You are on page 1of 162

Frantz Fanon

Frantz Fanon (Martinik. 1925 " Washington, 1961), Aruilli psikiyatr, FLN sallarmda yer alnus bir Cezayir baglffislzhgl militant V~ yazardir, Militan bir dusunur olan Fanon, somurgeciligin somurge halki uzerindeki psikolojik sonuclanru analiz etmeye causnusur, Birinci Dunya Savasi sirasmda Fransiz ordusuna kaulrms olan Fanon, savas sonrasmda Fransa'da Up ogrenirni gorurken felsefe ve psikoloji dersleri de alrr. 1953 yrhnda Blida-joinville'dcki bir psikiyatri klinigmin bashekirni olur ve "sosyoterapi'Ykururnsal psikoterapi" alanlanndaki modern yontemlert Cezayirli Musluman hastalara uygular. Ardrndan, hastalanyla birlikte Cezayir kulturunun geleneksel mit ve rituellcrini arasnrrnaya girisir. Cezayir psikiyatri ortamindaki "anti-psikivatrik" vc "somurgesialesurici'' cabalan nedeniyle dusrnan kazamr. Kunulus savast basladigi andan iribaren Cezayir direnisine kauhr, direnisin pohuk yoneticueriyle dogrudan iliski io;ine girer. 1956 vilmda bashekimlik gOrevin· den istifa eder ve 195Tde Cezayir'den stmr disr edilir. Tunus'ta yeniden FLN'ye kanhr ve merkezi yaym organmda cahsir. En bilinen kuaplannda 56- murgesizlestirme surecini sosyolojik, Ielsefl ve psikiyatrtk acrlardan analiz etrnekte alan Fanon OO;OncO Dunya'run cok sayida entelektuelirnn dusunce ustasi olmustur. En unlu eseri olan Yeryuzunun Lanetlileri sornurgecilikkarsui mucadelenin ve Ucuncu Dunva'run oagurlugunun manilestosu olarak bilinsnektedtr. Alrika'daki ulusal kunulus harcketlerinm ve Amevika birlesik Devlerleri'ndeki Kara Panterler brgutOnun esin kaynagl OlmU$IUr Fanon gunumozde de cok sayida yazar ve dusunurun ilgisinin odagmdadir. Ozellikle postkoloniyalist dusuncede Fanon yeniden okunmaktadrr. Edward Said escrlerindc fanon'un yazllanna sikhkla basvurmusiur. Stuart Hall, Homi Bhabba ve Judith Butler gibi yazarlann da releranslan arasi ndadir Fanon, 6 Arahk 1961'de Washington Dede loserruden blur.

•• •• ••

Yeryuzunun

Lanetlileri

Frantz Fanon

Inqlllzeeden C;evlrl ~en Suer

~ tfJ

\versus'-J

Versus Kitap (SO)

Yeryliriniin Landll,.... "raotz "aooo

Franslzta 6z9iin Kunye Les damnes de la terre

La Decouverte, 2004

The Wretched of the Earth Grove Press, -Z005 baslmmdan ~evrilmiitir.

1~lndekller

Tiirk~. Ilk BUlm

Sosyalist Yaymlar, MaYls 1994

In911lzc.den ';.vlrl

Sen Suer

2002 Tarlhll Basklya 6nstiz Alice Cherki

1

Franslzca ASllyta Kar,llattlnp YaYlna HaZirlayan

I;.k Ergliden

1961 Tarlhll Basklya 6nsiiz Jean Paul Sartre

15

Kapa. Tasanml alilent Arslan

1. $Iddet Oz.rlne

Utuslararas. KOiullarda ~iddet Ozerine

41 99

Solyfa Duzen! Blilent Arslan

2. K.ndlllljlndenllijiln BuyUkluijlii ve Zaafl

111

IoIskl

Can Matbaaclilk 0212 613 10 77

3. Uillsal BUlntin Gel;lrdlijll Stnavlar v. Stklntllar 149

4. Uillsal KiiltOr Ozerlne 201

Ulusal KiiltGrun ve Kurtului sevasmm Ortak Temelleri 230

ISBN: 978-9944-989-48-0

5. Somiir,e SoIva,. v. Zlhlnsel Bozllkluklar A Serisi

8 Serisi

C Serisi

D Serisi

Kuzey Afrikahlarm SuO; l~leme Gudustinden Ulusal Kurtulu~ Sava~lna

243 248 263 273 283

VERSUS KIT AP Kasirn 2007 © Her hakkl mahfuzclur.

Albay Falk Sozdener Sk. Benson 1$ Merkezi No:21/2 Kadtkoy I IstanbUl 34710

Tel: 0 216 418 27 02 (pbx) F"aks: 0 216 414 34 42

287

Sonu~

303

.ww.v.rsuskltap.com versuskltap@versllskltap.com

2002 Tarihll Basklya Sonsoz Muhammed Harbi

309

Yeryuzuntm Lanetlileri

2002 Tarihli Baskrya Onsbz

Alice Cherki

Yerytlztinun Lalletlileri ki tabi 1961 YIlt Kasrm sonunda Francois Maspero Yaymlan'ndan cikugmda, loserniden rahatSIZ olan yazan Frantz Fanon Amerika Birlesik Devletleri'nde, Washington yakmlarmdaki Bestheda kliniginde olumle mucadele ediyordu. Matbaadan cikar cikmaz el konulmamasi icin cetin yan-gialilik kosullannda bastian kitap, dagiuhr dagltllmaz "devletin ic guvenligine zarar verdigi" suclarnasryla toplauldi, Vine Fanon'un 1959 yihnda Maspero Yaymlan'nca basilrms ilk kitabi olan L'AIl V de la revolution algerienne'in [Cezayir Devriminin Besinci Yih] ve Cezayir savasiyla ilgili cesitli eserlerin (ornegin Maurice Maschino'nin Le ReJus'sO [Red], Maurienne'in Le Deserteur'u [Asker Kacagi], onlardan once de Henri Alleg'in La Question'u [Sorgu!) basma da aym sey gelmisti. 0 donemde bu tur yasaklar ahsildik seylerdi.

Ama yine de kitap elden ele dolasir ve basm gents yer ayirtr. Tunus uzerinden ge\;en karmasik bir yolla Fanon 3 Arahk gunu kitabmm bir nushasuu eline ahr. Yamnda da gazeteler-

f".i.lOt/, fuunu 3

den kesilmis yazilar vardir. 30 Kasun tarihli L'Express'te ciknus olan Jean Daniel'in uzun bir makalesi ovgii doludur. Bunu okuyan Fanon su karsihgi verir: "Kuskusuz, ama bu bana iligimi iade etmez." Fanon birkac gun sonra, 8 Arahk 1961 'de oldugunde otuz aln yasmdadir.

1925 ytlmda Martinik'teki Port-de-France'da, hali vakti yerinde bir kucuk burjuva ailenin cocugu olarak dunyaya geldi. Cok sayida kardesin ortasmda, koleligi sorgulamanm henuz adet olmadigi eski bir sornurge dunyasmda buyudu, Bununla birlikte Fanon cok gene: yasta "de Gaulle'cu Gucler':e, Karaiplerdeki gonulluleri toplayan V. tabura kauldi. Bu kauhrm strasmda direnis kulturu edindi, ama aym zamanda bayagi, gundelik rrkcihgi da deneyimleme imkaru buldu. (Aralanndaki tek ortakhgm bu oldugunu sik sik soyledigi mustakbel General Salan tarafmdan verilmis olan) savas nisamyla birlikte terhis olunea 1945 yihnda Martinik'e geri doner, bakalorya smavim verir ve Aime Cesaire'le sik sik gorusur (ona buyuk bir hayranlik duymakta ama siyasal goruslerini paylasmamaktadir). Cesaire 0 donemde Martinik'i Fransa'run bir eyaleti olarak kabul etmeyi terclh etmisti.

Fanon kendini hemen Pransa'da bulur ve Lyon'da tip ogrenimine devam eder. Ogrenimine paralel olarak lelsefe. antropoloji ve tiyatroya merak sarar ve erken psikiyatri uzrnanhgina baslar. Aym zamanda, hicbir siyasal partiye kaulmaz ama somurgecilik-karsui butun hareketlere kauhr ve sornurge kokenli 6grencilere yonelik cikarulan Tam Tam adh kucuk bir sureli yaymm yazt islerine katkida bulunur. Ozellikle ilk rnakalesini 1952 ythnda Esprit dergisinde yaymlar. "Kuzey Afrika Sendromu" adh bu makalede, bir surgun olan, "gun be gun olen insan" olmaktao isnrap ceken, kokenlerinden ve amaclanndan koparak, buyuk gurultu panru icine hrlanlan bir

nesne ve bir sey halini alan Kuzey Afrikah isciyi sorgular.

On bes ay kalacagi Saini-Alban psikiyatri kliniginde Fanon cok onemli biriyle karsilasrr: Ispanyol kokenli psikiyatr ve Franco-karsm militan Prancois Tosquelles. Bu Fanon icin hem psikiyatri plarunda hem de sonraki angajmanlan actsmdan cok onemli bir egitirn olur. Bedensel ile psisigin, yapl He tarihin baglannsi yerine akil hastahgmm tum dereceleriyle sorgulandigi noktayi burada bulur. 1953 yilmda psikiyatri klinikleri hekimi olur ve Cezayir'deki Blida psikiyatri klinigine atamr. Ilk kitabi olan Peau noire, masques blanc (Siyah Deri, Beyaz Maskeler] 1952 yihnda Francis jeanson sayesinde Seuil Yaymlan'ndan crkrmsn.

Cezayir'de yalmzca akil hastanelerinin klasik psikiyatrisiyle karsilasmakla kalmaz, dahasi yerli!erin ilhelciligi uzerine Cezayir Okulu'nun psikiyatrlanmn teorisiyle de karsilasir, Donemin Cezayir'inin somurge gercegint yakmdan kesfeder. Baslangicta tum enerjisini kendi sorumlulugundaki servisleri donusturmeye harcayacak ve Tosquelles'in uyguladigi "sosyal-terapi"yi getirecektir, Boylelikle tedavi edenlerin akil hastalan yla i I iskisini surekli don usturrneye cahsir, A vrupahlarla oldugu kadar Musluman "yerliler"le de iliskiye girer ve onlann kulturel gondergelerini, dillerini, toplumsal yasarnlanmn orgutlenmeslni, anlarn olusturabilecek her seyi restore etmeye cahsir. Bu kucuk psikiyatrik devrim hem tedavi personeli tarafmdan -ki bunlann cogu siyasal olarak angaje kisilerdihem de bolge militanlan tarafindan kabul gordu, Fanon'un unu yayihr. Y.I 1955'tir ve Cezayir savasi baslar.

Fanon Cezayirlilerin bagimsrzhk arzusu karsisinda Fransiz sosyalist hukumetinin korlugunu anlamaz ve somurgecilikkarsiu tavirlari giderek daha fazla bilinir, Siyasi tutuklulann ailelerine maddi destek verrneyi arnaclayan insani yardim der-

Irantz fanon .5

negi olan "Cezayir Dostlan" harekeuyle iliskiye girecektir. Bu dernek ashnda Blinda yakmlannda gerilla faaHyeti yuruten savascilarla baglanti halindeki milliyetci militanlann yonetimindedir. Fanon'a ilk gelen talep, psisik rahatsizhk ceken gerillalarla ilgilenmesi olur.

Boylelikle, psikiyatri He politik angajman arasmdaki krlcal iliskiler yoluyla Fanon Cezayirlilerin bagimsrzhk mucadelesine kauhr. 1956 yrh sonunda psikiyatri doktoru gorevinden istifa eder ve somurge genel valisi Robert Lacoste'a yazdlg,1 bir acrk mektupta insanlan ne pahasma olursa olsun zihinsel rahatsizhklarmdan kurtarmanm kendisi icin irnkansiz oldugunu, "hukuksuzlugun. esitsizligm ve inayetin yasama ilkesi haline getirildigi, kendi ulkesinde surekli akil hastasr olan yerlinin mutlak bir kisisizlesnrme icinde yasadrgi bir ulkede bu insanlan yerli yerine yerlestirmenin ~ elinden gelemeyecegtni belirtir, Fanon Cezayir'den surulur,

Daha soma Fransa'da O~ ay ge~irir. 1957 ydmm bu ilk uc aymda, Cezayir'in bagrmsuhgimn kacirulmaz oldugu seklindeki gorusune yandas bulamaz. FLN'nin Fransa federasyonundan yardnn alarak Tunus'a ge~er ve orada ulusal kurtulus hareketinin dis orgutlenmesini olusturur. Kopus tamamlannusnr.

Fanon Tunus'ta hem psikiyatri alanmda hem de politik aJanda oJmak uzere ikili bir faaliyet yuruteceknr. FLN'nin gazetesi EI Mucahid'in kadrosuna dahil olacaknr, Ulusal KurtuIus Cephesi'nin butun celiskilerine, politik temsilciler He ordu arasmdakiler de dahil olmak uzere, icerden tamk olacaknr. Cogu zaman hayal kmkhgma ugrasa da, Cezayir kurtulus mucadelesinin bir savunucusu ve sOrekli yenilikci bir psikiyatr oiarak kalmaya devam edecekur. Asagi-Sahra Afrika'siyIa giderck daha fazla ilgilenecektir ve Cezayir Curnhuriyeti ):t'(ici bll kumrt i tarahndan 1959 sonunda Kara Afrika'da ge-

:11 I huyukelci olarak atanacakur, Afrika'da bagunsizhklar YIlull r hu. Fanon gercekten de bir gezgin olacakur, Gana'dan K,IIIlt'rtln'a, Angola'dan Mali'ye hesapsizca dolasarak gercek lur hap,lffislzhk mucadelesini savunacaknr. Hatta Mali'den yo- 1,\ (Ikarak Sahra'dan gececek ve Cezayirli savascilarla birleselek hir cephe olasihgr bile dusunur,

A rna 1960 Arahk aymda, Tunus'ta kaldigi sirada, Fanon omurilik losemisine yakalandigun fark eder. Bir yilhk ornru kalnnsnr ve bu srrada us Damnes de la terre'i [Yeryuzunun I .uictlileri] yazar.

Ad!, yaymcilannm degil kendisinin sectigi tek kitap olan hu cser, bir hekim olarak 0 donemde tedavisi olmadigim bildip,i bir hastaliga mahkum biri tarafmdan kalerne ahndr,

Saate ve olurne karst gercek bir yansta Fanon son bir me."tj vennek ister. Kime? Yoksullara, mulksuzlere. Ama bunlar, csasen, "Ayaga kalkm yeryuzunun lanetlileri, ayaga kalkm acIIp,ln forsalan" diye marslar s6yleyen XIX. yuzyrl sonu sanayilcsrnis ulkelerinin proleterleri degillerdir. Fanon'un hi tap etli",i yeryuzurnm lanetlileri gercekten toprak ve ekmek isteyen yoksul iilkelerin yoksullan, mulksuzleridir; oysa ki 0 donemde genellikle trkct ve deniz-asm halklar konusunda acikca cahil olan Bau dOnyasmm i~(,':i suuh dogrudan dogruya kar elde cuigi somurgelerin kaderine nispeten ilgisizlik sergUiyordu.

Ne bir ekonorni kitabi, ne bir sosyoloji, hatta politika denernesi olan bu eser somurgelestirilmis ulkelerin durumu ve gelecegme hakkmda bir cagn, hatta bir alarm pghgldlr. Fanon, butun eserlerinde oldugu gibi, politika, kultur ve bireyi gerilim halinde buraya yerlestirir ve ekonomik, politik ve kulturel tahakkumun tahakkum alundaki kisi uzerindeki etkilerini aciklar, Fanon'un analtzi yalmzca halklann degil oznele-

6 ycryiV[injln t;m~r1ilcrj

rin de kolelesunlmesirun sonuclan uzerinde ve oncelikle bireyin kurtulusu, "varhgm somurgesizlesurilmest" olan kurtuIus kosullan uzerinde israrla durmaktadir.

Yeryuziinun Lanetlileri Frantz Fanon'un son kitabidir. 1952 vilinda, yirmi bes yasmdayken, Siyal1 Deri, Bcyaz; Masheler') ve 1959 yihnda Cezayir Devriminin Be$inci Yrh'm yazrmsn. Bunlar Francois Maspero'nun ilk yaymladigi kitaplar oldu. Cok sayida makale de yazdi: Daha once sozunu ettigimiz "Kuzey-Afrika Sendromu", psikiyatri tebligleri ve ozellikle 1956 yilmda Birinci Siyah Yazarlar Kongresi'nde yapugi "Irk<;lhk ve Kultur" konusrnasi ile 1959 ydmda Rorna'da lkinci Siyah Yazarlar Kongresi'ndeki "Kultur ve Ulus" tebligi, BOlOn btl metinlerde argumanlann acihrm teorik olana degil ya~anan seylere dayamr. Dusuncesinin gelisiminin ctkis noktasi yasanan seylerdir. Daha Siyah Deri, Beyaz Maskeler'de irkcilik uzerine dusunme, bazt kulturlerin tekyanli olarak kararlastinlrrus tahakkumune baglanmisn: bir kaza, psikolojik bir kapris degil, somurge durumunda da isleyen kulturel bir baski sisterni soz konusudur. Egemen kulturun uyguladlgl baskinin, topluluklan, politikayi ve kulturu, aym zamanda psisik varhgi etkilendiren baskinm sonuclan aydmlaulmazsa irkcih,ga karst savasrnak bosunadir.

Ycryuziiniin Lanctlilcri'nde topluluklan oldugu kadar bireylerin kisisel geleceklerini de altust edip baskalasuran egemen bir dunyamn yabancilasurmasi uzerine bu sorusturrna surer. Kitap, ezen/ezilen iliskisinin verilerini ve kurtulusun kosullanm politlk mucadele cercevesinde radikallestirerek ele ahr ve oznenin kurtulusunu politika ile kulturc baglar. Son iki bolumden biri kulture ve kulturun ulusal insayla iliskisine, ikincisi ise Cezayir savasmm her iki tarafta yol al;ugl travmatik rahatsizhklara aynlrmsur.

Fanon kendi tekil deneyirninden yola cikarak yazar; kendi dolaystz tarihinden, bu tarihe dahsmdan, ozumsemesi ve aktarrnasr sart olan deneyimden yola cikar. Yazuun kendisi de btl hareketi izler: Kitabm bes bolumunu olusturan farkh temalar fragmanlar halinde, bir siirin kualan halinde duzenlenmistir; bunlann arasma kesin analiz zamanlan girer ama bunlar her zaman, gen<; Fanon'un ilk kuabi Siyah Deri, Beyaz Maskeler hakkmda kendisinin soyledigi gibi, anlamlann oresinde, yalmzca kavramm kullarnmma bagh olmayan bir kavrayl~ uretrneye calrsan bir dilde yazilrmsnr.

Fanon, soylern rurlerini ve duzeylerini -pohtik, kulturel ve psikolojik analiz- kansnrnus olmakla, zihinsel rahatsizhkla karsilasan psikiyatr olarak deneyiminin alamndan politik alana uygun dusmeyen veriler tasrmakla elestirilebilrr. elestirilmistir de. Uslubu lirik ve kahince olarak nitelenerek elestlrilcbilir, Ama, paradoksal bir sekilde, Fanon'un modemligini olusturan da budur, Psikiyatr olarak isurap ceken oznelliklerlc deneyimi onu yoksullarla dogrudan temas noktasma yerlcs ti riyordu.

Siddet uzerinde israr etmis olmasi da elestirilmistir. Oysa Fanon bireye karst uygulanan siddetin sonuclariru kendi deneyimiyle bilmektcdir: Bireyin kendisi icin kislltkslziestirici raslasmadan ya da yeri belli olmaz bicimde lIygulamaya koyat:agl korkunc bir siddet itkisinin istilasmdan baska caresi kalmaz. Btl siddet, inkar edilmek yerine, a$maYI saglayan kurtuIus mucadelesi olarak orgutlenrnelidir. "Irkcihk ve Kultur'lde Fanon lcbligini soyle noktahyordu: "I$galcinin spazmh ve kau kultu ru, serbest kaldigmda, gercekten kardes olan halkm kulturune acihr. Iki kultur karst karsiya gelcbilir, zenginlesehili r. [ ... J Evrensellik, sorn urge statusu bir kez geri don O$SUZ olarak ortadan kaldmldigmda farkh kulturlerin karsihkh go-

8 vc ryti1.unli n I anotl i lcri

receligmt ustlenme karannda yatar." Siyah Deri, B£yaz Mashelerde de siyah dunya He beyaz dunya arasmdaki bu asmayi belirtir: "Her ikisi de kendi atalannm insanhkdist seslerinden uzaklasmahdrrlar ki boylece gercek bir iletisim dogabilir." Bu asma anlayisi, bu arada politik mucadele icinde radikallesmis olsa da, Y£ryuziinun Lanet1ileri'nde yeniden karsmuza cikar.

Fanon'un dilegi uzerine Sartre'm bu kitaba yazdigi guzel onsoz, belli ki yillar icerisinde metnin g6vdesinden daha fazla okunmustur. Yine de, belli bir bicimde, Fanon'un kaygilanru ve uslubunu sapnrmaktadir. 0 esasen Avrupalilara hitap ederek, 0 meun He ternsil ettigi metin arasma ilk uyumsuzlugu dahi! etmektedir. Fanon ise butun otekilere hitap ctrnektedir ve "oteki korkusu"nun asilnus olacagi bir gelecekten soz eunektedir onlara. Bu onsoz ozellikle Fanon'un siddet uzerine analizini radikallestirmektedir, Gercekten de Sartre siddeti dogru bulurken Fanon analiz eder. onu bash basma bir amac haline getirmez, zorunlu olarak gecilecek bir yer olarak gorur. Bu nedenle Sartre'm yaztsi zaman zaman SU~ islemeye tesvik vurguIan tasunaktadir. "Fanon'u okuyun: Caresizlik donemlermde duyulau cilgmca oldurrne isteginin somurge insamrun kolektif bilincalu oldugunu anlayacaksimz." ya da "Bir Avrupaliyi 61- dunnek bir tasla iki kus vurmak, rek bir austa hem ezeni hem de ezileni yok etmeknr: geriye bir olu ve bir ozgur insan kahr," gibi cumleler Fanon'un onermclerinin kapsamuu daraltmaktadir, cunku bunlar siddeu degil, bireysel gcn;;ek cinayeti dogrular gibidir. Benligtn bir olasthgt icinde varhk haline gelebilmenin cagnsr alan her insan varlrgma ickin siddetin icinde degil, suca egilimliligin icindeyiz. Fanon Sartre'm onsozunu okurken hie yorum yapmadi; haua, her zamanki halinin tcrsinc son derece sessiz kaldi. Yine de, Francois Maspero'ya, vakti geldiginde kendini Hade etmc imkarn bulacaguu umdugunu yazdi.

Yetrnisli yillarda kilavuz bir kitap olarak kabul edilen, esasen Ucuncu Dunyacihga bagh olan ve ezilenin bulundugu yerde yabancilasmasunn [delirrnesinin] ternelleri uzerindeki tsrarci sorgulamasmi geri planda brrakarak politik tezleri one cikan ¥cryiiziinul1 LanctJileri daha soma unutuldu ve onunla birlikte Fanon'uu butun eseri de zaman asimma ugrarms kabul edildi. Fanon'un gosterdigi politik cesaret artik ise yaramaz -cunku geride kaldigi soylenen bir somurgestzlesurme donernine baghydi- olarak ve olgulann hayalkmkhgma ugraurgi bir umudun taSlYIClSI olarak kabul edildi. Fanon kurtulus mucaclelesinde koylulerin gucuno. Iazla abartmanus nuych? Ne var ki, donemin Cezayir politlk mucadelesi kosullannda savascilar <;ogunlukla koylulerden olusuyordu. Fanon'un donernscl bir tali hi deneyimi yazdigmi unutrnayahm. Ve ona gore, koylu dinamizmi, "Kendiligindenligin Buyuklugil ve Zaah'lnda (Ynyiiziiniil1 Lmlctlilai'nin ikinci bolumu) actkladigi gibi gericilige de devrune de eslik edebilir.

Dinin gucunu kucumsernemis miydi? Gercekten de, Fanon'un kauldigi Cczayir kurtulus rnucadelesi lslami bir devrim olarak kendini tarutrruyor ve larkh akimlan bir amya getiriyordu, 1956 yilmda Summam kongresi platformu, esinleyicilerinin celiskilerine ragmen, dini merkeze koymuyor, daha ziyade cogulluga basvuruyordu, Fanon'un somurgesizlestinne yolundaki ulkelere, yeni insan yaratma, olusturma cagnsi Afrika ulkelerinin gelecegi tarahudan sakatlanmadi nu? Sonraki jeopolitik evrirn tum bu umutlan yalanlamadi tnt? Ashnda bu evrim Fanon'un cekindigi bir gelecek karsismdaki cckincclerinin ("Ulusal Bilincin Gecirdigi Smavlar ve Sikmnlar" bolumu) saglam temellere dayandigim dogruladi.

Fanon olumsal bir gercekligi analiz ediyordu ve onun kitahi, mumkun olabilecek olana bir cagn olarak anlasilmak ye-

fran" f. nuB 1 1

1 () vcr)'Il'ilolin luncrlilcr]

ririe kendi donerninin baglamiyla smirlandmhrsa aucak "evre-drsi" olarak algtlanabilir. Umutlanmn sornurlasmanus 01- mast bu umutlan ilade ettigt gercekligi yanhs rm kilar? l3u gercekligtn, siddet de dahil olrnak uzere, gunumuzdc aruk somurge baskrsi ya da ucuncu dunyanm gelecegi tcrimlcriyle ifade edilmedigini, esitsizliklerin buyurnesi, Kuzey ile Cuney arasmdaki buyuyen mesafe, dislama, oznelerin nesneye indirgenmesi terimleriyle dile getirildigini gayer iyt biliyoruz.

Somurgesizlesttrmeden ve Cezayir Savasi'ndan kirk yil sonra, ekonomik kuresellesmerun dihtasma dogru ilerledigini gordugumuz bir dunyada bu gerceklik, gundelik olarak, Guney/Kuzey iliskisi icinde yazrhr ve belirir: Afrika ulkeleri hukumetlerinin orgutledigt, kurumlasnrdigi ve gelismis dunyanm buyuk petrol, ilac sirketlerinin ve digerlermin saglamlasurdigi yozlasma ve curume. Aym zamanda btl aym dunya, demokrasiyi amaclayan butun kurtulus hareketlerinin, Fanon'un hayalini kurdugu ve bu amacla, angaje bir psikiyatrken ezilen halklann davasmm militaru haline geldigi, halklann kendi kendilerini yonetmelerinin kotuye kullamlmasi karsismda, mudahale etmeme adma, ama ozellikle de surdurulmesi gereken bir ekonomik emperyalizm adma ilgisizligini korumustur,

Ama bu gercekhk yalmzca "geltsme yolunda" denen ulkeleri ilgilendirmekle kalmaz. Aym zamanda, "gelismis" denen dunyadaki esitsizliklerin buyumesini de kapsar; bu buyume en yoksullar icin gecici isleri ve issizligi zorunlu kilmakta ve onlara utopik degil topik bir yer ayirmaktadir: Btl yer, dislamadrr. Fanon bunun yanhshgirn ortaya koyuyordu, cunku herkesin "olume yakm" bir yasarn surmesini, gundelik gecim derdi icinde surunmesini, hayan "ternel verimlilikte bir acihrn ya da gelisme olarak degil, atmosferik bir olurne karst so-

rekli rnucadele olarak" algrlamalanm istemiyordu. Fanon her insarun kendi tarihinin oznesi ve politikanm faili olmasuu arzuluyordu.

Ruanda'dan Bosna'ya, Alganistan'dan Ortadogu'ya, Arnerika'yi ve Avrupa'yi da kapsayacak sekilde, parcalanmis, kana ve atese bulannus, siddetin siddeti kovaladigr ve devletlerin yol actiklan sey karsisinda saskmhga ve ofkeye kaptldrgi, halklann siddetinin cehennerni ve insanhkdist bir dongu yaramgi, hem bireysel duzlemde hem de kolektif planda XXI. yuzyi! kusaklanrnn dusuncesini, ya~ammt ve gelecegini ortadan kaldiran bir dunya uzanmaktadir,

Gunumuzde Cezayir savasmdan yeniden soz ediliyor; otuz bes ytl boyunca "olaylar" diye adlandmldiktan soma nihayet yeniden adi konuyor. Yeniden guncellentyor ve iskence teshir ediliyor. Ama bircok guncel yazr, 0 donemde cansan iki tarafm vahsetini birbirine denk gostererek, guclerin dengesizligtnin analizini gozardi ediyor. Fanon'un kendi donerninde analiz etmis oldugu, birbirinden kopuk, her tOriO diyalogu dislayan bu iki dunya arasmdaki bu glider iliskisi, dunyanm bircok bolgesinde bugOn de yururlukte degil midir? Sirketler ve gelismis devletler bizzat kendi topraklannda siddetin ortaya cikmasma sasirdiklannda, ofke anlayism yerini alnuyor mu? Sunu anlayahm: Bu iki dunya arasmda hicbir anlasma kurulamadigmda, soz aracihgryla her turlu dolayim uzarm kapandiginda ve en guclu dunya otekinin yerinin de sahibi oldugunu -bu yer ister toprak olsun, ister kulturel ya da pststk- ilan ettiginde olup biten nedir? Fanon'u telaslandirnus ve onu Yeryuzt1nun Lanet1ileri'ni yazmaya yoneltmis olan sey tam da bu dunyarun ongorusudur.

Ayrica, kurtulus savaslan da dahil olmak uzere, bitmek bilmez sikmnlara yol acan ve siddetin yinelenip durmasma, et-

12 ~'''·(Yll/jl!lt.n Iilnctli!t:"ri

f~'IIUZ fauou 13

nik ve kimlik regresyonlanna neden olan savaslann travmatik sonuclanru da fark etmisti. Bu regresyonlar bitmekte ohm yuzyrhn tarihini kat eder ve yeni, ama ayru zamanda cok eski bir fikirle yeni yuzyrh baslanrlar: Otekini komlugun, kendini ise iyiligin cisimlesmesi olarak gostermekFanon bu simgeleri Ycryiizullull Lallctlilcri'ndeki somurge durumu analizinde tammlarmsur: Somurgeci icin sornurge halki kotulugun cisimlesmesidir. Bunun 6tesinde, bu konftgurasyonun oznel plandaki yikici etkilerini de belinir: kotuluk olarak tarumlanan, bakism dondurdugu kisi oncelikle ozneltkten-cikarncr utanci, soma da nefreti hisseder. Bu surec gunumuzde tuhaf bir gunccllik kazannusnr,

Ycryuzullufj Lallctlilcri'ni bu eserin yazildigi, srrurlan belirli tarihsel donemin otesinde ve bizlm modernitemiz ISIgmda tekrar okumak gerekir. Bize neyi gostermektedir? Buyumenin Guney'de oldugu kadar Kuzey'de de bir yana biraknklanrnn cogalmasi, ama ayrn zarnanda btl aym modernitenin kuresellesme karsismda "hicsizler" olarak belirtmekten sevinc duydugu herkesin oznel olarak asagilanma ve ezilmesinin surekli yenilen mesi: va tansizlar, topraksizlar, evsizler. issizle r, higItslzlar, soz soylerne hakkmdan yoksun olanlar.

Ycryuzullun lancllilcri'ni okumak ya da tekrar okumak, insanlann bu turden yoksunluk kaynlan icinde tutulduklarmda ne oldugunu anlamaya yardim eder: siddet, etnik ya da kimlik regresyonlarma basvuru, Ama bu yinelenen ternalann otesinde, Fanon'un guncelligi sunda da yatmaktadtr: Bir yanda guc iliskilerinin yabancilasmasmm materyalist analizinin ve diger yanda varoluscu ya da kulturcu ozne bakis acismm (haua, psikanalitik duzlernde, cevredeki dunyadan kopuk bir oznel macera bakis acisuun) birbirine hak verrnedigi bir donemde, ongorulu bir sekilde, 0, bedeni, dili ve baskahgi biz-

zat politikanm geleceginin insasmda zorunlu oznel deneyim olarak koyan yeni bir bilgi insasim yerlestirmeye cahsn, Bu yaklasim ozunde Marcuse Okulu'nun yaklasrnundan, hatta Ikinei Dunya Savasi'mn ve Arnerika Birlesik Devletleri'ne zorunlu surgunlerinin ezdigi Viyana'nm politik psikanalistlerinin kayglianndan pek de uzak degildir.

Dolaytsiyla Fanon'un buyuk bir gOncellik rastrnasi tesaduf degildir. Kokeuleri ve ge\tigi yol itibanyla, bu zaman dilimiui kesintiye ugraums travmatik durumlarla bogusan laillerinden biri oldugu gc;,;cn yuzyilm olaylanyla kesisir.

Aynca yasarru ve dusuncesinin evrimi bakimmdan da guncclligini korumaktadir: Bu ekonomik kuresellesrne ve oznenin dislanmasi <;agmda, ideolojilerin ;,;6kOSI1 olarak adlandmlan seyin otesinde , gcn\ Fanon'un yazdrgi ve eylem halindeki turn dusuncesine rehberlik eden cumle -"Ey bedenim, beni daima sorgulayan bir insan kill">, dilleri ve degum yerleri neresi olursa olsun zamautrruzm bircok gencinde yanki bulmaktadrr.

1961 Tarihli Bask rya Onsoz

Jean Paul Sartre

Kisa bir sure oncesine dek yeryuzunun nufusu iki milyardi: bes yuz mit yon insan ve bir bucuk milyar "yerli", Birinciler "Soz'te sahipti, otekilerse bu sozu odunc alrmslardi, Bu ikisi arasmda araci olarak hizmet veren saulrms kralciklar, derebeyleri ve repeden urnaga sahte bir burjuvazi vardi, Somurgelerde gercek cmlciplak ortadaydt, ama "metropoller" btl gercegin giyinik olmasiru yegliyordu: Yerlilere kendilerini sevdi rrnek zorundaydilar. Bir tur anne gi bi. A vrupah seckinler yerlilerden seckin bir tabaka yaratmaya kalkisu. Gencler arasmdan ayiklayip seciyorlardi; almlanna kizgm demirle Ban kulturunun ilkelerini daghyorlardi; agtzlanm seslerle, tumturakh, pariak, ici bos sozcuklerle ukadilar, Metropolde kisa bir sure kaldikran soma, gozleri boyanrms bir halde ulkelerine yolluyorlardi. Bu iki ayakh yalanlann kardeslerine soyleyecek hicbir seyi kalmanusn; yalmzca yanki yapiyorlardi. Bizler Paris'ten, Londra'dau, Amsterdam'dan "Parthenon! Kardeslik!" diye bagudikca, Afrika ya da Asya'nm herhangi bir yerinde

16 yo'~(I/.II"(I,, l.mcrlilcri

dudaklar " ... thenon! ... deslik" demek icin aralamyordu. Altm cagdi bu.

Bu cag sana erdi: Ag:l:dar kendi kendilerine acihyordu arnk; san ve kara sesler hala bizim humanizrnarmzdan soz ediyordu, ama yalnizca bizim Insanhkdisihgmuzi yuzumuze calrnak icin, Bu nazik kuskunluk ifadelerini dinlerken hosnut kalmadtgmnz soylenemez. Once gururlu bir saskinhk duyduk. "Ne? Kendi baslarma rru konusmaya basladilar? Kendi ellerimizle neler yaratnusiz bir baktn!" ldeallerimizt kabul ettiklerinden kuskumuz yoktu, cunku bizi bu ideale sadrk kalrnarnakla sucluyorlardi. Bu kez Avrupa kendi rnisyonuna gercekten de inanabilirdi; Asyahlan Helcnlestirmisu; ycni bir tur, Greko-Latin siyahlar yaratrrusn. Her zarnanki gibi pragmatik olan bizler kendi aranuzda soyle diyorduk:

"Varsin iclcrini doksunler, bu onlan raharlaur; havlayan kopek rsmnaz."

Ortaya cikan baska bir kusak durumu degistirdi, Bu kusagill yazar ve sairleri, inarulmaz bir sabirla. bize degerlctimizin kendi yasarn gercckleriyle uyusmadigim, bu degerleri tam olarak ne reddedebtldiklertnt ne de onlarla burunlesebildiklerini anlatmaya cahsular. Kabaca soyledikleri suydu: Siz bizi bir ucube haline getiriyorsunuz, humanizmamz bize evrenscllik oneriyor, ama irkci uygulamalanmz bizi aynlasnnyor. Onlan pek aldmnadan dinliyorduk: Somurge yoneticilerine Hegel okumalan icin para odenmiyor, zatcn Hegel'i pek az okurlar, ama rahatsiz vicdanlann kendi celiskilerine batnus oldugunu anlarnak icin bu filozofa ihtiyaclan yok ashnda. EIde var sihr. Bu yuzden birakalun bahtsizhklan sursun, hicbir ~ey cikmaz bundan. Uzmanlar bize onlann aglayrp sizlanmaIan arasmda kucucuk bir talep imasi varsa eger bunun da entegrasyon talebi olacagim soyluyordu. Bunu elbeue bahsede-

mezdik onlara: Yoksa bildiginiz gibi asm somuruye dayah bu sistem yikihp giderdi, Ama bu havucu gozlertntn onunde sallandirmak yeter, kosa kosa gelirlerdi. lsyan etrneye gelince, bu konuda hie mi hie kaygi duymuyorduk: Hangi akh basmda "yerli" Avrupa'mn guzel evlatlanru sirf onlar gibi olabilmek amacryla katletmeye kalkar ki? Krsacasi bu tur melankolik ruh hallerini tesvik ettik ve Goncourl Odulu'nu bir kereJigine de bir siyaha verrnenin lena olmayacagiru dusunduk. Butun bunlar 1939'dan onceydi.

1961. Dinleyin: "Bir ise yaramaz bikunci sozler ve mide bulandmci taklitlerle zaman kaybctmeyelim. Agzmdan insan sozcugunu dusurmeyen, ama her rastladigi yerde, kendi sokaklanmn her kosesinde, dunyarun her yerinde insam katleden bu Avrupa'yi terk edelim. Sozde 'ruhsal macera' adma Avrupa yuzyillardtr neredeyse turn insanligm sesini boguyor." Bu uslup yeni. Boyle konusmaya cesaret eden kim? Bir Afrikah, eskinin somurgesi bir Ucuncu Dunya insaru. "Avrupa", diye ekliyor, "oyle delice VI" pervasrz bir ivme kazandr ki. .. ucuruma dogru gidiyor, ondan uzak durmakla iyi yapmis oluruz." Diger bir deyisle, Avrupa hapi yuttu, Yenilir yutulur bir gercek dcgil bu, ama bizler de buna derinden inamyoruz - byle degil rni sevgili kitadaslanm?

Ama ihtiyath konusmahyiz. Orncgm bir Fransiz otekine, "Ulkemiz hapi yuttu!" dediginde (ki bildigirn kadanyla 1930'dan beri hemen her gun karsilasilan durumdur bu), ol"ke ve ask dolu tutkulu bir nutuk halini ahr konusrna; hatip de turn vatandaslanyla aym gemidedir. Ama genellikle sunu ekler: "Tabil eger $U yapilmazsa.;." Herkes mesaji ahr: Tek bir hatayi kaldiracak durum yoktur. Tavsiyelerine harfiyen uyulmazsa, 0 zaman, ancak 0 zaman ulke parcalanacaknr. KisacaSI, ardmdan tavsiye gelen bir tehdittir bu ve ulusun kendi ie

18 vc rytizil n ti n I u net I iJ cri

oznelliginden kaynaklandigr olcude daha az soke edicidtr. Ama tam tersine, Fanon Avrupa'run yok olmaya dogru guugini soylediginde, alarm pghgl atmadigi gibt, bit tam koymaktadir. Bu doktor ne Avrupa'mn umutsuz vaka oldugu karusmdadir -rnucizelerin var oldugu btlinmektedtr- ne de tedavi yollan onerme iddiasmdadir: 0, Avrupa'run olum dosej'!;inde oldugunu saptamaktadir, Disandan biri olarak tamsrru gozleyebildigi semptomlara dayandinyor. Avrupa'yi iyilesurmeye gelince; hayir: onu endiselendiren baska seyler var. Avrupa havana kalmis ya da yok olmus, umurunda degil, Bundan dolayi Fanon'un kitabi skandal yarauctdir. Matrak ve rahatsiz bir tavtrla, "Bizi ne hale sokrnus!" diye rmnldarursamz, skandahn gercek niteligini gozden kacirnus olursunuz, cunku Fanon sizi hicbir hale "sokmaz"; baskalan icin gayet yakiCt olan bu kitap size karst tamamen ilgisizdir. Sik sik stzin hakkmizda konusur, ama sizinlc konusmaz, Siyah Goncourtlar ve san Nobeller bini: somurgelestirilmis odul sahiplerinin d6nemi kapandr, "Fransrzca konusan" eski yerJi kendi dilini yeni gereksirumlere uyarlar, sadece somurgelestmlmis olan icin kullanrr ve ona hitap eder: "BOtOn azgelismis ulke yerlileri birlesin!" Bu nasil bir dusus, duskunlukl Babalann tek muhatabi btzlerdik, ogullar ise bizi muhatap olarak bile kabul etmiyorlar: Onlann soylern nesnesiyiz. Fanon soz arasmda SeH£. Hanoi ve Madagaskar'da isledigimiz suclara deginiyor elbette, ama suclayarak zaman harcarmyor: Onlan kullamyor. Somurgecilik taktiklerini, somurgelerdeki Avrupahlarla "metropol halki'tru birlestiren ve aYlran karmasik iliski oyunlanm, kendi karde~leri adma parcahyor; arnacr bizi alt etmeyi onlara 6grelmek.

Krsacasi, Ucuncu Dunya bu sesle kendisini kesfediyor ve kendisiyJe konusuyor, Turdes bir dunyada olmadigirmzr, k6-

lelestirilmis halklann bu dunyada Mia vat oldugunu biliyoruz. Bunlardan bazrlan sahte bir bagunsizhk edindi, bazrlan egemenliklerini elde ermek icin savasiyor, bazilan ise tam ozgurluklermi kazanrms ama surekli emperyalist saldm tehdidi alnnda yasryor. Bu aynrnlar somurge tanhinden, baska bit deyisle ezme tliskisinden kaynaklamyor. BaZI yerlerde metropol, birkac feodali maasa baglarnakla idare ederken baska yerlerde bol ve yonet sistemi icinde somurgelesunlmis kullardan bit burjuvazi yaratrmsn; bazi yerlerde ise bir tasla iki kus vurmustu: somurge hem yerlesim yeriydi hem de somuru yeri. Bu yuzden Avrupa, aynmlan ve cansmalan keskinlestirmis. similar ve bazr durumlarda irkcihk yaratnus ve somurgelestirilrnis toplumlarda katrnanlann ortaya cikrnasi ve derinlesmesi icin elinden geleni ardma koyrnanusnr, Fanon hicbir seyi gizlemez. Eski sornurge, bize karst mucadele edebilmek icin kendisine karst da mucadele etrnelidir. Daha dogrusu, bu ikisi tek ve ayru seydir. Savasm atesi tum ic engelleri eritmelidir; kompradorlardan ve is bitiricilerden ibaret gur;sOz burjuvazr, daima ayncahkh sehir proletaryasi ve gecekondu semtlerinin lumpen proletaryasi, ulusal ve devrimd ordunun get<;ek yedek gucu olan kit kitleleriyle ittifak kurmahdir. Somurgeciligin ekonomik gelismeyl kasten engelledigt ulkelerde, koyluluk isyan euiginde hizla radikal smif olarak ortaya cikar. Koyluluk ciplak baskiya cok asinadir, sehirli iscilerden cok daha Iazla cile ceker ve acliktan olmesini onlemek icin mevcut yaprlann butunuyle yikilmasmdan baska bir 6nlem yeterli olamaz. Koyluluk zafere ulasirsa ulusal devrim sosyalist olacakur; harekete gecmisken durdurulursa, somurge burjuvazist iktidan devrahrsa, yeni devlet, bicimsel egemenligine raj'!;men, emperyalistlerin elinde kahr. Katanga ornegi bunu gayet iyi aciklamaktadtr, Ucuncu DOnya'nm birligi he-

20 )'~r)'li,(lnil" 1""e,lik,i

fruntz f::Ilum 21

nuz saglanmanusur: Bu, surmekte olan bir surecur: her ulkedeki sornurgelesmis halklann bagtmsrzhk oncesi kadar somasmda da koylu snufuun komutasi alnnda birlesmesi dcmek(it. Fanon'un Afrika, Asya ve Latin Amerika'daki kardeslerine acrkladigi sey budur: Devrimci sosyalizmi her yercle ve hep birlikte gereklestirecegiz; tek tek olursak eski tiranlar bizi yener. Fanon hicbir sey saklamaz: ne zayifhklan, ne anlasmazhklan ne de mistifikasyonlan, Bir yerde hareket kotu bit baslangrc yapml$lU; baska bir yerde baslangictaki ani basarrlann ardmdan harckeun ivmesi azalrmsnr; baska yerde durrnustur ve yentdcn canlanmasi icin koylulcrin burjuvazilerini baslanndan atmasi gerekir. Fanon, okuyucuyu en tehlikeli yabanctlasmalara, yani lider ve kisilik kultune, Ban kulturune ve ayru zamanda Afrika kulturunun uzak gecmisine geri donuse karst surekl] uyanyor. Gercek kulurr devrimdir, yani dernir tavmcla dovulur, Fanon yuksek sesle ve acik secik konusur, Biz Avrupahlar onu duyabiliyoruz. Bunun karuu bu kitabi elinizde tutuyor olmaruzdir. Somurgeci guclerin onun samimiyetindcn yararlanubileceginden hie korkrnuyor mu?

HaYH. Fanon hicbir seyden korkmuyor. Bizirn yonternlerirniz <;agdl$l: Bazen kurtulusu geciktirebilir ama durduramaz. Yo n t e ml erim izi duzel te bileccgimizi ha ya I etmeyin; me tropo 1- lerin avlak dusu ulan yeni-somurgecilik bir safsatadir; "ucuncu guc diye bir sey yoktur ya cia varsa bile somurgeciligin coktan ikudara getirdigi sahte burjuvazidir. Yalanlarnruzi birbiri ardma yuzumuze t;;arpan bu uyanml$ dunyada bizim Makyavelciligtmizin yapabilecegi pek bir $cy yok. Somurgecinin tek bir caresi var: gucu yetebiliyorsa siddct. Yerlinin tck bir sccenegi var: ya kolelik ya egemenlik. Siz bu kitabi okusaOIZ okumasamz Fanon'a ne? Bu kitap onun kardesleri icin; Fanon bizim kohnemis hilelerimizi at;;lga cikanyor, yedekte

baska hilemiz kalmadigma da ernin. Kardeslerine sesleniyor:

Avrupa kitalarumza pencelerini gecirdi, bu penceyi geri cekene dek cennkler acmahyiz uzerinde. Zaman bizden yana: Bizerta'da, Elizabethville'de, Cezayir'in ic bolgelerinden olup biten her seyden tum dunya haberdar oluyor. Rakip bloklar karsu cephelerde yer ahyor ve birbirlerine gik dediruniyorlar; haydi bu hareketsizlikten yararlanahrn, tarihte yerirnizi alalim, bizirn akimrmz sayc:sinde tarih ilk kez cvrensel olmak zorunda kalsm, Haydi savasahm, Baska silalurruz yoksa bile, bicagin sabn yeter.

Avrupahlar, bu kitabi acm, kine bakin. Karanhkta birkac adrm attiktan sonra bir ates cevresinde toplanrrus yabaucrlan goreceksiniz: yaklasm ve onlan dinleyin. 5izin acentelerinize ve buralan koruyan parah askerlere layik gordukleri yazglyl tnrusryorlar. Belki sizi gorecekler. ama seslerini bile alcaltrnadan aralarmda konusmaya devam cdecekler. Kayitsizhklan sizi can evinizden vurur: Onlann babalan, golgelerde ya$ayan 0 yarauklar, si:.;:in yaratuklanmz, olu canlardi; onlara isik veren sizdiniz. onlar yalmzca size hitap cderlerdi ama siz bu zombilerc cevap venneye tenezzul etmezdiniz. Onlann ogullan sizi gormezden geliyor. Onlan isuan ve aydmlatan ales size ait degil Siz , saygrh bit mesafeyle duran siz , kendinizi kacak, geceye ozgu, isi bitmis hissedeceksiniz. Simdi sua sizde. Bir baska safagm dogacagi bu karanhklarda artik zombi sizsiniz.

o halde, diyeceksiniz. bu kitabi pencereden hrlaup atahm.

Bizim icin yazrlmarmssa neden okuyalim ki? lid nedenle: Birincisi, Fanon sizi kardeslerine analiz ediyor ve yabancrlasttrrna mekanizrnalarumzt onlar icin kmp sokuyor. Ncsnelerden ibaret hakikatinizi kesfetmek icin bundan yararlarnn. Kurbanlannuz bizi kendi yara ve zincirlcrinden tamyorlar: Tamk-

22 ~C''ilj/Unllo lunctlilori

from,. f"no" 23

hklanru curutulmez kilan da bu. Kendimize ne yaprms oldugumuzu kavramarruz icin onlara ne yapngimtzi bize gostermelert yeter. Gerekli bir $ey mi bu? Evet, cunku Avrupa cokmeye yazgrh. Ama, diyeceksiniz yine, biz metropolde yasiyoruz ve asmhklan onaylarmyoruz. Dogru, siz somurgelerdeki Avrupah degilsimz, ama onlardan daha iyi de degilsiniz. S6- murgeciler sizin onculerinizdi, onlan deniz-asm topraklara siz gonderdiniz, sizi onlar zengin eui. Onlan uyardimz: Cok fazla kan dokerlerse, yanm agizla onlan reddedecektiniz: upki bir devletin -hangisi oldugu 6nemli degil- yurtdismdaki ajitator, provokator ve casuslar cetest bir kez yakalarunca onIan tammazdan gelmesi gibi. Bu kadar liberal ve bu kadar insancil olan, kultur askmi abarnh bir ozentiye vardiran sizler, somurgeleriuiz oldugunu ve bu somurgelerde sizin adimza insanlann katledildigini unutmus gibi yaplyorsunuz. Fanon yoldaslanna -6zellikle biraz Iazla Bauhlasrms kalanlara- somurge temsilcileriyle "metropo! halkrmn dayamsmasmi gosteriyor. Bu kitaln okuma cesaretini gosterin, en bas nedeniniz de sizi urandiracagi olmah; utanc, Marx'm dedigi gibi, devrimei bir duygudur. Goruyorsunuz. ben de oznel yarulsarnadan kendimi kurtararmyorum. Ben de size soyle diyorum:

"Her sey bitti, tabii eger. .. ~ Ben, bir Avrupah olarak, dusmannrun kitabmi calryor ve onu Avrupa'yi iyilestirrnenin bir araCl kihyorum. Bundan en iyi sekilde yararlamn.

bir siddet egilimi yaratngim da sanmayin. Fanon duruma tercuman olmaktadir, hepsi bu. Ama liberal ikiyuzlulugun sizden sakladigi ve kendisini yaratngi kadar bizi de yaratrrus olan diyalektigi adrm adrm olusturmak icin yapmaSl gereken tek sey de budur zaten.

Gecen yuzyilda burjuvazi, iscileri kaba acgozlulukleriyle cignndan crkrrus gozO doymaz yigmlar olarak gordu, ama bu kaba saba adamlan insan rrkma dahil etrneyi ihmal etmedi, Insan ve ozgur olmasalar isguclerini nasil satabilirlerdi ki? Fransa'da ve Ingiltere'de humanizrna evrensel oldugu iddiasmdadrr.

Zorunlu cahsma bunun tam tersidir: Sozlesme yoktur: ustelik gozdagi vardtr; dolayisiyla baski asikardir. Deniz-asm topraklardaki askerlerimiz, metropollere ozgii evrenselciligi reddederek, insan rrkma numerus dauslIs'u* uygular: Insamn hemcinsini soyrnast, kolelestirmesi ya da oldurrnesi SUI,; sayildigmdan, onlar sornurge halkmm insanm herncinsi olmadrgi ilkesini gecerli kilarlar. Bizim vurueu guclerimiz bu soyut kesinligi gerceklige donusturme gorevini alrruslardir: llhak edilen topraklann sakinlerini gelismis maymun duzeyine indirgeyerek, somurgecinin onlara yuk hayvam muamelesini yapmasrm hakh crkarrnalan icin emir verilmistir. Sornurgeci siddeti, bu kolelestirilmis insanlan salt durdurmayi amaclamakla kalmaz, onlan insanhktan cikarrnaya da cahsir. Onlann geleneklerini yok etmek, onlann dilled yerine bizim dilimizi

* * *

Ve iste ikinei neden: Sorel'in Iasist sacmahklanm bir yana birakirsamz, Engels'ten bu yana tarihin ebeligini yeniden gun t~;tgma cikaran ilk kisinin Fanon oldugunu gorursunuz. Ustelik mutsuz bir cocuklugun ya da atesli bir mizaem onda tuhaf

* Latince'de "simrh sayida" manasma gelen bu tamlarna, hukuki anlarmnda, dilsel manasmdan da pek saprnayarak, sayilan bicim ya da durumlar dismda baska bicun ya da durumlarin yaraulamayacagrm belirur. Kanunsuz SU( olmaz kurahrun dayandigi prensiptir. Sue teskil eden fiil kanunda belirrildigi kadardir, srrurh sayr ilkest geregmce kanunda bclirtilmeyen bir sucun isnadi mumkun degildir. Aym sirurh sayl prensibi ceza hukuku dismda da uygulama alam bulur. (c.n.)

24 yL"ryfl/.Uufio lanctlilcri

yerlestirmek ve kendi kulturumuzu bile verrneden onlarm kulturunu yerle bir etmek icin elden gelen her ~ey yapilacakur: yorgunluktan serseme doneceklerdir. Achktan kadidi ciknus ve hasta bir haldeyken MIa karst koyacak guclert kalmissa eger, gerisini korku halleder: Silahlar koyluye cevrili-: siviller gelip topragma yerlesir ve kirbac korkusuyla bu topragl kendileri icin islerneye zorlamr. Koylu direnirse askerler ares acar, arnk olu biridir 0; boyun eger ve kendini kuculturse bu kez de arnk insan olmaktan cikar, Utanc ve korku karakterini parcalar, kisiligini dagiur. Uzmanlar btl isi soluk aldirrnadan yuruturler: "Psikoloji hizrnetleri" yeni ortaya cikmadtl Keza, beyin yikama da! Gene de butun bu cabalara karsm arnaclarma htcbir verde ulasarnadilar: ne styahlann ellerini kestikleri Kongo'da, ne de daha yakmlarda itiraz edenlerin dudaklanm yanp kilit takuklan Angola'da. Bir insam hayvana cevirmenin mumkun olmadigim iddia edecek degilim; onu hatm sayihr olcude zayif dusurmcden bunu yapamayacaklanm soyluyorum: Dayak hicbir zaman yeierli olmaz, achgl daha da arnrarak bask! kurmak gerekir. Kolelik kosullannda btl durum can sikicrdir: Turumuzun bir uyesini ehlilestirdiginiz zaman onun uretkenligini azalnrsimz, ne kadar az verirseniz vcrin, btl kumes insarn degerinden Iazlaya mal olur. Bu yOzden somurgeciler yolun yansma geldiklerinde ehlilestirmekten vazgecmek zorunda kahrlar. Sonne: ne insan ne hayvan, yerli. Dayak yernis, kotu beslenmis, hasta, korku icinde ama yalmzca bir noktaya kadar; ister san olsun, istcr siyah ya da beyaz, karakter ozelligi hep aymdir: 0 bir tembel, icten pazarhkh ve lursizdrr, neyle yasadigi belli deglldtr ve yalmzca siddetin dilinden anlar.

Zavalh somurgeci: Celiskisi apacik ortada. Yagmaladiklanm oldurmek zorundadrr; cinlerin de boyle yapngi soylenir.

Ama bu aruk mumkun degildir, Aym zamanda onlan somurmesi de gerekmiyor mu? Katliami soykmm noktasma, koleligi hayvanlasurma duzeyine getiremedigi icin denetimi elden kacmr, operasyon tersine doner ve sasmaz bir mannkla sonunda somurgesizlesurmeye" vanr.

Hemen degil ama. Oncelikle Avrupahlar hukum surrnektedir: coktan kaybetmisur ama bunun farkmda degildir: yerlilerin sahte yerli oldugunu henuz bilmemektedir: onlara eziyet etmistir ama -sozune kulak verecek olursak- iclerindeki kotii!Ogu yok etmek ya da basnrmak icin bunu yapngim soyler: uc kusak sonra bu zararh icguduleri artik bir daha ortaya cikmayacaknr. Hangi icguduler? Koleleri efendiyi katletmeye yoneltertler rni? Efendi, kendi zulmiinOn kendine karst dondugunu nasrl olur da anlayamaz? Bu ezilen koylulerin vahsetinde, bir somurgeci olarak uyguladigi vahscti nasrl gorrnez? Bu vahsetin onlann iclerine devasrzca isledigini nasil anlamaz? Nedeni basittir: Kendi mutlak erkinden Ve bu erki yitirme korkusundan deliye donmus bu zorba, bir zamanlar insan oldugunu hattrlamakta zorluk cekmektedir; kendisini btr kamci ya da tufek sarur; "asagi irklar''m ehlilestirilmesinin on la rm reflekslerin i kosullamaktan gectigi ne i nanrmsnr. lnsan bellegtni, silinmez amlan gormezden gelir: aynca, her seyden onemlisi, belki de hie bilmedigi bir sey var: ancak baskalanmn bize yapuklanru derlnden ve kokten yadsryarak $U an oldugumuz kisi oluruz. Dc kusak, oyle mi? Daha ikincide, ogullar gozlerini acar acmaz babalanmn dayak yedigini gor-

"Somurgesizlcstirme s6zCl1gu "decolonisauourun karsihg. nlarak kullarulrmsnr. Scmurgcci ulkentn si'lmurgcsini kendi tradcsiyle baglmsda~urdlgl cuder dururnIar dismda, bagnnstzhk gcnclliklc halk ayaklanmalarryla kazaruldrgmdan s6111o.r" gesulesme yerine somurgestalcsnrme sOzcugu tercth edilrrustir. (c. n.)

fran (:I. fa non 27

26 ycryhz[innn bnLtl~I~,i

duler. Psikiyatri dilinde buna "travma gecirrnek'' denir. Hem de omur boyu. Ama surekh yenilenen bu saldirganhklar, onlara boyun egdirmek soyle dursun, tam tersine, dayamlmaz bir celisk] icine sokar ve bunun da bedelini Avrupah er ya da gee odeyecektir. Bundan soma, srralan gelip de utanc, achk ve acmm ne oldugunu bgrendiklerinde, uzerlerinde uygulanan siddetin derecesine esit gucte volkanik bir ofke uyamr iclerinde. Onlann siddetin dilinden baska bir seyden anlamadiglnl rm soylediniz? Hakhsrruz: ilk basta yalmzca somurgecinin siddeu olacak, bir sure soma ise yalmzca onlann siddeti; yani, aynadan bize bakan yansirruz gibi bize yonelen ayru siddet. Yarulmaym sakm; bu delice ofkeyle, bu acimasizhk VI" kinle, bizi oldurme yonundeki bitmez arzulanyla ve gevsemekten korkan g(I(;:IO kaslannm hie durmadan kasilmastyla insan haline gelir onlar: Onlan yuk hayvamna cevirmek isteyen somurgeci sayesinde ve ona karst cikarak insan olurlar. Hala kor VI" soyut olmasma karsm nefretleri sahip olduklan tek hazmedir: Efendi bu nefreti korukler, cunku onlan aptallasurmava cahsir: bu nefreti kmnayi basaramaz, cunku cikarIan yolun yansmda onu durdurur. Dolayisiyla, sahte yerliler, yerlinin inatla hayvan konumunu reddetmesine donusmus olan ezenin gucu ve gucsualugu sayesinde hala insandir. Geri kalana gelince, mesaj acikur. Tembeldirler, elbeue oyledirler: Bu bir sabotaj bicimidir. lcten pazarhkh VI" hirstzdrrlar:

Ne bekliyordunuz? Kucuk lursizhklan henuz orgutlenmemis bir direnisin baslangicina isaret eder. Bu da yeterli olmazsa, kendilerim ciplak elleriyle silahlann onune atanlar vardrr; onlar yerlilerin kahramanlartdir; otekiler de Avrupahlan oldurerek insanlasir. Vurulurlar: Bu kanun kacaklarmm ve sehitlerin Iedakarhklan korku icindeki kitleleri cosrurur.

Korku ictndedirler, evet, Bu yeni asamada sornurgeci sal-

dirganhk somurge insaru tarafmdan yeni bir tur teror olarak icsellestirilir. Bu terorle yalmzca bizim sunrstz baski araclanrmz karsismda hissetttkleri korkuyu degil, kendi ofkelerinin iclerinde esinledigl korkuyu da kast ediyorum. Onlara nisan alnus silahlaruruzla bu korkutucu icguduler arasmda, yureklerinin derinliklerinden gelen ve her zaman tamyamadiklan bu canice guduler arasmda tuzaga dusmus durumdadirlar. Cunku oncelikle bu on/ann siddeu degil, bizim siddetimizdir, geri donerek buyur ve onlan parcalar; bu ezilen insanlarm ilk tepkisi, kendilerinin de bizim de ahlaki olarak kmadiguruz ama insanhklanna kalnus tek srgmak olan bu utanc verici 6£keyi basnrmak olur. Fanon'u okuyun: Caresizlik donemlerinde duyulan cilgmca oldurrne isteginin sornurge insarumn koIektif bilincaln oldugunu anlayacakstruz.

Bu basunlrrus ofke, patlayamadigmdan, durmadan donup durur ve bizzat ezilenleri harap eder. Bu ofkeden kunulmak icin sonunda birbirlerini katlederler: kabileler gercek dusmana karst koyamadiklanndan birbirleriyle savasir - ustelik kabileler arasmdaki btl dusmanhklan korukleme konusunda somurge politikasma guvenebihrstniz: kardesine break ceken kisi, ortak asagilanmalannm nefretlik imgesini sonsuza dek yok etrigine inamr. Ama gunaln odeyen bu kurbanlar onlarm kana susarmshklaruu yausnnnaz, makineli tufeklerin ustune yurumelerini onlemenin tek yolu bizim isbirlikcilerimiz 01- malaridir: reddettikleri insanhkdisrlasma sureci tam da onlann inlsiyatifiyle hizlanacakur. Somurgecinm keyifli bakislan altmda kendilerini onlara karst dogaustu onlemlerle koruyacaklardrr; bazen husu uyandiran eski mitleri yeniden canlandiracaklar, bazen de kilt kirk yaran rituellere kendilerini baglayacaklardir. Boylece somurge insaru, her arurn isgal eden tuhafhklara slgmarak kendi saplantist icinde derin arzulanm

gomer. Dans ederler: Bu onlan mesgul eder; kaslanrun aCI ve ren gergmltgini gevseur, ustelik dans (ogu zaman farkmda 01 madiklan seyleri gizlice dile getirir: dillendirmeye cesare ~demedikleri Hayir'i, islemeye curet edemedikleri cinayetler ifade eder, Bazr yorelerde son bir careyi kullamrlar: cinlenme Bir zamanlar cok basil bir dinsel uygulama, inananm kutsalls b~r t~r iletisimi olan sey, umutsuzluk ve asagllanmaya kars b.'r sll~ha donusmustur: 2m"lar, loa'lar, Santeria Azizleri lclenne glter, siddetlerint denetim alnna ahr ve onlan bukindu~iire~e dek vecd halinde harcanr. Ayru zamanda bu yuksek sahsiyetler de onlan korur: Diger bir deyisle, somurge insam, diose! yabancilasmayla daha da yakmlasarak kendisini s6- rniirge yabancilasmasmdan korur; birbirini pekistiren iki yabancilasmarun birikimt nihai sonuc olur, Ornegm bazt psikozlarda her gun asagtlanmaktan bikan sannh ki~i birden kendisine iltifat eden bir melek sesi duymaya baslar; bu durum alaylan onlernez ama hie; degtlse biraz soluk aldmr. Bu bir savunma aract ve maceralanmn sonudur: Kisilik parcalamr ve hasta delilige dogru yol ahr. TilizHkle secilmis birkac bahtsrz icin, daha once sozunu ettigim baska bir cinlenme durumu daha vardrr: Batt kulturu, Onlarm yerinde olsam kendi zar'larum Akropol'e tercih ederim dlyebilirsiniz. Tamam mesajr aln~l~~I~lZ. Vine de lam olarak degil, cunku onlarm y~rinde degtlsintz. Henuz degilsiniz, Yoksa baska secenekleri 01- madrgmi bilirdintz: topluyorlar, biriktirtyorlar. Iki dunya, iki ayn cinlenme dernektir: Gece boyunca dans edersiniz, safakta ayine kanlmak uzere kiliseye kosarsinrz. Gun he gun catlak ge~i?ler. ~ii~mal1lmlZ kardeslerine ihanet eder ve hemparmz h.al~ne gelir; kardesleri de aym seyi yapar. Yerlilik, somurgecirun somurge insanmda hendi nzaslyla yaratngi ve besledigi bir nevrozdur.

lnsan olmayi hem talep etmek hem de reddetmek patlayici bir c,;e1~kidir. Patladlgmt siz de benim gibi biliyorsunuz. Ayrtca yangmlar caginda ya$lyoruz: Klthgm artmasi icin dogum orammn yukselmesi yeter, yeni dogan olmekten cok vasamakran korksun; siddet seli tum engelleri devirir. Cezayir ve Angola'da Avrupahlar goruidokieri yerde .. katlediliyor. .Bu ~ir bumerang ~agl, $iddetin u<;:iincu evresi: Uzerimize gen gehr, bize c,;arpar ve daha bncekiler gibi, bunun hizirn bumeranglmiz oldugunu vine bilmeyiz. ~Liberaner" aptala donmustur:

Yer\ilere karst yeterince nazik olmadlglmlzl, onlara mumkOn oldugunca hazi haklar vermenin akllhhk ve ihtiyatlthk olacagtm kabul ederler: bu ayncahkhlar kulubune, yani insan soyuna onlan Ylgmlar halinde ve hamisiz kabul ermek o~la~'l pek mutlu edecektir: $imdiyse bu barbarca ve (llgmca zmctrinden bo:;;anma ne onlan ne de zavalh somurgeciyi esirgiyor. Metropol Solu rahatsiz: Yerlilerin gen;:ek kaderinin, maruz kaldtklan acrmasiz basl{\nm farkmdadlr, isyanlanm kmamaz, bunu kl~kutmak i<;in elimizden geleni yapnglmlzl bilir. Ama bu durumda bile suurlar oldugunu dU$lmur: Bu gerilla\ar benimsenmek icin ~bvalyece davranmahdular; insan olduklanm kamtlamanm en iyi yolu budur. Bazen solonIan avrplar: ~Fazla ileri gidiyorsunuz, sizi daha Iazla destekleyemeyiz." Yerliler onlann destegine hit; mi hie aldtrmazlar; bu destegt ahp bir taral1anna sokabilirler, degeri bu kadardtr. Sa va.:;; ~~~lar ba~lamaz bu sert gen;;egi gordiiler: Biz de herkes glblylZ, hepimiz onlardan yararlandlk, bir sey kamtlamalan gerekmez, kimseye ayncahkh muamele etmeyecekler. Gorev tek, amac tek: Iter tar aracla somurgeciligi surup almak. En uyamklanmlz gerektiginde bunu kabul euneye hazrrdrrlar. ama btl gu<;: denemesinde a~agl-insanlann bit insanhk belgesi dde etmek icin kullandlklan tamamen insanhkdl~1 y6ntemi gor-

30 ycryLizunt.in Iuncrlilcri

f,;,,<t_ rJ"O" 31

meden gelemezler: Hemen verin su belgeyi de banscil yo llarla bunu hak etmeye cahssmlar. Soylu ruhlanrruz irkcidir.

Fanon'u okumalan iyi alur. Fanon, bu basnnlamaz siddetin ne bir bardak suda Irrtma, ne barbar icgudulerinin yeniden ortaya <;lkl~1 ne de bir hmc oldugunu kusursuzca gosteriyor: kendine gelen insandir bu. Su hakikati gecmiste bildigimize arna unuuugumuza inaruyorurn: Tath dil siddetin izlerini silernez: ancak siddet onlan yok edebilir. Somurgelestirilen, ancak somurgeciyi silahla surup atarak somurge nevrozundan kurtulur. Kaybettigi berrakhk ve acikhga ancak ofkesi patladiginda yeniden kavusur, kendini yaratngi olcude kendini tamr; uzaktan bakinca onlann savasmi barbarhgm zaferi olarak goruruz; ama savasciyi adirn adim ozgurlestirmeye kendi basma girisir, somurge karanhgim savasin icinde ve disinda adim adim tasllye eder. Savas baslar baslamaz da acimasiz olur, Ya korkacaksm ya da karkutueu olacaksm; yani ya hileH bir yasamm aynsurmalanna teslim olacaksm ya da kendi yerli topragmm birligini fethedeceksin. Koyluler ellenne silah aldigmda eski mitler soluklastr, tabular birer hirer YIkihr: bir savascmm silahi onun insanhgidir. COnkO isyamn ilk asamasmda oldurrnek gereklidir: Bir Avrupahyi oldurrnek bir tasla iki kus vurrnak, tek bir atista hem ezeni hem de ezileni yak etmektir: geriye bir 61u ve bir ozgur insan kahr; hayatta kalan ilk kez ayaklannm alunda bir rtlusal toprak hisseder. Bu anda ulus onu yuzustu brrakmaz: Nereye giderse, nerede olursa 0 da oradadir - her zarnan yarunda, onun 6zgurluguyle birlesir, Ama ilk saskinhktan sonra somurge ordusu tepki gosterir: isyanci ya birlesecek ya da katledilecektir. Kabile causmalan azahr, yok olmaya yuz tutar; cunku oncelikle devrimi tehlikeye sokmaktadir ve daha da 6nemlisi, bu cansmalar siddeti sahte dusmanlara yoneltrnekten baska bir ise

yaramaz. Bu cansmalar devam ederse -Kongo'da oldugu gibibunun tek nedeni somurgeciligin ajanlanrun koruklemesidir, Ulus ileriye auhr: kardesi nerede dovusuyorsa ulusun da orcia oldugunu hisseder kardesler, Onlann kardesce sevgileri size karst hissettiklert nefretin oteki yuzudur: Onlar, her biri oldurmus oldugu ve her an yeniden oldurebtlecegi icin kardestirler. Fanon okurlanna "kendiligindenlik'Tn snurlanm, "6rgutJenme"nin zorunluluk ve tehlikelerini gosterir. Ama gorev ne kadar muazzam olursa olsun, her yeni asamada devrim bilinci derinlestr. Son kompleksler de ucup gider: Bakahm bir ALN* askermdeki "bagimhhk kompleksi"nden soz etmeyi basarabilecekler mil Gozundeki perdeden kurtulan k6ylii ihtiyaclanmn farkma Yam: Bu ihtiyaclar onu oldurmekteydi, ama onlan gormezden gelmeye cahsrmsu; aruk onIan simrstz talepler olarak kesfediyor. Bu kitlesel siddet atmosferinde -Cezayirlilerin yapugi gibi bes yrl, sekiz yll surdugunde- askeri, toplumsal ve siyasal talepler birbirinden ayrilamaz. Savas -keske yalmzea komuta ve sorumluluklar sorunu olsaydi- bansm ilk kurumlan olacak yeni yapilar kurar. Aruk insan, dehset veriei simdiki zamamn mustakbel evlatlanolan yeni gelenekleri yaratrmsnr; aruk savasm sicakhginda her gun dogan, her gun dogacak bir hakla mesrulasrmsur:

Son somurgecilenn oldurulmesi, topraklardan surulmesi ya da asimile edilmesiyle birlikte, azmhk tur yok olarak yerini sosyalist kardesltge birakir. Ama bu da yeterli degildir: Savas<;1 kestirrne yollara sapar; kendisini eski "metropol insam" duzeyinde bulmak icin bunca riske anldigun sanrnaym. Bakm ne kadar sabirh: Belki de zaman zaman bir baska Dien Bien

*"U!usal l<ut!Ulu~ Ordusu", 1950'li yillarda Cezayir'deki Fr~nS1Z varhgma karsi mucadele vcren askeri orgut (c.n.).

..:; Z yt:"fy i.tzii n u n bllCtli lcri

* * *

kesinlikle bu degildi. Arna kitabi kapatugnmzda, kitabm etkisi, yazara ragmen suruyor: Cunku devrim halindeki halklann gucunu seziyor ve buna gucle karsrlik veriyoruz. Dolayisiyla yeni bir siddet am ortaya cikiyor ve bu kez bizi de icine ahyor, cunku sahte yerli bu siddetle degisugt olcude bizi de degi:;>tiriyor. Herkes istedigi gibi dusunebilir: yeter ki dusunsun:

Bugt1nlerde aldrgi darbelerden serseme donrnus bir Avrupa'da, Fransa, Belcika ve lngiltere'de dusuncenin en ufak oyalanmasi somurgecilikle isbirligi anlamma gelir ve cezayi gerektirir. Bu kitabm kesinlikle bir onsoze ihuyaci yok. Ozellikle de bize hitap eden bir onsoze. Gene de, diyalektigt sonuna kadar goturmek icin bir onsoz yazdim: Biz Avrupahlar da, biz de somurgeslzlestirtliyoruz: Yani her birimizin icinde var olan somurgeci kanh bir operasyonla cikaruhyor, Cesaretimiz varsa kendimize iyice bir bakalnn ve ne hale geldigimizt gorelim.

Oncelikle $U beklenmedik manzarayla bir yuzleselim: Humanizrnarmzm striptizt. lste cmlciplak, guzel degil: Yalanci bir ideolojiden baska bir sey degil, yagmanm incelikli aklanmast; yapmacik tavirlan ve sevgisi, saldirgan eylemlerimize kefil oluyor. Siddet karsularunn gorunrusu hostur: ne kurban ne iskenceci! Gelin bakahm simdi! Oy verdiginiz hukumet ve kardeslerlniztn hizrnet ettigi ordu hie duraksamadan ve vicdan azabi duymadan "soykmm islerken siz kurban degilseniz, 0 zaman kesinlikle iskencecisiniz. Kurban olmayi secerseniz, bir iki gunu cezaevinde gecirmeyi goze ahrsaruz, 0 zaman da kolay yolu secmeye cahsiyorsunuz demektir. Ama siytramazsrmz: cikis yok, Sunu kafaruza sokun: Siddet daha dun baslarms bir sey olsaydi, bask! ve somuru yeryuzunde hie var olmarms olsaydi, be\ki de sergilediginiz siddetsizhk cansmaYI yansnrabilirdi. Ama turn rejim, hatta sizin siddet karstu gorusleriniz bile bin yilhk bir eame iliskisiyle yonetiliyorsa,

Phu" hayal eder; ama buna bel bagladlgml da sanmaym: 0, gayet iyi silahlanrms zenginlere karst savasan sefil bir baldm ciplaknr. Kesin zaferler beklerken ve cogu zaman hicbir sey beklernezken dusmanlannda tiksinti yaranr, Korkunc kaYIPlar verrneden olmaz bu is: sornurge ordusu barbarlasir: Guvenlik kuvvetlerinin bolgeleri kusatmasi, arama tararna, adam toplama, cezalandirma seferleri; kadmlari ve cocuklarr katlederler. Bu yeni insan, bir insan olarak hayaumn olumle basladrguu bilir: kendisini potansiyel 610 olarak gorur. Oldurulecektir; sadeee oldurulme riskini kabul ediyor degildir, 61eceginden ernindir. Bu potansiyel 610 kansim ve ogullanm kaybetmistir: ° kadar cok can cekisen gorrnustur ki hayatta kalmaya zaferi tercih eder; zaferden kendisi degil baskalan yararlanacaktir; kendisi cok yorulmustur. Ama bu yurek yorgunlugu, inarulmaz cesaretinin kaynagidir. Biz kendi insanhglmlzl olumun ve umarsizhgm berisinde buluyoruz; 0 ise iskence ve olumun otesinde buluyor. Ruzgan eken biz olduk; kasirga da o. Siddetin cocugu kendi insanhgmi her an bu siddettcn cekip cikarnr: Biz onun sirundan insan olduk; 0 bizim smuruzdan insan olur. Baska bir insan: daha kaliteli.

Burada Fanon durur. 0, yolu gosterdi: Savascilann sozcusu olarak, her turlu anlasmazhk ve bolgecilik karsismda birlige, Afrika kuastrun birligine \=agn yapt!. Amacma ulasrrusnr, Sornurgesizlestirme tarihsel olgusunu buumuyle anlatmak isteseydi, bizim hakkmuzda da konusmasi gerekecekn - niyeti

• Dien Bien Phu Savasi, Fransrz gu~leriyle Viet Minh komunist dcvrimc! gucler arasmdaki Birlnci Cin Hindi Savasi'run doruk noktasi olan carpismadrr. (c.n.)

34 ycryHzHniin tJnclTiicri

fmrlt'"l. fumm 35

pasHI.i~iniz sizi ezenlerin safma koyrnaktan baska bir amaca hizrnet etmez.

Bizlerin somUTUCU oldugumuzu cok iyi biliyorsunuz, "Yeni kitalar'tdan alum, madenleri, sonra da petrolu ahp eski metropollere getirdigimizi cok iyi biliyorsunuz. Saraylar, katedraller ve sanayi merkezleri gibi kusursuz sonuclan eksik degtl tabii; ama sonra ufukta kriz gorundugunde, darbeyi yumusatmak ya da baska yere sapnrrnak icin somurge pazarlan hazirda bekliyordu. Tika basa zenginlik dolu Avrupa, tum sakinlerine insanhgi de jure [yasal olarak] bahsetti: Bizde insan sue ortagi dernektir, cunku somurge talanmdan biz Itepimiz yararlandik. Bu pek soluk, sernirmis kua sonunda Fanon'un hakh olarak "narsisizm" dedigi seye gornuldu. Cocteau Paris'ten, "kendlsinden soz etmekten asia vazgecmeyen bu sehir"den rahatsizdi. Peki Avrupa, baska ne yapryor? Ya SU Avrupa-ustu canavar, Kuzey Amerika? Laf-i gOzaf: ozgurluk, esitlik, kardeslik, sevgi, onur, ulke, falan, filan. Bunlar bizi ayru zamanda trkci yorumlar yapmaktan ahkoymadi: pis Zenci, pis Yahudi, pis Arap. Liberal ve yumusak, soylu zihinler -kisacasr, yeni-somurgeciler- bu tutarsizhktan sok olduklanru ileri surduler; ama bu ya hatadir ya da kocu niyet: Bizde irkci bir humanizmadan daha tutarh bir sey olamaz, cunku Avrupalmm kendisini insan yapmasmm tek yolu koleler ve ucubeler yaratmaktt. Yerli statusu var oldugu surece bu sahtekarhgm maskesi dusrnedi. Insan turu, daha somut uygulamalan ortmek icin, sanki soyut bir evrensellik ilkesi varrrus gibi gosterir: Denizasm topraklarda, sayemizde bizim konumumuza ulasabilmeleri icin belki bin yil gerekecek alt-insanlar irki vardi. Kisacasr, insan rrkuu seckinlerle kansunyorduk. Bugun yerli kendi hakikatini onaya koyuyor; aym zamanda, siki sikiya kapah kulubumuz de zayifhgrm ortaya ko-

yuyor: Bir azmhk kulubudur bu; ne fazla ne eksik. Oaha beteri de var: Otekiler bizim karsnmzda insana donustugunden, bizim de insan soyunun dusmarn oldugumuz ortaya cikryor; seckinler gercek dogalanm ortaya koyuyorlar: bir cete. Sevgili degerlerimiz kanatsiz kahyor; yakmdan bakarsamz kanla lekelenmernis tek bir deger bile goremezsiniz. Kamt rru istiyorsunuz, $U soylu sozleri haurlaym: Fransa ne kadar da comerttir. Biz cornertiz, oyle mil Ya Setif'e ne demeli? Bir milyondan fazla Cezayirlinin yasamtna mal olan sekiz yillik ° korkunc savas peki? Elektrikle iskence? Ama bilmem hangi misyona ihanet etmis olmakla suclanamayiz elbette; cunku boyle bir misyonumuz yoktur. Sorgulanan sey tam da cornertligimiz; boyle guzel, melodik bir kelime yalmzca tek bir anlarna gelir: bahsedilmis statu. Karsidaki insanlar icin, yeni ve serbest bu insanlar icin, kimsenin kimseye bir sey verrne gucu ya da ayncahgi yoktur. Herkes butun haklara sahiptir. Her konuda. Insan soyumuz, gunun birinde iyice olgunlastigmda, kendisini yerkure sakinlerinin toplarm olarak degil, onlann karsilikh iliskilerinin sonsuz birligi olarak tarnmlayacakur. Ben birakryorum: siz isi kolayca binrirsiniz; karsrya, aristokrank erdemlerunize ilk ve son kez olarak bakmamz yeter: Bu erdemler yok olmaya mahkum; kendilerini yaratrms olan altinsanlar aristokrasisi yak olurken onlar nasil yasayabilir? Birkac yil once, burjuva -ve somurgeci- bir yorumcu Ban'yi savunma adma bula bula sunu bulmustu: "Bizler melek degiliz. Ama hie degilse vicdan azabi duyuyoruz." Ne buyuk bir itirafl Gecmiste krtarmzm baska cankurtaranlan vardi: Parthenon, Sozlesrneler, lnsan Haklan ve gamah hac. Sirndi bunlann degerinin oe oldugunu biliyoruz: Aruk bizi batan gemiden kurtarabilecegini iddia e ttikleri tek sey, SU gayer Hmstiyan sucluluk duygumuz. Sonumuz yaklasn: gordugunuz gibi

36 ycry [i1jlll n n ILl n~! I i lcri

gil; Cezayirlilerin korteksi gelismemis olmah. Orta Afrika'daki baska psikiyatristler de "Afrikahlar on loblanm cok az kullaruyor," saptamasim yapular. Bu bilginler arasnrmalanm Avrupa'da, ozellikle de Franstzlar arasmda yapsalar daha iyi olacak. Cunku biz de bir suredir on lob tembelliginden muzdarip olmalryiz: Yurtseverlerimiz kendl yurttaslanna suikast duzenliyor, kimseyi evde bulamazlarsa evi de kaprcryi da havaya ucuruyorlar. Ustelik bu yalruzca baslangic: Ii; savasm sonbaharda ya da onumuzdeki ilkbahar baslayacagi tahmin ediliyor. Nc var ki loblanrmz kusursuz gorunuyor: Yerliyi ezrneye gucu yetrneyen siddetin ice donmesi, icimizde birikmesi ve hir cikis yolu aramasi bunun ncdeni olamaz rm? Cezayir halkuun birligi Franstzlann dagilmasma yol aciyor: eski metropol topraklannda kabileler dans ediyor ve savasrnaya hazrrlamyor. Teror Afrika'dan aynhp buraya yerlesti; cunku yerliye yenilme utancmi bizirn kanumzla odetmek isteyen kudurmuslar var: baskalan da var, herkes, aym derecede suclu (Bizerta'dan sonra, eylul aymdaki linclerden soma sokaklara (1- kip "Yeter arnk!" dive bagirdrlar) ama daha oturakh olanlar: ltberaller, ornurgasiz solun en sertleri. Onlarm da iclerindeki ates artrnakta. Kudurganhklan da. Ama korkudan da oluyorlar! 6 Ikelerini mitlerin ve karmasik rituellerin ardma sakhyorlar. Nihai hesap verme gununu ve hakikat vaktini gecikurebilmek icin basumza bir Buyuk Buyucu verdiler; tek gorevi ne pahasma olursa olsun bizi bilgisiz birakmak. Ama ne care: bazrlanmn acikca duyurdugu, bazrlarmm basurdigi siddet daireler cizerek dolasryor: Bir gOn Metz'de pathyor, ertesi gun Bordeaux'da; simdi burada, sonra orada, mendil saklama oyunu gibi. Adim adrm sira bize geliyor, yerli konumuna goturen yola biz de giriyoruz. Ama hakiki yerli olabilmek icin topraklannuzm eski somurge insanlan tarafmdan isgal edilmesi ve

Avrupa elek gibi su sizdmyor. Peki ne oldu? Cok basit: Biz tarihin ozneleriydik simdi ise nesneleriyiz. lktidar savasi tersine dondu, somurgesizlesttrme i;i basmda; parah askerlerimizin ellerinden gelen tek sey, bu surecin tamarnlanmasuu gecikurmek.

Dahasi eski "metropol'Tcnn kelleyi koltuga ahp, bastan kaybedilmis bir savasa turn gucleriyle giri$meleri gerekir. Bugeaud'lann" kuskulu zalerini yaraums olan bu eski somurge vahsetinin, maceranm sonunda, on kat arums olsa da yetersiz kaldigun goruyoruz. Birlikler Cezayir'e gonderildi ve yedi yil boyunea hicbir sonuc alamadan orada kaldilar, Siddet yon degi~tirdi; muzaffer oldugumuz icin, bu siddeti uygulayismuz gorunurde bizi etkilemedi; siddet otekilenn kisiligini bozarken insan olan bizlerin humantzmarruz hie etkilenmedi. Kann birbirine bagladl,gl metropol sakinleri sue topluluklanm Kardeslik ve Sevgi adlanyla vaftiz ettiler, Bugun, her yerde engellencn aym siddet askerlerirniz araClltglyla bize geri donuyor, icsellesiyor ve bizi etkisi ah.ma ahyor, Ice donme bashyor: Somurge insanlan yeniden butunlesirken, blzler, gerieilcr ve Ii beraller, somurgeci ler ve "metropo I sakin leri", cozuluyoruz. 6fke ve korku coktan cmlciplak kaldi: Baskent Cezayir'deki "zulum" strasmda cmlcrplak ortaya cikn, Pcki ya vahsiler nerede? Barbarhk nerede? Hie eksik yok, tamtamlar bile var: Otomobil kornalan "Cezayir Fransizdrr!" diye ritim tutarken, Avrupahlar Muslurnanlan diri din yakryor, Fanon'un haurlatngma gore, kisa sure once bir psikiyatristler kongresinde yerlilerin sue islemesinden den yamyorlardi: Bu insanlar birbirlerini olduruyorlar, diyorlar, bu da normal de-

'Thomas Ruben Bugcaud (l784-11H9): Fransiz maresal vc Cezayir gend valist. ((n.)

frLIntz tunon 39

38 ycryiil.liniln I;oct!ibi

bizim de achktan gebermemiz getekir. Boyle bir sey olmayacak; hayir, biai pencesine alan duskun bit somurgecilik; cok gecmeden butun kustahhgi ve bunakhgiyla Ozerimize abanacak; bu bizim zar'lmlz, bu bizim loa'mtz. Emin olun, Fanon'un son bolumunu okurken sefaletin dibinde yasayan bit yerli olmanm somurgeci olmaktan daha iyi olduguna ikna olacaksimz. Bir polis memurunun gunde on saat iskence yapmak zorunda olmasi dogru bir sey degil: Iskencecilerin fazla mesai yapmasi, kendi menfaatlerini dusunerek men edilene kadar bu gidisle sinh minir kalmayacak onlarda. Ulusun ve ordunun moralini hukuk duzeni icinde yuksek tutmak istiyorsamz, ordunun ulusu sistematik bir sekilde demoralize elmesi dogru degtl, Cumhuriyetci geleneklere sahip bir ulkenin yuz binlerce gencini cuntact subaylara ernanet etmesi de dogru degil. SevgiH yuruaslanrn. bizim adirmza islenen butun suclan bilen sizler, kimseye, kendimize bile bu suclar hakkmda tek laf etmemek gercekten dogru degil; kendimizi yargilamaktan korkarak susmak dogru degtl. Basta hicbir sey bilmiyordunuz, buna inanmaya hazmm, soma suphe duymaya basladimz ve aruk biliyorsunuz, ama gene de suskun kahyorsunuz. Sekiz yilhk bir suskunluk aruk zarar verir. Hem de bos yere: Iskencenin kat edici parlakhgi gokyuzunun en yuksek noktasmda, tum ulkeyi aydmlauyor; bu parlak isik alnnda tek bit kahkaha bile aruk sarnimi cikrmyor, ofke ve korkuyu maskelemek icin boyanrnarrus tek bir yuz, tiksintimizi ve sue ortakhgirmzr ele vermeyen tek bit hareket yak aruk. Bugun nerede iki Fransiz bulussa aralannda alii bir beden var. BiT mi dedim? Fransa vaktiyle bit ulkenin adiydi; dikkat edelirn ki 1961'de bir neVTOZ adr olrnasm.

lyilesecek miyiz? Ever. Siddet, Asil'in rmzragi gibi, a~ugl yaralan iyilestirilebilir. Bugun zincire vurulmus, asagrlanrms,

korkudan hasta haldeyiz: en asagidayiz. Sukur ki bu, somurgeei aristokrasi kin yeterli degil: Cezayir'deki geciktirici misyonunu ger~ekle$tirebilmesi icin once Fransizlan somurgelestirmesi gerek, Her gun savastan urkerek kactyoruz, ama emin olun kacamayacagiz. Katillerin savasa ihtiyaci var; OstO muze cullamp gelisiguzel vuraeaklar. Buyuculerin ve Ietislerin (agl boyle sana erecek: Ya savasacaksuuz ya da karnplarda curuyeceksiniz. Diyalektigin son asamasi bu: Bu savasi kirnyorsunuz, ama henuz Cezayir savascilarma desteginizi acikIamaya cesaret ederniyorsunuz: korkmaym, karanruzr verme konusunda somurgecilere ve parah askerlere gtivenebilirsiniz. Belki 0 zaman, sirnruz d'uvara yaslannusken. yeniden ISInlrms eski suclann icinizde uyandrrdigi bu yeni siddeti nihayet serbest buakacaksimz. Ama, boyle denir ya, baska bir tarih bu. lnsarun tarihi. Vakil yaklasiyor, erninim; bu tarihi yapanlann saflanna kanlacagiz.

[ean-Paui Sartre EyJal 1961

1

Sidder Uzerine

Ulusal kurtulus, ulusal uyams, ulusun halka iadesi ya da Commonwealth, hangi adr, hangi en yeni ifadeyi kullamrsamz kullarun, somurgesizlestirme her zaman siddet iceren bir 01- gUdUL Hangi duzeyde incelersek inceleyelim =bireysel karstlasrnalar, bir spor kulubunun admm degistirilmesi, bir kokteyl partideki davetliler Iistesi, bir po \is gOclinOn, ulusal ya da ozel bir bankamn yoneum kurulu uyeleri- somurgesizlestirme en basit tarurmyla insanhgin bir ~tlir"iinun yerini bir baskasirun almasidu. Gecis yoktur; butunuyle, eksiksiz ve mutlak bir ikarne vardir. Kuskusuz ki yeni bir ulusun dogusunu, yeni bir devletin kurulusunu, diplomatik iliskilerini, ekonomik ve siyasal yonelimini gosterebilirdik. Ama bunun ycrine, dahs en bastan her tur somurgesizlesurmeyi tanunlayan bu tur kokunden kazimadan soz etrneyi ozellikle secuk. Somurgesizlestirmenin ahsilmadik onerni, daha ilk gunden, sornurulenin asgari talebiyle baslamasidir. Gercekten de, basanmn karuu, tepeden nrnaga degi~en bir toplumsal dokuda yatar. Bu

f ru ntz fanon 43

degisimin olaganustu onerni, is tenm is , talep edilmis, gerekli gorulmus olmasidir, Bu degisim ihtiyaci somurgelestirilmis erkek ve kadmlann yasarnlannda ve bilinclerinde ham, taskin ve zorlayici bir halde mevcuttur. Ama boyle bir degisim olasihgl baska bir erkek ve kadm "turu=nun. yani somurgecilerm bilincinde dehset veriei bir gelecek biciminde yasarnr.

tim, yeni btr dil ve yeni bir insanhk verir varhga. Scmurgesizlestirme. yeni insanlann ger~ek anlamda yaranlmasidir. Ama bu yaratl mesruiyetini hicbir dogaustu gucten almamaktadir: somurgelestirilen "sey", tam da kurtulus sureci sayesinde insan haline geliyor.

Dolayisryla somOrgesizle:;;tirmede, somurge durumunun butunuyle sorgulanma gerekliligi vardrr. SomOrgesizlestirmeyi kesin olarak tammiamak istersek, su gayet iyi bilinen cumle bunu ifade etmektedir: "Sonuncular birinci olacaktir." $0- murgeslzlesurme bu cumlenin dogrulanmasrdrr. Bu vuzden tamm duzeyinde her tur somurgesizlesurrne hasandir.

Dunyarun duzenini degistirmeye aday somurgesizlesurme , gordOgomOz gibi, mutlak bir dOzensizhk programidir. Fakat bir sihirbazm degnegmt sallamasiyla, dogal bir afetle ya da eentilmenlik anlasmasiyla gerceklestirilernez. Somurgesizlesti fmc, bild igimiz gibi, tarihsel bir surecur; diger bir deyisle, ancak ona bicim ve icerik veren tarihsellestinci hareketi kavrayabilirsek anlasilabilir, kavranabilir ve yansaydam bir hal ahr. Somurgesizlesttrme, dogustan birbirine karsit iki gucun karstlasrnasidrr. Bu gucler kendi ozgunlukleriru, ozellikle somurgelerdeki durumdan kaynaklanan ve beslenen bir tur adIasmaya [substantification] borcludurlar. Ilk karsilasrnalan siddet ortaminda oldu ve birlikte var oluslan -daha dogrusu somurgecinin yerliyi somOrmesi- sungulerin ve toplann yardirmyla ger,eklesti. Somurgeci He somurge halki eski tarnslardir. Aslmda sornurgeci "onlan" iyi tarndigim soylerken hakhdir. Somurgeyi yaratan ve yaratmaya devam eden somurgecidir. Somurgeci kendi gen;ekligini. yani servetini s6mOrge sisternine borcludur.

SomOrgesizle:;;tirme, turn pplakhglyla sunuldugunda, butun gozeneklerinden el yakan sicakhkta mermiler ve kanh blcaklar hskmr. Cunku eger sonuncu birinci olaeaksa, bu ancak iki basoyuncunun kanh ve kesin cansmasi sonucu olabilir. Sonu bas yapmaya, orgutlu bir toplumu tammlayan unlu kademeleri nrmanmalanru (bazrlan bunun fazla hizh oldugunu soyluyor) saglamaya yonelik bu kararhhk, kuskusuz siddet de dahil olmak uzere butun imkanlar ism icine kanldigmda basanh olabilir ancak.

Somurgesialestirme asIa Iark edilmeden gerceklesmez, cunku varhga yonelir, varhgi temelden degistirtr, 6z0nO yitirecek denli parcalanmis seyircileri, tarihin projektorleri alnnda neredeyse muhtesem bir halde gorulen ayncalikh aktorlere donusturur. Yeni insanlann getirdigi kendine ozgu bir ri-

Yolunuz uzerinde karsilasacagimz butun engelleri parcalamaya daha en bastan, yani daha program! ifade ederken kararh degilseniz, boyle bir programla, ne kadar ilkel olursa 01- sun hicbir toplumu altust edemezsiniz. Bu prograrm ger~ek[estirme, onu itici gii~ haline getirmeye karar veren somurge halkt siddete daima hazirdir. Tabularla dolu bu dar dunyamn ancak mutlak siddctle sorgulanabilecegi, daha dogdugu andan itibaren onun icin gayet belirgindir.

Somurge dunyasi bolumlere aynlrms bir dunyadir. Bu dun-

44 yo ry!lZ11 n On I" net Iii or;

fran IZ f" non 45

yayi tarif ederken, "yerli" kasabalan y la A vrupah kasabala nmn, "yerli" okullanyla Avrupahlar icin okullann varhgun arumsamak herhalde gereksizdir: Cuney Afrika'daki apartheid'i hanrlamarruz da gerekmez elbette. Gene de bu bolunrnenin icine sizarsak, en azmdan icerdigi klmi kuvvet cizgilerini onaya koyabilme sansmuz olur. Somurge dunyasma, duzenlenisine, cografi yapilanmasma bu yaklasuu, somurgecilikten kurtulmus bir toplumun uzerinden yeniden orgutlenecegi omurgayt tamrnlamamtzi saglar.

Somurge dunyasi ikiye b610nmO:;; bir dunyadir. Aynm cizgist, hudut, kisla ve karakollarla ternsil edilir. Sornurgelerde, somurgelestirilerun resmi ve kurumsal muhatabi, sornurgecinin ve baski rejiminin S()ZCOsu, polis ve ordudur. Kapitalist toplumlardaki dini ya da sekuler eginm, babadan ogla aktanIan ahlaki reflekslerin 6gretilmesi, elli yil boyunca duzgun ve sadik hizmet verdigi icin madalya takilan iscilerin ornek dorustlugu, uyum ve bilgeligin tesvik ettigi sevgi. yani kurulu duzcne saygmm bu estetik blcimleri, somurulen kisinin cevresinde bir uaat ve yasaklama atmosferinin olusturulmasina hizmet eder; bu da duzen guclerinin isini hanrt sayihr olcude kolaylasnrtr. Kapita!ist ulkelerde, sornurulenlcr He iktidar arasina cok sayida ahlak hocast, darusman ve "kafa kansunct" girer. Somurge bolgelerde ise, tam tersine, somurge halkryla ternast polis ve ordunun surekli varhgr, srk sik ve dolaySIZ mudahaleleri saglar ve dipcik darbeleri ve napalmlarla ona yerinden kipirdamamasrru 6goder. lkridar aracismm saf Siddet dilini kullandiguu gorduk. Araci, baskiyi hafifletmez, tahakkumu gizlemeye de cahsmaz. Bunlan yasa uygulayicmm temiz vicdaruyla sergiler ve uygular. Araci, siddeti somurge tebaamn evlerine ve zihinlerine tasir.

Sornurge halkin yasadigi bolge somurgeci Avrupahlarm ya.<;;adlgl bolgenin tamarnlaytcisi degildir, Iki bolge karst karsiyadir, arna daha yuksek bir birligin hizrnetinde degildirler. Tam bir Aristoteles manugmm kuraUanyla yonetilen bu iki bolge birbirlerini karsrhkh olarak disiama iikesine uyarlar:

U zlasmak olasi degildi r, i kisinden bi ri fazladir. S6m 0 rgeei nin yasadigt sehir, dayamkh olmasi icin tastan ve celikten yaprlrmsnr. lsiklar icerisinde, asfalt bir sehirdir; cop kutulan her zaman mechul aruklarla doludur, hie gorulmerms, hayal bile edilemeyecek seylerle dolup tasar. Sornurgecinin ayaklan asla g6rOlemez, belki denizde gorulebilir, ama orada da ayaklarnu gorecek kadar yakuuna gidernezsiniz. Oturdugu yerin sokaklan terniz ve duzgun olrnasma, tas ve cukur bulunrnamasuia karsm, somurgecinin ayaklan sag lam ayakkabilarla korunur. Sornurgecinin sehri, insanm karmmn tok, sirtmm pek oldugu bir yerdir, ternbellik yertdir, karru her zaman iyi seylerle uka basa doludur. Sornurgecinin yasadigi yer, beyaz insanlann, yabancilarm bolgesidir,

Somurge halkrrun sehri ya da en azmdan yerli sehir, siyah kolelerin koyu, eski sehir, rezervasyon bolgeleri, adlan kotuye cikrms insanlann yasadigi, adlan kotuye cikrrus bir yerdir. Rasgele bir verde, rasgele bir sekilde dogarsmrz. Rasgele bir ycrde, rasgele bit nedenle olursunuz. BoS yerin olmadigt bir d unyad If orasi: insan la r ust uste yasar, ~. u lubeleri bi rbirin in ustune insa edilmistir. Somurge halkmm sehri ac bir sehirdir; ekmegin. etin, ayakkabuun, komurun, ISlglll acligmm cekildigi bir yer. Somnrge halkuun sehri, buzulmus, diz cokmus hir sehirdir, pislige gornuludur. Pis zencilerin ve Araplann bolgesidir. So ttl urge tebaa somurgecinin bolgesine imrenerek, sehvetle bakar. Sahip olma dusleri kurar. Sahip olmamn her turu: somurgeciuin masasmda oturmak, somurgecinin yata-

46 yc ryti1).1 nun b net] i 1 eri

frantz f.lnon 47

ginda yatmak; mumkunse de kansryla. Somurge halki kiskancur. Somurgec] de bunun larkmdadir ve onlann kacamak bakislanru yakaladikca, surek]i tetikte durarak, act act soylenir: "Yerimizi almak istiyorlar." Dogrudur dol. Hie degilse gunde bir kez kendini somurgecinin yerinde hayal etrnemis tek bir yerli yoktur.

Bolumlere aynlrms bu dunyada, ikiye bolunmus bu dunyadol Iarklt turler yasar, Somurge kosullanrun ozgunlugu, ekonomik gercekliklerin. esitsizliklerin ve yasarn bicimlerindeki muazzam farkhhgin insan gercekliklerint asla gizleyememesidir. Somurge kosullan dolaysizhgr icinde [ark edildiginde, dunyayi boleti seyin oncelikle falanca insan turune, Ialanca rrka mensup olup olmamak oldugu acikca gorulur. Sornurgelerde ekonomik altyapi aym zamanda bir ustyapidrr. Neden, sonuctur: Beyaz oldugunuz icin zenginsiniz, zengin oldugu. nuz icin beyazstruz. Somurge sorunu ele ahndigmda Marksisr cozumlerne bu nedenle her zaman biraz esnemek zorunda kalnusnr, Burada yeniden incelenmesi gereken .o;;ey, Marx'm gayer iyi acikladrgi kapualizm-oncesi toplum kavrarru degildir yalmzca. Serf sovalyeden oz olarak Iarklidrr, ama bu statu Iarkhhgiru mesrulasnrrnak icin ilahi hakka deginmek sartur. Somurgelere yabanci topu tOfegiyle geltp kendini dayatrmsnr. Ehlilestirmenin basansma ka rsm , zoria mulk edinmeye karsin, somurgeci gene de yabanci olarak kahr. "Yonetici snullar"m aytrt edici ozelligi oncelikle ne fabrika, ne mulk ne de banka hesabidir. Yonetici turu, oncelikle, baska verden gelendir, yerli halka, "otekiler?e benzemeyendir.

S6miirge dunyasmm duzenlenmesine onculuk eden, yerli toplumsal bicimlenn yok edilmesine dump dinlenmeden tempo tutan, ekonominin referans sistemlerini, giyim tarztru ve ya~am bicimlerini hie; ayrunsiz yikan siddet uzerindc, tari-

hi kendi ellerine almaya karar verdigmde yasak sehirlere akm edecek somurge halki da hak iddia edecek ve bu siddeti ustlenip goze alacaknr. Somurge dunyasuu havaya ucurmak artik gayet net, gayet anlasihr bir eylem hayalidir ve somurgelestirilrnis halkm her bir bireyi bu hayali ustlenebilir, Somurge dunyasuu parcalamak, sunrlar kalkuktan soma iki bolge arasmda gecis yollan kurulacagi anlamma gelmez. Somurge dunyasimn yok edilmesi, somurgecinin yasadigi bolgenin tamamen yok edilmesidir, topragm en derinine gomulmesi ya da bolge topraklanndan kovulmasi derneknr.

Somurge halkuun somurge dunyasun sorgulamasi, bakis acilanmn rasyonel bir cansmasi degildir. Bu sorgu1ama, bir tumellik soylemi degil, mutlak olarak getirilen bir ozgunlugun dizginsizce onaya konmasi, olumlanmasidrr. Somurge dunyasi Manicidir. Somurgeci, somurge halkirun alarum Itziksel olarak, yani ordu ve polis yardirrnyla smirlamakla tatmin olmaz. Somurgeci, somurge talammn totaliter karakterini sanki acrklamak ister gibi, somurge halkim bir tur katmerIi kotuluge donusturur.l SomOrge toplumu yalmzca degerlerden yoksun bir toplum olarak tammianmakia kalmaz. Sornurgeei, somurge dunyasmda bu degerlerin yok oldugunu, hatta hie; var olmadtgim soylernekle yetinmez. Yerlinin ahlak kurallanna duyarh olmadigi Han edilir, yalmzca degersiz olmakla kalmadigi, aym zamanda degerleri inkar ettigi de Han edilir. Kabul edelim: yerli degerlerin dusmarudrr, Baska deyisle 0 rnutlak kotudur, Yaruna yaklasan her seyi yok eden curutucu bir element, estetik ya dol ahlakla ilgili her seyi bicimsizlesti-

1- Bu Manici dunvarun mekanizmasrm Siyah Dcrl Beyaz MasJ:ddde gostermi;;· tik.

48 vcrvuzunun lancrlllcf"t

ren ytkici bir unsurdur: ugursuz guclerin bir aracr, kor guclerin bilincsiz VI" caresiz bir aracrdtr. Mosyo Meyer, Fransiz Ulusal Meclisi'nde, Cezayir halkinm sizmasma izin vererek Curnhurryet'in kirletilmesine goz yummamak gerektiglni butun ciddiligiyle soyleyebilmistir. Gercekten de, somurge halkfa iliski kurar kurmaz butun degerler telafisi imkansiz bicimde zehirlenmis ve bozulmustur, Somurge halkm gelenekleri, orf ve adetleri, mitlen, ozellikle de mitleri. bu yoksunlugun, bu yapisal ahlak bozuklugunun isaretidir. Bu nedenle hastaIrk tasiyanlan, parazitleri Old Oren DDT ill" sapkmlan, dogal i.-;;gD.dOleri, k010ID.go kokunden kaziyan Hiristiyan dininl ayru kefeye koymak gerekir. San hummanm gerilemesi ill" HIristiyanlasmarun yaygmlasmasi da aym bilancouun parcasidir. Ama misyonerlerin zafer raporlan ashnda somurge halkirun icine ekilmis yabancrlasrna tohumunun ne kadar derinde oldugunu anlanr bize, Htristiyan dininden soz ediyorum, k imse sasirmasm. Somurgelerdeki kilise beyaz adamm kilisesidir, yabancilarm kilisesidir. Bu kilise sornurge halkmi Tann yoluna degil , beyaz adarmn yoluna, efendinin yoluna, ezenin yoluna ;;:agmr. Bildigimiz gibi, bu hikayede cagnlan insan cokrur, arna secilrnis cok azdir.

Bazen bu Manicilik mannksal sonucuna vanr VI" somurge tebaasim insanhkran cikanr. Kaba bir deyisle hayvan duzeyine indirir. Gercekten de somurgeci, sornurge halkmdan soz ederken zoolojik terim\er kullamr. San irkm surungcnimst harekerlerinden, yerli sehrinin sacngr kokulardan, surulerden, hayvan kokulanndan, an gibi ususmesinden, kannca gibi kaynasmasmdan, cl kol hareketlerinden soz eder. Somurgeci dogru sozcugu bulmaya cahsirken si.irekli hayvanlarla ilgili sozcuklcre basvurur, Avrupah, "hayal urunu" terimlere pek basvurrnaz, Ama sornurgecinin kafasinda neler oldugu-

nu, neler tezgahladigiru hernen kavrayan sornurge halki, onun ne dusundugunu amnda anlar, Bu nufus patlamasi, bu histerik yigmlar, insanhgm esamesinin okunmadigi bu yuzler, hicbir seye benzemeyen bu obez bedenler, basi sonu 01- mayan bu ylgm, kimsenin degilmis gibi g6runen btl cocuklar, gi.inesin aluna yayilrms bu tembellik, btl bitkisel ritim, butun bunlar somurge sozlugunun parcastdir. General de Gaulle "san izdiham" der, Francois Mauriac ise cok ge;;medcn kiyilaruruzt isgal edecek siyah, kahverengi VI" san surulerden bahseder. SbmOrge halki butun bunlan bilir VI" otekirun sozlerinde hayvan kelimesinin ge;;:tigi ne zaman isitse kahkahayi patlaur. Cunku hayvan olmadigim bilmektedir. VI" tam da insanhgim kesfetti anda, bu insanltgm zaferinc yol acacak mucadeleye haatrlanmaya baslar.

Somurge halkr yulannt cekmeye ve s6mOrgcciye tehdit olusturmaya baslar baslamaz, "Kultur Kongrcleri"nde ona Ban deger\erinin ozgullugunu ve zenginligini sergileycn temiz ruhlu insanlarm ellerine teslim edilir. Ama ne zaman Bau degerlerinden soz edilse, somurge halki gerginle$ir, kaskau kesilir. SOllll1rgesizlestinne doneminde somurge halki akla davet edilir. Ona kesin degerler sunulur, sbmllrgcsizlestirmenin gerileme anlanuna gelmemesi gcreitlig:i, denenmi:;:;, saglarn ve saygm oldugu kanulannus degerlere giivenmek gercktigl en inec aynnusma kadar anlanhr, Arna sonunda oyle bir hal ahr ki, somurge halki Batt kulturu uzerine her soylev isittig:inde macetasim ceker ya da en azmdan elini augmda bulabileceginden ernin olur. Beyaz degerlerm ustunlugu oyle bir siddetle dile getirilir ve btl degerlerin somurge insanirun ya:;:;am VI" dusunce bi<;imleriyle muzaffer karsilasrnast oyle bir saldirganhkla doludur ki, ne zaman bunlardan soz edilse, karsih-

.10 y'l..~ryi.izilniln !~lnCfjilt.:"fi

gmda somurge halki hakh olarak alay eder. Somurgeciltk kosullannda, s6murgeci s6murge halkirn yerden yere vurmaya ancak bu halk beyaz degerlerinin ustunlugunu acrk secik kabul ettiginde son verir. S6murgesizle~tirme donerninde, somurgelestirilen yigmlar bu degerlerr, nanik yapar, onlan hakaret yagmuruna tutar ve ustlerine kusar.

hguu susturmak, sergiledigi siddet sarrnalnu krrrnak, tek kelimeyle onu derhal sahne disma cikarmak. Butun insanlann esit oldugunu soyleyen unlu ilke, somurgelerde ancak somurge tebaast somurgeciye esit oldugunu gosterdiginde yerini bulur. Bir adnn sonrasmda, somurge halki somurgeciden daha ustun olmak icin savasmaya haztrdir. Aslmda somurgecinin yerine gecmeyi coktan kafasma koymustur. Gordugumuz gibi, tum maddi ve manevi evren cokmektedir, Somurgecinin soyut, evrensel degerlerini benimseyen aydm da, yeni bit dunyada somurgectyle sornurge halkinm bans icinde yasayabilmcsi icin savasmaya haztrdir. Ama bir seyi gorernez (cunku somurgecilik tum dusunce tarzlanyla birlikte onun icine islernistir): Somurge kosullan ortadan kalkugi andan iribaren somurgeci aruk birhkte yasamakla ya da orada kalmakla ilgilenmez. Cezayir ve Fransiz hukumetleri arasmdaki g6tO;;melerden bile once, sozde "liberal" Avrupah azinhgm tavnru netlestirmesi rastlann degildir: onun tek istedigi cilte vatandashkur, Soyut bit duzlerne iyice cekilerek, somurgeciyi mechule dogru cok sornut bir anlun yapmaya zorlamak istenmektedir. Durust olahm; somurgeci gercekligin yerini hicbir laf cambazhgmm tutamayacagrm gayer iyi bilmektedir.

Bu olgu genellikle goze gorulmez, maskelidir, cunku somurgesizlesurm- doneminde bazi sornurge aydmlan somurgeci ulkenin burjuvazisiyIe diyaloga gtrmisnr. Bu donernde yerli nufus yalruzca belirsiz bir yigm olarak gorulur, Somurge ~urjUvazisinin orada burada taruma hrsan buldugu birka<; yerh, aynnuh fikirler yaratacak kadar 0 donemki algrlarim dcgi;;tinneye yetmez. o« yandan, kurtulus donemi srrasmda s6~0~g.e burjuvazisi s6miirge "sec;kinler"iyle iliski kurmaya d~h gibi caba harear. Degerlere iliskin unlu diyalog da bu seckinlerle yurutulur. Somurge burjuvazisi s6miitge ulkelerdeki e~en~enligini korumasmm olanaksrz oldugunu kavradrgmda, kultur, degerler, teknikler gibi alanlarda cephe gerisi bir mucadele surdurrneye karat verir. Ama somOrge halkimn buyuk cogunlugunun bu konulara kayusrz oldugunu unutmamak gerekir. Bir sornurge halkt icin en onemli deger oncelikle toprak.ur, cunku en somut seydir: ekmegi ve dogal olarak haysiyeti veren toprak, Ama bu haysiyetin "insan varhgl"yla alaka- 51 yoktur, cunku somurge halki boyle bit ideal insandan soz edlldigtni hie d uymarms nr. T opraklannda gordugu rek sey, yakalanabilecegi, dovulebilecegr, achktan oldurulebilecegt, bunu yapanm da hie; ceza gormeyecegidir; tek bit papazm, tek bir ahlak kumkumasmm onun yerine dovnlmek icin one ciktlg:IllI ya da ekmegini paylasngim gormerntsnr. Somurge halki acismdan ahlakh ohnak cok basittir: S6miitgecinin kustah-

Somurge tebaasi, boylece, yasarmrun, aldigr solugun, atan kalbintn somurgecininkilerle ayru oldugunu kesfeder. 50- mOrgecinin deristnin bir yerlinin derisinden daha degerli 01- madignu 6grenir. Diger bir deyisle, dunyasi temelden altust olur. Somurge halkmm duydugu yeni ve devrimci guven bOtunuyle buradan kaynaklamr. Cunku gcn;ekten de benim yasarmm somurgecininki kadar degerliyse, sornurgecinin bakisi artik beni ne titretir ne de yerimde cakilmarna neden olur, sesi aruk beni dondurmaz. Aruk kendimi onun karsismda en-

52 yc'ynJ,iilltin I .. nctlilcri

dise icinde hissetmern. Aslmda cam cehennernel Aruk varhgt beni rahatstz etmedigi gibi, onun icin hazirladrgim etkili tuzaklar karsismda yakmda careyi ancak kacrnakta bulacak.

Belirtmis oldugumuz gibi, somurge kosullan dunyaya dayatngi ikiye bolunmuslukle nitelenir. Somurgesizlestirme, bu heterojenligi yak ediei radikallikte bir kararla ve ulusal, bazen irksal bir temelde birlestirir bu dunyayi, SenegaJli yurtseverlerin, baskanlan Senghor'un manevralarma tliskin olarak soyledikleri act sozlert biliyoruz: "Biz kadrolan Afrikahlasnrsm istedik, Senghor ise Avrupahlan Alrikahlasunyor." Yani somurge halki somurgesizlestirmenin gerceklesip gerceklesmedigini amnda gorebilir: bunun asgari kosulu ayagin bas olmasidir,

Ama somurge aydrru bu talebi cesitlendirebilir; gercekten de, motivasyon eksikligi cekrnez: yonetici, teknisyen ve uzman gibi onernli pozisyonlara gelebilir. Sornurge halkr ise bu iltimaslan sabota] manevralan olarak yorumlar ve orda burada zaman soyle dedigi duyulur: "Bagunstz olmarmz ne ise yaradi ki, .. ?"

Nerede gercek bir kurtulus rnucadelesi verilse, ncrede halkill karu aksa, silahh mucadele evresi aydmlan kendi gercek konumlarma geri cekilmeye tesvik etse, bu aydmlann somurgcci burjuvazi cevrelcrinden odunc aldigi ustyapmin gercekten ytprandiguu goruruz. Somurge burjuvazisi, narsistik diyaloguyla, akademisyenleri aracihgryla somurge halkuun kafasina, insanlanu bunca hatasiua karsm olmazsa olmaz degerlerin -yani Bati'nm degerleti- olumsuz oldugunu sokrnustur. Somurge aydnu bu dusuncelerin ikna gucunu kabul etmistir VI.' beyninin derinliklennde Yunan-Roma idealini savunmaya hazir uyaruk bir bekci bulabilirsiniz. Oysa kurtulus mucadelesi sirasmda, somurge aydmmm halkiyla iliskiye geC_:ligi anda bu yapay bekci tuzla buz olur. BOW.n 0 Akdeniz degerleri, bire-

yin, aydmlanmanm, insanm, guzelligin zaferi, cansiz VI.' renksiz biblolara donusur. BOlOn bu soylemler bir 610 sozcukler yigmi gibi gozukur. Ruhu soylulasnracagi dusunulen butun degerlerin bir ise yararnaz oldugu ortaya cikar, cunku halkm icinde yer akhgi somut causmayla hicbir ilgileri yoktur.

Bu degerlerin ilki bireyciliktir. Somurge aydim efendilerinden bireyin kendisini one cikarrnasi gerektigint ogrenmi$tir. Somurge burjuvazist sornurge halkimn kafasma, herkesin kendi oznelligine gbmOldugu VI.' zenginligm dusunce zengin\igi oldugu bireylerden olusmus bir toplum nosyonunu kazirrusur. Ama kurtulus mucadelesi sirasmda halkma donme olanagi bulan somurge aydirn cok gecmeden bu kuramm yan- 11$llgllll kesfeder. Mucadelenin orgutlenme bicimlerine kauldikca farklt bir soz dagarma kavusacaknr. "Erkck kardes ", "kizkardes", "yoldas" somurge burjuvazisi tarahndan yasaklanan sozcuklerdir, cunku ona gore kardesim cuzdammdtr, yoldasun cevirdigim dolaplardir. Somurge aydiru, bencillik, kibirli yakmmalar, ilk de son sozu kendisi soylemek isteyenlerin <;:OCUkSli aptalhgi gibi butun putlanrun bir tur cngizisyon yanguunda yamp kD.I olduguna ramk olur. Somurgeci kulturun tuz buz ettigi bu somurge aydnu, koy meclislerinin gucunu, halk komitelerinin kuvveuni ve mahalle ve hucre toplanulanmn olaganustu verirnliligini de kesfedeceknr. Bundan boyle kisisel cikarlar kolektif cikarlar olacakur, cun- 1<0 somut gercekre ya herkes Fransrz lejyonerler tarahndan yakalamp katledilecektir ya cia her/u's kurtulacakur. Bu kosullarda, ateist kunulus bicimi olan "herkesin kendi pacasiru kurtarmasi" kavrarm yasakur.

Son gunlerde ozelestiriden cok soz cdiliyor, ama cok az insan bunun oncelikle bir Afrika kurumu oldugunun [arkmda. ISler Kuzey Afrika'daki koy meclisleri olsun, ister Ban Afri-

franrz funon 55

ka'daki toplanularda olsun, gelenege gore bir koyde yasanan kavgalann halkm onunde cozulmesi gerekir. Bununla biraz mizahi kolektif ozelestiriyi kast ediyorum, cunku herkes sonunda rahatlar ve aslmda en sonunda herkesin istedigi de budur. Aydmlar yavas yavas halkm arasina kansukca butun 0 hesap kitaptan, butun 0 tuhaf suskunluklardan, art niyetten, o seytani dusuncelerden ve gizlilikten kurtulurlar, Bu acidan cemaatin coktan zafere ulasngim, kendi 1:;;lg1Ol, kendi manugml yaydrgim soyleyebiliriz.

Fakat kurtulus mucadelesinin etkisini henuz yeterince hissetti rmed igi bolgelerde somurgesizles tirme gw;e k lestiginde, oradaki acikgoz, icten pazarhkli, kumaz aydmlann somurge burjuvazisiyle iliskilerinden kapnklan davrams ve dusunce bicimlerinin bozulmadan kaldigi da vakidir, Dunun somurgeciliginin ve bugunun ulusal otoritesinin simank cocuklan, kimi ulusal kaynaklann yagmalaumasim yonetirlcr. Kimsenin gozunun ya~1Oa bakmayan bu aydmlar, gizli planlar ve rnesru yagmalarla -ithalat-ihracat holdingleri, limitet sirketler, borsa oyunlan ve imnyazlar- arnk ulusallasmis bu yoksullugun uzerine cikarlar. Ticaretin millilestirilmesi. yani pazarlann ve kelepir hrsatlarm yalruzca ulusa aynlmasmda israr ederler, Doktrin olarak, ulusun soyulmasmm millilestirilmesi gerektigini ileri surrnektedirler. Tutumluluk donerni denen bu kurak ulusal evrede yagmalamada g6sterdikleri basan hemen halkm siddetine ve ofkesine yol acar. Afrika'nm ve dunyarun bugunku kosullannda, bagnnsiz ve yoksul olan bu halk luzla ivrne kazanan adimlar atarak toplumsal bilince erisir. Kucuk bireyciler bunu cok gecmeden bizzat ogreneceklerdtr.

Ornegm asimile etmesi gerekenlerden biri de somurge burjuvazisinin dusunme bicimidir. Sornurge aydmmm diyaloga girernernesinde gorulebilir bu. Cunku hir amac ya da dusunceyle karsilasugr zaman kendini onemsizlestlrrneyi bilmiyor. ate yandan, halkm icine girip mucadele eutginde saskmhktan saskinhga bogulur. Halkm iyi niyeti ve durustlugu onun tam anlarmyla elini kolunu baglar, 0 zaman da populizm riski ortaya crkar, Hukme donusturdugu halkm her sozune kafa sallayan "evet efendim"ci biri haline gelir. Ama fellahlar, issizler, aclar hakikate goz dikmezler. Hakikati temsil ettiklerini soylemezler, cunku hakikat nun benlikleri y le onlardir.

Bu donemde aydm kaba bir oportunist gibi davramr. Aslinda manevralanndan vazgecmernistir. Halk onu reddetmeyi ya da mat etmeyi asia dusunmez, Tek istedikleri butun her seyin ortaklasa kullamlrnasidir. Somurge aydmmm kitlelerin dalga dalga kabansma kanlmasi, tuhaf bir aynnu meraki yuzunden duraksar. Bu, halkm cozumlemeye karst oldugu anlamma gelmez. Tam tersine, olup bitenin kendisine aciklanmasrm takdir eder, bir akil yurutmenin ardmdaki manugi anlamak ister, nereye gittiklerini gormek ister. Ama sornurge ayduu, halkla ortak yasanurun basmda aynntilara oncelik verir ve bu yuzden mucadelenin gercek arnact olan somurgeciligi yenrneyi unutur. Mucadelenin cokbicimli hareketine kendini kapuran aydin yerel gorevlere yogunlasrna egilimindedir; bu gorevleri coskuyla yapsa da hemen her zaman Iazla bilgiclik taslar. Butunu her zaman goremez. Halk devrimi denilen husu uyandmci bu kansunci ve ufalayici makineye, disiplin, uzmanhk ve alan nosyonlanm katar. Cepheyle ilgili belirgin konulara kendini kapurdigmdan hareketin birligini gbzcien kacmr ve yerel basansizhk karsismda kuskuya, hatta umutsuzluga kapihr. Halk ise en basindan itibaren butunsel bir tutum

Ezenin kulturunu asimile etmesi icin somurge tebasimn bazt entelektuel ozelliklerini rehine birakmasi gerekiyordu.

.16 yc,ylil.uniin lancrlilcrl

takmrmstir: "Ekmek ve T oprak. T opragi ve ekmegi nasi! elde edebtliriz?" Halkm inatci, dar kafah ve gorunusre 511mh bu bakis acisi, kestnlikle en degerli ve en etkili davrarus modeli olur,

yapan sornurgecidir. Onun yasarm bir destan, seruven dolu bir maceradu. 0, mutlak baslangicur: "Bu topraklan biz yaratuk." Suregen neden de odur: "Biz buradan aynhrsak her sey biter, bu ulkc Ortacag'a geri doner." Somurgecinin karstsmdaki "atalardan kalma gelenekler"ine saplamp kalrrus ve icten ice yamp tutusan uyusuk insanlar ise somurge merkantilizminin yarancl dinamizrnine neredeyse taslasmis bir cerceve saglar,

Hakikat sorununu da ele almarruz gerekir. Halka gore, her zaman icin, ancak kendi ulusundan insanlar hakikate hak kazanmisnr. Bu tutumu hicbir mutlak gercek. ruhun seffafhglna iliskin hicbir soylem sarsamaz. Somurge insam somurge durumu yalanma yalanla tepki gostertr, Kendi milliyetinden kardeslerine karst acik ve durust, somurgeciye karsi ise gergin ve anlasilmazdir. Somurge rejiminin yrkilrnasim lnzlandrran, ulusun ortaya cikisrm besleyen, hakikattir. Yerlileri koruyan ve yabancilann kaybetrnesine yol acari sey hakikattir. Sornurgecilik kosullarmda hicbir hakiki davrams yaktur. Iyi olansa onlam en ,ok zarar veren seydir.

Somurgeci tarih yapar ve yapngnu da bilir. Surekli metropolun tarihine degindigi icin, kendisinin bu merropolun bir uzannsi oldugunu actkca gosterir. Dolayisiyla yazdlgl tarih yalmzca yagmaladigi ulkenin tarihi degil, butun yagmalan, tecavualeri ve achktan oldurmeleriyle kendi ulusunun da tarihidir. Sornurge halkmm mahkOm edildigi hareketsizligin sorgulanmasi icin, somurge halkm kendi ulus tarihinin, somurgesizlesunne tarihinin var olabilmesi amaciyla sornurgecilik tarihine, yagmalama tarihine son vermeye karar vermesi gerekir.

Bu yuzden basta s6mOrge toplumunu yoneten Marucillgin somurgesizlesurme donerni sirasmda da bozulmadan korundugunu goruruz. Gercekten de somurgeci, dusman olmaktan, uzlasmaz karsu olmaktan, ozellikle oldurulecek insan olmaktan asia kurtulamaz. Ezen, kendi alam icinde hareketi, tahakhun, S('nTILlrO vc [Ulan hareketini var kilar. Oteki bolgcye ise somurgelesririlen. yagrnalanan sornurge halki coreklenmistir ve kiyi bolgelerinden "metropolun saray ve doklanna dogrudan dogruya giden bu hareketi elinden geldigince besler. Donrnus bu bolgede deniz durgundur, palmiyeler esintiyle haftfce sallamr, dalgalar kiyilara vurur ve hammaddeler durup dinlenmeden gidip gelirken somurgecinin varhgim mesrulasunr. Oysa bu arada canhdan cok oluye benzeyen sornurge halki hie degismeyen ruyasi icinde buzulur kahr, Tarihi

Bolumlere aynlrms, harcketsiz, Manici bir dunya, heykeller dunyasi: Fethi yoneten generahn heykeli, kopruyu yapan muhendisin heykcli, Kirbaclaya kirbaclaya derilerini yuzup ortaya cikardigi omurgalan taslanyla ezen. kendisinden cok emin bir dunya. Somurge dunyasi budur iste, Sornurge halki hapsedilmis bir insandrr; apartheid somurge dOnyasmm bolumlere aynlmasmm valruzca bir bicimidir, Sornurge halkmm ogrendigi ilk sey, kendi yerini bilmesi ve smirlan asmamasidrr. Bu nedenle sornurge halkirun hayalleri her zarnan kaslarla i\gilidir: eylem hayalleri, saldirgan hayaller, Ruyamda sicradiglml, yuzdugumu, kostugumu, nrmandigmu gordOm. Kahka-

5~ yery.izLinlin lanctfilcri

ha atngnm, bir sicrayista bir nehri gecugimi, pesimdeki araba konvoyunun beni asia yakalayamadtgim gordum. Somurgelestirme donerninde somurge halki aksarn dokuzdan sabah aluya kadar ozgur olmaktan asia vazgecmez.

Somurge halkt kaslannda biriken bu saldirganhgi once kendi halkma yoneltir. Siyahlann kendi aralarmda dalasuklan donerndir bu; polislerle sorgu yargiclan Kuzey Alrika'daki sue orarurun sasiruct arnsi karsismda ne yapaeaklanm bilemezler. Bu olgunun nasil degerlendirilmcsi gerektigini daha soma gbreeegiz.2 Somurge halkr somurge duzeni karsismda surekli gerilim icindedir. Somurgecinin dunyasi dusman bir duuyadir; dislayan ama ayru zarnanda da imrenme yaratan bir dunya, Somurge halkmm somurgecinin yerini alma hayalinden hie vazgecmedigini belirtmistik. Somurgeci olma degil, onun yerine gec;me arzusu. Sb1110rge yigmlan buldozer gibi ezip ge<;en bu dU$111an, baskicr ve saldirgan dunya, yalmzca olabildigince cabuk kacmak istedikleri bir cehennerru degil, korkunc bekci kopekleriyle korunan cok yakmdaki bir cenneti de temsil eder.

ama asagilandigma asia inanmaz. Sornurgecinin uzerine atlamak icin dikkatinin dagilmasuu sabrrla bekler. Yerlinin kaslan surekli gergindir, beklernededir. Kaygih ya da dehsete dusmus oldugu hie soylenernez. Ashnda av rolunden crkip aver olmaya her an haztrdir. Somurge halki ezilen biridir ama ezen olma hayalini surekli kurar. jandarmalar, kislalardaki kalk borulan, askeri gosteriler ve dalgalanan bayraklar gibi toplum simge1eri ayru anda hem ketleyici hem de tesvik edicidir. Bu simgeler "oldugun yerde kal" degil, daha cok "dogruyu yapmaya hazir 01" mesajuu tasrrlar. Gercekten de, somurge halki uyumaya ve unutrnaya baslasa bile, somurgecinin kibri ve somurge sisterninin saglamligim sinama endisesi ona buyuk cansmarun sonsuza kadar ertelenerneyecegini cok sik hanrlanr. Somurgecinin yerini almaya yonelik bu itki, kaslann surekli gergin olmasim saglar, Bazi duygusal kosullarda engelin hareketi hizlandrrdigr bilinen bir olgudur.

2 Bkz, 5. Bolum: Somurge Savast ve Zihinsel Bozukluklar.

Somurgeciyle somurulen arasmdaki iliski Iiziksel kutle illskisidir. Somurgeci sayi olarak fazla olan hasrruna karst kendi gucunu one surer. Somurgeci teshircidir. Guvenlik endiseleriyle, sornurge halkma "Burada efendi benim "i yuksek sesle haurlaur. Somurgeci, somurge halkinda disanya cikmasma izin vermedigi ofkeyi canh tutar. Somurge halki somurgeciligin sik dokunrnus orumcek agt icine sikrsrmsur. Ama somurgeeinin icsel olarak sahte bir duyarsizlasrnaya ulasabildigini gbrmi.lstuk. Somurge halkmm kas gerilimi donern donern kabileler, klanlar ve bireyler arasi kanh kavgalarda patlar.

Bireysel duzeyde sagduyunun gercekten reddine taruk oluruz. Somurgeci ya da polis somurge halkun geee gunduz dbvebilir, asagrlayabillr. diz cokturebilirken, somurge halkmm baska bir somurge halknun en ulak bir dusmanca ya da sal-

Sornurge halki her zaman tetiktedir: Sornurge dOnyasmm bircok simgesinden dolayi kafasr kansngmdan smm gecip ge\:mediginden hicbir zaman emin olamaz. Somurgecinin yonettigi dunya karsismda somurge halki sucsuzlugu karutlanana kadar her zaman sucludur, Ama bu sucluluk somurge halkunn kabul euigi bir sucluluk degildir, daha cok bir tur lanet olarak, Demokles'in kdICJ olarak garilli.lr. Ama sornurge halki ruhunun derinliklerinde hicbir otoriteyi kabul etmez. Ustunde egemenlik kurulmustur ama ehlilesmemistir. Asagilarur

60 YCfylizlinHn lancrlilcri

fr.m',,- I"",," 61

dugan bakismda bicagma uzanmasi da az gorulen bir ~ey degildir. Cunku somurge halkmm son caresi kendi kisiligini kardesine karst savunmasidtr. Kabileler arasi savaslar bellegin derinliklerine gomulu asirlar kadar eski kinlerin surmesine hizmet eder yalmzca. Somurge halki kendisini turn kas ve ruhuyla kan davasma atarak somurgeciligin asIa var olmadigim, her seyin eskisi gibi surdugunu, tarihin devam ettigini kendisine kabul ettirmeye cahstr. Sanki kardesler arasi kan golune kolektif olarak aulmak, engeli gormelerini engellemelerine ve sonunda ortaya cikmasi kacirulmaz olan somurgecilige karst silahh mucadeleyi mumkun oldugunca engellemeye yeterrnis gibi, topluluklar duzeyinde cok iyi bildigimiz "basim kuma gomme" tavnrun onernini burada acikca kavranz. Boylece kabileler arasi savaslarda kolektif olarak kendi kendini cok somut bit bicimde yak etme, somurge halkimn kas gerilimini rahatlatan yollardan biri haline gelir, Butun bu davraruslar rehlike karsismdaki olum relleksleridir: somurgecinin varhgiIII ve egemenligini pekistiren ve bu insanlann akilci olmadigma onu ikua eden bir Intihar eylemini temsil edcr. Somurge halki din sayesinde de somurgeciyi dikkate almamayi basanr. Kadercilik ezenin tum sorurnlulugunu onadan kaldmr, kotulukleriu. sefaletlerin ve yazgmm nedeni Tann'ya baglanabilir, Birey bu sekilde Tann'mn buyurdugu yikum kabul eder, somurgecinin ve yazgmm onunde egilir ve icsel yapismm bir anlamda yeniden yapilanmasryla tas gibi sakinlesir.

Ama bu arada yasarn devam eder ve azgelismis toplumlarda cok sik gorulen korkunc mitler sayesinde somurge halki saldirganhgim ketler: bu mitler, her aulan yanlts adimda ortaya cikan kotu ruhlar, leopar adamlar, yilan adamlar, alu ayakh kopekler, zombiler, somurge halkim somurgeci dunyadan cok daha dehset verici tabular, engetler ve yasaklar dun-

yasiyla kusatan, ucu bucagi olmayan devler ya da kucuk hayvanctklar surusudur. Yerli toplumunun her yamna nufuz eden bu buyulu ustyapr, libidonun cahsma tarzmda cok belirgin islevler yerine getirir. Gercekten de, azgelismis toplumlann karakteristiklerinden biri de, libido nun esasen grup ve aile konusu olmasidir. Kendi kansindan baska bir kadmla cinsel iliski kurdugunu ruyasmda goren erkegin ruyasmi acikca anlatngi ve serefi incinen aileye ya da kocaya cezasuu ayni olarak odedigi veya birkac gun karsihksiz cahsugr toplumlar antropologlar tarafmdan cok sikhkla anlanlmisur - yeri gelmisken soyleyelim, bu ornek sozde tarihcncesi denen toplumlann bilincaltma buyuk onem verdiginm kamudir.

Mit ve buyu atmosferi beni korkuturken kusku duyulmaz bir gerceklik gibi islev gorur, Beni dehsete dusururken geleneklerle ve topraklanrnm ya da kabilernin tarihiyle butunlestirir, ama aym zarnanda da bana guven verir, bir statu, bir medeni hal belgesi bahseder, Azgelismis ulkelerde gizli alan, tamamen buyuyle yonetilen kolektif bir alandrr. Beni hareketlerin billursu bir sureklilikle tekrarlandigi bu icinden C1k11- maz agm icine soktugunda, benim kendi dunyam, bizirn kendi dunyanuz olumlanmis olur. lnamn bana, zombiler somurgecilerden cok daha korkunctur, Aruk sorun somurgecthgtn zirhlarla cevnli dunyasiyla uyum icinde olmak degil, cis yapmadan, yere tukurmeden ya da gece disanya cikrnadan once uc kere dusunmektir,

Dogaustu, buyulu guclerin sasiruci derecede benci oldukIan ortaya cikar, Yabancihkla damgalanrrus somurgecinin gucu azaldikca azalrr. Onlara karst savasmak icin hicbir neden yoktur, cunku asil onemli olan mitsel yaprlann yaratngi dehsetli dusmanlardrr, Her seyin hayal duzeyinde devamh bir hasimlasmaya indirgendigi acikur.

62 ycryil/.Bntin l .. nctlilcri

Ama kurtulus ml1cadelesinde, bir zamanlar hayal dunyasina kapilrms, dtle gelmez dehsetlerin tutsagi olmus, gene de kendini duscul kargasaya birakmaktan mutlu olan bu halk parcalamr, yeniden bicimlemr, cok gercek ve acil catismalann kan ve gozyaslan icinde dollentr, Mucahitlen beslemek, nobetcileri yerlestirmek, en ternel gereksinimlerden yoksun ailelerin yardimma kosmak, oldurulen ya da cezaevine giren bir kocarun yerini almak - butun bunlar kurtulus mucadelesinde halktan ustlenmesi talep edilen somut gorevlerdir.

Somurgc dunyasmda somurge halkmm duygusalhgi kostik bir maddenin yakngi acik bir yara gibi tetiktedir. Ruh kuculur, kendi kendint yok eder VI" bircok uzrnanm somurge halknun isterik bir tip oldugunu soylernelerine yol acan kas spazmlanyla kendine ~tkl:;; bulur. Kisiligin ozuyle surekli iletisim kuran gorunmez gozculertn izledigi bu etkilenebilirlik, krizin kaslarla cozulmesinden asm erotik bir haz ahr.

Soml1rge halkmm etkilenebiltrhginln baska bir yonu de, dansm esrtkligiyle enerjisi tukendigt zaman goruiebilir. Somurge dunyasma iliskin butun incelemelerin dans ve buyulu guclerin eltne gecme olgusunu kavrarnak zorunda olmasi bundandrr. SomOrge halkunn rahatlama yontemi, vahsi saldirganlrk VI" icgudusel siddetin tam olarak kanalize edildigi, donusturuldugu ve el cabukluguyla uzaklastmldigi bu kas orjisidir. Dans cemberi serbest bir cemberdir. Korur ve guclendirir. Belirli gun VI" zamanlarda kadmlarla erkekler belirli bir yerde toplamr ve kabilenin ciddi bakislan alunda, duzensiz gorunen ama ashnda asm ruuellesmis bir pandomim yaparlar: bu pandomimde kotu guclen kovmak, kurtulmak ve kendini ifade etmek icm bir cemaat bas sallayarak, vucudunu Heri geri sallayarak, gorkernli VI" kendiliginden hareketlerle oynar. (ember icinde her seye izin vardir. Aya daha yakm 01-

mak istermis gibi urmamlan kucuk tepe He yrkanma, ternizlenrne ve annmamn dansla sembolize edildigt nehir kryrst kutsal yerlerdir. Her seye izin verilir, cunku ashnda bir araya gelmenin tek amaci asm yuklenrnis libidonun ve basnnlmis saldirganhgm volkanik bir patlamayla cozulmesini saglamakur. Simgesel cinayetler, liguratif gecit torenleri, dussel cogul cinayetler, butun bunlar disanya cikmak zorundadir. Butun kotulukler kizgm lav gibi ofkeyle disanya SIZIP yok olur,

Bir adun daha aunca kendimizi tamamen buyulu guclerin denetiminde buluruz. Aslmda bunlar orgutlu cinlere teslim olup bunlardan kurtulma toplannlandir: vampircilik, zombilerin, cinlerin ve unlu Voodoo tannsi Legba'mn esiri olma. Bu kisilik cozulmesi, erimesi ya da bolunmesi somurge dunyasimn istikranru saglarnada kilit bir rol oynar. Yolda kadmlarla erkekler ayaklanru sabirsizhkla yere vurmaktadir, sinirler "gerilmis'ltir, donduklerinde koye huzur, bans ve sukunet gelir.

Kurtulus mucadelesi sirasmda bu rituellere yonelik ilgiden gorulmcmis bir uzaklasma yasamr. Sirn duvara dayah, break bogazmda ya da daha dogru bir ifadeyle elektrik kablosu cinsel orgamna baghyken sornurge halki hikaye anlatrnaktan vazgecmek zorunda kahr.

Yillar boyu suren gercekdisihktan soma, en sasirnci hayallerle ugrasnktan soma, somurge halki elinde silahla varhgmi tehdit eden tek gueOn -eomurgeciligin- karsisma en nihayet dikilir. Ares ve barut arasmda buyuyen sornurge halkmm gen~leri, zombi atalarla, iki bash atlarla, dirilen olulerle ve esnerken bedene giren cinlerle alay etmekte tereddut etmez, Somurge halki ger<;ekli,gi kesfeder ve bunu praksisinin hareketi icinde, siddet uygulamasi ve kurtulus projesi icinde donusturur,

Somurge donerni boyunca bu siddetin surekli on planda

tutulmasma karsm gene de bit ise yararnadigim gormustuk. Dansm ve buyulu guclerin denetimine girrne sayesinde duygusal bosalmalarla kanalize edildigini de gormustuk. Kardes kavgalannda nasrl heba oldugunu gormustuk, Simdi sorun, yon degisurmekte olan bu siddeu ele gecirmektir. Bir zamanlar siddet mitlerle yausunhr ve kolektif intihar yollan bulurken, yeni kosullar siddetin yon degistirmesine olanak saglamaktadir.

karsisma dikilme ihtiyact uzerinde durmazlar, C;OnkO amaclan hie; de sisternin radikal bir sekilde devrilmesi degildir. Pasifist, yasalci ve ashnda duzenin, bu yeni duzenin yandasi olan bu siyasi gruplar, kendileri icin ternel onerndeki bir seyi somOrgeci burjuvaziden nobranca isterler: "Bize daha fazla iktidar verin!" Siddet konusunda seckinlertn kafasi net degildir. Sozlerinde siddet yanhsr, davraruslannda reformisttirler. Burjuva milliyetci siyasi liderler bir sey soylediklerinde, gercekte bunu dusunmediklerini actk bir sekilde ortaya koyarlar.

Siyasal taktik ve tarih acismdan somurgelerm kurtulusu cagmuzda cok onemli yeni bir kuramsal sorun yaraur: Ulusal kurtulus hareketi icin kosullann olgunlasmis oldugunu ne zaman anlayabiliriz? tlk eylern hatti hangisi olmahdir? Somurgesizlestirme cesitli bicimlere burundugundcn, mantik tereddut eder ve hangisinin gercek somurgesiz lestirme. hangisinin sahte oldugunu soylemekten kacmir. Angaje insan icin, kullamlacak arac ve taktiklen, yani tutum ve orgutlenmeyi kararlasurmarun aciliyet gerektirdigim ileride gorecegiz. Bu yoksa, korkunc gerici riskier iceren kor bir iradecilikten baska bir ~ey 01111az.

Milliyetci siyasi partilerin bu ozelliklerini hem siyasi liderlerinin hem de yandaslartrun niteligine baglamak gerekir. Milliyetci partilerin destekleyicileri sehirli secmenlerdir. 50- murge durumundan yarar saglamaya baslayan -elbette aetnacak bir yarar!- isciler, ogretmenler, kucuk esnal ve kucuk dukkan sahipleri kendi cikarlanna bakar. Btl destekleyiciler daha iyi bir yasam ve ucretlerin iyilesurtlmesini ister yalruzca. Bu siyasi panilerle somurgecilik arasmdaki diyalog hie; kesilmeden surer, Yaptlacak duzenlerneler tarnsihr, secimlerde tam ternsil, basm ozgurlugu. dernek kurma hakki tarusihr. Reformlar de ahrur. Bu yuzden, sornurge halkuun buyuk bolumunun metropoldeki siyasi parti subelerinin aktif uyeleri olmasi kimseyi sasmmarnah. Bu somurge insanlan, "ikttdar proletaryaya!" soyut slogam alnuda mucadele ederler ve kendi ulkelerindeki mucadelenin oncclikle milliyetci sloganlarla yurutulmesi gerektigini unuturlar, Sornurge ayduu salduganhguu, somurgecinin dunyasryla ozdeslesme yonundeki kismen ortuk iradesine yanrnusur. Saldirganhgim kendi cikarlanmn, bireysel cikarlanmn hizmctine verrnistir. Dolayisiyla bir tur azat edilmis koleler, bireysel olarak kurtulmus hazir bir koleler suufi kolayhkla dogar. Aydin, bu azat edilmislerin

Somurge doneminde sornurge halkmm siddetine yeni yollar, ycni yaunm kutuplan acan gucler hangileridir? Basta siyasi partiler He aydm ya da ticari seckinler. Ne var ki bazi siyasi gruplann ozelligi, ilkeli olmalan ama slogan atmaktan kacmmalandir. Sornurge donerninde btl milliyetci styast partilerin faaliyetleri yalnizca secimlerle ilgilidir ve halklann kendi kaderini tayin hakki, haysiyet ve ac kalmama hakki temas! uzerine, "bir insan - bir oy" ilkesinin sayisrz kez dile getirilmesi uzerine bir dizi lelsefi-siyasal soylevden baska bir sey degildir. Milliyetci siyasi partiler hicbir zaman somurgecimn

66 j'crrjil'.(inl.ln iancdijcn

fwnv Iauon 67

sayisuu arurma ve bunlardan olusan hakiki bir snuf yaratma yoUanna basvurur. Ote yandan halk kitlelerl bireyierin basan sansi artarken durup izlemeye hie niyetli degildir, Onlar somurgecinin konumunu degil, yerini talep ederler. Somurge halki muazzam cogunluguyla somurgecinin ciftligini ister, Onlara gore, somOrgeci ile rekabete girmek soz konusu degildir. Onun yerini almak isterler,

siddetsizlik. Bu siddetsizlik, en kaba bicimiyle, somurge aydinma ve 1$ dunyasunn seckinlerine somurge burjuvazisinin onlarla ayru cikarlara sahip oldugunu ve bu ynzden ortak yarar icin anlasmamn acil ve olmazsa olmaz oldugunu ifade eder. Siddetsizlik, sonradan pismanhk duyulacak bir hareket yapmadan, onanlmaz durumlar ortaya cikmadan, kan dokulmeden once gorusme masasrrun cevresinde sornurge sorununu cozmeye yonelik bir girisimdir. Ama kitleler gorO$me masasirun cevresine iskemlelerin yerlestirilmesini beklemeden sorunu kendi ellerine alarak yakmaya ve oldurmeye baslarsa, cok gecmeden "seckinler" ve milliyetci burjuva partilerinin Iiderleri hemen somurge yetkililerine kosarak, "Dururn cok ciddi! Nereye vanr bilmiyoruz. Bir cozum, bir tur uzlasma bul mahyiz." derler.

Milliyetci partilerin yurOttugO propagandada koyluluk sistematik olarak disanda tutulur. Oysa somurgc ulkelerde yalruzca koylulerin devrimci oldugu acikur. Kaybedecegi hicbir sey yoktur, ama kazanacagi cok $ey vardir. Koylu, srruf disi ve ac kimse yalruzca siddetin kendisine yardrmci olabilecegini cabucak kesfeder, Ona gore asla uzlasma olarnaz, hicbir taviz verilemez. Ya sornurge olunur ya kurtulunur: bu yalmzca bir gil, iliskisidir, Sornurulen, kurtulusunun var olan butun araclann kullamlmasuu gerektirdigmi kavrar; bu araclardan ilki de siddettir. Bay Guy Mollet 1956'da Cezayir'deki Fransiz yerlesimcilere teslim olunca, Ulusal Kurtulus Cephesi (FLN) unlu bildirisinde, somurgeciligin ancak bogazina bleak dayandigmda gevsedtgtrn belirtn. Tek bir Cezayirh bile bu sozcukleri asm siddet yanhsi bulrnadi. Bildiri butun Cezayirlilerin yureginde hlssetnklerini dile getirrnekten baska bir sey yapmarmsu: Somurgecilik ne dusunen bir makine ne de muhakeme yetenegi olan bir bedendir. SomOrgecilik ciplak siddettir ve ancak daha buyuk bir siddetle karsilasugmda boyun eger.

Bu uzlasma kavrarru sornurgesizlesurme olgusunda cok onernlidir, cunku hie de bash bir mesele deglldir. Uzlasma hem sornurge sisternini hem de yeni paIazlanmakta olan milli burjuvaziyi kapsar. Somurge sisterninin yandaslarr, kitlelerin her seyi yok edebileceklerini anlar. Havaya ucurulmus kopruler, talan edilmis ciftlikler, baskinlar ve savas ekonorniye ciddi sekilde sekte vurabilir: Uzlasma, milh burjuvazinin de gundemindedir: boyle bir kasirganm olasi sonuclanm ongorernediginden ve ashnda bu kargasanm onlan silip supureceginden korktugundan somurgecileri yausnrmaya kosar:

"Hala katliarru durdurma olanagumz var, kitleler hala bize gi.l.veniyor; her seyi tehlikeye atmak istemiyorsaruz acele ed i n." 0 laylar bir adim ileri giderse, rn illiyetci partinin lideri siddetle arasma mesafe koyar. Bu Mau-Mau'Iarla, bu teroristlerle, bu kasaplarla hicbir ilgisi olmadigim yuksek sesle Han eder. En iyi durumda teroristlerle somurgeciler arasmdaki bir

Belirleyici fin geldiginde, 0 zarnana dek hareketsiz kalrms olan somurge burjuvazist harekete gecer. Yeni bir kavrarn ortaya atar; bu ashnda somurge dururnunun yaratugi btr seydir:

68 ycry Li zU nH n b ned i len

irantz Ianon 69

no man's land'a bankat kurar ve "aract" olma talebinde bulunur, yani somurgeciler bu Mau-Mau'laria goruserneyecegmden, kendisi gorusmeleri bizzat baslatrnaya hazirdir. Dolayisiyla ulusal rnucadelenin bu cephe gerisi, halkm savasm oteki taralmda olmaktan hie; vazgecmeyen bu kesimi, kendisini gorusmelerin ve uzlasmamn on cephesine -tam da sornurgecilikli iliskiyi asia koparrnamaya ozen gosterdiginden- Iirlanlnus bulur,

Gorusmelerin baslamasindan once, milliyetci partilerin buyuk cogunlugu en iyi durumda bu "barbarlik"i aciklamak ve mazur gosterrneklc yetinir. Halkm mucadelesiyle aralanna mesafe koyarlar vc metropol basim He kamuoyunun lanetledigi eylernleri ozel konusrnalarda kinadiklan da sikhkla duyulur. Olaylan nesnel degerlendtrebilme saplanulan, harekete gecememelerinin rnesru mazeretidir, Ama somurge aydiruyla milliyetci parti liderlerirun bu klasik tutumlan hie de nesnel degildir, Ashnda onlar, kitlelenn btl pervasrz siddeunin kendi cikarlanm savunrnanm en iyi araci oldugundan emin degildirler. Diger yandan, siddet iceren yontemlerin elkin olrnadigma cia inamrlar, Onlara gore, somurge baskisuu siddet yoluyla kirmaya yonelik her girisimin umutsuz bir caba, bir intihar eylerni olduguna kusku yoktur. Cunku sornurgecilerin tanklannm ve aVCI ucaklarmin zihinlerindeki yeri buyuktur: Onlara "Harekete gecmeliyiz!" dendtginde, akrllarma anlan bombalar, yolJarda luzla ilerleyen tanklar, mermi yagmuru, polis gelir - ktptrdamadan kahrlar. Bastan kaybetmislerdir. Siddet yoluyla zafere ulasamayacaklarim gosterrnernize gerek yak; onlar bu gec:;egi gunluk yasamlannda ve siyasal manevralarmda karutlarlar. Engels'in, cocuksuluk aruti Bay Duhring ile unlu polemiginde yazdigma benzer cocuksu bir konumda kalrmslardir: "Tipki Robinson'un kendine bir

kihc bulabilmesi gibi, Cuma'nm da bir sabah elde dolu bir (abanea ile ortaya cikngmi kabul edebiliriz ve 0 zaman tum 'zor' iliskisi tersine doner: Cuma buyurur ve Robinson imam gevrercesine cahsrna zorunda kalrr. .. Dernek ki, tabanca kihct yener ve zorun yahn bir istenc isi olmadrgrm, ama kullarulmasi icin cok gercek onkosullar, ozellikle en yetkin olanlann 0 denli yetkin olmayanlan alt ettigi alerler istedigirn; ayrica bu aletlerin uretilmesi gerek(igini, bunun da en yetkin zor aracIan, kabaca soylemek gerekirse en yetkin silahlar ureticisinin, o denli yetkin olmayanlann ureticisini yendigi anlamma geldigini, ve kisacasi, zorun utkUSUI1l111 silah uretimine, ve silah uretiminin de genel olarak uretime, yani "ekonomik guc"e, "ekonomik durum"a, zorun emrinde bulunan maddesel arQ(;lara dayandiguu, en cocuksu belitler heveslisi bile kuskusuz ka vrayaca k ur. "3 Ashnda reform ist Iiderler de a ym seyi soy ler:

"Somurgecilere karst neyle savasmayt umuyorsunuz? Bicaklanmzla rru? Av tuleklerinizle mi?"

Evet, her ::;ey sonunda bu zor araclannm paylasumna dayah oldugundan bu araclar sidder alarnnda onemlidir. Ama bu acidan, somurge topraklarmm kurtulusu konuya yen! bir isik tutar. Ornegin gercek bir somurge savast olan lspanya Savasi'nda, 1810 bahar saldmsi sirasmda 400 bin kisilik buyuk bir askeri guce sahip olmasma karsin Napolyon geri cekilrnek zorunda kalrmsu. Gene de Fransiz ordusu savas araclan, askerlerinin kahramanhgi ve liderlerinin askeri dehasiyla tum Avrupa'yi titreui, Napolyon ordusunun muazzarn kaynaklanyla karst karsiya kahnca sarsrlmaz btr ulusal imanla hareket eden Ispanyollar, yirrni bes yil once Amerikan milislerinin ln-

--_._--------

3· Engels: Antt-Duhring, 11 K1Slm, 111 Bolum, "Zor Ktlru1111", Turkce baskr, Sol Yaymlan, Ekil1l 1995.

70 ycryfizLi u nn lunctlilcri

giliz guclerine karst denedigt gerilla savasuu kesfettiler. Ama gerilla savasi, somurge halkmm bu siddet araci, kartellerle tekeller arasmdaki kuresel rekabeue yeni bir unsur olusturmadigr taktirde bir ise yaramaz.

sarrrusn. Su anda en onernli sey, Alrika'daki bir bolgenin Fransiz ya da Belcika egemenligi altmda olup olmadigi degil, ekonornik bolgelerin guvenlik icinde olup olmadrgidir. Topcu atesinin ve yakilnus topraklann yerini ekonomik bagirnlrhk almisur. Bugun isyanci bir sultaru basurma savasi surdurulmuyor arnk. Olaylar daha incelikli, daha az kanh hale geldi; Castro rejimini devirmek icin sessiz planlar yapihyor. Gine'nin bogazi srkilryor, Musaddik tasfiye edildi, Siddetten korkan u I usa I liderler, somurgeciligin "hepirn izi kesecegi~nden korkuyorsa cok yaruhyor, Ordu elbette Ietih gunlerine uzanan kursun askerlerle oynamaya devam ediyor, ama mali cikarlar cok ger;;meden'onlann ayaklanm yere bastmr.

Dolayisryla ihmh milliyetci siyasi partilerden, iddialanru acik secik dile gerirrnelen ve her iki tarafm cikarlanna saygi duyarak somurgeci ortakla birlikte sakince ve sogukkanhhkla bir cozum bulmaya cahsmalan istenir. Cogunlukla sendikacrhgm karikaturu olan bu milliyetci reformist hareketin bir seyler yapmaya karar verdiginde asm banscil yontemler kullanacagi g6riilOr: sehirlerdeki birkac fabrikada isi durdurmak, bir lidere sevgi gbsterisinde bulunmak icin kitlesel mitingler duzenlemek, otobusleri ya da ithal mallanm boykot ermek. BOtOn bu yontemler somurgeci yetkililer uzerinde baski kurmakla kalmaz, insanlann bosalmalanm da sagla r. Bu kis uykusu terapisi, halkm hipnozu hazen basanh olur. 0 zaman gorusme masasmdan, Gabon Cumhurbaskaru M'ba'ya resmi bir ziyaret icin Paris'e geli;;inde soyle demesine olanak saglayan bir siyasal gundern crkar: "Gabon bagimsiz bir ulkedir, ama Gabon He Fransa arasmda hicbir ;;ey degismedi, statuko devam ediyor." Gercekten de tek deg:i:::;en sey Bay M'ba'mn Gabon Cumhurbaskam olmasi ve a strada Fransiz Cumhurbaskamrun konugu olmasidtr.

Somurgeciligin baslangtcmda, Kongo ve Nijerya'dan Pildi$1 Kiyilan'na kadar turn gents topraklan tek bir asked mufreze isgal edebilirdi, Ama bugun somurge halkimn ulusal mucadelesi tamamen yeni bir durumun parcasidir. Kapitalizrn yayilmaci asarnasmda, sornurgeleri, islenir islenrnez Avrupa pazanna gonderilebilen hammadde kaynagi olarak goruyorduo Sermaye birikimi evresinin ardmdan bugun kapitalizm karhhk nosyonunu degi;;tirmi~tiT. Somurgeler pazar olmustur. Somurge nufusu, tuketici pazandu. Bunun sonucunda somurgede surekli garnizon tutulmasi gerekirse, ticaret aksarsa, diger bir deyisle imal edilmis mallarla sanayi mallan arnk ihrac edilemezse, askeri guc kullanmantn ,c6ziim olarak bir yana birakilmasi gerektigi aciknr, Kolelik modelindeki kor tahakkum, metropol icin ekonomik acidan karh degildir. Metropol burjuvazisi icindcki tekelci grup, politikasi yalrnzca silah gu cune dayanan bir hukumeti desteklernez. Metropoldeki Iinansorlerle sanayicilerin hukumetlerinden beklentisi, somurge halklan yak etrnesi degil, ekonomik anlasmalarla kendi "mesru cikarlar'tuu korumasidir,

Dolayisryla kapitalizrn ile somurge topraklannda alevlenen siddet yanhsi gucler arasmda nesnel bir sue ortakhgi vardir. Aynca somurge halki ezene karst tek basma degildir, Kusku yok ki Heriei ulke ve haikiann siyasal ve diplomatik destegi de arkasmdadir. Ama en onernlisi linans gruplannm aralanndaki acrmasiz savas ve rekabettir. Berlin Konferansi, paramparp olmus Afrika'yt uc dort Avrupa bayragina bolmeyi ba-

72 ycryiJdllllln lanctlilcri

Sornurge halkmm pasiflestirilmesinde somurge burjuvazisine "olmazsa olmaz" din yardnn ve yatakhk yapar. Tokat ye~ diginde oteki yanagiru ceviren, kendisine karst gunah isleyenleri affeden, tukurulur ve hakaret edilirken hie irkilmeyen butun 0 azizler el ustunde tutulur ve ornek gosterilir. S6mOrge ulkelerin seckinleri, 0 azath koleler, bir zamanlar hareketin basmdayken sonunda kacimlmaz olarak bir mucadele taklidi uretirler. Kolecilik yanhlanm utandirmak ya da koleleri ezen rakip Iinans gruplanna gOIOn<;: bir humanizm ideolojisi saglamak uzere harde: koleligi ierimini kullarurlar. Aslmda hicbir zaman gercekten kolelere hitap ermezler, asla onlan sornut olarak harekete gecirmezler. Tam tersine, hakikat -onlara gore yalan- am geldigtnde, sanki hokus pokusla "somurge rcjiminin sonu "na yol acabilecek kesin bir silah olarak hi/lese! scIcrberlik tehdidini savururlar. Bu siyasi partilerde ve kadrolan arasinda ulusal bagrmstzhk kornedisine kasuh olarak srrtlanru donen devrimciler vardir kuskusuz. Ama onlann konusmalari, inisiyatifleri ve ofke patlamalan cok ge~meden parti mekauizrnastyla aralanru acar. Bu unsurlar yavas yavas yahnhr, soma da kesin olarak uzaklastmhrlar. Ayru zamanda, sanki diyalektik bir eszarnanhlik varrms gibi, sornurge polisi de tepelerine biner. Sehirlerde guvenlikleri kalmayan, militanlann yuz cevirdigi, parti liderlerinin reddetrigi, krskiruci gozuyle hakilan bu lanetliler sonunda kirsala gider. Iste 0 zaman, koylu kitlelerin leb clemeden leblebiyi anladiklanm ve hie hazir olmadiklan soruyu hit; tereddutsuz sordukIanni kavrarlar: "Ne zaman bashyoruz?"

de yogunlasurahm. Siyasi liderler konusmalarmda ulusa "ad" verir. Boylece sornurge halkunn talepleri lormule edilmis olur. Ama icinde btr oz yoktur, siyasal ya da toplumsal bir gundern YOktUT. Muglak ama yine de ulusal bir bicim, btr cerceve vardir, bunu da asgari talep olarak niteleyebilirtz, Konusmalan yapan, milliyetci basmda yazt yazan politikacilar halkm umutlanm arnnr. Yikicihktan kacmsalar da aslmda dinleyicilerin ya da okurlarm bilinclerine korkunc yiktcihk tohumlan ekerler. Cogunlukla ulusal ya da etnik dil kullarnhr. Burada da beklentiler yukseltilir ve hayalgucunun sornurge duzcninin disuia cikrnasma olanak saglamr. Bazen bu poliukacilann bile, "Biz siyahlar, biz Araplar" dedigi olur ve somOrge donenunde belirsizlik tasryan bu kelirnelere kutsal bir anlarn yuklenir. Btl milliyetci politikacilar atesle oynamaktadrr. Cunku, yakm bir zamanda Afrikah bir liderin bir grup gcne;: aydma dedigi gibi: "Kitlelerle konusmadan once iyice dusun un. ko layca coskuya ka pilular." Dernek ki sornurgelerin tozunu atnran tarihin bir hilesi var.

Sehirli devrimcilerle koyluler arasmdaki bu bulusmayi daha soma cle alacagiz. Davrarnslannm gene de ilerici niteligini gostermek icin simdilik dikkatimizi siyasi partiler uzerin-

Siyasi lider halki bir toplannya eagmhgl zarnan havarun kan koktugu soylenebilir. Ne var ki t;ogunlukla !ider asil olarak bir guc "gosterisi" ile -bu gucu kullanmamak icin- ilgilidir. Arna korukleneu cosku =kosturmacalar, yapilan kOI1l1$ma la r, kala bahklar, po lisin varhgi, askeri gOt;, tutu klamalar ve Iiderlerin ulke disma surulmesi-, butun bu ajitasyon insanlara bir seyler yapma zamamrun geldigi izlenimini verir. Bu huzursuzluk donernlertnde siyasi partiler sol tarafta sukunet cagnlanm arttnrken sag tarafta ise somurgeci yetkililerin liberal niyetlcrini kavrarnak amaciyla ufku tararlar.

Halk cia devrimci yeteneklerini ve atesini canh tutrnak icin toplulugun yasanumn baz r olaylanru haurlar. Omegin sik: la-

74 ycryi.tzUnun hmctlileri

fran." funon 75

kipten soma po lise karst gunlerce direnen haydut, tek basma dort bes polisi oldurdukten soma oldurulen ya da sue ortaklanm "ele vermemek" icin Intihar eden haydut; bunlarm hepsi halkm kilavuzlan, eylem ornekleri ve "kahraman'tIandrr. Boyle bir kahramarun bir lursrz , alcak, yoz biri oldugunu soylemeye gerek yok kuskusuz. Somurgeci polis in onu katletmesine neden olan eylem ozellikle somurgeciye ya da somurgeci mulkune yonelikse, aynm cizgisi acik ve kesindir, Ozdeslesme sureci otomatik olarak isler,

Bu olgunlasma surecinde fethe karst ulusal direnisin oynadlgl tarihsel rolun de alum cizmemiz gerekiyor. Somurge halkmm tarihindeki en onemli kisiler, yabanci isgaline karst ulusal direnise onderiik etmis kisilerdir her zaman, Behanzin, Soundiata, Samory ve Abdulkadir eylem doneminden onceki evrede ozel bir coskuyla aruhrlar. Bu, halkm yeniden yola crkmaya, somurgeciligin getirdigt durgunlugu kirmaya ve tarih yapmaya hazirlanrnakta oldugunun karundir.

Yeni ulusun ortaya cikisi ve somurge sisteminin yikilmasr, ya bagimsiz halkm verdigi siddete dayah mucadelenin ya da diger somurge halklann somurge rejimini frenleyen periferik mucadelesmin sonueudur.

kir. Nasil yapabiliriz?" Bir Dien Bien Phu her sornurge insamrun ulasabilecegi bir seydir. Tek sorun, ellerindeki gU\;leri toplamak, 6rgo.liemek ve eylem tarihini saptarnaktir. Bu yaygtn siddet armosferi yalmzca somurge halkim degil, icten ice kaynayan Dien Bien Phu'lann sayismm farkma varan somurgecileri de etkiler. Bu nedenle somurgeci hukumetlert hakiki ve toptan bir panik kaplar. tlk hamleyi kendileri yapmak, kurtulus hareketini saga cekrnek ve halki silahsizlandtrmak isterler: Aman cabuk, somurge olmaktan pkarahm! Cezayir gibi olmadan Kongo'yu somurge olmaktan cikarahm. Tum Afrika icin bir plan yapahm. Afrika Toplulugu yaratahm, bu Toplulugu modernlestirelim, ama Allah askina somurge olmaktan cikarahm. 6yle hizla s6mOrgesizle~iyoriar ki, Houphouet-Boigny'ye* baglms1zhk dayatular. Somurge halklann tarumladigi Dien Bien Phu stratejisine somurgeci devlederin egemenligine saygr terneline dayah kusatma stratejisiyle yamt verir.

Ama simdi siddet atmosfertne, yuzeyin hemen altmda duran siddete geri donelim, Siddet geli~irken ye~itli mekanizrnalarm siddeti nastl bir ytkt~ olarak kullandiguu g6rmO~tuk. 50- murge rejiminin kabileler arasi ya da b61gesel cansmalarda siddete dayatugi ba~kala~maya karsm, siddet ilerlemeye deyam eder, sornurge insam du-,?manml tamr, cektigi buum actlara bir isirn verir ve tum ofke ve nefretini butun ~iddetiyle bu yeni yone akmr. Ama bu siddet atmosferinden siddeti eyleme geyirme asamasma nasil geyeceg,iz? Kapagi kim acacak? 11k olarak boyle bir gelisme somOrgecinin huzurunu kacmr. 56- murge insamm "tamyan" somurgeci, bazt isaretlere bakip 01acaklan anlar, lyi yerliler azahr, ezen yakla$tlg,mda sessizlik coker, Bazen bakislar sertlestr, tavir ve konusrnalar acikca sal-

Somurge halklar yalrnz degildir. Somurgeciligin cabalarma karsm hudutlanndan havadisler ve soylentiler sizar. Siddetin her yerde var oldugunu, orad a burada patlak verdigini ve bazt yerlerde somurge rejimini alasagi ettigini keslederler. Bu siddet somurge halki icin yalmzca bilgi saglayict degtldir. eyIerne yonelik bir rolu de vardir. Dien Bien Pu'da Vietnam halkimn buyuk zafen aruk yalruzca Vietnamhlann zaferi degildir. Temmuz 1954'ten itibaren somurge halklar kendilerine soruyor: "Baska bir Dien Bien Phu zaferi icin ne yapmak gere-

• Fildis] Salnli'ntn efsanevi lideri ve ilk cumhurba~kam. (y.n.n.)

rrnfl!l funon 7 7

7 6 ycry Ill.tI nun 10ln~ di lcri

dtrganlasir. Milliyetct partiler huzursuzdur; cok daha Iazla toplanu isterler, aym zamanda guvenlik de arunhr, askerler takviye edilir, Somurgeciler, ozellikle ciltliklerine stkistp kalmrs olanIar, ilk aiarma gecenler olur. Sen onlemler almmasiru isterler.

Yetkililer gercekten de agtr onlernler ahr; bir iki lideri ya~alar, askeri gosteri ve manevralar duzenler, ucaklarla gosten yaparlar. Ama bu askeri gu~ gosterileri. bu savas tehdidi niteligindeki tatbikatlar, arnk havayr kaplarms olan bu barut kokusu halkm gozunu korkutrnaz: Bu sungulerle aglr silahlar halkm saldrrganlrgim arunr yalmzca. Hava drarnatiklestikce herkes her seye hazrr oldugunu kamtlamaya niyerlenir. Silahlann kendi baslanna patlamasi bu kosullar alnnda olur, cunku sinirler gerilmis, korku artrmsnr ve herkes tetiktedir. Tek bir stradan olay bile silahlann patlamasma yeterli olur: Cezayir'de Serif, Fas'ta Orta Quarries, Madagaskar'da Moramanga.

geri getirme gibi zor bir gorevin verildigi liderlerinin scrbest bITakllmasml talep ederler. Somurge sistemini yok etme gibi dey bir goreve kendiliglnden sidder yaurnm yapan somurge halkr, kendisini cok ge<:meden pasif, ktsir bir slogan atarken bulur: "X ya da Y'yi serbest blrakm!~4 0 zaman sornOrgeci yetkililer bu Hderleri serbest hirakacak ve g6rO:;;melere baslayacakur. Sokaklarda dans etme zamam gelmi:;;tir.

Bazcn de siyasi parti aygttma dokunuhnaz. Ama somurgeci baskisi He halkm kendiliginden tepkisi arasmdaki karsihkIt oyunda paniler militanlanna hiikmedemez. Kitlelerin siddeti tsgalct giio;;lerin askeri kuvvederine yonelir; durum kotulesir, vahirn bir hal ahr. Henuz rumklanmamlsliderler bir kenarda durup beklerlcr. Borokrasileri ve mannkh giindcmlertyle birdenbire ise yaramazla:;;an liderlerin, olaylarm distnda kalarak, "gemlenmis halk adma konusmak" gibi buyuk bir sahlekarhga kalkl~tlklaTl g6ruliir. Gene! kural olarak somurged yetklltler bu ltderlere tannnm bir nimeu gibi sanhrlar, bu ise yaramazlan kendi muharaplan kilarlar ve iki dakikada onlara baglmstzltk bah~ederek duzeni yeniden tesis etmeyi

onlara btraklrlar.

DolaYlstyla herkesin bu :?iddetin bilindnde oldugu g6riilu-

yor ve sown, bu siddete daha buyuk bir siddetle yarut veril-

mesi degil, krizin nasil arlanlacagtdir

Ger(:ekren de bu stddetin bile~enleri relerdir? Daha once

g6rmu~ oldugumuz gibi, somurge kidder kurtulu?lanna ancak ve ancak zor yoluyla ula:;;abileceklerine i(:gudOsel olarak inamrlar. Achk ceken, zayif du~iirOlmO~, reknigc ve 6rgOtse1 kaynaklara sahip olmayan bu insanlan i~galin askeri ve eko-

Baski, brrakin ivmcyi durdurmayi, ulusal bilincin gellstmini iy~~e artunr. Ulusal bilinc embriyon duzeyine ulasugr andan itibaren ezenle ezilen arasmda tek cozumun siddet oldugunu gosteren kan banyosu bu bilinci pekistirir, Burada sunu da belirtmeliyiz ki, silahh ayaklanma cagnsi yapanlar ya da orgutleyenler siyasi partiler degildir. Bunm bu baskici onlemler, korkunun sonucu alan butun bu eylemler liderlerin istedigi bir sey degildir. Bu olaylar onlan hazirliksrz yakalar. a zaman sornurgeci yetkililer milllyetci liderleri tutuklamaya karar verebilir, Ama bugunlerde somurge ulkelerin hukumetleri kitleleri liderlerinden yoksun etmenin cok tehlikeli oldugunu gayet iyi biliyorlar. Cunku 0 zaman halk kanh ayaklanmalara, isyanlara ve "vahsi cinayeder"e bastankara girisir. Kidder "kana susanus Icgudulert'ni serbest birakrr ve duzeni

-1_ Tutuklanan lidcr sOlnurge \,illelcrln sahici sOzcilsil ole olabilir. Bu durumda somiirgc yet kililen v<"l ltderler yararmak i~in bu IUlukbmadan yaratlanrrlar-

78 vcrvrtznnnn l<ln~dikrj

nomik gucuyle karst karsiya kahnea yalmzca siddetin onlan ozgurlestirecegine hangi zihin sapkinhgi inandirrms olabilir? Zafere ulasabilmeyi nasil umut edebilirler?

Cunku urkutucu olan sudur ki, siddet, bir yontem olarak, siyasal bir partinin slogam olabtlir, kadrolar halki silahh mucadeleye kanlmaya tesvik edebilir. Bu siddet konusu uzerinde dikkatle dusunmek gerekir. Alman militarizmi suur anlasmazhklanru zor aracihgryla cozrneye karar verdiginde hie sastrmayrz, ama ornegin Angola halki silaha sanlmaya karar verdiginde. Cezayir halki siddete dayanmayan butun araclan reddettiginde, bunlar bir seylerin olmus oldugunun ya da 01- ma surecinde oldugunun kamndir. Somurge halklar, modern zamanlann bu koleleri sabirlanrun sonuna gelmistir. Ancak boyle bir deliligin kendilerini somurge baskismdan kurtarabileeegini bilirler. Dunyada yeni bir iliski turu ortaya cikiyor. Azgeli:;;mi:;; halklar zincirlerini kinyorlar VI" isin rnuhtesem yam da bunda basanli olmalan. Bu Sputnik ~agmda achktan 61- menin aptalca bir ~ey oldugunu dusunebiliriz, ama somurge halklar bunun aciklamasim gayet iyi biliyor. Dogrusu sudur ki, basanh olma sansi olan tek baski bicimini, yani onemli miktarda isgal kuvvetini uzun sure yerlestirebilecek tek bir sornurgeci ulke yoktur bugun.

Somurgeciler kendi ulkelerinde de guvenlik guclerini devreye sokrnayi gerektiren isci talepleriyle karst karsiyadirlar. Ustelik su anki uluslararasr dururnda da kendi rejimlerini korumak icin askeri birliklere ihtiyac duyuyorlar. Kurtulus hareketlerinin Moskova'dan yonetildigi unlu efsanesini de gayet iyi biliyoruz. Rejimin panige donusmus manugi icinde bunun anlarm sudur: "Bu boyle devarn ederse, komunistler bu bolgelere sizmak icin huzursuzluktan yararlanabilir. ~

Somurge insammn siddet tehdidini acik acik savurmasi, var olan durumun istisnai niteliginin farkmda oldugunu VI" bundan olabildigince yararlanmak istedigini kamtlar. Ama daha kisisel duzeyde de, modern dunyarun en ucra yerlere kadar sizdrguu gorrne Iirsati bulan somurge insaru. kendi sahip olmadigi seylerin farkma gayet iyi vanr. Kitleler bir tur (cocuksu) manuk yuruterek, bu tur seylerin kendilerinden calmdlgma ikna olurlar. Bu nedenle azgelismis bazi ulkelerde kitleler cok hizla ileriye anhr ve iki u<; ytlhk baglmslzhktan sonra umutlannm bosa C;lktlgml kavrarlar: Hicbir sey degismeyecekse "bunca zahmete" deger miydi? 1789'daki Fransrz burjuva devriminden soma en mutevazi FTanSlZ koylusu bile ayaklanmadan onernli olcude yarar gordu, Ama gelismekte olan ulkelerin nulusunun yuzde doksan besi icin bagunsuhgm hernen degistklik getirmedigi iyi bilinir, Vukuf sahibi bir g6zlemci, her an yeniden parlayabilecek kozler gibi bir tur gizil hosnutsuzlugun farkma vanr.

Bu yuzden sornurge halkm fazla hizh yol almak istedigini soylerler, Daha kisa bir sure once somurge halkm yavashkla, tembellikle ve kadercilikle suclandigim da unutmayahm ama. Ozgurluk rnucadelesi sirasmda gayet belirgin yollan olan siddetin ulusal bayraklarla gecu toreni yapuktan soma buyulu bir sekilde ortadan yok olmayacagim zaten biliyoruz. Ulus yaratrna sureci kapitalizmle sosyaHzm arasmdaki kritik rekabet cercevesinde surmekte oldugundan yok olmamak icin daha cok nedeni vardir,

Bu rekabet en yerel taleplere bile neredeyse evrensel bir boyut kazandmr, Yapilan her toplann, her baski uluslararasi arenada yanki uyandmr. Sharpeville katliarm kamuoyunu ayIarca sarsn. Basmda, radyolarda ve ozel konusmalarda Sharpevillc bir simge haline geldi. Insanlann Guney Afrika'daki

SO ycryOzLini.ill hmcdilcri

Iruurz fauun H]

apartheid sorununa egilmesi Sharpeville sayesinde oldu. Azgeltsrnts bolgelerdeki onernsiz olaylara buyuk guclerin gosterdigi ani ilgiyi yalruzca demagajinin aciklayacagma inanmak icin de bir neden yak Ucuncu Dunya'daki her koylu isyaru, her ayaklanma soguk savasm cercevesine sokulur. Salisbury'de iki kisi dovulur ve hemen tum blok eyleme gecer, bu iki adamdan soz eder ve Rodezya sorununu gundeme getirmek tctn bu olaydan yararlamr - bu olayi Afrika'nm geri kalamyla ve tum somurge halklarla iliskilendinr. Ama oteki blok da kendi sisterninin yerel kusurlanm, surdurulen kampanyamn etki alaruna bakarak gorur. Somurge halklar hicbir tarafm bolgesel causmalardan uzak kalmak istemedigini kavrar. Arnk ufuklartrn belirli bir bolgeyle sirurlayamazlar, cunku bu evrensel gerilim atmosferine onlar da kaprlmisur.

af degildir, tersine, tam gobegmdedtr. Bu nedenle azgelismis ulkelerin devlet adamlan, konusmalannda normal olarak yok olmasi gereken bir saldirganhk ve ofke tonunu surekli korur. Yeni liderlerin srk sik belirtilen nezaket eksikligi de anlasilabilir bir seydir, Ama aym liderlerin kardesleriyle ve yoldaslanyla konusurken asm naztk olduguna pek dikkat edilmez. Nezaket eksikligi, oncelikle otekilere, gozlem ve arasurrna yapmaya gelen eski somurgecilere yoneliktir. Eski somurge insaru, cogu zaman bu arasnrrna bulgulanmn onceden hazrrlanrrus oldugu izlenimini edinir. Gazeteciler bu bulgulan hakh cikarmak icin gorevlendirilmisrir. Makaleleri susleyen lotograflar, neden soz eWgini bildiginin ve oraya daha once geldiginin karuudir. Arasurma, "Biz oradan aynldrgumzdan beri her $cy kotuye gitmi$"i kamtlamaya girisir Gazeteciler cogu zaman kino muamelc gorduklcrinden, kotu kosullar alnnda cahsmaya zorlandiklarmdan ve bir kayitsrzhk ya da dusmanhk duvanna tosladiklanndan yakuurlar, Butun bunlar cok normaldir. Milliyetci liderler, uluslararasi kamuoyunun yalmzca Batt basim tarafmdan sekillendirildigini bilir, Banh bir gazeteci bizimle roportaj yaparsa nadircn bize yardun etme niyeti tasir. Ornegin Cezayir savasmda, Fransiz gazetecilerin en liberali bile mucadelernizi tarumlarken belirsiz ifadelet kullanrnaktan vazgecmedi, Onlan bundan dolayi kmadrginuz zaman, butun sarnimiyetleriyle nesnel olduklan yarunm verdiler. Somurge insaru nesnelligin her zaman kcndisine karst isledigini bilir. Eylul 1960'da Birlesmis Milletler Genel Kurulu'nda uluslararast diplomasiye egemen olan yeni tavir da aym sekilde anlastlabilir bir sey. Somurge ulkelerm temsilcileri asm derecede saldirgan ve siddet yanhsiydt, ama somurge halklan onlann abanuklanm dusunrnedi. Afrikah sozculerin radikalizmi ciban basuu ortaya koydu ve vetolann,

Her uc ayda bir 6. ya da 7. Amerikan filosunun bir kryiya yoneldigini duydugumuzda, Kruscev fuzelerle Castro'nun yardmuna gelme tehdidinde bulundugunda, Kennedy Laos sorunu icin siddet iceren bir cozume basvurdugunda, sornurge halklan ya da yeni bagrmsiz olmus halklar ister istemez delice bir yuruyuse zorlandiklan izlenimi edinirler. Ornegm baglmslzhgml yeni kazannus ulkelertn hukumetlerini ele alahm. lktidardakiler zamaulanrnn ucte ikisini sirurlanru gozlemekle, her tur tehlike tehdidini savusturmakla, geriye kalan ucte birde ise ulkeleri icin cahsmakla ge<;irirler. Aym zarnanda destek de ararlar. Aym diyalektigin yoneutgt milliyetci muhalefet parlamenter cozum yollanndan uzak durur. AClmasiz isyana tesvik cabalarmda onlan desteklemeyi kabul edecek mOttefikler arariar. Siddet ortarm, s6mOrge asamasma stzdiktan sonra ulusal yasama da egemen olmayi surdurur. Daha once de belirttigimiz gibi, O;;OncO Dunya siddeuen rnu-

8 Z vcrv 0 ttl n ti n I .. net Iii eri

fr:mtl. fanon 83

buyuk guclerin kendi aralanndaki diyalogun kabul edilernez niteligine ve en onemlisi Ucuncu Dunya'ya aynlan onemsiz role isrk tuttular.

Yeni bagtmsiz olmus halklann baslatngi diplomasi aruk nuanslar, imalar ve hipnotik parolalar olayi degildir. Halklar sozculerine ulusun birligini, kitlelerin refaluru, insanlann ozgurluk ve kendine yetebilirlik hakkim savunmasi gorevi vermistir.

Dolayisiyla bu, sornurgeciligin hareketsiz, taslasrms dunyasma tuhafbir bicimde ters dusen, hareket halindeki, ofkeli bir diplomasidir. Bay Kruscev Birlesmis Milletler'de ayakkabtsiru salladigmda ve yumrugunu masaya vurdugunda azgelisrnis ulkelerin tek bir temsilcisi, tek bir somurge insarn gulmez. Cunku Bay Kruscev, onu izlemekte olan sornurge ulkelere, fOze sahibi bir mujik olan kendisinin bu zavalh kapitalistlere hak ettikleri sekilde davrandigim gostermektedir. Aym sekilde Birlesmis Milletler'e askeri uniformasryla katilan Castro da azgelismis ulkelerde skandal yaratmadi. Castronun gosterdigi sey, suregelen siddet rejiminin farkmda oldugudur. SasiruCl olan, Birlesmis Milletler'e makineli tufegiyle gelmemis 01- masiydr, ama belki de buna izin vermezlerdi, lsyanlar ve umitsiz eylernler, macete ya da baltalarla silahlanmis gruplar, kapitalizmle sosyalizmi karst karsiya getiren amansiz mucadelede ulusal kimliklerini bulurlar.

cansmanm belirleyici momentlerini asil olarak Budapeste ve Suveys olusturmustur.

Sosyalist ulkelerin kosulsuz destegiyle yureklenen somurge halklar ellerine ge~en butun silahlarla somurgeciligm zaptedilernez kalesine dogru anldilar, Bu kale bicakla ve ciplak ellerle yikilamaz olsa da, soguk savas kosullan dikkate almdigmda yenilmezligi parampar,a olur.

Bu yeni kosullarda Amerikahlar uluslararasi kapitalizrnin patronu olma rolunu cok ciddiye ahyorlar. Avrupa ulkelerine somurge ulkeleri bagimsrzlasurmalanm basta dostca bir tavirla ogutluyorlar. lkinci asamada AJrika AJrilwhlarmdlr ilkesine once saygilanm, soma desteklerini gostermekte tereddut etmezler. ABO bugOn halklann kendi kaderini tayin hakkmm savunucusu oldugunu resmi olarak deklare etmekten korkmarnaktadir. Bay Mennen-Williarns'm son ziyareti, Amerikalilann O~OncO Dunya'mn Ieda cdilmemesi gerektiginin farkmda olduklanm cok iyi gostennektedir. Ancak ezenlerin askeri aygiuyla in abstracto [SOYUl olarak] karsilasnnldigmda somurge halkmm siddetinin umitsiz oldugu anlasilabilir bir sey. Ote yandan uluslararasi iltskiler ortarmnda siddetin ezene korkunc bir tehdit olusturdugunu kavranz, lsrarh ayaklanrnalar ve Mau-Mau ajitasyonu bir sornurgenin ekonomik yasarmm olumsuz etkiler, ama metropole tehdit olusrurrnaz. Emperyalizm acismdan, sosyalist propagandanm kitlelerin icine srzrna ve onlara bulasma olasihgr daha buyuk bir tehdittir. Soguk savas doneminin causmalan suasmda bu zaten ciddi bir risktir. ama steak savas durumunda, kanh gerilla savasinm curuttugu somurgeye ne oIur?

1945'te Setif'te olen 45 bin kisi fark edilmeyebilirdi; 1947'de Madagaskar'da olen 90 bin kisi basmda birkac saurla yer alabilirdi; 1952'de Kenya'daki isyam basurma harekanrun 200 bin kurbam nispeten kayitstzhkla karsilanabilirdi - cunku uluslararasi celiskiler yeterinee net degildi, Kore ve Cinhindi savaslan yeni bir asamayi coktan belirlemisti. Ama bu

o zaman kapitalizm, ulusal savaslar patlarsa askeri stratejisinin yitirecek cok seyi oldugunu kavrar. Dolaytsiyla bans

icinde bir arada yasarna cercevesinde butun s6mOrgeler yok olmaya yazgihdrr ve uzun vadede tarafstzhk da kapitaltzmden sayg1 gorecektir. Ne pahasina olursa olsun kacrrulmasi gereken sey, stratejik gi.\vensizlik, kitlelerin dusman bir doktrini benimsemesi ve On milyonlarea insamn radikal ncfretidir. 50- mOrge halklar uluslararasi politikaya egemen olan bu zorunluluklann elbette Iarkmdadrr. Bu nedenle siddete ofkeyle kar$1 cikanlar bile her zaman bu evrensel siddet temelinde plan yapar ve hareket ederler. BugOn iki blokun bans icinde birarada yasarnasi somurge ulkelerde siddeti korur ve arnnr, Belki yann somurge topraklann tam olarak kurtulusundan sonra bu siddetin yer degi$tircligine tamk olacagiz. Belki azmhklar sorununun de almdiguu gorecegtz. Simdiden bazilan kendi sorunlanru cozmek icin siddet yonternlerini kullanmakta tercddut etrniyor ve ogrendigirnize gore siyah radikallerin ABD'de silahh mills gruplar olusturrnalan rastlanu degil. 56zde hur dunyada 55CB'deki Yahudi azmhklar icin savunma korniteleri kurulmasi Vf' General de Gaulle'un konusrnalanndan birinde komunist diktatorlugun ezdigi milyonlarca MOsluman'a birkac darnla gozya$1 dokmesi de rastlann degil, Kapitalizm de cmperyahzm de irkcihga karst mucadelenin ve ulusal ozgurluk harckctlerlnin kesin olarak "disandan denetlendigine ve kiskrruldigma inamyor. Bu yuzden OZglU Avrupa Radyosu ve ezilen azmhklara yardun kornueleri gi.bi pratik takrikler kullanmaya karar veriyorlar. Tipki Cezayir'de Fransiz albaylann SA5 ve psikolojik servislerle yikrci savas uygulamalan gibi onlar da anti-somurgecilik uyguluyorlar. "Halki halka karst kullamyorlar". Bunu nereden aldiklanm biliyoruz.

Bu tehdit ve siddet ortarm, bu fuzeler sornurge halklanrn ne korkurur ne de yollarmdan cevirir. Onlann tum yakm ta-

rihleri bu durumu "anlama'Tanm mumkun kilar. Somurgelerdeki siddetle dunyarun icinde oldugu bu sinsi siddet arasmda bir tur sue ortagi baglanti ve turdeslik var. Somurge halklar btl ortama kendilerini uyarladtlar, ilk kez zamana uyum sagladliar. Bazen insanlar somurge insamnm kansma bir elbise almaktansa transistorlu radyo almasma sasmyorlar. Sasiracak bir sey yok. Somurge insaru yazglsma simdi karar verecegini biliyor. Kryarnet gunu atmoslerinde ya$lyor ve hiebir seyin lark edilmeden gectp gitmemesi gerektigini dusunuyor. Bu ncdenle de phOUI11O vc Phoumi'yi, Lumumba ve Tshombe'yi, Ahidjo'yu ve Moumie'yi, Kenyaua'yi ve yerlerine gecmek icin surckli gctirilenleri gayer iyi anhyor. Bu insanlan cok iyi anhyor, cunku onlann ardmdaki guclerin rnaskelerini dusurebiliyor. Somurge insam, azgelismis insan, bugOn sozcugun gezegen capindaki anlarruyla siyasi hayvandir.

Bagnnsizhk somurge halklara kesinlikle moral verdi ve onurlanm kurtardi, Ama henuz bir toplumu inceden inceye kurma ya da kendi degerlerini olusturup sinama zamam bulamadilar. Yurttasm ve bireyin saytsi giderek artan alanlarda gelisip olgunlasngi parlak odak noktalan henuz mevcut degildir. Bir tur arafta bulunan bu insanlar hcrkes icin her seye ayru zamanda baska yerlerde karar verildigine cok kolayca ikna olurlar. Siyasi liderler de bu durumla karst karsrya kaldiklarmda tereddut eder ve tarafsizhk politikasim secerler.

Tarafsizhk konusunda soylenecek cok sey var. Bazrlart tarafstzhgr, sagdan soldan aldiklan sadakalardan ibaret bir tur igren;; merkantilizme benzetir. Ama tarafsizhk, soguk savasm yaratugi btl durum, azgelismis ulkelerin her iki taraftan da ekonomik yardim almasina olanak saglasa cia, btl raraflann

86 vcrvnzu n.li n lune rl il etl

f runtz f'l n •• n 87

azgelismis bolgelere gerekngt kadar yardimda bulundugu anlarmna gelmez. Askeri arasurmalara aynlan astronomik rakamlar, nukleer savas teknisyenlerine donusmus bu muhendisler, on bes yil icinde azgeltsmts ulkelerin yasarn standartlanru yuzde alums orarunda yukseltebilirdi. Dolayistyla, azgelismis ulkelerin bu soguk savasm siddetlenmesinde ve uzaulmasmda gercek cikan olrnadigi aciknr. Ama kimse onlann gorusunu almaz. Bu yuzden mumkun oldukca kendilerini uzak tu tarlar. Ama gercekten uzak tu tabilirler mi? Ornegin SU anda Fransa Afrika'da atom bombast denemeleri yaplyOr. Kararlar, toplanular ve gurultulu panrtrh diplomatik kopuslar bir yana birakihrsa, Afrika halklarmm Fransa'mn bu alandaki tavnru fazla etkileyebildigint soyleyemeyiz.

Dogrusunu soylernek gerekirse herkes onlardan bir parca ister. Buna da tarafsizhk diyoruz. Ama yuzde doksan besinin okumaz yazmaz oldugu bir nulusa gore haklarmda muazzam bir edebiyat vardir. Cok yolculuk yaparlar. Azgehsmis ulkelerin liderleri ve ogrencileri havayolu sirketleri icin alnn madenidir. Afrikah ve Asyah vetkililer bir hafta Moskova'da sosyalist planlama uzerine bir seminere kauhrken, sonraki hafta Londra'da ya da Columbia Unlversitesi'nde serbest tiearet uzerine baska bir serninere kanlabilirler. Afrikah sendika uyeleri de buyuk gelisme kaydetmektedir. Liderlik konumuna atamr atanmaz ozerk birlikler kurmaya karar verirler. Sanayi ulkelerindeki elli ytlhk sendikacihk deneyimine sahip degildirler, ama apolitik sendikaciltgm sacmahk oldugunu gayet iyi bilrnektedirler. Burjuva aygitla basa cikmak zorunda kalmarmslardir, snuf mucadelesi nden bi line ge listirrnemislerdi r, ama bu belki de gerekli degildir. Belki. Cogu zaman globallik karikaturu haline gelen bu tumlestirici iradenin azgelismis 0.1- kelerin en temel karakteristiklerinden biri oldugunu daha soma gorecegiz.

Ama simdi somurulenle somurgeci arasmdaki ilgin<; mucadeleye geri donelim, Bunun acikca silahh mucadeleden baska bir sey olmadigi acikur. Bu konuda tarihsel ornekler var: Cinhindi, Endonezya ve elbeue Kuzey Afrika. Ama bu mucadelenin herhangi bir yerde, Gine'de ya da Somali'de patlak verebilecegini ve bugun somurgeciligin varhgim surdurrne niyetinde oldugu her yerde, ornegin Angola'da ortaya cikabilecegini asia unutmamahyiz. Silahh miieadelenin varhgi, halkm yalmzca siddet yonternlerine guvenmeye kararh oldugunun isaretidir. Yalntzca siddet dilinden anladiklan surekli kafasina kakilan aym insanlar, arnk kendilerini zor yoluyla ilade etmeye karar vermisnr, Aslmda ozgurluge giden yolu ona her

Tara fsizhk , Ucuncu Dunya yurttaslanrun gunluk yasanunda meydan okumaya tuhaf bir sekilde benzeyen bir korkusuzluk ve atalardan kalma bir gururla ifade bulur. Uzlasmayi tamamen reddetme ve bu tek basma yurume kararhhgi, tek bir JaC icin kendini feda etrneye hazrr, agrrbash ve gururiu gen.-,;lenn davraruslanm ammsanr. Butun bunlar Bauh gozlemcileri sasirnr. Cunku, dogruyu soylemek gerektrse, bu insanlann olduklanm iddia ettikleri seyle bu iddiayi desteklemek icin sahip olduklan sey arasmda sasrruci bir uyumsuzluk vardtr. Tramvayi, askeri birlikleri ve paralan oimayan bu ulkeler boyle bir cesaret gosterisini hakh cikaramaz, Onlann sahtekar olduguna kusku yoktur. Ucuncu Dunya cogu zaman dramdan mutluluk duydugu ve haftahk kriz dozlanna ihtiyac 01- dugu izlenimi verir. Fazla yuksek sesle konusan bu bos ulkelerin liderleri cok rahatsiz edicidir, Cenelerini kapatrnalanm soylerne istegi duyarsiruz. Ama tam tersine pohpohlamrlar. Cicek buketleriyle karsilarur, oraya buraya davet edilirler.

88 yeT\, ilzii n lin lone ,I i lcri

zaman somurgeci gostermistir, Somurge halkm sectigi argumam ona belirten de somurgecidir ve simdi kaderin ironik bir cilvesiyle, somurge halki sornurgecinin siddeuen baska bir sey anlamadigim soylemektedir, Sornurge rejimi mesrulugunu zora borcludur ve bu ozelligini hicbir zarnan gizlemeye cahsmaz. Ister Faidherbe ya da Lyautey, ister Bugeaud ya da CaVU$ Blandan'm heykelleri olsun, somurge topraklanna tuneyen bunm bu conquistador'lar surekli tek bir $eyi hanrlanrlar:

"Sungulerimizin gucuyle burada duruyoruz ... "'" Ahnumn gerisini herkes biliyor, Ayaklanma asarnasinda her somurgeci basit aritmetik ternelinde manuk yurutur. Bu manuk Jiger somurgecileri sasirtmaz, arna somurge halkuu sasirtmadigim da belirtmemiz gerekiyor. En onemlisi de, "Ya biz ya onlar" ilkesinin dilc getirilmesi bir paradoks olusturrnaz, cunku daha once de beltrttigtmiz gibi somurgecilik ashnda Manici bir dunyarun, bolumlere aynlrms bir dunyarun orgutlenmesidir. Somurgeci, kesin yonternler savunarak, ezen azmhgm her uyesme otuz, yuz ya da iki yuz yerli vurmastm soylerken, kimsenin gucenmedtgtni ve tum sorunun, en fazla bunun bir kcrede mi yoksa parca parca nn yapilabilecegi noktasma vardrgrrn gorur. 5

Somurge halkin operasyonla yok edilmesini gayer aritmetik olarak ongoren bu mannk tarzi, sornurge insarunm mora-

lini bozmaz. Somurgeciyle carpisma alanmda karst karsiya gelecegini bilmektedir. Bu yuzden somurge insam agularla zaman yitirmez ve somurge kosullarmda neredeyse hicbir zaman adalet ararnaz. Aslmda somurgecinin savi somurge insamill sarsmtyorsa, hunun nedeni, somurge insamnm kurtulus sorununu tamamen aym terimlerle ortaya koymus olmasidrr: "lki yuz ya da bes yuz kisiden olusan gruplar kurahm ve her grup bir somurgeciyle ilgilensin." Her iki taraf da mucadeleye bu tur karsihkh zeka duzenlerneleriyle baslar.

Somurge halkma gore bu siddet mutlak praksisi temsil eder. Dolayisiyla militan ayru zamanda ernekcidir. Orgutun militana sordugu sorular bu bakis acrsmm damgasim tasrr:

"Nerede cahsun? Kiminle? Neier basardm?" Grup, herkesin geri donussuz bit eylemi gerceklestirmis olmasmi sart kosar, Ornegin halki ulusal mucadeleye kaulmaya cagiran hemen butun insanlann Fransiz polisi tarafmdan olume mahkum edildigi ya da arandigi Cezayir'de guven her vakamn umutsuzluguyla dogru oranuhydi. Yeni bir rnilitana ancak sornurge sistemine geri donernedigi zaman guvenebiltrsiniz. Bu mekanizma, Kenya'daki Mau-Mau'lar arasmda da gorulmektedir:

Mau-Mau orgutu grubun her uyesinin kurbana vurmasrm san kosmustu, Dolayisryla her biri bu kurbanm olumunden sorumlu olacaku, Cahsmak, sornurgecinin olumu icin cahsrnaknr . Siddetin sorumlulugunu ustlenme, dislanrms ya da baska yollara sapmis uyelerin geri donmelerine, yerlerini yeniden almalanna, grupla butunlesmelerine de olanak tarur. Dolayisiyla siddet kusursuz bir meduasyon olarak goriilebilir. Somurgclestirilmis insan siddette ve siddet aracihgiyla ozgurlesir, Bu praksis militant aydmlaur, cunku ona araclan ve amaci gosterir. Cesaire 'Ill siiri bu siddet manzarasmda pey-

• Mircbau'nnn unlu sozune gonderme yapihyor: "Halkm iradesiylc buradayun, ancak silngii gueuyle buradan aynhnrn." (c.n.)

5· Bu genel temizligin. konmmak istenen seyi yok e\tigi acrknr, Same su sozlcr le lam olarak bunu kastetmisur: "Ktsacast, buulan (yani IIk~1 dusuncelert) yineleyerek yerlilere kal?l herkesin cszamanh btrhgtntn gerceklesmestntn mumkun olmadigr, bunun yine!enip durdugu ve boyle btr birligin ancak somurge halkmi kailetrnek icin aknf bir gruplasma olarak ortaya crkabtlecegi g6sterilir: somurgecHerin daimi ve sacma egilirni olan bu katliarn. mumkun olsa bile, somurgeclligin hemen yok edilmesine yol acardi." Critique de fa raison dialatiquc, s. 346.

franrz f"non 91

90 }'~rYlb:i1"Un l .. ncrlilcri

lSYANCI (sal hir ~ehiJde)

Soyadun: Onuru kmlmis; adun: Asagrlannus: meslegim: lsyanC1; yastrn: Tas devri.

tSYANCI;

Olduruldu ... Onu kendi ellerimle oldurdum .

Evet: verimli btr olurndu, lse yarar bir olum .

Geceydi. Seker karmslanmn arasmda surunduk.

Bu;aklar yildtzlara sarki soyluyordu, ama biz yildtzlara aldirma-

drk.

Seker kamtslan yuzumuzu yesil bicaklanyla kesti.

gamberimsi bir anlam kazarur. lsyancimn (ne rastlann amal) sunlan soyledigi trajedisinin en onernli sayfalarmdan birini ele alahm:

ANNE

lrkim: lnsan irki, Dinirn: Kardeslik. ..

ANNE

Bense oldugunde annesinin gozieriru kapatacak bir ogulun ha-

yalini kurmustum.

\SYANCI

Irkirn: DU$mO$ irk. Dinirn ...

ama bunu siz, 0 silahsizlanmamzla hazirlayacak degilsiniz;

ben hazirlayacagrm, isyarumla ve stkilrms zavalh yumruklanmla ve yaban kafamla.

(r;ok sallince.)

ISYANCI

Ben oglumun g6z1erini baska bir gunese acmayi se~tim.

ANNE

... Ah oglum ... korkunc ve sanssiz bir 610m.

ISYANCI

Anne, taze ve muhtesem bir 610m.

Bir Kasun gununu haurhyorum: altt ayhk bile degildi. Efendi kapkara kulubeye kiZ11 ay gibi girdi, cocugun kucuk kash kollanyla oynuyordu, cok tyi bir efendiydi 0, sisko pannaklanyla cocugun kucuk gamzeli yuzunu oksuyordu, Mavi gozleri gulurnsuyordu ve baldan tath sozleriyle cocuga takrhyordu, Bana bakarak, bu oglan cok iyi bir kole cobaru olacak, dedi ve baska gozel seyler de soyledi, efendi, cok erkenden baslamak gerektigini, iyi bir Hrristiyan, iyi bir kole, iyi bir kul, gO~IO kuvvetli, canh bir adam, iyi bir kornutamn keskin g6z10, guclu kollu kole cobam olmak icin yirmi yihn fazla uzun olmadigrm soyledi, Bu adam oglumun besigtne, bir kole cobanmm besigtne bakarak hayaller kuruyordu.

Saldirma elde, surunerek ilerledik, ..

ANNE

Cok fazla nefretten.

tSYANCI

Cok Iazla sevgiden.

ANNE

Beni bagl$la, senin zincirlerinde boguluyorum, senin yaralann-

la karuyorum.

ISYANCI

Dunya beni bagislamaz ... Dunyanm hicbir yerinde benirn de 01-

durulrnedigim ve asagilanmadrgim tek bir line edilmis pic, tek bir iskence gormO$ insan yok.

ANNE

Yazik, oleceksin.

92 ycryuz li n no I." crlilc ,i

rtaotr. fa!:wn 93

ANNE

Anahim, kurtar onu!

kunc olur. Siddet, somurge rejiminin somurge halkma uyguladigi siddetle dogru orannh olarak yayihr. Bu ayaklanma doneminin ilk asamasinda metropol hukumetleri somurgecilerin koleleridtr. Bu somurgeciler hem somurge insanma hem de hukurnetlere karst bir tehdittir. Aynm gozetrneden aym yontemleri kullamrlar, Evian belediye baskanma yapilan suikast, yontem ve motivasyon olarak Ali Boumendjel suikastina benzer. Somurgecilere gore secenek Cezayir Cezayir'i He Fransiz Cezayir'i arasmda degil, bagunsiz bir Cezayir He somurge bir Cezayir arasmdadir. Bunun dismda her sey ya bos lafur ya da ihanet tesebbusudur. Somurgecinin manugi degismez; sornurgecinin dusunce tarzma asina olmayanlar somurge halkmm davraruslanndaki karsi-manuga sasabilirler. 50- murge halki karsr-slddeti se~tigi andan itibaren, polis misillemeleri otomank olarak ulusal guclerin karst misillemelerine daveuye cikanr. Ne var ki sonuc buyuk olcude esitstzdir, cunku ucaklardan acilan atesler ya da donanmanm bombardimanlan dehset ve onern bakrmmdan somurge halkm tepkisin! Iazlasryla asar. Somurge halkm en yabancilasrms olarurun bile gozundeki perdeyi bu teror ve karsi-teror sarkaci tamamen kaldmr. Sakamody gecldindeki bir pusuda oldurulen ya da yaralanan yedi Fransiz butun uygar vicdanlarda ofke yaranrken, Guergour dovva,.'lanmn· ya da Djerah de~ra'nm yagmalanmasmm ve pusunun ardmdakilerin katledilmesinin en kucuk bir onemi olmamasuun sacmahgim insanlann esitligine iliskin hicbir nutkun gizleyernedigini acikca fark ederler. Teror, karsi-teror, siddet, karsi-siddet.; Cezayir'de bu kadar asikar ve btl kadar direngen olan nefret dongusunu anlaurken goztemcilerin acryla rapor ettikleri sey iste budur.

ISYANCI

Kalbirn, sen beni amlanmdan kurtaramazsm ... Bir Kasun gecesiydi...

C:lghklar birden sesstzligt aydmlatu,

ayaga hrladrk. biz koleler, biz tezcklcr, sabirh toynaklanyla hayvanlar.

Deli gibi kosuyorduk: silahlar patladi. .. Vuruyorduk. Kan ve ter bizi serinletti. C:Ighklar arasmda vuruyorduk ve cighklar daha da yukseldi, doguya dogru buyuk bir yaygara koptu; mustemilatlar yarnyor ve alevler tath tath yanaklanrmzj yahyordu. Soma efendinin evinc saldmldi,

Pencerelerden ares ediyorlardi.

Kapilan zorladik.

Efendinin yatak odasi ardma kadar acikn. Efendinin yatak odaSl apaydmhku vc efcndl oradaydi, cok sakin ... vc hepimiz durduk. .. 0 efendiydi ... Ben iceriye girdim. Sen, dedi, cok sakince ... Bcndim, gercekren de benim, ona soyledim, iyt bir kole, sadik kole, kolelerin kolesi ve birdenbire g6zierim yagmurlu gunde korkrnus iki hamamb6cegi oldu ... Ben vurdum, kan hskirdi: Bugun hatrrladigim tek vaftiz toreni bu.6

Boyle bir ortamda gunluk yasamm Imkansialasmasi anlasihr bir sey, Artik bir insan daha onceden oldugu gibi fellah, pezevenk ya da alkolik olarnaz. Sornurge rejiminin siddeti He somurge halkm karsi-stddeu birbirini dengeler ve birbirlerine olagannstu turdes bir misillemeyle yamt verir. Metropolden gelen yerlesimci say 1St ne kadar coksa siddet de 0 oranda kor-

6- Aime Cesaire, Les armes miraculeuses (Ef IC5 chien5 se laisaient) Gallimard s.

lJ3-137. ' ,

* Cadir topluluklan. (c.n.)

94 Y~I1'li zli ni:i n lane rl i leri

f'.n~/. fanon 95

Silahh miicadelede geri donusu olmayan nokta diyebilecegimiz bir an vardir, Bu nokta hemen her zaman, s6miirge halkm butun kesimlerini icine alan cok buyuk ve her seyi kapsayan baskiya atfedilebiltr. Bu noktaya Cezayir'de 1955'de 12 bin Philippeville kurbarnyla ve 1956'da Lacoste'un sehir ve kir milisleriyle vanldi.? 0 zaman herkes, hatta somurgeciler

icin bile, "Hicbir seyin eskisi gibi suremeyecegi ve degismesi gerekttgi'' acik bir hal aldi. Ama somurge halki hesap tutmaz. Saflarmda acilan buyuk boslugu bir tur gerekli kotuluk olarak gorur. Siddet yoluyla karsrhk vermeye karar verdigi icin bunun sonuclanna katlanmaya da hazirdir. Tek istedigi, baskalan icin de hesap tutrnasmm ondan istenmemesidir. "B11-

7· Fransiz hukumeunin Cezayir'de aldw bu kararm onemtm kavrayabilmek icin bu done me geri donrnemiz gerekir. 28 Mart 1957 tarihli Rbis/,mu algtrie'lIlt' [Cezayir Direrusi] No_ -l'te sunu okuyabiliriz: "Birlesmis Milletler Gene! Kurulu'nun tlade euigi istcge yamt olarak Franstz hukumeu Cezayir'de sehir milisleri olusturmaya karar vermistir. BM, yetcrince kan dokuldu, dedi. laws te , Milis olusturahm, diye yanu verdi. BM, Ateskes yap, diye ogul verdi. Lacoste, Sivillen silahlandirmahyrz, diye haykirdr, BM, iki tarafrn demokrauk ve banscr bir cozum uzerinde anlasmak icin bir araya gelmelenn: tavsiye eui. Lacoste, bundan boyle her Avrupalmm silahlanacagnu ve supheh gorunen herkesi vurabilrne hakkma sahip oldugunu buy urdu. Yetkiltlerin ozcllikle mucadele etmesi gereken sey, soykmma cok yakm duran vahsi, aynmslz baskuhr dusuncesi genel bir gorustu 0 51- rada. Lacoste buna rcpkt gosterir: Basktyi sistematize cdclim, Cezayirliler icin insan aVI orgutleyeltm, Sembolik olarak da stvtl iktidart orduya, ordu tkudarnn da sivillere devrcder. Dongu tamamlanrmsnr, Bu dongunun ortasmda da silahsrz, achk ceken, hay van gibi avlanan, itip kakilan, dovulen, line edilen ve supheh 01- du~u icin de cok gecrneden vurulacak olan Cezaytrli, Buguu Cezayir'de silah kullarurmna yetki vermeyen ya da bundan memnun olmayan tek bir Fransiz yoktur. BM'nin sukunet cagnsmdan bir ay soma Cezavir'de ~l!phelilcri ortaya cskarma, yaratrna ve yakalama izni ya da yukumlologu olrnayan tek bir Pransiz yoktur.

"BM Genel Kurulu'nun karanndan bir ay sonra Cezayir'de modern donemlerin en korkunc imha eylernine taraf olmayan tek bir Avrupah yoktur, Demokra. tik cozOm mu? Tamam, diye kabul eder Lacoste, Cezayirlilert yok ermekle baslayahm. Buuu yapmak rem de sivilleri silahlandlrahm ve blrakahm i~i onlar yapsm_ Paris basmmln bUYl! k <;ogtm lugu bu silahh cete1erin yaranhnasl m ihtiyatJa kar,dad!. h,isl milis1cr, dediler_ Evet. Ama gelcncksd obrak somurgeci iilkelerin mcrkezindcki fasizm birey,el duzeyde ve insan haklan duzcyinde somurgecilikten baska nedir ki' Sistematik olarak oldllrme izni ve yetkileri olmah, diye on£rdllcr - Ama Cezayirlilerin vucudu yuz otuz Ylldlr stirekli aCllan, surekli artan, surekli derinle~en yara izlerini la}lmlyor mu? M.R_P. [Hlristiyan-Dcmokral pani] milletvekili olan Kenne·Vignes, bu milisleri olusturarak Cezayir'de iki lopluluk arasmdaki lletlrurnu gmi~letmemC)'e dikkat!i olmahYlz, diye tavsiyede bulunur. Eve!. Ama somurge slatusu t(lm biT halkm 0rgutlu koleligi degil midir' Cezayir Devrimi lam da bu kolelige ve bu u,uruma karSI canl! bir meydan okuyu$lllr. Ce-

zayir Devrirni tsgalci ulusa sunu sovler: 'Dlslerlnlzt Cezayir'in yarah berch etinden cekin! Btrakin Cezayir halki konussun!'

"Bu milislertn olusturulmasi, diyorlar, orduyu yansnracak. Gorevi Tunus ve Fas suurlanru korumak olan birimler serbest kalacak. All! yuz bin kisilik guelit ordu. Neredeyse tum deruz ve hava kuvvetleri. Fash ve Tunuslu eski iskencecileri aldiklan icin sastrnci bir sicili olan, becerikh, genis bir polis agr, Yuz bin askerlik suur birimleri. Ordunun isi hallfleulmelt. Sehir milisleri kuralrm. l.acoste'uu kruninal ve tsterik l,;llgmhgl 0 kadar etkili ki, sagduyulu Franslz1an bile lkna ediyor. Ashnda bu tur rmhslerin olusturulrnasi kendi iclndc <,;eli~kilidir_ FranSIZ ordusunun i~i sonsuzdur. Gorevi Cezayirlilerin aglzlanm b~glamak oldugu andan tubaren gelecege acrlan karl sonsuza dek kapanmisnr. Hepsinden onem!isi de, Cezayir Devrimi'nm derinligmi ve yo~unlugunu analiz etrnenin, anlamanm ve olcmentn reddedilmesldlr: her bolgc, her kesim, her sokak her mahalle, her kann kendi lidert var ... Alan savunmasi aruk ev ev savunrnayla desteklernyor.

"48 saat icinde iki bin aday keydoldu. Cezayir'in Avrupahlan hernen Lacoste'un cinayet cagnsma cevap verdiler. Bundan boyle her Avrupah kendl kesiminde yasayau Cezayirlilerin listestm cikannak zorunda kalacak, lstihbarat toplamak, teronzme "cabuk yarut", suphelilcn belirlernek, kacis yollanm yok etmek ve polis takvtyelen. Evet, ordu bu tur islerdcn kurtan lmah, Bolgelerde arama tarama cahsmalan aruk ev ev ararna rararnayla destekleniyor. Gelisiguzel cinayetler aruk taarnmudeu cinayetlerle desieklemyor. BM, kan dokmeyi dunlurun, diyor. Bunu yapmamn en iyi yolu, diye cevap veriyor Lacoste, dokecek karun kalmamasld'L Massu'nun surulerine leslim edildikten sonra Cezayir halkl simdi de sehir lnilislerinin dine emanet ediliyor_ Lacoste'un bu milisleri olu$turma kararmm ONUN sav~ma dokunulmasllla izin vermeyecegi anlamma geldi~i a<;lkur. (:tiriimenin Slmr lammad\glnlll kanmdu o. Elbene 0 ~imdi bir tUlllklu, ama herkesi de onunb birlikte stiruklemek nt' buyuk bir zevk olacak.

"Butun bu kararlardan sonra Cezayir halkmm kaslan iyice geriliyor ve mucadclesi yoglln la~lyor_ BUlun btl orgutlu, Ismar1anml~ cinayctlerdcn sonra Cezayir halkl bilincini iyice yapllandlflyor ve direncini gu~lendiriyor. Evet. FranSI~ ordusunun i~i sonsuz, ~unku Cczaylr halkmm birligi sonsuz, hem de 0 kadar sonsuz kll"

96 ycrv ii I.ti n (I n lane di I~(i

fr~\ntz fancn 97

tun yerliler ayrudrr" soztme, somurge insaru "BGtOn sornurgeciler ayrudir" diye yamt veriyor.f Somurge insaru iskence gordugunde, kansi olduruldugu ya da tecavuz ediidiginde kimseye sikayet etrnez. Ezenlerin yetkililen tstedtgr kadar arasnrrna sorusturma komisyonlan kursun, somurge insarunm gozunde bu komisyonlann varhgi da yoklugu da birdir, Gercekten de, yakmda Cezayir'de islenen suclar baslayah yedi yil olacak ve bir Cezayirlinin oldurulmesinden dolayi Fransiz adaletinin onune cikanlrrus tek bir Fransiz bile yok. Cinhindi'nde, Madagaskar'da ve somOrgelerde yerli karst taraftan hicbir sey bcklememesi gerekugini bilir, Somurgecinin isi, sornurge halkm ozgurluk hayallerini bile olanaksrz kilrnakur. Somurulentn isi de, olasi butun yontemlerle somurgeclyi yok etrneyi duslemekrir. Mannksal diizlemde somurgecinin Marticiligi somurge insammn Maniclligini doguruyor. "$omiirgecinin mutlak k6toIOgO" kurarru "yerlimn mutlak kotulugu" kuramma bir tepkidir,

Somurgecintn s6mOrgeye gelisi yerli toplumunun olumu, kulrurel atalet ve bireylerin taslasmasi anlamma geldi. Somurge insarn icin yasarn ancak sornurgecimn curumus cesedinden yeniden can bulabilir. lki say arasmdaki sozcuk sozeugiine denklik boyledir.

Ama bazen oyle olur ki, somurge halki icin bu siddet, tek isleri siddet oldugu icin, olumlu, sekillendirici ozellikler de

tasir. Siddet praksisi birlestincidir, cunku her bir kisi bu buyuk zincirdeki, somurgecinin gosterdigi ilk siddete tepki olarak ortaya cikan bu buyuk siddet orgutlenmeslndeki bir siddet halkasuu temsil eder. Gruplar birbirlerini tarur, gelecek ortaya cikacak ulus simdiden bolunmez bir butundur. Silahh mucadele halki harekete gecirir, yani onlan geri d6nO$O 01- mayan tek bir yone iter.

Bir kurtulus savast sirasmda kitlelerin harekete gecmesi, her insamn bilineinc ortak dava. ulusal kader ve kolektif tarih nosyonunu sokar. Bunun sonucu olarak, ikinci asarna, yani ulusun insast asamasi da kan ve ofkeyle harmanlanmis bu cimentonun varhgl sayesinde kolaylasir. Boylece azgeltsmts ulkelerde kullarulan sozcuklerin ozgunlugunu daha iyi kavranz. Somurge doneminde halk ezilmeye karst savasa cagnhr. Ulusal kurtulustan soma da yoksulluga, cahillige ve azgeltsmislige karst savasmak zorundadtr. Mucadele devam ettigi s6ylenir. Halk yasamm sonu olmayan bir mucadele oldugunu kavrar.

Daha once belirtmis oldugumuz gibi, somurgecinin siddeti halki birlestirir. Somurgecihk yapisi gercgi aynhkci ve bolgecidir. Somurgecilik yalmzea kabilelerin varhguu tarumakla yetinmez, ayru zamanda onlan pekistirir ve birbirinden aymr. Somurge sistemi kabile baskanhklaruu besler ve eski marabout" tarikatlanm canlandinr. Siddet uygulamasi birlestirici ve ulusaldir. Bu nedenle bolgeciltgin ve kabileciligm tasfiyesini icinde banndmr. Bu yuzden milltyetci partiler kaid'lere* ve geleneksel seflere karst acunasiz davramrlar. Kaid'ler ve seflerin ortadan kaldmlmasi halkm birliginin kosuludur.

8· Bu nedenle dusruanhklar ba$ladlglllda eslr ahrurus kunse yoktur. Liderlcr an. cak kadrolarj polirize edcrek kitlelerm, (I) melropolden gelen askerlerln her zaman gonul!u gdmedik!erini. 11J11a hazen bu savastan igrendtklenm; (2) bazi uluslararasi anlasrnalara uvgun mucadele vermenin hareketin 0 gunku cikarlan gcrcgi oldugunu; (3) esir alan bir ordunun tam bir ordu oldugunu ve eskrya cetesi olarak gorulmemesi gerekugini: (4) kosullar ne olursa olsun insan tutuklamarun, dusmarun e1indc olan militanlanmm korumak arnaciyla ku<;umsenmtmesi gereken bir baski unsuru olusturdugunu kabul etmesini saglayabilir,

~ Ban Alrika'da Islam dinine gore kisisel ruhani ltder (c.n.)

• Kabile cadirlan toplulugu olan dovvm'lann btrlesmesmden olusan valan'lan yoneten lider. (c.n.)

98 ~CI)'Oz[ini.in l:ln~lljlcri

Siddet bireyse\ duzeyde temizleyici bir guctur. Somurge insaturn asagihk kompleksinden, umutsuzluk ve pasiflikten kurtanr, ona cesaretini ve ozguvenini yeniden kazandmr. Silahh mucadele sembolik olsa ve hizh bir somurgesizlestirmeyle halki hareketsiz biraksa bile, kurtulusun herkesin isi oldugunu ve liderlerin ozel bir meziyeti olmadigim gorecek zamana sahip olur. Siddet halki lider duzeyine cikanr. Gene hukumetlerin hemen yerlestirmeye ~ah$tlgl protokol sistemine guvensizllklert de buradan kaynaklarur, Kitleler, ulusal kurtulusu saglarnak icin siddet yontemleri kullandtklarmda, kimsenin kendisini "kurtanci" olarak g6stermesine izin vermezler. Eylemlerinin sonuclan karsismda kiskancurlar ve geleceklerini, kaderlerini ve anayurtlannm kaderini yasayan bir tannnm ellerine teslim etmemeye dikkat ederler. Dun lamamen sorumsuz olan kitleler bugun her seyi anlamaya ve belirlemeye egilimlidirler. Siddenn aydmlatngi halk bilinci her turlu pasifikasyona isyan eder. Aruk demagoglann, oportunistlerin ve buyuculerin isi zordur. Onlan umitsiz bir teke tek mucadeleye innis olan praksis, kitlelerde somut Isler basarmak icin gozu doymaz bir istek yaranr. Uzun vadede her tur mistiklestirtne ginsimt tamamen olanaksiz hale gelir,

Ulus lararasi Kosullarda Siddet Ozerine

Azgelismis bolgelerde siyasi liderin halkim daima savasrnaya <;aglrdlglnt daha once defalarca belirtmistik. Somurgecilige karst savasrnaya, yoksulluga ve azgeltsrnisltge karst savasmaya ve kisir geleneklere karst savasmaya <;agmr. Liderin kullandigi sozcukler bir komutanm sozcukleridir: "kitlelerin harekete gecirilmesi", "tarim cephesi", "okumaz yazmazhk cephesi", "yasadigirmz yenilgiler'', "kazamlan zaferler." Bagimsiz gen<; ulus ilk yillarda bir muhabere alam ortarnmda gelisir, Cunku azgelismis ulkenin siyasi lideri onlerindeki uzun yolu dusundukce urker, Halka hitap eder: "Kollarmuzt slvaYlp ise koyulahm." Bir tur yarauci cilgmhk buyusune kapilrms halk da muazzam orannsizhktaki cabaya kendini atar. Program yalmzca dipten cikmak degil, diger uluslan olabildigmce yakalamaknr. Avrupa uluslanmn $U andaki gelismtshk duzeyine cahsarak ulasugma dair yaygm bir kant var. Bu yuzden aym duzeyi yakalayabtlecegimizi kendimize ve tum dunyaya kanulayahm, Azgelismis ulkelerin kalkmma sorununu bu sekilde gormek bize ne dogru ne de manukh geliyor.

Avrupah uluslar ulusal birlige, ulusal burjuvazi zenginligln buyuk krsmmi ellerinde toplarmsken ulasn. Dukkan sahipleri, tacirler, memurlar ve bankacilar Iinanst, ricareti ve bilimi ulusal cercevede tekeline aldi, Burjuvazi en dinamik ve refah icindeki sirufi ternsil ediyordu. lktidara gelmesi sanayilesme, kitle iletisim araclanmn gelistlrilmesi ve bir sure sonra da denizasm pazarlar arama gibi olmazsa olmaz nitelikte operasyonlar baslatmasma olanak sagladi,

Avrupa'da bazr kucuk tstisnalar dismda (omegin Ingiltere

I 00 )'cfyf,zlin (I n ,"" c ,liIer;

biraz daha ilerideydi) ulusal birligi saglarms alan devletler ekonomik acidan az cok aym duzeydeydi. Kalkmma ve ilcrlemenin nueligi geregi hicbir ulus otektleri a$agilamlyordu.

ideali bagimsizhk Ianetine donusur. Somurgeci yetkililerin devasa zor gO~leri gen~ ulusu ekonomik durgunluga mahkum eder. Diger bir deyisle somurgeci soyle der: "Demek baglmstzil k istiyorsunuz, aim ve sonuclanna katlarun." M illiyetci liderlere halklanna donup dey bir caba icine girmeierini isternekten baska seccnek kalmarrusur. Bu achk ceken insanlardan kemer sikrna rejimine katlanmalan istenir, gucsuz kaslanyla cok oranustz bir cahsma istenir. Otarsik bir rejim kurulur ve her devlet, elmdeki aztcik kaynakla, artan ulusal achga ve ulusal yoksulluga cozum bulmaya cahsrr, Avrupa kibirle ve kucumseyerek bakarken, aruk tukenene dek cahsmak zorunda olan halkm seferberligine taruk oluruz.

Diger Ucuncu Dunya ulkeleri boyle hir sikmuya katlanmayl reddeder ve eski somurgeci gucun kosullarma boyun egmeyi kabul ederler. Bloklann mucadelesindeki ayncahkh konumlanrn borclu olduklan stratejik yerlcrinden yararlanarak

Bugun, azgelismis bolgelerde ulusal bagunsizhk ve ulusal insa tamamen yeni bir ozellik kazanmisnr. Bu bolgelerde takdire sayan bazi basanlar dismda butun ulkeler ayru altyapi yoklugundan muzdanpnr. Kitleler aym yoksullukla mucadele eder, hep aym davraruslarla debelenirler, buzusmus kannlanyla achk cografyasi denilen seyi cizerler. Azgehsmisltk dunyasi, yoksulluk ve insanhkdisthk dunyasr, Arna aym zaruanda doktorsuz, rnuhendissiz ve yoneticisiz bir dunya. Bu dunya karsismda A vrupa uluslan satafath bir refah icinde yuzrnektedirler. Avrupa'mn bu bollugu utanc verici bir seydir, cunku kolelerin sirnndan kurulmustur, kolelerin kanlanyla beslenir ve varhgun mmuyle azgelismis dunyamn topragma ve toprak alnna borcludur. Avrupa'nm relaln ve kalkinmasi, siyahlann, Araplann, Hintlilerin ve Asyahlarm cesetleri ve terleri pahasma insa edilmistir. Bunu asla unutrnamaya kararhyiz. Bir somurgenin bagimsrzhk talebinden rahatstz olan sornurgeci bir ulke, milliyet~i liderlere, "Bagimsizhk istiyorsunuz dernek, ahn oyleyse ve ortacaga geri donun," dediginde, bagunsizhgma yeni kavusmus halk bu rneydan okumayi basuu sallayarak onaylar ve kabul cder, Gercekren de somurgeci sermayesini ve teknisyenlerini geri ceker ve gent; ulusu ekonomik baski ayginyla kusanr.f Iiahlasunlrms bagrmsrzhk

rika, Afrika icin 6rnek olusturmahdir, BII cski sornurgeler kurtuluslanndan bu yana Ball kapitalizminin boyundurugu alnnda teror vc yoksulluk icmcle ya:;arnaktadrr.

Afrika'run kunulusu ve insanlarm bilincinin artmasi Latin Amerika halklartmn birbirlerinin yerini alan benzer dlktarorlukler sarmahm kirmalarrrn murnkun kildr. Castro Kuba'da ikudara geldi vc ikudan halka verdi. Bu sapkmhg, Yankeeler ulusal blr musrhcr olarak gorduler. ABD strndt karsr-devrtmci tugaylar kuruyor, ge<;ici hukumetler varauyor, seker kamrsr urununu yakryor ve sonunda Kuba halkrru acimasrzca yok etmeve de karar verdi. Ama bu pc k kolay olmnyacak. Kuba halki an cekecek, arna sonunda zafere ulasacak. Brezilya devlet baskam janos Quadros tarihsel onem tasryan bir konusmasmda, ulkesinm Kuba devrirnini olaSl butun yollarla koruyacagmr belirtti. Bdki ABO bile halklarin iradesine boyun egccek. 0 gun geldigindc senlik yapacagu, <;(lnkil 0 gun dunyadaki tum insanlar rein krHik bir an olacak, Ortadogn'dakt petrol kuyularmda, Peru ya da Kongo'daki madcnlerde, United Fruit ya da Firestone plantasyonlannda ter akuan bu dunyal1ltl kolelen sayesinde gOvenligi garanu aluna ahnnns dolar, ancak 0 zaman, kendisini yaratrms ohm ve ba~l kabak karrn a<; hir halde Kendi cevherleriyle onu beslemeye devarn eden bu koleler uzerinde tum gucuyle egemen olmaktan cikacakur.

9- Gunumuzun uluslararasi kosullannda kapitalizrn yalmzca Afrika ya da Asya'daki snmurgelcrine kar;;l ekonomik abl.rka uygulamakla kalmaz. Castro-kat~11l opcrasyonlanm surduren ABO Ball yankurede insarnn ozgurluge yonelik zahmeth yuruyus rarihinde yent bir sayfa acrrusnr, Birlesmis Milletler'de temsil cdilcn ve Kendi ulusal paralanm basau bagunsiz devletlerden olusan Latin Arne-

102 ycryO,Unli" bnc!lilerj

frantz f;,,,,,n 1 03

anlasmalar imzalar ve yukumluluk alnna girerler. Eskiden somurge olan ulke arnk ekonomik acidan bagimh bir ulkeye donusmustur. Somurgeci ticaret kanallanru dokunulmamis tutmus ve bazt durumlarda daha da pekistirmis olan eski somiirgeci, bu pazan korumak icin bagtmsiz ulusun butcesine kucuk girdiler yapmaYl kabul eder. Somurge ulkeler bagimsizhklanna kavusmustur kavusmasma, ama dunya simdi kurtulusunu saglamis ulkelerin bugunku durumlanm daha da katlamlmaz kilan crplak gerceklerle karst karstyadir. Somurgecilikle anti-sornurgecilik arasmda gorunen, ashnda sosyalizmle kapitalizm arasmda olan ternel c;:arpl~ma onernini sirndiden yitirmistir. Bugun icin onemli olan konu, ufku nkayan sorun, servetlerin yeniden dag:utlma geregidir, Sonuclan ne kadar Ylk!CI olursa olsun insanhk bu sorunu ele almak zorunda kalacaknr.

sosyalist bir rejimin, butunuyle halka adanrms ve en degerli mulkun insan oldugu ilkesine dayanan bu rejimin secilmesi daha hizh ve daha uyumlu bir sekilde ilerlemermze olanak saglar ve sonucta ulusun butununun zaranna butun ekonomik ve siyasal iktidan birkac kisinm diode topladigi bu toplum karikaturu boylece olanaksizlastr.

Ama bu rejimin randunanh cahsabilmesi ve bizim hayalimiz olan ilkelere surekli sadik kalabilrnesi icin insan yatrnrmndan daha fazla seye ihtiyac var. BaZI azgelismis ulkeler bu yonde cok buyuk bir caba sarfediyorlar. Erkekler ve kadmlar, gencler ve yashlar bir anlamda zorunlu olan cahsrnayi co~kuyla ustleniyor ve kendilerini ulusun koleleri Han ediyorlar. Bu kendini adama ve ortak cikarlara baghhk ruhu, dunyamn kaderine giiveni tazeleyen ve en kuskucu gozlemctyi bile pes ettiren, guven verici ulusal morali besler. Ne var ki, boyle bir cabanm bu korkunc ritmi uzun sure surdurebilecegine inannuyoruz. Bu gene; ulkeler somurgecinin kosulsuz geri cekilisinden soma meydan okumayi kabul etmistir. Dike kendisini yeni yoneumin elinde bulur, ama ashnda her seye sihrdan baslamasi ve her seyin yeni bastan dusunulmesi gerekiL 50- miirge sisterni yalruzca bazi zenginliklerle ve bazi ulusal kaynaklarla, daha dogru bir ifadeyle kendi sanayilerini destekleyen kaynaklarla ilgiliydi. Simdiye kadar toprakusru ya da toprakaluna iliskin hicbir guvenilir incelerne yapilmarmsur. Bu yuzden gene; bagimsiz ulus somurge rejiminin yaratugt ekonomik kanallan kullanmak zorunda kahr. Digcr ulkelere ve farkh para btrimlerine ihracat yapabilir elbeue, ama ihracanrun terneli esasen degi~meden kahr, Somurge rejimi kendi kanallanru iyice percinlemisur ve bu kana liar korunmazsa ekonomi cokebilir. Belki de her seye en bastan baslamak gerekir: lhracann yalmzca gittigi yerleri degil niteligini de degisur-

Dunyarun, ozellikle Ucuncu Dunya'mn kapitalist sisternle sosyalist sistern arasmda secim yapma zamamnm geldigi yaygm bir dusunceydi. Ama iki sistem arasmda var olan siddetli rekabetten kendi ulusal kurtulus mucadelelerinin zaferi icin yararlanrms olan azgeltsmts ulkeler btl rekabete dahil olmayi reddetmelidir. Ucuncu Dunya kendisini onceki degerlerle tarumlamakla yetinmerneli. Tam tersine, azgelismis ulkeler kendi degerleri, kendilerine ozgu yontem ve stiller uzerinde yogunlasmak icin ellerinden gelen her seyi yapmahdrrlar. Onumuzdeki somut sorun, tarkh zaman dilimlerinde farkli kitalardan insanlann tanunladigi haliyle sosyalizmle kapitalizm arasmda acikca secim yapmak degildtr. Kapitalist sistemin ulusal ve evrensel projemizi yerine getirmemize olanak saglayarnayacagmi biliyoruz elbette. Kapitalist somuru, kartel ve tekeller azgelisnus ulkelerin dusmanlandir, Ore yandan

1 04 )W)' l!Ili n ii n laacrlilcn

mek, toprakustu ve toprakaln kaynaklan, nehirleri ve -neden olmasm- gunesi arasnrmak gerekir. Ne var ki, butun bunlan yapabilmek icin insan yaunrmnm dismcla baska seyler de gerekiyor. Sermaye, teknisyenlcr, muhendisler ve tamireiler gcrekiyor. ltiraf edclim, liderlerin azgelismis ulke halklanndan istedigi muazzam cabanm beklenen sonuclan doguracagma inannuyoruz. Cahsma kosullan degistirilmezse, emperyalist guclerin hayvan duzeyine mdirgedigi bu dunyanm insanlasnnlmasi yuzyillar alacaknr.'?

letine Nazi suclanrnn tazminau olarak muazzam rniktarda para odenmesi konusunda ulkesinin verdigi sozu bir kez daha yineledi."

Dogrusu su ki bu kosullan kabul etrnek zorunda degiliz.

Ban ulkelerinin bizi rnahkum etmek istedigi kosullan bastan rcddetmeliyiz. Somurgecilik VI.' emperyalizm, bayraklanm ve polislerini topraklanrmzdan cekince bize olan borclan kapanlnus olmadi, Kapitalistler yuzyillardir azgelismis dunyada lam bir savas sucl usu gibi davra nd ilar, SO rgunler , ka tliamlar, zorunlu cahsnrma ve kolelik, kapitalizrnin alun ya da elmas rezervlerini arnrmak, zenginligini ve iktidaruu kurrnak icin kullandigi temel yonternlerdl. Daha kisa bir sure once Nazizrn turn Avrupa'yt tam bit somurgeye donusturdu, Cesitli A vru pa ulkelerinin hu k 0 metleri cah na n hazi neleri n i n karsihgmda ayni VI.' nakdi tazminat istediler ve sonucta kulturel eserler, resim, heykel VI.' vitraylar sahiplerine geri verildi. SaV"$IO hcmen ertesinde Avrupahlar tek bir konuda israrhydi:

"Alrnanya yapuklanmn beelehni odeyecck." Eichmann durusmasimn acihsmda Herr Adenauer Alman halki adma Yahudi halkmdan bir kcz daha ozur diledi. Herr Adenauer Israil dev-

Aym sekilde sunu da soyluyoruz ki, emperyalist devlctler topraklanrmzdan askeri birliklerini VI.' isleri ulkenin zenginliklerini kesfetmek, crkarmak VI.' metropole gondermek ohm idari ve mali hizmet gorevlilerini cekmekle yetinselerdi, ciddi bir hata yaparak gorulrncmis bir adaletsizlik yaprms olurlardi, Ulusal bagnnsrzhk karsihgmda moral tazminat almarmz gozlerimizi kor etrniyor , karnnmzi cia doyurmuyor. Emperyalist ulkclerin zenginligi bizim de zenginligimiz. Evrense] duzeyde bu dusunce, Bau'mn teknik basansi ya da sanarsal yaratilannda soz sahibi oldugumuzu hissetmerniz anlamma asIa gelmez. Somut olarak soylersek, Latin Amerika, Cin ve Afrika gibi somurge ulkelerin alnrum VI.' hammaddelcrini Avrupa haddinden fazla kendisine cekrnisnr, Avrupa'mn bolluk icinde yuzen kulelerini karsilarmda goren bu kitalardan Avrupa'ya dogru yuzyillardir clmas, petrol, ipek, pamuk, odun ve egzotik uru nler scvkedil rnck ted i r. A vrupa kelimen i n tam an la m iyla

---_---------

10- Avrupah yerlesimcilerin cucmll miktarda oldugu bazt ulkelcr, bagmlslzhklanyla birhkte evlere ve caddelere kavustular ve hinterlandin yoksullugunu, a<;hglru unutma cgtlinundeler. Kadcnn cilvesi, bir tur isbtrlikci suskunlukla, sauki sehulen bagmlslzhkla yasunus gibi davramvorlar.

11· Ahnanya'mn i,lculgi savas suclan kar,lhgmda butun tazminatlan odcmedigi dogru. Ycnik devlcte yuklenen tazmtnatlar ondan tam olarak istenmedi, ~'(mku zarar goren ulkclcr Almanya'yr da anti-komunist savunma sistemlenne dahil et'11 islcrdi. Sorn (\rg~ci ulkclcr, eski 501110 rgc krin; !liltl S;S(~ [1Ii nc cntcgrc C' nucyi 1",saramavinca askeri usia v«: ozel bolgcler elde etmcye cahsrrlarkcn ~ym kayg,]ar!a 1lI011ve olmuslardi. Taleplcrini unuunaya NATO stratejisi adma, hur dunya <1(hl1<1 oyhirligiyk karar vcrdllcr. Ahnanva'run d~lga dalga dolar ve rnakinc ddt cnigini giirdlik. Tekrar ayaklan ustunde duran gll<;1(l ve etkili bir Almanya, Ball karnpi iciu zoru nlu yd u. M uhtemel kizrl surulere karst ilk stper hizmet i goren. Illurdfth. ycnidcn insa edilmis Almanyamn so~dc hur Avrupa'nrn crkarlartna l1ygun oldugu aciku. Almanya Avrupa krizini gaycl iyi kullandi. Btl yuzden, ABD ve diger Avrupa devlerlen, daha dun diz cokrnus ulan bu Almanya'nm arnk pazardaki en acimasrz rakiplerinden biri ohnasindan hakh olarak ofke duyuyorlar.

106 ycrv(i<;;n,ln lanctlik,;

frmtz fa nun I 07

Ucuncu Dunya'mn yarattlgl bir seydir. Onu bogan zenginlikIer, azgelismis ulkelerden yagmalanan zenginliklerdir. Insan ticaretinde uzmanlasrms olan Hollanda'nm limanlan. Bordeaux ve Liverpool doklan onemlerini surulen milyonlarca koleye borcludur, Bu yuzden, bir Avrupa devlet baskarn elini yuregine koyarak azgelisrnls dunyamn bahtsiz halklannm yardimma kosmasi gerektigtni soylediginde icimiz minnetle titremiyor. Tam tersine, kendi ararruzda, "Bu blze odenmesi gereken adil bir tazrninat yalruzca," diyoruz. Yani azgelismis ulkelere yapilan yardirm "sadaka" olarak kabul etrneyecegiz. Bu yardim cifte bilinclenmerun onaylanrnasi olarak gorulmelidir:

Somurgeci halklann bunun onlann borcu oldugu bilinci ve kapitalist guclerin de bunun 6denmesi gercktigi bilinci.R Kapitalist ulkeler, nankorlukten degil cahilliklerinden dolayi bedel odemeyi kabul etmezlerse, 0 zaman kendi sistemlerinin sasmaz diyalekngi onlan bogmayt becerecektir. Gene uluslann yeterince ozel sermaye cekmedigi bir gercekur. Tekcllerin kendini geride tutusunu aciklayan ve hakh kilan bircok neden var. Kapitalistler, hukumetlerinin somurgesizlestirrneye hazrrlandrgnn 6grenir 6grenmez -ve kuskusuz bunu ilk ogrenenler onlardir- sozkonusu somurgeden turn serrnayelerini cekmeye kosarlar. Sermayenin bu gorkemli kacisr somurgesizlestirmenin en surekli olgulanndan biridir.

12- "Avrupa'da sosyalizmln msasiyla 'Ucuncu Dunya ile iliskiler' arasmda radikal bir ayrrm yapmak (onlarla iliskiler sanki dissal bir seymts gibi), bilerek ya da bilmeyerek, somurge mirasrnm yeruden insasma azgelismis ulkelerin kurtulusundan daha [azla ayncahk verrnck , diger bir deyisle, emperyalist yagmamn meyvelert uzerinde 10 ks bir sosyalizm kurmakur; sankt hir cete yagrnalad rklanru az ~ok esit sekilde paylasunyormus gibi, ustehk de ashnda yoksuldan caldiklanru halka geri verdiglnl unutarak sadaka vercrek iyilik yapihyormus saruhr." Mareel Peju, "Mourir pour de Gaulle?" Les Temps Moocrncs, No. 175-176, Ekirn- Kasim 1960.

Ozel sirketlerin baglmslz ulkelere yannrn yapmak icin one surdugu kosullar, deneyimlerin kabul edilemez ya da ger~ek· lesemez oldugunu kanuladigi kosullardir. "Denizasm" topraklara yannm yapar yapmaz kann hemen geri donmesi ilkesine sadik kalan kapitalistler, uzun vadeli yannmlar yapmaya istekli degildir. Gene rejimlerin sozde ekonomik planlarna programlarma karst koyar ve !;ogunlukla acik bir dusrnanhk gosterirler, En iyi olasihkla gen~ devletlere bore vermeyi, bu paramn mamul mallar ve makine ahrrunda kullamlrnasr kosuluyla kabul ederler, metropoldeki fabrikalan isletrneye ancak btl kosullarda devam edebilirler.

Aslmda Banh finansorler her tur risk aluna girmekten cektnmektedtr Dolayisiyla siyasal istikrar ve banscil toplumsal ortam talep ederler, ama btl talepler bagtmSlzhgm hemen sonrasmda nufusun korkunc durumu dikkate almdlgmda olanaksizdrr. 0 zaman, eski sornurgenin veremeyecegi guvenceIeri arayan finans gruplan, gene devletin askeri ya da ekonomik anlasmalar yapmasml ve ulkede bazr askeri uslerin kalmaya devam etmesini talep ederler. Ozel sirketler, bu ulkelere yerle:;;tirilmi:;; birliklerin onlann cikarlanm korumasi icin kendi hokOmetierine baskt yaparlar. Bu sirketler son care olarak da hOkumetlerinden falanca azgeli:;;miS bolgede yapmaya karar verdikleri yatmmlan garantiye almasmi isterler.

Sonucta cok az ulke kane! ve tekellerin talep ettigi kosulIan yerine getirebihr. Bu yuzden gOvenli bir cikts bulamayan sermaye Avrupa'da bloke olmus halde kahr ve dondurulur. Ozellikle kapitalistler kendi nlkelenne yannm yapmayI kabul etmedikleri icin bu boyle olur, Bu durumda karlar cok az olur ve mali basmc en cesur insanlarda bile umutsuzluk yaraur.

Uzun vadede durum tam anlarruyla felakettir. Sermaye dolasimi artik durrnus ya da hatm sayihr olcude azalmtsnr. Is-

1 08 vc ry!i1_On flO I, Ole! I i lcri

vicre bankalan fon saglamayi reddeder ve Avrupa nefes alamaz, Askeri hareamalarm yuttugu dey paralara karsm uluslararasi kapitalizm cok zor durumdadir.

Fakat ufukta baska bir tehlike daha belirir. Ucuncu Dunya Bau'nm bencilligi ve ahlaksizhgr nedeniyle gerilemeye, ozellikle de ekonomik durgunluga mahkum edildigi icin, aagelismis halklar da kolcktif bir otarsi kurmaya karar verir. Batt sanayileri dcnizasm pazarlardan hizla yoksun kahr, Sermayenin mallan depolarda Ylglhr ve Avrupa pazan kartellerle finans gruplan arasmda amansiz bir mucadeleye tamk olur. Fabrikalar kapamr, isten cikarrnalar baslar ve tssizlik Avrupa isci simhm kapltalist rejime karst acik bir mucadele vermeye zorlar. 0 zaman rekeller gercek cikarlanrun cok fazla kosul koymadan azgelismis ulkelere ekonomik yardimda bulunmakta yatugmi kavrayacaknr. Dolayisiyla Ucuncu Dunya'run geno;; uluslanmn kapitalist ulkelere yaltaklanmasmm yanhs oldugu actknr. Biz kendi hakhhgimiz ve tavnrmzm adaletiyle gucluyuz. Ne var ki, kapitalisr ulkelere, cagumzm temel sorununun sosyalist rejimle aralarmdaki savas olmadignu anlatmak ve aciklamak da bizirn gorevunizdir. Bizi hicbir yere goturmeyen bu soguk savasa son verilrnelidir, nukleer silahlanrna yansi durdurulmah ve azgellsmis bolgelere cornert yaunmlar ve teknik yardimlar verilmelidir. Dunyarun kaderi bu soruya verilen yaruta baghdir.

vorlar. Sosyaltst rejimi devirmek icin butun guo;;leri.n~ ~irlestirdikten soma, simdi bu rejimle anlasrnalan gerekugmt kavnyorlar. Bu yuzden olabildigince sevimli gozokli.yor, jestleri arunyor ve Sovyet halkina surekli "Avrupa'nm parcasi olduklan~m hanrlauyorlar.

Ucuncu Dunya'yi butun Avrupa'yi yutmakla tehdit eden bir

sci olacak sekilde hareketlendirmek tnsanhgi ~utluluga dogru goturmeyi planlayan ilerici guo;;leri bolmez. Ucuncu ~o.n~a, tum Avrupa'ya karst buyuk bir achk seferi duzenleme ntyennde degildir. Kendisini yuzytllardtr kolelik alunda tutanlardan bekledigi ~ey, insaru rehabilite etmesine ve her yerde sonsuza dek insanm zaferini saglamasma yardimct olmasidir.

Ama bunun Avrupa hukOmetierinin i~birligi ve iyi niyeuyle gero;;ekleseceginc inanacak kadar naif olamayacagtm,z a~tk. lnsam butunsel insaru dunyaya yeniden kazandlrmakran ibaret olan bu muazzam gorev, somurge sorunlannda gecmiste ~ogu zaman ortak efendilerimizin tutumunu desteklediklerini itiral ermesi gereken Avrupalt kitlelerin olmazsa olmaz destegiyle gcr~eklesecektir. Bunu yapabilmek icin Avrupah kidder once uyanmaya, beyinlerini kullanmaya ve sorumsuz "uyuyan gozd" oyununu oynamaktan vazgco;;meye karar ver-

melldir.

Achk ceken milyonlarca renkli derili insan karsismda "Avrupa'nm kaderi"ne kapltalist rejimin sosyalist rejimleri katmaya cahsmasi da yararsiz. General de Gaulle ne dusunurse dusunsun Albay Gagarin'in zaferi "Avrupa'yi onurlandrran" bir basan degildir. Kapitalist rejimlerin liderleri ve aydmlan bir suredir Sovyetler Birligi'ne karst muglak bir tavrr takmi-

2

Kend if igi ndenl igi n Btiytikltigii ve Zaafi

Siddete iliskin bu dusunceler, milliyetci paru kadrolanyla kitleler arasmda sik stk ya$anan uyumsuzlugun ve aralanndaki ritim Iarkhhgmm farkma varmarruza neden olur. Her siyasi brgOne ya da sendikada durumlanmn hernen ve kosulsuz iyilestirilmesini talep eden yigmlarla, .patronlann yaratabilecegi zorluklann farkmda oldugu icin iscilerin taleplerini 51- mrlamaya cahsan kadrolar arasinda geleneksel bir ucurum vardrr, Bu nedenle kirlelerin kadrolara iliskin 51k sik dile getirdigi hosnutsuzluk kalicidrr. Taleplerin her dile getirilisinm ardmdan kadrolar zaleri kutlarken kidder aldauldiklanru sarnimiyetle hissederler. Kitleleri politize eden sey, siyasal hakIan icin tekrarlanan gosteriler ve sik yasanan sendikal anlasmazhklardir. Siyasal olarak bilincli bir sendika yetkilisi, yerel bir cansmanm kendisiyle yonetim arasmda onemli bit cansrna olmadiguu bilen kisidir, Gittikleri metropollerde siyasi partilerin isleyistni incelemis clan somurge ayduu, kitleleri harekete gecirmek ve somurge yonetimine baski yapmak icin

I 12 ycry Hz\i n n n 1 ancthk-n

frantz 1:,,,,,,, 113

benzer orgutler kurar, Somurge ulkelerde milliyetci partilerin dogusu, ticari seckinlerle aydmlardan olusan bir seckinler grubunun ortaya cikisiyla ayru zamana denk duser, Bu seckinler boyle bir orgutlenmeye temel onern verir ve orgut fetisizmi cogu zaman somurge toplumunun akilci bir sekilde arasunlmasmm online ger;er. Parti nosyonu, metropolden ithal bir nosyondur. Bu modern direnis aract, kolelik, serflik, takas, el zanaatlan ve borsa islemlerinin bir arada bulundugu cokbiclmli, dcngesiz bir gerceklige uyarlamr.

tercumanlar, hernsireler vb. bu kesime dahildir. Bu unsurlar milliyetci partilerin en sadtk <;evresini olusturur ve somurge sistemindeki ayncahkh yerlerinden dclayi somurge halkmm "burjuva" [raksiyonunu ternsil ederler.

Bu yuzden milliyetci siyasi partilerin hitap ettigi kesimin herkesten once sehirli olmast anlasilabilir bir seydir: asil olarak sehirde ya~ayan teknisyenler, kol iscileri, aydmlar ve dukkan sahipleri. Onlarm dusunme tarzi, simdiden, icinde yasadiklan, teknik olarak ileri ve gorece rahat ortamm izlerini bircok acidan tasrmaktadir. Burada "modernizm" kraldir, Yilie btl aym cevreler karanhk gelenckletc karst cikacak vc yenilikler onerecek, boylece ulusal miras denen eski granit ternele karst acik causmaya gireceklerdir.

Siyasi partilerin zayifhgr, yalmzca hayJi sanayilesmis kapitalist bit toplum icinde isci suufmm mucadelesini yuruten bir orgutun mekanik olarak kullarulmasmda yatrnaz yalnizca. Yercl duzeydeki orgut turune uyarlamalar ve yenilikler getirilmesi gcrekir. Azgelismis bolgelerdeki siyasi panilcrin coguna 6zgu kusur, en buyuk hata, geleneksel olarak en bilmcli unsurlara hitap etrnek olmustur: sehirlerdeki isci snuh, kucuk esnaf ve memurlar, yani nufusun ancak yuzde birini {emsil eden kucuk bit kesimi,

Bununla birlikte, bu proletarya patti propagandasuu anlamasma ve yaymlanm okumasma karsm, ulusal kurtulus icin durmak bilmeyen mucadelenin sloganlanm benimserneye pek hazir degildir. Somurge topraklardaki halk arasmda proletaryanm, sornurge rejiminin en cok pohpohladigi cekirdek oldugunu defalarca belirttik. Embriyon halindeki schir proletaryasi nispeten ayricahkhdir. Kapitalist ulkelerde isci simhmn kaybedecek hicbir seyi yoktur ve muhternelen de kazanacak cok seyi vardtr. Somurge ulkelerde ise isci sunfimu kaybedecek cok seyi vardir. Asltnda sornurge aygltmm isleyisi icin sornurge halkm vazgecilmez kestmini ternsil eder, Tramyay vaunanlan, taksi suruculeri, madenciler, timan iscileri,

Milliyetci partilerin cok buyuk bir r;ogunlugu kirsal kitlelere buyuk bir guvensizhk besler. Bu kidder atalet ve kisirhk camuruna bulasrms izlenimini verir onlara. Milliyetci parti uyeleri (sehirli isciler ve aydmlar) koyluler hakkmda somurgecilerle aym kucultucu hukrne cok kisa surede vanrlar. Siyasi partilerin ktrsal kitlelere guvensiz:Uginin nedenlerini anlamaya cabalarken, somurgeciligin koylulugu orgutlu bir taslas maya maruz birakarak tahakkOmunO kurdugunu ya da glir;lendirdigini de unutmamahyiz. Mambout'lar, buyucu-sifacilar ve geleneksel sefler tarafmdan kusaulrms kirsal kitleler hala feodal kosullarda yasryorlar; ortacaga ozgu bu yap. asker-sivil somurgeci vonencilerden destek goruyor.

Gene ulusal burjuvazi, ozellikle de ticaretle ugra$anlar aruk bu feodal yoneticilerle cok sayida alanda rekabet etmektedir: Marabour'lar ve b uytt cu -si faci lar hastalann do krora gilmesini engeller; cemaa'lann fetvalan avukatlan issiz birakiyor; Iwiener siyasal ve yonetsel iktidarlanm nakliye sirketi

fmlltz funcn 115

I 14 YC'fV(miniin lanctljlcri

kurmak ya da ticaret yapmak icin kullamyorlar; yerel seller din ve gelenek adma ticarete ve yeni urunlere karst cikiyorlar,

Somurge isadarnlan ve tuccarlardan olusan yeni suuf buyumek icin bu yasaklan ve engelleri yok etmek zorundadir. Dolayrsiyla, feodal derebeyinin ozgur av alarum temsil eden ve yeni urunler satm almasuun az cok yasak oldugunu goren yerli musteriler, her iki tarafm da ele geclrmeye cahsngi bir pazar olusturur.

Feodaller Bauhlasrms gen<; milliyetcilerle kitleler arasmda engel olusturur. Seckinler ne zaman ktrsal kitlelere yonelse, kabile sefleri, din voneticileri ve geleneksel yetkililer uyanlanru, tehditlerini ve aforozlanm artmr. lsgalci gucun el ustunde (Uuugu bu geleneksel yetkililer, seckinlerin kirsal kestme sizrna girisimlenni hosnutsuzlukla izler. Bu sehtrli unsurlann ithal ettigi dusuncelerin buyuk olasilrkla feodal yetkenin tum varhgmi sorgulayacagmi cok iyi bilmektedirler. Bu yuzden, dusmanlarr, cok iyi anlasuklan isgalci guc degil, yerli toplumunu degistirrneye cahsan, bunu yaparken de onlann agrzlanndaki lokmayi alacak olan bu rnodernistlerdir.

Bauhlasnus unsurlarm koylu YIgmlarla ilgili duygulan, sanayilesmis ulkelerm isci suufi arasmda gorulen duygulan arumsanr, Burjuva ve isci suufi devrimleri tarihi, koylulerin buyuk krsmimn ~ogu zaman devrirne engel olusturdugunu gostermistir. Sanayilesmis ulkelerde koyluluk genel olarak en a2 siyasal bilincli, en az orgutlu ve aym zamanda en anarsik unsurdur. Nesne] olarak gerici davrarusi tammlayan bir dizi ozellik gosterirler: bireycilik, disiplin yoklugu, parayl sevrne, ofke nobetleri ve derin bir depresyon.

sal kesimlere yoneltmedigini gormustuk. Ashnda somurge bir toplumun akilci cozurnlenisi, eger yapilrms olsaydi, sornurgedeki koylulerin yapisi bozulmadan kalmis geleneksel bir ortamda yasadigim, oysa sanayilesmis ulkelerde sanayilesmenin gelismesiyle bu geleneksel ortamlann parcalandigrm onlara gosterirdi. Somurgelerde bireyci davramsi embriyon halindeki is<;i smifmda buluruz. Kirsal kesimi ve onun cozumsuz demografik sorunlanm terk eden topraksiz koyluler lumpen proletaryayt olusturarak kasabalara akar, gecekondu bolgelerine sikis tepis dolusur ve bu somurge tahakkumunden dogan yapilar olan Iiman ve sehirlere Slzmaya cahsirlar, Koylu kidder ise hareketsiz bir ortamda yasamaya devam ederler, asm kalabahktan karmm doyurarnayanlarm sehirlere go" etmekten baska secenekleri yoktur. Olduklan verde kalan koyluler geleneklertni inatla savunur ve somurge bir toplumda, toplumsal yaplsl cemaatci tarzda kalnus disiplinli unsuru temsil eder. Kati cercevelere siki siki yapisan bu duragan toplum zaman zaman dini fanankhge ya da kabile savaslanna yol acabilir kuskusuz. Ama krrsal kidder kendiligindenliklen icinde disiplinh ve ozverili olarak kahrlar. Birey topluluk karsismda silinir.

Kit halki sehirlilere gOvenmez. Avrupah gibi gtyinen, onlann dilini konusan, onlarla yan yana cahsan, hazen aym bolgede yasayan sehirli insam, ulusal mirasi olusturan her seye ihanet etmis bir donek olarak gorur. Sehirliler, isgalciyle iyi anlasan ve somurge sisterni kosullarmda basanh olmak icin ellerinden geleni yapan "hamler, sanlrrnslar'tdrr. Bu nedenle, sehirlilenn ahlaksiz oldugunu kIT halkmm agzmdan sik stk duyanz. KarSI karsiya oldugumuz sey, sehirle kit arasmdaki geleneksel karsuhk degildir. Somurgeciligin avantajlarmdan dislanan somurge insamyla somurge sistemini kendi yaranna cevirmeyi basaranlar arasmdaki karsuhkur.

Mil1iyet~i partilerin yontern ve doktrinlerini Ban partilerine dayandirdigiru ve dolayisryla propagandalanm cogunlukla kir-

fr;ltlt.l_ funon 117

Dahasi, sornurgeciler bu karsithgi milliyetci partilere karst mucadelelermde kullamr, Dag insanlanm, koyluleri sehirlilere karst harekete ge~iriricT. Artul keyi sahile karst kiskrrtirlar, kabile kimliklerini canlandmrlar. Bu yuzden Kalondji'nin Kasai krah olarak kendine rae giydirmesini ve birkac yil once Gana'daki Sefler Meclisi'run N'Krumah'a direndigini gormek bizi sasirtmamah.

Yasanan yenilgiler milliyetci panilerin "kuramsal cozumlemc"sini onaylar. Kirsal kesimi bir bunm olarak kapsama deneyiminin basartsizhgt, partilerin bu halk kesimine karst guvenstzligini arunr ve saldlrganhklanm su yuzune cikanr. Ulusal kurtulus mucadelesi basanya ulasnktan soma bile baZI hatalar yapihr vc btl hatalar ademimerkeziyetcl ve ozerkci egilimlcri besler, Somurgeci evredeki kabilecilik ulusal asamada ycrini bolgecilige birakir ve bu da kurumsal olarak fedcralizrnle ifade edilir,

Siyasi partner kirda kok salmayi basararnaz, Varolan yapilara milliyetci ya da ilerici bir nuelik vermek amactyla onlan uyarlamak yerine, somurge sistemi cercevesinde geleneksel gen;:ekligi bozmaya kararhdrrlar. 56mOrge sisteminin halkaian hala agirhk olusturuyorken, ulusu harekete gectrebileceklerine inarurlar. Kitlelere ulasmak icin hie; caba harcamazlar. Kuramsal bilgilerini halkm hizmetine sunmazlar, bunun yerine oncedcn belirlenmis bir semaya gore halki sekle sokmaya cahsirlar. Bu yuzdcn baskentten koylere, merkezi otoriteden yetki alnus, dOVl'ar ya da koyleri bir sirket komitesi gibi yonetmeye cahsan dcneyimsiz ya da kimsenin tammadigi liderleri tepcden inme gonderirler. Geleneksel sefler gormezdcn gelinir, hatta bazen kucuk dusurulur. Koyun tarihini ve kabilelerle klanlann causmalarnu halk mucadelesiyle butunlestirmek yerine , gelccekteki ulusun tarihi kucuk yerel tarihleri, yani tek ulusal gcrcekligi dikkare alrnaz ve ayaklan alnna ahp <;ig:ner. Gele ne ksel topl u mlarda sa ygl gbsterilen ve gene IIi k le tarnsmastz bir ahlaki yetke verilen yashlar herkesin onunde gulunc duruma dusurulur, Isgalci guclerin hizrnetindekiler bu kirgmhgl kullanmakian geri durmaz ve bu otorite karikaturunun benlmsedigi en kacuk kararlarr bile 6grenir. Istihbaran saglam polis baskrsi da hernen ardmdan gelir. Disandan tepeden inme getirilmi$ Iidcrler ve yeni meclisin onernli uyeleri tutuklamr,

Ama milliyetci partiler uzerlerinde Iazla denetim kuramarrus olmasma karsm kirsal kitlelertn ulusal bilincin olgunlasmasmda ya ds milliyetci partilerin eylemini devralmada ve daha ender olsa da bu partilcrinin kistrhgtrnn yerini doldurmada belirlcyici bir rol oynadigi da vakidir.

Milliyctci parulerin propagandasi koyluier arasmda her zaman yank! uvandtrrmsnr. 5i.imurgecilik-kar:;;m donemin amIan kovlerde haM cok canhdu. Kadmlar cocuklanmn kulaklanna somurgecilere karst savasmaya giden savascilarm sarkilanm Irsildar. Kay cocuklan on iki on 0<; yaslarmda son ayaklanmaya kanlan yashlann adlanm ezbere bilir ve dovvar ve koylerde gardiikleri ruyalar, selnrdeki cocuklarmki gibi luks mallar ya da smavi ge<;me ruynlan degil, hugun kahramanca olumleriyle onlari hala g6zya$lanna bogabilen falanca kahraman la ozdeslesme d usleri dir.

Milliyetc;i partilerin sehirde henuz olusum halmdeki isci 51- ruhru orgutlemeye cahstigi sirada, kirsal kesimde de anlasilrnaz gibi gorunen toplumsal huzursuzluklara taruk oluruz, Ornegin Madagaskar'daki unlu 1947 ayaklanmaslm de alaInn. Somurge yetkilileri net bir tavirla bunun bir koylu ayak-

1 18 yc,yUzlinlln 1;,nc,j;le,i

fnH'l[l. fmm'l: l19

lanmasi oldugunu soyledi. Ashnda simdi durumun cok daha karmasik oldugunu biliyoruz. Ikind Dunya Savasi strasmda buyuk somurge sirketleri etki alanlanru genisleuiler VI" ozgur kalrrus butun topraklan zaptettiler. Aym donemde Yahudi, Kabyle, Antilli gocmenlerin adaya yerlestirilecegtnden de soz ediliyordu. Somurgecilerln yardrm VI" yarakhgiyla Guney Alrika'dan gelen beyazlann adayi yakmda i~gal edecegi soylenlisi de yaYIIdL Dolayisiyla savastan soma milliyetci listelerdeki adaylar ezici cogunlukla secildi, Hemen ardindan MDRM (Madagaskar'm Kurtulusu lcin Demokratik Hareket) Partisi'nin fraksiyonlarma karst baski basladi. Somiirgeci yetkililer amaclanna ulasmak icin ahsilnus y6ntemleri kullandi: kitlesel tutuklamalar, kabileler arasi VI" irkci propaganda, lumpen proletaryanm orgutsuz unsurlarmdan olusan bir partinin kurulmast. Yoksul Madagaskarhlar (PADESM) adiru alan bu parti, provokatif eylemleriyle somurge yetkililerine duzeni saglamak icin hukuki bit mazeret verdi. Ama bir partiyi onceden tasarlayarak lasfiye etme yontemi burada gorulmernis bir boyut aldi. Son uc ya da don yrldir savunrna halinde olan kirsal kitleler birdenbire kendilerini olumcul bir tehlike altmda hissettiler ve sornurge guclere siddet kullanarak karst cikrnaya karar verdiler. Mizraklarla ya da cogunlukla (as VI" sopalarla silahlanan halk, ulusal kurtulus icin yaygm bir ayaklanma baslatu. Bu hikayenin sonunu biliyoruz.

myla kizila boyanmis, zavalh somurgeci yerlesimciler Amp kam icinde yuzuyormus. 0 zaman butun birikmis. siddetli 6fke patlar. Yerel polis karakolu ell" gecirilir, polisler parca parca dogramr, ilkokul agretmeni oldurulur, doktor srrf evde 01- madigi kin hayatim kurtanr, vs ... Birlikler bolgeye gonderilir, hava kuvvetleri bombardrmana baslar, 0 zaman ayaklanma bayragi acihr, eski savasci gelenekler yeniden ortaya cikar, kadmlar alkis tutarken erkekler orgutlenip daglara cikar VI" gerilla savasi baslar, Koyluler kendiliginden bir sekilde yaygm bir guvensizlik hissi yaranr; somurgecihk korkuya kapdarak ya savasa devam eder ya da gorusmelere baslar.

Bu tur silahh ayaklanmalar kir kitlelerinin ulusal mucadeleye kattlmak icin kullandigi araclardan yalmzca birini rernsil eder. Bazen sehirlerdeki milliyetci pani polis baskisma maruz kaldigmda. koyluler sehirlerdeki hareketliligin yerini ahrlar. Haberler krrsal kesime cok abarulmis sekilde gelir: Liderler tutuklanrms, cok sayida kisi oldurulmus, sehir siyahlann ka-

Bu kararli koylu ylg:mIanmn ulusal mucadeleye sel gibi akmasma milliyetci partilerin tepkisi ne olur? Milliyetci parulerin buyuk cogunlugunun propagandalarma silahh mucadelenin gerekliligini dahil etmedigini gorrnustuk. Sirnrh bir ayaklanmaya karst cikmazlar, ama bunu kir kitlelerinin kendiligindenligine birakirlar. Diger bir deyisle, bu yeni gelisme karsismdaki tutumlan, turnuyle cennetten dusmus bir luruf olarak gormek VI" surmesi icin dua etmek olur. Bu lutfu kullansalar da ayaklanmayt orgutlenmeye kalkismazlar. Kitleleri politize etmek, bilinc duzeylerini arnrrnak ya da mucadeleyi daha list duzeye cikarmak icin kirsal bolgeye adam gondermezler. Kendi ivmesinin akisma kapilan kitle eyleminin durulmamasiru umut ederler. Sehir hareketi kir hareketini kirletmemistir, Her biri kendi ic diyalektigine gore evrilir,

Kirsal kitlelerin her seye acik oldugu bir donemde milliyetci partiler giindemlerini onlara tarntmaya kalkismaz. Onerecek bir hedefleri yoktur, yalmzca bu yeni hareketin suresiz devam etrnesini ve bombardimanlann bu harekete son verernemesini umut ederler. Milliyetci partilerin kirsal kitlelerle butunlesmek

120 yCfYuz!inLln lanerlilcri

ve siyast bilinclerini arnrrnanm yamnda mucadele duzeylerim yukseltmek icin bu olanagi bile kullanmadigim goruruz. Krrsal kesirne yonelik gOvensizlik tavnm marla korurlar.

Siyasi kadrolar sehirlerde saklarur, sornurgeci yetkililere ayaklanmacdarla hicbir baglanulan olmadrgmi acikca belirtir ya da yurtdisma kacarlar. Daglardaki insanlann arasma kanlmalan ender gorulen bir seydir, Omegin Kenya'da Mau-Mau ayaklanmasi sirasmda tek bir unlu milliyetci bile hareketin uyesi oldugunu kabul etmedi ya da bu ayaklanmaya katilanIan savunmaya cahsmadi.

Ulusun Iarkh toplumsal katmanlan arasinda hicbir verimli aciklama, hicbir yuzlesrne yoktur. Krrsal kitlelere uygulanan baskilardan ve sornurgecilikle rnilliyetci partilcr arasmdaki i{tifaktan soma bagirnsrzhga ula~ddlgmda bu karsthkli aniayissrzhgm daha da artngim goruruz. Koyluler, hukumeun onerdigi yaprsal reforrnlann yam sira nesnel olarak ilerici toplumsal yentliklere bile engel olurlar; bunun asil nedeni, rejimin mevcut liderlermin somurge doncminde halka partinin hedeflerini, ulusal politikayi ve uluslararasi konulan anlatmanus olmasidir,

Dolayisiyla yonetimi rnerkezilestlrerek ve halk uzerinde 51- ki bir denetirn kurarak bu govdeyt yok etme istegt kendini gosterir. Bu nedenle azgelismts ulkelerde birazcik diktatorluk gerekttgtnin soylendtgtm sik sik duyanz. Liderler krrsal kitleIere guven duymaz. Ustelik bu guvensizlik ctddi bir orana da ulasabilir. Ornegin, ulusal bagimsizhgm ilan edilrnesinden cok soma bile bazi hukumetler ulkenin ic kisrmlanru, devlet baskammn ya da bakanlarm ancak ordu manevralan sirasmda gidebildigi sakinlesmerms bolgeler olarak gormeye devam eder, Ulkenin ic bolgeleri tam bir terra incognita' olarak gorulur, Paradoksaldir ama ulusal hukumctlerin kusal kitlelere yonelik tutumu bazr acilardan somurge ikudanm arnmsaur. Liderler, "Bu Ylgmlann nasi] tepki gostcreceginl bilmiyoruz"; "bu ulkeyi ortacagdan cikarmak istiyorsak sopanm kahn kisrmm kullanrnanuz gerekiyor," demekten korkmaz. Ama daha once de gordugumuz gibi, siyasi partilerin somurge donernmde ktrsal kitleleri dikkate almamalari ulusun hizla seferber edilmesine ve ulusal birlige karst bir onyargi yaratabilir ancak.

Somi\rgc doneminde kIT nufusuyla geleneksel liderlerm milliyetci partilere duyduklan guvensultgt ulusal donemde benzer bir dusmanhk izler. Bagimsrzhktan soma da cahsmaya devam eden sornurge donerninm gizli servisleri hosnutsuzlugu kullamr ve gen~ hukumetlere gercekten ciddi sorunlar yaratmayi basanr, Kisacasi hukumer yalmzca kurtulus donemi suasmdaki tembelhginin ve koylulugu surekli kucumsemesinin bedelini odemektedir aslmda. Ulusun basinda akrlci, hatta ilertci bir kisi bulunabilir, ama butun govdesi cthz, dikkafah ve i$birligine yanasrnaz olarak kahr.

Bazen somurgecilik milliyetci anhrm baska yere yoneltmeye ya da aralarmda aynmlar yaratmaya kalkisir. Yerli B11r01an seyh ve sefleri sehirlerdeki "dcvrimciler=e karst orgutlemek yerine, kabtle ve dini topluluklan partiler icinde orgutler. "Ulusal iradeyi ternsil etmeye" baslayan ve somurge rejimine tehdit olusturan sehirli partinin karsismda Iraksiyonlar yaranltr ve kabile ya da bolge esasma gore orgutlenmis egilim ve partiler ortaya cikar, BOtOn kabile, damsmanhgim somurgecilerin yapngi bir siyasi partiye donusturulur. Yuvarlak masa toplannlan aruk baslayabilir. Siyasi fraksiyonlar Iazlalasnkca

* Bilinmeyen toprak; arasunlmanns bolge ya da alan. (c.n.)

122 )'cryli/Onlln lancrhlcri

f,amz far ... n 123

ulusal birlik partisi onemini kaybeder. Kabile partileri merkeziyetcilige ve birlige karst cikarak tek parti diktatorlugunu teshir ederler.

Daha soma, ulusal muhalefet de aym taktiklert kullanacaktIL lsgalci guc, kurtulus mucadelesine onderlik eden iki ya da uc milliyetci parti arasmdan secimini simdiden yaprntsnr. Secirri yontemi cok bellidir: Bir parti ulusal oybirli~,ini sagladlgl ve gorO~melerin tek muhatabi olarak ortaya cikugmda isgalci guc manevralanm artmr ve gorusmeleri olabildigince erteler. Bu erteleme, partinin taleplerint heba etrnesi ya da bazr "a~ln" unsurlan arka plana atmasi icin yonetimden taviz elde etmede kullaruhr.

birliklerin getirildigi ve hukumetin dusmek uzere oldugu Heri surulur. Net bir programlan VI" hukumetteki partinin yerini almaktan baska bir hedefi olmayan muhalefet partileri kaderlerini tlerlerneye dusman VI" kendiligtndenci koylulugun eline birakir.

Tam tersine, bazen de muhalefet kirsal kitlelerin degil geno; ulusun sendikalanndaki ilerici unsurlann destegini almaya cahsir, Bu durumda hukumet, kitleleri ernekcilerin taleplerine direnmeye cagmr VI" bu tale pleri gelenek-karsiu maceraci manevralar olarak adlandmr. Siyasi partilere iliskin daha once helirttigirniz gozlemler mu.tatis mu.tandis* sendikalara uygulanabilir. Baslangicta, somurge topraklardaki sendikalar genellikle metropoldeki muadillerinin yerel subeleridir, 510- ganlan da metropoldeki sendikalanrunkilerin tekraridir.

Ama hicbir parti baskm crkrnazsa, isgalci gOo; en "rnakul" oldugunu du~l1ndugO partiyi kayirmakla yetinir. Gorusmelerden dislanan milliyetci partiler, 0 aaman diger partiyle isgalci gOC arasmda yapilan anlasmayt acikca teshir ederler, Iktidan isgalciden devralan parti, rakip partinin demagojik VI" kafa kansnnci tavnnm tehlikesinin farkmda oldugundan, onu cozulrneye zorlar ve yasadisihga mahkum eder. Baski goren partinin sehirlerin disma ve ktrlara sigmmaktan baska secenegi YOktUL Kitlelerini "kryi kesiminin saulnuslarma ve baskenneki yoz unsurlar"a karst harekete gecirmeye cahsir. Bu durumda tum bahanelere basvurulur: dinsel argumanlar, yeni ulusal otoritenin kararlasurdigi ve gelenekten kopan yenilikci duzenlemeler. Koylulerin ilerlemeye karst olan yonleri son noktasma kadar somurulur, Bu partinin sozde devrirnci doktrini aslmda koylulugun gerici, atesli ve kendiliginden karakterine dayanmaktadir. Daghk bolgelerin hareketlendigi, koyluler arasinda hosnutsuzluk oldugu soylentileri orada burada yayihr. Bir bolgede polisin koylulere ates acngi, takviye

Kurtulus mOcadelesinin kritik asamasi sekillenmeye baslar baslamaz bir grup yerli sendika Iideri ulusal sendikalann kurulmasma karar verir. Yerel sendikacdar metropolden uhal edilmis olan eski orgutu kitlesel olarak terk eder. Yeni sendikamn kurulmasi, sehir nulusunun somurgecilige bash yapmasmm baska bir yoludur. SomOrgelerdeki i$<;i simfuun henuz embriyon halinde oldugunu ve nufusun en ayncahkh kesimini temsil etngini daha once belirtmi:;;tik. Kurtulus rnucadelesinden dogan ulusal sendikalar $ehir orgOtleridir ve programlan her seyden once siyasal ve milliyetcidir. Arna bagimsizhk savasmm belirleyici asarnast sirasmda dogan bu ulusal sendika, aslmda siyasal olarak bilincli, dinamik milliyetci unsurIann yasal olarak kaydoldugu bir orguuur.

Siyasi partilerin kucuk gordugu kirsal yigmlar bir kenarda

~ Gerekli degisiklikler vapilrms olarak. (c.n.)

124 )'cry nzun un I." ctli lc ,i

tutulmaya devam eder. Kuskusuz orada da bir tartm iscileri sendikasi vardrr, arna bu sendikanm kurulmasi "somurgecilige karst birlesik cephe" thuyacuu karsilamakla yetinir. Metropol sendikalannda kariyerlerine baslayan sendika liderlerinin ktrsal YIgmlarm nasil orgutlenecegi konusunda hicbir fikri yoktur. Koylulukle butun iliskilerini kaybetmislerdir ve tek dusunceleri dok iscilertni, celik iscilerini, gaz ve elektrik kururnlanndaki memurlan saflanna nasil katacaklandir.

Sornurge asamasmda milliyetci sendikalar gorulmeye deger bir vurucu gucu ternsil eder. Sehirlerde her an somurge ekonomisint paralize edebilir ya da hie degilse yavaslatabilirler. Avrupahlann yerlesim yerleri r;ogunlukla sehirlerle suurh 01- dugundan, bu yerlesimln psikolojik yankilan haun sayihr buyuklukte olur: elektrik, gaz yoktur, copler toplanmaz ve mallar limanlarda curur.

Sornurge kosullannda sehirlerin ternsil etttgi bu metropol adaciklar sendikal eylerni derinden hissederler. Somurgeciligin kalesi olan baskent, sendikacilann darbeleriyle sendeler. Ama ic kisimdaki kirsal kidder bu causmadan etkilenmeden kahr.

Dolayisiyla. ulusalci bakis acisma gore sendikalann onemiyle ulusun geri kalam arasmda acik oraunsizhk vardir. Sendikalara girnus olan isciler, bagimsizhktan soma bosa kurck cektikleri izlenimi edinirlcr. Kendilerine koyduklan sirurh hedefe ulasihr ulasilmaz ulusal yeniden insa g6rcvinin buyuklugu karsismda bu hedefler sallanuda kahr. Hukumetle iliskileri genellikle cok srki olan ulusal burjuvaziyle karst karsrya kalan sendika liderleri aruk kendilerini isci ajitasyonuyla simrlayamayacaklanru kesfederler. Dogalan geregi kirsal YIgmlardan yahulrms olan, nufuzlanru sehirlenn disma genisletemeyen sendikalar, siyasalhgi giderek artan bir tutum

benimser. Aslmda sendikalar iktidara aday haline gelirler. EIlerindeki butun araclarla burjuvaziyi koseye sikisnrmaya cahsirlar: Ulusal topraklarda yabanci uslerin bulundurulmasma karst protestolar yapihr, ticari anlasmalar teshir edilir ve ulusal hukumetin dis polirikasma elestiriler dile getirilir. Aruk "bagtmstzhklanm" kazanmis olan isciler bir sey elde edemez. Sendikalar, bagimsizhgm hemen ertesinde toplumsal taleplerini dile getirirlerse ulusun geri kalan kisrmm dehsete dO$Oreceklerini keslederler. lsciler gerr;ekten de rejim tarafmdan pohpohlanrmslardir. Halkm en refah icindeki kesimini temsil ederler. Dok iscilerinin ve diger iscilerin yasarn kosullanru iyile~lirmeye yonelik bir eylem yalmzca ragbet g6.r~emekl.e kalmaz , yoksul kitlelerin dusmanhgmi da kiskrrtabilir. Sendikalar, sendikacihk da yapamaymea, yerlerinde saymaktan baska bir sey gelmez ellerinden.

Bu saghkslz durum, en sonunda bir butun olarak ulusu ilgilendiren bir toplumsal programm nesnel gerekllligini gosterir. Sendikalar birdenbire ulkenin ic kesimlerinin de aydmlanlmasi ve orgutlenrnesi gerektigini kavrarlar. Ama ulkenin tek kendiliginden devrimci gucunu ternsil eden koylulukle aralarmda isleyen baglar kurmaya hie ka1klsmadlklanndan, sendikalar etkisiz kahr ve programlannm anakronik niteligini kavrarlar.

Politik-iscici ajitasyona g6mOImus olan sendika liderleri kacuulmaz olarak bir hukumet darbesi hazirlamaya vanrlar Ama yine ulkenin ic kisunlan devre dI$1 birakilmisnr. Bu ulusal burjuvazlyle scndikal iscicilik arasmdaki bir g6s1eridil yalruzca. Ulusal burjuvazi eski somurgecihk geleneklcrine sanlarak askeri ve polisiye gOcOno. gosterir, sendikalar ise mi. tingler duzenlcr ve onbinlerce uyesini harekete gecirir. Koyh bu ulusal burjuvaziyi ve iscileri dusununce omuzlanm silker

126 ycrylizlitliln lancrfitcn

fwntl Fanon 1 27

her tkisinin de en aztndan yiyeeek ekrnegi vardir. Sendikalar, paniler ve hukumet bir tur ahlaksiz Makyavelizrnle koylu YlgmlanOi kor, ani bir mudahale gucu olarak kullantrlar. Kaba saba bir guc olarak. ..

ate yandan, bazr durumlarda koylu kitleler hem ulusal ozgurluk mucadelesme hem de rnustakbel ulusun kendisine secugt eylem tarztna etkin bicimde mudahalede bulunur. Bu olguyu azgehsmts ulkeler icin ternel onem ra~;}dlgmdan aynnnlanyla inceleyecegiz.

Milliyetci partilerin somOrgeciligi yikrna isteginin. sornurgeci yetkililerle iyi gecinme istegiyle yan yana ginigini gorrnustuk. Bu partiler icinde hazen iki eylem hatn ortaya cikabilir. Birinci olarak, somurgeciligtn ve uluslararasi durumun aynnuh bir cozumlemesiru yapnus alan bazi aydm unsurlar, ulusal partilerinin ideolojik boslugunu, taktik ve stratejilerinin yeterstzligtni elestirmeye baslarlar. Liderlerine onemli noktalarda sorular yoneltmekten asia usanmazlar: "Milliyetcilik nedir? Bu sozcuge ne anlam yukluyorsunuz? Milliyctcilik neye isaret eder? Bagunsizhgm amaci nedir? Bagmlslzitga once nasil ulasmayi dusunuyorsunua?" Aym zamanda da yontern sorunlanrun etraflica ele ahnmasmt isterler, Secim yontemlerine "diger boron araclar'un da eklenmesini onerirler. Ilk cekismeden soma liderler ergenlik coskusu yaltasuu taknklan bu kaynasrnadan hrzla kurtulurlar. Arna bu talepler ne ergenlikle ilgili ne de hir taskmhgin sonueu veya genclik isareti oldugundan, bunlan dile getiren devtimci unsurlar htzla dislarur ve partiden uzaklasunhr, Kendi deneyimleriyle boburlenen liderler "bu maceracilan, bu anarsistler"! acnnasizca reddederler,

Patti aygm her tur yenilige direnme egilirnindedir. Devrimci azinlik kendisini yahnlrms, liderlikle catisirken bulur ve ni-

teliklenni. gucunu ya da yonunu hayal bile edernedigi bir girdabm kendisini silip supurrnesinden kaygilamp dehsete duser. lkinci surec, laaliyetleri nedeniyle somurgeci polis baskismm hedef olan kidernli ya da gene kadrolarla ilgilidir. Burada sunu beltrtmeiiyiz ki, bu insanlar partinin basma ozverileri, durup dinlenmeksiain cahsmalan ve ornek yurtseverlikleriyle gelmisur. Tabandan gelen bu kisiler cogunlukla siradan isci, mevsimlik isci, hatta bazen suresiz issizlerdir. Onlara gore bir ulusal partide militan olmak politika yapmak degil, onIan hayvan konumundan insan konumuna cikaran tek araci secmektir, Partinin asm yasalcihgindan rahatsiz olan btl insanlar, sorumlu olduklan faaliyet suurlan icinde inisiyatif ve cesaret goslerirler; keza kendilerini neredeyse sisternatik olarak somurgeci baskirun hedefi haline getiren bir amac duygusuna sahiptirler. Tutuklanan, hukum giyen, iskence goren ve affa ugrayan bu insanlar, cezaevlerinde gecirdikleri zamaru dusuncelerini netlestirmek ve kararhhklanru bilemek icin kullarurlar. Toplu mezar gibi olan cezaevlerindeki achk grevled ve vahsi dayarusmayla gii,lendiklerinden, disanya ctkrnaIanni silahh mucadele baslatmak icin kendileri.ne verilmis bir lirsat olarak gorurler. Bu arada disanda don bir yandan kusaulan somurgecilik rlunh milliyetcilere yaklasmaktadir.

Dolayrstyla partinin yasadrsi ve yasalci egilimleri arasmda kopmaya yakm bir bolunme goruruz. Yasadistctlar istenmediklerini hissederler, Onlardan kacihr. Parti icindeki yasalcilar sonsuz onlern alarak onlann yardunma kosarlar ama onlar da kendilerini yabanci hissederler. Bu insanlar birkac ytl once hayran olduklan aydin unsurlarla iliskiye gec;erler. Bu bulusmamn sonueunda yasal partiye para lel bir yeraln partisi kurulur. Ama yasal parti somurgecilige yaklasip onu "iceri-

128 vc,yll,.lln lin lancrlilcri

ff"'I~D'. f a nun 129

den" degistirrneye cahsukca bu dikbash unsurlara yonelik bask! da yogunlasrr, Yasadisi fraksiyon kendisini tarihsel bir cikmazda bulur.

Sehirlerden surulen bu insanlar, once sehrin banliyolerine sigunrlar. Ama polis istihbarau onlan bulup ortaya cikanr ve sehirleri toptan terk etmeye, siyasal eylem arenasmdan uzaklasmaya zorlar. Kira ve daglara, koylu yigmlara dogru cekilirler. Basta koyluler onlan aralanna ahr ve insan avindan korur. Sehir merkezlerinde polisle saklambac oynamak yerine kaderini koylu yigmlarm eline birakmaya karar veren milliyetci militan bundan asIa pisman olmayacaktir. Koylulerin pelerini hayal bile etrnedigi bir yumusakhk ve gucle onu sarar. Aslmda kendi ulkelerinde surgun edilmis ve ulus ve politik ruucadele kavrarmru sekillendirdikleri sehir ortamindan kopanlrms bu insanlar gerillamn yolunu secerler. Polisten kacmak icin surekli oradan oraya hareket etmek zorunda kalan, dikkat cekmernek icin gece yuruyen bu militanlar ulkelerini dolasmak ve tarumak icin Itrsat bulurlar. Kafeler, bir 500- raki secimlere ya da falanca polisin zalimligi uzerine tarusrnalar geride kahr, Kulaklan ulkenin gercek sesini duyar, gozleri halkm buyuk ve sonsuz yoksullugunu gorur. Somurge rejimi uzerine yararsiz yorumlarla cok degerli zamarun harcandigml kavrarlar. En sonunda degisimin reform ve iyilestirme anlarnma gelmedigini anlarlar, Schirlerdeki siyasal huzursuzlugun her zaman somurge rejimi degistiremeyecek ve deviremeyecek kadar gucsuz olacagi daima musallat bir saskmhkla kafalanna dank eder.

Koylulerle konusma ahskanhgi gelistirirler. Kirsal yigmlann kurtulus sorununu siddetle, topraklannt yabancilardan geri alma, ulusal mucadele ve silahh ayaklanma terimleriyle dusuumekten hie vazgecmediklerini kesfederler, Her sey 0:;;01<

basittir. Taslasmis bir sekilde yasamaya devam eden ama ahlaki degerlerini ve ulusa baghhklanm bozulmadan koruyan tutarh bir halk kesfederler. Cornett, ozveriye hazir, ellerinde ne varsa vermeye istekli, sabirsiz ve yenilmez bir gutura sahip bir halk kesfederler. Anlayacagimz gibi, polis tarafmdan izlenen bu militanlarla icgudusel bakundan isyanci bu huzursuz insanlann bulusmasi ahsilmadtk gucte patlayici bir kansimdir. Sehirlerden gelen insanlar halkm onlan yonlendirmesine izin verir, ayru zarnanda da onlara askeri ve siyasal egitim verir. Halk silahlanm biler. Aslmda dersler Iazla uzun surmez, cunku kitleler kendi kaslanmn gucunun farkma vannca \iderleri bir an once eyleme gecmeye zorlarlar. Silahh mucadele haslamisnr.

Ayaklanma siyasi partilerin duzenini bozar. Onlann doktrinleri her zaman gUJ; kullanmamn etkisiz kalacagmi iddia eder, hatta varhklart bile her tur ayaklanma dusuncesinin mahkum edilmesine hizrnet eder. Bazi siyasi partiler gizliden gizliye somurgecilerm iyimserligini paylasir ve ancak kan dokulerek bitebilir dedikleri bu delilikte taraf olmadiklan icin kendilerini tebrik ederler. Ama kibrit cakihr cakilmaz alevler salgm hastahk gibi tum ulkeye yayihr. Tanklar ve ucaklar hayal euikleri basanya ulasarnaz. Zarann buyo.klugo karstsmda somurgecilik dusunmeye baslar. Ezen ulus icinde de yukselen sesler durumun ciddiyetine dikkat cekmeye baslarlar.

Kulubelerinde hayalleriyle yaSayan halkm yOregi de ulusun yeni ritmiyle atrnaya baslar ve savascilara ovguler duzen bitmek bilmez ilahiler soylerler alcak sesle. Isyan dalgasi tum ulkeyi kaplarrnsnr. Simdi de partilerin dislanma zamaru gelrnistir.

Ne var ki, ayaklanmarun liderleri ayaklanmanm er ya da

gee sehirlere yayilmast gerektigini kavrarlar. Bu kavrayis rastlantisal degildir. Ulusal kurtulus icin silahh bir mucadelenin gelisimini yoneten diyalekugin parcasidir. Kirsal kesim halkm tuketilrnez enerji deposu olmasma ve silahh gruplarm guvensizligt egemen kilmalanna karsm, somurgecilik sisterninin gucunden asia ciddi bir kusku duymaz. Kendisini tehlikede hissetmez. Bu yuzden ayaklanma liderleri savasi dusmarun kampma, yani sukunet ve bans icindeki sehirlere tasunaya karar verirler,

Liderlerin sehirlerde ayaklanmavi orgutlernesi kolay bir is degildir. Sehirlerde dogmus ya da buyumus Iiderlerin buyuk bir kisnurun, polis peslerinde oldugu ve sryasi partilerin akrlCl, asm ihtiyath kadrolan onlan genet olarak yanhs anladigi icin kendi dogal cevrelerinden kacugrru gormustuk. Kirlara cekilmeleri hem baskidan kactsm hem de eski siyasal olusumlara gOvensizliklerinin sonucuydu. Bu liderlerin dogal sehirli yedek gucleri, siyasi partilerde isim yaprms unlu milliyetcilerdir. Ama butun zamanlarrm somurgeciligin kotuluklerine iliskin sonsuz tartismalara bogularak geciren bu urkek liderlerJe aralarmda pek az ortak yan oldugunu yakm tarthlerinden gormustuk,

Ustellk gerilladan gelenlerin eski arkadaslanyla, en solda gorduklerryle iliski kurmaya yonelik ilk yaklasimlan korkulanru dogrulayacak ve onlarla yeniden iliskiye gecme istegini yak edecektir. Gercekten de krrsal kesimde baslayan ayaklanrna, sehrin penferisinde durdurulan koylu fraksiyonlan tarahndan, henuz s6mOrgeei sistemde kemireeek tek bir kemik bulamayanlar tarafmdan sehirlere getirilir. Ktrsal kesimde artan nufusun ve s6murge zorahmmm aile topraguu terk etmeye zorladigi bu insanlar, er gee bir gun sehrin icine girmelerine izin verilecegini umut ederek, sehirlerin cevresine bikma-

dan yerlesir, Isyanm sehirli vurueu gucunu buldugu yer de bu kitleler, bu geeekondu halki, lumpen proletaryadir. Lumpen prolerarya, somurge bir halkm en kendiliginden ve en radikal devrimci guclerinden birini olusturur.

Kenya'da Mau-Mau ayaklanmasmdan onceki yillarda tngiliz sornurge yetkilileri lurnpen proletaryaya karst yildtrma taktlklerini arurdi. 1950- 51 yillannda po lis ve misyonerler krrsal kesimden ve daglardan gelen muazzam sayidaki gene Kenyah akmma uygun bir yamt bulabilmek amaetyla isbirligi yapnlar. Is bulamayan bu insanlar hirsizhk, sefahat ve alkolizrne yoneldi. Somurge ulkelerde cocuk suclular lumpen proletaryamn varhgimn dolaysiz bir sonucudur. Aym sekilde Kongo'da da, 195Tden itibaren bansi bozan "gene haytalar") kira geri gondermek icin ciddi onlernler ahndi. Meslek edindirme kamplan acildi ve bu kamplar -elbeue ki!- Belcika Ofdusunun korumasi alunda bulunan Evangelist misyonerlerin emrine verildi,

Lumpen proletaryanm olusurnunun kendine 6zgii bir manngi vardir ve ne misyonerlerm asm gayretke$ligi ne de merkezi hukumetin bildirgeleri bunun gelisimini 6nleyebilir. Ne kadar cok tekrnelenip taslarursa taslansm, bir fare surusu gibi aga<;larm koklerini kemirmeye devam ederler.

Gecekondu bolgesi, somurge halkm ne pahasma olursa 01- sun ve gerekirse en yeralu yontemlerle dusman kalesini Iethetmek icin verdigi biyolojik karann onaylanmasidir. Lumpen proletarya kenun "guvenligi'tne ciddi bir tehdit olusturmayt surdurur, somurge tahakkumunun tam gobeginde telafisi imkansiz bir curume ve kangren isareti haline gelir. BoyIeee pezevenkler, haytalar, issizler ve cocuk suclular, kendileriyle iliski kuruldugunda ellerinde ne varsa kurtulus mucade-

fran". f, .. inn 133

lesine verir ve gu~lil kuvvetli isciler gibi kendilerini davaya adarlar, Bu bos gezenin bos kalfalan, bu ikinci suuf yurttaslar onern tasiyan, militan eylemleriyle ulusun bagnna geri donmenin yolunu bulurlar. Somurge toplumunun gozunde hep aym kalan ve somurgecinin ahlak standartlanyla causan bu insanlar, el bombast ve silah gOcOnOn sehirlere girmenin tek yolu olduguna inarurlar. Bu issizler, insandan da a~agl bu insanlar kendi gozlerinde ve tarihin gozunde ise iflah olurlar. Fahiseler ve ayda ikl bin franka cahstmlan hizrnetciler, Wah olmazlar, intiharla delilik arasinda gidip gelen butun bu insanlar akil saghklanru yeniden kazamr, harekete geri doner ve ulusun buyuk yuruyusunde yasarnsal yerlerini bulurlar.

Milliyetci partiler, cozulrnelerini hizlandiran bu yeni olguyu kavrayamazlar. Sehirlerde ayaklanmamn patlak verrnesi mucadelenin niteligini degistirir. Daha onceleri somurge askerleri kirsal bolgeleri hedef ahrken, aruk mulklerin ve insanlann guvenligini saglamak icin hizla sehirlere hOCUlU ederler. Baski guclen her yere yayihr, tehlike her yerdedir, ulusal topraklar, tOm somurge trans haline gecmistir. Silahh koylu gruplarz ordu baskrsmm gevseyisine tamk olur. Sehirlerdeki ayaklanma beklenmeyen bir cankurtarandir.

Coskulu ve gayretii halkm sornurge aygmna kesin darbeler indirdigini goren ayaklanma liderleri, geleneksel politikaya guvensizliklerini pekistirirler, Vaktiyle balon, laf kalabahgi, alay, yararsiz ajitasyon dedikleri seye karst dusmanhklan, her basanyla hakh cikar. Demagojiden vc "styaset''ten nefret ederler ve kendiligindenlik kultu bu nedenle ilk asamada zafer kazamr.

Ic kesimde patlayan koylu ayaklanmalan dizisi her koyde ulusun hatm sayihr varhgina karut olusturur, Silaha sanlan her somurge insaru, harekete gecmts ulusun bir parcasuu tern-

sit eder. Bu ayaklanmalar sornurge rejimini tehlikeye sokar, birliklerini ulkeye daguarak harekete geymeye zorlar ve bu birlikler her an bogulma tehdidi alnndadir. Koylulerin basil bir doktrinleri vardir: Ulusu var etrnek gerek. Program yoktur, nutuk ya da kararlar yoktur, Iraksiyonlar yoktur. Sorun nettir:

Yabancilar gitrneli. Bu yuzden ezene karst ortak bir cephe kuralun ve bu cepheyi silahh mucadeleyle takviye edelim.

Somurgecilik endise icinde oldugu surece, ulusal dava da gelismeye devam eder ve herkesin, her seyin davasi haline gelir. Kurtulus mOcadelesi sekillenir ve sirndiden bOti.in halki kapsar. Bu donernde kendiligindenlik egernendir. lnisiyatif yerel kahr, Her tepede minyatur bir hukumet kurulur ve iktidan ahr. Vadilerde, ormanlarda ve koylerde, her yerde ulusal bir otorite buluruz. Her erkek ya da kadm kendi eylemiyle ulusu temsil eder ve yerel olarak ulusun zaferini saglamayi ustlenir, Hem herkesi kucaklayan hem radikal olan bir kendiligindenlik stratejisiyle karst karsiyayiz. Yerel olarak kurulmus butun gruplann amact ve prograrru yerel dOzeyde kurtulustur. Ulus her yerde mevcutsa, 0 halde burada da var olmahdrr, Bir adim soma, ulus yalmzca burada vardir. Taktiklerle strateji birbirine kansir. Siyaset sanau savas sanatma donusuvermistir, militan savasci haline gelir. Savasmak ve siyasetle ilgilenrnek tek ve aym sey olrnustur.

Dar kavga ve rekabet dongusunde yasamaya ahsrrns bu rnulksuz halk, ciddiyetle ulusun yerel cehresini ternizlerneye ve saflasnrmaya ginslr. Gercek bir kolektif vecd icinde, dusman aileler her seyi silmeye ve gecmisi unutmaya karar verirler. Her yerde uzlasmalar gorulur. Uzun zaman once gomulInti? geleneksel nefretler gOn l~agma cikanhr ki koklerinden cikarilrp atrlabilsinler. Ulusa inane siyasal bilincin arrmasmi

fr.,"" funon t 35

134 ycrytlziln(in I u nctlilcri

Bu dayarnsma, dusman saldmsmm baslarnasiyla karakterize edilen ikinci donernde daha da guclenir. Ayaklanma baslar baslarnaz somurgeci gucler yeniden grupla~lf, orgutlenir ve ayaklanmanm niteligine denk dusen savas taktiklert benim-

ser. Bu saldm birinci donernin zinde, romantik ortarrunm sorgulanmasma neden olur. Dusman saldmr ve belirli noktalara buyuk askeri guc ylgar. Yerel gruplar hemen buna.hma duser, cunku sava;;lO en on eephesinde olma egilimindeduler. Birinei dbnemdeki iyimserlik yerel gruplan korkusuz, hatta pervaslz kilrmsnr. Erismesi gereken dorugun ulus olduguna inanan grup bu yuzden durmayi reddeder, geri cekilme tse soz konusu degildir. Kayiplar ciddidir ve hayaua kalanlarda kusku artar. Yerel topluluk saldmyt temel bir smav olarak ya-

Tu m ulkenin kaderi "burada ve simdi" belirleniyorrnus sar,

gibi davrarur. . .

Ama somurge sistemiy.le hesabi hizla kapatrnaya myeth

olan bu aceleci kendiligindenligin bir doktrin olarak basansizhga mahkurn oldugu cok gecrneden aciga cikar. Dunun n~sesinin ve sonsuzluk yamlsamasmm verini Iazlastyla gundehk ve pratik bir gerc;eke;i1ik ahr. Sert gere;eklerin ve makineli tufeklerle taranan bedenlerin ogreuigt ders, olaylann topyekCm yeniden dusuno.lmesini gerektirir. Hayatta k:lma yb~o.ndeki remel ie;gudo. daha esnek, daha cevik bir tepki gerekurmektedir. Savasma tekmgmin bu ayarlanmasi, Angola halkimn kurtulus savasimn ilk aylannda goro.ldu. Haurhyoruz, 15 Mart 1961'de Angola koyluleri iki 01; binerlik gruplar halinde Po~tekiz mevzilerine saldrrdi. Erkekler, kadmlar ve cocuklar, Sllahh ve silahsiz olarak, somurgecilerin, ordunun ve Portekiz bayragmm egemen oldugu bblgelere dalga dalga ve. kitlesel olarak cesaretle ve coskuyla aUldllar. Koyler ve havalimanlan kusanldt ve sayisiz saldin yasandi, arna binlerce Angolah somurgecinin makineli tufekleriyle tarandi. Angola ~ya.klanmasmm Iiderleri, ulkelerini gere;ekten kurtarmak lsttyorlarsa farkh takrikler benimsernelert gerektigini cok gec;meden kavradtlar. Bu yuzden Angola lideri Roberto Holden, oteki kur-

saglar. Ulusal birlik oncelikle bir grubun birligidir; eski hesaplann kapanlmast ve kirgmlrklarm sonsuza dek unutulrnasiyla baslar, Faaliyetleri ve isgalctlerle i.o;;birligi icinde olmalan nedeniyle ulkelerinin onurunu zedeleyen yerliler de bu temizleme surecinin icine dahil edilir. Ama hamler ve parah askerler yargtlamp cezalandmlrr. Kendini kesfetrne yuruyusunde halk kendi egemenligini mesru kilar ve ona sahip cikar, Sornurgecilik uykusundan uyanan her biles en kaynama noktasmda yasar. Butun koylerde inarulmaz bir comertlik, karstsmdakini silahsialandiran bir nezaket ve "dava" icin asla inkar edilernez bir olme kararhhgi goralur. Butun bunlar bir tarikau, kilise ya da misuk inane; birligmi arusunr. Hicbir yerli, uIusu yoneten bu yeni ritme kayitsrz kalamaz. Kornsu kabilelere ulaklar gonderilir. Bu ulaklar ayaklanmarnn ilk iletisirn sistemini olusturur ve hala hareketsiz olan bolgelere devrim hareketini tamur. lnatci dusmanhklanyla unlenmis kabileler bile aruk mutluluk gozyaslanyla anlasma yapar ve birbirlerine destek olup yardnn etmeye karar verirler. Bu kardesce dayamsma ve silahh mucadele ortammda eski dusmanlar kol kola girer. UlusaI cernber genisler ve her yeni pusu yeni bir kabilenin birlige dahiI olduguna isaret eder. Her koy, mutlak bir fail ve bir konak noktasi haline gelir. Kabileler arasmda, koyler arasinda ve ulusal duzeyde dayamsma, once dusmana indirilen darbelerin artmasiyla ayirt edilir. Her yeni grup, her yeni top atesi dusmanm pesinde olduklannm ve onunla karsilasmaya hazirla ndiklannm gostergesidir.

136 ycry l\zl\ n II n lane II; lcri

tulus savaslan modelini ve gerilla savast tekntklenni kullanarak Angola Ulusal Ordusu'nu yakm zamanlarda yeniden organize etti.

Gercekten de, gerilla savasinda mOcadele aruk bulunulan yerde degtl, gidilen yerde sOrer. Her savasci ciplak ayak parmaklanyla anayurdunun topragnu savasa tasrr. Ulusal kurtuIus ordusu, dusmanla tek bir belirleyici carptsmada gogus goguse savasan bir ordu degtldtr: koyden koye gider, ormana cekilir ve dusman askerinin kaldrrdigr toz bulutu vadide goruldugunde sevincle ziplar. Kabileler seferberlige kaulmaya baslar, birlikler konumlaruu kaydtrarak alan degistirir. Kuzeyliler banya dogru gider, ovalardakiler daglara cekilir. Hicbir stratejik konurna ayncahk tamnmaz. Dusman bizi takip ettigini sarur, ama biz onun arkasmda durmayi, en az bekledigi anda ana saldirmayi her zaman basarmz. Artik takipte olan bizrz. Dusman, butun teknolojisine ve ares gucune karsin, bosa kurek cektigi ve zemin kaybettigt izlenimini verir. Asia sarki soylerneyi birakrnayiz.

Ne var ki bu arada ayaklanrnamn liderleri, birimlerinin aydmlanlmasr, egitilmesi ve doktrin sahibi kilmmasi gerektigini kavrarlar: bir ordunun yaratilmast gerekir. merkezi bir otoritenin kurulmasi gerekir. Silahh ulusun ternsil ettigi ulusun bolunrnesini duzeltmek ve asmak gerekir. Sehirlerdeki bos politik atmosferden kacmis alan liderler siyascti yeniden kesCeder: Aruk bir uyutma tekmgi, bir rmstiklestirme aract olarak degil, mucadeleyi siddetlendirrne ve halki net bir bakis acisma sahip ulusal liderlige hazirlamanm tek araci olarak. Ayaklanma liderleri her tur koylu ayaklanmasmm, cok buyuk bile olsa, denetim ve yonlendirrne gerekttrdigini gorurler. 00- layisryla hareketi bir koylu ayaklanmasmdan devrimd bir savasa donusturmeleri gerekir. Basanh olabilmek icin mucade-

lenin net hedefler, iyi tammlannus bir metodoloji ve her seyden once halk kitlelerinin aeil zaman cizelgestni kavramasi uzerine kurulmasi gerektigini kesfederler. Mucadeleyi halk kitlelerinin biriktikce binkmis ofkesiyle DC gun, en Iazla belki uc ay surdurebilirsiniz, arna savascilann bilinc duzeyini yukseltmeyi ihmal ederseniz bir ulusal savasi kazanamazsimz, guclu dusman aygmm deviremezsiniz ya da insanlan donusturemezsiniz. Ne kahramanca savasma ne de sloganlann guzelligi yeterli olur.

Kurtulus savasuun yayilmasi liderlerin inanclanna her durumda buyuk bir darbe indirir. Dusman aruk taktiklcrini degtstirmistir. Vahsice baski politikasina detant, Mime manevralan ve "psikolojik savas'ttan olusan iyi dusunulmus ve gorkemli bir bilesirn de ekler. Zaman zarnan ajan provokatorler kullanarak ve karsi-bozgunculuk yaratarak kabileler arasi kavgalan canlandrrmaya cahsir ve bazcn basanh da olur. Somurgecilik amacma ulasmak icin iki tur yerli isbirlikci kullamr. Bun la rdan birincisi geleneksel isbirlt kcilerdir: sefler, haiJ'ler ve buyucu-sifacilar. Daha once de gordugumuz gibi, tekerrur edip duran degismez bir hayat suren koylu }'Igmlan, koklu ailelerden gelenlere, dini liderlere saygi gostermeye deyam eder. Kabile, geleneksel sefinin cizdigi yolu tek vucut halinde izler. Somurgecilik bu guveniltr kullannm hizmetlerini kucuk bir server karsihgmda garanti aluna ahr.

Somurgecilik, manipulasyonlan icin Iumpen proletaryadan da yararlanacaktir. Aslmda her ulusal kurtulus hareketi bu iOmpen proletaryaya azami dikkat etmelidir. Lumpen proletarya ayaklanma cagnsma her zarnan yamt verecektir, ama ayaklanma onu gormezden gel me luksune sahip oldugunu dusunurse, bu achk ceken alt struf silahh mucadeleye anhr ve

138 ycryli, 0 n Ii n lancrl ilc ri

frJotz funon 139

causmada yerini alir, ama bu kez ezenlerin sahndadrr. SiyahIan birbirine dusurme fusaum asia kacirmayan ezen de, lumpen proletaryanm karakterisuk kusurlan olan siyasal bilinc eksikligini ve cahilligini kullanmaya cok isteklidir. Ayaklanrna bu hazir insan rezervini orgutlemedigt taktirde Iumpenler parah askerler olarak somurgeci birliklere kauhrlar, Cezayir'de Harkis ve Messalist'ler* Iumpen proletaryadan gecmisti; Angola'da Portekiz birliklerinin onunu acan sokak cetelerine adam saglayan onlardi; Kongo'da Kasai ve Katanga'daki bolgesel gostertlerde onlar vardr; Leopoldville'de Kongo'nun dusmanlan, Lumumba'ya karst "kendiliginden" kitle mitinglerini orgutlemek icin onlan kullandt.

Ayaklanma guclerinin analizini yapan ve global dusmam olan somurge insamm incelerken hep daha derine dalan dusman, nufusun bazt kesimlerinin ideolojik zayifligmm ve ruhsal istikrarsizhgirun farkmdadtT. Dusman, disiplinli ve iyi orgutlenrnis ayaklanma cephesinin yam sua, fizyolojik yoksullugun, asagilannushgm ve sorumsuzlugun buyuk ahskanhglyla harekete baghligun surekli yeniden sorgulayabilecek YI_ gmlann da var oldugunu kesleder. Dusman bir servete mal olsa bile bu Ylgtnl kullanacaknr. Sungu gucu ve emsal niteligindeki eezalandtrmalarla kendiligindenhk yaranr, Kongo'ya dolarlar ve Belcika franklan akarken, Madagaskar'da Hova'ya karsi dusmanhklar artrrusur ve Cezayir'de askere ahnanlar -ashnda rehinler- Fransiz ordusuna kaydedilir. Ayaklanmanm liderleri ulusun tam anlarruyla alabora olmasim izler. TOm kabileler Harki'lere donusturulur ve en modern silahlarla donanarak, milliyetci yaftasi taktlan komsu kabilenin topraklanru isgal etmeye koyulurlar. Ayaklanmanm ilk saatlerin-

de 0 kadar zengin ve gorkemli olan birliktelik zayiflauhr. Ulusal birlik parcalarur; ayaklanma cok onemli bir donum noktasmdadir. Aruk kitlelenn siyasal egitimi tarihsel bir gereklilik olarak g6rOIOr.

-I< Fransrz ordusuna giren Cezayirliler. (c.n.)

Somurge halkmi tek bir hareketle mutlak egemenlige goturecek bu muhtesem gonulluluk, ulusun butun parcalanmn aym ortak perspektifle toplanabileceginden duyulan kesinlik, bu umuttan kaynaklanan guc, butun bunlann deneyimin tsrgmda cok buyuk bir zaaf oldugu ortaya ciknusnr. Somurge insam, iclnde bulundugu konumdan hemen bagimsiz bir ulusun egemen yurttasi olma konumuna gececegini hayal ettigi surece, dolaysiz fiztksel gucunun yaratugi mucizelere inanmayi surdurdugu surece bilgi konusunda hicbir gercek ilerleme kaydetmedi. Bilinci ilkel duzeyde kaldi. Ozellikle savas silahhysa somurge insanmm turn coskusuyla savasa gtrdigmi gormustuk, Koyluler ayaklanmaya kanlrna konusunda ozellikle istekltydi, cunku aslmda anri-somurgeci olan bir yasam tarzma sanlmaktan asla vazgecmernislerdi. Koyluler fi tarihinden beri stratejileri ve sihirbazlara tas cikartan dengecilikleri sayesinde oznelliklerint az cok somurgeci dayatmalanndan korurnuslardi. Somurgeciligin gercekten rnuzafler olmadlgma inanmayi bile basardilar. Koylulerin gururu, sehirlere inmeye ve yabancilann insa eUigi dunyamn icine kansmaya yonelik tereddutleri, sornurge yonetimlnin adamlan ne zaman yaklassa kendi icine cekilmesi, somurgecinin ikili dunyasma koylunun kendi tkiligiyle karst crkugmi surekli hanrlatma ktadir.

Sornurge insammn somurge baskisma karst tepkisint niteleyen irkcihk-karsrn rrkcihk ile postu kurtarma kararhhgi, mucadeleye kaulmak icin yeterli nedenlerdir. Ama irkcihgm

140 ycrYi!:t.nnnn lanctlitcn

fmn'". Fancn 141

ya da nefretin zafer kazanmasi amaciyla ne bir savas surduruIebilir, ne kitlesel baskilara katlamlabilir ne de ailenin butun diger uyelertnin yok edilmesine tamk olunabiltr, Irkcihk, nefret, kuskunluk ve "mesru intikam tstegt ~ tek basma bir kurtulus savasmi besleyemez. Bedeni engebeli yollara ya da otekinin gorunmsunun beni sersemletngt, karumm otekirun karnru isledigi, olumumun sirf atalet yuzunden otekinin olumunu istedtgt neredeyse patolojik bir duruma sokan bu bilinc ktvilcimlan, baslangictakt bu tutkulu patlamalar, kendi tozunden beslenmeye btrakihrsa yok olur gider. Somurgeci guclerio asia sona ermeyen baskrlan miieadeleye duygusal ogeler katar kuskusuz, rmlitanlara nefret icin ve bir "somOrgeci 01- durrne'tye kalkismak icin yeni nedenler verir. Ama liderler bu nefreun bir program olusturamayacagjru gun be gun kavramaya baslar. Olabildigtnce cok sue islerneyi hep basaran ve "ucurumu derinlestirerek halki bir butun olarak ayaklanmaya itecegi kesin olan dusmana guvenrnek sacmahk olur. Durum ne olursa olsun dusmarun halkm belli kesimlerini, belirli bolge ve sefleri kazanmaya daima r;ah:;;aeagml belirtmisnk. Mucadele strasmda somurgect yerlesimcilere ve polise tavirlarim degistirmelert ve "daha insancrl olmalan" emri verilir. Hatta sornurge halklyla iliskilerinde "bay" ya da "bayan" diye hitap edecek kadar ileri gidebilirler. Nezaketin ve dusunceliligin sonu yoktur. Gercekten de somurge insaru bazi seylerin degistigm] hissetrneye baslar,

ve sosyolaglar somurgecilerin manevralarmm ardmdaki yonlendirici guctur ve cesitli "kompleksler" uzerine arasurmalar yaparlar - kafa kansikhgr kompleksi, saldirganhk kompleksi ve somurgelesurilebilme kompleksi. Somurge insam tern etnrilir, birkac kurusla psikolojik olarak onlan etkisiz hale getirmeye cahsirlar. Bu onemsiz yontemlerin, bu goz boyarnalarm basan kazandigi olur. Somurge insam ucuncu simf bile 01- sa onu insanlasuracak her seye 0 kadar acikur ki, bu onernsiz sadakalar bazt durumlarda onu etkilemeyi basanr, Bilinci 0 kadar zayif ve bulamkur ki, en kucuk bir kivilcimla bile ates ahr. Ayrunsiz aydmlanmaya duyulan ilk gOnlerdeki buyuk susuzluk her an yarnlnlma tehdidi alundadtr. Bir zamanlar gckyuzunu aydmlatan siddetli, birlesik talepler arnk mutevazi oranlara cekilir. Achktan gozu donmus kurt ve gercek bir devrim ruzgan estiren kasirga, mucadele devam ettigt taktirde tamamen tarunrnaz hale gelebilir ve btl arada rnucadele deyam eder. Somurge insarn her an bir odunle etktsizlesttrilme riski altmdadir.

Somurge insamnm bu istikrarsrzhgim ayaklanmamn liderleri dehsetle kesfeder. Basta ne yapacaklanm sasmmsken, sonra, bu yeni bagla. somurge insamrun bilinciru yok olmaktan kurtarrnalan ve aciklamalan gerekttgim kavrarlar. Bu arada savas devam eder, dusman orgutlentr, guc toplar ve sornurge insanmm stratejisini ogrenir. Ulusal kurtulus rnucadelesi ucurumu bir sicrayista asma sorunu degildir. Dram her gun butun zorluguyla oynamr ve cekilen acrlar somurge donemindekini kat be kat asar. Sehirlerde somurgeciler de degi~mi$ gorunurler. Halkrmiz daha mutludur. Saygl g6riiyorduro Gunluk rutin yerlesir, mucadeleye kanlmis olan somurge insamnm ve ona yardim etmesi gereken halkm teslim alma luksu yoktur Amaca ulasildigim dusunmemelidirler. Sa-

Yalmzea achktan 61dugo ve kendi toplumunun cozuldugune tamk oldugu icin degil, somurgect ona hayvan muamelesi etugi, onu bir vahsi gibt gorduga icin de silaha sanlrms olan somurge insam, bu tur onlemlere cok olumlu tepkiler gosterir. Nefret bu psikolojik bulgularla etkisizlesnnhr. Uzmanlar

142 ycryfl;:iinUn lanctlilcn

f,a"." Fanon 143

vasm gercek hedefleri onlara gosterildigi zaman, bu hedeflenn olanaksiz oldugunu dusunmemeltdtrler. Yine ayrmuh aciklama gerekmektedtr, insanlar nereye giUiklerini VI" oraya nasil varacaklanru kavrarnak zorundadir, Savas tek bir carpisrna degil, ashnda hicbiri tek basma belirleyici olmayan yerel mucadeleler dizisidtr.

Bu yuzden gucurnuzu korumarmz, butun gucumuzu bir ctrpida isin icine katarak ziyan etmemerniz gerekir, Somurgeciligm rezervleri sornurge insarunkinden cok daha buyuk VI" daha zengin, Bu arada savas devam eder. Dusrnan kendini savunur. Buyuk sorgu ne bugun ne yann olacakur. Aslmda daha ilk gunden basladi VI" dusman kalmadigmda da sona errneyecek, dusman cesitli nedenlerle cikarlanmn mucadelenin bitmesinde VI" somurgc halkmm egemenligini tarumada yatttgml kavrayana kadar surecek. Mucadelerun hedefleri, ilk gunlerde yapildigi kadar gevsek tarumlanmamalidn Dikkat etrnezsek, dusman ne zaman kucucuk bir odun verse halk savasm neden devam eutgtm sormaya baslayabilir. lsgalcinin asagrlamalanna VI" kalesini neye mal olursa olsun koruma kararhhgma 0 kadar ahsuk ki, en kucuk bir comertlik ya da iyiniyet gosterisi bile saskmhk ve memnunlukla karsilamr, 0 zarnan somurge insam sarki soyleme egilimi gosterir. Dusmarun odunleriyle gozlerinin kamasmamasi icin militana daha aynnuh, daha sorgulayicr aciklarnalar yapmak gerekir. Odunden baska bir sey olmayan bu odunler sorunun ozune hitap etmez VI" somurge insanuun bakis acisma gore bir odun somOrge rejirninin tam kalbine darbe vurana kadar da sorunla gercekten ilgili degildtr,

Daha kesin bir ifadeyle, isgalci guclerin mevcudiyeunm kaba bicimleri tamamen ortadan kalkabilir. Gercekten de, bu gosterisli vazgecis hem isgalcinin masraflannda onemli bir

azalmaya, hem de guclerini daha iyi yogunlasnrmasma yol acar. Ama bunun bedeli yuksektir: Kesin bir ifadeyle, ulkenin gelecegi uzerinde daha cebri bir denetimdir bedeli, T arihsel ornekler. odun verme sahtekarhgmm, ne pahasma olursa 01- sun odun verme ilkesinin bedelinin daha ortulu ama daha genel bir kolelik oldugunu gostermektedir. Halk VI" her militan, bazi odunlerin ashnda kolelik zinciri oldugunu belirten tarihsel yasanm Iarkmda olmak zorundadir. Ama bunu aciklamaya y6nelik bir girisim yoksa, bazt siyasi parti llderlerinin eski somurgecilerle gizli uzlasmalar icine kolayca girrnesi sasirnci olur. Somurge insamna somurgeciltgin asia bir sey almadan vermeyecegim gostermek gerekir. Somurge insarunm siyasal ya da silahh mucadeleden elde wigi kazammlar ne olursa 01- sun, bunlar somurgecinin iyi niyeti ya da kalbindekt iyiligin sonucu degil, aruk bu tur odunleri cneleyememesinin sonucudur. Dahasi, sornurge insam odun verenin somurgecilik degil kendisi oldugunu da kavramahdir. Ingiliz hukumeti Kenya Meclisi'nde Afrika halkma birkac koltuk daha bahsetmeye karar verdigi zaman, tngiliz hukumetinin odun verdigini dosunmek icin ya iyice utanrnaz olmak gerekir ya da aptal. Odunu Kenya halkmm verdigi acik degil mi? Somurge halklar ve mulksualestinlenler bugune dek sahip olduklan zihniyeti bir kenara btrakrnahdir. Somurge insaru gerekirse somurgecilikten odun kabul edebilir, ama asia bir uzlasma icine giremez.

Surec icinde butun bu aciklamalar, bunun sonucunda ortaya cikan bilinc yukselrnesi ve toplumlann tarihi anlama yonundeki ilerlemeler ancak halk orgutlenir ve yonlendirilirse olanakh olabilir, Bu orgur, ayaklanmamn basmda sehirlerden gelen devrimei unsurlar VI" mucadele yogunlasirken ic kesime gelenler tarahndan kurulur, Ayaklanmanm ruseym halindeki

144 l'''f}'ilziiniin 1<",,,<I;kri

fra,m, fa,w," 145

siyasi orgutunu olusturan da bu cekirdektir, Koylulere gelince, onlar da pratik deneyim sayesinde bilgilerini artmr ve kendilerinin halk mucadelesini yonetmeye uygun oldugunu kanularlar. Savasa hazirlanrrns ulusla liderleri arasma karsthkh bir aydmlanma ve zcngmlesme dalgasi yerlesir. Geleneksel kurumlar pekisir, yaygmlasnnhr ve bazen tam olarak donusturulur, Anlasmazhklan cozen mahkemeler, djemaa'lar ve koy meclisleri devrim mahkemelerine ve siyasi-askeri komitelere donusturulur. Her savasan grupta ve her koyde cok sayida siyasi komiser, anlasilmasi zor ve engelleyici olabilecek konularda halki aydmlatmaya girisir. Bazi konulan ele almaktan korkmayan bu komiserler olmasa, halk yonlendirilmeden kahrdi. Omegin, yerel nufusun daglarda olan her seye yabanciyrmslar ve onernli operasyonlann basladigun bilmiyorlarnus gibi sehirlerde normal yasamlanna devam ettiklerini gorunce, silahh miiitanm cam sikihr. Sehirlerin suskunlugu ve gunluk yasamlanna devam etrneleri, koyluye, ulusun bir kesiminin tumuyle kenardan seyretmekte yetindigi aCI izlenimini verir. Btl tur gozlernler koylulert igrendirir ve sehirlileri tumuyle kmama ve kucumseme egilirnlerini pekistlrir. Siyasal korniserin gorevi, bazt halk kesimlerinin ozel ctkarlanrun her zaman ulusal cikara denk dusmedigini aciklarnaknr. Boylece halk, ulusal bagunsizhgm, bazen ters ve karsit olan bircok gercekligi gun I::;lgma cikaracaguu anlayacaknr. Mucadelenin tam bu amnda durumun kavramlmasi cok onernlidir, cunku halki toptan, ayrnnsiz btr milliyetcilikten toplumsal ve ekonomik bilince ulasunr, Mucadelenin basmda somurgecinin ilkel Maniciligini bcnimsemts olan halk -siyaha karst beyaz, Araba karst Kafir-, surec icinde beyazlardan daha beyaz siyahlarm olabilecegim ve ulusal bir bayrak ya da bagunsrzhk umudunun otornatik olarak nufusun bazi katmanlanmn ken-

di cikar ya da ayncahklanndan vazgecmestne yol acmadigim kavrar, Halk, kendileri gibi yerlilerin, pusulayi sasirmadigim, tam tersine, maddi durumianm ve dogmakta olan guelerini arnrmak icin savastan yararlandiklanm kavrar. Kar saglayan bazt unsurlar, her zamanki gibi her seyi feda etmeye haztr, ulusal topraklanru kamyla sulayan halkm zaranna savastan hann sayihr kazammlar elde ederler, Somurgeci savas ayginrun karsisma ilkel kaynaklanyla dikilen rnilitan, somurge baskisrru krrarken dolayh olarak baska bir somuru sistemi insa eUigini kavrar. Bu kesif hos degildir, acrdrr, isyan ettirir. Bir zamanlar her sey oyle basitti ki: kotuler bir yanda, lyiler diger yanda. llk gunlerin romantik, gercek olmayan nctliginin yerini bilinci bulandrran yan-karanhk ahr. Insanlar haksiz somurunun siyah ya da Arap bir yiizii olabilecegini de kesfederler. Ihanet Clghklan yukselir, ama aslmda ihanet uiusal degtl toplumsaldir ve halka "hUSIZ var!" diye haykirmasiru ogretmek gerekir. Akilcihga giden cetin yuruyusunde halk, czen hakkmdaki asm basil algilayislanndan da vazgecmeyi ogrenmek zorundadir. Turler gozlerinin onunde aynstr. Bazr somurgeci yerlesimcilerin sue isleme yonundeki genet histeriye kanlmadrgim, kendi benzerlerinden ayn durduklanm gorur, YabanCI mevcudiyetinin yekpare kutlesine aynm yapmadan otomatik olarak sokulan bu tur insanlar, sornurge savasuu lunar. Bu turun omekleri sal" degistirerek ote tarafa ge~tiginde, kendilerini siyah ya da Arap kabul ettikleriude. au cekmeyi, iskence ve olumu goze aldiklannda skandal patlak verir.

Bu ornekler, s6miirge halkm yabanci yerlesimcilere karst besledigi genel ofkeyi etkisizlestirir. Somurge insarn bu insanIan steak bir sekilde kucaklar ve asm duygu yogunluguyla onlara mutlak guven duyma egiHmi gostetir. Metropolde ka-

fro",z f""on 147

146 ycryfi7. ii n nn 1:..1 n et ti lcri

na susarms bir uvey anne yaftasiyla kliselestirilen, kimileri unlu cok sayida insan ayaga kalkar, hukumetlerinin izledigi savas politikasun hie cekinmeden mahkum eder ve somurge halkmm ulusal iradesinin dikkate ahnrnasuu talep eder. Bazr askerler somurgeci saflanndan kacar, baztlan bir halkm ozgOrlOgOne karst savasmayi acikca reddederek, halkm bagrmsizhk ve kendi kendini yonetrne hakki icin cezaevine girer ve act cekerler,

Somurgeci artik yalmzca bir numarah halk dusmam degildir. Somurgeci nufusun bazi uyeleri, ulusal mucadeleye yakin, ulusun bazt ogullanndan cok daha yakm oldugunu kamtlarmsur. lrksal ve irkci boyut her iki tarafta da astlrrustir. Her siyah ya da Musluman otomatik olarak gOven duyulacak biri degildir. Arnk bir sornurgeci yerlesimci yaklasirken ille de silaha ya da brcaga uzanmak gerekmez. Yalmzca kismi, simrh ve istikrarsiz gercekler karsisinda bilinc rokezler. Tahmin edebilecegtmiz gibi butun bunlar cok zordur. Ulusu 01- gunlasurrna gorevi, hummah orgutlenmenin yam srra liderlerinin ideolojik duzeyiyle de kolaylasnnhr. Mucadele yukseldikce ideolojinin gucu, dusman manevralanm ve hareketin zafer ve yenilgilerini dikkate alarak kuvvet kazamr. Liderler yanhslan teshir ederek, bilincin geriye dustugu her durumda ileri gitmenin daha iyi yollanm ogrenerek, gO(; ve otoritelerini g6sterirler. Yerel duzeydeki her geri cekilme, konuyu butun koyler ve butun siyasal ag icinde ele almak icin kullaruhr. Ayaklanma, ozgul bir olaydan yola cikarak halkm bilincini yukseltmek icin her kullamldigmda akilcihguu kendine karutlar ve olgunlugunu gosterir. Hareket icinde her nuansm tehlike yarattigim ve halk dayamsmasim tehdit edecegini dosunme egiliminde olanlara ragmen, liderler ulusal mucadelede ve insanhgin kurtulusu tcin verdigi evrensel savasta sman-

nus ilkelere bagh kahrlar. Kurnazhklara ve kisisel durumlara karst tipik anlamda devrimci bir gaddarhk ve kmama vardir; ama birinciye sasrrnci derecede benzeyen ripik karsi-devrimci, maceraci ve anarsist baska bir gaddarhk turu de vardrr. Hemen mudahale edilmedigi taktirde, bu saf, toptan gaddarhk, sasrnaz bir sekilde birkac hafta icinde hareketin yenilgisine yol acar.

Sehirdeki liderlerin demagojik ve reformist manevralarmdan igrenerek ve "siyasetten hayal kmkhgma ugrayarak sehirlerden kacan milliyetci militan, somut pratikte hicbir sekilde eskisine benzemeyen yeni bir siyasal yonelim kesfeder. Bu yeni politika, kurtulus savasma onderlik etrnek icin beyinlerini ve kaslanm kullanan, tarihin kabansiyla birlikte cahsan kadro ve liderlerin elindedir, Bu poliuka ulusal, devrimci ve kolektiftir, Sornurge insamnm simdi taruyacagt bu yeni gerceklik yalruzca eylernde var olur. Mucadele, eski somurge gercekligini yok ederek bilinmeyen ozellikleri ortaya cikanr, yeni anlarnlara isik tutar ve bu gercekligin karnufle euigi celiskilerin alum cizer. Silahh halk, mucadeleleri bu gercekligi olanakh kilan halk, bu gercekligi ya~ayan halk, somurgecilikten kunularak butun mistiklestirrne ya da ulusun yuceltilmesi girislmlerine karst onceden uyanlarak yoluna devam eder. Yalmzca siddet, halkm siddeti, liderlerin orgOdedigi ve yonlendirdigi siddet, kitlelerin toplumsal gercekligi kavramasinm anahtanru verir. Bu mucadele olmadan, bu praksis olmadan, olsa olsa yalmzca bir karnaval, bir curcuna olur. Hafif bir uyarlanma, tepede birkac reform, bir bayrak ve en alta da haM "Ortacag'j yasayan, bitmek bilmez hareketine devam eden bolunmez kitleden baska bir sey kalmaz geride.

3

Ulusal Bilincin Gec;irdigi Smavlar ve Srkrnrrlar

Tarih bizc somurgecilige karst savasin dogalhgmda ulusal bir perspektife dahil olmadrgirn ogretir. Uzun sure, somurge insaru enerjisini zorla caltsnrrna, bedensel cezalar, ucret esitsizligi ve sirurh siyasal haklar gibi bazi adaletsizlikleri sona erdirmek icin harcar. lnsanhgm ezilmesine karst bu demokrasi savasi yava~ yava~ nco-liberal ve evrenselci kafa kansikhgmdan uzaklasarak bazen zor da olsa bir ulusluk talebine ulasir. Arna seckinlerin hazrrhksrzhgi, onlarla kitleler arasmda pratik bag yoklugu, ternbellikleri ve, evet bunu da soyleyelim, mucadelcnin belirleyici anmdaki korkakhklan trajik sinavlann ve buyuk sikmulann nedenleridir.

Ulusal bilinc, turn halkm en derin umutlanrun koordineli kristalizasyonu degilse, halk seferberliginin en die tutulur ve en dolaysiz urunu degilse, yalruzca ilkel, bos ve kmlgan bir kabuktur. Buradaki catlaklar, gen<; ve bagnnsiz uluslarm ulustan ernik gruba ve devletten kabileye kolayca gecebiliyor

olmasiru aciklar. Bu catlaklar ulusun gelisimine VI" ulusal birlige karst cok zararh ve zorlu gerilemelerin aciklamasidrr. Daha soma gorecegimiz gibi, bu tur kusurlar VI" icerdikleri ciddi tehlikeler, azgelismis ulkelerde ulusal burjuvazinin halk pratigini akrlcrlasurma kapasitesinin yoklugundan, diger bit deyisle bu pratikten akrl elde etme kapasitesinin olmamasmdan kaynaklamr.

Azgelismis ulkelerde ulusal bilincin klasik, neredeyse salgm zaaf yalmzca somurge rejiminin somurge insanmi sakatlamasmm sonucu degildir. Aym zamanda ulusal burjuvazinin ternbelligine, eksikligine VI" zihniyetinin son derece kozmopolit olmasma da baglanabilir.

somurgeciligin kurdugu ambargo sisteminin on lara baska secenek birakmadigim soylemeye gerek bile yok.

Sornurge sisteminde sermaye biriktiren bir burjuvazi gormek olanaksizdir. Dolayisryla, bizim dusunce tarzrrmza gore, azgelisrnis bit ulkede ozgun bir ulusal burjuvazinin tarihsel egilhni, burjuvazi olarak, yani kapitalizmin bir araci olarak kendi konumunu reddetrnek VI" halkm ternsil ettigi devrimci sermayenin kayusrz sartsrz kolesi olmaknr.

Azgelismis bit ulkede, ozgun bir ulusal burjuvazinin zorunlu gorevi kaderinin ona yukledigi ise ihanet etmek, sornurge universitelerinde elde ettigi entelektuel VI" teknik sermayeyi halkin hizmetine sunmakur. Ama ne yazrk ki ulusal burjuvazinin hem verimli hem de adil olan bu kahramanca VI" olumlu yolu genellikle izlemedigini ve geleneksel bir burjuvazinin, yani sonuk, budalaca VI" icten pazarhkh bir sekilde butjuvazi olan hir burjuva burjuvazinin ulus-karsiu, dolayisiyla nefret uyandiran yolunu hie utanmadan sectigini gorecegiz.

Somurge rejiminin sonunda iktidara gelen ulusal burjuvazi , azgelismis bir burjuvazidir. Ekonomik gucu neredeyse hietir ve yerini almayi umut ettigi metropol burjuvazisiyle asia boy olcusernez. Ulusal burjuvazi, iradeci narsisizmiyle, metropol burjuvazisinin ayagim kaydmp yerini alabilecegme kolayca inanabilir. Ama onu tam anlamiyla koseye sikisuran baglmslzhk, bu simf icinde korkunc tepkilere yol a.;ar ve onu eski metropole yardim sinyalleri gondermeye zorlar. Yeni devletin en egitimli katmamm olusturan universite mezunlan ve is dunyasi seckinleri, saytlannm azhgi, sermaye yogunlasmasi V{' tuccar, toprak sahibi VI" serbest meslek sahibi 01- malan gibi yanlanyla ayirt edilebilir, Bu ulusal burjuvazide ne maliyeci ne de sanayici bulunur. Azgelismis ulkelerin ulusal burjuvazisi urerim, kesil, yaratma ya da cahsmayla ilgilenmez. TOm enerjisi aracihk faaliyetlerine yonelrnistir. En cok i1gilendikleri i~ ticari aglar kurmak VI" dalavere cevirmektir. Ulusal burjuvazinin psikolojisi sanayi kaptamnm degil, is adammm psikolojisidir. Sornurgecilerin acgozlulugunun ve

Belirli bit donernden itibaren milliyetci partilerin hedefinin tamamen ulusal oldugunu gormustuk, Halki bagrmsizhk sloganlanyla harekete gecirir VI" gerisini gelecege biraktrlar. Bu tur partiler istedikleri devletin ekonomik progranu konusunda ya da kurrnayi onerdikleri rejirn konusunda sorgulandiklannda cevap veremezler, cunku aslmda kendi ulkelerinin ekonomisinden bihaberlerdi r.

Bu ekonomi her zaman onlann denetimi dismda geltsmtstir. Ulkelerinm 0 andaki ve potansiyel toprakustu ve toprakaln kaynaklanna iliskin bilgileri tumuyle akadernik VI" tahminidir. Bu kaynaklardan ancak gene! ve soyut bir duzlemde soz edebilirler. Bagimsrzhktan soma sayica azalrms, serrnayesiz ve devrim yolunu reddeden bu azgelismis burjuvazi icler

152 YCf)' ()~il n an l"nedi lc ,i

acisi bir ekonomik durgunluk icine girer. Eskiden somurge baskistyla engellenmis olan ya da oyle oldugu iddia edilen dehasmi ozgurce ifade edernez. Kaynaklanmn tsnkrarsrzhgi ve kadrolannm yeterstzltgt onu yillarca zanaatcihga dayah blr ekonomiye zorlar, Kactrnlmaz olarak cok sunrh olan bakis acisma gore, burjuvazinin ulusaI ekonomi nosyonu, yerel urunler dedigimiz urunlere dayah bir ekonomidir. Yerel zanaatlara iliskin gorkemli konusmalar yapihr, Hem kendileri hem de ulke icin daha karh olabilecek fabrikalar kuramayan burjuvazi, yerel zanaatlan, yeni ulusal onura faztasryla denk dusmekle kahnayan, onlara haun say tin karlar da saglayan sovenist bir yumusaklikla bagnna basar. Bu yerel urunler kulto, bu yeni crkrslar uretme kapasitesizligi, ulusal burjuvaztrnn somurge donemine ozgu tanmsal uretim tarzma asm baghhgma da aym sekilde yansll'.

Bagunsrzhk donerninin ulusal ekonomisi yon degistirmez.

Hall! yerhsngr, kakao ve zeytin hasadi yapihr. Aym sekilde temel mallann ticareti de degtsmemtsur. Olkede tek bir sanayi bile kurulmarmsur. Hammadde ihrac etrneye devam ederiz, Avrup a 'run kucuk ciftcileri olmaya devarn ederiz ve ham urun uzmam sayilmz.

Burjuvazinin maddi araclan da. muhendisler ve teknisyen gibi yeterli entelektuel kaynaklan da olmadrgi icin, amacim eskiden somurgecilerin elinde olan isyeri ve sirketleri devraImakla smirlar. UIusal burjuvazi eski Avrupali yerlesimcilerin yerine ge<;er; doktor, avukat, tuccar, bayi, gene! bayi ve nakliyat bayisi olur. Ulkenin onuru ve kendi cikarlan icin butun bu meslekleri eide bulundurmayi gorevt addeder. Bundan boyle butun buyuk yabanci sirketlerin, ulkede kalmak ya da i:;; iliskileri kurmak istiyorlarsa, kendi aracihgiyla faaliyette bulunmasim talep eder. Ulusal burjuvazi. tarihsel misyonunu kesfetmtsttr: aracihk. Gorrnus oldugumuz gtbi, burjuvazinin isi ulusu donusturmekle hie ilgili degildir; bugun yeni-somurgecilik maskesi ardma gizlenmeye zorlanrms kapitalizm icin bir iletim hatn islevi gormekten ibarettir. Ulusal burjuvazi Ball burjuvazisiyle iliskllerinde bayilik rolunu hie aldirmadan ve buyuk bit gururla oynar. Bu karh rol, bu kucuk haraccihk, bu dar gorusluluk ve hrrs eksikligi, ulusal burjuvazinin tarihsel burjuvazi rolunu yerine gClirmc yeteneksizliginin semptomlandir. BOtOn ulusal burjuvazilerde ortak olan dinamik, oncu nitelik, yeni dunyalan kesfetme ve buluslar yapma ozcllikleri onda acmacak olcude yoktur, SomOrge ulkelerinin ulusal burjuvazilerinin yureginde zevk ve sefaya duskunluk egemendir - cunku psikolojik duzeyde taklit euigi Ban burjuvazislyle kendini ozdeslestirmisur. Ne de elsa Ban burjuvazisinin olumIu yanIan olan kesif ve bulus gibi ilk asamalardan gecmeden, onun olumsuz ve curumus ozelltklerini ahr. 50- marge ulkelerin dogrnakta olan ulusal burjuvazileri Ball burjuvazisinin son asamasiyla ozdeslesir, Kestirme yolu sectigini de sanmaym. Ashnda sondan baslamisnr. Genclik ve ergenlik coskusunu da cesaret ve kararhhgmi da yasarnadan coktan yaslanrmsnr,

Buna karsm ulusal burjuvazi ekonominin ve ticaret sektorunun rnillilestirilmesini talep etmekten hie vazgecmez. Ona gore millilestirme tum ekonomiyi ulusun hizmetine kosma VI': tum ihtiyaclanm karsilama anlarmna gelmez. Millilestirme, ortaya cikmasi tesvik etmek istenen yeni toplumsal iliskilere gore devleti organize etmek anlamma gelmez. Burjuvaziye gore mill ilestirme , tam olarak, sornurge doneminden miras kalan ayncahklann yerlilerin ellerinden kendisine gecmesi dernektir.

fru nil. fanon 155

15 4 )'~ryii z(i nil n I anctl i len

Ulusal burjuvazi, dekadan ozellikleriyle, egzotizrne, safariye ve kumara asik turistlerrnis gibi gelen Ban burjuvazilerinden buyuk yardrm goreceklerdir, Ulusal burjuvazi, Ban burjuvazisini eglendirmek icin tatil beldeleri ve oyun alanlan kurar. Bu faaliyedere turizm adi verilir ve lam da bu amacla ulusal bir sanayi haline gelir. Eski somurgelerin burjuvazilerinin Ball burjuvazisi icin "parti" duzenleyicisine nasil donustugune kamt gerekiyorsa. Latin Amerika'da olanlara bakmak yeter. Havana ve Meksika'nm kumarhaneleri, Rio, Copacabana ve Acapulco'nun kumsallan, Brezilyah ve Meksikah kucuk kizlar, on uc yasmdaki melea kizlar, ulusal burjuvazinin bu ahlak bozuklugunun yaralandir. Dusunce yoksulu oldugu icin, kendisi icin yasadigi ve halktan koptugu ictn, ulus temelindeki konulan bir butun olarak degerlendirmedeki kahtsal yeteneksizligtyle takati kesildigi icin, ulusal burjuvazi Ban sirketlerinin yoneticisi rolunu ustlenir ve ulkesini Avrupa icin bir randevuevine donusturur.

Bir kez daha Latin Amerika'daki bazt cumhuriyetlerin aCInasi haline bakmarmz yeter. ABO'li isadamlan, banka patronIan ve teknokratlar jetlere binerek "tropiklerin altma" gider ve bir hafta, on gun ozel "rezervler'Tnin tath sarhoslugunda debelenirler.

Aslmda toprak sahipleri, arttk kendilerine ait olan ama bir zamanlar yabanci yerlesimcilere aynlrrus ayncahk ve olanaklann yuz kat! arnnlmasi icin yetkililere basvurur. Tarim isciIeri uzerindeki sornuru yogunlasir ve mesrulasir. Bu yeni somurgeciler iki O~ slogan kullanarak bu tanm iscilerinden dey bir caba talep ederler - ulusal cikar adma elbeue. Tanmm modernlestirilmesi, kalkmma plant, inisiyatif yoktur, cunku asgari risk iceren inisiyatifler bu cevreleri panige surukler ve somurgeciligin kurdugu degismez programa batnkca batan, korkak, asm tedbirli toprak sahibi burjuvaziyi kacmak zorunda birakir. Bu tur bolgelerde inisiyatifler hukumetler tarafmdan ele ahrur. Bunlan durduran da tesvik eden de, finanse eden de hukurnettir. Toprak sahibi burjuvazi en kucuk bir risk almayi bile reddeder. Kumara ve maceralara dusmandir. Kumdan kale insa etmeye hie: niyeti yoktur. Saglam yatmmlar ve hizh geri donusler talep eder. Cebine alugl karlar gayn san milh hasilaya oranla muazzammiktardadrr ve yeniden yannrna donmez. Bu toprak sahipJerinin psikolojisine hukmeden tek sey birkac kurus tasarrul etrnektir. Ozellikle bagunsizhgm hemen ertesinde, ulusal kaynaklardan elde euigi karIan yabanci bankalara yanrmakta bir an bile tereddut etmez. Ama prestij acismdan araba lara , villalara ve ekonomistlerin azgelismis ulke burjuvazilerinde tipik oldugunu soyledigi botun 0 luks mallara buyuk miktarlarda para akiuhr.

Ulusal toprak sahiplerinin tavn da pratikte sehirli burjuvazininkinin aynrsidrr. Bagimsrzhk Han edilir edilmez buyuk ciftciler tanm arazilerinin millilestirilmesini talep eder. Bir zamanlar somurgect yerlesimcilerin sahip oldugu topraklara bir dizi komployla el koyarak bolge uzerindeki denetimlerini pekistirirler. Ama ureumi cesitlendirrnek ve artrrrnak ya da gercekten ulusal ekonomiyle butunlestirmek icin hicbir girisimde bulunmazlar.

lktidara gclen somurge burjuvazisinin eskiden yabancilann elinde tuttugu isleri kapmak icin suuf saldirganhguu kullandigim belirtmistik. Bagimsrzhgm hemen ardmdan somurgeciligin insani sonuclanyla karst karsiya kalan burjuvazi, "ulusal onura hakaret eden" avukat, tuccar, toprak sahibi, doktor ve yuksek mevkideki memurlara karst acimastz bir

156 v~r\'Ii'.linl;n lancclik-n

mucadele yurutur, Yonetici suuflann millilestirilmesi ve Afrikahlasnnlmasi nosyonunu enerjik bicimde savunur. Aslmda yaklasmundaki irkcihk giderek artmaktadrr. Bu islere kendiIerinin sahip olmasi gerektigint sertce soyleyerek hukumetin karsisma dikilir. Her bir isi alana dek de hukumeu sikisnrmaya devam eder.

Sehirlerdekt isci sirufr, issiz kitleler, kucuk zanaatkarlar ve esnaf da bu milliyetci tavra destek verir; ama adil olmak gerekirse yalruzca burjuvazilerinin tavnm taklit etmekredirler. Ulusal burjuvazi Avrupahlarla rekabete girerse, esnaf ve zanaatkarlar da kendi uluslanndan olmayan Afrikahlara karst mucadeleye baslarlar, Fildisi Sahili'nde acikca irkcr olan ayaklanmalar, ticareti buyuk olcude elinde tutan ve bagunsrzhk ilan edilince Fildisi Sahili halkunn dusmanca gosterilertnln hedeIi olan Fildisi Sahilt'ndeki Dahomey ve Yukan Volta halkma" yonelikti. Milliyetcillkten asm milliyetcilige, sovenizme ve irkcihga gecuk. Bu yabanedarm orayi terk etmesi istenir, dukkanlan yakihr, pazar tezgahlan kmhr, bazilan line edilir; bunlann sonucunda Fildisi Sahili hukumeti, yabancilara gitmelerini s6yleyerek yurttaslanru memnun edet. Senegal'de Mamadu Dia'ya $U sozlerini soyleten de Sudanh-karsui gosterilerdtr:

"Senegal halki Mali Federasyonu'na korce baghhklanm liderlerine duyduklan sevgiye borcludur, Mali'ye baghhklanrun bu liderlerin siyasetine iman tazelemekten baska bir terneli yoktur. Senegal topraklan konusu da kafalannda epey canhydi, ozellikle de Dakar'daki Sudanhlann saytsi, bu sorunu ununuramayacak kadar coktu. Federasyonun dagilmas, karstsmda birakm uzuntu duymayi, bu durumun halk tarafmdan buyuk bir sevincle karsilanrnasinm ve hicbir yerde tek bir ki-

sinin bile ona desre k olmak istemernesinin nedeni budu r."!

Senegal halkimn bazi kesimleri, ticari ve yonetsel alanlarda canlaruu sikan Sudanhlardan kurtulrnak icin kendi liderlerinin verdigi Iirsann uzerine atlarken, Belcikahlarm toptan gilmesini gozlerine inanamadan seyreden Kongolular, Leopoldville ve Elizabethville'e yerlesmis Senegallilere baski uygulamaya ve gitmeye zorlamaya karar verdiler,

Gordugumuz gibi, mekanizma her iki durumda da aymdir.

Avrupahlar gen~ ulusun aydmlanmn ve nearer burjuvaaisinin hirslanna engel olurken, sehirlerdeki nufusa gore asil rekabet edilmesi gerekenler baska ulusun Afrikahlandrr. Fildi$i Sahili'nde bu rakipler Dahomeylilerdir, Gana'da Nijer sakinleridir, Senegal'de ise Sudanhlardir.

Burjuvazinin yonetimin Afrikahlastmlmast ve Araplasunlmast talebi samimi bir millilestirme cabasmdan kaynaklanmadigmdan ve 0 zarnana dek yabancilann elinde tuttugu iktidan devralmaya denk dustugunden, kitleler de kendi duzeylerinde aym taleplen one surerler, arna siyah ya da Arap nosyonunu kendi topraklanyla smith gorurler. Kitamn birligine yonelik coskulu \;agnlarla yonetici simftan esinlenen kitlelerin bu tavn arasmda bircok farkh tutum da ortaya cikar. Giderek unutulmaya yuz tutan Afrika birligi He en aci ve bulasici bicimiyle sovenizm arasmda surekli bir gelgit yasarur,

"Afrika birliginin belli bash teorisyenleri olan ve bu dusunee icin kendi yerel siyasi orgutlerini ve kisisel kariyerlerini defalarca Ieda etmis olan Senegalli liderlere gelince, butun iyi niyetlerine karsm buyuk bir sorumluluga sahip olduklan reddedilemez. Onlann hatasi bizim hatarmz, Balkanlastirrnaya

*BugunkD Benin ve Burkina Faso (c.n.)

1- Mamadou Dia, N<1tions <1_(ricaiI1CS er solidarile morulial, Presses Universitaires de France. 1960, 5.140.

158 \'e,v(lzHnli" laucrlileri

karst savasma bahanesiyle somurgectlik-oncesi 'ulkecilik' etmenini dikkate almarms olmakur. Hatarruz, bu etmene analizlerimizde yeterince dikkat etmernts olmarmzdir, Bu etrnen sornurgecihgtn meyvesidir, ama aym zamanda da ne kadar avulse ya da cekici olsa bile hicbir birlik teorisinin yok edemeyecegi sosyolojik bir olgudur. Akhrmza en fazla yatan yapmm serabiyla kendimizi kandirdik ve idealimizi gercek sanarak 'ulkeciligt' ve onun dogal sonueu olan mikro-rnilliyetciligt mahkum etmenin, bunlardan kurtulmak ve hayali tavnmtzm basansim saglamak icin yeterli olduguna inandlk."2

Senegallilerin sovenizrninden Voloflann kabilectligine ge<;1$ arasmda yalmzca kucuk bir adim vardrr. Bunun sonucunda, ulusal burjuvaztrnn capsiz tutumu ve ideolojik tavnmn bulamkhgryla halki bir butun olarak aydmlatamadigi, sorunIan halka bagh olarak ortaya koyamadigi yerde, ulusal burjuvazinin kendi dunya gorusunu yeterince genisleternedigi yerde, kabileci tavrrlara donuse tarnk olunur; etnik gerilimler ve irkcihk galebe calarken ofkeyle seyrederiz. Burjuvazinin tek slogan; "Yabancilann yerini alahrn!" oldugundan ve adaleti kendi eline almak ve bosluklan doldurmak uzere her sektore htzja gtrdiginden, taksi suruculeri, simitciler ve ayakkabi boyacilan gibi kucuk milliyetciler de aym yolu izler ve Dahomeylilerin ulkeden aulmalanru isterler ya da daha oteye giderek, Fulbelerin kendi cahhklanna ya da ormanlanna donmelerini bile ta lep ederler.

Yeni bagimsiz bazi ulkelerde federalizmin zafer kazanmasiru bu acidan yorurrrlamarruz gerekir. Sornurge tahakkumunun bazi bolgelere ayncahkh muamele yapngmi biliyoruz. Somurge ekonomisi bir butun olarak ulusla butunlesmemis-

tir. Hala metropolun ekonornisinin dayatugi tarzda orgutlenmektedir. Somurgecilik hemen hernen hicbir zaman bir ulkenin [OmOnO somurmez. Dogal kaynaklan ctkarmak ve metropole ihrac etmekle, boylece belirli bir sektor gorece zenginlesirken somurgentn geri kalaruru azgehsrnis ve yoksul birakmakla, daha dogrusu bu yoksulluga gommekle yetirur.

Bagimsrzhktan hemen soma, refah icindeki bolgelerde yasayan halk sansmm Iarkina varrr ve icgudusel ve ilksel bir refleksle ulusun geri kalamm beslemeyi reddeder. Yerhsngt, kakao ve elmas acismdan zengin olan bolgeler ulkenin geriye kalammn temsil ettigi bos manzaraya kiyasla one cikar, Bu bolgelerin yurttaslan gipta, acgoaluluk ve canice guduler tcinde olduklanru sezdigi otekilere nefretle tepcden bakar. Somurgecilik oncesi eski anlasmazhklar, kabileler arasi eski nefret tekrar su yuzune cikar. Balubalar Lulualan beslerneyi reddeder. Katanga devlet haline gelir ve Albert Kalondji kendisini GOney Kasai'nin krah Han eder.

2- Mamadou Dia, a.g_y.

Muglak bir ifade olrnasirun yam sira Afrikah kadm ve erkeklerin tutkuyla baglandigi ve pratik islevi somurgecilige inamlmaz bir bask! uygulamak olan Afrika birligi, gercek yuzunu gosterir ve ayru ulusal ger<;eklik icinde bolgeciltkler halinde parcalamr. Kisa vadeli cikarlar saplanti haline geldiginden ve burnunun ucundakilerden otesini goremedigtnden. ulusal burjuvazi basit ulusal birligt kuramayacagmi ve ulusu saglam, yapici bir {erne I uzerinde insa edemeyecegini kanitlar. Sornurgeciligt puskurtmus olan ulusal cephe parcalamr ve bir kenara cekilip yaralanru telafi eder.

Etnik gruplarla kabilelerin verdigi bu acimasiz mOcadele, yabancilarm birakngr bosluklan doldurmaya yonelik bu bula$ICI saplann dint dusmanhklara da yol acar. Ic kesimde ve <;a-

160 \,c'~("II"iL" la"c,libi

fruu u. fenon 161

hhk arazilerde yerel dinler, kucuk tarikatlar ve marabout ibadetleri yeniden canlarur ve karsihkh aforoz dongusu btr kez daha baslar, Buyuk sehirlerdeki idari kadrolar arasmda iki buyuk dinin, lslamiyet He Katolikligin causmasma tamk oluruz.

orada burada patlak verir. Katolikligin ya da Protestanhgm cgemen oldugu ulkelerde Musluman azrnhklar g6rulmedik bir bicimde kendilerini dine adarlar, Musluman bayramlan canlarur ve Islam dini Katolik dininin siddetli mutlakryetciligine karst kendini santim santim savunur. Devlct bakanlannm bazi kisilerden hosnut degillerse Kahire'ye cekip gidebileceklerini soyledigi isitilir. Bazen Amerikan Protestanhgi antiKatolik onyargilanm Afrika topragma tasu ve kabile dusmanhklanm canlandrrmak icin dini kullamr.

Afrika blrliginin dogusuyla birlikte temelinden sarsilan somurgecilik arnk tekrar ayaga kalkuusnr ve hareketin her zayI f ha I kasim kulla narak birlesme iradesini kirmaya ca hsrr. Somurgecilik "tinsel" dusmanhklann varhgim gostererek Afrika halkuu harekete gecirmeye cahsir. Senegal'de Afrique nouvelIe dergisi lslarna ve Araplara karst her hafta nefret kusar. Afrika'mn bau kryisindaki kucuk isyerlerinin cogunu ellerinde tutan Lubnanhlar acikca asagilarur. Misyonerler Avrupa somurgeciliginin gelisinden cok once buyuk Afrika imparatorluklannm Arap isgaliyle yok edildigini kitlelere hatrrlatma olanagnu bol bol bulurlar. Hana Avrupa somurgeciligine yol acarnn Arap isgali oldugunu soyleyecek kadar da ileri giderler. Arap cmperyalizmine gondermeler yapiltr ve Muslumanhgm kultur emperyahzmi mahkum edilir. Muslumanlar gene! olarak yonetici konumlardan uzak tutulur, Diger bolgelerde tam tersi bir durum soz konusudur ve hedef yerli Hirisuyanlar olur ve oniar ulusal bagimsizhgm bilincli dusmanlan olarak g6rulOrler.

Somurgecilik butun bu tahrikleri utanmadan kullarur ve daha dun sornurgecilcre karsi ortak tavir alan Afrikahlan birbirine dusurmus olmaktan cok mutlu olur. Yeni bir Aziz Banhelomeus katlianu nosyonu bazi insanlann kafasmda olusur ve sornurgecilik, Afrika birligi iizerine muhtesem nutuklan dllydug_u zaman alayla guler. Din aym ulus icindeki insanlan 11"ln v(, "'()ll1ilrg('cilig_in ve araclannm besleyip tesvik ettigi 1111'.,-1 I, '111l1lt ik Lin hirhi ri lit' d il::;fl rill". II ic beklenmedik olaylar

Kua olcegmde bu dini gerilim en kaba irkcihk bicimini alabilir. Afrika siyah ve beyaz olarak bolunur, A~agl Sahra ve Kuzey Alrika'ya takilan adlar, simdilik hareketsiz bu rrkcihgi gizleyemez. Beyaz Afrika'mn bin y.lhk bir kultur gelencgine sahip oldugunu, Akdenizli oldugunu, Avrupa'nm bir uzannsi ve Greko-Romen uygarhgin bir pafi;asl oldugunu isitiriz. Siyah Afrika vahsi, barbar, uygarlasmanus ve cansiz bir bolge olarak gorOlur. Peceli kadmlar, cokeslilik ve Araplann kadm cinsini asagiladigi iddialan uzerine nefret dolu yorumlan her an duyabilirsiniz. BOlOn bu yorumlarm saldirganhgi somurgeci yerlesimciler arasindaki yorumlan haurlanr. Somurgeci mannguu en yozlasrms bicimiyle sonuna kadar sogurmus olan bu iki buyuk bolgenin ulusal burjuvazileri Avrupahlardan iktidari devrahr ve Afrika'nm gelecegi icin asm zararh bir irkci felsefenin ternellerint atar. Somurge donerninin karakteristigi olan irkcihgm buyumesini ve gelismesini ternbelligi ve taklitciligiyle tesvik eder. Bu yuzden, kendine Afrikah diyen bir ulkede rrkcrhktan baska bir sey olmayan yorumlar duymak ve Paris, Bruksel ya da Londra'da olundugunu insana aciyla haurlatan pedersahi davrarnslara tamk olmak sasiruct olmaz.

162 )'~[)'Ilzl;nl;n bnetlilcri

frantz fanon 163

Afrika'nm bazt bolgelerinde siyahlardaki pedersahilik dolayisryla sizlanma ve siyah irkm bilime ve manuga kapah oldugu yolundaki Ban kulturunden ahnma sacma dusunce butun ciplakhgryla hukum surer. Siyah azmhklann yan-kolelige mahkum edildigi yerler var, bu da Beyaz Afrika ulkelerine karst Siyah Afrika ulkelerinin hissettigi tedbirliligi hatta guvensizligi mesru kihyor, Beyaz Afrika'daki bir sehnn sokaklannda yuruyen bir Siyah Afrikah yurttasa cocuklann "pis zenci" diye seslenmeleri ya da memurlann ona anlasilmaz bir dille hitap etmesi olaganustu bir durum degildir.

Evet, ne yazrk ki Sahra'run kuzeyinde okula kaydolan Siyah Afrikah ogrencilere suuf arkadaslanrun sizin ulkenizde ev, elektrik var rm ya da siz yamyam rmsiruz diye sormasi beklenecek bir durumdur. Ever, ne yazik ki Sahra'mn kuzeyindeki bazr bolgelerde guneyden gelen Afrikahlann onlan "siyahlann oldugu bir yere" goturmek icin yalvar yakar olan yurttaslarla karsrlasmasi beklenecek bir durumdur. Aym sekilde, Siyah Afrika'nm bazi yeni bagimsiz devletlerinde parlamente uyeleri, haua bakanlar, ulkelerinin sornurgecilik tarafmdan yeniden isgal edilme tehlikesi degil, "kuzeyden gelen Arap caniler" tarafindan isgali tehlikesinin bulundugunu ciddi ciddi iddia ederler.

demokratik dusuncelere sahipmis havasim yaymakta tereddut etmez. Ekonomik acidan saglam bir burjuvazinin kendi humanist ideolojisini gozardi etrneye zorlanmasi ancak cok istisnai kosullarda olur. Ban burjuvazisi ternelde irkcr olmasina karsin, nuanslan cogaltarak, boylece insan onuruna iliskin soylernini butun yuce ruhluluguyla bozulmadan korumayi becererek bu irkcihgt maskeleyebilir.

BaB burjuvazisi somurduklerinin ve kucuk gorduklerinin rekabetinden korkmayacak kadar engel ve onlem hazirlarrnstlf. Ban burjuvazisinin "pis zenci" ve "Arap'Tara iliskin irkcihgl asagilayan bir irkcihknr, kuculten bir irkcihknr. Ama insanlann ozde esit oldugunu iddia eden burjuva ideolojisi, alt insanlan kendisinde cisimlestirdigi Ban tam insanhk duzeyine cikarmaya zorlayarak kendi icinde tutarh olmayi basanr.

Gene ulusal burjuvazinin irkcrhgt savunma halinde bir Irkcihkur, korkuya dayah bir rrkcihkur. Siradan kabilecilikten ya da hatta tarikatlarla klanlar arasmdaki kavgalardan ternelde pek farkh degildir. Uluslararasi gozlemcilerm Afrika birligi hakkmdaki buyuk nutuklan neden pek ciddiye almadiklanm kolayca anlayabiliriz. Ciplak gozle gorulebilen 0 kadar cok kusur vardir ki, birlige ulasilmadan once butun bu cellskilerin cozulrnesi gerektigini acikca gorebiliriz.

Afrika halklan birbirlerini yeni yeni kesfetti ve kua adma somurge rejimine radikal olarak baski kurmaya karar verdiler. Ne var ki, ulusal bir somuru sisterni kurmak ve kendilerine yukluce bir miktar ayrrmak icin acele eden ulusal burjuvaailer bu "utopya "nm karsisma engel cikarmak icin ellerinden geleni yapiyorlar. Hedefleri konusunda kusursuz bir netlige sahip olan ulusal burjuvaziler bu birlige giden yolu, yani aptalhk, achk ve insanhkdisrhga karst zafer kazanmak icin 250 milyon insanm bu ortak cabasma giden yolu engelleme-

Gorrnus oldugumuz gibi, burjuvazinin kapasitesizligi yalruzca ekonomiyle simrh degildir. Dar bir milltyetcilik adma, Irk adma ve icerikten yoksun gorkemli bildirgelerine karsm iktidara gelen, Avrupa'run erik ve siyaset lelsefesi uzerine anlasmalanndan dogrudan ve sorumsuzca almnlar yapan burjuvazi, cok az humanist icerigi olan bir progranu bile uygulamaya koyamayacagmi kamtlar. Bir burjuvazi gucluyse, gucune bagh olarak butun dunyayi duzenleyebiliyorsa, evrensel

164 ycry frf. u n u n 1 anctl i len

f~"lt-,_ L,,,,,,, 165

ye kararhdirlar. Bu yuzden Afrika birligine ancak baskiyla ve halkm liderligi aracihgiyla, yani burjuvazinin cikarlanm tamamen gozardi ederek ulasilabilecegini kavramarruz gerekir.

metlerinin karsihgmi odeyecek yabanci kapitalistlere yonelir. Karim halkla paylasmaya ya da buyuk yabanci sirketlerin odedigi paralardan haIkm da yararlanmasma izin vermeye hie niyetli olmadigi icin, rejimi istikrarh kilmak ve burjuvazinin tahakkumunu surdurmek gibi ikili rol oynayacak bir halk liderine ihtiyac oldugunu kavrar. Azgelismis ulkelerin burjuva diktatorlugu gucunu boyle bir Iiderin varhgmdan ahr, Gelismis ulkelerde burjuva diktatorlugunun burjuvazinin ekonomik gucunun urunu oldugunu biliyoruz. Oysa azgelismis ulkelerde lider moral gucunu ternsil eder; bu gucun arkasmda da gene ulusun zayif ve yoksul burjuvazisi zenginlesmeye karar verir.

Yrllardir bu lideri gormo.~ ya da konusmalarnu duymus oian, uzaktan -bir tur dus lcinde- onun somurgecilerle mucadelesini izlemis olan hall" hernen bu yurtsevere gii.ven duyuverir. Bagimsizhktan once lider, bir kural olarak, halkm arzulannm -bagimsizhk, siyasal ozgurluk ve ulusal onur- cisimlesmis haliydi. Ama bagunsrzhk Han edilir edilmez, birakm halkm ihtiyaclannm somut ifadesi olmayr, birakm ekmek, toprak ve ulkenin halkm kutsal ellerine brrakrlmasr uzerine kurulu gercek halk onurunun gen;ekle$tirieisi olmayi, lider gizli amacirun maskesini cikanr: yalmzea durumdan en iyi sekilde yararlanmaya niyetli ulusal burjuvaziden ibaret sirketlerin gene! baskam olmak.

Cogu zaman durust ve samimi olabilse de, lider nesnel olarak, ulusal burjuvazinin ve eski somurge sirketlerinin aruk ortaklasnus cikarlanmn atesli savunucudur. Tamamen icten gelen bir sey olan durustlugu yavas yavas yok olur, Kitlelerle iliskisi 0 kadar gercekdisidrr ki, otoritesinin insanlarda krrgmhk yaratngma ve ulkeye verdigi hizmetlerden kusku duyulduguna inanmaya baslar. Lider kitlelerin nankorlugunu

Ulusal burjuvazi ic politikada oldugu kadar kurumsal duzeyde de yetersizligini kamtlar. Bazi azgelismis ulkelerde parlamento kurallan temelde kusurludur. Ekonomik bakimdan gucsuz olan, suuf tahakkumu ilkesine dayanan, tutarh toplumsal iliskiler kuramayan burjuvazi en kolay gibi gorunen cozumu seccr: tek parti sisterni. Burjuvazi ancak devlet sistemini cline alarak ve ekonomik gucu sayesinde kavusabilecegi viedan rahathgma ve huzura henuz sahtp deglldir. Yurttas icin guvcn verlci degll, rahatstz edid bir devlel kurmustur,

Devlet guven verecegine, yurttaslanmn korkulanm giderecegine ve gucuyle onlan kucaklayacagma, tam tersine kendisini muthis bir sekilde dayatir, otoritesini gosterir, taciz eder, yurttaslanna surekli tehlike alunda oldugunu acikca belirtir. Tek parti, burjuva diktatorlugunun modern bicimidir: maskesiz, boyastz, vicdanstz, her acidan kinik.

Boyle bir diktatorluk fazla uzun ornurlu olamaz ashnda.

Kendi celiskisini kusmaktan asia vazgecrnez. Burjuvazmin hem tahakkumunu garantiye alacak hem de ulkenin geri kaIaruna kmnn da olsa bir seyler verebilecek ekonomik araclan olmadigmdan -olabildtgince cabuk ama en kaba tarzda cebini doldunnakla fazlasiyla rnesgul oldugundan- ulke ekonomik durgunluga gitgide daha cok batar, Bu durgunlugu gizlcmek, kendine guven telkin etmek, ovunebilecegi bir sey bulabilmek icin de baskentte dev binala- dikmekten ve sozde prestijli projelere harcamalar yapmaktan baska secenegi yoktur.

Ulusal burjuvazi kirsal kesime, bir ulkenin ziyan olmus gercekliklerine smiru daha da donerek eski metropole ve hiz-

1 66 )'c r, tlzun lin I. ncrli le ,i

I'rJnrz f"nun 167

siddetle yargilar ve her gecen gun somurgectlerm safma daha kararh bit sekilde gecer. 0 zaman da zevk ve sefaya dalrms gene burjuvazinin isbirlikcisine bilincli olarak donusur.

Gene devletin ekonomik kanallan geri donusu olmayan bir sekilde yeni-s6miirgeci sisteme dogru kayar. Eskiden korunan ulusal ekonomi bugun tam olarak devlet gudumundedir, Butce bore ve hibelerle dengelenir, uc dort ayda bir devlet baskanlan ya da hukumet heyetleri sermaye arayisi icin eski metropolleri arsmlar.

Eski somurgeci guc taleplerini artmr, garanti ve odunleri biriktirir ve yavas yavas ulusal hukumet uzerindekt egemenligini maskelemek icin aldrgi onlernleri azalnr. Halk dayamlmaz bir sefalet icinde geri kalrmshgim surdurur ve liderlerinin inamlmaz ihanetinin yavas yavas Iarkina vanr. Bu uyarns burjuvazi bir simf halini almayi basaramadigi icln daha da keskinlesir. Zenginligin orgutlu dagihrru cesitli kesimlere bolunmernistir, larkhlasrms degildtr, ara tonlarla bir hiyerarsi olusturmaz, Bu yeni kast hakaret ve ofkedir; ozellikle de cok buyuk cogunluk, nulusun onda dokuzu achktan olmeye devam ettigi icin. Bu yeni kasnn htzh, actmasiz ve skandal bir tarzda zenginlesmesine halkm kararli uyamSI ve zorlu mucadele gunlerinin yaklasugiru belinen bir bilinc eslik eder. Bu burjuva kast, ulkenin tum zenginligini kendine akuan ulusun bu parcasi, dogasma uygun olarak, ama gene de beklenmedik bir bicimde, somurge iktidanmn eski temsilcilerinin irkcr doktrinlerini bircok acidan haurlatan tarzda diger siyahlara ve Araplara karst asagtlayici onyargrlar gelisunr. Dusunce ve tavtrlan sertlestiren de hem halkm selaleti, hem de burjuva kasun azgm zenginlesmesi ve ulusun geri kalamm kucumsemesi olur.

Ama ufukta beliren tehlike, otoritenin saglamlasmaslyla ve bir diktatorlugun ortaya cikmasiyla sonuclarnr. Sadik bir yurtsever olarak militan gecmisiyle lider, halkla acgozlu burjuvazi arasinda perde gorevi gorur, cunku bu kasun girisimlerini destekler ve kokten ahlaksizhgma, kustahhgma ve ikiyuzlulugune g6zlerini kapar. Halkm artan bilmclenmesinin frenlenmesine yardimci aim. Btl kasta destek vererek manevralanm halktan gizler, boylece halkm uyutulmasmm ve mistiklesririlmesinin en atesli Iaili aim. Ne zaman balka hitap etse, cogunlukla kahrarnanca yasanrms hayatmdan, halk adma kauldigi carpismalardan ve onlar adma kazandigi zaferlerden dem vurur, boylece kitlelerin gozunu korkutarak ana guven duymaya devam etrneleri gerektigini dusuncesini iletir. Kendilerinden onceki kusaklann temkinli siyasal mucadelesine cesur, militan tarzlanru getirmis olan boyle bircok Afrikah yurtsever omegt vardir. Bu yurtseverler ulkenin I;; kisimdan geldiler. Sornurgeciyt saskma cevirdiler ve baskentreki ulusal kapitalistlen utandirarak kokenlerine yuksek sesle ve acikca sahip ciknlar ve siyah kitleler adma konustular. Irklanru oven, geemi$lennden -yamyamhk ve saysuzluklarmdanutanrnayan bu insanlar, bugun ne yazik ki ic kesime sirtlanru donen ve halkm gorevinin her zaman ve sonsuza dek boyun egmek oldugunu soyleyen bir ekibin basmdadirlar.

Lider halki pasiflestirtr. Bagimsizhgm kazamlmasmdan yillar sonra halka sornut hicbir ~ey sunamayan, gelecegi hazirlayamayan, ulusal insa yoluna, dolayisiyla kalkmmaya halki yonelterneyen liderin bagimsrzhk tarihini sik srk tekrarladrgi ve kurtulus mucadelesinin kutsal cephesini haurlauigun duyanz. Ulusal burjuvaziyle iliskisini kesmeyi reddeden lider halkill gecmise donmesini ve bagimsizhga goturen destanla sarhas olmasnu ister. Nesnel olarak bakildigmda lider halki

1 68 )"<"y,U lin lin lanctl ilc,i

Irenler; ya halki tarihten silinmeye ya da tarih icinde kok salmamaya yoneltebilmek icin umarsizca caba gosterir. Kurtulus mucadelesi sirasmda lider halkt uyandmms, onlara ileriye dogru, radikal, kahramanca yuruyus sozu vermisti. Bugun ise, surekli onlan uyutmaya cahsiyor ve yilda uc dort kcz onlardan somurge donemini haurlayarak 0 zamandan ben katettikleri muazzarn mesafeye bakmalanru istiyor.

Ne var ki, kitlelerin kendi katetukleri muazzam mesaleyi degerlendirebilecek durumda olmadrgim da belirtrnek gerekir. Topraktan kit kanaat gecinmeye devarn eden koylu, is bulamayan issiz, kutlamalara ve yepyeni olsalar da bayraklara karsm, yasammda bir seylerin degistigine hicbir zarnan tam olarak ikna olmamisur. Iktidarda olan burjuvazi bu degisimi karntlamaya ne kadar ugrassa da kitleler hicbir zarnan kendini kandirmayi basaramaz, Kidder acur ve artik Afrikah olan polis de ozellikle onlara guven vermez. Kitleler araya mesafe koymaya, sirtlanru donrneye ve kendilerini dislayan bu ulusa i1gilerini yitirmeye baslar,

Ama lider zaman zarnan guclerini toplar, radyoda konusarak ya da ulke icinde tura cikarak halka guven verrneye, onu sakinlestirip uyutmaya cahsir. Parti olmadigmda lider daha da gereklidir. Baglmslzhk mucadelesi sirasmda bugunku Iiderin basinda oldugu bir parti vardi. Ama 0 d6nemden soma bu pani ne yazik ki dagildi. Geriye yalruzca bir can, bir ad, bir amblem ve bir slogan olarak parti kaldi. Kitlelerin gercek ihnyaclarma dayah bir ideolojinin gercek dolasumru saglamak uzere tasarlanrrus organik parti, bireysel cikarlar sendikasma donusmustur. Bagrrnsizhgm ilan edilmesinden sonra parti aruk halkm taleplerini Iormule etmesine, ihtiyaclanru daha iyi saptamasina ve ikudarmi daha iyi kunnasma yardun etmez. Bugun partinin misyonu, tepeden verilen emirlerin halka He-

tilmesidir. Bir partide demokrasinin terneli ve guvencesi olan asagidan yukanya ve yukandan asagiya uretken degts tokus aruk mevcut degildir. Parti tam tersine arnk kitlelerle liderlik arasmda bir perde halini alrrustrr. Parti yasamdan sokup ahnrmsnr, somurge donerninde kurulan hucreler bugun tamamen ani haldedir.

Militanm sabn tukenmektedir. Kurtulus mucadelesi sirasmda bazi militanlann ne kadar hakh oldugunu ancak simdi kavnyoruz. Gercekten de, rnucadele sirasmda cok sayida militan orgutlerinden doktrin olusturmasmi. hedelleri netlestirmesini ve bir program onermesini istemisti. Ama ulusal birligi koruma bahanesiyle Iiderler boyle bir gorevi ustlenmeyi kesin olarak reddetu. Doktrin, diyorlardi, somurgecilige kar$1 ulusun birligiydi. Ve doktrinin yerine yalmzca cafcafh bir sloganla silahlanarak yollanna devarn ettiler, her rur ideolojik faaliyeti de, kacuulmaz olarak sornurgeciligi silip supurecek tarihin ruzgarmin ve kendi kaderint tayin hakkirun bir dizi cesitlemesine indirgcdiler. Militanlar tarihin ruzgannm biraz daha derinlemesine analiz edilmesini istedikleri zarnan, liderler onlann karsisina umudu cikardilar ve somurgesizlestirmenin geregi ve kacuuimazlrgryla yanrt verdiler.

Bagimsizhktan soma parti derin bit uyusukluga gomulur.

Militanlar yalmzca halk festivallerine, uluslararasi konferanslara ya da bagunsizhk gunu kutlamalanna (;agnhr. Paninin yerel kadrolanna yonetsel gorevler verilir, parti nin kendisi bir yonetim haline gelir ve militanlar kalabahgm arasma kansarak siradan yuruas sifatiru benirnserler.

Aruk burjuvaziyi iktidara getirmek gibi tarihsel bir gorevi gerceklestirmts olduklanndan geri cekilmeleri kesin bir dille istenir, boylece burjuvazi kendi misyonunu sakin sakin yen-

170 ye'yO"Ulllin bnctl;k,;

frantz. fanon 171

ne getirebilir. Ne var ki, azgelismis ulkelerin ulusal burjuvazilerinin herhangi bir gorevi yerine getirmekten adz oldugunu gormustuk. Birkac YII soma partinin cozulmesi gozle gorulur hale gelir ve en yuzeysel gozlemciler bile, aruk iskelete donusmus partinin tek rolunun halki hareketstalestirmek 01- dugunu gorebilir. Kurtulus mucadelesi sirasmda turn ulusun odak noktasi olmus bu parti erimektedir. Bagimsrzhk arifesinde partiye akin akin gelen aydmlann simdiki tutumu, 0 donemdeki baghhklannm bagnnsrzhk pastasmdan pay almaktan ote bir amac tasrmadrgim kanular. Parti ozel cikarlann bir aract haline gelir,

Kural olarak muazzam zenginligin buyuk sefaletle yan yana yasadigi bu yoksul, azgelismis ulkelerde ordu ve polis rejimin ternel dayanaklanm olusturur: yine hanrlanmasi gereken baska bir kurala gore her ikisi de yabanci uzmanlann damsmanhgmdadir. Bu polis ve ordunun gucu, ulusun geri kalammn yasadigr korkunc sefaletle dogru oranuhdir. Ulusal burjuvazi buyuk yabancr sirketlere kendini gitgide daha pervastzca satar. Kornisyonlar sayesinde yabancilar tavizler kopanr, sayisiz skandal patlak verir, bakanlar zengtnlestr, esleri luks icinde yuzer, parlamento uyeleri kupunu doldurur ve herkes, polis len gumruk memurlanna kadar, bu muazzam yozlasma kervarunda el ele tutusur,

Muhalefet daha da saldirganlasir ve halk hemen onlann propagandalanna kapthr. Arnk burjuvaziye karst apkbir dusmanhk vardtr. Erken bunama belirtileri gosteren bu gene burjuvazi, verilen ogOtlere kulak asmaz ve halkt somurmesini biraz olsun gizli kapakh yapmasmm kendi cikanna olacagml anlayamaz.

Brazzaville'de yaymlanan Hiristiyan dergisi La Semaine Afncaine'de cikan yazi rejimin baronlanna soyle seslenir: ~tktidardaki beyler ve siz onlarm esleri, bugun servetiniz size rahathk, guzel bir ev. iyi ihskiler ve yeni ufuklar acan yurtdisi gorevleri sagladi, Ama servetiniz cevrenizdeki yoksullugu gormenize engel bir kabuk icine soktu sizi. Dikkatli olun!" La Semaine Africaine'de yaymlanan ve Bay Youlou'nun ser ortaklanna seslenen btl uyan, hit; de devrimci degil, Btl derginin istedigi sey, Kongolulara achk cektirenleri Tann'run cezalandiracaguu gostermek: "Yureginizde sizden alua olan insanlara karst yer yoksa, T ann'mn evinde de siztn icin yer yok."

Ne var ki, yeni rejim icinde farkh zenginlesme ve mal edinme dereceleri vardir. Bazi insanlar her seyi nakde cevirebilir ve parlak oportunistler olduklanm karntlar. Bol bol iltimas yapilir ve yozlasma hukum surer, ahlaki degerler coker. Bugun ulusal serve lin kithgina kiyasla akbabalar coklar ve son derece acgozluler, Burjuvazinin elinde gercek bir iktidar araCI haline gelmis olan patti, devlet ayginm guclendirir ve halkm elini kolunu baglayarak hareketsiz hale gelmesine yol acar, Parti devletin halk uzerindeki denetimine yardimci olur. Giderek bir zor araci haline gelir ve acrkca anti-demokratiktir. Parti bilmeden, bazt durumlarda da bilerek ticari burjuvazinin isbirlikcisidir. Vlusal burjuvazi zenginlesmek icin olusum asamastm nasil es gecrnisse, aym sekilde kurumsal duzeyde de parlamenter asamayi es gecer, Nasyonal-Sosyalist turde bir diktatorluga secer, Yanm yuzyrldir Latin Amerika'da hukum suren bu miyop lasizmin, bagimsizhktan beri egemen olan yan-somurge devletin diyalektik sonucu oldugunu artik biliyoruz.

Ulusal burjuvazinin btl tur kmamalara pek aldirmadigr

I 7 Z )'cryll,-un tin Ia no lIilc ,;

aciknr. Yalruzca Avrupa'ya odaklanrrus olan burjuvazi, durumdan en iyi sekilde yararlanmaya kararh bir sekilde devam eder. Halkm somurulmesinden elde etugt muazzarn karlar yabauer ulkelere g6nderilir. Gene ulusal burjuvazi kurdugu rejimden, yabanci sirketlere oranla daha cok kusku duyar. Kendi topraklanna yaunm yapmaYI reddeder ve onu koruyan ve besleyen devlete karst sasiruct bir nankorlukle davrarur. Avrupa borsalarmda yabanci hisse senetleri alarak hafta sonlanru Paris ya da Hamburg'da gecirir. Bazi azgelismis ulkelenn ulusal burjuvaztlertnin tavn, her soygundan soma paylanm sue onaklarmdan saklayarak akilhca emeklHiklerini haztrlayan cere uyelerini hanrlanr, Bu tur davramslar, ulusal burjuvazinin uzun vadede kaybedecegmt az cok kavradignu gosterir. Boyle bir durumun sonsuza dek suremeyecegiruongorur, ama bundan en iyi sekilde yararlanmak icin elinden geleni yapar. Ne var ki boyle bir somuru duzeyi ve devlete yonelik boyle bir gOvensizlik kacimlmaz olarak halk kitlesi icinde hosnutsuzluga yol acacaknr, Rejim bu kosullarda daha da sertlesir, Bu yuzden ordu sistematik baskimn vazgecilmez araci haline gelir. Parlamento yerine ordu hakemlik rolunu ustlenir, Ama er ya da gee nufuzunun farkma vanr ve surekli muhura tehdidiyle hukumetin gozunu korkutur.

Gormus oldugurnuz gibi, bazi azgelismis ulkelerin ulusal burjuvazileri tarihten hicbir sey ogrenmemi~tir. Latin Amerika ulkelerini daha iyi incelemis olsa, onu tehdit eden tehlikelerin farkma vanrdi kuskusuz. Bu yuzden, bu mikro-burjuvazinin butun satafanna karsm hicbir seyi basaramadan yok 01- maya mahknm oldugu sonueuna varabiliriz, Azgelismis ulkelerde burjuva asama imkanstzdir. Polise dayah bir diktatorluk ya da bir rantiye kasu pekala mumkun olabilir ama bir burjuva toplumu basansiz kalmaya mahkumdur. Yaygm sefalete

karsm para icinde yuzen butun yaldtzh rantiye grubu, er ya da gee yabanci uzmanlar tarahndan kurnazca manipule edtlen ordunun elinde oyuncak olacaknr, Dolayisiyla eski metropol hem besledigi burjuvazi aracihgiyla hem de uzrnanlannm halki put gibi hareketsiz kilmak ve terorize etmek icin egiuigi ve denetledigi ordu aracihgryla ulkeyi dolayh olarak yonetir.

Ulusal burjuvazt hakkmda yapngimiz bircok yorum, bizi kacuulmaz bir sonuca yoneltir. Azgelismis ulkelerde burjuvazinin kendi varhgi vc gelisimi icin gerekli kosullan bulmasina izin vetilmemelidir. Diger bir deyisle, btr partinin yonlendirdigi kidder He devrimei ilke1erle silahlannus ve hayli bilinch aydmlarin ortak cabasi bu yararstz ve zararh burjuvazinin yolunu ukamahdir.

Azgelismis ulke tarihleri son elli yrldir ele ahrurken soruIan kuramsal soru, yani burjuva asamasmm atlamp atlanamayacagi sorusu mannkla degtl, devrimct eylem aracihgiyla yarutlanmahdtr. Azgelismis ulkelerde burjuva asarnasi, ulusal burjuvazmin bir burjuva toplumu insa etmeye, hann sayihr btr proletaryamn gelisimi icin gerekli kosullan yaratmaya, tanmt makinelesurmeye ve son olarak da gen;ek bir ulusal kulturun olusmasma giden yolu acrnaya yeterli ekonomik ve teknik gOC" oldugu taktirde kendisini mesru kilabilir ancak.

Avrupa'da gelisen burjuvazi, bir yandan nufuzunu saglamlasunrken bir yandan da ideolojisini isleyebiliyordu. Bu dinamik, egitimli ve laik burjuvazi, serrnaye birikimini tam anlarmyla basarrmsti ve uiusa en azmdan minimum bir refah dozeyi saglarmsn, Azgelismis ulkelerde gercek burjuvazinin de-

gil, eski somurge iktidanmn verdigi kmnulan almakla yetinen, kucuk dukkanci manngmm egemen oldugu, htrsh, gozu donmus ve her seye ei koyan bir burjuvazi oldugunu daha once gormustuk, Bu miyop burjuvazi vizyon ve yarancihktan yoksundur, Bauh elkitaplannda okuduklanm ezberlernistir ve kendisini Avrupa'mn tam kopyasi bile degil, ancak karikaturune donusturmustur,

hicbir ilerleme kaydedtlmedlgi ve her seye sifirdan baslamak gerektigi gorulecekur. Ekonominin yeniden yapilandmlmasi burjuva iktidarmda kuru Ian duzene dayah olmayacakur, cunku bu kast somurgecilerden kalan ekonomi, dusunce sistemi ve kurumlar mirasmi oldugu gibi almaktan baska bir sey yapmarmsnr.

Azgelisrnis ulkelerde burjuvaziye karst mucadele yalnizca kuramsal bir mucadele olmaktan cok uzaknr. Burjuvaziyi tarihin nasil yargiladrguu ve rnahkum ettigini kavrama sorunu degildir, Azgelismis ulkelerde ulusal burjuvaziye, ulusun bir arada, uyumlu kalkmmasuu yavaslatmakla tehdit ettigi icin karst ciktlmahdir. Hicbir yaran olmadigi icin kararhhkla kar~l cikilmahdrr. Edindigi karlarda, basanlannda ve dusuncelerinde vasal olan bu burjuvazi, bu vasathgmr prestij icin gosterisli projelerle, kromajh buyuk Amerikan arabalanyla, Fransiz Riviera'smdaki tatilleriyle ve hafta sonlan neon isrkh gece kulupleriyle maskelemeye cahsir.

Daha once de g6rdugumiiz gibi sayisal, zihinsel ve ekonomik olarak zayif oldugu icin bu burjuva simfim etkisizlesnrmek kolaydir. Sbmurge topraklardaki burjuva kast, bagunsrzhktan soma gucunu asil olarak eski somurge iktidanyla yapngl anlasmalardan ahr, Hatta eski somurgeci guclerle yakm iliskileri korumak icin her tur olanaga sahip oldugundan, ulusal burjuvazinin somurgeci tahakkumun birakngi yerden devam etme sanst daha da buyuktur. Ama kok salrms celiskiler bu burjuvazinin saflanm sarsngmdan, gozlemci bir istikrarsizhk izlenimi edinir. Henuz kastm turdesltgt soz konusu degildir. Ornegm birkac kisinin tahakkumune dayanan bu rejimi bircok aydm mahkum eder. Azgelismis ulkelerde planh ekonominin geregini, vurguncularm yasadrsr ilan edilmesi ve halkm uyutulmasi icin yapilan her tur girisimi basurma geregint ictenlikle hisseden aydinlar, memurlar ve burokratlar vardir. Ostelik bu tur insanlar, halkm kamu islerine en £azla kanhrmm bir dereceye kadar savunurlar.

Halka tamamen sirt ceviren bu burjuvazi, Bau'dan ulkenin ekonomisi icin gerekli yatmmlar ya da bazr sanayilerin gelismesi gibi buyuk odunler koparmayi bile basaramaz. Ne var ki, monta] sanayi artmaktadir: Olke ekonomisinin icinde debelendigi yeni-somurgect modelt dogrulayan bir egilim. Dolayisryla ulusal burjuvazinin ulkenin kalkmmasnu yavaslatngr, ulusun zamarum bosa harcadigi ya da ulusu olasihkla cikmaz sokaklara surukledigi hicbir sekilde soylenemez. Ama dogrusu SU ki, azgelismis ulkelerin tarihinde burjuva asamasi aslmda tamamen yararstz bir asamadir. Bu kast yok edildigi, kendi celiskileriyle ortadan kalkngi zaman, bagunsizhktan soma

Bagunsrzhgma kavusan azgelismis ulkelerde, hernen her zaman netlesmis siyasal dusunceleri olrnayan, bagunsrzhgm hemen ertesinde cok sik gorulen is ve sadaka yansma icgudusel olarak guvenstzlikle bakan kucuk bir saygm aydmlar grubu bulunur. Bu insanlann konumlan (genis aileleri beslerler) ya da ge~misleri (zorlu mucadeleler ve kau ahlaki egitim)

t 76 vc ry Ut.fLn n n I u nctlifc ti

r"""IHI. f,.tHln 177

vurguncu ve yiyicilere karst acik guvensizltklerint aciklar, Ulusu saghkh bir yone yoneltme mucadelesinde bu insanlardan akrlhca yararlanmarmz gerekir. Ulusal burjuvaziye yolu kapamak, bagunsizhk sonrasirun aCI olaylanndan, ulusal birligin gectigt smav ve stkmulardan, ahlak cokuntusunden, yozlasrnanm egemen olmasmdan, ekonomik stkinulardan ve kisa vadede zor ve yildirmaya dayah anti-demokrank bir rejimden kacmmarnn kesin yoludur. Arna aym zamanda da ileriye gitmerun tek yoludur.

Yeni ulusun cok demokratik ve ilerici unsurlan burjuvazinin gorunurde esnekligi yuzunden herhangi bir karar alma konusunda istekslz ve utangactir. Yeni bagnnsizhgma kavusmus azgelismis ulkelerde somurgeciligin kurdugu sehirlere yoneuci suuf dolusmustur. Nufusun bir bOIOn olarak ciddi analizi yapilmadigi icin, gozlemciler guclu ve orgutlu bir burjuvazinin var olduguna inanma egilimindedir. Ashnda arnk biliyoruz ki, azgelismis ulkelerde burjuvazi yoktur. Bir burjuvaziyi burjuvazi yapan sey, tutumu, zevklen ya da tavrrlan degtldlr. Burjuvazi her seyden once kesin ekonomik kosullann dolaystz urunudur.

Ne var ki somurgelerdekt ekonomik gerceklik yabanci bir burjuvazinin gercekligidir. Somurge sehirlerinde bulunan, ycrel ternsilcilerinin ternsil ettigi metropol burjuvazisidir, 50- murgelerdeki burjuvazi bagunsizhktan once Sault bir burjuvazidir, yani mesrulugunu, gucunu ve isukranru metropolden alan, metropol burjuvazisinin bir subesidtr. Bagimsizhktan onceki huzursuzluk ortarmnda bu Ithal burjuvazi icinde bulunan bazr yerli aydmlar ve is dunyasmdan kistler kendilerini onunla ozdeslestirmeye calisrr. Metropolden gelen burjuva temsileileriyle kahci bir ozdeslesme Istegidir onlannki.

Metropole ozgu zihlnsel reflekslerini coskuyla ve sakmea

gormeden benimseyen, kendi dusuncesine tamamen yabancilasan ve bilincini tipik yabanci nosyonlar uzerinde sekillendiren bu burjuvazi, bir burjuvaziyi burjuvazi yapan seyin, yani paramn kendisinde eksik oldugu gercegini kabullenmekte zorlamr, Azgelismis bir ulkenin burjuvazisi yalruzca ruh olarak burjuvazidir. Burjuvazi olabilmek icin ne ekonomik gucu, ne yonetsel dinamizmi ne de dusunce genisligi vardir. Bunun sonueu olarak ilk asarnalarda da sonrasmda da bir memur burjuvazisi olarak kahr. Sahip oldugu gucu kadar gOveni de yeni ulusal yonetimde elde eutgt konumlardan alacaknr. Yetkililer yeterince zarnan ve olanak saglarsa tahakkurnunu pekistirmek icin kucuk bir server edinmcyi basanr, Ama gene de butun ekonomik ve endustriyel sonuclanyla birlikte gercek bir burjuva toplumu yaratamaz,

Ulusal burjuvazi bastan itibaren cabalanm aracihk IaaliyetIerine yoneltir. Gucunun terneli ticaret ve kucuk ticaret kafasidrr; kornisyon kapma yetenegindedir. Parasi degtl, ticaret kafasi Isler. Yaunm yapmaz ve ozgun bir burjuvazinin O!USllmll ve genislemesi icin gerekli sermaye biriktmine ulasamaz, Bu hizla giderse kabaca bir sanayilesme icin yuzyillar gerekecektir ve her durumda eski metropolun guclu karst koyusuyla engellenecektir, Metropol yeni-somurgeci anlasmalar cercevesinde her tur onlemi zaten almisnr.

Iktldar ulkeyi ekonomik durgunluktan cikarmak, kalkmrna ve ilerleme yolunda buyuk adimlar atmak istiyorsa, oncelikle aracihk sektorunu millilestirmesi gerekir. Kar ve haz TUhunun zaferini isteyen, keza kitlelerc yonelik kucurnseyici bir tavir sergileyen ve karlanm (daha dogrusu htrsrzhklanru demeliyiz) skandal nitelige yukselten burjuvazt, gercekten de bu sektore yaurim yapar. Eskiden sornurgecilerin egcmen 01- dugu aracihk sektoru gene ulusal burjuvazinin hucumuna

1 78 yt:"ryfizililtin lanctlijcri

fran,.,. fuucn 179

ugrar. Bir somurge ekonomisinde aracihk sektoru Iazlasiyla onemli bir sektordur, llerlemek isteniyorsa ilk birkac saat icinde bu sektoru millilestirme kararrmn verilmesi gcrekir. Ama boyle bir millilesurmenin tamamen siki devlet denetiminde olmamasi gerektigi de acikur, Bu demek degtl ki siyasal egitimi olmayan yurttaslan yonetim konumuna getirelim. Ne zarnan boyle bir karar verilse, hukumetin memur diktatorlugune katkida bulunmus oldugu gorulur. Bu memurlar eski metropolden eguim alnusnr ve ulusu bir butun olarak dusunemeyen insanlar olduklanm cok cabuk karutlarlar. Cok gecmeden ulusal ekonomiyi sabote etrneye ve ekonornideki kurumlan parcalamaya baslarlar; yozlasma, dolandmcihk, hakstz mal edinme ve karaborsa yerlesir. Aracihk sektorunu millilestirmek, ahm-sanm kooperatiflerini demokratik bir temelde orgutlemek anlamma gelir. Kitleleri kamu yonetimine katarak bu kooperatilleri merkezilikten cikarma anlamma geHr. Aciknr ki butun bunlar ancak halk siyasal olarak egitilmisse basanli olabilir. Daha onceleri boyle muazzam bir sorunu butun ayrmulanyla halka aciklarna geregi kavrarurdi. Bugun kitleleri siyasal olarak egitme ilkesi azgelismis ulkelerde genellikle verili bir sey olarak kabul ediliyor. Ama bu temel gorevin durustce ele ahnmadigi aciknr, Halki politize etme karan rejimin ustlendigi her tur eylem icin balk desteginin kosul olmasi gerektigini dusundurur, Halki politize etrnek istedigini ilan eden bir hukumet, halki halkla birlikte ve halk icin yonetme istegtni de ifade etmis olur. Burjuva bir liderligi kamufle etmeye yonelik bir dil kullanmarnahdir. Kapitalist ulkelerde burjuva hukumetler bu cocuksu iktidar asamasim geride birakah yillar oldu. Yasalanrun, ekonomik guclerinin ve polislerinin yardmnyla sogukkanhhkla yonetirler. lktidarlanru saglamlasurdiktan sonra demagojik tutumlarla zaman

kaybetmeye aruk gereksinimleri kalmaz. Kendi cikarlanna gore yonetirler ve ikudarlarmdan cesarer ahrlar. Mesruluklanm saglamislardir ve hakh olarak gucludurler,

Yeni bagtmsizhgma kavusmus ulkelerde burjuva kast, eski burjuvazilerin iktidanrn dayadigi kinizme de sakinlige de sahip degildir henuz. Gizli inanclanm saklarnasr, kuskulan gidermesi, kisacasi halkci oldugunu gostermesi bu yuzdendir. Kitlelerin politizasyonu yilda uc dart kez duzinelerce ya da yOz binlerce kisinin seferber edilmesiyle olrnaz. Bu kitlesel mitingier, bu muhtesem toplanular bagimsizhktan onceye dayanan eski taktiklere benzer, kendinize ve digerlerine halkm arkamzda oldugunu kamtlamak icin gucunuzu sergilersiniz. Kitlelerin siyasal egttimi ise kitlelere cocuk muamelesi yapmamayt, tam tersine onlan olgunlasnrmayi amaclar.

Butun bunlar bizi azgelismis bir ulkede siyasi partinin TOlune getiriyor. Daha onceki saylalarda cogunlukla basit kafalann, ustelik yeni olusmakta olan burjuvaziye air olanlann, azgelismis bir ulkede ulke islerini yonetebilmek icin guclu bir otoriteye, haua diktatorluge ihtiyac oldugunu yinelemekren hie bikmadiguu gorrnustuk. Bu perspektif icerisinde, partiye kitleleri izleme gorevi verilir. Parti, yonetim ve polis gucunu iki kanna cikanr ve ulke yonetirnine halkm gercek kauhrmm saglamak amaciyla degil, hukumetin onlardan itaat ve disiplin istedigini surekli haurlatmak amaciyla kitleleri denetler. Tarihin kendisini oraya getirdigine inanan ve baglmslzhk sonrasmda kendisinl vazgecilmez olarak goren bu diktator- 10k, ashnda, burjuva kasnn azgelismis ulkeyi once halkin desregiyle ama hemen sonrasmda onlara karst yonetme karanru simgeler. Partinin yava$ yavas isrihbarat servisine donus-

fra"" h"on 181

Afrika'run bugun bagunsiz olan bircok bolgesinde siyasi parti (;01< rehllkeli bir sekilde abarulrmsur. Bir parti uyesinin karsrsmda halk sessizdir, koyun surusu gibi davrarnr. parti liderine VI" hukumetine ovguler duzer. Ama sokakta, bir aksam, koyden uzakta, kahvede ya da nehir kryismda halkm aci hayal kmkhgi, umutsuzlugu ama aym zamanda da birikmts ofkesi acikca duyulabilir. Parti halkm hosnutsuzlugunu Hade etmesine izin verrnek yerine, halkla Iiderlik arasmda ozgur dusunce ahsverisini temel gbrevi olarak gormek yerine, araya bir yasaklar duvan orer. Parti liderleri polis komiseri gibi davranarak halka "saflarda sessizlik" geregini surekli haurlanr. Halkm hizmetinde oldugunu iddia eden, halkm mutlulugu icin cahsugiru iddia eden bu paru, somurgeci guc ulkcnin denetimlni devreder ctmez, halki tekrar magaralanna geri yo11a-

mak icin acele eder, Ulusal birlik konusunda cok Iazla yanhs yapar. Ornegin sozde ulusal parti, kabilelere dayanarak islev gorur, Bir partiye donusmus etnik bir gruptur ashnda. Kendini hemen ulusal Han eden ve tum halkm adma konustugunu iddia eden bu parti, gizhce, bazen de acrk acik gercek bir etnik diktatorluk kurar. Aruk bir burjuva diktatorlugonon degil, bir kabile diktatorlugunun dogduguna tamk oluruz. Bakanlar, ozel sekreterler, buyukelciler ve yerel komisyon uyeleri liderin etnik grubundan, hatta bazen de dogrudan ailesinden secilir, Aileye dayah boyle bir rejim, fi tarihi kadar eski endogarni" yasalanm tekrarlar durur sanki ve boyle bir aptalhk, boyle bir duzrnece lik, boyle bir zfhinsel ve ruhsal yoksulluk karsismda ofke degit, utanc duyanz. Bu hukumet baskanIan Afrika'nm gercek hainleridir, cunku kualanru butun dusmanlann en tehlikclisine satrruslardir: aptalhga. Iktidann bu kabilelesurtlmesi, beklenecegi gibi, bolgeci dusunme tarzi ve ayrthkcihkla sonuclarnr. BOtOn ademimerkeztyetciltk egilimleri yeniden onaya cikar ve egemen olur, ulus parcalamr, Bir zamanlar "Afrika blrligi" diye haykiran ama kendi kucuk ailesinden baska bir sey dusunrneyen lider, bir gun uyamp bes kabilenin siruna bindigini gorur; onlar da kendi elci ve bakanlan olsun istemektedir. Hala her zamanki gibi sorumsuz, kayitsrz, sefil bir haldeki lider bu kez "ihanet" diye bagmr.

Liderin cogunlukla zararh olan rolunc defalarca dikkat cektik. Bunun nedeni, paninin bazi bolgelerde en kabadayisirun liderlige yukseldigi bir cete gibi orgurlernnesidtr. Liderin soyagaci ve guclerinden cok szk soz edilir VI" bilgiC ve biraz hayran bir iladeyle onun en yakm adamlannda bile korkuyla kansik hayranlik uyandirdigi hernen belirtilir, Bu belalardan

mesi, yetkililerin giderek daha cok savunmaya gectiginin gostergesidir. Sekilsiz halk yignu, ya gozunu boyayarak ya da polisiye korkuyla surekli dizginlenmesi gereken kor bir gOc olarak gorulur. Parti bir barometre, bir isuhbarat servisi haline gelir. Militanlar muhbirlere donusur. Koyleri cezalandirrna gorevi militanlara verilir. Henuz bas vermis muhalefet partileri coplarla ya da tas yagmuruyla tasfiye ediltr. Muhalefet adaylannm evleri yakihr. Polis provokasyonlanm artmr. Bu kosullarda elbette ki tek bir parti vardir VI" hukumet adaylan oylann %99'unu ahr, Alrika'da cok sayida hukumetin bu cizgide hareket etugint belirtmemiz gerekir. Genellikle ilerici olan VI" halkm kamu yonetimine daha fazla kanhrru icin caba sarfeden, kibirli VI" merkantil burjuvazinin dize getirHdigini gormek isteyen butun muhalefet partileri coplarnr, cezaevlerine konularak susturulur, sonra da yeraltma gecmeye rnecbur birakihr.

~-.--.~~-~--

"Yalruz kabile ya da aile ictnden evlenme (c.n.)

182 )'c"",U'iloUo lancrlilcti

fmntz funon 183

kacmrnak icin, partinin bir Iiderin elinde oyuncak haline gelmemesi icin israrh bir savas verilmelidir, Lider, yol gostermek anlammda lngilizce "to lead" fiilinden gelir, ama genellikle Fransizca'ya "gutrnek" olarak cevrilir." Halkin guducusu bugun aruk yoktur. Halk aruk bir suru degil, gudulrneye ihtiyaCI yok. Lider beni guduyorsa benim de onu guttugumu bilrnesini isterim, Dike, bir Manitu'nun yonettigi bir is olmamahdir. Liderlerden biri ne zaman hastalansa hukumet cevrelerinde yasanan panik de bu yuzdendlr, cunku onun yerine kim gelecek sorusuna kafalanm takrmslardrr: Lider olurse ulkeye ne olacak? Kor sorumsuzluklanyla yasam tarzlanm. kokteyl partilerini, hukumet parasiyla odenen seyahatleri ve karh dolandmcihklanru korumakla daha cok i1gilenen ve lider karsismda kendi konumlanru terk etrnis olan etkili cevreler ulkenin icinde bulundugu ruhsal boslugun ara sira farkma vanr.

Tarihe gercekten yamt vermek isteyen, sehirlerini ve yurttaslannm zihinlerini gelistirmek isteyen bir ulkede gercek bir parti olmahdir, Pani hukurnetin elinde bir arac degildir. Tam rersine, pani halkm elinde bir aracnr. Hukurnetin yiiriittiigii politlkaya karar veren partidir. Parti, butun hukumet uyelerinin ve rejimin ileri gelenlerinin istedikleri gibi biraraya gelebilecekleri bir politburo degildir ve asia olmamahdtr. Ne yazik ki genellikle turn partiyi olusturan politburodur ve uyeleri surekli baskentte oturur. Azgelismis bir ulkede partinin onde gelen uyeleri baskentten veba varrms gibi kacmahdir. BaZI istisnalar dismda kirsal kesimde yasamahdir. Butun faaliyetlerin baskentte merkezilesmesinden kacuulmahdir. Ulkenin onda dokuzuna oranla zaten asm kalabahk ve asm gelismis

olan baskentin nonnalin dismda buyumesini mesrulastrran hicbir yonetim mazereti olamaz. Parti merkezilikten son derece uzak olmahdtr. oi« bolgeleri, henuz uyanmarms bolgeleri canlandirmanm tek yolu budur.

Pratikte her bolgede en azindan bir politburo uyesi olmah ve bu kisinin 0 bolgenin baskaru olarak atanrnamasmaozen gosterilmelidir. Yonetsel sorumluluklan olmamahdir. Politburonun bolge uyesinin bolgesel yonetimde me de en yuksek konumda olmasi gerekmez. llle de yetkililerle gut; birligi yapmast gerekmez. Halk icin parti otorite degil, halkm kendi 0(0- ritesini ve iradesini gerceklestirecegi orguttur. Ne kadar az kafa kansikhgi olursa, ne kadar az iktidar ikiligi olursa, parti kilavuz rolunu 0 kadar cok oynayabiHr ve 0 halkm ternel glivencesi haline 0 olcude gelebilir. Eger parti iktidarla ozdeslesirse,o zaman parti militant olmak, kendi bencil amaclanna ulasmanm, yonetimde bir Is e1de etrnenin, terfi etrnenin, rutbe kazanmanm ve bir kariyer sahibi olmanm en kisa yolu olur.

"Fanon kuabm orijinalinde lngilizce "leader" sozcugunu kullamr ve Fransizca "conduire" fiiliyle karsrlasurrna yapar.

Azgelismis bir ulkede, dinamik bolge yonetimlerinin yaranlrnasi sehrin makrosefallesme surecini ve krr kitlelerinin sehirlere dogru kaotik hucumunu durdurur. Bagunsizhgm daha ilk gunlerinde bolge burolanmn yuruas bilincini tesvik etme, canlandtrrna ve hrzlandrrma yetkisiyle birlikte kurulmaSt, ilerlernek isteyen her ulkenin kacimlmaz onkosuludur, Yoksa patti liderleri ve rejimin onde gelenleri liderin etrafmda toplarur. Yonetim, genlsledigi ya da uzmanlasugi icin deg:il, daha cok akraba ve daha cok militan bir mevki bekledigi ve is kapmayi umdugu icin orannsrz bir sekilde siser. Her yurttasm hayali baskente gitmek, pastadan kendi paymi kap-

184 yeryUziin!l" I;, ncr hlcr i

makur. Kasabalar ve koyler terk edilir, desteksiz, egtumsiz ve bilgisiz kir kitleleri kendilerine bir sey vermeyen topraga sirtlanrn donerek sehir eteklerine dogru yola koyularak lurnpen proletaryayi asm derecede sisirirler.

gibi kazmrms baskentin yapay ve yuzeysel yasarm ulusun yasarmnda olabildigince kucuk bir yer rutmahdir; ulusun yasarm ise lam tersine temel ve kutsaldir.

Azgelismis bir ulkede patti, yalruzca kitlelerle iliskide 01- makla yetinmeyen bir sekilde orgutlenmelidir. Parti kitlelcrin dolaysiz ifadesi olmahdir. Parti, hukumet emirlerini yayma misyonuna sahip bir yonetim degildir. Kitlelerin atesli sozcusu ve durust savunucusudur. Bu parti nosyonuna ulasrnak icin, 6ncclikle, kitlelerin Kendi kendini yoneterneyecegi gibi cok Banh, cok burjuva ve dolayisiyla cok asagilayicr bir dusunceden kurtulmahyiz. Cezayir devriminin Cezayirli aydmlara yapngi en buyuk hizmetlerdcn biri, onlan kitlelerle bulusturrnak, halkm asm, agza ahnamayacak sefaletlni gormelerini ve aym zamanda da zekalanmn uyarnsma ve bilinclerinin gelisimine taruk olmalanru saglamak oldu. Cezayir halki, yuzyillardtr inamlmaz bir karanhga sokulmus olan bu achk ceken, okuma yazmasi olmayan erkek ve kadm yigim, tanklara ve ucaklara, napalm bombalanna ve psikolojik savasa ama hepsinden onemlisi de curumusluge, beyin yikarnaya, ihanetlere ve General Bellounis'in "ulusal" ordusuna direndi. Cezayir halki zayif akilhlara, kenarda duranlara ve diktator adaylanna karsin tavnm korudu. Cezayir halki tavnru korudu, cunku yedi yilhk mucadele hayalini bile kurmadiklan alanlar acnusu. Bugun silah fabrikalan yerin metrelerce alnnda cebel'de" laaliyet gostertyor; bugun halk mahkerneleri her duzeyde cahsryor ve yerel planlama komisyonlan buyuk tanm arazileri yarauyor ve Cezayir'i gelecege tasiyor. Tek basina bir birey bir konuyu anlamaya direnebilir, ama grup, koy sasirucr bir hizla kavnyor. Elbette yalmzca hukuk ve ekono-

Baska bir ulusal kriz ufukta belirmisur. Biz tam tersine ic kesime, art-ulkeye oncelik verilmesi gerektigine inamyoruz. Ustelik son care olarak da hukumetin baskent dismda toplanmasmda hicbir sakmca gormuyoruz. Baskent miti yikrlmah ve mulksuzlere bu karann onlann yaranna verildigi gosterilmelidir. Brezilya hukumeti Brasilia ile ilgtli ginsiminde bir dereceye kadar bunu yapmaya cahsn, Rio de janerio'nun kustah havasi, Brezilya halkma bir hakareui, Ama ne yaztk ki Brasilia hala baskent, hala otekiler kadar canavar. Bugun ormandan yolun gecmesi ancak bir avamaj. Hayrr, yeni bir baskentin secimi, tum hukumeti en geri bolgelerden birine yerlesurme konusunda hicbir ciddi ijiraz ge1emez. Azgelismis ulkelerde bir baskent dusuncesi, somurge doneminden miras kalan tieari bir nosyondur. Ne var ki azgellsmts ulkelerde krrsal kulelerlc iliskilerimizi artirmarmz gerekir. Ulusal bir polltika, yani ozel olarak kitleleri amaclayan bir politikauygulamahyiz. Bagimsizhklan ve daha iyi bir yasam icin savasan insanlarla iliskiyi asia koparmamahyiz.

Yerli mcmurlar ve teknisycnler, diyagramlanna vc istatistiklerine gomulmek yerine, nufusun tum govdesine gornulmelidir. "1<; kesim"e atama soz konusu oldugunda yuzlerini burusturmamahdtr. Kirsal bolgeye atanmaktan kacmamayan koealanm bosanmakla tehdit eden gen~ esler gibi olaylar arnk duyulmamahdrr. Bu yuzden parti politburosu yaksul bolgelere oncelik verrncli vc ulusal gerceklige yabanci bir bcdcn

• Arapca dag (c.u.)

186 ycryilzfmii I) '" nctli len

fronll. fanon 187

1956-57 ydlannda Fransiz somurgeciligi bazt yerleri yasak

bolge Han etmisti ve bu bolgelerde seyahat siki denetim alundaydi. Koyluler aruk taze erzak almak icin kasabalara rahatca gidemiyordu. Bu donemde bakkallar buyuk karlar elde 'eUi. Cay, kahve, seker, tutun ve tuzun fiyatlan inarnlrnaz oranda artu, Karaborsa gorulmemis bir kustahhkla aldt yurudu, Nakit paralan olmayan koyluler urunlerini, hatta topraklarim ipotek ettller ya da aile rnulkunu bir bir ellerinden cikartnlar; slgmdlklan son care yalmzca bakkal faturalanm odemek icin cahsmakti. Siyasi korniserler durumun tehlikesini kavrar kavramaz hernen tepki gosterdiler. Boylece rasyonel bir erzak sistemi kuruldu: Kasabaya giden bakkal, mallann Iiyatlanm gosteren fatura veren hukumet toptancilarmdan mal almaya zorunlu tutuldu. Bakkal dovvar'a dondugunde ilk is olarak siyasi komiser gelip laturayr inceliyor, kar marjmt kararlasunyor ve sans fiyatlanm sapnyordu. Fiyatlar dukkana asihyordu ve bir tur mufettis olan dovvar'dan bid fellahlara satilan mallarm kesin fiyatuu bildiriyordu. Ama bakkal cok gecmeden planda bir delik kesfetti ve O~ dort gun sonra stogunun bittigini belirtti. Aslmda el altmdan karaborsa mal satmaya devam etti. Siyasal-askeri yetkililerin buna tepkisi sert oldu. Aglr para cezalan verildi ve toplanan paralar koy fonuna yaunlarak hayir isleri icin ya da toplulugun yararma islerde kullarnldi. Bazen dukkarn bir sureligine kapatma karan verildi, Karaborsacihk devarn ederse dukkana hernen el konuyor ve eski sahibine ayhk odeme yapan bir komite tarafmdan yonetiliyordu.

Bu deneyim temelinde ekonornik yasalarm isleyisi halka sornut orneklerle aciklandt. Sermaye birikimi bir kuram 01- maktan cikarak cok gercek bir davrarns tarzma donustu. Insanlar nasil zengtn olunacagim ve sermayerun nasil artmldigmlogrendi. Ancak 0 zaman koyluler bakkahn onlara asm faizli bore verdigini anlatular; bazilan topraklanmn nastl elin-

mi mezunlannm anlayabilecegi bir dil kullanmayi secersek, kitlelerin yasamlanru kendileri icin yonetecek birilerine ihtiyac duydugu kolayca kamtlanabilir. Ama basit bir dil konusursak, konulan karmastklasnrmak ve halki dislamak gibi sapkm bir kararhhga saplarup kalmarmssak, 0 zaman kitlelerin ince noktalan ve hatta her hileyi kavradignu goruruz. Teknik dile basvurmak, kitlelere bilgisiz muamelesi yapmaya kararhsmiz demekur. Boyle bir dil, egitmenin halki aldatma ve onlan olan bitenin dismda turma istegini pek gizleyemez. Dilin kafa kansikhgr yaratma cabasi, ardmda daha buyuk bir mulksuzlesnrme girisimintn gizlendigi bir maskedir. Niyet, halkm mah kadar egemenligini de elinden almaknr. Halka her seyi acrklayabtltrstmz, ama gercekten anlamalanm istemeniz kosuluyla. Halksiz da olabileceginizi, halkm -daha fazla sefalete itrneyi amac;layan- ozel ve limited strketlerin isleyisini bozacagim dusunuyorsamz, 0 zaman soylenecek bir sey yok demektir.

Bir ulkeyi halki katmadan yonetebileceginizi samyorsaruz, varhklannm bile oyunu bozacagim dusunuyorsamz, halkm bir engel oldugunu ya da dogustan bilincsizligi yuzunden zaYIOatlCI bir etrnen oldugunu dusunuyorsaruz, tereddut etmenize hie gerek yok: Halk isin dismda tutulmahdrr. Ama halktan hukurnere katrlmasr tstendtgtnde, onlar engel yerine itici gOC; olurlar. Biz Cezayirliler bu savas sirasmda bircok seyin dogrusunu tam olarak kavrama sanstru bulduk. Bazi bolgelerde devrimin siyasal-askeri liderleri radikal cozumler gerektiren dururnlarla karsilasular. Bu durumlardan bazilanna deginecegiz simdi.

fmn~r. tor"'" t89

den ahndiguu, toprak sahibiyken nasil toprak i~l,;isi haline dustuklenni hanrladi. Halk ne kadar cok anlarsa 0 kadar uyamk olur, aslmda her seyin onlara bagh oldugunu, kurtuluslarmm kendi dayamsmalannda, ctkarlanru ogrenmelerinde ve dusmanlanm tammada yatngrru 0 kadar iyi kavrar. Halk, zenginligin cahsmarnn urunu degil, orgOtlo., korunmah soygunun rneyveleri oldugunu anlar. Zenginler arnk saygideger insanlar degtl, etobur hayvanlar, halkm karuru ernen cakal ve akbabalardir, Siyasi korniserler aruk kimsenin bir baskasi icin cahsmayacagma karar verdi. T oprak isleyenindir. Bu ilke, bir bilgilendirrne kampanyasrvla Cezayir devtiminin ternel yasasi haline geldi. Tanrn iscileri cahsnran koyluler, eski cahsanlanna topraktan pay verrneye zorunlu tutuldu,

Boylece sayistz Fransiz saldmsma, hava bombardunanlanna ve gubre almanm zorluguna karsm hektar basma urunun uc kanna !;lkugl goruldu. Hasat zamaru urunleri tartan ve kendi gozleriyle gorebilen fellahlar bunun nasil gerceklestlgtnt ogrenmek istediler ve cahsmamn basit bir nosyon olmadigim, koleligin cahsmarun tam tersi oldugunu ve cahsrnarun ozgurluk, sorumluluk ve bilinc gerektirdigini hernen kavradilar.

km ve ulusal kurtulus ordusu birliklerinin tuketim gereksinimlerini karsilayacak sekilde duzenledik. Mercimek ureumini dort kau arnrdik ve kornurun islenmesini duzenledik. Taze meyve ve sebzelerle komur kuzeyden daglar asilarak guneye gonderildi, gOney bolgesi ise kuzeye et yolladi. Bu koordtnasyon FLN (Ulusal Kurtulus Cephesi) tarafmdan karara baglandi ve iletisim sistemini de onlar kurdu. Buyuk Ball universitelerinden gelen teknisyenlerimiz ya da uzmanlanrmz yoktu, Ama kurtanlmis bolgelerde gunluk taym oraru 3.200 kalori gibi daha once hie gorulmemts bir rakama ulasn. Halk yalmzca zaferini kutlarnakla yetinmedi. Kuramsal sorular da sordular. Ornegin, kurtulus savasmdan once binlerce ton portakal her yil yurtdisma ihrac edilirken neden bazr bolgeler portakah htc tammauusn; Avrupahlar milyonlarcasim yerken neden bircok Cezayirli uzum nedir bilmiyordu? Bugun halk neyin kendisine ail oldugu konusunda net bir fikrc sahiptir. Cezayir halkt bugun topragm ve ulkesuun yeraln ve yerustu zenginliklerinin sahibi oldugunu bilmektedir. FLN'nin bu hakkm gaspedilmesine hosgoru gosterrneyi israrla reddetmesini ve ilkeler uzerinde herhangi bir uzlasmayr kabul etmerne kararhhgim anlamayanlar varsa, Cezayir halkmm bugun yetiskin, sorumluluk sahibi ve bilincli oldugunu haurlamahdrrlar. Kisacasi, Cezayir halkt mulk sahibidir.

Bu aydmlauci deneyimlen basanyla ele alabildigimtz, devrimci eginmlerle insarun bilincinm gelif;>tigine tamk oldugumuz bolgelerde, koyluler ise ne kadar net btr baghhkla katihrlarsa 0 kadar iyi cahsilacagrm cok acik bir sekilde kavradilar. Kitlelerin cahsmasirun fiziksel egzersiz ya da bazi kaslann cahsmasr olmadigmi, insanlann kaslan ve terlerinden cok beyin ve yureklerini kullanarak cahsngmi kavramasiru sagladik. Aym sekilde, eski nearer yollannm disinda tutulan kurtanlnus bolgelerde, esktden yalruzca kasabalara ve ihracata yonelik yapilan uretimi de degisrirrnek zorundaydik. Uretimi hal-

Konuyu aydmlatmak icin Cezayir ornegini vermemizin nedeni, kendi halkuruzi ovmek degil, mucadelelerinin bilinclenmede onemli bir rol oynadrguu gostermekur. Diger halklarm da aym sonuca farkit yontemlerle vardiklan aciknr, Bugun Cezayir'de guclerin carpismasimn kacimlmaz oldugunu daha iyi anlayacak durumdaytz, ama diger ulkelerde partinin siyasal mucadelesi ve bilinclendirme kampanyasi sayesinde

190 ycry u zi:i n (j n lane rl i leri

aym sonuclara ulasrlrmsur. Cezayir'de kitlelerm karsilanndaki sorunlara tam olarak hazrr oldugunu biliyorduk. Azgelismis bir ulkede yasadigmuz deneyimler, 6nemli olarun uc yuz kisinin anlayip karar vermesi degil, iki uc kau daha uzun zaman alsa bile tum halkm anlayrp karar almast oldugunu kamtlanusnr. Gercekten de, aciklamalarm aldtgl zaman, i~~iyi insanlasnrmakla "kaybedilen' zaman, uygulamada yakalanacakur. Halk nereye ve neden giuigini bilmelidir. Politikactlar, halkm bilinc duzeyi kusursuz olrnaktan uzak, ilkel ve bularuk kaldlgl taktirde gelecegin karanhk kalacagiru unutmamahdrr, Biz Afrikah politikacdar, halkmnzm durumu hakkmda cok net dusuncelere sahip olmahyiz. Ama bu dusunce netligi diyalektik olmahdir. Halkm bir butun olarak uyam~l hemen tum boyudanyla onaya cikmayacaknr; ulusu insa etme gorevine akilcr baghhgl basil ve dosdogru olacakur; cunku oncelikle iletisim yontern ve kanallan henuz gelisme asamasmdadir: ikincisi, zaman duygusu aruk 0 anm veya da bir sonraki hasadm degtl, dunyanm zaman duygusu olmahdir; son olarak da somurgeciltgin zihinlere kazldlgt moral bozuklugu hala cok canhdir. Ama ulkenin rnaddi ve manevi tahakkum aluna ahnmasmm mirasi olan en kucuk direnisin dugurnleri uzerindeki bu zaierin hicblr hukumetin kacmamayacagi bir gereklilik oldugunun da farkmda olmarmz gerekir. Sornurge rejimi altmdaki cahsmayi ornek alahm. Somurgect ulkelerden gelen yerlesirnciler "yerli'tnin yavashgrndan yakirnr surekli. Bugun, bagimsizhgma kavusmus bazr ulkelerde liderlerin de aym yakmmada bulunduklanrn duyuyoruz. Somurgeci yerlesimciler aslmda kolenin coskuyla dolu olmasim tstiyordu. En yuksek yabancrlasurma bicimi olan bir tur aldatmacayla koleyi, isledigi topragm kendisine ait olduguna, cahsirken saghgml kaybettigi madenlerin de onun olduguna ikna etmek istiyordu.

Somurgeci yerlesimciler, kolelerin can cekismesiyle zengin olduklanm nedense unutuyorlardi. Aslmda somurgeci yerlesimci, somurge insanma sunu diyordu: "Ben zengtnleseyim de sen istersen olene kadar cahs!" Bugun biz daha farkh davranmahytz. Halka, "Dike zenginlessin de sen istersen olene kadar cahs" dememeliyiz. Gayri safi milll hasilarun artrnasrm, yararsrz hatta zararh bazi mallann ithalinin azalnlmasmi, tanmsal uretimi artirmak ve okumaz-yazmazhgm ustesinden gelmek istiyorsak, bir bllinclendirme kampanyasi baslatmamiz gerekir. Halk neyin tehlikede oldugunu anlarnahdir. Kamu isleri kamunun isi olmahdir. Dolayisryla yerel hucrelerin sayisuu artirmahytz. Kadmlar Birligi, Genclik Hareketi ve sendikalar gibi ulusal orgutleri cogunlukla tepede ve her zaman baskentte kurmakla yetiniriz. Ama baskentteki buronun ardinda neler oldugunu arasurma zahrnetine katlamrsak, kayitlarm tutulmasi gereken arka odaya gidersek, bosluktan, hiclikten, bloften sok ge<;iririz. Bir ternele, icerik ve dinamizrn saglayan hucrelere ihtlyacmuz var. Kitleler toplanabilmeli, tarusabilrneli, oneri yapabilmeli ve direktif alabilmelidir. Yurttaslar konusma, kendini ifade etme ve bulus yapma olanagma sahip olmahdir. Yerel hucrenin ya da komitenin toplanulan ayine benzer. Bireyin dinlemesi ve konusmasi icin ayncahkh bir olanaknr. Her toplanuda beyin dusunce cagnsurum artmr ve goz daha gents bir insan panoramasi gorur.

Azgelismts ulkelerde genclerm sayica fazlahgi hukumete akilhca cozmesi gereken 6zg01 sorunlar yaranr, Aylak ve (0- gunlukla okumasi yazmasi olmayan sehirli gender her tur olumsuz etkiye acikur. Azgelismis ulkelerde genclige cogunlukla sanayilesmis ulkelerin eglence anlayisr pazarlarur. Kural olarak bir toplumun zihinsel ve maddi duzeyiyle toplumun