You are on page 1of 79

KPSS COĞRAFYA – KONU ÖZETLERİ

COĞRAFYANIN TANIMI VE KONUSU

Coğrafya: Yeryüzündeki doğal ve beşeri olayları, karşılıklı etkileşimlerini ve bunun canlılar üzerindeki
etkilerini inceleyen bilim dalıdır.

COĞRAFİ KONUM

Bir nokta, bir bölgeye da ülkenin dünya üzerindeki yerine coğrafî konum denir.

Coğrafi Konum

Matematik Konum Özel Konum

A) MATEMATİK KONUM

Dünya üzerinde herhangi bir noktanın başlangıç meridyenine ve Ekvator'a göre konumuna denir. Matematik
konum, paralel daireler ve meridyen yaylarından yararlanılarak bulunur.

PARALEL DAİRELER

Ekvator: Kutup noktalarından eşit uzaklıktaki noktaların birleşmesiyle oluşan, dünya'yı iki eşit yarım küreye
ayıran en büyük dairedir.

Paralel: Ekvator'dan itibaren her iki kutba doğru birer derece aralıklarla çizilen dairelere denir.
Paralellerin Özellikleri:
Paralellerin başlangıcı Ekvator'dur. O ile gösterilir.
90 tanesi Kuzey Yarımküre'de 90 tanesi Güney Yarımküre'de olmak üzere toplam 180 tanedir.
Dünya'nın geoid şeklinden dolayı paralellerin uzunlukları Ekvator'dan kutuplara doğru kısalır. Kutuplarda
nokta halin alır.

Dünya'nın her yerinde iki paralel arasındaki uzaklık 111 km dir.

Dünya Üzerindeki Önemli Paraleller ve Dereceleri

www.KpssAnaliz.com
Paraleller arası uzunluk hesaplamaları

Paraleller arası uzaklık hesaplanırken iki paralel arası mesafenin her yerde 111 km olduğu göz önünde
bulundurulmalı.

Uzaklığını bulmak istediğimiz noktaların her ikisi de aynı yarımkürede ise büyükten küçüğü çıkarıp 111 ile
çarparız. Farklı yarımkürelerde ise ikisini toplayıp 11l 'l e çarparak sonuca ulaşırız.

Örnek:

A noktasından kalkan bir uçak belirli bir zaman sonra B noktasında inişe geçiyor.
Uçağın aldığı toplam yol kaç km 'dir.

A) 1110 B) 2220 C) 3330 D) 4440

Çözüm:

A noktası Güney Yarımküre'de B noktası ise Kuzey Yarımküre'dedir. Bu nedenle A ile B Noktalarının paralel
değerlerini toplar 111'le çarparız.

Örnek: Yanıt: C

X noktasından Y noktasına kuş uçuşu yol alan bir araç kaç km'lik mesafe gitmiştir.

www.KpssAnaliz.com
A) 1665 B)3330 C)4995 D)6660

Çözüm:

45- 15 = 30
30 X 111 = 3330 km
Verilen her iki nokta Kuzey Yarımküre'de olduğundan büyükten küçüğünü çıkartır 111'le çarparız.
Yanıt: B

ENLEM VE BOYLAM
Enlem ile paralel aynı dairelerdir. Paralel dairelerin adıdır. Enlem ise o dairenin Ekvator'a olan uzaklığının açı
cinsinden değeridir.
Boylam ile meridyen aynı çizgilerdir. Meridyen yayın adıdır. Boylam ise bu yayın başlangıç meridyenine olan
uzaklığının açı cinsinden değeridir.

Enlemin Etkileri

Dünya'nın geoid şeklinden dolayı Güneş ışınlarının geliş açısını etkiler. Bunun sonucunda Ekvator'dan
kutuplara doğru sıcaklığın düşmesine neden olur.
İnsan faaliyetleri, tarımsal etkinlik, bitki örtüsü, toprak yapısı, akarsu rejimleri yerleşmenin üst sınırı, hayvan
türleri enleme bağlı olarak değişir.
Dünya'nın dönüş hızı (çizgisel hızı) Ekvator'dan kutuplara doğru azalır.
Yerçekimi, gece - gündüz uzunlukları, atmosferin kalınlığı enleme göre değişir.

Meridyenin Özellikleri
180 tanesi doğu, 180 tanesi batı yarımkürelerde olmak üzere toplam 360 tanedir.
Aralarındaki mesafe Ekvator üzerinde 111 km'dir. Bu mesafe kutuplara doğru daralır.
Başlangıç meridyeni Londra'daki Greenwich gözlemevinden geçer (O).l'er derece aralıklarla çizilmiştir.
Aralarında 4 dakikalık zaman farkı vardır.
Bütün meridyenlerin uzunlukları aynıdır.

YEREL SAAT
Yeryüzündeki herhangi bir yerin boylamının Güneş'in tam önüne geldiği an, o yerin öğle vakti (saat 12.00)
olarak kabul edilir. Günün diğer zamanları buna göre hesaplanır. Böylece yerel saat belirlenmiş olur.

Yerel Saat Problemleri


Yerel saat hesaplaması yapılırken;
Ardışık iki boylam arasındaki zaman farkı 4 dakikadır.
Dünya batıdan doğuya doğru döndüğünden doğudaki bir boylamın yerel saati kendisine göre batıda yer alan

www.KpssAnaliz.com
boylamın yerel saatinden ileridir.

Aynı boylam üzerinde yer alan farklı noktalar arasında yerel saat farkı oluşmaz.

Zaman farkını bulmak için;

1. Aynı yarım küre'de ise; Boylam farkı bulunur ve dörtle çarpılır. 2. Farklı yarım kürede ise; Boylamlar
toplanır ve dörtle çarpılır.

Örnek: 20° Doğu boylamında yerel saat 14 : 00 iken 50° Doğu boylamında yerel saat kaçtır?

Çözüm:

Zaman farkı =(50°-20°). 4


= 30. .4= 120' = 2 saat 50" Doğu boylamı daha doğuda olduğu için yerel saati ileridir.
Bu nedenle çıkan sonuç bilinen saatte eklenir.
20" Doğu'nun yerel saati = 14 : 00 + 2: 00 = 16 : 00 olur.

Örnek: 25. doğu boylamında yerel saat 14:20 iken 15° Batı boylamında yerel saat kaçtır?

Çözüm:

Zaman farkı = (15° + 25°) .4= 40..4 ■= 160' dakika = 2:40 dakika
15° Batı boylamının yerel saati geridir. Bu nedenle bulunan zaman 25° Doğu boylamının zamanından
çıkarılır.

www.KpssAnaliz.com
15° batının 1 4 : 2 0 - 2 : 4 0
Yerel saati = 11:40 olur.

Ulusal Saat ve Saat Dilimleri

Dünya üzerinde her meridyenin bir saat ayarı vardır. Ülkeler toprakları üzerinde geçen herhangi bir
meridyenin saatini ortak saat olarak kullanırlar. Doğu - batı doğrultulu toprak genişliği fazla olan Çin,
Kanada, ABD gibi ülkeler birden fazla ortak saat kullanırlar. Kuzey-güney yönlü toprak genişliği fazla olan
Şili, Belçika gibi ülkeler tek saat dilimi kullanırlar.

Türkiye, 30° izmit boylamı üzerinde geçen 2. saat dilimini ortak saat olarak kullanır. Yazın Güneş ışığından
daha fazla yararlanmak amacıyla saatler bir saat ileri alınarak 45° doğu boylamı üzerinde bulunan 3. saat
dilimini ortak saat olarak kullanır.

-Türkiye 36" -42"Kuzey paralelleri ile 26"- 45"Doğu meridyenleri arasında bulunur.
- Güney den kuzeye doğru Güneş ışınlarının geliş açısı daralır ve sıcaklıklar düşer.
- Öğle vakti cisimlerin gölge yönü kuzeyi gösterir.
- Gölge boyu hiçbir zaman sıfır olmaz.

www.KpssAnaliz.com
- Güneyden kuzeye gölge boyu uzar.
- Kuzeyden esen rüzgarlar soğutucu, güneyden esen rüzgarlar ılıtıcı etki yapar.
- Güneyden kuzeye denizlerin tuzluluk oranı azalır.
- Mevsimler belirgin olarak yaşanır.
- Dağların güney yamaçları bakının etkisiyle kuzey yamaçlara oranla daha sıcaktır.
- Türkiye'deki sürekli rüzgarlar batı rüzgarlarının etkisi altındadır.
- Güneş ışınları hiçbir zaman dik düşmez.
- Doğusu ile batısı arasında 76 dakikalık zaman farkı vardır.
- Türkiye'nin en doğusu ile en batısı arasında 1565 km'lik mesafe vardır.
- Türkiye'nin en kuzeyi ile en güneyi arasındaki mesafe 666 km'dir.
- Güneyden kuzeye doğru gece gündüz süre farkı artar.
- Türkiye'de 21 Mart'tan 23 Eylül'e kadar gündüz, 23 Eylül'den 21 Mart'a kadar ise geceler uzundur.

ÖZEL KONUM
Dünya üzerindeki herhangi bir yerin çevresindeki denizlere, ana yollara, geçitlere,
komşulara, ticari merkezlere göre konumudur.

Türkiye'nin özel konumu ve sonuçları


- Türkiye; Asya, Avrupa ve Afrika Kıtalarının yaklaştığı yerdedir.
- Üç tarafının denizlerle çevrili ve yüksek olması, i kli mi ni ve bitki örtüsünü zenginleştirmiştir.
- Önemli kara ve deniz yolları üzerinde bulunması jeopolitik önemini arttırmıştır.
- Zengin petrol yataklarına sahip Ortadoğu ve sanayisi gelişmiş Avrupa ülkelerine yakınlığı önemini
arttırmıştır.
- Eğimli olması akarsularının hidroelektrik potansiyellerini arttırmıştır.
- Zengin yeraltı kaynaklarına sahiptir.
- Dağların uzanış yönü batı- doğu yönlüdür. Ulaşım kuzey güney yönlerinde güçlükle sağlanır.
- Yükselti batından doğuya doğru artar. Buna bağlı olarak iklim koşullan sertleşir.
- Aynı anda dört mevsim özellikleri yaşanabilir.

GÜNDÖNÜMÜ TARİHLERİ VE ÖZELLİKLERİ

21 MART - 23 EYLÜL EKİNOKSLARI (Gece - gündüz eşitliği)


-Güneş ışınları ekvatora dik gelir. Ekvator üzerinde dikilen bir çubuğun saat 12:00'da gölgesi oluşmaz.
-Bütün dünya üzerinde gece gündüz eşitliği yaşanır.
-Aydınlanma çemberi kutup noktalarından geçer.
-21 Martta KYK'de ilkbahar, GYK'de sonbahar başlar.
-23 Eylül'de KYK'de sonbahar, GYK'de ilkbahar başlar.
www.KpssAnaliz.com
-Güneş tam doğudan doğar, tam batıdan batar.
-Aynı meridyen üzerindeki noktalarda güneş aynı anda doğar ve batar.
-Ekvatora uzaklığı aynı olan enlemlerde güneş ışınlarının geliş açıları aynıdır.

-Güneş ışınları yengeç dönencesine dik gelir.


-Yengeç dönencesine dikilen çubuğun saat 12:00'da gölgesi oluşmaz.
-Aydınlama dairesi kutup dairelerinden geçer.
-K YK'deyaz, GYK'de kış başlar.
-KYK'de en uzun gündüz, GYK'de en uzun gece yaşanır.
-Bu tarihten sonra kuzey yarımkürede gündüzler kısalmaya geceler uzamaya başlar.
-Kuzeye doğru gidildikçe gündüzler uzar, güneye gidildikçe geceler uzar.

-KKD'nde 24 saat gündüz, GKD'nde 24 saat gece yaşanır.

21 ARALIK SOLSTİSİ

Güneş ışınları oğlak dönencesine dik gelir.


Oğlak dönencesi üzerine dikilen bir çubuğun saat 12:00 gölge boyu oluşmaz.
Aydınlanma çizgisi kutup dairelerinden geçer.
GYK'deyaz K YK'de kış başlar.
G YK'de en uzun gündüz, K YK'de en uzun gece yaşanır.
21 Aralıktan sonra güney yarımkürede gündüzler uzamaya başlar.
Kuzeye gidildikçe geceler güneye gidildikçe gündüzler uzamaya başlar.
GKD'nde 24 saat gündüz, KKD'nde 24 saat gece yaşanır.

www.KpssAnaliz.com
TÜRKİYE'NİN YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

1. DAĞLAR
Türkiye'nin dağlan; kıvrılma, kırılma ve volkanizma sonucunda oluşmuştur.

a) Kıvrılma Sonucu Oluşan Dağlar

Ülkemizin kıvrım dağları 3. jeolojik zamanda Alp - Himalaya kıvrım sistemi sonucu oluşmuştur. Kuzeyinde
Gürcistan sınırından başlayıp Sakarya ırmağının doğusunda son bulan Kuzey Anadolu Dağları, güneyinde
Teke yarımadası'ndan başlayıp Hakkari yöresinde son bulan Toros Dağları uzanış gösterir.
Kuzey Anadolu Dağları: Bu dağlar doğu batı yönlü denize paralel uzanır.
Batı Karadeniz Dağları: Bu dağlar, kuzeyden güneye; Küre, Bolu,Ilgaz ve Köroğlu Dağlarıdır.
Orta Karadeniz Dağlan: Yükseltileri. Doğu ve Batı Karadeniz Dağları'ndan azdır.
Bu kuşakta Canik Dağları yer alır.

Doğu Karadeniz Dağları: Ortalama yükseltileri 4000 m dolaylarında olan bu dağlar iki kuşak halinde
uzanır. Kuzeyde
Giresun ve Rize Dağları, Güneyde Mescit, Kop, Çimen Dağları yer alır.

Güney Anadolu (Toros) Dağları: Akdeniz'e paralel uzanırlar. Doğuda Doğu Anadolu ile Güneydoğu
Anadolu
bölgelerinin sınır çizgisini oluştururlar.

Batı Toroslar: Akdeniz Bölgesi'nin batısında Antalya Körfezi'nin iki tarafını çevrelerler. Bey dağları. Sultan,
Dedegöl ve Geyik Dağları'ndan oluşurlar.

Orta Toroslar: Bolkar, Aladağlar, Tahtalı ve Binboğa Dağları'ndan oluşur.

Güneydoğu Toroslar: Bitlis ve Cilo (Buzul) Dağları'ndan oluşur. Torosların diğer devamı Doğu Toroslar'dır.
Bu dağ kuşağında Mercan, Karasu - Araş, Şerafetlin ve Bingöl Dağlan yer alır.

İç Anadolu Dağları: Tek sıra halinde uzanan bu dağların yükseltileri fazla değildir. Başlıcaları; Emir,
Türkmen, Ayaş, Elmadağ ve Tecer Dağlarıdır.
b) Kırılma Sonucu Oluşan Dağlar
Bu dağlar 3. jeolojik zamanda Alp - Himalaya sistemi içinde oluşmuşlardır. Batı Anadolu'da yer alırlar.
Doğu - Batı yönlü olup denize dik uzanırlar. Kuzeyden güneye, Kazdağı, Madra, Yund, Boz, Aydın ve Menteşe

www.KpssAnaliz.com
Dağlarıdır.

c) Volkanik Dağlar
Bu dağlar 4. jeolojik zamanda oluşmuşlardır. Sönmüş tek volkan dağlardır.
İç Anadolu'da: Güneybatı - Kuzeydoğu doğrultusunda; Karadağ, Karacadağ, Melendiz, Hasandağı ve
Erciyes'tir.

Doğu Anadolu'da: Van Gölü'nün kuzeyinde kuzeydoğu - güneybatı yönünde uzanırlar. Nemrut.
Süphan,Tendürek, Küçük ve Büyük Ağrı şeklinde sıralanırlar.
Güneydoğu Anadolu'da: Karacadağ yer alır.
Marmara'da: Uludağ bulunur.
Ege'de: Manisa Kula'daki genç volkan konileri.

2. PLATOLAR
Plato: Çevresine göre yüksekte yer alan ve akarsu vadileriyle derince yarılmış düzlüklere denir.
-Platoların bölgelere göre dağılışı
-iç Anadolu Bölgesi'nde: Haymana, Cihanbeyli, Obruk, Bozok ve Uzunyayla Platoları.
- Marmara Bölgesi'nde: Çatalca - Kocaeli Platosu.
- Akdeniz Bölgesi'nde: Teke ve Taşeli Platoları.
- Ege Bölgesi'nde: Yazılıkaya Platosu. (Bayat)
- Doğu Anadolu Bölgesi'nde: Erzurum. Kars ve Ardahan Platoları.
- Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde: Gaziantep, Şanlıurfa Platolarıdır.

3. OVALAR

Ova: Çevresine göre çukurda kalan ve üzeri akarsuların taşıdıkları alüvyonlarla örtülü olan düzlüklerdir.

-Kıyı (Delta) Ovaları: Akarsuların taşıdıkları alüvyonları deniz ortamında veya kıyının hemen gerisinde
biriktirerek oluşturdukları düzlüklerdir. Kıyı ovaları tarım faaliyetinin çok yoğun olduğu verimli alanlardır.

Delta Ovalarının Dağılışı


Karadeniz'de: Bafra, Çarşamba
Ege'de: Gediz, Bakırçay, Küçük ve Büyük Menderes
Akdeniz'de: Çukurova, Silifke

İç ovalar:

Ülkemizin kıyıdan uzak iç kesimlerinde yer alan ovalardır. Genel olarak batıdan doğuya gidildikçe yükseltileri
artar. Kıyı ovaları kadar yoğun tarım yapılmaz.
İç Ovaların Dağılışı

www.KpssAnaliz.com
Karadeniz'de: Düzce, Kastamonu, Erbaa, Niksar, Bolu.
Marmara'da: Ergene, Yenişehir, Bursa, İnegöl.
Ege'de: Edremit, Aydın, Nazilli, Söke.
Akdeniz'de: Elmalı, Acıpayam, Tefenni, Gölhisar.
İç Anadolu'da: Eskişehir, Konya, Kayseri, Çubuk, Ereğli
Doğu Anadolu'da: Muş, Pasinler, Iğdır, Horasan, Elbistan, Malatya, Erzincan.
Güneydoğu'da: Ceylanpınar. Suruç, Birecik, Harran.

4.AKARSULAR VE BARAJLAR

Akarsu: Yağışlarla yeryüzüne inen, kaynaklardan çıkarak bir yatakta eğim doğrultusunda akan, göl, ova
veya denizlerde son bulan sulardır.

a) Akarsu havzası: Akarsuyun tüm kollarıyla beraber su topladığı bölgeye denir. Akarsular, topladıkları suları
denize ulaştırıyorlarsa bu tür akarsuların havzası açık havzadır. Eğer akarsular topladıkları suları denize
ulaştıramıyorlarsa iç göl veya ovaya boşaltıyorlarsa bu akarsuların havzaları kapalı havzadır.

-Açık Havzalar

Karadeniz: Doğudan batıya doğru Çoruh, Yeşilırmak, Kızılırmak, Yenice ve Sakarya.


Marmara: Susurluk Çayı, Meriç.
Ege: Kuzeyden güneye doğru Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes.
Akdeniz: Batıdan doğuya Aksu, Manavgat, Dalaman, Göksu, Seyhan, Ceyhan ve Asi.
Basra Körfezi: Dicle, Fırat akarsulardır. -Kapalı Havzalar
NOT: Türkiye'de kapalı havzalar yoğun olarak İç Anadolu Bölgesi'nde toplanmıştır.

Bunun nedenleri;
•Etrafının yüksek sıradağlarla çevrili olması
•Bölgedeki akarsuları besleyen kaynak ve yağışların yetersiz olmasıdır.
İç Anadolu'da: Tuz Gölü, Akşehir ve Eber Gölü.
Akdeniz'de: Göller Yöresi. Doğu Anadolu'da: Van Gölü ve Kura, Araş nehirleridir.

B) TÜRKİYE AKARSULARININ GENEL ÖZELLİKLERİ


• Rejimleri düzensizdir.
• Taşıdıkları su miktarları (debi) düşüktür.
• Yatak eğimleri fazladır. Bunun sonucunda;

- Taşımacılığa uygun değildir.


- Bol alüvyon taşırlar.
- Denge profiline ulaşmamıştır.
- Akış hızları yüksektir.
- Hidroelektrik (enerji) potansiyelleri yüksektir.
- Boyları kısadır.

C) AKARSULARIMIZ VE ÜZERLERİNDE KURULAN BARAJLAR


Akarsularımız üzerindeki barajlar;
www.KpssAnaliz.com
- Sulama
- İçme suyu temini
- Elektrik üretmek
- Erozyon ve taşkınları önlemek amacıyla kurulmuştur.
- Kızılırmak üzerinde: Hirfanlı, Kesikköpıü, Altınkaya
- Yeşilırmak üzerinde: Almus, Hasan Uğurlu, Suat Uğurlu
- Sakarya üzerinde: Sarıyar, Gökçekaya, Çubuk I, Çubuk II
- Gediz üzerinde: Demirköprü
- Büyük Menderes üzerinde: Kemer, Adıgüzel
- Manavgat üzerinde: Oymapınar
- Seyhan üzerinde: Seyhan
- Ceyhan üzerinde: Aslantaş, Kartalkaya, Berke
- Fırat üzerinde: Atatürk, Karakaya, Keban
- Dicle üzerinde: Devegeçidi, Kralkızı, llısu. Batman
5. GÖLLER

Göl: Karalar üzerinde bulunan çukurları doldurmuş durgun sulara denir. Göllerin suları, bulundukları coğrafi
bölgenin yağış -ejimi, gölü besleyen akarsular, arazinin yapısı, buharlaşma, sularını dışarı akıtmaları
(gideğen) gibi faktörlere bağlı olarak farklılık gösterir. Van Gölü'nün suları sodalı, Tuz Gölü ve Burdur
Gölü'nün tuzlu, Beyşehir ve Eğirdir göllerinin suları tatlıdır.

Göllerin Coğrafi Dağılışı


- Karadeniz Bölgesi: Sera, Tortum, Yedigöller, Abant
- Marmara Bölgesi: İznik, Sapanca, Ulubat, Manyas, Büyük ve Küçük Çekmece, Terkos.
- Ege Bölgesi: Barfo (Çamiçi)
- Akdeniz Bölgesi: Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Acıgöl, Kovada, Suğla.
- İç Anadolu: Tuz Gölü, Mogan, Eymir, Akşehir, Eber.
- Doğu Anadolu: Van Gölü, Nemrul, Erçek, Nazik, Balık, Çıldır, Haçlı, Hazar.
Göllerden;
- Sulama ve içme suyu kullanımı
- Balıkçılık ve avcılıkta
- Ulaşım ve enerji üretiminde
- Tuz ve soda üretiminde yararlanılır.

www.KpssAnaliz.com
TÜRKİYE İKLİMİ
Türkiye'nin iklimini etkileyen temel faktörlerin başında coğrafi konum gelir.
A. Matematik Konumun Etkileri

Türkiye 36" - 42" kuzey paralelleri arasında yer alır. Bu yönüyle Ekvator daha yakındır. Diğer etmenler
gözardı edilirse enleme bağlı olarak sıcaklık güneyden kuzeye gidildikçe düşer. Ülkemiz dönenceler dışında
yer aldığından güneş ışınları hiçbir zaman dik düşmez.

B. Özel Konumun Etkileri

1.Etrafındaki kara kütlelerinin etkisi

Türkiye, Asya, Avrupa ve Afrika karalarının birbirlerine en çok yaklaştığı alanda bulunur. Kışın, kuzeyindeki
Asya ve Avrupa üzerinde oluşan soğuk hava kütleleri ülkemiz i kli min e soğutucu etkide bulunur. Yazın,
güneyindeki Afrika üzerinden, gelen sıcak çöl havası sıcaklıkların özellikle Güneydoğu'da artmasına neden
olur.
2.Etrafındaki Denizlerin Etkisi
Uç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizin kıyı kesimlerinde y ı l lı k ve günlük sıcaklık farkları düşük, yağış oranı
fazladır.
3.Etrafındaki Basınç Merkezlerinin Etkisi

Türkiye kış mevsiminde kuzeydoğusundaki Sibirya YB ile Kuzeybatısındaki İzlanda AB'nın etkisi altında kalır.
Yaz mevsiminde ise güneydoğudan Basra AB ile güneybatısından etkili olan Asor YB'nin etkisi altında kalır.
Sibirya YB kışın I görülen kar yağışları ile kuru ayazın temelini oluşturur. Basra ise kavurucu yaz sıcaklarının
ana sebebidir.

4.Yüzey Şekilleri (Yükselti)

www.KpssAnaliz.com
Yükselti batıdan doğuya doğru artar. Bunun sonucunda doğuda yazlar serin kışlar şiddetli kar yağışı ve don
olaylarının etkisinde kalır.

5.Dağların Uzanışı

Kuzey ve güneyde dağların denize paralel uzanması deniz etkisinin iç kesimlere ulaşmasını engeller. Batıda
dağların denize dik uzanışı kısmen denizel etkinin iç kesimlere ulaşmasını sağlar.

6.Bakı

Bakı, dağların güneşe dönük yamacıdır. Türkiye Kuzey Yarımküre'de yer aldığından dağların güney
yamaçları daha çok güneşlenir. Bunun sonucunda güney yamaçlarda bitki çeşitliliği fazla, tarım ürünlerinin
yetişmesi ve kar örtüsünün yerde kalma süresi kısadır.

TÜRKİYE'DE İKLİM ELEMANLARI

A.SICAKLIK

Türkiye'de en yüksek sıcaklık ortalamaları enlem ve denizin etkisiyle Akdeniz kıyılarında görülür. En düşük
sıcaklıklar, yükselti, karasallık ve enlemin etkisiyle Doğu Anadolu'da görülür.

www.KpssAnaliz.com
B.RÜZGARLAR

Türkiye'yi kuzeyden etkileyen rüzgarlar sıcaklığı düşürür. Güneyden etkileyen rüzgarlar sıcaklığı yükseltir.
- Meltem Rüzgarları: Bu rüzgarlar daha çok yazın günlük ısınma farklarına bağlı olarak oluşurlar.

a.Kara ve Deniz Meltemi: Kara ve denizlerin farklı ısınma özelliklerinden oluşurlar.


Gündüz denizden karaya, gece karadan denize doğru eserler.
b.Dağ ve Vadi Meltemi: Yükselti ve bakının etkisiyle oluşurlar. Gündüz vadi tabanlarından dağ yamaçlarına,
gece dağdan vadi tabanına doğru eserler.
- Fön Rüzgarları: Nemce zengin hava kütleleri dağ yamaçlarına tırmanırken yağış bırakırlar. Dağın diğer
yamacından girerken sürtünmenin etkisiyle aşırı derecede ısınır ve çevrenin ısısını I - 2 saat içinde 10 - 15"C
arttırırlar. Kışın çığ düşmelerine yazın bitkilerin kurumasına neden olurlar.

C. NEMLİLİK VE YAĞIŞ
Türkiye'de yağışın yıllık dağılışı incelendiğinde 250 mm ile 2500 mm gibi farklılıklar olduğu görülür.
Bu durumun başlıca nedenleri;
- Denize göre uzaklık
- Dağların uzanışı ve yükselti
- Basınç merkezleri ve rüzgardır.

Yağışın mevsimlere göre dağılışı

www.KpssAnaliz.com
TÜRKİYE'DE OLUŞUMLARINAGÖRE YAĞIŞ ŞEKİLLERİ

Orografik (Yamaç) Yağışları

Dağ yamacını tırmanan nemli hava kütleleri belirli yükseltiye ulaştıklarında yoğunlaşarak yağış bırakırlar.
Türkiye'de I yağışlar yoğun olarak Doğu Karadeniz'de görülür

Konveksiyonel (Yükselim) Yağışları

Konveksiyon yağış

İlkbahar sonları ile yaz başlarında havanın hareketsiz olduğu dönemde ısınarak dikey yönde yükselen
nemli hav yoğunlaşarak yağış bırakır. Türkiye'de İç Anadolu Bölgesi'ndeki kırkikindi yağışları bu şekilde oluşur.

www.KpssAnaliz.com
Sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaştığı alanlarda soğuk hava sıcak havanın altına girer. Sıcak hava soğuk
havanın üstünde yükselir ve yoğunlaşarak yağış oluşturur. Akdeniz Bölgesi'nde yoğun görülen yağışlardır.

TÜRKİYE'DE GÖRÜLEN İKLİM TİPLERİ

Türkiye ılıman iklim kuşağında yer alır. Buna rağmen yükselti enlem ve karasallığın etkisiyle farklı iklim tipleri görülür.

A AKDENİZ İKLİMİ
Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. En fazla yağış kış mevsiminde düşer. Akdeniz, Ege Denizi ve
Marmara Denizi kıyılarında etkilidir. İçenlere pek sokulamaz. Yalnız Ege kıyılarındaki çöküntü : arı üzerinden 150
- 200 km içerilere kadar girme olanağı bulur. Don olaylarına ve kar yağışlarına fazla rastlanmaz, -eşlenme
süresi fazla, yıllık sıcaklık farkları düşüktür. Güneyden kuzeye gidildikçe yaz kuraklığı azalır. Yıllık sıcaklıkları artar.

www.KpssAnaliz.com
Akdeniz ikliminin doğal bitki örtüsü makidir. Maki, orman bitki topluluğunun yok olmasından sonra ortaya çıka
topluluktur. Başlıca türleri, zeytin, defne, sandal ve kocayemiş'tir.

B. KARADENİZ İKLİMİ

Her mevsimi ılıman ve bol yağışlı geçen iklim tipidir. En fazla yağış sonbahar mevsiminde düşer. Karadeniz'in kıyı
kesimleriyle, Marmara Bölgesi'nin Karadeniz'e kıyısı bulunan yerlerinde görülür.

Orta Karadeniz Bölümü'nde yükselti azaldığından yağış miktarı düşer. En fazla yağış Doğu Karadeniz Bölümü'nde
görülür. Dağlar denize paralel uzandığından iklim etkileri iç kesimlere ulaşamaz.

Karadeniz ikliminin doğal bitki örtüsü ormandır. Dağların güneye bakan yamaçlarında yağış miktarı azaldığından
bozkır bitki örtüsü görülür.

C. KARASAL İKLİM

Yazlar sıcak ve kurak, kışlar, soğuk ve kar yağışlı geçer. En yağışlı mevsimi ilkbahardır. Yıllık yağış miktarı düşük,
sıcaklı farkları yüksektir. Karasal iklim, yükselti ve denize uzaklık nedeniyle yağış ve sıcaklık dağılışı bakımından
farklılık gösteri Karasal iklim İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'nun yanısıra Karadeniz, Akdeniz, Ege
Bölgeleri'nin denizden uzak iç kesimlerinde ve Marmara'nın Ergene bölümünde görülür.
Türkiye'de görülen karasal iklim, İç Anadolu, yazları yağışlı Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere üç

www.KpssAnaliz.com
grupta incelenir.

Karasal iklimin doğal bitki örtüsü bozkırdır. Erzurum - Kars yöresinde yaz yağışları görüldüğünden bozkır bitki
topluluğu yerini uzun boylu otlara yüksek yerlerde ise alpin çayırlarına bırakır.

TÜRKİYE'DE NÜFUS

Nüfus: Belirli bir yerde yaşayan insanların sayısal oranını ifade eder.

Nüfus Coğrafyası: Yeryüzünde yaşayan insanların dağılışlarını, çevre ile olan karşılıklı

etkileşimlerini neden sonuç ilişkisi içinde inceleyen coğrafyanın ait dalıdır.

a) Genel Nüfus Sayımları ve Yararları

Nüfus Sayımı: Bir ülkede yaşayan insanların eğitini, cinsiyet, çalışma durumu, askeri ve ekonomik gücünü
öğrenmek için belirli aralıklarla bir günü kapsayan sürede yapıl an sayımdır.

Nüfus sayımından elde edilen sonuçlar, ülkede çeşitli alanlardaki hizmetlerin yürütülebilmesi açısından
önem taşır. Bu sayede o ülkedeki işgücü, konut, ulaşım, sağlık, eğitini ve diğer stratejik alanlarda planlama
ve yatırımlar yapılır.

Türkiye’de ilk nüfus sayımı 1927 yılı n d a yapılmıştır. 1935 yılından 1985 yılına kadar her 5 yılda bir, 1990
yılından itibaren her 10 yılda bir nüfus sayımı yapılmasına karar verilmiştir. Türkiye'de nüfus sayımları Türkiye
İstatistik Kurumu (TÜİK) yap ılı r ve değerlendirilir.

b) Nüfus Artışı ve Sonuçları


Belirli bir alanda, belirli bir süre içinde insan sayısında meydana gelen artıştır,
Nüfus artışı; doğumlar, ölümler ve göçler gibi üç öğeye bağlıdır.
Bir ülkede doğum oranı, ölüm oranından fazlaysa nüfus artışına, ölüm oranı doğum oranından fazlaysa
azalmasına neden olur.

www.KpssAnaliz.com
NOT:Doğal nüfus artış hızının dengede kalması için aile planlaması uygulanır.

c) Nüfus Artış Hızının Olumsuz Sonuçları


- Ülkenin kalkınma hızı düşer.
- Tüketici nüfusun oranı artar.
- İşsizlik yaygınlaşır.
- Gelir dağılımındaki dengesizlikler artar.
- Ülke kaynakları çabuk tükenir.
- Devletin yatırımı azalır.
- Eğitim, beslenme, konut açığı, sağlık, ulaşım ve göç gibi sorunlar ortaya çıkar.

Yurdumuzda Nüfus Kaybının Nedenleri:


- Anne ve bebek ölümleri
- Yaşanan deprem, sel, çığ, heyelan yangın gibi doğal afetler
- Trafik kazaları
- Ülke dışına yapılan göçler
- Çeşitli bulaşıcı ve salgın hastalıklar
- Bölgesel ve genel savaşlar

www.KpssAnaliz.com
d) Nüfus Yoğunluğu
Nüfus yoğunluğu; aritmetik, tarımsal (zirai) ve fizyolojik yoğunluk olmak üzere üç grupta incelenir.
1. Aritmetik Nüfus Yoğunluğu
Belirli bir yerde yaşayan nüfusun o yerin alanına bölünmesiyle elde edilir.

Nüfus
Aritmetik yoğunluk =------------
Yüz ölçümü

Bu yoğunluk km2'ye düşen insan sayısını ifade eder. Ülkemizde 2000 yılına göre aritmetik yoğunluk şöyledir:

67.853.315
Aritmetik yoğunluk =----------------= 89 kişi
774.815 km2

NOT:
Aritmetik nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu bölge Marmara, en düşük olduğu bölge Doğu Anadolu 'dur.
Yurdumuzda Aritmetik Nüfus Yoğunluğunun Fazla Olduğu Yerler:
- Kıyılarda delta ovaları, iç bölgelerde tarıma elverişli ova ve akarsu boylan
- Sanayi ve madenciliğin geliştiği (İstanbul, İzmir, İzmit, Adana, Gazi Antep, Zonguldak, Batman vb.) yerler.

2. Tarımsal Nüfus Yoğunluğu

Tarımsal nüfus yoğunluğunda, ekili dikili yerler dikkate alınır.

Tarımda çalışan insan sayısı


Tarımsal Nüfus Yoğunluğu =--------------------- --------
Tarım alanlarının yüzölçümü

23.753.359
Tarımsal Yoğunluk =--------------= 98 kişi
260.000 km2

990 yılına göre Türkiye tarımsal nüfus yoğunluğu 98 kişidir.

Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri'nde dağlık alanlar geniş, tarım alanları dar olduğundan tarımsal nüfus
yoğunluğu yüksektir.

3. Fizyolojik Yoğunluk

Toplam nüfusun ekili dikili alanlara bölünmesiyle elde edilir.

Nüfus
Fizyolojik Yoğunluk = --------------------
Tarım alanlarının yüzölçümü

www.KpssAnaliz.com
67.853.315
= ------- ----= 282 kişi
240.000 km2

-Tarım alanlarının dar olduğu bölgelerde fizyolojik nüfus yoğunluğu yüksektir.

e) Türkiye'de Nüfusun Özellikleri


-Türkiye'de doğum oranı yüksek olduğundan genç nüfusu fazladır.
-Sağımlı nüfus (çocuk ve yaşlı) oranı yüksektir.
-Nüfusun %46'sı tarım sektöründe çalışmaktadır.
-Okur-yazarlık oranı % 90 dolaylarındadır.
Kentlerde yaşayan insan sayısı köylerde yaşayandan fazladır. Bu oran kentlerde % 65 köylerde %35'dir.

TÜRKİYE'DE NÜFUS HAREKETLERİ (GÖÇLER)

İnsanların yaşadıkları alanlardan başka alanlara geçici veya sürekli olarak yer değiştirmesine göç denir.

Göçler; ekonomik, siyasi iyi yaşam isteği, eğitim, savaş gibi nedenlerden kaynaklanır. Göçler; iç ve dış göçler diye
ikiye ayrılır.

A) İÇ GÖÇLER
Ülke içinde meydana gelen göçlerdir. Köyden kente ya da bölge dışına yapılan geçici veya daimi yer değişikliğine denir,
a) Geçici Göçler (Mevsimlik)
Köylerde tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanlar yaz mevsiminde yer değiştirir. Bu çoğunlukla yaylacılık faaliyeti
şeklinde olur.İş olanaklarının sınırlı olduğu alanlardan tarım, sanayi, turizm bölgelerine yapılan göçler bu türdendir.

b) Sürekli Göçler: Çeşitli nedenlerle insanların bulundukları yerleri sürekli terk ederek başka yerlere yerleşmeleridir.

İç Göçlerin Nedenleri
Hızlı nüfus artışı ve işsizlik
Kan davaları ve etnik çatışmalar
Deprem, kuraklık, heyelan, çığ, sel gibi doğal yıkımlar-Miras yoluyla toprakların bölüşülmesi
Şehirlerdeki sağlık, eğitim, sosyal hizmetlerden yararlanma isteği -Tarımda makine kullanımının artması

İç Göçlerin Sonuçları
Çarpık kentleşme görülür.
Eğitim, temizlik, ulaşım, asayiş, altyapı konut ihtiyacı gibi sorunlar ortaya çıkar.
Kentlerde işsizlik oranı artar.
Nüfusun ülkedeki dağılım ı düzensiz ve dengesiz gelişir.

B) DIŞ GÖÇLER

Ülke dışına yapılan göçlerdir. Uluslararası antlaşmalar, ekonomik yetersizlikler, savaş ve doğal afetler, ülke
sınırların değişmesi ve etnik ayrımcılık gibi nedenlerle yurtdışı göçleri yaşanır.

Bu göçler sonucunda ülkeler arası ekonomik, siyasi ve kültürel işbirliği artar. Dünya nüfusunun dağılışında ve
yoğunluğunda dengesizlikler ortaya çıkar.

www.KpssAnaliz.com
Beyin Göçü: Geri kalmış ülkelerdeki iyi eğitimli kişilerin ve bil im adamlarının gelişmiş ülkelere gidip orada
çalışmalarıdır.
NOT:Türkiye'den yoğun olarak Avrupa ülkelerine göç yaşanır.

YURDUMUZDA YERLEŞME

İnsanların yaşamlarını devam ettirmek i çi n barındıkları, ekonomik faaliyetlerini yürüttükleri alanlara


yerleşme alanı adı verilir.
Yerleşmeyi sınırlandıran faktörler
Denizler -Yeryüzü şekilleri -Yükselti
Bataklıklar -Ormanlık ve Sit alanları
Kuraklık ve çölleşme -Toprak özellikleri

A) Kırsal Yerleşmeler

a) Köyler: Nüfusu 2000'den az olan ve muhtarlıkla yönetilen birimlerdir. Ekonomik etkinlikleri tarım,
hayvancılık ve ormancılığa dayanır. Kırsal yerleşmeler, tarım arazisi su kaynakları, ulaşım gibi faktörlere bağlı
oluşmuştur. Köy yerleşmeleri dağınık ve toplu yerleşme diye ikiye ayrılır.

-Toplu Yerleşmeler

Tarım arazisinin geniş, yüzey şekillerinin fazla engebeli olmadığı ve su kaynaklarının yetersiz olduğu alanlarda
görülen yerleşme tipidir. Evler birbirine yakın kurulmuştur.

Ülkemizde İç Anadolu, Marmara ve Ege Bölgeleri'nde yerleşmeler bu şekildedir.

-Dağınık Yerleşmeler

Tarım topraklarının dağınık, arazinin engebeli, su ihtiyacının kolay sağlandığı alanlarda görülen yerleşmelerdir.
Evler birbirine uzak, genelde tarım yapılan arazi kenarlarında kurulmuştur. Ülkemizde bu yerleşme tipi Karadeniz
Bölgesi'nde gündür.

b) Köy Altı Yerleşmeler


Köylerden daha küçük olan ve idari olarak köy muhtarlığına bağlı yerlerdir. Hayvancılığın yoğun olduğu bölgelerde fazladır
Başlıcaları; mezra, kom, divan, ağıl, yayla, mera, oba, çiftlik, bağ evleri vb. dir.
Konut Tipleri
Konut tipleri; bölgenin iklim, jeolojik yapı ve doğal bitki örtüsünün etkisi altında şekillenmiştir.
Kerpiç evler: Sıcaklık farkının yüksek olduğu İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nde görülür.
Taş evler: Malzemenin kolay sağlanmasından dolayı Akdeniz ve Doğu Anadolu'da görülür.
Ahşap evler: Ormanlık alanlarda malzemenin kolay sağlanmasından dolayı Doğu Karadeniz Bölümü'nde görülür.

Köylerimizin Başlıca Sorunları


*Sağlık
*Eğitim *Ulaşım *İletişim
*Isınma
*Aydınlanma
*İçme suyu ve kanalizasyon sorunlarıdır.

www.KpssAnaliz.com
TARIM
İnsanların, ürünlerinden faydalanmak amacı ile ekilip, dikilebilen topraklan işlemesine tarım faaliyeti denir.

TARIMI ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) COĞRAFİ FAKTÖRLER

1. İklim
Bitkilerin yeryüzünde dağılıp gelişmesini iklim koşulları belirler. Her bitkinin güneşlenme, su, sıcaklık gibi
doğal gereksinimleri farklıdır.

2.Arazinin Şekli

Arazinin çok engebeli olması tarımsal etkinliği güçleştirir.

3.Toprağın Yapısı

Topraktaki tuz, kireç ve diğer mineraller bitkinin yetişmesini etkiler. Nemli bölgelerde toprak çok yıkandığı için tuz
ve mineral bakımından fakirdir. Kurak bölgelerde ise toprak yüzeyi çorak ve kireçlidir.

4. Doğal Bitki Örtüsü

Ormanlar, çayır ve bataklıklar tarımı sınırlar,

5.Yükselti

Bitkilerin yetişme koşulları yükseltiye bağlıdır. Bitkilerin yükselti sınırı enleme göre değişir. Ekvatordan kutuplara
gidildikçe bitkilerin yetişme üst sınırları düşer.

B) KÜLTÜREL FAKTÖRLER

1. İşgücü ve Sermaye

Çeşitli tarımsal bitkilerin kültür bitkisi kapsamına alınması iş gücü ve sermayeye dayanmaktadır. Örneğin
pamuğun ekilmiş ve hasadı insan gücüne dayanır. Seraların kurulması, meyvelerin toplanması tahıl tarımından
daha zordur ve iş gücüne ihtiyaç duyar.
2. Ulaşım ve Pazarlama
Üretilen bir tarım ürününün zamanında pazarlara ulaştırılması ticari değerini artırır ve sürekliliğini sağlar.
3.Yasalar ve Diğer Düzenlemeler

Tarım ürünleri öncelikle ülke tüketimine yönelik olur. Tarım ürünlerinin bir kısmı ihracat ve pazar koşulları göz
önüne alınarak devlet kotasına tabi tutulur. Bazı ürünlerin kalitesini arttırmak için ekim alanları devletçe
belirlenir. Haşhaş, kenevir, tütün gibi bazı ürünlerin yetişmesi devlet denetimindedir. Pirinç, sıtma hastalığı
yaydığı için ve sivrisinek oluşumuna neden olduğundan kentlerden uzak alanlarda ekimine izin verilir.

C) TARIM METODU

1. İntansif Tarım (Modern)

Nüfus yoğunluğunun fazla, tarım topraklarının sınırlı olduğu ülkelerde uygulanan yöntemdir. Birim alanda en
yüksek verim alma esastır.

www.KpssAnaliz.com
2. Ekstansif Tarım (İlkel)
Geniş alanda bol ürün elde etmek hedeflenir. Makine ve diğer araçların kullanımı arttıkça verim yükselir.
3. Nadas (Kuru Tarım)

Yağışların ve sulama olanaklarının sınırlı olduğu alanlarda uygulanır. Tarım topraklarının havalanması ve
dinlenmesi için bir şey ekilmeden boş sürülmesidir.

TARIMIN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ

Türkiye ekonomisini belirleyen güç tarımdır. Ancak son yıllarda sanayi ürünlerinin ihracat oranı tarım ürünlerinin
oranından yüksek olmaktadır.
-Tarımın önemini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür.
-Tarım gelirleri milli gelirin %20'sini oluşturur.
-Nüfusun %40'ı tarım alanından gelirini sağlar.
-İhracatın % 15'i tarım gelirlerinden sağlanır.
-Endüstrimiz büyük oranda tarım ürünlerine dayanır.

TARIMDA VERİMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

1. Sulama

Ülkenin büyük bölümünde yarı kurak iklim koşulları görülür. Yağışın yetersiz olduğu dönemlerde sulama birim
alanda verimin artmasına yardımcı olur. Türkiye'de ekili dikili alanların ancak % 25'i sulanabilmekte % 75'inde
kuru tarım yapılmaktadır.

2.Gübreleme

Sürekli ekim yapılan topraklarda zamanla bitki besin maddesi azalır. Gübre bu eksilen besin maddelerinin takviyesini
sağlar.Gübre birim alanda yüksek verimin alınmasını sağlar.

3.Tohum ıslahı
Kullanılan tohum ürün miktarını ve kalitesini önemli ölçüde etkiler. Islah edilmiş tohumdaki yüksek verim
değeri sayesinde ürün miktarı artmaktadır.

4.Makineleşme

Makine kullanımı yoğun iş gücü ve zaman kaybını önler. Toprağın havalandırılması, sulama, tohum ekme ve
ürün hasadı sırasındaki kayıplar makineleşme ile önlenebilir. Türkiye'de arazinin engebeli oluşu makine
kullanımını oldukça güçleştirmektedir.

5.Pazarlama

Elde edilen ürünün tüketiciye sunulmasına pazarlama denir. Tarım ürünleri yoğun olarak nüfus yoğunluğunun
fazla olduğu kentlerde tüketilmektedir.

6.Toprak Analizi

Her tarım ürününün gereksinim duyduğu mineralleri farklıdır. Yapılan analizlerle topraktaki mineraller
belirlenir ve üretim ekimi ona göre yapılır.

www.KpssAnaliz.com
7.Zirai Mücadele

Ekilen ürünün zararlılardan korunması zirai mücadele ile mümkündür. Zirai mücadele çeşitli ilaçlar
yardımıyla ürüne zar;
veren otlar ve haşerelere karşı yürütülür.

8.Çiftçinin Eğitimi
Tarımsal faaliyeti yürüten çiftçinin eğitimi tarımda verimi yükselten diğer bir faktördür.
Eğitilmiş çiftçi tohum ıslahı, zirai mücadele ve makine kullanımı gibi faaliyetleri yürütebilir.
Türkiye'de tarımı geliştirmek ve desteklemek amacıyla kurulan kuruluşlar
-Tarım kredi kooperatifleri
-Ziraat Bankası
-Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı
-Türkiye Zirai Donatım Kurumu
-Devlet üretme çiftlikleri
-Toprak Mahsulleri Ofisi
-Türkiye Zirai Odaları Birliği
-Devlet Su İşleri

TÜRKİYE'DE TARIM BÖLGELERİ

Belirli bir alanda bir ürünün, yetiştirilen diğer ürünlerden daha fazla olması o ürünün tarım bölgesini
oluşturur.

A. KIYI BÖLGELERİ
a) Karadeniz: Çay, fındık, tütün, mısır
b) Marmara: Zeytin, ayçiçeği, tütün, pirinç
c) Ege: Zeytin, üzüm, tütün, pamuk, incir
d) Akdeniz: Pamuk, turunçgiller, muz.
NOT: Tarım ürünü çeşitliliği en fazladan bölgemiz Marmara'dır.

B. İÇ BÖLGELER
1.Karadeniz'in iç kesimleri: Şeker pancarı, arpa, buğday, pirinç, keten, kenevir.
2.İç Anadolu: Buğday, arpa, şeker pancarı, meyve ve sebze tarımı.
3.Güneydoğu Anadolu: Zeytin, mercimek, nohut, pirinç ve sebze üretimi.
4.Doğu Anadolu: Malatya, İğdır, Elazığ Ovalan'nda pamuk, şeker pancarı, buğday, arpa, üzüm, kayısı.

www.KpssAnaliz.com
TARIM ÜRÜNLERİMİZ
Türkiye topraklarının büyük bölümü tahıl tarımına ayrılmıştır. Bu oran ekili-dikili alanların % 75'ini kapsar.
1.Buğday
Çimlenme ve yetişme döneminde nemli ve serin hava, olgunlaşma ve hasat döneminde kuru ve sıcak hava ister.
Buğday, yazları yağışlı Karadeniz ve Erzurum - Kars yörelerinde yetişmez.
En fazla yetişme alanı İç Anadolu Bölgesi'dir.
Ülkemizde buğday üretimi fazla olduğu halde tüketimi çok olduğundan ihracatı yapılmaz.
Doğal iklim koşullarından etkilendiğinden yağışın yetersiz olduğu yıllarda verimi düşer.

Türkiye'de buğday üretiminin coğrafi bölgelere göre dağılışı

Buğday üretimi

2.Arpa
Buğdayla aynı iklim koşullarına sahiptir.
Coğrafi dağılış olarak buğdaya paralellik gösterir.
Yetişme dönemi daha kısadır,
Hayvan yemi ve bira sanayisinde kullanılır.
İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Ege Bölgeleri yaygın ekim alanlarıdır.
3. Çavdar
- Düşük sıcaklıklarda yetişen, yüksek sıcaklıklardan zarar gören tahıldır.
- Yetişme süresi kısa olduğundan buğday ve arpanın yetişmediği yerlede ekilir.
- Besin maddesi ve hayvan yemi olarak kullanılır. -İç Anadolu ve Doğu Anadolu'da yetişir.

www.KpssAnaliz.com
4.Mısır
- Yetişme ve olgunlaşma dönemi yüksek sıcaklık ve bol yağış ister.
- Karadeniz'in kıyı kesimlerinde yoğun olarak yetişir.
- Bu bölgede tahıl tarımı yapılmadığından temel besin kaynağıdır.
- Akdeniz Bölgesin'de ise yağ üretimi için mısır yetiştirilir.

Mısır Üretimi

5. Pirinç (Çeltik)
- Bol su ve yüksek sıcaklık ister.
- Ekimi ve hasadı insan gücüyle yapılır.
-Sıtma tehlikesinden dolayı şehirlerin yakınında ekimine izin verilmez.
-Akarsu boylarında ve delta ovalarında ekimi yaygındır.

Çeltik Üretimi

www.KpssAnaliz.com
ENDÜSTRİ BİTKİLERİ
Endüstri hammadesi olarak kullanılan ürünlerdir. Tarımda makina kullanımı arttıkça bu ürünlerin ekimi artar. ...
Şekerpancarı
-Yetişme döneminde bol neme ihtiyaç duyar.
-Nem oranının düşük olduğu alanlarda sulanarak yetiştirilir.
-Tüm endüstri bitkileri içinde ekim alanı en geniş olanıdır.
- Posası hayvan yemi olarak kullanıldığından şeker fabrikalarının yakınında büyükbaş hayvancılık faaliyeti gelişir.

Pamuk

-Dokuma sanayisinin hammaddesini oluşturur.


-Yetişme döneminde bol nem, olgunlaşma döneminde yüksek sıcaklık ve kuraklık ister.
-Dışarıya satışı olur.
- Akdeniz ikliminin görüldüğü alanlarda yetişir.

www.KpssAnaliz.com
Türkiye'de Pamuk Üretiminin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı

3. Tütün
- Yetişme döneminde bol nem olgunlaşma döneminde kuraklık ister.
- Kalite düşüklüğünü önlemek için ekim alanları devletçe sınırlandırılır.

Tütün Üretiminin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı

www.KpssAnaliz.com
4. Çay
Bol yağışlı ve ılıman iklim ve kireçsiz topraklarda yetişir.
Ülkemizin çay üretiminin tamamı Doğu Karadeniz Bölümü'nde yapılır.
Yetiştirme alanı en dar olan bitkilerdendir.

5. Haşhaş

Yetişme alanları geniş olmasına rağmen uyuşturucu yapımında kullanıldığından ekim alanları devletçe
belirlenir ve sınırlandırılır.
Afyon, Kütahya, Uşak, Burdur, Denizli ve Konya'da ekimi yapılır.

YAĞ BİTKİLERİ

1. Ayçiçeği

Büyüme döneminde bol yağış ve sulama, olgunlaşma döneminde bol güneş, sıcaklık ve kuraklık ister.

www.KpssAnaliz.com
2.Zeytin
Akdeniz ikliminin tipik bitkisidir. Yıllık sıcaklık farklarından ve don olayından olumsuz etkilenir,
Hasadı sonbaharda yapılır.
Ağacı bir yıl ürün verir diğer yıl vermez.
Akdeniz Bölgesi'nde daha kârlı ürünler ekildiğinden zeytin bu bölgede daha az üretilir.
Ege Bölgesi yağlık, Marmara Bölgesi sofralık zeytin yetiştirir.
3. Susam
-Yağ ve tahin üretiminde kullanılır.
-Ekim alanları Akdeniz ve Ege'de yaygındır.

4. Keten-Kenevir
-Keten kumaş, kenevir halat yapımında kullanılır.
-Marmara ve Batı Karadeniz'de Kastamonu çevresinde yetiştirilir.
-Yağ sanayisinde kullanılır.
-Uyuşturucu yapımında kullandığı için ekimi devlet denetimindedir.

5. Yerfıstığı
-Akdeniz iklim koşullarında yetişir.
-Ülkemiz üretiminin %93 Akdeniz'dedir.

6. Soya Fasulyesi
-Yazları yağışlı iklim koşullarına uyum sağlamıştır.
-Soya yağı üretiminde ve bebek maması yapımında kullanılır.

-Yoğun olarak Orta Karadeniz'de yetiştirilir. Adana, Mersin ve Hatay çevresinde ekimi yapılır.

BAKLAGİLLER

1.Mercimek
-Olgunlaşma döneminde yüksek sıcaklık ve kuraklık ister.
-Kırmızı mercimek Güneydoğu Anadolu'da, yeşil mercimek İç Anadolu'da yoğun olarak yetiştirilir.

2.Nohut

Yarı kurak koşullarda yetişir.

İç Anadolu'da ekimi fazladır.

3.Fasulye

Ilıman iklimde, sulanabilen alanlarda yetiştirilir.


Üretimi yoğun olarak İç Anadolu'dadır.

www.KpssAnaliz.com
MEYVECİLİK

Türkiye'de ekili dikili alanların % 1 1 meyve ağaçlarına ayrılmıştır. Çeşitli iklimlerin görülmesinden dolayı
meyve yetiştiriciliği farklılıklar gösterir.

1.Fındık
Serin ve nemli iklimlerde yetişen bir bitkidir.
Don olayından olumsuz etkilenir.
Fındık üretimi yoğun olarak Orta Karadeniz Bölümü'nde gerçekleştirilir.
Türkiye; Dünya fındık üretiminde birinci sıradadır.

2.Üzüm
Yetişme alanı en geniş olan meyvedir.
Soğuk iklim şartlarına dayanıklı, yaz sıcaklığını sever.
Türkiye kuru üzüm üretiminde ve ihracatında Dünya'da birinci sıradadır.
Üretim miktarı bakımından Ege birinci, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ikinci sırada gelir.

3. İncir
-Akdeniz iklim şartlarında yetişir.
-Kış mevsiminin ılık geçtiği, don olaylarının olmadığı alanlarda yetişir.
-Türkiye incir üretiminde önde gelir. Kuru incir üretiminde Dünya'da ilk sırada yer alır.
-Üretimde Ege Bölgesi birinci, Akdeniz Bölgesi ikinci sırada yer alır.

www.KpssAnaliz.com
4.Turunçgiller (Narenciye)
-Yetişme alanlarında bol sıcaklık ve nem gerekir.
-Don olaylarının görüldüğü alanlarda yetişmez.
-Akdeniz ikliminin görüldüğü alanlarda yetişir.
-Üretimin %88'ini Akdeniz, %11'iniEge,% 1 'ini Rize karşılar.
-İhraç ürünlerimiz arasında yer alır.

5. Muz
-Sıcaklığın 10C'nin altına düşmediği yerlerde yetişir.
-İçel, Antalya ve Hatay'da yetiştirilir.
-Ülke ihtiyacını mevcut üretimimiz karşılamaz.

6. Elma
-Üzümden sonra yetişme alanı en geniş olan meyvedir.
-Düşük sıcaklıklara dayanıklıdır.
-Yoğun olarak İç Anadolu, Akdeniz ve Marmara'da üretilir.
-Dünya üretiminde 4. sırada yer alırız.

SEBZECİLİK
Türkiye’de sebze üretimi yoğun olarak yapılır. Taze tüketimi olan sebzeler Akdeniz ve Ege'de üretilir.
Konserve yapımında kullanılır.
Kış mevsiminde Akdeniz Bölgesi'nde seracılık ve turfandacılık şeklinde yetiştirilir.
HAYVANCILIK

Türkiye’de yüzey şekilleri ve iklimin etkisiyle hayvancılık faaliyeti oldukça farklı özellikler göstermektedir.

Bu durum; hayvan türlerinin fazla olması sonucu doğurmuştur.


Türkiye beslediği hayvan sayısı bakımından Avrupa'da birinci, Dünya'da dokuzuncu sıradadır.

Hayvancılığın Ekonomimizdeki Yeri


Türkiye’de tarım gelirini gelirlerinin %40'ını hayvancılık oluşturur.
Ulusal gelirin %20 hayvancılık sağlar.
İhracatın %15 'ini oluşturur.
Artan nüfusu beslemede önemli rol oynar.
Hayvan ürünleri,endüstride kullanılır.
Tarımda ve taşımada hayvan gücünden yararlanılır.

www.KpssAnaliz.com
Hayvancılığı Etkileyen Faktörler
Hayvancılıkta istenilen verimi almak için;
H a y v a n s o y l a rı n ı n ıslahı
Otlakların ıslahı
Dericilik ve ahır hayvancılığının yaygınlaştırılması
Erken kesimin önlenmesi ayıplarına neden olan hastalıkların önlenmesi
Çiftçinin eğitilmesi gerekir.

TÜRKİYE’DE BESLENEN HAYVANLAR VE DAĞILIŞLARI


A. KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK
1.Koyun
K o y u n y e t i ş t i r t i c i l i ği daha çok düzlüklerin ve meraların geniş alan kapladığı, arazinin engebeli olmadığı
alanlarda yapılan bir faaliyettir.
Türkiye’de en fazla İç Anadolu’da beslenir.
2.Kıl Keçisi
Arazinin engebeli olduğu alanlarda koyun beslenemediği için kıl keçisi beslenir.
Toroslarda ve Menteşe yöresinde yoğundur.
Ormanlara zarar verdiği için son yıllarda sayıları azaltılmıştır.
3.Tiftik Keçisi

Diğer adı Ankara keçisidir. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da beslenir.

B. BÜYÜKBAŞ HAYVANCILIK
Sığır ve yük hayvanlarından oluşan gruptur. Sığırcılık faaliyeti Karadeniz Bölgesi'nin kıyı kesimleriyle Erzurum
Bölümü'nde yapılır.
C. KÜMES HAYVANLARI
Etinden ve yumurtasından yararlanırız. Doğal koşullar dışında yetiştirildiğinden pazar, ulaşım, yem gibi faktörleri
faaliyeti etkiler.
- Ülkemizde yoğun olarak Marmara'da yürütülen bir faaliyettir.
D. İPEK BÖCEKÇİLİĞİ
-İpek böceği, dut ağacı yapraklarıyla beslenir. Elde edilen ipek dokuma sanayisinde kullanılır.
-Ülkemizde Güney Marmara'da yaygındır.
E. ARICILIK
-Anların, balından ve bal mumundan yararlanılır.
-Karadeniz ve Akdeniz Bölgeleri'nin tarım arazisinin sınırlı olduğu alanlarında yapılan bir faaliyettir.
F. BALIKÇILIK
Balıkçılık; deniz, tatlı su ve kültür balıkçılığı olmak üzere 3 farklı yöntemle yapılır. Ülkemizin üç tarafı denizlerle çe
olduğu halde balıkçılık gelişmemiştir.
Türkiye'de Balıkçılığın Gelişmeme Nedenleri
Kıyı balıkçılığının yapılması
Göllerimizin tuzlu ve sodalı olması
Akdeniz kıy darında turizm nedeniyle balıkçılığa önem verilmemesi
Türkiye balık üretiminin %80 'inden fazlası Karadeniz 'den elde edilir.

www.KpssAnaliz.com
TÜRKİYE'DE ORMANCILIK
Ormanlar; doğal bitki örtüsü olduğundan iklimin etkisi altında şekillenir.
Bu nedenle ormanlar yoğun olarak yağışın bol olduğu alanlarda toplanmıştır. Yurdumuzda orman tahribatı fazla
olduğundan arazimizin %25'ini kaplamaktadır.

Türkiye'de ormanların coğrafi dağılışı


Bölgeler Orman payı %
Karadeniz 26
Akdeniz 25
Ege 17,5
Marmara 13,5
İç Anadolu 9
Doğu Anadolu 8
Güneydoğu Anadolu 1

Orman Ürünlerinin Türkiye Ekonomisindeki Yeri ve Önemi


Mobilya sanayinde kullanılır,
Kağıt sanayinde hammadde olarak kullanılır,
Yakacak olarak kullanılır.
Maden ve telefon direği olarak kullanılır.
İnşaatlarda kereste malzemesi olarak kullanılır.
Yan ürün olarak; sığla yağı,meyan balı,kitre zamkı ve reçine yapımında kullanılır.
Erezyonu önleyerek toprak kaybını durdurur.
Havayı temizleyerek sağlıklı ortam sağlar.
Çeşitli canlıların yaşam ortamını sağlar.
TÜRKİYE'DE MADENLER VE ENERJİ KAYNAKLARI
Türkiye maden kaynakları bakımından zengin olmakla birlikte tamamı işletilememektedir.
Bir medenin işletilebilmesi için;
Maden cevheri içindeki metal oranı (tenor) yüksek olmalı
Maden yatak miktarının (rezerv) yeterli olması.
Maden üretiminin üretim maliyetinin düşük olması gerekir.

Türkiye'de maden çıkarma ve araştırma işlemi MTA (Maden Tetkik Arama) ile Etibank kuruluşları tarafından yapılır.
Son yıllarda özel sektör maden arama, çıkarma ve işlemesiyle uğraşmaktadır.

Başlıca Madenlerimiz ve Dağışları

Demir, Divriği, Hekimhan, Eymir, Çarmık, Torbalı, Ayazmand başlıca çıkarıldığı yerlerdir.

www.KpssAnaliz.com
www.KpssAnaliz.com
Boksit: Batı Toroslar ve Seydişehir yöresinde çıkarılır. Seydişehir Alüminyum Tesisleri'nde işlenir.

Bor Minareli: Bigadiç, Mustafa Kemal Paşa, Seyitgazi ve Emet'te çıkarılır. (Dünya üretiminde birinci olduğumuz
mineralimizdir.)

Fabrikası Bandırma'da kurulmuştur.

Boraks: Güney Marmara, Kütahya, Eskişehir yöresinde çıkarılır.

www.KpssAnaliz.com
Diğer madenler ve çıkarıldıkları yerler;

Civa; Ödemiş,Wolfram; Uludağ, Manganez; K.Ereğlisi, Borçka, Tuz; Çamaltı, Tuz Gölü, Çankırı, Kars.

ENERJİ KAYNAKLARI

Enerji kaynaklarının üretimi ve tüketimi ülkenin gelişmişliği ile ilgili olarak farklılık gösterir.

Enerji kaynakları yeniden üretilebilir (hidrolik, rüzgar, güneş vb.) yenilenmesi mümkün olmayan (linyit, taşkömürü,
petrol doğalgaz vb.) diye ayrılır.

Türkiye'nin enerji kaynakları; taşkömürü, linyit, petrol, doğalgaz, jeotermal ve hidroelektrik enerjilerdir.

1.Taşkömürü (Maden Kömürü)


-Taşkömürü ülkemizde yalnızca Zonguldak-Ereğli Havzası'nda çıkarılmaktadır.
-Üretilen taşkömürü tüketimimizi karşılayamamakta, bir miktar ithal edilmektedir.
-Demir-Çelik sanayisinin temel enerji kaynağıdır.
-Yüksek ısı ve kaloriye sahip olduğundan enerji üretiminde kullanılmaz.

2. Linyit
-Oluşum bakımından taşkömürüne benzemekle birlikte kalori değeri düşüktür.
-Türkiye'de üretilen linyitin önemli bölümü, linyit üretimine yakın yerlerde kurulan termik santrallerde elektrik
enerjisi üretiminde kullanılmaktadır.
-Konutların ısıtılmasında kullanılır.
-Türkiye'de en yoğun çıkarılan madendir. Ülke ihtiyacımızın tamamı karşılar.

www.KpssAnaliz.com
Petrol
-Türkiye'de üretilen petrol, ihtiyacı karşılamaz. Türkiye dışarıdan petrol ithal eder.
Petrol yatakları Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Batman, Siirt ve Diyarbakır'dadır.
Petrol kimya sanayisinin hammaddesi olarak da kullanılır.
Yerli ve ithal ham petrol
Batman Rafinesi (Batman)
Ataş Rafinerisi (Mersin)
Aliğa Rafinerisi (İzmir)
İpraş Rafinerisi (İzmit)
Orta Anadolu Rafinerisi (Kırıkkale)'de işletilmektedir.

4.Doğalgaz

Diğer yakıtlara oranla daha az çevre kirleten doğalgaz çabuk tutuşan, yanıcı özelliği olan yüksek ısı veren bir
yapıya sahiptir.

- Doğalgaz evlerin ısıtılmasında sanayide ve araçlarda yakıt olarak kullanılır.


- Ülkemizde Trakya Hamitabat'da (Kırklareli) çıkartılır. Ülke ihtiyacını karşılamaktadır.
- Ülkemiz, Rusya Federasyonu'ndan boru hattı; Cezayir'den de denizyoluyla doğalgaz satın almaktadır.

www.KpssAnaliz.com
5. Hidroelektrik Enerjisi

-Akarsular üzerinde kurulan barajlardan, göllerden ve şelalelerden elde edilen enerji türüdür.

-Türkiye, eğitimi fazla olan bir coğrafyaya sahiptir. Bu yüzden hidroelektrik potansiyeli fazladır. Avrupa'da hidroelekt
üretiminde ikinci sırada gelir.

-Türkiye'deki enerjinin %40'ı, hidroelektrik enerjisinden sağlanır.

6. Jeotermal Enerji
-Mağmaya yakın yerlerde yüksek sıcaklık etkisiyle ısınan sulardan elde edilen enerjidir. -
Evlerin ısıtılması ve seraların ısıtılmasında yararlanılır. -Ege Bölgesi jeotermal enerji
bakımından zengindir.

7.Nükleer Enerji

Uranyum ve toryum gibi radyoaktif elementlerden elde edilen enerjidir.


Ülkemizde bu enerji kaynağından yararlanamamaktadır.
8. Güneş Enerjisi
Türkiye güneş enerjisinden fazla yararlanamamaktadır. Karadeniz Bölgesi dışındaki bölgelerimizin tamamında
su ısıtma gibi basit enerji tüketiminde kullanılır.

TÜRKİYE'DE SANAYİ
Ham ve yarı işlenmiş maddelerin, fabrika veya atölyelerde işlenerek kullanılabilir duruma getirilmesine sanayi
denir.

www.KpssAnaliz.com
Sanayinin Gelişmesini Etkileyen Faktörler
-Hammaddenin kolay temini
-Sermaye temini
-Enerjinin sağlanması
-Ulaşımın rahat sağlanması
-Teknik ve yetişmiş iş gücünün sağlanması en ürünün pazarlanabilmesi
-Atıkların saklanabilmesi
-Sanayide kullanılacak suyun bolca temin edilmesi
Başlıca Sanayi Katları

1. Besin (gıda) sanayi

2.Maden sanayi
3.Kimya sanayi
4. Dokuma, deri ve giyim sanayi
5.Seramik, çimento ve toprağa dayalı sanayi
6.Orman ürünleri ve kağıt sanayi

NOT: Türkiye sanayisinin yarıdan fazlası(%60'ı) Marmara Bölgesi'nde toplanmıştır.

NOT: Türkiye'de en yaygın sanayi türü besin sanayisidir.

TÜRKİYE'DE ULAŞIM
İnsanların, eşyaların ve haberlerin bir yerden diğer bir yere taşınmasına ulaşım denir.
Ulaşımla ekonomi arasında sıkı bir ilişki vardır. Hammadde ve sanayi ürünlerinin taşınması ulaşım araçlarıyla
mümkündür.

Türkiye'de Ulaşımı Etkileyen Doğal Ve Beşeri Faktörler


-Ortalama yükseltinin fazla olması
-Dağların doğu-batı yönlü uzanışı
-Derin ve geçit vermeyen ırmaklar ve vadiler
-Kıyı bölgeleri dışındaki alanlarda kışların sert ve karlı geçmesi
-Ulaşımı etkileyen yol, tünel, köprü yapımı ve bakımı için gerekli sermayenin yetersizliği

A.Türkiye'de Kara Ulaşımı Ve Taşımacılık


Karayolu Ulaşımı
Ülkemizde karayollarının dağılışı ile yeryüzü şekilleri arasında önemli ilişki vardır. Yüzey şekilleri ulaşımı, kuzey-
güney doğrultuda zorlaştırmaktadır. Ulaşım bu alanlarda dağların alçaldığı yerlerde geçitlerle sağlanabilmektedir.
-Doğu batı yönlü ulaşım yollarının yapım maliyeti daha düşüktür.
-İç Anadolu, Güneydoğu, Marmara ve Ege Bölgesi karayolu yapımı ve ulaşımına daha elverişlidir.
-Yurdumuzda karayolu taşımacılığı ilk sırada yer almasına rağmen yolların fiziki şartları mevcut trafiği kaldırabile
kapasitede değildir.

www.KpssAnaliz.com
2. Demiryolu Ulaşımı
-Yurdumuzda arazinin eğimli ve engebeli olması demiryolu yapımı maliyetlerini yükseltmektedir.
-Demiryolunun uygun alanlardan geçirilmeye çalışması yol uzunluğunu arttırmaktadır.
-Demiryolu ulaşımının yavaş ve tek şerit olması gibi faktörler, ulaşımın demiryoluyla yapılmasını önemli öl
engellemektedir.

B. Deniz Ulaşım,

-Deniz ulaşımı tüm ulaşımlar içinde en ekonomik olanıdır. Ülkemizde denizyolu ulaşımı pek tercih edilmez.
-Büyük oranda yük taşımacılığı yapılmaktadır.
-En yoğun denizyolu taşımacılığı İstanbul Boğaz hatlarına aittir.

Başlıca Limanlarımız
Liman: Gemilerin barındığı, yük ve yolcu alıp bıraktıkları doğal veya insan eliyle yapılmış olan yerlerdir.
Hinterland(Ard Bölge) Ekonomik faaliyetlerin yoğun olarak yürütüldüğü ticaret tarım ve sanayi merkezlerini
çeşitli yollarla bir limana bağlı bölgedir. Bir limanın ard bölgesi ne kadar genişse limanda o denli güçlü ve
gelişmiştir.

Türkiye'de Doğal Limanlar

Ege bölgesinde yoğundur. Marmara ve Akdeniz'deki doğal limanlar körfezler üzerindedir. Karadeniz Bölgesi'nin tek
doğal Sinop Limanı'dır. Bu bölgede koy ve körfezler gelişmediğinden doğal limanlar oluşmamıştır. Sinop Limanı
doğal liman olmasına rağmen hinterlandı geniş olmadığından gelişmemiştir.

Önemli limanlarımız şunlardır:

İstanbul
Dış satımı yoğun olan limanımızdır. Ard bölgesi geniştir. Yükleme ve boşaltma kapasitesi oldukça
yüksektir.İstanbul'da Eminönü, Tophane ve Haydarpaşa limanları boğazın her iki yakasında yer alırlar.

İzmir:
İstanbul’dan sonra en gelişmiş limanımızdır. Ard bölgesinde yetişen ürünlerin çoğu dış satıma yönelik olduğundan, dış sat
olara gelişmiştir. Anadolu’nun batısından dışarıya açılan ticaret kapısı konumundadır. Yükleme ve boşaltına kapasitesi yüks

Mersin:

Akdeniz Bölgesi'nin en önemli limanıdır. Yükleme ve boşaltma kapasitesi oldukça yüksektir.

Bu limanda yoğun olarak ham petrol, gübre ve askeri malzemeler taşınır. Mersin Serbest Bölge ilan edildikten sonra
limanın önemi daha da artmıştır.

İskenderun:

Transit taşımacılık açısından önem kazanmıştır. Ortadoğu'ya gönderilen malların çoğu bu limandan taşınır. Ard
bölgesi Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Çukurova'ya dayanır.

www.KpssAnaliz.com
Antalya:

Antalya’da biri turizm amaçlı diğeri yük taşımacılığına dayalı iki liman bulunur. Limanların ard bölgesi dardır.

Zonguldak

Bu liman taş kömürü ve demir-çelik işletmelerinin burada yer almasından dolayı önem kazanmıştır. Bu limanda
yüklemeve maden taşımacılığı yapılır.

Samsun:

Karadeniz Bölgesi'nin en işlek limanıdır. Limanın ard bölgesi Doğu ve Batı Karadeniz Bölümleri'nin limanlarına oranla k
demiryolları burada da birleşir.

Trabzon:
Doğu Karadeniz'in en önemli limanıdır Türkiye- İran transit yolu bağlantısı bulunan bu liman, özellikle yük
taşımacılığı öneme sahiptir. Zigana ve Kop Geçitleri limanın iç bölgelerle bağlantısını sağlar.

C: Hava Ulaşım

Türkiye’de hava ulaşımı ve taşımacılığı 1933'te Devlet Hava Yolları İşletmesi'nin kurulmasıyla başlamıştır.

Aynı yıl İstanbul Ankara arası uçak seferleri başlamıştır.

1695 yılında özel sektörün de katılımıyla Türk Hava Yollan Anonim Ortaklığı (THY)'nin kurulmasıyla hava yolu taşıma

ve ulaşım kapasitesi giderek artmıştır. Günümüzde hava alanı sayısı 21'e ulaşmıştır.

Başlıca hava limanlarımız Atatürk (İstanbul), Esenboğa (Ankara), Adnan Menderes (İzmir), Şakir Paşa (Adana). Bu
dışında Bursa, Kayseri, Konya, Trabzon, Erzurum, Van, Diyarbakır ve Antalya'da hava limanları vardır.

TİCARET

Kâr amacıyla her türlü mal ve hizmet alım satımını kapsayan ekonomik faaliyettir. Ticaret iç ve dış ticaret olmak üzere
il ayrılır.

1.İç Ticaret

Ülke sınırları içinde yürütülen ticari faaliyettir.

Ülkemizdeki ticaret yoğun olarak sanayi üretim alanları ile tarımsal üretim alanları arasında yapılmaktadır. Büyük
şehirlerde ve kırsal alanlarda düzenlenen fuar, panayır, festival ve pazarlar ülkemiz iç ticaretinin canlanmasına k
sağlar.

2. Dış Ticaret

Bir ülkede dışarıdan alınan mallarla, dışarıya satılan mallar dış ticareti oluşturur.

Dünya üzerindeki ülkeler arasında tarım, sanayi ve yer altı kaynakları bakımından farklılıklar görülür. Bu farklılıklar

ülkelerarası ticaretin gelişmesine neden olur.

Dış ticarette bir ülkenin dışarıya mal satmasına ihracat, mal satın almasına ithalat adı verilir.

www.KpssAnaliz.com
1. Türkiye'de Dış Satım (İhracat)
Dış satımımızı en çok tarım ürünleri ile tarıma dayalı sanayi ürünleri oluşturur. Onları madenler takip eder. İhraç
ettiğimiz tarım ürünleri; Tütün, pamuk, üzüm, incir, fındık, antep fıstığı, ceviz, badem, turunçgiller vb. İhraç
ettiğimiz hayvansal ürünler; Yün, ipek, deri, kürk, yumurta, canlı hayvan vb. İhraç ettiğimiz madenler;
Krom, bakır, demir, bor, çinko, manganez, kurşun, pirit ve zımpara taşıdır. İhraç ettiğimiz sanayi ürünleri;
Petrol ürünleri, dokuma sanayisine ait ürünler, çimento, konserve, cam, kim) maddeler, seramik eşya, deri
ürünleri, demir-çelik ürünleri, beyaz eşya ve az miktarda makina ve teçhizat.

2. Türkiye'de Dış Alım (ithalat)


Dışarıdan aldığımız ürünlerin başında petrol gelmektedir, ikinci sırada çeşitli makine ve makine parçaları
gelmektedir.Bunlar dışında; kimyasal ürünler, demir-çelik ürünleri, endüstride kullanılan asit ve bazlar, kağıt, kauçuk,
kahve, kakao vb. Dış ticaretimizde önemli yeri olan ülkeler Mal aldığımız ülkeler;
OECD ve AET ülkeleriyle ABD, Kanada ve Japonya'dır. Mal sattığımız Ülkeler;
OECD, AET ülkeleri, ABD, Japonya, İsviçre, Avusturalya, Kanada ve İsveç'tir.

TÜRKİYE'DE TURİZM

İnsanların gezmek, görmek, dinlenmek, spor. tedavi olmak, tarihi yerleri ve sanat eserlerini ziyaret etmek
amaçlı yaptıkları seyahatlerdir.
Turizm faaliyeti ülke içindeki farklı bölgeler arasında yapılıyorsa iç turizm, ülkeler arasında yapılıyorsa dış
turizmdir. Türkiye t ari h i ve kültürel zenginlikleri yanı sıra doğal güzellikleri olan bi r ülkedir. Ülkemizde kış
sporları, tarihi mekanlar, deniz, doğal güzellikler, kaplıca ve içmeceler turistleri çeken temel unsurlardır.

Turizm faaliyetlerinin yararları


Ülkeler için büyük döviz kaynağıdır,
Ülkelerarası kültür alış-verişi ve dostluk ilişkilerinin gelişmesini sağlar.
Ülke içinde birlik ve beraberlik duygusunu geliştirir.
Toplumlar arası yakınlaşmayı sağlar.
Ticaret,ulaşım, bilim ve sosyal gelişmeyi sağlar.

NOT: Ülkemizde deniz turizmi en çok Antalya çevresinde gelişmiştir,


NOT: Türkiye'de turizm gelirlerinin en yüksek olduğu bölge Marmara, en yüksek olan il ise İstanbul'dur.
Bunun en önemli nedeni İstanbul'un çeşitli medeniyetlere ait eserlere sahip olmasıdır.

www.KpssAnaliz.com
BÖLGE, BÖLÜM VE YÖRE

Dünyamız; yüzey şekilleri, iklim, bitki örtüsü, nüfus, yerleşme ve ekonomik gelişmişlik bakımından birbirlerinden fa
özellikler gösteren pek çok alana sahiptir. Coğrafya bu farklılıkları göz önünde bulundurarak büyükten küçüğe doğru
sınırı belirlenmiş pek çok sahayı ayrı ayrı ele alır ve inceler. Büyükten küçüğe doğru kıta, ülke, bölge, bölüm ve
yöre olarak sınıflandırılır.

Bölge: Yeryüzü şekilleri, iklim, bitki örtüsü, akarsular, nüfus yapısı ve ekonomik faaliyetler bakımından birbirine
benzer gösteren bir sahayı, burdan farklı özellik gösteren diğer bir sahadan ayıran yere bölge denir.

Bölüm: Bölge içinde yer alan daha küçük coğrafi birimdir. Coğrafi bölge içinde bazı sahaların özellikleri birbirinden fa
olur. Bu durumda bölge içinde farklı özellikler gösteren bölümler tespit edilir.

Örneğin; Karadeniz Bölgesi; Doğu, Orta ve Batı Karadeniz diye üç bölüme ayrılır.

Yöre: Bölge içinde yer alan daha küçük birimlere yöre denir. Örneğin Rize Yöresi

www.KpssAnaliz.com
KARADENİZ BÖLGESİ

A. BÖLGENİN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ

Karadeniz Bölgesi adını, kıyıları boyunca bir şerit halinde uzandığı, denizden almıştır. Doğusunda Gürcistan,
güneyinde Doğu Anadolu ve İç Anadolu, batısında Marmara Bölgesi ile sınırlıdır. Bölge; ülke topraklarımızın % 18'lik
bölümünü kaplar. Büyüklük bakımından üçüncü sırada gelir.

Bölgede dağlar geniş alan kaplar, kıyı boyunca birbirlerine ve denize paralel uzanış gösterirler. Bunun sonucunda;
Denizel iklim etkilerinin iç kesimlerde geniş alanlara yayılmasını önler.
Dağların denize bakan yamaçlarında bol yağış oluşumuna neden olur. (Orografık yağışlar)
Kıyı ile iç bölgeler arasındaki ulaşımı engellerler. Burada ulaşım boğaz ve geçitlerle mümkündür.
Dik kıyılar (yalıyar) oluşmuştur.
Doğal limanların oluşmasına olanak verilmemiştir.
Kıyıda Bafra ve Çarşamba delta ovaları dışında önemli düzlükler oluşmamıştır.
Arazi çok engebeli, yağış fazla ve toprak yapısı killi olduğundan heyelan oluşumu yoğundur.

B. BÖLGENİN BÖLÜMLERİ
1. DOĞU KARADENİZ BÖLÜMÜ
Bölüm Ordu'nun doğusunda Melet Çayı'nın izlediği yoldan başlar, Gürcistan sınırına kadar denizin kıyı şeridiyle iç
bölge arasında kalan alanı kapsar.
Karadeniz'in ortalama yükseltisi en fazla olan yeridir. Dağlar birbirlerine ve denize paralel şekilde iki sıra oluşturarak
uzanırlar.

Denize yakın olan sırada Giresun Dağlan, Rize Dağları ve Kaçkar Dağları uzanır. Bu dağların hemen gerisinde
Çoruh ve Kelkit vadileri uzanır. Bu vadilerin güneyinde Yalnızçam, Çimen, Kop ve Köse Dağları uzanır. Yer yer
3000 m yüksekliğe ulaşan bu dağlar Karadeniz'in güneyini oluştururlar. Bölümün tek ovası Bayburt Ovası'dır.

www.KpssAnaliz.com
Yüzey şekillerinin bu denli engebeli oluşunun doğurduğu birtakım sonuçlar vardır:
Denizel etkinin iç kesimlere ulaşmasını engeller.
Dağların denize bakan yamaçlarında gür ormanlar gelişmiştir.
Tarım yapılacak geniş topraklar oluşmamıştır.
Nüfus yoğunluğu kıyıda toplanmıştır. İç kesimler tenhadır.
Tarım alanlarının dar olması nüfusu göçe zorlamıştır.
Kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşım geçitlerle sağlanmaktadır. Bu geçitlerden en önemlisi Zigana (Kalkanlı)
Geçididir.

Önemli Kentleri

Kıyıda; Trabzon, Giresun, Rize iç kesimde ise Artvin, Gümüşhane ve Bayburt'tur.

Tarım Ürünleri

Bölümün Giresun-Gürcistan hattında çay üretimi yapılmaktadır. Kıyı kesimlerinde yağışların bol ve her mevsim olma
dolayı buğdayın yerini mısır almıştır. Bölümün diğer önemli ürünleri fındık, tütün, puro tütünü ve patatestir. Rize ve
çevri dar bir alanda mandalina ve portakal yetiştirilir. Son yıllarda Rize'de kivi üretimi de yaygınlaşmıştır.

İç kesimlerde daha çok buğday ve arpa üretimi yapılmaktadır.

Hayvancılık

Kıyı kesimlerinde gür ot topluluklarının olmasından dolayı büyükbaş hayvancılık yapılır. Diğer bir faaliyet balıkçılıl
kesimlerde karasal iklimin etkisiyle oluşan bozkır bitki örtüsünün yaygın olduğu alanlarda küçükbaş hayvancılık fa
yürütülür.

Madenleri

Artvin yakınlarında Murgul'da bakır yatakları bulunmaktadır. Türkiye bakır üretiminin yarıya yakını buradan temin
Murgul'da çıkarılan bakır Samsun'daki Karadeniz Bakır İşletmelerinde işlenmektedir.

Endüstri

Bülümdeki endüstri kuruluşları üretilen tarım ürünlerine dayalıdır. Giresun Aksu'da kağıt fabrikası, Rize ve çevresin
işletme tesisleri ve Giresun'da fındık işleyen Fiskobirlik işletmeleri bulunur.

www.KpssAnaliz.com
ORTA KARADENİZ BÖLÜMÜ

Bu bölüm adını Melet Çayı'nın batısından Bafra Ovası'nın batısına kadar devam eder.

Yüzey şekilleri Doğu Karadeniz Bölümü'ne oranla farklılık gösterir. Canik Dağları kıyıdan biraz geride başlar.
Ortalama yükseltisi doğuya oranla düşüktür. Bölümde kıyı ovaları daha geniş alan kaplar. İç kesimlerle ulaşım daha
rahat sağlanır.

Bölümün kıyı ovaları, Bafra ve Çarşamba delta ovalarıdır. İç ovalar ise; Merzifon, Niksar, Erbaa ve Suluova'dır.

Orta Karadeniz Bülümü'nde yükseltinin kısmen düşmesi deniz etkisinin iç kesimlere kadar sokulmasına yol açar.
Kıyıda yağışlar kısmen azalır. Kıyı ile iç kesimler arasındaki i kli m farklılıkları asgari düzeye iner.

Bölümünde iklim ve yüzey şekillerinin etkisiyle kıyı ile iç kesimler arasında nüfus ve yerleşme bakımından çok
belirgin sınamıştır. Kıyı ve iç ovalar etrafında nüfus kısmen yoğunlaşmıştır. Yerleşmeler genelde sık dokuludur.
Doğu Karadeniz bölümündeki dağınık kır yerleşmeleri burada yerini toplu yerleşmelere bırakmıştır. Önemli kentleri
kıyıda Ordu ve esimlerde ise Amasya, Tokat ve Çorum illeridir.

Tarım
Kıyı kesimlerinin önemli tarım ürünü mısırdır. Bafra ve Çarşamba ovaları üzerinde; tütün, şeker pancarı,
çeltik ve çevresinde fındık, Ordu ve Çorum çevresinde soya fasulyesi, iç kesimlerde buğday yetiştirilir. Amasya
çevresinde özellikle Yeşilırmak Vadisi üzerinde elma ve üzüm yetiştirilir.
Bölümde büyükbaş hayvancılığının yerini küçükbaş hayvancılık faaliyeti almıştır.

Madenleri

Maden çıkarımında fazla çeşitlilik yoktur. Sadece linyit çıkarılır. Amasya-Çeltek, Havza ve Merzifon linyit
yatakları

Endüstri

Orta Karadeniz Bölümü sanayi bakımından, Doğu Karadeniz Bölümü'nden daha gelişmiştir. Bunun en temel sebebi
ulaşım olanaklarının gelişmiş olmasıdır. Sanayi Samsun ve Tokat çevresinde yoğunlaşmıştır.
Samsun’da Karadeniz Bakır İşletmeleri
Samsun ve Tokat'ta; Sigara fabrikaları
Ordu'da; soya yağı, fındık işletmeleri
Çorum'da; çimento fabrikası
Amasya, Çorum, Çarşamba ve Turhal şeker fabrikaları önemli endüstri kuruluşlarıdır.

www.KpssAnaliz.com
3. BATI KARADENİZ BÖLÜMÜ

Bu bölüm, Kızılırmak Deltası'nın batısından başlayarak Sakarya Nehri'nin denize döküldüğü yere kadar devam
eder.Bölümde denize paralel uzanan yüksek dağlık kuşak yer alır. Bu dağlık kuşak birbirlerine paralel uzanan üç
sıra halindedir.Birinci sırada, Küre Dağları, ikinci sırada. Bolu ve İlgaz Dağları, üçüncü sırada ise Köroğlu
Dağları yer alır. Dağların uzanışı kıyı ile iç kesimler arasında ulaşımı engeller. Ulaşım ancak geçitler aracılığıyla
sağlanır. En önemli geçit Ecevit geçididir.

Bölümün düzlükleri; dağlar arasında yer yer gevşeyen uzun vadiler ve bazı ovalardan oluşur. En önemlileri; Düzce
ovası Bolu, Kastamonu, Gökırmak ve Devrez'dir.

Bölümde dağların denize paralel uzanması ve yükseltilerinin fazla olması kıyı kesimi ile iç kesimler arasında iklim,
bitki örtüsü ve yerleşmede farklılıklara neden olmuştur. Kıyı kesimleri Karadeniz iklim özelliklerini gösterirken,
iç kesin karasallasın Kışlar daha sert ve kar yağışlı, yazlar daha sıcak ve kurak geçer.

Batı Karadeniz Bölümü'nün kıyı kesimlerindeki ovalar, ürün yetiştirmek için oldukça önemli alanlardır.
Boyabat, Tosya dolaylarında çeltik ve mısır
Kastamonu ve çevresinde şeker pancarı, kendir (kenevir) ve keten
Düzce ve çevresinde tütün
Bolu ve Düzce çevresinde fındık üretimi yapılmaktadır.

Bölümün diğer önemli geçim kaynakları, ormancılık ve balıkçılıktır. Bunun yanı sıra arıcılık, küçükbaş hayvancılık
kümes hayvancılığı yaygındır.

Madenleri
Zonguldak-Ereğli hattında maden kömürü -Küre ve çevresinde bakır çıkarılır.
Endüstri
-Ereğli ile Karabük'te demirçelik fabrikaları
-Kastamonu'da şeker fabrikası
-Ayancık, Çaycuma, Taşköprüdeki orman ürünleri ve kağıt fabrikası
- Sinop'ta cam ürünleri
- Bolu'da çimento fabrikası Önemli endüstri kuruluşlarıdır.

www.KpssAnaliz.com
C. BÖLGENİN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ

Karadeniz Bölgesi oldukça engebeli bir yapıya sahip olduğundan bölgede tarımsal faaliyet, ulaşım, sanayi ticaret
gibi ekonomik faaliyetler yeterince gelişmemiştir. Özellikle Doğu Karadeniz Bölümü'nde tarım alanlarının dar
olması, mevcut nüfusu istihdam etmede yetersiz kaldığından sürekli dışarıya göç verilmektedir. Bölgedeki nüfus
Doğu Karadeniz Bölümü'nde tarım alanında istihdam edilirken, Orta ve Batı karadeniz bölümlerinde istihdamda
sanayi ve ticaret önemli bir orana sahiptir.

Bölgenin yüzey şekillerinin çok engebeli olmasından dolayı ulaşım zorlukla sağlanabilmektedir. Demiryolu ancak
Samsun ve Zonguldak'a kadar uzanmıştır.
Bölgede üretilen tarım ürünlerinin ülkemizdeki toplam üretimine oranı aşağıdaki grafiklerde gösterilmiştir

Bölgedeki tarım ürünleri dışında hayvansal ürünlerde; Sığır üretiminin % 26'sı, kümes hayvanlarının % 37'si
ve bal üretiminin % 31 'ine sahiptir.

Bunlar dışında;
Kerestenin % 50'sini
Bakır ve demirçel iğin %50'sini.
Taş kömürünün %100'ünü
Deniz ürünlerinin %81'ini
Orman ürünlerinin %24'ünü
karşılamaktadır.

D. BÖLGENİN TÜRKİYE TURİZMİNDEKİ YERİ

Karadeniz Bölgesi doğa, tarihi ve kültürel özellikleriyle önemli bir turizm merkezi durumundadır.
- Bolu'da Abant gölü, Yedigöller ve çevresi
- Trabzon'daki Uzungöl
- Kaçkar, İlgaz, Bolu Dağları üzerinde kayak ve dağcılık sporu
- Çoruh ırmağı üzerinde rafting sporu
- Bolu, Ladik, Havza, Ayder, Düzce'de kaplıca ve içmeler
- Safranbolu Türk Evleri
- Trabzon'un Maçka ilçesindeki Sümela Manastırı
- Trabzon'daki Atatürk Köşkü önemli turizm alanlarıdır.
- Bölgede yaz mevsiminin kısa ve yağışlı olmasından dolayı deniz turizmi gelişmemiştir.
- Genel olarak son yıllarda bölgenin turizminde canlanma olmuştur.

www.KpssAnaliz.com
MARMARA BÖLGESİ

A. BÖLGENİN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ

Marmara Bölgesi Türkiye'nin kuzeybatı ucunda yer alır. Adını içindeki denizden alır.

Batısında Bulgaristan ve Yunanistan ile sınırlıdır. Bu bölüme Trakya Yarımadası adı verilir. Bölgenin Anadolu
Bölümü; kuzeyde Karadeniz, doğusunda İç Anadolu ve Karadeniz, güneyinde Ege Bölgesi'yle sınırlıdır.

Bölge Türkiye topraklarının % 8.5'ini oluşturur.


Yeryüzü şekilleri Yıldız Dağları dışında genelde sadedir.
Bölgede Karadeniz, Akdeniz ve karasal iki im özellikleri görülür. Marmara iklimine geçiş iklimi de denir.
Göller bakımından oldukça zengindir.
Bitki türleri bakımından en zengin bölgemizdir.
Nüfus yoğunluğu en fazla olan bölgemizdir. Türkiye nüfusunun 1 /5'ini barındırır.
Nüfusun % 75'i kentlerde yaşar. Kentleşme oranı en yüksek bölgemizdir.
Ekili-dikili alanlarla bölge yüzölçümleri dikkate alındığında tarım alanları en geniş olan bölgedir.
Sanayi, ticaret, ulaşım ve turizm yönünden oldukça gelişmiştir. Buna bağlı olarak dışarıdan yoğun göç almaktadır.

B. BÖLGENİN BÖLÜMLERİ

1. YILDIZ DAĞLARI BÖLÜMÜ


Bu bölüm Marmara Bölgesi'nin kuzeybatı ucunda yer alır. Bölgenin en küçük bölümüdür. Bölüm, adını alanın büyük
bir bölümünü kaplayan Yıldız Dağları'ndan almıştır. Yıldız Dağları fazla yüksek olmayıp bir plato sahası
görünümündedir.

Dağların Karadeniz'e bakan yamaçlarında bol yağış düşer. Buna bağlı olarak gür orman topluluğu gelişmiştir.
Dağların güney yamaçları az yağış aldığından bitki örtüsü karasallığa uyum sağlayan bozkırdır.

www.KpssAnaliz.com
Bölümün önemli su kaynağı Meriç Nehri'nin kollarından Ergene'yi besleyen dere ve çaylardır.

Bölüm nüfuslarıma bakımından Marmara'nın en tenha bölümüdür. Dağların geniş alan kaplaması yerleşmeyi de
olumsuz etkilemiştir. En önemli yerleşim birimi Kırklareli'dir. Vize, Saray ve Pınarhisar diğer önemli yerleşim
birimleridir.

Tarım
Yıldız Dağları Bölümü'nün önemli geçim kaynağı tarımdır. En çok ayçiçeği, tahıl ve şeker pancarı üretilir.
Bölümün diğer ekonomik etkinliği ormancılık ve orman ürünleridir.

Hayvancılık
Bölümde hayvancılık ve mandıracılık önem kazanmıştır. Beyaz peynir, kaşar peyniri, tereyağı en çok üretilen
hayvansal ürünlerdir.

Endüstri
Bölüm sanayi bakımından bölgenin en fakir yeridir. Hayvansal ürünler üreten fabrikalar, ayçiçeği yağı
fabrikası ve Pınarhisar'da çimento fabrikası vardır.

2. ERGENE BÖLÜMÜ
Trakya'nın, Çatalca Yarımadası ile Yıldız Dağları Bölümü dışında kalan kesimini kapsar. Bölüm adını burada yer
alan Ergene Irmağı'ndan almıştır.

Ergene Bölümü; Yıldız Dağları, Tekirdağ, Işıklar ve Koru Dağları arasında yer alan düzlüklerin akarsular
tarafından parçalanmasıyla oluşmuş plato sahasıdır.

Marmara Bölgesi'nin en az yağış alan bölümüdür. Bölümde karasal iklim koşulları hakimdir. Bölümde Ergene
akarsuyu ve ?ek çok kolu yer alır.

Ergene Bölümü'nde bulunan ormanların insanlar tarafından tahrip edilmesiyle yüzey çıplak kalmıştır. Bölümde
antropojen bozkır bitki örtüsü gelişmiştir.

Nüfus yoğunluğu ve sayısı Yıldız Dağları Bölümü'ne oranla daha fazladır. Bölümün önemli yerleşim birimi

Edirne'dir. Diğer yerleşim merkezleri Tekirdağ, Çorlu, Babaeski, Lüleburgaz ve Keşan'dır.

www.KpssAnaliz.com
Tarım

Ergene Bölümü'nün önemli geçim kaynaklarının başında tarım yer alır. Tarım ürünleri; ayçiçeği, şeker pancarı,
tahıl ve üzüm'dür.

Hayvancılık

Bölümde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık, Saros Körfezi'nde balıkçılık yapılmaktadır.

Madenleri

Bölümün önemli yer altı kaynakları; linyit ve doğalgazdır.

Endüstri

Ergene Bölümü'nde sanayi gelişmiştir. Sanayi tarım ürünlerinin işletilmesine dayanır. Önemli tesisleri arasında
ayçiçeği yağı fabrikaları, süt ürünleri sanayi, şarap fabrikası, şeker fabrikaları yer alır.

Kapıkule ve ipsala gümrük kapıları yoluyla Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlar.

3. GÜNEY MARMARA BÖLÜMÜ

Marmara Bölgesi'nin en geniş bölümüdür. Trakya'daki Gelibolu Yarımadası ve Marmara Denizi'nin güney
bölümlerini içine alır. Ege Denizi'ndeki Gökçeada ve Bozcaada'da bölümün içinde kalır.

Yer şekilleri diğer bölümlere oranla oldukça fazla çeşitlilik gösterir. Dağları; Uludağ, Samanlı Dağları, Biga
Dağlan'dır. Düzlükleri ise Bursa, Karacabey, Yenişehir, İnegöl, Mustafa Kemal Paşa, Balıkesir ve Gönen
ovalarıdır. Güney Marmara Kıyıları oldukça girintili çıkıntılıdır. Bölümde; İzmit, Erdek, Gemlik ve Bandırma
Körfezleri yer alır. Kapıdağ. Armutlu Yarımadaları bu bölümdedir. Bölümün kıyı kesimlerinde Akdeniz iklimi, iç
kesimlerde karasal iklim özellikleri görülür. Akdeniz iklimi buralarda bozulmuştur. Yaz kuraklığı azalmış, kış
yağışları kar şeklinde ve don olayı fazlalaşmıştır.

www.KpssAnaliz.com
Bölümün en önemli akarsuyu Susurluk'tur. Bölümün önemli gölleri İznik, Ulubat, Manyas (Kaş) gölleridir.
Bölümün kıyı kesimlerinde maki bitki topluluğu, iç kesimlere doğru 200 m'den sonra orman görülür. Uludağ'da
orman üst sının 2000 m'ye kadar çıkar. Karasal iklimin görüldüğü iç kesimlerde bozkır bitki örtüsü hakimdir.
Bölüm nüfus yoğunluğu bakımından Türkiye ortalamasının üstündedir. Yoğunluk özellikle ova tabanları ile
Bursa, Balıkesir gibi endüstri kentlerinde fazladır.
Bölümdeki en önemli yerleşmecinin i Bursa'dır Diğer önemli yerleşim merkezleri Balıkesir, Çanakkale, Yalova,
Bilecik Bandırma, Gemlik, Erdek ve İnegöl'dür.
Hayvancılık
Bölümde daha çok küçükbaş hayvancılık ile Bursa ve Bilecik çevresinde ipekböcekçiliği yapılmaktadır.

Madenler

Bölüm yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengindir. Önemli madenleri; Çanakkale'de linyit, Bursa'da volfram
ve krom, Balıkesir'de bor minerali, Bilecik ve Marmara Adası dolaylarında mermer çıkarılır.

Endüstri
Yurdumuzun sanayi bakımından en çok gelişen bölümlerinden biridir. Bölümün önemli sanayi merkezleri Bursa ve
Balıkesir'dir.

Bursa'da otomotiv sanayi, pamuklu, ipekli ve yünlü dokuma, Balıkesir'de kağıt fabrikası

Çanakkale ve Gelibolu'da konserve fabrikaları, seramik ve çimento fabrikaları,


Bilecik'te seramik,
İnegöl'de mobilyasanayi,
Susurluk'ta şeker fabrikası,
Bandırma 'da sülfirik asit, boraks ve gübre fabrikaları

Gemlik'te suni ipek, konserve fabrikaları bulunur. Bu endüstri kuruluşları yanında pek çok irili ufaklı tesis ve fabrika
yer almaktadır.

4. ÇATALCA- KOCAELİ BÖLÜMÜ


Bu bölüm Karadeniz ile Marmara denizi arasında uzanan ve Trakya'da kalan Çatalca Yarımadası ile Anadolu'da
kalan Kocaeli Yarımadalarımdan oluşur. Her iki yarımadayı İstanbul Boğazı birbirinden ayırır. Bölüm tek tek
tepelikterin bulunduğu ortalama yükseltinin 150-200 m dolaylarında olduğu düzleşmiş, dalgalı bir sahadan
oluşur.
Bölümün Karadeniz kıyılarında Karadeniz iklimi diğer yerlerinde bozulmuş Akdeniz iklimi görülür. Enlem farkından
dolayı Akdeniz iklimi buralarda değişmiş, kışlar daha sert ve donlu, yazlar daha yağışlı bir özelliktedir.
Bölümün Karadeniz'e yakın bölümlerinde ormanlık, diğer kesimlerinde çalılık, meşelik ve maki bitki topluluğuyer
alır.
Bölümün önemli akarsuyu, Kocaeli Yarımadasının doğusundaki Sakarya ırmağının aşağı çığırıdır. Önemli göller;
Çatalca Yarımadasındaki Durugöl ile Kocaeli Yarımadası'nda Sapanca Gölü'dür.
Nüfuslanma kuzey ve güneye göre farklılık gösterir. Kuzeyde Karadeniz kıyılarına yakın yerlerde seyrektir. Oysa
güneyde Marmara'nın kıyılarında (İstanbul, İzmit) yoğunluk oldukça fazladır. Bu iki kent ve ortasında kalan yerlerde
Türkiye nüfusunun yaklaşık % 20'si yaşamaktadır. Nüfus yoğunluğu bu denli fazla olmasının nedeni
endüstrinin Fazla gelişmiş olmasıdır. Bölümde istihdam alanları fazla olduğundan dışarıdan sürekli göç alan bir yer
durumundadır.

Bölümde İstanbul dışında İzmit ve Adapazarı önemli yerleşimlerdir.

www.KpssAnaliz.com
Tarım
Bölümün en önemli tarım alanları Çatalca Platosu ile Adapazarı Ovası'dır. Çatalca Platosu'nda tahıl, şeker
pancarı, ayçiçeği, üzüm, mısır ve sebze tarımı yapılır.

Adapazarı Ovası üzerinde tütün, tahıl şeker pancarı, ayçiçeği, mısır ve patates yetiştirilir.
Yalova'da sera çiçekçiliği yapılır.
Hayvancılık
Silivri ve Çatalca çevresinde küçükbaş hayvancılık, İstanbul ve çevresinde kümes hayvancılığı, arıcılık, besicilik
ve mandıracılık yapılır.

Madenleri
Bölümün en önemli yer altı zenginliği İstanbul yakınlarında çıkartılan linyittir. Çatalca ve çevresinde grafit
Sakarya-Çamdağı'nda demir yatakları yer alır.

Endüstri
Çatalca-Kocaeli Bölümü yurdumuzun sanayi bakımından en gelişen bölümüdür. İstanbul ve İzmit arasında kesintisiz
sanayi tesisleri bulunur. Üretilen sanayi ürünlerinin pek çoğu bu bölümde yer alır.

C. BÖLGENİN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ


Marmara Bölgesi kapladığı alan bakımından Güney Doğu Anadolu Bölgesi'nden sonra en küçük ikinci bölgemizdir.
Buna rağmen ülke nüfusunun büyük bölümünü barındırır.

Türkiye'nin endüstri gelirinin % 33'ünü, ulaşım ve ticaret gelirinin % 25'ini, Endüstri ürünlerinin % 35'ini,
tarım gelirlerinin % 10'unu, turizm gelirlerinin %48'ini, elektrik tüketiminin %35'den fazlasını bu bölge
gerçekleştirir.

Tarım ürünlerinin Türkiye üretimindeki payları

Bölgede mandıracılık oldukça yaygındır. İpekböcekçiliğinin tamamına yakını Bursa Balıkesir çevresinde yapılır.
Türkiye ipek üretiminin 3/4'ünü bu bölge yapar. Bölgede birim başına elde edilen tarım ürünü fazla olmasına rağmen
bölge nüfusunun fazla olmasından, ihtiyaca yetmemektedir. Bu bölgeye diğer bölgelerden pek çok tarım ürünü
getirilmektedir.
Boryataklan, volfram, doğalgaz, demir, linyit gibi pek çok yeraltı zenginliğine sahiptir.
Bölgenin Türkiye ekonomisinde en önemli katkısı sanayi ve ticaret alanındadır. Bursa, Balıkesir, İstanbul, İzmit,
Adapazarı, Edirne gibi şehirler sanayi bakımından oldukça gelişmiştir. Ülke nüfusunun sanayi sektöründe istihdam
edilen nüfusun yarısı bu bölgededir. Bölgede hemen her sanayi kolu bulunmaktadır.
Başlıcaları; gıda, otomotiv, petrokimya, gemi ve vagon imalatı, dokuma, konfeksiyon, elektrik,
elektronik eşya, konserve üretimidir.

www.KpssAnaliz.com
D. BÖLGENİN TÜRKİYE TURİZMİNDEKİ YERİ
Marmara Bölgesi doğal ve tarihi zenginlikleri bakımından ülkemizin önde gelen turizm değerlerine sahiptir.
İstanbul, Edirne, Bursa şehirlerindeki tarihi yapılar
Ereğli, Şarköy, Erdek, Bandırma, Yalova, Gemlik, Silivri'de deniz turizmi
Bursa Uludağ'da kış sporları merkezi
Bursa, İnegöl Yalova, Gönen ve Çanakkale'de kaplıcalar -Yedi
Göllerve çevresindeki doğa turizmi
Edirne'de yapılan Kırkpınar yağlı güreşleri bölgenin önemli turizm değerleridir.
EGE BÖLGESİ

A. BÖLGENİN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ

Ege Bölgesi adını komşu bulunduğu Ege Denizi'nden almıştır. Bölge; güneyden Akdeniz, kuzeyden Marmara, doğu
ucunda İç Anadolu Bölgeleri ile çevrilidir. Batısında Ege Denizi yer alır. Bölge Türkiye yüzölçümünün yaklaşık olarak

% 10'unu kaplar. Bu yönüyle bölgelerimiz arasında en küçük üçüncü bölgedir.

Ege Bölgesi'nde dağlar doğu-batı uzanışlı ve denize diktir.


Dağlar denize dik uzandığından deniz etkisi iç kesimlere kadar ulaşır.
Bölge IV. Jeolojik Zaman'da kırılmalar sonucu oluştuğundan dağlar birer horst, çukurlar birer graben özelliği gösterir.
Çökme sonucu Gediz, Bakırçay, Büyük ve Küçük Menderes graben ovaları oluşmuştur.
Bölgenin kıyı kesimleri Akdeniz iklimi, iç kesimleri karasal iklim özellikleri gösterir.
Bölgede güneyden kuzeye gidildikçe enlemin etkisiyle, batıdan doğuya gidildikçe yükseltinin etkisiyle sıcaklık düşer.
Bölgenin akarsuları Gediz, Bakırçay, Büyük ve Küçük Menderes nehirleridir. Önemli gölleri Bafa ve Marmara'dır.
Bölgede kent nüfusu % 54, kır nüfusu %46'dır. Nüfus kıyı kesiminde yoğundur.
Bölgede tarım çeşitliliği fazladır. Sanayi, petrol arıtma, otomotiv, elektronik, dokuma ve gıda sanayisinden oluşur.
Kara, deniz, demir ve havayolu ulaşımı gelişmiştir.

Bölge Asıl Ege ve İç Batı Anadolu diye iki bölümden oluşur.


www.KpssAnaliz.com
B. BÖLGENİN BÖLÜMLERİ

1. EGE BÖLÜMÜ
Bölüm, bölgenin batısında deniz kıyısından, İç Batı Anadolu eşiğine kadar olan alanı içine alır. Üçüncü Jeolojik
Zaman'da meydana gelen Alp orojenezi ile kırılan alanlardaki dağ ve çöküntü hendekleri bölümün doğal
koşullarının oluşumunu belirlemiştir.

Yükseltileri 1000-1500 m dolaylarından olan dağların başlıcaları; Kaz Dağı, Madra, Yunt Dağları, Boz Dağlar,
Aydın Dağları ve Menteşe Dağlarıdır. Bölümün çöküntü alanları üzerinde oluşan ovalar ise Gediz, Bakırçay,
Küçük Menderes ve Büyük Menderes'dir.

Başlıca körfezleri ise Edremit, Çandarlı, İzmir, Kuşadası, Güllük ve Gökova'dır. Körfezleri birbirinden ayıran
başlıca yarımadalar ise Karaburun, Datça ve Bodrum'dur.

Bölümde etkili olan iklim tipi Akdeniz iklimidir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır. Menteşe Yöresi'nde yıllık
yağış miktarı daha fazladır.

Bölümün önemli yerleşim birimleri; Salihli, Alaşehir, Tire, Edremit, Bergama, İzmir, Menemen, Manisa,
Turgutlu, Akhisar, Ödemiş, Söke,Aydın, Nazilli, Denizli, Muğla, Milas, ve Çine'dir.

Tarım Ürünleri

Edremit ve Ayvalık'ta zeytin, Bakırçay Ovası'nda tütün, Gediz Ovası'nda üzüm, tütün, pamuk, Menderes
Ovaları'nda incir, pamuk, narenciyedir.

Menteşe Yöresi'nde çeşitli sebze, meyve, yerfıstığı ve narenciye yetiştirilir. Bunlar dışında çeltik, susam,
baklagil, mısır, soya fasulyesi, buğday ve patetes yetiştirilir.

Hayvancılık

Menteşe yöresinde küçükbaş hayvancılık, Muğla'da arıcılık, kıyılarda balıkçılık yapılır.

Madenler
İzmir, Aydın ve Muğla'da zımpara taşı
İzmir'de civa
Eymir'de demir
Menteşe Yöresi'nde krom
Soma'da linyit
Yatağan'da linyit
Çamaltı tuzlalarında tuz
Denizli Sarayköy'de sıcak su buharı ile çalışan santral

Endüstri

İzmir, Denizli, Aydın ve Manisa çevresinde; gıda, otomotiv, petrol arıtma, elektronik endüstrisi kurulmuştur.

www.KpssAnaliz.com
2. İÇ BATİ ANADOLU BÖLÜMÜ

Ege Bölgesi'nin doğusunda yer alır. Ortalama yükseltisi fazladır. Arazi plato sahası görünümündedir. Başlıca dağlan
kuzeyde; Alaçam, Simav, Eğrigöz, Şaphane ve Murat Dağiarı'dır. Güneyde ise Honaz, Akdağ ve Sandıklı
Dağlarıdır. Doğuda, Emirdağ yer alır.

En önemli ovaları ise Çivril, Banaz ve Örencektir.

İç Batı Anadolu eşiğinin başladığı yerden itibaren doğuya doğru gidildikçe ortalama yükselti artar.

Bunun sonucunda Asıl Ege Bölümü dışında kalan yerlerde iklim karasallasın Yazlar Kıyı Ege'ye göre serin, kışlar soğuk
ve yağışlı geçer.

İç Batı Anadolu Bölümü'nde nüfus yoğunluğu Asıl Ege'ye oranla düşüktür. Bu bölüm bölge nüfusunun % 35 'ini
barındırır. Bölümde kırsal nüfus daha fazladır. Tarım ve sanayi gelişmediğinden bölüm dışarıya göç verir. Bölümün
başlıca kentleri; Kütahya, Afyon ve Uşak'tır. Madencilik sayesinde gelişen diğer yerleşim birimleri Tavşanlı ve
Tunçbilek'tir.

Tarım Ürünleri

İklim koşullarının elverişsizliği ve tarım topraklarının sınırlı olması, tarım ürünlerinin çeşitliliğini önlemiştir.
Başlıca ürünler; tahıl, şeker pancarı, haşhaş, üzüm ve çeşitli meyvelerdir.

Hayvancılık
Bölümde tarım ve sanayinin sınırlı olması hayvancılığı yaygınlaştırmıştır. Özellikle Afyon ve çevresinde
küçükbaş hayvancılık ve mandıracılık yaygın olarak yapılmaktadır. Kıl keçisi ve tiftik yetiştiriciliği, bölümün en
yaygın hayvancılık faaliyetlerdir.

Madenleri

İç Batı Anadolu Bölümü'nün en önemli yer altı zenginliğini linyit oluşturur. Madenlerin çıkarıldığı yerler.

Linyit: Taşvanlı, Tunçbilek ve Seyitömer'de


Mermer: Afyon ve çevresinde
Krom: Kütahya ve çevresinde
Bor mineralleri: Emet ve Sındırgı'da
Manganez: Kütahya ve çevresinde
Amyant: Kütahya ve çevresinde

Gediz Nehri üzerinde, Demir Köprü, Büyük Menderes üzerinde, Adıgüzel ve Kemer Barajları, Seyit Ömer ve
Tunçbilek'te termik santralleri yer alır.

Endüstri
Halı kilim dokumacılığı: Uşak, Demirci, Kula, Gördes ve Simav çevresinde
Şeker fabrikası: Uşak, Afyon ve Kütahya'da
Azot ve porselen: Kütahya'da
Dokuma: Gediz ve Uşak'daki önemli endüstri kuruluşlarıdır.

www.KpssAnaliz.com
C. BÖLGENİN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ

Ege Bölgesi gelişmişlik ve ülke ekonomisine sağladığı katkı bakımından Marmara Bölgesi'nden sonra ikinci sırada
gelir. Bölgenin özellikle çöküntü hendekleri üzerinde yer alan delta ovaları, tarım açısından oldukça çeşitli ve bol
ürün veren yerler durumundadır. Bölgede; incir, haşhaş, zeytin, tütün, pamuk, üzüm üretimi ülke ihtiyacının büyük
bölümünü karşılar ve bir miktarı ihraç edilir. Bunlar dışında meyan kökü, şerbetçi otu, anason, susam,
turunçgiller, şeftali, çam fıstığı bölgede yetiştirilen ve ihraç edilen ürünlerdir.

Bölge hayvancılık ve hayvan ürünleri bakımından önemli bir yere sahiptir.

Başlıcaları; el, süt ürünleri, tavuk eti. yumurta, bal ve balıkçılıktır.

Bölge endüstri bakımından gelişmiştir. Petrol arıtma, otomotiv, demirçelik, elektronik, dokuma, gıda, çimento ve
mermer işletmeleri başlıca sanayi kuruluşlarıdır. Yer altı kaynakları olarak kaliteli linyitin % 90'ını, kromun %
35'ini, tuz üretiminin % 50'den fazlası bu bölümde elde edilir.

D. BÖLGENİN TÜRKİYE TURİZMİNDEKİ YERİ

Ege Bölgesi, deniz, antik kentler, doğal yat limanları, modern turistik tesisleri ve doğa güzellikleriyle önemli
turizm merkezlerine sahiptir.

Başlıca turizm merkezleri; Bodrum, Marmaris, Çeşme, Kuşadası, Akçay, Edremit, Foça, Didim, Dikili ve
Ayvalık'tır.

Efes, Bergama, Milet ve Halikarnas antik kentleri ile Meryem Ana Ziyaretgahı önemli turizm merkezleridir.
Bölgedeki Pamukkale Travertenleri, Denizli, Çeşme, Kütahya, Afyon ve Sandıklı Kaplıcaları ile Spil Dağı Milli
Parkı önemli turizm değerleridir.

www.KpssAnaliz.com
AKDENİZ BÖLGESİ

A.BÖLGENİN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ


-Akdeniz Bölgesi yurdumuzun güneyinde adını aldığı denize paralel olarak uzanır. Bölge doğusunda Güneydoğu
Anadolu, kuzeydoğusunda Doğu Anadolu, kuzeyinde; İç Anadolu, batısında; Ege Bölgesi'yle komşudur. Türkiye
topraklarının % 15'ini kaplar.

- Bölgede dağlar denize paralel uzanır. Bu nedenle deniz etkisi iç kesimlere fazla ulaşamaz.
- Bölgede Teke ve Taşeli Platoları, Antalya, Mersin ve İskenderun körfezleri yer alır.
- Bölgenin tek doğal limanı İskenderun'dadır

-Kıyı kesimlerde Akdeniz iklimi hakimdir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağmur yağışlıdır. İç kesimlerde kışlar
soğuk ve kar yağışlı, yazlar serin ve kısadır.

- Önemli akarsuları; Aksu, Manavgat, Dalaman, Göksu, Ceyhan, Seyhan ve Asi'dir.

- Kıyı kesimlerinde maki, iç kesimlerde bozkır ve dağların yüksek kesimlerde orman bitki örtüsü hakimdir.

- Türkiye nüfusunun % I3'ü burada yaşar. Nüfus, kıyı ovaları, sanayi bölgeleri ile körfezler çevresinde
yoğunlaşmıştır. Seyrek nüfuslu yerleri Teke Yarımadası, Taşeli Platosu ve Toros Dağları çevresindedir.

- Ekonomi; kıyı kesimlerinde turizm ve tarım, yüksek kesimlerde hayvancılık, madencilik, sanayi, arıcılık
faaliyetlerinden oluşur.

- Seracılık faaliyeti en fazla olan bölgemizdir.

www.KpssAnaliz.com
B. BÖLGENİN BÖLÜMLERİ
1.ADANA BÖLÜMÜ

Adana Bölümü; Manavgat Çayı'nın doğusunda kalan bölümü oluşturur. Kuzeyinde İç Anadolu, kuzeydoğusunda Doğu
Anadolu, doğusunda ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi yer alır.
Bölümün batısında karstik arazi özelliğini gösteren Taşeli platosu üzerinde Geyik Dağları bulunur. Bölümün kuzey ve
doğusunda yer alan Orta Toroslar üzerinde Bolkar, Aladağlar, Tahtalı, Binboğa Dağları bulunur. En doğu ucunda
İskenderun körfezi'nin kuzeyinde Amanos dağları yer alır.

Bölümde batı-doğu uzanışlı bir yapı gösteren Orta Toroslar kıyı ile iç bölgelerin kuzey-güney yönlü
ulaşımını engellemektedir. Ulaşım ancak çeşitli geçitler aracılığıyla sağlanmaktadır. Başlıca geçitler şunlardır:

Seltavul Geçidi; Taşeli Platosu'nu İç Anadolu'ya


GülekGeçidi;Çukurova'yı İçAnadolu'ya
Belen Geçidi; Çukurova'yı Hatay ve Suriye'ye bağlar.

Bölümün kıyı kesimleri önemli ovalara sahiptir.

Başlıcaları; Çukurova, Silifke, Amik, İslahiye ve iç kesimlerde ise Kahramanmaraş Ovalan'dır.

Bölümün büyük kesiminde Akdeniz iklimi görülür. İç kesimlerde dar bir alanda karasal iklim etkili olur.

Bölüm akarsular bakımından oldukça zengindir. Toros Dağlarından kaynağını alan Göksu, Seyhan ve Ceyhan
akarsuları ile Suriye'den yurdumuz sınırlarına girerek Hatay yakınlarında Akdeniz'e dökülen Asi Nehri'dir.

Bölümde nüfus yoğunluğu Çukurova ve Amik ovalarında fazladır. Seyrek nüfuslu yerleri ise Taşeli Platosu ve dağlık
alanlardır. Hasat zamanlarında buradaki verimli ovalarda çalışmak üzere diğer bölgelerde mevsimlik işçi göçü olur.
Bu zamanlarda bölüm nüfusu daha da artar.

Bölümün en büyük yerleşim merkezi Adana'dır. Adana şehri; sanayi, tarım, ticaret, turizm, ulaşım gibi ekonomik
faaliyetler konusunda oldukça gelişmiştir.

Diğer önemli şehirler; Mersin, Kahramanmaraş, Antakya, Kilis, Osmaniye, Tarsus, İskenderun, Ceyhan,
Kadirli, kazan. Silifke, Anamur ve Alanya'dır.

Tarım ürünleri
Adana Bölümü'nde halkın en önemli geçim kaynağı tarımdır. İklimin elverişli olması ve sulama olanakları sayesinde
Çukurova'da yer alan tarım alanlarında yılda iki, hatta üç kez ürün alınabilmektedir.

Başlıca tarım ürünleri; Turunçgil, pamuk, susam, yerfıstığı, muz, pirinç ve soya fasulyesidir. Hatay ve
çevresinde incir,üzüm,zeytin ve tütün yetiştirilir. Bölümde özellikle delta ovaları üzerinde seracılık yapılmaktadır.

Hayvancılık
Adana Bölümü'nde hayvancılık yüksek kesimlerde yaygındır. Buralarda daha çok yaylacılık şeklinde göçebe
hayvancılık faaliyeti yürütülür. En çok kıl keçisi ve koyun yetiştirilir. Hatay ve çevresinde kümes hayvancılığı ve
arıcılık yoğundur.

www.KpssAnaliz.com
Madenleri
Krom : Pozantı ve çevresi
kurşun : Bolkar Dağları
Çinko : Bolkar Dağları
Demir : Kahramanmaraş ve çevresi
Linyit: Kozan, Karaisalı'da çıkarılan madendir.

Bölümde Seyhan, Aslantaş, Menzelet hidroelektrik santralleri bulunur.

Endüstri

Adana Bölümli'nde endüstri daha çok tarıma bağlı gelişmiştir.

Başlıcaları;
Mersin'de: Petro-kimya Endüstrisi, Ataş Petrol Arıtma Rafinerisi, dokuma fabrikaları, çimento fabrikaları,
Adana'da: Sigara, bitkisel yağ fabrikaları, çırçır ateh/eleri, iplik ve dokuma fabrikaları
İskenderun'da: Demir-çelik, gübre, cam ve çimento fabrikaları
Antakya'da: Sabun, dokuma, bitkisel yağ fabrikaları
Taşucu'nda: Kağıt fabrikası bulunmaktadır.
Mersin Limanı bölgenin ihracat ve ithalat noktasıdır. Mersin' in serbest bölge olması da ticareti
geliştirmiştir.

2. ANTALYA BÖLÜMÜ

Akdeniz Bölgesi'nin Manavgat Çayı'nın batısında kalan bölümüdür.

Antalya Bölümü, Adana Bölümü'ne oranla oldukça engebeli bir yapıya sahiptir. Bölümün kuzeyinde Sultan,
Anamas, Barla, Honaz Dağları yer alır. Bu dağlar arasında oluşan göller nedeniyle burası Göller Yöresi adını
almıştır. Bölümün batısında yer alan Teke Yöresinde dağlar denize dik uzanış gösterir. Yöredeki önemli
dağlar; Çicekbaba, Akdağ, Beydağlan'dır.
Dağlar arasında oluşmuş karstik çukurların alüvyonlarla dolması sonucunda Elmalı, Gökhisar ve Acıpayam
Ovalan oluşmuştur. Deniz kıyısındaki tek önemli düzlük Antalya Ovası'dır.
Bölümün iklimi değişkenlik gösterir. Kıyı kesiminde Akdeniz iklimi, Göller Yöresi ve Teke Platosu'nda karasal
iklim özellikleri görülür.

www.KpssAnaliz.com
Antalya Bölümü su potansiyeli bakımından zengindir. Toroslardan kaynağını alarak Akdeniz'e dökülen Aksu,
Manavgat ve Köprüçayı ile Göller Yöresi'nde Beyşehir, Eğirdir, Burdur ve Acıgöl gölleri yer alır. Bu
göllerin gideğenleri olduğundan fazla sularını dışarı akıtırlar.
Antalya Bölümü'nün kesimlerinde maki bitki topluluğu, dağların yüksek kesimlerinde orman yer alır. Dağların kuzey
yamaçları ile bölgenin iç kesimlerinde bozkır bitki örtüsü hakimdir.
Antalya Bölümü'nün nüfusu Adana Bölümü'nden hem az hem de yoğunluğu düşüktür. Bölümde nüfus ova kenarları
ile Antalya Körfezi çevresinde yoğundur. Yaz mevsiminde bölüm, mevsimlik işçi ve turizm kaynaklı göçler almaktadır.
Antalya Bölümü'ndeki yerleşmeler kıyıda; Antalya, Fethiye, Kaş, Alanya, Finike ve Manavgat gibi merkezlerdir.
İç kesimlerde ise Burdur, İsparta, Seydişehir, Eğirdir ve Beyşehir'dir.

Tarım Ürünleri /

Bölümde tarım en temel geçim kaynakları arasındadır. Pamuk, turunçgiller, susam, muz, çeşitli sebze ve
meyvelerle turfanda tarımı yapılmaktadır. İç kesimlerde ise tahıllar, gül, haşhaş, şeker pancarı, anason tarımı
yapılmaktadır.

Hayvancılık

Bölümün dağlık kesimlerinde başta kıl keçisi olmak üzere küçükbaş hayvancılık yapılmaktadır. Arıcılık diğer bir
faaliyettir.

Madenleri
Krom: Fethiye'de
Kükürt: Keçiborlu'da
Alüminyum: Seydişehir ve Akseki'de çıkarılan madenlerdir.

Endüstri
Antalya Bölümü'nde Adana Bölümü'nde olduğu gibi endüstri tarım ürünleri işlenmesine dayanır. Önemli kuruluşları;
Antalya'da: Bitkisel yağ, dokuma besin, ferokrom tesisi,
Dalaman'da: Kağıt fabrikası
Burdur'da: Şeker fabrikası ve halıcılık
İsparta'da: Gülyağı ve halıcılık
Seydişehir'de: Aliminyum tesisleri de Önemli endüstri kuruluşlarıdır.

C. BÖLGENİN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ

Akdeniz Bölgesi'nde tarım alanları dar olmasına rağmen iklim koşullarının elverişli olması ve sulama suyunun bol
olması nedeniyle tarımsal ürünlerin üretiminde önemli bir paya sahiptir. Özellikle kış mevsiminde bölgede yapılan
turfanda ve seracılık faaliyeti, ülkemizin sebze ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılamaktadır.

Bölge özellikle soya, pamuk, yerfıstığı, muz gibi ürünlerin büyük bölümünü üretmektedir.

www.KpssAnaliz.com
Bunlar dışında haşhaşın % 10'unu buğdayın % 11 'ini, deniz ürünlerinin %3'ünö bu bölge karşılar.

Sanayi açısından da bölgenin demir-çelik, petrol arıtma, ferokom, alüminyum, kükürt, sıvı yağ gibi ürünlerin
üretiminin ülkeekonomisine önemli birkatkısı vardır.

4. BÖLGENİN TÜRKİYE TURİZMİNDEKİ YERİ

Akdeniz Bölgesi turizm değerleri açısından özellikle doğa turizminde gelişmiştir. Yaz mevsiminin uzun olması
bölgede deniz turizminin bir sektör haline gelmesine yol açmıştır.
Bölgedeki karstik akarsular, Manavgat ve Düden Şelaleleri, Cennet ve Cehennem Obrukları, Yedi Uyurlar,
Karaiıı, İnsuyu, Damlataş Mağaraları bölge turizmi açısından önemli değere sahiptir.

Side, Pergi, Aspendos gibi tarihi antik kentler ve Alanya Kalesi tarihi turizmi canlandırmıştır.

Bunlar dışında doğa turizmini canlandıran Beydağları Sahil Milli Parkı, Güllük Dağı (Termossos), Kovada Gölü,
Karatepe veAslantaş Milli Parkları birer turizm merkezi durumundadır.

İÇ ANADOLU BÖLGESİ

www.KpssAnaliz.com
A. BÖLGENİN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ

İç Anadolu Bölgesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi dışındaki tüm bölgelerle sınır komşusudur. Bölge Doğu
Anadolu'dan sonra ikinci büyük bölgemizdir. Türkiye yüzölçümünün % 19'unu kaplar.

-Geniş plato veyüksek ovalardan oluşur.


-Bölgenin yükseltisi batıdan doğuya doğru artar.

-Bölgenin etrafı yüksek dağlarla çevrili olduğundan buradaki mevcut akarsular denize ulaşamaz ve geniş kapalı
havzalar oluşturur. Konya-Karapınar, Akşehir, Eber, Ereğli ve Tuz Gölü önemli havzalarıdır.

-Bölgede kuzeydoğu, güneybatı uzanışlı volkanik dağlar yer alır. Başlıcaları; Hasandağı, Karadağ,
Karacadağ, Eelendiz ve Erciyes'tir.

Bölgede yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçen karasal iklim görülür.

Bölgenin kenarlarında yıllık 400 mm yağış düşerken Konya-Karapınar çevresinde bu oran 300 mm dolaylarındadır.

Bölgede yağış miktarı az olduğundan önemli akarsular oluşmamıştır. Bölge dışında kaynağını alan Kızılırmak,
Yeşilırmak ve Sakarya Nehirleri tarım açısından öneme sahiptir.

- Bölge bitki örtüsü bozkırdır.


- Marmara Bölgesi'nden sonra en kalabalık nüfusu sahiptir. Nüfus yoğunluğu km ye 72 kişi kadardır.
- Bölge nüfusunun %62'si şehir, %38'i kırsalda yaşar.
- Kırsal yerleşmeler toplu yerleşme özelliği gösterir.
- Bölgenin ekonomisinde tarım ve küçükbaş hayvancılık önemli yer tutar.
-Yeraltı kaynakları bakımından fakirdir. Sivas, Kayseri, Ankara, Eskişehir'de sanayi gelişmiştir.

B. BÖLGENİN BÖLÜMLERİ

1. KONYA BÖLÜMÜ

İç Anadolu Bölgesi'nin güney ve güneybatısını kaplayan bölümdür. Bölümde yükseknğriOOD m'nin üzerinde
geniş düzlükleryeralır. Başlıcaları Obruk, Cihanbeyli Platoları ile Konya Ovası'dır. s'

Bölümde; Karacadağ, Karadağ volkan dağları ile Sultan Dağları yer alıpr

Bölümde karasal iklim özellikleri hakimdir. Yıllık yağış 300 mm dolaylarındadır. Bölümün güneyi Tuz Gölü
çevresine oranla daha fazla yağış alır. Konya Ovası bir kapalı havza özelliğindedir.

www.KpssAnaliz.com
Bölge ikliminin karasal olması nedeniyle akarsular kısa ve cılızdır. Bölümde Beyşehir ve Sığla Gölleri'nin suyunu
boşaltan Çarşamba suyu Konya kapalı havzasına dökülür.

Bölümde Tuz Gölü, Akşehir, Eber ve Çavuşlu Gölleri yer alır. Tuz Gölü'nün derinliği 2 m'yi geçmez. Yazın
buharlaşmanın etkisiyle sular çekilir ve göl kenarlarında kalın tuz tabakaları oluşur.

Bölümün doğal bitki örtüsü bozkırdır. Torosların eteklerine doğru meşelikler ve karaçam ormanları başlar.

Konya Bölümü İç Anadolu Bölgesi'nin en tenha nüfuslu yeridir. Nüfusun büyük bölümü, yağışların kısmen arttığı
Toros Dağları'nın kuzey eteklerindedir. Bölümdeki en önemli yerleşme merkezi Konya'dır. Bu merkez dışında
Karaman, Aksaray, Ereğli, Akşehir, Cihanbeyli, Çumra ve Ilgın'dır.

Tarım ürünleri

Bölümde iklimin karasal oluşu tarım ürünlerinde çeşitliliği azaltmıştır. Ekilen tarım ürünlerinin de verimi oldukça
düşüktür. En önemli tarım alanı Konya Ovası'dır Burada buğday, sebze, meyve tarımı ve bağcılık faaliyeti
yürütülür.

Hayvancılık

Tarım, sanayi ve ticaretin fazla yaygın olmamasından dolayı mera hayvancılığı gelişmemiştir. Koyun, kıl keçisi ve
tiftik keçisi beslenir.

Madenleri
Konya Sarayönü'nde civa, Tuz Gölü'nde tuz çıkartılır.
Endüstri

Konya, Karaman, Ereğli'de çimento ve dokuma fabrikaları, Konya Ilgın'da şeker fabrikası, Konya'da gıda ve
tarım aletleri fabrikası vardır.
Ekonomisi

Konya Bölümü geniş düzlüklere sahip olduğundan tarım en belirleyici ekonomik faaliyettir. Tarımda makine
kullanımı kolaydır.

Bölümün geniş düzlükleri üzerinde ve güneydoğu kesimlerinde küçükbaş hayvancılık faaliyeti yürütülür.

2. YUKARI SAKARYA BÖLÜMÜ


Bu bölüm, bölgenin kuzeybatısını, Sakarya İrmağı'n ı n yukarı bölümünü kaplar.

Bölüm bölgenin diğer bölümlerine oranla daha engebeli bir yapıya sahiptir. Bölümün önemli yükseltileri,
Sündiken. Ayaş, Elmadağ, İdris Dağı ve Sivrihisar Dağları'dır. Bu dağların ortalama yükseltisi 2000 m'nin
altındadır.

Dağlar arasında Ankara, Eskişehir, Çubuk ve Akıncı Ovaları ile Haymana Platosu yer alır.

Bölümün yağış ortalaması Konya Bölümü'ne oranla daha fazladır. Yağış güneyden kuzeye çıkıldıkça artar. En
fazla yağış ilkbahar mevsiminde düşer.

Bölümün en önemli akarsuyu Sakarya Irmağı'dır Bunun dışında Porsuk Çayı, Ankara Çayı yer alır.
Önemli gölleri ise Mogan ve EynıirGölleri'dir. Bölümün bitki örtüsü bozkırdır.

www.KpssAnaliz.com
Bölümün batıdan doğuya uzanan yolların üzerindedir. Bu durum sanayi, ticaret ve ulaşımı olumlu
etkilemiştir. Bölgenin en sık nüfuslu bölümüdür. Nüfusun büyük bölümü şehirlerde yaşamaktadır. Nüfus
yoğunluğunu başkentin burada olması da etkilemiştir.

Bölümün en önemli şehirleri, Ankara ve Eskişehir'dir. Bunlar dışında Polatlı, Sivrihisar, Haymana ve
Çubuk'tur.

Tarım Ürünleri

Bölümde tarım önemli bir geçim kaynağıdır. İç ovalar ile Haymana Platosu'ndan yoğun olarak tahıl tarımı
yapılır. Sulanabilen yerlerle özellikle Sakarya Nehri boylarında şeker pancarı, sebze ve meyve tarımı
yapılır.

Hayvancılık

Küçükbaş hayvancılık faaliyeti yaygındır. Özellikle tiftik keçisi beslenir. Son yıllarda kümes hayvancılığı bir
sektör halinde gelişmiştir.

Madenleri
Bölümde; linyit, bor mineralleri, lületaşı, tabii soda, krom ve amyant çıkar.
Endüstri
Yukarı Sakarya Bölümü'nde endüstri gelişmiştir. Ankara ve Eskişehir bölümün en önemli endüstri
merkezleridir.
Ankara'da; Şeker, çimento, besin, bira ve tarım aletleri fabrikaları.
Eskişehir'de; Tarım aletleri, uçak, elektrik, elektronik, lokomotif, şeker, çimento ve besin fabrikaları
bulunmaktadır.

3. ORTA KIZILIRMAK BÖLÜMÜ


Kızılırmak Nehri'nin bölgede çizdiği yay bu bölüm içinde kalır. Bölümün kuzeyini geniş platolar oluşturur.
Bunlardan Bozok Platosu en genişidir. Bölümde Hasan Dağı, Menlendiz ve Erciyes sönmüş volkan
dağları yer alır. Bu dağlardan çıkan materyaller çevresindeki düzlüklerin verimli ovalar olmasına yol açmıştır.
Bu şekilde oluşmuş önemli ovalar; Kayseri, Develi ve Aksaray'dır. Volkanik tüfler üzerinde selinti sularıyla
oluşan peribacaları bölümün Ürgüp, Göreme ve Nevşehir yerleşim alanlarının etrafında yer alır. Bölümde
karasal iklim özellikleri görülür. En yağışlı mevsimi ilkbahardır. Bitki örtüsü bozkır, dağların yüksek
yerlerinde ormandır.
Nütus, bolümün güney kesimlerinde yoğunlaşmıştır. Bolumun en buyuk kenti Kayseri dır. Diğer yerleşim
birimleri; Niğde, Bor, Nevşehir, Ürgüp, Yozgat, Kırşehir, Çankırı, Avanos ve Kırıkkale'dir.

Tarım ürünleri
Bölümün ekonomisi büyük oranda tarıma dayanır. Tahıl, şeker pancarı, ayçiçeği, baklagil, meyve ve üzüm
bağları tarımsal etkinliği oluşturur.

Hayvancılık
Meraların geniş alan kapladığı bu bölümde küçükbaş hayvancılık ilk sırada yer alır. Özellikle koyun, kıl keçisi
ve tiftik keçisi beslenir.

www.KpssAnaliz.com
Madenleri
Kırşehir- Yozgat'ta: fluorit N iğde'de: civa ve
kobalt Kayseri'de: demir, çinko Çankırı'da: kaya
tuzu, jips Kırşehir'de: mermer madenleri çıkarılır.

Endüstri
Kayseri'de: Şeker, dokuma, çimento, halıcılık, el kombinası
Kırıkkale'de: Orta Anadolu Petrol Rafinerisi, silah, ınakina-kimya endüstrisi
Niğde-Yozgat'ta: Çimento fabrikaları kurulmuştur.

4. YUKARI KIZILIRMAK BÖLÜMÜ


Bölgenin doğusunda, Doğu Anadolu Bölgesi'ne komşu olan kesimini oluşturur. İç Anadolu'nun en küçük ve
engebeli arazisine sahiptir. Bölüm Kızılırmak kollarınca doğu batı doğrultusunda ikiye ayrılmıştır. Bu hattın
kuzeyinde Akdağlar, Yıldız Dağları; güneyinde, Hınzır, Tecer Dağları ile Uzunyayla Platosu yer alır.

Yükselti fazla olduğundan şiddetli karasal iklim özellikleri görülür. Kış mevsimi çok soğuk ve kar yağışlıdır.

Bölümü en önemli akarsuyu Kızılırmak'tır. Bu ırmak bölümün doğusunda Kızıldağ'dan kaynağını alır.
Yükseltinin fazla, yüzey şekillerinin engebeli olması, iklimin sert ve tarım alanlarının dar olması bölümün
nüfuslanmasını engellemiştir. Burası bölgenin en tenha nüfuslu alanını oluşturur.

Şehirler gelişmemiştir. Bölümün en önemli kenti Sivas'tır. Diğer yerleşme merkezleri Yıldızeli, Şarkışla, Bünyan ve
Gemerek'tir.

Tarım ürünleri

İklimin elverişsizliği, tarım alanlarının dar olması tarımın gelişmesini engellemiştir.

Sulanabilen alanlarda şeker pancarı, sebze ve meyve tarımı yapılır. Diğer alanlarda özellikle Uzunyayla Platosu
üzerinde tahıl tarımı yapılmaktadır.

Hayvancılık

Bölüm ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Daha çok küçükbaş hayvancılık yaygındır.

Madenler

Bölümde; Demir, linyit, krom,jips (alçı taşı)yatakları bulunmaktadır.

www.KpssAnaliz.com
Endüstri

Endüstri daha çok Sivas ve çevresinde toplanmıştır. Bunların başlıcaları; gıda, dokuma, çimento, demiryolu
fabrikalarıdır.

C. BÖLGENİN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ

İç Anadolu Bölgesi'nin Türkiye ekonomisine en önemli katkısı tarım alanındadır. Ancak kuraklık nedeniyle istenilen
oranda verim elde edilememektedir. Bölgedeki buğday üretimi Türkiye üretiminin % 13'ü kadardır. Buğdayın yanı sıra
yeşil mercimek, arpa, patates, şeker pancarı, haşhaş, fasulye, nohut üretimi yapılır.

Tarımın yanı sıra küçükbaş hayvancılık önemli bir ekonomik faaliyet durumundadır. Koyunların % 35'i, tiftik
keçisinin % 751 bu bölgede beslenmektedir. Hayvanlardan elde edilen tiftiğin % 70'i, yapağı üretiminin %
29'unu bu bölge karşılamaktadır.

Bölge endüstri bakımından oldukça gelişmiştir. Bölge sanayi ürünlerimizin 1/6'sını karşılamaktadır.

D. BÖLGENİN TURİZM DEĞERLERİ

Bölgenin en önemli turizm merkezi Ürgüp-Göreme çevresinde yer alan Peribacaları'dır. Ayrıca Çorum ili sınırları
içinde Alacahöyük ve Boğazköy'deki tarihi kentler, Ankara ilindeki Gordion ve Kültepe antik yerleşmeleri,
Konya'da bulunan Mevlana Türbesi önemli tarihi ve turistik yerlerdir.

Bölge doğa güzellikleri bakımından da turizm değerlerine sahiptir. Başlıcaları; Ankara yakınlarındaki Eymir ve
Mogan Gölleri, Kırşehir'deki Şeyle Gölü; Kayseri'deki Sultan Sazlığı'dır.

İç Anadolu Bölgesi'nde sağlık turizmi de gelişmiştir. Bölgede çok sayıda içme ve kaplıca bulunur. Başlıcaları;
Haymana, Kozaklı, Sivas Balıklı, Çermik kaplıcaları ile Ayaş, Kayseri-Yeşilhisar'da bulunan içmelerdir.

www.KpssAnaliz.com
DOĞU ANADOLU BÖLGESİ

A. BÖLGENİN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ


Doğu Anadolu Bölgesi; doğuda Nahçivan, Ermenistan ve Gürcistan, güneydoğuda İrak, güneyinde Güneydoğu
Anadolu, batıda İç Anadolu, kuzeydoğuda Karadeniz Bölgeleri'y le sınırdır.
Türkiye'nin yüzölçümü en büyük bölgesidir. Yurdumuz topraklarının % 21 'ini kaplar.
Yeryüzü şekilleri oldukça engebeli, ortalama yükseltisi fazladır. Yükselti batıdan doğuyadoğru artar. -Toros
Dağları ile Karadeniz Dağları bu bölgede birbirine yakınlaşır ve doğuya doğru Uç sıra halinde uzanır.
Bölgede güneybatı-kuzeydoğu yönlü uzanış gösteren Nemrut, Siiphan, Tendürek, Küçük Ağrı ve Büyük Ağrı Dağlan
yer alır.
Düzlükler fazla yer kaplamaz. Erzincan Ovası, Erzurum-Kars Platosu, İğdır Ovası önemli düzlükleridir.
Bölgede kışları oldukça sert ve kar yağışlı, yazları serin ve kısa süren karasal iklim tipi görülür.
Yağış miktarı çukur yerlerde 400 mm yüksek yerlerde 1000 mm dolaylarındadır.
Akarsu kaynakları bakımından Türkiye'nin en zengin bölgesidir. Araş, Kura, Murat, Karasu, Dicle, Fırat önemli
akarsulardandır.

Bölge eğimi fazla olduğundan hidroelektrik üretimine oldukça elverişlidir.


Bölgede; Hazar, Çıldır, Erçek, Balık, Haçlı, Nazik, Van Gölü ve Nemrut Kraler Gölü gibi önemli göller yer alır.
Doğal bitki örtüsü bozkır olmakla birlikte dağların yüksek yerlerinde orman, Erzurum-Kars Yöresi'nde dağ
çayırları görülür.
Türkiye'nin en tenha nüfuslanmış bölgesidir,
Nüfus ova tabanlarında ve kent merkezlerinde yoğun, dağların yüksek yerleri ile plato sahalarında tenhadır,
Bölgede yerleşme dağınık, kent nüfusu oranı düşük, kır nüfusu oranı yüksektir.
Bölgenin ekonomisi tahıl tarımı, şekerpancarı, patates, büyükbaş hayvancılığa dayanır,
Bölge yeraltı kaynakları bakımından zengin olsa da iklim ve arazi şartların madenlerin işletilmesini
güçleştirmektedir. Önemli madenleri; demir, bakır, krom, çinko, kurşun, linyittir.

Keban, Karakaya, hidroelektrik, Afşin - Elbistan Termik Santral i'nde elektrik enerjisi elde edilir.

www.KpssAnaliz.com
B. BÖLGENİN BÖLÜMLERİ I. YUKARI FIRAT BÖLÜMÜ
Bölgenin batısında yer alan en büyük bölümdür. Bölüm oldukça engebelidir. Kuzeyinde Mercan Dağlan,
güneyinde Güneydoğu Toroslar, batısında Tahtalı Dağlar yer alır.

Bölümün batısını Tohma Çayı ile parçalanmış Uzunyayla Platosu oluşturur. Mercan Dağları'nın kuzeyinde Erzincan
ve Tercan Ovaları, güneyinde Malatya, Elazığ, Elbistan Ovalan yer alır.

Bölümün iklimi diğer bölümlere oranla daha yumuşaktır. Yazlar sıcak ve kurak, kışlak soğuk ve kar yağışlıdır, Yazlar
daha uzun, kış soğukları kısmen azalmıştır. Yağışın büyük bölümü ilkbaharda düşer.

Bölümde Karasu ve Murat ırmakları yer alır, Bu sular Keban Barajı'nda birleşerek Fırat Nehri'ni oluştururlar.

Bölümün bitki örtüsü bozkırdır. Dağların, yükseklerinde orman ve ormanın üst sınırında dağ çayırları yer alır.

Bölümde ova ve düzlükler kısmen geniş alan kapladığından nüfus yoğunluğu diğer bölümlere oranla daha fazladır.
Bölümün en önemli merkezi Malatya'dır. Bölümdeki diğer yerleşmeler; Elazığ, Erzincan, Elbistan, Tunceli, Bingöl ve
Bitlis'tir.
Tarım Ürünleri

Tarım önemli geçim kaynağıdır. Yetiştirilen ürünler; buğday, arpa, tütün, şeker pancarı, meyve ve
sebzelerdir. Özellikle kayısı üretimi Malatya ve çevresinde önemli geçim kaynağıdır. Tarla tarımının yaygın
olmadığı alanlarda hayvancılık yapı lir.

Madenler
Divriği ve çevresinde Demir, Arşin Elbistan dolaylarında linyit yataklarının ekonomik değeri yüksektir. Bunlar
dışında bakır, krom, kurşun, çinko ve kaya tuzu çıkartılan yer altı kaynaklarıdır.

Endüstri

Bölüm sanayi bakımından fazlaca gelişmemiştir. Ancak bu haliyle bile bölgenin en fazla sanayileşmiş
bölümüdür. Dokuma, gıda, sigara, çimento, maden işletme sanayi ve elektrik enerj isi üretimi bakımından
elverişlidir.

www.KpssAnaliz.com
2. ERZURUM - KARS BÖLÜMÜ

Bölüm yurdumuzun kuzeydoğusunu oluşturur. Dağların ortalama yükseltisi 3000 m dolaylarındadır. Önemli
dağları; Yalnızçam, Mescit, Kop ve Allahuekber Dağları'dır.

Bölümde ortalama yükseltisi 2000 nı dolaylarında olan ova ve platolar yer alır. Ardahan, Erzurum-Kars
Platoları ile Erzurum, Kars, Pasinler, Aşkale, Kağızman ve Ardahan Ovaları önemli düzlükleridir. Bölümde
yükseltisi 900 m dolaylarında olan en düşük rakımlı düzlük İğdır Ovası'dır.

Erzurum-Kars Bölümü yurdumuzun en şiddetli karasal iklimine sahiptir. Yazlar yağışlı ve serin, kışlar soğuk
ve kuraktır. Yıllık sıcaklık farkları oldukça yüksektir. Yıllık yağış miktarı 500-600 mm dolaylarındadır. En
yağışlı mevsim yazdır.

Erzurum-Kars Bölümü'nün İğdır Yöresi iklim özellikleri bakımından farklılık gösterir.

İklim daha yumuşak ve yazlar kurak geçer. Bu yönüyle İğdır bir mikroklima iklim alanıdır.
Bölümün önemli akarsuları; Karasu, Kura ve Araş Irmakları'dır. Karasu, Kaban Barajı'nda Fırat'la birleşir.
Kura ve Araş, Hazar Denizi'ne dökülür. Bölümün kuzeydoğusunda Çıldır Gölü yer alır.
Bölümün doğal bitki örtüsünü uzun boylu dağ çayırları oluşturur. Yağışların bol düştüğü alanlarda iğne
yapraklı ormanlar gelişmiştir.

Bölümde nüfus akarsu vadilerinde toplanmıştır. Nüfus yoğunluğu oldukça düşüktür. Yerleşmeler daha çok kır
yerleşmeleri şeklindedir. Kırsal nüfus, kentsel nüfustan fazladır.

Önemli yerleşmeleri; Erzurum, Kars, Sarıkamış, Kağızman, İğdır ve Ardahan'dır.

Tarım Ürünleri
Geçim kaynakları içinde; tarım, hayvancılıktan sonra İkinci sırada gelir. Başlıca ürünleri; buğday, arpa, çavdar,
patates, lahana ve şeker pancarıdır, İğdır Ovası'nda tahıl, şeker pancarı, meyve ve pamuk tarımı yapılır.

Hayvancılık

Bölümde hayvancılık temel geçim kaynağıdır. Özellikle çayırlıkların geniş alan tutması büyükbaş hayvancılığın
gelişmesini sağlamıştır. Bozkırların bulunduğu alanlarda küçükbaş hayvancılık ile arıcılık yapılır.

www.KpssAnaliz.com
Madenler

Bölüm madenler bakımından fazla zengin değildir. Oltu taşı, linyit, manganez ve kayatuzu çıkartılan madenlerdir.

Endüstri

Bölümde endüstri, hayvancılıktan elde edilen ürünlere dayanır. Kars ve çevresinde süt endüstrisi Erzurum'da et
kombinası ve şeker fabrikası bulunmaktadır. Bunlar dışında irili ufaklı yem fabrikaları kurulmuştur.

3. YUKARI MURAT-VAN BÖLÜMÜ

Bölüm Doğu Anadolu Bölgesi'nin doğu ucunu oluşturur. Van Gölü ve çevresi bölümün içinde kalır. Bölümün
kuzeyinde batıdan doğuya doğru Bingöl. Karasu-Aras dağları uzanır. Bölümün ortasında güneybatı-kuzeydoğu
yönlü uzanan Murat İrmağı vadisi fay hattını oluşturur. Bu kırıklı hat üzerinde Nemrut, Süphan, Tendürek, Küçük Ağrı
ve Büyük Ağrı volkan dağlan bulunur. Yukarı Murat Havzası boyunca Muş, Bulanık, Malazgirt, Eleşkirt ve Ağrı Ovalan
yer alır.

Bölümde genel olarak karasal iklim koşulları hakimdir. Bölümün kuzey kesimleri yükseltinin etkisiyle şiddetli karasal
iklim koşulları yaşarken, Van Gölü çevresi gölün ılıtıcı etkisiyle daha yumuşaktır. Bölüm İğdır Ovası'ndan sonra
bölgenin en az yağış alan kesimidir.

Bölümde Murat Nehri'nin yukarı çığırı ile Araş Nehri'nin yukarı çığırı yer alır. Bölümün güneyinde Van Gölü bulunur.

Bölümün en önemli yerleşim merkezi Van'dır. Diğer yerieşim birimleri; Ağrı. Malazgirt, Bulanık, Eleşkirt, Gevaş,
Tatvan, Ahlat ve Adilcevaz'dır.

Tarım Ürünleri
Bölümde en önemli geçim kaynağı tarımdır. Ekili,-drkili alanlar yüksekliği fazla olmayan yerlerle, Van Gölü
çevresinde toplanmıştır. Başlıca ürünleri; buğday, arpa, şekerpancarı, sebze ve meyvelerdir. Van Gölü çevresinde
baklagil, Muş Ovası'nda tütün tarımı yapılır.

Hayvancılık

Bölümde koyun, keçi gibi küçükbaş hayvancılıkyapılır. Hayvancılıklarımın gelişmediği alanlardadahayoğundur.

www.KpssAnaliz.com
Madenler

Van Gölü'nde kısmen soda çıkartılır. Maden bakımından fakir bir bölümdür.

Endüstri
Muş, Ağrı, Erciş'te şeker fabrikası hayvancılığa bağlı olarak yem fabrikaları Van'da çimento, iplik fabrikalarıyla et
kombinası bulunmaktadır.

4. HAKKÂRİ BÖLÜMÜ
Yurdumuzun ve bölgenin güneydoğu bölümünü oluşturur. Doğusunda İran, güneyinde Irak, batısında Güneydoğu
Anadolu Bölgesi yer alır.
Bölüm yurdumuzun en engebeli yerlerindendir. Buradaki dağlar Güneydoğu Toroslar'ın devamıdır. Başlıcaları;
Hakkari Dağlan, Buzul (Clio) Dağları'dır.
Bölümün tek düzlüğü Yüksekova'dır. Bölümde irili ufaklı pek çok plato yer alır.
Hakkari Bölümü'nde şiddetli karasal iklim hakimdir. Yazlar kısa ve serin, kışlar uzun, soğuk ve kar yağışlıdır. En
yağışlı mevsim ilkbahardır.

Bölümde Zap Suyu ve Botan Çay ı'nın kolları yer alır. Bitki örtüsü bozkırdır.
Bölüm nüfus yoğunluğu bakımından tenhadır. Başlıca yerleşim birimleri; Hakkari, Şırnak, Yüksekova, Şemdinli
ve Çukurca'dır.

Tarım Ürünleri

Toprakların büyük bölümü tarıma elverişli değildir. Ancak % 5'lik bölümü işletilebilmektedir. Sınırlı ekim alanlarında
tahıl ve çeltik tarımı yapılır.

Hayvancılık

Bölümün en önemli geçim kaynağı hayvancılıktır. Halkın % 70'i hayvancılıkla uğraşır. Özellikle göçebe şekilde
küçükbaş hayvancılık faaliyeti yürütülür. Ayrıca Şemdinli ve çevresinde arıcılık yapılır.

Madenler

Bölümün en önemli yeraltı kaynağı Şırnak yakınlarında çıkarılan asfalt ve linyittir.

Endüstri

Ulaşım olanakları ve hammaddenin yetersizliği nedeniyle bölümde endüstri gelişmemiştir.

www.KpssAnaliz.com
C. BÖLGENİN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ VERİ

Yüzey şekillerinin çok engebeli oluşu, iklim koşullarının elverişsizliği ve tarım alanlarının sınırlı olmasından dolayı
ekonomi gelişmemiştir. Ulaşımın çok zor sağlanması endüstri ve ticaretin gelişmesini sınırlamıştır.

Bölge ekonomisinde tarım, hayvancılıktan sonra ikinci sırada yer alır. Yetiştirilen ürünler ve bunların ülke
üretimindeki payları aşağıdaki grafikte verilmiştir.

Hayvancılık bölgede temel geçim kaynağıdır.


Türkiye'deki küçükbaş hayvanların % 20'si
Büyükbaş hayvanların %25'i bu bölgede beslenir.
Tatlı su balığı üretiminin %43'ü.
Et üretiminin %25'i,
Yapağı üretiminin %25'i,
Süt üretiminin % 23'Iük bölümü bu bölgede gerçekleşir.
Yer altı kaynaklarının ülke ekonomisine katkısı ise aşağıdaki gibidir: Demirin % 35'i,
Manganezin %35'i
Kromun %33'ü, Bakırın %50'si, Linyitin % 10'u, bu bölgede elde edilir.
Bölgenin endüstrisi fazla gelişmemiştir. Ancak Karakaya ve Keban barajları ile Afşin Elbistan Termik
Santralleri'nde önemli derecede elektrik enerjisi elde edilmektedir.

D- BÖLGENİN TÜRKİYE TURİZMİNDEKİ YERİ

Doğu Anadolu Bölgesi önemli bir turizm potansiyeline sahip olmasına rağmen turizm faaliyetleri ulaşımın ve
iklimin elverişsizliği nedeniyle istenilen seyrede değildir. Ağrı Dağı, Van Gölü, Nazik, Erçek ve Balık Gölleri ile
Akdamar Adası tarih ve doğa turizmi potansiyeline sahiptir.

Kış sporları, Palandöken Dağları üzerinde gelişmiştir. Son yıllarda özellikle Fırat Nehri ve çeşitli kolları
üzerinde ırmak sporu rafting yapı Irmak tadır.

www.KpssAnaliz.com
GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ

I. BÖLGENİN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ


Bölge batıda Akdeniz, kuzeyde Doğu Anadolu Bölgesi, güneyde Suriye ile sınırdır.
Topraklarımızın sadece % 8'lik bölümünü oluşturur. Bu yönüyle Türkiye'nin en küçük bölgesidir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi ortalama 800-1000 m yükseltilerle oldukça sade yüzey şekillerine sahiptir.
Bölgenin en önemli yükseltisi Karacadağ Volkan kütlesi ile Mardin Eşiği'dir.
Diyarbakır havzası, Şanlıurfa, Gaziantep Platoları ile Altınbaşak, Harran Ceylanpmar Ovalar, önemli
düzlüklerdir.

Bölgede karasal iklim özellikleri görülür. Yazın güneyinden gelen sıcak çöl rüzgarları yüksek sıcaklık ve aşırı
kuraklığın oluşmasına neden olur.

Bölgenin batısında Akdeniz iklim özellikleri belirginleşir.


Dicle ve Fırat Nehirleri önemli su kaynaklarıdır.
Doğal bitki örtüsü bozkırdır. Torosların eteklerinde meşeliklere rastlanır.
Nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının üstündedir. Nüfus akarsu boylarında, yol kavşaklarında ve petrol
bölgelerinde yoğunlaşmıştır.

Bölgenin ekonomisi yoğun olarak tarıma dayanır. Tarım dışında petrol çıkartı lan tek bölgemizdir.

B. BÖLGENİN BÖLÜMLERİ

1. DİCLE BÖLÜMÜ

Güneydoğu Anadolu Bölgei'nin doğu bölümünü içine alır. Dicle Nehri Bölümü doğu-batı doğrultusunda ikiye ayırır.
Kuzeyde Diyarbakır Havzası, güneyde Mardin Eşiği yeralır.
Diyarbakır Havzası'nın kuzeyinde ve doğusunda Güneydoğu Toroslar, batısında Karacadağ, güneyinde ise Mardin
Eşiği bulunur.

www.KpssAnaliz.com
Dicle ve kolları havzayı derin vadilerle parçalamıştır. Mardin Eşiği ve ortalama 1200-1300 m ile Suriye sınırına
kadar uzanan yüksek düzlüklerden oluşur. Bölümün diğer yükseltisi Karacadağ volkan kütlesidir.
Diyarbakır Havzası'nda yıllık ortalama yağış 500 mm dolaylarındadır. Yaz sıcaklığı ve şiddetli buharlaşma nedeniyle
yaz kuraklığı oldukça belirgindir.

Mardin Eşiği'nde, yükseltiye bağlı olarak yağış miktarı artmıştır. Yıllık yağış miktarı 700 mm dolaylarındadır. Dicle
Bölümü, Akdeniz iklimine kapalı olduğundan karasal iklim gelişmiştir. Yıllık sıcaklık farkları oldukça yüksektir. Kışın
sıcaklık -20'C'ye kadar düşer. Yazlar ise çok sıcak ve kurak geçer.

Bölümün tek akarsuyu Dicle Nehri'dir. Nehir, kaynağını Güneydoğu Toroslar'dan alır.

Bölümün kuzeybatısında Dicle Nehri üzerinde Devegeçidi Barajı bulunur.

Bölümde karasal iklimin etkisi ile bozkır bitki örtüsü gelişmiştir. Yüksek kesimlerde seyrek ormanlar bulunur.

Dicle Bölümü'nde nüfus yoğunluğu Orta Fırat Bölümü'ne oranla daha seyrek olmakla birlikte, Türkiye
ortalamasına yakındır. Yazların serin, su kaynaklarının kısmen fazla olmasından dolayı, nüfus Diyarbakır Havzası'nın
kenarları ile Mardin Eşiği'nin eteklerinde toplanmıştır.
Orta Fırat Bölümü'nün en önemli akarsuyu Fırat Nehri'dir. Bölümde doğal göl yoktur. Bölümün kuzeyinde
yurdumuzun en büyük baraj gölü olan Atatürk Barajı bulunmaktadır. Bu barajın sularını ovalara taşımak için
dünyanın en uzun tünelleri kurulmuştur.
Bölümün doğal bitki örtüsü bozkırdır. Ancak bölümün kuzeyinde ve yüksek yerlerinde seyrek ormanlar
oluşmuştur, Akdeniz ikliminin etkili olduğu alanlarda ise geniş zeytinliklere rastlanır.
Orta Fırat Bölümü nüfus yoğunluğu bakımından Türkiye ortalamasının üstündedir. Bölümde nüfus
yoğunluğunun en fazla olduğu yerler Akdeniz ikliminin olduğu alanlardır. Özellikle Gaziantep Platosu yoğun
nüfuslu alanlardandır.
Bölümün en gelişmiş yerleşim merkezi Gaziantep'tir. Gaziantep, Akdeniz ile Güneydoğu Anadolu'yu
birleştiren yollar
üzerinde olup sanayi, ticaret ve kültür şehri özelliğini gösterir. Bölümün diğer önemli yerleşmeleri; Şanlıurfa,
Adıyaman, Nizip,
Birecik, Siverek ve Ceylanpınar'dıri.

www.KpssAnaliz.com
Tarım Ürünleri
Bölümde en önemli geçim kaynağı tarımdır. Üretilen tarım ürünlerinin başında tahıl, kırmızı mercimek,
pamuk, tütün, antepfıstığı ve zeytin'dir. Bunlar dışında üzüm, susam ve çeltik tarımı yapılır.

Hayvancılık

Tarım faaliyetinin yanınua küçükbaş hayvancılık faaliyeti de yapılır. Madenler bölümün en önemli yer altı
kaynağı Adıyaman ve Kahta yakınlarında çıkartılan petroldür. Gaziantep yakınlarında ise krom yatakları
bulunur.

Endüstri
Şanlıurfa'da: hayvansal yağ,
Adıyaman'da; tütün,
Gaziantep'te; dokuma, gıda, çimento, tarım aletleri, plastik sanayi, sabun, deterjan ve içki endüstrisi
bulunmaktadır.

C. BÖLGENİN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ


Güneydoğu Anadolu Bölgesi, tarıma elverişli geniş topraklara sahip olmasına rağmen, birim alanda elde
edilen ürün düşüktür. Bu durumun temel nedeni sulama olanaklarının sınırlı olmasıdır. GAP'In bütün
üniteleriyle faaliyete geçmesi durumunda, topraklardan elde edilecek ürün miktarında artış olacaktır.
Bölge Türkiye buğday üretiminin 1/10'unu, kırmızı mercimek ve Antep fıstığının büyük bölümünü, pamuğun
1/4'ünü, tütünün 1/5'ini, üzümün 1/5'ini, susamın 1/3'ünü, baklagilin 1/3'ünü bu bölge üretmektedir.

Türkiye'de beslenen hayvanların %10'u bu bölgededir. Bölgede hayvan ürünleri ve canlı hayvan ticareti oldukça
önemli yer tutar. Bölgenin et ve deri üretimi, Türkiye'nin % 10'luk bölümün karşılar.

Türkiye'deki petrol üretiminin tamamı buradan elde edilir. Ayrıca fosfat, linyit ve asfaltit yatakları önemli
değere sahiptir.

Bölgede; un ve un ürünleri, konserve, süt ürünleri, dokuma, giyim, kilim ve halı, zeytinyağı, sabun,
deterjan, tarım alet ve makineleri, çimento v.b. alanlarında endüstri gelişmiştir.

D.BÖLGENİN TÜRKİYE TURİZMİNDEKİ YERİ

Adıyaman yakınlarında bulunan ve milli park halinde getirilen Nemrut Dağı kral mezarları Batman'ın
güneydoğusunda, Hasankeyf Antik Kenti-önemli turizm merkezleridir.,.

Balıklı göl, Diyarbakır'ın Çermik Kaplıcası, Siirt ve Mardin'deki kaplıcalar, Şanlıurfa'daki içme ve maden suyu
kaynakları bölgenin önemli merkezleri durumundadır.

www.KpssAnaliz.com
www.KpssAnaliz.com