You are on page 1of 369

GEORGE BASALLA

TEKNOLOJNN EVRM

George Basalla

Teknolojinin Evrimi

George Basalla

Teknolojinin Evrimi
eviri: Cem Soydemir

DOUBATI

George Basalla 1935 doumlu. Doktora almasn Harvard niversitesi Bilim Tari
hi blmnde tamamlamtr. Pennsylvania State niversitesi ve Columbia niversi
tesinde dersler verdikten sonra 1959 ylnda, Harvard niversitesinde retim yesi
olmutur. Bilim tarihi ve teknolojinin yan sra, Viktoryen dnem zerinde younla
mtr. Halen Deleware niversitesinde Tarih profesrdr. Basalla yakn bir dnem
de 2006 ylnda yaymlanan Civilized Life in the Universe: Scientists on Intelligent Ex
traterrestrials (Evrende Medeni Yaam: Dnya D Zeki Varlklar) adl almasnda,
Plutarkhostan Stephen Hawkinge, Keplerden Christiaan Huygense, Newtona, Carl
Sagana kadar daha pek ok nl bilim insannn fikirlerini irdeleyerek, dnya dnda
ki zeki yaama dair bilimsel dncenin arpc bir tarihini ortaya koyar. Cambridge
niversitesinin Bilim Tarihi Dizisi editrlerinden olan Basallann katkda bulunduu
kitaplar unlardr: The Construction of Modern Science: Mechanisms and Mechanics!Modem Bilimin Kuruluu: Mekanizmas ve Mekanii; (Man and Nature in the
Renaissance/Rnesans'ta nsan ve Doa; The Foundations o f Modern Science in the
Middle Ages: Their Religious, Institutional and Intellectual Contexts (Orta ada Mo
dern Bilimin Temelleri: Dinsel, Kurumsal ve Dnsel Balamlar); Making Natural
Knowledge: Constructivism and the History of Science (Doal Bilginin retimi: naclk ve Bilim Tarihi); Science and the Enlightenment (Bilim ve Aydnlanma); Life Sci
ence in the Twentieth Century (Yirminci Yzylda Yaam Bilimi).
zgn Metin
The Evolution of Technology, 1988
Cambridge University Press & Dou Bat Yaynlar, 2013.
ngilizceden eviren
Cem Soydemir
Yayma Hazrlayan
Ufuk Cokun
Kapak Tasarm
Mr. Z & Z
Tasarm Uygulama
Ali elik
Bask
Tarcan Matbaaclk
1-13. Bask: Tbitak Yaynlar
14. Bask: Dou Bat Yaynlar, Nisan 2013
Dou Bat Yaynlar
Ankara Merkez:
Yksel Cad. 36/4 Kzlay/Ankara
Tel: 425 68 64 / 425 68 65
stanbul Datm:
Hobyar Mah. Narlbahe Sok. No: 6
Caalolu/Istanbul
Tel: 0 212 243 47 11
www .dogubati .com
ISBN: 978-975-8717-94-1 / Sertifika No: 15036
Dou Bat Yaymlar-89 Bilim-1
Kapak Resmi: Babil Kulesi'nin nas, ad bilinmeyen bir Alman usta tarafndan,
1590larda yaplmtr.

NDEKLER

nsz.................................................................................. 7
I. Blm
eitlilik, Gereksinim ve Evrim....................................... 11
II. Blm
Sreklilik ve Sreksizlik..................................................48
III. Blm
Yenilik (1): Psikolojik ve Dnsel Etkenler.................104
IV. Blm
Yenilik (2): Sosyo-Ekonomik ve Kltrel Etkenler......163
V. Blm
Ayklanma (1): Ekonomik ve Asker Etkenler............. 213
VI. Blm
Ayklanma (2): Toplumsal ve Kltrel Etkenler.......... 263
VII. Blm
Sonu: Evrim ve lerleme...............................................319
Kaynaka........................................................................ 336
D izin............................................................................... 361

ns z

Bu kitap, teknoloji tarihi alannda yaplm son dnem akade


mik almalar ile ekonomi tarihi ve antropolojiden dn aln
m bilgiler nda bir teknolojik evrim kuram ne sryor.
Kurgu ve ierik asndan kitabn blmleri, evrimsel analoji te
melinde dzenlenmitir. Ne var ki bu dzenlemede, teknoloji
tarihinde gerekleen olaylar hakknda zamandizinsel bir ak
lama yapma ihtiyac kastl olarak gz ard edilmitir. Yine de
bu kitap, ncelikle tarihsel bir almann rndr ve teknoloji
hakknda felsefi veya sosyolojik bir aklama yapma iddiasn
tamamaktadr. Dolaysyla, kitabn btnnde kuramsal er
evenin aklanmas ve desteklenmesi amacyla tarihsel rnek
ler kullanlmtr. Szgelimi buhar makinesinin icat edilmesi
veya elektrikli aydnlatma sistemlerinin bulunmas gibi teknoloji
tarihi asndan nem tayan byk gelimeler, teknolojik de
iimi evrimci yaklamla deerlendiren bir anlay aklama
abasyla ezamanl olarak ele alnmtr.
Birinci blm, kitabn dier blmlerinde eitli biimlerde
yeniden karmza kacak konuyu bize tantyor: eitlilik,
uzun bir sreden beri mevcut olan insan rn nesnelerin ya

nsz

da insanlar tarafndan yaplm eylerin ok fazla eitlilik ier


dii gereinin kabul edilmesi; gereksinim , temel biyolojik ihti
yalarn karlanmas iin insanlarn bu nesneleri icat etmeye
zorlandklar inan; ve teknolojik evrim , daha nceden bilin
meyen insan rn nesnelerin ortaya kn ve ayklanmasn
aklayan organik bir analoji. Bu konular ayrntl biimde in
celediimizde u sonulara ularz: eitlilik, maddi kltrn
somut ynlerine ait bir olgudur; gereksinim, eitlilie ilikin
popler ama hatal bir aklamadr; teknolojik evrim ise, biyo
lojik gereksinim dncesinden yardm almakszn eitlilii
aklamann bir yoludur.
Teknolojik evrim kuramnn biimsel anlatmna kitabn
ikinci blmnde balanyor. Bu deerlendirmede ncelikle
birbiriyle ilikili iki saptamada bulunuluyor: nsan rn olan
bir nesne, teknolojiyle ilgili bir almann temel konusunu
oluturur; ve insan retii olan kurmaca dnyada sreklilik h
km srmektedir. Srekliliin mevcudiyeti ise u anlama gel
mektedir: Yeni rnler, sadece kendilerinden eski rnlerden
ortaya kabilirler; yani, retilmi olan nesnelerin yeni biimle
rini, kuramn, yaratcln veya hayal gcnn saf yaratmlar
olarak gremeyiz.
Eer teknolojinin evrimi srecekse, srekliliin iinden ye
niliin ortaya kmas zorunludur. Kitabn III. ve IV. blmle
rinde, modern endstrilemi toplumlarda olduu kadar ilkel
toplunlarda da yeniliin deiik kaynaklar aratrlyor: nsan
ln hayal gc, sosyo-ekonomik ve kltrel gler, teknoloji
nin dalm, bilimin ilerlemesi. Bu aratrmadan u sonu ka
rlyor: Tarihin herhangi bir dnemindeki herhangi bir toplum,
teknolojik yenilii mmkn klma uruna kullanmay umdu
undan daha fazla potansiyele sahiptir.
Yeni teknolojik olanaklarn sadece kk bir blm, bir
toplumun maddi hayatnn paras olacak biimde yeterli d
zeyde gelitirilebilir. Dolaysyla, birbirleriyle rekabet eden yeni
rnler arasnda bir ayklanma yaplmas zorunludur. Ancak bu

Teknolojinin Evrim i 9

ayklanma, toplumun deerlerine ve grnr ihtiyalarna uy


gun olarak yaplr ve byle bir ayklanmann toplum tarafndan
ortaklaa kabul edilen iyi hayat anlayyla uyum iinde olma
s beklenir. Ayklanma sreci ve bu sreci ynlendiren gler,
kitabn V. ve VI. blmlerinde ayrntl olarak ele almyor.
Konuyu sonulandrrken, VII. blmde teknolojik ilerleme
ve insanln slah edilmesi konularna atfta bulunuluyor. yle
grnyor ki ilerleme nosyonunun geleneksel kavran, kendi
iinde kusurlar iermektedir ve bu anlay biiminin teknolojik
evrimle badatrlmas mmkn deildir.
Getiimiz yirmi-otuz yllk dnemde teknoloji tarihileri
tarafndan retilen zengin akademik kaynaklar olmakszn ko
nuyu bylesine geni bir balamda ele alan bir kitabn yazlmas
mmkn olmayacakt. Bu yzden, kaynakada ad geen btn
yazarlara teekkr bor bilirim. zellikle, George Kubier ve
Nathan Rosenbergin grlerinden ve yaklamlarndan fazla
syla yararlandm.
ki yakn dostuma zel bir teekkr borluyum. Cambridge
Bilim Tarihi Dizisinin yayn ynetmeni William Coleman, ev
rimsel analojiyi nasl ele alacam konusunda bana yol gsterdi.
Delaware niversitesinde alan meslektam Eugene S. Fer
guson da, fikirlerini benden esirgemeyerek kitaba ilikin btn
konularda bana katkda bulundu. Sonuta bu dostlarmn yar
dmlar olmasayd kitabn son eklini almas mmkn olmaya
cakt diyebilirim.
Son olarak, kitab baskya hazrlad iin W interthur Portfoliodan Catherine E. Hutchinse, kitabn dizgisini stlenen
Marie B. Perroneye, kitapta yer alan resimleri hazrlad iin
Kenneth Marchionnoya ve bana gsterdikleri sonsuz destek
iin eime ve aileme teekkr etmek istiyorum.

I. Blm

ETLLK, GEREKSNM VE EVRM

eitlilik
Yeryznde bulunan canl trlerinin zengin ve artc eitlili
i, yzyllar boyunca insanln merakn uyandran bir konu
olmutur. Canllar niin terliksihayvan, sinekkuu, sekoya aac
veya zrafa olarak varolmak zorundadrlar? Yaradllar yz
yllar boyunca bu soruyu yantlamaya almlardr. Yaradllarn savma gre canllarn eitlilii, Tanrnn cmert miza
cnn bir rn ve ifadesidir: Tanr, ltufkr gcnn ve sevgi
sinin snrszlnda, gezegenimizde karlatmz canl varlk
larn eksiksiz ve mkemmel trlerini yaratmay istemitir.
19. yzyln ortalarna gelindiinde, zellikle de 1859 yln
da Charles DarwhTin Origin o f Species (Trlerin Kkeni) adl
kitabnn yaymlanmasndan sonra eitlilie ilikin dinsel ak
lama, bilimsel bir yaklamla sarslmtr. Bu yeni yoruma gre,
hem herhangi bir zamanda varolan canl trlerinin eitlilii
hem de zaman iinde yeni canl trlerinin ortaya k, evrim
sel bir srecin sonucudur. Biyologlar, Darwinin kuramlarn

12

eitlilik, Gereksinim ve Evrim

desteklemek amacyla, 1,5 milyondan fazla flora ve fauna t


rn saptamaya ve isimlendirmeye almlar ve remeye ili
kin deiim ve doal ayklama kavramlaryla bu eitlilii ak
lamlardr.
Yeryzndeki canl trlerinin eitliliine ilikin baka bir
rnek de, insanlarn kendi elleriyle yarattklar eylerin eitli
liidir. Ne var ki insan rn olan nesnelerin eitlilii, oun
lukla gzden karlmakta ya da sorgulanmakszn olaan bir
durum olarak kabul edilmektedir. Bu kategorinin ait olduu
dnya, fiziksel dnyayla baa kmak, toplumsal ilikileri ko
laylatrmak, hayal gcn tatmin etmek ve anlaml semboller
yaratmak iin insan nesli tarafndan yararlanlan nesnelerin u
suz bucaksz evrenidir.1
nsan rn olan nesneler arasnda farkl trlerin kesin bi
imde saptanmas mmkn olamayaca iindir ki nesnelerin
farkl trlerine ilikin doru ve kesin bir saynn belirlenmesi
zordur. Ancak, verilmi olan patent saysn nesneler dnyas
nn eitliliinin bir gstergesi olarak kabul ederek bu konuda
tahmini bir rakama ulaabiliriz. Sadece ABDde 1970den bu
yana 4,7 milyondan fazla patent verilmitir. Eer bu patentlerin
her birini, organik bir trle zdeletirecek olursak teknolojik
dnyann, organik dnyadan kat daha fazla bir eitlilie
sahip olduunu syleyebiliriz. Karlatrmal eitlilii lmeye
ynelik olan bu yaklam birok adan hatal olmasna karn,
teknolojik dnyann ierdii eitliliin nitelik asndan da
organik dnyann eitliliine yaklatn ne srmektedir.
nsan rn olan eylerin eitlilii, canl trlerinin eitlili
i kadar artcdr. Ta aletlerden mikroiplere, su deirmen
lerinden uzay gemilerine, raptiyelerden gkdelenlere kadar e
itlilik ieren yelpazeyi gznzn nne getirin. 1867 ylnda
Karl Marx, ngilterenin Birmingham kentinde be yz farkl tip1

1 Thomas J. Schlereth, Material culture studies in America (Amerika


da Maddi Kltr almalar; Nashville, 1982), s. 2.

G eorge Basalla

13

ekil 1.1 Nesnelere ilikin eitliliin, ngiliz zanaatlarn kulland eki


biimlerindeki grnm. I: A, B, C, D, E - Talar krmak, kesmek,
ekil vermek ve yontmak iin kullanlan duvarc ekileri; F, G - Ular
sivriltilmi marangoz ekileri; H - ivi akarken ahap yzeyi korumak
iin kullanlan yasslatrlm eki ba; J - Genel Marangoz ekici; K Sivri ulu demirci ekici; L - Perin ekici (genel bir metal ileri ekici);
M - Mobilyac ekici; N - Nalbant ekici.

14

eitlilik, G ereksinim ve Evrim

II: A - ivi skmek iin kullanlan atal eki; B - Kaplamaclarn kullan


d kazar eki; C - Tornac baltas; D - Flarn dingil bilezikleri zeri
ne ivi akmak veya skmek iin kullanlan fc keseri; E- Ya flarn
ap kapamak iin kullanlan fc ekici; F- Kombine eki; G - Testere
bileme ve testere ayar ekici; H - Demeci veya sarac ekici; J, K Kundurac ekici. Kaynak: Percy W. Blandford, Country craft tools (Ta
ra Zanaat Aletleri; Newton Abbot, 1974), s. 49, 55.

G eorge Basala

15

ekicin retildiini rendiinde ok armt. Normal olarak


buna armas da gerekirdi. Bu ekilerin her biri, endstri ve
ya zanaat sektrnde zel bir ilevi yerine getirmek zere iml
edilmiti (ekil I.I.). Eski ve yaygn bir alet olan ekicin bu
kadar ok deiik tipinin retilmesine yol aan gler nelerdir?
Ya da daha genel olarak ifade edersek, insan rn olan eyle
rin neden bu kadar ok farkl tipi vardr?
nsan rn nesneler dnyasndaki farkllamay anlamaya
ynelik abalarmza ve hatt bu dnyann zenginliine deer
bime giriimlerimize engel olan bir varsaym bulunmaktadr.
Bu varsayma gre, yarattmz eyler sadece doal ortamla
baa kmamz ve hayatn gereksinimlerinin stesinden gelme
mizi salayan eitli aralardr. Teknolojiyi aklayan gelenek
sel yaklam, hemen her zaman zorunluluk ve fayda nosyonla
rnn nemini vurgulamtr. Teknoloji uzmanlarnn insanlara
hayatta kalmalar iin gerekli olan faydal nesneleri ve yaplar
saladklar defalarca yinelenmitir.
Zorunluluk ve fayda kavramlarnn, insan nesli tarafndan
yaratlan rnlerin eitliliini ve yeniliini ayrntl biimde
aklamas beklenemez. Bu nedenle, konuyla ilgili daha baka
aklamalarn peine dmemiz gerekiyor. zellikle de hayatn
anlam ve amalar hakkndaki en genel varsaymlar btnlk
l bir yapda bir araya getirebilen aklamalar, bu konuda bize
yol gsterici olacaktr. Teknolojik dnyann aklanmasnda or
ganik evrim kuramna bavurarak bu aray kolaylatrabiliriz.
Somut nesnelerin icat edilmesi, retilmesi ve kullanmlar
konularnda younlam bir disiplin olan teknoloji tarihi, ak
layc bir ara olarak evrimsel bir analojiden yararlanr. Dier
bir deyile, organik alann eitliliini aklayan bir kuram, in
san rn olan nesnelerin eitliliinin deerlendirilmesinde
bize yardmc olacaktr. Ama air E.E. Cummingsin uyarsna
kulak verecek olursak bu tehlikeli giriimin kimi tuzaklar ier

16

eitlilikf Gereksinim ve Evrim

dii gereini gzden karmamamz gerekiyor: Yapnt dn


ya, yaratlan dnya olamaz.2
Evrimsel eretilemeye yaklarken tedbirli olmak gerekir;
nk kurmaca (yapnt) dnya ile doal (yaratlm) dnya
arasnda ok byk farkllklar vardr. Dnyalardan biri amal
insan eyleminin rndr; dieri ise rastlantsal doal bir sre
cin sonucudur. Biri, ksr fiziksel bir nesne retirken dieri,
kendi kendine remeyi baarabilen bir canl retir. Birbirinden
nemli lde farkl olan bu iki alan arasnda birebir bir rtme kurulmasn nermediimi bir kere daha vurgulamak istiyo
rum. Kitap boyunca karlaacanz anlatda ve zmlemede
evrimsel eretileme ya da evrimsel analoji kavramlarn birbirleriyle deiimli olarak kullandm. nk byle bir eretileme
den yararlanmakszn teknoloji tarihine ilikin salkl bir anla
y gelitirilmenin asla mmkn olmayacana inanyorum.
Bu eretilemenin nitelii ve kitap boyunca stlendii rol,
fazladan bir aklamann yaplmasn gerektiriyor. Eretileme
ler, airane amalar uruna keyf olarak syleme eklenen ss
lemeler deildir. Eretilemeler veya analojiler, btn eletirel ve
zmleyici dncelerin znde yer almaktadr. Eretilemeler
olmasayd edebiyat verimsiz bir topraa benzeyecekti; bilim ve
felsefe gbel hayatta kalacakt; tarih ise, olaylarn kaydedil
mesine indirgenecekti.
Tarihiler, gemiin yorumlanmasnda uzun bir sreden be
ri eretilemelerden, zellikle de doum, byme, gelime, ol
gunluk, salk, hastalk, yallk ve lm temalarn ileyen or
ganik eretilemelerden yararlanmlardr. Bilim ve teknoloji ta
rihi alanlarnda uzmanlaan kiiler, getiimiz yzyl boyunca
bu alanlardaki olay ve olgular aklamak iin gl bir politik
eretilemeye bavurmulardr. Hi bkmakszn alkanlk dere
cesinde yineleyip durduklar bu eretileme ise, devrimdir. Bu
nedenle, teknolojik deiime ilikin bir anlay gelitirilmesinde
2 E. E. Cummings, Poems, 1923-1954 (iirler 1923-1954; New York,
1954) s. 397.

G eorge Basalla

17

evrim kuramna bavurulmasn nerirken eretilemeyi, kavra


mn daha nce yer verilmedii bir alana yerletirmeye alma
dm srarla belirtmem gerekiyor. Bununla beraber, konuyla
ilgili olarak tamamen yeni bir eretileme neriyorum ve bu
eretilemenin daha geni uzanmlarnn ciddi biimde deer
lendirilmesini talep ediyorum.
Ayrca, okuyuculardan bilimsel ve endstriyel devrimler
hakknda yazan kiilere gsterdikleri hogrnn aynsn bana
da gstermelerini rica ediyorum. Siyasal ayaklanma ile radikal
bilimsel, teknolojik ve endstriyel deime arasnda kurulan
btn benzerliklerden bilim ve teknoloji tarihilerini sorumlu
tutmak yerinde bir davran olmaz. Dolaysyla, kurmaca ve
doal dnyalarn btn zelliklerini karlatrmadm iin be
nim de sulanmamam gerekir.
Bir anlamda, eretilemeyi kullan biimim, ou tarihinin
eretilemeleri ele al biiminden ayrlyor. Bu tarihiler, ereti
lemeleri rtk ve dolayl biimlerde ve ounlukla da bilinsiz
ce kullanyorlar. Bu kitapta eretilemelere bavururken ak ve
bilinli bir kullanma ynelmeye alacam. Eretilemelere
ynelik tercihlerimiz ve yaklamlarmz farkllklar tasa bile
sonuta hepimiz de ayn amac paylayoruz: Gemii anlam
landrmak.

Gereksinim
Teknoloji, eitlilik ve gereksinim tartmamzla yakndan ilgili
olan nl bir Ezop masal vardr. Evvel zaman iinde susuz
luktan lmek zere olan bir karga, dibinde biraz su bulunan bir
ibrie rastlam. ne doru eilerek boynunu zorla ibriin
azndan ieri sokan karga, defalarca ibriin dibinde kalan
suyu imeyi denemi. Ama kargann gagas, ylesine ksaym
ki suya bir trl ulaamyormu. Bunun zerine karga, ibrii
devirip suyu yere dkmeye alm, ibrik ar olduu iin bunu
da baaramayan karga sonunda umudunu yitirmi. Derken ak
lna parlak bir fikir gelmi ve etrafta bulduu kk akl ta

18

eitlilik, Gereksinim ve Evrim

larn ibriin iine atmaya balam. briin dibinde biriken


akl talar suyun seviyesinin artmasn salam. Bylece kar
ga da suyu ierek lmekten kurtulmu. Bu ykden alnacak
ders udur: Gereksinim, icadn anasdr. Modern yorumcular,
iinden klmas imknsz grnen durumlar karsnda asla
ylmayan kiileri verek bu ykde verilmek istenen mesaj
gelitirmilerdir. Yorumculara gre bu tr kiiler, umutsuzlua
kaplmak yerine iine dtkleri amazdan kurtulmalarn sa
layacak yeni aletler ve makineler icat etmek iin zeklarn ve
yaratclklarn kullanrlar. Bylece hem temel biyolojik ihtiya
larn karlamay hem de teknolojik ve toplumsal ilerlemeye
katkda bulunmay baarrlar.
Gereksinimin yaratc abay harekete geirdii inanc, tek
nolojik etkinliin neredeyse tamamn aklamak iin srekli
yardma arlan bir grtr; insanlar suya ihtiya duyarlar ve
bu yzden kuyular kazar, barajlar ina eder ve hidrolik tekno
lojisini gelitirirler. Barnmaya ve korunmaya ihtiya duydukla
r zaman da evler, kaleler, ehirler ve asker aralar yaparlar.
Yiyecee ihtiya duyarlar; bylece hayvanlar evcilletirir ve bit
kileri slah ederler. Kendilerini kuatan evrede zorlanmakszm
hareket etme ihtiyac ekerler; bylece gemileri, at arabalarn,
faytonlar, bisikletleri, otomobilleri, uaklar ve uzay gemilerini
icat ederler. Aynen Ezopun masalndaki karga gibi insanlar da,
bu rneklerin her birinde acil ve zaruri bir ihtiyac karlamak
iin teknolojiden yararlanrlar.
Teknoloji ncelikle insanln en temel ihtiyalarn karla
mak iin mevcutsa, bu en temel ihtiyalarn neler olduunu ve
bunlar karlamak iin ne denli karmak bir teknolojinin ge
rekli olduunu kesin olarak saptamamz gerekmektedir. hti
yalarn tam anlamyla karlanmasn aan bir teknolojik kar
maklk dzeyi gereksiz grlebilir. Ancak bu tr bir teknolo
jik karmakln, gereksinimin snrlarn aan bir boyutta ak
lanmas zorunludur.

G eorge Basalla

19

Modern bir yorumcu, insanlar iin elzem olan ihtiyalarn


ve tekniklerin aratrlmas srasnda u soruyu sorabilir: O to
mobillere gerekten ihtiya duyar myz? Otomobillerin zorun
lu olduu sk sk yinelenir. Gelgeldim, otomobil getiimiz
yzyln bulularndandr. Nitekim insanolu, Nikolaus A. Ottonun 1876 ylnda iten yanmal motoru gelitirmesinden
nce de mutlu ve rahat bir hayat sryordu.
Benzinli motorla alan otomobilin kkenlerini bulmak iin
yaplan bir aratrma yle bir sonu ortaya karacaktr: O to
mobilin mucitlerini ilerini yapmaya ynlendiren ey gereksi
nim olmamtr. Dier bir deyile otomobil, uluslararas apta
ciddi bir at krizi veya at ktlnn sonucu olarak gelitirilme
mitir. Ulusal liderler, nemli dnrler ve gazetelerin ke
yazarlar, atn yerine yeni bir ulam arac bulunmas iin in
sanlara arda bulunmamlardr. Mucitlerin motorlu ulam
iin duyulan ciddi bir toplumsal ve bireysel ihtiyac ok yaknda
zme kavuturacaklarn umutla bekleyen sabrsz vatanda
lar da yoktu. Aslnda otomobil, dnyadaki varoluunun ilk on
yl boyunca (1895-1905), kendisini satn alabilen kiiler tara
fndan bir oyuncak ya da bir elence arac olarak grlyordu.
Kamyon ise otomobile kyasla daha az rabet grmt. I.
Dnya Savanda asker bir ulam arac olarak kamyonun
salad baar, sava sonrasnda kamyon imlatlarnn ve
ordunun destek salama giriimleriyle iyice pekiti. Sava ta
mamen sona erdiinde kamyon, nce atlarn ektii yk araba
larnn, daha sonra da demiryolu tamaclnn pabucunu da
ma att. Buna karn kamyon, atl ve buharl tamacln gr
nrdeki kusurlarn ve yetersizliklerini telafi etmek amacyla
icat edilmemiti. Otomobil rneinde yaand gibi, kamyona
duyulan ihtiya icadn ncesinde deil sonrasnda artt. Dier
bir deyile, iten yanmal motorlarla alan aralarn icat edilme
si, motorize ulama duyulan gereksinimi n plana karmtr.
Otomobiller ve kamyonlar, nemli bir teknolojik etkinliin
srdrld tarihsel bir dnemin sonunda ortaya ktklar

20

eitlilik , G ereksinim ve Evrim

iin gl bir argman gelitirmemiz asndan yetersiz rnek


ler olarak grlebilirler. Rastlantsal olmayan yaygn teknolojik
yenilik aray ve bu araya elik ettiine inanlan materyal,
ilerleme olgusu ile rtmeyen daha eski bir icadn varl saptanabilirse, belki de bu yenilie neden olan eyin gereksinim
olduu, dier nedenlerden daha kolay biimde ayrlabilir. Te
kerlek, tam da byle bir icat olarak grlebilir.
Tekerlek
Hemen herkes tarafndan insan soyunun tarihindeki en eski ve
en nemli icatlardan biri olarak grlen tekerlek, atele birlikte,
hi tartmasz Ta Devrinin en byk teknik baars olarak
tanmlanr. izgi roman ve filmlerde ta tekerlekler ve ate,
tarih ncesi maara sakinlerinin anonim bulular olarak res
medilir. lk kez ondokuzuncu yzyl sonlarnda ortaya km
olan bu tandk anlatm tarz, bugnlerde Milattan nce adl
karikatr dizisinde yeniden canlanyor.
nsanlk tarihinin erken dnemleri hakknda daha derin bil
giye sahip kiiler ise, ate ve tekerlein kkenlerinin ayn za
man aralna ait olmadn bilirler. Ate, en azndan 1,5 mil
yon yldr kullanlmaktadr. Oysa tekerlek, en fazla 5.000 yldr
insanla hizmet etmektedir. Ancak, tarihsel anlayn bu dze
yinde bile bu iki arac, dier btn insanlk tarihi baarlarnn
zerinde ve dnda zel bir kategoriye yerletirerek zdele
tirme eilimi bulunmaktadr. Szgelimi, nl ekonomi tarihisi
David S. Landes, son zamanlarda mekanik saatin nemini dile
getirdiinde mekanik saatin ate ve tekerlekle ayn snfta ol
madn ve bu nedenle daha dk bir kategoriye ait olduu
nu kabul etmiti.3

3 David S. Landes, Revolution in time: clocks a nd the m aking o f the


m odern world (Zamanda Devrim: Saatler ve M odern Dnyann Ku
rulmas; Cambridge, Mass., 1983), s. 6.

G eorge Basalla 21

Tarihsel uzmanlama dzeyi ne olursa olsun ou kii, te


kerlekli ulamn uygarln bir gstergesi olduuna inanr. Te
kerlekli ulam ve uygarln birbiriyle ylesine yakndan ilikili
olduu dnlr ki, ulam iin tekerlekten yararlanlan dze
yi saptayarak toplumlarm gerekletirdii ilerleme konusunda
karar verilir. Bu lt temel alndnda ise, tekerlekten tama
men yoksun olma koulu, bir toplumun uygarlam dnyadan
btnyle ayr tutulmas iin yeterli olur.
Bu mkemmel icadn kkenlerini aratrrken doal ortam
irdelemeye gerek yoktur. Birka mikroorganizma dnda hi
bir hayvan, eksenler zerinde serbeste dnen organik teker
lekler araclyla hareket etmez. Dolaysyla, tekerlein kayna
n insan rn olan nesneler dnyasnda aramamz gerek
mektedir.
Tekerlein ortaya kndan nce byk ve ar nesneler,
kzaklar zerinde tanyordu. Bu kzaklar, ayakl veya ayaksz
tahta platformlard. Kzan hareketini kolaylatrmak iin ara
cn alt yzeyine yerletirilen silindirik ubuklar (yzeyi dz
gnletirilmi ktkler) kullanlyordu. Tekerlein ite bu u
buklardan esinlenilerek icat edildii dnlmektedir.
Ama ilham kayna ne olursa olsun Dicle Nehrinden Ren
Nehri'ne kadar yaylan geni bir alanda tekerlein ilk ortaya
k, milattan drt bin yl ncesine dayanr. Elimizdeki arkeo
lojik bulgular, tekerli tatlarn Mezopotamya'da icat edildiini
ve ksa bir sre iinde buradan Avrupa'nn kuzeybatsna yayl
dn gsteriyor; ilk tekerlekler ya tek para tahtadan oluan
sert, dairesel cisimlerdi ya da aatan oyularak hazrlanm
tahta parasnn gergi latalaryla birletirilmesi ile oluturulan
diskler biimindeydi.
Arkeolojik kaytlar dikkatlice tarandnda, ilk tekerli tatla
rn kuttrensel ve trensel amalarla kullanld grlr. Eli
mizdeki en eski duvar resimleri, bu tatlarn tanrlarn ya da
nemli kiilerin heykellerinin tanmas amacyla kullanldn
gsteriyor. Tekerli tatlara ait en eski kalntlar ise mezarlarda

22

eitlilik, G ereksinim ve Evrim

bulunmutur. Dinsel bir cenaze treninin paras olarak ller


le birlikte gmlen bu tatlar, Yakn Dou ve Avrupann eit
li blgelerinde yaplan kazlarda ortaya karlmaktadr.
ounlukla savalarda kullanlan tatlar llerle birlikte g
mlyordu. Bu nedenle, tekerlein kuttrensel ve trensel kul
lanm, tekerlein savataki ileviyle yakndan balantlyd. As
ker ihtiyalar, tekerli tatlarn sonraki geliimini youn biim
de etkiledi. Szgelimi, resimlerden ve kalntlardan elde ettii
miz kantlar, Mezopotamyallarn drt tekerlekli sava araba
larnn ve iki tekerlekli at arabalarnn mzraklarn kolayca
frlatlmasn salama amacyla hareket eden platformlar olarak
ok nceden kullanld dncesini destekliyor. ubuklu yani
jantl teker, yeniliki bir bulutu ve yapm st dzey bir ustalk
gerektiriyordu. Bu bulu, sava srasnda manevra kabiliyeti
yksek, hafif ve hzl hareket edebilen tatlar yapmak amacyla
ilk kez M 2000de drt tekerlekli sava arabalarnda kulla
nlmt.
Tekerlek, kuttrensel ve asker kullanmlarn yan sra eya
larn ve rnlerin tanmas amacyla da kullanlyordu. Bu
nc ilev, ilk arkeolojik bulgular arasnda dorudan yer al
masa bile, tekerli tatlarn eski bir tarihte daha gndelik ama
larla kullanldn veya kullanlm olabileceini varsayyoruz.
Saman, soan, kam gibi iftlik rnlerini tayan arabalara
dair belgelere bal bulgular, M 2375 ile M 2000 yllar
arasnda kalan zaman aralna, yani yaklak olarak tekerlein
ilk ortaya kndan bin yl sonrasna aittir. Ancak bu zamansal
gecikme, elimizdeki arkeolojik bulgularn ounun kuttrensel,
trensel ve asker bir nitelie sahip olduunu yanstyor olabilir.
Tekerli tatlarn ilk alarda ulam ileviyle kullanldna dair
gl kantlarn elimizde bulunmayna ramen, tekerlein i
levsel ynnn birincil neme sahip olduunu ve tarm rnle
rinin tanmasna duyulan gereksinimin drt tekerlekli sava
arabalarnn ve iki tekerlekli at arabalarnn icat edilmesine yol
at ne srlebilir.

G eorge Basalla

23

ekil 1.2. Aztekler tarafndan (Meksikada) kilden yaplm tekerlekli


kk heykelcikler. Mezoamerikann eitli blgelerinde tekerlein me
kanik ilkesinin uyguland hayvan heykelcikleri bulunmutur. Bu heykel
ciklerin ait olduu dnem, MS 300 ylndan 16. yzylda spanyollarn
blgeye ayak basna kadar uzanyor. Bu zaman aralnda blgede te
kerlekli ulam bulunmuyordu. Kaynak: Stuart Piggott, The earliest whe
eled transport (lk Tekerlekli Ulam; Ithaca, N.Y., 1983), s. 15. Fotoraf
negatif no: 326744; Amerikan Doabilimleri Mzesi Ktphane Mdr lnn izniyle yaymlanmtr.

Tekerlek ve tekerlein kullanmlarna ilikin tartmamz, nis


peten kk saylabilecek corafi bir alanla kstlanmtr. Te
kerlein dnyann dier blgelerindeki yks, sylentilerden
ibarettir. Tekerli tatlar, Hindistanda M 3000de, Msr ve
inde ise M 2000de ortaya kmtr. Gneydou Asya, Af
rikada Byk Sahrann gneyinde kalan blge, Asya ktasnn
gneydousundaki bykl kkl adalarn tm, Polinezya
ile Kuzey ve Gney Amerikaya gelince yle bir grnmle
karlayoruz: Bu blgelerde yaayan insanlar, tekerlein yar-

24

eitlilik, G ereksinim ve Evrim

dimi olmakszn hayatta kalmay ve ou durumda da gelimeyi


baarmlardr. yleyse ulam ilevini yerine getirmek iin
dngsel hareketten yararlanma anlay, modern zamanlara
dein bu kara paralarna girmemitir.
Mezoamerikadaki (kabaca Meksika ve Orta Amerika) du
rum zellikle ilgintir. spanyollarn bu blgeye ayak basmala
rndan nce tekerlekli ulam bilinmese bile Mezoamerikallar,
tekerlekli minyatr nesneler yapyorlard. MS 4. ve 15. yzyllar
arasnda eitli hayvanlarn kilden yaplm kk heykellerinde
hareket etmelerini salayan akslar ve tekerlekler bulunuyordu
(ekil 1.2.). Bu kk heykellerin oyuncak m, tapnlan nesne
ler mi, yoksa adak sembolleri mi olduklar tam olarak bilinmese
de, ilevlerini bir kenara braktmzda bile ilgin bir sonula
karlayoruz. Bu kk heykeller, tekerlein mekanik ilkesi
nin Mezoamerikallar tarafndan eksiksiz biimde anlaldn
ve uygulandn gsteriyor. Ama nedense bu insanlar, nesnele
ri tamak iin tekerlekten yararlanmaktan kanmlardr.
Peki ama, btn alarn en byk iki teknik baarsndan
biri olduu yaygn biimde kabul edilen bir icad kullanmadaki
bu baarszl nasl aklayacaz? Dnsel geliimi engellen
dii iin tekerlei pratik amal kullanmada baarsz olan bir
halk incelediimizi varsaysak bile hereyden nce bu halkn,
kimseden etkilenmeksizin tekerlei icat etmeyi baard gere
ini nasl aklayacaz? Peki ya, sanat ve bilim alannda ger
ekletirdikleri stn baarlarla Aztek ve Maya kltrlerinin
geliimini nasl aklayacaz?
Aslnda bu sorularn yant basittir. Mezoamerikallar teker
lekli tatlar kullanmamlard; nk yaadklar kara paras
nn topografk zellikleri ve ellerindeki hayvan enerjisi buna
uygun deildi. Tekerli tatlarla salanan ulam, yollarn elve
rili olmasn gerektirir. Bu ise, sk aal vahi ormanlarla dolu
ve engebeli bir toprak arazinin hkim olduu bir blge iin bu
lunmas fazlasyla g bir zelliktir. Ayrca, ar tahta tatlar
ekme kapasitesine sahip bykba hayvanlara da ihtiya du

G eorge Basalla 25

yulur; ama Mezoamerikallar bu i iin kullanabilecekleri evcil


hayvanlara sahip deillerdi. Meksika ve Orta Amerikada yaa
yan kadn ve erkekler, srtlarnda yk tayarak patikalarda ve
engebeli bir arazi zerinde yolculuk ediyorlard. Sonuta eya
larn srtlarnda tayan bu insanlar yol ina etmeye ihtiya
duymuyorlard.
Tekerlein Yakn Doudaki doum yerine geri dnerek bu
mkemmel icadn evrensel stnl ve uygulanabilirliine
kart olan ok daha inandrc bir rnekten bahsedebiliriz. Ya
kn Dou ve Kuzey Afrikadaki uygarlklar, MS 3. ve 7. yzyl
lar arasnda tekerli tatlarla salanan ulamdan vazgeerek
insanlar ve eyalar daha etkili ve daha hzl ekilde tayabile
cekleri bir yntemi benimsediler. Ulam iin drt tekerlekli
sava arabalar ve iki tekerlekli at arabalar yerine deveden ya
rarlanmaya baladlar. Tekerlein tam da icat edildii blgede
kastl olarak reddedilmesi bin yldan daha fazla srd. Bu du
rum, ancak Avrupal glerin Yakn Dou ile ilgili emperyalist
planlarn gelitirerek tekerlei bu blgeye yeniden getirmesiyle
birlikte kesin bir sonuca ulat.
Bir yk hayvan olarak deve, kzlerin ektii tipik tatlarla
kyaslandnda aklk kazanan nedenlerden tr tekerlekli
ulamdan daha ok rabet gryordu. Deve gerekten de
kzden daha ok yk tayabilir, daha hzl hareket edebilir ve
daha uzun mesafe katedebilir. stelik btn bunlar yaparken
daha az yiyecee ve daha az suya ihtiya duyar. Yk tayan
develer, yollara ve kprlere ihtiya duymakszn engebeli ara
zileri aabilir ve nehirlerle rmaklarn s yerlerinden rahatlkla
geebilirler. Glerinin tmn hi zorlanmakszn yk ta
maya harcayabilen develer iin ayrca yk arabasnn fazladan
arln ekmek gibi bir sorun da sz konusu deildir. Aslnda
deve ile kz arasnda bir kyaslama yapldnda insan, bu bl
gede neden en bata tekerlein tercih edildiini merak ediyor.
Yakn Douda eyalarn byk blm, hemen her zaman yk
hayvanlaryla tanyordu. Ama Batl akademisyenlerin tekerlek

26

eitlilik, Gereksinim ve Evrim

konusundaki nyargl tutumlar, yk hayvanlarnn nemini


kmsemelerine ve devenin tekerlein yerini almasndan n
ceki yllarda tekerli tatlarn uygarla yapt katky gzlerin
de bytmelerine yol at.
Tekerlek hakknda ne kadar ok ey renirsek, Avrupada
ve Amerika Birleik Devletlerinde tekerlee verilen nemin
abartlmas yznden tekerlein tarihinin ve etkisinin arptl
dn da daha iyi anlyoruz. Aynen atein hayati bir nem ta
mas gibi tekerlein de evrensel bir ihtiya olduu eklindeki Ba
tl dn tarz yakn bir gemie sahiptir. Prometheusun tan
rlardan alarak insanla armaan ettii deerli hediye tekerlek
deil ateti. Bat kltrnn edebiyatnda ve grsel sanatlarn
da uygarln kapsn aan byk ara olarak geleneksel biim
de resmedilen, tekerlek deil yine ate olmutur. Teknoloji
hakknda yazan popler yazarlar, 19. yzyl sonlarna ve hatt
20. yzyl balarna dein, gnmzde kendisine tannan nce
likli konumu tekerlee bahetmemilerdir.
Tekerlein tarihi, insanln evrensel bir ihtiyacnn karlan
mas amacyla retilen nemli bir teknolojik baarnn aray
olarak balad. Bu tarih, tekerlein Batl toplumlarda anlam ve
etkisi abartlan, kltre bal bir icat olarak grlmesiyle sona
erdi. Bu deerlendirme, modern teknoloji asndan tekerlein
gerek nemini yadsmak anlamna gelmese de, dier kltrle
rin deerlendirilmesinde tekerlein bir lt olarak kullanlma
s hakknda ciddi pheler ileri srmektedir.
Tekerlekli ulam daha geni bir kltrel, tarihsel ve corafi
balamda deerlendirdiimizde ise nemli nokta gze ar
par: ncelikle, tekerli tatlar rnlerin ve eyalarn tanmasn
kolaylatrmak amacyla zorunlu olarak icat edilmemilerdir;
ikinci olarak Bat uygarl, tekerlekli ulam st dzey bir ge
limeye tayan tekerlek merkezli bir uygarlktr ve son olarak
tekerlek, btn alarda btn insanlar iin gerekli ya da fay
dal olan tek mekanik icat deildir.

G eorge Basalla 27

Tem el ihtiyalar
htiya ve icat kavramlarnn irdelenmesi, gereksinimin greli
bir terim olduu sonucunu aa vurmaktadr. Bir insan toplu
luunun, bir kuan veya toplumsal bir snfn herhangi bir
eye duyduu gereksinim, baka bir topluluk, kuak veya top
lumsal snf iin hibir ilevsel deere sahip olmayabilir ya da
yzeysel bir lks saylabilir. AvrupalIlarn byk bir gayretke
lik iinde tekerlekli ulam gelitirmeleriyle ayn zamana rastla
yan bir dnemde Yakn Doulular da, tekerlekle yaadklar de
neyimi tamamen terk etmekteydiler. Bu srada Mezoamerikallar ise, daha nce szn ettiimiz kilden yaplm kk hey
kellerine dngsel hareketi uyarlamakla meguldler. Tekerle
in greli kabul ve kullanmnn yks, modern hayatn yay
gn ama yanl nitelendirilmi dier gereksinimleri iin de yine
lenebilir. Bu ihtiyalar evrensel ihtiyalar karlamann tesin
de, belirli bir kltrel balamda ya da deer sisteminde nem
kazanrlar.
Bu durum konuyla ilgili olarak phe uyandryor. yle ki,
herhangi bir ada ve uzamda yaayan insanlarla badaan te
mel ihtiyalara ilikin bir nve ortaya karmak amacyla sahte
gereksinimlerin, yani yalnzca alkanlk haline getirdiimiz
nemsiz gereksinimlerin ayklanmas belki de mmkn olabilir
di. Bylelikle, bu temel evrensel ihtiyalar, teknolojiyi de kapsa
yan bir kltr anlaynn temellendirilebilecei salam bir ze
min tekil edeceklerdi.
levselci antropologlar ve sosyobiyologlara gre, kltrn
maddi ve maddi olmayan btn ynleri, dorudan temel bir
ihtiyacn karlanmasyla aklanabilir. levselciler iin kltr,
beslenme, reme, korunma ve salkla ilgili ihtiyalarn kar
lanmasna insanln verdii yanttan baka bir ey deildir. An
cak biyoloji kuramn eletiren kiiler, birtakm gl kart
savlar ileri srmlerdir. Bunlardan bazlar, sanat, bilim ve din
gibi kltre merkez tekil eden olgular ile insanln hayatta
kalmas arasnda ok nemsiz balantlar bulunduuna dikkat

28

eitlilik, Gereksinim ve Evrim

ekmektedir. Ayn ekilde, beslenme ve barnma ihtiyalaryla


ilikilendirilebilecekleri varsaylan tarm ve mimari bile kendile
rini biyolojik gereksinim kavramyla ok az aklanabilen bi
imlerde ortaya koyarlar. Szgelimi, modern tarm ticareti, in
sanla yeterli lde gda salama abasndan ok daha baka
bir kaygyla harekete geer. Gkdelen ise, insanlar sadece bek
lenmedik hava koullarndan koruyan bir yap deildir.
Baz uzmanlarn iddia ettiine gre, dil kltre ait en nem
li zelliktir ve gerekli ya da ilevsel olduunu dndmz
eyin tanmn belirleyen biyoloji deil dildir. Bu uzmanlarn
ifade ettii biimiyle gereksinim, doann insanla zorla kabul
ettirdii bir ey deil, kltrel tercih tarafndan yaratlan kav
ramsal bir kategoridir. Her iki yakadaki eletiriler de, kltre
ynelik dsal maddi kstlamalar bulunduunu kabul ederler.
Ama insanla ak olan kltrel olanaklarn snrsz alanyla
karlatrldnda bu kstlamalar, zayf ve nemsiz olarak de
erlendirilir. Biyolojik gereksinim, olumsuz biimde ve u bo
yutlarda ilerlik gsterir; neyin mmkn olduu deil neyin
imknsz olduu konusunda karar verir.
Temel ihtiyalarn ncll gr zerinde temellenen
kltr kuramlarna ilikin dier bir eletirel yaklam da, tekno
lojinin hayvanlar leminde oynad rol deerlendirmektedir.
Bu yaklam savunanlar, hayvanlarn ihtiyalarnn karlanma
s iin hibir ekilde hibir teknolojinin gerekli olmad sonu
cuna varyorlar. Hayati gereksinimlerin teknolojinin mdahale
si olmakszn giderildii hayvanlar lemi gzlemlenerek bu sa
vn ispatlanmas mmkndr. Gerek hayattaki kular, su ihti
yalarn karlamak iin Ezopun masalndaki kargann yapt
gibi teknolojik hilelere bavurmazlar. Kular ve dier hayvan
lar, su kuyular kazmazlar veya su kanallar, su kemerleri ina
etmez ve su borular demezler. Doa, hayvanlarn su, yiyecek
ve barnak ihtiyalarn herhangi bir kurmaca yapnn mdaha
lesini gerektirmeksizin dorudan doruya karlar. Elbette baz
hayvanlar, yiyecek toplamak ya da kendilerini savunmak iin

G eorge Basalla 29

aa dal, ta ve yapraktan yararlanr; ama bunlar kesinlikle in


san eli dememi doal aralardr. Hayvanlarn kulland ara
lar ylesine basit ve snrldr ki, en ilkel insan kltrnn tek
nolojisiyle bile glkle kyaslanabilir. Ateten yararlanan hay
vanlara rastlayamayacanz gibi dzenli olarak yeni aralar
reten, eski ara tasarmlarn gelitiren, baka aralar yapmak
iin dier aralar kullanan ya da edindii teknik bilgiyi dier
nesillere aktaran hayvanlarla da karlaamazsnz.
Bu olgular gz nne alndnda, hayvanlarn ara kullan
mn, dz bir evrim izgisi kapsamnda insan teknolojisiyle bir
letirmek yanltc olacaktr, insanlar tarafndan retilmi olan
en eski ve en ilkel aralar bile kendilerini, hayvanlarn yapt
en gelikin aralardan ayran nemli bir saduyu ve anlay d
zeyini yanstr. Karl Marxin belirttii gibi, insanlar arasndaki
en beceriksiz mimar, en iyi yuva veya kovan yapan bcekten
stndr; nk sadece insanlar, bir yapy ina etmeden nce
onu imgelemlerinde canlandrabilirler.
Hayvanlar, atee veya gndelik ilerde kullanlan, tatan ya
plm en basit ara gerece sahip olmakszn hayatlarn srd
rrler. Varoluun zoolojik dzleminde biz insanlar da hayvan
olduumuz lde bu aralara sahip olmakszn yaayabilirdik.
Elbette, teknoloji olmasayd bugn yaadmz dnyann bir
ok blgesine gidemez ve yerleemezdik. Ayrca, gndelik ha
yatmzda yaptmz ou eyi de yapamazdk; ama hayatta
kalmay baarrdk. Nitekim, temel ihtiyalarmz karlamak
iin ne denli asgari bir teknoloji dzeyinin gerekli olduunu
sorduumuzda aklmzdaki tek dnce, hayatta kalmaktr.
Dnr Jos Ortega y Gasset, teknolojiyi gereksiz olann
retimi olarak tanmlyor; nk Gassetye gre insanlarn
hayvani ihtiyalarnn karlanmasnda teknoloji gerekli deil
dir. Gasset, teknolojinin ksr Ta Devrinde bile bugn olduu
kadar gereksiz bir ey olduunu vurguluyor. Hayvanlar lemi
nin dier canllar gibi biz insanlar da, ate ve aralar olmaks
zn yaayabilirdik. Anlalmas g nedenlerle insanlar, teknolo-

30

eitlilik, G ereksinim ve Evrim

jiyi gelitirmeye baladlar ve bylece yaratlan sre iinden


insan hayat, iyi hayat veya toplumsal olarak bilinen ey orta
ya kt. Refaha ulamak iin verilen mcadele kesinlikle ihtiya
kavramn aa vurur; ama bu ihtiyalar hi durmakszn dei
ir. Tarihin bir dneminde piramitlerin ve tapnaklarn ina
edilmesini tevik eden ihtiya, baka bir dnemde de kendi
kendine alan tatlarla dnya zerinde ulam, Ay yolculukla
rn ya da ehirlerin radyasyona boularak yakp yklmasn
ister bizden.
Doann yasalatrd evrensel ihtiyalar deil, kendimize
ait olarak algladmz ihtiyalar karlamak amacyla teknolo
jiyi gelitiririz. Fransz dnr Gaston Bachelarda gre, fazla
olann (yani art deerin) ele geirilmesi, gerekli olann kazanl
masna kyasla insanlar zerinde daha gl bir ruhsal uyarma
sahiptir; nk insanlar ihtiyacn deil arzunun yaratmlardr.
Tpk beslenme gereksiniminde olduu gibi grnr bir ihti
ya genellikle hayvani bir ihtiyala rtr. Bununla beraber,
temel gereksinimlerini karlamak iin insanlarn fazlasyla kar
mak teknolojik aralar semekte olduklar gereini gzden
karmamalyz. Hayatta kalmak veya beslenmek iin dorudan
doaya bal kalmak yerine, tamamen gereksiz olan tarm ve
yemek piirme tekniklerini gelitirdik. Bu yntemler gereksiz;
nk bitkiler ve hayvanlar, insan mdahalesi olmakszn re
meyi, yetimeyi ve hatt serpilerek gelimeyi bile baarabiliyor
lar. Ayrca bitkilerin, insan tketimine uygun hale getirilmeden
nce ate yardmyla eitli ilemlerden geirilmesi de gerekmi
yor. Tarm ve yemek piirme, insanlarn hayatta kalmas iin
birer nkoul deillerdir. Kendi refah dzeyimizi bu yntemleri
kapsayacak biimde tanmlamay setiimizde bizim iin gerek
li hale gelirler.
nsanlarn doal dnyayla kurduu iliki hayvanlarn doay
la kurduu ilikiden olduka farkldr. Doa, hayvanlarn haya
tna basit ve dorudan biimlerde yardmc olur. Oysa insanlar
iin doa, insanlarn belirli bir anda kendi refahlar adna ta

G eorge Basalla 31

nmlamay tercih ettikleri eyin elde edilmesinde kullanlabile


cek bir malzeme ve g kayna olarak insanla hizmet eder.
Doann kaynaklar farkllk gsterdii iin, ayrca insana
ait deerler ve hazlar kltrden kltre, dnemden dneme ve
kiiden kiiye deitii iin teknolojinin rnlerinde muazzam
bir eitlilikle karlatmzda armamamz gerekir. nsana
ait kurmaca dnyay oluturan rnler, temel ihtiyalarn gide
rilmesinde karlalan sorunlara verilen snrl yantlar deiller
dir. nsanlarn kendi elleriyle yaratt bu rnler, insanolu
nun alar boyunca kendi varoluunu tanmlamay ve devam
ettirmeyi setii biim ve yntemlerin zdeksel ya da somut
gsterimleridir. Bu balamda teknoloji tarihi, kendisine kyasla
ok daha geni olan, insana ait isteklerin tarihinin bir paras
dr. nsana ait rnlerin bolluu ise, hayallerle, zlemlerle, is
teklerle ve arzularla dolu insan zihninin eseridir. nsana ait
kurmaca dnya ncelikle temel ihtiyalarn zorunlu kld k
stlamalar altnda hayat bulsayd, ok daha az eitlilik sergile
yecekti.

Organik - Mekanik Analojiler


rnlere ilikin eitlilii teknolojik evrim kuramyla aklama
ya almak, canl organizmalar ile mekanik aralar (aletler)
arasnda bir karlatrma yaplmasn gerektirir. Bu tr bir
analojik dnme biimi, gemite ok az ncl bulunan mo
dern bir olgudur. Biyolojik konular hakknda ok fazla ey yaz
m olan Aristoteles, organik dnyay aklarken mekanik ana
lojilerden ok az yararlanmtr. Avrupal dnrler, Rne
sansa kadar organik ve mekanik arasnda benzerlikler kurma
ya balamamlardr. O zamana kadar birbirinden bamsz
eler olduu varsaylan organik ve mekaniin bu yeni birlikte
lii, ok sayda yeni teknolojik icadn sahnede boy gstermesi
nin ve modern bilimin douunun rnyd.
Balangta organik-mekanik analojiler akm, teknolojiden
biyolojiye doru ynelmiti. Canl organizmalara ait yaplar ve

32

eitlilik, G ereksinim ve Evrim

sreler, mekanik terimlerle tanmlanp aklanyordu. Ancak,


19. yzyln ortalarna doru, zt ynl bir eretileme akm or
taya kt. Bu kart akm, hayati bir nem tayordu: Teknolo
jinin geliimi, ilk kez organik analojiler kapsamnda yorumlan
yordu.
Geni lekli endstriyel byme, yerkrenin eski alar
nn aydnlatlmasnda jeologlarn gsterdii baarlar ve Darwinci evrim kuramnn ortaya k, teknolojik alanda organik
analojilerin kullanlmasn kolaylatrd. Eretilemenin bu yeni
kullanl tarznn en arpc ve en uzun sreli etkileri, edebiyat
ve antropoloji alanlarnda yaand. Organik-mekanik eretile
mesinin edebiyattaki en belirgin kullanmlarna, Samuel Butlerm yaptlarnda rastlayabilirsiniz. Bu eretilemenin antropo
loji alanndaki en ak kullanm ise, General Augustus Henry
Pitt-Riversm (gerek soyad, Lane-Foxtur) kitaplarnda gr
lebilir. Bu kiilerin ikisi de, Viktoryen Dnemi ortalar ngilteresinde yaamlard ve Charles Darwinin Origin o f Species
(Trlerin Kkeni) adl kitabndan derinden etkilenmilerdi.
Samuel Butler, topik roman Erewhon (1872) ve Darwin
Am ong the M achines (1863) (Darwin Makineler Arasnda)
gibi makalelerinde makinelerin, dikkat ekici lde canllarn
evrimine benzer bir tarzda gelitii dncesini mizahi bir s
lupla irdelemitir. Butlerm dnceleri, evrim temasn gerek
d yaklamlarla ileyen 19. ve 20. yzyl popler bilim kurgu
romanlarna esin kayna olmutur. Bu romanlarda, hzla geli
en makineler, evrimsel geliimi sona eren insanln yerini
alarak dnyaya hkmederler. Butlerm etkisi, modern spekla
tif yazn tr rneklerinde de aka grlebilir. Bu yazn r
neklerinde ise, insanlar ve makineler arasnda yeni bir ortakyaam ilikisinin douu ve kendi kendine reme yetisine sahip
olan robotlar ve bilgisayarlar gibi yeni teknoloji biimlerinin
insanln yerini ald varsaylmaktadr.
Butler, endstriyel baarlaryla vnen Viktoryenleri ikaz
etmiti. Butlera gre, bbrlenmektense beklemek ve byk

G eorge Basala 33

bir dikkatle teknolojik deiimin daha geni uzanmlarm izle


mek Viktoryenlerin yararna olacakt. Butler, makinelerin, ilk
insanlarn kulland basit tahta sopalardan gnmzn buhar
makinesine dein ok hzl bir dnm sreci geirdiini sy
lyordu. Daha girift karmaklklara ynelmi olan bu geliim,
mekanik hayatn btn trlerini ieren mekanik bir lemin, ha
lihazrda varolan bitki ve hayvanlar lemine eklenmesi olasl
n n plana karyor.
Makineleri canl trlerin yeni bir kategorisi olarak tanmla
mak, Viktoryenlerin makineleri cinsler, trler ve eitler kapsa
mnda dzenlemelerini olanakl klacakt. Bylece, bu snflan
dr ma uygulama temelinde mekanik hayatn eitli trleri ara
sndaki balantlar gsteren bir evrim soyaacnn oluturul
mas mmkn olacakt. te Butlern nerdii ey buydu. Me
kanik evrene tamamen uygun olan Darwinin kuram ise, bu i
iin biilmi kaftand. Teknolojinin tarihi, ilerleyen zaman iin
de ok yava deierek eski modellerin yerini alan makinelerin,
gerek ilevlerini yitirdikten ok sonra bile mekanizmalarn
paras olarak kalan iz brakm yaplarn ve her ne kadar in
sanlarn yardmyla da olsa, hayatta kalma mcadelesi veren
makinelerin rnekleriyle doludur. oalma iin belirli numune
leri seerek yapay bir ayklama uygulayan hayvan veya bitki ye
titiricisi, makine reticisinin veya sanayicinin yeni bir teknolo
jik teebbs planlarken mekanik canl zerinde denedii eyin
tamamen ayns yapmaktadr.
Kendilerini yeniden retemedikleri iin makinelerin yaa
dklarnn ve evrimletiklerinin sylenemeyeceini iddia eden
kukucu kiilere Butlern verdii yant, mekanik lemde re
menin farkl biimde gerekletii olmutur. Mekanik canlla
rn oalmas, imlat aletleri olarak adlandrlan ve ok geni
bir eitlilie sahip 'ksr makineler retebilen dourgan aletler
grubuna baldr.
Butler, remeden daha nemli bir sorunun varlna dikkat
ekmitir: nsanlk ve makine arasndaki gelecek ilikilerin do

34

eitlilik, Gereksinim ve Evrim

as. Makineler insanlardan daha gl, daha hatasz, daha g


venilir ve daha becerikli olduu iin ve akl almaz bir hzla gz
gre gre deitikleri iin insanlar, teknoloji tarafndan yneti
len bir dnyada geri plana itilmekten kurtulamazlar. Hi ku
kusuz, mekanik evrime engel olmaya alabilirdik; ama bu,
btn makinelerin ve aletlerin, levye ve vidalarn, retilmi b
tn malzemelerin her bir parasnn yaklp yklmas anlamna
gelirdi. Butlera gre, mekanik ilerlemeyi aksatamayacamz
iin, bizden daha stn olan makinelere hizmeti statsn
atfetmekten vazgememiz gerekiyor.
Butler, edeb yeteneini kullanarak sunduu evrimci spek
lasyonlar ile, zeksn ve yaratcln, teknoloji ve bilimdeki
gelimeler hakkndaki mulak grlerini, poplerlemi teolo
jik ve felsefi nermelerle ilgili eletirilerini dile getirme olana
n bulmutur. Baarl bir subay olan ve daha sonra hayatnn
tmn etnoloji ve arkeolojiye adayan Pitt-Rivers ise, teknolo
jik evrime tamamen farkl bir tarzda yaklamtr. Pitt-Rivers,
yaad askerlik deneyimi ve sahip olduu ilkel silahlar ve alet
ler koleksiyonunun katalogunu hazrlayarak bunlar snflandr
mak ve sergilemek arzusu yznden, Darwin ve Herbert Spencern evrim kuramn benimsemiti.
1852 ylnda ngiliz ordusu iin yeni uzun namlulu tfekle
rin denenmesi ve bir kullanma klavuzunun hazrlanmasyla g
revlendirilen Pitt-Rivers, bylelikle ateli silahlarn tarihine ilgi
duymaya balad. Yapt aratrmalar sonucunda, ateli silah
tasarmnda ok daha gl ve kusursuz tfeklerin icat edilme
sine yol aan kkl ve yeniliki bir deiimin yaanm olduu
nun farkna vard. Hemen hemen ayn dnemde, tarih ncesi
eyalar toplayarak bir koleksiyon oluturmaya ve yaplan kaz
lar srasnda Britanya adalar ve Kuzey Avrupada ortaya kar
lan tarih eserleri ve eyalar incelemeye balad. Pitt-Rivers, es
ki zamanlardan kalma eitli insan rn nesnelerle karla
mas sonucu, bu nesneler zerinde almak ve daha sonra da
bu nesneleri sergilemek iin yaplacak en iyi eyin bir snflan

G eorge Basalte 35

drmaya girimek olduuna karar verdi. Bu nesneleri doum


yerlerine gre corafi olarak snflandrmak m gerekiyordu,
yoksa daha tatminkr bir snflandrma sistemi sz konusu ola
bilir miydi?
Doabilim, snflandrma sistemi iin tek bir tarz sunuyor
du: Bitki ve hayvanlar leminin cins, tr ve eit iinde snflan
dran Linneaus dzenlemesi (Linneaus dzenlemesi, nl is
veli tabiat bilgini Carl von Linneaus tarafndan gelitirilen bir
snflandrma sistemidir). Bu sistemde biim, corafyadan daha
fazla nem tayordu. Ayrca Darwin, canllar hakknda nemli
ve temel gereklere ulamak iin farkl snflandrma almalar
yaplabileceini kantlamt. Bylece Pitt-Rivers, insan rn
nesnelerin corafi, zamansal ve kltrel ynlerini bir kenara
brakp, doabilimin peinden gitmeye ve koleksiyonunu birbiriyle yakndan ilikili biimlerden oluan ardk dizilerde d
zenlemeye karar verdi.
Herbert Spencer, canllarn tm tarihinin basitten karma
a, homojenden heterojene doru bir geliimle gsterilebilece
ini iddia ediyordu. Pitt-Rivers bu iddiadan ylesine etkilendi
ki sahip olduu eski nesneleri dzenlerken bu aklamay ken
dine yol gsterici ilke olarak benimsedi. Nesneleri snflandra
rak dzenledii diziler, en ilkel aletler, silahlar veya ara gere
lerden balyordu ve aama aama en karmak olanlara doru
ilerliyordu. Bu yntem, maddi kltrn eitlilik ieren rnle
rini zorlama bir dzenle snflandrmaya almaktan ok daha
kullanl bir yntemdi. nsana ait btn rnlerin, ncelikle
kendisini reten kiinin zihninde bir fikir olarak meydana gel
dii varsaylmt. Bu nedenle de, nesnelerin dzenlendii dizi
ler, hayatn somut ve dnsel ynlerini bir araya getiriyordu.
Birbiriyle ilikili rnlerin ilerlemeci bir dzende bir araya geti
rildii bu ardk dizilerde, insan kltrnn en ilkel konumun
dan balayp uygarln en st seviyesine ulaan evrimin kant
lanmasna allyordu.

36

eitlilik, G ereksinim ve Evrim

Pitt-Rivers, nesneleri toplama ve snflandrma almalarn


endstri ncesi rnlerle snrlandrd ve Viktoryen dnem tek
nolojisinin daha karmak ve gelikin rnlerini aratrma g
lnden kastl olarak kand. Pitt-Riversn ilkel olgusu
zerinde younlamasnn nedeni, ilkel rnlerle ilgili bir al
mann tarih ncesi insanlarn dnsel srelerini aa vura
ca ve maddi kltrn ilerlemeci doasn daha kesin biimde
kantlayaca inanndan kaynaklanyordu. Ama modern ele
tirmenler hemen devreye girip, ilkel olgusunu tarih ncesi ile
zdeletirmenin mmkn olmadn belirtecekler ve gnmz
Avustralya yerlilerinin kltrnn Paleolitik kltrle herhangi
bir benzerlik tadn var saymaya hakkmz olmadn syle
yeceklerdir. Pitt-Rivers ve dier 19. yzyl evrimci antropolog
lar ise, tarihin herhangi bir dneminde dnyann eitli blge
lerinde bulunan ou toplumun, btn insan kltrlerinin ge
irmekte olduu farkl evrim aamalarn yanstt karln
vereceklerdir. 19. yzyl evrimci antropologlarna gre, kk
sapmalar olsa da btn kltrler geni apl tek bir evrimsel
deiim izlerler. Dier bir deyile, evrimci antropologlara gre,
eer Avustralya yerlileri ta aletler kullanyorlarsa bu, onlarn
kesinlikle, kendilerinden yz binlerce yl nce Paleolitik insann
ulat kltrel gelime dzeyinde bulunduklar anlamna gelir.
Pitt-Rivers, kltrel evrim ve insana ait rnler hakkndaki
bu varsaymlar nedeniyle, koleksiyonu iin nadide paralar veya
tuhaf numuneler toplamak iin zel bir aba gstermemitir.
Bunun yan sra, elindeki nesneleri doru biimde tarihtendir meye ve belirli bir kltrel balamla ilikilendirmeye de gerek
duymamtr. Bunun yerine, mevcut dizilerdeki eksikleri doldu
racak veya yeni dizileri balatma amacyla kullanlabilecek bi
imleri (ekilleri) aramtr (ekil 1.3. ve 1.4.). Pitt-Rivers iin
her durumda ar basan lt, bir numunenin bir dizideki di
er iki numune arasna ne denli iyi oturduu olmutur; yani,
ncelikle bir numunenin sreen bir geiin kurulmasna ne
denli katkda bulunduunu sorgulamtr. Pitt-Riversa gre,

G eorge

B
asa3 7

teknolojik alanda olduu gibi organik alanda da bir dizideki


eksikler, sonuta giderilebilecek eksik balan yanstyorlard.
Eer insana ait rnlere ilikin eksik balar, organik alandaki
eksik balardan daha fazlaym gibi grnyorsa bunun tek
nedeni uydu: Bitki ve hayvanlarla ilgili koleksiyon ve snflan
drma, yzyllardr srdrlmekte olan bir urat; oysa insan
rn nesnelerin dzenlenmesi ve zmlenmesine henz ba
lanmt.
Pitt-Rivers, teknolojik evrim konusunu abartmamaya ve
canl organizmalar ile somut nesneler arasnda zorlama analoji
ler kurmamaya ok dikkat etti. Szgelimi, silahlara ve savan
kkenine olan ilgisini, bu olgular Darwinci varolu mcadele
siyle ilikilendirerek hakl karmasnn ho grlebileceini
dnd. Ne var ki insanlar silahlar kendi mcadelelerinde
kullanrlar; ama silahlarnn kendileri, hayatta kalmak iin m
cadele vermezler. Ayrca, ne silahlar ne de insan rn olan di
er eyler reme yeteneine sahiptir. Bu tr itirazlar nceden
tahmin eden Pitt-Rivers, bilinsiz ayklama dncesini ortaya
att. nsanlar, alar boyunca nceden dnmeksizin veya tasarlamakszn, belirli ilere en uygun rnleri semiler, daha
az uygun olanlar elemiler ve bu ayklanma sresince hayatta
kalmay baarabilen nesneleri, tayin edilen ilevi daha iyi yerine
getirecek biimde aamal olarak deitirmilerdi. Sonu ola
rak, zanaatkrlar nayak olduklar kk geliimlerin uzun d
nemli sonularndan btnyle bihaber olsalar da rnlerle il
gili deiim, ilerlemeci bir izgiye doru ynelmi bulunuyor
du. Zanaatklar zaruri bir ihtiyacn karlanmas srasnda far
kna varmakszn teknik ilerlemenin glenmesine ve hz ka
zanmasna yardmc olmulard.

38

eitlilik, G ereksinim ve Evrim

Kalkan

ejB U l B9A ISBClOS BAB

ekil 1.3. Avustralya yerlilerine ait silahlarn evrimi. Sava sopalar, bume
ranglar, mzraklar, frlatma sopalar ve kalkanlar, Pitt-Rivers tarafndan
yle dzenlenmilerdi ki merkezdeki basit sopalardan yaylan evrimsel
diziler olarak grlebiliyorlard. Bu diziler, tarihsel deillerdir; sergilenen
silahlarn hepsi modern dnemlerde de kullanmdaydlar. Pitt-Rivers,
merkeze daha yakn yerletirilen daha ilkel silahlarn, ilk biimlerden
hayatta kalmay baarabilenler olduunu varsayyordu. Kaynak: A.
Lane-Fox Pitt-Rivers, The evoiution o f culture (Kltrn Evrimi; Oxford,
1906), s. III; AM S Press, Inc. tarafndan yeniden yaymlanmtr.

G eorge Basalla 39

ekil 1.4. Kabaca biim verilmi ilk dibek tandan (1) balayarak James
Nasmythin 1842 ylnda gelitirdii dev buharl ekice (14) dein ekicin
evrimsel tarihi. Bilindik bir el aletine ilikin bu evrimsel zincir, Amerika
Birleik Devletleri Ulusal Mzesi personeli tarafndan hazrlanmtr. Bu
zincirin hazrlanmasndaki ama, insan zihninin, ilerlemede r aan
belirli dnm noktalarna nasl ulatm gstermektir. Bu numuneler,
Pitt-Riversm dzenledii rnei (ekil 1.3.) izleyerek kltr, yer ve za
mandan bamsz olarak numunelerin kendi geliim aamalar dzeninde
hazrlanmtr. Kaynak: Walter Hough, Synoptic Series of Objects in the
United States National Museum Illustrating the History of Inventions
(Amerika Birleik Devletleri Ulusal Mzesinde Bulunan ve catlarn Tari
hini Gsteren Nesnelerin zet Niteliindeki Dizileri) Amerika Birleik
Devletleri Ulusal M zesi Raporlar 60, (Washington, D.C., 1922), maka
le 9, s. 2, ksm 16.

Gnmzde yaayan bir gzlemci iin, Pitt-Riversn grleri


ni maddi kltrn yorumlanmasnda Darwinizmin fazla ateli
ve nemsiz bir uyarlamas olarak reddetmek, btnyle ok
kolay olacaktr. Bununla beraber, unutmamamz gereken bir iki
ey var. lk olarak Pitt-Rivers, Darwinin gelitirdii kuramn
biyoloji alanndaki stn baarsna tank olmutu ve stadn

40

eitlilik, G ereksinim ve Evrim

baz arkadalaryla bizzat tanmt. Bu durumda, Pitt-Rivers


m evrimci doktrinin yaygnlatrlmasna katkda bulunmay is
temesi anlalabilir bir eydir. kinci olarak, 20. yzylda yaa
yan antropolog ve tarihiler, dorusal tek bir izgiden oluan
bir teknolojik ilerlemenin, ipsan kltrne ait bir zellik olduu
grn reddetmilerdir. Bunun yan sra, tarih ncesi kltr
ile varolan ilkel toplumlarn kltrlerinin fiilen benzer olduu
nu varsaymann yanlln kantlamlardr. Pitt-Riversn ku
ramlarnn kilit noktalarna ciddi biimde meydan okuyan bu
modern eletiriler, yaygn biimde dile getirilmitir. Pitt-Rivers
m yaklamnn zgn ve kalc ynleri ise daha az nldr.
Maddi kltr zerine yaplan almalarn fazlasyla betim
sel olduu bir dnemde Pitt-Rivers, eer kendisi sadece antika
merakls birisi deilse, dnsel ve teknolojik baarlarn b
tnletirilmesi iin kuramsal bir temel ileri srmtr. Pitt-Riversa gre, insan rn olan bir nesne, bir ihtiyac karlamak
iin alelacele yaplm atl bir nesneden daha farkl bireydi.
Kendisini kavrayan (tasavvur eden) insan akimdan arta kalan
bir kalntyd. Pitt-Rivers adalarnn ounun tersine, tekno
lojik deiimin birka kahraman mucidin nayak olduu byk
ve birbirinden kopuk sramalar serisiyle baarldna inan
myordu. Pitt-Riversa gre, zerinde deiiklik yaplm bir
nesnenin ekli, kendisinden nce varolan ve kendisine ncl
tekil eden baka bir nesnenin ekline balyd. Bu grn so
nucu olarak, insan tarafndan yaplm her eyin dier dizilerle
balantl olan bir dizi ierisine yerletirilebilecei anlay or
taya kt. Bu diziler boyunca zaman iinde geriye doru ilerle
diimizde ise diziler, bizi ilk insan rnlerinin izlerine ynelte
rek belirli bir noktada birleeceklerdi.

Birikimli (Kmlatif) Deiim


Butler ve Pitt-Rivers, hibir surette teknolojik deiim ile ilgili
o dnemlere ait hkim grn temsilcileri deillerdi. Benim
sedikleri evrim veya sreklilik aklamas, devrim veya srek

G eorge BasaHa 41

sizlik yorumundan ok daha az bir yaygnlkta kabul gryor


du. Devrimci yoruma gre icatlar, yetenekli mucitlerin zihinle
rinden tamamen gelimi bir vaziyette dnyaya gelirler. cada
ilikin bu kahramanlk kuramnda, teknoloji alanndaki kk
ilerlemeler gzard edilmekte ya da tamamen bir kenara atl
maktadr ve sadece belirli kiilerin byk baarlarnn saptan
masna nem verilmektedir. Szgelimi, James Wattin buhar
makinesi veya Eli Whitneyin pamuk rr gibi icatlar dikkate
alnr.
Darwinin Trlerin K keni ni yaymlamasndan ksa bir sre
sonra, ngiliz doabilimcinin hayran Karl Marx, evrimci ku
ram kapsamnda eletirel bir teknoloji tarihinin yazlmasn
nermitir. Marxa gre byle bir tarih, Endstri Devriminin
aslnda bireysel mucitlerin almalarna ne kadar az ey borlu
olduu gereini ortaya karacakt. Marxin iddias ise uydu:
cat, birka dhinin kahramanca abalaryla deil, birok k
k ilerlemenin birikimiyle gerekleen toplumsal bir sretir.
20. yzyln ilk yarsnda, icada ilikin kahramanlk gr
, Darwinizm zerinde temellenen teknolojik deiim kuramlarn gelitiren Amerikal bilim adamnn -William F. Ogburn, S. C. Gilfillan ve Abbott Payson U sher- yaklamlaryla
sarsld. Bu bilim adam arasnda en ok sz edilen kii,
Ogburnd. Sosyolog olan Ogburn, icad yeni bir e olutu
rulmas amacyla kltre ait mevcut ve bilinen eleri birleti
ren bir olgu olarak tanmlayarak ie koyuldu. Ogburna gre
bu srecin sonucu, bir dizi kk deiikliktir. Bu deiiklikle
rin (yani icatlarn) ou iin patent alnabilir; ama bunlarn
hibiri eski maddi kltrle kesin bir kopu tekil etmez.
Ogburn, st dzey yaratc kabiliyete sahip kiilerin btn
insanlar arasnda belirli bir yzde tekil ettiini iddia ediyordu.
Bu varsayma gre, herhangi bir lkede nfus arttka, potansi
yel mucitlerin says da orantl olarak artacaktr. Eer bu po
tansiyel mucitler, tesadfen teknik eitimin saland ve yeni
liin tevik edildii bir kltrde dnyaya gelirlerse, buna bal

42

eitlilikf G ereksinim ve Evrim

olarak icatlarn saysnda da bir srama yaanr. Balangta


icatlara ilikin bir stok oluturulaca iin ilerlemenin hz ar
olacaktr. Yeni icatlarnn birini izleyen birikimi, ilerlemeyi hz
landrr; nk birleme iin elde edilebilir olan elerin says
artmaktadr. ok ksa bir sre iinde biriken icatlar, kritik bir
noktaya ularlar ve bylelikle, yaratc etkinliin hzna ivme
kazandran bir zincirleme tepkime meydana gelir.
Ogburn, fazlasyla soyut olan kuramnn doruluunu sna
mak iin varsaymlarn ampirik kantlarla destekleme ynnde
herhangi bir giriimde bulunmamtr. Dier taraftan, meslek
ta sosyolog S.C. Gilfillan ise, 1930larda icat zerine kaleme
ald iki ciltlik yaptnda kuramn ampirik bir zemine oturtma
ya zen gstermitir. Gilfillan, yaptnn birinci cildinde icadn
sosyolojik bir yaklamla incelenmesini nerir, ikinci cilt ayrn
tl bir almann rndr ve bir olgu olarak geminin evrimi
zerinde younlar; ikinci ciltte anlatlan geminin evrimi, su
zerinde yzen ktklerden balayarak gnmzdeki dizel
motorlu gemilere dein eitli aamalar iermektedir.
Gilfillan, icatlar unvanlarnn arkasna snan mucitler
olarak tanmlad kiilere atfeden btn teknolojik deiim
kuramlarna srarla kar kmt. Gilfillana gre, bu mucitle
rin isimleri sanki kutsal bir eymiesine popler icat mitoloji
sinde muhafaza ediliyordu. Darwinci modele balln srd
ren Gilfillan, icada ilikin gerekliin blnmez srekliliini
vurguluyordu.4 Dili, gelenei ve toplumsal szlemeleri de bu
sreklilii birtakm birbirinden kopuk ve saptanabilir icada in
dirgeyerek srekliliin blnmezliini paralamakla suluyordu.
Gilfillan, kuramnn doruluunu yaptnn ikinci cildinde
snad. Kendisine gre geminin hayat hikyesi, ii oyuk bir k
tk olarak balamt ve su zerinde duran kt yzdrebilmek iin ellerin krek ilevi grecek biimde kullanlmas gere
kiyordu, ilk denizciler, ii oyulmu ktkten icat ettikleri kano4 S. C. Gilfillan, The Sociology o f invention (cat Sosyolojisi; 1935;
tekrar Cambridge, Mass., 1970), s. 24.

G eorge Basalla 43

hrnda ayaa kalktklarnda giysilerine zt ynl esen rzgrn


teknelerinin hzn artrdn fark ettiler. te yelkenli gemi
byle icat edildi. Evrimci bir perspektif kullanarak, yelkenli ge
milerin tm tarihinin bu bak asyla yeniden yazlmas nispeten kolay bir itir. Grne gre srekli ak sadece buharl
gemilerle bozulmaktadr. Ama Gilfillan, buharl geminin kke
nini Bizans mparatorluuna kadar gtrerek bu engeli am
t. MS 6. yzyl balarndan kalma bir resimde ift kzle
altrlan yan arklar araclyla hareket ettirilen bir sava
teknesinin eklini grebilirsiniz. Bu dnemden sonra kz veya
at ile altrlan yandan arkl gemiler, dzenli bir ekilde evrinlemitir. 18. yzylda Avrupallar ve Amerikallar, yan ark
lar dndrmek iin hayvan enerjisi yerine buhar kullanmaya
baladlar. Bununla beraber asl konu, yelkene karlk buhar
makinesinin kullanlmas deil, yandan arkl bir gemiyi al
trmak iin kz veya at enerjisine kar buhar makinesinin
kullanlmasyd.
Gilfillan, bilinen veya kesin olan hibir nceli bulunmayan
ve birdenbire ortaya kt sylenebilecek bir dzine ya da
daha fazla denizcilik icadnn mevcut olabilecei gereini ka
bul eder. kzle alan antik, yandan arkl gemi, bu tr kural
d rneklerden biridir. Geminin geliimi yzbinlerce kk
icadn birikimini gerektirdii iindir ki Gilfillan, kendi evrimci
yaklamyla eliir grnen az sayda icadn varlndan tr
sknt ekmemitir. Gilfillan, gerek boyutlu teknelerin ina
edilmesinde birikme srecinin her zaman aka gerekleme
diini fark ettiimizde kural d sapmalarn da aklanabilece
ini iddia eder. Aamal ilerleme, sonularn gerek boyutlarda
ve alr konumda bir gemi zerinde denenmesinden nce ta
sarm taslaklar, ayrntl tasarm izimleri veya modellerin ha
zrlanmas gibi birtakm srelerden gemektedir. Byle bir du
rum sz konusu olduuna gre, geminin evrim srecinde ani
den ortaya kan icatlar kolaylkla bir kenara brakp Gilfillan
n srekli deiim erisine hak ettii deeri verebiliriz.

44

eitlilik, G ereksinim ve Evrim

Dier taraftan, ekonomi tarihisi Abbott P. Usher ise, Ogburn ve Gilfillann ileri srd icat kuramlarn fazlasyla me
kanie zg buldu. Ushera gre, Ogburn ve Gilfillann ku
ramlarnda mucitler, nceden belirlenmi ve esnek olmayan ta
rihsel bir sre iinde basit aralar olarak betimleniyorlard.
Ogburn ve Gilfillan, icadn toplumsal karakterini n plana
kararak ve kk geliimlerin birikimsel etkilerine dikkat eke
rek, mucidin bireysel abalarnn ve grlerinin nemini gz
den karmlard. Ushern iddiasna gre Ogburn ve Gilfillan
u gre inanmamz istiyorlard: Yeni olan unsurlar ciddi bo
yuta ulatnda icat otomatik olarak ortaya kacaktr; ama
mucidin bunda ok az nemi olmaktadr.
Bu balamda Usher, icada ilikin yeni bir yaklam nerdi:
Birikimsel sentez yaklam. Bu yaklam, sreklilik aklamas
na ilikin deiiklikler neriyordu ve Getalt psikolojisine ait
bulgulan sreklilik aklamasna ekleyerek kuram zenginleti
riyordu. Ushern kuram, drt ncl iermektedir:
1. Problemin kavranmas -zlmesi gerekli olan eksik
veya tatminsiz bir rnein saptanmas;
2. Sahnenin hazrlanmas -probleme ilikin veriler top
lanmas;
3.
Bir anlay gelitirilm esi-nceden belirli olmayan zi
hinsel bir edim araclyla probleme ilikin bir zm geli
tirilmesi. Bu edim, normalde eitimli bir profesyonelden
beklenen hner ediminin tesine geilmesini gerektirir;
4. Btn aamalarn eletirel bir yaklamla yeniden gz
den geirilm esi -zmn, eksiksiz olarak aratrlmas ve
yeniden gzden geirilmesi (yeni anlaylarn gelitirilmesi
ne bal olarak olas dzeltmelerin yaplmas).
Esas olarak probleme zm getiren anlay gelitirme edimi,
Ushern savna merkez tekil etmektedir. Kk icatlara ilikin
anlaylar, en az, byk ya da stratejik icatlara ilikin anlaylar
kadar nemlidir. Az sayda bireysel icadn birikimsel sentezi,
sonuta tarihte yer eden stratejik icatlar dourmaktadr. Buna

G eorge Basalla 45

karn, srecin btn otomatik olarak gereklemedii gibi


nceden belirli de deildir. catlarn toplam says, byk bir
teknolojik deiimin gerekleeceini asla garanti edemez. Kilit
nokta ise, her zaman iin mucidin anlay gelitirme edimidir.
yle ki, bu anlay sayesinde belirli unsurlar seilecek, bunlar
ilerlemeci biimlerde biraraya getirilecek ve sonuta bir z
me ulalacaktr.
Anlay gelitirme edimi, psikologlar tarafndan aratrlabi
lirdi belki; ama bu zihinsel edim, ou adan anlalamaz bireydir. Bu edim, icat etme srecine zihinsel yetileri dhil et
mektedir ve mevcudiyeti ile, ekonomik glerin kesin olarak
hangi noktaya kadar zorlanabileceini gstermektedir. Sahne
hazrlandnda (2. aama) ve zm eletirel olarak bir kez
daha gzden geirildiinde (4. aama), ekonomik mdahele et
kili olmaya balayacaktr. Dier taraftan, soruna ilikin bir an
lay gelitirme edimi (3. aama), ekonominin etkilerine kar
tepkisizdir. Bu edim, ekonomik deil psikolojik alana aittir.
Usher, icat etme srecini bir ekonomi tarihisi olarak ince
lemeye kalkm olsa bile kuram, kstl bir ekonomik veya
toplumsal aklamann tesine gemitir. cat etme srecinin
psikolojik boyutlarn vurgulayan Usher, yeniliin ortaya k
n daha geni bir balamda incelememiz gerektiinin farkedilmesine yardmc olmutur. Son zamanlarda, icat olgusu zeri
ne almalarda bulunan ekonomistler ve ekonomi tarihileri,
Usherin srarla vurgulad anlay gelitirme ediminin ne
mini gzard ediyorlar. Buna karn bu aratrmaclarn ou,
Usherin Darwinizm esinli teknik ilerleme birikimli deiimin
sonucudur grn kabul etmektedir.

Modern Bir Teknolojik Evrim Kuram


Evrimci bir model kullanarak teknolojik deiimi aklamaya
alan eski giriimler zerine yaptm aratrma, bu kitapta
gelitireceim kuramn deerlendirilmesi iin zemin olutur
maktadr. Butler ve Pitt-Riversn almalar, insana ait rnle

46

eitlilik, G ereksinim ve Evrim

rin de canl trleri gibi srekli ve zamandizinsel dizilerde d


zenlenebilecei sonucunu aa karmt. Buna karn, mo
dern bir teknolojik evrim kuram, edeb ve toplumsal hiciv
amacyla yardma arlan bir Darwinizm anlay zerinde
(Butler) veya birbiriyle ilikili ilkel silahlarn hipotetik zincirleri
zerinde (Pitt-Rivers) temellenemez. Aklayc rnekler see
neini tek bir teknoloji sahasyla kstlamak (Gilfillan) veya faz
lasyla kuramsal bir yaklamn peinden koarak rnlerin de
iimiyle ilgili teknik ayrntlar gzden karmak da (Ogburn)
ayn lde yetersizdir. Bu nedenle, kuramm kitap boyunca
eitli teknolojilerden, kltrlerden ve tarihsel dnemlerden
setiim insan rn nesnelere ilikin ayrntl rnek olaylarla
destekleyeceim.
Butler, Pitt-Rivers, Gilfillan, Ogburn ve Usher, sonuta yeni
rnlerin domasna yol aan kk deiikliklerin zaman iin
deki birikimini vurgulamlard. Usher, anlay gelitirme edi
mini icat etme sreciyle birletirerek bireysel yaratcln ne
mine dikkat ekmiti; ama byk icatlarn, bir dizi kk ica
dn birikimsel sentezinden ortaya ktna emindi. cada ilikin
birikim kuramnda, deiim ar ve kanlmaz bir sonu ola
rak sunulmaktadr ve yetenekli kiilerin arpc bulularna ok
az yer verilmektedir. Benim bu kitapta ileri srdm teknolo
jik evrim kuram ise, uzun bir sre boyunca gerekleen daha
kk deiimlerin yan sra genellikle mucitlerin isimleriyle
birlikte anlan daha byk deiimlere de yer veriyor. Bu ne
denle, hem hzl teknolojik deiim dnemlerini hem de greli
duraanlk zamanlarn onaylyorum.
Teknolojik deiimin srekliliini savunan kiiler, kart
sreksizlik grnn yaygn olduunu kabul etmek ve bu
gr deerlendirmek zorundadrlar. Dhi mucit, srf zihinsel
abalarla birok mkemmel icat yaratrken teknolojinin de
byk bir icattan dierine sramalarla ilerlediine inanan pek
ok kii vardr. Bat uygarlnn kkenini ve bymesini besle

G eorge Basalla 47

yen ilgili dnceleri ve kurumlan inceleyerek bu inann kay


nan ortaya karmaya alacam.
Sonuta, ne srdm teknolojik evrim kuram, dier n
cl kuramlardan farkl olarak, drt geni kavram zerinde te
melleniyor: eitlilik, sreklilik, yenilik ve ayklanma. Buraya
kadar gstermi olduum zere, insann kendi elleriyle kurdu
u dnya, temel insani ihtiyalarn karlanmas iin gerekli
olandan ok daha fazla bir rnler eitlilii iermektedir. Bu
eitlilik, teknolojik evrimin sonucu olarak tanmlanabilir; n
k insann rettii eylerin sreklilii\ mevcudiyetini korumak
ta, yenilik, insann kendi elleriyle kurduu dnyann temel bir
paras olmakta ve ayklanma sreci de, oalma ve rnler
deposuna yeni eyler eklenmesi iin yeni rnler arasnda se
im yapmak amacyla ilerlik gstermektedir. Kitabn geri ka
lan ksmnda, bu drt temel kavramn kurumsal ve nesnesek
uzanmlarnn btnlkl bir ekilde zmlenmesi amalan
mtr.

II. Blm

SREKLLK VE SREKSZLK

Giri
Gnmzde insanlarn byk bir blm, teknolojik deiimin
sreksiz olduuna inanr. Yine bu kiilere gre teknolojik de
iim, modern teknolojiyi oluturan benzersiz makineleri ve
aletleri tek balarna icat eden Eli Whitney, Thomas A. Edison,
Henry Ford ve Wilbur-Orville Wright kardeler gibi bireysel
dehalarn kahramanca almalarna baldr. Bu grn ifade
ettii biimiyle icatlar, gemie ok az ey borlu olan veya hi
bir ey borlu olmayan stn kiilerin rnleridir.
Teknoloji tarihi ve bilim alanndaki konularla ilgilenen k
k bir akademik topluluk ise, bu aklamay basitletirmeci bir
yaklam olarak grmektedir; nk bu aklama, karmak
teknolojik gelimeleri zamansz bir ekilde, aniden sahnede boy
gsteren byk icatlar kmesine indirgemektedir. Bununla be
raber, baz tarihiler, sreksizlik aklamas iin kahraman mu
citlerin katklarna bal olamayan, daha ayrntl bir formlas-

G eorge Basalla 49

yon nermektedirler. Bu tr kuramclar, bilimsel deiimin


varsaylan devrimci doasndan esinlenirler.

Bilim, Teknoloji ve Devrim


Tarih ve bilim felsefesi alannda yaplan son dnem akademik
almalar, bilimsel deiimin sreksizlik zelliini kabul etme
eilimindedirler. Bu bak as, ncelikle modern bilimin 16.
ve 17. yzyllardaki ortaya kn aratrmaya ynelik alma
lardan tretilmitir. Copernicus, Galileo, Kepler ve Newtonun
almalar, Fransz Devriminden beri devrim szcyle ta
nmlanmaktadr. Devrim, gemile kesin bir kopuu ve yeni bir
dzenin kuruluunu ifade eden politik bir eretilemedir.
Politik eretileme, sadece doaya ilikin yeni bir alma tar
znn ortaya knda kullanlmam, bilim alanndaki herhangi
nemli bir deime de politik eretileme kapsamnda ifade edil
mitir. Dolaysyla bu kuram kapsamnda, gemie ait astrono
mi, kimya ve biyoloji devrimlerine, Harvey, Bacon, Darwin,
Mendel veya Einstein tarafndan balatlan devrimlere veya kuantum fizii, astrofizik ve molekler biyoloji alanndaki 20.
yzyl devrimlerine gndermede bulunulmutur.
Teknoloji, bilimin hkimiyeti altnda grldnde bilimsel
devrimler de, teknolojik deiimle ilgili almalar asndan
zel bir nem tamaya balarlar. Teknoloji, pratik problemle
rin zmnde bilimsel kuramn uygulanmas olarak hatal bir
ekilde tanmlandnda genellikle bu durum ortaya kar. Ama
eer teknoloji, uygulamal bilimin bir dier adndan baka birey deilse ve eer bilim devrimsel aralarla deiiyorsa, tekno
lojik deiim de sreksiz olmak zorundadr.
Kukusuz bilim ve teknoloji birok noktada karlkl etkile
imde bulunmaktadr. Elbette bilim tarafndan doal gler ve
hammaddelere ilikin kuramsal bir anlay salanmasayd bu
etkileimde kilit tekil eden rnler de retilemezlerdi. Bununla
beraber teknolojinin bilimin emri altnda olduunu kesinlikle
syleyemeyiz.

50

Sreklilik ve Sreksizlik

Teknoloji, insanlk tarihi kadar eskidir. Bilim adamlarnn


doay ekillendirmede ve kontrol etmede kullanlan bilgiyi
toplamaya balamalarndan uzun zaman nce de teknoloji mev
cuttu. Bilinen en eski teknolojilerden biri olan ta-alet imlat,
mineraloji ve jeolojinin ortaya kndan nce iki milyon yl
boyunca geliimini srdrmt. Ta bak ve baltalarn imlatlar baarl kiilerdi; nk belirli malzeme ve tekniklerin
iyi sonu vereceini deneyim yoluyla renmilerdi. Tatan
metale gei yaandnda (ki metal rnlere ilikin en eski
bulgular kronolojik ada M 6000 ylma kadar uzanmakta
dr) ilk metal iileri, benzer bir ekilde, ihtiya duyduklar ba
kr ve bronzu kendilerine salayacak, ampirik olarak kantlan
m zmlerin izinden gitmilerdi. 18. yzyln sonlarna de
in basit metalurjik srelerin kimyasal terimlerle aklanabil
mesi mmkn deildi. Bugn bile modern metal retiminde
kimyasal taban tam olarak bilinmeyen ilemler yer almaktadr.
Teknoloji, bilimden daha eski olmann yan sra, bilimin
yardm olmakszn gelikin yaplar ve aletler yaratabilme kapa
sitesine de sahiptir. Aksi halde eski alarn muazzam mimar
sini veya Ortaan katedrallerini ve mekanik teknolojisini (yel
deirmenleri, su arklar ve saatler) nasl aklayabiliriz? Peki,
ya eski in Uygarlnn parlak baarlarn baka trl nasl
aklayabiliriz?
Modern bilimin ortaya k, temelde teknolojik olan aba
lara son vermedi; insanlar, kuramsal bilgiye bal olmayan tek
nolojik zaferlere ulamay srdrdler. ngiliz Endstri Devri
mi boyunca icat edilen makinelerin ou, o gnn bilimiyle ok
az ilikiliydi. 18. yzyldaki ekonomik bymenin merkezinde
yer alan tekstil endstrisi, bilimsel kuramn uygulamaya gei
rilmesinin sonucu deildi. John Kay, Richard Arkwright, James
Hargreaves ve Samuel Cromptonn tekstil retiminin byme
sine temel tekil eden bulular, eski zanaat uygulamalarna,
bilime olduundan daha fazla ey borluydu.

G eorge Basalla 51

Bilim ancak 19. yzyln son yars boyunca endstri zerin


de kkl bir etkiye sahip olmaya balad. Organik kimya ala
nndaki gelimeler, byk lekli sentetik boya retimine ge
ilmesini mmkn kld; elektrik ile manyetiin nitelii zerine
yaplan almalar da, aydnlatma, enerji ve ulam endstrileri
nin temellerini att. 20. yzyl ise, bilim tabanl teknolojilerin
daha fazla genilemesine tank oldu. Yeni bilimsel kuramlar ve
verilerin hzla skn etmesine ramen modern teknoloji, bilim
adamlarnca yaplan keiflerin rutin uygulamasndan ok daha
fazla ey ierir. Bilim ve teknoloji modern endstride birbirine
edeer etkinliklerdir. Her ikisi de ilgili olduklar giriimlerin
baarsna zel katklarda bulunmaktadrlar. Bununla beraber,
bir mhendisin halihazrda geerli olan bilimsel anlaya mey
dan okuyan teknolojik bir zm bulmas veya mhendislik et
kinliinin bilimsel aratrmaya yeni kaplar amas bugn bile
olaand bir durum deildir.
Edward W. Constant, teknoloji alanndaki sreksiz dei
im konusunu The O rigins o f the Turbojet Rvolution (Turbojet Devriminin Kkenleri; 1980) adl kitabnda yeniden gnde
me getirmitir. Grlerini Thomas S. Kuhnun The Structure
o f Scientifc Rvolutions (Bilimsel Devrimlerin Yaps; 1962)
adl kitab zerinde temellendiren Constant, II. Dnya Savandan gnmze dein havacln temel enerji kayna olan
turbojet ile daha eski olan pervaneli-pistonlu motor arasnda
bir sreksizliin varolduunu iddia etmektedir (ekil II. 1.).
Constantn iddiasna gre, piston, silindir veya pervaneden ta
mamen farkl bir sistem olan turbojet, pervaneli-pistonlu moto
run srekli ilerlemesinin evrimsel sonucu deildir.
Constant, u nedenlerden tr turbojet devriminin adn
hakettiine inanyor: Turbojet, teknolojik ncelleri olan ama
bunlardan kktenci biimde farkllaan bir sistemdir; turbojetin
tasarm ve bu tasarmn uaa eklenmesi, aerodinamik alann
daki st dzey bilimsel kuramlarn uygulanmasn gerektirmi
tir; ve son olarak turbojet, konvansiyonel uak motoru zerin

52

Sreklilik ve Sreksizlik

de alan kiilerden oluan cemaatin paras olmayan kk


bir mucitler grubu tarafndan gelitirilmitir. Constant, btn
bu etkenlerle ilgili olarak turbojetle balantl yeni bir teknoloji
uygulayclar cemaatinin douunun nemini vurgulamaktadr.
Bu yeni cemaat, ne konvansiyonel uak motoru cemaatine ne
de buhar ve su trbini zerinde alan teknoloji uzmanlarnn
daha eski cemaatine benziyordu. Constantm szckleriyle ifa
de edecek olursak teknolojik devrim, ya yeni ortaya kan bir
cemaatin ya da yeni bir teknolojik gelenek kapsamnda yeniden
tanmlanan bir cemaatin meslek vaatleridir.1
ok nemli iki varsaym Cosntantn aklamasna temel
tekil etmektedir: Teknoloji hereyden nce bilgidir ve teknolo
ji zerine yaplacak almalarn temel birimi, teknolojiyi uygu
layan kiiler topluluudur. Bu varsaymlar aklanmay kesin
likle hak ediyorlar.
Grnteki devrimci karakterine ramen turbojet motoru,
ncelleri olmayan bir makine deildir. Turbojet, su trbinlerini,
trbinli su pompalarn, buhar trbinlerini, iten yanmal gaz
trbinlerini, pistonlu motor sper arjrlerini ve turbo-sperarjrleri kuatan trbin geliiminin iki bin yllk geleneine ait
tir. Sz geen bu makinelerin hibiri de pistonlara ve silindir
lere sahip deildir; ama hepsi de su, buhar veya scak gazlarla
tesir edildiinde arkn hzl dnmesini salayan yzgeler veya
kovalar ieren bir trbin arkna sahiptir. Bylelikle, konuyu
insan rn nesneler dzeyinde ele aldmzda, farkl kullanm
larna veya enerji kaynaklarndaki eitlilie ramen trbin ai
lesinde iki yz yllk bir srekliliin hkm srdn grrz.*

' Edward W. Constant, The origins o f the turbojet revolution (Turbo


jet Devriminin Kkenleri; Baltimore, 1980), s. 19.

G eorge Basalla

53

ekil II. 1. E.W. Constantin turbojet motorunun soy ktnde kuram


ile insan rn nesneler aras ilikiyi gsteren diyagram. Merkezde gs
terilen insan rn nesnelerin temel ak, buhar makinelerinden balaya
rak buharl ve iten yanmal gaz trbini ile turbojete kadar uzanyor. Su
trbinleri ve trbin pompalar, en sada temel aka balanyorlar. Merke
zin hemen yanndaki kutularda ise ilgili fizik kuramlarnn etkisi gsterili
yor. Hatrlayacak olursanz bu kuramsal katklar kendilerini, ncelleri ku
ramdan daha eski olan baz yeni somut eyler eklinde ortaya koymaktadr
lar. Nesnelerle ilgili bu iliki ann mevcudiyetine karn Constant, turbojetin evrimsel bir gelime deil de devrimsel bir ilerleme olduu grn
de srar etmitir. Kaynak: Edward W. Constant II, The origins o f the tur
bojet rvolution (Turbojet Devriminin Kkenleri; Baltimore, 1980), s. 4.

Teknoloji ile teknolojik deiimin merkezinde ise bilimsel bilgi,


teknik cemaat veya toplumsal ve ekonomik etkenler deil, in
san rn nesneler yer almaktadr. Bilim ve teknolojinin ikisi
de bilisel sreler iermesine ramen, niha sonulan ayn de
ildir; ilerlemeci bilimsel etkinliin niha rn, byk bir ola
slkla deneysel bir bulguyu veya yeni bir kuramsal konumu bil
diren yazl bir aklamadr. Dier taraftan, ilerlemeci teknolo

54

Sreklilik ve Sreksizlik

jik etkinliin niha rn ise kurmaca dnyaya dhil edilen bir


eklemedir; yani bir ta ekici, bir saat ya da bir elektrik moto
ru...
Tarihi Brooke Hindle, teknoloji alanndaki rnlerin bilim,
din, siyaset alanlarndaki ve dier btn dnsel veya toplum
sal uralardaki rnlere kyasla daha stn bir konumda bu
lunduunu iddia etmiti. Teknoloji, fiziksel olanla ve maddi
olanla her adan sk skya ilikiye girer; rnler ise, teknoloji
nin hem aralar hem de amalardr. Bir tablo veya bir heyke
lin grsel sanatlarn ifadesi olmas gibi boyutlu fiziksel nesne
de, teknolojinin bir ifadesidir. levsel bir nesne, insan zeks
nn ve hayal gcnn bir rndr ve tpk ou sanat yaptn
da olduu gibi kelimelerle asla tam olarak ifade edilemez.
Teknolojiye ilikin bir anlay gelitirilmesi asndan insan
rn nesnelerin merkez konumda bulunduklar gr, bu
kitapta gelitirilecek olan evrim kuramnn kilit noktasdr. n
san rn olan nesneler, kitabn geri kalan blmlerinde oldu
u kadar bu blmde de tartmamzn temel konusunu olutu
ruyor. Bitkiler ve hayvanlar organik evrim asndan ne denli
nemliyse insan rn nesneler de teknolojik evrim asndan
o denli nemlidir.

Sreklilikle lgili rnek Olaylar


nsan rn nesneler teknolojiyle ilgili almalarda ncelikli
bir konuma sahip olduklar iin teknolojik deiimin sreklili
ini anlamann en iyi yolu da, buhar makinesi, pamuk rr
veya transistor gibi ok nemli rnlerin evrimsel bir tarzda
nasl ortaya ktklarn eksiksiz olarak gsteren rnek olaylar
dan yararlanmak olacaktr. rnlerin deiimiyle ilgili olarak
aada verilen rnekler ilk bakta, kart sreksizlik akla
masn desteklemeye uygun, mkemmel adaylar gibi grnme
leri gereine ramen aslnda evrimsel hipotezi zaten akla
maktadrlar.

G eorge Basalla 55

Ta A letler
Hayatta kalmay baarabilen en eski insan rn nesneler, ta
aletlerdir. Ta aletler, amal insan eylemiyle ekillendirilen
rnlerin birbirine bal, kollara ayrlan ve srekli dizilerinin
balang noktasnda bulunurlar. Dizilerin zel kollar, bir k
maz sokakta taklp kalabilirlerdi, ama gene de insan rn
nesnelerin daha kapsaml ilerlemesi asla durmazd. Btn kar
maklyla birlikte modern teknolojik dnya, insan neslinin
doumuna ve insan eliyle ekil verilen ilk nesneler kadar eskile
re uzanan bir srekli dizinin en son gsterimidir yalnzca. Taa
bal uygulamalar, evrimci tezin kesin olarak snanmasn sa
lamayabilir belki, ama uzun bir zaman aral boyunca ilerlik
gsteren srekliliin rneklerle aklanmas asndan en iyi ze
mini olutururlar.
nsanolu en azndan iki milyon yl boyunca dnyann he
men her kesinde bu ta aletlerden milyarlarcasm retmiti.
Bu aletler, bugn mevcut olan en eski, en yaygn ve ok sayda
insan retimi nesneyi oluturmaktadr. Aletler, ounlukla
yontma ve tabaka tabaka paralama teknikleriyle yaplm
lard. retim sreci usta iiler tarafndan gerekletirildiinde
yontma veya vurma teknikleriyle bir aletin ortaya karlmas an
meselesiydi; birka saat kadar ksa bir sre iinde alet kullan
ma hazr hale getiriliyordu. Her tr balta, keser, eki, bak ve
kazma bu tekniklerle iml ediliyordu. Yaklak sekizbin yl nce
balayan Cill Ta Devri, taa istenilen ekli vermek ve yzeyi
ni parlatmak iin yorucu gagalama ve talama sreleriyle
retilen cillanm ta aletlerin yan sra tarmn balamasna,
hayvanlarn evcilletirilmesine ve mlekilie tank olmutu.
zellikle talama sreci, gnlerce hatt haftalarca sren al
ma dnemlerini gerektiriyordu; ama bu uzun ve yorucu sre
sayesinde ekileme ve kesme ilerinde kullanlmaya uygun
mkemmel aletler iml ediliyordu.
Kullanlan teknik ne olursa olsun ta aletlerin biimi, uzun
kullanm dnemleri boyunca ok yava deiti. Baz arkeolog

56

Sreklilik ve Sreksizlik

lar 19. yzyln ortasndan beri sabrla ve ustalkla, ekil, boyut


ve malzeme asndan eitimsiz kiilere ayn grnen aletleri s
nflandrmaya ve tarihlendirmeye almaktadrlar. Eldeki arke
olojik bulgular bu ekilde zamandizinsel olarak yeniden dzen
lendiinde ortaya kan en etkileyici sonu, birbiri ard sra ge
len birok farkl insan kltrnn ta alet yapmna katlmasy
la birlikte yzbinlerce yl boyunca korunan eksiksiz bir srekli
liin olumasdr.
Ta aletlerle ilgili bir almada btnyle yeni biimlere y
nelik sreksiz sramalar aramaya kalkacak olursak, tamamen
bouna abalam oluruz. Ta aletlerin uzun mrl ekilleri,
insanlarn tatan yola karak bakr ve bronza doru gerekle
tirdii kkl deiime kadar varlklarn korumulardr. Ta,
geleneksel olarak ilkellikle badatrlrken metal de uygarlkla
ilikilendirilmektedir. Alet yapmnda malzeme olarak ta kul
lanlmas, baz alardan yeterince elverili deildir. Bulunmas
kolay, iilii ise nispeten rahat olan ta, metal kadar uzun
mrl deildir ve ekillendirilmesi de metale kyasla daha g
tr. Ta alet ile metal bir aleti karlatrdmzda ta aletin
eklinin, yapld malzemenin niteliine daha fazla bal oldu
unu grrz. Metal ise dkm ad verilen bir ilem araclyla
eldeki i iin gerekli olan ve istenen her ekle sokulabilir. Metal
alet daha az krlgandr, dolaysyla da krlmas gtr. Krlr
sa veya anmaya balarsa eritilip yeniden dklebilir.
Aletlerin ardk tarihi hakknda bir ey bilmeyen birisi, yap
tmz bu kyaslamaya bakarak metalin ortaya knn alet
yapmnda yeni bir a balatt sonucuna ulaabilir. Ancak
tersine, bir sreklilik hkm srmektedir. lk metal aletlerin en
yakn ncelleri ta prototiplerdi. Sonuta bu prototiplerden ye
ni metal aletler ortaya kt, ama ta teknolojisine ait gelenek
arln koruyarak metal aletlerin yapmn uzun bir sre etki
ledi. Bu etki, balta, eki ve testere gibi yakndan tandmz
modern aletlerin ekillerinde aka grlebilir. Hatt ilk ta

G eorge Basalla

57

aletlerin ierdii ilkeleri ve mekanizmalar koruyan elektrikli ve


hava basnl aletlerde bile bu etkiyi aka grebiliriz.
Sreklilie ilikin bu rnek, etkileyici olsa bile yine de eleti
riye aktr. Szgelimi, bu aletlerin dikkat ekici kalclklarn,
evrimlerinin erken bir aamasnda ilevleri asndan mmkn
olan en iyi ekli alm ve bu nedenle de deimemi olmalar
gereine borlu olduklarn iddia eden birisi kabilir. Her ne
kadar bu aklama doru olmasa bile, ok eski ve basit oldukla
r iin sapma gsterdikleri gerekesiyle ta aletlerin aklayc
rnek olaylar listesinden karlmasn isteyen kiiler de olabilir.
Ta aletlere itiraz eden kiiler iin, teknoloji alanndaki srekli
lie ilikin olarak, tarih ncesi dnemde insanlar tarafndan
anonim biimde retilen nesneler yerine modern alarda nl
mucitler tarafndan icat edilen ve nispeten karmak makineler
ieren daha ikna edici rnekler vereceim.
P am uk rr
Karmak bir makinenin srekli geliimini irdelemeye ynelik
aratrmamz Eli Whitneyin pamuk rr ile balatabiliriz.
Birok yazar, Whitney ve devrimci makinesi hakknda ok ey
yazm olsa bile hi kimse, Whitneyin pamuk rrn insan
rn nesnelerin srekli ak ierisine yerletirme cesaretini
gsterememitir.
cada ilikin popler tarih yorumlarna gre, Amerika Birle
ik Devletlerinin Kuzey blgesinde yaayan ve mekanik konu
lara kar olduka yetenekli bir gen olan Whitney, pamuk ve
pamuun ilenmesiyle ilgili sorunlarla ilk kez 1793 ylnda Ge
orgia eyaletinde bir plantasyona yapt ziyaret srasnda tant.
Amerika Birleik Devletlerinin gneyinde yetitirilen siyah to
humlu, uzun lifli pamuk lkenin pamuk ihtiyacn karlamaya
yetmiyordu. Buna karlk, i blgelerde de yetitirilebilen yeil
tohumlu, ksa lifli pamuk ise liflerinin tohuma yapk olmas
nedeniyle kolayca ayklanamyordu. Tek bir klenin, herhangi
bir aletin yardm olmakszn yorucu bir almaya girerek ya

58

Sreklilik ve Sreksizlik

rm kilogram pamuu temizlemesi en azndan saate ml


oluyordu. Whitney, Georgiaya geldikten ok ksa bir sre son
ra bu ilemi hzlandracak bir ara zerinde almaya balad.
Klelerin lifleri tohumdan elleriyle ayrmalarn inceleyen Whit
ney, elle yaplan iin hzn iki katma karabilecek bir makine
nin arayndayd. Gneydeki pamuk yetitiriciliini kkten
deitirecek bir rr modelini yapmas birka gnn ald.
Mekanik pamuk rrnn Whitneyin ziyareti srasnda g
neyde zaten yaygn olarak kullanld gereinden yalnzca
Whitney ile ilgili akademik almalarda sz edilmektedir. Kul
lanmda olan makineler, uzun lifli, Sea Island pamuunu te
mizleyebiliyorlard. Siyah tohumlu bu pamuun lifleri kolaylk
la ayklanabiliyordu belki, ama bu cins pamuk sadece belirli
blgelerde yetitirilebiliyordu. Bu tr pamuklar temizlemek
iin kullanlan pamuk rrlar mevcut olduu iin de bir mucidin ortaya kp, organik ve mekanik -inat lifleri tohumdan
ayrmaya uraan parmaklar- arasndaki byk boluu dol
durmas gerekmemiti. Ne var ki bu sorun, ilk pamuklu elbise
nin retildii Hindistanda Milattan yzyllar nce zlmt.
Merdane ilkesinden yola klarak bulunmu olan Hint r
r veya dier adyla charka, kendisinden daha da eski olan
eker kam presinin deiik bir kopyasyd. Charka, bir iske
lette bir araya getirilerek sktrlan ve bir kol araclyla taban
ekseni etrafnda dndrlen bir ift uzun, tahta silindirden olu
uyordu. Bu yle bir dzenektir: Uzunlamasna bir dizi ince
oluk araclyla zerinde yiv alan dnel silindirler, pamuun
tohum kabuu silindirler arasndan geerken tohum kabuunu
sktrarak tohumu liften ayrrlar.
Bu ilkel rr, uzun lifli pamuun yetitirildii yerlerde kul
lanlyordu. 12. yzyln balarnda bu makine, talyan zana
atlar arasnda m anganello adyla biliniyordu. 14. yzyla ait
bir in illstrasyonunda resmedilmiti ve 18. yzylda Diderotnun Encyclopedia sinde yer almt. Merdaneli rr, 1725
ylnda Akdenizin dou sahilinden Amerika Birleik Devletleri

G eorge Basalla

59

nin Louisiana eyaletine getirilmiti. 1793 ylnda ise Eli Whit


neyin kendisiyle karlat yer olan Gney blgesinin pamuk
yetitirilen yrelerinde oktan kullanlmaya balanmt.
Whitneyin iddias ise ksa lifli pamuu temizleyebilecek bir
rr yapmak olmutu. Buluu, zerinde dzenli aralklarla
yerletirilmi kancalar bulunan, dnel tahta bir silindirden olu
uyordu. Bu kancalarn ekli, eitli yn taraklama aletlerinde
kullanlan kancalara benzemektedir. Whitneyin rrndaki
kancalar, zerinde kendilerinin ve pamuk liflerinin gemesine
izin verecek ancak tohumun darda kalmasn salayacak b
yklkte oluklar bulunan metal bir siperlik boyunca hareket
ediyorlard. Makinede lifler oluklardan geerken kancalar to
humlar krarak paralyordu ve ters ynde dnen, evresi sert
kllarla kapl silindir biimindeki syrc, kancalara taklan pa
muklar sprerek bunlarn kendi arlklaryla makinenin al
tndaki bir hazneye dmesini salyordu. Whitneyin rr da,
yzyllar nce gelitirilmi olan merdaneli rra benzer biim
de dnel silindirlere bal olarak gelitirilmiti; ama Whitney,
merdaneli rrdan farkl olarak kendi rrna tohumlarn
gemesine izin vermeyen ve bu sayede liflerin ayklanmasn
olanakl klan oluklu bir siperlik yerletirmiti.
Eski zamanlarn pamuk ileme teknolojisine kadar uzanan
gezintimiz, icatlarn kanlmaz olduunu, modern pamuk r
rnn ilk kez Hintli zanaatkrlar tarafndan gelitirildiini veya
Whitneyin zannettiimizden daha az zeki olduunu kantlama
abasn tamamaktadr. Whitneyin rr, yalnzca eski mer
daneli rrn yapamad bir ii yapyordu, yani ksa lifli pa
muu ayklayabiliyordu. Bununla beraber, charkann varlnn
bilinmesi, Whitneyin buluunun, btn yaps ve mekanik zel
likleri Amerikal mucit tarafndan kendi amalarna uyarlana
cak biimde dn alman bir ncele sahip olduunu gsteriyor
(ekil H.2.).
Kukusuz eski merdaneli rrlarn ksa lifli pamuu ileyebilen bir makineye nasl dntrleceini herkes tahayyl et

60

Sreklilik ve Sreksizlik

memiti. Whitneyin gneye gitmesinden nce ksa lifli pamuu


ayklayabilmek iin charknn zerinde deiiklikler yapmaya
kalkan birileri kmt, ama bunlarn hibiri baarl olamad.
Whitneyin icat ettii makine yalnzca dier kiilerin baarsz
olduu alanlarda baarl olmakla kalmayp yepyeni bir rnler
kmesinin (modern pamuk rrlar dizisi) k noktas da
oldu. Whitneyden esinlenerek yaplm rrlarn yaygn kulla
nm, Whitneyin yaratc dehasna olduu kadar Amerika Bir
leik Devletleri ve baka lkelerde pamuk yetitiriciliini n
plana karan evresel, toplumsal, ekonomik ve politik etkenle
re de ok ey borludur.
Whitneyin yksnden eitli dersler karmak mmkn
dr. Bunlar arasnda en belirgini, Whitneyin icat ettii pamuk
rrnn teknolojinin evrimsel geliiminin paras olduudur.
Daha az belirgin olan ise bir rne ait btn deiikliklerin
eit neme sahip olmad gereinin anlalmasdr. Baz dei
iklikler uygulamaya geirilemez; bazlar yararl deildir; baz
lar da yararl olmasna karn ok az teknolojik ve toplumsal
etkiye sahiptir. Yalnzca az sayda deiiklik, insan rn nes
neler akn fazlasyla zenginletirecek yeni bir diziyi balatma
potansiyeline sahiptir. Yine az sayda deiiklik, insan hayat
zerinde kkl bir etkiye sahip olur ve byk icatlar veya
teknoloji tarihinin dnm noktalar olarak anlr.
Whitneyin icat ettii pamuk rrnn neminin kabul edil
mesi, lke iinde ve dnda ucuz pamua giderek daha fazla
ihtiya duyulmasna ve hammaddenin elle ilenmesi iin gerekli
olan kle ve i gcnn kstl oluuna balyd. Ynl ve keten
giysilerin arlkl olarak tketildii veya ucuz i gcnn kolay
elde edildii bir toplumda Whitneyin makinesi, daha gl ve
verimli rrlarn birdenbire akn etmesi iin bir prototip ilevi
grmeyecekti. Pamuk rr, yukarda verilen rnee alternatif
tekil eden toplumlarn herhangi birinde bile ancak toplumsal,
ekonomik ve teknolojik etkiye sahip olmayan, ilgin bir meka
nik bulu olarak kalacakt.

G eorge Basalla 61

Buraya kadar anlatlanlara bal olarak u sonucu karabili


riz: Bir icadn nemi, yalnzca teknolojik parametrelerle belirlenemez; dier bir deyile, bir icat sanki sadece kendisine zg
bir eymiesine deerlendirilemez. Bir icat ancak bir kltr
kendisine byk bir deer atfetmeyi tercih ettiinde byk
icat snfna girer. Benzer ekilde, mucidin n de kltrel de
erlere baldr. rnein Whitney, szn ettiimiz alternatif
toplumlarn herhangi birinde yayor olsayd kahraman mucit
olarak onurlandrlmayacakt; pek fazla nemsenmeyecek veya
en iyimser tahminle absrd bir alet yapan, tuhaf birisi olarak
grlecekti.
Buhar M akinesi ve ten Yanm al M otor
Pamuk rr, 1790 ile 1860 yllar arasnda Amerika Birleik
Devletlerinin Gney blgesinin ekonomik kalknmasna yne
lik en nemli teknolojik katkyd. Nasl olduysa, hemen hemen
ayn dnemde buhar makinesi de ngiliz ekonomisinde benzer
bir rol oynamt. Pamuk rrna benzer ekilde buhar maki
nesi de fiilen hibir tarihe sahip olmayan bir bulu olarak gr
lyordu. ngiliz endstrisi ile ilgili almalarda bulunan W.
Cooke-Taylor 1842de u aklamay yapmt: Yeryznde
buhar makinesinin bir benzeri daha olmamtr... Buhar maki
nesi, Jpiterin beyninden doan akl ve hikmet tanras Mi
nerva gibi birdenbire dnyaya gelmitir.2 yleyse buhar maki
nesi James Wattin beyninden mi domutu?
Popler aklamalar bize, gen James Wattin bir aydanl
n azndan ykselen buhardan esinlenerek buhar makinesini
icat ettiini syler (ekil II.3.). Bu hayal rn yk, Wattin
kaynayan sudan kan buhar zerine dnd sralarda n
gilterede Newcomenin gelitirdii ileyen buhar makinelerinin
mevcut olduu gereiyle rtlmtr. Thomas Newcomen
2 E. P. Thompson, The m aking o f the English w orking class (ngiliz
i Snfnn Oluumu; New York, 1960) s. 190.

62

Sreklilik ve Sreksizlik

n iler haldeki atmosferik buhar makinesinin 1712 ylnda or


taya kmasndan James Wattm 1775 ylnda baarl bir buhar
makinesini tamamlamasna kadar atm yldan fazla sre ge
mitir. Watt, kendisinden onarmalarn istedikleri Newcomen
n buhar makinesinin kk bir modelini beenmeyip kendi
makinesini gelitirmitir. Bylece konuyu daha da karmak bir
hale getirmi olduk.
Newcomenm makinesi, pistonun altnda ksm bir vakum
yaratmak iin buharn younlamasndan yararlanr. Daha son
ra, pistonun d yzeyine etkiyen daha byk bir atmosferik
basn araclyla piston aaya doru sktrlr. Newcomen
m atmosferik buhar makinesi madenlerden su pompalama
amacyla icat edildii iin makinenin ekli, bir ucuna pompa
kolu dier ucuna da piston kolu eklenmi olan ve mil etrafnda
dnen uzun bir kiri ierecek biimde tasarlanmtr. Bir buuk
iki metre apnda byk bir piston, buhar younlatrma ama
cyla kullanlacak buhar ve souk su iin emme delikleri olan ve
ayrca suyun dar atlmasn salayan bir az bulunan bir si
lindirin iine geirilmitir. Atmosferik basncn pistonu en alt
seviyesine ve pompa piston kolunu da en st yksekliine
karmasndan sonra pompa mekanizmasnn arl, pistonu
ykselterek ve dngnn tekrarlanabilecei biimde silindirin
bir kez daha kiri ile i ie gemesini salayarak kiriin ucun
daki pompann alalmasna neden olur (ekil II.4). Bu maki
nenin ncelikle iki zelliine dikkat etmemiz gerekir. Bu zel
liklerden birincisi udur: Asl ii yapan, buharn genleen ener
jisi deil, atmosferin arldr; kincisi ise silindirin iine bu
har ve souk su aktarlrken silindirin dnml olarak stl
mas ve soutulmasdr.
1764 Knda Watt bir Newcomen makinesi modeli zerin
de almaya baladnda Newcomenm makinesinin byk
tipleri en azndan dnyann yarsnda genelgeer bir enerji kay
na olarak grlyordu. Yaygn kullanmna ramen Newco
menm makinesinin baz zellikleri Watti rahatsz etmiti.

G eorge Basalla 63

Watt, bu makinede houna gitmeyen zellikleri deitirmeye


alrken Newcomenin makinesinin ayan kaydracak ve mo
dern buhar makinesinin yolunu aacak yeni bir makine yapt.
Watt, silindirin her bir dngde yeniden stlp soutulmas
yerine dzenli olarak sabit bir scaklkta tutulmas koulunda
Newcomenin makinesinin veriminin artrlabileceini fark etti.
Baarsn ite bu dnceye borluydu. nce silindiri yaltarak
ve daha sonra da bu ama iin sabit scaklkta tutulan baka bir
kap ierisinde buhar younlatrarak makinenin verimini artr
may baard. Ayrca, atmosferik basnc kullanma dncesin
den de vazgeti. Bunun yerine, buharn nce pistonun bir y
zeyine daha sonra da dier yzeyine etkimesini salayarak pis
tonun birbirine zt ynlerde dnml olarak almasn
mmkn kld. Wattin makinesinde asl ii yapan, pistonu it
mekte olan ve genleen buhardr. Bylece, mekanizmadan ayr
bir younlatrc ieren ift-ileyili buhar makinesi domu
tur. Wattin buhar makinesi ilk kez 1784te ortaya km ve
sonraki elli yl boyunca buhar makinesi tasarmlarna nclk
etmitir.
Ama buhar makinesinin mucidi olarak Wattin yerine Newcomen getirsek bile sreklilik konusunu zdmz syle
nemez. Sadece tartmamzn geici odan biraz deitirmi
olduk. imdi sorulmas gereken soru ise u: Newcomenin ma
kinesi hibir benzeri olmakszn m sahnede boy gstermiti?
Yant, bir kez daha byle olmad ynndedir. Newcomenin
makinesini oluturan mekanik elerden bazlarnn kklerini
17. yzyl Avrupasnda bulabiliriz. Makinenin ierdii baz
mekanik zelliklerin kkenlerini ise 13. yzyl in uygarlnda
bulmak mmkndr. Hatt bu zelliklerden bazlar, sann
doumundan bir veya iki yzyl ncesine aittir.

64

Sreklilik ve Sreksizlik

G eorge B asalla 65

ekil II.2. A. Bir Hint charkas. Bu rr, tik aacndan yaplm iki tahta
merdaneden oluuyor. Merdaneler, mekanizmann sol st kesinde bu
lunan kolun evrilmesiyle dndrlyor. Temizlenecek pamuk, dnmekte
olan merdaneler arasndan getiinde lifler rrn dier tarafndan k
yor ama tohumlar merdanelere taklarak yerde duran haznenin iine d
yorlar. B. Eli Whitneyin pamuk rr. Resimde bakm iin alm bir
ekilde gryorsunuz. lem srasnda rrn menteeli kapa stteki
oluklu siperlik ile byk dnel silindire yapk bulunan kntl tel dileri
(kancalar) birletirecek biimde kapatlr. Silindirin dnmesiyle, ayklan
mam pamuk, tohumlarn gemesi iin olduka dar olan siperliin oluk
larna gelir. Bylece, kancalar tohumlar krarak paralarken lifler oluklar
dan geer. Resimde grlmeyen, evresi sert kllarla kapl dnel bir silin
dir daha bulunmaktadr. Syrc ad verilen bu silindir, ters ynde dne
rek kancalara taklan pamuklar sprr ve bunlarn kendi arlklaryla
makinenin altndaki hazneye dmelerini salar. Hem charka hem de
Whitneyin rr, bir kol araclyla altrlan iki dnel silindir anlay
yla yaplmtr. Kaynaklar: A. Edward Baines, H istory o f the cotton m a
nufacture in Great Britain (ngilterede Pamuk malatnn Tarihi; Londra,
1835), s. 66. B. Mitchell Wilson, American science and invention (Ameri
kan Bilimi ve cad; New York, 1954; 1982 ylnda Stela Adler, Victoria
Wilson ve Erica Spellman tarafndan tm haklar alnarak yeniden yaym
lanmtr), s. 80.

Bir Newcomen makinesi, mekanik olarak bir pamuk rrn


dan daha karmak olduu iin ncellerinin kkenlerinin ema
tik olarak aktarlmas daha gtr. Boluk odalar, pistonlu
pompalar, buharn konumunu deitiren aletler ve mekanik
balantlarn hepsi de buhar makinesinin tarih ncesinde kendi
zel yerlerini almaktadr. Tarihi-sinolog Joseph Needham,
The Pre-Natal History of the Steam Engine (Buhar Makine
sinin Doum ncesi Tarihi) balkl makalesinde bu aletlerin
dolaysz genetik balantlarn uzun zincirini oluturduklarn
ayrntl bir ekilde aklamtr. Needham, eski in uygarl
zanaatlarnn, Helenistik Dnem mekanik bilginlerinin ve Av
rupalI doa felsefecilerinin katklarn deerlendirdikten sonra

66

Sreklilik ve Sreksizlik

ekil II.3. 1850 ylna ait bu tabloda buhar makinesinin nemi tasvir edi
liyor. aydanln iinde kaynayan sudan kan buhar, James Wattin bu
har makinesini icat etmesine esin kayna olmann yan sra endstri uy
garlnn yaratlmasna da temel tekil ediyor. Bu resim, byk bulularn
kahraman kiiler tarafndan gerekletirilen dnemsel sramalarn rn
olduu ynndeki genel kany mkemmel biimde yanstyor. Kaynak:
Wolfgang Schivelbusch, The railway journey (Demiryolu Yolculuu; Ox
ford, 1980) s. 5; Resim Koleksiyonu, The Branch Libraries, New York
Halk Ktphanesi.

G eorge Basalla 67

u sonuca ulat: Tek bana hi kimsenin buhar makinesinin


babas olamayaca gibi tek bana hibir uygarlk da bu rol
stlenemez.3 Maurice Daumas ve Paul Gille, buhar makinesi
nin gemiini aratrdklarnda Newcomen yaamam olsa bile
atmosferik buhar makinesinin byk bir olaslkla 18. yzyln
ilk yarsnda yine de icat edilecei sonucuna ulamlard.
Whitneyin pamuk rr gibi Wattin buhar makinesi de,
eit eit makine dizileri yavrulayan, tohum cinsinden bir icat
t. Scak hava makinesi ve iten yanmal motor, buhar makine
sinden tremi en nemli g kaynaklarndan ikisidir. 1759
gibi eski bir tarihte makinede buhar yerine scak hava kullanl
mas nerilmiti. Ama byle bir aletin alr haldeki ilk modeli
1807 ylma kadar yaplamad. 19. yzyl sonlarnda Robert
Stirling ngilterede ve John Ericsson da Amerika Birleik Dev
letlerinde halka satlacak scak hava makineleri tasarladlar.
1900 ylyla birlikte buhar makinesinin bambaka bir tr, s
cak hava makinesinin yerini ald. Bu yeni makine, buharn veya
scak havann dtan yaklmas yerine yaktn silindirin iinde
yaklmas anlayn getirmiti. 1791 ylnda ngilterede, buhar
latrlm neft ya ile alan iten yanmal bir pompalama
makinesinin patenti alnmt; ama retilen ilk iten yanmal
motor modeli 1860 ylnda Jean Joseph Etienne Lenoir adl
Belikal bir mucit tarafndan tasarlanmt. Lenoirn motorun
da yakt olarak aydnlatma gaz kullanlyordu ve motor, ift-et
kili bir buhar makinesinden yola klarak tasarlanmt. Watt
m ift etkili buhar makinesinde buharn, pistonun her iki ucuna
da dnml olarak verilmesi ve makinenin ift tarafl al
mas salanr. Benzer biimde, Lenoirm motoru da bir yakt hava karmn silindirin her iki ucunda da patlatarak pistonun
ileri geri hareketini salyordu. Gaz motoruna ilikin daha son
raki gelimeler, modern otomobil motorunun prototipi olarak
3 Joseph Needham, Clerks a n d craftsm en in China a nd the W est (in
de ve Batda Devlet Memurlar ve Zanaatlar; Cambridge, 1970), s.

202 .

68 Sreklilik ve Sreksizlik
Kemer
bal

Kk

kemeri

Pistona su
salayan boru

Piston

Silindir
Maden
pompas kolu

Enjeksi
yon suya
musluu

Boal tm
borusu p i p
'T klli bi Jai tan sonra
svy/g i z l M veren subap

Buhar borusu"
Buhar valf ^
Kazan

Enjeksiyon su(
pompas /

ekil 11.4. Tipik bir Newcomen buhar makinesinin 1715 ylma ait izimi,
ii buhar dolu silindir, su pskrtlerek soutuluyor. Bu ilemin sonucu
olarak silindirin iindeki buhar younlaarak ksm bir vakum yaratr.
Bylece pistonun d yzeyini sktran hava basnc pistonun ilk konu
muna dnmesini ve gel-git hareketini tamamlamasn salar. Piston, hare
ket ynndeki en alt noktaya ulatnda silindirin iine buhar aktarlr ve
bylece pistonun iki ucundaki basn dengelenir. Daha sonra maden pom
pas mekanizmasnn arl, pistonu silindirin en st noktasna ykselte
rek kiriin dnmesini salar. Dikkat ederseniz bu makinede buharn ve so
uk suyun silindire giriini ve atk suyun bir pompa araclyla dar atl
n kontrol eden subaplar ve musluklar elle altrlacak biimde tasarlan
mtr. Kaynak: O. B. Barton, The Cornish beam engine (Bath, 1969), s. 17.

G eorge Basalla

69

kabul edebileceimiz, Nikolaus Ottonun tek etkili, drt zamanl


motor modelini de ieriyordu. Gazl aralar, yakt ve hava kar
mn patlatmak iin buhar yerine scak hava kullanmaya ba
lam olsalar bile, silindir ve pistonun temel ekli deimemiti.
E lektrik M otoru
Ne pamuk rr ne de szn ettiimiz dier makineler, bilim
ilannda gerekletirilen byk bir atlmn dorudan sonucu
olmutu. Bunun iin u soruyu sorabilirsiniz: Yeni bir bilimsel
keif sz konusu olduunda teknolojik deiim farkl bir biim
de mi gereklemektedir? Belki de bilim alannda devrim sa
ylabilecek bir gelime, uygulamaya geirildiinde teknoloji ala
nnda benzer bir sreksizlie (yani sramaya) neden olmakta
dr. Bu olasl snamak iin Hans Christian Oerstedin kefet
tii elektromanyetizmi ve bu kefin ilk elekrikli motorlara uy
gulanmasn deerlendirebiliriz.
Oersted 1820 ylnda, bir iletkenden geen elektrik akmnn
kendi evresinde bir manyetik alan oluturduunu bulmutu.
Oerstedin buluu bilim dnyasnda byk yanklar uyandrd.
Ama bilim dnyasna nemli bir katk olmasna ramen bu ke
fin teknoloji alannda sadece varsaymsal bir yn izlemi olmas
fazlasyla artcdr. lk elektrik motorlar ancak ok yakndan
tandmz iki aletin retilmesinden sonra yaplabilmitir. Bu
aletler ise, manyetik pusula ve buhar makinesidir.
DanimarkalI bilim adam Oersted, elektrik akm tayan k
k bir para telin bir pusulann inesi zerine kuvvet uygula
yarak inenin sapmasna neden olduunu gstermiti. ngiliz
fiziki Micheal Faraday, bu aklamay duyar duymaz inenin
elektron demeti sapmasn srekli dnmeye evirmeye alm
t. te bu almalarn sonunda ortaya ilk elektrik motoru k
mt. Faradayn, srekli dairesel hareketi ilevsel bir alette de
il de basit bir laboratuvar aracnda gelitirdii dorudur; ama
yine de modern elektrik motoru ilkesini ortaya karan ve ka
ntlayan Faraday olmutur. Faradayn kuramn kantlamak

70

Sreklilik ve Sreksizlik

iin gelitirdii pusulann inesi, yeryznn manyetik alanna


doru ynelmek yerine srekli olarak dnyordu.
Hemen hemen Faradayn deneylerinden on yl kadar sonra
1831 ylnda Amerikal fiziki Joseph Henry, buhar makinesi il
kesiyle gelitirdii bir elektrik motoru yapmt. Bir ucuna pis
ton dier ucuna da pompa piston kolu veya volan* eklenmi,
uzun ve dnel kiri, Newcomen ve Wattin buhar makinelerinin
temel zelliiydi. Bu zellik, Henrynin gelitirdii salnml ki
rili elektrik motorunun da temel bir zellii olmutu. Bu elekt
rik motoru, hareketiyle elektrik temas yaratacak ve bu temas
kesecek biimde aa ve yukar salman, dnel ve uzatlm bir
elektro-mknatsa sahipti.
Henrynin tasarmnda silindir veya piston mekanizmalar
iin elektriksel bir analojiye yer verilmemitir. Bununla beraber,
dier birok buluta silindir ve piston mekanizmalar ilerlik
gsterdikleri elektrik motorlaryla birletirilmitir (ekil II.5).
1838 ylnda Henrynin tasarmn gelitiren Charles G. Page,
kirii mekanik bir e olarak kulland ve elektro-mknatslar
oyuk tel bobinler eklinde tasarlayarak silindirlere dntr
d; yle ki, silindirlere enerji yklendiinde demir ekirdekli
pistonlar bobinlerin iine dalyorlard. Avrupal bir mucit,
elektromanyetik silindirleri ve pistonlar, volan krank, volan,
biyel kolu, d merkezli subap tertibat, srg kollar ve srme
subaplar bulunan bir motor tasarlamt. Motora dhil edilen
btn bu geleneksel buhar makinesi mekanizmalaryla birlikte,
analojinin tamamlanabilmesi iin sadece bir kazann ve atele
yicinin eklenmesi gerekiyordu.
Buhar makinesini ve elektrik motorunu altrmak iin ya
rarlanlan doal gler, radikal biimde farkllk gsteriyordu.
Bu enerji kaynaklarnn altrlmasna temel tekil eden bilim
sel kuramlar (termodinamik ve elektromanyetik kuram) birbi
rinden tamamen farklyd. Buhar makineleri ve elektrik motor* Volan: Makinelerde hareketin hzn dzgn tutmaya yarayan teker
lek; dzenteker ad da verilir (.n.)

G eorge Basala

71

larinin geliimi ve imlatyla ilgili teknik cemaatler, mucitlerden


yatrmclara kadar, birbirlerinden tmyle farklyd. Buhar
makinesi reticileri, fabrikalarn elektrik motoru retim tesis
lerine dntrmemilerdi. Buhar makineleri ve elektrik mo
torlarnn pratik kullanmlar her zaman olmasa da ounlukla
farkllk gstermiti. Elektrik motorunun tamabilirlik zellii,
buhar makinesine uygulanmamt. Buhar makinesi de elektrik
motorundan ok daha glyd. Sonuta, buhar makinesi ve
elektrik motorunun toplumsal ve ekonomik etkileri de birbirin
den farkl oldu. Ama btn bu olgular kabul ettiimizde bile
nesneler dzleminde srekliliin hkm srd gerei fazla
syla aktr. Szgelimi ilk elektrik motorlarnn tasarm, ken
dilerinden nceki rnlere, bilimsel kurama olduundan daha
fazla ey borludur. Elektromanyetik kuram, motor tasarmna
eitli kstlamalar getirebilirdi; ama ilk elektrik motorunun bir
buhar makinesi gibi almasnn zorunlu olduu konusunda
hibir kural koymamtr.
Transistor
Yeni elektronik a yanstan bir alet olarak kabul edilen tran
sistor ilk bakta, teknolojik deiime ilikin devrimci gr
yanllar iin ideal bir rnektir. Transistor, Amerika Birleik
Devletlerindeki nl Bell Aratrma Laboratuvarlarinda John
Bardeen, Walter H. Brattain ve William Shockley adl fizikiler
tarafndan icat edilmitir. Bu bulu, kat hal fizii disiplininde
zgn kuramsal ve deneysel almalar yaplmasn gerektir
miti. Transistr icat eden fizikiler, 1956 ylnda fizik alann
da Nobel dln aldlar. Elimizdeki bu veriler, transistrn
evrimsel zinciri kran bir bilimsel aratrmadan ortaya ktn,
yani insan rn nesnelerin aknn bir paras olmadn gs
teriyor.

72

Sreklilik ve Sreksizlik

G eorge Basa lla

73

ekil II.5. A. James Wattm dnel kirili makinesi (1788). B. Joseph Henry
nin kirili elektromanyetik motoru (1831). C. 19. yzyl balarnda yapl
m, dnel kirili bir elektrik motoru. Bu makine, buhar makineleri ile
ilk elektrik motorlar arasnda varolan sreklilii etkileyici biimde yans
tyor. Her bir rnekte de ar basan mekanik zellik, dnel kiritir. New
comen, bir maden pompasn altrabilmek iin pistonlu atmosferik bu
har makinesine kirii ekledi (ekil II.4). Watt ise dnel kirili makinesin
de dairesel hareket salayabilmek iin kiri mekanizmas zerinde dei
iklikler yapt. Henrynin motoru ise, A ve B elektro-mknatslar dn
ml olarak C ve Dnin ekimine girdiklerinde yukar aa hareket eden
kiriiyle, Newcomenm yukar aa hareketli makinesini hatrlatyor. D
nel kirili elektrik motoru ise, W attin 1788 ylnda yapt buhar makinesi
gibi, kiriin yukar aa hareketini dairesel harekete evirmektedir. Dnel
kirili elektrik motoru, Wattin makinesiyle elektriksel bir analoji kurarak
buhar makinesinin dier zelliklerini (pistonlar, silindirler, biyel kolu, vo
lan) kendisine dhil eder. Kaynak: A) H. W. Dickinson, M atthew Boulton
(Cambridge, 1937), blm VII; B) W. James King, The development o f
electrical technology in the 19th century; the electrochemical cell and the
electromagnet (19. yzylda Elektrik Teknolojisinin Geliimi: Elektrokimyasal Hcre ve Elektro-mknats, Washington, D.C., 1962), s. 260;
C) Harold I. Sharlin, The m aking o f the electrical age (Elektrik ama
Geerken; New York, 1963), s. 174.

Kullanm alanlar asndan transistrn en yakn akrabasnn


vakum tp (vakum lambas olarak da bilinir) olduunu kabul
edersek, sreklilik iddiamz biraz daha zayflam gibi grne
bilir. erdikleri benzer ilevlerin tesinde transistrler ve elekt
ronik tpler birbirinden tmyle farkldr. Dolaysyla, transis
trn elektronik tpn deiik bir biimi olduu, yani aralarn
da bir balant bulunduu sylenemez. Transistrde, ne vakum
ne cam fanus, ne zgara, ne de stlm katod bulunur. Ama ne
var ki, bu verilere ramen yar iletken aletlerin dikkate deer
tarihi, transistrn, kkleri 19. yzyla uzanan yeni elektronik

74

Sreklilik ve Sreksizlik

aletlerin srekli zincirinin halkalarndan biri olduunu ne


srmektedir.4
Transistrn geliiminde sreklilii bulmaya ynelik aray
mz bizi, Ferdinand Braunun 1870lerdeki almalarna g
tryor. Alman fiziki Braun, belirli kristal maddelerin, akmn
yalnzca bir ynde gemesini saladklarn bulmutu. 19. yz
yln sonlarnda bu kristal maddeler, elektro-manyetik mann
saptanmas amacyla kristal dorultmalarda (redresr olarak
da bilinir) kullanlyordu. Kristal dorultmalar; ilk radyo dal
gas detektrlerinin yerini alarak modern radyo alclarnn ge
litirilmesini olanakl kld.
Kristalli radyo alcs, beraberindeki radyo kulaklyla bir
likte, geni bir kullanm alan bulan ilk gvenilir radyo alcs
olmutur. Bu alcnn ana paralar, yar iletken (silisyum kar
br, kurun slfit veya molibden slfit) ieren bir tuta ile ke
di by olarak bilinen ince, esnek bir tel parasndan oluu
yordu. Braun, bu iki paray da yapt deneylerde gelitirmiti.
Kullanc, radyo alcsnda kedi byn kristalin zerinde dik
katlice hareket ettirerek temiz sinyal alan duyarl noktalar bula
biliyordu. Bu sistemin eksiklikleri ise unlard: Kedi bynn
doru ayarlanmas deneme yanlma yntemiyle salanyordu;
kristalli alc, alman sinyali glendir emiyordu. Ama buna ra
men kristalli alc, haberleme ilevlerinde bir yan-iletken kulla
nyordu.
1904 ylnda John A. Flemingin vakumlu diyotu ve 1906 y
lnda da Lee De Forrestin vakumlu triyotu kefetmeleri sonu
cu 1920lerde kristalli alcnn modas geti. Yeni elektronik
tp, akkor filaman ampul imlatnn bir yan rnyd ve al
nan radyo sinyalini hoparlrlerde kullanlacak lde glendirebiliyordu. Kristal detektrler, amatr radyo operatrleri ve
radyo alcsnn ilkelerini renmeye hevesli genlerin merakl
olduu bir eyken, vakum tp teknolojisi hzla geliti.
4 Ernest Braun ve Stuart Macdonald, R evolution in m iniature (M in
yatrde Devrim; Cambridge, 1982), s. 1.

G eorge Basalla

75

II. Dnya Savaandan sonra kristalli alclar, pazardan kay


bolmu olsalar da elektronik alanndaki gelimeler, sava nce
si yllarda asker amalardan tr kristal detektrlere ynelik
bir ilginin uyanmasna yol amlard. 1930larda ksa dalga
boyunun, kristal detektrlere deil, vakum tplerinin bozulma
sna neden olduu aklk kazanmt. Radarn bulunmas, bu
tr mikrodalgalar saptayabilen kristallere ilikin yeni bir ilginin
uyanmasna ve yeni aratrmalarn balamasna yol at. te bu
yeni aratrmalar sonunda nokta temasl dorultucular bulun
du. Bu dorultucular, eski radyo alclarnda kullanlan dorultuculardan ok daha fazla gelimilerdi. Nokta temasl dorultuculardaki kristal madde, yerine gre ya germanyum ya da
silisyum oluyordu; kedi bynm inesi ise tungstenden yap
lyordu.
Germanyumlu mikrodalga detektrlerden ilk germanyumlu
transistre gei, dorudan olmad gibi kolay da olmamt.
Bu gei sreci, Amerika Birleik Devletlerinde birok niver
site ve endstri laboratuvarnda aratrma ekiplerinin bilimsel
ve teknolojik almalarda bulunmasn gerektirmiti. Bu ara
trmaclarn ayn noktaya ynelik almalar, Aralk 1947de
Bell Laboratuvarlarmda transistrn bulunmasyla sonuland.
Aratrmada ulalan sonular ertesi yl yazl bir aklamayla
kamuoyuna duyuruldu: Amatr radyocularn yakndan tand
kedi byinn veya detektr tipinin iki nokta temas, transistrde yan-iletkene dntrlmtr.5
Nokta temasl transistrn ayrntl tasarm, Braunun ilk
kristalli detektrlerinin radyo alclarnda kullanld biimine
geri dnyordu. Kristal maddelerin trlerine ilikin aratrma
larn transistrn bulunmasn salayacak boyuta ulamas gibi
detektrn ileyi biiminin kuramsal aklamas da 1947den
sonra hzla gelimiti, ilk detektrler alc ilevi gryorlard;
transistrler ise kuvvetlendirici olarak ilev gryorlard. Btn
5 The transistor, B ell Laboratories R ecord 26 (Transistor, Bell
Laboratuvarlar Kaytlar, 1948), s. 322.

76

Sreklilik ve Sreksizlik

bu farkllklarn ayrmna varmamza ramen rnn tasarm


nn srekliliini koruduu gereini kabul etmemiz gerekir.

ekil II.6. A. 20. yzyl balarnda radyo alclarnda kullanlan kristal


detektr. Metal kedi by, kristalin yzeyinde herhangi bir noktaya
dedirilebilecek biimde monte edilmi. Kristalin, ayar vidasyla sa
lam bir ekilde tutturulduu grlyor. B. Nokta temasl transistrn e
matik izimi (1959). Bu transistrde kedi bynn yerini, iki noktada
germanyumlu silisyum levhasna (kristalin benzeri) dokunan temas telle
ri alm. Diyagramda grlen verici ve alc pimlerinin adlar, vakum
tp terminolojisinden kalmadr ve aslnda bu terimler, transistrler iin
uygun deildir. Kaynak: A. Vivian J. Philiphs, Early radio wave detectors
(lk Radyo Dalgas Detektrleri; Londra, 1980), s. 207; B. John N. Shive, The properties, physics, and design o f sem i-conductor devices (Yar
letken Aletlerin zellikleri, Fizii ve Tasarm; New York, 1959), s. 177.

Verimli bir transistor tamamen farkl biimde de tasarlanabilir di kukusuz. Dier bir deyile, ilk transistrn mutlaka nokta
temasl olmas gerekmiyordu. Gerekten de, ilk transistrn
bulunmasndan ok ksa bir sre sonra William Shockley,
jonksiyonlu transistr buldu. Jonksiyonlu transistor, ok ge

G eorge Basalla 77

meden orjinal Bell modelinin yerini alarak gnmz kat hal


elektroniinin yolunu amtr. Ne var ki ilk transistor, nokta
temasl trden gelmitir. Bu sonu, bir kez daha temel kural
mzn altn iziyor: Yapnt dnyada ortaya kan yeni herhangi
bir ey, zaten varolan bir insan rn nesneye bal olarak
meydana gelmitir.
Her ne kadar transistrn balangtaki tasarmnda temel
etkiye sahip olan aletler kristal detektrler olsa bile dier alet
ler, zellikle de vakum tp, transistrn ekillenmesine katk
da bulunmutur. (ekil II. 6.) Transistor, elektrik devresinde
triyotun yerini alan bir ey olarak grld iin ve vakum
tp imlatlar transistor retimine yneldikleri iin termiyonik tplere zg zellikler transistre de geirilmitir. Bu ne
denle entegre devre dncesi ar gelimitir. Geleneksel elek
tronik uygulamas, eitli paralarn tek bir birim zerinde b
tnletirilmesi anlayn vurgulamak yerine farkl paralarn
elektronik bir devre oluturacak biimde biraraya getirilmesini
neriyordu. Entegre devrenin gerektirdii ey de ite buydu.
Ayn ekilde, vakum tp teknolojisi rnei de, transistor
imlatlarm yar iletkenleri minyatr kat hal tpleri olarak
grmeleri konusunda ikna etmitir. Transistor imlatlar, t
pn terminolojisini ve ileyi biimini dn alarak transist
rn iki temas noktasn ve bu noktalarn bitiik elektrik balan
tlarn verici ve alc olarak adlandrmlardr; halbuki ne yay
ma ne de alma sreleri sz konusudur. Benzer bir analojik
dn, transistor imlatlarm etkilemi ve rnlerini hava
geilmeyecek biimde cam bir kapsl iine koymalarna veya
metal bir kutu iine kapamalarna yol amtr.
E disonun Aydnlatm a S istem i
Buraya kadar szn ettiimiz zel rnlere benzer ekilde
byk teknolojik sistemler de deiim srecinde sreklilik ser
gilerler. Burada ilgileneceimiz konu ise Thomas Edisonun
gzlemidir. Edisona gre, bir sistemin btn bileenleri, bu

78

Sreklilik ve Sreksizlik

sistemin byk bir makineye benzeyebilmesi iin birbirleriyle


uyum iinde olmak zorundadr. yleyse, birok farkl meka
nizmay kendisinde birletiren buhar makinesi, eer evrimsel
bir deiim sreci geiriyorsa btnlemi bileenlerden oluan
bir sistemin benzer bir deiim geirmesi gerekir mi?
Edison, 1878 ylnda elektrikli bir aydnlatma sistemi geli
tirmek iin bir proje zerinde almaya baladnda Avrupa ve
Amerika Birleik Devletleri ehirlerinde kullanmda olan iki
aydnlatma sistemi bulunuyordu. Ama bu iki sistem birbirinden
tmyle farklyd. Bu sistemlerden biri, aydnlatma ilevini yeri
ne getirmek iin merkez bir gaz fabrikasnda retilen gaz kul
lanyordu. Bu sistemde gaz, ehrin sokaklar altna denmi
bir boru hatt araclyla evlere, dkknlara ve otellere iletili
yordu ve binalara yerletirilmi olan borular, gaz odalarda, ko
ridorlarda, salonlarda ve benzeri yerlerde bulunan ve birbirle
rinden bamsz olarak kontrol edilen aydnlatma tehizatlarna
tayorlard. Dier sistem ise aydnlatma ilevini elektrikli bir
ark lambas kullanarak yerine getiriyordu. Bu sistemde bir
elektrik devresine balanm iki karbon ubuk iletken olarak
kullanlyordu. ubuklar birbirine yaklatrldnda ular sn
yordu ve bylece aydnlanma salanyordu. Elde edilen bin
mumluk gl beyaz k, sokaklar, fabrikalar, tiyatrolar, kon
ser ve dans salonlar gibi byk meknlar aydnlatmaya yeti
yordu. Ark lambalar iin elektrik salayan retici mekanizma,
aydnlatlan meknn yanna yerletiriliyordu. retici, elektrii
tketen kii tarafndan altrlyordu ve mlkiyeti de bu kiiye
ait oluyordu. Belirli bir mekndaki ark lambalar, seri balan
yorlard; yani demek oluyor ki, lambalarn ayn anda alp ka
patlmalar gerekiyordu. Ark lambal aydnlatmann kamusal
faydalar gz nnde bulundurulduunda bu dzenek, mutlaka
giderilmesi gereken bir rahatszlk yaratmyordu.
Bununla beraber her iki sistemin de kendince eksikleri var
d. Gazl aydnlatma srasnda tehlikeli bir yakt kullanlyordu.
Kullanlan yaktn yan rnleri ise kullanm alannn kirlenme-

G eorge Basalla

79

sine yol ayordu. Buna karn yalnzca on alt mumluk zayf,


sarms bir k salyordu (Kabaca, bugn kullandmz yirmi
wattlik ampulnkne edeer bir k). Ark lambalar ise, kar
bon ubuklar yksek scaklkta snrken titrek bir k veriyor
du. Ayrca bu lambalar da, tpk gazl aydnlatmada olduu gibi
zararl gazlar aa karyorlard. Gazl lambalar pek ok ilevi
yerine getirme asndan gsz kalrken ark lambalar da evde
veya i yerinde gereksiz lde gl bir k salyorlard.
Edison, elektrikli akkor lambasyla alan bir aydnlatma
sistemi yapmaya karar verdiinde yukarda szn ettiimiz iki
aydnlatma sistemi yaygn olarak kullanlyordu. Edison, oksi
jenle yanan elektrik ark yerine, havas boaltlm bir ortamda
k yayan ve dk akmla alan bir ampul yapmay tasarl
yordu. Bylece evlerini ve i yerlerini olduka ucuza aydnlata
bileceklerdi. Edison yapmak istedii eyi yle tanmlyordu:
Elektrikli aydnlatma sistemi ylesine blnecekti ki halka ak
yerlerin yan sra zel ve yar zel amalarla dhili aydnlatma
dan yararlanmak mmkn olacakt. Amacn deerlendirdii
nizde Edisonun elektrik konusunda ve teknoloji alannda yo
unlatn varsayabilirsiniz; ama Edison bunu yapmak yerine,
gazl aydnlatma sisteminin elektrikli bir benzerini yapmaya,
yani gazl aydnlatma sistemiyle arasnda bir aydnlatma sistemi
arasnda bir analoji kurmaya karar verdi.
Edison, ark lambasnn dhili aydnlatma asndan snrl
olduunun farkndayd. Bu nedenle, yapaca yeni elektrik sis
temi iin destei ararken bu destei, gelirinin yzde 90m i
meknlarn atlmasndan kazanan gaz endstrisinden almaya
karar verdi. Yapt bu tercih sonucu, ilk ticar elektrikli aydn
latma istasyonu kuruldu. Bu istasyon, 1882 ylnda Edison
tarafndan New Yorkta Pearl Sokanda ald. Bylece gazl
aydnlatma sistemi modeli, dnyadaki btn elekrikli aydnlat
ma sistemlerini etkilemeye balad.
Edisonun not defterinde, konuyla ilgili ilk dncelerine
rastlarz: Amalanan, gazn yapt her eyin mkemmel bi

80

Sreklilik ve Sreksizlik

imde taklit edilmesini baarmaktr. Bu yle yaplmaldr ki


gazl aydnlatma elektrikli aydnlatmayla mkemmel biimde
deitirilsin... gl veya kr edici bir k elde edilmesi gerekli
deil, tersine gazn yumuaklna sahip kk bir k elde
edilmesi nemli.6 Edison iin elektrik , basite yeni bir
lambann yaplmas anlamna gelmiyordu. Gerekte onun geli
tirmek istedii ey, lambann tek bir para olarak dier para
larla birletirildii bir sistemdi. Dier paralar ise, jeneratrler,
iletken ebekeler, sayalar, tehizatlar, anahtarlar, alterler, si
gortalar ve dier aydnlatma donanmlaryd. Bu paralarn o
unun benzerleri, gaz endstrisinin baarl dhil aydnlatma
sisteminde vard.
Edisonun sisteminin kalbi, tketicilerden uzak, merkez bir
istasyondu. Bu elektrik istasyonu, ehrin herhangi bir blge
sindeki yerleim birimlerinde ve ticaret merkezlerinde kulla
nlmak zere enerji retiyordu. Edison, gazn byk bir boru
hatt araclyla merkez bir birimden ehre tanmas anlay
n benimseyerek merkez bir retici istasyonda elde edilen elek
triin bakr teller araclyla ehre ulatrlmasn dnmt.
Telefon, telgraf, ark lambas ve yangn alarmnda kullanlan tel
ler, yere dikilen direkler araclyla uzatlyordu. Ama Edison,
kendi tasarlad elektrik hattn yer altna demeyi istedi. Bu
nun nedenini ise yle aklyordu: Byle yapmamz gerekiyor
nk su ve gaz borularn, stunlar zerinde ykseltemezsiniz.7Ama tasarlad elektrik hattn ehrin sokaklarnn altna
detebilmesi iin Edisonun yasal izin almas gerekiyordu ki
bu durum sonucu, Edison Elektrikli Aydnlatma irketi, New
York Eyaletinde gaz endstrisini denetleyen yasama sisteminin

6 Harold C. Passer, The electric light and gas light: innovation and
continuity in economic history, E xplorations in Entrepreneurial H is
tory 1 (Elektrik I ve Gaz I: Ekonomi Tarihinde catlar ve S
reklilik, 1949), s. 2.
7 A .g.e., s. 3.

G eorge Basalla 81

boyunduruuna girmek zorunda kald. nk sadece gaz ir


ketlerinin ehrin sokaklarn kazmasna izin veriliyordu.
Elektrikli ve gazl aydnlatma sistemleri arasnda birok ben
zerlik bulunuyordu. Tpk gazl aydnlatma sisteminde olduu
gibi Edisonun aydnlatma sisteminde de k, tel aracllyla
naklediliyordu ve bu sayede n bamsz olarak kullanlmas
olanakl klmyordu. Gaz sayalarnn tek tek konutlara takl
masna benzer ekilde Edison da, kendi sisteminde her bir ko
nuta taklacak elektrik sayalarnn bulunmasn istemiti. Ama
bu istei biraz zamansz olmutu; nk o sralarda uzun bir
zaman aralnda tketilen elektrik miktarn lebilecek ucuz
ve gvenilir bir ara bulunmuyordu. Tketici tarafndan alt
rlan ark lambas sistemleri kendi kendine yetiyordu ve bu sis
temlerde tketilen enerji miktar saya ile llmyordu. Yal
nzca gazn ve baz yerleim birimlerinde de suyun tketim
miktar kullanmdan nce sayala llyordu. Edison ayrca,
teller ve borularda akma kar kan direnci aklarken elektrik
ve gaz basnlarn da karlatrmt. Bulduu elektrik ampu
lne nce gaz yakmacnn etkisiyle yakma adn verdi. Bu am
puln, tek bir gaz yakmac gibi on alt mumluk bir aydnlatma
salamas tasarlanmt. En nemli ey ise, Edisonun tasarlad
sistemin ina edilmesi, altrlmas ve bakm-onarm iin
gerekli olan harcamalar byk bir titizlikle hesaplam olma
syd. nk yalnzca bu sayede elektrikli aydnlatma gazl ay
dnlatma ile rekabet edebilecekti.
Edisonun kendi sistemi zerinde alt yllarda alternatif
elektrikli aydnlatma projeleri de nerilmiti, ama bunlarn hi
biri kurumsal aamann tesine gemeyi baaramamtr. Sz
gelimi, 1882 ylnda nl bir ngiliz elektrik mhendisi, ev-ii
aydnlatma iin elektrikli ark lambas modeli zerinde temelle
nen bir proje nermiti. Projede sunulan plana gre her ev,
gazl motorla alan bir dinamo araclyla kendi elektriini
retecekti. Daha gelikin baka bir proje ise, her bir konuta
akmlatr yerletirilmesini neriyordu. Bu projede, evlerdeki

82

Sreklilik ve Sreksizlik

akmlatrlere gn boyunca yksek voltajda elektrik ykleyen


merkez bir retici istasyon tasarlanmt. Bu merkez istasyon
ayrca, geceleri sokaklarn aydnlatlmasn salayacakt ve bu
srada evlerdeki akmlatrler ev ii aydnlatmasn dk vol
tajda srdreceklerdi. Edison, yksek voltaj depolanmas iin
nerilen akmlatr modelini daha nce nerilmi ve hatal
olduu kantlanm olan bir gaz sistemine benzeterek reddetti.
Bu eski gazl sistemde gaz, dk maliyetli, kk apl borular
araclyla yksek basnla evlere pompalanyordu ve evde d
k basnta kullanlaca bir rezervuarda depolanyordu. Oysa
Edisona gre, tpk gazn yksek basnta depolanmasnda ol
duu gibi yksek voltajn depolanmasnda da pek ok tehlike
bulunuyordu.
Edison, projesinin detaylarn hesaplarken ncelikle fiziksel
olaslk kapsamnda dnyordu. Bununla beraber, sisteminin
btnnn tm tasarm yalnzca bilimsel yasalarn snrlaryla
izilmemitir. Edison, sisteminin paralarn seerken ve bu
paralar biraraya getirirken gazl aydnlatma sisteminin tekno
lojisini ve bu sistemin ekonomik ynlerini her zaman gz nn
de bulundurmutur.
Modern gzlemciler iin Edisonun sistemi aydnlatma ile
minin yerine getirilmesi asndan ak, kolay anlalr bir yn
tem gibi grnebilir. Ama tarihiler o zamanlar iin bunun
byle olmadn bilirler. Edisonun zm, elektrikli aydnlat
mann o zamanki bilimsel ve teknik boyutlarn iyi bilen a
dalar iin hi de kolay anlalr olmamt. Edison adalar
nn gznde, en iyimser yaklamla, yanl ynde abalayan,
akntya krek eken biri, en ktmser yaklamla da imknsz
olann peinde koan bir aptal veya sahtekrd.
Elektrikleme projesini gelitirerek uygulamaya geirmesi,
gazl ve elektrikli aydnlatma gibi bylesine birbirinden farkl iki
teknoloji arasnda analojiler kurabilen bir hayal gcne ve ce
sarete sahip olma konusunda Edisonun stn dehasn gzler
nne sermitir. Bunun yan sra, Edisonun byle bir analoji

G e orge Basalla 83

aranmas gereksinimini hissetmi olmas gerei, teknolojik de


iime ilikin sreklilik modelini destekleyen bir kanttr. Edisonun aydnlatma rnei, tpk gze arpan her yeni rnn
kendinden nceki rnlerden ortaya kmas gibi, her yeni tek
nolojik sistemin de kendinden nce gelen bir sistemden tre
diini gstermektedir.
D ikenli Tel
Her yeni rnn belli bir noktaya kadar mevcut olan ilgili ba
ka bir rne bal olduunu varsaydmzda bu sefer de ikinci
bir sorunla kar karya kalrz; yani insana ait ilk rnn k
keni sorunuyla. Bu rn neye gre ekillendirilmitir? Tarih
ncesi dnemde nceden varolan insan rn hibir nesne bu
lunmamasna karn, teknolojik evrim srecinin balatlmas
asndan model tekil edebilecek birok doa rn nesnenin
bulunduunu syleyebiliriz. Szgelimi kayalar, talar, akl ta
lar, tahta sopalar, ince dallar, ktkler, yapraklar, deniz ka
buklar, kemikler, boynuzlar ve daha binlerce doal nesne, pe
kl bu sreci balatabilecek prototipler olarak grlebilir. Bu
nesnelerin arlklar, yaplar, dokular, ekilleri ve hammadde
leri, elle yaplan ilerde ilevsel bir alet olarak kullanlmalarna
msaittir. Burada nerdiim tarihsel yeniden yaplandrma
kesinlikle kurgusaldr; ama bize en uzak atalarmzn maddi
kltr zerine almalarda bulunan arkeologlar ve tarih n
cesi dnem tarihilerinin ortaya kard bulgular bu varsaym
desteklemektedir. Kazlarda bulunan, doal olarak ekillenmi
ta paralarnn zerindeki anma izleri, bu talarn ilk insanlar
tarafndan alet olarak kullanldn gstermektedir. Bulunan
doa rn aletler ile ilk insanlar tarafndan ekil verilmi alet
ler arasndaki biimsel sreklilik ylesine gldr ki insan
rn bir nesneyi, doa rn bir nesneden ayrmak ou za
man olduka gtr. Bu aamada aklda tutulmas gereken
nokta ise ta aletlerin birdenbire sahneye kmad, aamal bir
evrim sreci sonunda ortaya ktklardr.

84

Sreklilik ve Sreksizlik

lk doa rn nesnelerden ilk insan rn nesnelere gei


srecinin izleri, tarih ncesi dnemin karanlnda kaybolmu
tur. Dolaysyla bu srece ilikin karmlarda bulunabiliriz ama
asla ayrntlarn bulgularla kantlayamayz. Gene de, doa r
n bir nesneden geliimlerini izleyebileceimiz, nispeten yeni,
insan rn nesneler bulunmaktadr. Bunlardan biri de, zgn
bir 19. yzyl Amerikan icad olan dikenli teldir.
Ta aletleri saymazsak dikenli tel bu blmde tartacamz
ilk insan rn nesnedir. Dikenli tel, iki telin uzunlamasna
birbiri zerine sarlmasndan oluur ve zerinde dzenli aralk
larla yerletirilmi telden dikenler bulunur. Telin zerine ara
lklarla taklan ve tek veya ift telin sarlmasyla oluturulan
dikenlerin ucu, sivri kntlar elde edilmek amacyla keli bi
imde kesilmitir. Tel, itlere gerildiinde dikenler, itin her iki
tarafnda da knt yapmaktadr. Bylece dikenlerin iki ynde
de etkili olmalar sonucu, srlarn zel bir araziye izinsizce gi
rip mahsulleri ezmesi veya iftlik hayvanlarnn itin arkasnda
korunan rnleri yemeye almas engellenebilmektedir. Ksa
cas dikenli tel, basit ama ucuz ve ayn zamanda araziye izinsiz
girmek isteyen dmanlara kar ok da etkili bir silahtr.
Teknoloji tarihisi D.S.L. Cardwell, dikenli telin kolaylkla
yaplabilen bir ara olmasna dikkat ekerek ilgin ve nemli
bir varsaymda bulunmutur. Bu varsayma gre dikenli tel, 19.
yzyln nc eyreinden uzun sre nce, hatt Antik Yu
nan Dneminde bile rahatlkla icat edilebilirdi. Dikenli telin
Antik dnemlerde icat edilip edilemeyecei konusunu sorgula
yabiliriz. Hatt dikenli telin icat edilmi olabilecei tarihi, tel
ekmenin ilk kez geni apl olarak uygulamaya geirildii R
nesans dnemine kadar gtrebiliriz. Ama bu abamz bile, iki
telin uzunlamasna sarlmasyla oluturulan bylesine basit bir
rnn icat edildiinden ok daha eski bir tarihte yaplabilecei
ynnde Cardwellin ne srd iddiay rtmeyecektir.
Dikenli telin icat edilmesi kesinlikle bilimsel bilginin geliimine
veya kimi karmak ve kusursuz teknolojik srelerin mkem-

G eorge Basala 85

nelliine bal deildir. Madem yle neden ilk kez 19. yzyl
sonlarnda Amerika Birleik Devletlerinde ortaya kmtr? Ya
da sorumuzu daha zele indirgersek, 1837 ylnda Illinois Eyaletinin DeKalb ehrindeki kiinin dikenli teli icat etmesini
belirleyen koullar nelerdir?
Amerika Birleik Devletlerine ilk yerleen kiiler, tarm
alanlarn itle nasl evirecekleri konusundaki geleneksel ngi
liz ve Avrupal dnce biimini de beraberlerinde getirmiler
di. ou durumda bu itler ilk kolonilerde kolaylkla elde edile
bilen iki malzemeden, yani tatan veya tahtadan yaplyordu.
Amerika Birleik Devletlerinin Atlantik kysnda yerleik haya
ta ve tarma geildiinden beri bir alan itle evirme, hibir so
run tekil etmemi ve itin kullanl bir ara olduu kantlan
mt. Ama 19. yzylda lke, bat bozkrlar ve ovalarna doru
genilemeye balamt. Buna bal olarak yeni yeni sorunlar
ortaya kyordu. Gmen iftiler, bu blgelerde tahtann az
bulunan ve pahal bir malzeme olduunu grdler. Buna karn
ok ksa bir sre iinde rnlerini, sr sahiplerinin bana
buyruk ekilde ortalkta gezerek yiyecek arayan hayvan srle
rinden korumalar gerektiini anladlar. Bylece, it hzla ifti
lerin temel ilgi alanna girdi. 1870 ve 1880 yllar arasnda yerel
gazeteler, siyasi, asker ve ekonomik konulardan ok itle ilgili
konulara yer verdiler.
Tahta itlerin yksek maliyetli oluu, batya doru genile
meyi yavalatt. 1871 ylnda Amerika Birleik Devletleri Tarm
Bakanlnn yapt hesaba gre, lkedeki itlerin toplam ma
liyeti, ulusal borca eitti ve itlerin yllk onarm gideri de, fede
ral, yerel vergileri ile eyalet vergilerinin tmnn toplamndan
fazlayd. Dk maliyetli alternatif itlere ynelik ivedi bir ihti
ya bulunduu iin de pek ok farkl it tipi denendi.
Avrupada yaygn olarak kullanlmasna ramen Amerika
Birleik Devletlerinde imdiye kadar hi kullanlmam en ba
arl uygulamalardan biri de, topraa dikilmi al ve aalar
dan oluan itti. rnlerin, bana buyruk ekilde dolaan hay-

86

Sreklilik ve Sreksizlik

van srlerinin tehdidi altnda bulunduu bir blgede, dikili a


llardan oluan it fazlasyla etkin bir yntem olarak grlmeye
balanmt. zellikle de bu it tipi dikenli allarla yapldnda
etkisi artyordu. Yabangl, m esquite (Kuzey Amerikaya mah
sus baklagillerden bir eit al), kakts, gl ve eitli akasya
aalar, bu i iin kullanlabilecek bitkilerdi; ama dut ailesin
den dikenli bir aa olan Osage orange, bu i iin biilmi kaf
tand ve it ekme iin ideal bitki olarak grlyordu.
Osage orange ya da eski Fransz tacirlerinin verdii isimle
bois d arc, dallarnda iri dikenler bulunan olduka ksa boylu
bir aatr. Uzun boylu bir al gibi yetitirilebilir. kili sralar
halinde birbirine yakn olarak dikilirse ve alt ksmlarn by
mesini olanakl klacak biimde budanrsa, veya drt yl
iinde, ineklerin, atlarn veya domuzlarn saldrsna kar ko
yan canl bir ite dnr. Osage orange, Texasin dousu
ile Arkansas ve Oklahomann gney ksmlarnda rastlanan bir
aat; ama daha souk iklimlerde de yetitirilebiliyordu. Texas
ve Arkansasta yetitirilen aalarn bir ksm burada kesiliyor
du ve kesilen aalar ilenmek ve kullanlmak zere kuzeydeki
eyaletlere naklediliyordu. Osage orange, souk iklimlerde ye
titirilebildii iin tohumlar kuzeydeki eyaletlere gtrld.
1860l ve 1870li yllar boyunca Osage orange yetitiricilii,
daha sonra modas gemesine karn, gelien bir endstri ol
mutur. Sadece 1860 ylnda 10.000 kile* tohum kuzeydeki
eyaletlere gnderilmitir. Bu da, 300 milyon aacn yetitiril
mesini veya yaklak 100.000 km uzunluunda bir itin yapl
masn mmkn klmtr.
iinden geilmeyen, dikenli Osage orange iti bir sre iin
it sorununun kesin zm olarak grlmt. Ama o za
manlar uygulanan it ekme yntemleri, hatt Osage orange
gibi salam ve kullanl olanlar bile eitli sorunlar ieriyordu.
Szgelimi aalar yava byyorlard, kolay tanamyorlard,

* Kile: Yaklak 35 litreye karlk gelen bir hacim ls.(.n.)

G eorge Basalla 87

yaknlarndaki mahsulleri glgeliyorlard, rn yetitirme alan


larn igal ediyorlard ve yabani otlar, zararl bcekler gibi so
runlarn ortaya kmasna neden oluyorlard.
Ama kusurlar ne olursa olsun dikenli it, zellikle de bois
darc, ok yaknda btn Batya it ekecek olan, olduka
baarl dikenli tel iin model tekil eden bir doa rn nes
neydi (ekil II.7.). Osage orange canl bir it olmann te
sinde canl bir dikenli teldi de. Bir Osage orange daln ya
kndan inceleyerek bu iddiann gerekliini deerlendirebiliriz.
Her biri eit uzunluktaki gl dikenler, daln zerinde dzenli
aralklarla dikey olarak sralanmlardr ve daln etrafn sarmal
bir ekilde kuatrlar. Sonuta, fabrikada retilen dikenli telin
tasarm ve mekanik dzeni, btnyle bir Osage orange dal
nn doal biiminin etkisi altndadr.

ekil II. 7. Osage orangen dalndan bir kesit. Dikenlerin boyu 3,5-4
santim civarndadr ve yaklak olarak 3 santimlik aralklarda bulunurlar.
Modern dikenli telin bir sarm zerindeki dikenlerin boyu ise yaklak 2,5
santimdir ve yaklak 10 santimlik aralklarla taklr.

Batnn az aa bulunan blgelerinde, topraa dikilmi al ve


aalardan oluan itin yan sra dikensiz, dz telli it de kulla
nlmtr. Tel olduka ucuzdu, tanmas ve ekilmesi de fazla
syla kolayd. Ayrca rnlerin glgede kalmasna ve zararl
hayvanlarn yuva yapmasna neden olmuyordu. Yerini deitir
mek de ok kolayd. Ama ne yazk ki bykba hayvanlarn
gemesini engelleyecek kadar dayankl bir engel deildi. Ka-

88

Sreklilik ve Sreksizlik

zklar arasna birka kat tel gerildiinde bile srlarn, ineklerin


vb. teli koparmas nlenemiyordu. Grne gre ideal it, telli
ve canl itlerin en iyi zelliklerini kendisinde birletiren bir
it olacakt.
Byle bir dzenleme, ilk kez 1868 ylnda Michael Kellynin
patentini ald gelikin bir it tipinde aka grlmektedir
(patent numaras: 74.379). Kelly yle sylyordu: Sizlere ta
nttm bu bulu, dikensiz tellere, canl dikenli itinkine ben
zeyen bir zellik katyor. iti, dikenli bir it retilebilecek e
kilde tasarladm.8 Kelly, birka kat tel yerine zerinde 15 san
timlik aralklarla baklava biiminde, metal dikenler bulunan tek
bir tel kullanmay tercih etti. Kellynin buluunun iml edilmesi
amacyla 1876 ylnda Dikenli Tel it irketi kuruldu; ama o
sralarda Illinois eyaletinin DeKalb ehrinde imlatna balan
m olan, yakndan tandmz dikenli tel, it sektrn ele ge
irmek zere sahneye kmt.
Kellynin iti, 1840 ve 1870 arasnda bulunmu ve bazlar
nn patenti alnm dzinelerce dikenli it rneklerinden biridir.
Ama bu eski abalarn hibiri de, 1873 ylndan nce iftlikler
de kullanacak ticar bir rnn retilmesini salayamamtr.
Bylelikle, gerek anlamda ilk dikenli teli icat etme erefi, DeKalbl kiiye nasip olmutur. Bu kiiler, bulduklar dikenli teli
kullanarak dikenli-telli iti retmeyi ve satmay baarmlardr.
Amerika Birleik Devletlerinde aasz byk bir ayrlkta
bulunan DeKalb, insanlarn yeni itler tasarlamak iin alma
larna uygun bir yerdi. ehrin corafi koullar bir anlamda
byle bir etkinliin balatlmasn gerektiriyordu. DeKalbda
yaayan iftiler ve teknisyenler, Batnn aasz geni blgele
rinde ucuz, etkili bir ite ihtiya duyulduunun fazlasyla far
kndaydlar; dolaysyla bu ihtiyac karlayacak bir bulua ku
cak amaya hazrlard.

8 Jesse S. James, Early U nited States barbed wire p a ten ts (ABDdeki


ilk Patentli Dikenli Teller; Maywood, III., 1966), s. 3.

G eorge Basalla 89

1873 ylnda DeKalbn ehir panayrnda Henry M. Rose,


dikensiz telli itlere monte edilebilecek ve bykba hayvanla
rn iti gemesini engelleyecek bir alet tantt (patent numaras:
138.763). Bu alet, yarm metre uzunluunda bir tahta para
dan oluuyordu. Tahtann zerine uzun iviler taklmt ve i
vilerin sivri ular, tahtann yzeyi boyunca knt yapyorlard.
Kellynin aleti sergiye gelen kiinin dikkatini ekti. Bu kii
ler, Alman asll bir keresteci olan Jacop Haish, Isaac L. Ellwood adl bir hrdavat tccar ve Joseph F. Glidden adl bir iftiy
di. Bu kiilerin her biri de, dikenleri it telinin temel parasna
dntrerek gl bir it yaplabilecei inancyla sergiden ay
rlmt. Sonuta bunu yapmay baardlar (ekil II. 8.). Glid
den ve Elhvood birleerek bir fabrika kurdular. Haish de, onla
rn fabrikasna rakip bir tesis kurdu. Bylece geni apl dikenli
tel imlat balam oldu.
Kk dikenli tel endstrisi 1874 ylnda yaklak 5.000
kglk yeni it retti. Dikenli tel talebi ylesine yksekti ki bir
ka yl iinde demiryollar ve karayollar araclyla fabrikalar
dan dikenli tel nakledilmeye baland. 1875 ylnda 272.000 kg,
1877 ylnda 5.835.000 kg ve 1880 ylnda da 36.500.000 kg
dikenli tel nakledildi.
DeKalbl mucitler, aa veya alyla yaplan itleri nceden
biliyorlard. Bois d arc kullanmnn yeniden yaygnlamasnda
ise Haishm zel bir kar bulunuyordu. 1881de bois d arc ile
ilk ilgilenmeye balad zamanlar yle anlatyordu:
1860l yllarn sonlarnda ve 70li yllarn balarnda st
dallarnn ve Osage orange tohumlarnn dikilmesi had saf
haya ulamt. Texastan getirttiim Osage orange tohum
lar, kilosu T dolara kadar alc buluyordu... te o zaman
Osage orange tohumlarn dikmek benim aklmdan da
gemiti; doru yetitirildikten sonra hzla byyen aalar
budayp dz tahta bir it oluturmak ok kolay ve kullan
lyd. Aacn dikenleri, iftlik hayvanlarnn izinsizce araziye

90

Sreklilik ve Sreksizlik

girmesine kar etkili bir silaht ve tohumlar dikmek ka


zanl bir yatrm olacakt.9

1. F.

fU M IN .

W lrt-F a ic
No 1 S 7 . 1 2 4 .

Fm

o m

# .*. i*H.

m \.
f J

> <

r\fcM
Y
V6

J f.

rtf. ?. r#i

* ' * + - *
I*
K e lly ? A ie x ijr*7 4 A 7 9 \ '

ekil II.8. Joseph F. Gliddenin dikenli telinin (1874) ve Michael Kelly


nin dikenli itinin (1868) patent izimleri. eklin alt ksmnda gsterilen
Kellynin iti, iki telin satlmasyla oluturulan ve zerinde yass metal di
kenler bulunan bir telden oluuyor (ekil 6). ml edilen en yaygn dikenli
tellerden biri olan Gliddenin dikenli teli ise iki telin uzunlamasna birbiri
zerine sarlmasyla yaplmtr ve telin zerinde dzenli aralklarla yerle
tirilmi ular kntl dikenler bulunur (ekil III). Yukarda I. ekilde
bir anahtara balanm Gliddenin telini gryorsunuz. it sarkmaya ba
ladnda anahtar dndrlerek itin sktrlmas salanyor. Kaynak:
Henry D. McCallum ve Frances T. McCallum, The wire that fenced the
West (Batya it eken Teller; Norman, Okla., 1965), s. 81.
9 Henry D. ve Frances T. McCallum, The wire that fen ced the W est
(Batya it eken Teller; Norman, Okla., 1965), s. 23.

G eorge Basalla 91

Dikenli tel, Amerika Birleik Devletlerinde ve dnyann dier


lkelerinde it uygulamasn kkten deitiren olaand bir
icatt. Batiya g hareketinin hzlanmasna yol at, iftilere
Endstri Devriminin meyvalarm getirdi. Ayrca, sava ve ha
pishane zerinde kkl bir etkiye sahip olmann yan sra ifti
lik ve hayvan ticareti endstrilerini de derinlemesine etkilemeyi
baard. Kavramsal dzeyde basit bir icat olmasna karn insan
rn nesneler tarihinde greceli olarak ge bir dnemde, 19.
yzyln sonlarnda bulundu. Dikenli tel, doa rn bir nes
nenin insan rn bir nesneye dntrlmesi srecinin mo
dern bir rneidir ve en basit rnn bile bir ncele sahip ol
duunu gstermektedir. Dikenli tel, insanlarn teli rastlan
madk bir biimde tesadfen eip bkmeleri sonucu yaratlma
d. iftlik hayvanlarnn izinsizce zel bir araziye girmesine
kar etkili bir engel olarak ilerlik gsteren organik bir biimin
bilinli bir abayla taklit edilmesi sonunda ortaya kmtr.
Kitap Yazan Bir M akine
Maddi kltrn rnleri dier insan rn nesnelerden veya
baz zel durumlarda da doa rn nesnelerden tryorsa,
yazarlar ve sanatlarn yaratt fantastik dnyalarda karmza
kan hayal rn makineler nereden hasl olmaktadr? Bunlar
sanatsal hayal gcnn halis rnleri midir, yoksa bu makine
leri buraya kadar szn ettiimiz insan rn nesneler ak
na dhil edebilir miyiz? Gerek dnyada retilmeyen, byk
bir olaslkla da asla retilemeyecek, hayal rn bir makineyi
inceleyerek bu sorular yantlamaya alacaz; bylece srek
lilik tezini son bir kez daha snam olacaz.
George Orwellin 1984 adl kitabnn kahraman, Hakikat
Bakanlnn yk Blmnde alan gen bir kadndr. Ka
dn kahramanmz, yaa bulanm ellerinde bir ngiliz anahtar,
insan kitleleri iin popler ykler yazan makineleri onarmak
tadr. Orwell, bu esiz makineyi ayrntsyla tanmlamaz; ama
makineyle ilgili dn tarzn, Gulliver's TraveKm (Gulliver

92

Sreklilik ve Sreksizlik

in Seyahatleri; 1726) yazar Jonathan Swiftten almtr. Swift,


mekanizmann tasvirini yapar, ileyiini tanmlar, hatt okucuya makinenin bir resmini de sunar.
Kaptan Lemuel Gulliver, yapt yolculuklar srasnda Lagado lkesine gelir. Daha sonra lkenin sanat ve bilim akademisi
ni gezmeye gider. Akademinin kurgusal bilgi blmnde Gullivera, istenilen herhangi bir konu hakknda kitap yazabilen b
yk bir makine gsterilir. Makineyi altran herhangi biri, ok
az zek, yetenek ve bilgiye sahip olsa bile bu makine sayesinde
felsefe, edebiyat, siyaset, hukuk, matematik ve teoloji konula
rnda kitap yazabilmektedir. Bu makine, tahtadan yaplm
kplerden (ya da Swiftin isimlendirdii gibi zarlardan) olu
maktadr ve bu kplerin yzeylerinin zerine kt besleyicileri
taklmtr. Lagado dilindeki tm szck ve deyimler, her bir
kbn yzeyine bir szck gelecek biimde besleyicilerde sak
lanmaktadr. Kpler, teller ve ubuklar araclyla ylesine ayn
ekilde tutturulmutur ki dndrldkleri zaman, her seferinde
farkl szck dizileri elde edilebilmektedir. Kplerin dndrl
mesi, makinenin kasasnn kenarlarna yerletirilmi demir kol
lar veya kranklar araclyla gerekletirilir. Makinenin Swift
in kitabnda yer alan izimi, altrlmas mekanik adan im
knsz bir aleti tanmlamaktadr; ama yine de Swiftin tanmla
d kadaryla bu aletin geree yakn olduu sylenebilir (Ta
bii ki daha az sayda kp ve krank iermesi kouluyla).
Bu makineyi kullanarak bir kitap yazabilmek iin yazarn,
kranklarn her birinde bir yardmc altrmas gerekiyordu.
Yazarn iaret vermesiyle birlikte kranklarn banda bulunan
40 yardmc, ayn anda kpleri en az doksan derece dndr
yorlard; bylece makinenin yzeyinde her seferinde yeni sz
ck kmelerinin olumas salanyordu. Daha sonra yardmc
larn otuz alts, szcklerin karlmasyla oluan snflandrmay
tarayarak ans eseri ortaya kabilecek anlaml szck dizilerini
veya cmleleri aryorlard. Bu yntemle elde edilen anlaml
cmleler dier yardmclar tarafndan yazlarak kda aktarl

G eorge Basalla 93

yordu. Kranklar yeniden evriliyordu ve tekrar tekrar elde edi


len anlaml cmleler ve szck dizileri bir kitab oluturacak
miktara ulaana dein sre yineleniyordu. te bu sre ta
mamlandnda yazar bir kitap yazm olacakt. Aleti bulan
mucit, kitap yazmann mekanikletirilmesinin insanla byk
bir katk olduundan emindi ve lkenin her yerinde kullanla
cak be yz makinenin daha yaplabilmesi iin kamusal yardm
fonlarnn desteini aryordu.
Swiftin Lagado makinesine ilikin anlats, hiciv niteliinde
dir. Swift, ans veya raslantnm dnsel yaratcl ynetmesi
dncesiyle ve makinelerin zihinsel etkinlikleri stlenebilecei
gryle alay ediyordu. Ama Swiftin hayal rn mekaniz
masnn kkeninin ne olduu sorusunu hl yantlayabilmi de
iliz.
Baz edebiyat tarihileri, kitap yazan makineyi 17. yzylda
icat edilen mekanik hesap makineleriyle ilikilendirirler. Ancak
bu hesap makineleri, ierdikleri dililer, kalibre edilmi kadran
lar ve ayar paralar ile saat mekanizmasyla yakndan ilikilidir
ve Swiftin hantal dnel kpleriyle benzerlikleri yoktur. Ama
yine de ilk hesap makinelerinden bazlarnn kk metal
kranklarla altrldklar dorudur. Dier akademisyenler ise,
evrensel bir dil yaratmaya ynelik abalarla alay eden Swiftin
sadece, zaten varolan nemli bir konuya farkl bir adan yak
latn ne srmektedir. Bu iddiaya gre Swift, evrensel bir
sylemin oluturulmasn isteyen kiilerle dalga gemektedir.
Bunun iin de, bu tr kiilerin yazd kitaplarda sradan bi
imde yer alan szckleri, mekanikletirilmi bir srecin rn
leri olarak tanmlar ve betimledii varsaymsal grnm alayc
bir slupla eletirir. Swiftin hayal rn makinesinin kkenine
ilikin bu ikinci aklama, eitli nedenlerden tr pek inand
rc deildir. Kitapta anlatld biimiyle makinenin bask me
kanizmas, deil iki boyutludur ve evrensel dil dzeneklerin
de baslan szcklerin birbirlerinden koparld ve dier kp
lerin yzeylerine aktarlarak yeniden dzenlendiine ilikin hi-

94

Sreklilik ve Sreksizlik

P U t e.V .P artJfl

I
1
s
1
i
j
r
r
J
r
IP J
r
X-.
y *>
*
M
U ' sr
:
f
r? Jr ii s &
a*
t *: v V %
X;.
J r
\.v
<Uy o m?rj
K ->
n i_
-c; !c
cr
-C'
->r -S * ~'A ey t <v
>* c*
=JT
V
* \\ K
V
C?,
w
tfe
* &
is
i i
G. c ^ - S'
y

TIS=5
-Sa* Sr- vvi U
V i >- jJ, & K x 'S
r
= a
-Sr
-r: O* p i Co <>
'S o
.V, s> <r>*
V* hp

Z
L
%
'

&
&

__ In
ssssal i.*
>

,
fV
X
h*
r
1 v>
ft A.
J

< r* *r
rv '5.- $
s> %/
'X- X'. V Ijjr
d : y*
*
K f
V: * -*rt C>; 3 r CJ.
G
f*
_ (r
FI f ,r* ' k V Q- K

= J T

44 A

reed}treyfor

*x> * &
A sV
> % <*k* w J t V
v XS' > y
V >
!r>
c> L y: fc 1 \ r a
St V; irr C>' 5 :

vn

"1

%
1 U
%

T<==
L
V
e
T L
jr

thildrtBtoleers their A .B.C,

/ 'T A ufr 4 large dice of bone or wood io be made,


V_/and upon every fquare, cine of the fmaJ letters
of the crofs row to be graven, but in iome bigger
ihape,and the child ufing toplay much with them,
and being alwayes told
r wowkl x
letter chanceth,
< ^ 7 ^ will foon gain his A l
phabets it were by the
way of fport or paft-

ime* * have heard of a


p3i, of cards, whereon
moft o f the principal!
varimtner rule* have beenprinted, and the SchoolZ i" 9

fthollers** *0Bm* 8^

t *leieat

hi

G eorge Basalla 95

ekil II.9. A. Lagado kitap yazma makinesi. Resimde grlen her bir kare,
yzeyi szcklerle kapl bir kp temsil etmektedir. Krankn dndrlmesiyle birlikte bir veya iki anlaml cmle ieren yeni bir szck sralama
s elde ediliyor. Dikkat ederseniz, kplerin birbirine dik olan iki eksen et
rafnda dnmesi dnlm; ama Swift, bu mekanik sorunun zmne
ilikin hibir aklama yapmamtr. B. ocuklarn alfabe oyuncaklar. Eli
zabeth ngilteresinde yaygn olarak kullanlan bu oyuncaklar, byk bir
olaslkla Lagado makinesindeki kplere nclk etmitir. Kaynaklar: A.
Lemuel Gulliver [Jonathan Swift], Travels into several rem ote nations o f
the world (Dnyann Birok Uzak lkesine Yaplan Seyahatler; Londra,
1726), s. 74; B.'Hugh Plat, The jew el house o f art and nature (Sanat ve
Doann Deerli Yuvas; Londra, 1653), s. 42.

bir kant yoktur. Buna karn, Swiftin makinesi iin daha ak


bir nesnesel ncel gsterebiliriz: Basit cmleler yazlabilen, kp
veya dz tahta eklindeki ocuk oyuncaklar (ekil II.9).
Her bir yzne alfabenin farkl harfleri kaznm olan, tahta
veya fildiinden yaplma kbik oyuncaklar, Elizabeth Dnemi
ngilteresinde ocuklara alfabenin retilmesi amacyla kulla
nlyordu. Eitsel amalarla kullanlan bu oyuncaklar, 17. yz
ylda dnr John Lockeun aklamasyla birlikte yeni bir
nem kazand. Lockeun aklamas ise yleydi: zerlerinde
harfler bulunan zarlar ve oyuncaklar, ocuklarn eline verildi
inde ocuklar bir yandan oyun oynarken, dier yandan da di
lin genel kurallarn kolaylkla renebilirler. 10 Bylece 18.
yzylla birlikte, kt zerinde yazl szckler tahta kpler ve
ya zarlar zerine yaptrlarak hecelemeyi retme amacyla
kullanlmaya baland. Bu eitsel rnler, Swiftin kitap yazan
makineyi icat etmesine temel tekil etmitir.
Swift, hayal gcnn yardmyla her bir yzeyinde szck
ler yaptrlm olan alfabe oyuncaklarn zihninde yeniden ta
sarlam ve bu szckleri rastlantsal cmleler retecekleri bi

10 John Locke, Som e thoughts concerning education (Eitimle lgili


Baz Dnceler; London, 1699), s. 272-3.

96

Sreklilik ve Sreksizlik

imde mekanik olarak birletirmitir. Tpk ocuklarn kelime


leri hecelemek iin harf kplerini dzenlemeleri gibi, Swiftin
makinesi de cmle bekleri oluturmak iin szck kplerini
dzenlemektedir. Alfabe oyuncaklar, Swiftin aletine uygun
mekanik bir zemin salamakla snrl kalmayp Swiftin, Lagado icadnn ocuksuluunun altn izerek alay etmesine de da
yanak tekil etmitir.
Edeb hayal gcnn bu uygulamasnda bile ak seik g
rnen bir nokta vardr ki bu, Jonathan Swiftin zdeksel dn
yada mevcut olan nesnelerden esinlendiidir ve ayn zamanda,
kitap yazan makine iin doru olan eyin, dier btn hayal
rn dzenekler iin de doru olduudur ki bu da, bu rn
lerin bilim-kurgu yazarlarnn yaratmlar veya mhendislerin
ve mucitlerin teknolojik dleri olduklardr. Tpk gerek dn
yadaki izdmleri gibi hayal rn makineler de evrimsel ge
lime kuralna uymaktadr.

Sreksizlik Grnn Kkenleri


Kart kantlara ramen icatlarn, teknoloji alannda bireysel
dehalarca balatlan devrimsel ayaklanmalarn rn olduu
ynndeki gr yaygnln korumaktadr. Bu grn kay
naklar ise ynldr: nemli ncellerin yitirilmesi veya giz
lenmesi; mucidin kahraman olarak ortaya kmas; teknolojik
ve sosyo-ekonomik deiimin birbirine kartrlmas.
Teknolojinin ve teknolojik deiimin nitelii yznden mucit
ve toplum, merkez neme sahip eski bir rne olan borcu
unutma eilimindedir; ya da en azndan baz zamanlarda bu
bor kastl olarak gizlenir. Szgelimi, Whitneyin ilk rr,
Hint charkasna ok benziyordu; ama makine modern biimine
doru evrimleirken bu benzerlik hzla kaybolmutu. Modern
bir otomobilin eklinin, yapsnn ve retim biiminin nemli
zelliklerinin, bisikletten tretildiini ok az kii fark etmitir.
Halbuki ilk otomobiller, gazl motorla alan drt tekerli bisik

G eorge Basalla 97

letlerden daha kkt; nitekim Henry Ford, buluuna drtteker ismini takmt.
Yukarda szn ettiim benzerlik konusunun bir baka r
nei de saatlerdir. Zaman zel bir yntemle lme asndan
modern elektronik saatlerin, en eski mekanik saatlerde bulunan
ok nemli bir zellii tadn bilenlerin says azdr. Bu zel
lik ise, belirli bir zaman aralnn birbirine eit birimlere veya
vurulara blnmesidir. Mekanik bir saatte saat maas, bu i
levi yerine getirmektedir; dijital saatte ise titreimli bir kuvars
kristali, saat maas ilevi grmektedir. Zaman aralnn vu
rulara blnmesi, zaman bildirmenin tek yolu olmasa da, bu
ii yapmann ilk baarl yntemi olmu ve bu konudaki hkimi
yeti korumutur.
Bir ncelin yitirilmesi veya gizlenmesi, tarih boyunca yaanagelen bir durum olmutur; ama ne var ki, kahraman mucit
mitinin yaratlmas yalnzca getiimiz 300 yl ile snrldr. 18.
yzyldan nce katklarndan tr mucitlere zel bir sayg
duyulmuyordu. Eski teknolojilerin tarihi, byk lde anonim
bir tarihtir ve ok az sayda nl isim bu tarihte yer almtr.
Endstri Devrimi olarak adlandrdmz sre, geni apl
toplumsal ve ekonomik deiimlerin yaand bir dnemi ifade
etmektedir. Bu sre kapsamnda birok mucit, halkn dikka
tini ekmi, vgsn kazanmtr. Mucitler, dhiyane makine
ler tasarlayarak ekonomik, toplumsal ve kltrel alanlarda o
anki ilerlemeye katkda bulunmalarndan tr vgye layk
grlmlerdi. Kendisine asker veya siyasi lider stats bahe
dilen 19. yzyl mucidi, o dnemlerde toplumsal duraklamaya
kar kan ve teknolojinin nimetlerini insanln hizmetine sun
mak iin doal glerle savaan bir romantik kahraman olarak
tanmlanyordu.
Bu yllarda Samuel Smiles, ngiliz mhendislerin hayatlarn
ve baarlarn ycelten kitaplar kaleme ald ve bu sayede, hzla
yaygnlaan bir edeb trn -mucidin popler biyografisi- or
taya kmasn salad. 1851 ylnda halka alan Crystal Palace

98

Sreklilik ve Sreksizlik

sergisiyle birlikte ilk uluslararas endstri sergileri de faaliyete


gemi oldu. Bu uluslararas sergilerde kamuoyunu bilgilendir
mek ve elendirmek amacyla makineler ve makinelerin rnle
ri sergileniyordu. O yllarda Amerikan Christian Examiner
(1869) dergisinde kan herhangi bir yazda yle bir akla
maya rastlayabilirdiniz: airler, dnrler ve teologlarn hep
si de geleneki ve dar fikirli olmaya eilimliyken btn mucitler
birer kahramandr.11 Bu dnemlerde bir mucidin baars ke
sinlikle fazlasyla nemseniyordu. Kahramanca iler ounlukla
devrimlerle balantl olduu iindir ki teknolojik deiime ili
kin evrimci aklamalar, yaygn bir cazibeye sahip olamamtr.
Teknolojik gelimenin temel olarak sreksiz olduu ynn
deki 19. yzyln inannn gzetilmesinde milliyetiliin de
katks olmutur. Endstriyel ilerlemeyi ve bu ilerlemeyi ola
nakl klan kiileri gklere karan sergiler, ayn zamanda ulusla
rn greli endstriyel ilerlemesini deerlendirmek amacyla da
kullanlyordu. Byk endstriyel baarlarndan tr lkeleri
onurlandran bir dl sistemi araclyla bu sergilerde eitli
yarmalar dzenleniyordu. Teknolojik baarlar, tarihte ilk kez
uluslararas bir anlayla bir lkenin konumunu belirlemek
amacyla lt olarak kullanlyordu. Teknoloji nihayet, ulusla
raras ilikiler ve rekabet alannda bir etken olmutu.
Teknolojinin ulusal kar ve prestijle birletirilmesi nedeniy
le milli onur, bir topluma ml olmu nemli icatlara ilikin ovenist tarihlerin yazlmasn ngrmt; ama bu esnada m u
citlerin ne kadar yetenekli veya etkili olduunun fazla nem
senmemesi gibi dier lkelerdeki mucitlerin almalar da gzard edilmiti. Bylece, bir lkenin kahraman mucitlerinin
baka diyarlarda ok az tannd tuhaf bir durum ortaya kt.
Yakndan tandmz bir rnei ele alalm. Akkor elektrik lam
basnn mucidi, ngilterede Sir Joseph W. Swan, Amerika
Birleik Devletlerinde Thomas A. Edison ve Rusyada da A. N.1
11 John F. Kasson, Civilizing the m achine (Makinenin Uygarlatrl
mas; New York, 1976), s. 153.

G eorge Basalla 99

Lodygin olmutur. Buna benzer bir ekilde Ruslarn, telsiz tel


graf A. N. Lodyginin icat ettii ynndeki iddialarna Bat da
kar klmtr. Batda telsiz telgraf icat eden kii, Guglielmo
Marconi olarak kabul edilmektedir. Uzun szn ksas, milli
yetilie dayal bir tr nyarg nedeniyle, dier lkelerde tekno
loji uzmanlarnca yaplan nceki almalarn ciddiye alnmas
kstlanmakta ve sadece lkenin kendi ulusal kahramanlarnn
kopuk abalaryla yeniden icat edilen bulular nemli grl
mektedir. Sonuta bu nyargl anlaya bal olarak, teknolojik
deiime ilikin evrimsel deil devrimsel bir yaklam benim
senmektedir. Patent sistemi, sreksizlik grnn desteklen
mesine ve yaygnlk kazanmasna katkda bulunmaya ynelik
dier modern gelimelerden biridir. Patent, endstriyel toplumlarda teknoloji alannda etkinlik gsteren mucitlerin dl
lendirilmesini ve bulularna ait haklarn korunmasn salayan
hukuki bir aratr. Patent sistemi, bir icadn sadece kendisini
yaratan mucidin adyla tannmasn olanakl klar; ama bylece,
bu icadn mevcut olan dier insan rn nesnelerle benzerlik
leri veya ilikileri de gzard edilir. Patentle ilgili yasa btny
le u anlay zerinde temellendir ilmi tir: Bir icat, haklar yasa
tarafndan kendisinin meru yaratcs olarak tanmlanacak
bireye devredilebilen tamamen farkl, yeni bir nesnedir. Byle
likle patent sistemi, insanlar tarafndan yaratlan nesnelerin s
reen akn bir farkl nesneler dizisine dntrr.
Kapitalist bir toplumda patent sahibi kii, patenti kiisel
mal karlar iin kullanabilecei bir konumda bulunmaktadr.
Para, toplumsal stat, egonun tatmin edilmesi sz konusu ol
duu iin de, patentle ilgili bir anlamazlk durumunda taraflar,
ilgili rnn zgnlne ilikin iddialarn korumak amacyla
sk sk dil olmayan yollara bavurabilmektedirler. rnein,
Samuel F. B. Morse, fiziki Joseph Henryden elektrikli telgra
fn gelitirilmesi asndan hayati nem tayan birey rendi
ini cretkr ama hatal bir biimde reddetmiti. Eli Whitney
de tasarlad pamuk rr iin patent almaya alrken, ksa

100

Sreklilik ve Sreksizlik

lifli pamuun ayklanmas amacyla tasarlanm olan merdaneli


rrlarn gelikin modellerini asla grmediini iddia etmiti.
Bununla beraber, kesinlikle etkilenmi olduu eski charka r
rlarn grmediini sylememitir. Thomas A. Edison bile si
nema makinesini kendisinin icat ettiini kantlamaya alrken
pheli iddialarda bulunmaktan kanmamt. Bylesi riyakr
lklar, esas itibaryla sreen bir olgu olan eye sreksizlii em
poze etmeye alan bir sistemin sonulardr.
Hkmet, patent verirken aslnda icadn sahibine icadn is
tedii gibi kullanabilmesi asndan hukuk bir hak vermekten
daha fazla ey salamaktadr. Patent, mucidin toplumsal alanda
tannmasn salar ve bunun yan sra, daha eski ilgili rnler
den kaynaklanan ilikiler ann kapsamnn gizlenmesini des
tekleyerek gemie ynelik borlar rtbas eder.
Teknolojik deiime ilikin devrimci aklamann niha ne
deni, teknoloji ile teknolojinin toplumsal ve ekonomik sonula
rnn birbirine kartrlmasdr. Endstri Devrimi ismi, bunu
en iyi ekilde aklamaktadr. 19. yzyl balarnda bu isim,
endstriyi dntren bir dizi zel icatlar anlamna geliyordu.
Devrimin ilk nce teknoloji alannda meydana gelmi olduu
ve daha sonra endstriye yayld varsaylyordu. Bu yorum,
elektronik ve bilgisayarlarn ortaya kyla endstride yaanan
temel deiiklikleri tanmlama amacyla bavurulan ikinci
Endstri Devrimi ve nc Endstri Devrimi gibi tabirler
de rastladmz modern kullanmlarda da varln korumu
tur. Daha geni bir geerlilie sahip olan ikinci bir yorum ise,
Endstri Devrimini teknoloji araclyla toplumsal yapda ger
ekletirilen byk deiiklik olarak tanmlar. Friedrich Engels
1845 ylnda, devrimin Ingilterede toplumun orta snf kesi
minin tm yapsn deitirmi olduunu yazdnda terimi bu
anlamda kullanmt.12 lk tanma gre teknolojik-endstriyel
12 Friedrich Engels, The condition o f the w orking class in England,
ev. W. O. H enderson ve W .H. Chaloner (ngilterede i Snfnn
Konumu; Oxford, 1971), s. 9.

G eorge Basalla

101

deiim devrimcidir; kincisine gre ise toplumsal ve ekonomik


deiimler devrimcidir. u anki kullanmmzda bu iki tanm i
ie getii iindir ki hangisinin devrime temel tekil ettiinin
kesin olarak saptanmas her zaman kolay olmaz.
18. yzyl sonlar ve 19. yzyl balarnda yaanan endstri
yel deiimler, Ingiliz halknn hayatn ve kaderini etkilemeleri
asndan gerekten de devrimci deiimlerdi. Ne var ki o d
nemlerde icat edilen makineler ve bu makinelerin almasn
salayan buhar makinesi, teknoloji alanndaki evrimsel dei
imlerin rnyd. Hibiri de gemile kesin bir kopu ortaya
koymuyordu. Dier taraftan, bu geliimlerin ekonomik ve top
lumsal sonular, ylesine geni kapsamlyd ki toplumsal d
zenin dnmesine neden olmulard.
Toplumsal ve ekonomik alanlardaki ni ve byk deiiklik
lerin hepsi de, teknoloji alanndaki devrimci deiiklikleri ifade
etmek uruna ounlukla yanl yorumlanmaktadr. Ingiltere
de ilk endstriyel toplumun kurulmas, ylesine byk ve kap
saml bir deiiklikti ki zerinde temellendii teknolojik srek
lilii ezip gemiti ve teknolojinin byk bir icattan dierine
sramalarla ilerledii grnn ebediletirilmesine n ayak
olmutu.
Teknoloji ve teknolojinin sonularnn birbirine kartrlma
s, kahraman mucitler mitini, zdeksel ilerleme dncesini,
milliyetilii ve patent sistemini birletirdi ve teknolojik deii
me ilikin sreksizlik aklamasnn glenmesine yardmc ol
du. Yalnzca insan rn nesnelere ilikin kapsaml bir alma
sayesinde bu grn eksiklerini ve sreklilik savnn uygun
luunu kantlayabiliriz.

Sonu
Sreklilik savnn kapsaml uzanmlarn deerlendirirken icat
larn kanlmaz olduu veya insan rn nesnelerin aknn
tamamen kendi kendini retmekte ve ynlendirmekte olduu
varsaymna kar dikkatli olmamz gerekmektedir. Szgelimi,

102

Sreklilik ve Sreksizlik

charknn mevcudiyeti nedeniyle Whitneyin pamuk rrnn


1793 ylnda sahnede grnecei sonucunun nceden karl
mas dnlmez. Ksa lifli pamuun ayklanmas iin daha iyi
bir ynteminin bulunmasna ynelik ihtiyac yaratan toplumsal,
kltrel, ekonomik ve teknik gler, 18. yzyln son yirmi yl
boyunca Amerika Birleik Devletlerinin gney blgesinde biraraya toplanmlard. Pamuun dokumaclkta kullanlmasnn
tercih edilmedii veya ucuz i gcnn bol olduu alternatif bir
ortamda, pamuk tohumlarnn ayklanmas iin yeni tekniklerin
aranmas tevik edilmeyecekti. Geni toplumsal ve teknolojik
yansmalarn yaratlmas asndan yetenekli bir mucit ve ben
zer bir ncelin bulunmas gerekli ama kesinlikle yeterli koullar
deildir. Yeni pamuk rrnn, zorunlu olarak charkm n ze
rinde temellenmesi gerekmemiti. Whitneyin makinesindekilerden farkl mekanik ilkelerle akan bir rr da tasarlanabilirdi. Sreklilik, nesnesel nceller gerektirmektedir ama birey
ler zm ararken sadece tek bir rnn ncel roln stlene
cei konusunda bir yargda bulunmaz.
ou durumda ncel, icadn aranmakta olduu genel tek
noloji alannda bulunmaktadr. Whitney, charkdan esinlen
miti; dikenli teli gelitiren kiiler de dikenli aalarla yaplan
itlerden etkilenmilerdi. Buna karn, elektrikli motoru icat
eden kiiler, kendilerine yol gstermesi iin buhar enerjisi tek
nolojisine ynelmilerdi; Edison da, kendi elektrikli aydnlatma
sisteminin modelini gazl aydnlatma sisteminden dn almt.
levsel zorunluluklar, uygun bir ncelin tercih edilmesinde
hemen her zaman gl bir etkiye sahip olurlar. levsellik, tek
nolojinin yerleik snr izgilerini aabilecei iin de ilgili bir
ncel, her zaman balangta en ak grnen bir rn olmaya
bilir. 1780-1850 yllar arasnda mekanik orak makinesinin icat
edilmesinde de bu durum sz konusu olmutu.
Baarsz olan ilk mekanik bierdver makinelerinde tahllar
kesilirken trpann salnm hareketinin iki katma kartlarak
hzlandrlmasna ve makasn krpma veya kesme hareketinin

G eorge Basalla

103

taklit edilmesine allmt. McCormick bierdveri sayesin


de mekanik bime ileminin Amerika Birleik Devletlerindeki
iftliklerde geni apl olarak uygunlanmas mmkn klnm
t. McCormick bierdveri, tahl saplarn kesilmesi iin sal
nnd ve entikli (dili) kesici azlar kullanyordu. McCormickin makinesi, ok eski zamanlardan kalma el orann ha
reketini taklit ediyordu. El orann entikli kesici az, kesme
hareketinde saplar kklerinden ayrmak iin kullanlyordu.
Yukarda sz geen her bir rnekte de bir ncel (trpan, ma
kas ve orak), kesme ilemi iin model ilevi grmt. Bu ger
ekleirken, seenekler arasnda en dolaysz olan trpand ve
mekanik bir bierdverin ilevsel zorunluluklarnn karlanma
s asndan en yetersiz seenek olduu da kantlanmt. Ne
var ki bu seenekler arasnda en basiti olan, yani orak, ekin bi
me ileminin mekanikletirilmesinin yolunu amay baarmt.
nsan rn nesnelerin srekliliine ilikin olarak bu b
lmde sunulan bulgular, Whitney, Watt veya McCormick gibi
mucitlerin mevcut teknolojik zmlerle yetinmedikleri ve yeni
zmler aradklar gereini olumsuzlamamaktadr. Burada
bu arayn sreen nitelii vurgulanmaktadr. Kitabn nc
ve drdnc blmlerinde de, teknoloji uzmanlarnn yenilik
araylarnn altnda yatan psikolojik, dnsel, toplumsal, eko
nomik ve kltrel ynleri irdeleyeceiz. Eer evrimsel deiime
meydana gelecekse yenilik, srekliliin iinde kendisini kantla
yabilecei bir yol bulmak zorundadr.

III Blm

YENLK (1):
P s k o l o j k v e D n s e l E t k e n l e r

Giri
Herhangi bir kltrn materyal nesnelerini karakterize eden
eitlilik, insanlarn bulunduu her yerde yenilie de rastlana
cann kantdr. Eer byle olmasayd tam anlamyla aslna
sadk bir taklitilik kural olarak kabul edilecekti ve yeni yaplan
insan rn nesnelerin her biri, mevcut rnlerin eksiksiz bir
kopyas olacakt. Byle bir dnyada teknoloji, evrimlemeyi
srdremeyecek ve materyal rnler dizisi de, ilk insanlarn
kulland az sayda doa rn nesneyle snrl kalacakt.
nsan rn nesnelerin evrensel eitlilii nermesini ka
bul edecek olursak baz kltrlerde rnlere ilikin daha geni
bir farkllamann bulunduunu kabul etmemiz gerekir. Bir
uta, her yl yaklak olarak yetmi bin patentin verildii Ameri
ka Birleik Devletleri yer alrken, dier uta da kstl ara ge

G eorge Basalla

105

re depolar yzyllar boyunca ok az deien Avustralya ve


Amazon havzas yerlileri bulunmaktadr.
Yeni tr rnlerin retim oranlarndaki farkllklar nasl
aklayabiliriz? Peki ya, herhangi bir kltrde yeniliin kaynak
larn nasl tanmlayabiliriz? Bu sorularn yantlanmas sanld
kadar kolay bir i deildir. Yenilik ve icat zerine yaplm a
lmalar, karmak ve elikili veriler, kuramlar ve speklasyon
larla dolular. Modern Bat dnyasnda yeniliin nasl ortaya
kt konusunda bir uzlama salanamad iin de, brakn
bizimkinden tamamen farkl kltrlerin tarihlerini, kendi ge
miimizde bile yeniliki etkinlie ilikin bir anlay gelitirme
mizi salayacak gvenilir ltler bulmay bekleyemeyiz.
Yenilik getirme srecinin psikolojik ve sosyo-ekonomik et
kenlerin karlkl etkileimini ierdii genel olarak kabul edilen
bir grtr. Psikolojik unsurlarn fazla nemsenmesi ise, ica
da ilikin bir deha kuramna yol amaktadr ki bu kuramda sa
dece az sayda yetenekli kiinin katklar zerinde durulur.
Toplumsal ve ekonomik unsurlarn zerinde ar younlamak
ise, bir icadn kendi dneminin kanlmaz rn olduunu
ne sren kat ve determinist bir aklamayla sonulanr. Sos
yo-ekonomik etkilerin saptanmas, yetenekli beyinlerin ileyi
lerinin aratrlmasndan ok daha kolay olduu iin ve bunun
yan sra, herhangi bir alanda psikolojik, toplumsal ve ekono
mik olan eksiksiz olarak kendisinde btnletirebilen bir ku
ram retmek zorunda olduumuz iin yenilik getirmeye ili
kin tatminkr ve btnlkl bir aklama, gereklikten uzak bir
ideal olarak kalmaktadr.
Bu blmde irdeleyeceimiz konuda, psikolojik olann isellii ile toplumsal ve ekonomik olann dsall arasnda bir
denge kurmaya alacaz. Ama yaratcln kaynaklarn irde
leyen psikolojik aratrmalarn bulgularna yer vermeyeceiz;
nk bu almalarda elde edilen veriler, teknolojik evrim ku
ramyla dorudan ilgili deildir.

106

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

Bu blmde, yeniliin ortaya kn etkileyen psikolojik et


kenleri irdelemenin yan sra teknolojik yenilik veya icat konu
sunda bilginin oynad rol de ele alacaz. Bir sonraki blm
de ise, teknolojik problemlere yeni zmler bulunmasn te
vik eden toplumsal, ekonomik ve kltrel gler zerinde du
racaz. zmleme amacyla balklarn bu ekilde birbirinden
kesin olarak ayrlmas kukusuz mmkn deildir. Ne de olsa,
yeniliin ortaya kn etkileyen birok etken ou durumda
birbiriyle rtmektedir.
Bu ve bir sonraki blmde ne sreceimiz gre ikin bir
varsaym bulunuyor. Bu varsayma gre, icat etme potansiyeli
insan rknn tmnde mevcuttur. Baz kiiler dierlerinden da
ha fazla yaratc yetenee sahiptir; baz kltrler de kendi ile
rindeki yeniliki potansiyeli daha iyi kullanabilmektedir; yarat
clk da kendisini baz kltrlerde yeni nesnelerden daha farkl
biimlerde ortaya koymaktadr. Ancak belirli bir ulusun veya
rkn, yaratcl srekli olarak tekelinde bulundurduu iddia
sn destekleyen salam bir kant yoktur.
Modern Batklar, maddi kltrleri kendi kltrlerinden da
ha az eitlilik ieren bir toplumla karlatklarnda hi vakit
kaybetmeksizin mzrakla tfek, otlardan yaplma kulbelerle
gkdelenler ya da aa kabuundan yaplma kanolarla uaklar
arasnda yersiz kyaslamalar yapmaya kalkrlar. Ayrca mater
yal ilermenin eksikliini de ilkel dncenin gszlne ml
etmeye alrlar. Bu konuda ne srlebilecek daha makl bir
aklama ise udur: Baz toplumlar, teknolojik deiime ve bu
deiime ikin nesnesel eitlilie ok fazla deer vermeyen bir
hayat biimi benimsemektedirler. Tikopialar buna rnek gs
terebiliriz. Polinezya takmadalarnn yerli halk olan Tikopialar, 1920li yllarn sonlarnda antropolog Raymond Firthin a
lmalarna konu olmulard.
Tikopialarn yaad bu adada hi mineral yoktur. Birka
tr tan bulunduu adada, kulbe yapmak veya mlekilikle
uramak iin kil de bulunmamaktadr. Ticaret araclyla elde

George

B,asall 107

edilen bitki lifleri, tahta ve az miktarda demir ise kano, giysi ve


alet yapmnda kullanlmaktadr. Tikopialar, teknolojik deii
me kesinlikle ilgi gstermemilerdir. Firth, onlarn yeni eyler
yapmakla veya eski rnleri retmek iin geleneksel teknikler
gelitirmekle zellikle ilgilenmedikleri sonucuna ulamt. Be
yaz adamn rettii rnlerin stnln tanmalarna ra
men yabanclarn teknolojik baarlarn kskanmyor ve onlarn
teknolojisini taklit etmeye yanamyorlard.
Tikopialarm Bat teknolojini taklit etmeleri din veya by
yoluyla yasaklanmamt. Metal aletler, AvrupalIlarn giysi ve
boncuklar, ithal bitki ve sebzeler iin serbeste ticaret yapabili
yorlard. Ayrca yabanc teknolojiyi kendi amalar dorultu
sunda uyarlama kapasitesine sahip olmadklar da sylenemez
di. Szgelimi, Batklarn marangoz rendesinin elik dilerini
kendi yerel keserlerine takmlard; ya da kanolarn yaparken
delikler amak iin matkap kolu kullanmlard; Batklarn att
di fralarnn saplarndan kpe yapmlard. Ksacas Tiko
pialar yaratclk potansiyeline sahip olduklarn gsterseler bile
gayretkelik iine girip teknolojik yenilii aramaya pek hevesli
deillerdi ya da buna ilgi duymuyorlard. Yerleik kurallar ve
normlar asndan muhafazakrl dllendiren, ok iyi enteg
re olmu bir kltrde yayor olmalar nedeniyle Tikopialar,
teknik ilerlemeyi aramaya ynelik bir drtye sahip olmam
lard. Batl standartlarla karlatrldnda Tikopialar teknolo
jik adan durgun bir toplumdur. Kendi deer sistemlerine g
re ise, teknoloji bulunmas gereken yerdedir ve kltrn geri
kalanyla uyum iindedir.

Hayal Gc, Oyun ve Teknoloji


Teknolojik gelime konusu geleneksel biimde ele alndnda
yeniliin tanmlanmasna ynelik aratrma, hom o faber (yapc
insan) tanmnn ve hayatn gereksinimlerinin giderilmesinin
kanlmaz olarak nesnesel eitlilie yol amakta olduu bi
imlerin irdelenmesiyle balar. Ama bunun yerine yenilik kav

108

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

ramn getirecek olan hom o ludens (oyunlarla yaayan insan)


tanmna bakacaz. Daha sonra da oyunun teknolojik yenilie
kaynak tekil etmede ne tr bir rol stlendiini aratracaz.
Teknolojik yenilik konusunu ele alan birok yazar, oyunun
nemini kabul etmekte ve icat etme oyununun salayabileyecei ekonomik ve toplumsal faydalar bir kenara brakarak bu
oyundan alman hazlar zerinde durmaktadr. Mucitler, kar
latklar bulmacalar zmekten byk haz alrlar. Kendilerine
meydan okuyan sorunlarn stesinden gelmek ve ne pahasna
olursa olsun oyunu kazanmak iin doaya ve rakiplerine kar
akllarn kullanmak onlar iin byk bir zevktir.
Bir eyi oyun olarak farz etmenin, oyunu aan bir yn var
dr. Bu nedenle, hayal gcnn (fantezi) rol zerinde duraca
z; ama fantezi ylesine geni bir konu ki tartmamz
blmde srdrmek zorundayz: Teknolojik dler, imknsz
makineler ve popler fanteziler.
Teknolojik D ler
Teknolojik dler, ister Rnesans dneminde isterse gnmz
de olsun, teknik cemaat tarafndan yaratlan makineler, neri
ler ve grlerdir. Teknik adan uygulanabilir olannn tesine
geilmesi ynnde teknoloji uzmanlarnn eilimlerini ve istek
lerini yanstrlar. Bu tr hayal yaratmlar hayal gcnn zen
ginliine ve Bat teknolojisinin znde yer alan yeniliin kay
naklarna doru bir aralanma salarlar. Ayn zamanda teknoloji
uzmann rasyonel, pragmatik ve duygusuz bir insan olarak ta
nmlayan faydac yaklamn geleneksel betimlemesine de mey
dan okurlar.
Teknolojik akl yrtm eler; teknik beyinlerden ortaya kan
oyunsu yaratmlarn ilk rnekleridir. Bu akl yrtmelerin b
yk bir blm, olasln snrlar ierisinde yer alan nispeten
muhafazakr giriimlerdir; teknolojinin belirli bir andaki konu
munun tesine gemeye ynelik admlar olduklar da sylene
bilir ama statkoya kar ciddi bir meydan okuma iermezler.

G eorge Basalla

109

Ne var ki bu akl yrtmelerin ou, byk bir olaslkla asla


uygulamaya geirilmeyecektir (ekil III. 1). Bu nedenle hayal
gcnn egzersizleri veya bilindik teknolojik konularda ne
srlen estetik varyasyonlar olduklar dnlebilir. Bu akl y
rtmelerin rn olan alan aletler ve mekanizmalar ou
kereler kitaplarda resmedildikleri iin sadece kendilerini yara
tan teknoloji uzmanlarnn dleri deillerdir. Ayn zamanda bu
aletlerin ortaya koyduu yaratc zmler zerine dnp
bireyler renerek bu bilgileri kullanan kiilerin de dleridir.
Rnesans dneminde yazlar makine kitaplarnn ierii, ilk
modern teknoloji uzmanlarnn dlerinin aratrlmas asn
dan karlmamas gereken bir frsat sunmaktadr. 1400 ile
1600 yllar arasnda Almanya, Fransa ve talyada bu tr re
simli kitaplar basld. Baslan kitaplarn hepsi de titiz almala
rn rnleriydi. Kitaplardan bazlar betimleyiciydi ve madenci
lik ya da metalrji gibi alanlarda o zamanlarn teknolojik uygu
lamalarn ve rnlerini anlatyorlard. Ama baslan bu kitaplar
arasnda olduka etkili bir grup bulunuyordu ki bunlar, mevcut
teknolojiden esinlenerek tasarlanm yzlerce makinenin res
mini ieriyorlard. Bu resimli kitaplar, henz yaplmam yeni
likler ve bulular deposuydu. Gerekletirilmemi olmalarna
karn bu yenilikler ylesine bir zen ve sahicilikle resmedilmi
lerdi ki byk bir olaslkla gelecekte yaplacaklar varsaylyor
du. Bu resimli kitaplar Theatrum machinarum (Makineler Ti
yatrosu) adyla anlyordu; aslnda bu ok da yerinde bir adlan
drmayd; nk bu kitaplar teknolojiyi, okuyucunun hem ele
necei hem de bir eyler renecei biimde sunuyorlard.
Theatrum machinarum serisinin en popler kitaplarndan
biri Fransz asker mhendis Agostino Ramelli tarafndan ka
leme alnm olan Le Diverse et Artificiose M achine (Farkl ve
Marifetli Makineler) adl kitapt. Birinci basks 1588de yap
lan Ramellinin kitab drtyz yl boyunca yeniden basld, ba
ka dillere evrildi ve baz blmleri dergilerde yaymland. Ra
mellinin resmettii aletler olduka sradand. Ama ylesine

110

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

farkl biimde yanstlmlar ve mekanizmalar da ylesine da


hiyane tasarlanmt ki, Ramellinin yapt bu sayede sadece
mhendislere esin kayna olan basit bir ders kitab veya bir
kullanma klavuzu olmaktan teye gemiti. Ramellinin yapt
teknolojik olabilirliin kutlanmasdr. Kitapta 110 su pompas
nn (ekil III.2.), 20 tahl deirmeninin, kaplar krmak ve
demir zgaralar sktrmak iin asker amal kullanlan 14
vidal krikonun ve 10 vincin resmi yer alyordu ve her biri bir
birinden farklyd. Ramellinin kitabn gnmzde yaynlayan
Eugene S. Ferguson yle yazmt: Ramelli, o zamana kadar
sorulmam olan sorular yantlyor ve kendisinin ya da baka
bir teknoloji uzmannn ortaya koyabilecei ama o ana kadar
kimsenin bunu yapmad problemleri zyor.1
Teknolojik yeniliklerin okluunun ardnda yatan ynlendi
rici g kesinlikle ekonomik gereksinim deildi. Bu yenilikler,
bizzat kendisinden ve olasln (ama asla faydann deil) snr
lar ierisinde ilerlik gsterebilme yeteneinden holanan,
dourgan bir hayal gcnn rnleriydi. Makine kitaplarnda
resmedilen yeni mekanizmalardan bazlar, daha sonralar al
r aletlere dntrldler; dierleri ise, yaratc akim dour
ganlnn kantlar olarak kitaplarda kald.
Patentler; teknolojik dlerin ikinci grubunu oluturur. Bu
rada patentlere yer veriliinin biraz aklanmas gerekiyor; n
k patentler, ihtira berat dairesi (yeni adyla, patent ileri dai
resi) yetkililerinin titiz tetkiklerinden gemeyi baarabilen ve
hayal rn olmad kantlanan yeniliklerden tr dllendi
riliyor. Bununla beraber, bir btn olarak ele alndnda pa
tentler, teknolojik gereklikten ok teknolojik olaslk ve im
knlar yanstyorlar.1

1 Eugene S. Ferguson, The m inds eye: nonverbal thought in techno


logy, Science 197 (Akln Gz: Teknoloji Alannda Szel Olmayan
Dnceler; 1977), s. 829.

G eorge Basalla

111

ekil III. 1. Hidrolik krk. krk, suyun M kanalndan, K silindirinin


etrafnda sarl bulunan boruya aktarlarak bu boru araclyla aktlmas
ile altrlyor. Bu makinenin resmi Giovanni Brancann 1629 ylnda
yazd bir kitapta yer almaktadr. Branca, bu makinenin iplii eirmek,
sarmak veya dolamak amacyla kullanlabilecei konusunda bizi temin et
mektedir. Ama normalde tek bir ayak pedal ile altrlan bir kr dndrebilmek iin neden bu kadar fazla enerjiye ve bylesine karmak bir
mekanizmaya gerek duyulduu konusunda hibir aklama yapmaz. Kay
nak: MacMillan Publishing Companynin izniyle AlexG. Kellerin ^ Theat
re o f M achines (Makineler Tiyatrosu; 1964) adl kitabndan alnmtr, s.32.

112

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

ekil III.2. Ramellinin kitabnda yer alan bir su pompasnn resmi. Ana
pompalama mekanizmas, kuyunun sa alt tarafnda bulunan iki byk
kepeden oluuyor. Krankn evrilmesiyle birlikte G odasndaki kepeler
suyu F ve A borularna akmaya ve K borusundaki bir valfn iinden ge
meye zorluyorlar. K borusundaki valf, suyun kuyuya geri akmasn nl
yor. Sonuta su, kuyunun sa st kesinde grlen kpein azndan
yerde duran N leenine akana dein K borusu boyunca ykseliyor. Kay
nak: Agostino Ramelli, The various and ingenious machines o f Agostino
Ramelli (Agostino Ramellinin Farkl ve Marifetli Makineleri; Baltimore,
1976), s. 68.

G eorge Basalla

113

Patent verilen aletler, iddia edildii zere alaca varsaylan


bir takm prototipler eklinde var olmaktadrlar; ancak bu du
rum onlarn mutlaka pazara sunulacaklar anlamna gelmez.
1869 ylnda Amerika Birleik Devletleri ileri Bakanl Pa
tent leri Dairesi Bakan Samuel S. Sparks, verilmi olan b
tn patentlerin ancak yzde 10unun ticar bir deeri olduunu
belirtmiti. Bundan yaklak yz yl sonra iktisat Jacop Schmookler, bu orann yzde 50 olduu tahmininde bulunmu
olsa bile gnmz aratrmaclar Sparks ile ayn gr pay
lamaktadr. Patentlerin ou hibir zaman ticar bir hale d
ntrlmez ve patent dairesinin dosyalarna konulup rafa kal
drlrlar.
Batl toplumlarm teknolojik potansiyelleri bu kitapta vurgu
landndan ok daha fazladr; nk byk bir olaslkla ta
nnm patent sahipleri olduu kadar, icatlar iin patent alma
uruna skntya ve masrafa katlanmak istemeyen birok mucit
de bulunmaktadr. Yalnzca Amerika Birleik Devletlerinde yl
lk olarak hi deilse yz binlerce patentli ve patentsiz icat re
tilmektedir.
Ticari olmayan yaratc potansiyelden sz etmek, buhar ma
kinesi, telefon veya transistor gibi byk icatlarn patent daire
sinde veya mucitlerin iliklerinde ie yaramaz bir halde kalakal
d imgesinin zihnimizde uyanmasna yol ayor. Ne var ki
gerekte durum byle deil. nemsiz olmadklar srece icatla
rn ou mtevazdr. Teknolojik dnyamz deitirecek trde
icada nadiren rastlanr. Szgelimi, Amerika Birleik Devletle
rinde patent verilen icatlarn listesine bir gz attnzda tarihe
geen az sayda bilindik ve nemli makineyi bulabilmek iin
gayret sarfetmeniz gerekir. Bu tr icatlar ou kereler patent
verilmi olmasna ramen olduka sradan olan yeniliklerin gl
gesinde kalmtr.
Ekonomik drtlerin icat etme ve yeni rnlerin ouna
patent verilmesi srecinin arkasnda yatan ynlendirici g ol
duu gr yeterince inandrc deildir. Mucitlerin ou,

114

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

kendi zel icatlarnn kendilerine bir servet kazandraca y


nnde gerek d bir inanla gdleniyor olsa da dier mucit
ler, almalarnn kendilerine salayaca dnsel dllerle
yeniliin peine dmektelerdir. Bununla beraber, hangi icadn
kendilerine daha fazla parasal kazan salayacan hesaplaya
rak giderilmesi gereken ivedi nsan ihtiyalara yant verme
amacyla alan veya byk bir zen gstererek ekonomik ko
ullar deerlendiren mucitlere asla rastlamayz. Bu nedenledir
ki patent sahiplerinin ounun, teknolojik hayal kuranlar top
luluunun yesi olduunu syleyebiliriz. Bu kiiler, hi dur
makszn byk bir heves ve yaratclkla ilgilerini eken prob
lemlere zm bulmaya almaktadrlar.
Teknolojik hayaller, teknolojik dlere ilikin son kategori
dir. Teknolojik hayaller, ihtimal dhilinde olmayandan imkn
sz olann snrna dein eitlilik gsteren cretkr ve fantastik
tasarlardr. Bu hayaller, teknoloji uzmanlarnn getiimiz be
yz yl boyunca yaratc etkinliklerinin hayal ynlerinin en
abartl ksmlarn ifade etmek amacyla kullandklar aralar
dr. Ama bu hayalleri, bilim kurguyla kartrmamaya ok dik
kat etmeliyiz. Temelde edeb veya popler imgelemin deil,
teknolojik imgelemin yaratmlar olan bu hayaller, tahmin y
rtme ve patentten daha nce var olan oyunun abartl biimle
ridir (ekil III.3).
lk teknolojik hayaller, 15. yzyla kadar uzanmaktadr ki
bu tarihte ilk kez, o zamanlarn mevcut teknolojinin tesine ge
en makineleri kapsayan bilimsel incelemeler yaplmaya balan
mt. Ama bu makineler mevcut teknolojiden ylesine uzakt ki
teknik ayrntlarnn eksiksiz olarak resmedilmesi imknszd.
Bu konuda yaymlanan ilk bilimsel incelemelerden biri de, ier
dii fantastik sava makineleriyle nl olan, Conrad Kyeserin
Bellifortis (1405) adl kitabyd. Ayn trdeki dier kitaplar gibi
Belli'fortis?te resmedilen makinelerin de gerekten yaplabile
cekleri dnlmyordu.

G eorge Basalla

115

Rnesans dneminin en nl hayal makineler koleksiyonu


ise, 19. yzyl sonlarna dein halka aklanmamt. Bu kolek
siyon, Leonardo da Vincinin (1452-1519) taslaklar izdii
defterinde gzlerden rak kalmt. Leonardonun izimleri, bu
gne kadar retilmi olan hayal makinelerin en iyi rneklerin
dendir. Bu izimler arasnda uan makineler (hem enerjiyle a
lan hem de serbest uan), paratler, zrhl tanklar, dev tatar
yaylar ve mancnklar, kk bir sava gemisi, ok namlulu si
lahlar, bir buhar makinesi ve bir buhar topu bulunmaktadr.
Leonardo ayrca yandan arkl gemiler, dalg giysileri, eitli
kanal temizleme tekneleri ve yayla alan kunda motorlu
bir vagon tasarlamtr. Bunlarn ou, gsterildii ekilde a
ltrlamamtr ve ancak ok az, kendilerinden sonra gerek
leen teknolojik bymeyi etkilemitir. Bununla beraber, byk
bir teknik dehann dnce yapsn ve Bat uygarlnn temel
niteliklerinden biri olacak olan teknolojik bolluu anlamamz
olanakl klarlar. Bildiimiz kadaryla Leonardonun fantastik
yaratmlar, btn dnyada bulunabilecek bu tr bir kapsam ve
yaratcln ilk rnekleridir. Leonardonun ou zaman yanl
yanstlan teknik baarlar, gerek deerlerinden tr vgy
hak etmektedirler; bunlar birka yeni makinenin mavi kopyas
veya gelecekteki teknolojinin grnmne ilikin doru tah
minler olarak grmememiz gerekir. Leonardonun teknik baa
rlar, giriimin doasnda bulunan potansiyele ilikin zgn
akl yrtmelerdir ve mkemmel bir hayal gcnn rnleridir.
Da Vinci, hayal teknolojik projeleri konusundaki ynelim
leri asndan deil ama dehasnn bykl asndan esiz
dir. Teknoloji, karmak ve etkileyici bir ekilde gelitike ve
yeni enerji kaynaklar gelitirildike projeler ve tasarmlar da
yzyllar boyunca oalmay srdrmlerdir. Teknolojik ha
yallerin glerini ve poplaritelerini yitirmekte olduklarna ili
kin hibir kant yoktur. Teknolojinin 18. ve 19. yzyllarda
kendisini destekleyenlere vaadettii topik toplumu getirmede
baarsz olmasna ve 20. yzyl teknolojisiyle birlikte yakndan

116

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

saptanan evre kirlilii, nkleer sava gibi ciddi problemlerin


varlna karn teknolojik hayaller retilmekte ve halk byle
meye devam etmektedir.

ekil III.3. Kunda motorlu bir Rnesans tat. On fantastik sava ara
basndan biri; bu sava arabalarnn hepsi de insan enerjisiyle alyordu
ve farkl, gelikin bir yay dzenei ieriyordu. Bu tatlar, I. Maximiliana
(1526) adanan tahta gravrlerde resmediliyorlard. Kaynak: Hans Burgkmair, The triumph o f Maximilian 1 (I Maximilianen Zaferi; New York,
1964), s. 93.

G eorge Basalla

117

Popler basn hi durmakszn mhendislerin, bilim adamlar


nn ve teknoloji uzmanlarnn vaatleriyle dolup tamaktadr. Bu
kiiler, bilgisayarlarn, robotlarn, uzay gemilerinin ve daha bir
ok yeniliin sradan insanlarn beklentilerini fazlasyla aan
byk teknolojik ilerlemeleri olas klacan iddia etmektedir
ler. n kazanma veya itibar salama amacyla bu tr iddialarn
kullanldna sk sk rastlansa bile bu tr eilimlerin yanstt
birey daha vardr: nsanlar, teknolojinin yararna teknolojik
olabilirlikle oyun oynamaktan byk bir haz alrlar.
m knsz M akineler
Gelecekte yaanacak bir teknolojik atlmn, artc ya da he
yecanlandrc teknolojik dlerin gereklie dntrlmesini
kolaylatrma olasl her zaman iin vardr. Ama yine de, im
knsz makinelerin mevcudiyeti ve etkinlik tarz, teknoloji ala
nnda gelecek zamanlarda kaydedilecek gelimelerle asla dei
tirilemez; nk bu gelimeler temel bilimsel yasalara kar k
maktadr.
Daimi hareketli aletler muhtemelen en yakndan tandmz
imknsz makinelerdir. Mekanikiler, bin be yz yl akn bir
sredir dzgn malzeme kullanldnda, dzgn yapldnda
ve doru yalandnda daima almas beklenen makineler ta
sarlamakta ve yapmaktadrlar. Bu tr aletlerin genellikle faydal
iler yapmas ve kendi almalarn salayan enerjiden daha
fazlasn retmeleri istenir.
Fazladan bir enerji kaynann yardm olmakszn srekli
olarak kendi ekseni etrafnda dnen tekerlek, daimi hareketli
aletlerin en bilindik rneidir. Kendi kendine hareket eden te
kerlek, eski Sanskrit inceleme Siddhanta Ciromani&z (MS
400-50) tanmlanmtr. Ayrca, Villard dHonnecourtun izim
kitabnda tekerlein 13. yzyla ait bir resmini grebilirsiniz.
Villardn tasarlad alette, bir tekerlein ispitine birbirlerini
dengelemeyecek sayda ar ekiler balanmtr. Bu ekiler

118

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

yle bir yerletirilmitir ki tekerlek srekli dengesiz bir ko


numda kalarak hi durmakszn hareket etmektedir.
Teknolojik hayal gcnn daha birok farkl gsterimine
tank olan Rnesans, daim hareketli aletlerin icat edilmesi iin
olduka uygun bir dnemdi. Rnesans dneminde icat edilen
daimi hareketli aletler, kavramsal adan fazlasyla gelikinlerdi.
Szgelimi, bu aletler enerji kayna olarak suyun, havann veya
yerekimi kuvvetinin kullanlmasyla altrlabiliyorlard ve
hepsi de, kapal devir hareketi anlayyla tasarlanmlard. r
nein bir su arkna aktlan suyun srekli akyla retilen
enerji, suyun kesintisiz olarak su arkna ykselmesini salayan
pompay altrma amacyla kullanlyordu. Kesintisiz hareke
tin kullanlmasyla birlikte baz mucitler, bir un deirmenindeki
makineleri altrma amacyla veya baz baka ilevsel amalar
la kullanlabilecek byk bir enerjinin retileceini vaadettiler.
Aletin ilk aamada almasn salayacak snrsz bir serbest
enerji gibi bir nimetin insanla vaadedilmesi sonucu, daim ha
reket birok teknoloji uzman iin heyecan verici bir serven
niteliine brnd (ekil III.4.).
Daimi harekete duyulan ilgi 18. yzyl boyunca artmaya de
vam etti. 19. yzylda elektriin ve manyetiin yeni yeni kefe
dilmeye balanan glerinin yan sra geni apta dikkat eken
birok yeni makinenin icat edilmesiyle birlikte bu ilgi de zirveye
ulamtr. Ayrca, buhar enerjisinin endstrinin ve ulam sek
trnn geliiminde stlendii nemli roln de bu ilginin art
masnda pay olmutur. 1855 ile 1903 yllar arasnda ngilte
rede daima hareketli aletlere be yzn zerinde patent veril
mitir. Bu yllar boyunca Amerika Birleik Devletlerinde de
benzer bir dalgalanma yaand. Endstrileme, tasarmlarnda
ve icatlarnda daimi hareketi kullanan kiilerin amalarna yeni
bir boyut kazandrmt: Bundan byle bu kiilerin makineleri,
kmr ve petrol gibi kstl doal kaynaklara duyulan ihtiyatan
bamsz olacakt.

G eorge Basa lla

119

ekil III.4. 17. yzyla ait bir daim hareketli makine. En stte bulunan
teknenin iindeki su, byk su arknn zerine boaltlyor ve bylece su
arknn, Archimedes burgulu su pompasn (Q) dndrmesi salanyor.
Su pompas ise, suyun daim olarak stteki tekneye kmasn salyor. Su
ark, ayn zamanda en sada bulunan iki bilei tan altryor ve bu
yolla baklarn bilenmesi mmkn oluyor. Kaynak: Henry Dircks, Perpetuum mobile (Daim Hareket; Londra, 1861), ekil 151, s. 40.

120

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

Ironiktir ki tam da birok mucidin topluma snrsz enerji sa


layabileceklerinden emin olunduu bir srada fizikiler de,
enerji korunumu yasalarn formlletiriyorlard. Daim hareke
ti benimseyen kiiler bu yasalar rendiklerinde herhangi bir
aletin, makineye verilen enerji miktarndan daha fazlasn re
tebilmesinin imknsz olduunu anlayacaklard. Ama termodi
namiin birinci ve ikinci yasasnn daimi hareketin imknszl
n aklam olmas gerei, mucitleri dlerinin peine d
mekten alkoymad. Sonuta 1911 ylnda Amerika Birleik
Devletleri Patent leri Dairesi, bundan byle daim hareketli
makineler iin yaplacak btn bavurularn, alan bir model
le birlikte incelemeye alnacan bildirdi. Bununla beraber, dai
m harekete ynelik uzun ve sonusuz aray bugn bile mev
cudiyetini korur. Ar hevesliler iin baz zel mekanizmalarn
veya devrelerin tasarlanabilecei ve alabilen imknsz bir
makinenin yaplabilecei umudu her zaman iin vardr. Ne var
ki bu umudun, fizik yasalar ve teknoloji deneyimiyle eliiyor
olmas, kendilerine meydan okuyan daim hareketi uzun bir s
reden beri inceleyen mucitlerin cesaretini krmamaktadr.
Popler Fanteziler
Edeb veya popler hayal gcnn rn olan hayal makine
ler, mucitlerin ve mhendislerin beyinlerinden hasl olmazlar.
Dolaysyla bu makineler, geni bir olaslklar kmesini tahay
yl etme itkisinin, sadece teknik cemaatin yeleriyle snrl ol
madn gstermektedir.
Popler teknoloji fantezilerinin kkenleri, en azndan 13.
yzyla kadar gtrlebilir. Bu dnemde dnr Roger Bacon, byk gemilerin, krekler ve yelken olmadan da nehirler
de ve denizlerde yzdrlebilecei; hayvanlar ekmeden de
tatlarn kara zerinde hzla gidebilecei; bir kuunkine ben
zeyen kanatlarn rparak havada szlebilen uan makinelerin
yaplabilecei ve insanlarn dalg an kullanarak okyanuslarn
dibini kefedecei kehnetlerinde bulunmutu. Benzer keh

G eorge Basalla

121

netler poplaritelerini Bat dnyasnda uzun bir sre korumu


lardr. 19. ve 20. yzyllardaki endstrileme sreci, hayal r
n teknolojik tahminlere ynelik ilginin bymesine neden ol
mu ve bu ilginin popler sanatlarda kurumsallamasna yol
amtr. Bu sanat trleri arasnda hayal rn makinelerin en
nemli kayna ise hi kukusuz bilim kurgu olmutur. Yazn
alannda nem tayan bilim kurgu rnekleri, Jules Vernein
denizaltlar ve uzay gemileri, H. G. Wellsin zaman makinesi,
Karel Capekin robotlarn ierir. Bir de, modern bilim kurgu
sinemasnn bizlere tantt yldz gemileri ve lazer silahlar bu
lunmaktadr.

ekil III.5. Merdiven kma amacyla tasarlanm bir bisiklet. Bu bisiklet,


Jacques Carelman tarafndan modern tketiciler iin gelitirilmi olan
birok sradan nesneden biridir ve Carelmann Bulunamayan Nesneler
Katalounda resmedilmitir. Bu katalog, mobilya ve ev eyasndan spor
malzemelerine kadar birok farkl rndeki gelimeleri iermektedir.
Kaynak: Jacques Carelman, A catalogue o f unfndable objects (Buluna
mayan Nesneler Katalogu; Londra, 1984), s. 56.

122

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

Hayal rn makineler konusunda bilim kurgu tryle kar


latrldnda nispeten nemsiz grnen ama yine de belirli
dzeyde ilginin uyanmasna neden olan ikinci bir tr bulun
maktadr: Fantastik makineler ieren izgi romanlar. Kanmca
bu tr izgi romanlar, izgi romann ikili ilevi nedeniyle kendi
apnda bir nem tamaktadr. Rube Goldberg (Amerika Bir
leik Devletleri), W. Heath Robinson (ngiltere) ve Jacques Carelman (Fransa), 20. yzyln nemli izgi roman izeridir.
Bu kiiler, izgi romanlar araclyla teknolojik fantezinin re
pertuarn genilettiler (ekil III.5.). Bu kiilerin almalarn
ayrntl bir ekilde incelediimizde komedi ve fantezinin, top
lumsal eletirinin sivri ynlerini gizleme amacyla kullanldn
grrz. nemsiz amalara ulaabilmek iin karmak makine
ler yaratan ve naif bir ekilde insanla ait btn sorunlarn
teknoloji ile zlebileceine inanan endstriyel uygarln sa
malna ilikin ok nemli aklamalar, bu izgilerde gizlen
mitir. Kltrmzde teknolojinin fanteziletirilmesi ylesine
ikna edici biimlerde yaplmaktadr ki kendisini ortaya karan
teknolojik zengilikle alay etmek iin bile kullanlabilmektedir.
Popular Science, Science and Mechanics, M echanix Illustrated ve Popular M echanics gibi dergiler araclyla srdr
len bilimsel/teknik gazetecilik, fantastik makinelerin yazn ala
nndaki kullanmnn bir dier rneidir, iinde bulunduumuz
yzyln dnm noktasnda ortaya kan ve seslenecei hedef
kitle olarak ii snfn seen bu dergiler, evde gelitirilen ci
hazlar, uygulamal proje planlar, teknolojik ngrleri ve tek
noloji kapsamnda vaadedilen topyalar ieren garip bir kar
m sunarlar. Getiimiz on-on be yllk dnemde topyac
hayaller, O mni gibi kue kda baslm, pahal popler bilim
dergilerinde yeniden canland. Bu tr dergiler, bilim olgusunu
kurgu ile birletirdiler ve st dzey bir eitim alm uzman oku
yuculara seslendiler. Bununla beraber, seslenilen okuyucu han
gi snftan olursa olsun popler bilim gazetecilii, teknolojik fan
tezileri olduka geni bir okuyucu kitlesine iletmeyi srdrd.

G eorge Basalla

123

Fantezi, oyun ve teknolojiye ilikin aratrmamz, teknoloji


ve deiim konularnn daha kapsaml bir biimde anlalmas
na katkda bulunacak drt genel sonuca yneliyor: lk olarak
teknolojik hayal gc veya imgelem fazlasyla zengindir; biyo
lojik veya ekonomik gereksinim olgusuyla kstlanabilmesi ok
gtr ve olas olmayan ile imknsz tasarlarken genellikle us
salln snrlarn aar. Dourgan teknolojik hayal gleri,
ok fazla sayda yeni rn yaratrlar ve toplum bu yeni rnler
arasndan ayklamalar yapar.
kinci sonu, teknolojinin fanteziletirilmesidir ki yaygn bi
imde yaplan bu fanteziletirilme, ncelikle Bat kltrne ait
bir olgudur. Bu kitapta verilen rnekler, asla Avrupal ve Ame
rikal kaynaklar zerinde younlaan kastl ve ayrlk bir an
layn rn deillerdir. Ne var ki, dier byk uygarlklarn
kaytlarndan yararlanarak kyaslamaya ak bir rnler kme
sinin oluturulmas imknszdr. Bu Bat hegemonyasnn ne
denleri ise hibir surette kesin deildir; ama fanteziletirilme
sreci ve bu srecin sonular, keyf olarak seilmitir. Belki de
teknolojik fantezilerin Bat toplumlarmm btn dzeylerindeki
ortaya kn, Rnesans dnemi boyunca nem kazanan belir
li deerlere atfedebiliriz. Bu deerler ise, laiklik, ilerleme d
ncesi ve doann hkimiyetidir. IV. Blmde bu konular ay
rntl olarak ele alacaz.
Aratrmamzn ulat nc sonu ise u: Teknolojinin
fanteziletirilmesi, teknoloji uzmannn toplumsal rol, meslek
konumu, eitimi ve kiiliinin yeniden deerlendirilmesini ge
rektirmektedir. Teknoloji uzmanna baktmzda, toplumun
gereksinimlere ynelik arsna sorgusuz sualsiz yant veren
ve hayal gcnden yoksun bir grevli yerine toplumun ihtiya
duyduundan ve hatt istediinden ok ama ok daha fazlasn
sunmaya eilimli hayalperest bir kiilikle karlarz. Bu ikinci
imaj nemli ilere imza attnda toplum, birinci imaja sk sk
ya tutunmaya kalkrsa ciddi bir yanl anlama sz konusu ola
bilir. Bununla ilgili yakn tarihli bir rnek verelim: Nkleer ener

124

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

jiyi destekleyen teknik kurulularn, aslnda teknik ynden ca


zip bir enerji biimine heveslendiklerinde, nkleer enerjinin
maliyetlerine, faydalarna ve sakncalarna dair gereki ve nes
nel bir deerlendirme yaptklarna inanrsak, tavsiyelerine uy
duumuzda muhtemelen ciddi sorunlarla karlarz.
Drdnc olarak u sonuca ularz: Teknolojinin fanteziletirilmesi, iki ucu keskin bir klca benzer. rnlerin eitlili
ine katkda bulunmasna ramen teknolojik deiimin kendi
bana ve kendi adna iyi olduunun sorgulanmakszn kabul
edilmesini destekler; bylece, ou toplumsal sorunun z
mnn yeni teknolojiler kmesinde bulunabilecei ynnde
hatal bir dn ebediletirir.
Yaratc etkinlikte fantezinin nemli bir unsur oluturduu
anlay, teknoloji alannda yeniliin daha geleneksel bir kayna
na odaklanmamz salar: Bilgi, bir rn biimine brnebilir
veya bir rnn bir yerden ya da bir kltrden dierine aktar
lan temsili veya fikri olabilir; nc olarak da, yeni trden
eyler retme olanaklarn genileten bilimsel ilerlemelerde cisimleebilir.

Bilgi: Teknolojinin Aktarm


Hibir toplum, en azndan teknolojisinin baz ynlerini dar
daki bir kaynaktan dn almayacak denli yaltlm ve kendine
yeterli deildir. Normal iletiim biimlerine dhil olan insanlar,
yeni teknikler ve yeni rnlerle ilgili bilgileri birbirlerine aktar
makla ykml olduklar iin, genel kltrel temaslar, teknolo
jiyle ilgili bilgilerin bir kltrden dierine aktarlmasn sala
yan en eski aralardr. Bu temaslar keif, seyahat, ticaret, sava
veya g gibi olgularn sonucu olarak gerekleebilir. Bu olgu
larn hepsi de, ilgili taraflarn yeni teknolojik olanaklarla kar
lamalarn salar. Bir kltr iin geleneksel bir uygulama olan,
farkl bir toplumsal balamda nemli bir yenilik veya icat ola
rak grlebilir.

G eorge Basalla

125

Baz durumlarda bir yeniliin ortaya karlmasndan so


rumlu olan kiilerin tarihlerle birlikte kesin olarak belirlenmesi
mmkndr. Szgelimi, 25 Austos 1543te Portekizli ma
ceraperest, Japonyaya ayak basan ilk Avrupallar olmulard.
Yolculua karken yanlarna, ilk kez 16. yzyl balarnda Av
rupada retilmi olan iki adet uzun fitilli, azdan dolmal t
fek almlard. Japonlar silahlar tanmyorlard ve bu ilkel
ateli silahlardan ylesine ok etkilenmilerdi ki onlar hemen
satn aldlar; sonra da, bu ateli silahlar taklit etmeleri iin l
kedeki kl yapmclarn grevlendirdiler. On, on be yl kadar
ksa bir sre iinde de btn Japonya, ateli silahlarn niteliini
tamamen deitirecek olan tfeki ustalaryla doldu. Japonya
da birbirleriyle savaan feodal gruplar, kllarndan ve mzrak
larndan daha stn silahlar bulmaya can atyorlard ve silah
larla ilgili bu gelimeleri can gnlden destekliyorlard. 1560
ylyla birlikte Japon fitilli tfekleri, sava alannda dzenli ola
rak kullanlmaya baland ve 1575 ylnda bu tfekler, Japon ta
rihinin en byk asker mdahalelerinden biri olan Nagashino
Savanda belirleyici rol oynadlar. Japonlar, ateli silahlarn
kullanm asndan ge kalm olabilirler; ama byk apl si
lah retimini balatan ve silahlarn hzla asker stratejilerle b
tnletirilmesini salayanlar da yine Japonlar olmutur.
Dier teknolojik aktarmlarn kkenleri veya bu aktarmlarn
failleri ateli silah teknolojisinde olduu gibi doru ve kesin bir
biimde saptanamaz. Szgelimi, yel deirmenlerinin Ortaa
Avrupasnda mevcut olan enerji kaynaklarna nemli bir katk
olduunu syleyebiliriz, ama bu deirmenlerin kkenleri aydn
la kavuturulamamtr. Dikey eksenli yel deirmenleri, yak
lak olarak MS 7. yzyl sralarnda randa kullanlyor olabi
lirdi; buna karn 12. yzylda Avrupada rastlanan ilk yel de
irmenleri, yatay eksenliydi. Acaba teknolojinin yaylmas, ek
senin dey dzlemden yatay dzleme dnmesini mi gerek
tirmiti? Yoksa yatay eksenli yel deirmenleri Avrupallar tara
fndan doulu benzerlerinden bamsz ekilde mi icat edilmi

126

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

ti? AvrupalIlarn yel deirmenleri yatay eksenli su arklarnn


yaygn olarak kullanlmasndan sonra ekillenmi olabilir miy
di? Elimizde bu sorularn yantlarna ilikin hibir veri bulun
muyor.
Em peryalizm
Emperyalizm ve kolonileme, teknolojinin yaylmasna yol aan
zel kltrel temas biimleri arasnda byk bir neme sahip
tir. Bu iki durum sz konusu olduunda, alc konumda bulu
nan kltrn, emperyal glerce sunulan teknolojiyi kabul et
memesi ynnde fazla seim ans yoktur. Emperyal glere ait
teknolojinin kltre dhil edilmesi her zaman zararl sonular
dourmaz. Ingiliz egemenlii altnda bulunan Hindistan, em
peryal bir gcn, istediinde ve bunu gerekletirme kapasite
sine sahip olduunda, en son icatlar kolonilerine tamay ter
cih edebileceinin en iyi rneklerindendir.
Hindistan ynettikleri iki yz yl boyunca (1740-1947)
ngilizler, maddi kltrlerinin hemen hemen btn zelliklerini
Hindistana tadlar. rnlerin ou, Hindistanda yaayan
Ingiliz asker ve sivil personel ve bunlarn aileleri iin getiril
miti; ama bu rnler arasnda bulunan nemli icat, Hindis
tan halknn hayatnda kalc ve geni bir etkiye sahip olmutu.
Bu icatlar unlard: Buharl gemi, demiryolu ve elektrikli telg
raf. Baka yollarla getirilmi olsalard bu icatlarn hibiri, Hin
distana ierdikleri kapasitelerle gelmeyeceklerdi.
1801 ylnda Charlotte Dundas adl buharl rmorkr, Forth
ve Clyde kanallarn baarl bir ekilde getiinde ngilterede
buharl deniz tamacl da balam oldu. Buharl gemi, Hin
distan kara sularna ilk kez bu tarihten on sekiz yl sonra girdi.
Bu, ngilizler tarafndan bir prens iin yaplm kk ve gzel
bir gemiydi. ok ksa bir sre sonra Kalkta limannda buharl
rmorkrler zerine deneyler yaplmaya baland ve 1824 yln
da buharl nehir vapurlar, ngiliz-Burma sava srasnda Bur
maklarn malup edilmesinde belirleyici bir rol oynad. Hindis

Gerge Basalla

127

tanda yaayan baz ngilizler, Hindistan ile ngiltere arasndaki


mesafeyi ksaltacak biimde okyanusu geebilecek buharl ge
miler icat edilmesini sabrszlkla bekliyorlard. Dierleri ise,
Ganj nehrinde lkenin i blgeleri boyunca yolcu ve eya ta
yacak buharl gemi filolarnn hayalini kuruyorlard. Ganj bu
harllar yapld ama nehri geerken karlalan sorunlarn s
tesinden gelmenin ok zor olduu da hemen anlald. Yk ve
yolcu tama fiyatlar yeterli sayda mteriyi cezbedecek denli
dk deildi. Sonuta sunulan bu hizmet ksa sre iinde so
na erdi. Bu srada nehir gemilerinde alan binlerce Hintli de
iinden oldu. Ne var ki bu sorunlara karn milyonlarca Hintli,
yelken veya krek kullanlmakszn nehir zerinde yol alan
buharl gemileri hayretler iinde izlemilerdi. ngiliz egemenli
inin dehasnn ve teknik kaynaklarnn ok daha etkili bir ka
nt olan demiryolu, stn ngiliz teknolojisinin bir sembol
olarak ok ksa bir sre sonra buharl geminin yerini alacakt.
Hint demiryolu sisteminin yapm, bir koloni gc tarafn
dan gerekletirilmi olan en byk teknolojik projelerden biri
dir. Zaman, igc ve para asndan devasa yatrmlar gerek
tirmitir. Bu proje iin sadece 1845 ve 1875 yllar arasnda
doksan be milyon ngiliz Sterlini harcanmtr ve dnyadaki
drdnc byk demiryolu sistemidir. 1863 ylnda sona eren
ilk yapm aamasnda yaklak olarak krk bin kilometre uzun
luunda ray denmitir. Demiryolunun yapm, 1936 ylnda
toplam yetmi bin kilometre uzunluunda ray denene kadar
srmtr. Buharl gemiden farkl olarak demiryolu, Hint hal
knn ucuz ve hzl ulam sorununun zme kavuturulma
snda baarl olmutur. Ulam ve tamaclk sisteminde bu
gn bile nemli bir balant olma zelliini korumaktadr.
Byk bir demiryolu ebekesi, bir telgraf sisteminin destei
olmakszn emniyetli ve verimli bir ekilde ileyemez. Bu yz
den, Hint demiryolunun yapm srasnda 1854 ylnda Kalkta
ile Agra ehirleri arasnda on bin kilometre uzunluundaki
ilk telgraf hatt ekilmitir. Ancak Hint telgraf sisteminin faali

128

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

yete gemesi, Samuel F. B. Morseun 1844 ylnda Washington


Baltimore hattn amasndan sonra mmkn olabilmitir.
1857 ylyla birlikte Hindistanda yetmi bin kilometre uzunlu
unda telgraf hatt ekilmitir ve bu tarihten sekiz yl sonra
Hindistan ile ngiliz adalar arasnda bir dizi kara ve deniz alt
kablolar denmitir. Her ne kadar telgraf, balangta demir
yolu tamaclyla bitiik olarak grlse de ok ksa bir sre
iinde enformasyon aktarm asndan ok daha faydal bir
ara olduunu kantlamtr.
ngilizlerin, Avrupa ve Amerika Birleik Devletlerinde icat
edilmelerinden ok ksa bir sre sonra buhar gemisini, demir
yolunu ve telgraf, Hindistana getirmelerine neden olan unsur
kesinlikle 'zgecilik deildir. Kara ve su zerinde buharl ula
m ngiliz asker kuvvetlerinin hareketini kolaylatrm, ngiliz
fabrikalarna hammadde nakliyatn hzlandrm ve ngilterede
iml edilen rnlerin Hindistan pazarna sunulmasn abuklatrmtr. Telgraf da, Hindistanda ynetimde bulunan ngiliz
hkmetinin egemenliini glendirmi ve Londra ile yakn
iliki iinde bulunmasn salamtr. Bu iddialarn gereklii
nin kabul edilmesinden sonra onaylanmas gereken ikinci bir
olgu bulunmaktadr ki bu da, Bat teknolojisinin aktarmnn,
emperyalist amalara hizmet etmekten ok daha fazlasn yap
m olduudur.
Yeni teknolojilerin Hindistana tanmasna yardmc olan
baz Ingilizler, modern makinelerin uygarlatrc etkisine ma
ruz kalan bir halkn kaderinin kesinlikle bar, iyi niyet ve re
fahla sonulanacana inanyorlard. Dier taraftan Karl Marx,
farkl bir gelecek tahmininde bulunuyordu. Marxin varsaym
yleydi: Demiryolunun yapm tamamlandktan sonra Hindis
tan halk demiryolunu, kendi doal kaynaklarn (kmr ve de
mir gibi) kullanmak, modern bir ulus olmak ve ngiliz basksn
dan kurtulmak iin ihtiya duyduu gc kazanmak amacyla
kullanacakt.

G eorge Basalla

129

Her iki gr de doru deildi. Hindistann toplumsal ha


yat ve ekonomisi bu bulular sayesinde kkten bir dnm
geirmemiti. Sonuta olan ey, Hindistan halknn dier Asya
toplumlarmdan daha nce Bat teknolojisiyle tanm olmasy
d. rnein, Hint demiryolu, Japon demiryolundan yirmi be
yl, in demiryolundan da otuz yl nce faaliyete gemi bulu
nuyordu. Hintliler, ilk pamuk fabrikalarn 1851 ylnda am
lard; Japonlar ise bunu ancak bundan on be yl sonra baara
bildiler.
Hintliler, bu yeni teknolojilerin emrine verilmemilerdi bel
ki, ama en azndan kendilerini Bat teknolojisinin d yrnge
sine getiren kk iler yapmalarna izin verilmiti. Bu dene
yim, Hintlilerin modern makinelere duyduklar ilginin artmas
na ve Batnn yenilik, deiim ve ilerleme dnceleriyle tan
malarna yol at. Hintliler en sonunda 1947 ylnda kendilerini
ngiliz ynetiminden kurtardklarnda endstriyel uluslarn ko
numuna ulamak iin btn gayretlerini sarfettiler.
G
Teknolojinin ikinci yaylma tarz, hnerlerin ve rnlerin g
eden insan kmeleriyle birlikte aktarlmasna baldr. Bu olgu
nun klasik rneklerinden biri, XIV. Louisnin 1685 ylnda
Nantes Fermamm feshederek yaklak yzyllk bir sre bo
yunca geerli olan dinsel bir hogry ortadan kaldrmasn
dan sonra iki yz bini akn sayda Fransz Protestann (Huguenot), yaad topraklardan g etmeye zorlanmasdr. Arala
rnda, zanaat ve ticaret alannda geni bir yelpazeyi kapsayacak
biimde hnerli ve uzmanlam iiler bulunan bu Fransz
Protestanlar, bylece yeteneklerini ve teknik bilgilerini ngilte
re, rlanda, Hollanda, Almanya ve svireye tadlar. Bulular
bu lkelerde tekstil endstrisinde yaplan deiikliklere, zellik
le de ipek, kadife ve dantel imlatna katklarda bulundu; ayrca
giysi retimindeki deiikliklere de katklarda bulundular; giysi
alannda zellikle apka, orap, eldiven ve kurdele retimini

130

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

deitirdiler. Bunlardan baka, ince kt ve dkme cam imla


tnn ilerlemesini de saladlar.
G ihtiyacnn, Fransz Protestanlar rneinde olduu gibi
byk, dramatik ve kapsaml olmas gerekmez. Teknolojik ya
ylmann failleri, az sayda bilgili kii olabilir. zellikle 19. yz
yl ortalarndan nce bu durum geerliliini koruyordu; nk
yaymlanan teknik izimler ve metinler, yaygn olarak elde edi
lemiyordu. O dnemlerde koullarn byle olmas nedeniyle ki
inin yeni bir makine hakknda bireyler renebilmesinin en
iyi yolu, dorudan makineyi icat eden ve altran kiilerle grmesiydi.
ngilterede yaygnlamaya balamasna ramen 1748 yln
da Amerika Birleik Devletlerinde ilerlik gsteren hibir bu
har makinesi yoktu. New Jerseyli Albay John Schuyler, sahip
olduu bakr madenlerinden su pompalamak amacyla bir
Newcomen makinesi kullanmaya karar verdiinde, buhar ma
kineleri iml etme konusunda uzmanlam olan nl bir ngi
liz mhendisler ailesine, Hornblowerlara mracaat etmiti.
Makinenin paralar ngilterede bir araya getirildi ve gen Josiah Hornblower ile birlikte Amerika Birleik Devletlerine gn
derildi. Josiah Hornblower, 1753 ile 1755 yllar arasnda Albay
Schuylerin madenlerinde paralarn monte edilmesi iini st
lendi. Bylece ngiliz buhar makinesi, Amerika Birleik Devlet
lerinde buhar an resmen balatm oldu.
Amerikallar, ilk buhar makinesinin yapmnda ve altrl
masnda ngilizlerin teknik yardmn almaya ihtiya duyan tek
ulus deillerdi. Hem Newcomenin atmosferik buhar makinesi
hem de Wattin buhar makinesi, uzmanlam ngiliz makine
yapmclarnn dzenli olarak baka lkelere gnderilmesi ara
clyla dnyaya yaylmtr. Bu lkeler arasnda Almanya,
Fransa, Hollanda, spanya, Avusturya, sve, Belika, svire,
Macaristan, talya, Danimarka, Portekiz ve Rusya bulunmak
tadr. Daha uzak ve daha az endstrilemi lkelerin bazlarn
da ngiliz uzmanlar, lkelerinde rastladklarnn tersine yerel

G eorge Basalla

131

halkn mekanik hnerden yoksun olduunu grmlerdir.


Szgelimi, 1855 ylnda Rusyadaki Boulton ve Watt irketinde
alan bir grevli, montajn yeni bitirmi olduu bir makine
nin Ruslarn beceriksizlii yznden zarar grmek zere oldu
u uyarsnda bulunmutur. Yine bir ngiliz uzman 1789 ylna
ait bir tutanakta yle yazm: talyanlar, imdiyi kadar gr
dm en cahil halk... Makinelere dair hibir ey bilmiyorlar2
Ama neyse ki Avrupallar, on on be yl iinde makineler hak
knda ok fazla ey renmeye baladlar. Bu, 18. yzyl boyun
ca ve 19. yzyln balarnda buhar makinelerini kurmak iin
lkelerine gelen ngiliz teknisyenleri sayesinde gereklemiti.
Hemen hemen ngiliz teknisyenlerin Avrupada Boulton ve
Watt makinelerini ina etmeleriyle ayn sralarda baka bir ngi
liz teknik cemaati de, ngiliz tekstil teknolojisini Amerika Birle
ik Devletlerine aktaryordu. 18. yzyl sonlarnda ngiliz h
kmeti, tekstil endstrisindeki teknolojik bulularn milli refaha
yapt katklarn farkna varmt. Bylece 1781 ylnda tekstil
endstrisiyle ilgili yeni bir yasa kartlarak tekstil imlatnda
kullanlan herhangi bir makinenin, buhar makinesinin, aletin,
basknn, kdn, ilevsel bir aracn veya alet takmnn ve ayr
ca herhangi bir modelin veya plann... para veya paralarn
lke dna ihra edilmesi ak ve kesin bir biimde yasaklan
yordu.3 Bu srada Amerikallar, Atlantik kys boyunca anava
tanlaryla aralarndaki btn politik balar koparp bir tekstil
endstrisi yaratarak ekonomik bamszlklar kurmaya al
yorlard ve kendilerine yasaklanm olan ngiliz teknolojisini
kullanmaktan kanmyorlard.
2 Jennifer Tann ve M. J. Breckin, The international diffusion of the
Watt engine, The Econom ic H istory R eview 31 (Watt Makinesinin
Uluslararas Yaylm; 1978), s. 557.
3 David J. Jeremy, British textile technology transmission to the U ni
ted States: the Philadelphia region experience, 1770- 1820, B usiness
H istory R eview 47 (ngiliz Tekstil Teknolojisinin ABDye Aktarm:
Philadelphia Blgesi Deneyimi; 1973), s. 26.

132

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

Amerikallar, tahta ve maden filizi bakmndan byk bir


kaynaa sahip olmann yan sra, bu kaynaklarn makine para
larna dntrlmesi iin ihtiya duyulan yetenekli zanaat ve
teknisyenlere de sahiplerdi. Eksik olan tek ey, tekstil makine
lerini tasarlayacak tasarmclar ve bu makinelerin nasl ayarla
nacan, kontrol edileceini ve onarlacan bilen iilerdi; bylece bu koullarn salanmas halinde, yerel pamuk ve ynden
yeterli miktarda kaliteli iplik ve giysinin retilmesi mmkn
olacakt. Bu makineleri monte etme ve kullanmada deneyimli
kimse olmamas durumunda gerek makinelere sahip olmann
da bir anlam kalmayacakt. Birok nemli tekstil makinesinin
ngiltereden monte edilmemi bir ekilde Philadelphia ya ka
ak olarak getirilmesinden sonra 1783 ylnda Amerikallarn
kar karya kald gerek ite bu olmutu. Bu makineleri
monte etmek iin, para bulunamayan drt ileli yldan sonra
bu makineler ngiltereye geri gnderildi.
ngiliz tekstil makinelerinin Amerika Birleik Devletlerine
nakledilmesi konusu zerine akademik almalarda bulunan
David J. Jeremy, 1812 ylndan nce tekstil makinelerinin yazl
metinlerde tanmlanmamalar ve resmedilmemi olmalar nede
niyle, makinelerin nakliyle ilgili ilk giriimlerin zorlatna dik
kat ekiyor. Tekstil makinelerine ilikin eksiksiz bilgilerin ki
taplarda yer almasna dein yirmi yl akn bir sre gemitir.
Bu koullar altnda Amerikallarn bavurabilecekleri son are,
ngiliz zanaatlarm Amerikaya g etmeye tevik etmek ol
mutu; bylece gmenler beraberlerinde makineleri, paralar,
planlar veya mmknse modelleri getireceklerdi. Baz durum
larda hafzada sakl tutulabilen bir plan yeterli olacakt; ama ta
bii ki kiinin makinenin ileyii hakknda salam bir bilgiye sa
hip olmas koulunda. Tekstil teknolojisinin baarl bir ekilde
aktarm, deneyimli ve uzmanlam ngiliz gmen zanaatla
rn dilsel olmayan bilgilerini uygulamaya geirebilmelerine ve
Amerikal imlatlar iin makineler retebilmelerine dein
eksiksiz olarak tamamlanamamtr.

G eorge Basalla

133

Pratik Bilgi
Teknolojinin tmn szcklere, resimlere veya matematiksel
denklemlere aktaramayacamz iin deneyim yoluyla kazand
pratik bilgilere sahip teknisyen, tpk 18. yzyl tekstil makineciliinde veya 20. yzyl bilgisayarlarnda olduu gibi her za
man iin teknik yeniliklerin yaylmasnda nemli bir role sahip
olacaktr. Her ne kadar modern teknolojinin byk bir blm,
kitap sayfalarndan, makalelerden, inceleme yazlarndan ve pa
tentlerden sabrla toplanabilse de, rnlerin dorudan doruya
ilk elden incelenmesi gerekmektedir. Dier bir deyile, ncelik
le yeni teknolojiler hakknda bilgi sahibi olan kiilerden szsel
olarak edinilen bilgilerin ve alc konumda bulunan ekonomi ve
kltre dhil edilen icatlarn aratrlmas gerekmektedir.
Teknolojinin aktarmnn, kitaplarda basl szckleri aan
bilgiye ne lde baml olduunu, talyan ipek ibriim maki
nelerinin ngiltereye gelmesine ilikin 18. yzyl aklamalarn
da ve 20. yzylda transistrn Amerika Birleik Devletlerinden Japonyaya yapt yolculukta aka grebiliriz. Bunlardan
ilki, endstriyel casusluun bir rneidir; kincisi ise, bir patent
lisansnn hukuksal olarak satn alnmasna rnek tekil eder.
ngilteredeki ipek retiminin kkenleri, 17. yzylda ipek
dokumacs Fransz Protestanlarn ngiltereye g etmesine
kadar uzanr. pein dokunmas, yeni endstrinin Fransz k
kenli kurucular iin hibir sorun oluturmuyordu. Buna kar
n, dzgn bklerek ibriim yaplm ipein bulunmas nemli
bir sorundu. ngilterede elle bklen ipekten elde edilen ibri
im olduka diydi ve talyadan ithal edilen ince ipek ibriim
de ok pahalya ml oluyordu. Henz yeterli olgunlua erime
mi olan ngiliz ipek endstrisi eer bymeyi gerekten isti
yorduysa, daha kaliteli ipek ibriimi daha ucuza reten talyan
larn kulland suyla alan ipek ibriim makinelerini ele ge
irmesi gerekiyordu. talyanlar bu makinelerin ileyi mekaniz
masn bir devlet srr olarak saklyorlard ve Sardunya Krall
nn yasalarna gre ipek imlathanelerinin ileyi biimlerinin

134

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

ifa edilmesi lmle cezalandrlabilirdi. Byk bir kskanlkla


ipek ibriim makinelerinin srrn korumu olmalar gereine
ramen talyanlar, bu makinelerden birine ait ayrntl oyma
resmin, Vittorio Z oncan m Teatro nuovo di machine et edificii
(Makinelerin ve Binalarn Yeni Tiyatrosu) adl kitabnda 1607
ylnda yaymlanmasna izin vermilerdi (ekil III.6.). kinci ve
nc basks 1621 ve 1656 yllarnda yaymlanan bu kitap,
Oxford niversitesinin Bodleian Ktphanesinde ngiliz oku
yucularn dertlerine are buldu. Sonuta Zonca, kitabnda ma
kineyi aka gstermi olsa bile ngiliz ipek imlathanelerinin
sahipleri, makinenin benzerini yapamadlar. Bunun bir nedeni,
karmak bir makineyi yapmak iin gerekli olan ilgili bilgilerin
tmnn, resimsel biimde ifade edilememesinden kaynaklan
yordu ki bunun yaplabilmesi neredeyse bugn bile imknsz
dr. 17. yzyl oyma resimleri iin geerli olan bu durum, en
baarl modern mhendislik izimleri iin de geerlidir. Resmi
izilmi bir makinenin eksiksiz yorumu, yalnzca gerek maki
nenin yapmna ve almasna ilikin ayrntl pratik bilgiye sa
hip kiilerce yaplabilir. Bu nedenle Zoncanm illstrasyonu, tal
yan ipek iplik imlatlarnn titizlikle sakl tuttuu srlar asn
dan hibir tehlike iermiyordu.
1702 ylnda ngiliz Thomas Crochettin ipek bkme ile
mini mekanikletirmeye ynelik baarsz giriiminden sonra
Londral bir tekstil tccar, makineyle ilgili bilginin talyanlar dan alnmas gerektiine karar verdi. ngiliz tekstil dokumacs
ve tccar bir aileden gelme ve mekanie kafas basan John
Lombe, bu ii yerine getirmesi amacyla 1715 ylnda talyaya
gnderildi. ki yl boyunca talyada kalan Lombe, bu makineyi
olduka yakndan tanma frsatn bularak sonunda icadn b
tn, paralarn tamam ve makinenin btn alma akam
zerinde kendisini eiterek iyice uzmanlat.4 John Lombeun
4 Carlo M. Cipolla, The diffusion of innovations in early modern
Europe, Com parative Studies in S o ciety a n d H istory 14 (Modern
Avrupann Balangcnda catlarn Yaylm; 1972), s. 47.

G eorge Basalla

135

ekil III.6. Vittorio Zoncann suyla altrlan talyan ipek ibriim bk


me makinesini gsteren oyma resmi. Resmin yer ald blmn bal,
makinenin ileyi biimlerinden bazlarnn daha ak ekilde gsterilece
ini im ediyordu, ama mekanizmann i ileyiine ilikin bir ey belirtmi
yordu. Bu oymann yaymlanmasndan sonra bile talyanlar, yzyldan
daha uzun bir sre boyunca ipek ibriim endstrisini tekellerinde bulun
durmay baarmlardr. Kaynak: Macmillan Yaynevinin izniyle, Alex G.
Kellerin A theatre o f M achines (Makineler Tiyatrosu) adl kitabndan al
narak yeniden yaymlanmtr, s. 38, 1964.

136

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

ngiltereye dnmesinden sonra vey kardei Sir Thomas Lombe, ipein mekanik olarak bklmesini salayacak byk bir
imlathane kurdu ve Johnun makineler ve teknikler hakkndaki bilgisinden yararland. Ksacas, ipek ileme teknolojisinin bu
kilit esinin aktarlmas, bir endstri casusunun yardm ol
makszn baarlamayacakt. Ancak casusun olduka uzun bir
zaman sreci boyunca makineyi byk bir dikkatle gzlemesi
ve makinenin almasna ilikin btn zellikleri adamakll
renmesi gerekmiti.
Endstri alanndaki casusluk, kesinlikle endstrinin tam an
lamyla rasyonel olarak dzenlenemedii ve bilimin henz tek
nolojik icadn kayna olarak kurulmad eski zamanlarla s
nrl kalmamtr. Modern kimya ve elektronik endstrilerinde
iten ayrlan grevlilerin kstlayc szlemeler imzalamalarna
ihtiya duyulur; bu tr endstrilerde bu rutinlemi bir uygula
madr ve iten ayrlan kiilere imzalatlan szlemeler sayesinde
bu kiilerin daha sonra girecekleri teknolojik etkinlikler ve i
giriimlerinin ierikleri snrlandrlr. renebilecekleri ticari
srlarn tesinde bu grevliler, ayn zamanda yllar boyunca be
lirli bir teknoloji alannda almann getirdii pratik bilgileri ve
zel becerileri de beraberlerinde gtrebilecekleri bir konumda
bulunmaktadrlar.
Teknolojinin yaylmasna ve kitap sayfalarnn snrllna
ilikin ikinci rnek transistrdr. Amerikal ve Avrupal bilim
adamlarnn ve teknoloji uzmanlarnn 1947 ylnda icat ettii
bir bulu olan transistor, Japonlar tarafndan artc ve olaa
nst bir biimde ticari amalarla kullanlmtr.
II. Dnya Savandan ok ksa bir sre sonra birka gen
Japon mhendis, balangta elektrikli rnler reten kk bir
firma olan Tokyo Telekomnikasyon Mhendislik irketini
kurmak iin bir araya geldi. Elektrikli bir pilav piiricisi ile va
kum tpl bir voltmetre reterek ie koyuldular. Vakum tpl
voltmetre pilav piiricisinden ok daha fazla alc bulmutu.
irket, pazarda rabet grecek baka elektrikli aletler aryordu

G eorge Basalla

137

ve sonunda Japon okullarnda kullanlmak zere manyetik bir


kasetalar retmeyi (1949-1951) baardlar.
Tokyo Telekomnikasyonun kurucularndan biri olan Ma
sam Ibuka, 1953 ylnda Amerika Birleik Devletlerine yapt
bir gezi srasnda New Yorkta yaayan bir arkadandan tran
sistor hakknda baz eyler rendi ve daha sonra Western
Elektrik irketinin bu yaknlarda transistrn patent haklarn
sata karmak zere olduu haberini ald. Ibuka, transistrler
hakknda ok az ey biliyordu; ama bu icadn, irketinin tke
tim rnleri izgisini geniletmek iin ihtiya duyduu ey ola
bileceine karar verdi ve teknik personelini konuyu aratrmak
la grevlendirdi.
Tokyo Telekomnikasyon, 1954 ylnda transistrn lisan
sn satn aldnda daha eski ve daha byk Japon elektronik
firmalarnn hibiri, transistre fazla ilgi gstermedi. Ibuka,
yar iletkenlerle ilgili elde edilebilecek btn teknik yaynlar
toplamalar amacyla teknisyenlerini Amerika Birleik Devletle
rin e gnderdi. Japon teknisyenler, transistrlerin yapln in
celemek iin laboratuvarlara gittiler ve transistor retiminin
btn aamalarnda alan bilim adamlaryla, mhendislerle ve
teknisyenlerle grtler. Japon ekibi, yar iletken teknolojisine
ilikin edindikleri btn yazl ve szl bilgileri tek tek ayrnt
syla zmsedikten sonra kendi transistrlerini retmeye ve bu
tra'nsistrleri, cep byklnde bir radyo alcs yapmak iin
kullanmaya karar verdiler. 1955 ylnda minyatr radyolar pa
zara sunulmaya hazr bir hale geldii sralarda irketlerinin ad
n deitirdiler. irketleri iin bulduklar isim Tokyo Teleko
mnikasyondan daha ksa ve daha aklda kalcyd: Sony.
Sony radyosu, dnyadaki ilk transistrl kk radyo deil
di. Amerikan yapm Regency, ilk olma onurunu elinde tutu
yordu; ama Sony, btn lkelerdeki elektrik devlerine transistrle neler yaplabileceini gstermiti. Sony, yar iletken tek
nolojisinin ticari olarak kullanlmas konusunda nc konumu
nu ele geirdikten sonra, dier Japon elektronik irketleriyle

138

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

birlikte baardan baarya kotu ve Sonynin ilk srada yer


ald Japon irketleri, elektronik tketim rnlerinin retimi
ve icat edilmesi konularnda dnyaya nclk ettiler.
Japonlar, transistr popler ve kr getirici bir konuma ge
tirirken, Amerikal bilim adamlar ve mhendisler de, yeni tr
transistrlerin gelitirilmesini olanakl klacak aratrmalarda
bulunuyorlard. Amerikan yar iletken teknolojisi, bilgisayarn
geliimiyle ve uzay programlar ile asker programlarn ihtiya
laryla alan stn teknoloji pazarlarnn taleplerini karlama
ya alyordu. Bir karlatrma yapldnda yle bir sonula
karlayoruz: Japonlarn vakum tpl modelleriyle rekabet
edebilecek transistrl aletler iml etmeye isteksiz grnen
Amerikan elektronik tketim rnleri endstrisi, yeni teknolo
jiyi daha yava benimsiyordu. Bylece, yar iletken teknolojisi
tarihinin nemli bir aamasnda Japonlar, tketici pazarna gir
me, bu pazar belirleme ve ynetme serbestisine sahip olmu
lard.
Savan yaralad Japonya, Bat bilimi ve teknolojisinin en
baarl beyinlerinden bazlarnn belirli bir noktaya ynelik a
balarnn rn olan bir icadn ticar adan gelitirilmesi a
sndan akla gelebilecek en son yerdi. Japon bilim adamlar,
transistrn temellerini atan kat-hal fiziine hem coraf hem
de dnsel adan uzaklard. Buna karn, Tokyo Telekom
nikasyonun aslen mhendis olan yatrmclar, yar iletken
alannda bakalarnn grmedii bir frsat yakalamlard. An
cak yakaladklar frsat deerlendirmek iin ie koyulmadan
nce transistr anlamalar gerekmiti. Transistre ilikin an
laylarn gelitirirken sadece yazl teknik kaynaklardan edin
dikleri bilgilerle snrl kalmadlar; ayrca Amerikan transistor
imlatn gzlemlediler ve yar iletken teknolojisinde sz sahibi
olan uzmanlarla grtler. Ksacas eer Japon mhendisler,
vatanlarnda kalp transistor teknolojisine ilikin bilgileri sadece
kitaplardan renmeye kalksalard Japonyada transistor en
dstrisini balatamayacaklard.

G eorge Basalla

139

Transistor rnei, sz edilen birok gerein tesine geti


i iin teknolojinin aktarm konusunda alan kiilerin ilgisini
ekecektir. Yar iletkenler, yaratcs tarafndan tam anlamyla
tasavvur edilemeyen ekillerde dn alman ve kullanlan bir
icatla ilgili olarak rnek tekil ederler; ama hi kukusuz yar
iletkenin konuyla ilgili tek rnek olduunu syleyemeyiz. Bu
nunla beraber yar iletken rneinin bizlere kantlad birey
daha var. Yar iletken rnei, modern bilimsel teknolojiye ait
bir rnn gelitirilmesinin ve ticariletirilmesinin, rn orta
ya karan toplumdan daha snrl bir bilimsel temele sahip olan
bir toplum tarafndan da baarl bir ekilde gerekletirilebile
ceini aka gsteriyor. 1940l yllarn sonlarnda Japonlarn
yapt ey, transistr icat etmek olmamt, aktr ki muaz
zam baarlarn, ticar adan en iyi ekilde kullanlacak biim
de transistr gelitirmelerine borluydular.
evresel E tkiler
Teknolojik yaylmann aklanmas gereken son bir esi daha
var: Doal ortamn, kltre aktarlan bir rnde deiiklikler
yaplmasna neden olabilecei durumlar. Bir doal ortamda be
lirli bir ilevi yerine getirmesi iin tasarlanan bir alet veya bulu
un, yeni bir ortamda ilerlik gstermesi istendiinde oun
lukla bu alet veya bulu zerinde deiiklikler yaplmas zorun
ludur. Yakndan tandmz Amerikan rn, balta, buharl
gemi ve lokomotif, fiziksel evredeki deiiklikler ile rnlerin
tasarmndaki farkllklar arasnda bulunma olasl olduka
yksek olan yakn ilikiyi aklamaktadr.
Amerikan kolonilerine ilk yerleen kiiler beraberlerinde Av
rupa sitili baltalar getirmilerdi; bu baltalar, Eski Dnyada Av
rupalIlarn ihtiyalarn en iyi ekilde karlyorlard (ekil III. 7.).
Bu aletler, odun kesmeye veya kte ekil vermeye uygunlar
d; ama Amerika Birleik Devletlerinin balta girmemi dev
ormanlarnda kullanl deillerdi. Avrupa baltas, ba olmayan

140

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

hafif bir aletti; kesici azn arka ksmna fazladan metal bir par
a eklenmesiyle birlikte balta arlk ve denge kazanm oldu.

Ba grnmyor

Balta bann ilk belirtisi

ekil III.7. Amerika Birleik Devletlerinin koloni dneminde kullanlan


baltalar. ngiliz-Amerikan baltasnn ba, bu baltay Avrupal benzer bal
talardan ayrd ve Yeni Dnyada yerleim birimlerinin almas amacyla
sk ormanlk blgelerin temizlenmesi iinde gerekli olan arlk ve denge
nin eski Avrupal baltalara eklenmesini salad. Kaynak: Eric Sloane, A
museum o f early American tools (lk Amerikan Aletleri Mzesi; New
York, 1964), s. 11.

Amerika Birleik Devletlerine yerleen ilk kiiler, yerleim ve


tarm iin ormanlar temizleyerek batya ve douya doru iler
ledikleri srada byk aalar kesmelerini salayacak Ameri
kan baltasn gelitirdiler. Amerikan baltasnn ar bir ba var
d ve bu, aletin daha dengeli olmasn salyordu; ayrca kaln
aa gvdelerini yarmak iin gerekli olan arl da salam

G eorge BasaIIa

141

oluyordu. Basit balta balan, ilk kez 1700l yllarn balarnda


ortaya kmlard; 1780li yllarla birlikte alet de, Amerikan
aa kesme baltasna doru evrimleti. lk kez yerel nalbantlar
tarafndan yaplan bu baltalar, 19. yzylda fabrikalarda seri
olarak retilmeye baland.
Amerikan baltas, tek, standart bir ekilde veya tasarmda
iml edilmedi; bu baltann birok modeli bulunuyordu ve her
bir model de, kullanlmas beklenen belirli orman tipine gre,
yani dier bir deyile kullanlaca ortamn farkllna gre de
iik zellikler ieriyordu. 1863 ylnda bir balta imlats,
aa kesmede kullanlan balta tiplerini yle sralyordu: Kentucky, Ohio, Yankee, Maine, Michigan, Jersey, Georgia, Kuzey
Carolina, Turpentine, Spanish, Double-bitted, Fire Engine ve
Boys-handled. Bundan otuz be yl sonra bu listedeki baltala
rn says yze ulamt.
Balta, Eski Dnyadan Yeni Dnyaya tanm, burada bir
dnm geirmiti. Dier rnekte ise Amerikan buharl gemi
si, dou sahilinden Mississippi havzasnn nehirlerine yapt
ksa yolculuk srasnda bir dnm geirmiti. 18. yzyln
sonlarna doru ilk kez Atlantik kysndaki nehirlerde kullan
lan buharl gemi, iki nedenden tr coraf kkenini yanst
maktadr. Bunlardan birincisi, geminin ekline ilikindir. Gemi
nin ekli deniz zerinde yzen gemilerden alnmtr, ikinci ne
den ise udur: Geminin zgn tasarm, geminin Hudson Neh
ri ile Long Island Boaz arasndaki sularda yolculuk etmesi
dnlerek yaplmtr. Geminin, orta-bat nehirlerinde kulla
nlmasna karar verilmesi, buharl gemi yapmclarn tasarma
ilikin bir dizi temel deiiklik yapmaya yneltmitir.
Yelkenli gemilerin tekne ksm derin ve yuvarlakt; geminin
k tarafna da kntl bir gemi omurgas yerletirilmiti. De
nizdeyken frtnalarn iddetine kar koyabilmesi iin geminin
gvdesi sk tahtalarla kaplanmt ve geni kaburgalara sahipti.
Yk ambarlar ile yolcu ve mrettebat kabinleri, ana gvertenin
altna yerletirilmilerdi ve en stte bulunan ar gemi direkle

142

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

rini, yelkenleri, halatlar ve zincirleri dengeleme amacyla ar


lk ilevi gryorlard. Arlk merkezinin dipte olmas ve yap
nn salaml sayesinde yelkenli gemiler sert hava koullarna
ve byk denizlerin ierdii tehlikelere kar koyabiliyorlard.
lk buharl gemileri yapan kiiler, rzgr enerjisiyle alan tek
nelerin temel yapsal zelliklerini dn almlard.
Deniz gemileri iin acil bir gereksinim saylan yapsal zel
likler, bat nehirlerinde alan buharl gemiler iin hem gerek
sizlerdi hem de verimin dmesine neden oluyorlard. Batnn
nehirleri nispeten s ve dard, hafif dalgalanmalar meydana
gelse bile bu dalgalar hasar verecek denli byk olmuyordu.
Frtna kmas durumunda buharl gemiler kydan ok da
uzakta saylmazlard. Buharla alan bir teknede yelkene ihti
ya duyulmad gibi uzun, ince bir nehirde yelkenden verim
alnmas da beklenemezdi.
lkenin i ksmlarndaki sularda rastlanan hava koullar
nn farkll nedeniyle dou blgelerinde deniz iin yaplm
buharl gemi modelleri, elli yldan ksa bir sre iinde buharl
nehir gemilerine dntrld. Bylece 1850li yllarla birlikte
buharla alan klasik nehir gemisi sahnede boy gsterdi. Nis
peten hafif olan bu teknede, yelkenli gemiler iin gerekli olan
ve ilk buharl gemilerde kullanlan ilve yapsal paralar ve tah
ta demeler bulunmuyordu. Gemi omurgasnn gereksiz olu
undan tr tamamen farkl tasarlanm olan geminin tekne
ksm, geni ve dz karinal yaplmt; bylece geminin gvde
uzunluu artrlmt. Geminin ilve uzunluu ve genilii,
teknenin su yzeyinde kalan blmnn daha geni olduu
anlamna geliyordu; bu nedenle de tekne hafifti. Bu sayede
gemi, tka basa yolcu ve yk dolu olduunda bile s nehirlerde
daha yksek hzlarda gidebiliyordu. Geminin teknesinin derin
liinin azaltlmas, kazann, yolcularn ve ykn gverte zeri
ne yerletirilmesini gerektiriyordu. Bunlarn hepsi de bir st
yap zerine yerletirilmilerdi ki bu da, buharl nehir gemileri
ne karakteristik kutumsu grnlerini veriyordu.

G eorge Basalla

143

Mississippi Vadisinde zirveye ulaarak baarl olan buharl


gemiler, 1850li yllarda demiryolunun kendilerine meydan
okumasyla birlikte yenilgiye uradlar. Amerika Birleik Dev
letlerinde seyahat edecek olan ilk buharl lokomotif, 1829 y
lnda ngiltereden ithal edilmiti. Aradan ok gemeden Ame
rikallar, kendilerine zg Amerikan ihtiyalarn karlayacak
biimde deiiklikler yaparak ngiliz lokomotifini yeniden ta
sarladlar. ngiliz ve Amerikan lokomotiflerinin farkllk gste
ren tasarmlar, sadece iki lkenin fiziksel koullar kapsamnda
aklanamaz. Buna karn, Amerikan lokomotifine zg bir zel
lik olan n vagon, farkl evre koullarnn dorudan sonucudur.
lk ngiliz lokomotiflerinde byk sr tekerleri kullanl
yordu. Bu tekerler, buhar enerjisi salayan reticiye dorudan
balanmlard ve kazann altnda bulunan sert bir asiye eklen
milerdi. Lokomotifi hareket ettiren ve lokomotifin asl ykn
tayan sr tekerleri, dz raylarda veya geni virajlarda ilev
lerini en iyi ekilde yerine getiriyorlard. Bununla beraber, dn
me kabiliyetine sahip olmadklar iin keskin virajlarda etkili
olamyorlard. Neyse ki ngilterenin arazi koullar, nispeten
dz ve engebesiz demiryollarnn denebilmesi asndan elve
riliydi. Ayrca ngiliz demiryolu yatrmclar, tneller, geitler
ve kprler iin para harcamaktan kanmyorlard ve onlarn
bu tutumuna bal olarak raylarn, engellerin etrafndan gee
cek biimde denmesi gerekmemi ti ve yaplan tneller, kp
rler sayesinde nispeten engebesiz bir demiryolu hatt denebilmiti. Dolaysyla, ngiliz lokomotifi, demiryolu sisteminin
geometrisiyle en iyi biimde btnletirilmiti.
Arazi koullarnn olduka deiken olduu Amerika Birle
ik Devletlerinde ise tamamen farkl bir demiryolu plannn ge
litirilmesine ynelik anlay hkimiyetini korumutur. Demir
yolu yapmna ilikin Amerikan yntemi olarak bilinen yn
temde raylar, ucuz ve hzl bir ekilde denir; ancak sonuta
keskin virajlar, dik meyiller ve zayf yol temelleri ieren bir de
miryolu ortaya kar. Tnel yapmaktan kanlr ve ancak son

144 Yenilik (1): Psikolojik ve D nse! Etkenler


aamada, mutlaka gerekli olduuna karar verildiinde kpr
ina edilir ve tabii ki malzeme olarak tahta kullanlr.
Dolaysyla ngiliz lokomotifi, Amerikan demiryollarnda i
levini tam olarak yerine getirememiti. 1830lu yllarn bala
rnda New Yorklu John B. Jervis, lokomotifin n ksmna ba
msz drt ilve teker monte edilmesini nerdi. Jervise gre
bu ek tekerler, lokomotifin arlnn tanmasna yardmc
olacak ve lokomotifin raylar zerinde gidebilmesini salayacak
t. Tekerler, Jervisin nerdii gibi motorun hareket koluna
balanmadlar, bunun yerine bir yk vagonuna monte edildiler;
bylece lokomotif keskin bir viraj alrken tekerleklerin serbest
e dnmesi olanakl hale getirilmi oldu.
Yine de Jervisin nerisi, Amerika Birleik Devletlerinde ya
plan lokomotif tasarmlarnn kapsaml bir ekilde ilk kez yeni
den gzden geirilmesine yol at iin olduka nemlidir.
Bylece lokomotiflerin, Amerika Birleik Devletleri topraklar
boyunca denmekte olan sk kvrml raylar zerinde rahatlkla
ilerleyebilmesi mmkn klnmtr.
Baltann, buharl geminin ve lokomotifin yaylmasna ilikin
incelememiz, rnler zerinde yaplan deiikliklerin doal or
tam tarafndan retildiini vurgulamaktadr. Verdiimiz rnek
lerde deiikliklere neden olan ortamlarn, ormanlar, nehirler
ve arazi yaplar olduu sonucuna ulam bulunuyoruz. Bu b
lmde, daha kapsaml toplumsal, politik, ekonomik ve kltrel
evreler ile bunlarn rnler zerindeki etkileri hakknda ok
az ey syledik. James E. Brittain ve Thomas P. Hughes adl
tarihiler, rnlere ilikin deiiklikler yaplmasnda evre un
surunun etkisini daha geni bir kavramsal erevede ele alarak
ilgin sonular ne srmlerdir. Bu iki tarihi, elektrik jenera
trlerinin 1870 ile 1920 yllar arasnda Amerika Birleik Dev
letleri ve Bat Avrupa genelinde yaylmasn incelemi ve bu ta
rihler arasnda elektrik jeneratrlerinde yaplan deiiklikleri
saptamaya almlardr. Bu tarihilerin aklamalarna gre,
tamamen ayn tip jeneratrlerin tasarlanmasnn, iml edilmesi

G eorge Basalla

145

nin ve datmnn imknsz olduu aktr; nk lkelerin ih


tiyalar nemli lde farkllklar gstermektedir. Dolaysyla
makineler, ulusal olarak ifade edilen istekleri ve talepleri kar
layacak biimde deitirilmilerdir. Bunun sonucu olarak da
ok sayda farkl jeneratr retilmitir ve farkl jeneratr mo
dellerinin her biri, temel olarak belirli bir lkedeki kullanm bi
imlerine gre yaplmtr.
Gnmzde insan rn nesneler dnyasna ksaca bir gz
attmzda otomobillerin, telefonlarn, ev ara gerelerinin ve
televizyon cihazlarnn, tpk jeneratrnkne benzer deiik
likler geirdiini grrz. Bu rnlerin her biri, farkl lkelere
veya kltrlere girerken deien evre koullarna ve kullanm
ekillerine uygun deiiklikler geirmilerdir. Otomobil, konu
asndan ak bir rnek tekil eder. lkenin tat kullanma ge
leneklerine, yol koullarna, benzin fiyatlarna, gvenlik dzen
lemelerine ve arazi zelliklerine gre otomobilin tasarmnda da
deiiklikler yaplmaktadr. Ancak adaptasyon kavram ere
vesinde rnsel deiiklikleri aklayabilecek kapsaml bir ku
rama henz kavuabilmi deiliz.

Bilgi: Bilim
Transistor dnda bu blmde sz ettiimiz rnlerin hepsi
de, bilim alanndaki ilerlemelerden bamsz olarak gelitiril
mitir. Buna karn, 20. yzylla birlikte bilim, teknolojik icatla
rn yaratm konusunda olduka nemli bir rol oynamaya ba
lamtr; bu nedenle de bilim konusunun bamsz olarak ele
alnmas gerekmektedir. Bilimsel aratrmay neren kiiler, bi
limin btn byk teknolojik deiimlere fiilen temel tekil etti
ini iddia ederek bilimin nemini abartmaktadrlar. Bilimin
teknolojik deiim zerindeki etkisine ilikin daha gereki ve
tarihsel adan daha doru bir varsaym ise, bilimin, yeniliin
karlkl etkileimde bulunan eitli kaynaklarndan sadece biri
olduudur.

146

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

Atmosferik buhar makinesi ve telsizle iletiim icatlar, bilim


ve teknoloji arasndaki etkileimin nitelii hakknda tamamen
farkl zellikler sergilediklerinden tr konu dnda tutulmas
gereken ve ayrntl bir incelemeyi gerektiren iki nemli tekno
lojik olaydr. Byle bir incelemeden karlan baz genel sonu
lar, bilimin rol oynad dier yaratc etkinlik rneklerine uy
gulanabilir. lk olarak, bilim ve teknoloji arasndaki iliki kar
maktr ve basit bir hiyerarik iliki asla sz konusu olamaz.
kinci olarak, teknolojik yenilii tevik eden bilimsel bilginin ille
de yeni bir bilgi olmas gerekmedii gibi bu bilginin katksz,
saf biimde olmas da gerekmez; yani bilimsel ilerlemelere ili
kin ikinci-el ve hatt nc-el kavramsal aklamalar da tek
nolojiye yeterince iyi bir ekilde hizmet edebilirler. nc ola
rak, bilim bir rnn fiziksel olaslk snrlarn belirler; ama
asla bu rnn niha eklini tanmlamaz veya bu konuda bir di
rektifte bulunmaz. Szgelimi Ohm yasas, Edisonun aydnlat
ma sisteminin eklini ve detaylarn belirlememitir. Tpk bu
nun gibi Maxwell denklemleri de, modern bir radyo alcsndaki
devrenin kesin biimini belirlemezler.
Buhar makinesinin kkenlerini aratrdmzda yle bir
soruyla karlarz: Thomas Newcomen, atmosferik buhar m a
kinesini bilimin yardm olmadan da icat edebilir miydi? Buhar
makinesini tarih ncesi dneminde, boluk kavram dnda h
kim olan unsurlar bilimsel kuramlar deil teknolojik elerdi.
Boluk kavram zerine yaplan almalar, makinelerin yapl
masyla balantl olan zanaat geleneinin paras deillerdi. Bu
almalar, maddeden yoksun uzaylarn fiziini ve metafiziini
incelemekte olan ilk bilim adamlarnn ilgilerinden ortaya k
mlard.
Aristotelesin doada boluun varolamayaca ynndeki
iddiasna, 17. yzylda havaya ve gazlara ilikin kuramlarn ge
tirilmesine katkda bulunan Galileo Galilei, Evangelista Tor
ricelli, Blaise Pascal ve Otto von Guericke gibi bilim adamla
rnca kar kld. Bu bilim adamlar, dnya atmosferinin bir

G eorge Basalla

147

basn oluturduunu kantladlar ve kk kaplardaki havay


boaltabilen pompalar yaparak laboratuvarlarda rettikleri bo
luk zerine aratrmalar yaptlar. Bu bilim adamlarndan baz
lar, boluun canl organizmalarn hayatna yardmc olup ola
mayaca veya ya da sesi geirip geiremeyeceini ren
meye alrken dierleri de, boluun olas ilevsel uygulama
larn bulmaya altlar. Boluk kavramndan ilevsel amalarla
yararlanmaya alanlardan biri de Fransz bilim adam Deni
Papindi. Papin (1647-1712), silindirlerin ve pistonlarn iin
deki havay boaltarak buharla ilgili deneyler yapan ilk bilim
adamlarndand.
Papin, HollandalI bilim adam Christiaan Huygensin neri
leri zerine yapt ilk deneylerde, bir piston ve bir valfa ba
lanm olan dikey bir silindirin iindeki havay boaltmak iin
az miktarda barutla elde edilen patlamadan yararlanmt. Pat
layan barutun pistonu hareket ettirmesi beklenmiyordu; burada
Papinin patlamayla amalad ey, silindirin iindeki havadan
kurtulmakt; bylelikle pistonun st yzeyine basn yapan at
mosferin arl, pistonun ksm olarak havas alnm uzama
doru aaya inmesine neden olacakt. Ama barutun patlama
syla arta kalan gazimsi maddeler, Papinin silindirinde mkem
mele yakn bir boluun olumasn imknsz klmlard. Bu
nedenle Papin, bir sonraki deneyde dzeneinde buhar kullan
maya karar verdi.
Silindirin alt yzeyine az miktarda su eklendi ve piston, su
yun yzeyine deecek biimde elle aaya doru itildi. Papin,
ince bir tabakaya sahip olan silindiri dorudan atele sttnda
silindirin iindeki su, snarak buharlayordu. Buharn genle
me kuvveti, pistonun ar ar yukarya doru ykselmesine
neden oldu. Pistonun zayfa yukarya doru itilmesi, en nem
siz hareketi kantlamt. Piston, yolculuunun st snrna ula
tnda hareketsiz bir ekilde kalyordu; alev sndrlp silin
dir souduunda buhar yeniden sv hale geliyordu. Bylelikle
pistonun altnda bir boluk oluuyordu; pistonun stnde ise

148

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

atmosferin arl bulunuyordu. Daha sonra piston serbest b


raklyordu ve Papinin lebilecei gl bir kuvvetle aa
doru itiliyordu (ekil III.8.). Papin, atmosferik makinenin
nemli bir ilkesini kefetmi ve uygun byklkte silindirler ve
pistonlar bulunduunda bunlarla ilevsel bir i yaplabileceini
fark etmiti. Yaymlad makalede bu deneyleri anlatan Papin,
toprak altndaki madenlerden su ve maden filizlerini karmak,
mermileri frlatmak ve yelken olmakszn gemilerin hareket et
mesini salamak gibi ilerde atmosfer gcnden yararlanabile
ceini neriyordu.
Denis Papin, tp alannda doktora eitimi almt, bir Alman
niversitesinde matematik retmenlii yapyordu, nemli bi
lim dergilerinde makaleleri yaymlanyor, ngiltere, Fransa, Al
manya ve talyann en yeni bilimsel dncelerini yakndan ta
kip edebiliyordu. Papinin buhar zerine yapt deneyler her
ne kadar teknolojik uzanmlara sahip olsa da, bilimsel bir or
tamda gerekletirilmiler ve bilim adamlarnn boluun niteli
i zerine yapt aratrmalardan kaynaklanmlard; sonuta
da bilimsel bir makalede anlatlmlard. Papin, kendi deney
dzeneini kendisi kuran yetenekli bir teknisyendi ve yiyecek
maddelerinin ilenmesi ve muhafaza edilmesi gibi pratik sorun
larla da ilgilenmiti; ama yine de ada Thomas Newcomeni
(1663-1729) youran zanaat ve endstri evre tipinden olduk
a uzakt.
Snrl bir formel eitimden gemi olan Newcomen ise,
1685 ylnda ngilterenin Darmouth kasabasnda hrdavat
olarak hayata atld. Bir hrdavat olarak hem endstri ara ge
releri satyordu hem de mterileri iin demir, pirin, kalay,
bakr ve kurundan eyalar yapyordu. Zanatkrl hayli uz
manlam olan Newcomen, modern makine mhendisliinin
habercilerindendi.

G eorge Basalla

149

ekil III.8. Denis Papinin 1690 ylnda yapt buhar dzenei. Resimde
(BB) ile gsterilen piston, kertie (H) geirilmi bir ubukla (EE) hare
ketsiz tutuluyor. Silindirin iinde bir miktar su stlarak pistonun altnda
kalan ksm, buharla dolduruluyor. Bir sonraki aamada silindir soutulu
yor ve buhar gaz halden sv hale dnyor ve bylece ksm bir boluk
(vakum) yaratlyor. ubuk (EE) kaldrldnda atmosferin arl, ser
best kalan pistonun gl bir ekilde aa doru inmesine neden oluyor.
Papin, pistonun bu aa doru arpnn yararl iler yapmak amacyla
kullanlabileceini dnmt. Kaynak: James P. Muirhead, The life o f
fam es Watt (James Wattin Hayat; New York, 1859), s. 107.

Newcomen, kendisinin, her tr makine kullanan ve yapan kii


lerle, zellikle de Cornish ve Devon madencilik ve ta oca en
dstrisinde alanlarla ilikiye girmesine neden olan ticaret
iinde olduka baarlyd. Bu nedenledir ki Newcomen, Papin
in henz mulklm koruyan atmosferik bir makine fikrini
benimsemeye ve bu dnceyi gelitirerek madenlerden su pompalayabilen ilevsel bir alet yapmaya fazlasyla uygun biriydi.

150

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

Tarihinin grevlerinden biri de, ngiliz hrdavatnn Fran


sz bilim adamnn buharla ilgili deneylerini nasl rendiini
kesin olarak saptamaktr. Baz akademisyenler, ikisi arasnda
hibir balant bulunmadn iddia etmektedirler. Bu kiilerin
varsaymna gre Newcomen ve Papin, birbirlerinden habersiz
bir ekilde benzer makineler icat etmilerdir. Ezamanl keifle
rin ortak yanlar bulunmad sylenemese de, bu tr icatlar
genellikle, birka aratrmacnn ortak bir uzmanlk alannn
snrlarna yakn almalarda bulunduu srada yaplmaktadr.
Tarihsel kaytlarda, Papinin barut ve buharla ilgili deneyler
yapmasna yol aan hava ve gaz ilmi alanna ynelik youn bi
limsel ilgiyi Newcomenin da paylatn gsteren hibir ak
lama yoktur.
Bu aamada olaylarn zamandizinsel sralamas, konuyu an
lamamz asndan yardmc olacaktr. Newcomenin ilk baarl
makinesi, 1712 ylnda Midlandste yaplmt ve adalar,
Newcomenin makineyi mkemmelletirmek iin on yl boyun
ca uratn iddia ediyorlard. Papin ise, 1690 ylnda Latince
yaymlad makalesinde buharla ilgili deneylerini anlatyordu
ve makalenin Franszca tercmesi 1695 ylnda yaynlanmt.
1695 ylndan nce Papinin makalesi ngilizceye tercme edil
memiti; ama 1697 ylnn Mart aynda ngilterenin nl bi
limsel dergilerinden, The Philosophical Transactions o f the
Royal Society o f Londonda (Londra Kraliyet Cemiyetinin Fel
sefi Kaytlar) Franszca metnin bir eletirisi yaymlanmt.
ngilizce eletiri, Papinin makalesini ksa bir paragrafta
zetliyor ve sze yle balyordu: Drdncde [makale], ma
denlerdeki sularn karlmasna ilikin bir yntem anlatlyor;5
daha sonra ksaca Papinin buhar ve atmosferik basnla ilgili
deneylerinden bahsediyor ve bu deneylerin pratik nemlerini
vurguluyordu. Newcomenin bu eletiriyi bildiine veya okudu
5 Recueil de diverses pieces touchant quelques nouvelles machines,
M.D. Papin, Philosophical Transactions o f the Royal Society o f
London
(1967), s. 482.

G eorge Basalla

151

una dair elimizde hibir kesin kant bulunmuyor; ama makale


eletirisini grmemi olsa bile byk bir olaslkla onun maden
lere ve makinelere olan ilgisini bilen baka biri, bu eletiriden
kendisine bahsetmitir. Ama Kraliyet Cemiyetinin yesi olan
ve yazd makalelerle bu cemiyetin dergisine katklarda bulu
nan Papinin tersine Newcomen, bu nl bilimsel kurulula
hibir resm iliki ierisinde bulunmuyordu. Buna karn, cemi
yetin yesi olan veya bir ekilde cemiyetle ilikisi olan tandklar
vard.
Newcomen kendisinin boluk kavram zerine ilgisiz oldu
u bir alma yapmasna neden olacak bir eitime sahip olma
d gibi byle bir kaygs da yoktu. Dier taraftan Papin de,
kk lekli laboratuvar bulgularn pratik bir makineye d
ntrecek ilgi ve teknik bilgiden ve hatt hayal gcnden yok
sundu. kisinin almalar ok gzel bir ekilde birbirlerini ta
mamlamt. Bir tarafta faydac yaklama ynelen bir bilim
adamna rastlyoruz. Dier tarafta ise bilimsel bir deneyden
rendii kuramsal bilgileri uygulamaya geirerek madenlerden
su pompalamaya yarayan bir alet yapan bir adam buluyoruz.
Atmosferik makinenin ilkesini kefettii srada Papinin, bu
ilkeyi eksiksiz bir biimde alan bir modelde ilk kez kullanan
Newcomendan daha byk bir dehaya veya zgnle sahip
olduu sonucu karmak tamamen hatal olacaktr. Newcomenn yapt eyin sadece kuram uygulamaya geirmek ol
duunu varsaymak, yani Newcomenin Papinin almasnn
gsterdii yolda ilerlediini sylemek de bir o kadar hatal ola
caktr. Tasarlam olduu makineyi Papinin basit silindir ve
pistonuyla karlatrdmzda Newcomenin baarsnn b
ykln aka grrz. Kk bir laboratuvar dzenein
den Newcomenin alr hale getirdii byk, karmak maki
neye geilmesi, kukuya yer vermeyecek lde dev bir adm
dr. Atmosferik buhar makinesinin yapmn tamamlamaya a
lt srada ngiliz mucidin, kendisine yol gstermesi iin Pa
pinin dzeneinden renebilecei ok az ey vard.

152

Yenilik (1): Psikolojik ve D ns e l Etkenler

Bir mucit, mekanizmalar setikten ve bunlar eksiksiz bir


makinede nasl biraraya getireceine karar verdikten sonra, bir
tarihinin icada giden yolu imgeleminde yeniden kurabilmesi
mmkndr. Buna karn makinenin kanlmaz geliimi nakledilemez; nk Newcomenin makinesi olarak bildiimiz me
kanizmalarn belirli konfigrasyonlar ancak Newcomenin ma
kineyi yapmasndan sonra kanlmaz olmaktadr. Bundan nce
Newcomenin izleyebilecei kesin bir izgi, atmosferik bir ma
kine tasarlamak iin doru, kantlanm, mantksal veya bilim
sel bir yol yoktur. Newcomen, malzeme ve mekanizmalara ili
kin bilgisini kullanarak gerek bir soruna mkemmel ve uzun
mrl bir zm getirdi. cat ettii makine, ngiltere, Avrupa
ve Amerika Birleik Devletlerinde madenlerden su pompalama
iinde baarl oldu ve kendisinden daha verimli olan Wattin
buhar makinesinin gelitirilmesini olanakl kld ve 20. yzyln
balarna dein kullanmda kald.
Newcomenm bulduu zme yol aan olaylarn kesin s
ralamasn bilmememize ramen Papinin silindirini ve pistonu
nu kendi makinesiyle birletirirken yapm olduu deiiklikleri
ve getirmi olduu yenilikleri kesin olarak saptayabiliriz. Bunun
iin ncelikle ii buharla dolu scak silindirin soutulmas zel
liini ele alalm. Papin, silindirin d yzeyine souk su tutarak
soutma ilemini gerekletiriyordu. Halbuki Newcomen, so
uk suyun dorudan silindirin iine verilmesini dnm ve
bu sayede de silindirin daha hzl soutulmasn baarmt. Pa
pin, suyu silindirin iinde strken Newcomen, mekanizmaya
fazladan bir kazan eklemiti; bylelikle silindir dnml ola
rak stlp soutulurken kazann dzenli olarak sabit scaklkta
muhafaza edilebilmesi mmkn olacakt. llere ilikin bir
karlatrma yaptmzda ise, Papinin yaklak 6 santim a
pnda bir silindir kullandn grrz; oysa Newcomenm kul
land ilk silindir, yaklak 50 santim apmdayd. Dolaysyla
silindirin byk olmas, silindirin ve pistonun retiminde ve
birbirine monte edilmesinde zel bir dikkat gerektiriyordu. Ne

G eorge Basalla

153

ticede Papin, valflar eliyle ap kapama konusunda karar kl


mt; ama dier taraftan Newcomen, otomatik olarak alan
valf kayn tasarlamak zorunda kalmt ki bylelikle makine,
insan eli demeksizin dakikada on iki-on drt vuruu tamamla
yabilecekti.
Bu arada piston da tamamen kendisine ilikin sorunlar orta
ya karyordu. Newcomenin bir ucu piston ubuuna eklen
mi dier ucu da pompaya eklenmi olan yrr veya dner ki
riine benzeyen bir alet, Papinin deney dzeneinde bulunmu
yordu. Buhar, Papinin pistonunu yukar doru kaldryordu;
Newcomenin makinesinde ise pompann arl, kirii iterek
pistonun silindirin en st noktasna ykselmesini salyordu.
Yrr kiriin ierdii elerden bazlarnn kkleri, o zamanla
rn dier makinelerinde bulunabilir; ama Newcomenin icad
nn dier makinelerin paralarnn bir kombinasyonu deil bir
sentezi olduu gereinin akldan karlmamas gerekir.
Yrr kiri iin doru olan ey, Newcomenin atmosferik
buhar makinesinin tamam iin de dorudur. Newcomenin
makinesi, mekanik teknolojiyi hava ve gazlarla ilgili yeni bilime
balayan bir sentezdir. Newcomenin iki alann bu yeni birle
mesinden ortaya kan makinesi, olduka nemli bir s maki
nesi dizisini balatmtr ki bu dizi, neredeyse yzyl sonra
snda bile yeni rnler vermeye devam etmitir.
Son dnem tarih aratrmalar, teknoloji alannda alan ki
iler arasnda hkim olan bir dnce tarzna dikkat ekmekte
dir. Eugene S. Ferguson, olduka nemli bir makalesinde il
gin bir iddiada bulunmutur: Grsel, dolaysyla da szel ol
mayan dnce, teknoloji uzmanlarnn yaratc etkinliini ege
menlii altnda tutmaktadr; yani, bu yle bir dn biimidir
ki yalnzca grsel imgelerle ilerlik grmektedir. Makinenin
paralarnn grselletirilmesi ve bu ekilde biraraya getirilmesi
ncelikle teknoloji uzmannn beyninde gerekleir ve birok
izim ve model yardmyla gelitirilir. Teknoloji uzman ancak
bundan sonra gerek dnyada bir aleti tanmlamaya, bu alet

154

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

hakknda yazp izmeye ve yapmaya hazr bir konuma gelir.


Szel olmayan dnme sreci, mhendislerin ve teknisyenle
rin almalarna merkez tekil eder; ama kavramlarla, mate
matiksel ifadelerle ve hipotetik eylerle fazlasyla ilgili olan bi
lim adam iin bu tr bir dn biimi ok fazla anlam ta
mamaktadr. Buhar makinesinin tarih ncesi, boluun kav
ramsal kavranm ierir ki bu, Papine yakn bir dnsel et
kinliktir. te yandan, atmosferik buhar makinesinin yaratlma
s, farkl tr bir bilgi ve farkl tr bir dn biimi gerektir
mitir ki ite bu da, Newcomenin yakndan tand bireydir.
Boluk zerine bilimsel almalar yaplmam olsayd atmosfe
rik buhar makinesine de sahip olamayacaktk. Ama teknoloji
uzmanlarnn makinelerin nasl altn, nasl deitirilebile
ceklerini ve yeni eyler yaplabilmesi iin nasl yeni makineler
tasarlanabileceini grselletirebilme yetenekleri olmasayd yine
bir atmosferik buhar makinesine sahip olamayacaktk.
Bilim ve teknoloji arasndaki karlkl etkileimi aklayan
bir dier rnek de telsizle iletiimdir. Telsizle iletiim, ncelikle
James Clerk Maxwell (1831-1879) tarafndan gelitirilen elekt
romanyetik kuram zerinde temellenmitir. 1854 ile 1879 yl
lar arasnda yirmi be yl boyunca bu Isko fiziki, o zamanlar
da elektrik ve manyetik hakknda bilinenlerin ounu matema
tiksel terimlerle yeniden formle etmitir. 1839-1855 yllar
arasnda manyetik ve elektriksel alanlarn varln aklamaya
alan Micheal Faradayn kuramlar da Maxwellin matema
tiksel formlasyonlar arasnda bulunmaktadr. Maxwell, mate
matiksel bir temele sahip olan elektromanyetik yasalarn geli
tirdii sralarda belirli bir tutarlln salanabilmesi iin denk
lemlerini yeni bir terimle ifade etmesi gerektiini anlamt. Bu
terim, deneysel bulgular zerinde temellenmemiti ve sadece
matematiin talep ettii bir zorunluluktu; Maxwell de, bu terimi
uzayda akan bir akm veya dalga olarak yorumlamt. Dep
lasman akm veya srlme akm olarak adlandrlan bu te
rim, manyetik alann deimesine yol aarak yeni bir elektriksel

G eorge Basalla

155

alann yaratlmasn salad. Buna gre, deien bir manyetik


ve elektriksel alanlar sras vard ve bu iki alan hem birbirlerini
izliyorlard hem de birbirlerine yol ayorlard. Bunlarn hepsi
de uzayda meydana geldii iin hareket eden alanlarn, k h
zyla uzayda yaylm elektromanyetik alanlar olarak dnle
bilirlerdi.
Her ne kadar Maxwellin matematii, bilinen elektriksel ve
manyetik olgularla uyum iinde olsa da ve hatt dorudan bu
olgulara dayansa da Maxwell, bu aamaya kadar hibir deney
yapmamt. Ayrca hipotetik dalgalarnn varln dorulamak
ve bu dalgalarn hzlarn saptamak ynnde hibir aba gs
termemiti. Matematiksel dn tarzn uygulamaya geirir
ken gsterdii titizlik ve denklemleri ile elektrik ve manyetii
kuatan bilginin yaps arasndaki yakn uyuma, hipotetik d
ncelerini ampirik bir temele dayandrmaya gerek olmad
konusunda Maxwelli ikna etmeye yetmitir.
Tamamen yeni bir eyin varln tahmin etme cretini gs
teren ama yine de bu eyin gerekliini verilerle kantlamaya
gerek duymayan Maxwell, kesinlikle buluunun teknolojik veya
ticari olanaklaryla ilgilenmiyordu. Bir teorisyen olan Maxwell,
fizik ilkelerinin uygulamalarna ok az ihtiya duymutu. 1878
ylnda Alexander Graham Bellin yeni icad olan telefonla ilk
kez karlatnda kibirli bir yorumda bulunarak Bellin baa
rsn eletirmiti. Maxwell, telefonun basit grntsnden t
r duyduu hayal krklnn ancak telefon araclyla konu
mann gerekten baarabildiinin kantlanmas nedeniyle ks
men hafiflediini sylemiti. Ona gre Bellin cihaz bir ama
tr tarafndan biraraya getirilebilecek bilindik paralardan
oluuyordu.6
Maxwellin elektromanyetik dalgalar kuram, byk bir d
nsel baar olabilirdi ama baz ngiliz ve Avrupal bilim adam6 James Clerk Maxwell, The scientific papers of James Clerk Maxwell,
der. W. D. Niven, 2.cilt (James Clerck Maxwellin Bilimsel Makalele
ri; Cambridge, 1980), s. 742.

156

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

larinin ilgilerini ekecek kadar ikna edici bir kuram deildi.


Ancak Maxweirin konuyla ilgili makalesinin ilk kez yaymlan
masndan yirmi yl sonra, 1887 ylnda Alman fiziki Heinrich Hertz (1857-94), elektro-manyetik dalgalarn varln de
neysel olarak kantlad. Hertz, bunu baarabilmek iin dalgalar
yayan bir verici ve bir alc yapmt. Bylelikle dalgalarn iddia
edildii gibi hareket ettiklerini kantlayabilecekti; ama o za
manlarn iyi donanml laboratuvarlarnn ounda bulunabile
cek basit elektrikli tehizat kullanmt. Hertzin vericisi, aky
le alan bir endksiyon bobiniydi; yani gnmz otomobille
rinde bulunan ateleme bobinine (kontak) benzeyen ve ayarla
nabilir bir kvlcm boluu bulunan bir kvlcm veya endksi
yon bobiniydi; ayrca vericinin zerinde ift kutuplu anten ola
rak ilev gren iki tane dz metal plaka bulunuyordu. Hertzin
alcs kk bir bolukla ayrlm bir tel devreydi. Vericilerin
boluundaki salnm yk, uzayda yan elektro-manyetik
dalgalar yaratyordu. Bu elektro-manyetik dalgalar, alcya ula
rlarken telde bulunan sabit elektronlarn hareket etmesine ve
devredeki bolukta bir kvlcmn meydana gelmesine neden
oluyorlard.
Sonuta Hertzin laboratuvarnda kvlcml telsiz telgraf sis
temi domu oldu. zerinde yaplacak nemsiz deiikliklerle
Hertzin cihaz, kodlu mesajlar gnderebilecek bir biime d
ntrlebilirdi. Ama ne var ki Hertz iletiim teknolojisiyle ilgi
lenmiyordu. Sonuta o, Maxwellin kuramsal almasnn
nemli bir ksmn deneylerle dorulayan bir bilim adamyd.
Hertzin yapt deneyleri aklayan popler, ada yorumlar,
bu deneylerin olas pratik kullanmlarndan sz ediyorlard;
ama Alman bilim adam aratrmasnn bu ynne ilikin olarak
hibir yorumda bulunmad.
Hertzin elektromanyetik dalgalarla ilgili deneyler yapt s
rada ngiliz fiziki Sir Oliver Lodge (1851-1940) da benzer
almalar srdryordu. Lodgeun, Hertz dalgalar zerine
yapt aratrmas nemlidir; nk bu aratrma, aksayan yn-

G eorge B asalla

157

leri bulunmasna karn, telsiz telgrafn gelitirilmesi ynnde


atlan ilk admlar yanstmaktadr.
Hertz ve Lodge, verici ve alc cihazlar belirli bilimsel ilkele
ri kantlamak amacyla yapmlard; ama yine de Lodge, Alman
meslektana kyasla teknolojik sorunlarla daha fazla ilgileniyor,
bu sorunlara eilmek istiyordu. Szgelimi elektrik dalgalar
zerine yapt aratrma, frtnal havalar srasnda yeterli ko
ruma salayamayan yldrmsavarlarn gelikin hale getirilmesi
ne ynelik bir aratrmadan tremiti. Ne var ki, uygulamaya
ynelik ilgilerine ve elektro-manyetik ma hakkndaki stn
bilgisine ramen Lodge, telsiz telgraf dncesine ilk ynelen
lerden biri olmad.
1892 ylnda bir baka ngiliz fiziki, Sir William Crookes,
popler bir bilim dergisinde, Hertzin yeni kefettii dalgalarn
mucizelerini ven bir makale yazmt. Crookesun kehnetle
rine gre bu dalgalar gelecekte hava koullarnn kontrol edil
mesini, daha iyi rnler yetitirilmesini, aktarm telleri kullanmakszn evlerin aydnlatlmasn salayacakt; o sralarda ise
tellere, direklere, kablolara veya pahal aletlere ihtiya duyma
yan bir telgraf sisteminin yaratlmasnda kullanlabilirlerdi. Ta
rihi Hugh G. J. Aitken ise, 1892 ylnn telsizle iletiimin geli
iminde bir snr izdiine inanyor. nceleri elektro-manyetik
dalgalar zerine yaplan deneyler, Maxwell kuramn geerli
klma amacn gdyordu. Ama 1892 ylndan sonra deney ya
pan kiiler, sinyal gnderme sistemlerine, yeni cihazlarn geli
tirilmesine veya icat edilmesine ve bilimsel makaleler yerine pa
tent bavurular gerektiren ticar gelimelere yneldiler.
Lodge, 1894 ylnda ngiliz Bilim Gelitirme Derneinin
yllk toplantsnda icat ettii verici aletleri tantt. Yaklak 55
metrelik bir uzakla Mors alfabesiyle sinyaller gnderdi ve tel
siz telgrafn sunaca olanaklar anlatt. O sralarda Lodge, tel
sizle iletiim konusunda bilimsel ve teknolojik gelimeleri ya
kndan takip ediyordu ve bu alandaki bilgisi olduka fazlayd.
Bunun yan sra, bu konunun gelecekte ok byk bir etkiye

158

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

sahip olacak ynleri zerinde de almalarda bulunuyordu ki


bunlar arasnda en nemlisi seici akorttu. Bu bulu, telsizle
iletiimden yararlanan kiilerin daha dk frekanslarda haberleebilmelerini salayacak ve bylelikle baka sinyallerin araya
girmesini engelleyecekti. Nasl olduysa Lodge 1897 ylnda, is
temeye istemeye de olsa, ilk bulularn da kapsayacak bir pa
tent almak iin bavuruda bulundu. Hatt tasarlam olduu
telsiz cihazlarnn iml edilmesi iin bir firmayla szleme bile
imzalad. Ama ne var ki btn bunlardan sonra bile inand
ilkelerden vazgemeyerek bir fiziki olarak kald. Patent y
znden bilginin kstlanacandan endielenen ve yzyln so
nunda yeni kaplar aan fizik dallarna merakl olan Lodge, asla
ticari adan kazan salayacak bir telsizle iletiim sektrnn
arkasnda yer almad. Aslnda byle bir sektrde yer almas iin
yeterli olan bilimsel ve teknolojik birikimden ok daha fazlasna
sahipti; ama i dnyasna ynelik hevesten, evkten, yani ksa
cas i dnyasnn talep ettii tarz bir kiilikten yoksundu.
Ama sz geen bu zelliklerin eksik olmad biri vard:
Guglielmo Marconi (1874-1937). Varlkl bir talyan babann
ve rlandal bir annenin ocuu olan Marconi, snrl bir formel
eitimden gemiti ama Bologna niversitesinde fiziki olarak
alan ve ksa dalga boylu Hertz mas zerine deneyler ya
pan Augusto Righi ile birlikte almt. Marconi, 1894 ylnda
yirmi yandayken Righinin yardmlaryla elektro-manyetik
dalga aktarm iin bir cihaz gelitirmi ve 1895 ylnda da yak
lak 2,5 kilometrelik bir uzakla sinyal gnderebilmeyi baar
mt. Bu ilk denemeler, Marconinin daha sonraki abalarna
zemin tekil etmitir. Hereyden nce Marconi ampirik bir
yaklama sahiptir. Aksi takdirde baarl olamazd, nk fizik
bilgisi, Hertzin, Lodgeun ve Righinin sahip olduu bilgi biri
kiminden ok uzakt. Sonuta Marconi, ok daha uzak mesa
felere sinyal gnderebilmeyi amalamt ve ticari bir telsizle
iletiim sisteminin mmkn olduuna yrekten inanmt.

G eorge Basalla

159

1896 ylnda ngiltereye geen Marconi, Hertz dalgalarn


ticari olarak kullanmay planlyordu. Elektriksel atmalar (impulslar) araclyla sinyallerin gnderilmesi yntemi iin pa
tent bavurusunda bulundu ve patenti aldktan sonra da amac
na ulat.7 Dnya zerinde telsiz telgraf iin ilk kez verilen bu
patent, Maxwell ve Hertzin bilimsel almalarnn tm tekno
lojik uygulamalarn fiilen kapsyordu. Marconinin getirdii
yenilikler patent iin yeni ve zgn olma asndan ok azd
ama mevcut yntemlerin, tehizatlarn ve devrelerin birer mlk
olduunu iddia eden ilk kii Marconiydi. ngiliz yasalarna g
re bu iddia, Marconinin elektro-manyetik sinyal gndermeyi
ieren geni bir patentin tm haklarna sahip olduunun onay
lanabilmesi iin gerekli olan hereyi kapsyordu. Lodge ise bi
raz ge davranarak ancak Marconinin ilk adm atmasndan
sonra 1897 ylnda patent bavurusunda bulunarak kendi ara
trmasn korumaya alt.
Marconinin hakl olarak zgn katklarda bulunduunu id
dia edebilecei tek patent alan, anten tasarmyd. Marconi,
uzun mesafeli sinyaller konusu zerinde ilk younlat sra
larda farkl antenler, zellikle de toprakl, dikey antenler zeri
ne deneyler yapmaya ynelmiti. Bu tr antenleri verici siste
miyle birletiren ilk kii olmasna ramen bu tip anteni icat
eden kii Marconi olmamtr. Marconinin antenlerle yapt
deneyler, deneme yanlma yntemi zerinde temelleniyordu.
Bugnse anten tasarm, sanatla i ie bir konumda bulunmak
tadr; ama yzyln dnemecinde anten tasarm minimal d
zeyde bilimsel temele sahipti. Marconi, amalad ticari bir tel
sizle iletiim sistemine doru sabrszlkla ilerlerken o zamanlarki bilimsel grlerin dna kmt; nk belirli bir anten
konfgrasyonunun kuramsal olarak doruluunun kantlan
masn bekleyerek kaybedecek vakti yoktu.

7 H ugh G. J. Aitken, Syntony and spark - the origins ofradio (Seselim


ve Atlama Radyonun Kkenleri; New York, 1976), s. 204-5.

160

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

Zengin ngiliz akrabalarndan parasal destek alan Marconi,


1897 ylnda Telsiz Telgraf ve Sinyal irketini kurdu. Bu, onu
elektro-manyetik dalgalar zerine aratrmalar yapan bilim
adamlarndan bir kez daha ayrd. irketin para destei ve per
soneli salamd; ama nc olduu iin irketin kesin olarak
hangi pazara ynelik hizmet verecei konusunda i atmalar
yaanyordu. Neyse ki yeni pazarlar belirlemeyi, kefetmeyi ve
yaratmay isteyen bir yatrmc olan Marconi bu sorunu derhal
zd. Balangta Marconinin irketi, kendi sistemlerini kur
mak, altrmak ve salamlatrmak isteyen dier irketlere
satmak iin telsiz tehizatlar iml ediyordu. irketin ilk mte
rileri, bu i iin personel yetitirmede hibir sknt ekmeyen
ngiliz Kara ve Deniz Kuvvetleri olmutu. Ama byk denizci
lik endstrisinin gemi-ky aras iletiimde telsizi kullanabilece
i aklk kazand iin 1900 ylyla birlikte Marconinin irke
ti, bu yeni pazara hizmet verme amacyla kendisine bal bir
alt-irket kurdu. Bu alt-irket, gemilerde ve kylardaki istas
yonlarda Marconinin sahip olduu tesislerde altrlmak ze
re telsiz operatrleri yetitiriyordu. Bylece, Marconinin Telsiz
Telgraf ve Sinyal irketinin sunduu rn, telsiz tehizat de
il telsizli iletiim hizmeti oldu.
Ticari ynelimler sonucunda, Marconi ve radyo sinyalleri
nin verimliliini ve kapsamn artrmak amacyla Marconi adna
alan teknik personel yeni teknolojik zorluklarla kar karya
kaldlar. 1900 ylnda sinyal gnderilebilen en uzak mesafe 240
kilometreydi; ama Marconi, bir yl kadar ksa bir sre iinde
Atlantik Okyanusu boyunca telsizle mesaj gnderebilmek iin
almalara balad ve ok byk antenler ile kvlcml verici
sinde yksek enerji kullanarak bunu yapmay baard da. Yer
yznn yuvarlak oluu nedeniyle kritik bir nem tayan bir
mesafede sinyal gnderilebilmesi sayesinde Marconi, bir kez
daha bilimin nne gemi oluyordu. Telsiz a geniledike,
daha fazla alc ve verici kullanma getike, seici akort aletine
duyulan ihtiya da giderek artmaya balad. Bunun zerine

G eorge B asalla

161

Marconi, Lodgeun 1890l yllarda zmeye alt sorunun


zerine eildi.
Marconinin kurduu irketin tarihi, ounlukla bilimin
yardm olmakszn teknolojinin bilimin geliimine katkda bu
lunuuna rnek tekil etmektedir. Marconi, teknik sorunlarn
zlmesi iin bilimsel bilgiye bavurmuyordu; ama bilimsel
cemaatin henz farkna varmad sorunlara teknolojik zm
ler getiriyordu. Sonuta 1909 Nobel fizik dlnn Marconi
ye verilmi olmas ironik olduu kadar yerinde bir karardr da.
Marconi bu dl, Alman fiziki Ferdinand Braunla payla
mt. Braun, sinyal gnderme mesafesini olduka artran bobinsiz bir anten tasarlamt. dln gerekesi aklanrken
Nobel dl komitesi, Faraday, Maxwell ve Hertzin parlak ku
ramsal almalarnn nemini vurgulamt; ama konuyla ilgili
btn unsurlarn pratik ve kullanlabilir bir sistemde biraraya
getirilmesini Marconinin tek bana baard sonucuna ula
mt.8
Atmosferik buhar makinesi ve telsizle iletiim rnekleri, bi
lim ve teknoloji arasndaki ilikiyi kapsayan bir genel kurallar
kmesi elde edilebilmesi asndan kendi ilerinde yetersiz kal
maktadr. Ama buna ramen bu rneklerin, ar basitletirilmi
aklamalarn rahatlkla kabul edilmesine kar bir uyar olarak
kabul edilmeleri gerekir. Konuyu olduundan daha basitmie
sine yorumlayan bu tr aklamalar, yaratcln tamamn bi
lim adamna atfederken kuramsal bilginin uygulamaya geiril
mesi iini de teknoloji uzmanna brakrlar. Newcomen ve M ar
coninin dnsel baarlar en kk aamasna kadar, Papin
ve Hertzin baarlar kadar etkileyicidir.
Ayrca her iki rnek de, bilginin iletilmesinde aralarn oy
nad nemli rol aa vurmaktadr. Papin, hava ve gaz ze
rine aratrma yapan bilim adam tipine yaknd; dolaysyla ilgi
oda en azndan bu aratrmalarn teknolojik uygulamalarnn
8 Friedrich Kurylo ve Charles Susskind, Ferdinand Braun (Cambrid
ge, Mass., 1981), s. 226.

162

Yenilik (1): Psikolojik ve D nsel Etkenler

deerlendirilmesini kapsyordu. Bu nedenle Papin, Newcomena


Torrielliden daha yaknd. Telsizle iletiim rneinde de ben
zer bir durum sz konusu olmutu. Hertz, Maxwellin kuram
n bir laboratuvar demonstrasyonuna dntrmt ve Lodge
da, Hertzin laboratuvar almalarndan yararlanarak telsiz tel
graf teknolojisine ve ticaretine doru ynelmiti. Srecin ta
mamlanmas ise Marconiye nasip olmutu. Marconi, telsiz sin
yalleri bilimi ve teknolojisi hakkndaki kendi deerlendirmeleri
ile btn eski bilgileri birletirerek aradaki balantnn kurul
masn salad. ok ynl dei tokuun her bir aamasnda bi
limsel ve teknolojik cemaatler arasnda iki ynl bir bilgi ak
sz konusu olmutu ve her iki cemaat de birbirine verebilecei
nemli bir bilgiye sahip olmay hemen her zaman baarmt.
Sonuta icat, teknoloji ve bilimi deitirmeyi srdrd.
Buhar makinesi ve telsizli iletiim, Rnesans dnemi sonras
icatlardr. Doal olarak byledir, nk bu icatlarn mmkn
klnmasna yardmc olan modern bilim, 16. ve 17. yzyl Av
rupa kltrnn rndr. Rnesans dneminden nce ve on
dan sonra yzyllar boyunca teknolojik ilerlemeler, bilimsel bil
ginin yardm olmakszn baarld. Ancak 19. yzyl sonlarnda
bilim temelli kimya ve elektrik endstrilerinin kurulmasyla bir
likte bu durum tamamen deiti. Bununla beraber bu, 20. yz
yln teknolojik ve endstriyel gelimelerinin tmyle bilimsel
aratrmaya bal olduu anlamna gelmemektedir, Modern
materyal dnyann nemli zellikleri, ncelikle teknoloji tara
fndan belirlenmekte ve ekillenmektedir.

IV. Bolm

YENLK (2):
SOSYO-EKONOM K VE
Kltrel Etkenler

Bu blmde teknolojik yeniliin ortaya kna ilikin tmyle


farkl bir aklama kmesini irdelemek amacyla ekonomi, ant
ropoloji ve tarih almalarndan dn aldmz baz rnekle
re deineceiz. Bu yeni aklamalar arasnda en yaygn ve en
gelikin olanlar, sosyo-ekonomik etkenlere bal aklamalar
dr. Sosyo-ekonomik etkenlere bal aklamalarn bu denli
yaygn ve gelikin olmalarnn nedeni, hem ekonomi kuram
hem de tarihsel deimeye ilikin Marksist yorumla balantl
olmalarndan kaynaklanr. Ancak sosyo-ekonomik aklamalar
destekleyen gelikin kuramlar ve ampirik bulgular bulunmasna
karn dikkatli bir irdeleme kapsamnda bu kuram ve bulgula
rn da eksik ynleri olduu aklk kazanyor. yleyse yenilik
kavramna ilikin olarak, kltrel deerleri ve davran biimle
rini vurgulayan daha geni kapsaml bir yoruma ynelmemiz
gerekiyor.

164

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

Nesnelerin Elle Yaplmas


Sosyal antropolog H. G. Barnett yle diyor: Btn taklitler,
kanlmaz olarak baz ztlklar ierir. 1 zgn bireyi kopya
ederken kiinin, kopya ettii eyin aslna sadk olmada ne denli
baarl olduu nemli deildir. Kopya mutlaka zgn model
den farkl olmak durumundadr. Bireyi kopya eden ve aslm
yapan kii tek ve ayn insan olduunda bile bu byledir. nk
dn tarz, kullanlan malzeme, aralar, aletler ve alma
koullar tmyle farkldr ve bu durum eksiksiz ve tamamen
aslna sadk bir reprodksyonu imknsz klar. Kopyalama s
recine katlan insan says arttnda ise zgn modelden sap
malar da art gsterir.
Ztlklar veya farkllamalar bulunmakszn taklidin imknsz
oluu, seri retimle retilen nesneler iin de geerlidir. Aktr
ki rastlantsal farkllamalar sayca azdr; ama modern endst
rinin srtn dayad titiz kontrol yntemlerine ramen bu tr
istenmeyen deiikliklere rastlanmaktadr. Konuyu derinleme
sine incelediimizde ise ayn olduklar farzedilen teneke iecek
kutularnn bile imlat srecinden arta kalan rastlantsal izlerle
birbirinden ayrlabileceini grrz. Szgelimi bazlarnn ze
rindeki boya parlakken bazlarnnki mat olabilir; kutularn s
tndeki yazlarda veya ekillerde de farkllamalar gzlenebilir;
rnein kullanlan mrekkebin kalnl deiebilir ya da kutu
nun zerindeki renkler ve harf basklar farkllk gsterebilir.
Hatt aacak ksmnn zerindeki balk farkl olabilir. Ksacas
seri retilen nesnelerdeki rastlantsal farkllamalar, bir kez da
ha, deikenliin kurmaca dnyann mutlak kural olduu ger
einin altn izer.
El yapm veya makine rn nesnelerde rastlanan kk
farkllamalarn hibiri, nemli bir icada veya yenilie yol ama
potansiyeline sahip deildir; ancak insan mdahalesi, farklla 1 H. G. Barnett, Innovation: the basis o f cultural change (cat: Klt
rel Deimenin Temeli; New York, 1953), s. 49.

G eorge Basalla

165

malar ynlendirerek yeni bir rnn ortaya kmasn mm


kn klabilir. T a teknolojisinin uzun ve ar evrimi boyunca
bu tarz birey meydana gelmi olabilir. Ta aletlerin yapmnda
meydana gelen rastlantsal farkllamalar, daha sonra kullanma
geen yeni biimler ve ilevler ortaya koymu olabilir. Bu sre,
ok amal kullanlan aletlerden belirli bir ilev tayan uzman
lam el aletlerine geii ksmen de olsa aklayabilir.
Nesnelerin bilindik yntemlerle retimi srasnda ortaya
kan baz farkllamalar, nesneyi yapan kiinin kontrol altnda
dr. Bazen bir birey, farkl olmak, kalplar krmak veya yenilik
yapmak iin kastl bir aba iine girebilir. Bu tr rutin yenilik
leri, el sanatlarnda makine retiminde olduundan daha ak
bir ekilde gzlemleyebiliriz; nk icat ve uygulama genellikle
tek bir birey veya en fazla birka kii tarafndan gerekletirilir.
Hnerli erkeklerin ve kadnlarn sepet ve mlek yapma sa
natn aratran antropologlar, geleneksel toplumlar da rutinle
mi icat etme ve icatlarn kltre dhil edilmesi srelerinin
aklk kazanmasna yardmc olmulardr. Szgelimi sepetilik
sanat, kuzeybat Kaliforniya yerlilerinden Yurok-Karok Kzl
derilileri arasnda son derece ayrcalkl bir konuma ulamt.
1930lu yllarn balarnda sepet yapan Yurok-Karok kadnlar
n inceleyen Lila M. O Neale, fiilen btn yerli kadnlarn iyi
veya kt bir sepeti oluturan zellikleri deerlendirme konu
sunda olduka hassas bir muhakeme gcne sahip olduklarn
grmt. Yurok-Karok kadnlar yalnzca sepet yapmyorlard;
yaptklar sepetlerin hem ilevsel hem de estetik nesneler ol
duklarn dnyorlard. Malzeme, ince dallar, kkler ve otlar
gibi geleneksel olarak kullanlan doal rnlerle snrlyd; bi
im de kaplarn ilevsel zellikleriyle kstlanmt. te bu yz
den, ssleme yapmak amacyla farkl tasarmlarn i ie geiril
mesi, yenilik getirme asndan sahip olunan tek frsat ONe
ale, yeniliki karakterleri belirleme konusunda hibir glk
ekmemiti. ONeale iin bu yeniliki kiiler, yeni ssleme tarz
lar ve temalar yaratan kadnlard. Yaratclklarndan tr

166

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

Yurok-Karok kadnlarna hayranlk duyuluyordu ve tasarmlar


dier kabilelerin sepetileri tarafndan kullanlyordu; ama buna
karn herkes bu yeniliklerin geici bir moda olduunu d
nyordu. Uzun vadede yenilikler unutulacak, eski biimler h
kimiyetlerini koruyacak ve Yurok-Karok sepetilii de gelenek
sel izgilerde srdrlecekti.
Ruth L. Bunzelin 1920li yllarda Pueblolu mlekiler ze
rine yapt aratrma ile May N. Diazn 19601 yllarda Mek
sikann Tonal kasabasnda yaayan mlekiler zerine yapt
alma, biim ve sslemede muhafazakr bir bak asnn
hkim olduunu vurgulamaktadr. Diaz, kopya ekme veya
taklit etmeye deer verilmesinden tr mlekilerin, yerel bir
seramik mzesinin yeni tasarmlarn gelitirilmesini tevik etme
ynndeki abalarna kar ktn grd. Buna karn, az sa
yda Tonall mleki de yeniliki zanaatkrlar olarak byk
sayg gryordu. Bunzel de buna benzer sonulara ulamt:
New Mexiconun San Ildefonso kynden iki mleki, Julin
ve Maria Martnez, yeni teknikler, ekiller ve sslemeler geli
tirmeye alyorlard. Martnez iftinin yeniliki sluplar yle
sine poplerlemiti ki eski rnlerini ve sslemelerini dzenle
dikleri bir sergide biraraya getirerek halka sunmulard.
Sosyolog George C. Homans, yenilik getirme eiliminde
olan zanaatkr tiplerini tanmlamaya ve saptamaya alan bir
sosyo-ekonomi kuram gelitirmitir. Homans, zanaatn hayat
kazanma amacyla srdrldn ve buna bal olarak da
toplumsal ve ekonomik etkenlerin yaratcla ynelik mevcut
bir eilime engel olmak veya bu eilime hz kazandrmak iin
biraraya geldiini varsayar. Homans, zmleme yapma uru
na zanaatkrlar statlerine gre kategoriye ayrr: Yksek,
orta ve alt tabakalar. Homansn bulgularna gre orta tabaka
zanaatkrlar, bu gruplar arasnda en az yenilik getirme eili
minde olan zanaatkr tipidir. Hiyerarik olarak en alt tabakada
yer alan zanaatkr tipinin yeni rnler reterek kaybedecei
fazla ey yoktur. Bu grupta yer alan zanaatkrlar, getirecekleri

G eorge Basalla

167

yeniliin satlar artracan veya dikkat ekmelerine yardmc


olacan mit ederler. Baarszla uramalar durumunda
gemeleri gereken daha alt bir tabaka zaten yoktur. Yksek
statye sahip zanaatkrlar ise stn yeteneklerini kantlama ve
liderlik konumlarn koruma amacyla yenilik arayna girerler.
Bo zamana, otoriteye, deneyime ve deneme zgrlne sa
hiplerdir. Yenilik yapan bu iki snf arasnda skp kalm olan
orta tabaka zanaatkrlar ise, muhafazakr bir tutum sergiler
ler. Alt tabakadakilere kyasla kaybedecek daha fazla eyleri
vardr ve kendilerinden stte bulunanlarn yaptklarn baarma
konusunda zerlerinde bir bask hissetmezler. Yenilik getirme
ye almann konumlarn tehlikeye atacandan korktuklar
iin de zanaatkrlk pratiinde statkoyu korumaya alrlar.
Afrika ve Latin Amerikada srdrlen alan almalar bu
kuram dorulamaktadr. rnein Bat Afrikada, gnmzde
Gana olarak bilinen lkede yaayan Ashantiler arasnda orta
grupta yer alan tahta oymaclar herhangi bir yenilik arayna
girmezler. Sradan bir oymac, yeni maceralar uruna zaman
ve doal kaynaklar tketmektense hazr bir pazar olan bilin
dik, geleneksel paralar retmeyi tercih eder. Yksek ve alt
gruplara braklan yenilik aray, temelde iki farkl biim ierir.
ok hnerli olmayan ve pazarda marjinal bir konumda bulu
nan alt tabaka oymaclar, dier Afrika kabilelerinin sluplarn
taklit etmeye alarak ya da Batklarn Afrika ilkellii gr
ne zemin hazrlayan fantastik nesneler reterek yeni biimler
ararlar ama aslnda yaratc sanatla hibir ilgileri yoktur. Sanat
larnn en st seviyesinde bulunan usta oymaclar ise, Ashanti
kabile sanatnn snrlar ierisinde yenilik getirirler. Bylece ye
ni estetik eilimlerin kurucular olarak ustalar arasnda sayg
kazanrlar.
Latin Amerikallar zerine yaplan almalar, yenilik aray
na ilikin ekonomik riskler ortadan kalktnda nelerin olabi
leceini en iyi ekilde aklamaktadr. Aratrmaclar, baz yer
leim birimlerinde iletmecilerin alanlara cret dedii ve

168

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

bylelikle btn finansal risklerin karland mleki ilikleri


bulunduunu grmlerdir. Bu koullar altnda Meksika, Yukatandaki geleneksel mlekiler, kendilerine iveren hediyelik
eya dkknlarnda talep zerine yeniliki paralar retirler.
Benzer bir ekilde Peruda hkmet destei alan bir zanaat
okulunda mlekilerin, yenilik getirmeyi snrlandran ekono
mik kstlamalardan etkilenmeksizin almalar salanyordu.
Bu sayede Perulu mlekilerin, yeni biimler ve yeni kil ileme
teknikleri gelitirmesi mmkn klnyordu, eer pazarn talep
lerine ynelik olarak almalar gerekseydi szn ettiimiz
her iki mleki grubu da, yksek veya alt grup tabakalarnda
bulunmadklar srece yenilikle bylesine ili dl bir ilikiye
giremeyeceklerdi.
Homansn kuram, yenilik getirmeye ilikin sosyo-ekonomik kstlamalar zerinde durur ama yeniliin kaynaklarn gz
nnde bulundurmaz. Dolaysyla, zaruri ulusal tketim veya
kiisel beeni iin yaplan retim srasnda pazar glerinin
ortadan kalkmas durumunda yeniliki davrann nasl gerek
letii konusu zerinde durmaz. Geleneksel toplumlarda reti
cinin amac ne olursa olsun zanaat eitimi ve kltrel deerler,
deiiklie kar kma eilimindedir.
Geleneksel mlekilere, sepet imlatlarna veya tahta
oymaclarna almalar iin tamamen yeni tr malzeme veril
diini varsayalm. Acaba bu kiilerin verecei tepki, yeniliki
rnler yaratma ynnde mi olacakt? Byk bir olaslkla
hayr... Yeni malzemenin sunulmas yoluyla yenilik yapmann
desteklenecei gr genellikle abartlmaktadr. Aslnda tersi
ne bir durum sz konusudur; nk malzemenin deimesi
nedeniyle reticiler, yeni malzemeyi eski biimlere uyarlayabil
mek iin fazladan aba sarfetmek zorunda kalrlar. Szgelimi,
el aletlerinin yapmnda metal kullanlmaya balandnda da
byle olmutu. Tatan treyen alet ekilleri ve tiplerinin, bakr
ve bronza uyarlanmasna allmt. Yeni metal aletler, ta alet
prototiplerinin etkilerini uzun bir sre korumulard.

G eorge Basalla

169

Metalin her yeni kullanmnda sre aynen tanmland gibi


tekrarlanmt. O zamana kadar yaplm olan ilk demir kpr,
1770li yllarn sonlarnda ngilterenin Coalbrookdale kasaba
snda Severn Nehri zerinde ina edilmiti. Her ne kadar bu
nl kpr, demirin yeni kullanmlarnn bir sembol olsa da,
marangozluk teknikleriyle tasarlanm ve ina edilmiti. Kpr
nn dkme demirden yaplan balantlar, sanki tahta zerinde
allyormucasna byk bir titizlikle birletirilmiti ve para
lar da, perin ivisi veya cvata ve somun yerine demir kilitler,
ve vidalarla sktrlmt. Bunu izleyen on yl iinde ngiltere
de Sunderland yaknlarnda baka bir demir kpr ina edildi.
Bu yapda kullanlan dkme demir kalplar byklk ve ekil
bakmndan duvarclkta kullanlan kalplarla neredeyse aynyd
ve sanki ilenmi ta paralar gibi birletirilmilerdi.
Eski malzemenin taklit edilmesi srasnda yeni malzemenin
ilenmesinde ve kullanmnda rastlanan dzen, arkeologlarn
bu olguyu yeni bir terimle tanmlamalarna yol amtr. Bu
yeni terim ise, skeomorfizmdir. Skeomorf, yeni malzemeden
retilen rnde hibir ilevi olmayan veya ok az ie yarayan
ama zgn malzeme ile retilen nesnede hayati bir nem ta
yan ve oluuma veya tasarma ilikin bir edir. Mimar, skeomorfizmin en bilindik rneklerinden bazlarn ierir. Ahap
yaplarn birok zellii, duvarclk yap tarzna baladklarnda
antik Yunanllar tarafndan ta malzeme ile yinelenmitir. Tah
ta destek stunlar, ta stunlara dntrlmt; zvanal ve
saplamak ekleme duvarclkta kopya edilmiti; tahta oymaclk
ta grlen ssleme sanat, taa aktarlmt; saaklarn altndaki
ahap tavan deme kirilerinin ular, ssleme amacyla kulla
nlan, yakndan tandmz, Yunan dendaneleri -yani ssleme
amacyla byk ta bir yapnn saaklar altna dzenli aralk
larla yerletirilen dikdrtgen bloklar- olmutu.
mlekilik, skeomorflarn oka kullanld bir zanaattr
(ekil IV. 1.). Kil mleklerde rastlanan boyal veya oymal ta
sarmlar, genellikle, mlekiliin ilk geliim dneminde frn

170

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

lama tekniinin bulunmasndan nce kaplarn gvdelerini des


tekleme amacyla kullanlan sepetilik oluumlarnn son eserle
rindendir. Dier durumlarda ise sslemeler, ya mleklerde
kullanlan tama iplerinden arta kalmtr ya da mleklerin da
ha kolay tanmasn salama amacyla mlein etrafna ba
lanan halatlardan alnmtr.

ekil IV. 1. Belika Kongosu (bugnk Kongo Cumhuriyeti) mlekili


inde grlen skeomorfk oluumlar ve tasarmlar. ekilde a ve c harfle
riyle gsterilen mlek kaplar, ipten yaplma geleneksel tama saplarna
sahipler, b ve d harfleriyle gsterilen kaplar da, ip prototiplerinin biimleri
ve tasarmlar zerinde temellenen mlekten yaplma saplara sahipler.
mlekten saplar, skeomorflardr. Kaynak: R. U. Sayce, Primitive arts
andcrafts (lkel Sanat ve Zanaatlar; Cambridge, 1933), s. 90.

Skeomorfizm gemie ait birey olmad gibi geleneksel zana


atlkla da snrl deildir. lk plastik nesnelerin ounda skeomorfizm rneklerine bugn bile rastlayabiliriz. Hemen hemen
istenilen btn ekil ve renge sokulabilen plastie genellikle
rnn bilindik ekline uygun bir biim verilir. lk plastik su

G eorge Basalla

171

kovalar, galvanizli elik prototiplerinden sonra retilmiti. Tp


k su kovalarnda olduu gibi ilk plastik sepetler de zgn bi
imlerini, eski sepetlerin yapld kamlardan ve ensiz tahta
lardan almlard. Plastik kovalar ve sepetler ancak bir sre
sonra sac ve ot malzemenin etkisinden nispeten bamsz bir
ekil alabildiler.
Skeomorflar, sradan bulular ve rastlantsal farkllamalar,
el sanatlarnn muhafazakr ynlerine dikkat ekerler. Tasarm
kuramcs Christopher Alexander^ gre deiime kar kma,
geleneksel zanaatn zn oluturur ve bu zanaat trnn g
kaynadr. Alexander, tasarma ve yeni rnler retilmesine
ilikin iki genel yaklam tipi tanmlyor. Birincisi, ilkel top
lumlar ile el yapm rnleri ieren ve tasarmcnn veya retici
nin kiisel bilinlilik tamad bir sretir. Zanaatlk hner
leri, gsteri mahiyetinde uygulamalarda bulunan deneyimli za
naatlar ve mevcut rnleri kopya ederek deneme yanlma
yntemiyle alan raklar araclyla kuaktan kuaa aktar
lr. Bu tr zanaat tiplerine ikin bilgiler, yazl metinlerde zet
lenmedii veya yaygnlatrlm szsel biimlere aktarlmad
iin de, yararlanlabilecek genel kuramlar gelitirilememektedir.
Kii yaparak renir ve yapmay renecei ey de yllar, belki
de yzyllar boyunca yaplmakta olan eydir. Kiisel yaratclk
yoluyla itibar kazanmay veya dikkat ekmeyi uman kiilere bu
tr bir zanaat tipinde yer yoktur.
Bu yntemle retilen geleneksel rnler yllar boyunca bir
ok kk ilerleme kaydetmi ve bylece ilevlerini en iyi ekil
de yerine getirmilerdir. lkel toplumlar, aralarnda seim ya
pabilecekleri az sayda alete veya ara gerece (kano, balta ve kil
mlek gibi) sahip olabilirler; ama bunlar, maddi kltrn bas
knlk dzeyi asndan en iyi olanlardr.
Tasarm srecine ilikin ikinci bir yaklamn egemen oldu
u modern toplumlarda ise durum tamamen farkldr. Bir tr
kiisel bilinliliin n plana kt bu ikinci yaklamda raa,
ok fazla kuramsal bilgi sunulur; rak, olduka karmak rn

172

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

ler tarafndan kuatlmtr ve kendisini mucit olarak grmesi


ynnde cesaretlendirilir. Alexandern ulat sonuca gre ta
sarma ynelik bu ikinci yaklam nedeniyle dnya, ou kendi
sinden beklenen ii yerine getirmede tam anlamyla baarl ola
mayan devasa bir rn eitliliiyle dolup taar.
Antropolog General Augustus Henry Pitt-Riversn ilkel tek
noloji hakkndaki grlerine ok ey borlu olan Alexandern
kuram, olduka ayrntl bir kuramdr ama yine de tarihsel bul
gularla yeterince desteklenmemitir. rnein yukarda szn
ettiimiz rneklere ilikin bulgular, gzlemciler tarafndan ok
ksa bir zaman aralnla toplanmtr. Dolaysyla, geleneksel
toplumlarda deiimin yava ve nemsiz olduu, yenilik aray
nn engellendii ve bu tr toplumlarn rnleri arasnda yal
nzca ilevsel olanlarn stn konumda bulunduu iddialarnn
yeterli lde kantlanm olduu sylenemez. Ksacas, ilkel
toplumlara ait teknolojilerin btnlkl tarihlerini bilmiyoruz.
Bu toplumlarn teknolojilerinin tarihini biliyor olsaydk belki de
ilkel toplumlarn zanaat tiplerinde nemli yeniliklerin bulundu
unu belgeleyen kart rneklerle karlaacaktk.
Aslnda tarih ncesi an son be bin yl boyunca, M
8000-3000 yllar arasnda, Yakn Douda teknolojinin gelii
mi srasnda yaplm olan keifleri, bu tr kart rnekler ola
rak grebiliriz. Tarih ncesi dnemde yaayan kltrleri, g
nmz ilkel toplumlarnn kltrleriyle eit grmek mmkn
olmasa da bu iki farkl kltr tipi, belirli ortak zellikler payla
rlar. Szgelimi el aletlerinin yaygn biimde kullanlmasn,
makinelerden snrl biimlerde yararlanlmasn ve bu makine
lerin zellikle daha basit olmasn, temel enerji kaynaklarnn
insan ve hayvan enerjisine bal oluunu ve teknolojide bilimsel
tabann bulunmayn buna rnek gsterebiliriz. Peki, ama bu
kstlamalar sz konusu olduunda teknolojik yenilik adna ne
baarlabilir? En azndan tarih ncesi zamanlarn son dnemle
rinde baarlanlarn, kaytl tarihin son be bin yllk dnemi bo
yunca da baarlmas gerektii varsaylabilir.

G eorge Basalla

173

Tarih ncesi an son dnemi, zanaatlarn kulland


malzeme listesinde bir arta tank olmutu. Bylece ta, tahta
ve kemik gibi eski malzemelere, bakr, bronz, altn, gm, ka
lay, tula ve kil gibi yeni malzemeler eklenmiti. Bu eklemelerle
birlikte, yeni malzemelerin kullanma hazr hale getirilmelerin
den nce maden filizi ve kil gibi doal maddelerde de kkl de
iiklikler yaplmas gerekmiti. Ayrca bu deiikliklerin yan
sra yeni malzemelere ilikin yeni ileme tekniklerinin bulun
mas da zorunlu olmutu. rnein metalin dklmesi veya ki
lin ekillendirilmesi ve frnlanmas gibi yeni yntemlere ihtiya
duyulmutu. Sonuta bu bulular, malzemelerin insanlarn kul
lanaca biimlere dntrlmesi iin ihtiya duyulan imlat
aletleri kmesinin icat edilmesine yol at.
Bu arada enerji ve ulam tarzlar da byk ilerlemeler ge
irdi. Hayvanlarn evcilletirilmesi ve bykba hayvanlarn koulabildii eitli tatlarn icat edilmesi, tarm, ulam ve gda
maddelerinin ilendii alanlarda hayvan enerjisinin etkili biim
lerde kullanlmasna olanak tand. Kara ulamndaki yenilik
ler, ar yklerin kolayca tanmasn salayan kzaklarn icat
edilmesiyle balad ve tekerli tatlar ile bu tatlar iin gerekli
olan yollarn domasyla birlikte dorua ulat. Bu srada nehir
lerin ve rmaklarn zerinde nce sallar, sonra kanolar ve niha
yet gemiler ortaya kt.
Tarm ve ev hayatnn etrafnda kmelenen bulularn says
inanlmayacak lde fazladr. Tarmn gelitirilmesi, yiyecek
kaynaklarn artrm, bu kaynaklarn uzun sreli muhafaza
edilebilmesini salam, daha byk yerleim birimlerinin ku
rulmasna yardmc olmu, sulama sistemlerinin gelitirilmesini
tevik etmi ve zellikle de topra ileme, rn kaldrma ve
rnlerin depolanmas iin gerekli olan aletler ile sabann icat
edilmesine yol amt. 20. yzyln gnlk hayatnn ekli, tar
m gelitiren ilk iftilere ok ey borludur. nk tarm bu
lan kiiler, yemek piirecek kap kacakla, dokumaclkla, sepet
lerle, hasr eyalarla ve mobilyalarla birlikte yerleik yaam bi

174

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

rimlerinde yaamaya balayan ve kozmetik rnlerini, parfm,


sabunu ve kuma boyalarn bulan ilk kiilerdi.
Tarih ncesi an son dnem kaytlar arasndaki en son
baar ise yazyd. El hnerleriyle dnsel kabiliyetleri insanlk
tarihinde daha nce ei grlmemi bir biimde birletiren bu
bulu, ayrca fiziksel aralarn yaratlmasn da zorunlu klmt.
Bu aralar ise yaz kd ve sivri ulu yazma aletleriydi. Yaz,
olduka retken ve verimli bir dnemin yakn olduunu mjde
liyordu. Bu dneme ait icatlar, iki nedenden tr nemlidir:
Birincisi, bu icatlar, Batnn maddi kltrnn ve uygarlnn
bu dnemi takip eden hzl bymesi iin gerekli zemini hazr
lamlardr ve ikinci olarak da, modern ltlere gre basit veya
ilkel olarak grlebilecek teknolojik bir ortamda nemli ve kap
saml yeniliklerin mmkn olabileceini kantlamlardr.

Ekonomik Gdler
ktisatlar ve iktisat tarihileri, geleneksel toplumlarn grece
basit ekonomilerinde teknolojik yenilik olgusunun ortaya k
yla fazla ilgilenmezler. Oysa bu olgunun modern endstriyel
dnyadaki rnekleri olduka oktur. Dier taraftan, icat konu
sunu hem kuramsal hem de ampirik dzeyde ele alan iktisat
literatr 18. yzyl sonlarndan gnmze dein giderek ge
nilemitir. Bu literatrde yer alan kart bak alar ise, icat
srecinin ekonomik boyutlarna ilikin geni kapsaml bir anla
yn gelitirilmesine yardmc olmaktadr.
Karl Marx, teknolojik deimenin ekonomi balamnda
aklanmasn ne sren ilk dnr olmasa da almalar, ko
nuyla ilgili en nl tartmalar arasnda yer almaktadr. Marx,
endstriyel kapitalizmin byk teknolojik baarlarn ak bir
ekilde kabul etmiti. Marxin iddiasna gre buhar makineleri
nin, demiryollarnn, elektrikli telgrafn ve her tr makinenin
yardmyla doann insan egemenlii altna alnmas srecinde
endstriyel snf, yz yl kadar ksa bir sre iinde, btn eski
uygarlklarn baarlarnn tesine gemeyi baarmt. Msr

G eorge Basalla

175

piramitleri, Roma kemerleri ve Gotik katedrallerin, modern


endstri sisteminin eserleriyle hibir balants yoktu. Kapita
listler muazzam bir ekilde baarl olmulard; nk insanlk
tarihinde statik toplum modelini reddeden ve kendilerini sre
en teknolojik deiimle ynetilen dinamik bir toplum modeliy
le tanmlayan ilk ynetici snf olmulard. Marx, Communist
Manifestoda (Komnist Manifesto) yle yazmt: retimin
daim devrimletirilmesi, btn toplumsal koularn aralksz
karmaas, srekli belirsizlik ve atma, burjuva dnemini di
er btn eski dnemlerden ayrmaktadr.2
Kapitalistin lgnla varan deiiklik aray, kr artrma
ya, iml edilen rnler iin pazarlar geniletmeye ve fabrika
larda istihdam edilen erkek ve kadnlar denetim altnda tutma
ya ynelik bir abayd. Son neden, yani iiler zerinde gl
bir denetim salanmas, zellikle nemliydi. Marx,
de
(Kapital; 1867) yle demiti: Yalnzca ii snfnn ayaklan
malarna kar, silah gcyle sermaye salama amacyla 1830
ylndan beri yaplan icatlarn tarihinin yazlmas gerekten
mmkn olacaktr.3 Marx, teknolojik bulularn, boyun eme
yen veya ayaklanan iilere engel olmak amacyla kastl olarak
icat edildiklerine inanyordu. Marxin, endstriyel atmann
teknolojik deiim zerindeki kkl etkisinin tarihine ilikin
olarak yapt aklama, konunun kapsaml bir ekilde incelen
mesiyle sonulanmtr. Ancak konunun incelenmesi ynnde
ilk adm atan Tine Bruland olmutu. Bruland, 19. yzyl ngi
liz tekstil endstrisinin nemli icad ile emekle ilgili kronik
sorunlar ilikilendirmiti.
Brulandin ele ald birinci icat, kendi kendine alan oto
matik krkt (1824). Bu makine, kopan ipliklerin onarm,
2 Karl Marx, Manifesto of the Communist Party, On revolution,
der. Saul K Padover, 1. cilt (Komnist Parti Bildirgesi; New York,
1972), s. 83.
3 Karl Marx, Capital, 1. cilt, ev. Samuel M oore ve Edward Aveling
(Kapital; New York, 1967), s. 436.

176

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

makinenin yalanmas ve bakmnn yaplmas iin ihtiya du


yulan birka ii dnda insan eli demeksizin pamuk iplikleri
ni eiriyordu. Otomatik olmayan ilk krklar, abac olarak
adlandrlan ve yksek cret karlnda alan hnerli, usta
iilerin almasn gerektiriyordu. Abaclar, bir pamuklu bez
fabrikasndaki igcnn yzde onunu oluturuyorlard; ama
yine de krklarn altrlmas asndan hayati bir nem ta
yorlard. Abaclarn retim srecinde sahip olduklar denetim
gcnden rahatsz olan pamuk imlatlar ise, kendi kendine
alabilen bir krn icat edilmesi konusunda mucitlerden
yardm talep etmeye baladlar. Richard Roberts, kendi kendine
alan bir krk makinesi yapan ilk kiiydi ve bu makine, yap
mnn tamamlanmasndan sonra ngilterenin Hyde kasabasn
da ay sren ve kasabadaki btn pamuklu bez fabrikalarnn
kapanmasna neden olan bir greve yol at. Otomatik krk,
abaclarn endstri alannda hemen yok olmalaryla sonulan
mam olsa bile, bu aletin mevcudiyeti, abaclarn bamszl
nn azalmasna, cretlerin dmesine ve grev yapma olanaklar
nn kstlanmasna yol amtr.
Brulandin tekstil alannda inceledii ikinci nemli bulu,
pamuklu bezlerin veya basmalarn basmn kkl biimde de
itiren silindirli bask makinesidir. Baskclar, geleneksel ola
rak, patiskalarn zerine desen basmak iin oni kiye yirmi be
santim lsnde, tahta oyma kalplar kullanyorlard. Sonuta
retim oran dkt ve yirmi be metre uzunluunda bir ku
ma parasnn baslabilmesi iin boyal kalplarn elle tam 448
kere kullanlmas gerekiyordu. Bu ite alan usta baskclar,
eski ve iyi rgtlenmi bir sendikann yeleriydi. 18. yzyl
sonlarnda baskclarn bir dizi grev yapmalarndan sonra me
kanik tekstil baskcl gelitirildi. Elle yerletirilen kalplarn
yerini, silindirli metal bir merdane ald. Bu merdanenin zerine
desenler kaznmt. Desen, mrekkepli merdaneye verilen ku
man zerine hzl ve kusursuz bir biimde baslyordu. Gide
rek ok daha fazla sayda imlatnn mekanik bask makinesini

G eorge Basalla

177

tercih etmesiyle birlikte kalplar elleriyle yerletiren baskclar


da glerini hzla kaybetmeye baladlar.
Yn tarama ileminin mekaniklemesi, i atmasyla ilikili
nc tekstil icaddr. Yn eirerek iplik elde edilmesinden
nce ynn karmakark liflerinin birbirine paralel iplik telle
rinde sraya dizilmesi gerekiyordu. Bu ilem, nceleri stlm
el taraklar kullanan yn tarayclar tarafndan yaplyordu.
Tpk basma baskclar gibi, kurulu bir sendikann yeleri olan
yn tarayclar gamszlklar ve asi tutumlaryla nllerdi. Ger
ekten de ylesine glydler ki Parlamento, yn tarayclar
nn endstri alanndaki etkilerinin nn kesmek iin 18. yz
yl balarnda eitli yasalar kard. Ama teknik glklerden
tr yn tarama makinelerinin gelikin bir hale getirilmeleri
uzun srd. lk yn tarama makineleri, 1790 ylnda boy gs
termilerdi; ama makinelerin daha sonraki geliimi, 1820li ve
18301u yllarda yn tarayclarnn yapt grevlere bal olarak
hz kazand. Yzyl ortalarnda verimli yn tarama makineleri
yapld ve yn tarayclar, makinelere kar baarszlkla so
nulanacak bir mcadeleye giritiler.
Yn tarayclarnn, kuma baskclarnn ve abaclarn g
leri ve zerklikleri her ne kadar tekstil imlatlarnn ve mucit
lerin kendilerinin yerini alacak makineler tasarlamasna yol a
m olsa da endstriyel atma, icad tevik ettii ve ynlendir
dii dnlen birok ekonomik etkenden yalnzca biridir. Ti
cari etkinliin art dnemlerinin ayn, zamanda yaratcln da
art dnemleri olduu ynnde bir iddia ne srlmtr.
Byle dnemlerde kr oran artaca iin finansal adan riskli
grnen teknolojik yemeklere daha fazla para harcanabilmektedir. Dier taraftan bu iddiaya kar kan bir yaklama gre,
ekonominin durgun olduu duraksama dnemlerinde mucitler,
durumun dzelmesini salayacak teknolojik ilerlemelerin aray
na girerler. Eer ekonomik kriz dnemlerinde yaratcln
arttna ilikin kant bulmada baarszla urayacak olursak
bunun nedeni, bu tr dnemler srasnda icat edilen bulularn

178

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

ekonomik koullar dzelinceye kadar kullanlamamas olacak


tr. Bu yorumlarn yan sra, yaratc etkinliin artn i dnya
sndaki uzun dnemli deiikliklerle veya fiyatlarn genel tari
hiyle ilikilendirme abalarna da r as Banmaktadr. Bir iktisat
nn iddiasna gre herhangi bir fiyat deiiklii, bir alanda m a
liyet farkllklar ve dier bir alanda da kr salama frsatlar ya
ratarak icat etme sreci zerinde ikili bir etkiye sahip olur. Bu
durumun farknda olan mucit ise, buluunu mevcut kstlama
lar ve olanaklardan yararlanaca biimde ekillendirir.
Son yllarda, endstri iin hayati nem tayan hammadde
lerin yakn bir tarihte tkenebileceinden endie duyulmaya
baland. Hammadde ktlnn hi de uzak olmad ynnde
yaanan bu duyarllk, gemi yllarda yaanan benzer ktlklara
verilen yantlara dikkat ekti. Teknolojik adan ok ynl olan
modern toplumlarn malzeme veya hammadde ktlna verdii
yantlardan biri, teknolojik bulutur, iktisat tarihisi Nathan
Rosenberg, bir doal kaynaktan salanan malzemenin azalma
sna zm bulmak zorunda olan endstriyel toplumlarn nn
deki eitli seenekleri sralamt. Rosenbergin ne srd
olaslklardan biri, nemli olduu dnlen hammaddenin bi
rim veriminin teknolojik ilerlemeler araclyla artrlmasdr.
Szgelimi, kmr, uzun yllar boyunca buhar enerjisinin reti
minde yakt olarak kullanlmt. Elektrik retiminde giderek
daha youn kullanlmaya balanan kmrn maliyeti, 20. yz
ylda gemie kyasla ok fazla ykselince elektrik reten buhar
fabrikalarnn verimi artrlmt; yle ki 1900 ylnda bir kilowattsaatlik elektriin retilebilmesi, yaklak 3 kg kmr kulla
nlmasn gerektirirken 1960 ylnda bu rakam 0,5 kga d
rld.
Hammadde ktlyla ilgili baka bir teknolojik zm de,
tkenmekte olan doal kaynan veya hammaddenin yerine
dorudan baka bir malzemenin bulunmasdr. Bu, tmyle ye
ni bir maddenin icat edilmesiyle sonulanabilir. Szgelimi, suni
elyaf veya plastik bu tr maddelerdir. Bununla beraber, tken

G eorge Basalla

179

mekte olan hammaddenin yerini alabilecek yeni bir maddenin


bulunmas, mevcut teknololojilerde deiiklik yaplmasn ge
rektirebilir. rnein, ngiltere de odun yerine kmr kullan
mna geilmesi tam da byle bireydir. 16. yzyl kadar erken
bir tarihte ngilterenin kereste ormanlarnn koruma altna
alnmas amacyla yasal dzenlemeler yaplmt, nk orman
larn tkenebilecek bir doal kaynak olduuna karar verilmiti.
Tahta, endstri ncesi dnemde inaat malzemesi, yakt ve de
mir retiminde mangal kmr olarak kullanlyordu. Yz yl
dan daha fazla bir sre iinde kmr yava yava tahtann yeri
ni ald. Bu, bir endstriden dierine gei srasnda yaplan ge
rekli teknolojik deiimlerle mmkn olmutu. Bu srada yaa
nan teknolojik deiimlerden bazlar olduka nemliydi ve da
ha verimli bir enerji kaynann kullanlmas da yine bu deiik
likler sayesinde mmkn olmutu. Endstri Devriminin yolu
nu aan nemli icatlarn ou, zellikle de demir retimiyle il
gili olanlar, mevcut hammaddelerde kimi deiiklikler yaplma
s ihtiyacnn rnyd.
catlarla ilgili btn ekonomik gdler arasnda yalnzca
ikisi, iktisatlarn ve tarihilerin zellikle ilgisini ekmi ve ko
nuya ilikin kapsaml bir tartmann gelimesine yol amtr.
Bunlar ise, pazar talebinin icat etme srecinde oynad rol ve
emek ktlnn icat etme srecini tevik etmesidir.
Pazar Talebi
Jacop Schmookler, Invention and Economic Growth (cat ve
Ekonomik Byme) adl nl kitabnda, mucitlerin insanlara
ait baz istekleri ve ihtiyalar karlamak amacyla icatlarn ya
ratrken, daha nce mevcut olan bilimsel ve teknolojik bilgi
lerden yararlandklarn ne srer. Bu nedenle icatlar, dnsel
bir gemi ile sosyo-ekonomik ve ilevsel bir gelecein birlei
midirler. Bu konuyla ilgili birincil sorun ise udur: icatlar, ar
tan bilgi birikiminin iteklemesiyle mi, yoksa pazarn giderek
oalan taleplerinin ekim gcyle mi ynlendirilmektedir?

180

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

Schmookler, pazar glerinin daha nemli olduu ynndeki


varsaymn desteklemek amacyla birok veriyi biraraya getirir.
Bir tarihi, teknoloji tarihinde bahsi geen grece az sayda
icatla yetinebilir; ama uzun bir zaman aralnda ok fazla say
da icada ilikin veri toplamaya alan bir iktisatnn baka
ynlere ynelmesi zorunludur. te bu aamada, farkl zaman
aralklarnda zel endstrinin deiik alanlar iin retilen icat
larn says bir katalog ilevi grebilir. Schmookler da, veri kay
na olarak Amerika Birleik Devletleri patent istatistiklerini
kendisine temel almtr. Bu verilerin yorumlanmas aslnda ol
duka gtr; ama Schmookler tercihini nceden yapm ve
patent verilen icatlarn byk bir blmnn (yaklak yzde
ellisinin) ticari uygulamalardan getiini ve icatlarla ilgili kyas
lamalar yaplabilecek baka veri kaynaklarnn bulunmadn
ne sren son almalarla yetinmeye karar vermitir.
Schmookler, ncelikle icada ilikin arz kuramn incelemiti.
Bu kurama gre yaratc etkinlii ynlendiren g, bilimsel ve
teknolojik bilginin geliimidir. Schmookler, patentler zerine
yapt incelemeye bal olarak, bilimsel bilgi birikiminin, yara
tc etkinliin tm ynlerini belirleyebilecei ama bireysel icat
larn ortaya knn yalnzca bilimsel bilgi birikimiyle balantl
olamayaca sonucuna ulat.
Eer bilgi, yaratc etkinliin nedensel etkeni deilse icatlar
zinciri, eski icatlarn yeni icatlar ynlendirdii kendi kendine
yeterli bir kaynak olarak grlebilir. Sosyolog William F. Ogburn ve dier baz aratrmaclar, teknolojinin ssel olarak b
yd grn ne srmlerdi. Yani bu bak asna gre
bulularn birikimi, yaratcl tevik etmekteydi. Bu durum ise,
ok daha fazla sayda icadn stok edilmesine, dolaysyla daha
fazla yaratc etkinlie yol ayordu. Schmookler, patent kayt
larna bakarak bu kuram kantlamaya alt ama, maalesef ba
arl olamad.
icatla ilgili yaygn kuramlarn yetersizliklerini gsteren Sch
mookler, yaratc etkinliin arkasnda yer alan ynlendirici g

G eorge Basalla

181

cn, teknik problemlerin zlmesine atfedilen deer olduu


varsaymn ne srd. Bu varsayma gre mucitler, parasal bir
dl sz konusu olduunda teknik problemlere ynelik yeni
zmler aramak iin harekete gemektedirler. Yani dllendi
rilme olasl yksek olduunda daha fazla sayda zm veya
icat retilir. Schmookler daha sonra patent istatistiklerini ve il
gili ekonomik verileri kullanarak varsaymn zmledi ve ne
srd hipotezin doruluunu snad.
Schmookler, kapsaml bir inceleme yapma amacyla ekono
minin sermaye mallar sektrnde retilen icatlar arasndan
bir grup seti. Sermaye mallar veya dier rnlerin retiminde
kullanlan rnler, makineleri, fabrika tehizatlarn, binalar,
lokomotifleri ve kamyonlar ierir. Schmookler, sermaye malla
rnn icat edilmesi ile sermaye mallar yatrmlar arasnda bir
iliki kurarak icada ilikin talep kuramn temelde onaylad.
Dn tarz ise aynen yleydi: Bir endstri sektr, yeni
retim izgileri saptayarak veya eski retim aralarnn yerine
yenilerini getirerek sermaye mallarna nemli bir yatrm yapt
nda mucitler, abalarndan tr dllendirilecekleri vaadiyle
bu endstri iin yeni bulular icat etmeye ynlendirilirler. te
bu nedenledir ki belirli bir sermaye mallar pazarnn ekim g
c, mucitleri yeni makineler ve aletler icat etmeye tevik eder.
Schmooklerin sermaye mallar yatrm ile icat etme sreci
ni ilikilendiren verilerini ayrntl olarak incelediimizde, Sch
mooklerin bu ikisi arasnda nedensel bir iliki bulunduunu
kantlamaya altn grrz. Schmooklera gre genelde
yle bir durum sz konusudur: Yatrmlar dorua ulatnda
icatlar da doruu ular ya da yatrmlar d gsterdiinde
icatlarn says da d gsterir; ama yine de bu karlkl iliki
her zaman geerli deildir. kisi arasndaki uurumda, oun
lukla icatlarn geici bir sre iin geride kald bir zaman ge
cikmesi sz konusu olur. cada ilikin zaman gecikmesi, Sch
mooklerin kuramnda nemli bir yere sahiptir, nk bu ku
ram mucitlerin yatrmdaki deiimlere yant verdii iddiasn

182

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

destekleme abasndadr. ayet yatrm, daha eski bir icat isti


lasna yant veriyor olsayd, icada ilikin arz kuram talep kura
m karsnda zafer kazanm olacakt.
Schmooklerin yapt, patent istatistiklerinin yeni ve hayal
kullanm zerinde temellenen nc bir alma olsa da baz
nemli eksikler ierir. Szgelimi pazar talebi kuram, sermaye
mallar icatlaryla kstldr. Ksacas, ne Schmookler ne de di
er iktisatlar otomobiller, ev aletleri veya hazr yiyecekler gibi
tketim mallarn ieren, kapsaml bir pazar talebi kuram ne
srebildiler.
Schmooklerin metodolojik yaklamnda, zellikle de pa
tent ile icad denkletirmesinde mevcut olan bir dier, ve hatt
daha nemli eksik de patentlerin yaratc etkinlie ilikin gve
nilir bir l oluturduu ynndeki varsaymdr. Schmookler,
patentleri yaratcln edeer birimleri olarak yorumladnda
patentler ve yaratc etkinlik arasndaki gerek ayrmlar birbi
rine kartrr. Baz icatlar, tamamen yeni endstrilerin temelini
olutururlar veya mevcut teknolojileri kkten deitirirler; di
er icatlar ise fazla nemli olmayan aletlerde ufak tefek ilerle
melerin yaplmasn mmkn klarlar; bunlarn dnda kalan
en byk icat grubu ise, ok az bir ekonomik etkiye sahiptir ya
da byle bir etkiye hi sahip olmaz.
Schmooklerin, pazar talebi kuramna youn bir ekilde g
veniyor olmas ama buna karn icatlarn bilimsel ve teknolojik
bilgi birikimine bal olarak retildiklerini reddetmesi yzn
den varsaymnn dayand kuramsal yap zayflamtr. Sch
mookler, yatrm dzeyi ve patentlerin (yani icatlarn) saysn
vurgulam ve bu yzden de, kazanl olduu srece talebin,
herhangi bir teknik problemi zmeye yeteceini iddia etmiti.
Gnmzde zme kavumayan birok problem bulunduu
nu gz nne aldmzda bu iddiay kolaylkla reddedebiliriz.
evre kirliliine yol amayan ucuz enerji kaynaklarna, zararl
bceklere kar dayankl tahllara ve aalara veya kanserin
tedavi edilmesine duyulan ihtiya, yeterince aktr. Bu ihtiya

G eorge Basalla

183

lar karlayacak icatlarn fazlasyla talep edildii ve kr getire


cei de bir gerek; ama yine de kalc baarlara dntrlemiyorlar.
E m ek Ktl
ktisat biliminde emek ktlnn, insan gc ve emeinden ta
sarruf salayan bulularn icat edilmesine ynelik bir abaya
neden olduu nermesi, ilk kez 1932 ylnda John R. Hicks ta
rafndan ortaya atlmt. Hicks, sermaye mallar (toprak hari
cinde sermaye olarak kullanlan tm mallar) icatlarnn doal
olarak, azalma belirtisi gsteren herhangi bir retim, sermaye
veya emek faktrnn azaltlmasna doru yneleceini iddia
etmiti. Hicksin bu varsaym dorultusunda ulat sonu ise
yleydi: Sermaye, geen birka yzyl boyunca Avrupada
emee kyasla ok daha kolay elde edilebildii iin insan gc
ve emeinden tasarruf salayan icatlarn yaratlmas iin doal
bir tevik zaten mevcuttu. Hicksin dncesinin daha eski bir
versiyonuna, 19. yzyl ortalarnda ngiltere ve Amerika Birle
ik Devletlerindeki endstriyel elimeleri karlatran gezgin
lerin, mhendislerin ve imlatlarn yazlarnda da rastlayabili
riz. Bu gzlemciler, insan emeinden tasarruf salayan icatla
rn Amerika Birleik Devletlerindeki stn konumunu bu lke
de emein kt oluuna balyorlard.
Uluslararas Endstri rnleri Byk Sergisi, 1851, dn
ya ilii olarak ngilterenin baarsn kutluyordu. Buna karn,
birok stn ngiliz imlat eidi arasnda kamuoyunun ilgisini
eken baz Amerikan yapm rnler de vard. Bu rnler, mev
cut ngiliz ve Avrupa imlat pratiinden kesin bir kopuu yan
styor ve yeni, Amerikan tarz bir rn imlatnn douuna
dikkat ekiyordu. Amerikan imlat sistemi olarak bilinen bu
farkl retim tarz, retilen rnleri oluturan paralar ekil
lendirmek iin seri halde altrlan, emekten tasarruf salayc
makinelerin youn olarak ve zel amalarla kullanlmasn ola
nakl klyordu.

184

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

Byk Sergiden bir yzyl sonra ekonomi tarihisi H. J.


Habakkuk, 19. yzyl balarnda Ingiltere ve Amerika Birleik
Devletlerinde kullanlan emekten tasarruf salayc icatlar ze
rine karlatrmal bir inceleme yaynlad. Habakkuk, ekono
mik ve toplumsal sahnede o gne kadar belli belirsiz tartlm
olan bir konuyu ele alyor ve modern ekonomi kuram balam
na oturtuyordu.
Habakkuk, incelemesine 19. yzyln ilk yarsnda Amerika
Birleik Devletlerindeki bereketli ve elde edilebilir topraklarn
bolluuna dikkat ekerek balyordu. Tarmsal verim yksekti
ve kr dorudan doruya, topraa sahip olan ve topra ileyen
iftilere gidiyordu. Bylelikle Amerikan endstrisi, tarm sek
trne kar rekabet edebilecek cretler teklif etmeye zorland.
Topran bolluu ama buna karlk emein ktl, Amerikal
lar endstri iin olduu kadar tarm sektr iin de emekten
tasarruf edebilecek bulular retmeye ynlendirdi. McCormick
bierdveri, bu dnemin en nl icaddr; ama kesinlikle Ame
rikan iftilerinin az sayda iiyle ok fazla topra ekip bime
lerini salam olan tek makine deildir. Makineleme, topra
n kt ama emein bol ve ucuz olduu ngilterede tarmclar
iin o kadar da cazip bir seenek deildi.
Endstriyel emek, Amerika Birleik Devletlerinde sadece
ngilterede olduundan daha pahal deildi; ayrca emein
kayna da daha az esnekti. Ksacas, bir btn olarak Ameri
kan endstrisi, fazladan igcne ihtiya duyulduu dnemler
de bu ihtiyac karlamada sknt ekiyordu. Amerika Birleik
Devletlerinde emein esnek olmaynn nedeni, topran bol
oluu, nfusun grece azl ve yksek ulam bedeli gibi olgu
larla balantlyd. Emein 19. yzyla kyasla daha pahal ve
daha az esnek olduu 18. yzyl ngilteresinde endstri, emek
ten tasarruf salayan teknikler gelitirerek bu sorunun stesin
den gelebilmiti. Bu zm, Endstri Devrimi ile ilikilendirdiimiz teknolojik deiimlere yol amt. Bu nedenle 19. yzyl
da Amerika Birleik Devletlerinde yaanan emekten tasarruf

G erge Basalla

185

salayacak icatlar aray, onsekizinci yzyl ngilteresinin en


dstriyel geliim izgisini taklit etti.
Habakkuk, Amerika Birleik Devletlerinde etkinlik gsteren
makineleme srecini harekete geiren nedenleri deerlendir
meden nce, uzmanlam ve uzmanlamam emein greli
oran konusu zerinde durmutu. Bu konu olduka nemlidir,
nk uzmanlam iiler makineleri yaparken uzmanlama
m iiler de bu makinelerin onarm ve bakmn stlenirler.
Dier bir deyile, eer uzmanlam emek olmasayd emekten
tasarruf salayan makineler de olmayacakt diyebiliriz. Uzman
lam iiler her ne kadar hem ngilterede hem de Amerika
Birleik Devletlerinde uzmanlamam sradan iilerden daha
pahalya mal olsalar da Habakkuk, Amerika Birleik Devletle
rinde emee ynelik talebin artmasyla birlikte, uzmanlama
m iilerin cretlerinin uzmanlam iilerinkinden daha faz
la arttn kantlamtr. Greli olarak konuursak, o dnem
lerde Amerika Birleik Devletlerinde uzmanlam emein kay
nann uzmanlamam sradan emee kyasla daha bol oldu
unu syleyebiliriz. te bu nedenle, Amerikan endstriyel i
gcne ynelik talep artt zaman uzmanlamam sradan i
gcnn yerini alabilecek makineler icat etmek ve retmek
amacyla uygun cret karlnda altrlabilecek uzmanla
m gcnn bulunmas kolay olmutu.
19. yzyl aratrmaclarnn ou, yatrmclarn insan eme
inin yerine makineleri getirmesine yol aan eyin Amerikan i
gcnn pahal oluu ve yeterince esnek olmay olduu ko
nusunda gr birliine varmlard. Bunu iktisat terimleriyle
ifade edersek emein ktl, Amerikallarn sermaye youn
olarak adlandrlan teknikleri kullanmalarna neden olmutur.
Uzmanlamam emek kaynann zellikle dk olduu ama
buna karlk sermaye kaynann yksek olduu ekonomik b
yme dnemlerinde uzmanlam emein nispeten bol oluu
durumu, emekten tasarruf salayan ve sermayenin younlat
rd retim yntemleri arama abasn hakl karr.

186

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

Yatrmclarn makineleme ynnde verdii karar, sayca az


olan Amerikan emekileri asndan herhangi bir tehlike yarat
mamt. Ama ngilterede insan emeinden tasarruf salayan
yeni makinelerin uygulamaya geirilmesi, hem belli bir alanda
uzmanlamam sradan emekilerin ilerinden olmas hem de
isizlerin daha zor i bulacaklar anlamna geliyordu. Dolaysy
la Amerikal iiler emekten tasarruf salayan icatlar kabul
ederken, ngiliz iiler, grev yaparak veya hayatlarn tehdit
eden makineleri paralayarak bu icatlara kar kmlard.
Habakkuk, emekten tasarruf salayan Amerikan icatlar ge
leneinin 18. yzyl sonlarnda etkin bir biimde faaliyete geti
ini belirtir. O sralarda ivi ve toplu ine imlatnda kullanlan
makinelere patent veriliyordu ve Oliver Evans, otomatik un de
irmenini icat etmiti. Evans, tahl terek un elde etme yn
temlerini deitirmedi. Yapt ey sadece tahln deirmenin
iinde tanmasn gelitirmek oldu. Evans, tahln kaldrlmas,
yklenmesi ve tanmas iin insan enerjisi kullanmak yerine su
enerjisiyle alan mekanik tayclar icat etti. Bu tayclar, in
san denetimi olmakszn tahln uygun makineye veya birime
otomatik olarak tanmasn salyorlard. Bylelikle, deirmeni
altrmak iin gerekli olan i gc yzde 50 orannda azaltl
m oluyordu.
Amerika Birleik Devletlerinde emekten tasarruf salayan
icatlarn retilmesi, 19. yzyln ilk on yllk dnemine dein
hibir kontrole tabi tutulmakszn srdrld. 1841 ylnda ma
kine ihracatn soruturmakta olan ngiliz Parlamento Komite
sine ifade veren bir tank hogrsz bir tutumla yle syl
yordu: Gerekten yeni icatlarn ana paralar ya da byk bir
blm her nedense her zaman... yurtdnda zellikle de Ame
rika Birleik Devletlerinde icat edilmi oluyor. 4 Amerikan
mucitleri, endstrileme srecini balatan tekstil makinelerinin
4 H. J. Habakkuk, A m erican a n d B ritish technology in the nineteenth
century (On D okuzuncu Yzylda ngiliz ve Amerikan Teknolojileri;
Cambridge, 1967), s. 99.

G eorge Basalla

18 7

daha gelikin bir hale getirilmesi konusunda bile ngiliz rakip


lerini geride brakyorlard. Endstriyel bulular arasnda en
nde gelen yenilik kukusuz, Amerikan rn imlat sistemiydi.
Bu sistem, zellikle metal ve aa ilerinde kullanlan makinele
ri kapsyordu. Metalin ekillendirilmesi srecinde genel ilerde
kullanlan matkaplar, torna tezghlar ve planya makineleri gibi
aletler, ngilizler tarafndan icat edilmiti; ama Amerikallar bu
aletleri ngilizlerden dn alp fabrikalarda tek ve zel amal
ilerde kullanlacak biimde yeniden tasarladlar. (ekil IV.2.)
Daha sonra da revolver torna tezgh ve freze makinesini icat
ederek bu aletlerin kullanm alanlarn genilettiler.
Amerikan sistemini yanstan st dzey makineleme, Ame
rika Birleik Devletleri hkmetine bal silah imlat kurulula
rnn kulland standartlam ve deitirilebilir paralar retil
mesine ynelik giriimleri glendirdi. Bylece 19. yzyl son
laryla birlikte, Amerika Birleik Devletleri endstrisinden, ta
mamen farkl bir imlat teknolojisi dodu. Ateli silah imlatn
da kaydedilen ilk baarlar deerlendirdiimizde yle bir so
nula karlayoruz: Ateli silah imlatyla balayan yeni retim
teknolojisi, 20. yzylda otomobil ve ev aletlerinin seri retimi
ne geilmeden nce diki makinelerinin, daktilolarn ve bisik
letlerin retimine ynelmiti. Bu yeni retim ynteminin k
kenlerini, ncelikle 20. yzylda Amerikan imlatlarm emek
ten tasarruf salayan makineleri gelitirmeye ve kullanmaya
ynlendiren i gc ktlna kadar uzatabiliriz.
Habakkukun, endstri alannda ngiliz ve Amerikan tarzla
rnn farkllklarna dair etkileyici aklamasna kar kanlar
olduu kadar bu aklamann doruluuna inanan ve Habak
kukun varsaymlarn geniletmeye alan kiiler de olmutur.
Habakkuku eletirenlerin kafalarn kurcalayan soru ise udur:
Daha yksek maliyet bedelleriyle kar karya kalan Amerikal
i adamlar, sorunlarn zmek amacyla bol ve ucuz doal
kaynaklarn kullanlmas gibi baka zmler bulabilecekleri

188

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

halde neden sadece emekten tasarruf salayan icatlara ynel


milerdir?

ekil IV.2. Blanchard torna tezgah (1820). zel amal bu marangoz


makinesi Amerika Birleik Devletlerinde icat edilmiti. Bu makine, tfek
kunda, ayakkab kalb, balta saplar ve ekilsiz baka baz tahta nesnele
ri biimlendirmede kullanlyordu. Bu resimde (T) ile gsterilen ayakkab
kalb model alnarak, (U) ile gsterilen ilenmemi bir tahta parasndan
yeni bir kalp hazrlanyor. Kaynak: Edward W. Byrn, The progress o f in
vention in the nineteenth century (Ondozukuncu Yzylda cadn lerle
mesi; New York, 1900), s. 369.

Habakkukun almas, ekonomi kuramnn tarihsel olaylara


ve verilere uygulanmasyla Amerikan teknoloji tarihinin ilk d
nemlerini yorumlamaya ynelik kkrtc ve kart bir abadr.

G eorge Basalla

189

Kuramnn ierdii eksikler ne olursa olsun Habakkuk, ekono


mik glerin modern dnemlerde teknolojik yenilikler retebil
dii temel biimlerden birine dikkat edilmesi konusunda Schmookler ile ayn ayrm yapar. Habakkuk ve Schmookler, yeni
lik getirmenin ekonomik temeli zerinde arya kaacak denli
ok durduklar iin eletirilebilirler. Ama byle bir kusur ierdi
i iin almalarn dlamak yerine teknolojik deiime ilikin
daha kapsaml bir kuramn gelitirilmesinde grlerinden ve
ulatklar sonulardan yararlanlmas da mmkn olsa gerek.

Patentler
Bat toplumlar getiimiz drt yz yl boyunca teknolojik dei
imi tevik etme amacyla ekonomik gdler gelitirdiler. Mu
citleri bireyler icat etmeye tevik etmek iin para dlleri koy
dular, icatlarn bakalarnca kullanlmasna kar mucitlerin
haklarn korumak amacyla yasalar kardlar ve mucitlerin
projeler zerinde rahat rahat alabilecei zel kurumlar olu
turdular.
cat iin para dl vermenin nemli bir avantaj vardr. Pa
ra dl vererek, bylelikle de bir anlamda sorunun zmn
dramatize ederek icatlarn zel bir soruna ynlendirmesi mm
kndr. Ama para dl verme, teknolojik yaratcln siste
matik olarak tevik edilmesi asndan ok da yararl deildir ve
yenilii yaratan kiiye nadiren hukuksal bir koruma salar.
Teknolojik yaratcln sistemli bir ekilde tevik edilmesi, mucidin haklarnn hukuksal olarak korunmas gibi amalar, dev
let mdahalesini gerektirir. Devlet, bu amalarn baarlmas
ynnde patent brolar ve patent yasalar gibi kurumlar kurar.
Krallktan alman patentler araclyla bir icadn veya r
nn tekelletirilmesi, ilk kez Ortaa sonlarnda ve Rnesans
dnemi balarnda gereklemiti. Bu uygulama kapsamnda,
patent sahibinin herhangi bir tketim rnnn kontrol edil
mesi, yeni bir arazinin kefedilmesi veya bir icadn gelitirilmesi
araclyla parasal avantaja sahip olma hakk temin edilmi olu

190

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

yordu. Bir hkmdarn istekleri ve kaprisleri dorultusunda ve


rilen patentler, 18. ve 19. yzyllarda demokratik ve endstriyel
gler tarafndan ekillendirilen patent sisteminin ortaya k
masn olanakl kld. Teknolojik ilerlemeyi tevik ettiine inan
lan bu modern patentler, icatlarn tekelletirilmesini kstlyor,
bylece mucitlerin, yarattklar rnleri kr amacyla kullanma
larna olanak tanyordu.
ngiliz modelinden youn biimde etkilenmi olan Amerikan
patent sistemi, 1790 ylnda kurulmutu. Anayasay hazrlayan
hukukulardan bazlar, para dllerinin veya primlerin baz
durumlarda yeterli olacan, ama yine de bir patent kurulunun
kurulmas gerektiini dnyorlard. Kurulacak olan patent
kurulu, faydal herhangi bir sanat eserine, rne, motora, ma
kineye ya da yeterli lde yararl ve nemli olduuna kanaat
getirilen bir alete patent vermekle yetkilendirilecekti.5 Amerika
Birleik Devletleri Dileri Bakan, Savunma Bakan ve Adalet
Bakanl Bayargcndan oluan patent kurulu, 1793 ylnda
patent verilecek elli rn incelemeye ald. Ayn yl iinde yasa
da yaplan bir deiiklikle patent verme yetkisi patent kurulun
dan alnarak mahkemelere verildi.
Patent yasasnda ve uygulamada yaplan deiiklikler 19. ve
20. yzyllara dein srdrld. Bu srada konuyla ilgilenen
Amerikal vatandalar, iinden klmas g kimi sorular soru
yorlard: Bir icadn gerekten yeni, faydal veya nemli olup ol
madna kim karar verecekti? Bu kararlarn neye gre veril
mesi gerekiyordu? Bir icad deerlendirirken mucidin zgn
lk konularndaki szleri doru olarak kabul edilebilir miydi?
Patent yaps gerei sekinci, tekelci ve bu nedenle de anti-demokratik deil midir? Baz keiflere, bilimsel yasalara veya ma
tematik teoremlerine patent verilemez mi?

5 M organ Shenvood, The origins and development of the American


patent system, American Scientist 71 (Amerikan Patent Sisteminin
Kkenleri ve Geliimi; 983), s. 501.

G eorge Basalla

191

Bunlar ayn zamanda, patent dairesi, mucitler iin hukuksal


danmanlk yapan patent avukatlar, hukuk sistemi ve davalar
kanalyla da gndeme gelen sorulard. Szgelimi, patent daire
sinin bavuru formlarnda, patent dairesi tetkik mfettilerinin
aratrmalar srasnda veya bu kurumun srtn dayad brok
rasinin herhangi bir aamasnda bu tr sorularla karlaabilir
diniz. Kr oran yksek pazarlar ele geirmek amacyla patent
haklarn elde etmeye alan zel kurulular tarafndan mahke
melere gtrlen ve saylar giderek artan davalarda da yine bu
tr sorular soruluyordu.
Tpk dier Batl lkelerdeki patent sistemleri gibi Amerika
Birleik Devletlerindeki patent sistemi de, nadiren kapsaml bir
incelemeye alnan, yaygn ve ounlukla da eklemlenmi baz
grleri etkilemektedir. Patentlerin teknolojik yaratcl te
vik ettiine, lke ekonomisini zenginletirdiine, toplumun tek
nolojik ve ekonomik konumu asndan eksiksiz bir lt olu
turduuna ve ok almalarndan tr yaratc insanlar hak
ettikleri dllere kavuturduuna yaygn biimde inanlr. Buna
karn, patent ve bu sistemin teknoloji ve ekonomik byme
asndan anlam zerine yaplm olan zmsel ve tarihsel a
lmalar sayca azdr. Byle almalar yaygnlaana dein pa
tent sistemimiz hakknda gurur okayc birok deerlendirme
de karmza kan bilinen gerekleri yalnzca d grne ba
karak kabul etme konusunda ok dikkatli olmalyz.
Ekonomik zmleme, ekonomik bymenin ve patent ver
menin birbiriyle ak ve yakn biimde balantl olduu iddias
n desteklemez. Szgelimi patent etkinliinin, gayrisfi milli ha
slann (GSMH) artmas kapsamnda lldn dnecek
olursak 20. yzylda bu ikisi arasnda byk bir eliki bulun
duu sonucuna ulaabiliriz. GSMH, patent verilen icatlarn ar
tna kyasla 1930dan bu yana ok daha fazla artmtr. Bu tr
veriler, nl iktisat Fritz Machlupun patent sisteminin eko
nomik etkisi zerine yapt almada ulat sonular des
teklemektedir. Machlupa gre byk bir olaslkla hibir ikti-

192

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

at, bugn sahip olduumuz bilgiler temelinde, u an ilerlik


gsterdii haliyle patent sisteminin toplum asndan kesin bir
kazan saladn veya kesin bir zarara yol aacan net ola
rak syleyemez.6 Machlupun 1958 ylma ait bu gzlemi, bu
gn iin de dorudur.
Modern patent sistemini deerlendirmede karlalan g
ln dier bir nedeni de, mulakln koruyan mucit kavra
mdr. Bu nvan, insanla yeni ve faydal bir rn kazandrma
srasnda sarfettii aba ve gze ald risklerden tr dl
lendirilmeyi hak eden, mcadeleci ayn zamanda da yalnz bir
kiilik imajn anmsatr. Bununla beraber, kendilerini evlerin
deki alma odalarna hapsetmek yerine endstri sektrnde
almay tercih eden mucitlerin says 19. yzyildan gnmze
dein giderek artmtr. Her ne kadar patent, kurum ve kuru
lulara deil de ancak bireylerin adna verilebilse de, endstri
sektrnde alan mucitlerin aldklar patent haklarn irket
yetkililerine devretmeleri bir alma koulu olarak rutinlemi
bir uygulamadr.
Patent ortaklklarnn kurulabilmesi ynnde yaplan kkl
deiiklikler, Amerikan halknn toplumsal refah ve ekonomik
hayat zerinde ok byk bir etkiye sahip oldu. Byk irket
ve kurulu kurucularnn patent araclyla tek bir ahsa bah
ettii tekel, bylelikle patentlerin satn alnabilmesi ve kullan
labilmesi yoluyla tm endstrileri kontrol altna alabilen byk,
gl ve zengin kurululara gemi oluyordu. gvenlii a
sndan icatlarn alveriine ilikin bir szleme imzalayan 'tzel
mucit modeli, kuruluun fiilen mucit olarak grlebilmesini ve
emsalsiz tekelci haklar elde edebilmesini mmkn kld.
Balangta on yedi yllk tekel, icatlarn pazar iin hazrlan
mas srecinde mucitlerin korunmas anlamna geliyordu. Ku
rulu, patentin kontroln ele geirdiinde ise sz konusu te
kel, kuruluun kendi rnlerine zarar verebilecek veya rakip
6 Gerhard Rosegger, The econom ics o f production a n d innovation
(retim ve cat Etme Ekonomileri; Oxford, 1980), s. 190.

G eorge Basalla

193

kurulularn rnlerine katkda bulunabilecek btn icatlarn


yolunu tkamak amacyla kullanlyordu. Kurulular 'esir5 aldk
lar mucitleri kendi patentli rnlerini korumak ve daim kl
mak amacyla yeni makineler ve yntemler kefetmeye zor
larlar. Bylelikle rakip kurulularn nn kesmeye alrlar.
dnyasnn bu oyunlarna katlanlarm karlar ise toplumsal
yararla nadiren rtr.
Patent sistemine ynelik eletiriler, yaratc etkinlii tevik
etmenin ve toplum ile mucitlerin refahn salamann daha iyi
yollar olduu sonucunu aa vuruyor. Ama patent sistemi ve
modern endstri, Endstri Devrimi srasnda e zamanl olarak
ortaya ktklar iin patent sistemine alternatif sistemlerle ok
fazla deneyim yaayamadk.
ngiliz iktisat C. T. Taylor ve Z. A. Silberston, 1970li yl
larn ngiliz patent sistemi ile hipotetik bir patent sistemi mo
delini karlatrarak alternatif eksiini gidermeye altlar.
Taylor ve Silberston, yaptklar alma kapsamnda patentin
tekelci ynnn ortadan kaldrlmas durumunda bunun ngiliz
ekonomisi zerindeki etkilerinin neler olabilecei sorusunu ya
ntlamaya altlar, ngiliz mucitlerine verilen on alt yllk bir
tekel yerine patent sahibinin ald lisansn tm hukuksal y
kmllklerini kabul edecei, bu koul kapsamnda icad iste
dii gibi kullanabilecei yeni bir patent verilecekti. Patent lisan
s creti, tekelci bir konum douracak denli yksek olmayabi
lirdi; gerekli olduu durumlarda resmi bir hakem grevlendiri
lebilir ve lisans bedelleri ile telif cretleri taraflarn gr birli
ine varaca bir oranda ayarlanabilirdi.
Taylor ve Silberston, zorunlu lisans sistemini bu ekilde ta
nmladktan sonra kendilerinden nerdikleri alternatif sistem
modelini mevcut patent yasas ve uygulamas kapsamnda de
erlendirmelerini isteyen baz ngiliz endstri sektrleriyle ili
kiye getiler. Yaptklar aratrmann sonular, patent sistemini
destekleyen merakl kiilere artc gelebilir; nk Taylor ve
Silberston, mevcut patent sisteminin korunmasnn ancak nem-

194

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

siz bir ekonomik avantaj salayaca sonucuna ulamlard.


Ayrca bulgularna gre, bir btn olarak patent sistemi endst
riyel icatlar asndan olduka snrl bir tevik unsuru olutu
ruyordu. Ama ila ve bcek ilac endstrilerinde yenilik yapmak
amacyla srdrlen aratrmalar, patent sisteminin kaldrlma
sndan etkilenecekti, nk bu endstriler icatlarn tekelletirilmeine bamllard. Zorunlu lisans sisteminin, makine mhen
dislii, elektrik ve elektronik endstrileri ve ayrca kimya en
dstrisinin dier alanlarna (plastik ve suni elyaf gibi) ters d
en bir yan yoktu. Dier taraftan byk irketlere kar snrl
bir koruma gcne sahip olan kk firmalar ve bireysel m u
citler, eski patent sisteminin kaldrlmasndan tr zarar gre
ceklerdi.
Batl endstri lkelerinin ou, 19. yzyl sresince her
hangi bir tarihte ulusal patent yasalar hazrlayarak bu ilere
bakan hukuk organlar kurdu ve bu sistemi uygulamaya geir
di. Ancak Hollanda ve svire gibi bu kuraln dnda kalan l
keler de vard. Her iki lke de uzun bir sre boyunca belirli bir
patent sistemine sahip olmad ama yine de bu lkelerin vatan
dalar, lke snrlar dnda icatlar iin patent alabiliyorlard.
Yani bir anlamda bu lkelerin o zamanlar kendilerince bir pa
tent sistemi bulunduu sylenebilir. Hollanda hkmeti 1869
ylnda bu yetersiz patent uygulamasna son verdi ama 1912 y
lna dein herhangi bir patent sistemini uygulamaya geirmedi.
svireliler ise 1907 ylna dein patentsiz yaadlar.
Peki ama bu iki lke, Avrupann endstrileme srecinin
doruk noktalarna vard bir dnemde yaratcl tevik eden
ve endstriyel ilerlemeyi destekleyen patent sistemine sahip ol
makszn ayakta durmay nasl baarabildi? ktisat Eric Schiff,
Hollanda (1869-1912) ve svire (1850-1907) ekonomilerinin
patentsiz dnemleri zerine yapt bir incelemede bu iki lke
nin, ulusal bir patent sisteminin eksiklii nedeniyle ekonomik
adan herhangi bir skntya girmediini gstermitir. Hollan
dadaki endstriyel ilerlemenin dier Avrupa lkeleriyle ayn ol

G eorge Basalla

195

duu sylenebilirdi. Hatt patent sisteminin bulunmay, Hol


landann iki endstri sektrnn (margarin ve ampul retimi),
geliimi asndan olumlu bile olmutu. Patent sisteminin bu
lunmad dnemde Hollanda ekonomisi, endstriye kyasla
ticarete daha fazla bamlyd; ama bu, Hollandann 16. yz
yldan nceki ekonomik gelimesine zg unsurlarn sonucu
olan bir durum deildi, svire rnei ise daha artcdr. s
vire, 1850 ile 1907 yllar arasnda gl bir ekonomik by
me dnemine girmiti, svire endstrisi ylesine baarlyd ki
patent korumasnn eksikliine ramen yeni alanlara yatrm
yapmak isteyen yabanc sermayecileri kendisine ekebilmiti.
Btn olarak ele aldmzda patent sisteminin bulunmad yl
larda svirelilerin HollandalIlara kyasla ok daha fazla yaratc
olduklarn syleyebiliriz. Ama her naslsa 1912 ylndan sonra
Hollandann ulusal icatlarnn oran art gsterdi.
svire ve Hollanda, ulusal bir patent sisteminin idare ve fi
nanse edilmesi gibi bir yk tamakszn ekonomik adan b
ymeyi baarabildilerse sonuta neden byle bir yk omuzla
maya kalktlar? Hereyden nce bu iki ulus, patent ve ticari
marka sahiplerinin haklarnn karlkl korunmas amacyla a
lan Uluslararas Endstriyel Mallarn Korunmas Birliinin
ats altnda biraraya gelmi olan endstriyel uluslar toplulu
unun ahlki ve siyasi basks altnda bulunuyordu.
Komnist lkelerde geerli olan durum hakknda daha fazla
bilgi sahibi olursak patent sisteminin verimliliini daha ikna
edici bir ekilde snayabiliriz. catlarn kr salama amacyla s
mrlmesi bu lkelerde kapitalist bir tutum olarak grlmekte
ve reddedilmekteydi. Bu lkelerde devlet, icatlar zerinde te
kelci bir anlaytan kaynaklanan haklara sahip olmaktayd. Baz
iktisatlar, patent sistemiyle salanan finansal teviklerin eksik
olmas durumunun, Demir Perdenin arkasnda devlet kontrol
altnda bulunan ila aratrmasnn dk performansn akla
dn ne srmektedir. Szgelimi Sovyetler Birlii, dnyann
ila sektrne hibir ciddi katkda bulunmamtr. Bununla be

196

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

raber, geleneksel bir patent sisteminin eksiklii dnda baka


etkenler de Ruslarn yenilik konusundaki baarszlklarn ak
layabilir.
Hereye ramen SSCBde bir tr patent sisteminin bulun
duu sylenebilir. Yazarlk sertifikas, Devrimden (1919) he
men sonra yrrle sokulan bir uygulamadr ve Byk Sovyet
Ansiklopedisinde u cmlelerle aklanmtr: Yazarlk sertifi
kas, yazarn yazarlk iddiasn onaylamakta ve yazarn bir
dlden, dier haklardan ve olanaklardan yararlanma hakkn
garanti altna almaktadr. Bu sertifika ayrca hkmetin icad
kullanmasyla ilgili istisnai hakkn da temin etmektedir.7 Ama
dl, haklar ve olanaklar zel olarak tanmlanmamtr. Buna
gre sertifika sahibinin hkmetle bir tr anlama imzalad
veya hkmetin icada bitii deeri kabul ettii varsaymnda
bulunabiliriz. Dou bloku lkeleri, patentlerin kapitalizmin ta
rihsel arptmalar olduunu savunan Rusyann at yolda
ilerlemilerdir; ama patentlerin yerine mucidin katklarn onay
layan daha baka resmi hukuksal dokmanlar hazrlamay da
ihmal etmemilerdir. yle grnyor ki egemen siyasi ideoloji
ne olursa olsun, teknolojik yeniliklerin yaratcsn dllendirme
dncesi, modern uluslarda deimez bir yere sahip oluyor.
Patent sisteminin nemi, patentlerin icat etmeye ynelik
gl ve kesin tevikler sunmalarndan kaynaklanmaz. Bu ko
nuda sylenebilecek tek ey udur: Patentler baz dnemlerde
ve belirli koullar altnda ekonomik bymenin ve yaratcln
desteklenmesi asndan faydal birer ara ilevi grrler. Pa
tent sisteminin verimlilii gerekten de patent verme srecinin
Batdaki btn endstrilemi lkelerde ulusal bir kuruma d
ntrlm olmas gereinden daha az nem tamaktadr.
Batl lkelerde ulusal bir kuruma dntrlm olan patent
sistemi, brokrasi, yasalar ve devlet fonlaryla glendirilmek-*I.
7 G reat S o viet Encyclopedia (Byk Sovyet Ansiklopedisi), 3. bask,
I. A. Gringol tarafndan kaleme alnm olan Authors certificate,
(Yazarlk Sertifikas) maddasi.

G eorge Basalla

197

tedir. Bu ulusal kurum, endstrinin hararetli bir ekilde patent


lerin peine dmesi, patent yasasnn uygulanma srecinde
profesyonel uzmanlarn bulunmas, komnist lkelerde patent
sisteminin yeni bir kla brnmesi, patent dncesine yne
lik yaygn bir merakn uyanmas ve iktisatlarla tarihilerin pa
tentin anlamn sorgulamaya ynelmeleri gibi olgularla birleti
indeyse ortaya kan sonu, daha nce ei benzeri grlme
mi bir teknolojik yenilik saplants olmaktadr. 18. yzyldan
gnmze dein, Bat kltr gibi yeni makinelerin, aletlerin,
aralarn ve srelerin bulunmasyla, retimiyle, datmyla ve
hukuksal kontrolyle bylesine youn bir ekilde ilgilenen bir
kltr daha yoktur.

Endstri Aratrma Laboratuvarlar


Patent, endstri aratrma laboratuvarlaryla balantldr. lk
endstri aratrma laboratuvar ise 19. yzyl sonlarnda kurul
mutur. Bilim adamlar eskiden ya endstri sektrnde dan
man olarak alyorlard ya da kendi firmalarn kuran yatrm
c bilim adam konumunda bulunuyorlard. Aratrma laboratuvarlarnn kurulmasyla birlikte bilim adamlar da bu laboratuvarlarda cretli aratrma grevlileri olarak almaya balad
lar. Bylece icat etme sreci de endstrilemi oldu. Endstri
nin bilimsel aratrmay desteklemesinin temel nedenlerinden
biri, yeni ve gelikin rnlere ulamay salayacak patentli icat
larn bulunmasnda bilimden fazlasyla yararlanlabileceinin
fark edilmesiydi.
lk endstri aratrma laboratuvarlar 1870lerde ve 1880
lerde Almanyada sentetik boya imlatlar tarafndan kurul
mutu. Organik kimyann aratrma etkinliinin daha gelikin
bir hale getirilmesine fazlasyla nem veren boya endstrisi,
balangta 1860larda bamsz kimyaclardan patent haklarn
satn alarak yeni boyalar retmeyi baarmt. 1870li yllarn
sona ermesiyle birlikte boya reticileri, ev-ii laboratuvarlar
kurmann ve bu laboratuvarlarda boya retmek zere tam za-

198

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

manii kimyaclar altrmann daha avantajl olduunu fark et


meye balamlard. Kimyaclar, imlat srecinde sk sk kar
lalan sorunlarn zme kavuturulmasna yardmc olabilir
lerdi belki ama, kuma eitlerinin renklendirilmesi iin uygun
olan farkl renk ve younlukta yeni boyalarn retilmesindeki
nemleri daha bykt.
Sentetik boya kimyasnn Almanyada ortaya kmad gz
nne alndnda bu gelimeler daha da nem kazanmaktadr.
lk sentetik boya, anilin mor, gen ngiliz kimyac William H.
Perkin tarafndan 1856 ylnda kefedilmiti. Anilin morun ke
finden sonraki on yllk dnem iinde Almanlar yalnzca sente
tik boya retimini gelitirmek ve tekellerine almakla kalmayp
bilim ve teknoloji arasndaki ilikiyi de yepyeni bir kimlie brndrmeyi baarmlard. Bunu da endstriyel amalarna ula
abilmek iin aratrmac bilim adamlarn istihdam ederek yap
mlard.
ABDde endstriyel aratrma alanndaki nc roln elekt
rik endstrisi stlenmiti. Thomas A. Edisonun 1876 ylnda
New Jersey Menlo Parkta kurulan zel laboratuvar, teknik
problemlerin zmnde rgtl aratrmaya bavurulduunda
nelerin baarabileceinin ilk rneklerindendir. Mucit, her on
gnde bir kk bir icat ve her alt ayda bir de byk bir icat
retebilmesinden tr bbrlendiinde yapt ii abartm
olur.8 Ne var ki verimli bir akkor lambas gelitirmi olmas,
farkl yeteneklere ve uzmanlklara sahip aratrmaclardan olu
an bir ekibin kendisini sradan retim iinin karklklarndan
arndrarak abasn tek bir problem zerinde younlatrabil
dii dncesini dorular.
General Electric irketi, ABDdeki ilk tam teekkll ara
trma kuruluunu kurmutur. irket, Edisonun teknik ve ticari
ilgilerinin sonucu kurulmutu; ama 1889 ylyla birlikte Edison,
irket ilerinde giderek daha nemsiz ve etkisiz bir rol oynama

8 Matthew Josephson, Edison (New York, 1959), s. 135-4.

G eorge Basalla

199

ya balamt. General Electric, ampulden dinamoya kadar bir


ok elektrik rnnn byk reticisi olma yolunda emin
admlarla ilerliyordu. Ama her nasl olduysa on yl sonra irke
tin byyen elektrik endstrisindeki stn konumu glgelendi.
lk yllarnda irketin bymesini salayan nemli patentlerin
sreleri dolmutu ve irket bnyesinde alan bamsz mucit
ler ya lm ya da baka yerlere gitmilerdi. Elektrikli aydnlat
ma iinde yurt iinde ve yurt dndaki nc konumunu koru
maya kararl olan irket, 1901 ylnda kendi aratrma laboratuvarm kurmaya karar verdi. irket yneticilerinden biri, al
nan karar u cmlelerle onaylyordu:
Her ne kadar yeni ve zgn tasarmlarn gelitirilmesi ve
mevcut standartlarn ykseltilmesi iin liberal bir anlayla
mhendislerimize daima btn olanaklar tannyor olsa da,
btnyle zgn aratrmaya adanm bir laboratuvar kur
ma dncesi getiimiz yl irketimizce yerinde ve olumlu
bir atlm olarak grlmtr. Bylelikle birok kazanl ala
nn kefedileceini mit ediyoruz.9
General Electric irketinin aratrma laboratuvarm amasn
dan ksa bir sre sonra dier nl Amerikan irketleri de ayn
yolu izlemilerdi. 1902 ylnda Du Pont irketi ve Parke-Davis
ila irketi, kendi aratrma laboratuvarlarm kurmulard. Bell
Sistem aratrma blm 1911 ylnda kurulmutu. Eastman
Kodak da fotoraf aratrma laboratuvarm 1913 ylnda kur
mutu. rgtl aratrmayla ilgilenen ilk irketler, teknolojileri
bilimin 19. yzyl sonlarnda gelien iki alanyla, yani kimya ve
elektrik alanlaryla, yakndan balantl olan irketlerdi.
Endstriyel aratrmada bilim adamlarn ve mhendisleri
altran Amerikan laboratuvarlarnn says hzla oalyordu.
General Electric laboratuvarnn kurulmasndan sonra aratr

9 Kendall Birr, Pioneering in industrial research (Endstriyel Aratr


mada Yol Amak; W ashington, D.C., 1957), s. 31.

200

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

ma birimlerine sahip Amerikan irketlerinin says yirmi yl iin


de 526ya ulamt. 1983 ylnda ise bu say 11.000 olmutu.
Bir irket, aratrma laboratuvarndan kesin olarak ne yarar
salar? Endstri, zgn aratrmaya yapt yatrmdan ne elde
etmeyi bekler? lk endstri laboratuvarlar kurulduunda bu
sorular byk lde yantlanmt. Balangta aratrma, baz
rahatsz edici teknik problemlerle urama amacyla yaplyor
du. Alman boya firmalarndan biri olan Bayer irketi, gelecekte
teknolojiye hkim olmay vaadeden azo boyalar gibi yeni bu
lulardan yararlanmak midiyle kendi aratrma laboratuvarn
kurmutu. rettii yksek direnli karbon filamanl akkor
lambalarnn baars, W. Nernstin parlamak lambalarnn ve
P. Cooper-Hewittin cva buharl lambalarnn ortaya kyla
glgelenen General Electric, elektrikli aydnlatma iinde ara
trma sponsorluunu resmen stlenerek karlarn korumaya
karar verdi. Bell Sistem laboratuvar, uzun mesafeli telefonu et
kili bir biimde gelitirme ve telsiz iletiim (radyo) zerine ya
plan deneylerin ortaya koyduu tehditlere gs germe ihtiya
cn karlama amacyla kurulmutu.
Aratrmann irket tarafndan finanse edilmesinin nedeni
genellikle u ekilde aklanmaktadr: Yeni bilginin, yeni, daha
iyi ve daha ucuz rnlere ulamamz salayaca neredeyse
kesindir. Aratrmaya harcanan para, bir anlamda firmann
uzun vadeli kr potansiyeline yatrm yaplmas olarak da gr
lebilir. Endstriyel aratrma ile ilikili atlgan veya saldrgan i
stratejisini yanstan bu dn tarz, kurumlam aratrma
giriimlerinden ortaya km olan deerli ticari rnlerin mo
dern rnekleriyle desteklenmektedir. Bu modern rnler ise
naylon ve dier sentetik elyaflar, deterjanlar, vuruntu nleyici
benzin, gelikin araba motorlar, son dnemlerde bulunan plas
tikler, birok modern ila, televizyon ve transistrdr.
Endstriyel aratrmaya ilikin bir savunma stratejisi, ok
bilindik olmasa bile bir saldr stratejisi kadar nemlidir. Baa
rl bir endstri aratrma laboratuvar, bir anlamda patent re

G eorge Basalla 2 0 1

ticisidir ama bu patentlerin hepsinin de ticari rnlere veya


imlat sektrne ait ilerlemelere dntrlmesi gerekmez. Pa
tentlerin ne lde kr salayacaklar, rakip firmalar arasndaki
mcadelede silah olarak kullanldklarnda anlalabilir.
Konuyla ilgili son bir rnek olarak Bell laboratuvarnn ku
ruluundan sonraki ilk yirmi yllk dnemde srdrlen aratr
malar ile patentler arasndaki ilikiyi ele alalm. Yeni ve faydal
bilginin reticisi olarak aratrma yapma dncesi, aratrma
yneticisi olma dncesiyle yer deitirmi ve Bell yneticileri,
rakip firmalarn gelecekteki olas saldrlarnn nlenmesi ama
cyla herhangi bir aletteki en kk yenilikler iin bile patent
alnmasnn irketin lehine olacan anlamlard. Teknolojik
bilginin yeni snrlarnn aratrlmas, bir Bell bakanmn cm
lelerinde de dile getirildii gibi bir teknik alann binbir kk
patent ve icatla doldurulmasndan ok daha az krl olabilirdi.10
Rekabetin nlenmesi, Bell ve dierlerinin patentler iin bul
duu yeni uygulamalardan yalnzca birisiydi. Patentler, bir kii
veya kuruluun kendi aratrma olanaklaryla salam bir patent
konumunu garantileyebilmesi iin bir rakibin abalarn engel
leme amacyla da alnabilirler. Bylesine kritik patentlerin aln
mas srecinde ilk nce davranan firmann pazarda rekabet et
me gibi bir dncesi yoktur. Buradaki asl ama, rakip firma
nn ekonomik baarsna merkez tekil eden teknik alandaki
hkimiyetini sekteye uratacak engeller oluturmaktr. Son ola
rak patentler, doru anda rakip bir firmann sahip olduu ba
ka patentlerle veya imtiyazlarla takas edilebilecek gl bir pa
zarlk arac olarak da kullanlrlar.
Korunma amacyla alnan patentler ounlukla gelitirilmeksizin bir kenara braklmaktadr. Bu tr patentler, kurulu
un geri ekilmesini ve kendisini yeniliki rakiplerin yol at
potansiyel tehlikelere kar korunmasn salayan bir siper olu
10 Leonard S. Reich, Research, patents and the struggle to control
radio, B usiness H istory R eview 51 (Aratrma, Patentler ve Radyo
yu Denetleme Mcadelesi; 1977), s. 231.

202

Yenilik (2): Sosyo -Ekonom ik ve K ltrel Etkenler

turma amacyla kullanlmaktadr. Bu savunma stratejisi, endst


riyel aratrmadan muhafazakr bir yaklamla yararlanlmasna
yol aar. Bu durumda aratrma, icat etmeye ilikin bir kaynak
olmak yerine i dnyasnda ska rastlanan ve statkoyu koru
may hedefleyen ya da en azndan yeniliklerin yavalatlm bir
oranla ortaya kmasn neren ticari manevralarn paras olur.
Ksacas endstriyel aratrma ideali ile (yani teknolojik de
iimi tevik eden bilim ile) bu idealin ticaret dnyasndaki ger
ek kullanmlar arasnda bir eliki bulunmaktadr. Bilimsel bir
atmosfer oluturma, bir firmaya prestij kazandrma, kurulu
bnyesinde bilimsel yetenei canl tutma veya deiime kar
siper oluturma gibi amalarla bir aratrma laboratuvarnn
korunmas mmkndr. Teknolojik yeniliklerin retilmesi, bir
tzel aratrma laboratuvarnn eitli ilevlerinden biridir ama
hibir ekilde bu laboratuvarm tek varolu nedeni deildir.
Patent sisteminin modern endstriye dhil edilmesine neden
olan birok retim-d faydann bulunmasndan tr (ki bu
rada retim-d szcyle kastedilen, geliime hissedilir bir
biimde katkda bulunmayan bilgidir) icat etme veya yeniliin
tevik edilmesinde endstriyel aratrma laboratuvarnn ne
denli etkin olduu sorusu nem kazanmaktadr. rgtl ara
trma, bilim ve ticaretin birbiriyle elien amalar arasnda s
kp kaldnda, yeni rnler ve yntemler yaratlmas asn
dan kurumlam reklamclk kadar ilevsel olmad iin bazen
retim-d faydalarn gerekliliine inanrz.
Bir firmann bykl ve teknolojik temelinin nitelii, st
lendii mucit roln mutlaka etkileyecektir. Sadece byk fir
malar gelikin firma-ii aratrma projelerinin stesinden gele
bilirler. Bu tr firmalar, kendilerinden daha cesur davranabilen
kk irketlere kyasla yeni izgiler arama konusunda daha
isteksizdir. Firmann bykln bir kenara braktmzda
ise dier bir nemli noktayla karlarz: lalar veya yar-iletkenler gibi yeni teknolojik alanlar kefetmeye zorlanan firma
lar, bilimsel aratrmalarn niha sonularyla ilgilenme eilimin-

G eorge Basalla 203

dedirler. Oysa otomobil, ev aletleri veya demiryolu gibi daha


eski teknolojilerle ilikili firmalar, bilimsel aratrmalarla fazla
ilgilenmezler.
Tam tehizatl byk bir laboratuvarn mevcut oluu, bir
firmann aratrma ihtiyalarn gidermede her zaman kendi
kendine yeterli olaca anlamna gelmez. rnein endstriyel
aratrma konusunda lider konumunda bulunan Du Pont ir
ketinin kapsaml laboratuvarlar irketin st dzey yetkilileri
nin titiz denetimi altnda bulunmaktadr. Szgelimi, Du Pont
bakan Crawford H. Greenwalt 1950 ylnda yapt bir akla
mada yle demiti: irketimizin u anki byklnn ve
baarsnn, laboratuarlarmzda gelitirilmekte olan yeni rn
ler ve yntemlerle dorudan balantl olduunu rahatlkla sy
leyebilirim.11 Du Pont irketinin 1920 ile 1950 yllar arasn
da retmi olduu icatlarn kaynaklar zerine kapsaml bir
aratrma yapm olan iktisat W. F. Mueller ise tamamen
farkl bir sonuca ulamt. Muellerin bulgularna gre, bu otuz
yllk dnem sresince retilmi olan yirmi tane nemli yeni
rn ve yntemin sadece on tanesi, dorudan doruya Du Pont
aratrma grevlilerinin icatlarndan oluuyordu. Bunlar, on se
kiz yeni rnn beini ve yedi tane yeni yntemin beini kaps
yordu. irketin dnda retilen on be rnn haklar ise eit
li firmalardan ve bamsz mucitlerden satn alnmt.
Du Pont irketi rnei, nemli bir gerei gzler nne se
rer. Yzyln sona ermesiyle birlikte endstri sahnesinde frtna
gibi esen rgtl aratrma ekipleri, bamsz mucidi yerinden
edememitir. Yirminci yzyln ilk yarsnda retilen birok1
11 Willard F. Mueller, The origins of the basic inventions underlying
Du Ponts major product and process innovations, 1920- 1950,
(Du Pont irketinin Asl rnlerinin ve lem Bulularnn Temelini
Oluturan catlarn Kkeni), Ulusal Ekonomik Aratrma Brosu ta
rafndan hazrlanan The rate a n d direction o f inventive activity: eco
nom ic a n d social factors adl kitapta (Yaratc Etkinliin Oran ve Y
n: Ekonomik ve Toplumsal Etkenler; Princeton, 1962), s. 323.

204

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

nemli icattan yetmi tanesi zerine yaplan bir aratrma, bun


larn yarsndan ounun bamsz mucitlerin almalarnn
rn olduu sonucunu ortaya karmtr. Bamsz mucitle
rin katklarna gz attmzda listenin hayli kabark olduunu
ve nemli bululardan olutuunu gryoruz. Bunlardan baz
lar unlardr: Otomatik transmisyon, bakalit, tkenmez kalem,
selofan, siklotron, cayro pusulas, enslin, jet motoru, fotoraf
makinesi filmi, manyetik kayt g yneltici, tra makinesi,
kserograf, dner pistonlu Wankel motoru ve fermuar.
Endstri aratrma laboratuvarlar asla kendilerini destekle
yen yatrmclarn iddia ettii gibi icat fabrikalar deillerdir.
Bununla beraber bu laboratuvarlar, bilim adamlarna ve aratr
ma yapmaya eilimli mhendislere alternatif bir meslek seene
i sunmakta ve en azndan kendilerini finanse eden patronlarn
amalarna yakn alanlarda bilimsel ve teknolojik bilginin geli
tirilmesini salamaktadr. Ynelimleri ve amalar ne olursa ol
sun endstri aratrma laboratuvarlar, gnmz i dnyasnn
desteini almaya devam edecektir. Tpk sk skya bal oldu
u patent sistemi gibi endstri aratrma laboratuvarlar da, ye
niliin retimini kurumsallatrmak ve kolaylatrmak amacyla
zamana, emee, paraya ve malzemeye ynelik byk yatrmlar
yaplmas konusunda modern endstriyel toplumlarn ne denli
istekli olduunun kantdr.

Yenilik ve Kltr
Yenilii ynlendirici ekonomik ve kurumsal etkenlerin aratrl
mas, kltrel eilim ve deerler ile nesnelerin deiimi arasn
daki balantlarn incelenmesine kyasla ok daha kolay bir i
tir. Her ne kadar bu tr balantlar, iktisatlarn ne srd
savlarla kyaslandnda mulk ve nemsiz grnseler de, b
tn toplumlarn, uzun sreler boyunca teknolojik yenilik etkin
liine niin bylesine youn biimde katldklarnn aklanmas
asndan olduka yararldrlar. Kltrel yaklam, zellikle ge

G eorge Basalla 205

tiimiz be yz yl boyunca Batnn teknolojik yenilik retimini


hkimiyet altna almasn anlamaya ynelik bir yaklamdr.
yle grnyor ki Rnesans kltr, tpk modern hayatn
dier birok ynnde olduu gibi, teknolojik yenilie imza atan
mucidin ortaya kmasnda da bir dneme noktas olmutur.
Bamsz bir grup olarak teknoloji uzmanlar, ister mucit ister
se maharetli pratisyenler olsunlar, Rnesans dneminde Antik
veya Ortaa dneminde olduundan ok daha nemli bir rol
stlenmilerdir. Kendilerini ve projelerini destekleyen patron
lar bulmu, teknik uzmanlklar hakknda birok aklamal ve
resimli kitap yazp bunlar yaymlam ve insanln refahna
ynelik katklarndan tr nl yazar ve dnrlerin vgs
n kazanmlardr.
Byk icatlar ve bunlarn yaratclarn sralayan kitaplar ilk
kez Rnesans dneminde yaynlanmt. Polydore Vergilin
1499 ylnda baslan D e Inventoribus Rerum (Nesneleri Yara
tan Mucitler Hakknda) adl kitab, barut, cam, metal, tel, ipek,
matbaa ve gemi gibi rnlerin mucitlerini saptamaya ve ycelt
meye alan bu tr popler derlemelerin ilk rnekleri arasnda
yer alr. Sir Francis Bacon, N ew Atlantis (Yeni Atlantis; 1627)
adl topik yksnde bu sreci bir adm teye gtrmt.
Yeni Atlantis, devlet desteinde btn teknik sanatlarn ilerle
mesine adanm olan bir aratrma laboratuvarnn (Solomon
un Evi) bulunduu teknolojik bir cennetti. Laboratuvarda tek
nolojik yenilikleri yaratanlar onurlandrmak iin ayrlm iki
byk salon bulunuyordu. Bu salonlardan biri, byk icatlarn
izimlerini ve rneklerini ieriyordu. Dierinde ise icatlarnn
nemine gre mucitlerin tahtadan, mermerden, gmten veya
altndan yaplm heykelleri bulunuyordu.
Rnesans dneminde mucitlere gsterilen itibar, daha son
raki yzyllarda hzla artt ve nihayet endstrilemenin sahneye
kmasyla birlikte zirveye ulat. Mucitler artk birer kltr
kahraman olarak grlyorlard. Mucitlerin hayatn ve al
malarn poplerletiren kitaplar 19. yzylda youn biimde

206

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

yaymland. Baconn yksndeki kurgusal icatlar salonu, ulus


lararas endstri sergileri ile bilim ve endstri mzelerinde
hayata geti. Halka ak yerlerde dier nl kiilerle birlikte
mucitlerin heykelleri de dikildi. Hkmet, yaratc dehalarn
korunmalarn, dllendirilmelerini ve para kazanmalarn sa
lama amacyla patent sistemini gelitirdi. Nihayet 20. yzyl
toplumu, hkmet ve endstri tarafndan sunulan onur madal
yalar ile niversitelerdeki, i dnyasndaki ve hkmet kuru
lularndaki iyi cretli iler de dhil olmak zere kendi onur
landrma sistemini bu srece ekledi.
Mucitlerin itibar grmeleri ve dllendirilmeleri, gnmz
Avrupasnda ve Amerikasnda yaayan bizler iin yerinde bir
uygulama olarak grnebilir; ama bizim yenilii tevik ediimiz
kadar onu knayan baka kltrler de vardr. Szgelimi slm
geleneinde, icat veya yenilik aksi ispatlanmadka kt veya
zararl birey olarak grlr. Bu durum, baka kltrlerden it
hal edilen icatlar kadar slma inananlarn icatlar iin de geerlidir. Arapa bida szc, hem yenilik hem de sapkn d
nce veya eilim anlamna gelmektedir. Karmza kabilecek
en kt bida ise, kfirlerin taklit edilmeleridir ki Peygamber,
inananlar bu konuda u szle uyarmtr: Kim ki bir halk tak
lit eder ise onun bir paras olur.12
Bat dnyas, tarihinde hibir zaman yenilii topyekn kna
mam olsa bile, bilinli yenilik araynn kkleri yakn gemie
kadar uzanmaktadr. Tarihiler, Batnn yenilie duyduu tut
kunun kkenlerini Rnesans Avrupasnda gerekleen bir dizi
gelimeye kadar uzatrlar (ekil IV.3.). Bu dnemde corafi
keifler, tam anlamyla yeni dnyalarn bulunmasn salam;
astronomik gzlemler, o zamana kadar sabit olduu dnlen
gkyznde yeni yldzlarn (novae) var olduunu dorulam;
yeni felsef sistemler, Ortaa skolastisizminin yerini alm; ve
son olarak da modern bilim, veya daha sonra adlandrld
12 Bernard Lewis, The Muslim discovery of Europe (Avrupann M s
lman Kefi, New York, 1982), s. 224.

G eorge Basalla 207

ekliyle Yeni Felsefe, evrene ilikin devrimci bir anlay ileri


srmt. 17. yzyla gelindiinde yeniliin cazibesi ylesine
artmt ki yaynclarn kitap listeleri, yeni bir simyay, astrono
miyi, bitkibilimini, kimyay, geometriyi, tbb, eczacl, retorii
ve teknolojiyi vaadeden kitap balklaryla dolup tamaya bala
mt. Bunlar arasnda en ok tannanlar, Galileo nun Discorso
...intorno a due nuove scienze (ki Yeni Bilim; 1638), Johannes
Keplerin Astronomla Nova (Yeni Astronomi; 1609) ve Francis
Baconm Novum Organon (Yeni Mantk; 1620) adl kitaplar
dr. Lynn Thorndike, bu konuda u sonuca ulamt: ... adna
yeni denilen, byk lde 17. yzyl insanlarnn bilinlerinde
ki eydi.13
lerleme fikri, Bat dnyasnn yenilik arayyla yakndan
ilikili en byk ve en etkili dn tarzlarndan biridir. ler
leme grnn ilkelerine gre insanlk tarihi, ne dairesel ne
de geriye doru bir izgi izler; daima ileriye ve daha iyi bir ge
lecee doru ilerler. Bu nedenledir ki altn a, gemi zaman
larda kaybedilmi bir cennet deildir; aksine, gelecekte insanl
n ulaaca bir dnemdir. Bilgelii gemite bulmaya alan
lar, bugnn ve gelecein erkek ve kadnlarnn gerek bilgeler
olduklarn anlamak zorundadrlar. Tpk Yunanllar ve Romal
lar iin olduu gibi onlar da Bat kltrnn bebeklik dnemle
rinde yaamlardr.
lerleme fikri, gcn bilimsel bilginin giderek artma zelli
ine dikkat eken 17. yzyl bilimsel baarlarndan almt. Bu
fikri ileri srenler, tpk doann gizlerini aa karan ve kay
naklarn kontrol etmeye alan modern bilimin, olgular ve
kuramlar birbirine eklemesi gibi insanln da, ilerleme merdi
veninde trmanacaklarna inanyorlard. Bilimin ilerlemeci ru
hu, btn insan etkinliklerine farkl bir nitelik kazandracakt.
13 Lynn Thorndike, Newness and craving for novelty in seventeenthcentury science and medicine, Journal of the History of Ideas 12
(On yedinci Yzyl Biliminde ve Tbbnda Yenilik ve Yenilie Ynelik
zlemler; 1951), s. 598.

G eorge Basalla 209

Teknoloji, ilerleme fikrini ne srenlerin en ok houna giden


rnekler kaynayd; nk teknolojinin sonular hi kimsenin
inkr edemeyecei kadar ak ve kesindi. Bu kiilere gre Yu
nanllarn ve Romallarn barut ve mknats hakknda hibir ey
bilmediklerini herkes kabul edecekti. Modern dnemlerin icad
olan bu bulular, iinde bulunduumuz an stnlnn bir
gstergesi olmann yan sra, daha ileri saylabilecek teknolojik
mucizelerin gerekleeceinin de habercisiydi.
Francis Bacon, Aristotelesten beri zde hibir deiim ge
irmeden kalan speklatif felsefenin ksrl ile alar boyunca
srekli olarak gelimi olan mekanik sanatlar karlatrmaktan
byk bir haz alyordu. Ortaa alimleri nemsiz felsefi konu
lar zerine eilip batan savma yantlar bulma arayna girer
ken pratik dnen insanlar, makinelerin almasn, savala
rn yaplmasn, kitaplarn baslmasn, gemilerin yzdrlmesini ve binalarn ina edilmesini salayan yeni yntemler gelitir
milerdi. Bu teknik deiimler, ilerlemenin gayet ak kantla
ryd.
Bir icat, bu anlamda yenilik adna yaplm bir yenilik deil
insanln geliimine ynelik yeni bir katkyd. catlar, insanl
n daha iyi bir topluma, hatt mkemmel bir topluma ulama
ynnde ilerlediinin kantlaryd. Gelecek hakkmdaki bu iyim
ser ve harika tasavvur, nce 19. yzyl dnrlerinin eletirel
savlaryla, daha sonra fabrikalar ve endstri ehirlerinde bir d
lkesinde sunulan hayat tarzndan olduka farkl gerekliklerin
yaanmasyla ve nihayet dnya apnda yaanan uyumazlkla
rn mekaniklemi sava tarzlaryla zlmeye allmasnn
ortaya koyduu tehditlerle eitli biimlerde defalarca sarsld.
Ama bu iyimser dn tarz bugn bile varln srdrmek
tedir. Nkleer enerjisinin veya gne enerjisinin, uzay kolonile
rinin, bilgisayarlarn, robotlarn veya biyoteknolojinin, bizleri
yce bir mutlu an eiine tayacana inanm kiilerin umut
larnda varln korumaktadr.

210

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

Doann egemenlik altna alnmas dncesi, Rnesans Avrupasnn kltrnde ortaya kan ve teknolojik deiimin te
vik edilmesinde yararl olan bir fikirler ls oluturmak iin
yenilik ve ilerleme kavramlarna katlmt. Doann sadece in
san kullanm iin varolduu fikrine, ilk kez Kinatn Yaratl
aklamalarnda rastlanr. Adem ve Havvaya btn bitkiler ve
hayvanlar zerinde hkimiyet baheden Tanr, onlara dnyay
egemenlikleri altna almalarn ve dnyann tmn ocuklary
la doldurmalarn buyurur. Yahudilik ve Hristiyanlk, doa ve
insanln eit haklarla bir arada varolduu Dou dinlerinin ak
sine bir hiyerari kurar. Tanrnn imgesinde yaratlan canllar,
yaratmn srdrlmesiyle grevlendirilmilerdir.
Ortaa tarihisi Lynn White Jr., bilimin ve teknolojinin ge
litirilmesinde Batnn gerekletirdii olaanst baarnn,
doann egemenlik altna alnmasnn din tarafndan onayland
ynndeki Yahudi-Hristiyan inanndan kaynaklandn
ne srer. Whitea gre, Batklarn mmkn olan btn doal
gleri ve kaynaklar kullanma (ve bir anlamda smrme) ama
cyla ortaya koyduklar inat ve saldrgan aba, onlarn tekno
loji alannda dnyann lideri olmalaryla sonulanmtr. Dinle
ri, kendilerini doaya kar daha yumuak bal bir tavr takn
malarn reten kiiler ise teknolojiyi btn potansiyeliyle ge
litirme konusunda baarsz olmulardr. Yahudi-Hristiyan
bak as, Baconn tanmlad biimiyle doann insann i
lerine ve rahata erdirilmesine hizmet etmesinin salanmas ge
rektiine inanan 17. yzyl dnrleri ve yazarlarnca geliti
rilmi ve yceltilmitir.14 Bylece, doal dnyay anlama konu
sunda gl bir ara salayan modern bilim, doann daha do
ru bir ekilde egemenlik altna alnaca konusunda insanla
gvence vermektedir.
Doann insan ihtiyalarna hizmet etmesi iin boyunduruk
altna alnacak olmas, 17. ve 18. yzyllarda zerinde dn
14 Francis Bacon, N ovum O rganum (Yeni Mantk) 2. kitap, aforizma,
s. 31.

G eorge Basalla 211

meye ve tartmaya deer bir konuydu. 19. yzylla bu dn


ylesine yaygn bir biimde kabul edilmiti ki doann fethi
cmlesiyle ifade edilen bir ilkeye indirgenebiliyordu. Doann
kontrol edilmesiyle birlikte teknolojinin de btn olanaklaryla
kullanlabilecei dncesi, 20. yzyln ikinci yarsna kadar
sorgulanmad. Ama daha sonra, 1960l yllardan itibaren ev
reci hareketin liderleri, bu dncenin gerekliini sorgulama
ya baladlar. evrecilerin iddiasna gre, doay zalimce ege
menlik altna almaya alrken yalnzca kendi evremizi zehir
lemek ve yenilenemeyen doal kaynaklar tketmekle kalmyor,
ahlkszca bir eyleme de katlm oluyorduk. Yeryznde insan
hayatndan daha nce varolan ve kendi btnl, kendi ama
lar olan bir alan hangi hakla yamalayp mahvedebilirdik?
evreciler, nasl dneceimizi ve ne ynde hareket edece
imizi srekli olarak etkilemeye devam edecek olsalar bile, do
al ortam belirsizliini hl korumaktadr. Bununla beraber,
20. yzyln stn konumundan bakldnda evrecilerin etkisi
snrl grnmektedir. Batl uluslarda ve dier yerleim blge
lerinde yaayan insanlarn ou, btn teknolojik yenilikleri
desteklememiz gerektiine inanmay srdreceklerdir; nk
onlara gre teknolojik yenilik, insanln ilerlemesine katkda
bulunmakta ve doay egemenlik altna alma savandan galip
kmamz olanakl klmaktadr.

Sonu
Bu ve bir nceki blmde anlatlanlardan iki genel sonu ka
rlabilir. lk olarak, yeniliin ortaya kn etkileyen tm et
kenleri ieren geni bir teknolojik yenilik kuram yoktur. Byle
bir kuramn bulunmaynn hakl nedenleri vardr. Eer byle
bir kuram bulunsayd bunun, oyun ve fantazyann akldln,
bilimselliin rasyonalitesini, ekonominin materyalizmini ve top
lumsal ile kltrel olann eitliliini kuatmas gerekecekti.
karacamz ikinci genel sonu ise udur: Yenilie ilikin
doyurucu kuramsal bir yaklamn bulunmay, bu kitapta su

212

Yenilik (2): Sosyo-E konom ik ve K ltrel Etkenler

nulan evrim kuramn etkilememektedir. Dier bir deyile, bu


tr bir kuram, yeni nesnelere ilikin olan ve iinden ayklanma
yaplabilecek yeterli bir kaynak veya dnce kmesi gerektirir.
Kitabn III. ve IV. blmleri, zengin ve eitlilik ieren yenilik
kaynaklarnn mevcut olduuna ilikin kantlar sunmaktadr.
Bunlara gre, insanlar ne zaman, nerede ve ne ekilde olursa
olsun nesneler yapmay setiinde yenilik de oradadr.

V. Blm

AYIKLANMA (1):
E k o n o m k v e A s k e r E t k e n l e r

Giri
Bir teknolojik yenilik fazlas bulunmasna karn icatlar ile is
tekler veya ihtiyalar arasnda birebir rtme sz konusu de
ildir. Bu nedenle yalnzca baz yeniliklerin gelitirilerek klt
re dhil edilmesini ngren bir ayklanma srecinin yaanmas
zorunludur. Bu ayklanma srecine bal olarak seilen yenilik
ler retilecek, insan rn nesneler kmesine dhil edilecek ve
farkl nesnelerin retilebilmesi iin ncl ilevi greceklerdir.
Reddedilen yenilikler ise, insan rn nesneler kmesine dhil
edilmeleri ynnde kastl bir aba sz konusu olmadka nes
neler dnyasnn gelecekteki eklini etkileme ansna sahip ola
mayacaklardr (ekil V. 1.).
Bu szler, doal ayklanmaya bal evrim dncesini hatr
latyorsa bunun nedeni, zaten byle olduu iindir. Ama yine
de, insan rn nesnelerin evrimi ile organik evrim arasnda

214

Ayklanma (1'): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

temel farkllklar bulunmaktadr. Dolaysyla, ayklanma analo


jisini kullanmaya kalkmadan nce organik evrimi aklama
mz gerekiyor.
Organik evrimin temelinde mutasyondan ve reme esnasn
da erkek ve kadnn genlerinin birlemesinden kaynaklanan de
ikenlik yer alr. Sonuta ortaya kan deiik yavru, doal
ayklanmaya maruz kalmakta ve bu doal ayklanma da, yalnz
ca baz yavrularn (ama kesinlikle hepsinin deil) hayatta kal
masna, remesine ve genetik bilgilerini aktarmasna izin ver
mektedir. Birok farkl ynde evrimleme potansiyeline sahip
olan yavrular, meydana geldiklerinde hkim olan koullarn (ev
resel, biyolojik ve toplumsal) tmne gre ayklanrlar. Hayatta
kalmay baaranlar mutlak bir stnlk ltnce deil ama,
yerine getirmekle ykml olduklar koullarca belirlenen bir
yaamsal deere sahip olurlar. Bu nedenledir ki doal ayklan
maya bal evrim, nceden belirlenmi hibir eree veya yneli
me sahip olmaz. Ama bu durum, hayvan veya bitki reticileri
nin uygulad nesnesel ayklanma iin sz konusu deildir.
Organik olmayan bu ayklanmada kriterler, korunmaya deer
grlen zellikleri seen insanlar tarafndan belirlenmektedir.
Szgelimi bu zellikler, yar atlarnda eviklik, ineklerde fazla
st retimi, budayda hastala kar baklk olabilir.
Bu ksa aklama bile insan rn nesnelerin evrimi ile or
ganik evrim arasnda nemli farkllklar bulunduu sonucunu
aa vuruyor. Teknolojik evrim, insan rn nesnelerin ayk
lanmas ile birok adan byk benzerlikler tar. Deiik nes
neler, belirli temel yapsal paralarn rastlant sonucu yeniden
biraraya getirilmesiyle ortaya kmazlar. Baz biyolojik, tekno
lojik, psikolojik, toplumsal, ekonomik veya kltrel amalarn
yerine getirilmesi srasnda yaanan, insana ait kararlar ve be
enilerin hkm srd bilinli bir srecin rndrler. G
bel kabul edilen nemsiz deiikliklerin birbirine eklenmesiyle
zaman iinde yava yava deien insan rn nesneler vardr
elbette. Mesel ta aletlerin geliimini buna rnek gsterebili-

G eorge Basalla 215

riz. Ama nesnelerin geirdii deiim, ncelikle yeni tr nesne


ler retme amacyla zeksn, hayal gcn ve enerjisini kulla
nan erkek ve kadnlar tarafndan gerekletirilir.

ekil V. 1. Yenilik fazlasna bir rnek: Duman bacalar iin yaplm Ame
rikan kvlcm tutucular (1831-57). Resimlerini grdnz duman ba
cas tasarmlar, ondokuzuncu yzylda patent verilen bini akn saydaki
duman bacasnn sadece elli yedi tanesidir. Makine ustalar, mucitler, s
radan vatandalar ve deiik fikirleri olan kiiler, lokomotiflerin odun ya
klan kazanlarndan kvlcm ve kor sramasn nleyecek bir duman ba
cas bulma arayna katlmlard. Kaynak: John H. White Jr., American
locomotives (Amerikan Lokomotifleri; Baltimore, 1968), s. 115.

216

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

nsanlarn tasarlad ok sayda deiik nesneden ancak bir


ksm, toplumun maddi hayatnn paras olmaya hak kazanr.
Doada geerli olan ise trlerin hayatta kalabilme kabiliyetidir
(yani, bir organizmann, zellikle de bu organizma trnn,
kendisini bulduu dnyada byyebilmesi ve reyebilmesi ger
ei). Tabii bu arada, insan rn bir nesnenin de hayatta kal
may baarabildii ve biimini kendinden sonra gelen rnler
nesline aktarabildii sylenebilir; ama bir farkla: Bu sre, atl
ye veya fabrikada retilecek rn seen insann mdahalesini
gerektirir. Ayklanma srecinin karmakl ve belirsizliinden
tr hayatta kalma deeri, teknolojiye uyguland zaman
zellii olmayan bir kavram niteliine brnr.
Organik evrimde deiikliklerin domasndan sorumlu olan
etkenler (mutasyon ve genlerin birlemesi), trlerin hayatta
kalmalarn ve nesillerini srdrmelerini belirleyen etkenlerle
ayn deildir. nsan rn nesnelerin evrimi ile organik evrim
bu konuda da farkllk gsterir; nk deiik nesnelerin yara
tlmasn destekleyen glerin birou, ayklanma srecinde de
yer almaktadr. Kitabn IV. blmnde de belirtildii gibi, iler
leme dncesine duyulan inan, yeni nesnelerin icat edilmesi
ni hzlandrmakta ve ynlendirmektedir. Ayrca bu inan, birer
iyileme gstergesi olarak yeni nesnelere kucak aan kltrel
bir ortam yaratarak yeniliin ayklanmasn ve dolaysyla geli
tirilecek yeniliklerin belirlenmesini de etkilemektedir.
Deiik zellikler gsteren yavrunun geliim izgisi, zaman
la mevcut trlerin var olan eitlerine veya tamamen farkl yeni
trlere doru ynelebilir. Biyolojik bir tr, kabaca, normal ko
ullar altnda iftleerek reyen ve morfolojik adan benzer bi
reyler grubu olarak da tanmlayabiliriz. Morfolojik benzerlik
kavramn, rahatlkla insan rn nesneler iin de kullanabili
riz. nsan rn nesnelerin biime ve yapya bal olarak ve
benzerlik derecelerine gre tasnif edilerek farkl tiplere gre s
nflandrlmalar, stesinden gelinemeyecek hibir glk ier
mez. Kitabn I. blmnde grdmz gibi bu tr snflandr

G eorge Basalla 217

ma almalar 19. yzylda Pitt-Rivers ve dierlerince balatl


mt. Ama ne var ki, iftleme ve dourganlk nosyonlarn
kurmaca dnyaya uygulamaya kalktmzda baz sorunlarla
karlarz. Farkl biyolojik trler genellikle iftlemezler ve na
diren byle bir durum sz konusu olduunda da yavrular ksr
olur. Dier taraftan nesne cinsleri yeni ve verimli nesneler ret
mek iin dzenli olarak birletirilirler.
Antropolog Alfred L. Kroeber, iki soy aac izerek canl
lar ile insan rn nesneler arasndaki bu nemli fark gster
miti: Soy aalarndan biri organik trlere, dieri ise kltrel
rnlere aitti (ekil V.2.). Kroeberin organik yaam aac,
yeni trler oluturmak iin farkl ynlere ayrlan dallardan olu
ur. Dallar, birbirinden btnyle ayrlmlardr; asla bir eri
izmez ve yeni hayat biimleri retmek iin baka dallarla (tr
lerle) birlemezler. Ksacas bu aa, her gn grdmz nor
mal aalara benzer. Gelgelelim insan rn nesneler aac,
garip bir aasl rneidir. Ayr tipler veya dallar, yeni tipler
retmek iin i ie geerler ve bu i ie geen dallar da baka
dallarla tekrar tekrar birleerek yeni dallar olutururlar. rne
in, iten yanmal motor dal, otomobil daln yaratmak iin bi
siklet ve at arabas dalyla birleir, bu birlemeden oluan dal
daha sonra yk vagonuyla birleir ve ortaya kamyon dal kar.
ki aa arasndaki temel farkllklar, biyolojik trlere ait
btn unsurlar teknoloji alanna zorla uygulamamamz gerek
tiini gsterir. Hakl olarak teknolojik yeniliklerin reme iin
ayklandklarn iddia edebiliriz; ama bu yeni rnlerden hangi
lerinin farkl bir tr veya tip olarak seileceini saptama
mz gerekmez. Bu yzden, harfiyen uygulamalar karsnda sa
hip olduu eretileme ve aklama gcnden ve gvenli olu
undan tr evrim analojisini kullanyorum.
Yukarda sz geen farkllklar vurgulam olmamza ra
men karlatrmal bir yaklam kullanarak elde edeceimiz
avantajlar gzden karmamamz gerekir. Evrim analojisi en
genel dzeyde, teknolojik deiim almalar asndan yararl

218

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sker Etkenler

bir dzenleyici ilke ilevi grmektedir. Bu aamaya kadar canl


organizmalar ile insan rn nesnelerin paralel dnyalarn ya
kndan inceleyebilmemizi salayan da bu analoji olmutur. Bu
iki alann zengin bir trler eitlilii ve kendilerinden nce ge
len ilgili biimlere bal bir sreklilik ierdiklerini de evrim ana
lojisi sayesinde kefettik. Ayrca organizmalarn ve nesnelerin,
yenilik fazlas retme konusunda ortak bir eilime sahip ol
duklarn, deiiklikleri kopyalama yoluyla rettiklerini ve icat
larn geni bir coraf alana yaydklarn rendik.

ekil V.2. Antropolog Alfred L. Kroeberin hazrlad soy aalar. Solda


organik hayatn soy aac, sada ise kltrel nesnelerin soy aac grl
yor. Kaynak: Alfred L. Kroeber, Anthropology (Antropoloji; New York,
1948), s. 260; birinci basks 1923 ylnda yaplan kitap, 1948 ylnda ya
yncnn izniyle Harcourt Brace Jovanovich, Inc. tarafndan yeniden basl
mtr. Kitap, 1951 ylnda Alfred L. Kroeber tarafndan yeniden baskya
hazrlanmtr.

Evrim analojisini, bu ve bir sonraki blmde yeni rnlerin


ayklanmasnda yer alan ekonomik, asker, toplumsal ve klt
rel etkenleri kefetmek amacyla kullanacaz. nsanlk, ayk

G eorge Basalla 219

lanma sreci boyunca kendisini ve kltrel konumunu srekli


olarak yeniden tanmlamaktadr. nsanlk deien amalarn
belirlerken, doacak nesillerin refahn belirleyecek teknolojik
tercihler yapar. Bu ayklanma sreci, rasyonel, sistematik veya
demokratik bir tarzda ilemese bile insanln u anki ve gele
cekteki tarihi asndan zel bir nem tar. Deneme ve yanlma
bir yntem olarak hkimiyetini korumakta ve buna katlan az
sayda erkek ve kadn da, dier eylerin yan sra ekonomik k
stlamalara, asker taleplere, ideolojik basklara, siyasi entrika
lara ve kltrel deerlerin, biimlerin ve alkanlklarn ynlen
dirmesine maruz kalmaktadr. Bylesine farkl ve atan gle
rin etkilerine ak olan bir sre, ileyi biimi kolaylkla zetlenebilen veya zorlanmakszn kuramsal bir modele indirgenebilen bir sre olamaz. Byle bir sreci incelemenin en iyi yolu
ise, deiik rnlerin seiminin gemite gerekte nasl yapld
n gsteren temsil rnekleri ele almak olacaktr.

Genel Yaklamlar
Ayklanma srecini etkileyen birincil etkenleri incelemeden n
ce icatlara ve bu icatlarn seilerek ekonomik ve kltrel rn
lere dntrldkleri srece ilikin baz genel gzlemleri gz
den geirelim. Bahsedeceimiz genel gzlemler, bu ve bir son
raki blmde ayrntl bir biimde ele alacamz rneklerin o
u iin dorudur.
ncelikle, bir icadn mevcut kullanmlar kadar potansiyel
kullanmlar da hibir ekilde kesin ve ak deildir. Dier bir
deyile, yeni bir aletle tam olarak ne yaplacann saptanmas
genellikle g bir itir. te 1877 ylnda fonograf icat ettikten
sonra Thomas Edisonun karlat glk de bu olmutu.
Edison ertesi yl yaynlad bir makalesinde icadnn halka ya
rarl olabilecei on konu saptamt. Edisonun nerisine gre
bulduu alet, stenograf yardm olmakszn dikte etme; krler
iin konuan kitaplar retme; halka konumay retme;
mzik kaydetme; nemli aile vecizelerini, hatralar ve lm

220

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

deinde sylenen son szleri muhafaza etme; mzik kutulan


ve mzikli oyuncaklar iin yeni tnlar yaratma; zamann yan
sra mesaj bildirebilen saatler retme; yabanc dillerin doru te
laffuzlarn muhafaza etme; heceleme ve benzeri eyleri ret
me; ve telefon konumalarn kaydetme gibi ilerde kullanlabi
lirdi. Bu sralama nemlidir, nk icat ettii konuan makine
nin potansiyel kullanmlar asndan Edisonun kendi ncelik
sralamasn yanstr. Mzik kayd, drdnc srada yer alr,
nk Edison bunu, icadnn ok da nemli olmayan bir kulla
nm olarak grmtr. On be yirmi yl sonra fonograf iine ti
cari olarak giren Edison, fonografn bir mzik cihaz olarak
pazara sunulmasna hl kar kyor ve icadn bir dikte etme
makinesi olarak pazarlamaya alyordu. Edisonun icadnn
elence pazarndaki potansiyel olanaklarn gren baz yatrm
clar ise, Edisonun fonograf makinesini bozuk parayla alan
ve pop mzik paralarn kendi kendine seebilen otomatik bir
alete dntrdler. Bozuk parayla alan makineler, halka
ak yerlerde sergilenerek ksa srede yaygnlk kazand. 1891
ylnda Edison, bu ilk mzik kutularn kabul etmeye yanam
yordu; nk ona gre kendi icadndan treyen bu makineler,
fonografn brolardaki i amal kullanmn zedeliyordu.
Ne var ki, fonografn ticari bir baar kazanmas ve yaygn
olarak kullanlmas ancak mzik kaydeden bir cihaz olarak pazarlanmasndan sonra mmkn olabilmiti. Gelgeldim 1890l
yllarn ortalarnda konuan makinenin balca kullanm alan
nn elence sektr olduunu Edison bile kabul etmiti. Bu ge
liim, olduka kazanl bir i olan fonografik kayt sektrnn
bymesine yol at ki bylece dnya apnda bir izleyici kitle
si, kaytl mzie ve kayt aletlerine kavumu oldu.
Fonograf rneinin, II. Dnya Savann sona ermesinden
ksa bir sre sonra ilk kez halka sunulan teyplerin pazarlanmas
asndan yol gsterici bir ilev grm olduu varsaymnda
bulunabilirsiniz. Ama gerekte durum kesinlikle byle deildir.
Sava srasnda Almanyada gelitirilen teyp, ilk kez krkl yl

Gerge Basalla 221

larda Japon mhendislerin dikkatini ekmiti. 1950 ylna ge


lindiinde daha sonra Sony adn alan Tokyo Telekomnikas
yon irketi, makinenin irket mhendislerince tasarlanm olan
daha ar, daha byk ve daha pahal olan yeni modelini pazar
lamaya hazrd. irketin temel sorunu ise, pazarlanacak cihazn
Japon tketicilere cazip gelecek bir kullanmn bulmakt. lk
yllarda irketin gelitirdii model, mahkemelerde durumalarn
kaydedilmesi amacyla Adalet Bakanlna satlmt. Ayrca
irketin alclar arasnda aratrmalarnda topladklar verileri
kaydetme amacyla bu makineden yararlanmak isteyen bilim
adamlar bulunuyordu. Ama yine de satlar olduka azd. Ni
hayet Sony, bu makinelerin dil retme amacyla kullanlabile
cei konusunda Japon okullarn, niversitelerini ve kolejlerini
ikna etmeyi baard. Hatt pazar bile bu konuda lmlyd. Kasetalarn sonuta mzik alan ve kaydeden bir cihaz olarak
1960l yllarda piyasaya sunulmasyla birlikte byk bir dei
im yaand. te bu aamada satlar da byk bir patlama gs
terdi.
Fonograf ve teybin tariheleri, Edison ve Sony yneticileri
nin kendi makinelerinin gerek potansiyelleri hakknda ne
denli kr olduklarn gsterme amacyla incelenmemektedir.
Oysa sonradan deeri anlalan bir konunun irdelenmesi bir
ok adan yararl olacaktr. Szgelimi, konuyla ilgili daha
mantkl noktalar saptanabilir. Fonograf ve teybin, belirgin,
yaygn ve acil baz ihtiyalar veya talepleri karlama amacyla
gelitirilmedikleri olduka ak. Bu makineler sahnede boy gs
terdiklerinde ne teknoloji uzmanlar ne de kamuoyu bunlarla
ne yapacaklarn biliyorlard. Hi kukusuz bu makineler sesi
kopyalyorlard, ama bunlara ilikin bir anlayn gelitirilebile
cei noktaya ulamak iin henz yeterince ok ey baarlamamt. Hangi sesler kaydedilecekti? Ya da kayt ilemi hangi
toplumsal ve kltrel ortamlarda gerekletirilecekti? Yeni bir
makinenin, hatt bir teyp kadar basit olannn bile birok olas
kullanm vardr. Zaten Sony yneticileri de ilk modellerini sat

222

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sker Etkenler

maya alrken Teybin 999 Kullanm balkl bir Amerikan


kitap ele geirmiler ve bunu Japoncaya tercme ettirmi
lerdi. Makinenin ok ynl kullanmna ilikin bu reklm, r
nn pazardaki konumu hakknda Amerikal imlatlarn karar
szln yanstan gszln (kesinlikle gcn deil) gster
gesiydi.
Gelitirilmek zere bir icat seildiinde balangtaki sei
min, rnn niteliinden kaynaklanan benzersiz ve kesin bir
tercih olduunu varsayamayz. Btn icatlar bir seenek yelpa
zesi sunar ve bunlardan yalnzca bir blm, mr boyunca
gelitirilmeye layk grlr. Bir icadn sonuta en ok bilinen
kullanmlar her zaman balangtaki kullanmlar olmaz. Sz
gelimi, ilk buhar makineleri madenlerden su pompalama iinde
kullanlmt; radyonun ilk ticari kullanm, denizdeki gemiler
arasnda ve gemilerle karadaki istasyonlar arasnda kodlanm
telsiz mesajlarn iletmekti; ilk elektronik dijital bilgisayar ise,
ABD Ordusunun silahlarnn at cetvellerinin hesaplanmas
amacyla tasarlanmt.
catla ilikili olarak yaplacak ikinci gzlem ise udur: Bir
icadn nasl kullanlaca konusunda genel bir uzlama sz ko
nusu olduunda bile bunun beklenildii ekilde gelieceini
varsayamayz. catlar balangta, gelitirilmeyi ve inceltilmeyi
gerektiren ham modeller olma eilimini tarlar. Karar verme
konumunda bulunan kiilerin seimleri genellikle, eksiksiz ola
rak gelitirilmi bir buharl lokomotif veya transistrn deil
alr haldeki ilk prototiplerin yaplmas ynndedir.
Edisonun 1877 ylnda icat ettii konuan makine, ierdii
ince levha kalayl kayt yzeyi ve el krankyla, mucidin makine
nin azlna doru bararak okuduu ninnileri zar zor kay
dedebiliyordu (ekil V.3.). ki dakikadan daha az uzunlukta
dizeleri kaydedebilen ve bunu da glkle baarabilen bir ma
kineyi ne ticaret dnyas ne de elence sektr kullanabilirdi.
1880li yllarn balarnda Edison, asistan Samuel Insulla fo

G eorge Basalla 223

nografn hibir ticari deeri olmadn sylemiti.1 Bu sra


larda Alexander Graham Bell, Charles S. Taintner ve dierleri,
fonograf gelitirmeye abalyorlard. Bu kiilerin getirdii yeni
likler, sabit hzla alan bir elektrik motoru ve kayt inesi iin
daha iyi bir tutamacn yan sra balmumundan yaplm kayt
silindirlerini de ieriyordu. Bylelikle kamuoyu 1890l yllarda
nihayet gvenilir bir konuan makineye kavutu.
Edisonun fonografnn son nokta olmaynn yks, bir
ok nl teknolojik bulu iin yinelenebilir: 1840l yllarn fo
toraf makineleri dokuz, on saniyelik poz sreleri gerektiriyor
du; 19. yzyl ortasnn yava ve hantal daktilolar, kalemle yaz
madan treyen nemsiz gelimelerden biriydi; ilk ticari iten
yanmal motor olan 1866 ylnn dikey Otto ve Langen motoru,
yaklak iki metre uzunluunda ve ancak otuz beygir gcndeydi; Wright kardelerin umay baaran ilk ua, yalnzca
elli yedi saniye boyunca havada kalabilmiti; 1920lerin televiz
yon alclar, bulanklaan ve titreen kk grntler ( 3 , 5 x 5
cm) gsteriyordu; ilk elektronik bilgisayar, 170 metre karelik
bir alan kaplyordu ve otuz ton arlndayd. lk bakta bu
bulularn hibiri de, yeni bir endstrinin temelini atacakm
gibi grnmyorlard; ama hepsi de bunu baard.
Yeniliin ayklanmas risk ve belirsizlik ierir. Bu ayklanma,
bir icadn kamuoyunun baz kesimlerine yararl olduunun
aklk kazanacana ve gvenilir bir alete dntrlebilecei
ne duyulan inancn ve yargnn zerinde temellenir. Bu gvenin
hakl kt zamanlar, yani bir Edisonun, bir Fordun ampul
veya Model T marka arabalar bize kazandrarak duyulan p
heleri ve yaplan eletirileri yerle bir ettii zamanlar olduunu
biliriz. Buna karn, kamuoyunun yeni bir rn reddettii ve
ya bir rnn gelitirilmesine ilikin teknolojik engellerin ala
mad baz durumlar da vardr. rneimizi yakn gemie ait
bir yenilikle, otomobil ulamyla snrlayalm: 1930larn so
1 Robert Conot, A streak o f lu ck (Ksa Sren ans Dnemi; New
York, 1979), s. 245.

224

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sker Etkenler

nunda uan otomobille birletirildiini, 1950lerde gaz trbi


niyle alan arabalarn, kamyonlarn ve otobslerin yapldn,
1970lerde iten yanmal rotatif silindirli Wankel motorunun
gelitirildiini; ve nihayet 1970lerdeki enerji krizine zm
olarak nerilen alternatif otomobil elektrik santrallerinin kurul
duunu grrz. Bu yeniliklerin hepsi de, en azndan byk
imlatlardan biri tarafndan ciddi biimde ele alnmt; ama
hibiri gnmz otomobil sektrnde yer alamad.

ekil V.3. Edisonun 1877 ylna ait ilk fonograf modeli, ana blm
den oluuyordu: Ses kaydn yapmak iin bir azlk (A); zerine sesin
kaydedildii, ince levha kalayla kapl elle altrlan bir silindir (B) ; kalayl
tabakaya kaydedilen sesi tekrar almaya yarayan bir alet (C), Bu fonog
raf, bir ses kayt sisteminde bulunmas gereken en yaln temel zellikleri
ieriyordu. Kaynak: Edward W. Byrn, The progress o f invention in the
nineteenth century (Ondokuzuncu Yzylda cadn ilerlemesi; New York,
1900), s. 274. (Russell & Russell Yaynevinin izniyle yaymlanmtr).

G eorge Basalla 225

Bir icadn halkn ekonomik ve kltrel hayatnn paras olma


sndan nce hamlk ve fayda sorunlarnn yan sra almas ge
reken birok engel daha vardr. Modern toplumlarda sermaye,
emek ve doal kaynaklarn uyumlu bir biimde birbiriyle b
tnletirilmesi, icadn alr haldeki bir modelinin kabul edile
bilir bir tketim rnne dntrlmesi ve sata sunuldu
unda kr getirecek bir rnn retilmesi kanlmazdr. Bu
engellerin her biri, alt edilmesi g sorunlar aa karabilir.
Bir icadn teknolojik ve ticari bir rne dntrlmesi s
recinin eksiksiz olarak aklanmas koulunun bizi engellemesi
gerekmez, nk dncelerimiz her zaman daha kuramsaldr.
Bu nedenle, ayklanma srecini etkileyen temel etkenlerden ba
zlarnn genel bir incelemesine ve alternatif seeneklerin ne
mine ilikin bir tartmaya ynelmemiz gerekiyor.

Ekonomik Kstlamalar
Ekonomik belirlenimcilik yaklamn savunanlara gre tekno
loji deiim ncelikle bir talep meselesidir: Pazar, mucidi belirli
aratrma izgileri boyunca tevik edecek ve icadn ticari bir
rne dntrlmesini zorunlu klacak denli etkili bir ekim
gcne sahiptir. Bu aklama, zellikle modern kapitalist eko
nomide yaanan teknolojik deiime uygulandnda akla yat
kn grnr. Eer belirli bir gelime veya icada bal olarak kr
salama durumu sz konusuysa baz yatrmclar, bu gelime
veya icadn potansiyel olanaklarn anlamaya ve bunu pazar iin
retmeye mecburdurlar. Bu belirlenimci yaklama gre ayk
lanma srecini ekonomik gler ynetmektedir.
Niin belirli yeniliklerin ortaya ktn sorduumuzda ise,
pazar ekimi aklamasnn doruluuna ilikin pheler uya
nr. Bu yenilikler iin potansiyel bir pazarn daha nceden asla
varolmadn varsayabilir miyiz? ktisat tarihisi Nathan Ro
senberg, dnyada btn dnemlerde derinden hissedilen bir
ihtiyalar kalabal ve bu ihtiyalarn yaratt potansiyel pa
zarlar olduunu vurgular. Yine Rosenberge gre tekrar tekrar

226

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sker Etkenler

ortaya kan bu taleplerin ok az bir blm karlanabilmekte


dir. Rosenberg, hormonlu gda maddeleri, doum kontrol hap
lar veya kalbin at hzn ayarlayan cihazlar gibi modern rn
lerin sahnede boy gstermelerinden nceki dnemlerde bu
rnlere ynelik potansiyel bir pazarn asla bulunmadn d
rst bir ekilde iddia edip edemeyeceimizi sorar.
ayet pazar ekimi denen ey, yllarca, hatt yzyllarca po
tansiyel olarak varolup, derken anszn herkesin istedii yeni
bir rn veya aleti ortaya karabiliyorsa kesinlikle esrarengiz
bir g olmaldr. Ama pazarn gc, tek bana, yeniliin orta
ya kn aklayamayaca gibi ayklanma srecinin ileyii
hakknda da yeterli bir aklama getiremez; her iki durumda da
belirli bir rol oynar ama hibir surette oyunun barol oyuncusu
deildir.
Birok nemli ama farkl yeniliin (su ark, buhar makine
si, mekanik orak ve ses tesi ulam) ayklanma srecini akla
dmzda, bu rnlerin belirlenmesinde ekonomik glerin tek
nolojik, toplumsal ve kltrel etkenlerle karlkl etkileim iinde
olduunu grrz. Bu yeniliklerin hibirinin seimi yalnzca
ekonomik taleplerle belirlenmedii gibi deiik bir nesne seilip
daha geni bir kltrel ortama dhil edilirken de kesinlikle ayn
etkenler topluluu devreye girmez.
S u ark ve Buhar M akinesi
Zamandizinsel tarih srecinde MS 1200 ylna kadar olan d
nemin byk dnya uygarlklarnn teknolojileri zerine kar
latrmal bir aratrma yaplm olsayd, Bat teknolojisi ile
slm, Bizans, Hint ve in teknolojilerini birbirinden ayran tek
bir zelliin varolduu grlrd. 13. yzyl Avrupasnda tek
noloji, byk lde su enerjisine balyd. Daha sonra O rta
a Avrupasn da etkisine alan dikey su ark, M 150 ile
100 yllar arasnda Dou Akdenizde ortaya kmt ve balan
gta un elde etmek iin tahln tld deirmenleri al
trmak iin kullanlyordu (ekil V.4.).

G eorge Basalla 227

Un elde etmek iin tahln elle tlmesi, uzun ve yorucu


bir itir. Gnmz Hindistamnda bir kadnn, eski dnemler
de kullanlan deirmenlere benzeyen bir el deirmeni ile tek bir
n yemek iin yeterli unu hazrlamas, tahln iki saat boyun
ca tlmesini gerektirir. Daha byk ve daha ar deirmen
talaryla alan deirmenler, tahl daha verimli bir ekilde
tebilir; ama ok daha fazla enerji sarfiyat (bu enerji genel
likle at veya eekten salanr) gerektirir. Her iki yntem de s
rekli dikkat ister: Tpk Kadnlar veya kleler gibi eek ve atlar
da beslemek ve denetlemek gerekir.
Su deirmeni, elle veya hayvan enerjisiyle alan deirmen
ler yannda cazip bir alternatif gibi grnyor olmalyd. Bir su
deirmeninin ina edilmesi balangta her ne kadar daha fazla
sermaye gerektirir gibi grnyorsa da yapm tamamlandktan
sonra ok az ek gider sz konusu oluyordu. Kuraklk dnemle
ri dnda su serbeste akyordu ve deirmenin dzenli olarak
denetlenmesi gerekmiyordu.
Ne var ki sahip olduu bu avantajlara ramen su enerjisi,
sahnede boy gsterdikten sonra ok az kullanlmt. Su ark,
MS 5. ve 6. yzyllara dein sahnedeki yerini almad. cat edil
mesinden sonra Roma mparatorluunun son dnemlerinde
yaygn olarak kullanlmaya balanmasna kadar be yz yldan
daha uzun bir sre gemesi gerekmiti. Peki ama, bylesine ya
rarl bir teknolojik ilerleme niin bu kadar uzun bir sre rafta
kalmt?
Su enerjisi teknolojisinin geliimi zerine aratrma yapm
olan Terry S. Reynolds, su arknn hak ettii lde yaygnlk
kazanamamasna ilikin eitli nedenler ne sryor. Reynolds
n varsaymlarna gre ncelikle, teknik bilginin antik dnem
lerdeki konumu, gvenilir ve verimli arklarn ina edilmesini
olanakl klabilecek dzeyde deildi. Romal mhendislerce in
a edilen su arklar, su enerjisinden etkili biimde yararlanla
cak ekilde tasarlanmamlard.

228

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

ekil V.4. Yukardaki resimde MS beinci yzyla ait bir Roma su deir
meninin bir kesiti grlyor. Dikey su arkyla salanan dngsel enerji
nin yn ve hz, dilikle deitiriliyor ve tahta platformun stne yerleti
rilmi olan yatay deirmen tan dndrmek iin kullanlyor. tlecek
tahl, talarn stnde bulunan besleme sandna dklyor ve daha son
ra talarn evresinde biriken un toplanyor. Kaynak: Terry S. Reynolds,
Stronger than a hundred m en (Yz nsandan Daha Gl; Baltimore,
1983), s. 39.

kinci olarak, Yunanllar ve Romallarn doaya, ie ve teknolo


jiye ynelik yaklamlar kendilerini kstlamt. Hem Yunanl
lar hem de Romallar, tanrlarn gcyle ynetilen doann kut
sal olduuna ve onun, insanlarn keyf mdahalelerine ve s
mrlerine kapal bir alan olduuna inanyorlard. Tanrlar, su
enerjisinden yararlanmak uruna nehirlerin ve rmaklarn ak
ynlerinin evrilmesini doal dzene ynelik bir saldr olarak

G eorge Basalla 2 2 9

yorumlayabilirlerdi Ayrca zengin ve eitimli snflara mensup


kiiler, elle yaplan ileri hor gryor ve sorunlarnn zmn
de teknolojik yeniliklere ynelmeye pek yanamyorlard.
Reynoldsa gre nc olarak, ekonomik nedenler nemli
rol oynam olabilir. Antik dnemlerde teknolojik ilerlemeye
yatrm yapma gibi bir gelenek yoktu. Toprak sahipleri, parala
rn henz denenmemi bir teknolojiye yatrarak riskli bir girii
me kalkmaktansa biriktirmeyi tercih ediyorlard. Birikmi ser
mayelerini de bu tr bir yatrmla tehlikeye atmak yerine, ko
laylkla elde edebildikleri bol ve ucuz igcnden yararlanmay
tercih ediyorlard. Elle veya hayvan enerjisiyle alan deir
menler, su enerjisiyle alan deirmenlerden daha ucuza mal
oluyordu. Ayrca bu deirmenlerin avantajl bir yn daha var
d: lerin durgun olduu dnemlerde atlar, eekler veya kle
ler kolaylkla satlabiliyor ve bylece yatrlan para ksmen de
olsa kurtarlabiliyordu. O dnemlerde igcnn ucuz ve bol
olmasnn, su enerjisinin yaygnlamasn engellemi olduu
varsaymn destekleyen dier bir kant da udur: MS 4. yzyl
da Romal toprak yneticilerine insan enerjisiyle alan deir
menler yerine su deirmenlerinden yararlanmalar nerilmiti,
nk o sralarda igc kt ve pahal olmaya balamt.
Su arklar, Roma mparatorluunun k dneminde
ok yaygn olmasa da talya ve Fransann gneyindeki birka
ehirde kullanlyordu. Ancak teknoloji, Ortaada bu snrl
alandan Avrupann geri kalan blgelerine doru gsterili bir
biimde yaylmaya balad. Su enerjisinin klasik dnyada tek
nolojiye balang oluturmas en azndan be yz yl almt.
Su enerjisi, Roma mparatorluunun MS 476 ylnda para
lanmasndan sonraki yedi yzyl boyunca spanyadan svee,
ngiltereden Rusyaya neredeyse btn nehirlerde kullanlyor
du. En etkileyici durum ise, bu dnemlerde su arklarnn, ha
rita zerinde kyda kede kalm birka yerleim birimiyle s
nrl kalmam olmasdr. O sralarda binlerce, hatt on binlerce
su arknn mevcut olduunu syleyebiliriz. Byk Avrupa ne

230

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

hirlerinin oundan salanan enerji, Ortaada etkin biimde


kulanlmaya balanmt.
Ortaan deirmen ustalar ve su mhendisleri, su arklar
nn, barajlarn ve bu barajlara su tamak iin gerekli olan ka
nallarn tasarmlarn gelitirdiler. Bu her ne kadar kendi iinde
etkileyici bir gelime olsa da asl nemli olan, Ortaa endst
risinde su enerjisine ynelik yeni kullanmlarn bulunmu ol
masyd. Romallar su arklarn yalnzca un tmek ve sula
ma ilerinde su tamak amacyla kullanyorlard. Oysa Ortaa
a gelindiinde gndelik hayatn ok az yn, su enerjisi tek
nolojisinin kullanm alan dnda kalmt. Tahta, suyla alan
aletlerle kesiliyor, oyuluyor ve ekillendiriliyordu; tahllarn
tlmesi, zeytinden ya elde edilmesi gibi iler su deirmen
lerinin yardmyla yaplan ilerdi; derinin tabaklanmas, kadn
yaplmas, kuman boyanmas da suyla alan aletlerin yapt
ilerdendi; madencilik ve metalrji, su enerjisiyle alan eki
lere, kaldralarla, pompalara ve krklere balyd.
Su enerjisi teknolojisinin Ortaa toplumu ve ekonomisi
zerindeki etkisi ylesine fazlayd ki gnmz tarihilerinin
bazlar, sadece buna dayanarak su enerjisi teknolojisinin O rta
an temel zelliklerinden biri olduunu ne srerler. Su de
irmeni, yel deirmeni ve atlardan daha fazla verim alnmasn
salayan koum takmnn, Ortaa uygarln dier btn es
ki uygarlklardan farkllatran bir enerji devrimi yarattklar ka
bul edilir. Bylece byk bir uygarlk, insanlk tarihinde ilk kez
insan dnda bir enerji zerinde kurulmutu. Kleler, Ortaa
n ekonomik ve kltrel hayatnn ykn omuzlarnda ta
mamlard, nk kle emeinin yerini alacak yeni enerji kay
naklar gelitirilmiti.
Ortaada yeni enerji teknolojilerinin yaygn, eitli ve yo
un kullanm, baz iktisat tarihilerinin Ortaa Avrupasnda
bir tr endstri devriminin gerekletirilmi olduunu ne sr
melerine yol amaktadr. Her ne kadar bu sav, abartl bir g
r olarak reddedilmekteyse de bu konuda ilk belirleyici adm

G eorge Basalla 231

larn Ortaada atldn kabul edebiliriz. 18. yzyl endstri


lemesinin temelleri, byk lde Ortaan su enerjisi tekno
lojisiyle atlmtr.
nmzdeki sorun ise, Ortaa ile modern dnemlerin
ekonomisi ve teknolojisi arasndaki kesin ilikinin aa karl
mas deildir. Greko-Romen dnemlerde tercih edilmesine bylesi bir inatla kar klan su enerjisinin nasl olup da byk bir
hevesle Ortaa kltryle btnletirildiini renmek istiyo
ruz. Yantn, su enerjisi teknolojisinin ilerlemesinde bulunama
yaca ak grnyor. Su enerjisi alannda Ortaada kayde
dilen gelimeler, su enerjisi teknolojinin yaygnlamasnda ok
da nemli olmamlard. Ortaadaki benzeri kadar gelikin
olmayan antik su ark da, Yunanllarn ve Romallarn ekono
milerini ve hayatlarn dntrmek amacyla kullanlabilirdi.
Ortaa dnemi, su enerjisi ayd belki ama ayn zamanda
bir iman ayd da. Eer su arknn Ortaada tm Avrupa
da hzla yaygnlk kazanmasn aklamak istiyorsak, kanlmaz
olarak Hristiyan retilerinin ve kurulularnn etkisini de gz
nnde bulundurmak zorundayz. Ayrca Batl manastr siste
minin kurulmas ve yaygnlk kazanmas da bu adan benzer
bir neme sahiptir. MS 6. yzylda ilk manastrlarn ynetim
biimini belirleyen Benedikten Kilisesinin kurallarna gre din
yerler, papazlarn rahatsz edilmeksizin alabilmeleri ve dua
edebilmeleri iin ayrlm meknlar olmak zorundayd. Beden
sel iin nemini ve deerini vurgulayan Hristiyan inan, antik
dnemlerde yaygn olmayan bir inant ve manastr hayatna
temel tekil ediyordu. Papazlardan beklenen birincil grev, yi
yecek, barnacak yer ve basit fiziksel konforlar salamak iin
gerekli olan ilerin hepsini yapmak olmasa da yaplabilenin en
fazlasn yerine getirmekti. Durum ve koullar gz nne aln
dnda su deirmenlerinin tatminkr bir hizmet vermi olmas
olduka normaldir. Su arknn kullanm, manastrn d dn
ya ile ilikiye girmeye ihtiya duymayan, kendine yetebilen bir
cemaat olmasn salam ve rahiplerin ibadetlerini yerine getir

232

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

meleri iin daha fazla zamana sahip olmalarn olanakl klmt.


Su enerjisini hem ilk kez kullanan hem de bu enerjiden eitli
biimlerde faydalanan manastrlar, Dou Avrupa manastrlar
olmutu. Su enerjisi bu manastrlarda yalnzca un elde etmek
iin deil, bira, demir, deri, kuma ve daha birok ey yapmak
iin de kullanlyordu. Su ark teknolojisinin geni bir alana
yaylmas, bu teknolojinin o ana dek bilinmedii ya da ok az
bilindii blgelerde manastrlarn yaplmasyla hz kazand.
Manastrlardaki su deirmenleri, igc ktlyla karlaan
ve yeni gelir kaynaklar ihtiyacnda olan toprak sahiplerine de
rnek olmutu. Dindar kiiler iin manastrlardaki deirmenle
ri altran su, feodal aristokrasinin yarar iin de kullanlabi
lirdi. Antik dnemlerde fazlasyla bol olan igc, Roma mparatorluunun alkantl son dnemlerinde azalmaya balamt,
igc ktl Ortaa balarnda ciddi bir sorun halini ald.
Talebin ou tarm sektrnde olduu iin, ktlaan ve daha da
pahal olan igcnn yerini su deirmenlerinin almasnn ya
rarl olduu aklk kazand. Bu nedenle, su enerjisi teknolojisi
nin geliiminin aklanmasnda ekonomik etkenlere de, dinsel
etkenlerinkine edeer bir arlk verilmesi gerekir.
Ortaa su deirmenleri, zellikle de bu deirmenlerin ge
likin modelleri, olduka fazla sermaye gerektiriyordu. Feodal
aristokrasi, bylesi bir yatrm yapmay istiyordu, nk su
enerjisi, igc maliyetini azaltyordu; ayrca deirmenler, ek
kazan kaynana dntrlebilirdi. Feodal lordlar, topra i
leyen seriler zerindeki haklarn kullanarak onlar maliknenin
deirmenlerini kullanmaya ve bunun karlnda da para de
meye zorladlar.
Ortaa sonlarnda bir baka zengin toplumsal grup, kent
sel ticaret merkezlerinde yaayan tccarlar snf, su enerjisine
yatrm yapabilecek bir konumda bulunuyordu. Bu yeni top
lumsal snfn kazanc, derebeylerinin tekeline baml deildi.
Bu yzden su arkn kendi ticar kar dorultusunda kullana

G eorge Basala 233

bilmi ve endstri ile imlat sektrnde su arknn yeni uygu


lamalarnn ortaya kmasn salamt.
Su arknn kullanm biimleri ve yaygnlk kazanmas yal
nzca ekonomik nedenlerle aklanamaz. Eski Yunanllar ve
Romallar tarafndan fazla nemsenmeyen bir buluun, nasl
olup da Ortaa Avrupasnda ve modern dnemlerin balarn
da hayat byk lde deitiren bir enerji devriminin oda
olduunu anlamaya alrken ekonomik ve kltrel etkenlerin
kesinlikle bir arada ele alnmas gerekir.
Su arknn saltanat, sabit buhar makinesinin tercih edil
mesiyle sona ermiti; ama bu yeni enerji kaynann ortaya
k, genellikle anlatld kadar ni olmamt. Su ark ve bu
har makinesi uzun yllar boyunca Avrupa ve Amerikan endst
rilerinde ayn anda ilerlik gstermilerdi. Buhar enerjisi, New
comen makinesinin ortaya kndan sonra yz yldan daha
uzun sren bir savam sonunda su enerjisi karsnda zafer ka
zanmt.
1500 ile 1750 yllar arasnda 250 yla yaylan zaman sreci,
su arknn endstri alanndaki kullanmnn dorua ulam
olduunu gsterir. 16., 17. ve 18. yzyllarn endstriyel eko
nomisi, Ortaan baarlar zerinde temellenerek kendisini
daha da ileriye tayan su enerjisi sayesinde byk bir hzla
gelimiti. Bu dnemde Bat Avrupa ve ngilterede su deir
menlerinin says giderek artt, daha fazla enerji retme ama
cyla yeni su arklar tasarland ve su enerjisinin endstriyel uy
gulamalar fazlalat. Bu gelimelerin tm de, ark ve baraj ya
pm konusunda yzyllar boyunca youn bir bilgi birikimi edi
nen deirmen ustalarnn yapt tahta su arklaryla baarld.
Su ark, 1750 ylndan sonra buhar makinesinin endstri
alanndaki hzl geliimi ve bu geliimin neden olduu rekabetin
etkisiyle ok daha verimli ve modern bir enerji kaynana d
ntrld. Farkl tasarmlar gelitirmek amacyla srdrlen
sistematik deneyler, su arknn dayand hidrolik ilkeler kap
samnda yaplan kuramsal zmlemeler ve arklarn yapmn

234

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

da tahtann yerini demirin almas gibi gelimeler, daha gelikin


bir su enerjisi teknolojisinin yolunu at. Gelitirilen su arkla
r, 19. yzyl balarnn tipik buhar makinesiyle rahatlkla boy
lebilirdi.
alr haldeki ilk Newcomen makinesi 1712 ylnda yapl
m ve maden ocaklarndan su pompalamak gibi ok zel bir
amala kullanlmt. Ne var ki madencilik, su enerjisinin snr
larna ayak uyduramayacak bir endstriydi. Tekstil fabrikalar,
elverili su kaynaklarnn yanna kurulabilirdi, ama kmr veya
kalay madenlerinin yannda ina edilemezlerdi. Olsa olsa ma
denin su arkna su tamak iin kanallar alabilirdi ya da ya
knlardaki bir nehirden retilen enerji, madendeki pompalar
altrmak iin birbirlerine bal (Stagenkunst ad verilen) bir
borular sistemiyle tanabilirdi. Ne yazk ki her iki yntem de
tam anlamyla tatminkr deildi, sonuta Newcomen makinesi,
ncelikle madencilik blgelerinde kentine bir yer edindi, nk
makinenin yakt, makinenin kullanlmakta olduu madenden
hemen elde edilebiliyordu.
Su enerjisinin endstri alanndaki uygulamalar, su arknn
dzgn, sabit ve dngsel hareketine bal olarak gelitirilmi
ti. Newcomen makinesinin rettii hareket, gel-git veya ileri
geri hareketiydi; bu yzden fabrika makinelerini olmasa bile
pompalar altrmak iin olduka uygundu. Dolaysyla al
mas gereken sorun, buhar makinesinden dngsel hareket el
de etmekti. Soruna getirilen en ksa ve yaratc zm ise, su
arknn srekli olarak almasn salamak amacyla suyu
pompalayabilmek iin bir buhar makinesi kullanmak olmutu.
Bylelikle, fabrikalardaki makineleri altrmak veya un deir
menlerindeki deirmen talarn dndrmek iin ihtiya duyu
lan dngsel hareketi retmek uruna, birbirinden tamamen
farkl olan iki enerji kayna birletirildi. Buhar makinesi ile su
ark kombinasyonlar, 18. yzyl sonlar Ingilteresinde, zel
likle de tekstil endstrisinde olduka yaygnd.

G eorge Basalla 235

Sonunda James Wattin 1780 ile 1800 yllar arasndaki ya


ratc almalarnn rn olan gvenilir ve verimli bir buhar
makinesinden dzgn dngsel hareket elde etmek mmkn
olmutu. Bu gelimeler yznden dikey su ark da, endstriyel
enerji kayna olma konusundaki stn roln yitirdi.
Ne var ki yzyllar sren ilerlemelere ramen, su enerjisinin
en ciddi dezavantajlarnn stesinden gelinemedi. Kuraklk, sel
ve don gibi doal afetler, su arknn almasna engel oluyor
du. Keza corafi yerleim de su arknn verimi asndan belir
li bir etkiye sahip oluyordu; nk su enerjisi, byk ve hzl
akan nehirlere bamlyd. Son bir dezavantaj da enerji reti
miyle ilgiliydi. Tasarma ilikin ilerlemeler, olas verimi azami
lde artrmt; ama buna ramen yeni makineler iin daha
fazla enerjiye ihtiya duyuluyordu. 19. yzyln ilk yarsnda su
arknn birim bana den enerji verimi, buhar makinesininkine eitti. Deirmenlerin bykl arttka makineleri al
trmak iin daha fazla beygir gcne ihtiya duyulmaya balan
d. Su arklar geri planda kalrken buhar makinesi, bu yeni
koullara ayak uydurmay baarabilmiti.
Bu engeller ok nemli olmalarna ramen zel koullar al
tnda konuyla ilikisiz olabiliyorlard. Szgelimi, kullanma a
labilecek birok yeni su enerjisi kaynann mevcut olduu Fran
sa ve ABDde buhar makinesi, bu tr kaynaklarn daha az bu
lunduu ngilterede olduundan ok sonra kullanma geirildi.
Genel konuacak olursak, su arklarnn yaplmasnn buhar
makinelerinden daha ucuza geldiini, daha az bakm gerektir
diklerini, hata yapmaya ilk buhar makineleri kadar eilimli ol
madklarn, bir enerji kayna olarak daha bilindik olduklarn
ve yeterince tecrbe edildiklerini syleyebiliriz. Su ark ite bu
nedenlerden dolay yz yldan daha uzun bir sre Newcomen
ve Watt makineleriyle rekabet etmeyi srdrerek hayatta kal
may baarmtr.
Avrupa ve ABDnin endstrilemesi iin ihtiya duyulan ener
jinin ounu salam olan su ark, 1850lerden sonra ar sa

236

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

nayinin enerji ihtiyalarn karlayamaz hale gelmiti. roniktir


ki yalnzca buhar makinesiyle karlanabilecek enerji taleplerini
yaratan da Endstri Devriminin baars olmutur.
Buhar makinesinin, su arknn yerini almaya alrken kar
lat muhalefetten alnmas gereken bir ders vardr. Tekno
lojik ilerleme ideolojisinde skp kalm modern bir gzlemci,
buhar makinesinin hzla su arknn yerini alm olmas gerek
tii varsaymnda bulunabilir. Ancak buraya kadar anlatlanlar
dan da grdmz gibi su enerjisinin gelecekte de ayakta kal
masn isteyen muhafazakr fabrika sahipleri, bu enerjinin ak
betini nlemeye almamlard. Tersine, su ark 19. yzylda
uzun yllar kullanmda kald; nk sann doumundan nce
ortaya km olan ve Ortaadan beri youn biimde kulla
nlm olan bu enerji kaynann kullanmda kalmas ekonomik
ve teknolojik adan olduka cazipti.
O rak M akinesi
19. yzyl Amerikasnda teknolojik yeniliin yaratlmas, ayk
lanmas ve gelitirilmesi, tek bir ahsiyet, yani yatrmc-mucit
tarafndan gerekletiriliyordu. Robert Fulton, Samuel F. B.
Morse, Cyrus H. McCormick ve Thomas A. Edison gibi kiiler,
atlyelerinde olduu kadar icatlarnn imlat iin gerekli olan
sermayenin saland i sahalarnda da aktiflerdi. Kendi yara
tc emeklerinin kazancn bakalar sahiplenirken bo bo otur
makla yetinmek istemeyen bu yatrmc-mucitler, yeteneklerini
ve enerjilerini icatlarnn toplum tarafndan benimsenmesi s
recini hzlandrmak amacyla kullandlar. Bunun rneklerinden
biri de Cyrus H. McCormicktir (1809-84). McCormick, genel
olarak baarl olan ve yaygn olarak kullanlan orak makinesini
(McCormick bieri adyla da bilinir) icat eden kiiydi ve ayn
zamanda mekanik ekin bime endstrisinin kurucularndand.
Ekin bime iinin ou, 19. yzyl ortalarna dein, tahl
tarlasnn iine girip uzun sapl trpanlarn sallayarak nlerinde
uzanan tahl saplarn kesen kiilerce yaplyordu. Trpann her

Georg e Basalla 237

sallannda tahl sap yarm dairesel biimde biiliyordu. 1790


l yllarda dnel trpan baklaryla donatlm makineler aracl
yla biicilerin trpan sallama hareketini iki katna karmay
deneyerek ekin bime iini ilk kez mekanikletirmeye alan
lar, Ingilizler olmutu. Ingilizlerin gelitirdii makineler baar
szla uraynca makasn krpma hareketini taklit eden kesici
baklara sahip mekanik oraklar yapld. Bu kincisi snrl bir
baarya ulat ve ksa bir sre sonra, 1830larda McCormick
bierinin sahnede boy gstermesiyle yerinden oldu. McCormickin makinesinin stnl, kesicinin kesme hareketinde
testere dili veya entikli bir bak kullanmasndan kaynaklan
yordu.
McCormick, 1831 ylnda alabilir bir orak makinesinin
temel tasarmn tamamladktan sonra makinesini gelitirmeye
ve makinenin retimi iin planlar yapmaya koyuldu (ekil
V.5.). ABDnin dousunda orak makinesi pazarnn bu yre
deki kk iftliklerle snrl olduunu fark eden McCormick,
doup byd Virginiadan ayrlarak geni ayrlarn bulun
duu eyaletlerin byk buday tarlalarna doru yola kt.
Douda yava gelien McCormick bierinin imlat ilemi, mucidin ok miktarda orak makinesi retilebilecek bir dkkn
amak iin ihtiya duyduu parasal yardm bulmasyla birlikte
1847 ylnda Chicagoya nakledildi, iinin ticari yn baarya
ulayordu ama McCormick, iin teknik ynyle ok fazla ilgi
lenmedi; bu tr konular cretli alan mhendislerine ve ma
kine uzmanlarna brakt. Onun asl ilgi oda patent almak iin
giritii hukuk savalar ve orak satlarnn promosyonlar ol
mutu.
McCormick, yeni i tekniklerinin yaratlmasnda nc oldu.
Kendi orak makinelerini rakiplerinin makineleriyle kar kar
ya getiren alan denemelerinden yararlanmasn bilerek kendi
rnnn reklamn yapabilecei yeni yollar arad ve makinesi
ni satn alan kiilere zel mal tevikler sundu. McCormick Ekin
Bime irketi, ok ksa bir sre iinde tarm aletleri endstrisi

238

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sker Etkenler

nin hkim gc haline geldi. irket, 1902 ylnda endstri ala


nnda dev bir kurulu olan ve daha sonra Navistar International
adn alan International Harvester kurmak amacyla Deering
Orak Makinesi irketi ile birleti.

ekil V.5. 1840 ylna ait bir McCormick bierinin resmi. Bier ya da
orak makinesi, biilecek rn boyunca tarlann ekin diplerini ineyen
atlarla ekiliyordu. Makinenin ileri hareketi, byk makarann dnmesini
salyordu. Bu byk makara, tahl saplarn kesici mekanizmann (resim
de gsterilmeyen) kntl dileri arasna sktryordu. Kaynak: Michael
Partridge, Farm tools through the ages (alar Boyunca iftlik Aletleri;
Reading, 1973), s. 129. (Reading niversitesi Tarm Tarihi Enstits ve
ngiliz Krsal Yaam Mzesinin izniyle yaymlanmtr).

Cyrus McCormickin sk sk anlatlan yks, McCormick bi


erinin tahl retimi zerindeki etkisini hakl olarak vurgulayan
bir baar yksdr; ama orak makinesi imlat ve pazarlama
snn ilk yllarnda yatrmc-mucidin karlat sorunlardan
bazlarn karanlkta brakmaktadr. Mekanik orak, trpanla ya
plan verimsiz ve youn emek gerektiren ekin bime ileminin

G eorge Basa lla 239

yerini ald halde iftiler niin McCormickin makinelerini


1850li yllardan nce satn almamlardr? Sonuta el ora ile
gnde bir dnmlk buday bimek mmknken mekanik
orakla bunun drt, be kat buday biilebiliyordu. McCormick
orak makinesinin patenti 1834 ylnda alnd, ama makinenin
retimi yedi yl sonra balad. Yine de 1841 ile 1855 yllar ara
snda az sayda orak makinesi satld.
Bu boluk byk lde, mucidin icadnn prototipinden
farkl blgelerde kullanlabilecek ve sradan iftilerce on arta
bilecek kusursuz bir tarm makinesi gelitirirken karlat
sorunlarla aklanabilir, iktisat tarihisi Paul A. Davis, bunun
orak makinesinin yaygnlk kazanmasnn yava oluunun tek
nedeni olmadn ne srmektedir. Davise gre, 1850li ylla
rn balarnda ekin bimede trpan kullanmak, kk arazilere
sahip iftiler iin mekanik bir orak satn almaktan daha ka
zanlyd. Davisin hesabna gre yaklak 20 dnmlk bir
iftlik, bier kullanlmas iin snr oluturan dnm miktarn
belirliyordu. Yalnzca snr dnm miktarndan daha byk bir
alanda alanlar, orak makinesine yatrm yapmay kayda de
er buluyorlard. Dierleri ise insan emeine bal kalmay sr
dryordu. 1850li yllarn son dnemlerinde emek maliyeti
artt, tahl iftliklerinin bykl artt; buna karn orak maki
nesinin fiyat sabit kald. te bu aamada mekanik orak aletle
rini kullanmak ekonomik olmaya balad.
Eer McCormick bierinin tarihi, tipik bir 19. yzyl Ameri
kan yatrmc-mucidinin etkinlikleri ve zaferlerini betimliyorsa
ayn zamanda kstllklarn da resmetmektedir. Buluunun ya
trmcs olarak McCormickin ne denli etkili olduu veya ken
disini yapt ie ne denli adad nemli deildi. Sonuta ica
dn kabul edilmesi, ortaya kan makinenin teknolojik ve eko
nomik adan uygulanabilir oluuna balyd.
Orak makinesi, buday yetitiricilii geni bir blgeye ya
ylm ucuz ve bereketli topraklarn ekiciliiyle batya doru
kayarken sahnede boy gsterdi. Bu yeni blgede kurulan ift

240

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

likler daha bykt, nispeten dz bir arazi zerinde kurulmu


lard ve arazinin kayalk olmay iftliklerin, mekanik bime
teknikleri asndan elverili olmasn salyordu.
Orak makinesinin gelitirilmesi, tarm sektrndeki dier
teknik ilerlemeler ve demiryolu sisteminin yaylmasyla ayn
zamana rastlad. Demiryolu, Orta Bat ve Bat blgelerinde ta
rmn bymesi asndan byk nem tayordu. Tahl fazlas,
demiryolu araclyla kalabalk nfuslu ehirlere naklediliyor
du; rnler ve ilenmi kereste de krsal blgelere tanyordu.
Bu adan bakldnda McCormick bieri, lkenin batya do
ru genilemesi, endstrileme ve 19. yzyl sonlar Amerikan
toplumunun ehirlemesi asndan nemli bir etken olarak g
rlebilir.
Spersonik Hava Tat
20. yzylda teknolojik buluun ayklanmas, 19. yzylda oldu
undan ok daha karmak bir hale gelmiti. Bunu, ABDnin
ses hzndan daha hzl uma kapasitesine sahip bir ticari yolcu
ua yapma nerisini evreleyen tartmalarda grebiliriz. S
personik Hava Tatna kar kan muhalif kurumlar, bireyler
ve semenlerden oluan arkanl topluluun ynetimini stle
nebilecek tek bir azimli yatrmc-mucit bulunamamt.
Spersonik Hava Tat, modern bir teknolojik gelime va
kasnda ayklanma srecinin nasl ilediine ilikin tipik bir
rnek deildir; ama yine de, daha tipik rneklerde karlaabi
leceiniz ou unsuru ierir. Hkmet, endstri ve kamuoyu,
Spersonik Hava Tat tartmasna youn olarak katlmlar
d. Bunlarn, ulusal saygnln nemi, uzun dnemli ekonomik
byme, evrenin korunmas ve hayat standartnn ykseltilme
si ile ilgili farkl grlere sahip olmalarndan tr teknolojik
ve ekonomik konulardaki anlamazlklar da iddetleniyordu.
1959dan 1971 ylna kadar sren bu uzun tartmann niha
sonucunda ise, Spersonik Hava Tatnn yaplmamasna ka
rar verildi.

G eorge Basalla 241

Ayklanma srecinin, yeniliin korunmas kadar reddedil


mesini de ieriyor olmas, teknolojik deiimin niteliini anla
mamz asndan olduka nemlidir. Yeniliin kastl olarak
reddedilmesi, teknolojinin bir baardan dierine dz bir izgi
de ilerlediine inanan kiiler iin bir yanl dzeltme nitelii ta
r. Teknolojik olaslklar arasndan bir ayklanma yaplmas, bu
olaslklardan bazlarnn insan rn nesneler dnyasndan
dlanmasn gerektirir.
1950li yllarn sonlarnda Amerikan yapm Spersonik H a
va Tatmn ok ksa bir sre iinde dnyann drt bir yanma
yolcu tayaca tahminine az sayda kii kar kyordu. 1903
ylnda Kitty Hawkda yaplan ilk uu denemelerinden beri
uak hzlar, sabit olarak ykselen bir oranda artmt. Bu yz
den, Spersonik Hava Tatnn geliimine ilk kez ciddi bir
nem atfedildiinde insanlar, 1970 ylma gelindii zaman yolcu
uaklarnn, Mach 2 veya Mach 3 hzlarnda (Mach 1, deniz
seviyesinde yaklak olarak 1200 kilometreye eittir) uuyor ola
ca dncesini sorgulamamlard.
Amerikan uak endstrisi, II. Dnya Sava srasnda hk
metle yaplan szlemeler uyarnca, asker uaklar gelitirip
reterek bymt. Sava sonras yllarda Rusya-Amerika e
kimesi, ordu ile uak imlatlar arasndaki yakn ibirliinin
devam etmesine katkda bulundu. Bu ibirlii, yepyeni ve daha
hzl uaklarn gelitirilmesine hkmet denei ayrlmas iin
model tekil etti. Sesten hzl uak, her ne kadar sivil yolcu ta
macl iin tasarlanm olsa da uak endstrisi balangtan
itibaren uan gelitirilmesi iin yaplacak harcamalarn devlet
hzinesinden karlanacan varsayd; nk yeni uak tasa
rmlar gemite hkmet denei ile yaplmt.
1950li yllarn sonlarnda Boeing, Douglas ve Lockheed
uak irketleri, Spersonik Hava Tat zerine fizibilite al
malar yapmaya baladlar. Hkmetin giriimlerine parasal
destek salayaca ynndeki beklentileri, ngiltere ve Sovyetler Birliinin devlet destekli Spersonik Hava Tat program

242

Ayklanma (1'): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

larn oktan balatm olduu sylentileriyle pekiti. Spersonik Hava Tat projesinin potansiyel hkmet destekleyicileri
iinden doan bir organ, Federal Havaclk Ajans (FAA), Spersonik Hava Tatn gelitirme programna parasal destek
salama sorumluluunu stlenecekti.
Eisenhower hkmetinin son aylarnda, rakip uluslarn plan
lamakta olduu hava tatlarndan daha stn, Mach 3 kapasi
tesine sahip, paslanmaz elik ve titanyumdan bir uak yapma
almalarn FAAnn destekleyecei dnlyordu. Henz
hkmet denei ayrlmam olan bu teknoloji aheserinin, se
kiz veya dokuz yl iinde yolcu tamaya balamas bekleniyor
du. FAA, John F. Kennedy bakanlnda kurulan yeni hk
met dneminde de Spersonk Hava Tat projesine parasal
destek salama grevini srdrd FAAnn stlendii bu ar
sorumluluk, 1962 Kasmnda Fransz ve ngiliz hkmetleri
nin, alminyum Mach 2.2 Concordeun ortak bir alma kap
samnda gelitirilmesi konusunda gr birliine vardnn
aklanmasndan sonra hafifledi. FAA yetkilileri, hkmetin
Spersonik Hava Tat programna denek ayrlmasnda a
buk davranmamas durumunda 210 ile 250 arasndaki ticari
uan potansiyel uluslararas pazarn, havaclkla balantl elli
bin meslei ve dnya sivil havaclnn liderliini ellerinden ka
racaklar varsaymnda bulundu. Bu korkun tahminlere ra
men baz kiiler, tmyle ticar bir yatrm olarak grdkleri ve
bu nedenle de pheli bulduklar bir ie bylesine byk mik
tarlarda devlet paras harcanmasna kar kyorlard.
Daha sonra 1963 ylnn Temmuz aynda Pan American
Havayollar, alt tane Concorde ua smarlad. Bu, ABD h
kmetini Spersonik Hava Tat programna parasal yardm
yapmaya zorlayan hesapl bir davrant. Bundan ok ksa bir
sre sonra Bakan Kennedy, federal hkmetin Kongrenin is
teiyle Amerikan yapm bir Spersonik Hava Tat gelitiril
mesi iin yaplacak harcamalarn byk bir blmn karla
yacan aklad. Program iin ihtiya duyulan bir milyon do

G eorge Basalla

243

larn yzde 75i federal hzineden geri kalan ise zel sektr
den salanacakt. Bunun zerine derhal harekete geen FAA,
ticari uularn en iyi olaslkla 1970 Haziranndan nce bala
yacan bildirerek Spersonik Hava Tat motoru ve gvdesi
iin uyulmas gereken tasarm kurallarn aklad.
Spersonik Hava Tat program, bu gelimelerden sonraki
be yl boyunca (1963-1968), bir bozguna urama dnemi ya
ad. Aa kmam pheler ve dmanlklar ortaya kmaya
balad, kendi blgelerini savunan brokratlar birbirlerine d
tler, kamuoyunun gveni sarsld ve teknik sorunlar alt edile
medi. Spersonik Hava Tatnm yaplmas ve bunun ksa bir
sre iinde gerekletirilmesi iin verilen karar yolunu ard.
Harcamalarn karlanmasnda yzde 75 ve yzde 25lik
maliyet dalm formlnden rahatsz olan imlatlarla sorun
lar kmaya balad. Bu imlatlar, dzenlemenin yzde 90 ve
yzde 10 olarak yaplmasn istiyorlard ve sonunda bunu ba
ardlar. Kennedy suikastinden sonra kurulan yeni Johnson h
kmeti, Spersonik Hava Tat projesinin tmn yeniden ve
daha ciddi bir ekilde gzden geirme karar ald. Bu dnemde
FAA, Spersonik Hava Tat projesi zerindeki mutlak kont
roln bir bakanlk danma komitesine kaptrd. Danma
komitesi, hi zaman kaybetmeksizin yatrmn ticari salaml
yla ilgili sorular sormaya balad. ok ksa bir sre sonra yay
gnlaacak olan Jumbo jetlerle uular daha ekonomik olacakt
belki; peki ya mteriler, Spersonik Hava Tat iin daha
yksek bir yol paras m deyeceklerdi? ktisatlar, bilet fiyat
larnn yksek olmayacan dnyorlard.
Sonik patlama sesi, yani sesten hzl uaklarn uarken
kard korkun ses de, o sralarda halkla ilikiler asndan
ciddi bir sorun oluturdu. FAA, Oklahomada sonik patlama
sesiyle ilgili bir dizi test gerekletirdi. Testlere katlan kiilerin
yzde 23 bu grltyle yaamay asla renemeyeceini sy
lyordu. Yalnzca Washingtonda Spersonik Hava Tatn
neren hevesli kiilerin almalar ve yabanc Spersonik Hava

244

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

Tatlarnn ABD gklerini kaplamas tehdidi, program canl


tutuyordu. Yabanc tehdidi, Sovyetler Birliinin spersonik
T U -144 uann Aralk 1968de ve Concordeun Mart 1969
da ilk deneme uuunu yapmasyla birlikte doruluunu kant
lad.
Amerikan Spersonik Hava Tat tartmas zerine alan
tarihi Mel Horwitch, 1968-71 yllar arasndaki tartmann
bir sonraki aamasn olduka basit bir ekilde patlama ola
rak ifade ediyordu. Bu noktada Spersonik Hava Tat, kamu
sal bir sorun haline dnmt. Kzan tartma, Kongrenin
spersonik hava tatnn gelitirilmesi iin srdrlen alma
lara yaplan para yardm kaynaklarnn kesilmesine karar ver
mesiyle birlikte nihayet sona erdi. Patlamann kayna, Sper
sonik Hava Tatnn gelitirilmesi sorununa iyi rgtlenmi
kamusal kar gruplarnn katlm olmasyd. Bu gruplarn ko
nudan haberdar eletirileri, iki nokta zerinde younlayordu:
Sonik patlama sesinin, Spersonik Hava Tatlarnn uu ala
n iinde yaayan kiilerin salklar ve mlkleri zerindeki za
rarl etkileri ve spersonik uularla st atmosfere verilen ha
sar. Bu yeni konularn da tartmaya dhil edilmesi zerine S
personik Hava Tat programnn zaten yavalam olan hz,
iyice azald.
1968 ylnda Bakan Nixon, Spersonik Hava Tat konu
suyla ilgilenen drdnc ABD bakan olarak greve balad.
Nixonun konuyla ilgili ilk giriimi, iki Spersonik Hava Tat
prototipinin yaplmas iin doksanalt milyon dolarlk denek
ayrlmas talebi oldu Bakann bu talebi, Spersonik Hava Tatna ynelik kamuoyu tepkisinin kzmasna yol at. 1970
ylnn Nisan aynda bakente Spersonik Hava Tatna m u
halif geni tabanl bir koalisyon kuruldu. tibarl bilim adamlar
ve hkmet yetkilileri, Kongrede ekonomik ve evresel adan
ykm olarak grlen bireye hkmet denei ayrlmas aleyhi
ne aklamalar yapnca kamuoyunun Spersonik Hava Tat
na muhalif olan kesimleri ayakland. Spersonik Hava Tat

G eorge Basalla 245

nn Kongredeki dostlar, bu youn bask altnda ne yapacakla


rn bilemez bir hale geldiler. Bunun zerine yaplan bir dizi
gizli oylama sonucunda, Mays 1970de spersonik hava tat
program iptal edildi.
Spersonik Hava Tat nerisini getiren kiiler, gzde prog
ramlar aleyhine yaplan eletirilerin younluu ve etkililii kar
snda hayrete dtler. Oysa buna armamalar gerekirdi.
1960larm sonlar ile 1970li yllarn balar, Vietnam Sava
na, vatandalk haklar sorunlarna ve evreye zarar verilmesine
kar kamuoyunun hem rgtl hem de kendiliinden bir tepki
vermesiyle anlr. Spersonik Hava Tat ise, sradan vatanda
larn haklar ve refah hatrna deil byk i dnyasnn ve diz
ginsiz teknolojinin kar adna alan byk hkmeti simge
liyordu. Spersonik Hava Tatn destekleyenler, bozguna u
ramalar sonucu iine dtkleri hayal krklyla muhaliflerini
Bat teknolojisinin en byk umutlarndan birini ykmaya hiz
met eden Luddistler* olmakla suladlar. Bu doru deildi; ama
modern dnemlerde teknolojik deiimin ilerici ve kanlmaz
olduu inancna ynelik bylesine kesin ve somut bir kamuoyu
tepkisi de hibir zaman yaanmamt.
Horwitch, Amerikan spersonik hava tatnn niin redde
dildiine ilikin bir dizi neden sralyor. Yakt tketimi asn
dan verimli olmayan Spersonik Hava Tat, artmakta olan
yakt hatlar ve sarsnt geiren bir ekonomiyle karlamt.
Tat destekleyenler, bu sorunlarla karlatklarnda asla, S
personik Hava Tatnn yaplmasn gerektirecek iyi ve salam
ekonomik nedenler ne sremediler. Aslnda dzenleyici bir
kurulu olan FAA, bu grevi stlenmeye henz hazr deildi ve
kurulu yneticileri de, o sralarda muhalif gruplar harekete
geiren konulara kar duyarszdlar. Ordu da, Spersonik H a
va Tatnn yaplmasn destekleyecek hibir gr ne srmeLuddistler: 19. yzylda ngilterede, ilerini yitirmelerine yol aan
dokuma makinelerini tahrip etmek zere rgtlenen zanaatlara veri
len ad.(.n.)

246

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sker Etkenler

di. Havayolu irketleri ise, Spersonik Hava Tatnn ticari


adan krl bir yatrm olduu konusuna pheyle baktklar
iin sesten hzl ua benimsemeye hevesli deillerdi. Btn
bunlar, program sona erdirmeye yetmemi olsayd bile sonu
deimeyecekti; nk hem uan tasarmnda teknik kusurlar
vard, hem de sesten hzl jetler gkyzn doldurduunda sonik patlama sesleri insanlar kzdrarak siyasi adan kt bir
etki yaratacaklard.
Spersonik Hava Tatnn baarszla uramasnn ne
denlerini gzden geiren biri, spersonik ulam destekleyen
lerin bu nedenlere kar niin bylesine ihmalkr davranm ol
duu sorusunu sorabilir. Bu soruya iki-tarafl bir yant verilebi
lir. ncelikle, spersonik hava tatn destekleyenler teknolojik
ilerlemeye yrekten inanan kiilerdi. Gemite en hzl ua
her zaman biz yapmtk ve eer ans verilseydi, zellikle de
hkmet masraflar karlasayd bunu yine baaracaktk, diyor
lard. kincisi, program destekleyenler, snrl olacan varsay
dklar bir tartmaya kamuoyunun az laf yapan, konuyla ya
kndan ilgili szclerle katlacan hesaba katmamlard. O
dnemin etkin koullar altnda i dnyasnn sekin kiilerinin,
ordunun ve hkmetin, bu konulara eilmesi gerekiyordu. Her
ne kadar vergi deyen vatandalarn paras ve mutluluuyla il
gili olsa da teknolojik bulularn ayklanma sreci, o zaman da
normal olarak kamuoyuna ak bir tartma haline getirilmedi.
Spersonik Hava Tat tartmas, geleneksel ayklanma sre
cini kkten bir ekilde deitirmemi olsa bile, en azndan bu
srecin haksz ynlerini ortaya karm ve gelecekte benzer
durumlar yaanmas halinde olas kamuoyu mdahaleleri iin
zemin hazrlamtr.
Spersonik Hava Tat, ekonomik etkenlerin ayklanma s
recindeki dier glerce engellenebilecei ve yok edilebilecei
nin de bir rneidir. rgtl muhalefetin varlndan uzun s
re nce de Spersonik Hava Tatnn kazanl olup olmad
na ilikin pheler, havaclk endstrisi ve hkmet bnyesinde

Gerge Basalla 247

dile getirilmiti. Spersonik Hava Tatm savunanlar, mit


vaadeden ekonomik projeler teklif ederek, tartma konusunu
rakip lkelerin Spersonik Hava Tat programlarnda yaplan
ilerlemelere ekerek ve projelerini gelitirmek amacyla brok
ratik ve politik manevralardan yararlanarak eletirilere kar
ktlar. Para yardm yaplan uak reticileri, sesten hzl ula
m konusunda yeterli gayreti gstermede baarsz olunca FAA,
bu irketleri konuyu olumlu ynleriyle deerlendirmeye tevik
etti. Tartmann son aamas boyunca ABDnin sekin iktisat
larndan oluan bir grup, Spersonik Hava Tat iin gste
rilen aba asndan tehlikeli bir dizi etkili aklamada bulundu.
Ancak balangta alman Spersonik Hava Tatn gelitirme
karar, tatn ekonomik adan deerli olduuna ilikin nesnel
bir almaya bal olarak verilmemiti; dolaysyla sonuta u
ranan yenilgi, Spersonik Hava Tatna kar gelitirilen eko
nomik savlarn gl oluunun sonucu deildi.
Spersonik Hava Tat, bir uzay tat ya da ABD Ordusu
asker tehizat deposu iin yeni bir silah deildi. O, dnyann
bir kesinden dierine gitmek iin para deyen yolcular ta
ma iinin paras olacakt. imdiye dek bylesine zayf bir eko
nomik vaat temelinde bylesine bariz bir kr salama abasnn
gelitirilebilmi olmas, daha az ticari birok teknolojik projenin
ok daha zayf ekonomik temellerde gelitirilmek zere seildi
ine ilikin sorular ortaya koyar.

Asker Gereksinim
Asker teknolojiye baktmzda ticari geerlilik konusunun an
lalr biimde nem kaybettiini grrz. Bir yatrmn maliye
ti ve salayaca kazan, sava zamannda ivedi asker gereksi
nim yznden ya da bar dneminde ulusun gvenliini koru
ma ihtiyac nedeniyle nemsenmez.
Modern ada asker zorunluluklar, sivil dnyada kendile
rine er ya da ge bir yer edinen nemli teknolojik bulularn
ayklanmasn etkilemektedir. Bu yzden, modern endstrinin

248

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

asker ve sivil ynleri birbirleriyle yakndan ilintilidir. Tarihiler


genelde asker teknolojinin son yllarda hzla gelitii konusun
da gr birliindedirler; ama onun, ekonomik byme, endstriyalizm ve dier teknolojilerin geliimi zerindeki uzun
dnemli etkileri konusunda farkl grlere sahiplerdir. Szge
limi sava, baz tarihiler iin sivil endstriyel bymeyi nle
yen bir gtr. Dierleri iinse endstriyel kapitalizmin kurul
mas asndan temel bir unsurdur. Bu ikinci gr benimse
yen tarihiler, 19. yzyl endstrisinin, klalar yerine fabrikala
r, askerler yerine iileri, asker planlama ve strateji yerine i
planlamas ve stratejisini kullanan orduyu kendisine model al
dn ne srerler.
Ordunun gelikin teknoloji ile olan balantsnn en eski ka
nt, fantastik sava makinelerinin resmedildii Rnesans maki
ne kitaplarnda grlebilir. ok fazla miktarda standartlam
giysiye, yiyecee ve cephaneye ynelik daha sonraki asker ta
lep ise bir anlamda, seri retimle beslenen kitlesel pazarlarn
yaratlmasna az ok temel tekil etmiti. Metal endstrisi, tpk
patlayc endstrisi rneinde yaand gibi silah imlatyla o
unlukla yakn bir ilikiye girmiti. Ayrca savata salanan
krlar da birok yeni endstriyel yatrm balatt. Ama yine de
modern endstrinin domasndan yalnzca asker gereksinimin
sorumlu olduu kantlanamaz.
Ordunun ayklanma sreci zerinde uygulad basklara
ilikin aratrmamda, daha geni bir konu olan sava ve endstriyalizm ile ilgili tartmalar bir kenara brakmay ve bunun ye
rine iki nemli buluun nasl nce ordu daha sonra da sivil top
lum tarafndan seildii konusunda younlamay tercih ettim.
Szn ettiim iki nemli bulu ise kamyon ve nkleer enerji.
Kam yon
20. yzyln ilk yllar, ABDde otomobil ann balamasna
tank oldu. Otomobilin kkeni zerine alm olan tarihi Jarmes J. Flink, bu dnemde nemli tarih olduuna dikkat e-

G eorge Basalla 249

ker: 1905, her yl dzenlenen New York Otomobil Fuarnn,


lkenin en byk endstri fuar olduu yldr; 1907, otomobi
lin Amerikallar tarafndan bir gereksinim olarak kabul edildii
yldr; ve son olarak 1910, 485.377 otomobilin kaytlara getii
ABDnin, dnyada en fazla otomobile sahip olunan lke sfatn
kazand yldr.
Kamyonlar, ABD veya baka herhangi bir lkede sayca oto
mobillerin gerisinde kalmt. 1910 ylnda kaytl araba says
yaklak yarm milyona ulatnda kaytlara geen kamyon sa
ys, 10.123t. Benzin ann ilk on ylnda arabalar, zellikle
eya nakledilmesi iin tasarlanm motorlu tatlar olduka ge
ride brakmt.
Motorlu yk arabas (kamyon) zerine yaplan denemeler,
ilk otomobil almalaryla e zamanl olarak srdrlmt.
Farkl byklklere ve karoser tiplerine sahip, benzinli, buharl
ve elektrikli kamyonlar, 1890l yllarn sonlarnda yaplm ve
ticari olarak kullanma sokulmulard. 1900 yl kadar eski bir
tarihte Cornell niversitesinden nl bir mhendislik profes
r, kamyon ile atl yk arabas zerine yapt karlatrmal
bir almada kamyonun alma maliyetinin, yzde 25-40 ara
snda deien oranlarda daha dk olduu sonucuna ulam
t. 1904 ylnda American Express Nakliye irketi, zel olarak
yaptrd denemelerin sonularn aklad. Bu sonulara gre,
teslimat iinde kamyon kullanlmas atl ve drt tekerlekli yk
arabal tamaclktan daha kazanl olacakt. 1909 ylnda Sci
entific American dergisinde yaymlanan bir makale, kamyonun
i adamlar iin ekonomik bir gereksinim haline gelmi olduu
nu aklyordu. Kamyon satlar sabit olarak artsa da btn
olarak bakldnda satlar oransal olarak azd. dnyas ve
endstri, kullanm tecrbe edilmi geleneksel atl yk arabas
na bal kalmaya devam ediyordu. Bu durum, kamyonun nce
Pancho Villa ve onun Meksika isyan ordusuna kar (1916) ve
daha sonra da I. Dnya Savanda Merkez Glere (Almanya,

250

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sker Etkenler

Avusturya-Macaristan, Trkiye) kar savaa katlmasna dek


srd.
I. Dnya Sava patlak verdiinde Ordu planlamaclar, he
nz ulam arac olarak attan, katrdan veya drt tekerlekli yk
arabasndan vazgememilerdi. Bununla beraber, ngiltere ve
Fransa hi vakit kaybetmeksizin arabalar, kamyonlar ve ambu
lanslar getirtilmesini istedi ki bu, Amerikan kamyon imlatm
harekete geiren bir talep olmutu. Bu srada Bakan Wilson,
Pancho Villann Amerikan topraklarna saldrmasndan sonra
Tugeneral John J. Pershinge Meksikaya girerek Pancho Villay yakalamasn emretti. Pershing, bu emri yerine getirmek
amacyla yeterli sayda askerin ve gerekli tehizatn tanabil
mesi iin her bir srada 27 tane kamyonun bulunduu 70 sra
lk bir kamyon kafilesine ihtiyac olduunu bildirdi. 1890 adet
kamyon salanmas ynndeki talep, ylesine bir zamanda gel
miti ki btn Ordu komutanlarna tahsis edilen motorlu tat
says ancak 1000di. Pershingin baarsz Meksika harekat
sona erdiinde Ordu, 2700 tane kamyona sahipti ve ABD, Av
rupada savaa girme hazrl yapyordu. Amerikan Seferberlik
Kuvvetlerinin marur komutan Pershing 1917 ylnda istas
yon noktalarndan sava cephelerine asker, erzak ve tehizat sevk
etmek iin en azndan 50.000 ek kamyon talep ettii zaman
Amerikal imlatlar zaten ttifak Glerine 40.000 kamyon
ve ambulans gndermi bulunuyorlard.
I. Dnya Savann sava meydanlar, kamyon motoru, vi
tes ve karoser tasarmlar iin iyi bir deneme alan olmutu. As
ker zorunluluklar, kamyon imlatnn standartlatrlmasna
katkda bulundu. Kamyonun savataki kullanmlar, bu aracn
gvenilirliini ve elverililiini kantlad. Ve nihayet hkmet
szlemeleriyle salanan parasal destek, kamyon retim tesisle
rinin bymesini olanakl kld. Balca Amerikan otomobilcilik
dergilerinden Horseless A g m (Atsz a) bayazarlarndan
biri, 1918 yl saylarndan birinde yle yazmt: Bugne ka
dar bu savatan daha fazla kamyon reklm yapan baka birey

G eorge Basalla 251

daha olmamtr. 2 Kamyon endstrisinin balangc zerine


alan bir tarihi ise u sonuca ulamt: I. Dnya Sava,
kamyonun byd beikti.3
ABDnin kamyon imlatlar, 1914 ylnda 24.900 birim
retmilerdi; bundan drt yl sonra retim says, 227.250 bi
rim oldu. Sava sona erdiinde kamyon imlatlar, sava d
nemindeki retim kapasitesine uyum salamlard. Bar, krl
hkmet szlemelerinin sona ermesi anlamna geliyordu. Ay
rca yurt ii ve yurt dndaki pazarn, bar dneminde nicel
olarak klen ordunun artk ihtiya duymad sava art
motorlu tatlarla doldurulma olasl da bylelikle son bulmu
oluyordu.
Sava sonras yllarda byk sorunlar yaanmasna ramen
Amerikan kamyon retimi bundan sonra asla 1918de tutulan
sava kaytlarnn altna dmedi; ancak istisnai bir dnem olan
1921deki ekonomik buhran bunun dnda tutmamz gerekir.
Savan sona ermesinden ksa bir sre sonra n plana kart
lan ulusal savunma dncesi kapsamnda, lke apnda dev
bir karayolu projesi iin hkmet denei ayrlmas talep edil
di. 1921 ylnda Kongre huzurunda aklama yapan General
Pershing, lke savunmasnn iyi bir karayolu ama ihtiya duy
duunu ne srd. Bu aklamadan bir yl sonra Ordu, sava
dnemlerinde Amerikan gvenlii asndan hayati nem ta
yacak ana yollar gsteren Pershing haritasn hazrlad. Ulu
sal savunma asndan nemli olduu varsaylan bu yollar, eya
letler tarafndan zaten tasarlanm olan ana hatlarla uyum iin
deydi. Dolaysyla, ulusal savunma asndan ngrlen yolla
rn, federal destekli bir karayolu sistemiyle btnletirilmesi
akla yatkn grnyordu. Milli Savunma Bakanl, lkenin
endstriyel ve ticari ihtiyalarn karlayan karayolarnn asker
ihtiyalar da karlayaca grn ne srd. Ordunun sa
2 Robert F. Karolevits, This was trucking (Bu, Yk Tamaclyd;
Seattle, 1966), s. 65.
3 A.g.e.

252

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

va sonras federal karayolu planlarn desteklemesi, demiryolu


tamaclna dorudan rakip olarak bymeye balayan kam
yon endstrisinin, uzun mesafelerde temel tayc olma ynn
deki abasna katkda bulundu.
N kleer E nerji
Nkleer enerji reaktr, Ordunun I. Dnya Savanda pop
lerlemesini salamasndan nce de varolan kamyonun tersine
nkleer enerjinin asker kullanmlarnn dorudan sonucuydu.
II. Dnya Sava srasnda atom bombas yaplmam olsayd
ABD bugn bir nkleer enerji endstrisine sahip olmayacakt.
Gerekten de asker gereksinim, yaklak elli yl boyunca ulus
lararas nkleer enerji retimini belirlemede fazlasyla etkili ol
mutur.
Hitlerin 1930lu yllarda Almanyada mutlak g olarak do
uu, Avrupal ve Amerikal baz bilim adamlarnn, bu Alman
diktatrn asker amalarla kullanlacak bir atom bombasnn
retilmesine neden olacak ilk kii olduu sonucunu karmala
rna yol at. Bu nedenle bu kiiler lkelerinin hkmetleriyle
grerek, atom enerjisini bulunduu deneysel aamadan
kartp pratik uygulamalarnn tam teekkll bir silahta btn
letirilmesini amalayan programlar balatlmasn istediler.
Nkleer enerjinin asker amal kullanmlarn destekleyen
kilit isimlerden biri, 1933 ylnda Hitler Almanyasndan kaan
Macar fiziki Leo Szilarddr. Szilard, kendi kendine gerekle
en bir nkleer zincir reaksiyonunun byk lekli asker ve
endstriyel kullanmlar iin ok byk miktarlarda enerji sala
ma kapasitesine sahip olduunu fark etmiti. Bu yzden Ekim
1939da Bakan Franklin D. Roosevelte Albert Einsteinn da
imzasn tayan bir mektup gnderdi. Bu mektup, ABD bakann nkleer fizik alanndaki son gelimelerin, olduka gl
yeni bir bomba yaplmasn mmkn kld konusunda aydn
latyordu.

G eorge Basalla 253

Szilard-Einstein mektubunu izleyen yl iinde, bir atom


bombas yaplmas amacyla oluturulan Manhattan Projesinin
sorumluluu ABD ordusuna verildi. Yzbinlerce insann grev
ald bu proje iin iki milyar dolarn zerinde para harcand ve
sonunda da Austos 1945te Hiroima ve Nagasakiye atlacak
atom bombalar yapld. Bilim adamlar ve mhendisler General
Leslie R. Grovesun emri altnda btn gayretleriyle ilk atom
bombasn yapmaya urarken sivil amal kullanmlar iin ucuz
ve fazla miktarda nkleer enerji retilmesi umutlar da suya
dt.
Manhattan Projesinin asker misyonunun baarya ulama
sn mmkn klan bilimsel bilgi ve teknik uzmanlk, bir nokta
ya kadar, bar dnemindeki nkleer enerji retimine aktarla
bilirdi. Fizyon iin en uygun atom olan Uranyum U-235 izoto
punun tecrit edilmesi, altndan kalklmas g bir teknik sorun
oluturuyordu; nk izotop blnmesi iin ok byk ve ma
liyeti yksek bir endstriyel reaktr kurulmas gerekiyordu. Hi
roimaya atlan atom bombasnda patlayc olarak kullanlan
Uranyum-235, sava sonras enerji santrallerinde de reaktr
yakt olarak kullanld.
Dnyann ilk nkleer g reaktr, 1942de Chicago niversitesinde Enrico Fermi tarafndan kurulan dev grafit ve
uranyum bina, Manhattan Projesinin sponsorluu altnda ya
plmt. Daha sonra proje kapsamnda, deneysel amal ve ba
ka bir bomba materyali olan pltonyumu retme amacyla daha
byk ve daha gelikin reaktrler de kuruldu. Her ne kadar
enerji retimi, bu reaktrlerin kurulmasnn tek nedeni olmasa
da reaktrlerin tasarlanmasnda, ina edilmesinde ve altrl
masnda kazanlan bilginin, nkleer enerji endstrisi iin fayda
l olduu kantland.
Atom bombasnn Hiroimaya atlmasn izleyen yllarda
popler bilim yazarlar, hastalktan, yoksulluktan ve tasadan
yoksun bir atom cenneti beklentisiyle kitaplar ve makaleler yaz
dlar. Gazeteciler ve hkmet szcleri, insanln nkleer ener

254

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sker Etkenler

jinin asker amal kullanmlarn terk etmesi ve barl atomu


kucaklamas durumunda btn bunlarn baarlacan ne sr
dler.
Ama popler dlerin tersine sava sonras siyasi durum,
atomun asker amal kullanmlarnn srmesini zorla kabul et
tirdi. Artk Souk Savan eiine gelinmiti. Bununla beraber,
atom cennetinin ertelenmesinden yalnzca Dou-Bat gergin
liklerini sorumlu tutmak yanl olacaktr. Reaktrler henz
elektrik enerjisini gvenli ve verimli biimde retebilecek aa
maya ulamamt. Ayrca belli sayda byk reaktr altr
maya yetecek miktarda uranyum elde edilip edilemeyecei ko
nusunda da baz pheler vard.
Enerji reaktrleri daha deneysel aamalarnda zayf der
ken bile, nkleer silah teknolojisi ABD ve S.S.C.B.de ataa
kalkmt. Hzla dallanp budaklanan bir silah yaryla kar
karya kalan Bakan Eisenhower, iki sper gcn, bar adna
nkleer teknolojilerini ve malzemelerini dnyann geri kalanyla
paylamalarn nerdi. Bu tasar hibir zaman gereklemedi;
ama bu tasardan doan, 1953 sonlarndaki Bar iin Atom
Program bir Amerikan propaganda zaferi oldu.
ABDnin, enerji retimi iin reaktrler kurulmas amacyla
dier lkelere, zellikle de azgelimi lkelere yardm etme y
nnde verdii sz, Bar iin Atom programnn nemli bir b
lmn oluturuyordu. Konunun gereklii, 1953 ylnda ABD
nin kendisine ait bir tane bile enerji santraline, bu nedenle de
darya ihra edebilecei hibir modele sahip olmamasndan
kaynaklanyordu. Bu srada, hem Ruslarn hem de ngilizlerin
tasarlam olduklar reaktrlerle elektrik retmeye ok yakla
m olduklar syleniyordu. Bar iin Atom program hayatta
kalmay istiyorsa, ayrca ABD de nkleer teknoloji alanndaki
liderliini elinden karmay dnmyorsa yaplmas gereken
tek ey derhal uygun bir Amerikan enerji santralinin kurulma
syd. Olmas gerektii gibi sorunun zm bir kez daha, sr

G eorge Basalla 255

drlmekte olan bir asker projeden geldi. Bu sefer ipler, ABD


Deniz Kuvvetlerinin eline gemiti.
Kara Kuvvetleri nkleer silah yapmna milyarlarca dolar
harcyorken Deniz Kuvvetlerine atom ama adm atma frsat
verilmemiti bile. Sava dneminde Kara Kuvvetleri kadar ba
arl olduunu kantlayan Deniz Kuvvetleri, bar ilan edildik
ten sonra nkleer enerjiyi deniz altnda kullanmaya ynelmiti.
Bu, nkleer reaktrlerin titizlikle kontrol edilmesini gerektiri
yordu ki bu ekilde, serbest kalan snn suyu buhara dnt
rebilmesi ve elde edilen buharn, geminin konvansiyonel itki
trbinlerine aktarlmas mmkn olabilirdi. Amacn saptayan
Deniz Kuvvetleri, normal olarak nkleer silahlarn tasarmn
dan ok reaktr teknolojisiyle ilgileniyordu.
Sava sonras dnemin ilk yllarnda Amiral Hyman G. Rickover, nkleer deniz kuvvetleri dncesiyle ilgilenen tek deniz
subay deildi kukusuz; ama o, bu dncenin gerekletiril
mesinde dierlerinden daha nemli bir isim olarak grlebilir.
Bunun yan sra, Rickovern kendi nkleer itki sistemlerini
gerekletirirken alt koullar altnda ald mhendislik
kararlar, uluslararas nkleer enerji topluluunu etkilemitir.
Askerliinin yan sra mhendis olan Rickover, 1947 ylnda
Deniz Kuvvetlerinin nkleer denizalt programnn bana geti
rildi; ancak 1950 ylnda kendisinden nemli bir tercih yapmas
istendi. Dnyann ilk nkleer denizalts US S Nautilusta kulla
nlacak reaktr tipini semesi gerekiyordu. Rickovern yerece
i kararn, nkleer enerji retiminin tarihi asndan olduka
nemli olduu daha sonra anlald.
Bir enerji reaktrnde, gvenlikle ilgili deerlendirmeler d
nda karlalan temel teknik sorunlar, nkleer reaksiyonun
denetimi ve saaltlmas, reaktrn iinde makul bir scakln
salanmas ve s enerjisinin baka bir yerde de kullanlacak bi
imde reaktrden darya aktarlmasdr. Oysa 1950 ylnda
reaktrn iinden s aktarm, birka farkl s deiimi siste
minde di (veya hafif) su, ar su (dteryum oksit), bir sv me

256

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

tal ya da gaz kullanarak gerekletirilebiliyordu. Sistemlerin


hepsi de baz avantajlara ve dezavantajlara sahipti; ancak bu
sistemlerin hibiri tam olarak snanmamt. Ne de olsa reaktr
teknolojisi yalnzca sekiz yldr mevcuttu.
Ocak 1955te ABD karasularnda nkleer bir denizaltnn
yzdrleceine sz veren Rickover, enerji reaktrnn sei
minde hata yapmay gze alamazd. Rickover, eldeki seenekle
ri dikkatlice inceledikten sonra soutucu ve yavalatc olarak
normal su kullanan reaktr tipini seti. Reaktr yapma so
rumluluu, Pittsburgh, Pennsylvaniadaki Westinghouse Aye
verildi. Hafif-su reaktrnn seilmesinin muhafazakr bir ka
rarn sonucu olduu sylenebilir; nk Rickover, ncelikle
daha egzotik baz soutuculara kyasla suya ilikin daha fazla
teknik verinin bulunduuna inanyordu ve buhar kazanlar, tr
binler ve benzeri makineler iin bir su aktarm teknolojisinin
zaten varolduunu dnyordu. Rickovern seimi, olaa
nst bir baarya yol at. Nkleer denizaltsm 17 Ocak 1955
te yzdrmeyi baard. US S Nautilus, su altndaki seferlerine
baladktan sonra denizalt tamaclnn btn eski rekorlar
n krd.
Ne var ki denizaltlar, btn nkleer donanmann yalnzca
bir blmn oluturuyorlard. Geni yzeyli gemilerde, zel
likle de uak gemilerinde nkleer itki kullanlmas Deniz Kuvvetlerinin en ok nem verdii konu oldu. Rickover sayesinde
yaplan nkleer denizaltnn kaydettii ilerlemeden olduka et
kilenen Deniz Kuvvetleri, nkleer bir uak gemisinin yaplma
sna karar verdi. Yaplacak nkleer uak gemisinde de hafif-su
reaktr kullanlacakt (ekil V.6.). Reaktr, gemi zerinde
kurulmaya hazrlanmadan nce kara iin yaplm bir prototip
olarak kurulacak ve denenecekti.
Nkleer uak gemisi projesi, daha balamadan Eisenhower
hkmetinin istikrar programnda iptal edilmiti. Gelgeldim
Rickover, yapt ustaca hamlelerle uak gemisi reaktrn
yeni bir kimlikle tekrar canlandrmay baard. Bu sefer tmy-

G eorge Basalla 257

le sivil bir yatrm olarak sunulan neriyle birlikte, lkenin


elektrik ebekesi iin g reten ilk Amerikan reaktr kurula
cakt. 1946 ylnda kurulmu ve ABDnin btn atom enerjisi
etkinliklerinden sorumlu tutulmu olan Atom Enerjisi Kurulu
nun sahneye yeniden davet edilmesiyle ve Bar iin Atom ne
risi iin byle bir reaktrn kurulmasna ihtiya duyan bir ABD
bakanmm destek vermesiyle birlikte Rickover, bir kez daha
baarl bir programa balad. Bu program, Amerikan nkleer
g endstrisinin temelini att.
Reaktrn yaplmas iin Westinghouse ve Pittsburgh D u
quesne Light irketi ile alan Rickover, ABDnin ilk ticari nk
leer g reaktrnn planlarn hazrlad. Bu reaktr, Pennsyl
vania, Shipingportda Ohio Nehrinde kurulacakt. Bylece,
Eyll 1954te dnyay ayaa kaldran kutlamalar yaand ve ni
hayet 1957 ylnn ilk gnnde reaktr, deitirilmi bir nkle
er tayc rektr modelini kullanarak altm megawatthk elekt
rik retmeye balad.
Shippingport retici istasyonu, sonraki on-onbe yllk d
nem boyunca nkleer g endstrisini belirleme asndan
byk nem tad. reticinin reaktr, ABDde daha sonra
yaplan ve kullanlan ve ayrca Amerikan irketlerince yurt d
na gnderilen reaktrler iin prototip ilevi grd. Shipping
port istasyonunda bir hafif-su reaktr ilerlik gsteriyordu ve
o zamandan sonra da santrallerin ounda bu tip bir reaktr
kullanld. Dnyada alr halde bulunan 350 reaktrn yakla
k yzde 70i haff-su reaktrdr.
Rickover balangta suyu soutucu-l trc (moderator)
olarak kullanmay tercih etmiti; nk su, Rickovern bir
denizalt iin varsayd acil ihtiyalar karlyordu. Yoksa ha
fif-su reaktr, g retiminde elektrik irketleri iin ideal tip
deildi. Gerekten de hafif-su reaktrleri uranyum yaktnn
tketimi asndan en az verimli olan reaktr tiplerinden biriy
di. Shippingport istasyonunda kullanlacak reaktr tipinin se
imi, ABDnin mmkn olabildiince ksa bir sre iinde gs-

258

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

termelik bir nkleer g santrali kurulmas ynnde ald ka


rardan fazlasyla etkilenmiti. Deniz Kuvvetleri, rastlant sonu
cu gemilerinin itki sistemleri iin alr bir reaktre sahip oldu
ve bu reaktr, derhal olduka farkl bir kullanma hizmet ede
cek bir hale dntrld.
buhar hatt

pompa

GRAFK: JOHN HEYMANN

ekil V.6. Haff-su reaktrnn ematik diyagram. Bu modelde basnl


su, s alverii iin reaktrn kalbi tarafndan retilen sy tayan kapal
bir ana halka boyunca pompalanyor. Is al-veriinde ikinci devredeki su
buhara dntrlyor ve elde edilen buhar da, trbinli reticiyi (jenera
tr) altrmak iin kullanlyor, ilevini yerine getiren buhar daha son
ra, younlamak ve s al-verii iin yeniden pompalanmak zere trbinli
jeneratrden ayrlyor. Buhar, burada gsterildii gibi elektrik retmek
amacyla kullanlyor; bir denizaltda ise buhar, gemiyi yzdrmek iin
kullanlyor. Kaynak: Stephen Hilgartner, Richard C. Bell ve Rory OConnor, Nukespeak (San Francisco, 1982), s. 114.

Kullanmnn ne kadar farkl olduunu anlayabilmemiz asn


dan hafif-su reaktrnn ekonomik boyutunun sorgulanmas

G eorge Basalla 259

gereklidir. Kukusuz byle bir aratrma, asker etkenler asn


dan ok az nem tar. Her ne kadar kendilerine ayrlan geni
btenin snrlar iinde kalmalar beklense de, atom bombasn
ve asker itki sistemlerini yapan kiiler, ekonomik konular ok
fazla dert edinmemilerdi. ncelik verilen konular, asker ge
reksinim ve ulusal gvenlikti. te yandan, Shippingport proje
si, pazar iin elektrik reten rekabeti i dnyasnn kapsamn
dayd.
ABDnin ilk nkleer g santrali, rakipleriyle kyaslandn
da nasl baarl olmutu? 1950lerin sonlarnda kmrle al
an bir buhar santrali, retim kapasitesinin kilowatt bana bir
dolarn binde alts bir maliyetle elektrik retebiliyordu. Oysa
Shippingportta maliyet kilowatt bana bir dolarn binde altm
drdyd. Teknoloji yeni olduu iin gelimeye bal olarak
maliyetin de dmesi bekleniyordu. Ne var ki, aradan otuz yl
gemi olmasna ramen kmrle alan santraller, nkleer
santrallere kyasla ok daha dk maliyetle enerji retebiliyor
lar. Fark artk on misli deil, ama balangta nkleer enerjiyi
destekleyenlerin vaadettii gibi saat bana ok ucuza elektrik
retmek zere de deiliz. Yaplan baz eletirilere gre Ship
pingport rnei, her zaman ekonomik olaca varsaylan bir
modeli, hafif-su reaktrn endstrinin bana dolad. Durum
bu olabilir veya olmayabilir de. Ama kesin olan birey var ki o
da, balangta hangi reaktr tipinin seileceine karar verilir
ken reaktrn almasna ilikin ekonomik ynlerin en son he
saba katlan etkenler arasnda olduudur.
Nkleer enerji, ekonominin sivil kesimine doru ynelirken
bandan geirmi olduu uzun asker deneyimin baka etkileri
de ortaya kmt. Nkleer enerjiyle ilgili aratrma ve gelitir
me almalar, Manhattan Projesinden itibaren federal hk
metin cmert yardmlaryla beslenmiti. Byk Amerikan kuru
lular, nkleer enerji sz konusu olduunda hkmetin finansal riskleri gslemesi durumuna almlard.

260

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

Atom Enerjisi Kurulu, grnrde ticari bir nitenin paras


olan Shippingport reaktrn sahiplenmiti. Duquesne irketi
hesabna elektrik retme ebekeleri kurulmutu. irket, bu n
c abay evreleyen reklmdan yararlanmay umarak ve girii
min kazansz bir yatrma dnmesi durumunda kurulun, a
lma harcamalarn karlayacan varsayarak parasn bu ie
yatrmt. Duquesne, Shippingportun konvansiyonel teknolo
jisine, yani projenin en az pahal ve en gvenli ksmna yatrm
yapmt.
Reaktrle ilgili aratrma ve gelitirme almalar iin har
canan para ok fazlayd. Bu yzden zel sektr, daha sonraki
hkmet giriimlerinin yolunu tkayarak daha byk santraller
iin kurulacak yeni reaktrlerin hkmet tarafndan finanse
edilmesini salamaya alt. Nkleer teknolojiye yatrm yapma
konusundaki isteksizliinden tr elektrik endstrisini sula
yamayz. Kullanmdaki kmrl santraller, bilindik ve tam an
lamyla gvenilir bir teknolojiye bal olarak kurulmulard ve
grnrde yakn gelecekte kmr sknts yaanaca ynnde
hibir belirti yoktu. Nitekim nkleer g endstrisi, elektrik
reticilerinin geleneksel enerji kaynaklarna bir alternatif bu
lunmas ynndeki cil ihtiyalarndan ortaya kmamt.
Her ne kadar buraya kadar anlatlanlar ABDnin bandan
geen deneyimlerle ilgili olsa da, nkleer enerjinin asker ve
sivil kullanmlar arasndaki karlkl etkileim, ABD rnei ile
snrl deildir. Szgelimi, ngiliz hkmetinin 1940 gibi eski
bir tarihte atom enerjisi ile ilgili olarak hazrlatt bir raporda,
nkleer enerjinin asker amal kullanmlarnn bar dnemle
rinde enerji retimine ynelik kullanmlaryla yakndan ilikili
olduu belirtilmiti. Bu rapora gre, istenilen bireyin geliti
rilmesi, istenilen baka bir eyin gelitirilmesi zerinde nemli
bir etkiye sahip olacakt.4

4 Gerard H. Clarfeld ve William M. Wiecek, N uclear Am erica (N k


leer Amerika; New York, 1984), s. 22.

G eorge Basalla 261

Shippingport santralinin planland sralarda Sovyetler Bir


lii, ngiltere, Fransa ve Kanada elektrik enerjisi retimi iin
reaktrler gelitirmeye alyordu. Bu lkeler farkl toplumsal
kurumlara ve politik geleneklere sahiplerdi; ama yine de bu l
kelerin gelitirmeye alt g reaktrleri, asker programlar
la yakndan ilikiliydi. Sovyet reaktr bir gemi itki sistemin
den uyarlanmt, ngiliz ve Fransz modelleri, temelde bomba
lar iin pltonyum retme amacyla kurulan reaktrlere baly
d ve Kanada reaktr de, silah yapm iin Kanadadan plton
yum satn alan ABD hkmeti tarafndan dolayl olarak, ama
fazlasyla finanse ediliyordu.
Asker gereksinimin basks ve bu basknn bykl olma
sayd bugn nkleer g endstrisinin varlndan da sz ede
meyecektik. 1941 ylnda ABD hkmetinin sahip olduu ma
teryal kaynaklar, insan gcn, kapasitesini ve mal kaynakla
rn fizikilerin zincir-reaksiyon deneylerini faal bir bomba veya
reaktre dntrmek iin kullanmasn zorunlu klan herhangi
bir koullar kmesinin, bir sava skntsnn veya felkete yol
aabilecek bir enerji ktlnn tahayyl edilmesi gtr. Nk
leer devrimin dier ucunda yaayan bizler, bu devrimin sava
sonrasndaki cazibesini kazanmasndan nce nkleer fiziin
daha ok kendi iine kapal bir alma alan olduunu genel
likle unutuyoruz. Nkleer fizii poplerletirmeye alanlar ve
destekleyenler vard elbette, ama bu kiiler drt yllk bir sre
boyunca nkleer enerji aratrmasna iki milyar dolar harcan
mas iin zel sektr veya federal hkmeti ikna etmeyi asla
baaramazlard.
Bu kiileri tevik eden savaa ve hkmet deneine ra
men, Manhattan Projesi iin alanlar, projenin amalarnn
gerekletirilebileceinden her zaman emin olamyorlard. Mal
kaynaklarn ve personelin kstl oluunun yan sra projeye katlanlar geici de olsa hayal krklna uratan teknik sorunlar,
bar dneminde alamaz engeller olarak grleceklerdi.

262

Ayklanma (1): Ekonom ik ve A sk er Etkenler

20. yzyln ikinci yarsnda teknolojik yeniliklerin ayklan


masn etkileyen ekonomik ve asker etkenler arasndaki ayrm
giderek kaybolmaya balad. Eskiden ordu, yalnzca sava vc
sava hazrl dnemlerinde ayklayc bir organ olarak sz
sahibi oluyordu. Dier dnemlerde ise, kamyon rneinde dc
grdmz gibi teknolojiden ok fazla talebi olmuyordu.
II. Dnya Savandan sonra Souk Sava, silahlanma yar
, uzay yar ve mevcut asker hazrln sahip olduu teknolo
jik dzeyin ulusal gvenlii salamaya yeterli olmad ynnde
bir inan sahnede boy gsterdi. Gnmzde dierlerine kyas
la daha gl olan endstrilemi lkelerde yaanan savaa ha
zrlk halinde icatlar, asker amal kullanm potansiyelleri a
sndan dzenli olarak ncelenmekte ve byk endstriler kendi
lerini, neredeyse yalnzca asker pazarlara hizmet etmeye ada
maktadrlar.
20. yzyln sonlarna ait yeni teknolojilerin en arpc r
nekleri ounlukla, zde ordunun damgasn tamaktadr. Bun
lar arasnda jet itkili uaklar, uzay gemisini, radar, bilgisayar
lar, saysal olarak kontrol edilen makineleri ve minyatrletirt mi elektronii sayabiliriz.
iinde bulunduumuz a, teknolojik tercihlerin belirlen
mesinde ordunun stlendii allmadk rolden tr teknoloji
tarihinde ei benzeri grlmemi bir dnem olmutur. Daha
nce hibir zaman yalnzca sava srasndaki potansiyel kulla
nmlar hesaba katlarak bu kadar ok nemli icat bulunmam
ve gelitirilmemiti. Teknolojinin ordunun hkimiyeti altnda
bulunmasn eletirenler, asker teknolojinin ekonomiyi arpt
tn, toplumsal deerlere zarar verdiini, evreyi kirlettiini ve
yeryzndeki hayat tehdit ettiini ne srmektedirler. 20. yz
yl sonlarnn bak asyla bir deerlendirme yapldnda icat
teknolojisiyle ordu arasndaki ilikiyi, amzn ayrt edici zel
liklerinden biri olarak grmek ve hatt insan neslinin yakn ge
leceini belirleyen en nemli etken olduunu ne srmek mm
kn olsa gerek.

VI. Blm
A Y IK L A N M A (2 ):
T

o plu m sa l ve

ltr el

tk enler

Yeni bir rnn ayklanma yoluyla bir toplumun hayatna dhil


edilmek ve oaltlmak zere seilmesi sreci, bazlar dierle
rinden etkili olan eitli etkenler ierir. Bir nceki blmde
ayklayc unsurlar olarak ekonomik ve asker gereksinim ko
nular zerinde durmutuk; ama su ark, nkleer reaktr ve
spersonik hava tat sz konusu olduunda baka glerin,
zellikle de toplumsal ve kltrel glerin, kukuya yer verme
yecek biimde ilerlik gsterdiini grdk. Antik ve Ortaa
dnemlerinin dinsel grleri, ileri teknolojinin kabul edilmesi
ynndeki nyargl tutum ve topyac enerji mitleri, szn
ettiimiz bu icatlarn ayklanmasnda yardmc bir rol stlen
milerdi. Bu blmde ise ayklanma srecini ynlendiren top
lumsal ve kltrel etkenleri, tartmamzn merkezine yerleti
recek ve kltrler aras karlatrmalarn altnda irdeleye
ceiz.

264

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

Teknoloji ve in Kltr
Kltrel deerlerin ve davran biimlerinin teknolojik tercihler
zerindeki etkisi, Batl bak asn paylatmz kltrler ye
rine, bize uzak kltrlerden alman rneklerde daha ak grl
mektedir. Teknoloji, bir halkn kltrel hayat ile ylesine i ie
bir ekilde tanmlanr ki yabanc olmayan bir gzlemcinin ele
tirel deerlendirmeler iin gerekli olan nesnellii yakalayabil
mesi olduka zordur. Neyse ki in tarihi teknoloji ve kltre
ilikin zengin bir malzeme ieriyor. Batl tarihiler gnmz
de, bu malzemenin byk bir blm zerine almay srd
ryor. in kltr bylesine zengin bir malzeme ierdii iin
de kltrn, teknolojik yeniliklerin ayklanma ve retilme sre
cini nasl etkiledii sorusunu ncelikle in kltrne ynelt
memiz gerekiyor.
Sir Francis Baconn Rnesans Avrupasndaki byk dei
ikliklerin kayna olarak tanmlad icat, matbaa, barut ve
manyetik pusula, Avrupa deil in uygarlnn rnleriydi. n
giliz dnre gre bu icat, edebiyatn, savama tarznn ve
denizciliin tmyle deimesinden sorumluydu. Madem bu
keifler, modern Bat dnyasnn kurulmasnda devasa bir ne
me sahip olmulard, neden inde de benzer bir etkiye sahip
olamadlar? Maalesef bu soruya tam anlamyla tatminkr bir
yant veremiyoruz; ama konuyu aklama araymz bizi inli
sekin snfn kltrel deerlerini aratrmaya yneltiyor.
M atbaa
lk in basm teknii, MS 8. yzylda bulunmu olan ksilograf idi. Bu teknikte dz tahta bloklar kullanlyordu. nce
tm bir sayfann metni, tahta bloklarn yzeyleri zerine, ka
bartma harfler elde edecek biimde oyuluyordu. Daha sonra,
bloklarn zerindeki kabartma harflerin yzeyleri zerine m Ksilograf: Tahta kalpl baskclk sanat veya blok bask.(.n.)

G eorge Basalla 265

rekkep srlyordu; bylece kat sayfalar zerine tekrar tek


rar bask yaplmas mmkn oluyordu. 960-1279 yllar arasn
da Sung Hanedanl dneminin entelektel rnesans boyunca
kitap retimini ve renme srecini dntren de, yine bir
in icad olan ve yzyl sonra bulunan matbaaclk (tipograf) deil, tahta kalpl baskclk olmutu. Tahta zerine kalpla
resim basma sanatnn geni ve yaygn kullanm sayesinde
klasik felsefe ve edebiyat metinleri yeniden baslm, yazarlar
yeni yaptlar vermeye tevik edilmi, ktphane koleksiyonlar
sayca oalm ve genel olarak toplumun okuryazarl artm
t. Sung dnemine ait blok baskl kitaplar, in kitap-yapm
tarihinde esiz bir sanat ve ustalk dzeyini yanstrlar.
Kat Avrupada ilk kez 12. yzylda, yani indeki kefinden
bin yl sonra retildi. Matbaacln Avrupada ilk ortaya k
ise 1440 ylna rastlar. Kadn Doudan Batya geliinin k
kenleri doru biimde saptanabilirken, portatif karakter ka
lplarnn katettii yol henz kesin olarak belirlenememitir.
Ancak, in matbaaclk bilgisinin Avrupann portatif karakter
kalplaryla yaad deneyimi etkilemi olduu ynndeki iddi
ay destekleyen kantlar bulunmaktadr.
15. yzylda Johann Gutenbergle anlan matbaaclk devri
mi, dkme metalden yaplan karakter kalplar ve yakndan ta
ndmz koldan evirmeli matbaa makinesi ile gereklemiti.
Bu makinede kat, dizilmi karakter kalplarnn mrekkepli
yzeyine dzgn bir ekilde sktrlarak bask yaplyordu. Bu
bulularn Bat kltr zerindeki etkisi Rnesans dan gn
mze dein hem yceltildi hem de tartld. Son yllarda tarih
iler matbaann, modern bilincin ortaya kna, kitap, dergi,
gazete gibi basl materyalin laiklemesi ve ticarilemesine, Ro
ma Katolik Kilisesine kar gerekletirilen Protestan isyanna,
modern bilimin douuna ve okuryazarlk ile eitim dzeyinin
gelimesine yol atn varsayyorlar.

266

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

Barut
Bacon yanls gre gre modernitenin ikinci habercisi saylan
barut, ilk kez inliler tarafndan asker amalarla MS 10. yz
yln balarnda kullanlmt. inlilerin barutla yaad ilk de
neyimler, barutun bir tr yangn bombas ve hafif mermileri fr
latabilmek iin itici g olarak kullanlmasn kapsyordu. 1231
ylnda ileri barutla doldurulmu el bombalar retildi ve niha
yet 13. yzyln sonuna gelindiinde inliler, namlular nce
bambu daha sonra da demirle salamlatrlarak yaplan tfek
ler kullanmaya baladlar. Yz yldan daha ksa bir sre sonra
ateli silahlar, inden Japonyaya, Koreye, Yakn Douya ve
nihayet Avrupaya yayld.
Avrupada yaplm olan ilk top izimlerinin kkeni, zamandizinsel tarih srecinde 1325 ylna kadar uzanmaktadr. Bun
dan ok ksa bir sre sonra da toplar savalarda kullanlmaya
balanmtr. 14. yzyln ikinci yars sresince de Avrupal top
imlatlar, uzun mesafelerde byk mermiler frlatabilen b
yk silahlar retmeye almlardr.
Avrupada retilen toplar, balangta bronzdan daha sonra
da demirden yaplyordu. Bu toplar, kale ve ehir surlarn yk
mada ylesine baarllard ki srf bu nedenle istihkmlarn ya
pl tarz ve anlay byk lde deimiti. Sonuta barutun
yaygn olarak kullanlmaya balamasyla birlikte savama tarz,
tamamen deiti. 17. yzyldan nceki dnemlerde sava mey
danlarnda yz yze yaplan arpmalarda topun ok etkili bir
silah olmad aklk kazanmt. Topun hzl bir ekilde ate
lenmesi mmkn deildi; ayrca ar bir ara olduu iin sava
esnasnda seri ekilde hareket ettirilebilmesi imknszd. Ama
ierdii bu kusurlar topun gemilere yerletirilmesini engelleme
di. Geminin gvertesine birok top yerletirilebilirdi ve tekne
nin manevra kabiliyeti sayesinde toplarn gcnden en iyi ekil
de yararlanlabilirdi.
16. yzyl balarnda Avrupa toplaryla donatlm Portekiz
gemileri Asya limanlarna doru yola ktnda kendilerini sa

G eorge Basalla 267

vunmak zorunda kalan Asyallar, ellerindeki antika silahlarn


sava yabanclarn gl silahlarna kar kendilerini koruma
ya yeterli olmadn grdler. Bylece Doulular, nce Avru
palIlarn kendilerine dayatt ticaret ve toprak anlamalarn
kabul etmek, daha sonra da egemenliklerini savunmak uruna
Bat stili silah imlatnn olumlu ve olumsuz ynlerini deerlen
dirmek zorunda kaldlar. inliler, sanki kendilerini tehdit eden
kiilerden teknik yardm talep ediyormucasna zellikle onur
krc bir konuma drldler, oysa dmanlarn kltrel a
dan kendilerinden aa gryorlard. Bedelini demek kou
luyla, Batklarn asker teknolojisine ilikin bilgilerine ulaabilir
lerdi. Ksacas Dou, AvrupalIlarn stn silahlar iml etmesini
olanakl klan deerleri besimsemek zorundayd. Peki ama, ge
leneksel Doulu toplumlar, saldrgan bir tutumla teknolojik de
iimi destekleyen ve yine benzer bir tutumla modern bilimi
gelitiren Baty kendilerine rnek alarak geleneksel yaplarn
muhafaza edebilirler miydi? Bu soru, Dounun Bat egemenli
i altnda geirdii 450 yllk sre boyunca inlilere dert oldu,
hatt bugn bile in hkmetinin kafasn kurcalyor.
M anyetik Pusula
Baconn szn ettii son nemli icat olan manyetik pusula,
inliler tarafndan ilk kez MS 11. yzylda denizcilikte kulla
nlmt. Daha nce pusula, mknats tandan yaplan, bu yz
den de manyetik olan ve gelecei tahmin etmek iin kullanlan
bir aletti. Bu prototipin kkeni, en azndan MS 1. yzyla ka
dar uzanmaktadr. Yaklak olarak 7. veya 8. yzylda mknats
ta yerine manyetikletirilmi ine kullanlmaya balandnda
ise mknats, daha bilindik olan biimini almaya balamt.
Manyetik pusula muhtemelen biraz daha eski bir dnemde
denizcilie katkda bulunmaya ynelik bir icat olarak ortalkta
boy gstermi olabilir belki, ama 1080 ylma gelindiinde deniz
ar lkelere sefere kan teknelerde kullanldn ve manyetik
sapmay (pusula inesinin gerek kuzeyi gsterememesi duru

268

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

mu) kefedenlerin inliler olduunu kesinlikle biliyoruz. inli


tacirler, pusulay yeni ticari yatrmlara kap amak amacyla
kullanma konusunda hzl davranmlard. Pusulann yardmy
la ak denizlerde sefere kmay baaran in yelkenlileri, 12.
yzyl kadar erken bir tarihte Dou Hint Adalarna, Hindis
tana ve Afrikann dou sahillerine ticar mallar tayorlard.
in deniz ticareti, 13. ve 14. yzyllarda Mool egemenlii d
neminde bymeyi ve genilemeyi srdrd.
Ynelme yetenei, yani bir mknats tann kutup arama
zellii, gemi pusulasnn temeli olmadan nce bin yllk bir s
re boyunca inliler tarafndan bilinen bir zellikti. Batda ise
manyetik pusulann 12. yzylda ortaya kmasndan nce y
nelme yetenei hakknda hibir ey bilinmiyordu. in ticaret
gemileri pusulay her ne kadar dzenli olarak kullanm olsalar
da, pusulaya ilikin bilgilerin Doudan Batya aktarldndan
emin olamayz. Pekl Akdeniz blgesinde Doudan bamsz
olarak icat edilmi olabilir.
Kkenleri ne olursa olsun manyetik pusulann Batdaki et
kisi inde yaanana benziyordu. Manyetik pusula, ak deniz
lerde uzun deniz yolculuklarn mmkn kld ve geceleri ya da
gk cisimlerinin gzlenemedii bulutlu gnlerde denizciliin
iini kolaylatrd. Deniz haritalar, byk deniz teknelerinin ta
sarmndaki gelimeler ve sonuta neredeyse be yzyl boyun
ca Avrupa gemilerinin dnyann byk deniz yollarn hkimi
yet altna almasn salayan gemi toplar gibi teknik ilerlemeler
den biri de pusulayd.
inin K ltrel Duraklama D nem i
Baconn Dou ve Batda birer dnm noktas olarak grd
icatlarn kkenlerini ve kullanmlarn zetledik; imdi daha
nce ortaya attmz soruyu bir kez daha yineleyelim: Bu icat
lar, in kltrn ve teknolojisini deitirmede niin Batdaki
gibi etkili olamadlar? Biraz dnnce, bu tr bir sorunun uy
gunsuz ve budun merkezli olduu aklk kazanacaktr.

George Basalla 269

ncelikle, yeni bir rn seildiinde bunun, bir lkede ol


duu gibi dierinde de ayn neme ve etkiye sahip olacan
varsaymak yanltr; hele in ve Avrupa gibi birbirinden tmy
le farkl iki kltr sz konusu olduunda bu tr bir varsaym
tamamen hatal olacaktr. Szgelimi, matbaay ele aldmzda
bu icadn ortaya knn, Douda ve Batda tamamen ayn
olaylar kmesini yaratm olduunu varsaymak, naif bir bak
asnn rn olacaktr.
kinci olarak, o dnemlerde inlilerin temel teknolojik bil
giye sahip olduu ama bunu rtbas ettikleri veya nemsiz kul
lanmlara dntrdkleri iddias yeterince inandrc deildir.
Matbaa, barut ve manyetik pusula, inliler tarafndan ok eski
tarihlerde kullanma geirilmiti; stelik bunu byk bir hevesle
ve Avrupada daha sonra gelitirilen kullanmlara benzer biim
lerde gerekletirmilerdi.
nc olarak, ayn bulularn etkisini karlatrmal bir
ekilde deerlendirmeye almak, Bat uygarlnn deerleri
ve ilgileri kapsamnda temellenen bir yaklam biimidir. Asln
da, inlilerin niin bizim gibi olmadklarn ya da bizim modern
dnyamzn kurulmasn salayan, bilim ve teknoloji alanlarn
daki ikiz devrimi niin balatmadklar sorusunu soruyoruz. Ya
da, inlilerin barut ve denizcilii neden bizim yaptmz gibi
denizleri hkimiyet altna alma amacyla kullanmam oldukla
rn merak ediyoruz. Oysa bu tr sorular sorarak, inlilerden
ok, soruyu soran kiilerin tavrlar hakknda bireyler reniriz.
Bu dnce tarznn ortaya koyduu sorunlarn doruluu
nu kabul ettiimizde bile, daha snrl bir anlamda byk bir me
rakn meru olduu duygusu varln koruyor. inlilerin tek
nolojik mucitler olduu grnn en sadk savunucular bile,
19. ve 20. yzyllarda indeki ve Batdaki teknolojinin birbi
rinden olduka farkl olduunu kabul ediyorlar. 15. yzylda,
Douya ait icatlarn doudan batya daha sk aktn ve tersi
ynde bir akn nadiren yaand gereini gzden karmakszn, bu dnemde in ve Avrupann teknolojik adan eit

270

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

olduklarn syleyebiliriz. Ancak daha sonra, 16. ve 17. yzyl


larda modern bilimin douu, 18. ve 19. yzyllarda da endst
riyel toplumlarn kurulmas yaand. Bu deiimler, kesinlikle
Batya ait olgulard; oysa Douda, bu olgularla kyaslayabile
ceimiz hibir oluum yaanmad. Ayrca Dou uygarlklar, bu
byk deiimlerin eitli sonularn benimsemek bir yana,
anlamakta bile ok zorlanmlard. ok ksa bir sre sonra Ba
t, bilim ve teknoloji alannda dnyann lideri oldu, Dou ise
artk geride kalmt.
Bilim adamlar ve aratrmaclar, Dou ile Baty birbirin
den ayran bilimsel ve teknolojik uurum hakknda birok farkl
aklama yaptlar. Tarihi Mark Elvin, her zaman inandrc
gelmese de, bu konuda dahiyane bir sav ne srmt. Elvinc
gre, 18. yzylda in ekonomisi, kendi toplumsal yaps iinde
teknolojik deiimler yaratamayacak ve yaratsa bile bunlar ko
rumay baaramayacak bir konuma gelmiti. Geleneksel tekno
loji, indeki devasa pazarlara hizmet etmek iin son noktasna
kadar tketilmiti. Yerel bir rn ktl yaand zaman da be
cerikli inli tacirler, sorunlarn stesinden gelebilmek iin ye
niliki teknolojik zmler arayp bulmak yerine, ucuz ulam
gibi mevcut aralar kullanarak durumu hafifletmeye alyor
lard. Ayrca in ekonomisi, herhangi bir Avrupa lkesinin
ekonomisinden ylesine bykt ki, ok daha kk Bat eko
nomilerinde olduu gibi iki kat bytlmesi imknsz ola
cakt. Deiime daha yatkn ve byk genilemelere elverili
olan kk apl ekonomiler, Avrupa uluslarnn, zellikle de
ngilterenin yararna altlar. Bu yzden, inin teknolojik
durgunluu, ekonomisi zerinde kurulmu olan olduka has
sas bir denge tuzana balyd.
Sinolog-tarihi Joseph Needham, modern dnemlerde in
ile Bat teknolojisi arasndaki devasa farkllklarn kayna ola
rak inin statik ekonomisini deil in toplumunun ve hk
metinin yapsn gsteriyor. M 3. yzylda birbiriyle sava ha
linde olan in kentleri, tarihlerinde ilk kez, merkez bir krallk

G eorge Basalla 271

altnda birlemi ve kurulan hkmet ekli, 20. yzyla dein


zn korumutu. Bu, vergileri toplamak ve ynetimini geni
bir lkenin en cra kelerine kadar tayabilmek iin ok say
da yetkiliye ve yerel sivil yneticiye ihtiya duyan emperyal bir
hkmetti. Bylece, Asya tipi brokrasi veya brokratik feoda
lizm olarak adlandrlan ey domu oldu. Brokrasiye gei,
youn bir edeb ve felsefi klasikler bilgisine, zellikle de Konfysn yaptlarna bal olmutu ve brokratlara verilecek
yetkiler, devlet tarafndan yaplan snavlarla belirlenmiti.
Needhama gre, brokratik feodal sistemin varl, hk
met siyasetini ve uygulamalarn etkileyecek denli gl bir in
tccar snfnn ortaya kmasn engelledi. Oysa Avrupal tc
carlar, toplumsal ve siyasi kararlar ve kurumlan kendi ihtiya
larn karlayacak biimde belirleyebilecekleri bir konumda bu
lunuyorlard ki bylece, bilimsel ve teknolojik ilerlemenin ger
eklemesine yardmc olabilmilerdi.
Her ey gz nne alndnda, gl bir tccar snfnn
bulunmay, in kltryle ilgilenen biri iin in toplumu
hakknda ne srlebilecek olumsuz bir argmandr; bu ne
denle Needham, bunu daha olumlu bir argmanla tamamlar.
Needham, inin uzun mrl brokratik hkmetinin, yinele
nen toplumsal, siyasi ve dnsel devrimlerle sarsnt geirmeyi
srdren Bat toplumlarnda benzeri grlmeyen bir duraan
lk getirdiini syler. Toplumsal yaplarnn sabit oluuna ra
men inliler, teknolojik adan kesinlikle duraan deillerdi.
Batdaki ni ve byk deiikliklerle geride braklana dein,
uzun bir sre boyunca btn bilimsel ve teknolojik cephelerde
ar ama srekli bir ilerleme kaydetmilerdi. Needhamn ula
t sonuca gre, eer zlmeyi gerektiren herhangi bir sorun
bulunuyorsa bunun nedeni, Bat toplumu ve kltrnn, dei
kenlie kar bylesine eilimli olmasyd. Hangi aklamay be
nimsersek benimseyelim, inin Bat bilimi ve teknolojisine ver
dii tepkinin toplumsal ve ekonomik bileenleri zerine all
dktan sonra, hkim konumdaki kltrel eilimlerin ve deerle

272

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

rin deerlendirilmesini gerektiren konularla kar karya kal


rz. Sosyo-ekonomik yaklamn gl bir savunusunu sunan
Needham bile, imdiye dek incelenmemi olan ideolojik etken
lerin, inin Batl uluslarn modern dnemlerdeki bilimsel ve
teknolojik baarlaryla rekabet etme ve bu baarlarn sonula
rn benimseme konusunda urad baarszln aklanmas
asndan ok nemli olduunun kantlanabileceini kabul eder.
Baka bir perspektiften bakldnda, Needhamm vd
duraan toplum, geleneksel Konfys ilkelere bal, dnya
nn geri kalan zerindeki stnlnden kuku duymayan, tek
nolojik yeniliklere, zellikle de Batdan gelenlere pheyle ba
kan muhafazakr bir toplum olarak grlebilir. Baz tarihilere
gre, o zamanlarn inli lim-brokratlar, bilime, ticarete ve
kamu ilerine ok az ilgi duyan veya bu tr konulara ok scak
bakmayan edebiyatlard. Ayrca, alma alan olarak eski in
yazarlar zerinde younlalmas, Rnesans Avrupasnda srar
la vurgulanan yenilik ve ilerleme fikirlerinin benimsenmesi a
sndan uygun deildi. 17. yzyl sonlarnda yolculuk eden Batl
bir Cizvit papaz gezi notlarnda, eitimli inlilerin, modern
eylerden ok antik konulara ilgi duyduklarn sylyordu. Pa
pazn gzlemleri, inlilerin gemie ynelik ilgilerinin, Avrupa
lIlarn yenilik iin yenilik arayna dorudan doruya ters
dtn vurguluyordu. Needhamm aratrmas ise, inlile
rin teknolojik ilerleme anlayna sahip olmadklarn gstermi
tir; ancak inlilerin yenilik kavramn tanmlama ve uygulama
biimleri, Batl AvrupalIlarn anlayndan tamamen farkldr.
in toplumu, muhafazakr oluunun yan sra yabanclara
kapal bir yapya da sahiptir. in toplumu, sahip olduu yerel,
stn hayat tarznn yerini alaca korkusuyla yabanc teknolo
jileri benimsemeye kar son derece isteksizdi; ite bu noktada,
inli davran biiminin ve eilimlerinin yorumlanmas, titizlik
le ele alnmas gereken bir konudur. Geliigzel veya ar y
zeysel bir aklama da, hissettikleri kltrel stnlk anlayyla
krlemi olan inlilerin, yabanc kltrlerin yeni rnlerinde

G eorge Basal!a 273

ve tekniklerinde herhangi bir yarar bulmay inatla reddetmi ol


malardr. Oysa yerinde bir zmleme, Konfys inin
tm iyi eitimli brokratlarnn, Bat teknolojisinin stnl
n, zellikle silah retimi alanndaki stnln, fark etmi
olduunu vurgulayacaktr. inli brokratlar, Batnn silahlarn
ve toplarn alp, iki bin yl akn bir sre boyunca in hk
meti ve in etiinin temelini oluturan insancl kltr tehlike
ye atmaktansa yabanclara ait bu rnleri reddederek, eitildik
leri ve iktidarda bulunduklar toplumsal yapy korumay ve as
ker yenilgi riskini gze almay tercih etmilerdi.
19. yzylda yaayan baz inli dnrler, Doulu ve Batl
biimler arasnda bir uzlamaya varlabileceine inanyorlard.
Bu dnrler, Batklara ait rnlerin in kltrne ters den
deerler ve greneklerden arndrlmas durumunda inlilerin
Bat teknolojisiyle ilgileneceklerini ne srmlerdi. Daha zeki
kiiler ise, rn ile kltrel deer sisteminin ayrlamaz unsurlar
olduuna dikkat ekmilerdi. Bir rnekle bunu aklayalm:
Eer in, AvrupalIlarn toplarn ve mekanik saatlerini kendi
kltrne dhil etseydi, bu icatlar ortaya karan Batl teknik
yntemlerin yan sra bunlarn ierdii Batl sava ve zaman
anlaylarn da, zorunlu olarak benimsemek zorunda kalacakt.
Bir sonuca ulamak amacyla, Baconn yeni bir a atn
ne srd icatlar listesine dnelim ve tipografi, barut ve
manyetik pusulann, uzak ve yabanc bir vatann rnleri olma
larna ramen niin Batklar tarafndan bylesine rahat bir bi
imde kltrlerine dhil edilmi olduklar sorusunu soralm. Bu
sorunun yant, Bat kltrnn btncl olmay ve AvrupalI
larn yeni fikirlere, etkilere ve rnlere ak, eklektik bir yapya
sahip oluu gereinde yatar. Hayat tarzlaryla elimedii iin
Avrupallar, Baconc grn nemli icadn kltrleriyle
btnletirmi ve ksa bir sre sonra da bu icatlarn yabanc
kkenlerini unutmulard. Nitekim 17. yzyla gelindiinde
Francis Bacon, bu icatlardan sanki Dounun deil de Avrupa
dehasnn rnleriymiesine sz edebilmiti.

274

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

Geici Hevesler ve Modalar


Teknolojik gelimenin belirli aamalarnda bir yenilik veya bir
buluun ayklanmas, yaygn olarak paylalan kltrel deer
lerce deil, ksa bir sre boyunca kltr etkisi altna alan ve
daha sonra yitip giden ksa mrl, geici heveslerce belirlenir.
Daha nce szn ettiimiz benzer ayklanma drtlerinden
(teknolojik bir zme heves duyma veya teknoloji araclyla
ilerlemeye inan gibi) bazlar, burada da i bandadr; ama bu
drtlerin, bir saflkla, hayalle veya samalkla ilikili olduu
noktalarda ayklanmann, geici bir heves veya modaya bal
olarak yapld sonucunu karabiliriz.
Kltrel deerler ile hevesler ve modalar, ayklayc unsurlar
zincirinin zt kutuplarnda bulunduklar iin kltrel deerler,
genellikle tmyle reddedilir veya yanl yorumlanr. Buna kar
n, hevesler ve modalara zel bir nem atfedilir, nk aslnda
bunlar da, teknolojinin gelimesine katkda bulunan deerlerin
ve ideolojilerin gstergeleridir. Bununla beraber, aykr mucit
ler veya teknisyenlerin benzersiz, ounlukla da tuhaf icatlar
ile teknoloji sahnesinde hzla esen geici bir modann sonucu
ortaya kan garip rnleri birbirine kartrmamamz gerekir.
te yandan geici modalarn ou, yerleik endstriler ve tek
noloji uzmanlar tarafndan yaratlr ve zel sektr veya hk
met kaynaklarnca finanse edilerek kamuoyuna sunulur. imdi
de bu tr geici modalardan ikisi, atmosferik demiryolu ile
nkleer enerjili tatlar zerinde duracaz.
A tm osferik D em iryolu Sistem i
Yolcu ve yk tama amacyla tasarlanan ilk buharl demiryolu
tamacl, ngilterede demiryolu an balatarak 15 Eyll
1830 tarihinde faaliyete geti. lk on be-yirmi yllk dnemde
elverili tren yollar, lokomotifler, katarlar, vagonlar, vb. tasar
lanp ray demek iin para toplanrken ve yeni hatlar planla
nrken demiryolu tamaclnn oluum sreci, yava ama d

G eorge Basalla 275

zenli admlarla ilerliyordu. Daha sonra, 1840l yllarn ortala


rnda fanatiklie varan bir demiryolu lgnl yaand. Bu d
nemde, nceki on be ylda denmi olan raylardan ok daha
fazlas denerek 4.500 km uzunluunda bir demiryolu hatt
faaliyete geirildi. Speklatrler yznden demiryolu hisseleri
dengesiz fiyatlarda satlmaya balad, bylelikle saf yatrmclar,
gerekleecek bir demiryolu patlamasnn kendilerini zengin
edecei masalyla kandrldlar. Tannm demiryolu yapmcla
rndan mhendis Isambard K. Brunel, 1845 ylnda o sralarda
yaanan durumu yle yorumluyordu: Sanki herkes delirmi
gibi, btn bunlar zrdeli samalna vard, bence akl banda
bir insann yapmas gereken tek ey, her eyi unutmak ve sa
kinlemeye almak.1
Atmosferik demiryolu teknolojisi, demiryolu lgnl ylla
rndan nceki dnemlere dayanyor olsa bile, ilk atmosferik de
miryolu irketlerinin kurulmas, yeni demiryolu tamacl
projelerine lgnca bir heves duyulan dneme rastlar. 1844 ile
1847 yllar arasnda ngiltere, rlanda, skoya, Galler, Fransa,
Belika, Avusturya-Macaristan, talya ve Bat Hint Adalarnda
atmosferik demiryolu hatlar planlanm veya ina edilmiti.
Atmosferik demiryolu teknolojisi, geleneksel demiryolu tek
nolojisine ylesine ters ki kesinlikle ayrntl bir aklama gerek
tiriyor (ekil VI. 1.). ki sistem arasndaki temel fark, atmosfe
rik demiryolunda vagonlar ekmek iin lokomotif kullanama
masndan kaynaklanr. Bu sistemde lokomotif yerine, atmosfe
rik raylar arasna tm hat boyunca, dkme demirden, ap 40
santim veya daha byk olan silindirik bir boru denir. Boru
ya rahata uyacak ekilde tasarlanm bir piston, trenin en n
deki src vagonunun tekerlek akamna monte edilir. Bu d
zenleme, pistonu vagona balayan destein serbest hareket et
mesini salamak iin borunun zerinde tm hat boyunca de
vam eden aralksz ve uzunlamasna bir oluun almasn ge
1 Charles Hadfeld, A tm ospheric railways (Atmosferik Demiryolu Sis
temi; New York, 1968), s. 73.

276

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

rektirir. Trenin gemedii zamanlarda oluu skca kapal bir


ekilde tutmak iin boruya deriden yaplm bir valf eklenir. Bu
yzden, buharl trende enerji lokomotife yerletirilmi bir silin
dir ve bir piston araclyla salanyorken atmosferik demiryo
lu sisteminde silindir, ray zerine yerletirilir; piston da en n
deki vagona monte edilir ve bylece ar yk lokomotifine ihti
ya kalmaz.
Atmosferik demiryolu sistemini farkl klan bir baka zellik
de, silindir boru boyunca pistonu altrmak iin buharn gen
leme enerjisinin deil atmosfer basncnn kullanlyor oluu
dur. Hat boyunca veya drt kilometre aralklarla yerletiri
len buharl hava pompalar, trenin istasyona varmasndan he
men nce silindirdeki havay boaltarak pistonla birlikte pisto
nun bal olduu trenin de, dk basn ynnde ilerlemesine
neden olurlar.
Bu yeniliki demiryolu sisteminin dezavantajlar yeterince
ak olduu iin gelin onun birka gl ynn ele alalm. lk
olarak, atmosferik demiryolu sistemi, eski buharl demiryolu
tamaclnn grltl ve kirli oluundan rahatszlk duyan
yolculara, temiz, sessiz ve hzl bir ulam olana sunuyordu.
kincisi, ierdii yakt aktarm mekanizmasna bal olarak bu
har makinesini rafa kaldryordu. Buharn eki gc, bouna
enerji tketiyordu, nk ar lokomotife ek olarak kmr ve
suyun da, demiryolu hatt boyunca srekli tanmas gerekiyor
du. Son olarak, buharla alan hava pompalarnn dnml
kullanmn olanakl klyordu. Bu pompalara, sadece trenin is
tasyona varmasndan nceki be dakika boyunca ihtiya duyu
luyordu; dier zamanlarda silindirin iindeki havann boaltl
mas gerekmiyor, bylelikle yakt sarfiyat azalyordu.

fe ^ P
:3
* "O
^3
:2 .3 C^3
sa*
C ea) gco
<
DC"
2 fe
13
2 gW
N
:0 :0
b ^
^ <D
^3

ti

COO

s J T3

J5 -I .

S E
__
>~ G
13
c 3% o>>
.2 Q
^
C

C3 C
Oh

: g s'
<L> 8. D
2 3

H ,w3I 3c^

o
O XO, CQ
"

3

8f
*
6^

t>
-8
^

S.J >S
O

-5
G *S
b
sa
g
C/5 c J?

< C/y) n?
:0

33 ^C3 j
*0
& 8 <

5 o <3
-T3
^S c3 *53
O

i
vO

00

hO

r-

278

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

Byk Britanyada ve Kta Avrupasnda nerilen veya yapm


na balanan yzlerce atmosferik demiryolu projesi arasndan
biri rlandada, ikisi ngilterede ve sonuncusu da Fransada ol
mak zere sadece drt tanesi fiilen tamamland. Sonuta, topu
topu 50 km uzunluunda bir atmosferik demiryolu hatt d
endi; bunlarn en ksas 3 km, en uzunu da 30 km uzunluun dayd. 1844 ylnda faaliyet gstermeye balayan rlanda at
mosferik demiryolu iin denen demiryolu hatt alan ilk hat
t. Paris hatt ise, 1847de alp 1860da kapanarak en uzun
faaliyet gsteren hat sfatn kazanmtr.
1840lardan nceki on yllk dnemde baz mucitler, atmos
ferik demiryolu projeleri nermilerdi; ve Viktoryen dnem ngilteresinin en nl mhendislerinden biri olan Isambard K.
Brunelin de lgnlar kervanna katlmasndan hemen sonra,
1844 ylnda temel teknoloji kurulmu oldu. Brunei, demiryolu
lgnlna bulamayacana sz vermiti; ayrca, dnemin b
yk mhendislerinden Robert Stephenson, atmosferik demir
yolu tamacln rten salam kantlar bulmutu. Ama Bru
nei, bunlara ramen, South Devon atmosferik demiryolu hatt
nn yapm sorumluluunu stlendi; bylece Atmosferik Oyun balam oldu.
South Devon demiryolu hattnn, baz tepeleri amas gere
kiyordu; Brunei, bu arazi iin en uygun sistemin, lokomotifin
fazladan arlna ihtiya duymayan bir atmosferik demiryolu
sistemi olacan hesaplamt. Brunelin ulat sonulara gre
atmosferik demiryolu hattnn denmesi daha ucuza mal ola
cakt, nk raylarn ve ray yatann, lokomotiflerin ek ykle
rini tayabilmesi iin glendirilmesi gerekmeyecekti. yllk
bir alma sonunda South Devon irketi, 13 Eyll 1847 tari
hinde atmosferik demiryolu sistemini halkn kullanmna at.
Ancak irket, bir yl sonra bu uygulamadan vazgemek zorun
da kald. South Devon atmosferik demiryolu hattnn kullanm
dan kaldrlmas, dnemin yksek bedelli tek mhendislik baa
rszl olmu ve Brunelin nne leke srmt.

G eorge Basalla 279

South Devon ve dier atmosferik demiryolu sistemi projele


rinde saysz sorunla karlalyordu; baz durumlarda bu so
runlar ylesine belirgindi ki birinci snf mhendislik dehalar
nn bunlar ngrmede neden baarsz olduklarn anlamak
imknsz. Lokomotifin olmay, atmosferik bir trenin src
snn, be kilometre uzaklkta bulunan pompalama istasyonun
daki operatre kyasla trenin hareketi zerinde daha az kont
role sahip olduu anlamna geliyordu. Silindirin havas boalt
lnca piston ileri doru frlyor ve tren srcs, hz kesmeye
ilikin herhangi bir mekanizmas bulunmayan trenin sratini
deitirebilmek iin ok fazla etkili olmayan frenleme sistemine
bal kalmak zorunda kalyordu. Atmosferik trenlerin harekete
geirilmesi, durdurulmas ve hat deitirmesi de byk sorun
lar karyordu. Ayrca, karayolu trafiinin, atmosferik hattn
kntl silindirinin zerinden getii hemzemin geitler de
baka sorunlar yaratyordu.
Teoride hava pompalarnn altrlmasnn, trenin istasyo
na varmasndan nceki -be dakika ile snrlandrlmasmn
yakt sarfiyatn azaltmas bekleniyordu. Oysa o zamanlardaki
telsiz telgraf sistemi, henz, pompalama istasyonlarnn nce
den dzenlenmi bir izelgeyi aksatmayacak biimde alma
sn olanakl klacak denli kusursuz deildi. Trenin ge kalmas
durumunda pompalar, normalde varsaylan be dakikalk sre
den ok daha fazla alyorlard, bu yzden yakt sarfiyat da
azaltlamyordu. En ar ve kalc mekanik sorunlar, silindirin
zerine uzunlamasna yerletirilmi olan valfn bakm srasnda
ortaya kyordu. Saatte seksen veya yz kilometre hzla giden
trenlerde valfn bu kadar abuk alp kapatlmas valfn sk sk
bozulmasna veya krlmasna neden oluyordu. Souk havalar
da valf donuyor ve kullanlamyordu; scak havalarda ise valf
sktrmak iin kullanlan yal bileik eriyordu. Yal hava
larda ise ak duran valfn iine su szyor ve hattn trafie al
masndan nce silindirin iindeki sularn temizlenmesi gereki
yordu.

280

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

Bir btn olarak atmosferik sistemin tmnde bulunan ve


daha en batan fark edilmesi gereken byk kusurun, yuka
rda szn ettiimiz eksiklere eklenmesi gerekiyor. Bunlardan
birincisi, atmosferik hattn bir pompalama istasyonlar zincirine
bal olmasdr. Eer bu istasyonlardan birinde bir aksaklk
kacak olursa tm hattn kapatlmas gerekiyordu; almayan
pompay es gemek imknszd. kincisi, hattn tek ynl akla
snrl oluudur. Pompalama sistemi, ayn anda iki ynl ula
m salayamyordu, bunu salamak iin birincisine paralel bir
ikinci hat kurulmas ok pahalya mal olacakt. ncs, yol
cu miktarnn artmas durumunda hattn kolaylkla yenilenmesi
sz konusu deildi. Oysa buharl demiryolu sisteminde daha
fazla vagonu ekebilecek daha byk bir lokomotifin eklenmesi
yeterliydi. Atmosferik demiryolu sisteminde enerji yalnzca, a
p daha byk olan bir silindirin sisteme yerletirilmesi, daha
gl buhar makinelerinin eklenmesi ve pompalama istasyonla
rna daha byk kapasiteli hava pompalarnn kurulmasyla art
trlabilirdi.
Peki ama, bu kadar ok mhendis, i adam ve yatrmc na
sl olup da bu kusurlar gzard etmi ve yeni atmosferik hatlar
yaplmasn neren ateli planlarn ne kartmlard? Kuku
suz, bu sorunun yant, irdelemeye altmz geici heveslerle
ilikilidir. O dnemlerde geici bir hevese kaplan kiiler, at
mosferik demiryolu sisteminin olumsuz ynlerini grmeyi ba
aramamlard. Brunel ve atmosferik sistemi destekleyen dier
kiiler, teknik sorunlarn bir ekilde zleceine inanyorlard
ama sorunlar asla alamad.
N kleer t k ili Tatlar
Ulam, teknolojik modalarn aratrlmas asndan zengin bir
kaynaktr. Tpk ilk demiryolu sistemlerine ynelik ilginin, at
mosferik demiryolu sistemini ortaya karmas gibi ilk uaklar
da, kiisel ulam iin tasarlanan uaklara ynelik bir ilginin
uyanmasna yol amtr. ABDnin havacla delicesine tutul

G eorge Basalla 281

duu zamanlarn dorua vard yllarda (1900-1950 aras) fi


yat, emniyet ve gvenirlik asndan aynen aile arabalarna ben
zeyen bir aile hava tat yaplmas ynnde dnceler vard.
ehirlemenin merkezden darya doru yaylmas asndan
bakldnda bu, her garajda bir uak, ehir merkezinde yaa
yanlar iin de her apartman atsnda bir helikopter anlamna
geliyordu.
1926 ylnda Henry Ford, bazlarnn Fordun uan oto
mobili diye adlandrdklar bir uan iml edilmesi almala
rna baladnda hayal de geree yaklamaya balam gr
nyordu. 1930larda Federal Hava Ticareti Brosu, tpk oto
mobiller gibi seri retileceini umduu bir uak prototipinin
tasarmn finanse ederek bu geici modaya katkda bulundu.
Bu prototiplerden biri olan Plymacoupe, bir Plymouth otomo
bil motoruyla alyordu. II. Dnya Sava, bu tr denemelere
son verdi; ama sava sona erdiinde hava arabasnn ABDde
yaygnlaaca inanc etkisini korudu. malatlar, ok ksa bir
sre sonra gkyznn hem karada hem de havada gidebilen
Skycar, Airphibian, Convaircar veya Aerocar gibi tatlarla do
lacana sz verdiler.
Ne var ki bunlarn hibiri gereklemedi. Kiisel uak, oto
mobil ile kyaslandnda pahal, tehlikeli ve elverisiz bir ula
m arac olmaya devam ediyor. nsanlar, savatan sonraki d
nemlerde gkyzne ulatlar ama bunu kiisel uaklarla yap
madlar. Byk kurulular iin alan pilotlarn ve personelin
kulland ve hizmet verdii byk uaklarda yolculuk ettiler.
Ancak kiisel uaklara ynelik aray ne kadar bo olursa ol
sun asla, II. Dnya Savan izleyen on yllk dnem boyunca
ABDde ortaya kan nkleer itkili tat modas kadar anlamsz
bir aba deildi. Nkleer itkili tat furyasnn balamasndan
nce Federal hkmet, nkleer roketler ve uaklar iin milyar
larca dolar ve tek bir nkleer ticaret gemisi iin de yz milyon
dolarn zerinde para harcamt.

282

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

Bir bezelye tanesi kadar kk bir uranyum paracnn,


bir yk katarn aya gtrmek iin yeterli enerjiyi ieriyor olu
u, uzun bir sre boyunca atom enerjisi mitinin geleneksel te
malarndan biri olmutu. Bu, gereklikten uzak gibi grnebi
lir, ama atom enerjili tatlarn ok ok az yakt harcayarak s
nrsz ulam imkn salayaca ynnde bir varsaym da her
zaman iin mevcuttur. yle grnyordu ki, II. Dnya Sava
srasnda kaydedilen teknolojik gelimeler, bu tahminlerin ger
eklemesini mmkn klacakt. Eer Manhattan Projesinde
olduu gibi jet motoru teknolojisi ile atom silahlar teknolojisi
birletirilebilirse kara, hava ve deniz ulam kkl bir devrim
geirmi olacakt. En azndan nkleer enerjiye hevesli kiilerin
inand ey buydu.
1950li ve 19601 yllarda, geleneksel teknolojiye alternatif
bir nkleer teknolojinin her zaman daha stn olduuna ikna
edilen hevesli kiiler, nkleer enerjiyle alan roketler planlan
mas ve yaplmas iin hkmet deneinden iki milyar dolarn
zerinde para topladlar. Aslnda bu roketler, itkinin reaktrn
iindeki havann snmasyla ve daha sonra bir roket nozolu ka
nalyla dar atlmasyla elde edildii uan reaktrler olacaklar
d. Nkleer roketler, ayn byklkteki kimyasal bir roketten
daha fazla itki retecek ve daha uzun mesafe kat edebilecekti.
1958de Rus uzay mekii Sputnikin frlatlmas, nkleer roket
yapmclarnn yeni bir sav ne srmelerine yol at. Bu sava
gre ABD, Nkleer Uzay ana giren ilk lke olursa kaybet
tii prestiji yeniden kazanabilecekti. Ksacas yalnzca nkleer
roketler, Amerikallarn Ruslarn kimyasal roket stnlnn
alt edilmesini salayabilirdi. Pluto, Rover ve Poodle adlar altnda
balatlan projelerle birlikte nkleer itkili roketler gelitirilmeye
alld. Sonunda 1972 ylnda Atom Enerji Komisyonu, bu
projelere parasal destek salamaktan vazgemeye karar verdi,
nk radyoaktif egzoz gazlarn ntralize etmenin yolu yoktu.
Frlatlma srasnda yere veya uu srasnda da atmosfere
radyoaktif maddeler yayan ak ulu bir reaktrn, dourduu

G eorge Basalla 283

sorunlarn ciddiyetini deerlendirmek iin kiinin ille de ei


timli bir mhendis olmas gerekmez. Roket hi kukusuz, frla
tldktan sonra da havada kalacaktr! Eer roket frlatlma sra
snda veya frlatldktan sonra yeryzne arpp paralanrsa
reaktr, felakete yol aacak lde radyoaktiviteye neden ola
caktr.
Atom silhlar tasarmcs Theodore Taylor ve fiziki Freeman J. Dyson, uzay itkisine ilikin olduka farkl ama ayn l
de de tehlikeli bir yaklam nerdiler. Daha sonra, saatte yz
elli bin kilometrelik bir hzla uzayda hareket etme kapasitesine
sahip bir tatn plann gelitirdiler. Uzay gemisinin arkasnda
ksa bir uzaklkta bulunan ve enerjileri tatn arkasna eklenmi
ok byk bir itme levhasna kar yneltilmi bir dizi nkleer
bombann patlamasyla hz salanacak ve korunacakt. Byle
likle patlayan bombalar, uzay gemisini Gne sistemimizdeki
en uzak gezegenlere doru frlatacakt.
Orion Projesi (ekil VI.2.) ad verilen bu lgn tasar, yedi
yldan daha uzun bir sre boyunca (1958-65) hkmetin yal
nzca on milyon dolar harcamasna neden olmutu. Orion ta
sarm ekibi, nkleer silahlarn d uzaya yerletirilmesinin ve
yeryz atmosferinin zehirli serpintilerle kirletilmesinin biyolo
jik ve ahlki sonularna titizlikle yaklamlard. Dyson, yirmi
yl sonra, anlarnda (1979) Orion gemisinin, evrende arkasn
da radyoaktif pislik brakarak ilerleyen kirli bir mahlk ola
can kabul etti.2
Nkleer itki tutkunlarn byleyen bir baka atom zmbr
ts da, nkleer uakt. II. Dnya Savann sona ermesinden
ksa bir sre sonra, bombardman uaklarnn yeryznde her
hangi bir hedefi vurmalarn salayacak ve tekrar yakt harcamakszn havalandklar sse geri dnmelerini mmkn klacak
bir reaktr itki birimi yaplmas iin almalar balad. Sonun
da 1961 ylnda bu proje durdurulduunda bir milyar dolarn
2 Freeman Dyson, Disturbing the universe (Evreni Altst Etmek; New
York, 1979), s. 115.

284

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

zerinde para harcanm bulunuyordu; nkleer uan gerek


lemesi ise, 1948de olduundan daha ileri bir noktaya ulama
mt. Bir kez daha, alamaz ama en batan belirgin olan so
runlar sz konusuydu.

ekil VI.2. Orion uzay tatnn kavramsal tasarm. On metrik ton TNT
ye edeer bir patlama gcne sahip kk nkleer bombacklar, itici
platformun arkasnda bir il on saniyelik dzenli aralklarla patlyordu.
Patlamalarla salanan itme kuvveti, su soutmal yaylar araclyla tata
aktarlyordu. Kaynak: Atom Enerjisi Karma Komisyonu, Nuclear energy
for space propulsion and auxiliary pow er (Uzay itkisi ve Yardmc G
iin Kullanlan Nkleer Enerji; Washington, D.C., 1961), s. 277.

Bir nkleer jet g santrali iki biimde tasarlanabilir. Birincisi,


tpk nkleer roketlerde kullanlana benzeyen dorudan ev

G eorge Basalla 285

rimli motordur. Bu motorda hava, reaktrn yakt elemanlarn


dan dorudan temas ederek stlr. Alternatif bir yaklam ise,
dolayl evrimdir; bu sistemde arac bir madde (rnein sv
sodyum), sy yakt elemanlarndan havaya aktarr. Bu tip bir
santral, kirlenmeyi nemli lde azaltr; ama her iki reaktr
tipi de, s ve nmn birlemi gcne kar dayankl ve an
maya direnli tamamen yeni metal alamlara ihtiya duyar.
Reaktrn malzeme sorunu zlm olsayd bile, doru
korunum sorunu varln koruyacakt. Nkleer roketlerde pilot
bulunmuyordu, dolaysyla reaktr korumaya da gerek yoktu.
Ama nkleer bir uakta mrettebatn, motorun yayd youn
radyasyondan korunmas zorunludur. ok byk miktarlarda
su veya kurun etkili bir koruma salayacakt belki, ama ayn
zamanda uaa da haddinden fazla arlk yklenmi olacakt.
Bu durumda ne yaplmas gerekiyordu? Uak sponsorlarna
gre, nkleer uaklarn uurulmasyla, yal kiilerden oluan
bir mrettebat grevlendirilecekti, nk yallar, radyasyonun
neden olduu genetik hasar ocuklarna geirme olasl en az
olan kiilerdi. Ne olursa olsun aratrmaclar, ne koruma ne de
reaktrn malzeme sorununu zebildiler ve sonuta nkleer
uak havalanmay asla baaramad.
ABD hkmetinin parasal destek salad son nkleer ula
m tat olan ticaret gemisi, tam anlamyla teknolojik bir fiyas
ko saylmazd. Denizcilik alanna nkleer itkiyi getirmeyi ama
layan bu nc aba, Bakan Eisenhowerin Bar iin Atom a
basnn paras olarak grlyordu. Proje danmanlar, prog
ramn ieriini belirlemek iin denizaltlarn nkleer teknoloji
sinin bir yk gemisine uyarlanmasnn en iyi yol olduu konu
sunda gr birliine varmlard. Bunu gz nnde bulundu
ran Bakan Eisenhower, 30 Temmuz 1956 tarihinde N S.
Savannahm yaplmas iin yetki verdi. Bu gemi, atom enerjisi
nin barl amalarla kullanlmasnn sembol ve nkleer ener
jiyle alan gemilerden oluan bir filonun prototipi olacakt.
Geminin yapm aamasnda meydana gelen bir takm aksaklk

286

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

lar ile yanl ve gereksiz harcamalardan sonra 31 Ocak 1963


tarihinde Savannah, nihayet ilk seferine kmaya hazrd.
Savannah, ilk seferini izleyen on yllk sre boyunca dnya
nn eitli lkelerine yk ve yolcu tamay srdrd. Geminin
reaktr alyordu; ama ekonomik glkler sz konusuydu.
Balangta kendisine 34,9 milyon dolar bte ayrlan Savan
nah'm toplam gideri 100 milyon dolar amt. Ayrca yk ta
ycs olarak kayplarnn karlanmas iin her yl 3 milyon do
larlk ek bir harcama yaplmas gerekiyordu. Kazan asndan
bir deerlendirme yapldnda ise geminin, ilk sekiz yl boyun
ca yapt seferlerden 11 milyon dolar kazanld grlebilir.
Tpk Shippingport retim santralinde olduu gibi nkleer al
ternatifin, bir kez daha ok pahal olduu aklk kazanmt.
Gerekten de maliyeti ylesine yksekti ki vaadedilen nkleer
ticaret gemisi filosunun hayata geirilmesi asla mmkn olmad.
Gerektiinde uzun sre yakt almakszn ak denizde kala
bilen sava gemileri, geleneksel hava tatlarna kyasla daha
avantajldr. Ama ayn durum ticaret gemileri iin geerli deil
dir. Yk gemilerinin srekli olarak bir limandan dierine gidip
gelmesi gerekir. Gemilere ykleme ve boaltma yaplrken yakt
ikmali de yaplabilir. Ama limana uramakszn denizde kalma
kapasitesine sahip bir yk gemisinin yaplmas iin bunun hi
bir nemi yoktur.
Sonuta Savannah, Eyll 1971de Texas, Galvestonda ebe
d istirahatghma ekildi. Barl atomun sembol olarak yap
lan Savannah, bugn, yzyl ortasnda Amerikada bylesine
egzotik ve pahal bir ekilde yeeren nkleer itkili tat modas
nn hatras olarak saklanyor.
Gnmz teknolojisinin dier ynlerinin, geici modalarn
etkisinden belli lde uzak kald sonucunu karmak yanl
olacaktr. Geici tutkular ve modalar, birbiriyle yaran yeni
teknolojik olaslklar arasndan ayklama yapma aralarndan
biri olarak, en azndan Rnesanstan beri ilev grmektedir. D

G eorge Basalla 287

nmeksizin kucak atmz yeni modalarn farkna varmak tansa gemie ait modalar saptamak kukusuz daha kolaydr.
1980lerin ortalarnda yaanan kiisel bilgisayar furyas,
balangta ksa mrl ve baz bilgisayar reticilerinin pahal
tutkusu olarak grlyordu. Bu makineleri, mal kaytlarn tut
mak, ocuklarn eitmek ve ailelerinin geleceini planlamak
amacyla kullanmas beklenen mteriler, sonuta kendilerini
elektronik oyunlara kaptrdlar; bu ksa srede yenilii, zevki ve
heyecan biten bir etkinlikti. Ksacas balangta yeni bir tek
nolojik an habercisi olarak sahneye kan bir bulu, sonuta,
gelitirilmesi iin milyarlarca dolar yatrm olan firmalar iflas
etme tehlikesiyle yz yze brakan artc bir baarszla d
nt.

Kullanmdan Kalkma ve Neslin Tkenmesi


catlarn kkenlerini aratrmak, tarihiler arasnda yaygn olan
ok eski bir eilimdir; ama nedense icatlarn kullanmdan kalk
mas ve nesillerinin tkenmesiyle fazla ilgilenilmez. Bu yzden,
teknolojik yenilik kaynaklar ve yeni rnlerin ayklanma bi
imleri hakknda ok fazla ey bilmemize ramen kltrn,
kendisine imdiye dek iyi hizmet vermi rnleri elinden kar
mas veya kullanmdan kaldrmas sreci hakknda bildiklerimiz
snrldr.
Bir kltrn rnlerin kullanmna son vermesi srecinin
karmakl, ngiliz antropolog W. H. R. Riversn Okyanusya
da kimi adalarda ilevsel nesnelerin ortadan yok olmasna ili
kin yapt aratrmada ayrntl ve gzel bir biimde aklan
mtr. Kullanmna son verilen rnler (kano, anak mlek,
ok ve yay) Gney Denizi adalarnn kltrlerinde kesinlikle
marjinal bir konuma itilmediler; ama edeer ileve sahip Batl
stn rnler de (deniz motoru, fabrika imli anak mlek
ve tfek) bunlarn yerini almad.
Okyanus adalarnda kullanlan bu rnlerin nesillerinin t
kenmesini, anszn meydana gelen ve gerekli hammaddeleri yok

288 Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

eden veya zanaatlarn lmne neden olan bir doal afetin


sonucu gibi basit bir aklamayla geitirenleyiz. Szgelimi ka
no rneini ele aldmzda adalarda bol miktarda aa bulun
duunu grrz. Bununla beraber usta kano yapclarnn, ar
kalarnda kano sanat geleneini srdrecek birilerini brakma
dan ldklerine ilikin kantlar bulunmaktadr. Kano sanat,
bysel ve dinsel ayinlerle yakndan balantl olduu iin Rivers, kano yapmnn sona ermesinin tinsel gcn ya da zgn
adyla mananm yitirilmesiyle aklanabileceini ne srer. Yani
Riversa gre kano yapmna son veren teknik rekabetin azal
mas deil, mananm yitirilmesidir.
mlekiliin yok olmas ise anlalmas daha zor bir r
nektir. Adalarn hepsinde yeterli miktarda hammadde bulun
masnn yan sra blgede bol miktarda mleki kili de vardr
ve yaplan kazlarda eski mezar alanlarnda mleklere rastlanmaktadr; ama yine de gnmz ada sakinleri, mlekilik sa
natna son vermilerdir. Anlalan en iyi aklamay toplumsal
etkenler sunuyor. Eer anak mlek yapm birka kabile ile
kstl olup retilen mlekler kabile-d ticaret amacyla satl
yor olsayd, savalar ve salgn hastalklar yznden bu kabilele
rin ortadan yok olmas, anak mlek retiminin ve datm
nn da sona ermesine neden olacakt. Tpk kano rneinde ol
duu gibi becerinin veya ustaln yitirilii de, anak mlein
geni bir alanda ortadan kaybolmasna ilikin olas bir aklama
olarak kabul edilemez.
Ok ve yay, Okyanusyada asla tmyle yok olmamtr; bu
na karn, birincil asker silah olarak kullanlmak yerine nian
clk egzersizi yapmak veya san, ku vd. hayvanlar vurmak
gibi deersiz kullanmlara indirgenmitir. Savalarda ok ve ya
yn yerini tahta sopalar almtr ki bu, ok ve yayn kullanmdan
kalkmasnn, yeni savama stratejileriyle, savan amalarnda
farkl bir bak asnn ortaya kmasyla veya sava lmlerine
ynelik deien tavrlarla ilikili olabileceini gstermektedir.

G eorge Basalla 289

Modern Batl bir perspektiften bakldnda ok ve yay, a


nak mlek ve kano, endstri ncesi toplumlarn hayat ve re
fah asndan mutlaka gerekli olan ilevsel nesnelerdir. Bunun
la beraber, Gney Pasifik adalarnn baz sakinleri o dnemler
de bu deerlendirmeye katlmayabilirlerdi. yleyse Gney Pa
sifikte yaayanlarn, bu n kullanm d brakmalarnn ne
deni, ellerinde daha iyi bir alternatifin bulunmay deil bu
rnlerin, daha gl toplumsal ve kltrel deerlerle atma
iinde oluuydu.
Bir rnn neslinin sona ermesi, icatlarn ortaya kndan
ve bunu izleyen ayklanma ve oaltma srecinden bamsz
olarak dnlemez. cat etme, oaltma ve kullanmdan kal
drma, maddi kltr kuramcs George Kublere gre, insan
rn olan kurmaca dnyaya ve bu dnyann nasl deitiine
ilikin daha iyi bir anlayn gelitirilmesi asndan eit neme
sahip konulardr. cat etme duraan rutini krar, oalma icada
yaygn olarak ulalmasn mmkn klar ve kullanmdan kal
drma da icat edilecek yeni eylerin gelecekte kltrde yer al
masn garantiler. Varl endstriyel toplumlarda daha iyi bel
gelenen i ie gemi bu halka, endstri ncesi toplumlarda da
iyi ilerlik gsterir.
Endstri ncesi toplumlarda youn bir rn eitliliinin
eksik oluu ve teknik ilerleme dncesinin bulunmay y
znden, geleneksel rnlerin belleklerde kalma gcnn yk
sek olduu ve buna bal olarak mrlerinin veya sreklilikleri
nin de uzun olduu varsaymnda bulunabiliriz. Grece daha
az nesnenin retimine ok fazla aba harcanan bir kltrde bo
zulan eyleri yitirmemeye ve onarmaya, mevcut olanaklarla bireyler yapmaya ve genel olarak statkoyu korumaya ynelik bir
drt vardr. Denenmemi ve yeni olan bulma abas, yeni
rnler retmeye ok fazla zaman ve enerji ayrlmas gereken
bu tr ortamlarda pek de cazip deildir. Bireyler icat etmek
tense mevcut rnlerle yetinmek ok daha kolay olduu iin de
geleneksel toplumlarda yeniliin greli eksiklii, yeni bir r-

290

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

nn yaratlmasnda yetersiz olmak yerine eski bir rnn kul


lanmdan kaldrlmas konusunda anlalabilir bir isteksizlie
bal olabilir.
ayet geleneksel toplumlarn rnlerini karakterize eden
ey, uzun mrl veya srekli olu zellii ise, yenilii tevik
eden, ilerleme doktrinini destekleyen ve bilimi gelitirerek uy
gulayan modern kltrlerde bulmay umduumuz ey de, ksa
mrlle ynelik bir eilim olabilir. 20. yzyln ilk yarsnda
evrim geiren seri retim tekniklerinin de bu gl etkene
eklenmesi gerekir. Seri retim, bir kullan-at kltr yarata
rak bireysel rnlerin kullanmdan kaldrlmasna ve btn
rn snflarnn deimesine yol aar. Bu durum, seri retim
de yer alan kiilerin bir icad hzl bir ekilde oaltma ve paza
ra sunma konusundaki yetenekleriyle srekli hale getirilir. yle
ki bu, ayn anda hem yenilie ynelik iddetli bir arzuyu tatmin
eden, hem bir doygunluk hissi yaratan, hem de bir sonraki ye
nilik iin zemin hazrlayan bir etkinliktir. Bu sre, tpk oto
mobil modellerinin deimesinde sz konusu olduu gibi ou
durumda moda dzeyinde geliir; ama bu srecin etkisinin hi
bir ekilde yzeysel olmad kimi rneklere de rastlanmaktadr. Szgelimi yar-iletken endstrisinin dzenli olarak yeni ve
daha gl mikroipler yaratma yetenei, seri retim teknikleri
sayesinde olduka kolay bir hale getirilmitir.
Bir rn snf, bir dierinin yerini aldnda kullanmdan
kaldrlan rnler, sahneden hemen kaybolmazlar. Bir lye
kadar ayn ilevi yerine getiren farkl rn nesilleriyle rterek
bir sre iin varlklarn srdrrler. rnein 1920lerde ve
1930larda uaklar, havadan hafif tatlarn (zeplin veya ba
lonlar) yerini aldnda byle olmutu; 20. yzyl sonlarnda da
bylesine hzl bir ekilde bir dierini yerinden eden bilgisayar
nesilleriyle ayns yaanyor. Olay, sadece btn irketlerin der
hal en son kan bilgisayar satn almasyla snrl kalmyor, yeni
bilgisayar satn alndnda eski modeller kullanmdan kaldrl
myor ve baka kullanclara devrediliyor.

George Basalla 291

Teknolojik evrim, evrimci biyologlarn ilgi alanna giren kit


lesel nesil tkenmeleri ile karlatrlabilecek herhangi bir un
sur iermez. Tarih, btn rn snflarna ilikin yaygn ve fela
ket niteliindeki her nesil tkenmesinin kaydn tutmaz. Uzak
toplumlarda veya ssz adalarda yerel dzeyde byle birey
meydana gelse bile bu durum deimez. Yalnzca bilim kurgu
da betimlenen kyamet anlatlarnda bir teknolojik uygarln
tmden yok olduunu ve daha eski, genellikle de Ta Devri ve
ya Ortaaa ait bir geliim aamasna geri dnmek zorunda
kaldn grebiliriz.
nsan rn nesnelerin kullanm d braklmalarnn dik
kate deer son zellii ise, Kublerin aralkl devam edi adn
verdii eydir. Kullanm d braklan bir rn, daha sonraki
bir tarihte yeniden canlanp eski konumuna dnebilir. Eski tek
nolojilerin, eitsel ve nostaljik amalarla mzeler tarafndan ka
stl olarak yeniden canlandrlmalar durumunu bir kenara b
rakacak olursak, kullanm d braklan baz rnlerin, farkl
toplumsal, ekonomik ve kltrel koullarda yeni bir hayata ba
lad kimi rnekler olduunu grrz. Szgelimi, Batda
elektrikli ve dizel motorlarla yerinden olan buharl lokomotifler,
inde geliimini srdrmtr. Gnmzde her gn yedi bin
buharl lokomotif faaliyet gstermekte ve ylda yz adet yeni
lokomotif iml edilmektedir. 1970lerdeki enerji krizinde yeni
den hayata dnen odun sobas ve gne enerjili stma yntem
leri, kullanmdan kaldrlan rnlerin daha sonraki bir tarihte
yeni bir hayata balamalarnn bir dier rneidir.
Aralkl devam edie ilikin daha etkileyici bir rnek ise,
tfein Japonyadaki yksdr. Avrupann ateli silahlar,
1543te Portekizliler tarafndan Japonyaya getirilmiti. Tfek
ler, savata kullanlmak zere hemen aykland ve usta Japon
zanaatlar ok miktarda tfek iml etmeye baladlar. 16. yz
yl sona erdiinde Japonyadaki tfek says, dnyann herhangi
baka bir lkesindekinden ok daha fazlayd. Ama ne olduysa

292

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

tfein yaygnlnn dorua ulat bir anda Japonlar, gelenek


sel silahlarna, yani klca, mzraa, ok ve yaya geri dndler.
Japonlarn tfekten vazgemelerinin (hatt bir anlamda bu
nu baarabilmelerinin) eitli nedenleri vard. Japonyann se
kin ve nfuzlu sava snf (samuraylar), klla savamay ter
cih etmiti. Japonlar iin kl, bir silah olarak ilevini aan sem
bolik, sanatsal ve kltrel deerlere sahipti. Savann kahra
manlk, eref ve stat dncelerini yanstyordu ve insan bede
ninin doru hareketlerini belirleyen estetik kuramlaryla iliki
liydi. te yandan tfek ise, bu zengin balantlardan yoksun
yabanc bir aletti. Sonuta, Japonyann bir ada lkesi olmasn
dan kaynaklanan kendine has konumu ve savalar ulusu olma
n, tfek kullanan komularla evrildii bir dnemde Japonla
rn sadakatle klca bal kalmasn olanakl kld.
Japonlar ateli silahlar resmen brakmadlar; 17. yzylda
hkmet yetkilileri, tfeki ustalarn kl ve zrh yapmna ve
ya daha gnlk kullanml maden eya imlatna dnmeye zor
layarak silah kullanmn ve retimini snrladlar. 18. yzyla
gelindiinde Japonyada arta kalan ateli silahlarn modas ge
miti ve kullanmlar byk lde azalmt. Japonlarn asker
teknolojisi ve stratejisi, temel silah olarak yeniden klca dn
mt.
Olaylar bu ekilde gelimeye devam ederken 1853te Tua
miral Matthew C. Perrynin ziyareti sonucu Japonyann, Bat
ya ve Batnn teknolojisine giden yolu alm oldu. 1876daki
son Tokugawa hkmdarnn istifa etmesini takiben, Batnn
davetsiz ziyaretine kar direni de kt. Japonlar, ateli silah
ve top imlatn yeniden hayata dndrdler ve ksa bir sre
sonra da modern bir orduya ve endstriyel gce sahip olma yo
lunda ilerlemeye baladlar.
Tfei byk bir hevesle barlarna bastktan ve ateli silah
teknolojisi konusunda olduka uzmanlatktan sonra yaptklar
her eyi rahatlkla bir kenara brakan Japonlar, kkl kltrel
deerlerin, pratik nemlerden nde gelebileceini kantlam

G eorge Basalla 293

oldular. Daha sonra, Batnn tevii ile ateli silahlarn yeniden


hayata dndrlmesi ise, birka yzyl nce kullanm d bra
klm olan bir rn kmesinin yeniden eski konumuna getiril
mesinin mmkn olduunu gsteriyordu. Her ey gz nne
alndnda bu, teknoloji tarihinde zel bir durum tekil eder.
ok nemli bir asker silahn terk edilmesi konusunda retici
bir ders olmann yan sra, aralkl devam edi ve bir nesli yok
etme srelerini, teknolojik yaylmay ve insan rn nesnele
rin ayklanmasn da etkileyici bir biimde aklamaktadr.

Alternatif Yollar
Japonlar, kltan vazgeip tfee sarldklarnda aslnda tekno
lojinin sunduu alternatif bir yolu izliyorlard. Bundan bir yz
yl sonra ABD, spersonik hava tatnn yaplmas iin parasal
destek salamaktan vazgetiinde de ayn durum sz konusuy
du. ABD, alternatif bir olasl, yani jumbo jetleri denemeyi
tercih etmiti. ounlukla teknolojik gelimenin dz, deimez
bir izgi izledii ve hibir aamada baka tercihlerin yaplama
d varsaylr. Bu bak as, hali hazrdaki teknolojik pratikle
ri snrlandrmaya ya da hi deilse eletirmeye ynelik her tr
abaya ilikin olarak verilen popler yantlarda kendisini aa
vurur. Bu tr durumlar sz konusu olduunda, teknolojik iler
lemenin nceden belirlenmi gidiatn durdurmann veya de
itirmenin imknsz olduunun belirtilmesine almzdr.
Teknolojik deiime ilikin evrimci bak as, teknolojik
keif ve kullanma ak olan yollarn eitlilii konusunda bizi
uyarr. Teknolojik yenilik kaynaklarn incelemek zere yapt
mz sorgulama, zellikle endstriyel toplumlarda halihazrda
birok alternatifin mevcut olduunu gsteriyor. nsan rn
nesnelerin ayklanmasna ilikin incelememiz de, verilen karar
larn keyf nitelikte olduu konusuna aklk kazandrmt. Bir
kez daha vurgulayacak olursak, neyin ayklandn belirleyen
ne biyolojik ne de ekonomik gereksinimdi. Aslnda kararlar,
byk lde ideoloji, militarizm, geici moda ve mevcut iyi

294

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

hayat anlaylar ile i ie gemi olan biyolojik ve ekonomik


gereksinim temelinde veriliyordu.
Biraz sonra ele alacamz rneklerde ise teknolojik evrimin
kollara ayrlma zellii zerinde duracaz. Kurmaca dnyann
grndnden daha baka olamayaca ynndeki yaygn ka
nya ramen matbaa makinesi, demiryolu ve benzinli motor r
neklerinde tamamen farkl tercihler yaplabilirdi. Bu tercihler,
ille de daha iyi bir dnyaya ulamamz salamayacaklard belki
ama, bir lde farkl olan fakat yine de yaanabilir bir dnya
yaratacaklard. Szn ettiimiz icatlarn de, Rnesans
sonras dneme aittir; dolaysyla yeni olular nedeniyle, sade
ce ortalama veya ksa bir devamllk sresine sahip rnler sz
konusu olduunda tercih yapmann mmkn olacan, uzun
mrl rnler alannda ise az sayda alternatif bulunduunu
ne srebiliriz. Bu nedenle ncelikle bu konuyu ele almamz
gerekiyor.
E l A letleri
El aletleri ok uzun mrldr, hatt bu aletlerin arasnda yer
alan temel bir alet (el testeresi), tasarm ve kullanm asndan
dikkate deer bir alternatif yol rnei tekil etmektedir. El tes
teresi, ta prototiplere bal bir alet olduu iin bilindik Bat
testere biimlerinin evrensel olduunu ve insanlarn, her yerde
tahtay Bat Avrupa ve Kuzey Amerikadaki biimiyle kestiini
varsaymak akla uygundur. Batda kullanlan testereler, tek elle
kavranan ve tabanca kabzasna benzeyen bir sapa sahiplerdir.
Testerenin dileri da dnk olduu iin kesme ilemi, aletin
ileri doru hareketiyle gerekleir. Roma dnemine kadar uza
nan bu kesme ynteminin nispeten yeni olduu sylenebilir.
Ayrca yaygn olarak kullanlan tahta kesme yntemi olmasnn
yan sra, sadece Batda tercih edilen bir uygulamadr. Dou
da kullanlan el testeresinin, bir veya iki elle tutulabilen dz,
tahta bir sap vardr. Bu tip testerelerin dileri, sapa doru eik

G eorge Basalla 295

olduu iin kesme ilemi, testerenin geriye doru ekilmesiyle


gerekleir.
Ancak burada, ters ynl hareketlerden daha fazla ey sz
konusudur. Aletler birbirinden tamamen farkldr. Douda
kullanlan testerenin sapnn dz oluu, kesme ileminde ba
n iki tarafnn kullanlmasn mmkn klar. Yani aletin bir
tarafnda ie doru dnk dier tarafnda da apraz diler bu
lunabilir.

, apraz diler
U

..................... T
lD
Dipp
Diler klyor

pH E

" \ e doru dnk diler

J.

Sap
Testerenin gvdesi

B
ekil VI.3. A. Ryoba-Nokogiri, bina yapmnda ve aa ilerinde kullan
lan standart Japon marangoz testeresi. B. Kullanm ekli gsterilen bir
Ryoba-Nokogiri. Testerenin sap iki elle kavranarak tahta damarlarndan
kesilebiliyor. Kaynak: Kip Mesirow ve Ron Herman, The care and use o f
Japanese woodworking tools (Japon Aa ileri Aletlerinin Bakm ve Kul
lanm; Woburn, Mass., 1975), s. 6,12.

296

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

Testerenin geriye doru ekilmesi ile ileri doru itilmesi arasn


da bir karlatrma yapacak olursak u sonula karlarz:
Testere ekilirken gerilim altnda bulunan elik, ileri doru iti
len ve bask uygulanan elikten daha gldr. te bu nedenle,
Douda kullanlan testere daha ince olabilir. Batda kullanlan
testerelerin kesici azlarnn, grece daha kaln olmas gerekir;
nk testerenin, diren gsteren bir tahtaya saplanabilmesi
iin aba sarfedilir. Testerenin kesici aznn ince oluu, kesi
len ksmn daha ince olmasn salar ve bylelikle tahtann, ta
laa dnerek ziyan olan ksmn kurtarr. Sonuta, iki testere
birbirinden ylesine farkldr ki bunlardan birini kullanmaya
alm olan bir kiinin, dierini kullanmay renmesi gerekir.
Dnyadaki el aletleri zerine yaplacak bir aratrma, kulla
nlan aletlerin ounun, ekme hareketli olduu sonucunu
aa vuracaktr. Szgelimi, inde ve Japonyada marangoz
rendesi, kesilecek yzey boyunca ileriye doru itilmektense, ge
riye doru ekilir (ekil VI.3.). Ayrca elimizdeki bulgular da,
yakn gemite Avrupallarm ve Amerikallarn bile ekmeli alet
leri byk lde kullandn gsteriyor (rnein, iki sapl aa
ba, kreki rendesi, sistire, keser ve sandalye oturaklarn
ekillendirmek iin kullanlan aletler gibi).
Sonu gayet ak. Eer aa ilerinin temel ilemlerini yeri
ne getirmek iin yaplm olan eski ve basit aletler, yeniden ta
sarlanarak bylesine farkl biimlerde kullanlabiliyorsa, en
dstriyel kltrlere ait daha karmak ve kullanl rn alter
natifleri bulacamz varsayabiliriz.
B lok Bask: D ou ve Bat
Portatif karakter kalplarnn kullanld basm teknii, Francis
Baconm yaad 17. yzyldan, medya kuramcs Marshall
McLuhann yaad 20. yzyla dein, Batl dnce ve hayat
tarzn biimlendiren byk glerden biri olarak grlm ve
vlmtr. Bununla beraber bu yaygn kanya kar kld
da olur. Szgelimi iktisat tarihisi David S. Landes, Guten-

G eorge Basa lla

297

bergin buluunun ate ve tekerlekle edeer tutulmas konu


sunda tereddt etmi ve ancak mekanik saatle birlikte ikinci bir
kategoriye yerletirilmesine raz olmutu. Genelde matbaa maki
nesine bylesine byk bir nem atfedilmesinin altnda yatan
neden ise, u ncldr: Batda veya dier yerlerde bilginin ya
ylmas tipografiye (matbaaclk) baldr ve basm teknolojisi
nin baka hibir alternatifi yoktur.
Gutenbergin baarsna yol aan olaylarn tarihi, genellikle
birazdan anlatlaca gibi sunulur ve yorumlanr. Bir metni bas
mak iin hzl bir ekilde monte edilebilen dkme metal harf
(veya karakter) kalplarnn bulunmasndan nce, yazl metin
iki yntemle oaltlyordu; ama bunlarn ikisi de yetersizdi.
Metinler ya uzun, yorucu ve hata yapmaya meyilli bir etkinlik
olan elle yazma yntemi ile yazclar tarafndan oaltlyordu
ya da tm bir sayfa, dz tahta bir blok zerine oyularak bunun
mrekkep basks alnyordu. Sebatla srdrlen tahta bloklu
basmclk (ksilografi) sayesinde birden fazla kopya alnabili
yordu; ama bu yntemin en byk kusuru, her sayfann tek bir
bloa sral bir ekilde zenle oyulmak zorunda oluuydu. Bu
yzden, blok baskl kitaplar pahal oluyordu ve baslmalar
uzun zaman alyordu. Yani, bilginin geni bir okuyucu kitlesine
iletilmesi asndan kullanl deillerdi. Seri retim tekniiyle
gerekletirilen tipografide ise, belirli bir metnin baslmas iin
bir araya getirilen ve bask ilemi tamamlandnda sklebilen
portatif karakter kalplar kullanlyordu. Ksilografi ve tipografi
arasnda ylesine yakn bir iliki vard ki ilk portatif harf kalp
larnn, tahta bloklardan kesilerek alman kabartma harfler olma
olasl olduka yksektir. Baskclk tarihinin bilindik yks
n u ekilde sonulandralm: Tahta bloklu basm, teknolojik
adan ikinci sradayd belki ama, geni kltrel etkilere sahip
olacak portatif harf kalplarna giden yolu aan da yine o ol
mutu.
Aslnda, in deneyiminden ortaya kan olgular kmesi ok
farkl olmasayd, tahta bloklu basmclk, tipografinin gsz

298

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

bir alternatifi olarak grlecekti. Douda bir basm ve dnce


devriminin ateini yakan, tahta bloklu basmclk, yani ksilografi olmutu; tipografi ise, denenmi ve ierdii kusurlardan t
r bir kenara braklmt. MS 8. yzyla ait bir in icad olan
blok bask, iki yzyl sonra 953 tarihinde Konfys Klasik
lerinin baslmasyla birlikte nem kazand. 130 ciltlik bu yapt,
Konfys klliyat oluturarak bu klliyatn in edebiyat ve
dnce tarihinin merkezine getirilmesini salad. Basl sayfa
lar araclyla Konfysln yaylmas, klasiklerin re
nilmesine ynelik bir ilginin uyanmasn krklemitir ve Rne
sans Avrupasnda Yunan ve Roma klasiklerinin canlanmas ile
kyaslanabilecek bir olgudur.
inin basm rnesans, hem dnyev hem de resm konular
kapsayan geni bir alanda ve byk lekte baslan blok kitap
larla bir tahta bloklu basm rnesans olmutu. Deneme ve iir
koleksiyonlar ile tp, botanik ve tarma ilikin teknik-bilimsel
incelemelerin yan sra hanedanlk tarihleri, yazn klasiklerinin
eletirileri, szlkler, ansiklopediler ve yerel tarihlerle ilgili ki
taplar baslmt. Baz durumlarda da ok byk basm projele
rine giriilmiti. Tripitaka adyla bilinen ve btn Budist reti
lerin 130.000 sayfa ieren 5048 ciltlik bir seride bir araya top
land dev yapt, 972 ve 983 yllar arasnda baslmt. Bu se
ride her bir sayfa, tek bir tahta blok zerine oyularak kaznmt.
960 ile 1368 yllar arasnda drt yz yl boyunca baslm
olan blok baskl kitaplar, inlilerin kitap yapma hnerlerinin
esiz rnekleridir. in kitap sanatl, 15. yzylda biraz durgunlamt; bununla beraber, baslan kitap says artmaya de
vam ediyordu. Gnmz in matbaacl otoriteleri, 1500 yl
kadar eski bir tarihte bile inde basl olan kitap saysnn,
dnyann geri kalanndan ok daha fazla olduunu ne sr
yorlar. Bunun ar muhafazakr bir tatmin olduunu dnen
baz otoriteler ise, in matbaaclnn 1700 veya 1800 ylna
dein dnyay geride brakm olduunu sylyorlar.

G eorge Basalla 299

Tipografi almalar inde 11. yzylda balad. Balang


ta harfler yumuak kil paralar zerine kaznyor, daha sonra
da frnlanarak sertletiriliyordu. Tahta kalplar inde 13. yz
yl boyunca denenmiti; Koreliler de, 1403te basm iin dkme
metal harfler kullanmlard. Bu giriimlere ramen tipografi,
Douda yaygn olarak uygulamaya geirilememiti. Dier ta
raftan 16. yzyla gelindiinde Avrupallar, yaygn basm tekni
inin tahta bloklu basm olduunu anlamlard. Tipografi, 19.
yzylda Batklar tarafndan doduu topraklara yeniden geti
rilmiti.
Peki ama, tipografinin Douda kesin biimde reddediliini
nasl aklayabiliriz? Bu soruya verilen ikili yant, estetik ile pra
tii birletirir. Tipografik kitaplar, bir sanat tarz olarak, tahta
bloklu yntemle baslan kitaplarn mkemmelliine asla ulaa
mamtr. Bu farkllk, kaligrafi ile bir sanat olarak uraan ve
kitap tasarmlarnn nanslarna kar duyarl yaklaan kiilere
ok ey ifade ediyordu. Uygulama asndan tipografiyi benim
seyen kiiler, basm iini gerekletirirken en azndan be bin
farkl in harfiyle uramak zorunda kalyorlard ki bu, tipog
rafinin Douda yaygnlamasn nleyen sorunlarn kaynayd.
Tahta bloklarn kazlarak kabartma harflerin hazrlanmas
iin harcanmas gereken zaman ve emek, hl rahatsz edici bir
sorun olarak varln korumaktadr. Gnmzde yaayan bir
matbaaclk rencisi, 13 santime 18 santimlik tek bir sayfann
oyulmas iini bir tahta oymacsna verir. Oymacnn, ii tamam
lamak iin otuz, otuz be saat kadar almas gerekir. Oysa
16. yzylda ine misyoner olarak gnderilen ve Batl matba
aclk tekniklerini yakndan tanyan Matteo Ricci, inli bir za
naatnn tek bir yapra oyarak baskya hazrlamasnn, hemen
hemen Avrupal bir dizgicinin metal kalplarla karlkl iki say
fay baskya hazrlamasyla ayn sreyi aldn bildirmiti. Riccinin gzlemlerinin de destekledii gibi, yzyllar boyunca
byk in mparatorluunda milyonlarca blok baskl kitap ba
slm ve datlmt.

300

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

Matbaacla ilikin genel kanya bu blmn banda de


inmitik. Bu aklama, portatif harf kalplarnn icat edilmesini
tevik eden unsurlardan birinin, tahta kalplarn hazrlanmasn
da karlalan glk olduunu ne srmt. Bundan iki
farkl sonu karabiliriz: Tahta kalpl matbaaclk, Batda Gutenbergten nce yaygnlamtr; tipografiden nce baslan ki
taplar, Avrupa ktphanelerinde ve mzelerinde hl mevcut
tur. Buna karn, elimizdeki en salam verilere gre Batda
Gutenberg ncesi dneme ait hibir blok baskl kitap yoktur.
Tahta bloklu matbaaclkla baslan ilk kitap rnekleri, 1460
ylndan kalmadr, yani portatif harf kalplarnn icat edildii
sylenen tarihten yirmi yl sonrasna aittir. Ayrca Avrupada
blok baskl kitaplarn basmna yaklak yz yl boyunca devam
edilmitir.
Tahta bloklu basmclk Batda byk lde gelimemi bir
teknoloji olarak kald. Dnceleri kitlelere ulatrmak yerine,
ncil yklerini yaygnlatrmak, basit ahlk masallarn anlat
mak, dualar yeniden basmak ve gramer esaslarn zetlemek
amacyla kullanld. Tahta bloklarla baslan kitaplar Douda,
kitap yapm sanatnn en ince rnekleri olarak grlrken, Batda kabaca baslm ve resimlendirilmi, ucuz ve genellikle k
sa kitaplardan oluur. Avrupada bu yntemle baslm en uzun
kitap, doksan iki yapraktr ve her yaprak nl arkal olarak ba
slmtr.
Tahta bloklu matbaaclk alannda Dou ve Bat arasnda
ortaya kan byk farkllama, iki blgenin yaz dilleri kapsa
mnda aklanamaz. Eer inli sanatlar, olduka kaliteli ki
taplar basmak iin be bin civarnda karmakark ideogram
oymay baarabildilerse Avrupal sanatlar, alfabelerinin yirmi
alt basit harfini bylesi bir yetkinlik ve ustalkla oymay neden
renemediler? Tahta bloklu basmcln Avrupada neden
bylesine az nemsendiini anlamaktansa, inlilerin niin tipog
rafiden uzak kaldklarnn anlalmas daha kolay grnyor.

G eorge Basalla 301

Tahta bloklu basmclk, Batda az sayda uzmanla snrl,


anlalmas zor bir konu olarak kalmtr. Tahta bloklu basm
cla ilikin genel anlaylar gelitirilmesi, tipografiyi evrele
yen mitlerle ve inin tahta bloklu basmclk baarlarnn Bat
tarafndan ihmal edilmesiyle nlenmektedir. Teknolojik bir ba
k asyla bakldnda en azndan tek birey kesin grnyor:
Tahta bloklu basmclk tekniinin rn olan kitaplar, tpk
Sung Hanedanl dneminde olduu gibi Rnesans Avrupas
nn ihtiyalarn da karlayabilirdi. Ama bu, Batnn tipografiyi
asla benimsemeyecei anlamna gelmez. fade etmeye alt
mz ey, tahta bloklu basmcln Batya kesinlikle yzyllar
boyunca hizmet edebilecek yaayabilir bir alternatif olduudur.
Kanallara Karg D em iryollar
Gazeteciler, iktisatlar ve tarihiler, 1840 ile 1960 yllar ara
snda, 19. yzyl Amerikasnda ekonomik bymeyi belirleyen
en nemli eyin, demiryolu olduunu ne srdler. Demiryolu
devriminin sorumlu tutulduu gelimelerin unlar olduu var
sayld: Tarmn Batdaki geliimi, modern ibirliinin douu
ve ekillenmesi, endstrinin gelimesi ve mevkilenii, ehirle
me kalplarnn kurulmas ve lkenin temel blgeleri arasnda
ticaretin yaplanmas. yle ki 1891de Union Pacific demiryolu
bakan Sidney Dillon, Amerikan halknn refahnn lkenin de
miryolu sistemine bal olduunu ne srebilmiti. Dillon yle
sylyordu: Demiryolu sisteminin ortadan kalkmas duru
munda lkedeki her erkek, kadn ve ocuk, hibir hayal gc
nn tasavvur edemeyecei denli byk bir sknt iine de
cektir.3 Bundan yetmi yl sonra iktisat tarihisi Robert W.
Fogel, tasavvur edilemez olan eyi yapmaya cret etti ve 19.
yzyl Amerikasndan demiryolu sistemini kaldrarak bunun
sonularnn neler olabileceini deerlendirdi. Fogelin ulat
3 Robert Fogel, Railroads a nd Am erican econom ic grow th (Demiryol
lar ve Amerikan Ekonomik Bymesi; Baltimore, 1964), s. 8.

302

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

sonuca gre demiryollarnn eksiklii, 1840 ile 1890 yllar ara


snda ekonomik bymeyi o denli fazla etkilemeyecekti; nk
kanallar ve nehir gemileri, atlarn ektii vagonlarn katks da
gz nne alndnda, demiryolu sisteminin grd ilevi
eksiksiz olarak yerine getirebilir ve rnlerin tanmas mm
kn olabilirdi: Ayrca demiryolu, iml edilen rnlerin pazar
asndan veya teknolojik bulular tevik etme bakmndan ha
yati bir neme sahip deildi.
Fogelin savnn zetlenmesinden nce, varsaymnn ve
amalarnn ak bir ekilde anlalmas gerekmektedir. Nicel
dnmeye eilimli bir iktisat tarihisi olan Fogel, tarihilerin
sadece gemi olaylarla deil, ayn zamanda bu olaylarn alter
natif olaslklaryla da ilgilenmesi gerektiine inanr. Fogel, bu
ama uruna, demiryolu sistemi bulunmayan bir 19. yzyl
Amerikas modeli oluturur ve gerek-d bu modeli, o dne
min ekonomik gereklii ile karlatrr. Demiryolu sisteminin
etkilerini deerlendirmek iin ngrd tek kriter ise, demir
yolunun ekonomik byme zerindeki etkisidir. Fogel, demir
yolu sisteminin ekonominin gelimesinde vazgeilemez bir et
ken olduu ynndeki genel kany test etmek amacyla, alter
natif ulam aralarnn demiryolu sisteminin yerini alp alama
yaca konusunu saptamaya alr.
Demiryolu devrimini savunan kiilerin temel iddialarndan
biri de, tarm rnlerinin blgeler aras datmnn sadece uzun
mesafeli demiryolu tamaclyla baarlabileceiydi. ne s
rlen bu sava gre, gda maddelerinin krsal kesimlerden ehir
lere tanmas, sadece endstrilemeye yardmc olmakla kal
mam, lkenin i blgelerinde yerleim alanlarnn artmasna
da katkda bulunmutu. Ksacas, demiryolu sistemi lkenin
byk bir blmn ekonomik adan elverili hale getirmi ve
bir btn olarak ekonomik kalknmaya katkda bulunmutu.
Fogelin dikkat ektii bir nokta da, nfusun batya doru
yaylmasnn, en azndan balang aamasnda, demiryolu sis
temine bal olmadyd. 1840 ylna gelindiinde, Amerikan

G eorge Basalla 303

halknn yaklak yzde 40lk bir kesimi, New York, Pennsyl


vania ve kydaki Gney eyaletlerinin batsnda yayordu; buna
karn, lkenin dousundan, nfus oran yeni yeni artmaya
balayan bu blgelere giden bir demiryolu hatt kurulmamt.
At arabalaryla batya doru g eden kiiler, doal su yollarn
ve kanallar kullanmlard. Ayrca, rnlerini dou pazarlarna
tayacak bir demiryolu sistemi olmamasna karn byk l
ekli iftilie balamlard. 1840 ylnda Michigan, Ohio, Ken
tucky, Tennessee, Indiana, Illionis ve Missouri eyaletleri, ulusal
tahl retiminin yzde 50sini gerekletiriyordu (ki bu dnem
de bu eyaletler arasnda, sadece 365 kilometre uzunluunda ve
birbiriyle balantl olmayan bir demiryolu hatt faaliyet gsteri
yordu). Tpk pamuun i ksmlardan gneye su yoluyla tan
mas gibi tahl da, gemiler araclyla naklediliyordu. 1860 y
lnda New Orleansa teslim edilen toplam pamuun yzde 90,
mavna ve gemilerle tanmt.
Gemi tamaclnn yaplabildii su yollar ve atl arabalar,
yzyln balarnda insanlar ve rnler iin yeterli ulam sa
lamt belki; ama trafiin daha youn olduu bir dnemde ta
lebi karlamalar mmkn olabilir miydi acaba? Sonuta, n
fus artmaya devam ediyor ve en uzak topraklar ekilip biilmeye
balanyordu. Artk, demiryolu sistemi gibi bir ulama duyulan
ihtiya da giderek artyordu.
Bu tr pheli konulara aklk kazandrmaya alan Fogel,
btn ticari iftlik alanlarn kapsayan ayrntl bir coraf ara
trma yaparak bu blgelerde yaayan insanlarn, elverili su yol
larn ne lde kullanabildiklerini saptamaya alt. Fogelin
ulat sonuca gre, tarm alanlarnn byk bir blm, en
yakndaki nehir veya kanaldan, (ku uuu) yaklak 60 kilo
metre uzaklkta bulunuyordu. Sonuta, Illionis, Iowa ve Kan
sas eyaletlerinde, ancak sekiz bin kilometrelik ekstra bir kanal
sistemi kurulmas durumunda, demiryolu sisteminin hizmet ver
dii tarm alanlarnn yzde 93, bir kanal veya nehrin erie
bildii snrlar iinde yer alabilecekti. Eer mevcut karayollar

304

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

nn gelitirilmesine ynelik bir alma iine girilecek olsayd,


bu seferde kullanlabilir arazi miktarnn, daha yksek bir yzdeye karlmas gerekecekti. Fogerin gerekli grd, kanalla
r geniletme ve karayollarn gelitirme projeleri, 19. yzyl
Amerikasnn teknolojik ve ekonomik kapasitesi ile pekl ba
arlabilirdi.
Ancak Fogerin zmlemesi bir btn olarak doru olsa bi
le, nerdii alternatif teknolojik yolun maliyeti, her eye ra
men yksektir. Fogel, demiryolu ve su ulamnn nispi maliyet
lerini hesaplarken, kuzeydeki kanallarn k aylarnda donaca,
mallarn kanal gemileriyle daha yava tanaca ve kanallar
arasnda sk sk aktarma yaplmas gerekecei gibi durumlar
grmezlikten gelmitir; ve tarm rnlerinin blgeler aras nakliyesinde demiryolu sisteminin, ancak bu deerlendirme kap
samnda, kanal tamaclna kyasla biraz daha avantajl oldu
u saptamasn yapmtr. Ancak 1890da gayri safi milli hasla
nn yzde Tinden daha az olan bu fark, 19. yzyln son yar
snda Amerikan demiryolu sisteminin devrimci bir neme sahip
olduu ynndeki kuram desteklemeye zar zor yetmektedir.
ABDdeki tarm alan btn eyaletlere yaylmt; bununla
beraber, su ulam, atl arabalarn da yardmyla, rn yetitiri
len topraklarn byk bir blmne hizmet verebiliyordu. De
mir cevheri ve kmr madeni yataklar lke apnda ok geni
bir alana yaylmad iin de, madencilik yaplan blgelerde de
miryolu sistemine ok fazla ihtiya duyuluyordu. Ama Fogelin
temel madencilik blgelerine ilikin aratrmas, bir kez daha
ayn sonuca ulayordu: Demiryolu sistemi, kmr ve maden
cevherlerinin nakledilmesi asndan vazgeilemez bir neme
sahip deildi nk madenler, su yollarna yakn yerlerde al
mt.
Fogerin almasn kabaca aktarmaya altmz bu zet,
ne srd savn ne denli yaratc ve mkemmel olduunu ya
da grlerini desteklemek iin toplad verilerin ne denli ay
rntl ve geni olduunu yeterince ifade edemiyor. Ayrca, ge

G eorge Basalla 305

tirdii kart ama gl eletirilere de deinemedik. alma


snda her ne kadar tartmaya ak birok nokta bulunsa da
Fogel, demiryoluna geilmesinin kanlmaz olduunu ve de
miryolunun 19. yzylda ilerlemeye byk bir katkda bulundu
unu iddia eden kiilere ciddi biimde meydan okumaktadr.
Fogel, ilk ucuz ve etkili ulam yntemini salayan kanallarn
nemini vurgulamtr. Kanal mavnalar, yaygn olan atl araba
tamaclnn yzde 90 orannda azalmasn salam ve hatt
demiryolundan daha ucuz fiyatlar karlnda yk ve yolcu ta
mtr. Kanal tamacl, her zaman iin btn blgelerde
demiryolu tamaclyla rekabet edemeyecek olsa bile, kanal
larn, 19. yzylda tarm rnlerinin ve hammaddelerin tan
mas iin alternatif bir ulam tarz sunduklar aktr.
Buharl, E lektrikli ve B enzinli Tatlar
Fogel, ulam teknolojisinin konumu hakknda bir kuram geli
tirirken, iten yanmal motorlarla alan tatlarn demiryolu
sistemine sahip olmayan bir Amerika modelinde, normalde ol
duundan ok daha nceki bir tarihte gelitirilmelerinin mm
kn olabilecei hipotezini ne srmt. Fogele gre, demir
yolu sistemine yatrlan milyonlarca dolarn bir ksm, alternatif
bir ulam tarznn icat edilmesi iin harcanabilirdi. Dier bir
deyile, eer bir demiryolu sistemi olmasayd, 19. yzyl bala
rnda iten yanmal motora ilikin ilkelerin anlalmas ile 1860
larda alr halde bir model yaplmasna kadar geen sre ksaltlabilirdi.
Ondokuzuncu yzyl sresince, tam anlamyla bir alternatif
olduunu syleyemesek de, demiryolunu btnleyici bir tat
retmek iin giriimlerde bulunuldu. Yaplan almalar, bu
harla alan bir kara tat zerinde younlamt. ngiltere,
Fransa ve ABDdeki mucitler, birbirlerinden bamsz olarak
almalar yaparak, buharl arabalar ve otobsler icat ettiler.
Bunlar ar, byk, manevra kabiliyeti dk ve mekanik a
dan fazla gvenilir olmayan tatlard. O dnemlerin bakmsz,

306

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

kt yollarnda kullanlmak zere yaplm olan bu buharl ara


balar, tekerlekleri dz, sert, metal raylar zerinde hareket eden
trenlerle rekabet edemezlerdi. 19. yzyl sona erdiinde, bu
harl tatlar zerine alan mucitler de, hafif ama gl mo
torlar retmeyi baarm bulunuyorlard; bu motorlar, elektrikli
ve benzinli motorlarla birlikte, ilk otomobil neslini altrmak
amacyla kullanldlar.
Yzyl dnmnde, modern otomobil motorunun (iten
yanmal, drt zamanl Otto motoru), rakiplerini geride brakp
yar kazanaca daha belli deildi (ekil VI.4.). 1900de,
ABDde 4192 araba retildi. Bunlarn 1681 tanesi buharl,
1575 tanesi elektrikli ve 936 tanesi de benzinliydi. Ama bundan
ksa bir sre sonra, iten yanmal motor zirveye doru kmaya
balad. 1901 ylnda dzenlenen New York otomobil fuarnda,
58 buharl, 23 elektrikli ve 58 benzinli araba modeli sergilendi.
1903 ylna gelindiinde, sergilenen buharl ve elektrikli model
lerin says, 34 ve 51e derken, benzinli arabalarn says 168
olmutu. Sonunda 1905 ylndaki fuarda benzinli arabalarn
zaferi kesinleti. Sergilenen 219 benzinli model, buharl ve
elektrikli arabalarn toplam saysndan yedi kat fazlayd. Yazk
ki, iten yanmal motorun zaferini belgelemek, baarsn ak
lamaktan ok daha kolaydr. 1905 ylnda, motor mekanizma
larnn hepsi de, kimi avantajlar ve dezavantajlar ieriyordu; ve
hibiri, bariz bir teknolojik stnle sahip deildi.
Elektrikli araba, at ve drt tekerlekli atl arabann btn iyi
zelliklerine sahipken bunlarn kt yanlarn almam grn
yordu. Grltsz ve kokusuzdu, ayrca altrlmas ve kulla
nlmas kolayd. Baka hibir motorlu tat, onun konforuna ve
temizliine ya da yapmnn basitliine ve bakmnn kolaylna
sahip olamazd. Temel paralar, elektrikli bir motor, piller, hz
ayarlamak iin bir kontrol reostas (srgl diren) ve basit bir
fren mekanizmasndan oluuyordu. Aktarma dilileri olmamas
nedeniyle arac harekete geirmek iin vitese de ihtiya duyul
muyordu.

G eorge Basalla 307

Ticari amal ilk elektrikli tatlar 1894te retilmiti. Bu ta


tlarn ehir sokaklarnda boy gstermelerinden be yl sonra,
Detroitteki Edison Aydnlatma irketinde Henry Fordun pat
ronu, Forddan benzinli motorlarla uraarak vaktini boa har
camamasn istedi. Fordun patronuna gre, gelecein arabalar
elektrikle alyor olacakt. Bu varsayma inanan iki mucit, El
mer Sperry ve Thomas Edison, kendi tasarladklar elektrikli
otomobil modelleri zerinde alyorlard. Eer 20. yzyl, o
u kiinin inand gibi bir elektrik a olacaksa, grltl ve
evreyi kirleten iten yanmal motora, bu ada yer yoktu.
Elektrikli otomobilin baz ciddi kusurlar da vard. Yavat
ve dik tepeleri kamyordu. Ayrca hereyden nce, snrl bir
seyir kapasitesine sahipti. Ar kurun asitli akmlatr batar
yasnn yaklak her elli kilometrede bir yeniden arj edilmesi
gerekiyordu. Elektrikli araba, krlk alanda gezinti yaplabilecek
veya uzak bir ehre gidilebilecek bir tat deildi. ehirler aras
yolculuu kolaylatrmak amacyla Boston, Philadelphia ve
New Yorkta akmlatr arj istasyonlarnn kurulmas tasar
lanmt; ama bu, uzun mesafeli yolculuk sorununu zmedi.
Bu zm, daha hafif ama daha gl akleri gerektiriyordu ki
bu, elektrikli arabay savunan kiilerin bugn bile gzden ka
rdklar bireydir.
Elektrikli tatn kstl alma kapasitesi, ehirlerdeki tesli
mat hizmetinin ihtiyalarn karlamaya yettii iin, ehir ii
eya tamaclnda kullanlmak zere elektrikli kamyonlar
retilmiti. Byk spermarketler, ekmek frnlar ve amar
haneler, tpk ABDnin en byk kargo irketi American Rail
way Expressin de yapt gibi bu elektrikli kamyonlar satn al
mlard. Balangta elektrikli kamyonlar, ekonomik olduklar
n kantlamlard; ama 1920li yllarn ortalarna gelindiinde,
elektrikli tatlara kyasla daha ucuz olan benzinli tatlar, tesli
mat iini bu kamyonlarn elinden almay baarmlard.

308

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

ekil VI.4. 1890larn sonlarndan kalma Amerikan otomobili. Gr


nte olduka benzer olan bu otomobillerin alma mekanizmalar temel
den farklyd. A. Elektrikli Baker; B. iki silindirli buharl motorla alan
Stanley Mobile; iki silindirli iten yanmal motorla alan Autocar. Kay
nak: Albert L. Lewis ve Walter A. Musciano, Autom obiles o f the world
(Dnya Otomobilleri; New York, 1977), s. 82, 83, 78. The Conde Nast
Publications, Inc.in izniyle yaymlanmtr.

G eorge Basalla 309

Buharl (dtan yanmal motorlu) otomobiller, yzyln bala


rnda byk rabet grmlerdi. Bu olguyu anlamak iin, bu
harl otomobilleri, nceki yzyln hantal buharl binek arabala
rndan ayr tutmamz gerekiyor. 20. yzyl balarnn Stanley
marka buharl arabalarda yirmi ile otuz beygir gc arasnda
deien bir motor bulunuyordu; motorun bykl hemen
hemen benzinli motorun bykl ile aynyd; hassas makine
lerle iml edilen elik paralardan yaplmt; ve yakt olarak bir
petrol rn kullanlyordu. Buharl arabalarn genel grn,
o dnemlerin benzinli motorla alan arabalaryla aynyd.
Buharl araba, elektrikli araba kadar az ses karmyordu bel
ki, ama fiyat ve bakm masraf, elekrikli arabaya kyasla olduk
a dkt. Gl bir motora sahip olduu iin de, btn yol
koullarna rahatlkla uyum salayabiliyordu. New Hampshire
daki Washington Danm zirvesine kmay baaran kendi
kendine alan ilk tat, bir Stanley buharls olmutu (1899).
1906 ylnda dakikada yaklak 2,5 kilometre hzla gitmeyi ba
aran ilk tat da yine bir Stanley buharlsyd. 1900l yllarn
buharllar, elektrikli arabay geride brakabilirdi, hatt benzinli
motorla alan otomobillerle boy lmeleri bile sz konusu
olabilirdi.
Buharla ve benzinle alan arabalarn motorlarn inceledi
imizde, ikisi arasnda nemli farkllklar bulunduunu gr
rz. Yava ve sabit bir hzda srldnde buharl araba moto
runun maksimum g kullanma kapasitesi, buharllarn baar
snn altnda yatan nemli bir etkendi. Benzinle alan araba
larda bulunan pistonlu iten yanmal motor, sadece bota al
t zamanlarda bile dakikada 900 devir yapyordu. Motorun
maksimum verimi ise, dakikada 2700 devirdi. Oysa buharl
arabann motoru, dakikada 900 devirde yava srldnde
saatte 95 kilometrelik bir hza ulaabiliyordu. ten yanmal
motorlarda bu devir sel gc, tekerleklerin yeterli hzda dnme
sini salayacak biimde aktarmak ve dntrmek iin mkem
mel bir dili takmna (aktarma dilileri veya transmisyon) ihti

310

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

ya duyuluyordu. Oysa bir buharlnn aktarma dililerine, deb


riyaja ve vites koluna ihtiyac yoktu. ten yanmal motorun ate
leme ve aktarm dzeninin ayarlanmas, motorun soutulmas
ve karbratrden geen havann iine belli oranda yakt kart
rlmas, motorun tasarm srasnda zellikle dikkat edilmesi
gereken ve daha sonra, hareket paralarna eklenen zellikler
di. Ne var ki buharl arabann motoru, benzinli motorla kar
latrldnda ok daha az hareket akam ieriyordu. Bu da,
motorun daha az anmas ve bakmnn daha kolay olmas an
lamna geliyordu. Sonuta, benzinli motorla alan arabalarda
yaktn doru ve hesapl kullanlmas hayati bir nem tayordu.
Oysa buharlnn suyunu stabilmek iin imbikten ekilmi sv
petroln yaklmas yeterli oluyordu.
Buharl arabalarn birtakm nemli kusurlar olduu da do
ru. Szgelimi elektrikli arabann bana dert olan snrl seyir
kapasitesinin, buharl araba iin de rahatsz edici bir sorun ol
duu anlalmt. Buhar dar atld iin ve bu nedenle, yo
unlatrlarak yeniden kullanlmas mmkn olmad iin bu
harl arabalara, her elli kilometrede bir su depolanmas gereki
yordu. Baka bir sorun da, arabann gnn ilk kullanmna ha
zrlanmas amacyla yeterli buharn salanmas iin harcanan
zamand. Geri daha sonra kontrol klar ve ince metal ka
zanlarn gelitirilmesiyle birlikte, drt saatlik standart bekleme
sresi birka dakikaya indirildi; ancak yine de bu, buharl ara
bann kusurlarn tmyle azaltmad. Bu tr kusurlarn farkn
da olan buharl motor imlatlar, bunlarn stesinden gelebi
lecekleri yollar aryorlard.
Buharl otomobil retimine, 1920li yllarda da devam edil
di. Buharl otomobillerin yeniden hayata dnecei sylentisi, o
zamandan beri ara ara gndeme gelmektedir. Yeniden buhar
enerjisine dnmenin gerekli olduu sylentisi, en son 1970lerde, petrol ktlndan ve otomobillerin evre kirliliine yol ama
sndan endie duyulduu bir dnemde ortaya kmt. Buharl
arabann hayata dnmesine ynelik bu tr talepler acaba ne denli

G eorge Basalla 311

akla yakndr? Buharl dtan yanmal motor, ABDnin 20. yz


yldaki byk otomobil devrimini gerekletirmesini mmkn
klabilir miydi? Buharl motor, iten yanmal motorun meydan
okumasna karlk vermede neden baarsz olmutu?
1900l yllarn iten yanmal motorlar sz konusu oldu
unda bu sorularn yantlanmas kesinlikle ok gtr. Benzinli
motorla alan ilk arabalar, genellikle hantal ve karmak ma
kinelerdi. Motorlarn altrmak iin elle evrilen bir kol ve
kas gc gerekliydi. Bu arabalarn hatasz alabilmeleri ise,
ateleme, soutma, yalama ve enerjinin aktarm iin gelitiril
mi baz yeni mekanik sistemlere balyd. alrken fazla g
rlt karan bu arabalar, ayrca pis egzoz gazlar kararak ev
reyi kirletiyorlard. Benzinli motorla alan arabalarn olumlu
yanlar ise unlard: Bu aralarn seyir kapasitesi 100 kilomet
renin zerindeydi; ok kt koullar sz konusu olmadnda
gvenli bir ulam salyorlard; tepeleri kabiliyor ve ortalama
yksek bir hzla yol alabiliyorlard. Ayrca teknisyenler, aracn
beygir gc orann arlyla ayarlayarak benzinli motoru ku
sursuz bir hale getirmeye alyorlard. Her ey gz nne
alndnda ise, buharl ve benzinli otomobiller, saladklar ula
m asndan birbirlerinden ok da farkl deillerdi.
Sonuta benzinli motorun seilmi olmas, birbiriyle rekabet
eden motor sistemlerinin stnl asndan yaplan bir de
erlendirmeye bal olmamt. Yzyln dnm noktasnda
otomotiv konusunda sz sahibi olan hibir uzman yoktu. Sade
ce mucitler ve onlarn nsezilerine gvenen yatrmclar ve me
rakllar vard ve bunlar da, rnlerini satn almalar iin potan
siyel mterileri ikna etmeye alyorlard. Bu durum gz n
ne alndnda ise yle bir sonuca ulayoruz: Benzinli motor
dier motorlar karsnda stnlk kazandktan sonra, buharl
ve elektrikli arabalar ya unutuldu ya da otomotiv alanndaki
ilerleme ynnde atlan yanl admlar olarak grldler. Bun
dan sonra da para, yetenek ve dnce iten yanmal motorun
gelitirilmesine harcand. Buharl motoru savunan insanlarn

312

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

says olduka azd, ama gelitirilmesi iin buharl arabaya pa


rasal destek salayanlarn says daha da azalmt.
Buharl ve benzinli otomobiller gerek rakiplerdi; elektrikli
arabalar, gsterili ve zengin aralar olarak nam salmlard
belki ama, alt edilmesi gzle grlr lde zor olan bir batar
ya sorununa sahiplerdi. Buharl dtan yanmal motor, nceki
yzyln teknolojisiyle zdelemi olmaktan tr strap ek
miti. Buhar enerjisi, devasa lokomotifleri veya tonlarca kmr
yakarak siyah dumanlar kartan ve kazanlarn srekli patlatan
sabit motorlar artryordu. Buhar, bir hareket enerjisi ola
rak yeni bir yzyla uygun olduunu g bela kantlayabildi.
Modernit kapsamnda ideal tercih elektrik olacakt. Ama elek
trie sahip olunamamas durumunda iten yanmal motor,
elektrikli motorun alternatifi olarak, buharl dtan yanmal
motorun gncelletirilmi versiyonuna tercih edilebilir gibi g
rnyordu.
Saylar bini aan buharl araba imlatlar, buharl moto
run olumsuz imajn dzeltme konusunda ok az giriimde bu
lunmu ve bu yzden de rettikleri tatlarn yaygnlamasn
salayamamlard. Buharl araba imlatlarnn en baarls
olan Stanley kardeler, ok sayda araba retmek ve bunlar l
keye datmak iin gerekli olan hrstan ve idarecilik yetenein
den yoksundu. Bunun yan sra, rettikleri tatlar mterilere
daha ekici klabilecek mevcut teknolojik gelimeleri sezme ko
nusunda da yeterince atik davranmyorlard.
Derken 1941 ylnda Henry Ford, Stanley fabrikasn ziya
ret etti. ok gemeden Fordun bu ziyareti rnlerini verdi ve
fabrikann yllk retimi 650 arabaya ulat. Ford, kendi tasar
m olan nl Model Tlerin ounu tek bir gnde iml ediyor
du. Usta zanaatlar, elle alarak yava ve yorucu bir ura
sonucu ancak birka tane Stanley buharls iml edebiliyorlard.
Oysa Fordun kurduu yeniliki montaj tesisinde alan vasf
sz iiler, binlerce benzinli otomobili seri olarak retebiliyor
lard. Stanley irketi, I. Dnya Sava srasnda hkmet tara-

G eorge Basalla 313

fmdan Amerikan otomotiv endstrisine getirilen kstlamalara


gs gerdi; ama bu yzden de fazlasyla yprand. Savatan
ksa bir sre sonra irket kaplarn kapatt; nk ucuz Detroit
otomobillerinin rekabetine kar ayakta durmay baaramamt.
Baz tarihiler, benzinli otomobilin ykseliinin nedeni ola
rak coraf etkenleri gsterirler. Buharl ve elektrikli arabalar,
ncelikle ABDnin dousunda yaplm ve satlmlard. te
yandan benzinli araba, zellikle ABDnin i blgelerinin krsal
alanlarnda kullanlmaya olduka uygundu. Benzinli arabalarn
ABDnin orta blgesinde tercih edilmesi, blgenin endstriyel
ve doal kaynaklar asndan da uygundu. Eskiden ok mik
tarda sert tahta salyor olmas nedeniyle lkenin orta-bats
atl araba ve vagon retimi merkezi haline gelmiti; imdi de,
iftliklerin g kayna ihtiyalar, sabit benzinli motor imlatlarna ekici gelmiti. te bu yzden, yeni benzinli otomobil
yaygn bir ulam arac olduu zaman Orta Bat, benzinli ara
bann temel elerini -yani gvde ve m otoru- rahatlkla sala
yabildi.
Acaba buharl ve benzinli motorlar arasndaki ekime hak
knda sylenebilecek tek ey u olabilir mi? Orta Batl baz
akgz i adamlar, benzinli arabay tercih etmi ve bunu, l
kenin kiisel ulam sisteminin temeli haline getirmek amacyla
tm yatrmc hnerlerini kullanmlard. Buraya kadar iki mo
tor hakknda bir ok ey sylememize ramen, henz verimleri
asndan bir kyaslama yapmadk; nk o dnemlerde bu,
ayr bir konu olarak grlmyordu. Ancak kuramsal ve gerek
s motorlar zerine yaplacak bir alma, termik verim asn
dan drt zamanl motorun, buharl motordan daha stn oldu
unu gsterecektir. Demek ki dier her ey eit olduunda,
benzinli bir motor, buharl motora kyasla, ayn miktar yaktla
daha fazla yol kat edecektir. Nihayet, benzinli motoru savunan
larn doru yolda olduunu gsteren salam bir kant bulmu
olduk. Bu kiiler, bilinli ya da sezgisel olarak en verimli moto
ru desteklemilerdi.

314

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

Rakip motorlarn termal verimlerinin, benzinli motoru uy


gun gren teknik ve kltrel etkenlerin okluunda yitirildii
gereinin dnda, hl stesinden gelinememi bir sorun daha
vardr. Drt motorun termal veriminin daha stn olduunu
bildiren ayn mhendislik kaynaklar, dizel motorun benzinli
motordan da daha verimli olduunu akladlar. Gerek al
ma koullarnda drt zamanl motorun ortalama termal verimi,
yaklak olarak yzde 10 iken dizel motorunki yzde 18dir.
Bu yzden u sorunun sorulmas gerekir: Eer Detroitli ilk ya
trmclar, verimsiz olan buharl motordan vazgetilerse, konu
hakknda daha fazla bilgi sahibi olan otomobil mhendisleri,
lkeyi niin daha verimli olan dizel motora yneltmediler? Bu
soruya verilecek yant kukusuz, ister 20. yzyln balarnda
isterse sonlarnda olsun, otomobil motorlarnn ayklanmasnn
sadece ekonomik ve teknik temellerde yaplmaddr.
Buharl motorun otomobilleri ve kamyonlar altrd kar
t gereklikteki bir dnya, kanal gemilerinin ar ykleri lke
nin drt bir yanma tad ya da tahta kalpl basmcln mat
baaclk devriminin temelini hazrlad bir dnya kadar akla
yakndr. Buharl ve benzinli motorlar arasnda, genellikle inan
drlmaya alldmzdan daha ekimeli bir rekabet hali sz
konusuydu. Bu rekabet gerekten de ylesine ekimeliydi ki,
benzinin ucuz ve bol olduu ABDde ulam, iten yanmal mo
torlar yerine dtan yanmal motorlarla da salanabilirdi.
Burada aratrdmz alternatif teknoloji rneklerinin n
den ikisinin, modern endstriyel toplumlardan alnm olmas
kesinlikle bir rastlant deildir. Nathan Rosenberg, bu tr toplumlarn tamamen tek bir icada baml olmadklarn, nk
gerekli olduunda bu toplumlarn bu icadn yerini alabilecek
baka icatlar retebileceklerini vurgulamaktadr. Eer Rosen
berg yanlmyorsa ve hakl olduu ynnde elimizde salam
kantlar bulunuyorsa burada ele aldmz rneklerin benzersiz
olmamas gerekir. Sadece demiryollar ve benzinli motorlar iin
deil, hemen hemen btn byk modern icatlar iin de alter-

G eorge Basalla 315

natifler bulmak mmkndr. Yenilik retimi ylesine byktr


ki ayklanmak iin srada bekleyen daha birok icat vardr. Bun
lar, isteklerimizi, ihtiyalarmz veya kaprislerimizi fiilen gider
mek iin varlardr. Ayklanma ve oalma sayesinde sreklilii
ni koruyarak galip gelen icatlar zerinde younlamaktansa
hayatta kalma olasl bulunan alternatif icatlar zerine dikkat
li bir aratrma yapm olsaydk, teknoloji tarihi tamamen farkl
yazlacakt.

Sonu
V. ve VI. Blmlerde ayklanma sreci konusunu ele almaya
altk. Ancak burada rtk bir varsaym bulunuyor. yle ki:
Ayklayc failler, nesneler dnyasn uygun grdkleri biimde
ekillendirmek iin gerekli olan tercihleri ve deiiklikleri yapan
aktif, retken kiilerdir. Bu kiiler toplumun btn kesimlerini
temsil etmezler elbette; ya da mutlaka toplumun refahn d
nyor olmalar da gerekmez. Ama buna karn, rekabet halin
deki yeniliklerden hangilerinin oaltlacana ve kltrel haya
ta dhil edileceine karar verme zgrlne sahiplerdir. Karar
verme etkinliine ilikin baz kstlamalar getirilmektedir; ama
deiiklie ilikin olaslklar yine de ok fazladr.
nsanlarn verimli biimde almalar iin zgrle ve z
gr iradeye sahip olduklarn varsaymas nedeniyle, teknolojik
deiime ilikin gnlllk yaklam olarak adlandrdmz bu
yaklama kar kan baz dnrler ve sosyal bilimciler ol
mutur. Bunlar, deiim konusunda belirlenimci bir yaklam
benimsemilerdir. Gnmzde bu grubun szcln stle
nenlerin en nllerinden Langdon Winner yle sylemektedir:
Uygarlam bir hayatn, aralar ve amalar kapsamnda ko
nudan haberdar bir ekilde tercihte bulunan ve bylesi bir ze
minde hareket eden bilinli, zeki ve ynetimine kendi kendine
karar verebilen insanlardan olutuu dncesi, acnacak bir

316

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

yanl olarak gsterilmitir. 4 Ynetime kendi kendine karar


vermenin olanakszl, ynetici konumdaki gl bir sekin
snfn gizli entrikalarnn rn deildir, ancak 20. yzyl tek
nolojisinin doasndan kaynaklanan bir durumdur. En nemli
soru ise, toplumu kimin deil neyin ynettii olmaldr. Winnerm bu soruya verdii yant, zerk teknolojidir; yani insan
ln ihtiyalar, talepleri ve istekleriyle deil kendi ihtiyalar
uyarnca deien teknoloji, toplumu ynetmektedir.
Winnera gre, gnlllk yaklam, 19. yzyl sonlarndan
nce, el aletlerinin ve az sayda makinenin yaygn teknoloji ara
c olduu ama teknolojinin ynn deitirmenin yine de
mmkn olduu bir dnemde gelitirilmitir. Bir aletler kme
sinin, bir dieriyle deitirilmesi mmknd ya da tm bir ma
kine snfnn yerine, toplumun amalarn karlamaya elverili
baka bir snf geirilmesi mmknd. rnein su ark, buhar
makinesi ve orak bu kategoriye girmektedir.
Teknolojiyi ncelikle insan ihtiyalarna hizmet etmesi iin
gelitirme zgrl, endstrilemenin yaylmas ve iletiim,
ulam, g retimi ve imlat alanlarnda modern mega-teknik
sistemlerin gelitirilmesiyle birlikte yitirildi. Muazzam, karma
k ve birbiriyle ilikili bu teknolojik sistemler, insani deerleri
batan baa istila ediyor ve insan kontroln hie sayyorlar.
Bu sistemlerde deiiklik, yalnzca verimlilik veya byk lekli
btnleme gibi ncelikli teknik deerlerle atmad srece
mmkn olabiliyor. Bu yzden, yaama, alma ve oyun oyna
ma biimlerimiz, modern endstriyel toplumu yneten tek par
a teknolojik dzen tarafndan yaplanyor.
zel bir rnek vererek, Winnerin ne srd, yaratmakta
olduumuz mega-teknik sistemlerin artk bizi ynetmeye bala
d iddiasna aklk kazandrmaya alalm. Evlerde ve en
dstri sektrnde kullanlmak zere k, s, enerji ve iletiim
iin enerji reten elektrik sistemi, milyonlarca insann ihtiyacn
4 Langdon Winner, A utonom ous technology (zerk Teknoloji; Cam
bridge, Mass., 1977), s. 296.

George Basalla 317

karlamaktadr. Buna karn, elektrii reten ve datan sistem, ylesine byk ve karmaktr ki ve ayrca biz de bu siste
me ylesine bamlyzdr ki, birinci endiemiz, faaliyetini sr
drebilmesi iin bu sistemin bakmn nasl yapacamzdr. Sa
dece birka saatlik bir enerji kesintisi bile lkenin tm kesimle
rini felce uratr; enerjinin hizmet d kalmas durumunun
uzamas ise, toplumsal karmaa yaratr, ite bu yzden, tekno
lojik btnlnn bozulaca korkusuyla elektrik sistemimiz
de kkten bir deiiklik yapmaya kalkamayz. Elektrik reten
santrallerin kontrol panellerinin banda veya elektrik irketleri
nin ynetim kurullarnda insanlar bulunuyor olabilir; ama bu
insanlarn hareket zgrl, hizmet ettikleri teknolojik efendi
tarafndan kstlanmaktadr. Denetim birimlerinin banda bu
lunanlar ve yneticiler, statkoyu koruyabilir, sistemin ktye
gitmesine ve ykclna kar kabilir ve sistemin alma veri
mini artrc deiiklikler yapabilirler elbette; ama sistemi yeni
den dzenleyemez veya yerine baka bir sistem getiremezler.
Winner ve dierlerinin gelitirdii zerk teknoloji dnce
si, kitapta ele alman ayklanma sreci ile eliiyor mu? Bu so
ruya olumsuz yant vermek iin hakl neden var gibi gr
nyor. Birincisi, teknolojinin kontrol d olduu dncesi,
byk lekli teknolojinin konumunu doru biimde yanstma
makla eletirilmektedir. Modern insanlar, teknolojik dzenin
aresiz kurbanlar deillerdir. kincisi, teknolojik belirlenimcili
in en u biimini kabul edecek olsak bile, deiiklik iin hl
yer bulunduu aktr; deiiklik, her ne kadar, toplumsal ihti
yalarla deil, sistemin teknik talepleriyle uyum iinde olsa da
bu byledir. nc olarak, zerk teknolojiye ilikin daha az
kat bir ifade, ok gl mega-teknik kstlamalarn mevcudiye
tini kabul eder, ama belli lde bir tercih zgrln de se
ici konumda bulunan kiiye tanr. Deitirilmi veya biraz in
celtilmi olan bu belirlenimcilik, sesten hzl ulam rneinde
karmza kan belirlenimcilik yaklamna benziyor. Yarm
yzyl boyunca uak endstrisini hava tatlarnn hznn artt

318

Ayklanma (2): Toplum sal ve K ltrel Etkenler

rlmas ynnde harekete geiren drt, toplumsal, ekonomik


ve siyasi etkenler yznden amacndan saptrlmt; ve son
aamada, tamamen teknik olan bir talepten vazgeilmesine ka
rar verildi. Ksacas bir teknolojik evrim kuramnn amalar
asndan ayklayc faillerin, btn seeneklerin eit lde uy
gulanabilir olma olaslna ramen, topyekn bir hareket z
grlne sahip olmalar gerekmez. Ayklanmay stlenecekler
iin birbiriyle rekabet halindeki yeniliklere ilikin snrl bir se
enek kmesine ve kstl bir ilerlik alanna sahip olmak yeterli
olacaktr.

V II. B lm

SO N U : EVRM VE LERLEME

Evrim
Evrim modelini temel alan bir kitabn, balarken olduu gibi
biterken de Charles Darwinin almasna atfta bulunmas uy
gun olacak. Darwin, evrim kuramn teknolojiye uygulamay
asla dnmemi olsa bile, baz adalar, canl organizmalar
ile insan rn nesnelerin geliimi arasnda analojiler kurmaya
altlar. 19. yzylda buna kalkan ilk ve belki de en nemli
kii, Karl Marx olmutu. Marx, Darwinin Trlerin K keni adl
yaptnn yaymlanmasndan sekiz yl sonra 1867de K apitali
yaymlamt. Marxm evrim analojisi iki aama ieriyordu: Bi
rinci aamada teknoloji, doa ile kurulan dorudan ve etkin bir
iliki iinde insanl ilgilendiriyordu. nsanlar fiziksel gerekli
i ekillendirmek iin emek harcyor ve bylece nesneler dn
yasn yaratyorlard. Fiziksel gereklik, emek araclyla d
ntrldnde doa, insan bedeninin hayal uzants olur.
Bylelikle, doal nesneler ve gleri kullanan insanlar, doay
insann yaam alanna getirirler.

320 Sonu: Evrim ve ilerlem e

Marx, yapnt ve doal dnya arasndaki farkllklar en aza


indirdikten sonra savnn ikinci aamasna doru ynelerek u
varsaym ne srer: Doann Teknolojisinin tarihine yne
lik Darwinci yaklam, insann retken organlarnn tarihine
aktarlabilir.1 Marx, evrimci aklamalarn bitki ve hayvanlarn
hayatta kalmak iin baml olduklar organlar ile insanlarn
hayatlarn srdrmek iin kullandklar teknolojik aralara uy
gulanmas gerektiini ne srer. nsan bedeninin nemli zel
liklerinin, evrimci terimlerle aklanabilecei varsaym gz
nne alndnda, bedenin doadaki uzants olan teknoloji de
bu ekilde aklanabilir. Ancak Marksist ve Darwinci evrim yak
lamlar arasnda nemli farkllklar bulunmaktadr. Darwinin
kuramnda teknolojik evrim, kendi kendisini retir; oysa Marx
m tasarmnda teknolojinin evrimi, kendi kendini reten bir ev
rim deil, azimli, bilinli ve etkin insanlarca ynlendirilen ve ta
rihsel gler tarafndan ekillendirilen bir sretir.
Ama ne Marx ne de teknolojinin geliimini 19. ve 20. yz
yllarda Darwinci bir izgide aklamaya alan dier dnr
ler, evrimci analojinin tm sonularn btn ayrntlaryla orta
ya kartmak iin mevcut tarihsel verileri ve bilgileri kullanm
lardr. Uzun bir sre ihmal edilen bu giriim, elinizdeki kitaba
temel tekil etmektedir.
Evrimci dncenin merkezinde yer alan eitlilik kavram,
teknolojik evrimin anlalmas asndan hayati bir nem ta
maktadr. nsan rn kurmaca dnyada rastlanan zengin e
itlilie ilikin bir deerlendirme, teknolojinin rnlerine aina
olmamz nedeniyle bulanklamaktadr. Ayrca bu rnlerin ha
yatta kalmamz asndan kesinlikle vazgeilmez olduu inan
nn sorgulanmakszn kabul edilmesi yznden byle bir de
erlendirmenin yaplmas da engellenmektedir. rnler, insan
lkla benzersiz bir biimde zdelemitir; gerekten de insan
hayatnn ayrc zelliidirler; ama bu rnler olmakszn da
1 Karl Marx, Capital\ 1. cilt, ev. Samuel M oore ve Edward Aveling
(Kapital; New York, 1967), s. 372.

G eorge Basala 321

hayatmz srdrebiliriz. Jos Ortega y Gasset, ite bu neden


le, 1933 ylnda teknolojinin gereksizliin rn olduunu be
lirtmiti. Ate, ta, balta veya tekerlek, bir dnem yaygnlk ka
zanan ve sonra hzla nemini yitiren maharetli ama sradan
aletler olmaktan te, mutlak gereksinim aralar olarak da g
rlemezler. Yeni rnler yaplmas iin bu kadar ok dnce
ve emek harcanmasnn nedeni, biyolojik gereksinim de olamaz,
insanlar yeni eyler yaparlar; nk insan hayatn bylesi zel
bir biimde tanmlamay ve srdrmeyi tercih ederler. Tekno
lojinin tarihi, hayatta kalmamz salamak amacyla biimlendi
rilen rnlerin kayd deildir. Tersine, yaratc zeknn dour
ganlnn ve yeryzndeki insanlarn yaamay setii pek ok
hayat tarznn kantdr. Bu anlamda, insan rn nesnelerin
eitlilii, insann varoluunun en st ifade biimlerinden biridir.
Eer insan rnlerinin eitlilii, bir teknolojik evrim kura
myla aklanacaksa, rnler arasnda srekliliin varolduunu
ve yaplan her tr eyin benzersiz deil, daha nce yaplan ey
lerle balantl olduunu kantlayabilmemiz gerekir. Evrimci
aklamalarn peine dmemize esin kayna olan ey, rnle
rin eitliliidir; ve bu tr bir aklamann n-koulu ise hi
kukusuz sreklilik olacaktr. Sylem evrenini oluturan temel
birimler arasndaki balantlar kantlanmadka bir evrim kura
mndan sz edemeyiz. Teknoloji sz konusu olduunda ise bu
birimler, insan rn nesnelerdir.
Kahraman yaratc deha miti, milliyeti onur, patent sistemi
ve teknolojik deiimi toplumsal, bilimsel ve ekonomik devrimlerle zdeletirme eilimi yznden rnlerin sreklilii g
rnn yaygnlk kazanmas, iinden klmas g bir duruma
dntrlmektedir. Buna karn, etkin bir ekilde srekliliin
peine dtmzde her rnn bir ncle sahip olduu
aklk kazanacaktr. Bu sav, basit ta aletler iin olduu kadar
pamuk rr veya buhar makinesi gibi daha karmak ma
kineler iin de geerlidir. Bu sav, elektrik motoru ve transistor
gibi bilimsel aratrmaya ve kurama bal icatlarla ilikilendire-

322 Sonu: Evrim ve ilerlem e

bileceimiz gibi, bilim kurgu romanlarndaki hayal rn ma


kineler ile byk lekli teknolojik sistemleri kapsadn da
syleyebiliriz. nsan rn bir nesneyle karlatmzda, bu
nesnenin a veya menei nemli olmakszn, kendinden nce
varolan bir veya daha fazla rnle ilikili olarak yapldndan
emin olabiliriz.
19. yzyl balarnda Fransz gkbilimci Pierre-Simon de
Laplace, Kutsal bir Zeknm varln koyutlamt. Laplacea
gre bu Zek, evrende belirli bir anda atomlarn hepsinin kesin
konumlarn, hzlarn biliyordu ve fiziksel evrenin tarihini be
lirleyebilecek ve geleceini doru tahmin edebilecekti. Laplace
m nermesini bir lde deitirerek yle bir sav ne srmek
istiyorum: Hereyi bilen benzer bir zeknn varolduunu ve bu
zeknn mevcut olan ve ortadan yok olan btn insan rn
nesnelerin ncellerini bilebilme kapasitesine sahip olduunu
varsayarsak, bu zeknn, maddi kltrn tarihini oluturan birbiriyle ilikili rnlerden meydana gelen byk ve geni a ye
niden kuracan iddia edebiliriz. Tarihin bu ekilde yeniden
yazlmas, olduka ilgin bir sonu aa vuracaktr: Zaman s
recinde bylesine uzak bir noktada, yani insanlar dnya ze
rinde ilk kez bir nesneyi kendi balarna retmeyi baardkla
rnda, birbiriyle ilikili saysz rn belli bir noktaya doru y
nelmeye balamt. nsan rn nesnelerin izlerini zaman iin
de gemie doru takip ederken, sadece yenilik kaynaklarm
saptamaya altmzda ve yeryznn gemiteki ve gn
mzdeki sakinleri arasnda yeniliin ortaya knn farkllama
orann aklamaya abaladmzda baz sorunlar ortaya k
maktadr.
Sosyal veya psikolojik bilimler ve tarih, insann kurmaca
dnyasnda rnlerin ortaya kna ilikin yetersiz aklama
lar yaparlar. Bu yzden, bu kitapta yeniliin ortaya kn
aklamak iin kapsaml bir kuram gelitirmeksizin baz temel
yenilik kaynaklarn aratrdm. Teknolojik buluun yaratlma
snda oyun ve hayal gcnn nemini vurguladm; nk icat

G eorge Basalla 323

etmenin tek drtsnn gereksinim olduuna inanan aratr


maclar ve bilim adamlar, bunlarn nemini gzden karyor
lar. Bilgi, ister bilimsel aratrma isterse rnler ve teknik anla
y biiminde bir kltrden dierine aktarlyor olsun, uzun bir
sreden beri bir yenilik kayna olarak kabul edilmektedir.
Teknolojik bilgi nemli olduu halde, bu bilginin teknolojik ya
ylma srecinde stlendii rol ve bilimsel kuramla ilikisi, tarih
iler tarafndan ancak yeni yeni aratrlmaya baland.
Oysa icat etme srecini harekete geiren sosyo-ekonomik
ve kltrel etkenler, kesinlikle incelenmeye deer konulardr.
cat etme srecinin ekonomi kuram asndan yorumlanmasn
destekleyen akademik bilgi, elde ettii veriler ve gelitirdii ya
ratc akl yrtme biiminden tr dikkate deerdir. Buna
karn, ekonomi kuram adna ne srlen savlar, son zm
lemede inandrc deildir. Dolaysyla, yenilik itkisini besleyen
kltrel etkenleri arayp bulmakla ykmlyz.
Burada sz edilen kavramlar yeterince tatminkr olmasa
bile unu anmsamakta yarar var: Yenilik maddi kltre ait bir
olgu olduu iin burada gelitirmeye altmz evrim kuram,
yeni rnlerin ortaya kn eksiksiz olarak aklamada yeter
siz kalmamza ramen tutarlln korumaktadr. Aslnda, g
nmz teknolojik evrim kuramclar, 1859da Darwinci yakla
m benimseyenlerin kar karya kald ikilemi yayorlar.
Darwinciler, remeye ilikin deikenlii doaya ait bir olgu
olarak grebilirlerdi belki, ama modern genetik biliminin bilgi
sine sahip olmadklar iin deiken olanlarn niin ve nasl or
taya ktn kesin olarak aklanamazlard. Buna benzer bir
ekilde, teknolojik evrim kuramlar ne sren bizler de, Menderierimize deil, sadece Darwinlerimize sahibiz.
Birbiriyle rekabet eden rnler arasndan bir toplumun kl
trne dhil edilmek zere yeni rnlerin ayklanmas sreci,
hem tarihileri hem de sosyal bilim dnrlerini ilgilendiren,
teknolojik evrime zg zelliklerden biridir. Teknolojik tercih
zgrln kstlamaya ynelik basklarn artmasna ramen,

324 Sonu: Evrim ve ilerlem e

teknolojik alternatifler ilemeye devam eden bir sre aracl


yla tarih boyunca deerlendirilmekte ve ayklanmaktadr. Eko
nomik ve asker gereksinimler, toplumsal ve kltrel eilimler
ve teknolojik moda araylar rnlerin ayklanma srecini etki
lemektedir. Bu etkilerin niteliklerini anlamak, gelecekte daha
bilinli kararlar vermemize yardmc olabilir. Zaman zaman
sosyo-ekonomik ve kltrel kstlamalar, teknolojik alternatif
arayn snrlandrmaktadr. Dolaysyla, bu snrlandrmalarn
kaynaklarn ak bir ekilde tanmamz gerekiyor. Hatann,
gl sosyo-kltrel eilimler veya kurumlar dan kaynaklanma
s durumunda, teknik snrlamalarn, seicilik zgrlmze
kimi kstlamalar getirdii genellikle ok sk sylenir.
Alternatif bir teknolojik dnya hayal etmek, zellikle de tam
anlamyla bizim dnyamzn dnda olmasa bile ondan dikkat
ekecek lde farkl bir dnyann dn kurmak bizler iin
olduka gtr. lerleme dncesini savunan Avrupal ve Ame
rikallar, uzun bir sre Bat teknolojisinin dier btn teknolo
jilerden stn olduu ve ilerlemenin, ancak gelecekte Batda
kaydedilecek teknolojik gelimelerle mmkn olabilecei konu
sunda insanlara ders vermee kalktlar. Ne var ki, matbaa,
kanallar ve demiryollarna ilikin tarihsel zmleme, bu bak
asnn doruluu konusunda ciddi sorular ortaya koyuyor.
yle grnyor ki, teknolojinin ve insanln ilerlemesi arasn
daki ilikiyi daha ayrntl bir ekilde incelememiz gerekiyor.

Teknolojik lerleme
Rnesans dneminden beri doa ve teknolojinin etkisi hakkndaki dn tarzn ekillendiren teknolojik ilerleme kavram,
alt varsaym zerinde temellenmitir: 1) Teknolojik bulu, de
iim geiren rnde her zaman iin belirgin bir ilerlemeye yol
aar; 2) Teknoloji alanndaki gelimeler, maddi, toplumsal,
kltrel ve manevi hayatlarmzn iyilemesine dorudan katk
da bulunurlar ve bylelikle uygarln bymesine hz kazand
rrlar; 3) Teknoloji alannda ve dolaysyla uygarlk alannda

G eorge Basalla 325

kaydedilen ilerleme, hz, verim, g ve buna benzer dier nicel


llere bavurarak kesin olarak llebilir; 4) Teknolojik de
iimin kkeni, yn ve etkisi tamamen insan kontrol altn
dadr; 5) Teknoloji doay fethetmi ve onu insanln amala
rna hizmet etmeye zorlamtr; 6) Teknoloji ve uygarlk, en
dstrilemi Batl lkelerde en st biimlerine ulamtr. Bu
varsaymlar, buhar enerjisinin ortaya k rneinde de rtk
bir ekilde ieriliyordu. 19. yzylda kltr eletirmenleri, bu
har makinesini icat edenlerin, byk doal gleri kontrol alt
na aldklarn, kii bana den enerji miktarnn artrlmasn
saladklarn ve yurttalarnn, yksek enerji tketimine bal
yeni bir uygarlk aamasna gemelerini mmkn kldklarn
ne srmlerdi.
lerleme dncesine kart grler, 17. yzyl kadar erken
bir tarihte sahnede boy gstermilerdi; ancak szn ettiimiz
bu alt varsaymn hibiri, 20. yzyln ortalarna dein farkl
alardan ciddi eletirilere maruz kalmamt. Modern savama
biimi, lm ve ykmn teknolojik ilerlemenin kanlmaz so
nular olduunu kantlamt. Ayrca mevcut enerjinin, atom e
kirdeinin blnmesi sonucu artmas sadece st dzey bir uy
garlk yaratmada baarszla uramakla kalmam, yeryzndeki hayatn tmn olmasa bile varolan toplumsal ve kltrel
birikimleri tehdit etmiti. Teknolojik bymenin insanla sun
duu ekolojik yan rnlerin zararlarnn giderek daha fazla an
lalmasyla birlikte, doann insanlk tarafndan kontrol altna
alnmasnn olduka tehlikeli sonular dourabilecei aklk
kazand. evrenin eitli biimlerde kirlenmesi de, bunun be
delinin ar olacan gsteriyordu. Sonuta, uzun bir sredir
Bat teknolojisinin stnlne duyulan inan sarslmaya ba
lad. Batl olmayan baz teknolojilerin, insan ihtiyalarn doal
dnyaya zarar vermeden daha iyi karlayabildii ynnde sa
lam kantlar bulundu.
lerleme dncesini savunan kiiler, doann kontrol altna
alnmasn ve insan hayatnn iyiletirilmesini teknolojik ilerle

326 Sonu: Evrim ve ilerlem e


menin amac olarak gstermekte giderek daha fazla zorlanr larken, teknolojik ilerlemenin gstergesi olarak fiziksel nicelik
leri kullanma giriimlerini de iki katma karmlard. Sonuta,
ilerleme yanllar unu ne sryorlard: Modern insanlarn,
doay slah etmede ya da daha iyi bir hayat yaratmada atala
rndan daha baarl olduu kesin olarak kantlanamasa bile, en
azndan modern kara tatlarnn eski modellerden daha hzl
gidebildii veya modern tarm yntemleri sayesinde eskiden
olduundan daha fazla rn yetitirildii gerei, ilerlemenin
ispat olarak ne srlebilir, ilk bakta bu iddialar doruymu
gibi grnyor; ama dikkatli bir inceleme kapsamnda ilerle
meye ilikin nesnel llerin de, tpk znel ller kadar
eletiriye ak olduu kesinlik kazanacaktr.
Szgelimi tarih boyunca kara tatlarnn hzlarnda kayde
dilen art, ulam teknolojisinde kaydedilen ilerlemenin tart
masz kant olarak srekli ne srlmektedir. Bir uta krono
lojik zaman srecinde M 5000 ylna ait olan kzak yer alr
ken, dier uta 1983 ylma ait jet motorlu Rolls-Royce marka
yar arabas bulunur. Kzak, tahta ayaklar zerinde saatte 2-3
kilometre hzla gidebilir; Rolls-Royce marka yar arabas ise,
saatte 1000 kilometrenin zerine kabilir. Bu iki u arasnda
ise, hayvanlarn koulduu arabalar, eitli yk arabalar ve bu
harl, elektrikli ve iten yanmal motorlu tatlar yer almaktadr.
Bu tatlar, maksimum hzlarna gre hiyerarik olarak srala
nabilirler. Ayrca ilgili verileri kullanarak, tat hz ile tarihsel
zamann bir grafiini karmak suretiyle ykselen bir eri ize
biliriz. Teknolojik ilerlemenin gerekliini kantlamak iin kul
lanlmakta olan bu tr bir eri, kara ulamnn herhangi bir
kltrel balamdan tmyle bamsz ve sabit bir insan ihtiyac
olduunu varsayar. Eski a tarihisi V. Gordon Childe, bu
kanta kar nemli bir soru yneltmiti: M 30.000 ylnda
yaayan bir Ren geyii avcs veya M 3000 ylnda yaayan bir
Msrl ya da M 30 ylnda yaayan bir Britanyal, birka yz
kilometreyi saatte 100 kilometreyle almaya gerekten de ihtiya

G eorge Basalla 327

duyuyor muydu ya da byle bireyi ister miydi? 2 Childem


dikkat ektii noktalar olduka nemlidir. nsan ihtiyalar hi
durmakszn deimektedir. Dolaysyla, belirli bir dneme ve
kltre uygun tat hzlarnn, ille de baka bir dneme ve kl
tre uygun olmas gerekmez. Teknolojik ilerlemeye ilikin ka
nt toplamak iin, kan ile motorlu kamyonu modern bir kara
yolunda yan yana koyarak maksimum hzlarn lmek, 20.
yzylda yaayan bir tarihinin yapmamas gereken bireydir.
Tpk dier teknolojiler gibi ulam tarzlarnn da, bilindikleri ve
kullanldklar kltrler kapsamnda deerlendirilmeleri gere
kir. Kltrler aras karlatrma yaparak veya belirli bir kltre
ait farkl dnemler arasnda bir karlatrma yaparak teknoloji
nin ilerlemesini saptayacak salam veriler elde edemeyiz.
Baz eletirmenler, u bir rnek verdiimizi ve kara ulam
nn hem zaman iinde hem de kltrden kltre deimesi ge
rektiini, oysa yiyecek ihtiyacnn grece sabit kaldn ne s
rebilirler. Bu nedenle, tahl yetitiren ve tketen iki kltr ele
alarak ilerleme gstergeleri araymz srdrelim. Bu kltr
lerden biri, basit tarm yntemlerini dieri ise modern yntem
leri kullanyor. Bu iki yiyecek retimi ynteminin karlkl ve
rimlerini saptamak iin, dnm bana elde edilen rn hasla
tnn karlatrlmas anlaml grnyor. Tahmin edilecei gibi,
bu yarmann kesin galibi modern ifti olur. MeksikalI ifti
lerin, topra temizlemek ve ilemek iin balta ve apa kullana
rak uygulad bi/yak (kes/yak olarak da bilinir) tarmcl ile
topra temizlemek ve ilemek iin makinelerin ve kimyasal
maddelerin kullanld gnmz ABD tarmcln karlat
racak olursak, elde edilen msr haslatnn ABD iftliinde 2,8
kat fazla olduunu grrz. Ama bu, iki yntemin her birinde
harcanan enerji miktarn yanstmaz, ayrca bir nyargnn
olumasna da neden olur: ABD iftliinin yksek rn haslat,
tarm ilalar, yakt ve makinelere byk miktarlarda enerji har
2 V. Gordon Childe, Social evolution (Toplumsal Evrim; New York,
1951), s. 9.

328

Sonu: Evrim ve lerlem e

canmasna baldr. Oysa Meksika iftliinde rn, fiilen al


an erkek ve kadnlarn harcad enerjiden ok daha fazlas
harcanmakszn elde edilir. rnler iin harcanan enerji ile
iftilik pratiinin enerji tasarrufunu karlatrdmzda ise,
sonu artc biimde farkldr. Meksika iftliinde msr ye
titirmek iin harcanan ve tasarruf edilen enerji oran 11:1 iken,
ABD iftliinde bu oran, 3 :ldir. Buradan alnacak ders ise,
bi/yak ynteminin daha stn olduu ve bu yntemin Ame
rikal iftiler tarafndan benimsenmesi gerektii deil, tahl ha
slatnn aldatc bir l olduu ve tarm pratiklerinin, ntr ol
duu varsaylan kimi nicel testler yerine belirli kltrel eilim
ler ve ihtiyalar kapsamnda deerlendirilmesi gerektiidir.
Teknolojik ilerlemeye ilikin znel ve nesnel llerin ortaya
koyduu sorunlar gz nne alndnda, teknolojinin belirli
bir amaca doru gelierek ilerledii dnlebilir mi? V. Gordon Childe, byle olduuna inanyordu. Ekonomik buhran ve
savan ortasnda (1936-1944) kaleme ald bir dizi kitapta,
teknolojik gelime araclyla insanln ilerleyecei grn
hakl karmaya alt. Childe, dnemin ulusal ve uluslararas
krizlerinin insanlar, insanln ilerlemesi hakknda ktmser
olmaya ynelttiini kabul etmekle birlikte, ileriyi grebilen ta
rihilerin iyimser olmak iin hakl nedenler bulacan ne sr
mt.
Childen yaklamnn temelinde, tarih ncesi dnem arke
olojisinin somut kantlar ve evrimci biyoloji kuramlar yer al
maktadr. Childea gre kant, kapsam ve zaman asndan s
nrl olan sradan tarih kuramnn yerine, tarih-ncesini kaytl
tarihle birletiren ve yazsz toplumlarn maddi kltrlerinin
nemini kabul eden bir tarihsel anlayn gelitirilmesi gerek
mektedir. Childen bak asyla bakldnda son tarihsel d
nemleri karakterize eden duraksama ve dejenerasyon dnemle
ri, insanln ilerleme drtsnde yaanan nemsiz sapmalar
dr. Sava, yoksulluk, ktlk ve benzeri olaylarn duraksatc et
kileri, insanln olumlu baarlarnn (ta aletlerin iml edilme-

G eorge Basalla 329

si, tarmn bulunmas, ilk ehir merkezlerinin kurulmas, meta


lin ilenmesi ve yaznn icat edilmesi gibi) dengeleyici etkilerin
den daha fazladr. Childea gre, insanln ilerlemesine ilikin
salam kantlar, ancak szn ettiimiz baarlara ilikin arke
olojik bulgular oluturabilir.
Childe, tarih ncesini somutlatrmak iin modern tarihsel
yaklam genileterek tarih anlayn, arkeoloji ile birlikte zoo
loji, fosilbilim ve jeolojiye yaklatrd. Childen ilk insanlarn
teknik baarlarna ilikin incelemesi, insanln evrim izgisi ile
biyoloji ve kltr arasndaki iliki hakknda sorular ne sr
yordu. Childea gre biyolojik kaytlar, maymunumsu yaratk
larn gelierek ilk insanlara dntne ilikin kantlar sunu
yordu. Dier taraftan, arkeolojik kaytlar da, yeryznde ilk
ortaya kndan itibaren insanln srekli bir gelime kaydet
tiini aklyordu. Ak bir evrimci analoji kullanan Childe, in
san kltrndeki deiiklikleri, yeni hayvan trlerinin ortaya
kmasn salayan deiimlere ve mutasyonlara benzetti; ve ta
rihilerin ilerleme olarak adlandrd eyin, zoologlar tarafn
dan evrim olarak bilindiini ne srd.
Biyoloji ise, Childea ilerlemenin son testi olarak adlandr
d saysal testi oluturmasn salad.3 Bu test, bilimsel bir
testti ve insanln ilerlemesi hakkndaki tartmalar yzyllar
dr hkimiyeti altnda tutmu olan deer-ykl metafizik bak
asndan yoksundu. Bitki ve hayvan trlerinin yaamasn ve
remesini salayan evrim ilkeleri, bir trn uygunluu veya ba
arl oluunun, trn nesilden nesile hayatta kalabilen yeleri
nin toplam saysnn hesaplanmasyla doru olarak llebile
cei anlamna geliyordu. Eer bu say artyorsa Childe, trn
uygun veya baarl olduuna karar veriyordu; ama say artm
yorsa bu, trn baarsz olduu anlamna geliyordu. Bu yakla
ma gre insan tr, evrim srecinin btnleyici parasyd ve
insan trnn uygunluu ya da ilerleme kabiliyeti, dier btn
3 V. G ordon Childe, M an m akes h im se lf (Kendini Yaratan nsan;
New York, 1951), s. 186.

330 Sonu: Evrim ve ilerlem e

canl trlerine uygulanm olan nfus art testiyle saptanabilirdi. Kltrel ve teknolojik deiimler insan nfusunda arta
yol atnda, Childe deiikliklerin ilerici olduunu ve insanl
n gelitiini sylyordu.
Childe, ngilterede gerekleen Endstri Devrimiyle ba
lantl olaylarda teknolojik deiim ile nfus art arasnda kar
lkl bir iliki bulunduu ynnde tartmasz kantlar bulmu
olduuna inanyordu, ngilterenin nfus artn gsteren eri,
1750 ile 1800 yllar arasnda aniden ykseliyordu. Bu, Childe
n, tarihilerin Endstri Devrimi olarak adlandrdklar kap
saml teknolojik, ekonomik ve toplumsal deiimlere bavura
rak aklad bir gelimeydi. Childea gre endstrilemenin
faydalarna ve korkutucu ynlerine ilikin tarihsel tartma,
kendisinin objektif ltlerine bavurularak sonunda zlebi
lecekti. Endstri Devriminin tarihte ilerici bir olay olduu,
nk en ok etkiledii canl tr olan homo sapienslerin ha
yatta kalmasn ve oalmasn kolaylatrd sonucuna ulat.
Childe, Endstri Devriminin etkisine ilikin savlarn ken
dine gre dzenledikten sonra, asl ilgi oda olan tarih ncesi
konusuna yneldi. Endstri Devriminin insanln ilerleme s
recine ivme kazandrdn kantlam olduu iin, tarih ncesi
dneme ait byk devrimlerin nfus artna yol atn kant
layabilecekti. nsanla tarm, metalleri, ehirleri ve yazy ka
zandran devrimlerin hepsi de, insan trnn oalmasyla
sonulanmt. Bu nedenle, Endstri Devrimi benzersiz bir olay
deildi; alar boyunca insanln ilerlemesini hzlandrm olan
bir dizi teknik devrimden sadece en son gereklemi olanyd.
Childe, nfus testinin ilerleme fikrini ar duygusal ve mis
tik dncelerden arndracana ve bilimin alanna yerletire
ceine inanyordu.4 Bununla beraber, Childen ilerleme l
m, birok adan eletirilebilir. nsanln ilerlemesine ilikin
tartmann tarih ncesi dnemleri kapsayacak biimde genile

4 A.g.e., s. 19.

G eorge Basalla 331

tilmesi zekice bir davrantr. Geleneksel tarih aklamalarnda


karmza kan ve olduundan daha nemli gibi grnen snr
l tartmalar, insanla ilikin tm kaytlar tarihi tarafndan
aratrldnda etkisini yitirmektedir. Bununla birlikte, tarih
ncesi kendi problem kmesine sahiptir. Tarih ncesi dnem
zerinde alan bir tarihi iin tarihsel kantlar, raslant sonu
cu sa kalan kalntlarla snrldr. Dolaysyla, tarih ncesi d
nem hakknda ta ve seramik dndaki teknolojilere ilikin ok
az ey bilinmektedir; aslnda, tarih ncesi insanlarn hayatlar
ve dnceleri hakknda hibir bilgiye sahip deiliz. Tm insan
kltrlerini, bu arptlm ve snrl kaytlara dayanarak yeni
den kurmamz gerekiyor ki bu, gemie ilikin mulk ve ol
duka tahmin bir temsile ulamas kanlmaz bir proje. Tarih
ncesi toplumlar hakknda bu kadar az ey bilinmesine ramen
bu toplumlarn ilerlemi olduunu nasl iddia edebiliriz? Childe, bu soruyu yle yantlyor: En azndan bu toplumlarn n
fusunun arttn veya azaldn bilebiliriz ve bunu da, ilerle
menin saptanmas asndan yeterli veri olarak kabul edebiliriz.
Childen tarih ncesi ile modern dnemlere ait ilerleme
arasnda kurduu balantlar, ne srd u sav zerinde te
melleniyordu: ngilterenin nfusu 1750 ile 1800 yllar arasn
da artc lde artmt ve bu art, teknolojik gelime ile
aklanabilirdi. Ancak bu, gnmz demografi uzmanlar iin
kabul edilebilir bir sav deildir. Baz kiiler, nfustaki artn
1750den nce gerekletiini ve Endstri Devriminin neden
leri arasnda grlmesi gerekse bile bunlardan yanlzca biri ol
duunu ne srerler. Bu konudaki baka bir sava gre ise, n
fus artnda endstrilemeden ok, salgn hastalk veya kt
hava koullaryla ilikilendirilebilecek bir ykselme yaanmtr.
Tarihiler, 18. yzyl sonlar ve 19. yzyl balarna ait demog
rafik verilerin derlenmesi ve yorumlanmas konusunda gr
birliine varamadklar iin, herhangi bir yazl kaydn tutulma
d ok eski zamanlarda meydana geldii varsaylan olaylarn
etkileri konusunda ortak bir gre varamamalar pek de ar

332

Sonu: Evrim ve lerlem e

tc olmasa gerek. Tarih ncesi dnemde nfus deiikliine


ilikin gvenilir verilere sahip olsaydk bile, saptanan herhangi
bir nfus artnn teknolojik ilerlemenin sonucu olduunu ka
ntlamak yine de gerekli olacakt.
Childen nfus testini sorunlu klan ve ksaca deinilmeyi
gerektiren baka hatal ynler de bulunmaktadr. Bunlardan
ikisi gerekten nemli. Birincisi u: Eer insan saysnn artma
s, ilerlemenin bir gstergesiyse 5 x 109luk bir dnya nfusuna
sahip insanlarn, daha fazla reyebilen birok canl trnn ge
risinde kalmas gerekir. rnein, baz bcek trlerinin 1016 ki
iden ok daha fazla sayda oald sylenmektedir. Ya da
balinalarn yedii kk canl tr Euphausia superba, O20
den daha fazla nfusa sahiptir, ikinci hatal yn ise udur:
Childe, 1930larda nfus artn, baar ile zdeletirmiti; ne
var ki, yarm yzyldan daha ksa bir sre sonra insan nfusu
nun oalmas, ar nfus artnn yeryz, evre, yiyecek
kaynaklar ve doal kaynaklar tketecei ve bozaca korkusu
nu ortaya kard. Dolaysyla, insan saysnn ok fazla olduu
blgelerde yaayanlarn daha dk hayat standartlarna sahip
olduu bir dnyada nfus artn kesin bir iyiye gidi olarak
kabul etmek yanl olacaktr.
Childen nfus testini reddetmemiz, teknolojinin toplum
zerindeki etkisine ilikin tartmaya dnmemizi gerektiriyor.
Daha nce belirttiimiz gibi, bu tartma birbirine zt iki kutba
ayrlmtr. Bir uta, teknoloji ve bilimin mucizelerini ven ve
teknolojik deiimin hznn arttrlmasn talep eden kiiler
bulunur. Bu yaklama gre uygarlk ancak bu ekilde daha
hzl ilerleyebilir. Dier uta ise, teknolojik gelimenin zararl
etkilerini vurgulayan ve kimi kstlamalar getirilmesinde srar
eden evreci gruplar ve eletirmenler yer alr. Birbiriyle atan
bu iki yaklam destekleyen kiiler, kendi benimsedikleri gr
iddetle savunmaktadr; ama her iki yaklam da kolay
zmlere kar kmaktadr. Yine de, birbirine zt bu iki grle

G eorge Basalla 333

ve teknolojik deiime ilikin evrimci kuramla uyum iinde


olan deiik bir teknolojik ilerleme anlay gelitirebiliriz.
Ancak teknolojik ilerleme fikrinde deiiklikler yaplmas,
geleneksel bak asnda iki temel deiiklik yaplmasn gerek
tirir. ncelikle, teknoloji alanndaki ilerlemenin, olduka kstl
teknolojik ve kltrel snrlar iinde belirlenmesi gerekmekte
dir. Ayrca bu snrlarn geici olmasna dikkat edilmelidir ve
belirlemenin zel bir amaca gre yaplmas gerekmektedir. kinci
olarak, teknolojinin gelimesinin, toplumsal, ekonomik ve kl
trel ilerlemeden ayr tutulmas gerekir. Yaklamm aklamak
iin III. Blmde ele aldmz radyo dalgas yayn rneine
yeniden deinelim. 1887 yl ile 1900l yllarn balar arasnda
baz aratrmaclar, elektromanyetik mann yaynlanma veya
aktarm mesafesini arttrmaya ynelik almalara girimilerdi.
James Clerk Maxweirin buluu olan hipotetik mann varln
kantlamaya alan Alman fiziki Heinrich Hertz, laboratuvarnda gerekletirdii on be metreyle snrl aktarmdan honut
kalma benziyordu. 1894 ylnda Oliver Lodge, ngiliz Bilim
lerleme Derneinin Oxfordda dzenlenen toplantsnda elli
drt metrelik aktarm baardn kantlad. Daha sonra, ngil
tereye gelen Guglielmo Marconi ise, ok daha uzun mesafele
re sinyal gndermeyi baararak telsiz telgrafn gerek olduunu
kantlamt. 1894-95 yllar arasnda birka yz metrelik ile
timler zerinde almaya balayan Marconi, 1899 ylnda telsiz
ile ngiliz Kanalnn tesine sinyal gndermeyi baard ve niha
yet 1901 ylnda ilk kez telsizle Atlantik tesine sinyal gndere
rek baarsn talandrd.
Elektromanyetik nmn aktarm uzaklnda kaydedilen bu
seri artlar, teknolojik ilerlemeyi oluturmaktadr. Bu gelimeyi
mmkn klan olaylar, snrl bir zaman aralnda, yani yirmi
yldan daha az bir sre iinde ve ngiltere ile Almanyada, yani
nispeten homojen bir kltrel ortamda gereklemitir. Radyo
sinyallerinin ok daha uzun mesafelerde gnderilebilmesi ama
lanmt. Temel yayn teknolojisi (yani, bir endksiyon bobini

334

Sonu: Evrim ve lerlem e

veya bir kondansatr dizisiyle yaratlan aralkl kvlcmlar ara


clyla radyo sinyallerinin retilmesi) Hertzden Marconiye
dein ayn kalmt. Mors alfabesinin aralkl kvlcmlarla akta
rlmas, 1920li yllarda insan sesinin srekli dalga aktarmla
ryla yerinden olduu iin, burada ne srmeye altm iler
leme saptamas, kesin olarak 1920den nceki dnemle snrl
dr. Sonuta, radyo yayn ve uygarln geliimine hibir atfta
bulunulmamtr. Buradaki temel varsaymmz ise udur: Eer
bir grup insan, kodlu radyo sinyallerini yaynlamay ekici bul
dularsa, aktarm mesafesindeki art, bu zel teknolojik giriim
iin ilerlemenin gstergesi olarak grlebilir.
Teknolojik ilerlemeye ilikin benzer rnekleri, teknoloji tari
hinde rahatlkla bulabiliriz: Szgelimi, atmosferik buhar maki
nesinin enerjisinin artrlmas, buhar makinesinin Watt tarafn
dan yeniden tasarlanmadan nce atmosferik buhar makinesinin
enerjisinin arttrlmas; metal veya gml levha zerine fo
toraf eken ilk makinelerde kullanlan fotoraf levhas iin
poz sresinin (klama sresi olarak da bilinir) azaltlmas;
Wright kardelerin ift kanatl uann, Kitty Hawktaki elli
yedi dakikalk ilk uu sresinin daha uzun srelere kartlma
ya allmas; ya da Thomas Edisonun kmr telli akkor lam
basnn daha uzun sreler boyunca daha parlak aydnlatma
salamasna allmas bu rneklerden bazlardr, icatlarn ilk
aamalarndan alnan bu rneklere, olgunlam modern tekno
lojilerden alacamz kantlar da ekleyebiliriz: rnein, 1920
lerde otomobil motorunun benzin Vurmasnn azaltlmas;
1930 ile 1939 yllar arasnda televizyon araclyla grnt
yaynlamann daha gelikin hale getirilmesi; veya 1950li ylla
rn sonlarnda transistrn iyice kltlmesi gibi.
Teknolojik ilerlemenin bu ekilde yeniden formlletirilmesi, topluma kar teknoloji tartmasnda muhalif yakada bulunanlarca kabul edilebilir olsa gerek. Ayrca ilerlemeye ilikin
kantlarn teknolojik ve kltrel snrlar ile uzun zaman sre
lerini kapsamas koulunu da karladna inanyorum. Ama

G eorge Basalla 335

en nemlisi, bu rneklerin hepsi de, bu kitaba temel tekil eden


evrimci analoji ile uyum iinde bulunuyor. Organik evrim ku
ramclar, Darwinden beri, hayatn nceden belirlenmi bir
amaca doru evrimletii grn kabul etmeye isteksiz g
rnyorlar. Yn, ama veya ilerlemenin organik evrim ile ba
lantl olduundan sz edilmesinden kanlyor, nk bylece
metafizik speklasyonlarn bilimsel syleme eklenmi olaca
dnlyor. nsanln ilerlemesini veya biyolojik gereksinimi
teknolojik deiimin yneldii ama konumuna indirgeme ei
limine ben de, ayn ekilde kar kyorum. Bunun yerine, in
sanlarn tarih boyunca varoluu tanmlamay ve izinden gitmeyi
setikleri eitli biimlerin maddi kant olarak insan rn
nesnelerin eitliliini gsteriyorum. Her ne kadar tercihler,
havadan daha ar tatlarla umak veya bir otomobil motoru
iin yakt verimini arttrmak gibi cil ihtiyalar karlamak iin
bilinli bir ekilde verilse de, bu tercihlerin tm bile, insanln
ilerlemesine temel tekil etmez.
Teknolojik evrime ilikin uygulanabilir bir kuram, szcn
geleneksel anlamnda bir teknolojik ilerlemenin sz konusu ol
madn, ancak snrl bir kapsamda titizlikle seilmi bir ama
ca ynelik snrl bir ilerlemenin olas olduunu kabul etmek
zorundadr. Dolaysyla, ne tarihsel kaytlar ne de teknolojinin
toplum iinde stlenmi olduu mevcut rolne ilikin olarak
gelitirdiimiz anlay, teknoloji alanndaki ilerlemeler ile insan
neslinin iyiye gitmesine ynelik btn abalar arasnda neden
sel bir iliki bulunduu grnn yeniden n plana kartl
masn onaylamaktadr. Bu yzden, yaygn ama yanltc olan
teknolojik ilerleme kavramnn devre d braklmas gerekmek
tedir. Bu kavramn yerine, insan rn olan kurmaca dnyann
eitlilii, teknolojik hayal gcnn verimlilii ve birbiriyle ili
kili insan rn nesnelerden oluan an bykl ve eskilii
ni yeniden deerlendirmemiz gerekmektedir.

Kaynaka

Burada ad geen kitaplar, blm balklarnn altnda zel konulara


gre sraland; bylelikle okuyucu, konuyla hangi kitap ve makalelerin
ilgili olduunu hzlca saptayabilir. Ancak, zel olarak sz edilmesi ge
reken baz genel teknoloji tarihi kitaplar da var. Bu kitaplar, okuyu
cunun, teknolojinin gelimesine ilikin geleneksel aklamalara duy
duu ihtiyac karlayacaktr. Seri ciltler olarak bulabileceiniz tekno
loji tarihi kitaplar unlardr: A histo ry o f technology; 7 cilt, der.
Charles Singer, (Oxford, 1954-78); A history o f technology and
invention, 3 cilt, der. Maurice Draumas, ev. E. B. Hennessy (New
York, 1969-79); Technology in W estern civilization, 2 cilt, der. Mel
vin Kranzberg ve Carroll W. Pursell, Jr., (New York, 1967). Tek cilt
halinde bulabileceiniz kitaplar ise unlardr: A sh o rt histo ry o f tech
nology from the earliest tim es to A. D. 1900, T. K D erry ve Trevor I.
Williams, (N ew York, 1961); A sh o rt h isto ry o f tw entieth-century
technology c. 1900 - c. 1950, Trevor I. Williams, (New York, 1982);
Turning p o in ts in bestem technology, D. S. L. Cardwell, (New York,
1972); The m aze o f ingenuity, Arnold Pacey, (New York, 1975); A
history o f m echanical invention, Abbott Payson Usher, (Cambridge,
Mass., 1954).

G eorge Basalla 337

I. ETLLK , G E R E K SN M VE EVRM
eitlilik

Ernst Mayr, Evolution a nd the diversity o f life (Cambridge, 1976);


Thomas J. Schlereth, M aterial culture studies in Am erica (Nashville,
1982); Karl Marx, Capital, 1. cilt, der. F. Engels, ev. S. Moore ve E.
Aveling, (New York, 1972); e.e. cummings, -pity this busy monster,
m anunkind Poems, 1923-1954, adl kitapta, (New York, 1954);
David S. Miall, der., M etaphor, problem s a nd perspectives, (Sussex,
1982); Earl R. MacCormac, A cognitive theory o f m etaphor (Camb
ridge, 1985).
Gereksinim

Aesop, A eso p 's fables: a n ew edition with proverbs a n d applications


(Londra, 1908); James J. Flink, The car culture (Cambridge, Mass.,
1975); Robert F. Karolevits, This was trucking (Seattle, 1966).
T ekerlek
David S. Landes, R evolution in tim e: clocks a nd the m aking o f the
m odern w orld (Cambridge, Mass., 1983); Wilfred Owen, Ezra Bo
wen ve L ife dergisi editrleri, W heels (New York, 1967); Stephan Jay
Gould, Kingdom without Wheels, H en 's teeth and h orse's toes adl
kitapta, (New York, 1983); Stuart Piggott, The earliest w heeled
transport (Ithaca, N.Y., 1983); M. A. Littauer ve J. H. Crouwel,
W heeled vehicles and ridden anim als in the ancient N ear E ast (Lei
den, 1979); Lazio Tarr, The histo ry o f the carriage, ev. E. Hoch
(New York, 1969); G ordon F. Ekholm, Wheeled toys in Mexico,
Am erican A n tiq u ity 11 (1946), s. 222-8; Richard W. Bulliet, The
cam el a n d the wheel (Cambridge, Mass., 1975).
T em el htiyalar
Bronislaw Malinowski, A scientific theory o f culture (New York,
1960); Philip Steadman, The evolution o f designs (Cambridge, 1979);
Benjamin B. Beck, A nim al to o l behavior: the use a n d m anufacture o f
tools b y anim als (New York, 1980); Jos Ortega y Gasset, Man the

338

Kaynaka

technician, H istory as a system adl kitapta, (New York, 1961); G as


ton Bachelard, The psychoanalysis o f fire, ev. Alan C. M. Ross (Bos
ton, 1964).
Organik-Mekanik Analojiler

L. J. Rather, On the source and development of metaphorical langu


age in the history of W estern M edicine, A celebration o fm ed ica l h is
tory adl kitapta, der. Lloyd G. Stevenson (Baltimore, 1982); Charles
Webster, William Harveys conception of the heart as a pum p, B ul
letin o f the H istory o f M edicine 39 (1965), s. 508-17; Ren D escar
tes, Treatise o f m an, ev. Thomas S. Hall (Cambridge, Mass., 1972);
Samuel Butler, Erew hon or over the range, der. H ans-Peter Breuer ve
Daniel F. Howard (Newark, 1980); Samuel Butler, Darwin on the
origin of species, Darwin among the machines, Lucubratio Ebria, ve The mechanical creation adl makaleler, The w orks o f S a
m u el Butler: C anterbury S ettlem en t adl kitapta, (New York, 1968);
H ans-Peter Breuer, Samuel Butlers The Book of the M achines
and the argum ent from design, The Journal o f M odern Philology 12
(1975), s. 365-83; Patricia S. Warrick, The cybernetic im agination in
science fiction (Cambridge, 1980); Geoff L. Simons, The biology o f
com puter life (Boston, 1985); A. Lane-Fox Pitt-Rivers, The evolution
o f culture a n d other essays (Oxford, 1906); M. W. Thompson, G ene
ral Pitt-R ivers: evolution a nd archaeology in the nineteenth century
(Bradford-on-Avon, 1977).
Birikim li Deime

Karl Marx, Capital, 1. cilt, ev. Samuel Moore ve Edward Aveling,


(New York, 1967), s. 372; William Fielding Ogburn, Social change
(New York, 1922); William Fielding Ogburn, On culture a n d social
change: selected papers, der. Otis D. D uncan (Chicago, 1964); S. C.
Gilfillan, Inventing the ship (Chicago, 1935); S. C. Gilfillan, The
sociology o f invention (1935; yeni bask Cambridge, Mass., 1970);
Abbott Payson Usher, A h isto ry o f m echanical inventions (Cambrid
ge, Mass., 1954); Vernon W. Ruttan, Usher and Schumpeter on

G eorge Basalla 339

invention, innovation, and technological change, Q uarterly Journal


o f Econom ics 73 (1959), s. 596-606

II. SREKLLK VE SREKSZLK


Giri
H. G. Barnett, Innovation: the basis o f cultural change (New York,
1953), s. 227-30, 242-3; Brooke Hindle, Em ulation a n d invention
(New York, 1981); Devendra Sahal, Patterns o f technological in n o
vation (Reading, Mass., 1981).

Bilim, Teknoloji ve Devrim


Thomas S. Kuhn, The structure o f scientific revolutions (Chicago,
1970); Gary Gutting, der., Paradigm s a n d revolutions: appraisals and
applications o f Thom as K uhn's philosophy o f science (Notre Dame,
Ind., 1980); Imre Lakatos ve Alan Musgraves, der., C riticism a nd the
grow th o f knom ledge (Cambridge, 1970); Karl R. Popper, O bjective
knom ledge (Londra, 1972), s. 256-84; Everett M endelsohn, The
continuous and the discrete in the history of science, C onstancy a nd
change in hum an developm ent adl kitapta, der. Orville G. Brim, Jr.
ve Jerome Kagan (Cambridge, Mass., 1980), s. 75-112; John Krige,
Science, revolution, and discontinuity (Sussex, 1980); Robert J. Ric
hards, Natural selection and other models in the historiograpy of
science, S cientific inquiry a n d the social sciences adl kitapta, der.
Marilynn B. Brewer ve Barry E. Collins (San Francisco, 1981), s. 3776; I. Bernard Cohen, R evolution in science (Cambridge, Mass.,
1985); I. Bernard Cohen, The N ew tonian R evolution (Cambridge,
Mass., 1980), s. 3-51; I. Bernard Cohen, The eighteenth-century
origins of the concept of scientific revolution, Journal o f the H istory
o f Ideas 37 (1976), s. 257-88; Don Ihde, The historical-ontological
priority of technology over science, E xistential Technics adl kitapta,
(Albany, N.Y., 1983); Martin Heidegger, The question concerning
technology a n d other essays, ev. William Lovitt (New York, 1977);

340

Kaynaka

Theodore A. Wertime, M ans first encounter with metallurgy, S c i


ence 146 (1964), s. 1257-67; D. S. L. Cardwell, Science, techno
logy and industry, The ferm en t o f know ledge adl kitapta, der. G. S.
Rousseau ve Roy Porter (Cambridge, 1980), s. 480-1; Edward W.
Constant, The origins o f the turbojet revolution (Baltimore, 1980), s.
1-32; Derek J. De Solla Price, Is technology historically independent
of science? A study in statistical historiograpy, Technology and
C ultured (1965), s. 553-68; Edwin T. Layton, M irror-image twins:
the communities of science and technology in 19th century America,
Technology a n d C ulture 12 (1971), s. 562-80; Brooke Hindle, Tech
nology in early Am erica (Chapel Hl, N.C., 1966).
Sreklilikle lgili rnek Olaylar

Ta A letler
Andr Leroi-Gourhan, Primitive societies, A h istory o f technology
a nd invention adl kitapta, 1. cilt, der. M aurice Daumas, ev. E. B.
Hennessy (New York, 1969), s. 18-58; Jacques Bordaz, Tools o f the
O ld a n d N ew S to n e A ge (New York, 1970); H. H. Coghlan, Metal
implements and w eapons, A h isto ry o f technology adl kitapta, der.
Charles J. Singer (Oxford, 1954), s. 600-22; Robert F. G. Spier,
From the h and o f m an: prim itive and preindustrial technologies (Bos
ton, 1970), s. 21-39.
P a m u k rr
Anthony Feldman ve Peter Ford, Scientists and inventors (Londra,
1979), s. 92-93; John W. Oliver, H istory o f Am erican technology
(New York, 1956), s. 132-3; Mitchell Wilson, American science and
invention (New York, 1954), s. 78-81; Jeannette Mirsky ve Allan Nevins, The w orld o f E li W hitney (New York, 1952), s. 66-7; C onstan
ce M. Green, E li W hitney a n d the birth o f A m erican technology (Bos
ton, 1956), s. 45-9; Charles A. Bennett, R oller cotton ginning deve
lopm ents (Dallas, 1959); Charles S. Aiken, The evolution of cotton
ginning in the southeastern United States, G eographical R eview 63
(1973), s. 196-224; Andr H audricourt ve Maurice Daumas, The
first stages in the utilization of natural power, A h isto ry o f techno

G eorge Basalla 341

logy and invention adl kitapta, 1. cilt, der. Maurice Daumas, ev. E.
B. Hennessy (New York, 1969), s. 103-4; M aureen F. Mazzaoui,
The Italian cotton ind u stry in the later M iddle A ges, 1100-1600,
(Cambridge, 1981), s. 74; Joseph Needham, Science a n d civilization
in China, 4. cilt, 2. blm (Londra, 1965), s. 122-4; Kang Chao, The
developm ent o f cotton textile production in China, (Cambridge, Mass.,
1977), s. 76-80; Charles C. Gillispie, der., A D iderot p ictorial encyc
lopedia o f trades a nd industry; 1. cilt (New York, 1959), 34. madde;
Daniel H. Thomas, Pre-W hitney cotton gins in French Louisiana,
The Journal o f Southern History?>\ (1965), s. 135-48; Grace L. Ro
gers, The Scholfield wool-carding m achines, Teknoloji Tarihi M izesTne K atk 1-11. makaleler (Washington, D.C., 1959), s. 2-14;
Charles A. Bennett, S aw and too th ed ginning developm ents (Dallas,
1960); Douglas C. North, The econom ic grow th o f the U nited S ta
tes: 1790-1860 (New York, 1966), s. 8; Robert Brooke Zevin, The
growth of cotton textile production after 1815, The reinterpretation
o f Am erican econom ic histo ry adl kitapta, der. Robert W. Fogel ve
Stanley L. Engerman (New York, 1971), s. 122-47; George Kubler,
The shape o f tim e: rem arks on the histo ry o f things (New Haven,
Conn., 1962).

Buhar Makinesi ve iten Yanmal Motor


E. P. Thompson, The m aking o f the English w orking class (New
York, 1960), s. 190; L. T. C. Rolt, Thom as N ew com en (Londra,
1963); H. W. Dickinson, A short h isto ry o f the steam engine (Lond
ra, 1963); Joseph Needham, Clerks a n d craftsm en in China a nd the
W est (Cambridge, 1970), s. 136-202; M aurice Daumas ve Paul Gille,
The steam engine, A history o f technology a n d invention adl kitap
ta, 3. cilt, der. Maurice Daumas (New York, 1979), s. 45; C. Lyle
Cummins, Jr., Internal fire (Lake Oswego, N.Y., 1976), s. 1-182;
Aubrey F. Burstall, A history o f m echanical engineering (Cambridge,
Mass., 1965), s. 332-9.

Elektrik Motoru
L. Pearce Williams, M ichael Faraday (New York, 1965), s. 151-8; W.
James King, The developm ent o f electrical technology in the 19th

342

Kaynaka

Century: the electrochem ical cell a n d the electrom agnet, U.S. N atio
nal Museum Blteni say 228 (Washington, D.C., 1962), s. 260-71;
Robert C. Post, Physics, p a ten ts a n d politics (New York, 1976), s.
74-83; Malcom M acLaren, The rise o f the electrical in d u stry during
the nineteenth century (Princeton, 1943), s. 87-8; Howard I. Sharlin,
The m aking o felectrica l age (New York, 1963), s. 173-5.
T ransistor
Friedrich Kurylo ve Charles Susskind, F erdinand Braun (Cambridge,
Mass., 1981), s. 27-9; D. G. Tucker, Electrical com m unications, A
histo ry o f technology adl kitapta, 7. cilt, 2. blm, der. Trevor I. Wil
liams (Oxford, 1978), s. 1230-48; Ernest Braun ve Stuart M acdo
nald, R evolution in m iniature (Cambridge, 1978); Charles Weiner,
How the transistor em erged, IE E E Spectrum 1 (1973), s. 24-33;
G. L. Pearson ve W .H. Brattain, History of sem iconductor rese
arch, Proceedings o f the R E 43, no. 12 (1955), s. 1794-806; The
transistor, B ell Laboratuvarlar Kaytlar 26, Yl 1948 say 8, s. 321 4; Stuart Macdonald ve Ernest Braun, The transistor and attitude to
change, A m erican Journal o f Physics 45 (1977), s. 1061-5.
E dison un A ydnlatm a S iste m i
Thomas P. Hughes, N etw orks o f pow er: electrification in W estern
society: 1880-1930 (Baltimore, 1983), s. 27-9; Harold C. Passer,
The electrical m anufacturers: 1875-1900 (Cambridge, Mass., 1953);
Harold C. Passer, The electric light and gas light: innovation and
continuity in economic history, E xplorations in Entrepreneurial H is
tory 1 (1949), s. 1-9; Matthew Josephson, E dison (New York, 1959),
s. 175-267; Robert E. Conot, A streak o f lu ck (New York, 1979), s.
117-201; Christopher S. Derganc, Thomas Edison and his electric
lighting system, IE E E Spectrum 16, no. 2 (1979), s. 50-9; Brian
Bowers, A h isto ry ofelectric lig h t a nd po w er (Londra, 1982), s. 141-4.
D ik e n li T el
Frank Hole ve Robert F. Heizer, A n introduction to the prehistoric
archeology (New York, 1973), s. 220-1; D. S. L. Cardwell, The
academic study of the history of technology, H istory o f Science 1

G eorge Basalla 343

(1968), der. A. C. Crombie ve M. A. Hoskins, s. 114; J. Bucknell


Smith, A treatise upon wire; its m anufacture and uses (New York,
1891), s. 1-98, 312-35; W alter P. Webb, The G reat Plains (Boston,
1931), s. 270-318; John J. Winberry, The Osage orange: a botanical
artifact, Pioneer Am erica, The Journal o f H istoric Am erican M aterial
Culture 11 (1979), s. 131-41; Jesse S. James, Early U nited States
barbed wire pa ten ts (Maywood, III., 1966); Robert T. Clifton, Barbs,
prongs, p o in ts, prickers a nd stickers: a com plete and illustrated cata
logue o f antique barbed wire (Norman, Okla., 1970); Earl W. Hayter, Barbed wire fencing-a prairie invention, A gricultural H istory
13 (1939), s. 189-217; C. Boone McClure, History of the m anufac
ture of barbed wire, Panhandle-Plains H istorical R eview 23 (1958),
s. 1-114; Henry D. McCallum ve Frances T. McCallum, The wire
thatfenced the W est (Norman, Okla., 1965).
K itap Yazan M a kin e
Lemuel Gulliver [Jonathan Swift], Travels in to several rem ote nations
o f the world\ 1. cilt (Londra, 1726), s. 71-5; Ann Cline Kelly, After
Eden: Gullivers (linguistic) travels, English Literary H istory 45
(1978), s. 33-54; Irvin Ehrenpreis, Four of Swifts sources, M o
dern Language N otes 70 (1955), s. 98-100; H ugh Plat, The jew el
house o f art a n d nature (Londra, 1653), s. 42-3; John Locke, Som e
thoughts concerning education, 4. bask (Londra, 1699), s. 272-3; A
n ew English dictionary on historical principles, (Oxford, 18881933), Die maddesi.
Sreksizlik Grnn Kkenleri

Paolo Rossi, Philosophy, technology a n d the arts in the early m odern


era, ev. Salvator Attanasio (New York, 1970); Edgar Zilsel, The
genesis of the concept of scientific progress, Journal o f the H istory
o f Ideas 6 (1945), s. 325-49; Louis C. H unter, The heroic theory of
invention, Technology a n d social change in Am erica adl kitapta,
der. Edwin T. Layton, Jr. (New York, 1973), s. 25-46; David A.
Hounshell, The inventor as hero in America, baslmam, elyazmas
(1980); H ugo A. Meier, Technology and democracy, 1800-1860,

344

Kaynaka

Mississippi Valley Historical Review 43 (1957), s. 618-40; Asa


Briggs, The age o f improvement (Londra, 1959); L. Sprague De
Camp, The heroic age o f American invention (New York, 1961); J. B.
Bury, The idea o f progress (New York, 1932), s. 324-33; John F.
Kasson, Civilizing the machine (New York, 1976), s. 152-3; Samuel
Smiles, Lives o f the engineers, 5 cilt (Londra, 1874-99); Eugene S.
Ferguson, T echnical museums and international exhibitions, Tech
nology and Cultured (1965), s. 30-46; M atthew Josephson, Edison
(New York, 1959), s. 222; Charles Susskind, Popov and the begin
ning o f radiotelegraphy (an Francisco, 1962); V. M. Skobelev, In
candescent lamp, Great Soviet Encyclopedia, 14. cilt, s. 92-3; Carleton Mabee, The American Leonardo: a life o f Samuel F. B. Morse,
(New York, 1943), s. 309-11; G ordon Hendricks, The Edison m o
tion picture myth, Origins of the American film adl kitapta, (New
York, 1972), s. vii-xvii, 1-216; Raymond Williams, Keywords (New
York, 1976), s. 137-8; Friedrich Engels, The condition o f the wor
king class in England, ev. W. O. H enderson ve W. H. Chaloner
(Oxford, 1971).
Sonu

Michael Partridge, Farm tools through the ages (Reading, 1973);


Merrill Denison, Harvest triumphant: the story o f Massey-Harris
(New York, 1949), s. 121; L. J. Jones, The early history of m echani
cal harvesting, History o f technology adl kitapta, 4. cilt, der. A. Ru
pert Hail ve N orm an Smith (Londra, 1979), s. 101-48; Siegfried Giedion, Mechanization takes command (New York, 1969), s. 146-62.

III. Y EN LK (1); PS K O L O JK VE D N S E L ETK EN LER


Giri

H. G. Barnett, innovation: the basis o f cultural change (New York,


1953); John Jewkes, David Sawers ve Richard Stillerman, The sour
ces o f invention, 2. bask (Londra, 1969); Arnold Pacey, The culture

G eorge Basalla 345

o f technology (Cambridge, Mass., 1983); Abbott Payson Usher, A


history o f mechanical inventions (Cambridge, Mass., 1954); Encyclo
pedia Britannica, 14. bask, Material Culture maddesi, H. S. H arri
son; S. C. Gilfillan, The sociology o f invention (Cambridge, Mass.,
1970); William F. Ogburn, On culture and social change, der. O. D.
Duncan (Chicago, 1964); H ugh G. J. Aitken, Syntony and spark the origins o f radio (New York, 1976); Raymond Firth, Primitive
Polynesian economy (New York, 1950).
Hayal Gc, Oyun ve Teknoloji

Johan Huizinga, Homo ludens: a study o f the play element in culture


(New York, 1970); Jacques Ehrmann, der., Game, play; literature
(Boston, 1968); H. Stafford Hatfield, The inventor and his world
(New York, 1948).

Teknolojik Dler
Teknolojik G enellem eler
A. G. Keller, A theatre o f machines (New York, 1964); Bert S. Hail,
Der Meister sol auch kennen schreiben und lesen: writings about
technology ca. 1400-ca. 1600 A.D. and their cultural implications,
Early technologies adl kitapta, der. Denise Schm andt-Besserat (M a
libu, Calif., 1979); Agostino Ramelli, The various and ingenious mac
hines o f Agostino Ramelli (1588), ev. M. T. Gnudi, der. E. S. Fer
guson (Baltimore, 1976); Eugene S. Ferguson, The m inds eye:
nonverbal thought in technology, Science 197 (1977), s. 827-36.
Patentler
Stacy V. Jones, The patent office (New York, 1971); IEEE, Patents
and patenting (New York, 1982); William Ray ve Marlys Ray, The art
o f invention: patent models and their makers (Princeton, 1974);
Stacy V. Jones, inventions necessity is not the mother o f (New York,
1973); A. E. Brown ve H. A. Jeffcott, Absolutely mad inventions
(New York, 1970).

346

Kaynaka

Teknolojik Yaklam lar


Gotz Quarg, der. ve ev., Conrad Kyeser aus Eichstatt, Bellifortis, 2
cilt (Dsseldorf, 1967); Ladislo Red, The unknown Leonardo (New
York, 1974); Charles H. Gibbs-Smith, The inventions o f Leonardo
da Vinci (Oxford, 1978); M artin Kemp, Leonardo da Vinci (Camb
ridge, 1981); Willy Ley, Engineers' dreams (New York, 1954); Ro
bert W. Marks, The dymaxion world o f Buckminster Fuller (New
York, 1960); Robert Snyder, der., Buckminster Fuller (New York,
1980); R. Buckminster Fuller, Operating manual for spaceship earth
(Carbondale, III., 1969); Alison Sky ve Michelle Stone, Unbuilt Ame
rica (New York, 1976); Frank P. Davidson, L. J. Giacoletto ve Robert
Salkeld, der., Macro-engineering and the infrastructure o f tomorrow
(Boulder, Colo., 1978); Gerard K. O Neill, The high frontier: human
colonies in space (New York, 1977); Gerard K. O Neill, 2081: a
hopeful view o f the human future (New York, 1981); T. A. Heppenheimer, Toward distant suns (Harrisburg, Penn., 1979); Frank P.
Davidson, Macro: a clear vision o f how science and technology will
shape our future (New York, 1983).

mknsz Makineler
Arthur W. J. G. O rd-H um e, Perpetual motion: the history o f an ob
session (New York, 1977); Henry Dircks, Perpetuum mobile 1. cilt
(Londra, 1861), 2. cilt (Londra, 1870); Theodore Bowie, der., The
sketchbook o f Villard de Honnecourt (Bloomington, Ind., 1959);
Stacey V. Jones, M otor run solely by m agnets, New York Times
gazetesinde, 28 Nisan 1979 say 32; Eliot Marshall, Newmans im
possible m otor, Science 223 (1984), s. 571-2.

Popler Fanteziler
Lynn Thorndike, A history o f magic and experimental science, 2. cilt
(New York, 1929), s. 654-5; Thomas P. Dunn ve Richard D. Erlich,
der., The mechanical god\ machines in science fiction (Westport,
Conn., 1982); Harry Harrison, Mechanismo (Danbury, Conn.,
1978); Peter C. Marzio, Rube Goldberg: his life and work (New York,
1973); William H eat Robinson, Inventions, (Londra, 1973); William
Heath Robinson, Absurdities, (Londra, 1975); John Lewis, Heath

G eorge Basalla 347

Robinson (New York, 1973); Jacques Carelman, Catalog o f fantastic


things (New York, 1971); Tim Onosko, W asnt the fu tu re w onder
fu l? (New York, 1979); Edward L. Throm, der., F ifty years o f P opu
lar M echanics, 1902-1952 (New York, 1952); Ernest V. Heyn, Fire
o f genius, inventors o f the p a st century (based on the files o f Popular
Science M onthly) (New York, 1976); George Basalla, Some persis
tent energy myths, E nergy a n d transport: historical perspectives on
p o licy issues adl kitapta, der. George H. Daniels ve M ark H. Rose
(Beverly Hills, Calif., 1982).
Bilgi: Teknoloji Aktarm

E m peryalizm
Noel Perrin, G iving up the gun: Japans reversion to the sword\
1545-1879 (Boston, 1979); Lynn White, Jr., M edieval technology
a nd social change (New York, 1962); Thomas Francis Carter, The
invention o f prin tin g in China a n d its spread westward\ L. Carrington
Goodrich tarafndan gzden geirilmi 2. bask (New York, 1955);
Daniel R. Headrick, The tools o f em pire (New York, 1981); Percival
Spear, The O xford history o f m odern India: 1740-1975, 2. bask
(Delhi, 1978); Henry T. Bernstein, Steam boats on the G anges (Bom
bay, 1960); Michael Satow ve Ray Desmond, Railways o f the raj
(New York, 1980).

G
W arren C. Scoville, The Huguenots and the diffusion of techno
logy, The Journal o f Political E conom y 60 (1952), s. 294-311, 392411; Carroll W. Pursell, Jr., Early stationary steam engines in A m eri
ca (Washington, D.C., 1969); Peter Mathias, Skills and the diffu
sion of innovations from Britain in the eighteenth century, Transac
tions o f the R oyal H istorical Society; 5. cilt., 25 (1975), s. 93-113;
Eric Robinson, The early diffusion of steam power, The Journal o f
Econom ic H istory 34 (1974), s. 91-107; Eric Robinson, The trans
ference of British technology to Russia, 1760-1820: a preliminary
enquiry, G reat Britain a nd h er w orld 1750-1914, der. Barrie M.
Ratcliffe (Manchester, 1975), s. 1-26; Jennifer Tann ve M. J. Brec-

348

Kaynaka

kin, The international diffusion of the W att engine, 1775- 1825,


The Economic History Review, 2. cilt, 31 (1978), s. 541-64; David ).
Jeremy, Transatlantic industrial revolution: the diffusion o f textile
technologies between Britain and America, 1790-1830s (Cambridge,
Mass., 1981); David J. Jeremy, British textile technology transm is
sion to the United States: the Philadelphia region experience, 17701820, Business History Review 47 (1973), s. 24-52.

Pratik Bilgi
W. H. Chaloner, Sir Thomas Lombe (1685-1739) and the British
silk industry, People and industries (Londra, 1963); Carlo M. Cipolla, The diffusion of innovations in early modern Europe, Compara
tive Studies in Society and History 14 (1972), s. 46-52; Paul Mantoma The industrial Revolution in the eighteenth century; der., (New
York, 1961); Norm an R. Bottom, Jr., ve Robert R. J. Gallati, indust
rial espionage (Boston, 1984); Nick Lyons, The Sony vision (New
York, 1976); Daniel I. Okimoto, Takuo Sugano ve Franklin B. W ein
stein, der., Competitive edge: the semiconductor industry in the U.S.
and Japan (Stanford, 1984).

(Jevresel Etkenler
Henry J. Kauffman, American axes (Brattleboro, Vt., 1972); R. A.
Salaman, Dictionary o f tools (Londra, 1975); Louis C. Hunter, Ste

amboats on the western rivers: an economic and technological history


(Cambridge, Mass., 1949); John H. White, Jr., American locomoti
ves: an engineering history, 1830-1880 (Baltimore, 1968); John F.
Stover, The life and decline o f the American railroad (New York,
1970); Klaus Peter Harder, Environmental factors o f early railroads
(New York, 1981); James E. Brittain, The international diffusion of
electrical power technology, 1870-1920 (Thomas P. H ughesun yorumuyla), Journal o f Economic History 34 (1974), s. 108-28; T ho
mas P. Hughes, Networks o f power: electrification in Western soci
ety: 1810-1930 (Baltimore, 1983).

G eorge Basalla 349


Bilgi: Bilim

Hugh G. J. Aitken, The continuous wave: technology and American


radio 1900-1932 (Princeton, 1985); A. E. M usson ve Eric Robinson,
Science and technology in the industrial Revolution (Manchester,
1969); H. W. Dickinson, A short history o f the steam engine; A. E.
M ussonun nszyle, (Londra, 1963); L. T. C. Rolt, Thomas New
comen (Londra, 1963); James Patrick M uirhead, The life o f fames
Watt (New York, 1859); Eugene S. Ferguson, The origins of the
steam engine, Scientific American 210, no. 1 (1964), s. 98-107; D.
S. L. Cardwell, Steam power in the eighteenth century (Londra,
1963); Eugene S. Ferguson, The m inds eye: nonverbal thought in
technology, Science 197 (1977), s. 827-36; Hugh G. J. Aitken, Syntony and spark the origins o f radio (New York, 1976); Morris Hine,
Mathematics and the physical world (New York, 1959); James Clerk
Maxwell, The scientific papers o f fames Clerk Maxwell\ der. W. D.
Niven, 2. cilt (Cambridge, 1890); W. J. Jolly, Sir Oliver Lodge (Rut
herford, 1974).

IV. Y EN LK (2): SO SY O -EK O N O M 1K VE


K LT R EL E TK EN LER
Nesnelerin Elle Yaplmas

H. G. Barnett, innovation: the basis o f cultural change (New York,


1953); Robert S. Merrill, Routine innovation (Yaynlanmam dok
tora tezi, The University of Chicago, 1959); David Pye, The nature
and art o f workmanship (Cambridge, 1968); Lila M. O Neale, Yurok-Karok basket weavers (Berkeley, Calif., 1932); Ruth L. Bunzel,

The Pueblo potter: a study o f creative imagination in primitive art


(New York, 1929); May N. Diaz, Tonal; conservatism, responsibi
lity and authority in a Mexican town (Berkeley, Calif., 1966); George
Caspar Homans, Social behavior: its elementary forms (New York,
1974); Dean E. Arnold, Ceramic theory and cultural process (Camb
ridge, 1985); Harry R. Silver, Calculating risks: the socioeconomic

350

Kaynaka

foundations of aesthetic innovation in an Ashanti carving com m u


nity, E thnology 20 (1981), s. 101-14; Neil Cossons ve Barrie Trinder, The iron bridge (Bradford-on-Avon, 1979); Eric S. de Mare,
The bridges o f Britain (Londra, 1954); R. U. Sayce, P rim itive arts
a nd crafts (Cambridge, 1933); Philip Steadman, The evolution o f
designs (Cambridge, 1979); D. S. Robertson, G reek a nd R om an arc
hitecture (Cambridge, Mass., 1969); Christopher Alexander, N otes
on the synthesis o f form (Cambridge, 1964); Theodore Wertime,
Pyrotechnology: m ans fire-using crafts Early technologies, der.
Denise Schm andt-Besserat (Malibu, 1979).
Ekonom ik Drtler

Nathan Rosenberg, Perspectives on technology (Cambridge, 1976);


Nathan Rosenberg, inside the black box: technology a nd econom ics
(Cambridge, 1982); N athan Rosenberg, der., The econom ics o f tech
nological change (Harm ondsworth, 1971); Karl Marx, Manifesto of
the Communist Party, On revolution, der. Saul K. Padover, 1. cilt
(New York, 1972), s. 79-107; Karl Marx, Capital, 1. cilt, ev. Samuel
Moore ve Edward Aveling (New York, 1967); Tine Bruland, Indust
rial conflict as a source of technical innovation: three cases, E co
n o m y a nd S o ciety 11 (1982), s. 91-121; G.N. Clark, Science a n d so
cial welfare in the age o f N ew ton (Londra, 1937).
P azar Talebi
Joseph A. Schumpeter, B usiness cycles, 1. cilt (New York, 1939);
Jacob Schmookler, Invention and E conom ic G rowth (Cambridge,
Mass., 1966).
E m e k K tl
Nathan Rosenberg, der., The A m erican system o f m anufactures
(Edinburgh, 1969); H. J. Habakkuk, A m erican a n d B ritish techno
lo g y in the nineteenth century: the search fo r labour-saving in ven ti
ons (Cambridge, 1962), s. 99; S. B. Saul, der., Technological chan
ge: The U nited S tates and Britain in the nineteenth century (Londra,
1970); Eugene S. Ferguson, O liver Evans: inventive genius o f the

G eorge Basalla 351

Am erican Industrial R evolution (Greenville, 1980); M erritt Roe


Smith, H arper's Ferry arm ory a nd the n ew technology (Ithaca, 1977);
David A. Hounshell, From the A m erican system to m ass production,
1800-1932\ (Baltimore, 1984); David A. Hounshell, The system:
theory and practice, Yankee enterprise: the rise o f the A m erican sys
tem o f m anufactures, der. Otto Mayr ve Robert C. Post (Washington,
D.C., 1981), s. 127-52; Paul Uselding, Studies of technology in
economic history, R ecent developm ents in the stu d y o f business and
econom ic history: essays in m em ory o f H erm an E. Krooss, der. Ro
bert E. Gallman (Greenwich, Conn., 1977), s. 159-219.
Patentler

Rupert T. Gould, The m arine chronom eter (Londra, 1960); H um ph


rey Quill, John H arrison: the m an who fo u n d the longitude (New
York, 1966); Derek H udson ve Kenneth W. Luckhurst, The R oyal
S o ciety o f A rts 1754-1954, (Londra, 1954); Edgar Burke Inlow, The
p a ten t gra n t (Baltimore, 1950); Bruce Willis Bugbee, G enesis o f
Am erican p a ten t and copyright law (Washington, D.C., 1967); M or
gan Shenvood, The origins and development of the American patent
system, A m erican S cien tist 71 (1983), s. 500-6; N athan Rosenberg,
Technology a nd Am erican econom ic grow th (New York, 1972); G er
hard Rosegger, The econom ics o f production a nd innovation (Ox
ford, 1980); H. I. Dutton, The p a ten t system a n d inventive activity
during the industrial R evolution: 1750-1852 (Manchester, 1984);
Fritz Machlup, Patents and inventive effort, Science 133 (1961), s.
1463-6; David F. Noble, Am erica b y design: science, technology and
rise o f corporate capitalism (New York, 1977); C. T. Taylor ve Z. A.
Silberston, The econom ic im pact o f the p a te n t system : a stu d y o f the
British experience (Cambridge, 1973); Eric Schiff, Industrialization
w ithout national p a ten ts (Princeton, 1971); G reat So viet encyclope
dia, 3. bask, I. A. Gringol tarafndan yazlm A uthors certificate
maddesi.

352

Kaynaka

Endstri Aratrma Laboratuvarlar

J. D. Bernal, Science and industry in the nineteenth century (Bloo


mington, Ind., 1970); Georg Meyer-Thurow, The industrialization
of invention: a case study from the German chemical industry, ISIS
73 (1982), s. 363-81; John Joseph Beer, The emergence o f the Ger
man dye industry (Urbana, III., 1959); Kendall A. Birr, Science in
American industry, Science and society in the United States, der.
David D. Van Tassel ve Michael G. Hail (Homewood, III., 1966);
Kendall Birr, Pioneering in industrial research: the story o f the Gene
ral Electric Research Laboratory (Washington, D.C., 1957); George
Wise, A new role for professional scientists in industry: industrial
research at General Electric, 1900- 1916, Technology and Culture
21 (1980), s. 408-29; Lillian Hoddeson, The Emergence of Basic
Research in the Bell Telephone System, 1875-1915, Technology
and Culture 22 (1981), s. 512-44; Leonard S. Reich, The making o f
the American industrial research (New York, 1985); Leonard S.
Reich, Irving Langmuir and the pursuit of science and technology in
the corporate environment, Technology and Culture 24 (1983), s.
199-221; Leonard S. Reich, Science, Encyclopedia o f American
economic history, 1. cilt, der. Glenn Porter (New York, 1980); Leo
nard S. Reich, industrial research and the pursuit of corporate secu
rity: the early years of Bell Labs, Business History Review 5A (1980),
s. 504-29; Leonard S. Reich, Research, patents, and the struggle to
control radio: a study of the uses of industrial research, Business
History Review 51 (1977), s. 208-35; Willard F. Mueller, The ori
gins of the basic inventions underlying Du Ponts major product and
process innovations, 1920-1950, National Bureau of Economic
Research, The rate and direction o f inventive activity: economic and
social factors (Princeton, 1962); John Jekes, David Sawers, Richard
Stillerman, The sources ofmvention, 2. bask (Londra, 1969).
Yenilik ve Kltr

G. N. Clark, Science and social welfare in the age o f Newton (Lond


ra, 1949); Denys Hay, Polydore Vergil (Londra, 1952); Francis Ba

G eorge Basalla 353

con, The great instauration a n d n ew A tlantis der. J. Weinberger (Ar


lington Heights, III., 1980); Paolo Rossi, Francis Bacon: from m agic
to science (Londra, 1968); Benjamin Farrington, Francis Bacon, p h i
losopher o f industrial science (New York, 1949); J. G. Crowther,
Francis Bacon (Londra, 1960); Bernard Lewis, The M uslim disco
very o f E urope (New York, 1982); Lynn Thorndike, Newness and
craving for novelty in seventeenth-century science and medicine,
Journal o f the H istory o f Ideas 12 (1951), s. 584-98; J. B. Bury, The
idea o f progress (New York, 1932); Leslie Sklair, The sociology o f
progress (Londra, 1970); Paolo Rossi, Philosophy, technology and
the arts in the early m odern era (New York, 1970); Richard F. Jones,
A ncients and m oderns: a stu d y o f the rise o f the scientific m ovem ent
in the seventeenth-century E ngland (St. Louis, 1961); Clarence J.
Glacken, Traces on the R hodian shore: nature a n d culture in W estern
thought (Berkeley, Calif., 1967); William Leiss, The dom ination o f
nature (New York, 1972); Lynn White, Jr., The historical roots of
our ecologic crisis, Science 155 (1967), s. 1203-7.

V. AYIKLANMA (1): EKONOMK VE ASKER ETKENLER


Giri

Philip Steadman, The evolution o f the designs (Londra, 1979); Alfred


Kroeber, A nthropology (New York, 1948).
Genel Deerlendirmeler

Roland Gelatt, The fabulous phonograph, 1877-1977, 2. bask (New


York, 1977); Robert E. Conot, A streak o f lu c k (New York, 1979);
Nick Lyons, The S o n y vision, (New York, 1976).
Ekonom ik Kstlamalar

Nathan Rosenberg, The influence of market demand upon innova


tion, Inside the black box: technology a n d econom ics adl kitapta
(Londra, 1982).

354

Kaynaka

S u ark ve B uh a r M a kin esi

Terry S. Reynolds, Stronger than a h u n d red m en: a histo ry o f the


vertical water w heel (Baltimore, 1983); L. A. Moritz, G rain-m ills a nd
flo u r in classical a ntiquity (Oxford, 1958); Robert H. J. Sellin, The
large Roman water mill at Barbegal France, H istory o f technology
eighth-annual volum e , 1983 der. Norman Smith (Londra, 1983);
Lynn White Jr., M edieval technology a nd social change, (Londra,
1983); Jean Gimpel, The m edieval m achine: the Industrial R evolution
in the M iddle A ges (New York, 1976); Marc Bloch, The advent and
triumph of the watermill, L and a n d w ork in the M edieval E urope
(Londra, 1967); Louis C. Hunter, A h isto ry o f industrial po w er in the
U nited States, 1780-1930, 1. cilt: waterpower in the century o f the
steam engine (Charlottesville, N.C., 1979); Louis C. Hunter, The
living past in the Appalachias of Europe: watermills in southern Eu
rope, Technology and C ultured (1967), s. 446-66; G. N. von Tunzelman, Steam po w er and B ritish industrialization to 1860 (Londra,
1978).
M eka n ik O rak

Michael Partridge, Farm tools through the ages (Reading, 1973);


William T. Hutchinson, Cyrus H ail M cC orm ick: seed-tim e, 18091856 1. cilt (New York, 1930); Cyrus McCormick, The century o f
the reaper (Boston, 1931); C. H. Wendel, 150 years o f International
H arvester (Sarasota, Fla., 1981); Siegfried Giedion, M echanization
takes com m and (New York, 1969), s. 146-62; Paul A. David, The
machanization of reaping in the ante-bellum Midwest, Technical
ch o icein n o va tio n , a nd econom ic grow th, der. Paul A. David (Lond
ra, 1975), s. 195-232; L. J. Jones, The early history of mechanical
harvesting, H istory o f Technology, 4. cilt, der. A. Rupert Hail ve
Norman Smith (Londra, 1979), s. 101-48; Merrill Denison, H arvest
trium phant: the sto ry o f M assey-H arris {New York, 1949), s. 12.
S p erso n ik H ava Tat

Mel Horwitch, C lipped wings: the A m erican S S T conflict (Cambrid


ge, Mass., 1982)

G eorge Basalla

355

Asker Gereksinim

Merritt Roe Smith, der., M ilitary enterprise a n d technological change


(Cambridge, Mass., 1985); William H. McNeill, The p u rsu it o f p o
wer: technology, arm edforce, a n d so ciety since A .D . 1000 (Chicago,
1982); John U. Nef, War and hum an progress: an essay on the rise o f
industrial civilization (Cambridge, 1950); J. M. Winter, der., War a nd
econom ic developm ent (Cambridge, 1975); Michael S. Sherry, P re
paring fo r the n ext war: A m erican plans fo r postw ar defense, 194145 (New Haven, Conn., 1977).
Kamyon
James J. Flink, Am erica adopts the autom obile, 1895-1910 (Camb
ridge, Mass., 1970); James J. Flink, The car culture (Cambridge,
Mass., 1975); Robert F. Karolevitz, This was trucking: a pictorial h is
to ry o f the first quarter century o f com m ercial m o to r vehicles (Seatt
le, 1966); James A. Wren ve Genevieve J. Wren, M otor trucks o f
Am erica (Ann Arbor, 1979); James A. Huston, The sinew s o f war:
arm y logistics, 1775-1955 (Washington, D.C., 1966); ABD Ulatr
ma Bakanl, A m erica's highways: 1776-1976 (Washington, D.C.,
1977) .
N k le e r E n erji

Frederick Soddy, The interpretation o f radium (New York, 1912);


Thaddeus J. Trenn, The self-splitting atom : the histo ry o f the R u th er
fo rd -S o d d y collaboration (Londra, 1977); H. G. Wells, The w orld se t
free, yeniden der. (Londra, 1956); Stephen Hilgartner, Richard C.
Bell ve Rory OConnor, N ukespeak: nuclear language, visions, a nd
m in d set (San Francisco, 1982); Spencer R. Weart and Gertrud W.
Szilard, der. L eo Szilard: his versions o f the facts (Cambridge, Mass.,
1978) ; Hans G. Graetzer ve David L. Anderson, The discovery o f
nuclear fission: a docum entary h isto ry (New York, 1971); Richard G.
Hewlett ve Oscar E. Anderson, Jr., The n ew world\ 1939/1946, Vol.
1: a h isto ry o f the U nited States A to m ic E nergy Com m ission (Uni
versity Park, Penn., 1962); Gerard H. Clarfield ve William M. Wiecek, N uclear Am erica: m ilitary a n d civilian nuclear po w er in the U ni

356

Kaynaka

te d States, 1940-1980 (New York, 1984); Peter Pringle ve James


Spigelman, The nuclear barons (New York, 1981); Richard G. Hew
lett ve Francis Duncan, N uclear Navy, 1946-1962 (Chicago, 1974);
Irvin C. Bupp ve Jean-Claude Derian, L ig h t water: h o w the dream
dissolved (New York, 1978); Walter C. Patterson, N uclear pow er, 2.
bask (Londra, 1983); Robert Perry, D evelopm ent a nd com m erciali
zation o f the lig h t water reactor; 1946-1976 (R-2180-NSF), Rand
Corporation (Santa Monica, Calif., 1977); Wendy Ailen, N uclear
reactors fo r generating electricity: U.S. developm ent from 1946 to
1963 (R-2116-NSF), Rand Corporation (Santa Monica, Calif.,
1977); Daniel J. Kevles, The physicists: the history o f a scientific
com m unity in m odern Am erica (New York, 1978).

VI. AYIKLANMA (2): SOSYAL VE KLTREL ETKENLER


Teknoloji ve in Kltr

Joseph Needham, Wang Ling ile birlikte, Science a nd civilization in


China , 6 cilt (Cambridge, 1954-84); Joseph Needham, The gra n d tit
ration, science a n d society in E ast a n d W est (Toronto, 1969); Joseph
Needham, Science in traditional China (Cambridge, 1981).
M atbaa

Tsuen-hsuin Tsien, W ritten on bam boo a n d silk: the beginnings o f


Chinese books a n d inscriptions (Chicago, 1962); Thomas Francis
Carter, The invention o f p rin tin g in China and its spread westward,
2. bask, gzden geiren L. Carrington Goodrich (New York, 1955);
Colin Clair, A histo ry o f European p rin tin g (Londra, 1976); S.H.
Steinberg, Five h u ndred years o f p rin tin g (Londra, 1959); Elizabeth
L. Eisenstein, The p rin tin g press as an agent o f change, 2 cilt (Camb
ridge, 1979); A. Stevenson, The quincentennial of Netherlandish
block books, The British M useum Q uarterly 31 (1965), s. 85-9.
Barut
Nathan Sivin, der., Science a nd technology in E ast A sia (New York,
1977); Carlo M. Cipolla, Guns, sails, and em pires (New York, 1965);

G eorge Basalla 357

William H. McNeill, The p u rsu it o f po w er (Chicago, 1982); Carlo M.


Cippolla, C locks a nd culture, 1300-1700 (New York, 1967).
M a n yetik P usula
E. G. R. Taylor, The haven-finding a rt (New York, 1971); J. H. Parry,
The age o f reconnaissance (Berkeley, Calif., 1981).
in in K lt re l D uraklam a D n e m i
Nathan Sivin ve Shigeru Nakayama, der., Chinese science (Cambrid
ge, Mass., 1973); N athan Sivin, Why the scientific revolution did
not take place in China or didnt it? Transform ation a nd tradition in
the sciences, der. Everett M endelsohn (Cambridge, 1984); M ark
Elvin, The pattern o f the Chinese p a st (Stanford, Calif., 1973); Jo
seph R. Levenson, C onfucian China a nd its m odern fa te (Berkeley,
Calif., 1958).
G eici Hevesler ve Modalar

A tm o sfe rik D em iryolu S iste m i


Hamilton Ellis, B ritish railway h isto ry (1830-1876) (Londra, 1954);
Charles Hadfield, A tm ospheric railways: a Victorian venture in silent
speed (New York, 1968); L. T. C. Rolt, Isam bard K ingdom Brunei: a
biography (Londra, 1959); Peter R. Hay, Brunei: his achievem ents in
the transport revolution (Reading, 1973); Sir Alfred Pugsley, der.,
The w orks o f Isam bard K ingdom B runei (Londra, 1976); Derrick
Beckett, B runei's Britain (Newton Abbot, 1980).
N k le e r T ep kili Tatlar
Joseph J. Corn, The w inged gospel: A m erica's rom ance with aviation,
1900-1950 (New York, 1983); Peter Pringle ve James Spigelman,
The nuclear barons (New York, 1981); H. Peter Ketzger, The atom ic
establishm ent (New York, 1972); Stephan Hilgartner, Richard C.
Bell ve Rory O Connor, N ukespeak (San Francisco, 1982); Freeman
J. Dyson, Death of a project, Science 149 (1965), s. 141-4; Free
man Dyson, D isturbing the universe (New York, 1979); Herbert
York, Race to oblivion (New York, 1970); W. Henry Lambright,

358

Kaynaka

Shooting down the nuclear plane (Syracuse, N.Y., 1967); Walter C.


Patterson, Nuclear power (Harm ondsworth, 1983); A.W. Kramer,
Nuclear propulsion for merchant ships (Washington, D.C., 1962);
David Kuechle, The story o f the Savannah (Cambridge, Mass., 1971);
W hatever happened to Americas atom -powered m erchant ship,
U.S. News and World Report, 16 Austos 1971, 49; David E. San
ger, The expected boom in home com puters fails to materialize,
New York Times, 4 Haziran 1984, s. 1.
Kullanmdan Kalkma ve Neslin Tkenmesi

W. H. R. Rivers, The disappearance of useful arts, Psychology and


ethnology (New York, 1926); George Kubler, The shape o f time:
remarks on the history o f things (New Haven, Conn., 1962); M att
hew H. Nitecki, der., Extinctions (Chicago, 1984); Christopher S.
Wren, In China, the steam engine is stili king of the rails, New
York Times, 10 Ekim 1984, s. 2; Noel Penin, Giving up the gun:
Japan's reversion to the sword, 1543-1879 (Boston, 1979).
Alternatif Yollar

El Aletleri
Paul B. Kebabian, American woodworking tools (Boston, 1978);
Robert F. G. Spier, From the hand o f man (Boston, 1970); Toshio
Odate, Japanese woodworking tools (Newtown, 1984).

Blok Bask: Dou ve Bat


Marshall McLuhan, The Gutenberg galaxy (Toronto, 1962); David
S. Landes, Revolution in time: clocks and the making o f the modern
world (Cambridge, Mass., 1983); D. S. Cardwell, Turning points in
Western technology (New York, 1972); Thomas Francis Carter, The
invention o f printing in China and its spread westward, 2. bask,
gzden geiren L. Carrington Goodrich (New York, 1955); Tsuenhsuin Tsien, Written on bamboo and silk: the beginnings o f Chinese
books and inscriptions (Chicago, 1962); M aurice Audin, Printing,
A history o f technology and invention 2. cilt, der. Maurice Daumas

G eorge Basalla 359

(New York, 1969); Jonathan D. Spence, The memory palace ofMatteo Ricci (New York, 1984); H endrik D. L. Vervliet, The book thro
ugh five thousand years (Londra, 1972); Colin Clair, A history o f
European printing (Londra, 1976); Joseph Needham, Science and
civilization in China, 5. cilt, 1. blm: Paper and printing (Cambrid
ge, 1985); A. Stevenson, The quincentennial of Netherlandish block
books, The British Museum Quarterly 31 (1965), s. 85-9.

Kanala karg Demiryolu


Robert William Fogel, Railroads and American economic growth
(Baltimore, 1964); Robert William Fogel, Railroads as an analogy to
the space effort: some economic aspects, The Railroad and the space
program adl kitapta, der. Bruce Mazlish (Cambridge, Mass., 1965);
Robert William Fogel, Notes on the social saving controversy, The
Journal o f Economic History 39 (1979), s. 1-54; Peter D. McClel
land, Transportation, Encyclopedia o f American economic history,
1. cilt, der. Glenn Porter (New York, 1980), s. 309-34; Francis T.
Evans, Roads, railways and canals: technical choices in 19th-century
Britain, Technology and Culture 22 (1981), s. 1-34.

Buharl, Elektrikli ve Benzinli Tatlar


James J. Flink, America adopts the automobile, 1895-1910 (Camb
ridge, Mass., 1970); James J. Flink, The car culture (Cambridge,
Mass., 1975); John B. Rae, The American automobile: a briefhistory
(Chicago, 1965); Richard H. Schallenberg, Bottled energy: electrical
engineering and the evolution o f chemical energy storage (Philadelp
hia, 1982); Allan Nevins, Ford: the times, the man, the company 1.
cilt (New York, 1954); Robert F. Karolevits, This was trucking (Se
attle, Wash., 1966); Edward E. La Schum, The electric motor truck
(New York, 1924); Charles C. McLaughlin, The Stanley Steamer: a
study in unsuccessful innovation, Explorations in Entrepreneurial
History 1 (1954), s. 37-47; John B. Rae, The engineer-entrepreneur
in the American automobile industry, Explorations in Entrepreneu
rial History 8 (1955), s. 1-11; John Bentley, Oldtime steam cars
(New York, 1969); Andrew Jamison, The steam-powered automobi
le: an answer to air pollution (Bloomington, Ind., 1970); Otomotiv

360

Kaynaka

Mhendisleri Cemiyeti, Energy and the automobile (New York,


1973); Stuart W. Leslie, Boss Kettering (New York, 1983); Nathan
Rosenberg, inside the black box: technology and economics (Camb
ridge, 1982).
Sonu

Langdon W inner, Autonomous technology (Cambridge, Mass., 1977).

VII. SO N U : EVRM VE LERLEM E


Evrim

Langdon W inner, Autonomous technology (Cambridge, Mass.,


1977); Karl Marx, Capital\ 1. cilt, ev. Samuel Moore ve Edward
Aveling (New York, 1967).
Teknolojik lerleme

J. B. Bury, The idea o f progress (New York, 1932); Robert Nisbet,


History o f the idea o f progress (New York, 1980); Leslie Sklair, The
sociology o f progress (Londra, 1970); Gabriel A. Almond, Marvin
Chodorow ve Roy H. Pearce, der., Progress and its discontents (Ber
keley, 1982); Donella H. Meadows, Dennis L. Meadows, Jorgen
Randers ve Wilham W. Behrens III, The limits to growth (New York,
1972); John Maddox, The doomsday syndrome (New York, 1972);
David Pimentel ve Marcia Pimentel, Food\ energy and society (New
York, 1979); Sally Green, Prehistorian: a biography o f V. Gordon
Childe (Brad ford-on-Avon, 1981); V. Gordon Childe, Man makes
himself (New York, 1951); V. G ordon Childe, What happened in
history (Baltimore, 1952); V. G ordon Childe, Progress and archaeo
logy (Londra, 1944); V. G ordon Childe, Social evolution (New York,
1951); V. G ordon Childe, Society and knowledge (Londra, 1956);
Phyllis Deane, The Erst industrial revolution (Cambridge, 1979).

D Z N

A
ahap, 13, 169
Aitken, Hugh G. J., 157, 159
Alexander, Christopher, 171
Amerikan imlat sistemi, 183
ampul, 79, 195
Aristoteles, 31, 146, 209
Arkwright, Richard, 50
ateli silahlar, 34, 125, 266,
291, 292, 293
Avustralya yerlileri, 36, 38
aydnlatma sistemi, 78, 79, 80,
81, 82, 102, 146

B
Bachelard, Gaston, 30, 338
Bacon, Francis, 205, 207, 209,
210, 264, 273, 296

Bacon, Roger, 120


balta, 55, 56, 139, 141, 171,
188,321,327
Bardeen, John, 71
Bar iin Atom, 254, 257, 285
Barnett, H. G., 164
barut, 150, 205, 209, 264, 266,
269, 273
Bell, Alexander Graham, 71,
75, 77, 155, 199, 200, 201,
223, 258
bilgisayar, 222, 223, 287, 290
bilim kurgu, 32, 114, 121, 122,
291, 322
bisiklet, 121, 217
Boulton, Matthew, 73, 131
Brattain, Walter H., 71
Braun, Ferdinand, 74, 75, 161

362

D izin

Bruland, Tine, 175, 176


Brunei, Isambard K., 275, 278,
280
buharl lokomotif, 143, 222,
291
Butler, Samuel, 32, 33, 34, 40,
45, 46
Byk Sergi, 183, 184

c
Capek, Karel, 121
Cardwell, D. S. L., 84
Carelman, Jacques, 121, 122
Childe, V. Gordon, 326, 327,
328, 329, 330, 331, 332
Coalbrookdale, England, 169
Constant, Edward W., 51, 52,
53
Cooke-Taylor, W., 61
Crochett, Thomas, 134
Crompton, Samuel, 50
Crookes, Sir William, 157

eki, 13, 14, 55, 56


eitlilik, 8, 12, 17, 31, 35, 47,
104, 106, 114, 212, 320

D
Darwin, Charles, 11, 32, 33,
34, 35, 39, 41, 49, 319, 320,
323, 335
Daumas, Maurice, 67
deve, 25

Diaz, May N., 166


Diderot, Denis, 58
dil, 28, 93, 221
Dillon, Sidney, 301
Dnya Sava, L, 19, 249, 250,
252,312
Dnya Sava, II., 51, 75, 136,
220, 241, 252, 262, 281,
282,283
Dyson, Freeman J., 283

E
Edison, Thomas, 48, 77, 78,
79, 80, 81, 82, 98, 100, 102,
146, 198, 219, 220, 221,
222, 223, 224, 236, 307,
334
Einstein, Albert, 49, 252
Eisenhower, Dwight D., 242,
254, 256, 285
elektrik, 51, 54, 69, 70, 73, 77,
78, 79, 80, 81, 98, 137, 144,
154, 155, 157, 162, 178,
194, 198, 199, 223, 224,
254, 257, 258, 259, 260,
261, 307, 312, 316, 321
elektrikli motor, 102, 312
elektromanyetik dalgalar, 155,
156
Ellwood, Isaac L., 89
endstri aratrma
laboratuvarlar, 197, 204
endstri devrimi, 230
Engels, Friedrich, 100
entegre devre, 77

Teknolojinin Evrim i 363

Ericsson, John, 67
Evans, Oliver, 186
Ezop, 17, 18, 28

F
Faraday, Michael, 69, 70, 154,
161
Ferguson, Eugene, 9, 110, 153
Fermi, Enrico, 253
Firth, Raymond, 106, 107
Fleming, John A., 74
Flink, James J., 248
Fogel, Robert W., 301, 302,
303, 304, 305
Ford, Henry, 48, 97, 223, 281,
307, 312
Fulton, Robert, 236

G
Galilei, Galileo, 146
gazetecilik, 122
gemi, 43, 126, 139, 141, 142,
160, 205, 256, 261, 268,
285
Gilfillan, S. C., 41, 42, 43, 44,
46
Gille, Paul, 67
Glidden, Joseph F., 89, 90
Goldberg, Rube, 122
Greenwalt, Crawford H., 203
Groves, General Leslie R., 253
Guericke, Otto von, 146

H
Habakkuk, H. J., 184, 185,
186, 187, 188
Haish, Jacob, 89
Hargreaves, James, 50
hayvanlar lemi, 28, 33, 35
Henry, Joseph, 70, 73, 99
Hertz, Heinrich, 156, 157, 158,
159, 161, 162, 333, 334
hesap makineleri, 93
Hicks, John R., 183
Hindle, Brooke, 54
Homans, George C., 166, 168
hom o faber, 107
hom o ludens, 108
Hornblower, Josiah, 130
Horwitch, Mel, 244, 245
Hughes, Thomas P., 144
Huygens, Christiaan, 147

i
iten yanmal motor, 19, 67,
217, 223, 305, 306, 307,
308, 309, 311, 312, 314,
326
iplik, 132, 134, 177

J
jeneratr, 145
Jeremy, David J., 131, 132
Jervis, John B., 144
jet motoru, 204, 282
Johnson, Lyndon B., 243

364

D izin

K
kt, 92, 95, 130
kano, 43, 107, 171, 287, 288,
289
Kay, John, 50
Kelly, Michael, 88, 89, 90
Kennedy, John F., 242, 243
Kepler, Johannes, 49, 207
kzak, 326
kitap yazma makinesi, 95
Kodak, Eastman, 199
Kroeber, Alfred L., 217, 218
Kubler, George, 9, 289, 291
Kuhn, Thomas, 51
Kyeser, Conrad, 114

L
Landes, David S., 20, 296
Laplace, Pierre-Simon de, 322
Lenoir, Jean Joseph Etienne, 67
Leonardo da Vinci, 115
Locke, John, 95
Lodge, Sir Oliver, 156, 157,
158, 159, 161, 162,333
Lodygin, A. N., 99
Lombe, Sir Thomas, 134, 136

M
manyetik pusula, 69, 264, 267,
268, 269, 273
Marconi, Guglielmo, 99, 158,
159, 160, 161, 162, 333,
334
Martinez, Julian and Maria, 166

Marx, Karl, 12, 29, 41, 128,


174, 175, 319, 320
Maxwell, James Clerk, 146,
154, 155, 156, 157, 159,
161, 162, 333
McCormick, Cyrus H., 103,
184, 236, 237, 238, 239,
240
McLuhan, Marshall, 296
mekanik orak, 102, 226, 237,
239
mekanik saat, 20, 97, 273, 297
Mezopotamya, 21
Morse, Samuel F. B., 99, 128,
236
motorlu kamyon, 327
Mueller, W. F., 203

N
Needham, Joseph, 65, 67, 270,
271, 272
Newcomen, Thomas, 61, 62,
63, 65, 67, 68, 70, 73, 130,
146, 148, 149, 150, 151,
152, 153, 154, 161, 162,
233, 234, 235
Nixon, Richard M., 244
nkleer denizalt, 255, 256
nkleer enerji, 124, 248, 252,
253, 254, 255, 259, 260,
261, 274, 282, 285
nkleer roket, 281, 282, 284
nkleer ticaret gemisi, 281, 286
nkleer uak, 256, 283, 285

Teknolojinin Evrim i 365

O
Oersted, Hans Christian, 69
Ogburn, William F., 41, 42, 44,
46, 180
organik evrim, 15, 54, 213,
214, 216, 335
Ortega y Gasset, Jos, 29, 321
Orwell, George, 91
otomatik un deirmeni, 186
otomobil, 19, 67, 187, 203,
217, 223, 248, 249, 281,
290, 306, 307, 310, 313,
314, 334, 335
Otto, Nikolaus A., 19, 69, 146,
223, 306
oyun ve teknoloji, 123

P
Page, Charles G., 70
pamuk rr, 41, 54, 57, 58,
59, 60, 65, 67, 69, 99, 102,
321
Papin, Denis, 147, 148, 149,
150, 151, 152, 153, 154,
161
Parke-Davis, 199
Pascal, Blaise, 146
patent sistemi, 99, 101, 190,
191, 192, 193, 194, 195,
196, 204, 206, 321
Perkin, William H., 198
Perry, Commodore Matthew
C., 292
Pershing, General John J., 250,
251

piirme, 30
Pitt-Rivers, General Augustus
Henry, 32, 34, 35, 36, 37,
38, 39, 40, 45, 46, 172, 217
plastik, 170, 178, 194
popler fanteziler, 108
Prometheus, 26

R
radyo, 74, 75, 76, 137, 146,
160, 200, 333, 334
Ramelli, Agostino, 109, 112
Reynolds, Terry S., 227, 228,
229
Ricci, Matteo, 299
Rickover, Admiral Hyman G.,
255, 256, 257
Righi, Augusto, 158
Rivers, W. H. R., 287
Robinson, W. Heath, 122
Roosevelt, Franklin D., 252
Rose, Henry M., 89
Rosenberg, Nathan, 9, 178,
225, 314

S
Schiff, Eric, 194
Schmookler, Jacop, 113, 179,
180, 181, 182, 189
Schuyler, Colonel John, 130
seim, 47, 126, 171
sepetler, 171
Shockley, William, 71, 76
snflandrma, 35, 36, 37
Silberston, Z. A., 193

366

D izin

Smiles, Samuel, 97
Sony, 137, 221
Sparks, Samuel, 113
Spencer, Herbert, 34, 35
Stagenkunst, 234
Stanley buharls, 309, 312
Stirling, Robert, 67
Spersonik Hava Tat, 240,
241, 242, 243, 244, 245,
246, 247
sreklilik, 8, 40, 44, 47, 56, 63,
73, 77, 83, 91, 101, 218,
321
Swan, Sir Joseph W., 98
Swift, Jonathan, 92, 93, 95, 96
Szilard, Leo, 252, 253

teknolojik evrim, 7, 8, 9, 31,


34, 37, 46, 47, 54, 83, 105,
294, 318, 320, 321, 323
tekstil makineleri, 132, 186
televizyon, 145, 200, 223, 334
telgraf, 80, 126, 127, 157
telsiz telgraf, 99, 156, 157, 159,
162, 279, 333
testere, 14, 56, 237, 294, 296
Theatrum machinarum, 109
Thorndike, Lynn, 207
trpan, 103, 237, 239
Torricelli, Evangelista, 146, 162
transistor, 54, 71, 76, 77, 113,
136, 137, 138, 321
tfek, 106, 125, 188, 287, 291,
292

T
tahl deirmeni, 110
Taintner, Charles, 223
tarm, 22, 28, 30, 85, 140, 173,
184, 232, 237, 239, 240,
302, 303, 304, 305, 326,
327
tarih ncesi, 20, 34, 36, 40, 57,
65, 83, 84, 146, 154, 172,
328, 329, 330, 331
Taylor, C. T., 193
Taylor, Theodore, 283
tekerlek, 20, 25, 26, 70, 117,
275, 321
teknolojik bilgi, 179, 180, 182,
204, 269

u
uak, 51, 241, 242, 247, 256,
281, 285, 317
Usher, Abbott P., 41, 44, 45,
46

V
vakum tp, 73, 74, 76, 77
Vergil, Polydore, 205
Verne, Jules, 121
Villa, Pancho, 249
Villard dHonnecourt, 117

Teknolojinin Evrim i 367

W
Watt, James, 41, 61, 62, 63, 66,
67, 70, 73, 103, 130, 131,
149, 152, 235, 334
Wells, H. G., 121
White Jr., Lynn, 210, 215
Whitney, Eli, 41,48, 57, 58,
59, 6 0 ,6 1 ,6 5 , 67, 96, 99,
102, 103
Winner, Langdon, 315, 316,
317
Wright, Orville and Wilbur, 48,
223, 334

Y
yangn, 80, 266
yar iletken, 73, 74, 77, 137,
138, 139
yeni malzemeler, 173

z
zeplin, 290
Zonca, Vittorio, 134, 135
zorunluluk, 15

Stanley Kubrick. 2001: A Space Odyssey filminin girimimle insan


ln afanda bir su birikintisi etrafnda verilen mcadeleyi be
timlerken. bir kemik parasn silah olarak daha nce defalarca
test etmi, topluluun geri kalan yelerine gre belki bira/ cesur,
bira/ daha farkl dnen yesinin liderliinde kazanlm llka'a zg bir sava anlatr. Zaferin getirdii cokuyla bu nc
kahraman, silahn havuya frlatr ve bu siluh gizemli bir deiim
iinde, eklen de benzedii bir uzay aracna dnr.
Bilim tarihisi Georgc Basalla. teknoloji ve teknoloji tarihi ala
nnda yaplm btn nemli kaynaklan tarayarak yapt al
masnn nda konuyu toplumsal, ekonomik, kltrel, antropo
lojik. bilimsel ve askeri tm ynleriyle ele alyor.
Bu kapsamda Basalla. teknolojik deimeler neden ve nasl gerek
leir mim su etrafnda temel zerine younlar. Bunlar: eitli-

sreklilii've avklanmas-kullanmdan kalkmas.


Yine bu esaslar zerinde u somlar ele alnr: Bilimsel keifler ve
teknolojik deime ile toplumsal, kltrel, ekonomik ve askeri ihti
yalar arasnda nasl bir ha vardr? Teknolojik bulu birka dahi
nin eseri midir, yoksa birok bileeni olan karmak bir toplumsal
sre midir? Watt. Bell. Edison. Maxwell. Hertz. Marconi. Wright
kardeler gibi ncleri orta a karan motivasyonlar ve koullar ne
lerdi? Dou ile Bat'y birbirinden ayran bilimsel ve teknolojik
uurumun kayna nedir.' Neden matbaa, bant ve pusula ilkin
inde ortaya kt halde Batdaki gibi bir kltrel ve teknolojik
deiime yol amad' Nkleer enerjinin, biliim ve iletiim lekno-