You are on page 1of 58

Walter

Benjamin
e b e d i Pl e d e b

Teknik Olarak
Yeniden-retilebilirlik anda
Sanat Yapt
Zeplin Kitap 34
2015 Zeplin Kitap
ISBN: 978-605-9115-40-7
ertifika No: 27938
Tm haklar sakldr. Yayncnn yazl izni olmakszn
hibir yolla oalalamaz.

1. Basm: Mays 2015

Yayn Y netmeni: Erkan Aslan


Yayna Hazrlayan: Anl Ceren Altunkanat
Dizgi ve Mizanpaj: Ula Kantemir
Kapak Tasarm: Ula Kantemir
Bask: Yklmazlar Basm Yay. Prom. ve Kat San.
Tic. Ltd. ti. Evren Mah. Glbahar Cad. No: 62/C
Gneli - stanbul (0212 630 64 73)
Matbaa Sertifika No: 11965

Zeplin Kitap, bir Aylak Adam Kltr Sanat Yaynclk kuruluudur.


Merkez Mah. Kesir Sok. akmak Apt. No: 5/4 ekmeky!stanbul
Tel: (0 216) 640 1979 f (0 542) 586 7961

bilgi@zeplinkitap.com
zeplinkitap.com
facebook.con/zeplinkitap
twitter.con/zeplinkitap

Walter Benjamin (1892 - 1940) Alman edebiyat eletirmeni ve d


nrdr. ocukluu Berlin'de geen Walter Benjamin, Freiburg'daki Al
bert Ludwigs niversitesi'nde felsefe, Alman Dili ve Edebiyat ve sanat
tarihi okumutur. 1917'de Dora Kellner'la evlenmitir. 1924'te doent
lik yapmak zere Frankfurt'a gitmi ve orada Theodor W. Adorno gibi
isimlerle tanmtr. 1926-1927 yllarn Paris'te geirmi, Marcel Proust
evirileri yapmtr. 1930'larda Ernst Bloch, T heodor W. Adorno ve Ber
tolt Brecht gibi isimlerin etkisiyle Marksizm'le tanan Benjamin 1933'te
Nasyonal Sosyalistlerin basksyla Paris'e srgne gitmitir. Almanlarn
Fransa'y igali ve Paris'teki evini Gestapo'nun basmas zerine 1940'ta
Fransa'nn gneyine kat; burada polis tarafndan Gestapo'ya teslim
edileceini anlaynca ar dozda morfin alarak intihar etti. ldnde
48 yandayd. Das Passagenwerk (Pasajlar), Einbahnstraf3e (Tek Yn),
Moskauer Tagebuch (Moskova Gnl) nemli eserleri arasndadr.
Walter
Benjamin
e b e d i (3) e d e b

Teknik Olarak
Yeniden-retilebilirlik anda
Sanat Yapt

evren
gkhan sar

ZEPLN
dnce
Dorudur elinden gelen; yanltr istedii.
-MADAME DE DURAS

Marx kapitalist retim modeliyle ilgili ele


tirisini kaleme almaya baladnda, bahsedilen
model henz emekleme andayd. Marx ara
trmalarn, onlara ngrsel bir deer salayacak
ynde biimlendirmiti. K apitalist ret imin temel
koullarna kadar inmi, bunlar, gelecekte kapi
talizmden neler beklenebileceini ortaya koyacak
ekilde sunmutu. Bundan kan sonu, beklene
bilecek olann, yalnzca proletaryann artan bir
younlukla smrlmesi deil, kapitalizmin en
sonunda kendisini lavetmesini mmkn klacak
koullarn da yaratlacak olmasyd.

1 Bu metin 1935 Aralk sonuyla 1936 ubat ba arasnda yazlm olup,


Benjamin hayattayken bu ekliyle yaymlanmamtr. "Das Kunstwerk
im Zeitalter seiner technischen Reproduzierbarkeit", Gesammelte Sch
riften, VII, 350-384.

9
st yapnn dnmnn altyapya kyas
la ok daha yava gereklemesi nedeniyle, kl
trn btn alanlarnda retim koullarnda bir
deiimin meydana gelmesi yarm yzyldan uzun
srmt. Bu srecin kltr nasl etkilemi ol
duu ancak bugn deerlendirilebilmektedir; bu
deerlendirmeler belirli ngrsel gereklilikleri
karlamaldr. Ancak bunlar, erki ele geirdikt en
sonra proletaryann sanat yaptlar zerine olan
tezleri saylmayaca gibi, snfsz toplumun sa
nat yaptlaryla ilgili de deildir. Bunlar imdiki
retim koullar altnda sanat geliiminin mevcut
eilimlerini tanmlayan tezlerdir. Bu retim koul
larnn diyalektii ekonomide ne kadar fark edi
lebilir ise, styapda da o kadar fark edilebilirdir.
Sanatn geliimsel eilimlerini tanmlayan tezler
siyasi mcadeleye birok ekilde katk salaya
bilir; dolaysyla hafife alnmalar hata olacaktr.
Geleneksel birok kavram, mesela yaratclk ve
1

dehay, ebedi deer ve gizemi etkisizletirirler;


bunlar denetimsiz (ve gnmzde denetlenmele
ri neredeyse mmkn olmayan) pratikleriyle olgu
materyallerinin faist alg iinde ilenmesini sala
yan kavramlardr. Aada, sanat kuramna dahil
edilen kavramlarn, u an kullanmdaki kavram
lardan fark, faist amalar iin tamamen kullan
sz olmalardr. Dier yandan, sanat pdlitikasnda
[Kunstpolitik] devrimci taleplerin formle edilme
si asndan kullanldr/ar.

10
il

Bir sanat yapt, ilkesel olarak, daima yeni


den- retilebilir olmutur. nsanlar tarafndan
yaplan nesneler her zaman insanlar tarafndan
kopyalanabilmitir. raklar zanaatlarn pratie
dkmek, ustalar kendi yaptlarn yaymak ve son
olarak, nc ahslar kazan elde etmek ama
cyla kopyalar yapmtr. Gelgelelim, bir sanat
yaptnn teknik olarak yeniden- retimi yepyeni
bir eyidir. Tarihsel olarak, yeniden- retilebilirlik
kesintili biimde ve uzun faslal sramalar halin
de fakat artan bir younlukla ilerlemitir. Grafik
sanat tahta baskyla beraber ilk defa teknik ola
rak yeniden-retilebilir hale geldi, stelik yaznn
hareketli matbaa harfleri sayesinde yeniden-re
tilmesinden ok daha erken bir tarihte. Yaznn
teknik olarak yeniden-retimi, yani hareketli
matbaa harfleri sayesinde edebiyatta muazzam bir
deiim yaand herkese bilinmektedir. Fakat
burada, dnya tarihi perspektifinden ele aldmz
olgu dahilinde, hareketli matbaa harfleri nemli
olmakla birlikte, zel bir durum tekil eder. Or
taa boyunca tahta baskya gravr ve oymabask
eklenmi; on dokuzuncu yzyln balarnda ise
tabask sahneye kmtr.

11
Tabaskyla birlikte yeniden-retim teknolo
j isinde esas olarak yeni bir aamaya geilmitir.
ncekilere gre daha dorudan olan -resimlerin
ktklere oyularak ya da bakr levhalarda kabart
larak deil de talara izilerek yaplmasyla farkn
belli eden- bu sre, tarihte ilk kez grafik sanat
larn rnlerini, daha nce olduu gibi, yalnzca
byk miktarlarda deil, gnlk olarak deien
biimlerde de pazara sunmasna imkan tanmtr.
Tabask, grafik sanatnn gnlk hayata resimler
le elik etmesini mmkn klm ve matbaa bask
sna ayak uydurmaya balamtr. Fakat tabask,
kefinden yalnzca on yllar sonra, fotorafn ge
risinde kalmtr. Fotoraf, ilk kez olarak, insan
elini resimsel yeniden-retim srecindeki en m
him sanatsal grevlerinden -artk gze devredil
mi olan grevlerden- zgr klmtr. El izene
dek gz oktan grnty alglam olaca iin,
resimsel yeniden-retim sreci yle muazzam bi
imde hzlanmtr ki konuma hzna kafa tutar
olmutur. Tabasknn esasnda resimli gazetelerin
ipucunu vermesi gibi, fotoraf da sesli filmin ha
bercisi olmutur. Sesin tknik olarak yeniden-re
timi ancak son yzyln bitiminde gereklemitir.
1900'/er civarnda, teknik olarak yeniden-retim
mehur sanat yaptlarnn etkilerini batan sona
deitirerek, oaltlmalarn mmkn klmakla
kalmayan, ayrca sanatsal sreler iinde kendine

12
ait bir yer edinen belli bir standarda ulamtr. Bu
standard lmek iinse, iki farkl beliriminin -sa
nat yaptlarnn ve sinema yaptlarnn yeniden-
retilmesi- sanatn geleneksel biimleri zerindeki
etkisini incelemeliyiz.

III

En kusursuz yeniden-retimde dahi eksik bir


ey vardr: sanat yaptnn imdilii - belirli bir
mekandaki zgn mevcudiyeti. Yaptn nesnesi ol
duu tarihenin izini tayan ey, ite, bu zgn
mevcudiyetidir - ve yalnzca budur. Bu tarihe
yaptn zaman iinde, mlkiyet ilikilerinde yaa
nan deiimlerle birlikte, fiziksel yapsnn geir
dii deiimleri de iermektedir. Fiziksel yapdaki
deiikliklerin izleri ancak kimyasal veya fiziksel
analizle (ki yeniden-retimlere bunu uygulaya
mazsnz) tespit edilebilmektedir. Mlkiyet ili
kilerindeki deiimler ise, orij inal yaptn mevcut
konumu temel alarak izini srebileceimiz bir ge
lenein parasdr.

Orij inalin imdi ve burada oluu, sahicilik


kavramnn temelinde yatar; sahicilik kavram

13
zerinden, nesnenin bugne , ayn ve zde ey
olarak gemesine ilikin bir gelenek fikri domu
tur. Sahicilik katmannn tm, teknik -tabii ki
yalnzca teknik olarak deil- yeniden-retimden
saknr. Ama sahici yapt, el rn yeniden-re
tim karsnda tm sahiciliini korurken, bu ye
niden-retimler genelde sahtecilik iermekle bir
likte, teknik olarak yeniden-retimde byle bir
durum sz konusu deildir. Bunun iki sebebi var
dr. Birincisi, teknik olarak yeniden-retimin elle
kopyalamaya kyasla, orij inal yapttan ok daha
bams z olmasdr. rnein fotorafta, orijinal
yaptn fa rkl ynleri, insan gz araclyla de
il, yalnzca obj ektif (ki o da ayarlanabilir olup,
gr as kolayca deitirilebilmektedir) aracl
yla grlebilmektedir; yahut grnty byt
mek ya da yavalatmak gibi ilemler, doal kla
tamam yakalanamayan grntleri kaydetmek
iin kullanlabilmektedir. Bu ilk nedendir. kincisi
ise, teknik olarak yeniden-retim, orij inalin kop
yasn orij inalin brnemeyecei hall ere sokulabi
lir. Hepsinden te, orijinal yaptn alcsyla orta
noktada bulumasn mmkn klar, b u orta nokta
bir fotoraf da olabilir, bir ta plak da. K atedral
bir sanat ann stdyosuna uramak zere bu
lunduu araziyi terk eder; oditoryum ya da ak
havada icra edil en bir koro eseri zel bir odada
keyifle dinlenebilir.

14
Bu deien durumlar sanat yaptnn br ni
teliklerini olduu gibi braksalar da, sanat yapt
nn imdi ve burada oluunun deerini kesinlikle
drr. Ve bu yal nzca sanat iin deil, (rnein)
sinemada seyircinin gzlerinin nnden geip gi
den manzara iin de geerli olsa da, konu sanat
yapt olunca bu sre olduka duyarl, herhan
gi bir doal nesneden ok daha savunmasz bir
ze temas etmektedir. Bu z, yaptn sahicilii
dir. Fiziksel dayankllndan tarihi tanklna
kadar, orijinalinden beri yapta ikin olan btn
aktarlabilir eylerin z bir nesnenin sahiciliini
oluturur. Tarihi tankln birincil art fiziksel
dayankllk olduu iin, yaptn tarihi tankl
da yeniden-retim yznden tehlikeye girer - ki
fiziksel dayanklln bunda hibir rol yoktur.
Ve tarihi tanklk da etkilendii vakit asl tehlike
ye giren ey ise nesnenin sahip olduu yetki, yani
gelenekten gelen arldr.

Sanat yaptnn bu ynlerine aura kavram


asndan yaklalp, yle denebilir: teknik olarak
yeniden-retilebilirlik anda sanat yaptnda so
lan ey, bizzat sanat yaptnn aura'sdr. Bu sre
belirtisel dir; nemi sanat dnyasnn ok tesine
uzanmaktadr. Yeniden-retim teknolojisinin o
altlan nesneyi gelenek katmanndan ayrmasn
genel bir forml olarak sunabiliriz. Yaptn birden

15
ok oaltlmasyla, onun biricik varlnn yerine
kitlesel bir varlk konulur. Ve yeniden-retimin al
cnn elinin altnda olmasna msaade edince, o
altlan nesne hayata sokulmu olur. Bu iki sre
gemiten miras kalan nesnelere ait topraklarda
muazzam ve ani bir deiiklie yol aar - mevcut
krizin arka yz olan gelenein paralanna ve
insanln yenileniine. ki sre de gnmzn
kitle hareketleriyle yakndan alakaldr. Bu hare
ktlerin en gl temsilcisi sinemadr. Bir filmin
toplumsal nemini, en olumlu grnt izen ha
linde -zellikle bu halinde- dahi ykc ve katartik
yan olmakszn -yani klt rel miras iindeki ge
lenein deerinin tasfiyesi olmakszn- kavramak
mmkn deildir. _Bu olgu byk tarihi filmler
de fazlasyla belirgindir. Yaylarak, ok daha ileri
noktalar da kendine katmaktadr. 1927'de Abel
Gance cokuyla "Shakespeare, Rembrandt, Beet
hoven film yapacaklar. . . Btn efsaneler, btn
mitoloj iler, btn mitler, btn din kurucular,
evet, gerekten, btn dinler. . . film eridinde ye
niden doularn bekliyor; kahramanlar kaplar
zorluyor, " derken, okuyucuyu, tabii ki farknda
olmakszn, kapsaml bir tasfiyeye tank ol maya
aryordu.

16
iV

Uzun tarihsel dnemler boyunca, insan top


luluklarnn varolu biimi nasl deitiyse, alg
biimi de ayn ekilde deimitir. nsan algs
nn rgtleniinde yalnzca -algnn ortaya kt
ortam- doa deil, tarih de belirleyicidir. Ge
dnem Roma sanat endstrisinin ykseliine ve
Viyana Genesis'ine2 tanklk eden kavimler g
a, ilkadakinden farkl bir sanat gelitirmekle
kalmam , ayrca farkl bir alg da gelitirmitir. O
sralar, Riegl ve Wickhoff adl Viyana okullarnda,
bu ge sanat biimlerinin altna gmlen klasik
gelenein arlna gs geren akademisyenler
bu sanat biimlerini, algnn rgtleniine ilikin
yantlara ulamak iin kullanmay ilk dnenler
olmulardr. grleri ne kadar engin olursa ol
sun, bu akademisyenlerin ge dnem Roma'sna
ait algy niteleyen resmi imzay vurgulamaktan
duyduklar honutluk nedeniyle, b u yeti snrl
kalmtr. Algdaki deiimlerde kendini ortaya
koyan toplumsal alkalanmalar gsterme girii
m inde b ulunmam , belki bunu um ut bile edeme
milerdir. Bugn karlatrlabilir bir igr iin

2 VI. yzyln ilk yarsnda yazld tahmin edilen Yunanca tekvin kitab.
(y.n.}

17
koullar daha musattr. Gnmzde alg dola
ymndaki deiimleri aura'nn bozulmas olarak
okursak, bu bozulmann toplumsal belirleyicileri
ni gstermek mmkn hale gelir.

O halde aura nedir? Zaman ve mekann al


lmadk dokusudur: bir uzakln esiz biimde
ortaya kdr, ne kadar yakn olduu fark et
mez. Ufuktaki bir da srasn ya da seyircisinin
zerine glgesi den aa daln gzmzle takip
ederek o dalarn ve aa dalnn aura'sn solu
ruz. Bu aklamann nda, aura'daki mevcut
bozulmann toplumsal temelini kolayca kavra
yabiliriz. Bozulma, her ikisi de kitlelerin gitgide
artan oluumuna ve hareketlerinin artan youn
luuna bal olan iki koula dayanr. Bunlar: g
nmz kitlelerinin nesnelere "yakn olma" istei
ve nesneyi yeniden-retim yoluyla sindirerek onun
benzersizliini yok etmeye ynelik [berwindung
des Einmaligen jeder Gegebenheit] eit lde tut
kulu meraklar. Gn getike, resim [Bild] olarak
veya daha da gzeli, bir tpkbasm [Abbild] ek
linde oaltarak, nesneleri elimizin hemen altnda
tutma istei iddetlenmektedir. Resimli dergilerde
ve haber filmlerinde kullanlan Reprodksiyon
[Reproduktion] ise su gtrmez biimde resim
den ayrmaktadr. kinci sinde_ benzersizlik ve ka
lclk, ilkinde ise geicilik ve tekrar edilebilirlik

18
birbirine gemitir. N esnenin zerindeki rtnn
kaldrlmas, yani aura'nn yok edilii, "dnyadaki
her eyin ayn olduuna dair bir duyuya" sahip bir
algnn imzasdr; yeniden-retim aralar sayesin
de bu algda yle bir art olmutur ki, benzersiz
olanda dahi aynl bulup karr. Kuramsal kat
manda istatistiin artan nemiyle grnr olan,
kendini alg alannda byle gsterir. Gerekliin
kitlelerle ve kitlelerin gereklikle uyumu hem d
nme hem de alg iin mthi nem arz eden bir
sretir.

Sanat yaptnn biriciklii, geleneksel balam


la i ie oluuyla zdetir. Bu gelenein, elbette
ki, tamamen canl ve batan aa deitirilebilir
bir nitelii vardr. rnein eski bir Vens heykeli
Yunanllarn gznde geleneksel balamda var ol
muken (heykeli bir tapnma nesnesine evirmi
lerdir), ortaadaki rahiplerin gznde heykelin
bu balamdaki var oluunda deiim yaanmtr
(ona eytani put muamelesi yapmlardr). Fakat
hem Yunanllarn hem de rahiplerin aka fark
ettii bir ey vard ki, o da heykelin benzersizlii,

19
yani aura'syd. Esasen sanat yaptnn geleneksel
balamla i ielii ibadette ifadesini bulmutur.
Bildiimiz gibi en eski sanat yaptlar -nce by
sel, sonra ise dinsel- ritellerde kullanlmak zere
yaplmtr. Sanat yaptnn bu aurasal varolu bi
iminin ibadet ilevinden hibir zaman tamamyla
ayr tutulamamas da olduka kayda deerdir. Ba
ka bir ifa deyle: "sahici" sanat yaptnn benzersiz
deerinin temeli daima ritellere dayal olmutur.
Bu ritel temeli, ne kadar dolayllk ierirse ier
sin, dnyevi gzellie tapnmann en u biimle
rinde dahi hala seklerletirilmi ibadetler eklin
de kendini gstermektedir. Rnesans dnemi or
taya kan ve yzyl boyunca hakimiyet kuran
sekler gzellik tapnmas bu ritelistik temelini,
sonradan yaayaca kte ve yaad ilk ciddi
krizde apak ekilde ortaya serecekti. N e zaman
ki gerek anlamda ilk devrimci yeniden-retim
aralar (mesela sosyalizmle ayn vakitlerde ortaya
kan fotoraf) sahneye kt, ite o zaman sanat,
bir yzyl sonra aikar hale gelen bu krize ynn
evirme gerei duydu; bu yn evirii /'art pour
l'art3 ilkesi -yani bir sanat teolojisi- tetikledi. Bu
da dolaysyla, "saf " sanat fikri biimine brn
m bir negatif teolojiye sebep olmutur ki bu fi
kir sadece toplumsal ilevi deil, temsili ierikle
yaplan btn tanmlamalar da reddeder. (iirde

3 (Fr.) Sanat sanat iindir (.n.)

20
bu bak asn kullanan ilk kii Mallarm e'dr. )

Teknik olarak yeniden-retilebilirlik anda


ki sanat yaptlarn incelem eye giritiim izde, bu
balantlar grm ezden gelm em iz m m kn de
ildir. Bu balantlar m him bir igrye nc
lk eder: dnya tarihinde ilk defa, teknik olarak
yeniden-retilebilirlik sayesinde sanat yapt ri
tele olan parazit bam lndan kurtulm aktadr.
Yeniden-retilen yapt, gn getike artan m ik
tarda, yeniden- retim iin tasarlanan bir yaptn
oaltlm haline gelm ektedir. rnein, fotoraf
plakalar sayesinde istediim iz sayda bask kar
tabiliriz; "sahici" bask hangisi diye sorm ann bir
anlam yoktur. Fakat sanatsal retimde sahicilik
kstas aramay braktmz an, sanatn toplumsal
ilevi tmden deiecektir. Ritel zerine kurul
mak yerine, bambaka bir uygulama alann esas
alacaktr: siyaset.

VI

Sanat tarihini, sanat yapt iindeki iki kutbun


arasndaki gerilim in ileyii olarak grebiliriz; iz
leyecei yol ise iki kutup arasndaki dengede ya-

21
anan yn deiimleri tarafndan belirlenir. Bu iki
kutup sanat yaptnn tapnma ve sergi deeridir.
Sanatsal retim byclkte kullanlan figrlerle
balamtr. Bu figrlerle ilgili asl nemli olan gz
le grlmeleri deil, mevcudiyetleridir. Ta devri
insan tarafndan maarasnn duvarlarna izilen
geyik bysel bir aratr, dierlerince rastlantsal
olarak grlmtr; asl nemli olan ey izimi
ruhlarn grmesidir. Hatta rnekteki gibi tapnma
deerlerinde sanat yaptn gzden uzak tutma ei
limi vardr. Sellada tutulan baz tanr heykellerine
yalnzca rahipler eriebilir; baz Meryem Ana re
simleri koca bir yl boyunca zerleri rtl kalr;
ortaa katedrallerindeki kimi yontular ise aa
daki izleyici gremezdi. Ritel iin kullanlan bel
li bal sanatsal uygulamalarn ortadan kalkyla,
rnlerini sergileme frsatlar artmtr. stenilen
yere gnderilebilen bir bst sergilemek, tapna
n iinde sabit bir yerde duran bir ilah heykelini
sergilemekten daha kolaydr. Tahta tuval resmin
sergilenmesi, ok nceleri kullanlmaya balanan
mozaii yahut freski sergilemekten daha kolaydr.
Ve ayin mziinin halka sunum asndan senfoni
den daha az uygun olduu sylenemese de senfo
ni, bylesi bir sunumun ok byk olacann vaat
edildii bir dnemde domutur.

eitli yeniden-retim yntemleriyle birlikte

22
sanat yaptn sergileme alanlar yle artmtr ki,
tarih ncesi alarda olduu gibi, sanat yaptnn
iki kutbu arasnda yaanan niceliksel yn deii
mi yaptn doasnda niteliksel bir dnme yol
amtr. Tarih ncesi alarda sanat yaptnn, ta
pnma deerine verilen mstesna nem sayesinde,
sonralar sanat yapt olarak grlmeye balana
cak en nemli byclk arac haline gelmesi gibi,
bugn de sergi deerine verilen mstesna nem
sayesinde, sanat yapt birok yeni ileve sahip bir
yap [Gebilde] haline gelmitir. Bunlar arasnda,
bildiimiz bir tanesi -sanatsal ilev- var ki, sonra
dan tesadfi olarak grlm olabilir. u kadar su
gtrmez: gnmzde, sinema bu yeni anlayn
en kullanl arac konumundadr. Sanatn ilevin
deki bu tarihsel deiim annn -ki bu deiim en
ok sinema konusunda gze arpmaktadr- yal
nzca metodolojik deil, ayrca maddeci bir bak
as da kullanarak tarihncesi dnemle dorudan
karlatrma yapmamza imkan tand gerei
de bir o kadar aktr.

Tarihncesi sanat baz deimez simgeleri b


yclk trenlerinde kullanmtr. Baz durum
larda, bu simgeler muhtemelen byclk edim
lerinin icrasn iermitir (bir ata figr yontusu
kendi bana edimdir); br durumlarda, bu tr
yntemler iin talimatlar vermilerdir (ata figr-

23
nn duru eklinin ritel bir nitelii vardr). Ayr
ca bu br durumlar dahilinde, bysel tefekkr
iin nesneler salamlardr (ata figrne dikkatle
ve uzun sre bakmak kiinin esrarengiz gleri
ni artrmaktadr). zneleri insanlar ve evreleri
olan bu simgeler, teknolojisi yalnz ve yalnz ritel
bnyesinde var olan bir toplumun ihtiyalarna
gre tasvir edilmitir. Elbette makine annkiyle
karlatrldnda, bu teknoloji geri kalmaktadr.
Fakat diyalektik bir bak asyla yaklarsak, bu
dengesizlik pek de nemli deildir. Asl nemli
olan o teknolojinin ynelim ve hedeflerinin bi
zimkilerden nasl farkllk gsterdiidir. Birinci
si insanolundan azami miktarda yararlanrken,
ikincisi onun roln asgariye indirmektedir. lk
teknolojinin baarlar sonucunda insan kymla
rnn yaand; ikincisinin baarlar sonucunda
ise insana ihtiya duymayan pilotsuz uak bu1uu
yapld sylenebilir. lk teknolojinin sonular
nn kati geerlilikleri vardr (onulmaz bir kusurla
ya da daima geerliliini koruyan kurban tren
leriyle urar). kincisinin sonular ise tamamen
geicidir (deney aralar ve bitmek bilmez test
yntemleri vastasyla ilemektedir). kinci tekno
lojinin kayna iin insanolunun, kastsz yapt
kat sayesinde, doayla arasna ilk defa mesafe
koymaya balad noktaya bakmalyz. Yani, bir
baka deyile, kayna oyundur.

24
Ciddiyet ve oyun, zen ve rahatlk, dalm
larnda byk fark olmasna ramen, btn sanat
yaptlarnda i ie gemitir. Bu, sanatn hem ikin
ci hem de birinci teknolojilerle balantl olduu
anlamna gelmektedir. Y ine de ikinci teknolojinin
gayesini "doaya hakimiyet" eklinde tanmlama
nn epey tartmal bir ifade olduunu belirtmek
gerekiyor nk bu tanmlama ikinci teknolojiyi
ilkinin bak asyla incelediimizi gsterir. lk
teknoloji gerekt-eri de doaya hakim olma amac
gtmekteyken, ikincisi daha ok doayla insanlk
arasnda bir etkileimi amalar. Gnmzde, sa
natn birincil toplumsal ilevi bu etkileimi tekrar
lamaktadr. Bu tekrarlay zellikle sinemada et
kilidir. Sinemann ilevi, hayatlarndaki rol gn
getike artan snr tanmaz bir aygtla mcadele
etmeleri iin ihtiya duyduklar kavray ve tepki
ler konusunda insanolunu bilinlendirmektir. Bu
aygtla mcadele, insanln tm yaplanmas ikin
ci teknolojinin zgr kld yeni retim glerine
uyum salamadan, bu teknolojinin onlar aygtn
hegemonyas altndaki esaretten kurtaramayaca
n da retmektedir.

25
VII

Fotorafta, sergi deeri tapnma deerini btn


cephelerden geri pskrtmeye balar. Ama tapn
ma deerinin direnmeden pes etmeye niyeti yok
tur. Artk son sipere snmtr: insan ehresine.
Erken dnem fotoraflarda portrenin merkezde
olmas tesadf deildir. llerden ya da artk ora
da olmayan insanlardan yadigar kalan eyaya tap
lrken, resmin tapnma deeri son snan bul
mu olur. Aura, insan yzndeki ifade araclyla
erken dnem fotoraflardan son defa el sallamak
tadr. Onlara melankoli ve benzersiz bir gzellik
ykleyen de budur. Fakat insan fotoraf grnt
snden kar kmaz, sergi deeri ilk kez tapnma
deerine kar stnln gsterir. Bahsi geen
bu gelimeyle, sergi deerinin yerel mevzilenii
1900'ler civar ssz Paris sokaklarnn fotorafla
rn eken Atget'ye ei grlmemi bir nem sala
mtr. Doruluk pay olan grlere gre, kendisi
sokaklar su mahalliymiesine fotoraflamtr.
Su mahalleri de ssz olur; kant saptama ama
cyla fotoraflanrlar. Atget'yle birlikte, fotoraf
ekimleri tarihsel davalarda [Prozess] kant tekil
etmeye balamtr. Bu, onlarn gizli siyasi nemi
ni oluturur. zel bir tr allmama talep ederler.
Babo tefekkr artk onlar iin uygun deildir.

26
Fotoraflar izleyici sarsar; izleyici fotoraflara
nasl yaklaacan belirlemekte zorlandn his
seder. O srada, resimli dergiler izleyici iin yn
tabelalar dikmeye balar - bu tabelalarn doru
ya da yanl oluu konuyla ilgisizdir. lk defa ola
rak, fotoraf alt yazlar zorunluluk haline gelir.
Ve bu yazlarn tablo isimlerinden tmden farkl
bir yaps vardr. Fotoraf alt yazlar araclyla
resimli dergilerdeki grntlere bakanlara verilen
talimatlar, ksa sre iinde, sinemada ok daha be
lirgin ve emredici bir hal alacaktr; sinemada her
bir grntnn anlalmas nceki grntlerden
oluan kesite bal gibidir.

VIII

Yunanllar sanat yaptnn teknik olarak yeni


den-retimiyle alakal yalnzca iki yntemden ya
rarlanrd: maden dkm ve damgalama. Bronz
lar, mlekler ve madeni paralar ok sayda re
tebildikleri yegane sanat eserleriydi. Geri kalanlar
emsalsiz olup, teknik olarak yeniden-retilmeleri
mmkn deildi. te bu yzden yzyllarca daya
nacak ekilde yaplmalar gerekiyordu. Ellerinde
ki teknolojinin durumu Yunanl/an, sanatta ebedi

27
deerler retmeye mecbur kld. Sanat tarihinde
ki sekin konumlarn -gelecek nesillere ynelik
standard- buna borludurlar. uras bir gerek ki,
bulunduumuz nokta Yunanllarn kar kutbunda
yer almaktadr. Daha ncesinde, sanat yaptlar
nn teknolojik olarak gnmzdeki kadar youn
ve byk miktarlarda yeniden-retilebilirlii sz
konusu deildi. Sinema, sanatsal nitelii tama
myla yeniden-retilebilirliine gre belirlenen
ilk sanat formudur. Bu formu teferruatyla Yunan
sanatyla karlatrmaya kalkmak bounadr. Fa
kat tek bir nokta var ki konuya aklk getirmek
zere bir karlatrma yaplabilir. Filmler sanat
yaptnn niteliine byk nem vermekte olup,
bu nitelik Yunanllar arasnda en son rabet gre
cek, marjinal bulunup dikkate alnmayacak bir ey
olurdu. Bu nitelikle kastedilen sanat yaptnn ge
limeye uygunluudur. Tamamlanm bir film, tek
fra darbesiyle yaratlan yaptn antitezidir. Bir
film ok sayda grntnn ve kurgucuya eitli
seimler sunan grnt kesitlerinin bir birleimi
dir; stelik bu grntler ilk ekimle son kurgu
arasndaki srete istenen biimde gelitirilebi
lir. Chaplin, 3.000 metrelik Parisli Kadn filmini
ekerken, 125.000 metrelik film kullanmtr. O
halde, film gelitirmeye en uygun sanat yaptdr.
Bu uygunluk ise yaptn ebedi deeri kkten terk
ediiyle balantldr. Bu da, sanatlar ebedi deer

28
retimine dayal, sanatlarnn doruk noktas geli
tirmeye en az uygun form olan-mesela, yaptlarn
hepsinin kelimenin tam anlamyla ayn trden ol'T
duu heykeltralk-Yunanllar araclyla doru
lanmtr. Birletirilmi [montierbar] sanat yaptla
r anda, heykelin gerileyii kanlmazdr.

IX

Grnen o ki, on dokuzuncu yzylda resmin


ve fotorafn alakal sanatsal meziyetleri zerine
dnen tartma, gnmzde amacndan sapm
olup, kafa kartrc bir hal almtr. Ama byle
olmas tartmann nemini azaltmaktan ziyade
vurguluyor bile denebilir. Tartma, aslnda, esas
yaps iki gruptan da gizlenen dnya apnda ta
rihsel bir ayaklanmann ifadesidir. Teknik olarak
yeniden-retilebilirlik ayla birlikte sanat tapn
ma temelinden koparlnca, btn sanatsal zerk
lik biimleri sonsuza dek ortadan kalkt. Ama ne
ticede, sanatn ilevsel deiiminin nedenini on
dokuzuncu yzyl ufkunun tesinde aramalyz.
Sinemann geliimini gren yirminci yzyl bile bu
deiimi kavramakta yava kalmtr.

29
Eletirmenler ilk balarda fotoraf sanat mdr
deil midir sorusu zerine -fotorafn icadnn sa
natn niteliini batan sona deitirip deitirmedi
iyle ilgili daha nemli soruyu hi sormadan- bou
bouna zihinlerini yormular, sinema kuramclar
da ayn aptalca bak asn hemen benimsemiler
dir. Fakat fotorafn geleneksel estetiin bana a
t dertler, sinemann yarattklaryla kyaslannca,
ocuk oyunca gibiydi. Dolaysyla erken dnem
sinema kuramnn bask ve hiperbolik nitelii de
bundan nasibini almaktayd. rnein, Abel Gance
filmle hiyeroglifleri karlatrmaktadr: "Ei g
rlmemi bir gerilemeyle, Msrllarn davurum
cu dzeyine kendimizi geri tam olduk. . . Foto
raf dilinin olgunlamasna daha var, nk gzle
rimiz hala bu dile almad. Bu dilin da vurduu
eylere ne yeterince sayg, ne de tapnma var. " Ya
da Severin-Mars'n szleriyle: "Baka hangi sanat
byle bir d bahediyor ki bize . . . ayn anda hem
daha iirsel hem de daha gerek olan bir d? Bu
bilgiler nda, sinemay emsalsiz bir ifade arac
olarak grebiliriz ve yalnzca en alicenap zihinler
filmin atmosferi iinde, hayatlarnn en mkemmel
ve gizemli anlarnda gezinebilirler. " Sinemay "sa
nat" a eklemleme arzusunun, bu kuramclar -akl
almaz bir basiretsizlikle- sinemaya tapnma eleri
atfetmeye ittiini grmek reticidir. Bu dayanak
sz fikirler yaymlanma olana bulduunda, Parisli

30
Kadn ve Altna Hcum gibi yaptlar oktan gs
terime girmiti. Ama bu, Abel Gance' hiyer9glif
lerle karlatrma yapmaktan, Severin-Mars' ise
filmlerden Fra Angelico'nun tablolarymlar gibi
bahsetmekten alkoymamtr. Gnmzde bile tu
tucu yazarlarn sz konusu filmlerin manas olunca
balarn ayn yne -kutsal deilse de, doast bir
manaya- evirdiklerini grmekteyiz. Bir Yaz Gecesi
Ryas nn Max Reinhardt'a ait film uyarlamasyla
'

alakal olarak, Werfel filmin su gtrmez biimde


-sokaklaryla, tren istasyonlaryla, restoranlaryla,
otomobilleri ve plajlaryla- d dnyann arnk bir
kopyas olduu iin, bunun imdiye dek filmi sanat
krallna ykselmekten alkoyduu yorumunda
bulunur. "Sinema gerek amacnn, asl olanaklar
nn fa rkna varamad . . . Bunlar sinemann, masals,
hayret verici ve doast olana doal aralar kul
lanarak benzersiz inandrclkta bir anlatm verme
ynndeki esiz becerisine dayanr."

Bir tabloyu fotoraflamak bir eit yeniden-


retimse de, film stdyosunda bir hareketi foto
raflamak bambaka bir eydir. lk durumda, yeni-

31
den-retilen ey bir sanat yaptyken, yeniden-
retme eylemi yle deildir. Koro efinin ubuk
la yapt ne kadar sanat eseriyse, kameramann
objektifle yapt da o kadar sanat eseridir artk
- en fazla, sanatsal bir performans ortaya koyar.
Bu, film stdyosundaki sreten farkldr. Burada,
yeniden-retilen ey bir sanat yapt deildir ve
yeniden-retim eyleminin ilk durumla bir alakas
yoktur artk. Sanat yapt yalnzca montaj arala
ryla retilebilmektedir. Ve bu montaja ait her bir
para, tek bana ne bir sanat yapt nitelii olan
ne de fotoraf araclyla sanat yapt nitelii ka
zanabilen bir srecin yeniden-retimidir. O hal
de, kesinlikle bir sanat yapt olmadklarna gre,
filmde yeniden-retilen bu sreler nelerdir?

Bu soruyu cevaplayabilmek iin sinema oyun


cusunun sanatsal performansnn zgn doasy
la ie balamalyz. Yeniden-retimin ana yaps
n oluturan esas biim dahilindeki oyunculuu
nu rastgele toplanm bir seyircinin deil de bir
grup uzmann -bayapmc, ynetmen, grnt
ynetmeni, ses kayts, k tasarmcs vesaire
nnde sergilemesiyle tiyatro oyuncusundan ay
rlmakta olup, bu uzmanlar istedikleri an oyun
culuuna mdahalede bulunabilmektedir. Film
yapmnn bu yn toplumsal koullar asndan
epey nemlidir. Bir grup uzmann sergilenen per-

32
formansa karmalar sporsal performanslarn ve
daha geni anlamda, btn test performanslarnn
ayrt edici zelliidir. Btn film yapm sreci,
aslnda bylesi mdahalelerle belirlenir. Bilindii
gibi, ou sahne birden ok ekimle filme kayde
dilir. rnein, tek bir imdat ars birka farkl
ekilde kaydedilebilmektedir. Ardndan, kurgucu
bu ekimlerden bir seki hazrlar; bir bakma bir
tanesini kayt edilecek olarak belirler. Dolaysy
la birini ldrmek amacyla ayn noktadan ayn
yne doru atlan diskin ayn olmayaca gibi,
film stdyosunda sergilenen hareketler de gerek
hayattaki benzer hareketlerle ayn ey deildir.
lki test performansyken, ikincisi deildir.

Bununla birlikte film oyuncusunun test per


formans kendi iinde tamamen benzersizdir. Bu
performans neye baldr? Test performansnn
toplumsal deerini dar snrlar ierisine hapseden
belli bir bariyeri amaya baladr. u an spor dn
yasndaki bir performanstan deil, makineletiril
mi bir testle ortaya kan bir performanstan sz
ediyorum. Bir bakma, atletlerin karlarna yal
nzca doal testler kmaktadr. Ekipmann deil,
doann nne koyduu grvlere kar kendisini
snar - saate kar kotuu sylenen Nurmi gibi
olaand durumlar hari. sreci ise, bilhassa
montaj hatt sayesinde standardize edildiinden

33
beri, her gn saysz miktarda makineletirilmi
test retmektedir. Bu testler farknda olmakszn
gerekletirilmekte ve gerekletiremeyenler i
srecinden kartlmaktadrlar. Ama bunlar, mes
leki beceri testi yapan kurulularda ak ak da
gerekletirilebilmektedir. ki durumda da, test
denekleri yukarda bahsedilen bariyerle karlar.

Bu testler, spor dnyasndakilerin aksine, biz


leri tatmin edecek ekilde, halka ak sergilene
mezler. te tam da bu noktada sinema devreye gi
rer. Sinema test performanslarnn sergilenmesini,
bu yetenein kendisini bir teste evirerek mmkn
klar. Sinema oyuncusu bir seyircinin nnde de
il, bir aygtn nnde oyunculuk sergiler. Sine
ma ynetmeninin rol, yetenek testindeki denet
menle tam olarak ayndr. Ark lambalarnn
altnda oynarken, ayn anda mikrofonun istekle
rini yerin e getirebilmek en fevkalade test perfor
mansdr. Bu baarldnda, kii aygt karsnda
insanln korumu olur. Bu performans yaygn
biimde ilgi uyandrr. ehir sakinlerinin byk
ounluu, brolarda ve fabrikalarda geen mesai
saatleri boyunca, aygt karsnda insanlklarn dan
feragat etmek zorundadrlar. Akamleyin, ayn
kitleler sinema salonlarn doldurup, film oyuncu
sunun yalnzca aygta kar kendi insanln (ya da
onlara byle grnen eyi) ortaya koyarak deil,

34
stne stlk aygt zaferine hizmet eder konuma
getirerek, onlar adna intikam alna tank olur.

XI

Sinema sz konusu olduunda, oyuncunun


seyirci karsnda bambaka birini oynamas ol
gusu, aygt nnde kendisini oynamas olgusu
nun yannda nemsiz kalr. Test performansyla
aktrn yaad dnm ilk sezinleyen kii
Pirandello'ydu. Si gira [Motor!] adl romannda
konuya dair grleri bu deiimin negatif yanlar
ve sadece sessiz filmlerle snrl kalm olsa da bu,
dncelerinin nemlerini azaltmaz. Sesli film
bu bakmdan nemli bir deiiklik yaratmamtr.
nemli olan ey oyuncunun oyununu bir ekipman
iin -ya da sesli film hususunda, iki ekipman iin
sergilemesidir. "Sinema oyuncusu, " diye yazar
Pirandello, "srgndeymi hissine kaplr. Sadece
sahneden deil, ayn zamanda kendi benliinden
de srlmtr. Belli belirsiz bir huzursuzlukla,
aklayamad bir boluk hisseder iinde, vcu
dunun katln kaybetmesinden, uuculamasn
dan, gereklikten, hayatndan, sesinden, yrrken
kard grltden koparlmasndan ve perdede

35
bir an grnp sonra sessizliin iinde kaybolup
giden dilsiz bir grnt haline gelmesinden do
lay byle hissetmektedir. . . Ufak aygt seyircinin
nnde onun glgesini oynatacak ve kendisinin
de aygt nnde oynamaktan honut olmas gere
kecektir. " Bu durum yle de tanmlanabilir: ilk
defa olarak -sinemann etkisiyle- insan, tm yaa
yan benliiyle ilem yapmas gereken bir konuma
yerletirilmi ve aura'sndan feragat etmitir. Bu
nun nedeni, aura'nn insanlarn imdilikteki mev
cudiyetine bal olmasdr. Aura'nn tpkbasm
yoktur. Sahnede Macbeth'i kuatan aura, tiyatro
daki seyircilerin gznde onu oynayan tiyatrocu
yu kuatan aura'dan ayr tutulamaz. Gelgelelim,
film stdyosunda yaplan ekimi farkl ktl(ln ey
kamerann seyircinin yerini tutuyor oluudur. Bu
nun sonucu olarak, oyuncuyu kuatan aura dalr
- ve bununla birlikte, oynad kiinin aura's da
dalp gider.

Sinema oyunculuunun zgn niteliiyle ilgili


fikirlerini belirtirken, u an tiyatrolar etkileyen
krize ezkaza deinen kiinin Pirandello gibi bir
oyun yazar olmas artc deildir. Gerekten de
yalnzca tiyatro oyunu, her yanyla teknik olarak
yeniden-retime konu olan (ya da sinemada oldu
u gibi, yeniden-retim zerine kurulan) bir sanat
yaptyla tam an]am y]a karlatrlabilir. Kap-

36
saml bir deerlendirmeyle bunu dorulayabiliriz.
Uzman gzlemciler, uzun zamandr farkndyd
lar ki sinemada "en iyi etki neredeyse ou zaman
mmkn olduunca az 'oyunculuk'la salanabil
mekteydi... "Oyuncuyu," demiti Rudolf Arnhe
im' 1932'de yazd yazda, " 'sahne dekoru' ola
rak kullanma ynnde bir gelime yaanmaktay
d, oyuncu ayrt edici zelliine gre seilir ve ...
uygun bir ierie yerletirilirdi. " Bu gelimeyle ya
kndan ilikili olan ey apayrdr. Tiyatro oyuncu
su kendisini oynad rolle tanmlamaktadr. Film
oyuncusu ise bu frsat sk sk elinin tersiyle itmek
tedir. Film oyuncusunun sergiledii oyunculuun
kesinlikle btncl bir yaps olmayp, birden ok
bireysel oyunculuun birleimidir. Stdyo kiras,
br oyuncularn ulalabilirlii ve sahne dekoru
vesaireyle ilgili nemsiz kayglarn haricinde, bir
de oyuncunun sergilediini oyunu birletirilebi
lir epizodik bir diziye blen mekanizmann temel
gereksinimleri vardr. zellikle, klandrma ve
onun montaj, bir dizi ayr ekimle filme alman
bir hareketin kranda hzl ve btncl bir se
kans olarak grrz-gsterimine gerek duymak
tadr, bu ayr ekimler stdyoda saatlere yayla
bilmektedir. Montajn daha bariz etkilerindense
hi bahsetmiyorum. rnein, pencereden yaplan
bir atlay film stdyosunda yap iskelesinden at
lanm gibi ekilebilirken, d sahnesi haftalar

37
sonra bir d mekanda kameraya alnabilir. Daha
baka paradoksal durumlar da kolayca gzmz
de canlandrabiliriz. Bir oyuncunun, kapya vurul
masyla birlikte irkilmesi gerektiini farz edelim.
Eer tepkisi tatmin edici olmazsa, ynetmen bir
a re arayna girebilir: oyunc u baka vesiley
le stdyodayken, onun hemen arkasnda durup
uyarmaksz n silah ateleyebilir. Oyuncunun o an
verdii korku dolu tepki filme alnp kurguda fil
me eklenebilir. S anar n " gzel grnt" nn krall
ndan kan grntsel olarak bunun kadar iyi
belgel eyen bir ey yoktur - o krallk ki uzunca bir
sre sanatn geliebilecei biricik katman olarak
grlmt.

XII

nsann bir aygt araclyla temsili, insann


kendine yabac/amasndan epey verimli biimde
yararlanlabilmesini mmkn kld. Aygt kar
snda sinema oyuncusunun yaad yabanclama,
Pirandello'nun bu tec rbeyi tarif ettii zere, in
sann ayna karsndaki grnts [Erscheinung]
-Romantiklerin gzde temas- nnde hissettii
yabanclamayla temelde ayn olduu gerei sa-

38
yesinde, bu kullanmn doasn kavrayabiliriz.
Ama artk aynadaki grnt [Bild] , grnts
aynaya yansyan kiiden ayrlabilir ve tanabilir
hale gelmitir. Peki, nereye tanmaktadr? Tam
da kitlelerin gzleri nne. Sinema oyuncusu,
doal olarak, bir an olsun bu durumu aklndan
karmamaktadr. Aygtn nnde dikilirken, ni
hayetinde karsnda kitlelerin olduunun far
kndadr. Onu kontrol eden o kitlelerdir. Gzle
grlmeyen, oyunculuunu sergiledii srada ora
da olmay an kit lelerdi r oyun culuunu t am olarak
kontrol eden. Bu grnmezlik ellerindeki kontro
ln onlara verdii yetkiyi artrmaktadr. Tabii u
da unutulmamaldr ki sinema kendisini kapitalist
smrnn prangalarndan kurtarmad srece,
bu kontrol gcnden herhangi bir siyasi fayda
salanamayacaktr. Sinema sermayesi, bu kont
roln ierdii devrimci frsatlar, kardevrimci
amalarla kullanmaktadr. N icedir kend i metasal
niteliinin kokumu bysnden ibaret olan bu
kiilik bysn tevik eden film yldz tapnmas
ve onun elikisi olan seyirci tapnmas yozlama
y pekitirmekte, bylelikle faizm kitlelerin snf
bilincinin yerine bu yozlamay geirmeye ura
maktadr.

39
XIII

Performanslarna tank olan herkesin, bunu


yar- uzmanlkla yapmas spor gibi sinema tekno
lojisinin de yaps yla ilgilidir. Bisikletlerine srtla
rn dayayp bisiklet yar nn sonucunu tartan
bir grup gazete satcsna kulak kabartan herkesin
bu konuda bir fikri olacaktr. Sinema konusunda
ise, haber filmleri sokaktaki her insann kesin su
rette filme ekilmeye msait olduu gsterilmek
tedir. Ama bu ihtimal yeterli deildir. Gnmzde
her insan filme ekilmeyi talep edebilir. B u talebi
en iyi ekilde ancak gnmz edebiyatnn tarih
sel konumunu gz nne alarak akla kavutu
rabiliriz.

Y zyllar boyunca kk bir yazar grubuna


karn binler ce okuyucunun varl edebiyatn do
asnda olan bir eydi. Bu durum geen yzyln
sonlarna doru deimeye balad. Yeni siyasi,
dini, bilimsel, mesleki ve yerel dergileri okuyu
cuya her an ulalabilir k lan matbaann geliip
yaygnlamasyla birlikte, gittike artan sayda bir
okuyucu kitlesi -ilk bata tekil durumlarda- yazar
haline geldi. Bu durum gnlk gazetelerde okuyu
cuya ayrlan "editre mektuplar" kesiyle bala
d; imdilerde yle bir n oktaya ulat ki i sreci-

40
ne dahil olup da, i tecrbeleriyle ilgili hikayesini,
dertlerin i, ikayetlerin i ya da buna benzer eyleri
yaymlatamayan bir Avrupal b ulmak hayli zor.
Dolays yla, yazar ve halk arasndaki ayrm var
saymsal n iteliini yitirmek zere. Farkllk ilev
sel hale gelmektedir; durumdan duruma eitlilik
gsterebilir. Bir okuyucu her an bir yazar olmaya
hazrdr. Bilirkii olarak - son derece uzmanlam
bir i srecinde, alt pozisyonlarda olsa dahi bilir
kii olm as arttr zaten- okuyucu yazarla eriim
izn i kazanr. in kendisine ait bir sesi vardr. Ve
bir ii szcklerle aklayabilme yetenei artk iin
gereklemesi iin art olan uzman ln bir para
sn oluturmaktadr. Okuma yazma becerisi artk
uzmanlam yksekrenime deil, teknik okul
eitimine dayanmaktadr, dolaysyla kamu ml
kiyeti de yle.

Bun lar n tamam rahatlkla sinemaya da uygu


lanabilir, edebiyatta yzlerce yl sren deiimler
sinemada yalnzca on yl srmtr. Sinematik
uygulamalar asn dan -en ok da Rusya'da- bu
deiim ksmen de olsa oktan fark edilmiti. Rus
sin emasn da rol alan oyuncularn bir ksm, bizim
duyumsadmz biimde oyuncular olmayp, as
ln da kendilerini oyn ayan in sanlardr - ve bu n
celikle kendi i srelerinde gerekleir. Gnmz
Bat Avrupa'snda, kapitalist sin ema smrs in-

41
sanlarn meru yeniden-retim talebine mani ol
maktadr. Bu talebe mani olan bir ey daha vardr
ki sylemeden geemeyiz: kalabalk kitleleri re
timden dlayan isizlik - ncelikli oaltlacak i
haklarnn da hil olduu sre. Bu artlar altnda,
sinema endstrisi aldat grntler ve ok an
laml speklasyonlar araclyla kitlelerin katl
mn zendirmeye ncelikli bir ilgi duymaktad r.
Bu maksatla, muazzam bir tant m makinesini
devreye sokmu, yldzlarn kariyerlerini ve ak
hayatlarn bu makinenin hizmetine sunmutur;
kamuoyu yoklamas yapm; gzelli k yarmalar
dzenlemitir. T m bunlarn amac kitlelerin sine
maya olan haki ki ve hakl meraklarn -kendileri
ni ve dolaysyla snflarn anlama merakn- y
nnden saptrmak ve yozlatrmaktr. Dolaysyla,
zelde sinema sermayesi iin, genelde ise faizm
iin ayns geerlidir: yeni toplumsal olanaklarn,
zel mlk sahibi bir aznln karlar uruna giz
lice smrlmesine ynelik zaruri bir d rt . Srf
bu nedenden dolay bile, proletarya acilen sinema
sermayesinin kamulatrlmasn talep etmelidir.

42
XIV

Bir filmin, zellikle de bir sesli filmin ekil


mesi, imdiye dek d n lmemi bir grnt
ortaya koyar. Filme alnan eylemin iinde do
rudan yer almayan ekipman -kamera, klan
drma tertibat, teknik ekip vesaire- izley ic inin
gr alannn dnda tutan tek bir bak as
belirlemeyi olanaksz klan bir sre ortaya ko
yar ( izleyicinin gz bebei hizas kamerannkiy le
kesimedii srec e). B u durum, her ey den ok,
film st dyosundakiyle tiyatrodaki sahne arasn
daki herhangi bir benzeimi yapay ve al akasz
klmaktadr. Prensipte, konumumuz gerei, ti
yat roda sahnelenen oyunun yanltmac a olduu
kolayc a anlayamayz. ekilen film iin ise byle
bir konum mevc ut deildir. Sinemann aldatc
doas ikinc il planda olup, tamamen kurgunun
bir sonuc udur. Yani: Film stdyosunda, aygt
gerekliin ylesine derinlerine nfuz etmitir ki
o gerekliin saf grnts, ekipmann yabanc
maddesinden kurtulmu olarak, zel bir ilemin
sonucu olarak ortaya kar -mesela zel olarak
ayarlanm fotoraf makinesiyle yaplan ekim
ve o ekimin ayn trden olanlarla birletirilmesi
sonucu. B urada, gerekliin ekipmandan muaf
yn sanatn zirv e noktas; dorudan gerekli-

43
in grnts de teknoloji diyarnda Mavi i
ek4 halini alr.

Tiyatroda geerli olanla keskin biimde tezat


ieren bu durumu resimle karlatrmak daha
aklayc olacaktr. Bu noktada u soruyu sor
mamz art: Kam era operatrn ressamla ne
ekilde karlatrabiliriz? Bu soruyu cevaplamak
iin, operatr szcn ameliyattaki doktor gibi
farz etmemiz yararl olacaktr. C errah bycnn
kar kutb unu temsil etm ektedir. E llerini zeri ne
koyarak hasta insan iyiletiren bycnn tutu
mu cerrahnkinden farkldr, cerrah hastaya do
rudan mdahale eder. Byc tedavi ettii kiiy
le kendisi arasndaki doal mesafeyi korur; daha
net olmak gerekirse, elini usulca koyup mesafeyi
drrken, otoritesi sayesinde o mesafeyi epey
artrr. Cerrah ise tam tersini yapar: hastann v
cuduna girerek, hastayla arasndaki m esafeyi faz
lasyla kapatr ve organlar zerinde hareket eden
ellerinin dikkatiyle az da olsa arttrr. K sacas ( tp
doktorlarnda kimi izlerine hala rastlanabilen) b
ycnn aksine, karar an srasnda ce rrah hasta
syla yz yze grmekten kanr. Bunun yerine,
ameliyat ederek hastasyla temas salar. C errah-

4 lk kez Novalis tarafndan kullanlan Mavi iek simgesi, ak, arzuyu,


sonsuz ve ulalmaza duyulan metafizik al; umut ve gzellii temsil
eder. (y.n.)

44
la bycnn arasndaki ilikinin ayns grnt
ynetmen iyle ressam arasnda da grlebilir. Res
sam, almasnda gereklikle arasna doal bi r
mesafe koyarken, grnt ynet meni gerekliin
dokusunun altna nfuz ed er. kisinin de yaka
lad grntler birbirin den olduka farkldr.
Ressamn ki btnsel bir grntyken, grn t
ynetmen inin ki blk prktr, muhtelif par
alar yen i bi r usule gre birletirilir. Dolaysyla
gerekliin sinemadaki yansmas gnmz insan
iin kyas kabul etmez biimde daha mhimdir,
nihayetinde sinema insanlarn sanat yaptndan
talep etmeye haklar olan gerekliin ekipmandan
muaf asn bizlere salayabiliyor ve bunu tam da
ekipmanlarla gerekliin ar i ie geiliine da
yanarak yapyor.

xv

Sanat yaptnn teknik olarak yeniden-retile


bilir/ii kitlelerin sanatla olan ilikisini deitirir.
Bir Picasso tablosuna ynelik sergilenen ar gerici
tutumun yerini Chaplin filmine gsterilen olduka
ilerici tepkiler alr. Bu ilerici tutum, dolaysz ve i
ten been i birlikteliinin -grme ve tecrbe etme-

45
ye duyulan been i- yan n da bilirkiilere has deer
bime tutumuyla karakterize edilmektedir. By
l esi bir birliktelik n emli bir toplumsal kan ttr.
Resim le ilgili hususta aka grld zere, bir
san at formun un toplumsal etkisi n e kadar azalr
sa, toplum iin de o san at formun a yn elik eletiri
ve been ilerde o kadar farkllk yaanr. Konvan
siyon el san at formlar hi eletir iye uramadan
been ilirken , gerekten yen i olan san at formlar
tiksin tiyle eletirilir. Sin emada byle bir durum
sz kon usu deildir. Bun un en belirleyici n eden i,
sin emada, bir ar aya gelin ce kitlesel izleyici tepki
sin i oluturan bireysel tepkilerin , kitleye yn elti
len tepkilerin youn luun ca belirlen mesidir. Bu
tepkiler da vurulduu an , baka bir tepkiyi kon t
rol etmeye koyulurlar. Tekrarlyorum, resimle ya
placak bir karlatrma burada da yararl olur.
Bir tablo daima n celikli olarak bir ya da birka
kii tarafn dan izlen me iddiasn da olmutur. Ge
n i seyirci kitlelerin in , on dokuzun cu yzylda ya
an d zere, t ablolara ayn an da bakab il mesi re
simde yaan an krizin balan g semptomlarn dan
biridir; yaln zca fotorafla deil, grece bamsz
biimde san at yaptn n kitlelerin ilgisin i talebiyle
de tetiklen en bir krizdi bu.

Resim, doas gerei, ezaman l kolektif bir al


gya kon u olamaz, oysa mimari yaptlar bu algya

46
daima, destans iirler ise bir zamanlar konu olmu
tur; g nmzde sinema bunu baarabilmektedir.
Ayrca resmin toplumsal rol hakkndaki kesin yar
gl ara bu gerekten yararlanlarak ulalamasa da,
resim kitleler dorudan nnde dikilsinler diye,
doasna aykrymasna, baz zel durumlarn
sonucu olarak yapld vakit olumsuz bir tesir
le karlalr. Ortaan kilise ve manastrlarnda,
on sekizinci yzyln bitimine dek prenslik saray
larnda, kolektif resim algs ezamanl olarak de
il, muhtelif kademeli artlarla ve hiyerarik ola
rak araclk edilerek gereklemitir. Eer byle bir
deiim olduysa, bu deiim, resmin teknik olarak
yeniden-retilebilirlii nedeniyle iine dt zel
atmay teyit eder. Tablolar galeri ve salonlarda
kitlelere sunmaya abas verilirken, bu alg biimi
kitlelere tepkilerini rgtleme ve dzenleme an
s tanmaz. Dolaysyla bir akak komedi filmine
artan biimde tepki gsteren ayn halk, kanlmaz
olarak srrealizme ynelik gerici bir tutum sergiler.

XVI

Sinemann en nemli toplumsal ilevi insa


nolu ile aygt arasnda denge kurmasdr. Sinema

47
yalnzca bireyin kamera nnde kendini gster
mesi araclyla deil, ayrca bu aygt kanalyla
kendi ev resini temsili araclyla da bu gayesine
ulamaktadr. Bir yandan, sinema yakn planlara
bav urarak, tandk nesnelerdeki sakl ayrntlar
v urgulayarak, kamerann ustaca rehberlii aracl
yla alelade sosyal ev releri dolaarak hayatm
z etkileyen gereksinimlere k tutulmasna katk
salarken; dier yandan da, bizlere usuz bucaksz
ve umulmadk bir eylem alan [Spielraum] olduu
gv encesi ni v ermeyi baarmaktadr.

Barlarmz ve ehir sokaklarmz, brolarmz


ve mobilyal odalarmz, tren istasyonlarmz v e
fabrikalarmz durmakszn etrafmz sarar gi
bi ydi . Sonra sinema ortaya kt ve bu hapisha
ne- dnyay kala gz arasnda dinamitle patlat
verdi, bylece artk iimiz rahata o dnyann her
tarafa salm molozlar arasnda macera dolu
yolculuklara kabilmekteyiz. Yakn planla birlik
te, alan genilemekte; ar ekimle b irlikte, hare
ket yaylmaktadr. Bu genileme "her halkarda"
hayal meyal grdmz eyleri net biimde a
a kavuturmakla kalmaz, yepyeni maddi yapla
ra k tutar. Yava ekim ise aina olunan hareket
alarn aa karmakla kalmaz, hareketlere ire
olan hi bilinmeyen alar da -"doal hareketle
rin yav alatlmas eklinde gzkmekten ziyade,

48
kendilerine has kaygan ve deiken, grlmedik
bir nitelie sahip" alar- ifa eder. Besbelli ki
gzle ky aslarsak, kameraya hitap eden ey yap
sal olarak bambakadr. "Baka" , her eyden ok,
insan bilinciyle haberdar edilen bir alann, bilin
altyla haberdar edilen alan aa vurmas anla
mna gelmektedir. rnein, yrmek eylemiyle
(genel anlamda diyelim) alakal aklmzda bir fikir
olumas olaan iken, kiinin gerekten adm att
o ok ksa srede ne olduuna dair bir fikrimiz
yoktur. akmak y a da ka ele almak eylemine
ainayken, el metale deene kadar geen srede
gerekte neler olup bittiine dair neredeyse hibir
bilgimiz olmayp, bunun farkl ruh halleriyle na
sl deiebildiine dair bilgimiz hala eks iktir. Tam
da bu noktada kamera devreye girip, alalma ve
y kselme hareketleriyle, sekans keserek ve ay
rarak, bir nesneyi b ytp klterek imkanlar
dahilinde mdahalede bulunur. Grsel bilinaltn
ilk olarak kamera araclyla kefederiz - igd
sel bilinaltn psikanaliz araclyla kefettiimiz
gibi.

stelik bu iki bilinalt biimi birbirine derin


den baldr. ou durumda, gerekliin eitli
ynleri normal duygusal ifade tayfnn hemen d
nda duran film kamerasyla yakalanr. Sinemann
optik dnyasna rahat vermeyen deformasyon ve

49
klielerin, dnm ve dnm noktalarnn byk
ksm gerek dn yay psikozlar, halsin asyonlar
ve hayaller biiminde etkilemektedir. Dolaysyla,
kamera sayesinde, psikozlularn ve hayalperestle-
. rin tekil alglar kolektif alg tarafndan sahipleni
lebilir. H erakleitos'un, uyank olanlarn ortak bir
dnyas varken uyuyan larn dn yalar ayr ayrdr,
diyerek ifade ettii kadim gerek, sinema aracl
yla rtlmtr. Bunda dnya apnda nl
Mickey Mouse gibi kolektif d karakterleri ya
ratmak, rya dnyasnn kendisini betimlemekten
daha etkili olmutur.

Teknolojinin ve sonularnn kitleler zerinde


sebep olaca tehlikeli gerginlii-kritik evrede psi
kozlu bir karakter zerinde etkili olacak eilimler
gz nnde bulundurursak, ayn teknolojik iler
lemenin [Technisierung] bu tr kitlesel psikozlara
kar ruhsal baklk ihtimalini ortaya kard
nn da farknda olmamz gerekir. Bu, iinde zoraki
sadist fantezi ve mazoist yanlsamalarn, kitleler
de doal ve tehlikeli geliimlerine engel olabilecei
kimi belli filmler araclyla gerekleir. Kolektif
kahkaha kitlesel psikozun ncelikli ve iyiletiri
ci balangcdr. Fi lmlerde ilenen saysz gln
olay medeniyete ikin olan basklarn insanoluna
kar yaratt tehlikelerin grsel tasviridir. Ameri
kan akak komedileri ve Disney filmleri saaltc

50
bilinalt enerjisi salnm tetiklemektedir. Bunla
r n m jdec isi ise ayr ks kii figrdr. Sinem ani n
nn at yeni eylem alanlarna yerleen ilk
ki i bu figr olmutur- yeni ina edilen evin ilk sa
kini. Chaplin ite bu balam dahilinde tarihsel bir
nem e sahiptir.

xv

Henz tatmin olma zaman gelmemi bir ge


reksinim yaratmak, her zaman sanatn ncelikli
grevlerinden biri olmutur. Btn sanat form
lar nn tarihinde, zel formun yalnzca deien
teknik standartla - yani, yeni bir sanat formuyla
kolayca uyandrlabilecek etkiler tarafndan zor
land kritik evreler vardr. Bu nedenle sanatta
ortaya ka n l szlk ve edep sizlik, zellikle
de szde k evrelerinde, gerekte sanatn en
bereketli tarihsel gayretlerinin znden gcn
almaktadr. Son yllarda, Dadaizm bu tr barbar
lklarla kendini elendirmektedir. Ancak imdi iti
ci gc fa rk edilir hale gelmitir: Dadaizm resme
(ya da edebiyata) ait aralarla gnmzde halkn
sinemada arad etkileri yaratmaya almtr.

51
Temelde yeni ve nc btn talep yaratmlar
hedefini skalayacaktr. D adaizm bu konuyu yle
ileri gtrmtr ki, ok daha mhim amalar
uruna sinemann nemli bir ayrt edici zellii
olan pazar deerini gzden karmtr - geri bu
rada ayrntl anlatlan formdan bihaberdi tabii
ki. D adaistler yaptlarnn derin tefekkr nesne
leri olarak kullanszlna, onlarn ticari kulla
nllklarndan daha ok fazla nem vermitir.
Bu kullanszl elde etmek iin malzemelerini
derinlemesine indirgeme yoluna gitmilerdir. i
irleri, iinde irkin ifadeleri ve akla gelecek her
trden dilbilimsel p barndran bir "laf salata
syd. " Ayns, zerlerine dmeler ya da tren bi
letleri yerletirdikleri resimleri iin de geerliydi.
Bu tr yntemlerle, ellerinden kan her nesne
nin aura'sn acmaszca yok etmeyi baarmlard,
kald ki bu nesneler ayn retim aralaryla yeni
den-retim olarak damgalanmlardr. Karnzda
Arp'n tablolarndan ya da August Stramm'n i
irlerinden biri varsa, dikkatinizi toplayp bu ya
ptlarn kymetini belirleyebilmek imkanszken,
D erain' in tablolarnda ya da Rilke' nin iirlerinde
tersi bir durum geerlidir. D ikkat dalm [Ab
nlenkung], derin tefekkre -burj uvazinin yoz
latrmasna uram olup, asosyal davranlarn
gelime alan haline gelmitir- bir sosyal davran
eidi olduu ynnde kar kmaktadr. D adaist

52
manifestolar, fiiliyat ta, sanat yaptlarn rezaletin
merkezine koyarak, epey iddetli bir dikkat dal
mn garantilemitir. Yaplmas gereken tek nem
l i ey vardr: halk galeyana getirmek.

Byleyi ci grsel kompozisyonlar ya da etki


l eyici ses dzenleri, Dadaistlerin elinde gdml
fzeye dnmtr. Metinleri izleyiciyi sarsm
ve bu yolla dokunsal [taktisch] bir nitelik kazan
mlardr. O sebeple, sinemaya olan talebi tevik
etmitir, nk sinemadaki dikkat datc e
de, baarl sahne ve izleyici zerinde vurucu et
kisi ol an odak noktas deiimlerine bal olarak,
esasen dokunsaldr. Sinemann somut ok etkisi -
Dadaizm'in adeta ahlaki ok etkisiyle paketlemi
olduu- bu paketten kmtr.

XVIII

Kitl eler, sanat yaptlarna ynelik btn gele


neksel yaklam larn bugn yeniden doduu bir
zemindir. N icelik nitelie dnmtr: olduka
artan katlmc kitleler, farkl trden bir katlmn
ortaya kmasna yol amlardr. Bu yeni katlm
biiminin ilkin it ibarsz bir biim halinde meydana

53
kt gerei gzlemciyi yan ltmamaldr. Kitle
ler san at yaptlarnda dikkat datacak [Zerstreu
ung] eyler aradklar iin eletirilirken , sanatsever
is e szmo na ayn san at yaptn a dikkatin i to pla
yarak yaklamaktadr. Kitlel er asndan , san at ya
pt bir elen ce arac o larak grlmekteyken; sa
n atsever asndan , bir ballk n esn esi o larak g
rlmektedir. Bu ko n u ayrn tl bir incelemeyi hak
eder. Di kkat dal m ve to planmas yl e a kla
n abilecek bir an titez o luturur: Bir sanat yaptn n
n n de dikkatin i to playan bir kii o yapt tara
fn dan zmsenir; efsan eye gre, inli bir ressa
mn o n a bakarken tamamlan m tablo sun un iin e
girmesi gibi, o da yaptn iine girer. Bun a karn ,
sz ko n usu dikkatleri dank kitleler o lunca, sa
nat yaptn zmseyen taraf o n lardr. Dalgalar
arpar esere; yarattklar gelgitle kuatrlar o n u.
Bu durum en o k bin alar sz ko n usu o lduun da
belirgin dir. Mimari daima dikkat danklyla
almlan an ve ko lektif biimde baklan san at ese
ri rn ekleri sunmutur. Mimari alglama kurallar
o lduka yo l gstericidir.

Bin alar tarihncesi alardan beri in san va


rol uun a elik etmitir. Biro k san at fo rmu o rta
ya km ve yo k ol mutur. Trajedi Yun an llarla
birlikte balam, yine o nlarla birlikte bitmi ve
yzyllar so n ra tekrar can lan mtr. n san ln ta

54
ilk dne mle rine dayanan de stan ise Rne sans'n
sonuna ge lindiinde Avrupa' da bitmitir. Tahta
tuval re smi ortaada ortaya kan bir formdur;
sonsuz bir mre sahip olac ann garantisi yoktur.
Am a insanolunun barnak ihtiyac he p olacaktr.
Mi mari ni n ke ndini nadasa brakt bir dne m
sz konusu de ildir. Mimarinin tarihi he rhangi
bi r sanat t r nde n ok daha e skile re dayanmakta
d r ve kitle le rin sanat yapt yla ilikisini aklamak
amac yla, yaratt e tkinin kabul e dilme si arttr.
Binalara bakarke n ift tarafl tutum be nimse nir:
ile v ve kavray. Ve ya daha da iyisi: dokunsal ve
grse l. Byle si bir alglama, nl bir bina n n
de dikile n ge zginin younlam ilgisine baklarak
anlalamaz. Grse l adan te fe kk r n i fade e ttii
anlamn dokunsal adan muadili yoktur. Dokun
sal alg gste rile n ilgi arac lyla de il, alkanlk
lar arac lyla ortaya kmaktad r. kincisi b y k
oranda grse l mimari algy be lirle me kte dir, bu
alg ise , dikkatli gzle mde n ziyade , ke ndiliin
de n rastge le fark e di biimini almaktadr. Baz
durumlarda, mimariyle e kille ne n bu alg biimi
ge le ne kse l de e r kazanr. Tarihsel dnm nokta
larnda insan alg aygtnn karlat grevler
yalnz grsel aralarla -yani yalnz tefekkr vas
tasyla- yerine getirilemez/er. Bunlar alkanlklar
araclyla -dokunsal algdan yararlanarak- ya
va yava renilir.

55
Dikkati dan k bir kii bile alkan lklar ya
ra tabilir. Daha s, dikkat dan kl halinde baz
grevlerde ustalama yeten ein in kazan lmas,
ilkin bu grevlerin icrasn n alkan lk halin e gel
mesiyle mmkn dr. Sa na tn n eden ol duu dik
kat dan kl, yen i tamalg grevlerin in icrasn
mmkn klacak gizli bir lt temsil eder. Kald
ki bireyler bu tr grevlerden yan izmeye can at
tklarn dan , san at, kitleleri mobilize etme f rsatn
yakalad an larda, en zor ve en mhim grevlerle
uraa caktr. Sin emada da h alihazrda yaplan bu
dur. Dikkat danklyla birlikte almlama -sa
natn btn alanlannda gittike fark edilir hale ge
len ve tama/gda nemli deiimlerin belirtisi olan
bir almlama- asl antrenman sahasn sinemada
bulmutur. Sin ema, yaratt ok etkisi sayesin de,
bu almlama biimin e ya tkn dr. Bu bakmdan ,
Yun an llarn estetik dedii alg kuram iin ilgili
haliha zrdaki en n emli kon udur.

xx

Modern in san n gitgide proleterlemesi ve


kitlelerin artan oluumu ayn srecin iki yzdr.
Faizm yen i proleterleen k itleleri organ ize etme-

56
ye alrken, ayn kitlelerin lavetmeye uratk
lar mlkiyet ilikilerine h i dokunmaz. Kurtulu
yolunun kitlelere kendilerini ifade etme ans
vermekten getiini dnrken, onlara katiyen
haklarn vermez. Kitlelerin deimi mlkiyet
ilikilerine ynelik haklar vardr; faizm ise bu
ilikilerin deimeden kalmalar iin onlara ifade
ans tanr. Faizmin mantksal sonucu siyasal ya
amn estetize edilmesidir. D'Annunzio'yla birlikte
Dekadans; Marinetti'yle birlikte Ftrizm ve Hit
ler' le birlikte Bohem Schwabing gelenei siyasal
yaamda kendine yer bulmutur.

Siyaseti estetize etmeye ynelik verilen btn


abalar tek bir noktada toplanmaktadr. Bu nokta
ise savatr. Sava, yalnzca sava, h em geleneksel
mlkiyet ilikilerinin korunmasn h em de byk
lekli kitle h areketlerine h edef belirlenmesini
mmkn klar. Siyasi adan, durum tam olarak
byl e ortaya kmaktadr. Teknoloj ik adan ise,
yle formlize edilebilir; yalnzca sava sayesin
de, mlkiyet ilikileri muh afaza edilirken, gn
mz teknolojik kaynaklarnn tmnn mobili
zasyonunu salamak mmkndr. Ayrca akla
maya lzum yok ki, faistlerin sava yceltii bu
argmanlardan istifa de etmemektedir. Dolaysyla
bylesi bir yceltmeyi incelemek yararl olacaktr.
Marinetti'nin Etiyopya'daki smrge savayla il
gili bildirisinde unlar yazmaktadr:

57
Biz Ftristler, yirmi yedi yldr savan este
tik-kart olduu fikrine kar kmaktayz... Bu
sebeple unu diyoruz: Sava gzeldir, nk -gaz
maskeleri, rktc megafonlar, alev pskrt
cleri ve hafif tanklar sa olsun- insanolunun
zapt edilmi makine zerinde egemenlik kurmas
n salamaktadr. Sava gzeldir nk insan be
deninin hayallerdeki gibi metalle kaplanma dev
rini balatmtr. Sava gzeldir nk makineli
tfeklerin alev alev orkideleri taze ayrlar ss
lemektedir. Sava gzeldir nk silah atelerini,
yaylm atelerini, atekesleri, trl ve rm ko
kular alp senfoniye evirmektedir. Sava gzel
dir nk yeni mimariler kartmaktadr ortaya,
mesela u zrhl tanklar, geometrik uak filolar
n, yanan kylerden ykselen duman spiralini ve
niceleri. . . Ftrizm'in airleri ve sanatlar.. . Bu
sava estetii ilkelerini ve bu ilkelerin yeni bir iir
ve heykel anlay iin... verdiiniz abalara k
tutabileceini aklnzdan karmayn!

Bu b ildirin in akl yaban a atlacak gibi de


ildi r. Sorduu soru man tklarca ele al n may
hak eder. On a gre, modern harp estetii yle
ortaya kmaktadr: ml ki yet sistemi , retici g
lerin doal kullan mn a ayak ba oluyorsa, o hal
de tekn olojik aralardaki, hzdaki ve en erji kay
n aklarn daki art doal olmayan kullan ma doru

58
bask kuracakt r. Savata grdmz budur ve
sava n neden olduu y k m toplumun teknolojiyi
bir paras haline getirecek kadar olgunlamad,
teknoloj inin ise bal ca toplumsal gce hkmede
cek kadar etkin biimde gelimedii gereinin bir
kan t dr. Emperyalist savan gze arpan en kor
kun zelliklerini mthi miktardaki retim ara
lar ve onlar n retim srecinde yetersiz kullanm
lar arasndaki elikiler ( dier bir deyile, isizlik
ve pazar eksiklii) belirlemekt edir.Emperyalist
sava, teknolojinin isyandr; doal maddesi top
lum onu yadsm olduundan, "insan maddesi"
olarak geri deme talep eder. Toplum, topraklar
zerine elektrik santralleri dikmek yerine, ordular
halinde insan gc diker. Hava trafiini gelitir
mek yerine, bombardman trafiini gelitirir. Ve
petrol sava s ras nda, aura'y yok etmenin yeni
aralarn bulur.

"Fiat ars-pereat mundus, "5 diyen faizm, Ma


rinetti'nin de kabul ettii zere, savatan tekno
lojiyle deiime urayan sanatsal alg nn tatmin
edilmesi beklentisi iindedir. Bu da apa k ki l'art
pour l'art anlay n n mkemmele erdii noktad r.
nsanolu, bir zamanlar Homeros'ta nasl Olim
pos tanr larn n tefekkr nesnesi olduysa, imdi
de kendi kendisinin tefekkr nesnesi haline gel-

5 (Lat.) Sanat ksn da ortaya, varsn yok olsun dnya (.n.)

59
mitir; nsanolunun kendine yabanclamas yle
bir noktaya ulamtr ki son derece estetik bir
zevkle bizzat kendi yok oluunu yaamaktadr.
Bu, faizmin uygu./ad ekliyle, siyasetin estetize
edilmesidir. Komnizmin buna yant ise sanat si
yasiletirmektir.

60