu, ama teki makalelerde bu
uzlama keskin bir ekilde sarslyordu. Baylc'da nceden
biimlenmi bulunan bu yntemin srrn Diderot ayrntl
makalesi " Encyclopedie"de bize aklam, btn bu girii
min plannn nasl yrtldn iyice grmemizi salam
t. Yani Ansiklopedi'nin ayn Voltaire ve Rousseau'nun yaz
lar gibi devrim yolunda olduu su gtrmezdi. Bylece
gemiin glerinin pheli , nihayet baarsz bir dirence
kar gelmeleri anlalabilmektedir.
KLT R FELSEFESi VE TOPLU M FELS EFESi

Condillac, Montesquieu, Voltaire ve Aosiklopedistlerin eser


lerinde Fransz Aydnlanma ruhunun yeni yeni flizlenmeye
baladn grrz. Burada sanki- farkl gr alarnn bir
geliimi bir geidi var gibidir, yani nitelii bakmndan kat
bir sabiteden, nihailikten uzak bir dnce hareketi. Dide
rot'nun kendisine, bu huzursuz araycya, hibir yerde dur
may bilemeyen adama bakalm! Ama Ansiklopedi, Dide
rot'dan baka bir eydir. Ona dnemin ruhu sinnitir bir
kere. O, insan bilgisinin alfabesini sonuna kadar bitirii gibi
bir son, bir noktadr. Benzer bir durumla bundan sonra ele
alacamz bir dizi dnrn yazlarnda karlarz. Bun
lar, Turgot'nun, Condorcet'nin ve Volney'in yazlardr . Bu
rada da farkl bir ey kaydedilmedi demiyoruz; ama burada
bir dnce tipinin yerletii gerei fark edilmeyecek gibi
deildi ve farkl olan. bunun arkasnda kalyordu. Zaman
etmeninin bunda yn verici rol olnamtr.
Oskar Ewald 1 07

Hayat hikayesini Condorcet'nin kaleme ald Turgot,


yaa olduka byk olandr; ama btn bir hareketin so
nular onda toplanmtr. Ayrca onlarda, d'Aiembert'de de,
daha sonraki P o z i t i v i z m'in program btn akly
la geliir. Pozitivizmin ana noktas unlardr: 1 . Kuram
sal nokta. Metafizik hi yoktur; duyust bilgi yoktur; bilgi,
mevcut olann deneyimiyle snrldr, hem de onun btncl,
g tasarrufuna dayanan dzeniyle. 2. Teknik-uygulamal
nokta. nemli olan, doa glerini ve doa yasalarn ara
trmaktr ki bu da yalnzca bu yolla doaya egemen olmada
deerlendirilebilir. 3. Sosyo-ekonomik gr as. Bu tarz
da ulalm olan ey, toplumun refahna hizmette hedefe
uygun kullanma gtrlmelidir. lk iki gr as henz
geriye Verulaml Bacon'a iaret eder. ncs ise ancak
zamanla devrim ruhunun ilerleyiiyle nemsenmitir; Con
dorcet'de bu eilim artk tamamyla hzlanmtr. ster dini,
dogmatik ya da mistik kyafette olsun her trl metafizie
kar dnrlerin mcadele konumu bu programdan anla
lr; ardndan onlarn hukuk, devlet ve toplum artlarna
eletirileri de. Andmz btn bu eilimlerin genel ifadesi,
felsefi z, kltrel i I e r I e m e ilkesidir, insanln gelime
yeteneine ve geliiminin gereine sarslmaz inantr.
Voltaire'de bu inan henz ok sallantda, ok kez ii kemi
ren zelliktedir; Rousseau bunu bozmaz, ne var ki temelle
rini sarsar; oysa burada bilimsel hatta dini bir ilk olgunun
doall ve salamlyla ortaya kar. stelik Turgot henz
tamamyla pozitif dinden uzaklamamtr; Volney de dine
gevek balarla baldr; Condorcet onu tamamyla souk
akla uygunluk zeminine oturtur. Onun sayesinde ilerleme
dncesi, insanlk ve kltr problemi anlaynda merkezi
gr as olmutur.
T u r g o t ( Robert J acques, Baron de I'Aulne) , 1 72 7 y
lnda Paris'te domu , 1 7 74'de XVI . Louis tarafndan genel
I 08 Klr Felsefesi ve Toplm Felsefesi

mali kontrolrlne getirilmitir. Turgot'nun abas, sra


dan insann vergilerin kaldrlmas, tarm ve tahl ticareti
reformu refah kurumlar sayesinde yknn hafifletilmesine
durumunun iyiletirilmesine ve eitimine ynelmiti. Tur
got, Fransz ekonomi ve hukuk hayatnn esasl bir refor
munu planlyordu. Projelerini baaramad iin 1 776'da
geri ekilip kendini btnyle almalarna verdi. lm
1 78 t y1hndayd.
Diinya Tarihi zerine nceleme'de ( Discour sur l'histoi
re Universelle) ve Discour en Sorbome'da ( 1 756) Turgot,
dnya grnn ana izgilerini tasarlar. almalarnn
ierii geni mamida fizik, metafizik ve manta dahil edile
bilir ki bu sonuncusu manevi olgular ve fikirlerio oluumu
retisi olacakt; hatta tarih bile bu gruba sokulacakt, eer
burada tabiata bal olaylarla keyfi iradeden kaynaklanan
olaylarn birbirine balanmas, salam bilgi oluturnak iin
fazla gevek olmasayd. Burada, Bacon ve Hobbes'dan
d'Aiembcrt ve Turgot'ya ve onlardan Auguste Comte ve en
yeni Pozitivistlere bizi ulatran izgi aka fark edilir. D
dnyann varl na inancmz Turgot da, bestutt de Tracy
gibi organizmann dardan alnm uyarlara etkin tepkisi
ne dayandrr. B izim yargmz ayn zamanda nesneler yoluy
la iimizde ba l at lan hareketlerin tmnn ksaltlm bir
ifadesidir ve tepkinin gereklii ayn zamanda sebebin ger
ekliini kantlar.107
Turgot, "nsan zihninin yava yava ilerlemesi zerine
ikin ci makale" (Second discours sur les progres successifs
de !'esprit humain, 1 750), balkl yazsnda zihinsel ve ah
laki geliime hayranlk duyan bir inan itirafnda bulunur.

107
Turgot, Ansiklopedi'nin yazarlarndand. Ansiklopedi iin
yazd makaleler: ''Etymologie. existence, expansibilite, foire.
fondation" dur.
Oskar Ewa/d l 09

Bu inan, 8. yzyldaki byk ahsiyetlerin ve uyanan akl


ann savunusunu yapar. Turgot o zaman, ada birok
filozofun dedii gibi, doan yeni fikirterin iddetli sarsntlar
olmadan zafere ulamasn istiyordu. Daha iyi bir bilgi ve
yetkin glere duyulan gven. onun ayrcalyd. Akl, der,
eer in'deki gibi her eyi vakitlice susturmayacaksa tutku
lardan nce davranmamal. 1 08 Yasalarn nemi de abartl
mamal; ruhlarn daha derin bir ferahl gereklidir. O,
Helvetius'un kiisel erdemleri kmseyen ve genel insani
ahlak reddeden tutumunu lanetler; insan bencil bir maki
neden fazla bir eydir; sevmek ihtiyacnn tohumlar onun
ruhuna ekilmitir. 109 Bylece Turgot, dine, zellikle de Ay
dnlannaclann byk bir ounluunun kabaca kabul ct
medii dine kar, " Hristiyanln insan nesiine salad
yararlar zerine makale" ( Discours sur les avantages, que
l'etablissement du christianisme aprocun!s du genre hu
main, 1 750) balkl makaleyi yazarak onlardan daha insafl
olmay baarmtr.
Burada, eskiden ve Fransz Devrimi'nde unutulmu olan
eyi, yani ancak Hristiyanln insan haklarnn hakiki te
mellerini attn ortaya koyar.
Matenatiki ve filozof. Bilimler Akademisi yesi, Fransz
Devrimi'ne bilfiil katlan, kraln dmesinde pay olan C o n
d o r c e l (Caritat, Marquis de Condorcet, 743- 794) bu
hakikate kendini kapantr. Condorcet sonra Cironde
yesi olarak istibdat idaresi altnda takip edilip sekiz ay
gizlendikten sonra tutukland ve ertesi gn hapishanesinde
zehirlenmi olarak bulundu. Sakland sekiz ay boyunca
ana eseri insan Zekdsmn Geliim Projesi (Esquisse des
progres de )'esprit humainfni yazmtr. Hristiyanlk ve

108 Discours sur / 'listoire wiverselle'dc (29, 1 ) .


1 04 Condorcet 'ye Mektup: " L'homme a besoin d'aimer"
1 1 O Kiiltiir Felsefesi ve Top/m Felsefesi

genel olarak din, ona gre alm bir mesele, bo inancn ve


hayalin rnyd. 1 1 0 lerlemenin gcne duyduu mutlak,
dogmatik inanla Turgot'nun ok ilerisine gitti. Condorcet
hakknda hakl olarak denebilir ki o, Aydnlanmann btn
sel erevesini izdi ve aydnlanmann mirasn gelecek ku
aklara hazrlad. nsan duygu yetenei olan yle bir varlk
tr ki der, akli sonular oluturabilir ve ahlaki kavramlar
edinebilir. Kuramsal akln grevi, doa yasalarn bilmek ve
bylece hayal ve yanlglardan bizleri kurtarmaktr; pratik
akln grevi btn insani meseleleri bireysel kar toplum
karyla bartran doru yasalar getirerek dzene koy
maktr. Keyif ve mutluluk deerlerinin bir maksimumunu
planl bir ekilde sindirnek, ite kltr srecinin nanas ve
hedefi budur.
Condorcet'nin dncesi ekonomi arlkldr ve teknie
yneliktir. Ara gerelerden ve makinelerden evreleyici
tabcialarn konumuna kadar d yardmlarn bilgiyi basitle
tirme ve kolaylatrmadaki deerini son derece -yksek g
rr. Rahatlkla sylenebilir ki, hesaplayan akln karsnda
kendini hakl karamayan her eyi reddeder, byle bir hakl
karmaya direnen her eyi kabul eder. Yine de bu eserde
derin bir ahlaki tavr, hakiki genel bir izgi her yerde sezilir.
Modern hrdnrln ekseri ana motifleri ncelikle
burada ele alnmtr. nsann asilletirilmesi, insanlar aras
hem birey hem ulus olarak eitliin ilerlemeleri her eyden
nce dnsel, siyasal ve toplumsal bakmdan kurtuluu!
te Condorcet'nin ulamak istedii ideal budur. Gnein
btn yerkrede akldan baka efendi tanmayan insanlar
dan baka hibir eyi aydnlatnayaca, efendiler ve klele
rin, rahipler ve onlarn aptal ya da ikiyzl aletlerinin tarih

1 10 9 .
VI I I : " Le triomphe du Christianisme, fut le signal de l'en
tiere decadence et des sciences et de la philosophie" V. Epoque.
Oskar Evald 1

ve tiyatro dnda hibir yerde bulunmayaca gnlerin gel


mekte olduunu grr.1 1 1 Burada dnya ve insanlk kavram
ne kadar ulalmaz ve eksikse, Aydnlanma'nn zayflklar
ne kadar ok ortaya kyorsa da Condorcet nihayet nemli
olann ne olduunu fark eder: nsan nesli, reit olma ana
girmitir ve kendi geliim srecini hedef bilinciyle ve hedefe
ulama abasyla belirlemek istemektedir ve istemelidir.
Ahlaki ve zihnl bamszlktr eserin parolas ve bunu Kant
daha sonra en anlaml ekilde ifade etmitir.
Condorcet'nin Kamusal Eitim Konusunda ncelemeler
( Memoires sur l'instruction publique) 'i ayn ruhu tar. Eser
t 792 ylnda yaymlanmtr ve iinde ayn tarzda kamusal
eitimi hukuk eitliinin tam uygulanmasnn ve istibdaun
almasnn hazrl olarak ortaya koyar. Condorcet, Voltai
re ve Turgot'nun hayat hikayelerini ("Vie de Voltaire" ve
"Vie de Turgot") de kaleme almtr.

VO L N EY

Asl ad Constantin Franois de Chassebocuf olan Volney de


( 1 758- 1 820) benzer bir tiptir. Meslei, arkiyatlk olup ,

Fransz Devrimi'ne ka t lnt r Ama eer Robespierre'i d


.

mekten kurtarmasa Devrim'in dehetine kar erkeke pro


testosuyla Condorcet gibi onun kurban olacakt. Bizim
burada gz nne alacamz ana eserleri Fransz Vatanda
mn lmilali (Catechisme du Citoyen Frana i s 1 79 3 ) ,
,

ikinci baskdaki ba l insan re Evrenin Organizasyonun


dan Hareketle Ahiakn Doal Yasas ya da Fiziksel ilkeleri
( La loi naturelle ou principes physiques de la morale
dedu its de l organisation de l'homme et de l'univers) sonra
'

daha da nlene n yazs Ilarabeler (Les ruines) . Volney de

111 a . y . X . Epoque.
2 Kiiltr Felsefesi ve Toplum Felsefesi

btn aklamalarn egoizme dayandrr ve yalnzca kr


bencillikle akll bencillik ayrm yapar; birincisi ykarken
br kurar. Btn bilgi, duyulardan kaynaklanr ve bu
nedenle duyusal alann ald yerde berraklk biter ve ka
natlarn sonsuz elikisi balar. Bundan dolay teolojinin ve
dini n halk dzenine etkisi yok edilmek zorundadr. Yne
ten, yalnzca doal yasa olmaldr. Doal yasa, insann ve
dnyann iindeki dzendir; ona kar gelmek, insana ve
dnyaya zarar verir. Bu yasa, varla yapktr, dorudan
doruya Tanr'dan gelir, herkes iin ayndr ve insan yasala
rndan daha eskidir, btn halklar ve devirler iin ortaktr,
duyular yoluyla kantlanr, bar ve mutluluk veren tek yasa
dr. O, ilktir, aracszdr, genel, deimez, ak, akll, hak
sever, barl, iyiliksever, kendine yeterdir. Doal dzenin
en yksek sebebi, Tanr'dr; ona bal olanlarn ve itiraftia
rn ibadcti ya ln zca eylemden ibarettir. Yasa bilgisi igdye
dayanmaz, akla dayanr, bu bilgi nitelike bilinlidir. Biricik
temel ilke, hayatta kalmadr. i htiyacn tesindeki salt haz.
ykc etki yapar. Bilgisizlik ve tutku yznden asl temiz
'
duyguda yanlrz, ama eylemlerin etkisinde sonradan bilgi
ortaya kar. Bu nedenle tutkularmz snrlamal ve aklumz
gelitirmeliyiz. Cehalet, kahtsal gnahn ta kendisidir. Vol
taire gibi Volney de Rousseau'ya kar unu vurgular: Doal
olan ilk insan deildir, doann bilincine uyanandr. Bireyin
ve sosyal insann hakiki ahlak, yalnzca doal yasaya daya
nr. yi olan bu yasay gelitirendir. Be tr bireysel erdem
vardr: Bilmek, lllk. cesaret, almak ve temizlik;
evcil erdem: ekonomi, evresini sevmek, grevini yerine
getirmek.
Fiziksel dayanklla uymamann nasl zarar verdii her
yerde kolayca gsterilebilir. Sosyal erdemierin ba, hakse
verliktir. Bunun ierii udur: Sana yaplmasn istemediin
eyi bakasna yapma! Bunun iinde u da vardr: zgrlk,
Oskar Ewald 1 1 3

eitlik. mlkiyet. Bir bakasna zarar veriyorsak, dolaysyla


ona bize zarar verme hakkn veriyoruzdur; birine iyilik
edersek, ondan iyilik beklerneye hakkmz vardr. Samimi
yetsizlik, yanl hkmn ve snrl akln iaretinden baka bir
ey deildir, haylaz adam yanl hesaplar. Buradan drt te
mel t kar: 1 . Kendini koru! 2. Kendini bilgilendir! 3.
ll ol! 4. Hemcinslerin senin iin yaasn diye sen hem
cinslerin iin yaa!

M O RE L LY

Ad anlan btn bu yazlar, iinde burjuva dnya gr


nn feodal ve kilise dnya gryle mcadelesinin ve zafe
rinin getii Fransz Aydnlanmas evresindedir. Bu arada
somut tarzda olmayp olgular da topya biiminde de olsa
sosyalist dncenin ilan edildii grngler de eksik deil
di. Burada zellikle Abbe M o r e 1 1 y'nin 755 ylndaki
Doann Yasas anlmaldr: Eser, uzun zaman Diderofya
mal edilmitir, oysa biim ve ierikteki zenli darlk ve kat
sistematiklikle Diderot'nu hareketli, neredeyse oradan
oraya srayan mizacna ters dmektedir. Doann Yasas
reformu deil, zel mlkiyetn kaldrlmas ve tm retim
aralarnn planl bir organizasyonu ile kazanlan keyfi
hazinelerinin kamuya verilmesiyle btn artlarn deiimini
ister. nsann doutan getirdii eilimler, fikirler kadar
azdr; o zaman yine Rousseau'nun retisini artrrcas
na demektir ki insan, doutan iyidir ve yalnzca kt ei
tim yznden bozulmutur. Yalnzca b i r t e k temel kt
lk vardr ve btn tekiler btmtn iindedir. Bu, sahip olma
hrsdr. 1 12 O halde mlkiyelle ktln kk kaznm
olur. Toplum, yeleri bireyler olan byk bir organizmadr.

1 1 2 24. 1 .
1 1 4 Kltr Felsefesi ve Toplum Felsefesi

Bu durum nce ekonomik dzenlernede ifadesini bulmak


zorundadr. Doa bizleri eit ve karlkl tamamlanma ze
rine oluturmutur. nemli olan yalnzca btnn blmle
rini yle bir uyum iine sokmaktr ki hem blmlerin yarat
lna hem de btnde salanan ahenge yarasn. Yasa koyu
cunun grevi, ileri yaa, mevcut glerin tmne ve yete
neklere gre datmaktr. alma gc olan bireylerin a
lmamalar dnlemez. nk byle bir ey yalnzca bu
zel hakkn keyfini karanlarn tembelliini desteklemez,
tekilerin alma hevesini de yok eder ve onlarda bir bkt
rc zorlama duygusu yaratr. 1 1 3 Yeryzndeki btn mutlu
luk, ortak duyudan, btn sefaJet de onun yok oluundan
kaynaklanr. Bu sefa.let, kiisel ya da kk bir grubun ka
rnn btnln kar zerine ykseltildii yerde balar.
En yksek ahlaki zdeyi artk, "sana yaplmasn istemedi
in eyi bakasna yapma deildir, bu olumsuz bir eydir:

" Sunulmasn istediin eyi sen de yap'' tr. 1 1 4 Yalnzca ahla


ken deil, dinin bize Tanr'y da somut evreni de cJaha do
rudan ve daha emin olarak gtren .en yksek ilkesi de U
dur: Bu, Tanr kavramn tamamlyor ve geniletiyor, ama
bir eye dayandrmyor. .s Burada "kod" , Kant'n din felse
fesinin ok yaknna gelir. Yaznn drdnc blmnde
yasa koyuculuk ilkeleri geliyor, her eyden nce de nlkiye
tin, btn burjuva varl dahil olmak zere, nesne ve kiile
rin devletletirildii temel yasalar. Toplumda hibir ey bire
ye ait deildir, tek istisna. onun u anki ihtiyalarna ya da
iine gerekli olan Cy. Her vatanda, doduu andan itiba
ren, onun geimini salamakla grevli olan kamuya aittir.
Bunun karlnda kamu, onun gcne ve bu gcn top-

n a.y. l l .
1 14 a.y.
ll
1 15
a.y. I I I
Oskar Ewald 1 1 S

lun yararna sonulanacak kullanlnda sz sahibidir.


br yasalar arasnda evlilik. aile ve eitim konusunda
olanlar takdire ayandr. Evlenebilecek her erkek evlendirilir
ve ilk on yl boyunca evlilii srdrmek zorundadr. Her
ocuk. ocukluu srasnda anne babasnn korumas altn
dadr, sonra bir atlyeye girer, orada oturmas, st ba ve
yeme imesi salanr. Metafizik ve ahlak en basit retitede
snrlanr, bilimlere, icatlara, sanatlara alabildiine imkan
salanr. Mlkiyeti yeniden getirmeye teebbs eden kimse,
insanln en byk dman olarak mr boyu hapse mah
kum edilir; nk toplumumuzu tehdit eden btn ktlk
leri iine alan bir ykm hortlatmak istemitir.

M A B LY

Ama bu ilkeler nasl gerekleecektir? Kart artlarla ege


menlik altnda olan bir toplum dzeninde bu, ne dereceye
kadar mmkndr? Condillac'n aabeyi ve onunla birlikte
Parma Prensinin eiticisi olan Abbe Bonnot de M a b l y'nin
karsndaki problem ite budur: zm, eseri Yasama ya
da Yasalarn lkeleri (De la legislation ou principes des
loix) 'nde dener (Londra basks eserlerinin 9. Cildi, 1 789, ) .
Bir sveli ve bir ngiliz, lkelerinin anayasas ve bunlardan
hangisinin daha iyi olduu konusunda sohbet ederler. Soru,
yasalarn mana ve hedefini genel olarak ortaya koymadan
cevaptanr gibi deildir. Bu, Montesquieu ve yandalarna
kar vurguland gibi btncl, iklimden ve corafyadan
bamszdr . 1 1 o
Esas olan , doaya uygun bir hayatn desteklenmesidir ki
bu hayatn asl istei, insanlarn genel hayat artlarnda ve

1 10
Mably, De la Legislation (2 1 , IX) , 1 .
1 1 6 Kltr Felsefesi ve Toplm Felsefesi

zenginlik kaynaklarndaki eitliktir. 1 1 7 Eitsizlik yznden


insan doasnn iki temel ktl mlk edinme ve mevki
edinme hrsna kap almtr; ilkine zenginlikle, ikincisine
hayat artlaryla maruz kalnr . 1 1 8 Eitliin bozulma nedeni,
herhangi bir biimde toplumun vazgeilmez unsuru olarak
grlen mlkiyetn kabuldr. 1 1 9 Oysa sonuncusunun or
ganik yasas daha ziyade mlk ortakl olacakt. Bunlar
mevcut artlarda iddet kullanarak yeniden kurma deneme
si, bu arada hedeflenen o kart etkiye davetiye karacakt,
yani mlk hrs ve eref hrsn daha da kolaylatracakt. 120
Mevcut dzenin hatta hkmet gvenliinden emin olmas
gerekir. Ama onun aksaklklarnn giderilebilir ve giderilmck
zorunda olmas gerekir. Bu da, devletin kendine gelirlerin
ve giderlerin en byk snrlamasn salamasyla olur . 1 2 1
Lkse sava amak, vergi sistemini dolayl vergileri kaldra
rak basitletirmek vazgeilmez tedbirlerdi. Benzer ekilde
vatandalarn mevki hrs. ynetim ilerinin eitlendirecek
snflara mmkn olduu kadar eit dattlmasyla en etkili
biimde salanr.
.
Devletin ayn amala fetih politikasn brakp savalara
olsa olsa kendini korumak yani savunmak iin bavurmas

1 11
a.y.ll: 2. "La nature a voulu, vue l'egalite dans la fortune et la
condition des citoyens fat une condition necessaire a la pros
perite des etats."
1 18 "
N 'est-on que riche? On veut etre Grand. N 'est-on que
Grand? On veut etre riche. Est-on riche et Grand? On veut etre
plus riche et plus G rand encore.
119
a.y. I.J.
1 211
Mably'nin hakl olarak iddia ettii ey, eilliin yeniden sa
lanmasnn yalnzca ezenleri deil, ezilmeye alml ezilenleri de
karsna alacad1r.
121
a.y. l l . .
Oskar Ewald 7

gerekir. 1 22 D bar, iddetin almas ve hakseverliin g


lendirilmesiyle i bar getirecektir. Mably, 3. ve 4. Kitapta
yasama ve eitim ilkeleri zerine fikrini aklar. Vatandaa
erken yata devlet ve rejim sevgisi alanmaldr. Eitimde
ne fanatizme ya da bo inanca ne de Ateizm'deki felsefeye
dnmeyecek din de dahildir.
Mably'nin baka yazlar arasnda Vatandan Haklan ve
devi (Droits et devoir du citoyen) 'ni anyorum. Burada
yazar, Hobbes'un pasif itaatine kar kar ve halka, haksz
bir yasay drmek hak ve grevini tanr. Mably de bylece
Devrim'in ncs olarak grlebilir.
Adn andmz o be dnr, Aydnlanma'nn asl dog
maclar diyebiliriz. Bunlara bir de iki zeki, daha ok p
heye eilimli ahsiyeti, V a u v e n a r g u e s ve Galiani'yi
ekieyebiliriz.

VA UVE NARG U ES

Luc de Clapiers, Marquies de V a u v e n a r g u e s ( 1 7 5 -


1 747) , 1 746 ylnda nsan Ruhunun Bilgisine Giri (L'intro
duction a la connaissance de !'esprit humain) 'i yazd. Bu.
dnemin ou dnr tarafndan ruh bilgisinin byk
incelii sayesinde takdir grd ve mesela La Rochefou
cauld'nun, La Bruyere'in Pascal'n eserleri arasna katld.
Bu, yle bir diziydi ki devam Lichtenberg'e, Chamfort'a,
Amiel'e, Schopenhauer ve N ietzsche'ye uzanyordu. zel
likle Nictzsche ok kereler Vauvenargues'e gndermede bu
lunmutur. Eserinin esas izgisi, Natralisttir, ama materya
list olmad gibi abartl bir duyumcu bile deildir ve bu
sayede La Mcttrie, Helvctius ve Galiani'den ayrlr. Ruhun
zel dalgalanmaianna kar, Aydnlanmaclarda nadir olan

122
a.y. l l , 3, 4.
1 1 8 Kiiltr Felsefesi ve Toplum Felsefesi

bir anlay gsterir. Ak der, duyusallkta dnselin ifade


sini arar.123 Erdeme mutlak bal biri olarak ktlklerin
kendiliklerinden deil bal olduklar erdemler yoluyla etki
ettiini nazik bir biimde gsterir: Mesela sulularda ska
grlen cesaret, metanet gibi.124 Erdemler bizim btn ihti
yalarmz karlamaz, nk ihtiyalarmzn bir blm
ktdr. Ama insanlk ktlklere mahkum olsayd, o za
man kusursuz yklrd. Vauvenargues bylece Mande
ville'nin "Ar Fabl"ndan beri ahlak felsefesine dayal akla
malarn merkezinde durmu olan ve La Mettrie ile Helveti
us'un bu fabln yazar gibi ahlak dna ynelttii problemi
sonulandrr. phesiz Vauvenargues'in ahlaklnda da
asla mutlaklk zellii yoktur. Bu zellik daha ok toplumun
doa faktrne bal olmasyla ortaya kar. Yalnzca top
lumsal ahlak vardr: yi ve kt, toplum mutluluunu des
tekleyen ya da ona zararl olana verilen addr. 125 Vauve
nargues, amour-propre ile amour de nous-memes 'i birbirin
den ayrr, ki bunlar serbest bir eviriyle bencillik ve kendini
sevme denektir. 1 26 Fedakarlk _ifadeleri I.cndini sevme k
kenli olarak dnlebilir, ama bencillik kkenli deildir.
Bunlarda, varlmzn alann gcniletiriz, kendi haz ve ac
mz tamamyla yabancya naklederiz; ama btn bunlar
bencillikten baka her eydir. 1 27 Keza, Vauvenargues radikal
phecilii ve Pironculuu tanmaz. Yine de onun bu yz-

m L'introduction a la connaissance de lesprit humain (30, 1 ) ,


XXIV.
1 24
a.y. X LI Il 2 5 . " La preference de l'interet general au person
net est la seule definition digne de la vertu."
125
I b X L I l l . " La preference d e l'interet generet general au per
sonel est la seule delinition digne de la vertu."
1 20 a.y. XXIV.

1 27 Materyalizme ve egoizme son derece ters den ifade udur:

" L'ame est ce qui nous touche les plus. "


Oskar Evald 1 1 9

den sk sistematie srt evimi grleri ve dncelerin


de bir nebze centilmen phesi bulunur.
Bu phe Abbe Perdinand G a l i a n i'de ( 728- 787)
daha koyu bir hale brnr. Galiani talya dounludur,
ama Paris salonlarnda kendini yle rahat hisseder ki, daha
sonra artlar gerei mecbur kalp dnd, doum yeri
N apali'de korkun bir srgn havas yaar. Galiani, o za
manki toplumun en zeki tiplerinden biridir. Ana eseri Tahl
zerine Koumalar (Dialogues sur les bles) 'dr. Burada
zellikle Quesnay tarafndan temsil edilen ekonomisliere
kar iddetli bir mcadele verir. Ayrca, daha nceden para
konusunda bir makale yazmt. En byk nn, mektup
laryla kazanmtr.
Parlak dnce keskinlii, ifadede rahat stnlk, tant
c zelliini giri blmnde belirtneyi denediimiz zihin
selliin rnei olarak onu Yoltaire'in yannda en gl ola
rak gsterir. Onun renkli zdeyiler demetinden belli bir
dnce izgisine ait olduunu karnann pek anlam ol
mazd. Onu en iyisi, balangcnda eski Sofistlere iaret
eden, Rnesans'ta zellikle Machiavelli ve daha sonra Hob
bes'un temsil ettii izginin bir esi olarak greceklerdir.
Bununla kastedilen, insan hem de akla yatkn, anlalabilir
bir gler bilekesi olarak gren dnrlerdir ki, bunlar
adeta bir ortak paydada sonuna kadar salt akl hesabnda
ortaya karlar.
Bu gr tarzn karakterize eden ve ona ahlak d bir
hava katan ey, dinamizm ile matematiksel aklcln tuhaf
bir balantsdr. Akl d bu dinamik adam Nietzsche'nin
Galiani ve benzer kafalarda o kadar ok vd havaya
sahiptir! Gerekten de bu hovarda Abbe, Madane d'Epi
nay'a, Madane Necker'e, Madane Geoffrin'e, Diderot'ya,
Grimm'e ve D'Alenbert'c gnderilen ve gemi zamanlarn
mektup edebiyatn gnmze tayan mektuplarn en iyile-
1 20 Kltr Felsefesi ve Toplum Felsefesi

rini yazm ve burada insan ilikilerinin, meselelerinin ve


kltrel durumlarn zmlenmesinde sk sk artc bir
zeka sergiiemitir. 1 28
phesiz, onun bak daha ok mikroskop trdr; b
yk ile sonu arasndaki ilikiyi alglayacak duyu onda da
eksiktir. Kah materyalist, kah idealist panltlar gsteren
metafizii de nihayet pheci bir kunnacaclk kullanr. 1 2
zgr almadmz bize kantlanmtr; ama bunu nem
semeyip zgr olduumuzdan eminizdir ve buna gre dav
ranrz uygulama iin de bu, sanki gerekten zgrmzle
ayn eye gelir. Dorudan doruya emin olma, bizim iin
mantk kantndan daha belirleyicidir.

128
Bu ileri grlln bir rnei, onun 1 00 yl iindeki, yani
1 900'lerdeki Avrupa tarihi hakkndaki notlardr. Bu notlarda u
ifade de yer alr: "Yzyl sonra in'e imdikinden ok daha ben
zeyeceiz. Geri birbirinden tamamen farkl iki din olacaktr:
Byklerle aydnlarn dini, halkn dini: ki bu da birbi:iyle iyi al
verite bulunan ya da drt tarikata .ayrlm olacak. Rahipler
ve papazlar imdikinden ok sayda olacak: Orta derecede zen
gin, bilgisiz ve sakin. Papa. itibarl bir piskopostan, bir prensten
fazla bir ey olmayacak; Onun btn deleti git gide snrlandn
lacak. Byk. durgun ordular olacak. ama arttk hi sa'a olma
yacak. Askeri ktalar, resmi geitte parldamak iin manevra ya
pacaklar, ama ne askerler ne de subaylar korku uyandracak ya
da cesur olacaklar. zenli giyinmi grnecekler -hepsi bu! n
giltere Avrupa'dan ayrlacak, ayn Japonya'nn in'den ayrld
gibi. Amerika'yla yeniden birleecek. onun en byk ksmna
sahip olup geri kalan ksmn da ticarele elinde tutacak. Her yer
de despotizm olacak, ama korkutucu, kan dkc olmayan bir
despotizm. Eski yasalarn dkmne, saraylarn ve kurumlarn
hilesine ve kurnazlna dayal kt niyetiiierin bir despotizmi."
lQ " Les femmes" (Kadnlar) diyalounda ( 1 4) dini, insanla hay

van arasndaki belirleyici fark olarak niteler. i nsan bir "animal


religicux" (dini hayvan) 'dur.
Oskar Ewald 1 2 1

D UC LO S

Bitirirken D u c I o s'yu ( 704- 1 7 72) da anmanz gerekir.


O, Yzyln Gelenekleri zerine Grler (Considerations
sur les moeurs de ce siecle) 'in yazardr ve biz o toplumun
iyaps hakknda birka deerli gr kendisine borlu
yuz. l l0
Sevilmeye deer insan tipini ineelikle izer: Bu. yava
yava sosyal (amabilite ve sociabilite) insann yerini alan ve
bir d sorumluluk yoluyla insani ortak hayatm derin bala
rn tamamlayan kimsedir. Ayrca, Duclos o zamanki klt
rn (Hafiflemi olsa da) izleyen dnemlere gemi birka
grng biimini bon ton ve bel esprit 'yi de eletirir.131 Bun
larn her ikisinde bir dnsel tutum sorumsuzluu dile
getir ki bu tutum iin (Rokoko zellii) biim her ey, ierik
hibir ey olmutur.
Kibarln ve espri ruhunun ykselii bize. dnyann i
dertleri ve zorunluluklaryla il ikisi olmayan, gayet iyi bildi
imiz o entelektalizmi hazrlar k i b u gereklilikler ( Fransz
Devrimi'nde ve modem devrimlerde de olduu gibi) sonun
da mahvedici bir ceza mahkemesi olarak dnyann stne
ker.

1 3 Cosiderations ( 1 , 1 ) , V I I I .
lll a.y.
XII.
DOGA FELSEFESi

Giri inedememizde de grdmz zere bu dnemin


felsefi karakteri en ok, arlk merkezinin d1 doaya, nes
ne/ci dnce tutumuna konmu olmasyla belirir. Geliimin
kat ettii esas dnemleri, zellikl Diderot'da tespit ettik.
imdi gerekli olan, bu hareketi Tehm'den Deizm'e ve sonra
da Panteizm'e, Natralizm ve Materyalizm'e doru izle
mektir.
Balang, Fontenelle ve Maupertius'la oldu. Fontenelle
( 1 657- 1 757) daha nceki dnemi temsil eder. Onun 1 686
ylndaki doa felsefesi eseri Dnyalarm eitlilii zerine
Sohbetler ( Entreticns sur la Pluralite des Mondes) Koperni
kus' un, Galilei'nin, Kepler'in ve Descartes'n byk baan
larn hafif, zarif bir sunula geni kitleye sunmaya alml
tr. Bunda en byk etkiyi somut dnyann btncl ve sa
de almianma retisi ve ona egemen olan yasalara uygun
luk salamt.
Oskar Ewald 1 23

M A U P E RT I U S ( 1 698- 1 759)
Fontenelle'den daha nemli olan, Voltaire'den bile nce
gelen, zamann Kartezyanizm'in egemenlii altndaki nesli
Newton'a ekme baarsn gsteren dnr Maupertuis'
dir. Dizgeye aykr olsa da132 Byk Friedrich tarafndan
Berlin Bilimler Akademisi bakanlna atanan Maupertius,
bir ilkenin sahibi olduunu yanllkla syler. Bu ilke, Tanr
salln varln ve ayn zaman da tanrsal dnya dzenini
imgesel olarak gzmzn nnde canlandrr. Maupertius
bu ilkeye "En kk g ls ilkesi" (le principe de la
moindre quantite d'action) ve bunu hareket byklnn
korunmas hakkndaki kartesik (ktle ap hz rn) ilke
nin ve Leibniz'in canl gcnn (ktle ve hz karesi rn)
karsna koyar. H em de her doa olaynda en az olmas
gereken eylemi de ktlenin, hzn ve kat edilen mesafenin
rn olarak tann1lar. m Bu ilkeden zel hareket yasalar
karlacaktr. Robinet ve Diderot gibi Maupertius de, hilo
zoizmc (canl zdekilik) baldr. O, her eyi atomlarn bir
rastlant oyununa dayandran Materyalizm'e kar olduunu
syler. Keza, Tanr'nn kendisini dnya unsurlarnn oluu
muna ve srecine cl attran ve bunlarn bir bilin izi gster
diini ve bu sayede kendi dzenlerini saladklarn1 H savu
nan Teizn'e de kardr. Nakletme, kahtm ve geliim,
maddeye ekilmi bir hatriama yetisinin ifadesi olarak g
rlmektedir.

"Lettres sur les systemes (22, ll): "Un auteur systematique se


1 2

voit plus la nature, ne voit soin proprc ouvrage.


m Essai de Cosmologie (22, ll) . Maupertius, bu prensibi ilk ola

rak 1 5 Mays I 744 Paris Bilimler Akademisi'ne ait bir hatra da


ortaya koymutur.
n4 Essai Analytique (4, Xlli-XIY), Ch. 1 5, 1 6.
1 24 Doa Felsefesi

BU FFON

Newton, gzlerini inorganik doaya evirmiti; bu teebbs,


zellikle mekaniki anlaya gre elverili grnyordu .
Dolaysyla u soru, yani bu aklamann organik doaya ne
dereceye kadar tatbik edilebilecei ve iki alemin birbiriyle
ilikisinin nasl dnlmesi gerektii sorusu darda kala
mazd. Daha kolay hareket eden Diclerat'nun bile bunlar,
balayc bir cevap vermeksizin Diinceler balkl eserinde
ortaya attn grrz. Ve yine de btncl genel tablo bu
cevaba baldr. Dnya tablosu nce maddi, sonra ruhsal
dnseli de iine alr. Organizma en azndan bizim dene
yimimizin iindedir. Ruhsal ve dnsel hayatn bedensel
ifadesini evreleyen kalbdr. Bu kalp, bir inorganik madde
oluumu olarak kabul ediliyorsa o zaman Materyalizme
giden yoldayzdr; tam tersine onu anorganiin de temeline
yerletiriyorsak o zaman idealist bir Panpsiizm'e (tlin ruh
uluk) ularz. Georg Louis Leclerc, tam adyla. Kont de B
u f f o n ( 1 708- 1 788) ne birinde ne de tekinde karar kl
mtr, ama ite tam da bu ekilde organikle inorganik da
lizmini o zamana kadarkinden ok daha kesin formle. et
mi ve bunun almas denemelerine sebep olnucur. Onun
ana eseri o ok okunan Genel ve zel Doa Tarihi (Histoire
Naturelle Generale et Particuliere) 'dir ve ilk cildi 1 749'
da yaymlanm, 3 6 ciltte tamamlanmtr. O zamana kadar
ki doay gr tarz (ilk ciltte byle yazar) ya keyfi ve ku
ralszd ya da tek yanlyd: imdi ise btn gz nne al
mak ve tek tek blmleri buradan yola karak anlamak sz
konusudur. Bu muazzam gr. onu genel bir hayat kura
mma gtrr ki, buna gre hayat metafiziksel bir basamak
deil, maddenin genel fiziksel bir zelliidir. 1 35 Ama sui

l lS
5, l l 1.2.
Oskar Eva/d 1 25

generis (kendine zg bir zellik) baka zelliklerden son


derece farkl bir zelliktir. Buffon , doada saylamayacak
ok sayda organik blmlerin olduunu, tzleri organik
varln tzyle ortak organik molekllerin bulunduunu
kabul eder. Bir tek grlebilir deniz tuzu taneciinin olu
mas iin nasl belli bir araya skm milyonlarca deniz
tuzu tanecii gerekiyorsa, ayn ekilde iinde bir tek kayn
aac ya da polip tayan bir tek karaaac ekirdei iin
milyonlarca organik, btne benzer blmckler gereklidir.
Bu organik molekller yok edilemezdir. reme ve byme
nin aklanmas iin de i biim kavramna bakmak gere
kir. 1 36 Bir hayvann ya da bir bitkinin bedeni byle deimez
tarzda i biime sahiptir. Bedenin kitlesi ve bykl yal
nzca uygun llerde artabilir, bymesi bu biimin her
yne genilemesiyle olur. Bu genileme ise yabanc madde
alarak ve bunu tam sindirmekle olur. oalmann gc ayn
zamanda beslenmenin ve gelimenin gcdr. Besin mad
delerinin kendine benzer paralaryla organizma beslenir,
kendi iin yararl paralar en youn sindirmeyle geliir; tek
tek organlardaki kullanlmam ve ortak bir kapta toplanm
paralar, btn organmann benzer malzemesini remede
oluturur.
Bu kurarn tam da materyalizm ile idealizmin ortasnda
yer alr. Kuramn materyalizmden ayrld nokta, hayatn ve
hayat oluturan unsurlarn vurgulanmasdr. te yandan
ona yaklatran ise, en yksek doa srecinin en kk
paralara, yani maddenin en iine nfuz edebilmesidir. Ya
ratc tm bir gcn d etkideki pay dlanmtr; doa,
organik olan da kendi iine kapal bir sistem olarak ierir.
O halde Buffon'un eseri ne olursa olsun Natralizm izgi
sinde yer alr ve bu izginin Natralizne daha ok panteist

1 16
a.y. I I J , 2 . ve 3 .
1 26 Doa Felsefesi

ya da ateist bir vurgu yapaca. ardllarna ve bu sahaya


katk yapanlara gre deiir. Ateist yne ise, Darwinizm'in
temelini hazrlayan Lamarck'n eseri iaret eder.

RO B I N ET

Kart yne iaret eden eserler, Leibniz fikir evresiyle eitli


temaslar olan Robinet ve Fransz svirelisi Bonnet'ye aittir.
Jean Battiste R o b i n e t ( 1 7 3 5 - 1 820) , nn ana eserleri
olan Doa zerine (De la Nature, Amsterdam 1 76 1 ) ve
Varlk Biimlerinin Doal Derecelenmesi zerine Felsefi
Grler (Consideration philosophique de la gradation
naturelle des formes d'etre) 'e, zellikle ilk andmz esere
borludur. Robinet'nin k noktasn belirleyen ve grle
rinin byk ksmnn odakJand ey, 1 8. yzyl bu kadar
uraran teodise problemidir, ki bu problem Robinet'nin
k noktas olan ve grlerinin byk ksmnn yneldii
"ktln kkeni" meselesidir. Onun retisine gre dn
yann btnnde iyi ile kt aras_nda mutlak bir denge var
dr. Bunlardan birinin artmas, te yandakinin azalmasn
art koar. Robinet, tam bir natralist tarzda, gcn sak
nm nermesinden alnr ilkenin geerliliini dnsel.
ruhsal ve ahlaki bir dizi deneyimle kantlamaya alr. 1 37
Evrende, insann bana gelen btn belalardan onu kurta
racak bir dcngelenme ilkesi hakimdir. Bu srecin tek oluu,
btn varln daha derin bir temel birliine iaret eder.
nsanlar, hayvanlar ve bitkiler arasnda yalnzca derece fark
varsa, ayn ekilde organikle inorganik arasnda dnlen
snr, gerekte hi yoktur. Tata da bir alglama izi vardr ve
Robinet, tm bu canllk (Allbescelung) kuramn dpedz
ortaya koymakla yetinmez, en nemli hayat olaylarn, do-

n 25, .
Oskar Ewald 1 2 7

um, byme ve remeyi inorganik madde dnyasnda da


benzetmelerle kantlamaya alr, tpk yaknlarda zellikle
Fechner'in yapt gibi. Tm bu ruh uluk ona nemli bir
adm attrp kendisini iki tzclk retisini zmeye gt
rr. Yalnzca madde her zaman bilinle bal deildir, ikisi
nin btncl bir hamlesi de vardr ki biz bunu phesiz
belirleyemeyiz ve o, her eyden nce bir alandan tekine bir
geite kendini belli eder. Organizma ne kadar aa dere
cedeyse fizikteki bi ze yabanc temel g o kadar ok kendini
belli eder, ne kadar yukar derecede ise bu g o kadar ok
ruhsal-dnsel alana el atar. Bellidir ki bu gre gre
dnya btn, kendi iine kapal ve asla kendini amayan
bir sistem oluturur. adalaryla bu kadar uyum iinde
olan Robinet Teizme kar bakaldrmaz ; hatta Tanr kav
ramn dnya ile btn ilgilerin stnde bir gce ykselt
mekle bu kavrama belli bir tevazu reveransnda bulunur. Bu
kavram iin elimizdeki btn ltlerden hibirini kullana
mayacamz gstermekten de bkp usanmaz.ns Bylece
bu kavramn geerlilik ve kullanlrlk zeminini phesiz yok
eder ve geriye aka panteist bir Natralizm kalr ki bunda
Spinozac ve Leibnizci unsurlar, Condillac'n bilgi retisiy
le zgn bir senteze doru dmlenir.

BON N ET
Son olarak Charles Bennet'yi ( 720- 1 793) anmak gerekir.
Bonnet, Robinet gibi, hatta ondan daha ok Condillac ile
Leibniz'in ortasnda yer alr. Onu Condillac ile balayan
yalnzca duyumculuk gr deil, metodudur. Bu metotla
o duyumculuu, "Essai analytique sur les facultes de l'ame''
(Ruh gleri zerine zmleyici bir deneme) balkl yaz-

ns a.y. l l .
1 28 Doa Felsefesi

syla (Cenevre 1 759) yani "Traite des sensation"un yayn


lanmasndan birka yl sonra kurmaya alr. O da srasyla
eitli hisleri bir heykel kurmacasndan yararlanr. Ama ruh
ta kendine zg ve phesiz yalnzca duyu izlenimlerine
tepkide aa kan bir eylem ve zgrlk vardr. Yani ken
diliindenlik (spo11taneite1 ve alrlk (recepti,ite1 onun iin
i
de b i r dir. lk izlenirnin etkisi bittikten sonra, arzu ve bu
nunla da dikkat oluur; heykele uygulanan ikirici izienim
birincisindekinden baka bir ruh hali bulur. 139 i zlenimlerin
ard ardna oluuyla bu, bilinle dnmenin fark editnesi
ne ular. Ruh, bedenin etkili hale soktuu bir gtr. 'Ben',
nce duyumsamalarn bir toplam olarak grnr, ne var ki
bu toplamdan d a h a f a z 1 a s d r, yani bunu zetleyen
ve ite bu yolla bu toplumun s t n d e durandr. '40 Bon
net bylece Condillac'n pasif Duyumculuunun ruhsal bir
aktivite ynnde zerine kar: Ayn, Leibniz'in Yeni Dene
m eler inde Locke'un zerine knas gibi. Bu, onun baka
'

yazlarnda, zellikle Doa Grleri ve Felsefi_Yazlar (Ce


nevre 1 769) dile geldii gibi. O, burada yalnzca ruhun
lmszl zerinde dunnaz, bedenin yenid en canlannas
zerinde de durur; beden bunun iin ekirdei somut be
dende sakl bulunan ve onun dalmasndan sonra yeni ,

bulank, ruhsal bir beden ol uturan uucu (atherisch) bir


vcuda brnr. B urada metafizik dorudan doruya Al
manya'dakinden daha az olmak zere Fransa'da adala
rn bir blmne etkide yanlnayan gizli speklasyonlara
dn r.

;q Essai analytique (4, Xll l -XIV) , Ch. 1 5, 1 6.


140 a.y. Ch. 24.
MATERYALZM

" Kraft und Stoff'n (Madde ve Kuvvet) nl yazar Ludwig


Bchner'in 1 9. yzyl Materyalizmi bilimsel bir keifti, oysa
nceki. kantlanmam metafiziksel bir iddiayd eklindeki
iddias onun en kaba yanllarndan biriydi. Friedrich Albert
Lange'nin en byk hizmeti, Materyalizmin Tarihi kitabn
da bunun aksini yle ezici bir biimde ortaya koymasdr, ki
bundan byle btn kar iddialar bitmitir. Demok
ritos'dan Epikur ve Lucretius'a, bunlardan Gassendi ve
Hobbes'a, daha sonra da Feuerbach ve Bchner'in kendisi
ne kadar tam bir kapal gelenekler zinciri vardr.
Burada Materyalizm'in yalnzca keskin temsilcilerini an
dk: bu arada grdk ki yan akmlar da eksik deildi, mese
la zellikle Kartezyenci dalizmin knn bunlara byle
bir zemin hazrlamas gibi. Mesela Locke, tam Materyalist
olduunu ne kadar az ilan etmi olsa da, Materyalizmin d
nsel hayatn bamsz taycs olarak dnsel bir tze
ihtiyacndan phelenmekle onun geliimine biraz yer ver
mitir. Bu, bizim onu Yoltaire izinde grdmz bir d -
1 30 Materyalizm

nce izgisidir. Genel olarak Fransz Aydnlanmas'nda tu


tum, pheciliini korur. Ama temsilcilerinin arlkl bir
ounluunun, tzel bir ruh varlna reddedici bir tutum
gstermesiyle Materyalizm'e (ister istemez) bir hamle sa
lamtr. Son noktasnda bu, Teizm'den kaynaklanp Deiz
me, Panteizm ve Natralizm zerinden Materyalizm'e do
ru gider.
Materyalizm, bize bundan sonra ele almak istediimiz
belli bal ad sunuyor. Antropolojik temelli materyalizm
de La Mettrie, ahlak temelli olannda Helvetius ve sistema
tik, bilgi kuramsal ve metafiziksel temelli materyalizmde ise
Doann Sistemi.

I. A N T R O P O L O J K M A T E RYA L Z M

Dediimiz gibi, bunun temsilcisi La Mettrie'dir, yani 1 8.


yzyln uzunca bir zaman hakk yenmi karakteristik bir fe
nomeni! Grleri ve bunlar ifade tarz yznden lsz
ce yerilmi, nemi her ylla kltlmeye aldmt. An
cak Fricdrich Albert Lange daha nce andmz eserinde
hakl olarak "Materyali_zm'in amar olan" dedii La Met
trie'nin erefini iade etmeye almtr. Belki bu vgl
balangta fazla ileri gitmi, onu yalnz Voltairc'in deil
Rousseau'riun da stnde grmtr. La M ettrie'yc kar
yaplan sulamalarn dayanaksz olduu, onun arsz bir ca
hil olmad geri dorudur. Cahil deildi, nk tp, fizyo
lojik psikoloji ve felsefede kantlanabilir, esasl incelemeler
yapmtr; kopyac olmad da dorudur, nk 1 8. yzy
ln ilk yarsna rastlayan mr, yani eserleri Fransz Aydn
lanmas'nn ou filozoflarndan daha erken bir dnemine
Oskar Ewa/d 1 3 1

aittir. 141 Tam tersine, daha sonrakilerin ondan ileri derecede


etkilendiklerini sylemek pek yersiz olmayacaktr. Onlar, La
Mettrie'den adn anmakszn ilham almlardr ve adn
andklarnda bunu ancak kt niyetle yapmlardr. nk
ondaki bamsz ve iyi fikirlerio yamalanmas, her ne kadar
meselelerin asla temeline inilmeyip batan savma zavall bir
biimde sunuluyor da olsa, hi az deildir. Diderot'nun,
Robinet'nin, Buffon'un, zellikle de Materyalistlerin baz
motiflerini ilk olarak o kullanmtr. S ve kendini been
mi Helvetius'tan o ok ok ileridedir: Holbach'n yannda
da kendini gsterebilir. Onun alayclk hanesine yazdklar
aklk ve tutarllkta ok kimseden ndedir.

LA M ET T R I E

Genel olarak La Mettrie olarak yazlan Julien Offray de la


Mcttrie, 25 Aralk 1 709'da St. Mala'da bir tccarn olu
olarak dnyaya gelmitir. nce din adam olmas dnl
yordu, Jansenistler'de baarl bir renciydi, ama sonra
tbba yneldi ve Leiden niversitesinde nl Boerhaave'nin
rencisi oldu. Metodlarn kuran ve uygulamaya girmesine
alt hocasnn birka yazsn da tercme etti. Daha
sonra askeri doktor olarak bir Almanya seferine katld ve o
sre iinde 1 745'dc Ruhun Doal Tarihi (Histoire Naturel
le de l'ame) eserini yazd. Burada ilk olarak materyalist
retisini aklad. Yakaland ani bir ate srasnda yaad
kan kaynamasnn dnmeye etkisinin gzlenlenmesi, bu
kitabn yazlmasna vesile olnutu. Bir sre sonra grevin
den uzaklatrld ve daha sonra Hollanda'ya kamak zo
runda kald. 1 7 48'de en nl ve en ok iftiraya urayan

141 Hegel'in Geschiclte der Plilosophie(Felsefe Tarihi) 'sindeki

yap, yani Fransz Materyalizminin Condillac'n duyumculuktan


geldii iddias. La Mettrie'de rtlr.
1 32 Materyalizm

yazs Makine nsan (L'homme Machine) yaymland. Hol


landa'da yaamas imkanszlat; Berlin'e Byk Fried
rich'in sarayna girdi, onun okuma grevlisi oldu. Akademi
de de yer ald ve hekimlie devam etti. Bu ilikiler nimetinin
keyfini pek uzun zaman sremedi, 75 1 'de sebebi tam ak
lanmayan ani bir hastalktan ld. Bu hastala bir ziyaret
srasndaki lszl yznden yakaland ve iddetli
bezeyanlar srasnda hayattan ayrld sylenir. Ne yazk ki
bylece kaba bo inanca ve nefret dolu karalamalara hz
verilmi ve adamn hatras hak etmedii ekilde karartlm
tr. Byk Friedrich'in anma nutkunu buna kar delil say
mal.
Daha ilk almas Ruhun Doal Tarihi (Bal Ruh
zerine nceleme olarak da grnr) , materyalizmin yolunu
aar. Bu srada herhalde ekinerek, henz skolastik ifade
tarznn izinde hareket eder; oysa bu, Descartes ve zellikle
de Locke tarafndan oktan almt. Madde ve biim da
lizminden yola kar. Ruh, eski ve Ortaa tarz bir Aristo
telesilikle grnrde bir uyum iinde bedenin aktif ilkesi
olarak adlandrlr; bu, arkasnda phesiz bir o kadar ciddi
bir kartln gizlendii uyumdur. nk Aristoteles ve
Skolastik iin biim, La Mettrie ve modern dnce iin
olduundan biraz farkl bir ey ifade eder. Biim, onlara
gre etkisi maddede olan, ama maddeden stn dnsel
bir gtr. Bu biim kavramnda kesintiye uramam bir
Platon-Aristoteles ruhuluu vardr. Modern biim kavram
ise kendini ruhtan gittike uzaklatrr, Kant'ta olduu gibi
maddenin stnde sayld yerde bile maddenin bir eklenti
si bir rastlantsal eki konumuna der. Bylece bu szde
aktif biim ruhun maddeyi iyiden iyiye koullandrd, ona
bal olduu, hatta b i i m olarak onun bir niteliinden
baka bir ey olmadn gstermek La Mettric iin kolayd.
La Mettrie'nin bu ineelikle yrtlm dnce zincirini
Oskar Eva/d 1 3 3

dorudan doruya eski ve yeni biim kavramlarnn kesime


izgisi olarak adlandrmak mmkndr. Ve devamla syle
nebilir ki o, bu kavram ve anlam deiimini dorudan ruh
uluktan Materyalizme aktarmak amacyla kullanmtr.
Ortaya koyduu en nemli abalara bakarsak Unu tespit
etmemiz gerekir ki, kendi nateryalizmini henz son nokta
sna ulatramamtr. Pasif madde ile aktif hareket ilkesi,
pheli motifterin de katld ruhu bir kalntdr.
Nesnelerin tz (subtansz) bizce bilinmiyordur. Bunun
bilinen yan yalnzca duyusal da vurmalardr. 1 42 Ama bilgi
yeteneimizin bu snrndan ikayeti olmamza neden yok
tur, nk o snr bizim ne mutluluumuzu ne de erdemi
mizi engeller. 1 43 Ama eer kendinde maddesel tz ara
tramyorsak da, onun ifadelerinde ve zelliklerinde mevcu
diyetinin haberini alyoruz; buna karlk bu ifade ve zellik
ler bize bunlarn arkasnda bir ruh tz arama vesilesi sun
nuyor. 144 Dorudan doruya ruhu tanmaymz ona kar
bir delil olamaz; nk benzer durum, mevcut kabul edilen
ve hatta bu btn dnya aklamasnn temeline yerletirilen
maddeyle ilikimiz iin de sz konusudur. Ne var ki mad
deyi dorudan doruya, yani iaretler yoluyla alglyoruz,
oysa hibir duyumsal iaret, bir ruh tznn kabul iin
geerli deildir. Ruhsal tz temsilcileri genellikle hissetme
ve dnme, arzulama ve istemeye yani ruhsal-dnsel du
rumlara ve olaylara iaret ederler. Ama btn bu durumla
rn ve olaylarn topland ortak paydadaki his, La Mettrie'
ye gre maddenin zellii olarak grlmelidir, nk biz
ruhu histen baka hibir yerde bulamayz. Buna karlk,
maddeden hissi kaynaklandrma imkanszlna dayanlrsa

142Traite de l 'c'ime (20, 1 ) , Expositio.


'41Systeme d' Epicure (20, l l ) , I .
Traite, Ch. VI.
1 34 Materyalizm

o zaman bu kabul edilebilir, ama bu da gerek bir kar delil


deildir. nk maddenin baka zellikleri, genleme ve
hareketi de onun kendisiyle aklanamaz, hem de u basit
nedenle: nk biz maddesel tzn ne ile aklanmas ge
rektiini bilmiyoruz. Bu zellikler de b i r b i r i n d e n ayr
larak aklanamaz. Mesela hareketin genlemeden kaynak
land, hissin ne genlemeden ne de hareketten kaynaklan
d sylenemez. O halde La Mettrie en azndan burada baz
ar materyalistler gibi maddeyi kk paralarn hareketi
olarak grmemitir, ama phesiz Kartezyenler gibi, his
setme ve dnmeyi hareketin kart saymam, tersine
burada Locke'un ayak izlerinde srar ederek, hissi bizce
bilinmeyen, fakat almlanabilen ana zellikleri genleme ve
hareket olan ayn tzn bir zellii olarak grmtr.
Biimlenmemi madde, bizim deneyimimizin objesi de
ildir. O halde maddenin birincil gc, farkl biimler ala
bilmek ya da biimlenebilirliktir ki bunun sayesinde ancak
hareket ve his gleri artl olarak ortaya ka4ar. 145 La
Mettrie eski mantktan tzsel biim kavramn, maddenin
onsuz dnlemeyecei ve bu nedenle de btn zellikleri
nin temeli olan form kavramn devralr. Ve devamla tam
Aristoteles gibi bitkisel, duyusal ve akll ruhu birbiri stn
de kat olarak ina eder. Burada tek tek ruh gleri de
srasyla gelitirilir: Hafza, hayal gc, igd, heyecanlar.
Hepsi ayn hareketlerin sk sk tekraryla ilikilidir. 1 411 Yal
nzca tekrarlama deil, uyarnn younluu da tasarmn
berrakl iin belirleyicidir. te asl onun bedensel organla
ra bu mutlak bamllnn sonucu olarak somut dnyann
tam bir kopyasn iletmez ama bu nedenle de duyularn bizi
yanltt iddia edilemez. Onlarn nemi, her eyden nce

145 a.y. Ch. .


.. a.y. Ch. VII, V I I I , IX.
Oskar Ewald I 3 5

biyolojik hayatta kalma nemidir. Descartes'la fikir birlii


iinde burada La Mettrie de, eer yetersiz ieriklere daya
narak verilirse bizi yanltan yalnzca kendi hkmmzdr,
der. 1 47
Ama btn bu anlan ruh glerinin aklamas eer bir
yandan salt mekanik aklama ise, o zaman La Mettrie br
taraftan bilinli ruh hayatnn etkisini elden geldiince snr
lamaya gidiyor. Hem de bu etkiyi igdlerin egemenliiyle
snrlyor. Onun grne gre igdler tamamyla bilin
dnda alrlar: Bilin, belli bir anda yalnzca b i r konuya
younlaabilir, oysa eitli igdler bamsz olarak ayn
zamanda bizim keyfimiz iin alrlar. La Mettrie, psikolog
ve bilim kurancs olarak doallkla duyumcu olduunu
syler. Burada onun ruh retisinin btn ayrntlarn an
latmak yorucu olur. nk bunlar zaten duyumcu anlayn
ortak hazinesidir. radenin bizim ho duygu ieriklerine
ulanamz, ho olmayanlardan kamamz salayan iimiz
deki o durum olduunu artk iddia edemeyiz. Ama yine de
iradenin yaratc bir vesile sebebi mi, yoksa yalnzca bir vesi
le nedeni mi olduu konusunda bir karara varacak durumda
deiliz. 148
Belli ki La Mettrie byle artlardan daha yksek ruh i
levlerine, dikkate, dnmeye, kavram oluturmaya ve h
km verme gcne byk, bamsz bir anlam ykleme ei
limini sezcmcmektedir. Btn kavramlar, phesiz ok daha
esasl daha sonra Condillac'da olduu gibi hissetme edimine
dayandrlr. Burada zellikle hkm retisinde149 nceden
bildirilir ki yanlgnn nedeni, yalnzca kavramlarn berraklk
eksiinde, onlarn oluum unsurlarna yetersiz ayrtrlma-

147a.y. Ch.X.
1 48
a .y . Ch.Xl l , 2.
14q a.y. Ch. XI I I, 6.
1 36 .f-fateryalizm

snda aranmaldr. La Mettrie, sonunda grnrde vahiy


inancna ram olur, ama srf, bizlerin lmsz bir ruh tzn
den hi mi hi haberimiz olmadn ve onun karsnda
Voltaire'in " Ben, bedenim ve dnyorum" 1 50 nemlesinin
hakl olduunu gstermek iin.
Eer bizce tamamen bilinmiyorsa o zaman maddesel bir
tzn var olduu ve aslnda ondan baka hibir eyin olma
d nereden biliniyor? Bizce bilinmiyar olmasndan baka
hibir eyle sulannayan o ruhsal tz hemen inkar etmek
neden? nk der La Mettrie, maddesel tz, tepkilerinden,
genleme, hareket ve alglamadan bilinir. Ama his, Ruhular
tarafndan da ruhsal tzn temel tepkisi olarak adlandrlr.
Materyaliste bize hayr, derler, biz onu maddeden ayra
mayz, nk onu yalnzca bu iliki iinde buluyoruz. ste
lik bu, ok belli biim/enmi, yani his yetenei olan organik
maddedir. Buradan inorganik kitlenin de deil yalnzca
onun h issettii sonucunu karmay ise La Mettrie kabul
edilmez bulur. Fransz Aydnlanmas iinde Robinet ve
Diderot tarafndan da temsil edilen canl zdekilik'te (lilo
zoizm) eliki yoktur. stelik u nedenle: nk biz madde
ile his ilikisi konusunda: belli bir ey syleyemiyoruz.
La Mcttrie bu nedenle, bu ilikiyi izlemek gereini duyar,
hem de bize en dorudan sunulduu yerde. insan organiz
masnda. Buna kkrtc bal Makine insan olan o en
nl yazsnda kalkr. Bu yaz ilk andmzdan daha az
sistematiktir; kavramlar hassas bir ekilde blnlemek
yerine btnyle bedenin ruh hayatna sarsc etkisini art
racak her eit olgunun kaba izgileriyle st ste konmas
dr. Buna gre tek doru felsefe, dine deil tbba dayanan
dr. Bylece bu gr tarz, bizim La Metrie'nin dnya

l';o a.y. Ch. XV: ''Oue la foi seule peut fixer notre organe sur la

nalure de I'ame raisonnable."


Oskar Ewald 1 3 7

grnden trettiimiz antropolojik materyalizm adn hak


eder. Burada evrenin, ikiimin beslenmenin etkisi vurgulan
maktadr. nsan, hayvandan hi de o kibrinin yamltt gibi
ok farkl deildir. nsann hayvandan ileri olduu ey, be
yin hacminin daha byk ve beyin organizasyonunun daha
ince oluudur. Buna gre hayvandan insana geii ok ya
va gerekleir. nk insan, dilin icadndan nce teki
trlerden aklnn daha iyi bir yeteneiyle, ama buna karlk
doal igdlerin eksikliiyle farkl hayvandan baka neydi?
Bunun zerine telaffuzlu sesler, dil, yasalar, bilimler ve sa
natlar eklendi. imdi insan unu ileri srmekten kendini
alamyor: Kltrn oluumu, yle rastlantsal bir ey olma
yp insann hayvandan farkllyla baldr. La Mettrie farkl
grtedir. O der ki hayvanlarn beden diliyle ifadesini ge
reinden fazla safa abartmakta ve kelimenin mantksalln
kmsemektc hayvaniara srekli alrma yoluyla kltr
nn temeli aktarlabilir. Bylesi bir samala La Mettrie,
kendisi iin kavramsal dilin, problem olmam olmasyla
varmtr; ruhsal ana gc o, cokuyla vd hayili gcn
de grr. Hayal gc olmasa ne sanat ne felsefe ne de ak
olur.
Bilgi genel olarak i 1 i k i l e r tespitidir. Bunun iin ha
yal gcnden baka bir de dikkat gereklidir. Zihinsel ve ah
laki yeterlilikler doru bir eitim gerektirir. Duyusal bencil
lik, hedef deil, mutluluktur. Dizginlenemeyen haz, doa
snda bakalarna aktannamz gereken mutluluun o srekli
halini salayaca yerde bozulur. Bu insanlk erdemi eksik
olan kimse zaten bu eksiklik yznden fena halde cezalan
drlm demektir. Mkafatn kendi iinde bulan bu iyiliin,
canla bala vlmesi (La Mettrie'nin kolay harekete geen
doasnda alacak bir ey deildir) , onun hazcln aar.
Buna karlk speklasyona ve bilgililie eilimimizi, dou
tan yeteneklerimizin ktye kullamlna borluyuz derken
1 3 8 Materyalizm

hazclkla da uyuur. Bu, Rousseau' nun dnceleriyle


benzeir, ama bu benzerlik her iki hayat izgisi ve dnce
tarznn temelde farkitl ile yalnzca yzeyde kalr.151
nsan bir makinedir, hisseden ve dnen bir makine.
nsann iin deki dnen ey, beyindir. Aristoteles'ten bu
yana ru h olarak adlandrlan bamsz hareket ilkesi, beden
de ve hem de tek tck her bir organda aranmaldr. La Met
trie, bir dizi fizyolojik rnekte bedenin eitli blmlerinin
bamsz tepkiselliini glendirmeyi dener. Maddenin ha
reket ve hissi dorudan doruya kendi iinde tad ner
mesi bylece insan organizmasnda ve tutumunda en ak
ekilde onaylanacakt. Ruhsal-dnsel olann bamszl
n devre d brakan bu dnya kavram iinde Tanrsalla
ayrlacak yer olmamas. besbellidir. Geri La Mettrie, amaca
uygunluk gerekesine, psiko-teolojik olana birka olaslk
tanr, ne var ki dncesine Voltaire'in veya Kant'n dn
cesine ters den ilgin bir yn verir. O filozoflar, kuramsal
ol arak kantlanamazsa da pratik, etik bir destek ifade eden
Tanr varln kabulde birleirler. La Mettrie tam da bu son
andmz gr tarznda Tanr'ya kar olduunu aklar:
nk Tanr'ya inantan ve bununla gerekelenmi sava
lardan ve takiplerden km insanln aclarnn en byk
toplam. yleyse ateizm insanln iyilii iin artm. 1 52
Kuramsal nedenler de Ateizmi destekler. Doa her eyi
iinde tadndan ve rettiinden, ebedi olarak kendi ken
dine var olduundan dolay Tanrsalla neden ihtiyac ol
sun? 1 53 Doa, maddenin yaratcs olarak dnlemeyecei
gibi onun dzenleyicisi olarak vardr. Burada, Makine insa11
soruyu ak brakmaktadr. Dolaysyla La Mettrie, ken di si -

n a.y. Ch. V I .

sl L 'hommc machine (20, I 1 1 ) .


; Traite. I
Oskar Ewald 1 39

ne teleolojiyi (erekbilim) gereksiz klacaa benzeyen birka


aklama ilkesine sahiptir. stelik o belki de yazdklarnn
en iyisi olan en ilgin ve zl yazs Epicure 'n Sistemi de
bu ilkelerin topland grlr.
lk ilke, e k o n o m i ilkesidir. Bu, Maupertius tarafn
dan temsil edilmitir ve yenilerde tekrar Mach ve Avenarius
ile yksek kuramsal bir saygnla ulamtr. 154 Demek ki
Darwinizm'in temel dncesi Empedokles'den beri metafi
zikte hortlayan eleme ilkesi burada da nceden ele alnm
tr. 1 55 Doa, birlikte deney yapar; nesnesinde yanlmas en
der deildir, ta ki belli bir olgunlua ulancaya kadar. p
hesiz, sz konusu, kr bir denemedir; aksi halde bu imge,
insan doann temeline, ona yabanc hedefler koymasna
sebep olur. nk doa, La Mettrie'nin kendisinin de dedi
i gibi gz ortaya karrken grme fikrini pek az dn
mtr, tpk suyu ortaya karrken onda yzmz yans
tmz niyetiyle yaptmz gibi. 156
Dnmclk retisi (Deszenztheorie) bu noktayla
henz ilgili deildir. La Mettrie her ne kadar bunun iin
gerekli btn artlara sahip olsa da. nsann topraktan gel
dii ve hayvanlar tarafndan bytld tasavvuruyla safa
oyalanr. Doann iine hibir hedef yaktrnadmz gibi,
b t n 1 k ilkesi grn de pek fazla abartanayz ve
karlatrma ve benzetme denemesini eletirisiz hakl ka
ramayz. 1 57

154
Systchnc, l l : La plus petite portion de mouvement a suffit faire
jouer la machine du monde."
15s
a.y . 11 .
156
a.y . XVI I I .
157
L 'lomme plante (20, l l) , 1 .
1 40 Materyalin

T E O L O J KA R I T L I G I V E T E L E O L O J i

La Mettrie'nin en ok hcum edilen makalesi ehvet ( La


Volupte) 'tir. Hatta, onun erefni kurtarnay kendine grev
edinen Lange ve onun etkisi altnda eletirinin sertliini
yunuatm olanlar bile La Mcttrie'nin bu yazsn ve benzer
trdeki Tat Alma Sa na l (L'art de jouir) 'n affedenezler.
Bu direncin hi de sebepsiz olmad inkar edilemez. nk
duyusal haz burada srarla programa alnntr ve bu, ister
istemez hakl olarak daima zevksiz ve sunileni bir etki
brakacakt. Tad alna naraz, grev titizliinden daha a
buk gln hale gelir; La Mettrie'nin bu son andnz yaz
lar yine de bu eletiri yznden tasvip edilmedi, Bylelikle
arszlk sulamasn bakalar da, ok daha byk dnr
ler de sineye ekmek zorunda kaldlar. Sanrm La Mettrie'
nin hayat anlayn ilan ediindeki net tavrn hakkn ver
mek gerekir, isterse bu netlik biraz zorlama ve kkrtclk
tasn. Ama o hibir zaman hayvani hazz \11le!11 itir; Un
dan emindi ki duyusal haz, asilleebilir; ama hem salt elen
ce "plaisir"den hem de sefflettei (debouche) ayr tutulmal.
H akiki haz duyularla snrl deildir, hayal gcne, ruha
ihtiya duyar. Eer La Mettrie ve ondan baka Diderot da
duyusal tad almay tam da erotizmde vyorlarsa bu yalnz
ca bir sinizn deildir. nk burada duyusallk srrnn en
youn gelime sayesinde kendini aarak dnsele erime
sini dorudan yaayacana inanr.
Sonuta bir de Mutluluk zerine nceleme (Discours sur
le bonheur)'de yazmtr La Mettrie. Alt bal ise L 'A nti
Seneque Stoa ahlaknn miskinliine bir protesto . . . Haz ve
,

acya duyarl olmak, doanzda vardr ve bunu inkar ede


meyiz. Doruluk, berrak gereklik bilinci mutluluk iin ge
rekmez. Keyfe yarar varsa hayale izin vardr. Hatta La
Mettrie'nin bizim gerektiinde iimizdeki hayali artrmak
Oskar Ewald 1 4 1

iin akldan bile yararlanmak zorunda olduumuzu syle


mesi, bu dncenin kurnazca bir vurgulandr. La Met
trie burada, belki ksmen Galiani dnda, doruluun dee
rini her eyin stnde gren ou Aydnlanmacdan ayrlr.
Buna karlk Nietzsche'yi nceler gibidir; ama u temel
farkla: Nietzsche yanlg ve hayali, hazz deil g c artr
ma arac olarak savunmutur. Ve sonuta La Mettrie, yara
tc olamamtr. nk histe taklp kalm, tutkuya bile
nfuz edememitir. La Mettrie, bir heves uyandrabiliyordu,
ama canl imajlar yaratamyordu.

2. E T K M A T E R Y A L Z M

Helvetius'u etik materyalizmin temsilcisi olarak sunacaksak,


bunun sebebi zel bir konum iin hak iddia edebilecek ol
masndan kaynaklanmyor. Yazlarnn nemi son derece
snrldr. Filozof, adalar aasnda bile ok deerli g
rlmyordu. Onun bizim iin nemi daha ok, materyalist
ahlak kuramnn temel motiflerinin bu yazlarda olduu
kadar baka hibir yerde bylesine zetlenmi olmamasdr.
Dierlerinin eserlerinde benzer dncelerin dank ve
ou zaman ilikisiz ortaya konulurken Helvetius'ta bir
yerde toplanm grrz. Helvetius, bunlar sistemletirme
ye gitmitir. Sistemi, phesiz iinde sz konusu edilen ey
gibi kuru ve eksik kalr. stelik kitaplarnn keyfi bir geni
likte yazldn, az sayda ana tema etrafnda sonsuz tekrar
larn ou zaman kant gsterme disiplininin yokluunu
fark ettirdiini, ayrca rneklerin ve genelde her trl canl
ifade gcnn zayf delillerle ar ykl olduunu eklersek,
bunlar okurken duyulan zevk epey pheli olur. ite
H elvetius bunun bir kantdr ki, bir iin daima mutlak de
eri asla etkisi (hem de yalnzca anlk etkisi) hakknda karar
veremez. Eer dnem onun zamann tamamen damgasn
1 42 Materyalizm

tayan fikirlerini almlamaya elverili olmasayd, Helvetius


oktan unutulur giderdi. Onu burada annamzn, hem de
kendisine bir blm ayrnamzn bakaca bir nedeni yoktur.

H E LVETI U S

Claude Adrien H e 1 v e t i u s, 1 7 S ylnda, vaktiyle H ol


landa'da yaayan bir ailenin olu olarak Paris'te domutur.
Okulda gelitirdii yetenekleri ortann zerinde deildi;
hrs onun en belirgin zelliklerinden biriydi. Eer btn
dnsel yeteneklerinin kaynan ve itici gcn bu hrsta
kefettiini sylediyse, o zaman bu kuram besbelli kendi
deneyiminden karmtr. Kurann doruluk pay da p
hesiz onun yeteneinin lsyle snrldr. Rivayete gre,
pek ekici olmayan grnne ramen, etraf gzel kadn
larla sal'll, nl Maupertius ile karlamas, hayatn biin
lendirnede belirleyici bir etki yapmtr. Baar ve hret
umudu, ilgilerinin ynn belirliyordu. Gen yata, kraliyet
hinayesiyle kazanl bir genel mlteizm (General Pachter)
konumuna ykseldi ve bu grevi son derece namuslu, zayf
larn haklarn koruyarak yerine getirdii sylenir ki zaten
cmertlii ve hayrsevedii hep vlmtr. 75 ylnda
evlenip edebiyada uramak zere iftliine ve zel hayatna
ekilnitir. Daha nceleri Voltaire'in alklad o sradan
msralarda Mutluluk. mutlu olma sanatn ilemiken zeka
konulu ayrntl eseri Ruh zerine'yi yaznaya balam ve
burada btn ahlak insann kiisel karna dayandrmay
denemitir. Kitabn 758 ylnda yaymlan, teleoloji (erek
bilim) ve kamusal bilim dnyas tarafndan yazarna kar
bir direni kampanyas balatmtr. Cizvitler, Jansenistler ve
Molinistler, sonunda Helvetius'u resmi bir inkara kadar
srkleyen kin dolu saldrlarda adeta birbirleriyle yartlar.
Sorbonne da kitabn ana tezlerini dinsiz ilan etti. Birok
Oskar Ewald 1 43

durumda olduu gibi bu tutum, yalnzca Helvetius'un baa


rsna yarad ; btn Avrupa'ya yarad, beklenecei zere
kitap ok bask yapt, baka dillere evrildi. Helvetius'un
hrs hedefine ulamt, phesiz bireysel huzuru pahasna.
ingiltere ve Almanya'ya iki byk seyahat de yapt ve Byk
Friedrich tarafndan dosta kabul edildi. 1 7 7 1 ylnda kendi
iftliinde ld . Paris toplumuyla hep duygu birlii iinde
kald. Hele Ansiklopedistlere ve Materyalistlere ok yaknd.
Felsefi iiri " Mutluluk"ta Helvetius, mutluluun eitli
imkanlarnda dolar. Duyusal hazz souma ve bkknlk
izler, hrs tatmin etmek korkunun glgesiyle bir aradadr ve
nal mlk sahibi olma gerei hakiki hazinelerle deitirme
aracdr. Stoa duygusuzluu, insan doasyla badamayan
bir aldatmaca olduu iin hedef olamaz. Gerek mutlu kii
kendini duyusal ve dnsel ilgilere aan ama bunlara en az
baml olandr. Haz abas, her trl insan baarsnn kal
dracdr ve bu nedenle bunlar bastrmak sz konusu ola
maz, hereyi doru bir ekilde toplumun yararna deerlen
dirmek, toplumun refahn bencil olanla bartrmaktr ki bu
da iyi bir yaamann hedefidir. Yalnzca bilgideki ilerleme
insanl henz ok uzak olduu yce hedefe yaklatrabilir.
Helvetius'un zihin zerine ana eseri " De I'esprit" zeka
nn genel karakteristii ile balar. Duyusallk ve hafza, biri
cik bilgi kaynaklardr ve bizim zihin (esprit) dediimiz ey,
aslnda ilikiler bulmaktan baka bir ey deildir; hem de bir
yandan nesneler aras ilikiler, te yandan nesnelerle zne
arasndakiler. Bu grte Fransz Aydnlanmas'nn ve daha
sonra ksmen onun getirdii Pozitivizmin ana ilkesini bulu
ruz. Burada Condillac, D'Aiembert, La Mettrie ve 1-lelvetius
arasndaki uyum egemendir ve bu ayn zamanda Hume'la
ve onun bilgi retisiyle olan ilikinin can noktasdr. Bil
mek, ilikilendirmek ve tek tek grngler arasndaki ben-
1 44 Materyalizm

zerlik ve ayrlklar tespit etmektir. 8 Ama bu ilikiler yn,


bitip tkenmez bir yndr. O halde s e i m ilkesinde ay
dnla kmak gerekir. S e i m ilkesi k a r ilkesinden,
hem de ya bireyin ya da kk veya byk bir topluluun
kinden baka bir ey deildir. Bireyin refahn ya da ilgi
yn ite bir btn olan insan grubunun refahn destekle
yen dnsel ifadeler deerli saylrlar. 59 Bylece hakikinin
ve iyinin m u t I a k bir lt yoktur. Yalnz Urada grece
bir fark mevcuttur: lkinin geerlilik alan sonuncununkin
den daha byktr, en azndan daha byk olabilir. Yani
Helvetius'un gstermeye alt ey, matematiksel doru
lar gibi btn kltr dnyasnca kabul edilen dorular ol
duu halde, erdemierin deerlendirilmesi asla ayn genellik
derecesine ulamaz. Uluslarn kuramsal ilgileri ksmen
uyum iine sokulabilir, pratik olanlar ise birletirilemez,
birbirini d t layan kartlklar i i n dedir. Sava hali, insan
nesiinin doal halidir ve duygusuz H elvet ius halklarn bar
na bir masal dcr.co On un bak asndan bu anlalm az
da deildir, nk o, ulusal hrsta _bireysel erdemin ok zel
-

bir gayretini grr. Genel olarak hrs her tr kltrel. d


nsel ve ahlaki ilerlemenin kaldrac sayar. imdiye kadar
sylenenleri bir de- Helvetius iin en karakteristik noktayla
tamamlamamiz gerek. O, farkl kabi liyel basamaklarnn
sebebini sorar. Btn fikirler duyulardan kaynaklandna
gre nce denebilir ki duyu sa l yapnn incelii bir kabiliyetn
tekilerin nne gemesinin kouludur. Yalnz bu varsay m
deneyimle yeterince rtlr. Yani hafzann fa r kl kapas i
tesini baarlanan eyin farkl deeri iin sorumlu tutabiliriz.

58
1 De / 'esprit ( 1 7, l l) , Premier Discour, . Ch.; De l 'homme ( 1 7,
l l ) Seetion l l . 4.
1 59 De / 'esprit Deuxieme Discours.
160 a.y. Dew:. Disc. XXV. Ch.
Oskar Ewald I 45

Yalnz, bu da kesin grnmyor. nk unu unutmamz


gerekir ki zihnin ve de en retken, en dahiyane {yalnzca
bilim ve felsefede deil, sanatta, hukuk ve siyasette, ksacas
her yerde) o zamana kadar bilinmeyen ilikilerin kefiyle
snrldr. Ne var ki ilikiler yuma, birka grng ara
snda bile son derece byktr ve bu nedenle dehfun prob
lemi, byle bir yuma deil, yine bir ierikler seinidir.
Helvetius'un yerinde tespiti gibi, bizler, eer nemsiz ey
Ierin byk bir ksmn brakmak cesaretini gstermezsek
ok ender olarak nemli bir insan oluruz.161 Genel olarak
ok az deil, ok fazla ey biliriz. Sz konusu seim, o hal
de ilgidir, yani psikoloji ynnden baklrsa d i k k a t t i r.
Dikkat, hislerimizin ve tasavvurlarmzn ynn dzene
sokar, ikincil olanlar arasnda nemli olan ayrr. Bu arada
dikkat kendiliinden ilemez. tutku tarafndan iletilmesi
gerekir ki, bu da fziksel dnyadaki harekette ahlak dnya
snda ayn eyi ifade eder.162 Yetenekierin eitlilii, o halde
yalnzca bireylerdeki tutkularn eitli etki derecelerinin so
nucudur. 161 nsanlarn tm, tabiata ayn zetliktedir ve
doutan getirdikleri farklar, geliimlerine ve yetimelerine
belirleyici bir etkide bulunmaz. Bununla birlikte eer arala
rnda alkanln ve deerin bu kadar ok derecesi varsa,
bunun aklamas yalnzca birilerinin brlerinden daha
tutkulu ve bu nedenle daha aktif olmasdr. Tutkulara kar
sava, onlar brakmak istemek, bu nedenle akla gelebilen en
byk samalktr; bunun anlam, insann her i ve aktivite
iin gerekli itici gcn ondan almak istemektir. Yaplacak
ey, yalnzca heyecanlarn ykc etkilerine kart nlem al-

16 1 Ch.
a.y. Troi.x. Disc. I l .
162 VI . Ch.
a.y. TroLt. Disc.
16l a.y. Troix. Disc.Vl l . Ch.
1 46 Sonu

maktr, yani genelin iyilii iin bu zorunludur. 1 64 nk


byk ounluun en byk mutluluu, Helvetius'un st
ne basa basa aklad ahlaki idealdir. 1 65

YA S AM A N I N D EG E Ri

Ruhsal hayatn asl biimleyici gc tutku, ieriini daima


duyulardan alr. phesiz Helvetius dorudan tutkular ile
sonradan rctilmi tutkular, ("passions factices")i birbirin
den ayrr. 1 66 Ne var ki, sonradan oluan tutkularn istisna
sz ilk temel tutkulara dayandn gsterme peindedir.
Mesela Helvetius'un insann en nemli itici gc sayd
hrs, saygnlk ve deerli olma ihtiyac anlamna gelir. Ama
bu, insana br insanlarn hizmete mecbur kald konu
sunda kendini belli ettii srece soyut bir durumdur. te
yandan hangi hizmetler ikili nitelik gsterebilir? Ykn
zerinden almak ve haz kaynaklar sun mak !
Ruh mekanizmasnn yalnl, etkilerin nceden .hesap
lanmasn ve bylece de bunlarn uzun tesirlerini mmkn
klar. yi bir yasamann mutlak gcne inannada da Helve
tius, ann tipik bir evladdr. yi bir yasama, doal olarak
mevcut gerekiere kapal kalamaz, insan olduu gibi, yani
dpedz bencil bir yaratk olarak kabul etmek zorundadr,
ama onun bcncilliini kendi asl hedefi olan mmkn ola
bildiince halkn iyiliinin ulalnasna sunmak zorundadr.
Bu hedefin de kayna kendi iinde deildir. Helvetius,
Shaftesbury gibi, bencilliin kar kutbunu doutan sempa
tik ve ahlaki hisler olarak kabul etmez, toplum hissi de ben-

a.y. Deux. Disc. XXJV. Ch.


t><
l bS
a . y. Deux. Disc. XVI I . Ch De l 'homme,
. Sect. I, 10.
166
De / 'esprit, Troix. Disc. lX. Ch.
Oskar Ewald 1 4 7

cilliin bir sonucudur, ya da yle denilebilir: Birok bencil


liklerin karlkl gerekletirilmi dengesidir . 1 67
Yasama, eitimin ayrlmaz bir parasdr. Helvetius bu
sorunu ikinci ve lmnden sonra yaymlanan bayazs
" nsan ve Eitimi zerine" ( De l'homme, de son educati
on) 'de ele alr. Yaz, tekrarlar ve aralarna tek tk dikkate
deer tler serpitirilmi orta dzeyde zdeyilerle dolu
dur. Esas olarak u soruda odaklanr bunlar: Dnsel ret
kenlik nasl ykseltilir? Yant yledir: Asl ruhsal motor
hrsn harekete hem de doru harekete geirilmesiyle! Yal
nz bu yolla tesadfn yetenek ve deha eitimi zerine etkisi
snrlanabilir. 1 68 Egemen yasalar ve dinler, bu baary sala
mada ok elverili deildir. Canl gleri uyandrmak yerine
bunlar bastryor, pasiflik ve atllk yaratyorlar. Manevi ilgi
ler dnyevilerle elimemelidir. yi bir yasamann hedefi, va
tandalarn hayatn, zgrln ve mlkiyetini korumak
tr. Bununla Liberalizmin program tanmlanyorsa. o za
man Helvetius, ekonomik ve sosyal alan da reform alanna
alacak kadar ileri grl olduunu gsteriyordur. Her ey
den nce mlkiyetn e uygun olmas gereken eit bir bl
mn savunur. Hatta dorudan deiim yoluyla parann
ortadan kaldrlmasn ister. 169 Belli ki Helvetius'un eilimle
ri ksmen aydnlanm mutlakyet eilimleriyle temastadr.
Ama o bunu da aar, nk Holbach ve Rousseau gibi hal
kn ba msz l n telaffuz eder. 1 70 Kaba kuvvetle elde edil
mi bir egemenlik, kaba kuvvetle uzaklatrlamaz, der.
Helvetius, bu yazsnda tam olarak Montesquieu ve
Rousseau ile polemie girer. Birini, yasamann temel ilkesi-

167
De l 'lomme, See. l l, 8.
1 68 a.y. Sect. l l l .
169 a.y
. Sect. V . Ch. Xl, XIV.
1 70 a.y
. Sect. IX, 9.
1 48 Materyalizm

ne inmemekle sular; byle yapsaynll Unu fark edermi ki


erdem. korku, eref, yani cumhuriyetin, istibdadn, mutlak
yetn szde itici gleri, her ey deildir; tersine, kiisel
kar ortak temel motifi temeline oturmaldr. Rousseau'ya
kar ise, insann tabiat gerei iyiden ok kt olduunu
syler. Eer Helvetius ahlaki ilerlemeyi eitimin yaygnla
masyla ilikilendiriyorsa tamamyla Aydnlanma'nn ente
lektelci zihniyetiyle dnyordur. Emile'in yazar. o ha
yali cennet safl durumunun tasviri ve yanit aklamasyla
cahillerin igdlerinden bir ey umut etmitir. Helvetius
zaten baka trl hkm veremezdi. Mekanizmden daha
yksek bir yasa tanmayan bir dnya gidiatnn tam orta
snda duran Helvetius'a tam da Rousseau'nun kendine,
Tanr'ya ve ruha kar uyanan o candan tutkusallyla sa
vat ve reddetmek zorunda olduu ey. mutlak bir koul
anlam tayordu.

3. S S T E M A T K M A T E R Y A L Z M
1 770 ylnda Amsterdam'da bir kitap yaymlanr: Bal
"Doa Sistemi ya da: Fiziksel ve Ahlaki Dnyann Snrlar
zerine" ( Systeme de la nature, sa des lois du monde
physique et du monde moral) 'dir. Yazar olarak, on alt yl
nce lm, Akademinin sekreteri Mirabaud'nun ad veril
mitir. Asl yazarn, salonu o zaman yeni dncenin tem
silcilerine ak olan Baron Holbach' n faaliyeti phesi by
lece ortadan kaldrlacakt. 171 Zaten eser yalnzca Holbach'
n kaleminden kmamttr, daha ok katklar ve tamamla
malar sz konusudur, mesela Diderot' ya atfedilen sonu

171
Bunun arkasnda Diderot ve dahi fziki Lagrange'n olduu
tahmin ediliyor.
Oskar Ewald 49

blmlerinde olduu gibi, oysa plan ve yrtme genel ola


rak phesiz 1-folbach'a dayanr.

H O L BAC H

Paul Heinrich Dietrich, Baron von Holbach, 1 723 ylnda


Pfalz Blgesi Heidelsheim'da domu, ama hemehrisi
Grinn gibi gen yata Paris'e gelmi, orada 1 789 ylna ka
dar, yani felsefi propagandasnn baz katklarn tayan
Fransz Devrimi'nin patlak vermesine kadar yaamtr.
Holbach'm ana eseri Doarn Sistemi hakl olarak ma
teryalizmin ineili olarak kabul edilir. nk bu kitap, ma
teryalizmin srekliliinde hak iddia eden en nemli motifle
rin adeta kanonik bir zetidir. Burada temsil edilen kanaatin
btnsellii, ona ayn zamanda dnemin Fransz yaznnda
(Rousseau dnda) hibir eserde olmayan bir g ve itibar
katar. Yoksa herhangi bir ekilde tehlikeli fikirleri pheci
bir tabirle budamak. eskiden beri sregelen adetti! 1-folbach
ise, materyalizmi ematize edip sistemletirmck sayesinde
onu uup gitmekten korumu ve materyalizme 1 9. yzyl
Alnanya'snda ok etkin olan bir damga vurmutur.
Doann Sistemi iki ana blme ayrlntr: Biri metafi
ziksel ve bilgi kuramsal ksm dieri ise dini reddedip sosyal
ahiakla onun yerini telafi etmek isteyen ksm. Materyalist
doktrin, evrensel bir N a t r a 1 i z m iine yerletirilmitir.
Yalnzca, her eyi kapsayan bir doa, genel bir yasaya uy
gunluk vardr ki insan, teki btn yaratklar ve nesneler
gibi buna baldr. 1 72 nsann bilgisi ve keyfi, bu aidiyetin ve
bamlln bilincinde olmasna baldr. lgisinin arlk
merkezini baka bir yere, salt kavram bir eliki ieren du
yusal st, doast bir dnyaya koymak ise insana mut-

112
s. 8, ' .
I 50 Materyalizm

suzluk getirir. Var olan dnyada ynn bulmak, doa ya


salarn net bir ekilde aratrmak ve bunlar uygulamada
deerlendirmek, ite bunlar insana salam bir dayanak su
nan ve onun geliimini garantileyen biricik eylerdir. Byle
ce evrensel Natralizm btn Aydnlanmay temsil eden
ikin P o z i t i v i z m'e doru daralr ki bu niteliiyle onu
Bruno, Shaftesbury ve Spinoza'da bulabiliriz. Doann Sis
temi, balang aamalarndan, belli bir dnce ynnn
Rnesans'tan Aydnlanma felsefesinin sonuna kadar kat
ettii yolu ksaltm perspektiften topluca gsterebilen bir
yapttr.
Maddenin ve hareketin dnda daha dorusu hareket
halindeki maddeden baka hibir ey yoktur. 173 La Mettrie,
ruh zerine makalesinde bu noktaya deinmiti. La Met
trie'ye gre tamamyla biimsiz ve pasif madde yoktur, ge
nileme, biim ve hareket maddeyle, madde de bazen duyu
ile bir aradadr.
Doann Sistemi, bir adm daha ileri gider. Hareketin,
balangta maddeye yerletirilmi olduunu kabul eder.
Hareket, maddenin yalnzca bir yan zellii deildir, onun
varlndan ortaya kar. Genileme, biim, nfuz edilemez
lik ve arlk gibi nitelikler dorudan doruya ona verilmi
tir. Hareketin eitli tarzlar ununla aklanabilir: Madde
dorudan btncl bir ey olmayp, baz temel zelliklerin
ve kombinasyonlarn eitliliini ierir ki asl doa kavram
bu sayede tanmlanabilir.
Yaptta, zellikle gzle grlr cisimlerin d hareketiyle
onlarn en kk paralanndaki i hareket ayrm yaplr.
Bu eit i hareket, insanda ve genel olarak canllarda ruh
sal sre ad verilen hissetmek, dnmek ve isternek gibi
eylemiere tekabl eder. O halde ruhsal-dnsel olann

n a.y. 1, 2 .
Oskar Ewald 1 5 1

kendisi bir hareket olarak vardr. Doann Sistemi'nin,


Locke ve Voltaire'in hatta La Mettrie'nin gr asndan
en ok ayrld nokta budur. nk onlar hissetmek ve
dnmek eylemlerini genileme, salamlk ve hareketten
ok farkl bir ey olarak grmler ve ancak, Tanr'nn o iki
sray b i r t e k tzde toplayabilmesi gerektiini dnm
lerdir. La Mettrie'nin de henz hareket ve duyu arasnda,
maddenin tamamen bamsz, birbirinden ayr zellikleri
olarak ayrm yaptn grz. Ancak Doann Sistemi,
hareket ve duyuyu bireye indirgeyen radikal, dogmatik bir
materyalizmi temsil eder. rnein, nefret ve ak, sembolik
olarak deil, kelimesi kelimesine itme ve ekme fenomenleri
olarak kabul edilir. 174 Sebebi, ok genel olarak, bir eyi ha
rekete geiren durumdur. Etki, bu sayede sebep olunan
deiimin kendisidir. 1 75 Btn sebeplerio ve etkilerin topla
m, doann yasalldr. Dzen ile dzensizlik kartl
antropomorfiktir (insanlatrlml) ; bu kartlk insani rlu
rumlardan d doaya tanmtr. Nesnel olarak dzensiz
lik, bir eyin eski bir dzenden yeniye geiinden baka bir
ey deildir.
Madde, biricik tzdr; ruhsal olan, onun belli bir hareket
biimidir. Dn iin geriye ne kalyor? Hi! Bir varln
glgesi bile deil! Geniletilmemi, blnmez var oluu ta
sawur edemeyiz; hele geniletilmi, blnebilir varla etki
sini hi tasavvur edemeyiz. nk doadaki birok eyin
birbirlerine olan etkisi lsnde birok eyin deimesi
gerekir ki, bu durum mekansal, genilemi, ksmlardan
olumu, tek kelimeyle m a d d e s e 1 olan ispat eder. Yazar
burada, modern felsefenin Descartes' dan bu yana en ok
eildii probleme geri dner: Zihin ile madde ilikisine. Bu

4 a.y. , 4.
115
a.y. . 2.
1 52 Materyalizm

sorunun Descartes, Spinoza, Malebranche, Berkeley, Lcib


niz tarafndan ne kadar farkl manada cevapland bilin
mektedir. Doann Sistemi'nin yazar bundan, spiritalizm
ve idealizme taban tabana zt bir tarzda syrlr: Madde,
yalnzca maddeye etki edebilir; o halde maddeden baka
hibir ey yoktur. Grlmeyen zihinsel bir tze ka, ancak
ilkellerin aklama tarz olabilir . 1 76
Btn ruhsal ve entelektel yetenekler, i organda d
etkilerle bir deiim olan duyudan kaynaklanr. Alglamak,
bu deiimterin i organ yoluyla kavranmasdr; fikir, dei
imle d nesne arasndaki bir ilikinin kurulmas demektir;
dnme, duyularn, alglamalarn ve fikirterin dorudan
doruya kavranmasdr. Sonra hatrlama, hayal gc ve
irade benzer tarzda aklanr. Btn zihin ve ahlak yetenek
lerinin temeli, demek ki maddi temeldedir. Nihayet akl
tanmn verelim: Akl, bizim deneyimleri elde etmek ve on
lar tahminlerde kullanmak yeteneidir ki o tahminierin de
hedefi, zararllar bizden uzak tutmak, yararllar yanmza
ekmek ve bylece varlmzn ve hareketlerimizin biricik
amac olan mutluluumuzu salamaktr. 1 77 Mutluluun
nitelii, yine tamamen dzenin niteliine uygundur; yani
insann, kendine etki eden nedenlerle rtmesinden oluur.
Bu koullara ahlak anlay da boyun eer; iyi ve kt, b
tne yarar lsnde anlam kazanr. En byk erdemler
topluma en byk ve en uzun sren faydalar salayanlardr.
Ahlaki devler, mutluluun belli aralarn genel ve biricik
hedefiyle gerekli balantsnn bilincinden ve bundan kay
naklanan, o aralar gerekletirme isteinden doar.
Tutkulara sava amann sama bir ey olduunu duy
duumuzda 1-lelvetius'u ya da Diderot'yu hatrlyorsak. yan-

1 76 a .y . 7 .
,
1 77 a .y . 8.
.
Oskar Evald 1 53

l dnyoruz demektir: Sz konusu, tutkular mahvet


mek deildir, tersine onlar kamunun olabilecek en byk
hayrnn hizmetine sokmaktr . 1 78 Zaten onlar devre d
brakmak nasl dnlebilir ki, bizim organik zelliimiz
den zorunlu olarak meydana geliyorlarsa? Doam Siste
mi'nde ayn ekilde zgrlk iin, bamsz irade iin keza
zihin iin h ibir yer yoktur. Btn hayat belirtilerinin belir
leyicisi nedensellie ve mekanie dayaldr. Kendi bana
hareket edebilecek bir varlk olsayd, bunun genel, temel bir
zincirden kopmas ve sonuta tm dnya hareketinin dur
mas gerckecektir. 1 79 Bununla ahJakn zemini yok edilirdi
deniyorsa o zaman sylcnilen pek bilinmiyardur demektir.
nsan yalnzca neden-sonu ilkesine bal ise, eer onda
eitli motifler ve irade ifadeleri gerekleiyorsa, o zaman
insana herhangi bir etki yani ahlaki etki de uygulanabilir:
Bu, zgrlk retisine kar doyurucu gelebilecek bir de
tildir. nsan, doutan ne iyidir ne de kt. insanlar az ya
da ok hareketli ve yapabilen makinelerdir. te eitim ve
yasamann o olaanst deeri buna dayanr. Gereklilik
ilkesinin ad ocuklar iin eitimdir, btn bir toplum iin
yasamadr, akll varlk olarak insan iinse ahlaktr. ' 80 Bu
ilke mevcut olan ve oluan her eye btncl olarak ve eit
olarak etki eder; ar cisimler durumunda, fkede ve sevgi
de, erdem ve kabahatte, insan soyunun toplumsal ilerinde.
Zaten apak grlmektedir ki ruhun olmad, yalnzca
maddesel bir tzn olduu yerde ne zgrlkten ne de
lmszlkten sz edilebilir. Yazar da bu tasarmlarn ku
rama ve uygulamaya ilikin deerini inkar etmektedir. O,
dinlerin tasarmlar kuUanmakla fayda deil dpedz bize

178 a .y. I, 9.
1 79 A.y. I, 9, 1 O, 1 1 .
180 a.y. I, l l .
1 54 Materyalizm

zarar verdiklerini, insanl ayn zamanda ahlaki olan doal


geliiminde durdurduklarn ve bu geliime dorudan kar
ktklar grn temsil eder.
Doann Sistemi'nde ikinci blm bu konuyla derinle
mesine ilgilenir. nce, kendisine grnglerin ve olaylarn
bilinmeyen sebebine bir isim koymak konusundaki yalnzca
gsz gereksinimi ele veren Tanr kavramnn kkenini
izler. Oysa yapmas gereken CY. bilginin snrn salam
deneylerle geniletmek ya da bu olmuyorsa o deneylerle ye
tinmektir. Ayn ekilde vahim olan, bilgisizliin neredeyse
istisnasz korkuyla birlemesi ve insann bir uak tutumuna
sahip olmasdr. Demek oluyor ki, Tanr kavram doa kav
ramnn ykntlar zerine kk sald. 1 81 Bu kavram insan
zellikleriyle ya tam olarak donatlr (o zaman ilkel bir mito
lojicilie ulalr) ya da ona sonsuzluk, zaman dlk, de
imezlik gibi bir dizi olumsuz nitelikler eklemekten baka
are kalmaz ki o zaman her ey iyice karmaktar ve ka
rarr. Bu da btn teolojik sistemlerin kaderi olar_ak kalr. 182
Yazar bu tr karmaklklar ve elikileri yalnzca vahiy
inancnda deil, btn din retilerinde, Teizm gibi De

izm'de de kantlamaya alr. Egemen grn tam tersine


olarak bundan u sonucu karr: Ahiakn dine dayandrl
mas, gvenli bir temel aray iin asla gerekli deildir; tam
tersine bu davran son derece zararldr. 183 Tek gvenli yol,
doa bilgisi temelidir. Bu durum, kendi objesini yani btn
varlklar zerinde olarak onlara ancak iyi ve ktnn lt
lerini kesin olarak sunan doann yasall kadar salam
dr. 184 Buna gveomekle doann en temel igds hayatta

181
a.y. II, .
s2 a.y. ll, 3.
183 a.y. II. 7 .
184 a.y. l l , 9, 1 0.
Oskar Ewald 1 5 5

kalma gdsn, dinin emrettii gibi inkar etmeyecek, ter


sine bunu doru kullanacak ve deerlendirecektir. Yani,
unu fark edecektir ki var olabilmek iin insan kendi kar
larn bakalarnnkiyle uyum iinde yrtmek zorundadr,
bylece kiisel bymenin koulu, kiinin yaad toplu
mun refahdr. Doann temel ilkesi, hayatta kalma ilkesi
olduundan Natralizm, Materyalizm, Ateizm, vicdansz bir
bencillie sapmak demek deildir. Oysa insan zihnini bo
inan haylleriyle doldurup ruh dengesini sarsan din ve
fanatizmc, vahet ve kendini mtevaz bir Tanr saygs al
datc imgesiyle haleleyen o mahvedici bencillie srkler.185

TEZM N ELETRS
Bylece bu blmlerde, Aydnlanma dnrlerinin dine ve
dinin insanla kar etkilerini ve syleyebilecekleri her eyi,
en radikal ekilde ifade ettiklerini gryoruz. 186 Bu bak
as ne kadar tek yanl ise her trl rtnn syrlp atld
tam da bu yerdeki tek yanldk da gn na kmaktadr;
yani Doann Sistemi nde namuslu ahlaki bir cokunun var
'

olmadn syleyemeyiz. Sormamz gereken ey daha ziya


de U olmaldr: Acaba Doann Sistemi nce temsil edilen
'

adalet ve insancllk idealleri, temelindeki salt egoizm ilke


siyle birletirilebilir mi? Acaba yine de o ilk balanma ve
birlik ilkesi koulu gizlice var mdr? Burada dorudan do
ruya anlalan kuramsal madde kavramnn etik aynasdr.
Doamn Sistemi, madde denince tl, l, biimsiz bir kt
lenin anlalmasna, o ktlenin nasl harekete geebilecei
ne, hayat ve bilince ulaabileceinin akl almaz oluuna kar

ss a.y. l l, 1 1 1 4.

. Helvetius'un klliyatnda (20. IV) bulunan tasarm "Le vrai


sens du systeme de la nature", "Systeme"in genel bir zeti.
1 56 Materyalizm

kesin bir tavr sergiler. Holbach'a gre bu bizzat yaratlm


glkten, sulu olunan anlayszlktan manevi bir dnya
ya, o ekilsiz ktleye ancak canl bir ruh flemesi gereken
bir Tanr'ya kalm. Ama madde hep biim ve hareket,
malzeme hep gle balym.1 87 Bu yolla ise dalizm yal
nzca rtlr, ama almaz. Ruhsal-zihinsel unsurlar, mad
deye dahil edilir ki burada yine de kendi varlklarn korur
lar. Organik olann yalnzca ekirdeklerini deil, duyumsa
mann ve dnmenin ekirdeklerini de iinde tayan bir
madde, en azndan materyalistlerin amur atmaktan usan
madklar ruhsal tz kadar bilmecemsi bir eydir. Bir o ka
dar da inanlmaz olan, tutarl bir bencilliin, bakalarnn
bencilliini kendi hesabna ekip onlar kendi hedefleri iin
kullanmas, zgecilie, toplum hayrna ve insanclla doru
geniletilmesidir. Bencillikten insan sevgisine sray tpk
maddeden ruha sray gibi gerekletirilemezdir. Burada,
kuramsal Materyalizmle uygulamal Materyalizm snrnda
yzdr.
Holbach' n, tm ayn dn_ce etrafnda hareket eden
dier yaptlar arasnda, 1 7 73'de H ollanda'da kan Top
lansal Sistem 'i (Systeme Social) 'P88 anmak isterim. Her
trl hayr, her trl mutluluk ve her tr ahlaki ilerleme,
Aydnlanma'dan beklenmektedir. Erdemler ve ktlkler,
dorudan doruya bizim kendimizin ya da bakalarndan
edindiimiz doru ve yanl fikirlere baldr. 1 89 Bylece
nateryalizmdc ayn zamanda ar entelektalizm de kendi-

s7 a.y. l l , 6.
1 88
Bahn tamam: "Systeme social ou principes naturel de la
morale et de la politique, avec un examen de l'influence du gou
vernement sur mreurs."
189
Bkz. Madam d' Epinay'n Galiani'ye mektubu. V. 1 2/ 1 , 1 7 73,
iinde: 1 5, l l , XLVl l L
Oskar Ewald 1 S 7

ni gsterir ki, btn bu dnem bir entelektalizm izgisini


takip eder. Ne kadar zen gsterilirse gsterilsin d nce
nin iyi ve hayrl bir hayat kunnaya yetmedii bilincine in
sanl ulatrmak iin kart taraftan bir hamle gerekiyordu.
Bu hamle, kibirli bir kendi snrlarn b ilmezlik hali iinde
insana hedefe ula3ca yanlgsn veren uygarlk lgnhn
ykmak iin gerekliydi. nk bu lgnlk insana yol bile
gstermiyor, hatta ou zaman yolunu artyordu. Darbe,
Rousseau'dan geldi. Ancak Rousseau ile tamamlanabilir bu
an felsefi manzaras.
ROUSSEAU

imdi ele alacamz adam, buraya kadar incelediklerimiz


den her bakmdan farkl biri. Rousseau Aydnlanma d
nderi gibi dneme ve evresine bal deil. tekilerin hi
biri yerinden kprdatlamaz. Hele Yoltaire hi. Sebep, a
n bylesine tam temsil ettikleri iin o an dnda dn
lemezler. Rousseau da bir 1 8. yzyl ..ocuudur; ama ayn
zamanda bunun tesindedir. O, kah grnerek kah grn
meyerek bizimle birlikte yrr, alar boyunca. Ve baz
dnm noktalarnda rehberimiz olarak bizim nmzdedir.
Gorki'nin yenilerde Tolstoy hakknda syledii gibi. "0,
insanca bir insand."
Rousseau'nun dnya grn onun kiiliinden ayr
dnemeyiz. Otobiyografisi dahil, yazd her ey bir itiraf
tr. Dnd her ey, kat kavramsallk iinde de olsa,
beyninden ok kalbinden ilhamn alr. O, bir duygu ve du
yarllk filozofudur. Dnyann zledii de buydu, nk
soyut entelektaliteye fazlasyla doymutu. Yine de Rous
seau asla yalnzca bir hayal ve coku adam deildir; onda
da souk, saldrgan bir kafa, arada srada bak gibi keskin
bir mantk vardr. Bu mantn ileyi tarz, kendinden ve
Oskar Ewald i 59

stn nesnelliinden deil de o dizginsiz mizacnn tutku


sallndan harekete getii zaman etkisi bir o kadar ld
rc olur. Rousseau, nesnel grnd yerde de aslnda
son derece kiiseldir. Bu da onun etkisini aklar.
Rousseau, kiisel hayatn bir uyandncsdr. Hereyi
kaynana gtrmek ister. " Kaynak", onun btn kiisel
zelliklerini bastran bir akla yatknln yolunu kesmeye
alt bi.iyl bir kelimedir. Byk eserlerinin her biri bu
obann bir belgesidir. nce otobiyografisi: Burada kendi
benliinin temeline inmek ister; amac onu kendine ve ev
resine temiz ve bozulmam, doann ellerinden ald ek
liyle gz nne koymaktr. Sonra, kt eitilnemi, sahte
letirilmemi en derin benliine sadk kalm insan ele ald
eitim eseri Emile. Kadnla erkein ilikisini, cinslerin ak
hayatn aydnlatmay ve gzelletirmeyi isteyen 'Yeni He
loi'se. lk almalar ilerlemenin ve eitsizliin problemleri
zerine bunun temelini verdikten sonra, insanlarn ortak
hayatnn ilk unsurlarn ve ilkelerini ortaya koyan, toplum
antiamas zerine yazlardr. Belli ki bu esas eilimde o
yalnz deildir. Tekrar tekrar grdk ki, Aydnlanma tarihi
olgularn, dogmatiin, bilgi, ahlak ve din alanndaki ilk un
surlara ulamak iin olaanst bir ekilde abalamtr.
Rousseau da eitim, gelenek yerlemi ve nyargyla eitil
mi insann karsna doal olan karr. Ama Aydnlanma
nn "doal" insan, hibir yerde ve hibir zaman yaamam
olan soyut bir akl emasdr. Rousseau'nun Tanr, insan,
doa kavramnn Voltaire'inkinden ve Ansiklopedistlerin
kinden ok daha canl ve daha kiisel bir karakteri vardr.
Rousseau iin esas olan, genel yasa deil, bireyselliktir. Bu
nedenle Sturm und Drang'a, orijinal dahilere, Klasisizm
zerinden Romantizme gtren hareket onunla balamtr.
Rousseau ayrca br Aydnlanmaclardan farkl olarak ve
onlara kar bilinli bir kutup oluturan dini bir fenomendir.
1 60 Rousseau

Belli bir kilise inancna Ortodoksa balln iln etmi


deildir. l<iliseciliin daha ziyade bir muhalifidir, nk o
da doal bir din ister, tpk doal bir devlet, doal bir insan
istedii gibi. Onun dindarl, salt ahlkllk ya da bir akl
kurgusundan fazla bir eydir. Rousseau'nun btn sorunsa
h ite asl burada younlar. Doa ile din arasnda kurmaya
alt dengeyi bulmay baaramamtr. Din onu natra
lizmin dna iter. Yine de natralizme bal kalr. Bruno'
dan balayp Pascal ve Shaftesbury zerinden devam eden
izgi onda varln korur. Rousseau, mekanizme ve ente
lektalizme bakaldrr. Ama bundan fazlasdr. O, ayn
zamanda yaratc bir balangtr. Aydnlanma'nn temel for
ml olan doaln, akla uygun olann ve Tanrsaln birlii
Rousseau'da ayaktadr; ama yalnzca yeni bir ierikle doldu
rulmu deildir; bu birlik ve ierik onun iin fark edilir bir
biimde fazla dar olmu ur.

K L K V E KAD E RLER
Rousseau 'nun eserleri, kiiliinden ayrilamaz; o halde eser
lerinin ilgin kader zincirini itiraflar'nda aklad ekliyle
renmemiz gerekiyor.
J ean J acques Rousseau, 1 7 1 2 ylnda Cenevre'de bir sa
ati ustasnn olu olarak dnyaya geldi. Annesini kendisi
doarken kaybetti. lk yllarn babasnn himayesinde geir
di; sonra birka faslayla mrnn sonuna kadar srecek
gezginlie balad. Bir gravrcnn yanna rak girdi, yo
luna devam etti, hayatnda byk bir rol oynayacak Frau
von Warens ' i tand. Onun etkisiyle talya'da Katoliklie
geti. Cenevre'de tekar Kalvinist retinin kucana d
nnceye kadar da Katoliklie bal kald. Dine dnnden
sonra birok yksek asil beylerin hizmetine girdi, zel sek
reter olarak parlak bir kariyer imkan vard. ama bunu bir
Oskar E:ald 161

yana brakarak yeniden sonraki yllarn dolduran bamsz,


hedefsiz bir gezgin hayatna dald. Nihayet Fransz svi
re'sinde Frau von Warens'in yanna yerleerek onun koru
yucusu ve sevgilisi oldu, ta ki anal ve sevgilisinin kararsz
zihniyeti yznden bu ifte konumdan sktimeaya dek. Ama
o tuhaf kadn uzun zaman duygulu bir ballkla and.
Lyon'a, Abbe von Mably ve Abbe von Condillac'n kardei
Mably Bey'inin ocuklarnn eiticisi olarak gitti. Tan ola
rak alamad bu konumda bir yldan uzun sre kalmayp
deerli tavsiyelerle donanm olarak 1 7 4 1 ylnda ansn
aramak zere Paris'e ulat. Bylece Rousseau'nun hayatn
da yeni bir dnem balar: Bu, onun zihinsel geliim ve ve
rimlilik, dnya apnda n dnemidir. Ama ayn zamanda
da kamuya knda onun peinden gelen gerek bir kurun
tu ve strap dnemidir. Rousseau'nun ilgin karakter zel
likleri olan ar duyarllk ve sinirlenme, gvensizlie ve
melankoliye eilim gittike su yzne kmakta ve onu gi
derek yalnzlatrmaktadr. Diplomatik bir vesileyle bulun
duu, elinin saygszlna ierleyerek yarda kestii Yene
dik iinden sonra Paris'e dner. Burada mzik notalarn ve
edebi almalar kopya ederek zorlukla geimini salar.
Kazanen hayat arkada, hi eitim grmemi ilkel Therese
Levasseur ve onun akrabalaryla paylar. Rousseau. Vol
taire ve Ansiklopedistlerle iliki kurar, nce onlarla birlikte
alr ama bir sre sonra onlardan ve eilimi kendi eilimi
ne ters den giriinllerinden kendini kurtarr. Srayla arka
dalarnn ouyla aras alr ve sonunu hazrlayan bir gru
bun arasna dt kuruntusuna gittike kaplr. Bylece
hibir yerde huzur bulmaz ve sk sk yer deitirir. itirafla
rndan edinilen izienim Udur: lk gezgin yllarndaki o yok
sulluk ve mahrumiyet yllarnda ruha yabanc kald byk
topluluklardan daha iyi hissediyordu kendini; byk toplu
luklar onun hrsn ve kibrini doyuramyordu. Adna eklenen
1 62 Rosseau

o byyen parlaklklar, genlik cennetinin yerini tutmuyor


du. Daha sonraki yllarn faslalar halinde Fransa'da, gl
kiilerin himayesinde; ngiltere'de David Hume'un misafiri
olarak geirmi, ama Hume'dan da bir sre sonra kukula
narak kopmutur. 7 70 ylndan itibaren sszlam ve yal
nz olarak Paris'te buluruz Rousseau'yu. 2 Temmuz 7 78'
de, yani Voltaire'in ekip gitmesinden birka hafta sonra
Paris yaknlarnda Ermenonville'de yaz geirirken lme
yenik d_er.
Rousseau, nnde parldayan o en yce, saf insanla
nfuz edememitir. Ama buna kar zlem iinde hep var
olmutur ve bu zlemi gerekletirebilmekten ziyade duyu
rabilmitir. Rousseau tam bir gei fenomeniydi. Dindar bir
tabiatt; ne var ki din iin gerekli en nemli eyi eksikti:
Yani gerekletirme! O, hayat boyunca bir hayalci olarak
kald, oysa tam donanml bir arayc ve sava olarak eksi
i, karar verme ve sorumluluklardaki gcnn tkenmesiy
di. Biraz huzursuzca srkleni, hatta yanlma 0!1Un d
grnnde vard ve bu. i varlnn sadk bir ifadesiydi.
Mizac, daha ok hayalciydi, hayal gc ve duygunun co
kusu, 190 yaratlarna o youn ve tutkulu karakteri veriyordu,
ama ayn zamanda hayatn en iyi eyini, yani etkin bir nfu
zu ve baary mahvediyordu. Bunun sonucunda, dnyay ve
kendini entelektalizm tutkusundan pek kurtaramad; buna
karlk duygusalla ve hayalperestlie teslim oldu. Doaya
dn olarak haykrd hakiki bir kurtulu ve dnsel bir
yeniden dou hibir zaman olmad; byle bir ey, btn
ruhsal gleri kullanmak ve onlara egemen olmay gerekti
rir; oysa Rousseau, heyecanianna hakim deildi; yalnzca

190 Rousseau, ruhsal glerinin zellikle de tutku ile akl arasn


daki bu kt ilikisi zerine kendisi "Confessions"un 3 . Bl
mnde (27, XIX, XX, XXXI ) aklama yapntr.
Oskar Ewald 1 63

zaman zaman onlarn stne kabiliyordu; ve bu, o zaman


bile bir gerekliin uygulamasndan ziyade felsefi gzlemler
dzeyinde oluyordu. Bu tutkulu znellik, ruhunun en iyi
aklamalarn da bulandryordu; mesela o parlak haksever
lik duyusu, mirastan karlmn ve dlanmn intikam g
dsnden arnm deildir; 1 9 1 ve doa d olana ve o ok
vlm kltr dnyasna kar kutsal fkenin cokusona
kskanlk ve fesat unsurlar karr. Ama btn bu karala
malardan sonra iinden bir insanlk alevi fkrr ki bu alev
insanln iyiletirici ve deitirici gcn koruyabileccktir.
Rousseau'nun ortaya k 1 7SO'deki Bilim JJe Sanatlar
zerine nceleme ( Discours sur les sciences et les arts) adl
edebi eseridir. Bu, Dijon Akademisi'nin dll sorusu
"Acaba bilimlerin ve sanatlarn yeniden canlandrlmas ge
leneklerin temizlenmesine yarad m? " sorusuna cevabdr.
Rousseau'nun anlattklarna gre, yaznn ortaya k ko
nusunda bu dll sorunun ilann " Mercure de France"ta
o sralar Diderot'nun hapis yatt Vincennes hapishanesi
yolunda okumu ve o anda ani bir vahiy gibi iine birok ey
domu. Heyecan o kadar glym ki gezerken durup
gzyaiarna boulmu ve bir aacn altna oturmak zorun
da kalm. Rousseau bu tr i dknelerde, en azndan bun
larn tasvirinde ok cmerttir; yani abartt da mmkn
dr. Ama onun daha sonraki temel izgisi ve ana ve son
rasna etkisi bakmndan yn verici olacak bu yaznn ancak
Diderot'nun da belirttii gibi 1 92 Diderot'dan esinlendii son
derece ihtimal ddr ve hatta sonular bakmndan mana
szdr; nk daha gl bir ahsiyetin ayn zamanda d
nsel bir yaratln daha zayf olandan almas imkanszdr.
Ne olursa olsun ilan edilen dlle talandrlan bu yaznn

191
Emi/e ( 2 7 , VII -X)
IV. ,

192 Diderot, " Essai sur les regnes de Claude et de Neron"da.


1 64 Rousseau

baars olaanstyd. Rousseau'yu bir gecede nl kla


cak biri haline getirdi. Bu almas felsefi bakmdan pek
nemli deildir, hattA daha sonraki eitsizlik zerine olan
almalarndan da daha az nemlidir; ama kiisel bir itiraf
ve tartma ars olarak olaanst bir nem ve zenginlik
ierir. Daha derin bir kaderin bilincinde olan insann gittik
e d grnte kaybolan bir uygarlk ve kltrn kibrine
kar o zamana kadar durutmayan ve yatmayan bir mca
dele ilandr. i lerleyen stama ve bozulmaya kar ruhun
protestosudur. Zira bu byle alglanmaldr; o zamanki ana
fikri grmek iin retorik bir cokuyu, problemin keyfi stilize
ediliindeki cevaplarn tek yanlln grmezden gelmek
'
gerekir.
H i phe yok ki, Rousscau meseleyi pek bir kolayia
trmtr. Ayrca, fikirlerinin tamamen orijinal olduu da
iddia edilemez. Bu fikirler o zaman Adeta havada uuuyor
lard. Aydnlanma'da, hele Fransz Aydnlanmas'nda kesi
en iki gr fark ederiz: Grlerden biri, kltrn, uygar
ln, geliimin deerini snrszca benimser, br ise bu
deerleri reddetmese de sorgular. Bunlardan biri en ileri, en
aydn insan idealini teki ise en basit, en ilkel insan idealini
temsil eder. 93 Bunun tm aydnlanma hareketinin en derin,
felsefi ve metodik ilkeleriyle, onun analitik. tm olaylar
unsurlarna ayran karakteriyle ne kadar ilikili olduu daha
nce gsterilmiti. Mesela daha Condillac bahsinde, ileriye
bakarak onun grlerinin Diderot'nun, La Mettrie'nin
Rousseau 'nunkilerle akraba motiflerine iaret etmek iin
vesile saymtm, ki bunun M ontesquieu, Voltaire, Bonnet,
Mably'de onaylandn grdk. yleyse, burada da geriye
bakarak Rousseau'nun doal durumu gklere karn,

193 Bu, L k s'n farkl dnrlerin ya da bir dnrn farkl


zamanlardaki temelden aykr yorumlarna baldr.
Oskar Ewald 1 65

adn andmz dnrlerin bir ksmnda daha nce bulu


ruz. Ne var ki Rousseau o durumu tekilerden yalnzca
daha belirgin, imdiki zaman bilinli bir rcddedile ortaya
karmtr; ama sonunda sertliini yumuatr: zellikle
kltrn ktye kullanlyla olan eitli tehlikelere dikkat
ekerek ve ok takdir edilecek bir dnce deiimiyle sa
natlarn ve bilimlerin uygulann ancak bunlar yaratc
olarak zenginletirebilecek olanlarla snrlanm grmek,
insanln geri kalan ksmn ise erdeme bir o kadar sk ve
zel h izmete ynlendirmek ister. Ama erdemi korumak
konusunda Rousseau henz zel bir aklk sergilemez.
Sadece bir konuda kesindir ve bu, yazsnn da etkisini ga
rantilemitir: Kltr, insan duyumsamasma ve hissetmesine,
insan ifadesine ve iletiimine zarar vermitir ya da zarar
vermek tehdidindedir. Ve kltrn btn baarlar, bu z,
hakikilii ve doruluu dengeleyemez.
Bu yaznn bir tamamlan olarak, sonraki yllarda yaz
lp ancak daha sonra yaymianm " Kahramann en gerekli
erdemleri zerine" ( Discours sur la vertu la plus necessaire
aux heros) balkl almada grlebilir. Bu yazda bilge ile
kahraman fark zerinde durolmakta ve ilk yazda henz
safa ortaya konan sava erdeminin deerlendirilii gerekli
lyle snrlandrlmaktadr. Rousseau burada, en nemli
yazlarnn ikincisinde daha da ak hale gelecek izgide bir
adm atmtr.
1 754 ylnda Dijon Akademisi, insanlar arasndaki eit
sizliin douu konusunda bir yarna dzenlemiti. Rous
seau: bu kez dl almayan , ama dnya grnn oluumu
hakknda iyi bir fikir veren yazs insatlar Arasndaki Eit
sizlik zerine ( Discours sur J'inegalite parmi les homnes)
ile yarmaya katld. yle yanl olarak iddia edildii gibi
Rousseau burada doal durumu snrszca vnez. Yapt,
daha ok bunun eriilmezliini ve almasn n gerekliliini
1 66 Rousseau

kabul etmektir. Ama geliimin balangtan itibaren yanl


yollarda kendini kaybettiini dnr. Toplumun kuruluu,
mlkiyet izgisinde olumutur . ' 94 Toplum, mlkiyeti, ka
mulatrlmlarn byk kitlesine kar korumak iin var
olmutur. Bu, topluma yapm kaltsal bir derttir ki gele
cekteki etkileri kaba kuvvet kullanmnda ve klelikte kendi
ni gsterir. Toplumun szleme karakteri daha burada s
tne basa basa vurgulanr. 1 95 Ayn tez H obbes'a kar geli
tirilir: nsan mlkiyetinden vazgeebilir ama zgrlnden
vazgeemez. Bylece btn incelemenin sonucu, Rous
seau'nun asla kendini tam olarak kurtaramad ilgin ifte
bir anlam iinde barndrr. Doal halin terk edilmesi hem
bir kar hem de zarardr, hem kazan hem de kayptr. Keyfi
hareket, hukukla alr, ama hukukun' emri doal keyfilikten
daha berbat bir keyfilik yaratr. Tek ve akl banda olan
sonu: insann ilkel insana manasz geri dn kltrn
ideali deildir. Esas olan hukukun, toplumun ve kltrn
yalandan ve bencillikten temizlenmesidir.
Bu yazdaki gr, ok uzun zaman aralnda kaleine
alnmam olan dier iki gre balanr. Biri, ansiklopedi
deki Siyasal Ekonomi zerine ( De l'economie Politique)
balkl alma, Rousseau'nun bu giriimdeki payn, Tiyat
ro zerine Mektup ( Lettre sur les spectacles) balkl al
mas ise aydnlamann kurucularndan ayrln belgeler.
Burada nesnel sebeplerden dolay sralamay deitiriyor ve
birka kelimeyle son andmz ve iinde Rousseau 'nun
d'Alembert'in dne kar Cenevreiiieri tutkuyla vp

194 Discours sur l 'inegalite. (27, 1 ) , ikinci blm , nl enen U


cmleyle balar: "Le premier. qui ayant encles un terrain, s'aver
sa de dire, ceci est a ma et trouva des gens avec simples pour le
,

croire. fait le vrai fondateur de la societe civile."


195 a.y.
Oskar Ewa/d 1 6 7

tiyatro sanatna bir yurt salad yazsna deineceiz. Bu


mektup sanatn, zellikle trajedi sanatnn hayatla ilgisi ko
nusunda dikkate deer dnceler ierir, ama bunlar ken
dini hakl karan iren ahlak sofuluu tadndan uzak de
ildir. Aslnda Rousseau'nun kendi meselesine kar tutu
mu, Tolstoy'unkine benzer; ama onun yapt gibi derine
inmez hi. Burada zellikle ikisinin ortak olduu nokta,
kltr eletirilerinin ayn zamanda hem devrimci hem de
gerici etkisi brakabilmesidir. 1 96 Siyasal ekonomi zerine
.
olan makale, daha sonraki Toplum Szlemesi'ne geie
aka iaret eder. "Genel irade"nin temel ilkesi ortaya
konmutur bile. Bilgi kuram bakmndan tamamen aydnla
tlrnan olan bu genel istek (ideal kavram ile gereklik
arasnda sallanr) , btn tekil stekierin tabi olduu ve ona
uymak zorunda olduklar en yksek ve biricik otoritedir.197
Genel iradeye her eyden nce yasamann uygun olmas
gerekir. 1 98 Yasadan daha da nemlisi, vatanda erdemidir,
bireysel karn kamu karyla doal uyuumudur ki bu en
iyi ekilde vatan sevgisi ve h akseverlikle beslenmi bir ei
timle gerekletirilir. Rousseau'yu ilk yazlarna dayanarak
mesela bir sosyalist ya da komnist sayalilen kimse, siyasal
ekonomi zerine yazd bu makale sayesinde iyice aydnla
nr. zel mlkiyetin korunmas, zgrln korunmasn
dan daha da nemli saylmaktadr. 199 nk mlkiyet, bur
juva toplumunun temelidir; ayrca kendini korumayla sk
skya baldr ve nihayet vatandalarn devletle ilgili grev
lerine ballklarnn garantisidir. Hatta Rousseau, mlkiye
tn belli bir deimezliinden yana olduunu da aklar,

1 96 Bkz. 1 6, I, Partie 2, 36 1.
1 97 Discours sur l'economie politique (21, 1 ) , l l.
1 .:s a .y. .
1 9'1 a.y. l l l .
1 68 Rousseau

tabii onun elden geldiince eit bltrlmesi durumunda.


Bu nedenle bilgece bir devlet ekonomisinin temel ilkesi,
kamu ihtiyalarn snrlamak, o ihtiyalarn karlanmas
iin maddi aralar salamak olacaktr.
Bu dncelerin organik oluumu ve sonucu birka yl
sonra tamamlanan Toplum Szlemesi (Contrat Social) 'nde
gerekleir. Bu eserin tarihi nemi ve Fransz Devrimi'ne
etkisi sorgulanamaz. Ama temel dncesinin orijinallii
tam da burada ska abartlmam deildir. Tabii, Rous
seau'nun szleme retisini topluma ilk olarak ilettiini
sylemek yanltc olur; bu retinin kk, Grek sofistlerine
kadar usanr, Platon'da ele alnr, btn Yeni a hukuk ve
devlet felsefesinin daimi konusu haline elir, Hobbes ve
Locke'ta ak bir ekilde ortaya kar.200 Rousseau szleme
meselesini nihayet son zirvesine tamtr. Toplumun teme
linde yer alan szleme, bir defaya mahsus gereklemi
tarihi bir olgu olarak deil , toplumun manasn oluturan bir
ilke olarak dnlmelidir. Bu, u demektir: Her insan.
zgrlnden genel irade uruna vazgeer, ama tam da bu
rten vazgeme sayesinde yeni bir zgrlk salanr ki bu
da toplumun yeleri olarak tek tek bireylerin hissesine d
er.201 Toplum szlemesi sayesinde insan, igdsel varlk
olmaktan karak ahlak bilincine ular. Her ne kadar bu
yeni konumda doadan ald pek ok yarardan vazgese
de, ok daha byklerini kazanr. Zekann gelimesi. duy
gularn tmden asillemesi, yle ki bu nitelikler tam kulla
nlsa, onu duygusuz bir hayvan olmaktan karp akll bir
insan yapm olan ann mutlaka vlmesi gerekirdi. 202 Do
al zgrln ve aslnda igdlerin isdibdat ve genel

200 Bu konuda bkz. 3 7, 267.


201
Comrat social (27, l l) , , 6.
202
a.y. . 8.
Oskar Ewald 1 69

keyfilik olan eitliin yerini ahlaki ve hukuki zgrlk ve


eitlik alr. Bu, Rousseau'nun allm " Doaya geri dn"
formlnn aslnda onun gerek grnn ne kadar az
yansttnn yeni ve inandrc bir kantdr. ncelemenin
devamnda phesiz genel iradenin tek tek iradeler topla
m yla genel irade ile bir olmad onlarn stnde, norm,
kurmaca ve metafiziksel gerekliin aklanmam bir kar
ma biimi olduu ortaya kar. Yasa karma yetkisindeki
genel iradeyle yani asl egemen olanla (souverain) tek tek
vatandalar arasndaki ba, hkumettir ki bunun ilevi, uy
gulamada sn rl olmaldr. 203 Hkmet, monarik, cumhu
riyeti, demokratik ya da aristokratik olabildii gibi birok
biimlerin ortakl da olabilir. Deimezcesine halkn bt
nne ait olan egemenlikten farkldr bu; ayn, yrtme ilke
sinin yasama ilkesinden, hareketin, hareket etme isteinden,
bir temel ilkenin tek olguya uygulannn ilkenin kendisin
den farkl olmas gibi. Hkumetin kurulmas (Einsetzung) ;
bir szleme karakteri gstermez, yalnzca bir memurun
yapt antlama zelliini gsterir; nk yalnzca bir sz
leme olabilir, yani toplumun bizzat yapt szleme. 204

HALK EGEMENLG

Egemenlik, el deitirebilir olduu kadar az temsil edilebi


lirdir. Yalmzca halk, btnl ile yasamaya arlmtr;
her temsill sistem, her parlementarizm el deitirebilirdir.205
Burada da Rousseau 'nun orijinallie eiJimi, sonradan edi
nilene ve yedek olarak hizmet edenlere kar direnci ortaya
kar. Onun halk egemenliini tutarl bir ekilde elinde tut-

203 a.y. l l , 1 .
204 a.y. l l , 1 6 .

.os a.y. l l l , 1 5
1 70 Rousseau

mas ok nemlidir; bu onu ynetenlerde, teki doutan


hkmdarlarda da. yalnzca memur ve biricik hakiki ege
menin tam yetkilerinde de, keyfince aziedilebilir ve deitiri
lebilir.
Mevcut ynetim eklini pek fazla sarsnamak gerektii,
hukuk deil siyasal bir aklllk kuraldr. 206 Bylece Rous
seau, feodalizmi ve Tanr inayetiliini (Gottesgnadentum)
ykan ve onlarn yerine siyasal erk, halk bamszl ilkesini
koyan bir retinin tamamlaycsdr. Ruhun tanrsallkla i
ba anlamndaki din, bireyin meselesidir. Devlete den
grev ise, dinin genel huzur iin gerekli grd biimsel
pratikleri tespit edip inananlara sunmaktr. Bu noktada Ro
usseau, H obbes ile ayn fikirdedir, ama halkla ynetim ili
kisinin belirlenmesi konusunda H obbes'dan ayrlr.207 unu
da sylemeli ki Rousseau, yaknda olacak o deiiklii. ken
disinin bundaki dnsel pay olduunu da nceden sezmi
ve zaman zaman bir peygamber gcyle ilan etmitir.208

DOGAL EGiT i M
Rousseau'nun ana felsefi eseri, 1 762 ylnda yaynlanan
Emi/e ya da eitim zerine (Emile ou de l'education) 'dir ve
bu kitapta yazarn dnya apndaki n sk s kya ilikilidir.
Rousseau ilk yazlarnda insan kurumlar olan kltr, devlet
ve toplumun nasl soysuztatn dile getirmiken artk in
san imgesinin nasl olduunu, doru bir eiticinin yetitirici
etkileriyle nasl olmas gerektiini ele alr. Yaratcnn elin
den km her ey iyidir ama her ey insan elinde bozulur.

206
a.y. l l l , 1 8.
20 7a.y: IV, 8.
208 Rousseau, Emile'de, monarilerin yaknda yklacan ve dev
rimin patlak vereceini ngrr, bkz. Confessions Xl.
Oskar Evald I 7 1

Kitap bu szlerle balar. Doru bir ey ortaya kacaksa o


zaman evrenin zararl etkisi mmkn olduunca darda
braklmal. Emile'in eitimi bu nedenle yalnzlk iinde y
rr. Condillac ve Bornet'nin kurmaca heyketine birbiri ar
dndan izlenimleri sistematik srayla kattklarn nasl gr
dysek, burada da ocuk ruhuna planl bir seim ve dzenle
dnyann tam bir imgesi sunulur. Btn bu sylenenlerden
sonra belli ki ve daha da belli olacak ki Rousseau'yu Con
dillac ile ve saf duyumculukla ayn izgiye oturtanyoruz;
ama ikisi arasndaki benzeinin ve bu sayede Aydnlan
ma'nn genel dnsel bann ortaya kt yerde onlar su
sarak geitirilemez. Bu grn izlerini Bacon'a kadar
geriye gtrebiliriz! Tasarmlarn ve kavramlarn oluumu
mmkn olduu kadar her znel yorumdan temizlenneli ve
tamamyla nesnel ierikle snrlanmaldr. Les faits! Les
faits! (Gerekler, gerekler!) diye haykrr Rousseau ve bu
nunla ynteminin can alc noktasn belirler. Eitimin mut
lak kiisel d zelliiyle ahsiyet, bozulmam zelliiyle
gelimelidir. Burada dile gelen, yine. Rousseau'nun ve btn
ann natralizmidir. Ona gre, insan varlnn apak
doruluunu kefetmek iin insan tarafndan suni olarak
oluturulan engelleri kaldrmak yeterliydi. Baka bir deyile,
insan insandan kurtarmak gerek. O zaman onu tam insan
la ulatrmak iin doa gerekeni yapacaktr. Bu paradoks,
Rousseau 'nun btn eserlerinde kendini gsterir. Bunun
zmnden daha sonra sz edilecektir. Eitim, biraz e
matik tarzda, belli ana temalarca yrtlen blmlere ayr
lr. Doumdan iki yana kadar eitim, salt fizikseldir. ki
yandan oniki yana kadar duyular altrlr. On ikisinden
on altsna kadar, yani en byk g taknlna kadar,
zeka ve pratik beceriler gelitirilecektir. O zamana kadar
insan yalnzca nesnelerle iliki halindedir, insanlarla deil.
O, henz ahlaki bir varlk deildir. Byle olmas iin ancak
1 72 Rol$seau

bir sonraki geliim dneminde kendini yetitirmesi gerekir.


phesiz safhalarn aynimas mutlak deildir; ama
Rousseau'ya gre hakl olarak, ancak cinsel olgunlukta bir
likte insani tutkularn oyunu tam olarak geliir. Bunlar bas
trlmamal, ama doru yollara ynlendirilmelidir; ve bu,
eiticinin en g, sorumluluk tayan devidir.209 Rousseau,
Vauvenargues ile tam bir uyum iinde amour-propre ile
amour de soi-meme (insann kendine zlemi ve sevgisi)
arasnda fark grr. Kendini sevme, her zaman iyidir; bu
kendini faydal her eyle balayan hayatta kalma ile birdir,
yani ben ile dnyay birbirine balayan kprdr. Bencillik,
yani amour-propre, insana asla rahat bir denge salamaz;
nk bu igdye uyarak kendini hep bakalaryla kar
latrr, onlar kendinden kk grmek ister. Aslnda egoist
ve anti sosyal duygular olan kibir, hrs ve hkmetme arzusu
buradan kaynak lan r Eitimin manas ve hedefi, hayatta
.

kalma igdsn, geliimi srasnda gittike bencillikten


kurtarmaktr. Bu. Rousseau'yu Spinoza ile belki en ok
birletiren bir ahlak formldr.
Modern pedagojiye etkisi tartma kabul etmeyen en
nemli ilkeleri zetlemek istersek, bunlar: nsan keyfii ye
rine doal eitim, yani nesnelerin doal yasall yoluyla ei
tim; bu ilkenin devam olarak, soyut kavramlar yerine gre
ders, bedensel ve zihinsel almann organik balardr ki,
bu ilhamla Rousscau etkin okul eitimi denen eyin kurucu
su olmutur.
Emile'in son blmnde Rousseau, cinsel problemin
zmne kalkr. Gencin uyanan tepilerini grmezden gel
menin manas yoktu; ona doru objeyi sunmaya ahmal;
onda mmkn olan en mkemmel kadnlk imgesini uyan
drmal ki gerekte bunun kaynana zlem dolu bir istekle

M Emi/e, IV.
Oskar Ewald 1 73

ulamak iin tepile-ini yanlglarndan korusun. Beinci b


lmde Rousscau, Sophie karakterinde doru ilkelerle yeti
tirilmi bir kz imgesini Emile'in hayat arkada olarak izer.
inde phesiz pek ok deerli eyin bulunduu bu ilkeler
de Rousseau yine de cinslerin doal farklln ok n plana
karr; onun kadn ideali ev kadnlndan kurtulmu deil
dir. H e rhalde aklamaya gerek yok ki, eserin ilgin sonucu
"Les solitaires" ( Mnzeviler) 'den anlalaca zere bu bir
liktelik uzun mrl olmaz. Ne olursa olsun. Rousseau,
pedagog olarak iddialdr; burada yalnzca kendi natraliz
miyle snrl bir ruh bilgisi ustal gelitirir.
Bizi Rousscau'nun dnya grnn merkezine gt
ren, Enzile'in 4. Blmne ait u paradr: "Savoyard Papaz
adaynn din itiraf" (Profession de foi du Vicaire
Savoyard). Rousseau'yu dpedz mevcut felsefi emaya
yerletiremeyiz . O, aydnlanmann bilinen ampriznine ve
duyumculuuna smaz. Zaten filozof olmak iddiasnda da
deildir. Ya da yle dense bile, ulamak istedii bilgelik, akl
bilgelii deil, gnl bilgeliidir. Sonsuz btnn kaybol
nakta olan paras olarak insan, bunu kurcalayan bir g
rle kavramaya kalkmamaldr. O zaman hakiki bilgi yerine
kilrini tatmin etme peindedir. Kelimesi kelimesine yle
der burada: Kibrinin hatrna btn insanl aldatmaya
hazr olmayan filozof var m? Kalhimizin safl iinde ona
ymz saknamayacamz ey, bellidir; bununla zorunlu
olarak ilgili ey, dorudur; geri kalan her eyi, daha iyisi
karmza kt o belirsizlikte brakmaktr. H islere sahip
olup olmamak bizim elimizde olmad iin bunlarn sebebi
darda olmal. B izce bilinmeyen bu sebebe, madde diyo
ruz; maddenin var oluu. bizim kendi var oluumuz gibi
kesindir. Hisseden ve hissedilmi ey vardr; idealist ile ma
teryalist arasndaki kartlm nedeni buna indirgenebilir.
Ama his, iimizdeki tek ey deildir; Rousseau, Bonnet' den
1 74 Rousseau

daha kararl olarak ruhsaln bamszln ve z gcn


vurgularken Condillac'a kardr. Mukayese etmek ve h
km vermek, hissetmekten tamamen farkl bir eydir. Bun
lar bir olsalar o zaman yanlma hi olmazd, nk his, his
olarak bizi kandramaz. Biz her eyden nce, farkl duyula
rn verilerini tek bir nesnede toplayacak durumda olmazdk,
bizim iin birbirinden tamamen farkl, apayr be tz var
olurdu (duyu alanlar kadar ok sayda) ve bizim onlarn
zdeliini fark etmek iin aremiz olmazd. Yani biz yal
nzca pasif, hisseden deil, aktif, dnen varlklarz. Ya da
Kant' ikayet ederken denildii zere: Bilin, sentezdir.
Ama ayn ekilde benin etkin olmas gibi maddenin pasiflii
de besbellidir, der Rousseau. Hareketli cisimler grd
mz yerde U kanaat bizi zorlamal: Hareketin etkisi. o ci
simlerin iinde var deildir, onlara dardan verilmitir. O
halde evrenin bir harekete geiricisi tasarmna zorunlu
olarak ularz. Ve bu hareketin belli yasalara gre olutu
unu grdmzde de, en yce bir iradeyi yalnz.ca. kabul
etmeye deil; en yce bir zekaya gtrlrz. nsan ite
bylesi dorudan bir kesinlikle kendi ahlaki zelliinin bi
lincine vanr. Akln hibir aklc sofstlii, bizi gnlmzde
iyi ile kty ayrt etme ilkesi olduundan caydramaz. Bu
rada sz konusu olan, phesiz doutan getirdiimiz ttkir
ler deil, ilk duygularmzdr. Dinde durum baka trl
deildir. Rousseau, Aydnlanmann Deizmindeki tecelliye ve
mezhepilie katlr. O da doa dinini temsil eder; ne var ki
bunu dneminin ou dnrlerinden daha derin ele alr.
Onun iin yaantnn dorudanl, soyut dncenin sonu
cu demek deildir. Tanr, ona gre yalnzca en yce ahlaki
niteliklerin zdr. Tanr'ya hakiki hizmet, Tanryla inanl
bir iielik ve ahlaki kantlamadr. Buna karlk kiliseye
hizmet kk bir eydir. Rousseau'nun devlete itaatini dile
Oskar Ewald 1 75

getirmesi, onu yasal olarak salam tutmas bylece aklan


m olur.
Rousseau'nun br eserlerini burada yalnzca annakla
yetineceiz. fulie ya da son derece baarl olan Yeni 1-le/oi"se
( la N ouvelle Helo"ise) , iki sevgilinin tutkusunu canl renk
lerle resmeder ve bu tutkuyla ahlaki grevin savandan
ahlak zaferle karr. Duygunun sentimental zsel tad gibi
an salksz bir ihtiyac olan ahiakn ve dinin de zsel tad
kitapta bolca yerini bulur ve bu, olumlu zellikleri yannda
kitabn yaygnlamasn destekler. Rousseau ileri yalarda
usta ii itiraflar'n yazmtr ve burada kiiliin geliimi, bu
geliim boyunca devam eden alma eylemi, baskn gelen
huzursuzluk duygusu, phe hastal ve dnyaya yabanc
lama belirgin bir ekilde kendini gsterir. Bu zellikler,
Yalmz Dolaa Gezginin Rilyalar ( Reveries du Promeneur
Solitare) 'nda hastaca bir karaktere brnr; burada dnya
ikayetleri kendini paralama arzularyla ardarda grnr.
Bu arada dinsel zlem motif de gittike daha belirginleir
ve bu, doaya dnn, sentimental natralizmin Rousseau
iin nihai kesin bir forml anlamna gelmediinin bir iare
tidir. Bu da onu, hibir zaman tamamyla kurtulamad
kendisiyle elime illetine sokar. Rousseau'nun gzlerinin
nndeki ey, mkemmel, tanrsal insan, mkemmel, tanr
sal hayat ingcsiydi. imdi bu imgeyi Aydnlanma izgisini
bu can alc noktada da izleyerek doaya tantr. Burada
sz konusu olan, doa kavramnn ifte anlamdr.
Rousseau'nun anlad ekliyle bu kavram gibi asliyet. doa
yasasyla uyumdan ok metafiziksel z anlamndadr. Ya da
daha dorusu, her iki grn u nsurlar onda berrak alna
yan bir biimde birbirine karr. Ve yine de ounlukla,
doru olan bilme yolundadr. yiyi ve tanrsal olan, ada
larndan daha ak ve daha saf ekliyle tanmtr. Ama iyi ile
kt arasndaki gerilimin doa iinde de yrdn gr-
1 76 Rousseau

memitir. Keza bu nedenle zmn doada aranamayaca


n yalnzca insan kltrn n ok bozuk ve sahteleffi bir
kant sunduu daha yksek manevi gereklikte araoacan
da grmemitir.
SONU

Geriye bakarak ve zetteyerek birka aklama daha yap


mamz zorunludur. Aydnlanma dneminin felsefesi iki eit
bak as altnda toplanabilir: Bunlardan bir felsefi kesit
olarak ve dieri bir dnemin kesiti olarak grlebilir. lkini
giri blmmzde grmtk. Fransz Aydnlanmasnn
genel Aydnlanmaya katksnn pek de byk olmadn
zetlemitik. Ana sorunlarn zm iin ok ey baarl
mamtr, yalnzca bu sorunlarn derinletirilmesinde pay
vardr. u sylenebilir ki, Fransz Aydnlanmas sorunlara
daha geni bir alan sunabilmitir. Bolukta olan ve ksmen
I 7. ve 1 8. yzyl gl sistemlerinde oturmu motifleri ya
kalam ve neredeyse bktrc bir btnlk iinde kavramla
rn yerlerini deitirmitir: Mesela temel eitlik: Doa-akl
zihin, btn mesafeleri ve przleriyle. Condillac'tan
Holbach'a, Voltaire'den Rousseau'ya kadar uzayan bir yay
1 78 Sonu

izilir. Ama bu yay nihayet gereinden ok gerilmitir.


Rousseau'da onun yetersiz olduunu grdk. Kart ular,
ahlakl ve akll varln kutuplar burada o doa formlyle
birletirilemeyecek kadar birbirine uzaktr. Kuramsal duru
mu daha net olarak, Condillac'ta ve zeDikte d'Aiembert'de
grnd ekliyle belirleyebiliriz: Aklclk ve duyumcu
natralizm, uyum iine sokulamaz. Her iki dnya anlay
nn odak noktalar olarak matematik ve ahlak kabul edilir.
Biz saf akln ilkelerini temel ahlaki zellikler gibi anlamal
yz; yine de istisnasz her ey, duyusal maddeden olmal.
Akln grevi maddeyi unsurlarna ayrarak yalnzca dzen
lemek. Ama didiktenmi duyusallk ne matematiktir ne de
ahlak; o, duyusallktr. Bu uzlamaz koullar iinde Fransz
Aydnlanmas adeta bir ember iinde hareket eder ki bu
emberden, anlalaca zere ou zaman ahlaki ve man
tksal bir pheye kayar.
Rousseau'da durum ayn ekilde krizimsi bir hal alr;
Rousseau zm olarak idealizmi iaret eder. Bu ise-tam da
Alman topraklarnda, Rousseau'nun yeerebilmesi iin kuv
vetli bir nedendir. Sentez ruhu burada analize stn gelir;
ya da genel syleyelim: Maneviyat, doay yener. Fransz
Aydnlanmasnn ana unsurlar korunabilir, ama onlar k
knden yakalamak gerekir, yle ki bir noktadan oluup o
noktaya geri dnsnlcr. te Kant felsefesi. Burada her ey
var: Matematiksel ve ahlaksal bilgi uruna metafiziksel bil
giden vazgei, pratik akln kuramsaldan ncelii, Tanr'nn
ahlak bilincine zgvenine oturtulmas. Ne var ki biz buna
btncl ve bir zemin temelinde sahibiz. Yani: Natralizmi
aan akll maneviyat temelinde. Bunun anlam: Kavram ve
nermelerin a priorilii (nsel) retisi, bunlarn yaratc
gc retisi, eski bilgi retisinin "kopernikvari" deiimi.
Doaya yasalarn koyan, akldr, ruhtur; ite bu yzden
ruh, doann bir paras olamaz: Onun bize kendini doru-
Oskar Ewald 79

dan doruya dinde ve ahlakta gsteren zel bir dnyas


vardr.
Fransz Aydnlanmasnn kltrel etkisini gz nne ser
rnek iin ayla ilikisini deerlendirelim. Aydnlanmann,
Devrim' in hazrln yaptna phe yoktur. Ona dnsel
donanmn kazandrmtr. Bu payn ls ve yn, cilder
doldurabilir. Biz burada en nemli noktalar belirtmekle
yetineceiz. Bu dnemin filozoflar, sonradan etki uyandr
dklar kadar asla yle bir devrimi amalamamlardr.
Geri soyut bakmdan btncl bir dnce izgisinden
sz edilebilir, ama uygulamaya ynelik kltr hedefleri ba
kmndan byle bir eyden sz edilemez. Fransz Aydnlan
masnn ne atele oynad ne de yangn kard iddia edi
lebilir. Aydnlanma etkiledii unsurun gcn biraz olsun
kavram ve bu gce egemen olmu deildir. Bizim incele
memiz btn hareketin gidiatn gsterdi. dnem ayrt
edilebiliyor: lki 750 ylna kadar sren balang. Sonra
snda on yllk bir younlama dnemi ve o byk Ansiklo
pedi'yi yaratan ortak merkezden gelen esas hamle. nc
dnemde ise birbirine kart unsurlar yine daha da byk
bir kesinlikle ayrrlar. Bir yanda Rousseau, br yanda
Materyalizm, oysa Aydnlanmann orta izgisi en nce
Condillac, Voltaire ve d'Alembert tarafndan srdrlr ve
Diderot btn motifleri bartrmadan temsil eder. imdi,
Fransz Devrimi'nin yolunu ne ile hazrladlar? Tarihselle
mi olan, eer akl alannda kendini savunma arsna
cevap vermiyorsa ortadan kaldrmak yoluyla; ya da o ary
olumluya evirirsek, burada sakl olan, meselelerin salt akl
la yeniden dzenlenmesi gereklilii yoluyla.
phesiz grlmektedir ki, bu akl kavram bir dereceye
kadar effaf deildi ve yoruma akt. Bu nedenle meselele
rin ve ilikilerin yeniden dzenlenmesi fikri ayn eksiklii
gsteriyordu. Mevcut olann tutulamazl hakkndaki yete-
1 80 Sonu

rince berrak olmayan duygu, dnemin nde gelen dnr


lerinde ve bir o kadar da siyasetilerinde ortaya kyordu.
Bunlar yeni olan arzuluyor ve destekliyorlard, ama ayn
zamanda da ondan rkyorlar ve ona kar kendilerini sa
vunuyorlard. Condorcet, yneticilerin bu ikircikli tutumu
nu ana eserinin bir yerinde ok somut bir Ckilde gstermi
tir.
"ou zaman ynetim onlar bir eliyle mkafatlandrr
ken br eliyle onlarn karalayclarna para veriyordu; onla
r aforoz ederken onlarn doumlarnn kendi topraklarna
rastlam olmasndan eref de duyuyordu; onlar dncele
rinden dolay cezalandryor ve bu dnceleri aslnda ken
disiyle paylamad yadrganrsa utantan yz kzarrd.
Olaylar belli bir i gerekiilikle yollarn izdiler, yasalarn
yerine getirdiler ve ilk dnce sahiplerinin koymak istedik
leri snrlarda kalmadlar. Burada unu da belirtmek gerekir:
" Biz bu sre hakknda zel olarak edebi ve felsefi mektup
lamalar yoluyla eletirel olarak bilgilendiriliyoruz; 7 5 3 -
769 yllar arasnda ve sonra Grimm tarafndan Diderot ve
bakalaryla birlikte yaymianm mektuplamalarda."210 Bu
mektuplamalar Aydnlanmann zellikle halklar arasnda
canla bala alan yabanc glere ynelik olup edebiyatn
onar yllk dilimler halinde nasl ileriedii zerine bilgi veri
yor ve bize ayn zamanda yanstc bir arac gibi genel tarih
srecinin krlma noktalarn gsteriyor.
Aydnlanma program, Fransz Devrimi'ne, btn tarihi
kurumlarn arasnda bata insana, soyut, ebedi, doal ve
akll insana dnmek istedii lde yakn durnutur; ya da
yle diyelim, devlet, toplum ve zgrlk fikrine olduu
kadar insan fikrine eilebilmitir. Devrimin, ilk byk ii,
insan haklar beyannamesidir. Programndaki soukkanl

o a.y.
Oskar Eva/d 8

aklllk, phesiz uygulamadaki en korkun taknlklara


varan cokuyla gze arpan bir kartlk yaratr. Bu eliki
nin zm. Rousseau' nun eserinde ve kiiliinde mevcut
tur. nk Rousseau, Aydnlanmann o souk akl emasn
krm, yerine canl, hisseden, tutkulu insan koymay ama
lamtr. Ve arayndaki zleyi ve isteyiindeki bu tutku,
Fransz Devrimi'nde gereklemi; onun kr yakp ykma
gdsnde ve kana susamlnda da bunu inkar etmemi
tir. .
Gzlemlerimizin tmne bakacak olursak, unu syle
mek zorundayz: Fransz Aydnlanmas, btn Aydnlanma
srecinin erdemlerini ve eksikliklerini net bir ekilde gs
termitir. Onun temel ilkesi zgrlk ve kendi kendini belir
leme ilkesi, natralizmi ile badatrlamaz. Eer insan yal
nzca bir doa varl ise, o zaman dzenleyerek, biimleye
rek, yn veerek kendini doa olaylarnn stne karamaz.
Bylece Aydnlanma'nn kendisi derin, ruhsal. ahlaki-dini
bir temellendirmenin gerekliliine iaret etmektedir ve bu
gerekliliin yerine getirilmesi de amzn vazgeilmez
devidir. '
I<AYNAKA

B RNCiL ES ERLER

Alembert J, le Rond d', Oeuvres philos ., histor. et litteraires, Paris,


,

1 805, 8 Bde.
-, Traite de dynamique, Paris, 1 743.
-, Traite de f'equilibre, Paris, 1 744. Bonnet, Ch. de, Oeuvres
d 'histoire naturelle et de philosophie, Neuchatel. 1 777-80, 1 8
Bde.
Buffon. G. L. L. C omte de, Histoire naturelle genera/e et particuliere,
Paris, 1 749-88, 36 Bde.
Cabanis, P. J. G., Rapports du physique et du moral de / 'lomme,
Paris. 1 86 7, 2 Bde. ( lk bask: Paris, 1 802).
Condillac, E. B. de Mably de, Oeuvres completes, Paris, 1 798, 23
Bde.
-, Cours d'etudes pour l'istruction du Prince de Parme, Deux
Ponts, 782, 1 3 Bdc.
Condorcet, M. J. A. N. C. Marquis de, Oeuvres completes,
Braunschweig und Paris, 1 804, 20 Bde.
Diderot, D., Oeuvres completes, Paris, 1 875-77, 20 Bde. ( lk ba sk:
London, 1 773).
Duclos. Ch. P., Oeuvres comp/etes, Paris. 1 806, 10 Bde.
Encyclopedie ou dictionnaire raisonne des scieces, des arts et des
metiers, Paris, 1 75 1 -72, 28 Bde.; dazu: Supplement, Amsterdam,
1 776/7, 5 Bde. und Tablc analytique, Paris, 1 780, 2 Bde.
Gal iani F., Dia/ogues sur le commerce des b/es, London, 1 7 70 ( lk
,

bask: Paris, 1 764) .


1 84 Kaynaka

-. Les femmes (dialogues), in Opuscules philos, et litter., ed. Suard


et Bourlet de Vauxelles, Paris, 1 796.
-, Lettres, ed. Asse, Paris, 1 88 1 .
Grimm, M . Freiherr von, Co"espondance litteraire. philosophique et
critique, Paris, 1 8 1 3 1 6 Bde.
,

Helvetius, Cl. A., Oeuvres completes, London, 1 7 77, 4 Bde.


Holbach, P. H. D. Freiherr von, Systeme de la nature ou des lois du
monde physique et du monde moral, London (Amsterdam) ,
1 7 70, 2 Bde.
-, Systeme social. London (Amsterdam), 1 7 73. 2 Bde.
Mably, G. B. de, Calleetion complete des reuvres, Paris, 1 794 ( i lk
bask: ebda., 1 789), 1 5 Bde.
Maupertuis, P. L. M. de, Oeuvres, Lyon, 1 7 56, 4 Bde.
Mettrie, . O. de la, Oeuvres philosophiques, Berlin, 1 796 (ilk bask:
London [ Berlin] , 1 75 , 2 Bde.).
Montesquieu, Ch. de Secondat, Baran de la Brede et de, Oeuvres,
Paris, 1 822, 8 Bde.
Morelly, N . , Code de la nature, Amsterdam, 1 7 55 (Yanllkla
Diderot'ya atfedilir, 773'deld toplu eserlerinde olduu gibi).
Robinet, . B., De la nature, Amsterdam, 76 1 -66:
-, Vue philosophique de la gradation naturelle des formes d'etre,
Amsterdam, 1 768.
Rousseau, . Col/ectior complete des reuvres, Deux-Ponts et
.

Geneve, 1 782/9, 35 Bde.


Tracy, A. L. C. Destutt comte de, Elernents d'ideologie, Paris, 1 80 1
1 5, 5 Bde.
Turgot, A. R. . Baran de I'Aulne, Oewres, Paris, 1 9 1 3 ff. (ilk bask:
ebda., 1 8 1 1 , 9 Bde.).
Vauvenargues, L. C. Marquis de, Oeuvres completes, Paris, 1 82 1 , 3
Bde. (ilk bask: ebda., 747) .
Yolney, C. F. Ch. Comte de, Oeuvres completes, Paris, 1 82 1 , 8 Bde.
Voltaire, F. M . A. de. Oeuvres completes, Paris, 885, 54 Bde. (ilk
bask: Genf, 1 768; besanders berhmt die Ausgabe: Kehl,
1 785/9, 70 Bde.) ,
Oskar Evald 1 85
B. K NCL ESERLERDEN S E M E LER

Brunetiere., F., Histoire de la litterature franaise classique, Paris.


1 907.
Cassirer, E., Das Erkemtnisproblem in der modernen Philosoplie und
Wissenschaft, Bd. 2, Berlin, 1 907.
Cousin, V., Cours de l 'histoire de la philosophie modere, 7. Au tl.,
Paris, 1 866.
Da miran, Ph., Memoires pour senlir a l 'Jistoire de la philosophie au
dix-huitiene siecle Paris, \ 858-64, 3 Bde.
,

D i l they, W., Weltanschauung und Analyse des Menschen seit


Renaissance und Reformation, b Ges. Schriften. Bd. 2, Leipzig,
1 9 1 4.
H ettner, H., Literaturgeschichte des 1 8 . Jahrhunderts, Bd . 2, 4. Autl.,
Braunschweig, 1 893.
Lange, F. A., Geschichte des Maerialismus. 7. Autl., Leipzig, 1 902.
Richtcr, R., Der Skeptizismus in der Philosoplie, Leipzig, 1 904/8.
Windelband, W., Geschichte der neueren Philosophie, Bd. 1, 4. Aufl.,
1 907.
DiziN

A
Abbe, 33, 3. 5, t 9. 6 Avrupa, 2 1 , 54, 66, 75, 8 1 ,
Agnostisizm, 25 20, 1 43
Akl Yrtme Sanat, 33 Avusturya, 53
Aklclk, 6, 74, oo, 78 Aydnlanma. 1 . 1 2, 4, 6,
Almanya, 7. 8, 53, 28, 1 7, 18, 9. 2 , 22, 24, 25,
1 3 , 43, 1 49 26, 36, 40, 43, 5 , 56, 51,
Althusius, lohannes, 5 1 6( 66, 6_7, 7 , 74, 75. 80,
Amiel, Hcnri- Fn!deric. 7 92, 97, oo, o6, ,
amour de nous-memes, 8 7, 1 48, 50, 55, 56,
amour-propre, 8, 72 58, 59, 1 64, 7 1 , 1 73,
Ampirizm, 24 75, 1 77, 79, 1 80, 8
Amsterdam, 26. 48
Ansiklopedi, 20, 24, 3 1 , 47,
B
79, 8 1 , 87, 88, 1 00, 1 02,
1 03, 1 04, o5 , 1 06, o8, Bacon. Roger, o, 1 8, 22, 24,
79 32, 36, 45, 63, 90, 99,
Ansiklopcdiye nsz, 89 1 07, 1 08, 1 7 1
Aristoteles, 22, 32, 34, 38 Bacon von Verulam, 1 8
Arouet, 63 bel esprit. 1 21
Ateizm. 82, 1 7, 38, 5 5 Bergson, Henri, 1 2
Atomizm. 1 3 Berkeley, George, 23, 33, 9 1 ,
1 52
Oskar Evaid l 87

Berlin, 65, 89, 23, 32 Comeille, Pierre, 8


Bilim ve Sanatlar zerine Crusius, Christian August, 8
i nceleme, 63
Bodin, Jean, 56
D
Boerhaavc, Herman. 3
bon ton, 2 1 Darwinizm, 1 26, 1 3 9
Bonne, Charles, 2 . 86, 26, Deizm, 74, 1 22, 1 54
27, 64, 1 73 Demokritos, 29
Bossu et, Jacques- Benigne, 8 Descartes, Rene, 1 5, 8, 22,
Britanya, 8 25, 32, 63, 83, 22, 32,
Br6wn, Thomas, 43 1 3 5, s
Bruno, Giordono, O, , 5, Destouches, Philippe
63, 80, 50, 1 60 Nericaul, 88
Buffon, Georges- Louis Didero, Dennis, 8, 9, 20,
Leclerc, 2 1 , 84, 25, 3 3 , 4 , 48, 79, 80, 8 1 , 82.
83, 84, 85, 86, 8 7 . 88.
1 00, I O , 1 04, 1 05, 1 06,
c
1 1 3. 1 1 9, 1 22, 1 23 , 24,
Cabanis, Pierre Jean Georges, 3 t , \ 36 , 1 40 , 1 48, 1 52 ,
47 1 63 , 64, 79, 80
Cahil Filozof. 66 Didero ile D'Aiembert
Candide, 66, 7 Arasnda Sohbet, 8 , 85,
Cenevre, 66, 04, 28, 1 60 86
Chamfor, N icolas de, 7 Dijon. 80, 63, 1 65
Charron, Pierre, 19, 25, 26 Di lthey, 2, so
Chatenay, 63 Din Meselelerinde Eletirinin
Cirey, 65 Ktye Kullanl. 98
Cizvitlerin Fransa'da Yok Dinamik zerine nceleme,
Edilmesi, 89 89
Clairault, Alexis, 74 Doa Grleri, 1 28
Condillac, Etienne Bonno de, Doann Sistemi, 68, 87, 98,
2 1 , 22, 23, 24, 3 . 32, 33, 1 30, 1 49, 1 50, 1 5 1 , 1 52.
34, 36, 37, 38, 39, 40, 4 , 53, 1 54, 1 55
42, 43, 44, 45, 46, 48, 50, Doann Yasas, 8 1 , 1 1 3
5 , 74, 88, 90, 9 , 93, Doann Yorumu zerine
o6, 1 1 5, 2 7, 3 t , 1 35, Dnceler, 83
1 43, 1 6 , 1 64, 1 7 1 , 1 74, Duyumculuk, 28, 46
n, 79
1 88 Dizin

Duyumlar zerine nceleme. Friedrich, dcr Grossc


33, 34, 39, 4 , 44 ( Friedrich l l . ) , 65
Dnya Tarihi zerine
nceleme, 08
G
Dnyalarn eitlilii zerine
Sohbctlcr, 1 22 Galiani, Fcrdinando, 1 1 7,
Dnme Sanat, 33 1 1 9, 1 4 1 , 1 56
Galilei, Galileo, 1 , 22
Gelenekler zerine Deneme.
E
5 7, 66, 77
Elsas, 66 Geoffrin, Maric- Thcrese
Emi/e, 33, 48, 1 59, 1 63, Rodct, 1 9
70, 1 72, 73 Georg Louis Leclerc, 1 24
Empedokles, 1 39 globus intellectualis. 99
Entelektalizm. 3 Goethe, Johann Wolfgang
Epikur, 1 29 von. 84
Enncnonvillc. 1 62 Gorki, Ma ksi m. 58
Grimm,M . Fricdrich, 1 1 9,
1 49, 1 80
F
Farkl Dnceler, 53
H
Fechner, Gustav, 1 27
Felsefe Szl. 66 Hartley, Davrd, 43
Felsefenin Unsurlar ya da Hirtma, SO
nsan Bilgilerinin lkeleri Hayvanlar zerine i nceleme.
zerine Aklamalar, 90 33
Felsefi Dnceler, 80 Hegcl, Goerg Wilhelm
Felsefi Yazlar, 1 28 Friedrich. 22, 44, 56, 58,
Feuerbach, Ludwig Andrcas, 131
33, 87. 1 29 Hcidelshcim, 1 49
Fiktionalizm. 97 Helvetius. Claude Adricn, 1 8
Fontcncllc, Bernard Le 30, 47, 60, 87, 1 04, 1 09,
Bouycr de, 73, 1 22, 1 23 1 1 7, 1 30, 1 3 1 , 1 4 1 , 1 42,
Fonnalizm. 4 7 1 43 , 1 46, 1 47, 1 52, 1 55
Frankfurt. 65 Henriadc. 63
Fransz Vatandann lmihali. Herbcrt von Chcrbury, 1 8
lll Hesaplarn Dili, 33, 44, 45
Frau von Warens, 1 60
Oskar Ewald 1 89

Hettner, Hermann Thedor. 43, 44, 47, 69, 92, 94, 99,
2 . 1 1 4, 1 24, 1 32, 1 38,
lilozoizm, 86, 36 74, 78
Hizmet ve Erdem zerine Kartezyanizm, 1 23
Deneme, 80, 82 Keplcr, Jobannes, 1 22
Holbach, Paul- Henri Thiry, Kopernikus. Nikolaos, ,
Baron d'. 20, 3 , 47, 22
48, 1 49, s6, 1 77 Krler Hakknda Mektup, 80
Hollanda, S3, n , 1 42, 56 Kusursuz Bir Eitim Kursu,
33
i
L
idealizm, 1 2S
ncil, 67, 76 La Mettrie, 30, 40, 60, 65,
ngiltere, 1 7, 1 8, 29, S3, 64, 1 1 7, 1 30, 3 , 32, 1 3 3,
76, 1 20, 1 43, 1 62 1 34, 1 35, 36, 1 37. 1 38,
nsan Bilgilerinin Cetveli, 103 39, t 4o. 43, so. 1 5 1 ,
insan Bilgisinin Kkeni 64
zerine, 33, 3 4 Lamarck, Jean Baptistc, 2 1 ,
nsan Ruhunun Bilgisine 8S, 26
Giri, 7 langue d'action, 4S
nsan Zekasnn Geliim Leibniz. s. s. 32, 62. 63,
Projesi, 09 7 1 , 1 23, 1 26, 27, s
insanlar Arasndaki Eitsizlik Leitmotiv, 4 t
zerine, 1 65 Lessing, 8
ran Mektuplan, S4, S S Lichtenbcrg, 7
isa, 67 Lizbon. 7
ispanya, 60 Lockc, S , 1 8, 22, 23, 24, 25,
svire, S3, 1 6 3 1 , 32, 34. 38, 39. 4 1 , 43,
talya, 5 3 , 1 1 9, 1 60 45, 5 , S9, 64, 7 , 73, 74,
86, 9 1 , 28, 29, 32,
1 34. 5 t , 1 68
K
Londra, 1 1 5
Kalvinist, 1 60 Lord Bacon, 22
Kamusal Eitim Konusunda Lucretius, 1 29
incelemeler, l t
Kant, mmanuel, 1 O, 2, s.
1 8, 22, 25, 32, 34, 36, 37,
1 90 Dizin

Natralizm , 1 5, 28, 30, 1 22,


M
1 25, 1 27, 1 30, 1 50, 1 55,
Mably 2 1 3 3 , 5, 1 1 6, 1 1 7,
, , 1 60, 1 78
1 6 1 , 1 64 Necker, 1 1 9
Macaristan, 53 Newton, lsaac. , 1 8, 22,
Madam Tencin. 33 64, 73, 74, 1 23 , 1 24
Madde v e Kuvvet, 1 29 Newton Felsefesinin Ana
Makine nsan, 1 32, 1 36, 38 Unsurlar. 65
Makyavelli. 1
Malebranche. 8, 22, 63, 95,
o
1 52
Marx, Karl. 50 Objektivizm, l l , 1 3 , 28
Materyalizm, 3 1 , 87, 22,
1 23, 1 25, 1 29, 30, 32,
p
1 3 3, 1 3 7, 1 49, 1 55, s6,
79 Panpsiizm (Tmruhuluk),
" Materyalizm" in Tarihi, 1 29 1 24
Maupertius, Picrre Louis Panteist, 8 1
Moreau de, 89, 1 22, 1 23, Panteizm, 1 22, 1 30
39, 1 42 Paris, 65,. 8 1 , 88, 1 07, 1 1 9,
Mekanizm. 3, 4, 1 5, 1 60 1 23 , 1 42, 49, 1 6.1
Mercure de France, 1 63 Parma, -33, 1 1 5
M irabaut, Jean- Baptiste, 1 48 Piscal, Blaise-, 1 8, 22, 68, 7 5 ,
Montaignc. Michel de, 1 9, 25, 1 1 7, 60
26 Petersburg. 8
Montesquieu, La Brede et de, Phrrhonismus, 26
8, 9. 20, 22, 3 , 40, 5 1 , Platon, 36, 1 32. 68
52, 53. 54. 55 56, 5 7, 58, Pozitivizm. 23, 32, 84, 96
64, 77, 1 06, 1 5 , 1 47, 1 64 Protestan Calas, 66
Morelly, Eticnnc-Gabriel, 2 1 , Psikoloji. 3
81
Mutluluk zerine i nceleme
o
.

1 40
qualitatcs occultae, O

N Ouesnay, Franois. t 9

Napoleon, Bonaparte, 50
Oskar Ewald 9

R Shaftesbury, Anthony, 1 5, 64,


80, 87, 1 46, 50, 1 60
Rickert, 1 2, 50 Shakespeare, William, l l
Robespierre, Maximilien de, Siyasal Ekonomi zerine,
l l 1 66
Robinet, Jean- Baptiste-Rene, Sorbonne, 1 08, 42
2 1 , 1 23 , 1 26, 1 27, 1 3 1 , S pencer, Herbert, 84
1 36 Spinoza, Baruch de, 1 6, 32,
Rokoko. 1 9, 1 2 1 5 1 , 63, 80, 1 50, 1 52. 1 72
Roma, s, 54, 55, 57, 1 03 S pritalizm (Ruhuluk), 87
Roma mparatorluu, 54. 55 Stoa, 26, 1 40, 1 43
"Roma mparatorluu" 'nun Sturn und Drang. 1 59
Ykselii ve k, 54,
55
Rousseau, Jean-Jacques, s.
20, 21, 30. 3 t , 3 3 , 40. s . arkiyatlk, 1 l t
75, 77, 79. 80, 98, 1 04. ehvet, 1 40
os , I 07, 1 2, n, 1 30, phecinin Gezintisi. 80, 83
1 38, 1 4 7 . 1 49, 57, 1 58,
59, 60, 62, 1 63, 1 64,
T
1 65, 66, 68, 1 69, 1 70,
1 72, 1 73 , 1 75 , 1 7 7, 1 78, Tahl zerine Konunalar,
1 79, 1 8 1 1 19
Rnesans, 9, 1 O, 1 1 , 4, 26, Tanr ve nsa n l a r, 67
80, o , 1 9, so Tarihsel ve Eletirel Szlk,
Ruh zerie. 66, 32, 142 27
Ruhun Doal Tarihi. 1 3 1 , Tat Alna Sanat, 1 40
1 32 Teizn. 1 22, 1 23, 1 30, 1 54
Tevrat, 67
Theophrast, Bompas von
s
H ohe nhei m, 56
Sar ve Dilsizler zerine Ticaret ve Ynetim, 3 3
Mektup, 4 1 , 8 1 Tiyatro zerine Mektup, 1 66
Schiller. Friedrich, 62 Top l umSzlemesi, 6 7, 68
Shopcnhauer, Arthur, 50, Turgot, Robert Jacques.
70, 1 7 Baron de I'Aulne. 2 1 , 24,
Sensualizn, 23, 24. 28 79, 1 06, 1 07, 1 08, 1 0,
l l l
1 92 Dizin

V y
Vatandatn Haklar ve devi, Yalnz Dolaan Gezginin
17 Ryalan, 1 75
Vauvenargues. Luc de Yasama y a d a Yasalarn
Clapiers, Marquis de, 1 7, lkcleri, 1 1 5
1 72 Yeni Denemeler, 1 28
Vincenncs, 80, 1 63 Yeni Heloise, 1 59, 1 75
Volney, C. F. Ch. Comte de, Yzyln Gelenekleri zerine
2 1 , 1 06, 1 07, l l l Grlcr, 1 2 1

w
Wallenstein, Albrecht von, 62