You are on page 1of 289

DER YAYINLARI: 290

MARTIN JAY

yev. nsal OSKAY


DER YAYINEV

Molla Fenari Sokak


Der Han 40-42
344 1 0 Caalolu - ISTANBUL
Tel: (02 1 2) 527 0 1 65 - (021 2) 511 51 90
Fax: (02 1 2) 5 1 1 47 76

YAYIN NO: 290

Bas m :
Kardeler Matbaas
Topkap- STAN BUL

ISBN 975-353-220-2

DER YAYINEVI - 200 1

Copyright Bu kitab n, Trkiye'de yayn haklar Der


Yaynevi'ne aittir. Her hakk sakldr. Yaynevimizden yazl izin
al nmadan ksmen veya tamamen alnt yaplamaz. Hibir ekilde
kopya edilemez, fotokopi, faksimile veya baka bir ekilde
oaltlamaz ve yaynlanamaz.
Gzel tek hir tmceyi. tek hir dnceyi
Kzden karmayan: hunlarm toplumda hir an nce
bilinir hale gelmesi </in emeini, katksn esirgemeyen
air. yazar. dnr ve arka.dam
sevgili Ahmet Oktay 'a
hu eviri metnindeki emei iin de teekkrlerimle.

Kimi "yanllhklardaki" sranmm sorumluluu benimdir.

.O.

v
Martin Jay, Kaliforniya'da Berke/ey niversitesin
de 1971 ylndan beri tarih profesr. 1944 ylnda
New York City'de do(jdu. Union Cellege'i bitirdikten
sonra London School of Economics'de okudu. Dokto
rasn Harvard niversitesinde yapt. Birok lkede
ders verdi. 1974-1975'de Oxford, Saint Anthony's
College'de retim yelii yapt.

Martin Jay, Adorno ve Frankfurt Okulu zerine bir

ok makaleler yaynlad. nl kitab Diyalektik imge


lem: Frankfurt Okulunun ve Sosyal Aratrma Enstit
snn Tarihi, aralarnda Trke de olmak zere, bir

ok dile evrildi. Bir dier kitab Marxism ve Totalite:


Bir Kavramn Lukacs'dan Habermas'a Serveni
(1984)'dir. Ayrca, Telos'un 1980 yl Sonbahar say
snda Leo Loventhal iin bir Festschrift yaynlad.

Martin Jay, Theory and Society dergisinin yayn

kurulunun da banda.

VII
ADORNO
MARTIN JAV
ilk basks 1984 ylmda Fontana Paperback'den.
Copyright I Martin Jay, 1984.

x
Ortak dostumuz Leo'ya
NDEKLER

Anmak istediklerim ..... ..... .......................... XVl l

Giri ................................................................ 1
1 rselenmi Bir Hayat.. . . ..... . .
... ....... . ........... . ... 21
2 Atonal Felsefe ..... ................ ...... ..................... 69
3 Paralanm Totalite: Toplum ve Psie ....... . 107

4 Maniplasyon Olarak Kltr; zgrleim

(Kefaret) Olarak Kltr .. . ......... . .. .


.. .. ............ 151
Sonu . . .
..... ..... ..... . . ............................... . .
.. ... 225 .
Dipnotlar .......................... . .
.. ... . ................... 229
Ksa Kaynaka .............. . ...... . . . ............ . ........ 265

xv
ANMAK STEDKLERM

Hepsi de Adorno zerine ok sekin kitaplar


yazm bulunan Susan Buck-Mors, Eugene
Lunn, Richard Wolin ve Lambert Zuider Vaart bu
kitab daktilo edilmi metinken okumay yklen
diler. Eim Catherine Gallagher'in ve bu dizilerin
editr Frank Kermode'un titiz ve zenli deer
lendirmelerinden de ok yararlandm. Fakat, g
nl borcu duyduum btn bu yakmlanmm ba
mda, elinizdeki kitabm sevgiyle kendisine adan
d Leo Loventhal geliyor. Onun Adorno ile
dostluu 1921 ylmda balam ve klfk sekiz yl
srmtr. ikimizin dostluu ise, Frankfurt Okulu
zerine aflmaya baladm 1968 ylmdan. Di
lerim, ok uzun srsn.

XVII
GiR

"Wahr sind nur die Gedanken , die sich selber


nicht verstehen." 1 THEODOR W. ADORNO

Balarken, hemen belirtelim: Hakk nda byle bir


1

kitap yazlacan duysayd Adorno herhalde dehete


derdi. "ada ustalar" balkl bir dizide yer almak
tan rahatszl k duyaca iin deil. O, ar alak g
nllln de bir kiilik eksiklii olduunu bilen biriyd i .
Dehete decek oluu, hayat boyunca gelitirdii
dncelerinin byle bir kitapla geni sayda okuyucu
nun i lgilenip anlayabilecei bir dzeye indirgenmesini
bir tr acmaszl k sayaca iin olacakt . Felsefe den
meye lay k bir felsefe, kendisinin srarla hep savundu
u gibi, hemen kavranabilecek, harc alem bir dille ya
zlacak metinler eklinde kaleme alnacak bir dnme
dzeyinde kalamazd . Vaktiyle, arkada Siegfried
Kracauer onun metinlerinden birini okurken kar lat
gl dile getirdiinde, Adorno rahat ve kararl bir
dille, kendisinin herhangi bir almas n gerekten
okumu olabilmek iin, d ier btn almalar n da
okumu ve zmsemi olmak gerktiini sylemitir.
Tpk, Adorno'nun olumlu bulduu Arnold Schoenberg
in mzii gibi, felsefe denmeye layk bir felsefe metnin
de de tek bir tmcenin anlamnn aslna uygun olarak
kavranabilmesi , o yazarn btn yazd klar n n tek tek
okunup kavranabilmi olmasna; bu ise, dinleyicinin ya
da okuyucunun "yalnzca kendisine verileni kabullen
meyi ap, praxis dzeyine varmas na"2 bald r.
Adorno'nun yazd metinler de, bilerek, edilgin okuyu-
cunun hibir gayret gstermeden okuyup anlayabilece
i metinler olmaktan uzak metinlerdir. Onun temel i
nanc odur ki," en iyi byte kiinin kendi gzndeki
mercektir"3 . Buna uygun olarak da, Adorno, karmak
ve ince nanslarla ifade edilebilecek dncelerini,
bunlarn gerektirdii dzeye kmaya gayret gsterme
yenlerin anlayabilecei basit bir tarzda yazmaya, ifade
etmeye hi yanamamtr. Kolay iletiim kurmak iin
basit ve allm tarzda yazmak gerektiini savunanlarn
bir metindeki can alc z iletimlenebilir olana indirge
mek istemelerine kar kan Adorno, srarla, zor ve
karmak yapl dncelerin gndelik, harc alem dille
ifade edilemeyeceini sylemitir. yle ki, bir zamanlar
kendisinin Heideggerin anlatmndaki glkten ikayet
ederken dedikleri, imdi Adorno iin de sylenebilecek
gibidir: "Kendisini ylesine bir tabu ile evrelemi ki, san
rm, sylediklerimi imdi anladm dediiniz her an, anla
dnzn yanl olduunu da anlyorsunuz"4

Gerekten de, Adorno, dncelerin ifade edili


inde kullanlan formdan ayr tutularak ilerindeki an
lamn kavranabilecei yolundaki gr ve giriimlere
hep kuku ile bakmtr. Dncelerini ifadedeki artistik
yan, dncelerinin, ifade ediliindeki tarz ve ierikten
etkilenmeksizin tek anlaml, yaln ve dmdz bir ner
meler dizisine indirgenebilecei grne hep kar
kmasna neden olmutur. Nitekim, Adorno'nun ana
yurdu Almanya'ya dnme karar almas da, 1949 yln
da Amerika'da bir yaynevi sahibinin Modern Mziin
Felsefesihi ngilizceye evirmekten, kitap "kt organi
ze edildii iin"5 kanmas ve ok iyi niyetli bir Ameri
kan dergi yneticisinin de, Adorno'nun makalelerinden
birini iindeki tezin daha rahat anlalmas iin, yeniden
yazdrmak istemesi zerine olmutur. Almanya'ya
2
dnme karar almakla, kendisinin ve Horkheimetin
deyiiyle, "Kltr Endstrisi"nin homojenletirici tiranl
ndan kurtulduu" gibi, "felsefe ve felsefenin speklatif
momentine zel bir semeci yaknl ve yatknl ol
duunu"6 syledii Alman dilinde yazabilme olanana
da kavumutur. Adorno'nun kendi biemi iinde geli
tirip kulland Almanca bugn "Adorno Almancas "
diye nitelendirilmektedir. Alabildiine esnek v e tek bir
anlamla snrl kalmayan bu dil kullan m , kimilerince,
en i nce anlamlar verecek bir yapda olduu iin vl
mekte; kimilerince de, Kari Popp et in dedii gibi, " basit
laf cambazl klar n n incelikle ilendii bir dil kullan m "7
say lmaktadr.

Nasl deerlendirirseniz deerlendirin, Adorno'


nun yazma bieminin bir baka dile aktarlmasnn ok
g olduunu kabul etmek gerekiyor. O'nun kitaplarn
dan birini Adorno metni olarak evirmeye girienleri n ,
ok duyarl v e bilgili b i r tutumla, evirmekte olduklar
metnin nne "evrilemezi evirmek" bal kl bir yaz
eklediklerini biliyoruz8 . 1 960'1arn ortalarndaki bu ilk
giriimden bu yana Adorno'dan birok metin, kukusuz,
baz istenmeyen sonular gze alnarak l ngilizce'ye
evrilmi bulunuyor. Durumun anlalmas iin belirte
lim: Onun metinlerinden evirenlerden birinin kp da
ikinci bir Adorno metni daha evirmeye kalkabildii
imdilik, yalnzca bir kez grlebilmitir.

Bu nedenle, bugn nmzde Adorno'dan lngi


lizce'ye evrilmi epeyce seme yaz ve alma varsa
da, bunlarn her birinde, Adorno'nun dncelerinin ve
onu tam olarak kavrayabilmek iin byk nem ta yan
baz inceliklerinin sanki yeterince aktar lamad duy
gusuna kaplmamak mmkn olmuyor.

3
Adorno'nun dncelerini bylesine gr niteli
inde ve Almanca'nn d nda bir dille yazlm bir kita
bn dar erevesi iinde anlamak ve anlatmak iin yola
ktnzda, kanlmaz bir biimde, iinizde bir ac
duyuyorsunuz. Bu acy ilk anda duymam olsanz
bile, almaya balad ktan bir sre sonra, Adorno'nun
kendisinin dncelerinin evcilletirilmesine kar nasl
inatla direnmi olduunu anlamaya ve buna sayg
duymaya balad n zda; onun bu direniinin eletirile
re kar kendi savlar n srdrmek amac ta mad n ;
hatta dahas , b i r ara Arthur Lovejoy'un deyiiyle an
lamsal bulankl n metafiziksel pathos'u saylabilecek
bir zaaf n rn olmadn; evcilletirilmeye direni
amac ile yapldn grebildiinizde bylesi bir kitabn
dar olanaklar iinde onun dncelerini anlatmaya
kalkmanz iinizde bu ayn acy duyumsamanz ka
n lmaz k l yor. Adorno'nun, vasati kltr dzeyindeki
insanlarn en zor metinlerin hemen anla labilecek d
zeyde yazlmas yolundaki tutkusuna - "Byk beste
cilerden derlenmi; nl melodiler hastal"na - nasl
sert eletiri ynelttiini hat rlayabildiinizde, kendinizi ,
onun hayat boyunca ellerine dmemek iin mcadele
ettii bir takm glerle su ortakl na girmi gibi his
setmeye bal yorsunuz.

Ne var ki, bu sululuk duygusunun insan felce


uratan etkilerinden , btn btne olmasa bile, bir l
de kurtulabildiinizde kendinizi teselli edebilmeniz
iin i ki olanak kyor karnza . Birincisi, imdi a rtk ok
kiinin bildii gibi, bir yazarn metinlerinin neminin
onun bu metinleri yazd andaki niyetine indirgeneme
yecek oluudur. Bu, birok yazar gibi, Adorno'nun da
kendi al malarn n almlanmas (reception) zerinde
denetim kurma istei ile kendimizi snrlamaktan ka-
4
n mamza izin veriyor1 0 . Bugn artk biliyoruz ki, hangi
m etin olursa olsun, bir metni okumak isteme miz, onu
bizim iin bilinir k lma, onunla aramzda bir ainalk
oluturma itkisinden kaynaklanyor. Okumak isteyip de
zerine eildiimiz her metin, ka nl maz bir biimde,
bize gre, bizim iin de anlam ifade edecek ekilde
etkilemek istediimiz bir metin olmak zorunda. Ama,
bunu burada durdurmayp, zerine eildiimiz metinleri
bir baka form iinde yeniden yazmak istediimizde bu
srecin, yaptmz bu " bize gre de anlaml k lma"
iinin etkileri birden bire younlamaya bal yor.

Yazarn metindeki kendi zgn savlar n n , ner


melerinin as l slubundan ayr decek bir biimde
yeniden retimi, bu ie kalktnzda niyetiniz ne ka
dar ciddi olursa olsun, saygl olmann hudutlar i:;inde
kalabilmi olmay aarak, parodiye dnmektedir.
Kald ki, bu asl metinlerin yazldklar kendi zamanla
rndan koptuktan sonra bizim zamanm zda, bizim ta
rafm zdan yeniden yazlmas da, bu ie girimemizden
daha nce yaplm baka baka yorumlama ve yanl
yorumlamalar n yer ald kltrel bir mekan n
dolaymndan geerek gerekletirilebilmektedir.
Adorno'nun arkadalar Benjamin'in ve Loventhafin
hep belirttikleri gibi, eer yazlm bir metnin yazm
sonras y llarda oluturduu etkiler, bu istenmi olsa da
olmasa da, onun anlamnn da bir blmn olutur
maktaysa, Adorno'nun inceleyeceimiz al malar n n
d a , artk, kendi ilerinde kendi etkilerini d e barndrd
n dnmek durumundayz. Bu adan baktmz
da, baz lar n n basit bir tantma ya da giri niteliinde
tantma kitab sayabilecei yorumlama almalarnda
bile yaratc bir zihnin rn olan bir metnin, bir gcn
hayatiyetinin korunmaya alldn grmemiz gerekir.
5
Bu basit gibi grlen kitaplar, bir anlamda orjinal metni
oluturan zihinsel enerjinin hala hayatiyetini korumakta
oluunun da gstergesi olmaktad r.

Bu tr almalar, nceki yazarn metninin tam


bir zdei olmasa da, asl yazarn balatt zihinsel
srece bir katk saylabilmelidir. Ayrca, byle bir kitab
yazmaya kalkmay hakl klabilecek bir dier neden
de, ne yapl rsa yaplsn, asl yazarn yazd klarn n na
sl olsa tam olarak tekrarlanamayacadr. rnein,
elinizdeki kitap gibi kk bir alma ile Adorno'nun
tm yazd klar n , baard tm ileri anlatmaya kal
kmak, ne denli yetenekli olursanz olun, iin hacmi
karsnda, baarszl a peinen mahkmdur. Okuyu
cu da byle bir alman n daha en batan bu baar
szla mahkm olduunu zaten grecektir. Benim
midim, bu kitabn Adorno'nun asl metinlerini okuyacak

olanlar bu iten alkoymak yle dursun, onlarn bu


gibi arzularn arttrmaktr. Adorno'nun Kracauerden
istedii gibi, okuyucudan Adomo'nun btn almala
rn okumasn istemek fazla olacaksa da - bunlar im
di Suhrkamp Verlag yaynlarndan yirmi cilt olarak
kmaya balam tr - bu metinlerin okunmasnn ok
yararl olacan da syleyelim. nk, ancak onun
metinlerinin okunmas iledir ki, Adomo'ya duyulan say
gnn rn olan bu elinizdeki kitabn amac gerek
lemi olacaktr. Bu amalanan i ise, modern dnemi n
b i r dn r, bir ustas i l e dolaysz temas kurarak, o
usta hakknda duyduklarm zdan edindiimiz bilginin
geersiz klnmas , ya da bu duyduklarm zn yaratt
yabanclama'dan yabanclamann gerekletiril
mesidir. Eer, farkl ve yeni nitelikteki dnceler! her
kese tantmay ve herkese bilinen eyler haline getir
meyi ama edinmi bir kitap hakl l k kazanacaksa, bu
6
ancak, okuyucunun asl yazarn zgn metinleri ile
dola ysz temas kurmas sayesinde olabilecektir.

Bu inanla, Adorno'nun dncelerine ve dn


celerini sunma tarz na btnyle sad k kalmamz
mmkn olmasa da, entelektel kariyeri iinde hi de
ilse temel nitelikteki iki metaforunu al malar boyun
ca inceleyerek onun dncelerindeki zenginlii baz
boyutlar ile gstermeye alacaz. Bunu yaparken,
onun entelektel kariyeri ii nde yaad baz gerilimle
ri, Adorno'nun Lukacs'a ynelttii eletiride ileri srd
"da rdan zorlamayla oluturulmu bir uyumlan
maya" 1 1 bavurmadan ortaya koyabileceimize inan
yorum. Adorno'nun temel iki metaforundan ilki karma
k bir grngnn (fenomen) dinamik ve karlkl bi
im deitirimci yaps n oluturan ekici ve itici yanlar
arasndaki ilikinin ortaya koyduu karlkl etkileimi
anlatmak iin kulland gler alan - Kraftfeld -
metaforudur. kincisi ise, bir ortak paydada toplanma
ya, bir temel tzde ya da her eyin kkenini oluturan
bir ilk ilkede toplanp bunlara gre anlamlandrlmaya
direnen deiim iindeki elerin bir tmlk olutur
maktan ok, karl kl yakla m iindeki varlklar ile
meydana getirdikleri durumu ifade iin, Benjamin' den
ald, astronomiye ait bir terim olan, yld z kmesi
(constellation) metaforudur. Kltrel ve toplumsal g
rngeleri i ncelerken Adorno grngelerin znel ve
nesnel yanlar , tikel ve tmel yanlar , tarihsel ve doal
yanlar arasndaki tek bir kal ba dklmesi olanaksz
ilikileri ifade etmek iin bu iki metaforu sk sk kullan
m t r. Yazma biemindeki sk sk belirtilen yar-taktik
nitelikteki 12 bir eden sz eder etmez bir dierini de
hi geride b rakmadan ele almas , savlar ve gzlemleri
hiyerarik bir biimde anlatmaya kar oluundand r.
7
Adorno'nun gler alan ndaki ya da yld z
kmelenimindeki elerden herhangi birine ayrca l k
tan may doru bulmamas ndand r. Bu tutumunun so
nucunda ortaya koymu olduu yap ise, aralar nda
hibir ilikinin bulunmad greceli bir kaos olmayp,
hibir zaman belirli tek bir biim iinde kalmayan ger
ekliin her an kurulan ve yk lan, oluan ve deien
olumsuzlamalar n n diyalektik bir modeli olmaktad r.
i lerde incelediimizde greceimiz g ibi, Adorno'nun
diyalektii, allmn tersine, herhangi bir diyalektik
srecin gelip dayanaca ngrlen uzla m momenti
ne varmay hi de kendine erek edinmeyen farkl bir
diyalektik olmutur. Bir keresinde kendisinin de dedii
gibi, "diyalektik, dncelerin kendi kendilerini niteleye
cekleri yerde kendilerine kart bir konum edinecekleri
en u noktaya varacak arlamalar boyunca ilerleye
bilir"1 3 . Bu nedenle, Adorno, biliimde (cognition) ar
lat rmann kritik roln nemle vurgulam ; ar la
trmann bir g alan ndaki ya da bir yldz kmelenimi
iindeki gerilimleri yok etmek yerine bunlar n hi tr
plenmemi bir rliyefini vermek durumunda olduunu
savunmutur.

Bu metaforlar Adorno'nun entelektel retimi i


inde uygulamaya kalkt m zda onu tek bir gelenein
'
iine kaba izgiler halinde belirli bir hareket ya da d
nce okulunun iine yerletiremeyeceim izi gryo
ruz. Onun yapabildii aratrmalar anlamsal
daralt m lara neden olacak betimlemelere, dzeltim ve
deitirimlere uratmamak iin izlememiz gereken yo
lun ne olduunu da, bu metaforlar uygulamak istedi
imizde, ister istemez gryoruz. Adorno'nun kendi
y ldz kmeleniminin, kendi gler alan n n haritas nda

8
onu n dnsel konumunu kavramamzda ie yaraya
bilecek be ana k ya da enerji oda grm ekteyiz.

Bu yldz kmeleniminin en parlak yldz , her e


yin balangc durumundaki y ldz sayabileceimiz
Marxizm ; ya da, daha doru bir ifade ile, Birinci Dnya
Sava n n hemen sonras ndaki yllarda Georg Lukacs
ve Kari Korsch'un balatt klar heterodoks Batl
Marxizmdir. Adorno, hakl olarak, hep kabul edildii
zere, Bat Marxizminin en yaratc dallarndan biri olan
ve 1 923 y l nda kurulan Sosyal Arat rma Enstitsnn
en nemli yelerinin oluturduu "Frankfurt Okulunun"
nde gelen dnrlerindendir. Max Horkheimer,
Herbert Marcuse, Fredrich Pollock ve Leo Loventhal ile
beraber Adorno bu okulun Eletirel Teorisinin en
nemli mimarlar ndan biri olmutur. Bu Eletirel Teori ,
Lukacs'n ve Korsch'un Hegelgil Marxizminden kay
naklanmakla birlikte, onun sonunu da getiren bir geli
me izgisi boyunca olumutur. Adndan da anla la
ca zere, Eletirel Teori , Marxizmin bilimsel nitelikteki
varg lar ndan ok, Marxizmin kritiki geleneinden
kaynaklanmtr. Eletirel Teori , Marxizmin klasik Al
man Felsefesine olan borcunu hibi r zaman unutma
m ; Marxizmin bu felsefeyi ne kadar derinlemesine
ap getiini nemle vurgulamakla birlikte, Marxizmin
bu mirasna daima sayg duymutur.

Dier btn Bat l Marxistler gibi, Adorno, hi


kimse ile pazarl k konusu edemeyecei bir entelektel
kimlie sahiptir. Teorisi ile, proleteryan n politikas ya
da baka herhangi bir radikal toplumsal gcn politika
s aras nda salam bir balant kuramay da bundan
d r. Bask altna alnm toplumsal snf ya da kesimler
adna konutuunu i leri sren herhangi bir partinin di-

9
siplini altna girmeyi reddetmi oluu da bundand r.
Kendisinden daha ortodoks Marxistlerle ayn safta yer
almay reddeden Adorno, pratik amalarla dzenlenmi
yrylerde s ralardan birine girip kaybolmamann,
onun deyiiyle "nicht mitmachen"in, ne denli nem ta
d n srarla beli rtmeye almtr. Onun bu konu
daki uzlamazl Bat Marxizmine zg olan modern
toplumun topyan potansiyeline srarla bal oluundan
kaynaklanmaktayd . Bu gr Adorno'nun, bugn
varolan sosyalist rejim ile sosyalist bir toplum zleminin
gerekletirilmesinin birbiriyle badatrlamayacak
eyler olduunu grmezden gelmesini nlemekteydi .
Adorno'nun bu konulardaki uzlamazcl e n kk
konularda bile tam bir ba mszla - hatta yaltlml
a - varacak llerdeydi. Bu da Batl Marxist ente
lektellere zg bir zellikti.

Onun zerinde durduu ilgi alan ndaki ikinci en


parlak yldz da estetik modernizmi idi. Bir filozof ve
toplumbilimci oluunun yan sra Adomo ayn zamanda
iini ciddiye alan bir m zisyen ve kompozitrd .
1 920'1erin Viyana's ndaki Schoenberg Modern Mzik
okulunun devrimci atonal tekniklerinden ok eyler
renmi; bu okuldan yana bir mzisyendi. yle ki ,
Klasik Mziin ve Popler Mziin hemen hemen her
yn ile ilgili konularda yazmakla kalmam, bu ince
lemelerindeki ve dnme tarz ndaki "atonal" biem
bile genliinde uzun uzad ya al t bu kompozisyon
ilkelerinin izlerini tayan bir biem olmutur. Adorno,
gerekstclk ile ilgili olarak Benjamin ile giritii
tartmalardan da bildiimiz zere her modernizm ak
m n desteklememise de, klasik ya da gereki bir
alternatife dnmeyi hi dnmemitir. Bu tr ar lara
hibir zaman yz vermemitir. Louis Althusser, Ernst
10
Bloch ve Galvano De/la Volpe gibi dier Bat l Marxistler
de modernizmden yana olmulardr. Fakat bi zz at kendi
sinin bir modernist olduunu syleyebilecek olan y alnz
ca Adorno'dur. 1 969 ylnda ldnde) Estetik Teori
zerine odaklanm bitirilememi dev bir alma brak
mtr. Bu almasn bitirebilmi olsayd , Adorno bu
kitabn sava sonras dnyasnn en uzlamaz yazar
sayd Samuel Becketfe ithaf edecekti 14 .

Adorno'nun yldz kmelenimi iinde en a rtc


s olan nc yld z ise, kltrel konulardaki
mandaren muhafazakarlyd . Marxist ve modernist
eilimlerine ramen, Adorno'yu, ou kez ondaki geri
ye ynsemeli (regressive), Birinci Dnya Sava ncesi
Almanya'snda ki romantik anti - kapitalizme gnder
meler yapmadan anlayabilmek olanakszd r. Kitle Kl
trnden hi mi hi holanmay , brokratik tahakk
me kar duyduu tiksinti ve teknolojik, arasallam
akla kar duyduu kuku Alman mandarenlerinin "yap
rak dkm" gnlerinde 15 olumu bir bilincin izlerini
tayan zelliklerdir. topyan umutlar n neminden
srarla sz ederken bile srdrd derindeki pesi
m izmi de, gene, bu ayn dnemi hatrlatmaktad r.
Spengler ve dier reaksiyoner dnrlerle olan , tar
tmalara yol aan yaknl da Adorno'nun m odern
lemeye kar kan romantik eletirilerden bugne
kalanlar kurtarmay istediini kan tlamaktad r1 6 .
Adorno'nun somut siyasal pratikten srarla kendini uzak
tutmu olmas da, arkada Thomas Mann'n siyasal
lamam birinin dncelerinde klasik anlat m n bul
duumuz mandaren duyarl l n n bir benzeri say labi
lir. Bu zellii, aktivist solcular n Adorno'yu kendi yaz
d klarn n gerektirdii siyasal sonulara uymaya ya
namayan bir elitist saymalarna neden olmutur. Bu

tr eletirilere en 'nl rnek Lukacs , nkidir . Lukacs,
Adorno'nun "Grand Hotel Mnzeviler"e postu serdi
ini" 1 7 sylemitir.

Fakat Lukacs'n ad n anar anmaz hemen hat rl


yoruz ki, Bat Marxizminin kkenleri de Spengler ve
Thomas Mann ' n oluumunu salayan ayn kaynaklar
dan ortaya kmtr. Michael Lwy 'nin iaret ettii ze
re , 1 8 Romantik anti-kapitalizmde, Bloch, Benjamin,
Marcuse ve hatta Lukacs' n kendisi de dahil olmak
zere Bat Marxizminin ilk dnrlerinden ounu
anlamak iin gznnde tutmamz gereken sol kanat
bir potansiyelin bulunduu unutulmamal d r. Gerekten
de, bu adan bak ld nda, Adorno'nun eski
mandarenlerdeki bu kltrel krg nlk ve umutsuzluu,
onun en son noktasnda, pozitif bir yne evirmeye
altn da syleyebil iriz. "Bugn dnceyi bekleyen
grevlerden biri, hem de hi nemsiz say lamayacak
biri", diyordu Adorno, " Bat kltrne kar yaplm
btn reaksiyoner eletirileri ilerici aydnlanman n hiz
metine koabilmek olmal d r. "19 N itekim, Adorno, ok
sk bir biimde, kltr ile uygarl tam da
mandarenlerin yapt gibi hep birbirinden ayr eyler
olarak grm ve gstermitir. Ama, ayn anda, kltr
toplumun zerinde ve pure deerlerin topland bir yer
eklinde fetiletirmenin de yanl ve yan ltc olaca n
nemle vurgulamaktan geri kalmamtr. Yksek kltr
ile kitle kltrnn daima birbirinden farkl eyler oldu
unu syleyen Adorno, ne var ki, "btn kltrlerin
toplumun sular ndan nasiplerini ald klar n " da 20 h ibir
zaman gz ard etmemitir. Ayr ca , zaman zaman,
erken dnem burjuva kltrndeki otantik bireyin yitip
g itmi oluundan duyduu hzn ifade eden eyler
sylemise de, kendi gnndeki birok dnrn ak-
12
sine, bir zamanlar yaand sylenen toplu luk hayat
nn artk bir daha yaanamayaca ac sndan kaynak
lanan bir nostaljiye hibir zaman srklenmemitir
( Ferdinand Tnnies kltr eletirilerinde ruhsuzlam
m odern topluma ya da Gesellschaften'e kar , organik
topluluk yaamn ya da I Gemeinschaft' koyuyordu).

te yandan , Adorno, geriye ynsemeli "organik


tmlk" fantazyalar n kendisine hi yakn bulmamakla
da kalmam; yaad mz kendi zaman mzda byle
bireyin olamayaca n a ka fark edebilmitir. Nesnel
bir "dierlilii" savunan materyalistler de, Adorno'ya
gre, tpk idealistlerin grd btnyle inaac bir
meta - sbjektivite'nin ryas n grmektedir. Martin
Heidegger'in nerdii gibi, zne ve nesnenin birbirin
den ayr dmesinden daha nceki zamanlara . ait bir
Varolu da, ona gre, dnlemeyecek bireydir.
Gerek olan u ki, ou mandarenden farkl bir biim
de, Adorno'nun Eletirel Teoriye katmak istedii eyler,
psikanalizin sayesinde kavranp anla labilen kiisel
mutluluklar ve tensel doyumlar olmutur.

Adorno'nun mandaren deerlerine saplanp kal


masn nlemekte, belki de, ok gl olmasa da, d
ncelerindeki varl a ka hissedilen Yahudi duyar
lnn da rol vardr. Bu zellii, onun dnce tarz n
daki drdnc g de say labilir. Aka biliyoruz:
Adorno, Kabala konusunda n yapm bilgin Gershom
Scholem ile olan dostluundan ok etkilenen Walter
Benjamin kadar bu bilginle yak n iliki iinde olmamtr
Yudaizm ile. Yalnzca baba sulb dolays ile yar Ya
hudi olan Adorno, kald ki , Weimar dnemi boyunca,
Yahudi kimlii ile zdelemeye ve hi isteklilik gs
termemitir. Dahas , vaftiz edildii anne dini olan Kato-

13
liklik ile bir ara yaknl bile olmu; fakat o gnlerdeki
solcu entelektellerin ou gibi, kozmopolitlii etnik ya
da dinsel herhangi bir toplulukla kayda deer bir yakn
l k kurmasna ya da byle bir eyi arzu etmesine mey
dan vermemitir.

Bununla beraber, Nazi Almanya'sndan kap


baka lkelere s nd ktan ve daha sonraki Yahudi
soyk rm n n ardndan iindeki Yahudi kimliinin bilinci
ne varmtr. zellikle, 1 953 ylnda Almanya'ya kesin
dn yapt nda" gerektii gibi sahip kamad bir
gemiin hesabn grmekte fazla istekli davranmayan
yeni Alman toplumu ile kar lat andan itibaren,
Adorno iin, Auschwitz hi unutulamayacak bir olay
halini almtr. Ondan s k sk yaplan bir alntdaki deyi
iyle, Adorno," Auschwitz'den sonra iir yazmak bar
barlktr"22 demitir. lm kamplarnn yaratt dehet,
Adorno'nun da, tpk Brechtln dedii gibi, byle bir
dnyada kltr alannda verilen sekinlik ya da baar
madalyalarn n bile kpek bokundan deersiz olduunu
dnmeye balamas na neden olmutur. Adorno'nun
Auschwitz ve benzeri olgulardan sonra sa kalabilenle
rin hala yaadklar acya kar duyduu ilgi 1 966 ylna
kadar hi eksilmeden srmtr:

Auschwilz 'den sonru. lm hc.kketmi hiri olduKunc


halde rustlantilur sayesinde onun elinden kurtulmu ve
hayatta kaltm olubilirsini=. Byle biri olmak. ulabild;xi
ne vurdum duyma: o/nuy gerektirir: onsuz tek hir
Auschwitz 'in hile olumaym:a llere varm bir vur
dwn duymazlt gerektirir. Bu vurdum duyma:ltk.
Amchwitz 'i atlaahilmi. dierlerinden c.yrt tutulmu her
kesin zerinden atp kurulumayucu kendi suudur3.

14
Daha anlaml bir anlat mla, Adorno'nun dnce
sini oluturan yldz kmelenimi iindeki Yahudil ik esi
birka anlama birden gelmektedir. Tpk Horkheimer
gibi, Adorno da Yahudi dininde Cennetin ya da Tanr
nn tasvirinin yasaklanm oluundan yola kmas
na, iinde yaanan gne alternatif olabilecek bir gele
cekten a ka sz etmek istememitir. Fakat, bu byle
olduu halde, bu nitelikte bir topyann gerekleebile
ceine duyduu inan - ya da byle bir inanc n canl
tutulmasna verdii nem - onun u szlerinden anla
lmaktad r:

Umutsuzluun her yeri sard zamanlarda bir sorum


luluk olarak yklenilmesi, uygulanmas gereken tek.fel
sefe. her eyi zgrleim beklentisi asndan deerlen
dirilmesi gerektii biimde grp deerlendirmeye a
hmaktr. ekilen aclardan kurtulu gelmeyecek ol
duktan sonra bilginin kendini bile aydmlatamaz:
zgrleim beklentisini barnda barndramayan bir
bilgi sadece bir yeniden - inadr. tekniktir. Bak11111z:
kavraymuz vara/an dnyann algllanmasm deitir
meli, onun aldatc grnmnden kurtulabilmi o/ma
li: gn geldiinde kck c;izik/erinde, ufack at
laklarmda ortaya kacak mesihgil klarm aydmhm
dan anlalaca zere, iinde yaadmz bugnk
dnyanm btn bunlara muhta. arpllilm bir dnya
olduunu anlamamlZI salayabilmelidi/4.

Adorno'yu dolayl yollardan etkileyen Franz


Rosenzweigin nl kitabnn25 balnda sz edilen
Yahudilerin "kefaret yldz"nn getirecei mesihgil ay
dnla, ne var ki, Lukacs gibi Hegelgil Marxistlerin sa
vunduu tam olarak gerekletirilmi bir baka kusursuz
ve noksansz birliin (uyumun) zerinde de rastlanma-

15
yacaktr. Adorno'da bu k, onlardakinin tersine, tek tek
her biri dierinden farkl kalabilen, ama birbiriyle kar
lkl etkileimde bulunabilen tikelliklerin zenginletirdii
bir topluluk zerindedir. Varoluu bu konumundand r.
Yahudi soykrmndan Adorno'nun kard en byk
ders anti - Semitizm ile totaliterci dnce aras ndaki
balant olmutur. Adomo, bu soykrm ndan sonra, Ya
hudilerin, 20. yzyl totaliterciliinin eritip yok etmek is
tedii dierliliin, farkl kalabilen olanm, zde olmaya
bilenn hi ortadan kald rlamayan en inat rnei sa
yldklarn fark etmi, anlamt. "Auschwitz," diyordu
esefle," ark kimliklerden sz eden felsefelerin lmle
zde olduunu gstermitir"26 .

Adorno'nun hayat tikellerin birbirine benzemezli


i ve farkl l klarn koruyabilmeleriyle zdeletirmesi,
onun ilerde daha ayr nt l olarak ele alacamz bu an
lay , dncelerinin oluturduu yldz kmeleni
mindeki beinci ve son eyi meydana getirmekteydi .
Bu anlaynn gcn deerlendirebilmemiz ve bir
al mann, bir sanat rnnn nemini kavramamz
iin onun tarih iindeki yazlma-sonras hayatm da
gznnde tutmamz gerektiini dnmemiz yetecek
tir. Adorno'nun dncelerinin oluturucu elerinden
bu beinci yldz, Bat entelektel dnyasnn byk
blmn cezbeden Fransz yap salclk-sonras d
nrlerin yazd klar ile gn na kan
deconstructionism hareketiyle bugne kadar varl n
srdrmtr. Kukuuz, 1967 ylnda bu hareket orta
ya ktnda Adorno lm bulunuyordu27 Fakat bir
yazarn hakl olarak belirttii gibi,

Deconstruction ile Adorno arasmdaki paralellikler


zellikle dikkat ekicidir. Bu akun gnmzdeki hiimi-

16
ni almadan ok iinc:eleri, A dorno, tm zdelikfe/sefe
.ini reddeden; smf
. bilincinin somut bir biicnde "/>O-
\
zit(f' nitelikte olduunu kabul etmeyen; gstermenin
bir niyet olmakszm yapildm syleyen/erin grle
rine kar kan; dncelerini yazd olarak ifade etti
i metinlerinde asil nemli olanm heterojen frag
manlarm ierikleri olduunu vurgulayabilmi bir d
nrd. Gerekten de. bugnk deconstruction hare
ketinin ele ald btn nemli konular Adorno 'mm
alimalarmda uzun uzadya. hem de derinliine ele
. lx
a/mm bulunmakadr. .

Adorno ile yapsalclk sonras (post-


structuralism) arasndaki yak nlk, gerekten de, rast
lant sonucu bulunabilmi paralelliklerden ok daha ileri
noktalara varmaktadr. rnein, Walter Benjamin'ir: bu
akmla daha kkl tarihsel ilikilerinin olmas bu gr
mz dorulamaktadr. 1 930'1arda Paris'te mltecilik
gnlerini yaayan Walter Benjamin Gol/ege de
Sociologie 'deki George Bataille, Pierre Klossowski,
Roger Caillois ve Michel Leiris'in ban ektii proto
deconstructionist evrece bilinen, tan nan biriydi . Bu
dnrler Benjamin'in zerinde durduu, sorunlarn
ounu kendileri iin de ilgi ekici bulmaktayd 29 .
Adorno'nun dncesinin geliiminde nemli rol olan
Benjamin'in temel nitelikteki allegori teorisi, kukusuz,
kefareti moment'inden yoksunlam bir biimde,
deconstructionism iinde de geni yanklar uyand rm
bulunuyordu. Bu nedenle, Jacques Derrida'n n oturup
Benjamin zerine olumlu bir makale yazmas na; ok
a k bir dille olmasa da, Benjamin'in dnceleriyle
kendi dnceleri aras nda (buna bal olarak da, on
larla Adorno aras nda da) bulunan paralellikleri kabul
etmesine amamak gerekiyor3 .
17
Adorno'da deconstructionist beklentilerin varln
gsteren en nemli argman, onun da Nietzsche'den
birok ortaklaa dnceler almas; deconstructionisf
ler gibi, Adorno'nun da, birok deerlendirmelerinde bu
geleri kullanm olmas d r. 3 1 Nietzsche'yi faizme ok
yakn irrasyonel bir dnr sayan Lukacs' izleyen
birok Marxist'ten farkl bir biimde Adorno kitle klt
rn ok ac bir dille eletirdii, geleneksel metafiziin
kp tkendiini apak ortaya serdii ve Aydnlan
mann bulank diyalektiinin birok yanlarn fark edip
gsterebildii iin Nietzsche'ye byk sayg duymak
tayd . Nietzsche'yi deersiz klmak iin giriilmi bu
kurnazlklar yantland rmak istercesine, Adorno, "D
nce, nihilizm olduu sylenerek gzden drlmek
istenen eyleri savunmakla onur kazanacaktr"32 de
m itir. phesiz, Adorno'nun Marxistlii iin dahi
Nietzsche'nin sevimsiz birok yanlar vard . stelik,
Adorno'nun ktmser kC :trel mandarenlii bir "teslimi
yetilik biliminden" ok, bir "melankoli biliminden"33 ya
nayd . Fakat, btn bunlara ramen , Nietzsche'nin
dncesindeki sarsc eletirel enerjiye her zaman iin
sayg duymutur Adorno. Bunun sonucu olarak da,
Nietzsche'nin ada birok Fransz izleyicisinin (m
ridinin) tersine, Adorno hibir zaman "dil'in kendi ha
pishanesine" dmemi, hakikati aradn syleyerek
marur bir edayla ortal kta dolamam; ama, gene de,
onlardan ok daha nce post-structuralisflerin ner
melerinden ounu bulmu ve ifade etmitir. Michel
Foucaulfnun da teslim ettii gibi,34 disipline edici ve
hapishaneye dnm modern topluma (post
structuralistlerin) ynelttii eletiriler ile, Adorno'nun
"ynetim altna alnm dnya" konsepti aras nda ok
byk benzerlikler vardr.

18
Bugn artk a ka grdmz zere
Adorno'nun entelektel kariyerinin oluturucu eleri
B at Marxizminin yaratc ener1snn, estetik
modernizmin, mandarenlere zg kltrel d krkl
nn, Yahudi insan n n kendini tanmlama tarznn ve
deconstructionism'in grlerine n gelen grlerin
meydana getirdii bir yldz kmeleniminden olumak
tad r. Kimi zaman ve kimi ruh hallerinde bu entelektel
elerden biri dierlerinden daha nde gibi grnse
de, Adorno'nun dncelerinin btn bu elerin kendi
aralarnda yaratt gerilimli birlikten olutuunu kabul
etmemiz daha doru olacaktr. Bu nedenle, baz yo
rumcular n yapt gibi, Adorno'nun Marxist grnmeye
alan bir kltrel mandaren ya da edebiyatta nclk
etmi (avant la lettre) bir diconstructionist oldunu
sylememiz yanl olacaktr. Byle bir deerlendirmeye
saplanmak yerine, Adorno'nun yakla m n n temelleri
ne kadar inmemiz ve onun btn bu yakla mlarn ke
sime noktas nda yer alan bir dnr olduunu gr
memiz daha doru olacaktr. Tikel varlklar n koruya
bilen bireylerin gerekliliini ve bylesi bir bireyciliin
deerini her zaman savunmutur Adorno. Fakat, hibir
zaman, bu ayr bireylerin st ste gelen, akan, hatta
ou kez birbiriyle elikin ilikilerin ve bu ilikilerin
tad ieriin bir rn olduunu gzden karmaya-
. cak kadar da diyalektik dnebilmitir. Bu nedenle,

Adorno'nun dnr kimliinin nmze koyduu z


g n grngy gcmzn yettiince anlat p aklaya
bil mek iin, onu yazd ve syledii eyler aras nda bir
uyum varm gibi gstermek yerine, dncelerindeki
zme ulaamamln yaratt gerilimleriyle deer
le ndirmemiz gerekecektir.

19
Gerekten de, yukanda szn ettiimiz "glerin"
ya da yldz kmeleni minin yldzlarnn kendi ilerinde
ve psikanaliz gibi bunlara ekleyebileceimiz dier d
nsel elerin ilerinde, Adomo'yu daha iyi anlamamz
salayacak, ok daha incelikli baka birok atkn
yanlar ve bunlarn yaratt itkiler bulmamz da mm
kndr. Fakat Adomo'nun bir yldz kmelenimi eklin
deki dncesini deerlendirmekte kullanacamz
yntemlerin nasl daha gelikin duruma getirilebilecei
zerinde durmaktan ve onu karlkl olarak ekien her
biri uzmanlam ayr ayr enerji alanlarnda tek tek ko
numlamaya al maktansa, incelememizin arln
baka bir yne evirip, Adorno'yu, kendisini neyi ve na
sl anlatm sa yle grmemiz ve yle anlatmamz daha
doru olacaktr. Bu nedenle, kitabmzda, onun hayat ile
ilgili ksa bir bilgilenmeden sonra. almalarna temel
tekl eden felsefi grlerini gzden geirecek; daha
sonra da bu felsefi temelin onun toplumsal, psikolojik ve
kltrel konular irdeleyiini nasl etkilemi bulunduunu
incelemeye alacaz.

20
1. rselenmi Bir Hayat

'Das Leben lebt nicht.' 1

FERDINAND K RNBERGER

Adorno'nun, Suhrkam p Verlag Yaynevi ta afn


dan onun kitaplarn n tantm nda sk sk kullan lan,
kiiliini ve btn bir yaam yksn ok anlaml bir
biimde yanstan nl bir fotoraf vardr. Orta yalar
nn sonlarnda ekilmi bu fotorafnda Adorno yzn
sola dndrmtr. Ik ban n yalnzca n tarafna
dmtr ve bir kula grnr ksmen . Alnnn az

yukarsndan ekilmi bu fotorafta btn dikkatimiz


onun yzndeki hznde toplanr. Dudaklar aaya
kvr ml, incecik bir akl k aznda, kurumu gibi. Re
simde grebildiimiz k dm tek gz, onun, kendi
iini dinleyen baklarn yanstmaktadr. Ban n gl
gelenmi arka ksm ise hznl dncelerinde yitip
gitmi gibidir. Kimi zaman d ier fotoraflarnda grd
mz gzlkleri yoktur. Kendini dinlemektedir, artk
hibir eye kaplmyormu g ibidir. Resmin bir tm ola
rak bizde brakt etki ok gldr. Adorno'nun yete
rin ce anlat lmam kendi zamannn dehetinin olutur-

21
duu kederi dizginlemeye, kendi iinde dinginletirme
ye altn dndrr. Adorno'nun "rselenmi bir
hayattan kaynaklanan dnceleri"nin oluturduu
"melankoli bilimi" yznn bu grnmnde ifadesini
bulmu gibidir. Onun mr boyunca yorumlamaya,
anlatmaya alt sosyal fizyognomi kendi zgn eh
resinde yansmtr. Tpk , bir zamanlar Samuel
Beckett'in ehresi iin yazd gibi, "Gzyalar mz ne
denli aksa da yzmzden zrh eritip iz b rakamaz,
yalnzca ehremizdir onlar ele veren, gz yalarm zn
kuruyup getiini sandmz"2

1 1 Eyll 1903 gn Frankfurt am Main'da dodu


unda Theodor Ludwig Wiesengrundun bir gn bu
denli hznl bir hayat yaayaca olas bile deilmi
gibi grnyordu. Adorno zengin, dinini deitirip Al
manlam bir Yahudi olan arap tccar Oscar
Wiesengrund ile, eski bir Cenova'l aileden gelen Kor
sika doumlu ei Maria Calvelli-Adorno'nun tek ocuk
lar yd . Gen "Teddie"nin ocukluk yllar , ailesi, gerek
ekonomik ynden, gerekse kltrel ynden Birinci
Dnya Sava ncesindeki yllarda ancak st-burjuvazi
aras nda bulunabilecek kadar rahat ve gvenliydi. Her
ynyle ocukluu, anlaryla hayatnn sonraki ylla
rnda karlaaca d krklklarn yarglayaca bir
mutluluk dnemi olmutur. Babas bir anlamda biraz
uzak bir baba idi. Ama, Adorno'yu otuz yedi ya nday
ken douran annesi ona, ge yalarda ocuk sahibi
olmu ou kad nlar gibi, ok yakn bir ilgi gstermitir.
Annesi ve annesinin aile ile birlikte yaayan hi evlen
memi kz kardei Agathe, Adorno'ya ilk yalar ndan
itibaren hayat boyunca srecek bir mzik sevgisi a
lam lard r. Agathe ve Maria Calvellller iki kz karde
22
olarak, iyi yetimi mzisyendiler. Annesi profesyone l
bir ses sanats, teyzesi ise nl soprano Adelina
Pa ttlye birok resitallerinde elik etmi iyi bir piya nistti .
Adorno, Paul Hindemith'in de hocas olan Bernhard
Sekles ten piyano dersleri almt . Yllar sonra, Thomas
'

Mann' , Beethoven'in al nmas gerekten g olan


Opus 1 1 1 Sonat'n icrasyla byleyecek kadar iyi bir
piyanistti Adorno.

Mzikteki ve entelektel alandaki ilk eitimi ve


yetkinlii ile kendisini iki alanda gelitirmesi iin evresi
onu hep tevik etmitir. On be ya ndayken, aile
dostlar olan ve Adomo'dan on drt ya byk
Siegfried Kracauer'in nclnde Alman klasik felse
fesi zerinde al maya; haftada bir gn Kant' n birinci

Critique'ini okumaya balam t. Ksa sre sonra,
Adorno, Weimar Almanya's n n en nemli kltr kritik
isi ve nde gelen fil m teorisyeni olan Kracauer'den
felsefe metinlerini tarihsel ve toplumsal gereklerin
belgeleri olarak a mlamay renmitir. Bunun yan
sra , bu metinlerde rtk bir biimde yer alan insann
ektii, yaad aclara; yani, idealist dnce sis
temlerinin ekilen ac larn Tanrsal bir s nav, bir ltuf
olduunu ileri srerek transfigre etmeye alt , ama
bunu tam olarak hibir zaman baaramad ac lara
kar derinlikli bir duyarl k kazanmtr. Sonraki yllarda
Adorno ile Kracauer arasndaki dostlukta birok gergin
likler3 olmusa da, bu ilk hocas n n anti-idealist ve
mikrolojik kltr kritii anlaynn etkileri onun btn
entelektel hayat boyunca varl n srdrmtr.

1 92 1 ylnda Adorno Frankfurt'taki Kaiser


Wilhelm Jimnazyumunu bitirmi, kentin yeni kurulan ve

23
birok ynden yeniliki o lan Johann Wolfgang Goethe
niversitesine balamtr. Biri Davurumculuk zeri
ne, biri de kendi piyano hocasyla4 birlikte yazd bir
opera zerine yaynlanm iki makalenin yazar olarak
balad bu niversitede, daha ok, felsefe, toplumbi
lim , psikoloji ve mzikle ilgili dersler alm; yl sonra,
1 924'de, daha yirmi bir ya ndayken felsefe doktoru
olmutur. Adorno doktora tezini ortodoks olmayan bir
yeni - Kant dnr Hans Cornelius'un ynetiminde
yazm tr. Cornelius meslek hayatn n ilk yllar nda
Mach'n empirio-criticism' iyle ve ( svireli Richard)
Avenarius ile ilgilenerek dikkatleri ekmi; bu arada
materyalizmi savunan Lenin'in de hmna uram bir
bilim adam yd . Bununla beraber, Cornelius, Weimar
Cumhuriyetinde yetien ve kartlar olan Marxistlerden
farkl , materyalist olmayan bir solcuydu . Politik yakn
l klar , evresel ilikileri henz glenmemi bulunan
Adorno, Lenin'in eletirilerini bir yana b rakmakta fazla
bir glk ekmeden, doktora tezini Cornelius ile, o
gnlerde herkesin i lgisini eken Edmund Husserl'in
fenomonolojisi 5 zerine yazmaya balam tr.

Adorno'nun 1 922 y l nda Cornelius'un Husserl


zerine yapt seminerlerinde tan t Max H orkheimer
de Lenin'in bu eletirilerinden etkilenmemitir. Adorno'
dan hi de geri kalmayan bir aile ortam ndan gelen -
babas Stuttgart'l zengin bir Yahudi tekstil fabrikat
ryd - Horkheimer de, savan ncesindeki yllarda
ou burjuva ocuklar n n i lgisini eken ve etik yan
a r basan zgrlk bir sosyalizmden yanayd . Ya
ynlanmam birka novella'nn6 yazar olan
Horkheimer de, Adorno ile ortaklaa, ayn estetik
ilgilenimler iindeydi. Ve yeni arkada gibi, nceleri,
24
ikisinin de hocalar olan Adhemar Gelb'in savunduu
Gestalt psikoloji anlay ynnde olmak zere psi
,
kolojiye kar byk bir ilgi duyuyordu. Daha sonralar
ise, Gestaltl ap psikanalize ilgi duymaya bala
mt. Horkheimer, Adomo'dan sekiz ya bykt. Ama
ikisinin arasnda ksa srede balayan entelektel or
tak alma anlay yaklak yarm yzyl srebilmitir.
Onlarn yaad yzylda bu denli yaratc ve retken
baka bir dostluk rnei bulabilmek gtr.

niversiteyi bitirmesinden ksa sre nce


Adomo, Alban Berg'in yeni operas Wozzeck'ten par
alarn icra edildii bir konsere gitmi ve bu operadaki
olaanst gc hi gecikmeden fark edebilmitir.
Wozzeck'ten paralar icra eden ve hem Adono'nun
hem de Berg'in dostu olan arkadann aracl ile
Berg ile buluup tanan Adorno, Berg'i kendisini Viya
na'da renci olarak kabule ikna etmitir. Ocak 1925'te
Viyana'ya gelen Adorno burada Arnold Schoenberg'in
etrafndaki yeniliki besteciler evresine girmitir. Bu
evrenin tartmalara yol aan "yeni mzik"leri o sralar
atonal mzik aamasn geride brakarak on iki ton
dizilenimine ynelmi bulunuyordu. Adorno, zellikle
Schoenberg'in ve izleyicilerinin erken dnem "da
vurumculuuna" yaknlk duymaktayd. Bu mzik anla
yn, ilk olarak, Viyana da yaynlanan Anbruch ve Pult
und Taktstock gazetelerindeki katklaryla balayan ve
birbirini izleyen birok makale ve kitabnda btn ha
yat boyunca tartm, incelemi ve savunmutur. M
ziin davurumcu yanndan ok, bilisel (cognitive)
boyutuna nem veren Adorno, bununla birlikte, davu
rumcu atonaliteyi bestecinin duygusal (emotional) z
nelliinin rn olduu iin kabullenmi deildir. Tersi-
25
ne, Adorno bu mzik anlayn mziin kendi iinde
nesnel olarak ikin bulunan eilimlerin; yani, karmak
ve dolayl yntem ve yollarla toplumsal ynsemeleri
pekala ortaya konulabilecek olan eilimlerin bir geliimi
saymtr. Schoenberg'in altmnc ya gn iin ya
zlan ve "Diyalektik Besteci"7 balkl daha sonraki bir
makalesinde ise Adorno, Schoenberg'i burjuva tonalite
ilkesini reddettii iin ve tpk diyalektik dncenin
burjuva iktisadnn szde - doalclnn (pseudo
naturalism) iyzn ortaya koyuu gibi tonalite anlay
nn doallk iddiasnn aslszln tehir ettii iin
olumlu karlamtr.

Adorno'nun, bu "yeni mzik"i byle felsefi temelli


terimlerle yorumlay, ne var ki, Viyana'daki hocalarnn
gznde ona pek bir ey kazandrmamtr. Arkada
Ernst Krenel<in daha sonra onun iin syleyecei gibi,
bu, "bir bakma, dncelerini ifadede fazla serbest
gen" onlar iin ok teorik dnen ve siyasal ynden
de kendi bildii gibi dnmeyi fazla seven biriydi. Berg
bile, Adorno'nun daha sonralar kabul ettii gibi, bu hr
n ciddiyette irkiltici bir eylerle karlam gibiydi.
1927 ylnda Adorno bilimsel almalarn srdrmek
iin Frankfurt'a dnmtr. Bununla beraber, 1928'den
1932'ye kadar sren Anbruch'daki editrlnn tersi
ne, Viyana ile olan balar bozulmamtr. Bestecilik
reniminin sonunda Adorno iyi bir besteci olmamtr.
Fakat Viyana'da grd musiki renimi sonraki ylla
rnda yazaca btn eserlerinde, yalnzca kltrel bir
point d'appui olarak deil, teorik bir model olarak da ok
nemli etkilerde bulunmutur. Daha sonraki yllarda pek
ok yorumcunun iaret edecei zere, Adorno'nun fel
sefesi Schoenberg ekolnn besteleme tekniklerinden
26
ok eyler alan "atonal" bir felsefe olmutur. Adorno,
zellikle de, bir kompozitr olarak Schoenbergi'in yapt
mziin hakikat ierii zerindeki srarndan; yani,
linguistikteki benzeriyle ifade edersek, Adorno'nun
Viyanasndaki bir dier nemli dnr Kari Kraus'un
teorilerinde rastlanan bu srardan etkilenmitir.

Viyana'daki geici dneminden sonra, yirmi drt


yandaki Adorno'nun dnd entelektel evre, ni
versite evresinden ok daha geni bir evreydi.
Horkheimer ile dostluu sayesinde, yeni kurulmu bu
lunan ve o gnlerde Avusturyal Marxist ii hareketleri
tarihisi Cari Grnberg'in bakanln yapt Sosyal
Aratrma Enstits ile de, uzaktan da olsa, bir iliki, bir
yaknlk kurmutu. Kracauer'in aracl ile de, daha
nceden, 192 1 ylnda bu Enstitnn yelerinden bir
dieri ile, edebiyat sosyolou Leo Lowenthal ile tan
m; onunla hayat boyunca srecek bir dostluu ba
latmt. Adorno, fiilen, 1932 ylna kadar Enstit iin
herhangi bir ey yazp yaynlamam ise de, Enstitnn
dergisi olan Zeitschrift fr Sozialforschung'un 1 0 kurulu
yldnm saysnda "Mziin Toplumsal Durumu"
balkl makalesiyle yapt katk yaynlandnda, za
ten 1920'1erin sonlarndan beri bu entelektel evreden
saylyordu. Ayn gnlerde, dostlar arasnda o gnlerin
Berlin'inden bir grup Heterodoks Marxist de yer alm
bulunuyordu.Ernst Bloch, Bertolt Brecht, Kurt Weifl ve,
hepsinden nemlisi, Walter Benjamin bunlar arasn
dayd. Adorno'nun o yllardaki yazlarnda, gerekte on
yl nce Bloch'un topya 'n n Ruhu adl almasn ve
George Lukacs'n Tarih ve Smf Bilinct' ni okuduu
gnlerde balayan Marxisme kar yaknlnn izleri
grlmektedir. Her ne kadar arkadalarnn daha
27
aktivist olan politik yaklamlarna kar, zellikle bu
arkadalar Sovyetler Birliini ve Alman Komnist Par
tisini savunduklar srada hep belirli bir mesafe iinde
olmusa da, bu yllardan itibaren, Adorno, dostlarn n
Hegelci bir yaklamla yaptklar Marx yorumlarna ok
eyler borlu olan bir tr ikin (immanent) ideoloji ele
tirisine balamtr. Bu adan da Adorno ile
Horkheimer arasnda bir yaknlk vardr. Horkheimer'in
felsefi anlay da, Schopenhauer'a duyduu belirli bir
sempatiye ramen, ayn ynde bir geliim izgisi izle
meye balamtr. Ne var ki, Adorno'nun Hegelgil
Marxizm'e ball, hibir zaman iin, Enstitden yeni
arkada Herbert Marcuse'nk gibi kaytsz artsz,
"mmincesine" olmamtr. 1920'1erin sonlarndan itiba
ren almalarnda Marx'n yeni ortaya kan elyazma
larndan ok aka etkilendii grlen Marcuse'n bu
elyazmalarna kar duyduu heyecan ve itiyak
Adorno'nun fazla paylamad aktr.

Adorno'nun yeni yeni ekillenen kendi dnce


ve yaklamnn ilk ifadesini, 1927'de yazd, baarsz
Habilitationsschriffi olan "Aknc Akl Teorisinde Bilin
alt Konsepti"nde11 bulmaktay z. Cornelius iin yazl
m bu almada yalnzca Adorno'nun hocasnn
heterodoks neo-Kantl ile Marxizm arasnda deil;
fakat, ayn zamanda, bunlar ve nemli birok tart
malara yol am bulunan Sigmund Freud'un psikana
lizi arasndaki yaknlklar zerinde durulmaktayd.
Frankfurt'taki ilk yllarnda Adorno Gestaltlk ile de
tanmt. Ama, Freud'un dnceleriyle tanmas
ancak Viyana'daki yllarnda; ya da, pek mmkndr ki,
Berlin'e yapt sonraki gezileri srasnda olmutur.
Schoenberg mziini yorumlama biiminde olduu gibi,
28
Adorno, bilinaltnn ieriini rasyonel bir dnme
eylemine konu klabilmekte bir yntem olarak mziin
bilisel implikasyonlarna nem vermitir. a racak
hibir yan yok: Comelius bu almay gvensizce
izlemi; Adorno'ya ynelttii Marxist nitelikteki eletiri
ler ise fazlas ile haksz ve tutarsz olmutur. Sonuta,
Adorno venia legendi (niversite dzeyinde ders vere
bilme hakk) kazanabilmek iin baka bir konu almak
zorunda kalmtr.

Adorno'nun yeni almas, Weimar Cumhuriyeti


nin en nde gelen gen filozofu Martin Heidegger'in
etrafndaki evrelerde zellikle etkin olan ve o gnlerde
yeniden kefedilen filozof Soren Kierkegaard zerineydi.
Cornelius niversiteden ayrlp Finlandiya'ya gittii iin
Adorno'nun tezini, artk, teoloji profesr Pau( Tillich
ynetmekteydi. Adorno'nun Kierkegaard eletirisi olan .
bu tezi Kierkegaard: Estetiin lnaas1 2 baln ta-
, maktayd. alma Adorno'nun varoluuluk zerine
1 1

yazaca birok eletirel 'analizin ilkiydi. Bu almas ile


Adorno varoluuluun sorgulanmas gereken siyasal
implikasyonlarn ilk fark edenlerden biri olmutur.
Hegel'in her eyi kapsayan bir rasyonel sistem adna
ortadan kalkmasn hakl grd ileri srlen "znel
dolaymszl" Kierkegaard'n savunma biimine kar
kyordu Adorno: i nsan somut tarihsel ortamndan
karp soyutlayan Kierkegaard'n znel partiklariz
mindeki soyut tek - yanll gstermeye al yordu.
Kierkegaard'n ruhsal isellik alan, Adorno'ya gre, git
gide insan honutsuz klan d dnyaya kar bir s
nak gibi grnen 19. yzyl burjuva ailelerin ev-ii dn
yalarnn ideolojik bir yansmasyd. Kierkegaard
Hegel'in zneler ile nesnelerin bir ve ayn olduu varsa-
29
ylan idealist zdelik teorisine saplan p kalmaktan ka
nmaktayd. Fakat yalnzca spiritualize edilmi zneyi
ontolojik olarak nemli sayd iin, fiilen, varolan top
lumsal elikilere bir szde - uyumluluk, kazandrm
oluyordu. Kierkegaard'n kendisi istemese de, bu yeter
siz ve inandrc olmayan uyumluluk, nesnesiz bir saf
znellik diyalektiine saplanp kald iin, gene bir z
delik teorisi olup kyordu.

Sonraki yllarda sanatn bilisel (cognitive) gc


zerine yapaca vurgulamalarn habercisiymiesine,
Adorno, gelimenin estetik aamalarm etiksel ya da
dinsel aamalar'na oranla daha deersiz sayd iin
Kierkegaard' ar ekilde eletirmekteydi. Kierkegaard
estetik bilincin duyumsal ve materyal ilgilenimleri birbi
rinden ayrt edemediini ileri srerek gelimenin estetik
aamasn etiksel ve dinsel aamalardan daha deer
siz sayyordu. Oysa, Adorno estetik aamay, tam da
bu zelliinden dolay, daha stn buluyor ve reel dn
yann henz uyuuma kavuturulamam elikilerine
ilikin olarak estetik aamann daha sahih bir bilgi e
dinmemizi -saladn vurguluyordu. Kierkegaard'n
insan'n "yaratksa! dolaymszln" yanstt iin kar
kt ey, Adorno'ya gre, Danimarkal filozofun ele
alp deerlendirmek deil, kendisinden uzak tutmak
istedii modern dnemin tarihsel zellik ve koullarn
daha doru bir biimde ortaya koymu oluyordu.

Adorno'nun Habilitation tezi olarak kabul edilen


Kierkegaard zerine bu almas 1933 ylnda, tam da
Hitler'in iktidara geldii ve kaderin izgisini deitirdii
gnler de yaynlanmtr. Bu nedenle Adorno'nun
Kierkegaard ve varoluuluk zerine yapt bu alma,

30
tpk 193 1 yl Mays aynda Frankfurt niversitesinde
felsefe dersleri verme yetkisi kazandnda yapt
nemli konumann metni gibi, Almanya'nn o g nlerinde
kayda deer hibir etkiye yol amamtr. Adorno'nun bu
ilk dersi "Felsefenin Gncellii"1 3 baln tayan bir
konumayd. Adorno'nun bu konumasn n metni onun
yaad yllar boyunca hibir zaman yaynlanmamsa
da, sonraki yllarda gelitirecei btn almalarnda
temel yaklamnn ilk habercisi ve ifadesi olmutur.
Adorno'nun bu ilk felsefe dersinin metninde, kendisinin
1928 ylnda Alman Trajik Dramasnn Kkeni balkl
almasn okuyup derinden etkilendii arkada Walter
Benjamin'in kendine zg felsefesinin ok arlkl izleri
grlmektedir. Benjamin'in etkisi, Adorno'nun Weimar
Cumhuriyetinin tkeniinin yaklat gnlerde yapt
bir dier nemli konuma olan "Doal Tarih Fikri"nde
de 1 4 komplike bir biimde, ama apak, grlmektedir.
Bu konumasnn metni de, Adorno'nun lmne kadar,
yaynlanmay beklemitir. Fakat bu konumadaki nemli
noktalarn ou daha sonraki almalarnda, zellkle
1966'da yaynlanan magnum opus' olan Negatif Di
yalektik'te ok ak bir biimde yer almtr. Yllar iinde
Adorno'nun yapt vurgulamalarda nans deiiklikleri
elbette olmutur. Ama, otuz yana bile gelmeden ya
zlm bu ders ve konuma metinlerindeki temel nitelik
teki izginin sonraki olgunluk yllarndaki almalarnda
hep devam edii dikkat ekicidir.

Nazilerin iktidar ele geirmesi ile birlikte, Adorno'


nun bir Alman akademisyeni olarak gelecei gitgide
tehlikeli grnmeye balamtr. Horkheimer'in banda
bulunduu Enstit Almanya'dan kamak zorunda kalan
ilk bilim adamlar topluluklarndan biri olmutur . Enstit
31
nce Cenevre'ye, sonra New York'a geerek Columbia
niversitesi ile ksmi bir balant kurmutur. Ayrca
Paris'teki ubesini ak tutarak Zeitschriffi savaa ka
dar burada yaynlamaya devam etmi, Avrupa ile ba
larnn btn btne bitmediini gstermek istercesine,
Londra'daki ubesini de faal tutmutur. Enstit ile or
taklaa almalar yapan bilim adamlarnn birou,
Adomo da aralarnda olmak zere, imkanlarnn sonuna
kadar Avrupa'da kalmtr. Gerekten, Adorno ocuka
bir umutla Nazilerin geici bir olay olduuna ve Alman
ya'daki kariyerine dnebileceine epey bir sre inanm
tr. niversite dzeyinde ders verme yetkisini hemen
Viyana'ya transfer etme giriiminde bulunmu, fakat da
ha sonra geici bir sre lngiltere'de mlteci olarak yaa
m; Oxford'daki Merton Kolejinde akademik stats
"advanced student" dzeyine inmitir. Bu yllarda Alman
ya'ya, zellikle 1937 ylnda evlenecei Gretel Karplusu
ziyaret iin Berlin'e sk sk gelip gitmitir.

Adomo'nun yetersiz lngilizcesi entelektel


ilgilenimlerini pek paylamad Oxford'daki felsefeciler
topluluu ile fazla bir temasnn olmadn gstermekte.
Ama, lngiltere'deki zamann, yeniden, ilk gnlerde ilgi
lendii Husserl zerine alarak geirmi; 1956'da ya
ynlanacak olan ve lngilizce'ye yaplabilecek kadaryla
Metacritique of Epistemology1 5 diye evrilebilecek
kitabnn ilk taslan Oxford'da bu yllarda yazmtr.
Kierkegaard zerine yapt almasnda olduu gibi
Adomo bu almasnda da Husserl'in metinlerinde a
klanamaz gibi grnen boluklarn ve antinomilerin
altndaki toplumsal temelleri ortaya karmaya alm
tr. Adomo bu almasnda yalnzca epistomolojik d
nce ile snrl kalmayan bir "metacritique" kavramn
32
kendisine odak almtr. Husserl'in fenom enolojisinin
burjuva idealizmindeki kn en gelikin rnei oldu
u sonucuna varan Adorno, onun tarihsel ilgilenim ko
nularn evrensel ve aknsal hakikatlere erime am a
cyla ele almaktaki srarn ise Avrupa'daki orta snfn
kendi zgl bunalmnn bir trevi saymtr. zellikle
Husserl'in sonul (ultimate) felsefesinin temellere, akn
sal ilk ilkelere varma arzusu zerinde vurgulamada bu
lunan Adorno, bunlarla Husserl'in eski rencisi
Heidegger'in insann Varlk'a (Being) alnn restoras
yonuna duyduu zlem arasnda balant olduunu ileri
srmtr. Her ikisini de toplumsal realiteyi grmemek
ve niyetleri bu olmad halde, rtk bir biimde, zneye
ncelik vermekle sulamtr. Bununla beraber, Adorno'
ya gre, epistemolojik arayn tam bir ontolojiy var
drmad n Husserl'in kendisi rencisi olan
Heidegger'den daha stndr. Husserl'in Adorno i ngilte
re'de iken yaynlanan nemli almas Avrupa Bilimle
rinin Bunalm ve Aknsal Felsefe'de, birok yorum
cuya gre, Frankfurt Okulununkine ok benzeyen poziti
vizm ve bilimcilik eletirisi bulunmaktayd. Fakat Adorno,
Husserl'in 1931 'den sonra yazd hibir ey zerinde
tartmamay yelemitir. Fenomenolojik gelenein ie
riindeki, zellikle Husserl'in bilimsel dnmenin za
manca ncesindeki Lebenswelt (yaam dnyas)
konseptindeki1 6 eletirel potansiyele dikkati ekerek bu
gelenee yardm elini uzatan, ok daha sonralar, ikinci
kuaktan Eletirel Kuramclardan Jrgen Habermas
olmutur. Adorno, son dnem burjuvazisinin syledikle
rini korkusuz bir biimde ele alp iyzn ortaya serdii
iin Husserl'e hayranlk duymaktayd. Ama, ayn
Adorno' nun idealist felsefenin mmkn herhangi bir

33
zm sunabildiini hibir zaman kabul etmediini de
unutmamalyz.

Horkheimer ve Marcuse, zamanla, ilk dnemlerin


de ilgi duyduklar, zellikle Marcuse'n Weimar Cumhu
riyetinin son yllarnda Heidegger'in rencisi iken daha
yakn bir ilgi duyduu, fenomenolojiye kar fazla bir ilgi
duymaz olmulardr. Adorno'nun Enstitdeki arkadalar
ile balants onun Oxford'daki yllarnda da btn yo
unluu ile devam etmitir. Bu yllarda Zeitschrift'e iki
makale yazmt.

Adorno, 1930'1arn ortalarnda, o sralar Paris'te


bulunan ve ehrin On dokuzuncu yzyldaki tarihi ze
rine yapt, fakat hibir zaman bitiremedii kapsaml
almas Passagenwerk18 ile uraan Benjamin ile
Enstit arasndaki ok ynl, fakat sorunlu yanlar olan
ilikilerle de megul olma durumunda kalmtr. Gn
mzde zerinde ok durulan bir dizi mektupla bu iki
arkada Benjamin'in aratrmasndaki temel
formlasyonlar tartm; bu arada, Marxist estetiin
birok sorunlarn ele almlardr19<+>. Benjamin'in mili
tan politikaya ilgi duymaya ve Brecht'in fazla sofistike
olmayan teorisine yaklamaya balamasndan telaa
den Adorno, arkadann daha nce yazp
Zeitschrift'de yaynlad "Mekanik Yeniden - retim
anda Sanat almas zerine" balkl makalesine
dolayl yoldan bir yant olmak zere "Feti Karakteri
zerine" balkl incelemesini yazmt20.

<+> Adorno ile Benjamin'in bu mektuplarnn metinleri n,


Bknz.: Fredric Jameson ve diQerleri, Estetik ve Politika:
Emst Bloch, Georg L ukacs, Bertolt Brecht, Walter
Benjamin, Theodor Adomo, ev. nsal Oskay (lstanbul:
Eletiri Yaynevi, 1 985), ss. 1 55 -21 5.
34
Adorno, bu arada, H orkheimer'i izlemekte ve
Enstitnn New York'a tanmasndaki Benja min'in
isteksizliini paylamaktayd. "Jazz zerine" bal kl
makalesini Hektor Rottweiler takma ismi ile yaynlarken
de bir imkan doabileceini, Almanya'daki iinin bana
dnebileceini umuyordu. Gerekten, bu yllar iinde
babasndan gelen soyad Wiesengrund'u brakp anne
sinin soyadn almasn da, bir baka mlteci olan
Hannah Arendt ibirliki bir mantalitenin belirtisi say
mtr2 1 . Fakat o yllarda durumun hi de iyi olmadn;
Enstitnn mdr yardmcs Friedrich Pollock'un ge
rekli grdnde yazlara takma adlar kendisinin koy
duunu aklam bulunduunu22 biliyoruz. Ayrca, u
ras da gerektir ki, Adorno ne olursa olsun Avrupa ile
olan balarn koparmak istemiyordu. Jazz zerine
yazd bu makalesinden aka anlald gibi, Ame
rikan kltrne kar hibir yaknlk duymuyordu. Onun
bu duygusu hayat boyunca kurtulamad bir nyarg
gibiydi.

Bununla beraber, Haziran 1937'de Horkheimer'in


ars zerine New York'a yapt ksa ziyaret sonun
da, Avrupa'daki entelektel uran Birleik Devletler
de de srdrebilecei konusunda umutlanmaya ba
lamt. Ayn yl Horkheimer bir telgrafla Adorno iin bir
i olanann ortaya ktn bildirdiinde fazla bir te
reddt gstermeden bu teklifi kabul etmitir. ubat
1938'de Amerika'ya geldiinde ise, Paul Lazarsfeld'in
ynettii Princeton niversitesinin Radyo Aratrmas
Projesinin mzik blmnn part-time mdrl olan
bu iin tam da onun istedii trden bir i olmadn
anlamt23. Amerika'ya Avusturya'dan iltica etmi bu
lunan Paul Lazarsfeld amprik sosyal bilim tekniklerinde
35
usta bir bilim adamyd. Adorno'dan mzikle ve kitle
kltr ile ilgili speklasyonlarn bu tekniklerden ya
rarlanarak test etmesini istemekteydi. Lazarsfeld'in
apolitik grnen "administrative research" anlay ile
Adorno'nun eletirel alternatifi arasndaki uyumazlk,
bu ibirliinin baarl olmasn nleyecek kadar nem
liydi<+. Adorno, esas olarak, eyselleme (reification),
meta fetiizmi ve yanl bilin konularna ilikin Hegelgil
Marxist dncelerini test etmek iin eysellemenin,
meta fetiizminin ve yanl bilincin kurbanlar olan in
sanlar zerinde soru kad uygulamann hibir anlam
olmayaca grndeydi. isteksizce de olsa, ilk kez
amprik aratrma yntemlerini kullanma yeteneini ka
zand bu aratrmada Adorno'nun iine 1940 ylnda
son verilmi; projeyi destekleyen Rockefeller Vakf
Adorno'nun banda bulunduu mzik blmne para
tahsisinden vazgemiti. Adorno ise, bu projedeki yarm
kalan almalarndan sonra elindeki bilgilerden radyo
daki mzik yaynlar ve mziin radyodan dinlenme bi
imi zerine drt makale karmasn bilmitir24

Adorno'nun ve Horkheimer'in Enstit ile olan bala


rnn ne denli gl olduu gene bu yllarda kendini gs
termeye balamtr. 1939 yl sonlarndan 194 1 ylna
kadar Studies in Philosophy and Social Sciences bal
ile yaynlanan Zeitschrift'in son iki cildinde Adorno'nun
Wagner, Kierkegaard, Spengler ve Veblen zerine yazd
makaleleri kmtr25. Bu yeni almalarnda Adorno'
nun gitgide Horkheimer'e yaknlat grlmektedir. r-

<+ Adorno ile Lazarfeld arasndaki bu tartmalarla ilgili ola


rak, Bknz.: nsal Oskay, Mzik ve Yabanclama: Aristo,
Huizinga ve Adorno A sndan Bir nalma (Ankara:
Dost Kitapevi, 1 982) , ss.77-78.
36
nein, Wagner zerine makalesinde, erken-dnem burju
va kltrndeki proto-faist eler zerinde durulan
Horkheimer'in 1936'da yaynlanm "Egoizm ve zgrl k
Hareketi"26 balkl makalesinden geni lde yararlanl
d grlmektedir. ilk kez Horkheimer ile bylesine yakn
bir alma ortamna giren Adorno, Benjamin'den devral
d baz kavramlarn da hafiften gzden geirip deitir
meye balamtr. Adorno, Benjamin'in kendisininkine
gre daha iyimser olan politik anlayn ve modem tek
nolojinin kitle kltr yaamna yapaca progressive et
kileri fazla olumlu bulmasn paylamamakla da kalm
yor,< Benjamin'in her zaman belirli bir honutsuzluk duy
duu Hegel'i yeniden okumaya balam bulunuyordu.
Sonuta ise, Adomo aktif, dnce eylemini srdren bir
zneye varyordu. Benjamin ise, daha objektivist ve Ger
ekstc eilimleri nedeniyle, Adorno'nun ortadan kalk
makta olduunu syledii bu znenin henz yitip yitmedi
ini savunuyordu. Her ne kadar Adomo kolektif bir meta
zne olarak dnlen ve proletarya'ya yaktrlan ok
daha Hegele yakn Lukacs anlay paylamamaktaysa
da znelliin hi deilse birey olarak muhafazasnda srar
etmekteydi. Benjamin byle dnmyordu.

Paradoksal bir biimde, o gnlerde Hitler-Stalin


ittifak yznden ok geiren Benjamin 1930'1arn or-

<+ Benjamin'in bu "fazla iyimserliQi" 1 930'1ardan nce ve


hemen sonraki yllarda yazdQ "Mekanik Yeniden-retim
aQnda Sanat almas" makalesi ile, "FotoQrafn Ksa
Tarihi" yazlarnda grlyor. Sonraki almalarnda.
Benjamin de, teknolojinin kltr demokratikletirmesinin
zgrleim ile ayn ey olamayacaQ grne varmtr.
Bknz.: W. Benjamin, Estetize Edilmi Yaam, Der.
.Oskay, (nkara: Dost Kitapevi, 1 982). ilk yaz , "Walter
Benjamin Uzerine."

37
talarndaki militan tutumundan uzaklaarak yazd
yeni yazlar nda aka teolojik motiflere yer vermeye
balam ; bir kez daha, Adorno'nun tutumuna yakla r
olmutu. Eyll 1940'da Amerika'ya gitmek zere yola
kt gnlerde spanya-Fransa snr ndaki intiharndan
az nce Enstit ile ilikileri younlam ken Benjamin
on sekiz blmlk "Tarih Felsefesi zerine Tezler"ini<+
yazm t. Enstitnn, 1942 ylnda, onun lm dolay
s yla snrl say da bir edisyon olarak yaynlad bu
parlak almasnda27 Benjamin Marxist gelenein en
temel anlaylarndan biri olan tarihsel gelime inanc
na kar k yordu. Benjamin, bask alt nda yaayanla
rn kefaretinin (redemption), ancak ve ancak, tarihin
srp giden al lm ak nn Jetztzeit dedii mesihgil
bir kesintiye urat labilmesi ile; bylelikle, bombo akp
giden kronolojik zaman n tersi olan mistik nitelikteki
nunc stans ile elde edilebileceini savunuyordu.
Hegelgil diyalektie daima yaknlk duyan ve
Benjamin'in hi vazgemedii anti - individualism'ini
hep kukuyla kar layan Adorno, bylelikle, ilk kez o
nunla gelimeci tarih anlaynn (progressive
historicism) eletirilmesinde ayn gr paylam
oluyordu. Ayr ca, Adorno, Tezlerde tarihsel gelime
inanc ile Doa'nn tahakkm altna al nmas aras nda
ki balantn n vurgulanm oluunu da, kendi gr
de bu olduu iin, olumlu karl yordu. Tarihsel gelime
ve Doa'nn tahakkm altna aln na, Adorno'ya gre,
Marx'tan ok Fourier gibi topyac sosyalistler kar
km lard . Ve bunlar n yan sra Benjamin'in karam
sar gzlemine de sonuna kadar kat lmaktayd Adorno:

+ Bu tezlerin evirisi iin, Bknz.: W.Benjamin, Estetize Edil


mi Yaam, ss. 1 65-1 82.
38
"uygarla ait tek bir belge yoktur ki, ayn za manda bir
2
barbarlk belgesi olmam olsun" 8

Adorno'yu ok sarsan Benjamin'in intiharndan


sonraki on ylda yazlm Adorno'nun almalarnn
ounda, eline o sralarda gemi bulunan
Passagenwerl<in el yazma metninde de yer alan
Benjamin'in bu dnceleri zerinde sk sk durulmu
tur. 194 1 ylnda Adorno, arkadalar Horkheimer ve
Pollock ile beraber olmak iin Gney Kaliforniya'ya git
mitir. Horkheimefin Kaliforniya'ya yerlemesi ise sal
nn bozulmas nedeniyleydi. 194 1 'den 1944'e kadar
Adorno ve Horkheimer birlikte alarak, belirgin bir bi
imde, Benjamin'in mrnn sonlarnda yazd derinlikli
dncelerinden etkilenmi bulunan ortak gr v_e tu
tumlarn oluturup kaleme almlard. ilk kez 1947'de
yaynlanan, fakat 1960'1ara kadar pek kimsenin okuma
d Aydnlanmann Diyalektii biroklar iin Frankfurt
Okulunun Marxizm ile, hatta Marxizmin heterodoks
formlaryla bile paylamad grlerin; ve ayrca,
Benjamin'in daha militan olduu y llar ncesi gnlerinde
2
"sol melankoli" 9 diyerek eletirdii grlerin dile getiril
dii bir alma olmutur. Adorno ve Horkheimer'in bu
deiimlerinin ekonomik temelini ise, Pollock'un
Zeitschriffte yaynlanan "devlet kapitalizmi" zerine
30
birka makalesi oluturuyordu. Bu makalelerde kapita
lizmin btn elikilerini zme kavuturduu ileri s
rlmemekle birlikte, devletin ekonomiye mdahalesiyle
kapitalizmin bu elikileri bnyesinde barndrabilme ve
bunlar sonsuza dek byk lde etkisiz klabilme ola
nan bulduu savunulmaktayd. Pollock'a gre, artk
yaplabilecek olan seim kapitalizm ya da sosyalizm

39
arasnda deil; demokratik ya da totaliterci bir devlet
kapitalizm arasndayd.

Aydnlanmann Diyalektilnde Horkheimer ve


Adomo Bat toplumunun kendi iindeki yabancla
madan zgrleme potansiyeli ' nin temellerini r
tp ykmakta olduu sonucuna var yorlard . Adomo ve
Horkheimer, Marx'a olduu kadar Nietzsche ve
Weber'e kadar uzanan bir anlayla - arasallam,
znel anlamyla - rasyonalitenin iinde bulunulan bu
nalm n oluumundaki umulmad k habis etkisini inceli
yorlard. Akln, Alman idealist felsefesinde Vernunft
denen zdeki ve sentetik bir akla dnp, daha ok
analitik Verstand (intellect ya da anlama) denen akl
dan uzaklatka, ayn yl Horkheimer'in yazd kitabn
balndan alnan bir szckle, glgelenip sndn
(eclipsed) ileri sryorlard31 Rasyonalite insan mistik
dnceden kurtarmay ama edinirken, kendi kendisi
nin tutsa olup kmt. Aydnlanma, iki temel neden
den dolay, tam da kendisinin tersi bir durumun ortaya
kmas na yol amt. Birincisi olan arasal akl, her
eyin evrensel al-veriin hizmetinde oluu ve her
eyin bir baka eyin soyut edeerine indirgendii
deiim (exchange) ilkesiyle yakndan balantlyd. Ya
da, Adomo'nun sk sk kulland szcklerle, niteliksel
olarak farkl ve zde-olmayan varlklar, zorla, nicel bir
zdelie srklenmi bulunuyordu. Bu olgunun kur
banlarnn en nemlisi ise, burjuvazinin ykselmesin
dekiheroic dnemde olumu bulunan biriciklie sa
hip birey ' di . Horkheimer ve Adomo biriciklie sahip
bireyin eriyip yok oluunu ok incelikli bir biimde ele
almlar; bireyliin ortadan kalkndan duyduklar hz
n yansttklar kadar, tek bana bu olgunun da snrl-
40
lklarn grp bunun da nemini vurgulamlard. Bu
anlamdaki burjuva dneminin vaadi olan bireyliin byle
eriyip ortadan kalkmasnn yerine konmak istenen ko
lektif szde - znellik formlarndan hibirine fazla bir
umut balamadklarn da belirtmi bulunuyorlard.

Arasal akln kendi isteine ters den tahripkar


etkilerinin ikinci nedeni ise, arasallam akln Do
a'nn tahakkm altna alnmas ile olan yakn balan
tsyd. Doa alemi, niteliksel farkllklar bilimsel kontrol
adna yitirime uratlm tasnife msait varlklara indir
gendike, nesneler zerinde tesis olunan sbjektif ta
hakkm, znelerin eyselleme (reifcation) aracl ile
tahakkm altna alnmasnn da yollarn amt. i nsa
nn dndaki doal dnyann tahakkm altna alnas,
insann kendi iindeki doal yanlarn ve giderek btn
bir toplumsal dnyann da denetim altna alnmasna
yol amt. Horkheimer ve Adorno faizmin insann
basklanm mitik gemiinin yeniden satha k ol
duunu; faizmin Doa'nn al olarak da incelenip
anlalabileceini sylyorlard. Faizmin, nitekim, a
rasal akln Doa ve insann iindeki doal yanlar ze
rinde tahakkm kurmakta gelitirip kulland aralarn
ounu kullanmakta olduuna dikkat ekiyorlard. Bu
yzden de, Aydnlanma Felsefesinin Savunduu " ge
lime" kendisinin antib::.z:i denecek bir durumun oluu
muna yol am; modern kontrol tekniklerini kullanabil
dii iin, gelmi gemi btn barbarlklardan daha
acmasz ve daha kaba bir barbarla gelip dayanmt.
Bilim insann daha insan olmasna yarayan benzersiz
bir g olacana, bu yeni insan n insanln yitirmesi
nin (dehumanization) ilk tohumlarn ortaya atmt .
Btn bu olumsuz deiimlerin nkoullarndan biriyse,
41
Joann henz arasallatrlm akln tahakkm alt
na alnmad dnemleri hatrlayabilmemiz iin gerekli
olan belleimizin silinip yok edilmesiydi. Gerekten de,
"btn bir eyselletirme" diye srarla vurguluyordu
Horkheimer ve Adorno s k s k alntda bulunulan bir
2
yaz larnda, "bir unutmadr" 3

Kapitalist dnyann demokratik denen lkelerinde,


aydnlanmann diyalektii, bu unutmay, bu lkelerin
kart olan otoriteryan lkelerdekinden daha yumuak
ve daha ince yollarla yapyordu. Fakat sonular bu l
kelerde de eit derecede esef edilecek sonular oluyor
du. Horkheimer ve Adorno'nun "kltr endstrisi" de
dikleri dzeneklerin kullanlmasyla, kitle bilinci insanla
rn eletirel dnebilme yeteneini btnyle kazyp
yok edecek kadar maniple edebilmekte, arp klatr
maktayd . Daha nceleri sa kanat dnrlerin kitle
kltrne ynettikleri eletirilerde rastlanabilecek bir
tutkuyla, Adorna ve Horkheimer popler elence ve
elendirim uygulamalarnn, kavranmas zor yol ve
yntemlerle, mterilerini ifsad ettiini; onlar beenice
geriletip dk dzeylere indirdiini sylyorlard . Stan
dartlatrma ve szm ona bireyselletirme yolu ile
kitle kltr, aslsz bir biimde, kiisel beenilere cevap
verme olana buluyordu. Apak bir biimde kltrn
her dzeyi Marx'n daha 1 9. yzylda grp tehis ettii
metalama olgusunun "hlCl ve istilas na" uram bulu
nuyordu. Adorno'nun "ynetim altna al nm dnya"
dedii, Marcuse'n ise daha sonraki yllardaki "tek
boyutlu toplum" diyecei toplumda ideolojinin bu hayatn
her yerine szmas ve hayat nfuzu altna almas o bo
yutlara varmt ki, direnme, adeta, btnyle yok edil
mi oluyordu.
42
Kltr Endstrisinin kurban olan bugnn in
sanlarn karakterize eden " bakalarna uyma
mantalitesi" (ticket mentality), Horkheimer ve Adorno'
nun ileri srdne gre, faizmin beslenip bymesini
salayan Anti-Semitik mantaliteye yakn bir
mantaliteydi. Anti-Semitizm, bu andan itibaren, artk
Enstitnn nemle ilgilenmeye balad konulardan
biri oluyordu. O zamana dek Enstit, btn 1 930'1u
yllar boyunca Anti-Semitizmi Marxism'in bilinen de
erlendirme biimi iinde dnmt33 Sava ylla
rnda ise, hi phesiz kapitalizmde Yahudilerin oyna
dklar ekonomik rol hi ihmal etmeden, anti
semitizmin ok daha derinlerde yer alan ve ok daha
eitlilik gsteren kkenleri zerinde de durmak gerek
tiini fark etmilerdi. Adorno ve Horkheimer, ok paha
bulank saydklar "Yahudi sorunu" yerine "anti
Semitiklik sorunu"nun tam olarak anlalabilmesi iin,
bu sorunun, daha kapsaml olan "aydnlanmann diya
lektii sorunu" asndan ele alnmas gerektiinde s
rar etmekteydi. Yahudiler, Adorno ve Horkheimer'in
ileri srdne gre, Bat dnyasnda dierliliin
(otherness) ve farkl kalmln giderilmesi en g ka
lntlar olduu iin, arasal rasyonalitenin totaliteryan
nitelikteki "zdeletirme" prensibinin ba hedefi olmu
bulunuyorlard.

Aydnlanmann Diyalektit' nin Leo Lowenthal'in


yardmlaryla yazlan teorik ksm olan "Anti-Semitizmin
eleri," dolayl bir biimde, Enstitnn ayn konular
ele alan amprik bir aratrma projesi zerindeki al
malaryla tamamlanmt. 1944 ylnda , Amerikan Ya
hudi Komitesi, Horkheimer'i yeni kurulan Bilimsel Ara
trma Departmannn bana gemesi iin istihdam et-
43
miti. Horkheimer'in direktrlnde bu departman, en
byk rn Otoriteryan Kiilik34 olan birok ciltlik
nyarg Konusunda almalara balamt. Bu
projede almalara Enstitden katlan en nemli kii
Adorno idi. Bu bir dizi inceleme ve aratrmay
Horkheimer ve dorno, Nevitt Sanford'n, Oaniel
Levinson"n ve Else Frenkel-Brunswi'n ynettikleri
Berkeley niversitesi Kamu Oyu alma Grubu ile
birlikte yrtmlerdi . Adorno, fiilen amprik nitelikteki
testlerin ounu ortaklaa alt arkadalarna b
rakmsa da, Amerika'ya ilk geliinde Lazarsfeldin
kendisinden bu tr aratrma yapmasn istedii vakit
bu ynteme duyduu kartl artk eskisi kadar duy
mamaktayd. Bununla beraber, proje, sonularn yo
rumlanmasnda psikoanalitik kategoriler de kulland
iin, dzara data-toplamakla kalm deildi . Bu konuda
ise, daha nce Erich Fromm'un Enstitnn Otorite ve
Aile zerine almalar'na yapt katk, hi deilse
k smen, Enstit iin bir m odel olmutu. Geen yllar
iindeyse, eski arkadalar Fromm'dan ayrlm, onunla
ilikilerini kesm i bulunuyorlard.

nl " F-Skalas" diye bildiimiz (F, burada Fa


izmin rumuzu oluyordu) bir dizi belirticiler ina eden
Adorno ve alma arkadalar otoriteryanizme kar
rtk eilimlerin ortaya karlmasnda kullanabilecek
leri bir aratrma teknii gelitirmilerdi. Byk bir
zenle uyguladklar soru katlarndan sonra, tamamla
yc nitelikte derinlemesine mlakatlar yaplm; bun
lardan elde edilen sonular ise, Adorno'nun kltrel ve
toplumsal eitli olgular incelerken ustalat yn
temlerle ve bizzat Adorno tarafndan deerlendirilip
yorumlanmt. Adorno'nun analizindeki en nemli
44
nokta, allm eylere ballk (conventionalism), oto
riteye itaatkarlk ve kinisizm (cynicism) gibi kendi arala
rnda bantl bir kme zelliin anti-demokratik ka
rakter yapsnn gstergesi olduu sayltsyd. Bir dizi
aratrmadan oluan bu alma, hemen, hi grlme
dik tartmalara yol am; bu aratrmaya kar kan
larn ou eletirilerini otoriteryanizmin znel ve psiko
lojik nedenlerine fazla nem verildii noktasnda yo
unlatrmlard. Enstitnn eski almalarndaki
Marxist kkenlerin bu yeni almada, Otorite ve Aile
zerine altmalar'daki kadar ak ve grnr olmad
dorudur. Fakat Adorno tarafndan yazlan seksi
yonlarn biraz dikkatli bir gzle okunmasyla hemen
anlalaca zere, Enstit bu yeni almas nda da
sorunun znel faktrleri kadar nesnel faktrleri zerin
de de vurgulamada bulunmay ihmal etmemiti. Bu
almann gerekten ironik saylabilecek bir etkisi de
Adorno'nun adn, birok Amerikalnn gznde, en
azndan pek fazla holanmad, amprik aratrma
yanda karmas olmutur.

Adorno'nun bu tutumu onun Kaliforniya'daki ylla


rnda tamamlad dier almasnda daha da -
dolaysz bir biimde ifadesini bulmutur: Modern
Mziin Felsefesi, Filmler iin Bestecilik (Hanns Eisler
5
ile birlikte yazlmtr) ve Minima Moralia3 194 1 ylnda
ise, Adorno, uzunca bir makale olan "Schoenberg ve
lerleme"yi yazmtr. Bu almasnda Adorno hem
besteciye duyduu hayranln dile getirmi; hem de,
incelikli bir dille, onun en son mzik yaptnn yol aa
bilecei etkilere dikkat ekmek istemitir. Adorno bu
yazsnda on iki ton sisteminin Schoenberg'in baz izle
yicilerince yeni bir kompozisyon sistemine dntrl-
45
mesnn, balangtaki eski atonalite anlaynn
zgrleimci etkilerini tehlikeye drdn ileri sr
mtr. 1948 ylnda ise, Adorno, 20. yzyln bir dier
byk bestecisi olan ve Arthur Lourie' tarafndan
Schoenberg'in tam da kar kutbu saylan lgor
Stravinsky zerine benzeri bir makale yazmtr. Giri
niteliindeki bir makale ile birlikte bu iki yazs 1948
ylnda Modern Mziin Felsefesi balyla yaynlan
m; Adorno da bu almalarnn Aydnlanmann Di
yalektii iin yazlm "uzatmal ekler" saylabileceini
sylemitir.

Adorno, olumlu sayd Schoenberg'in mzie


getirdiklerinin etkileri konusunda umutsuz olmakla bera
ber, Stravinsky'ye kesinlikle karyd. Bu ikincisi,
Adorno'ya gre Schoenberg'in aclarn kaydettii ve
kar kt znelliin heder edilmesine kar duydu
u znty unutuyor; hatta elenip cmb ediyordu.
Stravinsky'nin arkaik, neo-klasik formu restore edii,
Wagner'i bile geride brakacak kadar, ge-dnem buu
va toplumunun otoriteryanizmi ile kurulmu rtk bir
zdelemeyi ifade ediyordu. Btn modernist eilimle
rine ramen, Stravinsky, nesnel olarak, volkisch ve hatta
neo-faist eilimlerle uyum iindeydi Adorno'ya gre.

alacak yan yok: R obert Craft gibi Stravinsky


hayranlar Adorno'nun analizlerini son derece eletir
milerdir36 . Schoenberg de, gene Kaliforniya'da mlteci
olarak bulunan tand Thomas Mann'n 1947'de ya
ynlanan Doktor Faustus'37 romann yazarken onda
grd Adorno'nun yazsnn daktilo edilmi metnini
okuduunda beenmemitir. Eski rencisinin deer
lendirmelerindeki eletiri niteliindeki yerleri fark eden
Schoenberg, ayrca Mann'n romandaki ba karakter
46
Adrian Leverkhn'n muzge ilikin dncelerinin
kayna olarak kendisini gstermemi oluuna da k
rlmtr. Schoenberg, bu dargnlkla, Ardorno'yu, her
kese almamas gereken mzie ilikin srlar mziin
dndaki Mann'a aan bir "muhbir" olarak nitelendir
mitir. Mzikal temann szsel gsterimi olarak
Adorno'nun soyad Wiensengrund'u kullanarak ona
kranlarn ifade eden romanc, daha sonraki bask
larda bu mziin asl kaynann adn vererek
Schonenberg'i honut etmek istemitir.

Adorno bir baka tandk mlteci olan Marxist


besteci Hanns Eisler'in mziine kar daha da ihtiyatl
bir tutum iindeydi. Hanns Eisler ile, 1 925'te Berg ara
cl ile onunla tantrldndan beri arkadaln
srdryordu. Balangta Schoenberg'in "yeni mzi
inin" izleyicilerinden olan Eisler, daha sonra, bu mzik
anlayn fazla sekinci bularak ona kar km; gf
telerini Brecht'in yazd "proleter koro" paralar bes
telemeye ynelmiti. Zeitschriff teki ilk makalesinde
Adorno bu ajitasyon amal, ama olumlamac nitelikteki
mzii ihtiyatla karlam; bu mziin, Hindemith tr
bestecilerin reaksiyoner "cemaat mzii'.. ile balants
olduunu ileri srmt. Eisler ise, bu olanlardan bir
ka yl sonra, BreCht'e, Enstitnn tam da Brecht'in
"Tui" romanndaki "kar kmak ister gibi grndkleri
gler tarafndan beslenen yalanc radikal entelektel
lerin topland bir yer'' olduunu yazmtr.

Bununla beraber, birlikte yaadklar mltecilik


gnlerinde Adorno ve Eisler aralarndaki gr ayrlk
larn bir yana brakarak 1944'te, bu mltecilerin birok
projesini cmerte finanse eden ve bu almalardan
hi haberi olmayan Rockefeller Vakfnn destekledii

47
film mzii zerinde birlikte almlardr. Kitap, stan
dartlatrlm mziksel stereotiplerin tipik bir Adorno
eletirisinin ve bu tr mziklerin mekanizmalarnn te
hir edilerek deersiz klnabilecei yolundaki Brechtgil
yaklamn bir anlam olmutur. Adorno kitabn, bu
pratie ynelik ama tayan boyutundan honutsuzluk
duymutur. Filmler iin Kompozitrlk 1947 ylnda
yaynlanrken Eisler'in kardei Gerhard komnist ev
relerle yaknl nedeniyle sulanmtr. Endieye ka
plan Adorno yazarlarndan biri olduu kitabn kapa
ndan ismini sildirmitir. Bir yl sonra ise, Eisler Dou
Almanya'ya yerlemi; Adorno'dan hi sz etmeden,
burada, kitabn gzden geirilmi yeni basmn hazr
lamtr. Kitabn oluumundaki Adorno'nun rol, ancak,
kitap 1969'da Bat Almanya'da yaynlandnda tam
olarak anlalmtr.

Bu tr olaylardan , yklerden anlayabildiimiz


mlteciler arasndaki ac verici ilikiler, belki de onun
195 1 ylnda yaynlanan Minima Moralia: rselenmi
Bir Hayattan Dnce ler' indeki 153'nc aforizma
snda dile getirilen mltecilik yaamna ilikin insan
derinden etkileyen dncelerinin temelini olutur
maktadr. Adorno'nun almalar arasnda Nietzsche'
ye en yakn olan sayabileceimiz bu almas, znel
ve ironik bir biimde, onun srekli mlteciliini dile ge
tirmektedir.

Adorno Enstit arkadalarnn yanna geldiinde


Amerikan vatandaln almsa da, bu yeni ortamda
kendisini hibir zaman gerekten rahat hissetmemitir.
Mltecilerin hep kendi durumlarn dnp kendilerine
acmaktan ileriye gitmediini gren ve Avrupa'dan A-

48
merika'ya iltica edemeyen Benjamin gibi dostlarnn
balarna gelenleri hi unutmayan Adorno, mltecilik
hayatnda "her mlteci entelektelin, istisnasz, aa
lanml a uradn; kendine olan saygsn korumak
iin kaplarn btn bir d dnyaya kapayamadka,
Adorno'nun kendisi de dahil, bunun kanlmaz oldu
unu" 38 yazmtr.

Birok yorumcunun, Adomo'nun slbu bakmn


dan, en gelikin eseri sayd Minima Moralia, ayn za
manda, onun baka yerlerde ok daha uzun metinler ha
linde yazd argmanlarn ok parlak bir biimde ve ksa
metinler halinde ifade ettii kitab olmutur. Onun en be
enilen ifadelerinden belki de bata geleni ise, Hegel'in
tam tersi bir gr ifade eden ve Lukacs'm Hegelgil
Marxizminden ve Horkheimer'in erken dnemdeki gr
lerinden uzaklam bulunduunu yanstan "btn olan,
aslszd r"39 sav olmutur. Kracauer ve Benjamiriin
mikrolojik vurgulaymlar, holistik aldatc szlere kar
duyduklar kuku, Minima Moralia ile, artk Adorno'nun
dncesinde de en yksek ifadesini bulmutur. Gene
Minima Moralia'da Adorno ikin ideoloji eletirisinin;
yani, o gnlere dek Adorno'nun da btn almalarn
da uygulad gibi, ideolojilerin kendi iddia ettikleri ger
ekleme biimleri ile karlatrlmasnn, yaanan
gnn dnyasnda, gerekten eletirel bir manivela
olma gcn artk yitirdiini yazmt r. "roninin ilettii
u ki, " diye yazyor Adorno, " ideoloji ile realite arasn
daki farkllk kayboluyor. i deoloji, realitenin tam bir
dublikasyonu olarak realitenin olumlanmasn yklenip
kendi varlna son verebilmi bulunuyor. .. l ronicinin
trnaklar n geirip tutunabilecei tek bir kaya atla
bile kalmamtr bugnn kurulu dzeninde't40.
49
Bu gzlemlerin ac verici sonularna kar her
hangi bir kurtulu varsa, o da, dolayl olarak, "geerli
saylabilecek bir" idrakin bir arlatrma esine; nes
neyi hedeflerken onu aacak kadar uzaklar grebilme;
olgusal n arlndan bilerek kurtulabilmeyle muhta
olduunu"4 1 kabul etme yetisine balyd. Bylece, Ay
dmlanmanm Diyalektii ve Minima Moralia gibi al
malarn kesin gibi gzken karamsarl na ramen,
Adorno radikal bir deimenin hI mmkn olduu
yolundaki umudunu hibir zaman tam olarak terk et
memi oluyordu. Her ne kadar sk sk dnyay
aldat mc bir sistem (Verblendungs-zusammenhang)
olarak nitelendirmise de, anlalp reddedilemeyecek
bir dnya iinde olduumuzu da mutlak bir biimde
savunmamt r. 1951 ylnda yazlan "Freudu Teori ve
Faist Propagandann Yaps"nda<+> bir yerde syledii
gibi, ideolojik olarak ve psikolojik olarak kontrol sala
yan tahakkm "sylenenlerin aslsz olduunun biran
farkna varlmasyla sona erebilir; bu tahakkm, so
nunda, kendi ykm ile sonulanabilirdi'42

Hi deilse ksmen, bu her eyden elini eteini


ekmeyi reddedi yzndendir ki Horkheimer ve
Pollock ile birlikte Adorno 1949'da Almanya'ya dnme
yi ve Enstity yeniden kurmay kararlatrmtr.
Marcuse, Lowenthal ve Enstitdeki Erich Fromm, Kari
August Wittfogel, Franz Neumann ve Otto Kirchheimer
gibi btn eski arkadalar, artk epeyce tannp yer
edindikleri Amerika'da kalmay yelemilerdir. Btn
arkadalar arasnda yalnzca bir kii, iktisat Henryk
Grossmann Almanya'nn blnmesinden sonra Rus

<+> lngilizcesinde "pattern" oluyor --.


50
blgesine yerlemitir. Bu da, Sovyet tarz Marxi zm'e
duyduklar kartln devam ettiini gstermitir. Yllar
sonra, Frankfurt Okulu Avrupa'da zgrleimci sosya
lis t hareketlerin gl bir uyarcs durumuna geld ii nde
Komnist szcler okula kar duyduklar husumeti
ifade etmeye balamlardr43

Yeniden kurulan Sosyal Aratrma Enstitsnn


frtnalarla dolu geleceini 1949'da kestirebilmek gt.
Weimar kltrnden hayatta kalabil mi bu dnrlerin
dnn heyecanla bekleyen Frankfurt kenti
Horkheimer ve arkadalarn sevinle karlamt.
Ksmen, Amerikan Yksek Komiseri John J. McCloy'un
salad fonlarla kurulan Enstit, 1951 ylnda, bom
balarla yklm eski binasndan fazla uzak olmayan bir
baka binada kaplarn resmen amt. Ayn yl,
Horkheimer niversitenin rektrlne seilmi; iki
yllk sresi dolunca Frankfurt kentinin en byk onur
nian olan Goethe Madalyas ile taltif edilmi; daha
sonra ayn nian Adorno ve Lowenthaf e de veri lmiti.

Hatrlanaca gibi, Adorno Almanya'ya dnmeyi


hep istemiti. Bunun bata gelen nedeni, anadilinin
diyalektik dnceyi ifadede en uygun i letiim arac
olduuna inanmasyd. Hacker Vakfnn yapt popler
kltrn sosyal psikoloj ik analizi aratrmasnda44 a
lmak iin 1952'de bir yllna gene Amerika'ya gel
mise de, Adorno'nun, hi deilse dz anlamda, mlte
cilik hayat artk bitmi bulunuyordu. Fakat, daha derin
den, kltrel ve psikolojik olarak dnlecek olursa,
"ynetim altna alnm dnya"da kendisini hibir yerde
vatanndaym gibi hissedemeyii yznden genliini

51
yaad kente dndnde bile iinde bulunduu or
tamda huzur duyamamaktayd .

ironik olan odur ki, bu huzursuzluu ilk duymas,


Adorno'nun ve alma arkadalarn n Almanya'ya,
1 930'1arn sonlar nda45 Adorno'nun srarla kar kt
amprik aratrma tekni klerini getirmek ve uygulamak
istedii gnlerde olmutu. Yl lardan beri sradan olgula
r n sistematik bir biimde arptld, grmezden gelin
dii Almanya'da bu tr aratrma teknikleri, teorik bir
ereve iinde kullan ld klar srece, ok yararl geli
melere yol aabilecekti . Bat Almanya'da, ksa bir sre
sonra, "gerekli dersin alnamad"nn anlalaca bir
gemile i lgili olarak yaanan amnezi ile mcadele
edebilmek iin Almanlar Nazi dneminin irkin ve ac
verici realiteleri ve bunlarn iinde bulunulan zamana
olan uzant lar hakk nda eitmek gerekmekteydi. Bu
amala, Enstit 1 956 yl nda Rudolf Gunzert'in bakanl
nda, zellikle amprik aratrmalar yapacak bir blm
kurmutur. Byle yapma<a, Enstit, nyarg zerine
altmalar dizisinde gelitirdii yntemleri Almanya'da
retmeyi; Almanlara faizme yaknlk duymalarnn de
rindeki nedenlerini, bunun kaynaklarn renmek ve an
lamakta yardmc olmay mit etmekteydi.

Adorno ve arkadalar , Almanya'daki yeni izleyi


cilerini bu ama iin psikanalizin derinlikli bak tarzn
dan da yararlanmak gerektiine ikna etmeye alm
lad r46 Amerika'da Freud deitirilmesi olanaksz bir d
realiteye uyumlanmay telkin eden status quo n u n anti
'

politik bir savunucusu olarak tan nm ve tantlm t .


Fromm'un ilk dnemdeki Freud ile Marx' n sentezini
yapma giriiminin etkileri bile, eski alma arkadala-

52
rn n imdiki dncelerine gre,47 o byle bir eyi a
malamad halde, status quo'nun anti-politik savu
nulmas ynnde olmutu. Fakat, Nazi dneminde psi
kanalizin dejenere bir "Yahudi bilimi" olarak bask altn
da tutulduu Almanya'da psikanalizden yararlanmann
ok nemli faydalar olabilecekti . Psikanalizden yarar
lanmak yalnzca Hitler'in Almanlar nasl peine taka
bildiini anlamay kolaylatrmakla kalmayacak; sava
sonrasnn Almanlarna, Frankfurt Okulundaki
psikiyatrislerle Enstitnn dostlar Alexander ve
Margarete Mitscherlich'in ortak deyiiyle Alman halkn
daki zlebilme kabiliyetsizliini"48 irdeleyip incele
mekte de yard mc olacakt . 1 956'da Enstit , Freud'un
doumunun yznc ylndan yararlanarak bir konfe
rans dzenlemi; bu konfe rans Erik Erikson ve Franz
Alexander gibi nemli analistlerin ilgisini ekmitir.
Konferans dikkatle izleyenlerden biri olan Jrgen
Habermas'n sonralar anlattna gre, '"Bugnk
Freud" balkl bu konferans sayesinde gen Alman
akademisyenler ilk kez Sigmund Freud'un yaayan
bil imsel ve entelektel bir gelenein kurucu atas oldu
unu duymu, renmitir. . . "49

Konferansa katlanlardan biri olan Herbert


Marcuse'n Eros ve Uygarlk kitabnda nemle vurgu
lad gibi, Frankfurt Okulunun Marxizmin ve Freud'un
sentezini amalayan geleneinin daha radi kal, hatta
topyan uzant lar (implications) ise, Amerika'dan Al
manya'ya dnen Horkheimer ve Adorno tarafndan eit
derecede vurgulanm deildi. Gerekten, E nstitnn
Almanya'ya dnen yeleri eski almalar n n Marxist
yanlarn tantmakta rkek davranmlard r. Frank
furfun Top/umbilime Katklan bal altnda yeni bir
53
diziyi balatt klar nda, N azizm analizlerini byk lde
tekelci kapitalizm olgusu asndan yapt iin fazla
basit (ya da 1 950'1erin Souk Sava atmosferi iinde
fazlas ile tahrik edici) bulduklar Franz Neumann'n
Behemoth'u50 gibi vaktiyle Enstitnn destekledii
projelerin evirisini yapt rmam, bu tr almalar di
ziye almam lard r. Bu ekingenliklerine bir baka r
nek de Enstitnn kolektif olarak yazd Toplumbilimin
Sorun/an (Aspects of Sociology}5 1 dizisinde kitleler
konusunda bir blmn bulunmas na kar l k, sn flar
ile ilgili bir blmn bulunmaydr. Daha 1 951 gibi
erken saylabilecek gnlerde bile, Amerika'da kalan
Enstit yeleri (Frankfurt'ta yeniden balayan al
malardaki-. ) hafiften de olsa, oryantasyon deiikliini
fark etmilerdir. Horkheimer'in art k ok ateli bir bi
imde savunur olduu amprik aratrma tekniklerinin
Eletirel Teori ile pek fazla uyumadndan ikayet
eden Lwenthal'e Enstitnn Direktr Horkheimer u
yant vermitir: "Biz burada iyi eyler iin urayoruz:
Bireyin bamszl, Ayd nlanma dncesi, at gzl
takmaya mahkum edilmemi bir bilim. Siz ve dier arka
dalarmz bizlerin burada yapmakta olduumuz amprik
sosyal aratrmalarn nasl eyler olduunu grseniz,
inanyorum ki, her eyi kendi gzlerinizle grebileceiniz
iin, baka trl dneceksiniz"52

Aydmlanmanm Diyalektilnin ortak yazar olan


Horkheimer'in "Ayd nlanma dncesini" desteklemesi
bile, bu demokratik bir Almanya'nn yeniden kurulmas
iin olsa dahi, Enstitnn burjuva deerlerine duyduu
eski kartl ktan ne kadar uzaklatn gstermekteydi .
Horkheimer"n b u konuda n e kadar dikkatli olduunu
gsteren simgesel bir olay da, siyasal bakmdan daha
54
sarsc olabilecek nitelikteki Zeitschrift ciltlerini,
Habermas'a gre, "Enstitnn kilerinde bir sand k iin
de saklatmas ; sandn iviyle ak lp kapatlm ol
mas ; kimsenin bunlara eriememesiydi." 53 . Gerekten
de, 1 968 ylna kadar Horkheimer gemi dnemdeki
makalelerinin yeniden yay n lanmas na izin vermemitir.
1 968'de ise bir nsz ekleyerek, "Eletirel Teorinin
deimi bulunan bugnk tarihsel koullar altnda
dncesizce ve dogmatik bir biimde uygulanmasnn
E letirel Teorinin reddettii ve ortadan kalkmasna a
lt sreci hzland rmaya yarayaca"54 uyars nda
bulunmutur. Ve hatta bu nszle eski yaz ve al
malar nn yeniden yaynlanmasna izin verdii 1 968
ylnda bile, 1 939'da yaynlandnda tartmalara yol
aan ve iinde Horkheimer'den en sk yap lan alntlar
dan biri olan "Kapitalizmden sz etmeye yanamaya
nn faizm hakk nda da konuamamas gerekir"55 sz
lerinin yer ald "Yahudiler ve Avrupa" balkl makale
sinin yeniden yaynlanmas na kar kmtr.

Fakat 1 960'1ar n sonlarnda Enstitnn daha ak


ve belirgin biimde Marxist nitelik tayan 1 930'1ardaki
ve 1 940'1ardaki yaz ve almalar nn Alman Yeni Sol
cular tarafndan korsan yay nlar yaplmaya balam
tr. i llegal, fakat ok geni lde yay m yaplan bu
eski metinler "Frankf:.rt Okulu"nun (bu isim bile ancak
1 960'1arda ortaya km ve byle adland r lmaya ba
lamlard r) hem ortodoks Marxizm'in, hem de liberal
demokrasilerin uzlamaz bir eletiricisi say lmasna
neden olmutur. Marcuse'n hala ateli bir biimde
savunduu Eletirel Teorinin topyan yanlar yeniden
ince lenip gzden geirilmeye; Almanya'daki

55
zgrleimci solun birok talebinde bu almalardan
yararlan lmaya balanm tr.

Adorno'nun bu gelimelere katks daha nceki


al malar n n yeniden yaynlanmasna isteksizce izin
vermenin tesinde olmutur. Horkheimer'in tersine,
Adorno mltecilik gnlerinde yazd ve y kc etkileri
olabilecek al malar n n yeniden yaynlanmasna izin
verirken hite ekingenlik gstermemitir56 . Horkheimer
ile o sralar her zamankinden daha yakn ilikiler iinde
olduu halde, arkada n n bir bak ma snacak yer
arar gibi dine ynelmesini de Adorno paylam,amtr.
Ayrca, varolan dnyadaki sosyalist sisteme de kapita
list sisteme de Adorno Frankfurt'a dndkten sonra da
eskisi gibi eletiriler yneltmeye devam etmitir. rne
in , 1 952 ylnda, hala Horkheimer'in 1 936'da yay nla
nan Egoizm ve zg rlk Hareketi makalesinden e
sinlenmeye devam eden Wagner'in Deerlendirilme
si (in Search of Wagner) kitabn tamamlamt r57
Ayrca, Adorno'nun bu kitab nda Horkheimer'in etkisi
kadar, Wagner mziindeki fantazmagorik yanlar a
klamakta ku lland Marx'n meta fetiizminin ve
Lukacs' n eysel leme (reification) nosyonunun da
etkileri grlmektedir.

1 955 yl nda, Mannheim, Spengler, Veblen,


Kafka, Stefan George, Hofmannsthal, Schoenberg,
Huxley, Bach gibi sanat ve dnrler ile jazz'n da
aralar nda yer ald ok deiik konular ki yaz lar, in
celemeler, makaleler koleksiyonu olan Prizmalar: Kl
trel Eletiri ve Toplum'u58 yaynlanmtr. Bu kitap
taki toplanm makalelerin ba nda yer alan "Kltrel
Eletiri ve Toplum" makalesinde Adorno, 1 930'1arda

56
Horkheimer ve Marcuse'n "olumlam ac kltr" 59 de
dikleri reel toplum kltr hayatna Enstitnn sert ele
tirilerini srdrmtr. Yksek kltr maddi
ilgilenimlerin stnde yer alan bir kerte olarak gste
ren ; bu kltrn feti karakterini srarla reddeden
Adorno, "diyalektik eletirinin kltrel eletiriden farkl
lnn, kltrel eletiriyi kltr nosyonunun kendisinin
redde uratlp, tek bir kltr olarak eleal naca nokta
ya kadar vard r"60 olduunu ileri srmtr. Nazilerin
yapt Yahudi Krmlarnn kltrel etkileri zerinde
dururken de Adorno, dier Enstit arkadalar nn iki
sava aras dnemde kltrn bu sahtekarca
ayrtr mlar n red iin syledi klerinin ok daha tesine
gemitir. Benjamin'in "Tarih Felsefesi zerine Tez
ler"indeki deinme biiminin bir yanksym gibi,
Adorno'nun vard sonu da, kltrel eletirinin: kltr
ve barbarln diyalektiinin son aamas ile yz yze
gelmek zorunda bulund uu olmutur. Auschwitz'den
sonra iir yazmak barbarl kt bu yzden. Bu durum ,
artk iir yazmann niin imkansz olduunu da her
eyden daha iyi aklyordu. Entelektel gelimeyi o
l uturucu elerinden biri kabul eden mutlak eysel
leme, bugn, insan zihnini btnyle zmsemeye
hazrlanmaktayd 6 1 .

Prizmalar da, ayrca, Adorno ilk kez ayrntl bir


biimde Benjamin'i incelemekteydi. Ayn yl, kars
Gretel ile birlikte, Benjamin'in yaz larndan bir koleksi
yon yaynlamt 62 . Adorno'nun Benjamin zerine yaz
d makale, Benjamin'in Gerekstclere sempatisi
ve bireysel znellie kar duyduu ar kartl
bata olmak zere, eitli alardan onu eletirmektey
di. Ama, Benjamin'in 20. yzy l Almanya'snn en z-
57
gn kltr eletiricisi olarak tan nmasna ve neminin
anla lmasna da bu alma yardmc olmutur. Son
raki y llarda Adorno, Benjamin'i, bile bile, Marxist
olmayan ynlerine a rlk verecek ekilde tantm ol
makla eletirilmise de, onu en a r biimde eletiren
ler bile, Gershom Scholem ile birlikte, Adorno'nun
Benjamin'i hi de hakk olmayan unutulmuluktan kur
tarmaktaki roln kabul etmek zorunda kalmlard r.

Ayrca, birok bak mlardan Benjamin'in at


yolun bir devam say labilecek kendi radikal kltr e
letirilerini bir Prometus gibi usanmakszn srdren
Adorno, bu ynden de, onu eletirenlerin bile takdirini
kazanm t r. 1 956 y l nda Uyumsuzluklar: Ynetim
Altna Alnm Dnyada M zik ve 1 958 y l nda drt
ciltlik Edebiyat zerine Notlar'n ilk cildi ile balayan
bu dneminde Adorno mzik ve edebiyatla ilgili konu
larda alacak kadar ok sayda monografiler ve ma
kaleler yay nlamtr63 . Yeni almalar ile vaktiyle
balay p bitiremedii ya da gze arpmayacak yerlerde
yaynlanm yazlar n biraraya getirecek ekilde, pe
pee, Ton Konfgrasyonlar ( 1 959) , Mahler: Bir
Mziksel Fizyognomi ( 1 960), Edebiyat zerine
Notlar il ( 1 961 ), Mzik Sosyolojisine Giri ( 1 962),
Mdaheleler: Eletirel Dokuz Model ( 1 963), Mzik
Nasl Dinlenmeli: Mzik Praxisi zerine Pedagojik
Notlar (The Loyal musical Coach: Pedagogical
Writings on Musical Praxis) ( 1 963), Quasi una
Fantasia: Mzik zerine Yazlar il ( 1 963) , Mzi in
Momentleri : 1 928'den 1 962'ye Yeni Yaynlanm
Makaleler ( 1 964) , Edebiyat zerine Notlar 111 ( 1 965),
Model Olmakszn: Parva Aesthetica ( 1 967), Berg :
En Kk Geilerin Ustas ( 1 968), lmpromptus:
58
Yeni Yaynlanan Mzik Makalelerinin kinci Dizisi
( 1 968) Anahtar Szckler: Eletirel Modeller il
( 1 969) ve Yeni Mziin Canalc Noktalar (1 969)64
kitaplar n yay nlamtr. Bunlar n dnda, ayrca 1 969
ylnda ldnde, 1 970 yl nda Estetik Teori bal
alt nda yay nlanan toplu al malarn meydana getire
cek olan birka ciltlik elyazmas inceleme ve makalesi
de haz rlanm bulunuyordu.

Adorno kltrel sorunlara i likin btn bu al


malar ile Alman Kltr hayat n zenginletirirken, bir
yanda da, sava - sonras Alman toplumbiliminin der
lenip toplanmasnda aktif bir biimde yer alm; yard m
v e katk lar n kesiksiz bir biimde srdrmtr. Bura
da da Adorno'nun almalar ndaki radikal boyut hibir
zaman solgunlamamtr. "Toplum" diyordu, "bugn
de snf toplumu olmaya devam ediyor. T pk , bu kav
ram n ortaya kt gnlerdeki gibi"68 Gerekten de,
1 950'1erin sonlarnda Adorno, Amerikan sosyal bilim
aratrma tekniklerinin Almanya'da tant lmas konu
sundaki Enstitnn ilk gnlerdeki hevesini eletirmeye
balamt . Bu i baar lm, hem de fazlas ile baa
rlm; amprisizm teoriyi tamamlamak yerine, onun
yerini almaya balamt . 1 957 ylnda "Toplumbilim ve
Amprik Aratrma"66 balkl bir makale yazan Adorno,
teorik nitelikteki argmanlar ile amprik nitelikteki arg
manlar n ayn dzlemde birbiri pei sra eklemlenebile
cei sayltsna kar km t r. O tarihten iki yl nce
toplumbilim ile psikoloji arasndaki karmak ilikilerin
ele alnd bir tartmadaki buna benzer bir kar k
ndan 67 hareketle, reel dnyadaki ayr l klarn ve
tezadlarn varl nedeniyle, kendi iinde uyuma ka
vuturulmu bir yntembilim anlaynn yetersiz kala-
59
ca n ileri srmtr. Bu nedenle, belirli trden m
ziklere kar dinleyicilerin tepkilerine ilikin olarak
amprik teknikler snrl baz gereklerin anlalmas n
salasalar bile, mziin kendisinin neden olduu temel
etkileri aa karmakta yetersiz kalacaklard . Btn -
olan, "aslsz" olabilirdi. Ama, btnn blntlenmi
boyutlarn kavrayabilmek iin her iki yaklamdan da
yararlanmak gerekmekteydi. Ne ki, bu biraraya getiril
me, bu iki yakla m n dmdz birletirilip tek bir yn
tembilim gibi kabul edilmesi (mediation ) eklinde deil;
nyzdeki uyumluluun ardndaki zmlenememi
gerilimi kaydedebilecek bir yldz kmesi ya da g -
alan (force-field) eklinde olmalyd 68 .

Bugn geriye dnp baktm zda, Adorno'nun


makalesinin Alman akademik dnyasn 1 960'1arda
ikiye blecek olan sert tartmalar n habercisi bir ilk
taarruz niteliinde olduunu gryoruz. Tartmaya
kat lanlarn hibiri kendisini pozitivist olarak kabul et
medii halde bugn "pozitivizm tartmas" diye bilinen
bu tartmalar, resmen, 1 961 ylnda Tbingen'de ya
plan Alman Toplumbilim Derneinin toplantsnda
balamt . Diyalektik dnceyi eskiden beri eletiren
bilim felsefecisi sekin filozof Kari Popper "Sosyal
B ilimlerin Mant" zerine bir konuma yapm;
Adorno, daha sonra da Raif Dahrendorf, buna yant
olmak zere, birer konuma yapmlardr. Adorno'nun
1 957'deki makalesi ile birlikte, tartmalara katlan
Jrgen Habermas, Hans Albert ve Harold Pilot'un ve
Popper ve Adomo'nun yeniden katk olarak hazrla
dklar metinleri 1 969 ylnda bir kitap olarak yay nlan
m69 ve uzun tartmalara neden olmutur. Her iki ta
raf da birbirlerinin gemi yllardaki grlerine saldr-
60
m ve s k sk kar lar ndakini birbirlerinin grlerini
yanl anlayarak sulamlard r. Fakat bu tartmalar
sayesinde, Adorno'nun hala diyalektik niteliini srd
ren Eletirel Teori anlay ile, Popper ve onu izleyenle
rin Eletirel Rasyonalizmi aras ndaki birok gr ayr
l klar ve farkl l klar daha net olarak ortaya km tr.
Frankfurt Okulunun 1 964 ylnda tartma konusu ola
rak ortaya koyduu Max Weber sosyolojisinin siyasal
sonular ve etkilerine ilikin tartmalar n 70 yenilenme
sinin yan s ra , (Tbingen'deki bu toplant-.) Adorno'
nun hala siyasal sorumluluk yklenmi bir sosyal teori
nin savunucusu olduunu da ortaya koymutur.
Poppercilerin bir "ak toplum"da bilim adamlarnn bilim
sel hakikatin ortaya karlmas (ya da daha iyi bir ifade
ile, bilimsel yanllarn aslszlnn ortaya karlmas)
yolunda rasyonel bir ura iinde olmalar gerektiini
savunmalarna karlk, Adorno, srarla "bilimsel hakikat
idea'snn gerek bir toplum arayndan ayr tutularak
oluturulamayaca"71 grn savunmutur.

Ve Popper il onu destekleyenlere kar , bilimsel


yntemin yanl bir rehber ilkeyle evrenselletirilmesine
srklendi klerini ileri srerek Popper ve onu izleyen
lerle eskiden beri devam 'eden tartmalarn burada da
bir kez daha yenilemitir. Adorno , te yandan, gene
ayn toplant gnlerinde ok daha farkl bir muhalifler
topluluu olan fenomenolojistler ve hi anmayan bir
figr olan Martin Heidegger'in ynettii Alman varolu
ularna kar da, ayr bir cephede, ama bunun kadar
iddetli bir sava vermek durumunda kalmt r. 1 956
y lnda Adorno, Oxford'da 1 930'1arda balad ve
Hussert'i youn bir biimde ele alp eletirdii almas
Epistemolojinin Metakritii'ni yaynlamtr. Bunun
61
ardndan, sekiz yl sonra i se, zgnlk Jargonu (The
Jargon of Authenticity)72 al masn hedef alan, slubu
bakm ndan ok daha sert bir polemik balatm t .
Kierkegaard'n, Heidegger, Jaspers ve Buber gibi daha
sonraki varoluulara kar znel iselletirimi
(subjektive inwardness) savunmas n eletirirken ileri
srd argmanlar esas alan Adorno, sava-sonras
dnemde otantik insan ilikilerinden sz eden bu sy
leme duyulan hayranln, kendisinden sz edilen bu
otantiklie erimeyi engelleyen toplumsal koullar n
mistifikasyonuna katkda bulunduunu savunmutur.
Dahas , Adorno'ya gre , varoluu irrasyonalizm ile,
faizmin nndeki yollar aan kltrel bunalm arasn
da alttan alta balant lar vard . zellikle de,
Heidegger'in lmn ontolojik anlam zerindeki srar ,
kendisinin savunur gibi grnd farkl olabilme ola
nan reddeden totalize edici zdelik teorisi ne duyu
lan rtk bir sempatiyi yanstmaktayd . "Bugn de,"
diyordu Adorno, "daha nceleri Horkheimer'in ateli
Heidegger yanda olan hanma verdii yant geerlii
ni srdrmekte. O han m Heidegger'in, nihayet, insana
lmn varln kabul etmeyi rettiini sylemi;
Horkheimer'in yant ise, Ludendorff un bu ii ok daha
iyi baard yolunda olmutur"73

Bugn ise, otantisite (hakikilik) jargonunun, ey


selletirme iinde yaanan, szde bir znellikten baka
bir eyin kalmad realiteyi ak nlama yolundaki asl
sz iddias daha da byk bir tehdit oluturmaktayd .
Adorno'nun yllar nce kar kt , toplumsal koulla
rn etkisinin kendi iine szamad savunulan liri k iir
klt' gibi,74 bu aslsz iddia da, zne zerinde tesis
edilmi bulunan toplumsal hegemonyay sreklilie
62
kavuturan bir sOzde - dolaymszl k (pseudo
immediacy) oluturuyordu. Modern hayatn yaatt
yabanclamay reddedecei yerde, otantisite jargonu,
bu yabanclamann en ince ilenmi grnmlerinden
biri oluyordu.

Adorno bu durumun sahih bir znellie erime


mizi salayacak ekilde tersine evrilebilmesinden
fazla umutlu olmad iin, Otantisite Jargonu'nun bu
,

konudaki almalarnn ancak bir ksmn oluturabil


dii daha kapsaml bir almaya balamtr. 1 966'da
yaynlanan Negatif Diyalektik, Adorno'nun felsefi a
lmasndaki temalarn birounu teorik bir argman
saylabilecek kadar tutarl biimde biraraya getirmek
teydi. Fakat, Adorno'nun byle bir . argmann sistema
tik bir biimde, tmdengelimci bir formda sunulamaya
ca gr bu almasnda izledii yntemde bir reh
ber ilke olmaya devam ettii iin, Negatif Diyalektik de,
esas olarak, deneme tarznda bir alma olmutur.
"Felsefenin Gncellii"nde beyan edilen programa uy
gun olarak Adorno bu almasnda, konuyu, gerek
idealist ve gerekse Heidegger'ci ontolojileri tartmay
kesmeye raz olmayan ve metafziksellik-kar t bir z
delemezcilik diyalektii adna analiz etmi; bu ynde
bir metakritik gelitirmitir.

Negatif Diyalektik, bunun yan sra, Auschwitz'in


gerek metafiziin ve gerekse Marxism'in nne koydu
u nemli hususlara ilikin fazla umut ifade etmeyen
dnceler de ihtiva etmekteydi. Adorno melankoli
olgusuna kar kn gz ylmaz bir inatla srdr
mekteydi. Sk sk alntlanan bir gzlemiyle, Adorno "bir
zamanlar gerei kalmam gibi grnen felsefe bugn

63
hala yayorsa, bu felsefenin realize edilme momenti
nin karlm oluundandr"75 demekteydi. Bu mo
ment'in bir daha ele geirilebilecei konusunda Adorno
pek fazla umutlu olmad iindir ki, biroklar Negatif
Diyalektil<i Birinci Dnya Savandan sonra Lukacs ve
Korsch'un balattklar Batl Marxist gelenein gelip
dayand son nokta; bir tr cul-de-sac olarak deer
lendirmitir. Negatif Diyalektil<in en kart eletiricile
rinden Leszek Kolakowski, "Negatif Diyalektik kadar
youn bir ksrlk izlenimi veren felsefe almas ger
ekten ok azdr"76 demitir. Adorno'nun umut iin ak
brakabildii bir kapnn hala varolduu sylenebilecek
se, bu, ancak, Adomo'nun, hi deilse kendi yanlsa
maclnn farknda bir sanata yapt gndermeler
sayesinde mmkn grnmekteydi. N itekim, yle
yazmaktayd Adorno:

"Sanat en doruk noktasna ulat rneklerinde bile


(reel dnyadan farkl bir dnyann kendisi deil-.)
benzeridir; fakat sanatn bu benzeri - olma durumu,
sanaln bu kar konulmaz yan, sanata benzeri - olma
yan tarafndan (reel dnyay deitirmek isteyen insa
nn farkll arafindan-.) verilmitir. Sanatn, zel
likle de nihilistik olduu ileri srlp ktlenen sanaln
yargya varmaktan kanma yolu ile sylemekte olduu
ey, her eyin bir hi olmad. olamayacadr. Eer
bu byle olsayd, her ey solgun, her ey renksiz, her
ey farksz olurdu. zerine k den her insann. her
nesnenin yanslll kendine zg bir stnl vardr.
(Bu nitelikteki sanat-.) al-verii deiimin her eyi
belirli yerlerde ve hep birlikte olarak tasnif eden dn
yasna direnmekten asla vazgemeyen; dnyay ayn
solgun renkle boyamak istemeyen gzn direniidir.
64
Benzeri-olma (sanat-.), benzer-olmayana erime y
nnde verilmi bir szdr. "

Adorno'nun lnce tamamlanmadan kalan bu a


lmas, beklenecei gibi,
Estetik Teori zerine bir a
lma olmutur. Bugn ou kez Negatif Diyalektil<ten
daha da parlak ve baarl saylan bu almasnda
modernist - ya da Adomo'nun imdi kulland terimle
de - estetize edilmi - sanatm eletirel gcn sa
vunmak amacyla felsefi ve toplumbilimsel analizlere
birlikte yer verilmitir. Tmlk ve kendine - yeterlilik ko
nularndaki yanlsamac iddialarnn aslszl bilinli bir
biimde tehir edilebilen bir sanat, Adorno'ya gre, hala
bu iddiasn srdren sanata oranla, realiteyi reddet
mekte ok daha glyd. Bylesi bir sanat, gerekte,
kavramsal gc ile maddi dnyaya tahakkm etme riski
tamad iin, nispeten negatif saylabilecek bir felse
feye oranla belirli baz stnlklere sahipti. Sanatn
mimetik boyutu ve btnyle insan-yapm gzellie
karlk doal olan gzellie rtk bir biimde gsterdii
sayg, sanat, yalnzca teorik nitelikteki . biliimin
(cognition) yol at doa zerim:je bask kurmaktan
alakoymaktayd. Gerekten de, (bylesi bir sanatn)
doay dnceye, nesneyi ruha teslim etmeyi reddedii
sayesindedir ki, de - estetize edilmi sanat, her eye
ramen, insann ne olmas gerektii konusunda topyan
bir model oluturabilmekteydi.

Grlyor ki, Adorno en umutsuz gibi grnd


gnlerde bile, Eletirel Teorinin, Horkheimtrin deyi
iyle, "btnyle dieri" (Dasganz) Andere76 olana e
rime arzusunu terk etmemitir. Eletirel dnceyi
savunmay, Adorno, kim ve nerede olduu henz bi-

65
!inmeyen gelecekteki bir adres iin "denize at lm bir
ie" olarak srdrmtr. Adorno'yu eletirenlerin ve,
onun devrimci pratii terk ettiini syleyenlere verdii
yant u olmutur:

Ne vicdanm baml klmay kabul etmi, ne de korku


zoruyla eyleme girmeye boyun emi uzlamasz bir e
letirel dnr, gerekte, (devrimci pratikten-.) vaz
gememi olan kiidir. . . Ak dnme kendisine snr
koymaz. Bylesi bir dnme, praxis adna benimsenen
dpedz bir itaat etme konumuna oranla, deiimi ger
ekten kendisine hedef edinmi praxis 'in konumuna ok
daha yakmd. 79

Alman Yeni Solu'ndaki ve baka yerlerdeki birok


aktivist iin, ne var ki, Habermas'n nitelendirmesiyle
bu "k uykusuna yatma stratejisi"80 st rap verecek
kadar kifayetsizdi. Son dnem kapitalist topluma y
nelttii uzlamasz eletiri lerin ounun imdi kendisine
kar sylendiini duyan Adorno, pe pee ve birok
yerde yaynlanm bulunan bir yantla bu durumdan
duyduu zntlerini ifade etmi; kendisini eletirenleri
bsbtn kzd racak ekilde, "Teorik modelimi yaptm
da, insanlarn bu modelimi Molotof kokteylleri ile gerek
letirmeyi isteyeceklerini tahmin edemezdim "8 1 demitir.
Ksa srede geri dnp Adorno'ya ynelen silahlar
belki ldrmeyi amalam deildi, ama yapacan da
yapm bulunuyordu.

Nisan 1 969'da, m ilitan bir eylem grubunun ka


dn yesi Adorno'nun ders anlatt snfa girip krsye
km, soyunup gslerini am ve oria "iekler,
erotik okamalarla sktrmalarla saldrmtr. " Cesareti
kr l m , aa lanm bir halde dershaneyi terk eden
66
Adorno'nun arkas ndan renciler haykrlar halinde.
"bir kumm olarak Adorno ld " diye ba rmlardr.
Sadaki ve soldaki dmanlar n n Schadenfreude''+
saklamaya bile gerek grmeyecekleri llerde olmu;
bunlar n o gnlerde syledikleri, birka yl sonra
1 970'1erde Alman terristlerinin ortaya kt s ralarda
Frankfurt Okulunu eletirecek kimselerin syleyecekle
rinin habercisi olmutur. 1 970'1erde, Frankfurt Okulunu
eletiren bu kimseler, Alman terristlerinin oluumunun
sorumluluunu Frankfurt Okulu yelerine ykleyerek
hayatta kalan Enstit yelerinin a kn l k ve dehete
dmelerine neden olmulardr.

Frankfurt'taki zc olaydan drt ay sonra, altm


altnc ya gnnden b i r ay nce, dershanedeki simge
sel baba katli (patricide) Adorno'nun ksa bir tam iin
buunduu lsvire'de gereklemi; kalp krizi geiren
dnr burada lmtr. Hala btn gcyle al
malar n srdr rken gelen lm Adorno'yu, gelitirdii
felsefesinde bugnk dnyadaki yokluunu ifa etme
ye srarla alt bititeki kadans ; ztlklarn ahenge
kavutuu uzlamn gereklemesini gremeden ya
kalam tr. Bir bakma, Adorno'nun bu ba na gelenler
ve bu lm, aslsz bir totalitenin ldrc gcne
kar kmaya hasredilmi bir mrn baka trlsnden
zaten yoksun kl nd bir lm olmutur.

<> Bakalarnn haline glme ya da bakalarnn zararna


sevinme anlamna geliyor-.
67
2. Atonal Felsefe

'Die Systeme sinci tr die kleinen Leute. Die grossen haben die
lntultion: sie setzten aut die Nummem, die ihnen cinfallen.... lhren
lntultionen sind zuverlassiger als die mhsamen Kalkulationen der
Arman, die immer daran schreltem, dass man sie nicht grndlich
durchprobieren kann.'1
HEINRICH RE G IUS

"Kari Marx bir Alman filozofuydu." Marxizmin


Balca Akm/an bal kl dev al masnda Leszek
Kulakowski byle bal yor deerlendirmelerine. Ayn
ey kesinlikle Adorno iin d e sylenebilir. Fakat b u
benzerliin hemen arkas nda nemli b i r farkl l da
grmek gerekir. nk Adorno'nun gnndeki Alman
ya Marx'n Almanya'sndan alabildiine farkl bir Al
manya'd r ve her iki aa ait felsefeler de radikal bir
biimde farkldr. Ksaca ifade edecek olursak, Marx'n
yaad Almanya'nn idealist metafizikilerin byklk
vaadlerine henz erimemi, b i rti i ni kurmam, "geri"
bir Almanya olmasna karl k; Adomo'nun yaad
Almanya, ok daha akln bana toplamak zorunda
kalm bir felsefenin bu byklk giriminin dehet

69
verici baarszl klarn anlamaya almak zorunda
kald bir Almanya'd r. Bunun kadar nemli bir dier
fark da ayn derecede felaket saylabilecek bir
katastrofun felsefi sonular ndan ortaya km bulun
maktad r: Marx'n beklentisi olan, Alman felsefesinin
kendini realize edebilmesinin gerekte yalnzca ulusal
bykln elde edilmesiyle deil, fakat proleterci bir
devrim arac l ile, evrensel olan bu snfn zaferi ile
mmkn olabilecei beklentisi de doru kmam tr.
Yani, Marx'n, felsefenin henz materyal dnyaya e
nerjik ve agressif bir biimde sahiplenme itiyak iinde
bulunduu ve teori ile pratiin yakn bir birlik oluturdu
una inanabildii bir dnemde yazmasna kar l k,
Adomo ok sarsc ve elem verici bir dten, bir y
kmdan arta kalanlar n oluturduu bir hayatn iinde
felsefe yapmak zorunda kalmtr.

Bu nedenle, Adorno, felsefeyi bir kez daha, tarih


sel olarak kendisine rastlam aalk ilerden uzak
latrmaya almak yerine srarla ve inatla felsefenin
bu varolan dnya yznden kendini gerekletirmekte
nne kan engellerin geriye dndrlmesi olanaksz
bir gelimenin sonucu olduunu grm; acyla da ol
sa, bunun metanetle gslenmesini, direnilmesini
savunmutur. Bylece Adomo, yk ma uram bir
dnya da ancak ikin olarak varln srdrebilen bir
felsefenin; yani, tamamyla tarihsel nitelikte, ama yz
ylmzn kasvetli ve trajik tarihinin mizacna kar sava
abilecek bir felsefenin eletirel gcn muhafaza et
meyi yklenmek zorunda kalmtr. Adomo'nun dn
cesindeki dinamizm , bu dncesindeki zme ka
vuturulamam gerilimler, yklendii bu iin gl
n neticeleri saylmaldr.
70
Adorno tarih ile felsefe aras ndaki diyalektik ili
kinin nemini hep vurgulam olmakla birlikte, kendi
dncesi btn . bir hayat boyunca a lacak kadar
deimeyen bir olgunluk iinde seyretmitir. Bu ne
denle, Marx'daki, Hegefdeki , Lukacs'daki ve Benjamin'

deki gibi bir "gen-olgun" dnem dnrl sorunu


yoktur, olmamtr Adorno'da. Bu drt dnr bylesi
bir dnemletirmeyle i ncelenebilecek kiilerdir. phe
siz, bu blmde sunmaya alaca m z gibi, Adorno'
nun gelimesinin daha ayrntl bir yeniden-inaasnda
bile baz nanslarn ve vurgulamalarn ister istemez or
taya kt dikkatimizi ekse de, kendi hakikatini ihlal
etmeksizin btn bir eserleri boyunca temel bak ve
deerlendirmelerinde bu denli bir birlie sahip baka bir
dnceye, dnre rastlamak zordur. Bunun iindir ki,
Adomo'nun felsefesine bir giri- yolu bulabilmek iin, o
nun btn almalarn derleyip zetlemek yerine, daha
ksa bir almasn ele alp onu yakndan incelemek
doru olacaktr. Gerekten de, Adomo, sk sk, alma
larndaki essayistic nitelii ne karm bulunduu, 3
almalar hep denemesel ve ak formlu olduundan
onun daha kapsaml argmann kavrayabilmek iin,
grnte daha "kk" hacimli grnen bir almas
zerinde durmak zellikle daha doru olacaktr.

Bu amaca en uygun metin ise, Adorno'nun ld


yl yaynlanan ve bugn Essential Frankfurt School
Readel bal ile kan lngilizce derlemelerde de bu
labileceimiz, zerinde ok youn tartmalar n yapl
d " zne-Nesne" balkl makalesidir. Bu makale,
bilgi teorisindeki zel bir konu zerinde younlamak
taysa da, Husserl'i eletirisindeki orijinal bal ktan yola
kara!< ifade edecek olursak, bir "epistemoloji
71
metakritii" sayabileceimiz Adorno felsefesinin birok
merkezi problem ve a rg manlarn n i nbiklenmi biim
lerini de ihtiva etmektedir. Daha nce iaret ettiimiz
gibi, metakritik kendi uzletindeki felsefeyi onun sosyal
ve tarihsel etkileyicileri ile birlikte ele almak; fakat, fel
sefeyi, vlger bilgi sosyolojisindeki tarzda bu sosyal ve
tarihsel etkileyicilerine i ndirgemeden i nceleyebilmek
anlamna gelmektedir. Bu bakmdan "zne-Nesne"
tam rnek bir parad r. Ayrca, Adorno'nun totalize
edilmemi, balasz brak lm (paratactic) i naa bii
miyle zel bir dikkat isteyen rnektir.

Adomo'nun tam olarak biimlendirilmemi arg


mann bizi rahatlatacak ekilde zorla tutar1latrmak ye
rine, kendisinin bilerek brakt gibi, tam olarak ekillendi
rilmemi hali ile izlememiz; trplenip dzletirilmi bir
tefsir yerine Adorno'nun kendi sylemek istediklerini ya
kalayabilmemiz asndan daha doru, ona daha sadk
bir yol olacaktr. Ve bu metni incelerken kronolojik olarak
Adorno'nun tm eserlerine ynelip onlardan da sz et
memiz, onun argmanndaki rnekleri bir tm olarak b
tn almalar erevesinde incelememiz daha saygl
bir davran olacaktr.

nceleyeceimiz bu makalenin bal ndaki ku


tuplaman n Adorno'nun almalar n n btn asn
dan nemini abartmamak gerekir. Habermas'n belirtti
i gibi , 5 Adorno'nun felsefesi , esas itibariyle, gerek ide
alist felsefe gelenei iin ve gerekse eletirel Marxist
gelenek iin ok merkezi bir konumu olan karma k bir
sorunu; bugnk dnyada znelerin nesneler ile nasl
balantlandrlaca ve ilerde mmkn bir gelecekte
bu balantnn nasl bir balant olabilecei sorununu

72
konu edinmi bir "bilin felsefesi" say lmaldr. Adorno'
nun ve Frankfurt Okulunun d ier yelerinin sk sk ifade
ettikleri her tr pozitivizme kar honutsuzluklar , b
yk lde, pozitivizmin bu sorunun ele aln nda ye
tersiz kalndan kaynaklanmaktayd . Adorno ve arka
dalarn n bu konudaki arg manlarn ok ksa bir bi
imde ifade edecek olursak, pozitivizm dnyann olu
turulmasnda znelliin yaratc ve aktif gcn (yani,
dnyann tarih, kltr ve toplum dediimiz blmlerini)
kavrayamam; bu nedenle, dnyay bitmi bir realite,
bir "ikinci Doa" olarak kabullenmi; edilgin ve boyun
eici bir politikann su orta olmutur.

Marx'n Feuerbach zerine Tezler in ilkinde ele


ald gibi, idealizm znelliin gerek pozitivizm ve ge
rekse diyalektik-olmayan materyalizm biimlerini n ih
mal ettii aktif, pratiki yann gelitirmi ve muhafaza
etmitir. Fakat bunu yalnzca aknsal ya da salt felsefi
znelliin soyut dzeyinde yapmtr. Marx' n stlendii
ise, ya da daha sonraki Lukacs gibi eletirel
Marxistlerin stlendii ise, Alman i dealizminin nemini
fark bu aktif znelliin somut tarihsel cisimleniini belir
ginletirmek ve a klamak olmutur. Onlar n bu sz
konusu rol yaln zca proletaryaya m tand , yoksa
idealist paradigma'dan ok daha kapsaml bir biimde
mi farkl laabildiklen ise, yllardan beri, Marxistler ve
Marxologlar aras nda bir trl sonulanmayan bir tar
tma konusu olmutur. Adorno, sanki , birok Marxistin
gerekte zne-nesne sorununa ilikin idealist kavram
sallatrmann bir dublikasyonunu yaptn ; bunu yap
makla da materyalist amalar na, ereklerine ters dp
bunlar ihlal ettiklerine inanm gibi grnmektedir.
Adorno'nun kendi anlaynca yklendii rol ise, yalnz-
73
ca pozitivistlerin edilgin ve boyun eici znelerini deil,
fakat idealistlerin ve onlar n Marxist filizlerinin (ocukla
rn n) fazla aktif - ya da trans - individual oluturucu
znelerini de yeniden inceleyip tartma konusu yap
mak olmutur. Negatif Diyalektik iin yazd nszde
belirttii gibi, " znenin g cn, oluturucu znelliin
aldatc ln ifa etmek iin kullanmak - bu satrlarn
yazarnn kendi zihinsel g cne inanabilmeye balad
gnden beri kendisi iin grev sayd i olmutur"6 .
Hakiki bir materyalizm, Frankfurt Okulunun her zaman
savunduu zere, etiksel bir ilev de yklenmek; insan
olan znelerin yaad aclar ve duyduklar ihtiyalar
tarih sever bir 'Tanrdan bilme' biiminde aklamakla
yetinmeyip, onlarn tarih zerindeki izlerini kaydetmek,
unutulmamalar na zen gstermek ve zerlerinde du
rulmasn salamak durumundadr.

"zne-Nesne" makalesi kl krk yararcasna "z


ne"nin anlamsal bulanklnn, ele gelmezliinin ince
lenmesiyle balamaktadr. zel anlamyla bireysel ve
genel anlamyla bilin olarak incelenebilecek kavram
kendi bana (bizatihi) bir ikililik, bir bulanklk tamakta
dr. nk, bizim kendi ego'muza yaplan bir gnderme
(referans), evrensel (genel) yan anlamlar da olan, belirli
bir bireyi de aan bir kavram kullanm olmaktadr. Fa
kat btnyle kolektif bir zne kavram , bireysel farkllk
lar bastrp grmezden gelen bir zne kavram da bu
farkllklarn henz yeterince kknn kaznamad reel
dnyada inceleyecei eyin karsnda yetersiz kalmak
tadr. Bu nedenle, terimdeki iki yne ekilebilirliin olu
turduu kararszln ortadan kaldrlmas olanakszla
maktadr (Adorno'nun makalesine dahil etmedii bir
noktay daha ekleyip, znenin hem aktif bir ajan, insann
74
kendi kaderinin oluturucu kayna ; hem de, tahakk
mn edilgin bir nesnesi, kiinin kendisinin dnda irade
sine "tabi" olma durumunda brakld bir bakasnn
oyunca anlamna geldiini de dnecek olursak bu
yarg daha da kesinlemektedir)7.

Bu anlamsal bulankl zmlemek iin, zorla


mayla, bu anlamlardan birini seip, setiimizin daha
nemli olduunu i leri srmek ise, Adorno'nun makale
sinde gelitirdii grnce, dnrleri Kant'tan beri
uratrm bulunan felsefi aporia'nn yeniden retil
mesi olacaktr.

Kendisi-o/arak her ne olsa da. herhangi bir eyi nes


nelmi gibi betimlemek, sabit bir konsept arac!t ile
znel olarak teslimiyete uramak demekir. zne ve
nesne olarak betimlenmeye direnme burada kaynakla
myor. znenin ve nesnenin anlamlarn belirlemek,
kavramsa/ esneklik uruna betimlemenin yoksun kld
eyin zerinde di4np kalmamza neden oluyor. Bu
yzden, daha en bala, "zne " ve "nesne " szcklerini
iyice bilenmi bir felsefe idilinde birbiriyle anlaabile
cek eyler gibi birlikte kullanmanuz, bu szcklerin.
bizlere, tarihsel tortular (.'lediment) olarak devredilme-
. .
sne, gemesme yoI ayor...

Bu tartman n iki ynde sonular oluyordu. Bi


rincisi, yeterli bir bilgi teorisinin anlatmak istedii nes
nelere tam olarak uygun debilecek kavramlar bul
mann olanakszln kabul etmesi gerekiyordu. Bu,
Adorno'nun dpedz olgusal olann geerli bir episte
moloji oluturabilecei grne kar Minima Moralia'
da savunduu ar latrma abartma bilinciydi. i kincisi,
dikkatle belirlenmi bir dizi nclden tmevar mc bir
75
biimde ilerleme yerine felsefenin, zamanmzn tarih
sel durumunun ortaya koyduu noksan materyale daha
denk decek biimde yola kmas gerekiyordu. n
k, bir zamanlar Benjamin'in dikkatimizi ektii gibi,
"Materyalist yntem iin gerek olan, hakikati sahih
olmayandan ayrmak hareket noktas deil, amatr.
Dier bir deyile, materyalist yntemin hareket noktas
yanll klarn, doxa'nn (konjektrn) muamma haline
getirdii nesnedir"9. Yanl-olandan hakikat-olana ha
reket, henz yetersiz bir biimde gnderme yaplabil
dikleri bir toplumsal dnya karsnda kark sonular
veren kavramlarn eletirilmesini; yalnzca kavramn bu
dnya karsnda yetersiz kalnn yan sra, dnyann
da, bugnk oluturulmu biimiyle, kavramn belirli
anlamlar karsnda yetersiz kald nn grlmesini
gerektirmektedir. ite birbirini btnleyen bu iki yeter
sizliin karlkl etkileimidir ki, Adorno'nun ileri srd
ne gre, status quo'yu aknlamak iin, dnceye
eletirel gcn vermekteydi.

Adorno'nun "zne-Nesne"de anlatt ada e


pistemolojinin kendine zg "yanl", en azndan
Descarte'tan beri Bat dncesinin temel saylts olan
zne ile nesnenin radikal bir biimde ayr tutulmas
olmutur. Bu ayr tutmann ark dnce dnda yol
at eyleri incelemekle, zne ile nesneyi birbirinden
ayr grmenin hem gerek, hem de aldatc (illusory)
yanlar olduunu anlamaktayz. Gerektir; nk, bili
sel alanda gerek ayrl ifade etmektedir. insann
iinde bulunduu ikilii (dichotomy), zordan kaynakla
nan bugnk gelimeyi dile getirmektedir. Aldatcdr;
nk, sonu olarak ortaya kan bu ayrlk esas durum

76
saylmaz ve sihirli bir biimde, bir deimezlik biimine
sokulamaz" 10

Buradaki apa k paradoks, ancak, Adorno'nun


gerek ve aldatc szcklerini, makalede gerekletir
dii, ama belirtmedii kendi ne zg kullan m n kavra
yabilmemizle anlaml olmaktad r. Bildiriminin (kaziyesi
nin/ statement) ilk ksmndaki gerek bugnk dnya
n n hali ne bir gndermeyken; ikinci ksmdaki, aldatc
olan (sahih olmayan), ksaca zetini verdiimiz 1 960'
lardaki "pozitivizm tartmas"nda Adorno'nun srar
ettii bilimsel gerek idea snn ancak "gerek toplu
mun" gelecekteki realizasyonna bal olduu tezine
dayanmaktad r. Baka bir deyile, gerek, betimleyici
anlamda eylerin bugnk hallerine denk den anla
m na gelmekte; normatif anlamda ise, eylerin olabile
cekleri hallerini ifade etmektedir. Bu sonuncu kullanm;
Adomo'nun "btn, gerek-olmayand r" saptamasn n
temelini oluturan b u son kullanm onun "dir"in diyalek
tik tarifi iinde "olmalyd'nn da bulunduu yolundaki
Hegelgil ncl terk ettiini gstermektedir. Daha net
bir ifade ile, Adorno'ya gre, normatif anlamda gerek
olan, ancak, bugnk totaliterci btnn gcnn eri
emedii iziklerde, ykntlarda ve biimlenimini ke
sinletirememi tasarm ve dlerde bulunabilirdi. Ne
var ki, mmkn bir kefaretin (redemption) ifreleri,
Adomo'nun arkada Ernst Bloch'un nerdii gibi, dipte
yer alm bir antolojik kertede, "henz-varl k
kazanmam" olarak haz r beklemektedir. Bu
zgrleim olanaklarn n ifreleri, ancak, Adorno'nun
"sonu alabilir fantazya" dedii; bilimin kendisine sun
duu materyal iinde edimde bulunan, fakat bu mater
yalin aranjmanndaki en kk yanlarda, noktalarda-
77
fantazyan n kendisinin yaratmas sayesinde oluumlar
g ven lie kavumu noktalarda - bu materyalin ar
d ndakilere de eriebilen bir fantazya" 1 1 arac l ile
varl k kazanabilirdi. Bylesi yeniden - oluturucu
(regenerative) fantazya eylemi, Adorno'yu eletirenlerin
sk s k ileri srdkleri gibi, zorlama bir "isteneni grme
yapma"ya yol asa bile, "canl kalabilmi bir hakikat
kavram"nn yaanan gnn "sahte" btnlnden
kap syrlabildii anlar sayesinde muhafaza edilebil
mesi iin, tek yol olmaktayd .

Adorno'nun "zne-Nesne"de bize anlatt bu


kap syrlma, "btnyle ynetim altna alnm dn
ya"n n bizim zamanmzda tamamlad kristalize olma
ilemini bitirmesinden nce balam bulunmaktadr.
"Bir kez radikal biimde nesneden kopup ayr ld nda,"
diye yazyor Adorno, "zne , onu, kendi llerine gre
dnp indirgemekte; zne, nesnenin kendi bana
ne olduunu unutup onu (zmseyip-. ) yutmaktadr" 1 2 .
Adorno'nun ve Horkheimer'in Aydmlanmanm Diyalekti
t'nde ileri srdkleri gibi, insan n en balang taki Do
a iine konumlanml bir kez alp unutulunca,
Doan n da tahakkm altna alnmas balam ol
maktad r. Radikal bir hmanizma, kendi beraberliinde,
bir gn en sonunda btn insan ilikilerini de kendisine
ters decek bir konuma sokacak olan emperyalizm
trlerini getirmektedr. Gerekten de, en batan beri ,
Doann tahakkm altna alnmas toplumsal hiyerari
ve kontrol ile at ba beraber seyretmitir. Felsefi an
lamyla, nesne zerindeki znenin tahakkm poziti
vizmde de, idealizmde de kendi yerini alm bulun
maktad r. Pozitivizmde, nesnesinden, onu maniple
edebilmek iin, souk bir tutumla kendisini ayr tutan
78
bir znellik vardr. Bu znellik edilgin gibi grnse de,
pozitivist zne, gerekten , dnya ile arasal bir iliki
iindedir. Bu dnya onun iin, kefetmek tutkusuyla
hareket ederken (baka yaknlklarn unuttuu-.) ve
yalnzca bilimsel olarak ortaya konulabilir sayd zel
liklerin aranp snand ; dncenin, kendisinden et
kilenerek olumad bir dnyad r. i kincisinde ise, daha
itenlikli bir znellikle, dnya, kendisini kendi nesnel
yarat lmlarnda grp tanyabilen bir bilincin rndr.
Bu sayltn n ard nda ise, egemen olduu sylenen
akln yutup yok etmek istedii Doa'nn d nyas n n
deerliliine kar derin b i r fke vardr. Gerek poziti
vizmin ve gerekse idealizmin tersine, gerekten negatif
bir diyalektik, Adorno'nun "nesnenin stnl" 1 3 dedii
eyin, - btnyle dolaymsz bir biimde olmasa dahi -
aktif bir znellie indirgenemeyeceini kabul etmek
durumundadr.

Adorno zne ile nesnenin mutlak ayrl na -


zellikle bu ayrl k znenin nesne zerindeki rtk ta
hakkmn sakl kl? nda - kar ise de, sunduu
alternatif model bu iki kavramn tam bir birliini, ya da
balangtaki Doa iindeki konumlanmla dn
salamamaktad r. Adorno, Frankfurt Okulunun dier
yeleriyle birlikte paylat 1 4 hatrlamann zgrletirici
gcne ok nem verdii halde, tarih-ncesi bir bolluk
ve uyum dneminin nostaljisine srklenmeyi de ke
sintisiz olarak reddetmitir. i ster gen Lukacs'daki
Homer a Yunanistan'nda yaanan epik tmlk g
r, ister Heidegger'deki imdi trajik bir biimde unu
tulmu bulunan gerekletirilmi Varl k (Being) anlay
, isterse hatta Benjamin'in ismin ve ey'in
prelapsarian, Ademgil birlii inanc konusunda olsun
79
Adomo, nesneden kaynaklanan (tan ma bilme-) n
cesi bir birliin yeniden kurulabilmesini ok kukuyla
karlamaktayd. Kusursuz varolabilme metafiziine
kar tam bir proto-deconstructionist hor grme ile "z
ne-Nesne" her trl geriye ynsemeli (regressive) s z
lanmaya kar kmaktayd:

"zne ile nesne arasnda geici, hatta geicilikten de


teye, ilk bata mutlu bir zdeliin olduu anlay ro
mantik bir anlaytr-bir zamanlar yle grmek istendii
iin (yanl-.) grnme olan bu durum, gnmzde
yalann ok tesindedir. znenin formasyonundan n
ceki dnemdeki bu farkllatrlmam/k durumu Doa
nn g yetmez alarnn karsnda duyulan korkuydu,
mitti; byk dinlerin hakikat ierii de, bu durumu
protesto olarak, dinlerin iinde yer a/malctayd. Kald ki,
farkllatrlmam/k bir ve ayn olmak deildir;
Platoncu diyalektikte bile, birlik. birlik oluturan eyle
rinfarkl olmasn gerektirmektedir "15

Baka bir deyile, Adomo insann gemiinde


balang durumuna ait bir Doa ile bir olmay kabul
etmekle beraber, yola k ndaki hareket noktas ileriye
ynelik nitelikteydi. Bu noktay vurgularken, "zne
Nesne", ayn zamanda, insan ile dnya arasnda tam bir
birlik arayan Hegelgil Marxizm de dahil olmak zere, bu
tr felsefeleri de mahkOm etmi oluyordu. Adorno'ya
gre, insanln dnya ile bir oluunun yitirilmilik hali
iin at yakan herhangi bir felsefe, ya da bu birliin ge
lecekteki gereklemesi ile kendisini bir tutan bir topya
yalnzca yanlla dm bir felsefe ya da topya ol
makla da kalmayp, potansiyel olarak ykc ve ldrc
olmak durumundayd. nk, zne ile nesne arasndaki

80
farklln yoksanmas, en az Marxist hmanistlerin ve
dierlerinin zlp szlandklar yabanclama kadar bu
farklln rn olan dnme (reflection) yeteneinin
de yitirimi olacakt. Analitik zihne ya da anlamaya
(Verstand) kar daha st bir sentetik akl (Vernunft)
konusundaki eski idealist rya; Batl baz Marxistlerin
de paylatklar bir rya, grlyor ki, gelecekteki bir
, "zorla uyumlulatrlma" modeli yapldnda tehlikeli
olabilecektir. Eletirel Teori'nin formasyonunda son de
. rece etkin olmu bulunan Lukacs'n eyselleme teorisi
. bile bu tehlikeyi tamaktayd. Negatif Diyalektil<te
Adorno bu kukusunun nedenlerinden sz etmekteydi:
.
Kendisi iin nemli bir konumda olmamas gereken
paralanmam bir znel dolaymszlk konusundaki
istekten kaynaklanan imgenin ortaya kard $ey
sel/eme kategorisi, dinsel bir kurtulU$ dncesi gibi,
materyalist dnceyi yutup yok etmekten mutluluk
duymaktadr. . . Her eyin ey olarak total bir biimde
eritilmesi ark eylemin znelliine (geri) ekilmedir.
Dolayl olann dolayszla sahipmi gibi dnlme
sidir. Ark dolaymszlk ve fetiizm, ei/derecede, ha
16
kikat-olmayan eylerdir

zne-nesne dualizmini ortadan kaldrmann bu


kadar kt sonular olmayan bir biimde tasarlanmas
olabilir mi? Bunun nasl bir ey olduunu anlatmann
mmkn olduunu syleyenlere kar karken bile,
sta tus quo'nun reddi olarak topyan dncenin ne-
. mini her zaman srarla vurgulayan Adorno, "zne
. Nesne"nin bir sonraki paragrafnda bu soruya belli be
lirsiz bir olumlu yant verebilmektedir. " Uyumluluk du-

81
rumu zerinde speklasyona izin verilmekteyse," diyor
ve ihtiyatl bir dille yle devam ediyor:

Ne zne ve nesnenin (bunlarn birbirinden) ayr eyler


olduunu fark edemeyen bir birlik anlay, ne de
bunlarn biraraya gelmesi olanaksz kart eyler ol
duu anlay bunun (uyumluluk durumu-.) iinde yer
alamaz; tersine, (byle bir uyumluluk anlay-.) bir
birinden ayr olduklar an/alabilmi zne ile nesne
arasndaki iletiime baldr. Bu an/almadka, ob
jektif bir kavram olarak iletiim bile kendisi olarak
varo/amaz. . . Doru konumlandrlacak olursa, hatta
epistemolojik olarak bile, zne ile nesnenin arasndaki
balant (iliki) insanlar arasnda, insanlar ile onlara
gre dierleri olanlar arasnda barn gerekleti
rilmesine baldr. Bar tahakkmn olmadJ, bir
farkl olabilme durumu; farkl olabilme olana bul
7
mu olanlarn birbirlerine katlabilme durumudur 1

Biraz deiik terimlerle ifade edilecek olursa, "ba


r" yldzl bir yldz kmesidir ve kolektif znellikten,
bireysel znellikten ve nesnel dnyadan olumaktadr.
Adorno'nun Negatif Diyalektil<te srarla savunduu
gibi, "Eletirel Dnceye den i, taht' zne igal
ettikten sonra nesneyi taht'n yetim dm varisliine
getirmek deildir. Byle bir taht ile nesne, yalnzca, bir
idol olur. Eletirel Dncenin amac hiyerariyi ilga
etmektir"1 8

Frankfurt Okulunun topyan bir (gelecek-.) im


gesinin mmkn bir ayrntl a klamasn yapmaktak i
karakteristik ekingenlii ile Adorno, "zne-Nesne"de ,
hemen daha nce savunulabilir bir epistemoloji geli
tirmeye alm olanlar eletirmeye gemektedir.
82
Adorno, Kant' n ileri srd ak nsal zneden
Husserl'in psikolojizm eletirisine dek Bat dncesi
ni n Nietzsche'nin vaktiyle ilk kez iaret ettii gibi bilince
dolaymsJZ olarak apa k grnen eyin realitenin sa
h ih ilk ilkesi .o lmad n savunmay gelenek haline ge
ti rdiini sylemektedir. Adorno'ya gre, Bat dnce
geleneinde, tersine, inaac insan akl na birincil ne
den stats tannmtr. Bunun nedeni ise, ncelikle
ideolojiktir: "Bireyler, gitgide sistematize olan toplumsal
totalitenin trevleri haline indirgendike, yaratc l k ve
mutlak hakimiyet sahibi olduu sylenen bir ilke olarak
insann akl n n yceltilmesiyle, insann gitgide daha
ark ve basit bir varla dnmesine sreklilik kazan
d rlmtr" 1 9 . i dealistlerin meta-znesi, (te-znesi-.)
baka bir deyile, Marxist Hmanistlerin gelecekteki ko
lektif zne beklentisinden ok, ynetim altna alnm
. dnyann totalize edici gcnn ters-yz edilmi bir im
gesi olarak dnlmelidir. ite bu nedenledir ki, Lukacs
ve dier Batl Marxist'lerin normatif bir ama olarak y
celttikleri totalite kategorisi, Adorno iin, "olumlamac
deil, eletirel bir kategoriydi. . . zgrlemi bir insanlk
hibi r ekilde bir totalite olmamak gerekirdi"20

Fakat, byle bir totaliteyi oluturan inaac bir meta


znellik nermesi bir ideoloji ise de, birey znelerin alda
tc bir tasarmlanmndan baka bir ey olmamaktadr.
C nk, o gnlerde Adomo'nun savunduu zere, (bu
tasarmlamada) yansyan ey, yalnzca, yaanmakta olan
totalitenin baskc iktidar deil; fakat ayn zamanda, ok
daha kalc olan toplumsal realite olmaktadr. Adorno'nun
Szleriyle, "Aknsal zne doktrininde (geree) sadk bir
biimde yansyan ey - soyut olarak rasyonelletirilmi ,
insan bireylerinden ve onlarn ilikilerinden koparlm -
83
ve al-verii, mbadeleyi (exchange) kendisine model
alm ilikilerin ncelii olmaktadr''21 nk, amprik zne
onlarn sayltsndaki gibi bir ey olmayp, tam da, bu ili
kilerin bir rndr. idealistlerin bu inaac meta-znellik
grlerinde betimleme dzeyinde bir hakikatin kendini
gsterdii bir moment vardr; fakat bu arptlm bir form
iinde grnmektedir.

"zne-Nesne" de yalnzca ksa bir deinme ile


gemi olsa bile, Adomo'nun negatif diyalektii iin dei.
im ilkesinin byk nem tadn sylemek bir abartma
olmayacaktr. Adorno'nun deiim olgusuna bak tarz,
ksmen de olsa, Marx'n kapitalizmde metalarn tketiciler
iin ifade ettii kullanm deerine ve reticilerinin emekle
riyle katlm deere kart bir olgu olarak inceledii dei
im deeri zerine yapt analizlerden esinlenmitir. Ka
pitalist retim tarznda metalarn baz soyut eitlenim a
ralar ile alnp verilmesi, deiim ilemi grmesi gerek
mektedir. Bu deiimde eitlenim arac ise paradr. Bir
yabanclama ve fetiizm sreci aracl ile, eitli meta
lar arasndaki gerek eitli tketicilere ifade ettikleri kulla
nm deerleri ve gerekse reticilerinin belirli yaratc kat
klar asndan sahip olduklar niteliksel farkllklar, pa
zardaki say ile ifade edilebilir deerfen'nin soyut lm
lehine ihmale uramaktadr. Bir baka perspektifle, asln
da, insanlar arasnda ve insanlar ile Doa alemi arasnda
toplumsal olarak dolaymlanm bulunan ilikiler, yalnzca
eyler arasnda nesnel ilikiler olarak grnecek ekilde,
mistifkasyona uratlm olmaktadr. Bu mistifikasyon ise,
tek bir vuruta datlp yklacak kadar gszdr. n
k, grnteki deiim srecindeki eitlenimin hemen
ardnda gerek eitsizlikler olan ve kapitalistlerin karlarn
oluturan eitsizlenimler, ylece, rtk olarak durmakta-
84
dr. Kendi ikin (immanent) dinamikleri sayesinde, bu
deiim ilkesi insann canl emeini etkisi altna alarak
onu zorla nesnel eitsizlie; yani, toplumsal snflara d
ntrmektedir"22.

Bununla beraber, Adorno, Marx'tan, daha doru


su gen-Marx'tan deiim srecinin sonul kaynan
aklama konusunda ayr lmaktadr. i nsansal (tarihsel)
balangc unutulmu bir metalar dnyasnn yaratl
masnda yabanclam ve soyutlanm bir emein
genetik roln vurgulamak yerine, bu eyselleme g
rnn ncln nasl eletirdiini az nce grd
m z Adorno daha da nce gerekleen bir oluumda
srar etmektedir. Negatif Diyalektil<te soyut dncenin
pazar yerindeki soyutlamann bir trevi23 olduunu fark
edebildii iin vd arkada Alfred Sohn-Rethefi
izleyen Adorno "ilk gnah n" zihinsel emein bedensel
emekten ayr l nda konumlandn savunmaktad r. Bu
blnmenin, znenin nesneden ayrlmasna; daha son
ra da, onu tahakkm altna almasna neden olduunu
sylemektedir:

Fichte gibi an idealistlere gre dahi, znenin o ol


madan oluturucu niteliini hi kazanamayaca So
yutlama, kendisi ile ters konumda olutan alglanabi
len. fiziksel emekten kopuu yanstmaktadr. Gotha
Program 'nda Marx, lassalle yandalarna, popler
sosyalistlerin harc alem yorumlarnn tersine, emein
toplumsa/ servetin tek kayna olmadm sylediin
de. felsefi olarak. . . emein ne alkan kollar olarak
ve ne de zihinsel retim olarak tek bir form iinde ta
sarlanmamas gerektiini ifade etmi oluyordu. Byle
si tasarmlama/ar (retim ilkesinin her eyin nnde

85
bir yere sahipmi gibi kabuln salayan-<,:.)
aldammm yaygm/Jk kazanmasmdan baka sonu ver
meyecek eylerd/1

Adorno'nun, dpedz, znenin nesne zerindeki


tahakkmn yineleyen, vlger Marxistlerin retime
ayrcalkl bir konum tanma anlaylarna duyduu kar
tlk, onun, Lukacs gibi , bu denli vlger olmayan
Marxistlerin savunduu eyselleme kavramn bile e
letir konusu yapmasna neden olmutur. Kendi al
masnda da bir ok yerde eyselleme kavramnn
Lukacsgil kullanm yeralmakta ise de, 25 Adorno'ya gre
eyselleme oznellin yabanclam bir nesneleme
sinden, hayatiyeti olan bir srecin l bir eye indirgen
mesinden ibaret deildi. Tersine, ki burada Adorno'nun
deiimin (exchange) ilk oluumuna ilikin olarak
Nietzsche'ye ne denli borlu olduunu aka grmekte
yiz - eyselleme, pejoratif anlamda ifade edildiinde,
zdelik adna, farklln (heterogeneity) bask altna
al nmas anlamna gelmektedir.

Sk sk alnt lanan deyiiyle, "eyselletirme b


tnyle bir unutmad r"26 grn savunduu zaman
bile Adorno bunun alt edilmesinin balangtaki anla
m n hatrlayabilecek bir bellek saalt m ile, znenin
yitirip ayr dt eyleimi (objektification) ile yeni
den - birleimiyle olacan sylemekten uzaktr. Bellek
anlay Hegel'in dsallatrlm bir eyin yeniden
iselletirilmesi (reinternalization) olarak kulland
Erinnerung\J savunma biiminden yola kan Marcuse'
den farkl olarak, Adorno, hatrlayan zneden her za
man daha nde yer alan ve nesnenin, ona duyulan
sayg sonucu, izlenimlerinin derlenip toplanmas ile

86
unutulmamasn kendisine erek edinmi Gedachtnis'in
kefareti gcn vurgulayan Benjamin'in dncesin
d en27 yana olmutur.

Bu nedenle, Adorno'nun gerekli grd unutma


n n kesintiye uratlp tersine dndrlmesi, .hatrlanmaz
olmu bir eyin "yeniden - hatrlanmas" ile; kusursuz ve
tam (perfect) tmln ya da balangtaki okluluun
yeniden kazan lmas ve ihyas ayn ey deildir. Daha
ok, farklln ve zde - olmann, bar diye adlandr
d znel ve nesnel glerin (forces) hiyerarik
olmayan y ldz kmelenimleri iindeki uygun yerlerine
konumlandrlmalardr. Adorno'nun eyselleme'yi
heterodoks bir tarzda kullanmn anlayabilmenin bir
dier yolu ise, zne ile nesne arasndaki, zellikle de
Doaya ait nesneler arasndaki ilikiyi bir daha ele al
maktr. eyselleme yalnzca insanlar arasnda bir ili
kiden ibaret olmayp, Doann dnyasndaki dierlilik
(otherness) zerindeki tahakkm de kapsayan bir ol
gudur. Adorno'nun gerek pozitivizmde ve gerekse idea
lizmde varolduunu syledii kavramsallatrmadaki
emperyalizm yznden, ona gre, doal dnyan n insa
nn kontrol ve maniplasyonu iin saysallatr lp
tasniflenebilen alanlar eklinde alg lanmas da eysel
letirmedir. Bu nedenle, Lukacs ve Gramsci gibi
historicist Marxistleri izleyerek, tarihe ya da topluma
zgrlk sorununun ele alnmasnda Doann stnde
ayrcalkl bir konum tanmak yerine, negatif bir diyalek
tik tarihe ya da topluma kar Doay , Doaya kar da
tarihi ya da toplumu birbirlerini tamamlayan yanlar ola
rak ele almak durumundadr28 . nk, Lukacs'n kullan
d gibi, Hegelgil bir eyselletirimin sona ermesi, yal
nzca, Adorno'nun anlad anlamyla, eysellemenin
87
Nietzsche'nin belirttii ereve iinde srdrlmesine,
glendirilmesine yol aacak.

Adorno bu paradoksun farkndayd . Btn ey


sellemenin sonul olarak ortadan kald r labilecek oldu
u iddialarn phe ile kar lamaktayd . "Btn ey
selletirme bir unutmad r" dncesini ilk kez formle
ettii 29 ubat 1 940 tarihli bir mektubunda Adorno,
Benjamin'in dikkatini ekerek, meselenin, "eyselle
meye kar Hegelgil gr yinelemek deil; daha zi
yade, eysellemenin eletiri konusu yaplabil mesi;
unutmann iinde ihtiva olunan birbirine zt
(contradictory) momentlerin ifa edilmesi olduunu"
sylemi; "Mesele iyi olan eyselleme ile, kt olan
eyselleme arasndaki farkl l k meselesidir de diyebili
riz"29 demitir. Birka yl sonra Aldous H uxley zerine
yazd nda da Adorno'nun zerinde dnd gene
bu (iyi ve kt eysellemeler arasndaki-.) farkllk
olmutur:

nsanlk yalmzca eysellemeyi deil. fakat eyselle


menin zddm da; yalmzca zgrleimin iinden 1kp
mmknleecei bir koul olarak deil, znel yanla
nmlZln da. ne denli gsz ve yetersiz olsalar da. an
cak eyselleerek gerekletirilehilecekleri bir form
olarak. pozitif anlan11yla, eysel/emenin zltlm da ih
tiva etmektedi. 30

Adorno'nun belli "iyi eyselleme"yi bir dereceye


kadar bu ekilde bizi a rtarak savunmasn anlaya-
,

bilmemiz, ancak, onun zdeletirimin tiranl n , dei


im ilkesini ve oluturucu znenin mtemilat duru
mundaki znenin ve nesnenin zerindeki tahakkm
nn esasta eanlaml olduu sayltsn gznnde
88
tutmamz halinde mmkn olabilmektedir. Fakat, bu
nun tam tersine, ok daha sk rastlad mz "kt" ey
sellemeye kar ynelttii sert eletirileri , pozitiviz m
den tutun yapsalc Marxizm'e kadar uzanan birok
felsefeyi karakterize eden, hangisi olursa olsun, bir
znel enin aa lanmas na, i ndirgenmesine amansz
bir biimde kart olduunu ortaya koymaktad r. Bu
nedenle, "zne-Nesne"de Adorno, kolektif bir meta
zellii, znellii dpedz kiisel znellie ya da m
temilat niteliinde bir znellie i ndirgeyenlere kar
savunmakta; belirli bir derecede kolektif bir meta
znelliin gerekli olduunu ileri srmektedir.

Bu meta-znellik ne denli pazar yerindeki soyut


lamann bir yansmas olarak kabul edilirse edilsin, ayn
zamanda "pozitif bir yana da sahiptir: ncek.i zam anlar
da olduu gibi, toplum bugn de yelerini ve kendisini
canl tutmaktadr. Varolabilmi oluu nedeniyle tekil du
rumdaki birey genel (universal) duruma gelmi bulunan
(bugnk tm-olan) bireye kran borludur ve varolu
unun bir genel iliki, dolays ile toplumsal bir iliki ol
duunu dnp tanklk etmektedir. Bu dnce bireyin
stnde ncelie sahip bir feti de deildir yalnzca"3 1 .
idealizmin dt yanllk, tpk Kierkegaard kadar
varoluularn da tam tersini yaparak yanlla dme
leri gibi, mutlak ncelii bireysel znenin zerinde bir
kolektif zneye tanmak olmutur. Her iki durumda da,
zdelik teorisi, negatif diyalektiin grebildii birbirleri
iinde eritilmeleri olanaksz momentlerin oluturduu
g-alannn yerini almtr.

Belki de hem kolektif hem de bireysel znelliin


birleik eki gc znenin ynnde olutuu iin,

89
Adomo bu makalesinde de, baka almalarnda da
nesnenin kar - cazibesi zerinde vurgulamada bulun
mutur. Bu grn savunmak iin de, Brentano'dan
Husserl'e kadar fenemonoljistlerin hep kullandklar a
mallk/niyetlilik (intentionality) argmann kendisine
dayanak almtr: Dolaymlama, dolaymlanan eyi hedef
alr. . . Fiilen deilse de, potansiyel olarak, nesnellik zne
olmakszn da aklanabilir, kavranabilir (bir ey olmak
vardr - ), fakat, bir nesne olmakszn, znellik diye bir
eyden sz edilemez. zneyi ne denli betimlesek de,
ondan bir varlk (entity) tutup karamayz"32 zne, ite
bu yzdendir ki, ister aknsal, isterse bireysel olarak
anlalmakta olsun, daima, nesneldir. (Nesne'ye tannan)
bu nceliin umut balanabilecek bir yan da, toplumun,
yalnzca kolektif bir zne olarak deil; fakat, kendi nesnel
formu ile, eletirel nitelikteki kendisi dnebilen idrak
iinde ortaya kabileceidir (grnebileceidir) . Bilgiye,
toplumsal baskya boyun edii srece; yani, ona istedii
gibi yn veren bu bask?an kurtulmadka ve iinde bu
lunduu bu basklarn farkna varmadka yoksun kala
ca objektiviteyi kazandracak olan, ancak ve ancak,
bilginin toplumsal bir ereveden bakarak kendisi hak
knda bilgilenmesidir. Toplumsal eletiri bilginin eletiril
mesi; bilginin eletirilmesi ise, toplumsal eletiridir. 33 Bu
nunla beraber, bilgide toplumsal anlamda objektif mo
mentin fark edilip renilebilmesi, Adom o iin, dnce
nin, bilgi sosyoloj isinde olduu gibi, toplumsal bir varlk
derekesine dmesi anlamna gelmemelidir. Adorno'nun
ve Frankfurt Okulundaki dier arkadalarnn Kari
Mannheim'i eletirirken sk sk yaptklar uyarmalarda
olduu gibi, 34 hakikat o anki mevcut toplumsal total itenin
iinde varolan eyin bir yansmasna indirgenemez.

90
nk, "nesnenin stnl" antropormorfik epis
temolojilerin reductio ad hominem kabulnn reddi an
lamna gelmekte ise de, bu, hibir zaman znenin total
olarak yok edilmesi noktasna kadar varmamaktadr:
Adomo'nun "zne-Nesne"de devaml olarak syledii
gibi, "Nesnenin ncelii zne zerinde dnmeyi ve
znel dnmeyi gerektirdii iin, znellik - gerekte,
diyalektie izin vermeyen primitif materyalizmden farkl
olarak - sreklilie kavumu bir moment olmaktadr"35
Status quo yu aknlamann nkoulu olarak, kolektif ve
'

bireysel, znelliin bir miktarnn srekli olmasndaki bu


srar Adomo'yu Louis Althusser gibi yapsalc
Marxistlerden ve onlarn post-structuralist kamptaki ku
zenlerinden ayrmaktadr. Gene bu srardr ki,
Adomo'yu, "Meduza'nn bak"ndan endie duyan ve
bunun insan "nesnel bir srecin kendini gsterimledii
bir sahne"den36 baka bir ey olmayacak duruma d
receini syleyen Benjamin'den de ayrmaktad r.

"zne-Nesne"de Adomo zdesizliin (non


identity) bask altna alnmasn n bir dier versiyonu
zerinde de durmaktad r. Yaanan zaman iin en
nemli tehdit sayd bask altna alma biimi, "gr
nte anti-sbjektivist, bilimsel olarak objektif olan ve
indirgemecilik diye bilinen benzetirici dncedir"37
Bu tehdidi bu denli tehli keli yapan ise, en temelde,
"rtk ve bu nedenle de ok daha lmcl bir sbjekti
vizmi temel almaya muhta oluu"38 idi. Bilimsel ve
pozitivist dncenin objektif gereklii , aslnda,
Adomo'ya gre znel dnyaya yanstlan ve daha son
ra, eyselleme sreci aracl i le unutulan belirli bir
formda sbjektif rasyonalite tarafndan oluturulmu
bulunmaktayd . Bu paradoksal gibi grnen sav anla-
91
mak iin, bir sre, Adorno ve arkadalarn n gelitir
dikleri "sbjektif akl" kavram zerinde durmamz ge
rekmektedir.

Vernunft ve Verstand diye adlandrdklar akln iki


trn birbirinden ayran idealistlerin bu gr zerinde
duran Horkheimer ve Marcuse - zellikle bu iki dnr
- modern dnyada ikincisinin lehine birincisinin "sn
"n39 (eclipse) vurgulamlardr. Vernunft, iinde, d
ncedeki ve varoluumuzdaki antinomilerin uyumlula
trld ba msz bir rasyonalite iken; Verstand, bu
antinomileri deitirilmesi olanaksz bir dnyada kanl
maz realiteler olarak kabul edebilen bir akl olmaktadr.
Rasyonalitenin Verstanda indirgenmi bulunuuyla ilgili
olgu ise (rasyonalitenin) arasallatrlmas; akln ama
lardan ok aralar seebilmekle snrlandrlmas; ya da
Max Weber'in deyiiyle, deerlerden hareket eden
rasyonalitenin bugnk hayatta egemen konuma gelme-
,

si olmaktayd. Bu indirgemenin en sonul kayna ise,


Frankfurt Okulunun grnce, insann Doa ile sava
m; kendi varoluunu koruma savamyd . Varoluunu
srdrebilmek iin insan, kendi znel amalar iin dsal
dnyay maniple etme yetenekleri kazanmak zorunda
kalmt. En utaki grnmyle ifade edilecek olursa, bu
znel, arasallatrlm rasyonalite insann iindeki ken
di varoluunu korumasna engel tekil edebilecek yanla
rnn; zellikle de, bitimsiz bir erteleme olmakszn du
yumsal doyumlara olan tutkunluunun bask altna aln
masna yol amaktadr. Ayrca, Aydnlanmann hi is
tenmeden ortaya kan bir maliyeti de, imdi oumuzun
fark na vard gibi, dsal Doann da tahakkm altna
alnmas olmutur. Btn bunlara ramen, Frankfurt O
kulu Aydnlanmann btnyle baskc olduu ya da a-
92
rasallam akln btnyle reddedilmesi gerektii g
rnde olmamtr. Horkheimer'in Akln Sn'nde/
Akl Tutulmasnda (Eclipse of Reason) belirttii gibi, e
letirel felsefenin amac, kendisinin ztt olan znelci,
arasallam felsefeye kar, basit anlamda, objektif ve
kavrayc akl ileri srmek deil; fakat, daha ok, "bu iki
sine kar ayn anda eletiri ynelterek, mmkn olursa,
bu iki felsefenin. entelektel alanda realitede birbirleri ile
uyum kazanmalarn salamaktr40

Yinelemekte yarar var: Adorno, "zne-Nesne"de


ve dier altmalarnda bu iki felsefe arasnda tam bir
uyum salamaya ynelik bir model oluturmak konu
sunda Lukacs'n Hegel'gil Marxizm yorumlarna daha
yakn olan Frankfurt Okulundaki arkadalarna oranla
ok daha az istekli olmutur. Adorno'nun Vernunffun
totalize edici eilimlerine duyduu kar tlktan daha
nce sz etmitik. Fakat o da dier Eletirel
teorisyenler ile birlikte bu iki tr rasyonalite karsnda
tek yanl bir eletiride younlamann oluturaca
dengesizliin modernleme srecinin bir zellii olduu
grndeydi. Pozitivist dncenin objektivist yanll
(bias), gerekte, rtk bir biimde, znel rasyonalitenin
gitgide arlk kazanan zaferini ifade ediyordu. znel
rasyonalitenin Doa dnyasna da, insana! dnyaya da
arasal maniplasyona a k dsallklar olarak bakmas
ise, bu dnya grnn insan yaps bir ey olduu
gereini maskelemekteydi. Bu aldanma kar, Adorno
u gr ileri sryordu srarla :

Nesne, znenin varsayp ne srdnden baka bir


ey; znesiz bir tortul hi deildir. Zt iki tanm birbi
rine denk dmektedir: Bilimin hakikati olduunu

93
syledii tortul, (varsayhp ne srlenlerin) sbjekt!f
bir biimde rgtlendirilmi maniplatf srelerinin
rndr41

Adorno'ya gre, zgrleimci (emancipatory) bir


epistemoloji, sbjektif rasyonalitede yer alan kkenleri
nin ideolojik bir basklan mna dayanan bu tr sreleri
kabullenmektense, nesneye daha farkl bir tarzda
bakmak durumundayd .

Adorno'nun makalesinde b u alternatifi aklarken


syledikleri onun yalnzca pozitivizmden deil, fakat
pozitivizmin antitezi Hegelgil Marxizm'den de uzak ol
duunu gstermekteydi:

Nesneye ilikin bilgi edinme istei, znenin nesneyi


evreleyen aft kaldrp atma eylemidir. zne, bunu
korkusuz bir edilginlik iinde, kendisini kendi dene
yimlerine brakarak yapabilir... zne nesnenin olutu
rucusu deil, organdr (agent); bu olgu teori ile pra
tik arasndaki ilikiler asndan nemli sonulara ne
den olmaktadr42

Bu sonular n neler olduunu Adorno ne "zne


Nesne" makalesinde ortaya koymaktc;1, ne de bir baka
almasnda tam olarak aklayabilmi bulunmaktadr.
Yantnn ne olabileceine dair bu makalesinde bulabi
leceimiz tek ipucu insann kendi deneyimine "korku
suz bir edilginlik" iinde gvenmesi konusunda syle
nip geiverdii d olmaktadr. ""Deneyim" teriminin
Adorno'nun kulland szck . daarcnda, "zne
Nesne" makalesini incelememizi bitirmeden nce ze
rinde durmamz gerektirecek, ok sekin bir yeri var
dr. Bir yorumcuya gre, 43 "deneyim" terimi, Lukacs'

94
daki snf bilincinden ok, eyselleme konusunda ul
lan lan bir kar-konsept nitelii ta maktad r. Baz ba
kmlardan, Adorno'nun, Popper ile tartmalar nda, 44
onun bu terimi, apak bir biimde, dorulama y a da
yanllama iin kullan lan amprik yntemlerin antidotu
olarak neo-idealist bir tarzda kullandn gryoruz.
Bu tartmalarda Adorno bilginin incelenen eye ilikin
kavramsal dolaymlamaya dayanan bir tasarlama (d
nme self-reflection) sreci olduunu ileri srmtr.
Bu nedenle, aka dolaymsz duyu deneyiminin teorik
kavramlar aracl ile dolaymland kanlmaz bir dev
re ortaya kmakta ancak bunun sonrasnda (bilgi) duyu
deneyimi aracl ile yarglanp bulunabilmektedir.

Dier almalarnda ise, Adorno, deneyim teri


mini, Benjamin'in Kant'taki deneyimi bilimsel varyant
na indirgeyen anlay Hegelgil-olmayan bir biimde
eletirisinden45 ok yararlanarak ok daha deiik kul
lanmt r. Benjamin deneyim i (yaam-deneyimi olarak
bilgiyi-. ) olay ve olgularn bireysel ve kolektif gele
neklerin belleinde btnleebildii Erfahrung ile, olgu
ve olaylarn bireysel ya da topluluk erevesinde byle
anlaml bir ierikten yoksun dm bir biimde birbir
lerinden tecrit olduu Erlebnis diye ikiye ay rmaktayd .
yk-anlatcsnn, bugnk hayat m zda anlatn n+

+ "Narrative" karl . Ayn corafi mekanda, ayn gelenek


iinde yaayan; hayat tmlkl-gelenek iinde anlamland
ran insanlardan birinin yk-anlatcs, dierinin/dierlerinin
dinleyici olduu durumda, anlatcnn, anlatt eyleri ok
az szckle anlatabildii; anlatlan ile anlalann birbirine
ok yakn olduu bir deneyim aktarm , deerlendirmesi ya
da iletiim biimi anlamnda. Bugn iblmnn artmas,
insann mekansal ynden kklerinden yoksun kal yersiz
yurtsuzlamas, baat kltr alanndaki hemojenletirmeye
karlk alt-kltrlerin oalmas nedeniyle anlatnn ortam
95
ortadan kalkarak yerini birbirleri ile balants olmayan
enformasyona brakmas nedeniyle (anlatcnn anlat
mak istedii ile dinleyenin anladnn birbirleriyle tutarl
olabildii bir yk anlatabilme yeteneinin erozyona
uraynn aka gsterdii zere, kapitalizmi n klt
rel ynden yoksullat rl m dnyas nda Erfahrungun
yerini her gn biraz daha Erlebnis almaktad r46
Adorno, Almanya'daki irrasyonalist "hayat felsefesi"
taraftarlar n n entelektel dnme eylemi'ne oranla
kendiliindenlie (spontaneity) ve zgnle sahip
olduunu ileri srerek savunduklar Erlebnis'e kar
oluu bakm ndan Benjamin ile ayn grteydi . Daha
yakn zamanlardaki varoluular gibi dnrler de,
Adorno'nun "zgrlk jargonu" diye adland r ld ele
tiril mesi gereken yetersiz sylemleri ile, bir szde
dolay mszla ayrcalk tandklar iin, daha az sulu
deildiler. Her iki durumda da, rasyonalitenin ve gele
nein ket vurucu zindanlarndan kp insan n varolu
biimini btn plakl ile grmek istediini syleyen
bir felsefe, kendisi hi istemese de, modern toplumsal
yaam deneyiminin irrasy onelliinin ve kkszlnn
i 9inde kalm/onu tekrarlam oluyordu.

Bu duruma antidot olarak savunulacak ey ise,


Hegelgil bir dnce olan, kendi iinde tutarl bir ras
yonel tarih, bir oluturucu meta-znenin eylemesi

ortadan kalkyor. Bunun yerine, uza mzdaki Kltr En


dstrisinin ajanlarnn setii, oluturduu, arat rmalarn
sonucunda "satacan" anladklar basmakalp ve btnsel
anlam olmayan epizodik ykler anlatlabiliyor. Herkese
ilgin gelebilmesi bu yklerin ok genel, ok afaki ierikte
olmas; baarl olmu, "tutmu," "iyi gie yapm" hac a
lem rnekleri tekrarlayan ykler olmas gerekiyor. 1V di
zileri, best-seller kitaplar, vb. gibi -.
96
olamazd . Daha nce grdmz gibi,
Adorno,
Hegel'deki bellek biimi olan Erinnerung ya da un utu
lan eylerin yeniden-hatrlanmasn doru grmyor;
Benjamin'in Gedachtnis' ine yakn bir gr savu n u
yordu. Erfahrung, Benjamin'in bu terimden anlad
ierikle, elbette ki kendisine bellei temel alyordu. F=a
kat, bu, vlger Maxistler ile historicisf lerin hep ayn
ekilde savunduklar biimde gemi ile bugn arasn
da tam bir srekliliin epik bir restorasyonu anlamna
gelmiyordu. Tersine, Adorno iin Erfahrung, tarihin
olaan srekliliini iinden inflake uratabilecek; ok
uzun srelerden beri bask altna alnm hatrlamalarn
kefaretini salayacak zgrletirici bir tarih bilinciydi.
Erfahrung sayesinde unutulmamalar salanacak bu
hatralar, ne var ki, Lukacs'n Hegelgil-Marxist eysel
leme teorisi ile ihya etmek istedii sbjektif yarat m n
i l k ediminden (initial act of subjektive creation) ok
farkl eylerdi. Bu yaam-deneyimlerinin hat rlanacak
bilgileri-.) Benjamin'in olduka idiosyncratic dil felse
fesi nde byk nem verilen47 eylerdi. Benjamin'in dil
felsefesi, yaam deneyimine zel bir nem verdii iin,
Frankfurt Okulunun dier yelerininkinden ok daha
fazla, Adorno'nun anlayna yakn bir Eletirel Teori
zerinde etkili olmutur.

Benjamin'in linguistik dncelerinin en nemli


say ltlar ndan biri, dil'in kaynann (kkeninin) Doa
dnyasndaki mimetik deneyimde; insann kendisi ile,
Doaya ait dier eyler arasndaki duyularla kavrana
mayan benzerlikleri yeniden-retme kapasitesinde yer
ald idi. Tehdit altnda kald halde, bu ilk benzerlik
leri n devam eden gcdr ki, Benjamin'e, insann ,
dnyann yok edilemez - hakikatler gzden karld
97
iin henz yok edilemedii en kk ayrntlarnn bilin
cine vararak bugnk (sahih grnm kavranamayan
dnyan n oluturduu) - bulankl ap nndeki so
runlar zmleyebileceine i nanma olana salyor
du. Ne var ki, bu ii yapabilmek, insan n m imetik yete
nei modern dnyada g cn kaybetmeye balad
iin, gitgide zorlamaktayd . Daha iyimser dnemlerin
de Benjamin insann bu yeteneinin canland r lmasn
da filmin yard mlar olabileceini sylemise de, dilin
gnmzdeki durumuna i likin temel tutumu iyimser
likten uzakt . Saussure gibi linguistikilerin btn
dil'lerin ka nlmaz bir zellii sayd klar gsterenler
(signifiers) ile gsterilenler (signifed) aras ndaki bo
luk, Benjamin'e gre, sz ile ey arasndaki m imetik
birliin (unity) bulunduu yanlszl k dneminden uzak
dm olmann sonucuydu . Bu nedenledir ki,
Benjamin allegorinin insan n yitirdii bu linguistik zel
l iini drst bir biimde kaydettiini; byle bir birliin
hayatta olmasa bile sanatta elde edilebilecei
aldan m n yaratan klasik ya da romantik sembolizme
oranla bu anlatm ynteminin daha stn bir estetik
zm olduuna inanmaktayd . Eski konumuna ka
vumu bir insanln szcklerin isimleri olduklar
eyler ile yeniden benzer olabilecei ba lanma g
nne eriinceye kadar, bellein o ilk gnlerdeki
mimesisten kalanlar ve bugn hala ilk ocukluk ylla
rnda yaadmz kadarn koruyup kurtarmaya al
mas artt. Ayn anda da, insanlk, bu birliin bugnk
varolan hayat iinde olanakl olduu aldan mna kar
kmalyd .

Adorno'nun teolojiye kar duyduu ilgi hibir


zaman Benjamin'inki kadar ak ve gl olmam tr.
98
Adorno, isimler ile eylerin bir olduu "Adem'in zaman"
gibi eylerden de hi sz etmemitir. Fakat, ne var ki,
Benjamin'in i nsan ve Doa arasnda mimetik bir birliin
yaand gnlerdekine benzer bir yaam deneyimine
duyduu ilgiyi Adorno da paylamaktayd . O, bu olana
n esas itibariyle estetik anlamda mmkn olabilecei
grndeydi. Bu olana Benjamin'e oranla daha bi
reysel bir olanak olarak yorumlamaktayd . Alt bal
"estetiin inaas" olan Kierkegaard eletirisini yazd
gnlerde bile Adorno, estetik deneyimi, bu deneyimi
bilime, dine ya da felsefeye oranla daha alt bir dzeye
konumland rmak isteyenlerden kurtarmak gerektiini
vurgulam t r. Estetik deneyimin nemi, estetik yaam
deneyiminin sakl bir materyalist anlayla zneye o
ranla nesnenin nceliini kabul etmi bulunmasndan
d . Sanat, daha teorik olan etkinliklerden farkl olarak,
Doal dnya zerinde kuru lmu bulunan kavramsal
tahakkm ( u tahakkm hakl gren anlaymzdan
kaynaklanan Doay tahakkm altna almamz-.), bu
Doal dnya karsndaki duyusal al mlama yetenei
mizle (receptivity) denetleyebilmi olmaktayd . Adorno
negatif diyalektik ile, onun dncedeki yansm mo
menti ve estetik deneyim arasnda basit bir biimde
(ayn metinde) birliktelik oluturulup bu ikisinin yan ya
na getirilemeyecei konusunda uyarda bulunmaya her
zaman dikkat etmitir. Fakat ayn zamanda bunlarn
. son derecede birbirlerini tamamlayan eyler olduunu
,
i da hep belirtmitir. Adorno'nun dncesinde negatif
. diyalektik ile estetik deneyimin ortaklaa sahip olduklar
zellik, bunlar n her ikisinin de, zneler-aras bir ina
olarak iletiimlenebilir bir hakikatin varolabilecei ek
linde daha sonralar Adorno'nun rencisi Habermas'n

99
savunaca anlaya kart nitelikte olularyd .
Benjamin, b kmadan usanmadan, dilin ilk balang ta;
yani, insan ak/mm dilin kullantm biimi iine gmlp
yeniden biimlenmesinden nceki dnemde zihinler
aras bir iletiim arac say lamayacan savunmutur.
Benjamin'e gre, yalnzca dnceleri iletimleyen sz
ckler, dilin szck ile ey arasndaki mimetik birliin
tam olduu toplumsal duru mundan sonraki dnn
rndr. Eer bugn bu dnn ncesindeki gibi
iletiim kurabileceimiz biri varsa, o da Tanrdr48
Adorno, Maher gnnden nce Tanr ile ileitim kur
makta Benjamin kadar hevesli ve umutlu+ deildi. a-

+ "insan aklnn dilin kullanm biimi iine gmlp kalmas" ile


anlatlmak istenen, yabanclamadan nceki dnemde sz ile
ey arasnda mimetik birliktelik olduu iin insana tahakkm
etmeyen akln, realiteyi mistirfiye etmeyen akln, yabancla
madan sonra, sz ile eyin mimetik birlikteliinin kalmadn
saklamaya yarayan arasallam bir akla dnm oluu
dur. Bu ikinci dnemdeki akl, insana, Doaya ve insandaki
Doaya deil; insann Doay, kendi iindeki insanal Doay
ve baka insanlar tahakkm altna almasndan oluan top
lumsal sisteme ncelik vermekle grevlidir.
Dilin kullan m biimince belirlenen bu akla denk den d
nceden nceki dnemde szck ile ey arasnda tam bir
mimetik birlikten sz edilebilmesi ise, bu ilk dnemde ya
banclamann olmay nedeniyledir. insan, daha sonra .
Doa zerinde, kendi iindeki insanallam Doa zerinde
ve buyruu altndaki baka insanlar zerinde tahakkm ku
runca, efendi/kle ilikisini mistifiye etmek gerekmi; sz
ckler, eylerin asllarn deil, mistifiye edilmi
alglanmlarn ifade etmeye balam; dilin allm kulla
nm, bu l tahakkmn taycs ve varlnn srdrl
mesinin arac olmutur. Tanr, insann kendisi iin saklad
yabanclama ncesi bu ilk durum'un tortusu olduu iin.
insann yalansz konuabilecei tek varlktr. Benjamin, din
bilimdeki bu yorumlar metaforik olarak kullanyor
Benjamin'in mistisizminin, din bilime ait olmayp, Marxismle
balantsn kesmemi laik bir dnrn 1 930'1arn.
1 00
kat, zneler aras iletiimden ve i ki zne aras nda or
taklaa payla lan bir anlam n yeniden mmkn klna
bileceinden sz edenlere Benjamin'in kartl k duy
masna katlmaktayd . Bu nedenle, Negatif Diyalektil<te
unu ileri sryordu Adorno:

Duyum kavram htn "yapm1 "m ardmda hir


objektiviteyi gndeme getirir: " Yapm1/ann11 " hir du
yum zaten olacak ey deildir. Duyum. zne ne denli
kolekt(f'olsa da, zneyi ikinci bir i.izne olarak tekrarlar
ve ona verilmi gihi grneni zneden allr (zne '.vi.
toplum etkilerinden kurtarl1111 hale getirir-./9

Felsefeye den i ise, Adorno'ya gre, realitenin, ona


bir insan zne ya da zneler topluluu tarafndan
yatrmlanm anlama indirgenemeyecek olan bir niyetle
yaplmam ieriini yorumlamak oluyordu. Daha nceki
makalelerinden birinde bu konuda yle yazmt:

Otantik hir felsefi yorumlama, sorulan sorunun ardm


da zaten yer abm bulunan sabit bir anlamda buluup
anlamak deil: onu hirden hire ve o anda yakp a
homak ve aym zamanda tketmektir. . . Nvele yapil
mwm (kendisi olarak yaplm / unintentiona/) olanm
reel olan ile yan yana konularak ve bu dzenlemeye
dayanacak bir yorumlamanm gc ile yorumlanma.
her otantik materyalist bilginin programdr. Bylesi
hir program. kendisini nesnelerinin her "anlamm
dan " uzak tuttuu ve rtk (zmni: mplicit), yar
dinsel hir anlama gelmeye abmad oranda mater
yalist srelere daha uygun olacakt1r511

1 940'1arn reel dnyas karsnda kurduu bir "entelektel


snak" olduu aktr .
-

101
Adorno'nun, Weber'in bilinen szleriyle, insan',
"kendisinin rd anlam alar na takl m bir hay
van"5 1 olarak tasarlayan hermeneutic felsefelerinden
ok uzak bir dn r olduunu a ka gryoruz.
Erfahrung'da varolduunu syledii bellek de, Paul
Ricoeur'un kuku hermeneutics'inin tam tersi sayd 52
yeniden toplanm anlamlar hermeneutics'inden ok
farklyd . Adorno, kukusuz, bu ikincisine daha yak nd
ve Ricoeur'un deerlendirmesine gre bu ikincisinin
ustas na - Marx, Freud ve N ietzsche'ye bu konuda ok
eyler borluydu. Fakat, buna ramen, yitirilmi bir
eyin yeniden canland rlaca (restoration); ya da,
daha iyi bir ifadeyle, gelecekte kazan labilecek bir e
yin mmkn olduu yak ndaki topyan umuttan hibir
zaman btn btne vazgememiti . ite bu nedenle
dir ki, "zne-Nesne"de hala (isim ile ismin adland rd
nesne aras ndaki birliin yeniden oluturulabilecei
umudunun) "teori ile pratik aras ndaki iliki asndan
sonularndan" sz edebilmitir.

zneler-aras iletiimin olanakl l n reddedip, e


sas olarak bireysel nitelikteki estetik deneyimi tercih
etmi olmak, ne var ki, Eletirel Teorinin topyan po
tansiyelini gerekletirmek iin fazla gz doldurucu bir
program nermi olmak anlamna gelmemekteydi. Bir
dnrn dayand epistemolojisinde "korkusuzca
edilgin" kalmas, kavramsal emperyalizme kar bir
savunma olarak, anlayla karlanabilir. Fakat tutumun
siyasal aktivizm iin nerilebilecek bir yol olduunu
sylemek zordur. Ne var ki , Adorno eletirel dnce
nin, estetik deneyim gibi hi deilse uzun dnemde
btnyle bireysel ve tecrit edilmi biimde kalmak
zorunda olduunu hibir zaman kabul etmemitir. "ls-
1 02
tifa" baln tayan ve lmnden ksa bir sre nce
yay nlanan bir dier makalesinde5 3 yaanan gn iinde
teori ile pratik arasnda tam bir birlik olmasn isteyenle
ri iddetle sulam ve onun tutumunu status quo' ya
rtk bir biimde boyun emek olarak nitelendirmelerini
reddetmitir. Eletirel Teori, Adorno'nun anlaynca,
direniin bir iareti, bir alametiydi. Birgn unutulsa ya
da btnyle bask alt na alnp susturulsa bile,

ondan bir eylerin hayatiyetini srdrecei inkar edi


leme=di. nk dnme genel-olanm momentini ka
za111111tr. Yeterince inandmc olacak ekilde d
nlm bir ey bir haka _verde. hir hakalarmca da
dnlecek demektir. En yalm= ve en gs= kalnu
dncenin hile yolda hu inanllr5"'.

"zne-Nesne"de, Adomo'nun aknsal znelliin so


nular (tazammunlar I implications) zerine son deerlen
dirmelerinde bunun benzeri bir sav ileri srlmektedir:

Akmsalhk kanmu. hize. dnmenin. kendi ikin ev


rensellik momentleri aracll ile, kendi dsallatm
lamaz bireysel/iini akmla_vacan hatrlatmaktadr.
Evrensel ve tikelin antitezleri de. hem gerekli, hem de
aldatcdr. Bunlardan ne biri. ne teki dieri olma
dan varolamaz-tikel olan. ancak, hetimlenehill'>e va
rolur ve o zaman evrensel olur; evrensel olan ise, an
cak. tikel olann betimlenmesi olduu zaman varol(l
hilir ve hu y=den kendisi de tikel olandr. Her ikisi de
hem kendileridir. hem deildir. dealist-olmayan di
yalektiin en gl motflerinden biridir hu55

Bununla beraber, eer zaten dnce hem ev


rensel hem tekil , hem kolektif hem bireysel idiyse; ve

1 03
znelerde kendi ilerinde nesnellik ve nesnelerde de
zne var idiyse; ve, son olarak, teori zaten bir tr pratik
idiyse, o zaman, Adorno'nun bugnk duruma kar
neden bu kadar olaanst eletirel bir tutum srdr
m olduu sorulabilir. "zne-Nesne"nin sonunda,
ifreli bir dille yazlm paragraflarda buna yant olabi
lecek eyler var. Adorno'ya gre, bu paragraflardan
anlyoruz ki, znenin kendi formalist dnce biim i
zerinde dnmesi i l e ortada bir paradoksun bulun
duu fark edilmektedir: Durkheim'n i leri srd gibi ,
toplum bizim kolektif bir biimde ina edilmi zihinsel
evrenimizin sonul zemini olabilirdi, fakat bu grn
savunurken Durkheim'n kulland argmanlar onun
kendi teorisinin reddettii trden non-constructivist bir
znellii varsaymaktayd . i drakin zerine yklenmi,
(ona empoze edilmi) gereksinme "znenin kendi idraki
iindeki objektif mahpusluunu" 56 yanstmaktayd . Ne
var ki, (bir gn imdikinden daha sahih-.) bir idrakin
mmkn olabilme olasl zerindeki kstlamalarn
objektif nitelii mutlaklat rlmamalyd . nk byle bir
ey, kolektif znenin bugnk versiyonunda herhangi
bir deiiklik yapmay imkansz klmak olacakt .
Nominalistlerin ileri srd ontolojik olarak bireyin
daima btn'den nce geldii grne ramen, idra
kin hi deilse balang ta byle kolektif znelere ba
ml olduu dncesi geerli bir dnce olmaktayd .
nk birey olma tarihsel bir baard r; doal olarak
verilmi bir durum deildir. " i nsan bir sonutur," diye
yazyor Adorno, "bir eidos (Husserl'in bireysel nesnele
rin z iin kulland terim) deil" 57 Fakat gelecekte
bir gn, Adorno'ya gre, nesnellemi formu iinde
kolektif znelliin basklayc ve kstlayc gcnden

1 04
azad olmu deiik tr bir idrak mmkn olabilecektir.
Bu olduunda, nesnel bir kstlama olmaktan kaca
iin , ak nsal znelliin zgrletirici potansiyelinin
gerekletirilmesi de mmkn olabilecektir. Ayn ekil
de, bar n g-alan nda bir moment olarak bugnk
modern kitle toplumunun szde-bireyinin yerine ger
ekten tikelleebilmi bireye de eriilebilecektir. Ve
daha da topyan olan , karlkl olarak birbirlerini des
tekleyen bir benzemezlik (non-identity) diyalektii iin
de nesne, bir kez daha, bireysel ve kolektif znenin
yan nda hakk olan kendi konumunu kazanacaktr.

"zne-Nesne"nin son cmlesi , gemi dnemler


de kendisine niin kar kldn, bugn niin hala bu
tartman n srp gittiini anlaman n kolay olmad
nemli felsefi konumlardan birine gnderme yapyor.
"Nom inalizm" diyor Adorno, "toplumu, bireyler eklinde
ksaltt iin, bir kavram olarak kabul etmemilerdir" 58 .
Bat l ya da dier btn Marxistler iin olduu gibi
Adorno iin de toplum bireylerin zerinde dolanp du
ran devaml bir ontolojik varl k olmad gibi , iinde
yaayan yelerinin dzara bir topluntusu da deildi .
Bu, Adorno'nun dncesinin en temel say lt larndan
biriydi. Fakat bu gelene in iinde yer alan birok d
nrden farkl olarak, btn kavrama g iriiminde
Adorno ekonomik boyuta ve retim tarzna ayrcalkl
bir konum tanmamaktayd . Yirminci Yzylda,
Adorno'ya gre, psikolojik, kltrel ve (toplum hayat
n n kurulduu) en eski dnemlerden balayan toplum
sal faktrlere de eit a rl k tan mak gerekmekteydi .
Klasik kapitalist dnemin bata gelen ideolojisi olan
ekonomi politiin yeni bir eletirisini yapmaktansa,
burjuva teorilerinin bu alanlarda eletiriye tabi tutulmas
1 05
;ok daha byk bir nem tamaktayd . Daha nce
grdmz gibi, Adorno' nun felsefi yan a r basan
yazlar hep pure dnce yaz lar olman n tesinde
yaz lar olmutur. imdi, onun bu konuda izledii yolu,
onun kendi gnndeki entelektel geleneklere ilikin
dncelerinin dayana olan ve bu gelenekleri yaratan
topluma ilikin temel eletirilerini daha yakndan ince
leyebiliriz.

1 06
3. K r1 l m Totalite:
Toplum ve Psie+

'Denn nichts als nur Verzweiflung kann uns retten .' 1

CHRISTIAN DIETRICH G RABBE

Ortodoks Marxizm ekonomiyi totalitenin "dier


btn alanlarnn stnde bir konuma getirmise, bu,
yalnzca, teorisinin gitgide btnleen bir ii sn fnn
ekonomistik "sendika bilincini" yanstmasndan olma
mtr. On dokuzuncu Yzylda klasik ve neo-klasik
iktisatlar, ne de olsa, kendi kendini dzenleyebilen bir
ekonomik dzenin i ileyiini izole edip, bunu tek ba
na inceleyip aklayabileceklerine gvenen dnr
lerdi. imdi geriye dnp de baktmzda, bu d
nrlerin - almalarn kaleme aldklar srada endst
riyel retim glerindeki dramatik genileme onlarn
byle dnmesini doru gstermekteyse de, ekono
minin nceliini ve bamszln gereinden fazla
vurgulama yanllna dtklerini gryoruz. Kari
Polanyi'nin bir ara syledii gibi , "byk transformas
yon, bir sre iin, insanal realitenin eri nemli muharrik

+ "Psyche: " insan ruhu, can anlam nda-.


1 07
gcnn, yeni kefedilen ve bu yasalarn benzeri olan
Doa yasalarn anlamland rmakta kullanlan ara ve
yntemlerin kullan lmas ile gzlemlenebilecek ve ze
rinde hakimiyet kurulabilecek ekonomik yasalar n sis
tem i olduu aldan m na yol amtr.

Marxist ya da Marxist olmayan yirminci yzy l


entelektellerinin ou b u aldan m alt edebilmilerse,
bunu, daha stn zekal olduklar iin deil; anlamak
durumunda olduklar real itenin deimi oluu saye
sinde yapabilmilerdir. nk, bizim bugnk zaman
m zda, ekonominin totalitenin teki alanlarna - siyasal,
toplumsal, kltrel ve psikolojik alanlarna - bamll
grmezden gelinemeyecek kadar ak bir biim alm
tr. Bunun uzants olarak, 1 9. Yzy ldaki bilimsel yn
temin evrensel (insan ve toplumla ilgili alanlara da-. )
uygulanabilirlii inanc, gitgide saylar azalan inat
pozitivistler bir yana, sarslm bulunmaktad r. Genel
olarak Adarno'nun iinde yer ald Bat Marxizmi gele
neinde bu deiimlerin etkisi farkl tarzlarda kendisini
gstermitir. En genel ifadesiyle, Batl Marxister
Marx'n gerekte kar bir ekonomik teori yazmaktan
ok, ekonomi politiin bir kritiini yaptn dnmeye
balam lardr. Bu ise, kritik kkleri Alman ldealizmde2
olan bir terim nitelii tad iin, Marx'n almalarn
da salt bilimsel boyutlar yerine felsefi boyutlar n nem
kazanmaya baladn sylemek olmaktad r. Bu dei
ikliin en az bunlar kadar nemli bir nedeni de, bu
felsefenin esoterik sonularn kitlelere ancak belirli
dzeyde eitim grm kimseler anlatp yorumlayabi
lecei iin, Marxist teorinin devrimci srete radikal
entelektellerin roln ne karm oluuydu.

1 08
Gene bunlar kadar nemli bir deiiklik de,
Marx' n dncesinin siyasal boyutunun yeniden
nemsenmesi olmutur. Bunun en nemli uyarcs ise,
ilk Bat l Marxistlerin' G ramsci'nin nl deyiiyle, eko
nomiyi fetiletiren " Oas Kapitale kar bir devrim"
sayd klar Rus Devrim i olmutur. Bat l Marxistler,
belirli bir sre sonra , Leninizm'e duyduklar ilgi ve
heyecan terk etmilerse de, On dokuzuncu Yzy l
ekonomizminden kurtulmalar nda Bolevik Devriminin
"siyasetin nceliini ihyas"nn nemi kmsenmeme
lidir. Praxis'in merkezi bir konum kazanmas ve bunda
ki srarlar , praxis'ten anlad klar deiik eyler olsa
bile, Batl Marxist gelenein btn dnrlerince or
tak bir zellik durumuna gelmitir.

Batl Marxistlerin ekonomiye ayrcalk tan nma


sna kar bulduklar dier alternatifler ise devrimci
proje iin baz bakmlardan zorluklarla dolu sonulara
yol amtr. Totalitenin ekonomik boyutuna kar , tam
tersine, toplumsal boyutunun vurgulanmaya balamas
dar anlamda snf erevesi iinde dnlmeye dire
nen kurumlar n ve pratiklerin de neminin kavranmaya
balad anlam na gelmektedir. "Ortodoks Marxistlerin
sadece retim tarzna gndermelerle anladklar bir ey
olan snf olgusu asndan a klanamayan bu kurum
ve pratiklerin bu yan anlalmaya balamtr. Burjuva
toplumbilimi, birok yorumcunun belirtti i gibi, hi de
ilse baz bak mlardan, tutucu bir ey olan ekonomik
ve siyasal devrim korkusundan kkenlenmekte; top
lumsal tutunum'u (cohesion) aklamakta materyal a
klamalar n yerine moral aklamalar koymakta ve
bugnk pazar toplumunun (Gesellschaft) temellerini
ykmakta olduu topluluku (communitarian) dzeni
1 09
(gemeinschaftlich) restore etmenin arelerini aramak
tayd . Her ne kadar Batl Marxistlerin toplumbilimsel
temalar zmsemelerinin Weber, Tnnies, Simmel ya
da Durkheim gibi byk burjuva toplumbilimcilerin k
tmser anti-topyanizmlerine boyun emeleri anlamna
geldiini sylemek sorunu ok basite almak olacaksa
da, Marxist dnrlerin varolan retim tarz ile olan
ilikilerine indirgenmesi olanaksz toplumsal kurumlarn
bu uzlamaz niteliklerini kefetmeleri, artk, gerek
totalitenin karmak niteliinin ve gerekse devrimci de
iime direniinin nereden kaynakland n n fark edil
meye baladn gstermekteydi. Bu, ayn zamanda,
proleteryan n yan sra, dar grl bir snf teorisinin
ihmal edebilecei dier toplumsal gruplarn da radikal
bir deiim geirebilmelerinin olanakllnn kabul
anlamna gelmekteydi . Ayrca, Batl Marxistlerin , bu
gibi, esas nda tutucu nitelikte olan aile ve din gibi for
masyonlara ilgi duymaya balamalarnn yol aabilece
i sonular da ikin bir devrimin geleceini ileri srenler
iin umut krc olmutur.

Bunlar kadar retici bir sonu da, geleneksel


Marxizm'in ihmal etme eiliminde olduu btnn dier
iki yannn; kltrn ve bireysel psyche'nin aratrlp
incelenmesinden renilebilecek dersler olmutur. Bu
gn hemen herkesin ilk Batl Marxist sayd Lukacs,
1 91 8'deki tarihsel materyalizme geri dnne kadar,
hi deilse bir sre, mesihgil kltrel beklentiler de ta
mtr. Ondan sonra gelenler ise, kltrn devrimci umut
ve beklentileri kstekleyen yanlarn ok daha iddetle
vurgulamlardr. Gramsci'nin ''tahakkm," Horkheimer
ve Marcuse'n "olumlamac kltr," Althusser'in "devle
tin ideolojik aygtlar, " ve Lefebre'in "gndelik hayat"
110
konseptleri, kltrn, artk ekonomik temelin bamls
bir st yap olarak deil; fakat, eitli yollarla status
quo 'yu ilerlie kavuturan ayr bir alan oluunun fark
edildiini ortaya koymutur. Batl Marxistler arasnda
kltrel kertede, zellikle sanatn baz I formlarnda yk
c yanlar olduunu hala savunan epey dnr varsa
da, ounluk bu gibi kltrel olanaklarn ksa srede
sonulandr labilecek bir manevra ile deil, Gramsci'nin
deyiiyle "uzun srecek bir ypratma sava" ile harekete
geirilebilecei grnde birlemi bulunuyor.

Batl Marxistlerin birou iin ekonominin dnda


ki alanlarn da nem tadn kabul etmenin devrimci
beklentiler iin daha da i karartc bir sonucu ise, insan
ilikileri totalitesini kavrayabilmek iin psikolojinin meru
bir yere sahip olma hakknn kabul olmutur. Wilhelm
Reich ve Herbert Marcuse 'n Marx ve Freudun arasnda
ksa yoldan bir evlilii gerekletirme giriimlerine ra
men, birok Batl Marxist bu ikisi arasndaki ortadan
kaldrlmas olanaksz gerilimleri kabul etmek zorunda
kalmtr. Ne var ki, ortodoks Marxistlerin nceden kesti
remedii faizmdeki irrasyonalist kitle politikasnn bek
lenmedik ykselii nedeniyle, bu ayn Batl Marxistlerin
psikolojiyi reddetmeleri de mmkn olamamtr. Faiz
min yklndan sonra bile, faizmi izleyen kitle tketimi
nin maniple edilen toplumlarn inceleyen radikal analiz
ciler zgrleimin nne dikilen psikolojik engeller ze
rinde de durma gereini ihmal edemez olmulardr. Batl
Marxist dnce zerinde psikanalizin kalc etkilerinin
bir gstergesi de Althusser'in, Lacan'dan yola karak,
baarl bir devrimden sonra da ideolojinin arptlmam
bir bilin iin kanlmaz bir engel olarak varln srd
receini savunmas olmutur.
1 1 1
imdi Adorno'nun ekonomistik Marxizm sonra
sndaki Marxist dnceyi kendine zg bir biimde
yeniden dnp sunma biimine gelecek olursak,
onun bu yorumlamasndaki idiosyncratic karakteri he
men fark etmekteyiz. Adorno her ne kadar tipik Batl
Marxistler gibi Marxist felsefedeki diyalektii ve eletirel
momenti kabul etmi bir dnr idiyse de,
Nietzsche'den '1e Benjamin' den ald dnsel motif
ler onun Lukacs'n, Gramscfnin ve Korsch'un vard
Marxist H umanist sonular benimsemesini nlemitir.
nceki blmde grdmz gibi, negatif diyalektik,
Adorno'nun zdelik teorisine srarla kar kt sol
Hegelciliin bir baka versiyonu olmann ok tesin
deydi. Kald ki, Adorno'nun Yirminci Yzyl Marxizminin
siyaseti vurgulama biimi karsndaki tutumu da (en
az sol - Hegelcilik kars ndaki tutumu kadar)
hetorodoks bir tutumdu. Her ne kadar praxis'in nemini
kabul etmi ve ortodoks Marxizmin verimliliki
(productivist) yanllna (bias) hi yaknlk gsterme
mise de - gerekten , Adorno'ya gre, Marx'n kendisi
de dnyay "dev bir fabrikaya"3 dntrmek istemitir
- teorinin arasallatr lmasndan o denli korku duy
mutur ki siyaset hakknda bir eyler sylemekten ka
nmtr. Gerekten de, Adorno'nun almalarnda
kamu hayatna, burjuva demokrasisine, devlet ya da
siyasal rgtlere ilikin tartmalara rastlanmamaktadr.
Her ne kadar, Adorno Enstitnn bu konular zerinde
alm dier yelerinin grleri zerinde sk sk
durmusa da, kendisinin esas ilgilendii konular hep
bunlarn dndaki baka konular olmutur. Adorno'nun
kendi kua ndan olan ve Habermas zerinde ok et
kileri bulunan Hannah Arendt gibi dier dnrlerde

11 2
rastlad m z politikay bir zgrleim alan olarak de
erli ve saygn bir etkinlik alan sayan, gsteren, salt
siyaset zerine yazlm al malar olmamtr.
Adorno, apolitik bir estet olduunu syleyip onu sula
yanlar ok sert bir biimde reddetmise de, teorisinde,
kendisini eletirenlerin ok sevdikleri bir deyile, "siya
sal bir yetersizlik" olduu sonucuna varmamak zor g
rnmektedir. nk, Adorno iktidardan sz ettiinde
bile, bu, hemen neredeyse belirli bir siyasal alan
ak nlayan da lg nlam ve her yere szabilmi bir
tahakkm anlamnda olmutur.

Gerekten de, Adorno'nun asl ilgilendii konular


totalitenin kltr, toplum ve insan psikolojisi gibi dier
alanlar olmutur. Bunlar nasl analiz ettiini inceler
ken, bununla beraber, bilimsel disiplinler arasnda ke
sin kes snrlar olduu grne hi kat lmad n u
nutmamalyz. Kendi ba na oluturduu ok sayda
incelemesi, yazs, aratrmas ve kitab ile, normal
,
akademik hayattaki uzmanlamay dengelemek ister
gibi, Enstitnn btn yelerinin ayr ayr ilgi alanlarn
bir araya getiren bir mikrokozmoz olmutur Adorno'nun
al malar . Bir nceki blmde grdmz gibi,
Adorno'nun teorik speklasyonlar onu daima topluma
yaklatrm tr. Ayn ekilde, kltrel, toplumsal ya da
psikoloj ik konularda yazdnda da, baka disiplinlere
ait sylemler kanlmaz bir biimde konunun deer
lendirilmesinde yer almtr. Gerekten de, ortodoks
Marxizm'deki ekonominin ncl anlay ndan ne
denli uzaklam olursa olsun, hala bunun neminin
srdn sk sk okuyucusuna hat rlatmaktan geri
kalmamtr.

1 13
Ve ayr ca, Adorno'nun farkl alanlardaki belirli
katklar n birbirinden ayrarak deerlendirmek de, bir
lde, savunulmas gereken bir tutum saylmald r.
nk, her ne kadar, Frankfurt Okulunun dier yeleri
gibi , Adorno her eyi inceleme alannn iinde sayabi
len Eletirel Teori' yi temel alan disiplinler-aras bir a
ratrmac l yelemise de, btn snrlar grmez
likten gelen gereinden fazla armonistik yntembilimle
re de iddetle kar km tr. Neo-ortodoks revizyonist
psikanalist Erich Fromm ve Karen Horney ile toplumbi
limci Talcott Parsons'a kar balatlan bir polemikte, 5
Adorno, realitede hala birbirinden ayr dm eyler;
evrensel olan ile tikel olan aras ndaki antagonizman n
dncede yok say lmasnn ideolojik tehlikelerini s
rarla belirtmek istemitir. Bugn varolan iblm
(division of labour) ak nlanmad srece, bilim ler ara
s ndaki blmlenmelerin aknlanmas da olanakszd
Adorno'ya gre. Bunun sonucu olarak, "toplumbilim ile
psikoloj i arasndaki ayr l k da hem doru, hem de dz
meceydi. Dzmeceydi; nk , uzmanlam kiileri , bu
ikisi birbirinden ayr lm olsa bile gerekli olan totaliteyi
bilme giriimlerinden feragata tevik ediyordu. Doruy
du; nk, teori dzeyindeki premature bir birletirme
ye oranla, realitede yer almakta bulunan ayr l ok
daha uzlamazc bir tav rla saptyor ve kaydediyordu"6 .

Premature bir birleme korkusunun ardnda ise,


Adorno'nun, kendi bana bir erek olarak benzemezlie
(non-identity) kar duyduu sempati yer almaktayd . Bu
nedenle, bugnn dnyasndaki farkl farkl bilimsel
sylemlerin yetersiz kallar (her eyi aklayamamalar
. ), her ynyle kabul lenilmesi g olsa da, bir baka
tarzda da doru bulunmas mmkn bir durumdu. Bugn
1 14
hala heterojen bir biimde yaanan, fakat gelecekte
antagonist-olmaktan kurtulabilecek bir oulculamann
arptlm bir beklentisiydi bu durum. Adorno'nun
Kracauer ve Benjamin'den rendii ve Lukacs'tan
zmsedii holistik vurgulamalar ile kendi yaklamn
hibir zaman tam olarak uzlatramad mikrolojik yn
tem, bu nedenle, yalnzca bugnn fragmanlam kt
dnyasna denk den geici nitelikte bir doru yoldan
ibaret deildi. Ernst Bloch gibi, Adorno da bu fragmanlar
mmkn bir topyann n belirimleri (pre-figurations) ya
da izleri (spuren) olarak grmekteydi.

Tikel olana nem vermenin baka yollar da ol


makla birlikte, bunun bir yolu da, psikolojik boyutu b
tnyle yok edilememi bugnk bireyin ar
sosyalizasyonuna direnmekti. Adorno'nun totalfteyi
aklamaya ynelik herhangi bir negatif nitelikli diyalek
tik teoride gerekli grd psikolojik moment, onun,
Alman fel sefesinde Kanf n epistemolojik zne ile
amprik zne aras ndaki bulankl srarla reddediin
den beri sren gelenee ters dmesine neden ol
maktayd . Yirminci Yzy lda ise, her trl psikolojizmin
en iddetli burjuva kart , insan znelerin bir uzants
olarak oluan mant ksal zneyi , mutlak' n oluum kay
na n (genesis of the absolute) reddeden Husserl idi.
Hi deilse bu konuda Husserfin Marxist "ikinci nsha
s" ise Lukacs idi. Her ikisi de aknsal, constitutive
znenin u ya da bu tr bir benzerinin peindeydi . Yal
nzca , grnte, Lukacs bu znenin, tarihsel olarak,
somut meta-zne saylan proleterya olduunu syl
y ordu. nceki blmde incelediimiz Adorno, felsefi
ynden, uzant (contingent) saylan ve ac eken
a mprik zneyi (hayat yaayarak, yaad klar ile an-
5
lamland rabilen "sradan insan" psikoloj isi iindeki in
san - .) savunuyordu. Etik ynden bunu dncesin
de materyalist bir moment sayyordu. znenin daha
st ya da genel say lan bir zne tarafndan bask altna
alnmasna kar meru bir k olarak psikolojiyi (a
ma, psikolojizm eklindeki indirgemeci anlaytaki psi
kolojiyi deil) savunmas bu iin gerekli oluyordu.
Adomo psikolojiyi kiinin gerek cismani (corporeal)
doyumlarn n en iyi gvencesi sayd iin, Eletirel
Teorinin hedonistik yan da buradan kaynaklanm
olmaktayd . Geleneksel Marxizm'in ekonomistik yanll
insan n zgrleiminde, odakta, almann ve re
timin konumlandn; Marxist humanizma'nn felsefi ve
siyasi yanll ise, bireysel praxis'ten ok kolektif
praxis'in nemli olduunu savunmasyd . Adomo'nun
psikolojik ve duyumsal zevklere vurgulamada bulunmas
ise onun tketim alanna da eit derecede nem verdii
ni gstermektdir. Her ne kadar, Adorno bugnk top
lumda gerek bir doyumun elde edilmesinin olanakll
konusunda hep belirli bir kuku beslemi ve bu endieleri
yazlarnn perhizkar (ascetic) bir hale (aura) tayormu
gibi grnmesine neden olmusa da, insann her alanda
doyuma ulamasn daima savunmutur. Aydnlanmann
Diyalektit'nde Adorno ve Horkheimer "bedenin ne
m i"ni 8 vurgulam lar; Foucault' nun habercisi sayabile
ceimiz bir tarzda, bedenin underground tarihinin ya
zlmas gerektiini savunmulard r. nk, Adorno'nun
Minima Moralia'da sorunu ifade ettii gibi, "Ancak,
topyasnn sonul niyetini doyuma ulat rd iin ama
sz say lmas gereken kr somatik haz zerine
temellendirebilmi birinin deimez ve her zaman ge
erli bir hakikat idealine sahiptir"9

1 16
Psikolojinin doal nesnelerin incelenmesine elve
rili yntemlerini ok deiik bir alan olan insan znelli
ine, Alman i dealizminin Geist dedii kutsal alana
soktuu yolundaki felsefi sulamaya gelince, Adorno,
bu tehlikenin varln kabul etmekteydi. "Protagoras'
tan beri psikoloji insan her eyin ls sayarak y
celttii iin," diye yazyordu Adomo, "ayn nedenle,
insan daha iin bandan itibaren, bir nesne, bir analiz
malzemesi olarak grm; daha sonra, artk, i nsan da
nesnelerin aras nda yer ald nda, ona nesnelere bak
t gibi, deersiz bir ey olarak bakmaya balam
tr." 1 0 Fakat bu indirgeme yalnzca yanl bir yntemin
rn deildi; daha da nemlisi, bireyin toplumsal realite
tarafndan szlarak istilaya uramasn yanstan bir ol
guydu. "insann melekelerine ayrlp incelenmesi _ib
lmnn, bu znesiymi gibi davranlan insana yans
tlmasyd . i blmnn insanlar daha byk bir yarar
elde etmek iin belirli yerlere gre planlamak ve
maniple etmek amacndan aynlmas olanakszd." En
iyi psikoloji teorisi bile u tuzakla kar karya idi: " i nsa
n kendisinden yabanclatrd (dsallatrd), insa
nn bamsz ve ayr varln reddettii iin, psikanaliz,
insan , total bir biimde, (i blmyle kendini grnr
letiren-.) rasyonalizasyon ve sisteme adaptasyon me
kanizmasna baml klyordu"1 2 .

Gene de, psikanaliz en iyi psikolojik teoriydi ve


bunun kant psikanalizin, zellikle en ortodoks ve reviz
yona uramam formu ile, bu sonuca bizzat kar k
masyd . Marx' iyice renmeden daha da nce Freud'u
incelemi bulunan Adorno bu direniin nerelere kadar
uzanmakta olduunu ancak 1 940'1arda; Sosyal Aratr
ma Enstits otoriteryanizm zerine ikinci byk proje-
1 11
sine balad nda anlamtr. Fakat, besbelli ki, Freud'
dan yararlanrken ok semeci bir tutum iinde al
mtr. rnein, insanlar kendi kiisel kaderlerinin ger
ekten kendi ellerinde olduunu dnmeye tevik eden
psikanalitik tedaviden pek az sz etmitir. Analiz yapan
hekimin serinkanl vurdumduymazlnn rasyonelliini
kabul etmise de, Freud'un en nemli teknii olan
transferans (yanstmay) "znenin, kendi istei ile ve
kendisine sorun yaratacak biimde, bir zamanlar kendi
elinde olmakszn ama kendisine yarar salayacak bir
ynde yapt erotik hazdan vazgemeyle (erotic self
abandonement) oluturduu kendini yok etme
(annulment) eylemini gerekletirmesi iin yapay olarak
kurgulanm bir durum" 1 3 olarak nitelendirmitir. Ayn
ekilde, Freud'un toplum ile psie arasndaki kanlmaz
ve kalc ayrlk eklindeki fiili duruma boyun eici de
erlendirmesini de kabul etmemitir. Ayrca, Freud'un
ge dnemdeki teorisinde de lm igds gibi kar
k lacak birok yanlar bulmu; Marcuse 'n Eros ve Uy
garlk'ta lm igdsnde topyan bir nitelik grmeye
almas kars nda da, dikkat ekici bir biimde, hi
konumamtr. Bunlarn yan sra, Freud son yaz larn
daki, psienin igdsel etkilerini artk nemsemez gibi
grnen konformist ego psikolojisinin yolunu aan ei
limlerine de ayn iddette kar km tr. nk,
Adorno'ya gre, toplumsal totalitenin irrasyonelliine
ramen, bugnk hayat deimedike, tam olarak b
tnlemi, olgunlam ego'lar n elde edilmesini olanak
lym gibi gstermeye alan ego psikolojisi, olsa olsa,
ideolojik bir aklama saylabilirdi.

Adorno'nun erken-dnem Freud'a ilgi ve yaknlk


duymasnn nedeni ise, bu erken-dnemdeki Freud
i l8
teorisinin ada toplumlardaki varoluunun insan ze
rindeki travmalar n tam bir sadakatle kaydedebilmi
oluuydu. Aklanmas zor hakikati sylemek, bizatihi,
bu travmalar n kanlmaz eyler olarak kabullenilme
sine kar bir tr direnme oluyordu. Freud'un alma
s ndaki en beklenmedik, en artc yanlar, gerekten
de, bu gibi sorunlar derinlikli biimde grebilen dn
celer ihtiva etmekteydi. Nitekim Adorno'nun bizzat
kendisi sk sk al nt olarak baka yerlerde de grd
mz Minima Moralia daki, szleriyle, "Psikanalizde,
'

abartmalar bir yana, hibir ey doru deildir" 1 4 . demi


tir. Adorno'nun bu deerlendirmesine gre, bu ar l k
lar konusunda sylediklerinin en iyi rnei, Freudun
tarihsellik-d genel bir durum olarak inceleni p deer
lendirilmesi dpedz bir samal k olan kad ndaki penis
kskanl argmandr. Kadnn bugnk stats a
s ndan bak ld nda ise, bu argman ok ac bir gere
i ifade etmekteydi. Adorno bu durumu yle anlat
maktayd :

Burjurc=inin doa din:rek kurduu aldat111acw1111 ie


riinde ne arsa. hepsi de top/msal aaillllmlllm
=mwn irinde yol a raralardr. Psikanalitik teori
nin kad111lar111 kendi fi=iksel yaplar111 hadmla/ rl

llllllllll hir sm111cu olarak yaadklar yolundaki a-k


lamas doru ise. kaamlardaki nevro=lar. onlara. lw
kikatin ne olduww dair ipuiar ' da rermekedir. Ka
nc111as11w hakp kendini hir yara gibi hisseden kad111.
kocasma yakt i;in kendisini iek swwn kadma o
ranla. kendisi lwkkmda ok dalc fada h ilgi sahihi
15
deekir

1 19
Ayn ekilde, Freudun had mlatrlma
anksiyetesi zerinde yapt genel vurgulama da,
Adorno'ya gre, liberal kapitalizm sonras dnemdeki
kapitalist toplumlarda, Freudun konformist mritlerinin
ileri srdkleri yarmac ego'lar modeline oranla, ger
ei ok daha doru ifade etmekteydi . "Temerkz
kamplar a nda," diye yazyordu. Adorno, "had mla
trlma, yarmacl a oranla, toplumsal realitenin ok
daha doru ifadesidi r" 1 6 .

Adorno'nun klasik psikanalize yak nlk duymasnn


bir dier nedeni ise, bu ilk dnemdeki psikanalizin te
merkz kamplarnn tam da balamasndan nceki d
nemde; burjuva bireyinin neredeyse ideolojiden ibaret
bir eye henz indirgenmemi olduu bir dnemde orta
ya konulmu oluuydu. Bu nedenle, Jungun ok daha
ak bir biimde kolektivist olan psikolojisini radikal a
malar iin ie yarar duruma getirmek gayesiyle,
Benjamin gibi, olaanst aba sarf eden Adorno'ya
gre, psikanalizin zgrleimci (emancipatory) gizil gc
bireyin varln srdrmesi ile yakndan ilgiliydi. 1 7 1 951
ylnda yazlan "Freudu Teori ve Faist Propaganda"
incelemesinde "Faist kolektiviteleri oluturan bireysel
lemiliklerini yitirmi psikolojiklik-sonras toplumsal a
tomlar"dan sz eden Adorno, Le Bon ve dierlerinin
geriye ynsemeli kalabalk psikolojisine srklenmeden,
Freud'un grup psikolojisi konusunda yapt almalar
faistletirilmi kitlelerin yaklaan oluumunu haber ver
dii iin mekteydi. Freud'un kitlelerin davran konu
sundaki teorisini dierlerine gre stn klan zellik, bu
teorinin inandrc gibi grnen her eit grup zihniyeti
uydurmacasna kar kmas ve bu olguya sonul an-

1 20
lamda bireysel planda aklanmas gereken bir olgu
olarak bakmakta srar etmesiydi.

Freud'un bireyi, phesiz ki, zaman zaman bireyi


topluma kar bir konumda tasarlanm gibi grnse
de, toplumsal yanlar hi olmayan bir birey deildi.
Frankfurt Okulunun dier yeleri gibi, Adorno aileye
ilikin psikanalitik yorumun, birey ve toplum dzeyleri
aras ndaki kritik balanty oluturduu grndeydi .
Burj uva ailesinde baba otoritesinin iselletirilmesi
(internalization), Frankfurtulara gre, bakaldrc oul
iin bir rol modeli salamakta; bu ise, tersine dnerek,
bir kusur saylan, dnyaya kar oulun kendi bam
szln ileri srebilmesini kolaylatrmaktayd . Bugn
ise, ailenin, sosyalizasyonun arkada gruplarn n bas
ks ve kitle kltr gibi dsal gler tarafndan i stilaya
uramas ve babann ekonomik ba mszlnn tekelci
kapitalizm dneminde erozyona uramas nedeniyle,
ocuk kendi bamszl k kapasitesini aktalize edebil
mek iin gereksindii gl baba-figrn yitirmi bu
lunmaktayd . Fromm ' un gsterdii gibi, her ne kadar aile
burjuva ideolojisinin aktarma kay idiyse de, artk, daha
sonra Christopher Lasch'n ileri srecei gibi, "acmasz
dnyada bir snak" 19 olma ilevini de stlenmi bulu
nuyordu. Bu konuda Adorno yle yazyordu:

Bireyi hask alma alsa da, hireyi gl ki/an, he/ki


de hireyin oluma.mu saj{layan ailenin mevcut top
lumsa/ sistem varh1111 srdrp dururken gp
gitmesi, ya/111zca hwjuvazinin en etkin kurumlarmdan
hirinin deil, fakat sisteme direnmenin en etkin kuru
munun da ortadan kalkma.H demektir. A ilenin sonu
nm gelmesi varolan sisteme direnmenin glerini.le!-

121
ce urat11wk1cultr. Ortalt kaplayan kollektivist d=en
sm{f.\= toplumun gln hir taklididir: Burjll\'t=i ile
hirlikte. hir =amanlar gdasm annenin sevgisinden
alarak rarlt1111 srdrehilen topyay da ortadan
"
kaldrmaktmlt/ .

Grlyor ki, ocuun oluan kiiliinde eletirel


kapasitenin varl k kazanp yer edinebilmesi iin baba
otoritesinin ilevi kadar annenin sevgiyi tantan besleyi
cilik ilevi de nem tamaktadr. Her ikisinin de kuatma
altna alnd modern dnyada, ite bu nedenledir ki,
eletirel kapasitesi olan kiiliklere sahip bireyler deil;
Adorno ve arkadalarnn "otoriteryan kiilik" dedii kii
lik yaps"na sahip insanlar oluabilmektedir. Gerek o
nunla zdelemek iin ve gerekse ona kar
bakaldrmak iin gerekli olan gl baba-figrnn
ortadan silinmekte oluu nedeniyle, ocuklar, imdi,
ynetim altna alnm bugnk dnyam zn
da lganlatrlm otoritesine kar boyun eici bir tutu
mu benimsemeye terkedilmi bulunmaktadrlar. Top
lumsal sistem varln srdrrken ona kar direnme
nin de nemli oda olan ailenin silinip ortadan kalkma
snn sonucu ise, otonom bir ego ynnde ileriye doru
bir gelime deil, narsistik bir ego ynnde bir direnme
den vazgeme, geriye ynseme geliememe olmakta
dr. Adorno bunun burada da kalmadn , daha da kt
sonular olduunu ileri srmekte ve yle demekteydi:
"Ben'in kntye uramas ile libidinal nesnesinden
yoksunlatr lm bulunan narsisizm, artk hi de ben
(self) saylamayacak bir eyin mazoistik duyumlarna
dnm; ortaya kan yeni kuak, yoksun kl nd
ben'i yerine ikame edilmi birka eyini, asl nda kendi
ben'ine ait deil de toplulua ait olduu iin varln
1 22
srdrebilen bugnk birka eyini koruma kskanl
(+
iinde savunan insanlara dnmtr''2 1 .

Bu ok ksa zetleme Adorno'nun argmanndaki


incelikleri kavrayabilmemiz asndan yetersiz kalsa
bile, onun bizlere cevapland r lmas gereken ne gibi
problemleri brakt n ; nelerin deitiini fark edebildi
ini anlamamza yard mc oluyor. Adorno'yu eletiren
birok yazarn belirttii gibi, 22 anne sevgisine zel bir
vurgulamada bulunmasna karlk anne otoritesinin
roln nemsememesi ise zerinde durulmas gereken
bir noksanlktr. Bu ksmen, Adorno'nun pre-Oedipal
gelimeye kar kaytsz kal ile aklanmaktadr.
Adorno'nun bir baka a ise, Freud'daki erkek yanl
ln srdrmesidir. Bu yanll Adorno'yu, Freud'daki

gibi doal-olgu olmaktan kar p tarihsel bir olgu olarak
ele alm bile olsa, penisin kskan lmas gibi kategorile
ri aknlamaktan alakoymutur. Fakat psikanalizi
renme ve yorumlama tarznn eletiriye en ak olan
yan , status quo ya kar mmkn bir direnmenin tek
'

oda n n burjuva ailesinin oluturup ortaya karaca


erkek bireyler olduu say ltsndan kaynaklanmaktadr.
Ne var ki, hi deilse bugnn koullar iinde grle
bilen bir gelecekte, kmekte olan bir a n gitgide

(+)
Libidinal nesnesinden yoksunlaan narsisizmi izleyen
kendi ben'inden yoksunlatrlm kitleselletirilmi bu ki
iler, aslnda ben siz kallarn gsteren rk ideolojilerin
sylemini, aznlklara kar nyarglar n , popler ikona
larla zdelemelerini salayan giyim tarzlarn ve be
nimsedikleri gelip geici ve szde-bireyselletirici farkl
latrc modalar (kitch), szde zgnlk salayan alt
kltrlerini, yahut da baka lkelere kar alan bir sava
hrsla ve kskanlkla savunabilen militanlklarn , bu
nedenle, yenilikilik, bakaldr, bireyleme yan lsamas,
olarak yayorlar anlamnda - .
1 23
nesli tkenen bireylerinden, ya da "ynetim altna aln
m dnya"n n post-psikolojik szde-bireylerinden ba
ka nc bir alternatif, Adorno'ya olanaksz grn
mekteydi. Ve ego psikolojisine ynettii eletirisinden
de aka grld gibi, bugn iin salkl bir bireyin
varolabileceini ok kesin bir biimde reddetmekteydi .
"Btn 'insan imgeleri"' diye yazyordu, "negatif olan
bir yana, ideolojidirler"23 Fakat kendi negatif insan im
gesinde, daha sonraki Marcuse ve Norman O. Brown
gibi "polymorfoz perversite"yi olumsuz karlamayan
dnrlerden ok, Reich'n grlerine yakn d
yordu. "Totaliteryanizm ve homoseksualite ayn eye
aittir"24 demesi bunu ifade etmekteydi . Bu grnde
ise bir bakma geleneksel yanl l k (bias) devam etmi
oluyordu.

Adorno'nun totaliteryanizmin psikoseksel bo


yutunu anlama tarz , ou kez, baka formlarda da
olmutur. Fakat libido zerine yapt vurgulama daima
nemini korumutur. Sadizmi ve mazoizmi esas itiba
riyle seksel-olmayan bir ereve iinde yeniden
betimleyen Fromm'dan farkl olarak, Adorno bu ikisinin
en batan beri kullanlan psikanalitik anlamland r lma
biiminde srar etmitir. Aydmlanmanm Diyalektil nde
Adorno ve Horkheimer anti-Semitizm, kitle paranoyas,
yanstmac hayal (projektive delusion), ve bask altna
alnm homoseksualite arasndaki balant konusunda
ok-ynl bir analiz yapmlard r. Adorno, Yahudilerin
geerli bir paranoid hedef olmaktan kt sava
sonras dnemdeki "etiketlendirici mantalite" denen
olgunun aklanmasnda bu yakla m n yard mc ola
ca n ileri srm tr. Gerekten de, Adorno'ya gre,
faizmde etkin durumdaki ayn sado-mazoistik ei-
1 24
lim ler popler kltrde de grlebilmektedir. rnein,
caz zerine yapt analizlerinde, cazn, "bir hadmla
ma sembolizmi olan geriye-ynsemeli momentin me
kanik bir yeniden-retimini"26 ifade ettiini gstermeye
almtr.

Ne var ki , ayn Adorno, Freudun kategorilerini


faizm ve kitle kltr zerine tahlillerinde kullan rken,
Otoriteryan Kii/ik'in yanl deerlendirmelerinin tersi
ne, btnyle psikolojik bir aklaman n yeterli olaca
sansna srklenmeme konusunda ok byk bir dik
kat sarf etmitir. Faist propaganda zerine yazd
makalesinde vurgulad gibi,

Faizmin kkenlerini ve tarihe/ roln psikolojik te


rimlerle dnmekeki srar, faizmin kendisinin olutu
rup yaygmlatrd "irrasyonel gler " gibi ideoloji
ler dzeyinde kalmak demektir. Faist ajitatr, elbette
ki. seslendii kiilerin iindeki belirli eilimlerden ya
rarlanmaktadr. Fkat hunu yaparken. kendisi de,
g<,:l ekonomik ve siyasal lurlarm vekilidir. Psikolo
jik zellikler gerekte fi=min nedeni deildir; tersine.
faizm. kendisini hi de psikolojik olmayan 1karlar ne
deni ile destekleyen gler arqfmdan kolaylikla istis
mar edilebilecek psikolojik bir alam (kendisinin dm
daki nedenlerle olumu olarak-.) bulur, gsterir7

Bu gleri anlamak iin toplumsal realitenin -


paralanm totalitenin d ier kertelerine kar bu par
alanm kerteleri eski hallerine getirmek mmkn ol
masa da - kendi ba mszl na sayg duyan bir ana
lizle incelenmesi gerekmekteydi . Daha nce belirtildii
gibi, Batl Marxistlerin toplumbilimsel temalarla ilgilen
meleri, ou kez, dar anlamda snf terimleriyle anla-
1 25
lmalar g olan orta dzeyde kurumlar n neminin
fark edilmesi anlam na gelmekteydi . Bu anlayn tersi
ise, bu tr kurumlar n modern toplumun kitleletirici
etkisiyle radikal bir biimde anmaya uramakta oluu;
ve bu nedenle de, ekonomik bak mdan ba m l snfla
rn gcnn zayflamakta oluu korkusuydu . Bu endi
e, zellikle, Adorno gibi Almanya'dan Amerika'ya gel
dikten sonra Marxizm'de aradn bulamamaya ba
lam arkadalar nn bir ksm aras nda ok yaygnd .

Adorno'nun kendi almalar nda "ynetim altna


alnm dnyada" ara toplumsal gruplarn varl klar n
srdrebildiklerinden derin b i r kuku duyulan kitle top
lumu analizlerinin izleri varsa da, toplum iindeki ek
lemlenmelerin (articulation) tmnn de bitmi olduu
kabul edilmemekteydi. 1 942 y l nda, Adorno, ancak
lmnden sonra yay nlanan btn almalarnda yer
alan bir dizi "S n f Teorisi zerine Dnceler"i yaz
m t 28 . Bu yaz lar nda, znel bilin dzeyinde artk
kendilerini ifade edemiyor olsalar da, sn flar n alttan
alta devam eden varl klarn srdrmekteki srarlar na
iaret edilmitir. Gerek snf dayanmas ve gerekse
snf sava ok nemli lde zayflam sa da, toplu
mun temel yaps bask altna alanlar ve bask altnda
kiler diye ikili ayrm n srdrmekteydi. Adorno'ya gre,
gerekten de, znel s n f bilincinin yok edilmesiyle,
snf toplumu kendini tamamlam oluyordu. nk,
verili-durumu kabullenme ve yanl bilin status quo yu '

alt edebilmek iin gerekli olan devrimci muhalefeti he


men hemen btnyle zmsemi bulunuyordu. Top
lumun temel yapsnn snflara blnme eklinde deil
de, kitleselletirici bir atomlara ayr lma durumuna d
nm oluu, popler ya da kitle kltr dzeyindeki
1 26
analizlerde olduu gibi, sorunun yarsn oluturmak
tayd . Toplumsal analizdeki bu yanllk ise, Aydnlan
mann Diyalektilnde ileri srlen "kltr endstrisi"
konsepti ile giderilmeye allmaktayd .

Almanya'ya dndkten sonra da Adorno'nun, bu,


hala temelde Marxist olan analiz biimi devam etmitir.
Her ne kadar Enstit artk snfsal analizin terimlerini
eskisi kadar a ka kullanmamakta idiyse de, Adorno,
eskiden neyi nas l aklayp yazmsa gene ayn ekil
de devam etmekte kararlyd . 1 965 yl nda yazlan
"Toplum" zerine makalesinde srarla yle demektey
di: "Proleteryann giderek daha da yoksullaaca yo
lundaki analizlerin doru kmad uzun zamand r
anlalmsa da, sn flar n ortadan kalktn sylemek
yalnzca bir aldanmd r, yan ltc bir eydir . . . znellik
anlam nda engellenmi olsa da, snflar aras ndaki
farkl lama, nesnel olarak, sermayenin gitgide artan
temerkznden izlenebilecei zere, bymektedir"29
yl sonra ise, Alman Toplumbilim Derneinde "Ge
Dnem Kapitalizm mi, Sanayi Toplumu mu?" konusun
da bir konuma yapmt r> . Bu konumasnda, gn
mzn toplumunun Marx'n al malarna denk den
klasik kapitalizm dneminden belki farkl oluu nede
niyle, tekbiim kavramsallatrmalar ile anla lamaya
ca n kabul etmekle birlikte, toplumsal ilikiler asn
dan bakldnda, toplumun bugn de kapitalist bir
toplum olduunda srar etmitir. nk, btn retim
glerinin ileyii ve retim ilikileri denen toplumsal
ilikiler esas olarak yerlerinde durmaktadr. Fiilen ba
ml insanlara hkmedenler, daha nce Nietzsche'nin
"koyun da yok, sr de yok"3 1 derken fark ettii gibi,
eski gnlerdekinin tersine, a ka kendilerini gstermi-
t 27
yorlarsa da, insanlar hala ekonominin egemenlii altn- .
daydlar. Gnn hakim ideolojisi ise, retim glerinin
ve retim ilikilerinin hkmnn kal mad ; bunlarn
yerine, tek bir kavramla, snfsz "sanayi toplumu" du
rumuna geildiini sylemekteydi .

Olaylar n seyrini yanl gsteren bu yorumlama


varyant n n belki de esas kayna , en az ndan yntem
bilimsel adan, geleneksel toplumbilimin znel bilinli
lii saptama biimini fetiletiren szde-bilimsellik an
layyd . Toplumsal aktrlerin bilinliliini lmek iin
kullanlan ve objektif olduu iddia edilen yntemlerle,
belki de, snflarn hala varl klarn srdrdklerini anla
yabileceimiz nesnel realitenin daha temeldeki dzeyi
ne eriilememekteydi. Marx' n deer teorisinin geerli
ini yitirdiini ileri srerek marjinal fayda ;analizlerini
savunan burjuva iktisatlar gibi, pozitivist toplumbilim
cifer de, toplumsal totalitenin yalnzca yzeydeki gr
nmn kaydedebiliyorlard . Bu yntemler tortusal baz
snf elikilerinin varl nn anlalmasn salasalar
da, toplumun ileyiini daha geni bir kapsam iinde
anlay p a klamakta yetersiz kalmaktayd . Gerekten
de, toplumun kendi esas kategorisi bile davransalc
sosyal bilimin temeli olan amprik gzlemin saptayama
d bir kategori oluturmaktayd . "nk, toplum ne
bugnk mantksal anlamyla bir konsept olarak ta
nmlanabiliyor ve ne de amprik olarak gsterilebiliyor,"
diyordu Adorno, "ama bu arada toplumsal fenomenler
bir biimde kavramsallat rlmay beklemektedir ve
bunun en uygun organ da speklatif olmaktad r"32

Bu, temelde Hegelgil argman, toplum zerine ok


deiik dncelerini formle ettii 1 950'1erdeki ve 1 960'

128
!ardaki almalarnda Adorno tarafndan hep savunul
mu; Popper'e ve onun grne katlanlara kar giriti
i "pozitivizm" tartmasnda da kavgann odan ou
kez bu argman oluturmutur. Bununla beraber,
Adorno'nun amprisizmi eletirisi, hibir zaman, Ameri
ka'daki yllarnda zorla da olsa renip sayg duymaya
balad aratrma yntemlerinin radikal bir biimde
reddi anlamnda olmamtr. Bu yntemleri kullanarak
yapt al malar pek az olmusa da - Almanya'ya d
nnden sonra kalitatif ierik analizinin kullanld tek
bir amprik aratrma yaynlamtr33 - pozitivistlerin "ve
rilerini" hi nemsemeyen dogmatik diyalektik materya
listlere de kar km tr. "Sayltlarla dnen diyalek
tik," diye uyarda bulunmaktayd Adorno, "diyalektik ol
maktan kar. Pozitivistik bilim teorisinin yapaca hasz
eletirilerine uramamas iin, diyalektik dncenin
amprik toplumsal aratrmalarla bulunabilen verilerle
desteklenmesi gerekir"34

Adorno'nun amprik aratrmalar n gereklilii ko


nusundaki bu ll savunmas yalnzca kat diyalek
tikilere kar deil ; fakat, hala tarihisi kltrel bilimler
geleneini srdren Alman Sosyal teoricilerine kar da
yaplm oluyordu. i dealist filozoflar aras ndaki daha
nce iaret ettiimiz kartl k, tarihisi Alman Sosyal
teoricileri aras nda toplumbilime kar bir gvensizlik
eklinde ortaya kyor ve Adorno bunlar n her ikisine
de katlmyordu. Birok yaz ve almasnda, 35 Adorno
t oplumbilimin, yaln zca empatik anlama olan
Verstehen'e dayanan bir Geisteswissenschaffa dn
mekte oluuna kar uyarda bulunmaktayd . Ona gre,
g zlemcinin znelliinin tarihsel aktrlerin balangtaki
znel niyetliliklerini yenide n-canland rabilecei saylts
1 29
Hegefin Mutlak Ruh'un kendisine geri dnebilecei
grnn laiklemi bir versiyonundan baka bir ey
deildi. Bu nedenle de, byle bir yorum, ister istemez,
bir zne-nesne zdelii teorisi biimi oluturuyordu.
Gnmzde ki toplum iin byle bir eyin uygun d
meyiinin en nemli nedeni ise, Hegel'in "ikinci doa"
dedii eye ok benzeyen, toplumsal btnn eysel
lemi yanlar n n azaltlmas olanaksz bulan kl ya
da bu eysellemi yanlar n effafln yitirmi oluuy
du. Toplum daima insanlardan yola k larak dnlen
bir ey olduu iin znel bir yana da sahip olmakla
birlikte, "kendi yaps as ndan dnlecek olursa, bir
total zneye sahip olmad, kendi znelliini alglaya
mad ve kendi rgtlenme biimiyle byle bir znenin
oluumunu engelledii iin, nesnel bir eydi"36 Toplum
yalnzca meta-znenin olmayndan da te,
oydamaya ve toplumsal szlemeye temel tekil ettii
varsaylan bireysel znellikten de yoksundu. Toplumun
oydamaya ve toplumsal szlemeye dayandn
syleyen nominalizm de, bireylere herhangi bir rol ta
n mayan kaba sosyal realizm kadar ideolojikti.

inde yaan lan toplumsal btnn znel esas


bu denli gsz olduu iin, toplumsal pratiklerirr kendi
ilerinde zgr bir niyetliliin rn saylmas yanltc
olmaktayd . Deiim ilkesinin ve zihinsel emek ile be
densel emein birbirinden ayr ld iblmnn haki
miyeti altnda bulunan bir dnyada toplumun kendi
iinden gelen bir anlamllnn bulunduunu; toplumun
gerekli hermeneutic empatiye sahip kiilerce okunabi
lecek bir metin olduunu dnmek de ideolojik nite
likteydi. Aktel toplumsal koullar ne olursa olsun ,
insanlar anlam-veren yaratc aktrler saymakta srarl
1 30
bir duygusal humanist toplumbilim, en az, bugn in
sanlar nn tutarl ve btnlemi ego'lara sahip varl klar
olduunu syleyerek insan n durumunu yceltebilen bir
toplumbilim kadar yan ltcyd . Toplumbilim , Adorno'
nun yapmasn istedii ekilde iini yapacak olursa,
"znel bir tarzda aktrlerin uygulamaya aktard ama
ara ilikisi ile yalnzca uzak bir biimde (peripherally)
ilgilenmelidir. Bu niyetler aracl ile ve bu niyetlere kar
realize edilmekte olan yasalarla ok daha fazla ilgi
lenmelidir. Yorum, bugnn dnyas nda bilen zne'ye
ya da sosyal aktre znel bir biimde anlamllk tan
maktan btnyle farkl bir ey olma durumundadr"37

Grlyor ki , Adorno'ya gre, amprik yntemler


bir yandan, btnyle nesnel kalmak isteyen, fakat
hibir zaman eysellemi znel bilin dzeyinin alt n
daki gerei kavrayamayan insan nesneletirdiinden
tr yanl olan; bir yandan da doru taraflar olduu
kabul edilmesi gereken yntemlerdi.

nk, bu yntemler, ada insanlara, "ynetim


altna alnm dnya"da dntkleri nesneler olarak
bakmaktayd . Ya da, daha deiik ifade edecek olur
sak, pozitivist yntemlerin gerek olan yan , fragman
lam ve yanstlamayan znel bilincin daha derindeki
nesnel eilimlerden kopar lp ayr dt modern
toplumdaki insan n fetileti rilmi durumuna, byle
yapmakla, ayna tutmakta olularyd . Yanl yanlar ise,
ancak amprik-olmayan bir sosyal teorinin yard mc ola
bilecei bir ey olan bu d urumun redde uratlmas ve
aknlanmas konusunda yetersiz
kal lar ndand .
Toplumu kendi iinde elikin bir totalite olarak kav
ramsallatrabilmek iin amprik-olmayan bir sosyal

131
teori gerekliydi. Elbette ki, Parsons'n teorisi gibi, h rsl
ve global toplum teorileri de vard . Fakat bu teoriler
amprik verilerden yap lm byk, daha byk katego
rik soyutlamalara dayanan, ama genel olarak tasnifi
emalard . Bununla beraber, toplumsal totaliteyi kavra
yabilmek iin teori kurarken bu verilerin grmezden
gelinmesi de ok byk yanllkt. Parsons'n toplum
bilim ile psikolojiyi yan ltc bir biimde bir biriyle uzla
t rmas, onun verilerden yola kp byk teorilere e
rime konusundaki ideolojik giriiminde de tekrarlanm
oluyordu. Adorno ise, "amprik ve teorik al ma yn
temleri ayn izgi zerinde yerletirilemez . . . Sorun bu
farkl laman n ortadan kald r lmas ve bu ikisinin uyu
ma kavuturulmas deildir. Bir kand rmaca olan bu
ikisi aras nda uyum oluturmay , ancak, (bugnk rea
litede de uyum olduunu savunan) harmonistic top
lumbilim anlaylar savunabilir. Byle bir anlayn
tersine, amprik aklama ile teorik aklama yntemleri
aras ndaki gerilim (uyumsuzluk) verimli bir biimde hep
gznnde tutulmal d r"38 demekteydi .

B u nedenle, Adorno'ya gre, diyalektik bir totalite


konsepti kendi yetersizlik ve kstl l klarn da bilmek
zorundayd . Adorno, bu durumu daha 1 93 1 yl ndaki
"Felsefenin Gncel lii" konumasnda grm ve uya
rsn yapmt . Fakat totaliteye ilikin diyalektik anlay,
bu yetersizliini bilmek artyla, gene de, amprisizmin
tek-yanl l n amak zorundayd . nk, "toplum e
likilerle dolu olmakla beraber, belirlenebilirdi; irrasyo
nel yanlar ile birlikte rasyonel yanlar olan, hem bi r
sistem oluturup hem de fragmanlam bulunan, kr
bir doaya sahip olmakla beraber bilin arac l ile
dolaymlanabilen bir olguydu"39 Bu durumda, teo ri ,
132
grnyle ya da gerek haliyle bu denli h eteroje n
olan bir realite zerine, hangi dzeyde olursa ols un '

zorlamayla dzmece bir aklamay oturtmakta olu p


olmad n nasl bilebilecek, nas l emin olabile ce kti?
Adorno, felsefesini i ncelerken deindiimiz gibi, hibir
zaman kavramlar n nesnelerine tam tamna uygun ve
onlar kusursuz bir biimde ifade edebilecek nitelikte
olabileceklerini iddia etmemitir. Kald ki, byle m
kemmel olmaktan uzak aralar n kullanlma ihtiyac da
teorik bir kapris say lamazd .

Tuta/itenin inaa.\111111 ilk koulu. hirhirinden kopuk


11..0/erin 0111111 erafinda drgtlendirilec:ek oldu{{u 11es
ne/eri11 ko11septleridir. Toplumsal olcrak tesis edilmi
konrol 111eka11i:malar111a gdre :aten mr olan hilgiler
den de{{il. yawan deneyimlerden, gemite ii:erimle

d iiniilp d{{re11ilmi eylerin olu/ urdu{{u hellekten.


i11sw1111 kendi dnme eyleminin sapma: sonu-/arm

dan yola kild{{mda. hu inaa. daima. kavrama ma


e:nil-ola111 tamw re tfade etme yetenefei ka:andnr
1e omm ne.rnesine denk den hir hiim edinmesi11i
, ./11
.wg ar

Bellek, dnme ve deneym (Erlebnis olarak deil,


Erfahrung anlamnda), tpk eletirel hareket noktasn
savunurken Adomo'nun hep kulland "incelikli fantazya"
gibi, teori inaasnn gerekli oluturucu eleriydiler.

Eletirel olmak demek, dahas , naif amprisizme


kar bir dzeltici e olarak bugn kendisine gerek
sinme duyulsa bile, totalite gibi diyalektik kategorilerin
zamandan soyutlanm geerliliklerinin bile otoritesini
sarsmak demekti. Gerekten de, negatif bir diyalektiin
sonul umudu, bu zgl kategoriyi toplumsal realitenin,
1 33
kendi gerekliine uygun, bir yansmas durumuna
getirerek, bu kategoriyi kullanmaktan kurtulmak olma
lyd . nk, daha nce belirttiimiz gibi, Adorno "z
grlemi bir insanln artk hibir anlamda bir totalite
olamayaca n "4 1 srarla savunmaktayd . Hatta denebi
lirdi ki, totalite kavram ne denli gereksinilen bir kav
ramsallatrma arac ise, iinde yaan lan toplum da o
denli henz zgrlememi bir toplum saylma duru
mundayd . Bununla beraber, soruna bulunmas gere
ken zm heteronom meta-znenin yerine, Lukacs'n
syledii gibi, bamsz olduu ileri srlen birini koy
mak ve bylece tam bir uyumlanmaya varm bir top
luluk durumuna erimek de deildi. Her ne trl snden
olursa olsun totalite amalanan bir ey olmayp, "ey
sellemenin tm suu ile ykl kendi ba na bir ey ; "42
benzemezliin bask altna al nmakta oluunun bir ia
retiydi. Bugnk gereksinme dzeyinde insann tahay
yl ettii oranda topyan bir sosyal dzen, Adorno'nun
byle bir eye inandn syleyerek onu eletirenler
den birinin ileri srd gibi, 43 btn totaliteryan so
nular i le birlikte "total akl mit'ine" dayandr larak ina
edilemezdi. Tersine, gelecek iin tasarlanabilecek
topyan bir sosyal dzenin zsel rasyonalite
(substantive rationality) ile somut bireyin maddi gerek
sinmeleri aras ndaki ak kan ve hassas dengeyi ;
antagonistik-olmayan, hiyerarik-olmayan bir oulcu
luun oluumuna imkan tanyacak bir dengeyi
gznnde tutmas gerekmekteydi .

Meta-znenin kimi sosyalistler aras nda yanl bir


feti olan planlama biiminde ortaya kan tahakkmc
ve totalize edici rasyonalitesinin altedilmesi ile birlikte,
ayd nlanma diyalektii iin ok nem tayan, Doa'nn
1 34
zerinde kurulu tahakkm de sona ermeye balayacak;
bunun yerine, i nsan ile Doa aras nda esas itibariyle
estetik bir iliki kurulacakt . 1 942 y l n n sonunda yaz
d "Gereksinim zerine Tezler"de Adorno bu gr
n yle anlatmaktayd :

Realite ile miimkii aras111daki huxii11kii gailimi urta


da11 kaldraca iri11 sanata so11 \'l!rffei11i
l'aadedehile11 .rn11f\ = toplum. h111111 yapt anda. sa
nat artk istis111arc111111 kullm11111111a lb11et et111ekte11
kurtaraca iin. mu kulla111111dan tccid olmu. se=gi
leri Doa ile ye11iden-da1111u yiilelmi olarak yeni
den halatacam da mad edehilmektedi/' .

Adorno'nun "estetik" ile tam olarak neyi kastetti


ini gelecek blmde i nceleyeceiz. Fakat gerek. bu
gnn toplumlarna ve gerekse bugnk toplumbilime
eletiri yneltirken hareket ettii noktann ge zamanla
rn Hegelgil rasyonalistlerinki ile ayn olmad n bura
da not etmemiz nem tayor.

Adorno'yu byle bir tutuma indirgemenin yan l


olaca kendisinin d e btn dierlerini sentezleyecek
toplumbilimsel bir meta-teori gelitirmeyi reddetmesin
den a ka bellidir. Genel olarak psikolojiyi , genel ola
rak toplumbilime kar konumlamas ve amprik ara
trmalar n karsnda toplumsal teoriyi de savunmas
Adorno'nun belirli teorileri analiz edi biimlerinde de
kar m za kyor. Simmel ve Mannheim gibi toplumbi
lim geleneinin nemli dnrlerini ihmal etmemekle
beraber, 4 5 asl dikkatle zerinde durduu, gelenein
devleri olan Durkheim ve Weber gibi toplumbilimciler
aras ndaki ikili ilikiler olmutur. al malar nda baka
yerlerde de grdmz gibi, rnein Schoenberg ve
1 35
Stravinsky analizleri, Valery ve Proust, George ve
Hofmannsthal analizleri, hep, bir figr dierine kar
ele almay ayd nlatc bulduunu gstermektedir. Ayr
ca , bunlar arasnda ortalama bir zemin bulmak yerine,
teorik ikililemelerinin (dichotomy) ard ndaki toplumsal
elikileri ortaya koyabilme umudu ile, her birinin birbi
rine kar eilimlerini iyice belirginletirmeye al
maktad r.

Almanlar n Ourkheim'e kar greli ilgisizliklerinin


de etkisiyle, Adorno, Webel'den ok Durkheim'in ne
mini ortaya koymaya al mtr46 . Durkheim'in stn
yanlarndan biri de toplumsal-olan'n psikolojik olan'a
indirgenemeyeceini vurgulam oluuydu. Bu tutum,
toplumbilimin vlger nominalizme kar glenmesine
(a lanmas na) yaram tr. Ayrca , Durkheim'in toplum
sal-olan znel bir belirleyicisi olmayan d sal bir kst
lama olarak kavramsallat rmas da, modern insan n
aktel deneyimleri asndan, doruydu . Modern insa
nn bu basklamaya, kst iamaya direnii bitip tkenme
noktasna gelmiti . Son olarak, Durkheim'in stn bir
dier yan da, toplumsal "gerekler" ile ahlak arasnda
ki birbirinden ayr lmaz denecek younluktaki ilikiyi
grebilmi oluuydu . Yeni-Kant dnrler ile
pozitivist dnrler bu ilikiyi nafile bir biimde red
detmekteydiler.

Fakat btn bu olumlu yanlarna ramen,


Durkheim'in toplumbilimi, Adorno'ya gre, psikanalizin
(bize ac veren) "sald rganla zdeleme"47 dedii du
rumun bir rneini oluturmaktayd . nk, gnmz
deki toplumsal btnn bastrc gcn yaln zca grp
tan makla kalmamakta , diyalektik-olmayan bir biimde

1 36
bu gc eyselletirerek, toplumun kendi bana varo
labilmi esas saymaktayd . Toplumsal bask ve kst
lamalara ayrcalk tand, kolektif bilinci nesnel bir ey
sayd ve ne zaman nne ksa toplumsal otoriteye
boyun edii iin Durkheim, esasnda, varolan durumu
hakl latran bir dnce gelitirmi bulunmaktayd . Bu
kusurlar n n bazlar Dreyfus Olay gnlerinde tek ba
na bir Yahudi entelektelinin duyabilecei endielerle
akla n p ksmen anlayla kar lansa bile, toplumbilim
almalar n n ounda tutucu eilimleri a ka grl
mekteydi.

Ayrca , Durkheim'in toplumu bir moral komnite


saymas da insann maddi gereksinmelerine ilgisiz
kald n ; bunlara kar , hatta , sakl bir husumet duy
duunu gstermekteydi. Bu husumetinin bir benzeri de,
toplumsal bask ve kstlamalar n ak l la a klanamaya
cak (irrational) bir ze sahip olduuna inanmasyd .
Rasyonaliteye kar belirli bir husumet duyduunu a
a vuran bu tutumu ise, Durkheim'i , bazlar n n kendi
sine zt biri sayd klar Bergson'a san ld ndan ok da
ha fazla yaklatrmaktayd . Freud gibi, Durkheim de,
fakat onun kadar imdiki sorunlar hep en eski gemie
balamak istemeksizin, modern toplumun esas n n ,
dinsel dayan ma n n belli kurallar oluturabilmi bir
toplumsal dzenin temelini meydana getirdii ilkel
gemite olutuunu savunmaktayd . Tahakkmn
nasl ortaya kt n somut toplumsal hayat -sreleri
iinde anlatabilecek bir oluum teorisinden yoksun bu
l unduu iin .toplumsal tahakkmn sona erdirilmesin i
m mkn klabilecek bilinlenme v e devrimci deiik
likler gibi konularda ileri srd nemli bir dnce de
yoktu Durkheim'in. i rrasyonel amalar arasal olarak
1 37
rasyonel klnm yntemlerle savunan tipik burjuva
anlay iinde kald iin, Durkheim, bilimsel bir yn
tembilim gelitirmeye al an, fakat bu yntembilimiyle
tutucu bir noktada saplan p kalm bir dnrd.

Ayrca, fetiistik formalizminden tr Simmel'e


de sald rmaktayd Adorno.

Adorno'nun Durkheim' okuma biimi, zellikle


Durkheim'in toplumsal btn iinde ara kurulular sa
vu nmas ve bireycil i i ihtiyatl bir biimde de olsa de
erli bulmas konular nda yer yer eksik say lsa da, bir
argma n n en temeldeki olas etkilerini tart rken a
bartmalara bavurmay yelediini gz nnde tutarak
ho grebileceimiz bir okuma biimi olmutur. Ayn
durum Adorno'nun Weber'i analizinde de sz konusu
dur. Weber'in almalar sava-sonras Almanya'da
Durkheim'in almalar ndan ok daha fazla tartma
konusu olmutur48 Toplumsal gerekler ile toplumsal
deerler aras nda kopar lmaz bir ili$ki bulunduunu
kabul ettii iin Durkheim'i ven Adorno, ayn nedenle,
bu ikisinin birbirinden ayr olduunda srar eden ve bu
tutumuyla baka dnrler zerinde etkileri olan
Weber'i eletirmitir. Fakat, te yandan, Weber,
Durkheim'in safa umduunun tersine, mutluluk verici
gzel eski dnyann yeni deerlerle bir kez daha kuru
labileceine inanmamaktayd . Yntembilimsel bak m
dan ise, her ikisi de dieri aracl ile dzeltilmesi ge
reken dnrlerdi. Weqer'in bireyci ve nominalist al
ternatifine oranla Durkheim'in holistic ve realist toplum
anlay n n yaanmakta olan aktel durumu ve toplum
sal koullar daha doru ifade etmekle birlikte yaanan
bugnk bu durumu, bu koullar eyselletirmekte ve

1 38
doal bir durum gibi gstermekteydi . Durkheim'in tersi
ne, Weber'in yapsal belirlenmilie kar , amac olan
toplumsal eylem zerindeki srar , ou kez bu amala
r teknik rasyonaliteye indirgemekte olsa bile, status
quo ya kar eletirel bir red (negation) say labilecek
'

nitelikteydi . Ayn ekilde, Weber'in karmak bir anlam


kmesini ifade edecek biimde kulland Verstehen
kavram da, toplumsal olgularn ey-benzeri bir doaya
sahip olduunu srarla syleyen Durkheim'in grne
oranla, ynetim altna alnm bugnk dnya iin uy
gulanmas zor bir kavram oluyordu. Fakat bu durumu
ile, Weber'de, Durkheim'de bulunmayan bir zelliin;
bugnk duruma kar rtk bir protestonum vcut
bulmas n salyordu. Ayr ca , toplumsal hayatn akl n
kabul edebilecei yanlar n aramay da stlendii iin,
isel olarak, Weber'in almalar Durkheimin'inkilere
oranla daha eletireld i . Toplumun akla uygun yanlar n ,
d a r b i r biimde, arasal v e formalist terimlerle dn
m olsa da Weber irrasyonel kolektivite nin otoritesine
Fransz meslekta kadar boyun eme yanls deildi.
Gerekten, Webern gelimesini inceleyip anlatt bu
rasyonalitenin tutarsz ve bulan k yanlar zerinde yap
t sabr isteyen analizleri, teknolojik ve brokratik
rasyonalizasyonun "ince perdesi"nin gnmzde bir
"demir kafes"e dnd yolundaki nl saptamas 49
esas olarak tarihsel-olmayan Durkheim toplumbilimine
kar olduu kadar ortodoks Marxizm'in inand rc g
rnen iyimser tarihiliine kar da yararl bir dzeltici
olmaktayd . Az ilerde greceimiz gibi, Adorno'nun bu
srecin mzik zerindeki etkilerini anlama tarz da,
Weber'in kendi rasyonalizasyon konseptinden yola

1 39
karak mzik zerinde yapt nc almalara ok
ey borluydu.

Ksacas , Adorno iin Weber'in dnceleri


Durkheim'in yanl lar n dzeltmek iin gerekliydi. Tpk
Weber'in dncesindeki yetersiz yanlar fark etmek
iin Durkheim'in almalarna bakmaktaki yarar gibi.
Adorno'nun bir keresinde ok farkl bir konuda , yksek
sanat ve dk sanat konusundaki muhalefeti ile ilgili
olarak Benjamin'e yazd gibi, " Bunlar n her ikisi de bir
btn olan zgrln birbirinden ayr dm iki yar
sdr; ne var ki, bu btnle eklenip btnlemeleri de
sz konusu olamamaktad r"50 . Bu ikisinin totallemi bir
tarzda bir araya gelmelerini engelleyen ise, her ikisinin
de izafe edildikleri nesne olmaktad r. nk, "ada
toplumsal yap n n irrasyonellii , teorik dzeyde, rasyo
nel bir biimde aklanmas n gletirmektedir"5 1

Daha nce ileri srdmz gibi, eer Adorno'


nun kendi teorisi byle bir totalletirmeye kar direnen
bir teori olmu ve totalletirecek yerde birbiriyle uyu
mayan itkilerin oluturduu gergin bir g-alan na d
ntrecek bir zmlemeyi amalamsa, onun tarih
felsefesine eletirel bir biimde yakla m bu eilim iin
verebileceimiz ve baka hibir yerde bulamayaca
m z ok ak-seik bir rnek oluturmaktad r.

Adorno'nun psikolojik ya da bireysel boyut ile,


toplumsal ya da btnsel olan aras nda mutlak bir uyu
um oluturmaya ynelik totalize edici grlerden
yana olmayan genel teorisinin tarih felsefesi alan ndaki
eletirel yakla m n ise, onun negatif diyalektiinin
psikolojik ve toplumbilimsel boyutlar n deerlendirme
m izi sonuca balamak zere, imdi ele almaya al a-
1 40
caz. Bu blm byle bitirmemiz, az nce belirttii
miz Weber'in rasyonelletirme teorisi ile Adorno'nun
mzikolojisi aras ndaki balantdan dolay , belki de ok
uygun olacaktr. nk, Adorno'nun negatif tarih fel
sefesi onun psikolojiye ilikin konulardakiler kadar kl
trel konulardaki almalar iin de temel tekil etmi
tir. Kltre ilikin konulardaki almalar n gelecek
blmde inceleyeceiz.

Adorno'nun tarihin seyrine ilikin speklasyonla


r n , bunlar zaman iinde insanln ille de gelime
gsterecei yolundaki tam anlam ile pozitif anlay a
hibir ekilde yakn dmedii iin, "negatif' terimiyle
nitelendirmek zorundayz. Benjamin gibi, ister burjuva
gelime idea's, isterse sosyalist bir gelecein kanl
maz olduu eklindeki diyalektik materyalist inan ol
sun, Adorno da ayn izgi zerinde ilerleyen bir geli
meci emaya kesinlikle kar km tr. Adorno, doru
sal bir gelime ya da sosyalist toplumun ka n lmazl
inancnn tersine, yaanan gn zerinde gemiin hala
sren etkilerini nemle vurgulamt r. Fakat, te yan
dan, ok uzak da olsa, tarihin bugne kadarki seyir
biimindeki srekliliin kesintiye urat labilme olasl
n da vurgulam tr. i lk vurgulamas, birbirine kart
konumda deerlendirmelere varan, farkl iki tarzda ifa
desini bulmaktad r. Biri ncisi, gemiin bellekteki anlar
formuyla bugnn iinde yeniden kendini gsterebil
mekte oluudur. Bu durum, nceki kuaklarn topyan
umutlarn n ve eletirel enerjilerinin canlln srdr
mesini salamaktad r. kincisi ise, yeni imi gibi gr
nerek "hep-ayn" olan n, deimez bir kader gibi, ken
dini tekrarlamas biiminde yeniden ve yeniden kendini
gstermesidir. Bu ise, bask altna alnm ayd nlan-
141
mann geri dndr (baskdan kurtulup yeniden y
zeye kdr-. ) Sonuncusuna, Adorno'nun gelecekle
ilgili olduka zayf midine gelince, bu midi, ok daha
sk ifade ettii umut krklna oranla pek ender rastla
d m z topyan n umutsuzluk iinde olumlanmas nda
dile gelmektedir. Ne var ki, oklar n n onun bir ktm
ser olduunu ileri srmelerine ramen, Adorno, "sanki
total bir teoriymi gibi kendisiyle yetinmeyen bir negatif
teorinin umudu iinde barndrabileceini ve (total bir
sistem olmamann) negatif diyalektiin sunduu umut
biimi olduunu"52 hi unutmamtr.

Adorno'nun negatif tarih felsefesinin kompleks


yaps n kavrayabilmek iin, analitik amalarla, onun
entelektel almalar ndaki birbirine zt oluturucu
eleri ele alp incelememiz yararl olacaktr. Hegelgil
Marxist yakla m n n a r bast al malarnda
Adorno birok bak mlardan Lukacs' nkine benzeyen
geici bir ema izlemitir. Bu almalarnda yalnzca
kapitalizmin ykselmesi ve dnyadaki yayg nlamas
nn dnya tarihi as ndan nemini vurgulamakla kal
mam; ayrca, bu srecin dorua ulat ann burjuva
bireyi ykseliinin en ileri uca vard ve proleteryan n
henz yeni yeni b i r araya gelmeye balad O n doku
zuncu Yzyln ilk yars olduunu da savunmutur. Bu
ereve iinde, sk sk, "snf sava n n toplumun her
yerinde yer alm bir grup olan orta snf ile, toplumun
neredeyse d nda kalm bir grup olan proleterya ara
snda bir atma eklinde kendini gsterdii 1 848 yl
n n ncesindeki ve sonrasndaki dnemden"53 olumlu
bir dille sz etmitir. Felsefe as ndan bak lacak olur
sa, bu dnem Hegelin ykseldii; gerek pozitif ve ge
rekse negatif diyalektik felsefenin temellerinin at ld
1 42
dnemdir. Kltrel alanda ise, ayn dnem Goethe'nin,
Balzac' n, ve Adorno iin hepsinden nemlisi Beetho
ven'in birbirini izledii dnemdir. Bu kiiler, Adorno'ya
gre, zne ile nesne arasndaki dolaymlanm birlikte
liin knden nceki yksek burjuva kltrnn
zaferini temsil etmekteydiler. zellikle Beethoven, "orta
dnemi" denen y llar nda, aktif znenin niyetini nesnel
bir form iinde temsil edebilen hakiki totaliteler olan
sanat rnleri yaratabilmitir. Dier Hegelgil Marxistler
gibi Adorno'nun da bat kltrnn gerilemesinin, hatta
"decadence"nn bu dnemin bitiminden itibaren bala
dn dndn Lukacs' n eski rencisi Ferenc
Feher ileri srmektedir. Feher, Adorno ile Lukacs'n
birbirlerinin tam tersi konumda olular n n da Adorno'
nun bu farkl bakndan kaynaklandn sylemektedi r54 .

Feher'in bu konuyu yeniden ele alp byle de


erlendirmesinde ok doru yanlar var. Fakat
Adorno'nun tarih felsefesindeki birbirine eit a rlktaki
kart grlerin ve eilimleri n yer aldn yeterince
nemsememie benziyor. Her eyden daha a k seik
olan noktalardan biri, estetik modernist yan ile
Adorno'nun yak n dnemdeki gelimeleri deerlendir
mekte Lukacs gibi konvensiyonal Hegelgil
Marxistlerden farkl bir izgide oluudur. ekingen bir
tav r iinde burjuva yksek sanatnn yitirilmi bulunan
altn a na gizli bir nostalji duymak yerine, Adorno,
ister burjuva gerekilii gibi, isterse proleterci gerek
ilik gibi grnsn, "sal kl" bir gerekiliin ya da kla
sisizmin restorasyonu arlarn her defasnda red
detmitir. Gerekten de, Adorno iin geriye ynsemeli
dnceler, gerek psikolojik ve gerekse toplumsal ya
da kltrel ynden kuku ile baklmas gereken olgu-
1 43
lard . Rimbaud'dan itibaren, diye ileri sryordu
Adorno, hi deilse eski sanat form'lar n n masumca
yeniden ihya edilmesinin mmkn olabileceini red
anlamnda, mutlak bir biimde modern olmak gerek
mektedir. Gerekten de, Adorno'nun o kadar hayran
olduu Schoenberg'in "yeni" mzii bile "yalanabil
mi"55 ve Stravinsky'nin son gnlerindeki on-iki ton
d izisine dnnde grld gibi otantik olmayan bir
restorasyonun nesnesine dnmt. Yak n gnlerde
Adorno'ya yneltilen bir eletiri ksmen hakld r. Adorno
da kendi sylediklerine sonuna kadar uygun davrana
mamtr. O da, her zaman "yeni" kalamam; klasik
lemeye balam tr. Bir anlamda, avant-garde'n l
mnden sonra geerlilii kalmayan bir tr klasik
modernizmin savunucusu gibi grnme durumunda
kalmtr56 Fakat btn bunlara ramen, Adorno, daha
ortodoks Hegelgil Marxistlerde grlen restorasyonu
beklenen devrime bal bir kltrel btnln yitik
a na duyulan nostaljiyi hibir zaman paylamam ve
bunu reddetmitir.

Adorno'nun Hegelgil Marxizm'den daha da kesin


biimde farkl olan yan ise, onun, "bunalm dnemin
deki bir kltrel manderen" oluudur. Bireyci dnemi
sras ndaki burjuvazinin baar larna duyduu sayg
bakm ndan. ksmen. Lukacs'la bu konuda ayn tutuma
sahipmi gibi gr(lse de, bu baarlar reel "kltre"
deil de temeli oluturan "uygarla" ait olgular sayd
iin, Lukacs'a oranla, bunlar n kapitalizmin ykselii ile
ilintili olduunu kabulde ok daha ihtiyatl ve mesafeli

1 44
olmutur Adorno.' Ayrca , bu baar lar n gelecekte
proleterya tarafndan yeniden canland r l p yenilenebi
leceini syleyebilmekte de, ok daha fazla, ihtiyatldr.
Byle dnmesinde ise, Weber'den rendii brok
ratik, arasallatrc , formel rasyonalitenin karanl k
yanlarna ilikin grlerin zellikle nemi vardr. Ona
hi de dosta bakmayan eletiricilerinin Adorno'yu her
trl intellecf in romantik bir dman 5 7 olarak nitelen
dirmelerinde kendilerine dayanak aldklar bilime ve
.teknolojiye kar Adorno'nun duyduu nansl gven
sizli kte de, gene, Weber'den rendiklerinin rol vardr.
Adorno'nun dncesindeki bu eiliminlocus
classicusu ise Aydmlanmanm Diyalektii olmutur. Bu
almada, Bat 'daki ilk kopmann, kapitalizmin ykseli
inden ok daha nce ilk iblmnden itibaren; _yani,
znenin nesne'den ayrlmas ndan ve Doa zerinde ilk
tahakkmn kurulmas ndan itibaren balad ileri s
rlmektedir. Aydmlanmanm Diyalektit'nde kapitalizmin
meta formu daha nceki bu olaylar n bamls kabul
edilmekte; ve btn bu gelimelerin, ka n lmaz bir
kader gibi, geen zaman iinde, hor grlm Doa'nn
bir anlamda cn almas sayabileceimiz bugnk
faizme gelip dayand sylenmektedir.

Solcu muhaliflerinden ok, kltr hayat ndaki d


krkln paylam aya eilimli sa kanat yazarlarda
grdmz bir buruklukla Adorno ve Horkheimer
mitik d ncenin yerine gemek isteyen , fakat ger
ekte onu tekrarlamaktan te gitmeyen
rasyonalizasyonun umulmayan sonular n ayrnt lar

Bylece, bu baarlar Lukacs burjuvaziye atfederken.


Adorno ok daha nceden beri insanln srp gelen tari
hine, birikimine atfetmi oluyordu-.
1 45
ile ele almlard r. Bir yorumcunun deyiiyle, bu
"retrogressive anthropogenesis"in 58 sonular
(tazammunlar) ise Negatif Diyalektil<te grlen ve sk
sk alnt lanan u ac szlerle dile getirilmitir: " i nsanl
n vahetten insanca bii gelimeye doru ilerlemi bir
tarihi yoktur. Olan tarihi ise, sapandan, megatonluk
bombalara ynelmitir" 59 . Adorno'nun tarih felsefesini
tek ba na ifade edebilecek szler olarak ele alndn
da bu syledikleri onu eletiren yazarlardan birinin u
sonuca varmasna neden olmu bulunuyor: "Marx'd a
tarihin kutsallatr l p yceltilmesi diye eletirilen anla
y, Adorno'da tarihin "iblisletirilmesine" dnm
bulunuyor. Hegefde mahkum edilmi, telin edilmi ey,
imdi yeniden itibar kazanyor: Radikal er - ya da
eytan, - bylece, Dnyann Tin'i konumuna getirilmi
oluyor'6.

Bu sylenenler ksmen hakl ise de, bunlar


Adorno'nun kendisinden nceki dnce geleneklerin
den miras ald dier birikimleri karsnda tek-yanl bir
deerlendirme olmaktadr. Yukardaki alntdaki dinsel
sylem Adorno'nun m iras ald bu birikimlerden birinin
kaynan n ne olabileceini aklyor. Onun dncesin
deki Yahudi geleneinden geliyor bu ierik. Burada da
birbirine zt iki etki sz konusudur. Maher dncesin
den ya da onun izlenimlerinden etkilenen Adorno,
Auschwitz'i, tarih'e Mesihgil bir mdahalenin tam da
beklenmesi gereken bir an; tarihin kurtulua ya da fela
kete ynelme ncesi l noktas oarak deerlendirmi
tir. Fakat ne var ki, Auschwitz, onun iin Mesih'in deil
l blis'in duruma mdahale ettii bir an olmutur. Bu ne
denledir ki, tpk bir H ristiyan' n lsa'dan nce ve lsa'dan
Sonra demesi gibi, Auschwitz'den nce ve
1 46
Auschwitz'den Sonra diye tarihi ikiye ay rmtr. Bu an
lamda, tarih ille de her gn biraz daha cehenneme yak
lamas gereken bir sre saylm deildi. Tersine, ta
rih, zellikle Hiroima'dan al nacak derslerin de etkisiyle,
bugne kadarki seyrinden ok farkl bir gelime izgisi
izleyebilecek biimde, radikal bir kopua da hazr bir
sreti Adorno'ya gre. Fakat bu dncesinde, bu tr
Mesihgil bir mdahale ile tarihin seyrinin deiebilecei
grnde, Benjamin'in hep umutla bekledii, Adorno'
nun ise btnyle terk edemedii, ekilen aclara bir son
verecek kurtarc an konseptinin etkileri vard .

Son olarak, Adorno'nun negatif tarih felsefesnde ,


belki de, ksmen, birlikte birok dncelerinden etki
lendikleri Nietzsche'den gelen proto-deconstructionist
bir e de vard . Adorno bugn yitirilmi bir bolluk ve
zgrlk dolu ilk gemiten kuku duymakla kalmyor,
diyalektik gelimeyi ya da kltrel k kesintiye
uratabilecek yinelenmelerin olabilecei konusunda da
hayli duyarl bir tutuma sahip bulunuyordu. Daha
1 932'de yazd "Doal Tarih ldea's zerine"61 bal kl
al masnda bile, Doa' nn hareketinin a rl ile
tarihin dinamizmi zerinde durmu ve bunlardan birini
dierinin nceliini geersiz k lmak iin kullanmtr.
Modernizm tartmalar nda bile, (yabanc lama'dan
nceki-.) arkaik-olan'n yeni formlar iinde geri gele
bileceini; en tarihsel olann bile " Doallatr labilece
ini" hep sylemitir. Adorno iin, modernizm ve mo
dernleme, yap lar n progressive bir zlme urad
; "katlgan her eyin buharlap havaya kart"62 bir
sreten; byle, tek bir boyutu ile ele alnabilecek bir
s reten ibaret deildi. Hala kitle toplumu analizlerinin
deil, sn fsal analizlerin uygulanmas gerektii konu-
1 47
sundaki srar ve savunusunu daha nce grm ve
i ncelemitik. Ayn ekilde , ideolojinin maskelemeye
alt , fakat hala etkin olabilecek durumda bulunan,
ne var ki art k varln sakl bir biimde srdrmeye
alan eleri de hep gz nnde tutmaya, bunlar
unutmamaya zen gstermitir.

Yani, Adorno "hep-ayn " olan n bugnk gcn


vurgulam olmakla beraber, bunun varlnn gele
cekte bir gn ortadan kaldrabilecei umudunu da hi
terk etmemitir. Bir karesinde syledii gibi, "Yalnzca ,
yaanan en son zamann hi deimeyen zaman oldu
unu bilebilenlerdir ki, farkl olann gereklemesine
yard mc olabilirler"63 Adorno'nun gerekten yeni ve
gerekten farkl olana duyduu dinmek bilmeyen arzu,
onun, irade d, karnaval maskaras gibi olan ve hep
durmadan kendini tekrarlayan indirgenemez farkllikla
rn yaand bugnk toplumu olumlayan
deconstructionist eilimden etkilenmesine engel ol
mutur. Bir keresinde Habermas'n iaret ettii gibi,

Adorno 'nw Negatif Diyalektik 'ini ve Estetik Teori '


sini cic/c/i hir hic,:imde e/eall{> kuhul edecek olursak \'e
B.:ckell 'ten cl1111111c h.:11=e.w11 hu sch11eyle arcmu=dc
helirli hir 111e.wf!yi korychilirsek J:rc/ifm= (/w
yall) kmrc1111.\'lll/c11r111ak ii11 hir tr poststriikiiralis

ol111c11111= K.:rekec.:kir. Aclomo ise hic,: /)(l'le yap111a-

1111tr. 011u11. hiiyle hireyi Eletirel Teorinin diiii11sel


111ira.rnw hir ihcme .\'lraccfe111da11 lic,: kuku duyma
mak g.:reki. 1. .

Ya da, ne denli Nietzsche'ci grnrse grnsn,


tarih felsefesi as ndan ifade edecek olursak, Adorno
gerekten yeni ve farkl olmayan bir hayatn hep kendi-
1 48
ni yinelemesinin sonsuza dek srecei inancn hibir
zaman kabullenmemi; byle bir eyi, gerekli ve iyi
olduunu dnp olumlamaya hi yanamamtr.

Adorno'nun birbirleriyle atan bu dnyevi e


malar ndan sonu olarak ortaya kan ise, onun, her
hangi bir pozitif tarih felsefesinin zc sonular ve
rebilecei ; zellikle, byle bir tarih felsefesinin i nsa
n n gerek inisiyatifinin ve gerekse ektii alar n bir
yce yasa adna grmezden gelinip ho grlebildii
theodicy'ye durumunda bunun byle olaca konu
sunda kkl endie ve kukular duymas olmutur.
Adorno'nun ve Horkheimerin Aydnlanmann Diya
lektif nde uyard klar gibi,

Tarih felsefesi Hristiyanlkta ortaya km bulunan


bir sreci tekrarlamaktadr:

Var!tif1111, yaamn ac:ilarm hakk saydan merhamete


horlu l'ilik tarihin seyrini helirleyen ve nihai zaferi

getirecek hir g<,: olarak. sr gihi saklanmaktadr. Bu


iyilik dnyanm ruhu ya da ikin b ir yasa gihi

iJolletirilmektedir. .. Birletirici hir teorinin


korrela.\vonu re ina edilmi h ir ey olarak. vi ol-
111aka11 ok dehet reric:i olan tarih karsmda dn

ce. gerekte, negat!l hir e olma durumundadr. Da


ha iyi koullara duyulahilec:ek h ir umul varsa - l'e bu

yalm=ca hir aldan1111 deilse - hyle hir umudun hu

koullarca glenc:e alma almnu. kahc ve sonu/ ni


telikte olduuna grenmek yerine. kkleri. herkesin
yaamakta olduu ortak aculan g alan eylere d
y11/a11 scrgya dtvaulm/num gerekir65

1 49
Fakat sylenen bu umut bir aldanmdan ibaret
olmasa da, temellerinin nerede bulunduunu grmek
Adorno'nun psikoloji ya da toplumbilim analizlerinde
kolay olmamaktad r. Ynetim altna alnm dnyann
totalize edici i ktidarna kar direnie temel olabilecek
belirli toplumsal gler ya da yap lar yoktur. Dsal olan
toplumun gitgide artp younlaan mdahalelerine kar
srekli dayanabilecek ve toplumsal-olana indirge
nemeyecek bir psikolojik alt-katman da yoktur66 E lbette
ki, Adorno'nun anlayna gre, status qi.o'nun muha
fazasna yarayacak biimde arasallatrlamayacak ve
gerekten dntrc ilev yklenmeye aday bir siya
set de yoktur. Gerekten de, Eletirel Teorinin kendisi
nin dnda, zgrleim beklentileri iin tutunabilecek
tek dal olarak, Adorno'ya gre, Stendhafin "mutluluk
vaadi" dedii sanat kalmaktad r. Son blmmzde, bu
nedenle, Adorno'nun ada kltr hayatn n gitgide bu
tr sorunlara kar duyarl krelmekte olan kakofoni
sine ramen, topyann hala sren solgun kalp atla
rn n nereden geldiini bulabilmek iin yapt gerek
ten nemli al malar zerinde duracaz.

1 50
4. Maniplasyon Olarak Kltr;
Kefaret Olarak K ltr

'in dem, was man Philosophie der Kunst nennt, fehlt


gewhnlich eins von beiden; entweder die Philosophie oder
die Kunst.' 1
FRIEDRICH SCHLEGEL

"Kltr", Raymond Williams' n yak n gnlerde be


lirttii gibi, " ngiliz dilindeki anlamca en karmak iki
szckten biridir"2 . Btnyle ayn ierikte olmasa da,
On sekizinci Yzylda Civilization3 anlam nda kullan
ndan gnmze dek Alman dilindeki Kltr szc
iin de ayn ey sz konusudur. Yirm inci Yzy l ente
lektelleri aras nda kltr szcnn oklu anlamlar
ve bunlar n elikir. sonular konusunda, Alman dilin
deki Kltrden, Anglo-Amerikan culture dnyasna gi
ren , sonra yeniden Alman kavramsal dnyasna dnen
ve hangi anlam dnyas ndakini yaarsa yaas n , her
ikisini de kendine yabanc sayan Adorno kadar duyarl
lk gsteren dnr ok ender olmutur.

151
Adorno'nun bu konuda en cezbedici yan , szc
n her anlamn kapsayacak kadar ok sayda ve ie
rike ok zengin yazlar yazarak kltr konusunu ince
lemi oluudur. Psikoloji, toplumbilim ve belki felsefe
konular ndaki almalar n n bile, bu konularda daha
nceki yakla m ve tutumlar n bir anlamda eletirisi
olarak yazlm almalar olmasna karl k, kltr
sorunlarna ilikin analizlerinin birincil materyalle ok
daha yak ndan balant l almalar oluudur. Bir m
zisyen ve kompozitr olarak, sanatla ilgili bu sorunlar
yetkin bir biimde inceleyebilmitir. Thomas Mann' n
Doktor Fausfunun yaz m ile ilikisinin gsterdii gibi,
edebiyatta da yalnzca bir eletirmen olman n ilerisinde
bir yaknl ve yetkinlii vard . Gerekten, denebilir ki,
eletiri yazlar n n ou bir sanat rnymesine
a rtistiktir4 . Ayn konularda yazlm sosyal bilim al
malar ndaki sylemden farkl l onun bu yan ndand r.
Quasi una Fantasia'da5 grdmz gibi, kimi zaman
metnin yapsn sanki bir mzik bestesiymi gibi yap
land rabilmektedir. Metinlerinin bu uuan yaps ile
Adorno bu adan kendisi ile karlat rl malar pekala
mmkn gzken deconstructionisflerin bir habercisi
gibidir6 . Yazlar , yazd metinlerin birer eletirimi, yok
sa birer sanat rn m olduuna kolay karar vereme
yeceimiz kadar, ikisine de yakn, ama ikisini gene de
birbirine kartrmayacak niteliktedir.

Kltrden sz etmek, daha szn ba nda, bu


szcn antropolojik anlam ile elitist anlam aras n
daki kartlk zerinde durmay gerektirmektedir. Ant
ropolojik anlamyla kltr, en az ndan Herder'e dek
uzanan bir gemiten beri, btn bir hayat tarzn ifade
etmektedir: Pratikler, riteller, kurumlar, insan yapnts
1 52
ara gereler ve eyler, metinler, idea'lar ve imgeler.
Elitist anlamyla kltr ise, saray evresindeki konuma
ve davranlardaki sunilikten uzak, insann i zenginli
ini yanstan sanat, felsefe, edebiyat, bilim adaml ,
tiyatro, vb., gibi "eitimli" insann insan' insan klan
ura ve meraklar" anlamna gelmekteydi . nemi gi
derek azalan dinin bir benzeri olarak kltr, 1 9. yzy lda
insann en soylu baarlarn n ve en yksek deerleri
nin biri kimlendii "popler" ya da "folk" kltrden . oldu
u kadar "uygarln" daha ok maddi nitelikteki baar
ve rnlerinden de ayr tutulan bir alan olarak ortaya
kmtr. Bu tan m n inkar olanaksz hiyerarik ve
elitist yanlarndan tr, bu tr dar anlamyla kltr
anlay lar , kltrn karma k yapsn toplumsal
tabakalanmalarla aklamay yeleyen poplist ya da
radikal eletiriciler taraf ndan kabul grmemektedir.

Adorno'nun kltr ok-anlaml bir yaklam la ele


alp i nceledii al malar kltr hayat nn birok yanla
r n kapsayacak kadar eitlilik gstermektedir. Yaban
c bir ortamda yaayan bir mlteci olarak, kimi zaman
bir kltr antropolou gibi, geldii lkenin onun iin
yabanc olan pratiklerini aratrp anlamaya alm
gibidir. yle ki , ou kez keskin bir grle, hayvanat
bahelerinden tutun da boanma pratiklerine, jogging'
den tutun da uyurge.-;:erlie, zeka testlerinden tutun da
occultism'e kadar birok konuda incelemeler yapm ,
yaz lar yay nlam tr. Kltr geni kapsam iinde alp
incelerken, bu i lgisinin temelinde, materyal realite ile
manevi realite aras ndaki kar lkl-etkileime olan i
nanc bulunmaktad r. Hayatn olaan yanlar ile ilgisi
olmad sylenen yksek kltr alan ile, insan n ilgi
ve gereksinmeleri zerinde de duran gndelik hayata
1 53
daha yak n kltr alann soyut bir biimde, rnein
Kant estetii biiminde birbirinden ay rmak, btn kl
trlerde, duyumsal yan ok daha genel kapsaml olan
gelecekteki mutluluun somatik bir profigrasyonunu
ihtiva eden hedonist momentin inkar edilmesi demekti.
Kald ki, kltr yalnzca maddi konular n stnde bir
ey say p yceltmek, kavramn eletirel potansiyelini
gszletirmek olmaktayd . "Kltr ve Ynetim" zeri
ne makalesinde yazd gibi, "Ntralizasyon sreci
kltr ayr ve dsal bir ey, praxis ile mmkn her
hangi bir balantdan uzak bir olgu olarak dnmek -
onun, usanmadan kendini pisliine bulat rmama he
vesinde olduu toplumsal sistemle btnleti rilmesini
mmkn klmaktad r" 7 .

Ayrca, Adorno'nun Marxist yan da, kkeninin


toplumsal eitsizlikten kaynaklandn unutmaya al
an ve bu utan verici yan ndan habersiz gzken bir
kltr kavramna hi ven duymamaktayd . " Btn bir
kltr" diyordu srarla, "varl n retim alan ndaki ada
letsizliklere ve bir o kadar da ticaretteki hakszl klara,
aldatmacalara borludur"8 . Kltr toplumun stnde
bir dzeye aitmi, toplumdaki kstlamalarla hi ilgili
deilmi gibi gstermek modern hayat kuatan tahak
kmc totaliteyi gzard etmek olur. Gerekten de,
diyordu Prizmalarda, "Kltrel eletiri de, en byk
kltr, bylesi bir kltr kavramn n ta kendisidir. n
k hibir gerek sanat almas, hibir hakiki felsefe,
kendi anlamlar gereince, kendi ilerinde henz ken
dilerini t ketip kendileri iin varl k kazanm deildir.
Sanat almalar ve felsefeler, kendilerini ayr tutmaya
zen gsterdikleri bugnk aktel hayat-sreci ile ili
kileri iinde varl k srdrebiliyorlar hala" 9 . Gerekten
1 54
de, belirli sanat al malar n ak nlam bylesi bir
k ltr kavramn tasarlamak tehlikeli bir gelime ola
cakt Adorno'ya gre. "Kltrden sz etmek," diyordu
Adorno ve Horkheimer paradoksal bir biimde, "daima
kltre kart olmutur. Genel bir gsterge olarak kl
trden sz etmek, bir embriyon biiminde, kltr y
netim ilikileri alan na kapatacak olan ematizasyonu
ve kataloglama, snflandrma srecini de iinde bar n
d rmaktad r" 1 0 .

Fakat, Hegelgil Marxist yan ile, paralardan biri


nin feti konumuna getirilmesinden kanan holistic bir
analizin gerekirliliini srarla vurgulayan Adorno, ayn
derecede, paralar bar ndran btnn iindeki indir
genmesi olanaksz el ikilerin varolularn grmek
gerektiinde de srarl yd . Bu elikilerin en temei nite
likte olan ise, daha nce belirttiimiz gibi, Ayd nlan
mann diyalektiine temel tekil eden zihinsel emek ile
bedensel emein birbirinden kopar l p ayr lm oluuy
du. Elitist anlamda betimlenen kltr kavram ile, btn
bir hayat tarz olarak kltr anlay aras ndaki gerilim
de, asl nda, ite bu ok eski ayr mdan kaynaklanmak
tayd . Bu gerilimin ortadan kald rlmas Adorno'nun en
bata gelen arzusu ve tutkusuydu . Ama , zmn va
rolan kltrn iinde mmkn olamayaca n ; yksek
kltrn bugnk gndelik hayatn kendi dzeyine indi
rilmesinin ise, bu kltrn zgrleimci potansiyeli
realize etmeden ortadan kaldr lmas anlamna gelece
ini biliyordu.

Bu nedenledir ki, diyalektik bir kltr teorisi bir


yandan kltr ve maddi hayat aras nda varolduu
sylenen soyut ikili kartla; bir yandan da, en az

1 55
bunun kadar soyut, bu ikisinin farkl eyler olduunun
grmezden gelinmesine yz vermemek zorundayd .
Minima Moralia'da " Banyo suyu ile ocuk" balkl bir
aforizmada bu argmann yle anlatmaktayd :

"Kltrel eletirinin mot(fleri urasmda en uzun ge-


111ie sahip olanlardan ve en nemlilerden b iri u ya
lwubr: Kltr ivlesine h ir toplu111 ya111lsu111a.H yaratr
ki. hijyle hir topl11111a la,Vlk insan dalc do111amtr:
htiin insan rnlerine temel tekil eden 111addi ko
ullardan tvn hir alambr: ve h u rahatla111a ile. hu

kwd1r111aca ile. bugnk aroluumu=u belirleyen


kt ekonomik etmenlerin srp gitmesini salar. Bu
kltr an!ty hir ideol<?iidir e daha ilk haktu bur
juva iddet doktrininde de . hunun karllmda da:
Niet=scle 'de de. Marx 'da da hunun ortak hir iizellik
olduu anlallr. Fakat ta111 da hu kltr a11lay111111
kendisi. tpk yalana ilikin rarmalarda olduu gihi.
phe vwdml'I hir biimde ideol<?ie d11111e ei
"1 1
limine sahiptir

B u tersine evrilmenin nedeni, Adorno'ya gre ,


bylesine ie yaramayan; kltr , bylesine, dpedz
status quo'nun ideolojik bir yans mas na indirgeyen bir
kltr anlay n n yksek kltrdeki ayn gle kar
koyan itkilere de hakszl k ediidir. Kltr szcn
ne zaman iitseler elleri tabancalarna giden, gerek
sada ve gerek solda yer alp da kltrn kirli yanlar n
ortaya serip dkmeye merakl baz yazarlardan farkl
olarak Adorno kltrn ideolojik boyutu zerinde dur
duu kadar eletirel boyutu zerinde de durmutur:
.
. Yaad11111z maddi realite deiim deeri dnyas
olduu srece. kiiltiir hu diinyanm tahakkmn kahul
1 56
etmeyi ne kadar reddederse etsin. hu reddedi. varo
lan var/1111 srdrd srece, yamlmasdr. ( 'nk.
u h ir gerek ki. =gr \'e drst hir deiim
(exclange) hir ya/mdr: onu reddetmek. inklir etmek
saklanan lakikallen. eriilememi lakikallen de sd=
etmektir: Meta dnyas111111 oluturduu yalanm kar
s111da. hu yalam inkdr i-in sylenen yalan hile hir dii
=elt ic:i olmaktadtr " ' -' .

Gerekten de, k saca inceleyeceimiz nedenler


den dolay , Adorno beendii sanat almalar ile be
enmedikleri arasndaki ayrc snr , sanat al mala
rn n bu adan tutumlar n n, konumlar n n ne olduuna
bakarak belirlemektedir.

Diyalektik kltr eletirisine den, bu durumda,


ne akl n nesneden, sanatn ynetimden, kltrn uy
garl ktan ayr dm bulunuunu yceltmek; ne de,
bunlar birbirinden ayr dmemiler gibi, gerei
gzard etmektir. Diyalektik kltr eletirisi, nesnel ie
rii ve tad mutluluk vaadi, ancak, kendisinin geni
anlamdaki kltr dzeyinde yayg nlap genelletiril
mesiyle gerekletirilebilecek olan yksek kltrle de
ilgilenmek zorundad r. Bu yksek kltrn bugnk ve
gemiteki toplumlar n materyal koullarna ba m l
oluu, onun mutluluk vaadinin gerekletirilmesini pe
inen nlemektedir. Bu yksek kltrn radikal zellik
lere (el'ere-.) de sahip bulunan bulankl (kesin bir
biimde u yana aittir denemeyecek karma kl -.)
zerinde nemle durmak gerekmektedir. Dier bir de
yile, elit kltr anlay ndaki eletirel enerjinin antro
polojik anlamdaki kltrn ideolojik ilevine kar hare
kete geirilmesi; bu arada da, antropolojik anlamdaki

1 57
kltrn progressive itkilerinin (impulses) elit anlamdaki
kltrn tutucu etkilerine (implications) kar konum
land rlmas gerekmektedir. ( "

Gnmzn krlmalara uram kltrel realite


sindeki zgrleimci potansiyeli kurtarmak iin,
Adorno'ya gre, onun ikin ve ak n eletiri adn ver
dii yakla mlar birlikte kullanabilecek karmak bir
yntem gerekmektedir. Kkeni Schleiermacher ve
Dilthey' in hermeneutic geleneine 1 3
uzanan ikin yak
la m , kltrel eletirinin eletirmek istedii kltre sk
skya ve iten bal olduunun anla lmas ndan yola
kmak zorundad r. Mannheim zerine yazd bir ma
kalede uyard gibi,

Mannheim '111 'ha/antlSI= ' ('{ree:flaoting) sayarak


inelligensia :YI ycelt iine verilecek yam hunlarm
' Varolandan kk/endikleri yolundaki reaksiyoner

nerme_vi syleyip gemek deil: halan.'il=m gihi


grnmeye alan intelligentsia 'n111 deitirilmesi
gereken ve kendisinin de eletirir gihi gzkt va
rolandan hayal hulduunu hu inte/ligensia 'nn yz
ne vurmak olmaldr 14

lntelligentsia'nn bugn varolandan hayat bulmu


olmas, eletirinin bunlarn kltrndeki deerleri sorgu
lamak iin elverili bir yana sahip olmad anlamna

(+ Basit anlamdaki kltr hayatn, yksek kltrn olumlu


eleri aracl ile eletirilmeli; yksek kltrn sradan in
sanlar hor gren ve bugnk hayat deitirmemeyi st
lenmi yanlarn da, onun temelini neyin oluturduu gs
tererek etkisiz klmal. Antropolojik anlamda kltrdeki, ya
ni btn bir hayattaki canlln srdren mutluluk beklen
tisini elitist kltrn tutum etkilerine kar konumlandrmal,
anlamnda-.
1 58
alnmamaldr. nk, ikin (batni) eletirici (balantsz
gibi grnen intelligentsia'nn) deerlerini, nesnel dn
yan n realiteleriyle karlatrlabilecek ideolojiler olarak
ele alr.

-kin eletiri. hir ilke olarak. sahih olmaywun hi=ttili


ideohjinin kendisi deil. onun realite.ve ekahl edi
yormu gihi grnmeye alima.H olduunu hilir. <;
kin ele/iri enelektih!I etkinliklere e sanala ait olgu
/an incelerken. hmlarm . fim11/ar1111 e anlamlamu a
nali= ederek. ohjek(( ideut '/an ve zendikleri. ke11di
/eri11i oymu gihi gstermeye a/iklan eyler ara
smdaki ezaclt karamcra. hu tezcuh aa <;tkarmaya
5
ali11.

Bununla beraber, yirminci yzyln ortalarnda


bylesi ikin eletiri yapabilme yetenei, Adorno'ya gre,
toplumun yeniden - retiminde hakiki ideolojilerin rolnn
azalmakta oluu yznden, tehdit altndadr. Geleneksel
olarak, ideolojiler problematik bir toplumsal durumun,
bunun problematik bir durum olduunu alglama yetene
i devam ediyorken, hakllatrlmas iin oluturulmak
tadr. Niyetleri mazur gstermeye ynelik olsa bile, ide
olojiler, hakllatrmalar ile, yleymi gibi grndkleri
realite arasndaki bolukta eletirel bir itkiye de sahiptir
ler. Fakat Nazi deneyimi ile birlikte, Adorno'ya gre, ide
olojinin ieriini kimse ciddiye almamaya; herkes ideolo
jiyi dpedz bir maniplasyon arac olarak grmeye
balad iin, ideolojinin hakllatrmas ile kendisini o
imi gibi gstermeye alt realite arasndaki boluk
hi hissedilmemeye balamtr:

Biitiiniiyle dohmsz iktidar ilikileri11i11 egemen ol


cluu yerde. crflk. gerekte lihir ideoloji yoktur. . . -
1 59
deoloji /ugii kileleri /ili11ci l'l' /ili11 alulr. o/jekti/

rhdr: h oh;c:ki/ rl ye11il:11-iin:111ck irin 01111

taklit ede. kiiriilm f ideoloji dre l\'rJ /ir ey ol-


111aka kllr. 'ii11kii /ilie a11l111yla ideol!ii i

i /ir iktidar ili.>ki.\ii /lmws n / iktidr11

keulisi11i11 sii= kom ilikri knra111111as gerl!kir.

B ede11le. ideoloji11i gerreke \'(/rolhildiKi hir ya

iktidar ilikisii do!.r11la111a_ra "'w1111as gereken

yerdir. Jeolojii gereke rnroldu{!, yerde iki idar

ilikileri daha a= kahadr. l lks= hir /i i111de kar111a

klkla .rnrlaa hgii11ii11 oplm. h ard11 . . fedas


'
ile effcfir ".

Bu effafl n kendisi, status quo'nun


dolaymlanmdan bile yoksun yeniden-retimleri olan ve
ikin eletiri iin gerekli hakllatrma ve realite arasnda
bir gerilimin bile kalmad kltrel pratiklerce maskelen
mektedir. "Bu yzden, artk, ideoloji olarak varln srd
remez olmu; varolan koullarn ezici iktidarna boyun
emi bir davran modeli kendi bana (bir ideoloji tara
fndan hakllatrlmasna ihtiya bile duyulmakszn-.)
yaanr olmutur" 1 7 . Bu nedenle, Frankfurt Okulunun
1 930'1ardaki "ideoloji eletirisinde" 18 olduu gibi , kav
ram nesnesi ile karlat rmak, eer gerekten byle
bir ey yaplabilmise, artk yetmez olmutur.

nk, eer bugnn btn (toplumu) tmyle


"hakiki olmaktan uzaksa," gerekten eletirel bir teoriye
destek olabilecek aknc bir noktann ya da mevzilerin
bugnk btnn dnda bir yerlerde aranp bulunabil
mesi gerekmektedir. Toplumbilimsel amprisizme kar
speklatif teoriyi savunurken Adorno'nun iaret ettii bu
noktalar, bu mevziler, bu kapasiteler ise, imgelem

1 (()
(imagination), bellek ve yaam-deneyimi olmaktayd .
Adorno aktan aa kendini vmek gibi bir niyet ta
makszn, genel bir ifade ile, "baz kimselerin bugnn
harc- alem normlarna btnyle uyumlanmam bir
zihinsel yapya sahip olmak gibi olaanst ansl" 1 9
kiiler olduklarn sylemitir. Frankfurt Okulunun gele
neinin miraslarna. zellikle Habermas'a den i de.
eletirilerine daha yeterli bir aknsal ya da yar-aknsal
hareket noktas aratrmak, bulmak olmutur. Soruna
bulduu zmden Adorno'nun iinin rahat olmadn
biliyoruz. Bunun kant , ne ikin eletirinin ve ne de akm
eletirinin tek bana yeterli olamayacaklarn srarla vur
gulam oluudur:

Her iki seenek de-daru/a11. Ke11el alamda kiiltiir

kanm asmdan kiiltiiriin i11cele11111esi e kiiliirii


ke11disi11i11 kristali=e eflii 11or111lar ile deerle11dir-
111ek-eletirl!I eori11i11 kahul edemeyl!Cl!i eylerdir.

,kin ell!firri ya da akm eleirri. ikiside hirii


semekte srar l!lmek flege/ 'in Kan 'a kar polemi
'
indeki Kelenl!ksel manta Kl!ri cltJ11111ek olacak11r 11

Her ne yolla olursa olsun, Adorno, gnn geerli


kltr sosyolojisinin amprik yaklam tarafndan ok
yanl ele alndna inand kltrel konularda eletirel
bir hareket noktasnn korunmas konusunda ok kararl
davranmtr. Lazarsfeld ile Radyo Aratrmas Projesin
de2 1 ortaklaa almalarnn devamna izin vermeyen
amprik yntemlere kartl, zaman iinde, belirli bir o
randa yumuamsa da, daima, "kltr, kendisini lme
ye ynelik giriimleri reddeden bir kouldur"22 demitir.
Amprik mzik sosyolojisinde uzman Alphons Silbermann
ile tartmasnda srarla belirttii gibi, bir sanat alm a-

1 ( 1
snn objektif toplumsal ve estetik anlam , retici ile tke
tici arasnda dsal bir sre olan iletiime indirgene
mezdi. Kltrel bir rnn anlamn, ancak ve ancak
kendisinin iindeki dolaymlatrlm toplumsal ilikilerin
teorik bak mdan bilgili bir biimde incelenmesi ortaya
karabilirdi. Los Angeles Times 'n yldz fal stunu ze
rine yapt keskin ve ac analizlerinde23 gstermi oldu
u gibi, kalitatif ierik analizi ele alnan kltrel olgunun
ilevini, bu kltrel olgunun kurbanlarnn znel reaksi
yonlar ile snrlanmakszn anlatabilirdi. Hans Robert
Jauss gibi birinin ok sofistike almlama estetii
(reception aesthetics) bile, Adorno iin, yetersiz bir yn
temdi24 . Her ne kadar Adorno'nun kendi estetik teorisi
Kanfa ok eyler borlu bir teori idiyse de, ister amprik
olarak, isterse hermeneutic yntemle incelenmi olsun,
Yargmm Eletiris'nden beri savunulan znel ya da z
nellikler-aras beeninin vurgulanmas geleneine hibir
yaknlk, ballk duymamtr.

Bu yntemler, tam da en sk kullanld klar alan


olan ada kitle kltr arat rmalar iin, zellikle,
yetersiz kalmaktayd . Kitle kltrnde maniple edilmi
bilincin eletirel bir analiz iin sonul data kabul edilmesi
yanl bir iti ; anla lmas , ayd nla karlmas gere
ken maniple edilmi bilincin bu durumundan kar
salayan daha derindeki eilimler, ynsemelerd i . Bu
derindeki glerin anlalmas , ancak, kitle kltrnde
yer alan rnlerle daha dorudan bir kar lama ile
mmkn olabilirdi.

Adorno'nun kitle kltrne kar duyduu srarl


kartl k onun en ok tart lan, sk sk sekinci bir
snob, kendini beenmi bir manderin, hatta (jazz'dan

1 62
nefret edii nedeniyle) rtk bir rk olduu yolunda
iddialarn ileri srlmesine yol aan zellii olmutur25 .
Bu tr fazla dnmeden yaplan hakarete varan su
lamalar, Adorno'nun kitle kltrne ynelttii eletirile
rin, kendi zelliklerinden dolay kitle kltrnden daha
stn olduu sylenerek fetiletirilmek istenen en
sekinci kltr rnlerine de aynen yneltilmi bulun
duunu grmek istemeyenlerce yaplmaktad r. rne
in, sinemaya ynelttii eletirilerinde sylediklerin
hemen hemen hepsini, gen Nietzsche'nin tersine,
Grek trajedisinin yeniden-dirilii deil de, "musikinin
ruhundan filmin douuna tanklk eden" 26 operalar n
dan dolay eletirdii, Wagner zerine sylediklerinde
de bulmaktayz. Ve cazda sade-mazoist z ortaya
koymakta ne denli h rsl davranmsa, ayn patolojiyi
Stravinskynin mziinde de gstermekte hi gecik
memitir27 . Ksacas , Adorno'ya gre, yksek kltr ve
dzeyi dk kltr; yani, btn bir kltr bir barbarl k
momenti iermektedir.

Adorno'nun popler ltre kar duyduu kart


l n inkar mmkn deildir. Gerekten, Adorno'nun bu
konularda zaman zaman yeterince sab rla ve her yan
ile incelemeden deerlendirmeler yapt da olmutur.
N itekim, rnein "Jazz" szcnn kendisine bile bir
trl iinden yaknlk duyamad n , daha sonralar ,
kendisi de itiraf etmitir. Ne var ki, Adorno'nun kitle
kltrne duyduu kartlk, "kitlelerin ayaklanmas"
yznden kltrn tap na na pislik bulat n ileri
sren tutucu manderinlerinkinden ok farkl bir kken
den gelmektedir. Kitlelerin iinde yaad ve oalt
makta olduu kitle kltrne Adorno'nun duyduu kar
tlk, bu kltrn , kitlelere yukardan ve grnmeden
1 63
empoze edilmi; tmyle birbirinden kopuk, birbiriyle
uyumsuz elerden yaplm sentetik bir alam olu
undand . Bugnk durum, kltrel bir kaos ya da a
nariden ok, sk bir ynetim ve denetim altna alma
durumuydu. Adorno bu denetimin ve ynetim altna
almann hesapl kitapl yaplan bir ey gibi grnmedi
inin fark ndayd . Olayn bozguncu a klamalarla ay
dnlatlabileceini dnmyord u . Fakat, kltrel bir
tahakkmn sz konusu olduunu ve bunun belirli bir
ynde ilediini kesinlikle savunuyordu. Bu nedenledir
ki, Adorno ve Horkheimer popler kltr ya da hatta

kitle kltr terimleri yerine "kltr endstrisi" terimini


kullanmay yelemilerdir. Yllar sonra, bu terimle ilgili
olarak yaptklar seimin nedenlerini anlat rken Adorno
unlar sylemitir:

Mt!l11i ilk kalemf! alm=la 'kilit! kiiltiirii le111iik.

Daha sonra. Stll'lllt/lc11lam1111 pektila kaimi t!dehilece

i hir yoruma: rwi. .\po11t111e olarak kitlelerin ke11di

leri11de11 ne.) 'et edip ol11111 h ir kiiltiirle ya da pop ii

ler saw/111 ;a{!.da hir . fimm ile kar karycrm. :

gihi hir rnr111c mel 'Clm cr111e111ek i;i11, 'kitle kiiliirii

yerine. 'kiiltr euliistrisi eri111i11i klla11dk. l\iiliir

1!11lstrisi11i11 popiiler kiiltiir/1!11 son clerc:ce farkl ol


"
cl11.1111u g= ii11ii11cle 1111111ak gerl!kirm- .

Adorno'nun kltr
kopseptinin kaynaklar ,
29
Andreas Huyssen'in iaret ettii gibi, Weimar dne
minin yeni , teknolojikletirilmi, anonimlemi kitle kl
trn, Nazizmin szde-folk kltrn ve 1 930'1ar n
1 940'1arn Amerikan popler kltrn yaad onun
kendi yaam-deneyimlerinde aramamz gerekmektedir.
Buna, bir de, muhalif bir al an-snf kltr yaratma

1 64
abalar n n ; Adorno"a gre, tam bir baarszl a ura
yan proleteryann yaratt dkrkl eklenebilir. Ar
kadalar Benjamin, Brecht ve Kracauer" n tersine,
Adorno'nun Weimar sol'unun Sovyet modellerin den
yola karak oluturduu ve modern teknolojik ara ve
olanaklar n uyguland kitle sanat deneyimlerine fazla
bir yaknlk duyduu sylenemez30 . Arkada Bloch'un
tersine, vlkisch kltrde. arpt lm da olsa, protesto
momentinin bulunabildii ; bu kltrde topyan izlerin
kefedilebilecei gibi bir iyi mserlii de paylam yordu
Adorno (bu gr ayr l Wagner'e kar tutumlarnda
da sz konusuydu) 31 . Blues ve caz eletirel sanat
formlar olarak kabul eden Frankfurt Okulundan arka
da Marcuse'n tersire, 32 Almanya'dan uzak kald
yllarda tan ma olana bulduu popler sanat formla
rndan da hep kuku duymutur. Sonuna kadar Avru
pa-merkezci olduu iin, Amerika'da grdklerine, hele
hele daha da "ilkel" olan Bat-d kltr formlar na hi
bir zaman yakn l k duymam ve gvenmemitir.
Adorno'ya gre, Gramsci'nin daha sonraki gnlerde
savunaca cinsten ol uum halinde bir kar
hegemonyann; ya da y llar sona Habermas' n savuna
ca yeniden-canland rlm bir kamusal hayat alan n n
bugnk kltr endstrisinin rettii bilincin total ey
sel/emesi dneminde ortaya kp bunlara meydan
okuyabilmesi olacak ey de i ld i .

Adorno b u durumun kkenlerinin, sorunun etkile


rinin ilk kez tart lmaya balad Montaigne ve
Pascal' n yazd Onyedinci Yzyla kadar gerilere u
zand grndeydi. Bu iki dnrn bu sorun ze
rinde yaptklar henz belirgin hatlara kavu mam
tartma ile ilgili olarak yazd nalmada Leo
1 65
Lowenthafin iaret ettii gibi, 33 Montaigne sradan in
san n g itgide artan toplumsal basklara uyumlanmasn
salad iin elencenin salkl bir rol oynadn sa
vunurken ; Pascal, insann bu dnyaya tahamml ede
bilmesini kolaylatrmaktan ok, ruhunun halas bulma
sn nemsedii iin, elenceyi ve oyunu kaa yara
yan ve insan kk drc eyler saymtr.
Adorno, birok bakmlardan, Montaigne'den ziyade
Pascal'n izgisinden yryen bir dnr gibidir. Ne
var ki, Adorno (bir ktmser olarak tan nmasna ra
men), Montaigne'nin tersine, insann iinde bulunduu
toplumsal durumun iyiletirilmesinde etkin bir rolnn
olamayaca grne hibir zaman katlmamtr.
Adorno, kitle elencelerinin ve elenimlerinin insanlar
daha deerli ve insann insan olmasn salayacak
etkinliklerden al koyduunu sylemekteydi. Fakat
Pascal'dan farkl olarak, insan n en yce konumunun
ruhunun kurtulua erdii bir konum olduu grnde
deildi. Tersine, Adorno, kltr endstrisinin, insann
ruhsal kurtuluundan daha da nemlisi, etindeki , tenin
deki gereksinmelerin insanal bir biimde doyuma ka
vumasn engellemek i levini yklendii grndey
di. O'nun yakla m n n sakl bir Pritenlik tadn ileri
srenlerin tersine, Adorno, bugn mutluluk diye yaa
nabilen eylerin gerek mutluluun solgun bir
imitasyonu olabildiini sylemekteydi:

Kltr e11cliistrisi. yaptif. srekli acdleri roif.alta11lar


demml aldatmaktadr. Oy1111larla. salme dii=e11l<!111e
leri il<!. la==. sonrn= h ir /iimdl! atel<!ml!kt<!dir. (1
aw11 oy11111111 tek irerii olem mad ise . altlatcultr:
(r111111 ispat ede/ildiif.i tek ey. hakiki 11111l11l11if.a li
/ir =amw mt!ammacak ol1111d11r. 3'
1 66
Adorno' ya gre, kitle kltrnn ac lar hafifletici
zelliklerini yans tan bir sanat, ne iin yaplm olursa
olsun. modern toplumdaki insan hayatnn aclarn ok
daha aslna sad k olarak dile getirmekte; bu nedenle
de, gerek hazzn, gerek mutluluun yannda yer al
m bulunmaktad r. "Estetik yceltimin srr , " diyordu
Adorno, "mutluluk vaadini, unutulmu bir vaad olarak
dile getirmekte oluudur. Kltr endstrisi ise yceltim
de bulunmaz; bask alt na alr"35 .

Adorno'nun kltr endstrisine ynelttii en


nemli eletirilerinden biri de, bile bile, bu endstrinin
gereklii mistifiye etme ilevini yklenmi oluuydu.
Bu eletirisinin temelinde ise, Marx'n meta fetiizm
konusundaki klasik analizi bulunmaktayd 36 . Adorno'ya
gre kltr endstrisinin rnleri metaya dnen sa
nat rnleri deil; zaten daha en batan, pazar'da sa
tlabilmek iin imal edilmi uydurma eylerdi. Sanat ile
reklam arasndaki farkl l k, Adorno'ya gre. artk orta
dan kalkm gibiydi. Kltrel rnler gerek bir gerek
sinmenin kar lanmas ndan ok, deiim iin (pazar'da
paraya dnmesi iin-.) imal edilmekteydi . " dealst
estetiin ilkesi-amasz bir amal l k iin yarat lm
olmak-burjuva sanat nn toplumsal olarak uyduu ey
lerin emasn tersinden ifade etmekteydi: Pazarn ta
yin ettii amalar iin a: aszl k. En sonunda, elen
me ve dinlenme amal ilerde, ama amaszl
zmsemi bulunmaktayd " 37 . Tpk dier ekonomik
metalar gibi, bu ilevler iin imal edilen rnlerin olu
um kkenleri ve ilevsel amalar yanl bilinci arttran
fantazmagorik bir dumanla maskelenmi bulunmaktay
d . Adorno'nun sk sk alnt lamay sevdii Lowenthal'in
deyiiyle, "ktle kltr tersinden psikanalizdi;" nk,
1 67
otoriteryan kiilikleri saaltmak yerine, toplumda bunla
rn oalmas n , etrafa bu hastaln bulamas n ilev
edinmi bulunmaktayd .

Adorno'nun Marx ' n meta fetiizmi analizine ne


denli borlu olduu, zellikle, daha 1 930'1arda yazd
mzikle ilgili toplumbilimsel tartmalarda yer alan feti
izmn kltr endstrisindeki rol zerine yapt vur
gulamalar nda btn akl ile ortadad r38 . Burjuva
mzii, burjuvazinin ykselme dneminde, estetik birlik
ve btnl ile i tutarl l dinleyici tarafndan alg la
nabilen total besteler retmiti. Gnmzde ise mzik,
az say da istisnalar bir yana, dinleyiciye anlaml bir
btn olarak duyulmas olanaksz, birbiriyle ilikisi ol
mayan fragmanlar eklinde . kopuk kopuk, yknmeci
(birbirini taklit eden-. ) paralar (pastiche) sunmaktad r.
Gerekten, fetiletirme bugnn mzik hayatnda bir
ok formlar iinde gerekletirilmekteydi : Yldz efler,
yld z icraclar, hi-fi donan m ile teknik mkemmellik
tutkusu. byk yaptlardan suyu km seme paralar
eklindeki konser ve plaklarda dinleyicinin dinlene din
lene ezberlenmi melodilerin d nda mziin dier
elerini dinleme yeteneini kaybetmesi gibi . "Kltr
endstrisinin gelimesi," diyordu Adorno ve
Horkheimer, "efektin her eyin nne gemesine, anla
lmas kolay alma tarznn baat duruma gemesine
ve teknik ayrntnn eserin kendisinden ok nemsen
mesine yol at-bir zamanlar bir idea'y ifade eden ese
rin kendisi, idea ile birlikte, yok edilmi bulunuyor"39 .

Mzikteki fetiizmin bir baka yan ise, Adorno'ya


gre mziin dinlenmesindeki gerilemeydi. Yani, kom
pozisyonun en banal ve en gdk yanlar n n dnda

1 6
dier yanlar zerinde dikkatin odakland r lmas yete
neinin azalmasyd . Popler mzikte v.a rlan sonu,
dinleyiciler i tutarl la dayanan bir gelimeden yok
sun, belli etmeden status quo yu ka n lmas olanaksz
'

bir kader olarak pekitiren, "hep-ayn " l .uzamsal bir


geicilik olarak sunmaktan ileri gitmeyen mzikleri din
lemeye programland oranda daha da tehlikeli olu
yordu. Popler mzikte hi bitmez gibi grnen bir mo
dan n yerine bir bakasnn gelmesi , yayg nlamas ,
asl nda. sistemi bir tm olarak oluturan ayn temel
i likilerin yeniden-retimini gzlerden saklayan bir per
de ilevini yklenmi bulunmaktayd . Gerekten yeni
say labilecek deiiklikleri boan nceden zmsenmi
formlalar n bitip tkenmeden tekraryd yap lan bu
deiiklikler, yenilikler. Caz'daki , ok methedilen
emprovizasyon niteliindeki interlude'ler bile, Adorno'
ya gre, olduka az sayda ve birbirine benzeyen
pattern'ler izlemekteydi .

Kltr endstrisinin ilevini yerine getiriinin bir


baka formu ise, Adorno'ya gre, daha nceki dnem
lerin, ok daha otonom sanat eserlerinin tortular n alp.
kendi amalar dorultusunda kullanmakt . rnein
trajedi ,
l11:rkese kalmawJ/r11 rok edilecefJi eldidi11e idir

ge11111iti. < rsa. rajecl. ke11cli :ww1111dki pmcloksl

1111/am1111 i11so11111 mitik o/111r:1.rnw 1111111/.\ /l:c dirl'11-

mesi11cle11 alm /ir .\lllllll . firm11rd11. Trojik o/111n:s.


hijdece. h11rj11rn e., eii11i11 lep /ij11fitiir111eyi iseclif!.i

/iimde. artk liipedii: /ir ce:alw dm w 0/1111 rk11


!\itle kiiltiirii11ii11 ohl ik 1111/oy. dii11kii rornk k ipla-
.Jll
. I
1'//1111 11c11: 11111r1111 1 1 I11 .

1 69
Benjamin'in sanat eserlerinin "halesi" dedii ritel
ya da klt niteliindeki zgnlk ve biriciklik zellii tek
nolojik yeniden-retimden sonra kalmam bulunuyordu.
Ne var ki, kltr endstrisi, gerekte total olarak stan
dartlatrlm metalara bireysellik etkisi kazandracak bir
tr szde-hale kullanmaktayd. Bylece, bugn felsefe
deki "zgnlk jargonu" kitle kltr alannda da uzant
sna kavumu bulunmaktayd. Her ikisi de, kolektif ha
lefinden hi sz etmeksizin, burjuva bireyin, burjuva z
nenin ortadan kalkp silinmekte oluunu maskelemek
teydi. "Kltr, genel-olan tikel-olan ile uzlamaya hi ya
namad iin, tikel-olann genel olan zerindeki sonu
gelmeyen, fakat ie de yaramayan stnlk iddias olup
kmt"4 1 Kltr endstrisinin salayabildii tek ey,
ynetim altna alnm dnyada zdelemeyene hayat
hakk tanmak istemeyen deiim (al-veri paraya d
nebilme-) ilkesinin iktidarn maskeleyen szde
bireysellikler olabilmekteydi.

Burada Adorno'nun, kimi zaman sylendii gibi,


kltr endstrisini ekonomik temelinden ok teknolojik
gelimelere dayanarak eletirmediini; Marxist analiz
izgisini hala srdrmekte olduunu vurgulamam zda
yarar var. Hi phesiz, Adorno, Benjamin'in zaman
zaman heyecanlanarak savunduu teknolojinin
zgrleimci potansiyeline hibir zaman inanmamt r.
Radyo, televizyon, film ve elektronik mzik gibi yeni
teknolojilerle ilgili olarak yapt eitli analizlerinde de.
hep, bu teknolojik yeniliklerin nasl kolayl kla tahakkm
amacyla kullan labilecei zerinde durmutur. Ger
ekten, kimi zaman Adorno modern toplumlarda esas
mistifiye edici gcn ideolojiler deil de, artk, teknoloji
olduunu sylemektedir sanki. Fakat, kltr endstrisi-
1 70
ni teknolojiye, ya da zel olarak kitle iletiim aralar na
dayand rd n sylemek yanl olacaktr. Her ne kadar 1

sk sk, "teknolojik al"dan (technological veil) sz et-


mise de, asl zerinde durduu, bu aln gzlerden
saklad geride neyin, nelerin yer ald olmutur .
"Teknolojinin toplum zerinde iktidar n kurmasnn
temelinde", diye srarla vurgulamaktayd Adorno, "top
lumdaki en byk ekonomik g sahiplerinin iktidar
bulunmaktad r42

Ksacas , bt..:m bunlardan da anla laca zere,


Adorno'nun yakla m n n son dnem kapitalizminin
ekonomik karlar n n, bireysel retim "tekniklerinin"
yerine yeniden-retime elverili teknolojinin konulmas
ile, daha da gleni p gelitii eklinde olduunu sy
lemek doru grnmektedir.

Kltr !ndiislrisi11dl!ki teknik karra1111 sanal -al11a


.\111daki l!k11ik!I! sadl!ce isim hl!11=erliinl! sahiptir. Sa
nal a/imasmda l1!k11ik. nl!snl!11i11 k1!11disi11i11 isel or
Kt111i=asyo1111 ili! ilgili hir karramd11: sa11asal -alina
rii11ii1111 iwl mant ile ilKili hir kanmdr. ( vsa.
kltr e11diistrisi11dl! tl!knik. daha en hata11 itihare11.
da11nla \'1! mekanik ye11ide11-rl!timle ilgilidir: h u
3
nedenle. kendi nesnesini! daima dsal ka/11

Bu iki tip teknik aras ndaki farkl l k, Adorno iin,


Benjamin ile yapt ve bugn zerinde ok konuulan,
Benjamin'in "Mekanik Yeniden-retim Dnemi nde Sa
nat almas"44 makalesinin yaz m sras ndaki tart
malar nda byk nem ta mtr. Benjamin estetik
retimin yerini teknolojik yeniden-retimin almasn
iyimser bir tutumla deerlendirmekte ve bunun siyasal
ynden i lerici bir kitle sanatnn oluumunu salayaca-
171
n dnmekteydi. Adorno ise, bamsz gibi grnen
sanat almas ndaki artistik tekniin kendi i gelime
sinde ok daha gerek bir zgrleimci potansiyelin
bulunduunu savunuyordu. " Bu nitelikte bir teknik ge
lime kendini bir feti k labildii ve kendi mkemmellii
ile asl nda bitirilmi bulunan ihmale uram toplumsal
grevlerini de temsil etmi olur"45 Eksoterik (popler
.) sanat bu tr grevlerin yerine getirilmekte olduu
yolundaki as lsz sayltya kar kt , Weimar
sol'unun sanat ve siyaset pratiinin kne neden
olan bu say ltya direndii iin, Benjamin'in cokuyla
savunduu film, ya da Hanns Eisler gibi solcu besteci
lerin yapt "komnite mzii"46 gibi ezoterik (beli rli bir
topluluun anlad -.) sanattan gerek anlamda ok
daha ilericiydi.

Geleneksel olarak ezoterik sanat kuatan sihirli


halesi zldnde bile - ki, az ilerde greceimiz gibi
bu sanat gerekten halesini yitirme sreci iindeydi -
bu sanat kltr endstrisinin fetiletirici , fantazmagorik
bozucu etkilerine kar politik bakmdan en doru kitle
sanat ndan daha ba dik bir sanatt. Tartmalar n n
ortalar nda Adorno'nun Benjamin'e yazd gibi,

Bak1111s= saam teknik yasalarm yerine gl!firi/111e


si11deki olaa11iislii uar/J/k l .wna deiime 11fJ
ra111aka ve 01111 /ir ahu ra da /'eti laline i11direceki
yerde, =giirliik ko11111111111a yakm k/111aka. hilim;li o
/artk iire ilmi. yapi/1111 hir sanal iblliki ktt=tmd11"-

111akad11-. Edehra iiriin/erii. illamla deki/. .\ibiik


ler/e yapi/1111 iirnla olarak a111111/aya Mallarme
11i11 hu sirledikleri11de11 daha iyi ma/eTtilist hir pmg
ra 111 l>il111iyor 1 11 r.

1 72
Film gibi modern teknolojilerle yeniden-retilmi bir
sanat, bireysel artistik teknikten nemli saylabilecek
derecede nasibini alamad iin, yetersiz kalmaktayd .

Filmden sz etmemizin nedeni, Adorno'nun kltr


endstrisine ynelttii eletirisinin hi beenmedii
popler mzikle snrl kalmayp bu konuyu ok geni
olarak ele aldn hatrlamamz kolaylatrmak iste
memizdir. Kracauer kadar grsel sanatlara duyarll kla
eilmi olmasa da, Adorno da, argmanlar n daha
rahat anlat p a klayabilmek iin sk sk gnn filmle
rinden, izgi-romanlarndan (cartoon) rnekler vermi
tir. Sinema filminin "fiziksel realitenin kefaretine ka
vumas"48 olduunu savunan arkada n n tersine,
Adorno, gl bir grnt ve ses birliine sahip sinema
fil m lerinin gerei sadakatle temsil edebilecekleri ko
nusunda kukuluydu. Sanat ve yaanan reel hayat
aras ndaki mesafenin azaltlmas Adorno'nun peinde
olduu "kefaretten" ok uzak, hatta onun ztt bir eydi:

Re:l lura sinema filml:rinden l\'rtlmas Kii hir luil:

xelmeke. Sesli . film. aldtmm rarosm aahilm:k


iiyle drs un. seyircinin illlKl!lemin: ( 11111 lay\ :l:sine.

diiiinm.>sinl!) e kendi ha111a slamlama.rnw xerl!k


hrakmamaka: .wyirci . filmin yapm iri11de yanl l'l!l"l!
cek ydeneini hill! yitirmekte. . filmin incelikli uyrm
lurmdan sapsa hile iiykii11iin iirii11liisii11ii11 hi dma

.,kamamaka: hiiyl:ce. .film krhanlarm. ke11disi11 i


'1
realienin doltrs= hir :ii .\aynura =orlwwktu//

Daha genel bir ereve iinde ifade edecek olur


sak, Adorno sinem cf filmine kukuyla bakarken , insan
gznn, ynetim altna alnm bugnk dnya tara
fndan total bir biimde zmsenmesine hala direnen
1 73
"arkaik"50 (toplum hayat ndan nceki topluluk hayatn

dan kalma/yabanc lama-ncesi g nlerden-. ) tortulara
sahip insan kula na oranla burjuva rasyonalizminin
dnyas na ok daha yakn bir uyumlanma iinde oldu
unu dnmekteydi. Sinema filminin eletirel bir bi
imde de kullan labilecei grn srdrmekte oldu
u gnlerde Eisler ile birlikte Filmler iin Bestecilik'
yazarken de, bu umudu, filmin grsel etkilerinden ok,
mziksel etkileri as ndan nem tamaktayd .

Kitab n , aktivist bir srarla fi lmin eletirel bir po


tansiyele sahip olduunu ileri srmesi , ok byk bir
olas l kla, Eisler'den gelmekteydi. Nitekim kitap yay n
land nda Adrono kitabn ortak-yazar olduunun ya
zlmas n istememitir. Fakat ilgintir, kltr endstrisi
nin dur durak bilmeyen bozucu etkilerine kar filme bir
oranda olsun umut verici bir olgu olarak bakanda da,
hayatnn son y llarna doru, gene ayn Adorno ol
mutur. Alexander Kluge ve Volker Schlndorff gibi
radikal gen sinemac lar n devlete desteklenmeye
balad 1 966 yl nda ortaya kan Yeni Alman Sine
masn konu olarak elealan "Filmin Grlgen Yanlar " 51
bal kl makalesinde Adorno filmin dpedz bir kltr
endstrisi olduu yolundaki eski grn yeniden
gzden geirmitir. Bu makalenin Adorno'nun konuya
yakla m nda btn btne bir deiimin habercisi ola
rak saylmas bir hata olacaksa da - nk , Aydn/an
mann Diyalektil nde bile "kltr endstrisinin rnle
rinde, bu rnlerin onlar nitelike sirke yaklatran
yanlar nda bile bir sirkten daha olumlu baz eylerin
izlerinin bulunduuna" 52 dikkati ekmekteydi - kltr
endstrisinin rnlerinde eletirel bir potansiyelin
yerald ilk kez bu makalede kabul edilmekteyd i . "Kit-
1 74
leleri maniple etme giriiminde," diye sonuca varyor
du Adorno, "kltr endstrisinin ideolojisinin kendisi ,
kontrol etmek istedii toplum kadar isel ynden
antagonistik olmaya balar. Kltr endstrisinin ideolo
Js , kendi syledii yalanlara kar
gereksinilen
antidotu da kendi barnda tamaktad r" 53 Grlyor
ki, fiilen mevcut bir ideolojinin varl n kendisine temel
alan ikin (immanent) bir eletirinin olabilirlii bir kez
daha vurgulanmaktayd . Teknoloji ideolojinin yerini
btn btne alamamakta, ideolojinin yeni bir formu
olarak ortaya kmaktayd . Fakat, ne olursa olsun, bu
zul hareket halindeyd i .

Yeni filmleri nemseyecek biimde konuya bu


yeniden ei liinde Adorno, ideolojinin de ele alnmas

gereken bir ilgi alan olarak varln srdrdn be
lirtmi; bunun iin, daha nceleri radikal avant-garde
film yapmcs Eisenstein'in gelitirdii ve zerinden
y llar getii halde hi geerliini yitirmeyen teknii
kullanmtr:

Film. giiniimi=lle. sanal n . ' liiner dkii11lii[!.11e de: sal

hir helgesel olmaya ,/a siiriiklenmeyecek hir yol hlmk

ikilemi iindedir. 811111111 ya111. kwk yJ/ ii11ce old{!.ll gi


hi. hugiin de. 11es11elerc. Lylere mdahale elmeyip: pk
ylt=mLl)'ll hen=er hir yld= kiimelenimi dzehilece[!.imi=
'"
ekilde. onlar aranje eden monajdr .

Fakat hemen bunlar n ardndan eklemede bulu


narak, y llar nce Benjamin'e ve Gerekstcle
kar ileri srd argman savunmaktayd : " ok ilke
sine dayanan bir yolun geerlilii ise, ne var ki, ku
kuyla karlanmal d r. Salt montaj, ayr ntlar ile eklen
mi bir amal l k olmad ka, srf ilkenin kendisi saye-
1 75
sinde bu amal l kazanamaz" 55 . Bu amal l k baka
yollarla katlmas gereken bir e olmaktayd Adorno'
ya gre. Bu yollardan birisi, filmin dier iletiim aralar
ile etkileimde bulunmasyd . En nemlisi de gelikin
mzikle kuraca etkileim olmaktayd . Bu yap labildi
inde, filmdeki kolektif itkilerin, ilk kez Benjamin'in ileri
srd gibi, eletirel bir yne dndrlmesi mmkn
olabilecekti . "zgrlemi film , bu yolla, kendi iindeki
a priori kolektiviteyi bilinalt ve irrasyonel etkilerden
kurtararak bu kolektiviteyi zgrletirimci amalarn
hizmetine koabilmi olacakt " 56

Adorno'nun bu ayn tutumu 1 969 ylnda "Serbest


Zaman"57 bal alt nda yazd ve kltr endstrisinin
kitlelerin bilincini maniple etmekteki gcnn snrl
l klar zerinde durduu makalesinde de btn derinlii
ile sergilenmitir. Sosyal Aratrma Enstitsnn Hol
landa prensesi Beatrix ile Alman Claus von Amberg'in
evlenmesi ile ilgili olarak Alman Kamuoyunun tepkisi
zerine yapt bir aratrmann tartld bu makale
de Adorno btn kitle iletiimi aralar nn bu olay b
ytme konusunda bir tereddt geirdiini ve bunun
artc olduunu yazm tr. " Bilin ve serbest zama
n n entegrasyonu , apak ki, henz tam olarak baar
lamamtr. i nsanlar n gerekten ilgilendii kendi ko
nular hala var, ve bunlar marjinal de olsa, total bir
kontrole direnmeyi srdryor"58 ,

Fakat Adorno'nun bu ikinci dncesini onun


kltr endstrisine duyduu kartl n bir tm olarak
yumuat lmas saymamak gerekiyor. Burada syledik
lerini, Amerikan popler kltr ile faizm arasnda
yak n benzerlik olduu yolundaki eski grlerinden bi r

1 76
geriye ekilme saymak daha doru olacaktr. Kald ki 1

bunlar sylerken temel grlerinin fazla bir deiikli-


e uramadan devam etmekte olduunun bir kant da ,
sinema filmi n deki eletirel potansiyelden sz ederken,
bunu, filmin bilinen modernist bir teknik olan montaj
tekniini kullanmasna dayand rmasdr. nk, btn
yazarlarn da iaret ettii zere, Adorno'nun kltr en
dstrisine seenek olarak dnebildii kar-kavram
"yksek" ya da "ciddi" kltr olmayp, kitlelere ait, fakat
Yirminci Yzyln avant-garde sanatna benzer bir var
yant olmutur.

Fakat bu noktada da bir ayrm gznnde tutmak


gerekiyor. nk Adorno'nun savunduu modernist sa
nat ya da kltr anlay , bir fark gzetmeksizin btn
modernist akmlar ifade etmemekte, kapsamamaKtadr.
Gerekten de, Adorno'ya kar bir antipod olarak gste
rilen, fakat Adorno'nun pek holanmad Lukacs'n al
ternatif olarak gsterdii eletirel realizmi reddettiini
biliyoruz. Adorno'nun sanatn kltr endstrisini
karakterize eden bugnk yaanan hayat dzeyine
dmekte oluuna kartl , ayn eyi yapmaya alan
Gerekstcle ya da Neue Sachlichkeit gibi
modernizmlere de ayn derecede kar olduunu unut
turmamaldr. Sanat ile sanatn retildii hayat ok kesin
bir biimde birbirinden ayrmann maliyetinin ne denli
ar olduunu kabul etmekle birlikte - sanat ile toplum
arasndaki iliki, diye srarla belirtiyordu, "en zgn sanat
rnnn bile, eer yok olmay dnmyorsa, vazge
emeyecei bir eydir" 59 - btnyle ynetim altna a
lnm gnmzn dnyasnda sanat ile hayat arasnda
ki en iyi, en verimli ilikinin ezoterik bir sanatn gndelik
hayat tarafndan zmsenmeye direnerek kurduu iliki
1 77
olaca n sylyordu. nk, Adorno modernizme kayt
sz artsz kar kan Lukacs'a hi katlmamakla birlikte,
hibir protesto abas olmakszn modern hayatn ey
sellemelerini yanstmakla yetinen Gerekstc ya da
dier modernist sanat anlaylarn reddeden Lukacs'la
benzer dncedeydi. Bu nedenledir ki, Benjamin'in ter
sine, hayatiyetten yoksun ve statik sayd yaktrmac
imgeleri anti-sbjektivist bir biimde kullanan Gereks
tcln bu anlayna hibir yaknlk duymamaktayd .

Gerekstiiciiliij!.ii11 diralektik resimleri 11es11e/ olarak


=grliikte11 yoksun yaa111/a11 hir konumda yaptlm a=-

11el =giirliij!.ii11 drnlektij!.i11i11 iirniidiir. . . err.;ekstii


clj!.ii11 momajlart ger(ek yaanan luvat resimleridir.
( Yaha11ctluma-a11cesi-. ) arkaik olum mw1ie ellik/erin
de ise. yaptk/art, naure murte ulahilmekedir. Bu re

simler hir isel l'arlj!.111 resimlai olmaktan r.;ok, <'i=l1e/


olamn. lihidio '111111 hir =cmwnlar jikse oldj!.u nesne
.feti/erdir. 'ockluj!.u feik 'i reddeden. yahanctlama
<}ncesi c/r11111111111=11-r.;. J. insw1111 kendi iini d\ u11m\ a

rak dsallatm11as hiiminde dej!.il. fetibn hiiminde


0
geri getiri/ehilmekteclil

Modernist hareketler siyasal oryantasyonlar ba


kmndan a ka solcu olduklar n ifade ettiklerinde bile,
Adorno bu hareketlerin zgrletirim ynnden geerli
liklerini kuku ile kar lamaktayd .

Sanat ile politika aras nda ak bir ilikinin - iin


de bulunan ann son derece gsz bir dnemde bu
lunduunu kabul etmekle birlikte - savunulduu
modernizmler, yaln zca , dolaysz bir siyasal ya da top
lumsal balanmay reddeden modernizmler olm utur.
Brechfin ve Sartre' n karsnda Adorno, "gnmz,
1 78
siyasal sanatn gn deil; politikann ba msz sa nat
alan na iltica etme durumunda kald gndr. Sanatn
politik yn bakmndan en lgn hale geldii yer ise,
politik sanat olma uruna iine kapat ld alan olmak
tad r" 6 1 demitir. Adorno'ya gre. yaanan iletiimsizlii
saklamaktan kanmayan Beckett, Cefan ya da Kafka
gibi yazarlar, yalnzca bu yazarlar, sanatn eletirel
gc bakm ndan gerek sanatyd lar. nk ,
Brecht'in modernist didaktizminin ve Lukacs'n destek
ledii "sa l kl" gerekiliin fark etmemi gibi grn
d, znenin modem hayattaki katline aclar iinde
tanklk etme yrekliliini yalnzca bunlar n sanat gs
terebilmekteydi . Dil'in nesnel olarak btnlkln
yitirdii (disintegrated) bugnk dnyan n gelecekte
birgn anlam kavranabilecek olan negatif bir imajn
oluturabilme abasna girienler de, gene yalnzca ,
Kafka, Celan ve Beckett gibi sanatlar olabilmiti .

Adorno'nun eletirel avant-garde anlayna uy


gun herhangi bir modernist hareket bulunabilecekse, o
da, Eugene Lunn'un yakn bir gemite gsterdii gi
bi ,62 genliinde Almanya ve Avusturya'da ok gl
olan Davurumculuk olsa gerektir. Adorno, Lukacs ile
1 930'1arda bu ak mn yol aaca etkiler konusunda
ok sert tart malara girien Bloch63 gibi Davurum
culuk ile pek zdelememise de, en ilerici durumuy
la, kendisinin savunduu modernizm modeli de Da
vurumculuktan fazla farkl olmamtr. Davurumculu
un almlanm estetik formlar yknn gereklii (sa
hihlii: Wahrhaftigkeit) konusuna hasredilmi bulunan
daha ilk makalesinden itibaren, 64 defalarca ve defalar
ca, Adorno bunun nemi zerinde durmutur.
Adorno'nun asl vurgulad Davurumculuun m-
1 79
zikteki versiyonu olmakla beraber, Kafka ve Trakl gibi
edebiyat lara da byk bir sayg duyduunu biliyoruz.
Daha ilk yazlarnda bile Davurumculua kar sem
pati hissedilen Horkheimer gibi, 65 Adorno da, Neue
Sachlichkeit gibi akl banda ciddi modernizmlerin bir
sre sonra yitirecekleri topyan ve kkleri derindeki
etiksel itkiden hibir zaman yoksun kalmamtr. Yne
tim alt na alnm dnyann topyann gerekletiril me
sine engel oluturduunu en byk duyarl l kla fark
edebilen modernizmin Davurumculuk olduu yolun
daki inanc hi zayflamayan Adorno, Davurumculu
un, bunu, en ok, burjuva znenin zlp ufalanma
snn yaratt bulanty ve hzn grafik olarak ifade
ederek yapt n sylemitir. Davurumculuun sa
nattaki topyan mutluluk vaadine sonuna kadar sad k
kalmasn salayan ise, Adorno'ya gre, daha sonraki
modernizmlerin tutanaklamay ihmal edecekleri mo
dern insan n yaad ac lara tam bir sadakatle terc
manlk yapmas olmutur.

Bu ihmalin, bu baarszln en ac veren rnei


ise, tahmin edilecei gibi, Adorno'nun da iinde yetiti
i, Schoenberg, Berg ve Webern'in "yeni mzik" okulu
ile, mzik alannda yaanm tr. Adorno'nun bu konu
daki komplike dnme ve yorumlama biimini anlaya
bilmemiz iin , onun, yirmi ciltte toplanmas dn
len Btn Eserlerinin on iki cildini dolduran mzik ze
rine yaz larn , makalelerini, al malar n irdelemek
gibi zor bir ie girimemiz gerekiyor.

Adorno'nun mzik analizlerinden herhangi birini


okuyanlar n aknla srklenmekte olular n n ne
deni, onu. dz anlamda bir mzikolog saymann bu

1 80
konuda yetersiz kald r. zerine yaz yazd birok
alanda olduu gibi, mzik konusundaki yaz lar da ge
leneksel kategorileri ak nlamaktad r. Mziin isel
gelimelerini ifadede, bunlarla ilgili terimleri kullan
makta son derece yetkin bir yazar olmakla birlikte, hi
bir zaman, Adorno salt mziin kendi alan ile snrlan
d rmam tr irdelemelerini. Benjamin'in geleneksel kl
trn (sanayi kapitalizmi ile birlikte burjuva bireyinin
ykmnn balad gnlerden nceki kltr anlam nda
.) harabelerinden yola karak yorumlar yapmas gibi,
Adorno'nun da bir bestecinin mzik al mas n de
erlendirirken yaln zca belirli bir bestenin yaps iinde
kalmayp, tek bir fragman, bile, ou kez, bestecinin
btn almalar n n tamam n gznnde tutarak ir
delediini gryoruz66 . Dier kltrel alanlarda yazd
nda da grld gibi, Adorno mzikten sz eder
ken, az sonra inceleyeceimiz zere, ok gelikin bir
biimde de olsa, birden mziin retildii ve yeniden -
retildii topluma geebilmektedir.

Bu nedenle Adorno'yu, gerekten kendi almala


rn nitelendirirken onun da sk sk kulland bir terimle, 67
esas olarak bir mzik sosyolou saymak daha doru
olacaktr. Bu ynyle, Adorno'yu onun ilk sistematik ana
lizi olan ve Enstitnn yeni yaynlamaya balad
Zeitschriffin ilk say larnda yaynlanan "Mziin Toplum
sal Durumu zerine"68 balkl almasndan on yl ka
dar nce yazlm fakat yazarnn lmnden sonra ya
ynlanm Mziin Rasyonel ve Toplumsal Temelle
ri'ndeki Max Weber'in nemli bir ardl saymamz ge
rekmektedir. Fakat, Silberman'n amprik mzik sosyoloji
sine kar kndan da anlalaca zere, Adorno'nun

181
bu yeni disiplin alanndaki anlay ve alma yntemi
allmn son derece dnda olmutur.

Adorno'nun mzik incelemelerindeki farkl l n


nedenlerinden biri de, naturalist sonulara gvenme
mesine ve mziin . dinleyicilerin hissiyat zerindeki
etkilerini hi de ilgi ekici bulmamasna ramen, mzik
incelemelerinde psikolojik kategorileri de iin iine
sokmay , zenle, hep istemi oluudur69

Modem Mziin Fe/sefesi'ni Aydmlanmann Diya


lektii iin yazlm genie bir ek saymsa da, bu a
l madaki birok yerler Otoriteryan Kiilik iin yazlm
erhler gibidir. Fakat Adorno'nun mzikle ilgili yazlarnn
yalnzca sosyolojik yazlar olmakla kalmamasn sala
yan yanlar , bu almalarnn da Adorno'nun negatif
diyalektik felsefesini temel almakta oluudur. Adorno'nun
bu metinlerde "mzikteki zne"den sz ettii heryerde
kulland terim onun kendi felsefesinde kulland zne
teriminin ta kendisidir. Ve belirli znel rasyonalite nosyo
nunu esas ald iin de, ok daha az komplike bir kav
ram olan rasyonalite kavramndan yola kn Weber'in
mziin rasyonalizasyonu konusundaki analizlerinden de
belirli bir mesafede uzaklam olmaktadr. Bu nedenle.
Adorno' nun mzik s syolojisinden deil, onun mzik
zerine yazlarn etrafl bir alma ile irdeleyen Lucia
SziborsJ<Ynin nerdii gibi, 70 "mzik felsefesinden" sz
etmemiz daha doru olacaktr.

Fakat burada da bir hataya srklenmemek iin


bir not dmek ve Adorno'nun mzik zerine a l
malar n n Onsekizinci Yzy lda Baumgarten ve Kant
ile balayp Ondokuzuncu Yzy ldaki
Hegel,
Schopenhauer, Hanslick ve Nietzsche gibi dnrlere
1 82
uzanan felsefi estetik gelenei ile kartrlmamas ge
rektiini de belirtmekte yarar var7 1 . nk , Adorno ,
1 9 1 1 ylnda yay nlanan Harmonielehre kitab nda mut
lak hibir estetik standarda itibar etmeyen ve ok daha
alakgnll bir zanaatkarl k teorisinden yana olan
Schoenberg'in geleneksel estetie ynelttii eletirileri
olumlu bulmaktayd . Bu nedenle, Adorno gerekte
Schoenbergi ve ard llar n , estetik teriminin ierdii
anlam ile btn btne uyumlu say labilecek bir biim
de, geleneksel estetiin iinde yeralan sekin bir ekol
olarak kabul edilebilecei konusunda ekingen dav
ranmaktayd 72 . Bu da gsteriyor ki, Adorno'nun mzik
felsefesi yaad m z zaman iinde tam olarak tutarl ,
sistematik ve pozitif bir estetiin olanakszl n sapta
yabilmi bir mzik felsefesiyd i .

Mzik zerine alan, ama daha mtevaz kav


ramsal ereveler iinde kalm biroklar n n Adorno'
nun ar determinist ve kategoriletirilmeye fazla elve
rili grnmeyen analizlerini anla lmas zor saymala
rna, bu nedenle amamak gerekmektedir. retmeni
ve arkada olan Alban Berg bile Adorno'nun "felsefi
safralar n" kafa kartrc bir "heveskarl k" saym ; 73
Schoenberg i se, zellikle talihsiz Doctor Faustus ola
yndan sonra , 74 Adorno'nun mzikle ilgili sylediklerine
kar ok daha olumsuz bir tutum iinde olmutur.
Adorno'nun beenmedii bestecileri destekleyenlere,
rnein Stravinskynin mridi Robert Craff a gre ise,
mzii tarih felsefesine ve sosyolojiye balayarak a
klamaya ynelmi btn bir Adorno'nun al malar ,
projesi hi geerli say lamayacak ideolojik bir yakla
m n uzantsyd . Mziin rastlantsal gelime biimini,

1 83
zorlama bir tarzda, determinist bir emaya uydurma
abasyd 75

Adorno'yu eletirenlerin onun yarg lar n n kimi


zaman zorlama eyler olduu , yorumlar n n ise fazla
gelikin olmad yolundaki grlerini tmyle bir ke
nara atmak g gzkse de, Adorno'nun mzik zerine
al malar n n temelindeki mantn, bu kitapta sunma
ya altmz onun temel grleri erevesi iinde
deerlendirilebilmesi durumunda, gl ve inand rc
olduu grlmektedir. nk, onun ou kez itiraz ka
bul etmez gibi grnen szlerinin ard ndaki temel d
nce ve uslamlama ancak o zaman tam olarak anla
labilmektedir.

Adorno'nun mzik alanndaki almalarn deer


lendirmede belki de en iyi yaklam onun mzik ve toplum
arasnda varolduunu ileri srd hassas balant konu
sunda sylediklerinden yola kmak olacaktr:
Sa11a ral111clar111111 oplum ile ilikisi Leihni; 'in

moncdlarma he11;etilehilir. Pencereleri olnuvan - ya


ni. loplu1111111 hilincinde ol111cvc11 re hiNr ekilde hu
liir hilinle hirlikte hulwmm sii; komsu ol11un111 sa
nc/ clmalar. e ;e//ikle de. kavramlardan olduka
u;aklcra <.,'ekilmi hul111w11 111idk topl11111u temsil eder.
Ve dl!llehilir ki. mii=ik hu ii. hcklarm toplm yiin11e
6
ne denli a; cririne, o denli clerinlikli yapa/

Bir baka deyile, mzik, kendisinin d ndaki sosyal


dnyay bili ncinde olmakszn "yeniden-sunan" kav
ramsal-olmayan. mantkla sonulara varmayan bir dil
dir. Sanata, penceresiz monadik duvarlarn n d ndaki
eyi hem ak nlamak hem de kaydetmek olana n

1 84
kazand ran da, bu yeniden-sunma ilevinin basit bir
ayna tutma iinden ibaret olmayd r.

Adorno'nun argman n n temelinde mziin do


al bir fenomenden ok, tarihsel bir fenomen olduu;
yalnzca akustik olgularda matematiksel dzenliliklerin
bir maniplasyonu olmayp, 'sedimante olmu Geisf in 7 7
yeniden ilerlik kazanmas olduu varsay m bulun
maktad r. Beklenecei gibi, Schoenberg'i savunan biri
olduu ii n , Adorno'nun geleneksel Bat mziinin to
nalite anlaynn dier mzik formlar na oranla daha
doal olduu yolundaki grleri kabul etmesine hi
olanak yoktu. Ona gre, geleneksel tonalite anlay
bugn yerini bir bakas na terk etme durumunda kal
m bulunan mziin belirli bir aamas n , bir dnemini
temsil etmekteyd i . Ayr ca, gene Adorno'ya gre , bu
mzik keyfi bir biimde geriye ynlendirilemeyecek bir
tarihe sahip oluu iin, tonaliteyi ya da buna benzer
zaman gemi mzik formlar n restore etme giriimle
rine Adorno hep kar kmaktayd . Mziin gel imesi
belirli bir ilerleme saylacak biimde olmak zorunda
deilse de, tarihsel olarak, bu gelime de tek-ynlyd.

Mzik konusunda Adorno'nun bunlar izleyen i


kinci ncl ise, mziin, toplumdaki yaln zca belirli bir
grubun bilincini deil, btn bir toplumu temsil etmekte
oluuydu. Sn flar ile, onlar n dnya grleri ve belirli
sanat almalar arasnda ba nt lar kurmak isteyen
Lucien Goldmann gibi Marxist estetikilerin tersine,
Adorno u gr savunuyordu:

1 85
Sml iiyeli[!i ile hir h!stecinin toplumsal kdkeni ara
sulc hir tekhiili'et aramak ilke d::eyinde hir ycm
llk olmaktadr. Bi;yle hir yaklama kar en gii/ii
11111/wlil argmw ileri srmek i.;in. hir 111::i\re11i11
sahip oldu[!u toplumsal kmwmm dol,os:: hir hiricle
mii::i[!ine aktarla111,raca[!1111 sdylemek hile gereksi::
dir. Bdyle dnlecek olursa. m::iin r<!licisinin s
nf' irelii ar.rndan hakwkla yeti11ildi[:i11de. hw:jma
111ii::i[!i11de11 haka hir mii::ikle karlap karlama
raca[:m:: ii::erinde hile dii11111e111i:: gerekecektir.
Aslmda hu sorun. mii::iin de iHesinde. ltii11 hir .wwt
76
smyolojisi11i11 d1111de hir sorm olarak /11r111aktcdr

Adorno'nun daha dolaysz olarak toplumbilimsel nite


likteki almalar nda iaret ettiimiz birey ile toplumsal
btn arasndaki ara-dolaymlayc dzeylerin (kertele
rin) fazla nemsenmediini, onun, mzik sosyolojisi
zerine al malar nda da gryoruz. Bu al malarn
da Adorno bestecilerin ya da dinleyicilerin belirli snfsal
kkenlerine nem vermemi; bunun yerine, burjuva
toplumunun elikilerini ortaya koymakta mzik yaptla
r n n objektif sonular , etkileri zerinde durmutur.

Adorno'nun sav ndaki nc ncl, mzik sos


yologlar n n ounun inancn n tersine, estetik deer ile
toplumsal iergn birbirinden ayr lmaz oluudur.
1 932'de besteci arkada Ernst Kreneke yazd gibi,
"Toplumsal sorun ancak estetik nitelik esas zerinden
doru bir biimde ele al nabilir. Baka bir deyile , sos
yoloji mziin nasl bir fonksiyon icra ettii zerinde
deil; fakat, toplumsal antinomiler karsnda nasl bir
tutum taknmakta olduu; bu antinomiler zerinde du
rup durmad , onlara iliip ilimedii, onlar n sakl

1 86
kalmalarna izin verip vermedii zerinde durmald r.
Bu sorun ise, mzik yaptnn kendi formundaki ikin
eyin ne olduunun ele al nmasn gerektiriyor" 79 .

Adorno'nun mziin toplumsal konumunu sap


tamaya ynelik ilk giriimi Zeitschriffin ilk say larnda
yay nlanan ve teorik olmaktan ok Anbruch, Pult und
Taktstock, Zeitschrift tr Musik ve Der Scheinwerter
gibi daha nceki on yllk srede eitli dergilerde ya
y nlanan yazlarnn bir derlemesi ve analizi say labile
cek makalesi olmutur. Bu ilk makalesi , Adorno'nun
Almanya'ya geri dndkten sonraki derlemelerinden
hibirine dahil etmeyecei kadar Marxist niteliktedir. Bu
makalesini kendisine uzak buluunun nedeni Adorno'
nun Mzik Sosyolojisine Giri 'teki dipnotta aklanm
gibidir. Bu dipnotta Adorno makaledeki yanl n ,
" mziksel retim kavram n n retim ediimiz srecin ne
denli sosyal bir retim haline geldiini ve mziksel re
timin kendisini sosyalleen retimden ne denli uzak
tutsa da nasl ona dayanmakta olduunu gznnde
tutmayndan; ekonomik alandaki retimin nceliine
fazla yzeysel bir biimde balanmas ndan"80 kaynak
landn yazmtr. Bu aklama, gene de, Adorno'nun
balangta kabul ettii styap ile ekonomik temel ara
s ndaki nedensellik ilikisi anlayndan uzaklamakta
olduunu iaret etse bile, sanat ile toplum aras nda bir
balant kurmakta, sanatn mzik gibi en ba msz
formunda bile, hala ne denli srarl olduunu da gs
termektedir.

Kald ki, 1 932'deki ilk makalede de mzii< ile


toplumsal alt yap aras ndaki nedensellik ba pek de
basitletirilmi bir biimde ifade edilmi deildir. Her ne

1 87
kadar bu makalede sze, " Bugn mzik her nerede
dinleniyorsa, mmkn olan en a k biimde, gnmz
toplumunun eliki ve kusurlarn zetlemektedir" diye
balamaktaysa da, hemen bunun ardndan, "ayn za
manda, mzik, gene ayn toplumun neden olduu ku
surlar yznden toplumdan ok derin bir biimde ken
dini ayr tutmaktad r" 81 diye devam etmektedir.
Weber'in modernletirim ve Lukacs' n kapitalist ey
selleme diye nitelendirdii yabanclama, farkl lama
ve rasyonelleme sreci ise, Adorno'ya gre mziin
artk gndelik hayatn pratikleri ve ritelleri ile hibir
yakn ilikisinin kalmad anlamna gelmekteydi. Bu
nunla beraber, mziin, Hanslick gibi estetiki lerin id
dia ettikleri salt mzik alanna ekilip kendini toplum
dan ayr tutmas, ard nda b rakm gibi grnd ey
selleme ve yabanc lamadan gerekten kurtulduu
anlam na gelmemekteydi . Her eyden nce, Adorno'ya
gre , ou mzik sadece pazarda sat lmak zere re
tilen tam bir metaya dnmt . Bu nedenle, Adorno'
nun daha sonraki yllarda kullanaca bir adland rma
ile, ou mzik kltr endstrisinin bir blm olmu
bulunuyordu. i kincisi, baz mzikler bu kadere diren
meyi baarmakla beraber, bunlar n ierii sanat ile
hayatn birbirinden ayr dnn oluturduu h
znl bir durumu; mziin kendi iinde deil, fakat an
cak toplumun iinde dzeltilebilecek bir durumu yan
stmaktayd"82 .

Baz mziklerin varolan toplumu dzara yanst


makla kalmayp onu aknlayabileceinden Adorno kuku
bile duymuyordu. Fakat, ona gre, bu tr mzikler bu ii
varolan toplumdaki elikileri rtbas etmeyi reddederek
yapyordu:
1 88
Mii=ik-kemli hi<;i11sel dilinin 111ti110111ilai iile
oplumslll durumm 11=11tlar111 ne denli deri11de11 i/i
de edehilir e ac1111 kollwm dili ile 11e denli defi.i
im isteminde hulwhi/ir.\'I! (} denli zri mii=ik o lacak

r. llii=ik lop/111111111 rllresi= deheti kar.rnda kayt \ /= . '

ka/11/ll11lllldr. Jlii=ik. =erine den toplumsal ileini


oplwsal sormlar mii=if!.in kendi 111al=e111esi a
actlf!.
ile re kendi hi<;imsel ra.wlarma rg olarak (lile e
3
clehillif!.i oranda yerine geireceki/

Byle bir grev, diye Adorno devam ediyordu,


her ikisi de status quo'yu olumsuzlad iin, mzik ve
eletirel toplumsal teori birbirine yaklamaktayd . Ayr
ca , bu grevi stlenebilmi bir mzik, ortalama dinleyi
cinin amorik bilincine kar direndii iin, eletirel teori
gibi oluyor, eletirel teoriye yakn bir nitelik kazanm
oluyordu.

1 932 ylnda Adorno eletirel teoriyi ya da eletirel


mzii pratikteki sonularndan btn btne ayr tutma
ya pek hazr deildi. Teori gibi, diye yazyordu, "kendi
toplumsal ilevinin bilincine varm bir mzik de praxis ile
diyalektik bir iliki kurabilmi demektir''84 lk andaki an
lam ile gzel gzkse de, aslnda, yetersiz bir mzik
anlay olan Hindemith'in 'Gebrauchsmusik' (kullanm
mzii) ya da Eisler'in 'Gemeinschaftsmusik' (topluluk
mzii) dedii mziklerin bu ilikiyi kendi dinleyicilerinin
zerinde oluturacaklar dolaymsz etki ile elde etmeyi
ama edindikleri syleyen Adorno'ya gre ise, bunlar
deil, ancak, kolay iletimlenirlii reddeden bir mzik ger
ekten devrimci bir mzik nitelii kazanabilirdi.

Bugn varolan top/11111 i<.,inde. vurgulama., d= an


lamda ya da szvasal anlamda ne o/111:rn o/s1111. / mii

=ik hiitiin ku/10111111 mii=if{inin e oplluk m=iiin


1 89
kar.rnulaki dire11111ede11 kat kat fa=fa iddetli lir di
renrle kar karrad1r. Ne rnr ki. l11 direnr l11 11ie
/ikeki 111ii=ifti11 dzrclekik ilni11i11: ycl111=n 11egc il
/ir gii<;. yani :rku hir gii<.; olarak yiiklel/(li[!i ile i-

11i11 prcxis dii=eyil/(le clgilwmaka olc/11[!111111 da iaret


e mektedi/5

Adorno'nun neden yaln zca bu kolay anlalma


yan "ykci" mzik trn gerekten eletirel saydn
anlayabilmek ii n , onun, mziin toplumla ba nts
konusundaki genel argmann daha yak ndan incele
memiz gerekmektedir. Mziin retimi, yeniden-retimi
ve tketimi aamalar na ilikin ok karmak diyalektik
analizler yapan Adorno bu ilikinin hemen her yan
zerinde durmutur. Bu aamalarn en nemlisi ise,
ona gre, retim aamasyd . nk, "mziin toplum
sal da l m (distribution) ve al mlan m (reception)
szde-olgulard r: Esas olan, mziin kendisinin objektif
toplumsal oluumudur (constitution}"86 . Mziin reti
miyle Adorno'nun ifade ettii besteleme sreci , ikisi de
ayn derecede aslsz olan bestecinin zgr dehas ya
da bestecinin total olarak dsal glere baml olduu
anlaylarna kar savunup bu anlaylardan kurtar
mak istedii "besteleme sreci" olmaktad r. Btn ger
ek mzikler, Adorno'ya gre, "inaac ve m imetik
momentlerin g-alan d r ve bu tr alan n dndaki
alanlarda bu nitelik artk hi kalmamtr"87 . Bu neden
le, gerek "mziksel zne bireysel bir zne deil , ko
lektif bir znedir;"88 bestecinin kiisel yetenekleri ve
gemiin ona kullanmas iin salad btn ara ve
yntemlerin bir bileimidir. Bu nedenle de, mziksel
retim ne btn btne bamszd r, ne de, ksmen
yanstsa da, sosyal retime indirgenebilecek bir re-
1 90
timdir. Bir lde kukucu Kreneke syledii gibi ,
bestelemek, "bir tip deifre etme (ya da kendini
an msama) edimidir. Beste yapmak, "metin" kendini
ayd n lat p beyan edinceye kadar beklenmesi gereken,
bir anda bu ayd n l n n n parlad , 'anlamn' iin
de yer ald retici moment'e tek bir kvlcmla var lan
bir sretir . . . Diyalektiin znel yan n inkar etmek is
temiyorum, fakat bence nemli olan yan , diyalektiin
sublate etmesi gereken bu otari'dir ve diyalektik ma
teryalist anlayn benim ii n bu denli nemli olmas da
bundand r"89.

Beste bir tr kodlama olduu iin, inaac mo


mente indirgenemez. bestecinin znelliinin eyselle
mesinden ibaret olamaz; gerekli mimesis momentine de
sahip olmak durumundadr. Az sonra, Adorno'nun genel
estetik teorisinde mimesis'in ne denli nemli bir yeri ol
duunu aklamaya alaca z. Fakat mziin kendi
terimleri iinde, bunun salt seslerin bile dsal bir toplum
sal realitenin ifadesi olduunu belirtelim. Adorno'nun ton
kombinasyonlar diye adlandrmay sevdii "mziksel
materyal ," ayn anda hem form hem de ierik olarak,
belirli bir zamanda herhangi bir bestecinin kullan mna
ak olup toplumun materyal realitesi ile balantldr.
Mziksel materyalin rasyonalizasyonu, bestecinin
rasyonalizasyonu zerinde de dolayl etkide bulunmak
tadr. Her ne kadar Adorno artistik retim teknii ile genel
anlamdaki teknoloji arasnda bir ayrm koymak istemise
de, bu ikisi arasndaki ilikinin hangi yollarla olutuu
konusunda da hep duyarll n korumutur.

Mziin retiminden sonra s ra onun yeniden


retimine gelmektedir. Besteci ile icras aras ndaki i-

191
blmnden oluan bu farkl lamadan sonra ise alg
larn ayr ayr partisyonlardaki yerleri al mas ve ens
trmantal gerekletirim, konserler, teknik aktarm ya
da mziin muhafazas ilemleri gelmektedir. Geni bir
bilgi daar ile, Adorno, yeniden-retimi de btn yan
lar ile ele alm; burjuva dneminde mziin reticisi
ile tketicisi arasndaki eitli dolay mlanmlar n ince
lemitir. Kimi zaman oda mziinin burjuva aile orta
m n n zel mekan ile bantsn ele alm, kimi zaman
marur edal ve her eye hkmeder gibi grnen efin
ilevi ile faizmin Fhrerprinzip ilkesi aras ndaki rtk
bantdan sz etmi, kimi zaman ise radyo ile yap lan
mzik yaynlar n n mziin halesinin (aura) tahri bindeki
roln irdelemitir. Btn bu al malar ile Adorno,
gnmzn Bat dnyas ndaki mziin yeniden
retiminin neden olduu sonularla ilgili zgn ve so
runun hi akla gelmeyen yanlarn gzler nne sere
bilen dnceler gelitirmitir. Mziin soyut esas ile
duyumsal grnm, bestecinin dnd ile mzis
yenin yorumu arasndaki zde-olmamann (non
identity) bir amblemi olarak retim ile yeniden-retim
aras ndaki farklla verdii deer, Adorno'nun 20. yz
yln ortalarndaki elektronik mzikle birlikte bu farkl l
n apa k bir biimde k karsnda duyduu
honutsuzluktan da anlalmaktadr. Bu kn yol
at farkl laman n-kalk (de-differentiation) i se,
Adorno'ya gre, mziksel olumsuzlamann (negation)
ynetim altna alnm dnyaya gitgide entegre oluu
nun bir belirtisi olmaktad r. "Teknolojik gelime nceleri
mzik-d bir olgu gibi grlm; daha sonra, besteci
lik amalar buna kol kanat germi; bu sre mzik-ii
gelimelerle eklemlenmitir. Sanat rnleri bu gelien

1 92
tekniklerin rn olmaya balarsa, yak n bir gelecekte ,
yeniden-retim sanat rnnn yerine geece ktir"90 .
Bunun sonucu ise, kltr endstrisinde kar la lm
bulunan sanat n arasallamas srecine ok benzer
bir sonu olacaktr: "ister istemez teknik ile ierik ara
s ndaki gerilim daha da azalacaktr. Mziin tasvir ettii
ey gitgide daha az bireyin tasviri olmaya balad ka,
mziin kulland ara ve tekniklerin esas da, gitgide
daha ok, tasvir edilen eyin esas ile uzla m iine
girecektir"9 1

Son olarak, Adorno, amprik anlayla al an


mzik sosyologlar ndan ok daha fazla pheci bir
tutumla da olsa, mziin almlanmas zerinde de
durmutur. Zeitschriffte yaynlanan 1 938 tarihli "dinle
menin gerilemesi" konusundaki dikkatli incelemesinden
1 962 ylnda yaynlanan Mzik Sosyolojisine Giri'tesi 92
dinleyici tipolojisine dek Adorno kltr endstrisinin
iktidar n n artna paralel bir gerileme olan mzii e
letirel ve bilgili bir biimde dinleyip ona yan tta bulu
nabilme kapasitesinin gerileyiini hep znt verici bir
olgu saym tr. Bu konudaki uyarmalar nda kendini
beenmi bir uzma:n kk grc kimliinin bulun
duunu aceleci bir tav rla ileri srmek zor deilse de,
Adorno, bu tr eletirilerden hi ekinmeden unlar
sylemitir:
Eletire/ tipolojinin tahmin elliki hugnk ya_lXlll du

rum mzii yle deil de hyle dinleyenlerin hatm


dekildir. Hafla sistemin de. daha (vi istismar edehil
mek iin ha/km kc{/tsm .\'lradan ve tek tip hir kc!f'cva
dntren kltr endstisinin de hatas dekildir.
Bugnk hu yaygm durum. tersine, htiiniiy/e toplum-

193
hilimsel kama11larla11 =lr etmektedir: Zili11sel e
mek ile hede11sel e111e,i!;i hirhiri11de11 crnl111as111dc111.
ya da yksek sww jm'llllar ile diiiik dii=eyli sww
.fhr111lar111111 hirhiri11de11 crnl111arnula11: daha sonra
da. hiiliin bir opl11111a yayxnlarlp h11larln11
h11l11na11 siJ=iim - ona kiiltiirde11: e 11iluw. yanl hir
dnyada doru hir hili11ci ola11akH=l111dan re halla
mii=ie J!<hlerile11 opl11111.wl tepki ar=lar111111 hile hu
"3
ya11 '1 hiIi11d11 ut.\' O olu undan orcl'll pk111akad1r

Adorno'nun, hangi tip dinleme biimini ya da eleti


riyi savunmu olursa olsun, bunlardaki rtk elikiler ve
tam bir berraklktan uzak olma durumlar konusundaki
duyarl , onun mzik dilinin kendi ikin (immanent) ge
limesi konusunda ok geni bir alma yapmasna ve
konunun deiik yanlarna ilikin birok yazlar yazmas
na neden olmutur. Adorno'ya gre, Aydnlanmann Di
yalektiinin rettii kltrn aporias'ndan kurtulabilmi,
Schoenberg de ilerinde yer almak zere, tek bir besteci
olmamtr. Adorno'ya gre, mzikte diyalektiin bala
mas Bach ile olmutur. Bach'n mziini arkaik varln
(Being) bir ifadesi olarak yorumlayanlara kar yazd bir
makalede Adorno, Bach'n modernitesini savunmutur94 .
Schoenberg'in Bach'a ilikin grnn paylaan
Adorno, "daha sonra Viyana Klasizminin en ok kullan
lan kompozisyon teknii durumuna gelecek olan gelien
varyasyon tekniini"95 mzie ilk kazandrann Bach ol
duunu ileri srmtr. Mzikteki bu eski gelenekten
kopmann toplumsal nedeni ise, Adorno'ya gre, retim
srecinin kk kk elere ayrlp dekompoze edil
mesi yolu ile rasyonalizasyonu anlam na gelen lonca
retiminden manifaktre geiti. "Nasl , bunun sonucu
maddi retimin rasyonalizasyonu olmusa, ayn ekilde.
1 94
sanat almasnn rasyonel bir biimde inaas da Doa
zerinde estetik egemenlik kurulmas fikrini oluturup
netletirmitir. Bunu yapan ilik besteci Bach olmutur"96

Adorno'ya gre, mzikte Bach ile balayan Doa'


nn zerinde egemenlik kurma ve bu egemenliin yo
unlamas , asl 20. yzy lda olmutur. Gelien var
yasyon tekniinin doruuna ulamas ise, ok daha
nceleri, Beethoven'in almalar s ras nda; znellikle,
Beethoven'in orta dnemi denen, 1 803 ya da 1 804'teki
nc Senfoni ile balayp 1 8 1 9'daki Opus 1 06 piya
no sonat na kadar sren yllarda yaanmtr. Her ne
kadar Adorno 1 930'da balad Beethoven zerine
felsefi incelemelerini hibir zaman bitirmemise de
bunlar n elyazmalar , Btn Eser/eri nin 21 'inci cildtnde
yay nlanacakt r - ilgili bilim adamlar nn bildii zere,
mzikte ula lan en byk zirve olarak Beethoven'in
mziini kabul eden Adorno, Beethoven'in mziini,
daha sonraki btn bestecileri deerlendirirken, hep
l almtr97 .

ok uzun bir sreden beri , mzik eletirilerinde ,


hep, Beethoven'in bir besteci olarak yksek burjuva
kltrnn heroic ann, Alman dealizminin ve diya
lektik dncenin oluumunu salayan devrimci dne
mini sanat sr olduu kabul edilmektedir. Eroica,
Fidelio ve Dokuzuncu Senfoni gibi al malar n, ger
ekten de, burjuvazinin kendini btn bir insanln
temsilcisi olan evrensel bir snf sayd , kendine ve
dncelerine duyduu gvenin ise henz hi durala
mad gnlerin mzii olduunu dnmek yanl sa
y lmamal d r. Her ne kadar, Beethoven'in al malar
zerine hayatlar boyunca incelemeler yapan birok

1 95
mzisyen Beethoven'i dneminin mzik-d olaylar ile
ilgili bir mzisyen, ya da Kant veya Hegel'le birlikte o
dnemin insan olarak ele almay fazla anlaml bulma
makta iseler de, 98 Beethoven'in mziindeki klasik (ya
da Ayd nlanmajc) ve romantik eler, dolayml bir
analiz dzeyinde incelenebildiinde, onun mziine
burjuva kltrnn en baarl gnlerinin, burjuvazinin
utkusunun dorua ulat gnlerin en tipik rnei nite
l ii kazand rmaktadr.

Adorno'nun Beethoven ile ilgilenmesi de, bir l


de, zaten bu nedenle olmutur. Ona gre, Beetho
ven, Bach ile balayan mzii dinsel snrlamalar ndan
zgrletiren laikleme srecinin dorua ulat nokta
olmutur. Beethoven burjuva humanizmasnn en yk
sek momenti, pratiksel akln duyumsal anlamdaki en
a k rnei , aktif znelliin objektif mziksel materyal
iindeki en stn gerekletirimidir. Artk Mozart ve
Haydn gibi aristokrat efendileri memnun etme ykm
llnden de kurtulmu bulunan Beethoven, kendini
zgr klm burjuvazinin oluturduu mzik dinleyicile
ri ile ayn konumda bir birey olmutur. Onun mziinin
dinleyicileri ise, bu mziin gzelliini hakkettii ekilde
alg layabilen, mzik olarak iinde ifade ettii hakikat ile
kendisini zdeletirebilen dinleyiciler konumuna gele
bilmitir. Beethoven'in senfonilerinde ve yayl alglar
drtllerinde mkemmellie eritirdii mzikte, ancient
bir ideal olan organik tmle sahip sanat al mas
kendi aktel realizasyonunu da tamamlam tr.
B11ehoven 'in htn musikisinde ywkilanan hu1:jua
::xrleimciliki dinamik hir hiimde kendini ap ser
gileyen totalitenin ta kendisidir. Mzikteki im totalite

1 96
sergill!ll imi. olrkrn de. kendini o/m.\udarken ele
(negate ). dofrr11larke11 de kmclisinin yasalarna gre
hiraraya gelip ytljnlwmakta: tm ise kendini kendisi d
mda aramamakta: m111111t111lar (movements) ise. gii
leri h 111m11w11lar harekete geirl!n diilvtmn hir hen
::eri olmakta: ve 111111111tmlar hun yaparken s:: kons
d11.wr taklit 1!1111eksi::i11 h1111 yapahilmektedi/Y .

Buradaki en nemli tmce "dinamik bir biimde


kendini ap sergileyen totalite" tmcesidir. Bu tmce
Adorno'nun Beethoven'in musikisindeki zamansal an
lamdaki geicilik boyutunun progressive bir boyut nite
lii tad n ; ve Hegefin Fenomenolojfsindeki diya
lektik uzla mlarn benzeri olan reprizlerin ustaca kulla
n lmas yoluyla totalitenin elde ediliini takdirle kar la
.
dn ifade etmektedir. Daha nceki blmle rde,
Adorno'nun anlatmaya al tmz kendine zg ne
denlerle totalite'nin olumlamac kullanmlarna hep kar
olduunu grdmz iin, mzikte bu iin yap la
bilmi oluunu neden bu denli kaytsz artsz olumlu
karladn anlamak g olmaktad r. Ne var ki,
Adorno'nun deerlendirme tarzna gre, teorik al
malar alan ndaki totalite ile mziksel al ma alan nda
ki totalite aras nda ok nemli bir farkl l k vard r. Bun
lardan birincisinin esas olarak kavramsal oluuna ve bu
nedenle de zde-olmayan (non-identical) ve kendisi
nin ast konumundaki heterojen tikeller zerinde hep
kendi sultasn kurmak istemesine karl k, ikincisi
kavamsal-olmamaktadr. Dierlilii tasfiye etme eilimi
ok daha az olmaktad r. M zikteki indirgenmesi ola
naksz mimetik momentin varlnn bir anlam da m
ziin hibir zaman, gerek idealist ve gerekse pozitivist
felsefedekinin tersine , tamamiyle, egemen znenin bir
1 97
inaas durumuna getirilemeyiidir. Bu anlamda, Beet
hoven, "nesnenin stnlne" kartlk duyan o za
manlar n byk filozoflarna oranla, topyan materya
list holism'e ok daha yakn say lmald r.

Bununla beraber, bir adan bakld nda , felse


fedeki adalar ile birlikte, ortaklaa, zayf bir yana
da sahiptir. Onlardaki totalizasyon anlay gibi,
Adorno'da da kanlmaz bir biimde ideolojik bir boyut
bulunmaktad r. nk, ne olursa olsun, burjuvazi ger
ekten ve btn bir toplu m demek deildir. Fransz
Devrimindeki Jakobenler gibi, ya da btn insanlarn
iinde zgrlk diye bireyin olduunu savunan Kant
gibi, Beethoven'da zgrleimci bir nitelik bulunduunu
sylemekle Adorno da bu nitelii mziksel rnlere
onlarn dndan ve zorla kazand rmak ister gibidir:
Beehown "in en h iriik se11fimilerinde11 hu=1'armdaki
repri=in o/u111/a11wc jesti haskmm, oorieryan " te

o/mm\/ xerekij!i gihi "nin pm-a para edilmesini

sahvw1 hir gii olmakta: dekorali(jestler mii=iksel


n itelikteki olgu/cm amakta - hu. Beethmen 'in. en yii
ce/time 11[(ra1111 mii=ie kadar u=wum ideolojik ka
raktere ::orun/11 olduu iin gsterdii h ir sa.lw. fakat
demm eden =giirliiksidiiiin (111:freedo111J aranl{
11111
ile i)=giirl[(iin if(u/esi o/maktadr

Her eye ramen, rasyonel olarak totalize edilmi, fakat


henz tahakkm altna alnmam bir toplumsal btnn
nbelirimi (prefiguration) olarak yeniden-uzlama varm
sanat rnne kar Adorno'nun olumlu bir tutumu ol
musa, bunu, Beethoven'in orta dnemindeki mziine
kar bak tarznda bulabilmekteyiz.

1 98
Adorno'nun Beetheven'e gsterdii ilgi, bununla
beraber, onun en olunlamac besteleri ile sn rl kal
mamtr. Gerekten de, Adorno'nun daha da kapsaml
bir projesinin yaynlanm iki fragman olan " Beeth o
ven'in Ge Dnem slubu" ve "Yabanclam Baya
pt: Missa Solemnis" 101 Beethoven'in ok tartlan;
yaklak 1 8 1 9'dan 1 828'deki lmne dek sren n
c dnemine hasredilmilerdir. Bu dnemdeki deiik
l ikleri , kimi yorumcular n dediklerinin aksine, Beetho
ven'in kiisel krg n l klar na atfetmek yerine, Adorno
bunlar N apoleon'un lmnden sonra hz n kaybeden
burjuva devriminin artan buna l m n n bir yansmas
olarak daha genel bir ereve i i nde inceleyip akla
mtr. Bununla beraber, Hegel'den farkl olarak, Beet
hoven Restorasyon Avrupa's n n yeni realiteleri ile hi
bir zaman uzlamam; hala olumlamac niteliini sr
dren (ki, hi phesiz Beethoven'in daha 1 8 1 2 gibi
ok erken bir tarihte planlad bir al ma olan) Doku
zuncu Senfoni'si bir yana, son dnemdeki mzik a
l malar devimci sentezin kne kar m cadele
etmi tir. Beethoven'in son al malar , zellikle son
kuartetleri , Adorno'ya gre, hem znel hem de nesnel
yanlarn srdrm; fakat daha nceki dnemdeki
yaptlarnda mmkn k labildii bu iki kutup aras ndaki
dolaymdan bt.: son al malar yoksun kalmtr:

Yap111 . fi"ug111a11la11 gdrii11ii111ii 11es11eldir: hir 111er


ke=de11 mlar gihi re\'rl'.J 'l' yayl111as1111 .W{!,ftVllll
ise ij:11eldir. Beetl10w11 hu ekstremler ara.rnda
y11111lu hir se11te= oltur111a111aktadr. !Jula <;ok. h iki
ekstremi hirhiri11de11 dula da :aklatrmaka: kop
1111 hir gc olarak hunlar. sanki =lllllllll m i'i11de e
h.:drete kadar 11111/wf(:a etmek irin yapmakalr. ,\'a-
1 99
nal tarihinde. (her sanatpnm) son dnem r.;a!tmalart.
. 10'
1
tauna h rer kalaslro1 oImutur - .

Adorno'nun Beethoven mziinde zellikle ilgi


ekici bulduu katastrof ise, dinleyenlerin ounun pek
bir ey fark etmedii , Missa Solemnis olmutur. Dinsel
m usikideki mes'lerin arkaik grnml form'una dnen,
ama hala laik bir hmanist olan besteci, byleli kle,
burjuvazinin ayd nlanma-ncesi gemiinden azad
olma giriiminin urad yenilginin tutana n tutmak
tad r. Dinleyicilerinin beklentilerini boa kararak, sa
natnn 1 9. Yzy l ilerledike kendi kamusundan ya
banc lamasnn tutanan da tutmu olmaktad r. Be
ethoven, Missa Solemnis ile sanat formunun gelien
varyasyonlar n terk edip, bunlarn yerine, ok daha
statik olan kontrapuan formlar n yeleyerek, belki de
as l nemlisi, burjuva znenin gerekten zgrlk sa
y labilecek bir zgrle kavumu olup olmad so
rusunu gndeme getirmektedir. Artk, diyalektik bir
uzla m kendine temel alabilmi organik bir btnlk
(wholeness) modeli de sz konusu olmad iin, Beet
hoven'in ge dnem mziinde gerekletirilmi olan
bu farkl totalizasyon, zorlamaya dayanan yol ve yn
temlerle yaplabilmi bir total izasyon olmaktad r.

Beethoven 'in eserlerinde daima en nemli kategori

olan lota/ite kate}{orisinin dier eserlerinde mziin


h ireysel ksmlarnn isel gelimesinin sonucunda o
lumasna karlk. h kate}{ori Missa 'da hir tiir. hi
reysel ksmlarn hu i>zelliini azaltan dideme haha

sna var/ln srdiirehilmektedir. Missa 'da hu mo


tifler ve temalar. art k. isimlendirilmeye direnen (hi
reysellik aramay unutmu-<,.'.) motifler ve temalardr.

200
Dzvalektik kontrastlarm var/mm sona ermi oluu,
011/arm yerini kapal tmcelerin s=m mw mulale.fe
tinin alnu hu/unuu. hir,:ok yerde. totaliteyi =aqf(
1113
ra l makad r .

Ne var ki , Missa'y Adorno'nun llerine gre


deerli klan zellik de, hala, solgun da olsa , bir
totaliteyi muhafaza etmekte oluu deil; bizzat yaptn
kendi ismiyle bile, yaanan yabanc lamay grp,
hakettii biimde bu durumun adn koymu oluudur.
Adorno'nun Benjamin' den renip kulland terimlerle
ifade edecek olursak, Missa, sembolizm aracl ile,
fragmanlara ay lm bir tmln harabelerini yeniden
ina etmeyi reddedebilmi bir yapt olmutur. Adorno"a
gre, ksa bir sre sonra Baudelaire'in lirik iirin isel
eletirisini yaparken fark edip poetik terimlerle anlata
ca eyleri, Beethoven bylelikle mzikte daha da
nce fark etmi ve anlatmtr:

Klas ik olan klas ikletirerek gider nne sermilir.

Klasik nitelikteki sen/imi idea '.rnda eletirel olmaks

=m onayla111p kahl edilen olum/amac Varolu u red


detmitir. . . Bu a11da11 itiharen de. mii=ikte en yksek
iladesi Beetl10w11 'in yaplllar o/a11 hwjuw. =ihnzre e

psikolojisini ak11lamrr. Bmm en nemli e cleri11-


likli yam, onw deharnw =giir olan ya111 ise. arala

rmdaki =t1lt }!iderip dam<ra artmtmu eyleri.


sanki da1111/ar gihi tek hir imgenin iinde swmr
.
1 Iet o/nwktacItr ; .
reac

Sembolik birliin varln yeniden-syleyebilmek


(re-assert) iin Schubert'in giriimleri gibi daha sonraki
giriimler ise, organik olmaktan ok, kristaller yuma -

20 1
na benzeyen pek nahif yaplar olmaktan teye vara
mam tr1 06 .

Gerekten de, Beethoven'den sonraki hemen


hemen btn bir 1 9. Yzy l mzii ne onun ikinci d
neminde yapt diyalektik totalizasyonu, ne de nc
dneminde yapt allegorik nitelikteki de
totalizasyonu gerekletirebilmitir. Adorno'nun, m
zikteki bu durumu analiz tarz, Rose Rosengard
Subotnik'in yaknlarda yay n lanan al masnda belirt
tii gibi , 1 07 m zii temel nitelikte tek bir kal p (pattern)
iine sokacak ekilde homojenize etme eiliminde ol
m utur. Belki de, Adorno'nun eletirisinin, greli de
olsa, farkl l klar nemsemez grnme zelliinin en
nemli nedeni, m zikteki kopuun kayna olarak d
np bakabilecei m zik d alandan dinamik herhangi
bir referant n n bulunmay olmaktad r. Burjuva klt
rnn gerileme dnemini burjuvazinin heroic dnemi
nin bitiinden balatan Lukacs'tan farkl olarak, Adorno,
burjuvazinin yerini alacak snfa da fazla bir inan duy
mamaktad r. Nitekim, Beethoven baz bak m lardan
Kanf n ya da Hegefin m zikteki e deni (mmasili)
olmusa da Marx'a kout saylabilecek bir besteci ol
mamt r. Bunun temel nedeni ise, "Proleteryaya ken
dini bir m zik znesi olarak ina etme olana n n hibir
zaman tan nmam oluu; byle yaratc bir ilevin,
gerek onun sstem iindeki konumu-ki, yalnzca, tahak
kmn nesnesi olmaktan ibaret bir konumdur bu - ve
gerekse bu snfn zellik ve mahiyetini oluturan bas
kc faktrler nedeniyle olanaksz klnm bulunmasy
d" . 1 08 Eisler gibi Marxist bestecilerin kendisi iin bilin
ce sahip kolektif bir mzik oluturmak ve bununla ii
snfn n devrimci bilincini hem ifade etmek hem de
202
cokuland rmak istedikleri 20. Yzy lda bile Adorno
bun lara hi nem vermemitir 1 09 Onun ilgilenmeye
deer bulduu tek mziksel zne, ilk rneini ge
dnemindeki Beethoven'in oluturduu burjuva mzik
sel znesi olmutur.

1 9 . Yzyl son dnemlerinin mziini Adorno'nun


hi de olumlu bulmay n n nedeni de, bu deiiklie
kar btnyle duyarsz kalm oluudur. Daha sonra
ki kltr endstrisi gibi, 1 9. Yzy l son dnemlerini m
zii de, ya Romantiklerde en u noktasna varan, hala
yaratc bir znenin yaratsym gibi grnmeye al
an bir mzik olmu; ya da mitik cem aatin yeniden
canland rlmas ile Alman Volk'unun yeniden
doaca n zanneden Wagner'deki gibi yeni kolektivite
formlar aramaya kalkan mzikler olmutur. Burjuva
kltrnn gerek dekadans n n - baka yerlerde bu
terimi kulland iin Lukacs'a sald ran Adorno burada
zellikle dekadans terimini kullanmtr1 1 0 en ak seik
grnr hale geldii mzik de, gerekten bu adan ne
denli nemli olduunu Adorno'nun 1 930'1ar n sonlar n
da balay p 1 952'de yaynlanan bir kitapta 1 1 1 ele a l p
inceledii Wagner'in mzii olmutur.

Wagner zerine inceleme Adorno'nun Wagner


mzii ve Wagner'in "toplumsal karakteri" ile onun d
neminden epey sonra burj uva toplumunun faizme
gelip dayanmasna neden olan geriye-ynsemeli top
lumsal gler aras ndaki ba ntlar irdeleyerek zen
ginletirmek istedii bir al ma olmutur. i mgesiz, artk
mzie oranla daha alt dzeyde bir mzik formu oldu
u ve artk hkm kalmam ve hakiki bir hale (aura)
olmaktan km bir haleye muhta bulunduu iin ope-

203
raya kar (bunun tek nemli kural d rnei Bergin
operalar d r) daima kuku duyan Adorno'nun Wagner
mziini beenmeyiinde, besbelli, mzik - d faktr
lerin de etkisi vardr. Horkheimer'in "Egoizm ve zgr
lk Hareketi" 1 1 2 balkl makalesinde ana erevesiyle
anlatt erken dnem burjuva protesto hare! etinin
"antropolojisini" kendi sav na temel alan Adorno,
Wagnerin anti-Semitik rk inanlar ve sado
mazoistik otoriteryan kiilii ile mzii aras nda, e
sasta, kopuksuz bir balant olduunda srar etmitir.
Wagner'den nceki Nietzsche ve daha sonraki birok
lar gibi Adorno da Wagnerin mziini fikirlerinden ve
karakterinden ayr ele almay reddetmitir.

Bizim am zdan Adorno'nun analizinin en ilgin


yan mziin kendisi ile ilgili yand r; mzii, Beetho
ven'in son dneminden sonraki burjuvazini n mzik
alan ndaki bilincinin dejenerasyonu ile balantl say
mas d r. Wagner'i Betthoven'in senfonik mzikte ba
ard ii opera mziinde baarm bir mzisyen sa
yan 1 1 3 Joseph Kerman gibi ok daha yakn y llarn e
letirmenlerini n tersine, Adorno, bu iki besteciyi birbiri
nin tam kart saymtr. Beethoven'in senfonileri gl
znelerin kendi znelliklerini nesnel bir form iinde ger
ekletirdii, i tutarll olan, totalize edilmi alma
lar olmasna karlk, Wagnerin operalar gerek bir
gelime ilkesinden ya da gerek bir znellikten yok
sundur Wagnerin, herkesin bildii, "sonsuz melodi"ye
ok fazla nem vermekte oluu Hegel'in "kt sonsuz
luk" kavra m n ; gerek bir zmlenmeye hi varmayan
ve herhangi bir yne de seyretmeyen sonsuz bir
ard llar m hat rlatmaktad r. Wagnerin operalar klasik
burjuva insan n n kendini ifade etmedeki baarl m-
204
cadelesini yanstmak yerine, ge dnem burjuva insa
n n n kendi kontrol dndaki eysellemi gler kar
snda boyun eiini ifa etmektedir.

20. Yzylda ortaya kacak olan kltr endstri


sinin ve dinlemedeki gerileyiin (regression of hearing)
habercisi olmak istercesine, mzikteki organik
totalizasyonun krlp da lmas anlam na gelebilecek
leitmotif tekniklerine dnmtr. Bu tekniklere dnn
amalar ndan biri de, Adorno'ya gre, reklamc l ktakine
ok benzeyen bir tr "meta/ilevi yklenmektir: Daha
sonralar balayacak olan kitle kltrnn en beylik
uygulamas n n benzeri say labilecek ekilde, m zik
hat rlanmay ama edinmitir; dikkatsiz ve savsak bir
dinleyici iin yazlmaya ynelmitir" 1 14 Leitmotifler, m
ziksel alanda da ortaya kan ve bizim zaman m za
doru art k otoriteryan kiiliklere varan ego
zayflamasna kar , bir anlamda, yaltaklanma ve bu
gerilemenin srtn svazlama olmutur.

Wagner'in atomize olmu ve gelitirilmeden bra


k lm motiflerinin te yz ise, Adorno'ya gre, m zie
d ardan zorla verilmek istenen ve Gesamtkunstwerk
kavram ile ideolojik ynaen hakl lat rlan yapmac k bir
btn lktr:

Wag11er Kil .fimmm oluturup hesledif{i jestlere dayu-


11011. duvurumcu w yup.wl szde kur-uraya ya
ru//lmak islenen ey ise. hem isel ve hem de d.mi
yul'llrlukluml1111 \'e /um h ir htnlk. epik oalie
gihi hir ey olmukucltr. Wug11er 'in m=if{i ipe/ olan
ile ,/t.wl olu11111, zne ile 11es11e11i11 hirhiri1ule11 kopup
'rr dm hul111u/11klum11 luilit hir hirlik am11 i=
lenimi yaratmuk istemektedir. Bu netlenle de. t'agner
205
111ii=ii11de de. ko111po=is nm s reci ideoloji11i11 111ii=ik
drw11alar111a edehzrn yolu ile akanlp ta11111ws111dt111
1 15
da ijteye. ideo/oji11i11 hir orga111 (agenl) o/111akadw

Hala birbiriyle elikin (uzlamaya varmaktan


alakonulmu-.) toplumsal realiteleri mziksel yollarla
zmleyip grnmez k lmak iin Wagner daha son
ralar kltr endstrisinin en nemli zell iklerinden biri
olacak fantazmagorik teknikler gelitirmitir. Gerek
hayattan d-benzeri ka ve mziin retken kken
lerinin iradi olarak bast rlmas Wagner'in mitik tekrar
lamalar yeleyii, buna kar l k tarihsel zaman'dan
holanmay ile a ka ortaya kmaktad r. "Herhangi
bir gerek armonik geliimin bulunmay , " diye belirti
yor Adorno, "zaman ' n da sanki deimeksizin ylece
durmakta oluunun bir amblemi gibidir" 1 1 6 . Beetho
ven'in dinamizminin yerini, Wagner'de, artk ykselme
dnemi sona ermi burjuva kltrnn uzamsal geici
l ii almtr.+ Wagnerln jestleri, asl nda, deimesiz
dir ve geicilik (zaman boyunca evrimlenip geliebilme)
zelliinden yoksundur. ktidarszla m bir biimde
kendini yenileyen Wagner mzii, mziin senfoni for
munda ustalap dorua eritii bir zaman'da her eyin
deiebilir olduu (hereyin hep ayn kalmayp gelie
bilecei) anlay iindeyken srdrd mcadeleden
vazgemitir 1 1 7 Wagner operalarnda toplumsal bir
deiimden midini kesmi ve iktidarszlam burjuva
zne, ac verici kaderi bir gereklilik olarak grmeye

1" "Spatialized temporality" kar l nda. TV'deki dizilerdeki


epizodik anlat mda hep grd mz g i b i , temel i n san i
lkilerinde reel hayata a lternatif oluturmayacak ve ha
yat bir sre olarak de l , birbirinden kopuk ve hep ayn
ekilde kend ini yineleyen olaylardan ibaret paralar ha
linde gsteren kurgulama anlam nda-.
206
balayarak kabullenmi; bu nedenle de, kendisinin
cellad ile zdelemitir.

Wagner'e bu denli derin bir kartlk duygusu


besleyen Adorno, ne var ki , onun mziinde deer
verilmesi gereken birok araylar olduunu teslimden
de geri kalmamtr. Wagner'in kromatizmi kullanma
tarznda, Adorno, dizonans n zgrleiminin haz rlan
nn yer aldn ifade etmitir. Her ne kada r Wagner
bu tr dizonansta ifade edilen acy , ge dnem Beet
hoven'in mziindekinin tersine, bu acy gzlerden
saklayan perdey.i kald r p grlr k lmak yerine,
transfigre etmek istemise de, bu, Fakat tonaliteyi
zayflatm oluu ileri bir fonksiyon ifa etmitir. Ger
ekten de, Adorno u yargya varm ve bunu ifade de
etmitir: "Wagner'in mziinde tek bir dekadan e
yoktur ki, yaratc ve retken bir zihin ondan gelecein
glerini karsamada zorluk eksin . . . Baka bir deyi
le, Wagner emperyalizmin ve son dnem burjuva ter
rizminin gnll bir peygamberi ve gayretke bir hiz
metkarndan ibaret deildir. Adorno'nun deerlendir
melerindeki Wagner kendi dekadans n horlayan ve bu
dekadansn her eyi eritip yok eden baklara bile da
yanabilen bir imge iinde ak nlayan nrotik bir yetiye
de sahiptir''1 1 8 Bunu kantlayan belki de en gzel par
alar Wagner'in transfigrasyoncu vizyonunu lm
a rac l ile, yapt mzikteki niyetinin dnda, altst
ettii Tristan'n nc sahnesindeki "kara, birbirini
tutmayan, hain" 1 1 9 pasajlar olmaktad r.

Bununla beraber, Wagner'deki bu dekadansn


grlr klnmas, Beethoven'in ikinci dnemindeki gibi
olumlamac bir form iinde olmamaktad r. Adorno'nun

207
hayran olduu Mahler gibi besteciler taraf ndan bu giri
imde bulunulduunda ise, Adorno'ya gre, sz konu
su bestecilerin bunun olanakszl n fark ettiklerini
gsteren negatif bir moment ve kendilerini salt ideolojik
olmaktan kurtaran bir tr zelletiri mzikte
1 20
yeralmaktad r Bartok ve Janacek gibi Adorno'nun
haklar nda yargya varmakta tam bir netlie eriemedi
i bestecilerin giriimlerini ise, ynetim altna alnm
dnya n n rasyonalizasyonunun folk kltrne henz
tam olarak szamad lkelerde, Avrupa'nn kenar
yerlerinde yaayan "taral" 1 2 1 bestecilerin giriimleri
olarak nitelendirmektedir. Sevmedii
Sibelius,
Hindemith ya da zellikle Stravinsky gibi bestecilerin 122
bu giriimlerini deerlendiri rken ise, ad geen beste
cilerin geriye - ynsemeci bir biimde anti-sbjektif ve
eysellemenin en kt yaltaklanclar olduunu sy
lemektedir.

Adomo'nun kart olduu bestecileri savunanlar i


se, hi vakit kaybetmeden, bu tr yarglarn keyfi eyler
olduunu iaret etmilerdir. rnein, niin Finli Sibelius
Macar Bartok'tan ya da ek Janacek'tan ayr tutuluyordu?
Niin Mahler, kozmopolitanl apak bir Stravinsky'den
daha az vlkisch saylyordu? 1 23 + Ve bu Krenek'in al
masnn kendi normal kategorilerinin dnda bir alma
olduunu kabul etmekle Adorno'nun da byle bireyin
sorulabilir olduunu kabul ediinden cesaret alarak btn
mzik yaptlarnn ayn felsefi ve toplumsal kriterler arac-

11
B u kon ularda geni bilgi v e Adorno'n u n grleri iin,
Bknz. : nsal Oskay, Mzik ve Yabanclama: A risto.
Huizinga ve Adorno'nun Grleri Asndan Bir
nalma (Ankara: Dost Kitapevi, 1 982.
208
l ile deerlendirilmesinin mmkn olup olmadn da
sorabiliriz1 24

Adorno'nun yarg larn deerlendirmenin en iyi


yolu , belki de, bunlar , onun 1 920'1erdeki Schoenberg
ve izleyicilerinin i kinci Viyana Ekolnn "yeni mzik"
anlay iinde yetimi olmas asndan ele almaktr.
Yzylmzn mziinde dekadansa kar bir antidot
aray p bulmaksa ama, Adorno'ya gre, bunun iin
Schoenberg ve izleyicilerinin mziklerine bakmak ge
rekmekteydi . "Diyalektik bir besteci" olarak Schoenberg
zerine yazd makalesinde, anlaml bir biimde, bu
bestecinin ad "zgrlk dnn kendi bilinli tonuna
ilk kez kavutuu Beethoven'in yannda" 1 25 anlmaktay
d . Schoenberg gibi Beethoven da "gelien varyasyon-

lar" ustas idi 1 26 .

Fakat paradoksal olan yan; Schoenberg'de besteci


olarak asl anlaml olan yan onun mzie balad d
nemde de geerli olan Beethoven'n ve btn bir Bat
mziinin tonalite anlaynn, kukuya yer brakmama
casna, defterinin drlmesi olmutur. 1 907'de
Georgelieder ile balayan, Adorno'nun modern mzikte
"heroik onyl" diye adlandrmay sevdii yllar srasnda
Schoenberg mzii baat tonal triadn1+
armonizasyondaki tiranlktan kurtarmtr. Bunu yap
makla uyumsuzlua serbesti kazandrm, mzik
sonulaymc bir kadansla bitmekten kurtulmu; uyum
suzluk (dissonance), bir tm olarak, paracklarn arzi
bir oluturucu esi olmak yerine, asli oluturucu esi
durumuna gelebilmitir1 27 Schoenberg'in atonal dnemi

+ Birinci ile nc ve beinci notalardan oluturulan l


akor-.
209
ise en davurumcu olduu dnemdir. nk uyumsuz
luk mzikte en kendini hissettiren davurumcu aratr.

Ne var ki, Schoenberg'de atonal varyasyonlar ile


ifade edilen uyumsuzluk, bazen dier Davurumcula
rn yapmaya altklar gibi, kendisi egemen duru ma
gelebilmi (ba msz) znenin gc deil ; daha ok,
bunun ortadan kalkmakta oluunun yaratt ve yaat
t bulant (Angst) olmaktad r. stelik, Schoenberg'in
bamsz birey olabilme olanann ortadan kalk n n
yaatt b u terr sunumlay ndaki diyalektik mater
yalisttik bir niteliktedir. "nk muvman materyalin
kendi iinde konumland rlmtr. Bu muvman balatan
retici g psiik bir itkinin realitesiyle bant l d r - bu
itki, bu drt pisienin ve bilinaltn n saklanmakszn
ve basklanmakszn ifade edilebilmesi ynndedir. " 1 28
Bununla beraber, sz konusu bu itki , mziksel mater
yalin kendisine art k denk dmeyen nesnel snrlan
mlklarna kar kmaktad r. "Schoenberg'in gerek
ten en byk baars," diyor Adorno, "daha ilk al
malarndan itibaren . . . Hi de 'davurumcu gibi' dav
ranmam oluu; kendi znel niyetlerini heterojen ma
teryal zerine otoriteryan bir biimde empoze etmeyii;
zdek olana (maddeye) bakmas , onu grebilmesi
dir" 1 29 i inde bar ndrd elikilerin Wagner ve ondan
sonra ortaya kacak olan olumlamac besteciler tara
f ndan yapld gibi stlerine bir al ekilip gzlerden
saklanmasna karl k, Schoenberg bu elikileri bas
trmayarak, materyalin sahih olan grnmn ifade
etmelerine olanak tanm t r. Kari Kraus 'u n
linguistikteki ar kl (purism) ve Adolf Loos'un mima
rideki sadelii gibi, Schoenberg'in mzii de kendinden
nceki sanat n sahte takt rmalarla mzie tututur-
210
duu sslemeleri mziin zerinden ekip alm; kendi
plakl nda insanca bir scakln duyumsala
nabilecei ve sahih grnmyle alglayabileceimiz
bir dnya getirip koymutur nmze.

Schoenberg'in nasl atonal mzikteki baars


btn bir tortullam tarihi ile mziksel materyalin be
lirli bir biime girmeye zorlanmasyla gerekletirilmi
se,1+1 mziinin daha sonraki gelimesindeki on iki ton
seriyalizmi, yani 1 91 8'den 1 923'e kadarki bunalml
bestecilik yllarnda geriye dnp yneldii mzik de
materyalin zorlanmas ve kstlanmas ile yaplmtr.
Adorno, Schoenberg'in "yeni mziinin" bu yan kar
snda hep kuku duymutur. Daha 1 929 gibi erken bir
tarihte 1 30 Adorno, tonalitenin patlamasndan (her tarafta
kabul grmeye balamas ndan-.) sonra ba dzeni
yeniden kurma konusundaki Schoenbeg'in giriiminin
ne kadar kt etkilerde bulunduuna iaret etmitir.
Webern ve Berg'in almalar eriyip tkenmi znenin
bulantsna (Angst) srt evirmeyen almalar olmaya
devam etmise de, ge dnem niyeti o olmasa da, ta
hakkmn gleri ile zdelemi almalar yapmtr.
Su, hi phesiz, Schoenberg'in kendisinin deildi:
"Bu almalar baarszl lar ok parlak almalard"
diyor Adorno. "Bu mziklerde baarsz olan besteci
deildir; mzii kendi iinde redde .uratan , daha ok,
tarihtir." 1 3 1 Bu nedenledir ki, Modern Mziin Felsefe
sinin bu iki zt kutbu, Schoenberg ile Stravinsky bu
al malarla birlikte birbirine eklemlenmi olmaktayd .

Adorno, esas olarak, serializme karyd .


Serializm, yntemin materyal zerindeki tiranl say-

+ "Prcx:luced by the constraints of the musical materiar' deniyor-.


21 1
yor ve bunun sanatn teknik boyutunda, kltr endst
risinin teknolojiyle teknii istila ediinden daha da kt
bir baarszl k olduunu dnyordu. Schoenberg,
srarla on iki ton kompozisyonlarn deil, on iki ton
kompozisyonlarn savunduunu sylemise de, her
hangi bir notann dier on bir nota duyulmadan ikinci
kez yinelenmesinden kanmay tlemi oluu rast
lantsall n lmn bildiriyordu. i bu noktaya gelince
de, Max Weber'in szn ettii mziin rasyonelleti
rilmesi, Aydmlanmanm Diyalektit nde anlat lan Doa
nn tahakkm altna alnnn mzikteki versiyonu olan
on iki - ton dizisinde doruuna erimi oluyordu:

M=iin total rasyonell:>tirilmesi. onun total olarak


organi=e edilmesidir Organi=e edilmi olmakla, =
grlemi mii=ik yitirdifei totalitesini - Beethoven 'deki
yitirilmi g \'e ilgili feeleri hirhirine hafehvc kuv
vet - yeniden ina edecefeini ummaktadr. Ama. m=ik
bunu yaparken. haartl olahilmek iin. kendi =gr
li{iinden feragat etmekte: hu nedenle de. yenik d
mektedir. Beetho\'l!n tona/itenin anla1111111 ii=lel =

giirlk aractl[: ile yeniden-retmekteydi. On iki ton


tekniinin yeni dii=en/enimi ise. apka. ii=leyi orta
13!
dan kaldmp yoketmekteydi .

Ksacas , btn bunlar nedeniyledir ki, Adorno'ya


gre, diyalektik besteci Schoenberg "diyalektiin sonunu
getirmi oluyordu" 1 33. Onun yntemini hibir ey katma
dan tekrarlayanlar ise yeni mziin yalandn, ok
yeteneinin tkendiini dorulam oluyorlard. "Bugn
unutulan," diyordu 1 950'1erde Adorno bir at yakar gibi.
"on iki ton tekniinin merkezka eilimli, dizginlenemez
ve infilak etmeye hazr mziksel glerin bir araya geti-

212
rilmesine hizmet edecek biimde kullanlmamas duru
munda, hibir anlamnn olmayaca dr. Bunlarla ve
tezadlarla bir arada kullanlmad srece bu tekniin
hikmeti kalmaz ve bouna zaman israfndan ibaret bir
ey olup kar" 1 34 . znelliin "boazn skmaya" al an
Pierre Boulez gibi besteciler, bu abalar ile, erken d
nem Schoenberg'de yzeyin altnda, derinlerde de olsa
hata varln srdren Davurumcu bulanty bask alt
na alm oluyorlard. Bunlar, son dnem Beethoven'in
zamannda, 1 9. Yzylda balayan mzikteki dinamik
gerilimin azalnn 20. Yzylda ok daha kt duruma
varm olduunu gsteriyorlard . Bu nedenle, Doktor
Fa ustus'un sonunda Beethoven'in Dokuzuncu Senfo
ni'sine dnp snan Adrian Leverkhn' yaratan
Thomas Mann haklyd : " nsanln uruna canlar verdii,
kalelerin stne stne, yrd, vecd iindeki ermile
rin tebir ettikleri ne varsa, bunlar artk olmayacak ey
lerdi" 136 . Yaanmakta olan dnemin durumunun umut
krc olduunu syleyen Adorno ile Mann ayn gr
paylam oluyorlard .

Kukusuz, Dokuzuncu Senfoni nin barnda ya


att totalizasyon vaadinin, fiilen, gereklemeye da
ha yakn bir vaad olduunu Adorno'nun . ne zaman d
nm olduunu tam olarak kestirmek kolay deildir.
Negatif DiyalektiKde sz edilen diyalektik felsefe iin
kendini gerekletirme frsatnn birara mevcut olduu;
fakat, zaman nda gerekletirilmedii iin bunun artk
ka rlm bulunduu yolundaki grlerin mzikteki
durumla ilgili olarak sylenmi ak ve net bir benzerini
Adorno'nun metinlerinde bulmak zordur. Gerekten de,
imdiye kadar grdmz gibi, Adorno'ya gre, Beet
hoven'in kompozitrlnn son yllar iin; yani, "ya-
213
banc lam " Missa Solemnis'in rneini oluturduu
son dnemi iin bir dier yapt olan Dokuzuncu Senfo
ni fazlas ile olumlamac bir al ma gibi grnmekte
d ir. 1 9. Yzyln sonlar ndaki mzik zerine yazd nda
ise, tipik bulduu, operalar sk sk talyan
Risorgimento'su<+ ile balant l say lan Verdi'nin heroik
hmanizmi deil , Wagner'in proto-faist
13 7
fantazmagoryas olmutur Yirminci Yzy ldaki
Schoenberg'in atonal devrimi, Adorno iin "gemi kaza
snda hayatta kalabilmi olanlarn umutsuzca gnder
dii bir mesaj ;" 1 38 Birinci Dnya Savann ve Faizmin
karg aas ncesinde burjuva znenin lmnden n
ceki son l idi . Fakat, en Marxist dnemlerinde
bile, Adorno iin, bu dnemdeki sosyalist devrimler
yeni bir alternatif gibi grnmemitir. Hayal g cmz
biraz zorlayacak olursak, Rusya'daki Stravinsky'nn
Adorno'ya geriye ynsemeli bir obj iektivizmin deil de,
yeni kolektif bir znenin n-belirimi (prefiguration) ola
rak grnmesi gerektiini dnebiliriz. Ne var ki , bu
konuda hi de byle dnmeyen Adorno iin
Stravinsky malgre lui (kendine ramen) faizmin bes
tecisiydi. lk dnemlerinde Lukacs ve Bloch'u heye
canland ran Rusya'da olup bitenleri farkl bir gzle izle
yen Adorno iin Stravinsky'nin mzii sado-mazoistik
otoriteryanizmi ve primitivizmi savunan bir geriye
ynsemenin (regression) ala m yd . Adorno'nun Sov
yetler Birliine ilikin sezgilerinin yanl kt n ileri
srmek zor. Fakat, lmekte olan burjuva znenin feti-

<+ lta lya nbirliin i n kuruluu s ras nda, kk burjuva radi


kallerine, iilere ve kyllere kar burjuvazinin yeniden
aristokrasi i le uzlamaya vard dnem-.
214
letirilmesi, onun iin, herhangi bir potansiyel alterna
tife zaten olanak da brakmamaktayd .

Gerekten de, Yirm inci Yzyln ortalar nda,


Adorno'nun mzikteki gerileyi konusundaki dnce
ve zntlerini haksz karacak kayda deer pek az
rnek olmutur. ok ihtiyatl bir dille de olsa, 1 960'
larda destekledii "yeni sinema"ya benzer zgrleimci
hibir gelime yoktur popler m zikte. Belki,
Beckett'teki sessizliklere benzer biimde sessizlikleri
kullanan John Cage bir yana, mzikte ilgi ekici bir
besteci olmamtr. 1 956'da bu konuda dnrken
syledii g ibi, o gnlerde Weber ya da Berg gibi eleti
rel gc olan sanatlar yayor olsayd , ister Batda
ister Douda olsunlar, bu besteciler g c her gn biraz
daha artan ynetim tarafndan bireyliklerinin ellerinden
al ndn greceklerdi.

Ne var ki, Adorno beenilecek bir mzisyen ya


da akm gremedii halde, ynetim altna alnm dn
yada yads mann (negation) hala canlln srdrebil
dii tek alan n sanat olduu yolundaki inancndan bu
y llarda da hi vazgememitir. Daha ncelere kadar
uzanan izlerini bulamasak da, en az Aydmlanmanm
Diyalektilne kadar uzanan, bu, estetie doru stra
tejik geri ekilme, en a k bii miyle, Adorno'nun
1 969'da lme yenik dt g ne kadar tamamlay p
bitirmee urat son al masnda grlmektedir.
Hayran olduu Benjamin'in
Passagenwerl<i' ve
Schoenberg'in Oratorio'su gibi , Adorno'nun Estetik

Ahmet Cemal'in zenli evirisiyle Yap Kredi Yaynlar arasnda


Pasajlar adyla Trkesi yaynlanm bulunuyor.
215
Teorisi de, onun kariyerinin noktalanmam sonu sa
ylabilecek bir yapt olmutur.

Bu al ma Adorno'nun Alman renci hareketi ile


yapt tartmalarnn dorua ulat zor gnlerde ka
leme alnmtr. Haziran 1 967'de, ran ahnn Alman
ya'y ziyareti srasnda Benno Ohnesorg adl rencinin
polis tarafndan ldrlmesinden ksa bir sre sonra,
. +.
Berlin'de "Goethe'nin lphigenia snda Klasizm" bal
'

altnda vermeyi dnd dersin konusunu deitir


mesi istenmitir Adorno'dan. Bunu reddeden Adorno,
bylelikle, bir meydan okuma gibi, estetii politikaya ye
tuttuunu ifade etmitir1 38 Birka yl nce Sartre ve
Brecht'e ynelik angaje ya da partizan sanata kar k
ile de, aka, angaje estetik teoriden yana olmadn
belirtmi bulunuyordu.

Fakat btn bunlara ramen, Adorno'nun esteti


e geri ekil iinde, szcn en derin anlamyla, politik
bir nitellik vardr. Bu nitelii kazandran, kendisinin,
gerek sanatn iinde gelecekteki siyasal ve toplumsal
transformasyonu iaret eden topyan bir momentin
sakl olduuna inanmakta oluuydu. Vlger Marxistlerin
sanatn ardndaki ideolojik ya da arasal ilevi grebil
me konusundaki yetersizlikleri bir talihsizlikti :

Gnm=de dayanlnw= hoyulara mran. en kk fir


salla ideoloji kan11111111 ileri siir111e eili111ine kar iJ
zellikle dikkatli 0!111al.V1=. < 'iink ideol<?ii sahih
olmayandr-ya11/ hilintir. yalandr. deol<?ii sanal a
lmalarmn haars=lmda (iadesini hu/ur ve eletiri
hunu gzler nne serer. . . Sanal almalarmn hyiik
lii: yaln= ve yaln=. ideol<?iinin giderden u=ak tu/111-

216
f{u. duyulma.mu l!ll>{!lledi[!i eylerin Kriil111esi11i. iitil
mesini sa[!lama Kiicii11dendir 111

Bu g Adorno'ya nasl kendini gstermekteydi?


Bu soruya Adorno'nun verdii yantn ne olduunu,
hakkaniyete uygun bir biimde syleyebilmek iin ,
kendisinin anti-sistematik, kmlatif olmayan v e yar
taktik nitelikteki yazma slubu ile kaleme ald be yz
sayfay akn Estetik Teori yi dikkatle okumamz gere
kiyor. Ayrca, Adorno'nun tutumunun olumas nda hem
uyaran hem de ayak ba olan Alman ldealizmindeki
estetik teorileri ok iyi bilmemiz gerekiyor. Btn bunla
ra burada her ynyle deinmemiz olanaksz; ayrca,
bu konuda syleyebileceklerimizi, balca temalarn
imdiye kadar ele alp sylediimiz iin, bir kez daha
yinelememiz de gereksizdir. Bir btn olarak kftabn
birka tmce ile ifade edilemeyecek temel argman n
dile getirebilmek iin e n iyi yol b u argmann temelinde
yer alan drt ana nokta zerinde durmak olacakt r.
Bunlar sanatta mimetik moment ve bunun doal gzel
likle ilikisi; sanatta de-estetizasyon ve bunun mo
dernleme sreci ile i likisi; estetik deneyim (yaam)
idea's ve bunun teori ile ilikisi ve son olarak da sana
tn hakikat ierii ve bunun otonomi ile ilikisidir.

Adorno'nun sanat ve toplum aras ndaki ilikiyi


ortaya koyu (vazedi) tarz, daha nce grdmz
gibi, vlger Marxist estetikilerin savunduu yans ma
teorisinden ok daha dolayml ve komplekstir. Niteki m ,
Adorno'ya gre, sanatn e n nemli zelliklerinden biri
onun mimetik karakteridir. Adorno'nun ileri srdne
gre, bunun iki sonucu olmaktad r. Birincisi, sanatn,
yaanan dnemdeki haliyle, toplumsal realitenin bir

217
taklidi oluudur. ikincisi ise, biimsel deiime uratl
m (transformed), fakat gene de toplumsal nitelikteki
realiteye indirgenemeyen doal realitenin taklidi oluu
dur. Adorno, gerek sanatn (has sanatn) bu mimesis
tiplerinin her ikisini de ihtiva ettiini savunmaktadr.
"Mzik Sosyolojisi zerine ldea'lar" bal kl al ma
s nda syledii gibi, "Tamamyla materyallie dayan
makta oluu ile mzik, rasyonel-ncesi (pre-rational)
mimetik itkinin (impulse) kendisini indirgenemez bir
biimde ortaya koyduu ve doann zerindeki ve dier
materyal tahakkmn seyri boyunca simltane bir bi
imde grnd bir sanat" 141 olmaktad r.

Benjamin'in mimetik yetiyi (mimetik melekeyi)


dil'in duyusal nitelikte ve lafzi taklide
ynelik
(onomatopoeic) kayna sayan grlerinden 142 yola
kan Adorno sanatn yalnzca adaletsizlie dayanan
mevcut toplumsal hayatn yaatt aclar ifade et
mekle kalmayp, ok hain bir biimde tahakkm altna
alnan Doa'ya ait aclar da dile getirdiini sylemek
tedir. Felsefi anlamyla sanatn savunduu nesnenin
daha nemli oluu, en a k biimde, yalnzca i naac ,
znel kkenlerine indirgenemeyecek nitelikteki sanat
al malarnda kendini ortaya koymaktad r. Bu nitelik
teki sanat almalar ndaki mimetik m oment, bizatihi,
topyand r. nk, bu mimetik moment insan n Doa
ile bir olduu kendi tarih-ncesinin ansn canl tutan
bir bellek gibidir. Bu mimetik moment tarih ncemizin
hala canl kalm ansd r. Uygarlam insan n ocuk
luk an larnda da rastlayabildiimiz bu mimetik mo
mentler, ayn nedenle, te yandan , tarih-ncemizdeki
durumumuzun gelecekteki olabilirlikli restorasyonun bir
n-belirimidir.
218
Estetik m imesis, ayrca , Platon'dan beri filozofla
rn ideal zlere gre daha aa dzeyde grdkleri
duyumsal grnm olumlad iin topyan moment
iermektedir. Mimesis'in bu yann olumlu ve nemli
bulduu iindir ki, Adorno, sanata din ve felsefeden
daha altlarda bir yer veren Hegel'e kar kmtr.
Kant'n estetik konularda znel beeni ve yargya
nem veriine kar duyduu btn kukulara karn,
Adorno, Hegel'in insan yapnts (artifcial) gzellie
oranla daha alt dzeyde grd doal gzellii yele
yen ve savunan Kant' n bu grne yakn l k duy
maktayd . nk , doal gzellik insann, kendisinin
yaratmad bir nesneye bamlln temsil etmekte ,
insan ve doa aras nda sayg l ve duyarl bir ilikiye
dayanan bir benzemezlik (non-identity) paradigmas
oluturmaktayd .

Bununla beraber, Adorno sanat doann dzara


bir mimesis'i de saym deildir. Sanatn benzeri oldu
u doal gzellik, biimlendirilmesi iin olumlamac
nitelikte i nsanal bir yantta bulunabilme yeteneini ge
rektiren bir gzelliktir. Bu nedenle, gzellik formun bir
trevi olduu iin, sanat, ayn zamanda, organize edil
mi bir kurgu - yap nt olmaktadr. Toplumsal dnyan n
rasyonalizasyonu ile balantl b i r biimde, znelliin
nesnelletirimidir sanat. Adorno'nun szn etmeyi ok
sevdii sanatn 'muamma gibi' oluu ise, sanat n
mimetik ve inaac , duyusal ve rasyonel momentlerin
kararsz dengeli bir karma m oluundand r. Fakat
daha nce grdmz gibi, estetik retimde kullan lan
teknikler, retimin toplumsal glerinin temelini olutu
ran teknolojik aralarla ayn eyler deildir. Estetik tek
niin rasyonalizasyonu, Adorno'nun on iki ton dizesini
2 19
eletirisinde nerdii gibi, toplumun rasyonalizasyonu
ile balant l olsa bile, atonal mzii ve Beckett'in
oyunlar n savunurken ileri srd zere, ayn sa
natn tekniinin rasyona lizasyonunun toplumun
rasyonalizasyonuna direnmesi mmkndr. Fakat bu
her iki tip rasyonalizasyon, Adorno'ya gre, sanat n
iinden kp olutuu m itik, kltsel , ritelletirilmi ie
riinden gelimeci anlamda bamszlamas ve sana
tn kendi isel gelime yasalarn n gereini yerine ge
tirmesi anlam na gelen "de-estetizasyon ile" 1 43 daha da
younlatrlabilmektedir.

Adorno'nun de - estetizasyonu deerli bulmas


Benjamin'in birbirine alternatif sayd haleye sahip
sanat (auratic art) ve gndelik hayat dzeyine dm
sanat ayrmna kar rtk bir eletiri oluyordu.
Adorno'nun tercihi nc bir olanaktan, kendi retim
kkenini tehir ederek halesinden syrlabilen; fakat,
gene de, kendisine dsal olan retici glerin onun
iine szmasna direnebilen bir sanat oluyordu. Rus
formalistleri ve daha sonraki gnlerin deconstructionisf
leri gibi, Adorno, geleneksel estetiin zeminini olutu
ran organik, totalletirilmi gzellik aldan m n ykp yok
eden belirli modernist sanatlara deer veriyordu. Mo
dern Mziin Felsefesl nin son tmcesinde ifade ettii
zere, "Sanat belki de otantisite idea'sndan - baka
trl deil de yle byle olma anlayndan btn b
tne kendini kurtardnda otantik olacakt ."1 44 Baka
bir deyile, estetikte de, felsefedeki otantiklik jargonu
gibi, modernizmin gznn yana bakmadan kesip
att "gzel aldanm" halesini yeniden canland rmak
isteyen zararl bir otantisite jargonu vard . Oysa, sana
tn, Romantiklerin groteske tutkunluklar ile balayan,
2'.!0
kendi iinde "irkin"e, uyumsuza (dissonant) yer ver
mes i , asl nda, sanatn kendi kendini sorgulama yete
neinin art n n bir belirtisi oluyordu 1 45 Geri, bu da,
zgr-olmayan bir dnyada bir aldan m olarak kalmaya
ykml idiyse de, de-estetize olabilmi sanat, hi de
ilse, kendisinin bu konumunu bilebilen bir sanat olu
yordu. Bylesi bir sanat, mutluluk duyulamayacak bir
dnyay mutlu/andrmay reddedebilen bir sanat olu
yordu. Bylesi bir sanat, bugn fiilen yaanan sefil du
rumun alg lanmas n engelleyen aldan mc bir snak
oluturan 'yle de olsa, byle de' diyen sanatn tersine,
heran, dzenin olumlamac bir payandasna dnme
tehlikesine kar da bir alternatif sanat oluturuyordu.

Bylece, Adorno, paradoksal bir biimde,


al mlama estetiini (reception aesthetic) hi beenme
dii halde, eysellemeye kar en olas antidot olarak,
de-estetize edilmi bir estetie bel balam oluyordu.
Adorno'nun dinleyici tipolojisini incelerken deindiimiz
gibi , asl nda, Adorno Ayd nlanma diyalektiinin zne
zerinde yol at tahribattan kurtulabilecek u ya da
bu tr bir yaam-deneyimi versiyonunun bulunduunu
da sylemi deildi. Syledii, her eye ramen zel
ve bireysel bir yan hep olagelmi sanat deneyiminin,
ynetim altna alnm dnyann mutlak tahakkmne
kar , gene de, en iyi sipermi gibi grndyd. Es
tetik Teoride estetik deneyimin zaman boyutundaki
grnmnn bir srece benzediini; kltr endstrisi
nin haz rlayp sunduu kltrel rnlerin zaman boyutu
zerindeki grnmlerinin hep aym, her zaman aym
olanm tekrarlanm eklinde olmasna kar lk, estetik
deneyimde zamandaki konumlanmann bellek ve bek
lentiye dayanan bir konumlanma olduunu vurguluyor-
22 1
du Adorno '46 . Ayrca, bir sanat almasna eletirel bir
yant, sz konusu sanat yaptnn etkilerine kar
dolaymsz ve tepkimeci (emotional) bir yant aan bir
yant olaca iin, geekten estetik nitelikte bir dene
yim, ka n lmaz bir biimde, teorik dnceyi de ge
rektirmekteydi . Bu nedenle, eletirel felsefe nasl es
tetik deneyimi d lad nda yetersiz kalacaksa , este
tik deneyim de, birbirine elikin sonularn
(tazammunlarn) ortadan kaldrabilmek iin , eletirel
felsefeye kendisinde yer vermeye muhtat . Bu bak m
dan, Adorno'ya gre, en ba msz sanat almas bile,
onu tamamlayacak olan kendisinin dnda da bir eye
muhtat .

Bir sanat al mas n n hakikat ieriini


(Wahrheitsgehalt) ortaya karabilecek olan, ancak ve
ancak, estetik deneyim ile eletirel felsefenin diyalektik
bir kombinasyonu - ya da Adorno'nun terminolojisini
kullanacak olursak, dinamik bir yldz kmelinimi - ola
bilirdi. Kierkegaard zerine yapt alman n haz rl k
gnlerinden itibaren Adomo sanatn irrasyonel, znel
bir dolaymszlktan ibaret bir ey olmadn; hakikati
(realitenin mistifikasyon nedeniyle gzlerden saklan
makta olan sahih grnmn-.) arayan ve gsteren
bilisel (cognitive) bir statye de sahip olmas gerekti
ini savunmutur. Hakikat (yaan lan hayatn sahih
grnm-), buraya kadar incelediimiz zere,
Adom o iin nermeler ile bugnk varolan dnyadaki
d sal bir gnderge arasndaki mtekabiliyetten
(correspondence) ibaret olmay p; daha ziyade, gele
cekteki "gerek" topluma gndermeler yapan normatif
rezonanslar da olan bir kavramd . Adorno'nun, "yaa
dmz dnyada tek tesellisi ancak sanatta bulunabile
cek eyler hep olagelmitir; daima, ortada grnen ile
222
hakikat olan aras nda, iinde bulunulan gne gre ha
yatta kalabilmek iin yap lanlar ile insanl n layk oldu
u eyler aras nda bir tezad yaana gelmitir" 1 47 szle
rinde kullanlan hakikat szc ite bu anlam ifade
etmek zere seilmi, kullanlm tr.

Adorno'nun hakikate erime tutkusu dedii ey,


D avurumcu Bulantl ya (Angst) yak n anlaytaki
'

modernist sanat almalarnda (unutulmasna meydan


verilmeden- .) belleklerdeki yeri muhafaza edilen ya
anm ac lardan doacaktr. nk, Negatif Diyalek
tik'de Adorno'nun kendisinin belirttii gibi, "Aclara ken
dilerini duyurabilmeleri iin bir olanak tan mak, btn
bir hakikat iin , nkouldur. " 1 48 Estetik hakikatte eer
pozitif bir moment varsa, bu, ancak, bugn varolan
toplumdan tamamen bamsz kalmak isteyen; top!um
dan hemen kabul edilmeyi ve geni kalabal klar ara
s nda yer almay beklemeyen sanat almalarnda
buluna!Jilecektir. Sanat ile bugnn yaanan hayat
arasndaki birlii kabul etmemekle, bu nitelikteki sanat
almalar , en topyan sanat almalar nn benzeri
olmaya alarak, gelecekteki farkl bir hayata olan
umudu; canl kalmasn salar. nk, gnmzdeki
arasallam akl n tahakkmn, yaln zca , bu nitelik
teki sanat almalar nn bugnk hayat iinde kulla
n ma koulamaylar alt-st edip yenik drebilmek
tedir. Bu sanat almalar tutana olduklar ac lar m z
arac l ile her ne kadar bugnk yaadmz ikilemi
yanstmakta iseler de; bu ac lar n estetik ifadeleri ola
rak me..vcudiyetleri bile, yaanan ve yaanmakta olan
her eye ramen, Adorno'nun olanaksz olduunu asla
kabul etmedii, "tahakkmsz bir zglln olutura
ca bar" n bulunabilecei i leri bir ufku da iaret et
mektedir.

223
Fakat, syledii szler ile kurduu yapya bir
tula daha koymak istercesine, Adorno sanat al ma
lar nda otonominin fetiletirilmesinin de bu topyan n
gerekletirilmesine engel tekil edebileceini h i gz
ard etmeden belirtiyor. Kltr zerine makalelerinden
birinde u uyarda bulunuyor:

Praxis ili! 111ii111kii11 /iitii11 ilikileri11i /ir yana hrak


xmda kiiltiir kan/111//llll kl!lldisi hi/1! mxa11i=asyo111111 hir
wa-)rnefei olup kuhilir: kiiltiir yaw11111da hu d.!11/i iti
ci h ir k11/la111111s=/1k (Slllllll rafIl/lll.\1111-<,". ) /ogiirii i/e
kar/anahi/en hir o/11111sd[{a (11egatiiz1 ). lalla sistem
tanr/i11da11 11egat(l hir kllw1111a ko11111/a11ahi/111i hir
eye-sistemin daha etkin i!l!mesi11e yw"lrauk <!kilde
m11111 dilileri11i yalwura. hakikat ic;i11 defeil de laki
kat-olmayan ey ii11 np/1111 hir ey o/11u a yiineltehi
lir e sanat a/111arn11 tkeici iin hesaplanarak i111,i/
edilmi kiiltiir e11diistrisi1i11 111allamdw1 hirisine i11dir
1"8
geyehilir .

Baka bir deyile, mkemmellikten hala uzak tu


tulmu bugnn dnyasnda Eletirel Teori iin verili
sistem iinde tehlikeden masun hibir konum sz ko
nusu deildir. rselenmi bir hayatn yaand gn
mzde bylesi bir hayat yaan rken rselenmemi d
ncelerin oluturulabilecei bir yol, bir yntem de sz
konusu deildir. Bir dnr olarak Adorno'nun deer
verilmesi gereken tutarl l ya da entelektel
heroism'inin gstergesi diyebileceimiz zellii, canl
tutmak istedii kefaret beklentisini (redemption) en
salam temellere oturtmaya alt estetik yaam
alannda bile gnmzn bu ac gereini korkusuzca
grebilmi oluudur.
SONU

'ungeduldig geduldig

in namen der unbelehrbaren


1
lehren'

HANS MAGNUS ENZENSBERGER

Adorno'nun ileri srdC zere, eer


Schoenberg'in atonal mzii, hi byle bir niyeti olma
d halde, yeni sistem olan on iki - ton dizisinin olu
umuna yol at diyorsak, ayn eyi Adorno'nun atonal
felsefesi iin de syleyemez miyiz? Adorno'nun . var
yasyonlar da gelimelerini gitgide yavalatp,
Benjamin'le ilgili gzlemlerinin sonucunda kendisinin
syledii gibi, "durulma noktas nda bir diyalektik" olma
noktasna varp orada duraanlam deil midir?
Adorno'ya kar gerekten yaknl k duyduunu hi
saklamayan birok yorumcu bu soruya olumlu yant
veriyor. Susan Buck-Morss'a gre,

Asil sorun Adorno '111111. hili11li hir biimde


SdoenherJ (i model alarak halatll felseje11i11 kendi i
i11de hir devrim giriimi11i11 jiile11 aym akbetle karila
yp karilamad: sisteme kar kma ilkesi11i11 de. 11e
gat [f' <lralektik y11temi11i11 total hir hal almas. ji!lsef!-
11i11 dura[!.a11lama 11oktm ma gelip dayanmw re

1 960 'larm Yeni So/ '11111111 pek de haks= Slrt!amayacak


bir hi<,:imde Adono )11 Eletirel teorvi iilm 11okta.rna
getirdiini ileri srp eletirmeye halama. ile hirlikte.
hir sistem durtmww gelip gelmedi[!.illi/.

225
Benzer ekilde, lrving Wohlfahrt da u noktay i
aret ediyor:

Adorno kendini ekrarlanur hir yerde durdur111a yeti


sini kayhe111ii. nsanm hep kendini ekrarla111a.\1. di
ye ya::yor Tretjakm. elindeki sernuwnin tkendiini
gsterir. Adorno. lep elindekileri .wla111lamwkla
urat. Bundan hir trl kendini ala111ad. Bdirli hir
=a111anda yazd felsefi 111einla. daha nce ya=thklan
ile yapi/1111 hi1111ek hi/111eyen h ir varyasyonlar oyunu
ol11111: kendifelsefesindeki siste111lelir111e karllh it
kisi. en gevek dokunmu yerinde hile. kendi koyduu
a11ya vgun hir sendrom Kihi, kapah hir sisteme d
n111tiir' .

Ve Rose Rosengard Subotnik unlar ekliyor:

Adorno 'nun eletirisi genel grnm ile deerlendi


rilecek olursa (gene. tpk on iki ton m=ii gihi) gerek
dili w gerekse e111alan hak11111ndan olduk<.;a tekrar
laman: huna hali olarak. .\'/atik grntedir. Bu
nitelikler ise. Adorno 'mm kiiliini, ancak zerinde
ah111alar yapt 111ii=ikeki 11e111/i kiisel farkhhkla
m feda edil111esi ile konvahilror ve A dorno 'mm

kendisinin de hireyselliin a111 =1111 svd Beeho


"
ven-sonra.\ 111ii=ikle cvm nitelikte eyler oluyor .

Adorno'nun metinleri boyunca k lacak uzun bir


yolculuk, gerekten de, sk sk hep ayn yerlerden ge
iyormuuz izlenimi brakmaktadr. Fakat hep ayn
emberin zerinde geziniyormuuz gibi gzkse bile,
yzeydeki deil de derindeki sistemin izleri zerinde
gezindiimizi de dnebiliriz. Bu dnce, iki yanyla,
ktmz yolculuun bo bir yolculuk olmadn du
yumsatacaktr bize. Birincisi, Adorno'nun modern dn
yann hi sevmedii bir yan olan kendini tekrarlayan

226
hep ayntlk olgusunun Adorno'nun bu dncesinde de
grnmesidir. Toplumsal bir fizyognomi olarak, Adorno '
nun metinlerinin de, hem aklamaya hem de deitir
meye al t toplumun, baz bak mlardan, bir replikas
olmas doal karlanmaldr. Adorno'nun, iinde yaa
dmz toplumun gerekten dinamik olan itkileri kar
snda, onu eletirenlerin ileri srd gibi, gzlerini
kapatmakta inat edip etmediini bilmek, sylemek pek
kolay gzkmyor. Fakat her devrimin u ya da bu
biimde ihanete urad bir yzy lda, kltrel alandaki
her direnmenin ntralize edildii ve aydnlanma diya
lektiinin yaratt nkleer bir Aufhebung teh likesinin
hibir denetimle karlamakszn devam edebildii bir
dnemde Adorno'daki melankoliyi gereksiz grenlerin
bu cesareti ve zgveni nas l ve nereden bulabildikle
rini de sormamz gerekiyor.

kincisi ve belki de asl nemlisi, Adorno'nun de


rindeki sisteminin grnrletii form, bu sistemin ger
ekte hi de btn btne statik olmad n gster
mektedir. Buraya kadar birok kez grebildiimiz .ze
re, Adorno birbirine zt alternatiflerden ille de birini
semeyi ya da bunlar arasnda ille de uyumlu bir dola
ym oluturmay srarla reddetmitir. Negatif varl k bil
gisi ya da tarihsicilik, akn ya da ikin eletiri, bam
sz sanat ya da devrimin hizmetine koulmu sanat,
speklatif teori ya da amprik aratrma-bunlar ve daha
nice benzerleri Adorno'nun ille de aralar nda bir uzla
ma oluturmaya almadan hep zerinde durduu zt
ikililer olmutur. Ve bu almamzn balangc nda
iaret ettiimiz zere, Adorno'yu anlamann en doru
yolu da, onu, zamanm z n en yaratc entelektel a
kmlarndan birounu temsil eden ve totalize edileme
dii iin byk gerilimler yaratan enerjilerin oluturduu.'
g-alan n n en durulmu noktas nda yer alan bir d-
227
nr olarak deerlendirmektir. Buna ramen, Adorno'
nun dncelerinin hala her an dntrc infilaklara
yol aacak kadar sert kalabilmi olu u , bu dncelerin
durmadan birbiriyle arpan, i ie girip kaynaan,
sonra yeniden birbirine kar kan yzy l m zn btn
bu akmlar ile ayn yollardan geerek biimlenmi olu
undand r.

Gerekten de, Adorno'nun en sevdii metaforlar


dan biri, yalnzca 1 8 Mart 1 936'da Benjamin'e yazd
mektupta kullanmakla kalmay p Zeitschriffde5 yaynla
nan ilk makalesinde de kulland ve belki de kendi en
telektel geliimini ifade edecek en uygun amblem sa
yabileceimiz, bir btn olabilmekten alkonulmu par
alanm zgrlk metaforu olmutur. Bu adan bakl
dnda, en az ndan kar karya kaldklar sorulara
kesin ve tek bir dorudan sz edebilecek yantlar ara
maktan hala kurtulamam yazarlara gre, Adorno'nun
baarszlktan baka bir sonuca ulaamayacan bildii
halde en uzak ve en geni ufuklar bile yoklayp sorgu
layabilen bir dnr olduunu dnebiliriz. Fakat
Adorno'nun Schoenberg'i yarg larken gsterdii hakka
niyeti bizim de Adorno'ya gsterebilmemiz gerekiyor:
"Yapt sanat almas nda baarsz olan bestecinin
kendisi deildir; baarya eriilmez klan, daha ok tarih
olmutur. " Ayn tarihin yaand bir hayat iinde Adorno
iin de bu sonu byle olacakt . Onun bir mr boyu
yazd nice metinlerle hepimizin nnde uzanan ayn
denize brakt ieyi alp iindekilere kulak verecek biz
ve bizden sonrakiler Adorno'dan daha m ansl ? Bunu
da, ancak, zamann kendisi bilebilmekte.

228
NOTLAR

G R

1 . "Yalnzca, kend ilerini anla makta yetersiz dnceler haki


kidir, dorud ur. " Adorno, Minima Moralia.

2. Adorno, Prisms: Cultural Criticism and Society, lng ev


Samuel ve S hierry Weber (Londra. 1 967). s . 1 50.

3. Adorno, Minima Moralia: Reflections from Damaged Life.


l ng ev . , E . F . N . , Jephcott ( Londra . 1 975), s. 50. Gn
derme: Matta'ya gre inci!, 7 :3'e.

4. Adorno, The Jargon of Authenticity, l ng . ev . , Knut


Tarnowski ve Frederic W i l l (Londra, 1 973), s.93.

5 . Adorno, "Auf die Frage: Was ist Deutsch," Gesammelte


Schriften, X, 2 (Frankfurt, 1 977), s. 698. Modern Mziin
Felsefesi nihayet 1 973'te lngilizce'ye evrildi. Btn balklar,
her ne kadar tamam lngilizce'ye evrilmemise de metinde
lngilizce verilecektir. Mmkn olduu yerlerde eviriyi kullan
d m . Fakat asl ile de karlatrdm.

6. lbid. , s .699.

7. Popper, "Reason or Revolution?", Bknz. : Adorno ve di


erleri. . The Positivist Dispute in German Sociology, l ng .
ev. "G lyn Adey" v e David Frisby (Londra, 1 976), s .296.

8. Prisms i n l ngilizce'ye evrilii iin Samuel Weber tarafn


'

dan yaz l m t r. Daha nceleri yaz lan baz makaleler ve


kitaplarn baz blmleri Adorno'nun kend isi taraf ndan
l ng i l izce yaz l m tr.

9. Y u kardaki notlarda belirtilen lere e k olarak, Adorno'dan


l ng ilizce'ye eviri yapanlar n en nemlileri E . B . Ashto n .
John Cumm ing, A n n e G . M itchell, Wesley Blom ster.
Willis Dom ingo ve Ridney Livingstone'dur. Ashton iki ki
tap evirmitir: Negative Dialectics ve lntroduction to the
Sociology of Music.
1 0. Adorno'nun yazdklarndan yapt bir alnty Adorno'ya
kar kullanmak istediinde Lukacs'a u karl ver
mitir Adorno: '"Yalnzca, kendilerini anlamakt yetersiz
dnceler sahiptir' szm alp kulland diye kzmyo
rum; bu szlerimin zerinde telif hakk da iddia eden
yok. Fakat bunlarn peinden bir de,' Bu haklarn ben
den alnmas iin Lukacs' nkinden daha iyi bir argman
ortaya konulmas gerekirdi" diye ekliyordu Adorno.
Bknz. : New Left dergisi yaynlarndan, Aesthetics and
Politics: Debates between Bloch, Lukacs, Brecht,
Benjamin Adorno, son deerlendirme yazs Fredric
Jameson - Londra, 1 977 -. Trke'si : Estetik ve Politi
ka, ev. . Oskay, lstanbul: Eletiri Yaynevi, 1 985.
11. Adorno,"Erpresste Vershnung," Noten zur Literature
Gesammelte Schriften, XI (Frankfurt, 1 974), l ngilizcesi,
"Reconciliation under Duress." -Trkesi iin, bknz. :
Estetik ve Politika, ev. . Oskay, stanbul: Eletiri Ya
ynevi, 1 985, ss.
1 2 . Adorno'nun slubu zerine yazlm ok iyi bir alma,
Bknz. : Gillian Rose, The Melancholy Science: (tel ile)
an lntroduction to the Thought of Thedor W. Adorno
(New York, 1 978) , blm i l .
1 3. Adorno, Minima Moralia, s.86.
14. Adorno'nun Beckett'e verdii nemle ilgili olarak ok iyi bir
makale, Bknz.: W. Martin Ldke, Anmerkungen zu einer
'Logik des Zeria/Is: Adorno-Beckett (Frankfurt, 1 981 ).
1 5. Fritz Ringer, The Decline of the German Mandarins: the
German Academic Community, 1 890- 1 933 (Cambridge,
Mass., 1 969).
1 6. Adorno, "Spengler after the Decline, "Prisms. Adorno'
nun Spengler'den etkilendii noktalar olduunu
farkeden, ama bunu ok abartan bir yaz, Bknz. George
Friedman, The Political Philosophy of the Frankfurt
School (lthaca ve Londra, 1 981 ) .
1 7. Lukacs, The Theory of the Novefe Onsz, lngilizceye
eviren Anna Bostock (Cambridge, Mass., 1 971 ), s.22.
230
1 8. Lwy, Geog Lukacs: from Romanticism to Bolshevism,
lng. ev. Patrick Camiller (Londra, 1 979).
1 9. Adorno, Minima Moralia. s. 1 92.
20. Adorno, Prisms, s.26.
21 . Adorno, 'Was bedeutet: Aufarbeitung der Vergangenheit"
ve "Erziehung nach Auschwitz," Bknz.: Gesammelte
Schriften, X, 2.
22. Adorno, Prisms, s.34.
23. Adorno, Negative Dialectics, lng .ev. , E.B.Ashton (New
York, 1 973), s.363.
24. Adorno, Minima Moralia, s.247.
25. Olas bir etki konusunda, Bknz . : Susan Buck-Morss,
The Origin of Negative Dialectics: Theodor W. Adorno,
Walter Benjamin, and the Frankfurt lnstitute (New York,
1 977), s.5.
26. Adorno, Negative Dialectics, s.362.
27. Jacques Derrida, L 'Ecriture et la Difference, La Voix et
la Phenomene ve De la Grammatologie'yide ayn yl
yaynlamtr.
28. Terry Eagleton, Walter Benjamin or Toward a
Revolutionary Criticism (Londra, 1 981 ), s . 1 4 1 . Benzer
liklerin irdelendii bir dier alma, Michael Ryan,
Marxism and Deconstruction: a Critical A rticulation
(Baltimore, 1 982), ss.73-80.
29. u kitaptaki belgelere baknz: Denis Hollier. der. , Le
Gol/ege de Sociologie (1 937-1 939), (Paris, 1 979).
Adorno ile Derrida arns nda daha da incelikli bir iliki
konusunda Rosenzweig'in incelenmesi ilgin ve yararl
d r. Rosenzweig'in Fransz rencisi Emmanuel
Levinas, Derrida'nn nem verdii biriydi. Derrida'nn
Levinas zerine yazd makalesi iin, Bknz. : Writing
and Difference, l ng . ev. ve Giri yazar Alan Bass
(ikago, 1 978). Bu kitapta tam anlamyla Adorno'cu bir
hipotez gryorsunuz. Buna, "sonsuzcasna dierliliin
yaanmas , Yudaizm" diyebiliriz (s. 1 52).

23 1
30. Derrida, "Ein Portrat Benjamins," Bknz.: Links hatte noch
al/es sich zu entratseln. . Walter Benjamin im Kontext, der.
Burkhardt Lindner (Frankfurt, 1 978). Post-strktralist bir
yazarn ok daha dolaysz bir biimde Adorno'yu deer
lendirdii bir alma olarak. Bknz. : Jean-Franois Lyotard,
"Adorno as the Devil," Telos (Bahar, 1 974).
31 . Adorno ve Nietzsche'nin incelendii yazlar olarak.
Bknz. : Peter Ptz, "Nietzsche and Critical Theory,"
Telos, 50 (K, 1 98 1 -82) ve Norbert W. Bolz,
"Nietzsches Spur in der Asthetischen Theorie," Bknz. :
Burkhardt Lindner ve Martin Ldke, derleyenler,
Materia/ien zur asthetischen Theorie Th. W. Adornos
Konstruction der Moderne (Frankfurt, 1 980).
32. Adorno, Negative Dia/ectics, s.381 .
33. Adorno, Minima Moralia, s. 1 5.
34. Bu satrlarn yazarnn Foucault ile konumas . Berkeley,
27 Ekim 1 980.

1. rselenmi Bir Hayat


1. "Hayat yaamyor." Alnt yapyor Adorno, Minima
Moralia.

2. Adorno, "Trying to Understand Endgame," New German


Critique, 26 (Bahar / Yaz, 1 982), s.1 26.

3. Aralarndaki dostlukla ilgili olarak okunabilecek bir yaz ,


Bknz. : Martin Jay, "Adorno and Kracauer: Notes o n a
Troubled Friendship," Salmagundi, 40 (K, 1 978).
4. T. Wiesengrund, "Expressionismus und knstlerische
Wahrftigkeit: Zur Kritik neuer Dichtung, "Die Neue
Schaubhne, 2, 9 ( 1 920);" "Die Hochzeit des Faun":
'Grundsatzliche Bemerkungen zu Bernhard Sekles'
neuer Oper,' Neue Bla.tter fr Kunst und Literature, 4 ve
5 ( 1 921 -2).
5. "Die Franszendenz des Dinglischen und Noematischen in
Husserls Phanomenologie," doktora tezi, Frankfurt ni-

232
versitesi, 1 924, ilk kez yaynland yer, Adorn o.
Gesammelte Schriften. 1 (Frankfurt. 1 973).
6. Horkheimer, Aus der Pubertat: Novellen und
Tagebuchblatter (Mnich , 1 974).
7 "Der dialektische Komponist," Bknz. : Arnold Schnberg
zum 60. Geburstag, 1 3 Eyll 1 934 (Viyana, 1 934 ) : ikinci
kez basld yer, Adorno, lmpromptus (Frankfurt,
1 968).
8. Krenek, Theodor W. Adorno ve Ernst Krenek'e nsz,
Briefwechsel (Frankfurt, 1 97), s.8.

9. Bestelerinin bir deerlendirmesi iin, Bknz. : Rene,


Leibowitz, "Der Komponist Theodor W. Adorno,"
Zeugnisse: Theodor W. Adorno zum sechzigsten
Geburtstag (Frankfurt, 1 963). En ok alt kom po
zisyonlardan birisi de Rolf Tiedemann'n derlemesi olan
Tom Sawyer: Der Schatz des lndianer-Joe (Frankfurt.
1 979) zerine yapt bitmemi operayd .
1 0 . "Zur gesellschaftlichen Lage der musik," Zeitschrift tr
Sozialforschung. 1 , Y: ve 1 , 3 ( 1 932) . lngilizce evirisi iin
Bknz. : Telos, 35 (Bahar, 1 978).

1 1 . "Der Begriff des Unbewussten in der transzendentalen


Seelenlehre," ilk yayn Gesammelte Schriften. /.
1 2. Kierkegaard: Konstruction des A sthetischen (Frankfurt,
1 962).
1 3. "The Actuality of Philosopy," Telos. 31 (Bahar, 1 977). i lk
yayn , Adorno, Gesammelte Schriften, 1 .
1 4. "Die ldee der Naturgeschichte," Gesammelte Schriften. 1 .
1 5. Zur Metakritik der Erkenntnistheorie: Studien ber
Husserl und phanomenologischen Antinomien (Frankfurt.
1 956). lngilizcesi, Against Epistemology: a Metacritique,
ev. Willis Domingo (Cambridge, Mass., 1 983).
Adorno'nun Oxford dnemini anlatan en iyi kitap Carlo
Pettazzini'nin almasdr. Th. Wiesengrund Adorno:

233
Linee di origine e die sviluppo del pensiero ( 1 903-1 949)
(Floransa, 1 979). Blm VI.
1 6. Habermas, Theorie des kommunikativen Handelns
(Frankfurt, 1 98 1 ) , C . 1 1 , blm iV.
1 7. "ber Jazz," Zeitschrift tr Sozialforschung, V. 3 (1 936),
Hector Rottweiler takma ismiyle, "ber den
Fetischcharakter in der M usik und die Regression des
Hrens," Zeitschift tr Sozialforschung, Vll, 3 ( 1 938),
ngilizcesi iin Bknz. : The Essential Frankfurt School
Reader, der. Andrew Arato ve Eike Gebhardt, Giri ya
zar Paul Piccone (New York, 1 978).
1 8. Bu proje iin notlar geenlerde Suhrkamp Verlag tarafndan
yaynland. Bknz.: Walter Benjamin, Die Passagenwerk,
Gesammelte Schriften, V (Frankfurt, 1 982).

1 9. En nemli mektuplar u kitapta yaralyor: New Left


Review derlemesi, Aesthetics and Politics: Debates
between Bloch, Lukacs, Brecht, Benjamin, Adorno, Son
DeQerlendirme yazsnn yazar Fredric Jameson (Lond
ra, 1 977). (Trke'si, Estetik ve Politika, ev. nsal
Oskay, Eletiri Yaynevi, 1 985).
20. u kitapta: 11/uminations: Essays and Reflections,
ing . ev. Harry Zohn. Derleyen ve Giri yazar Hannah
Arendt (New York, 1 968).
21 . Elizabeth Young-Bruehl , Hannah Arendt : the Love of
the World (New Haven, 1 982), s . 1 09.

22. Bu sat rlarn yazarnn Pollock ile konumas. Montangola,


lsvire Mart 1 969. Bana yazlm 27 Ocak 1 970 tarihli bir
mektupta Adorno'nun dul ei Gretel bu isim deQiikliQinin
1 938 ylna dek yaplmadQn doQrulamtr.
23. Bu olayn birbirine zt iki farkl yorumu iin, Bknz. : Paul F.
Lazarsfeld, "An Episode in the History of Social Research:
a Memoir," ve Adorno, "Scientific Experiences of an
European Scholar in America." Her iki yaz iin, Bknz. :
Donald Fleming ve Bernard Bailyn, (Der.), The lntellectual

234
Migration: Europe and America, 1930- 1960 (Cambridge,
Mass., 1 969).
24. George Simpson'n katks ile, "On Popular Music", The
Radio Symphony: an Experiment in Theory," Bknz. : Pau
F. Lazarsfeld ve Frank Stanton, Der., Radio Research
(New York, 1 941); "A Social Critique of Radio Music,"
Kenyon Review, Vll, 2 (Bahar, 1 945); "Die gewrdigte
Musik," Bknz. : Der getreue Korrepetitor: Lehrschriften zur
musika/ischen Praxis (Frankfurt, 1 963).

25. "Fragmente ber Wagner," Zeitschrift tr Sozialforschung,


Vlll, Y2 (1 939); "On Kierkegaard's Doctrine of Love,"
Studies in Philosophy and Social Science, IX, 3 ( 1 941 ).

26. Horkheimer, "Egoismus und Freiheitsbewegung,"


Zeitschrift tr sozialforschung, V, 2 (1 936); lngilizce'si i
in, Bknz. : Telos, 54 (K, 1 982-3).
27. Bu koleksiyon "Walter Benjamin zum Gedachtnis" bal
ile toplanm ve Horkheimer'in "Autoritarer Staaat" ve
"Vemunft und Selbsterhaltung" almalarnda yer alm
tr. Adorno'nun "George und Hofmannsthal" alma
snda da bulunabilir. lngilizce de ise Benjamin'in tarih
felsefesi tezleri 11/uminations'da bulunuyor. (Trke'si i
in, Bknz. : Walter Benjamin, Estetize Edilmi Yaam.
derleyen, eviren ve sunan nsal Oskay (Ankara: Dost
Kitapevi Yay nlar , 1 982)
28. Benjamin, /lluminations. s.258. Ayn cmle Benjamin'in
1 937'de Zeitschriffde yaynlanan " Eduard Fuchs: Collector
and Historian" balkl incelemesinde de bulunuyor.
29. Benjamin, "Linke Melancholie," Die Gesel/schaft, Vlll
( 1 93 1 ) . Hedef aldklar, Kurt Tucholsky, Erich Kastner
ve Walter Mehring gibi sol liberal yazarlard .
30. Pollock, "State Capitalism: lts Possibilities and
Limitations," Studies in Philosophy and Social Science,
IX, 3 (L941 ) .

31 . Horkheimer, Eclipse of Reason (New York, 1 947).

235
32 . Horkheimer ve Adorno, Dialectic of Enlightenment,
lng. ev. John Cumming (New York, 1 972), s . 230 .
eviri benim taraf mdan dzeltilmitir. Cumming 'in
"Verd inglichung" kar l olarak kulland eyleme I
objektification "yerine. ben , " eyselleme reification"
kavram n kullan yorum.
33. Enstitnn anti-Semitizm zerine yapt almalarn
tartlp deerlendirildii bir kaynak olarak, Bknz. : Mar
tin Jay, "The Jews and the Frankfurt School: Critical
Theory's Analysis of anti-Semitism, "New German
Critique, 1 9 (K, 1 980). "Anti-Semitism zerine Ara
trma Projesi" Studies in Philosophy and Social Science,
IX, 1 ( 1 94 1 )'de zetle verilmitir. Bu alma Enstitnn
tutumundaki deiimin ilk gstergesi olmutur.
34. Adorno, Else-Frenkel Brunswik, Daniel J. Levinson ve
R .Nevitt Sanford. The Authoritarian Personality (New
York, 1 950); bu dizide yeralan teki almalar ise un
lard r: Nathan W. Ackerman ve Marie Jahoda. Anti
Semitism and Emotional Oisorder; a Psychoanalytic
lnterpretation (New York, 1 959); Bruno Bettelheim and
Morris Janowitz, Dynamics of Prejudice: a
Pysychological and Sociological Study of Veterans
(New York, 1 949);
Paul Massing, Rehearsal tor
Destruction (New York, 1 949); ve Leo Lowenthal ve
Norbert Guterman, Prophets of Oeceit (New York,
1 949).

35. Philosophy of Modern Music, ing.ev . , Anne G. Mitchell


ve Wasley Blomster (New York, 1 973); Hanns Eisler
(ve, ad aka yazlmamsa da, Adorno). Composing
tor the Film (New York, 1 947) ; Minima Moralia:
Reflections From Damaged Life, lng. ev., E.F.N.
Jephcott (Londra, 1 974 ) .
36. Craft, "A Bali tor Adorno," Prejudices in Disguise (New
York, 1 974).

236
37. Mann, The Story of a Nove/: the Genesis of Doctor
Faustus, lng. ev. , Richard ve Clara Winston (New
York, 1 961 ) .
38. Minima Moralia, s.33.
39. lbid. , s.50.
40. lbid. , s.21 1 .
41 . lbid. , s. 1 26.
42. "Freudian Theory and the Pattern of Fascist Propagan
da," The Essential Frankfurt School Reader, s.1 37.
43. rnein, u almadaki makalelere baknz: Johannes
Heinrich von Heiseler, (der.) Die 'Frankfurter Schu/e ' im
Lichte des Marxismus (Frankfurt, 1 970).

44. "Television and the Patterns of Mass Culture, "Quarterly


of Film, Radio and Television, Vll (1 954); "The Stars
Down to Earth: the Los Angeles Times Astrology
Column," Jahrbuch tr Amerikastudien, 2 (1 957) ve
Telos, 1 9 (Bahar, 1 974); "Prolog zum Fernsehen" and
"Fernsehen als ldeologie," Eingriffe: Neun Kritische
Modelle (Frankfurt, 1 963.

45. "Zur gegenwartigen Stellung der empirischen


Sozialforschung in Deutschland," Bknz. : Empirische
Sozialforschung, Schriftenreihe des lnstituts zur
Frderung ffentlichen Angelegenheiten e. V., XVll
(Frankfurt, 1 952).
46. "Was bedeutet: Aufarbeitung der Vergangenheit",
Eingriffe, ve "Erziehung nach Auschwitz," Stichworte:
Kriticshe Modelle 2 (Frankfurt, 1 969); her ikisi iin de,
Bknz. : Gesammelte Schriften, X, 2.

47. Fromm'dan uzaklamalar ile ilgili olarak, Bknz. : Martin


Jay, The Dialectica/ lmagination: a History of the Frankfurt
School and the lnstutite of Social Research, 1 923-1 950
(Baston, 1 973), blm 111. (Trke'si iin, Bl.nz. : ev.
nsal Oskay, lstanbul, Dnemli Yaynlar. 1 988).

237
48. Alexander ve Margarete Mitscherlich, Die Unfahigkeit
zu trauern (Mnih , 1 967).

49. Habermas, "Psychic Thermidor and the Rebirth of


Rebellious Subjectivity," Berke/ey Journal of Sociolog,
XXV (1 980), s.2
50. Neumann, Behemoth: the Structure and Practice of
National Socialism 1 932-1 944 (New York, 1 944). Al
manca evirisi, nihayet, 1 976'da yaynland .
51 . Soziologische Exkurse (Frankfurt, 1 956), lng. Aspects of
Sociology, ev. John Viertel (Boston, 1 972).

52. Horkheimer'in Lowenthal'e mektubu, 1 3 Nisan 1 95 1 ,


Lowenthal koleksiyonunda, Berkeley, Calif.
53. Habermas, "The lnimitable Zeitschrift tr Sozialforschung:
How Horkheimer Took Advantage of a Historical/y
Oppressive Hour, " Telos, 45 (Sonbahar, 1 980), s.1 1 6.
54. Horkheimer, Critical Theory: Selected Essays'e Onsz, lng.
ev. Matthew J. O'Connell et al. (New York, 1 972), s.v.
55. Horkheimer, "Die Juden und Europa" Zeitschrift tr
Sozialforschung, Vlll, 1h (1 939), s.1 1 5.

56. Lowenthal'e 27 Ocak 1 957'de yazd mektupta, Adorno,


"Almanya'da yaynladm btn almalarmn yzde dok
sann Amerika'da yazmtm" demitir. (Lowenthal
kolleksiyonu.)
57. in Search of Wagner, Rudney Livingstone (Londra,
1 98 1 ), s.9,
58. Prisms: Cultural Criticism and Society, ing. ev. Samuel
ve Shierry Weber (londra, 1 967).
59. Bknz. : zellikle, Marcuse, "On Affirmative Culture,"
Negations: Essays in Critical Theory, lng. ev. Jeremy
J. Shapiro (Boston, 1 968).
60. Prisms. ss.28-9.
61 . lbid. , s.34.

238
62. Benjamin, Schriften, derleyenler Adorno ve Gretel
Adomo, 2 cilt (Frankfurt, 1 955). 1 960 ylnda Adorno ve
Gershom Scholem, Benjamin'in mektuplarn yaynla
dlar. Adorno'nun Benjamin zerine yazlar iin, bknz.:
Adorno, ber Walter Benjamin (Frankfurt, 1 970).
63. Dissonanzen: Musik in der verwalteten Welt (Gttingen,
1 956), Noten zur Literature (Berlin ve Frankfurt, 1 958).
64. Klangfiguren: Musikalische Schriften 1 (Berlin and
Frankfurt, 1 959); Mahler: Eine Musikalische
Physiognomik (Frankfurt, 1 960); Noten zur Literatur il
(Frankfurt, 1 961 ); Einleitung in die Musiksoziologie:
Zwlf theoretische Vorlesungen (Frankfurt, 1 962),
English trans. by E. B. Ashton (New York, 1 976);
Eingriffe: Neun Kritische Modelle (Frankfurt, 1 963); Der
getreue Korrepetitor: Lehrschriften zur musikalischen
Praxis (Frankfurt, 1 963); Quasi una Fantasia:
Musikalische Schriften il (Frankfurt, ( 1 963); Moments
Mvsicaux: Neu gedruckte Aufsatze 1928 bis 1962
(Frankfurt, 1 964); Noten zur Literatur 111 (Frankfurt,
1 965); Ohne Leitbild: Parva Aesthetica (Frankfurt,
1 967); Berg. Der Meister des kleinsten bergangs
(Vienna, 1 968); lmpromptus: Zweite Folge neu
gedruckter musikalischer Aufsatze (Frankfurt, 1 968);
Stichworte: Kritische Modelle 2 (Frankfurt, 1 969);
Nervenpunkte der neuen (Musik (Hamburg, 1 969).

65. "Gesellschaft", Gesammelte Schriften, V l l l (Frankfurt,


1 972), s. 1 5. Fredric Jameson' n lngilizce evirisinde,
Klassengesellschaft ile ilgili olarak yanllk var. Adorno,
"mcadele bitti, fakat snflar duruyor" dediQi halde, "s
n f mcadelesi" olarak evrilmitir. Bknz. : "Society,"
Salmagundi, 1 0-1 1 (Sonbahar, 1 969 - K 1 970). s . 1 49.
66. "Sociology and Empirical Research," Bknz. : Adorno ve
diQerleri, The Positivist Dispute in German Sociology,
lng. ev. Glyn Adey ve David Frisby (Londra, 1 976).

239
67. "Sociology c.ra Psychology," New Left Review, 46 (Ka
sm-Aralk 1 967) ve 47 (Ocak -ubat 1 968). Makale ilk
kez, 1 955 ylnda Horkheimer'in altmnc ya gnn
deki Festschriffte yaynlanmtr.
68. Adorno'nun disiplinler aras aratrma anlay iin,
Bknz. : Martin Jay, "Positive and Negative Totalities:
lmplicit Tensions in Critical Theory's Vision . of
lnterdisiciplinary Research," Thesis Eleven, 3, (1 982).
69. Bknz.: dipnot 66.
70. Otto Stammer, der., Max Weber and Sociology Today,
lng . ev. Kathleen Morris (New York, 1 97 1 ) .
71 . The Positivist Dispute in German Sociology, s.27.
72. The Jargon of Authenticity, lng. ev. Knut Tarnowski ve
Frederic Will (Londra, 1 973).
73. lbid. s. 1 38.
74. "Lyric Poetry and Society," Telos, 20 (Yaz, 1 974); ilk
yaynlandg yer Noten zur Literatur /.
75. Negative Dialectics, ss. 404-5. eviri dzeltilmitir.
76. Kolakowski, Main Currents of Marxism, cilt 111: The
Breakdown, lng. ev. P.S. Falla (Oxford, 1 978) s. 366.

77. Negative Dialectics, ss. 404-5. eviri dzeltilmitir.

78. Horkheimer, Die Sehnsucht nach dem ganz Anderen


(Hamburg, 1 970).
79. "Resignation," Telos, 35 (Bahar 1 978), s. 1 68. eviri
dzeltilmitir.
80. H abermas, "Consciousness-Raising or Redemptive
Criticism: the Contemporaneity of Walter Benjamin,"
New German Critique, 17 (Bahar, 1 979), s.43.

8 1 . Die Sddeutsche Zeitung (26-27 Nisan 1 969), s . 1 0'da


alnt olarak yer alyor.

240
2. Atonal Felsefe

1. "Sistemler kk insanlarn payna dyor. Bykler


kendi kurumlarn oluturmular: Hangi sayya oynasa
lar hep kazan yorlar. . . Byklerin kurumlar, yoksullar n
uzun uzun hesapladklar , ama hibir zaman tam olarak
snayamadklar iin hep kaybettikleri saylardan ok
daha gvenilir." Heinrich Regius (Max Horkheimer),
Dammerung.

2. Leszek Kolakowski, Main Currents of Marxism, cilt 1:


The Founders, trans. P.S. Falla (Oxford, 1 978), s.1 .

3. Adorno, "Der Essay als Form," Noten zur literatur


(Frankfurt, 1 958). Bu yaznn neminin tartldQ nite
likli bir alma, Bknz. : Gillian Rose, The Meloncholy
Science: an lntroduction to the Thought of Theodor W.
Adorno (New York, 1 978), s. 1 4 ve ard. Gesammelte
Schriften, Cilt ll'de ikinci kez yaynlanm bulunuyor..

4. Adorno, Stichworte: Kritische Modelle 2 (Frankfurt,


.
1 969), The Essential Frankfurt School reader, der.
Andrew Arato ve Eike Gbhardt, giri Paul Piccone
(New York, 1 978). Alntlar hep lngilizce evirisinden.

5. Jrgen Habermas, Theorie des kommunikativen


Handelns, cilt 1 (Frankfurt, 1 98 1 ), s.51 8.

6. Adorno, Negative Dialectics, lng. ev. E.B. Ashton (New


York, 1 973), s.XX.

7. Bu anlamsal bulanklk Louis Althusser'in Lenin and


Philosophy and Other Essays'de elealnyor. lng. ev.
Ben Brewster (New York, 1 979), s. 1 78. ve ard .
Althusser'e gre e n i l k olan zne, insann hem efendisi
olan, hem de insann yaratc znelliQine model olutu
ran Tanrdr.

8. Adorno, "Subject-Object," s.498.

24 1
9. Walter Benjamin, Charles Baudelaire: a Lyric Poet in
the Era of High Capitalism, lng. ev. Harry Zohn (Lond
ra, 1 973, s. 1 03.

1 0. Adorno, "Subject-Object," ss. 498-9

1 1 . Adorno, "The Actuality of Philosophy," Telos, 31 (Bahar,


1 977), s. 1 31 .

1 2. Adorno, "Subject-Object," ss.499.

1 3. Adorno, Negative Dialectics, s. 1 83.

1 4. Bunun Marcuse iin tad nemle ilgili olarak, Bknz.:


Martin Jay, "Anamnestic Totalization: Reflections on
Marcuse's Theory Of Remembrance," Theory and
Society, 1 1 , 1 (Ocak, 1 982).

1 5. Adorno, "Subject-Object," s.499.

1 6. Adorno, Negative Dialectics, s. 374. Yorumlar iin, ayn


kitabn 1 90. Sahifesine baknz.

1 7. Adorno, "Subject-Object, ss. 499-500.

1 8. Adorno, Negative Dialectics, s. 1 8 1 .

1 9. Adorno, "Subject-Object," s.500.

20. Adorno, "lntroduction, Adorno dierleri, The


ve
Positivist Dispute in German Sociology, lng. ev. Glyn
Adey ve David Frisby (Londra, 1 976), s.1 2. Totalite kav
ramn Adorno'nun kullan tarz iin genel bir deerlen
dirme, Bknz. : Martin Jay, Mancism and Totality: the
Adventures of a Concept from Lukacs to Habermas
(Berkeley, 1 984).

21 . Adorno, "Subject-Object," s.501 .

22. Adorno, "lntroduction," s.25.

23. Adorno, Negative Dialectics, s. 1 77. Sohn-Rethel'in en


nemli almas lntellectual and Manual Labor 'd r. lng.
ev. Martin Sohn-Rethel (Atlantic Highlang, NJ, 1 977).
242
24. Adorno, Negative Dia/ectics. ss. 1 77-8.

25. Bknz. : rnein, Adorno, "lntroduction," s. 34. burada


Adorno srarla unu sylyor: "eyselleme hayat ne
denli kaplam olsa da, Eletirel Teori tam da eysel
lemeyi ifade ediiyledir ki, eysellemeyi kabullenmi
bulunan sosyolojiden farkl olarak, toplumu bir zne ola
rak tasarlamaya ynelir."

26. Horkheimer ve Adomo, Dia/ectic of Enligtenment, lng.


ev. John Cumming (New York, 1 972), s. 230.
Verdinglichung yanllkla "eyleme" olarak evrilmitir.

27. Benjamin'in almasndaki kefareti moment'in


(redemptive moment) ele alnd iyi bir kaynak, Bknz. :
Jrgen Habermas, "Consciousness - Raising or
Redemptive Criticism : the Contemporaneity of Walter
Benjamin, "New German Ciritique, 1 7 (Bahar, 1 979) .

28. apraz yerletirme (chiasmus) bir tmceciin szck


diziminin , onu izleyen tmceciin iindekilerle karma
sn gerektirir. Bu yntemin Adorno iin neminin tart
ld yer olarak 1 3. sahifeye baknz. unu da not et
mekte yarar var: bir dier nemli Bat l Marxist, Maurice
Merleau-Ponty de apraz yerletirmeye nem veriyor.
Gereke "i" harfinden gelen bu kavram koullar ol
gunlamam bir uzlam yerine diyalektik bir geriye d
n ifade ediyor. Merleau-Ponty'nin bu konuyu tartt
kaynak olarak, Bknz. : The Visible and the lnvisible:
Followed by Working Notes, (der. ), ClauciJ Lefort, lng.
ev. Alphono Lingis (Evanston, 1 968), blm iV.

29. Adorno, ber Walter Benjamin (Frankfurt, 1 970), ss.


1 59-60.

30. Adorno, Prisms: Cultural Criticism and Society, lng. ev.


Samuel ve Shierry Weber (Londra, 1 967), s. 1 06.

3 1 . Adomo, "Subject-Object", s.501 .

32. lbid., s.502.


243
33. lbid. , s.503.

34. Bknz. : Martin Jay, "The Frankfurt Schools's Critique of


Mannheim and the Sociology of Knowledge," Telos, 20
(Yaz, 1 974).

35. Adomo, "Subject-Object", s.504.

36. Adomo, Prisms, s.235.

37. Adomo, "Subject-Object," s.505.

38. idem.

39. Max Horkheimer, Eclipse of Reason (New York, 1 947);


Herbert Marcuse, Negations: Essays in Critical Theory,
lng. ev. , Jeremy J . Shapiro (Boston, 1 968).

40. Horkheimer, Eclipse of Reason, s.274.

41 . Adorno, "Subject-Object", s.506.

42. idem.

43. Friedemann Grenz, Adornos Philosophie in


grundbegriften: Auflsungen einiger Deutungsprobleme
(Frankfurt, 1 974), s.44.

44. Adorno, "lntroduction," s.58.

45. Benjamin'in bilimsel deneyim anlayna ynelttii ilk


eletiri, 1 91 8'de yazlan ve ilk kez Horkheimer, der. ,
Zeugnisse Theodor W. Adorno zum sechzigsten
Geburtstag (Frankfurt, 1 963)'de yaynlanan "ber das
Programm der kommenden Philosophie" makalesi ile
olmutur. Benjamin'in iki deneyim trn birbirinden
farkllatrmas , baz lar Charles Baudelaire: a Lyric
Poet in the Age of High Capitalism'de yeralan
Passagenwerk fragmanlarnda gelitirilmitir. Bu g
rler Dilthey'de de vard . Fakat Benjamin'in Dilthey'den
etkilenmi olup olmadn bilemiyoruz. Bknz. : Michael
Ermarth, Wilhelm Dilthey; the Critique of Historical
Reason (ikago, 1 978), s.226.
244
46. Benjamin'in anlat (narrative) ve deneyim (experience)
arasndaki ilikiyi deerlendirmesi ile ilgili olarak, Bknz. :
W. Benjamin, "The Storyteller: Reflections on the Works
of Nicolai Leskov," 11/uminations: Essays and
Reflections, der. ve giri yazar Hannah Arendt, lng .
ev. Harry Zohn (New York, 1 968).

47. Bknz. zellikle, Benjamin, "On Language as Such and


on the Language of Man,'' ve "On the Mimetic Faculty,''
Reflections: Essays, Aphorisms, Autobiographical
Writings, der. ve giri yazar Peter Demetz, lng. ev. ,
Edmund Jephcott (New York, 1 978); ve "Doctrine of the
Similar," New German Critique, 1 7 (Bahar, 1 979) .

48. Benjamin, "On Language as Such and on the Language


of Man," Reflections. s .3 1 8.

49. Adorno, Negative Dialectics, s.376.

50. Adorno, ''The Actuality of Philosophy," s. 1 27.

51 . Weber'in bu szleri, Ctifford Geertz'in kendi alannda


byk etkiler yapan kltr antropolojisi nedeniyle ok n
kazanmtr. Bknz. : C. Geertz, The lnterpretation of
Cultures (New York, 1 973), s.5.

52. Paul Ricoeur, Freud and Philosophy: an Essay on


lnterpretation, lng. ev. , Dean Savage (New York,
1 970), s. 33.

53. Adorno, "Resignation," Telos, 35 (Bahar 1 978); ayrca,


Bknz. : Adorno'nun "Marginalien zu Theorie und
Praxis"deki deinmesi. Stichworte'de.

54. Adorno, "Resignation," s . 1 68.

55. Adorno, "Subjet-Object," s . 5 1 0 .

56. idem.

57. lbid. , s.51 1 .

58. idem.
245
3. Paralanm Totalite: Toplum ve Psie

1. "Bizi ancak umutsuzluk kurtarabilir." Amold Gelsen ile


konumasnda Adorno'nun yaptQ alnt, "lst die
Soziologie eine Wissenschaft vom Menschen?"

2. Eletirel kavramnn tarihini inceleyen ok gzel bir


alma, Bknz. : Paul Connerton, The Tragedy of
Enlightenment: an Essay on the Frankfurt School
(Cambridge, 1 980), s. 1 7 ve devam.

3. Bu satrlarn yazarnn Adorno ile yaptQ grmeden,


Mart 1 969.

4. Adorno'nun mlteci olarak lngiltere ve Amerika'da ge


irdiQi yllar burjuva demokrasisinin nemini o zamana
kadarkinden ok daha derinden kavramasn saQlam
tr. OrneQin, Bknz. : Minima Moralia: Reflections from
Damaged Life, in. ev., E . F. N . Jephcott (londra, 1 978),
ss. 1 1 2. 1 3.

5. "Sociology and Psychology,"New Left Review, 46 (Ka


sm-Aralk 1 967) ve 47 (Ocak-ubat 1 968).

6. lbid. , ksm 1 . , 78.

7. Ernst Bloch, Spuren (Berlin, 1 930). Adomo'nun Bloch'a


sevgi ve saygyla bak iin, Bknz. : Adomo, "Bloch's
(Traces): the Philosophy of Kitsch" New Left Review,
1 2 1 (Mays-Haziran 1 980).

8. Dialectic of Enlightenment, lng . ev. John Cumming


(New York, 1 972). , s.231 .

9. Minima Moralia, s.61 .

1 O. lbid., s.63.

1 1 . idem.

1 2. lbid., s.64.

1 3. lbid. , s.61 .

246
1 4. lbid., s.49.

1 5. lbid., s.95.

1 6. "Die revidierte Psychoanclyse," Gesammelte Schritten,


Vlll (Frankfurt, 1 972) . , s.32.

1 7. Adomo'nun Benjamin'e mektubu, 2 Austos 1 935, New


left Review, Bknz.: Aesthetics and Politics: Debates
between Bloch, Lukacs, Brecht, Benjamin, Adorno, son
deerlendirme yazs Fredric Jameson (londra, 1 977),
s. 1 1 3.

1 8. "Freudian Theory and the Pattem of Fascist Propagan


da," The Essential Frankturt School Reader, der.
Andrew Arato ve Eike Gebhart, giri Paul Piccone (New
York, 1 978), s . 1 36.

1 9. Lasch, Haven in a Heartless World: the Family


Besieged (New York, 1 977).

20. Minima Moralia, s.23.

21 . lbid. , s.65.

22. Bknz. : rnein, Jessica Benjamin, "The End of


lntemalization: Adomo's Social Psychology" Telos, 32
(Yaz, 1 977), ve Mark Poster, Critical Theory of the
Family (New York, 1 978).

23. "Sociology and Psychology," ksm i l , s.84.

24. Minima Moralia,


s.46. Bu gibi savlar , Adorno'nun
totaliteryanizm imgesinin Sovyet deil de, daha ok,
Nazi rneinin etkisiyle olutuunu gsteriyor. nk,
ancak ikincisi iin bu iddia ksmen geerli saylabilir
(hatta o zamanlar iin bu bile sylenemez). Szlerinin
sonraki blmne gelince, "gl ocuk" deyiinden de
anlald gibi, Adorno, homoseksellik ile onun sado
mazoistik versiyonunu birlikte ifade ediyor.

25. Diafectic of Enlightenment, s. 1 92 ve ard .

247
26. Prisms, s . 1 29, Adorno yksek kltr irdelerken de
psikoanalitik kategoriler kullanmtr. rneQin, Bknz. :
Stravinski'nin psikotik yanna ynelttiQi eletirilerin yer
aldQ Philosophy of Modern Music, lng. ev. Anne G.
Mitchell ve Wesley V. Blomster (New York, 1 980), s. 1 67
ve ard .

27. "Freudian Theory and the Pattern of Fascist


Propaganda," s. 1 35.

28. "Reflexionen ber Klassentheorie," Gesammelte


Schriften, Vlll.

29. "Society," Salmagundi, 1 0-1 1 (Sonbahar, 1 969 - K


1 970), s. 1 49-50. Ayrca, "Classes and Strata" blm,
lntroduction to the Sociology of Music, lng. ev. E . B.
Ashton (New York, 1 976).

30. "Spatkapitalism us oder lndustriegessellschaft?",


Gesammelte Schriften, Vlll.

31 . /bid., s.360'da zikrediliyor.

32. "Society,'' s. 1 46.

33. "Schuld und Abwehr," Friedrich


Pollock, der.,
Gruppenexperiement. Ein Studienbericht (Frankfurt,
1 955) ve Gesammelte Schriften, IX, 2.

34. "lntroduction," The Positivist Dispute in German


Sociology, lng. ev., Glyn Adey ve David Frisby (Lond
ra, 1 976), ss. 26-7.

35. rneQin, Bknz. : "Zur gegenwartigen Stellung der


em pirischen Sozialforschung in Deutschland,"
Gesammelte Schriften, Vlll, s.481 ; ve "Sociology and
Empirical Research," The Positivist Dispute, s.74'de.

36. "lntroduction," s.33.

37. lbid., s.37.

38. "Sociology and Empirical Research," s.70.


248
39. "On the Logic of the Social Science," The Positivist
Dispute, s. 1 06'da.

40. "Sociology and Empirical Research," s.69.

41 . "lntroduction," s. 1 2.

42. idem.

43. Hans Albert, ''The Myth of Total Reason," The Positivist


Dispute.

44. "Thesen ber Bedrfnis," Gesammelte Schriften, V l l l ,


s.396.

45. Adorno'nun Simmel'i eletirel bir tutumla yorumlay


hakknda, Bknz. : "Henkel, Krug und frhe Erfahrung,"
Siegfried Unseld, (der.), Enst Block zu Ehren (Frankfurt,
1 965)'te. Mannheim' eletirel bir tutumla yorumlay
hakknda ise, Bknz: "The Sociology of Knowledge and
its Consciousness, Prisms.

46. 1 967 ylnda Adorno, Durkheim'n Toplumbilim ve Felsefe


adl almasnn Almanca evirisine bir giri yazs yaz
mt. Bu giri yazs, daha sonra, Gesammelte Schriften
Vlllde "Einleitung zu Emile Durkheim, 'Soziologie und
Philosophie' " balg ile de yaynlanmtr.

47. lbid., s.251 .

48. Alman Sosyolojisi Derneginin 1 964'de yaplan on be


inci kongresindeki tartmalara baknz. Bu tartmalar
Otto Stammer, der., Max Weber and Sociology Today,
lng. ev. Kathleen Morris (New York, 1 97 1 )'de topluca
yaynlanmtr. Horkheimer, Habermas ve Marcuse'n
tartmalardaki katklar bu kitapta yeralmtr.
Weber'den ok Theodor Heuss zerine konuan
Adorno'nun sylediklerine ise yer verilmemitir. Belki de
Adorno'nun Weber'in nemini belirten en lehte grleri
Negative Dialectics, lng. ev., E.B. Ashton (New York,
1 973), ss. 1 64-6'da yer alm bulunuyor.

249
49. Weber, The Protestant Ethic and the Spirit of
Capita/ism, lng. ev. Talcott Parsons (New York, 1 958),
s. 1 81 .

50. Adomo'dan Benjamin'e 1 8 Mart 1 936, Aesthetics and


Politics, s.1 23'de. (Trkesi, . Oskay, Estetik ve Politi
ka, Eletiri Yaynevi, 1 985).

5 1 . "Spatkapitalismus oder lndustriegesellschaft?", s.359.

52. Negative Dialectics, s. 406. Adorno'nun topyanizminin,


mkemmellikten uzak bugnk dnyann elvermedii
beklentilere yol at iin, onun ktmserliinin antite
zinden ok, bu ktmserliin pek dile gelememi kay
na olduunu da dnebiliriz. Ne var ki, byle d
nmemiz, Bloch, Benjamin, Horkheimer ve Marcuse
gibi onun da hibir zaman terk etmedii umuda olan tut
kusunu btn 'btne grmezlikten gelmek olacaktr.
Adorno'nun u muda olan tutkusu bu pasajda aka g
rlyor.

53. "Society," s. 1 52.

54. Feher, "Negative Philosophy of Music: Positive


Results," New German Critique, 4 (K, 1 975).

55. "Modern Music is Growing Old," The Score, 18 (Aralk,


1 956).

56. Peter Brger, "Die Vermittlungsproblem in der


Kunstsoziologie Adomo," Materialien zur asthetischen
Theorie Th. W. Adornos Konstruktion der Moderne,
der., Burkhardt Linder ve W. Martin Ldke (Frankfurt,
1 980).

57. Bknz.: rnein, Arnold Knzli, Auf/arung und Oialektik.


Politische Philosophie von Hobbes bis Adorno
(Freiburg, 1 97 1 ) ve Lucio Colletti, Marxism and Hegel,
lng. ev., Lawrence Garner (Londra, 1 973).

250
58. Friedemann Grenz, Adornos Philosophie in
Grundbegriffen (Frankfurt, 1 974), s. 1 61 .

59. Negative Dialectics, s.320.

60. Connerton, s. 1 1 4.

61 . "Die ldee der Naturgeschichte", Gesammelte Schriften,


1 (Frankfurt, 1 973).

62. Komnist Manifestosundan alnan bu deyi Marshall


Berman'n Al/ That is Solid Melts into Air: the
Experience of Modernity (New York, 1 982) almasna
hem bal k, hem de rehber metafor oluyor.

63. "Reflexionen zur Klassentheorie," s.376.

64. Habermas, ''The Dialectics of Rationalization, an


lnterview," Telos, 49, (Sonbahar, 1 981 ), s.8.

65. Dialectic of Enlightenment, ss. 224-5.

66. Minima Moralia, s.229. Zaman zaman, hi phesiz,


znelliQin, tikelliQin (particularity) tamamen indirgene
meyeceQine gveniyor grnyor. OrneQin, Bknz. :
Negative Dialectics, s.346.

4. Maniplasyon Olarak Kltr; Kefaret Olarak Kltr

1. "Sanat felsefesi denilen eyde, genellikle bir nokta u


nutuluyor; ya felsefe yaplyor, ya sanat." Adorno'nun
Asthetische theorie'ye epigraf yapmay dndQ
szler.

2. Raymond Williams, Keywords: a Vocabulary of Culture


and Society (New York, 1 976), s.76.

3. Tezadn oluumu zerine ok iyi bir inceleme, Bknz. :


Norbert Elias, The Civilizing Process, cilt 1: The History
of Manners, lng. ev . ; Edmund Jephcott (New York,
1 978).

25 1
4. Dieter Schnebel, "Komposition von Sprache-sprachliche
Gestaltung von Musik in Adornos Werk," Bknz.: Theodor
W. Adorno zum Gediichtnis: Eine Sammlung, der.
Hermann Schweppenhauser (Frankfurt, 1 971 ).

5. Adorno, Quasi una Fantasia: Musikalische Schriften il


(Frankfurt, 1 963).

6. Geoffrey H.Hartman, Criticism in the Wilderness: the


Study of Literature Today (New Haven, 1 980), s. 1 90.

7. Adorno, "Culture and Adm inistration," Telos, 37 (Son


bahar, 1 978). ss. 1 00- 1 .

8. Adorno, "Culture and Society," Prisms:


Criticism
Cultural Criticism and Society, lng. ev., Samuel ve
Shierry Weber (Londra, 1 967), s.26.

9. lbid., s.23.

1 0. Horkheimer ve Adorno, Dialectic of Enlightenment, lng.


ev., John Cumming (New York, 1 972), s.1 31 .

1 1 . Adorno, Minima Moralia:Reflections from Damaged


Life, lng . ev. , E.F.N. Jephcott (New York, 1 972), s. 1 3 1 .

1 2. lbid. , s.44. eviri dzeltildi.

1 3. ikin eletirinin tartld bir alma, Bknz. : Michael


Ermarth, Wilhelm Dilthey: the Critique of Historical
Reason (Chicago, 1 978), s.3 1 3 ve ard .

1 4. Adomo, ''The Sociology o f Knowledge and its


Consciousness," Prisms, s.48.

1 5. lbid, s.32.

1 6. Frankfurt Sosyal Aratrma Enstits, Aspects of


Sociology, lng. ev. , Johs Viertel (Boston, 1 972),

ss. 1 90-1 . Adorno'nun bu pasajn yazar olduu bu met


nin Gesammelte Schriften, Vlll (Frankfurt, 1 972'de ya
zlm bulunuu ile dorulanm oluyor.

252
1 7. lbid., s.202.

1 8. Enstitnn almalarnn bu yani ile ilgili aydnlatc bir


alma, Bknz. : Raymond Geuss, The idea of Critical
Theory: Habermas and the Frankfurt School
(Cambridge, 1 98 1 ), blm 1 .

1 9. Adorno, Negative Dialectics, lng. ev. , E . B . Ashton New


York, 1 973), s.4 1 .

20. Adomo, Prisms, s.31 .

21 . Hikayenin bir zeti olarak, fakat daha ok Lazarsfeld'in


bak asndan bir zet olarak, Bknz.: David E.
Morrison, "Kultur and Culture: the case of Theodor, W.
Adorno ve Paul F. Lazarsfeld, Social Research, 45, 2
(Yaz, 1 978).

22. Adorno, "Thesen zur Kunstsoziologie," Klner Zeitschrift


tr Soziologie und Sozialpsychologie, 1 9, 1 (Mart 1 967),
s.91 .

23. Adorno, "The Stars Down to Earth: the Los Angeles


Times Astrology Column," Telos, 1 9 (Bahar, 1 979).

24. Jauss'un verdiQi yant iin, onun u almasna Bknz. :


"Negativitat und asthetische Erfahrung: Adornos
asthetische Theorie in der retrospektive," Materialien
zur asthetischen Theorie Theodor W. Adornos
Konstruction der Moderne, der., Burkhardt Lindner _ve
W. Martin Ldke (Frankfurt, 1 980).

25. Bknz. : OrneQin, Dagmar Barnouw, "Beute der


Pragmatisierung: 'Adorno und Amerika," Die USA und
Deutschland: Wechselseitige Spiegelungen in der
Literatur der Gegenwart, der., Wolfgang Paulsen (Berlin,
1 976).

26. Adorno, in Search of Wagner, lng. ev., Rodney


Livingstone (Londra, 1 98 1 ) , s. 1 07.

253
27. Adorno, Philosophy of Modern Music, Anne G. Mitchell
ve Wesley V. Blomster (New York, 1 973), s. 1 67 ve ard .

28. Adorno, "Culture lndustry Reconsidered," New German


Critique, 6 (Sonbahar, 1 975), s.4.

29. Andreas H uyssen, "lntroduction to Adorno," New


German Critique, 6 (Sonbahar, 1 975), s.4.

30. Bu yaam deneyimlerinin deQerlendirildiQi bir alma,


Bknz. :John Willett, Art and Politics in the Weimar
Period: the New Sobriety, 1 91 7-1 933 (New York, 1 978).

31 . Ernst Bloch, Geist der Utopie (Mnih, 1 981 ).

32. Herbert Marcuse, An Essay on Liberation (Boston,


1 969), s.38.

33. Leo Lowenthal, Literature, Popular Culture and Society


(Pala Alto, Kaliforniya, 1 96 1 ) s. 1 5 ve ard.

34 . Horkheimer and Adorno, Dialectic of Enlightenment,


s . 1 39.

35. lbid., s. 1 40.

36. Adorno, "On the Fetish Character of Music and the


Regression of Listening," The Essential Frankfurt
School Reader, der. Andrew Arato ve Eike Gebhardt,
giri yazar Paul Piccone (New York, 1 978), s.278.

37. Horkheimer ve Adorno, Dialectic of En/ightenment,


s.1 58.

36. Bknz. : dipnot 36.

39. Horkheimer ve Adorno, Dialectic of Enlightenment,


s.1 25.

40. lbid. , s.1 52.

41 . Adomo, "Clture and Administration," s.97.

254
42. Horkheimer ve Adorno, Dialectic of Enlightenment,
s . 1 21 .

43. Adorno, "Culture lndustry Reconsidered," s . 1 4.

44. Bu makale u kitapta bulunabilir: Benjamin,


/l/uminations: Essays and Reflections, der. ve giri.
Hannah Arendt, lng. ev., Harry Zohn (New York,
1 968). Bu tartmalarn en iyi deerlendirildii alma,
Susan Buck-Morss, The Origin of Negative Dialectics:
Theodor W. Adorno, Walter Benjamin and the Frankfurt
lnstitute (New York, 1 977); Richard Wolin, Walter
Benjamin: an Aesthetic of Redemption (New York,
1 982); ve Eugene Lunn, Marxism and Modernism: an
Historical Study of Lukacs, Brecht, Benjamin and
Adorno (Berkeley, 1 982) .

45. Adorno, "On the Fetish Character of Music," s. 296.

46. Adorno, "On the Social Situation of Music," Telos, 35

(Bahar, 1 978), s. 1 45. Adorno ile Eisler arasndaki anla


tlmas zor ortak alma ilikisi konusunda iyi bir ince
leme Bknz. : Gnter Mayer, "Adorno und Eisler," Adorno
und die Musik, der. Otto Kolleritsch (Graz, 1 979),

47. Adorno'dan Benjamin'e, 1 8 Mart 1 936 tarihli mektup.


New Left Review, der. Aesthetics and Politics: Debates
between Bloch, Lukacs, Brecht, Benjamin, Adorno, son
deerlendirme yazs Fredric Jameson (Londra, 1 977)
s. 1 22.

48. Siegfried Kracauer, Theory of Film: the Redemption of


Physical Reality (Londra, 1 960); Adorno'nun Kracauer'in
almalar ile ilgili ve ona duyduu saygy da ifade eden
eletirileri iin, Bknz. : "Der wunderliche Realist," Noten
zur Literatur 111 (Frankfurt, 1 965).

49. Horkheimer ve Adorno, Dialectic of Enlightenment,


s . 1 26.

50. Adorno, in Search of Wagner, s.99.


255
51 . Adorno, "Transparencies on Film." New German
Critique, 24-25 (Sonbahar-K, 1 981 -2), Miriam Hansen'
in ok yararl giri yazs ile.

52. Horkheimer ve Adorno, Dialectic of Enlightenment,


s . 1 43.

53. Adorno, "Transparencies on Film," s. 202.

54. lbid., s. 203.

55. idem.

56. lbid., s.203-4.

57. Adomo, "Freizeit," Gesammelte Schriften, X, 2 (Frank


furt, 1 977).

58. lbid. , s.655.

59. Adorno, "Culture and Administrotion," s. 1 02.

60. Adorno, "Looking Back on Surrealism," Bknz. : The idea


of the Modern in Literature and the Arts, der. lrwing
Howe (New York, 1 967), s.223.

61 . Adorno, "Commitment," Aesthetics and Politics, s. 1 94.

62. Lunn, Marxism and Modernism, ss. 1 95-8, 261 -7.

63. En nemli metinler Aesthetics and Politics'te yer alm


bulunuyor.

64. T. Wiesengrund, "Expressionismus und knstlerische


Wahrhaftigkeit: zur Kritik neuer Dichtung," Die Nue
Schanbhne, 2, 9 (1 920) .

65. Horkheimer, Aus der Pubertat: Novellen und


Tagebuchblatter (Mnih, 1 974).

66. Bunlarn bazlarnn tartldg bir alma, Bknz. :


Diether de la Motte, "Adorno's musikalische Analysen",
Bknz.: Adorno und die Musik'de.

156
67. Adorno, lntroduction to the Sociology of Music, lng. ev.
E.B. Ashton (New York, 1 976); "ldeen zur
Musiksoziologie," K/augfiguren (Frankfurt, 1 959). Mzik
sosyolojisinde Adorno'nun yeri hakknda, Bknz. : W.V.
Blomster, "Sociology of Music: Adorno and Beyond,"
Telos, 28 (Yaz, 1 976).

68. Bknz. : dipnot. 46.

69. Adorno, "On the Social Situation of Music," s. 1 63.

70. Lucia Sziborsky, Adornos Musikphilosophie: Genese,


Konstitution, Padagogische Perspektiven (Mnih,
1 979).

71 . Bu geleneQin topluca deQerlendirildiQi bir alma.


Bknz. : Cari Dahlhaus, Esthetics of Music, ev. William
Austin (Cambridge, Mass., 1 982).

72. "Alban Berg. Zur


Urauffhrung des 'Wozzeck,"'
Musikblatter des Anbruch, 1 O ( 1 925, s.531 . Burada
Adorno, bir Schoenberg ekolnden sz etme konusun
da konuuyor. Bu deyi yerletikten sonra ise, ikinci Vi
yana Ekol demeyi yeQlemitir. Bknz. : OrneQin, Alban
Berg, Der Meister des Kleinsten bergangs,
Gesammelte Schriften, Xlll (Frankfurt, 1 97 1 ), s.324.

73. Adorno, Alban Berg. Der Meister des kleinsten


berga ngs, s. 361 .

74. Bu tartma iin, Bknz. : Heinz-Klaus Metzger, "Adorno


und die Geschichte der Musikalicshen Avantgarde,"
Adorno und die Musik, s. 9 ve ardnda.

75. Robert Craft, "A Bell for Adorno," Prejudices in Disguise


(New York, 1 974), s. 91 ve ard.

76. Adorno, lntroduction to the Sociology of Music, s.21 1 .


Adorno, monad metaforunu Benjamin'in The Origin of
German Tragic Drama, lng. ev. John Osborne (Lond
ra, 1 977)'den al p kullanyor.

257
77. Adorno, Philosophie der neuen Musik (Tbingen, 1 949),
s.38. lngilizce eviride Geist karlQnda "yaratc itki"
kullanlm (s.33). Yetersiz kalyor. Oysa kltrel ve
toplumsal gelimenin birikimlenen bir sreci eklinde ki
Hegelgil anlaya gre, Geist gemiteki znelliQin
eylemesi (yeniden maddi varlk kazanmas-. ) anla
mna gelmektedir.

78. Adorno, /ntroduction to the Sociology of Music, ss. 56-7.

79. Adorno'dan Krenek'e 30 Eyll 1 932 tarihli mektup.


Theodor W. Adorno ve Ernst Krenek, Briefwechsel, der.
Wolfgang Rogge (Frankfurt, 1 974). s.35.

80. Adorno, lntroduction to the Sociology of Music, s.233.

81 . Adorno, "On the Social Situation of Music," s. 1 28.

82. lbid, s.1 30.

83. idem.

84. lbid., s . 1 41 .

85. idem.

86. Adorno, lntroduction to the Sociology of Music, s. 1 97.

87. lbid., s . 1 44.

88. Adorno, "ldeen zur Musiksoziologie," s.23.

89. Adorno'dan Krenek'e, 30 Eyll 1 932 tarihli mektup.


Briefvechsel, s.38.

90. Adorno, "Music and Technique," Telos, 32 (Yaz, 1 977),


s.83.

91 . idem.

92. Bu tipler uzman, iyi dinleyici, kltr tketicisi, duyg ula


narak izleyen dinleyici, istemeden dinleyen dinleyici,
eQlence olsun diye dinleyenler, mzikten ne holanan
ne de holanmayan kaytsz dinleyiciler olarak sralan-

258
yor. Bknz.: lntroduction to the Sociology of Music, b
lm, 1.

93. lbid, s.1 8.

94. Adorno, "Bach Defended against His Devotees,"


Prisms. Adorno, Bach'tan nceki mzie kar ok ka
ytsz gibi grnyor.

95. lbid., s. 1 39.

96. idem.

97. rnein, bknz.: Rose Rosengard Subotnik, "Adorno's


Diagnosis of Beethoven's Late Style: Early Symptom of
a Fatal Condition," American Musicological Society
Journal, 29, 2 (Yaz, 1 976), ve Cari Dahlhaus, "Zu
Adornos Beethoven-Kritik, " Adorno und die MusiKde.

98. Bu konuda tipik birer tartma, deerlendirme olarak,


Bknz. : Robert C. Solomon, "Beethoven and the Sonata
Form," ve Maynard Solomon, "Beethoven and the
Enlightenment," Telos, 1 974).

99. Adorno, lntroduction to the Sociology of Music, s.209.

1 00. lbid. , s.2 1 0.

1 01 . Adorno, "Spatstil Beethovens," Moments Musicaux:


Neu gedruckte Aufsatze 1 928-1 962 (Frankfurt, 1 964);
"Alianeted Masterpiece: the Misa Solemnis," Telos, 28
(Yaz, 1 976).

1 02. Adorno, "Spatstil Beethovens," s . 1 7.

1 03. Adorno, "Alianeted Masterpiece," s . 1 2 1 .

1 04. Adorno, "Lyric Poetry and Society," Telos, 20 (Yaz,


1 974), s.63. Adorno bu yazsnda Benjamin'in
Baudelaire zerine almasndaki savn benimsemi
bulunuyor. Bknz. : Benjamin, Charles Baudelaire: a Lyric
Poet in the Era of High Capitalism, lng. ev., Harry John
(Londra, 1 973).
259
1 05. Adorno, "Alianeted Masterpiece," ss. 1 22-3.

1 06. Adorno, "Schubert," Moments Musicaux, s.23.

1 07. Rose Roseugard Subotnik, "The Historical Structure:


Adorno's 'French' Model tor the Criticism of Nineteenth
century Music, Nineteenth - Century Music, 2, 1 (Tem
muz 1 978). Yazarn zikrettiQi Fransz modeli yapsalc
model. Yazar, Adorno'nun Beethoven ve Schoenberg a
ras dnemdeki mzikle ilgili grlerinin statik bir zel
lik gsterdiQini; bunun da yapsalc modelin benimsen
mesinden ileri geldiQini ileri sryor.

1 08. Adorno, Philosophy of Modern Music, s. 1 30.

1 09. Bknz. : OrneQin, Adorno,


"Gegangelte Musik,"
Dissonanzen: Musik in der verwalteten Welt (Gttingen,
1 964).

1 1 O. Adorno, "Reconcialiation under Duress," Aesthetics and


Politics, ss. 1 54-5'de. (Trkesi, Estetik ve Politika, E
letiri Yaynevi, 1 985. )

1 1 1 . Bknz.: 2 6 dipnot.

1 1 2. Horkheimer, "Egoism and the Freedom Movement,"


Telos, 54 ( K, 1 982-3).

1 1 3. Joseph Kerman, Opera as Drama (New York, 1 956),


Blm 7.

1 1 4. Adorno, in Search of Wagner, s.31 .

1 1 5. lbid. , s.38.

1 1 6. lbid. , s.87.

1 1 7. lbid., s.37.

1 1 8. lbid., s. 1 54 (Buna benzer noktalara dikkat ektiQi bir


baka yer de Prisms'de, s. 72'de. Spengler zerine ma
kalesi bu yazs .

1 1 9. lbid, s.1 56.

1 20. Adomo, Mahler: Eine Musikalische Physiognomik.


Gesammelte Schriften, X l l l , s.1 83.
260
1 2 1 . Adorno, Philosophy of Modern Music, ss.35-6.
1 22. Adorno, "Glosse ber Sibelius," lmpromptus: Zweite
Folge neu gedruckter Aufsatze (Frankfurt, 1 968); "Ad
vocen Hindemith: Eine Dokumentation," lmpromptus;
"Stravinsky and Restoration," Philosophy of Modern
Music. Bknz. : Erik Tawaststjerna, " ber Adornos
Sibelius-Kritik, ve Rudolf Stephan, "Adorno und
H indemith. Zum Verstandnis einer schwierigen
Beziehung," Adorno und die Musik; Alfred H uber,
"Adornos Polemik gegen Strawinsky," Melos, 38 ( 1 971 );
ve James L. Marsh, "Adorno's Critique of Stravinsky,"
New German Ciritique, 28 (K, 1 983).

1 23. Mahler'in vlkisch sempatisinin Hapsburg imparatorlu


unda olumu bulunduu iin, ok kozmopolit nitelikte
olduu dnlmelidir. Bu konuda, Bknz. : William J. Mc
Grath, Dionysian Art and Populist Politics in Austria
(New Haven, 1 974), s. 1 61 .
1 24. Adorno'dan Krenek'e, 30 Eyll 1 932 tarihli mektup.
Briefwechsel, s.41 .

1 25. Adorno, "Der dialektische Komponist," lmpromptus,


s.44.
1 26. Adorno, "Arnold Schoenberg, 1 974-1 951 ," Prisms, s.44.
1 27. Schoenberg'in baard ii anlatan iyi bir alma ola
rak, Bknz. : Charles Rosen, Arnold Schoenberg (Londra,
1 975, Princeton, 1 98 1 ), Adorno'nun analizlerine da
yanmayan bir alma,
1 28. Adorno, "On the Social Situation of Music," s. 1 34.
1 29. lbid., s . 1 35. Adorno'nun burada kltc bir ifade ile
"davurumcu bir biimde" derken telmihte bulunduu
Davurumculuk tr, htM gl bir znenin varolduu
nu syleyenlerinki. Adorno'nun beendii Davurum
cular ise, zne bunalmnn varln grebilenlerdi.
1 30. Adorno, "Zur Zwlftontechnik," Anbruch, 1 1 , 7/8 (Eyll
Ekim 1 929).
1 31 . Adorno, Philosophy of Modern Music, s.99.
26 1
1 32. lbid., s.69.
1 33. lbid., s . 1 24.
1 34. Adorno, "Modern Music is Growing Old.," The Score, 1 8
(Aralk, 1 956), s.22.
1 35. lbid., s.23. Adorno'nun yapt bu eletirilere ramen,
Boulezde "en marge de la, d'une disparation" bal kl bir
poem ile katkda bulunmutur Theodor W. Adorno zum
Gedachtnis'e.

1 36. Thomas Mann, Ooctor Faustus: the Life of the German


Composer Adrian Leverkhn as Told by a Friend, lng.
ev., T. Lowe-Porter (New York, 1 968), s.478.
1 37. lntroduction to Sociology of Musicte Adorno Aida, La
Traviata ve Bizet'nin Carmen'inden szederek "kendi
zamanlarnda insanln durumunu dile getirmekte; al
lm donuklua kar ihtirasn protestosu olmaktayd
lar" demitir (s.87). Fakat bu deinmesi, belirli bir tarih
sel nemi olmayan, ylesine bir deinme olarak kalm
tr. ilgintir, Adorno, hibir zaman, belli bal karakterle
rinden birisi onun adn tayan Simone Boccanegra'dan
szetmemitir.
1 38. Adorno, Philosophy of Modern Music, s . 1 33.
1 39. Bu olayn yks iin, Bknz. :
W. Martin Ldke,
Anmerkungen zu einer 'Logik des Zerfalls:' Adorno
Beckett (Frankfurt, 1 981 ) , s.7.
1 40. Adorno, 'Lyric Poetry and Society,' ss. 57-8.
1 41 . Adorno, "ldeen zur Musiksoziologie," s. 1 7.
1 42. Benjamin, "On the Mimetic Faculty," Ref/ections:
Essays, Aphorisms, Autobiographical Writings, der. ve
giri, Peter Demetz, lng. ev. Edmund Jephcott (New
York, 1 978); "Doctrine of the Similar," New German
Critique, 1 7 (Bahar, 1 979).

1 43. Adorno, Asthetische Theorie, Gesammelte Schriften,


V// (Frankfurt, 1 970), s.32. lngilizce de bu konuda ksa,
fakat ok iyi zet bilgi iin, Bknz. : Richard Wolin, "The

262
De-astheticization of Art On Adorno's Asthetische
Theorie," Telos, 41 (Sonbahar, 1 979).
1 44. Adorno, Philosophy of Modern Music, s.2 1 7.
1 45. Adorno, Asthetische Theorie, s.74 ve ard .
1 46. lbid. , ss. 262-3. Onun, somut almasna e n iyi model
olarak mzii semesi asl bu eserinde aka grlyor.
1 47. Adorno, "Modern Music is Growing Old," s.29.
1 48 . Adorno, Negative Dialectics, ss. 1 7-8.
1 49. Adorno, "Culture and Administration," s.1 0 1 .

Sonu

1 . "retilemez olan retmek adna sabretmek iin sabr


sz," Hans Magnus Enzensberger, "Schwierige Arbeit (fr
Theodor W. Adorno)" Blindenschriffte.

2. Susan Buck-Morss, The Origin of Negative Dialectics:


Theodor W. Adorno, Walter Benjamin, and the Frankfurt
lnstitute (New York, 1 977), ss. 1 89-90.

3. lrving Wohlfahrt, "Hibernation: On the Tenth Anniversary


of Adorno's Death ," Modern Language Notes, 94-5, (Ara
lk 1 979), s 979
. .

4. Rose Rosengard Subotnik, "Why is Adorno's Music


Critism the Way it is? Some Reflections on Twentieth
Century Criticism of Nineteenth-Century Music," Musical
Newsletter, 7,4 (Sonbahar, 1 977); s . 1 1 .

5. Adorno, "On the Social Situation of Music," Telos, 35


(Bahar, 1 978), s. 1 32.

263
KISA KAYNAKA

Rolf Tiedemann'n derleyip yayna hazrlad


Adorno'nun Gesammelte Schriften' i 1 970 ylnda Suhrkamp
Verlag tarafndan yaynlanmaya balad . Hepsi yirmi cilt

oluyor.
Philosophische Frhschriften (1 973)
il Kierkegarrd: Konstruktion des A sthetischen (1 979)
ili Dialektik der Aufklarung ( 1 98 1 )
iV Minima Moralia (1 980)
V Zur Metakritik der Erkenntnistheorie; Drei Studien
zu Hegel (1 97 1 )

VI Negative Dialektik; Jargon der Eigentlichkeit


(1 973)
Vll Asthetische Theorie (1 970)

Vlll Soziologische Schriften ( 1 972)


IX Soziologische Schriften i l 2 vols. ( 1 975)
X Prismen; Ohne Leitbild; Eingriffe; Kritische Model-
le; Stichworte, 2 vols. ( 1 977)
XI Noten zur Literatur (1 974)

Xll Philosophie der neuen Musik (1 975)

Xlll Die Musikalischen Monographien: Wagner,


Mahler, Berg ( 1 971 )

XIV Dissonanzen: Einleitung in die Musiksoziologie


(1 973)
XV Komposition tr den Film; Der getreue Korrepetitor
(1 975)
XVI Klangfiguren; Quasi una Fantasia; Moments
Musicaux; lmpromptus (1 978)

XVlll Musikalische Schriften V (in preparation)


XIX Musikalische Schriften VI (in preparation)
XX Miszellan (yayna hazrlanmakta)
265
XXI Fragmente /: Beethoven (yayna hazrlanmakta)
XXl l Fragmente il: Theorie der musikalischen
Reproduktion (yayna hazrlanmakta)
XXll l Fragmente 111: Current of Music (yayna hazrlan
makta)

ADORNO'NUN MEKTUPLAMALARINDAN SEMELER

Theodor W. Adorno ve Ernst Krenek, Briefwechse/, der.


Wolfgang Aagee (Frankfurt, 1 974).
Theodor W. Adorno, ber Walter Benjamin (Frankfurt, 1 970)

ADORNO'NUN NGLZCEYE EVRLM KTAPLAR!

Aesthetic Theory, lng. ev. C. Lenhardt (Londra, 1 985).


Against Epistemology: a Metacritique, lng. ev. Willis Do-
mingo (Oxford, 1 982; Cambridge, Mass. , 1 983).
Composing tor the Films, Hanns Eisler ile (New York, 1 947);
1 969'da Almanya'da yaynlanncaya kadar yalnzca
Eisler'in ad ile biliniyordu.
Dia/ectic o f Enlighenment,
Max Horkheimer ile, lng. ev.
John Cumming (New York, 1 972, Londra, 1 973).
in Search of Wagner, lng. ev. Rodney Livingstone (Londra,
1 981 ).
lntroduction to the Sociology of Music, l ng. ev. E.B. Ashton
(New York. 1 976).
The Jargon of Authenticity, lng. ev. Knut Tarnowski ve
Frederic Will (Londra, 1 973).
Minima Moralia: Reflections from Damaged Life, E.F.N.
Jephcott (Londra, 1 973).
Negative Dia/ectics, lng. ev. E.B. Ashton (New York ve
Londra, 1 973) .
Philosophy of Modern Music, lng. ev. Anne G . Mitchell ve
Wasley V. Blomster (New York ve Londra, 1 973).
Prisms: Cultural Criticism and Society, lng. ev. Samuel ve
Shierry Weber (Londra, 1 967).
266
iiNDE ADORNO'NUN Y AZDIGI KISIMLAR BULUNAN
INGILIZCE KiTAPLAR

Aesthetics and Politics: Debates between Bloch, Lukacs,


Brecht, Benjamin, Adorno, der. New Left Review, son
deQerlendirme yazs Friedric Jameson (Londra, 1 977).
(Trkesi, ev. . Oskay, Estetik ve Politika, lstanbul:
Eletiri Yaynlar , 1 985. )
Aspects of Sociology, Frankfurt Sosyal Aratrma Enstits
tarafndan, lng. ev. John Viertel (Boston, 1 972; Lond
ra, 1 973).
The Authoritarian Personality, Adorno ve diQerleri (New
York, 1 950).
The Essantial Frankfurt School Reader,der. Andrew Arata
ve Eike Gebhard, giri Paul Piccone (New York ve
Oxford, 1 978).
The lntellectual Migration: Europe and America, 1 930- 1960,
derleyenler Donald Fleming ve Bernard Bailyn
The Positivist Dipsute in German Sociology, Adorno ve di
Qerleri; lng. ev. Glyn Adey ve David Frisby (Londra,
1 976) .

ADORNO ZERNE ALIMALAR

Beier, Christel, Zum Verhaltnis von Gesellschaftstheorie und


Erkenntnistheorie. Untersuchungen zum Totalitatsbegrif
in der kritischen Theorie Adornos (Frankfurt, 1 977).
Buch-Morss, Susan, The Origin of Negative Dialectics:
Theodor W. Adorno, Walter Benjamin, and the Frankfurt
lnstitute (New York, 1 977).
Grenz, Friedemann, Adomos Philosphie in Grundbegriffen:
Auflosung einiger Deutungsprobleme (Frankfurt, 1 974).

J imenez, Marc, Theodor W.Adorno: art, ideologie et theorie


de / 'art (Paris, 1 973).

Kolleritsch, Otto, der., Adorno und die Musik (Graz, 1 979).

267
Lindner, Burkhaudt ve Ldke, W. Martin, der. , Materialien
zur asthetischen Theorie Theodor W. Adornos
Konstruktion der Moderne (Frankfurt, 1 980); bu kitapta
1 969'dan 1 979'a kadar Adorno ile ilgili olarak eitli ko
nulardaki makale ve kitaplarn bibliyografyas var.
Ldke, W. Martin, Anmerkungen zu einer 'Logik des
Zerfalls ': Adorno-Beckett (Frankfurt, 1 981 ).

Nebuloni, Roberto, Dialettica e storia in Theodor W. Adorno


(Milano, 1 978).
Oppens, Kurt ve di{lerleri . , ber Theodor W. Adorno
(Frankfurt, 1 968).
Pettazi, Carla, Th. Wiesengrund Adorno: Linee di origine e di
suiluppo del pensiero (1 903-1 949) (Floransa, 1 979); ltal
yan dilinde Adorno zerine yazlm yaz, alma ve a
ratrmalarn ok geni bir bibliyografyasn ihtiva ediyor.
Rose, Gillian, The Melancholy Science: an lntroduction to
the Thought of Theodor W. Adorno (New York ve Lond
ra, 1978).

Sauerland, Karol, Einfhrung in die Asthetik Adornos (Berlin,


1 979).
Schoeller, Wilfried F., der. Die neue Linke nach Adorno
(Mnih, 1 969).
Schweppenhauser, Herman, der. , Theodor W. Adorno zum
Gedachtnis (Frankfurt, 1 97 1 ).
Sziborky, Lucia, Adornos Musikphilosophie: Genese,
Konstitution, Padagogische Perspektiven (Mnih,
1 979).
Von Friedeburg, Ludwig ve Habermas, Jrgen, der. Adorno
Konferenza 1 983 (Frankfurt, 1 983); Rene Grtzen'in
hazrlad{l ok iyi bir bibliyografya var.
Zuidervaart, Lambert, Refractions: Truth in Adorno 's
Aesthetic Theory (Phd, Amsterdam niversitesi, 1 981 ).

268
ADORNO'YA AYRILMI GEN KISIMLARI
OLAN ALIMALAR

Jameson, Fredric, Marxism and Form: Twentieth-Century


Dialectical Theories of Literature (Princeton, 1 971 ) .

Jay, Martin, Marxism and Totality: the Adventures of a


Concept from Lukacs to Habermas (Berkeley, 1 984) .

. Lunn , Eugene, Marxism and Modernism: an Historical Study


of Lukacs, Brecht, Benjamin and Adorno (Berkeley,
1 982).
Rosen, Michael, Hegel's Dialectic and lts Criticism
(Cambridge, 1 982) .
Wolin, Richard, Walter Benjamin: an Aesthetic of
Redemption (New York, 1 982).

ADORNO iN ZEL SAYI HAZIRLAMI BULUNAN DERGiLER

Utopia (Milan, 1 972).


Studia Philosophica Gandensia (Mappel, 1 972) .
Text + Kritik (Mnih, 1 977).
Humanities in Review, 2, 4, (Los Angeles, 1 979) .

FRANKFURT OKULU ZERNE GENEL ALIMALAR

Apergi, Francesco, Marxismo e ricerca sociale ne/a Scula di


Francoforte (1 932-1 950) (Florence, 1 977).

Bonss, Wolfgang ve Honneth, Axel, der., Sozialfurschung


als Kritik: Zum sozialwissenschaftlichen Potential der
Kritischen Theorie (Frankfurt, 1 982).
Connerton, Paul, The Tragedy of Enlightenment: an Essay
on the Frankfurt School (Cambridge, 1 980).

Dubiel, Helmut, Wissenschaftsorganisation und politische


Erfahrung: Studien zur Frhen Kritischen Theorie
(Frankfurt, 1 978) .
Friedman, George, The idea of a Critical Theory: Habermas
and the Frankfurt School (Cambridge, 1 981 ) .

269
Geuss, Raymond, The idea of a Critical Theory: Habermas
and Frankfurt Scholl (Cambridge, 1 981 ).

Held, David, lntroduction to Critical Theory: Horkheimer to


Habermas (Berkeley ve Londra, 1 980) .

Jay, Martin, The Dialectical lmagination: a History of the


Frankfurt School and the lnstitute of Social Research,
1 923-1 950 (Boston, 1 973; Londra, 1 973).

O'Neill, John, der. , On Critical Theory (New York, 1 976);


(Londra, 1 977).
Rusconi, Gian Enrico, La teoria critica de/la societa
(Bolonya, 1 968).
Slater, Phil, Origin and Signifacance of the Frankfurt School:
a Marxist Perspective (Londra, 1 977) .

Sllner, Alfons, Geschichte und Herrschft: Studien zur


materia/istischen Sozialwissenschaft, 1 929- 1 942
(Frankfurt, 1 979).
Tar, Zoltan, The Frankfurt School: the Critical Theories of
Max Horkheimer and Theodor W. Adorno (New York ve
Chichester, 1 977).
Telos, New German Ciritique ve New Left Review dergilerin
de Adorno ve Frankfurt Okulu ile ilgili birok makale ve
bu okulun yelerinin eitli makalelerinin l ngilizce evi
rileri yay nlanm bulunuyor. Ayrca, Esprit, 1 7, (5 Mays
1 978) zel saysna da baklabilir.

270