You are on page 1of 94

OTAM, 37/Bahar 2015, 87-180

Temeddnden Medeniyete (Civilisation):


Osmanlnn nsan Toplum ve Devlet Anlaynn
Deiimi zerine Bir Deneme
FromTemeddn to Civilisation: An Essay on the Change
of Ottoman Perspective to Human, Society and State
Ahmet Karaavu
zet
nsann doasnn ne olduu sorusu tarih iinde her zaman
sorulmu ve genelde medeni, yani toplumsal olduu cevab verilmitir.
Platondan Aristoya, Farabiden bn Halduna, Tursun Beyden Knalzde Ali elebiye bu kabul insanla ilgili dncelerin hareket noktas
olmutur. Ancak onlar ayrntlarda farkllaarak kendi dnce
sistemlerini kurmulardr. Sonuta kaynan Antik Yunandan, slam
ncesi Trk geleneklerinden ve slam inancndan alan geleneksel slamOsmanl dncesinin insana, topluma ve hkmdara ya da devlete dair
grlerini olutururken kendisine referans ald bu balang ilkesi,
zaman iinde adeta nas deeri kazanmtr. Bu dnceyi ifade etmek
iin, kavram olarak ou zaman birbiriyle e anlaml bir ekilde itima ve
temeddn kullanlmtr. Ancak Osmanl Devletinin gerilemesine paralel
olarak dnce sistemi ve onu oluturan kavramlar deimi ve/veya
dnmtr. XIX. yzyla gelindiinde yzn iyice Avrupaya eviren
Osmanlda, geleneksel kavramlarn Batl bir ierik kazanmas veya
Avrupa ile karlama sonucu ortaya kan yeni durumlar karlayacak
yeni terimlerin icat edilmesi ya da Bat dillerinden aynyla alnmas sreci
balamtr. Bu srete temeddnn yerine ikame edilmeye allan ve
geleneksel insan, toplum ve devlet algsn btnyle deitiren terim,
Franszca civilisationun Trkesi olarak nerilen medeniyettir. Civilisationun
Trkiyedeki tarihi Mustafa Reit Paa ile balam ve kelime ksa srede
medeniyetle karlanmtr. Bylece medeniyet Osmanldan Trkiyeye son
iki yz yllk modernleme tarihinin anahtar kavramlarndan biri
olmutur. Yeni kavramlar yeni dnceler getirmi ve Osmanl aydnnn
btn ontolojik referanslarn deiime uratmtr. te bu almann
amac, temeddnden medeniyete uzanan deiim srecini, civilisationun tarihte
yklendii grev ve anlamlar yardmyla incelemektir.
Anahtar Kelimeler: Medeniyet, siyaset, modernleme, terakki, terbiye.

Yrd. Do. Dr., Karadeniz Teknik niversitesi Edebiyat Fakltesi, Tarih Blm retim yesi;
E-mail: karacavus2001@yahoo.com

88

AHMET KARAAVU

Abstract
Throughout the course of history, the question of what the nature of
humans is has always been asked and the answer that it is civilized or
societal has been given. This acceptance has been the source of action
regarding ideas about humans from Platon to Aristo, Farabi to Ibn
Haldun, and Tursun Bey to Knal-zde Ali elebi. However, they have
established their own way of thinking via their differences in details. This
starting point affected from ancient Greece and pre-Islam Turkish
traditions and which has been taken as a referance point in establising the
traditional Islamic-Ottoman perspective towards human, society, leader
and state has become a dogma over time. To express this idea the
synonomous words ictim and temeddn have been used. However, with the
decline of the Ottoman Empire, the thinking system and vocabulary used
for it changed. The Ottoman Empire which turned its face completely to
Europe in the 19th century, traditional terminology was tried to be adapted
to western style or new terminology was created; western terminology was
used to meet new developments. In this period the French word civilisation
whose Turkish equivalent is medeniyet which changed the classical
perception of people, society and state was used instead of the classical
term temeddn. The history of the word Civilisation in Turkey began with
Mustafa Reit Paa and after a short while was replaced by medeniyet. Thus
medeniyet has been one of the key notions of the modernization period of
Turkey beginning with the Ottoman times. New terminology brought new
ideas and completely changed the ontological references of the Ottoman
intellectuals. The aim of this study is to examine the period of change from
temeddn to medeniyet with the help of the meanings and duties civilisation has
undertaken thruoghout the course of history.
Keywords: Civilization, policy, modernization, progress, education.

Giri
Kelime ve/veya kavramlarn tarihini aratrmak, yorucu ama saysz
faydalar olan bir itir.1 nk insanlar kelimelerle dnr, kelimelerle
konuurlar ancak kelimeler ou zaman anlatlmak istenileni karlayamazlar.
Bunun sonucu olarak zaman iinde kelimlerde anlam eitlilii ve kaymas
ortaya kar. Szcklerin tarihi zerine yaplan almalar, anlam kaymalarnn ve
eitliliklerinin anlalmasnda, dolaysyla insann zihin haritasnn
belirlenmesinde byk neme sahiptirler.2 Yani kelime tarihi, szcklerin
bugnk anlamlarna indirgenmesi suretiyle gemiin deerlendirilmesinin
nne geilmesine katk yapacaktr. Zira gemii bugnn deer yarglarna
mahkm eden en nemli aralardan biri dildir. Baka bir deyile dil
indirgeyicidir ve canl bir varlk olduu iin, kelimelerin tarih iinde kazand
anlamlarn byk ksm, ou zaman sadece uzmanlarn ilgi alanna girer. Dier
Lucien Febvre, Uygarlk, Kapitalizm ve Kapitalistler, ev. M. Ali Klbay, Ankara 1995, s. 9.
rnein Febvre, Franszcadaki civilisation kelimesinin tarihini yapmann, gerekte
Fransz zihniyetinin XVIII. yzyldan beri maruz kald ve gerekletirdii devrimlerin
en derinlerinden birinin evrelerini yeniden kurmak olacan belirtmektedir. L. Febvre,
Uygarlk, s. 10.
1
2

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

89

taraftan insan, zaman iinde ortak bir dnce dili kurabilmek iin her zaman
her yerde geerli olan standart anlamlara ihtiya duymutur. Bu amaca ulamak
iin de kelimeler szlk manalarnn dnda terim anlamlar kazanmlardr.
Yani kavramlar dncenin evrensel dili olmak iddiasndadrlar. Bu nedenle de
ontolojik referanslarla ykldrler. te bundan dolay insanlar kavramlara
verilecek standart anlamlar konusunda bir trl anlaamamlar ve yzyllar
sren tartmalara kap aralamlardr. Temeddn, medeniyet ve civilisation bylesi
kelime/kavramdr. Bahsedilen kavramlar, sadece Trkiyede deil btn
dnyada tartma konusudur. Bu aratrmada her kavramn tarihi, mmkn
olduunca incelenmeye ve gelenekten modern dneme Osmanl dnce
dnyasnda yaanlan deiim ve dnmler deerlendirilmeye allmtr.
Fransada ortaya ktktan sonra dier Avrupa dillerine yaylp bir kavram
haline gelen civilisationun Trkesi medeniyet, ilk defa 1838de Sadk Rfat Paa
tarafndan kullanlm ve sonra Trkeye yerlemi bir kelime/kavramdr. Bu
nedenle medeniyetin Osmanl-Trk modernlemesindeki yerinin ve manasnn
tespit edilmesi, Trkiyenin son iki yz ylnn anlalmas abalarnda yol gsterici
olacaktr. Baka bir ifadeyle, Trkiyeyi anlamak iin hem medeniyetin hem
civilisationun kelime tarihini ve kavramsal erevesini detayl bir ekilde
incelemenin eitli faydalar bulunmaktadr. Ayn ekilde bu almann dier
nemli kavram temeddndr. Zira temeddn, geleneksel slam-Osmanl bilgi
sisteminin insan, toplum ve devlet anlaynn temel ilkelerini anlamak amacyla ele
alnmas gereken bir terimdir. Yani geleneksel dn biiminin temel kavram
olan ve XIX. yzylda bazen medeniyetin yerine de kullanlan temeddnn yaplan
deerlendirmelere esas tekil etmesi gerekmektedir. Dolaysyla temeddn ve
medeniyet-civilsationun karlatrmal analizini yapmak, Osmanl zihin dnyasnn
temel belirleyenlerinden birinin tespit edilmesinde byk faydalar salayacaktr.
Bugn medeniyet ile ilgili tartmalar, genelde kelimenin ortaya k
srecinden bamsz ve tarihsel balamndan kopuk biimde, ounlukla
kavrama olumlu deerler yklemek suretiyle srdrlmektedir. Bylece insanlar
kavramn ieriini istedikleri gibi doldurma frsatn da elde etmektedirler.
Szgelimi, Vefa Tadelen medeniyeti, slam bir ierikle tanmlamaya alt bir
makalesinde, konuyu Habil-Kabil meselesi zerinden ele almaktadr. leri
srd dnceleri Kurana dayanarak deerlendiren Tadelene gre,
geleneksel slam-Osmanl ontolojisinin, insann varolu itibar ile medeni
olduunu kabul eden temel gr, Arapa mdn kknn szlk anlamndan
hareketle yerleiklik olarak ele alnmaldr. Baka bir deyile, medne ehir
anlamna geldiine gre medeniyet yerleiklii ifade eden bir kavramdr. Yani Hz.
Ademin oullar Habil hayvanc, Kabil ise iftiidir. Zira Kabil ekin, Habil hayvan
kurban etmiti. Dolaysyla insann dnyadaki varoluunun ilk halinde tarm ve
hayvanclk kltr sz konusudur. Bu da insann kkeninde yerleik yaamn

90

AHMET KARAAVU

olduunu
gsterir.3
yleyse
medeniyet
yerleiklik
dzleminde
deerlendirilmelidir.4 ncelikle belirtilmelidir ki daha sonra tartlaca zere,
geleneksel dncedeki insann varolu itibaryla medeni olduuna dair kabul,
yerleiklie deil toplumsalla atf yapmaktadr ve bu siyaset felsefesi ile ilgilidir.
kinci olarak bizim alma alanmz din bilimleri olmad iin Kuran tefsir ya
da tevil edecek durumda deiliz. Ancak eer Tadedelenin Habil-Kabil
meselesinde at yoldan gidilecek olursa ok farkl sonulara klmas, hatta o
anlatnn yerleiklii yerip, gebelii ycelttii neticesine bile ulalmas
mmkndr. yle ki eer Kabil ifti ise yerleik olma ihtimali yksektir. Buna
mukabil Habil hayvanc ise yerleik olmak bir yana, belki gebe yaamak
mecburiyetindedir. Cana kyan Kabil olduuna gre yerilen yaam,
hayvanclktan dolay seyyar olma ihtimali yksek bulunan Habilinki deil,
iftilii nedeniyle yerleik hayata daha yatkn olan Kabilinkidir. Yani bu anlaty
yerleiklerin tamahkrlklar, hakkna raz olmayan bir yapya sahip olduklar ve
amalarn gerekletirmek iin kan dkmekten ekinmedikleri dncesiyle de
tefsir etmek mmkndr. Kald ki bu anlatnn, insann varoluunu devam
ettirmek iin mutlak surette icra etmek zorunda olduu iki temel retim
biiminden bahsettiini sylemek de olanakldr. Zira tarm ve hayvanclk
insann en temel ihtiyacn, yani beslenme gereksinimini gidermek iin mutlaka
icra etmesi gereken mesleklerdir. Nitekim tarih iinde eitli uygarlklarn tarm
ve hayvancla verdikleri nemi betimleyen metinlere rastlanmaktadr ve bu iki
retim biimi arasnda bir ekimenin daima var olduu gzler nne
serilmektedir. Szgelimi Smerlerden kalma kitabelerde dahi retim biiminin
3 Gordon Childe, Tadelenin tam aksi grtedir. Ona gre dnlenin aksine insanlk, ilk
defa tarmsal faaliyetlerde bulunmaya balad dnemlerde yerleik deil gebedir. yle
demektedir: Tarma balamakla yerleik bir yaam tr semek birbirinin ayn deildir. teden beri
iftinin yerleik yaamna kart olarak evsiz barksz avcnn gebe yaam gsterilir. Bu kartlk gerek
ddr uydurmadr. Bugn bile Asya, Afrika ve Gney Amerikada ekim yapmak demek allkta ya
da ormanda bir para topra bulup temizlemek, apa veya sopayla kazmak, tohum ekmek, sonra da rn
kaldrmak demektir. Toprak srlmez, gbrelenmez, yalnzca ertesi yl yeniden ekilir. Bu durumda aradan
birka mevsim geince verim gzle grlr biimde der. Bunun zerine yeni bir toprak paras temizlenir,
bu toprak paras da verimsizleinceye dein bu yntem yenilenir. ok gemeden yerleme alanna yakn
topraklar tmden kralar. buraya varnca insanlar yola der, baka yrelere yerleir. Bkz.: Gordon
Childe, Kendini Yaratan nsan (nsann alar Boyu Geliimi), ev. Filiz Ofluolu, stanbul 1996,
s. 58-59; Ayn ekilde M. A. Lahbabi de insanlk tarihinde, Yerleik site hayatnn anormal ve
arzyi temsil ettiini belirtir. Ona gre Belli bal ilk hayat tarz daima g (migration), yani
insanlarn maddi yklerini olduu kadar, tanrlarn, mevsimlik bayramlarn, folklorunu, tekniini vs.
kendileri ile birlikte tadklar uzun sreli yer deitirmeler olmutur. Muhammed Aziz Lahbabi,
Kapaldan Aa Milli Kltrler ve nsan Medeniyet, ev. Bahaeddin Yediyldz, Ankara 1996, s.
21. (Dokusuna biraz Arap hatta Sami milliyetilii sinmi olmakla birlikte, olduka deerli
denemelerden oluan bu eserin tamam, Batnn medeniyet eksenli smr dzenini
eletirerek kendi deer ve dnce dnyasndan zm nerileri getirmeye almaktadr.)
4 Vefa Tadelen, Medeniyet nsanln Ortak Dili, Hece-Medeniyet zel Says,
186/187/188, Haziran-Temmuz-Austos 2012, s. 9.

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

91

belirledii iki yaam tarznn [ifti (yerleik)-hayvanc (seyyar)] birbirine


stnlk iddiasyla yapt kadim ekime ve mcadeleyi yanstan anlatlar
grlmektedir.5 Bu nedenle Kuran anlatsnda, Tadelenin aksine her iki yaam
formunu da (yeleik-gebe) medeniyete dhil ettii dnlebilecei gibi insann
yaamas iin gerekli olan besinin retiminin ancak tarm ve hayvanclkla
salanacana dair bir vurgunun yapldndan da rahatlkla bahsedilebilir.
Tabiiki bunlar sadece yorumdur. Belki de Kuranda bahsedilenler, ok daha
baka eylerdir ve insann bunu tamamyla bilebilmesi olanakszdr.
nceki paragraftaki rnek, Trk aydnnn iinde bulunduu kafa
karkln net bir ekilde ortaya koymaktadr. Bu nedenle medeniyet, en azndan
tarih bilimi asndan, tarihsel ierii grmezden gelinerek yeniden
tanmlanabilecek bir kavram deildir. nk bylesi bir tavr, yakn tarihin
anlalmasn neredeyse imknsz hale getirecek bir riski yannda tamaktadr.
Szgelimi baz aydnlar, bir yandan Trkiyenin iki yz yllk modernleme
tarihine mesafeli dururken, dier taraftan medeniyeti, civilisationdan
bamszlatrp, onaylar bir tutum taknmaktadrlar. Bylesi bir zihinsel kargaa,
kavramn tarihsel balamndan koparlp, iini isteyenin istedii biimde
doldurmasyla ilgili bir elikinin eseridir. nk tartlaca zere Mustafa
Reit Paa ve Sadk Rfat Paann kaleminde kavram, XIX. yzylda Avrupann
oluturmu olduu deerler toplamn ifade etmektedir. Bu nedenle Osmanl
Devletinde XIX. yzylda medenilemek, Avrupallamak anlamna
gelmektedir. Bu Avrupann en stn konumda olmas nedeniyle olduu kadar,
medeniyet, civilisationu karlar yeni bir kavram olduu iin de byledir. Konuya bu
balamda yaklaldnda Mehmet Akif Ersoyun Medeniyet denilen kahpe, hakikat
yzsz ya da Medeniyet dediin tek dii kalm canavar derken kastettiinin,
aslnda Avrupa olduu daha rahat anlalr. Dolaysyla Mehmet Akif Ersoy
soyut, insann iini istedii gibi dolduraca bir kavramdan bahsetmemektedir.
Onun anlaynda medeniyet, genelde slam dnyasn, zelde Osmanl Devletini
paralayp hegemonyas altna almaya alan ve bunu da baaran somut bir
corafya ve toplumu ifade etmektedir. Yani bu msralar, medeniyet ile Avrupay
her adan zdeletiren bir tarih bilincinin ve srekliliinin davurumudur.6
Smer metinlerinde davar-tahl ya da ifti-oban atmalarna rastlanmaktadr. Bu
tartmalarda her iki retim ve yaam biimi de rettikleriyle ve yaamlarnn kendilerine
sunduu stnlklerle vnmektedir. Muazzez lmiye , Tarih Smerde Balar, Ankara
1998, s. 92-94 (davar-tahl), 113-121 (ifti-oban).
6 hsan Fazlolunun yakn zamanlarda 270 katlmc ile yapt bir alan aratrmas,
eitimli Trk insannn medeniyetten hala Avrupay anladn ortaya koymaktadr.
stanbul, Ankara, Kocaeli, Kln, Berlin Bosna ve Viyanada yaplan ankete katlanlarn
185i lisans; 63 yksek lisans; 22si doktora rencisi ve 53 retim yesidir.
Katlmclarn altklar bilim dallar 175i sosyal; 86s saysal; 44 ilahiyat ve 16s
sanattr. Kendilerini milliyeti, muhafazakr ve dindar olarak tanmlamaktadrlar. Sohbet
usl ile yaplan ankette katlmclara ncelikle medeniyetten ne anladklar sorulmutur.
5

92

AHMET KARAAVU

Nitekim Tanpnar, Tanzimat devrinin ilk ideolojisinin medeniyetilik olduunu


belirtir.7 Sonuta Osmanl aydnlar asndan, XIX. yzyl slam-Avrupa ve
Osmanl-Avrupa ilikileri medeniyeti Avrupa ile zdeletirmi ve kirletmiti. Bu
nedenle medeniyetin yerine uygarln getirilmesini, sadece kelime ve kavramlarn
Trkeletirilmesi abasnn rn gibi deerlendirmeyip, belki kirlenmi bir
kavramn yerine yenisini ikame etme giriimi olarak grmekte de fayda vardr.
Yukardaki ksa aklamadan da anlalaca zere, bu makalede, Osmanlnn
temeddnden medeniyete (civilisation) geii kelime ve kavramlarn tarihsel nitelikleri
erevesinde ele alnmaya allmaktadr. almada ncelikle civilisationun szlk
ve kavram anlamlar tarihsel balamda kelimenin dier trleri de gz nne
alnarak incelenmeye allmtr. kinci olarak slam-Osmanl dn biiminin
kendisinden nceki gelenekten devirdii, insan, toplum ve devlet anlay
temeddn etrafnda ele alnmtr. Bu tartmalar Platon, Aristo, Farabi, bn Haldun,
Tursun Bey, Knal-zde li elebi gibi yazarlar ve dnrlerin metinleri
zerinden yaplmtr. Son olarak XIX. yzyl Osmanl-Trk modernlemesinin en
nemli kavramlarndan biri olan medeniyet incelenmitir. Bu kavram tartlrken
kullanlan metinler Mustafa Reit Paa, Sadk Rfat Paa, Ahmet Cevdet Paa, l
Paa, Mehmed evk, Namk Kemal, Basireti Ali Efendi, Musa Kzm Efendi,
Ahmet Hikmet Mftolu vb. aittir. Sonuta kavramlar insann zihin haritasdr.
Bu nedenle onlarn balamlarnn ortaya karlmas ve yerli yerine oturtulmas,
meseleleri daha berrak hale getirecektir. Bu alma byle bir amaca hizmet etmek
arzusuyla kaleme alnmtr.
Civilisation
Cemil Merie gre civilisation, ierii adan aa, lkeden lkeye, yazardan
yazara deien kaypak ve karanlk bir kelimedir. Sabit bir tarifi
bulunmamaktadr. Ona gre Avrupa dillerinde zarafeti, elebilii -ksaca medeni
olmay-ifade eden szck nceleri police idi. Ancak police, XVII. yzyldan
itibaren bugnk anlamnda, gvenlik gc manasnda kullanlmaya balanm
ve yerini civilisationa brakmtr.8 Szgelimi Fransz yazar Turgot, 1750li yllarda
dilinin ucundaki kelimeyi hi kullanmamt.9 Hatta o tarihlerde yaygn
Cevaplar, katlmclarn istisnasz tamamnn medeniyet szcnden ada Bat Medeniyetini
anladn ortaya koymutur. Bkz.: hsan Fazlolu, Szck ile Kavram Arasnda
Medeniyet mi, Temeddn m?, Trkiye Gnl, 117, K 2014, s. 102; Fazlolunun
ulat bu sonu XIX. yzylda civilisation-medeniyet kavramnn Osmanl dnce
dnyasna girmesi ile birlikte kendini hissettiren medeniyeti Avrupa ile eitleme ynndeki
yaklamn, hi krlmadan bugne kadar devam ettiini gstermektedir.
7 Ahmet Hamdi Tanpnar, 19uncu Asr Trk Edebiyat Tarihi, stanbul 1976, s. 152.
8 Cemil Meri, Umrandan Uygarla, Haz. Mahmut Ali Meri, stanbul 1996, s. 81.
9 A. Dauzat, Dictionnaire tymologiquede, civilisationun 1752den itibaren Turgot tarafndan
kullanldn belirtmektdir. Ancak bu bilgiyi aktaran Lahbabiye gre de terim lk defa
1756da Ami de Ihommede Mirabau tarafndan icat edilmie benzemektedir. Bkz.: M. A.
Lahbabi, Kapaldan Aa Milli Kltrler, s. 20.

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

93

kullanma konu olan civilis (uygarlam) kknden gelen civiliser (uygarlatrmak)


fiilinden bile hi yararlanmamt. O hep police (Yunanca politeadan, toplum
halinde) ve polic (detleri yumuam) kelimeleriyle yetinmekteydi.10 Dolaysyla
Fransada civilisationun tretilmesinden nce uygarlk, police ile ifade ediliyordu.
u halde Fransadan balayarak btn Avrupada neden police terk edildi ve
yerine civilisation ikame edildi, sorusu gndeme gelmektedir. Bu ise kavramn
yeni bir durumu ifade etmek ve Avrupay geri kalan dnyadan ayrmak iin
retildii dncesini akla getirmektedir.11 Kelimelerin kavramsallamas elbette
kken anlamlarndan bamszlamalar ile mmkndr. Ancak police uzun bir
sreden beri kelime olmann yannda kavramdr ve zellikle civilasationun
yklendii ilerleme misyonunu iermemektedir. Yani dolamda olan kelime ve
kavramlar, bata Fransa olmak zere Avrupa aydnnn, dncelerini ifade
etmesine yetmemektedir. Szgelimi Fransz yazarlar, btn XVIII. yzyl
boyunca halklar olduka bulank, fakat belirgin bir hiyerari iinde tasnif
etmilerdi. En altta vahiler yer alyordu. Bunlarn biraz stnde, ancak onlarla
belirgin farkllklar iermeyen barbarlar bulunuyordu. Bunlar aldktan sonra
civilis (uygarlam), politesse (kibarlk) ve police (detlerin yumuam olduu
toplum hali) gibi sfatlar tayan halklara ulalyordu.12 Civilisationun 1914
ncesi antropoloji metinlerinde revata olduunu belirten Wallerstein, kavramn
varsaymsal bir evrimsel ardkln son terimi olduunu belirtmekte ve bu
anlaya gre insanln vahilikten barbarla, barbarlktan medenilie getiini
ifade etmektedir.13 Civilisation tam da bu hiyerariyi belirginletiren ve en stte
olan ifade eden bir kavram olarak gndeme gelmiti.14
L. Febvre, Uygarlk, s. 14.
smet zel, civilisationun Balangta Bat medeniyetinin zel ad olarak belirdiini daha sonra
birok baka insan toplumlarnn rettikleri stn (kabul edilen) deerleri de iine alarak
yayagnlatrldn belirtmektedir. smet zel, Mesele Teknik-Medeniyet-Yabanclama,
stanbul 2006, s. 133.
12 Civilisation ve police kyaslamas iin Bkz.: M.A. Lahbabi, Kapaldan Aa Milli Kltrler,
s. 20-28; Fransz aydnlarnn halklar hiyerarik biimde kendince kategorize etmesi,
zamanla dnyann her yerinde bilim evrelerinde geerli olan toplum tasnifi haline
gelecektir. Osmanl aydnlar arasnda, XIX. yzylda balayan tartmalarn nasl Batl
tasniflerin kabul ile sonulandn ve XX. yzyl balarnda toplum bilim
aratrmalarnn zihinsel ablonu haline geldiini ortaya koyan bir rnekle 1329da
karlalmaktadr. Buna gre,iftilik ve obanlk etmesini bilmeyb av avlamak ve balk
tutmakla geinen aa kovuklarnda yaayan insanlara vah, fideli hayvanlar kendisine aldrub
onlarn st ve etleriyle geinen ve bir tarafdan dier tarafa gen insanlara bedev yhd gebe, iftcilii
bilen bilgi ve sanatda ileri gidb gzel, dzgn ehirlerde yaayan insnlara meden denilir. Bkz.:
Rdvan Nfiz, Kk Trk Tarihi, stanbul 1329, s. 9.
13 Immanuel Wallerstein, Jeopolitik ve jeokltr (Deimekte Olan Dnya-Sistem zerine
Denemeler), ev. Mustafa zel, stanbul 1993, s. 307.
14 Bu ekilde meden-vahi ikilemi kuruluyordu. Bylece meden olana vahiyi
medeniletirme misyonu veriliyordu. Bunun anlam Bat d dnyann Bat lehine
smrlmesi ve smrlrken de dntrlmesi idi. nk vahiler ile barbarlar
arasndaki fark bir mahiyet fark deil, derece farkyd. Bkz.: zel, Mesele, s. 127; Bu
10
11

94

AHMET KARAAVU

Grld gibi kavram, police kelimesinin devam olarak ortaya kmt.


Zira police insann nezaketini ve kibarlna gnderme yaparken civilisation, onun
sosyalleen bir varlk oluunu gndeme getirerek yaad ahlak ve fikr
ilerlemeyi, ifade ettii durumun temeline yerletirmektedir. Tartlaca zere
her iki kelimenin de temel szlk anlam ncelikle kenttir. (Police Yunanca,
civilisationun tretildii civitas ise Latince kent, ehir anlamna gelmektedir.)
Dolaysyla her iki szcn de atf yapt mekn kenttir.15 Yani bu kelimeler
kentli -yerleik deil- yaamn insanlarn tanmlayp deer yklenerek terim
haline gelmilerdir. Dolaysyla civilisation her ne kadar bir kavram olsa da tarihi
macerasn deer yklenerek gerekletirmitir. Bu nedenle burada tartlan
sadece bir kelime ya da kavram deil onun yklendii deerlerdir. Bu deerin ne
olduu aada biraz daha detayl ekilde anlatlmaya allacaktr.
fade edildii zere civilisation Bat dillerinde XVIII. yzyln ikinci yarsna
kadar bulunmamaktayd. Yerine civil, civilit ve civilis kullanlyordu.16 Civilisation
ilk defa Fransz Devriminin byk hatibi Mirebeaunun babas, iktisat Marquis
de Mirebeau tarafndan 1756 ylnda kullanlmt.17 Kelime Latince asll olup
kent, ehir (city, cite, site) anlamna gelen civitas szcnden gelmektedir.
Ayrca yine Latincede ayn kelime ile balantl olarak civis yurtta, civicus
yurttalarla ilgili, civilis ise yurttalara ait anlamndadr. Yani szck dorudan
ehre, ehre ait olana, ehirlilie ve vatandala gnderme yapmaktadr. Bu
arada yurttaln ehirlilere has bir ayrcalk olduu da szcn varyantlarnda
ortaya kmaktadr. Ancak bu yurttan kentte yaayan her bir fert olmad
unutulmamaldr. Bilindii gibi Antik Yunan ve Romada sadece otuz yan
doldurmu, kentli, hr erkekler yurttalk haklarna sahipti. Yani hr erkekler
toplumsal piramidin en stnde yer almaktayd. Sonra kentin dier sakinleri
dntrme ileminin nasl ilediini Fasl Bilgin M. A. Lahbabi, u ifadelerle ok gzel
ortaya koymaktadr. Ona gre Baz batllar, insaf canm, Avrupallarn istilasndan nce,
mesel Kongo barnak olarak sadece yaprakl dallardan yaplm snaklar ve barakalar tanyordu
ve Kuzey Afrika yerlileri ataldan yararlanmasn bile bilmiyorlard benzeri sz ve dncelerle kendi
rf ve adetlerini, kendi kltrlerini terzi patronlar olarak telakki etmekteydiler. Onlara gre dier
btn milletlerin gelenekleri ve kltrleri bu patronlar zerinde llm ve denenmi olmak
zorundayd. M.A. Lahbabi, Kapaldan Aa Milli Kltrler, s. 115.
15 Nitekim . zele gre G. Childe, Medeniyeti ehirlerin ortaya kmasyla vurgulanan bir
gelime seviyesi olarak tanmlamaktadr. . zel, Mesele, s. 125; G. Childen grleri iin
Bkz.: G. Childe, Kendini Yaratan nsan, s. 103-129.
16 Cemil Meri, Sosyoloji Notlar ve Konferanslar, Haz. mit Meri Yazan, stanbul 1999, s. 306;
Civil (sivil, mlki), civilit (nezaket, zerafet), ve civilis (meden) kelimeleri daha nce Montaigne
tarafndan kullanlmt. Bkz.: M.A. Lahbabi, Kapaldan Aa Milli Kltrler, s. 20.
17 Server Tanilli, Uygarlk Tarihi, stanbul 2011, s. 12; Mirebeau medeniyet kelimesine
yalnzca toplumun tarihi grntsn hesaba katarak deil, ayn zamanda iyimser bir
yorumla insanlarn kafaca ve yreke yetkinlemesinin (mkemmellemesinin) tavr ve
geleneklerinde incelmenin iareti anlamn vermitir. Bkz.: . zel, Mesele, s. 126.

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

95

olan kadnlar, ocuklar ve kleler geliyordu.18 Buradan da anlalaca zere


kelime znde hiyerarik ve eitsizliki bir toplum dzenini ifade etmekteydi.19
Baka bir ifadeyle, kelimenin her zaman stnlerin tarafn tutar bir yan vard.
Szgelimi civilisation ile ilgili modern tartmalarn hareket noktas, Avrupann
tarihsel ve toplumsal durum farklarnn yeryzndeki insanlarn eitsizlii
nedeniyle olutuunu iddia etmesi ve bu yolla hiyerarik toplumlar dzeni
kurmak istemesi, civisin lgv anlam ieriinden kaynaklanan bir meruiyet
erevesine gnderme yapmaktadr.
Sonuta kavrama kaynaklk eden kelimeler dorudan kentle ve kente ait
olanla ilgilidir ve bu durum civilisationu, kent soylu yerleiklere ait deerler
btnne atf yapan bir terim haline getirmektedir. Kelimenin ilk defa
kullanld Franszcadaki anlamlarna bakldnda bu durum, ok daha net bir
ekilde ortaya kar. ada bir Franszca szlkte szce, gelime duygusu
(ilerleme, gelime, evrimleme vb.); ilerlemi olduu dnlen topluluklarda
ortak karakterlerin btn, insan topluluklarnn kazanmlarnn btn (nsann
insana ekledii her eye biz bir btn olarak civilisation diyoruz. J. Rostand); bir
byk toplulukla ya da bir topluluklar grubuyla ortak toplumsal fenomenler
(dinsel, ahlaksal, estetik, bilimsel, teknik.) btn gibi anlamlar verilmektedir.20
Ancak biraz gerilere giderek szcn ilk defa Franszca szlklere girdii
yllardaki anlamlarna bakmak gerekmektedir.
Tuncer Baykara, kelimenin Dictionnaire de lAcadmie Franaisen ancak
1835de yaynlanan altnc basksna girebildiini ifade etmektedir.21 Ancak Cemil
Meri, szcn Akademi Szlnn 1798de yaynlanan nc basksnda yer
aldn ve medeniletirme eylemi veya medeni olann durumu olarak anlamlandrldn
belirtir. Bu tanm sonraki szlklerde de tekrarlanmtr. Ona gre, civilisation,
aydnlklar ann mitlerini dile getiren, terakki inancn bayraklatran ilk kelimedir.
18 Aristo kleleri, eski Yunanl ve hayvan arasna yerletirmekteydi. Vazifeleri
Yunanllara hizmet etmekti. Merie gre Eski Yunan biraz da kendilerine hizmet eden
klelerin yapt ie tepeden bakp kk grmek ykmt. Bu dzende hr vatandalar
iin tek erefli i devlet idaresi ve felsefe idi. Bu yzden Eski Yunanda endstri
kurulamamt. Bkz.: C. Meri, Sosyoloji Notlar, s. 49; Yani insanlarn beslenmelerini,
barnmalarn ve giyinmelerini temin etmelerine yarayacak retim ve ticaret sisteminin
kurulamamas Eski Yunan ykmt. Oysa medeniyet tam da bu ilerin icrasndan ve
organizasyonundan ortaya kan bir insanlk durumuydu.
19Eski Yunan corafi bakmdan kantonlara ayrlmaktayd. Her kantonda 1-2 site vard. Atina bir
site devletidir. 400.000 kiiye ulaan nfusunun 250.000i kle idi. Geri kalen 150.000in iinde
yabanclar ve melezler vard. Askerliini yapm, nfusu uslne uygun yazlm, 30 yan akn
olanlarn says sadece 30.000 idi. Atina demokrasisi ite bu 30.000 kiinin demokrasisiydi. C.
Meri, Sosyoloji Notlar, s. 56.
20 Le Petit Robert, Paris 2002, s. 447.
21 Tuncer Baykara, Civilisation ve Osmanl Devleti, Osmanllarda Medeniyet Kavram ve
Ondokuzuncu Yzyla Dair Aratrmalar, zmir 1999, s. 1.

96

AHMET KARAAVU

1898de yaynlanan Dictionnaire Gnral de la Langue Franaisede, ilk defa bugnk


kullanma yakn bir anlam kazanan kelimeye, insanln ahlka, fikirce ve itima
hayata ilerlemesi manas verilir.22 Nitekim Akademi Szlnn altnc basksnda
civilisation, diil bir isim olarak kullanlmakta ve kelimeye kibarlatrma,
nazikletirme, medeniletirme hareketi; medenileme, kibarlama, nazikleme durumu anlam
verilmektedir. Kelimenin fiil hali civiliserdir ve nazik, terbiyeli, medenye ve toplumcula
dntrmek, evirmek; nazikletirmek, kibarlatrmak, medeniletirmek manasndadr.23
Sonu olarak XVIII. yzylda kelime, en yksek derecede kltrletikleri yargsna
varlan Avrupa lkelerine zg ortak zelliklerin btn ve medenileme eylemi
anlamlarnda kullanlmaktayd.24
nceleri civilisationun yerine police szc kullanlmaktadr ki bu kelime bilindii
gibi Yunanca ehir manasna gelmektedir. Police insan hukuk, ynetim ve hkmet
kresine dhil etmekteydi. Kelime 1713te:Bazen btn devletlerin ynetimi anlamna alnr ve
bu durumda Monari, Aristokrasi, Demokrasi olarak saylr Bazen de teker teker her bir devletin
hkmetini ifade eder ve bu durumda Kilise policei, sivil police ve askeri police olmak zere blnr.

denilerek tanmlanyordu. Ancak sonralar police daha az hukuksal ve ynetsel anlam


iermeye balayacakt. Yani police yaamn, deerler toplamn ifade eden geleneksel
anlam ile gvenlik birbirinden ayrlyordu. rnein Fransz yazar Duclos, police
toplumlarn, kibar halklardan daha iyi olduunu ve en kibar halklarn her zaman en
erdemliler olmadn belirtiyordu. Bu arada vahi ile police arasndaki fark da iyice
netleiyordu. Yani vahiler arasnda soyluluk ve farkllk g ile salanrken, police
halklarda g, iddeti nleyen ve bastran yasalara tabi klnmt.25 Sonu olarak police,
ncelikle yasal ve anayasal ynetim esaslarnn hkim olduu dzeni anlatan bir
szckt. Ayrca geleneksel olarak kibarlk ve nezaketi ifade etmekteydi. Policein
sadece yasal dzeni ifade eden bir kelime olmaya balamas onun gvenlii
salamakla grevli yasal kurulua ad olmasyla sonulanacakt. nk gnee tapan
halklarn bile police yaam, yani yasalarla belirlenmi bir dzeni bulunmaktayd ve
sadece yasalara tabi olmak erdemi ve nezaketi beraberinde getirmiyordu. stelik bu
ynyle kavram, Avrupa ehirlerini dnyann dier ehir yaamlar ile eitliyordu ki
Avrupa merkezciliin bu sralar duyduu en temel ihtiya, kendisini dierlerinden
farkllatrmak ve biricik konuma ykseltmekti. Bylece Avrupa deerlerini
evrenselletirecek ve Avrupay dnyada tekletirip, onu Avrupad toplumlara
model haline getirecek yeni bir kavrama duyulan gereksinim elzem hale geldi ve
civilis kknden sfat-isim olan civilisation tretildi.26
C. Meri, Umrandan Uygarla, s. 81-82.
Dictionnaire de lAcadmie Franaise, sixieme dition, Paris 1835, s. 325.
24 M.A. Lahbabi, Kapaldan Aa Milli Kltrler, s. 20.
25 L. Febvre, Uygarlk, s. 23-24.
26 Avrupa merkezciliin ve evrenselciliin feodalitedeki kklerinden balanarak analiz
edildii ksa bir deneme iin bkz.: Mehmet Ali Klbay, Avrupamerkezcilik ya da Dnya
Tarihinin Marjinallemesi, Dinin Fizii Demokrasinin Kimyas, Ankara 1999, s. 223-231; .
zel Batda domu olan medeniyetin imtiyazl olduu dncesi, gerekte Katolisizmin modern ada
22
23

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

97

Btn bu anlatlanlar ehir yaam ile kibarlk ve nezaket arasndaki ilikiyi


de ortaya koymaktadr. Bu kibarlk-ehir yaam ilikisi btn Bat dillerinde
kurulmaktayd. Buna mukabil krsal yaam tanmlayan kelimeler, kabalk,
anlayszlk vb. ile zdeleiyordu. Szgelimi Almancada urban hem kentselkentli hem kibar demek iken, Franszcada poli, ngilizcede polite, urbane ve civil
kelimeleri kibar, nazik anlamlarndadr. Buna karlk rnein ngilizcede rustic
szc hem krsal, kyl, kye ait hem kaba-saba, cahil, hoyrat manasndadr.
Ayn ekilde peasant da hem kyl hem hdk, andaval, anlaysz, hoyrat vb.
anlamlarda kullanlmaktadr. Yani ngilizcenin kelime daarcnda kentliliin
kart toplumsal formu krsallk ve/veya kyllktr. Cemil Meri bu kartln
karlatrmasn olduka keskin ve keli ifadeler kullanarak yapmaktadr. Ona
gre Kyl mtevekkildir, ahmaktr, batl inanlar vardr ve tarihin dndadr. retim
aralar yenilenmedike ky hep ayn kalr. Ve ky bu aralar kendi kendine
deitiremez. Oysa ticaret bakadr. Spculation hem ticaret hem dnce
anlamna gelmektedir. Ticaretin ve dncenin yani felsefenin beii ehirdir.27
Yani etnolojik ve arkeolojik bulgulara arlk veren batl tarih gr asndan
kltrden medeniyete geiin belirleyici olay ehrin ortaya kmasdr. nk
ehir tren merkezi, hkmetin ve arnn sabit olarak bulunduu yer olarak
tanmlanmaktadr. Kent ayrca dncelerin kaynat bir mekndr.28 Buna
karlk Meriin ifade ettii ekliyle ky Aydnlanmann dndadr.29
Trkedeki ayrm ile kltr ve medeniyet arasndaki iliki nemli bir
tartma konusu oluturmaktadr. Bu ayrm kelimelerin kken anlamlarndan
gidildiinde retimle balantl olarak deerlendirmek de mmkndr. Bu
sayede ehir yaam ile krsal yaam arasndaki kartln ipularna da
ulalabilir. Dolaysyla konuya bu balamda yaklalmasnda fayda vardr. Ancak
ncelikle belirtilmelidir ki bu almann amac culture ve civilisationu kavramsal
ald biimden baka bir ey deildi. Kilisenin anlad sa kurtarcl (redemption) grevini medeniyet
yklenmiti. Nitekim Katolik misyonerlerin almalar smrgeci ve emperyalist faaliyetlerin yannda hz
kazanmtr. diyerek Avrupamerkezciliin kklerini Katolik din anlayanda aramak
gerektiine iaret etmektedir. Bkz.: . zel, Mesele, s. 127-128; Bedri Gencere gre de
Avrupamerkezciliin ve evrenselciliin kayna Hristiyanlktr. Ancak Avrupa idealini
Hristiyanlk zerinden baaramam ve modern dnemde bu din kaynakl amac civilisation
ile sekler bir dzlemde yeniden oluturmutur.Bkz.: Bedri Gencer, slamda Modernleme
1839-1939, stanbul 2008, s. 33-36.
27 C. Meri, Sosyoloji Notlar, s. 71-72.
28 . zel, Mesele, s. 125.
29 Lahbabi btn denemelerinde kent merkezli bu medeniyet teorisinin iflas ettiini ileri
srerek her toplumun medenilerinin ve ilkellerinin, yerleiklerinin ve gebelerinin
bulunduunu belitmektedir. O bylece sitenin medeniyetin biricik mekn olduu
grne itiraz etmektedir. Bkz.: M. A. Lahbabi, Kapaldan Aa Milli Kltrler, (Eserin
tamam bu erevede deerlendirilmektedir).

98

AHMET KARAAVU

dzeyde tartmak ve/veya karlatrmak deildir.30 Aslnda culture kavram ile


ilgili tanmlara girmeye de pek niyetli deildir. Ancak retim biimindeki
farklln, retim meknn da farkllatrdna iaret etmek gerekmektedir.
Nitekim yukarda anlamlar verilen kelimeler ilgin bir ekilde gebelik,
kyllk ve ehirliliin retim biimleri ile ilgili bir tartmann kapsn
aralamaktadr. stelik bu tartma, Alman dncesinin ve Amerikal aydnlarn
civilisation yerine onunla edeer anlamda culture kavramn kullanmalaryla daha
da ilgin bir hale gelmektedir.31
Culture ekip-bimek, topra ilemek, ziraat yapmak anlamna gelen Latince
colere kknden gelmektedir.32 Modern tarih yazm asndan tarm, insann avc
ve toplayc olmaktan karak retici konuma gelmesine iaret eden bir byk
devrimin addr ve bu haliyle culture tarm ve hayvancln asl mekn olan ky ve
kr da iine alan bir kavramdr. Oysa civilisation insan emeini, tarmsal ve
hayvansal retimin ham halinde grmek yerine, bu hammaddeden insann estetik
duygusunu iinde barndran rnlerin imal edilmesini esas alr gibidir. Baka bir
deyile kr ve ky imalatn deil, tarmsal ve hayvansal retimin alandr. Oysa kent
basit el tezghlarnda balayp, srecin ilerlemesiyle byk apl imalatn
gerekletii sanayi devrimine kadar giden retimin merkezidir. Yani kent,
baandan karldktan sonra retildii yerde hemen hibir ileme tabi
tutul(a)mayan budayn, ekmek yaplp dier insanlarn kullanmna sunulduu bir
imalat ve ticaret merkezidir. Ham rnn insan emei ile yeniden ekillenmesi,
ayn zamanda o ilemleri yerine getiren insan ekillendiren bir incelme, zarifleme
srecine de tekabl eder. Yaplan ilemin gereklilikleri, insan o ie uygun bir
sanatkr haline getirir. Szgelimi bir kuyumcu altn, gm ileyip paha biilmez
bir mcevhere dntrrken btn estetik duygularn iine katar. Bu srete eli
o iin gerektirdii incelie yatkn hale gelir. En ufak bir hata byk emek ve
sermaye kayb olacandan sabr renir. in btn inceliklerine vakf olup
ustalarken estetik duygusu ve bu duyguyu yapt ie aktarma yetisi geliir. Yani
iinde usta olan bir kuyumcu, kelimelerin modern kullanm ile hem sanatkr hem
zanaatkrdr. Bylece kent mekn imalat zerinden eyaya ekil verirken insan da
biimlendirir.33 Yaplan retim ticareti gelitirir. retim ve tketim arasndaki bu
30 Kltr ve medeniyet kavramlarnn detayl ve olduka doyurucu karlatrmas iin Cemil
Meri, Kltrden rfana, stanbul 2013, zellikle s. 31-60 ve L. Febvre, Uygarlk, s. 5156ya baklabilir.
31 rnein kltr kelimesini Amerikan ngilizcesine, -Meriin tabiri ile Amerikancayasokan ngiliz antropolog Tylorun 1871de kltr ve medeniyeti zdeletirerek yapt
tanma gre kltr veya medeniyet: limleri, inanlar, sanatlar, ahlk, kanunlar, detleri ve
insan toplumunun hayatnda kazand dier kabiliyet ve alkanlklar kucaklayan girift bir
btndr. Bkz.: C. Meri, Umrandan Uygarla, s. 82.
32 Ltfi Bergen, Medeniyet Ekseninde Kltr, Hece-Medeniyet zel Says, 186/187/188,
Haziran-Temmuz-Austos 2012, s. 40.
33 Lahbabi bu olguyu yle formle etmektedir: alma beeri varlklarn z nitelii
olduundan ii eyaya ekil verirken bizzat kendi kendisini ekillendirir; z varlnn uuruna

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

99

iliki bir yandan biriktirme kltrn olutururken, dier yandan bu ilemlerin


sistemli ve kaytl bir ekilde yrtlmesi zorunluluundan doan yazl kltrn
ve medeniyetin olumasna zemin hazrlar. Oysa ky ve krda yaayan insan hibir
ekilde bu srelere dhil ol(a)maz.
Gebe ve/veya kyl koyunun srtndan krklp, o ham ve kirli haliyle
ehre getirilen yn kadar kabadr (peasant, rustic vb.). nk o rnn
ile(ye)mez. En fazla kendi tketimi iin yiyecek ve giyecek tedarik etme amal
baz basit ilemlerden geirir. Bunun iin de ilenip retilerek tketime hazr
hale getirilmi mal ve hizmetler asndan ou zaman kentli insana muhtatr.
Baka bir deyile o, ilenmi rn ou zaman kentten almak zorundadr. Zira
kr ve ky zaman, mekn, demografi vb. hibir adan imalata msait deildir.
Bu yaam formlar ancak hammadde retebilirler. Bundan dolay kentlinin krsal
ve kyl yaamdan bekledii ihtiyac olan hammaddeyi talep etmekten ibarettir.
Kent yaam, bu hammaddeyi temizleyip, ip haline getirdikten sonra, her trl
estetik duygusunu katarak imal ettii tekstil rn kadar incedir, kibardr,
naziktir (polite, poli, urbane, civil vb.). Yani ince zevklerin, kibarln, zarafetin,
estetik ve sanatsal inceliin sahibi olabilmek iin hammaddeye ekil vermek, onu
yeniden retmek gerekmektedir. Btn bu ilemlerin mekn ise ehirdir. u
halde civilisation ancak kent alannda ortaya kabilir.34
Bu aklamalardan anlald zere hangi retim biiminin ve meknnn
civilisationu oluturduu nemli bir tartma konusudur. Tartmalar
gstermektedir ki kelimelerin szlk anlamlar zerinden gidildiinde ve culture ile
civilisationa her birinin karlad toplumsal formlar asndan bakldnda, iki
kavram arasnda snrl bir kartlk olduu bile iddia edilebilir. Bununla birlikte
Cemil Meriin dedii gibi kelimelerin kklerinden, szlk anlamlarndan
koptuklar lde kavram haline geldikleri unutulmamaldr. Yani kavram
karlatrmas yapmakla kelimeleri birbiriyle kyaslamak arasnda byk fark
bulunmaktadr. Bu nedenle bugn bunlar bazen birbirini tamamlar ekilde, bazen
zde kavramlar olarak kullanlmalarnda bir sorun bulunmamaktadr. Ancak
vard derecede, eyalar ve dnya zerindeki iktidar artar. Bkz.: M. A. Lahhabi, Kapaldan
Aa Milli Kltrler, s. 10.
34 Volney medeniyeti, nsanlarn bir site iinde bir araya gelmeleri olarak tarif eder: medeniyet
ahslar ve mlkiyetleri koruyucu ve himaye edici sosyal bir halden baka bir ey deildir. Bkz.: M.
A. Lahhabi, Kapaldan Aa Milli Kltrler, s. 17; Fouriere gre Fransz ihtilalinden doan
ticaret dnyas medeniyettir (Civilisation). Marx da onunla paralel bir ekilde dnerek
medeniyeti ncelikle iktisadi bir olgu olarak deerlendirecek ve medeniyet yerine
kapitalizimi kullanacaktr. Bkz.: C. Meri, Sosyoloji Notlar, s. 214; Buna gre her iki bak
as da civilisationun ehre has bir durum olduunu kabul etmektedir. nk
analizlerinin temeline yerletirdikleri iktisadi olgular ehre hastr. Her iki dnr de
kapitalizimi ok sert bir eletiriye tabi tutarken, ayn zamanda Fransada ortaya kan
ada Bat Avrupa Civilisationunu tenkit etmektedirler. Ernest Renan ise biraz daha
farkl biimde bilim, eletiri, rasyonalizim ve medeniyet terimlerini ayn anlam verecek ekilde
kullanyordu. Bkz.: . zel, Mesele, s. 127.

100

AHMET KARAAVU

kavramlar kelime kklerinden bamsz dnmek de tehlikeli bir itir. Sonu


olarak medeniyetin tarm ve hayvan retimiyle balad kabul edilip, civilisationun
temeline insann asalak olmaktan karak retici konuma ykselmesi yerletirilirse
balang noktasnn police, civitas, city, site deil de herhangi bir mekn
zikretmeksizin yerleiklik ve kavramn da culture olmas gerekmektedir. Ama eer
medeniyet doada olann ve/veya olmayann insan emei ile yeniden retilmesi
ise o zaman mekn kent, kavram ise civilisation olabilir. Bylece modern insann
yaratmaktan ne kast ettii daha iyi anlalm olur. Yaratmak, yani hi olmayan
imal etmek -belki icat etmek daha doru olurdu- ve bir civilisation ortaya karmak.
Bylece, Avrupa kaynakl tanmlamalarn, Bat d toplumlarn neden kltr
aamasnda kalp civilisation evresine ulaamadklar yargsnda bulunduu
anlalr. nk Bat d toplumlar endstrileememilerdir. Yani imalat sanayisini
gelitirip, eyaya ekil verme becerisini ileri dzeye karamamlardr. Bu nedenle
kltr toplumlar, civilise toplumlara gre geri toplumlardr. Baka bir deyile
civilisation, kltrn bir st aamasdr. Ancak civilisation toplumun lm evresidir.
Zira her kemal zevali iinde tar.35
Btn bu tanm ve aklamalardan anlald zere ister police ister civilisation
kullanlsn anlam kentlilikle ilgilidir. Yani szck kentle, kente ait olanla ve
kentsoylulukla ilikilendirerek yasalara tabi olma, endstriyel (imalat) retim
gerekletirme, kibarlama, nazikleme vb. etrafnda oluan anlamlar
yklenmektedir. Dolaysyla kibarlk, naziklik, vatandalk ve son tahlilde medeni
olmak, kentlilikle ilikili bir yaam biimine iaret etmektedir. Kavramn kart
toplumsal formu ise krsal alanda olumaktadr. Bu ise gebelik ve kyllkle
ilikilidir. Dolaysyla medeni olmak demek, sadece yerleik olmak anlamna da
gelmemektedir. Zira ky belirli dzeyde yerleik yaam temsil etmesine ramen, en
azndan ngilizcenin kelime daarc asndan civilisationun kart bir yaam alan
olarak deerlendirilmekte ve ona rustic ve peasant benzeri kelimeler zerinden
gebelik ile edeer anlamlar yklenmektedir. u halde gebe ve kylnn
yaamsal erevesi civilisation asndan dikkate alnmamakta ve civilisationun mekn
kent olarak belirlenmektedir. Krsal yaamdakiler ise ancak kente hammadde
salama ilevini yerine getirmekle sorumlu civilisationdan mahrum, kaba, anlaysz
insanlar olarak deerlendirilmektedir. Yani civilisation Avrupann kent soylu ynetici,
retici, sanat ve aydn elitlerinin XVII. yzyln ortalarna kadar ulusal lekte
gerekletirdikleri krsaln kent lehine dntrlmesi (smrlmesi!) olgusunu,
smrgecilik anda btn dnyaya uygulama giriiminin ad olmu ve kendisine
Batd dnyay civilize etme grevini yklemitir.
Civilisationla ilgili tartmann bir dier boyutu da onun Batnn deerleriyle
ykl olduu iddiasndan kaynaklanmaktadr. Buna gre civilisation yanl bir
kavramdr36 ve Bat merkezli dnya algsn, bat d toplumlara dayatmak amal
35
36

Oswald Spengler, Batnn k, ev. Giovanni Scognamillo-Nuray Sengelli, stanbul 1997.


Nilfer Gle, Modern Mahrem-Medeniyet ve rtnme, stanbul 2001, s. 28.

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

101

icat edilmitir. Zira kavram, ilk zikrediliinden ksa bir sre sonra, Avrupann o
zamana kadar oluturduu deerler toplamn ifade eder bir ekilde kullanlmaya
balanmtr.37 Bu kullanm zellikle XIX. yzylda iyice younlam ve
smrgeciliin meruiyet zeminini oluturmutur. Bat d toplumlar vahilik ve
barbarlkla yani civilize (medeni) olmamakla itham edilmi ve kavramn temsil ettii
deerler, btn dnyann, Avrupann dinmek bilmeyen smrgeci itihasnn
tasarruf alan haline getirilmesinde kilit bir rol oynamtr.38 u halde modern
kullanmda civilisation denildii zaman Avrupa deerleri, barbar-vahi dendii zaman
Bat d toplumlar kastedilmektedir ve civilisation Batnn o zaman geldii
noktann, ulat deerlerin, dier toplumlara dayatlmasnn, onlarn
barbarlktan39 (wild, savage, goth, gothic, defacer, bestial, heathen, heathenish,
uncivilised vb.)40 civilisationa tahvil edilmesinin ve oralarda Bat merkezli bir dnya
algs yaratlmasnn kavramsal erevesini ifade eden bir kelime/terimdir.
Yaplan btn bu aklamalar zetlenirse, hibir deer yklemeden, sadece
szlk anlamlar dikkate alnarak deerlendirmesi yapldnda civilisationun, krkent elikisi zerine kurulu bir sosyolojiyi yanstt net bir ekilde ortaya
kmaktadr. Bu sosyolojinin, kentin toplumsal katmanlar ve cinsiyetler arasnda
var olduu kabul edilen eitsizlikler ve farklar da iin iine katarak bunlar
zerinden hiyerarik bir yap kurduu grlmektedir. Yani kelime ncelikle
hiyerarik bir toplum nermekte ve kleleri, kadnlar, ocuklar ve krsal kentli
yurttalarn tekisi haline getirmektedir. Dolaysyla Avrupa tarihinde szck
balangcndan itibaren kentli, ataerkil deerleri yklenmi ve onlarn taycs
olmutur. te yandan civitas, XVIII. yzyln ikinci yarsndan itibaren civilisation
kelimesinde sembolleen bir kavram haline gelmi ve Batl kentsel uygarln, o
zaman ulat deerleri temsil eder bir konuma ulamtr. Tarihin bu annda,
artk civilisationun (Bat-Avrupa) tekisi, Osmanl Devleti ve onun temsil ettii
deerler dnyas dhil btn Batd toplumlardr. Bahsedilen kartlk vahi ve
barbar kelimeleri zerinden kavramsallatrlm ve bu suretle meruiyet erevesi
oluturulmutur. Artk Batnn barbarlar civilize edici grevinin zamandr.
37 Meri,

Trkiyede kelimenin Avrupadan gelen her mefhum gibi pheyle


karlandn belirtir. Szgelimi Yeniehirli Avni medeniyeti (civilisaiton) garaz- nefsni
olarak tanmlar. Mehmet Akife gre ise Tek dii kalm bir canavardr. Ksacas
kelimenin halk uurunda yapt armlar zengin, mark ve dman bir Avrupadr,
sefahat, fuhiyat. Burada dikkat edilmesi gereken hususlardan biri, Cemil Meriin
dncesinde de medeniyet (civilisation) ile Avrupann eitlenmesidir. Bkz.: C. Meri,
Umrandan Uygarla, s. 84-85.
38 A.g.e., s. 81-85.
39 Bilindii zere genel gre gre barbar kelimesi kuzeyli Germanik halklar ifade eder
ve kzl sakall anlamna gelir. Fakat Lahbabi, bu yaygn kanaatin aksine barbar
kelimesinin Berber()den geldiini ifade etmektedir. M. A. Lahhabi, Kapaldan Aa Milli
Kltrler, s. 168.
40 Bu kelimelerin ngilizce-Trke szlklerdeki karlklar birbirini yakndr ve vahi,
yabani, Got, Gotlara ait olan, dinsiz, kfir, putperest, kaba, hayvan, acmasz, vicdansz,
ykc, grn bozan vb. anlamlar iermektedir.

102

AHMET KARAAVU

Civilisationun modern dnemde yklendii bir dier nemli anlam da


ilerleme (terakki) dncesine -tutkusuna demek daha doru olurdu- iaret eder
bir nitelik kazanmasyla somutlar. Bu balamda Batnn ilerlemeci anlay,
kavramda kendisini ifade etmi ve tarih ilerlemeci bir tarzda yorumlanmaya
balanmtr. Bu ilerleme fikrinin, srekli yeni bir ey icat ve/veya kefetme
amacna ynelik bir gelecek projeksiyonu ortaya koyduu aktr. Ancak gemie
bak da ilerlemeci bir ereveye oturtularak yeni bir zaman algs zerinden
insann ve doann tarihi ele alnmaya balanacaktr.
Medeniyet mi Temeddn m?
Trkiyede son zamanlarda temeddn ile medeniyet arasndaki farkn ne
olduu ile ilgili ilgin bir tartma yaanmaktadr. Bu tartmada dikkate deer
deerlendirmelerde bulunan yazar Bedri Gencer nemli dncelere ne
srmektedir. Onun en dikkat eken dncelerinden biri civilisationun Trke
karl olarak kullanlmas gereken kelimenin medeniyet deil temeddn olduu ile
ilgilidir. Bu fikre gre medeniyeti Bat dillerinde karlayan kelime civilitydir. nk
civilisation sre, civility durum ifade eder. yleyse kavramlar yer deitirmelidir.41
Bizce B. Gencer meseleyi Avrupa merkezci bir dilsel yaklamla ele alp
deerlendirme tuzana dmektedir. Zira o civility ve civilisationun Avrupa dnce
geleneindeki yerini tespit ettikten sonra temeddn ve medeniyeti bunlara karlk
olarak ikame etmeye almaktadr. Etimolojik erevede bakldnda onun
ynteminde hibir sknt bulunmamaktadr. Hatta son derece doru bir yaklam
sergilemektedir. nk o, ilgili kelimelerin bat dillerindeki haliyle Arapa-Trke
karl arasndaki bamlla ve dil bilim kurallarna sadk kalmaktadr. Ancak o,
temeddn ve medeniyet szcklerinin geleneksel slm ve slm-Osmanl
dncesindeki tarihsel balamn ve civilisationdan bamsz tarihsel geliimini
dikkate almamaktadr. Tarihsel balam gz ard edildii iin de temeddnn slm
ontoloji erevesinde Mslman topluma oluturduu hayat dzeni ile medeniyetin
moderneleme abasndaki Osmanl toplumuna ina etmeye alt Avrupa
kaynakl yeni yaam biimi kavramsal boyutta i ie gemektedir. Bu kargaay
nlemek iin Mslman ontolojisinin temeddn ile Batl ontolojinin civilisationmedeniyeti szck/kelime olarak deil kavram olarak ele alnp deerlendirilmelidir.
nk ileride bahsedilecei zere temeddn ve medeniye VIII. yzyldan beri kavram
olarak kullanlmaktadr. Yine medeniyet, XIX. yzylda retilmi bir kavram olarak
Trk dncesinde merkezi bir konum elde etmitir. Sonuta bin yl akn bir
sredir kelime olmaktan kp kavram haline gelmi szcklerin tarihlerini
grmezden gelmek, dncede tehlikeli krlmalara yol aaca gibi btn
tanmlar da yok edecektir. Dolaysyla kavramn yeniden tanmlanmas giriimi
konuyu iyice iinden klmaz hale getirmektedir.
Gencerin konuyla ilgili grleri iin u almalarna baklabilir: B. Gencer, slamda
Modernleme, s. 33-36; Hikmet Kavanda Edmund Burke ile Ahmed Cevdet, stanbul 2011, s.
157-161; Medenilemeden Kresellemeye Modernlemenin Akbeti, Hece-Medeniyet
zel Says, 186/187/188, Haziran-Temmuz-Austos 2012, s. 127-129.

41

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

103

Baka bir gr ise yukarda ifade edilenden farkl bir ekilde civilisationu hi
dikkate almadan medeniyetin yerine temeddn nermektedir. hsan Fazlolunun
ileri srd bu gre gre medeniyet kavramnn gemi bir olay olarak
deerlendirilmesi, medeniyet szcnn yapsndan kaynaklanmaktadr. nk
mdn kknden gelen medeniye yyet yapma masdar (masdar- mecle) eki
eklenerek dondurulmutur. Tretim stanbulda ortaya kmakla birlikte Arapann
dil mantna uygun olarak yaplmtr. Fazlolu bu ekin Trkede soyut szck
tretmek iin kullanlan lk ekine benzediini ifade ettikten sonra konuyla
ilgili asl hareket noktasn oluturan fikirleri syler:
Ek, eklendii szc sabit bir z haline getirir; z/mahiyet klar ve
tmel/kll hle, bir ideye, fikre dntrr. Ksaca denirse, hareketten, dolaysyla
zamandan bamsz, kopuk, donmu bir yap ortaya kar. Temeddn ise
temeddeneden masdar olmasna karn fiil hlini artrr- bir eylem hlidir; bir
sreci/vetre, tavrdan tavra girmeyi/etvr ve hlden hle dnmeyi/ahvl ierir. Bu
haliyle temeddn, hareket dolaysyla zaman iredir.42

Fazlolunun medeniyet yerine temeddn nermesi yukarda bahsedilen


ankette katlmclara sorduu ikinci soruya, slm Medeniyetinden ne anlyorsunuz?
sorusuna verdikleri cevapla ilgilidir. nk istisnasz tm katlmclar slm
Medeniyeti szcnden, tarihsel, gemite kalm bir yapy anladklarn ifade
etmilerdir. Bu sonu Fazloluna slmn insanlarn gelecek tasavvurunda kltrel bir
unsur olma dnda hakiki bir iddiasnn olmadn gstermektedir. Oysa ona gre
slm hayat grnn temel ilkeleri varln ve devamlln srdrmektedir. slm
gemite kalm, tarihsel bir vaka deildir. yleyse Arapa dil mant zerinden
bakldnda olmu, bitmii, duraan olan ifade eden medeniyet yerine srekli
rlmekte olan bir bir rnty ifade eden temeddn kullanmak daha dorudur.43
Fazlolunun aidiyetinden kaynaklanan refleksle ileri srd bu gr,
kendi iinde olduka tutarldr ve yine kendi mant iinde eletirilecek bir yan
bulunmamaktadr. Ancak onun analizini yaparken civilisaitonu hi dikkate
almad grlmektedir. Bu nemlidir zira Osmanl aydnlar medeniyeti,
Franszcada Fazlolunun deyimi ile srekli rlmekte olan bir rnty ifade
eden civilisaitona karlk olarak tretmilerdi ki belirtildii zere B. Gencerin
hareket noktasn kelimenin bu anlam ierii oluturmaktadr. Bylece o,
civilisation-medeniyete Batl ontoloji erevesinin salam olduu sreklilii
dikkate almam olmaktadr.44 Bu dikkate almama XIX. yzyl Osmanl
. Fazlolu, Szck ile Kavram Arasnda Medeniyet mi, Temeddn m?, s. 105.
A.g.m., s. 103, 109, 111.
44 Norbert Eliasa gre medeniyet bir sreci ya da bir srecin sonucunu anlatr; Srekli
hareket halinde bulunan, daima ileriye doru giden eye iaret eder. Eliasa gre kltr
ise bir aidiyeti, bir belirginlii anlatr ve bir sre ifade etmez. Norbert Elias, Uygarlk
Sreci, ev. Ender Ateman, c.I, stanbul 2000, s. 74-76; . zel, Medeniyetin amacnn,
insann btn yeteneklerini gelitirmek olduu kabul ediliyordu. diyerek bu sreklilik algsna
vurgu yapmaktadr. . zel, Mesele, s. 127.
42
43

104

AHMET KARAAVU

aydnnn iine girmeye balad yeni dnce ikliminin anlalamamas riskini


getirmektedir. Zira bu almann medeniyet bahsindeki rneklerde grlecei
zere XIX. yzyl Osmanl aydn civilisationa karlk olarak kulland medeniyeti
hibir zaman tarihin sonu olarak alglamyordu. Tam tersine tarihin sonuna kadar
srecek, ncelikle madd terakk, ilerleme olarak deerlendiriyordu.45 Dolaysyla
temeddnn ifade ettii sreklilik anlay ile medeniyetin temsil ettii hi durmadan
tarihin sonuna dek devam edecek ilerleme fikri birbirinden ontolojik olarak
farkllamaktadr. Buradaki sorun Tanzimat ncesi gelenekle temeddn zerinden
tekrar balant kurup geleneksel slm-Osmanl dn biiminin sreklilii
salandnda ki -bu mutlaka bir ekilde gerekletirilmelidir- son iki yz yl nasl
deerlendirilecektir? Bu dnemin kavramsal erevesi ne olacaktr?
Fazlolunun nerisi ayn zamanda son ikiyz yl tarihsel bir vaka haline
getirmemekte midir? Sonuta Fazlolu da kavramlar tarihsel balamlarndan
ziyade etimolojik zellikleri ve semantik ilikileri erevesinde ele almay
denemektedir. Bu tavrn yarataca tarihsel boluklar ise gzden kamaktadr.
Sonuta bazen tarihsel balamn, etimolojik balamdan ok daha nemli
olabilecei gzden karlmamaldr.
Meral st, J. Keanein iddet ve Demokrasi adl eserini ngilizceden Trkeye
tercme ederken ilgili kelimelere u anlamlar vererek soruna Trke kelime
tretim kurallar zerinden net bir zm sunuyor. Zira onun bilincinde medeniyet,
kkeni hangi dil olursa olsun Trke bir kelimedir. Byle olunca o, kelimeyi ve
trevlerini tamamen Trke bir mantkla Trkeletirmektedir. O civile sivil,
civilisede meden, civilityye medenlik, civilisationa medeniyet ve civisme iyi yurttalk
anlamlarn vermitir.46 Dikkat edilirse st, civility ve civilisation kavramlarna
medeniyet ve temeddn zerinden gitmek yerine medenlik ve medeniyeti tercih ederek
belirtildii zere konuya Trke zerinden yaklamtr. Bizce bu salkl bir
yaklam tarzdr ve kullanl bir Trkeletirmedir. yle anlalyor ki ne
civilisationun bat dillerindeki anlam ve ait olduu kelime tr zerinden yaplan
analizler ne de mdnnin Arapadaki trevleri ve bu dilin dil bilgisi zerinden
yaplacak tartmalar, bu sorunu zmeye yetmeyecektir. Bu nedenle bizce szck
stanbulda Trkler tarafndan tretildiine gre, Trke kabul edilmeli ve artk
Arapas zerinden Arapa mantna ve kelime tretim tekniklerine uygun bir
ekilde trevlerini retmeye almak yerine M. st gibi Trkenin mant ile
konuya yaklalmal, kelimenin Trkede son iki yz yl zarfnda yklendii
anlamlar gz nne alnmal ve soruna bu erevede bir zm aranmaldr.
Gencer ve Fazlolunun nerilerine genel bir deerlendirme erevesi
oluturulursa u dnceler ileri srlebilir. ncelikle civilisationun bir kavram
olarak ilk defa Franszcada kullanldn ve Trkeye de bu dilden getiini,
Fazlolunun yapm olduu anketin katlmclar da medeniyeti yalnzca maddi
nitelikler, politik, ekonomik ve teknik deerlerle balantl dnmekteydiler. .
Fazlolu, Szck ile Kavram Arasnda Medeniyet mi, Temeddn m?, s. 105.
46 John Keane, iddet ve Demokrasi, ev. Meral st, Ankara 2010, s. 83.
45

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

105

dolaysyla eer karlatrmal dil tartmas yaplacak ise tartmann FranszcaTrke ekseninde yaplmasnn daha doru bir yaklam yanstacan belirtmek
gerekmektedir. Ek olarak hem temeddn hem medeniyet, bir durumu ya da
duraanl, olmu-bitmi olan deil yaanlan bir sreci anlatmaktadr. Baka
bir deyile temeddn geleneksel olarak insann sosyalleme ve bir dzene tabi
olup ihtiyalarn gidermek suretiyle insan- kmil olma yoluna girmesini ifade
etmektedir. Bu anlayta zaman izgisel deil dngseldir. Yani temeddn farkl
zamanlarda farkl toplumlarda meydana gelen ve srekli tekrar eden ritmik
dnglerden ibarettir. Baka bir deyile insann varolusal ilkeleri
deimeyeceine gre, deien ve gelien insanln toplumsal durumu olacaktr.
Medeniyet (civilisation) bir durumu anlatmakla birlikte, bu durum duraan deil
sreendir. Yani Avrupa belirli bir civilisation seviyesine ulamtr ve bu dnyada
yaayan dier topluluklara bir stnlk durumudur. Ancak civilisation ilerleme
idealine dorudan bamldr ve bundan dolay ilerleme kesinlikle durmamtr,
aksine btn hzyla devam etmektedir.47 lerlemenin yn ise izgisel-dorusal
zaman algsna gre belirlenmitir. Dolaysyla Avrupann civilisation analaynda
medeniyet bittii anda tarihte bitmi olacaktr. Sonuta her iki kavramda z
itibaryla sre ifade etmektedir. Temeddn gelenein sre anlayn
betimlerken, medeniyet modern Batnn geldii maddi refah dzeyini ve onun
sahip olduu ilerleme anlayn yanstmaktadr. Muhtemelen tam da bu nedenle
civilisation, temeddnle deil medeniyet ile karlanmt.
Civilisationun ngilizce ve/veya Franszcadaki kelime trlerinden hangisine
dhil edilecei ve Trkedeki kelime tr tercihinin de buna gre yaplmas
gerektiine dair bir tartmann baka bir adan da pek fazla bir anlam
bulunmamaktadr. nk temeddn ve/veya medeniye insann toplumsal bir varlk
olduuna dair geleneksel yargy betimleyen kavramlardr. Medeniyet ise Batnn o
zaman (zellikle XVIII ve XIX yzyllar) ulam olduu durumu, onun elde
ettii toplam deerleri yanstan civilisationu karlamak amacyla uydurulmu yeni
bir kavramdr.48 Dolaysyla medeniyetin bir kelime olarak tarihi yoktur. O
tretildii andan itibaren bir kavramdr. Sonuta kelimelerin anlamlarndan
ziyade kullanmlar, kavramlarn ise belirli durumlar karlayan manalar vardr.49
47 Burada, Avrupann smrgeci faaliyetlerini merulatrmak iin baz toplumlarn asla
ilerleyemeceini syleyerek, temeddn ile temsil edilen her insann kemali
yakalayabileceine dair olan temel ontolojik kabulden farkl bir ynelime sahip olduunu
belirtmekte fayda vardr.
48 Recep entrk, Przde Mehmed Shib Efendinin (1674-1749) Mukaddime
evirisinden yapt bir alntda geen medeniyet kelimesini, rnek gstererek kavramn
XIX. yzyldan ok nce ortaya ktn ileri srmektedir. Bkz.: Recep entrk,
Medeniyetler Sosyolojisi: Neden ok Medeniyetli Bir Dnya Dzeni in Yeniden bn
Haldun, bn Haldun-Gncel Okumalar, Ed. Recep entrk, stanbul 2009, s. 241.
49 Bayram Sevin, ehir Bir Sylemdir: Trabzonluluk Fenomeninin Sosyolojik Analizi, Trabzon
2014, s. 16.

106

AHMET KARAAVU

Bu nedenle temeddn kelime/kavram ile medeniyet terimini dillerdeki kelime


trleri asndan karlatrp tartmak anlamszdr. Ancak bunlarn
kavramlamalarndan itibaren yklendikleri manalar ve iinde bulunduklar
tarihsel balamda neyi, hangi durumu ifade edip, karladklarn incelemek daha
yararl olabilir. Dolaysyla bu alma, temeddn ve/veya medeniyeyi geleneksel
slam-Osmanl bilgi sisteminin, insann toplumsallna dair ontolojik kabuln
karlar bir kelime/kavram olarak ele almaktadr. Medeniyeti ise modernleme
dneminde, Osmanl brokrat-aydnlarnda ortaya kan, insanla ilgili Avrupa
kaynakl yeni kavray biimini ifade eden bir kavram kabul etmektedir. Bu
nedenle ncelikle geleneksel bak yanstan temeddn/medeniye tartlacaktr.
Temeddn
Temeddn anlayabilmek iin Medine ehrinin adnn, antik tarihine ksaca
gz atmak gerekmektedir. Bilindii gibi Medinenin asl ad Yasrib (Yesrib)dir ve
bu isim Batlamyus ve Bizansl tarihi Stephanosun eserlerinde Jathrippa
(Iatrippa); Min kitbelerinde ise Ysrb olarak gemektedir. Ancak medne
kelimesinin kkeni hakknda deiik grler bulunmaktadr. Buna gre lmdin ehir manasna gelen bir cins isimdir ve Armiceden alnmtr.50 Kelime
Aramiceden getii brn dilinde bir yneticinin nfz alanna giren yer manasnda
kullanlmtr.51 Ancak szcn asl olan medintann Arm dilindeki asl anlam,
bir mahkemenin yetki alannda bulunan kaza ve sonra ehirdir.52 Buna gre medne,
Armice kkenli bir kelime olup, Medne ehrine isim olduktan sonra belirli
zelliklere ve bykle sahip yerleim birimlerini ifade eden genel bir ad haline
gelmitir. Verilen izahat ve kken anlam asndan mednenin idar bir birimi
ifade etmekten ziyade, adli bir adlandrma olduu anlalmaktadr. Nitekim
Osmanl idari ve adli tekilatnda da bylesi bir i ie gemilik bulunmaktadr.
Kelimenin Arapalatktan sonraki tarihi, Armicedeki ilk anlamn da iinde
barndrr ekilde gelimitir. Dolaysyla Arapadaki kk anlamlarn da
tartmakta fayda bulunmaktadr.
Bilindii gibi temeddn, Arapa mdn ( ) harflerinden oluan bir kke
sahip olup, szcn kk hali kent, ehir anlamna gelmektedir.53 bn Manzr
kelimenin ehre gelmek, ikmet etmek, yerlemek gibi anlamlara gelen mdn()
kknden tretildiini ve yeryznn yerlemeye uygun ve kale yaplan her yerine
medine adnn verildiini syler.54 Gerek Armicedeki kullanmyla gerekse
Arapadaki bu kk haliyle kelimenin, daha ilk aamada temeddn-kent ilikisinin
tespit edilmesini salad grlmektedir. Ancak baz aratrmaclara gre
Fr. Buhl, Medine, MEB slam Ansiklopedisi, VII, Eskiehir 1997, s. 549.
Nebi Bozkurt-Mustafa Sabri Kka, Medine, DA, VII, Ankara 2003, s. 306.
52 Bozkurt ve Kka, medintann Arm dilinde nceleri mahkeme yeri, daha sonra
ise ehir anlamnda kullanldn belirtmektedir. A.g.m., s. 306.
53 lhan Kutluer, Medeniyet, DA, XXVIII, Ankara 2003, s. 296.
54 N. Bozkurt-M.S. Kka, Medine, s. 306.
50
51

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

107

szck, kk itibaryla ynetmek (es-siyse) ve mlik olmak anlamlar da bulunan


deyn (dn) mastaryla da ilikilidir.55
Kelimenin ierdii anlamn ve karlad durumun tarihsel gemiine
bakldnda, szcn insann sosyal bir varlk oluuyla ilintili bir ekilde ierik
kazand grlmektedir. Yani geleneksel bak asna gre insann medeni
olmas, onun toplumsal bir varlk olmas ile ilikilendirilmektedir. Bu gr Antik
Yunan filozoflarndan balam ve modern dneme kadar gelenein insan ve
toplum anlaynn temelini oluturmutur. Nitekim Yunann iki byk filozofu
Platon ve Aristo insan, devlet ve toplum teorilerini, insann toplumsallnn
doas temelinde ina etmilerdir.
Platona gre toplumu yapan insann tek bana, kendi kendine yetmemesi,
bakalarna ihtiya duymasdr. Toplumun kurulmasnda baka bir ama da
bulunmamaktadr. Yani bir insan kendisine gerekli olan birok eyi baka
insanlarn rettiklerinden salar. Yani birok eksiklikler insanlarn bir araya
toplanp bir toplum oluturmasna neden olur. Bylece hepsi yardmlaarak bir
ortaklk iinde yaarlar. te byle yaamaya toplum dzeni denir. Platona gre
insanlar kazan elde etmek iin retirler. Bu nedenle dzenli toplumun ilikilerini
alveri ve yardmlama belirler. Zira alveri insanlarn emek harcayarak
gerekletirdikleri retimin paylamn salar. Aslnda bir insann rettii bir mal,
baka bir insann rettii ile takas etmesi, hem alveri hem yardmlamadr.
Bylece toplumda i blm ve iktisadi faaliyetler ortaya kacaktr. nk
insanlarn yaratl zellikleri birbirinden farkldr. Kimi u ii kimi bu ii iyi yapar.
stelik insan tek bir sanatla urat zaman daha iyi i karr.
Platon, gndelik yaamn gereksinimlerini karlayacak her trl retimi
salayp, alveri ve yardmlama esasna gre ileyen toplumun, oluum
aamasnda bulunan salkl ve grbz bir toplum olduunu sylemektedir.
nsann yaamak iin gereksinim duymayaca birok ilerin ve iilerin katld
toplum ise bozulmu toplumdur. Yani bozulmaya yz tutmu toplumda, ehir
bydke byyecek ve avclar, ressamlar, algclar, airler, oyuncular vb. ehir
sakinleri arasna katlacaktr. Baka bir ekilde ifade edilirse Platon asndan,
refah ve zenginlik iinde yaayan ve bu yzden de insann yaam iin birinci
derecede gerekli olmayan bir sr gereksiz mesleklerin ortaya km bulunduu
toplumlar, bozulmu toplumlardr.
Platon insann temel gereksinimlerini yiyecek, barnma ve giyecek olarak
belirler. u bir gerektir ki insanlar, yiyecee duyduklar gereksinimi, her devirde
tarm ve hayvanclk sayesinde karlamlardr. Yani insan doadaki dier
canllar (bitki ve hayvan) yiyerek yaar. Bu ise ky ve kr yaamn ne karr.
Ayn ekilde insann giyinme ihtiyacn gidermek iin de bu gn dahi- byk
oranda tarm ve hayvancla muhtatr. Platon grbz toplumu insana gerekli
55

. Kutluer, Medeniyet, s. 296; Bozkurt-Kka, Medine, s. 306.

108

AHMET KARAAVU

olann icra edildii toplum olarak tanmladna gre, onun insann temel
ihtiyalarna dnk asl retimin yapld ky ve krsal hayatn niin ideal
sosyalleme alan olarak grmedii nemlidir.
Site vatanda Platon iin sosyallemenin en ideal mekn ehirdir. Yani o,
devlet ve toplum teorisini ky ve kr pek dikkate almadan ina eder. Szgelimi
Paltonun sayd onca meslek arasnda hayvanclk nemsenmez. iftiilik ise
birok meslekten sadece biridir. Bu u anlamda nemlidir: Gerek hayvanclk
gerek iftiilik, ky ve kr hayatnda insanlarn icra edip geimlerini temin
ettikleri temel ve en nemli, bazen tek uratr. ehirde ise toplumun daha
byk ve karmak olmas nedeniyle renilmesi ve icra edilmesi gereken ayn
derecede nemli ok daha fazla meslek bulunmaktadr. Baka bir deyile
ehirde, toplumsalln gerektirdii ihtiyalar ve bu ihtiyalarn krl bir ekilde
giderilmesini salayacak nfus bulunmaktadr. rnein 200-300 kiiklik kyde
ayakkabclk krl bir meslek deildir. Bu yzden ky yaamnda gl bir imalat
ve iktisat olumaz. stelik imalatla birlikte geliecek olan yksek estetik anlaya
da ulalamaz. Fakat ayakkabclk 5-10 bin kiilik grece kk lekli bir
ehirde icra edildiinde dahi iyi gelir getirebilecek bir meslektir. Bu ise ehirde
alverii younlatrp, yardmlamay st dzeye vardrr ve imalat insann
yaratc kabiliyetini ortaya karmaktan baka, ondaki estetik duyguyu gelitirip
topluma hkim klar. ehir ve ky sadece sivil mimari asndan
karlatrldnda bile, bu estetik dzey fark net bir ekilde grlr. htiya
zerine ortaya kan bu meslekler arasnda gerekleen alveri ve yardmlama
zinciri ise dzenli toplumun gereklemesini salar. Sonuta yksek nfus daha
fazla meslek (ifti, mimar, dokumac, kundurac, dlger, ilingir vb) ve daha
karmak organizasyon demektir. Buradan anlalmaktadr ki Platon insann
sosyalliinin temeline kendi kendine yetmemeyi koymaktadr. Bu kendi kendine
yetmeme de toplumu iktisadi bir birim/birlik haline getirmektedir. Zira bir
toplumda insan bir eyi alrken ve/veya verirken krl bir i diye yapar.56
Antik Yunann bir dier filozofu Aristo asndan da insan toplumsal bir
varlktr. Bu balamda o, kendisi ama olan iyi kendine yeter diyerek bir ncl
oluturduktan sonra dncelerini geniletmeye balamaktadr. Ona gre kendine
yeterden kast edilen kiinin tek bana olmas, yalnz yaamas deildir ve kendine
yeter olmak, kiinin ana-babas, ocuklar, kars, dostlar ve yurttalar ile birlikte
olmas, bir arada bulunmasdr. nk insan doal yaps gerei toplumsaldr.57 Yani
Aristoya gre insan, varoluu itibar ile siyasi/sosyal (zoon politikon) bir
varlktr. Burada dikkat edilmesi gereken husus Aristonun insann yaam
formuna deil, toplumsallna yapt vurgudur. Dolaysyla temeddn/medeniye,
insann toplumsal bir ortama domasndan dolay doasnda bulunmaktadr.
Platonun burada tartlan btn grleri iin bkz.: Platon, Devlet, ev. Sabahattin
Eybolu-M. Ali Cimcoz, stanbul 2013, s. 54-61.
57 Aristoteles, Nikomakhosa Etik, ev. Saffet Babr, Ankara 1998, s. 9-10.
56

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

109

Zira anne-baba, kardeler, dier akrabalar, komular, dost ve arkadalar vb.


hepsi kiinin iine doduu ortamn doal paralardr. nsan daha doardomaz annesinden balayarak bu insanlarla iletiime gemeye ve onlarla
yaknlk gelitirmeye balyor. Bu nedenle insan varoluu itibaryla medeni yani
toplumsal bir varlktr.
Platon ve Aristonun grlerinin benzerini Farabide de grmek
mmkndr. Ona gre:
Her insan ulaabilecei mkemmellikle ilgili olarak baka insanlarla komuluk
etmeye ve onlarla birlikte bulunmaya muhtatr. nsan denen bu hayvann tabi
yaratlnda snak arama ve kendi trnden olan dierleriyle bir arada oturma zellii
de vardr. Bundan dolay da ona toplumsal veya siyasal hayvan (zoon politikon)

denir.58 Farabinin buradaki bak, insan toplumsall ve dier insanlara muhta


olmas bakmndan ele almaktadr. Ancak o bir baka eserinde konuyu daha
derinlemesine inceler. Buna gre her insann yaamak ve en iyiye-mkemmel
olana ulamak iin yaratlnda birok eye ihtiyac bulunmaktadr. Ancak o
bunlar kendi bana salayamaz. Bunun gereklemesi iin birok insann bir
araya gelmesine gereksinim bulunmaktadr. Her bir kii bu ihtiyalardan ancak
zerine deni yapar. Bylece her bir insan doasndaki mkemmelleme ihtiyacn,
muhtelif insanlarn yardmlama amacyla bir araya gelmesi sayesinde elde edebilir.
Muhtelif insanlarn bir araya gelmesiyle topluluk oluur. Bu topluluklar ya
kmildir ya da eksiktir. Kmil olanlar byk, orta ve kk olmak zere ksma
ayrlrlar. Byk topluluk yeryzndeki btn insanlardan olumaktadr. Orta
topluluk dnya zerinde yaayan ayr ayr milletlerden meydana gelir. K ise
bir milletin topraklarnda oturan ehir halkndan ibarettir. Eksik topluluk ise ky,
mahalle, sokak veya ev halkndan oluur. Mahalle ve kyn her ikisi de ehre
tbidir; ancak ky ehre hadm olmas itibaryla onun bir paras olarak ehre
tbidir. Mamafih, hayrn efdali, kemlin ls, ehirden ufak olan topluluk merkezlerinde
deil, ehirlerin snrlar ierisinde elde edilir.59
Farabinin insan deerlendirii, tpk Platon ve Aristo gibi insann
toplumsallna vurgu yapmaktadr. Ancak onda toplumsalln mekn snrl
deildir. Yani her trl yaam formu, kendi toplumsalln retebilir. Ama
insan, bu toplumsallklar iinde arad, ulamak istedii kemli/mkemmellii
ancak ehirde gerekletirebilir. Dolaysyla insan varoluu itibaryla toplumsal
veya siyasal bir hayvan olsa bile ondaki medeni vasfn kuvveden fille gemesinin
ideal mekn ehirdir.
Tarihi olay ve sosyal olgularn sebep-sonu ilikisi iinde nesnel
aklamasn yapmak suretiyle toplumsal deime yasalarn ortaya karmak
isteyen bn Haldun, tarih felsefesi ve sosyolojinin kurucusu kabul edilir.60 O,
Farabi, Mutluluun Kazanlmas-Tahslus-Sada, ev. Ahmet Arslan, stanbul 2012, s. 65-66.
Farabi, El-Mednetl- Fzla, ev. Nafiz Danman, stanbul 1990, s. 79-80.
60 Sleyman Uluda, Giri, Mukaddime-1, stanbul 2012, s. 84-92; C. Meri, Umrandan
Uygarla, s. 149-151; Kutluer, a.g.m., s. 297.
58
59

110

AHMET KARAAVU

phe yok ki insan ictim zorunludur, filozoflar bu hususu insan tabiat icab
medenidir diye ifade etmilerdir. Yani insan iin cemiyet dzeni iinde yaamak arttr.
diyerek balang ilkesinde kendinden nceki filozoflarla ayn noktada olduunu
belirtir. Hkemnn terminolojisinde buna temeddn/medeniye (medine) ad verilir ki
umrn manas da bundan ibarettir. nk insann ihtiya duyduu gday temin
etmeye ya da yabani hayvanlara ve/veya dier insanlara kar savunmaya tek bir
kiinin gc yetmez. Yani nsan, yaamn srdrebilmesi iin lazm olan
gdann asgarisini bile yalnz bana salayamad gibi gvenliini de temin
edemez. Bu nedenle insanlar arasnda i ve g birlii yaplmak suretiyle
herkesin beslenme, savunma ve dier ihtiyalar giderilir. Bu zorunlu olarak
byledir ve yardmlama yoluyla retime katlanlardan ok daha fazla insann
gereksinimini karlayacak yeter miktarda mal ve rzk hasl olur. Bylece
yardmlamak suretiyle insann bekas ve trnn muhafazas husundaki
Allahn hikmeti tam olarak gereklemi olur. u halde insan tr iin itima ve
toplu olarak yaamak zorunludur.61 Grld zere bn Haldun, insann
doas bakmndan sosyal bir varlk olduunu kabul ettikten sonra, kendisini
nceki filozoflardan ayrp, eserinin ve kulland terminolojinin anahtar
kavramlarndan biri olacak olan umrn kelimesini temeddn ve medeniye
kelimelerinin yerine nermektedir.62
bn Haldunun dncesinde umrnn iki aamas bulunmaktadr: Bedevlik
(gebelik) ve hadarlik (yerleiklik). Bedevlik bdiye yani l ve kr hayat
anlamna gelmektedir. Hadarlik ise tpk Farabide olduu gibi kendi iinde
hiyerarik bir ayrm barndrmaktadr. Ancak her toplum mutlaka bedevlikten
hadarlie gemek zorundadr. Eer bu bir ilerleme, gelime olarak
deerlendiriliyorsa -genel kan bu yndedir- yerleik hayata geme srecinin itici
gc asabiyettir.63 Buna gre umrn sadece ehirli yaam deil gebelii de iine
alan bir kavramdr.64 u halde gebe hayat yaayanlar da bir medeniyete sahiptir.
nk toplumsal/siyasal hayvan olmak sadece ehirlilere ya da genel olarak
yerleiklere has bir varolu ilkesi deildir. Bedevler de ayn doaya sahiptirler.
Ancak bunlarn umrn ehirlilerinkinden aadr.65 Neticede bedevler de medeni
bn Haldun, Mukaddime-1, Haz. Sleyman Uluda, stanbul 2012, s. 213-214.
bn Haldunun kavramsal erevesinin anlalmas iin bkz.: S. Uluda, Giri, s. 94-117;
Kadir Canatan, Mukaddime-Klasik Sosyal Bilimler Szl, stanbul 2009; Akif Kayapnar, bn
Haldunun Asabiyet Kavram: Siyaset Teorisinde Yeni Bir Alm, bn Haldun-Gncel
Okumalar, stanbul 2009, s. 121-160 (Eserin basksnda sayfa hatas bulunmaktadr).
63 Cemil Merie gre umran ve asabiyet, bn Haldunun kurduunu dnd yeni ilmin iki
anahtardr. Ona gre Umran, geni manasyla medeniyet, yani: Bir kavmin yaptklarnn ve
yarattklarnn btn, itimai ve din dzen, detler ve inanlar demektir. Asabiyet ise sosyal dayanma
anlamna gelir. Detayl deerlendirme iin bkz.: C. Meri, Umrandan Uygarla, s. 139-163.
64 . Kutluer, Medeniyet, s. 307.
65 Bu aklamalar, bn Haldunun ehri umrann en st ve nihai mekn olarak
deerlendirdiini net bir ekilde ortaya koymaktadr. Ancak bilindii zere bn Haldun
ehri ayn zamanda yozlamann, uyuukluun, bozulmann mekn olarak da
61
62

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

111

olmakla birlikte hiyerarinin en alt basamanda yer alrlar ve sahip olduklar


gl asabiyet sayesinde bir gn mutlaka hadarilie geerek kendi st
medeniyetlerini kurarlar.66
bn Haldunun siyaset felsefesinde en nemli konum, hkmdara aittir.
Yani insann toplumsallnn doal sonucu olan umrann gereklemesinin
temini ancak emredici bir otorite sayesinde gerekleebilir. Baka bir deyile
onun asndan toplum dzeni, hkmdar aracl ile kurulmas ve salanmas
gereken bir hedeftir. bn Halduna gre insanlarn birbirlerine saldrmalarna
engel olacak bir kiinin gereklilii, hkmdarln manasn oluturmaktadr.
nk saldrmak ve hakszlk yapmak (udvan ve zulm) insanlarn hayvani doalar
gereidir. Dolaysyla insann birlikte yaamas, doal olarak otoriteyi zorunlu
klmaktadr. Otorite /hkmdar, insann yaratlndan kaynaklanan, daha
fazlasn elde etme arzusuyla dierine saldrmasnn neden olaca karklklar
sonucu ortaya kan fesad nlemekle ve gerektiinde bu tr ileri yapanlar
cezalandrmakla grevlidir. Ancak medeniyet ile nbvvet arasnda zorunlu bir ba
bulunmamaktadr. Zira eriat olmadan da beerin hayat tamamlanr. Yani Bir
hkimin kendisi iin vaz ettii hkm veya insanlar zabt u rabt altna alma ve kendi
yoluna sevketme gcn veren asabiyet ile de ictim varlk ve beer hayat tamamlanabilir.
Sonuta Hristiyanlar, Mecusler (putperestler) ve benzerlerinin devletleri ve
eserleri mevcuttur.
Zamanmzda da (peygambersiz kalan) kuzey ve gneydeki mutedil olmayan
iklimlerde durum byledir. nsanlar iin etkili bir yasak olmazsa beer hayat behemehl
bir anari halini alr, byle bir hayat ise mmkn deildir. Hlbuki ehl-i kitap olmayan
cemiyetleri ve devletleri bunun, yani anarinin aksi olan bir vaziyettedir.67

Bu aklamalardan anlald kadaryla bn Halduna gre hkmdarn varl


toplumun temeddn etmesi, umrann ortaya kmas iin yeterlidir. O bu
dncesiyle, kendince nbvvetin gereksizliini deil, olmazsa olmaz olmadn
deerlendirmekte ve birok bakmdan bedevleri hadarlerden stn grmektedir. lk
bakta birbirine ztm gibi grnen bu iki yaklam, aslnda onun tarihsel ve sosyolojik
analizlerinde kulland yntemin zorunlu sonucudur. yle ki bn Haldunun tarihten
ve toplumdan kanunlar karmak isteyen yntemi, zorunlu olarak, daha dorusu bir
kanun olarak, umrann en yce meknn bozulmann, rmenin, sefahatn da alan
olarak deerlendirmek mecburiyetindedir. Yani bedeviyette ieklenen umran, hadariyette
mkemmelleecek ve sonunda yine orada mkemmele ulamann uyuukluu iinde
yozlaarak yok olacaktr. Zira Her kemal zevali iinde tamaktadr. Bu tarihinin ve
toplumun hi deimeyen kanunudur. Eer byle olmasayd evrende hi durmadan
devam eden bir srekli olutan bahsetmek olanaksz olurdu. nsanlar bir defa ideal olan
yakalarlar ve ebediyen onun iinde duraan bir toplum halinde yaar giderlerdi. Ve
ayrca bn Haldun eer hadariyeti, umrann en st dzeye kt yer olduu kadar bozulup
yok olduu yer olarak da tanmlamasayd, kendi yntemi ile elimi olacakt.
66 S. Uluda, Giri, s. 114.
67 bn Haldun, s. 215-216.

112

AHMET KARAAVU

ifade etmektedir.68 Zira eriatn olmad yerde hkmdar, stlendii dzen kurucu
rolyle toplumu belirli kurallar iinde yaamaya zorlayacak g olarak belirmektedir.
u halde hkmdarn varl, kayna ne olursa olsun (eriat ve/veya rf) hukukun
nnde yer almaktadr. Zira hkmdar olmazsa hukukun hibir deeri yoktur.
nk hukukun mutlaka bir uygalycya ihtiyac vardr. Dolaysyla hkmdarn
ahsnda sembolleen dzen koyacak ve bu dzeni devam ettirecek otorite her eyin
stndedir. Nitekim ehl-i kitab olmayan toplumlar, nbvvetten habersiz olmalarna
ramen, kendilerini yntecek bir hkmdarlarnn bulunmas nedeniyle medeni
eserler vcuda getirmilerdir. Bu anlay ileride grlecei zere klasik dnem
Osmanl yazarlarnda da kendini gstermektedir.
Btn bu aklamalardan geleneksel dn biiminde Antik Yunandan beri
toplumsal varlk olmann insann varolusal ilkesi olduunun kabul edildii
anlalmaktadr. Ancak Platon, Aristo ve Farabi dncelerinin temeline yerleiklii
ama zellikle ehri koyarlar ve gebe yaam dikkate almazlar. Dolaysyla onlara
gre her insan varoluu itibaryla medeni olsa bile bunun somut bir ekilde geliip
serpilmesinin mekn ehirdir. Bundan dolay onlarn, insan doas itibaryla
medenidir derken, her insanda byle bir potansiyelin bulunduunu ve bu potansiyelin
ortaya kaca meknn ehir olduunu kastettikleri anlalabilir. Yani medeniyetin
insandaki doal hali bil-kuvvedir ve bunun bil-fiil hale gelmesi iin ehir daha uygun
artlar sunar. Dolaysyla insann arad kemle ulamas iin ehre ynelmesi
gerekmektedir. Oysa bn Haldun temeddn sadece yerleiklere, zellikle ehirlilere
atfetmez; o gebelerin de kendine has bir medeniyetlerinin olduunu kabul eder.
Bu esasl bir ayrmdr ve ilk filozof toplumsallktan yola kp ehirli olmakta
karar klarken, bn Haldun toplumsallkta kalarak sosyolojisini ina eder. Bu grler
Osmanl toplum ve devlet anlayna da yansm ve Tursun Bey ve Knal-zde Ali
elebi gibi Osmanl yazarlar toplum, devlet ve hkimiyet konularn ele alrken
insann varoluu itibar ile medeni olduu n kabuln dncelerinin hareket
noktas haline getirmilerdir.69

Przde yapt tercmede bu dnceye idetle itiraz etmi ve Eer eriat olmasayd,
mlk ve saltanat dahi nizam bulmayp, halk padiahlarn emri haricine kp lem herc u merc olmak
lzm gelirdi. demitir. Bkz.: bn Haldun, Mukaddime-I, ev. Prizde Mehmed Sib,
Haz. Yavuz Yldrm-Sami Erdem-Halit zkan-M. Cneyt Kaya, stanbul 2008, s. 91; s.
216; Kutluere gre ise bn Haldun, bn Snnn adalet ve dzen fikrini birlikte
deerlendiren gereki bak asn grmezden gelerek, onun medeni hayatla nbvvet
arasnda zorunlu bir ba gren yaklamn iddetle eletirmitir. Bkz.: . Kutluer,
Medeniyet, s. 297; bn Haldunun filozoflarn es-siysetl-medeniyye teorisine ynelttii
eletiriyi detayl bir ekilde inceleyen bir alma iin bkz.: enol Korkut, bn
Haldunun es-Siysetl-Medeniyye Teorisini Eletirisi, bn Haldun-Gncel Okumalar,
stanbul 2009, s. 161-192.
69 Dnyada ve Trkiyede bn Haldun ve grleri hakknda ok geni bir literatr
bulunmaktadr. Bundan dolay onun hakknda yazlanlar sralamak bu makale snrlar
iinde olanakszdr. Ancak bn Haldunun bu almann konusuyla ilgili grlerinin
68

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

113

Fatih Sultan Mehmet ve II. Bayezt dnemlerinin nemli tarihisi Tursun


Bey eserinin70 giri ksmnda ncelikle neden bir sultana gerek duyulduunu,
onun tad stn konumu gstermeye alr ve varlnn ne kadar takdire
ayan olduundan bahseder. Ayrca insanlarn neden padiaha ihtiya
duyduklarndan ve padiahta olmas gereken ahlaki deerleri anlatr ve btn bu
sorulara erbb- hikmet ve ashb- nazar tecrbetin dnceleri nda cevap
vereceini ekler.71 Bu nedenle onun anlatsnda, iktidarn gerekliliinin ve
meruiyetinin ispat edilmesi iin insann biyolojik, psikolojik ve sosyolojik
zelliklerinin anlalmas gerekmektedir. Dolaysyla insan btn vasflaryla
Tursun Beyin kurmak istedii siyaset felsefesinin sebeplerini oluturmaktadr.
Tursun Bey bu balamda insan topluluunu yaratlmlarn en mterakki olan
diye niteler ve bnyesinde dier varlk trnn [maden (cansz), bitki,
hayvan] btn stn vasflarn tadn ve ona fazladan natka ve akl
verildiini belirtir. Bundan dolay insan birok meziyetlere sahip olup karblitidl bir ekilde nefs-i ntkaya sahip olarak yaratlmtr. Ona gre insann en
nemli nitelii akl sahibi (eref-i kuvvet-i akl) olmasdr. Dolaysyla insan, stn
bir yaratla sahip, akll bir varlktr. te bu nev-i erif bunca stnlkleriyle
ve fil-i muhtr ihtiyryla medeni-i bit-tab vk olmutur. Yani Tursun Beye
gre insann konuma (nutk) ve buna bal olarak da akl ve irade sahibi olmas,
onun stn yaratl zellikleridir ve bu nedenle insan varoluu itibaryla
medenidir ki o Allahn ihtiyryla yle yaratlmtr.72
Tursun Bey asndan insann varoluu itibar ile medenilii, onun emr-i
intinda ve ahkm- manda ictim bir varlk olmasndan kaynaklanmaktadr.
Yani insan yaay ekli ve geimini salama biimi bakmndan topluluk halinde
olmaya mecburdur. Bunu doas gerei ister. nk insanlar yardmlamak iin
birbirlerine muhtatrlar. Emr-i tevn ise kolay bir ekilde gereklemez, bunun
iin ill bir arada cem olmak gerekmektedir.73 Yani yardmlama sadece toplumda
gerekleir. nsanlarn fert fert birbirinden ayr yaamas buna olanak tanmaz.74
Nitekim insan kelimesi nsten tremitir. Ancak onun ahvalinin mertebeleri ve
eylemleri ile ilerinin kayna olan duygular trl trldr.75 Tursun Beyin
deerlendirildii son zamanlarda yazlm bir makaleye ve Uludan yayma hazrlad
Mukaddime iin kaleme ald girie baklabilir. Bkz.: Erhan Akda, bn-i Haldunun
Medeniyet Anlay, Hece-Medeniyet zel Says, 186/187/188, Haziran-TemmuzAustos 2012, s. 428-435; S. Uluda, Giri, s. 15-154.
70 Tarih-i Ebul-Feth muhtemelen 1490-1495 yllar arasnda yazlmtr; Kenan nan, A
Summary and Analysis of the Trh-i Ebl-Feth (History of Conqueror) of Tursun Bey (1488),
The University of Manchester Foculty of Arts Department of Middle Eastern Studies
Unpublished Ph.D. Thesis, April 1993, s. 20.
71 A.g.e., s. 88.
72 Tursun Bey, Trh-i Ebl-Feth, Haz. Mertol Tulum, stanbul 1977, s. 10-11.
73 Tursun Bey, Trh-i Ebl-Feth, s. 10-11.
74 K. nan, A Summary and Analysis of the Trh-i Ebl-Feth, s. 89.
75 Tursun Bey, Trh-i Ebl-Feth, s. 12.

114

AHMET KARAAVU

dn biiminde, insan kelimesinin tredii kkn Arapa nsten geliyor olmas


dikkat ekici bir husustur. nk ns alkanlk, dostluk, ahbaplk anlamlarna
gelmektedir. leride grlecei zere medeniyetin Trke karlklarndan biri olarak
szlklere giren nsiyet szcnn de kk olan ns, insann toplumsalln
bizatihi kelimenin szlk anlam iinde barndrmas asndan nemlidir.
Dolaysyla nev-i ben deme ad olan insan kelimesinin bizatihi kendisi insann
ontolojik tanmn vermekte ve toplumsal varlk manasna gelmektedir.76 u halde
insan, ismiyle msemma olarak toplumsal bir varlktr.
Anlald zere Tursun Bey asndan insan, ictim, yani temeddn halinde
olan bir varlktr. u halde bu nemli Osmanl tarihi ve yazarnn kulland
terminoloji asndan ictimnin ne anlama geldiine de bakmak gerekmektedir. O
bu konu da ok nettir. ctim -ki ana temeddn dirler- ki rfmzce77 ana ehr ve ky ve
oba dinilr demektedir.78 Bu tanmlamaya gre temeddn ile ictim ayn manaya
gelmektedir. Yani bu iki kelimeyi insann sosyallemesi eklinde tanmlamak
mmkndr. Dikkat edilirse temeddn, kelime tr asndan yaanlan ve/veya
yaanmakta olan bir sreci tanmlayan szcktr. Bu nedenle Tursun Beyin
dncesinde insann, doduktan sonra toplumsallamak suretiyle arad kemle
ulaabilen bir varlk olarak deerlendirildii grlmektedir. Oysa yukarda belirtildii
zere Tursun Bey insan mterakki bir varlk diye tanmlamt. Bu bak as insan
ikiye blmektedir. ncelikle insan fiziksel ve ruhsal varl asndan keml
derecesinde var edilmitir, dolaysyla tpk dier Mslman dnrlerde olduu
gibi Tursun Beyde de insann yapp-edebilirlikleri onda potansiyel olarak
bulunmaktadr. nsann ikinci yan ise bahsedilen potansiyelin ortaya kmasdr.
Yani temeddndr ki bu insanda bil-kuvve olan medenileme yeteneinin bil-fiil hale
gelmesi demektir. Dolaysyla Tursun Beye gre temeddn, insann yaratl
zelliklerinin yaam iinde ortaya kma srecinin addr.
Dier taraftan Tursun Beye gre toplumsallamann belirli bir mekn ya
da yaam biimi yoktur. Ona gre her trl yaam ekli ve alan temeddne iaret
eder. Zira ehir, ky ve oba hayatn edeer grmesi ve her birini temeddn
ve/veya ictim iine almas onun bu konudaki dncesini ak bir ekilde
ortaya koymaktadr.79 Ancak Tursun Beyin kullanmnda, bahsedilen
nsan kelimesi kkeni bakmndan, baz yazarlarca ns mastar ile de
irtibatlandrlmtr. Almak, uyum salamak anlamna gelen ns Trkede nsiyet olarak
kullanlmaktadr. Ayn kkten gelen teenns insan olmak, istins cana yakn olma, vahi
hayvann evcillemesi manalarnda kullanlmaktadr. Nitekim enes vahetin kartdr.
lhan Kutluer, nsan DA, XXII, stanbul 2000, s. 320-323.
77 nalck bu kelimeyi Mertol Tulumdan farkl olarak urefamzca diye okumutur. Halil
nalck, Osmanl Hukuna Giri rf-Sultan Hukuk ve Ftihin Kannlar, Adlet
Kitab, Ed. Halil nalck-Blent Ar-Selim Aslanta, Ankara 2012, s. 102.
78 Tursun Bey, Trh-i Ebl-Feth, s. 12.
79 Nitekim Osmanl idari yaps ierisinde Trkmen airet hayatnn bir sonucu olarak
ortaya kan ve gerek bir kaza olmayan obalar birlii olarak nitelenebilecek Kaza-i
76

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

115

kelimelerin sralan bakmndan bir hiyerari gzetilip gzetilmediinin


tartmaya ak bir husus olduunu belirtmekte de yarar vardr. Bununla birlikte
ehir ve kyn yerleik yaam biiminin byk ve kk meknsal birimini, obann
ise gebe ve/veya konar-ger hayatn gezici ve deiken meknn temsil eden
kelimeler olduuna dikkat etmek gerekmektedir. u halde Tursun Bey asndan
temeddn ve/veya ictim yaam biimi ve meknna bal ve baml olarak deil,
dorudan insanla ilgili biimde tanmlanan ve genel-geer toplumsal durumu
ifade eden kelime ve kavramlardr. Eer o eserinde ehir, ky ve obay hiyerarik
bir dzenle sraladysa, farkl yaam biim ve mekn arasnda, ancak temeddnn
derecesi bakmndan bir fark vardr denilebilir.
Tursun Beyin temeddn tanmlarken, dncelerinin meruiyet zeminini
rfe gnderme yaparak oluturmasnn da dikkate deer bir tutum olduunu
vurgulamak gerekmektedir. Yani o ehir, ky ve obay rf kaynakl olarak
temeddne dhil etmektedir. Belirtildii gibi bu olduka ilgin bir tavrdr. Zira o,
insan ile ilgili hemen btn tanmlarn ve insana bakn dorudan slami bir
yaklamla, ayet ve hadisler erevesinde oluturur. Ancak temeddne slamdan
bir dayanak aramayp, onu rf kaynakl bir meruiyet alan iinde
deerlendirmeyi tercih eder. Aslnda onun ilgili yaklamnda ok ince bir ayrnt
gizlidir. Bu Osmanl devlet tekilatnn oluma ve ileyi ekline bakldnda
ortaya kacak bir ayrntdr. yle ki gelenek asndan devlet idare etmek byk
oranda ehir ve/veya herhangi bir toplumsal birimi ynetmek anlamna
gelmektedir. Ynetim ise kanunnameler aracl ile gerekletirilir. Kanunname
karmak ise rf bir uygulamadr ve bu yetki sadece padiaha aittir.80 Tursun
Bey, Osmanl toplum yapsnn ayr yaam birimini rf zerinden bu nedenle
temeddne dhil ediyor gibidir. Bylece padiahn ynetme yetkisinin kimleri
kapsadn, hibir yaam biimini ve meknn dlamadan ifade etmekte,
herkesi padiahn rf koyma yetkisinin iine almaktadr. Nitekim o, temeddn ile
ilgili analizini padiahn zorunluluu sonucuna balamaktadr.
Karakel gibi birimler vard. Bkz.: brahim Ylmazelik, Osmanl Devleti Dneminde
Dersim Sanca-dari, ktisadi ve Sosyal Hayat, Ankara 2011, s. 68-69; Yani Osmanl idari
yaps gebe Trkmen airetlerinin obalarn da idari bir birim olarak rgtlemiti. Bu
Tursun Beyin obay temeddne dahil eden yaklam ile rten bir uygulama idi.
80nalck, Osman Gaziden itibaren Osmanl sultanlarnn yapt kanunnamelerin eriatla
bir ilgisi olmadn, bunlarn Trk devlet geleneinin bir sonucu saylmas gerektiini belirtmektedir.
nalck burada Osman Gaziden baka Fatih Sultan Mehmed ve Kanun Sultan
Sleymann adn da kanun koyucular olarak zikretmektedir. Bkz.: Halil nalck, Kutadgu
Biligde Trk Devlet Gelenei ve Adalet, Adlet Kitab, Ed. Halil nalck-Blent Ar-Selim
Aslanta, Ankara 2012, s. 17; Konuyla ilgili olarak ayrca Bkz.: nalck, Osmanl Hukuna
Giri, s. 73-103; Osmanl uygulamalarnn Trk devlet geleneindeki kkenleri ile ilgili
olarak bkz.: M. Fuad Kprl, Ortazaman Trk Hukuk Messeseleri: slm Amme
Hukukundan Ayr Bir Trk Amme Hukuku Yok Mudur?, Adlet Kitab, Ed. Halil nalckBlent Ar-Selim Aslanta, Ankara 2012, s. 39-72.

116

AHMET KARAAVU

Tursun Bey, btn bu grleri, belirtildii zere bir toplum iin padiahn
(hkmdar) gereklilii hususunu anlatrken ileri srmektedir. Dolaysyla ona gre
toplumsallk insanlar arasnda bir dzeni zorunlu klar. Dzeni salayacak olan
ise padiahtr. Eer insanlar doalar gereinde braklrlarsa, aralarnda ekime
ve atma ile husumet ve karlkl itiip kakma ortaya kar. Bylece asl-
ictimdan ama edinilen yardmlama meydana gelmez; belki insanlar karklk,
fitne- fesat karp birbirlerini yok ederler. Bundan dolay insanlarn her birini
hak ettii konumda tutmak iin baz tedbirler almak zorunludur ki insan kendi
hakkna kanaat edip dierlerininkine tecavz etmesin. Ayrca bu sayede insanlar,
aralarnda yardmlamann gereklilikleri ne ise onunla megul olacaklardr.
Tursun Beye gre bu tr tedbire siyset derler. Siysetin trleri farkldr ancak
hangi tr olursa olsun mutlaka onu uygulayacak padiaha (hkmdr) ihtiya
bulunmaktadr. Dolaysyla istenilen nizmn kurulabilmesi iin padiahn varl
vacib hkmndedir. Onun vcudu olmadan intizam- ahval-i eref-i mmknat,- ki
nev-i insandur- mmkn olmaz.81
Tursan Beye gre iki tr siyaset/ynetim vardr. Birincisi siyset-i ilhdir
ki vzna ehl-i hikmet, nms (nomos) demektedir. Ehl-i er ona eriat, vzna
ri der ki peygamberdir. nsanlara her iki dnyada da mutluluk getirir.82 Ancak
tedbr (siyaset) ill siyset-i ilh olmayabilir. Eer muhakkak siyset-i ilh
olmazsa, belki akl lleri zere nizm- lem-i zhir iin, szgelimi tavr-
Cengiz Han gibi olursa sebebine izfet derler. Buna sultann siyaseti ve padiahn
yasa83 denilir ki rfmzce ana rf derler. Sonuta bu iki tedbr trnn, her
hangisi olursa olsun, onun toplumda yerletirilip yrrle konmas
hkmdarn varln gerekli klmaktadr.84 Dahas slamn iyi kurmu olduu
ilahi yarg gnne kadar devam edecek dzen her ada bir peygambere ihtiya
olmadn, en azndan slamdan sonra olmadn ortaya koymaktadr. Zira Hz.
Muhammed ile birlikte peygamberlik sona ermitir. Ancak dnyada dzeni
salamak iin her ada bir padiaha ihtiya vardr. Bir padiah olmazsa kargaa
kcaktr. Bu gr asndan padiah, bir bakma peygamberlerin varisi

Tursun Bey, Trh-i Ebl-Feth, s. 12-13; Kenan nana gre Tursun Bey, ifade ettii
ideal toplum dncesini dorudan Nasreddn Tsden alr ve hkmdarn
stnln merulatrmak iin kullanr. K. nan, A Summary and Analysis of the Trh-i
Ebl-Feth, s. 89; nalck ise Ts ile birlikte Uzlukolu Frbyi de zikreder. H. nalck,
Osmanl Hukuna Giri, s. 101.
82 K. nan, A Summary and Analysis of the Trh-i Ebl-Feth, s. 89.
83 Yasa, yasak ve yasaknme kelimelerinin etimolojik kkenleri ve yizek-yezek, yasavul gibi
benzer kelime ve kavramlarla fonetik ve semantik ilikisinin incelendii bir alma iin
bkz.: Mehmet Canatar, Yasa, Yasak, Yasaknme Tabirleri, Adlet Kitab, Ed. Halil
nalck-Blent Ar-Selim Aslanta, Ankara 2012, s. 21-37.
84 Tursun Bey, Trh-i Ebl-Feth, s. 12-13.
81

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

117

konumuna ykseltilmektedir.85 Tursun Beyin bak as siyaseti iki tr olarak


belirleyip, her ikisini de meru ve uygulanabilir grmektedir. Ancak Cengiz
Yasasnda olduu zere rf, nizm- lem-i zhir iin geerli iken, Tursun Bey
belirtmemi olmasna ramen, siyset-i ilh zhiri de btn da dzenleyecek
yetkiye sahiptir. Buradan anlalmaktadr ki eriat ve rf Tursun Beyin ideal
siyaset anlayn birlikte oluturmaktadr. Sonu olarak padiahn kanunlarnn,
yani rf koyma yetkisinin dikkate deer rneini Cengiz Yasas oluturmaktadr.
Yazar bu tavryla Cengiz Yasasn meru grdn beyan edip, gerektiinde
uygulanmasnda saknca olmayan dzen kurucu konumuna yerletirmektedir.86
Bylece zellikle XVII. yzyl risle yazarlarnn sklkla er-i erife ve knn-
kadime mugayir uygulamalardan bahsetmek suretiyle yaptklar bozulma yorumu
syleminin, kendine referans ald bilgi ve siyaset nazariyesinin fikri kkleri
netlemektedir. Yani Osmanl Devletinde hukukun iki temel kayna
bulunmaktadr: er (vahiy ve peygamber) ve rf (padiah). Sonu olarak gerek
Tursun Beyde gerekse dier Osmanl yazarlarnda bu iki kaynan birbiriyle
eitlenip, en stn konuma padiahn vcdunun gereklilii anlaynn
yerletirilmesi, din ve devlet tartmalar asndan, gnmze de olduka ufuk
ac deerlendirme olanaklar sunmaktadr.
Tursun Beyin anlatmlarnn amacnn, insanlar arasnda dzenleyici ve
caydrc bir otoriteye (padiah, hkmdar)87 duyulan ihtiya ile ilgili olduu
yukarda ifade edilen dncelerden anlalmaktadr. Yani insann
toplumsallnn zorunlu sonucu, onlar bir arada, gven ve dzen iinde tutacak
yneticilere ve uyulacak kurallar btnne duyulan ihtiyatr. Buna siyset
denilmektedir. u aktr ki o, bu ifadeleriyle hukuk ve otoriteyi kast etmekte ve
Kenan nan, Tursun Beyin bu grleriyle Osmanl Devletinde belki de sekler
hukuku geerli klmay istediini dnmektedir. K. nan, A Summary and Analysis of the
Trh-i Ebl-Feth, s. 90.
86 Tursun Beyin dncesinin esasn dzen fikrinin oluturduu grlmektedir. Bu
nedenle o yasann kaynana ve biimine odaklanmaz. Zira dzeni salayacak olan yasa
deil otoritedir. Bu nedenle onda eriat da rf de farkl kaynaklardan gelen fakat
uygulanabilirlii ayn olan yasalar btnn oluturmaktadr. Sonuta Tursun Beye gre
hayatn pratii sonucu ortaya kan kurallarn da dzeni salamas mmkndr. Bylesi
bir tavr taknmasnn nedeni, hayat boyunca Osmanl Devletinde birok kargaaya
ahit olmas olabilir. Zira genliinde 1443-1444 Macaristan ve 1448 Venedik
seferlerinin neden olduu panii grmt. Daha sonra Venediklillere kar uzun on alt
yllk mcadelenin ve Uzun Hasan ile yaplan savan grg tan olmutu. Ayn
zamanda Sultan Mehmedin lmn takip eden anariye de tanklk etmiti. Bu olaylar,
onun zihninde Tsnin metni kadar iyi yer etmi olabilir. K. nan, A Summary and
Analysis of the Trh-i Ebl-Feth, s. 89.
87 Tursun Bey, eserinde bir kurum olarak padiahlktan bahsetmemektedir. Yani o bir
tzel kiilikten ziyade gerek kiilie, padiaha gnderme yapmaktadr. Dolaysyla bu
makalenin Tursun Beyin fikirlerini tartt ksmlarda, onun kelimeyi kullan biimi
iinde kalnmtr. Ancak almann geneli asndan padiah denildiinde, padiahlk
kurumunun akla gelmesi gerekir.
85

118

AHMET KARAAVU

bu ikisinin birleimi ise modern devlet ve siyaset felsefesi asndan dorudan


devleti gndeme getirmektedir. Baka bir ifade ile insan a kalmamak, barnmak,
gvenliini temin etmek hlsa yaayabilmek iin dier insanlarla
yardmlamaya, onlarla ibirlii yapmaya muhta ve mecburdur. Bu i birlii
zorunlu olarak i blmn, i blm rgtlenmeyi, rgtlenme ise hukuku ve
devleti ortaya karr. nk bu ibirliini organize edecek mevzuata ve
mevzuatn uygulanmasn salayacak bir otoriteye ihtiya bulunmaktadr. Aksi
halde insanlar hak ve sorumluluklarnn ne olduunu bilmeyip birbirlerinin
hukukunu ihlal edeceklerdir. Bu ise insanlar arasnda kargaa ve dzensizlik
karacaktr. Zira insann doas bir yandan toplumsal iken dier yandan
saldrgan ve bencildir. Bu ikisini bir arada tutacak olan ise belirtildii gibi
dzenleyici ve kurulan dzeni koruyup-uygulayc bir otoritedir. Bundan sonras
ise oluturulan hukukun ve ortaya kacak otoritenin mahiyetinin ne olaca ile
ilgilidir ki Tursun Bey, siysetin birok eklinin olabileceini syleyerek buna
iaret etmektedir. Yaplan tartmalarn hukukun ve iktidarn kaynaklar ve
bunlarn meruiyetlerinin dayanaklar hakknda olduu aktr. Dolaysyla
Tursun Beyin dncesinde insann toplumsallnn ve/veya siyasal hayvan
olmasnn dorudan sonucu, devlet denilen organizmann ortaya kmasdr.
Bundan dolay onun siyaset anlaynda, en nemli konumu igal eden padiah,
toplumun ve devletin en st temsilcisi olarak belirmektedir. Vurgulanmas
gereken bir dier nemli husus da Tursun Beyin toplum ve siyset anlaynda,
toplumu idare etmenin, yani siyset biimlerinin bir ekilde tartmaya konu
edilebilmesi fakat padiahn (hkmdar) gerekliliinin asla tartlmamasdr. Aksi
halde yaratlmlarn en ereflisinin, yani insann, ahvalini dzene koymak ve bu
dzeni muhafaza etmek mmkn olmaz.
Osmanl klasik dneminin yazar Knal-zde li elebi Osmanl toplum
dzeninin iyice yerletii, stanbul bata olmak zere Osmanl ehir
merkezlerinde belirli davran kalplarnn, kltrel anlayn standartlamaya
balad bir dnemden seslenmektedir. Artk Osmanl ehir dzeninin temsil
ettii imparatorluk kltrnn, merkezden evreye kendisini dayatmaya alt
bir devir yaanmaktadr. Bu dnemde tara hayat tekiletirilmekte ve aa bir
konuma itilmektedir. rnein ehir ahalisi olan Trkler stn bir konumda
bulunurken, kyl ve gebe Trkler etrak- b-idrk olarak nitelenmekte ve
onlarn konutuu Trke lisn- glz-i Trk olarak aalanmaktayd. ncelikle
belirtilmeldir ki Osmanl resmi evrak toplumu tasnif ederken etnik kategoriyi
kullanmay tercih etmez. Yani klasik dnem ve sonrasnda uzun bir sre Osmanl
toplumunun snflandrlmasnda, din-mezhep aidiyeti ve yaam biimini esas alan
iki temel parametrenin tercih edildii grlmektedir. Bu nedenle Osmanl
belgelerinde, Trk kelimesi genellikle bir etnik grubu deil bir yaam biimini
ifade eder.88 Dolaysyla yukarda anlan ifadeler ile aalanan ncelikle bir etnik
88 Yusuf Halaolu, Anadoluda Airetler, Cemaatler, Oymaklar 1453-1650, I, Ankara 2009,
s. XXIII-XXVII; Nitekim F. Unan Knal-zdeyi yorumlarken bu hususa dikkat eker.

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

119

kimlik deil, ehir d yaam biimleridir. Daha dorusu kyllk ve gebeliktir.


Bugnn deer yarglar asndan elbette bir yaam eklinin aalanmas da
eletirilmesi gereken bir tutumdur. zetlenirse Osmanl Devletinin ynetici
elitlerinin ve ehir ahalisinin ulat refah ve kltr seviyesinin taray kendisinden
aa grmesinin sonucu Etrk- b-idrk gibi onaylanmas mmkn olmayan bir
tabir ortaya kmtr. Bu alma asndan bahsedilen tabir, Osmanl temeddn
anlayndaki krlmaya iaret etmesi nedeniyle nemlidir. Nitekim XVI. yzyln
son eyreinde yazan Knal-zde li elebinin temeddn anlay Tursun Beyden
baz bakmlardan farkllamaktadr.
Knal-zde eserinin Tedbr-i Mdn ve Zabt- Memlik ve Kavid-i h ve
Nevmis-i lh Beynndadr bal altnda oluturduu blmnde temeddnn
gerekliliini anlatmaktadr. Buna gre yaratlm her varlk (mevcdt- mmkine)
iki trldr. Birincisi gk cisimleri gibi kemlt- vcduna erimi olup, bil-fil
hsl olanlardr. kincisi ise zamanla dier cisimlerin kendisine eklenmesiyle
ortaya kanlardr. Bu ikinci ksma, kuvveden file ve noksndan kemale kabilmek
iin hareket gerekmektedir. Ancak hareket, yardmc sebepler olmaynca
gereklemez. Bu tr varlklar kendisine hizmet ve yardm eden varlklarn
katksyla tekml yolunda ilerlerler.89 te insan bu ikinci tr varlk grubuna
girmektedir ve bu nedenle kemli yakalayabilmesi iin kendisi dndaki
varlklarn yardm ve hizmetine muhtatr. Dolaysyla insan trnn ve ahsnn
bekas iin dier varlklarn olduu gibi kendi dndaki insanlarn da hizmet ve
yardmna dier hayvanlardan daha fazla muhtatr. Bu ise insann topluluk
halinde birbiriyle iliki iinde yaamasn gerekli klar.
Akl ve iyiyi ktden ayrma yetenei ile donatlp, stn bir konuma
getirilmi olan insan giyim, beslenme, barnma, silah vb. hususlarn tamamnn
dnlmesi ve retilmesi iini kendisi yerine getirir. nk insan, fikr u akl ile
cmlesin tahsn tekmle kdirdir. te insann yaayabilmek iin muhta olduu
eyleri kendi kendine retme zorunluluu ictimlarn gerekli hale getirmitir ki
temeddn bundan ibarettir. nk bir kii yalnz bana btn ihtiyalarn
gideremez. rnein bir insann ekmek yiyebilmesi iin gerekli olan tohumu
ekmek, rn hasat etmek, buday tmek ve onu ekmek haline getirmek tek
bana yaplacak iler olmayp l-akall ister. Yine bir bez kaftan giyebilmek
iin pamuk ekilip toplandktan sonra halla onu tanesinde ayrr, gazzl eirip ip
haline getirir, dokumac iplii dokuyup kuma imal eder ve son olarak terziler
kuma bier, diker ve ondan elbise yaparlar. Bunlarn her biri bir hirfet ve
nk Knal-zdeye gre Muhtelif tifelerin ve farkl mmetlerin bir araya gelerek birbirileriyle
lfet temelinde bir nizam kurmalarndan ibaret olan temeddn (veya cemiyet) her tifenin layk olduu
yerde tutulmasn, hussi bir ile megul olmasn, hak ettii mal ve mevkie ulamasn gerektirir. Bu
adletin ta kendisidir. Mizc- lem ancak byle temeddn ile itidlini devam ettirebilir, hastalktan
korunabilir. Bkz.: Fahri Unan, Osmanl dare Felsefesinde Adlet, Adlet Kitab, Ed.
Halil nalck-Blent Ar-Selim Aslanta, Ankara 2012, s. 108.
89 Knal-zde li elebi, Ahlk- Al, Haz.: Mustafa Ko, stanbul 2007, s. 405-411.

120

AHMET KARAAVU

snattr. Bir kii mrnde yalnz bir-iki meslek renebilir. Ancak rendii
meslek ve sanatlar da eitli aletlere muhtatr. Fakat bu aletleri retmek de ayr
ayr sanatlar gerekli klar. Ancak bu sanatlar meslek edinip, megul olan
kiilerin de giysi ve besine gereksinimleri bulunmaktadr. Buradan ortaya kar ki
insan ictimya muhtatr ki Her biri bir snat ihtiyr edip an ileyip kendiye lzm
olacak miktardan artn here isl ede. Szgelimi terzi kendi elbisesini diktikten
sonra dierinin elbisesini diker, marangoz kendi evini yaptktan sonra bir
bakasnn evini yapar ve sonrakinden cret alp dier gereksinimlerini giderir.
Bylece insan, cmle levzm hsl ve mhimmt hzr olmak suretiyle geimini
temin eder. Eer herkes ayn ii yapsayd maiet bozulurdu.90
Yukarda anlatlanlardan anlalmaktadr ki Knal-zdeye gre insan ictim
ve temeddn etmeyince ma edemez. Yani insan, kendi kendine yetmeyen bir varlk
olduu iin toplumsal olmak, dier insanlarla bir arada yaamak zorundadr.
Dolaysyla insanlarn birbirleriyle ilikileri, varolularndan kaynaklanan bir
bamllk ilikisidir. Sonuta herkes yeteneine gre kendisine bir meslek seer,
bir i renir, rettii maldan ihtiya fazlasn dierlerine cret karl satar. Ve
elde ettii kazanla kendinde olmayan satn alr. Bu sretle insanlar arasnda
al-verie dayal bir iliki biimi ortaya kar. nsann doas daima en iyiye ve
en gzele meyilli olduu iin,91 satma dncesi daha gzelini retmeye gayret
eder ve bylece estetik zevklerin incelip gelitii bir retim-tketim a ortaya
kar. Sonuta gnlk geimini salama ve kendinde olmayan bakasndan alma
zorunluluunun dayatt para kazanma mecburiyeti, ihtiyacndan fazlasn
retme ve satma gereklilii eyann estetize edilmesini gerekli klar. nsann bu
yola girmesi ise ancak toplumsallamas ile mmkn olacaktr.92
Knal-zde asndan insann toplumsal yaam kendiliinden, hibir yasa
kural koymadan dzen iinde devam ettirmesi olanakszdr. nk tek bana
ictim ve temeddn fitne ve fesad ortadan kaldrp, huzur ve gvenlii salamak
demek deildir. Zira insanlarn huy ve yaratllar farkl farkldr. Yani her bir
kiinin kendine gre bir istei vardr ve her insan elbette arzusunu her ne yol ile
olursa olsun elde etmek ister. zellikle avam takm iyi terbiye edilmemitir ve
onlar ktle yatkndrlar. rnek vermek gerekirse iki kii ayn eyi talep
ettiklerinde, aralarnda ekime ve kavga kp her ikisi de o eyin kendilerine
gerekli olduunu syleyip dierini engellemek isterse, elbette aralarnda mcadele
olacak ve bunun sonucu olarak toplumda fitne ve fesat meydana gelecektir. Bu
ekime ve fesat nedeniyle, eer ahslar birbirini yok eder ve birinin rettiine bir
Knal-zde, Ahlk- Al, s. 411-412.
Evet uka vcdu abdan ziyde stmaz. Fakat tabiat- beer hsn-i intizma mildir.
Namk Kemal, Medeniyet, Mecmu-i Ulm, Yl 2, No: 5, 1 Safer 1297 (14 Ocak
1880), s. 383.
92 Knal-zdenin insann toplumsalln, ihtiya sunucu ortaya kan ekonomik ilikiler
temelinde anlatm Platonun devlet anlay ile kyaslanabilir ki grne gre Knalzdenin konuyla ilgili dncelerinin kayna Platondur. Bkz.: Platon, Devlet, s. 54-64.
90
91

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

121

bakas zorla el koyarsa ma mmkin ve ictim myesser olmayacaktr.93 Knalzdenin bu yorumlarndan, toplumsalln zorunlu sonularndan birinin de
siysetin gereklilii sonucuna gittii anlalmaktadr. Yani insan meden-i bit-tabdr
denildiinde ncelikle onun toplumsallnn ima edildii, ikinci aamada ise
insann sosyal bir varlk oluunun zorunlu sonucu olarak onun zoon politicon-siyasal
hayvan olarak deerlendirilmesi gereinin ifade edildii anlalyor. Nitekim Knalzde de dier geleneksel dnrlerle benzer bir yol izliyor ve almasnn bu
aamasnda siyasetin gerekliliine vurgu yapyor.
nsan sadece bir arada yaamaya ihtiya duymaz, ayn zamanda dier
insanlarla birlikteliinin dzen iinde olmasn da ister. Yani hem insan
mtemeddin ve mctemi halde bulunduracak hem insanlarn farkl yaratlta
olmalarndan kaynaklanabilecek fitne ve fesad yok edip dzeni salayacak bir
tedbr gerekmektedir. Bu tedbr aracl ile her ahsn kendi murd- ehevnsini
salayabilmek iin dierlerine engel olmasnn nne geilmeli ve o kiinin
kendine mstahak olan arzuya kanaat getirmesi salanmaldr. Bu siyset-i
uzmdr ki bununla ictim olanakl hale gelir ve fesat ortadan kaldrlr. Knalzde bu noktada nmus- r ifadesi aracl ile medeni yaam ile nbvvet
arasnda balant kurar. Ona gre nms- r ol erat- ilhiyyedir ki evmir nevh
ve zevcir hudd ve ahkm u siyst mtemildir. Knal-zde nms- r derken
ilahi kural ve yasaklardan bahsetmektedir ki bunlar peygamberler aracl ile halka
bildirilirler. Dolaysyla insan medeni bir tabiatla yaratan Allah onun temeddn
edebilmesi iin uymas gereken kurallar da bildirmitir.94
Knal-zde, tpk Tursun Bey gibi padiahn siyset yerletirme, yani kanun
koyma hak ve yetkisi olduunu Cengiz Yasas zerinden ifade eder ve bunu
ciz grr. Yani padiah lke ve halk iinde siyasetini icra etmek iin pdiah-
khir olup kanun koyabilir. Nitekim Moal tayfasna, Cengiz Hann
saltanatnda akl kyset ile siysetler vaz etmi ve adna yasa demiti. Ve yasalar
gereince davranmayan acmadan katlederdi. Ayrca bu yasa onun ocuklar
dhil btn toplumda makbl ve mstamel idi diye anlattktan sonra Knal-zde
kesin hkmn vermektedir. O cevb ideriz ki bu makle olur, ol vaz eden pdihn
ve evld etbnn devleti dyim ve dde-i havdis-i rzgr seher-i devletinde dim olduka
demektedir.95 Fazla yorumlamaya gerek yoktur ki Knal-zde asndan da
dzen ve kanun iin eriat ve rf edeer kaynaklardr. stelik Cengiz Yasas
eriat olmadan lkenin ve halkn ynetimini salamtr. u halde eriat olmadan
sadece yasa/rfle de dzen kurulup devlet ynetilebilir. Yani yine esas olan
hkmdarn varldr. Siyasetin biiminin pek nemi yoktur. Nitekim Knalzdeye gre halk hkmdarn dinindendir.
Knal-zde, Ahlk- Al, s. 412-413.
Knal-zde, Ahlk- Al, s. 413.
95 Knal-zde, Ahlk- Al, s. 413.
93
94

122

AHMET KARAAVU

Knal-zdenin siyseti aklarken kulland ifadelerden biri dieri hkim-i


mnidir. Bu kiiler, teyd-i ilh ile stn tutulmu ve tefvk-i n-mtenh ile serefrz olmu olurlarsa hem ehirlerde yaplmas gereken ileri dzenlemeye hem
btn halk zenginletirmeye ve onlarn itaatini elde etmeye gleri yetecektir.
Bu ahs filozoflarca, hkim alel-tlak, yani mutlak hkim olarak tanmlanm
ve yrrle koyduklar hkmler de snt- mlk, yani lkeyi ynetme sanat
diye ifade edilmitir. Mteahhirn bu ahsa halfe, halifelikten kaynaklanan
grev ve sorumluluklarn yerine getirmesine hilfet demilerdir. ia tayfas, bu
kiiye imam, imam olmaktan kaynaklanan i ve eylemlerine ise immet adn
vermitir. Efltun bu kiiye mdebbir-i lem, Aristo insn- meden der. Yani bu
kii hfz- medne eyler.96
Btn bu anlatlanlardan aka ortaya kmtr ki efrd- insna ictim ve
temeddn gereklidir ve halk iin bir keye ekilip tek bana yaamak mmkn
deildir. Ek olarak insanlarn bir arada yaayabilmesi ve birbirleriyle karp bir
topluluk olabilmeleri iin al-veri, alm-satm, beraber i yapma ve karlkl
gzel davran gerekmektedir. Eer adalete uyulmaz, insafl olunmaz, zulm ve
sknt ortadan kaldrlmaz ise ictimnn faydasndan ok zarar olur.97
Knal-zde temeddn ayrca ehir yaam ve onun gereklilikleri
erevesinde de ele alp deerlendirmektedir. O burada temeddn, ictim- efrd insandr ve ann baz- havass v sr vardr ki her bir ferdde yokdur. diyerek
tanmlamaktadr.98 Burada konuya ilgili blm balamnda bakmak gerekmektedir.
Zira Knal-zde bir nceki blmde insan iin temeddnn gerekliliini ortaya
koyduktan sonra, imdi temeddnn gerekleebilecei mekn zerinde
dnmektedir. Bu nedenle temeddnn kelime anlamna dikkat etmek lazmdr ki
Knal-zde de burada artk ictim y deil temeddn tanmlamaktadr ve szck kk
itibaryla ehre atf yapmaktadr. Yani Knal-zdenin temeddnden kast ehir, ehir
hayat ve ehirli insandr. Nitekim o, Tursun Beyin temeddne dhil ettii ky ve
obadan bahsetmeye gerek bile duymaz. Sonuta ona gre temeddne konu
edilebilecek sadece bir yaam mekn ve biimi vardr, o da ehirlerde
gereklemektedir. Bundan dolay ancak ehirler kendi aralarnda tasnif edilebilir ki
bunlar Farabiden mlhem medne-i fzla ve medne-i gayr- fzladr.99
Knal-zde, Ahlk- Al, s. 413-414.
Knal-zde, Ahlk- Al, s. 418.
98 Knal-zde, Ahlk- Al, s. 451; Knal-zde eserin baka bir yerinde temeddn,
Tavyif-i muhtelife ve mem-i mtebyinenin ictim- mm ve teellf intizmndan ibrettir diye
tanmlamaktadr ki bu tanm hukukun ve otoritenin gerekliliini ifade etmektedir. Buna
gre devletin varln, dirliini ve birliini koruyabilmesi iin ictim zorunludur. Zira
btn toplum ferd-i vhid gibi davranmazsa dzen dalr, adalet ortadan kalkar ve
devlet kmeye yz tutar. Knal-zde, Ahlk- Al, s. 480.
99 Knal-zde, Ahlk- Al, s. 451.
96
97

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

123

Knal-zde temeddn ile ilgili bu ksa tanm ve tasnifi yaptktan sonra, her iki
ehir eklini ksaca karlatrr ve daha sonra uzun uzun medne-i fzlann ve
sakinlerinin zelliklerinden bahseder.100 Yukardaki temeddn tanmnn ikinci
ksmnda insann bir araya gelerek oluturduu organize yaamda ortaya
kard keyfiyet ve eserleri, insanlarn tek bana gerekletiremeyecekleri ifade
edilmektedir. Bu yaklam, insann birlikte yaamaya mecbur oluunun, yaamn
kolaylatracak aralar tek bana elde edemeyeceinin tekrar belirtilmesinden
ibarettir. fade edildii gibi insanlarn bir arada yaamalar i blmn ve bu i
blmn organize edecek emredici bir gc zorunlu klmaktadr. Bu g
Knal-zdede ncelikle padiah (hkmdar)dr. Nitekim o, eserin bir sonraki
blmde de bir ehrin nasl ynetileceinden, hkmdarn gerekliliinden ve
onda olmas gereken vasflardan bahseder.101
Konuyla ilgili grleri tartlan btn bu Mslman dnrlerin, fikr
erevelerini oluturan anahtar kavramlardan birinin tekml olduu
grlmektedir. Bu kavram geleneksel kullanmda insanda bil- kuvve olann bil-fil
hale gelme srecini ifade eder. Yani tekml, sosyal bir varlk olarak yaratlan
insann varoluunu deitirip-dntrmez. O insan olarak yaratlmtr ve eref-i
mahlkattr. Yaam sreci onun varlna yeni bir ey eklemez. nk ahsen-i
takvm suretiyle mkemmel bir ekilde yaratlm olann daha mkemmele
gitmesi dnlemez. Mkemmel olann yaayaca sre olsa olsa bozulmadr.
Bu nedenle, yaratlta verdii sz tutmayarak esfele sfiline indirilen insann
tekml etmesi, ancak bir zamanlar kendinde bulunan, fakat yine kendi eylemleri
yznden imdi kaybetmi olduunu yeniden elde etme abasnn ad olabilir.
te insanda medenilik vasfnn bil-kuvve olmas bu anlamda kullanlmaktadr.
Dolaysyla insan- kmil olma abas, bir ynyle kaybettii ilk yaratl
zelliklerini yeniden elde etme mcadelesidir. Baka bir deyile insann ve/veya
insanln dnya maceras, kendinde potansiyel olarak var olan aa karmas
iin ona verilen mhletten ibarettir. 102 Bu mhlet dnyevi yaam ierdii iin
burada hayatn devam ettirebilmesi iin kendisine lazm olan da
Knal-zde, Ahlk- Al, s. 451.
Knal-zde, Ahlk- Al, s. 462-476.
102 Gelenein iinden konuan Fazlolunun insann tekmlne ilikin syledikleri
bizce anlaml ve ok nemlidir. Bu nedenle onun makalesinden ilgili ksm tam olarak
buraya almay uygun buluyoruz: Tabiattaki tekevvn, Hayatta temeddn olarak devam
eder; ancak temeddn, madd erevede kalrsa (hadre), bir sre sonra konfor, lks (teref), ve
akabinde rmeye dnr ve insann kemle doru olan seyrini engeller. yleyse bu noktada,
temeddn iinde, insann keml yolculuuna devam etmesi iin gereken, tedeyyndr, ki, beer
dzlemde ahlk ilh dzlemle vahye dayal din tarafndan temsil edilir. Mahss, his/duyu ile, makl
akl ile; melek, hads ile bilinirken; nebev ftrdir. Bu varlk tabakas ve her birine uygun idrkin son
aamas teellhtr; baaka bir deyile tanrnn ahlkyla ahlaklanmak (irfn)... nsann, keml
yolculuu, hareket-i manevsi yani tefekkr idrk-i taayn-i ahs ile baka bir deyile kendilik
bilinci ile balarve teellh aamasna dein devam eder. Bkz.: . Fazlolu, Szck ile Kavram
Arasnda Medeniyet mi, Temeddn m?, s. 109.
100
101

124

AHMET KARAAVU

gerekletirmek gerekmektedir. Yani insann geimini temin etmesini salayan


meslei renme ve icra etme srecinin ad, tecrb ve tefekkr ilm anlamna gelen
marifettir.103 Bu ise hikmete ulamann yoludur. Dolaysyla insan, dnyaln
retirken tekml edip hem dnyevi hem de uhrevi anlamda insan- kmil dzeyine
ulap mertebesini ykseltmelidir.104 Bu nedenle tekml, Tanzimatla birlikte
brokrat-aydnlardan balayarak Osmanlda kullanm yaygnlaan terakki ile
kartrlmamaldr.105 Zira terakki Batnn zaman ve tarih algsn yanstan progressin
karl olarak kullanlmaktadr ve bu kelimenin ontolojisi tekmlden olduka
farkldr. Nitekim medeniyet tartlrken grlecei zere, zellikle ilk dnem
Tanzimat brokrat ve aydnlar tekml ile terakki arasnda bocalamlar ve ilerleme
dncelerini bir trl ontolojik bir temele oturtamamlardr.
Temeddn kavramnn geleneksel slam-Osmanl dnce sistemi tarafndan
nasl anlald ile ilgili daha fazla rnee, bn Miskeveyh, Molla Ltf, Nim,
Takprl-zde vb. de bakmak mmkndr. Ancak buraya kadar verilen
rnekler geleneksel kavray detayl bir ekilde ortaya karmaktadr. Yani
slam-Osmanl gelenei temeddn insann toplumsall ve bunun zorunlu
sonucu olarak ortaya kan hukuk, otorite ve dzene olan ihtiyac erevesinde
ele almtr. Dolaysyla insann toplumsal yaaynn ona dayatt mecburiyet,
organize olmak, yani devlet kurmaktr. Bundan sonras ise mekn ve ierik
tartmasdr. Yani bu ncller gerekletikten sonra insann yaad mekna, o
meknn gerekli kld ihtiyalara ve retim-tketim ilikilerine uygun bir yaam
a ortaya kar. Bunlarn hangisinin temeddnn en st halini temsil ettii
sorusuna verilen cevap ise tartmasz ehri ne karr. nk insana insan-
kmil olma, dolaysyla incelip-kibarlama, stn estetik zevkler edinme yolunda
en elverili imkn sunan mekn, toplumsalln en geni ekilde yaand
ehirdir. Zira burada insanlar aras ilikiler, dier yaam formlarna gre daha
youn ve girift olup, retim-tketim ilikisi daha geni apldr. Yani insann
birbiri ile temas ok daha skdr.
Sleyman Uluda, Mrifet, DA, XXVIII, Ankara 2003, s. 54-56.
Burada slam-Osmanl dncesindeki tekml gr, sadece eref-i mahlkt olarak
tanmlanan insan iin ele alnmaya allmtr. Yoksa varla, kendine zg bir evrimsel
bak ile yaklap varlk biimleri arasna gei trleri koyan dnceler ele alnmamtr
ki bu anlaya bn Haldun, Tursun Bey ve Knal-zde gibi yazarlarda rastlamak
mmkndr. Ayrca Divan edebiyatnda yaygn olan devriyelerde de bu dn biimini
yanstan gzel rnekler bulunmaktadr.
105 Klasik Osmanl algsnda terakki, insann mesleinde ilerlemesi iin kullanlrd. Ek
olarak nizamen dzenlenmi ekliyle verilenden fazla olarak yaplan zam yerinde
kullanlan bir tabirdi. Tearkki daha ok savalarda gsterilen yararllk sonras verilirdi.
Ayrca padiahlarn clslarnda atiyyeden baka terakki verilmesi de mutad bir
uygulamayd. Tmar ve zeamet sahiplerine kl haklarna ek olarak yaplan zamlar
mnasebetiyle de kullanlrd. Bkz.: Mehmet Zeki Pakaln, Osmanl Tarih Terimleri ve
Deyimleri Szl-III, stanbul 1993, s. 458.
103
104

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

125

bn Haldun ve Tursun Bey dndaki dnrlerin -ky dhil- krsal yaam


dikkate almaz bir tavr takndklar, insann arad kemli ehirde bulaca
fikrinde olduklar grlmektedir. Bununla birlikte aralarndaki farkn kavray
fark olmaktan ziyade dikkate alp almama hassasiyetinden kaynaklandn
sylemek de mmkndr. Dolaysyla bn Haldun temeddn gebe-yerleik
yaam formlarnn zellikleri erevesinde ele alrken, bedevlii temeddn -onun
kavram ile umrn- asndan yetersiz bulur. Ancak bn Haldnun temeddn
kemle erme ve bozulma olarak deerlendirdii de gzden karlmamas gereken
yorumlardandr ki bu ynyle Platonu artrr. Tursun Bey ise meseleye
iktidar merkezli yaklamaktayd. Bu nedenle hkmdarn ynetme sorumluluu
iinde yer alan btn tebaay temeddnn iine alma zorunluluu hissetmekteydi.
Dnceleri tartlan yazarlarn siyset anlayna gelindiinde, onlarn
fikirlerinin temeline hkmdar yerletirdikleri net biimde grlmektedir. Zira
bahse konu olan eserlerin kaleme alnd dnemlerde devlete tzel kiilik olarak
baklmamaktayd. Bu nedenle devlet mefhumu gerek kiilikler, yani hkmdarlar
zerinden ifade ediliyordu. Baka bir ifade ile hkmdar, devlet demekti ve devlet
tartlmazd. Ancak siyset yani ynetme biimleri tartlabilirdi. nk insanlar
kendi anlaylarna gre eitli siyset biimlerini belirleyip ona gre ynetim
esaslarn oluturabilirlerdi. nemli olan oluturulan bu ynetim esaslarna btn
toplumun uymasyd ki burada biat messessi devreye girmekteydi. Yani biat,
padiahn erden ve rften kaynaklanan ynetme ve kanun koyma yetkisine halkn
itaat edeceini bildirme mekanizmas olarak iliyordu.
Makalenin sonraki tartmalarnda daha net ortaya kacaktr ki temeddn ile
civilisation karl kullanlan medeniyet arasnda esasl farklar vardr ve geleneksel
dn biimi ile Tanzimat ideolojinin ortaya kard yeni zihin arasnda
nemli krlmalar yaanmtr.
Medeniyet
XIX ve XX. yzyl Trk aydnnn en nemli tartma konularndan biri,
belki en nemlisi, medeniyetin nasl tanmlanaca ile ilgilidir. nk yaplacak
tanm Trk modernlemesinin ana hatlarn ve snrlarn belirleyecek bir ereve
sunacaktr. Bylece Osmanldan Trkiyeye uzanan modernleme program
ortaya kacaktr. Bu nedenle kavramn temeddnden medeniyete dnerek XIX.
yzylda ortaya k ve medeniyet adyla yeniden tanmlanarak iinin
doldurulmas, deerlendirilmesi gereken bir husustur. Zira XIX. yzyl Osmanl
brokrat-aydnlar temeddn kelimesine pek itibar etmeyerek bunun yerine
medeniyet szcn icat etmilerdir. Bu tavr bilinli bir tercihi yanstr gibi
durmaktadr. Dolaysyla medeniyet, Osmanl aydnnn bilincini, Batnn temsil
ettii deerlerle yeniden formatlayan, geleneksel dn biiminden olduka
farkl yeni ve orijinal bir kavram olarak deerlendirilebilir. Nitekim Namk
Kemal, medeniyet kelimesini, Avrupa ile ihtiltmzdan sonra lisn- avma den
tabirlerden diye deerlendirmektedir. Ona gre pek ok kimse asndan kelime,
maksad- liyedendir yani Osmanl devlet ve toplum hayatn Avrupa tarznda

126

AHMET KARAAVU

dzenleyecek stn amalar ifade etmektedir. Bazlar ise kelimeyi yeni kma
fuhiyt tayn iin kullanlan tabirt- tehekkmden addetmilerdir.106 Dolaysyla
Namk Kemal Osmanl aydn ve halk tabakalarnn medeniyeti, her halkarda yeni
bir durumu karlamak iin kullandklar dncesindedir. Bu yeni durum
toplumun bir kesimi iin olumlu anlamlar ierirken, dier kesimi bakmndan
Avrupa kaynakl ahlk zaaflar karlayan ve alayc bir tavra muhatap olan bir
kavramdr. Zaten Cemil Meri, medeniyeti mphem ve mazisiz bir lafz olarak
deerlendirmi ve szce kar olumsuz tavr taknarak onun bu yeniliine
iaret etmitir.107 Baka bir ifadeyle temeddn ile medeniyet (civilisation) arasndaki
fark, Osmanl tarihindeki krlmaya iaret eden nemli bir ayrm
yanstmaktadr.108 Bu nedenle medeniyetin, XIX. yzyl Osmanl brokrat-aydn
iin ne anlamlar ierdiini incelemek gerekmektedir.
Medeniyetin incelenmesine, yukarda belirtildii zere, onun hibir zaman
sadece bir kelime olmadn, Avrupann o sralarda ulam olduu maddi
kalknmay temsil eden bir kavram olarak retilip hayatiyet kazandrldn tespit
ederek balamak gerekmektedir. u halde medeniyet, XIX. yzylda Osmanllarn
iinde bulunduu yeni bir duruma iaret eden yeni bir kavramdr. Belirtildii gibi
mdn ( ) Arapa bir kktr. Ancak bu dilde medeniyet diye bir szck
bulunmamakta olup, bunun civilisationu karlamak iin Tanzimat paalarnn
bulduklar/uydurduklar bir kavram olarak deerlendirilmesi gerekmektedir.109
Yani medeniyet szc slam-Osmanl tarih ve kltr ile balantl olarak deil
de Batdan gelen civilisation kavramna karlk olarak icat edilmitir.110
Dolaysyla kavram, geleneksel slam-Osmanl dn biimi erevesinde
deil de civilisation ile ilintili bir ekilde deerlendirmekte fayda vardr.
Civilisation, Trkede ilk defa Mustafa Reit Paann Paristen gnderdii
resm evrakta grlr ve kelime drt yl kadar asl halinin telaffuzdaki ekliyle,
sivilizasyon olarak kullanlr.111 Musafa Reit Paa, bu aamada szc terbiye-i
ns ve icr-y nizmt olarak tarif eder.112 Yani o, kavrama genel bir sadeletirme
ile insanlarn eitilmesi ve nizamn (hukukun) uygulanmas anlamlarn vermektedir
ki bu tanm, Tanzimat dnemi Trk modernlemesinin sahip olduu
Namk Kemal, Medeniyet, s. 382.
C. Meri, Umrandan Uygarla, s. 86.
108 L. Bergene gre medeniyet civilisation anlamnda kullanldnda Bize ait deildir.
Murat Erol, Medeniyet ve Yerlilik: Anadoluda Bir Medeniyet Dnmek, HeceMedeniyet zel Says, 186/187/188, Haziran-Temmuz-Austos 2012, s. 148.
109 C. Meri, Kltrden rfana, s. 151; Daha nce belirtildii zere Fazlolu, medeniyetin
mdn kknden tretimini Arapann dil mantna uygun olduunu sylemektedir.
Bkz.: . Fazlolu, Szck ile Kavram Arasnda Medeniyet mi, Temeddn m?, s. 105.
110 T. Baykara, Civilisation ve Osmanl Devleti, s. 1.
111 A.g.m., s. 1.
112 Cmleye msellem olarak bir tarafdan dahi sivilizasyon uslne, yan terbiye-i ns ve icr-y
nizmat hususlarna say ikdm buyrulmakda olduklardndan Bkz.: Reat Kaynar, Mustafa
Reit Paa ve Tanzmat, Ankara 1985, s. 69; C. Meri, Umrandan Uygarla, s. 83.
106
107

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

127

dncelerin zn ifade etmektedir.113 Zira bir yandan eitim sayesinde asr-


hzrn gereklilikleriyle donanm yeni bir insan tipi oluturmay ama edinen
Tanzimat, dier taraftan Avrupa devletlerinin (bu ilk aamada zellikle Fransa
ve ngiltere) ynetim esaslarn Osmanl Devletine ikame etmeye almaktadr.
Dolaysyla Mustafa Reit Paann bu ksa tarifinde, Tanzimat Dnemi Osmanl
modernleme ve Batllama programnn z bulunmaktadr. nk Osmanl
Devleti II. Mahmuttan itibaren Avrupay model alp Batlama abalarna
girimitir. XIX. yzylda sre ilerledike Batllama hareketlerinin dozu
artacaktr. Nitekim Mustafa Reit Paa, hazret-i ehin-hnin nizmt- askeriyye
ve her tarafda sivilizasyon usl-i mergbesinin icrsna gayret ettiini belirterek
Sultan Abdlazizi vmektedir. Ona gre Msr sorununun Osmanl Devleti
lehine zme kavuacann en nemli gstergelerinden biri bu medenileme
abalardr.114 Zira o, Avrupada bir prens ile yapt grmede Osmanllarn
temeddne mstaid olduklarn sylemiti.115 Burada temeddn, sivilizasyona
bal/baml bir ekilde kullanlp, Avrupallama-Batllama anlamlarna
gelmekte olup, ilgili kullanmn, kelimenin geleneksel anlam ile ok fazla ilikisi
yoktur. Yani Reit Paa, Osmanllarn Avrupa tarz bir hayat
benimseyebileceklerini, hl-i vahette kal(a)mayacaklarn ifade etmektedir.
Buradan anlalmaktadr ki XIX. yzylda mdn kknden gelen btn szckler,
sivilizasyon (medeniyet) kavram erevesinde yeniden biimlendirilip tanmlanmakta
ve geleneksel anlam ieriini kaybetmektedir. Szgelimi artk bir insana ve/veya
topluma medeni denildiinde, sadece onun sosyalleme durumuna deil,
Batllama/Avrupallama yeteneine de vurgu yaplmaktadr. Dolaysyla bu
tanm ve ifadelerden yola klarak civilisation (medeniyet) kavramnn, ncelikle
Avrupann o zaman ulat seviyenin toplamn ifade eder biimde kullanldn
ve/veya kullanlmak istendiini sylemek mmkndr.
Mustafa Reit Paann sivilizasyonu tanmlay biimi kavramn yeniliini,
Avrupaya aitliini, dolaysyla geleneksel alg ile pek ilikili olmadn
gstermektedir. nk nceki tartmalarda grld ki temeddn ictim ile sk
iliki iinde deerlendirilmi ve kavramlar birbirileri ile zde biimde
yorumlanmt. Oysa Reit Paa sivilizasyonu insann sosyallemesine gnderme
yapar bir ekilde tanmlamyor. Belki terbiye-i nas derken insanlarn eitim yolu
ile toplumsallaacaklarn ima ediyordu. Ancak bu yaklam, insann
medeniliinin, bizatihi kendi varlndan kaynaklandn ileri sren geleneksel
slam-Osmanl dncesiyle eliiyor gibidir. nk bu tanmlay biiminde
Mustafa Reit Paann kavrama yaklam, Fransz yazar Guizotun civilisationu,
Fransay merkeze almak suretiyle entelektel ilerleme ve toplumsal ilerleme olarak
tanmlamasna benzer bir anlay yanstmaktadr. Guizotun konuyu irdeledii Histoire de
la civilisation en Europe adl eserin 1828de yaymlad hatrlanrsa Mustafa Reit Paann
kavram deerlendirirken kimlerden faydaland hakknda genel bir fikir sahibi olmak
mmkn olabilir. Bkz.: L. Febvre, Uygarlk, s. 48-59.
114 R. Kaynar, Mustafa Reit Paa ve Tanzimat, s. 79.
115 A.g.e., s. 176.
113

128

AHMET KARAAVU

sanki eitim, insana yeni bir eyler ekleme sreci olarak deerlendirilmektedir.
Zira o zamanki Avrupa algs, yeni domu bir insann beynini, tabula rasa-bo
levha olarak deerlendirme temaylnde idi. Bahsedilen dn biimi,
aydnlanma dnemi filozoflarnn genel eilimini yanstmaktadr. Bu nedenle
terbiye/eitim, insanda var olann ortaya karld bir sre olmayp, tabula rasa
olan insan zihninine kendisinde olmayan ekleme ileminin adyd. Bylece insan
yeniden retilecek ve kendi aydnlanmasn kendisinin gerekletirebilecei bir
donanma kavuturularak medeni olacakt. Grld zere burada, geleneksel
anlamyla tekmlden bahsetmek yersizdir. Sonuta medeniliin, eitim yoluyla
sonradan kazanlan bir vasf olduu dnlmektedir. Fakat Mustafa Reit
Paann konuya hangi erevede yaklat, insan nasl tanmlad ok ak
deildir. in asl onun meselenin bu ontolojik ynyle ilgilendiini dnmek
de yersizdir. nk o, lkesini iine dm bulunduu k batandan bir an
nce kurtarmaya alan ve bu nedenle olaylara faydac yaklaan, eklektik bir
Osmanl brokrat-aydndr. Dolaysyla Mustafa Reit Paa, Avrupa
uygulamalarndan faydal grlenleri Osmanlya ikame etmek isteyen bir
modernleme programna sahiptir.116 Son tahlilde Mustafa Reit Paann terbiye-i
nas, bu balamda ele alp, insanlara Avrupa sivilizasyonunun bilgi birikimini ve deer
yarglarn kazandrma arac olarak grd, onun devlet hizmetinde yrrle
koyduu icraattan bilinmektedir. Bu nedenle temeddn ayr, sivilizasyon ayr eydir.
Mustafa Reit Paann icr-y nizmt ifadesi de onu geleneksel algnn
dna karmaktayd. Zira bu ifade ile o, hukuk devletine ve hukukun
gerekliliklerinin yerine getirilmesine iaret edip, devleti tzel kiilik olarak
yorumlama eilimini ortaya koyuyordu.117 Buna mukabil, ynetim esaslarn
belirleyen hukuk, hatrlanaca zere Tursun Bey, Knal-zde gibi yazarlarda
siyaset biimi ile ilgiliydi ve tartlmasnda pek bir sorun yoktu. Nitekim her iki
yazar da slamn emir ve yasaklar ile hibir ilgisi bulunmayan Cengiz Yasasn
116 Mustafa Reit Paa Tanzimatn ilk dnemine hkim olan eski ile yeniyi bir arada
muhafaza etmeye alan ve bu nedenle faydac modernlemeyi esas alan ynetici
modelinin tipik bir rneidir. Bu nedenle o, her ne kadar Baykara aksini dnse de zel
yaamnda geleneksel deerlere bal, devlet ynetiminde ise seici Batllama program
uygulamaya alan tipik bir son dnem Osmanl brkrot-aydn idi. Mustafa Reit Paa ve
yeni Osmanl tipinin tahlili iin bkz.: Mehmet Kaplan, Mustafa Reit Paa ve Yeni Aydn
Tipi, Tanzimat-Deiim Srecinde Osmanl mparatorluu, Ed. Halil nalck-Mehmet
Seyitdanlolu, stanbul 2011, s. 463-475; lber Ortayl, Tanzimat Adam ve Tanzimat
Toplumu, Tanzimat-Deiim Srecinde Osmanl mparatorluu, Ed. Halil nalck-Mehmet
Seyitdanlolu, stanbul 2011, s. 421-461; Tuncer Baykara, Mustafa Reit Paann
Medeniyet Anlay, Osmanllarda Medeniyet Kavram ve On Dokuzuncu Yzyla Dair
Aratrmalar, zmir 1999, s. 33-43.
117 Osmanl siyasal dncesinde devlet ve hukukun yerini tartan nemli bir alma
iin bkz.: Carter Vaughn Findley, Osmanl Siyasal Dncesinde Devlet ve Hukuk:
nsan Haklar m, Hukuk Devleti mi?, Tanzimat-Deiim Srecinde Osmanl mparatorluu,
Ed. Halil nalck-Mehmet Seyitdanlolu, stanbul 2011, s. 491-502.

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

129

meru gryor ve hatta Tursun Bey siyaset teorisini bunun zerine kuruyordu.
Onlarn siyaset teorisine gre dzeni ve otoriteyi zorunlu hale getiren
toplumsallk, ynetme iradesinin meruiyet zeminini oluturuyordu ve bu
iradenin ad tartmasz hkmdard. Hkmdarn tartmasz kutsal kimlii
(zillullah- fil-lem) ile ynetimi eline aldktan sonra kendi siyaset tarzn, yani
hukuk dzenini topluma vaz etme yetkisi vard. Bu tutum, devletin ahsnda
sembolletii, mutlak ynetme yetkisini elinde tutan bir hkmdarn var olduu
gerek kiilik zerinden oluan bir siyaset felsefesini ve devlet anlayn ortaya
koyar. Oysa Mustafa Reit Paa tam tersini sylemektedir. Ona gre hukukun
sreklilii, yneticinin geicilii esast. Bu nedenle gerek yneticinin iktidara
geli usul, gerekse iktidara geldikten sonra tabi olaca ynetme biimi
hukukun uygulanmas ve sreklilii aracl ile garanti altna alnmalyd.
Szgelimi her padiahn kendine gre ynetim esas belirleyip, kanunname
yaynlad dnemde Tanzimt Fermn sadece ilgili padiahn, Sultan
Abdlmecitin, dnemini kapsayan bir dzenlemedir. Sonraki padiah buna
uyup uymamakta serbesttir. Ancak, Mustafa Reit Paa padiahn hukuka tabi
olup, kendi ynetim esaslarn belirleyemedii, onun gemite olu(turul)mu
kurallara riayet etmek zorunda olduu bir sistem nermekteydi. Baka bir
deyile anayasal sistemin gerekliliini vurgulamaktayd. Yani icra-y nizmt
yneticiyi deil siyaset biimini ne alarak devlete tzel kiilik kazandrmak
gayretindeydi. nk modern tanmda devlet, kiilerin keyfine gre deil,
hukukun tanmlayp rgtledii ve faaliyetlerini, kendisine brokrat denilen
maal memurlar eliyle, yine hukuk dairesinde yrtt soyut bir
organizasyondur. Sonuta Weberin brokratlama eilimi dedii olgu, bir
ynyle tzel kiilik kazanan devletin zorunlu sonucu olarak ortaya kmt.
Zira hkmdarn keyfi ynetiminin yerini hukuk ve artk bir tzel kiilik olan
devlet alnca, artk kendini devlet gibi gren brokratlarn kesin iktidar
balamtr. nk brokratlar, tzel kiilik haline gelen devletin ynetim
mekanizmasn hukukun koruyucu emsiyesi altnda ele geirmekte ve kendi
iktidarlarn tesis etmektedirler.118 Mesela Osmanl Devletinde brokratlar,
Mustafa Reit Paann mimar olduu Tanzimt Fermn ile can, mal ve rz
emniyetini hukukun garantisi altna almlard. Bylece mal emniyetini yok eden
msdere uygulamasn hukukun garantisiyle devre d brakp, gerek kiilikler
zerinden tanmlanan devletin keyfi ynetiminin en u uygulamalarndan biri
olan ve hkmdara siyaseten katl yetkisi veren tehditten kurtulmular ve devlet
ynetimini ele almlard. Tanzimat yllarna damgasn vuran Bb- li
iktidarnn tarihsel arka plan, bylesi bir sre iinde olumutu. Yani Avrupa
sivilizasyonuna dhil olma abalarnn ilk nemli neticelerinden biri, Tanzimat
ricalinin iktidar padiahn elinden almasyd.
Weberin brokratlama ile ilgili grleri iin bkz.: Max Weber, Brokrasi ve Otorite,
ev. Bahadr Akn, Yay. Haz. M. Atilla Arcolu-Bahadr Akn, Ankara 2006; C. Meri,
Umrandan Uygarla, s. 18-23.

118

130

AHMET KARAAVU

Bu aamada, Mustafa Reit Paann getirdii bu ilk aklamadan sonra


civilisationa szlklerde verilen dier anlamlarn da tespit edilmesi lazmdr. Yani
yukarda belirtildii zere Franszca szlklerde, kibarlk ve zarafet ile ilintili
olarak anlamlandrlan bu kelimenin, tarih iinde Trkede hangi anlam ve
kelimelerle karlandn da deerlendirmek gerekmektedir. Tuncer Baykara,
1828 ile 1882 yllar arasnda yaynlanm Franszca-Trke ve ngilizce-Trke
szlkleri taram ve kavramn yklendii anlamlar detayl bir ekilde ortaya
koymutur. Buna gre kelime 1828de nsiyet, tezhb-i ahlk; 1831de edeberkn renme; 1840ta zariflenme; 1843te tedb, tezhb, tedb-i ahlk; nsiyet,
insaniyet, medeniyet, temeddn; 1856da sivilizasyon, medeniyet; 1870te emr-i
temeddn, medeniyet; 1882de ise medeniyet anlamlarna gelmektedir.119
Bu tanmlara gre civilisation, yaknlama, ahlkn sslenip gzelletirilmesi,
edeplenme/edeplendirme, terbiye etme, zarafet kazanma, insana yarar davranlar
edinme vb. anlamlara gelmektedir. Dolaysyla civilisationun, XIX. yzyl
szlklerindeki anlamlarnn Avrupann ulat maddi deerleri temsil eder bir yan
bulunmamaktadr. Hatta Baykaraya gre, yzyln sonlarnda dahi kelime,
Avrupann bilgi ve teknolojisini, yani maddi kltr unsurlarn karlar bir anlam
kazanmamtr. Bu nedenle ona gre XIX. yzyl Osmanl modernlemesi/medenilemesi,
baka bir deyile civilize olma abalar, Batnn maddi kltr unsurlarn deil,
manevi kltrn almak dnce ve eylemlerinden olumaktadr. Szlklerde
verilen anlamlarda da ak bir ekilde buna dalalet etmektedir.120 Ancak szlkler
hazrlanrken, kelime ve kavramlarn gndelik konuma ve yaz dilinde nasl
kullanldndan ziyade szlk anlamlar gzetilmi ve Osmanl Trkesinden
karlklar bulunmaya allmtr. Dolaysyla tartmay szlk anlamlar zerinden
yrtmek, konuyu snrl bir alana hapsetmek anlamna gelecektir. phesiz kelime
ve kavramlara o dilin szlklerinde verilen anlamlar ok nemlidir. Ancak
unutulmamas gereken husus, bahse konu olan szlklerin Trk dilinin szlkleri
olmamasdr. Bunlar Franszca-Trke ve ngilizce-Trke szlklerdir. Bir baka
deyile Franszca ve ngilizce szcklere Trke karlklar arayan szlkler
olmalarndan
dolay
kelimelerin
geni
ve
aklamal
anlamlarn
barndrmamaktadrlar. Bu nedenle kelimelerin metinlerdeki kullanl biimlerine
bakmak onun hangi anlamlar yklenir biimde kullanldn anlamada yararl
olacaktr. Dolaysyla Sdk Rfat Paadan balayp, baz Osmanl brokrataydnlarnn kaleme aldklar metinleri inceleyerek onlarn medeniyete ne gibi anlamlar
yklediklerini ortaya karmaya almak gerekmektedir.
Osmanl brokrat-aydnlar iinde Avrupay biraz olsun tanyp
deerlendirebilen bir dier nemli isim Sadk Rfat Paa idi. O, sivilizasyona
Tuncer Baykara, Bir Kelime-Istlah ve Zihniyet Olarak Medeniyetin Trkiyeye
Girii, Osmanllarda Medeniyet Kavram ve On Dokuzuncu Yzyla Dair Aratrmalar, zmir
1999, s. 20-22.
120 T. Baykara, Mustafa Reit Paann Medeniyet Anlay, s. 33-37.
119

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

131

karlk olarak medeniyeti nermiti. Bununla birlikte, onun kullanmnda


Tanzimat ideolojinin genel ilkeleri ile paralel bir ekilde civilisation ve temeddn,
baka bir ifadeyle eski ile yeni, bir arada yaatlmak istenir gibiydi.121 Yani paa
her ne kadar medeniyeti, civilisationu karlamak iin icat etmi olsa da onun
zihinsel donanm temeddnden de tam anlamyla kopamyordu. Ancak burada
dikkati eken husus, bilgi sisteminin temeddn esas alnarak deil civilisation
erevesinde oluturulmak istenmesiydi. Yani referans erevesi geleneksel bilgiyi,
Bat kaynakl bilginin iine yerletirmeye alyordu. Bylece dn biiminin
belirleyici ilkelerini temeddn deil civilisation oluturmu oluyordu. Sonuta bilgi ve
dnce sistemindeki belirleyici rol baskn olan civilisation, medeniyetin
tanmlanmas srecinde, temeddn bertaraf etmi ve stn konuma geip
kavram kendi ifade ettii deerler ve ierikle doldurmutu. Bylece medeniyet Batl
deerleri yanstan yeni bir kavram olarak Osmanl kullanmna yerleme yoluna
girmiti. Bu nedenle Sadk Rfat Paa Osmanl medenileme/modernleme tarihinde
zerinde nemle durulmas gereken bir kiiliktir.
imdiki bilgilere gre, ilk defa Sadk Rfat Paa 1838de medeniyet kelimesini
civilisationun karl olarak kullanr.122 O, Avrupann imdiki sivilizasyonu, yan
usl-i mensiyet ve medeniyeti iktizasnca ifadelerini kullanmak suretiyle kavram iki
kelimelik bir tarife sktrr.123 Medeniyet asl konuyu oluturduu iin aada
geni bir ekilde deerlendirilecektir. Ancak usl-i mensiyetin ne anlama
geldiine ksaca bakmakta fayda vardr. Mensiyet, Arapa ns kknden tremi
bir kelime olup allm olma, nsiyet edinmi olma esaslar; evcilleme esaslar
manalarna gelmektedir. u halde kelime, yabanilikten ve/veya doal durumdan
kp sosyallemeyi (evcilleme), toplumsal bir varlk haline gelip dier insanlarla
bir arada yaamann, onlarla yaknlamann (nsiyet) kurallarn oluturmay
ifade etmektedir. Yani mensiyet kelimesine gre civilisation bir bakma
yabanilikten kmak demektir. Dolaysyla kelime bu haliyle, Osmanl dn
biimini evrimci-ilerlemeci bat tarih anlay ve yorumuna ekleyen bir arac gibidir.
Ancak Sadk Rfat Paann civilisationu aklama, anlamlandrma ve tarif etme
gayretiyle yapt bu tanmda yer alan mensiyet, yazarn kendisi dhil, ilerleyen
srete hemen hi kimse tarafndan kullanlmam ve medeniyet, civilisationu
karlayan tek szck haline gelmitir. Bununla birlikte Avrupann civilisationu
Tanzimat aydnlarnn geleneksel dnce ile modern Bat bilgisini uzlatrma
abalarn yanstan en nemli giriimlerden biri, alacak olan Darlfnuna ders kitab
hazrlamak amacyla kurulan Encmen-i Danitir. Ancak bu deneme baarszlkla
sonulanm ve yerine sadece Batl bilgiyle ilgilenen Cemiyyet-i lmiyye-i Osmniyye
kurulmutur. Detayl bilgi iin bkz.: Ahmet Karaavu, Tanzimat Dnemi Osmanl Bilim
Cemiyetleri, Ankara niversitesi Sosyal Bilimler Enstits Yaymlanmam Doktora Tezi,
Ankara 2006, s. 121-204.
122 T. Baykara, Bir Kelime-Istlah ve Zihniyet Olarak Medeniyet, s. 31.
123 Mehmet Kaplan-nci Enginn-Birol Emil, Yeni Trk Edebiyat Antolojisi-1, stanbul 1974,
s. 26-34 (Sadk Rfat Paa, Avrupa Ahvline Dir Risle, Mntehbt- sr, s. 4.).
121

132

AHMET KARAAVU

kullan biimi dikkatle incelendiinde, Sadk Rfat Paann bu iki szcn


birliktelii ile yapmaya alt tanmn, Batnn o zamanki dn biimini
daha iyi karlad dnlebilir. Sonu olarak Sadk Rfat Paann bulduu bu
karlktan sonra, mensiyeti eleyerek civilisationu karlar bir kavram haline gelme
yoluna giren medeniyet, belirtildii gibi Trk modernlemesinin kilit
szcklerinden biri olmutur.
Sadk Rfat Paa temeddn ile medeniyet arasnda ortaya kan farkn anlalmas
veya Osmanl aydnnn yaad zihin bulanklnn belirginletirilmesi iin iyi bir
rnektir. Onun yazd iki ayr metin, gelenek ile modernlik ya da temeddn ile medeniyet
arasnda bocalayan Osmanl brokrat-aydnnn yaad zihinsel bulanklk ve
atmay ak bir ekilde gstermektedir. nk Sadk Rfat Paa, bir yandan
medeniyeti Avrupann temsil ettii maddi kltr deerleri zerinden tanmlarken, dier
yandan insann toplumsall ile ilgili geleneksel tanm bozmadan medeniyeti,
temeddnn yerine ikame etmi ve kavram devleti ve devletin gerekliliini ifade
etmek iin kullanmtr. Bu nedenle Sadk Rfat Paann ncelikle medeniyet ile ilgili
grleri incelenecek ve arkasndan da medeniyeti insann toplumsall erevesinden
ele al biimi tartlmak suretiyle onun fikirleri anlalmaya allacaktr.
Sdk Rfat Paa, medeniyeti civilisationu karlar bir kavram olarak ilk defa
1838de yazd Avrupa Ahvline Dir Risle balkl metinde kullanmt. Burada
Avrupann imdiki sivilizasyonu, yan usl-i mensiyet ve medeniyeti
iktizsnca menfi-i mlkiye-i lzmelerinin ilerlemesini ancak teksr-i efrd- millet
ve imr- memlik devlet ve istihsl-i syi ve rahat- esbb- addesiyle icr ve
istihsl etmekde ve bu misill menfaat-i klliye ile ilerleyip yekdier zerine hlen ve
itibren kesb-i meziyet eylemektedirler. 124

diyerek imdiki Avrupa sivilizasyonundan ne anladn ortaya koymaktadr. Bu


tanmlamann yukarda verilen szlk anlamlarndan ok daha geni olduu ve
Avrupann o zaman temsil etmekte bulunduu maddi unsurlar ve ynetim
esaslarn dile getirmeye alt grlmektedir. Buna gre Avrupallar menfi-i
mlkiye-i lzmelerinin ilerlemesi" iin nfusun artmas, lkenin ve devletin mamur,
bayndr hale getirilmesi, asayiin salanmas ve rahatn temin edilmesini
salayacak birok sebeplerin retilip uygulanmas gibi umumun faydasn
gzeten faaliyetlerde bulunmulardr ve hlen de bulunmaktadrlar. Yani Avrupa
medeniyeti nfus politikas, bayndrlk ve imar ilerinin dzenli bir ekilde
yerine getirilmesi, asayiin salanmas, refahn temini ve genel menfaati gzeten
uygulamalar temsil etmektedir.
Paa yapt bu genel tanmdan sonra konuyu biraz daha detaylandrmakta
ve ncelikle Avrupa devletlerinin emniyet ve hukk- hrriyeti el stnde
tuttuklarndan, yani devlet ve milletin ynetilmesinde hukuka riayet
ettiklerinden bahsetmektedir. Ona gre btn uygulamalar kanunlar
124 M. Kaplan vd., Yeni Trk Edebiyat Antolojisi-1, s. 27-28 (Sadk Rfat Paa, Avrupa
Ahvline Dir Risle, Mntehbt- sr, s. 1-12den).

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

133

erevesinde olduundan hibir hkmdar ve vkel yrrlkte olan kanunlara


aykr emir ve hkm ver(e)memektedir. Her ey hukuk ve kanunlar dairesinde
gerekletirilmektedir. Yani Sadk Rfat Paa, tpk Mustafa Reit Paa gibi
Avrupa medeniyetini, ncelikle icr-y nizmt olarak deerlendirmektedir.125
Sadk Rfat Paaya gre Avrupa medeniyetinin bir dier zellii, devletin
insanlarn kalbini kazanabilmesi iin gerekli olan hukk- insaniyeye (insan
haklar) riayet edilmesindedir. rnein Avrupallar, herkesin kendi inancnn
emrettii gibi ibadet etmesi gerekliliini birok yerde uyarlar. Yine gerek devlet
memurlarnn gerekse halkn can, mal, rz, namus, eref ve haysiyeti hukukun ve
devletin garantisi altndadr. Bundan dolay kimse ar bir suu olmadka
grevden alnamaz. Ayrca Avrupada siyset mumelesi nadiren grlmektedir.
Yani kimseye yargs yaplmadan kolay kolay ceza verilmemektedir. Avrupa
devletlerinde umr- idre-i dnyeviyyeye gerekli olan akl- maa (geim
dncesi) gereince ou ilerinde akln gerekliliklerine uyularak tedbir-i nfia
(bayndrlk faaliyetleri iin gerekli tedbirler) retmeye dikkat edilir. lkenin ve
devletin kne sebep olan rvet ile i grmezler ve ehil olmayan kiiye
rvet ve efaat (araclk) ile devlet ynetimini vermezler.126
Avrupada eitim ileri seviyededir ve kz-erkek btn ocuklarn tahsl-i
ulm ve fnn etmelerine dikkat edilir. zellikle akl ilimlere byk nem verilir ve
renciler yalnzca nazar (teorik) bilgileri renmekle yetinmeyip hayvnt,
nebtt ve mdeniyt vb. hakknda amel, yani uygulamal bilgi sahibi de olurlar.
Dolaysyla kendi dilinde okuma yazma bilmeyen kadn ya da erkek hemen yok
hkmndedir. rnein orduda grev alacak subaylar kendi snflarnn
gerektirdii ekilde ncelikle okullarda yabanc dil, matematik, resim, corafya,
tarih, geometri, astronomi vb. ulm- lzmeyi renirler. Ayrca askeri
manevralar iin lazm olan fnn- muktezyenin eitimini alrlar ve bundan
sonra subay olarak atanrlar.127
Avrupada arazinin ounda ziraat yaplmaktadr ve rettii maln kazanc
kendisine kalmasndan dolay halk alkan ve gayretlidir. Yani zel mlkiyet,
insanlarn daha fazla almasna ve kazancn artrmak iin gayretli olmasna
neden olmaktadr. Avrupada sanayinin ilerlemesine zen gsterilir ve erbb-
hner dllendirilir. Bu nedenle lkelerinde sanayinin ne kadar ilerlemi olduu
aka grlmektedir. Ticaret ve sanayi ilerini kolaylatrmak iin buhar ile
alan makineler yapmlar, haberleme ve ulamn kolaylamas iin denizlerde
vapr gemileri ve karada vapr arabalar imal etmilerdir. Ayrca onlar maarif ve
sanayide her geen gn yeni eyler keif ve icat olunmasna ramen eski eylere
de keml-i iitibrlar olduundan hibir eski eyin ziyan olmasn istemezler.128
A.g.e., s. 28-29; lber Ortayl, Tanzimat hareketini, kanun egemenliini kurma ve
ynetimi yeniden dzenleme giriimi olarak deerlendirmektedir. . Ortayl, Tanzimat
Adam ve Tanzimat Toplumu, s. 423.
126 M. Kaplan vd., Yeni Trk Edebiyat Antolojisi-1, s. 29.
127 A.g.e., s. 29-30.
128 A.g.e., s. 32.
125

134

AHMET KARAAVU

Avrupada kimsesiz, a-susuz, hasta, sakat, dilenci ve benzerlerine gerekli


her trl yardm yaplmakta, bu durumda olan insanlar byk bimrhne ve
tmarhnelerde tedavi edilmektedirler. Fakirlerden hasta ve sakat olmayanlar ise
fabrikalarda amele sretiyle istihdm olunmaktadrlar. Bu nedenle sokak
aralarnda, mahallelerde fakir-fukara takmndan hasta, sakat, serseri ve meczup
bulunmamaktadr. Sokaklar geni ve dzgn olduundan ve bu sayede her trl
eya beygirler ve el arabalar ile tandndan, Avrupada ftrat- insniyeye
yaramayan arka hamall misill sanat- mkle yoktur. 129
Sadk Rfat Paann Avrupa sivilizasyonunu tanmlarken dikkat ettii
hususlar artrmak mmkndr. Ancak onun medeniyetten dolaysyla Avrupa
sivilizasyonundan ne anladnn anlalmas iin bu kadar zet de yeterlidir.
Onun izdii tablo, szlklerdeki anlamlardan ok daha genitir ve XIX.
yzylda Avrupann ulat ynetim usulleri ve hukuk dzeni, eitim, vergi,
askerlik usul ve kurallar, sanayi, ticaret, halk sal, sokaklarn dzeni, ulam ve
haberleme benzeri birok uygulama esas alnarak oluturulmutur. Dolaysyla
Sadk Rfat Paa asndan sivilizasyon ya da medeniyet Avrupann o zaman ulat
maddi deerler toplamn ve ynetim esaslarn ifade etmektedir. Aslnda onun
bu detayl anlatm Mustafa Reit Paann yukarda verilen ksa ve z tanmda
kendini bulan manann aynsdr. Aradaki fark Sadk Rfat Paann Avrupann
model alnabilirliini dah geni tartmasndan dolay, Avrupann her konudaki
uygulamalarn detayl bir ekilde sunmasndan kaynaklanmaktadr.130
Sadk Rfat Paa, medeniyeti baka bir balamda ictim ile birlikte ele alp
inceledii bir almada, insann doas gerei toplumsal oluunu, devlete dair
grlerini ileri srerken bavurduu ilkelerin hareket noktas haline
getirmektedir. Ancak o, bu metinde temeddn kelimesini hi kullanmamakta ve
yerine medeniyeti tercih etmektedir. Bununla birlikte medeniyetin buradaki kullanm,
temeddnn yukarda tartlan geleneksel anlamlarna daha yakndr. Anlalan o ki
Sadk Rfat Paa bu kullanmyla temeddn ve medeniyeti dolaysyla slam-Osmanl
gelenei ile Avrupann temsil ettii deerleri birletirmeye almaktadr.
Sadk Rfat Paa tpk geleneksel dnte olduu gibi bu metinde de
insann topluluk halinde yaama zorunluluuna vurgu yapar. Ona gre Nev-i
beere ictim ve medeniyet emr-i zarr ve tabidir ve insan her eyde ebn-y cinsiyle itilf
ve istineye muhtacdr.131 Bu ifadelerde medeniyet kelimesinin yerine temeddn
konulduu zaman Sadk Rfat Paa ile Tursun Beyin dn biimi arasnda
hemen hibir fark kalmaz. Ancak yukarda tartld zere medeniyet bir kavram
olarak Sadk Rfat Paay Avrupaya eklemlemekte ve paann insana dair yapt
A.g.e., s. 33-34.
Osmanl devlet adamlarnn ve aydnlarnn Avrupaya dair gr ve gzlemeleri iin
bkz.: brahim irin, Osmanl mgeleminde Avrupa, Ankara 2003; Baki Asiltrk, Osmanl
Seyyahlarnn Gzyle Avrupa, stanbul 2000.
131 M. Kaplan vd., Yeni Trk Edebiyat Antolojisi-1, s. 35 (Sadk Rfat Paa, dre-i
Hkmetin Kavid-i Essiyyesini Mutazammn Risle, Mntehbt- sr, s. 42-50den).
129
130

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

135

tanm Avrupallatrmaktadr. Ayrca temeddn ile zde anlam yklenmesi


asndan ise onu gelenee balamaktadr. in asl medeniyetin geleneksel tanma,
hi de garip ve yabanc durmayacak ekilde buraya ilitirilmesi, hayli uyank bir
zeknn olduka zekice ve ustaca bir manevrasdr. O bu suretle medeniyeti
geleneksel alg iine yerletirip merulatrmaktadr.
Tanma baklrsa gelenekte olduu gibi topluluk halinde yaamak insan iin
zorunludur ve bu onun asndan doaldr. Ama kurulan bu cmle ile
medenilemek, civilize olmak, yani Avrupallamak da zorunlu hale getirilmektedir.
nk ifadeye gre insan her iinde kendi trnden olanlarla ibirlii ve
yardmlama iinde olmak zorundadr. nsann ebn-y cinsi ise sadece kendi
din, mezhep, kavmine mensup olanlardan ibaret olmayp btn nev-i beerdir.
Dnyann her yerinde insanlar bilgi, teknoloji, sanayi, farkl ynetim usulleri vb.
retebilirler. nsan, insan olmaktan kaynaklanan vasflaryla bu insanlarla ayndr.
Bu nedenle din, dil ve rk ayrt etmeksizin dnyann her yerinde ortaya karlan
medeniyetin sonularndan btn insanlar faydalanabilip onlarla ibirlii
yapabilirler. Konuya bu balamda yaklalnca, Osmanl Batllama/medenileme
hareketlerinin meruiyet dayanaklarnn en nemlilerinden birinin, neden Hz.
Muhammedin, lim inde de olsa alnz. mealindeki hadisi olduu ok daha iyi
anlalmaktadr. Sonu olarak, Sadk Rfat Paa dneminde stnln temsilcisi
olan ve kendisini civilisation ile tanmlayan Avrupann maddi kltr unsurlarn
almakta, Avrupallamakta, civilisationa yani medeniyete dhil olmakta, hem insann
varolu zellikleri bakmndan hem dinen hibir saknca bulumamaktadr.
Sadk Rfat Paa, Cemiyyet-i insaniyyenin hli dim bir karar zre mstakarr
olmayarak her br etvr- muhtelfe ve hlt- ceddeye mntakil olmaktadr. diyerek
geleneksel tekml anlayn tekrar dillendirmekteydi.132 Bu ifadelerde Avrupada
gittike yaygnlaan terakki ve/veya evrim133 dncesi arasnda hemen hibir ba
bulunmamaktadr. Ona gre insann doas deimez. Ancak toplumsal yaayta
srekli deiim ve farkllamalar gerekleebilir. Yani insan topluluklar daima
tek bir dzen iinde yaayp gitmezler; her an eitli tavrlar edinip, yeni
durumlara geerler. nk insan nsha-i Kbra olup, onun alarak ama
edindii eyi ortaya karmadaki istidd kendisine Allah tarafndan zel bir
ihsan olarak verilmi ve bu sayede Hz. demin yaratld andan beri nice sanayi
ve muhterit icat edilmitir. nceleri birok eyi yapmak zor iken, zamann
ilerlemesiyle birok kolaylklar vcuda getirilmi ve menfi-i klliye ortaya
karlmtr. Sonuta zamannn ilerlemesiyle medeniyet-i lem kesb-i terakki
etmitir.134 Grld zere burada insann evriminden deil, insanln
M. Kaplan vd., Yeni Trk Edebiyat Antolojisi-1, s. 35.
Her iki kavramn metindeki balamda deerlendirilmesi gerekmektedir. Dolaysyla
bu almada, bahsedilen iki kavram, o tarihlerde Avrupada din d ontolojik
yaklamn belirledii aklama ve kavrama biimi kastedilerek kullanlmaktadr.
134 M. Kaplan vd., Yeni Trk Edebiyat Antolojisi-1, s. 48 (Sadk Rfat Paa, Zeyl-i Risle-i
Ahlk, Mntehbt- sr, 2-37den).
132
133

136

AHMET KARAAVU

toplumsal gelimesinden bahsedilmektedir. nk insann yaratl stn bir


yaratltr ve Allah insan yaratrken ona amalarn gerekletirecek istidad
vermitir. Terakk-i medeniyet bu istidadn zamanla ortaya kmasndan baka
bir ey deildir. Dolaysyla Sadk Rfat Paa, slam kaynakl ontolojik
yaklamnda bir deiiklie gitmemektedir. Zira o, dindar bir Mslmandr.135
Ona gre toplumsal hayat, zamann artlarna gre yeniden dzenlenebilir. Eer
zamana uygun dzenlemeler yaplmazsa toplum ifsat olur. Bu nedenle ortaya
kmas olas karklklar gidermek, toplumu zamann artlarna gre yeniden
dzenlemek ve ryet-i umr- ibd iin hkmet-i icriyyenin gereklilii aktr.
nk insan, zamann fikirlerine tabi olarak hem hzl bir ekilde ileri gider hem
de hedefledii amaca ksa sre iinde ular. Rzgrn nne dmeyen dem
yorulur dendii gibi mzc- asra muhlif olan niyet ve dncelerin uygulamaya
gemesi, gese bile devam etmesi mmkn deildir.136
Sadk Rfat Paann sonraki grleri devletin gereklilii ve mahiyeti
hakkndadr. Ancak burada geleneksel algdan tamamen kopmakta ve Mustafa
Reit Paann sivilizasyonu tanmlarken kulland icr-y nizmtn
gerekliliklerine dnmektedir. Yani Avrupadaki devlet ynetme yntemlerini
Osmanl Devletine nermektedir. Dolaysyla tanmdaki medeniyet kavramnn
ierdii anlamlar, paann dncesinin ana ekseni olarak metnin sonrasna
hkim olmaktadr. Szgelimi, hkmetler halk iindir, yoksa halk devlet iin
deildir. Yine doaya aykr olan ey, hibir zaman iyi olamaz. dre-i n-mera
tahtnda olan hkmetlerde vatan gayreti olmayp, maslaht- ztiyye ve menfat-
mahssa ve an ve hret ve metbuuna mdhene ve hizmet ancak hubb- vatan ve millet
mesbesindedir. Yine ona gre her trl hkmet eklinde emir ve yasaklar
yukardan aa gereklemek zorundadr. Baka bir rnek vermek gerekirse
merkezi hkmetin gl olmas ve lkenin tamamna tasarruf hakkn elinde
tutmas gereklidir.137 Kuvve-i icriyyenin aadan yukarya olduu lke ve
devletler iyi idare edilemezler ve bu yzden de varlklarn devaml klamazlar.138
Sadk Rfat Paaya gre bu lemde her trl ktlk, dinde havf- hd olmayan ahslardan
gelmektedir. Geri umr- dniyyesine itikd olmayan zta zamanmzda zurefdan gibi baklsa da
dinine sadakat ve hrmeti olmayan baka ilerde de dikkate alnmaz. M. Kaplan vd., Yeni
Trk Edebiyat Antolojisi-1, s. 45-52 (Zeyl-i Risle-i Ahlk); lber Ortayl Tanzimat
yneticilerinin kiiliklerinde tutuculuk ve pragmatik reformculuu birletirmi; dnya
grleri, davran biimleri ve politikalaryla XIX. yzyl Osmanl toplumundaki yeni insan
tipinin tipik temsilcileri veya ncleri olduklarn belirtir ve bu yeni tipin eski toplumun
efendisinin yaam tarzn ve dnya grn bilinli bir ekilde devam ettirdiini ifade eder.
Dolaysyla Sadk Rfat Paa da bu yazdklaryla, yaamyla ve yaptklaryla bu yeni Osmanl
insannn tipik bir rneidir. Yani tam da dneminin yneticilerinin zelliklerini tamaktadr.
. Ortayl, Tanzimat Adam ve Tanzimat Toplumu, s. 424.
136 M. Kaplan vd., Yeni Trk Edebiyat Antolojisi-1, s. 48.
137 Ahmet Cevdet Paa, Sadullah Paaya yazd bir mektupta Yenieri Ocann kaldrlmas
ile Rusyada sterlilerin (Sterlitz) yok edilmesini karlatrrken, Osmanl Devletinin Rusya
135

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

137

Sadk Rfat Paann dre-i Hkmetin Kavid-i Essiyyesini Mutazammn


Risle adl almasnn burada ancak balang ksmnn incelenmesiyle ortaya
kan sonu, onun temeddn yerine medeniyeti ikame ederek geleneksel algy
Avrupallatrmaya altn ya da sivilizasyonu gelenek iine yerletirerek
Avrupallama kart tepkileri bertaraf etmek istediini gstermektedir. nk
merkezden evreye doru yaylp geniletilmeye allan Avrupa medeniyetine
(sivilizasyon) girme abalar, muhafazakr evreler tarafndan ahlakszlk ve Bat
kaynakl yeni fuhiyatn yaygnlamas olarak anlalp itiraz ediliyordu. Sadk
Rfat Paa Tanzimat aydnnn Batllama abalarn merulatrmak iin sk sk
bavurduu bir yola mracaat ediyordu. Yani tpk ulm ve fnn gibi medeniyet
de bir zamanlar slam lkelerinde ok ileri bir dzeydeydi. Zamanla Avrupa bu
medeniyeti, slam lkelerinden alarak gelitirdi. Ancak Mslmanlar bir takm
sebeplerden dolay kendilerinde olan yitirip geri kaldlar. te Devlet-i Aliyyenin
asr- hzrda, Avrupallamak-medenilemek-Avrupa sivilizasyonuna dhil olmak iin
yrtt abalar bir zamanlar kendisine ait olan yeniden almaktan ibaretti.139
Sadk Rfat Paann temeddn ile medeniyeti bu kadar kolay ve kendince sorunsuz
bir ekilde birbirinin yerine kullanabilmesi, bylesi merulatrc bir zihinsel
tutumdan kaynaklanmaktayd. Ancak Sadk Rfat Paa gibi Tanzimat ricalinin
Batl kavram ve kurumlar ontolojik kkenlerine ve tarihsel hikyelerine
bakmakszn veya bunlar yok sayarak birbirine ekleyip iie geirmesi,
geleneksel olan ile modernin ayrt edilmesini zorlatrm baz durumlarda
imknszlatrmtr. Bugn Trkiyede medeniyet tartmalarnda yaanlan
kargaada, Batl olan ile geleneksel olann, en bandan beri i ie gemesi
etkilidir ve bizzat medeniyet kavramn icat eden Sadk Rfat Paa, kelimeyi
temeddn ifade eder biimde kullanarak bu yolu amtr.
gibi merkeziyeti bir anlayla ynetilmediini, eyaletlerin hibirinin dierine benzemediini,
her birinin idaresinde baka yollarn bulunduunu, bu nedenle her yerin zel artlar
olduunu dnmek ve gereken slahatlar buna gre yapmak gerektiini belirtmektedir.
Bkz.: Ahmet Cevdet Paa, Tezkir-40 Tetimme, Haz. Cavit Baysun, Ankara 1991, s. 218-222;
Cevdet Paann bu grleri Osmanl Devletinin geleneksel ynetim anlayn ok iyi
tanmlarken, Sadk Rfat Paann yrrlkte olan ynetim anlayna zt bir ekilde, merkezi
ynetimi gl klmay nermesinin yerli ve doru olmad grn de yanstmaktadr.
Aka anlalmaktadr ki Sadk Rfat Paa, Avrupa ulus-devlet modelinin merkeziyeti
uygulamalarn Osmanl mparatorluuna ithal etmek istemektedir.
138 Sadk Rfat Paann devlet ile ilgili grlerinin detayl bir ekilde anlatt risale iin
bkz.: M. Kaplan vd., Yeni Trk Edebiyat Antolojisi-1, s. 35-41 (dre-i Hkmetin
Kavid-i Essiyyesini Mutazammn Risle).
139 Fazlolunun yukarda bahsedilen almasnda deneklerin hemen hemen tamamnn
slm Medeniyetini, bugnk ada Bat Medeniyetinin kurucu unsurlarndan biri
olarak grdklerini ortaya koymaktadr. Fazlolu hakl olarak bu yaklamn, ada Bat
Medeniyetini biraz da bizim medeniyetimiz haline getirdiini ifade etmektedir. Bylece Trk
modernlemesinin ilk aamalarndan itibaren, Trk aydnnn Avrupa medeniyetine
baknn bir kendine aitlik iddias tayarak bugne kadar geldii ortaya kmaktadr ki
bu Avrupann deerlerinin ksmen de olsa benimsenmesini kolaylatrmaktadr. Bkz.: .
Fazlolu, Szck ile Kavram Arasnda Medeniyet mi, Temeddn m?, s. 103.

138

AHMET KARAAVU

Sadk Rfat Paann grlerinde dikkat edilmesi gereken bir baka husus
daha bulunmaktadr. O da paann tpk gelenekte olduu gibi insann
toplumsall ile devletin varlnn gereklilii arasnda kurduu zorunlu
nedensellik badr. Baka bir syleyile, insann topluluk halinde yaamak
zorunda olmas, dzenleyici ve uygulayc otoriteyi, yani devleti zorunlu bir art
olarak beraberinde getirir. Ancak geleneksel bak gerek kiilik, yani padiah
zerinden hareket ederken, Sadk Rfat Paada devlet artk, tpk Mustafa Reit
Paada olduu gibi tzel kiilik karakteri kazanmtr. O risalesinde bir kez dahi
padiahtan bahsedip, gelenekte olduu gibi onu devletle zdeletirmez. Bu
tavr onun, geleneksel tanmlardan yola karken bile Avrupada geerli olan
modeli benimsediini ortaya koymaktadr.
Sadk Rfat Paann evrim dncesinden uzak, bir nevi Hegelyen bir
yaklamla insanlk tininin ilerlediini ifade eder tarzdaki yaklam140, Osmanl
dncesinde medeniyet ve terakkinin birbiri ile ilikili bir ekilde
deerlendirilmeye balandn gstermektedir. Belirtildii gibi Sadk Rfat
Paann terakki anlaynda, pozitivist ilerlemeci ve/veya Darwinist evrimci
dnce arasnda bir ba bulunmamaktadr. Ancak XIX. yzyl, Avrupann
insan ve doay ilerlemeci ve evrimci dnce ile aklamaya balad bir
asrdr. Her ne kadar Sadk Rfat Paa gibi brokrat-aydnlar toplumlarn zaman
iinde farkl ekillere girdiklerinden; fert, toplum ve devletlerin dnemlerinin
baskn eitim, ynetim ve retim anlaylarn benimsemeleri gerektiini
belirtseler de XIX. yzyln ikinci yarsndan itibaren terakki anlayn evrimci
bir yaklamla benimseyen aydnlar grlmeye balanmtr. Bu tr
dncelerden daha sonra bahsedileceini belirttikten sonra Tanzimat
Dneminin bir dier nemli ismi l Paann medeniyet anlayna geilebilir.
li Paa, Mustafa Reit Paaya ait olan sivilizasyon tanm ile geleneksel
temeddn anlayn birletirmek isteyen tavr ile Osmanl medeniyet anlaynn
geliimini anlamada bir dier nemli rnektir. Ancak onun konuyla ilgili
grlerini detayl bir ekilde ifade ettii bir eseri bulunmamaktadr. Bu nedenle
1864te, Cemiyyet-i lmiyye-i Osmniyyenin yayn organ olan Mecmu-i Fnnun
yaymlanmaya balamas vesilesi ile kaleme ald ksa bir kutlama yazsndan
hareketle, konuya bak deerlendirilmeye allacaktr. Buna gre Malm-
erbb- mtlaa ve edeb ve mcerreb-i hakyk-cyn- hkm-i celle-i hazret-i rab olduu
zere nev-i ben dem bit-tabmedendir.141 Yani insan varoluu itibaryla medeni olup
bu gerek ilim sahiplerinin, dnrlerin ve Allahn hkmlerini arayanlarn
aratrma ve tecrbelerinin sonucu olarak ortaya kmtr. Grld zere
Mustafa Reit Paann himaye edip yetitirdii l Paa, dncesinin balang
ilkesini, tamamyla geleneksel slam-Osmanl bilgi sistemi ierisinde kalarak
Hegele gre insan tin olduu iin deiir, biyolojik varl ile deimez. G. F. W.
Hegel, Tarihte Akl, ev. nay Sezer, stanbul 2003, s. 150-193.
141 l Paa, ltift-nme, Mecmu-i Fnn, Sene 1, No: 2, stanbul 1279, s. 51.
140

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

139

belirlemektedir. stelik o, insann varoluu itibaryla medeni olduunu Allahn


hkm diye ifade etmek yoluyla grnn temel dayanan slamdan almak
istemekteydi. Sonuta bu tanm, onu tamamyla gelenein iine yerletirmektedir.
Oysa o, bilindii zere Tanzimat Dnemi Osmanl modernlemesinin en
nemlim isimlerinden biridir. u halde l Paann Batllama abalar ile slamOsmanl geleneini nasl uyumlu hale getirdii nemli bir sorun olarak ortaya
kmaktadr. Bu nedenle onun meseleye bakn daha iyi anlamak iin metnin
devamnda kurduu cmleleri incelemek gerekmektedir.
l Paann aada yer verilen dnceleri, yukardaki tanma aykr bir
ekilde onu Mustafa Reit Paaya ve civilisationa eklemlemektedir. Ona gre
insann medeni doasnn tabit- asliyesinin dim terakk-i medeniyeti
gerektirdii tartmaszdr. nk emr-i temeddn, cemiyyet-i beeriyyeyi oluturan
fertlerin her bakmdan emniyyet-i kmile ve mtemetti-i nimet-i syi u refah
olmas demektir. Oysa emniyet ve refah hep bir hl-i vasatda kalmayp yava
yava geniler. Bu genileme terakki olarak adlandrlr. nsann saadetinin
vesilesi ve yaratlnn gereklilii olan medeniyetin meydana gelip devam etmesi,
onun hi durmadan ilerlemesine (terakkiyyt- mtevliye) baldr. Her bir insan
topluluunun derece-i temeddn ve terakksi kendisini oluturan ksm ve
uzuvlarnn eitim dzeyine ve anlayna gredir. Bundan dolay her bir ruh
sahibinin gdasz yaamas mmkn olmad gibi meden-i bit-tab bulunan
insann da gd-y rhnsi olan ilim olmazsa, hayt- temeddnden mahrum
kalmas kesindir. Terkk-i medeniyyete cehl ne kadar engel ise, yanl terbiye de
o kadar aykrdr. Cehletle, yanl bir ekilde srdrlen eitimin sonucunun
ayn olduu birok deneyim ile ispat edilmitir.142
l Paann yukardaki paragrafta ksaca zetlenen fikirlerine bakldnda,
onun medeniyetten, bir toplumda yaayan her bir bireyin her adan tam bir gven
iinde ve asayiin nimetlerinden faydalanr bir ekilde yaamasn anlad
grlmektedir. Dolaysyla l Paa asndan medenilik, insann varoluunda
yannda getirdii bir vasftr ve bu, yaamn toplumsall iinde, kanun ve
dzenin salad asayi ortamnda herkesin ayn dzeyde gven, refah, huzur ve
mutlulua ulat bir toplum idealine iaret etmektedir. yleyse medeniyetle
vurgulanan ncelikle toplumsallk deil asayitir ki bu kelime bu gn anlald
anlamda, sadece insanlarn kendilerine ynelecek her hangi bir tecavzden emin
olarak yaamlarn srdrmeleri anlamna gelmemektedir. nsann beslenme,
giyim-kuam, barnma, inan, eitim vb. her adan yaamndan ve geleceinden
emin olmas manasndadr. Bylece, l Paann medeniyet anlaynn bir
kalknma ideolojisi nerdii ortaya kmaktadr. Bu ise medeniyeti, insan
yaamnn maddi unsurlarna indirgeyen bir yaklama iaret eder. Dolaysyla
medenilik insann ontolojik vasflarndan biri olsa bile medeniyet siyaset ve
sosyoloji ile ilgili bir kavramdr ve insann yaad toplumda refah seviyesinin
142

l Paa, ltift-nme, s. 52.

140

AHMET KARAAVU

ykselmesi demektir. Asayi ve refah bakmndan ykselip kendini emniyette


hisseden, yaamn tehdit eden herhangi bir d etkenden korkmayan insan,
kendini gerekletirmeye balayacak ve bylece estetik duygularn aa
karacak bir ortama da kavuacaktr. Bu ise medeniyetin yukarda verilen szlk
anlamlarnda iaret edilen zariflenme, kibarlama vb. anlamlarnn toplum
hayatnda gereklemesi anlamna gelecektir.
Grld zere l Paa, insann doas ile ilgili geleneksel algyla, yani
temeddn ile dneminin anlayn, yani medeniyeti bir arada tutmaya almaktadr.
Bu nedenle onun asndan insann yaratl zellikleri deimemekte, ama yaam
standard iyilemektedir. te fertlerin ve toplumlarn dnya zerindeki yaam
koullarnn iyilemesi, aslnda insanolunun yeryznde var edilmesinden beri
hep ileriye giden bir sreci, terakkiyi ifade etmektedir. Bylece Avrupa
medeniyetinin maddi unsurlarn almak isteyen kalknma ideolojisinin emniyet, refah
ve asayie yapt vurgunun mahiyeti daha anlalr hale gelmektedir ki bu,
Osmanl-Trk modernlemesinin ana tartma konusunu oluturmaktadr. Yani
medeniyet insanln tarih boyunca rettii, onun yaamn kolaylatran icatlarn
toplamdr. Bu icatlarn medeniyet asndan en nemlileri, insanlarn en iyi ekilde
ynetilmesini salayacak olan siyaset biimleri ve zaman iinde ihtiyalarn da
zorlamas ile bilgilerini artrarak rettikleri bilim ve teknoloji eserleridir. rnein
seyyle-i berkiyenin (elektrik akm) kefedilmesi sayesinde telgraf icat edilmi ve
insanlar aras iletiim ok daha kolay ve abuk hale gelmitir.143 yleyse insann
insan olmasnda hibir terakk bulunmamaktadr. Ancak onun yeryzndeki
yaam artlar srekli iyilemekte ve ileriye gitmektedir.
u halde insanlarn meden seviyesi neye gre belirlenecektir. l Paa
burada Mustafa Reit Paann sivilizasyona verdii terbiye-i ns anlamn esas
alarak hocasnn izinden gittiini ortaya koymaktadr. Ona gre bir toplumun
ilerlemiliinin ve ulam olduu medeniyetin seviyesi, o toplumu oluturan
fertlerin eitim dzeyleri ile ilgilidir. Yani en stn medeniyete insanlarn iyi
eitilmesi ile ulalabilecektir. Zira btn canllar nasl beslenmek zorundaysalar,
meden-i bit-tab olan insanlar da ilim yoluyla ilerlemek ve medenilemek
zorundadrlar. Bu sayede insann maddi ilerlemesi gerekleecek ve kalknma
salanacaktr. l Paa yazsnn bir yerinde retmenlerin seecei eitim
eklinin onlar hem maddi hem manevi sorumluluk altna sokacan
belirtmektedir. Dolaysyla ona gre insann manevi bir taraf da bulunmaktadr.
Ancak, daha sonra grleri tartlacak olan Mehmed evkinin kabul ettii
manevi terakkiye dair fikir beyan etmemektedir. Dolaysyla l Paann
terbiyeyi, Tanzimatn genel ilkeleri iinde ele ald kabul edilirse, bu dnemde
eitimin genel amacnn, insana dnya ve ahiret saadetini verecek bilgi ve
becerileri kazandrmak olduu ifade edilebilir. Dnya saadetinden kiinin
geimini temin etmesine yarayacak bir meslek edinmesini salayacak bilgilerin
143

l Paa, ltift-nme, s. 51.

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

141

retilmesi kastedilmektedir. Maddi dnyay en iyi dzenleyen ise Avrupadr.


u halde Avrupann bilim ve teknolojisi alnp, okullarda ocuklara retilmek
suretiyle hem fertler hem de devlet kalknp glenecektir. nsanlarn uhrevi
saadeti elde etmeleri ise slamn esaslarnn retilmesi yoluyla
gerekletirilecektir. Bylece kendi toplumunun ahlk ve inanlar ile yetitirilen
yeni nesiller, yabanclarn kendine has deer yarglarna kar korumal hale
geleceklerdir. Ayn ekilde okullarda ocuklara edep-erkn, adab- muaeret
retilerek toplumsal yaamda, insanlarn biribirine sayg duyduu, zerafetin
hkim olduu, hanmlara ulalan medeni dzeyin gerektirdii kibarln
gsterildii vb. bir anlay hkim olacaktr.
l Paa gibi Reit Paa yetitirmesi olan Ahmet Cevdet Paa konuyu biraz
daha netletirip, ortaya koymaktadr. Dolaysyla Tanzimat devlet ricalinin
medeniyeti alglay biimini daha iyi anlayabilmek iin Ahmet Cevdet Paann da
incelenmesinde fayda bulunmaktadr.
Cevdet Efendi, insann medent-tab olub yn behyim gibi mnferiden
yaamayub mahal be-mahal akd-i cemiyyet iderek yekdigere muvenet itmee muhtc
bulunduunu dncelerinin balang ilkesi olarak ifade ettikten sonra bu halin
cemiyyet-i beeriyyenin derect- mtefvitesi olduunu vurgular. 144 Yani ona gre
medeniyet topluluklarn hayatnda ileri bir merhaledir.145 Ona gre insanlarn
oluturduu topluluklarnn edn derecesi hayme-niin olan kabilin cemiyyetidir ki
bunlar zorunlu ihtiyalarn tedarik etmek suretiyle ecere-i haytn semeresi olan
tensl amacna ularlar. Ancak ekl u heyet-i medeniyetin sonucu olan maarif ve
ulm- saniyye vb. hasis-i kemliyye-i insniyetden mahrum kalrlar. Ayrca
gebe topluluklar medin-i muazzama halklarna oranla eserleri ve gerek
medeniyetin sonularndan ayr addolunduklar gibi ky-kasaba ahalisine gre
de medeniyetten dr kalrlar.146 Yani Cevdet Efendi, insann doas gerei
medeni olduunu kabul etmekle birlikte farkl yaam biimlerinin rettii
medeniyeti kendi iinde bir hiyerariye tabi tutuyordu. Buna gre medeniyete en
geri topluluklar, adrlarda kabile hayat yaayan gebelerdi ve sadece
nesillerinin devamn salayacak temel ihtiyalarn karlarlard. Bunlarn
stnde ky ve kasaballar yer almaktayd. Medeniyetin en mkemmel seviyeye
ulat toplumlar ise medin-i muazzamada yaamaktaydlar. Dolaysyla
netyic-i sahhe-i medeniyet ancak ehirlerde hsl olabilirdi ki bunlar ncelikle
eitim, sanayi ve bir takm sr idi. Anlald zere bu dnceler, Cevdet
Efendiyi Avrupa kaynakl medeniyet anlayna deil geleneksel grlere, daha da
zelletirilirse bn Halduna balamaktadr. Nitekim Cevdet Efendi, bn Haldun
ile paralel dnyor ve her devlet ve milletin mrr- zamnla bedeviyetden hadariyet ve
medeniyete gemesinin ve medeniyet basamaklarnda ilerlemesinin emr-i tabi
olduunu sylyordu.147 Dikkat edilirse Cevdet Efendi, medeniyet oluabilmesi
Ahmet Cevdet Paa, Trh-i Cevdet, I, Tertb-i Cedd, Dersadet 1309 (1891), s. 15.
C. Meri, Umrandan Uygarla, s. 85.
146 Ahmet Cevdet Paa, Trh-i Cevdet-I, s. 15.
147 Ahmet Cevdet Paa, Trh-i Cevdet-I, s. 106.
144
145

142

AHMET KARAAVU

iin yaam biimini deil devletin varln esas alyordu. Ona gre ehir yaam
bile medeniyetin ortaya kabilmesi iin yeterli deildi. Elbette ehir, insanlara kr
ve kye gre ok daha iyi olanaklar sunuyordu ve medeniyetin oluabilmesi iin
ok daha elveriliydi. Ancak devletin olmad yerde bu imknlarn meydana
kp medeniyetin kurulmasna temel olmas imknszd. nk hukuk ve
otoritenin yokluu nedeniyle toplumu iine alacak olan anari ve kaos btn
medeniyet potansiyelini ve bu yndeki olanaklar yok edecekti. Dolaysyla dzen
(hukuk) ve otorite (hkmdar ve/veya devlet) olmadan medeniyet olamazd. Bu
nedenle devlet medeniyet demekti. Sonuta o, devletler tarihi yazarken aslnda bir
bakma medeniyetler tarihi anlatmaktayd.
Yukarda verilen kelime ve kavramlar Cevdet Efendinin terminolojisinin
medeniyet hari geleneksel olduunu gstermektedir. Cemil Meri, onu sadece bu
noktada eletirir ve umrn var iken medeniyeti kullanmasna anlam veremez.148
Ancak Ahmet Cevdet Efendi medeniyeti aklad satrlarda olmasa bile baka
balamlarda umrn da kullanmaktayd.149 Bunun dnda Cemil Meri onu
yceltmekte ve mefhumu ilm erevesine oturtan tek yazar demek suretiyle
vmektedir.150 Netice olarak Cevdet Efendinin kavramsal erevesi geleneksel
olanda kalmaktayd. Nitekim o 1860l yllardan itibaren Osmanl aydnnn tarih
ve toplum algsnn temel belirleyeni olarak kendini iyice kabul ettiren ve zihni
biimlendiren vahi-medeni diyalektiine itibar etmemi, dncelerini geleneksel
bedevi-hadari ayrmnn iinde kalarak ifade etmeyi tercih etmiti ve bedevi-hadari
ayrmna kesinlikle diyalektik bir mantkla yaklamamt. Yani ona gre farkl
yaam formlar insann toplumsallamasnn aamalarn oluturmaktayd.
Cevdet Efendi, bu ksa giriten sonra cemiyyet-i mezkrenin l derecesi
medeniyet yan devlet ve saltanat mertebesidir. diyerek medeniyet ile devleti
zletirmektedir.151 Cevdet Efendinin burada kurduu ereve, ncekinde olduu
gibi gelenee dayanmaktadr. Sanki o, saltanat ifadesi ile padiaha, devlet kavram ile
hamisi Reit Paaya yaranmaya alyordu. Ancak ne olursa olsun bu iki kavram
onu, temeddn ile medeniyet yani gelenekselle modern arasnda, bir ikilemde
brakmaktayd. Zira hatrlanaca zere geleneksel dn biiminde insann
sosyallii ile iktidarn meruluu arasnda dorudan bir iliiki bulunmaktayd.
Aslnda toplumsall medeniyete dntren, insanlarn kuralsz srler olmaktan
kp bir dzen iinde yaamasn salayan otorite idi. Gelenekte bu otoritenin ad
hkmdard. Cevdet Efendi ise hkmdarn varln yine esas olarak koyuyor
fakat yanna devleti de ekliyordu. Sanki burada hkmdar otoritenin somut ve
gerek varln, devlet ise tzel ve soyut kiiliini temsil eder gibidir. u halde
devletin tanm ve stlendii grev nem kazanmaktadr.

C. Meri, Umrandan Uygarla, s. 86.


rnein umrn- ilm tabirini kullanmt. Ahmet Cevdet Paa, Trh-i Cevdet, s. 73.
150 C. Meri, Umrandan Uygarla, s. 85.
151 Ahmet Cevdet Paa, Trh-i Cevdet-I, s. 16.
148
149

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

143

nsanlar ancak bir devletin sye-i hfz u hrsetinde birbirlerine kar gadr u
taaddden ve dman endiesinden kurtulurlar.152 Baka bir deyile devlet,
ncelikle insanlarn gvenlik sorununa aredir. Dolaysyla devlet sadece dzen
salayc bir otorite deil dtan gelecek tehditlere kar bir gvenlik emsiyesidir.
Bundan dolay insanlar bir araya gelerek nce akd-i cemiyet ederler. Yani
devlet/medeniyet kurarlar. Anlalaca zere Cevdet Efendiye gre nce devlet
kurulur, insanlar dman korkusundan kurtulurlar.153 Sonra ihtiyact-
beeriyyelerini tahsle ve kemlt- insniyelerini tekmle megl ve mde olurlar.154 yani
medenileirler.155 Bylece onun neden devlet ile medeniyeti zdeletirdii ortaya
kar. nk insanlarda gven duygusunu ve bakalarnn saldrlarna kar
emin olmay salayan devlettir. Gvenliin olmad yerde ise insanlarn
ihtiyalarn giderecek retimi yapmalar ve insn- kmil olma yoluna girmeleri
olanakszdr. Zira urad zarar ve ziyan yok etme ve menfaatini koruma
duygusu insanda bir emr-i cibill olup bazen birok kiinin emel ve arzular bir
amata birletiinden, bunlar kendi balarna kalsalar birbirlerine zulm etmek
isteyeceklerdir. Bazen de bir topluluk ile dier topluluk arasnda doal olarak
anlamazlk ve atma olacaktr. Dolaysyla herkesin hukk- ztiye ve
ummyesini cnib-i hkmete teslim etmesi sonucu levzm- kemlt- insniye
tahsline meydn- fergt bulacaklardr. Bylece o topluluk arasnda i blm
ortaya kacak insanlar ayr ayr meslekler renip geimlerini salayacaklardr.
Szgelimi ulm ve sanyi sayesinde yzbin kiinin zorunlu ihtiyac, on kii
tarafndan kolaylkla ve uzun zamana gerek olmakszn karlanacaktr. Sonuta
insanlarn yaamlarn devam ettirmek iin harcadklar zaman ksalacak ve arta
kalan vakitlerde de hasis-i kmile-i insniyenin tamamlanmasna sarf edilecek ve
levzm- hadariyet ve medeniyet gnden gne ilerleyip gidecektir.156 Sonu olarak
Cevdet Efendiye gre medeniyet iki ana unsurdan olumaktadr. Biri maddi
gereksinimlerinin giderilmesi, dieri ise ahlk ve zek bakmndan
olgunlamadr. Bugn bunlarn birincisine maddi kltr, ikincisine manevi kltr
denilmektedir. 157 Aslnda bu ikisi arasnda yaplacak tercih Osmanl
modernlemesinin geleceini tayin edecek ilkeleri ortaya karacaktr.
Cevdet Efendiye gre devlet/medeniyet ve toplum olgunlua ulanca bir
takm rme emareleri de kendini gstermeye balayacaktr. Bu ise
devletin/medeniyetin k safhasn oluturmaktadr. Yani toplum bir dzene
girip ilerledikten sonra o milletde artk sadelik kalmayp tecemmlt ve tekellft
artp ihtiya oalr. Buna gre de menfi-i ztiye ve arz- ahsiye oalp ilerler.
Sonuta gittike o milletin ynetimine subet gelerek iyi idarenin ortaya
Ahmet Cevdet Paa, Trh-i Cevdet-I, s. 16.
C. Meri, Umrandan Uygarla, s. 85.
154 Ahmet Cevdet Paa, Trh-i Cevdet-I, s. 16.
155 C. Meri, Umrandan Uygarla, s. 85.
156 Ahmet Cevdet Paa, Trh-i Cevdet-I, s. 16.
157 C. Meri, Umrandan Uygarla, s. 85.
152
153

144

AHMET KARAAVU

kmasyla devletin ilerlemesi ve milletin Sadet-i hl kesb idebilmesi mahret ve


vukf ashbnn sarf- ihtimm ve dikkatine mevkf olur. Byle umr- siysiyede mahret
ise ancak tecrbe ile ortaya kar. Cevdet Efendinin k her toplum ve
devlet/medeniyetin tarihsel kaderi olarak gren anlay, mensubu olduu devletle
ilgili duyduu bir kaygy da yanstmaktadr. Bu nedenle kalemi duraksamakta ve
Osmanl Devletinin kn nlemeye are sunmaya alarak sorumluluu
devlet adamlarnn omzuna yklemek istemektedir.158 Ancak gerekte onun
tarih ve medeniyet algs refah dzeyine ulam toplum ve devleti ayn zamanda
k halinde grme eilimindedir. Nitekim Roma mparatorluunun ykln
tam da yukardaki gerekelerle aklamaktayd:
El-hsl Romallar Gallere ve mem-i sireye galebe iderek memlik-i
Yunniyeyi dahi teshr ile pek ok kudret ve servet kesb itmilerdi. Ancak Roma
Devleti evil-i zuhrunda kraliyet vechle idre olunagelirken krallarn zulm u
gadrinden mteneffir olarak cumhuriyet uslne karar virmi olduklarndan
cumhuriyetin mcib olduu teferrk ve teettt hline dm olduklar halde berminvl-i sbk hsl eyledikleri gn ve servet hasebiyle Romaya her tarafdan
klliyetli emvl gelerek halk zevk u sefhata dalmalar zerine ahlk- ummiye
fesda varmala ve kbernn hrs- ml u ihtim hadden amakla Romada env
fitne ve fesd vk ve nice ahvl-i zulmiye yi olmakdan ni Roma cumhru ol
vakt dnyada en byk ve en kuvvetli bir hkmet iken trih-i milddan altm be
sene mukaddem pek ziyde kark bir hle giriftr olmudu.159

Yukardaki satrlardan anlalaca zere Cevdet Efendiye gre servet, lks


ve sefahat medeniyetin bozulma evresine denk dmektedir. u halde her toplum
medeniyetin bu en yksek aamasna gelme potansiyeline sahiptir. Ancak hepsi
iin de kanlmaz son bozulma ve k olacaktr. yleyese medeniyet ne bir
lkenin, ne bir kavmin imtiyaz deildir. nk devlet/medeniyet kurma sadece
belirli toplumlara ait bir haslet deildir. Bu nedenle tarihte birok devlet/medeniyet
ykselmi ve batmtr. Ancak her bir medeniyet oluturduu birikimle insanlarn
ykselmesine katk salamtr. Bylece medeniyetin tarih iindeki gezintisi,
devletlerin kurulup-knde sembolleen bir somutlua ulamaktadr. Bu
bak as ayn zamanda, belirli bir ada en yksek medeniyetin, ada devletler
iinde en ileri olanlar tarafndan temsil edildiine dair bir kabul
barndrmaktadr. Zira Paa diyar diyar dolaan bir geline benzettii medeniyetin
Hindistana, Bbile, Msra, Yunanistana, skenderiyeye, Iraka, slam
lkelerine ve douya uradn sylyor. Ona gre medeniyet en son garp yoluyla
Avrupaya ekilip orada pyend-i istikrar ve dest-k-y intir olmutur.160 Demek ki
Cevdet Efendiye gre her tavrda devlete baka trl tedbir gerekmekte ve her
vaktin gereine gre davranmak lazm gelmektedir. Vkel-y devlete gre hl-i hadariyetde
devletin beksn ve tezyd-i miknetini mcib olacak fnn u sanyiin teksrine ve zirat ve ticretin
tevsiine himmet ve askirin milel-i mtemeddine askirine tevfikn talm ve terbiyesine hasr- nazar-
dikkat itmek ve mttehim-i zimmet ve vecbe-i memriyet idi. Yani btn sorumluluk devlet
grevlilerindeydi. Ahmet Cevdet Paa, Trh-i Cevdet-I, s. 106.
159 A.g.e., s. 168.
160 A.g.e., s. 85-86.
158

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

Cevdet Efendiye gre kendi dneminde medeniyetin zirvesinde


Avrupadr.161 Bu nedenle medenilemek iin Osmanl Devletinin
Avrupaya evirmesi ve bir zamanlar kendisinde olan fakat imdi
bulunduu medeniyeti, yani ilim, fen ve sanayiyi oradan alarak yeniden
gerekmektedir.162

145

bulunan
ynn
yitirmi
kurmas

Yapt analiz Cevdet Efendinin, yaanlan ada medeniyetin temsilcisi


olarak Avrupay grdn meydana karmaktadr. u halde Osmanl
Devletinin Avrupallamas gerekmektedir. Ancak bu sre titizlikle ve seici
bir tavrla, ok dikkatli bir ekilde idare edilmelidir. Aslnda konu her seferinde
toplumu oluturan deerlerin, yani kimliin nasl korunaca sorununda
dmlenmektedir. nk kimlik paralanmas, sadece dinsel deerlerin
erozyona uramas anlamna gelmeyip Osmanl toplumunu bir arada tutan
balarn da ortadan kalkmas riskini iinde tamaktadr. Sonu olarak kimliin
paralanmas, toplumsal btnl yok edecektir. Toplumsal btnl
olmayan bir lkenin ise varln korumas mmkn grlmemektedir.
Dolaysyla medenilemenin kimlii tahrip etmesinin nne geilmelidir.
Bilindii zere civilisation ve civilisations arasnda nemli farklar bulunmaktadr.
Birincisi insann varolduu gnden itibaren ilerleyip gelen ve btn insanlarn mal olan
ortak bir insanlk medeniyetinden bahsetmektedir. Bu durumda Avrupa sivilizasyonunun
hibir orjinallii kalmamaktadr. Zira btn toplumlar, tarih iinde Avrupann imdi en
st temsilcisi olduu medeniyetin oluumuna katk yapmlardr. Bu nedenle u anda
Avrupann temsil ettii sivilizasyon insanln ortak deeri ve mirasdr. kincisi ise
yeryznde ayn anda birden fazla medeniyet olduunu syleyerek Avrupa Sivilizasyonunu
biricikletirir. Yani Avrupa Sivilizasyonu, Avrupa tarihinin ve toplumlarnn zel
artlarnda gelimi ve zirveye kmtr. Dier toplumlarn Avrupa Sivilizasyonunun
olumasna hibir katklar olmamtr. Dolaysyla her toplumun kendine gre medeniyeti
olabilir. Bylece sivilizasyonun oullatrlmas yoluyla, Batd toplumlar Avrupadan
ayrtrlr ve Avrupa sivilizasyonu kimseye hibir borcu olmayan, kendine has bir konuma
ykseltilir. Bu bak as dier toplumlara medenilik payesi veriyor gibi grnse de
gerekte Avrupaya, toplumlar ilerlemeci hiyerari perspektifinde deerlendirmesi iin
gerekli olan tarihsel, sosyolojik ve hatta rk zemini vermektedir. Bu nedenle Cevdet
Paa, medeniyeti insanln ortak miras olarak gren ilk gr benimsemektedir. Ancak
bunun kendisini, bir biimde ilerlemeci tarih anlayna eklemledii de gzden
kamamaktadr. Cevdet Paann bu tek-anlaml medeniyet anlay Fazlolu tarafndan
eletirilmekte ve paann medeniyeti yalnzca elbise deitiren ama z ayn kalan tek bir
sre olarak deerlendirdiini dnmektedir. . Fazlolu, Szck ile Kavram
Arasnda Medeniyet mi, Temeddn m?, s. 104; Ahmet Cevdet Paann Avrupa algs
iin bkz.: Murat Ylmaz, Ahmet Cevdet Paann Eserlerinde Avrupa ve Avrupa Tarihi Algs,
Karadeniz Teknik niversitesi Sosyal Bilimler Enstits Yaymlanmam Yksek Lisans
Tezi, Trabzon 2013; Avrupann kendine haslk iddiasyla, dier toplumlarn mirasn
referanssz bir ekilde kullanmasn eletiren bir alma iin bkz.: Jack Goody, Tarih
Hrszl, ev. Gl alal Gven, stanbul 2012.
162 Cevdet Paann medeniyet anlay iin bkz.: B. Gencer, Hikmet Kavanda, s. 157-165;
Mustafa Gndz, Eitimci Ynyle Ahmet Cevdet Paa, Ankara 2012, s. 93-95.
161

146

AHMET KARAAVU

Ahmet Cevdet Paann kayglarn fazlasyla paylaan bir dier nemli


yazar Namk Kemaldir. Onun meseleye bak ok daha sistematiktir ve aka
Avrupann her eyini almak zorunda olmadmz ifade etmekte, Avrupa
ahlknn rmlne kar slam ahlkn nermektedir.163 Bat siyaset, bilim
ve teknoklojisi ile model alnmaldr. Onun dncesinin erevesi, sahip olduu
medeniyet algsnn netletirilmesiyle daha belirgin hale gelecektir.
Namk Kemal, Medeniyet isimli makalesinde164 medeniyet ile temeddn
birbirinden ayrp, deerlendirmesini bu erevede yapmak suretiyle dneminin
dier yazarlarndan ayrlmt. 165 Bu tavr, Namk Kemalin keskin grl,
163 Namk Kemalin slam ahlakn ne karan ve topluma model olarak sunan bir
makalesinin tam evrim yazs iin bkz.: Namk Kemal, Ahlk- slmiye, Osmanl
Modernlemesinin Mesleleri-Btn Makaleleri-1, Haz. Nergiz Ylmaz Aydodu-smail Kara,
stanbul 2005, s. 309-318 (Bu yaz ilk defa 6 evval 1289 (7 Aralk 1872)da bretin 66.
saysnda yaymlanmtr.).
164 Namk Kemalin bu almaya konu olan Medeniyet isimli makalesinin evrim
yazs iin bkz.: Namk Kemal, Medeniyet, Osmanl Modernlemesinin Meseleleri-Btn
Makaleleri-1, Haz. Nergiz Ylmaz Aydodu-smail Kara, stanbul 2005, s. 358-361.
165 Bu makale, ilk olarak 1 Ocak 1873te brette yaynlanmt. Daha sonra Mecmu-i
Ulmda, amda Dmak Gazetesinde yaynlanan ve bedevlii medeniyetten stn
gren bir mektuba, bu makale ile cevap verilmiti. Dnemin tartmalrnn anlalmas
iin Bir Bedev Mektbu adyla yaynlanan bu makalenin tam evrim yazsn vermeyi
uygun bulduk: Dmak Gazetesine gndereceim mektblar kabl ideceinizi yazmsnz.
Teekkr iderim. Birinci mektbumda maksada tammyla girimeyb yalnz baz ahvl-i
mahssaya mebn bedeviyeti medeniyete terch itdiimi beyn ile bu iddimn aksini isbt in
gazetelerden herhangisi olur ise olsun karmda bir mbhis ve murz isterim. Evet, istidll-i
hakyk in bir takm eylere mrcaat olunmak zarridir. Bu iki kelmenin mhiyet-i medlltn
anlamak zere kendlerine nisbetle iftihr idenlerin ahvline dikkat olunsun. O halde grrz ki
bedevlerin nev-i beere mazarrat varsa medenlerin itdikleri hasrtdan pek az ve aa kalur.
Vak medenler bir takm kefiyyt ile ve baz sr ile hussiyle bir takm cesm ebniyeler ve drl
drl ziynetler ve birok vesil-i izzet u istirhatlaryla iftihr itmek isterler. Lkin dier tarafdan
itdikleri tahrbt ve bir takm gadr u zulmleri hi dnmezler. Baklsa itdikleri hayr rktdkleri
kurbaaya demez. Medenlerin o mkemmel ve mzeyyen didikleri hneler ve o esbb- ziynet u izzet
ne kadar pyidr oldn anlayacak kadar akl u fikr bedevlerde de vardr ve bedevler bunlar bir
insn in medr- fahr olamayacan ve pek devmsz eyler idni yine medenlerin baz efkr ve
efline bakub okdan anlamlardr. Garibdir ki medenler bir tarafdan imrt ile uraurlar bir
tarafdan da bir satde bunlar mahv idecek esbb u lt yapmak in milyonlarla para sarf iderler.
Medenler tob ve tfenkler ile iftihr eylerler de bunlarn cemiyyet-i beer in ne kadar fenlklara
sebeb oldn ve bunun zmnnda mesliyyeti hi dnmezler. Bir de sras geldikce bedevleri fasl u
zem iderler. An bilmezler yhd dnmezler ki bedevlik her kavm iinde old gibi baz
kimselerin ekvet yolunda vuk bulan hareketlerinden ibret ve bunlar nefs-i bedevyete rci
deildir. Byle ufak eyler kendi mamreleri dhilinde ve fakat teden ber gzleri ald bir sretde
vuk bulduu hlde bizi mayb tutmak ister ise de bize syledikleri eyler kend mamreleri
dhilindeki ahvlden pek ziyde ve pek endir. Medenler byk vuktdan sarf- nazar byle
kk eylerde bile bedev ekiysnn kadnlara ve ocuklara taarruzlar olmadn ve hlbuki
iftihr itdikleri medeniyet kendine mensb olanlarn byle b-gnhlara vuk bulan taarruztyla da
bakaca dadr- teessr oldn hl dnmyorlar. unu da bilmeli ki bedevler medenlere karu

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

147

dnceleri net bir aydn olduunu gstermekte ve onu konuya belirli bir
sistematik etrafnda yaklalmas gerektiini fark eden bir Osmanl yazar olarak ne
karmaktayd. yle ki belirtildii zere o, medeniyeti ncelikle msbet ve menfi, iki
ynl yeni bir mefhum olarak ele alp, kavram daha yazya balarken gelenekten
bamszlatrmaktayd. Ancak bu toplumdaki algyla ilgili bir tespitti ve hem
olumlu hem olumsuz tarafyla kavram aslnda Avrupal olan temsil etmekteydi.
Bununla birlikte Namk Kemal medeniyetin gelenekten kaynaklanan yerli bir
ieriinin olduunu da dnyordu. O, Hi bhe yokdur ki medeniyet, bazlarnn ve
hussuyla bizim eski hkemnn tarfi gibi insnn ictim zere yaamas mansna alnrsa
hayt- beer in levzm- tabiyyedendir. diyerek medeniyeti temeddn ile zdeletirmi
ve geleneksel slam-Osmanl anlayndaki insann topluluk halinde yaamas
anlamn vermiti. nk bir ocuk stten kesilir kesilmez tay veya buza gibi
babo braklp salverilse karlaaca zorluklar bir tarafa, beslenmekten aciz
kalp, alktan lrd. Netice olarak Kudretin insana varolusal bir zellik olarak
balad terakk yeteneinin bile tek bana yaamak suretiyle ortaya kmadna
baklrsa, insann temeddne ihtiyac bir kat daha sabit hale gelir.166
Namk Kemal insann toplumsallnn gerekliliini vurgularken sz
Sinoplu Kinik (Kynikos-Kpeksi) filozof Diyojene getirir. Yaad an
uygarln, dolaysyla iinde bulunduu toplumun btn deerlerini reddederek
sefil bir hayat tercih eden Diyojen din, davran, giyim-kuam, barnma, yiyecek
temini ve eitimde btn gelenei reddetmiti. Yani Diyojen uygarlamann
gerektirdii btn kural ve aralara baml yaam reddederek yaamn doal ve
sade olmas gerektiini savunmutu. Rivayete gre, bir gn avucu ile su ien
bir ocuu grdkten sonra Bu ocuk bana fazladan eyam olduunu retti.
diyerek, sahip olduu iki eyadan biri olan ana da atm, btn mal varl
sadece iinde yaad kpten ibaret kalmt. Namk Kemal btn bu anlayna
ramen Diyojenin bile toplumsal yaama ihtiyac olduunu, Eer Diyojen infird
zere yaayan bir kavm iinde zuhr etseydi iinde yatacak bir kpe mlik olduu iin
milletinin en bahtiyar addolunmak lzm gelirdi. demek suretiyle kinayeli bir ekilde
pek byk bir mefharete mlikdirler. Bu da medeniyetin hl aramakda old ve ikmline ald
bir meziyetdir. Bedevler hrriyet-i fikr u vicdn en ziyde takds iderler. Bedevler yalan nedir
bilmezler. Virdikleri szde ve ahde vefda sebt in fed-y cihn cna minnet bilrler. Kimseye hle
ile gadr itmezler. Efkr u efli dim merdnedir. Vk yemekleri bir yhd iki drldr. Lakin
bu m-hazarlaryla yine misfirlerini tam iderler. Bedevler alnda len bir adam nasl ldiini
seyr idecek kadar ta yrekli deildirler. Silhlar klcla mzrakdan ibretdir lakin kffesi bir yere
gelb senelerle muhrebe itseler yine medenlerin bir gnde ldrdkleri insnlar kadar adam
ldremezler. Hsl bence birok ahvle mebn bedevler medenlere rcihdirler. Bunun in ne kadar
bahs olunsa ben hzrm. Dmak Gazetesi mektubun sonuna biz b-tarafz diye bir
aklama koymu, Mecmu-i Ulm yayn heyeti ise bu aklamann kendilerine ait
olmadn belirtmek suretiyle tarafsz olmadklarn ifade etmiler ve Namk Kemalin
ilgili makalesini cevaben yaynlamlardr. Bkz.: Bir Bedev, Bir Bedev Mektbu,
Mecmu-i Ulm, Sene 2, No: 5, 1 Safer 1297 (14 Ocak 1880), s. 379-380.
166 Namk Kemal, Medeniyet, s. 382.

148

AHMET KARAAVU

ifade etmekteydi.167 Demek ki bir insann btn mal varl bir kpten ibaret
olsa bile, onu retecek bir insan topluluuna ihtiya vard. Dolaysyla insan her
artta toplumsal bir varlkt ve sosyallemek zorundayd.
Grld zere Namk Kemal geleneksel tanm insann toplumsal bir
varlk oluuna indirgemekte ve daha tesine gelenek zerinden gitmemektedir.
Yani geleneksel anlayn ictimy siyaset felsefesinin hareket noktas haline
getiren yann grmezden gelmekte ve medeniyetin temeddn ile balantsn
toplumsallkla snrlamaktadr. Oysa belirtildii zere Platon ve Aristodan beri
sre gelen anlay, insann toplumsalln, zoon politikon-siyasal hayvan
deerlendirmesi zerinden, onun siyasall ile yani bir arada yaamn bir dzen
ve otorite (hkmdar) gerektirdii fikriyle birletirmiti. Bu nedenle Namk
Kemalin medeniyetin gelenekle ilikisini toplumsallkla snrlamas dikkate deer
bir tutumdur. Zira o, siyaset felsefesini civilisation erevesinde kurmak istiyordu.
Bylece Namk Kemalin medeniyet anlay mevcut haliyle, terakki dncesiyle
yan yana yryen, ehir odakl, maddeyi insan lehine dntrmek isteyen ve bu
erevede ynetme ve kalknma projesi sunan bir tasar nermekteydi. Bu
nedenle toplumsallkla siyaseti birbirinden ayrp, Medenileme-AvrupallamaBatllamann gerekliliini ispat etmeye almaktayd. Bu balamda ictim-fenn-i
siyset ayrm yapyordu.
Namk Kemale gre fenn-i siyaset asndan medeniyet ictim deil asayite
kemldir.168 Bu ise asayiin, l Paadan sonra Namk Kemalde de siyaset
bilimi ile ilgili bir kavrama dntrldn ortaya koyar. Namk Kemal
asndan da asayi, insann her adan yaamndan ve geleceinden emin
olmasdr. Yani bir topluluk iinde yaayan insanlarn her birinin beslenme,
korunma, barnma, inanma, eitim, neslini devam ettirme vb. hususlarda bir
phe ve korkusunun olmamas; o toplumda asayiin st seviyede olduu, yani
medeniyetin yksek bir dereceye ulat anlamna gelmektedir. Burada kelimeye
yklenen anlamn siyaset felsefesi ile dorudan ilintili olduu ve kamu otoritesi
tarafndan yaplacak hukuki ve fiili dzenlemeler aracalyla insanlarn,
yaamlarn tehdit eden her trl endieden emin hale getirilmesi gerektii ileri
srlmektedir. 1920li yllarda yazan Ahmet Hikmet de benzer bir ekilde
medeniyeti refah zerinden tanmlamaktadr. Ona gre;
Medeniyyet tarf-i malmuyla umm refh temn demekdir. Refh
mefhmunda ise servet, emniyyet, shhat ve suhlet-i muvenet manlar
mndemicdir. Bu menfaatlerin drd bir araya gelince selmet-i ummiyye temn
edilmi olur: te medeniyyet169

A.g.m., s. 382.
A.g.m., s. 382.
169 Ahmet Hikmet (Mftolu), Garb Medeniyetcilii, Seblr-red, XXIV/602,
stanbul Mays 1340, s. 54-55.
167
168

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

149

Namk Kemal asndan zerinde durulmas gerekli bir dier husus, insana
asayiin yani medeniyetin gerekli olup olmaddr. yleyse Diyojenin dilenci
yaamnn da bir asayi olduunu kabul etmek gerekir. Bu noktada sorulmas
gereken insan, Diyojenvari sefil bir yaamda m kalmal, yoksa hayat standartlarn
ykseltip elde edebildii en yksek imknlara ulamann arelerine mi bakmaldr?
Dolaysyla Diyojenin yaam ve felsefesi, Namk Kemal iin hem hayat felsefesi
hem yaam biimi bakmndan bir hareket noktasdr. u halde medeniyete, insann
aln giderme ihtiyac zerinden baklrsa, avdar ekmei yiyerek karnn
doyurmak da en gzel yemekleri yiyerek beslenmek de asayie iaret eder. Ancak
hangisinin insana daha yarar olduu tartma konusudur ki, Namk Kemale gre
insanlarn yaam standardn ykselten bir asayi, medeniyetin en st dzeye
ulamas anlamna gelir. 170 nk tabiat- beer hsn-i intizma mildir.171 Ancak
Diyojen, hayvana yarar bir hayat biimini temsil etmektedir.
nsann say u fikr ile dnyada biriktirdii bunca ei benzeri olmayan
mkemmel eyler (bedyi), onun yle bir para ekmek yemek ve topraklarda
yuvarlanp uyumak iin yaratlm bir mahlk olmadna burhn- kfdir.
Bundan dolay medeniyeti zid grmek insann yaratlnda, kudret-i ftraya
iltizm- abes gibi bir eksiklik atfetmek kbilinden addolunur. nsan reyip
oalmak bakmndan dnyadaki tm hayvanlardan aa iken, yeryznde
mehr ve marf olan hayvanlarn tamamndan birka bin kat fazladr. Ve bu
okluk sahr-y vahet deil sadet-saray- medeniyet ile gereklemektedir. Bundan
aka ortaya kar ki medeniyet hayt- beerin kfilidir. Sonuta medeniyetin
aleyhinde bulunmak ecel-i kazya katil ve haydutlardan daha fazla yardmc
olmaktr.172 yleyse medeniyetin nimetlerinden faydalanlmal ve Avrupann
rettii medeni yaamn rnleri alnmaldr. rnein uha, abadan fazla
stmaz, ancak uhann letafeti giyenlerin hem souktan korunma hem de
gzelleme arzusuna hitap etmektedir. Kimseye bir zarar olmayan bir lezzetten
faydalanmak neden ayplamaya vesile olsun? Yani bir eya hem ilevsel hem de
estetik olabilir. Bunda insan iin zarar deil fayda bulunmaktadr. Ayn ekilde
altn hayat oaltmaz, fakat hayatn gerekliliklerini ikml eder. Kargir binalar
lme, hastala are olamaz, ancak onlar yanmaya ve yklmaya daha
170 Hatrlanaca zere Platon, bn Haldun ve Ahmet Cevdet Paaya gre asayiin st
dzeye ulat toplumlar bozulmu toplumlardr. Aslnda Namk Kemalin dierleri bir
yana kendi yzylnn Osmanl dnr Ahmet Cevdet Paadan bylesine esasl bir
ekilde ayrlmas, XIX. yzyl Osmanl zihin dnyasnn Batya evriliinin hzn
gsterdii kadar, Namk Kemalin ilerlemeci-konformizme belki de hi farknda
olmakszn ne kadar eklemelendiini gstermektedir. Belirtildii gibi Fazlolu ise bu
konformizmi, dolaysyla bozulmay amak iin insann manevi mertebesinin
ykseltilmesi gerektiini ve temeddnn maddi tekmlde braklmamasn
nermektedir. Bylece Fazlolu, Ahmet Cevdet Paa ile Namk Kemalde sembolleen
bu zihniyet farkllamasna biraz birincinin lehine de olsa bir uzla nermektedir.
171 Namk Kemal, Medeniyet, s. 383.
172 A.g.m., s. 383-384.

150

AHMET KARAAVU

dayanakldr. Letfet ve mamriyet asndan da birka nesil sonrasna miras


kalabilirler. Gaz lambalaryla binalarn ve sokaklarn aydnlatlmas sayesinde
ashb- say u ticret geceleri de iiyle veya alveriiyle megul olabilir.
imendifer, vapur, telgraf vb. insann yaamn kolaylatrp hzlandran medeni
icatlardr. Ayrca bir insann hak ve maksad yalnz yaamak deil, hrriyetle
yaamaktr. Bu kadar medenilemi milletlere kar, medenilememi milletlerin
hrriyetlerini koruyup devam ettirmeleri mmkn mdr? Bize u lzm annla
kanat etmeliyiz. Babalarmzdan bunu grdk. Onun dnda ne var ise
bidatdir. Dersler, talimler, kitblar, makineler, terakkler, cdlar ne ie yarar? diye
diye Hintliler, Cezayirliler gibi yabanclarn kahr u galebesi altnda yaamak,
insann hrriyetinin anna hibir ekilde yakmaz.173
Grld gibi Namk Kemal iin fenn-i siyset asndan medeniyet, insan
yaamndaki maddi iyileme anlamna gelmekteydi. nsann varolusal zellii
sadece sosyal bir varlk olmak deildi. Onun yarartl zelliklerinden biri de
terakk edebilmesiydi. Burada terakki insann varolusal zelliklerinde
gerekleen bir deiim dnm anlamna gelmemektedir. Dolaysyla
tekmln geleneksel kullanmna yakn bir anlam bulunmaktadr. Yani Namk
Kemal terakkyi evrimci erevede ele alp deerlendirmiyordu. Ona gre
beslenme, giyinme, barnma, haberleme vb. ilk insanlardan beri btn
insanlarda var olan temel ihtiyalard. Terakki bu ihtiyalarn giderilme
ekillerinin zaman iinde tedrcen iyiletirilmesi anlamna gelmekteydi.
Szgelimi adrda, ahap evde ya da kargir binalarda yaamak, hepsi de insana
aitti. Ancak bunlarn en konforlu, gvenli, salam ve estetik olan kargir
binalard. Bu binalarda yaamann insana hibir zarar olmad gibi saysz
faydalar da bulunmaktayd ve insann kargir binalar yapabilmesi iin uzun yllar
terakki etmesi gerekmiti. Dolaysyla Namk Kemal asndan maddeyi insan
kullanmna uygun hale getirmek demek olan medeniyet, bir yandan insanlarn
rahat ve konforunu artryor, dier yandan o topluma g kazandrp, onun
dier milletlerden stn hale gelmesini salyordu.174 Yani medeniyet (civilisation)
g demekti. Bu nedenle Osmanllar sivilizasyona, yani medeniyete dhil olmal,
Avrupann imendifer, vapur, telgraf, elektrik vb. icat ve keifleri ile bu
bulular gerekletirmelerine neden olan bilgiyi almalydlar. Biz atalarmzdan
byle grdk diyerek yeni her trl bilgi ve teknolojiyi reddetmenin sonucu
medeni milletlerin esareti altnda yaamaya mahkm olmak olacakt. Baka bir
A.g.m., s. 383-384.
Namk Kemalin medeniyet ile terakkiyi zdeletiren ve medeniyeti maddi kalknma
unsurlarna indirgeyen bir baka maklesinde Londra rnei zerinden Avrupann
ulam olduu maddi uygarlk dzeyi anlatlmakta ve bu suretle medeniyet-terakki
zdelii kurulmaktadr. Bkz.: Namk Kemal, Terakk, Mecmu-i Ulm, Sene 1, No:
2, 15 Zil-hicce 1296 (30 Kasm 1879), s. 153-160; metnin evrim yazs iin bkz.: Namk
Kemal, Terakk, Osmanl Modernlemesinin Meseleleri-Btn Makaleleri-1, Haz. Nergiz
Ylmaz Aydodu-smail Kara, stanbul 2005, s. 212-220.
173
174

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

151

syleyile, yeni olan her eye bidat deyip, atalarn yaay biimini devam
ettirmek suretiyle terakkiyi ve ada medeniyeti reddetmek, mutlak bir kten
ve vahilik batana saplanp kalmaktan baka hibir sonu getirmeyecekti.175
Bu grler Namk Kemalin olduka faydac ve eklektik bir medeniyet
anlayna sahip olduunu ortaya koymaktadr. Hibir ontolojik referansnda
deiiklie gitmeden Avrupann maddi uygarlnn rettii rnleri ve onlarn
bilgisini almay ve bylece Osmanl Devlet ve toplumunun yitirdii eski gcne
kavumasn
salamay
nermektedir.
Eer
Osmanllar
bunu
gerekletirmezlerse yabanclarn ynetimi altna girmek suretiyle
bamszlklarn yitirip her trl hrriyetden mahrum olacaklardr. Sonu olarak
hakiki asayiin kesreti, daima alma zahmeti ve bundan kaynaklanan
skntlarn kesreti ile orantl olmutur. Medeniyetin her sknts, bir rahat
salarken vahetin her rahat bin eziyeti gerekli klar. nsann ihtiyalarnn
yalnz arzn kuvve-i nbitesine skmas ihtimali bulunmamaktadr. O da olsa
olsa medeniyetin hazin-i iddihr iine alnabilir. zetle medeniyetsiz yaamak
ecelsiz lmek kablindendir.176
zerinde durulmas gereken bir husus da Namk Kemalin vahi-medeni
tanmlamasyla ilgilidir. Ancak ncelikle belirtilmelidir ki bu grn temelinde
de terakki anlay bulunmaktadr. nk dnya zerinde yaayan milletlerin hi
birisi yaamn srdrmesini salayacak aralarda birbiriyle ayn deildir. Yani
lkeler ve toplumlar medeniyet bakmndan eit deildir. Bu ise insanlarn tarih
iinde ayn dzeyde terakki edemediklerini gstermekteydi. Dolaysyla
yeryzndeki farkl toplumlar, farkl corafyalarda, ayn zaman dilimi iinde,
fakat farkl alarda yayorlard. Bu ise ileri ve geri toplumlarn varlna iaret
etmekteydi. Bylesi bir anlayta vahilik ilkel ve geri toplumlara, dieri ise
medeni toplumlara denk dmekteydi. nsann bu tr bir algya sahip olabilmesi
iin dorusal zaman anlayn kabul etmesi gerekir. Zira ancak dorusal zaman
kavray sayesinde tarihsel geriliklerden bahsetmek mmkn olabilir. te
terakki, insan hayatnda zamann hi durmadan devam eden dorusal ak
iinde gerekleen iyileme demekti. u halde baz toplumlar zamann getirdii
iyiliklerden faydalanamayp ilk hallerinde kalmlard. Tarihsel geriliklerin
varln ispat eden bu toplumlar, insann yeryznde ilk kez var edildii/olduu
dnemdeki durumlarnda, vahet zere yamaktaydlar. Dolaysyla yaam
dzeyi ve yaamn gereklemesi srasnda sahip olunan aralar ileri-geri
tanmlamasn gerekli klmaktayd.
Namk Kemalin nceki paragrafta incelenen dncelerinde, kendi
dnemi asndan dahi hibir orjinallik bulunmamaktadr. Ancak o, Osmanl
zihin dnyasnda geleneksel anlayn terk edilip, kavramsal erevenin
deitirildiine iyi bir rnektir. nk gelenek toplumlar yaam biim ve
175
176

Namk Kemal, Medeniyet, s. 383-384.


Namk Kemal, Medeniyet, s. 383-384.

152

AHMET KARAAVU

meknlarna (ehir-ky-oba ve/veya bedev, hadar) gre tasnif eder ve hi birini


ann dna itmez. Elbette bu farkl yaam biimlerinin temeddn arasna
dzey fark koyar ve hatta bir yaam biimi dierini, kendi yaam tarzn
merkeze almak suretiyle aalar veya yceltebilir. Fakat insann, insan olmaktan
kaynaklanan vasflarn asla tartma konusu etmez. Bu nedenle bahsedilen
dzey fark ilerilik-gerilik olarak tanmlan(a)maz. Sonuta insanlar iinde
bulunduklar toplumun yaam biimine gre belirlenirler. Dolaysyla insanlar
doalarndaki eksiklik ya da fazlalklar sebebiyle deil, yaam biimleri nedeniyle
farkllarlar. Yani her insan, insan- kmil mertebesine ulaacak yetenee sahiptir.
Ancak bazlar bunu gerekletirecek artlar elde ederler, bazlar edemezler.
Netice olarak gelenek insanlar ontolojide eitlemekte, yaam biiminin neden
olduu sonularda farkllatrmakdr. Bundan dolay tekml her insanda var
olan potansiyelin, insann kendi yaam iinde aa kmasn ve bu suretle
iinde bulunduu toplumun da maddi-manevi belirli bir dzeye gelmesini
tanmlamaktadr. Terakki ise bir insan ve/veya millete, tarihsel gerilikler
zerinden yarglad toplumlar, kendi geldii dzey erevesinde tanmlayp,
onlar kategorik ayrma tabi tutmasn salayacak tarihsel zemini sunmaktadr.
Namk Kemalin kard husus tam da budur. Zira o, kavramlarn ortaya k
artlar ve ait olduklar kltrel ve tarihsel balamla birlikte geldiini dikkate
almamaktadr. Sahip olduu dinsel inanlarndan dolay bir yandan btn
insanlar ontolojik olarak eitlerken, dier taraftan modern bir yaklamla,
ilerlemeci bir erevede vahi-medeni ayrmna tabi tutarak Allahn yaratma
iradesinden kaynaklanan eitlii belki farknda olmadan bozmaktadr. Ya da
bunu grmezden gelmektedir. Bir baka deyile kendi inan sistemi kaynakl
olarak yzyllar iinde olumu olan hibir balang ilkesini tartma konusu
etmeksizin, Avrupadan devirdii terminolojik ereveyi ve onun anlam
ieriini gelenekesel olana eklemeye almaktadr. Zira madem btn insanlar
yaratl itibaryla ayn zelliklere sahiptir. yleyse vahi diye tanmlanan insanlar
niin hala hl-i vahetde yaamaktadrlar? Namk Kemal byle bir soru sormaz.
Zira verecei cevap, ontolojik kabullerinden titizlikle uzak tutmaya alt
terakkiyi, insann doasna bulatracaktr. Bu ise evrimci dnceye kap
aralayacaktr. Namk Kemal bu hususta sussa da Osmanl aydnlar XIX.
yzyln ikinci yarsndan itibaren artan oranda baz toplumlarn neden ileri
gittikleri, bazlarnn ise neden geri kaldklar sorusuna cevap aramaktadr. Bu
aray, Osmanl aydnnn zihninin, insanlarn dnya hayatnda yapp-ettikleri
aracl ile elde ettikleri iyileme olarak kavrad terakki fikrinden, insan dhil
btn canllar iine alan evrimci grlere doru evrildii sreci
tanmlamaktadr. Bu evrilmenin ilk rneklerinden biri Ahmet Cevdet Efendidir.
Belirtildii zere Avrupadan gelen sivilizasyon kaynakl tarih ve insan algs,
Osmanl dnce dnyasnda kendini derin bir ekilde hissettirmi ve Osmanl
aydnnn kafasn kartrmt. Szgelimi, geleneksel dn biiminin XIX.
yzyldaki en byk temsilcilerinden biri kabul edilen Ahmet Cevdet Efendi

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

153

siyahleri, medenileme kabiliyeti bulunmayan, cehlet ve vahet zere yaayan


aa bir rk olarak gstermektedir. Ona gre:
emsin iddet-i harreti bunlarn (zencler) kuvv-y akliyyelerine zaaf
verdiinden bu na kadar cehl u vahet hlinde kalb kendi hllerini slha kdir
olamamlardr. Ve bazlar bunlarn ftratca insniyetde noksnlarn isbt ederler.177

Eer bu ifadeler yorumlanrsa, Cevdet Efendi, ncelikle gnein


scaklnn etkisiyle Siyahilerin akl glerine zayflk geldiini sylemekteydi. Bu
cmleyle ifade edilen bir baka dnceyi, mefhumun muhalifinden yola karak
tespit etmek mmkndr. Buna gre eer ar scak insanda akl noksanlna
neden oluyorsa, akl ynnden en stn olanlarn kuzeyin souk iklimlerinde
yaayan insanlar olmas gerekmektedir. Bu ise rk Avrupa syleminin akl ve
medeniyetin kaynann orta kuak ve kuzey halklar olduu ile ilgili grlerinin
dolayl olarak onaylanmasdr. Bylece Cevdet Efendi kendisini bilerek ya da
bilmeyerek Avrupa dn biimine ve insan tasnifine eklemlemekteydi.
Ayrca o, Siyahilerin yaratllarnda insani vasf eksiklii olduunu
sylemekteydi. Daha feci olan ise bazlar bunlarn ftratca insniyetde noksnlarn
isbt ederler demesiydi. Ancak o, bu ispatn mahiyetini aklamamaktadr. Bu
dnceleri ileri sren Cevdet Efendinin slami gelenekte bir timsal olarak ne
karlan ve Mslman tarihinde zel bir yeri bulunan Siyahi sahabe Habeli
Bilali hangi konuma yerletirdii belli deildir.178
Avrupa dn biimine, Ahmet Cevdet Paadan ok daha fazla
eklemlenmi olan Mnif Paa, insan d varlklarn evrim sonucu olutuunu kabul
etmekteydi. Ona gre yeryznde ahtapot bal ile hayvan hayat, yosun ile de
bitki yaam balamtr. Dolaysyla insan d yaam bu iki canl trnden evrilerek
bugnk haline gelmitir. Ancak insan, insan olarak yaratlmtr. Bu nedenle evrim
d bir varlktr. Yani insan: beky ve sr en yukar katlarda bulunduuna nazaran
ibu nev-i erf-i mahlkt mtekaddime-yi mezkreden (hayvan ve bitki) ok zaman sonra
cilveger-i sh-y uhd olmudur.179 Baka bir syleyile Mnif Paa, biraz sonra
grleri incelenecek olan Tercmn- Ahvl yazar ile benzer ekilde, yeryznn
insan yaamna en uygun olduu bir zamanda insann evrim d bir varlk olarak
yaratldn dnmekteydi. Yani artk evrim dncesi insan d varlklardan
balayarak Osmanl fikir dnyasna dhil olmaya balamt. Ancak sorulmayan soru,
insann neden evrim d olduu idi. Sre insann da evrime dhil edilmesi ynnde
Ahmet Cevdet Paa, Trh-i Cevdet-I, s. 284.
Bylesi rk bir yaklamlarn hibir ls olamayaca iin nerede duraca da belli
deildir. Nitekim Ahmet Cevdet Paann iinde bulunduu gelenein kavm-i necib diye
ycelttii Araplar, kendisinin ada olan Ernest Renan tarafndan Sami genellemesi
iinde ok sert bir rk muameleye tabi tutuluyorlard. Renann grleri iin bkz.:
M.A. Lahbb, Kapaldan Aa Milli Kltrler, s. 175-184.
179 Mnif Paa, Mukaddime-i Medhl-i lm-i Jeoloji, Mecmu-i Fnn, I/2, 1278
(1862), s. 67.
177
178

154

AHMET KARAAVU

ilerlemekteydi. Nitekim 1879 sonlarnda Mecmu-i Ulmda yaynlanan bir yazda,


insan belli belirsiz evrime dhil ediliyordu.
Bir ocuk ilk zamanlarnda grp istedii eylerle ilgili dncelerini
gerekletirmeye doal olarak gc olmadndan duyular glendike
mahsst gz, el, az ve kulak aracl ile tekrar tekrar hissederek yava yava
renk ve ekilleri renir. Nevimiz de ite byle her hatve-i terakksinde bir kef-i
cedd ve her dikkat-i nazarasnda bir hiss-i sedde rastlayarak yava yava mahssta
vakf olmu ve bunlarn aralarndaki ilikiyi tedrcen renmitir. Dorusu
insanolunun vd-i vahet ve behmiyetden kendini istihls- talm-i esm ile
ereflendirip, isimleri renmeden nce, dier hayvanlardan imdiki gibi
mkemmel lgt ve muntazam yazlar ile ayrt edilmedii aklamaya muhta
deildir. Bundan dolay nev-i insn zamn- hilkatden pek ok sonra sinn-i ride bli
olduu ahd-i kadimde hass-i nutku derece derece ihrz ve bu sretle hayvanatdan temyz ve
mertebe-i celle-i insniyete vuslatda tehayyz etmidir.180 Ksaca grleri zetlenen
yazarn, zellikle son cmlede insann konuma melekesini zamanla kazandn
aka vurgulamas bahsedildii zere evrimi insana tayan bir anlayn
Osmanl zihin dnyasnda hkim olmaya baladn gstermektedir. Bir ocuk
nasl yava yava etrafn duyu organlar ile hissedip algladka, hayat renip
geliiyorsa, insanlk da benzer ekilde evresine ait bilgisini gelitire gelitire
ilerlemitir. Bu ilerlemenin her adm yeni bir keifle gereklemitir. Bylece
insan vahet ve hayvanlk halinden isimleri renmek suretiyle kurtulmutur.181
Yazar insanlar ilerleme yetenei olanlar ve olmayanlar olarak ikiye
ayryordu. Ona gre nevimizden kbil-i terkk olmayanlar, ta ve aa gibi kaba
eylerin zerine yalnz tasvr-i tersm derecesinin tesine geemiyorlard. Bu
b-relerin yazs yalnz maddiyt belli bir dzeye kadar ifade edebilse de
onlar, alem-i akliyta gemelerini salayacak bir aracn eksiklii nedeniyle
terakkiden mahrum kaldlar. Olduka temeddne istidad olanlar ise duvarlara
yaptklar eski ekilleri ksaltarak rast geldikleri cisimlerin yalnz hutt-
muhitsn resmetmekle mermlarn anlatmaya alrlard. Fakat halefleri
yaznn ilerlemesine alp gayret ederek eski Msrllar beynel-havss
kullandklar hirtik isimli yazy icat ettiler.182 Bu cmlelerin tpk Cevdet
Efendide olduu gibi insanlk vasflarn tartmaya at grlmektedir. Yani
baz insanlar varolularndaki baz noksanlklar nedeniyle ilerleyemezler. Bazlar
ise dierlerine gre daha stn bir varolua sahip olmalarndan dolay terakki
edebilirler. Bu anlayn yaratl inancnn btn insanlar ayn yaratlta gren
Hoca Tahsin, Aklml-Akvm, Mecmu-i Ulm, sene 1, No: 1, 1 Zil-hicce 1296
(16 Kasm 1879), s. 47.
181 Burada isimleri renmek ifadesi ile Kuran- Kerime atf yaplmaktadr: Ve alleme
demel-esme kulle-h summe arada-hum all-meliketi fe kle enbi-n bi esm-i hli inkuntm sadikne; (Bakara Sresi, 31); Allah Ademe btn isimleri retti. Sonra onlar
nce meleklere arz edip: eer siz sznzde sadk iseniz, unlarn isimlerini bana
bildirin, dedi. Bkz.: http://www.kuranikerim.com/mdiyanet/bakara.htm. (Mart 2014).
182 Hoca Tahsin, Aklml-Akvm, s. 51.
180

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

155

anlayn paralamaktadr. Sonuta bazlar hayvana edeer hale getilirken


bazlar insan olma vasfn hak ediyorlard. Kullanlan kstas ise ulatklar
medeni dzeyi ifade eden yaam ekilleri ve eyaya ekil verip onu insan yararna
kullanma becerileri idi. Ksacas sahip olduklar medeniyet.
Bu dnceler belli belirsiz bir ekilde de olsa insann, dier canllar gibi
evrim sonucu ortaya km bir varlk olduunu ok dikkatli, ama zihinsel
berraklktan yoksun bir ekilde ima ediyordu. Yani terakki ile evrim arasnda
kurulmas gereken ba, ilerleme fikrinin mahiyetini sorun haline getirip, insann
varoluunun ve tarihinin nasl yorumlanacan belirleyemiyordu. Bu nedenle
slam inancnn retileri ile Batl felsefi kabuller atyordu. Osmanl aydn
areyi entelektel bir hesaplamaya girmeden Batl bilgiyi geleneksele eklemekte
bulmutu. Ancak bu tavr sorunu daha da bytmekteydi. Terakki insann
ilerleyip vahetten, baka bir deyile hayvani yaamdan kp medeni bir
yaama ulamas ise evrim ile arasndaki fark ne idi ve medeniyet bu ilerlemenin
ulat son noktay, Avrupay temsil ediyorsa medeniyet ile terakki-evrim
arasnda derin bir iliki bulunmas gerekmiyor muydu? Sonuta tartma,
btn geleneksel tanm ve ilkelerde buhrana neden olmaktayd. Tanmlarla
balamas gerekli olan dnce, yeni bir insan ve buna bal olarak zamantarih algs oluturup buna gre yeni bir ontoloji kurmak zorundayd. Oysa
Osmanl aydn Batl tanmlarn kkenindeki ontoloji ile geleneksel slamOsmanl dncesinin anlay arasna skp kalmt. Bunu en gzel yanstan
yazlardan biri Tercmn- Ahvlde yaymlanmt.
3 Mays 1861de Tercmn- Ahvlde yaymlanan isimsiz bir makalede,
Batnn evrimciilerlemeci tarih anlay, yazarn savunduu dncelerin
hareket noktas haline getirilmiti. Buna gre jeoloji, tarih ve baz ameli
tecrbelerin ortaya koyduu cihetle, insan tr halk olunmazdan mukaddem
yeryznde, bugn artk nesli tkenmi olan bir takm hayvanat- garbetl-ekl
bulunmaktayd. Ancak insandan nce his ve idrak sahibi bir hayvan gelmemi id
ve ol haysiyyetle insann eref-i mahlkt olduu bahsedilen bilimler sayesinde ispat
olunmutur.183 Ancak bu nev-i erif bu gnk haline gelinceye kadar trl
suretlere girip, bit-tedrc, menzile-i hzraya terkk itdii tabiat- klliyenin her eyde
mehd olan sr- tedrciyesinden ispat edilmitir.184
Tercmn- Ahvl yazarnn dncelerinin ilerlemeci-evrimci bir karakter
tadnda bir phe yoktur. Ancak onun evrimi kavray biimi olduka
ilgintir. nk o, nevi ben dem halk olunmazdan evvel demek suretiyle,
Burada dikkat edilmesi gereken husus, yazarn insann eref-i mahlkt oluuna dair
gr din bir inan olmaktan karp akl ve bilimle ispatlanm bir gerek olduunu
sylemesidir. Dolaysyla yazarn referans erevesini slam deil sivilizasyon kaynakl
Batl bilimsel bilgi oluturmaktadr.
184 Maarife Dir Bend-i Mahssdur, Tercmn- Ahvl, No: 34, 2 Zil-kde 1277 (12
Mays 1861), s. 1-3; M. Kaplan vd., Yeni Trk Edebiyat Antolojisi-1, s. 54-57.
183

156

AHMET KARAAVU

kendisini yaratl inancna balayp, slami ontoloji iinde kalmak istemektedir.


Tam da bu noktada yazarn medeniyet (sivilizasyon) kaynakl evrim dncesi ile
slam kaynakl yaratl inancn nasl tevil ettii gndeme gelmektedir. Anlalan
odur ki yazar ilerleme ve evrimi, Allahn insan ve btn dier varlklar yaratma
biimi olarak ele almaktadr. Yani Allah btn varl belirli bir srete
yaratmtr. Buradan anlalyor ki yazarn dn biiminin ana ilkelerini ve
erevesini halen geleneksel slam-Osmanl bilgi sistemi oluturmakta,
medeniyetin rettii bilgi bu erevenin iine yerletirilmeye allmaktadr.
Dolaysyla zaman ve tarih bir ilerlemeden ibarettir, ama bu kendiliinden olmayp
Allahn yaratma biiminden kaynaklanmaktadr. Ancak yazarn dncelerinin
eklektik yaps, birok soruyu havada brakmaktadr. Szgelimi, tarihin ilerleme
olarak alglanmasnn dourduu nedensellik ilikisinin kayna ile ilgili yazarn ne
dnd belirsizdir. Eer yaratl teorisi esas alnrsa evrenin srekli ileriye,
daha mkemmele olan veya olduu dnlen hareketinin sebebi, klasik slamOsmanl terminolojisi ile sylenirse vacibl-vcut, fil-i mutlak ve/veya sebeb-i mutlak
olan Allahtr. nk Allah, kn fe-yekn emri ile daima yaratma halindedir.
Dolaysyla her an evrene mdahale etmektedir. Oysa Darvinist evrim kuram,
tanrsal nedeni ve amac reddeden bir dn biimdir. Buna gre sebepler, bir
hareketin dierini etkilemesinden doar. Dolaysyla yazarn bir yandan insan halk
edilmezden deyip, dier taraftan tabiat- klliyenin her eyde mehd olan sr-
tedrciyyesi demesi yaad zihin karkln ortaya koymaktadr.185 Ancak ne
olursa olsun medeniyet (sivilizasyon) ideali olarak Batdan alnan terakki dncesi,
hzla ilerlemeci-evrimci grlere doru kaymaktadr. Bu ise geleneksel medeniyet
algsn olduu gibi deitiren yeni bir ieriin Osmanl aydnnn ontolojik
referanslarn dntrmeye balad anlamna gelmektedir. Bu deiikliin ilk ve
somut rnekleri, tarihin yorumunda kendini gsterecektir.
Eer Tercmn- Ahvl yazarnn grleri ile tarihin yorumunda ortaya
kan deiim ve dnm incelenmeye devam edilirse mesele daha iyi
anlalabilir. Buna gre, nevi- beerin balangcnda insan, hayvanlar gibi sr
sr, rlplak, dalarda bayrlarda gezmi, nne gelen rmaklardan
susuzluunu gidermi, yabani meyveler yiyerek karnn doyurmu, yazlar
dalarda, klar yaamn kolay olduu yerlerde yaam ve zamanla insanlarn
saysnn artmasyla birok kabilelere ayrlmtr. Bundan sonra insan bir
gereklilikten dolay edep yerlerini kapatmtr. Sonu olarak insann, beere has
olan akl gcnn icat ettii usl ve etvar ve dtn dahi derece derece ve zaman zaman
zuhura gelmi olaca tasavvur edilmektedir.186 Tercmn- Ahvl yazar bu
ifadeleriyle insann meden-i bit-tab olduunu kabul eden geleneksel kavrayn
dna kmaktayd. Daha da nemlisi insanlarn balangta plak olduklar,
irkin yerlerini kapatmay, baz sebeplerle sonradan zamann ilerlemesi ile
rendikleri gr Kurana ak bir muhalefet iermekteydi. nk Kuranda
185
186

Maarife Dir Bend-i Mahssdur, s. 1-3.


Maarife Dir Bend-i Mahssdur, s. 1-3.

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

157

avret yerlerinin kapatlmasnn insana ftr bir bilgi olarak verildii ifade
edilmektedir. Buna gre insann edep yerlerinin alp, birbirine grnmesi
eytann aldatmas sonucu yasak meyveyi yemesi sonucu gereklemiti. Bu
konu Araf Sresinde
Bylece onlar hile ile aldatt. Aacn meyvesini tattklarnda, ayp yerleri
kendilerine grnd. Ve cennet yapraklarndan zerlerini rtmeye baladlar.
Rableri onlara: "Ben size o aac yasaklamadm m ve eytan size apak bir
dmandr, demedim mi diye nid etti.187

ayetiyle anlatlmaktadr.
Yazarn insann varoluuna yaklam, bilgi sistemi asndan slami bir
ereve iinde, yaratl esasna gre belirlenmi olsa da, metnin teknik bilgi
ierii tamamyla Avrupa kaynakl ilerlemeci-evrimci gndermelerden
olumaktadr. Dolaysyla Osmanl aydnnn dnce btnl batl bilgi
tarafndan paralanmtr. Bu ise yazarn medeniyeti tanmlay biimini gelenekten
tamamyla koparmtr. Artk Osmanl aydn insann varolusal bakmdan medeni
olduu ile ilgili geleneksel slam-Osmanl bilgi sisteminin ontolojik atflar ile
Avrupann insann sonradan medeni vasf kazand ilerlemeci-evrimci dn
biiminin ontolojik gndermeleri arasna skmtr. Birinci gr insann
medeniliini varolusal bir zellik olarak aklarken, ikinci gr insann zaman
iinde medenilemesinden bahsetmektedir. Burada insanda medenilemek artk
btn insanlarda bulunan bir potansiyel deil, sadece belirli topluluklarn
(Aryan) evrimin en stn basamanda yer almalarndan kaynaklanan bir
imtiyazdr. nsann gerek biyolojik gerekse toplumsal evrimi, insanlar ve
toplumlar arasnda tarihsel gerilikler-eitsizlikler yaratmtr. Dolaysyla insanlar
medeniyet (sivilizasyon) asndan asla eit deildirler. Bu nedenle insanlar medenivahi ayrmna tabi tutmakta hibir saknca yoktur. Nitekim Tercmn- Ahvl
yazar medenilemeyi zamann ilerlemesiyle kazanlan bir erdem olarak gren
anlayn, insan tanmndan sonra toplumun olumas erevesinde ele alarak
incelemeye devam etmekteydi.
nsann yeryzndeki nfus arttka ihtiyac da oalacak ve buna bal
olarak yeni yeni icatlar ortaya kacaktr. rnein kar-koca ve drt-be
ocuktan oluan bir insan topluluunun dzen ve asayi salamas ve mutlu
olabilmesi iin beden kuvveti yeterlidir ve muhtc- ileyh olmas nedeniyle
erkein kadna hkim ve mir olmas gerekmektedir. Buna benzer on be-yirmi
insan topluluunun zarar ve ziyandan korunmak ve glerini birletirmek iin
bir arada yaamalar gerektiinde, halkn birbirine zt karlardan oluan doas
gereince her bir kii kendi iinin hakllna kanaat getireceinden ekime ve
atma ortaya kacaktr. Bundan dolay hukuk aamasnda akl, tecrbe ve
Bu konu Araf Sresinin zellikle 20-27. ayetlerinde detayl bir ekilde anlatlmaktadr.
Bkz.: http://www.kuranikerim.com/mdiyanet/araf.htm. (Mart 2014).

187

158

AHMET KARAAVU

yaa herkesin muhterem ve msellemi olan bir kii aralarnda hakem kabul edilir.
Byle birer merci-i mahssa bal olan kabileler zamann ilerlemesi ile arttka
birka kabilenin birlikte geinmesi ve hkmlerde anlamazlk olmamas iin
hepsine birden hkm mil bir mir-i mteferrid atanmas gerekmektedir. zetle
insan trnn yaratld andan beri aralarnda usl-i zbtann devam ettii ve
her bir ferdin mutlu olabilmesi iin stn bir iktidar sahibinin taht- emrinde
bulunmas gerektii kavid-i tabiyyedendir.188
Tercmn- Ahvl yazarnn dncelerinin sadeletirilerek verilmesi ile
ortaya kan dnceler, insann bir arada yaamas iin bir dzene ihtiyac
olduunu ileri sren geleneksel anlatnn tekrar niteliinde grlebilir. Ancak
konuya btnsel bakldnda ilk insan topluluklarnn ailelerden olutuu, nfus
artp ihtiyalar oaldka insann medeni vasfn ortaya karacak artlarn
olutuu ve bu sayede birok yeni icatlarn gerekletirildii, ilerlemeci bir
mantkla ifade edilmektedir. Bu icatlardan biri de birlikte yaamann
dzenleyicisi olan hukuktur. Hukuk ise bahse konu olan topluluun en sekini
olan bir hakem tarafndan oluturulmaktadr. Grld gibi yazar, insann
varoluunu anlatrken Mustafa Reit ve Sadk Rfat paalardan ok daha fazla
Bat kaynakl bilgi ve anlayla konumaktadr. Ayrca yazara gre insan fertten
aileye, aileden kabileye ve kabileden de bir st toplumsal evreye zaman iinde
ilerleyerek gemektedir. Dolaysyla insan doas gerei sosyal deil, zaman
iinde sosyalleen bir varlktr. Buna bal olarak hukukun ve emredici
otoritenin gereklilii, insann doas gerei medeni olmasndan deil tabiatn
kanunlarndan kaynaklanmaktadr. Bylece insan, yazar tarafndan, yaratlndan
kaynaklanan zellikler yerine tabiat kanunlarna skca balanr. Nitekim XIX.
yzylda halen sosyalleemeyip vahette kalan insanlar da bulunmaktadr.
Szgelimi Amerika ve Asya ktalarnda ounlukla beybnlarda gezip-tozan,
akvm- vahiyye ve ahm- gayr- medeniyenin yaam biimi toplumlarn bir liderin
vaaz ettii hukuk erevesinde organize edilip ynetilmeleri gereinin ak
delilidir. te devlet diye adlandrlan heyet-i medeniyye de mertib-i merhann en
son ortaya kard topluluun addr. Fakat bu ynetim kabile hkmetleriyle
kyaslanamaz ve diresi ok geni ve temeddn etmi olmasndan dolay ok
eitli ileri kapsamaktadr.
Yazarn dnceleri, onun insanlar arasnda medeni-vahi ayrm yaplmas
gerektiini kabul ettiini ortaya koymaktadr. nsanln binlerce yllk tarihine
ramen bir takm insanlarn hala medenileememi olmasnn nedeninin ne
olduu yazarn cevabn vermedii bir sorudur. Ancak yazarn insan sosyal deil
de sosyalleen bir varlk olarak ele alp deerlendirmesi, onun farkl yaam
biimlerini ileri-geri hiyerarisi iinde aklayan Batl dnceyi benimsediini
gstermektedir. u halde akvm- vahiyenin geri kal nedeni nedir diye bir
soru sormak gerekmektedir. Bu soruya iki cevap verilebilir. Birincisi bu tr
188

Maarife Dir Bend-i Mahssdur, s. 1-3.

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

159

kavimler sosyalleebilecekleri ortam bulamadklar iin medeni olamamlardr ki


bu cevap yazarn dncesini ksmen de olsa insann var oluu itibar ile medeni
olduuna dair geleneksel dnceye yaklatrr. kinci cevap ise yazarn
bahsettii vahi topluluklarn genetik zelliklerinde bir eksiklik olduuna dair
dnemin yaygn, rk Batl yargsna kaplm olabilir ki bu cevap geleneksel
anlaytan da slam inancnn insan tanmndan da kopuu ifade eder. Zira slam
inancna gre insanlarn bazlar deil, tamam eref-i mahlkttr. Dolaysyla
slam asndan hibir insann yaratlnda bir eksiklik yoktur. Bu nedenle
insanlarn bazlarnn yaratlna eksiklik ve kusur atfetmek, Allahn yaratma
iradesinde eksiklik bulma anlamna gelecektir. Buna gre her iki cevap da
yazarn gelenekten epeyce koptuunu, Batl bilgiyi kendi dnce evrenine
ireti bir ekilde eklemlemeye altn ortaya koymaktadr. Ancak bu bilgiler
yazarn bilgi sisteminin btnln datmakta ve onu, ontolojik
referanslardan mahrum brakmaktadr.
Belirtilen dncelerin geleneksel slam-Osmanl dn biiminin
temeddn anlay ile hibir ilgisi bulunmamaktadr. Ancak bu fikirler, Avrupa
bilgisi ile karlaan Osmanl brokrat-aydnnn yaad oku ortaya koymas
bakmndan nemlidir. Bu dncelerin bir baka nemli yan da tekml
anlaynn terk edilmesi ve yerine terakki (progress)nin kesin olarak ikame
edilmesidir. Bu gr, Tercmn- Ahvl yazarnda izlerine rastland zere, artk
insan varoluu itibar ile medeni grmemekte, bunun sonradan kazanlan bir
vasf olduu fikrine doru ilerlemektedir. Ortaya kan durum, Osmanl
zihninde yaanan byk deiime iaret etmektedir. Belirtildii zere Mustafa
Reit Paa, Sadk Rfat Paa gibi Tanzimatn ilk dnem brokrat-aydnlar
terakkiyi, tekmle yakn bir ekilde, insann doasnda deil ama toplumsal
yaamnda ortaya kan deiikliklere ayak uydurma, Osmanly, btn
kurumlar ile bu deiikliklere uyumlu, ada bir devlet ve toplum hayatna
kavuturma olarak kavryorlard. Yani onlar iin terakki etmek ve/veya medeniyete
dhil olmak, Baty dier toplumlara stn klan bilgi, teknoloji, hukuk, yntem,
uygulama ve benzerlerini, var olan Osmanl sistemine ekleme/uyarlama
abasnn adyd. Burada insan tanmlama biimi gelenein dna kp,
deiiklie uramyordu. Ancak grld gibi yzyln ortalarna doru
ontolojik referanslar ve buna bal olarak medeniyet anlay deiiyordu. stelik
Ahmet Cevdet Paa gibi geleneki olduu dnlen bir Osmanl brokrataydnnn bile dnce dnyasn paralyordu.
Yukardaki grlerin daha sistematik ele alnd bir dier makale,
Mehmed evki imzasyla Mecmu-y Fnnda yaynlanmt. Mehmed evkinin
dnceleri, temeddnden medeniyete geen Osmanl aydnnn zihin yapsnn
ulat nemli bir aamaya iaret etmekteydi. nk o, temeddnden mlhem
insann doas gerei medeni olduuna dair klasik gre hi bulamad gibi
civilisationa Trke karlk bulma gibi bir aray iinde de deildi. O dorudan
medeniyeti tanmlama gayretindeydi ve onun dncelerinde medeniyetin Avrupay

160

AHMET KARAAVU

temsil eder yan daha da perinlenmekteydi. Yazara gre Avrupa ahalisi, ibret
alnmas gereken derece-i temeddne aama aama ykselmitir ve bu gidile daha
yksek derecelere ulaaca da phesizdir.
nk medeniyet heyet-i ictimiyyede bulunan efrd- beerin mazhar olduu
terakkiyyt- maddiyye ve maneviyyenin heyet-i mecmus olub bu dahi insann
gerek kendi ebn-y cinsinin ve gerek dernunda mteayyi bulunduu mahlkt-
sirenin ahvl ve keyfiyytna dir bit-tedrc istihsl-i malmt ederek sermye
mesbesinde ahlfna terk eylemekden ibretdir.189

Mehmed evkinin tanm incelenirken dikkat edilmesi gereken baz


hususlar bulunmaktadr. ncelikle bu tarifin, Avrupa lke, toplum ve
devletlerinin ulatklar seviyeyi, onlarn siyasi ve belli oranda sosyal tarihini de
dikkate alarak kaleme alnan bir dizi makalenin drdncsnde Medeniyet ara
bal ile yapld belirtilmelidir. Sadece bu tavr bile Mehmed evkinin
medeniyeti, Avrupa merkezli olarak ele alp deerlendirdiini dnmek iin yeter
sebeptir. Yani artk Osmanl aydnnn insan ve toplum anlaynda Batnn
civilisation ile ifade ettii deerler btn, medeniyet kelimesinin ierii haline
getirilmitir. Yazar daha makalenin ilk cmlesinde Avrupann ulat seviyenin
mehd- nazar- ibret-nmnumuz olduunu belirterek Osmanl devlet ve
toplum hayatnn ynn nereye evirmesi gerektiini ifade etmekteydi. Ona
gre Avrupann bu dzeye ulamas yle anlk bir srama ile olmam, zaman
iinde aamal olarak gereklemiti. Aslnda bu aamallk (bit-tedrc) terakkiilerleme fikrine gnderme yapmaktayd. Nitekim yazar medeniyetin tanmn
netletirirken dorudan terakki kelimesini kullanmak suretiyle ilerlemeci
anlayn ortaya koymaktayd. Ona gre medeniyet bir toplumda bulunan fertlerin
ulat terakkiyyt- maddiyye ve maneviyyenin toplamdr.190 Demek ki yazara
gre medeniyet, terakki sonucu ulalan seviyenin addr. Sonuta medeniyet, terakki
fikri ile birlikte ele alnmaktadr. Ek olarak medeniyet, insann insanla ve insann
dier varlklarla kurduu ilikinin ve bunlarn her birinin vasflarnn ne olduu
ile ilgili sre iinde edinilen bilginin, sermaye olarak sonraki nesillere
aktarlmasdr. Zira aktarma olmadan ilerleme olmaz.
Tanmdan anlald kadaryla Mehmet evki, medeniyet iin maddi-manevi
ayrm yapmamakta ve her ikisini bir arada ele almaktadr. u halde Osmanl
Devletinin Avrupallama-medenileeme programnn yaad en byk glk, bu
tanmda gz ard edilmektedir. Zira yazar, Batnn bilim ve teknolojisini alp,
ahlak ve inanlarn darda brakmay neren medenileme nerisinin ileri srd
189 Mehmed evki, Avrupa Devletlerinin Ahvl-i Hzras-Medeniyet-4, Mecmu-i
Fnn, No: 32, stanbul, abn 1281 (Aralk/Ocak 1864/1865), s. 302-303.
190 Yazar gre Terakkiyyt- maddiyye zerinde bulunduu kre-i arzn esbb- tabiyye-i servetine ve
bunlarn insana fidel sretle istimline dir malmt, yani ilm-i madan ibret olduu misill
terakkiyyt- maneviyye dahi kend mizc- mhiyyetimize ve dernunda bulunduumuz heyet-i
ictimiyyenin ahvline ve emr-i mada dir mmkn mertebe muvfk- nefsl-emr olarak istihsal
klnan malmatdr.. Mehmed evki, Avrupa Devletlerinin Ahvl-i Hzras-4, s. 303.

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

161

deerler ayrmn gz ard etmekte ve kendisinden altm yl akn bir sre sonra,
I. Dnya Savann bozgun yllarnda, Maltada srgnde yazan Ahmet Aaolu
ile benzer dnceleri ifade etmektedir.191 Yani medeniyet bir btndr; maddi ve
manevi olarak ikiye ayrlamaz. Mehmet evkinin maddi-manevi ayrmna
gitmeden yapt bu ilerlemeci medeniyet tanmnn, Osmanl Devlet ve toplum
hayatnn her yn ile Batllamas ve Avrupa medeniyetine dhil olunmas
gerektiini ileri srp-srmedii pek ak deildir. Ancak sre, bylesi bir
anlayn hkim olduu bir siyasal neri oluturulmas ynnde ilerlemektedir.
Mehmet evki, insann ihtiyatan dolay aratrma ve bilgi retmeye
yneldiini belirterek terakkideki aamalln nedenini ortaya koymakta ve
ardndan da insann tarihini ilerlemeci tarih anlay perspektifinde ele
almaktadr. Buna gre doada insann gereksinimlerini gidermesi iin gerekli
olan her trl madde bulunmaktadr. Ancak insann bunlar kullanma uygun
hale getirme zorunluluu vardr. Bu ise say u amel ile mmkndr. te insan,
kendisine gerekli olan eyleri salamak ve retmek iin aratrma ve tecrbe ile
bulduu baz usl-i mstahseneyi kullanr. yle ki eskiden efrd- beer henz
hilye-i kemltdan r olduundan dolay karnn doyurmak iin kendisinden
zayf olan hayvanlara saldrp paralam ve onlarn etini yemilerdir. Ancak bu
tr hayvan avnda baz zorluklar vard. Ancak ihtiyalarn gidermek iin hayvan
avlamaya devam etmek mecburiyetinde olduklarndan, zaruri olarak bu
zorluklara are aradlar ve sonunda baarl oldular. Bu ilk insanlarn ezkiysndan
beri baz aa dallarnn birbirine eklendikten sonra braklmas durumunda
iddetle eski haline dndnn kefedilmesi zerine, aacn bu zelliinden
faydalanarak ok ve yay icat edilmi ve bu suretle sayd u ikr kolaylamtr.
Bundan sonra insanlar bu yolda terakki ve tefennn ile insann refah ve
saadetine sebep olacak birok icraat baararak ykselmilerdir. Bu anlatlanlara
gre medeniyet insann doas ve yaratl zelliindendir ve bu ise insann
ihtiyalarnn ynlendirmesiyle retebildii bilgilerdir. Ancak efrd- beerin
bilgisi asrlar getike artt iin, snr belirsiz olmakla medeniyetin sonunun
olmadn belirtmek gerekmektedir.192
Mehmed evki yukardaki satrlarda Bat kaynakl ilerlemeci zaman ve tarih
algsnn btn delillerini kullanmakta ve insann ilkelden mkemmele doru
ilerleyen bir varlk olduunu, doann gzlenmesi sonucu av aleti yapma, silah
retme rnei zerinden ileri srmektedir. Ona gre mkemmel, bilinebilir ve
ulalabilir bir durum deildir. nk insann medeniyete erime yolundaki
yrynde her zaman daha iyisi, daha mkemmeli mutlaka vardr. Yani tarih
ucu ak bir terakki-ilerlemeden ibarettir. Grld gibi bu dn biiminde
zamann hareketi dikey deil yataydr. Bu nedenle insan doada tutar. Onun
uhreviyetini yok eder. Aslnda bu dn biimi, teorisini evrendeki tanrsal
191
192

Ahmet Aaolu, Medeniyet, stanbul 1927, s. 3-16.


M. evki, Avrupa Devletlerinin Ahvl-i Hzras-4, s. 305.

162

AHMET KARAAVU

amac yok ederek kuran Darwinist evrim anlayna yaklamaktadr.193 Oysa


daha nce belirtildii zere geleneksel algda insann dnya hayatnda ulat
maddi seviye ykselme ifade etmez. Esas ykselme, onun insan olarak kemali
elde etmesi ile mmkn olacaktr. Bundan dolay Osmanl terminolojisinde
terkki, genellikle bir insann girdii meslekte elde ettii ilerlemeyi, rtbe almay
ifade eden bir kelime olarak kullanlmtr. nsann ykseliini ifade eden kelime
ise hatrlanaca zere tekmldr. Dolaysyla gelimi-medeni insan ile kmil
insan arasnda byk fark vardr.
Medeniyetin, Mehemed evkinin tarznda salt ilerlemeci bir mantkla ele
alnmasyla, insann varoluunun toplumsal olduunu kabul edip btn insanlar
doas bakmndan birbiri ile eitleyen geleneksel alg ortadan kalkar. Bylece
ileri toplum-geri toplum sylemi kendisine tarihten ve insann doasndan veya
yaratl zelliinden bir meruiyet zemini oluturmaya alr. Nitekim yazar
grlerini ilerlemeci tarih anlay erevesinde ifade ettii iin, zamannda geri
olduu dnlen toplumlarn, mevcut durumlarnn sebeplerini incelerken
zorlanr ve kendisi ile elikiye der. Grlerini geleneksel dnceyle balatr
ve medeniyetin insann hilkt-i ztiyyesi gereinden olduunu belirtir. Ona gre
btn milletler tarik-i temeddnde eit derecede ilerleyememilerdir. Hatta bazlar
bu yolda en yksek seviyeye ularken, birou hl-i vahet ve cehletde
kalmlardr. Bu toplumlarn geri kalmalar, kuvv-i cismniyye ve kuvv-i
rhniyyeleri arasndaki anlamazlklar ile yerleip kendilerine vatan edindikleri
arazinin kendine has zelliklerinden kaynaklanmaktadr. Yani maddi ve ruhsal
gleri birbirinden farl ve eitli iki topluluk bir lkede yerlemi olsalar,
phesiz maddi ve manevi kuvvetleri mkemmel olan kavim emr-i temeddnde
dierine stnlk salayacaktr. Ayn ekilde bahsedilen hususlarda eit olan iki
kavim farkl yerlerde yerleseler terakkilerinin birbirinden farkl olaca herkesin
kabul edecei dorulardandr.194 Buradan anlalyor ki Mehmed evkiye gre
toplumlarn medeniyeti arasnda derece fark olmas, bazlarnn stn bazlarnn
aa bulunmas onlarn yaadklar corafya ile dorudan ilgilidir ve gl
medeniyet, gsz olana stnlk salayacaktr. Yazarn toplumlarn medeniyete
eit seviyede olmamalar ile ilgili buraya kadar syledikleri bir dereceye kadar
kabul edilebilir. Ancak metnin geri kalan ksmnda yazdklar, burada
sylenenlerle elimektedir.
Medeniyetin doal unsurlar olarak aklanan sebepler incelendiinde baz
toplumlarn medeniyete yksek bir seviyeye ulamalar, dierlerinin ise hl-i
Alman bilim felsefecisi Thomas Kuhna gre Darwinizm evrim teorisinden dolay
orijinal deildir. Zira tarih iinde evrim dncesini dile getiren birok filozof ve
dnce akm ortaya kmtr. Ancak tarihte ilk defa Charles Darwin evrende tanrsal bir
amacn olmadn ileri srerek evrim teorisini oluturmutur. Thomas Kuhn, Bilimsel
Devrimlerin Yaps, ev. Nilfer Kuya, stanbul 2000, s. 165.
194 M. evki, Avrupa Devletlerinin Ahvl-i Hzras Hakknda-4, s. 304-305.
193

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

163

vahetde ve cehletde kalma sebeplerinin neler olduu anlalr. rnein Cezyir-i


Hindiyye Adalar (Hindi ini) ahalisi, ncelikle akl u fetnet bakmndan
dierlerinden dn bulunmas nedeniyle geridir. Yani onlar akl ve anlay
asndan dier toplumlardan aa bir seviyededir. Dolaysyla, Hindi ininde
yaayan yerli ahalinin medeniyete geri kalmasnn nedeni ncelikle onlarn rksal
zelliklerinden kaynaklanmaktadr.195 Bu cmle ile yukarda verilen medeniyetin
insann hilkt-i ztiyyesinden olduuna dair dnceler birbirine tamamyla zttr
ve aka smrgeciliin ve kleciliin kendini merulatrmak iin kulland
rk sylemin etkisi altndadr. Mehmed evki, bu cmle ile geleneksel slamOsmanl dn biiminin insan, toplum ve temeddn anlay ile btn balarn
koparmakta ve Batl bilgi sistemine eklenmektedir. Konunun ilgin yan
Avrupann, Trkleri benzer bir tutuma muhatap etmelerine iddetle muhalefet
eden Osmanl aydnnn, ayn tavr kendi haricindeki Bat d toplumlara
yneltmekte hibir saknca grmemesidir.196
Osmanl aydnnn, Avrupann Osmanlya ynelttii barbarlk ve vahilik
itham karsnda taknd tavrlardan biri de kendisinin Avrupaya dhil
olduunu beyan etmesidir. Nitekim Mehmed evki Trkleri de Avrupay
oluturan halklar arasnda sayar. Buna gre akvm- Trkiyeden olan Osmanllar,
Asyadan Avrupaya hicret etmi olan akvmn en sonuncusudur.197 Bylece
Osmanl Trkleri Avrupa halklarnn bir paras haline getirilerek Avrupa
medeniyetine dhil edilmi olur.
Cezyir-i Hindiyye Adalar halknn medeniyete geri kalmasnn ikinci sebebi
ise yaamakta olduklar corafyann havasnn uygunluu ve topraklarnn bereketli
olmas sayesinde ihtiyalarn kolaylkla giderdiklerinden ihtiyr- betlet
Avrupa Devletlerinin Ahvl-i Hzras Hakknda-4, s. 305.
XIX. yzyln ilk yarsnda Avrupada Trklerle ilgili yarglarn bir rnei iin bkz.; M. A.
Ubucini, Osmanlda Modernleme Sancs, ev. Cemal Aydn, stanbul 1998; Baka bir rnekte
1768-1774 Osmanl Rus Savann bitirilmesi iin yaplan grmeler 1773te tkannca Prusya
Kral Trkler iin yle diyordu: Alak mutaassb bir kavmin erzk- yevmiyesi tammen
kesilmedikce, a braklmadkca, eriat adamlarnn sudr- dnin padiaha bile muhlefeti pek dehetlidir.
Albert Sorel, Meele-i arkiye, ev. Yusuf Ziy, stanbul 1911, s. 338.
197 Yazara gre Avrupay oluturan halklar: Roman milletler (Rum ve Eflklar, Roman
ve talyanlar, Fransz, spanyol ve Portekizliler), Selt Taifesi (ngiltere ve talyann
kuzey kesimlerinde halkla karp birlemilerdir), Cermenler (Almanya, Danimarka,
sve, Norve, Felemenk ngiltere), Slavlar (Doudan gelerek Avrupann ortasna kadar
girmiler ve Avrupann milel-i mtemeddinesi ile Asya akvm- vahiyyesi arasnda
temekkn etmilerdir), Arnavudlar (liryallarn bakiyesidirler, Venedik krfezi
sahillerinde otururlar), Finuva ve od tayfas, Macarlar, Ermeniler, Araplar ve
Yahudilerdir. Buna gre Avrupann asli halklar Roman (Katolik), Cermen (Protestan) ve
Slavlardan (Rum ayinine tabi) oluur. Ktada elli dil konuulur ve altm kavim yaar;
Mehmed evki, Avrupa Devletlerinin Ahvl-i Hzras-1, Mecmu-i Fnn, Yl: 3, No:
29, stanbul Cemziyel-evvel 1281 (Ekim 1864), s. 187-188.
195
196

164

AHMET KARAAVU

etmilerdir. Ayrca yaadklar corafya nedeniyle dier ktalarda yaayan insanlarla


karmamlar, bu yzden de aralarnda medeniyetin byyp gelimesi mmkn
olmamtr. Cezyir-i Hindiyye Adalar halknn lkeleri verimli topraklardan
olumasayd, darya ihtiyalar olacandan baka milletlerle kesb-i mnsebet
edecekler ve bu vesile ile bir fenni reneceklerdi. Bu halklarn biraz medenileme
yoluna girmeleri, medeni milletlerin oralara gidip-gelmeleri sayesinde
gereklemitir. zetle bir halkn mizc ve tabitnn ve yaad lkenin doal
durumunun medeniyetin ortaya kmasna byk etkisi bulunmaktadr.198
Yazar asndan Cezyir-i Hindiyye Adalarnda yaayan ve vahette bulunan bu
halklara karlk, iinde bulunulan zamann en medenilemi milleti ngilizlerdir.
Onlarn imdiki medeniyetlerinde lkelerinin corafi konumunun ok byk etkisi
olmutur. ngilterenin arazisi verimli ise de halka tembellik verecek derecede
olmayp, havas ise ar iddetli deildir. Ancak insan kalnca elbise ve salam ev
salamak suretiyle kendisini souun kt etkisinden korumaya mecburdur. Ayrca
ngiltere Avrupa ktasnda ayr olduu iin dman saldrlarndan korunmu olup
halk dier milletlerle kararak sanat ve ticrete almtr. te bu ve benzeri sebepler
sayesinde ngilterede medeniyetin srat-i terakksi gerekli olmutur. Eer
ngilterenin asl ahalisi, Yeni Zelanda sahralarnda ikamet edip daha sonra ngiltere
kylarn istila eden kavimler ile karp, birlik etmemi ve tark-i temeddne ynelen
Avrupa halklar ile iliki gelitirmemi olsayd, bahsedilen Yeni Zelanda ahalisinden
hibir farklar olmayacakt.199
Grld gibi grece geni bir medeniyet tarifi yapan ve bu sayede son
dnem Osmanl aydnnn konu hakknda ne dndnn renilmesine
nemli katkda bulunan Mehmed evkiye gre medeniyet, ncelikle ihtiyatan
doar. htiyac belirleyen ise corafya ve iklim artlardr. nk seyrek nfusun
yaad verimli bir araziye ve elverili iklime sahip corafyalarda yaayan insanlar
ihtiyalarn rahatlkla karlayabilirler. Kendi kendilerine yettikleri iin de baka
corafyalarda yaayan halklar ile ilikiye girme gereini hissetmezler. Eer bu
halklar, bir de dier ktalardan ve insanlardan doal nedenlerle yaltlm bir halde
bulunuyorlarsa, kendi dlarndaki dnya ile irtibatlar tamamen kopar. Oysa
insanlarn birbirleri ile salad temas ne kadar geni apl olursa medeniyetin de o
kadar ilerleyecei ortada iken, bylesi bir kendini dierlerinden yaltma, medeniyetin
geliip ilerlemesini engeller. te Cezyir-i Hindiyye Adalar halk bu tr artlarn
sonucu olarak geri kalmtr. Bunun tersi bir corafyada yaayan ngilizler ise
artlarn zorlamas ile ihtiyalarn karlamak iin sanayiyi gelitirmiler, ticaretle
uramlar, bu sayede dier topluluklarla temas kurup, medeniyetlerini an en ileri
seviyesine karmlardr. Ancak btn d artlar elverili olsa bile bir halkn
genetik zelliinde akl ve anlay noksanl gibi bir takm eksiklikler varsa, her ne
kadar medenilemek insann yaratl gerei olsa da o kavmin medeniyet yoluna
198
199

M. evki, Avrupa Devletlerinin Ahvl-i Hzras-4, s. 305.


M. evki, Avrupa Devletlerinin Ahvl-i Hzras-4, s. 305.

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

165

girmesi olanakszdr. Sonuta Mehmed evki dnyay Avrupa merkezli deerleri


ifade eden civilisation-medeniyet algs iinde deerlendiriyor ve medeni-vahi ikileminin
yaratt eliki ile yaad zaman ve gemii yorumluyordu.
Ahmed evki, Avrupa medeniyetinin stnln zellikle sanayi devriminin
icadyla anlatmaktadr. Bunlar deniz ve kara tamaclnda devrim olan
buharl gemi (deniz vapr) ile trenin (temr yol arabalar) icad ve telgraftr.
Dikkat edilirse her icat da ulam ve iletiimi kolaylatrp
abuklatrmaktadr. Hatrlanaca zere medeniyete szlklerde lfet ve nsiyet,
yani yaknlama anlam verildiini belirtmitik. Nitekim Mehmed evki, bu
icatlar sayesinde deniz ve kara yoluyla dnyann her tarafna kolaylkla seyahat
etme olanann doduunu ve ayrca uzak lkeler arasnda ayn anda haberleip
memleketler arasndaki mesafenin ortadan kalktn belirtmektedir. Bu sayede
dnyadaki eitli halklar arasnda ihtilt ve lfet salanmas gerekli hale
gelmitir. Bu icadn salad imknlar sayesinde milel-i muhtelife git gide tek
bir aile halini almtr. Sonu olarak Ortaada uluslarn birbirileri ile karp
grmelerinin eksikliinin neden olduu pek ok husmet ve muhlefete karlk,
imdi ulam ve iletiimin artp kolaylamas sayesinde dostluk ve karlkl iliki
geliecektir.200 Mehmed evki bu satrlarda XXI. yzyl Kreselleme
ideolojisinden bahseder gibidir. Ancak konutuu balam, halen geleneksel
kalabilen yanndan kaynaklanr gibidir. Bu ise insann sosyal bir varlk olduuna
dair n kabuldr. Ancak sanki o, insan sosyal bir varlk deil de sosyalleen
bir varlk olarak kavramaktadr. Aksi halde terakki anlaynn erevesini
oluturmas mmkn olmayacaktr. Bunun haricinde metnin bu ksmnda geen
lfet, nsiyet ve ihtilt gibi kelimeler, civilisationun XIX. yzyl szlklerindeki
Trke karlklarndandr.
1870li yllara gelindiinde Osmanl aydn halen kelimenin kadim ve yeni
anlam arasnda bocalamaktayd. Fakat Osmanl aydnnn eklektik ve yararc
(pragmatik) yaklam kavram, meramn anlatabilmek iin klktan kla
sokmaya balamt. Bunun rneklerinden biri Basireti Ali Efendiydi. O, ikiyz
say arayla yazd iki ayr makalede medeniyeti, birbirinden biraz farkl
balamlarda ele almt. lk makalede yazarn kaygs ekonomikti, bu nedenle
kavramn insann varoluu itibaryla medeni olduunu ifade eden geleneksel
anlama younlamaktayd. yle diyordu:
Herkes bildii cihetle tekrr tarfine hcet yokdur ki insanlar bal bana
yaayamaz. Bir adam bir daa ekilb de kendi kendine taayy edemez. nk
insann yiyecei eyler basit deildir yani ot vesire ile vikye-i hayt edemez.
Ekmek ister, an tedrik iin birok vstalara muhtac, o da yalnz bana olur
eyler deildir. te bunun iin insna meden-i bit-tab derler.201
Mehmed evki, Avrupa Devletlerinin Ahvl-i Hzras-3, Mecmu-i Fnun, Yl: 3,
No: 31, stanbul Receb 1281 (Kasm/Aralk 1864), s. 268.
201 Basretci Ali Efendi, ehir Mektbu-Tevn-Mektup No:58, Basret, No: 98, 15
evvl 1290 Cuma/23 Tern-i Sn 1289 Cuma(6 Aralk 1873), s. 1-2.
200

166

AHMET KARAAVU

Basireti Ali Efendinin yukardaki ksa, rnekli anlatm geleneksel


anlayn tekraryd ve gerekte o, bu yazda dorudan medeniyeti tanmlamak
kaygs tamyordu. Vurgulamak istedii asl dnce, insanlar arasnda
yardmlamann gereklilii, hatta zorunluluu idi. Bu nedenle konuya insann
ontolojik vasflarna vurgu yaparak giriyordu. Onun grne gre eer insanlar
bir arada yaamak mecburiyetiyle var edilmi iseler, birlikte yaamann
gerekliliklerini de yerine getirmeli ve kii ve toplum yararna elbirlii ile
almalydlar. Ayn toplum iinde yaayan insanlarn birbirinden habersiz,
yalnz bana, ferde ve topluma hibir faydas olmadan yaamas yaratlndan
kaynaklanan avantaj kullanmamas anlamna geliyordu. Yani insanlarn toplum
iinde toplum d varlklar olarak hayatlarn srdrmelerinin ne kendilerine ne
de dierlerine hibir faydas yoktu. nsanlar bu kadar ferd yaayacaklarsa,
yardmlamayacaklarsa meden-i bit-tab olmann ne anlam vard? Bu nedenle
Yalnz medeniyetin deil belki bedeviyetin bile zarriytndan balcas tevndr. Nev-i
beer tevnle yaar. Muvenetsiz bir ey olmaz. Medeniyet de terakk de tevne
muhtactr.202 Yani Basireti Ali Efendinin burada insann toplumsalln ifade
ederken asl amac yardmlamann deer ve nemini anlatmakt.
Basireti Ali Efendi bu yazda yardmlamay, fakir-fukarnn ihtiyalarnn
karlanmas ya da insanlarn birbirlerinin eksik-gediklerini gidermeleri olarak ele
almyordu. Asl kastettii belki biraz dayanma, ama daha ok ekonomik
ibirlii idi. Yani yardmlamadan ama, i ortaklklar kurulmas yoluyla kkbyk iktisad teekkllerin ortaya karlmasyd. Bylece o, Osmanllarn bir
araya gelip, irketler kurarak lke ve toplum kalknmasn salamalar gerektiini
dnyordu. stelik ortak iktisadi teekkllerin kurulmas, yalnz dhili
kalknmay salamayacak, ayn zamanda Osmanl Devletinin dnya zerinde
sz sahibi olmasna da hizmet edecekti. Nasl ki Avrupallar bir araya gelip,
yardmlaarak aralarnda irketler kuruyorlar ve bu irketler sayesinde koca koca
ktalara mlik oluyorlar, deniz ve kara ticaretinin definelerini kse-i istifdelerine
aktaryorlard. Osmanllar da yardmlaarak bylesi bir baary elde edebilirlerdi.
irketler yoluyla lke ve toplumun zenginlemesinin delili ise ngilizler idi.
Onlar bir kumpanya sayesinde koca Hindistan ele geirmilerdi. ngilterenin
ve ngilizlerin zenginlikleri lisn- ummda atasz hkmne varmt. Bunlar
hep gayret ve marifle anlarn cmle-i mesirinden olan (tevn) yan irketlerin eseri
olarak ortaya kmt.203
Basireti Ali Efendinin ikinci makalesi dorudan medeniyeti tanmlamak
ve gerekliliklerini ortaya koymak amacyla kaleme alnmt. Zira toplumda
medeniyeti ahlkszlama ile bir gren ok keskin ve geni tabanl bir muhalefet
vard. Bu nedenle Basireti Ali Efendi de tpk Namk Kemal gibi medeniyetin
savunusunu yapyor ve Avrupadan gelen yaam tarznn medeniyetin
202
203

Basretci Ali Efendi, ehir Mektbu-Tevn-Mektup, s. 1-2.


Basretci Ali Efendi, ehir Mektbu-Tevn-Mektup, s. 1-2.

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

167

marazlarndan olduunu, onun asl hususiyetlerini yanstmadn ileri


sryordu.204 Bu arada Franszca konuup, Avrupallar gibi giyinmeyi ve
davranmay medeniyet sanan tredi takmn da knyordu. Bu nedenle bu
yazsnn asl konusu medeniyetin kendisiydi. O medeniyeti yle tanmlyordu:
Medeniyet lafznn medll, mctemian iskn ve tevn olub bu ictim ile
berber cemiyyetin husl ve devm- nizm ve sadeti iin bir kann- adletin vcd
zarr ve tevs-i dire-i kudret iin marifle berber bir takm sanyie ihtiyc
bedhidir ki bunlar medeniyetin vcduna muhtcdr. Medeniyet bunlara icb eder.205

Basireti Ali Efendi bu cmle ile ncelikle medeniyet szcnn topluluk


halinde iskn, yani yerleik yaam ve yardmlama anlamna geldiini
sylemektedir. Bylece kelimenin ehirli yaamla ilikisine gnderme yapp, bir
nceki makalesinde neden yalnz medeniyet iin deil, bedeviyet iin bile
yardmlamann zorunlu olduunu belirttii anlalmaktadr. Dolaysyla ona
gre medeniyet yerleik yaam, zellikle ehir hayatn ifade eden bir kelime idi.
Bu yn ile o, geleneksel erevede kalarak dnmeye alan bir dnr
olarak grlmelidir. Ancak bu tanmda medeniyetin yerleiklikle
zdeletirmesinden, gelenein neden srarla temeddn kelimesini kulland da
aka anlalmaktadr. Zira belirtildii zere geleneksel anlayta her yaam
formu temeddn edebilirdi. Medeniyet ise yerleik yaamn deer yarglarna ve
onun stnlne gnderme yapan bir kavramd. u halde medeniyetin Avrupaya
ait insan, toplum ve devlet anlayn temsil eder bir kavram olduu iyice
netlemektedir. Unutulmamaldr ki zellikle corafi keifler sonras Avrupa,
ehirde younlaan bir hayat ne karmaktadr. Avrupada Sanayi Devrimi
sonras sre, ehirli yaamn krsal hayata kendisini kabul ettirmesi ile
sonulanmtr. Bu nedenle civilisation Avrupada ehir meknnda retilen maddi
ve manevi deerleri ve onlara ulama aralarn ifade etmekteydi. Sanayi
Devriminin ehri meknsal byklk, ekonomik, demografik, kltrel vb.
alardan dier yaam formlarna stn klmas, bir bakma yeni kurulan sanayi
aracl ile geni insan kitlelerine i olana salamasyla gereklemiti. eitli
nedenlerle tarmsal retimden ve topraktan koparak kendi yaadklar yerden
grece byk yerleim birimlerine hcum eden insan kitlelerinin yaratt
Namk Kemal, u kadar var ki fuhiyt medeniyetin avrz- ztiyesinden deil nekis-i
icraatndandr. nk syite keml tarfinde men-i fuhiyt dhildir diyerek Avrupadan
gelen yeni tr fuhiyt olarak tanmlad Osmanl ahlak anlay ile badamayan
davranlarn, medeniyetin asl hususiyeti olmadn ve onun marazlarndan olduunu
belirtip eletiriyordu. Buradaki kavrayn bir baka yn de medeniyeti bir btn olarak,
yani Avrupann yaaynn toplam olarak grp, ahlaki zafiyet olduu dnlen baz
yaam pratiklerinin, medeniyet-Avrupann marazi taraf olarak nitelenmesi ve darda
braklmasnn nerilmesidir. Namk Kemal, Medeniyet, s. 384.
205 Basretci Ali Efendi, ehir Mektbu-zh- Merm-Mektup No: 78, Basret, No:
1201, 23 Safer 1291 Cuma/29 Mart 1290 Cuma (11 Nisan 1874), s. 2.
204

168

AHMET KARAAVU

kemeke, Avrupann toplumsal dokusuna ve kltrne yeni bir ekil


veriyordu. Bu kemekein ynetilmesi, yani insanlarn istihdam ve onlarn
yaam dzeyini ykseltme abalar, ehir gvenliinin salanmas vb. sanayi
temelli yeni ehir kltrn ina etmekteydi. rnein ikamete ynelik ok katl
binalarn ina edilmesi, kynden kopup gelen ve ehirde i bulup yaamn
srdrmek isteyen evsiz-barksz, yersiz-yurtsuz insanlarn barnma ihtiyacna
geici bir zm olarak uygulanmaya balanmt. Ancak ilerleyen srete bu tr
binalar, ehir kltrnn ayrlmaz bir paras haline gelecekti. Yine kyn,
kabilesini, ailesini vb. terk eden bu insanlar atomize olmu yalnz bir yaama
iaret ediyordu. Bu ise bireyselliin ve bireyciliin gelimesinin sosyolojik alt
yapsn oluturuyordu. Ancak bu gvensiz bir toplumun ortaya kmasna da
neden olmaktayd. Sonuta birbirine gvenip bir araya gelemeyen bireylerden
meydana gelen bu toplumda devlet tartmasz bir otorite olarak ortaya
kmaktayd. Btn insanlarn yaptklarnn hesabn derebeyinden soran eski
kral otoritesinin yerine, her bir bireyle yz yze gelen, herkesi yaptndan
sorumlu tutan, yine herkese hak ve sorumluluklarn retip zaman geldiinde
hatrlatan devlet otoritesine giden kap bylece sonuna kadar alm oluyordu.
Ayrca insanlar kan ba ile deil, i-emek ba ile iverenlerine baml hale
geliyor ve onlar gl klyorlard. Bu ise burjuvazinin Avrupada devlet
iktidarn ele geirme srecinde sahip olduu toplumsal destein kaynaklarndan
biriydi. Dolaysyla burada rnek vermek amacyla sadece bir kana deinilmi
birok hususun gereklemesinde ve Avrupada modern kent meknnn ve
kltrnn retilmesinde en nemli pay sanayiye ve ticarete aitti.
Basireti Ali Efendi, ehri medeniyetin biricik merkezi haline getirirken,
Avrupa lkelerini ekonomik bakmdan ok gl klan temel dinamiin
endstriyel retim ve ticaret olduunun bilincindeydi. Bu nedenle sanayilemeyi
medenilemenin temel dinamii olarak deerlendiriyordu. nk sanayileme
tpk Avrupada olduu gibi yaam meknn ehir lehine dntrecekti.
Bylece, insann ortaya kard, bu en byk ve en stn yaam formunun
ekonomik, demografik, kltrel ve siyasi arl Osmanl Devletinde de birincil
konuma ulaacakt. Sanayide gerekleen retim srelerinin, eskiden
imalathanelerde el tezghlarnda yaplan imalatla hibir benzerlii yoktu. Yani
sanayi retiminde artk el imalatnda olduu gibi bir maln ilenme srecinin
tamam bir kiinin yapt i olabilmekten kmt. rnek vermek gerekirse artk
bir pantolonu tek bir terzi dikmiyordu. Yn, pamuk ve/veya ipein temizlenip
ip haline getirilmesi, retim srecinin tek bir alannda uzmanlam ii ve
ustalar eliyle gerekletiriliyordu. Yine ipin boyanmasnda, dokunup kuma
haline getirilmesinde, dikilecek pantolonun tasarmnda, kumalarn tasarma
gre kesilip biilmesinde, biilmi kuman dikilmesinde vs. her bir aamada
iinde uzmanlam ayr ayr insanlar grev alyorlard. Btn bu ilemler ise tek
bir iletmede gerekleiyordu. Dolaysyla sanayi anda insanlarn tek bir ii

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

169

hakkyla renip vasfl hale gelmesi gerekmekteydi. Bu ise gelenekte olduu gibi
retim-tketim halkasnn iinde deil, okulda gereklemesi gereken bir ie ve
iilie hazrlk aamasn zorunlu hale getirmekteydi. Zira hibir iveren retimi
aksatacak ve/veya sakatlayacak vasfsz eleman istemiyordu. yleyse insanlar
daha okul anda geimlerini salayacak bir meslee sahip olarak
yetitirilmeliydiler. Yani bir insan hayat boyunca geimini salayacak olan
meslein eitimini okulda almalyd. Bu nedenle insanlara dnya mutluluunu
salayacak olan mesleki vasflarn kazandrlaca yer olan okul, dolaysyla
eitim medeniyetin n art idi.
Sonuta sanayi retimi devasa bir organizasyon, ibirlii ve dzen
gerektirmekteydi. Krsal toplumun temsil ettii babozukluun, disiplinsizliin,
medeniyetsizliin bylesi bir organizasyonu gerekletirmesi olanakszd. Bu
nedenle medenilemek Avrupann yapt gibi sanayilemek ve okullamakla
olabilirdi. Dier yandan bireylerine ayrlm ehirli-medeni yaamda, belirtildii
zere artk devlet herkesle ayr ayr muhatap olacanda, her bir insana hak ve
grevlerini retmek ve ehirli yaamn gerekliliklerinin neler olduunu anlatmak
da eitimin greviydi. Bylece cemiyyetin husl ve devm- nizmn salanmasnda
sanayi ve eitim nemli bir rol stlenmi oluyordu. Btn bu srelerin
toplamndan elde edilecek sonu ise kann- adletin ve tevs-i dire-i kudretin elde
edilmesiydi. Btn bu nedenlerden dolay Basireti Ali Efendi, sanayi ve maarifi
medeniyete dhil olmann olmazsa olmaz artlar arasnda zikretmekteydi.
Makalenin bandan beri yaplan btn bu tartmalardan anlalyor ki
klasik slam-Osmanl bilgi sisteminin insan, toplum ve devlet anlay XIX.
yzylda byk bir deiime uramt. Tekmln yerini alarak vahi-medeni
kartln kuran terakki anlay,
devlet felsefesini deitirecek kii
otoritesinden yasa hkimiyetine gei tartmalar, dier yaam formlarnn
dlanmas suretiyle ehrin medeniyeti temsil eden biricik mekn haline getirilmesi
vb. rnekler insann varolusal zellikleriyle ilgili geleneksel kabullerin dorudan
ya da dolayl tartmaya almas anlamna gelmekteydi. Yani insan yeniden
tanmlanmak durumundayd. Bu noktada ilk sorulmas gereken soru insan
meden-i bit-tab mdr sorusuydu. Ancak XIX. yzyl bu soruyu sormaya msait
deildi. Bu dnem aydnlar konuyu, ontolojik referanslar tahrip edip yapsn
bozmuyormu gibi tartyorlard. Ya yaptklar iin bilincinde deillerdi. Ya da
dnemleri itibaryla konunun asl mahiyetini syleyecek cesaretleri
bulunmuyordu. te ilmiye kkenli bir aydn, XX. yzyln balarnda, baka bir
balamda da olsa bu soruyu sorma cesaretini gstermiti. Makalesinin bal
nsan Taban Meden midir? idi.
Soruyu soran Musa Kzm Efendinin yant evetti. Ancak nemli olan
sorunun sorulmasyd. Zira gelenekte byle bir soru kimsenin aklna gelmezdi.
nk geleneksel dn biiminde insann meden-i bit-tab olduu adeta nas

170

AHMET KARAAVU

hkmne gelmi bir kabul idi. Yani sadece byle bir sorunun sorulmas bile,
Osmanl bilgi sisteminin Avrupadan gelen civilisation kkenli bilgi karsnda
geriledii konumu gzler nne sermeye yetmektedir. Zira bu soru, ada bir
sosyoloun sorduu ekilde sorulursa: nsan, nsan olarak m var olmutur/var
edilmitir yoksa insan olmak iin mi var olmu/var edilmitir? eklinde olmak
zorundadr.206 Sorunun ontoloji ve onun belirledii bilgi sistemi zerinde
yapaca ykc etki bylece daha net bir ekilde ortaya kacaktr. Bu nedenle
ncelikle bu hususun tespit edilmesi gerekmektedir.
Cevabndan da anlalaca zere Musa Kzm Efendinin amac insan
yeniden tanmlamak deildi. O bilinen ve kabul edileni onaylamak istiyordu.
Amac ise soru zerinden bir balam oluturmak ve Mslmanlarn XIX.
yzylda yaamakta olduklar perian ve dank duruma are olmak zere siyasi
bir zm nermekten, belki temennide bulunmaktan ibaretti. Bu nedenle soru
metnin balamnda deersizlemekte, genel dnce iklimi asndan ok deerli
bir konuma ykselmektedir. Sonuta ona gre;
ssl-ess- medeniyet ittifk ve ittihddan baka bir ey deildir. nk
medeniyet toplu yaamak demektir. Toplu olarak yaamak ise behemahl ittifk ve
ittihdladr. Zr ittifk ve ittihd olmazsa tevn ve tensur olmaz. Tevn ve
tensur olmaynca insanlar yaayamaz. nk insann muhtc olduu ey o kadar
okdur ki bunlar tedrik etmek bir insann deil bin insann bile kr deildir. u
hlde eer insanlar byle niza, ikka, hilfa derek beynlerinde bir ittihd ve
vifk- tm bulunmazsa cemiyyet dalr. Medeniyetden eser kalmaz. Nitekim
tevrih-i akvm da buna ehdet etmektedir.207

Bu cmleler onun sorudaki amacn net bir ekilde ortaya koymaktadr.


Dorudan insann toplumsallna vurgu yapan cevap, dalma evresine girmi
olan Osmanl devlet ve toplum hayatn birlik olmaya armaktadr. Zira
topluluk halinde yaamak demek olan medeniyet, insanlarn birbirleriyle ittifak ve
birlik halinde bulunmalarn gerekli klar. Oysa Osmanl lkesi hzla dalmakta,
devlet paralanmakta olup ister Gayrmslim, ister Mslman olsun btn
kendini farkl hisseden etnik ve dini topluluklar Osmanl Devletinden ayrlmaya
hazrlanmaktadr. Hele Mslmanlarn durumu iler acsdr.
Musa Kzm Efendi bu artlar altnda herkesi btn kavga, anlamazlk ve
ayrlk gayrl brakp bir araya gelmeye, birlik olmaya armaktadr. Zira birliin
olmad yerde karlkl yardmlama olmaz. Yardmlamann olmad yerde ise
206 Konuyu bu balama yerletirmemde byk katks olan, yaptmz sohbetlerde bana ufuk
ac deerlendirmelerde bulunan ve soruyu bu ekilde sormam neren KT Edebiyat
Fakltesi Sosyoloji Blm retim yesi Sayn Bayram Sevine teekkr ederim.
207 Ms Kzm, nsan Taban Meden midir?, Terif-i Mslimn, I/3, 3 Cemziyelevvel 1328/29 Nisn 1326, s. 34.

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

171

insanlar rahat ve gven iinde yaayamazlar. nk insan muhta olduu o kadar


ok eyi yalnz bana tedarik edemez. Bylece toplum dalr, insanlar perian
olurlar. Ne yazk ki bu tehlikeye en ok maruz kalanlar mslmanlardr. nk
dier kavimler bu gerei ok nce idrak ederek medeniyetin ess ittihd ve ittifk
olduunu anlamlar ve bu uurda alarak sonunda gzlerimizi kamadran u
grdmz terakkiyt- medeniyeye ulamlardr. Hatta kendi aralarndaki ittihd ve
ittifk ile bile kanaat etmeyerek btn dvel-i muazzama ikier er ittifklar,
itilflar akdederek geleceklerini salama almlardr. Dier kavimlerin bu ahvl-i
harekt bizim iin ibretlik byk bir derstir. Bu ders alnp, artk Mslmanlar
arasnda sren gereksiz ahvle son verilmelidir. Mslmanlar da dier insanlar
gibi taban meden olduunu kinata gstermelidir.208
Sonu ve Deerlendirme
Bu makalede ele alnan konular, Trk modernlemesinin Osmanldan beri
yaad krlma ve srekliliklerin ana kavramlarna odaklanmtr. Srekliliklerin
ve krlmalarn tespit edilebilmesi, konunun btn olarak ele alnp
incelenmesini zorunlu kld iin bu makalede temeddn, civilisation ve medeniyet
kavramlar birlikte ele alnp deerlendirilmitir. ncelikle belirtilmelidir ki
temeddn ve medeniyet iki farkl ontolojinin kavramlardr. Sonuta kavramlarn
varolu biimlerinin ve ilkelerinin ortaya karlmas sayesinde dnemin
insanlarnn zihinsel biimlenimlerinin anlalmas kolaylaacaktr. Bu ise
insanlarn bir dnce sistemini olutururken kullandklar balang ilkelerini
ne karmaktadr. Temeddn ve medeniyetin balang ilkeleri ise insann nasl
tanmlanaca sorununa odaklanmaktadr. Bu balamda gelenekten
medenilemeye insana atfedilen vasflarn ve terminolojik erevenin nasl
deitii bu makalede az ok ortaya kmtr.
Temeddn tartlrken, insann varoluu itibar ile medeni olduuna dair
kabuln, geleneksel slam-Osmanl dn biiminin balang ilkesi olduu
tespit edilmitir. Zira insan, kendi kendine yetmedii iin dierleri ile alverite
bulunmak mecburiyetinde olan bir varlktr. Bunun zorunlu sonucu ise
toplumsal yaamdr. Toplumsal hayat belirli bir dzen gerektirmektedir.
Dzenin nasl olacana siyaset denir. Dzeni salayacak otorite ise hkmdardr.
Yani temeddnn ierii siyaset felesefesi ile dorudan ilikilidir. Toplumsalln
dolaysyla temeddnn mekn ise deikendir ve en stn ehirde olmak zere
her yaam biimi ve sahas temeddn temsil eder.
Civilisation Avrupada XVIII. yzyln ortalarnda kullanlmaya balanan bir
terim olup Avrupann ulat maddi-manevi dzeyi ifade eder. Kavram
dorudan ehirle ilgilidir. Avrupa tarihinde yerleiklik ve ehirliliin hkim
208

Ms Kzm, nsan Taban Meden midir?, s. 34.

172

AHMET KARAAVU

yaam biimini oluturmas, tarih iinde devlet ynetme ile ehir ynetmeyi
zdeletiren bir yaklamn ortaya kmasna yol amtr. Bu anlayn kkleri
Yunan site devletlerine ve onlarn ynetim ekillerine kadar gitmektedir. Bu
nedenle civilisation ehir d yaam biimlerine medenilik atfetmeyen, onlar
dlayan bir kavramdr. Kelimenin trevlerinin yklendii anlamlar bu algy net
bir ekilde ortaya koymaktadr. te yandan civilisation, yeni bir insan ve zamantarih algs sunmaktadr. Bu alg, doa kanunlarn kendine esas alarak
aklamaya alan ilerlemeci-evrimci dnceye giden yolu amtr.
Medeniyet kavram ile ilgili yaplan tarmalar ncelikle Osmanl aydnnn
zihninin konu hakknda pek berrak olmadn ortaya koymaktadr. Bu nedenle
ilk aamada Avrupal bilgi ieriinin iselletirilmeden ziyade var olan geleneksel
bilgi sistemine eklenmeye alld grlmektedir. Fakat yeni bilginin
balamnn ve ontolojik referanslarnn farkl olmas, birbirinden tamamen ayr
duran kavram ve bilgi ynnn ortaya kmasna neden olmutur. Dolaysyla
XIX. yzyl Osmanl aydn asndan, mevcut haliyle civilisation anlamnda
medeniyetin ve temsil ettii deerlerin gelenek iinde eritilip iselletirilmesi
mmkn grnmemektedir. Ancak Osmanl aydnnn g algs, daha dorusu
gl olma istei, medeniyete dhil olmay zorunlu grmekteydi. Sonuta Osmanl
ynetici ve aydnlar sahip olduklar dnce btnlnn paralanp dalmas
pahasna medeniyeti alp Avrupallamaya karar verdiler. Ancak onlar, artk ne
eskiyi ne de yeniyi temsil edebiliyorlard. Temeddn ve medeniyetin birbiriyle tevil
kabul etmez karmndan ibarettiler. Bu durum onlarn eklektik aydn olarak
tanmlanmasna neden olmutur.
Tanzimat aydnlar, balangta temeddnn insann toplumsallnn
varoluu ile ilgili olduuna vurgu yapan anlam ieriini muhafaza edip
geleneksel anlay medeniyet kavramyla birletirmeye altlar. Fakat sre
ilerledike bu, belirli bir ksm muhafazakr aydnn abasndan ibaret bir hal
ald. nemli bir grup aydn ise bilinli ya da bilinsiz bir ekilde terakki
zerinden evrimci dncelere ynelmeye balamt. Bu ise Osmanl dnce
hayatnda etkisini gittike artran, insann sosyallik vasfn sonradan kazandna
dair bir alg oluturdu. Sonuta insann Avrupa anlayna uygun olarak yeniden
tanmlanmasnn n ald. Bylece temeddnden medeniyete giden yolda en
nemli fikr sorun ortaya km oldu.
Osmanl brokrat ve aydnlarn medeniyete dhil olmaya zorlayan en nemli
etken devleti glendirme arzusu olmutur. Konuya bu balamda
yaklaldnda ve amacn sonutaki belirleyicilii dikkate alndnda,
medeniyetiliin kalknma ideolojisi olarak alglanmas gibi bir neticeye ulald
grlmektedir. Bu ise medenileme programnn maddi-manevi ayrm yapan
teknokrat yaklama indirgenmesini getirmitir. Ancak medenilemek, sivilize
olmak adna zorunlu bir ekilde fikir, kavram ve teknolojinin birlikte alnmas,

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

173

bahsedilen teknokrat tavr ksa bir sre iinde geersiz klm ve az sonra
medeniyet bir btn olarak alglanmaya balanmtr. Bununla birlikte medeniyetin
(civilisation-Avrupa) stn bilgi ve teknolojisine itiraz edemeyen Osmanl
aydn, ok nem verdii maddi kalknml reten Avrupal ontolojik
referanslarn stn rtm ve medeniyeti ancak ahlak zerinden tartabilmitir.
Bir kez daha ifade edilirse, Civilisation-medeniyet, XIX. yzyl Osmanl aydn
iin Avrupa demektir. Bu nedenle Osmanldan Cumhuriyete uzanan srete
Batllama, Avrupallama, asrleleme, adalama, modernleme vs. hangi adla
anlrsa anlsn btn bu ifadelerin ilk ekli medenilemedir. Karlalan asl sorun
medenileme arzusuyla alakal olmayp medeniyetin Avrupann ulat dzeyi ve
oluturduu btn deerleri temsil etmesinden dolay, rnek alnmas gereken
hususlarn nelerden ibaret olaca ile ilgilidir. Bundan dolay her siyasi-sosyal grup
kendi inan ve dncesine gre bir medenileme program hazrlamtr.
Geleneksel dn biiminin terminolojisine ait olan temeddn zerinden
ina edilen Osmanl siyasal ve toplumsal yaps ile modern dnemin kavram
olan medeniyet zerinden kurulmaya allan Batl yeni Trk siyasi yaps ve
toplumu olduka farkl zellikler iermektedir. Szgelimi insan, Allahn
yaratt, sosyal ve kemli arayan bir varlk olarak tasavvur eden temeddn,
Osmanl ehir dzenini bu erevede oluturmutur. yle ki Osmanl ehir
dzeni zelden genele doru ilerleyen ve i ie gemi be mekn zerinden
meydana gelmektedir. Bunlarn birincisi insann tamamen kendisine ait olan ve
aile yaamn srdrd alan olarak temayz eden hanedir. kincisi birka
haneden oluan, bir birine akraba kadar yaknlam ailelerden meydana gelen
kmaz sokaklardr. ncs kmaz sokaklarn ald ana sokaklardr ki bu
alan her bir kmaz soka drdnc ana mekna, mahallenin merkezi
ibadethanesine (cami, kilise, ve/veya havra) balamakta ve mahalleye dhil
etmektedir. Mahalleler ise genelde nesiller boyu bir arada yaam ortak bir
yaam ina etmi ve Ergenin tabiri ile ayn mescide devam eden insanlardan oluan
bir birliktir ve ksmen zel bir alandr. ie gemi btn bu yaam alanalarnn
buluma noktas ise bedesten etrafnda rgtlenen ve iktisadi hayatn cerayan
ettii ve btn ehrin bir araya geldii alan olan ardr. nk ekonomik
faaliyetler, btn ehir ahalisinin katlm ile gerekleen ve farkl mahallelerde
yaayan, farkl din ve mezhep gruplarna mensup ve hatta mahallelilik kltr
iinde biraz farkllam insanlar kaynatran temel insan faaliyetidir. Dolaysyla
insanlararas ilikinin en youn dzeye kt insan faaliyeti ekonomik
uralardr. Yine ar kendi iinde meslek gruplarna gre rgtlenmitir.
Herbir esnaf grubunun kendine ait Lonca tekilat vardr. Loncalar hem retimi
hem tketimi denetleyen, gerektiinde esnaf ile siyaset arasndaki irtibat
salayan st ynetici-denetleyici birliklerdir. arlar ayrca retim-tketim
ilikilerinin rgtlenip cereyan ettii yerler olduu kadar mesleki eitimin de

174

AHMET KARAAVU

gereekletii alanlardr. Bu sistem insanlar birbirinden sorumlu tutmak zerine


bina edilmitir ve bahsedilen sorumluluk gerektiinde komusuna (aile iinde,
kmaz sokakta, sokakta, mahallede, arda) yardm etmek, gerektiinde ehre
yeni gelen bir kiiye kefil olmak, gerektiinde de ilenen bir suun failini
yakalayp adalete teslim etmek eklinde ilemektedir.
Medeniyet ise toplumu atomize etmi ve bireylerine ayrmtr. Bir kii
gerek anlamda modern, medeni bir birey olamad anda ehirde varln
devam ettirmesi olanakszdr. Burada herkes sadece kendisinden sorumludur.
Her eyi kontrol eden tek bir otorite vardr o da devlettir. Ksaca medeniyet
bireyi yasa ve devlet ile ama her eyden nemlisi hayatla ba baa brakmtr.
Toplumsal yaamda sorumluluk ilkesi ilemedii iin herkes kendi bann
aresine bakmak zorundadr. Bu birey yaayabilmek iin mutlak surette eitim
almal ve geimini temin edecek bir meslekte ustalamaldr. Bu ustalk i
hayatnn iinde deil, okulda gereklemektedir. Yani medeni bir yaamda
elinde vasfl bir eleman olduunu belgeleyen bir kt paras olmayan bir
kiinin i bulabilmesi zordur. bulamayan bir kii geimini temin edemeyecei
iin evsizdir, atr. Zira medeniyette onun halinden sorumluluk duyacak bir
toplumsal duyarllk, temeddndeki gibi devlet tarafndan rgtlenmemitir.
Zira sanlann aksine insanlar ou zaman kendiliklerinden harekete gemezler.
Onlar ayaa kaldracak bir itici gce ihtiya duyarlar. Bu nedenle isiz gsz,
evsiz barksz, a ve plak insanlar ehrin aylak snfn olutururlar ve medeni
toplumsal yaam iin tehdit olarak alglanrlar. Ayrca unutulmamaldr ki
sorumluluk ve dayanma yoksa komuluk da yoktur. Bu nedenle ne apartman
kltr, ne sokak kltr ne de mahalle kltr bulunmamaktadr. ehir
birbirinden habersiz insanlarn yaad tek bir toplamdan ibarettir. Burada
bireyler kendi yalnzlklarnn esareti altnda szm ona toplumsal bir hayat
devam ettirmektedirler. Bireyin bu yalnzl sivil toplumu gsz klarken
merkezi otoritenin gcne g katmaktadr ve bu korkun g mekanizmas,
rasyonellemi brokrasiyi de yanna alan liderlerin diktatrlemesine yol
amaktadr. XIX. ve XX. yzyllar bunlarn saysz rnei ile doludur. Bu ise
Lahbabinin dedii gibi Siteler medeniyetinin iflasndan baka bir ey deildir.
Btn bu olumsuzluklarn yannda medeniyet insana insan olmaktan
kaynaklanan haklarn tartmasz bir ekilde vermek istemektedir. Bunun btn
dnyada tam gereklememi olmas belirlenen ilkenin grmezden gelinmesine
neden olmamaldr. Yine medeniyet keyfiliin yerine hukukun hkimiyetini tesis
etmeyi vaad etmektedir. nsanlk tarihinde olduka ksa denilebilecek bir zaman
diliminde grlmemi bir maddi ilerlemenin ve zenginliin kayna olmutur.
Bilim ve teknoloji sayesinde doa insann kullanmna almtr. Bunun sonucu
olarak ortaya kan evre sorunlar ise medeniyetin en byk krizlerinden birine
iaret etmektedir ve mutlaka acil zmler retilmelidir. nsanlk henz istenilen

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

175

seviyede olmasa da salk, eitim, kadn haklar, ocuk haklar vb. konularda
inkr edilemez bir ilerleme kaydetmitir. Ancak bu gelimi lkelerle snrl
kalmtr. Medeniyetin olumlu ve olumsuz yanlarnn sralamaya devam etmek
mmkndr. Ancak buna gerek olmad, maksadn hsl olduu aktr.
Yukarda ksaca ortaya konulan temeddn-medeniyet karlatrmas
gstermektedir ki medeniyet sorun zd kadar sorun da retmitir. Bu srete
insan doayla baa kmay ve hatta ona hkmetmeyi tercih etmi fakat kendisi
de insan olmaktan kma riski ile kar karya kalmtr. Elbette medeniyetin
sorunlarnn tespit ve zm iin kafa yormak gerekmektedir. Ancak Trk
aydnnn zerinde durmak zorunda olduu bir baka husus da temeddn ile
medeniyeti nasl uzlatraca ile ilgilidir. Bu uzlann salan(a)mam olmas
Trkiyenin siyasi, sosyal, kltrel ve ekonomik sorunlarnn temel
sebeplerinden biridir ve Trkiye tarihinin son 250 ylna damgasn vuran ar
bir kimlik buhrannn da kaynaklarndandr. Eer Trk aydn bu uzlay
gerekletirecek zm retebilirse, insann tekrar doayla btnlemesi
gerekleecektir. Bu ie herhalde ontolojik referanslardan balamak
gerekmektedir. Yani temeddnn ontolojisi ile medeniyetin ontolojisi nasl
uzlatrlacak ya da buradan nasl bir sentez ortaya karlacak, sorularna
verilecek cevap belki de insanlk tarihine yeni bir yn verecektir. Ama zaten
meselenin en can alc noktas da burasdr. Aksi halde hibir uzla denemesi
baarl olamayacak, bu eklektik danklk srp gidecek ve Trkiye eski ile yeni
arasnda bocalamaktan kurtulamayacaktr.

176

AHMET KARAAVU

Kaynaklar
AAOLU, Ahmet, Medeniyet, stanbul 1927.
Ahmet Cevdet Paa, Trh-i Cevdet, I, Tertb-i Cedd, Dersadet 1309 (1891).
_________, Tezkir-40 Tetimme, Haz. Cavit Baysun, Ankara 1991.
Ahmet Hikmet (Mftolu), Garb Medeniyetcilii, Seblr-red, XXIV/602, stanbul
Mays 1340, s. 54-55.
AKDA, Erhan, bn-i Haldunun Medeniyet Anlay, Hece-Medeniyet zel Says, sy.
186/187/188, Haziran-Temmuz-Austos 2012, s. 428-435.
l Paa, ltift-nme, Mecmu-i Fnn, Sene 1, No: 2, stanbul 1279, s. 51-56.
Aristoteles, Nikomakhosa Etik, ev. Saffet Babr, Ankara 1998.
ASLTRK, Baki, Osmanl Seyyahlarnn Gzyle Avrupa, stanbul 2000.
Basreti Ali Efendi, ehir Mektbu-Tevn-Mektup No:58, Basret, No: 98, 15
evvl 1290 Cuma/23 Tern-i Sn 1289 Cuma(6 Aralk 1873), s. 1-2.
_________, ehir Mektbu-zh- Merm-Mektub No: 78, Basret, No: 1201, 23 Safer
1291 Cuma/29 Mart 1290 Cuma (11 Nisan 1874), s. 2.
BAYKARA, Tuncer, Civilisation ve Osmanl Devleti, Osmanllarda Medeniyet Kavram
ve Ondokuzuncu Yzyla Dair Aratrmalar, zmir 1999.
_________, Mustafa Reit Paann Medeniyet Anlay, Osmanllarda Medeniyet
Kavram ve On Dokuzuncu Yzyla Dair Aratrmalar, zmir 1999, s. 33-43.
_________, Bir Kelime-Istlah ve Zihniyet Olarak Medeniyetin Trkiyeye Girii,
Osmanllarda Medeniyet Kavram ve On Dokuzuncu Yzyla Dair Aratrmalar, zmir 1999.
BERGEN, Ltfi, Medeniyet Ekseninde Kltr, Hece-Medeniyet zel Says, sy.
186/187/188, Haziran-Temmuz-Austos 2012, s. 33-64.
Bir Bedev Mektubu, Bir Bedev Mektbu, Mecmu-i Ulm, Sene 2, No: 5, 1 Safer
1297 (14 Ocak 1880), s. 379-380.
BOZKURT, Nebi-Mustafa Sabri Kka, Medine, DA, VII, Ankara 2003, s. 305311.
BUHL, Fr., Medine, MEB slam Ansiklopedisi, VII, Eskiehir 1997, s. 459-471.
CANATAN, Kadir, Mukaddime-Klasik Sosyal Bilimler Szl, stanbul 2009.
CANATAR, Mehmet, Yasa, yasak, Yasaknme Tabirleri, Adlet Kitab, Ed. Halil
nalck-Blent Ar-Selim Aslanta, Ankara 2012, s. 21-37.
CHLDE, Gordon, Kendini Yaratan nsan (nsann alar Boyu Geliimi), ev. Filiz
Ofluolu, stanbul 1996.
I, Muazzez lmiye, Tarih Smerde Balar, Ankara 1998.
ELAS, Norbert, Uygarlk Sreci, ev.: Ender Ateman, c.I, stanbul 2000.

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

177

EROL, Murat, Medeniyet ve Yerlilik: Anadoluda Bir Medeniyet Dnmek, HeceMedeniyet zel Says, sy. 186/187/188, Haziran-Temmuz-Austos 2012, s. 140-156.
Farabi, Mutluluun Kazanlmas-Tahslus-Sada, ev. Ahmet Arslan, stanbul 2012.
_________, El-Mednetl- Fzla, ev. Nafiz Danman, stanbul 1990.
FAZLIOLU, hsan, Szck ile Kavram Arasnda Medeniyet mi, Temeddn m?,
Trkiye Gnl, sy. 117, K 2014, s. 99-111.
FEBVRE, Lucien, Uygarlk, Kapitalizm ve Kapitalistler, ev. M. Ali Klbay, Ankara 1995.
FNDLEY, Carter Vaughn, Osmanl Siyasal Dncesinde Devlet ve Hukuk: nsan
Haklar m, Hukuk Devleti mi?, TANZMAT-Deiim Srecinde Osmanl
mparatorluu, Ed. Halil nalck-Mehmet Seyitdanlolu, stanbul 2011, s. 491-502.
GENCER, Bedri, slamda Modernleme 1839-1939, stanbul 2008.
_________, Hikmet Kavanda Edmund Burke ile Ahmed Cevdet, stanbul 2011.
_________, Medenilemeden Kresellemeye Modernlemenin Akbeti, Hece-Medeniyet
zel Says, sy. 186/187/188, Haziran-Temmuz-Austos 2012, s. 127-129.
GLE, Nilfer, Modern Mahrem-Medeniyet ve rtnme, stanbul 2001.
GOODY, Jack, Tarih Hrszl, ev. Gl alal Gven, stanbul 2012.
GNAYDIN, Yusuf Turan, Medeniyet Bibliyografyas, Hece-Medeniyet zel Says, sy.
186/187/188, Haziran-Temmuz-Austos 2012, s. 587-624.
GNDZ, Mustafa, Eitimci Ynyle Ahmet Cevdet Paa, Ankara 2012.
HALAOLU, Yusuf, Anadoluda Airetler, Cemaatler, Oymaklar 1453-1650, I, Ankara 2009.
HEGEL, G. F. W., Tarihte Akl, ev. nay Sezer, stanbul 2003.
Hoca Tahsin, Aklml-Akvm, Mecmu-i Ulm, sene 1, No: 1, 1 Zil-hicce 1296 (16
Kasm 1879)?, s. 45-76.
bn Haldun, Mukaddime-1, Haz. Sleyman Uluda, stanbul 2012.
_________, Mukaddime-I, ev. Prizde Mehmed Sib, Haz. Yavuz Yldrm-Sami
Erdem-Halit zkan-M. Cneyt Kaya, stanbul 2008.
NALCIK, Halil, Osmanl Hukuna Giri rf-Sultan Hukuk ve Ftihin Kannlar,
Adlet Kitab, Ed. Halil nalck-Blent Ar-Selim Aslanta, Ankara 2012, s. 73-103.
_________, Kutadgu Biligde Trk Devlet Gelenei ve Adalet, Adlet Kitab, Ed.
Halil nalck-Blent Ar-Selim Aslanta, Ankara 2012, s. 1-20.
NAN, Kenan, A Summary and Analysis of the Trh-i Ebl-Feth (History of Conqueror) of
Tursun Bey (1488), The University of Manchester Foculty of Arts Department of
Middle Eastern Studies Unpublished Ph. D. Thesis, April 1993
KAPLAN, Mehmet, Mustafa Reit Paa ve Yeni Aydn Tipi, TANZMAT-Deiim
Srecinde Osmanl mparatorluu, Ed. Halil nalck-Mehmet Seyitdanlolu, stanbul
2011, s. 463-475.

178

AHMET KARAAVU

KAPLAN, Mehmet-nci Enginn-Birol Emil, Yeni Trk Edebiyat Antolojisi-1, stanbul


1974.
KARAAVU, Ahmet, Tanzimat Dnemi Osmanl Bilim Cemiyetleri, Ankara niversitesi
Sosyal Bilimler Enstits Yaymlanmam Doktora Tezi, Ankara 2006.
KAYAPINAR, Akif, bn Haldunun Asabiyet Kavram: Siyaset Teorisinde Yeni Bir
Alm, bn Haldun-Gncel Okumalar, stanbul 2009, s. 121-160.
KAYNAR, Reat, Mustafa Reit Paa ve Tanzmat, Ankara 1985.
KEANE, John, iddet ve Demokrasi, ev. Meral st, Ankar 2010.
KILIBAY, Mehmet Ali, Avrupamerkezcilik ya da Dnya Tarihinin Marjinallemesi,
Dinin Fizii Demokrasinin Kimyas, Ankara 1999, s. 223-231.
Knal-Zde li elebi, Ahlk- Al, Haz. Mustafa Ko, stanbul 2007.
KORKUT, enol, bn Haldunun es-Siysetl-MedeniyyeTeorisini Eletirisi, bn
Haldun-Gncel Okumalar, stanbul 2009, s. 161-192.
KPRL, M. Fuad, Ortazaman Trk Hukuk Messeseleri: slm Amme
Hukukundan Ayr Bir Trk Amme Hukuku Yok Mudur?, Adlet Kitab, Ed. Halil
nalck-Blent Ar-Selim Aslanta, Ankara 2012, s. 39-72.
KUHN, Thomas, Bilimsel Devrimlerin Yaps, ev. Nilfer Kuya, stanbul 2000.
KUTLUER, lhan, Medeniyet, DA, XXVIII, Ankara 2003, s. 296-297.
KUTLUER, lhan, nsan DA, XXII, stanbul 2000, s. 320-323.
LAHBAB, Muhammed Aziz, Kapaldan Aa Milli Kltrler ve nsan Medeniyet, ev.
Bahaeddin Yediyldz, Ankara 1996.
Maarife Dir Bend-i Mahssdur, Tercmn- Ahvl, No: 34, 2 Zil-kde 1277 (12
Mays 1861), s. 1-3.
Mehmed evki, Avrupa Devletlerinin Ahvl-i Hzras-Medeniyet-4, Mecmu-y
Fnn, No: 32, stanbul, abn 1281 (Aralk/Ocak 1864/1865), s. 302-303.
_________, Avrupa Devletlerinin Ahvl-i Hzras-1, Mecmu-i Fnn, Yl: 3, No:
29, stanbul Cemziyel-evvel 1281 (Ekim 1864), s. 186-196.
_________, Avrupa Devletlerinin Ahvl-i Hzras-3, Mecmu-i Fnn, Yl: 3, No: 31,
stanbul Receb 1281 (Kasm/Aralk 1864), s. 258-268.
MER, Cemil, Umrandan Uygarla, Haz. Mahmut Ali Meri, stanbul 1996.
_________, Sosyoloji Notlar ve Konferanslar, Haz. mit Meri Yazan, stanbul 1997.
_________, Kltrden rfana, Haz. Mahmud Ali Meri, stanbul 2013.
Ms Kzm, nsan Taban Meden midir?, Terif-i Mslimn, I/3, 3 Cemziyel-evvel
1328/29 Nisan 1326, s. 33-34.
Mnif Paa, Mukaddime-i Medhl-i lm-i Jeoloji, Mecmu-i Fnn, I/2, 1278 (1862), s.
67-80.

TEMEDDNDEN MEDENYETE
(OTAM, 37/Bahar 2015)

179

Namk Kemal, Terakk, Mecmu-i Ulm, Sene 1, No: 2, 15 Zil-hicce 1296 (30 Kasm
1879), s. 153-160.
_________, Ahlk- slmiye, Osmanl Modernlemesinin Mesleleri-Btn Makaleleri-1,
(Nergiz Ylmaz Aydodu-smail Kara), stanbul 2005, s. 309-318.
_________, Terakk, Osmanl Modernlemesinin Meseleleri-Btn Makaleleri-1, Haz.
Nergiz Ylmaz Aydodu-smail Kara, stanbul 2005, s. 212-220.
_________, Medeniyet, Mecmu-i Ulm, Yl 2, No: 5, 1 Safer 1297 (14 Ocak 1880),
s. 382-384.
_________, Medeniyet, Osmanl Modernlemesinin Meseleleri-Btn Makaleleri-1, Haz.
Nergiz Ylmaz Aydodu-smail Kara, stanbul 2005, s. 358-361.
ORTAYLI, lber, Tanzimat Adam ve Tanzimat Toplumu, Tanzimat-Deiim Srecinde
Osmanl mparatorluu, Ed. Halil nalck-Mehmet Seyitdanlolu, stanbul 2011, s.
421-461.
ZEL, smet, Mesele Teknik-Medeniyet-Yabanclama, stanbul 2006.
PAKALIN, Mehmet Zeki, Osmanl Tarih Terimleri ve Deyimleri Szl-III, stanbul 1993.
Platon, Devlet, ev. Sabahattin Eybolu-M. Ali Cimcoz, stanbul 2013.
Rdvan Nafiz, Kk Trk Tarihi, Trk Yurdu Ktphnesi, stanbul 1329(?).
SEVN, Bayram, ehir Bir Sylemdir: Trabzonluluk Fenomeninin Sosyolojik Analizi,
Trabzon 2014.
SOREL, Albert, Meele-i arkiye, ev. Yusf Ziy, stanbul 1911.
SPENGLER, Oswald, Batnn k, ev. Giovanni Scognamillo-Nuray Sengelli,
stanbul 1997.
ENTRK, Recep, Medeniyetler Sosyolojisi: Neden ok Medeniyetli Bir Dnya
Dzeni in Yeniden bn Haldun, bn Haldun-Gncel Okumalar, Ed. Recep
entrk, stanbul 2009, s. 227-268.
RN, brahim, Osmanl mgeleminde Avrupa, Ankara 2003.
TANLL, Server, Uygarlk Tarihi, stanbul 2011.
TANPINAR, A. Hamdi, 19uncu Asr Trk Edebiyat Tarihi, stanbul 1976.
TADELEN, Vefa, Medeniyet nsanln Ortak Dili, Hece-Medeniyet zel Says, sy.
186/187/188, Haziran-Temmuz-Austos 2012, s. 8-22.
TURSUN BEY, Trh-i Ebl-Feth, Haz. Mertol Tulum, stanbul 1977.
WALLERSTEN, Immanuel, Jeopolitik ve Jeokltr (Deimekte Olan Dnya-Sistem zerine
Denemeler), ev.: Mustafa zel, stanbul 1993.
WEBER, Max, Brokrasi ve Otorite, ev. Bahadr Akn, Yay. Haz. M. Atilla ArcoluBahadr Akn, Ankara 2006.

180

AHMET KARAAVU

UBUCN, M. A., Osmanlda Modernleme Sancs, ev. Cemal Aydn, stanbul 1998.
ULUDA, Sleyman, Giri, Mukaddime-I, stanbul 2012, s. 15-154.
_________, Mrifet, DA, XXVIII, Ankara 2003, s. 54-56.
UNAN, Fahri, Osmanl dare Felsefesinde Adlet, Adlet Kitab, Ed. Halil nalckBlent Ar-Selim Aslanta, Ankara 2012, s.105-119.
YILMAZ, Murat, Ahmet Cevdet Paann Eserlerinde Avrupa ve Avrupa Tarihi Algs,
Karadeniz Teknik niversitesi Sosyal Bilimler Enstits Yaymlanmam Yksek
Lisans Tezi, Trabzon 2013.
YILMAZELK, brahim, Osmanl Devleti Dneminde Dersim Sanca-dari, ktisadi ve
Sosyal Hayat, Ankara 2011.
Dictionnaire de lAcadmie Franaise, Sixieme dition, Paris 1835.
Le Petit Robert, Paris 2002.
http://www.kuranikerim.com/mdiyanet/bakara.htm (17 Mart 2014).
http://www.kuranikerim.com/mdiyanet/araf.htm (17 Mart 2014).