You are on page 1of 345

. SIYASI.

DEOLOJLER

SIYASI
DEOLOJLER
BR GR

Andrew Gamblen nszyle


evirenler:

Ahmet K. Bayram (1-3. Blmler), zgrTfeki (4. Blm),


Hsamettin na (5-7. Blmler), eyma Akn (8-11. Blmler),
Bugra Kalkan (Terimler Szlg)

Heyvvood, Andrevv
Siyas ideolojiler: Bir Giri
Political Ideologies: An Irtroduction (3rd ed.)
evirenler: Ahmet Kemal Bayram, zgr Tfeki, Hsamettin na, eyma Akn, Bugra Kalkan

Adres Yaynlar / 18
5. Bask: Eyll 2013;
4. Bask: Mart 2011; 3. Bask: Mart 2010; 2. Bask: Ekim 2009; 1. Bask: ubat 2007

ISBN13: 978-975-6201-20-6
Adres Yaynlar, 2010, 2007
Palgrave Macmillian, 2003 3rded.
Bu kitap ilkolarak ngilizcede, Macmillan Publishers Limited'in bir markas olan Palgrave Macmillan tarafndan,

Political Ideologies ismiyle baslmtr. Trke eviri ve basks Palgrave Macmillan'n izniyle yaplmtr. Bu
Eser'in mellifi olarak yazarn haklar mahfuzdur.

Yayna Hazrlayan: Bugra Kalkan


Tashih: Seluk Durgut
Sayfa Dzeni: Liberte Yaynlar
KapakTasarm: Muhsin Dogan
Montaj: Merkez Repro
Bask: Tarcan Matbaas
Adres: Zbeyde Hanm Mah. Samyeli Sok. No: 15, skitler, Ankara
Telefon: (312) 384 34 35-361Faks: (312) 384 34 37 | Sertifika No: 25744

MeM-eliberteyayngrubu
Adres: GMK Bulvar No: 108/16,06570 Maltepe, Ankara
Telefon: (312) 230 87 03 | Faks:(312) 230 80 03
E-mail: info@liberte.com.tr | Web: www.liberte.com.tr
Sertifika No: 16438

Adres Yaynlar Liberte Yayn Grubu'nun tescilli bir markasdr.

Andrew Heywood

Heyvvood, nde gelen bir siyaset bilimi ders kitab yazardr. Britanyal
olan Heyvvood, Croydon College'n yardmc mdrlg ve Orpington
College'da yneticilik grevlerinde bulunmutur. 20 yl akn bir sre eitli
niversitelerin Siyaset Bilimi blmlerinde dersler verip blm yneticiligi
grevlerinde bulunmutur. u anda yaynevlerine danmanlk yapmaktadr.
Heyvvood'un dnyada ve Trkiye'de oksatan diger ders kitaplar unlardr:
Key Concepts in Politics (2000)
Siyasetin Temel Kavramlar, 2012, Adres Yaynlar
Political Theory: An Introduction (3,d ed., 2004)
Siyaset Teorisine Giri, 2011, Kre Yaynlar

Politics (3rded 2007)


Siyaset, 7. bask, 2012, Adres Yaynlar
Essentials ofU K Politics (2nd ed., 2011)
Global Politics (2011)
Kresel Siyaset, 2013, Adres Yaynlar
Political Ideologies: An Introduction (5th ed., 2012)
Siyas deolojiler: Bir Giri, 5. Bask, 2013, Adres Yaynlar

____ __________________________________________________________________________ J

1 .

GR: DEOLOJY ANLAMA

18

A. 21. Yzyl'da Siyas deolojiler

35

B. Degien Dnya Dzeni

36

1. Kreselleme.......................................... 38
2. Post-Modernite

37

C. Fikirlerin Rol

19

D. deoloji Nedir?

22

1. ideoloji, Hakikat ve iktidar

28

2. ideoloji Kavramlar................................... 23

E. Sol, Sag ve Merkez

2 .

LBERALZM

32

40

4. Sosyal Liberalizm ...............................

3.

MUHAFAZAKRLIK

82

A. 21. Yzyl'da Muhafazakrlk

112

B. Liberteryen Muhafazakrlk

101

C. Kkleri ve Geliimi

83

D. Muhafaza Etme Arzusu-Ana Temalar

85

1. Beer Eksiklik.........

88

2. Gelenek

86

3. Hiyerari ve Otorite

92

4. Mlkiyet.

94

5. Organik Toplum ..................................

90

E. Otoriter Muhafazakrlk

95

F. Paternalist Muhafazakrlk

97

1. Hristiyan Demokrasi

100

A. 21. Yzyl'da Liberalizm

77

B. Klasik Liberalizm

60

1. Dogal HaklarTeorisi...............

61

2. Tek-Millet Muhafazakrlg.....

2. Faydaclk

63

3. ktisad Liberalizm.................

64

4. Neo-Liberalizm

67

5. Sosyal Darwin zm...................................

66

C. Bireyin nceligi-Ana Temalar

73

G. Yeni Sag

97
103

1. Liberal Yeni Sag

104

2. Muhafazakr Yeni Sag

108

3. Yeni Sag iindeki Gerilimler

110

43

1. Adlet

49

2. Akl

47

3. Birey...........

44

4. Hogr ve Farkllk..............

50

5. zgrlk........................

45

4.

SOSYALZM

116

A. 21. Yzyl'da Sosyalizm

158

B. Kimse Tek Bana Bir Ada DegilAna Temalar

118

D. Kkleri ve Geliimi

41

1. Eitlik.............

E. Liberalizm, Ynetim ve Demokrasi

53

2. ibirligi

122

.121

1. Anayasal Ynetim

55

3. Ortak Mlkiyet

125

2. Demokrasi................

56

4. Sosyal Snf

124

3. Liberal Devlet

53

5. Toplum .............................

119

F. Modern Liberalizm

69

C. Kkleri ve Geliimi

117

1. Bireysellik

70

D. Marksizm

133

2. ktisad Ynetim

74

1. Marksizm ld m? ..................

3. Pozitif zgrlk

71

2. Modern Marksizm.................................. 142

144

3. Klasik Marksizm.................

134

4. OrganikToplum......................

168

a. Ekonomi........................................... 136
b. Felsefe...........................................

134

c. Siyaset............................................. 137
4. Ortodoks Komnizm.........................

138

6.

ANARZM

190

A. 21. Yzyl'da Anarizm

209

B. Anariye Giden Yollar

206

a. Leninizm.... ......................................139
b. Stalinizm........................................
E. Sosyal Demokrasi

141
146

1. Dzeltimci (Revisionist) Sosyalizm

149

2. Etik Sosyalizm......................................

147

3. Sosyal Demokrasinin Krizi

152

4. Yeni-Dzeltimcilik ve "nc Yol"...

154

F. Sosyalizme Giden Yollar

127

1. Devrimci Sosyalizm................

127

2. Evrimci Sosyalizm...

129

3. Kertecilik (Gradualism) Kanlmaz m?

131

5 .

MLLYETLK

A. 21. Yzyl'da Milliyetilik


1. ileri Okumalar...........
B. Milliyetiligin tesi
1. Liberal Milletlerarasclk

160

..................

207

2. Dogrudan Eylem .....

208

3. iddet ermeme (Non-Violence)

208

C. Bireyci Anarizm

202
205

1. Anarko-Kapitalizm.........

2. Egoizm.................................................... 203

3. Liberteryanizm (zgrlklk)............... 204


D. Devlete Kar - Ana Temalar

192

1. Anti-Devletilik...........
2. Anti-Klerikalizm (Kilisenin Siyasette

193
196

3. Dogal
Dzen
Etkisinin
Olmasna Kar kmak).

195

4. Ekonomik zgrlk

197

188
189
184
184

2. Sosyalist Milletlerarasclk

(Enternasyonalizm).............................. 186
C. Milliyetilik ve Siyaset

1. Devrimdet

E. Kkleri ve Geliimi

191

F. Kolektivist Anarizm

199

1. Anarko-Komnizm

201

2. Anarko-Sendikaclk.

200

3. Mtekabiliyet (Karlkllk)

199

173

7.

FAZM

212

174

A. 21. Yzyl'da Faizm

230

3. Muhafazakr Milliyetilik

177

B. Birlikten Dogan G - Ana Temalar

215

4. Yaylmac Milliyetilik.............

179

1. Anti-Rasyonalizm......................

161

2. Ar Milliyetilik.....

1. Anti-Smrgecilik ve
Smrgecilik Sonras Milliyetilik

181

2. Liberal Milliyetilik

D. Kkleri ve Geliimi
E. lke Ak Ugruna-Ana Temalar

164

1. Kendi Kaderini Tayin


(Self-Determinasyon)........................... 169
2. Kimlik Politikalar

171

3. Millet

164

3. Liderlik ve Elitizm.....

215
221

...............

4. Mcadele...............................

219
217

5. Sosyalizm.................................................. 220

C. Faizm ve Devlet

222

1. Korporatizm........................................... 224

2. Modernleme........................................... 225
3. Totaliteryanizm ideali

223

D. Faizm ve Irksalclk ....

226

1. Irk Siyaseti

226

2. Kyl ideolojisi......................

229

3. Nazi IrkTeorileri................

227

E. Kkleri ve Geliimi

8.

213

FEMNZM

234

A. 21. Yzyl'da Feminizm

254

4. Kendini Gerekletirme........................... 271


5. Srdrlebilirlik...............

D. Kkleri ve Geliimi

259

10.

280

DN FUNDAMENTALIZM

A. 21. Yzyl'da Din Fundamentalizm

300

B. Fundamentalizm Ailesi

290

1. Diger Fundamentalist Akmlar................298


2. Hristiyan Fundamentalizm!...........

B. Cinsiyet ve Siyaset

244

1. Liberal Feminizm

245

266

a. Yeni Hristiyan Sag...........................


3. slm Fundamentalizm

295
296
291

a. ii Fundamentalizmi ........................... 294

2. Radikal Feminizm .................................. 249

C. Kkleri ve Geliimi

281

3. Sosyalist Feminizm................................... 247

D. Temellere Dn - Ana Temalar

283

4. Yeni Feminist Gelenekler...........

C. Kiisel Olann Siyaseti - Ana Temalar


1. Ataerkillik (Patriarchy)

253
237
239

1. Din ve Siyaset ..

284

2. Fundamentalist Drt

285

3. Militanlk

289

4. Modernizm Kartlg.............................. 287

2. Cinsiyet ve Toplumsal Cinsiyet

(Sex and Gender)..................................240


3. Eitlik ve Farkllk.

243

4. Kamusal/zel Ayrm

238

D. Kkleri ve Geliimi

9.

11.

SONU: SONU OLMAYAN


DEOLOJLER M?

302

235

EKOLOJK DNCE

258

A. 21. Yzyl'da Ekolojik Dnce

278

B. Doga ve Siyaset

273

1. Eko Anarizm........................................... 276


2. Eko-Feminizm...............

277

3. Eko-Sosyalizm..........

274

A. deolojinin Sonu mu?

303

B. ideoloji Olarak Kreselleme

307

C. ideoloji Olarak Post-Modernizm

306

D. Tarihin Sonu mu?

304

DZN

332

KAYNAKA

310

TERMLER SZLg

320

4. Sag Kanat Ekolojik Dnce.................... 273

C. Dogaya Dn-Ana Temalar

260

1. evre Ahlk

270

2. Ekoloji.

261

3. Holizm.

263

(n )'

Schumacher, "Fritz"
(Ernst Friedrich) (1911-1977)

DNRLER

Bakunin, Michael (1814-1876)

198

Beauvoir, Simone de (1906-1986)

250

Bell, Daniel (1919-2011)

304

Bentham, Jeremy (1748-1832)

64

Bernstein, Eduard (1850-1932)

150

Bookchin, Murray (1921-2006)

276

Burke, Edmund (1729-1797)

210

Friedan, Betty (1921-2006)

237

Giddens, Anthony (1938-....)

156

Godwin, William (1756-1836)

196

Gramsci, Antonio (1891-1937)

26

Hayek, Friedrich August von (1899-1992)

105

Hitler, Adolf (1889-1945)

218

Humeyni, Ayetullah Ruhullah (1900-1989)


Jefferson, Thomas ( 1743-1826)

65

Stalin, Josef (1879-1953)

141

Tawney, Richard Henry (1880-1962)

148

Troki, Leon ( 1879-1940)

187

Wollstonecraft, Mary (1759-1597)

246

KAVRAMLAR (...ZM'LER)

87

Chomsky, Noam (1928-....)

Hobbes, Thomas (1588-1679)

88
292
62

Anayasaldk [Constitutionalism]
Anti-Semitizm [Anti-Semitism]

45
51

ok-Kltrllk / okKltrclk [Multiculturalism]

78

Faydaclk [Utilitarianism]

63

Fundamentalizm /
Kktencilik [Fundamentalism]

287
226

Irksaldk [Racialism]

Kropotkin, Peter (1842-1921)

203

Keynescilik [Keynesianism]

Lenin, Vladimir ilyi (1870-1924)

140

Kolektivizm /Ortaklaaclk [Collectivism]

Lovelock, James (1919-....)


Madison, James (1751-1836)

266
58

228

Bireycilik [Individualism]

307

54

56

ogulculuk [Pluralism]

Klein, Naomi (1970-....)

Locke, John (1632-1704)

268

Smith, Adam (1723-1790)

76
120

Komniteryanizm /Toplulukuluk/
Cemaatilik [Communitarianism]

155

Korporatizm [Corporatism]

225

Kozmopolitlik [Cosmopolitanism]

185
101

Marcuse, Herbert (1898-1979)

143

Marx, Karl (1818-1883)

135

Liberteryanizm [Libertarianism]

Mazzini, Giuseppe (1805-1872)

175

Otoriteryanizm [Authoritarianism]

96

Paternalizm / Pederhlik [Paternalism]

98

Mill, John Stuart (1806-1873)

46

Mussolini, Benito (1883-1945)

224

Poplizm / Halklk [Populism]

288

Nietzsche, Friedrich (1844-1900)

216

Post-Modernizm [Postmodernism]

306

Nozick, Robert ( 1938-2002)

107

Pragmatizm [Pragmatizm]

27

Proudhon, Pierre-Joseph ( 1809-1865)

200

Rasyonalizm/Aklclk [Rationalism]

48

Rawls, John (1921-2002)


Rousseau, Jean-Jacques (1712-1778)

74
170

Sanayicilik [Industrialism]

267

Siyonizm [Zionism]

300

Terrizm [Terrorism]
Toryizm [Toryism]

290
99

Totaliteryanizm [Totalitarianism]

223

topyaclk [Utopianism]

197

Vatanseverlik [Patriotism]

172

NDEK GERLM LER

Anarizm indeki Gerilimler


[Bireyci - Kolektivlst]

206

Gerilimler, Ekolojik Dnce indeki (1)


[Derin - S g ]......................................................263

Demokrasi zerine Bak Alar

59

Devlet zerine Bak Alar

194

Din zerine Bak Alar

285

Doga zerine Bak Alar

262

Ekonomi zerine Bak Alar

126

Eitlik zerine Bak Alar

123

deoloji zerine Bak Alar

31

nsan Dogas zerine Bak Alar

89

Faizm indeki Gerilimler


[Faizm - Nazizm]

230

Gerilimler, Feminizm indeki (1)


[Eitleyici - Farkllk]

244

Gerilimler, Feminizm indeki (2)


[Radikal - Liberal]

252

Gerilimler, Liberalizm indeki (1)


[Evrenselci - ogulcu]

52

Gerilimler, Liberalizm indeki (2)


[Klasik - M odern]................................................77
Gerilimler, Milliyetilik indeki (1)
[Yurttalga Dayal - Etno-Kltrel]

173

Gerilimler, Milliyetilik indeki (2)


[Liberal - Yaylmac]

176

305

Gerilimler, Muhafazakrlk indeki (1)


[Pragmatik - Liberteryen]

102

Toplumsal Cinsiyet (Gender)


zerine Bak Alar

242

Gerilimler, Muhafazakrlk indeki (2)


[Liberal Yeni Sag - Muhafazakr Yeni Sag]

111

Toplum zerine Bak Alar

92

Gerilimler, Sosyalizm indeki (1)


[Sosyal Demokrasi - Komnizm]

151

Gerilimler, Sosyalizm indeki (2)


[nc Yol - Sosyal Demokrasi]

157

Millet zerine Bak Alar

166

Otorite zerine Bak Alar

220

zgrlk zerine Bak Alar


Tarih zerine Bak Alar

47

Jean'e...

nsz

deolojinin hep tuhaf bir tarihi olmutur deoloji, modern dnyann siyasal tecrbesinin ayrlmaz
bir parasdr Ancak, siyasette nemli yeri olan teorisyenlerden sadece bir ka ideolojiye ilikin
olumlu tutum sergiler Birbirlerinden ne kadar farkl kiilikler olsalar da Karl M arx, Michael Oakeshott ve Talcot Parsons; hepsi, farkl nedenlerden dolay ideolojiyi lnetlemilerdir Kartlarna
gre ideoloji; hakikat, bilim, rasyonalite, nesnellik ve felsefe gibi olumlu etkisi olan eylere zttr
deoloji, ya eletirinin ulaamadg noktadaki naslar ya da bireysel ve grup karlarnn klf olan
inan ve gretilere iaret eder
Bu olumsuz kavramlatrma dikkate alndgnda, zaman zaman ideolojinin gz ard edilmesinin
ve sonunun geldiginin ilan edilmesinin bir modaya dnmesi hi de artc degildir Ancak, tarih
ve siyaseti gz ard etmek iin gsterilen benzer abalar gibi, ideolojinin de hep anmsanma al
kanlg vardr Modern dnyadaki siyaset, kilit konumdaki ideolojik gelenekler tarafndan ekillen
dirilmektedir deolojiler, siyasal gerekligi dzenleme, tanmlama, degerlendirmede ve de siyasal
kimliklerin tespit edilmesinde hayat nem e sahip kaynaklardr
Andrew Heywoodun kitabnn byklg; son dnemdeki ideolojik dncenin yeni tema ve
ynelimlerinin yan sra ideolojiyi cidd bir biimde ele almas ve takdire ayan bir aklkla klsik
Bat ideolojilerinin farkl zelliklerini sabrla izah etmesidir Heywood, bu konuda baslm en iyi giri
kitaplarndan birini yazmtr
18 yzyl Amerikan ve Fransz devrimlerinden dogan Bat ideoloji gelenegi, ne siyaseti anlama tarz
larn tketmekte, ne de Bat d pek ok siyasal dnce gelenegini glgede brakmaktadr Ancak bu,
yine de vazgeilmez bir gelenektir; ve onun anahtar terimleri ile isel geliimini anlamaya ynelik bir
yetenek, modern dnyadaki yurttalk iin temel bir ihtiyatr Bu adan Andrew Heywood, ideal reh
berdir.

jln ctreu r ffcuM v


Sheffield niversitesi

ngilizce nc Baskya nsz

Siyasal deolojilerin ilk basks, 1989-1991 deki Dogu Avrupa devrimlerinin arka planyla ilgili ola
rak kaleme alnmt Geriye dnp bakldgnda komnizmin k hem bir dizi ok nemli,
ogu zaman da i ie girmi siyasal-tarihsel geliimin tezahryd hem de bu gelimeleri hzland
ran bir geydi Bu gelimeler arasnda en gze arpanlar, kresel kapitalist ekonominin bymesi,
etnik milliyetilikle beraber dini kktenciligin ykselii, postmodern ya da bilgi toplumlarnn
ortaya k, A B D nin hkimiyetindeki tek kutuplu dnya dzeninin ve de kresel terrizmin do
guu olmutur Ba dndrc ekilde tarih, hzlandrlm gibi gzkmektedir Eskiye ait kesin
likler ve m uteber iddialar artk pheyle karlanmakta ve baz durumlarda da tamamen skartaya
karlmaktadr Tm bu srelerin, siyasal ideolojiler zerinde ok nemli yansmalar vardr Sk
lkla sosyalizmin ldg belirtilmektedir; bazlar, Bat liberalizminin niha zaferini iln etmekte,
buna karn bazlar da liberalizmin bunalmna iaret etmektedir; milliyetilik ulus-st ve ok
kltrllk kaynakl meydan okumalara intibak etmeye almaktadr, vs.
Baz yorumcular bu degiiklikleri, daha derin bir srecin belirtileri olarak degerlendirirler: Biz
zat ideolojinin (ve, bununla beraber, programl siyasal partinin) lm Tek kelimeyle, tipik zelligi
sosyal paralanma olan ve kiisel tketimin hkim oldugu postmodern, kresellemi bir dnyada
siyasal ideolojinin yeri yoktur Ancak, ahit oldugumuz ey, (bunu sylemek, daima tehlikeli de
olsa) tam da ideolojinin sonu degildir nk tarihle beraber ana ideolojik gelenekler, aslnda hzla
her eye ayak uydurabilmektedirler Yeni ideolojik dnce, dnyay oldugu gibi anlama mcadele
si vermektedir ve akas dnyann nereye gittigine dair ok fazla fikri de yoktur Ancak, siyasetteki
idealizmin ve anlamn ana kaynag olarak ideolojinin -aldg ekil ne olursa olsun- ideoloji hayat
n idame ettirmeye yazgldr Niha olarak, ideolojiden syrlm siyaset ya da tketimci siyaset,
mahkm edilir nk bu siyaset insanlara, madd kiisel kardan daha byk bir eye inanmalar
iin herhangi bir neden sunmamaktadr ve yine nk insanlarn kiisel anlatlar (hikyeleri) an
cak, daha geni tarihsel anlatlar iinde yer aldgnda anlam kazanrlar
te bu nc bask, yukarda ana hatlaryla yer verdigimiz meydan okumalara kar ana ideolojik
geleneklerin ve bizzat ideolojinin nasl uyarlanm olduklarn dikkate almaya teebbs etmektedir Ki
tap, yeni gelimeleri ve bu konudaki yeni yazlar bnyesine almak zere gncelletirilmitir zellikle
Birinci ve On Birinci Blmler degien dnya dzeni, kreselleme, postmodernite, postmodernizm

ve kresel terrizm gibi konulan dikkate almak iin yeniden gzden geirilmitir Bu meseleler, yeri
geldike, post-liberalizm, post-Marksizm, post-feminizm gibi post-izmlerin ortaya kna da degi
nen, birer birer ideolojilerin yer aldg blmlerde de tartlmtr deolojilerin iinde yer alan nemli
gerilimleri ve rekabet eden alt geleneklere blnm meselelere k tutmak ve bunlar zetlemek
zere yeni kutucuklar eklenmitir Ayrca ek dnr ve izmler kutucuklarna da yer verilmitir
Bu kitabn nceki basklar zerinde yorum yapan ve geri iletimde bulunan herkese teekkr
ederim Ayrca bu nc basknn, onlarn nerileri ve gndeme getirdikleri meselelerde belli bir
mesafe kat etmesini umarm.

GR: DEOLOJY ANLAMA

san lar

s y a s a l d n r d r

. A

n l a m i n i b l s n l e r y a d a

b il m e s in l e r

n -

sanlar, dncelerinden, fikirlerinden her bahsettiklerinde, siyasal grlere ve kavramla


ra bavururlar. "zgrlk, hakkaniyet, eitlik adlet ve haklar gibi terimler gnlk

dilin her yanma salmtr. Benzer bir ekilde muhafazakr, liberal, sosyalist, komnist ve
faist gibi kelimeler, herkes tarafndan ya kendi grleri ya da bakalarnn grlerini betim le
mek iin dzenli olarak kullanlan kelimelerdir. Ancak bu terimler, bildik hatta sradan olsalar da,

nadiren ak seik bir anlamda kullanlrlar. rnegin, eitlik nedir? Tm insanlarn eit oldugunu
sylemek, ne demektir? insanlar eit olarak m dogar, toplumun insanlara eitlermi gibi muamele
etmesi mi gerekir? Tm insanlarn eit haklara, eit frsatlara, eit siyasal etkiye/nfuza, eit c
retlere mi sahip olmaldr? Ayn ekilde komnist veya faist gibi kelimeler genellikle yanl
kullanlrlar. Birini faist olarak adlandrmak ne demektir? Faistlerin benimsedikleri degerler ve
inanlar nelerdir, faistler neden bu inanlar benimserler? Komnist fikirler, liberal, muhafazakr
ya da sosyalist fikirlerden nasl ayrlr? Bu kitap, ana siyasal ideolojilerin temel fikir ve inanlarn
incelemektedir. Giri niteligindeki bu blm, siyasette fikirlerin rol, siyasal ideolojinin dogas,
ideolojileri snflandrmada sag/sol tayfnn ilerligi ve 21. Yzylda ideolojilerin karsndaki belli
bal meydan okumalar ele almaktadr.

FKRLERN ROL
Birok siyasal dnre gre, fikirler ve ideolojiler ok da nemli degildir. Siyaset bazen, salt iktidar
mcadelesinden azck daha fazla bir ey olarak grlr. Eger bu dogruysa, o zaman siyasal fikirler,
salt oy kazanmak veya halkn destegini cezbetmek iin tasarlanm sloganlar ve szckler btn
olan propagandadan baka bir ey degildirler. Bu yzden de fikirler ve ideolojiler basite, siyasal ha
yatn derinlerindeki gerekleri gizlemek iin kullanlan gz boyamadr. Bu anlay, John B. Watson
(1 8 7 8 -1 9 5 8 ) ve B. F. Skinnern (1 9 0 4 -1 9 9 0 ) grleriyle beslenen davran psikoloji ekolnn
destekledigi bir anlaytr. Davran yaklama gre insanlar, dsal bir etkiye kar davranmaya (daha
dogrusu tepki vermeye) koullanm, biyolojik makinelerden azck daha fazla bir eydir. Fikir, deger,
his ve niyetleri erevesinde dnen zne, bahis konusu degildir. Buna olduka benzeyen bir diger
gr de diyalektik materyalizme dayanr. Bu anlay, Sovyetler Birligi ve diger ortodoks komnist
devletlerdeki entelektel abaya hkim olmu ham bir Marksizm eklidir. Diyalektik materyalizme
gre, siyasal fikirler sadece ve sadece onlar dillendirenlerin ktisad ya da snfsal karlar erevesin
de anlalabilir. Fikirlerin madd temelleri vardr; kendi balarna anlamlar ya da nemleri yoktur.
Bundan dolay ortodoks Marksistler siyaseti, kesinlikle, sosyal snf asndan zmlerler ve siyasal
ideolojileri, belli snflarn karlarnn ifadesinden baka bir ey degilmi gibi grrler.
Buna kart birtakm iddialar da vardr. rnegin, John Maynard Keynes (bkz. s. 76), dn
yann temelde iktisatlar ile siyaset filozoflarnn grleri erevesinde ynetildigini ne srer.
Keynes General Theory ( Genel Teori, 19 3 6 ) adl eserinin son sayfalarnda u grlere yer verir:

Kendilerini herhangi bir entelektel etkiden muaf olarak gren tecrbeli insanlar, ogunlukla l
bir iktisatnn kleleri konumundadrlar. Havadan birtakm sesler duyan otorite konumundaki
ldrm insanlar da lgnlklarnn zn, birka yl ncesindeki akademik yazar izerden ufak
ufak damtmaktadr. (Keynes [1936] 1963, s. 383).

Fikirleri, pratik durumlara ynelmi koullu tepkiler olarak reddeden anlayn aksine bu
gr, inanlar ve teorilerin ne dereceye kadar insan eylemine tkenmez bir kaynak sagladgna
dikkat eker. Bu dnya niha olarak, akademik yazar-izer tarafndan ynetilmektedir. Bylesi
bir gr, rnegin modern kapitalizmin Adam Smith (bkz. s. 65) ve David Ricardonun (17721823) klasik iktisat anlaylar erevesinde gelitigini; Sovyet komnizminin byk oranda Kari
Marx (bkz. s. 135) ve V. . Leninin (bkz. s. 140) yazlaryla ekillendigini ve de Nazi Almanya
snn, Hitlerin (bkz. s. 218) Mein K am pf (Kavgam [1925-1926]) adl eserinde gelitirdigi gre
tilere yaplacak gndermelerle anlalabilecegini ne srer.
Gerekte, siyasal hayata ilikin her iki aklama da tek ynl ve de yetersizdir. Siyasal fikirler,
salt kiisel hrs veya karlarn edilgen birer yansmalar degildir. Aksine bu fikirler, siyasal eyle
mi harekete geirip, bu eyleme rehberlik edebilir, dolaysyla da, madd hayat ekillendirebilirler.
Bununla beraber siyasal fikirler bir bolukta ortaya kmazlar. Bu fikirler, birer yagmur tanesi gibi
gkten yere dmez. Tm siyasal fikirler, hizmet ettikleri siyasal arzular tarafndan ve ortaya k
tklar sosyal ve tarihsel koullar tarafndan ekillendirilirler. Basite ifade etmek gerekirse, siyasal
teori ve siyasal uygulama birbirlerinden ayrlmaz biimde baglantldr. Tm bunlardan dolay, her
dengeli, inandrc siyasal hayat zmlemesi, bir tarafta yer alan fikir ile ideolojilerin, diger taraf
taki tarihsel ve madd glerle girdikleri sreklilik arz eden karlkl etkileiminin nemini dikkate
almaldr.
Fikir ve ideolojiler siyasal hayat eitli yollardan etkiler. Her eyden nce, fikir ve ideolojiler,
dnyann anlalmas ve aklanmas iin kullanlan bir bak as saglar. nsanlar dnyay oldugu
gibi grmezler, yalnzca olmasn istedikleri gibi grrler. Yani insanlar dnyay, yerleik inan, fi
kir ve varsaymlarn yer aldg bir rtnn ardndan grrler. Bilinli ya da bilinsiz olarak herkes,
davranlarna yol gsteren ve tutumlarn etkileyen bir siyasal inan ve deger kmesini benim
ser. Sonuta siyasal fikir ve ideolojiler, siyasal faaliyeti harekete geirecek amalar tespit eder. Bu
adan siyasetiler, birbirlerinden olduka farkl nitelikteki iki etkiye mruz kalrlar. phesiz tm
siyasetiler iktidar arzular. Bu durum siyasetileri, pragmatik olmaya ve semenin gnln ho tu
tacak ya da i dnyas veya ordu gibi gl gruplarn destegini kazanacak siyasalar (policy) benim
semeye zorlar. Ancak siyasetilerin sadece iktidarn hatrna iktidar arayna girmeleri nadir bir
durumdur. Siyasetilerin ayn zamanda iktidara eritiklerinde, bu iktidarla ne yapacaklarna ilikin
inanlar, degerleri ve kanaatleri de vardr.
Pragmatik ve ideolojik kayglar arasndaki denge, siyasetiden siyasetiye, hatta herhangi bir
siyasetinin kariyerindeki farkl aamalarda degiebilir. Adolf Hitler (bkz. s. 218) gibi baz siyaset
iler kendilerini, dnsz hatta fanatik bir tutumla aka tanmlanm ideolojik hedefler grubuna

adayabilirler. H itlerin yazlarnda iddetli bir anti-Semitizm (bkz. s. 2 2 8 ) yer alr ve Hitler aka,
Dogu Avrupada Alman hkimiyetinde rk bir imparatorluk kurma arzusunu dile getirir. Lenin
gibi Marksist devrimciler kendilerini, komnist, snfsz bir toplum ina etmeye adamlardr. An
cak hibir siyaseti, ideolojik kanaat erevesinde oluan krlkten dogan kayplardan kurtulamaz:
ktidarn kazanlmas ve muhafazas gerekiyorsa, en azndan, baz stratejik uzlalar saglanmaldr.
phesiz H itlerin 1933te anslye olarak atanmasndan sonra anti-Sem itik saldrlarda art oldu.
Bazlarna gre, H itlerin asl amac hep bu olsa da o, rk temelli soykrmlara sava yllarna kadar
girimedi. Lenin rnegine baktgmzda ise; kapitalizmle ilgili honutsuzluguna ragmen 1921de
Rusyada snrl zel teebbsn yeniden doguunu mmkn klan Yeni ktisad Siyasay uygula
maya koydu. Galiba sadece Amerikadakiler degil, diger siyasetiler de, siyasal metadan azck daha
fazla bir ey olarak alglana gelmilerdir. nk bu siyasetiler, fikirlere ve siyasalara fazla dikkat
etmeden, kendilerini imaj ve kiilik temelinde pazarlarlar. A B D li siyasetiler, salt iktidar arayn
daki pragmatistler degildirler. ABD siyasetindeki fikir ve degerlerin nemi, ayn kapsaml ideolojik
hedefleri paylaan iki ana partinin (Cumhuriyetiler ve Demokratlar) varlgndan dolay aka
grlmez. A BD li siyasetilerin ogu, Amerikan ideolojisi olarak adlandrlan gr paylar. Bu
ideolojinin kapsamnda, serbest piyasa ekonomisinin meziyetlerine ilikin liberal-kapitalist deger
ler kmesi ve A BD Anayasasnda yer alan ilkelere sayg vardr.
Siyasal fikirler ayn zamanda, siyasal sistemlerin dogasnn ekillenmesinde katkda bulunur.
Ynetim sistemleri, tm dnyada birbirlerinden nemli lde farkldr. Ayrca, sistemler her za
man belli bal deger ve ilkeler erevesinde ekillenir. Mutlak monariler, bata krallarn lh
haklar olmak zere, derinlere kk salm dinsel birtakm fikirlere dayanr. agda Bat lkelerinin
ogundaki siyasal sistemler ise birtakm liberal-demokratik ilkeler zerine ina edilmitir. Batdaki
devletler tipik olarak snrl ve anayasal ynetimlere saygldrlar; ayrca ynetimin, dzenli ve reka
bete ak seimlere dayal olarak temsil olmas gerektigine inanrlar. Benzer ekilde, geleneksel ko
mnist siyasal sistemler, Marksizm-Leninizmin ilkeleriyle uyumludur. Komnist devletlerde tek
partinin, Komnist Partinin hkmranlg vardr. Bu partinin otoritesi; Leninin, Komnist Parti
tek bana ii snfnn karlarn temsil etmektedir, eklindeki inancna dayanr. Hatta dnyann
ulus-devletler eklinde blnmesi ve ynetsel iktidarn genellikle ulusal dzeyde yer almas ger
egi, milliyetilik, daha da zelde, ulusal lekte kendi kaderini tayin etme ilkesi etrafnda oluan
siyasal fikirlerin derin etkisinin yansmasdr.
Son olarak belirtmek gerekirse, siyasal fikirler ve ideolojiler, sosyal bir imento ilevi yklene
bilirler. Bu ilev, sosyal gruplara, daha dogrusu tm toplumlara, onlar bir arada tutacak birletirici
inan ve degerler kmesi temin eder. Siyasal ideolojiler genellikle belli bal snflarla ilikilendi
rilirler. rnegin, liberalizm orta snfla, muhafazakrlk arazi sahibi aristokrasiyle, sosyalizm ii
snfyla... ilikilendirilir. Sz konusu fikirler, hayat tecrbelerini, sosyal snfn arzularn ve
karlarn yanstr. Bu yzden de aidiyet ve dayanma duygusunun beslenmesine katkda bulunur.
Ayrca fikir ve ideolojiler, toplum iindeki farkl grup ve snflar birbirine baglamakta da baarl
olabilirler. rnegin, Mslman lkelerde slm, ortak ahlk ilke ve inanlar kmesi olutururken,

Batl lkelerin ogunun temelinde de birletirici liberal-demokratik degerler vardr. Siyasal fikir
ler, topluma birlemi bir siyasal kltr temin etmekle dzeni ve sosyal istikrar da beslem i olur.
Birletirici bir siyasal fikir ve degerler kmesi, toplum iinde dogal olarak geliebilir. Ancak
bu kme yukardan aagya dogru, itaat retme teebbsyle dayatlabilir ve bir sosyal denetim
biim i olarak iletilebilir. Siyasal ve asker liderler, hkmet yetkilileri, toprak sahipleri veya sana
yiciler gibi sekin gruplarn sahip oldugu degerler, kitlelerin benimsedikleri degerlerden olduka
farkl olabilir. Ynetici sekinler siyasal fikirleri, muhalefeti denetim altnda tutmak ve bir ideolojik
ynlendirme (maniplasyon) sreci marifetiyle tartmay kstlamak iin kullanabilirler. Bu, Nazi
Almanyas ve Sovyetler Birligi gibi resm ideolojiye sahip lkelerde aka yer almtr. Her iki
lkede de resm ya da siyasal olarak gvenilir inanlar, hem nasyonal sosyalizm hem de Marksizm-Leninizmde siyasal hayata, aslnda tm sosyal kurumlara, sanata, kltre, egitime, medya
y a ... hkmetmiti. Kart gr ve inanlar ya sansrlenmi ya da bastrlmt. Bazlarnn iddia
sna gre, gze batmayacak bir ideolojik ynlendirme biimi tm toplumlarda yer almaktadr. Bu
iddia, bir sonraki blmde ele alacagmz Marksist gr tarafndan ileri srlr. Marksist anlay,
kapitalist toplumlarn, ktisad olarak hkim olan snflarn karlarna hizmet eden fikirlerin tahak
kmnde oldugunu ileri srer.

DEOLOJ NEDR?
Bu kitap ncelikle, ideolojinin dogasn zmlemekten ziyade, siyas ideolojilerin incelenmesiyle
ilgilenmektedir. Karklgn asl nedeni, birbirleriyle sk ilikileri olsa da, inceleme asndan ideo
loji ve ideolojilerin birbirinden olduka farkl olmalar geregidir. deolojiyi incelemek demek,
siyaset bilimi veya siyaset felsefesinden ayr, zel trden bir siyasal dnceyi ele almak demektir.
Siyas ideolojiyi incelemek, bu dnce kategorisinin nemini, roln ve dogasn zmlemek ay
rca, hangi siyas fikir ve iddialarn ideoloji olarak snflandrlmas gerektigi gibi sorular zerinde
dikkatlice dnmektir. rnegin, ideoloji zgrletirici mi baskc m, dogru mu yanl m? Ayn
ekilde, muhafazakrlk ve milliyetilik, liberalizm ve sosyalizmle ayn anlamdaki ideolojiler midir?
Yine, ideolojileri incelemek demek, siyasal dncenin ieriginin zmlenmesiyle eitli
ideolojik geleneklerin iinde yer alan gretiler, teoriler ve fikirlerle ilgilenmek demektir. rnegin,
liberalizm bize zgrlk hakknda ne syleyebilir? Sosyalistler geleneksel olarak neden eitligi des
teklerler? Anaristler devletsiz toplum fikrini nasl savunurlar? Faistler neden mcadele ve sava
yararl bir ey olarak grmlerdir? Tm bunlarn hricinde, bu trden ierige ilikin meseleleri
ele almak zere, ilgilendigimiz siyasal dnce tipini gz nnde tutmak bir zorunluluktur. Sz
de ideolojilerin zgn fikir ve gretilerini tartmaya amadan nce, bu fikir kmelerinin neden
ideoloji olarak snflandrldg zerinde uzun uzun dnmemiz gerekir. Daha da nemlisi, bu
snflandrma bize neyi ifade eder? rnegin liberalizm, sosyalizm, feminizm ve faizmin ideoloji
olarak snflandrlmalar olgusu bize ne gretebilir?

deoloji Kavramlar
deolojinin dogasn kuatan her tartma ile ilgili birinci sorun, bu terimle ilgili yerleik ve ze
rinde hemfikir olunmu bir tanmnn olmamas geregidir. Elimizdeki tek ey, birbirine rakip ta
nmlarn toplamndan baka bir ey degildir. David McLellann (1995) belirttigi gibi, "deoloji,
tm sosyal bilimlerde tarifi en zor olan kavramdr. Sadece birka siyasal terim, bu kadar derin ve
ateli bir tartma konusudur. Bunun iki nedeni vardr. lk olarak, tm ideoloji kavramlar teori ile
uygulama arasnda bir bagn varlgn kabul ettiginden, bu terim bir taraftan, siyasette fikirlerin rol
ve inanlarla teoriler arasndaki iliki, diger taraftan da madd hayat veya siyas tutum hakknda
bir nceki blmde ele alnan hayli sert tutumlar gndeme getirmektedir. kinci olarak, ideoloji
kavram kendini, siyas ideolojiler arasnda sre giden mcadelenin dnda tutamamtr. Tarihsel
macerasnn ogunda ideoloji terimi, rakip fikir ya da inan sistemlerine saldr silh veya arac ola
rak kullanlmtr. 20. Yzyl n ta ikinci yarsna kadar, tarafsz ve nesnelligi ak olarak ifade edil
mi bir ideoloji kavram, yaygn bir ekilde kullanlmamtr. Bu dnemde bile, ideolojinin siyasal
nemi ve sosyal rol zerindeki fikir ayrlklar srp gitmitir. deolojiyle ilikilendirilen anlamlar
arasnda, en gze arpanlar aagdakilerdir:
Siyas bir inan sistemi.
Eylem ynelimli siyas fikirler kmesi.
Ynetici snfn fikirleri.
Belli bir sosyal snf veya sosyal grubun dnya gr.
Snfsal veya sosyal karlar da vuran siyas fikirler.
Smrlenler veya bask altndakiler arasnda yanl bilinci yayan fikirler.
Bireyi sosyal bir baglamda konumlandran ve mterek aidiyet hissi yaratan fikirler.
Bir siyas sistemi veya rejimi merulatrmak zere, resm olarak ayrcalk verilmi fikirler
kmesi.
Hakikat tekeli iddiasndaki her eyi kapsayan siyas greti.
Soyut ve olduka sistematik nitelikteki siyas idealler kmesi
deoloji teriminin kkenleri asla ak seik ortaya konmamtr. deoloji kelimesi, Fransz
Devrimi dneminde Antonie Destutt de Tracy (1 7 5 4 -1 8 3 6 ) tarafndan tretilmi ve alenen ilk
kez, 1796 ylnda kullanlmtr. D e Tracyye gre ideoloji, yeni bir fikirler bilimi, harfi harfine
idealoji anlamna geliyordu. D e Tracy, tipik rasyonalist Aydnlanma cokusuyla, fikirlerin kken
lerinin nesnel olarak ortaya karlabileceginin mmkn olduguna inanyordu. Ayrca, bu yeni
bilimin, aynen biyoloji ve zooloji gibi yerleik bilimlerin edindigi gibi bir konum elde edecegini
iln etti. Daha da cretkr olan, tm aratrma-soruturma faaliyetleri fikirlere dayandgndan, de
Tracy, ideolojinin niha olarak bilimlerin kraliesi olarak kabul edilecegini ne srd. Ancak bu
yksek beklentilere ragmen, terimin ilk kullanmnn sonrakiler zerindeki etkisi olduka azdr.

deolojinin siyasette anahtar bir kavram olma maceras, Karl M arxin (bkz. s. 1 3 5 ) yazlarn
daki kullanm ile balamtr. M arxin bu kavram kullanmasnn yannda, daha sonraki Marksist
dnr kuaklarnn terime gsterdigi ilgi, ideolojinin modern siyasal ve sosyal dncede edin
digi hretin ak bir gstergesidir. Ancak M arxin bu kavrama ykledigi anlam, ana akm siyas
zmleme yaklamlarnda yer alan anlamdan olduka farkldr. Marx bu terimi, m r boyu or
taklaa almalar yaptg Friedrich Engels (1820-1895) ile beraber yazdg Die Deutsche Ideologie
(Alman deolojisi [1846] 1970) adl erken dnem almasnn balgnda kullanmtr. Bu ayn
zamanda M arxin ideoloji grnn en ak betimlemesidir:
Her dnemde ynetici snfn fikirleri, hkim fikirlerdir. Yani, toplumun madd gcne hkme
den snf, ayn zamanda hkim entelektel gtr. Madd retim aralarn elinde tutan snf, ayn
zamanda zihinsel retim aralar zerinde de denetimi elinde tutar. Bylece, genel olarak ifade
etmek gerekirse, zihinsel retim aralarndan yoksun olanlarn fikirleri, bu aralara sahip olanlarnkine tbidir. (Marx ve Engels, 1970, s. 64)

Marxin ideoloji kavram ok sayda can alc zelligi bnyesinde barndrr. lk olarak, ideo
loji yanltma ve gizemletirme ile ilgilidir; ideoloji, daha sonralar Engelsin yanl b ilin olarak
adlandrdg, yanl bir dnya grn iler. Marx, ideoloji kavramn, sistematik gizemletirme
srecinin maskesini drmek amacyla, eletirel bir kavram olarak kullanmtr. M arx kendi fi
kirlerini, tarih ve toplumun rnlerini gn gna karmak zere titizlikle tasarlanm olduklar
gerekesiyle, bilimsel diye snflandrr. Sonuta, ideoloji ile bilim, yanllk ile hakikat arasndaki
kartlk, M arxin ideoloji terimini kullanmasnda hayat nem tar. kinci olarak, ideoloji, snf
sistemi ile ilikilendirilir. Marx, ideolojide ikin olan arpklgn, bu kavramn topluma, ynetici
snfn karlar ve bak asn yanstmas gereginden dogduguna inanr. Ynetici snf her zaman
kendisini baskc olarak grme konusunda isteksizdir ve bask altnda tuttuklarn tahakkmlerine
raz etme endiesini tar. Yani snf sistemi, ba aag, tepetaklak bir biimde varolur. Marx, bu
ifadeyi camera obscura, yani insan gz ya da fotograf makinesinin lensleri tarafndan oluturulan
ters resim fikriyle dile getirir. Bundan dolay, haklar, ancak mlk sahibi ve imtiyazllar tarafndan
kullanlabilecek evrensel haklar olarak tanmlayan liberalizm, klasik bir ideoloji rnegidir.
ncs de, ideoloji, bir iktidar tezahrdr. Kapitalizmin, genelde de tm snfl toplumlarn dayandg elikileri rtmekle ideoloji, smrlen proleterden smrldg geregini gizlemeye,
bylece de, eitsiz snf iktidar sisteminin onaylanmasna hizmet eder. deoloji, tam anlamyla agn
hkim dncelerini oluturur. Sonuta Marx, ideolojiyi geici bir ey olarak grr. deolojinin s
rekliligi, ancak onu doguran snf sistemi ayakta kaldg srece sz konusudur. Marxin anlayndaki
kapitalizmin mezar kazclar olan proleter snfnn kaderi, baka bir snfl toplum biimi olutur
mak degil, daha ziyade, serveti mterek mlkiyete aarak, tm snf eitsizliklerini ortadan kaldrmak
tr. Bylece, proleterlerin karlar ile bir btn olarak toplumun karlar akacaktr. Ksaca proleter
snfnn ideolojiye ihtiyalar yoktur. nk bu snf, yanlsamalara muhta olmayan yegne snftr.

lle de bir fark aranacaksa, sonraki Marksist kuaklar ideolojiyle M arxtan ok daha fazla ilgi
lenmilerdir. Bu aslnda, M arxin kapitalizm iin korkun bir son eklindeki kendinden emin n
grsnn ar derecede iyimser bir ngr oldugunun gstergesidir. Bu durum ayn zamanda,
sonraki kuak Marksistleri, kapitalist retim tarznn beklenmedik bir ekilde zorluklarn stesin
den gelme gcn aklamadaki etkenlerden biri olarak, ideoloji zerinde odaklanmaya sevk etti.
Ancak kavramn anlamnda nemli degiiklikler de oldu. Bunlardan en nemlisi, artk tm snf
larn bir ideolojisinin olmas gerektiginin sz konusu edilmeye balanmasdr. Hmo deAamb? ( Shto
d e l a t N e Yapmal?, [1 9 0 2 ] 1 9 8 8 ) adl eserinde Lenin (bkz. s. 1 40), proleter snfn fikirlerini,
Marx iin samalk ifade edecek bir ekilde, sosyalist ideoloji veya Marksist ideoloji olarak b e
timledi. Lenin ve 20. Yzyl Marksistlerinin oguna gre ideoloji, belli bir sosyal snfn kendine
zg fikirleri, snfsal konumunu dikkate almadan, bu snfn karlarn artran fikirleri demekti.
Ancak tm snflar gibi, proleter snfnn da burjuva snfnn da bir ideolojisi vardr ve ideoloji
terimi tm olumsuz ve aaglayc agrmlarndan arndrld. deoloji artk ne zorunlu olarak yan
llk veya gizemletirmeyi ima etmekte ne de bilimin kart olarak durmaktayd; dahas, bilimsel
sosyalizm (Marksizm) bir proleter ideolojisi biim i olarak kabul grd. Leninin ideoloji kavram
aslnda yansz olsa da, Lenin, pekla, kapitalist sistemin ayakta tutulmasnda ideolojinin oynadg
nemli roln farkndayd. Leninin iddiasna gre, burjuva ideolojisi tarafndan kleletirilmi
proleter snf, kendi bana asla kendi bilincine ulaamayacaktr. Bu yzden Lenin, kendilerine ait
devrimci potansiyelleri gerekletirme yolunda ii kitlelerine rehberlik edecek nc ( vanguard)
bir partiye olan ihtiyac iaret etti.
Marksist ideoloji teorisinin geliimini en ileriye gtren kii, belki de, Antonio Gram scidir.
Gramsciye gre, kapitalist snf sistemini ayakta tutan ey, sadece bu snfn eitsiz siyas ve ktisa
d iktidar degil, kendisinin kavramlatrmasyla burjuva fikir ve ideolojilerinin hegemonyasdr.
Hegemonya, nderlik ya da hkimiyet demektir. deolojik hegemonyann anlam ise burjuva fikir
lerinin kart grlerin yerini alp, agn sagduyusu olmas demektir. Gramsci, ideolojinin sanatta,
edebiyatta, egitim sisteminde, kitle iletiiminde, gnlk dilde ve popler kltrde, ksaca tm top
lumsal dzeylerde ne derece gml olduguna dikkat ekti. Gramsci, srarl bir biimde burjuva
hegemonyasna ancak siyas ve entelektel dzeyde meydan okunabilecegini belirtti. Bu da sos
yalist ilke, deger ve teorilere dayal, kart bir proleter hegemonyasnn oluturulmas demektir.
Kapitalizmin meruluk retme marifetiyle istikrar baarma kapasitesi, Frankfurt O kulunun
da zel ilgi alanyd. Bu okul daha ok, Nazilerden kap A B D ye yerleen neo-Marksist Almanlardan oluuyordu. Bu okulun en nl yesi H erbert Marcuse (bkz. s. 1 4 3 ) One D im ensional M an
( Tek Boyutlu nsan, 1964) adl eserinde, ileri sanayi toplumunun, dnceyi ynlendirmek ve kar
t grleri kendilerini ifade etmekten yoksun brakmak zere, kendi ideoloji kapasitesinde tota
liter bir nitelik gelitirdigini ne srmtr.
M odern toplumlar, sahte ihtiyalar retmekle beraber, insanlar gz doymaz tketicilere
dntrmenin yannda, yaygn/kapsaml ve aptallatrc refahn yaylmasyla, eletiriyi felce ug
ratmay baarmtr. Marcuseye gre, liberal kapitalizmin tartmasz hogrs bile baskc bir

Antonio Gramsci (1891-1937)

talyan Marksist ve soyal teorisyen. Bir memurun oglu olan Gramsci, 1913'te Sosyalist Parti'ye
katlm ve 1921'de yeni kurulmu talyan Komnist Partisi'nin genel sekreteri olmutur. 1924
ylnda talyan Parlmentosu'na seilmi ama 1926'da Mussolini tarafndan hapse atlm ve
lene kadar hapiste kalmtr.
Gramsci, 1929 ile 1935 yllar arasnda yazdg Quaderni del Carcere (Hapishane Defterleri,
1971) adl eserinde, ortodoks Marksizmde yogun olarak yer alan ktisad ya da madd etken
lere ynelik vurguyu dzeltmeye almtr. Hegemonya teorisi araclgyla, siyas ve entelektel mcadelenin
nemini vurgulayarak, her trden "bilimsel" determinizmi reddetmitir. Gramsci tm hayat boyunca bir Leninist
ve devrimci olarak kalmtr. Devrimci sadakt ve "iradenin iyimserligi" vurgusu onu Yeni Sol'a sevdirmitir.

amaca hizmet etmektedir. nk, liberalizm zgr tartma ve iddiada bulunma izlenimi vermek
te, bylece de alama ve ideolojik denetimin vardg dzeyi gizlemektedir.
Marksizm dnda bir ideoloji kavram ina etmeye ynelik ilk teebbslerden biri, Alman sos
yolog Karl Mannheima (1 8 9 3 -1 9 4 7 ) aittir. M arx gibi Mannheim da, fikirlerin sosyal koullarca e
killendigini kabul etmitir ama Marxin aksine, ideolojiyi olumsuz imalarndan kurtarmaya gayret
gstermitir. deology an d Utopia (deoloji ve topya, [1929] I9 6 0 ) adl eserinde M annheim, ideo
lojileri, belli bir sosyal dzeni savunmaya hizmet eden dnce sistemleri ve bu dzendeki baskn
ya da ynetici grubun karlarnn kabaca ifadesi olarak tanmlamtr. te yandan topyalar ise
gelecegin idealletirilmi temsilleridir; yani, her zaman bask altndaki gruplarn karna hizmet
eden radikal bir sosyal degime ihtiyacn ima ederler. Mannheim ayrca, zel ve btncl (to
tal) ideoloji kavramlatrmalar ayrmn da yapmtr. zel ideolojiler, belli bal birey, grup veya
partilerin fikir ve inanlardr. Btncl ideolojiler ise bir sosyal snfn ya da toplumun, hatta
bir tarihsel dnemin btn Weltanschauung unu (dnya grn) kapsar. Bu anlamda, Mark
sizm, liberal kapitalizm ve slmc kktencilik btncl ideolojiler olarak grlebilir. M annhe
im, topyalar da dhil olmak zere tm ideolojik sistemlerin arptldgn savunmaktadr. nk,
her ideolojik sistem sosyal gereklige ilikin ksm, zorunlu olarak da bencil kara dayal bir bak
asn yanstr. Ancak Mannheim, nesnel hakikati ortaya karma teebbsnden de vazgeilme
mesi gerektigini belirtir. Ona gre, nesnellik tamamen sosyal adan mstakil entelijensiyann
korulugudur. Bu entelijensiya, kendilerine ait ktisad kar kaygs tamadgndan, sogukkanl ve
disiplinli bir ekilde aratrma faaliyeti ile megul olabilecek aydnlardan oluan yegne snftr.
deoloji kavramnn bundan sonraki maceras, byk lde savalar (Birinci ve kinci Dnya
Sava) aras dnemdeki totaliter diktatrlklerin ortaya k ve 1950-1960lardaki Soguk Savan
artan ideolojik gerilimleriyle ynlendirilmitir. zellikle liberal teorisyenler, Faist talya, Nazi Almanyas ve Stalinist Rusyada ortaya kan rejimleri, tarihsel olarak yeni ve zgn baskc ynetim
sistemleri olarak betimlemekle beraber, tartma ve eletiriyi bastrp, kesin itaatin beslenmesinde

Pragmatizm [Pragmatizm]

Pragmatizm genel olarak, teorik inanlardan ziyade uygulamadaki koullara ynelik olan bir ilgiyi ifade eder. Yani
ideal dnyada baarlmas gerekene kar, gerek dnyada neyin baarlabileceginin ifadesidir. Felsef bir greti
olarak (ogunlukla William James [1842-1910] ve John Dewey [1859-1952] gibi filozoflarla ilikilendirilir) prag
matizme gre, inanlarn anlam ve hakllatrlmas, uygulamadaki sonulara gre degerlendirilmelidir. Tanm
geregi, pragmatik bir siyaset tarz ideolojik degildi ama ilkesiz frsatlkla e anlaml tutulamaz. Pragmatizm, bilin
meyene dogru bir d oldugu gerekesiyle devrimlere ve kapsaml reformlara ihtiyatla yaklalmas gerektigini
savunur ve daha ok srekli ayarlamalar, belki de evrimsel bir degiimi ngrr.

resm ideolojilerin oynadklar role k tutmulardr. Kari Popper (19 0 2 -1 9 9 4 ), Hannah Arendt
(1 9 0 6 -1 9 7 5 ), J. L. Talmon, Berdnard Crick ve O n Birinci Blmde incelenen ideolojinin sonu
teorisyenleri kadar birbirinden farkl birok dnr, faizm ve komnizmi ideolojinin en belirgin
rnekleri olarak grmler ve ideoloji terimini olduka kstlayc bir tarzda kullanmlardr. Bu kul
lanma gre ideolojiler, kapal dnce sistemleridir ve hakikat tekeli iddiasyla, kart gr ve
inanlara hogry reddeder. Sonuta ideolojiler, sekler dinlerdir; btnclletiren bir niteligi
vardr ve itaat ile boyun egdirmeyi teminat altna alan sosyal denetim aralar olarak hizmet grrler.
Ancak bu standarda gre, her siyasal ament ideoloji degildir. rnegin liberalizm; zgrlk, hogr
ve farkllga yaptg vurgulardan dolay, ak dnce sisteminin en gzel rnegidir (Popper, 1945).
Kendine zg, muhafazakr bir ideoloji kavram da tanmlanabilir. Bu ideoloji anlay, uzun
sre geerliligini korumu olan soyut ilkeler ve felsefeye ynelik muhafazakr gvensizlige dayanr.
Bu gvensizlik de rasyonalizm (bkz. s. 48) ve ilerlemeye ynelik pheci tutumlardan dogmu
tur. Dnya son derece karmak grlr ve bu karmak dnyay kavramak, insann zihinsel kapa
sitesinin ok tesinde bir yerlerdedir. Bu grn en nde gelen taraftar, Ingiliz siyaset filozofu
M ichael Oakeshotttur (1 9 0 1 -1 9 9 0 ). Oakeshott, Rationalism in Politics ( Siyasette Rasyonalizm ,
1962) adl eserinde, insanlarn siyasal faaliyetleri, snrsz ve dipsiz bir denizdeki seyahattir iddia
sn ortaya koyar. Bu adan ideolojiler, zorunlu olarak sosyal gerekligi arptan veya basitletiren
dnce sistemleri, fikir kmeleri olarak grlr. nk ideolojiler, aka anlalamaz olann ne
oldugunu aklama iddiasndadrlar. Sonuta ideoloji, gerek dnyann karmaklklarndan ayr
olan dogmatizm ve sabit veya doktrin niteligindeki inanlara eitlenir. Tm bunlardan dolay mu
hafazakrlar, nceden oluturulmu teoriler ya da soyut ilkeler kmesine gre dnyay yeniden
ekillendirme teebbslerine dayanan ideolojik siyaset tarzn reddederler. Muhafazakrlar, Yeni
Sagn ar derecede ideolojik siyasetine bulamadan nce, Oakeshottun geleneksel duru ola
rak ifade ettigi eyi tercih etmilerdi. Bu duru, pragmatizm (durumsallk) adna ideolojiyi redde
der ve insan davran iin en emin rehberler olarak tecrbe ve tarihe bel baglar.
Ancak 1960lardan beri ideoloji terimi, geleneksel sosyal ve siyas zmlemelerin ihtiyalar
paralelinde ok daha revatadr. Bu yeni yaklam ideolojiyi, nesnel ve tarafsz bir kavram olarak tes-

pit etmi ve bir zamanlar ilikilendirildigi siyas yklerinden arndrmtr. rnegin Martin Seliger
(1 9 7 6 ) ideolojiyi, amalar verili bir sosyal dzeni muhafaza etmek, dzeltmek, yok etmek veya
yeniden ina etmek gibi bir derdi olup olmadgna bakmakszn, rgtl sosyal eylemin aralar ile
amalarn varsaymak, aklamak ve hakllatrmak iin bavurulan fikirler kmesi olarak tanmlar.
Bundan dolay ideoloji, eylem ynelimli dnce sistemidir. Byle tanmlandgnda ideolojiler, ne
iyi ne kt, ne dogru ne yanl, ne ak ne kapal, ne zgrletirici ne de baskcdrlar -ideolojiler
bunlarn hepsi olabilirler.
Bu sosyal-bilimsel ideoloji kavramnn degeri, tm izmlere, liberalizmden Marksizme, mu
hafazakrlktan ( conservatism) faizme vs., uygulanabilmesi anlamndaki kapsayc olma niteli
ginden dogar. Olumsuz ideoloji kavramnn sakncas, yksek derecede kstlayc olmasndandr.
Marx (bkz. s. 135), liberal ve muhafazakr fikirleri ideolojik, kendisininkini ise bilim sel grm
tr; liberaller, komnizm ve faizmi ideoloji olarak snflandrrken, liberalizmin de bir ideoloji ol
dugunu kabul etmeyi reddederler; geleneksel muhafazakrlar liberalizmi, Marksizmi ve faizmi
ideolojik olduklar gerekesiyle mahkm ederler ama muhafazakrlg salt bir miza olarak res
mederler. Ancak her tarafsz ideoloji kavram, bnyesinde birtakm tehlikeleri barndrr. deoloji
terimi, zellikle siyasal yk zerinden atlnca, eletirel yann kaybedecek derecede genelleti
rilmi ve zararsz hle gelebilir. Eger ideoloji, inan sistemi, dnya gr, greti veya siya
set felsefesi gibi terimlerle yer degitirip, bu terimlerle ayn anlamlara gelebiliyorsa, o zaman bu
terimin ayr ve kendine zg bir anlam varm gibi davranmay srdrmenin anlam var mdr? Bu
adan zellikle iki soru olduka nemlidir: deoloji ile hakikat arasndaki iliki nedir? Ve hangi
anlamda ideoloji, bir iktidar biimi olarak grlebilir?

deoloji, Hakikat ve ktidar


Ksa ya da tek cmlelik ideoloji tanmlarnn, cevapladgndan ok daha fazla soruyu ortaya koyma
ihtimli yksektir. Ancak tanm, gerekli ve zorunlu olan bir balang noktas saglar. Bu kitapta
ideoloji, aagda ifade edildigi gibi anlalmaktadr:
ideoloji, mevcut iktidar sistemini muhafazaya, biraz degitirmeye veya ortadan kaldrmaya ynel
mi rgtl siyasal eylem iin zemin oluturan, az ok tutarl fikir kmeleridir. Bundan dolay tm
ideolojiler, (a) genellikle "dnya gr" biiminde mevcut dzene ait bir aklama sunarlar, (b)
arzulanan gelecege ilikin bir model, bir "iyi toplum" gr gelitirirler ve (c) siyasal gelimenin
nasl yaplacag ve nasl yaplmas gerektigini, (a)dan (b)'ye geiin nasl olacagn aklarlar.

Bu tanm ne orijinal ne de yeni bir eydir; terimin sosyal-bilimsel kullanm biimiyle tama
men uyum hlindedir. Ancak bu tanm, ideoloji olgusunun nemli ve ayrt edici niteliklerine dik
kat eken bir tanm degildir. Bu tanm zellikle, betimleyici ve normatif dnce ile siyasal teori

ve siyasal uygulama arasndaki geleneksel snrlara yakn durdugu gereginden dogan ideolojinin
karmaklgna vurgu yapar. Ksaca ideoloji, dnce ile eylem ve de anlama ile edim arasnda orta
ya kan iki tr sentezi gndeme getirir.
Birinci sentezle ilgili olarak, anlama ile edimin kaynamasyla ideoloji, "olan ile olmas gere
ken arasndaki ayrm bulanklatrr. Aslnda ideolojiler, bireyler ve gruplara toplumlarmn nasl
iledigini gsteren entelektel bir harita, dahas, genel bir dnya gr temin etmeleri anlamnda
betimleyici niteliktedirler. Bu durum, rnegin, ideolojinin nemli saylabilecek btnletirici ka
pasitesini, kiileri belli bir sosyal evrede konumlandrma yeteneginin aklanmasna yardmc
olur. Ancak bu trden betimleyici bir anlay, mevcut sosyal dzenlemelerin yerindeligi ve alterna
tif toplumun dogasna ilikin normatif veya buyruku inanlar kmesinin derinliklerinde sakldr.
Bundan dolay ideoloji, gl bir duygusal karaktere sahiptir: deoloji, umutlarn ve korkularn,
sevgilerin ve nefretlerin ifade arac oldugu gibi, ayn zamanda da inan ve anlaylarn aka telf
fuz edilmesinin de aracdr.
Yukardaki (a) ve (b) baglantl oldugundan, ideolojilerdeki olgular, kanlmaz olarak de
gerler ile birleme ve karma egilimi tarlar. Bu durumun sonularndan biri, ideoloji ve bilim
arasnda net bir ayrmn yaplamamasdr. Bu erevede ideolojileri, Thomas Kuhnun The Structu
re ofScientific Rvolutions (Bilimsel Devrimlerin Yaps, 1962) adl eserinde kullandg paradigmalar
gibi grmemiz, bize yardmc olabilir. Byle bir durumda ideoloji, zihinsel aratrma srecini ya
plandrmaya yardmc olan teoriler, gretiler ve ilkeler kmesi olarak grlebilir. Aslnda ideoloji,
iinde siyas bilgi araynn yer aldg bir ereve, bir siyas sylem dili oluturur. rnegin, aka
demik siyaset biliminin nemli bir blm ve daha ak olarak da ana akm iktisat liberal mirasn
iinde yer alan bireyci ve rasyonalist varsaymlar kullanr. deoloji nosyonu, entelektel bir ereve
veya siyasal bir dil olarak da nemlidir. nk ideoloji; ideolojinin insan anlayn yaplandrdg
derinlige de k tutar. Birinin inanlarn (ogunlukla, tam anlamyla bu gnah iledikleri iin di
ger insanlar sularken) ideolojik olduklar gerekesiyle reddetme egilimi, dnyay anlalabilir k
lan kavramlar temin ederken ideolojimizin fiilen grnr olmamas geregiyle aklanabilir. Dn
yaya, grdgmz eyi ekillendiren ve dolaysyla da anlam ykleyen teori perdeleri, n kabuller
ve varsaymlarn ardndan baktgmz geregini kabul etmeyiz.
kinci sentez, dnce ile eylemin kaynamas, yukarda (b) ile (c) arasndaki baglant, hi
de daha az nemli degildir. te bu, Seligerin (1976), ideolojinin temel ve ileyi dzeyleri
olarak adlandrdg eylere gnderme yaparken dikkat ektigi eydir. Temel dzeyde ideolojiler,
soyut fikirler ve teorilerle ugratgndan ve taraftarlar bazen sogukkanl bir arayta oldugundan
siyaset felsefelerine benzerler. deolog terimi ogunlukla, belli bal ideolojilerin katksz ya da
bilinli destekisi olarak kullanlsa da, Joh n Locke (bkz. s. 5 4 ), Jo h n Stuart M ili (bkz. s. 46)
ve Friedrich Hayek (bkz. s. 1 0 5 ) gibi saygn siyasal filozoflarn her biri ideolojik gelenekler iinde
faaliyet yapm ve ideolojik geleneklere katkda bulunmulardr. Ancak ileyi dzeyinde ideoloji
ler, halkn seferberligi ve iktidar mcadelesiyle baglantl olan geni siyasal hareket biimini alrlar.
Bu klktaki ideoloji, sloganlar, siyasal retorik, parti manifestolar ve hkmet siyasalarnda da

vurulur. Dogrusunu sylemek gerekirse, ideolojiler hem fikir ynelimli hem de eylem ynelimli
olmak zorundadrlar ama belli bal ideolojilerin bir dzeyde, diger dzeyden daha gl oldugu
da su gtrmez bir gerektir. rnegin faizm her zaman, ileyile ilgili hedefleri vurgulamtr; bir
eylem siyasetidir. te yandan anarizm ise zellikle 20. Yzyln ortalarndan beri, temel ya da
felsef dzeyde varlgn devam ettirmektedir.
Tm bunlara ragmen, ideolojiler her zaman siyaset felsefelerinin sahip oldugu ekil ve isel
tutarllktan yoksundurlar; ideolojiler ancak, ok ya da ok fa z la tutarldrlar. Bu briz ekilsizlik
ksmen, ideolojilerin smsk mhrlenmi dnce sistemleri olmamalarndan kaynaklanr. deo
lojiler, tipik olarak, daha ziyade, baka ideolojiler ile akan ve birbirlerine dnebilen, akkan
nitelikteki fikir kmeleridir. Bu durum sadece ideolojinin gelimesini beslemekle kalmaz, liberal
muhafazakrlk, sosyalist feminizm ve muhafazakr milliyetilik gibi melez ideolojik biimlerin
de ortaya kmasna yol aar. Ayrca, her ideoloji, belli lde farkl, hatta atan gelenekler ve
bak alarn da bnyesinde tar. Ayn ideolojinin destekileri arasndaki tartmalarn daha ateli
olmas ve kart ideolojilerin destekileri ile aralarndaki iddialamalardan daha sert gemesi, hi
de olaganst bir durum degildir. nk burada sz konusu olan, ideolojinin gerek dogasdr
- gerek sosyalizm, gerek liberalizm veya gerek anarizm nedir? deolojik geleneklerin hem
kendi ilerinde hem de aralarnda yer alan bylesi atmalar, genellikle ayn siyasal terimler top
lulugu kullanlarak srdrldgnden daha da karmaklar. Tartmadaki her iki taraf da kendi
ykledikleri anlamlar erevesinde zgrlk, demokrasi, adlet ve eitlik gibi terimlere ba
vurur. Bu, W. B. Gallienin (1955-1956), aslnda tartmal kavramlar diye ifade ettigi soruna k
tutar. Bunlar, zerinde hemfikir olunmu tanmlarna asla ulalamam, derin tartmalar barnd
ran kavramlardr. Bu anlamda ideoloji kavram da, bak alar kutucuklarnda ele alman diger
terimler gibi aslnda tartmal bir kavramdr.
Tm bunlarla birlikte, ideolojilerin tutarszlg ya da ekilsizliginin de bir snr olmas gerekir.
nceleri alay konusu olan bir teoriyi benimsemek veya zerine titrenen bir ilkeden vazgemek
eklinde ortaya ktg gibi, bir ideolojinin kimligini yitirdigi, belki de rakip bir ideoloji tarafn
dan soguruldugu bir nokta olmaldr. Liberalizm, zgrlk iddiasn terk ettiginde hl liberalizm
olarak kalabilir mi? iddet ve savaa itah kabartan bir sosyalizm, hl bir sosyalizm midir? Bu
meseleyi ele almann yollarndan biri, M ichael Freedenn (1 9 9 6 ) yaklamna uygun olarak, aynen
yatak odas, mutfak ve salonu ayrmamza yardmc olacak mobilyann ayarlanmas gibi, anahtar
kavramlar asndan ideolojinin ekline ve yapsna, yani morfolojisine dikkat ekmektir. Bundan
dolay, ze ait, birbirine ok yakn veya ksmen ilgili birtakm kavramlar kmesini barndrmak,
tm ideolojilerin tipik zelligidir. u ya da bu ideolojiye ait olarak grlmesi iin herhangi bir teori
veya greti iin bu kavramlarn tmnn mevcut olmas da gerekmez. rnegin, eviye veya frn
mutfakta yok diye evin bu blmnn mutfak olmadgn kimse syleyemez. Benzer ekilde bula
k makinesi, mikrodalga frn gibi yeni bulular zaman iinde mutfaga girse de mutfak hl mut
faktr. Ayn ekilde bireycilik (bkz. s. 4 5 ), rasyonalite ve zgrlk liberalizmin temeline ilikin
kavramlar olarak tanmlanabilir. Bu kavramlardan herhangi birinin yoklugu, bir gretinin varlgn

deoloji zerine

Bak Alar

Liberaller, zellikle Soguk Sava dnemi boyunca ideolojiyi, sahte bir bilimsellik iddiasyla, resm olarak ayr
calk tannan, hakikat tekeli iddiasndaki inan sistemi olarak grmlerdir. Bundan dolay ideoloji, z geregi
baskc, hatta totaliter niteliktedir ve en gzel rnekleri komnizm ve faizmdir.
Muhafazakrlar, geleneksel olarak ideolojiyi, rasyonalist kibrin tezahr olarak grrler, ideolojiler, tehlikeli
ya da gvenilmez, girift dnce sistemleridir. nk gereklikten soyutlanmakla ideolojiler, baskya veya ger
eklemeyecek birtakm hayllere yol aacak ilkeler ve hedefler koyarlar. Bu erevede sosyalizm ve liberalizm
aka ideolojiktir.
Sosyalistler, Marx'i takip ederek, ideolojinin; snfl toplumun elikilerini rten, bylece ezilen snflar arasn
daki siyasal edilgenligi ve yanl bilinci besleyen bilgi btnleri oldugunu iddia ederler. Liberalizm, klasik ynetici
snfn ideolojisidir. Marksistler daha sonra tarafsz bir ideoloji kavram benimsemilerdir. Buna gre ideoloji, al
an snfnki de dhil olmak zere herhangi bir sosyal snfn ayrt edici fikirleridir.
Faistler, ogunlukla, ideolojiye kar dlayc bir tutum sergilerler. Onlara gre ideoloji, tutku ve iradeden ziya
de salt akla dayal, kuru ve entelektel siyasal anlay biimidir. Naziler fikirlerini, sistematik bir felsefe olarak degil
de Weltanschauung, "dnya gr" olarak tasvir ederler.
Ekolojistler, tm geleneksel siyas gretileri, endstriyel anlaya ait st-ideolojinin paralar olarak grme egi
limindedirler. ideoloji, kibirli hmanizm ve byme ynelimli iktisatla girdigi ilikide lekelenmitir. Bunun en ak
rnegi de liberalizm ve sosyalizmdir.

Din Fundam entalistler, temel din metinleri, Tanr'nn vahyedilml kelm olarak fade etmek suretiyle, kap
saml sosyal yeniden yaplanma program temin ettikleri iddiasyla bir ideoloji olarak ele alrlar. Bu erevede
sekler ideolojiler reddedilir. nk onlar, din ilkelere dayanmadklarndan ahlk zden yoksundurlar.

tehlikeye atmaz. Ancak bu kavramlardan ikisinin yoklugu, yeni bir ideolojik oluumun ortaya k
mas anlamna gelir.
deoloji ile hakikat ilikisi asndan bunun anlam nedir? Daha nce grdgmz gibi Marx a
gre ideoloji, hakikatin amansz dmandr. Yanllk, ideolojide ikindir. nk ynetici snfn
rn olarak ideolojinin amac, bask ve smry gizlemektir. Ancak M annheimn da tespit et
tigi gibi, proleterin yanlsama ya da ideolojiye ihtiyac olmadgna inanmak, Marxi takip etmek,
inanc erevesinde hemfikir olmak, alan kitleleri insanlgn kurtarcs olarak grmek eklindeki
ar derecede romantik bir gr kabul etmektir. Bu eletiriye ragmen, Mannhiemn, mstakil
entelektellere olan inan biiminde ortaya kan zm de bizi fazla tatmin etmez. Herkesin
gr, bilinli veya bilinsiz bir tarzda geni kltrel ve sosyal etkenler tarafndan ekillendirilir.
Ayrca, egitim, bir yandan insanlara grlerini daha bir heyecanla ve ikna edici ekilde savun
malarn mmkn klarken egilimin, bu grleri daha az znel veya daha yansz kldgna ilikin
elimizde pek kant yoktur.
Bu da demektir ki, ideolojilerin degerlendirilebilecegi herhangi bir nesnel hakikat lt eli-

mizde yoktur. Aslnda ideolojilerin dogru veya yanl olarak addedilebilecegini ne srmek, ide
olojilerin, dogalar geregi bilimsel zmlemeye kar direnleri sz konusu olmayan degerleri,
hayller ve ulv amalar bnyesinde tadg hayat nemdeki geregi gzden karmak demektir.
Hi kimse bir adlet teorisinin bir bakasna gre daha tercih edilebilir oldugunu kantlayamaz.
Tpk tm insanlarn birtakm haklara sahip oldugu, herkesin zgrlk hakknn oldugu, yine tm
insanlarn dogal olarak bencil oldugu veya dogal olarak sosyal ynlerinin agr bastgn kantlamak
zere insan dogasna ili kin kart kavramlatrmalarn cerrah mdahale ile test edilmemesi gibi.
deolojiler, dikkatli bir incelemeyi ve mantksal zmlemeleri reddettiklerinden dolay fazla be
nimsenmezler ama birey, grup ve toplumlara, iinde yaadklar dnyay anlamlandrma ynnde
katkda bulunduklar iin de daha fazla benimsenirler. Andrew Vincentn (1995, s. 20) belirttigi
gibi: deolojileri, tarafsz gzlemciler olarak degil de yoldalar olarak ele alrz.
Tm bunlarla birlikte ideolojilerin, hakikati ortaya karma iddias barndrdklar phesiz
dir. Bu anlamda ideolojiler, hakikat rejimleri olarak da grlebilirler. deolojiler; bizlere, bir siya
sal sylem diliyle beraber, toplumun nasl iledigine ve nasl ilemesi gerektigine ilikin varsaymlar
sagladg iin hem dncemizi hem de eylemimizin niteligini yaplandrr. Hakikat rejimi olarak
ideoloji, her zaman iktidar ile ilikilendirilir. Hakikat, deger ve teorilerin rekabet ettigi bir dnyada
ideolojiler, belli degerleri digerlerinden stn tutma ve merulugu, belli bal teoriler anlam kme
lerine ykleme arayndadrlar. deolojiler, ayrca sosyal dnyann zihinsel haritalarn temin ettik
lerinden, bir yandan birey ve gruplar arasndaki ilikileri olutururken, te yandan da daha geni
iktidar yaplarn kurarlar. Tm bunlardan dolay ideolojiler, mevcut iktidar yapsn hakkaniyetli,
dogal, hakl gibi resmederek bir taraftan hkim iktidar yapsn destekleyebilir ama bir taraftan da
bu iktidar yapsnn ktlklerine ya da adletsizliklerine k tutarak ve alternatif iktidar yaplar
nn czibesine dikkat ekerek mevcut yapy zayflatabilir, hatta mevcut yapya meydan okuyabilir.
Her iki durumda da ideolojiler hayat bir rol oynarlar.

SOL, SAg VE MERKEZ


Siyasal fikirler ve ideolojileri kategorize etme ve birbirleriyle ilikilendirme ynnde birok te
ebbs vardr. Bu teebbslerden en bilineni ve en kkls, sol-sag siyasal tayfdr (spectrum). Bu
siyasal inanlar sol ve sag ular arasnda yerletiren dogrusal bir yelpazedir. Sol kanat veya sag
kanat gibi terimler yaygn biimde bir kiinin siyasal inanlarn ya da konumunu zetlemek iin
kullanlr. Ayrca, insan gruplarndan mtereken sol, sag ve merkez olarak sz edilir. Ayrca,
farkl fikir ve ideolojilerin bu tayftaki yerleriyle ilgili olarak insanlar ogunlukla hemfikirdirler. n
sanlarn ogu, ekil 1.1.deki tayf bilirler.
Tayf olduka tandk olsa da, bu tayfn tam olarak ne anlama geldigini ve siyasal grleri
tanmlayp, betimlerken ne kadar yardmc oldugunu tespit etmek olduka gtr. Sol ve sag
terimlerinin kkeni, 1789da Genel M eclisin (tats Gnraux) ilk toplantsnda benimsenen otur-

ekil 1.1. Dogrusal Tayf

!
Komnizm

!
Sosyalizm

Liberalizm Muhafazakrlk

Faizm

ma dzenine, Fransz Devrim ine kadar gider. nc M eclisin yeleri olan radikaller solda otu
rurken, kral destekleyen aristokratlar kraln sagnda oturuyorlard. Daha sonraki Fransz Meclislerinde benzer bir oturma tarz takip edilmitir. ok ksa bir sre sonra sag terimi, gericilik veya
kraliyet yanllg olarak, sol terimi de devrimci veya eitliki duygudalg barndran terim olarak
anlalmaya balanmtr. Ancak agda siyasette sag-sol ayrm, ar derecede karmaklamaya
devam etmitir. Bu ayrm artk, devrim ile gericilik arasndaki basit bir tercihi yanstmamaktadr.
rnegin, sag kanat fikirler ogunlukla gerici ve nceki dnemlerdeki daha iyi zamanlara geri dn
meyi vaaz ediyor olsa da, utaki sag olan faizm, devrimci ve talyan faizmi rneginde oldugu gibi
gelecege dnk de olmutur. Benzer biimde, sol kanat fikirler genellikle devrimci veya ilerlemeci
olsalar da, sosyalistler ve komnistler zaman zaman degiime direnmilerdir. rnegin sol grler,
refah devletini savunma arayndadrlar ya da merkez planlama kapsamndaki ekonominin refor
ma tbi tutulmas veya ortadan kaldrlmasn engelleme egilimindedirler.
Dogrusal tayfn ogunlukla, ekonomi siyasas ile ilgili farkl siyas degerleri, kart grle
ri yansttg dnlr. Degerler asndan tayfn bazen, eitlige ynelik farkl tutumlar yansttg
sylenir. Sol kanatta yer alanlar kendilerini eitlige adarlar ve bunun baarlabilme ihtimline ili
kin iyimserdirler. Sag kanat ise tipik olarak, ulalmas imknsz oldugu iin veya arzu edilecek bir
ey olmadg iin eitligi reddederler. U solda yer alan komnistler, devlet tarafndan planlanm
bir ekonomiye inanrlar; sosyalistler ve m odem liberaller karma ekonomi ve ynetimin mda
halesini savunurlar; sag kanat muhafazakrlar ise kendilerini serbest piyasa kapitalizmine ve zel
mlkiyete adarlar. Maalesef bu yorumlarn hepsi birtakm tutarszlklar ierir. rnegin, tayfn sag
ucunda yer almalarna ragmen faist rejimler, ekonomi ynetimi ve devlet denetimi uygulamalarn
benimsemilerdir. Ayrca anarizmin, bu tayfta alacag yerin neresi oldugu belirsizdir. Anaristler,
eitlik fikrini gl bir biim de benimsedikleri iin normalde tayfn sol ucunda yer almalar gerekir
ama her trden ekonomi ynetimine ve her tr ynetim biimine kar olmalar nedeniyle, sag uta
yer almalar gerektigi sylenebilir.
Dogrusal tayfn zayflgnn nedeni, siyaseti tek boyuta indirgeme abasdr. Yalnzca bir l
te dayal olarak siyas grlerin snflandrlabilecegini ne srer: nsanlarn degiim karsndaki
tutumlar, eitlik gr veya ktisad felsefeleri. Oysa siyas ideolojiler gerekte, ileri derecede kar
mak inan, deger ve gretiler toplamdr. Bu yzden her tayf tr, ar basitletirmeye ynelik
zorlamalardr. Buna ragmen, iki veya daha fazla boyut kapsayan, daha derinlikli siyasal tayflar olu
turulmas ynnde birtakm abalar vardr. Dogrusal tayf, u noktalarda yer verdigi ideolojilerin,
komnizm ve faizmin, benzerlikler sergiledikleri gerekesiyle bazen eletirilir. zellikle komnist

m u '

ve faist rejimler, bazlarnn totaliter olarak betimledigi, baskc ve otoriter niteligi agr basan si
yasal ynetim biimleri oluturmulardr. Sonuta alternatif bir siyasal tayf, at nal eklinde olabilir.
Bu tayf, sag ve soldaki u noktalarn liberalizmin, sosyalizmin ve muhafazakrlgn demokratik
inanlarndan ayr olarak, birbirlerine yaknlama egiliminde olduklarn gsterir (ekil 1.2.).
Bir baka tayf Hans Eysenckin Sense and Nonsense in Psychology (Psikolojide Anlam ve A n lam
szlk, 1964) adl eserinde yer almtr. Eysenck, geleneksel sag-sol tayfn kendi sundugu tayfn
yatay ekseni olarak alm ama buna bir de dikey eksen eklemitir. Bu dikey eksen, bir uta dn
sz, otoriter bir zihniyet, diger uta da hogrl, demokratik zihniyet olarak gsterilen siyasal
tutumlar lmektedir. Bu tayfta siyasal fikirler, hem sag-sol ekseninde hem de dnsz, hog
rl ekseninde yerletirilebilmektedirler. Bu durumda, rnegin, Nazizm ile Stalinizm arasndaki
farklar, sag-sol ekseninin kar iki ucuna konarak tespit edilebilirken, benzerlikleri de, dikey ekse
nin dnsz zihniyet ucuna yerletirilerek vurgulanabilmektedir (ekil 1.3.).
Tm bu zellikleri ile beraber her tayf, birtakm sorunlar dogurmaktadr. nk her tayf,
olduka karmak nitelikteki siyasal fikir kmelerini basitletirme ve genelletirme egilimindedir.
Bu tayflar olsa olsa siyas fikir ve inanlar tanmlamann kestirme yoludur ve her zaman ihtiyatla
kullanlmaldr. Aslnda bu konuda gelien literatr, sag-sol ayrmn tamamen terk etmeyi savun
maktadr. Giddensn (1994) (bkz. s. 156) belirttigi gibi; feminizm, hayvan haklar ve evre gibi
yeni siyas meselelerin ortaya kmas geleneksel sag-sol fikirlerini byk lde gereksiz klmtr.
Yeil hareketi, ne sag, ne de sol ama ileri gibi sloganlar benimsemekle bu anlay, cesurca ifade
etmektedir. Ayrca, eski snfsal kutuplardan uzaklama, bu sreci daha da hzlandrm ve yeni
birtakm durumlarn ortaya kmasna yol amtr. rnegin muhafazakrlar, radikalizm ve ideolo
jik siyasetten tat almaya; sosyalistler de rekabet ve piyasaya evkle ilgi gstermeye balamlardr.
Ancak bunun tam tersine, Norberto Bobbioya (1996) gre, sag ve sol aslnda eitlige ynelik farkl

ekil 1.3. iki Boyutlu Tayf


Nazizm
Stalinizm

Yeni Sag

J Ol

..............................

bag

Sosyal Demokrasi

Anarko-Kapitalizm

zgiirlk

tutumlar yansttgndan, yeni toplumsal eitsizlik biimlerinin ve global eitsizliklerin genileme


sinin yaandg bir dnyada bu terimler, ilgisizmi gibi grlemez.

21. Y Z Y ILD A SYAS DEOLOJLER


20. Yzyl n sonlarndan beri, yaadgmz dnyay yeniden ekillendiren ve tarihin hzlandg iz
lenimini veren bir dizi siyas, sosyal ve kltrel kargaa sz konusudur. Geriye bakarak degerlendi
rildiginde, 1789da Bastillein yklndan, 1989da Berlin Duvarnn yklna kadar geen iki yz
yl, ya da daha ksas, 1 9 1 4 te Birinci Dnya Savann patlak vermesinden 11 Eyll 2001 de New
York ve Washingtona yaplan terrist saldrlara; tm olaylar, en azndan belirsizlik ve ekilsizlik
le mukayese edildiginde, agda dnyann srekliligi ve greceli istikrarnn damgasn vurdugu
grlmektedir. M arxin (bkz. s. 135) 1848de yaptg, Kat olan her ey buharlayor yorumu,
rktc ama kuku gtrmez biimde de meseleyle ilgilidir. Bazlarna gre, bu gelimeler, ide
olojiler dneminin kapandgn iaret etmektedir. Yani gnmzde ana ideolojilerin, bir zamanlar
yorumlayp ekillenmesinde katkda bulunduklar siyas dnyadan baglantsnn kesildigi ima edil
mektedir. Bu trden iddialar, kitabmzn son blmnde ele alnmtr. En azndan ana ideolojik
gelenekler kendilerini, bir dizi yeni, ogunlukla da baglantl meydan okumalara kar ayarlamakta,
hatta baz durumlarda da bunlara gre tanmlanmaktadrlar. Bu meydan okumalarn en nemlileri
aagdaki gibidir:
Degien dnya dzeni
Post-Modernlik ve post-izmler
Kreselleme

DEgEN DNYA DZEN


Soguk Savan sona ermesinin bir sonucu olarak dnya dzeni, nemli lde degitirilmitir. So
guk Savan sona ermesi Dogu Avrupada 1989-1991 devrimleriyle komnizmin kmesine; daha
yakn dnemlerde de kresel terrizmin (bkz. s. 2 9 0 ) ortaya kmasna yol amtr. Bu uzun
Soguk Sava dnemi, ya da Hobsbawmin (1994) ksa 20. Yzyl olarak gnderme yaptg 1914
ile 1991 aras dnemin en gze arpan zelligi, kapitalizm ile komnizm arasndaki ideolojik m
cadeledir. Bu mcadele, kinci Dnya Sava sonras dnemde, ABD ve SovyetlerBirliginin rakip
sper gler olarak ortaya kmalaryla ok daha fazla yogunlamtr. Komnizmin kmesinin
ortaya kardg ideolojik sonular olduka nemli ve geni kapsaml olsa da, hl bir tartma
konusudur. Komnizmin kyle ilgili olarak yaplan ilk ve balangtaki en etkili yorum, Bat
tarz liberal demokrasinin, zellikle de demokrasinin A B D deki biiminin, dnya genelinde kendi
ayaklar zerinde durabilecek yegne ideolojik model olarak kaldgdr. Tarihin Sonu teziyle bes
lenmi bu gr, On Birinci Blm de tartlmaktadr. Bu trden gelimelerin sosyalizm zerinde
nemli etkiler oluturdugu aikrdr. zellikle Sovyet tarznda yer alan Marksist-Leninist klktaki
devrimci sosyalizm, hem gelimekte olan lkelerde hem de komnizm sonras lkelerde harcan
m bir aba olarak grlmektedir. Demokratik sosyalizm de bu sreten etkilendi; hatta bazlar,
prestijinin ok cidd anlamda tehlikeye dtgn ne srdler. Merkez planlamann baarszlg,
zellikle tepeden-aagya dogru devlet denetiminin en lmllarna olan inanc bile zayflatt. Bu
durum, demokratik sosyalistleri refahn oluturulmasnda yegne gvenilir ara olarak piyasay ka
bul etmeye mecbur brakt. Bu gelimeler, Drdnc Blm de ayrntl olarak ele alnmtr.
Ancak Soguk Savan bitmesiyle beraber ortaya kan durumlar sadece sosyalist ideolojiyle
snrl degildir. Komnizmin kmesi, brakn evrensel liberalizmin zaferi olmasn, bir dizi ideolo
jik gcn ortaya kmasna yol at. Bu ideolojilerin en nemlileri, komnizm sonras devletlerde
ortaya kan ve Marksizm-Leninizmin yerini alan milliyetilik, zellikle etnik milliyetilik ile geli
mekte olan lkelerde etkisini artran ve eitli biimlerde ortaya kan dinci kktenciliktir. Ayrca,
sosyalizmin lm nden nemalanacaklar dnlen liberalizm ve muhafazakrlk gibi ideolojiler
bile tuhaf bir ekilde etkilenmilerdir. 20. Yzyl boyunca liberalizm ve muhafazakrlgn tutar
llklaryla beraber gleri, bir dereceye kadar, sosyalist veya komnist dm ann kart olarak
tanmlanmalar gereginden tretiliyordu. rnegin 20. Yzyln sonlarna dogru Yeni Sag, sinsice
yaklaan sosyalizme kar genel nefretle beraber Sovyet komnizmine ynelik de zel husumetin
ifadesi olarak ortaya kmtr. 21. Yzylda liberalizm ve muhafazakrlgn geleneksel dmanlar
nn zayflamas veya kmesi, her ikisinin de daha ekilsizleecegi ve farkllaacag anlamna gelir.
New York ve Washingtonu perian eden terrist saldrlarn yer aldg 11 Eyll 2001 tarihi,
geni lde dnyann degitigi gn olarak yorumlanmaktadr. Ancak dnyann nasl degitigi
ve bu degiimin sonularnn ana ideolojilerle ilgili sonularnn ne olacag ok belirgin degildir.
phesiz, kresel terrizmin gndeme gelmesi, ulusal ve uluslararas lekte birtakm cidd sonu
lar doguracaktr. Uluslararas alanda ABD, George W. Bushun himayesindeki terre kar sava

erevesinde, gittike kstahlaan ve baz alardan tek yanl bir d politika izlemektedir. Bunun
rnekleri arasnda, Afganistandaki Tlibn rejiminin yklmas ve Saddam Hseyinin Irakna kar
yaplan sava yer alyor. Ancak bu hareketlerin ideolojik sonularnn neler olacagn kestirmek
olduka gtr. Bir taraftan, eger terre kar sava Bat kart dinci militanlg ve buna destek
verenleri bertaraf etme veya yok etmede baarl olursa, bu durum uzun vadede liberal demokra
tik deger ve kuramlarn evrensellemesine katkda bulunabilir ama te taraftan bu sava, Samuel
Huntingtonn Medeniyetler atmas tezine uygun olarak, Amerikan ve Bat kart ok daha
keskin tepkiyi tahrik edebilir, dahas, kktenci din anlayn daha da glendirebilir. Kresel ter
rizm ulusal lekte ise genelde devleti, zelde ise yurttalarn koruma ve gvenligi muhafaza etme
adna devlet otoritesini daha saglam bir zemine oturtur. Bu yzden Philip Bobbitt The Shield ofAchilles (Ailin Kalkan, 2002) adl eserinde, devletin z geregi savaan bir kurum oldugunu ne
srer. Terrist tehdit, sivil zgrlkler ve bireysel haklarla ilgili hassasiyetlerin zerinde devletin
gvenligi ve dzenin nceligini tesis ettigi lde, liberal duyarllklarn anmas ve muhafazakr
lga dogru bir kaymayla ilikilendirilebilir.

Post-Modernite
Siyasal ideolojilerin izleri, modern devleti ortaya karan srece kadar gtrlebilir. Modernleme
sreci, hem sosyal hem siyasal hem de kltrel boyutlara sahipti. Sosyal adan modernleme, yeni
sosyal snflarn, orta snf ve ii snfnn yer aldg, piyasa ynelimli ve kapitalist bir iktisat anlay
ile baglantldr. Siyasal olarak ise modernleme, mutlak monarilerin yerini, anayasal, zamanla da
demokratik ynetimlerin almasn gerektirmitir. Kltrel adan da modernleme, Aydnlanma
fikir ve grlerinin yaylmas biim inde karmza kmaktadr. Bu fikirler, geleneksel din ve si
yasal fikirlere meydan okumu ve genel olarak ilim, irfan, akl ve ilerleme ilkelerine teslimiyet ile
temellendirilmiti. Daha sonraki ideolojilerin dogdugu veya liberalizm, muhafazakrlk ve sosya
lizme muhalif olarak gelitirilen merkez ideolojiler, modernleme srecine ynelik birbirine zt
tepkiler yanstmlardr.
Eger ana siyas ideolojiler eitli ekillerde modernlemenin rn idiyseler, modern toplum
dan post-modern olana geiin, ideolojilerin rolleri ve nitelikleri zerinde ok gl bir anlamnn
olmas kanlmazdr. Modern toplumlar sanayileme ve snf dayanmas zerine ina edilmiti.
Post-modern toplumlar ise insanlarn reticiden tketiciye dntg; bireycilikle snfsal, din ve
etnik sadaktin yer degitirdigi, gittike paral bir zellik arz eden, ogulcu bilgi toplumlardr.
Post-Modernite bazen, hem geliigzel birtakm ideolojik hareketleri gndeme getiren, hem de
yerleik olanlar dntren ge modernlik olarak resmedilir. Post-modernitenin bnyesindeki b i
rinci egilim, nemi gittike artan hayat tarz ve kimlik meseleleriyle ilgili tartmalara yansr. Bu
meselelerin ortaya kmasyla, post-materyal duyarllklarn gndeme gelmesinin ve snfn sosyal
bir kimlik duygusu yaratma becerisinin zayflamasnn yakndan ilgisi vardr. Bu durum, yeni sosyal

hareket -b ar hareketi, kadn hareketi, gay hareketi, Yeil hareketi v s.- ve ideolojik geleneklerin
-zellikle radikal feminizm ve evrecilik- ortaya kmaya baladg 19 6 0 lardan beri aka orta
dadr. Yeni ideolojik dnceyi tahrik eden bir diger unsur da post-modernizmin (bkz. s. 306)
fikirleri ile yerleik ideolojik gelenekleri harmanlamaya ynelik teebbslerdir (bkz. Sonu bl
m, deoloji Olarak Post-Modernizm alt balg). Bu durum, post-liberalizm, post-Marksizm
ve post-feminizm gibi eitli post-izmlerin ortaya kmasna yol amtr. Bunlarn her biri ilgili
blmlerde tartlmtr. Post-modernizmin muhtemel sonularyla beraber geleneksel ideolojik
dncenin yerini alma ihtimli On Birinci Blmde ele alnmtr.

Kreselleme
Kreselleme, anlalmas zor, kaypak bir kavramdr. Kresellemedeki ana fikir, Kenichi
Ohmaenin (1 9 8 9 ) ifadesiyle, snrsz bir dnyanm, yani ulusal devlet snrlaryla tanmlanm
geleneksel siyas snrlarn geirgen olma egiliminin ortaya kmasdr. Sonuta kreselleme, sos
yal mekn yeniden ekillendirmektedir. Yani lkenin, toprak parasnn nemi azalmtr. nk
dnya apnda veya snrlar aan nitelikteki birtakm baglantlar, hem sayca ogalmakta hem
de eitlenmektedir. Uluslararas irketlerin retim ve yatrm kolaylkla konulandrmas; ml
piyasalarn, dnyann herhangi bir yerindeki ktisad olaylara nnda tepki vermesi; Coca-Cola,
M cD onalds hamburgerleri, Nike kou ayakkablar, Starbucks kafeleri gibi kresel mallar olarak
adlandrlan rnlerin ortaya kmas ve neredeyse dnyann her yerinde bulunmalar, bu baglan
tlarn en ak rnekleridir.
Kreselleme, siyas ideolojileri eitli ekillerde etkilemektedir. ncelikle kresellemenin,
milliyetilik ve ulus olgusuyla temellendirilmi diger ideolojik projeler zerinde nemli etkileri
vardr. rnegin, kendi kaderini tayin etme hakk ile baglantl olan siyas milliyetiligin, post-egemen koullarda ileyen ulus-devletlerin yer aldg bir dnyada nemini yitirme ihtimli vardr.
Ayrca, devletin siyaset ve yurttalk alannda sadakti tesis etme kapasitesinin zayflamas geregi
erevesinde, kltrel, etnik ve din milliyetiligin glenmesi muhtemeldir. Keynezci talep yne
timi gibi ulusal ktisad stratejilerin gcnn azalmas, modern liberalizmi ve sosyal demokrasiyi
tehlikeye atmaktadr. Ayrca muhafazakrlar, kresellemenin gelenegi ve ulusal kimligi zayflatma
egilimiyle bogumak zorunda kalmlardr. kincisi, kreselleme katiyen yansz bir ideolojik g
degildir. Daha ziyade neo-liberalizm ile beraberdir ve bu adan devlete ragmen piyasay glen
dirir. ncs, kreselleme eitli muhalif glerin ortaya kmasna da yol amtr. Bunlarn
arasnda, gelimekte olan lkelerdeki din kktenciligi glendirmek vardr. Bu lkelerde kresel
leme genellikle bir tr Bat, zellikle de ABD emperyalizmi olarak grlr ve gelimi lkelerdeki
kreselleme kart ya da kapitalizm kart hareketler sosyalizm, anarizm, feminizm ve evre
cilik dairesindeki fikirlerden yararlanmaktadr. Bir ideoloji olarak kreselleme fikri, On Birinci
Blmde tartlmaktadr.

leri Okumalar
Eagleton, T., Ideology: An Introduction. (Londra ve New York, 1991). ideolojinin farkl tanmlaryla ilgili bir
inceleme. Kitap ana Marksist dnrlerden eitli post-yapsalclara kadar birok fikri ele almaktadr.
Freeden, M., Ideologies and Political Theory: A Conceptual Approach. (Oxford: Clarendon Press, 1996). Kavram
sal morfolojilerine zel ilgi gsteren ana ideolojiler ile ilgili bir inceleme.

Journal o f Political Ideologies. (Abingdon, UK ve Cambridge, Mass., USA: Carfax Publishing). 1996'dan beri
baslan bu dergi, siyas ideolojinin dogasn zmler ve somut ideolojik gelenekleri inceler; emek
gerektiren ama geni kapsaml ve gvenilir.
McLellan, D., Ideology. (Milton Keynes: Open University Press, 2. Bask 1995). Karmak ideoloji kavramyla
ilgili net ve ksa ama kapsaml bir giri.
Schwartzmantel, J. The Age o f Ideology: Political Ideologies from the American Revolution to Postmodern Times.
(Basingstoke: Macmillan, 1998) Ana ideolojik geleneklerin, post-modern toplumun meydan okuma
syla nasl baa ktklarna ilikin geni bir zmleme.
Seliger, M., Ideology and Politics. (Londra: Allen & Unwin, 1976). ok genel bir ideoloji aklamas. Bazlarna
gre ideoloji konusunun klasik eseridir.
Thompson, J. B., Studies in the Theory o f Ideology. (Cambridge: Polity Press, 1984). ideolojinin dogas ve ne
mine ynelik tartmalarla ilgi gzel bir giri.

LBERALZM

KKLER VE GELM
Liberal terimi, 14. Yzyldan beri kullanlmaktadr ama ok eitli anlamlara gelmektedir. Ltin
ce liber, zgr insanlar snf, yani ne serf ne de kle olan insanlar anlamndadr. Ayrca liberal
yiyecek ve iecek yardmlarnda oldugu gibi cmert anlamnda da kullanlmtr veya sosyal tu
tumlar ifade etmek iin, aklk ya da ak grllg ima etmek iin de kullanlr. ogu zaman,
srarla, zgrlk ve tercihle ilgili fikirler ile ilikilendirildi. Liberalizm teriminin siyasal bir bagl
lg agrtrmas ok daha sonralar oldu: 19. Yzyln ilk yarsna kadar kullanlmad. lk kez 1812
ylnda Ispanyada kullanld. 1 8 4 0 lar itibariyle bu terim, Avrupada ayr bir siyasal fikir kmesi
olarak geni lde tannd; ancak, Birleik Krallkta ok daha yava bir ekilde yerleti: 18 30 lar
boyunca W higler kendilerini liberaller olarak adlandrmaya balasalar da Gladstoneun 1868de
grev almasna kadar liberal bir hkmet oluturulmad.
Siyas bir ament olarak liberalizm, muhtemelen 19. Yzyldan nce varolmamt ama libera
lizm, daha nceki yzylda gelien fikirler ve teorilere dayandrld. Liberal fikirler, Avrupada fe
odalizmin k ve onun yerine gelien bir piyasa toplumunun veya kapitalist toplumun bir sonu
cu olarak ortaya kt. Birok adan liberalizm, mutlak monarklarn ve arazi sahibi aristokrasinin
yerleik iktidar ile atma hlindeki byyen orta snfn zlemlerini yanstyordu. Liberal fikirler
radikaldi: Bu fikirler, temel reformlar hatta zaman zaman devrimsel degiimi talep ediyordu. 17.
Yzyl ngiliz Devrimi ve 18. Yzyln sonlarndaki Amerikan ve Fransz Devrimleri, bu dnemde
liberal kelimesi siyas anlamda kullanlmamasna ragmen kolayca fark edilebilen liberal geler
barndryordu. Liberaller, krallarn lh hak gretisine dayandg varsaylan monarinin mutlak
iktidarna meydan okumulardr. Liberaller mutlakiyetiligin yerine anayasal, daha sonra da temsil
demokrasiyi savunmulardr. Liberaller, toprak sahibi aristokrasinin ktisad ve siyas imtiyazlaryla
beraber, sosyal konumun kazara dogum ile belirlendigi feodal sistemin hakkaniyetsizligini ele
tirmilerdir. Ayrca, dinde vicdan zgrlg hareketini desteklemiler ve yerleik kilise otoritesini
sorgulamlardr.
19. Yzyl, birok adan liberal bir yzyldr. Sanayileme Bat lkelerinde yaygnlatka, li
beral fikirler zafer kazanmtr. Liberaller, ynetimin mdahalesinden bagmsz, sanayilemi ve
piyasa erevesinde ileyen bir ktisad dzeni savunmulardr. Bu dzende, i dnyasnn kr pe
inde komas ve lkelerin birbirleriyle serbest ticaret yapmalar mmkn olacakt. Bu trden bir
sanayi kapitalizmi sistemi, 18. Yzyln ortalarndan itibaren Birleik Krallkta gelimeye balad
ve 19. Yzyln ba itibariyle tam anlamyla oturdu. Daha sonra Kuzey Amerika ve tm Avrupaya,
balangta Bat Avrupaya, daha sonra da tedricen Dogu Avrupaya yayld. Sanayi kapitalizmi, 20.
Yzyldan bu yana, zellikle de sosyal ve siyasal geliim znde Batl terimlerle tanmlanmaya ba
laynca, Asya, Afrika ve Ltin Amerikadaki gelimekte olan lkeleri gl bir biimde cezbetmeye
balad. Ancak gelimekte olan lkelerdeki devletler, liberal kapitalizmin czibesine kar baz di
renlerle karlamaktadrlar. Bunun en nemli nedeni de, bu lkelerdeki siyasal kltrn bireyden
ziyade toplulugu (cemaati) vurgulamasdr. Byle durumlarda bu kltrlerin, Bat liberalizminden

ok, sosyalizm veya m illiyetilik iin daha verimli bir ortam oluturduklar grlr. Japonyada ol
dugu gibi, baaryla tesis edildigi lkelerde de kapitalizm, bireyci olmaktan ok, kolektif bir nitelik
kazanma egilimine girmitir. rnegin Japon sanayisini gdleyen eyin, bireysel kar aray degil
de grup sadakti ve devi gibi geleneksel fikirler oldugu grlr.
Batl siyasal sistemler de liberal fikir ve degerlerle ekillenmitir. yle ki, bu sistemler o
gunlukla liberal demokrasiler olarak snflandrlrlar. Bu sistemler, anayasal sistemlerdir. Yani, h
kmet iktidarn snrlama, yurtta haklarn koruma arayndadrlar ve siyasal yetkinin rekabete
ak seimlerle elde edilmesi anlamnda da temsilidirler. Liberal demokrasi ncelikle, Bat Avrupa
ve Kuzey Amerikada gelimi, gelimekte olan lkelerin bazlarnda, 1989-1991 devrimlerinden
sonra Dogu Avrupada da kklenmitir. Afrika ve Asyadaki birtakm lkelerde oldugu gibi, baz
rneklerde Bat tarz liberal rejimler, bagmszlga kavumann miras olarak kalmtr ama baar
derecesi farkllk gstermektedir. Hindistan, dnyann en byk liberal demokrasisidir. Ancak
baka yerlerde liberal demokratik sistemlerin, sanayi kapitalizminin yokluguna ya da yerleik siyas
kltrn dogasna bagl olarak zaman zaman ktkleri grlr. Bunun aksine, ogu Batl lkenin
siyasal kltr, liberal-kapitalist degerler esas zerine ina edilmitir. badet zgrlg, ifade z
grlg, mlkiyet hakk gibi fikirlerin hepsi liberalizmden tretilmitir. Bu fikirler Bat toplumla
rnda ylesine kk salmtr ki, bunlara ynelik meydan okuma, hatta sorgulama olduka ndirdir.
Aslnda liberalizm, sanayilemi Batdaki hkim ideoloji durumundadr. Hatta baz siyaset
dnrleri, liberalizm ile kapitalizm arasnda zorunlu ve kanlmaz bir bag bulundugunu da id
dia ederler. Bu iddia, liberalizmi eletirenler kadar liberalizm taraftarlarnca da dile getirilir. rne
gin Marksistlere gre liberal fikirler, kapitalist toplumda mlkiyet sahibi ynetici sm fn ktisad
karlarnn yansmasndan baka bir ey degildir. Marksistler, liberalizmi burjuva ideolojisinin
klasik rnegi olarak grrler. te yandan Friedrich Hayek (bkz. s. 105) gibi dnrler, ktisad
zgrlgn -zel mlkiyete sahip olma, kullanma ve elden karma hakk- siyas zgrlgn zo
runlu teminat oldugu iddiasndadrlar. Bundan hareketle Hayek, liberal demokratik sistemin ve
sivil zgrlklere saygnn sadece kapitalist ktisad dzen baglamnda geliebilecegini ne srer.
Bununla birlikte, 19. Yzyl dan bu yana baz tarihsel gelimelerin, liberal ideolojinin dogasn
ve zn etkiledigi aka ortadadr. Liberalizmin karakteri, ktisad ve siyas hkimiyet tesisinde
baarl olan ykselen orta snflar eklinde degimitir. Liberalizmin radikal hatta devrimci u
lar, liberal baarlar takiben yava yava ortadan kaybolmutur. Sonuta liberalizm, degiim ve
reformdan ziyade, geni lde liberal olan mevcut kurumlan korumay savunan muhafazakr bir
nitelik edinmitir. Liberal fikirlerin de digerleri gibi degimeden kalmas mmkn degildir. 19.
Yzyldan gnmze sanayilemedeki ilerleme, liberalleri erken dnem liberal fikirleri sorgulama
ya, baz alardan da gzden geirmeye sevk etmitir.
Yurttalarnn hayatlarna devletin mdahalesinin mmkn oldugunca azaltlmas gerektigini
savunan erken dnem liberallerinin aksine; modern liberaller ynetimin, saglk, konut, denek,
egitim gibi hizmetlerin verilmesinden; ayn ekilde ekonominin ynetimi veya en azndan regle
edilmesinden sorumlu olmas gerektigine inanrlar. Bu durum, liberalizm iinde iki dnce gele

neginin ortaya kmasna yol amtr: Klasik liberalizm ve modern liberalizm. Bunun sonucu ola
rak baz yorumcular liberalizmin, devletin arzulanan rol konusunda elikili inanlar benim se
yen, tutarsz bir ideoloji oldugunu ne srerler. 20. Yzyln sonundan itibaren de liberalizm, Bat
dnyasnda artan kltrel ve ahlk farkllkla beraber, din fundamentalizm ve ana liberal ilkelere
kar olan birtakm siyas inanlarn meydan okumasyla kar karya gelmitir. Sonuta liberaller,
baz fikir ve degerlerini yeniden ekillendirmek, baz u rneklerde de liberalizmin tm halk ve
toplumlarda uygulanabilir olup olmadgn sorgulamak durumunda kalmlardr.

BREYN NCELg - ANA TEMALAR


Liberalizm, bir anlamda, sanayilemi Batnn ideolojisidir. Liberal fikirler siyas, ktisad ve kl
trel hayata ylesine derin nfuz etmitir ki, bunlarn etkilerini sezmek olduka zorlam ve li
beralizm genel olarak Bat uygarlgnn ayrlmaz bir paras olmutur. 18. ve 19. Yzylda liberal
dnrler Aydnlanmann evrensel akl inancndan etkilenmiler ve aka liberalizmin katksz
(foundationist) biimini benimsemilerdir. Bu anlay, daha ok kiisel zerklikle baglantl olarak
gelimi ve stn, zel bir insan grn savunmular ve bu ynde temel degerleri tesis etme egi
limine girmilerdir. Liberalizmin bu yorumu, insanlk tarihinin, tedrici ama kanlmaz olarak libe
ral ilke ve kurumlarn zaferiyle yazlacagn ima etmesi anlamnda cesurca, evrenselci bir yorumdu.
Ksaca ilerleme, tamamen liberal terimlerle anlalyordu.
Ancak 20. Yzyl boyunca liberalizmi, ahlk olarak tarafsz resmetmek moda oldu. Bu anla
y, liberalizmin iyi olana degil de haklara ncelik verdigi inancnda yansmasn buldu. Baka
bir ifadeyle liberalizm; insanlarn ve gruplarn kendi tanmladklar iyi hayat her ne ise peinden
gidebilecekleri koullarn tesis edilmesi mcadelesini verir ama bunu yaparken, iyinin ne olduguna
ilikin zel bir nosyonu desteklemeye almaz veya bu ynde reeteler sunmaz. Bu adan libera
lizm, salt bir ideoloji degil, meta-ideolojidir. Yani, siyasal ve ideolojik tartmann yer alabilecegi
zeminleri oluturan kurallar btndr. Ancak bu, liberalizmin salt bir kendi iini yap felsefesi
oldugu anlamna gelmez. Liberalizm bir taraftan aklk, tartma ve kendi kaderini tayin hakkn
nemserken, diger yandan, ayrt edici niteliklerinden biri de gl bir ahlk hamle olmasdr. Li
beralizmin ahlk ve ideolojik tutumu, kendine zg deger ve inan kmesine teslimiyetle aga
kar. Bu degerlerin en nemlileri unlardr:
Birey
zgrlk
Akl
Adlet
Hogr ve farkllk

Birey
Modern dnyada birey kavram ylesine in bir kavramdr ki, bu kavramn siyas nemi ogun
lukla gzden karlr. Feodal dnemde kendine ait karlar olan ya da kiisel ve zgn kimliklere
sahip bireyler anlay neredeyse yoktu. Daha ziyade insanlar, ait olduklar sosyal gruplarn yeleri
olarak grlrlerdi: Aile, ky, yerel cemaat veya sosyal snf. Bu insanlarn hayatlar ve kimlikleri
byk oranda bu gruplarn nitelikleriyle belirlenirdi ve kuaktan kuaga ok kk bir degiim
gsterirdi. Ancak gittike byyen piyasa ynelimli toplumlar feodalizmin yerini aldka, bireyler,
ok daha geni tercih ve sosyal imknlar dizisiyle kar karya geldiler. Belki de ilk kez kendileri
iin, kiisel terimlerle kendileri zerinde dnme cesaretini elde ettiler. rnegin ailesi, her zaman
ayn toprak paras zerinde hayat ve alm olan bir serf zgr insan oldu ve kim iin ala
cagn tercih etme becerisini; belki de toprag tamamen terk edip, byyen kasaba veya kentlerde
i arama frsatn elde etti.
Feodal hayatn ana dayanaklar ktke, yeni bir entelektel iklim olutu. Rasyonel ve bilim
sel aklamalar tedricen geleneksel din teorilerin yerini ald ve toplum, her geen gn bireyin bak
asndan anlalmaya baland. Bireylerin, kiisel ve ayrt edici zelliklere sahip oldugu dnld:
Her bireyin zel degeri vardr. Bu durum, 17. ve 18. Yzyllarda gelien dogal haklar anlaynda
aka ortadadr. Bu anlaya gre bireyler, Tanr vergisi dogal haklar kmesiyle donatlmtr. Bu
haklar, John Locke (bkz. s. 54) tarafndan hayat, hrriyet ve mlkiyet olarak tanmlanmtr.
Alman filozof Immanuel K an tin (1 7 2 4 -1 8 0 4 ) bireyleri; kendi bana ama olarak, ve salt ba
kalarnn amalarn gerekletirme aralar olmadklar eklindeki bir kavramlatrmasyla benzer
bir dnceyi dile getirmitir. Ancak bireyin nemini vurgulamak, iki kart sakl anlam gndeme
getirir. Birincisi, bu tutum her insann zgnlgne dikkat eker: Bireyleri ncelikle kendilerine
has zellikler ve sahip olduklar nitelikler asndan tanmlar. Ancak kincisi, bu bireyler ayn sta
ty paylamazlar, nk onlarn hepsi en bata bireydirler. Aslnda liberal ideoloji iinde yer alan
gerilimlerin ogu, zgnlk ve eitlikle ilgili bu kart grlere dayandrlabilir.
Bireyin nceligine inanma, liberal ideolojinin tipik temasdr. Ancak bu inancn liberal d
nceye etkisi farkl alardan olmutur. Bu anlay, baz liberallerin toplumu, salt kendi ihtiya
ve karlarn tatmin etme arayndaki bireylerin toplam olarak grmelerine yol amtr. Bylesi
bir gr, bireyleri toplum iinde yaltlm atomlar olarak tasavvur etme anlamnda, atomistik olarak adlandrlmtr. Aslnda bu gr, toplumun kendi bana varolmadg ama salt kendi
kendine yeten bireylerin toplam oldugu inancn dogurabilir. Bylesi u bireyci bir anlay, bireyin
bencil, zorunlu olarak karc ve kendi ayaklar zerinde durabilen bir varlk oldugu varsaymna
dayanr. C. B. M acpherson (1 9 7 3 ), erken dnem liberalizmini, sahiplenici bireycilik olarak nite
lendirmitir. nk Macphersona gre bu anlay, bireyi, kendi kiilik ve kapasitelerinin sahibi,
bu adan topluma hibir borcu olmayan varlk olarak grr. Aksine daha sonraki liberaller, insan
dogasna ilikin daha iyimser bir gr benimsemiler ve bireylerin birbirlerine, zellikle de ken
dilerine bakamayanlara kar sosyal sorumluluklar oldugunu dnme konusunda daha hazrlk-

Bireycilik [Individualism ]

Bireycilik, her tr sosyal grup veya mterek organ zerinde bireyin stn derecedeki nemine olan inanc ifade
eder. Metodolojik bireycilik, her siyasal teori veya sosyal aklamada bireyin merkeziligini ne srer -toplum hakkndaki tm yarglar, toplumu oluturan bireyler asndan dile getirilmelidir. te yandan etik bireycilik ise top
lumun, bireysel hak, ihtiya veya karlara ahlk ncelik tanyarak, bireyin yararna olacak ekilde ina edilmesi
gerektigini ima eder. Klasik liberaller ve Yeni Sag, bencil karlara ve kendi ayaklar zerinde durmaya vurgu yapan
bencil (egoist) bireyciligi savunurlar. Bunun aksine modern liberaller, kar tatmini arayndan ok, nsan geliimi
nceleyen geiimeci bireyciligi nemsemektedirler.

________________________________________________________________________________________J
ldrlar. nsan dogas ister bencil olarak, isterse digerkm olarak tasavvur edilsin; liberaller, her bir
kiinin kendi potansiyelini tam olarak gelitirme yetenegine sahip oldugu bir toplumu yaratma
arzusu etrafnda birleirler.

zgrlk
Bireyin stn derecedeki nemine olan inan, dogal olarak bireysel zgrlge adanmay gndeme
getirir. Liberaller iin bireysel zgrlk, (burada hem zgrlk [freedom ] hem de serbesti [liberty]
kelimesi birbiri yerine kullanlabilir) stn siyas degerdir ve liberal ideolojide birok adan bir
letirici unsurdur. lk dnem liberallere gre zgrlk, dogal bir hakti; gerek bir nsan varoluu
srdrmek iin zorunlu bir gereksinimdi. Ayrca zgrlk bireylere, tercih marifetiyle kendi kar
larn gzetme frsat da tanr: Nerede yaayacagnn, kim iin alacagnn, neyi satn alacagnn
vs. tercihi. Liberaller daha sonra zgrlg, insanlarn beceri ve yeteneklerini gelitirip, potansiyel
lerini gerekletirebilecekleri yegne koul olarak grmlerdir.
Ancak liberaller, bireyin mutlak anlamda zgrlk haklar oldugunu kabul etmezler. zgr
lk snrsz oldugunda, bir ruhsata, digerlerini taciz etme hakkna dnebilir. John Stuart Mili,
(bkz. s. 46) On Liberty ( Hrriyet stne, [1859] 1972, s. 73) adl eserinde, meden toplulugun
herhangi bir yesinin iradesine ragmen zerinde kullanlabilecek meru gcn yegne amac, di
gerlerine zarar vermesini engellemek, oldugunu ne srer. Mili, bireylerin mutlak zgrlk kulla
nacaklar kendileriyle ilgili eylemler ile digerlerinin zgrlklerini kstlayabilecek ya da onlara
zarar verebilecek digerleriyle ilgili eylemler arasnda net bir ayrm yapar. Mili, birey zerinde, ki
inin kendisine fiziksel veya ahlk olarak zarar vermesini engellemek zere tasarlanm olsalar bile
hibir kstlamay kabul etmez. Bu trden bir gre gre rnegin, otomobil srclerinin emniyet
kemeri takmalarn veya m otosiklet kullanclarnn kask takmalarn zorunlu klan yasalar veya bir
bireyin ne okuyacagn ya da dinleyecegini snrlayan her tr sansr kabul edilemez niteliktedir.
Ayn anlay erevesinde radikal liberteryenler, insanlarn, eroin ve kokain gibi uyuturucu mad-

John Stuart Mill (1806-1873)

ngiliz filozof, iktisat ve siyaseti. Mili, babas olan faydac teorisyen James Mili tarafndan
yogun ve kat bir egitime tbi tutuldu. Bu durum, onun 20 yanda zihinsel olarak kmesi
ne yol at. Mill, London Review dergisini kurdu, basmn stlendi ve 1865'ten 1881'e kadar
Westminster milletvekilligi yapt.
Mill'in eitlilik barndran karmak eseri, liberalizmin geliiminde hayat rol oynad. nk
bu eser, birok adan klasik ve modern teoriler arasnda bir kpr oluturdu. Mill'in, kolektif
egilimlere ve geleneklere kar takndg muhalif tavr, 19. Yzyl'daki hkim ilkelerde derinlere kk salmt. Ancak
onun, "bireysellige"adanmada kendisini da vuran, bireysel hayatn niteligine yaptg vurgu, ayn ekilde kadnlara
oy hakk, daha sonra da ii kooperatifleri gibi davalara duydugu sempati, 20. Yzylin iple ektigi gelimelerdi.
Mill'in balca eserleri arasnda, On Liberty (Hrriyet stne, 1859), Considerations on Representative Government
(Temsili Hkmet zerine Dnceler, 1861) ve The Subjection of Women (Kadnlarn Tebaalatrlmas, 1869) vardr.

deleri kullanma haklar oldugunu savunabilirler. Birey kendi beden ve ruhu zerinde egemen olsa
da; herkes, tm diger bireylerin eit zgrlk hakkndan yararlanmalar geregine sayg duymak
zorundadrlar. Bu anlay, herkes iin eit zgrlkle tutarl olmak kaydyla, herkesin, mmkn
olan en geni lde zgrlk hakk oldugu ilkesi erevesinde, agda liberal John Rawls (bkz. s.
7 4 ) tarafndan dile getirilmitir.
Liberaller, zgrlgn degeri hususunda hemfikir olsalar da, birey iin zgr olmann ne
demek oldugu konusunda her zaman ayn gr paylamazlar. ngiliz dnce tarihisi Isaiah
Berlin, (1 9 0 9 -1 9 9 7 ) Two Concepts o f Liberty ( ki zgrlk Kavram , [1958] 19 6 9 ) adl eserinde,
negatif zgrlk teorisiyle, pozitif zgrlk teorisini birbirinden ayrmtr. Erken dnem veya
klasik liberaller zgrlgn, kiinin kendi bana braklmasna, mdahaleden bagmsz ve tercih
ettikleri ekilde hareket etme becerilerine dayal olduguna inanrlar. Bu zgrlk kavramlatrmas
negatiftir; yani, birey zerinde dsal bir kstlama veya zorlamann olmadg zaman sz konu
su olabilir. M odern liberaller ise daha pozitif bir zgrlk kavramlatrmasm benimserler. Bu,
Berlin tarafndan kiinin kendisinin efendisi olma becerisi, zerk olma olarak tanmlanr. Kiinin
kendisinin efendisi olmas, bireyin, beceri ve yeteneklerini gelitirebilmesini, anlayn genilet
mesini ve potansiyelini kullandg iin de memnuniyet duymasn gerektirir. rnegin J. S. Mille
gre zgrlk, salt d basklardan zade olmaktan ok daha fazla bir eydir: zgrlk, gelime
ve niha olarak da kendini gerekletirmeyi baarmak zere nsan kapasiteyi gerektirir. Farkl z
grlk kavramlatrmalar, liberalizm iinde sadece akademik tartmalar tahrik etmekle kalmaz;
liberallerin, bireyle devlet arasndaki ilikiye ait farkl grleri benimsemelerine de yol aar.

zgrlk zerine

Bak Alar

Liberaller, zgrlge, stn bireyci deger olarak ncelik tanrlar. Klasik liberaller, zorlama yoklugu veya tercih
zgrlg olarak anlalan negatif zgrlg savunurken; modern liberaller, kiisel geliim ve nsan ilerleme
anlamnda pozitif zgrlk taraftardrlar.
Muhafazakrlar, geleneksel olarak zayf bir zgrlk grne onay verirler. nk dev ve sorumluluklarn
gzetilmesi beklentisi varken negatif zgrlk, toplumun dokusu iin bir tehdit oluturur. Ancak Yeni Sag, ktisad
alandaki negatif zgrlg, piyasadaki tercih zgrlgn benimserler.
Sosyalistler, zgrlg genellikle olumlu terimler erevesinde alglarlar. Bu zgrlk, zgr yaratc emek
veya ibirligi hlindeki sosyal etkileim araclgyla baarlm kendini gerekletirme anlamndadr. Sosyal de
mokratlar zgrlg, bireysel potansiyelin gerekletirilmesi olarak grme asndan modern liberalizme yakla
mlardr.
Anaristler, zgrlg mutlak bir deger olarak grrler ve zgrlgn hibir siyasal otorite biimiyle uyu
mayacagna inanrlar. zgrlk, kiisel zerkligin baarlmas demektir. Yani salt kiinin "kendi bana" braklmas
degil; rasyonel olarak kendi kendini ynlendiren ve kendi istekleri dogrultusunda hareket edebilir olmasdr.
Faistler, anlamsz oldugu gerekesiyle her tr bireysel zgrlg reddederler. Aksine "gerek" zgrlk, liderin
iradesine sorgusuz itaat ve bireyin ulusal topluluk iinde sogurulmasdr.

Ekolojistler, zellikle de derin evreciler zgrlg, kiisel egonun ekosfer veya evren iinde sogurulmasyla
beraber ortaya kan kendini gerekletirme ya da biri olmann baarlmas olarak grrler. Siyasal zgrlgn
aksine, bu zgrlk, bazen "isel" zgrlk, kendini gerekletirme olarak zgrlk eklinde grlr.

Din fundam entalistler, zgrlg, esasnda isel veya ruhan bir nitelik olarak grrler. zgrlk, Tanr'nn
vahyedilmi iradesine uyum; din otoriteye boyun egmekle ilgili olan ruhan memnuniyet demektir.

_____________________________________________________________ _____________________

Akl
zgrlkle ilgili liberal anlay, akla olan inanca sk skya bagldr. Liberalizm, tam anlamyla hl
Aydnlanma projesinin bir parasdr. Aydnlanmann ana temas, insann btl inan ve cehalet
baglarndan kurtulup, bir akl agnn salverilmesi arzusuydu. Belli bal Aydnlanma dnrle
ri arasnda Jean-Jacques Rousseau (bkz. s. 170) Immanuel Kant, Adam Smith (bkz. s. 6 5 ) ve
Jerem y Bentham (bkz. s. 6 4 ) vardr. Aydnlanma rasyonalizmi, liberalizmi birok adan etki
lemitir. En bata, hem zgrlge hem de bireye olan inancn glendirmitir. nsanlar, rasyonel
dnen varlklar olmalar derecesinde, kendi karlar iin en iyinin ne oldugunu tanmlama ve
onun peinden gitme yetenegine sahip olurlar. Liberaller, bu adan bireylerin katiyen yanlmaz
olduklarna inanmazlar ama akla olan inan, paternalizm (bkz. s. 9 8 ) kart gl bir nyargy,
liberalizm iinde ayrlmaz bir para olarak ina eder. Paternalizm, bireyleri, kendi ahlk tercih
lerini yapmaktan ve gerektiginde kendi hatalarndan ders karmaktan alkoymakla kalmaz, ayn

Rasyonalizm / Aklclk [Rationalism]

Rasyonalizm, dnyann rasyonel bir yaps oldugu ve bu yapnn insan akl ve eletirel soruturmayla ifa edile
bilecegi inancdr. Felsef bir teori olarak da rasyonalizm, emprisizmin aksine bilginin, tecrbeden ziyade aklla
edinildigi inancdr. Ancak genel bir ilke olarak rasyonalizm, insanlarn dnyalarn anlama ve aklama ve de so
runlara zm bulma kapasitelerine ar derecede vurgu yapar. Rasyonalizm, insanlarn tutumlar ile ilgili olarak
birtakm amalar ngrmese de, bu amalarn peinden nasl gidilmesi gerektigini kesinlikle belirler. Rasyona
lizm, gelenek veya grenege dayal ya da rasyonel olmayan gd ve drtlerin aksine, ilke ve akln ynlendirdigi
davranlar vurgular.

zamanda, bakalar iin sorumluluk yklenmi kiilerin kendi konumlarn (yine kendi) amalar
ugruna ktye kullanma ihtimlini de yaratr.
Rasyonalizmin bir diger miras da, liberallerin, gl bir ekilde ilerlemeye inanma egilimle
ridir. lerleme tam anlamyla gelimek, ileriye dogru hareket etmek demektir. Liberal bak asna
gre, zellikle bilim sel devrim marifetiyle ortaya kan bilgi art, sadece insanlara dnyalarn
anlama ve aklamay mmkn klmakla kalmad; bu dnyann daha iyi ekillendirilmesine de yar
dmc oldu. Ksaca akln gc insanogluna, kendi hayatlarnn sorumluluklarn yklenme ve kendi
yazglarn belirleme kapasitesi bahetmitir. Sonuta rasyonalizm, insanlg gemiin penesiyle
beraber gelenek ve grenek yknden de kurtarmtr. Beer bilgi ve anlay envanteri ilerlemeci
bir tarzda arttgndan her bir kuak, kendinden ncekinden daha ileriye gidebilmektedir. Bu ayn
zamanda egitim zerindeki karakteristik liberal vurguyu da aklamaktadr. nsanlar kendilerini
bilgi edinmeyle ve nyargyla beraber btl inanc terk etme yoluyla gelitirebilirler. zellikle m o
dern liberal anlayta egitim, kendi bana, znde iyidir. Egitim, kiisel olarak kendini gelitirme
ve geni lekte de tarihsel ve sosyal ilerlemenin hayat aracdr.
Ayrca akl; tartma, mnazara ve akl yrtmenin nemine k tutma asndan hayat nem
tar. Liberaller, insanlar, akln rehberligindeki yaratklar olarak grme erevesinde, insan doga
s hakknda genellikle iyimser bir gre sahip olsalar da, insan mkemmelligi eklindeki topik
amenty ndiren desteklerler. nk liberaller, bencil kar ve bencilligin gcn kabul ederler.
Bunun kanlmaz sonucu da rekabet ve atmadr. Bireyler kt kaynaklar iin mcadele ederler;
i dnyas kr artrmak iin rekabet eder; devletler gvenlik veya stratejik avantaj iin arprlar
vs. Liberal tercih bu atmalarn kesinlikle, tartma ve mzakere yoluyla giderilmesi tarafndadr.
Akln en byk avantaj, atan iddia ve taleplerin degerlendirilebilecegi bir zemin sunmasndan
kaynaklanr -b u iddialar analizler karsnda durabiliyor mu? Bu iddialar makl m? Bunun yann
da akl, atmalarn bar yollardan zmlenmemesinin ortaya karacag maliyeti, yani iddeti,
kan dkmeyi ve lm de gzler nne serer. Tm bunlardan dolay liberaller, zor kullanma ve sal
drganlga bavurmay onaylamazlar; rnegin sava her zaman, gndeme getirilecek son are olarak
grlr. iddet, sadece akln iflsnn bir gstergesi degil, ayn zamanda irrasyonel olan kan ehveti

ve kendi bana bir ama olarak iktidar arzusunun da salverilmesi demektir. Liberaller, g kullan
mnn sadece nefs mdafa durumunda veya baskya kar koyma arac olarak hakllatrlabilecegine
inanrlar. Ancak bu kullanm her zaman sadece akl ve muhakemenin baarsz olmas durumunda
sz konusu olabilir.

Adlet
Adlet, zel bir ahlk yarg tipini agrtrr; bu yarg da zellikle dl ve cezalarn paylatrlma
syla ilgilidir. Ksaca adlet herkese, gereken ne ise onun verilmesiyle ilgilidir. Dar anlamda sosyal
adlet, toplumda cret, kr, konut, tbb bakm, sosyal yardm vs. gibi dl ve nimetlerin paylat
rlmas demektir. Liberal adlet teorisi, ok eitli alanlardaki eitlik inancna dayanr. Her eyden
nce bireycilik (bkz. s. 45), temel bir eitlige teslimiyeti ifade eder. Her bireyin eit ahlk deger
de oldugu anlamnda, tm insanlarn eit olarak dogduklar kabul edilir. Dogal haklar veya insan
haklar nosyonunda ikin olan fikir de budur. kinci olarak, temel eitlik, biimsel eitlik inancn
da bnyesinde barndrr. Buna gre tm bireyler, zellikle hak daglm asndan toplumda ayn
biim sel statden faydalanmaldrlar. Sonuta liberaller; cinsiyet, rk, renk, inan, din ya da sosyal
arka plan gibi etkenler temelinde bazlarnn sosyal imtiyaz veya avantajlardan yararlanp digerleri
nin ise dlanmasna iddetle kar karlar. Haklar; erkekler, beyazlar, Hristiyanlar veya zenginler
gibi hibir grubun tekeline verilmemelidir. Biimsel eitligin en nemlileri yasal eitlik ve siyas
eitliktir. Yasal eitlik, hukuk nnde eitligi vurgular ve yasal ereveyle ilgili olmayan tm et
kenlerin, kesinlikle yasal karar alma sreciyle ilgili olmadgn srarla belirtir. Siyas eitlik ise tek
kii, tek oy; tek oy, tek deger fikrinde ikindir ve demokrasiye ynelik liberal sadaktin temelini
oluturur.
nc olarak liberaller, frsat eitligi inancm benimserler. Her bir bireyin toplumda ykseli
i ve dyle ilgili eit ans olmaldr. Bu anlamda hayat oyunu, ayn dzeydeki oyun sahasnda
oynanmaldr. Bu, tm dl ve sonularn eit olmas gerektigi ya da hayat ve sosyal artlarn herkes
iin ayn olmas gerektigi anlamna gelmez. Liberaller, sosyal eitligi arzulanabilir bir ey olarak
grmezler, nk insanlar ayn dogmamtr. Her insann farkl yetenek ve becerileri vardr ve ba
zlar, digerlerinden ok daha fazla almaya hazrdr. Liberaller, liyakatin, becerinin ve alma
arzusunun dllendirilmesi gerektigine inanrlar. Aslnda liberallere gre, eger insanlar dogutan
getirdikleri becerileri gelitirme ve potansiyellerini gerekletirme gdsne sahip iseler, bu dl
lendirme gereklidir. Bir liberal iin eitlik, bireylerin sahip olduklar eit olmayan beceri ve yete
neklerini gelitirmek iin eit frsata sahip olmalar demektir.
Bu da, tam anlamyla yetenekli veya beceriklilerin ynetimi anlamna gelen meritokrasi anla
yna yol aar. Liyakat ynetiminin hkim oldugu toplumda, servet ve sosyal konum eitsizlikleri,
insanlar arasnda eitsiz beceri ve deger daglmnn yansmasndan baka bir ey degildir ya da bu
eitsizlikler, talih veya ans gibi insan kontroln aan etkenlere dayanrlar. Bylesi bir toplum, sos

yal olarak dildir. nk bu toplumda insanlar, cinsiyetlerine, derilerinin rengine veya dinlerine
gre degil, beceri veya alma arzularna gre; ya da Martin Luther Kingin ifadesiyle, karakterle
rinin ierigi ne gre degerlendirilirler. Geni anlamda, sosyal eitlik dil degildir. nk bu eitlik,
eit olmayan bireyleri eitlermi gibi telkki eder.
Ancak liberal dnrler adletin bu trden geni ilkelerinin pratikte nasl uygulanmas gerek
tigi hususunda fikir ayrlgna dmlerdir. Klasik liberaller, hem ktisad hem de ahlk zeminlerde
kat bir liyakat ynetimi benimserler. Klasik liberaller ktisad olarak, zendirici, tevik edici eylere
olan ihtiyac ar derecede vurgulamlardr. Geni lekli bir sosyal eitsizlik, hem zengin hem de
yoksullar iin almaya ynelik ok gl bir zendirici etkendir: Zenginlerin daha fazla servet edi
nebilme ihtimli ve yoksullarn sefaletten kurtulma ynndeki iddetli arzular. Bireyler servetlerini
dil bir ekilde edindigi veya aktardg srece, niha servet daglm ne kadar eitsiz olursa olsun dil
olmaldr. Daha yetenekli olanlar veya ok alanlar servetlerini kazanrlar ve tembellere ya da
beceriksizlere gre daha mreffeh bir hayat hak ederler. Bu adlet teorisi, 17. Yzylda John Locke
(bkz. s. 54 ) tarafndan oluturulmu ve daha ok R obert Nozickin (bkz. s. 107) fikirlerinden
etkilenen neo-liberaller tarafndan 20. Yzyln sonlarndan beri daha da gelitirilmitir.
Modern liberaller ise sosyal adleti bir dereceye kadar, sosyal eitligi ima eder ekilde ele al
mlardr. rnegin John Rawls, (bkz. s. 74) A Theory o f Justice (Bir Adlet Teorisi, 1970) adl ese
rinde, ktisad eitsizligin sadece toplumdaki en yoksullarn menfaatine ilediginde hakllatrlabi
lecegini ne srmtr. Rawls gibi liberaller, dil toplumun, bir refah sistemi araclgyla daha az
iyi durumda olanlarn menfaatine refahn yeniden paylatrldg toplum oldugu sonucuna varrlar.
Sosyal adletle ilgili bylesi farkl grler, liberalizm iindeki dil toplumu gerekletirebilecek
koullarn neler olduguna ilikin temel bir fikir ayrlgnn yansmasdr. Klasik liberallerin inancna
gre, feodalizmin yerini alan piyasa ya da kapitalist ekonomi, her bireyin kendi degerlerine gre
baarl olabilecegi sosyal koullar yaratmtr. Bunun aksine modern liberaller ise dizginlenmeyen
kapitalizmin, bazlarna ayrcalk bazlarna da zarar verecek ekilde yeni sosyal adletsizlik biim
lerine yol atg inancn tarlar.

Hogr ve Farkllk
Liberal sosyal etigin ayrt edici zelligi, ahlk, kltrel ve siyas farkllg kabul etme, baz durum
larda da gklere karma arzusudur. Aslnda ogulculuk veya farkllgn kklerinin bireycilik ilke
siyle beraber insanoglunun ayr ve zgn yaratk oldugu varsaymnda yer aldg sylenebilir. An
cak liberal farkllk tercihi, ogunlukla hogr ile ilikilendirilir. Hogr, msamaha, insanlarn
bizim onaylamadgmz bir ekilde dnme, konuma ve eylemlerde bulunmalarna gz yumma
istekliligi demektir. Bu, Fransz yazar Voltairein (1694-1778), Syledigin eyden igreniyorum
ama senin bunu syleme hakkn lmne savunacagm ifadesinde yer almtr. Hogr, hem
etik bir ideal hem de sosyal bir ilkedir. Hogr, bir yandan kiisel zerklik amacn temsil ederken,

ogulculuk [Pluralism]

En geni anlamyla ogulculuk, birok eyin varlgna, farkllk veya eitlilige duyulan adanma inancdr. Betimleyici bir terim olarak ogulculuk, parti rekabetini (siyasi ogulculuk), etik degerlerin eitliligini (ahlk ogulcu
luk veya deger ogulculugu), kltrel inanlarn eitliligini (kltrel ogulculuk) vs. agrtrr. Normatif bir terim
olarak ise ogulculuk, farkllgn shhatli ve arzulanabilir bir ey oldugunu ileri srer. Bunun nedeni olarak da
genellikle farkllgn, bireysel zgrlg korudugu ve tartma, mnakaa ve anlay besledigi gsterilir. Aslnda
ogulculuk, iktidarn sekin veya ynetici snfn elinde yogunlamadgn, geni lde toplumda orantl olarak
yayldgn savunur. Bu ekildeki ogulculuk genellikle, hkmete grup eriiminin geni demokratik tepkiselligi
teminat altna almas anlamnda, bir"grup siyaseti"teorisi olarak grlr.

diger yandan da insanlarn birbirlerine nasl davranmalar gerektigiyle ilgili kurallar koyar. Hog
rnn liberal yorumu, John Milton (1608-1674) ve John Locke gibi yazarlarn, din zgrlgn
savunma teebbsleriyle 17. Yzylda ortaya kmtr. Locke, A Letter Concerning Toleration (Ho
gr stne Bir M ektup, [1 689] 1963) adl yazsnda yle bir akl yrtmeye bavurur: Ynetimin
gerek ilevi hayat, zgrlg ve mlkiyeti korumak oldugundan, byle bir ynetimin insanlarn
ruhunun muhafazas na burnunu sokma hakk yoktur. Bu anlay, liberaller iin hayat nem ta
yan kamusal ve zel hayat alanlar ayrmna k tutar. Hogr, zel alan olarak grlen zemin
lerdeki tm meseleleri kapsayacak ekilde geniletilmelidir. Ahlk meselelerle ilgili olan din gibi
alanlar, tamamen bireye terk edilmelidir. Sonuta hogr, negatif zgrlgn teminatdr.
J. S. Mili (bkz. s. 4 6 ), On Liberty ( Hrriyet stne, [1 8 5 9 ] 1972) adl eserinde, hogr
nn bireysel oldugu kadar toplum asndan da nemine k tutan daha geni bir hakllatrma
gelitirmitir. Bireyin bak asndan hogr, ncelikle bireysel zerkligin teminat, dolaysyla
da, ahlk kiisel geliimin bir kouludur. Bununla beraber hogr, bir btn olarak toplumun
saglamlgn ve saglgn teminat altna almak iin de bir zorunluluktur. yi fikirler, kt olanlarn
yerini alacagndan ve cehalet ilerlemeci bir tarzda bertaraf edileceginden, hakikat sadece fikirle
rin serbest piyasasnda ortaya kabilir. Farkllk veya eitliligin neticesi olarak, rekabet, tartma
ve mnakaa bundan dolay sosyal ilerlemenin motorudur. M ille gre bu durum, demokrasinin
ve ogunluk her zaman hakldr inancyla baglantl olan ahmak uyumculugun tehdidi altndadr.
Sonuta Mili ([1 8 5 9 ] 1 9 7 2 ) u sav ortaya koyabilmitir:
Bir kii hricinde tm insanlk bir gr benimserse ve sadece bir kii kart gre sahipse;
insanlgn bu kiiyi susturmasnn hakllg, bu kiinin iktidar sahibi oldugunda tm insanlg sus
turmasndan daha fazla degildir.

Hogr ve farkllk fikrini anlayp paylamak, temel atmalarla paralanm olmayan den
geli bir topluma ait liberal inanla da ilikilidir. Bireyler ve sosyal gruplar ok farkl karlarn pe-

BERALZM

51

Liberalizm indeki Gerilimler (1) [Evren sele- og u lcu ]


w
Evrenselci Liberalizm
Evrensel akl
Hakikat aray
Temel degerler
insan haklar
Liberal-demokratik kltr
Liberal zafercilik

ogulcu Liberalizm
phecilik
Dzen aray
Deger ogulculugu
Kltrel haklar
ok-kltrllk
ogulcu siyasal tarzlar

inden gitmelerine ragmen liberaller, atan karlar arasnda derin bir uyum veya denge oldu
gunu kabul ederler. rnegin, iilerle iverenlerin karlar farkldr: iler daha iyi cret, daha
ksa alma saatleri ve iyiletirilmi alma koullar isterler; iverenlerin arzusu ise cretler de
dhil olmak zere tm retim maliyetlerini mmkn olan en dk dzeyde tutarak krlarn artr
maktr. Ancak bu atan karlar ayn zamanda birbirlerini tamamlayc niteliktedir: ilerin ie,
iverenlerin de igcne ihtiyalar vardr. Bir baka ifadeyle, her bir grup, bir digerinin amalarnn
gerekletirilmesi iin zaruridir. Bireyler ve gruplar kendi karlarnn peinden gidebilir ama dogal
dengenin kendini kabul ettirme egilimi vardr. Denge ilkesi, liberalizmi, atmac toplum modeli
gelitiren geleneksel sosyalizmden ve ahlk, sosyal, kltrel farkllg dzensizlik ve istikrarszlkla
ilikilendiren muhafazakrlktan ayrr.
Tm bunlara ragmen liberal hogr, snrsz bir ogulculuk ve farkllg ima etmez. rnegin
Locke (bkz. s. 5 4), hogr ilkesinin, dncesine gre yabanc bir papaya sadakt gsteren ve bu
yzden de ulusal egemenlik iin bir tehdit oluturan Roma Katoliklerini kapsayacak kadar geniletil
mesine hazr degildir. Daha genel bir ifadeyle hogr, bizzat hogrden uzak grlerle snrland
rlabilir. rnegin liberaller, demokratik olmayan siyas partileri yasaklayan veya rk grlerin ifade
sini engelleyen yasalar desteklemeye hazrdrlar. Bu destegin gerekesi ise bylesi fikirlerin yaylmas
veya bu tr partilerin baarlarnn liberal hogrnn varlgnn sona ermesi anlamna gelecegidir.
Buna ragmen liberaller, birok durumda hogrszlgn bask altna alnmasna gerek olmadgna
da inanmlardr. J. S. Millin (bkz. s. 46) iddia ettigi gibi, ak tartma-mnazarann degeri, kt
fikirlerin ktlklerinin ifa edilmesinden gelir. Bu da iyi fikirlerin hkm srmesi demektir. Tm
bunlardan dolay hogrye olan inan, bir yazg olarak, liberal teori ve degerlerin nihayetinde liberal
olmayan alternatifler zerinde zafer kazanacag eklindeki evrensel inan ile ilgilidir.
Ancak 20. Yzyln sonlarndan itibaren birok liberal, hogrnn tesine gemi ve ahlk
tarafszlk fikrini benimsemitir. Bu, liberalizm iinde evrenselcilikten ogulculuga dogru bir gei
in yansmasdr. Yani liberaller, farkl ahlk ve madd nceliklere sahip insanlarn bir arada bar
ve kazan dolu bir hayat srdrebilecekleri koullar yaratma arzusu erevesinde srdrdkle-

ri temel bir deger kmesi arayndan vazgemilerdir. Bylesi bir gr, Isaiah Berlinin ([1958]
1969) yazlarnda aka ifadesini bulan, degerlerin atmas insan hayatna ikindir, biimindeki
bir inanca dayanr. Ksaca insanlarn, hayatn niha amalaryla ilgili olarak fikir ayrlgna dmele
ri zarurdir. Bu anlay, liberal degerleri, sahip olduklar imtiyazl konumlarndan mahrum braka
bilir ama hogr barndran liberal kuramlarn, ahlk ogulculuk baglamnda dzen ve istikrar
muhafaza edecek en iyi, belki de tek kurum oldugunun nemini de vurgular. Ancak liberalizm bir
kere ahlk ogulculugu benimsediginde bunu hl liberal erevede barndrmas olduka zordur.
rnegin John Graye ( 1995b) gre, ogulculuk; liberal deger, kurum ve rejimlerin artk meruluk
tekelinden yararlanamayacaklar post-liberal bir konumu ima etmektedir.

LBERALZM , YNETM VE DEMOKRAS


Liberal Devlet
Liberaller, dengeli ve hogrl bir toplumun, bireylerin ve gnll kurulularn zgr eylemle
rinin bir sonucu olarak dogal bir hlde ortaya kacagna inanmazlar. te bu noktada liberaller,
hem hukuku hem de ynetimi gereksiz gren anaristlerle fikir ayrlgna derler. Liberaller her
zaman, zgr bireylerin karlarna uygun oldugunda digerlerini smrme, mallarn alma hatta
kleletirme egilimine girecekleri korkusunu tarlar. Bireyler ayn zamanda, menfaatlerine uygun
oldugunda, szlemeleri igneyebilirler veya gz ard edebilirler. Bundan dolay, bir kiinin zgr
lg, digerlerini suiistimale ugratma ruhsatna dnme tehlikesini her zaman tar; her bir kiinin
hem toplumun diger tm yelerine bir tehdit oluturdugu hem de her bir kiinin toplumun diger
tm yelerinin tehdidi altnda oldugu sylenebilir. zgrlgmz, digerlerinin ona tacizden al
konmalarn gerektirir ve bunun karlgnda da digerlerinin zgrlg, bize kar teminat altn
da olmaldr. Geleneksel olarak liberaller, bylesi bir korumann ancak toplumdaki tm birey ve
gruplar kstlama yetenegi olan egemen bir devlet tarafndan saglanabilecegine inanrlar. Bundan
dolay zgrlk, John Lockeun da belirttigi gibi sadece hukukun boyundurugunda varolabilir;
hukuk olmayan yerde, zgrlk de olmaz.
Bu iddia ayn zamanda, toplum szlemesi teorilerinin de zeminini oluturur. Liberallere gre,
bireyin devlete kar siyasal ykmllklerini aklayan bu teoriler, Thomas Hobbes (bkz. s. 8 8 ) ve
Joh n Locke gibi 17. Yzyl dnrleri tarafndan gelitirilmilerdir. Hobbes ve Locke, devletsiz
bir toplumda, doga durumu olarak adlandrdklar dnemde, yani ynetim olumadan nceki
devirde hayatn neye benzedigine ilikin bir tablo izerler. Bireyler bencil, tamahkr ve iktidar ara
ynda olduklarndan, doga durumunun tipik zelligi, herkesin herkesle sonu gelmez bir i sava
hayatasdr. Byle bir durumda insan hayat, Hobbesun ifadesiyle, yalnz, sefil, igren, hayvan
ve ksa olacaktr. Hobbes ve Lockeun iddiasna gre, bunun bir sonucu olarak, rasyonel birey-

John Locke (1632-1704)

Ingiliz filozof ve siyaseti. Locke, Somerset'te dogdu ve birinci Shaftesbury Kontu Anthony
Ashley Cooper'n sekreteri olmadan nce Oxford'da tp tahsili yapt. Siyasal grleri, ngiliz
Devrimi'nin arka planna kart olarak geliti ve bu devrimle ekillendi.
Genellikle erken dnem liberalizminin kilit dnrlerinden biri olarak grlen Locke, tutarl
bir mutlakiyetilik kartdr ve ska 1688'de anayasal monariyi kuran "anl Devrim"in filo
zofu olarak gsterilir. Locke, insanlarn dogalar geregi eit ve zgr olduklarn kabul etse
de, mlkiyet haklarna ncelik vermesi, modern anlamda siyasal eitlik veya demokrasiyi benimsemesini engelle
mitir. Locke'un siyasetle ilgili en nemli eserleri, A Letter Concerning Toleration (Hogr stne Bir Mektup, 1689)
ve Two Treaties o f Governmenttr (Hkmet zerine iki inceleme, 1690).

1er egemen bir ynetim oluturmak zere bir anlamaya, toplumsal szleme ye varrlar. Bu ege
men ynetim olmakszn dzenli ve istikrarl bir hayat mmkn olamaz. Tm bireyler, bir hukuk
sistemi oluturmak adna zgrlklerinin bir ksmm feda etmenin onlarn menfaatine oldugunu
fark ederler; aksi taktirde, haklar, dahas hayatar sreklilik arz eden bir tehdit altnda olacaktr.
Hobbes ve Locke, bu szlemenin tarihsel bir kurgu oldugunun farkndaydlar. Zaten toplumsal
szleme iddiasnn birinci amac, egemen bir devletin birey iin nemini gzler nne sermektir.
Baka bir ifadeyle Hobbes ve Locke, bireylerin, sadece bir devletin saglayabilecegi gvenlige min
nettar kalarak ve de ynetimle beraber hukuka sayg duyarak bu tarihsel kurgu sanki gerekmi gibi
davranmalarn dilemektedirler.
Toplum szlemesi teorisi zelde devlete, genelde de siyasal otoriteye ynelik ok saydaki
liberal tutumu somutlatrmtr. Bu teori ncelikle, siyasal otoritenin aagdan yukarya dog
ru oldugu izlenimini vermektedir. Devlet, bireyler tarafndan bireyler iin oluturulur ve bu bi
reylerin ihtiyalar ile karlarna hizmet etmek iin varolur. Ynetim, ynetilenlerin rzas veya
szlemesinden dogar. Bu, yurttalarn tm yasalara kar mutlak bir ykmllklerinin ya da her
trden ynetim biimini kabul etme zorunluluklarnn olmadg anlamna gelir. Ynetim, yne
tilenlerin yaptg bir szlemeye dayanyorsa, bizatihi ynetimin kendisi szlemenin artlarna
uymayabilir. Ynetimin merulugu kayboldugunda, insanlar bakaldrma hakkna sahip olurlar. Bu
ilke, Two Treaties o f Government (H km et zerine ki nceleme, [1 690] 1 9 6 2 ) adl eserinde Locke
tarafndan gelitirilmi ve 1688 anl Devrimini hakllatrmak zere kullanlmtr. Bu devrimle
Britanyada II. Jam es tahttan indirilmi ve William ile M arrynin idaresinde anayasal bir monari
kurulmutur. Ayn anlay, Amerikan Bagmszlk Bildirgesinde Thomas Jefferson (bkz. s. 62)
tarafndan da dile getirilmitir. Bu bildirgeye gre, ynetim mutlak bir despotizme dntgnde,
halkn bu ynetimi degitirme veya ortadan kaldrma hakk vardr.
kinci olarak, toplum szlemesi teorisi devleti toplumda tarafsz bir hakem olarak resmeder.
Devlet, kitleleri smrmek isteyen ayrcalkl elit tarafndan degil, tm halkn taraf oldugu bir sz

lemeyle meydana getirilir. Bundan dolay devlet, tm yurttalarn karlarn somutlatrr ve bi


reyler ya da gruplar arasnda atmalar sz konusu oldugunda tarafsz bir hakem olarak harekete
geer. rnegin bireyler, digerleriyle yaptklar szlemeleri ignerlerse devlet, oyunun kurallarn
gndeme getirir ve szlemenin artlarn uygulamaya koyar. Tabu ki bunu yaparken szlemenin
tm taraflarnn bu szlemeye gnll olarak katlmlarnn ve her eyi tam olarak bilmelerinin sag
lanmas gerekir. Byle bir hakem iin zorunlu olan zellik ise eylemlerinin tarafsz olmas veya byle
grlmesi gerekir. Sonuta liberaller devleti, toplumda rekabet hlindeki birey ve gruplar arasndaki
tarafsz hakem olarak grrler.

Anayasal Ynetim
Liberaller devletin gerekliligine inanmlarsa da, onun bnyesinde barndrdg tehlikelerin de far
kndadrlar. Liberallerin bak asna gre, btn devletler birey karsnda potansiyel zorbadr.
Bu gr bir yandan, devletin iktidar kullanmas ve dolaysyla, bireysel zgrlge dimi bir tehdit
yneltmesi zerine kuruluyken; diger yandan da liberallere zg iktidar korkusunun bir yansma
sdr. insanoglu kendi kendini gzeten bir yaratk oldugundan, iktidar -bakalarnn davranlarn
etkileme becerisi- ele geirdiginde bu iktidar dogal olarak digerlerinin pahasna kendi menfaati
iin kullanacaktr. Basite ifade etmek gerekirse, liberallere gre, bencillik art iktidar yozlamaya
eittir. Bu anlay, Lord Actonun mehur uyarsnda yle yer alr: "ktidar yozlatrr; mutlak ik
tidar mutlaka yozlatrr ve Acton u sonuca varr: Byk adamlar, neredeyse her zaman kt
adamlardr. Bunlardan dolay liberaller, keyf ynetim korkusu tarlar ve snrl ynetim ilkesini
benimserler. Ynetim, anayasal snrlamalarn konmas ve bir sonraki blmde ele alnacak demok
rasiyle snrlandrlabilir, uysallatrlabilir veya evcilletirilebilir.
Anayasa, ynetimin eitli kurumlan arasndaki grev, yetki ve ilevleri tahsis etme arayndaki
kurallar kmesidir. Bundan dolay anayasa, ynetimin bizatihi kendisini yneten kurallar oluturur.
Aslnda anayasa tam anlamyla hem ynetim iktidarnn boyutlarn tanmlar hem de bu iktidarn
kullanmn snrlar. Anayasalclga ynelik destegin iki biimi vardr. Birincisi, ynetsel organlarn
ve siyasetilerin iktidar, dsal ve genellikle de yasal mecburiyetlerin devreye sokulmasyla snrlan
drlabilir. Bunlardan en nemlisi, yazl anayasa olarak bilinen anayasalardr. Bu anayasalar, tek bir
yetki belgesi iinde ynetsel kuramlarn sorumluluklarn ve ana yetki daglmn yasal bir dzene
baglar. Sonuta yazl bir anayasa, st yasay oluturur. Bu trden belgelerin ilki, 1787 ylnda ya
zlan Birleik Devletler Anayasasdr. 19. ve 20. Yzyl boyunca da Birleik Krallk, srail ve Yeni Ze
landa hri, tm liberal demokrasiler yazl anayasalar benimsemilerdir. Birok durumda da, birey
ile devlet arasndaki ilikinin yasal olarak tanmlanmasn mmkn klarak, birey haklarn saglam
bir ekilde konulandran haklar bildirgeleri vardr. rnegin, Birleik Devletler Anayasasnda ya
plan ilk on slahat birey haklarn listelemi ve bu slahatlarn hepsi mtereken Haklar Bildirgesi
olarak adlandrlmtr. Bunun bir benzeri, nsan Haklar Bildirgesi (1 7 8 9 ), Fransz Devrimi esna-

A n ayasald k [Constitutionalism]

Dar anlamda anayasalclk, bir anayasann varlgnn neden oldugu snrl ynetim uygulamas demektir. Bu an
lamda, ynetsel kurumlar ve siyasal sre etkin bir ekilde anayasal kurallarla snrlandgnda anayasalclgn
varlgndan bahsedilebilir. Daha geni anlamda ise anayasalclk, ynetsel iktidar zerinde dsal ve isel frenler
yerletirerek zgrlg koruma arzusu yanstan siyas deger ve amalar kmesine karlk gelir. Bu da tipik olarak,
bir sisteme baglanm anayasa, bir haklar bildirgesi, gler ayrlg, iki-meclislilik ve federalizm ya da adem-i mer
keziyetilik gibi amalar barndran anayasal/kurucu koullara ait destekle ifadesini bulur. Sonuta anayasalclk,
siyasal liberalizmin bir trdr.

snda benimsenmitir. Birleik Krallkta oldugu gibi ne yazl anayasalarn ne de haklar bildirgesinin
yer almadg durumlarda liberaller, ynetsel iktidarn frenlenmesinde, hukukun stnlg ilkesini
gndeme getirerek yazl hukukun nemini vurgularlar. Bu durum, 19. Yzylda Almanya'da kulla
nlan Rechtsstaat (hukukla ynetilen devlet) kavramnda aka ifadesini bulmutur.
kinci olarak, anayasalclk, siyas iktidar, belli bal kurumlar arasnda dagtan ve bir denge
ve fren ebekesi oluturan isel snrlamalarn devreye girmesiyle tesis edilebilir. Fransz siyaset
felsefecisi Montesquieunun (1689-1775) da belirttigi gibi, iktidar, iktidarn gemi, freni olmal
dr. Liberal niteligi olan tm siyas sistemler bir lde isel paralanma sergilerler. Bu da ancak,
bizatihi Montesquieu tarafndan ne srlen gler ayrlg gretisinin uygulanmasyla mmkn
olur. Bu gretiye gre, ynetimin yasama, yrtme ve yarg iktidar bagmsz kurum tarafndan
kullanlmaldr. Bylece tm birey veya kk gruplarn diktatrvri bir ekilde iktidar ele geir
mesi engellenecektir. rnegin ABDdeki bakanlk sistemi Kongre, Bakanlk ve Yksek Mahkeme
arasndaki kat gler ayrlgna dayanr. Yargnn bagmszlg ilkesi, tm liberal demokrasilerde
sayg grr. Yarg, hem anayasal hem de yazl hukukun anlamn yorumladgndan ve bundan do
lay da bizatihi ynetimin yetkilerini gzden geirdiginden bireyi devlete kar koruyacaksa, bi
imsel bir bagmszlga sahip olmal ve siyas adan tarafsz kalmaldr. Ynetsel iktidar paralayan
diger aygtlar kabine hkmeti (babakann gcn frenler), parlmenter hkmet (yrtme or
gannn gcn frenler), iki-meclislilik (her bir yasama organnn gcn frenler) ve federalizm,
yetki devri, yerel ynetim (merkez ynetimin gcn frenler) gibi blgesel blnmelerdir.

Demokrasi
Demokrasi teriminin kkleri, Antik Yunana kadar uzanr. Sonu krasi ile biten diger kelimeler
-otokrasi, aristokrasi, brokrasi v s.- gibi demokrasi de Yunanca iktidar veya ynetme anlamna ge
len kratos kelimesinden tremitir. Demokrasi, dem os tarafndan ynetim i ifade etmektedir. Bu
rada demos, balangta yoksullar veya halkygm n ima eden halk anlamna gelmektedir. Daha

modern bir demokratik gr, Abraham Lincoln un 1860 Gettysburg Konum asnda yer almtr.
Bu konumada halkn, halk iin, halk tarafndan ynetim inin erdemleri ve ve bitirilememiti.
Ancak demokrasi tartmal bir kavramdr: zerinde hemfikir olunmu, tartmasz bir demokrasi
tanm yoktur; birbiriyle ekien birtakm tanmlar vardr. Bundan dolay, tek bir demokratik y
netim modeli sz konusu degildir, aksine rekabet hlinde birtakm uyarlamalar sz konusudur. Ta
rihsel olarak, bu uyarlamalarn en baarls liberal demokrasi olmutur. 20. Yzyl itibariyle liberal
demokrasinin, gl rakiplerini alt ettigi grlr. Ancak liberal demokratik siyasal sistemler melez
bir nitelik arz eder: Bu sistemler, iki farkl zelligi bnyesinde barndrr; birisi liberal, digeri de de
mokratik niteliktir. Liberal ge, snrl ynetime olan inanc, demokratik ge de halkn ynetimine
bagllg yanstr. Bir demokrasi modeli olarak liberal demokrasinin ana zelligi vardr:
Liberal demokrasi, temsil ve dolayl demokrasi biimidir. Siyas iktidar, biim sel eitlik te
melinde - tek kii tek oy; tek oy tek deger- gerekletirilen dzenli seimlerdeki baaryla
elde edilir.
Bu demokrasi, rekabet ve seim tercihine dayaldr. Bu, geni oranda atan inanlara, sos
yal felsefelere, rekabet hlindeki siyas hareketlere ve partilere hogr anlamna gelen siyas
ogulculukla (bkz. s. 51) temin edilir.
Bu demokrasinin belirgin zelligi, devlet ile sivil toplumun arasna belirgin ayrm koymasdr.
Bu durum, ktisad hayatn kapitalist veya piyasa rgtlenmesiyle, zerk karlar ve gruplarn
varlgyla ve de ynetsel iktidar zerindeki isel ve dsal frenler araclgyla muhafaza edilir.
Liberal demokrasinin melez dogas, liberalizm iinde demokrasiye ynelik cidd bir belirsiz
ligi yanstr. Bu belirsizlik, birok adan bireyciligin (bkz. s. 45) atan olas etkileriyle ekil
lenmitir. nk bireycilik, hem kolektif (mterek) bir iktidar korkusu barndrr hem de siyas
eitlik inancna yol aar. 19. Yzylda liberaller, demokrasiyi genellikle tehditkr veya tehlikeli bir
ey olarak grmlerdir. Bu adan, 19. Yzyl liberalleri, demokrasiyi, erdem ve mlkiyet pahasna
srlerin ynetim sistemi olarak gren Platon ve Aristoteles gibi daha nceki siyas teorisyenlerin
grlerini tekrarlamlardr. Ana liberal hassasiyet, demokrasinin bireysel zgrlgn dmanna
dnebilmesi ihtimlidir. Bu hassasiyet de, h alkn tek bana bir varlk olmamas, daha ziyade,
farkl fikir ve atan karlara sahip olan bir birey ve grup toplam olmas gereginden dogar. a
tma iin sunulan demokratik zm, saylara bavurma ve ogunlugun ynetimi ilkesinin uygu
lanmasdr. Yani ogunlugun veya en yksek saydakilerin iradesi aznlgn iradesi zerinde hkim
olmaldr ilkesi. Sonuta demokrasi, % 51inynetim inisiyatifine kalmaktadr. Fransz siyasetiye
sosyal yorumcu Alexis de Tocqueville (1805-1859), bu durumla ilgili olarak mehur ogunlugun
zorbalg eklindeki tasviri yapmtr. Bu durumda, bireysel zgrlk ve aznlk haklar halk adna
ignenebilir. James Madison, 1787deki Philadelphia ABD Anayasa Kongresinde benzer grleri
aka dile getirmitir. Madison, ogunlugun zorbalgna kar en iyi savunmann bir denge fren

Jam es Madison (1751 -1836)

ABD'li devlet adam ve siyaset teorisyeni. Virginial Madison, 1774 ve 1775 Anayasa Kongrele-ri'nde ateli bir Amerikan milliyetiligi savunucusuydu. 1778 Anayasa Kongresi'nin top
lanmasnda katklar oldu ve Anayasa'nn yazlmasnda barollerden birini oynad. Madison,
1801-1809 yllar arasnda Jefferson'un bakan olarak hizmet etti ve 1809-1817 dneminde
ABD'nin drdnc bakan olarak grev yapt.
Madison, ogulculuk ve blnm ynetimin nde gelen savunucularnd. Federalizm,
iki-meclislilik ve gler ayrmnn ABD ynetiminin temeli olarak benimsenmesini srarla vurgulad. Madisoncu
anlay, zorbalga kar direnmenin birincil arac olarak denge ve fren mekanizmalarn n plana kard. Ancak
grevdeyken Madison, ulusal ynetimin iktidarn glendirme ynnde aba gsterdi. Siyasetle ilgili en nl
yazlar, Anayasa'nn onaylanmas iin mcadele veren The Federaliste (1787-1788) yaptg katklardr.

ebekesi olacagn ne srmtr. Bu ebeke, ynetimi, rekabet hlindeki aznlklara kar duyarl
olmaya ve mlkiyet sahibi aznlg mlkiyetsiz kitlelerle kar korumaya sevk edecektir.
Liberaller, demokrasiyle ilgili tereddtlerini sadece ogunlugun ynetimi tehlikesinden dola
y degil, modern sanayi toplumlarndaki ogunlugun oluum biiminden dolay da dile getirirler.
rnegin, J. S. M ille (bkz. s. 4 6 ) gre, siyasal erdemin paylam eitsizdir ve geni oranda egi
time bagldr. Egitimsizlerin dar snfsal karlara gre hareket etme egilimi daha fazladr. Aksine
egitimliler, bakalarnn iyiligi iin tecrbe ve erdemlerini kullanabilirler. Mili, bundan dolay, se
ilmi siyasetilerin, semenlerinin grlerini yanstmaktan ziyade, kendi adlarna konumalar
hususunda srarcdr. Mili ayrca, ogul nitelikli bir oy sistemi nerisi yapmtr. Bu sisteme gre,
okuma yazma bilmeyenlerin oy hakk ellerinden alnmal ve egitim dzeyi ya da sosyal konumla
rna bagl olarak baz insanlara bir, iki, veya drt oy tahsis edilmelidir. spanyol sosyal bilimci
Ortega y Gasset (1 8 8 3 -1 9 5 5 ), L a Rebelin de las m asas (Kitlelerin syan, 19 3 0 ) adl eserinde, bu
korkular daha dramatik bir tarzda dile getirir. Gasset, kitle demokrasisinin ortaya kmasnn, m e
den toplum ve ahlk dzenin yklmasna yol atg uyarsn yapar. nk bylece, kitlelerin en
temel igdlerine hitap edilerek otoriter yneticilerin iktidara gelmelerinin n almtr.
Ancak 20. Yzylda, birtakm gretilere ve iddialara dayal olsa da liberallerin byk bir b
lm, demokrasiyi bir erdem olarak grmeye balamlardr. Demokrasi iin bavurulan ilk liberal
hakllatrma teebbs, rzaya ve yurttalarn kendilerini ynetimin tecavzlerinden koruyacak
aralara sahip olmalar gerektigi fikrine dayandrlmt. 17. Yzylda John Locke (bkz. s. 54), oy
hakknn mlkiyet sahiplerini kapsayacak ekilde geniletilmesi gerektigini savunarak, snrl bir ko
rumac demokrasi teorisi gelitirmitir. nk mlk sahipleri, dogal haklarn ynetime kar ancak
bu durumda savunabileceklerdir. Eger ynetim vergilendirme araclgyla mlkiyeti kamulatrma
iktidarna sahipse, o zaman yurttalar da vergi koyan organ, yani yasamann oluumunu denetle
yerek kendilerini koruma haklar vardr. Bu fikir, Amerikan Devrimi boyunca, Temsil yoksa vergi

Demokrasi zerine Bak Alar

Liberaller, demokrasiyi, bireyci terimler erevesinde oy sandgnda ifadesini bulan rza olarak grrler. Yani
demokrasi, dzenli ve rekabete ak seimler ile ayn eymi gibi grlr. Demokrasi bir yandan iktidarn ktye
kullanmn engellemektedir ama ogunlugun zorbalgnn engellenmesi adna, her zaman anayasal bir ereve
de iletilmelidir.
Muhafazakrlar, liberal demokratik ynetimi benimsemektedirler ama bu demokrasi, mlkiyeti ve gelenek
sel kurumlan, terbiye grmemi "halk ygn"nn iradesinden korunma ihtiyacn karlayacak nitelikleri barndrmaldr. Ancak Yeni Sag, temsil demokrasiyle ar mdahaleci ynetim ve ktisad durgunluk meseleleri arasnda
iliki kurmaktadr.
Sosyalistler, geleneksel olarak, halkn katlmna dayal radikal bir demokrasi eklini benimserler. Kapitalist
demokrasi oldugu gerekesiyle liberal demokrasiyi dlayan sosyalistler, ktisad hayat kamusal denetim altna
alma arzusu tarlar. Ancak imdiki modern sosyal demokratlar, liberal demokratik yaplara sdk kalmada phe
etmezler.

Anaristler, dogrudan demokrasiyi savunurlar ve sreklilik arz eden halk katlmla beraber radikal adem-i
merkeziyetilik vurgusu yaparlar.Temsil demokrasi, sekin tahakkmn rtme ve kitleleri baskya boyun egdir
me teebbslerini gizleyen sahte bir grntden baka bir ey degildir.

Faistler, totaliter demokrasi dairesindeki fikirleri benimserler. Hakik bir demokrasinin mutlak diktatrlk ol
dugu dncesini tarlar. nk nder, ideolojik bilgeligi tekeline alabilir ve yalnzca bu lider tek bana halkn
gerek karlarn dillendirebilir. Bu yzden parti ve seim rekabeti, yozlam ve kokumutur.
Ekolojistler, ogunlukla radikal ya da katlmc demokrasiyi desteklerler. "Koyu" Yeiller, zel bir temsil demok
rasi eletirisi gelitirmilerdir. Bu eletiri temsil demokrasiyi, mevcut kuagn (bu ynde oy hakk olmakszn)
karlarn gelecek kuaklara, diger trlere ve dogaya bir btn olarak dayatma arac gibi tanmlar.

de yok slogannda yer almtr. Jerem y Bentham (bkz. s. 6 4 ) ve Jam es M ili (1 77 3 -1 8 3 6 ) gibi
faydac teorisyenler demokrasi nosyonunu, evrensel oy hakk erevesinde birey iin bir koruma
biimi olarak gndeme getirmilerdir. Faydaclk (bkz. s. 6 3 ), bireylerin haz araynda olduklar
ve elemden kandklar inancna dayanr. Byle bir durumda bireyler, kendilerinin tanmladklar
karlar srdrme veya savunma adna oy verecektir. Bentham a gre, en yksek saydaki kiinin en
st dzeydeki mutlulugunu tesis etmenin tek yolu ite bu evrensel oy hakkdr. (Benthamm zama
nnda sadece erkeklerin oy hakk tasavvur ediliyordu). Ancak demokrasiyi, koruyucu birtakm ze
minlerde hakllatrmak, ayn zamanda sadece nitelikli bir demokratik ynetime destek saglar. Niha
olarak, koruyucu demokrasi yurttalarna, tercih ettikleri bir hayat srdrebilecekleri en geni hayat
alann sunmay amalar. Bylece de bu demokrasi, asgar ynetim mdahalesi agrmn yapar.
Daha radikal bir demokrasi anlay ise siyasal katlmn erdemleriyle ilgilidir. Bu anlay,
J.-J. Rousseaunun (bkz. s. 170) fikirlerini agrtrr ama J. S. Millin eserlerinde liberal bir yoruma
tbi tutulur. J. S. Mili bir anlamda, demokrasiye kar liberal tutumun belirsizligini zetlemektedir.
Dizginlenmemi biimiyle demokrasi, zorbalga yol amaktadr ama demokrasinin yoklugunda da

cehalet ve vahlik hkm srmektedir. M ille gre, demokrasinin asl erdemi, nsan kapasitelerin
en st dzeyde ve en uyumlu ekilde geliimini saglamasdr. Yurttalar, siyasal hayata katlmla
beraber, anlaylarn gelitirir, hassasiyetlerini glendirir ve kiisel geliimin daha st dzeylerine
ulaabilirler. Bu trden bir gelimeci demokrasi anlay, demokrasiyi ncelikle egitimsel bir tecr
be olarak ele alr. Sonuta Mili, siyasal eitligi reddetse de, oy hakknn okur yazar olmayanlar hri
herkesi, zamanla da (dnemine gre radikal bir tutumla) kadnlar kapsayacak ekilde geniletil
mesi gerektigini savunmutur.
Ancak 20. Yzyldan beri demokrasiye ilikin liberal teoriler, rza ve katlmdan ziyade top
lumda daha fazla uzlama ihtiyacn vurgulama egilimine girmilerdir. Bu durum, ogulcu teorisyenlerin eserlerinde aka grlmektedir. ogulcu yaklam, esas siyas aktrlerin bireyler degil,
rgtl gruplar oldugunu ileri srm ve modern sanayi toplumlarm, atan karlarn belirledigi
byyen bir karmaa olarak tanmlamlardr. Bu bak asndan demokrasinin czibesi, karmak
ve akkan modern toplumlarda dengeyi muhafaza etme yetenegine sahip yegne ynetim sistemi
olmasndan kaynaklanmaktadr. Demokrasi, rekabet hlindeki gruplara siyas bir soluk verdigi s
rece, bu gruplar siyasal sisteme baglar ve bylece siyas istikrar srdrr. Ancak bu anlay, daha
mtevaz demokrasi teorilerini gndeme getirmitir. Amerikal siyaset bilimciler Robert Dahi (d.
1915) ve Charles Lindblom modern demokratik sistemleri, tm yurttalardan farkl ogunluk ta
rafndan ynetim anlamna gelen poliariler olarak tanmlamlardr. Poliarinin tipik zelligi,
yurttalgn greceli olarak yetikinlerin byk orann kapsayacak ekilde geniletilmesi ve bu
yurttalarn, iktidardan drecek ekilde oy vermekle hkmet yetkililerine muhalif olma hakla
rnn varlgdr. Bu, klasik, halkn kendini ynetmesi ilkesi iin yeterli olmasa da, halka kar duyarl
olma ve sorumluluk, tutarl bir dzey saglama asndan ok nemli avantajlara sahiptir.

K L A S K LBERA LZM
Klasik liberalizm, liberal gelenegin ilk dnemlerinde ortaya kmtr. Klasik liberal fikirler, feoda
lizmden kapitalizme gei dneminde gelimeye balam ve 19. Yzyldaki sanayileme srecinin
balarnda yksek bir dzeye ulamtr. Bundan dolay, klasik liberalizm zaman zaman 19. Yzyl
liberalizmi olarak da adlandrlr. Klasik liberalizmin beigi, kapitalist ve sanayi devrimlerin en ileri
dzeylere ulatg lke olan Birleik Krallktr. Klasik liberalizmin benimsedigi fikirler, dnyann
diger blgelerine gre Anglo-Sakson lkelerde zellikle de Birleik Krallk ve ABDde daha derin
kklemitir. Ancak klasik liberalizm sadece, u anda tarihsel adan ilgi duyulan liberalizmin 19.
Yzylda aldg ekil demek degildir. Aslnda klasik liberalizmin ilke ve teorileri, 20. Yzyln ikinci
yarsndan gnmze kadar artan bir ekicilige sahip olmutur. Neo-klasik liberalizm ya da neo-li
beralizm balangta Birleik Krallk ve A BD de olduka fazla etkili olsa da, ksmen de kreselle
menin krklemesiyle, ok daha geni bir etki alanna sahip olmutur.
Klasik liberal fikirler eitli ekiller almtr ama baz ortak zelliklere de sahiptirler. ncelikle,

klasik liberaller bencil bireyciligi kabul ederler. Klasik liberaller insanoglunu, kendi ayaklar ze
rinde durabilme kapasitesi ok yksek ve rasyonel olarak bencil karlarnn peinde koan yara
tklar olarak grmlerdir. Bundan dolay, geni oranda kendi kendine yeten bireyler toplamndan
oluan atomistik bir toplum anlay vardr. Bu da, toplumlarn zelliklerinin insan dogasnn daha
derinlerinde yatan zelliklere kadar geri gtrlebilecegi anlam tar. kinci olarak, klasik liberal
ler negatif zgrlge inanrlar. Birey, bakalarnn zorlamasna veya mdahalesine tbi olmadan
yalnz brakldg srece zgrdr. Daha nce de ifade edildigi gibi, bu anlamdaki zgrlk, birey
zerinde dardan herhangi bir snrlamann olmamasdr. nc olarak, en iyi ihtimlle devlet,
Thomas Painenin ifadesiyle zorunlubir ktudr. Devlet, en azndan dzenin varlg iin gerekli
olan koullarn temelini attgndan zorunlu; topluma mterek bir iradeyi dayatmas ve bireyin so
rumluluklaryla zgrlgn snrlamas nedeniyle de ktdr. Sonuta klasik liberaller, Lockeun
(bkz. s. 54) kullandg mecaz ifadeyle gece bekisi gibi alan minimal (asgar) bir devleti
onaylarlar. Bu bak asna gre, devletin yklenecegi en iyi rol, toplumu dardan gelen saldrla
ra kar korumakla beraber, lke ii dzenin saglanp muhafaza edilmesi ve szlemelere uyulmas
iin zor kullanmayla snrldr. Son olarak da klasik liberaller, geni lde olumlu bir sivil toplum
grn benimserler. Sivil toplum, zorlama alan olan devletle mukayese edildiginde sadece bir
zgrlk alan olarak grlmekle kalmaz, ayn zamanda denge ilkesinin yansmas olarak da g
rlr. Bu, kendi kendini dzenleyen piyasa ekonomisi anlayna olan liberal inanta aka ifade
sini bulur. Tm bunlarla beraber klasik liberalizm, eitli greti (doktrin) ve teorilerden yararlanr.
Bunlar arasnda en nemlileri unlardr:
Dogal haklar teorisi
Faydaclk
ktisad liberalizm
Sosyal Darwinizm
Neo-liberalizm

D ogal HaklarTeorisi
ngilteredeki Joh n Locke (bkz. s. 5 4) ve Amerikadaki Thomas Jefferson gibi 17. ve 18. Yzyln
dogal haklar teorisyenlerinin liberal ideoloji zerinde nemli etkileri olmutur. Modern siyas
tartma, haklara ve haklara sahip olma iddialarna yaplan gndermelerle doludur. En basit
anlamyla hak, belli bir ekilde faaliyette bulunma veya muamele grme hakkdr. Bu trden hak
lar nitelik olarak ahlk ya da yasal olabilir. Locke ve Jeffersona gre haklar, insanlara doga veya
Tanr tarafndan bahedilmi olmalar anlamnda dogaldr. Dogal haklar gnmzde daha ok,
insan haklar olarak adlandrlrlar. Jeffersonun ifadesiyle bu haklar, devredilemez niteliktedirler.
nk insanlar bu haklar sadece insan olma erdemiyle hak ederler: Yani bu haklar, insandan ko-

Thomas Jefferson (1743-1826)

ABD'li siyaset felsefecisi ve devlet adam. Virginial zengin bir iftlik sahibi olan Jefferson,
1775'te kinci Kta Kongresi'nde delegelik ve 1779-1781 yllar arasnda Virginia Valiligi yap
t. 1789-1794 yllar arasnda ilk Devlet Bakan olarak grev yapt ve 1801-1809 yllarnda
ABD'nin nc bakan oldu. Jefferson, Bagmszlk Bildirgesi'nin asl yazar olmakla bera
ber, ok sayda mektup ve konuma metni de yazmtr.
Jefferson, demokratik bir toprak reformu uygulamas gelitirmitir. Bu uygulamada dogal
aristokrasi ynetimiyle, snrl ynetim ve laissez-faire'in harmanlandg bir araya girmitir. Jefferson ayrca, sos
yal reforma scak bakm, halk egitiminin geniletilmesini, kleligin kaldrlmasn (kendisi de kle sahibi olmasna
ragmen) ve iktisadi eitligi desteklemitir. ABD'de Jeffersonianizm, gl merkez ynetime kar direnci, bireysel
zgrlk-sorumluluk ve devletin haklarna yaplan vurguyu ifade etmektedir.

___________________________ .___________________________

parlamaz. Sonuta dogal haklar, gerek bir nsan varoluu srdrebilmenin zorunlu koullarnn
oluturulabilmesi erevesinde dnlrler. Lockea gre, bu trden hak vardr: Hayat hrri
yet ve mlkiyet. Jefferson, mlkiyeti Tanr vergisi ya da dogal bir hak olarak kabul etmez ve daha
ziyade, insanlarn iini kolaylatrmak iin ortaya kondugunu dnr. Bundan dolay Jefferson,
Amerikan Bagmszlk Bildirgesinde devredilemez haklar olarak hayat, hrriyet ve mutluluk aray na yer verir.
Dogal haklar ya da insan haklar fikri, liberal dnceyi eitli ekillerde etkilemitir. rnegin,
bu trden haklara verilen agrlk, Thomas Hobbes (bkz. s. 88) gibi otoriter dnrleri John
Locke gibi ilk dnem liberallerinden ayrr. Daha nce de belirtildigi gibi hem Hobbes hem de Locke ynetimin toplum szlemesi araclgyla oluturulduguna inanrlar. Ancak ngiliz Sava
dneminde yazlan Leviathan ([1 6 5 1 ] 1968) adl eserinde Hobbes, sadece gl bir ynetimin,
tercihen bir monarinin toplumda dzen ve gvenligi tesis edebilecegini ne srer. Hobbes, doga
d urum una dmektense, kral egemen ya da mutlak bir iktidar yetkisi ile donatmaya hazrdr.
Bundan dolay her yurtta, her trden ynetim biim ini kabul etmelidir nk baskc bir yne
tim bile ynetimsiz olmaktan daha iyidir. Tm bunlarn erevesinde Hobbes, gvenlik ihtiyacn
zgrlk arzusundan stn tutar. Locke ise keyf ya da snrsz ynetim anlayna kar kmtr.
Ynetim, temel hak olan hayat, hrriyet ve mlkiyeti korumak iin kurulur. Bu haklar devlet
tarafndan korundugunda, yurttalar ynetime sayg duymal ve yasaya itaat etmelidirler. Bunun
tersine, eger ynetim yurttalarnn haklarn igniyorsa, bunun karlgnda da yurttalarn isyan
hakk vardr. Sonuta Locke, 17. Yzyl ngiliz Devrim ini onaylam ve 1688d e anayasal monari
nin kuruluunu alklamtr. Liberaller, daha sonraki yzyllarda ynetim in basksna kar yaplan
halk isyanlarn hakllatrmak zere bireysel haklar fikrini ska kullanmlardr.
Lockea gre, ayrca, devletle yurttalar arasndaki szleme zel ve snrldr: Bu szleme
nin amac, tanmlanm belli bal dogal haklar kmesinin korunmasdr. Yani Locke, snrl bir

Faydaclk [Utilitarianism]

Faydaclk, Jeremy Bentham ve James Mill'in gelitirdigi ahlk felsefesidir. Bu anlay, "iyi"yi haz veya mutlulukla,
"kt"y de elem ya da mutsuzlukla zdeletirir. Bundan dolay bireylerin, hazz azamletirme, elemi de asgari
letirmek zere eylemde bulunduklar varsaylr. Burada haz ve elem, fayda veya kullanm degeri asndan he
saplanr ve genellikle madd tketimden treyen tatmin olarak grlr. "En st dzeydeki mutluluk" ilkesi, yasa,
kurum ve hatta siyas sistemleri degerlendirmek iin kullanlabilir. Eylem faydaclg, eylem, en azndan baka bir
eylem kadar elemden fazla haz retiyorsa, bu eylemi dogru eylem olarak degerlendirir. Kural faydaclg ise bir
eylemi, genellikle uyuldugunda iyi sonular ortaya karan kuralla uyumluysa dogru eylem olarak grr.

ynetim anlayna sahiptir. Ynetimin meru rol, hayat, hrriyet ve mlkiyetin korunmasyla
snrldr. Bundan dolay, ynetimlerin ilevleri, kamu dzenini muhafaza etmek, mlkiyeti koru
mak, dardan gelecek saldrlara kar bir savunma saglamak ve szlemelere uymay teminat al
tna almak ile ilgili minimal ilevlerin tesine gememelidir. Diger meseleler ve sorumluluklar,
hakl olarak, bireylerin ilgi alanndadr. Thomas Jefferson yz yl sonra, en az yneten ynetim, en
iyi ynetim dir iddiasyla ayn duyguyu dile getirmektedir.

Faydaclk
Dogal haklar teorileri, erken dnem liberalizminin tek dayanag degildir. nsan dogasna ilikin ol
duka etkili alternatif bir teori olarak faydaclk, zellikle Jeremy Bentham ve James Mili tarafndan
19. Yzyl balarnda ortaya konmutur. Bentham, haklar fikrini anlamsz olarak grm ve dogal
haklar, cambaz ayaklklar zerindeki anlamszlk olarak adlandrmtr. Bentham, dogal haklar
yerine daha bilimsel ve nesnel olduguna inandg bir iddia ne srmtr. Bu iddiaya gre bireyler,
bencil karlar tarafndan gdlenir ve bu karlar, haz arzusu veya mutluluk ve de elemden sakn
ma istegi olarak tanmlanabilir. Her ikisi de fayda asndan hesaba katlr. Bunun da tesinde fayda
ilkesi, ayn zamanda, mutlulugu yceltme egilimi erevesinde bir eylem, siyasa veya kurumun
oluturulabilmesinin hakllgn ortaya koyma anlamnda ahlk bir ilkedir. Her bir birey, eyle
minden dogan haz miktar dairesinde neyin ahlk olarak iyi olacagn hesaplayabilecektir; bylece
en yksek saydaki kiinin en st dzeydeki mutlulugu ilkesi, bir btn olarak topluma daha fay
dal olacak siyasalarn oluturulmasnda kullanlabilir.
Faydac fikirlerin, liberalizm zerinde dikkate deger etkileri olmutur. Bu fikirler zelde, bi
reylerin eylemlerini nasl ve neden byle gerekletirdiklerini aklayan bir ahlk felsefesi saglar.
nsanoglunu rasyonel olarak bencil karlar peinde koan yaratklar gibi gren faydac insan kavramlatrmas, daha sonraki liberal dnr kuaklar tarafndan benimsenmitir. Ayrca her bireyin,
kendisi iin neyin en iyi ekilde karna uygun oldugunu idrak edebilecegi dnlr. Bu tespit,

Jeremy Bentham (1748-1832)

ngiliz filozofu, reformcusu ve faydaclgn kurucusu. Bentham'n fikirleri, felsef radikalizmin


temellerini oluturmutur. Bu fikirler, Victoria Britanyas'ndaki birok dar, hukuk, ynetsel
ve ktisad reformun temelini oluturmutur.
Bentham, dogal haklar teorisine, ahlk ve felsef sistem eklinde, bilimsel oldugu varsaylan
bir alternatif gelitirmitir. Bu sistem, insanoglunun rasyonel olarak bencil karlar peinde
koan yaratklar ya da fayda azamletiricileri oldugu inancna dayanyordu. Bentham, ge
nel fayda ilkesini -en yksek saydaki kiinin en st dzeydeki mutlulugu- kullanarak, laissez-faire ekonomisi,
anayasal reform ve daha sonra da siyasal demokrasi iin hakllatrma zemini oluturmutur. Bentham'n faydac
anlaynn z, Fragments on Governments (Hkmet zerine Fragmanlar, 1776) ekillenmi, Principles of Morals
and Legislation (Yasamann ve Ahlk Degerlerin ilkeleri, 1789) adl eserinde daha da gelitirilmitir.

bireyler adna devlet gibi baz ataerkil otoritelerce yaplamaz. Bentham, bireylerin kendi tercih ettik
leri ekilde haz veya mutluluk elde etmek iin faaliyette bulunduklarn ne srer. Bakaca hi kimse
bireylerin bu mutluluk derecesini veya niteligini yarglayamaz. Her birey, ona neyin haz verdiginin
yegne yargcysa, o zaman bu birey tek bana ahlk olarak neyin dogru oldugunu da tespit edebilir.
Faydac fikirlerin, liberallige aykr birtakm olas etkileri de vardr. Bentham, fayda ilkesinin
salt bireysel insan davranna degil, bir btn olarak toplumla ilikilendirilebilecegi dncesini
tar. Kurumlar ve yasama, en st dzeydeki mutluluk kstasyla degerlendirilebilirler ama bu
formln ogunluku bir karakteri vardr. nk forml, en yksek saydakilerin mutlulugunu,
ahlk olarak dogru olann lt olarak kullanr ve bundan dolay da, ogunlugun karlarnn
aznlklarnkiler zerinde agr basmasn mmkn klar. Bunun aksine liberaller, sadece ogunluk
iinde yer alanlarn degil, her bireyin kendi karnn peinden koma hakk olmas gerektigine
inanrlar. Bu erevede liberaller, Benthamc ilkelerin kat biimde uygulanmasnn, ogunlugun
zorbalgna yol aabilecegi kaygsn tarlar. te yandan, en yksek say etrafndaki ilgi ayn za
manda, 19. Yzyln sonlar ve 20. Yzyln balarnda sosyalist dnrlerin neden faydaclga
dogru srklendiklerini de aklamaktadr.

ktisad Liberalizm
18. Yzyln sonlar ve 19. Yzyln balar, Adam Smith (bkz. s. 6 5 ) ve David Ricardo (17701823) gibi siyasal iktisatlarn eserleri erevesinde klasik iktisat teorisinin geliimine tanklk et
mitir. Smithin The Wealth of Nations ( Uluslarn Zenginligi, [1776] 1976) adl eseri, birok adan
ilk iktisat ders kitabdr. Smith, insan dogasna ilikin rasyonalist ve liberal varsaymlardan olduka
yararlanm ve sivil toplum iinde devletin arzulanan rol etrafndaki tartmalara byk katks

Adam Smith (1723-1790)

sko iktisat ve filozofu; genellikle "kasvetli bilim"in kurucusu olarak grlr. Glasgow niversitesi'nde mantk ve ahlk felsefesi krssne geldikten sonra Buccleuch Dk'nn ho
cas oldu ve bu Smith'e, Fransa ile Geneva'y ziyaret edip, iktisat teorilerini gelitirme imkn
sundu.
Smith, The Theory of Moral Sentiments (Ahlki Duygular Teorisi, 1759) adl eserinde insann
bencil karclg ile herhangi bir ayarlamaya tbi tutulmam sosyal dzeni bagdatrmaya
abalayan bir gdleme teorisi ortaya koymutur. En nl eseri The Wealth of Nations (Milletlerin Zenginligi, 1776),
i blmnn nemini vurgulayan ve ekonominin ileyiini piyasa terimleriyle aklama ynnde ilk sistematik
teebbstr. Smith, ogunlukla serbest piyasa teorisyeni olarak grlse de, laissez-faire'in zayf noktalar hakknda
herhangi bir fikri yoktu.

olmutur. Smith, eserini ynetimin ktisad faaliyet zerinde ok sayda kstlamalar koydugu bir
dnemde yazmtr. 16. ve 17. Yzyllarda hkim ktisad gr olan merkantilizm, mal ihrcatm
tevik edip ithalat kstlama teebbsyle, ktisad hayata devletin mdahalesini tevik ediyordu.
Smithin ktisad eserleri, merkantilizm yerine ekonominin devlet tarafndan kendi bana brakl
dgnda daha iyi ileyecegi iddiasn tayordu.
Smith iktisad, bir piyasa, daha dogrusu birbirleriyle baglant hlindeki piyasa dizileri olarak
gryordu. Smith, piyasann, zgr bireylerin kararlar ve isteklerine gre iledigine inanyordu.
Piyasadaki zgrlk-serbestlik, tercih zgrlg demektir: dnyasnn retecegi mallar seebil
me (tercih) becerisi, iinin ivereni seebilme becerisi ve tketicinin satn alacag mal ve hizmet
leri seebilme becerisi. Bu yzden bylesi bir piyasadaki ilikiler -iveren ile ii ve satc ile alc
arasndaki- gnll szlemeye dayaldr; bu szleme, haz ile servetin elde edilmesi ve tketil
mesini zdeletiren bencil karlarnn peindeki bireylerdir. Bu erevede iktisat teorisi; insann,
esasnda, bencil ve madd kazan konusunda kararl anlamna gelen ekonomik insan fikrini ina
ederken faydaclktan yararlanr.
Klasik iktisadn czibesi, her birey madd olarak kendi karn dnse de ekonominin kendi
kendine, gayriahs birtakm basklara -piyasa glerine- gre iledigi ve bunun da dogal olarak
ktisad refah artrma egiliminde olmas eklindeki aklamadan kaynakland. rnegin, hibir re
tici tek bana maln fiyatn belirleyemez. Fiyatlar, sata sunulan mallarn miktar ile satn almak
isteyen tketicilerin miktar erevesinde piyasa belirler. Bunlar arz ve talep gleridir. Piyasa,
kendi kendini dzenleyen bir mekanizmadr: Dardan ynlendirmeye ihtiyac yoktur. Piyasaya
devlet mdahalesi olmamaldr; nk piyasa Adam Smithin grnmez el olarak iaret ettigi me
kanizmaca iletilir. Kendi kendini dzenleyen piyasa fikri, toplumda atan karlar arasnda dogal
bir uyumun varoldugunu belirten liberal inanc yanstr. Smith ([1776] 1976), bu inancn ktisad
uyarlamasn yle ifade etmitir:

Akam yemegi yem e umudumuz kasabn, frncnn veya bira reticisinin cmertliginin sonucu
degil, bu kiilerin kendi karlarn gzetmedeki hassasiyetlerinin bir sonucudur.

Grnmez el daha sonraki iktisatlar tarafndan isizlik, enflasyon veya dem eler denge
si aklar gibi sorunlarn piyasa mekanizmas tarafndan nasl bertaraf edilebilecegini aklamak
iin kullanlmtr. rnegin isizlik, almaya hazr insanlarn says, allabilinecek ilerden daha
fazla oldugunda ortaya kar: Yani emek arz, talebi gemitir. Bunun sonucunda piyasa gleri,
emegin fiyatn, yani cretleri drr. cretler dtke iverenler daha fazla ii altrabilirle
imknna kavuurlar ve isizlik azalr. Bu erevede piyasa gleri, hkmetin mdahalesine ihtiya
olmadan isizligin kkn kazyabilir ve diger tm fiyatlar gibi cret dzeylerinin de esnek olma
sn art koar.
Serbest piyasa fikri 19. Yzyl boyunca ABD ve Birleik Krallkta ktisad ortodoksiye dn
mt. Serbest piyasa dncesi zirve noktasna, braknz yapsnlar anlamna gelen laissez-faire
gretisi ile ulamtr. Bu, devletin ktisad bir rolnn olmamas, ktisad hayat kendi hline brak
mas ve i adamlarnn diledikleri gibi hareket etmelerini mmkn klmas gerektigini belirten g
rtr. Laissez-faire gr, ocuklarn istihdamnn kstlanmas, alma saatlerinin snrlandrl
mas ve alma koullarna ait dzenlemeler de dhil olmak zere retime ilikin her trl yasama
faaliyetine kardr. Bu trden bir ktisad bireyciligin (bkz. s. 4 5 ) dayanag, snrlandrlmam
kr araynn niha olarak genel faydaya yol aacag eklindeki inantr. Laissez-faire teorileri, 19.
Yzyl boyunca Birleik Krallkta gl konumlarn korumular ve A BD de de 1 9 3 0 lara kadar
cidd bir eletiriye tbi tutulmamlardr. 20. Yzyln sonlarndan itibaren neo-liberalizmin ortaya
k ve bu blmde daha sonra ele alnacak ynetimin l eline yaptg sert eletiri erevesin
de, serbest piyasa inanc yeniden hayatiyet kazanmtr. ktisad liberalizmin bir diger tezahr olan
serbest ticaret savunusu, liberal enternasyonalizm ile olan ilikisi erevesinde Altnc Blmde
tartlacaktr.

Sosyal Darwinizm
Klasik liberalizmin en nemli ayrt edici zeliklerinden biri de, mlkiyet ve sosyal eitlige yne
lik tutumudur. Bireycilige dayal siyas bir anlay, sosyal koullar, her bir bireyin yetenekleri ve
alkanlg asndan aklama egilimi olacaktr. Bireyler, kendi hayatlaryla ne yapmak istiyor ve
ne yapabiliyorlarsa onu yaparlar. Yetenekli ve alma istegi olanlar mreffeh bir hayat srerken,
yetersiz veya tembel olanlar bunu gerekletiremez. Bu gr, Samuel Smilesn Self-Help (Kendine
Yardm, [1859] 1986) adl eserinin balgnda unutulmaz bir ekilde ifade edilmitir. Balk, oka

dile getirilmi olan bir dsturu tekrarlayarak balar: Tanr, kendileri iin gayret gsterenlere aba
sarf eder. Bylesi bireysel sorumluluk fikirleri, 19. Yzylda laissez-faire destekileri tarafndan
ska dile getirilmitir. rnegin, ngiliz iktisat ve siyaseti Richard Cobden (1804-1865), ii

snfnn alma koullaryla ilgili baz iyiletirmeleri savunmu ama bu iyilemenin yasalardan
ziyade, kendi abalar ve ayaklar zerinde durma yeteneklerinden dogmas gerektigini ne sr
mt. Ayrca alanlara, Parlmento yerine kendilerine bakmay da tavsiye etmitir.
Bireylerin kendi ayaklar zerinde durma fikri en net ifadesini Herbert Spencerin The M an
versus the State (Devlete Kar nsan, [ 1884] 1 9 4 0 ) adl eserinde bulmutur. ngiliz filozof ve sosyal

teorisyen Spencer (1 8 2 0 -1 9 0 4 ), ngiliz bilim adam Charles Darwinin The Origin ofSpecies ( Tr
lerin Kkeni, [1859] 1972) adl eserinden yararlanarak laissez-faire gretisi iin gl bir savunma

gelitirmitir. Darwin, yeryzndeki farkl trleri aklayacak nitelikte bir evrim teorisi sunmutur.
Darwin, her bir trn bir dizi tesadfi fiziksel ve zihinsel degiime veya mutasyona ugradgn ne
srmtr. Bu degiimlerden bazlar, belli bir tre hayatta kalma ve gelimeyi mmkn klmtr:
Bu degiimler, hayat destekleyen degiimlerdir. Diger mutasyonlar ise daha az elverilidir ve ha
yatta kalmay daha da zorlatrr hatta imknsz klar. Bundan dolay, bir yanda birok trn soyu
tkenmiken, byk eitlilik gsteren canl trleri ise yeryznde ortaya kmtr. Dogal bir se
leksiyon sreci, dogalar geregi hayatlarn srdrmeye uygun olan ve olmayan trlerin hangileri
olduguna karar verir.
Darwinin kendisi bu fikirleri, sadece dogada uygulasa da bu grler daha sonra hem sosyal
hem de siyasal teorilerin inasnda kullanlmtr. rnegin Spencer, insan toplumunda da bir dogal
seleksiyon srecinin varoldugunu ne srmtr. Bu sreci belirleyen de en uygun olann hayat
ta kalmas ilkesidir. Bu erevede toplum, bireyler arasndaki hayatta kalma mcadelesi olarak
resmedilir. Dogalar geregi hayatta kalmak iin en uygun olanlar zirveye trmanrken, bu zelligi
barndrmayanlar dibe derler. Bundan dolay, servet, sosyal konum ve siyas iktidar eitsizlikleri
dogaldr ve kanlmazdr ve de ynetimimin bu duruma mdahaleye ynelik hibir teebbs
olmamaldr. Aslnda yoksullara, isizlere ve engellilere her trden destek veya yardm teebbs
dogaya ynelik bir hakarettir. Spencern Amerikal mridi William Summer (1840-1910) bu ilke
yi, 18 4 4 te plkteki ayya, tam da olmas gereken yerdedir iddiasyla aka ortaya koymutur.

Neo-Liberalizm
Zaman zaman neo-klasik liberalizm olarak da adlandrlan neo-liberalizm, 1970lerden beri ze
rine konuulan ktisad liberalizmin yeniden hayatiyet kazanmasnn karlg olarak kullanlr.
Neo-liberalizm, kar devrim niteligindedir: Amac, 20. Yzyla damgasn vuran iri devlet ve
devlet mdahalesi egilimini durdurmak, mmknse tersine evirmektir. Neo-liberalizm, balan
gtaki en gl etkiyi 19. Yzylda serbest piyasa ekonomisi ilkelerinin en muhkem biim de yer
aldg ngiltere ve A BD de yaratmtr. Geni bir blmn neo-liberalizmin oluturdugu hem n
gilteredeki Thatcherizm hem de A BD deki Reaganizm politikalar, znde muhafazakr olan
bir sosyal felsefe erevesinde, laissez-faire ekonomilerini kaynatrmay hedefleyen Yeni Saga ait
ideolojik projeydi. Bu proje, nc Blmde incelenmitir. Ancak neo-liberalizm sadece Yeni

Sag n elindeki bir silh degildir. Bu anlay, daha geni kapsaml gler tarafndan ekillendirilmi
tir. Bu glerin arasnda en dikkat ekici olanlar ktisad kresellemeden dogan glerdir. Ayrca
neo-liberalizm, muhafazakr partiler zerinde oldugu kadar, liberal ve sosyalist olanlar zerinde de
etkili olmu ve etkisi, Anglo-Amerikan snrlar amtr.
Neo-liberalizm, bir tr piyasa fundamentalizmi ile ayn anlama gelmektedir. Piyasa, ahlk ve
pratik olarak her trden siyas denetimin zerinde grlr. Bu anlamda neo-liberalizm, klasik k
tisad teoriyi aar niteliktedir. rnegin Adam Smith (bkz. s. 65), yerinde bir tabirle piyasa eko
nomisinin babas olarak grlmesine ragmen, o da piyasann snrlarn kabul etmi ve kesinlikle
insan dogasna ilikin saf fayda azamletirme modelini benimsememitir. Neo-liberal bak asna
gre ynetimin aksaklklar say olarak olduka fazla ve eitlidir. Friedrich Hayek (bkz. s. 105)
ve A B D li iktisat M ilton Friedman (1 9 6 2 ) gibi serbest piyasay savunan iktisatlar, ynetimin
ktisad roln iddetle eletirmilerdir. Hayek, zelde merkez planlamaya, genelde de ktisad
mdahaleye ynelik ykc siyas ve ktisad eletiriler getirmitir. Hayeke gre, her trl planlama
ktisad verimsizlige mahkmdur. nk, devletin brokratlar, ne kadar yetkin olurlarsa olsunlar,
her zaman onlarn ele alma kapasitelerini aan nitelikte karmak ve geni hacimli bilgilerle kar
karya geleceklerdir. Bu bak asna gre ktisad mdahale, tek bana bireysel zgrlk iin en
cidd tehdidi oluturur. nk, ktisad hayat denetim altna almaya ynelmi her teebbs ka
nlmaz olarak devleti varlk alanlarna eker ve nihayetinde de totaliteryanizme (bkz. s. 223)
yol aar. Friedman, Keynezci iktisad (bkz. s. 7 6 ), vergi ve harcama siyasalarnn enflasyonu
krkledigi gerekesiyle eletirir. nk bu siyasalar, sre ierisinde isizligin dogal orann etkilemeksizin ynetimlerin borlanmasn tevik eder. Faydaclktan (bkz. s. 6 3 ) etkilenen kamu
tercihi teorisyenleri, ynetimler ile kamu kar arasndaki ilikiye kukuyla yaklap, ynetimin
merulugunu sorgulamlardr. insanoglu rasyonel olarak bencil karlar peinde koan yaratklar
oldugundan hkmet yetkilileri de kanlmaz olarak, kamusal amalardan ziyade kendi amala
rn n planda tutmak iin konumlarn kullanacaklardr. Yani iri bir devletin ortaya kmas, ne
kapitalizmin dogurdugu dengesizlikleri gidermek ne de demokratik bir baskya verilen cevapla il
gilidir. Bu daha ziyade, genel olarak kamu sektrnde alanlarn meslek bencil karlaryla ilgili
bir arayn rndr.
Tm bunlarn aksine piyasann mucizev saylabilecek nitelikleri vardr. Birincisi ve en nem
lisi, uzun vadeli denge egilimlerinden dolay piyasalar, kendi kendilerini dzenlemektedirler. Ha
yek, Smithin grnmez el fikrini yeniden ifade edecek ekilde piyasay devasa bir sinir sistemine
benzetmitir. Bu sistem kendi bana ekonomiyi dzenleyebilecek yeterliliktedir. nk piyasa,
fiyat mekanizmas araclgyla, e zamanl olarak neredeyse sonsuz sayda ileti tayabilmektedir.
kinci olarak, piyasalar dogal olarak verimli ve retkendirler. Kaynaklar, kar konulmaz ekilde en
krl kullanma srklendiginden ve zengin ile yoksul benzer alma drtlerine sahip oldukla
rndan, piyasa ekonomileri makro dzeyde verimlidir. Mikro dzeyde ise zel sektr dogas geregi
kamu kurulularna gre daha verimlidir. nk bu sektrler, kr gds tarafndan disiplin alt
na alnrlar. Bu gd, zel sektrdekileri maliyetleri dk tutmaya zorlar; bir yandan da kamu

sal zararlarn faturas her zaman vergi deyenlere karlr. nc olarak piyasalar, duyarl hatta
demokratik mekanizmalardr. Rekabet, reticilerin sadece tketiciler tarafndan glerinin yettigi
bir fiyata almaya istekli olduklar eyleri retir. Yani tketici kraldr. Son olarak da piyasann, hak
kaniyet ve ktisad adlet dagttg sylenebilir. Piyasa herkese beceri ve ok alma dzleminde
ykselme veya dme frsatn sunar. Sonuta madd eitsizlik, insanlar arasndaki dogal eitsizligin
basit bir yansmasdr.
Neo-liberal fikir ve yaplarn ardndaki asl itici g ktisad kresellemedir. Kreselleme,
ulusal ekonomilerin, kenetlenmi kresel ekonomi eklinde birlemesine tank olmutur. Kresel
dzlemde retim uluslararas nitelik kazanm ve lkeler arasnda sermayenin serbeste, ogunluk
la da nnda aktg grlmektedir. Philip Bobbitt (2002), bu durumun ulus devletin piyasa dev
leti ile yer degitirmesinde nemli katks oldugunu ileri srmektedir. Piyasa devletinin rol, bi
reylerin ulaabilecekleri tercihleri azamletirmenin biraz daha fazlasdr. Kresellemenin yaylma
koullarn tesis eden ey, 1970lerin banda Bretton Woods szlemesinin ortadan kalkmasdr.
Bu szleme, 1945ten beri uluslararas ekonomiye istikrar saglam olan sabit dviz kuru sistemiy
di. Kresel dzlemde ktisad ynetimi elinde tutan Uluslararas Para Fonu ( I M F ) , Dnya Bankas
ve 1 9 9 5 ten beri de Dnya Ticaret rgt (D T ), serbest piyasa ve serbest ticaret ilkelerine dayal
neo-liberal ktisad dzen fikrine dn yapmlardr. Bundan dolay, kreselleme ile neo-liberalizm el ele yrmeye balamtr ve bu sre gelimekte olan lkelerin ogunda, zellikle de Dogu
Avrupann komnizm sonras lkelerinde ve Ltin Amerikada ekonomilerin piyasaya dayal ola
rak yeniden yaplandrlmasyla 1990larda zirve noktasna ulamtr. Neo-liberalizmin piyasa y
nelimli kresel kapitalizmi koulsuz olarak onaylamas, bu anlayn bakaca meselelere ilgi duy
mayan dar ktisad liberalizmden ne kadar uzaklatgn gsterir. rnegin neo-liberaller, ulus-ar
irketlerin artan gcnn demokrasi iin ne tr muhtemel sonular doguracagyla, dizginlenemeyen bir tketimcilik ve rekabeti bireyciligin (bkz. s. 45) herhangi bir anlam barndran nsan
geliim nosyonu ile bir arada bulunabilme zorluguyla veya kresel mallarn ortaya kyla beraber
birleme ve tekel egilimleri erevesinde gndeme gelen ktisad ve kltrel farkllklarn yz yze
oldugu tehditle hi kendilerini yormazlar. Aslnda bu durum, basite liberalizmin seici ahlk du
yarllgn gzler nne serer. Liberalizm zellikle kapitalist toplumlardan ok sosyalist ve otoriter
toplumlarn kusurlarn ifa ederken bu duyarllg gsterir.

M O D E R N L B ER A LZ M
M odern liberalizm zaman zaman 20. Yzyl liberalizmi olarak adlandrlr. 19. Yzylda sanayi
kapitalizminin doguuyla klasik liberalizmin geliimi nasl yakndan ilgiliyse, ayn ekilde modern
liberal fikirler de sanayilemenin daha da gelimesiyle baglantldr. Sanayileme baz kesimler iin
devasa boyuttaki bir servet art demekti. Ancak ayn sre beraberinde sefalet, cehalet, hastalk ve
gecekondu yaygnlamasn da getirmiti. stelik sosyal eitsizligin gz ard edilme ihtimli daha da

zorlamt. nk, dk cretler, isizlik, kk drc hayat ve alma koullarndan dolay


byyen sanayi iisi snf dezavantajl konumdayd. Bu gelimelerin, ngiliz liberalizmi zerinde
19. Yzyldan gnmze kadar birtakm yansmalar olmutur ama baka lkelerdeki etkilenme
ise olduka sonralar meydana gelmitir. rnegin, Amerikan liberalizmi 1930lardaki buhrana ka
dar etkilenmemitir. Bylesi degiken tarihsel koullarda liberaller, sanayi kapitalizmiyle beraber
genel refah dzeyinin ykselecegi ve herkes iin zgrlgn saglanacag eklindeki inanc srdr
mede daha da zorlanmaya balamlardr. Tm bunlarn sonucunda biroklar, denetimsiz bencil
kar araynn sosyal olarak dil bir toplum retecegi biimindeki erken dnem liberal beklentiyi
gzden geirme durumunda kalmlardr. ktisad bireycilik fikrine ynelik saldrlar arttka libe
raller devlete ynelik tutumlarnn zerine yeniden dnmek durumunda kalmlardr. Klasik te
orinin bnyesindeki minimal devlet, sivil toplumun eitsizliklerini ve adletsizliklerini gidermede
kesinlikle yeterli degildi. Tm bunlardan dolay modern liberaller mdahaleci ya da imkn tanyan
bir devletin geliimini savunma hususunda hazrlklydlar.
Ancak modern liberalizme ynelik birbirinden olduka farkl iki yaklam vardr. Klasik libe
raller, bu yaklamn daha nce liberalizmi tanmlar nitelikteki ilke ve gretileri ignedigini, zellik
le de bireyciligi terk ederek kolektivizmi (bkz. s. 120) benimsedigini belirtirler (bkz. Sosyalizm
blm, nc Yol alt balg). Modern liberaller ise klasik liberalizme ihanet etmek bir yana,
klasik liberalizmi gerektigi gibi ina ettiklerini ifade etmek iin epey aba harcamaktadrlar. Bu g
re gre, teorik olarak ak bir tutarllg ifade eden klasik liberalizmin aksine modern liberalizm,
yeni ile eski liberalizm arasndaki bir evliligi temsil eder ve bylece de ideolojik ve teorik gerilimleri
somutlatrr. M odern liberalizmin kapsamndaki ayrt edici fikirler unlardr:
Bireysellik
Pozitif zgrlk
Sosyal liberalizm
ktisad ynetim

Bireysellik
Joh n Stuart M illin (bkz. s. 4 6 ) fikirleri, liberalizmin kalbi olarak tanmlanmaktadr: Bunun en
nemli nedeni, M illin klasik ve modern liberalizm arasnda bir kpr olmasdr; onun fikirleri
hem 19. Yzyl balarna dogru geriye hem de 20. Yzyl a dogru ileriye bakar. Kadnlarn oy hak
kyla ilgili kampanyalardan siyasal ekonomiye kadar birok mesele M illin ilgi alannda yer alr. An
cak M illin modern liberal dnceye en byk katks, On Liberty ( Hrriyet stne, [1 859] 1972)
adl eserinde gelitirdigi dncelerdir. Bu eser, bireysel zgrlg destekleyici en cesur liberal ifa
deleri barndrr. Mili, kendi, bedeni ve ruhu zerinde birey egemendir (1 9 7 2 , s. 7 3 ) iddiasyla
esas itibariyle negatif bir zgrlk anlay benimsemektedir. nk bu anlay zgrlg, bireyin

kendisiyle ilgili eylemlerinde herhangi bir kstlamann yoklugu olarak tanmlar. Mili bunu, z
grlk iin zorunlu ama yeterli olmayan bir koul olarak grmtr. Ona gre zgrlk, pozitif ve
yapc bir gtr. Yani zgrlk, bireylere kendi hayatlar zerinde denetim, zerklik kazanma veya
kendini gerekletirme yetenegi saglar.
Avrupa romantizminden byk oranda etkilenen Mili, insanlar fayda azamletiriciler olarak
gren anlay hem sg hem de inandrclktan uzak grmtr. Mili, her bir insann bireyselligi
ni, farkllgn, hatta zgnlgn hararetle savunmutur. zgrlgn degeri, bireyin gelimesini
bilgi, yetenek, beceri kazanmasn ve duyarllklarm saflatrmay mmkn klmasndan dogar.
Benthamn (bkz. s. 64), eylemler sadece rettikleri haz veya elem erevesinde degerlendiri
lirler, eklindeki faydac iddiasn benimsemez. M ille gre yksek ve dk hazlar vardr ve
onun asl ilgilendigi hazlar, bireyin zihinsel, ahlk veya estetik duyarllklarn gelitiren hazlardr.
Yani salt haz aray ile degil kiisel geliim ile ilgilenir. Tatmin olmu bir aptaldan daha ok, ho
nutsuz Sokratesi tercih ettigini belirtir. Aslnda Mili tam anlamyla salt kar tatmininden ziya
de nsan geliime vurgu yapan gelimeci bireycilik (bkz. s. 4 5 ) modelinin temellerini atmtr.
Ancak Mili, devletin bireyleri kiisel geliim ve yksek hazlara dogru ynlendirmesi gerektigi
sonucunu karmaz. nk o da Tocqueville gibi toplumda uyumculugun yaygnlamas kaygsn
tar. rnegin Mili, bireylerin en yksek doyumu elde edebilmelerinin belki de en iyi yolu olan
egitimin yaygnlatrlmasn tevik etmesine ragmen, devletin verdigi egitimin herkesin ayn gr
ve inanlar paylamas anlamna gelecegi korkusunu hep tamtr.

Pozitif zgrlk
Liberal dnce gelenegi iindeki en belirgin kopu, ngiliz filozof T. H. Greenin (18361882) 19. Yzyln sonlarna dogru yaptg almalar erevesinde olmutur. Greenin eserleri,
L. T. Hobhouse (1 8 6 4 -1 9 2 9 ) v e j. A. H obson (1 8 5 4 -1 9 4 0 ) gibi yeni liberal dnrler olarak
adlandrlan bir kuag etkilemitir. Green, klasik liberalizm tarafndan savunulan denetimsiz kr
araynn, yeni adletsizlik ve yoksulluk biimlerinin ortaya kmasna yol aacagn dnyordu.
Aznlgn ktisad zgrlgnn, ogunlugun hayata anslar zerinde ykc bir etkisi oluyordu. J.
S. Millin takipisi olarak Green, insanoglunu esasen bencil fayda azamletiricisi olarak gren er
ken dnem liberal kavramlatrmay reddetmi ve insan dogasna ilikin daha iyimser bir tablo iz
mitir. Greene gre, insanlarn digerkmlk kapasiteleri vardr ve birbirlerine kar efkat beslerler.
Bireyler salt bireysel degil, sosyal sorumluluklar da tarlar. Bu yzden de her birey bir digerine empati ve mfiklik baglar ile bagldr. phesiz insan dogasna ilikin bylesi bir kavramlatrmann,
insanlarn sosyallik ve ibirliki dogasna vurgu yapan sosyalist fikirlerden etkilendigi aka orta
dadr. Bunun sonucu olarak da Greenin fikirleri, sosyalist liberalizm olarak tanmlanmaktadr.
Green ayn zamanda klasik liberal zgrlk nosyonuna da meydan okumutur. Negatif z
grlk, sadece ve sadece birey zerindeki dsal snrlamalar bertaraf eder ve bu da bireye tercih

zgrlg saglar. Krn azamletirme peindeki i dnyas dikkate alndgnda negatif zgrlk,
mmkn olan en dk cretle emegin satn alnmas becerisini hakllatrr. rnegin yetikin
ler yerine ocuklarn, erkekler yerine de kadnlarn istihdamn hakllatrabilir. Bu adan ktisad
zgrlk, smrye yol aabilir. Green, i szlemelerinin eit veya zgr bireyler arasnda yapl
madgn ne srer. Zaman zaman iiler, tek alternatifleri sefalet veya alktan lmek oldugu iin
ii kabul etmek zorundayken iverenler, ok saydaki ii arasndan ilerine yarayan iileri seme
lksnn tadn karrlar. Bundan dolay, piyasadaki tercih zgrlg bireysel zgrlk iin yerin
de ve yeterli bir kavramlatrma degildir.
Green, negatif zgrlk yerine pozitif zgrlk fikrini nerir. zgrlk, bireyin bireyselligi
kazanma ve gelitirme yetenegidir; yani zgrlgn ieriginde bireyin potansiyelini gerekletir
me, bilgi ve beceri elde etme ve doyuma ulama yetenegi vardr. Snrsz kapitalizm, her birey iin
kendini eit gerekletirme frsat sunmamaktadr. rnegin ii snf, chillik, isizlik, hastalk ve
yoksulluk gibi elverisiz koullar tarafndan frenlenmektedir. Negatif zgrlk, bireyin zerinde
ki dsal snrlamalar kaldrrken alktan lme zgrlgnden daha fazla bir ey demek degildir.
Pozitif zgrlk ise bireyi glendirmeyi ve insanlar, hayatlarn felce ugratan sosyal felketlerden
muhafaza etmeyi amalar. Bu trden bir gr, rnegin ngilterede, geniletilmi bir refah devleti
uygulamas taslagnn ana hatlarn izen Beveridge Raporunda (1942) be dev olarak adlan
drlan skntlarla mcadelede dile getirilmitir. Bunlar, mahrumiyet, hastalk, cehalet, sefalet ve
aylaklktr.
Eger piyasa toplumu bireylere geliim iin eit frsatlar sunamyorsa, modern liberaller bunun
ancak ynetim tarafndan stlenilmi mterek bir eylemle gerekletirilebilecegini ne srerler.
Devleti, toplumun mterek emellerini somutlatran etik bir fikir olarak tanmlayan Alman filozof
Hegeli n ( l 7 7 0 - 1 8 3 l ) etkisiyle Green, devletin yurttalar adna sosyal sorumluluklarla ilgili olarak
yetkili oldugunu ileri srer. Bu, bireysel zgrlge ynelik bir tehdit olarak grlmemeli, hatta bir
anlamda bu zgrlgn garantr olarak alglanmaldr. Erken dnem liberallerinin aksine mo
dern liberaller, sosyal ve ktisad sorumluluklarn birogunu yklenme imknna sahip bir devlet
anlay erevesinde olumlu bir devlet algsn benimserler.
phesiz bu anlay, klasik liberal teorilerin cidd anlamda gzden geirilmesi gerektigini or
taya koysa da, bu, ana liberal fikirlerin terk edilmesi anlamna gelmez. Modern liberalizm, sosyaliz
me yaklamtr ama asla toplumu bireyin nne koymaz. rnegin, T. H. Greene gre zgrlk ni
ha olarak bireylerin ahlk eylemlerine dayanr. Devlet insanlar iyi olmalar ynnde zorlayamaz;
yapabilecegi tek ey, bireylerin daha fazla sorumluluk barndran ahlk kararlar verebilecekleri
koullan saglamaktr. Devlet ile birey arasndaki denge degimitir ama bireyin ihtiya ve karla
ryla ilgili temel mesuliyet aynen kalmtr. Modern liberaller, klasik liberaller ile hayatnn sorum
lulugunu yklenmi kendine gvenen birey tipini tercih etme hususunda hemfikirdirler. Buradaki
temel farkllk, bunun ancak sosyal koullar elverili oldugunda sz konusu olabilecegi gereginin
kabul grmesidir. Tm bunlarn sonucunda modern liberalizmin ana hamlesi, bireylerin kendileri
ne yardm edebilmeleri iin onlara yardm etmektir denebilir.

Sosyal Liberalizm
20. Yzylda Batl devletlerin ogunda ve birok gelimekte olan lkede devlet mdahalesinin art
sz konusu olmutur. Bu mdahalenin nemli bir ksm, sosyal refah biimindedir. Yani, sefalet,
hastalk ve cehaletin stesinden gelme ve bylece ynetimlerin yurttalarna refah destegi saglama
teebbsleri sz konusu olmutur. Eger minimal devlet 19. Yzyln tipik devleti ise modern devlet
de 20. Yzylda tipik olarak refah devletidir. Bu durum birok tarihsel ve ideolojik etkenin rn
olarak ortaya kmtr. rnegin hkmetler, ulusal verimliligi artrma, daha saglkl igc ve daha
gl ordulara sahip olma arayna girmilerdir. Ayrca, genel oy hakk kazanan sanayi iisi ve baz
durumlarda da kylnn sosyal reform talepleriyle ykl seim basklar sz konusu olmutur. R e
fah devleti anlaynn ardndaki siyasal akl yrtme tarz, tek bana herhangi bir ideolojinin rn
olarak karmza kmaz. Bu anlay farkl ekillerde sosyalistler, liberaller, muhafazakrlar, feminist
ler hatta zaman zaman faistler tarafndan bile dile getirilmitir. Liberal gelenek iinde sosyal refah
anlay, modern liberaller tarafndan gndeme getirilmitir. Bu anlay belirgin bir ekilde, bireysel
sorumluluk ve kiisel abann erdemlerini gklere karan klasik liberallerin zddna gelitirilmitir.
Modern liberaller refah anlayn, frsat eitligi temelinde savunmulardr. Eger belli bal birey
veya gruplar, mevcut sosyal koullardan dolay zarara ugruyorlarsa, o zaman devletin bu zararlar
azaltmak ya da ortadan kaldrmak zere yklenmesi gereken sosyal sorumluluklar vardr. Bununla
beraber modern liberaller, ynetimin sorumluluklarndaki bu trden artlarn, bireysel haklar or
tadan kaldrmayacagna, aksine daha da geniletecegine inanrlar. Yurttalar, konut edinme, egitim
ve alma hakk gibi eitli refah veya sosyal haklar elde etmilerdir. Bunun aksine klasik liberaller,
yurttalar iin sadece ynetsel iktidarn kstlanmasna dayal olan negatif haklarn sz konusu olabi
lecegine inanrlar. Bu anlay, liberallerin sayg duyduklar ifade, dernekleme ve ibadet zgrlkleri
gibi geleneksel sivil haklarn ogunu kapsar. Bu trden haklar, ynetimin asla dokunmamas gereken
zel alan oluturur. Bunun aksine refah haklar ise pozitif haklardr. nk bu haklar ancak dev
letin pozitif faaliyetleriyle tatmin edilebilir. Devletin bu erevedeki faaliyetleri arasnda, devletin
verdigi kr paylar, emekli maalar, kamusal kaynaklarla saglanan saglk ve egitim hizmetleri yer alr.
20.

Yzyl boyunca liberal partiler ve hkmetler genellikle sosyal refah davasn kuvvetle sa

vunmulardr. Ingilterede refah devletinin temelleri, Birinci Dnya Savandan nce Asquith Li
beral hkmeti tarafndan atlmt. Bu hkmet, yallk aylg ve snrl da olsa bir saglk ve isizlik
sigortas sistemini uygulamaya koymutu. ngiliz refah devleti uygulamalar, modern liberallerden
William Beveridge (1 8 7 9 -1 9 6 3 ) tarafndan kaleme alnan 1942 Beveridge R aporuna gre kinci
Dnya Savandan sonra daha da geniletilmiti. Bu uygulama, tm yurttalarn beikten meza
ra kadar hayatlarn ieren kapsaml bir sosyal gvenlik sistemi oluturmay taahht ediyordu.
A B D de ise liberal refah anlay 1 9 3 0 larda F. D. Rooseveltin ynetimi altnda gelitirilmitir. k
tisad bireycilik ve kiisel aba fikirleri 20. Yzyl boyunca baskn konumlarn muhafaza etmiler
dir ama Rooseveltin Yeni Dzen (N ew D eal) politikas erevesinde isizler, yallar, ocuklar,
dullar ve krler iin kamusal yardm uygulamaya konmutur. Yeni Dzen liberalizmi, Rooseveltin

John Rawls (1921-2002)

ABD'li akademisyen ve siyaset felsefecisi. Ravvls'un temel eseri A Theory ofJustice (Bir Adalet
Teorisi, 1970), ikinci Dnya Sava'ndan beri ngilizce'de kaleme alnm en nemli siyaset
felsefesi kitab olarak degerlendirilir. Bu eserin, hem modern liberal hem de sosyal demok
ratik dnce zerinde byk etkisi olmutur.
Rawls, liberal bireycilik ile yeniden paylam ve sosyal adalet ilkelerini bagdatrmak amacyla
bir tr toplum szlemesi teorisine bavurmutur. Kullandg "hakkaniyet olarak adalet" mef
humuna gre,"cehalet perdesi"(yani sosyal konum ve koullarmzdan haberdar olmamamz) ardnda birok insan
iki ana ilkeyi benimseyecektir: (a) Her bir kiinin zgrlg, benzer ekilde herkes iin zgrlkle uyumlu olmaldr
ve (b) Sosyal eitsizlik sadece toplumdaki en yoksullarn menfaatine ilediginde varolmaldr. Erken dnem ese
rinin evrenselci iddialar, Political Liberalism (SiyasalLiberalizm, 1993) adl eserinde az ok yeniden ele alnmtr.

1945 ylndaki lmnden sonra da devam etmi ve 1960larda John Kennedynin Yeni Snr
siyasalar ve Lyndon Johnsonun Byk Toplum program erevesinde en st dzeye ulamtr.
Johnsonun program daha ok A BD deki siyahilerin yurttalk haklar, A BD kentlerindeki sefalet
ve yoksullukla mcadele meseleleri zerinde yogunlamt.
Baz alardan modern liberalizm, liberalizm ile sosyalizm arasndaki ayrmn ortasnda durmak
tadr. rnegin, 19. Yzyln sonlarnda ortaya kan yeni liberaller, Fabian sosyalizminden etkilen
milerdi. Bu akma, zellikle John Rawlsun eserleri erevesinde biimlenen ve sosyal demokra
tik liberalizm olarak adlandrlan anlayn ortaya kyla 20. Yzyln ikinci yarsnda ska telffuz
edilmeye balanmtr. Sosyal demokratik liberalizmin ayrt edici zelligi, genellikle sosyalizmin temel
degeri olarak grlen greli bir sosyal eitligi desteklemesidir. Rawls A Theory of Justice (Bir Adalet Te
orisi, 1970) adl eserinde, hakkaniyet olarak eitlik anlayna dayal refah uygulamalarn ve yeniden

paylam savunmutur. Rawlsun iddiasna gre, eger insanlar sosyal konum ve koullarnn farknda
olmasalard; eitliki bir toplumu, yoksulluktan saknma arzusu zenginligin czibesinden daha gl
oldugundan, eitliksiz olana gre daha hakkaniyetli grrlerdi. Bundan dolay Rawls farkllk ilkesini nerir; yani, sosyal ve ktisad eitsizliklerin, -alma gdsnn saglanmas iin belli bir lde
eitsizlige olan ihtiyacn farknda olmakla birlikte- en az variyetli olanlarn menfaatini gzetecek ekil
de ele alnmas gerektigini ne srer. Tm bunlara ragmen, bu trden bir adlet teorisi, sosyal dayan
madan ok bencillik ve bencil kar iddialarnda kk saldg iin sosyalist olmaktan ziyade liberaldir.

ktisad Ynetim
20. Yzylda Batdaki devletler sadece sosyal refah saglamakla kalmam, ekonomilerini ynete
rek serveti dagtma teebbsne de girmilerdir. Bu, klasik liberal dncenin, zellikle de kendi

kendini dzenleyen serbest piyasa ve laissez-faire gretisinin, bir daha reddedilmesi anlamna ge
liyordu. Laissez-fairein terk edilme nedeni, endstriyel kapitalist ekonomilerin artan karmaklg
ve kendi aralaryla genel refah teminat altna almada aka grlen yetersizligiydi. 1929da Wall
Streetin kyle tetiklenen 1930larn Byk Buhran, gelimekte olan lkelerin ogunda ve
sanayilemi dnyann tmnde yksek oranda isizlige yol at. Bu, serbest piyasann baarsz
lgnn en dramatik gstergesiydi. kinci Dnya Savandan sonra neredeyse tm Batl devletler,
sava ncesi isizlik oranlarna dn engelleme teebbs erevesinde birtakm ktisad mda
hale siyasalar benimsediler.
Bu mdahaleci siyasalarn byk oranda rehberligini yapan, ngiliz iktisat John Maynard
Keynesin (1 8 8 3 -1 9 4 6 ) almalaryd. Keynes, The General Theory o f Employment, Interest and
Money ( Genel stihdam Teorisi, Faiz ve Para, [1936] 19 6 3 ) adl eserinde, klasik iktisad dnceye

meydan okumu ve kendi kendini dzenleyen piyasa grn reddetmitir. Klasik iktisatlar,
tm diger ktisad sorunlarla beraber istihdam sorunu iin de piyasa zm nn ileyecegini ne
srmlerdi. Bu iktisatlara gre, cretlerin dmesine izin verilirse isizlik de der; sorun sadece
sendika basksndan dolay cret miktarlar esnek olmadgnda sz konusu olabilir. Bu gre gre
iiler, tam anlamyla yaptklar ilerle kendi kendilerini cretlendirirler. Ancak Keynes, ktisad
faaliyetin ve dolaysyla da istihdam dzeyinin, ekonomideki toplam talep miktarnca belirlendigi
ni ne srmtr. Keynes, cretler dtgnde, ekonomi iindeki satn alma gcnn de toplam
taleple beraber decegini belirtmitir. Eger insanlarn ceplerinde harcayacak paralar azsa, firma
lar daha az mal retecek ve sonuta da isizlik ykselmeye devam edecektir. Sonuta serbest piyasa,
buhrana dogru srklenecek ve tekrardan kendisini toparlayamayacaktr. Keynese gre 1930larda olan ite budur. Daha nceki ticaret dnglerinin aksine Byk Buhran, ktisad tesadfler iin
de dogal bir iyileme ile son bulmamtr.
Keynes, hkmetlerin toplam talep seviyesini etkileme yoluyla lkelerindeki ekonomileri
ynetebileceklerini ne srmtr. Bu erevedeki hkmet harcamalar aslnda, ekonomiye
yaplan bir talep rngasdr. Hkmet bir okul ina etmekle, inaat iileri iin istihdam, inaat
malzemeleri iin de talep yaratr. Bu yatrmn etkileri tm ekonomide bir kprdanmaya neden
olacaktr. rnegin inaat iisi, daha fazla mal alacak paraya kavuacaktr. Bu, Keynesin arpan
etkisi dedigi eydir. te yandan vergilendirme ise ekonomiden ekilme anlamna gelir ve vergi,
toplam talebi drmekle beraber ktisad faaliyeti de bogar. Keynes, yksek isizlik dnemlerinde
hkmetlere, vergileri drme veya kamusal harcamalar artrma yoluyla ekonomideki emisyon
hacmini ykseltmelerini tavsiye eder. Bundan dolay isizlik, kapitalizmin grnmez eliyle degil,
devletin mdahalesiyle zlebilir. Bu durumda ortaya kan bte ag, tam tamna devletin a
r harcama yapmas anlamna gelir. Sonuta Keynezci talep ynetimi, genel refah teminat altna
almak zere, hkmetlere istihdam ve byme seviyelerini ynlendirme becerisi kazandrmay
taahht etmektedir.
Modern liberaller sosyal refah saglama erevesinde, ktisad ynetimi sivil toplum iinde
uyum ve refah beslem e asndan yapc bir etken olarak grmlerdir. Keynes, kapitalizme kar-

Keynescilik [Keynesianism]

Keynescilik dar anlamda, J. M. Keynes'in iktisat teorileri anlamnda kullanlr. Geni anlamda ise bu teorilerden et
kilenmi eitli ekonomi politikalar anlamndadr. Keynescilik, neo-klasik ekonomilere bir alternatif olutururken
zelde, laissez-faire kapitalizminin "ktisad anarisi"ne ynelik bir eletiriyi besler. Keynes'in iddiasna gre, by
me ve istihdam geni lde, ekonomideki "toplam talep" dzeyi tarafndan belirlenir ve hkmet tam istihdam
saglamak zere, ncelikle para politikalarnda yaptg ayarlamalarla talebi dzenleyebilir. Keynescilik daha ok
ksr bir taknt olan "vergi ve harcama" politikalar ile ilikilendirilir ama bu tutum, Keynes'in iktisat eserlerinin
karmaklg ve derinliginin gz ard edilmesi anlamna gelir.

degildir; aslnda birok adan kapitalizmin kurtarcsdr. Keynesin basite iddia ettigi ey, de
netimsiz zel teebbsn karmak sanayi toplumlarnda ilemeyecegidir. Snrl da olsa, Keynes

anlaynn A B D deki ilk uygulama teebbs, Rooseveltin Yeni Dzeni erevesinde gerek
letirilmitir. Ancak Rooseveltin denk bte srar ve kamusal ilerde devlet harcamalarn artr
makla beraber vergi gelirlerindeki arta scak bakmamas, isizlikteki dn ok kk ve tedrici
olmasna yol amtr. Aslnda Byk Buhran, isizligi zecek kastl birtakm teebbslerin so
nucundan ziyade, sava hazrlg erevesinde asker harcamalarn ar derecede artmasyla sona
erdirilmitir. Bu durum, en aikr biimde Almanyada gzlenmitir. Almanyada isizlik, H itlerin
(bkz. s. 2 1 8 ) 1933te anslye olarak atanmasndan sonraki 18 ay iinde yarya drlmtr.
Yani, iki sava aras dnemdeki isizlik sorunu, kazara da olsa Keynezci politikalarla giderilmitir.
ikinci Dnya Sava sonunda Keynezci anlay B atda, eski laissez-faire inancn yerinden ede
rek ktisad bir ortodoksiye dnmtr. Sava sonras ktisad yeniden yaplanma ve byme
planlarn yrtebilmek adna neredeyse tm devletler, ktisad ynetim uygulamasna bavurmu
lardr. Keynezci anlayn itibar, uzun soluklu ktisad patlama nn anahtar konumunda olmasn
dan dolay artmtr. Bu patlama, yani 1950 ve 1 9 6 0 lardaki emslsiz ktisad byme, en azndan
Bat lkelerinde yaygn bir zenginlik ve bolluk yaratmt. Ancak 1 9 7 0 lerde ktisad skntlarn
tekrar ortaya kmas, klasik siyasal iktisat teorilerine ynelik sempatiyi yeniden canlandrd. Bu
durum Keynezci nceliklerden, zellikle de tam istihdamdan, neo-liberal anlaytaki dk ya da
sfr enflasyona dogru bir kaymay gndeme getirdi. Ancak srdrlebilir ktisad bymeyi te
minat altna almak iin 1980 ve 1 9 9 0 larda uygulamaya giren serbest piyasa devriminin baarsz
lg, yeni bir siyasal iktisadn, yani neo-Keynezciligin dogmasna yol at. Bu yeni anlay, 1950 ve
1960lardaki ham Keynezciligin, kresellemenin bir sonucu olarak geersizligini kabul etmekle
beraber, denetimsiz kapitalizmin dk yatrm, ksa vade anlay ve sosyal paralanma ya da
ke yol atgnn farkndadr.

Liberalizm indeki Gerilimler (2) [Klasik - Modem]


i ,
K lasik Liberalizm
ktisad liberalizm
Bencil bireycilik
Faydann azamletirilmesi
Negatif zgrlk
Minimal devlet
Serbest piyasa ekonomisi
Haklara dayal adalet

M odern Liberalizm
Sosyal liberalizm
Gelimeci bireycilik
Kiisel geliim
Pozitif zgrlk
imkn tanyan devlet
Ynetilen ekonomi
Hakkaniyet olarak adlet

Kat liyakat anlay

Yoksullara ilgi

Bireysel sorumluluk

Sosyal sorumluluk

Gvenlik ag refah

Beikten mezara refah

21. Y Z Y IL D A LB ER A LZM
21. Yzylda liberalizmin zaferinin tm dnyada doruk noktasna ulatg grlmtr. nk,
piyasa temelli ekonomi ile birleen liberal temsil hkmet modeli, 19. Yzyldan beri tm dnya
da engellenemez bir ekilde yaylm ve Batdaki siyasal ve sosyal gelimeye hkim olmutur. Bu
gr, en net biimde A BD li sosyal teorisyen Francis Fukuyama (1 9 8 9 ) tarafndan dile getirilmi
tir. Fukuyamaya gre, Tarihin sonuna tanklk ediyoruz; yani, insanoglunun ideolojik evriminin
son noktas ve Batl liberal demokrasinin niha ynetim biimi olarak evrensellemesi. Bu tezi
destekler nitelikteki kantlar bulmak olduka kolaydr. 1 9 4 5 te faizmin kmesinden sonra Bat
liberalizmi karsndaki ana alternatif Sovyet tarz komnizmdi. Ancak bu alternatif de, Dogu Av
rupadaki 1989-1991 devrimleriyle ortadan kalkt ve zamanla planlama ve mdahalecilik grleri
nin altn oydu. Afrika, Asya ve Ltin Amerikada, rekabeti parti sistemleri ve piyasa reformlarna
ynelik artan ilgiyi de kapsayan bir demokratikleme sreci harekete geti. Bu sre, ister ideo
lojik rakipleri arasnda, zellikle de sosyalizm zerinde (tarihin sonu teorisyenlerinin iddia ettigi
gibi), liberalizmin stnlgnn bir yansmas olsun, isterse ok-uluslu irketlerin hkim oldugu
kresel kapitalist sistemin ortaya kardg bir sonu olsun (eletirenlerin uyardklar gibi), gele
cegin nceden ekillendirildigi grlmektedir. 21. Yzylda, tm toplumlar, farkl dzeylerde de
olsa, esas olarak liberal gelime modeline yneldike ktisad ve siyas farkllklar gittike ortadan
kalkacaktr. Bu, rnegin, piyasa devletinin ykselii ile kiisel tketim ve bireysel tercihle ilgili
meselelerin n plana kmasnda aka grlebilir (Bobbit, 2 0 0 2 ).
Tm bunlarla birlikte, liberalleri yeniden dnmeye, bazen de grlerini gzden geirmeye
zorlayan yeni meydan okumalar karsnda liberal zafer anlaynn, yumuatlmas geregi de gz-

'

ok-Kltrllk / ok-Kltrclk [Multiculturalism]

ok-kltrllk, hem betimleyici hem de normatif bir terim olarak kullanlr. Betimleyici bir terim olarak ok-kltrllk, inanlar ve uygulamalar farkl bir mterek kimlik duygusu yaratan iki veya daha fazla grubun olutur
dugu bir toplumda ortaya kan kltrel eitliligi ifade eder. ok-kltrllk her zaman rksal, etnik veya dilsel
farkllklardan dogan toplumsal bir eitliligi anlatr. Normatif bir terim olarak ise ok-kltrllk, toplumsal eit
liligin, farkl kltrel gruplarn tannma ve sayg grme hakk erevesinde onaylanmasn ima eder. Bu anlamda
ok-kltrllk, bireyler ve gruplar iin eit olarak degerli olduklar duygusunun yerletirilmesinde inan, deger
ve hayat tarzlarnn nemini dikkate alr.

den karlmamaldr. Aslnda baz alardan liberal ideoloji, bir gven krizi sorunuyla kar karya
dr. Bu sorun, liberallerin grlerini evrensel ya da temel ilkeler olarak sunmadaki isteksizliklerin
de aka grlr. Liberalizme kar 21. Yzylda ortaya kan meydan okumalar eitli kaynaklar
dan beslenmektedir. Ancak net bir biimde yenilgiye ugrayan sosyalist meydan okumayla beraber
bu yaklamlarn vurguladklar ana tema, eitlilik veya farkllgn onaylanmasdr. Bu iddia, zel
olann evrensel olan karsnda itibar artarken, degerler ve kimligi soyut birey mefhumuyla te
mellendirmenin zorlatg geregine de dikkat eker. Komniteryanizm (bkz. s. 155), liberaliz
me ynelik bu tr ilk saldrlarn temelini oluturmutur. rnegin, Alasdair MacIntyre (1 9 8 1 ) ve
Michael Sandel (1982), bireyciligi (bkz. s. 45) temelsiz oldugu gerekesiyle reddetmilerdir.
Onlara gre benlik, engelsizdir ve kimligini sosyal, tarihsel veya kltrel baglamndan ziyade ta
mamen kendinden alr. Her bir bireyin kendi tanmladg iyi hayatn peinden komas gerektigini
vazeden liberal toplum, dizginsiz bir bencillik eklinde dejenere olma tehlikesi tar ve ibirligiyle
beraber mterek gayreti gelitirmede yetersizdir.
Feministler de kendilerine ait bir farkllk politikas yorumu gelitirmilerdir. Liberalizme
ynelik bu saldrnn ana iddias, liberalizmin cinsiyet farkllklarnn nemini kavramada baarsz
oldugu ve ska eril niteliklerin tahakkm altndaki kiilik kavramlatrmasm n plana kardg
ynndedir. Bu iddiaya gre kadnlar, kadnn tanmladg deger ve kimlikleri benimsemelidir. Bu
da liberal evrenselci iddialarn reddedilmesi anlamna gelir. ok-kltrl toplumlarn ortaya k,
liberalizm iin baz zorluklar beraberinde getirmitir. Liberaller uzun sredir hogrnn gerekliligi
ni savunmalarna ve ahlk-kltrel eitliligin faydalarn kabul etmelerine ragmen, ok-kltrllk
liberalizmi iki ana sorun ile kar karya brakmtr. lki, ok-kltrllk etnisite, rk, dil gibi olgulara
dayal mterek bir kimlik mefhumuyla ilgilidir. kincisi ise grup kimligine zg degerler ister liberal,
ister liberalligin dnda isterse karsnda olsun geerli olarak kabul grmelidirler.
Liberalizme ynelik meydan okumalar, Bat dnyasnn dnda da sz konusudur. Kapitalist
Bat ile komnist Dogu arasndaki atmann ekillendirdigi iki kutuplu dnya dzeninin ortadan
kalkmas, liberal demokrasinin gelimesine oldugu kadar, yeni ve liberal olmayan siyasal glerin de
gndeme gelmesine neden olmutur. Dogu Avrupada ve gelimekte olan baz lkelerde popler c-

zibesi g, kesinlik ve gvenlige dayal olan isyankr milliyetiligin, farkl anlamlar barndrabilen
liberalizmden daha gl oldugu kesindir. Ayrca bu milliyetilik, kendi kaderini tayin hakk ve in
sanlk onuru gibi liberal ideallerden ok, etnik saflk ve otoriteryanizm (bkz. s. 96) ile baglantldr.
Orta Dogu, Asya ve Afrikann baz blgelerinde ortaya kan eitli fundamentalizm (bkz. s. 287)
biimleri de liberal kltr ile uyumamaktadr. Dahas, siyasal slm sahip oldugu Bat d, hatta Bat
kart duru kapasitesinden dolay, gelimekte olan lkelerin birogunda liberalizme stn gelebilir.
Ayrca, baarl piyasa ekonomileri her zaman liberal deger ve kurumlar zerinde ina edilmemi ola
bilir. rnegin, Dogu Asyann siyasal rejimleri varlklarn, rekabet ve mcadele gibi liberal degerlerin
etkisinden ok, Konfys anlaynn sosyal istikrar srdrme yetenegine borludurlar.
Belki de 21. Yzyldaki siyasal geliime, birlemi, liberal bir dnyadan ok ideolojik eitli
likteki art damgasn vuracaktr. Gnn birinde siyasal slm, Konfys anlay, hatta otoriter
milliyetilik, Bat liberalizminin karsna dili bir rakip olarak kabilir. Bat toplumlar kendi a
larndan, bu meydan okumalara, terrle savaa elik eden yurttalk haklarnn askya alnma
snda oldugu gibi liberalizmden saparak cevap verebilir. Post-modernizmin (bkz. s. 306) bak
asndan liberalizmin krizi, her zaman bir paras oldugu Aydnlanma projesinin knn bir
sonucudur. Bu projenin varsaymna gre, evrensel olarak uygulanabilir rasyonel ilkeler kmesi
bireylere, emslsiz hedefler peinde komalarn mmkn klacak koullar saglar. Ancak Richard
Rorty (1989) gibi post-modern dnrler, nesnel hakikat iddiasn sorgulamlar ve diger tm
ideolojiler, aslnda tm inan sistemleri gibi liberalizmin de salt bir szlkeden baka bir ey ol
madgn ve diger szlkelerden daha eksiksiz olarak grmenin imknsz oldugunu iddia eder.
Bu adan bir meta-anlat, tarihsel gelimenin ynnn taslagn izen bir teori olarak liberalizm
lmtr. Eger durum byleyse liberalizm, ok saydaki siyas modeller arasndan sadece bir tanesi
olacag bir gelecekle yzlemek zorundadr. Bundan dolay John Gray (1 9 9 5 ), liberalizmin gerek
halefinin ogulculuk (bkz. s. 51) oldugunu ne srer. ogulculugun gc, hem liberal hem de
liberal olmayan deger ve kurumlan eit olarak meru kabul etmesinden kaynaklanr.

leri Okumalar
Arblaster, A., The Rise and Decline of Western Liberalism. (Oxford: Basil Blackwell, 1984). Liberal doktrinler
zerine, bireyci karakterlerine yaptg vurguyla olduka kapsaml ve k aklama.
Bellamy, R., Liberalism and Modern Society: An Historical Argument. (Cambridge: Polity Press, 1992). Liberaliz
min geliimini, yeni sosyal gerekliklere liberal degerleri uygulamak iin zorunlu olan intibaklar ze
rinde odaklanarak zmleme.
Conway, D., Classical Liberalism: The Unvanquished Ideal. (Basingstoke: Macmillan ve New York: St Martin's
Press, 1995). Modern liberal, cemaati ve muhafazakr eletirilere kar minimal devleti savunan klasik
liberal felsefeye ilikin bir inceleme.

Gray, J., Two Faces of Liberalism. (Cambridge: Polity Press, 2000). Liberalizmin evrenselci ve ogulcu biimleri
arasndaki blnmeyi vurgulayan bir aklama.
Gray, J., Liberalism., 2. Bask (Milton Keynes: Open University Press., 1995b). Modernligin siyasal teorisi olarak
liberalizme ksa ve eletirel bir giri; post-liberalizm tartmasn da kapsyor.
Holden, B., Understanding Liberal Democracy., 2. Bask (Hemel Hepstead: Harvester Wheatsheaf, 1993). Li
beral demokrasinin dogas ve kavramna ait faydal bir giri; eletiriler ve hakllatrmalar da kapsyor.
Ramsay, M., What's Wrong with Liberalism? A Radical Critique of Liberal Political Philosophy. (Londra: Leices
ter University Press, 1997). Farkl eletirel perspektiflerden liberal teori ve uygulamalara ait faydal bir
aklama.

MUHAFAZAKRLIK

KKLER VE G E L M
Gnlk dildeki muhafazakr terimi, farkl anlamlara sahiptir. Bu terim mtevaz veya ihtiyatl
davran, geleneksel hatta uyumcu bir hayat tarz, degiim korkusu veya degiimin reddi gibi zel
likle muhafaza etmek fiilinin belirttigi anlamlara gelebilir. Ayr bir siyas konumu veya ideolojiyi
betim leyen muhafazakrlk, ilk kez 19. Yzyln balarnda kullanlmtr. Bu dnemde A BD de
muhafazakrlk, kamusal ilere ait ktmser bir gr ima ediyordu. 1 8 2 0 ler itibariyle bu terim,
1789 Devriminin ruhu ve ilkelerine kar bir muhalefeti agrtryordu. ngilterede muhafazakr,
aama aama Whiglere kar ana muhalefet partisi olan Tory adnn yerini ald ve 1835te bu parti
nin resm ad oldu.
Muhafazakr fikirler, birok adan Fransz Devrimi ile sembolletirilen siyas, sosyal ve ktisa
d degiimdeki gidie bir tepki olarak dogdu. Muhafazakr ilkelerin ilk ve belki de klasik ifadeleri,
Edmund Burken (bkz. s. 8 7 ) Reflections on the Revolution in France ( Fransa'daki Devrim ze
rine Dnceler, [1790] 1 9 6 8 ) adl eserinde yer ald. Bu eser, bir nceki yl Ancien Regim ee (Eski

Rejim , Devr-i Sabk) kar devrimci meydan okumay, derin bir zntyle karlad. 19. Yzyl b o
yunca Batl devletler, sanayilemenin ortaya kardg ve liberalizm, sosyalizm ve milliyetilik gibi
akmlarda yansmasn bulan basklarla dnme ugrad. Bu ideolojiler reformu gerekli grrken,
zaman zaman da devrimi desteklerken muhafazakrlk, gittike g duruma drlm gelenek
sel sosyal dzeni inatla savundu.
Muhafazakr dnce kendisini, mevcut gelenek ve ulusal kltrlere intibak ettirdike dikkate
deger bir ekilde eitlenmitir. rnegin, ngiliz muhafazakrlg temelde Burken fikirleri ereve
sinde ekillenmitir. Burke, degiime kar kr krne bir direnci savunmaz. Onun savundugu ey
daha ok, muhafaza etmek iin degimeye ynelik tedbirli bir isteklilik hlidir. 19. Yzylda ngiliz
muhafazakrlar, gl bir degiim srecinden gemi siyas ve sosyal dzeni savunmulardr. Bu de
giim zelde, 17. Yzyldaki ngiliz Devriminin bir sonucu olarak mutlak monarinin ortadan kal
drlmasyd. Benzer durumsal (pragmatik) ilkeler, ngiliz Milletler Toplulugu ( the Commonwealth)
bnyesindeki lkelerde kurulmu olan muhafazakr partileri de etkiledi. Kanada Muhafazakr Par
tisi, kendini gerici fikirlerden uzaklatrmak iin lerici Muhafazakr adn benimsedi.
19. Yzyl boyunca baz otokratik monarilerin ayakta kaldg Kta Avrupasnda ise olduka
farkl, daha otoriter bir muhafazakrlk geliti. Bu muhafazakrlk, ykselen reform dalgas kar
snda monari ve kat otokratik degerleri savunuyordu. Ancak kinci Dnya Savandan sonra,
Hristiyan demokratik partilerin kurulmasyla beraber ktadaki muhafazakrlar, zellikle Almanya
ve talyada siyas demokrasi ve sosyal reformu tam anlamyla kabul etmilerdir. te yandan ABD,
greceli olarak muhafazakr fikirlerden ok daha az etkilenmitir. ABD, ngiliz Kraliyetine kar
yrtlen baarl koloni savann sonucunda olumutur. A B D nin ynetim sistemi ve siyas
kltr, byk oranda yerleik liberal ve ilerici degerleri yanstr. A BD deki her iki byk parti
nin de -Cum huriyetiler ve D em okratlar- siyasetileri, geleneksel bir ekilde muhafazakr ola
rak yaftalanmaktan kzgnlk duyarlar. Sadece 1 9 6 0 lardan beri her iki parti, tutucu ifadeleri dile

getirmektedir. Bu ifadeleri kullananlar zellikle gneyli Demokratlar, 1960larda Senatr Barry


Goldwatern bam ektigi Cumhuriyeti Parti iindeki kanattr; ki bu kanat, 1970ler ve 1980ler
boyunca nce California Valiligi ardndan da 1981-1989 arasnda bakanlk yapm olan Ronald
Reagan desteklemitir.
Muhafazakr ideoloji, Fransz Devrimi ve Batidaki modernleme srecine bir tepki olarak orta
ya ktgndan, Avrupa ve Kuzey Amerika dndaki siyas muhafazakrlg tespit etmek daha zordur.
Afrika, Asya ve Ltin Amerikada degiime diren ve geleneksel hayat tarzm koruma amacndaki
baz siyas hareketlerin ortaya ktg sylenebilir. Ancak bu hareketler, tam anlamyla muhafazakr
olan iddia ve degerlere ndiren bavururlar. Bunlar arasndaki bir istisna, 1955ten beri Japonyadaki
siyasette agrlg olan Japon Liberal Demokratik Partidir (LD P). LDPnin i dnyasnn karlar
ile yakn baglantlar vardr ve saglkl bir zel sektr beslemek adna byk gayret gsterir. Ayn
zamanda geleneksel Japon deger ve rflerini koruma teebbsleri de vardr. te bu yzden sadakt,
dev ve hiyerari gibi muhafazakrlga zg ilkeleri destekler. Baz baka lkelerde ise muhafaza
krlk, poplist-otoriter bir nitelik arz etmitir. rnegin Arjantinde Peron ve randa Humeyni (bkz.
s. 2 9 2 ) gl merkez otoriteye dayal rejimler kurmulardr ama bu rejimler milliyetilik, ktisad
ilerleme ve geleneksel degerlerin savunulmas adna kitlesel halk destegini de seferber etmilerdir.
Muhafazakrlk, siyasal ideolojiler arasnda entelektel adan en mtevaz ideoloji olmasna
ragmen, belki de bu durumdan dolay, ayn zamanda dikkate deger bir biimde esnek ve kendini
abucak toparlayabilen bir zellige sahiptir. Muhafazakrlk, kendini sabit fikir sistemleri ile bag
lama taraftar olmadgndan sreklilik arz eden bir gelime iindedir. Birok lkede siyas sagn
yeniden iktidara gemesiyle, 1970lerden beri muhafazakr anlayn kazandg baarlarn yeniden
ortaya ktg aikrdr. Bu adan, ngilteredeki Thatcher Hkmeti (1979-1990) ve A BD deki
Reagan Ynetimi (1981-1989) zellikle dikkate degerdir. Her iki ynetim de genel olarak Yeni
Sag olarak adlandrlan ve kolay rastlanmayacak bir ekilde radikal ve ideolojik biimdeki bir mu
hafazakrlg uygulamaya koymulardr. Yeni Sagn fikirleri ogunlukla serbest piyasa ekonomile
rinden tretilmi ve durum byle olunca, muhafazakrlk iinde derin blnmeler ortaya km
tr. Hatta baz yorumcular, Thatcherizm, Reaganizm ve genel olarak Yeni Sag projesine, aslnda
muhafazakr ideoloji iinde yer vermenin uygun olmadgn, bu anlaylarn ok cidd biimde
klasik liberal ekonomilerden etkilendigini ne srmlerdir.
Yeni Sag, geleneksel muhafazakr ktisad grlere meydan okumutur ama muhafazakr
ideolojinin bir paras olarak kalmtr. lk olarak Yeni Sag, dzen, otorite ve disiplin gibi geleneksel
muhafazakr sosyal ilkeleri asla terk etmemi hatta baz alardan bu ilkeleri glendirmitir. Ayr
ca, Yeni Sagn serbest piyasaya ynelik heyecan, muhafazakrlgn liberal grler tarafndan ne
dereceye kadar etkilendigini gsterir. Tm siyas ideolojiler gibi muhafazakrlk da bnyesinde e
itli gelenekleri barndrr. 19. Yzylda muhafazakrlk, monari ve aristokrasinin kat bir ekilde
savunulmas taraftardr. Bu anlay, gelimekte olan lkelerde otoriter poplist hareketler biimin
de varlgm devam ettirmitir. 20. Yzylda ise muhafazakrlar, devlet mdahalesini savunan pater
nalistik bir egilim ve serbest piyasann liberteryen bir savunusu olarak blnmlerdir. Yeni Sag n

nemi, liberteryanizmi (bkz. s. 101) destekleyen gelenekler arasndaki dengeyi yeniden saglama
araclgyla muhafazakrlgn seim zaferi arayn yeniden canlandrmasndan kaynaklanr. Ancak
bunu yapmakla Yeni Sag, muhafazakrlgn ayakta kalmasn bile tehdit edebilecek nitelikteki derin
gerilimleri su yzne karmtr.

M U H A F A Z A ETME AR ZU SU - A N A T E M A L A R
Muhafazakr ideolojinin barndrdg temel nitelik, belli bal iddialarn ve tartmalarn ana kayna
g olmutur. rnegin, muhafazakrlarn taraftar olduklar eyden ok, muhalif olduklar eye ilikin
daha net bir anlaya sahip olduklar sklkla dile getirilir. Bu anlamda muhafazakrlk basite degi
ime kar direnmeyi, en azndan pheyi salk veren olumsuz bir felsefe olarak resmedilir. Ancak
muhafazakrlk status quo nun salt kr krne savunusundan daha fazla bir ey olmasayd, bir
ideolojiden ok sadece siyas bir tutum olurdu. Aslnda birok insan ya da grup, degiime diren
me anlamnda muhafazakr olarak grlebilir ama bu insanlarn tmnn muhafazakr siyaset
dncesini paylatklar sylenemez. rnegin, devletletirilmi ekonominin ortadan kaldrlma
sna muhalefet eden Sovyetler Birligindeki komnistler de, refah devletini ya da ulusal sanayileri
savunma adna kampanya dzenleyen sosyalistler de, siyas ilkeleri asndan kesinlikle degil ama
eylemleri asndan muhafazakr olarak snflandrlabilirler. Degiime direnme arzusu, muhafaza
krlk iinde tekerrr eden bir arzudur. Ancak muhafazakrlar rakip siyas dnce destekilerin
den ayran ey, bu konumu benimsemede takndklar kendilerini zg tarzlardr.
kinci bir mesele de, muhafazakrlg bir ideoloji olarak tanmlamann, bizatihi muhafazakr
lar rahatsz etme riskidir. Muhafazakrlar, genellikle kendi inanlarn, bir zm veya ideolojinin
aksine zihinsel bir tutum veya yaygn kanaat olarak betimlerler. rnegin Lord Hugh Cecil
(1 9 1 2 ), muhafazakrlg insan zihninin dogal mizac olarak tanmlamtr. Baka dnrlere
gre de muhafazakrlg zgn klan ey, tarih ve tecrbeye yaptg vurguyla beraber rasyonel d
nceden duyulan honutsuzluktur. Birinci Blmde tartldg gibi muhafazakrlar tipik olarak
ilke siyasetinden kanrlar ve bunun yerine geleneki siyas tutumu benimserler. Muhafazakrl
ga muhalif olanlar bu zellik zerinde dururlar ve bazen muhafazakrlg, ynetici snf veya elitin
karlarnn ilkesiz savunusundan azck daha fazla bir ey olarak tanmlarlar. Oysa hem muhafa
zakrlar hem de eletirenler, muhafazakr yaygn kanaatin temelini oluturan teorilerin eitlili
gini ve agrlgn grmezden gelirler. rnegin muhafazakrlar, dncelerini soyut ilkelerden daha
ok tarih ve tecrbeyle temellendirmeyi seebilir ama bu tercih de kendi bana snrl rasyonel ka
pasitesi olan insan anlayna dayanmaktadr. Muhafazakrlk, ne basit pragmatizm (bkz. s. 27)
ne de salt frsatlktr. Muhafazakrlk, insan dogasna, yaadklar topluma ve zgn siyasal deger
lerin nemine vurgu yapan zgn birtakm siyasal anlaylar zerine ina edilir. Aslnda liberalizm
ve sosyalizm gibi muhafazakrlk da bir ideoloji olarak tanmlanmaldr. Muhafazakrlgn barn
drdg en nemli ve temel dnceler:

Gelenek
Beeri eksiklik
Organik toplum
Hiyerari ve otorite
Mlkiyettir

Gelenek
Muhafazakrlgn, degiim kart iddialarnn dayanaklar farkl farkldr. Muhafazakrlkta teker
rr eden merkez konulardan birisi, yaptg gelenek savunusudur. Gelenek, zamana kar koyabil
mi degerler, uygulamalar ve kurumlan, zelde de bir kuaktan digerine aktarlanlar kapsar. Bu an
layn aksine liberaller, sosyal kuramlarn ne kadar uzun sredir varlklarm devam ettirdiklerine
gre degil de, bireylerin ihtiya ve karlarna ne kadar cevap verebildigi erevesinde degerlendi
rilmeleri gerektigini ne srerler. Eger kurumlar bu snav geemiyorlarsa, ya reforma tbi tutulma
ldrlar ya da ortadan kaldrlmaldrlar. Ancak muhafazakrlar bu gre kesinlikle katlmazlar ve
baz nedenlerden dolay, gelenek ve kuramlarn, tarih testini baaryla getiklerinden hassasiyetle
korunmas gerektigini dnrler.
Baz muhafazakrlara gre bu sonu, onlarn din inanlarn yanstr. Eger bu dnyann Yara
tc Tanr tarafndan bezendigi dnlrse, toplumdaki geleneksel rfler ve uygulamalar Tanr
vergisi olarak grlmelidir. Burke, bu erevede toplumun Yaratcmzn yasasiyla ya da bazen
ifade ettigi gibi dogal hukuk tarafndan ekillendirildigine inanr. Eger insanlar yasaya aykr ola
rak dnyay degitirmeye kalkarlarsa, Tanrnn iradesine kar gelmi olurlar ve sonuta nsan
faaliyetleri daha iyi degil, daha kt yaparlar. 18. Yzyldan beri gelenegin Tanr nn iradesini yan
sttgn iddia etmek, gittike zorlamaktadr. Burke iin monari kurumunun Tanr takdiriyle atan
dgna inanmak mmknd. nk bu inan, ok uzun bir sredir yerleik bir inant ve neredeyse
evrensel olarak kabul gryordu. Ancak tarihsel degiimin admlar hzlandka, yeni gelenekler
eskilerin yerini ald. Serbest seim ve evrensel oy hakk gibi bu yeni geleneklerin, her anlamda
Tanr vergisi olmaktan ok insan yapm olduklar aka grld. Ancak degiime ynelik din
ret, modern kktenciler tarafndan diri tutuldu. Kktencilerin inancna gre, Tanrnn istekleri
onlarn din metinlerindeki kesin hakikat olarak insanogluna vahyedildi. Muhafazakrlk ile din
kktencilik arasndaki iliki, Onuncu Blm de tartlmtr.
Ancak muhafazakrlarn ogu, herhangi bir ilh kken iddias ne srme ihtiyac duymadan
gelenegi desteklemektedir. rnegin Burke, toplumu yaayanlar, ller ve dogacaklar arasndaki
bir ortaklk olarak tanmlamtr. ngiliz romanc ve deneme yazar G. K. Chesterton (1 7 8 4 -1 9 3 6 ),
bu gr yle ifade etmektedir:
Gelenek, oylar tm snflardan en belirsiz olana vermek demektir: Atalarmza. Bu, lmlerin

Edmund Burke (1729-1797)

Dublin dogumlu, Ingiliz devlet adam ve siyaset teorisyeni. Genellikle Anglo-Amerikan muhafaza-kr gelenegin babas olarak grlr. Whig Partili bir siyaseti olarak Burke, 1776 Amerikan
Devrimi'ne scak bakyordu ama hretini, Reflection on the Reveloution in France (Fransa'daki
Devrim zerine Dnceler, 1790) adl eserinde 1789 Fransz Devrimi'ne ynelttigi eletiriye
borludur.
Burke, zgrlk, eitlik, kardelik gibi soyut ilkeler erevesinde Fransz siyasetini yeni biim
lere sokma teebbslerine, bilgeligin byk oranda tecrbeye, gelenege ve tarihe dayandg iddiasn savunarak
iddetle kar kt. Ancak Fransz Monarisi'nin bu sondan ksmen sorumlu oldugunu belirtti. nk monari,
inatla "muhafaza etmek iin degime"yi reddetti. Burke, ktlg engelleyebilecegi hlde nadiren iyiyi besledigi
iin ktmser bir devlet dncesi benimser. Adam Smith'in (bkz. s. 65) klasik ekonomisini destekleyen Burke,
piyasa glerini "dogal hukuk" olarak grmtr.

demokrasisidir. Gelenek, sadece sagda solda dolaanlarn kibirli oligarisine boyun egmeyi red
deder.

Bu anlamda gelenek, gemiin bilgelik birikimini yanstr. Gemiin kurum ve uygulamala


r, zamann yaptg snav gemitir; bundan dolay yaayanlarn ve gelecek kuaklarn menfaati
iin korunmaldrlar. Byle bir gelenek anlay neredeyse, hayatta kalan kurum ve gelenekler bu
hldedirler, nk bu gelenekler ilerlik kazanm ve degerli bulunmulardr, eklindeki Darwinci
inanc yanstr. Bunlar, dogal seleksiyon(seilim) sreci tarafndan onaylanm ve hayatta kalmak
iin uygun olduklarn kantlam kurum ve rflerdir. rnegin ngilteredeki muhafazakrlar, mo
nari kurumunun korunmas gerektigini belirtirler. nk bu kurum, tarihsel bilgelik ve tecrbeyi
somutlatrr. zelde ngilteredeki krallk, ulusal sadakt odag olmas ve partiler st sayg tesis
etmektedir; basite ifade edilirse, ilemektedir.
Muhafazakrlar gelenege sayg duyarlar nk gelenek, hem toplum hem de birey iin bir
kim lik duygusu yaratr. Yerleik rfler ve uygulamalar, bireylerin farkna varabilecekleri cinstendir;
inadrlar ve pheleri giderici niteliktedirler. Sonuta gelenek insanlara, aidiyet ve kkl olma
hissi verir. Bu hisler de tarihsel temelli olduklar iin gldrler. rnegin monari kurumu, insan
lar gemie baglayarak ve onlara kim olduklarna dir mterek bir duygu saglayarak toplumsal
bagllk yaratr. te yandan degiim ise bilinmeyene dogru bir yolculuktur: Belirsizlik ve gven
sizlik yaratr, bylece mutlulugumuzu tehlikeye atar. Gelenek, zaman snavn baaryla atlatm
birok eyi, siyas kurumlardan daha fazlasn barndrr. Gelenek, in olan, gvenlik ve aidiyet
yaratan tm rf ve sosyal pratikleri kuatr. Bu pratikler arasnda, yarglarn geleneksel elbiseleri
ve peruklarndan, posta kutular ve telefon kulbelerinin geleneksel rengini koruma seferberligine
birok ey vardr.

Thomas Hobbes (1588-1679)

ngiliz siyaset felsefecisi. Daha sonra ailesini terk eden bir papazn oglu olan Hobbes; sr
gndeki Galler Prensi Charles Stuart'n hocas oldu ve Cavendish ailesinin himayesi altnda
yaad. ngiliz Devrimi'nin neden oldugu i sava ve belirsizlik dneminde yazan Hobbes,
Aristoteles'ten sonra kapsaml bir doga ve insan davran teorisi gelitiren ilk dnrdr.
Hobbes'un klasik eseri Leviathan (1651), anari ve dzensizligin yegne alternatifi olarak
mutlakiyeti ynetimi savunmu ve yurttalara, devlete kar kaytsz artsz ykmllk
tamalarn ne srmtr. Byle yapmakla Hobbes, krallarn lh haklarn destekleyenleri hayl krklgna ug
ratmayacak ekilde otoriteryanizm (bkz. s. 96) adna rasyonalist bir savunma saglamtr. Hobbesun bireyci me
todolojisi ve toplum szlemesi teorisi erken dnem liberalizminin temsilciligini yapmtr.

Beer Eksiklik
Muhafazakrlk birok adan bir beer eksiklik felsefesidir. (O Sullivan, 1976). Diger ideolojiler,
insann dogas geregi iyi oldugunu veya sosyal koullar dzeltildiginde insanlarn iyi klnabile
cegini iddia ederler. Bu ideolojilerin en uta yer alanlarnn kapsamndaki bylesi inanlar topiktir
ve ideal bir toplumda insanoglunun mkemmelligini tasavvur ederler. Muhafazakrlar byle d
ncelerin, en iyi ihtimlle idealist ryalar olmalar nedeniyle zerinde durmazlar. Bunun yerine,
teorilerini insann hem eksik hem de mkemmelletirilemeyecegi inanc zerine ina ederler.
nsann eksikligi, eitli ekillerde anlalr. lk nce insanlar, psikolojik olarak snrl ve bagm
l yaratklar olarak grlrler. Muhafazakrlarn dncesine gre insanlar yaltm ve istikrarszlk
tan korkarlar. Psikolojik olarak gvenli ve in olana sokulurlar, her eyden nemlisi, yerlerini
bilmenin sagladg gven arayndadrlar. nsan dogasn bu ekilde resmetmek, liberallerin kendi
ayaklar zerinde duran, mteebbis, fayda azamiletirici eklindeki insan imgesinden olduka
farkldr. nsanlarn gvenligi ve aidiyeti arzuladg gr, muhafazakrlarn sosyal dzenin ne
mine vurgu yapmalarna ve zgrlgn czibeleri konusunda phe iinde olmalarna neden ol
mutur. Dzen, insan hayat iin istikrar ve tahmin edilebilirligin teminatdr; dzen, belirsiz bir
dnyada gvenligi saglar. te yandan zgrlk ise bireylere tercihler sunar ve bu da degiim ile
beraber belirsizlik yaratr. Muhafazakrlar, sosyal dzen davas adna zgrlg feda etmeye hazr
olmalar asndan ska Thomas H obbesun grlerini tekrarlarlar.
Ahlkszlk ya da su tekil eden davranlarn kkenlerini toplum iinde arayan diger siya
set felsefelerinin aksine muhafazakrlar, bu meselenin bireyde kklendigine inanrlar. nsanlarn
ahlk olarak eksik olduklar dnlr. Muhafazakrlarn insan dogas gr ktmser, hatta
Hobbesu anlaya yakndr. nsanoglu dogutan bencil ve tamahkrdr, insan mkemmellikten
baka her eydir. Hobbesun belirttigi gibi, iktidar stne iktidar birinci insan drtsdr. Baz
muhafazakrlar, bunu Eski Ahitte yer alan ilk gnah gretisine gnderme yaparak aklarlar. Bu

nsan Dogas zerine Bak Alar

Liberaller, insan dogasn, bireyde ikin olan ve dogutan getirilen birtakm niteliklerin toplam olarak grrler
ve sosyal ya da tarihsel koullara ok az veya hi yer vermezler. nsanlar karc ve kendilerine gveni olan yara
tklardr; ama ayn zamanda aklla ynetilirler ve zellikle egitim araclgyla kiisel geliimi gerekletirebilecek
yetenege sahiptirler.
Muhafazakrlar, insann esas itibariyle snrl ve gvenlik arayndaki yaratklar oldugunu dnrler. nsan
lar bilinene, in olunana, denenmie ve snanma yanarlar. nsan rasyonalitesl gvenilir degildir ve ahlk
yozlama her insann iinde sakldr. Ancak Yeni Sag, bencil bireycilik biimini benimsemitir.
Sosyalistler, insanlar esasen sosyal yaratklar olarak grrler. insanlarn kapasiteleri ve davranlar, dogadan
ok egitimle, zellikle de yaratc emek tarafndan ekillendirilir. nsanlarn ibirligi, sosyallik ve rasyonaliteye olan
egilimleri, nsan ve kiisel geliimin geleceginin nemli/sayg deger oldugu anlamna gelir.
Anaristler, insan dogasn byk oranda iyimser bir erevede ele alrlar, insanlarn sosyallik, girikenlik ve
ibirligi davranlarna ynelmi gl egilimleri vardr; mterek bir abayla dzeni muhafaza edebilme yetene
gine sahiptirler; temelde bencil olsalar da rasyonel olarak aydnlanmlardr.

Faistler, insanlarn irade ve rasyonel olmayan baka gdler, zellikle de ulus ya da rka odaklanm derin bir
sosyal aidiyet duygusu tarafndan ynetildiklerini iddia ederler. Kitlelere yakan sadece itaat ve hizmet etmek
olsa da ulusal cemaatin sekin yeleri, ulusal veya rksal davaya adanmakla "yeni insanlar" olarak kendilerini ya
ratma becerisine sahiptirler.

Feministler, genel olarak erkek ve kadnlarn ortak bir insan dogasn paylatklarn, cinsiyet farkllklarnn ise
kltrel veya sosyal olarak dayatldgn savunurlar. Ancak ayrlk feministler, erkeklerin genetik olarak tahakkm
ve gaddarlga, kadnlarn ise dogalar geregi sevimlilik, yaratclk ve sakinlige egilimli olduklarn iddia ederler.
Ekolojistler, zellikle de derin evreciler, insan dogasn, daha geni olan ekosistemin, hatta dogann bir para
s olarak grrler. Bundan dolay materyalizm, tamahkrlk ve bencillik, insann, hayatn birliginden ve dolaysyla
da kendi gerek dogasndan ne derece yabanclatgn yanstr. nsan potansiyel dogaya dn gerektirir.

__________________ ________________ ___ J


yzden su, sosyalist ve modern liberallerin belirtme egiliminde olduklar gibi eitsizlik veya sos
yal dezavantajn rn degildir; daha ziyade insann temel igdleri ve ehvetinin bir sonucudur.
nsanlar sadece iddet ve anti-sosyal itkilerini ifade etmekten vazgeirildiginde meden bir tarzda
davranmaya ikna edilebilirler. Buradaki en nemli caydrc unsur da, kat bir ekilde uygulanacag
bilgisiyle desteklenmi hukuktur. Bu durum, muhafazakrlarn neden gl ynetim, sert ceza
hukuku, uzun sreli hapis cezalar ve bedensel ceza, hatta lm cezasn desteklediklerini aklar.
Muhafazakrlar iin hukukun rol zgrlgn desteklenmesi degil, dzenin korunmasdr. Hu
kuk ve dzen kavramlar, muhafazakr zihniyette ylesine i ie girmitir ki, neredeyse kayna
m ve bir kavrama dnmlerdir.
nsanoglunun zihinsel becerilerinin de snrl oldugu dnlr. Birinci Blmde tartldg
gibi, muhafazakrlar geleneksel olarak dnyann, insan akimn tam anlamyla kavrayamayacag ka
dar karmak oldugunu dnrler. ngiliz siyaset felsefecisi Michael Oakeshottun (1901-1990)

belirttigi gibi siyaset dnyas, snrsz ve dipsizdir. Bundan dolay muhafazakrlar, soyut fikirler ve
olan biteni anlama iddiasndaki dnce sistemlerine kar phe beslerler. Onlara gre, olan biten
basite anlalamaz niteliktedir. Muhafazakrlar, fikirlerini gelenek, tecrbe ve tarihe dayandrmay
tercih ederler; dnyaya ynelik olarak ihtiyatl, mtevaz ve her eyden te pragmatik bir tutum
benimserler ve mmkn olduka da doktriner yani dogmatik fikirlerden saknrlar. nsan haklan,
eitlik ve sosyal adlet gibi kulaga ho gelen siyas ilkeler tehlikelerle doludur. nk bu ilke
ler, dnyann yeniden ekillendirilmesinin tasarmlarn tedarik ederler. Muhafazakrlar, reform
ve devrimin ogunlukla daha fazla zdraba yol atg uyarsn yaparlar. Bir muhafazakra gre,
hibir ey yapmamak, belki de bir eyler yapmaya tercih edilebilir niteliktedir. Oakeshottun da
ifade ettigi gibi, bir muhafazakr her zaman tedavinin, hastalktan daha kt olmadgindan emin
olmak ister. Ancak Yeni Sagn ykseliinin bir sonucu olarak muhafazakrlgn, gelenekilik ve
pragmatizme (bkz. s. 27) verdigi destek zayflamtr. ncelikle Yeni Sag, refah ve mdahaleci
yaplar ykarak serbest piyasa reformlarn yrtme amac erevesinde radikaldir. kinci olarak da
Yeni Sagn radikalizmi, rasyonalizme (bkz. s. 48) yani zellikle ktisad liberalizminkiler bata
olmak zere soyut teori ve ilkelere dayanr.

O rganikT oplum
Muhafazakr toplum gr, liberalizmin toplum grnden olduka farkldr. Liberaller; toplu
mun, bencil karlar peinde olan bireylerin eylemlerinden dogdugunu dnrler. Sosyal gruplar
ve dernekler, gnll olarak girildiginden szlemeyle ilgilidir. Liberal serbest piyasa fikirlerini
benimsemi olan, liberal Yeni Sag da dhil olmak zere, liberteryen muhafazakrlar, bu gr pay
lamaktadrlar. Margaret Thatcher, Jerem y Benthamn (bkz. s. 64) dncelerini yeniden ifade
ederek, Toplum diye bir ey yoktur; sadece bireyler ve aileleri vardr iddiasn ortaya koymutur.
Geleneksel muhafazakrlar ise bunun, bireylerin bakalarna muhta olmadan kendi ayaklar
zerinde durabileceklermi gibi bir anlaya dayanan atomist bir toplum gr oldugunu belirtir
ler. Daha nce ifade edildigi gibi, muhafazakrlar, insanlarn bagml ve gvenlik arayndaki yaratk
lar olduklarn dnrler. nsanlar toplumun dnda degillerdir ve varolamazlar. Kesinlikle toplum
daki kklere ait olmaya, sahip olmaya iddetle ihtiya duyarlar. Birey, toplumdan koparlamaz, onu
besleyen sosyal gruplarn bir parasdr: Aile, arkadalar, akranlar, i arkadalar, meslektalar hatta
ulus. Bu gruplar, bireylere anlaml ve gvenli bir hayat saglarlar. Sonuta geleneksel muhafazakrlar
zgrlg, bireyin yalnz bana brakldg negatif zgrlk asndan anlama taraftar degildir
ler. zgrlk daha ziyade, sosyal ykmllklerin ve degerlerinin farknda olan bireylerle kurulmu
baglantlarn istekle kabul edilmesidir. zgrlk, (bir kimsenin) kendi grevini yapmasim ierir.
rnegin ebeveyn ocuklarna nasl davranacaklarn gretirken, onlarn zgrlklerini snrlamaz;
ocuklarnn menfaati geregi rehberlik yapm olur. Sorumlu bir ocuk olarak davranmak ve ebevey
nin isteklerine uymak, ykmllklerin bilinmesi sonucunda ortaya kan zgr eylemdir. Muhafa

zakrlara gre, bireylerin sadece haklarn bilip de devlerini kabul etmedikleri toplum, kksz ve
atomist olacaktr. Aslnda toplumu bir arada tutan ey, dev ve ykmllk baglardr.
Tm bu fikirler, zel bir toplum anlayna dayanr. Muhafazakrlar geleneksel olarak toplu
mu yaayan bir ey, bir organizma olarak grrler. Bu organizmann paralar, aynen insan orga
nizmasnda oldugu gibi beyin, kalp, akcigerler ve karaciger gibi alr. Organizma, iki adan insan
yapm olan eylerden veya makinelerden ayrlabilir. ncelikle, makinelerin aksine organizmalar,
dzenlenebilir veya istendiginde tekrar dzenlemeye tbi tutulabilir nitelikte tek tek paralarn basit
bir toplam degildir. Bir organizma iinde btn, tek tek paralardan daha fazla bir eydir; btn
ayakta tutan ey, paralar arasndaki hassas ilikiler kmesidir. Paralardan biri zarar grdgnde
organizma lebilir. Yani insan bedeni, farz edelim bir bisiklet gibi paralarna ayrlamaz. kinci olarak
organizmalar, insan marifetiyle degil, dogal etkenler tarafndan ekillendirilir. Organik bir toplum
niha olarak dogal zorunluluk tarafndan ekillendirilir. rnegin, aile herhangi bir sosyal dnr ve
siyaset teorisyeni tarafndan icat edilmemitir; ak, sorumluluk ve itina gibi sosyal nitelikli dogal
drtlerin rndr. Hibir ekilde ocuklar, aile iinde, aileye katlmak iin bir szleme falan
imzalamazlar; sadece aile iinde yetitirilir, terbiye edilir ve ynlendirilirler.
Toplumu anlamak iin kullanlan organik mecaz, ok gl muhafazakr imalar barndrr.
Toplumun kendi amalar ugruna rasyonel bireyler tarafndan ina edildigini belirten birok liberal
ve sosyalist tarafndan benimsenen mekanik toplum gr, toplumun iyiletirilebilecegini ve de
gitirilebilecegini savunur. Bu, ister evrim isterse devrim biiminde olsun, ilerlemeye olan bir inan
c ortaya karr. Eger toplum organik ise yaps ve kurumlan insan denetimini aan birtakm gler
tarafndan ekillendirilmektedir. Buna gre, bu toplumun hassas dokusu, iinde yaayan bireyler
tarafndan korunmal ve sayg grmelidir. Organik anlay, bizim tek tek kurumlara, toplumun par
alarna ynelik tutumumuzu da ekillendirir. Bunlar ilevselci bir bak asyla ele alnr: Kurum
lar bir nedenden dolay geliir ve ayakta kalrlar; bu neden de daha geni btnn muhafazasna
yaptklar katkdr. Baka bir deyile, kuramlarn varolular onlarn degerini ve arzulandklarm
gsterir. Sonuta, bir kurumu reforme etme veya daha beter hle sokma ve ortadan kaldrmaya
ynelik her teebbs, birok tehlike barndrr.
Aile, yerleik degerler ve ulus lehine ne srlen muhafazakr iddialarda, organik fikirler
aikr olarak ortaya kar. Muhafazakrlar aileyi, toplumun en temel kurumu olarak grrler ve
birok adan diger sosyal kurumlar iin model olarak sunarlar. Basite, ocuk dogurma ve yeti
tirme ihtiyacndan dogan aile, yelerine, zellikle de ocuklara gvenlik saglar ve bireylere devin
degeriyle beraber digerlerine sayg duyma ihtiyacn gretir. Bundan dolay muhafazakrlar saglkl
bir aileyi, toplumun istikrar iin gerekli grrler; aile korunmaldr ve gerekiyorsa da glendirilmelidir. Organik anlay, muhafazakrlarn yerleik degerleri savunmalarnn da temelini oluturur.
Liberallerin belirttigi gibi, eger ahlk bir kiisel tercih meselesi ise toplumun ahlk dokusu ve bu
nunla beraber sosyal dzenin dayanag olan kenetlenme sorgulanmaya balanr. Muhafazakrlar,
bu erevede ahlk ve kltrel ogulculuk (bkz. s. 51) kaygs tarlar ve ok-kltrl toplumlarn dogalar geregi istikrarsz olduklarn savunurlar. Muhafazakrlar bunun yerine, ortak kltr

Toplum zerine Bak Alar


_____________________ M

Liberaller, toplumu kendi bana bir varlk olarak degil, bireylerin toplam olarak grrler. Toplumun varlg,
bencil insanoglunun gnll ve szlemeye dayal onayyla ekillenir. Ancak toplumda uyum ve dengeyi besle
yecek nitelikte genel bir karlar dengesi vardr.

Muhafazakrlar, toplumu bir organizma, yaayan bir varlk olarak grrler. Yani toplumun, birey dnda bir
varlg vardr ve bu anlamda bireye nseldir; toplum, gelenek, otorite ve ortak ahlk baglar ile ayakta durur. An
cak Yeni Sag, bir tr liberal atomizm anlayn benimser.
Sosyalistler, geleneksel olarak, toplumu eitsiz snf iktidar asndan grrler. Burada ktisad ve mlkiyetle
ilgili olan blnmeler, her trden daha geni sosyal bagdan hem daha derin hem de daha gerektir. Marksistler,
toplumun ana belirleyicisinin snf atmas olduguna inanrlar ve tek istikrarl, kenetlenmi toplumun snfsz
toplum oldugunu iddia ederler.
Anaristler, toplumu sosyallik ve ibirligine ynelik dogal nsan mizaca dayal olan mdahale edilmemi do
gal uyum olarak grrler. Sonuta sosyal atma ve uyumsuzluk dogal degildir, siyasal ynetim ve ktisad eit
sizligin rndr.
Milliyetiler, toplumu kltrel ve etnik farkllk asndan ele alrlar. Toplumu belirleyen ey, niha olarak ortak
bir ulusal kimlikte kklenmi olan ortak deger ve inanlardr. Buradan, ok- uluslu toplumlarn dogalar geregi
istikrarsz olduklar ima edilebilir.
Faistler, toplumu birlemi organik btn olarak grrler. Yani ortak iyiden ziyade, zel iyiye adanm bireysel
varolu anlamszdr. Toplum yeligi kat bir biimde ulusal veya rksal zeminlerle snrlandrlmtr.
Feministler, toplumu ataerkillik ve hayatn "kamusal" ve "zel" alanlar arasndaki yapay bir blnme asndan
ele alrlar. Bundan dolay toplum, erkek iktidar sistemini ayakta tutmak ve srekliletirmek zere tasarlanm r
gtl bir iki yzllk olarak grlebilir.

_______________________________________________________

ve paylalan degerleri nemserler. Byle bir kltr, gelenek, aile, din gibi eitli kaynaklardan, ge
leneksel degerler, aile degerleri, Hristiyan degerleri biiminde ekillendirilebilir. Niha olarak
organik anlay, muhafazakrlarn neden ulusa deger atfettiklerini aklar. Uluslar, aileler gibi, ayn
dili, tarihi, kltr ve gelenekleri paylaan insanlar arasnda ortaya kan dogal yaknlk erevesin
de dogal olarak oluurlar. Bundan dolay vatanseverlik (bkz. s. 172), hem bireylere hem de toplu
ma btn olarak gerekli bir kimlik ve aidiyet duygusu saglar. Muhafazakr milliyetiligin temelini
oluturan bu grler, Beinci Blm de incelenmitir.

Hiyerari ve Otorite
Muhafazakrlar geleneksel olarak, toplumun dogas geregi hiyerarik oldugunu ve sabit, yerleik
sosyal derecelerle nitelendigini dnrler. Bundan dolay sosyal eitlik, baarlamayacag ve is-

tenmeyecegi gerekesiyle kabul grmez; iktidar, stat ve mlkiyet her zaman eitsiz dagtlmtr.
Bireyler arasnda dogal eitsizligi kabul etmek asndan muhafazakrlar, liberaller ile hemfikirdir
ler; bazlar, bakalarnda olmayan birtakm yetenek ve becerilerle dogarlar. Ancak liberal bak
asndan bu tutum, bireylerin yetenek ve alma isteklerine gre ykseli ve dlerini kapsayan
liyakat anlaynn dogmasna yol aar. Geleneksel olarak muhafazakrlar, eitsizligin ok daha de
rinlere kk saldgn dnrler. Organik bir toplumda eitsizlik, kanlmaz bir niteliktir ve bu sa
dece bireysel farkllklardan dogan bir nitelik degildir. Bu adan Burke (bkz. s. 87) gibi pre-de
mokratik muhafazakrlar, dogal aristokrasi grn kolayca benimseyebilmilerdir. Vcuttaki
beyin, kalp ve karaciger nasl farkl farkl ilevler gerekletiriyorsa toplumu oluturan farkl snf ve
gruplarn da kendilerine ait zel birtakm rolleri vardr. nderler ve takipileri, yneticiler ve ii
leri, ie gidenler ve evde oturup ocuk bakanlar olmaldr. Bundan dolay, aslnda gerek anlamda
sosyal eitlik bir hayldir; sosyal sorumluluklardaki eitsizliklere mukabil olma erevesinde hakllatrlabilecek nitelikte, servet ve sosyal konum asndan dogal bir eitsizligin varlg kanlmaz
dr. i snf, iverenleriyle ayn trden hayat standartlar ve frsatlarn tadn karmayabilir ama
bu smf, hayatlarn ve gvenliklerini onlarn srtna dayam diger birok insann sorumlulugunu
da tamaz. Sonuta, geleneksel muhafazakrlkta yer alan hiyerari ve organik toplum anlaynn,
paternalizme (bkz. s. 98) dogru bir egilimi dogurdugu sylenebilir.
Hiyerari gr, muhafazakrlarn otorite zerine yaptklar vurguyla daha da glenmitir.
Muhafazakrlar, otorite, zgr bireyler tarafndan gerekletirilen szlemeden dogar eklindeki
liberal gr onaylamazlar. Liberal teoride otoritenin bireylerin kendi menfaatleri iin tesis edil
digi dnlr. Bunun aksine muhafazakrlar, otoritenin de toplum gibi dogal olarak gelitigine
inanrlar. Ebeveynin ocuklar zerinde otoriteleri vardr: Herhangi bir szleme ykmllgne
girmeden, genlerin hayatlarnn neredeyse her boyutunu denetim altnda tutarlar. Bu durumda
otorite tekrardan dogal zorunlulugun bir sonucu olarak ortaya kar: ocuklarn bakmnn temin
edilmesi, tehlikelerden uzak tutulmas, saglkl yemek yemeleri, makl bir saatte yatmalar vs. gibi
ihtiyalar. Sadece ocuklar onlar iin neyin iyi oldugunu tam olarak bilemeyeceklerinden, bu tr
den bir otorite ancak tepeden dayatlabilir. Bu otorite aagdan ortaya kamaz; nk hibir
ekilde ocuklarn ynetilme ve ynlendirilme konusunda anlam olduklar sylenemez.
Otoritenin, toplumun dogasnda ve tm sosyal kuramlarda kklendigi dnlr. Otorite
okullarda gretmenler tarafndan, iyerinde iverenler tarafndan ve genel olarak tm toplumda
devlet tarafndan kullanlmaldr. Muhafazakrlar, otoritenin zorunlu ve faydal olduguna inanrlar.
nk herkesin rehberlige, durduklar yeri bilmenin gvenlik ve destegine ve de onlardan bek
lentilerin neler oldugunu bilmeye ihtiyac vardr. Yani otorite, kkszlk ve anomiye kar koyar.
Bu durum, muhafazakrlarn nderlik ve disipline zel vurgu yapmalarna yol amtr. nderlik,
ynlendirme ve digerlerine ilham verme kapasitesi olmas nedeniyle toplumlarn hayat nem
deki bileenidir. Disiplin ise kr krne itaat degil, otoriteye ynelmi irad ve saglkl saygdr.
Otoriter muhafazakrlar daha da ileri giderek otoriteyi, mutlak ve sorgulanamaz nitelikte tanm
lamlardr. Ancak muhafazakrlarn ogu, otoritenin belli snrlar iinde kullanlmas gerektigini

ve bu snrlarn yapay bir szleme tarafndan degil de, otoritenin gerektirdigi dogal sorumluluklar
tarafndan izilmesi gerektigini belirtirler. Ebeveynin ocuklar zerinde otoriteleri olmal ama bu,
onlara istedikleri gibi muamele etme hakkn vermemeli. Ebeveynin otoritesi kapsamnda terbi
ye, rehberlik ve gerektiginde ocuklarn cezalandrma ykmllg vardr. Ancak bu ykmllk
ebeveyne suiistimal yetkisi vermez, rnegin ocugunu kle olarak satamaz.

Mlkiyet
Muhafazakrlar iin mlkiyet, derinlikli, zaman zaman da neredeyse gizemli neme sahip bir deger
dir. Liberaller, mlkiyetin liyakati yansttgn iddia ederler: ok alanlar ve yetenekli olanlar servet
elde ederler, hatta etmelidirler. Bundan dolay mlkiyet, kazanlan bir eydir. Bu gretinin, servet
biriktirme becerisini nemli bir ekonomik drt olarak gren muhafazakrlar iin bir czibesi vardr.
Ancak muhafazakrlar ayn zamanda mlkiyetin, birok psikolojik ve sosyal faydalar oldugunu da
ne srerler. rnegin mlkiyet, gvenlik saglar. Belirsizliklerle dolu ve tahmin edilemez bir dnyada
mlkiyet sahipligi insanlara, bir gven ve rahatlama duygusu verir; gvenilecek bir eye srtn daya
mak gibi. Mlkiyet, ister bir ev isterse bankadaki tasarruf olsun, bireylere bir koruma kaynag tahsis
eder. Bundan dolay muhafazakrlar, tutumlulugu -parann ynetimindeki ihtiyat- kendi bana bir
erdem olarak grrler ve zel tasarrufla beraber mlkiyet yatrmlarn tevik ederler.
Ayrca mlk sahipligi, nemli saydaki birok sosyal degeri de besler. Kendine ait mlk olan
larn, bakalarna ait mlke kar saygl olma ihtimlleri daha fazladr. Bu kiiler ayn zamanda,
mlkiyetin dzensizlik ve kanunsuzluk karsnda muhafaza edilmesi zorunlulugunun da farkn
dadrlar. Bundan dolay, mlkiyet sahiplerinin toplumda bir hisseleri vardr; zellikle hukukun
ve dzenin korunmas, menfaatlerine uygundur. Bu anlamda mlk sahipliginin, hukuka saygnn
muhafazakr degerleri olarak dnlebilecek eyleri, otoriteyi ve sosyal dzeni gelitirecegi sy
lenebilir. Ancak muhafazakrlarn niin mlkiyet sahipligini desteklediklerini belirten daha derin
ve daha kiisel olan neden, mlkiyetin neredeyse bireyin kiiliginin bir uzants olarak grlebil
mesidir. nsanlar kendilerini sahip olduklar eyler erevesinde gerekletirirler hatta grrler.
Sahip olunan eyler sadece dsal nesneler veya yararl olduklar -insan soguktan ve slaklktan
koruyan ev, ulam saglayan araba vs.- iin degerli degildirler; bu eyler ayn zamanda sahibinin
kiilik ve karakterinin baz yansmalardr. Bundan dolaydr ki muhafazakrlar zellikle hrszlg
en naho su olarak iaret ederler: Bu suun kurbanlar sadece mlkiyet kayb ya da verilen za
rardan muzdarip olmazlar, ayn zamanda kiisel olarak onurlarnn zedelenmesi duygusundan da
rahatsz olurlar. Bir ev, sahip olunan eyler iinde en kiisel ve mahrem olandr, sahibinin ihtiya
ve zevkine gre dekore edildiginden, sahibinin kiiligini yanstr. Geleneksel sosyalistlerin, mlki
yetin sosyalletirilmesi, bireylerden ziyade herkesin mlkiyetinde olmas gerektigi biimindeki
iddialar, muhafazakrlar sarsmtr. Muhafazakrlar bu talebi, dehet verici bulmulardr; nk
bunun ruhsuz ve kiiliksiz bir toplum yaratma tehdidi oldugunu dnrler.

Ancak muhafazakrlar, her bireyin kendi mlkn diledigi gibi kullanmada mutlak hakk ol
dugu iddiasn ne sren laissez-faire liberalleri kadar ileri gitmezler. Liberteryen muhafazakrlar,
dolaysyla da Yeni Sag, esasen liberal mlkiyet anlayn savunurken, muhafazakrlar geleneksel
olarak mlkiyet haklar da dhil olmak zere tm haklarn ykmllk gerektirdigini iddia ederler.
Mlkiyet yalnzca bireysel bir mesele degil, ayn zamanda toplum asndan da nemlidir. Bireyin
haklar, toplumun veya ulusun genel refahna gre dengelenmelidir. Muhafazakrlara gre, rnegin
ynetimin ekonomiye mdahalesi mill menfaatlere hizmet ediyorsa, i dnyasnn zgrlkleri
kstlanmaldr. Ayrca mlkiyet, salt mevcut kuagn birikimi degildir. Mlkiyetin ogu -araziler,
evler, sanat eserleri- daha nceki kuaklardan aktarlmtr. Bu adan mevcut kuak, mill servetin
emanetisidir ve gelecek nesillerin menfaati iin bu serveti korumak ve muhafaza etmekle ykm
ldr. ngilterenin 1957-1963 yllar arasndaki Muhafazakr babakan Harold Macmillan, aynen
Thatcher hkmetinin 1980lerdeki zelletirme siyasasna benzer bir durum karsnda belirttigi
gibi, bu, ailenin tm varlgn bedavaya elden karmaktr der.

OTORTER M U H A F A Z A K R L IK
Otoriteye sayg iddiasndaki tm muhafazakrlarn aksine az sayda modern muhafazakr, fikirle
rinin otoriter oldugunu kabul etmitir. Bununla birlikte, agda muhafazakrlar demokratik, zel
likle de liberal demokratik ilkelere olan bagllklarn gsterme hususunda olduka hevesli olmala
rna ragmen; zellikle Kta Avrupasnda otoriter ynetim anlayn destekleyen muhafazakr bir
gelenek vardr. Fransz Devrimi dneminde otokratik ynetimin nde gelen savunucusu, Fransz
siyaset felsefecisi Joseph de M aistredir (1 7 5 3 -1 8 2 1 ). D e Maistre, Fransz D evrim ini iddetle ele
tirmiti ama Burken aksine mutlak iktidar irs monariye iade etmeyi savunuyordu. De Maistre
bir gericiydi ve 1 7 8 9 da ortadan kaldrlan Ancien Rgime ile ilgili herhangi bir dzenlemeye taham
ml yoktu. De Maistrein siyaset felsefesi, efendiye irad ve tam anlamyla boyun egme anlay
na dayanyordu. D u Pape (1 8 1 7 ) adl eserinde de Maistre, daha da ileri gitmi ve tm dnyev
monarilerin zerinde papann kiiliginde stn ruhan bir iktidarn hkm srmesi gerektigini
belirtmitir. De Maistre, toplumun kesinlikle organik olduguna inanyordu ve taht ile sunagn
ilkeleri erevesinde kaytlanmadg srece paralanacag ya da kecegine inanyordu. Onun asl
ilgilendigi nokta, dzenin korunmasdr. nk ona gre, sadece dzen insanlara gvenlik saglaya
bilirdi. Devrim hatta reform, insanlar birbirine baglayan zincirleri zayflatr ve karmaa ile baskya
yol aar. Gaddar bir yneticiye bile itaat edilmelidir; nk, yerleik otorite ilkesi bir kere sorgu
landgnda, sonsuza kadar daha skntl durumlar ortaya kar.
19.

Yzyl boyunca Kta Avrupasndaki muhafazakrlar, otokratik ynetim in kat ve hiye

rarik degerlerine olan inanlarn muhafaza etmiler ve artan liberal, milliyeti ve sosyalist iti
razlara kar ayakta kalmlardr. Otoriteryanizm, hibir yerde Rusyadakinden daha saglam bir
ekilde yerlememitir. Rusyada ar I. Nicholas (1 8 2 5 -1 8 5 5 ) Fransz Devrim inden esinlenmi

Otoriteryanizm [Authoritarianism]

a
Otoriteryanizm, "tepeden" aagya dogru bir ynetim anlay veya uygulamasdr. Bu anlayta otorite, halkn
rzasnn olup olmadg dikkate alnmadan kullanlr. Bu adan otoriteryanizm, otoriteden farkldr. Otorite me
ruluga dayaldr; yani, "aagdan"yukarya dogru gider. Otoriteryen dnrlerin tipik dayanaklar ya mevcut n
derlerin bilgeligine olan inanc ya da sosyal dzenin ancak sorgusuz itaat ile srdrlebilecegi fikridir. Ancak
otoriteryanizm genellikle totaliteryanizmden (bkz. s. 223) ayr tutulur. Monarik mutlakiyetilik, geleneksel dik
tatrlk ve asker ynetim biimlerinin ogu ile ilgili olan "tepeden" ynetim uygulamas, devlet ile sivil toplum
arasndaki farkllg ortadan kaldrmaktan ziyade muhalefet ve siyasal zgrlklerin bastrlmasyla ilgilidir.

zgrlk, eitlik ve kardelik degerlerine kar, gelenek, otokrasi ve milliyet ilkelerini sunmu
tur. N icholasn takipileri de iktidarlarnn anayasalarla veya parlmenter kuramlarn geliimiy
le snrlandrlmasn inatla reddetmilerdir. Almanyada anayasal bir ynetim gelitirilmitir ama
emperyal anslye Bismarck (1871-1890) bunun yapmack oldugunu aka ortaya koymutur.
Otoriteryanizm, baka yerlerde de, zellikle Katolik lkelerde gl biim de ayakta kalmtr. tal
yann birlemesinin ardndan, ki bu durum IX . Piusnun kendisini Vatikann mahkumu olarak
iln etm esine yol amtr, papalk sadece dnyev otoritesini kaybetmekle kalmam; ayn zaman
da, sekler siyas ideolojilerin glenmesiyle beraber papalgn gretilerine ynelik saldrlar da
gndeme getirmitir. 1864 ylnda papa, milliyetilik, liberalizm ve sosyalizmde yer alanlar da d
hil olmak zere tm radikal ya da ilerici fikirleri, en mutsuz agmzn yanl gretileri olduklar
gerekesiyle lnetlemitir. Ayrca, papalga ait eyaletlerin ve Rom ann elden kmasyla papalk
1870de papalarn yanlmazlg fetvasn yaynlamtr. Kta Avrupas muhafazakrlarnn reform ve
demokratik ynetimi benimsemedeki isteksizlikleri, 20. Yzyla kadar uzanmtr. rnegin talya
ve Almanyadaki muhafazakr elitlerin, Birinci Dnya Savann hem en sonrasnda parlmenter
demokrasinin ortadan kaldrlmasna ve artan faist hareketlere destek vermek suretiyle Mussolini
(bkz. s. 2 2 4 ) ile Hitler' in (bkz. s. 218) iktidara gelmelerinde byk katklar olmutur.
Baz durumlarda da muhafazakr otoriteryen rejimler, siyas destek iin oy hakkn yeni elde
etmi kitlelere bel baglarlar. Bu durum, 1848 de evrensel oy hakk uygulamasna geen Fransada
ortaya kmtr. III. Louis Napoleon, bakan olarak seilmeyi baarm ve daha sonra, Fransz se
meninin en kalabalk blmn oluturan kk toprak sahibi kylleri ekerek, kendini mpara
tor III. Napoleon olarak sunmutur. Napoleon rejimi, 20. Yzylda daha sk rastlanr nitelikte, oto
riteryanizm ile ktisad refah ve sosyal reform taahhdn bir tr plebisit diktatrlgnde kayna
trmtr. Bonapartizmin, 20. Yzyldaki Peronizm ile ortak yanlar vardr. Juan Peron, 1946-1955
yllar arasnda Arjantinin diktatryd. Peron da itaat, dzen ve ulusal birlik gibi in otoriter
vurgular yapmtr. Ancak Peronun siyas destegi, geleneksel elitlerin karlarna degil, kendisinin
ulsuzlar olarak adlandrdg yoksullam kitlelere dayanyordu. Peronist rejim, siyasalarn sra
dan insanlarn gd ve isteklerine gre ekillendirme anlamnda poplistti (bkz. s. 2 8 8 ). Yanki

em peryalizm ine kar duyulan nefret ile ktisad ve sosyal ilerlemeye duyulan yaygn arzu, bu d
nemdeki ana gdlerdi. Benzer rejimler, Afrika, Asya ve Orta Dogunun baz kesimlerinde ortaya
kmtr. Ancak bu trden rejimler muhafazakr elitlerin konumlarnn pekitirilmesi egilimiyle
ortaya kmasna ragmen, genellikle kendilerine zg bir tr muhafazakr milliyeti tarz benim
semilerdir. Peronunki gibi otoriter-poplist rejimlerin, diktatryal ynetim iin halk destegini
seferber etmeleri, belki de muhafazakrlktan ok faizme yakn birtakm zellikler gsterir.

PATERNALST M U H A F A Z A K R L IK
Kta Avrupas muhafazakrlar, degiime diren asndan uzlamaz bir tutum benimsemi ol
salar da; daha esnek ve kesinlikle daha baarl olan Anglo-Amerikan gelenegi, Edmund Burkee
(bkz. s. 87) kadar geri gtrlebilir. Burken Fransz Devriminden kardg ders, degiimin
dogal veya kanlmaz oldugu ve byle bir durumda da ona kar diretilmemesi gerektigiydi. Bur
kee gre, Degiim aralar olmayan devlet, bu degiimi muhafaza etmenin aralarndan da mah
rumdur. ([1 9 7 0 ] 1975, s. 285) Burke muhafazakrlgn kendine zg tarz ihtiyatl, mtevaz
ve pragmatiktir; ister gerici isterse devrimci olsun sabit ilkelere ilikin genel bir phe barndrr,
lan Gilmour' un (1978) ifade ettigi gibi, bilge Muhafazakr kla yol alr. Muhafazakrlara gre,
gelenek, dzen, otorite, mlkiyet vs. gibi en fazla benimsedikleri degerler, siyasa, sadece pratik ko
ullar ve tecrbenin gnda gelitirildiginde gvenli olabilirler. Bylesi bir duru, cidd ve kkten
bir degiimi ndiren hakl karabilir ama muhafaza etmek iin degime erevesinde ihtiyatl bir
arzuyu kabul eder. lke olarak, pragmatik muhafazakrlar ne bireyin ne de devletin tarafndadrlar;
daha ok, ileyen hangisiyse ona bagl olarak ikisi arasndaki bir dengeyi tavsiye ederler.
Uygulamada, muhafazakrlgn bnyesindeki reformcu itki, 19. ve 20. Yzyllardaki neo-feodal paternalist degerlerle baglantl olarak ayakta kalmtr. Paternalist muhafazakrlgn kapsamn
da iki ana gelenek vardr.
Tek-millet muhafazakrlg
Hristiyan demokrasi

Tek-Millet Muhafazakrlg
Anglo-Amerikan paternalist gelenegi, genellikle 1868 ve 1874-1880 arasnda ngilterenin baba
kanlgn yapm olan Benjamin Disraeliye (1804-1881) kadar gtrlr. Disraeli siyaset felse
fesini, bakanlk grevlerinden nce yazdg iki roman olan Sybil (1845) ve Coningsby (1844) adl
eserlerinde gelitirmitir. Bu romanlar, o dnemlerde siyasal yapda baskn nitelikteki u bireyci
lige (bkz. s. 4 5 ) kar sosyal sorumluluk ilkesinin vurgulanmas iin yazlmtr. Disraeli, artan

Paternalizm / Pederhlik [Paternalism]

Paternalizm, tam anlamyla baba tarznda davranmak anlamna gelir. Siyas bir ilke olarak ise zarar engelleme
ve fayda saglama niyetiyle digerleri zerinde kullanlan iktidar veya otorite anlamna gelir. Arabalarda emniyet
kemeri takma zorunlulugu gibi yasalar ve sosyal refah uygulamalar paternalizmin rneklerindendir. "Yumuak"
paternalizmin ayrt edici zelligi, paternalizme tbi kiilerin geni oranda rzalarna dayanmasdr. "Sert" pater
nalizm ise rzay dikkate almadan iler ve bu adan otoriteryanizm ile akr. Paternalizmin temelinde bilgelik
ve tecrbe, toplumda eitsiz daglmtr; otoriteler "en iyisini bilir" anlay vardr. Paternalizm kartlar, otoriteye
gvenilemeyecegini ve paternalizmin zgrlg kstlayarak toplumun "ocuklatrlmas"na katkda bulundu
gunu ne srerler.

sanayileme, ktisad eitsizlik ve en azndan Kta Avrupasnda ortaya kan devrimci bakaldr
ve bunlarn arka planm hedef alarak yazmtr. ngilterenin iki millet: Zenginler ve Yoksullar
eklinde blnme tehlikesine dikkat ekme abasna girmitir. Muhafazakr gelenegi en iyi ekilde
yanstr biimde Disraelinin iddias basiret ve ilke bileimine dayanmaktadr.
Artan sosyal eitsizlikler devrim tohumlarn bnyesinde barndrr. Yoksul ve bastrlm
ii snfnn, sefaleti kolayca kabul etmeyecegi geregi, Disraelinin kaygsdr. Avrupada 1830 ve
1 8 4 8 de patlak veren devrimler, Disraelinin bu kaygsn hakl karmtr. Bundan dolay reform,
devrim dalgasn engellemek asndan mantkldr ve niha olarak zenginlerin m enfaatine olacaktr
ama te yandan Disraeli, ahlk degerlere de gnderme yapmaktadr. Bu erevede Disraeli servet
ve imtiyazn, zellikle yoksullar ve hli vakti yerinde olmayanlarla ilgili baz sosyal sorumluluklar
da beraberinde getirdigini iddia eder. Bunu ifade etmekle Disraeli toplum, dev ve sorumluluk
larn kabul grmesiyle ayakta kalr, eklindeki organik muhafazakr gre vurgu yapar. Disraeli
toplumun dogal olarak hiyerarik oldugunu kabul eder ama ayn zamanda servet ve sosyal imtiyaz
eitsizliklerinin, sorumluluk eitsizligine de yol atgn dnr. Servet sahibi ve gl olanlar,
aslnda imtiyazn bedeli olarak sosyal sorumluluk klfetine omuz vermelidirler. Tm bu fikirler,
aristokrasinin erefli ve cm ert olabilmesi iin tamas gereken sorumluluk anlamndaki feodal
noblesse oblige, ilkesine dayanr. rnegin toprak sahibi soylunun, kraln milletle olan ilikisi gibi

kylnn zerinde paternal (baba gibi) bir sorumluluk iddias vardr. Disraeli, bu sorumluluklarn
gz ard edilmemesi, aksine sanayilemenin arttg dnyada sosyal reform iinde ifade edilmesi
gerektigini tavsiye eder. Bu trden fikirler, tek millet slogan ile dile getirilmitir. Disraeli grev
deyken hem ii snfnn oy hakkn genileten 1867 kinci Reform Szlem esine hem de barnma
koullar ve hijyeni iyiletiren sosyal reformlara imza atmtr.
Disraelinin fikirleri, muhafazakrlk zerinde dikkate deger bir etki yaratmtr. Ayrca, mu
hafazakrlarn hl ekici bulduklar pragmatik igd ve sosyal dev duygularn kapsayan kkten
ve reformcu gelenege byk katklar olmutur. ngilterede bu fikirler, tek millet muhafazakrl
g nn temellerini oluturmutur. Bu anlayn destekileri, sanayi ncesi dneme ait hiyerarik ve

Toryizm [Toryism]

a
"Tory", 18. Yzyl'da ngiltere'de, VVhiglere kar, monarik iktidar, Anglikan Kilisesi'ni savunmu ve toprak sahibi
eraf temsil etmi bir parlmento grubudur. Birleik Devletler'de ise ngiliz kraliyetine sadakti ifade etmitir. 19.
Yzyl'n ortalarnda ngiliz Muhafazakr Partisi Torylerden km olsa da, "Tory" ngiltere'de hl byk lde
Muhafazakr ile eanlaml kullanlmaktadr. Toryizm en iyi ekilde, geni kapsaml muhafazakrlk iinde zgn
ideolojik bir duru olarak anlalabilir. Tipik zellikleri, hiyerari, gelenek, dev ve organik anlaya bagllktr. "Yk
sek" Toryizm bir taraftan ynetici snfa neo-feodal ve yerleik kurumlara da pre-demokratik inanc aka dile
getirirken; Tory gelenegi, ayn zamanda, sosyal devamllk davasna hizmet eden refah ve reformcu fikirleri de
barndrr.

paternal degerlere yaptklar vurguyu gstermek zere, zaman zaman kendilerine Toryler adn
takarlar. Disraelinin fikirleri daha sonra 19. Yzyln sonlarnda, Lord Randolph Churchill tarafn
dan Tory demokrasisi biiminde benimsenmitir. Siyas demokrasinin geniledigi bir dnemde
Churchill, daha geni bir sosyal destekten faydalanmak zere, geleneksel kurumlara -Lordlar K a
maras, monari, kilise gibi- olan ihtiyacn altn izmitir. Muhafazakr Parti, sosyal destegi ancak
ii snfnn oylarn alarak, Disraelinin sosyal reform siyasasn devam ettirerek kazanabilirdi. So
nuta tek millet muhafazakrlg, bir tr Tory refah anlay olarak grlebilir.
Tek millet gelenegi zirve noktasna 1950ler ve 1960larda ulamtr. Bu zirve noktas, ngilte
re ve dnyann baka yerlerinde, geni refah tahsisatn destekleme ve tam istihdam saglama amac
erevesinde ekonomiyi ynetme geregini savunan Keynezci sosyal demokrasi anlay uygulama
ya konunca yakalanmtr. Bu anlay, ne pozitif zgrlk (modern liberalizmde oldugu gibi) ne de
eitlik arzusuna (parlmenter sosyalizmde oldugu gibi) dayanr; dayandg nokta, laissez-faire libe
ralizmi ile sosyalist planlamac devlet anlaynn u noktalar arasnda ideolojik olmayan bir orta
yol ihtiyacdr. Bundan dolay muhafazakrlk, azgn bireycilik ile zorba kolektivizm (bkz. s. 120)
arasnda bir denge arayndaki lml orta yoldur. Bu anlay ngilterede, Harold Macmillann The
Middle Way ( Orta Yol, [1 9 3 8 ] 19 6 6 ) adl eserinde aka dile getirilmitir. 1957-1963 yllar ara

snda babakanlk yapan Macmillan, planl kapitalizm olarak adlandrdg bu gr savunmu


ve bu sistemi, zel teebbs inisiyatifi ve gdsyle ktisad faaliyetin belli bal boyutlarn devlet
mlkiyeti, dzenlenmesi veya denetimiyle birletiren karma bir sistem olarak tanmlamtr. Oysa
tek milleti ya da Tory, sosyal ve ktisad mdahale iin sadece artl bir zemin saglar. Tek millet
muhafazakrlg, hiyerariyi ortadan kaldrmaktan ziyade pekitirmek amacndadr. Ayrca, duru
mu iyi olmayanlarn koullarn iyiletirmeye ynelik abalar da yoksullarn yerleik dzene, artk
bir tehdit oluturmamasn teminat altna almak istegiyle snrldr.

Hristiyan Dem okrasi


Mdahaleci siyasalar, 1945 sonras Kta Avrupasmn eitli blgelerinde ortaya kan Hristiyan
demokratik partiler tarafndan da benimsenmitir. Bu partilerden en nemlileri, o dnemde Dogu
Almanyadaki Hristiyan Demokratik Birligi (CD U ) ve talyadaki Hristiyan Demokratik Partidir
(D C ). kinci Dnya Sava sonrasnda ktadaki muhafazakrlar otoriter grlerini terk etmiler
dir. Bu yeni muhafazakrlk biimi siyas demokrasiyi benimsemi ve Katolikligin sosyal gelenekle
rinden etkilenmitir. Protestanlk, bireysel aba marifetiyle kurtuluu vurguladgndan, sosyal teo
risini genellikle bireyciligi (bkz. s. 45) onayladg ve alkanlg, rekabeti ve kiisel sorumlulugu
ok nemsedigi grlr. rnegin Alman sosyolog Max Weber (1864-1920), Protestan ahlkm
kapitalizmin ruhuna baglamtr. Bunun aksine Katolik sosyal teori, geleneksel olarak bireyden
ziyade sosyal gruba odaklanr ve rekabetten ok denge veya organik uyuma vurgu yapar. 19. Yzyl
boyunca ve 20. Yzyln balarnda papann otokrasiyi vurgulamasna ragmen Almanyadaki Zent
rum (Merkez Parti) gibi Katolik partiler anayasal ynetim, siyas demokrasi ve sosyal reformu des
teklemilerdir. 1945ten sonra Katolik sosyal teori, yeni kurulmu Hristiyan demokratik partileri,
bir tr demokratik korporatizm (bkz. s. 2 2 5 ) uygulama ynnde cesaretlendirmitir. Bu anlay,
sosyal ortaklk fikri erevesinde birbirine baglanm kilise, sendikalar ve iveren gruplan gibi
arac kurumlarn nem ini srarla vurgular. Ulus zerine yaplan geleneksel vurgunun aksine H
ristiyan demokrasi zellikle Almanyada, kararlarn btn olarak bir grup tarafndan degil de ilgili
tm bireylerce veya en kk birimler tarafndan alnmasn ngren Katolik ilkeyi ( subsidiarity)
desteklemilerdir. Bu ilkeye ynelik olumlu tutum, Hristiyan demokratlarn, zellikle federalizm
biim inde hem adem-i merkeziyet anlayn hem de ngiliz muhafazakrlarnn aksine Avrupal
lamay veya Avrupa btnlemesini belirgin bir ekilde desteklemelerinin nn amtr.
Hristiyan demokratik partilerin Keynezci refah siyasalarn uygulamaya koyma arzular,
Adam Smith (bkz. s. 6 5 ) ve David Ricardonun kat piyasa ilkelerinden ok Friedrich List (17891846) gibi iktisatlarn esnek ve pragmatik fikirlerinden dogar. List, rnegin sert d rekabete kar
kk sanayileri korumak adna ynetimin mdahale etmesi geregini kabul etme erevesinde,
siyasetin ve siyas iktidarn ktisad nemini vurgulamtr. Bu anlay, tm Kta Avrupasnda ge
ni lde etkili olan sosyal piyasa ekonomisi fikrinin desteklenmesine yol amtr. Sosyal piya
sa, piyasa ilkeleri tarafndan ina edilen ve byk lde ynetimin denetiminden zade olmak
la beraber etkili kamu hizmetleri ve kapsayc bir refah sistemiyle ayakta tutulan sosyal btnlk
baglamnda ileyen bir ekonomidir. Sonuta piyasann kendisi bizatihi bir ama degil, daha geni
birtakm sosyal hedeflere ulamak iin yaratlmas gereken refahn aracdr. Bu trden bir dnce,
Kta Avrupasnn ogunda ve bir dereceye kadar da ABde benimsenen zel bir kapitalizm mo
delini ortaya karmtr. Bu anlay bazen Anglo-Amerikan ya da teebbs kapitalizm inin zdd
olarak Ren-Alp kapitalizmi veya sosyal kapitalizm olarak da dile getirilir. Anglo-Amerikan tarz
kapitalizmi piyasa ekonomisinin serbest ileyiine dayanrken, bunun aksine Ren-Alp kapitalizmi
ortaklk ve ibirligini vurgular. 1970lerden bu yana sosyal piyasa dncesi, genelde Kta Avrupas

Uberteryanizm [Libertarianism]

Liberteryanizm, otorite, gelenek ve eitlik gibi diger degerlere gre (negatif anlamda) zgrlge kat bir ekilde
ncelik tanyan teoriler grubuna karlk olarak kullanlr. Yani liberteryenler, kamu otoritesi alann asgariletirme,
bireysel zgrlk alann ise azamletirme arayndadrlar ve tipik olarak devleti, bireysel zgrlk karsnda
ki ana tehdit olarak grrler. Sosyalistler de liberteryanizmi benimsemilerdir ama en nl iki liberteryen gele
nek, bireysel haklar fikri (Robert Nozick'te oldugu gibi, [bkz. s. 107]) ve laissez-faire ktisad gretilerinde (Friedrich
Hayek'teki gibi, [bkz. s. 105]) kk salmtr. Klasik biiminde bile liberalizm dzenden ok zgrlge nceligi ver
meyi reddettiginden; liberteryanizm, liberalizmden ayrlr. Ayrca liberteryenler, minimal veya gece bekisi de olsa
devlete olan ihtiyac kabul ettiklerinden anaristlerden ayrlrlar ve bazen de kendilerine "minarist" adn takarlar.

muhafazakrlgn, zelde de Hristiyan demokrasiyi, ngiltere veya A B D deki tek milleti paterna
lizm (bkz. s. 98) uyarlamalarna gre serbest piyasann czibesine kar daha direnli klmtr.

LBERTERYEN M U H A F A Z A K R L IK
Muhafazakrlk, organiki anlay, hiyerari ve ykmllk gibi daha ok sanayi ncesi fikirlerden
beslense de bu ideoloji ayn zamanda liberal fikirlerden, zellikle de klasik liberal fikirlerden olduka
etkilenmitir. Bu daha ok 20. Yzyln sonundaki bir gelime olarak ortaya kmtr. Yeni Sag, mu
hafazakrlg bir ekilde silh zoru ile klasik liberalizmin ilgi alanlarna sokmutur. Ancak liberal g
retilerin, zellikle de serbest piyasayla ilgili olanlarn 19. Yzyln sonlarndan itibaren muhafazakr
lar tarafndan gelitirildigi ve muhafazakr paternalizme kar bir gelenek oluturuldugu sylenebilir.
Bu fikirler, mmkn olan en st dzeyde ktisad zgrlg ve sosyal hayata ilikin asgar ynetsel
dzenlemeyi savunmalar anlamnda liberteryendirler. Liberteryen muhafazakrlar, salt liberalizme
dnmemiler, liberal ekonomilerin otorite ve dev gibi degerlere dayanarak daha geleneksel, muha
fazakr bir sosyal felsefe ile uyumlu olmas gerektigini belirtmilerdir. Bu anlay, birok adan gele
neksel muhafazakrlgn kurucusu ve ayn zamanda Adam Smithin (bkz. s. 65) liberal ekonomi
anlaynn srarl bir destekisi olan Edmund Burken (bkz. s. 87 ) eserinde aka yer alr.
Liberteryen gelenek, klasik liberal fikirlerin derin etkilerinin sz konusu oldugu lkelerde, yine
ngiltere ve ABDde, en gl konumdadr. Daha 18. Yzyl n sonlarnda Burke, ticarette serbestlik
ve i ilerinde rekabeti, kendi kendini dzenleyen bir piyasa ekonomisiyle ilgili tercihini aka ifade
etmitir. Burke e gre, serbest piyasa verimli ve dildir ama ayn zamanda dogal bir zorunluluktur da.
nsan dogasnn bir paras olan kazan ak, servet arzusunu yanstmas anlamnda dogaldr. Bun
dan dolay piyasann yasalar dogal yasalardr. Burke, piyasann dayattg alma koullarnn birok
kii iin kk drc, yakksz, insanlk d ve ogunlukla ahlksz oldugunu kabul eder ama
dogal gidiat bozuldugunda insanlarn daha da muzdarip olacaklarn srarla vurgular. Burke, piyasa

Muhafazakrlk indeki Gerilimler (1) [Pragmatik-Liberteryen]


r
P ra gm a tik M uhafazakrlk
Pragmatik
Gelenekilik
Sosyal dev
Organik toplum
Hiyerari
Paternalizm
Ahlk sorumluluk
Dogal dzen

Liberteryen M uhafazakrlk
ideolojik
Kktencilik
Bencillik
Atomist bireycilik
Liyakat
Kiisel aba
ktisad haklar
Piyasa dzeni

"Orta yol"ekonomisi

Laissez-faire" ekonomisi

Snrl refah anlay

Anti-refah anlay

ekonomisine verdigi destek ile yaptg geleneksel sosyal dzen savunusu arasnda herhangi bir eliki
grmez. nk o, 18. Yzyl sonu itibariyle ngilteredeki geleneksel dzenin feodal niteliginin sona
erdigini ve bunun yerine kapitalist bir nitelik kazandgn belirtir. Bundan dolay, monari ve kilise
iin sz konusu oldugu gibi kapitalist serbest piyasa da gelenek zemininde savunulabilir.
Ancak liberteryen muhafazakrlar, tutarl liberal degildirler. ktisad bireyciligi ve ynetimi, i
dnyasnn arkasndan ekmeyi savunurlar ama bu bireysel zgrlk ilkesini sosyal hayatn diger
boyutlarna dogru geniletme taraftar degildirler. Richard Cobden (1804-1865) ve John Stuart
Mill (bkz. s. 4 6 ) gibi erken dnem liberalleri, sadece ktisad degil, sosyal ve ahlk sorumlulugu
da bireyin ellerine terk etmeye hazrlkldrlar. Hayekin (bkz. s. 105) The Constitution o f Liberty
( zgrlgn Anayasas, I960) adl eserinde de vurguladg gibi liberalizm, diger insanlar tehdit

edecek bir tutuma dnmedigi srece ahlk kararlarn bireye braklmas gerektigini vurgulamas
asndan hem sosyalizm hem de muhafazakrlktan ayrlr. Bundan dolay birey, mmkn olan
en az dzeyde devletin rehberligine muhtatr. Muhafazakrlar hatta liberteryen muhafazakrlar,
insan dogasna ilikin daha ktmser bir gre sahiptirler. Kamu dzenini muhafaza etmek ve
otoriteye saygy teminat altna almak zere gl bir devlete ihtiya vardr. Aslnda baz alardan
liberteryen muhafazakrlar, sosyal dzenin gvenligini taahht etmeleri dolaysyla serbest piyasa
teorilerini benimserler. Liberaller, piyasa ekonomisinin bireysel zgrlk ve tercih zgrlgn
korudugunu dnrken muhafazakrlar zaman zaman piyasay sosyal disiplin arac olarak be
nimserler. Piyasa gleri, ktisad ve sosyal faaliyetleri dzenler ve denetim altnda tutar. rnegin
piyasa gleri, isizlik tehdidi ile iileri yksek cret art taleplerinden vazgeirir. Piyasa, kendi
bana sosyal istikrar srdrmenin bir arac olarak grlebilir ve daha grnr nitelikteki birtakm
zorlayc glerle beraber iler: Polis ve mahkemeler. Baz muhafazakrlar piyasa kapitalizminin

sonu gelmez yeniliklere, soluksuz rekabete ve sosyal btnlg tepe taklak edecek birtakm so
nulara yol aacag korkusunu tarlar. Baz baka muhafazakrlar ise piyasa kapitalizminin siyasal
otoritenin ynlendirici elinden ok, gayriahs dogal yasalarn srdrebilecegi bir piyasa dze
ni kurabilecegi inancn tarlar.

YEN SAg
1945 sonras dneminin ilk yllarnda pragmatik ve paternalist fikirler, Bat dnyasnn birok ye
rinde muhafazakrlga hkim olmutur. 1970lerde Portekiz ve Ispanyadaki diktatrlklerin de
ortadan kalkmasyla, otoriter muhafazakrlgn artklar da temizlendi. Muhafazakrlar, 19. Yz
ylda siyas demokrasiyi kabul ettikleri gibi, 1945 sonrasnda da snrl bir sosyal demokrasi tipi
ni benimsemilerdir. Sava sonras yllarda hzl ve sreklilik arz eden ve ynetilen kapitalizm in
baars olarak ortaya kan byk patlama, bu egilimi glendirmitir. Ancak 1970ler boyunca,
dogrudan Keynezci refah anlayn hedef alan baz kktenci fikirler ortaya kmtr. Bunlar Yeni
Sagn fikirleriydi ve balangta ABD ve ngilterede derin etki yaratm, daha sonra Kta Avrupas,
Avusturalya ve Yeni Zelanda, tm dnyadaki Batl devletlerde etkili olmutur.
Yeni Sag olduka geni bir terimdir ve kapsamnda vergilerin drlmesinden, televizyon
ve filmlerde daha fazla sansre, g kart kampanyalardan, gmenleri lkelerine geri gnder
meye kadar birok farkl fikri barndrr. Aslnda Yeni Sag, birbirlerine kartlklar aka ortada
olan iki ideolojik gelenegin birlemesidir. Bu ideolojilerden ilki, klasik liberal ekonomi zellikle de
Adam Smithin (bkz. s. 6 5 ) serbest piyasa teorileridir. Bu teoriler, 20. Yzyl n ikinci yarsnda
byk devlet, ktisad ve sosyal mdahale anlayna ynelik eletiri olarak yeniden hayatiyet ka
zanmtr. Bu eletiriler, liberal Yeni Sag veya neo-liberalizm (bkz. s. 68) olarak adlandrlmtr.
Yeni Sag iindeki ikinci ge ise zellikle Disraeli ncesi geleneksel muhafazakr sosyal teorinin
kapsamndaki dzen, otorite ve disiplin savunusudur. Bu da muhafazakr Yeni Sag veya neo-mu
hafazakrlk olarak adlandrlmtr. Sonuta Yeni Sag, ktisad liberteryanizm ile devlet ve sosyal
alandaki otoriteryanizmi (bkz. s. 96) kaynatrma teebbsdr. Kendi bana Yeni Sag, kkten
ci, gerici ve geleneksel zelliklerin harmandr. Yeni Sagn kktenciligi, kendi mirasn, zellikle
mdahaleci ynetim ve liberal veya msamahal sosyal degerleri paralamada gsterdigi yogun
abadan anlalabilir. Bu kktencilik, rasyonel teoriler ve soyut ilkelerden tretilen ve sonuta da
gelenegi dlayan liberal Yeni Sagla olan ilikide olduka nettir. Ancak Yeni Sag kktenciligi, ge
rici bir kktencilik ekli degildir. nk hem liberal hem de muhafazakr Yeni Sag genellikle, 19.
Yzyldaki ktisad edep ve ahlk metanet dolu altn agdan bahseder. Bunun yannda Yeni Sag,
zellikle neo-muhafazakrlarn geleneksel degerlere yaptklar vazgeilmez vurgu erevesinde
gelenege de bavurur.
Yeni Sag fikirler, eitli tarihsel etkenlerin rndr. Bu etkenlerden belki de en nemlisi, sava
sonras dnemdeki byk patlamann, 1970lerin banda yksek enflasyon, artan isizlik ve ikti

satlarn durgunluk dedikleri olguyla sona ermesidir. nceleri istikrarl ktisad bymeyi payla
trdgndan ve sosyal btnlg srdrdgnden itibar olan Keynezci talep ynetimi, daha nceki
serbest piyasa dncesini srarla isteyen siyas bir sagn artan basks altna girmitir. Yeni Sag, baz
sosyal etkenlerden, zellikle liberal sosyal felsefenin yaygnlamasndan da etkilenmitir. Muhafa
zakrlar bunu, msamahakrlk ve geni lde refah bagmllgnn oluturdugu ikiz er endiesin
den dolay kaygyla karlamlardr. rnegin, neo-muhafazakrlk, 1970 ve 1980lerde ABDde daha
nce liberal olan baz entelektellerin bir araya gelmesiyle dogmutur. Irving Kristol ve Norman Po
dhoretzin ban ektigi bu grup, toplumun skntlarnn daha ok hak temelli yurttalk kltrn
den kaynaklandgn iddia etmitir. nk bu kltr, dev ve sorumluluk duygusunu zayflatmakta
dr. Son olarak, uluslararas etkenlerin de Yeni Sagm ortaya knda belirleyici oldugu sylenebilir.
Bu etkenler, muhafazakrlk iindeki milliyeti duygular glendirmi ve iktidar (sert, ahin) siyase
tini yeniden canlandrmtr. ABDdeki Yeni Sag, Sovyetler Birliginin artan asker gc ve Vietnam
ile randa ulusal prestije zarar veren olaylar karsnda harekete gemitir. ngilterede ise zellikle
1980lerden bu yana Avrupann btnlemesi olgusunun ortaya kmasyla stn iktidar konumunu
kaybetme korkusu ve mill egemenlige tehdit algsnn yerlemeye balamas sz konusudur.

Liberal Yeni S ag
Yeni Sag dncenin liberal ynleri ogunlukla modern veya kinci Blmde ele alnan neo-libe
ralizmden ok klasik liberalizmden alnmtr. Liberal Yeni Sag, minimal devletin yeniden ifade
edilmesi ile e anlamldr. Bu anlay, zel, iyi; kamu, kt eklinde zetlenir. Liberal Yeni Sag
devletilik kartdr. Devlet, zor kullanma ve zgrlgn yer almadg alan olarak grlr; kolekti
vizm (bkz. s. 120), bireysel inisiyatifi kstlar ve z saygy azaltr. Ne kadar yumuak olursa olsun
her ynetimin ayn ekilde nsan faaliyetlere zarar veren etkisi vardr. Devletin yerine inan, birey
ve serbest piyasa zerine odaklanr. Bireyler, kendilerine gvenme ve kendi karlar adna rasyo
nel tercih yapma asndan tevik edilmelidirler. Piyasa, bireysel tercihlerin toplamnn ilerleme ve
genel faydaya yol amas iin gerekli mekanizma olarak sayg grr. Liberal Yeni Sag kendi bana,
muhafazakr ideoloji iinde liberteryen fikirlerin paternalist olanlar zerinde baskn olmasn sag
lama teebbsdr.
Devletilik kart gretiye ait baskn tema, serbest piyasa anlayna ideolojik bir teslimiyettir.
Friedrich Hayek ve Milton Friedman gibi modern iktisatlarn eserlerinde yer aldg gibi, Yeni Sag,
Smith (bkz. s. 6 5 ) ve Ricardonun (1 7 7 2 -1 8 2 3 ) klasik iktisat anlaylarn yeniden canlandr
mtr. 20. Yzylm balarnda Keynezci anlayn benim senm esi erevesinde bir yana braklm
serbest piyasa fikirleri, 1970ler boyunca yeniden itibar kazanmtr. Ynetimler, ktisad istikrarn
paylatrlmas ve srdrlebilir byme asndan almaz zorluklarla karlamtr. Tm ktisad
sorunlarn zmnn ynetimin iktidar dhilinde olup olmadg ynnde cidd pheler ortaya
kmtr. rnegin Hayek ve Friedman, ynetilen ya da planl ekonomi fikrine iddetle kar

Friedrich August von Hayek (1899-1992)

AvusturyalI iktisat ve siyaset felsefecisi. Akademisyen olan Hayek, London School of Econo
mics, Chicago, Freiburg ve Salzburg niversiteleri'nde ders vermitir. 1974 ylnda da ekono
mi dalnda Nobel dl'n almtr.
Avusturya Okulu'nun bir taraftar olarak Hayek, bireyciligi ve piyasa dzenini savunur ve sos
yalizmi amansz bir ekilde eletirir. The Road to Serfdom (Klelik Yolu, 1944) adl eseri, ikin
olarak totaliteryen oldugu gerekesiyle ktisad mdahalecilik anlayna saldran nc eser
lerdendir. Daha sonraki eserleri The Constitution of Liberty (zgrlgn Anayasas, 1960) ve Law, Legislation and
Liberty (Hukuk, Yasama ve zgrlk, 1979) lml bir gelenekilik biimini savunur ve anayasalclgn (bkz. s. 56)
Anglo-Amerikan yorumunu destekler. Hayek'in eserlerinin Yeni Sag'n ortaya knda dikkate deger etkisi vardr.

kmlardr. Bu dnrler, Sovyetler Birligi ve Dogu Avrupadaki merkez olarak planlanan eko
nomilerin verimsizligine iaret etmiler ve karmak sanayilemi bir ktisad yapda kaynak tahsi
sat grevinin brokratlar tarafndan yerine getirilmesinin imknsz derecede zor oldugunu iddia
etmilerdir. Kolektivizmin kanlmaz sonular da hayat nem tayan mallarn ktlg ve hayatn
en sade zorunluluklar iin kuyruga girme geregidir. te yandan piyasann erdemi ise ekonominin
merkez sinir sistemi olarak almas ve mal-hizmetlerin arz ile bunlara ynelik talebi bagda
trmasdr. Piyasa, en krl olan kullanma kaynak tahsis eder ve bylece tketicinin ihtiyalarn
tatmin etmeyi teminat altna alr. 1970lerde isizlik ve enflasyonun yeniden ortaya kmas zerine
Hayek ve Friedman, ynetimin bir are olmaktan ok her zaman ktisad sorunlarn nedeni oldu
gunu iddia etmilerdir.
Keynezci fikirler (bkz. s. 76), Yeni Sag eletirinin ana hedeflerinden biridir. Keynes, kapi
talist ekonominin kendi kendini dzenler nitelikte olmadgm ne srmt. Keynes, ekonomi
nin zellikle talep ksm fna vurgu yapm ve ktisad faaliyet ile beraber istihdamn ekonomideki
toplam talep tarafndan ynlendirildigini belirtmiti. Keynesin isizlik sorunuyla ilgili zm,
hkmetlerin bte agn yneterek talep ynetimini gerekletirmelerini kapsar: Hkmet
ekonomiye, kamu harcamalar araclgyla vergi ile topladgndan daha fazla paray rnga etmelidir. AncakMilton Friedman, dogal-zorunlu bir isizlikorannn varlgn iddia ederek, bunu ele
almann hkmetin gcn atgn ifade etmitir. Ayrca, Keynezci teknikleri kullanarak hk
metin isizligi ortadan kaldrmaya ynelik tm teebbslerinin, baka ama daha tehlikeli birtakm
ktisad sorunlara neden olacagn belirtmitir.
Serbest piyasay savunan iktisatlara gre, isizlikten ziyde enflasyon, ktisad sorunlarn en
ciddsidir. Enflasyon, genel fiyat dzeyindeki arttr ve bu art parann degerinde dmeye yol
aar. Yani ayn miktarda para daha az mal satn alr. Neo-liberallere gre enflasyon, piyasa ekono
misinin btn temelini tehdit eder. nk mbadele arac olarak paraya gven azalrsa, insanlarn
ticar veya ktisad faaliyet iin taahht altna girme cesaretleri krlr. Bu yzden, saglkl bir piyasa

ekonomisi, saglkl ve istikrarl bir degere sahip olan para gerektirir. Hem Hayek hem de Friedman,
ynetimin ana ktisad sorumlulugunun, enflasyonu drerek ya da Hayekin umdugu gibi orta
dan kaldrarak, saglkl para muhafazas oldugunu belirtirler. Ancak Keynezci anlay, enflasyo
nu tetiklemi ve 1970lerdeki durgunluga yol amtr. Bu aklamay yapan teori parasalclktr/
monetarizmdir. Bu teoriye gre, fiyat dzeyini belirleyen ey, ekonomide yer alan para miktar,
yani para arzdr. Baka bir deyile, ok fazla para ok az maln peindeyse enflasyon ortaya kar.
Keynezci siyasalar ynetimlere, vergi gelirlerini gemek iin harcama yapma izini verdigi iin bu
siyasalar para arzn artrmtr. Bylece sre iinde, dogal isizlik oran asndan yararl herhan
gi bir etki yaratmadan enflasyonu tetiklemitir. Aslnda hkmetler para basmtr. 1980lerdeki
Reagan ve Thatcher ynetimlerinde uygulanan ktisad siyasalara, bu serbest piyasa ve monetarist/
parasalc teoriler rehberlik etmitir. Her iki ynetim de, sorunu sadece piyasann zebilecegini
dnerek 1980lerin banda isizligin hzla artmasna gz yummutur. Benzer ekilde, hkmet
harcamalarndaki art ksarak veya denetleyerek enflasyonun drlmesi zerinde durmulardr.
Yeni Sag ayrca, karma ekonomi ve kamu mlkiyeti dncesine de iddetle kar kar.
1945ten sonra birok Batl devlet, ekonomilerinin ynetimini kolaylatrmak zere ana sanayi
kollarn milliletirmitir. Bu durum, devletin mlkiyetindeki kamu sektr ve bireylerin mlki
yetindeki zel sektr sanayilerinin karm niteliginde yeni ekonomilerin ortaya kmasna ne
den olmutur. Yeni Sag, bu egilimi tersine evirmeye teebbs etmitir. 1980lerde ngilteredeki
Thatcher hkmetiyle balayan ve daha sonra diger birok Batl devlete srayan, 1990larda da
komnizm sonras ortaya kan devletlerde skca takip edilen zelletirme siyasas, sanayi kolla
rn kamu mlkiyetinden zele aktararak hem karma hem de kolektif ekonomileri paralamtr.
Milliletirilmi sanayi kollar, ikin olarak verimsiz olduklar gerekesiyle eletirilmitir. nk bu
sanayiler, zel firma ve sanayilerin aksine kr gdsyle disipline edilmemilerdir. Yeni Sagn iddi
asna gre, vergi mkellefleri her zaman faturay demeye hazr olduklarndan kamu sektrndeki
israf ve verimsizlik bir ekilde giderilebilir.
Serbest piyasa iktisatlar ayrca, dikkatleri ekonominin talep boyutundan, arz boyutuna
dogru kaydrmlardr. Arz yanl iktisat demek, hkmetlerin tketicileri tketime degil de reti
cileri retime tevik edecek koullar saglayarak bymeyi beslemesi demektir. Mteebbise daya
l veya arz boyutlu kltr oluturmann nndeki en byk iki engel, yksek vergiler ve devlet
dzenlemeleridir. Bu gre gre vergiler, teebbs caydrr ve mlkiyet haklarna tecavz eder.
1980lerdeki Reagan ktisad (Reaganom ics) geni anlamda, ABD tarihinde grlen en byk
ahs ve kurumlar vergisi indirimleri asndan tanmlanabilir. George W. Bush da 2 0 0 0 deki seim
zaferinden hem en sonra kapsaml bir vergi drme program erevesinde, bu siyasay yeniden
uygulamaya koymutur. ngilterede Thatcher ynetimiyle dogrudan vergilendirme oranlar yava
yava A B D deki dzeylere indirilmitir, 1 9 7 9 daki en yksek gelir vergisi oran poundda 83 pe
niden, 1988de 4 0 peniye indirilmitir. Reagan ynetimi ayrca, devlet mdahalesini ortadan kal
drma amac da gtmtr. Reagan ynetimi, Kongre tarafndan kurulan ve 1 9 6 0 lardan itibaren
mantar gibi ogalan bagmsz dzenleyici tekiltlarn, zel sektrn elindeki ekonominin verim-

Robert Nozick (1938-2002)

ABD'li akademisyen ve siyaset felsefecisi. Nozick'in temel eseri olan Anarchy, State and Utopia
(Anari, Devlet ve topya, 1974) modern siyaset felsefesi eserlerinin en nemlilerinden biri
olarak grlr. Bu eser, Yeni Sag teorilerini ve grlerini olduka etkilemitir.
Nozick, John Ravvls'un (bkz. s. 74) fikirlerine kar cevap olarak hak temelli bir liberteryanizm
(bkz. s. 101) gelitirmitir. Locke, Lysander Spooner (1808-1887) ve Benjamin Tucker (18541939) gibi 19. Yzyl ABD'li bireycilerden yararlanarak, mlkiyetin dil olarak satn alnmas ve
aktarlmasn saglayan mlkiyet haklarnn kat bir biimde gzetilmesi gerektigini iddia etmitir. Bu tutum, mi
nimal devlet ve minimal vergilendirmeye ynelik bir destek anlamna gelmekte, refah uygulamalaryla yeniden
paylamn da altn oymaktadr. Daha sonra Nozick, u liberteryanizmini daha lml bir hle getirmitir.

______________

____________________

liligini aksattgn ve kamu karnn hkmet tekiltndan ok piyasa mekanizmas tarafndan


teminat altna alnmas ihtimlinin daha byk oldugunu dnyordu. Sonuta bu tekiltlarn
kullandg fonlarda ok cidd azalmalar olmutur; rnegin evre Koruma Tekiltnm btesi
%50 kesintiye ugramtr. Ayrca, bu tekiltlara, hkmet dzenlemesinden ok serbest piyasay
destekleyen personeller atanmtr.
Liberal Yeni Sag, sadece ktisad verimlilik ve duyarllk asndan devletilik kart degildir.
zellikle bireysel zgrlge yaptg vurgu erevesinde benimsedigi siyas ilkeler asndan da
devletilige kardr. Yeni Sagn, sinsice yaklaan kolektivizm karsnda zgrlg savundugu
sylenebilir. Bu fikirler u noktada, Yedinci Blmde tartlan anarko-kapitalizme giden yola y
nelebilir. Anarko-kapitalizm anlayna gre, mahkeme ve kamu dzeninde yer alanlar da dhil
olmak zere tm mal ve hizmetleri piyasa dagtmaldr. Liberallerin, liberteryenlarn, hatta Yeni
Sagn anarist gelerinin savundugu zgrlk, negatif zgrlktr: Birey zerindeki dsal kst
lamalarn ortadan kaldrlmas. Ynetimin mterek iktidar, birey karsndaki asl tehdit olarak
grldgnden, zgrlk ancak devletin geri pskrtlmesi yle gvence altna alnabilir. zelde
bu, sosyal refah anlaynn geri itilmesi demektir. Refah anlayna kar ne srlen ktisad iddi
alarn -rnegin, yksek sosyal harcamalar vergilerin artrlmasna yol aar ve kamu sektrndeki
refah kurumlan ikin olarak znde verimsizdir- yannda Yeni Sag refah anlayna ahlk zeminde
de itirazlar yneltir. ncelikle, 19. Yzyl kiisel aba fikirlerinin yeniden canlanmas erevesinde
dnldgnde refah devleti, bagmllk kltr yarattg iin eletirilir: Refah devleti, inisiyatif
ve teebbs azaltr, insanlarn salet ve z sayglarn talan eder. Bu erevede refah anlay, zara
rn, elverisizligin aresi degil nedenidir. Bu teori, hak etmeyen yoksul fikrini yeniden canlandr
mtr. Margaret Thatcherin, toplum diye bir ey yoktur iddiasnda olduka canl ifade edilen bu
anlaya gre, insanlarn topluma borlu olduklar ve karlgnda toplumun insanlardan alacakl
oldugu hibir ey yoktur. Charles Murray e (1984) gre de, refah uygulamalarnn kadn, ekmek
paras kazanan erkege bagmllktan kurtardg iin bekr anne ve babasz ocuklardan oluan bir

alt snfn ortaya kmasna yol aan aile paralanmasnn en nemli nedenidir. Refah anlayna
kar ne srlen bir diger gr de bireysel haklarla ilgilidir. Robert Nozick (1974), refah uygula
malar ve yeniden paylamla ilgili tm siyasalar mlkiyet haklarn ihll ettikleri gerekesiyle id
detle eletirmitir. Nozickin anlayna gre mlkiyet, dil biimde edinildigi srece, rza olmadan
onu bir bakasna aktarmak, yasal hrszlk ile eanlamldr.

M uhafazakr Yeni Sa g
Muhafazakr Yeni Sag, ya da neo-muhafazakrlk en iyi ekilde, liberal reform ve ilerlemeci de
gerlerin yaygnlamasnn bir sonucu olarak ortaya ktg dnlen sosyal paralanma korkusu
erevesinde tanmlanabilir. Girdigi eitli klklarla otorite, paralanma ve dzensizligin zm
olarak grlr. nk otorite insanlara kim olduklarn ve onlardan beklentilerin neler oldugunu
syleyen ve onlar birbirine baglayan bir tr sosyal yaptrc olarak iler. Sonuta Yeni Sag, ahlk
standartlarn gevedigi ve toplumda otoritenin zayfladg eklindeki yaygn endieye tepki niteligin
deki otoriter poplizmin (halklk) bir ekli olarak yorumlanmaktadr (Hail ve Jacques, 1983).
Toplumun krlganlgna duyarllk ile birleen bu otorite vurgusu, geleneksel veya organik muhafa
zakrlktan beslenen neo-muhafazakrlk iinde aka ortaya kar. Ancak ayn organik fikirlerden
yogun biimde yararlanan paternalist muhafazakrlktan da olduka farkldr. rnegin, tek millet
muhafazakrlar, yoksullugun ve madd eitsizliklerin azaltlmasyla toplumun en iyi ekilde ayakta
tutulabilecegine inanrlarken; neo-muhafazakrlk toplumun glendirilmesi asndan otoritenin
onarlmasna ve sosyal disiplini kabul ettirmeye bel baglamtr. Bu adan neo-muhafazakr otori
teryanizm (bkz. s. 96) ile neo-liberal liberteryanizm (bkz. s. 101) tutarllk arz ederler.
Muhafazakr Yeni Sagn ana ilgi odag vardr: Yasa ve dzen, kamusal ahlk ve ulusal
kimlik. Neo-muhafazakrlar, artan su ve toplum kart davranlarn, 1 9 6 0 lardan bu yana Bat
toplumlarnn ogunu etkileyen otorite zayflamasnn genel bir sonucu oldugunu dnrler. n
sanlar, nerede durduklarn bilmenin verdigi gvene muhtatrlar ve bunu isterler. Bu gvenli
gi saglayan ey, otorite kullanmdr: Ailede babann, okulda gretmenin, iyerinde iverenin ve
btn olarak toplumda yasa ve dzenin kullandg otorite. Msamahakrlkla beraber, birey ve
kendi iini yapma hayranlg, otoritenin sorgulanmasna yol atklar hatta cesaretlendirdikleri
iin toplumun yerleik kuramlarn kemirirler. Bu adan neo-muhafazakrlk, bir tr sosyal otoriteryanizmi destekler. Bu durum, neo-muhafazakrlarn, ailenin glendirilmesi taleplerinde aka
grlr. Burada aile, tam anlamyla geleneksel terimler erevesinde anlalmaktadr. Yani, dogal
olarak hiyerariktir: ocuklar ebeveynlerini dinlemeli, onlara sayg duymal ve itaat etmelidir; do
gal olarak ataerkildir: Koca, tedarik eden, kars da yuvay yapandr. Eger bu otorite ilikileri zayf
larsa, ocuklar iyi ahlk degerlerden yoksun ve yallarna kar saygsz olarak yetiirler.
Hukuk ve dzen asndan dnsz bir duru olarak yansyan gl devlet arzusu erevesin
de, sosyal otoriteryanizmi ile devlet otoriteryanizmi eletirilebilir. kin ahlk yozlama fikrini

kabul etmekle neo-muhafazakrlar, dzensizligin kklerinin sosyal adletsizlikten ok insan ruhu


nun derinliklerinde yer aldgna inanrlar. Bundan dolay sua kar ancak cezalandrma korkusuy
la kar durulabilir ve ceza sadece iddetli oldugunda etkilidir. Bu, zellikle ABD ve ngilterede,
hapishane ie yaryor inancna dayal olarak daha uzun hapis ve gzaltna alma cezalarnn gl
bir ekilde vurgulanmasna yol amtr. A B D deki neo-muhafazakrlar, 1960larda Yksek Mah
keme tarafndan zlimce ve ender cezalandrma oldugundan kaldrlacagn duyurdugu lm ce
zasnn, tekrar uygulamaya konmas iin kampanyalar balatmlardr. 1980lerin sonu itibariyle,
eyaletlerin ogunda lm cezas yeniden yrrlge girmiti. 1980lerde ngilterede ise genleri
gzaltna alma merkezlerinde ksa, keskin ok rejimi uygulamaya kondu. 1 9 9 0 larda ise John
M ajorun ynetiminde asgar hapis cezalar ve gen sulular iin ABD tarz bot (bacag sktran
ikence leti) kamplar desteklenmitir.
Muhafazakr Yeni Sag, birok adan msamahakr 1960lara tepki olarak, kamusal ahlk
meseleleriyle de ilgilenmilerdir. 19 60larda sava sonras dnemde ykselen refah dzeyi, zellik
le genler arasnda, geleneksel ahlk ve sosyal standartlar eletirme ve sorgulama ynnde byk
bir arzu dogurmutur. Yeni Sagn bak asndan bu, toplumun istikrarnn temelini oluturan yer
leik degerler ve ortak ahlka ynelik cidd bir tehditti. Bu liberal ahlk karsnda ngilterede That
cher, Viktoryen degerlere destek verdigini iln etti. A BD de ise aile degerlerine dnmek zere
Ahlk ogunluk (Moral Majority) gibi mcadeleler balad. Neo-muhafazakrlara gre, msa
mahakr toplum iki tehlike barndryordu. Birincisi, insann kendi ahlk degerleri ve hayat tarz
n seme zgrlg, ahlksz ya da er dolu fikirler tercihine yol aabilirdi. zellikle A BD deki
muhafazakr Yeni Sag anlaynda cidd oranda din geler yer alr. 1970 ve 1980lerde kendilerine,
geleneksel degerlerin kn dert edinmi eitli gruplar ortaya kmtr. Bu gruplarn ogu,
born again Christian (Hristiyanlg, zellikle de muhafazakr Protestanlg yeniden benimse
me) hareketi olarak birlemiler ve aslnda Hristiyan Yeni Sag oluturmulardr. Jerry Falwell
tarafndan 1979 ylnda kurulan ve Reagan ile beraber Jessie Helms gibi gl Gneyli senatr
ler tarafndan desteklenen Ahlk ogunluk, bu hareketin emsiye rgt olmutur. 1980lerden
beri enerjisinin ogunu krtaj kart mcadeleye, zellikle de A BD de krtaj yasallatran Yksek
Mahkemenin 1973te Roe v. Wade Davasnda verdigi karar bozmaya harcamaktadr. Homosek
sellik, pornografi, evlilik ncesi seks ve en azndan A BD de ncildeki yaratma gretisinden ok
Darwinci evrim teorilerinin gretilmesi, ahlken kt olarak nitelendirilip, knanmaktadr. M
samahakrlgn ikinci tehlikesi ise insanlarn yanl ahlk degerler ve hayat tarzlar benimseme
lerinden ok, farkl ahlk konumlar tercih etme ihtimlleridir. Bir liberal iin ahlk ogulculuk
(bkz. s. 51), saglkl bir eydir. nk bu ogulculuk, farkllg ve rasyonel tartmay besler. An
cak bir neo-muhafazakr iin bu, kesinlikle bir tehdit unsurudur. nk toplumun uyum iindeki
beraberligine zarar verir. Msamahakr bir toplum, etik normlar ve birletirici ahlk standartlar
dan yoksun bir toplumdur. Yani, ne bireylere ne de ailelerine klavuzluk yapamayan yolu, izi belli
olmayan bir ldr. Eger bireyler her eyi sadece diledikleri gibi yaparlarsa, meden davran stan
dartlarn devam ettirm ek imknszlar.

Son olarak, muhafazakr Yeni Sag, ieriden ve dardan gelen tehditlere kar ulusal kimligi
glendirme arzusu asndan da sivrilir. Neo-muhafazakr bak asndan ulusun degeri, ortak bir
kltr ve yurttalk kimligi vermek suretiyle, toplumu birbirine baglamasndan kaynaklanr. Bu bag,
tarih ve gelenekte saglam kkler saldgndan en gl olandr. Uluslar, aralarnda benzerlik olanlar
birbirlerine katlmaya dogru srkleyen, dogal egilimin rn organik varlklardr. Ulusa, ieriden
ynelen en nemli tehdit, ok-kltrllgn (bkz. s. 78) gelimesidir. Artan kltrel farkllklar,
siyasal toplulugu tehdit edecek ekilde hem ulusallk baglarm zayflatr hem de etnik ve rksal a
tma kabusunu canlandrr. Bu nedenlerden dolay neo-muhafazakrlar, glerle ilgili sk denetim
kampanyalarnda n saflarda yer alrlar ve bazen de ev sahibi toplulugun kltr iin ayrcalkl bir
konum talep ederler. rnegin, A BD de Ltin Amerikal (zellikle Orta Amerika kkenli) nfusun
artmasna tepki olarak neo-muhafazkrlar, ngilizcenin lkenin resm dili olarak kabul edilmesini
istemilerdir. Dardan tehditler ise eitli ve ok saydadr. ngilterenin mruz kaldg ana tehdit,
Avrupa btnlemesidir. Aslnda, 1990larda ngiltere muhafazakrlg, Avrupa btnlemesine ve
zelde para birligine kar koydugu direnle neredeyse Avrophecilik (Euroscepticism) ile zdele
mitir. 1970 ve 1980lerde A B D de ana tehdit olarak bata, Ronald Reagan iin bir eytan impara
torlugu konumundaki Sovyetler Birligi olmak zere, dnyadaki komnizm grlyordu. 11 Eyll
2001den bu yana ise kresel terrizm (bkz. s. 290), karsnda ABD ulusal kimliginin tanmlan
dg, en nde gelen stratejik, siyasal ve kltrel tehdittir. George W. Bushun Afganistan ve baka
yerlerdeki terre kar alan savan paralar olarak grlen tek tarafl ve srarl d siyasa, niha
olarak Amerikan degerleri ve hayat tarznn savunusu olarak resmedilir.

Yeni S a g indeki Gerilimler


Yeni Sag fikirleri benimsemi dnrler veya siyasetilerin tmnn hem neo-liberal hem de
neo-muhafazakr grlerin hepsini destekledikleri sylenemez. rnegin, ngiltereli muhafazakr
Roger Scruton (2001), serbest piyasaya ilke dzeyinde baglanmann muhafazakrlk iinde yeri
olmadgn ne srer. Benzer ekilde, Nozick (bkz. s. 107) ve anarko-kapitalistler gibi tutarl li
berteryenlar, muhafazakr sosyal teoriye pek ho bakmazlar. Ancak neo-liberal ve neo-muhafa
zakr grler ogunlukla Yeni Saga ayrt edici bir nitelik kazandran, sosyal muhafazakrlk ile
ktisad liberalizmi kaynatrma teebbs asndan akrlar. Reagan ve Thatcher ynetimleri,
Yeni Sag grlerden en fazla etkilenen hkmetlerdir ve farkl derecelerle de olsa hem liberal hem
de muhafazakr Yeni Saga destek vermilerdir. ngilteredeki Thatcherizmin bu ikili yaps, Andrew
Gamble (1 9 8 8 ) tarafndan serbest ekonomi ve gl devlete teslimiyet olarak zetlenmitir. Bu
anlaya gre Yeni Sagn hedefi, gl ama minimal bir devlet ina etmektir. Ancak neo-muha
fazakrlk ve neo-liberalizmin ne dereceye kadar uyumlu olabilecekleri kendi bana nemli bir
tartma konusudur.
Gamblen zmlemesi, serbest piyasa ve gl devlet arasndaki ana siyasal baglara vurgu

Muhafazakrlk indeki Gerilimler (2) [Liberal Yeni Sag - Muhafazakr Yeni Sag]
/
Liberal Yeni Sag
Klasik liberalizm
Atomizm
Kktencilik
Liberteryanizm

M u h afazakr Yeni S a g
Geleneksel muhafazakrlk
Organik anlay
Gelenekilik
Otoriteryanizm

ktisad hareketlilik

Sosyal dzen

z kar/teebbs

Geleneksel degerler

Frsat eitligi
Minimal devlet
Uluslararas anlay
Kreselleme taraftar

Dogal hiyerari
Gl devlet
Dar milliyetilik
Kreselleme kart

yapar. Yani, artan eitsizlik ve zayflayan devlet destekleri baglamnda, piyasa dzenini denetleme,
sosyal ve siyas otoriteyi de ayakta tutabilme ihtiyac daha da artmtr. Bir baka ifadeyle, devletin
geri itilmesi sonucu aga kan siyas ve sosyal gler, sadece ve sadece devlet otoritesinin glen
dirilmesiyle denetim altnda tutulabilir. Yeni Sag teorisyenlerinin kendileri, noliberalizm ve neo-mu
hafazakrlk grlerinin derin, ideolojik dzeyde uyumlu olduklar fikrini edinmemilerdir.
rnegin Letwin (1992), ngilteredeki Thatcherizmi, zinde erdemler adna ahlk bir cihad
olarak tanmlamtr. Bu erdemler -drstlk, kendi kendine yeterlilik, enerji, bagmsz grl
olma, sadakt ve saglamlk- ktisad hayatta devletin geri itilmesini gerektirirken, aksine sosyal ha
yatta hukuk ve dzeni srdrme, ulusal ideallerin desteklenmesi ve savunmann glendirilmesi
adna byk mdahalelerin gerekliligini ima ederler. Willetse (1992) gre, Yeni Sag iindeki briz
gerilim, toplulukla ilgili taahhtleri karsnda bireyle ilgili taahhtlerini dengelem e zorundaki mu
hafazakrlga ynelik, temel ve sreklilik arz eden kaygsndan baka bir ey degildir.
Tm bunlarla beraber Yeni Sag, ideolojik ya da siyas adan tam anlamyla tutarl grmek
olduka zordur. Neo-liberalizm, gl bireycilik (bkz. s. 4 5 ) ve kendine gveni vurgulayan insan
dogas anlaynda kklenmi zgrlk, tercih, haklar ve rekabet gibi degerleri destekler. Neo-mu
hafazakrlk ise krlgan, yanlabilir ve sosyal bagmllg olan bir insan dogas anlayna dayal,
otorite, disiplin, sayg ve dev gibi degerleri savunur. Siyas olarak bu gerilim, neo-liberalizmin,
neo-muhafazakrlga ait en parlak umutlara kar ileyecek bask ve gleri salverme egiliminde
ortaya kar. Denetime tbi tutulmam kapitalizmin amansz dinamizmi sosyal btnlg incit
mekle beraber, yerleik degerler ve geleneksel kurumlarn otoritesini zayflatr. Ayrca, neo-liberaller zgrlg, esas itibariyle ktisad adan piyasadaki tercih zgrlg olarak anlamalarna rag
men; bireysel sorumluluk ilkesinin, ahlk olanlar gibi, diger meselelere uzanmasna mni olmak

olduka zordur. Son olarak da piyasalar, ulusal snrlar dikkate almadgndan, tutarl neo-libera
lizm, anlaml bir ktisad, siyasal ve kltrel varlk olarak ulusu ypratan kresellemeci ve uluslara
ras anlay n planda tutan birtakm ihtimlleri barndrr.

21. Y Z Y IL D A M U H A F A Z A K R L IK
20. Yzyln sonlarndaki gelimeler, bir zafer niteliginde olmasa da muhafazakr iyimserligi k
rklemitir. Muhafazakrlk, zellikle 1945ten itibaren 20. Yzyln hem en hemen tmne dam
gasn vurmu devletin lehindeki egilimi ortadan kaldrmada ve yerine piyasa lehinde bir egili
mi yerletirmede baarl olmutur. Bununla beraber, muhafazakrlgn asl baars, en byk raki
bi olan sosyalizmi alt etmesidir. Yeni Zelandadan Avustralyaya, spanyaya, svee ve ngiltereye
birok lkedeki parlamenter sosyalistler, kapitalizmin dnda uygulanabilirligi olan her hangi bir
ktisad alternatif olmadgn kabul etmiler ve piyasa felsefesi ile beraber degerlerini benimseyerek
seime dayal itibarlarn ayakta tutma arayna girmilerdir. Daha da ilginci Dogu Avrupada ko
mnizmin kmesi ile beraber en azndan balangta geleneksel siyas gretiler ve serbest piyasa
ekonomilerinin geliimi sz konusu olmutur. Dahas muhafazakrlgn bu srece yaptg katk,
byk oranda kendisini ideolojik bir proje olarak yeniden yaratma kapasitesinde yer alr. M uha
fazakrlk, Yeni Sag anlay erevesinde organiki, hiyerarik, ideolojik olmayan gdlerinden
kendini uzaklatrarak, piyasa bireyciligi ve sosyal otoriteryanizm (bkz. s. 96) ile birlemitir.
Yeni Sag siyasetinin kahramanlk aamas, Thatcher ve Reagan gibi figrler ve dad devlet anla
yna kar mcadelelerle ilikilendirilse de ve iletm eci (devlet) aamasna geilmi olsa da bu
durum, piyasa degerlerinin muhafazakr dnceler tayfnn tmnde kabul grdg geregini
rtmemelidir. Kamu siyasas, 20. Yzyldaki merkez planlamann sosyalist yanllar ve refah
kapitalizmine mruz brakldktan sonra, 21. Yzylda serbest piyasa ve gl devletten yaplan
yeni muhafazakr harmana bel baglamtr. Bu durum, zellikle George W. Bushun ynetimi
altndaki A BD de aka ortadadr. Kresel terrizmin ortaya kyla, vatan gvenligi ve asker
kapasitenin artrlmasndaki kararllk vurgulanrken, Bush ynetiminde ibirligi ynelimli ve refah
anlay kart egilimler glendirilmitir.
Tm bunlarla beraber muhafazakrlk, birtakm meydan okumalarla kar karya kalmtr.
Bunlardan birisi, sosyalizmin knn kendi bana yarattg bir sorundur. 20. Yzyl boyunca
muhafazakrlk kendisini, genellikle sosyalizmin gelimesiyle ilikilendirilen devlet denetimine
kar besledigi honutsuzlukla tanmlanmtr. Bu durumda, eger muhafazakrlk merkez planlama
ve ekonominin ynetiminin eletirisi olarak ortaya ktysa, bunlar ortadan kalktgnda yklenece
gi rol ne olacaktr? Baka bir deyile, sosyalizm sonras bir agda muhafazakrlk, hl nasl uygun
bir konumda kalabilir? Diger bir sorun da, serbest piyasa felsefesinin uzun vadede ekonomik olarak
uygulanabilir olup olmadg meselesinden ortaya kar. Serbest piyasa inanc, tarihsel ve kltrel
olarak snrldr. Herhangi bir dzenlemeye tbi tutulmam kapitalizm cokusu, klasik liberalizm

dairesinde 19. Yzylda zirve noktasna ulam Anglo-Amerikan bir olgudur ve 20. Yzylm son
larnda Yeni Sag biiminde tekrar hayat kazanmtr. ktisad hayatta devletin geri itilmesi gd
leri keskinletirebilir, rekabeti yogunlatrabilir ve mteebbis ruhu canlandrabilir ama er ya da
ge, ksa vadecilik, dk yatrm, artan eitsizlik ve sosyal dlama aka ortaya kacaktr. Nasl
ki, liberaller, nihayet serbest piyasa iktisat asndan tek kar yoldur anlayn benimsedilerse,
21. Yzylda muhafazakrlar da ayn dersi grenmek zorunda kalabilirler. Bu anlamda A B D nin
piyasa ekonomisine olan mevcut inanc, Amerikan istisnaclgmn basit bir rnegine dnebilir.
Dahas, muhafazakrlk ile post-modernlik arasnda belirsiz bir iliki vardr. Bir yandan,
post-modernlerin Aydnlanma projesine ynelik itirazlarna kar ortada geleneksel muhafazakr
pheciligin yanklarndan daha fazla bir eyler vardr. Hem geleneksel muhafazakrlk hem de
post-modernizme (bkz. s. 306) gre, hakikat z geregi ksm ve yereldir. Ek olarak, Giddensn
(bkz. s. 156) iddia ettigi gibi, risk ve belirsizlik arttka, koruma, muhafaza ve dayanma felsefesi
olarak grlen felsef muhafazakrlgn czibesi artmaktadr. Diger yandan, ge modernite veya
post-modernitenin ortaya k, geleneksel ya da organik muhafazakrlgn temellerini zayflatma
tehdidini gndeme getirmitir. Modern toplumun artan karmaklg, bireyleri geni tercih ve frsat
imknlaryla kar karya getirmi ve bu durum, yerleik degerler, ortak kltr tanmlamasn
her geen gn zorlatrmtr. Kreselleme de sosyal ak yogunlatrp, her trden ulusal kimlik
duygusunu sulandrarak, bu gelenekselden uzaklama srecine katkda bulunmutur. Bu anlam
da, liberal Yeni Sag biimindeki muhafazakrlgn aslnda klasik muhafazakrlgn mahvolmasnda
byk katks oldugu iddia edilebilir. Nihayet neo-liberal toplum topyas kat anlamda bireyci ve
sonu gelmez biim de devingendir.
Serbest piyasa neo-liberalizminin ktisad ve siyasal sakncalarna ragmen muhafazakrlar iin
Yeni Sag fikirleri gzard etmek, bu fikirleri benimsemekten daha zordur. Yeni Sag ilkelerinin be
nimsenmesi, esasnda azalan muhafazakr oy ve siyas frsatlara pragmatik bir tepki olarak gr
lebilir. Yeni Sag ilkeleri beraberlerinde muhafazakrlkta yeri olmayan bir ilke tutkusu getirmi ve
muhafazakrlga ideolojik kanaat virs bulatrmtr. Bu durum kanlmaz olarak daha byk
entelektel katlg gndeme getirmitir. Baka bir deyile muhafazakrlar, ideolojik adan artk
kla yol alanlardan olmayabilirler. Buradaki tehlike udur ki, gemite muhafazakrlk kendisini
uygulanabilir ideolojik bir proje olarak yeniden yaratma teebbsnde kk bir i direnle kar
lamken, gelecekte durum bu olmayabilir.

leri Okumalar
Adonis, A. ve Hames, T. (ed.) A Conservative Revolution? The Thatcher-Reagan Decade in Pespective.
(Mancherster: Mancherster University Press, 1994). Bu kitapta 1980'ler boyunca muhafazakrlk iin
deki degiimlerin miras, uzants ve dogasn aklayan bir dizi makaleler vardr.
Eatvvell, R. ve N. O'sullivan (ed.), The Nature ofthe Right: European and American Politics and Political Thought

since 1789. (Londra: Printer, 1989). Sag kanat dncesi ve sagc geleneklerle muhafazakr gelenekle
rin eitliligi zerine cidd ve yetkin bir denemeler toplam.
Gamble, A., The Free Economy and the Strong State. (Londra: Macmillan, 1988). zellikle ngiltere'deki
Thatcherizm zerine odaklanm, Yeni Sag projesi zerine etkili bir inceleme.
Gray, J. veWiletts, D., Is Conservatism Dead?. (Londra: Profile Books, 1997). Muhafazakrlgn gelecegi zerine
yaplan tartmann her iki tarafn da kapsayan ksa ve kullanl bir aklama.
Honderich, T., Conservatism. (Londra: Hamish Hamilton, 1991). Muhafazakr dnceye ilikin zgn ve
eletirel bir aklama; dikkatlice tartlm ve ilgin.
O'Sullivan, N. Conservatism. (Londra: Dent; New York: St Martin's, 1976). zellikle "eksiklik felsefesi" zerine
vurgu yapan klasik muhafazakrlk anlatm.
Scruton, R., The Meaning of Conservatism., 3. Bask (Basingstoke: Macmillan, 2001). Kendine ait muhafazakr
gelenek gr gelitiren olduka k ve uyumlu bir inceleme.

SOSYALZM

KKLER VE GELM
Birlem ek ya da paylamak anlamna gelen sosyalist terimi Ltince sociare den tremitir. lk
olarak 1827 ylnda Britanyada Co-operative M agazinein bir saysnda kullanlmtr. 1 8 3 0 larn
bana kadar Fransada Saint-Sim onun (1 7 6 0 -1 8 2 5 ) ve Britanyada R obert Owenin takipileri,
inanlarna sosyalizm olarak gnderme yapmaya balamlard ve 1 8 4 0 lara kadar endstrilemi
lkelerin ogunda, zellikle Fransa, Belika ve Almanyada ok bilinen bir terimdi.
Sosyalistler bazen Thomas M oreun topya s veya Platonun D evletine kadar uzanan entelek
tel mirasa sahip kmalarna ragmen, liberalizm ve muhafazakrlk gibi, sosyalizmin kkenleri de
19. Yzylda yatmaktadr. Sosyalizm, endstriyel kapitalizmin gelimesiyle Avrupada meydana ge
len sosyal ve ekonomik artlara kar bir tepki olarak ortaya kmtr. Sosyalist dnceler hzla,
erken endstrilemenin bir zelligi olarak yoksulluk ve bozulmadan muzdarip olan, yeni ama b
yyen sanayi iileri snfnn geliimiyle ilikilendirilir hle geldi. Sosyalizm ve liberalizmin ortak
kklerinin Aydnlanmada olmasna ve teoride sebep ve sre olarak bir dnceyi paylamalarna
ragmen sosyalizm, liberal piyasa toplumunun bir eletirisi olarak ortaya km ve endstriyel kapi
talizme bir alternatif sunma teebbs olarak tanmlanmtr.
lk dnem sosyalizmin karakteri, sanayi ii snfnn yaadg ve altg kat, hatta ogu kez
acmasz artlardan etkilenmitir. 19. Yzyln balarndaki laissez-faire politikalar, cret seviyeleri
ve fabrika koullar belirlenirken fabrika sahiplerine tam bir serbestlik verdi. cretler genellikle d
kt, ocuk ve kadn ii kullanlmas olagand, ign sk sk 12 saate kyordu ve isizlik tehdidi
vard. Buna ek olarak, yeni ii snf yanl ynlendirilmiti, onlarn hayatna bir istikrar veya anlam
kazandran sosyal kuramlarn ok azma sahipti; endstriyel hayat ve alma artlarn bilmiyordu
ve byk ogunlugu birinci kuak kent yerleiklerinden oluuyordu. Sonu olarak, ilk sosyalistler
endstriyel kapitalizm iin kkl bir degiiklik, devrimci bir alternatif aramaktayd. rnek olarak,
Fransada Charles Fourier (1 7 7 2 -1 8 3 7 ) ve Britanyada Robert Owen, rekabet ve agzllkten zi
yade ibirligi ve sevgiye dayanan topik toplumlarn kurulmasn savunuyorlard. Almanlar, yani
Karl M arx (bkz. s. 135) ve Friedrich Engels (1 8 2 0 -1 8 9 5 ), kapitalizmi ykan devrimin kanlmaz
oldugunu belirten ve tarihin yasalarn ortaya koymay iddia eden daha karmak ve sistematik
teoriler gelitirdiler.
19.

Yzyln sonlarnda, sosyalizmin karakteri siyas demokrasinin gelimesi ve ii snfnn

hayat artlarndaki kademeli geliimiyle degitirilmitir. Sendikalarn, ii snf siyas partilerinin ve


spor ve sosyal kulplerinin ogalmas daha fazla ekonomik gvenligin saglanmasna ve ii snfnn
endstriyel toplum iine entegre edilmesine hizmet etmiti. Bat Avrupann ileri endstriyel toplumlarnda ii snfn devrimci bir g olarak grmeye devam etmek gittike zorlamt. Sosyalist
siyas partiler gittike yasal ve anayasal taktikleri benimsedi ve ii snf mensuplarna aamal olarak
oy hakk verilerek, ii snf tevik edildi. Birinci Dnya Savana kadar, sosyalist dnya, ak bir e
kilde oy sandg ve reform sylemleri araclgyla iktidar araynda olan sosyalist partiler ile genellik
le devrim ihtiyacnn hl var oldugunu ileri sren ve Rusya gibi geri kalm lkelerde reforma vg

dzen partiler arasnda blnmt. 1917 Rus Devrimi bu blnmeyi saglamlatrd: Reformist
sosyalistler, sosyalist veya sosyal demokrat adm korurken; Bolevikler ve Lenin (bkz. s. 140)
modelinin destekileri olan devrimci sosyalistler, genellikle komnist unvann benimsediler.
20.

Yzyl, Afrika, Asya ve Ltin Amerikada endstriyel kapitalizm deneyimi az olan ya da hi

olmayan lkelerde sosyalist dncelerin yaylmasna tanklk etti. Bu lkelerde sosyalizm ogu kere
snf mcadelesinden ziyade anti-smrgeci mcadeleden dolay geliti. Snf smrs dncesi
Beinci Blmde daha ayrntl incelenmi olan milliyetilik ve sosyalizmin skca birlemesinden
oluan smrgeci bask dncesiyle yer degitirmitir. Komnizmin Bolevik modeli 1945ten
sonra Dogu Avrupaya empoze edilmitir, model 1949 Devriminden sonra inde benimsenmi ve
daha sonra Kuzey Kore, Vietnam, Kamboya ve Laosa yaylmtr. Sosyalizmin daha lml modelleri
baka yerlerde de, rnegin, 1947de elde edilen bagmszlktan sonraki 10 yl Hint siyasetine ege
men olan Kongre Partisi (Hindistandaki en byk siyasal parti) araclgyla denendi. Afrika ve Arap
sosyalizminin kendine zg eitleri, srasyla geleneksel kabile hayatnn ortak degerleri ve Islmn
ahlk prensiplerinden etkilenerek gelitirildi. Sosyalist devrimciler, 1960 ve 1970lerde O rta ve G
ney Amerikada, Birleik Devletler emperyalizminin karlar iin alan asker diktatrlklere kar
savamaktayd. 1959 Kba Devriminden sonra iktidara gelen Castro rejimi Sovyetler Birligi ile yakn
ilikiler gelitirmiti; ne var ki 1979da Nikaraguada iktidar ele geiren Sandinistra gerillalar baglan
tsz kalmaya devam etti. 1970de ilide Salvador Ailende, dnyann ilk demokratik ekilde seilen
Marksist devlet bakan oldu, fakat, 1973te CIAin destekledigi darbede ldrlerek devrildi.
20.

Yzyln sonlarndan bu yana sosyalizm, bazlarnn sosyalizmin lm n iln etmeleri

ne sebep olan birka olaganst aksilikten muzdarip oldu. 1989-1991 Dogu Avrupa devrimlerinde
komnizmin yklmas bu aksiliklerin elbette en dramatigiydi. Bununla birlikte bu ilkeler, sosyalist
leri Batl sosyal demokrasinin ilkeleri etrafnda birletirmekten ziyade, dnyann birok ksmnda
genellikle liberalizm ve hatta muhafazakrlk ile ilikili politikalar ve dnceler benimsem i parla
m enter sosyalist partileri tartlr hle getirdi. Bu blmn son ksmnda, sosyalizmin kendine has
bir ideoloji olarak daha fazla bir geleceginin olup olmadg incelenecektir.

KMSE TEK BAINA BR ADA DEgL - ANA TEMALAR


Sosyalizm analizinin zorluklarndan birisi bu terimin en az ayr ekilde anlalmasdr. Bu g
rlerden bir tanesi, sosyalizmin genelde kolektifletirme ve planlamann birka eidi ile ilikili
bir ekonomik model olarak grlmesidir. Sosyalizm bu baglamda, kapitalizme bir alternatif, yani
geleneksel olarak tm ekonomik sorunlarn en can alcs olarak grlmekte olan farkl iki verimli
sistem arasndaki seim olarak durmaktadr. Bununla beraber; saf sosyalizm ve saf kapitalizm
arasndaki seim dima bir yanlsamadr. nk tm ekonomik biimler, her iki sistemin zellik
lerini farkl yollarla harmanlamlardr. Gerekte, modern sosyalistler, sosyalizmi kapitalizme bir
alternatif olarak grmekle yetinmemiler, geni sosyal amalar iin kapitalizmden yararlanma egi

liminde olmulardr. kinci yaklam, sosyalizmi ii hareketinin bir arac olarak ele alr. Sosyalizm,
bu gre gre, iilerin siyas veya ekonomik g elde etmelerini saglayacak program sunar ve ii
snfnn karlarn temsil eder. Sosyalizm, bylece gerekte rgtl igcnn karn artrmak
iin bir aratr ve emekiligin ( labourism) bir eididir. Bu adan, sosyalizmin anlam evrensel
ii snf hareketinin baar veya baarszlg ile degiir. Bununla birlikte, sosyalizm ve rgtl i
gc arasndaki tarihsel bagdan phe duyulamayacak olsa bile, sosyalist dnceler vasfl zanaatkrlar, kyl snf ve hatta siyas ve brokratik elitler ile de ilgilidir. Onun iin bu kitapta sosyalizm,
nc ve geni anlamda belirli birtakm dnce, deger ve teori kmesiyle ayrt edilen siyas bir
inan veya ideoloji olarak ele alnmaktadr. Bunlarn en nemlileri aagdakilerdir:
Toplum
birligi
Eitlik
Sosyal Snf
O rtak sahiplik

Toplum
Aslnda, sosyalizm, basit bireysel abalardan ziyde toplumun gcn kazanarak sosyal ve eko
nomik problemlerin stesinden gelebilen sosyal varlklar olarak btnletirici bir insanoglu viz
yonuna sahiptir. Bu kolektif bir vizyondur; nk kiisel karlar elde etmek iin ugramak yerine
birlikte alarak hedefleri takip edebilme yetenegi ve istekliligi, ayrca kolektif hareket iin insan
kapasitesi zerinde durur. Pek ok sosyalist, ngiliz metafizik air, Jo h n D onneun (1 5 7 1 -1 6 3 1 )
dizelerini seslendirmeye hazr olacaktr.

Hi kimse bir adann tamam degildir;


Her insan ktann, esasn bir parasdr;...
Bir kimsenin lm beni hznlendirir, zir ben insanoglunun bir yesiyim;
Ve bu yzden ann kimin iin aldgn asla syleme;
O senin iin alyor.
Bundan dolay insanlar, arkada, erkek karde veya kz karde gibi genel insanlk baglaryla
birbirlerine bagldr.
Sosyalistler, insan dogasnn dogutan duragan ve degimez olduguna inanmak iin, liberaller
ya da muhafazakrlar kadar istekli degildirler. Daha dogrusu onlar, insan dogasnn esnek, ekil
lendirilebilir, yani sosyal hayat koullar ve tecrbeleri ile biimlendirilebilir olduguna inanrlar.
Uzun zamandr devam eden tartma, insan davrann yaratln m yoksa geliimin mi belirle-

Kolektivizm / Ortaklaaclk [Collectivism]

Kolektivizm, genellikle, kolektif insan abasnn bireysel ugradan daha pratik ve daha fazla ahlki degeri ol
dugu nancdr. Bu yzden, insan dogasnn sosyal bir ze sahip oldugunu ve sosyal gruplar olarak adlandrlan
"snf1ar'n, "milletler"in, "rklar"n anlaml siyas varlklar olduklarn ifade ettigi dncesini yanstmaktadr.
Buna ragmen terim, pek tutarl kullanlmamaktadr. Bakunin (bkz. s. 198) ve diger anaristler kolektivizmi, z
gr bireylerin kendi kendini yneten topluluklarna iaret etmek iin kullanrlar. Digerleri kolektivizmi birey
selligin (bkz. s. 45) tam kart olarak ele almakta, kolektif karlarn bireysel karlara baskn olmas gerektigine
inanmaktadrlar. Bazen de, kolektif karlar destekleyen ve dolaysyla devletin sorumluluklarnn artmasnn
kolektivizmin gelimesine iaret eden bir mekanizma olarak devletle baglantlandrlr.

digi zerinedir. Sosyalistler, kesinlikle geliimden yanadrlar. Her birey dogutan, hatta belki de
daha ceninken, onun kiiligini dzenleyen ve biimlendiren deneyimlere boyun eger. Tm insan
becerileri ve nitelikleri, konutugumuz dile smsk sarldgmzdan dolay, toplumdan grenilir.
Liberaller birey ve toplum arasnda ak bir ayrm izerken sosyalistler, bireyin toplumdan ayrla
mayacagna inanrlar. Onlarn dncesine gre insanlar, ne bagmsz ne de kendi kendilerine ye
tebilen varlklardr; onlar ayr veya atomize bireyler olarak dnmek manszdr. Bireyler sadece
ait olduklar sosyal gruplar sayesinde anlalabilir ve kendilerini anlayabilirler. Bu nedenle insan
davran bize, duragan insan dogas hakknda sylediklerinden daha ok, insanlarn yetitirildikle
ri ve yaadklar toplum hakknda daha fazla ey syler.
Aslnda liberaller ve muhafazakrlar ogunlukla insanlarn esas itibariyle karc ve egoist ol
dugunu iddia ederler. Diger taraftan sosyalistler, bencil, agzl, materyalist veya saldrgan davra
nn yaratlla edinilen bir davran olmadgn, daha ziyade sosyal olarak koullandrldgn ileri
srerler. Byle zellikler, bencil ve agzl davran cesaretlendiren ve dllendiren toplumun
rndr. Bu, kesinlikle sosyalistlerin kapitalizme kar geleneksel olarak yaptklar bir sulamadr.
nsanlar fayday maksimize edici degildir; daha ziyade, kr kovalamaya ynelik, kapitalist piyasa
mekanizmas ile byle davranmaya cesaretlendirilirler.
Sosyalizmin radikal yan, insanlarn u anki durumundan daha ok ne olabileceklerine gster
digi ilgiden ortaya kar. Bu, sosyalistleri, insanlarn toplumun yeleri olarak gerek zgrlg ve
amalarn elde edebilecekleri daha iyi bir toplumun topik ngrlerini gelitirmeye sevk eder.
Afrikal ve Asyal sosyalistler, sklkla, onlarn geleneksel endstri ncesi toplumlarnn zaten top
lulugun degerini ve sosyal hayatn nemini vurguladklar zerinde dururlar. Bu artlarda sosya
lizm, Bat bireyciliginin meydan okumas karsnda geleneksel sosyal degerleri korumaya alm
tr. Tanzanya Devlet Bakan (1964-1985) Julius Nyererenin iaret etmi oldugu gibi; Afrikada
bizim en nemli ihtiyacmz sosyalizmdir; demokrasiyi grenmek degil. O, bu yzden, kendi
grlerini kabilesel sosyalizm olarak tanmlamtr.
Bununla birlikte Batda, endstriyel kapitalizmin oluumundan sonra hayatn sosyal boyutu

da dzenlenmi olmak zorundayd. Toplumsal hayattaki tecrbeleri dzenleyen Fourier ve Owen


gibi 19. Yzyln topik sosyalistlerinin amac buydu. Charles Fourier toplum evleri (phalansteries )
diye adlandrdg her biri yaklak 1800 yeden oluan model topluluklarn kurulmasn tevik et
mitir. Robert Owen birka deneysel topluluk kurmutur, bunlarn en ok bilineni 1824-9 tarih
lerinde Indianada kurulan New Harmonydir. En dayankl, baarl komniteryan deney, yeleri
tarafndan topluca sahip olunulan ve ilenilen, ibirligine dayal, genellikle krsal yerleim alanla
rndan oluan bir sistemi ieren sraildeki kibbutzdur. lk kibbutz 1909da kuruldu ve u anda
srail vatandalarnn % 5inden fazlas daha az sk Moshav yerleim alanlarnda yaarken %3 u

kibbutzim 'de yaamaktadr.

birligi
Sosyalistler, sosyal hayvanlar oldugu dncesine dayanarak insanlarn dogal ilikilerinin reka
betten daha ziyade ibirligi olduguna inanrlar. Liberaller ve muhafazakrlar insanlar arasndaki
rekabetin dogal ve bir bakma saglkl oldugunu dnrler. Bu dogaldr nk insanlara kendi
karna oldugunu dndrr; sahip olduklar beceri ve yetenekleri gelitirdigi ve ok almak
iin bireyleri tevik ettigi srece de saglkldr. Bireyler, kiisel baarlarndan dolay, rnegin biri
nin digerinden daha hzl kotugu, snavlarda daha yksek not aldg, i arkadalarndan daha ok
altg gibi durumlarda dllendirilmelidirler.
Diger taraftan sosyalistler, rekabetin bireyi diger birey ile kar karya getirdigine, onlarn
sosyal dogasn kabul etmekten ziyade gz ard etmek veya inkr etmek konusunda cesaretlen
dirdigine inanrlar. Sonu olarak rekabet, sadece sosyal davranlarn snrl bir ksmm tevik eder
ve sosyal davranlar yerine bencillik ve saldrganlg destekler. Bununla beraber rekabet ahlk ve
ekonomik duyu ve dnceyi gelitirir. Birbirlerine kar olmaktan ziyade beraber alan bireyler
sempati, efkat ve yardmseverlik baglarn geliletirirler. Ayrca tek tek bireylerin enerjisinden zi
yade toplumun enerjisinden de faydalanlabilir. Rus anarist Peter Kropotkin (bkz. s. 2 0 3 ); insan
trlerinin hayatta kalmalarnn ve gelimelerinin temel sebebinin onlarn karlkl yardmlamalar
oldugunu iddia etmektedir. Sosyalistler, insanlarn sadece madd gdlerle degil ahlk gdlerle
de motive edilebileceklerine inanrlar. Teoride, kapitalizm bireyleri yaptklar i iin dllendirir:
ok almalar veya ok fazla yetenekli olmalar durumunda dl byk olacaktr. Diger taraf
tan, ok alma ahlk gds, hem cinsi insanoglu iin sorumluluk duygusu ve sempati gelitiren
kamu yararna katkda bulunma arzusudur. Marx (bkz. s. 135), bu fikri, komnist dagtm teo
risini nerirken ifade etmiti: Herkesten yetenegine ve herkese ihtiyacna gre! Birka modern
sosyal demokrat, madd gdlerin tamamen ortadan kaldrlmasn dnmesine ragmen, yine de
madd ve ahlk gdlerin arasnda denge oluturulmas ihtiyac oldugu zerinde de durur. rne
gin, sosyalistler, toplumda zayf ve ok hassas gruplarn refah ve saglk iinde hayatalar iin gerekli

olan madd destegi saglamann ekonom ik bymeyi baarmak iin nemli bir gd olduguna ina
nrlar.
Sosyalistlerin ibirligine bagllg, kapitalizm altnda artm olan rekabeti ve hiyerarik i
letmelerin yerini alsn diye tasarlanm ortak teebbslerin bymesini tevik etmitir. retici ve
tketici kooperatiflerinin her ikisi de karlkl fayda iin alan insan gruplarnn enerjilerinden
faydalanmak iin almaktadr. Birleik Krallkta, kooperatif ortaklklar 19. Yzyln balarnda
ortaya kmlardr. Bu topluluklar mallar toptan alm ve kendi ii snf yelerine ucuz olarak
satmtr. Rochdale Pioneers 1 8 4 4 te bir spermarket kurmu ve onlarn rneklerini endstri
yel ngiltereden skoyaya kadar geniletmitir. ilerin kendilerinin sahip olduklar ve ilettikleri
retici kooperatifler, endstrinin iilerin kendi kendine ynetim prensibine gre organize oldu
gu eski Yugoslavya ve Kuzey spanyann bir ksmnda yaygndr. Sovyetler Birligindeki kolhozlar
kendi kendine ynetim ve ibirligi zerine dizayn edilmilerdi; ne var ki uygulamada, yerel parti
yneticileri tarafndan kontrol ediliyorlar ve sk bir planlama sistemi iinde alyorlard.

Eitlik
Eitlige bagllk, sosyalist ideolojiyi birok adan tanmlayan zelliktir ve politik degeri olan eit
lik, sosyalizmi diger rakiplerinden, zellikle liberalizm ve muhafazakrlktan, ok ak ekilde ayrt
eder. Muhafazakrlar toplumun dogal olarak hiyerarik olduguna inanrlar ve bu yzden son de
rece anlamsz grdkleri sosyal eitlik dncesini reddederler. Liberaller ise eitlige bagldrlar,
fakat temelde tm bireyler eit ahlk degere sahiptir ve bundan dolay eit haklara ve saygya lyk
trlar dncesini benimserler. Onlar ok farkl yetenek ve becerilerle dogmulardr ve ok alma,
kimsenin olmadgndan daha ok zengin olmak iin gerekli kabiliyetlere sahip olma gibi zelliklere
gre dl hak eder. Bu yzden liberaller frsat eitligini desteklerler, fakat bunun sosyal ve ekono
mik eitlige sebep olmas gerektigi veya olacag ynnde herhangi bir neden gremezler.
Sosyalizm, sosyal eitlik inanc veya sonularn eitligi tarafndan karakterize edilmitir. Sos
yalistler, eitligin bu eklini destekleyen en az argman gelitirmilerdir. Birincisi, sosyal eitlik,
adleti ve drstlg destekler. Sosyalistler, bireyler arasndaki dogutan gelen yetenek farkllkla
rna gre servetin eit olmadg ynndeki aklamaya kardrlar. Sosyalistler, kapitalizmin reka
beti ve bencil davranlar destekledigine ve insan eitsizliginin ok geni lde toplumun eit
olmayan yapsn yansttgna inanrlar. Onlar tm insanlarn hemen hemen ayn dogdugu, tam
anlamyla ayn yetenek ve becerilere sahip olduklar gibi saf inanlara sahip degildirler. Eitliki
(egalitarian) toplum tm grencilerin matematik snavlarnda ayn notu aldklar toplum degildir.
Bununla birlikte, sosyalistler, insan eitsizliginin en nemli biimlerinin doga tarafndan eit ol
mayarak yaratlmlktan ziyade toplum tarafndan eit olmayan davranlar sonucunda olutugu
na inanrlar. Sosyalistler asndan adlet, toplum tarafndan, insanlara madd koullara ve onlarn
dllerine gre en azndan u anda oldugundan daha eit davranlmasm gerektirir. Yasal ve siyasal

Eitlik zerine Bak Alar

____________________________ mm
Liberaller, insanlarn zlerinde eit ahlk degere sahip olmalar anlamnda eit "dogduklar"na inanrlar. Bu
hem biimsel, zellikle yasal ve siyas eitlige, hem de frsat eitligine iaret eder; sosyal eitligin, zgrlk pa
hasna satn alnmas ve yetenegin cezalandrlmas yoluyla elde edilmesi ihtimli vardr. Yine de klasik liberaller
ekonomik tevikler ile sk liyakat uygulamalarna duyulan gereksinim zerinde dururlarken; modern liberaller,
gerek frsat eitliginin greceli sosyal eitligi gerektirdigini iddia ederler.
Muhafazakrlar, toplumu, hiyerarik, bu yzden de eitligin olmadg bir yap, ayrca soyut ve ulalamaz bir
hedef olarak grmektedir. Ne var ki Yeni Sag, madd eitsizligin ekonomik yararlar zerinde dururken frsat eitli
gi eklinde gl bireyci inanc da vururlar.
Sosyalistler, eitlige temel bir deger olarak sayg duyarlar ve zellikle sosyal eitligi desteklerler. (Sosyal de
mokraside) frsat eitligi eklindeki liberal inanlara dogru anlay degiikliklerine ragmen sosyal eitlik, ister g
reli (sosyal demokratik) ister kat anlamda (komnist) olsun, adleti ve drstlg tesis eden pozitif anlamda
zgrlg genileten sosyal uyum ve kardeligi gvence altna almann esas olarak grlmtr.
Anaristler, siyas eitlige, tam ve eit kiisel zerklik hakk eklinde anlalan siyas eitsizligin tm eitlerinin
ikenceyle e anlama geldigini ima eden zel bir vurgu yaparlar. Anarko-komnistler retken zenginligin ortak sa
hipligi araclgyla tam sosyal eitlige ulalacagna inanrlar.
Faistler, insanoglunun gerek liderler ve yandalar gerekse dnya rklar ve eitli milletler arasnda oldugu
gibi radikal eitsizlik ile dam-galanm olduguna inanrlar. Yine de millet veya rk zerindeki vurgu, en azndan
onlarn esas/temel sosyal kimlikleri asndan tm yelerinin eit oldugunu gsterir.

Feministler, toplumsal cinsiyete bakmakszn eit sosyal veya ekonomik g (sosyalist feminizm) veya eit
haklar ve frsat eitligi (liberal feminizm) anlamnda cinsel eitlik olarak alglarlar. Bununla birlikte baz radikal
feministler eitligin erkek kimlikli (male-identified) olan kadnlara sebebiyet verdigi iin talep edildigini iddia et
mektedirler.
Ekolojistler, tm hayat formlar yaamak ve gelimek iin eit haklara sahiptirler dncesini vurgulayan canl
merkezci (biocentric) eitlik kavramn gelitirmektedirler.
Bu yzden geleneksel eitlik kavramn, insanoglunun dndaki tm varlk ve organizmalarn karlarn kapsam
d braktg iin insan merkezci (anthropocentric) olarak grrler.

_____________________________ ____________________________
anlamda biimsel eitlik, tamamen yetersizdir; nk kapitalist sistemin eit olmayan yapsn dik
kate almaz. Frsat eitligi, dogutan eitsizlik mitini devam ettirerek eitsizligi merulatrr.
kincisi, sosyal eitlik toplumun ve ibirliginin temelini oluturur. Eger insanlar eit koullar
da yayorlarsa, onlarn kamu yarar iin birlikte almalar ve birbirlerine baglanmalar daha ok
muhtemel olacaktr. Eit neticeler bu yzden sosyal dayanmay kuvvetlendirir. Sosyal eitsizlik a
tmaya ve istikrarszlga neden olur. Bu, snf atmas hatta snf mcadelesi halikndaki sosyalist
teorilerde ok net bir ekilde yanstlmaktadr. Bu, sosyalistlerin, dogal seleksiyon(seilim) mant
gn gelitirdiginden dolay frsat eitligini eletirmesinin sebebini de aklar. rnegin R . H . Tawney
(bkz. s. 148) onu bir iriba/kurbaga yavrusu felsefesi (tadpole philosophy) olarak reddetmitir.

nc olarak, sosyalistler sosyal eitligi desteklerler nk insann ihtiya duydugu doyumun,


kendini gerekletirmesi ve tatmin etmesi iin gerekli olduguna inanrlar. htiya bir zorunluluktur;
doyum gerektirir ve basit sama bir istek veya geici bir sevda degildir. Yemek, imek, barnmak, ar
kadalk vb. gibi temel ihtiyalar nsan bir toplumsal durum iin esas, sosyalistlere gre zgrlgn
ilacdr. Tm insanlar geni lde benzer ihtiyalara sahip olduklar iin, doyum ihtiyac temelinde
dagtlan servet aka eitliki bir anlam ierir. Bu nedenle liberallerden farkl olarak sosyalistler,
zgrlgn ve eitligin uyumlu doktrinler olduguna inanrlar. Yine de doyum-ihtiyac, fiziksel veya
zihinsel yetersizlikten dogan zel ihtiyalarn olumas durumunda eitliki olmayan anlamlar ierir.
Sosyalistler, sosyal ve ekonomik eitligin avantajlar zerinde hemfikir olmalarna ragmen, bu
eitliklerin sebep olabilecegi ve sebep olmalar gereken eyler hakknda ayn fikirde degildirler. Marksistler ve komnistler, sermayenin devletletirilmesinin ve zel mlkiyetin kaldrlmasnn meydana
getirdigi mutlak sosyal eitlige inanrlar. Bundan baka Marx, kapitalist snf sistemi zayflar zayfla
maz, dllerin gereksinim temeli zerine yaygnlatrlmas gerektigine inanr. Sosyal demokratlar
da sermayenin yeniden dagtlmasnn, refah devletinin ve artan oranl vergilendirme sisteminin ba
arldg greceli sosyal eitlige inanrlar. Sosyal demokratlar, kapitalizmi ortadan kaldrmak yerine
uysallatrmak isterler; bu, madd teviklerin devam eden rolne ynelik bir kabul yanstmaktadr.
Zir ihtiya-tatminin nemi, byk lde yoksullugun ortadan kaldrlmasna bagldr.

Sosyal Snf
Sosyal snf, yaygn olarak benzer sosyal ve ekonomik durumda olan insan gruplarn ifade eder.
Sosyalistler, sosyal snf nemli sosyal tabakalarn en derini ve siyas adan en nemlisi olarak
grrler. Bununla birlikte sosyalist snf politikas, iki ekilde ifade edilmitir. lk olarak sosyal snf
analitik bir aratr. Sosyalistler; en azndan ilk sosyalist toplumlarda insanoglunun, genel ekono
mik pozisyon ve karlarn paylatg diger insanlarla birlikte dnme ve hareket etme egiliminde
olduguna inanrlar. Diger bir deyile, bireylerden ziyade sosyal snflar tarihte ana karakterdirler ve
bu yzden sosyal ve siyasal degiimleri anlamada anahtar rol stlenirler. rnegin kapitalist siste
min hakszlk ve adletsizlikleri en iyi olarak, ayrcalkl ve varlkl snflarn alt tabakalar ezme ve
bask kurma egilimi ile aklanr. kinci olarak, sosyalist snf politikalar zellikle ii snf zerine
odaklanmakta ve siyas mcadele ve zgrlk ile ilgilenmektedir. Sosyalizm genellikle ii snfnn
karlarnn da vurumu olarak ve sosyalizmi gerekletirecek bir vasta olarak grlr. Yine de,
sosyalist toplumlar toplumun kalc ve zorunlu bir zelligi olarak grlmezler: sosyalist toplumlar
ya snfsz olarak ya da snf adletsizliklerinin byk lde azaltlm oldugu bir toplum olarak
grlr. i snf kapitalist smrden kendini kurtardgnda, snf kimliginden de kurtulur ve bu
srete insanoglu tamamen geliir.
Yine de sosyalistler sosyal snfn dogas ve nemi zerinde blnmlerdir. Marksist gelenek
te snf, retim aralar ile bireylerin ilikisi olarak tanmlanan ekonomik gle baglantlandrlm-

tr. Bu adan snf ayrmlar igc ve sermaye arasnda, yani retici sermayenin sahipleri (burju
vazi) ve emegin satmndan geimini saglayanlar (proletarya) arasnda blnrler. Bu Marksist iki
snf modeli, burjuvazi ve proletarya arasndaki uzlatrlamaz atma ve proleter bir devrim ara
clgyla kanlmaz olarak kapitalizmin yklmasna sebep olmas ile karakterize edilmitir. Marx
(bkz. s. 135) ve Engels Das Kommunistische Manifestin (Komnist Manifesto) sonuna, Tm dn
ya iileri birlein! Zincirlerinizden baka kaybedecek neyiniz var! ibaresini koymulardr. Diger
taraftan sosyalistler sosyal snf, beyaz yakal veya kol gc ile almayanlar (orta snf) ve mavi
yakal veya kol gc ile alanlar (ii snf) arasndaki gelir ve stat farkllarna gre tanmlama
egilimindedirler. Bu adan sosyalizmin geliimi, ekonomik ve sosyal mdahalenin beraberinde
getirdigi ii snf ve orta snf arasndaki blnmelerin daraltlmasyla ilgilidir. Bu yzden sosyal
demokratlar, sosyal kutuplamadan ve snf mcadelesinden ziyade sosyal iyileme ve snf uyumu
nun yararna inanmaktadrlar.
Bununla birlikte sosyalizm ve snf politikalar arasndaki bag, 19. Yzyln ortalarndan beri
zayflamtr. Bu, ekseriyetle snf dayanmas dzeyinin, zellikle geleneksel ii snfnn veya
kent proletaryasnn azalmasnn bir sonucudur. Sosyalizm ve ii snf arasndaki geleneksel bag
Andr Gorzun Farewell to the Working Class (i Snfna Veda, 1982) adl eseri gibi almalarda
resmen terkedilmitir. Snf politikasndaki zayflama, endstrisizlemenin, yani kmr, elik, gemi
yapm gibi geleneksel emek-yogun endstri eklinde da vuran ekonominin imalat tabannn da
ralmasnn bir sonucudur. Toptan retim ve toptan tketim zerine temellendirilen Fordist sistem,
ogullatrlm snf oluumlaryla karakterize edilmi Post-Fordist sisteme yerini brakmtr. i
snf temelli sosyalist partiler zerindeki Post-Fordizmin etkisi hatr saylr derecededir. Onlar
sadece, orta-snf semenlerini cezbetmek iin geleneksel sosyalist politikalar terk etme basks
altnda olmamlar; ayrca, radikalliklerini artan biimde snf zgrlemesinden daha ok cinsiyet
eitligi, ekolojik uyum, hayvan haklar, bar ve uluslararas gelimeyle ilgili olarak tanmlamlardr.

Ortak Mlkiyet
Sosyalistler genellikle eitsizligin ve rekabetin kklerini zel mlkiyet kurumunda ararlar; burada
zel mlkiyetle giyim, mobilya veya ev gibi kiisel sahipliklerden ziyade servet veya sermaye kaste
dilmektedir. Mlkiyete ynelik bu tutum sosyalizmi, zel mlkiyete dogal ve dogru oldugu gerek
esiyle sayg duyan liberalizm ve muhafazakrlktan ayrr. Sosyalistler birtakm gerekelerle zel
mlkiyeti eletirirler. lk olarak mlkiyet adletsizdir: Servet insan gcnn kullanlmasyla toplu
olarak elde edilir ve bu yzden sadece kiiler tarafndan degil, toplum tarafndan sahiplenilmelidir.
kinci olarak sosyalistler, mlkiyetin insanlar agzllge sevk ettigine ve bundan dolay da ahlk
ynden yozlatrc olduguna inanrlar. zel mlkiyet, insanlar materyalist olma ve insan mutlu
lugunun ve insann kendini gerekletirmesinin servet peinde koma ile kazanlacagna inandrma
ynnde cesaretlendirir. nsanlar serveti elde etmek iin az veya hi istek duymazken onlar, kendi

Ekonomi zerine Bak Alar


Liberaller, ekonomiyi sivil toplumun hayat bir paras ve mlkiyet, rekabet ve madd gdler zerine temel
lendirilmi bir piyasa veya ekonomik dzen iin gl bir tercih sebebi olarak grmektedirler. Bununla birlikte
klasik liberaller laissez-faire (braknz yapsnlar) kapitalizmini desteklerler, modern liberaller piyasann snrland
rlmasn onaylamakta ve snrl bir ktisad ynetimi uygun grmektedirler.
Muhafazakrlar, zel teebbse tam destek vermekte; fakat sosyal istikrarszlk riskini artracag ve laissez-faire'in her eyi serbest brakacag korkusundan dolay snrl bir mdahaleye pragmatik bir destegi yeglemektedir
ler. Bununla beraber Yeni Sag dzenlenmemi bir kapitalizmi desteklemektedir.
Sosyalistler, (Marksist gelenektekiler), ortodoks komnizmde devlet kolektifletirmesi ve merkez planlama
eklinde ifade edilen tam sosyal eitlik ve ortak sahiplik tercihi zerinde durmulardr. Sosyal demokratlar refa
h ve dzenlenmi kapitalizmi desteklemelerine ragmen piyasann iyi bir uak fakat kt bir ynetici olduguna
inanrlar.
Anaristler, ekonomik kontroln veya ynetimin tm biimlerini reddederler. Anarko-komnistler ortak sa
hipligi ve kk apta kendi kendini ynetimi desteklerken; anarko-kapitalistler tam anlamyla dzensiz piyasay
savunurlar.
Faistler, genellikle, szde organik bir btn iinde igc ve sermayenin birlikte ele alnmasn ngren korporatizm dncesi araclgyla ifade edilmi, kapitalizm ve komnizm arasnda nc bir yol aramlardr. Planla
ma ve millletirme milletin veya rkn ihtiyac iin ikinci derece kazanl denemeler olarak desteklenmektedir.
Ekolojistler, piyasa kapitalizminin ve devlet kolektifletirmesinin her ikisini de evresel olarak srdrlemez
oldugu ve bymeyi etkiledigi iin kabul etmezler. Bu yzden de iktisat, ekolojiden daha az nemli olmaldr; ve
her ne pahasna olursa olsun kr peinde koma, insanoglu ile doga arasndaki uyum ve uzun vadeli srdrle
bilirlik meselesi ile yer degitirmelidir

mlkiyetlerini elde etmek arzusu iine sokar. Sonuta mlkiyet sorun kartr: Toplumda, rnegin
mal sahipleri ile alanlar arasnda, iverenle iiler arasnda veya basit olarak zengin ve fakir ara
snda atmay destekler. Sosyalistler bu nedenle zel mlkiyet kurumunun ya retici sermayenin
genel sahiplenilmesiyle azaltlmasn ve kaldrlmasn ya da toplumun karlarna kar mlkiyet
hakknn mtevaz ekilde dengelenmi olmasn amalamaktadrlar.
Karl M arx zel mlkiyetin kaldrlmasn ve kapitalizmin yerine snfsz, komnist bir toplu
mun yaratlmasn tasavvur etmiti. Marx, akas mlkiyetin insanlk yarar iin kullanlacagna
ve toplu olarak sahiplenilecegine inanyordu. Buna ragmen pratikte bunun nasl gerekleecegine
ynelik ok az ey sylemiti. Lenin (bkz. s. 140) ve Bolevikler 1917de iktidara geldikleri zaman
sosyalizmin, millletirmeyle yani ekonomi zerinde devletin dogrudan kontrolnn yaygnlat
rlmas ile kurulacagna inanyorlard. Bu sre, merkez olarak planlanm bir ekonominin, yani
devlet kolektifletirmesine ilikin bir sistemin oluturulmasn destekleyen Stalinin (bkz. s. 141)
ikinci devriminin gerekletigi dneme, 1930lara kadar tamamlanamad. Ortak sahiplik, devlet

sahipligi veya Sovyet anayasasnda sosyalist devlet sahipligi olarak tanmlanan ey anlamna gel
meye balad. Bylece Sovyetler birligi sosyalist bir devlet biim i olarak yapland.
Servetin toplu olarak sahiplenilebildigi ve ekonominin rasyonel olarak planlanabildigi bir ara
olarak devlet, sosyal demokratlar cezbetmitir. Buna ragmen Batdaki millletirmede seici davra
nlmtr; bu millletirmenin amac, tamamen devlet kolektivizmini (bkz. s. 120) uygulamak degil
baz endstrilerin zel mlkiyette kaldg digerlerinin de kamu tarafndan sahiplenildigi karma bir
ekonomi oluturmaktr. rnegin ngilterede 1945-1951 yllar arasnda Attlee Labour hkmeti,
ekonominin lokomotifi olarak bilinen kmr, elik, elektrik ve gaz gibi endstrileri devletletirmiti.
Bu endstriler araclgyla hkmet kapsaml bir kolektifletirmeye gereksinim duymadan tm eko
nomiyi dzenlemeyi mit etti. Bununla birlikte 1950den beri parlamenter sosyalist partiler, mlki
yet politikasndan kademeli olarak uzaklamlar ve kamu mlkiyetinin gelimesinden ziyade sosyal
adalet ve eitlik aray asndan sosyalizmi tanmlamay tercih etmilerdir. Gerekte, 1980lerden
beri yeni olarak bilinen dzeltimciligin ( revisionism) ana zelliklerinden birisi, esas itibariyle zel
mlkiyete dayal bir ekonominin kabul ve hatta bazen zelletirmeye destek olmasdr.

SOSYALZME GDEN YOLLAR


ki ana sorun, sosyalizm iinde rekabet hlinde olan gelenekler ve egilimleri blmtr. Birinci
si sosyalistlerin gerekletirmek iin ugratklar amalar veya hedeflerdir. Sosyalist bir toplumun
benzemesi gereken ey dncesi sosyalistlerde ok farkldr; gerekten onlar, sosyalizmle ilgi
li birbirinden farkl tanmlar gelitirmilerdir. Buradaki tem el anlamazlk, srasyla komnist ve
sosyal demokrat geleneklerle ifade edilen kktenci sosyalizm ve dzeltimci sosyalizm arasndadr.
Bu gelenekler bu blmn ikinci ksmnda incelenecektir. Bu ksm, sosyalistlerin gr ayrlgna
dtg ikinci konuyu yani sosyalist amalar gerekletirmek iin kullanmalar gereken aralar
veya sosyalizme giden yollar tartyor. Aralara ilikin bu ilgi, sosyalizmin m uhalif bir karaktere
sahip olmasndan kaynaklanyor; bu karakter, sosyalizmin ortaya ktg kapitalist veya smrgeci
toplumlarn dnm ve degiimi iin zorlayc bir gtr. Sosyalistlerin benimsedigi yol, sade
ce stratejik nemi olan bir mesele degildir; ayn zamanda hem sosyalist hareketin karakterini be
lirler hem de niha olarak elde edilen sosyalizmin eklini etkiler. Bir baka ifadeyle, sosyalizmdeki
amalar ve hedefler ogu kere birbirine bagldr.

Devrimci Sosyalizm
lk sosyalistler sosyalizmin, varolan siyas sistemin devrimci hareketle yklmasyla gerekletiri
lebilecegine inanmaktaydlar ve iddetin byle bir devrimin kanlmaz bir zelligi oldugunu ka
bul etmilerdi. lk devrim savunucularndan birisi, iktidarn devrimle ele geirilmesinin planlan

mas ve uygulanmas iin kk bir suikast toplulugu oluturmay amalayan Fransz sosyalist
Auguste Blanquidir. (1805-1881) Diger taraftan Marx (bkz. s. 135) ve Engels, kapitalizmi yk
mak iin snf bilinci olan ii kitlelerinin ayaklandg proleter devrimini planlamlard. Ne var ki
Lenin ve Boleviklerin ayaklanmadan daha ok bir hkmet darbesi ile Rusyada iktidar ele geirdi
gi 1917 ylna kadar baarl bir sosyalist devrim gereklememiti. ogu adan Bolevik Devrim,
sonraki sosyalist devrimci nesiller iin bir model tekil etmektedir.
19. Yzyl da, devrimci yntem ler sosyalistleri iki sebepten dolay cezbetmektedir. Birincisi
endstrilemenin ilk evreleri, ii topluluklarn yoksulluk ve yaygn isizlik zulmne mruz bra
karak byk bir adletsizlige sebep olmutur. Kapitalizm ak bir zulm ve smr sistemi olarak
grlmektedir ve ii snf devrimin eiginde oldugunun farkndadr. M arx ve Engels 1848de Bir
haylet -kom nizm hayleti- Avrupay saryor eklinde yazdklarnda, ktann birok ksmndaki
ayaklanma devrim ve devrimin gemiini yazyorlard. kincisi, ii snfnn, siyaseti etkileyecek
ok az arac vard; onlar, nerdeyse her yerde siyas hayattan dlanmlard. Rusya gibi otokratik
monarinin 19. Yzyl boyunca srdg yerlerde, toprak sahibi aristokrasinin hkimiyeti vard.
Anayasal ve temsilci hkmetin gelitigi yerlerde oy hakk genellikle orta snf iin mlkiyete sahip
olmakla snrlandrlmt. stisna durumlar olarak 1848 Fransas gibi evrensel oy hakknn ok
nceden uygulamaya sokuldugu durumlar da vard, buralar, agrlkl olarak tarmn ve ar dindar
lgn oldugu, semenlerin byk ogunlugunu kyllerin oluturdugu, siyas olarak muhafazakr
insanlarn yaadg blgelerdir. Bu trden durumlarda Fransz anarist Proudhon (bkz. s. 200);
evrensel oy hakknn kar-devrim oldugu ynnde uyarda bulunmutur. Oy hakk engellenmi
ii snflar iin sosyalizmin gereklemesi ihtimli, sadece siyas devrimde yatyordu.
Bununla birlikte devrim, sosyalistler iin sadece taktiksel bir dnce olmamtr; onlarn dev
let ve iktidarn dogasyla ilgili tahlillerini de yanstmaktadr. Liberaller devletin tarafsz, tm vatan
dalarn ihtiyalarn cevaplayan ve kamu yararna hareket eden bir kurum olduguna inanrlar; dev
rimci sosyalistler devleti, snf zulmnn bir arac, sermaye nin karna hareket eden ve ii nin
karsnda bir kurum olarak grmektedir. Marksistler, siyas iktidarn snf karlarn yansttgna ve
devletin burjuvazi devleti, sermaye lehine kanlmaz ekilde nyargl olduguna inanmaktadrlar.
Siyas reform ve kademeli degiim anlamszdr. Evrensel oy hakk ve uslne uygun ve rekabeti
seimler en iyi ihtimlle bir aldatmacadan ibarettirler, onlarn amac ii snfnn siyas enerjisini
yanl yere kanalize etmek ve eit olmayan snf geregini gizlemektir. Bu yzden snf bilinci olan
proleteryann sosyalizmi kurmak iin baka bir alternatifi yoktur; ilk yapacag i siyas devrim arac
lgyla burjuvazi devletini ykmaktr. Marx, bu devrimi proleterya diktatrlg olarak anlan geici
bir dnemin takip edecegine; bu srete de devrimin, mlkszletirilmi burjuvazi tarafndan ger
ekletirilecek kar-devrim tehlikesine kar korunmaya ihtiyac olacagna inanmaktadr.
20. Yzyln ikinci yarsnda, gelien dnyada sosyalistler arasnda devrim inanc ok yay
gnd. 1945 sonras dnemde birok milliyeti kurtulu hareketi, smrgeci dzenle ne mzakere
edilebilecegi ne de byle bir dzende seim kazanma ile var olunabilecegi dncesi ile silhl
mcadele yi benimsemiti. Asyada Mao Zedongun nderligini yaptg 1949 in Devrimi, Japon

ve in Milliyetilerine, yani Kuomintanga kar uzun bir asker kampanyann sonucudur. Vietnam
mill birligi, nce Fransaya, daha sonra Amerika Birleik Devletlerine kar uzun bir savatan son
ra 1975te baarl olmutur. Arjantinli devrimci Che Guevara, 1967de lene kadar, Gney Ameri
kann eitli blgelerinde gerilla kuvvetlerine nclk etti ve Fidel Castronun Amerikan destekli
Batista rejimini ykarak iktidara geldigi 1959 Kba Devrimi srasnda orduya komuta etti. Benzer
bir devrim mcadelesi Afrikada oldu; 1962de Cezayir, iddetli bir savala Fransadan bagmszl
gn kazand. Cezayir deneyiminin gnda Fransz devrim teorisyeni Frantz Fanon (1925-1961);

The Wretched o f the Earth ( Yeryznn Lanetlileri, [1961] 1965) adl eserinde, iddete bavurulan
bir ayaklanmann, sadece siyasal bir zorunluluk olmadgn ayn zamanda anti-smrgeci mcade
lenin psikolojik olarak arzu edilen bir zelligi de oldugunu iddia etmitir. Fanon, smrgeci y
netimin; ancak kan dklerek ve ayaklanma deneyimi ile tasfiye edilen Afrikann siyah insanlar
arasnda gszlk ve aaglk duygusunu yeerttigine inanmaktadr.
Devrimci veya isyankr siyas aralarn seimi, sosyalizm asndan derin sonular ierir. r
negin, devrimin kullanlmas kktenci amalarn kovalanmasna sebep olur. Devrimin, eski dze
nin kalntlarn yok etmek ve tam anlamyla yeni sosyalist sistemin oluturulmasn saglamak gibi
bir avantaj vardr. Bu yzden Pol Potun liderligini yapan Kzl Kmerler, 1975 ylnda Kamboyada
iktidar ele geirdiginde Sfr Yl iln etmitir. Kapitalizm kaldrlabilir ve yerine farkl nitelikler
de sosyalist bir toplum kurulabilir. Bu baglamda sosyalizm, genellikle devlet kolektifletirmesi bii
minde tezhr etti ve Stalin dneminde Sovyetler Birligine model oldu. Devrim yolu siyas bask
kullanm ve diktatrlge kay ile de ilgilidir. Bu, birka nedenden dolay meydana geldi. Birincisi,
g kullanm, yeni yneticileri iddeti politikann yasal bir arac olarak grmeye altrd. Maonun
ifade ettigi gibi, ktidar silhn namlusundadr. kincisi, devrimci partiler, genellikle iktidar ele
geirildiginde saglamlaan kat disiplin ve gl liderlik zerine bina edilen asker-stildeki yaplar
benimsemilerdir. ncs, eski dzenin izlerini tamamen silinmesinde, totaliter diktatrlgn
kurulmas iin yaplan hazrlklarda, tm kart gler ortadan kaldrlmtr. Devrimci sosyalist
gelenek, 1 9 8 9 -1 9 9 1 in kar-devriminde komnizmin yklmasyla lmcl bir darbe almtr. Bu,
1917de sosyalist politikalarda meydana gelen blnmeyi sonlandrmtr; ve sosyalizmin, anaya
sal ve demokratik politikalara dnm tamamlanmtr. Devrimci sosyalizmin uygulandg yer
ler, sadece Maoist ayaklanmalarn devam ettigi Peru ve Nepal gibi kuytu blgelerdir.

Evrimci Sosyalizm
lk sosyalistler devrim fikrini desteklemelerine ragmen 19. Yzyl ilerledike popler ayaklanma
istegi en azndan orta ve Bat Avrupann gelimi kapitalist devletlerinde azalmt. Bizzat kapi
talizm, olgunlam ve 19. Yzyln sonunda kentli ii snf devrimci karakterini kaybetmi ve
toplumla btnlemiti. cretler ve hayat standartlar, ksmen, 1875ten sonra Afrika ve Asyada
smrgeci yaylmann sonucunda ykselmeye balamt. i snf, hem endstriyel topluma d

hil olma ve gvenlik duygusu gelitiren hem de onlarn karlarn koruyan -i i kulpleri, sendika
lar, siyas partiler gibi- bir dizi kurum gelitirmeye balamt. Ayrca siyas demokrasinin aamal
olarak geliimi, ii snfna oy hakknn yaygnlamasna nclk etmiti. Birinci Dnya Savann
sonuna kadar Bat devletlerinin byk bir ogunlugunda evrensel oy hakk, kadna da oy hakknn
verilmesi ynndeki gelimeyle birlikte benimsenmiti. Bu faktrlerin birleik etkisi, sosyalistle
rin dikkatini iddetin kullanldg ayaklanmalardan uzaklatrd ve onlar, sosyalizm iin evrimsel
bir alternatif olan demokratik veya parlamenter bir yolun var olduguna ikna etti. uras dikkate
degerdir ki; Marx, hayatnn sonuna dogru Bat Avrupann gelimi kapitalist lkelerinde sosya
lizme yumuak bir geiin mmkn olabilirligi zerine speklasyon yapmaya hazrd; ve Engels,
aka, Alman Sosyal Demokrat Partisi tarafndan giderek artan bir ekilde kullanlan seimle ilgili
taktikleri uygun grmtr. Devrimci doktrinler, Rusya gibi ekonomik ve siyas olarak geri kalm
lkelerde uygulanmaya devam etmitir.
1 8 8 4 te biimlenen Fabian Cemiyeti (Fabian Society), ngilterede parlamenter sosyalizmin
oluumu ile ilgilenmekteydi. Beatrice Webb (1 8 5 8 -1 9 4 3 ) ve Sidney W ebbin (1 8 5 9 -1 9 4 7 ) nc
lgn yaptg Fabianlar, George Bernard Shaw ve H. G. Wells gibi nl entelektelleri kapsamak
tadrlar. Fabianlar isimlerini, Hannibaln istilac ordusuna kar uyguladg dayankl ve savunma
c taktikleri ile tannan Romal General Fabius M aximustan almlardr. Onlarn grne gre;
sosyalizm, liberal kapitalizmin iinde ok benzer bir sreten geerek barl ve dogal bir ekilde
geliebilir. Bu, siyas eylem ve egitimin bileimi araclgyla oluacaktr. Siyas eylem, iddetin kulla
nldg bir devrimden ziyade kurulan parlamenter partiler arasnda iktidar iin mcadele edebilen
sosyalist bir partinin oluumunu gerektirir. Bu yzden Fabianlar, devletin, snf zulmnn bir arac
olarak grldg Marksizmden ziyade tarafsz bir arabulucu olarak grldg liberal teoriyi kabul
etmektedirler. Webbler ngiltere i Partisinin oluumunda aktif olarak yer almlar ve 1918 Anayasasnn yazmnda yardmc olmulardr. Fabianlar, politikaclarn, brokratlarn, bilim adamla
rnn ve akademisyenlerin oluturdugu elit gruplarnn egitimden geirilerek sosyalizmi benimser
duruma getirilebileceklerine inanmaktadrlar. Sosyalizmin, kapitalizmden ahlka daha stn ol
dugu, ncilin kurallar zerine kurgulandg ve ok daha mantkl ve verimli oldugu gibi dnce
lerle bu elit gruplara nfuz edilecekti. rnegin, sosyalist bir ekonomi, snf atmas ve yoksullugu
azaltmaya harcanan enerjiyi tasarruf edebilir.
Fabianc dnceler 1 8 7 5 te kurulan SP D yi etkilemitir. SPD, Avrupada ok hzl bir ekilde
en byk sosyalist parti oldu ve 1912 de Alman M eclisindeki (Reichstag) en byk partiydi. Teori
de Marksist teorinin geerli olmasna ragmen, pratikte reformist yaklam uyarlanm ve Ferdinand
Lassallein (1 8 5 2 -1 8 6 4 ) fikirlerinden etkilenmitir. Lassalle, siyas demokrasinin yaygnlatrlma
snn devleti, ii snfnn karlarna cevap verebilir hle getirecegi dncesini savunmutur; ka
demeli bir sosyal reform srecinden geerek kurulmu olan bir sosyalizm tasavvur etmektedir. Bu
tarz fikirler, Evolutionary Socialism (Evrimci Sosyalizm, 1898) adl eserinde, kertecilik eklindeki
Fabian inanla paralellik arz eden dnceleri gelitirmi olan Eduard Bernstein (bkz. s. 150)
tarafndan, ok daha mkemmel bir ekilde gelitirilmitir. Bernstein zellikle demokratik devletin

geliimi ile ilgilenmekte ve Marksistlerin gereksiz devrim grtkanlg yaptklarna inanmaktadr.


i snf sosyalizmin oluumunda seim sandklarn kullanacak ve bylece kapitalizmin evrimsel
bir sonucu olarak geliecekti. Bu tip yntemler, yeni yzyla girerken ortaya kan ii snf siyas
partilerine hkimdi. Bu partilere Avustralya i Partisi (1 8 9 1 ), ngiliz i Partisi (1 9 0 0 ), talyan
i Partisi (1 8 9 2 ), Fransz i Partisi (1 9 0 5 ) vb. rnek verilebilir. Bu fikirler, 1970lerde spanyol,
talyan ve Fransz komnist partilerin ba ektigi Batl komnist partilerce de benimsenir hle
geldi. Bunun sonucu ortaya kan Avrokomnizmi ( Eurocommunism ), komnizm iin demokratik
bir yol takip etmeye ve ak, rekabeti siyas bir sistemi srdrmeye kararldr.

Kertecilik (Gradualism ) Kanlmaz m?


19. Yzyln sonlar, 20. Yzyln balarnda siyas demokrasinin vardg nokta; kerteciligin ka
nlmazlg eklindeki Fabianc kehanette da vuruldugu gibi, sosyalist hareketin tmnde bir iyim
serlik dalgasna sebep oldu. Sosyalizmin zaferi kanlmazdr gr yeni degildir. Mesel Marx
(bkz. s. 135), proleter devriminde kapitalist toplumun yklmasnn kanlmaz oldugunu syle
mekteydi. Bununla birlikte M arx; tarihin, snf atmasnn kar koyulamaz gleri tarafndan yn
lendirildigine inanrken; evrimci sosyalistler, bizzat demokratik srecin mantgna vurgu yaptlar.
Onlarn iyimserligi birka varsaym zerine kurulmutur. Birincisi, oy hakknn aamal yay
gnlamas, netice olarak, evrensel oy hakknn kabul edilmesine ve bunun sonucunda siyas eit
lige neden olacaktr. kincisi, siyas eitlik pratikte ogunlugun yani seimlerin sonucuna karar ve
renlerin karna alr. Bylece sosyalistler, siyas demokrasinin, iktidar herhangi bir endstriyel
toplumda en kalabalk snfn, ii snfnn sorumluluguna verecegine inanmaktaydlar. ncs,
sosyalizm ii snfnn dogal evi olarak dnlmektedir. Kapitalizm snf smr sistemi olarak
grldg iin ezilen iiler, kendilerine sosyal adlet ve zgrlk umudu veren sosyalist partiler
tarafndan dogal olarak cezbedilmekteydiler. Bu yzden sosyalist partilerin seim baars, ii sn
fnn saysal gc tarafndan garanti edilmekteydi. Drdncs, sosyalist partiler, bir kez iktidara
geldi mi, sosyal reform sreci sayesinde toplumun dnmn gerekletirebilirdi. Bu minvalde
siyas demokrasi, sadece sosyalizmin baarsnn olabilirligini hzlandrmaz, ayn zamanda bu sre
ci kanlmaz hle getirirdi. Siyas eitligin saglanmasn hzl bir ekilde sosyal eitligin kurulmas
takip etmeliydi.
Ne var ki byle iyimser beklentiler gerege dnmemitir. Bazlar demokratik sosyalizmin
bir eliki zerine kuruldugunu iddia etmektedirler: Seim basklarna baarl bir ekilde tepki
vermek iin sosyalistler, ideolojik dncelerini dzeltmeye veya yumuatma ya zorlanmlardr.
Sosyalist partiler, Kuzey Amerika hri, neredeyse tm liberal demokrasilerde iktidar belli zaman
larda ele geirmiler, ne var ki, iktidarlarn garanti altna alamamlardr. sve Sosyal Demokrat
i Partisi bu adan ok baarldr; 1951den beri ya tek bana iktidar ya da ogu koalisyonda
byk ortak olarak yer almtr. Ne var ki sve Sosyal Demokrat i Partisi bile sadece bir kez

oylarn % 5 0 sini almtr ( 1 9 6 8 ). ngiltere i Partisi 1951 de %49 gibi byk bir destek kazanm
t; ayn ekilde spanyol Sosyalist i Partisi 1982de ayn destegi kazanmt. Almanyada Sosyal
Demokrat Parti 1972de oylarn % 46sn ald, 1 9 7 6 da talyada ise birleik sosyalist ve komnist
oylar, % 4 4 e tekabl etmekteydi. Ayrca bu partiler iktidardayken nemli sosyal reformlar gnde
me getirdiler. Bu reformlar, genellikle refahn yaygnlatrlmas ve ekonomi ynetimini kapsayan
reformlard; kesinlikle herhangi bir temel sosyal dnme nclk etmemilerdir. En iyi ihtiml
le kapitalizm yklmam, reforma tbi tutulmutur.
Demokratik sosyalizm, yaratclarnn da tasavvur etmedigi birtakm sorunlarla karlat. Her
eyden nce ii snf, artk ileri endstriyel toplumlarda semenlerin ogunlugunu oluturmak
ta mdr? Sosyalist partiler, geleneksel olarak seim almalarn kapitalist toplumlarn fabrika
yemi olan kentsel el iileri zerinde yogunlatrmtr. Bununla birlikte modern kapitalizm, tek
nolojinin gelimesi ile beraber el ilerinden ziyade teknik ile megul olan kalifiye igcne ihtiya
duyuyordu. Bu yzden yerleik agr endstrilerde alan ve disipline edilmi el emegine bavuran
geleneksel ii snf, yoksulluk ve dezavantajn alt-snfta yogunlatrldg toplumlarn te
b ir veya te ikisi diye anlan dncenin ortaya kmasna sebep olacak kadar klmt. The

Culture o f Contentmentde (K anaat Kltr, 1 9 9 2 ) J. K. Galbraith, modern toplumlarda, en azn


dan siyas olarak aktif olanlar arasnda, ekonomik gvenlikleri ve madd zenginlikleri kendilerini
siyas olarak muhafazakr olmaya tevik eden mutlu bir ogunlugun ortaya kna dikkat eker.
Eger ii snf sosyalist partilere destek vermekten vazgeerse bu partiler, ya diger sosyal snfla
rn destegini ekmek iin ugraacaklar ya da orta snf partileri ile koalisyon ortag olarak iktidar
paylaacaklardr. deolojik bagllklarn degitirmek iin sosyalist partilerin iki seenegi vardr; ya
sosyalizm ile ilgisi olmayan veya ok az ilgisi olan semenleri cezbetmek ya da kapitalizmi destek
leyen partilerle almak.
Bundan baka ii snf gerekten sosyalist midir? Sosyalizm gerekten ii snfnn karna
mdr? Sosyalist partiler, Bat toplumlarnda tm snflara giderek artan bir zenginlik getirmi olan,
zellikle 1945 sonras uzun sreli gelime srasnda mallan sunma konusunda kapitalizmin
gcn kabul etmeye zorlanmtr. 1950lerde bir kere kktenci bir degiime baglanm sosyalist
partiler, gittike zenginleen ii snfn cezbetme giriimiyle politikalarn revize ettiler. Benzer bir
sre 1980 ve 1990larda meydana geldi; zir sosyalist partiler, hem kapitalizmin snf yapsnda
ki degiiklikleri hem de ekonomik kresellemenin oluturdugu basklar kabul etmeye altlar.
Aslnda sosyalizm, kapitalizmin sosyal yapsn yeniden dzenlemekten ziyade piyasa ekonomisini
alabilir hle getirmeye ynelik abalarla ilgili olmaya balad. Bu tarz degiimler, sosyal demok
rasinin karakterindeki degiimle baglantl olarak, daha sonra, detayl ekilde incelenmitir.
Diger taraftan sol kanat sosyalistler, ii snfnn kktenci sosyalizmden vazgetigini kabul et
mekte isteksizdi. Daha dogrusu, ii snfnn kendi karlarn yanstan bagmsz siyas kararlar olutu
rabilme yeteneginden mahrum olduguna inanyorlard. rnegin, Marksistler kapitalizmin ideolojik
maniplasyon ile desteklendigini iddia etmektedirler. Burjuva ideolojisi toplumda yaygnlamakta
ve ii snfnn kendi smrsnn gerekligini alglamas engellenmektedir. rnek olarak Lenin,

devrimci bir partinin liderligi olmakszn ii snfnn ancak, kapitalist sistemde madd gelime iin
bir istek anlamna gelen sendika bilinci kazanabilecegini ancak tam bir devrimci snf bilinci kaza
namayacagn belirtmektedir. Gramsci (bkz. s. 26), burjuvazinin sadece ekonomik gc ile degil
ayrca ideolojik hegemonya sreci ile de kapitalizme egemen oldugunu belirtmektedir.
Son olarak, sosyalist partiler, iktidara gelseler bile sosyalist reformlar yapabilecekler mi?
Sosyalist partiler, Fransa, sve, spanya, Byk Britanya, Avustralya ve Yani Zelanday kapsayan
birok Batl lkede tek parti hkmetleri kurmulardr. Ne var ki seildikleri zaman hem devlet
hem de toplumdaki kklemi karlar ile kar karya gelmilerdir. 1902 kadar erken bir zamanda
Kari Kautsky, kapitalist snfn idare ettigine ama hkmet etmedigine, hkmeti idare etmekle
yetindigine dikkat ekmitir. Seilmi hkmetler; Miliband tarafndan, grevlilerin seilmedigi
ve iadamlarnn benzer sosyal gemilerden geldigi -hkmet, mahkemeler, polis ve askeriyeden
oluan- bir devlet sistemi olarak adlandrlan eyin iinde alrlar. Bu gruplar bir snf egilimi
yanstr ve radikal sosyalist politikalar bloke edebilir ya da en azndan yumuatabilir. Bundan ba
ka, seilmi hkmetler, ideolojik egilimleri ne olursa olsun, dev irketlerin gcne sayg duyma
ldr; yle ki irketler, partiye parasal yardmlarda bulunan zengin kiiler olduklar gibi ekonomide
byk patron ve yatrmcdrlar. Baka bir deyile demokratik sosyalist partiler, hkmet olarak
seilmeyi baarabilmelerine ragmen onlar, zorunlu olarak iktidar ele geirmeksizin sadece iktidar
makamn kazanma tehlikesi beklemektedir.

MARKSZM
Ak sylemek gerekirse, bir araya getirilmi olan bir dnce olarak Marksizm, M arxin 1 8 8 3 te
lmnden sonra gndeme gelmitir. Marksizm, zellikle M arxin mr boyunca i arkada olan
Engels, Alman sosyalist lider Kari Kautsky ve Rus teorisyen Georgi Plekhanov (1 8 5 7 -1 9 1 8 ) tara
fndan yaplan ve M arxin fikirlerini ve teorilerini giderek byyen sosyalist hareketin ihtiyalarna
uyan, sistematik ve kapsaml bir dnya gr hline getirmek iin yaplan giriimin rnyd.
Engelsin 1876da Marx hl hayattayken yazdg Anti-Dhring adl eseri, Marksist ortodokslugun
ilk almas olarak grlr ve M arxin almalarnn gvenilir bir yorumuna olan ihtiyac belir
tir. (Plekhanov tarafndan icat edilen ve Marx tarafndan kullanlmam bir terim olan) diyalektik
materyalizm olarak tasvir edilen bu ortodoks Marksizm, daha sonradan, Sovyet komnizminin
temelini oluturdu. Vulgr (kaba) Marksizm olarak adlandrlm bu komnizm, Marxm yazla
rndan daha ok, mekanistik teoriler ve tarihsel kanlmazlk zerine agr bir vurgu yapmaktadr.
Diger taraftan sorun, Marxin Marksizminin kurulmasnn glg ve Marxin kendi yazdklarnn
geniligi ve zorlugu ile daha karmaklat. rnegin bazlar Marxin hmanist sosyalist oldugunu
belirtirler; digerleri, onu ekonomik bir determinist olarak grrler. Bundan baka, onun ilk ve son
yazlar arasndaki farklar dikkati ekmi ve bunlar, bazen gen M arx ve olgun Marx arasndaki
ayrmlar olarak sunulmutur. Yine de ok aktr ki M arx; esas itibariyle kapitalizmin ahlk eleti

risini yapmaktan ziyade sosyal ve tarihsel geliiminin dogasn aklamak ile ilgilendiginden, sosya
lizmin yeni bir eidini gelitirmi olduguna inand.
Marksizmin en az eidi tanmlamtr. Bunlar:
Klasik Marksizm
Ortodoks Marksizm
Modern Marksizm

Klasik Marksizm

Felsefe
Klasik Marksizmin -M a rx in Marksizminin- z, kapitalizmin niin sona ermeye mahkm ve sosya
lizmin niin kapitalizmin yerini almasnn mukadder oldugunu ortaya koyan bir tarih felsefesi olma
sdr. Ne var ki bu felsefe, belirli bir trden felsefedir. Thesen ber Feuerbach ta (Feurbach zerine Tezler
Marxve Engels, 1968 [1845]), Marxm ortaya koydugu gibi: Filozoflar sadece, belirli yollarla dnya
y yorumlamlardr; ne var ki asl mesele, onu degitirmektik. Bu yzden Marx kendi almasn hem
bir toplum teorisi hem de sosyalist siyas bir proje olarak grd. Gerekten, Marxin almalarnn
gizemi ve karmaklg, ksmen, teoriyi pratikten ayr tutmaktaki isteksizliginden ve insanoglunun,
sre iinde, dnyasn ekillendirirken kendisini de ekillendirdigine olan inancndan kaynaklanr
ama Marx, hangi anlamda kendi almasnn bilimsel olduguna inand? Marx, Saint-Simon, Fourier
ve Owen gibi daha nceki sosyalist dnrleri topyaclar olarak eletirdi; Marxa gre onlarn
sosyalizmi, snf mcadelesi ve devrimin gerekliligiyle ilgisiz toptan bir sosyal dnm istegine da
yandrlmt. Onlarn aksine Marx, sayesinde gelecekle ilgili gelimelerin dogasna vakf olmay um
dugu tarih ve topluma dir meakkatli ampirik bir tahlile giriti. Bununla birlikte Marxin yardmyla
veya yardm olmakszn, bilimsel yntemlerin kullanlmasyla tarihle ilgili bir anlaya sahip olmaya
dnk bir aba olarak Marksizm, daha sonra dine yakn bir statye erien bilimsel dogrulardan oluan
bir btn eklindeki Marksizme dnt. Engelsin, Marx, tarihsel ve sosyal gelimenin kanunlarn
ortaya karmamtr eklindeki aklamas, bu geiin/dnmn ak bir gstergesidir.
Marxin yaklamn diger sosyalist dnrlerden farkl yapan ey Marxin, Engelsin tari
hin materyalist kavramsallatrlmas veya tarihsel materyalizm olarak adlandrdg eye bagll
gyd, Marx, tarihin dnya ruhunun da vurmasna denk olduguna inanm olan Alman filozofu
Hegelin (1 7 7 0 -1 8 3 1 ) idealizmini reddererek sosyal ve tarihsel gelimenin her trl ekli iin mad
d koullarn temel olduguna inand. Bu, geimlik aralarn retiminin btn insan etkinliklerinin
en hayat olan oldugu eklindeki inanca yansd. nsanlar gda, su, barnak vb. eyler olmakszn
hayatta kalamayacaklarndan btn bunlarn retilme biimi hayatn btn diger ynlerini koul-

Alman felsefeci, iktisat ve genellikle 20. Yzyl komnizminin babas olarak takdim edilen
siyasal dnr. Bir gretmen ve gazeteci olarak ksa bir alma hayatndan sonra Marx,
mrnn kalan ksmn -esas itibariyle Londra'da yaayan ve arkada, mr boyunca dostu
olan, Friedrich Engels tarafndan desteklenen- aktif bir devrimci ve yazar olarak geirdi.
Marx'in almas Hegelci felsefenin, ngiliz siyas ekonominin ve Fransz Devrimi'nin bir sen
tezinden olutu. Onun temel konusu, sistematik eitsizlik ve istikrarszlga dikkatleri ekerek
gei dnemine ilikin dogasna dikkat ektigi kapitalizmin bir eletirisiydi. Marx, sosyal gelimenin kanlmaz
bir ekilde komnizmin tesisiyle sona erecegini kabul eden teleolojik (gayesel) bir tarih teorisine bagl kald.
Onun klasik almas, cilt olan Das Capital (Kapital, 1867,1885 ve 1894), daha ok bilinen ve ulalabilir olan ve
Engels'le birlikte yazdg almas ise Dos Kommunistische Manifeste ir (Komnist Manifesto, 1848).

landrr; ksaca, sosyal varlk bilinci belirler. 1 8 5 9 da yazlm olan Kritik der Politischen konomie

(Ekonomi Politigin Eletirisine Bir Katk) balkl almasnn nsznde Marx, sosyal bilincin ve
hukuk ve siyas styapnn ktisad temel den, yani toplumun gerek temelinden ortaya ktg
n ileri srerek bu teoriyi en zet bir ekilde ifade etti. Bu temel esas itibariyle retim biim ini
veya ktisad sistemi -feodalizmi, kapitalizmi, sosyalizmi ve benzerlerini- iermektedir. Temel ile
styap arasndaki ilikinin hakik dogas, ok sayda tartmaya konu olmusa da kukusuz M arxi,
hayatn siyas, hukuk, kltrel, din, sanatsal ve diger ynlerinin esas itibariyle ktisad faktrlere
gnderme yaplarak aklanabilecegi sonucuna ulatrd.
Baka ynlerden eletirmi olsa bile yine de Marx Hegelin, tarihsel degiimin itici gcnn
diyalektik, yani bizleri gelimenin daha ileri bir aamasna gtren atan gler arasndaki bir
etkileim sreci oldugu inancn benimsedi. Aslnda ilerleme, isel atmann sonucudur. Hegele
gre bu; dnya ruhunun, bir tez ile onunla atan kuvvet yani, antitezi arasndaki atma yoluy
la daha yksek bir dzeyin yani sentezin, bir bakma yeni bir tezin, elde edilmesiyle kendini ger
ekletirmeye dogru hareketini izah eder. Marx, Engelsin iaret ettigi gibi, bu Hegelci diyalektigi
materyalist bir yoruma tbi tutarak Hegeli ba aag evirdi. Bu yzden Marx tarihsel degiimi,
zel mlkiyetin varlgndan kaynaklanan her bir retim biimindeki isel elikilere gnderme ya
parak aklad. Bundan dolay, kendi antitezini, yani M arx tarafndan kapitalizmin mezar kazcs
olarak grlen proletaryay iinde barndrdg iin kapitalizm yklmaya mahkmdur. Kapitalizm
ve proletarya arasndaki atma, bizleri, sonu olarak, sosyalist, niha olarak komnist, bir toplu
mun kurulmasyla daha ileri bir gelimeye gtrecektir.
M arxin tarih teorisi, bu yzden, teleolojiktir; niha amac snfsz komnizm olan bir anlama veya
bir gayeye sahip bir tarih anlayna dayanr. Yine de bu ama ancak, tarih, her biri kendine has
ktisad yaps ve snf sistemiyle ayrt edilen bir dizi aamadan veya agdan geerek elde edilebi
lecektir. Die Deutsche Ideologiede ( Alman deolojisi, ([1 8 4 6 ] 1970) M arx, bu trden drt aama

tespit eder: ( l ) Madd ktlgn birincil atma kaynag hlini aldg ilkel komnizm veya kabile
toplumu; (2 ) klasik veya eski toplumlar kapsayan ve efendi ile kle arasndaki atmayla ayrt
edilen klelik; (3 ) toprak sahipleri ile seriler arasndaki atmayla ayrt edilen feodalizm; ve (4 )
burjuvazi ile proletarya arasndaki atmann hkim oldugu kapitalizm. Beer tarih, bu yzden,
bask altna alan ile bask altna alman, smren ve smrlen arasndaki uzun bir mcadeleye sah
ne olmutur. Yine de tarihin her bir aamas, bir ncekine gre daha ileri bir aamay temsil etmi;
retim gleri nin -m akine, teknoloji, emek, vb.- daha da gelimesine sebep olmutur. Bununla
birlikte Hegeli takip ederek Marx tarihi, isel elikilerin veya atmalarn olmadg bir toplum
kuruldugunda vuku bulacak bir sonla bitirmeyi dnd. Bu son, Marxa gre, komnizm, yani
retken zenginligin mterek sahipligine dayal snfsz bir toplum anlamna geliyordu. Komniz
min tesisiyle birlikte M arxin insan tarihi ncesi olarak adlandrdg ey, bir son bulacakt.

Ekonomi
M arxin ilk almalarnda yaptg kapitalizm eletirisinin pek ogu, yabanclama mefhumuna da
yanr. Bu kavram; kapitalizmin insanlar, gerek veya temel zelliklerinden, yani serbest retken
emegin deneyimi yoluyla iiler olarak yeteneklerini, kabiliyetlerini ve anlaylarn gelitirme ka
pasitelerinden koparm oldugunu ima eder. Kapitalizm, mbadele iin retim yaplan bir sistem
oldugundan insanlar kendi emeklerinin rnne yabanclatrr: nsanlar, ihtiya duyduklar veya
faydal olan eyi retmezler, kr getirmesi iin satlacak mallar retirler. Onlar em ek srecine de
yabanclatrlrlar zir onlarn pek ogu, ustabann veya yneticinin gzetimi altnda almaya
zorlanr. Ayrca i sosyal degildir: Bireyler bencil olmalar iin tevik edilir ve dolaysyla hemcinsi
insanogluna yabanclatrlrlar. Sonuta iiler kendilerine yabanclatrlrlar. Bizzat emek, srf bir
mal konumuna indirgenir ve alma, yaratc ve kendini gerekletiren bir eylem olmaktan kar
kiiliksizletirilmi bir eylem hlini alr. Bununla birlikte M arxin daha sonraki almalarnda ka
pitalizm, genellikle snf atmas ve smr asndan ele alnr.
Marx, snf ktisad g, zellikle insanlarn retim aralarnm veya retken zenginligin
sahipligiyle ilgili durduklar yer bakmndan tanmlad. O, kapitalist toplumun artan oranda biri
digerine kar duran iki byk snfa, burjuvazi ve proletarya ya ayrldgna inanyordu. Burjuvazi,
kapitalist snf oluturmakta ve retken zenginligin mlkiyetiyle geinmektedir; proletarya, kendi
emek gcn satarak geimlik dzeyde hayatn srdrmeye zorlanan ve bu yzden cret kleleri
olarak grlebilecek olan mlkiyetsiz ygnlar oluturmaktadr. Marx ve daha sonraki Marksistlere
gre snf sistemiyle ilgili tahlil, tarihsel kavrayla ilgili bir anahtar saglar ve kapitalizmin gelecekteki
gelimiyle ilgili tahminler yapmay mmkn klar; Das Kommunistische Manifestin ( Komnist Ma

nifesto, 1848) ifadesiyle, bugne kadarki btn toplumlarn tarihi snf mcadelesinin tarihidir.
Bireylerden ziyade snflar, partiler veya diger hareketler tarihsel degiimin esas ajanlardrlar.
Daha da nemlisi M arx, snflar arasndaki ilikinin uzlatrlamaz kartlklardan birisi olduguna,

aag/ikincil snfn ynetici snf tarafndan zorunlu olarak ve sistematik bir ekilde smrld
gne inanyordu. Bu durum Marx tarafndan art deger fikrine bavurularak izah edildi. Degeri,
piyasa gleri tarafndan belirlenen fiyat asndan tahmin eden geleneksel iktisatlarn aksine
Marx, Locke (bkz. s. 54) gibi daha nceki kuramclarla ayn izgide ilerleyerek, bir emek deger
teorisini benimsedi. Bu teoriye gre, bir maln degeri, bu maln retiminde kullanlm olan emek
miktarn yanstmaktadr. Kapitalizmin kr aray ancak, rettikleri degerden daha azn kendileri
ne deyerek iilerinden art deger alnmasyla tatmin edilebilir. ktisad smr, bu yzden, ka
pitalist retim biiminin temel bir zelligidir ve belirli iverenlerin cmertliginden bagmsz iler.
Marx, sadece -uzlatrlamaz bir snf atmasna dayal oldugu iin - kapitalizmin isel istik
rarszlgna vurgu yapmakla ilgilenmedi, ayn zamanda kapitalist gelimenin tabiatn incelemekle
de ilgilendi. O, zellikle, kapitalizmin krizleri derinletirme egilimine dikkatleri ekti. Bu, esas iti
bariyle, ekonomiyi durgunluga sokan ve alan snf iin isizligi ve yoksullugu beraberinde geti
ren ar retimin dngsel krizlerinden kaynaklanr. Her bir kriz en sonuncudan daha derin etki
ler brakr, zir M arxin hesaplarna gre, uzun vadede kr oram decektir. Sermayenin az sayda
insann elinde birikmesinden, yani tekelleme dogrultusundaki egilimden ve diger btn snflarn
proletarya snfna dhil olmasndan dolay daha ileri dzeyde gerilimler ortaya kacaktr. Ortak
bir ktisad menfaatle birletirilmi smrlen snf, bu yzden, herhangi bir kapitalist toplumdaki
ezici ogunlugu oluturmaya balayacaktr.

Siyaset
M arxin (bkz. s. 135) en nemli tahmini, kapitalizmin bir proleter devrimiyle yklmasnn mu
kadder oldugu eklindeki tahminiydi. Bu devrim, sadece srf yneten eliti ortadan kaldracak veya
devlet makinesini yok edecek siyasal bir devrim olmayacakt; ayn zamanda, yeni bir retim bi
imini tesis edecek ve tam komnizme ulamay da mmkn klacak sosyal bir devrim olacakt.
Marxin dncesinde sosyal devrim ag, snf sistemi yani retim ilikileri, retken teknikler ve
yenilikle yani, retim gleri olarak adlandrlan eyle ilgili daha ileri dzeydeki gelimelere dayal
bir pranga hlini aldklarnda balayacakt. Byle bir devrim, M arxa gre, retim glerinin kapita
list sistemin snrllklar iinde kendi snrlarna ulam olduklar en gelimi kapitalist lkelerde rnegin, Almanyada, Belikada, Fransada veya Britanyada- olacakt. Yine de devrim, srf objektif
artlarn geliimiyle belirlenmeyecekti. Bu artlara, snf bilinli bir proletaryayla sbjektif unsur
eklenecekti. Bylece devrim, hem objektif hem de sbjektif artlar olgunlatg zaman olacakt.
Snf atmalar yogunlatg iin proletarya, smrldgnn farkna varacak ve devrimci bir g,
yani kendi iin bir snf hline gelecekti. Bu anlamda devrim, esasnda bizzat kendisine nclk
veya rehberlik edecek proleter snf tarafndan gerekletirilen kendiliginden bir eylem olacakt.
Bu devrimin ilk amac, burjuva devleti olmalyd. M arxin yazlarnda devletle ilgili iki teori
ayrt edilebilir. Birincisi Das Kommunistische Manifest ten (KomnistManifesto, 1848) yaplan ska

alntlanan u ifadedeki devlet teorisidir: M odern devletin yrtme organ, burjuvazinin mte
rek ilerini yneten bir komitedir. Bu adan bakldgnda devlet, tamamen topluma dayandrl
makta ve ktisad olarak hkim snfa kullanlan bir bask aracndan baka bir ie yaramamaktadr.
Devletle ilgili -daha karmak ve muglk- ikinci teori Der 18te Brumaire des Louis Napoleon (Louis

Bonapartem On Sekizinci Brumairei, [1 8 5 2 ] 1 9 6 8 )da bulunur. Burada Marx devletin ynetici s


nftan ayr, birinci grevi atan snflar arasnda araclk yapmak olan ve bu sayede snf sistemini
srdrmeye alan, greli zerklik olarak grlmesi gereken bir grev stlenebilecegini ileri sr
mtr. Bununla birlikte her iki durumda da proletarya bir alternatife sahip degildir: Kapitalizme
kar baar elde etm ek iin, ilk olarak, onu ayakta tutan devlet makinesi yok edilmelidir.
Yine de Marx, kapitalizmden sosyalizme ni bir geiin olamayacagn fark etti. Marxa gre, snf
atmalar varlgn srdrdg mddete sosyalist gei sreci devam edecekti. Bu sre, Marxin
proletaryann devrimci diktatrlg olarak adlandrdg eyle ayrt edilebilecektir; esasnda prole
ter bir devlet olan bu diktatrlgn amac, mlkiyetsiz braklm burjuvazinin kar-devrimine kar
devrimin kazanmlarm korumak olacakt. Bununla birlikte, tam komnizmin ortaya kmasyla bir
likte snf atmalar azalmaya balayacagndan, devlet de yok olacakt -bir kez snf sistemi orta
dan kaldrlm oldugundan devletin varlk sebebi ortadan kalkacakt. Bunun sonucunda ortaya kan
komnist toplum, dolaysyla, snfsz olmann yan sra devletsiz de olacak ve bir kimseye beer ih
tiyalarn tatminine gre ayarlanm bir mal retme sistemi saglayacakt. lk kez insanoglu kendi ka
derini belirleyebilecek ve Marxin her bir kimsenin zgr gelimesinin herkesin zgr gelimesinin
n koulu oldugu eklindeki inancnda da yanstldg zere btn potansiyelini gerekletirecekti.

Ortodoks Komnizm
Rus Devrimi ve onun sonular, komnizmin 20. Yzyldaki imajn belirledi. V. . Leninin
(bkz. s. 140) liderlik yaptg Bolevik Parti, 1917de bir hkmet darbesiyle iktidara el koydu
ve takip eden yl Komnist Partisi adn ald. lk baarl komnist devrimciler olarak Bolevik
liderler, en azndan 1 950 lere kadar, sorgulanmaz bir otoritenin keyfini kardlar. Baka yerlerde
kurulmu komnist partiler, Moskovann ideolojik liderligini kabul ettiler ve 1919da kurulan Ko
mnist Enternasyonale ( Comintern) katldlar. 1945ten sonra Dogu Avrupada, 1949da inde ve
1959da Kbada kurulan komnist rejimler, bilinli olarak Sovyetler Birliginin yapsn model ald.
Bu yzden Sovyet komnizmi, komnist idarenin hkim modeli ve Marksizm-Leninizmin fikirleri
komnist dnyann iktidar ideolojisi hline geldi.
Bununla birlikte 20. Yzyl komnizmi Marx ve Engelsin fikirlerinden ve beklentilerinden
nemli lde farklyd. lk olarak, 20. Yzylda gelimi komnist partiler klasik Marksizmin teo
rileri zerine kurulmu olsalar da, siyas iktidar ele geirmek ve orada kalmak iin bunlar kabule
zorlandlar. Bu anlamda komnizm, pratikteki Marksizmdi. 20. Yzyl komnist liderleri, zel
likle, liderlik, siyas rgtlenme ve ktisad ynetim gibi meselelere Marxin yapm oldugundan

daha fazla dikkat kesilmek zorundaydlar. kincisi, komnist rejimler, iinde gelitikleri tarihsel
artlar tarafndan ekillendirildiler. Komnist partiler -M arxin tahmin ettigi gibi- Bat Avrupann
gelimi kapitalist devletlerinde degil de Rusya ve in gibi geri, geni lde tarm toplumu olan
lkelerde iktidara geldiler. Bu yzden kentsel proletarya, gerek bir snf devrimini gerekletir
meye muktedir olmayan, hayli kk ve basitti. Sonuta komnist idare, komnist elitlerden ve
komnist liderlerden mteekkil bir idare hline geldi. Ayrca, geri bir lke artlarnda ortaya kan
yeni oluturulmu komnist rejimlerde, ktisad gelime amac basknd. 20. Yzyl komnizmi, bu
yzden, sosyal ve kiisel zgrlemenin bir ideolojisi olmaktan ok, bir modernleme ideolojisi ol
mutur. 20. Yzyl komnist rejimleri ieriden ve dardan dmanlarla bogumak zorunda kald.
Rusyadaki Bolevik rejimi, rnegin, ngiltere, Fransa, ABD ve Japonya tarafndan desteklenen be
yaz veya ar kuvvetleri iindeki yl sren i savala ba etm ek zorundayd. Sonu olarak yeni
ortaya kan komnist rejimler, siyas istikrar srdrmek ve snf dmanlarna kar kendilerini
savunmak iin zorlayc aralar kullanmaya altlar. ncs, daha sonra dnya komnist hare
ketinin temeli hline gelen Sovyet komnizmi, byk lde ilk iki Bolevik liderin yani Lenin ve
Stalinin kararl kiisel katklaryla ekillendirildi.

Leninizm
Lenin hem bir siyas lider hem de nemli bir siyas dnrd. L eninin fikirleri hakknda, iktidarn
ele geirilmesi ve komnist idarenin tesis edilmesi sorunlaryla fazlaca ilgilenmesine baklarak bir
fikir edinilebilir. Lenin, parlmenter siyasetin, siyas iktidarn seim sandgnda beliren iradeyle
kullanldgna proletaryann inanmasn amalayan bir burjuva yalanndan ibaret olduguna inana
rak devrim fikrine sdk kald. Leninin devleti yok etmek iin yaptg uyaryla uyumlu olacak
ekilde iktidar, silhl ayaklanmayla ele geirilmeliydi. M arxin (bkz. s. 135) kapitalizmin ortadan
kaldrlmas ile tam komnizme ulalmas arasndaki geici proletarya diktatrlg istegi, Leninde de vard. Devrim, snf dmanlarnn, zellikle kapitalizmi yeniden diriltmek isteyen mlkiyetsiz braklm burjuvazinin, kar-devrim ihtimline kar korunmalyd. Bu yzden sosyalist
devrimi, bir proleter veya ii devletinin inas takip etmeliydi.
Leninin fikirlerinden en nemlisi ve yenisi, onun yeni bir parti trne, devrimci veya nc
bir partiye duydugu inant. Marxin aksine Lenin, alan snfn burjuva fikirleri ve inanlar tara
fndan kandrldgndan, proletaryann kendiliginden devrimci bir bilin gelitirebilecegine inan
mad. Marksist tahlille ilgili herhangi bir fikri olmayan iiler, gerek dmanlarnn bizzat kapita
lizm oldugunu fark etmede baarsz oluyorlar ve dahas rnegin daha iyi cret, daha ksa alma
saatleri ve daha gvenli alma artlar elde ederek kapitalizmin iindeki artlarn iyiletirmeye
alyorlard. Lenin, ancak bir devrimci parti nin alan snf sendika bilinci nden devrimci
snf bilincine ynlendirebilecegini ileri srd. Byle bir parti profesyonel ve adanm devrimci
lerden oluturulmalyd. Onun liderlikle ilgili dncesi de ideolojik bilgeligine, zellikle sosyal ve

Vladimir lyi Lenin (1870-1924)


Rus Marksist kuramc ve devrimci. Lenin, 1887'de erkek kardeinin tutuklanmasyla aktif siya
setin iine ekildi ve 1889'da Marksist oldu; 1903'te, 1917 devriminin fikir babas olacak olan 1
Bolevik Partisi'ni kurdu. Bir dizi kalp sorunundan sonra 1922'de fiilen emekli olsa da Lenin, I
lene kadar Sovyetler Birligi'nin lideri olarak kald.
Kukusuz 20. Yzyl'n en etkili Marksist kuramcs olarak Lenin, zellikle, rgtlenme ve ^
devrim konularyla megl oldu, '-tmo de/amb? (Shto delat7; Ne Yapmal?, 1902) adl eseri,
proletarya snfn ynlendirmek ve ona yol gstermek iin birbirine skca kenetlenmi "nc" bir partinin ha
yat derecede nemli olduguna vurgu yapt. \/Mnepuanu3M k o k et>auan cmadu KanumanuiMa (Imperializm
kak vysshaya stadiya kapitalizma; Emperyalizm, Kapitalizmin En Yksek Aamas, 1916) balgn tayan kitabnda
ise Lenin, ktisad bir olgu olarak smrgeciligi ele ald ve dnya savann bir snf savana dnme ihtimlini
gndeme getirdi, iocydapcmeo u peeontoLiUii (Gosudarstvo i revolyutsiya-, Devlet ve Devrim, 1917) adl kitapta ise
Leninin "ihtillci yol"a skca baglg ve"burjuva parlmentarizmi"olarak seim demokrasini reddettigi grlr.

tarihsel gelimenin bilimsel bir izahn sunsun diye dnlm Marksist teoriyle ilgili kavrayna
dayanacakt. Bu yzden parti, proletaryann ncs olarak eylemde bulunabilirdi; zir Marksizmle takviye edilmi bir ekilde proletaryann gerek menfaatlerini alglayabilecek ve proletarya
snfnn devrimci potansiyelini uyandrmaya kendisini adayacakt.
Lenin, nc partinin demokratik sosyalizm ilkelerine gre rgtlendirilmesi gerektigini sy
ledi. Parti, taban hcrelerini partinin en tepesindeki organlara, yani merkez komite ve politbroya baglayan kuramlardan oluan bir hiyerariden olumalyd. Partideki demokrasi partinin her
seviyesinin zgrce tartma yapabilmesini, daha yksek organlara nerilerde bulunabilmesini ve
kendi delegesini seebilmesini ngryordu; te yandan merkezleme aznlklarn ogunlugun
grlerini kabul etmesi ve partinin alt kademelerindeki organlarn partinin daha yksek kademe
lerindeki organlar tarafndan alnan kararlara uymalarnn gerekli oldugunu ima ediyordu. Dev
rimci parti, proletaryann ihtiya duydugu ideolojik liderligi saglamak iin skca disipline edilmeli
ve merkez olarak rgtlenmeliydi. Lenin, demokratik merkezciligin tartma hrriyeti ile eylem
birligini saglayacagn ileri srd.
1917de iktidar ele geirdiklerinde Bolevikler bunu, bir nc parti olarak, ve bu yzden
proletarya adna yaptlar. Eger Bolevik Partisi alan snfn menfaatlerine eylemde bulunuyorduysa, muhalefet partisi de proletaryaya dman snflarn, zellikle burjuvazinin menfaatlerini
temsil ediyor olmalyd. Proletarya diktatrlg, dmanlarna kar devrimin korunmasn gerek
tirdi; fiilen bu, Komnist Partinin dndaki btn partilerin bask altna alnmas anlamna geldi.
1920de Rusya, tek parti devleti hline gelmiti. Leninci teori, sonuta, srf proletaryann menfaat
lerini artrma ve niha amac olan komnizmi ina etme dogrultusundaki devrime rehberlikyap
ma sorumlulugunu tayan tek dze bir partinin varlgn ima eder. Ayrca parti, bir iktidar partisi
de olmaldr. Komnist bir devletteki siyas otoritenin kaynag olarak Komnist Parti, hkmet ve

Josef Stalin (1879-1953)


Rus devrimci ve Sovyetler Birligi lideri (1924-1953). Bir ayakkabcnn oglu olan Stalin, dev
rimci etkinlikleri yznden, devam ettigi yksekokuldan atld ve 1903'te Boleviklere katl
d. Stalin, 1922'de Komnist Partinin genel sekreteri oldu ve Lenin'in lmnn artndan ya
anan ktidar mcadelesini kazandktan sonra, yaygn terr ve bir kiilik kltyle srdrlen
tekdze bir emir-komuta sistemi oluturdu.
Ciltler dolusu eserlerine ragmen Stalin, bir kuramc degildi, fikirlerden oluan bir sistemden
daha ok, ayrt edici bir siyasal-ekonomik sisteme gnderme yapt. Onun ideolojik miras, kapitalist kuatmaya
kar durma ve bir snf olarak kulak'lan (zengin kylleri) ortadan kaldrma istegiyle gerekelendirilen sanayi
leme ve kolektifletirme drtsn dikte eden "Tek lkede Sosyalizm" doktrinini takip etmektedir. Bu yzden
Stalin, Marksist bir snf savan andran dnceyi Rus milliyetiligiyle harmanlad.

diger btn kurumlar iinde nder ve yol gsterici olmaldr. Marksizm-Leninizmin ilkelerini ken
dilerine model alan ortodoks komnist devletler, bu yzden, kendilerine ait saglam siyas iktidara
ve ideolojik bilgelik tekeline sahip bir iktidar komnist partisi kurmaldrlar.

Stalinizm
Sovyet komnizmi, Leninin idaresinden daha ok, Jo se f Stalinin idaresinden daha kkl bir ekil
de etkilendi. Dahas, Sovyetler Birligi, Ekim Devrimiyle karlatrldgnda, Stalinin 1930lardaki
ikinci devriminden daha fazla etkilenmiti. Stalinin en nemli ideolojik farkllg, ilk olarak Buk
harin tarafndan gelitirilmi olan Tek lkede Sosyalizm doktrinini benimsemesiydi. 19 24 te or
taya atldgnda bu doktrin, Sovyetler Birliginin, uluslararas devrime ihtiyac olmakszn sosyaliz
mi ina etmede baarl olabilecegini ileri srd. Bu doktrin Stalini iktidar mcadelesindeki rakibi
-enternasyonalizmin ylmaz savunucusu o la n - Leon Trokiden (bkz. s. 187) (ve hatta Lenin ve
M arxtan) ayrt ediyordu. Ne var ki, iktidarn glendirdikten sonra Stalin, 1928 ylnda birinci
be yllk plann ilnyla dramatik bir siyas ve ekonomik kargaay idare etti. 1 9 2 1 de uygulamaya
sokulan Leninin Yeni Ekonomi Politikasyla Sovyetler Birligi, tarm ve kk lekli sanayinin
zel sektrn elinde kaldg ve sadece, Leninin ekonominin kumanda edici yksek tepeleri diye
adlandrdg eylerin devlet tarafndan kontrol edildigi karma bir ekonomi gelimiti. Ne var ki,
Stalinin be yllk planlar, zel giriimcigin hemencecik ve tmden ortadan kaldrlmasnn yan
sra hzl sanayilemeyi beraberinde getirmiti. 1929dan sonra tarm kolektifletirildi ve Sovyet
kylleri, kelimenin tam anlamyla, topraklarndan skld ve devletin veya kolektif iftliklerin
bir paras hline getirildi. Sonuta ktisad Stalinizm, devlet kolektifletirmesinin veya devlet sos
yalizm inin bir ekline dnt. Kapitalist piyasa, tamamen ortadan kaldrld ve Gosplan denen

Devlet Planlama Komitesi tarafndan ynetilen merkez bir planlama sistemiyle yer degitirdi ve
Moskovaya dayal gl ekonomi bakanlarndan oluan bir grup insan tarafndan ynetildi.
Bu ikinci devrime bir dizi temel siyas degiim elik etti. ktidar elde etmek iin Stalin, Ko
mnist Partideki etkili mevkilere kendisini destekleyenleri atamay taahht ederek Partinin genel
sekreteri olarak bulundugu mevkii ktye kullanmtr. Parti grevlileri, tabandan seilmek yerine,

nometklatura olarak bilen tepeden atanma yoluyla greve geliyorlard. Demokratik merkeziyetilik;
parti liderlerinin patronaj ve tevik zerindeki kontrolleriyle rakipsiz otoriteye kavutugu dngsel
bir iktidar ak na yol aarak daha az demokratik daha fazla merkez hle geldi. 1930lar boyunca,
gizli polis yani NKVD tarafndan gerekletirilen ve srekli artarak devam eden bir dizi temizlikle
itaatte kusur eden ve eletiride bulunan herhangi bir kimseyi ortadan kaldrarak Stalin iktidarn in
sanlk d bir noktaya ulatrd. Komnist Parti yeligi neredeyse ikiye ayrld ve bir milyonu akn
insan hayatn kaybetti. Hayatn kaybedenler arasnda Leninin Politbro yelerinden hayatta ka
lanlar da vard. ok sayda insan gulaglara (alma kamplarna) gnderildi. Siyas Stalinizm, sonu
olarak, her trl tartma veya eletirinin bizzat partiye kar yrtlen bir i sava aamasna ulatg
terrle ortadan kaldrldg tekdze bir iktidar partisi araclgyla idare edilen totaliter bir diktatrlk
ekliydi. Totaliteryanizm (bkz. s. 2 2 3 ), Yedinci Blmde daha detayl bir ekilde tartlmaktadr.

Modern Marksizm
Marksizm -veya, daha genel olarak, Marksizm-Leninizm- Dogu Avrupa ve diger yerlerdeki or
todoks komnist rejimler tarafndan dnyev bir dine dntrlrken Bat Avrupada Marksizmin daha muglk ve karmak ekli geliti. Modern Marksizm, Batl Marksizm veyahut da
Neo-Marksizm olarak gnderme yaplarak bu, belirli Marksist ilkelere veya Marksist m etodoloji
nin belirli ynlerine sdk kalarak, M arxin (bkz. s. 135) klasik fikirlerini gzden geirmeye veya
yeniden dzenlemeye dnk bir abaya vard.
Modern Marksizmin niteligini iki temel faktr ekillendirdi. lki, kapitalizmin eli kulagnda
k hakkndaki Marxin tahmini gereklemedigi zaman modern Marksistler, geleneksel snf
tahlilini yeniden incelemeye zorlandlar. zellikle, Hegelci fikirlere ve M arxin ilk dnem yaz
larnda bulunan yaratc nsan zerindeki vurguya daha fazla ilgi gsterdiler. Bir baka ifadeyle
insanoglu, sadece kiisel olmayan madd glerce denetlenen kuklalar olarak degil de tarihin ya
pcs olarak grlmeye baland. ktisat ile siyaset, hayatn madd koullar ile insanlarn kendi
kaderlerini ekillendirme kapasiteleri arasndaki karlkl etkileime vurgu yaparak modern Mark
sistler, kat altyap-styap deli gmlegini zerlerinden karabildiler. Ksaca, snf mcadelesi
artk, sosyal tahlilin balangc ve sonu olarak grlmedi. kincisi, modern Marksistlerin, genellikle
ortodoks komnizmin Bolevik modeliyle aras aktr ve bazen aralarnda derin gr ayrlklar
vardr. Modern Marksistler, Bolevik modelinin sadece otoriter ve baskc niteligini eletirmemek
te, mekanik ve herkese bilinen ve kabul edilen bilimsel iddialarndan da irkilmektedirler.

Herbert Marcuse (1898-1979)


Alman siyaset felsefecisi ve sosyal kuramc, Frankfurt Okulu'nun kurucularndan. Hitler Almanyas'ndan g eden Marcuse, ABD'de yaad ve agrlkl olarak Hegel ve Freud zerinde
duran Neo-Marksizmin bir eklini gelitirdi; 1960'larda nc Yeni Sol bir dnr ve grenci
hareketinin "guru"su olarak temayz etti.
Marcuse'nin almasnn temeli, basknn btn sistemlerini kapsayan, iddia ve tartmay
denetim altna alan btn muhalefet ekillerini ortadan kaldran gelimi sanayi toplumun
-yani "baskc hogr"nn- ortaya konulmasdr. Bu "tek boyutlu toplum"a kar Marcuse, sadece topik bir
gelecegi kabul etmedi, ayn zamanda nc Dnyadaki grenciler, etnik aznlklar, kadn ve iiler gibi gruplara
gvenen geleneksel alan snfa devrimci bir g olarak bakt. Marcuse'nin nemli almalar unlardr: Reason
and Revolution (Akl ve Devrim, 1941), Eros and Civilization (Eros ve Medeniyet, 1958) ve One Dimensional Man (Tek
Boyutlu nsan, 1964).

Macar Marksist Georg Lucs (1 8 8 5 -1 9 7 1 ), kapitalizmin, iileri pasif maddelere veya pazarlanabilir mallara indirgeyerek insanlktan kardg maddletirme/eyletirme srecine
vurgu yaparak, Marksizmi insancl bir felsefe olarak takdim eden ilk kiiydi. Antonio Gramsci
(bkz. s. 2 6 ), snf sisteminin basite srf eitsiz ktisad ve siyas g tarafndan desteklenme
digine ayn zamanda burjuva hegemonyas, yani burjuva degerleri ile inanlarnn sivil toplum
-medya, kiliseler, genlik hareketleri, sendikalar vb.- yoluyla yaylmas sayesinde oluan ynetici
snfn mnev ve kltrel stnlg tarafndan da desteklendigine dikkatleri ekti.
Marksizmin daha belirgin bir biim de Hegelci tr, nde gelen isimleri Theodore Adorno
(1 9 0 3 -1 9 6 9 ), M ax Horkheimer (1 8 9 5 -1 9 7 3 ) ve Herbert Marcuse olan Frankfurt Okulu olarak
bilinen Marksist okul tarafndan gelitirildi. Frankfurt teorisyenleri, Marksist siyas ekonominin,
Hegelci felsefenin ve Freudcu psikolojisinin bir harmanlamas olan eletirel teori olarak adlan
drlan eyi gelitirdiler. Bu teori, Yeni Sol olarak adlandrlan evrenin zerinde hatr saylr
lde nemli bir etkiye sahip oldu. 1 9 6 0 lar ile 1970lerde belirgin olan Yeni Sol, eski sol alternatiflerin -Sovyet tr sosyalizmin ve daha az radikal hle getirilen Batl sosyal demokrasinin- hep
sini reddetti. Gen M arxin yazlarnn yan sra anarizmden ve fenomonoloji ve varoluulugun
radikal kanatlarndan da etkilenmi olan Yeni Sol teoriler, ogu kere dagnkt. Ortak temalar, yine
de, baskc oldugu gerekesiyle geleneksel toplumun -sistemin- reddini, devrimin bir ajan olarak
alan snfla ilgili hayl krklgn, zgrleme eklinde kiisel zerklige ve kendini tatmine bag
llg ve adem merkeziyetilik ve katlmc demokrasi tercihini ierdi.
Bunun aksine yapsal Marksizmin bir ekli, Fransz komnist Louis Althusserin (19181990) yazlarndan ortaya kt. Marksizmin bu ekli, M arxin bireylere onlarn yapsal konum
larndan kaynaklanan ilevlerin basite tayclar olarak baktg varsaymna dayandrld; by
lece, Marksizm, esas itibariyle sosyal bir toplum yapsnn tahliliyle ilgili bir yeni bilim hline

gelmektedir. ok farkl bir yaklam, Marksizmi daha ok liberalizmle alkal olan m etodolojik
bireycilikle (bkz. s. 45) birletirmeye ugram olan John Roemer (1986) gibi analitik Marksist
ler tarafndan kabul edilmitir. Tarihin kolektif varlklar, bizim durumumuzda snflar tarafndan
ekillendirildigine inanmak yerine, analitik Marksistler, kolektif eylemi bencil bireylerin rasyonel
hesaplamalar ynnden incelemeye alrlar.

Marksizm ld m?
1989 yl komnizmin tarihinde ve genel olarak ideolojiye dir tarihte dramatik bir gelimeye sahne
oldu. Nisanda Pekindeki Tiananmen Meydannda grenciler tarafndan ynlendirilen demokra
si hareketi gsterileriyle balayarak ve Kasmda Berlin Duvar nn yklmasyla zirveye ulaarak
Avrupann kapitalist bat ve komnist dogu eklinde blnmesi son buldu. 1991de Sovyetler Bir
ligi, yani ortodoks komnizmin modeli olan lke daglmt. in, Kba, Vietnam, Kuzey Kore gibi
komnist rejimlerin varlgn srdrdg yerler, ya (daha ak bir biimde inde) siyas Stalinciligi
piyasa ynelimli reformlarla harmanlamlar ya da (Kuzey Kore rnegindeki gibi) artan yaltlma
dan ikyet etmilerdir. Bu gelimeler, ortodoks komnizmin ikyet ettigi bir dizi yapsal kusurun
bir sonucuydu. Bu kusurlardan en nemlisi merkez planlamann, ilk dnem sanayilemeyi bera
berinde getirmede etkili olmasna ragmen modern sanayi toplumlarnn karmaklgyla bogua
mamas ve zellikle 1950lerden sonra kapitalist Batda gzlenen zenginlik dzeylerine erimede
baarl olamamasyd. Baskc tek parti idaresindeki devletler, artan biimde kentlemi, egitimli
ve siyas adan daha karmak nfustan gelen sivil ve siyas zgrlk taleplerine cevap veremediler.
Parti rekabetinin, bagmsz bask gruplarnn ve hr medyann olmadg komnist siyas sistemler,
degien veya artan kamusal talepleri takip edemedi veya cevaplayamad. 1985 sonras Sovyetler
Birliginde Gorbaov tarafndan gerekletirilen ve perestroika veya ktisad yeniden yaplanma
ve glasnost veya aklk sloganlarna dayandrlan reformlar sadece, yapsal kusurlarn ifa ederek
ve daha fazla siyas degiim talebi yaratarak ortodoks komnizmin ykln hzlandrmtr. Alexis
de Tocquevillein 1789daki Fransa iin syledigi gibi Kt bir hkmet iin en tehlikeli an, hk
metin, yollarm tamir ettigi andr.
Yine de, komnizmin yklnn Marksizme yansmalar hakknda hatr saylr lde bir tar
tma neden olmutur. Bir tarafta, tarihin sonu kuramcs Francis Fukuyama (1 9 8 9 ) gibi; kom
nizmin k nn, bir dnya gc-tarihsel g olarak Marksizmin sonuyla ilgili kesin bir kant
oldugunu iddia edenler vardr. Bu bak asnda 20. Yzyl komnizmi, klasik Marksizmin siyas
ifadesiydi; yani birincisinin reddedilmesinin kincisinin uygun olmadgn ortaya koydu. Hakikaten,
1960lar ve 1 9 7 0 lerdeki liberal ve muhafazakr yazlardan oluan srekli artan bir literatre dayan
drlan bu trden dnme, soguk sava ortamnda, niha olarak Leninizm ve Stalinizm eklinde
hayata geirilmi olan Marksist dncedeki totaliter yansmalar ortaya koymutur. Marx (bkz. s.
135), degiik sebeplerden dolay Stalinci totaliterciligin babas olarak grld. rnegin, M arxin

tarihin aknn nceden belirlendigi eklindeki inanc, zgr iradeye ya ok az ya da hi yer brak
mayan determinist bir insan tabiat modeline dayandrlarak anlald. Marksizmin bilimsel iddialar
st kapal bir biimde baskc olarak da grld; zir bu iddialar, ileri srdkleri grlerinde Mark
sist liderlerin kendilerinden emin olmalarm saglad ve sosyal ve siyas yeniden yaplanmayla ilgili
cretkr programlara girimeleri iin onlar tevik etti. Alternatif olarak Marksizm, isel olarak teki
olarak grld; yle ki, rakip fikirler burjuva ideolojisi olarak bir kenara atld ve beer toplumun,
sosyal rgtlenmeyle ilgili tek bir komnist model etrafnda bir araya geliyor oldugu dnld.
Diger taraftan, Marxm komnizm modeli ile -Marksizmin mekanik veya genel bir yorumu
zerinde yogunlamaya egilimli Soguk Sava dnemi Marx eletirileri tarafndan gizlenmi bir ger
ek olan - M arx adna Rusya, in ve baka yerlerde yaplan eyler arasnda nemli farkllklar vard.
Bu farkllklar Marxin, retim aralarnn millletirilmesinden (devlet sahipligi) ziyade sosyalleti
rilmesini (kolektif sahiplik) nerdigini; devletin srekli artan lde gl ve brokratik bir hl al
masndan ziyade snmlenecegini; madd dllerin komnist elitin himmetinden ziyade ihtiyac
esas alan eitlik ilkesine gre dagtlacagn; kararlarn tek dze bir parti-devlet aparatnn yerleik
lemi gcnden ziyade taban demokrasiyle alnacagn da ieriyordu. Ayrca, Sovyet Bolevikligi
nin eletirisini yapan pek ok Marksistin iaret etmi oldugu gibi hem Leninizm hem de Stalinizm,
Marksizmden bir ayrlma ve hatta Marksizmin yozlatrlmas olarak grlebilir. rnegin, Polonyal
Marksist devrimci Rosa Luxemburg (1 8 7 1 -1 9 1 9 ), Leninin parti teorisinin Marksizmi ikamecilige sevk edecegi uyarsnda bulundu. Luxemburg a gre, ikamecilik yle ileyecekti: nce iktidar
partisi kendisini proletaryann, sonra da parti lideri kendisini partinin yerine ikame edecekti. Leon
Troki (bkz. s. 187), Stalin (bkz. s. 141) idaresindeki Sovyetler Birliginin brokratik bozulmadan muzdarip oldugunu ileri srd ve devletin avantajl brokratik katmanlarn yok etmek ve Sov
yetler Birligini tekrar sosyalizm yoluna sokmak iin siyas bir devrimin gerekli oldugunu belirtti.
1989-1991 aras dnemde km olann Marksizm degil de Marksizm-Leninizmin Stalinci
versiyonu olduguna iaret etmek, yine de Marksizmin hlen uygun bir ideoloji olarak devam ettigi
ni gstermekten hayli uzaktr. Marksizm iin daha cidd bir sorun, Marxin kapitalizmin kanlmaz
bir biimde k ve onun yerini komnizmin almasyla ilgili tahminlerindeki yanlgsdr. ok
basit bir ekilde ifade etmek gerekirse gelimi sanayi toplumlar komnizm hayletiyle korkutulmamlardr. Baz eletirmenler bunun, sadece M arxm tarih ve toplumla ilgili yaklamnn esas
itibariyle kusurlu ve gvenilmez oldugu hakikatini yansttgn ileri srmlerdir. rnegin, Kari
Popper (1 9 5 7 ) M arxi tarihselcilikle sulad. Ona gre Marx, beer tarihin hayli karmak ya
psnn bir dizi tarihsel kanunlara indirgenebilecegi eklinde yanl bir inanca sahipti. Modern
Marksistler de M arxm ekonomiciligini, yani tarihsel ve sosyal degimenin izahnda ekonomik
veya madd faktrlerin gereginden fazla abartlmasn eletirmilerdir. Diger taraftan, ekonomik
temel artk siyas ve ideolojik styapy belirlemiyorsa u hlde Marksizm, tahmin yrtme
kapasitesini yitirmektedir. M arxm yabanclama ve smr gibi konular zerindeki dncele
rinin geerli olduguna inananlar bile, klasik Marksizmin kapitalizmin kayda deger esnekligini ve
kendisini yeniden retme kapasitesini tehis etmede baarsz oldugunu kabul etmelidirler. Bu, ka

pitalizmin grne baklrsa teknolojik yenilik isteginde aka grlebilir; derin krizler yaamak,
proletaryay devrimci snf bilincine ulatrmak yerine kapitalizm, daha az etkili krizler yaar hle
gelmi ve snf bilinci de hayat standartlarnn artmasyla birlikte azaltlmtr. Ayn ekilde kapita
lizmin kltrel kaynaklarnn ve onun zellikle tketimcilik ve rekabeti bireycilik (bkz. s. 4 5 )
gibi yerleik degerleriyle sosyalizme ynelik destegin altn oyma kapasitesinin, Marxin tahmin
ettiginden daha gl oldugu grlmtr.
Baz Marksistler bu sorunlar post-Marksist fikirler ve teoriler gelitirerek amaya al
mlardr. Post-Marksizm, yine de, iki imaya sahiptir. Birincisi, Marksist projenin, ve onun ze
rine dayandrldg tarihsel materyalizmin, genellikle post-modernizmden (bkz. s. 306) elde
edilen alternatif fikirler ugruna bir kenara braklmas geregidir. Bu, bir zamanlar Marksist olan
Jean-Franois Lyotardn (1 9 8 4 ) yazlarnda belirgindir. Lyotard, tarihin tamamyla ilgili bir teori
olarak Marksizmin ve bundan dolay btn byk anlatlarn, post-modernitenin ortaya kyla
birlikte ilevsiz hle gelmi olduklarn ileri srd. Alternatif versiyonunda post-Marksizm, Marksizmi post-modernizm ve post-yapsalclgm nermeleriyle bagdatrmaya ynelik bir abayla belirli
Marksist fikirleri kurtarma abasn ierir. Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe (1 9 8 5 ), geleneksel
olarak sosyal snfa hasredilen nceligin ve sosyal degiimi meydana getirmede alan snfn mer
kez konumunun, artk srdrlemez oldugunu kabul ettiler. Byle yaparak onlar Marksizmde, ge
nellikle kadn hareketi, ekolojik hareket, gay ve lezbiyen hareketi gibi yeni sosyal hareketler olarak
adlandrlan hareketlerle baglantl diger mcadele biimlerinden oluan geni bir yelpaze iin bir
alan atlar. Siyasetin ogul yaps artan bireycilikle ve post-modernitede bulunan farkllkla uyumlulatrlabilir ama ekonomik meselelerde yerleik olmayan bir sosyal ve kiisel zgrleme imaj
gelitirerek bu bak as, galiba, Marksist dncenin ayrt edici yann ortadan kaldrmaktadr. Bir
baka ifadeyle post-Marksit duru, Marksistten daha ok post zerine vurgu yapmaktadr.

SOSYAL DEMOKRAS
Sosyal demokrasi terimi, ok farkl anlamlara sahip olmutur. Onun esas anlam ortodoks Marksizmle alkaldr ve siyas demokrasinin dar hedefi ile daha radikal kolektifletirici, demokratikle
tirici retken zenginlik gayesi arasndaki ayrm vurgulamak iin tasarland. Ge 19. Yzylda ku
rulmu Marksist partiler, bu yzden, ogu kere kendilerini sosyal demokrat partiler olarak takdim
ettiler; bunun en iyi rnegi, 1875te kurulan Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD - Sozialdemokra
tische Partei Deutschlands) idi. Bununla birlikte, 20. Yzyln ilk yllarnda bu trden pek ok parti
parlmenter taktikleri benimsemi ve sosyalizme dogru yavaa ve barl bir geie vakfedilmiti.
Sonu olarak, sosyal demokrasi, artan bir biimde devrimci sosyalizmin aksine demokratik sosyali
me iaret etmek iin kullanlyordu. 1917 Rus Devriminden sonra, Rus Bolevikleri rnegini takip
eden devrimci sosyalistler kendilerini reformcu sosyal demokrat partilerden ayrt etmek iin ko
mnist sfatn kullanmaya baladlar. Sosyal demokrasinin anlamndaki son kayma, 20. Yzyln

ortasnda oldu ve bu durum, sosyal demokrat partiler arasnda yaanan ve bu partilerin sadece parlmenter stratejileri kabul etmeleri degil ayn zamanda sosyalist amalarn da gzden geirmeleri egi
liminden kaynakland. zellikle, Batl sosyal demokratlar artk kapitalizmi ortadan kaldrmaya a
lmyor, aksine onu reforma tbi tutmaya veya insancl hle getirmeye alyorlard. Sonu olarak
sosyal demokrasi, bir tarafta piyasa ekonomisi ile diger tarafta devlet mdahalesi arasndaki geni bir
denge iin kullanlr oldu. Bu duru, reformcu sosyalizmle ak bir biimde ilikili olmamsa da; az
veya ok, digerleri, yani modern liberaller ve paternalist (bkz. s. 98)muhafazakrlar tarafndan da
benimsenmitir. Sosyal demokratik duruun temel zellikleri unlardr:
Sosyal demokrasi, liberal-demokratik ilkeleri onaylar ve siyasal degiimin barl bir biim
de ve anayasa erevesinde olabilecegini ve olmas gerektigini kabul eder.
Kapitalizm, zenginlik yaratmann tek gvenilir yolu olarak kabul edilir; bu yzden sosyalizm,
nitelik bakmndan kapitalizmden farkl degildir.
Kapitalizm, yine de, zellikle bir zenginlik dagtm arac olarak ahlk adan kusurlu grlr;
kapitalizm yapsal eitsizlik ve yoksullukla ilikilidir.
Kapitalist sistemin kusurlar, bir ktisad ve sosyal mhendislik sreciyle devlet mdahalesi
sayesinde giderilebilir; devlet kamusal veya mterek yararn koruyucusudur.
Ulus-devlet, devletlerin kendi snrlar iinde ktisad ve sosyal hayat dzenlemede nemli
bir gce sahip olmalar anlamnda, siyas ynetim iin anlaml bir birimdir.
Sosyal demokrasi, daha ok sosyal demokrat fikirler ve teorilere hayranlgn, sosyal demok
rasinin ilk ortaya ktg yerlerin tesine tatg ve pek ok Batl devlette sosyal demokrat bir uz
lama yarattg 1945 sonras dnemden nce gelitirildi. Bununla birlikte 1970lerve 1980lerden
sonra sosyal demokrasi, neo-liberalizmin gelimesi karsnda sosyal demokrasinin seim ve siyas
uygunlugunu muhafaza etmeye alm ve ktisad ve sosyal artlar degitirmitir. Bu yzden, 20.
Yzyln son on yllar reformcu sosyalist partilerin dnya apnda ideolojik zafer kazandklar bir
srece sahne oldu. Bu partilerin bir ksm, modernletirilmi sosyal demokrasi dedikleri eyi be
nimsemeye devam etti; ama digerleri, nc yol, radikal merkez, aktif merkez veya yeni orta
gibi fikirleri benimsemilerdir. Yine de nc yol veya radikal merkez ile geleneksel sosyal de
mokrasi arasndaki iliki ve bunlarn genel olarak sosyalist gelenekle ilikisi, ok sayda tartmann
konusu hline gelmitir.

Etik Sosyalizm
Sosyal demokrasinin teorik temeli, bilimsel tahlilden daha ok, ahlk veya din inanlar tarafndan
saglanmtr. Marx (bkz. s. 135) ve Engels kendi teorilerini bilimsel sosyalizm olarak betimle
miler ve daha nceki yllarn topyac sosyalizm ini reddetmilerdi. Marksizmin bilimsellik tale-

Richard Henry Tawney (1880-1962)


Birleik Krallkt sosyal felsefeci ve tarihi. Sosyal bilinciyle Londra'nn Dogu Snrnda egitim
sel sosyal almaya balayan Tawney hayatn, ilerin Egitimi Dernegi isimli dernegiyle, i
Partisi'yle ve London School of Economlcs'te iktisat tarihi profesr olarak sosyal yeniden
yaplanmaya adad.
Tawney'in sosyalizmi, Marksist snf sistemiyle baglantl olmayp sk bir ekilde Hristiyan sos
yal ahlklg iinde kk sald. Kapitalizmin dzensizlikleri, denetimsiz para hrs ve yaygn
madd eitsizlige yol aan bir "ahlk ideal" yoksunlugundan kaynakland. Sosyalizm projesi, bu yzden, sosyal
uyum ve dayanma iin temel saglayacak bir "ortak kltr" ina etmekti. Tawney'in nemli almalar unlardr:
TheAcquisitive Society (Agzl Toplum, 1921 ), Equality (Eitlik, 1931 ) ve The Radical Tradition (Radikal Gelenek, 1964).

bi u inan zerine dayanyordu: Marksizm sosyal ve tarihsel gelimenin yasalarn ortaya kard;
sosyalizmin zaferi kanlmazd; bunun sebebi Marksizmin daha yksek bir ahlk vizyonu ieriyor
olmas degil, snf mcadelesinin, snfsz bir toplumdan oluan niha bir baarya kadar art arda ge
len aamalarla tarihi ilerletecek olmasyd. M arxin bilimsel yntemi tarihsel materyalizme, insan
dncesi ile davrannn hayatn ktisad koullar tarafndan belirlendigi inancna dayandrld.
Sosyal demokratlar Marx ve Engelsin materyalist ve hayli sistematik fikirlerini kabul etmekle kal
mamlar, ayn zamanda kapitalizmin esas itibariyle ahlk bir eletirisini de yapmlardr. Ksaca,
sosyalizm, ahlk adan kapitalizme stn tutulmutur; zir insanoglu birbirlerine sevgi, sempati
ve tutku baglaryla bagl olan etik varlklardr. Bu tr fikirler ogu kere sosyalizme gzle grlr bir
biim de topik bir nitelik kazandrmtr.
Etik sosyalizmin altnda yatan ahlk vizyon, insancl ve din ilkelere dayandrlmtr. Fransa,
Birleik Krallk ve diger milletler toplulugu ( Commonwealth) yelerinde sosyalizm, Karl M arxin
bilim sel amentsnden daha ok Fourier, Owen ve William M orristen (1 8 5 4 -1 8 9 6 ) etkilen
mitir. Sosyalizm de byk lde Hristiyanlktan esinlenmitir. rnegin, R. H. Tawneyin al
masnda 20. Yzylda grlen Birleik Krallktaki Hristiyan sosyalizmiyle ilgili uzun-yerleik bir
gelenek vardr. ngiliz sosyalizmine ilham veren Hristiyan etigi, evrensel kardelige, btn bireyle
re Tanrnn yaratklar olarak gsterilmesi gereken saygya Komuyu kendiniz gibi seveceksiniz!
emrinde karmza kan ilkeye dayanr. The Acquisitive Society (Agzl Toplum, 1921) kitabnda
Tawney, dzenlenmemi kapitalizmi mahkm etti; zir bu tr bir kapitalizm, bir mterek in
sanlk inancndan daha ok tamahkrlk gn ah yla yrtlr. Equality ( Eitlik, [1 9 3 1 ] 1969)
kitabnda ise Tawney, ngiliz snf sistemini zellikle Hristiyanlar iin igren oldugu gerekesiyle
eletirdi ve sosyal eitsizlikte hatr saylr lde bir d talep etti.
Bu trden din ilham, zellikle Ltin Amerikada pek ok gelimekte olan Katolik dnya dev
letini etkilemi olan zgrleme teolojisine ilikin fikirlerde de karmza kmaktadr. Ltin Ame
rikadaki baskc rejimlere yllarca destek sagladktan sonra Medellin, Kolombiyada toplanan Roma

Katolik piskoposlar 1968 ylnda yoksullar iin ncelikli tercihi deklare etti. Din adamlar snfnn
din sorumluluklar dar bir ekilde din olann tesine genileyecek ve sradan insann sosyal ve siyas
mcadelesini ierecek bir biim de grlmeye baland. Papa II. Jean Paul ve Vatikann knamasna
ragmen Ltin Amerikann pek ok blgesindeki radikal papazlar, yoksulluga ve siyas baskya kar
kampanya yrttler ve bazen sosyalist devrimci hareketleri bile desteklediler. Ayn ekilde Kuzey
Afrikann, Orta Dogunun ve Asyann, ogunlugu Mslman olan lkelerindeki sosyalist hareket
ler, dinden ilham almlardr. slm, sosyal adlet, yardmseverlik ve ibirligi ilkelerini gtlemesi ve
zellikle tefeciligi veya vurgunculugu yasaklamas anlamnda sosyalizmle baglantldr.
Bununla birlikte ahlk ve din ilkelerin lehinde bilimsel tahlilin bir kenara brakmasyla sos
yal demokrasi, sosyalizmin teorik temelini zayflatt. Sosyal demokrasi, esas itibariyle, toplumdaki
zenginligin dil veya haka dagtm mefhumuyla ilikilendirilmitir. Bu, sosyal demokrasinin ok
a vurgulanan ilkesinde, daha fazla eitlige bagllga iaret eden sosyal adlette, ve [bakalarna]
ihtimam gsterme ve merhamet etme gibi degerlerde karmza kar. Sosyal demokrasi, sonu
itibariyle, eitligin geniletilmesine ve zenginligin kolektif sahipliginin geniletilmesine dnk sos
yal kanat bir bagllktan liberalizmin veya muhafazakrlgn belirli ekillerinden ayrt edilemeyecek
olan piyasa verimliligi ve bireysel zgven ihtiyacn kabul eden sag kanat bir sosyal demokrat an
layna kadar giden geni bir tayfta byk bir alan iine alr hle geldi. Yine de sosyal demokrasiye,
genellikle bizzat kapitalizmin yeniden incelemesini ve sosyalizm amacnn yeniden tanmlanmas
n da ieren teorik bir temel kazandrmaya dnk abalar olmutur.

Dzeltimci (Revisionist) Sosyalizm


Sosyalizmin asl hedefi, retken zenginligin herkes tarafndan ortaklaa sahiplenilmesi ve dola
ysyla ortak menfaat iin kullanlmas geregiydi. Bu, zel mlkiyetin ortadan kaldrlmasn ve
M arxin (bkz. s. 135) sosyal devrim, yani kapitalist retim biim inden sosyalist retim biimine
gei olarak adlandrdg eyin balamasn gerektirdi. Kktenci sosyalizm, kapitalizmin dzeltile
mez yani, sadece reforma tbi tutulmakla kalmayp tamamen ortadan kaldrlmay hak eden snf
smrs ve baskya dayal bir sistem oldugu inancna dayandrlmaktadr.
19.

Yzyln sonunda baz sosyalistler, M arxin tahlilinin kusurlu olduguna inanmaya balam

lard. Bu inancn en ak bir ekilde ifade edilii, Eduard Bemsteinn Marx in kapsaml bir eletirisi ile
Marksist tahlilin ilk esas dzeltimini yapan Evolutonary Socialistn (Evrimci Sosyalizm, [1 898] 1962)
adl almasnda bulunuyordu. Bernsteinn tahlili byk lde ampirikti; Bernstein, M arxin tah
lil yntemini -yani, tarihsel materyalizmi- reddetti zir M arxin yapm oldugu tahminlerin dogru
olmadg ortaya kmt. Kapitalizm kendisinin hem istikrarl hem de esnek oldugunu gstermiti.
Hatta 19. Yzyln sonunda, M arx ve Engels tarafndan Das Kommunistische Manifestte ( Komnist

Manifesto, 1848) iaret edilen komnizm hayleti nin Avrupada hl dolayor olduguna dir ok
az kant vard. Snf atmasn yogunlatrma yerine kapitalist toplumu burjuvazi ve proletarya ek-

Eduard Bernstein (1850-1932)


Alman sosyalist siyaseti ve kuramc. Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin ilk dnem yele
rinden birisi olan Bernstein, bu partinin nde gelen entelektellerinden biri hline geldi,
dzeltimcl tartmay derinden etkiledi. Bernstein, daha sonra Parti'ye dndyse de, Birinci
Dnya Savana kar ktg iin partisinden ayrld.
ngiliz Fabianclk ile Kant'n (1724-1804) felsefesinden etkilenen Bernstein, ortodoks Marksizml dzeltmeye ve modernletirmeye alt. Evrimci Sosyalizm'de (1898) Bernstein, ktisa
d krizlerin -daha iddetli degil de- daha az iddetli hle geldigini iddia etti ve "alan snfn istikrarl ilerlemesi"ne dikkatleri ekti. Bernstein, bu yzden, liberal orta snflar ve kyller arasnda ittifaklar kurulmasn talep
etti ve sosyalizme dogru yava ve barl bir gei ihtimli zerinde durdu. Daha sonraki yazlarnda Bernstein,
Marksizmle ilgili her trl gr terk etti ve Neo-Kantlga dayal etik bir sosyalizm ekli gelitirdi.

linde iki byk snf a blerek, Bernstein, kapitalizmin srekli daha karmak ve farkllatrlm
hle geldigini ileri srd. zellikle zenginligin sahipligi, bir tek gl sanayinin yerine birden fazla
hissedarn sahibi oldugu anonim irketlerin kurulmasnn bir sonucu olarak genilemiti. Orta snf
ikinlemiti; maal pek ok ii, teknisyen, devlet memuru ve profesyonel ii artk ne kapitalist
ne de proleterdiler. Bernsteinn bak asnda kapitalizm artk, plak snf basksndan oluan bir
sistem degildi. Bu yzden kapitalizm, temel sanayilerin milliletirilmesi ve alan snf iin hukuk
koruma ile refah amal demelerin geniletilmesiyle reforma tbi tutulabilirdi; Bernsteinn ken
dinden emin oldugu bir sre, barl ve demokratik bir biimde alabilirdi.
Batl sosyalist partiler, teoride her zaman byle olmasalar da, pratikte kapitalizmi ortadan
kaldrmaktan daha ok evcilletirmeyi amalayan dzeltimci partiler olmulardr. Baz durum
larda bu partiler, kktenci hedeflere eklen bagllklarn uzun sre muhafaza ettiler; rnegin n
giliz i Partisi Tzgnn IV. maddesinde yer alan retim, dagtm ve mbadele aralarnn
mterek sahipligine duyulan inan, 1995 ylna kadar degitirilmeden kalmtr. Yine de, 20.
Yzyl ilerledike sosyal demokratlar, kapitalist piyasann verimliligini ve enerjisini fark ettikle
rinden dolay, bagllklarn planlama dzeyine kadar indirdiler. sve Sosyal Demokrat i Par
tisi resm olarak planlamay 1 9 3 0 larda terk etti; Alman Sosyal Demokratlar ise bunu partinin
1 9 5 9 daki Bad Godesberg Kongresinde yapt ve mmknse, rekabet; gerekliyse, planlama il
kesini benimsedi. ngilterede, 1950lerde dzeltimciligi iine alacak resm bir giriim i Partisi,
konferans daha sonra lider olacak olan Hugh Gaitskellin IV. maddeyi kaldrma istegini reddetti
ginde, son buldu. Yine de iktidarda oldugu zaman i Partisi asla, tmden millletirmeye dnk
bir niyetinin oldugunu belirtmedi.
Planlama ve kapsaml millletirmenin terk edilmesi, sosyal demokrasiye ok geni hedef
brakt. Bunlardan birincisi, serbest piyasa kapitalizmi ile devlet kolektivizmi (bkz. s. 1 2 0 ) ara
snda duran kamusal ve zel sahipligin bir karm olan karma ekonomiydi. Sosyal demokratlar

Sosyalizm indeki Gerilimler (1) [Sosyal Demokrasi - Komnizm]


r
Sosyal Demokrasi

Etik sosyalizm

Kom nizm

Bilimsel sosyalizm

Dzeltimcilik

Kktencilik

Reformculuk
Evrim/Kertecilik (gradualism)

topyaclk
Devrim

Kapitalizmi "insancl hle getirme"


Yeniden dagtm
Snf atmasn iyiletirme
Greli eitlik

Kapitalizmi ortadan kaldrma


Ortak mlkiyet
Snfsz toplum
Mutlak eitlik

Karma ekonomi

Devlet kolektifletirmesi

ktisad ynetim

Merkez planlama

Parlamenter parti
Siyasal ogulculuk
Liberal-demokratik devlet

nc parti
Proleterya diktatrlg
Proleterci/halk devlet

tarafndan savunuldugunda millletirme, her zaman seicidir ve ekonominin kumanda eden zir
veleri veya dogal tekeller oldugu dnlen sanayiler iin dnlr. 1945-1951 aras Attleenin
i Partisi hkmeti, rnegin, temel mal ve hizmetleri -elektrik, gaz, kmr, elik, demiryolu vb.
gibi sanayileri- milliletirdi ama ngiliz sanayisinin pek ogunu zel sektre brakt. kincisi, sosyal
demokratlar ktisad bymeyi devam ettirmek ve isizligi aagya ekmek iin kapitalist ekonomi
leri dzenlemeye veya ynetmeye altlar. 1945 sonras pek ok sosyal demokrat parti, ekonom i
yi denetlemenin ve tam istihdam saglamann bir arac olarak Keynezyen iktisada yneldi. n
cs, sosyalistler, kapitalizmi reforma tbi tutmann veya insancl hle getirmenin birincil arac
olarak refah devletine sarldlar. Refah devleti, sosyal eitligi tevik etmeye ve yoksullugu ortadan
kaldrmaya yardm edecek yeniden dagtmc bir mekanizma olarak grld. Artk kapitalizmin
kaldrlmasna gerek duyulmuyor, sadece reforma tbi tutulmu veya refah kapitalizmin tesisiyle
degitirilmesi yeterli grlyordu.
Bu gelimelere teorik saglamlk katmaya ve esasnda Bernstein gncellemeye ynelik bir aba,

The Future o f Socialism (Sosyalizmin Gelecegi, 1956) adl kitabyla Britanyal siyaseti ve sosyal ku
ramc Anthony Crosland tarafndan gerekletirildi. Crosland (1 9 1 8 -1 9 7 7 ) modern kapitalizmin
Marxn zihnindeki 19. Yzyl kapitalizm modelinden daha az usandrdgn iddia etti. Crosland, Ja
mes Burnham in fikirlerinden etkilendi; The Monaperial Revolution ( Ynetsel Devrim, [1941] 1960)
kitabnda Burnham, yneticilerden, uzmanlardan ve teknokratlardan mteekkil yeni bir snfn eski
kapitalist snfn yerini aldgn ve hem kapitalist hem de sosyalist, btn gelimi sanayi toplumla-

rnda hkim olmaya baladgm ileri srd. Crosland, zenginligin sahipliginin onun denetiminden
ayrlm olduguna inanyordu. Ona gre, gnlk i kararlarn alan maal yneticiler ynettikleri
irketlerin kamusal imajnn yan sra snai uyumun srdrlmesi de dhil ok geni bir hedefler yel
pazesini sahiplerken; bunun aksine iletmelere sahip olan hissedarlar, esas itibariyle krla ilgilidirler.
Marksizm, bu yzden, ie yaramaz hle gelmitir; eger kapitalizm artk bir snf smrme sistemi
olarak grlemiyorsa temel amalar olan millletirme ve planlama basite geersizlemiti.
Bununla birlikte bir sosyalist olarak Crosland, zenginligin daha eit dagtm olarak anladg
sosyal adlet hedefine bagl kald. Zenginligin ortaklaa sahiplenilmesine gerek yoktu; zir artk
zenginlik, artan oranl vergilendirme yoluyla finanse edilen bir refah devleti sayesinde yeniden da
gtlabilirdi. Artan oranl vergilendirme zengin ve gl olanlarn genilemi refah desteklerinin
ykn ekmelerini gvence altna alrken; refah devleti, yoksullarn ve toplumdaki en incinebilir
durumda olanlarn hayat standartlarn ykseltecekti. Sonuta, Crosland, ktisad bymenin sos
yalizmin baarlmasnda hayat bir rol oynadgn fark etti. Byyen bir ekonomi, daha bonkr sos
yal harcamalar finanse etm ek iin ihtiya duyulan vergi gelirlerini yaratmak iin gerekliydi. Ayrca,
zenginler ancak, eger kendi hayat standartlar ktisad byme sayesinde garanti edilirse, ihtiya
iinde olanlar finanse etmeye hazr hle getirilecektir.

Sosyal Demokrasinin Krizi


1945 sonras dnemin ilk yllarnda Keynezyen sosyal demokrasi -veya geleneksel sosyal demok
rasi- zafer kazanm gibi gzkt. Onun gc, Marxn (bkz. s. 135) kapitalizmi sona erdirece
gine inandg eitsizlik ve istikrarszlk dzeylerine yenilmeksizin piyasann dinamizminden yararlanmasyd. Liberal partiler eit frsatlara ve muhafazakr partiler de paternalist veya tek millet
idealine dayal olarak hem encecik kendi sosyal demokrasi tarzlarn gelitirerek buna cevap verdi
ler ama grldg gibi lml sosyalizm, fikirler savan kazanmt: Siyas dnce durdurulamaz
bir ekilde sola dogru hareket ediyordu. Yine de Keynezyen sosyal demokrasi, bir uzlamaya dayal
olarak devam etti. Bir tarafta, zenginlik yaratmann tek gvenilir yolu olarak piyasann faydac ka
bul vard. Piyasaya bu isteksiz yneli, sosyal demokratlarn piyasaya kar geerli sosyalist bir al
ternatifin olmamasn kabullendikleri anlamna geldi; bu da, sosyalist projenin kapitalizmin yerine
gemek iin degil de onu reforma tbi tutmak iin yeniden dogdugu anlamna gelir. Diger tarafta,
sosyalist etik, sosyal adlete, toplumdaki faydalarn veya dllerin ahlk olarak savunulabilir bir
dagtmyla ilgili bir fikre, bagllk eklinde varlgn srdrd. Bu, sras gelince, zayf bir eitlik
mefhumuyla -dagtmc eitlikle, yani yoksullugun ve eitsizligin zenginden fakire yaplacak bir
yeniden dagtmla azaltlmas gerektigi fikriyle- ilikilendirildi.
Bununla birlikte, kapitalizmi reforma tbi tutmaya ilikin dzeltimci gaye hi de ak degildi
ancak, kktenci sosyalizm -kapitalizmin ortadan kaldrlmas eklinde- ak ve ok iyi tanmlan
m bir gayeye sahipti. Btn sosyal demokratlar, kapitalizmin sosyal adlet ilkesiyle uyumlu bir

biimde degitirilmesi gerektigini kabul ettiler ama bunun nasl olacag, ve hatta sosyal adletvin
nasl tanmlanacag konusunda ok farkl bak alarna sahiptiler. rnegin, karma bir ekonomide
kamusal ve zel sahiplik arasndaki denge ne olmalyd? Hangi sanayiler milliletirilmeli, hangileri
zel sektre braklmalyd? Refah devleti, vergi yknn ktisad bymenin nnde bir engel ol
masna sebep olmakszn, ne kadar geniletilmeliydi? Sosyalist hkmetler, eger enflasyona sebep
olma riski tayorsa, az cret alan iilerin cret taleplerine olumlu yant vermeli miydi? Ayrca,
sosyal demokratlar mdahaleyi, geleneksel sosyalist ilkelerden daha ok, frsat eitligi ve pozitif
zgrlk gibi modern liberal fikirlere gnderme yaparak savunmaya balad. Bu yzden, sosyalizm
ve liberalizm arasndaki ayrm srekli olarak daha muglk hle geldi.
Keynezyen sosyal demokrasinin kalbinde, Keynezyen sosyal demokrasinin hem ktisad ve
rimlilik hem de eitlikilige bagllg arasndaki bir atma yer almaktadr. Sava sonras dnemin
uzun sreli gelimesi sresince sosyal demokratlar, bu atmayla yzlemek zorunda kalmad
lar; zir srdrlen byme, dk isizlik ve dk enflasyon, btn sosyal gruplarn hayat stan
dartlarn iyiletirdi ve refah daha cm erte sunmay finanse etmeye yardm etti. Bununla birlikte,
Croslandin tahmin etmi oldugu gibi, 1970ler ve 1980lerdeki ktisad krizler, sosyalist dnceyi
daha belirgin bir ekilde tanmlanm sol-kanat ve sag-kanat pozisyonlar eklinde ayrtrarak, sos
yal demokrasi iinde hizipler yaratt. ktisad kriz, e zamanl olarak yeniden ortaya km olan
isizlik iin refah destegi talebini artran refah devletinin ml krizi ni tetikledi; zir daha az sayda
insan alyor ve iletmeler daha az krlyd. Zor bir soru cevaplandrlmalydi: Sosyal demokrat
lar, enflasyonu ve belki de vergileri azaltma anlamna gelebilecek piyasa ekonomisinin verimliligini
tamir etmeye abalamak mydlar, veya refah harcamalarn devam ettirerek ya da genileterek yok
sullar ve daha dk cret alanlar savunmal mydlar?
Sosyal demokrasinin bu krizi, bir dizi faktrlerin bir araya gelmesiyle birlikte 1 9 8 0 ler ve
19 9 0 larda derinleti. lk olarak, sosyal demokrasinin seim zaferi kazanma ihtimli, sanayisizleme
ve -geleneksel sosyal demokrasinin sosyal taban- geleneksel alan snfn nemini yitirmesiyle
birlikte azald. 1945 sonras dnemin ilk yllarnda demokrasi dalgas ilerici siyasetle birlikte akmt
ancak, 1980lerden sonra her gn biraz daha fazla J. K. Galbraithn memnun ogunluk dedigi
eyin menfaatleri etrafnda yogunlatrld. Bu yzden Keynezcilik (bkz. s. 76), srekli olarak
enflasyonun yksek seviyelerde seyretmesine sebep olan ktisad ynetime ynelik bir vergilendir
ve harca yaklamyla birlikte ele alnd; refah devleti, zellikle istihdam edilenin ve genel olarak
zenginlik yaratmann zerinde bir yk olarak algland; ve milliletirilmi sanayiler tketicilerin
taleplerine duyarsz ve verimsiz olarak grldler. Sosyal demokrat partiler, sosyal sramalar ile
seim baarlar iin byk bir bedel dedi. rnegin, ngiltere i Partisi, 1979-1992 arasnda ard
ardna drt tane genel seimi kaybetti; Alman Sosyal Demokrat Partisi, 1982-1998 yllar arasnda
iktidarda yoktu; ve Fransz Sosyalist Parti, zellikle 1993te ve sosyalist aday Lionel Jospinin ba
kanlk seiminde baarsz oldugu 2002de ezici yenilgilerle karlat. kincisi, sosyal demokrasinin
ktisad adan baarl olma kabiliyeti, ktisad kresellemenin artmasyla birlikte zayflatlmtr.
Ulusal ekonomilerin daha geni kresel bir kapitalist sistemle btnlemesi sadece, Keynezyen

politikalarn, hkmetlerin ayr ayr ulusal ekonomileri ynetebilmelerini gerektirmesinden dolay


Keynezciligi ie yaramaz hle getirmedi, ayn zamanda, zellikle refah devletini reforma tbi tutarak
vergi ve harcama seviyelerini aagya ekme ve igc esnekligini tevik etme ynnde bask yaratan
uluslararas rekabeti artrd. ncs, sosyal demokrasinin entelektel gvenilirligi, komnizmin
kyle birlikte kt bir biimde zarar grd. Komnizmin k, kapitalist olmayan nemli
herhangi bir ktisad modelsiz bir dnya yaratmakla kalmad, Anthony Giddensn (bkz. s. 156)
sosyalizmin sibernetik modeli dedigi ve toplumdaki beyin gibi eylemde bulunan devletin, ktisad
ve sosyal reformun birincil ajan olarak hizmet grdg eye olan inanc da azaltt. Bu baglamda
Keynezyen sosyal demokrasi sadece, 1989-1991 aras dnemin devrimlerinde birdenbire skartaya
atlan tepeden aagya devlet sosyalizminin daha mutedil bir versiyonu olarak grlebilir(di).

Yeni-Dzeltimcilik ve "nc Yol"


1980lerden sonra dnyadaki reformcu sosyalistler, bazen yeni-dzeltimcilik olarak ifade edilen,
dzeltimciligin daha ileri bir aamasna gemiler; bu aamada, az veya ok, kendilerini gelenek
sel sosyal demokrasinin ilke ve bagllklarndan uzaklatrmlardr. Ortaya kan ideolojik duru,
modernletirilmi sosyal demokrasi, nc yol radikal merkez aktif merkez ve yeni o rta
y ieren degiik adlarla ifade edilmitir. Ancak yeni dzeltimciligin ideolojik nemi ve zel olarak
geleneksel sosyal demokrasiyle ve genel olarak sosyalizmle ilikisi, tartma ve kemeke ortamnda
gizlenir. Bunun sebebi, ksmen, yeni-dzeltimciligin, farkl lkelerde farkl ekiller alm olmasdr.
Bu yzden, Almanya, Hollanda, talya ve Yeni Zelanda gibi devletlerde ortaya km olanlarn yan
sra A BD deki Bili Clinton ve yeni Demokratlar ile Birleik Krallktaki Tony Blair ve yeni i
Partisi arasndakiler de dhil birbirine zt ok sayda yeni-dzeltimci proje vardr. Baz durumlarda
bu projeler nitelik itibariyle sosyalist veya post-sosyalist degildirler; buna karn digerlerinde sosya
list veya en azndan sosyal demokrat degerleri kurtarmak iin ak bir aba gsterilmitir. Ayrca, ye
ni-dzeltimcilik, degiik ideolojik gelenekleri bir araya getirmektedir. Sosyal demokrasiye ek olarak,
ktisad liberalizm, sosyal liberalizm, kmniteryenizm ve sosyal muhafazakrlktan etkilenmitir.
Bu yzden, kendi hlinde tek, tutarl bir ideolojik gelenekten daha ok, rekabet hlindeki gelenekle
ri bir araya getirmeye ve ak bir biimde birbiriyle atan fikir ve degerleri bagdatrmaya ynelik
bir abadr. Sonu olarak, yeni-dzeltimcilik, ak bir ideolojik nyargyla malldr. Yeni bir ideo
lojik sistem gelitirmek isteginden ok, alabilir politika zmleri aray ve semenin gnln
tekrar kazanmaya dnk bir abayla mehur olmutur. Hakikaten, yeni-dzeltimcilik bazen ideo
lojik sistemleri rijit/ar ve modas gemi ekilde degerlendirmesi bakmndan post-modernizme
(bkz. s. 306) benzemektedir.
Yeni-dzeltimciligin asl hamulesi, szde bir nc yol gelitirmeye ynelik abas olmu
tur. nc yol, genel olarak, hem kapitalizme hem de sosyalizme alternatif bir fikri ifade etmek
tedir. Bu terim, ilk olarak, faistler tarafndan kullanld ve ok makl bir biimde, geleneksel sosyal

Komniteryanizm /Toplulukuluk/Cemaatilik [Communitarianism]

Komniteryanizm, benligin veya kiinin topluluk sayesinde kuruldugu inancdr; bu inanca gre bireyler, ait ol
duklar topluluklarca ekillendirilirler ve bu yzden onlara bir sayg ve hrmet borcu iindedirler"ykmsz ben
likler" yoktur. Liberal bireycilikle ak bir biimde atmasna ragmen komniteryanizm, yine de, eitli siyas e
killere sahiptir. Sol-kanat komniteryanizm, toplulugun (anarizmde oldugu gibi) snrlandrlmam zgrlk ile
sosyal eitligi talep ettigini kabul eder. Ilml komniteryanizm, toplulugun (sosyal demokraside/Torylerin babaca
ynetiminde oldugu gibi) karlkl haklar ile sorumluluklarn kabul edilmesinde kk saldgn dnr. Sag-kanat
komniteryanizm, toplulugun (Yeni Sag'da oldugu gibi) otorite ve yerleik degerlere saygy gerekli kldgn be
nimser.

demokrasiyi betimlemek iin kullanlabilirdi. Ancak modern ekilde nc yol, eski usl sosyal
demokrasi ile neo-liberalizme alternatif bir mefhumu temsil etmektedir. nc yol, (belki isel
olarak) kesin olmaktan uzak ve ok sayda yoruma ak da olsa, yine de nc yolun belli bal
ayrt edici zelliklerinden sz edilebilir. Bunlardan birincisi -en azndan yukarnda aagya devlet
sosyalizmi eklindeki- sosyalizmin ldg inancdr. 1995te yeniden yazlan ngiltere i Partisi
Tzgnn IV. Maddesinin piyasa ekonomisi olarak atf yaptg eyin bir alternatifi yoktur. Bunun
devam olarak nc yol, kresellemeyi genel olarak kabul etmekte ve kapitalizmin bilgi teknolo
jisini, bireysel yetenekleri ve hem emegi hem de iin esnekligini her eyin zerinde tutan bir bilgi
toplumu na dnerek mutasyon geirmi olduguna inanmaktadr. Genel olarak piyasann dev
lete tercih edilmesi, ve i-giriimci yanls bir tutumun benimsenmesi, nc yolun, 1980ler ve
1 9 9 0 larn neo-liberal devrimini tersine evirmekten daha ok, bu devrimin zerinde ykselmeye
altg anlamna gelir.
kinci nemli nc yol inanc, nc yolun topluluk ve ahlk sorumluluk zerindeki vur
gusudur. Topluluk, dogal olarak, kardelik ve ibirligi gibi bir sosyal z fikri zerine kurulan uzun
sosyalist mirasa sahiptir. Ancak nc yol dncesini etkileyen komniteryanizm (bkz. s. 155),
liberal bireyciligin (bkz. s. 45) bir eletirisiyle alkaldr. Alasdair Maclntyre (1981) ve Michael
Sandel (1 9 8 2 ) gibi topluluku kuramclar, bireyi mantksal olarak toplumun zerinde veya dn
da kabul ederek liberalizmin, kamusal iyiyle ilgili nemli bir fikrin degerini azaltarak bencil ve ego
ist davran merulatrm olmaktan baka bir ie yaramadgn iddia ettiler. Bu yzden nc yol,
neo-liberalizmin ktisad teorisinin pek ogunu kabul etmemesine ragmen felsef temelini, ahlk ve
sosyal yansmalarn tamamen reddeder. Piyasa kktenciliginin tehlikesi, bu kktenciligin, toplu
mun ahlk temellerini sarsan her eyi serbest brakmasdr. Yine de nc yolun baz versiyonlar,
zellikle Birleik Krallk taki Blair projesi pek ok ynden 19. Yzyln neo-liberalizmine benze
yen bir topluluku liberalizm ekli yaratr. Komniteryen liberalizmin temel inancna gre, haklar ve
sorumluluklar hakik anlamda birbirine bagldr: Tm haklar, buna mukabil sorumluluklarla denge
lenmelidir ya da tersi geerli olmaldr. Bu bak as, zerkligi kabul eden ama bireylerin karlkl

Anthony Giddens (1938-....)


Ingiliz sosyal ve siyasal kuramc. Giddens, 1997-2003 yllar arasnda London School of Economics'in yneticisiydi. Sklkla "Tony Blair'n gurusu" olarak atf yaplan Giddens, ngiltere ve
baka yerlerdeki yeni bir sosyal demokrat gndemin gelimesi zerinde nemli bir etkiye
sahip olmutur.
Bir sosyal kuramc olarak Giddens'n nemi onun, New Rules of Sociological Method (Sosyo
lojik Yntemin Yeni Kurallar, 1976) ve geleneksel yap ve ajan ikiligini amay denedigi The
Constitution of Society (Toplumun Kuruluu, 1984) gibi almalarda gelitirdigi yaplanma kuramyla kalc hle
geldi. Beyond Left and Right (Sag ve Solun tesinde, 1994), The Third Way (nc Yol, 1998), The Runaway World
(Elimizden Kap Giden Dnya, 1999) ve The Third Way and Its Critics (nc Yol ve Eletirileri, 2000)'nin de iinde
yer aldg daha sonraki almalarnda Giddens; kreselleme, geleneksellemeden uzaklama ve (karlkllk ve
karlkl bagmllk gibi) sosyal dnmsellikteki art gibi gelimeleri dikkate alarak, ge modernligin geliimi
gnda sosyal demokrasiyi yeniden modellemeye almtr.

bagmllk ve karlkllktan oluan bir baglamda ilem yaptklarn vurgulayan szde yeni bir bi
reycilige dayandrlmaktadr. Bu adan bakldgnda hem sosyal demokrasi hem de neo-liberalizm
sorumluluklar ekonomik ve sahiplik haklan -geniletilmeksizin artrlm haklara sosyal ve refah
haklarna- sahip olduklar iin mahkm edilebilir. Bu yzden nc yol siyaseti, toplumdaki so
rumluluk agn gidermeye ugramaktadr.
ncs, nc yolun destekileri, sosyalizmin toplumla ilgili atma fikrinin aksine, top
luma ilikin bir uzlama fikrini kabul etme egilimindedir. Bu, rnegin, toplumun btn yelerini
birbirine baglayan baglar vurgulayan, ve snf farkllklar ile ktisad eitsizlikleri gz ard eden veya
gizleyen topluluk egiliminde aikrdr. Ayn ekilde bir bilgiyle hareket ettirilen ekonomi fikri,
madd dllerin artk yapsal eitsizlikler temelinde dagtlmadgn aksine bugn, ile ilgili yetenek
lerin toplumdaki hzl daglmna daha yakndan denk dtgn ileri srer. Bir uzlama inanc ve
sosyal uyum, geleneksel ahlk ve ideolojik dnmenin ya o/ya bu yaklamn reddeden ve nere
deyse ikili olmayan bir dnya grne denk den eyi neren nc yolun deger sisteminde de
grlr. Bu yzden nc yolcu siyasetiler, tipik olarak, giriimi ve hakkaniyeti, kiisel frsat ve g
venligi, zgveni ve karlkl bagmllg, vb. kabul ederler. Bu, nc yolun -Anthony Giddensn
(1994) iddia ettigi gibi- sag ve solun tesine getigini gsterebilirken; ayrca nc yolun, en iyi
ihtimlle muglk ve en kt ihtimlle tamamen tutarsz oldugu eletirisine de kap aralamaktadr.
Drdncs, nc yol, geleneksel sosyalist gelenegin eitlige bagllgnn yerine sosyal
ier(il)meyle/kapsa(n)mayla ilgili bir ilgiyi ikame etmitir. Bu, frsat ve meritokrasi gibi liberal fi
kirlere yaplan vurguda aka grlr. Bu yzden eitlikilik, frsat eitligine inan veya kazan
temelli eitlikilik -yani bireylerin potansiyellerini gerekletirmelerine imkn saglayan aktif var
lklara ve frsatlara ulama hakk- dzeyinde ele alnmaktadr. Bylece nc yolun refah reformu
iin nerileri tipik olarak hem kendi ayaklar zerinde durma zerindeki neo-liberal vurguya hem

Sosyalizm indeki Gerilimler (2) [nc Yol - Sosyal Demokrasi]


nc Yol

Sosyal Demokrasi

Faydac
Kreselleme

Ulus-devlet

Bilgi toplumu
Topluluk

Sanayi toplumu
Snf siyaseti

Piyasa ekonomisi
Tam istihdam edilebilirlik
Frsat eitligi
Meritokrasi/degerli aydn snf
Herkes iin frsat
er(il)meyi/kapsa(n)may tevik
Haklar ve sorumluluklar
alan iin refah
Rekabet/piyasa devleti

deolojik

Karma ekonomi
Tam istihdam
Sonularn eitligi
Mazluma ilgi
Sosyal adlet
Yoksullugu kazmak
Sosyal haklar
Beikten mezara kadar refah
Sosyal-reformcu devlet
>

de kapsaml veya beikten mezara kadar refaha sosyal demokrat inanc reddetmektedir. Bunun
yerine refah, sosyal olarak dlanm olanlara ynlendirilmeli ve insanlarn kendi kendilerine yar
dm etmeleri veya Clintonn ifade ettigi gibi insanlara ellerini amay degil i yapmay gretme
eklindeki modern liberal yaklam takip etmelidir.
Son olarak, nc yol, devletin en uygun rolyle ilgili yeni fikirlerle ayrt edilmektedir. Neo-liberaller devletin minimal veya gece bekisi rolyle yetinmesi gerektigini ileri srerlerken ve sosyal
demokratlar devleti, kapitalizmin adletsizliklerine kar bir denge olarak kullanmay isterlerken;
nc yol, rekabet veya piyasa devleti fikrini de ihtiva eder. Bir rekabet devleti; birincil rol, kre
sel rekabeti artran koullarda ulusal zenginlik iin stratejiler gelitirmek olan bir devlettir. Bu yz
den devlet, ekonominin altyapsn iyiletirme ve daha da nemlisi lkenin igcnn yetenekleri
ni ve bilgisini glendirme anlamna gelen sosyal yatrm zerinde yogunlamaktadr. Bu yzden,
ktisad olarak, tketimi artrmay ve yoksullugu ortadan kaldrmay amalayan sosyal demokrat
talep-yanl bir yaklam yerine, retimi artrmay ve rekabeti gelitirmeyi amalayan arz-yanl bir
yaklam ifade eder. Dolaysyla hkmetin nceligi, sosyal gvenlikten ziyade sadece kendi bana
degerli oldugundan degil, kiisel gelimeyi de ilerlettiginden (modern liberal gr) ve istihdam
edilebilirligi artrdg ve ekonomiye fayda sagladgndan (faydac veya klasik liberal gr) egitim
olmaldr. Bu adan bakldgnda hkmet, esas itibariyle, amac ktisad ve sosyal bir mhendislik
programn hayata geirmekten ziyade nfusun tutumlarn, degerlerini, yeteneklerini, inanlarn
ve bilgisini ekillendirmek veya yeniden ekillendirmek olan kltrel bir aktrdr.

21. Y ZYILD A SOSYALZM


Bazlar 21. Yzylda sosyalizm tartmasn anlamsz olarak grecektir. Sosyalizm ldr ve lm
ilnlar yazlmtr. Bu bak asn srdrme istegi ok tandktr. 1989-1991 aras Dogu Avru
pada gerekleen devrimler, gerekten varolan sosyalizmin son kalntlarm da ortadan kaldrd,
ve - in, Kuzey Kore ve Kbadaki gibi- grnrde sosyalist rejimlerin varlgn srdrdg yerler
de sosyalizm, komnist partilerin piyasa reformlarm uygulamaya sokmaya ynelik istekliliginen
dolay varlgn srdrmektedir. Baka yerlerde parlmenter sosyalist partiler, piyasa ynelimli ik
tisada artan sempati gstermek yoluyla seim gvenilirligini artrmaya ugraarak geleneksel ilke
lerden kamlardr. Tek cidd tartma, sosyalizmin lmnn sebebi hakknda olmutur. Francis
Fukuyama (1 9 8 9 ) gibi tarihin sonu kuramclar bunu, btn sosyalist modellerdeki isel kusurlara
ve liberal kapitalizmin belirgin stnlgne baglamlardr. Digerleri, kreselleen bir ekonominin
kar konulmaz bir biimde btn lkeleri kresel kapitalist bir sistemin iine dogru ektigi bir egi
lime vurgu yapmlardr. Yine bakalar, sosyalizmin siyas temelinin alan snfn ktle hlinde
gruplarndan yaltlm ve siyasetten uzaklatrlm bir alt snfa dogru ekildigini gndeme getir
milerdir. Sosyalizmin lm sebebiyle ilgili aklama ne olursa olsun dnya; sosyalizmi, Trokinin
(bkz. s. 187) ok farkl artlarda tarihin p tenekesi olarak adlandrdg eye gndererek, dra
matik bir biimde ve srekli olarak saga dogru kaymtr.
Bununla birlikte, daha uzun bir tarih duygusuna sahip sosyalizmin bu karamsarlga kendini
kaptrmas ihtiml dhilinde degildir. 20. Yzyln banda sosyalizmin kanlmaz zaferiyle ilgili
tahminlerin yanl oldugunun kantlanmasnda grldg gibi; 21. Yzyln banda sylenen sos
yalizmin lm halikndaki bu trden ifadelerin gvenilir olmas ihtiml dhilinde degildir. Ger
ekten, 1960lar gibi yakn bir zamanda sosyalizmin kar konulamaz ilerlemesi karsnda serbest
piyasa liberalizminin gereksiz oldugu degerlendirildi. Sosyalizmin hayatta kalmas iin umutlar, b
yk lde kapitalist sistemin devam eden ve belki de asl zaaflar zerine dayandrlmaktadr. Son
almas Socialismfor a ScepticalAge (Bir phe ag it Sosyalizm, 1995) adl eserinde Milibandn
ortaya koydugu gibi; kapitalizmin tamamen dnm ve insanoglunun ulaabilecegi en iyi ideo
lojiyi temsil ettigi dncesi, insan rknn zerindeki korkun bir lekedir. Bu anlamda sosyalizmin,
sadece beer gelimenin piyasa bireyciliginin tesine geirilebileceginin hatrlatcs olarak hizmet
ettigi iin hayatta kalmas mukadderdir. Ayrca, kreselleme sosyalizme, tehditlerin yan sra frsat
lar da sunabilir. Kapitalizmin, iktisad hayatn uluslar st niteliginin artan nemi sayesinde dn
mesinde oldugu gibi; sosyalizm de kresel smr ve eitsizligin bir eletirisine dntrlen bir
srete olabilir. Teorik olarak henz berrak olmamasna ragmen bu, her eyden nce, yeni ortaya
kan kapitalizm kart veya kreselleme kart hareket basksdr. Bir baka ifadeyle 21. Yzyldaki sosyalizm, srf kapitalizm kart bir ideoloji olarak yeniden gndeme getirilebilir.
Eger sosyalizm varlgn srdrecekse bu, sosyalizmin hangi tr olacaktr? Ak gibi gzken
ey, hayatta kalacak olan sosyalizmin, Sovyet dneminin brokratik otoriteryanizmi (bkz. s. 9 6 )
olmasnn pek ihtiml dhilinde olmamasdr. Marksizm-Leninizm, hakikaten, lm olabilir ve az

sayda sosyalist gzya onun ardndan dklecektir. Bunun sonularndan biri, bugn, Leninizm
ve Stalinizm deneyiminden ayrt edilen M arxin (bkz. s. 1 3 5 ) mirasnn yeniden gzden gei
rilmesi olacaktr. Ancak bu, 20. Yzyln ktisad belirlenimciligi esas alan bildik M arxtan daha
ok, hmanist bir Marx olacaktr. Parlamenter sosyalizmle ilgili olarak nemli bir hedef varlgn
srdrmektedir. En azndan 1945 sonras brndg kisve altnda Keynezyen sosyal demokrasi,
skartaya atlm olabilir ama piyasa kapitalizmine siyas ve seimle gelen geerli bir alternatif he
nz kmamtr. nc yol ve diger yeni-dzeltimci projelere gsterilen ilgi bize, phesiz, sosya
lizm iinde yeni dnme arzusunun, ve hassaten kktenci neo-liberalizme kar durma isteginin
delilini sunabilir ama bunu, sosyalizmin yeniden dogumunun bir kant olarak grmek zordur. Bu
esnada, yeni sosyalist paradigma aray srmektedir.

leri Okumalar
Giddens, A., The Third Way: The Renewal of Social Democracy. (Cambridge: Polity Press, 1998). nc yol
siyasetinin temel metni olarak geni kabul grm bir eser.
Harringyon, M., Socialism: Past and Future. (Londra: Pluto Press, 1993). Sosyalizmin nerede oldugu ve nereye
gittigine dir tutkulu ve geni kapsaml bir tartma.
Lane, D., The Rise and Fall of State Socialism. (Oxford: Polity Press, 1997). 1917 Bolevik Devrimi'yle birlikte
gndeme gelmi olan sosyalist gelenegin konular ve yaplar hakknda detayl bir tahlil.
Martell, L. (ed.), Social Democracy: Global and National Perspectives. (Basingstoke ve New York: Palgrave,
2001). Kreselleme, Avrupallama ve farkl ulusal gelenekler gnda sosyal demokrasideki gelime
leri nceleyen makalelerden oluan bir derleme.
McLellan, D., The Thought of Karl Marx,. 2. Bask (Londra: Macmillan, 1980). Seilmi metinlerle desteklenmi
Marx'in almasna mkemmel ve yardmc bir giri.
Moschonas, G., In the Name of Social Democracy -The Great Transformation: 1945 to the Present. (Londra ve
New York: Verso, 2002). "Yeni sosyal demokrasi"nin ortaya k zerinde yogunlaan sosyal demokra
sinin dogas, tarihi ve etkisi zerine etkileyici ve mkemmel bir degerlendirme.
Sassoon, D., One Hundred Years of Socialism. (Londra: Fontana, 1997). Demokratik sosyalist fikirler le hareket
lerin hayat ve tarihi hakknda k ve detayl bir degerlendirme.
Wright, A., Socailisms: Theories and Practices. (Oxford ve New York: Oxford University Press, 1996). Sosyalist
ailedeki gr ayrlklarnn sebepleri zerinde duran sosyalizmin temel temalarna iyi, zet ve ula
labilir bir balang.

S|

MLLYETLK

KKLER VE GELM
M illet kelimesi 13. Yzyldan beri kullanlmakta ve Ltince dogum anlamna gelen nasa keli
mesinden tremektedir. Natio ekline dntgnde, dogum ya da dogum yeri asndan birleen
insanlar grubuna tekabl eder. zgn kullanmyla millet (nation)-, hibir siyas atf tamamakla
birlikte, bir insan trne ya da rksal bir gruba iaret eder. Terim 18. Yzyln sonlarna kadar fazla
bir siyas ton tamam ve birey ya da grup olarak insanlarn milliyetiler olarak tasnifine temel
referans olmutur. Milliyetilik terimi matbuata yansm olarak ilk defa, Jakobenlere kart olan
bir Fransz papaz olan Augustin Barruel tarafndan kullanlmtr. 19. Yzyl n ortalarna gelindi
ginde milliyetilik yaygn bir biimde siyas bir doktrin ya da hareket olarak kabul edilmeye ba
land. rnegin, 1848 de tm Avrupay sarsan devrimin temel ierigini oluturdu. Pek ok adan,
milliyetilik son iki yzylda dnyann birok blgesinde tarihi yeniden ekillendiren siyas inan
larn en baarl ve en etkilisinin iinde geliti.
Milliyetilik fikri Fransz htilli srasnda dogdu. Daha nceleri lkeler; hkimiyet alanlar

(realms), prenslikler, ya da krallklar olarak bilinmekteydi. lkenin sakinleri siyas kimlikleri


mill kimlikler ya da vatanseverlik (bkz. s. 172) duygular yerine yneticiye ya da ynetici hane
danlga bagllkla ekillenen tebaalar d. Bununla birlikte, 1789da Fransada XVI. Louise kar kal
kan devrimciler halk adna ayn eyi yaptlar ve halktan Fransz milleti ni anladlar. Jean-Jacques
Rousseaunun (bkz. s. 170) yazlarndan ve yeni bir doktrin olan halkn kendi kendini ynetimi fik
rinden etkilendiler. Milliyetilik, bundan dolay, tahtn tebaas nn Fransann vatandalar olmas
gerektigi fikrini yanstan devrimci ve demokratik bir inant. Millet kendinin efendisi olmalyd. Bu
nunla birlikte, bu tarz fikirler Franszlar dlayc bir nitelik tamamaktayd. Devrim ve Napoleon
Savalar boyunca, 1792-1815, Kta Avrupas, Fransaya kar byk bir kzgnlk ve bagmszlk ar
zusu uyandran Fransz igline mruz kald. Uzunca bir sredir devletler derlemesi hlinde bln
mlk arz eden talya ve Almanyada fetihlerin getirdigi tecrbe, tarihte ilk defa, Fransadan tevars
eden milliyetiligin yeni dilinde ifadesini bulan bir mill birlik bilinci dogurdu. Milliyeti fikirler, 19.
Yzyln balarnda, zgrletirici (liberator) Simon Bolivarn ( 1783-1830) Yeni Grenada olarak
bilinen ve u an Kolombiya, Venezuela ve Ekvadoru kapsayan ve ayrca Peru ve Bolivyada da hit
olunan spanya ynetimine kar isyan hareketine meknlk eden Ltin Amerikaya da srad.
Milliyetiligin ykseli dalgas; Trkiye, Avusturya ve Rusya gibi ok-milletli imparator
luklarn liberal ve mill basklarla yzlemeleri neticesinde zayflama srecine girmelerine ve 19.
Yzylda Avrupa haritasnn yeniden izilmesine yol at. 1 8 4 8 de mill direni hareketleri talyan
devletlerinde, ek ve Macarlar arasnda ve mill birlik arzusunun ksa sreli Frankfurt parlamen
tosunun oluumunda dile getirilen Almanyada patlak verdi. 19. Yzyl, millet inas dnemiydi.
Avusturya anslyesi Metternich tarafndan sadece cograf bir ifadeden ibaret olarak grlerek
gzden karlan talya 1861de birleik bir devlet hline geldi. Birleme sreci 1 8 7 0 de Rom ann
alnmasyla tamamlanm oldu. Daha nceleri 39 devletin bileimi olan Almanya, Fransa-Almanya
Savann akabinde, 1871 senesinde birleik bir devlet hline geldi.

Ne var ki, milliyetiligi bu dnemde kar konulamayan ve tamamen halk destegine dayanan
bir akm olarak grmek yanltr. Milliyetilik tutkusu, geni anlamda mill birlik ve anayasal h
kmet fikirlerini ekici bulan, ykselen bir orta snfa zglenmiti. O rta snf milliyeti hareket,
mill birlik ve bagmszlk ryalarn diri tutsa da, kendi balarna millet-ina srelerini baaracak
gce henz sahip degillerdi. Milliyeti hedeflerin sonuca ulatg Almanya ve talyada bu baarnn
saglanabilmesinin temel nedeni, Piedmont ve Prusya gibi ykselen devletlerin emelleriyle mil
liyetilik fikrinin akmasyd. rnegin, Almanya, birlemesini liberal milliyeti hareket ugruna
yapmad; daha ziyade, 1866da Avusturyay ve 1870 ve 1871 yllarnda Fransay yenen Prusya
ordusuna borluydu.
Bununla birlikte, 19. Yzyln sonunda milliyetilik, bayrak, mill mar, vatansever iirler ve
edebiyat, halk trenleri ve mill tatiller gibi sem bollerin yaygnlamas sonucu, gerekten bir halk
hareketi hline geldi. Milliyetilik, ilkgretimin yaygnlamas, okuma-yazma orannn artmas, po
pler gazetelerin yaymlanmas gibi unsurlar sayesinde kitlesel siyasetin etkin dili hline geldi. Bu
srete milliyetiligin temel yaps da kkten degiti. Daha nceleri milliyetilik liberal ve ilerleme
ci hareketlerle btnleirken, zamanla muhafazakr ve gerici politikaclar da gittike artan oranda
iine almaya balad. Mteakip dnemlerde sosyal devrim ve uluslararas ii snfnn dayanma
s fikirleriyle tecessm eden sosyalizmin meydan okuyuuna kar milliyetilik, sosyal btnlk,
dzen ve istikrar kavramlarn ne srerek karlk verdi. Bylelikle, bir ekilde gl ii snfn
kendisiyle btnletirme abas iine giren milliyetilik, sosyal yapy ancak bu surette koruyabile
cegini dnmeye balad. Bundan byle milliyetilik cokusu siyas zgrlk ve demokrasinin za
feriyle degil, mill onur ve asker baaryla ykselecekti. Bu tarz milliyetilik, ovenizm ve yabanc
dmanlgna dayanan bir ideoloji hline dnt. Her millet, diger milletleri yabanc, gvenilmez,
hatta tehditkr grrken, kendini biricik ve stn olarak alglamaya balad. Halka dayal milli
yetiligin bu yeni iklimi, 1870 ve 1880lerde smrgeci yaylm politikalarnn iini doldurmasna
ve yzyln sonunda dnya nfusunun byk bir ksmn Avrupann kontrolne brakmasna yar
dmc oldu. Ayn zamanda milliyetilik, uluslararas kuku ve rekabet duygusunun uyanmasna ve
dolaysyla 1 9 1 4 te Dnya Savann kmasna da yol at.
Birinci Dnya Savann sonu, Orta ve Dogu Avrupada millet-ina srelerinin tamamlanma
sna hit oldu. Paris Bar Konferansnda ABD Bakan Woodrow W ilson milletlerin kendi ken
dini ynetmesi ilkesini savundu. Alman, Avusturya-Macaristan ve Rus imparatorluklar dagld ve
Finlandiya, Macaristan, ekoslovakya, Polonya ve Yugoslavya olarak sekiz yeni devlet ortaya kt.
Bu yeni lkeler varolan mill ve etnik gruplarn cografyasna uygun olarak mill devletler hlinde
dizayn edildiler. Bununla birlikte, Birinci Dnya Sava ilk etapta atmay hzlandran cidd ulusal
gerginlikleri zmede baarsz oldu. Gerekten de, bar anlamasnn artlarnn getirdigi bozgun ve
hayl krklg yerini aknlk, hrs ve acya brakmt. Bu durum en ak bir biimde, iki dnya sava
arasnda, yaylmac ve emperyal politikalar uygulayarak ulusal gururu tamir etme szyle iktidara
gelen faist ve otoriter hkmetlere sahip olan Almanya, talya ve Japonyada kendini gsterdi. M il
liyetilik, bundan dolay, hem 1914 ve hem de 19 3 9 da savaa yol aan gl bir faktr hline geldi.

20.

Yzyl boyunca Avrupada dogan milliyetilik doktrini, smrgeci ynetim e kart olarak

Asya ve Afrika halklar arasnda ve ayn zamanda kresel dzeyde yayld. Smrgecilik sreci,
sadece siyas kontrol ve ekonomik stnlk kurulmasyla degil, ayn zamanda milliyetilik de d
hil Batl fikirlerin smrgecilerin bizzat kendilerine kar kullanlmas olgularyla birebir baglan
tldr. M illiyetilik ayaklanmalar 1 9 1 9 da M srda meydana geldi ve hzla O rta Doguya yayld.
Ingiliz-Afgan Sava 1919da kt ve Hindistanda, Hollanda Dogu Hindistan ve Hint ininde
isyanlar ba gsterdi. 1945ten sonra Afrika ve Asya haritas ngiliz, Fransz, Hollanda ve Portekiz
mparatorluklar olarak yeniden izildi. yle ki, bu imparatorluklarn her biri ya bagmszlgn ya
da mill zgrlg kazanma savalarnn mzakerelerinde baarya gtren milliyeti hareketlerle
yzleince daglmaya balad.
Anti-smrgecilik sadece Bat tarz milliyetiligin gelien dnyaya yaylmasna degil, ayn za
manda milliyetiligin yeni ekillerinin retilmesine de sebep oldu. Gelien dnyada milliyetilik
geni apl birtakm hareketleri iine ald. inde, Vietnam da ve Afrikann bir ksmnda milliyeti
lik Marksizmle birleti ve mill zgrlk sadece basit bir hedef olarak grlmedi, ayn zamanda
sosyal devrimin bir paras eklinde algland. Daha baka yerlerde, gelien dnya milliyetiligi hem
liberal demokratik ve hem de devrimci milliyeti sosyalist kavramlar reddeden Bat kart bir p o
zisyon almtr. Bu tarz fikirleri ifade etmenin en nemli arac, din inanlar ve zellikle slm idi.
zgn bir siyas inan olarak slmn doguu ve ykselii, zellikle 1979 ran Devriminden beri,
Orta Dogu ve Kuzey Afrikada siyas hayat dntrmtr. Baz alardan slm gncel olarak
dnya apnda hkimiyet saglayan Batl liberal demokrasiye kar ok nemli bir meydan okumay
temsil etmektedir.
Bununla birlikte, milliyetiligin sadece 19. Yzylda Avrupa millet-ina sreci ya da kinci Dn
ya Sava sonras anti-smrgeci mcadelelerle ilgili olup olmadg ya da milliyetiligin bugn yaayp
hayatadg, yahut anakronik bir yaklamdan ibaret olup almadg cidd bir tartma konusudur. Bu
tez, bu blmn son ksmnda ele alnacak ve zellikle kresellemenin ykselii baglamnda deger
lendirilecektir. Ne var ki, sadece milliyetiligin devamnn degil, ayn zamanda yeniden diriliinin de
ak kantlar yakn tarihimizde mevcuttur. 1960lardan beri istikrarl mill-devletler gittike mill ge
rilimler yznden kesintiye ugrar. rnegin, ngilterede sko, Galler ve rakip rlanda milliyetilikleri
siyas hayatn kurulu zelligi hline geldi. Ayrlk hareketler Kanadamn Qubec eyaletinde ve kuzey
spanyada Basklar, Trkiye ve Irakta Krtler, Sri Lankada Tamiller ve Hindistanda Kemir Msl
manlar gibi gruplar arasnda geliti. 1989 ve 1991 yllar arasnda Dogu Avrupann dnm bl
gede milliyetiligin yeermesine imkn saglad. Sovyetler Birligi, Rus olmayan halklarnn arasnda
milliyetiligin ykselmesi sonucu kt. ekoslovakya, 1992de bagmsz ek ve Slovak devletlerinin
kurulmas sonucu hayatiyetini kaybetti. Yugoslavya, 1991de Srplar ve Hrvatlar arasnda byk l
ekli bir savan ve 1992-1996 yllar arasnda Bosnada drt yl sren bir i mcadelenin meydana
gelmesi ve yogun bir etnik ihtilfn sonucu paraland. Bu tarz milliyetilik biimleri, bunun tesinde,
etnik-kltrel birlik arzusu ve baz durumlarda aka ovenist ve yaylmac arzularca ekillendirildi.

LKE AKI UgRUNA - ANA TEMALAR


Milliyetiligi bir ideoloji olarak ele almak, en azndan problemle yzlemeyi gerektirir. Birin
cisi; milliyetilik bazen henz olgunlamakta olan bir ideoloji olarak alglanmaktan ziyade, siyas
bir doktrin olarak tasnif edilir. Hlbuki, rnegin liberalizm, muhafazakrlk ve sosyalizm birbiriyle
ilgili fikirler ve degerler yelpazesini oluturur ve milliyetilik, milletin, ynetimin dogal ve uygun
bir birim oldugu inancnn kalbidir. Bu grn zayf ve eletiriye ak taraf, kltrel ve etnik mil
liyetilik gibi milliyetiligin diger boyutlarn gz ard ederek, sadece 'klasik siyas milliyetiligin
nasl degerlendirilmesi gerektigi zerine yogunlamasdr. Milliyetiligin temel zelligi, tm bu
boyutlarndan dolay, kendi kendini ynetim ve mill-devletle arasnda var olan dar birliktelikten
ibaret degildir. Aksine, milletin hayat nemini farkl boyutlaryla gsteren akm ve fikirlerin olu
turdugu geni sosyolojik ve tarihsel baglam, milliyetiligin temel karakterini oluturur. kincisi,
bazen de milliyetilik, teorik bir kurgu olarak tanmlanmaktan te, birinin milletine sadakti ve
bir diger milletten holanmamas gibi, esas olarak psikolojik bir olgu olarak betimlenir. Kukusuz
milliyetiligin en nemli anahtar zelliklerinden birisi de duygusal da vurum ya da etkilere ak
olmasdr ama milliyetiligin sadece bu ynn ne srmek, milliyetilik ideolojisinin vatansever
lik duygusunu yanl degerlendirmek olur.
nc olarak, milliyetilik izofren bir siyas karakter tamaktadr. Farkl dnemlerde mil
liyetilik, ilerici ve gerici; demokratik ve otoriter; rasyonel ve irrasyonel, sag ya da sol sfatlarla ni
telendirilmitir. Milliyetilik, ayn zamanda, ana ideolojik geleneklerle baglantl bir damar olagel
mitir. Liberaller, muhafazakrlar, sosyalistler, faistler ve hatta komnistler milliyetilige ilgi duy
mular ve sadece anaristler devlete kkten kar olduklarndan milliyetilige duyarsz kalmlardr.
Ne var ki, milliyeti doktrin artc oranda farkllk arz eden siyas hareketlere kaynaklk etse de ve
bazen siyas sebeplerle bu hareketlerle kkten atsa da milliyeti fikir ve teorilerin tanmlanmas
na referans olan baz dayanak noktalar mevcuttur. Bunlardan en nemlileri aagda saylanlardr:
M illet
Organik toplum
Kendi kaderini tayin (self-determinasyon)
Kimlik siyaseti

Millet
Milliyetiligin temel inanc, milletin siyas rgtlenmenin ana ilkesi olmas ya da olmas gerektigi
dir. Bununla birlikte, milletin ne oldugu ve nasl tanmlanmas gerektigi hususlarnda cidd kuku
lar mevcuttur. Gnlk kullanmda, millet, devlet, lke ve hatta rk gibi kavramlar birbiriyle
kartrlr ve deta birbiriyle dnml anlamlar ieriyormu gibi kullanlr. Pek ok siyas a

tma, bunun tesinde, belirli bir insan grubunun millet saylp saylamayacag ve millet olmann
gerektirdigi hak ve statlerden faydalanp faydalanamayacag noktalarnda odaklanmaktadr. r
negin, bu sorgulama Tibetlilere, Krtlere, Filistinlilere, Basklara, Tamillere ve buna benzer grup
lara uygulanabilir. En temel dzeyde milletler, ortak olarak paylalan degerler ve geleneklerin bir
araya getirdigi insanlarn oluturdugu kltrel varlklardr ( entities). zel anlamda ise ayn cograf
alan igl eden ve ortak bir dil, din ve tarihe sahip olan insanlarn tadg kimliksel kategorilerdir.
Bu bak asndan ele alndgnda, millet, bir halkn aidiyet hissedebilecegi ve yabanc bir halka
ait olanlardan ayrt edilebilmeyi saglayan baz objektif parametrelerle tanmlanabilir. Bununla
birlikte, milleti basit bir biimde, ortak kltr ve geleneklerin bir araya getirdigi insan toplulugu
olarak tanmlamak birtakm cevaplanmas g sorularn ortaya kmasna da neden olabilir. Dil,
din, etniklik, tarih ve gelenek gibi millet olmann tem el parametreleri verili kltrel zellikler ola
rak tanmlanabildigi hlde, bir milletin ne zaman ve nerede varolabilecegini gsterebilen kesin bir
plan ya da objektif bir kriter mevcut degildir.
Dil, sklkla, millet olmann en ak sembol olarak alglanr. Zir dil, bir toplumu digerlerin
den ayrt edici davranlar, degerleri sembolize eder ve aidiyet ve inalk hislerini yaratan ifade
ekillerini retir. rnegin Alman milliyetiligi Alman dilinin saflg ve beks zerine kurgulanan
kltrel birlik duygusuyla formle edilmitir. M illetler dillerine ynelik herhangi bir tehdide ya da
sulandrma faaliyetine karn olduka hassastrlar. rnegin, Quebecin Franszca konuan halkla
rn, nfusun geri kalann oluturan ngilizce konuan Kanadallardan ayran en nemli unsur, dil
dir. Benzer bir biimde, Galler milliyetiligini, geni bir biimde, Galler dilini koruma ve yeniden
diriltme abas ayakta tutmaktadr. Ayn zamanda ortak mill kimlik kavramsallatrmasna sahip
olmakszn ayn dili paylaan halklar da vardr: Amerikallar, AvustralyalIlar, Yeni Zelandallar ilk
dil olarak ngilizceyi konumakla beraber kendilerini kesinlikle ngiliz m illeti nin yeleri olarak
grmezler. Baz milletler da herhangi bir mill dile sahip olmakszn mill birligin ana unsurlarn ta
yabilirler. rnegin ortak bir svire dili olmayan svirede Franszca, Almanca ve talyanca olmak
zere dil bir arada kullanlmaktadr.
Millet olmann bir diger ana unsuru da dindir. Din, ortak ahlk degerler ve mnev inanlarn
bir ifadesini oluturmaktadr. Kuzey rlandada ayn dili konuan insanlar din saflar hlinde ayr
r: ngiltereyle baglarn gl tutma yanls olan pek ok Protestan kendisini Birliki ( uniotist)
olarak tanmlarken, Katolik cemaati birleik bir rlanda hayli peinde komaktadr. Kuzey Afrika
ve Orta Dogu da mill bilincin ekillenmesinde rol oynayan en nemli faktr, slmdr. 1 9 7 9 da
gerekleen ran slm Devrimi, ran Bat ve zellikle Amerikann etkisinden kurtarmak isteyen
kktenci i Mslmanlarn fikirlerinden esinlenmitir. Ne var ki, din inanlar her zaman m illet
olma duygusuyla rtmeyebilir. ngilterede Katolik ve Protestanlarn arasndaki blnme reka
beti mill hareketlere ilham kaynag olmadg gibi, Amerika Birleik Devletlerinde (ABD) sz
konusu olan din eitlilik, lkenin farkl milletlerin bir bileimi olmas hususunda bir tehdit olu
turmaz. Ayn zamanda, Polonya, talya, Brezilya ve Filipinler gibi lkeler ortak Katolik inancn
paylamakla birlikte, kendilerini birleik bir Katolik m illetine de ait hissetmezler.

Millet zerine Bak Alar


Liberaller, kltrel birlik kadar siyas iddialara da vurgu yapan milletle ilgili "meden" bir bak asn onaylarlar.
Milletler, haklarla, zellikle eit seif-determinasyon hakkn haiz olmalar anlamnda ahlk varlklardr.

Muhafazakrlar, milleti, ortak etnik kimlik ve paylalan tarihle olu-turulan bir bag ve "organik" bir varlk
olarak alglarlar. Sosyal btnleme ve kolektif kimligin kaynag olarak millet, sosyal gruplarn belki de politik
adan en nemlisidir.
Sosyalistler, milleti, sosyal adletsizligi ve varolan kurulu dzeni korumak ve srdrmek amacyla insanoglunu
yapay blnmelere iten ve istenmeyen bir olgu olarak grme egilimindedirler. Siyas hareketler ve talepler bun
dan dolay mill degil, uluslararas bir nitelik tamaldr.
Anaristlere, gre milletler, genel anlamda ancak devletle, ve bundan dolay baskyla ayakta dururlar. Millet
bylece ynetici elitin karlar iin itaati artrmaya ynelik tasarlanan bir mit olarak grlr.

Faistler, milleti, sklkla bireysel varlga anlam veren rkla tanmlanan, organik olarak birlemi sosyal btnlk
olarak grrler. Bununla birlikte, milletler bazlar baarl olmak, bazlar kaybetmek noktasna gelen bir rekabet
ve atmann iinde yer alr.
Din Fundamentaf istler, milleti esasnda, mminler toplulugundan mteekkil bir din varlk olarak grrler.
Ne var ki, din ile millet nadiren akrlar. Zir "Islm mmeti" gibi millet-ar din topluluklar, millet kategorisinin
zerinde yer almaktadr.

M illetler etnik ya da rksal bir birlik olma duygusuna da dayanabilirler. Bu durum Nazi d
nemi boyunca Almanyada ok aka yaanmtr. Alman dilinde halk anlamna gelen Volk,
hem kltrel bir birligi ve hem de kan bagn agrtrmaktadr. Irkn nemi, ar sagc ve g ve
yabanc kart gruplar tarafndan da yceltilmitir. Fransadaki M ill Cephe (Front National) ve
ngilteredeki ngiliz M ill Partisi (BN P) bu rneklerden sadece ikisidir. Bununla birlikte, milliyet
ilik biyolojik temellerden ziyade kltrel unsurlara sahiptir. Irka dayal etnik birlikteligi yanstan
milliyetilik daha ok paylalan degerler ve ortak kltrel inanlara vurgu yapmaktadr. Amerikal
siyahilerin milliyetiligi renklerinden ziyade ayrt edici tarih ve kltrlerine dayanr. Amerikada,
bat yerlileri arasnda ve Avrupann ve Afrikann bir blmnde siyah bilinci, klelik tecrbesine
bagl olarak siyah kltrel kkenlerinin yeniden kefine odaklanmaktadr. Bununla birlikte, etnik
birlik her zaman iin mill kimlige temel oluturmaz. Bu durum ogu modern milletin ok-kltrl
karakteri asndan alt izilen ve milletin A BD de eritici pota ve rk ayrmclg sonras dnem
Gney Afrikada gkkuag milleti alglamasnda aka tank olunan bir realitedir.
Milletler ogunlukla ortak bir tarih ve gelenegi paylarlar. Mill kimlik sklkla gemi zaferler,
mill kurtulu gnleri, mill liderlerin dogum gnleri ya da asker baarlar hatrlanarak korunmaya
ve diri tutulmaya allr. ABD Bagmszlk (independence) ve kran (Thanksgiving) Gnlerini
kutlarken, Franszlar Bastille Gnn anar. ngilizler iin ise Dunkirk ve D Gn iin yaplan t-

renler hl tm canllgyla srmektedir. Diger yandan, mill duygular, paylalan htralar ve ortak
gemiten ziyade gelecek beklentileri ve gelecekte de birlikte hayata azim ve kararllgna da daya
nabilir. Vatandalga kabul edilmi gmenlerin durumu, gmen memleketi olan A BD de bu
duygular aka yanstmaktadr. Mayflower seyahati ve Bagmszlk Savann gereklemesinden
yzlerce yl getikten sonra bu topraklara yerleenler iin bu olaylar pek bir ey ifade etmez. Bun
dan dolay Amerikan milliyetiliginin ortak tarih ve gelenekle ok az bir ilintisi vardr. Ancak bir
millet adna dnm noktas tekil eden bu olaylar abartlarak anayasaya ve liberal kapitalizmin de
gerlerine ortak bagllgn saglanmas iin kullanlmak zere daha sonralar uydurulmutur.
M illet olmann tek bana bir ifadesi olarak kabul edilen kltrel birlik, irdelenmesi ve zl
mesi olduka zor, girift bir konudur. Kesin bir formle dayandrlamayan kltrel birlik, farkl ve
degiken kltrel faktrlerin bir bileimini yanstr. Niha olarak, bundan dolay milletler, d fak
trler yerine yelerin aidiyet oranlarn test etmeye ynelik birtakm sbjektif unsurlarla tanm
lanr. Bu adan millet, insan gruplarnn kendilerini dogal siyas bir topluluk olarak algladklar ve
vatanseverlik eklinde paylalan bir sadakt ve sevgiyle da vurulan psiko-siyas bir varlktr. Va
tan yaplacak topragn yoklugu, kk bir nfusa sahip olma, ekonomik kaynaklardan yoksunluk
gibi objektif zorluklar, mill haklar olarak degerlendirdikleri eyleri talep etmede srarl olduklar
takdirde bir insan grubu iin ok az bir nem tar. rnegin, Letonya sadece 2,6 milyon nfusu
olmasna, bu nfusun ancak yarsnn etnik Leton olarak tanmlanmasna ve yakt ve enerji kaynak
larndan yoksun bulunmasna ragmen 1991de bagmsz bir millet oldu. Benzer bir biimde, Orta
Dogu nun Krt halklar tarihin hibir dneminde siyas bir birlik hline gelemedikleri ve Trkiye,
Irak, ran ve Suriyenin farkl blgelerinde dagnk hlde bulunuyor olmalarna ragmen, hl milli
yeti em eller tayabilmektedirler.
Milletlerin objektif ve sbjektif faktrlerin bileiminden olutugu geregi, milletin rakip kav
ramlarnn dogmasna yol amtr. Tm milliyetiler milletlerin kltrel ve psiko-siyas faktrlerin
bir karm oldugu hususunda hemfikir olmalarna ragmen, bu ikisi arasndaki dengenin nerede
kurulmas gerektigi noktasnda iddetle atmaktadrlar. Bir yandan, milletin dlayc kavramlar
etnik birligin ve paylalan tarihin nemine vurgu yapar. Mill kimligin verili, degimez ve gerek
ten degitirilemeyen bir olgu olarak alglanmas durumunda, milletin ortak soy tarafndan ekillen
dirildigi kabul edilmekte ve bylelikle millet ve rk arasndaki ayrm karmak hle gelmektedir. Bu
durumda milletler dil, din, geleneksel hayat tarz ya da vatan gibi parametrelere hissedilen gl ve
dogutan gelen duygusal ve ilksel/zc bag (primordial bond) la kurulmu olur. Farkl derecelerde,
muhafazakrlar ve faistler de bu tarz bir millet algsn kabul etmektedirler. te yandan, milletin
kapsayc kavramlar vatandalk bilincini ve vatanseverlik sadaktini, millet olmann ok rkl, ok
etnikli, ok dinli ve ok-kltrl boyutuna vurgu yaparak ne karr. Bu durumda ise milletle dev
let, milllikle vatandalk arasndaki ince ayrm bulanklama egilimi gsterir. Liberaller ve sosyalist
ler, milletin kapsayc boyutunu kabul etmeye egilimlidirler.

OrgamkToplum
Milliyetiler milletin tanmlayc zellikleri hakknda anlamazlga dseler de milletlerin organik
toplumlar olduklar inancnda hemfikirdirler. nsanoglu, farkl bir ifadeyle, her biri farkl ve kendi
ne zg bir karakter ve ayr bir kimlige sahip bulunan milletlerin toplamlarna blnr. Milliyet
i iddiaya gre bu durumun nedeni daha yksek sadakt ve daha derin siyas nemin farkl bir
sosyal grup ya da kolektif organdan ziyade millet kategorisine atfedilmesidir. Hlbuki, rnegin,
snf, cinsiyet, din ve dil belirli bir toplumda belli koullarda nem tayabilirken millet olmak iin
daha nemli grlmektedir. Mill baglar ve bagllklar tm toplumlarda bulunur, zamanla daha da
glenir ve gdsel ve hatta ilkesel dzeyde ilevler yerine getirmeye balarlar.
Ne var ki, bu konuda farkl aklamalar yaplabilir. Milliyetilige ynelik ilki yaklamlar mill
kimligi tarihsel bir temele dayandrr: Milletler ortak kltrel bir mirasa ve kurtuluun ve devlet
olmann temeli olan dile beiklik ederler. Milletler bylece, akrabalk bagna benzeyen derin duy
gusal baglarla karakterize edilirler. rnegin, Anthony Smith (1986) modern milletler ve etni diye
adlandrdg modern ncesi etnik topluluklar arasndaki srekliligi vurgulamtr. Bu bak as et
niklik ve ulusallk arasndaki farkn azlgn ve modern milletlerin ancak, eski etnik topluluklarn
gncelletirilmi bir versiyonundan ibaret oldugunu ifade eder. Aksine, milliyetilige kar durumsalc (situationalist) yaklam savunanlara gre, mill kimlik degien koullara ve tarihsel meydan
okumalara kar uydurulmu ve kurgulanmtr. Ernest Gellner (1983), bu yzden, milliyetiligin
modernlemeyle ve zellikle endstrileme sreciyle dogrudan baglantl bir olgu olduguna dikkat
ekmitir. Ona gre, modern ncesi ya da tarm-egitimli (agro-literate) toplumlar feodal bag ve
bagllklara dayanan bir ilikiler ag tarafndan yaplandrlmken, ortaya kan endstriyel toplum
lar sosyal hareketliligi, kiisel aba ve rekabeti, kentlemeyi ve bireysellemeyi getirmi ve ortaya
kan yeni durumda kltrel bagllg saglayacak yegne aidiyet duygusu ancak milliyetilikle sag
lanabilmitir. Her ne kadar Gellnerin teorisi milletlerin, belirli sosyal koullara cevap niteliginde
ortaya ktg varsaymndan hareket etse de, mill topluluklarn derin kkleri oldugu, sreklilik arz
edecegi ve modern ncesi kimliklere dnn imknszlg da vurgulanmtr.
Ne var ki, ulusal topluluk ok zel ve kendine zg bir topluluktur. Sosyal ve siyas bir ilke
olarak topluluk dostluk, bagllk ve sorumluluk baglarna dayanan gl bir kolektif kimlige sahip
bir sosyal grubu ifade eder. rnegin, Alman sosyolog Ferdinand Tnnies (1855-1936), topluluk
(gemeinschaft) kavramn, tipik olarak geleneksel toplumda bulunan ve dogal sevgi ve karlk
l sayg ile nitelenen bir sosyal kategori olarak alglarken, kurum ( gesellschaft) kavramn, tipik
olarak kentli ve endstrilemi toplumlarda bulunan, daha gevek, yapay ve szlemeye dayal ili
kilerle betimlenen bir sosyal kategori olarak ele alr. Milliyetilere gre millet, gemeinschaft-tipi ili
kiler zerinden kurgulanmtr. Hlbuki Benedict Andersona (1 9 8 3 ) gre, milletler sadece hayl
cemaatler ( imagined communities) oluturabilirler. Anderson, milletlerin, ortak kimlik mefhumu
nu koruyabilecek yz yze ilikileri gerektiren gerek topluluklardan ziyade, zihinsel imajlara daya
narak var olabildigini savunur. Bir millete mensup olan bireylerden ok az bir digerinin kendisiyle

ayn mill kimlige sahip oldugunun kantlarna tank olabilecektir. Eger milletler mevcutsa, anCak
bize egitim, kitlesel medya ve siyas sosyalleme sreleriyle kurgulanarak enjekte edilerek, tahay
yl ve tasavvura dayanan yapay aparatlar olarak mevcuttur.
Milletlerin organik degil, bilakis hayl topluluklar oldugu fikri, ayn zamanda, milliyeti
lige kar eletirilerin de kaynagn oluturur. Milliyetilige kurguculuk (consructivism) asndan
yaklaan teorisyenler mill kimligi geni lde gl gruplarn karlarna hizmet eden ideolojik
kurgu olarak alglarlar. rnegin, Marksist bir tarihi olan Eric Hobsbawm (1983) milletlerin icat
edilmi geleneklere (invented traditions) dayandgn savunur. Eric Hobsbawm, tarihsel sreklilik ve
kltrel saflgn bizzat milliyetiligin kendisi tarafndan yaratlan bir mit oldugu inancn ne srer.
Bu bak asna gre, milliyetilik, milleti yaratmtr. Millet olma bilinci 19. Yzyl sonlarna kadar
olumam, bilakis daha sonralar mill marlar, mill bayraklarn icad ve ilkgretimin ve kitlesel
anlamda okur-yazarlgn yaygnlamas yoluyla moda hline getirilmitir. Sosyalistler ve zellikle
Marksistler, bu srecin istikrarl olmayan snf toplumlarmn takviyesi amacyla iletildigini iddia
ederler. Bu perspektiften ele alndgnda milliyetiligin sosyal devrim tehdidiyle yzleen ynetici
snf tarafndan kullanlan bir ara oldugu, mill bagllg snf dayanmasnn nne geirmek ve ii
snfn varolan iktidar yapsna bagml klmak suretiyle ynetimlerinin beks ugruna milliyetilik
ten yararlanldg sonucu kendiliginden ortaya kmaktadr.

Kendi Kaderini Tayin (Self-Determinasyon)


Siyas bir ideoloji olarak milliyetilik, ancak mill topluluk fikrinin mill egemenlik doktriniyle
yzletigi Fransz htilliyle ortaya kmtr. Bu htill, modern milliyetiligin babas olarak da
nitelendirilen Jean-Jacques Rousseaunun eserlerinden etkilenmitir. Rousseau millet sorununu
tartmam ve milliyetilik olgusuna deginmemi olmasna ragmen, kendisinin gelitirdigi genel
irade fikri ve bu fikir zerine kurguladg mill egemenlik kuram, milliyetilik doktrinini dogu
ran bir tohum hline geldi. Polonyann Rusyadan bagmszlgn kazanma mcadelesi sonucunda,
bu zaferin ancak kltrel adan birlemi bir topluluk tarafndan kazanlabilecegi inancna ulat.
Genel irade, toplumun ortak ya da kolektif kar ve herkesin bir etkiye kar, birbirinden ha
bersiz olarak ve kendiliginden yaptg fiillerin ve ortaya koydugu tepkilerin toplamndan ibarettir.
Rousseau ynetimin, krallarn mutlak iktidarna degil, tm toplumun blnmez kolektif istegine
bagl olarak ekillenmesini savundu. Fransz htilli boyunca sz edilen bu inanlar, Fransz hal
knn yadsnamaz hak ve grevleri olan vatandalar olduklar ve bundan byle kraliyet iktidar
nn tebalar olarak grlemeyecekleri eklinde mtemadiyen yanstld. Bylece egemen iktidar,
Fransz milletiyle kadim hle geldi. Fransz htillinin ortaya kardg milliyetiligin ekli, bun
dan dolay, kendi kendini yneten halk ya da milletin vizyonuna bagl kalacakt. Baka bir ifadeyle,
artk millet sadece dogal bir topluluk degil, ayn zamanda, dogal siyas bir topluluktur.
Bu milliyetilik geleneginde millet ve devlet olu, esas asndan baglantldr. M ill kimligi test

Jean-Jacques Rousseau (1712-1778)


Cenevre dogumlu Fransz ahlk ve siyaset filozofu, belki de Fransz Devrimi zerinde en etkin
entelektel tesiri yapan bilim adam. Rousseau kendi kendini egitmitir. 1742'de Paris'e git
mi ve zellikle Diderot (1713-1784) bata olmak zere Fransz Aydnlanmasnn nde gelen
yelerine yakn olmutur.
Rousseau'nun eserleri egitim, sanat, bilim, edebiyat ve felsefe gibi geni bir disiplinler yelpa
zesini ierir. Felsefesi, "dogal insan"n iyiligine ve "sosyal insan"n yozlamasna duyulan derin
inanc aka yanstr. Rousseau'nun siyas gretisi, Emile, ou De l'education'da (Emile veya Egitim zerine, 1762)
zetlenir ve Du contrat social'da (Toplumsal Szleme, 1762) gelitirilir. Bu eserlerde "genel irade" fikrine dayanan
radikal demokrasi eklini savunur. Rousseau'yu hibir siyas doktrinle zdeletirmek mmkn degildir. Onun
gretisi liberaller, sosyalistler, anaristler ve bir nebze de olsa, faistler zerinde etkin olmutur.

eden turnusol kagd; milletin kendi kaderini tayin ilkesinde ifadesini bulan siyas bagmszlg elde
etme ve koruma arzusudur. Bundan dolay milliyetiligin hedefi, bir mill-devlet kurmaktr. ki
yoldan birini kullanarak bu hedefe ulamak mmkndr. Birincisi, birleme yoluyla mill-devletin
kurulmasdr. rnegin Alman tarihi birleme olgusuna defalarca hit olmutur. Orta agda, Al
man devletleri, Charlemagnen (arlman) daha sonralar Alman milliyetilerinin Birinci Devlet
(.Reich) olarak atfta bulunacaklar, Kutsal Roma mparatorlugu altnda birleti. Almanya Bismar
ckn kinci Devlet (Reich) i kurdugu 1871 tarihine kadar bir daha birlemedi. Hitlerin nc
Devlet (Reich)i birleme srecini, Avusturyay Byk Almanyaya dhil etmesiyle tamamland.
kinci Dnya Savanda Hitlerin yenilgiye ugramas ve bunun sonucunda 1949da Dogu Almanya
ve Bat Almanyann kurulmas ve Avusturyann bagmszlgyla gene ayrma yaand. ki Almanya
1990da niha olarak yeniden birleti.
kincisi, mill-devletler bir milletin yabanc idareden kurtulmasna ve kendi kaderini tayin
imknna kavumasna yol aan bagmszlk mcadelesi sayesinde kurulabilir. rnegin, Polonya
tarihinin byk bir blm, eitli yabanc glerin kontrolnden ard arda gelen kurtulma ve ba
gmszlk abalarna tanklk etmitir. Polonya, 1793te Rusya, Avusturya ve Prusya arasnda payla
larak ortadan kaldrlm, ancak, 1919da Versaille (Versay) Antlamasnn kabulnn akabinde
tekrar bagmszlgna kavumutur. Bununla birlikte, 1939 Nazi-Sovyet Pakt geregince Alman igline ugrayan lke, bu defa Almanya ve Sovyetler Birligi arasnda paylalmtr. 1945 te resmen
bagmszlgn kazanm olmasna ragmen Polonya, sava sonras dnemde Sovyet etkisi altnda
kalmtr. 1989da komnist olmayan bir ynetimin seimle i bana gelmesinin akabinde lke
yabanc kontrolnden niha olarak kurtulmutur.
Milliyetilere gre, mill-devlet, en yce ve en arzulanr siyas rgtlenme eklidir. Mill-dev
letin en byk gc, hem kltrel btnlk ve hem de siyas birligi ayn anda saglama baars
dr. Ortak kltrel ve etnik kimligi paylaan ve kendi kendini ynetme hakkn kazanan bir halk,

ulusallk ve vatandalg e zamanl ve paralel olarak yaamaktadr. Bunun tesinde, milliyetilik


ynetimin otoritesini merulatrr. Mill-devlette siyas hkimiyet bizzat halkta ya da millettedir.
Sonu olarak, milliyetilik halka dayal z ynetim ve mill kar a uygun olarak halk adna ve halk
tarafndan ynetim fikirlerini sembolize eder. Bu adan milliyetiler dnyada yeni yeni bagmsz
devletlerin dogmasnn dogal ve kar konulamaz olduguna, zir baka herhangi bir sosyal grubun
baka bir anlaml siyas topluluk oluturamayacagna inanrlar. Ksaca, uygulanabilir ve varlgn
srdrebilir yegne siyas birim, ancak mill-devlettir.
Tm bu alglaylara ragmen, milliyetiligin dima kendini mill-devlet ve kendi kendini y
netim fikriyle zdeletirdigini sylemek yanltcdr. Zir baz milletler, rnegin, tam bagmszlg
ve devlet olmay sona erdiren baz siyas zerklik nlemleriyle yetinebilmektedir. Szn ettigimiz
bu duruma ngilterede Galler milliyetiliginde, Fransada ise Breton ve Bask milliyetiliklerinde
rastlanabilir. Bylece ortaya kmaktadr ki, milliyetilik her zaman ayrlklk ( separatism ), daha
byk bir siyas oluumdan ayrmak suretiyle bagmsz devlet kurmak yoluyla degil, zaman zaman
g aktarm ( devolution) ya da federalizm olarak da tezahr edebilir. Ancak bu oluumlarn milli
yeti talepleri ne lde tatmin edebilecegi tartmal bir konudur. spanyann Bask blgesini daha
geni yetkilerle donatma fiili, ETAnn terrist eylemlerinden dolay baarszlkla sonulanmtr.
Benzer bir biimde, 1 9 9 9 da ngilterede sko Parlamentosunun kurulmas, SN P nin Avrupa Bir
ligi ierisinde bagmsz bir skoya kurma kampanyasn sona erdirmeyi baaramamtr.

Kimlik Politikalar
Milliyetiligin istisnasz tm ekilleri, kimlik meselesiyle dogrudan baglantldr. Milliyetilikle
kurgulanan siyas hedefler her ne olursa olsun, millet olma bilinci, genelde vatanseverlik olarak
alglanan kolektif kimlik duygusuna dayanr. Siyas milliyetilere gre, toprak din ve dil gibi objek
tif unsurlar irade, htra ve vatansever bagllk gibi sbjektif unsurlardan daha nemli degildirler.
Bundan dolay milliyetilik sadece siyas hedefler ne srmekle kalmaz, ayn zamanda insanlara
kim olduklarn da empoze eder: Bu yolla milliyetilik insanlara bir tarih verir, insanlar iin sosyal
baglar ve kolektif bir ruh uydurur ve bireysel varoluun tesinde bir ortak kader duygusunu yaratr.
Gerekten de, bu yaratlan milliyetiligin etkileyici unsurlarnn gc ya da siyas bir inan olarak
milliyetiligin mutat olmayan baarsn tanmlayan doktrinin grece zaafdr.
Bununla birlikte, milliyetiligin belirli ekilleri digerlerine oranla ak siyas taleplerle daha
az ilgidir. Bu daha ok-kltrel ve etnik milliyetilik iin geerlidir. Kltrel milliyetilik, birincil
vurguyu, sag duyulu siyas bir topluluktan ziyade ayrt edici bir uygarlk olarak ulusun yeniden re
tilmesine veren bir m illiyetilik eklidir. H er ne kadar genel nitelik tamamakla birlikte, kltrel
milliyetiler, devleti, yabanc bir unsur olarak olmasa da evresel bir faktr olarak grr. Hlbuki
siyas milliyetilik rasyoneldir ve ilkelere dayanr. Kltrel milliyetilik ise yegne organik ve ta
rihsel bir btnlk olarak millete duyulan rom antik inanca ve m istik bir alglaya sahiptir. Tipik

Vatanseverlik [Patriotism]
i
Vatanseverlik (Patriotism, Ltincede"anavatan"anlamna gelen patria"dan tremitir); kiinin milletine psikolojik
bagllg ve kelime kelimesine "kiinin lke ak"diye tanmlanabilecek bir duygudur. Milliyetilik ve vatanseverlik
terimleri sklkla birbiriyle kartrlr. Milliyetilik doktriner bir yapdr ve milletin, bir ekilde, siyas rgtlenmenin
ana ilkesi oldugu inancn ierir. Vatanseverlik bu inanca duygusal bir destek saglar ve bylelikle milliyetiligin
tm ekillerine alttan destek verir. Ulusal grubu vatansever bir sadakat ya da mill bilin olmakszn sadece bagm
szlga meyleden bir topluluk olarak alglamak zordur. Bununla birlikte btn vatanseverler milliyeti degildirler.
Kendisini ulusuyla birlikte tanmlayanlarn ve hatta ulusunu sevenlerin hepsi, vatanseverligi, siyas talepleri ek
lemleyerek btnletirebilmenin bir arac olarak grmektedir.

olarak, kltrel milliyetilik elit ya da yksek kltrden ziyade popler riteller, gelenekler ve ef
sanelerden oluan, milliyetiligin en alt birimidir. Geri kltrel milliyetilik her ne kadar yapsal
olarak anti-modern grnse de, halkn kendini yeniden yaratmasna imkn verdiginden dolay,
modernlemenin bir ajan olarak ilev grr.
Ayrt edici bir nitelik tayan mill bilincin nemi, ilk defa, 18. Yzyln sonunda Almanyada
vurgulanmtr. Herder (1 7 4 4 -1 8 0 3 ) ve Fichte (1 7 6 2 -1 8 1 4 ) gibi yazarlar, Fransz htillinin getir
digi fikirlerin aksine, Alman kltrnn biricikligi ve stnlg inancn yceltmilerdir. Herder
her milletin, insanlarna yaratclk igds veren mill ruh (volksgeist) a sahip olduguna inan
mt. Bundan dolay, milliyetiligin rol milletin kltr ve gelenegine ynelik bilin ve takdiri ge
litirmektir. 19. Yzyl boyunca bu kabil kltrel milliyetilik, halk geleneklerinin yeniden dirilii
ve Alman mit ve efsanelerinin yeniden kefi alardan tm zgnlgyle Almanyada ortaya kt.
rnegin, Grimm Kardeler Alman halk hikyelerini toplad ve yaymladlar. Ayn ekilde besteci
Richard Wagner besteledigi operalarn byk bir ksmn kadim ag efsane ve mitlerine dayan
drd. 20. Yzyln ortalarndan beri, ok-milletli devletlere yelik yznden byk bir tehdide
mruz kalan ve mill kltrlerini korumann yollarn arayan ngiltere Gallerleri ve Fransa Bretton
ve Basklar arasnda kltrel milliyetilik olduka yaygn bir biimde revatadr. Baz noktalarda,
politikadan kltre ve bylece devletten blgeye dogru milliyetiligin iindeki bu dnm eko
nomik kreselleme baglamnda sadakt ve tutkunun anlamn srdrmede mill-devletlerin gittik
e gerileyen kapasitesini yanstmaktadr.
Baz alardan, her ne kadar etniklik ve ulusallk aka rtseler bile etnik milliyetilik ve kl
trel milliyetilik birbirinden farkllamaktadr. Etniklik, ayrt edici bir nfus, kltrel grup ya da
lkesel topraga sadaktin bir ifadesidir. Hem rksal ve hem de kltrel tonlar tadgndan dolay
etniklik kavram girift bir yapya sahiptir. Etnik grubun yeleri, dogru ya da yanl, ortak atalardan
bugnk soya, yukardan aagya olumakta ve gruplar bylece aralarnda kan bag bulunan genile
tilmi bir akraba ag olarak alglanmaktadr. Etnikligin dar bir biimde kltrel terimlerle anlaldg
durumlarda bile etniklik, derin duygusal seviyede ilev grr ve insanlara ayr olu hissi veren deger-

Milliyetilik indeki Gerilimler (1) [Yurttalga Dayal - Etno-Kltrel]


Yurttalga Dayal M illiyetilik

Etno-Kltrel M illiyetilik

Siyas millet

Kltrel/tarihsel millet

Kapsayc
Evrenselcilik
Eit milletler

Dlayc

Rasyonel/ilkeli
Mil egemenlik
Gnlllk esasna bagl
Vatandalga dayal

Partiklarizm/paralanmaclk
Biricik milletler
Mistik/duygusal
Mill 'ruh'
Organik
Soya dayal

Vatanda sadakti

Etnik sadakt

Kltrel eitlilik

Kltrel birlik

leri, gelenekleri ve pratikleri yceltir. Bir etnik gruba katlma nn mmkn olmamasndan dolay
(etnik gruplar aras evlilik hri), etnik milliyetilik ak bir biim de dlayc bir karaktere sahiptir.
Batnn pek ok blgesinde siyah milliyetiligi gl bir etnik karaktere sahiptir. ABD deki ve
Bat yerlileri arasndaki siyahiler kendilerinden klelik yapmalar beklenen ve aaglanmaya alt
rlm bir kltr iinde byyen klelerin torunlardr. Siyah bilinci ve mill gururunun gelimesi,
siyahilerin kendilerini beyaz kltrnn zerinde grmeleri ve kendi kltrel kkenlerini Afrikada
yeniden kefetmelerini gerektirdi. Jamaikal siyas dar ve eylemci Marcus Garvey (1 88 7-1 94 0 ),
Amerikadaki siyahilere anayurt olarak Afrikay iaret eden ilk kii oldu. 1960larda A B D deki siyahi
politikas, Siyahi G (Black Power) adl siyas hareketin dogmas, bymesi ve Siyah Mslman
lardan (Black Muslims) Malcolm X in (1926-1965) liderliginde yeniden slm Milleti (Nation of
slam) adyla ortaya kmalaryla daha da radikalleti. Bununla birlikte, siyahi milliyetiligi bilincin
ykseltilmesi ve kltrel gurura vurgu yaparken etnik milliyetilik, ayn ekilde, daha karanlk bir
yana sahiptir. Ykseltilen etnik bilin atavistik korku ve nefretle ve yabanc halklara odaklanr. Bun
dan dolay etnik milliyetilik sklkla ovenizm ve rksalclk (bkz. s. 2 26 ) ile birlikte anlr. Milliyet
iligin bu yz, ilerde, yaylmac milliyetilikle baglantl blmde daha geni olarak irdelenecektir.

M LLYETLK VE SYASET
Siyas milliyetilik, kolayca anlalr degerler ve hedefler yerine mphemlik ve elikilerle ekil
lendirilmi, olduka karmak bir olgudur. rnegin, milliyetilik hem zgrletirici, hem de bas
kcdr: Bir yandan z-ynetim ve zgrlg getiren milliyetilik, diger yandan fetihlerin ve itaate

zorlamann da nn amaktadr. Milliyetilik hem ilerici ve hem de geriletici bir nitelik tar: Bir
yandan mill bagmszlk ya da mill byklgn gelecek perspektifine ynelip gelecekte birlikte
hayata azim ve kararllgn alarken, diger yandan gemi mill baarlar kutlanr ve gemite ka
bul edilmi olan kimlikler pekitirilir. Milliyetilik hem rasyonel, hem de irrasyoneldir: Bir ilke
etrafnda kmelenmi milletin kendi kendini ynetimi gibi inanlara prim verir ama te yandan
erksi dnemlerden kalan korku ve nefretler gibi rasyonel olmayan duygu ve gdlerden beslenir.
Bu ideolojik ekilsizlik pek ok faktrn bir rndr. Milliyetilik ok farkl tarihsel baglamlarda
ortaya km, birbirine zt kltrel miraslar tarafndan ekillendirilmi ve pek ok siyas neden ve
emel ugruna kullanlm bir olgudur. Bununla birlikte, milliyetilik diger siyas doktrinleri hazmet
me, onlarla kaynama ve rakip milliyeti gelenekler yaratma kapasitesinden de yoksun degildir. Bu
geleneklerin en nemlileri aagdaki gibidir:
Liberal milliyetilik
Muhafazakr milliyetilik
Yaylmac milliyetilik
Smrgecilik kart ve smrgecilik sonras milliyetilik

Liberal Milliyetilik
Liberal milliyetilik, Fransz htilline kadar giden ve bu devrimin temel degerlerini tayan, mil
liyetiligin en eski eklidir. Bu fikirler hzla tm Avrupaya yaylm ve talyan birlemesinin pey
gamberi olarak bilinen Giuseppe Mazzini tarafndan veciz ekilde ifade edilegelmilerdir. Bu fikir
ler ayn zamanda 19. Yzyln balarnda Ltin Amerikann bagmszlk hareketine liderlik eden
ve spanyollar Hispanik Amerikann dna atan Simon Bolivar da derinden etkilemitir. Birinci
Dnya Savann akabinde Avrupann yeniden inasna zemin hazrlayan Woodrow W ilsona ait
on drt madde de liberal milliyeti ilkelere dayandrlmtr. Bunun tesinde anti-smrgeci pek
ok lider de liberal fikirlerden esinlemitir. Bunlarn en mehurlar, inin 1911 htilli nin liderle
rinden biri olan Sun Yat-Sen ve Hindistann ilk babakan Jawaharlal Nehrudur.
Liberal milliyetiligin temel fikirleri, genel irade mefhumuyla zgn olarak ifade edilen, halk
egemenliginin savunusunu yapan J.-J. Rousseau (bkz. s. 170) tarafndan ekillendirilmitir. 19.
Yzyln ilerleyen dnemlerinde halk egemenligi fikri liberal ilkelerle btnlemi ve bu btn
lemeyi, otokratik ve baskc ok-milletli imparatorluklarla savaan milliyetiler gerekletirmitir.
rnegin, Mazzini talyan devletlerini birletirmek istemi ama bu amaca ulamak ugruna otokratik
Avusturyayla mcadele etmek zorunda kalmtr. 19. Yzyln ortalarnda pek ok Avrupal dev
rimci iin liberalizm ve milliyetilik birbirinden ayrlamaz durumdadr. Gerekten de, balangta
birey, millet ve uluslararas siyasete ilikin olarak gelimi olan, onlarn bu milliyeti inanlar, b
yk lde, liberal fikirlerin uygulamasyla ekillendi.

Giuseppe Mazzini (1805-1872)


talyan milliyeti. Bir doktorun oglu olan Mazzini, talya, Cenova'da dogdu. Vatansever gizli
bir rgt olan Carbonari'nin bir yesi olarak devrimci siyasetle temasa gemiti. 1848 devrimleri boyunca Mazini, Milan'n Avusturya etkisinden kurtulmasna yardm etti ve ksa sreli
Roma Cumhuriyeti'nin ba oldu.
Mazzini'nin milliyetiligi zgl dilsel ve kltrel topluluk olan milletle liberal cumhuriyetilik
arasnda zdelik kuran bir inantr. Hepsinin tesinde, Mazzini'nin ilkeli milliyetilik ekli,
z-ynetim hakkna sahip sayg deger/yceltilmi bireyler btn olarak grr. Mazzini mill self-determinasyon
ilkesinin sonunda ebed ve kalc bar getirecegine inanr.

Liberalizm geleneksel olarak haklar diliyle ifade edilen bireysel zgrlk savunusu zerine
kurgulanm ve kurulmutur. Milliyetiler, milletlerin, egemen varlklar olduklarna, zgrlg
hak ettiklerine ve haklara, zellikle kendi kaderini tayin etme hakkna sahip olduklarna inandlar.
Bundan dolay, liberal milliyetilik iki adan zgrletirici bir gtr. Birincisi, liberal milliyeti
lik, ister ok-milletli imparatorluklar isterse smrgeci gler tarafndan olsun her trl yabanc
hkimiyet ve baskya kardr. kincisi, anayasalclk (bkz. s. 56) ve temsiliyet inancnda pratige
yanstlan z-ynetim (self-government) ideali, liberal milliyetiligin temel dayanagn oluturur.
Woodrow Wilson, rnegin, tm Avrupa adna sadece mill-devleti degil, ayn zamanda otokratik
idareden ziyade siyas demokrasiyi nermitir. Ona gre, ABD modelinde tecessm eden/cisimleen demokratik cumhuriyet gerek bir mill-devlet olarak alglanabilecek tek siyas yapdr.
Bunun tesinde, liberal milliyetiler milletlerin, aynen bireyler gibi eit olduguna ve en azndan
bu eitligin kendi kendini ynetim noktasnda mutlak kabul edilmesi gerektigine inanrlar. Liberal
milliyetiligin niha hedefi, bundan dolay, sadece bir milletin bagmszlg ya da birlemesini sag
lamak degil, ayn zamanda dnyann bagmsz devletlerini ina etmektir. John Stuart Mill (bkz. s.
46) bu ilkeyi u ekilde aklar: Hkmetin snrlar ulusallgn snrlaryla rtmelidir. Mazzini
birleik talya fikrini tevik etmek iin gizli bir rgt olan Gen talyay ve milliyeti fikirleri tm kta
ya yaymak umuduyla da Gen Avrupay kurdu. Paris Bar Konferansnda W oodrow Wilson self-determinasyon ilkesini sadece Amerikan karlarn korumak ugruna Avrupa imparatorluklarn dagt
mak amacyla degil, ayn zamanda Polonyallar, ekler, Macarlar ve digerlerinin de Amerikallarn
faydalandg gibi ayn siyas bagmszlk haklarndan yararlanmasn saglamak maksadyla getirmitir.
Liberaller denge ya da dogal uyumu, sadece toplumdaki bireylere degil, dnya milletlerine de
uygularlar. Mill self-determinasyonun baars, baarl ve istikrarl milletlararas dzeni kurmann yo
ludur. Wilson Birinci Dnya Savann, otokratik ve asker imparatorluklarn hkim oldugu eski d
zenden kaynaklandgna inanr. Demokratik mill-devletler, te yandan, komularnn mill bagmsz
lklarna sayg duyacak ve savan kmasn tevik etmeyecek ve tekileri boyun egmeye zorlamayacak
tr. Bir liberale gre, milliyetilik gvensizlik, rekabet ve sava krkleyerek milletleri bir digerinden

Milliyetilik indeki Gerilimler (2) [Liberal -Yaylmac]


m yr
Liberal M illiyetilik

Mill self-determinasyon
Kapsayc
Gnlllge dayanan
lerlemeci
Rasyonel/ilkeli
insan haklar
Eit milletler
Anayasalclk
Etnik/kltrel ogulculuk
Kozmopolitlik
Kolektif gvenlik
Milletstclk

Yaylm ac Milliyetilik

Mill ovenizm
Dlayc
Organik
Gerici/Tepkisel
Duygusal/Gdsel
Mill kar
Milletlerin hiyerarisi
Otoriterlik
Etnik/kltrel saflk
Emperyalizm/Militarizm
G siyaseti
Milletleraras anari

ayrmaz. Bunun yerine milliyetilik, her milletin iinde birligi ve hem de tm milletler arasnda mill
haklar karlkl sayg temelinde saglamaya muktedirdir. zetle, liberalizm, bu blm iinde daha son
ra tartacagmz zere, milleti kozmopolitlik (bkz. s. 185) ve milletlerarasclk asndan da ele alr.
Liberal milliyetiligin eletirileri, ortaya koydugu fikirlerin naif ve romantik olduklar noktas
na odaklanmaktadr. Liberal milliyetiler, milliyetiligin ilerlemeci ve zgrletirici yzn grr
ler; onlarn milliyetiligi rasyonel ve hogrldr. Bununla birlikte onlar belki de milliyetiligin
karanlk yzn, irrasyonel bag, bizi tehdit eden yabanc onlardan ayrt edici kabilecilik y
nn gz ard ederler. Liberaller milletiyetiligi evrensel bir ilke olarak grrler, ancak milletlerin
adlet ve hakllklarna bakmakszn bireylerine lme ya da ldrmeye ikna ediindeki duygusallg
daha az gndeme getirirler. Liberal milliyetilik, mill-devletin siyas ve milletleraras uyumun sag
lanmas iin kilit bir role sahip oldugu inancyla yanl ynlendirilmektedir. Wilsoncu milliyeti
ligin yanl, milletlerin cograf alanlarla uygun ve rten bir ekilde yaadklarna olan inant.
Hlbuki, pratikte, szde mill-devletlerin geni bir yelpazeye uzanan dilsel, dinsel, etnik ya da
blgesel gruplardan mteekkil olmalarna ragmen bunlarn ok az gerekte millet olarak nite
lendirilebilir. rnegin, 1918de yeni kurulan ekoslovakya ve Polonya mill-devletleri Almanca
konuan ok sayda insan iinde barndrr ve ekoslovakya, ekler ve Slovaklar olmak zere iki
ana etnik grubun bileimidir. Versaille (Versay) Antlamasyla kurulan Eski Yugoslavyada millet
olma emelini tayan artc eitlilikte etnik grup -Srplar, Hrvatlar, Slovenler, Bonaklar, Arnavutlar ve digerleri- vardr. Gerekte, siyas olarak birlemi ve kltrel adan homojen mill-devlet
ideali ancak aznlk gruplarn yurtd ederek ve g aka yasaklayarak baarlabilir.

Muhafazakr Milliyetilik
19. Yzyln balarnda muhafazakrlar milliyetiligi, dzene ve siyas istikrara tehdit oluturan
radikal ve tehlikeli bir g olarak algladlar. Bununla birlikte, yzyln ortalarna dogru grmek
teyiz ki, Disraeli, Bismarck, ve hatta ar III. Alexander gibi birtakm muhafazakr devlet adamlar
sosyal dzeni korumada ve geleneksel kurumlan savunmada dogal bir mttefik olarak grdkleri
milliyetiligi sempatik buldular. Modern dnemde pek ok muhafazakr iin milliyetilik artk bir
inan esas hline gelmiti. ngilteredeki bu durum Margaret Thatcherin 1982 Falklands Sava
na muzaffer bir cevap vermesinde aka grlr ve daha genel olarak, Muhafazakr Partinin
Avrupa entegrasyonuna duydugu antipatide ifade edilmitir. Ronald Reagan, Grenadann igline,
Libyann bombalanmasna kadar varan iddial bir d siyasa izleyerek Amerikan milliyetiligini
yeniden tututurmaya alt. Baba George Bush, Panamay igl ederek ve 199 de Amerikan
glerini Krfez Savana gndererek bu politikay srdrd. George W. Bushun szde terrle
sava, benzer bir biimde asker adan kendine gveni, mill degerlerin savunulmasna ve mill
karakterin davurumuna eklemeye ugramaktadr.
Muhafazakr milliyetilik, millet-ina srelerindeki devletlerden ziyade kurulu mil-devletlerde daha fazla gelime egilimindedir. Muhafazakrlarn dikkati, evrensel milliyetilikten ok,
mill vatanseverlik kavramnda ifadesini bulan sosyal btnlk ve kamu dzeni zerine yogunla
maktadr. Muhafazakrlara gre, toplum organiktir: Muhafazakrlar milletlerin, ayn bak asna,
alkanlklara ve bizzat grne kendileri olarak meydana karmaya sahip olanlarla birlikte hayata
arzusundan dogal olarak dogduguna inanrlar. Zir insanlarn, ancak mill topluluk iinde anlam ve
emniyet arayan snrl ve kusurlu varlklar olduklarna inanrlar. Bundan dolay, muhafazakr milli
yetiligin ana hedefi, zellikle sosyalistlerce ortaya atlan ve blc bir fikir olan snf dayanmas
mefhumuna kar koruyucu olarak, yurtsever sadakti ve lkeyle gurur duyma melekelerini can
landrarak mill birligi muhafaza etmektir. Gerekten de, alan snf millete dhil ederek muhafa
zakrlar, milliyetiligi sosyal devrimin panzehiri olarak grdler. Fransz devlet bakan Charles De
Gaulle (1959-1969) zel bir yetenek ve kvraklkla, milliyetiligi Fransada muhafazakr dava iin
kullanmay baard. De Gaulle Fransz birliklerini N ATO kontrol dna ekmesine kadar varan
bagmsz ve anti-Amerikan savunmas ve d politikas izleyerek mill gurura bavurdu. Sosyal ha
yatta dzeni ve otoriteyi yeniden saglayabilmek ve gl bir devlet ina edebilmek iin bakanlgn
gcn artrd. Bu tarz politikalar Beinci Cumhuriyetin kuruldugu 1958den Mitterandn bakan
seildigi 1981e kadar Fransada muhafazakr kontroln saglanmasna yardmc oldu. Baz alar
dan, ngilterede Thatcherizm, gl bir devlet ve etkin bir liderlik vaadiyle en azndan Avrupada
mill bagmszlga dayal bir yaklam oluturarak Gaullizmin ngiliz versiyonunu meydana getirdi.
Milliyetiligin muhafazakr karakteri gelenek ve tarihin klavuzlugunda saglanr; milliyetilik
geleneksel kurum ve hayat tarznn mdafii hline gelir. Muhafazakr milliyetilik esas itibaryla,
gemi dnemlerin parlak ve muzaffer gnlerine atfta bulunan, nostaljik ve geriye dnk bir in
adr. Milletin tarihi gnlerinin ve asker zaferlerinin gsterili nmayi ve ritellerle hatrlatlma-

snn arkasnda yatan neden de budur. Buna paralel olarak geleneksel kuramlarn mill kimligin
bir sembol olarak kullanlmas da bunun apak bir gstergesidir. Buna en gzel rnek, krallk
kurumuyla dogrudan baglantl olan ngiliz milliyetiligidir. Britanya (Kuzey rlandayla birlikte)
Birleik Krallg oluturur ve bu oluan yapnn mill mar Tanr Kralieyi Korusun du (G od Save
the Queen) ve kraliyet ailesi, Atekes Gn (Armistice Day) ve Parlamentonun al gibi mill
kutlamalarda nemli bir rol oynar.
Muhafazakr milliyetilik, millete kimligin tehdit altnda oldugu ya da yok olma riskine girdigi
dnemlerde daha da bir nem kazanr. Bu nedenle, yabanc g ve millet-stclk ( supranationalism) akm modern devletlerde bu tarz bir milletiligin canl kalmasnda hayat bir nemi haizdir.

Yabanc gyle ilgili olarak ortaya konulan birtakm ekinceler ok-kltrllgn (bkz. s. 78)
istikrarszlk ve atma yaratacag kaygsndan ileri gelmektedir. Zir bu tarz bir milliyetilige gre,
istikrarl ve baarl toplumlar paylalan degerlere ve ortak kltre dayal kalmak mecburiyetindedir.
Farkl bir din ve gelenege sahip olan yabanclarn lkeye g ya sk bir biimde kstlanmal ya da
aznlk etnik gruplar ana lkenin kltrnde asimile edilmeye zorlanmaldr. rnegin, Fransada
Mill Cephe (Front National) ve ngilterede BNP, aznlk gruplarnn gnll olarak ya da zorla kendi
lkelerine geri gnderilmelerini neren bir ar muhafazakr milliyetilik versiyonunu benimsemi
lerdir. Bu tarz g kart ve yabanc dmanlgna dayal konumlar, dlayc ve bir milletin yeleri ve
tekiler arasnda kaln ve provokatif izgiler eken, tarihsel tanml bir mill kimlik yaklamn gn
deme tamaktadr. Muhafazakr milliyetilik, benzer biimde, Avrupa Birligi gibi millet-st kurum
lan mill kimlige ve zellikle toplumun kltrel baglarna cidd bir tehdit olarak alglamaktadrlar. Bu
anlay somut ifadesini, tpk Fransz Mill Cephesi bnyesindeki ar sagc gruplar iinde oldugu
gibi, ngiltere Muhafazakr Partisinin Avrupa kukuculugu (Eurocepticism) anlaynda bulur. Av
rupa kukucular sadece bagmsz mill kurumlan ve zerinde milletin sembollerini tayan ve millet
olmann en temel gstergesi olarak algladklar mill parann korunmasn savunmakla kalmaz, ayn
zamanda siyas bir birligin mill, dilsel ve kltrel eitlilik zerinden asla kurulamayacag varsaymn
dan hareketle Avrupa Projesi nin lmcl bir hata oldugu uyarsnda bulunurlar.
Muhafazakr politikac ve partiler milliyetilige bu iddetli bavurularndan byk siyas ka
zanlar elde etmi olmalarna ragmen, muhalifler, bazen, onlarn fikirlerinin yanl ynlendirilmi
varsaymlara dayal olduklarna iaret etmilerdir. lk etapta muhafazakr milliyetilik bir elit maniplasyonu olarak grlebilir. Zir millet kavram, bu kavram kendi siyas amalar iin kullanmak
isteyen siyas liderler tarafndan icat ve tarif edilmitir. Bu gerek kendini, ak olarak, sava dnem
lerinde ya da milletleraras bir kriz esnasnda bir milletin anavatanm (fatherland ) vatansever
duygularla korumas amacyla seferber edildikleri dnm noktalarnda gsterir. Bunun tesinde,
muhafazakr milliyetilik, hogrszlk, dar kafallk, bagnazlk ve yobazlgn yaratlmasnda da
etkin rol oynayabilir. Kltrel saflgn ve kurulu geleneksel yapnn korunmas hususundaki srar,
muhafazakr milliyetilerin gmenleri, mltecileri ve yabanclar, genel anlamda, bir tehdit ola
rak grdklerini ve ilerleyen srelerde, rksalclg ve yabanc dmanlgn krkleyen politikalar
merulatrmay amaladklarn gstermektedir.

Yaylmac Milliyetilik
Pek ok lkede milliyetiligin baskn imaj, mill self-determinasyonun getirdigi olumlu havann ak
sine, saldrganlk ve militarizmdir. Milliyetiligin saldrgan boyutu, 19. Yzyln sonlarnda briz bir
biimde ortaya kt; nk Avrupal gler, mill grkem ve gneteki yerini koruma ugruna, Af
rika kapmas na tututular. 19. Yzyln sonlarnda ba gsteren emperyalizm, halk destekli milli
yetiligin iklimiyle desteklenmesinden dolay daha nceki smrgeci yaylmalardan farkllar. Mill
prestij, imparatorluk sahibi olmakla artar ve her smrgeci zafer, kamusal destegi ve tasvibi artrr.
ngilterede bu tarz milliyetilik yeni bir kavram olarak ar milliyetilikin (jingoism ) kullanlmas
na yol am; saldrgan, yaylmac ve smrgeciligi esas alan bu milliyetilik tarz, ar milliyetilik
olarak adlandrlmtr. 20. Yzyln balarnda Avrupann byk gleri arasnda gittike byyen
rekabet ktay iki silhl kampa bld: ngiltere, Fransa ve Rusya l tilaf (Triple Entente) ve
Almanya, Avusturya ve talya ise l ttifak (Triple Alliance) olarak adlandrlan kategoriyi olu
turmaktayd. Nitekim Dnya Sava Agustos 1914te, ard arda gelen uluslararas krizlerin akabinde,
Avrupann tm byk ehirlerinde yaayan halklar galeyana getirdi. Saldrgan ve yaylmac milli
yetilik, iki dnya sava aras dnem de de zirveye kt. Bu sreci tetikleyen olaylar, Japonya, talya
ve Almanyann faist, smrgeci, baskc ve dnya hkimiyeti kurma amacna ynelik iddet yanls
politikalarn ortaya koymalar ve 1939da savaa yol amalaryd.
Bu kabil milliyetiligin, liberal milliyetilikten en nemli fark, stnlk ve bask inancndan
kaynaklanan ovenist karakteriydi. ovenizm terimi, kendini fanatik bir biimde Napoleona ada
yan bir Fransz askeri olan Nicolas Chauvinden tremitir. Milletlerin kendi kaderlerini tayin hak
larnda eit olmadklar, baz milletlerin tekilere kar stnlklerini kanlmaz ve zorunlu klan
nedenlere ve niteliklere sahip olduklar inanc ovenizmin belkemigini oluturur. Bu fikirler, bir
rksal ve kltrel stnlk ideolojisince hakllatrlan Avrupa emperyalizminde aka grlyor
du. 19. Yzyl Avrupasnda Avrupa ve Amerikann beyaz halklarnn, Afrika ve Asyann siyah,
sar ve kahverengi halklarndan entelektel ve moral adan kyas kabul etmeyecek derecede
stn olduklar inanc, geni ve yaygn lde kabul grd. Avrupallar smrgeciligi, gerekten
de, ahlk ve din bir misyon gibi stlendiler: Onlara gre smrge halklar beyaz insann yky
dler ve smrgecilik uygarlgn ve zellikle Hristiyanlgn gzellik ve nimetlerini dnyann geri
kalan anssz ve chil halklarna gtrmek gibi ulvi bir amaca hizmet etmekteydi.
Mill ovenizmin daha belirgin ekilleri, Rusya ve Almanyada geliti. 19. Yzyln sonlarnda ve
20. Yzyln balarnda, Rusyada hayli gl olan bu milliyetilik, pan-Slavizm ya da Slavophile
milliyetilik eklini ald. Buna gre, Ruslar Slavdr ve Dogu ve Gneydogu Avrupann Slav toplumla
ryla dilsel ve kltrel birlikleri siyas btnlemeyi zorunlu klmaktadr. Pan n eki hepsi, tm,
tm veya her anlamna gelmekte ve bylelikle pan-Slavizm, Ruslarn tarihsel bir misyon olarak
kabul ettikleri Slav birligi hedefini yanstr. 1914 ncesi dnemde, bu fikirler Rusyay Balkanlarn de
netimi hususunda Avusturya-MacaristanIa gittike artan iddette bir atmann iine itti. Pan-Slavizmin ovenist karakteri, Ruslarn Slav halklarnn dogal lideri ve Slavlarn kltrel ve mnev an

lamda, orta ve Bat Avrupa halklarndan daha stn oldugu inancndan kaynaklanr. Bundan dolay
pan-Slavizm Bat kart ve anti-liberal bir siyas harekettir. Pan-Slavizmin eitli ekilleri 1991den ve
Sovyetler Birligindeki komnist ynetimin knden bu yana yeniden uyandrlmtr.
Geleneksel Alman milliyetiligi de, Napoleon Savalarnda yaadg hezimetten sonra dik
katleri eken bir ovenizme kendini brakt. Fichte ve Jahn gibi yazarlar, Fransaya kar iddetle
tepki gsterdiler ve zellikle Fransz htilline reaksiyonun ideolojisi olarak Alman kltr ve dili
nin biricikligine vurgu yapan ve Alman halknn rksal arlgn yanstan provokatif bir dnceler
dizisi oluturdular. 1871deki birlemeden sonra Alman milliyetiliginin ovenist yaps, Almanca
konuan Avusturya ve Almanyann gneteki yeri olan bir Alman mparatorlugu iin kampanya
dzenleyen pan-Alman Ligi ve Donanma Ligi gibi, birtakm bask gruplarnn oluumuna yol at.
Pan-Germenizm, Almanlarn mutlak hkim oldugu bir Avrupa hayliyle tasarlanm yaylmac ve
saldrgan bir milliyetilik eklidir. Alman ovenizmi en yksek ifadesini Naziler tarafndan gelitiri
len anti-Semitik (bkz. s. 228) ve rksalc sylem ve doktrinde buldu. Naziler pan-Germenizmin ya
ylmac hedeflerini byk bir tutkuyla benimsediler ve bu hedefleri siyas sylemlerin yan sra biyo
lojik verilerle de desteklemeyi ihml etmediler. (Faizmin irdelendigi Yedinci Blmde bu konunun
detaylarna ulaabilirsiniz). 1945ten sonra, Dogu Almanya gemiin yaylmac ideallerinden uzak
ve farkl bir milletal gelenek benimsedi. Bununla birlikte 1990daki yeniden birleme ar sagc ey
lemlerin ve anti-Semitik saldrlarn yeniden ortaya kmasna yol at ve bazlarnn agda Alman
milliyetiliginin henz tarihin derinliklerine gmlmedigini iddia etmelerine de zemin hazrlad.
Mill ovenizm, yogun, hatta histerik milliyeti bir tutkudan beslenir. Ayr, zerk ve rasyonel
bir varlk olarak birey, vatansever duygularla silinip saldrganlk, iddet, yaylma ve sava arzulary
la kendini ifade edebilir hle gelir. Bu baglamda Fransz sagc milliyeti Charles Maurras (18681952) bu yogun vatanseverligi, btnleyici milliyetilik ( integral nationalism) olarak adlandrr.
Zir bireyler ve bagmsz gruplar kimliklerini, bireyin tesinde bir varlg ve anlam alan mutlak
kudret sahibi milletin iinde eriterek kaybederler. Bu tarz, militan milliyetilik, sklkla militariz
min eliginde var olabilir. Asker baarlar ve fetihler, mill byklgn niha delilidir ve milliyeti
bagllgn yogun duygular retebilmesinin de garantisini oluturur. Aslnda sivil nfus kkl bir
biimde askerlemitir: Mutlak sadaktin, tam adanmann ve gnll fedakrlgn sava deger
leriyle btnleir. Milletin eref ve btnlg sz konusu oldugunda, sradan vatandalarn hayat
nemsiz hle gelir. Bu tarz duygusal yogunluk, Agustos 1914te gsterildi ve belki de slm gruplar
asndan mukaddes sava demek olan cihad iin yeter artlarn temelini oluturur.
Mill ovenizm, yalnzlam ve gsz insanlara gvenlik, zgven, gurur ve onur vadeden
gl bir duygusal iksirdir. Militan ya da tamamlayc ya da btnleyici ( integral) milliyetilik, ayr
ve zgn bir mill gruba gl ve yceltilmi bir aidiyet hissi gerektirir. Bu yogun mill duygu, baka
bir millet ya da rk tehdit ya da dman hline getiren negatif btnleme ile tevik edilir. D
manla yzleme hlinde, millet btnlemeye gl bir ekilde smsk sarlr ve kendi kimligine ve
bu kimligin nemine verilen iman pekiir. Bundan dolay mill ovenizm onlar ve biz ayrmn
keskinletirir. Biz kimliginin maslahata uygun bir biimde yeniden ekillenebilmesi iin onlarla

alay edilmesi ve hatta onlardan nefret edilmesi gerekmektedir. Politikada mill ovenizm, daha
ok dnyay iinde bulunulmas gereken ve istenen grup ve istenmeyen grup olarak ikiye ayran
rksalc ideolojilerde yer verilmitir; istenen grupun mruz kaldg her trl ansszlk ve hayl k
rklgnn kaynag olarak gsterilen ve amar oglanna evrilen grup istenmeyen gruptur. Bundan
dolay ovenist siyas inanlar, rksalc fikirlerin remesine uygun bir zemin hazrlar. Hem pan-Slavizm ve hem de pan-Germenizm, rnegin, nefret dolu ve zehirli anti-Semitizm (bkz. s. 228) ta
rafndan ekillendirilmitir.

Anti-Smrgecilik ve Smrgecilik Sonras Milliyetilik


Milliyetilik Avrupada dogmu olabilir ama smrgecilik sayesinde dnya apnda bir fenomen
hline geldi. Smrgeci ynetim tecrbesi millet olma duygusunun oluumuna ve Asya ve Afrika
halklar arasnda mill zgrlk arzusunun uyanmasna ve en nemlisi anti-smrgeci bir milli
yetilik eklinin dogmasna yardmc oldu. 20. Yzyl boyunca dnyann byk bir ksmnn siyas
cografyas anti-smrgecilik sayesinde byk bir dnm geirdi. Versaillen (Versay) ilkeleri
ve zellikle self-determinasyon ilkesi tm Avrupaya uyguland ama Alman kolonilerinin ngiliz ve
Fransz denetimine brakldg dnyann geri kalan blmlerinde kendi kaderini tayin hakk gz
ard edildi. Bununla birlikte, iki sava aras dnemde bagmszlk hareketleri ngiltere ve Fransann
zaten iyice toprak kaybetmi olan imparatorluklarn tehdit eder hle geld i. Avrupa imparatorluk
larn niha k kinci Dnya Savann akabinde gerekleti. Baz durumlarda, artan milliyeti
bask ve azalan ekonomik performans smrgeci gleri, greli olarak barl bir ekilde geri e
kilmeye ikna etti. Nitekim Hindistanda 1947de, Malezyada 1957de bu durum aynen gerekleti.
Bununla birlikte, 1945 sonras smrgeciligin sona ermesi devrimler ve zaman zaman da silhl
mcadelelerle mmkn oldu. Nitekim bu durumun rnekleri 1937-1945 aras (Japonlara kar)
inde, 1954-1962 aras (Franszlara kar) Cezayirde, 1946-1954 aras (Franszlara kar) Viet
namda ve 1964-1975 yllar arasnda (Amerikallara kar) gene Vietnamda gerekleti.
Bir adan, smrgeci Avrupallar kendi silhlarnn, yani milliyetilik doktrininin kurban ol
dular. rnegin, pek ok bagmszlk ya da zgrlk hareketinin lideri konumundaki insan Batl
egitim formasyonuna sahipti. Bundan dolay smrgecilik kart bu hareketlerin Mazzini (bkz.
s. 175) ve W ilsonu agrtrr bir biimde liberal milliyetilikten yer yer esinlenmi olmalar a
knlk yaratmamaldr. Bununla birlikte, ortaya kan Afrika ve Asya milletleri, Avrupann 19. ve
20. Yzyl banda yeni kurulan devletlerinden ok farkl bir konumdaydlar. Bu yeni ortaya kan
Afrika ve Asya milletleri asndan siyas bagmszlk, ekonomik az gelimilik ve Avrupa ve Kuzey
Amerikann sanayilemi lkelerine bagmllk bilinciyle yakndan ilgilidir. Bylece smrgecilik
kart hareketler, hem siyas hem de ekonomik anlamda mill zgrleme arzusunun bir ifadesi
hline geldi. Bu durum gelimekte olan dnyada, farkl bir kategoriye yerletirilerek irdelenmesi
gereken nevi ahsna mnhasr bir milliyetilik eklinin dogmasna yol at.

Asya ve Afrika liderlerinin smrgecilik kart byk bir ogunlugu sosyalizmin farkl e
kil ve tonlarna ilgi duymaya baladlar. rnegin, Hindistanda Gandhi ve Nehru lml ve barl
bir sosyalizm algsn benimserken, inde M ao Zedong, Vietnamda H o Chi Minh, Kbada Fidel
Castro devrimci ve radikal bir Marksizm uygulayclar hline geldiler. Daha nce tarttgmz ze
re, yzeysel olarak bakldgnda, sosyalizm, milliyetilikten ok milletlararasclk fikrine yakndr.
Ne var ki sosyalist fikirler gelimekte olan dnyada paradoksal olarak daha ok milliyetileri tesiri
altna almtr. lk etapta, sosyalizm geleneksel ve sanayi ncesi toplumlarda zaten iyice yerleik
olan topluluk ve ibirligi degerlerini temsil eder ve somutlatrr. Daha da nemlisi sosyalizm ve
zelde Marksizm, smrgeci glerin bavurdugu ve smrgecilik tecrbesini anlalr klan eit
sizlik ve istismarn ok ynl analizini mmkn klar.
Marksizm mlkiyet sahibi ynetici sn fla baskya ve istismara mruz kalan alan snf ara
sndaki mcadeleyi dikkatlere sunar ve proleter devrim yoluyla snf sisteminin sona erdirilmesini
salk verir. Bu fikirler, ilk defa, devletler aras ilikilere Lenin (bkz. s. 140) tarafndan uygulanmtr.
Lenin ([1916] 1970) emperyalizmin, ekonomik bir olgu ve yatrm frsatlar, ucuz igc, gve
nilir bir pazar ve hammadde araynda olan kapitalist lkelerin bir arac oldugunu iddia etmitir.
Gelimekte olan dnya milletleri, Marksist zmlemeyi, smrgeci yneticiler ve bagml halklar
arasnda uygulamaya tbi tutmulardr. Snf mcadelesi, artk, istismar ve baskya kar smrlen
lerin mcadelesi hline dnmtr. Bundan dolay smrgecilerin iktidarn devirmek iin sadece
siyas bagmszlk yeterli gelmeyecek, ayn zamanda hem siyas ve hem de siyas zgrlg getirecek
sosyal bir devrim de gerekli olacakt.
Baz durumlarda, gelimekte olan dnya rejimleri Marksist ve Leninist ilkeleri aka kucak
lam ve sklkla gereksinim duyduklar alanlara uygulamlardr. Bagmszlg saglamak amacyla
in, Kuzey Kore, Vietnam ve Kamboya hzl hareket ederek yabanc servete el koymu ve ekono
mik kaynaklar milliletirmitir. Bu lkeler tek parti devletleri kurmular, merkez tarafndan plan
lanan ekonomik sistemi benimsemiler ve Sovyet modeline yakn bir politika izlemilerdir. Baka
durumlarda, Afrika ve Orta Dogudaki lkeler milliyeti sosyalizmin daha az ideolojik biimlerini
gelitirmilerdir. Bunun en aikr rnekleri, Cezayir, Libya, Zambiya, Irak ve Gney Yemendir.
Bu lkelerde tek parti devletleri kurulmu ve Libyada Kaddafi, Irakta Saddam Hseyin gibi karizmatik ve gl liderler topluma nderlik etmilerdir. Bu kabil lkelerde sosyalizm, birletirici
bir mill dava gibi alglanm ve ekonomik ve sosyal gelimenin yegne aresi ve zm olarak
referans kaynag olmutur.
Anti-smrgecilik Batl g ve tesirlere kar bir devrim ve isyan glg oldugu iin her zaman
liberal ve Batl niteligini koruma dikkatini gstermemi, Afrika sosyalizminde oldugu gibi bazen
mill kabullerden hareketle, sosyalizm farkllatrlarak uygulanmtr. rnegin, Afrika sosyalizmi
Tanzanya, Zimbabwe ve Angolada uygulama alan bulabilmitir. Afrika sosyalizmi Sovyet tarz
devlet sosyalizmi ya da Batl sosyal demokrasiyi baz almakszn geleneksel komniteryen (top
lumcu) degerlere dayandrlm ve ekonomik ilerlemeyi saglamak ve kabilelerin birbiriyle atan
karlarn blnmeye frsat vermeden karlamak zere kurgulanmtr. Gelimekte olan dnya

nn baz lkeleri milliyetiliklerini diger eski kolonilerle bag kurarak oluturduklar nc Dn


ya zerinden seslendirmeyi tercih etmilerdir. Bu lkelere gre, kapitalist Batl lkeler Birinci
Dnya y, komnist lkeler kinci Dnya y oluturmaktadr. Bu aba yzn ilk defa 1955 Ban
dung Konferansnda gstermi, bagmszlklarna yeni kavumu Asya ve Afrika lkeleri Soguk
Sava dnemi boyunca bu giriimi canl tutmay baarmlardr. nc Dnyaclk emperyaliz
me kar iddetli bir kar koyuu ve smrgecilik gemiini paylaan lkeler arasnda ekonomik
ilerlemeyi saglama ortak arzusunu yanstmaktadr. Bununla birlikte, smrgecilik htralarnn
unutulmas, smrgeci glerin bu faaliyetlerini geri ekmeleri ve smrlen lkeler arasndaki
kltrel ve siyas farklarn gn yzne kmaya balamas gibi faktrlerin de etkin rol oynamasyla
beraber mevcut baglar zayflamaya balamtr.
Smrgecilik sonras dnem olduka farkl milliyetilik ekillerini oluturdu. Sz edilen bu
milliyetilik, Batl fikir ve kltr yeniden uygulamak ya da onlardan bagmsz kalmaktan ziyade
tm bunlarn ret ve inkryla ekillendirilmitir. Eger Bat bask ve istismarn kaynag olarak gr
lrse smrgecilik sonras milliyetilik, sadece Batl-olmayan degil, tamamen Bat kart bir ses
aramaldr. Ksmen, ortaya kan bu durum Batnn, zellikle Amerikann gelimekte olan lke
ler zerinde oluturdugu kltrel ve ekonomik hegemonyasna kar bir tepki olarak kendi gs
termekteydi. Geri Amerika ak bir siyas kolonileme yapmad ama yatrm kontrolne almas,
yeni i ve istihdam alanlar yaratmas, Batl tketim mallarn istihsal etmesi gibi ortaya koydugu
etkiler, dnya apnda bir stnlk ve smrge kurma abas olarak yansd. te bu yeni-smrgecilik (neo-colonialism), ak bir siyas form almadgndan dolay mcadele ve ba edilmesi zor
bir durum olarak iddetli bir gcenme ve hn yaratt. ran Devrimi boyunca Ayetullah Humeyni
(bkz. s. 292) Amerikay Byk eytan olarak isimlendirdi. Amerika kartlg 1979 Devriminin akabinde ran politikasnn en belirgin zelligi hline gelmi ve El-Kaide gibi terrist rgt
ler tarafndan daha sesli bir biimde telffuz edilmitir. Genel olarak Baty ve zelde Amerikay
ret, Batl olmayan felsefe ve fikirlere dayanan yeni bir milliyetiligin yaygn bir biimde kabulyle
sonuland. Dinin ve zellikle slmn gittike artan nemi gelimekte olan dnya milliyetiligine
kendine zg bir karakter ve yenilenmi bir potansiyel kazandrd. Bu konu, Onuncu Blmde,
din fundamentalizm konusunda daha detayl bir biimde ele alnacaktr.

MLLYETLgN TES
Siyas inanlarn eitliligi milliyetiligin tesine yneldigi sylenebilir. Bu yaklam siyas kim
ligin millet-tesi boyutunu ne sren herhangi bir doktrin ya da ideolojiye uygulanr. Bylece,
feminizmle milliyetiligi bagdatrmak olduka zordur. Zir, feminizm sosyal ya da biyolojik an
lamda cinsiyet farkllgna birincil nem atfeder ve bylelikle mill baglan ikincil ve siyas karlg
olmayan anlamsz bir parametre hline getirir. Benzer bir biimde, rksalclk (bkz. s. 226) ve din
fundamentalizm her devirde milliyetilikle baglantlandrlmtr ama bu fikir akmlar kesinlikle

milliyetiligin alt dallar olamazlar. Zir rksalclkve din fundamentalizmin ortaya karttg farkl
kimlikler, ulusal snrlar keserek milletlerarasclk fikrinin zayf bir ekli olarak alglanr hle gel
milerdir.
Bununla birlikte, milletlerarasclk en gl ekliyle, siyas milliyetiligin mutlaka almas ge
rektigi varsaymna dayanan radikal bir inanla ekillenir. Zir, bu yaklama gre, dnya halklarn
birletiren baglar, ayran unsurlardan ok daha gldr. Bu duru asndan, milletlerarasclgn
hedefi, din, dil, rk, sosyal ve mill farkllklara bakmakszn, dnyann tm halklarnn oluturdugu
siyas ittifak ynetebilecek millet-st yaplarn inasdr. rnegin, bu tarz bir tek dnyaclk
evrensel ahlk ve kresel bar ve ibirligi inancyla karakterize edilen uluslararas ilikiler disiplini
iinde idealist bir gelenegin temelini oluturdu. Alman felsefeci Immanuel Kant (1724-1804),
bu gelenegin babas olarak grlr. nk Zum ewigen Frieden (Ebed Bar, [1795] 1991) adn
verdigi eserinde hibir sava yaplmamaldr fikrini dikte eden, akl ve inan birlikteligine daya
nan ve Milletler Cemiyetine (League ofN ations) benzeyen bir m odel nermitir. Ana ideolojile
rin ilgili olduklar kadaryla, bu vizyon, her biri milletlerarasclgn zel bir yorumunu gelitirmi
olan liberalizm ve sosyalizmle aka ilikilidir.

Liberal Milletlerarasclk
Liberaller ilke olarak milliyetiligi pek yadsmazlar ve milletlerin dogal varlklar oldugunu, kltrel
benzerliklerin kimlik duygusu ve ortak bir aidiyet bag oluturdugunu, ve bu duygu ve ynelimle
rin en uygun siyas birim olarak liberal milliyetiligi oluturdugunu kabule yatkndrlar. Bununla
birlikte liberallerin asla kabullenemedikieri ey, milletlerin siyas otoritenin en yksek kaynagn
oluturduklar varsaymdr: Zir denetlenmeyen mill g, snrlanmayan bireysel zgrlk kadar
sakncaldr. Bu adan liberal milletlerarasclgn iki dayanag mevcutsa, bu dayanaklardan birinci
si, milletleraras doga durumu korkusudur.
Liberaller, uzunca bir sre, mill self-determinasyonun karmak bir iyilik tadgm kabul et
milerdir. Zir mill self-determinasyon z-ynetimi korur ve yabanc denetimini engellerken, di
ger yandan her milletin kendi karn takip etme zgrlgne sahip oldugu bagmsz bir mill-devletler dnyas yaratr. Liberal milliyetiler anayasalclk (bkz. s. 56) ve demokrasinin militarizm
ve sava egilimini azalttgn kesin bir dille kabul etmi ama egemen milletlerin uluslararas anari
artlarnda ilediginde, kendi kendini denetimin tek bana sonsuz bar saglamada yeterli olama
yacagn da belirtmilerdir. Liberaller genel olarak, fetih ve yagmaya bavurmay engellemek iin
iki yol nerdiler. Birincisi; ikili anlama ve ibirligini saglamay amalayan karlkl mill bagm
llktr, ki bu, liberallerin niin geleneksel olarak zgr ticareti desteklediklerinin de gerekesini
oluturur: Karlkl ekonomik bagmllk, uluslararas atmann madd maliyetinin gze alna
mayacak kadar yksek olmasndan dolay sava durumunun dnlemez hle geldigi bir durumu
ifade eder. 19. Yzylda ngilteredeki Manchester liberallerinden Richard Cobden (1804-1865)

Kozmopolitlik [Cosmopolitanism]

Kozmopolitlik kozmopolis'e yani, "dnya devleti"ne inan anlamna gelir. Bu anlamda kozmopolitik, mill kimlik
lerin sona erii ve tm insanlar birletiren ortak siyas sadakatin tesisini gerektirir. Bununla birlikte, bu terim kar
lkl anlay, hogr ve hepsinin tesinde, bagmszlk parametrelerine dayal ve uluslararasnda bar ve uyum
gibi mtevaz hedeflere sahiptir. Liberal Kozmopolitlik, uluslararas anlay ve madd refah getirecegini umarak
zgr ticarete destek verir. Kozmopolit ideal milletler arasnda ibirligini tevik etme amacn gden millet-st
kurum ve organlarla ykselir, geliir ve yaygnlar.

vejohn Bright (1811-1889) bu karlkl bagmllk tercihinin kozmopolitlik (bkz. s. 185) ilkesine
derin bir bagllg yansttgna iaret etmilerdir. Bu kozmopolitlik lkelerin sadece en iyi rettik
lerini retmeleri konusunda branlamalarna (iktisatlarn karlatrmal stnlk terimiyle
ifade ettikleri kuram) imkn saglamayacak; ayn zamanda, farkl rk, din, dil, inanca sahip halklarn
Cobdenin ebed bar baglar diye ifade ettigi prensipler etrafnda birleebilmelerini saglamasna
da katkda bulunacaktr.
Liberaller mill hrs ve emelin, hukuksuz bir milletleraras arenann olumasn engelleyecek
bir dzeni getirebilme kapasitesine sahip millet-st kuramlarn inasyla denetim altna alnabi
lecegini ne srmlerdir. Bu iddia toplumsal szleme teorisiyle ayn mantk zerine kurgulanr:
Hkmet dzensizlik problemine zmdr. Bu argman W oodrow W ilsonun baarszlkla so
nulanan dnya hkmetinin ilk deneyimi olan ve 1919 tarihte kurulan Milletler Cemiye tini ve
1945te San Francisco Konferansyla kurulan ve Millet Cemiyetinin halefi olan Birlemi Mil
letlere (BM ) ynelik daha geni destek aklar. Liberaller bu organlar, uluslararas atmalarn
barl yollarla zmn mmkn klan hukukun ynettigi devletleri kurmas gerekesiyle des
tekler. Bununla birlikte liberaller hukukun zorla uygulanmas gerektigini ve bundan dolay kolektif
gvenlik ilkesinin geerliligini onaylarlar. Bu fikir; saldrnn, en iyi, birok devletle birlikte birleik
bir direnle saglanabilecegine iaret eder. Liberallerin millet-stclge duydugu bu sempatinin
en ak rnegini, Avrupa Birligi gibi kurumlar oluturur. Avrupa btnlemesinin mill bagmszlg
ortadan kaldracagndan ve mill kimligi zayflatacagndan korkan muhafazakrlarn aksine liberal
ler, daha ok, ibirligi ve bagmszlg saglama arac olarak, kendine zg gelenek ve kimliklerini
yine de koruyan milletlerarasnda federal Avrupa y destekleme egilimdedirler.
Liberal milletlerarasclgn ikinci temeli, birey ve bireycilik (bkz. s. 45) ilkesine sk sk
ya bagllktan kaynaklanr. Bu yaklam, rk, inan, sosyal arka plan ve ulusallga bakmakszn, tm
insanoglunun eit ahlk degere sahip oldugunu ima eder. Liberaller mill self-determinasyonu
onaylarken, bunun, hibir durumda milletlere, insanlara diledikleri gibi davranma yetkisi verdigine
inanmazlar. Bu baglamda birey hak ve zgrlklerine sayg, mill egemenlik taleplerinden nce gelir.
Liberal milliyetilik, bylece, siyas bir oluum olarak milletin yerine gemek arzusundan ok, insan
haklar doktrininde somutluk kazanan yksek ahlka uygun millet talebiyle ekillenir. Liberaller bu

haklarn evrensel adan kabul edilebilir olduguna ve gerek insan varlgnn asgari artlar olarak
uluslararas hukukun temelini de oluturduguna inanrlar. Bu tarz inanlar 1948de BM nsan Hak
lar Bildirgesi ve 1956da nsan Haklar ve Temel zgrlkler Avrupa Konvansiyonu gibi belgelerin
tasarlanmasna yol at. Bu belgeler uluslararas Adlet Divan ve Uluslararas Ceza Mahkemesi gibi
kuramlarla yrrlge sokulan uluslararas hukukun stnlg prensibini de destekler.
Bu tarz bir liberal milletlerarasclgn emkalifleri, muhafazakrlar ve gelien dnya milliyet
ilerini ierir. Bunlardan birincisi olan muhafazakrlar evrensel insan haklar fikrinin zgn mill
gelenek ve kltrleri hesaba katma hususunda baarsz oldugunu savunurken; ikinci kategoriyi
oluturan gelien dnya milliyetileri, daha ileri giderek, insan haklarnn esas olarak Bat liberaliz
minin manifestosu oldugunu ve bu haklarn yaygnlk kazanmasnn Bat emperyalizminin gizli bir
eklinden ibaret oldugunu iddia ederler.

Sosyalist Milletlerarasclk (Enternasyonalizm)


Milliyetiligin bir sag politika rn ve atma unsuru olduguna inanan sosyalistler ilke olarak,
liberallerden daha ok milliyetiligi reddederler. Geri bu dnce yneticiler ve arzulu yneticiler
olarak modern sosyalistleri mill-devletle uzlama yolu aramaktan alkoymamtr. Ayn zamanda
sosyalistler, en azndan sylem baznda, milletlerarasclg bir z deger olmasa da sosyalist ima
nn bir maddesi olarak alglamlardr. Bu alglama Marksist gelenekte daha belirgin bir ekilde
gzlemlenmektedir. Marksizm geleneksel olarak snf dayanmasnn daha gl oldugu ve siyas
anlamda mill kimlikten daha fazla nem kazandg fikrinden kaynaklanan proleter bir milletlerara
sclg ihtiva eder. Das Kommunistische Manifestte Komnist Manifesto Marx (bkz. s. 135) unlar
yazmt:

alan adamn lkesi yoktur. Biz onlardan sahip olmadklarn alamayz. Proleterlerin ncelikle
siyas stnlg ele geirme ve milletin nc gc olma zorunlulugu oldugundan kendi milleti
ni ancak kendi kurmaldr. Ancak bu millet, burjuvann anladg anlamda degil, kendine zg bir
millettir" (Marx ve Engels, [1848] 1968, s. 51).
Marx herhangi bir sosyalist devrimin nemli bir mill boyuta sahip oldugunun farkna varm
t. Nitekim eserinde de belirttigi gibi her lkenin proleteri ncelikle kendi burjuvasyla meselele
ri ni halletmelidir. Bunun tesinde, bagml halklar iin mil zgrlk sosyalist devrimini bir n ko
uludur. Bu yaklam ve durula, Marx, Polonya ve rlanda bagmszlk hareketlerine destek olmu
tur. Ne var ki, alan snfn burjuvann anladg anlamda mill nitelikte olmasn tasarlamad.
Ancak Engelsin mill egoizm diye adlandrdg kategoriyi tm proleterlerin kardeligi kavramn
icat ederek amay baard. Komnist Manifesto bu durumu u son cmleyle ifade eder: Tm lke
lerin alanlar, birlein! Bundan dolay sosyalizm z olarak milletleraras bir karaktere sahiptir.

Leon Troki (1879-1940)


Rus Marksist, siyas dnr ve devrimci. 1905 St. Petesburg Sovyet lideri olan Lenin'in ilk
eletirmeni olan Troki, 1917'de Boleviklere katld. Daha sonra d ileri ve sava komiseri
oldu. Lenin'in lm ve Stalin tarafndan alt ediliinin akabinde 1929'da Sovyetler Birligi'nden srgn edildi. Stalin'in emriyle 1940'da Mekska'da suikasta ugrad.
Troki'nin Marksizme teorik katks sosyalizmin, gelimenin burjuva aamasna ihtiya olmak
szn Rusya'da kurulabilecegi ngrsnde bulunan srekli devrim kuramna dayanr. Tro
kizm, genellikle hi sona ermeyen milletlerarasclk ve pedaHHaff peeomoma (Predannaya revolyutsiya; hanet
Edilmi Devrim, 1937) eserinde zetlenen brokratikleme tehlikesine dikkat eken anti-Stalinizmle baglantldr.

Proleter snf dayanmas mill snrlar kesmekle kalmaz, Marxin vurguladg gibi, dnya piyasa
larn oluumu, kapitalizmi sadece gerek bir uluslararas hareketle durdurabilecek olan uluslararas
bir sisteme dntrd. Tam da bu realite, Marxin 1864te lk Enternasyonel olarak adlandrlan
Milletlararas Emekiler Derneginin kuruluuna yardmc olmasnn nedenini oluturur. Birinci
ya da kinci Sosyalist Enternasyonel 1889da kuruldu ve 1951de yeniden ihya edildi. nc
Enternasyonel ya da Komintern Lenin (bkz. s. 140) tarafndan 1919da kuruldu. te yandan
bu oluuma rakip olarak Leon Troki (bkz. s. 187) tarafndan 1936da Drdnc Enternasyonel,
Stalinin (bkz. s. 141) Bir lkede sosyalizm politikasna gl bir eletiri olarak ekillendirildi.
Bununla birlikte, sosyalistler nadiren proleter milletlerarasclg niha anlamda ulalacak
bir hedef olarak grrler amalar mill hatlarla blnm dnyay, snf hatlaryla blnm bir
dnya hline getirmek degildir. Lkin onun yerine -milletleraras snf mcadelesi yoluyla- dn
ya halklar arasnda uyum ve ibirligini kurmaktr. nsanoglunun karlkl sempati, tutku ve akla
birbirine baglanabilecegi fikri; blndgnde azalan eylerin paylaldka daha da artacag inan
cndan kaynaklanmaktadr. Bu bak asna gre, sosyalistler milliyetiligi sadece kapitalizmin ve
diger btn snf toplumlarnn elikilerini gizleyen bir burjuva ideolojisi oldugu iin degil, ayn
zamanda insanlar ortak nsan degerlerini inkra zorladg iin de iddetle reddetmektedirler. Bir
sosyaliste gre milletlerarasclk uluslararas hukuk erevesinde milletler arasndaki ibirligini ge
rektirmez, ayn zamanda milletin daha radikal ve daha topik bir hedef erevesinde kkten yok
oluunu saglamay ve tek dnya ve tek halk ilkesi etrafnda btnlemeyi de ierir.
Sosyalist milletlerarasclga yaplan eletiriler balca iki kategori hlinde ele alnabilir. Birinci
kategori; milletleraras sosyalistlerin pratikte yksek ideallerini gerekletirmedeki cidd baarsz
lklardr. eitli Enternasyoneller, mill farkllklarn gn yzne kmasnn yan sra derin kiisel
ve ideolojik rekabet yznden engellenmitir. kinci kategori, siyas milliyetiligin sregelen g
cnn farkna yarlamamasndan tr sosyalizme verilen zarara vurgu yapan eletiri kmesidir.
Milliyetiligi yapay ve aaglanm bir saik olarak gz ard etme egilimi sosyalistleri, uluslararasc
fikirleri oldugundan fazla etkin ve czip grme hatasna drd. Avrupa proleterleri ve bunlarn

sosyalist partilerinin ogu sava ve mill gurur tahmin ve beklentilerinde yanlgya ugrayarak zayf
ladklar zaman dilimiyle kinci Enternasyonalin Agustos 1914te k sosyal devrim beklenti
sinden ziyade milliyetiligin potansiyel gcnn daha etkin oldugunu aka gstermi oldu.

21. Y ZYILD A M LLYETLK


Pek az siyas ideoloji milliyetilik kadar uzun bir sre lecegine ynelik sylemlere ragmen varlgn
srdrebildi. 1848in hemen balarnda Marx Mill farkllklar ve ztlklar gnden gne ortadan kalk
maktadr iddiasnda bulunmutu. Benzer bir ekilde, millet ina sreleri projesi olarak milliyetili
gin lm, Avrupann mill self-determinasyon ilkesiyle yeniden ekillenmesini takip eden Birinci
Dnya Savandan sonra, Afrika ve Asya bata olmak zere farkl cografyalarda kolonilemenin sona
ermesinin bir sonucu olan kinci Dnya Savandan sonra da iln ve iddia edilegeldi. Mill-devletlerden mteekkil bir dnyann kurulmasyla milliyetiligin daha sonraki rol ne olacaktr? Bunun
tesinde, 20. Yzyl boyunca, ekonomik ve siyas hayatn ilerlemeci bir biimde milletleraraslamasyla millet adedi de fazlalat. Uluslararas rgtler, -Birlemi Milletlerden Avrupa Birligine, Dnya
Ticaret rgtnden Uluslararas Para Fonuna (IM F )- birer birer yetkileri milletlerden alarak dnya
politikasna hkim hle geldi. Bu olgu yaygn olarak kreselleme olarak tanmland.
Kreselleme mill farkllama fikrinden kaynaklanan siyas doktrinler ve mill-devlet zeri
ne uzun vadeli bir etki yaratt. rnegin, yatrm kararlarnn mill hkmetlerin eylemleri yerine
ulus ar irketler tarafndan alndg madd refah anlamna gelen btnlemi bir kresel ekonomi
bu alglaylarn sonucunda ortaya kt. Kltrel alardan, uak seyahatlerinin art, d turizm,
uydu televizyonu ve nternet ve kreselleme gibi parametrelerin anlam, piyasa kkenli tketim
toplumunun, baka bir ifadeyle dnyann McDonaldslamas nn yaygnlamasyd. Dnyann
farkl blgelerinde farkl insanlar ayn filmleri izlerler, ayn yemekleri yerler, ayn sporlarla eglenir
lerken acaba milletlerin hl etkin ve anlaml kategoriler olarak hayatiyetlerini srdrebilecekleri
dnlebilir mi? Tm bu gelimelerin umutsuz boyutu dikkate alndgnda, 21. Yzyl siyas mil
liyetiliginin niha kne tank olacaktr.
Ne var ki, en azndan iki faktr milletin siyas neminin devamn saglamaktadr. Birincisi,
grnen o ki, geleneksel yurttalk ve mill baglarn zayflamas zerine kreselleme, etnik temelli
ve bazen de milliyetiligin saldrgan ekillerini ateleyebilir. Uzlamac mill-devlet anlaml kolektif
kimlikler retmede artk yetersizse yerini, din, dil, etniklik ya da rka dayanan partiklarizm e b
rakabilecektir. Eski Sovyet Blokunun ve zellikle eski Yugoslavyann pek ok blgesinde etnik a
tmalarn patlamas henz gereklemiken, merkezka milliyetilikler de ngiltere, spanya, talya
ve Belika gibi devletlerde kklerini bulmulardr.
kincisi, kreselleme, mill projeye, gittike globalleen ve bagmszlaan dnya milletlerinin
gelecegi adna bir yol haritas izerek, yeni bir anlam ve nem katabilir. Bu adan kreselleme,
toplumlar kayganlaan ve rekabete alan bir dzlem de bir sosyal dayanma ve kimlikle besle

yerek, milletlerin kendilerini yeniden ina etmelerine imkn saglayabilir. Farkl yollardan Singa
pur, Malezya, Avustralya, Yeni Zelanda ve Kanada gibi devletler, mill kimliklerini esas itibariyle
gelecege ynelerek ama gemi bileenlerini bir araya getirerek yeni bir benlik tazeleme srecine
girmilerdir

leri Okumalar
Alter, P., Nationalism. (Londra: Edward Arnold, 1989). Milliyeti fikirlerin kkleri ve geliimi ile farkl milliyet
ilik ekilleri iin iyi ve anlalr bir giri.
Brown, D., Contemporary Nationalism: Civic, Ethnocultural and Multicultural Politics. (Londra: Routledge:
2000). Milliyetilige ynelik farkl yaklamlar ile modern milliyeti siyasetin birbirine zt ekilleri hak
knda anlalr ve srkleyici bir degerlendirme.
Hobsbawm, E. J., Nations and Nationalism since 1780. (Cambridge ve New York: Cambridge University Pres
1990). Milliyetilige iyi ve anlalabilir bir giri.
Hutchinson, J. ve Smith, A. D. (eds.), Nationalism. (Oxford ve New York: Oxford University Press, 1994). Mil
liyetiligin dogas, geliimi ve nemi zerine yaplm tartmalar inceleyen okumalarla ilgili geni
kapsaml ve faydal bir derleme.
Kedourie, E., Nationalism., revised edition (Londra: Hutchinson, 1985). Kendi kendini ynetmenin nemini
vurgulayan eletirel bir perspektiften milliyetilikle ilgili klasik bir degerlendirme.
Smith, A. D., Nationalism: Theory, Ideology, History. (Cambridge ve Madlen, MA: Polity Press 2001). Milliyetilik
konusuna ve onun degiik davurumlarna ak/anlalr ve zekice yazlm bir giri.
Spencer, P. ve Wollman, H., N ationalism s Critical Introduction. (Londra ve Thousand Oaks, CA: Sage, 2002).
Btn sorunlara teorilere ve tartmalara deginen milliyetilige ynelik klasik ve modern yaklamlarla
ilgili ok faydal bir aratrma.

ANARZM

KKLER VE GELM
Anari szcgnn kkeni Yunancadan gelmektedir ve kelime anlam kuralszlk demektir. Anar
izm kavram eletirel ve negatif biimde meden veya kurumsallam dzenin yklmas anlamnda
Fransz Devriminden beri kullanlmaktadr. Ayn zamanda kavrama pejoratif (kmseyici, aa
glayc) anlamlar yklenmeye devam edilmektedir. Gndelik dilde anari, kargaa ve dzensizlik
anlamlarnda kullanlmaktadr; popler anlayta anaristler bombal intihar eylemcisi bombal te
rristlerden ayr grlmemektedirler. Anaristlerin bu tr yaktrmalara iddetle kar ktklarn
belirtmeye gerek yoktur. Pierre-Joseph Proudhonun (bkz. s. 200) Qu'est-ce que la proprit? ( Ml
kiyet Nedir?, [ 1840] 1970) adl eserinde gururla Ben bir anaristim demesine kadar kavram politik

dncelerin pozitif ve sistematik btn olarak degerlendirilmemekteydi. Anaristler kanun ve


ynetimin ilgasyla, dogal, kendiliginden bir dzenin geliecegini savunmaktadrlar. Proudhonun
(bkz. s. 200) nerdigi gibi toplum anarideki dzenin peinden koar. iddet ile olan baglant
da yanltcdr. Baz dnemlerde anaristler bombalamalar ve terrizmi (bkz. s. 290) aka hatta
gururla desteklemilerdir. Hlbuki anaristlerin ogunlugu iddeti bir yanlg ve kar tepki olarak
grrken, pek ogu da ahlk olarak kabul edilemez bulur.
Anarist dncelerin kkeni, bazen Taoist veya Budist dncelere dayandrlrken, bazen
Antik Yunann Siniklerine ya da ngiliz Savandaki Kazclara (Diggers), dayandrlr. Esasen
anarist dzenin kurallar ilk olarak William Godwinin (bkz. s. 196) Enquiry Concerning Political
Justice ( Siyasal A dalet zerine nceleme, [1793] 1971) adl eserinde belirtilmitir, geri Godwin

kendisini hibir zaman anarist olarak tanmlamamtr. 19. Yzyl boyunca Anarizm, yaylan ve
byyen sosyalist hareketin nemli bir paras idi. Proudhonun takipileri 1864 ylnda Uluslara
ras i Birligini (Birinci Enternasyonel) kurmak iin Marksistlere katlmtr. Michael Bakuninin
(bkz. s. 198) liderligini yaptg anaristlerle Marksistler arasnda byyen ztlktan dolay 1871
ylnda Enternasyonel kt. 19. Yzyln sonlarnda anaristler, Rusya ve Gney Avrupadaki top
raksz kyllerden, anarko-sendikaclarla endstri alanlarndan geni bir destek buldular.
Anarizmin 20. Yzyln ilk yllarnda gerek bir kitle hareketine dnmesine sebep olan
sendikaclk, Fransa, talya, spanyada popler olan devrimci bir meslek birlik formuydu. Fran
sadaki gl C G T sendikas 1914ten nce anaristler tarafndan ynetiliyordu, spanyadaki
C N T nin ynetimi de anaristlerdeydi ve Sava dneminde iki milyon yelerinin oldugunu
iddia ediyorlard. Anarko-sendikaclarla hareketler 20. Yzyln ilk yllarnda Ltin Amerikada,
zellikle de Arjantin ve Uruguayda ortaya kt ve sendikalci dnceler Emiliano Zapata nder
ligindeki Meksika Devrimini etkiledi. Otoriteryanizmin (bkz. s. 96) ve politik basknn art
Avrupa ve Ltin Amerikada anarizmi baltalad. spanyol Savann (1 9 3 6 -1 9 3 9 ) sonucunda
General Franconun zaferi, kitle hareketi olan anarizme son verdi. C N T nin faaliyetleri durdu
ruldu ve sol kanat savunucular ile anaristler baskya mruz kaldlar. Lenin (bkz. s. 140) ve Boleviklerin 1917deki baarlar neticesinde komnizmin ve devrimci, sosyalist hareketlerin artan
saygnlg anarizmin yaylmasn engelledi.

Anarizm, politik ideoloji olarak ulusal dzeyde dahi baar kazanamamtr. Herhangi bir
toplum veya millet anarist kurallara gre oluturulmu bir modelde hayatamtr. Fakat bu du
rum anarizmi liberalizm, sosyalizm, muhafazakrlk veya faizm gibi iktidar harekete geirebilen,
toplumu ekillendirebilen ideolojilerden daha nemsiz klmaz. Anaristlerin iktidara en yakn ol
dugu dnem spanyol Savanda spanyann batsnda baz blgeleri ele geirdikleri ve Kata
lonyada ii ve kyl kolektifleri kurduklar dnemdir. Bu nedenle anaristler kendi dzenlerini
ifade edebilmek iin Antik Yunan veya Ortaag a ait tarihi toplumlar veya Rusyadaki mir (arlk
Rusyasnda topraga ortak sahip olan toplum) gibi geleneksel komnleri rnek verirler. Anaristler,
geleneksel toplumlarn hiyerarik olmayan, eitliki dzenlerini -Afrikadaki Nuer gibi- vurgular
lar ve Bat toplumlarndaki kk lekli komnal hayat deneyimlerini desteklerler.
Bir politik hareket olarak anarizmin etkisi, sonular ve yntemleri tarafndan daraltlmtr.
Devleti kertmek ve politik otoritenin tm biimlerini paralamak anarizmin hedefidir ve bu he
defler imknsz olmasa bile gerekd olarak kabul edilmektedir. Ekonomik ve sosyal gelimenin
devletin klmesi ya da ortadan kalkmas ile degil devletin rolnn artmasyla ortaya ktg modern
dnya tarihine bakldgnda grlmektedir. Bunun tesinde devletsiz/idaresiz bir toplum mefhumu,
en iyi tabirle topik bir hayldir. Anaristler siyas parti kurmak, seim kampanyalar dzenlemek,
koltuk kapmak gibi geleneksel politik nfuz kullanma aralarn yozlam ve ykc diyerek reddeder
ler. Sonu olarak anaristler kitlesel kendiligindenlige ve halkn zgrlk arzusuna inanarak siyasal
rgtlenme ve stratejik planlamann avantajlarndan kendilerini mahrum braktlar. Tm bunlara rag
men anarizm lmeyi reddeder. Anarizmin politik otorite ve eylemcilikle, aktivizmle uzlamaz tavr
nedeniyle zellikle genler nezdinde uzun sreli ekicilige sahiptir. Kapitalizm ve kreselleme kart
hareketlerin ortaya knda anarist fikirler, sloganlar ve gruplarn nemi grlebilir.

DEVLETE KARI - ANA TEMALAR


Anarizmin tanmlayc zelligi, devlete, devletin kurumlan olan hkmet ve hukuka kartlgdr. Anar
istler bask ve mecburiyetin olmadg, bireylerin gnll olarak ilerini yrttg devletsiz bir toplumu
tercih ederler. Anarizmin ideolojik karakterini iki faktr bulanklatrr. lk olarak anarizm, aklama ve
analizden te ahlk bir iddiadr. Anarizm devlet sistemini analiz ederek, bask ve zorlamann nasl or
tadan kaldrlabilecegini zmlemektense igdsel olarak zgrlge ve zerklige ynelen, kalben ah
lk varlklar olan insanlann bu zelliklerini harekete geirmek iin enerjisini harcar. kinci olarak anar
izm, devlete kar kma noktasnda ayn dnen fakat temelde birbirine rakip iki ideoloji sosyalizm
ve liberalizm arasnda bir ara noktadr ve bu iki ideolojiye gre tutarllg daha az olan bir ideolojidir. Bu
yzden anarizmin ikili karakteri vardr: Liberal bireycilige (bkz. s. 45) benzedigi iin ultra-liberaliz
min veya ar sosyalist kolektivizme (bkz. s. 120) benzedigi iin ultra-sosyalizmin bir formu olarak
yorumlanabilir. Degiik siyas geleneklerden gelen ve birbirlerinden farkl dnen takipileri olsa da
anarizm, ayr bir ideoloji olarak kabul edilir. Anarizmin en nemli biimleri aagda listelenmitir:

Anti-devletilik
Dogal dzen
Anti-klerikalizm (Kilisenin, siyasette etkisinin olmasna kar kmak)
Ekonomik zgrlk

Anti-Devletilik
Sbastian Faure, YEncyclopdie anarchiste Az (Anarist Ansiklopedi, 1934) anarizmi "Otorite pren
sibinin zdd olarak tanmlar. Otorite karsnda anarizmin durumu basit ve aktr: Otorite, z
grlk ve eitlik ilkelerinin karsndadr. Anarizm serbest politik eitlik ve mutlak zgrlk ilke
lerini aka onaylamasyla esizdir. Bu degerlendirme dogrultusunda otorite politik eitsizlige ve
bireyin verilmi haklarnn digerleri tarafndan etkilenmesine, bask altna alnmasna, insan haya
tnn snrlandrlmasna dayanr. Bu durum otoriteyi kontrol edenleri ve otorite tarafndan kontrol
edilenleri yozlatrarak zarar verir. nsanlar zgr ve zerk varlklar oldugu iin otoritenin kontro
lnde olmalar onlar snrlandrr, insan dogasn bask altna alr, zayflatc bagmllga yenik d
rr. Otorite sahibi olmak, doktorlarn ve gretmenlerin uzman otoriteligi gibi, bilginin toplumda
eitsiz daglmndan kaynaklanan itibar, kontrol ve stnlk kazanma istegidir. Amerikal anarist
ve sosyal eletirmen Paul Goodmana (1911-72) gre, birogunun merhametsiz oldugu ve o
gunlugun korku iinde yaadg bir toplumda, otorite, iktidar psikolojisinin ykselmesine sebep
olur ve hkimiyet ve itaat modeline dayanr.
Otoritenin anarist eletirisi pratikte politik otoriteye, zellikle de modern devletin meka
nizmalarna odaklanr. Diger tm politik ideolojiler devletin olas kt durumlar engelledigini
kabul ederler. rnegin liberaller devleti bireysel haklarn koruyucusu olarak kabul ederler, muha
fazakrlar devleti dzenin ve sosyal bagllgn sembol olarak kutsarlar, sosyalistler devleti sosyal
adletin kaynag ve reformun bir arac olarak grrler. Buna karn anaristler ad geen ideolojile
rin politik otoritenin dogasn cidd ekilde yanl anladklarn, hukuk ve hkmet kumrularnn
negatif ve ykc ynlerini gremediklerini iddia etmektedirler. Bu anarist eletiri Proudhonun
(bkz. s. 200) mehur hicivlerinden birinde u ekilde ifade edilir:

idare edilm ek, gzlenm ek, soruturulmak, aratrlmak, ynlendirilm ek, disiplin altna alnmak, s
nrlandrlmak; bu fiillerin tam am bunu yapmaya hakk, bilgisi olmayanlarn yaptg davranlardr
(alntlayan Marshall, 1993, s. 45).

Devlet, belirlenmi cograf alanda yaayan bireyler ve kurulular zerinde yce bir otorite uy
gulayan hkmran yapdr. Anaristler devletin otoritesinin kat ve snrlandrlmam oldugunu
vurgulamaktadrlar. Kanun, kamusal davran kstlar, politik hareketi snrlandrr, ekonomik ha
yat dzenler, zel hayata ve dnceye burnunu sokar, devletin otoritesi ayn zamanda zorlaycdr.

Liberaller, devleti toplum iinde rekabet ve mcadele eden snflar arasnda sosyal dzeni saglamak iin gerek
li, tarafsz bir hakem olarak grrler. Klasik liberaller devleti gerekli bir ktlk olarak grrler ve minimal devleti
verler, modem liberaller zgrlg genileten ve frsat eitligini saglayan devletin pozitif roln vurgularlar.
Muhafazakrlar, devleti otorite ve disiplini saglayarak, toplumu kaos ve dzensizlikten koruma ihtiyacyla
baglantl olarak grdkleri iin geleneksel olarak gl bir devleti tercih ederler. Geleneksel muhafazakrlar dev
let ve sivil toplum arasnda pragmatik bir dengeyi desteklerken, neo-liberaller brokratik ilemlerle ekonomik
baary engelledigi iin devletin etkisinin aag ekilmesini benimser.

Sosyalistler, devletle ilgili birbiriyle atan gr alarna ship olmulardr. Marksistler snflar arasndaki
mcadeleyi dzenleyen devlet ve snf sistemi arasndaki baglanty vurgularlar. Diger sosyalistler devleti ortak
faydann somutlam hli olarak grrler ve bu yzden sosyalizmin hem sosyal demokrat hem de devleti-kolektivist ekli, devletin mdaheleciligini onaylar.
Anaristler, devletin gereksiz bir ktlk oldugu kabul ederler. Devletin hkim, baskc ve zorlayc otoritesi
gl, ayrcalkl sekinlerin basksndan daha az masum degildir. Devlet dogal olarak baskc ve zlim oldugu iin
tm devletlerin ayn karakteri vardr.
Faistler, totaliteryanizme (bkz. s. 223) olan inanlarndan tr, zellikle Italyan geleneginde, devleti, ulusal
toplulugun btnlgn yanstan stn etik ideal olarak grrler. Naziler devleti iinde rk veya ulus bulunan bir
damar olarak grrler.

Feministler, devleti; kadnlar kamusal veya siyasal hayattan dlamaya veya bu alanda onlar kincil konuma
itmeye yarayan ataerkil devletin, erkek iktidarnn bir arac olarak grrler. Liberal feministler yine de devleti,
seimlerle hayata geirilebilecek reformlarn bir arac olarak grrler.

Din Fundamentalistler, sosyal, moral ve kltrel yenilenmeyi getirecek ara olarak grdkleri devleti pozi
tif olarak degerlendirirler. Din fundamentalist devlet, din otoritenin ve hikmetin siyas manifestosu olarak kabul
edilir.

Anaristler liberallerin toplum szlemesine gre gnlllkten dogan devlet anlayn reddeder
ler ve bir anlama yerine bireylerin dogduklarnda politik otoritenin emrine girdiklerini savunurlar.
Rusya dogumlu Amerikal anarist Emma Goldmana (1869-1940) gre, devleti kulp, silh, ke
lepe ve hapishane sembolize eder. Devlet bireyleri mlkiyet haklarndan, zgrlklerinden hatta
cezalarla hayatlarndan mahrum edebilir. Devlet ayn zamanda smrcdr, kanunlar uygulayarak
cezalandrma tehdidiyle bireyleri vergi sistemleri yoluyla soyar. Anaristlere gre devlet zenginlerle
ve imtiyazllarla birlikte hareket ederek zayflar ve yoksullar bask altna alr. Sonu olarak devlet
ykcdr. Amerikal anarist Randolph Bournee gre, sava devletin kalbidir. Bir devletin diger
devletlerin zararna olan blgesel genilemesi, yagmalamas veya ulusal zaferi iin yaplan savalarda
bireylerin savamalar, lmeleri ve ldrmeleri gerekir.
Bu eletiri insan dogasnn anarist degerlendirmesi zerine temellenir. Anaristler insan p o
tansiyeli konusunda hayli iyimser olsalar da ekonomik eitlik ve politik otoritenin yozlatrclg

noktasnda bir hayli ktmserdirler. nsanlar yaadklar politik ve sosyal koullara gre iyi veya kt
olabilirler. Baka trl sempatik, ibirliki ve sosyal kabul grenler, gle, imtiyazla veya zenginlikle
digerlerinin zerinde ykseltildiklerinde, neredeyse baskc tiranlar hline gelirler. Baka bir deyi
le gcn/iktidarn mutlak yozlamay getirecegini vurgulamak iin anaristler liberallerin uyarsn
kullanrlar: ktidar yozlamaya meyillidir, mutlak iktidar mutlaka yozlar. (Lord Acton) Zorba ve
baskc hkmranlgn deposu olarak devlet, ktlgn yogunlatrlm formundan baka bir ey
degildir. Anarist devlet teorisi de eletiriyi hak etmektedir. nsan dogas ile ilgili teorinin kavramlar
bir tarafa, politik ve sosyal evrelerinin bireyleri yozlatrmasndan kaynaklanan devlet basks varsa
ym, politik otoritenin ilk olarak nasl ortaya ktg sorusunu cevaplamakta yetersizdir.

Dogal Dzen
Anaristler devleti sadece kt degil ayn zamanda gereksiz olarak kabul ederler. William Godwin
eletirilerini toplumsal szleme teorisi zerinden yapmaya alr. H obbes (bkz. s. 88) ve Lockeun (bkz. s. 54) toplum szlemesi tartmalarna gre, insanlarn birbirleriyle srekli m
cadeleleri devletsiz bir toplumda toplumsal dzeni ve gvenli hayat imknsz klacaktr. Bu m
cadelenin kaynag Hobbes ve Lockea gre, bencil, agzl, potansiyel olarak saldrgan olan insan
dogasdr. Sadece gl bir devlet bu mcadeleyi engelleyebilir ve sosyal dzeni saglayabilir. Ksaca
hukuk olmadan dzen olmaz. Bu iddialarn aksine Godwin, insanlarn temelde rasyonel varlklar
olduklarn, egitim ve Aydnlanma sayesinde evrensel hukuk kurallarna uyacaklarn iddia etmi
tir, kendi hayatlarn dzenleme noktasnda insanlarn dogal bir isteklerinin oldugunu belirtmitir.
O na gre insanlar adletsizlige, a gzllge ve saldrganlga iten sebep dogutan gnahkr olma
lar degil, devletin ve insan dogasna aykr kanunlarn yozlatrclgdr. Baka bir deyile hkmet
dzen sorununun zm degil bizzat sebebidir.
Anaristler Jean-Jacques Rousseaunun (bkz. s. 170) Du contrat socialnn ( Toplumsal
Szleme, [1762] 1913) giriindeki nsan zgr dogmutur ama artk her yerinden zincirlere bag

ldr cmlesine ilgiyle bakarlar. Anarizmin kkeninde insan dogasnn iyiligine, en azndan p o
tansiyel iyiligine duyulan topik bir kabul yatmaktadr. Bu adan sosyal dzen kanun ve hukukun
mekanizmalaryla degil, dogal ve kendiliginden olarak ortaya kar. nsan dogas hakknda tama
myla iyimser dnen siyaset dnrlerinin anarist iddialar kabul etmelerinin temel sebebi budur. rnegin kolektivist anaristler insan kapasitesinin sosyal ve paylamc ynn vurgularken,
bireysel anaristler aydnlanm insan aklnn altn izerler. Sanldgnn aksine, insan dogasna ili
kin olan kendiliginden dogan uyum potansiyeli, dogann kendisinin ve hatta evrenin dogal dzen
den yana egilimine olan inanla baglantldr. Bu yzden anaristler, karlkl bagmllg ve tekligi
vurgulayan Budizm ve Taoizm gibi Batl olmayan dinlere ynelmilerdir. Bu durumun en modern
versiyonu Murray Bookchin (bkz. s. 276) gibi sosyal ekoloji dnrlerinde grlr. Sosyal eko
loji eko-anarizmle baglantl olarak Dokuzuncu Blmde ele alnmtr.

William Godwin (1756-1836)


ngiliz felsefeci ve romanc. Godwin Presbiteryen papazyken btn saygnlgn kaybetti ve
profesyonel bir yazar oldu. Caleb Williams (1794) en baarl romandr. Wordsworth, Shelley
gibi gen yazarlarn ve ei Wollstonecraftin da yesi oldugu entelektel bir grubu ynet
mitir.
Enquiry Concerning Political Justice (Siyasal Adlet zerine inceleme, [1773] 1971) adl eseriyle

Godwin, siyas bir hret kazanmtr, bu eser anarist inanlarn geni kapsaml aklamasn
ieren ilk otoriteryanizm eletirisidir, insann egitime ve sosyal artlara dayanan mkemmelligini savunan liberal
rasyonalizmin u bir eklini gelitirmitir. Bireyci de olsa Godwin, insann fayda gzetmeden iyilik yapabilecek
kapasiteye sahip olduguna inanr.

Anarizm basit bir ekilde insann iyiligi inanc zerine temellendirilmemitir. lk olarak insan
dogasnn anarist teorileri dima karmak olagelmitir ve insan ruhunda rakip potansiyellerin var
oldugunu kabul etmitir. rnegin Proudhon, Bakunin ve Kropotkin (bkz. s. 203) insan varlkla
rnn farkl ynlerden bencil ve mcadeleci olabilecegi gibi sosyal ve paylamc da olabileceklerini
kabul etmilerdir. (Morland, 1997) nsann z ahlken ve bilgi ynnden aydnlanm olabilecegi
gibi; her insanda ykc bir kapasite gizliden gizliye varlgn srdrr. kinci olarak, anaristler,
insan dogasna gsterdikleri ilgiyi sosyal kurumlara da gstermilerdir. nsanlarn yaadklar sos
yal, politik ve ekonomik koullardan etkilenmeleri sebebiyle insan dogasn degitirilebilir olarak
kabul ederler. Hkmet ve devletin bekledigi hukuk gibi diger sosyal kurumlar uyumun, ibir
liginin ve kendiliginden uyumun/harmoninin gelimesine yardmc olur. Bu yzden kolektivist
anaristler, ortak mlkiyeti veya karlk kurumlan aka onaylarken bireyci anaristler piyasay
desteklerler. Dzenli ve barl bir devletsiz toplumun u ana kadar grlmemi olmas, anarist
teorinin en zayf yndr. Anarizm kartlar, sosyal kuramlarn insan dogasna negatif etkileri ya
da yozlamaya sebep olmasnn mmkn olabilecegini fakat tm bunlarn dogal dzeni topik bir
hayl olmaktan kurtaramayacagn belirtmektedirler.

Anti-Klerikalizm
(Kilisenin Siyasette Etkisinin Olmasna Kar kmak)
Anarist muhalefetin temel hedefi devlet olsa da, baskc otoritenin tm biimlerine kar ayn
muhalefet uygulanr. Anaristler zellikle 19. Yzylda devlete kar sergiledikleri muhalefetin
daha fazlasn kiliseye kar gstermilerdir. Bu durum, Katolik spanya, Fransa, talya ve anti-klerikal fikirlerin yaygn oldugu Ltin Amerika lkelerinde anarizmin neden gelitigini bize ak
lamaktadr.

topyaclk [Utopianism]
(Yunancada anlam hibir yer olan utopia kelimesinden veya anlam iyi/gzel yer anlamndaki eutopia kelimesin
den tremi olan) topya; ideal veya mkemmel toplum anlamna gelmektedir. Arzunun yok edilmesi, atma
nn olmamas, bask ve iddetin engellenmesi ile karakterize edilen topyalarn birok eidi vardr. topyaclk,
mevcut dzeni eletirerek ideal veya mkemmel bir alternatif ortaya koyan siyasal teoriletirmenin bir biimidir.
Anarizm ve Marksizm, iyi birer topyaclk rnegidir. topyac teoriler, insann bireysel geliiminin snrsz im
knlar zerine kuruludurlar. topyaclk genelde realist olmayan, gerekletirilemez inanlar vurgulamak iin
pejoratif (kmseyici, tahkir edici) bir kavram olarak kullanlr.

rgtl dine ynelik itirazlar, genellikle, daha geni bir otorite eletirisini yapmaya imkn
saglar. rnegin dinin kendisi bizatihi otoritenin kaynag olarak grlmtr. stn varlk olarak
Tanrnn yneticiligi ve sorgulanamaz olmas otorite nosyonunu yanstr. Proudhon ve Bakunin
gibi anaristlere gre anarist politik felsefe Hristiyanlgn reddi zerine temellendirilmelidir.
Ancak bu ekilde insan varlgnn zgr ve bagmsz oldugu kabul edilebilir. Bakunine gre, Top
lumun gerek zgrlg iin kilisenin ve devletin ilgas ilk ve en nemli arttr. Din anaristlere
gre devletin destek noktasdr. Din ruhan liderlere ve dnyev kurallara uymay saglayan bir
ideolojidir. Incilde dedigi gibi Sezarn hakkn Sezara verin. Dnyev kural koyucular krallarn
Tanrsal haklar doktrininde aka grldg gibi kendi iktidarlarn yasal klmak iin dini kul
lanrlar.
Sonu olarak din bireylere ahlk kurallar zorla kabul ettirir ve kabul edilebilir davran kod
lar ina eder. Din inanlar papalar, piskoposlar veya rahipler gibi din otoriteler tarafndan belir
lenen iyi veya kt standartlarna uymay gerektirir. Bylece bireyler, etik degerlendirmelerden ve
ahlk zerklikten mahrum braklrlar. Anaristler, din etkiyi reddetmemektedirler. Dinle anar
izm arasnda ak mistik bir bag vardr. Erken dnem anaristleri, 1.000 yl sonra sann dnerek
Tanr Krallgm kuracag fikri binylclktan (millenarianism) etkilenmilerdir. Modern anaristler
dogal harmoniye sayg duyan, hogryle ilgili degerleri vaaz eden ve bireysel kavray neren
Taoizm ve Zen Budizmi gibi dinlere ilgi gstermilerdir.

Ekonomik zgrlk
Anaristler, asl hedef olarak devleti ortadan kaldrmak iin alsalar da hayatn sosyal ve ekono
mik yaplaryla da ilgilenmilerdir. Bakunin (bkz. s. 198), politik g ve refah birbirinden ayrla
maz demitir. 19. Yzylda anaristler, ii snf hareketi ile beraber mcadele etmi ve sosyalist
toplumsal felsefeye katlmlardr. Kapitalizm snf kavramyla u ekilde aklanmtr: Kitleleri
smren ve bask altna alan bir ynetici snf. Burada geen ynetici snf, Marksizmde oldugu

Michael Bakunin (1814-1876)


Rus anarist ve devrimci. Bakunin, varlkl aristokrat bir ailenin ocugu olarak dnyaya geldi.
Askeri bir kariyer ve felsefe egitiminden sonra 1948-9 devrimleriyle politik harekete katld.
1860'larda anarizm iin Slav milliyetiligini terk ederek hayatnn geri kalann anarist pro
paganda ile geirdi.
Bakunin'in anarizmi, eit insanlarn oluturdugu toplulugun, zgrlk tutkusu ve kutsal
devrim igds olarak akladg beer cinsiyet/insancllk inanc zerine kuruludur. Ser
best bireylerin kendilerini ynettigi bir kolektivizme olan inanc, onu, Marx ve takipileri arasna yerletirir. Ba
kunin'in anarist hareket iin nemi, anarist bir teorisyen olmasndan veya orijinal bir dnr olmasndan ok,
tarihsel anarist hareketin kurucusu olmasndandr.

gibi, basit ekonomik kavramlarla yorum lanmamakta, toplumdaki tm refah, g ve nfuz sahip
lerini kapsamaktadr. Bu yzden sanayicileri ve bankerleri ierdigi gibi, krallar ve prensleri, si
yasetileri ve devlet memurlarn, yarglar ve polis memurlarn da ierir. Bakunin, gelimi bir
toplumda grubun var olacagn savunur: Smrlen geni bir kesim, smren ve ayn lde
smrlen bir aznlk ve stn ynetici tabaka, baskc ve smrc kk aznlk. 19. Yzyl
anaristleri bu yzden kendilerini fakir ve ezilen kiiler olarak tanmlam ve smrlen kitleler
adna kapitalizm ile devleti ortadan kaldracak bir sosyal devrim iin mcadele etmilerdir. Anar
izmde en ok tartlan nokta, hayatn ekonomik yapsdr. Birok anarist sosyalizmle akrabalg
kabul etse de, mlkiyet ve eitsizlik konularndaki ortak nefretten tr bazlar mlkiyet haklarn
savunmular ve rekabeti kapitalizmi desteklemilerdir. Bu durum kolektivist ve bireyci anarizm
gelenekleri arasndaki ayrm aka gsterir. Kolektivist anaristler ibirligi ve ortak mlkiyete da
yal ekonomiyi savunurken, bireyci anaristler piyasay ve zel mlkiyeti desteklerler.
Bu temel farkllklara ragmen 20. Yzyln oguna hkim olan ekonomik sistemlerden ho
lanmama konusunda anaristler hemfikirdirler. 1945 sonras Bat lkelerinde gelien mdahaleci
kapitalizm e tm anaristler kardr. Kolektivist anaristler devlet mdahalesinin snf smr
sn destekledigini savunur. Bireyci anaristler ise devlet mdahalesinin rekabeti piyasay tah
rif ettigini, devlet ve zel tekellerin gdmnde bir ekonomi yarattgn iddia ederler. Sovyet tipi
devlet sosyalizmi ni onaylamama konusunda anaristler tamamyla hemfikir olmulardr. Bireyci
anaristler, mlkiyet haklarnn ve bireysel zgrlgn planl ekonomiyle ihll edilmesine kar
karlar. Kolektivist anaristler devlet sosyalizminin kavramsal olarak kendi iinde elitigini, sm
rnn ana kaynag olan kapitalist snfn yerine devletin getigini iddia ederler. Tm anaristler,
zgr bireylerin devlet dzenlemesi ve ortak mlkiyete ihtiya duymadan kendi ilerini yrte
bildigi ekonomi modelini tercih ederler. Bu onlarn, anarko-komnizmden, anarko-kapitalizme
kadar birok farkl ekonomik sistemi desteklemelerine msaade eder.

KOLEKTVST ANARZM
Kolektivist anarizmin kkleri liberalizmden ok sosyalizmdedir. Sosyalist kolektivizmin snrlar zor
landgnda anarist yarglara ulalabilir. Kolektivizm (bkz. s. 120) temelde insanlar, bireysel fayda
iin almaktansa birlikte ortak fayda iin alan sosyal hayvanlar olarak grr. Kolektivist anarizm
Kropotkinin karlkl yardm olarak ifade ettigi insann sosyal dayanma kapasitesini vurgular ve
bu yzden bazen sosyal anarizm olarak adlandrlr. Daha nce de belirtildigi gibi, bu, dogal iyilige
safa bir inan degildir, tm insanlarda iyilik iin var olan potansiyeli vurgular. nsan egilimi temelde
toplumsal, da dnk ve ibirligi yapan varlklardr. Bu baglamda dogal ve dzenli ilikiler insan
lar arasnda sempatiyi, etkileimi, uyumu ortaya karr. nsanlar, ortak insanlk kabulyle bir araya
geldiklerinde hkmet tarafndan ynlendirilmeye veya kontrol edilmeye ihtiya duymazlar; Bakuninin (1973) iddia ettigi gibi; Toplumsal dayanma ilk kuraldr, zgrlk ikinci kural Hkmet
zgrlk yerine sadece bask uyguladg iin degil dayanmay imknsz kldg iin de gereksizdir.
Anarizm ve sosyalizm, zellikle de Marksist sosyalizm arasndaki felsef ve ideolojik ortaklk
lar, anaristlerin devrimci sosyalist hareketlerle sk sk birlikte almalarnda aka grlr. rne
gin, ilk Enternasyonel (1864-1872) Marx (bkz. s. 135) ve Proudhonun destekileri tarafndan
kurulmutur. Kolektivist anarizm ve Marksizm arasnda birok teorik paralellik tespit edilebilir.
kisi de temelde kapitalizmi reddeder; kapitalizmi snf smrs ve yapsal adletsizlik sistemi
olarak kabul eder, siyasal degiim iin devrimi gerekli grr, mallarn kolektif mlkiyetini ve sosyal
hayatn toplumcu rgtlenmesini tercih eder; Marxin teorisinde aklanan devletin ortadan kalk
masyla (zayflayp bitmesiyle) tamamyla anarik agna inanr, insanlarn politik otoriteye ihtiya
duymadan kendi ilerini ynetebilecek kapasiteye sahip olduklar hususunda hemfikirdir.
Kapitalizmden komnizme geile ilgili birbirine rakip kavramlar kolektivist anaristler ve
Marksistler arasndaki ak gr ayrlgdr. Proleter devrim ve tam komnizm dnemi arasndaki
dnemi Marksistler, proletarya diktatrlg olarak adlandrrlar. Proletarya bir kar devrim teh
didine kar rgtlenmeli, kendi iinde organize olmaldr. Kapitalist snflarla kartlk azalsa da bu
proleter devlet ortadan kalkacaktr. Bu bak asyla devletin gc, snf sisteminin yansmasndan
baka bir ey degildir, devletin var oluu snf basksnn bir aracdr. Diger taraftan anaristler, dev
leti baskc ve kt olarak kabul ederler, yozlama ve ykclk devletin dogasnda vardr. Bu yzden
anaristler, burjuva devletleri ile proleter devletler arasnda hibir fark grmezler. Bir anariste gre
gerek devrim, sadece devleti ortadan kaldrmak degil devletin gcn de ortadan kaldrmaktr.
Devletin rmesine izin verilmemeli, devlet ortadan kaldrlmaldr.

Mtekabiliyet (Karlkllk)
Sosyal dayanmaya duyulan anarist inan, ibirligine dayal davran eitlerini hakl karmak iin
kullanlagelmitir. Bir taraftan, tam komnizm inancna yol am; ama diger taraftan mtekabiliyet-

Pierre-Joseph Proudhon (1809-1865)


Fransz anarist. 1847'de Paris'e yerlemeden nce Lyon'da radikal siyasete ynelmi olan
Proudhon kendi kendini iyi egitmi bir yayncyd. 1848'de Kurucu Meclis'in yesi olarak, "Ana
yasa oldugu iin anayasa"ya ret oyu verdi. Daha sonra yl tutuklu kald ve aktif siyasetten
men edildi, yazlarna ve teoriye yogunlat.
Proudhon'un en bilinen eseri Qu'est-ce que la proprit?de (Mlkiyet Nedir?, [1840] 1970) ge
leneksel mlkiyet hakkna ve komnizme saldrd ve kendi kendini yneten komnlerin kr
amac gtmeden birlikte retim yaptklar ortaklg savundu. Hayatnn son dneminde ii hareketine ilgi duydu,
Du principe Fdratif (Federasyonun lkeleri, [1840] 1970) adl eserinde "ilerin yolunda gitmesi iin" minimal bir dev
letin gerekliligini kabul etti.

le ilgili daha gsterisiz fikirleri de Pierre-Joseph Proudhonla birlikte anlan gndeme getirmitir.
Proudhonun zgrlk sosyalizmi, anarizmin bireyci ve kolektivist geleneklerinin ortasnda yer
alr. Proudhonun fikirleri Amerikal bireycilerden Josiah Worrenla (1978-1874) ortaklk gsterir.
Q u est-ce que la proprit? (Mlkiyet Nedir?, 1840) adl eserinde, Proudhon Mlkiyet hrszlktr

tespitini yapar ve sermaye biriktirmeye dayal ekonomik smr sistemini sular. Ayn zamanda,
Marxin (bkz. s. 135) aksine Proudhon, zel mlkiyetin tm biimlerine kar degildir, mlkiyet
ve sahip olma arasnda bir ayrm yapar. Kk kyllerin, ustalarn, zanaatkrlarn bagmszlgna
ve giriimciligine hayran olmutur. Proudhon, bu yzden smry engelleyen ve sosyal harmoni
yi saglayan bir mlkiyet sistemi kurabilmenin abas iinde olmutur.
Mtekabiliyet; birey veya gruplarn diger birey ve gruplarla pazarlk ederek rnlerini sat
tg, vurgunculuk ve smrnn olmadg, sosyal etkileimin gnll, karlkl olarak yararl ve
uyumlu oldugu, hkmetin mdahalesine gerek duyulmayan dil ve makl bir mbdele sistemi
dir. Proudhon takipileri Fransa ve ngilterede kr amac gtmeden, bankann masraflarn karla
yabilecek oranda cret alan, giriimcilere dk fizli krediler veren ortak kredi bankalar kurarak
bu fikirleri pratige geirmeyi denemilerdir. Proudhonun kendi grleri, ortak ibirligiyle ilerini
geleneksel biimde yneten kyl ve zanaatkrlardan oluan kk topluluklara, zellikle de svi
reli saat yapmclarna olan hayranlg zerine kuruludur.

Anarko-Sendikaclk
19. Yzyln sonlarnda ve 20. Yzyln balarnda ortaklk ve anarko-komnizm sosyalist hare
ketle beraber nemli bir etki gsterirken; anarizm, anarko-sendikaclk biiminde bir kitle hareke
ti olarak geliti. Sendikaclk; devrimci sendikaclgn bir biimidir, kelimenin kkeni birlik ve grup
anlamlarna gelen Franszca syndicat tir. Sendikaclk ilk olarak Fransada ortaya km ve 1914

ncesinde gl C G T sendikasn kapsamtr. Sendikalist fikirler talya, Ltin Amerika, ABD ve


en arpc biimde lkenin en byk sendikas C N T desteginde spanyaya yayld.
Sendikalist teori sosyalist fikirlerden etkilendi ve snf savann yaln bir mefhumu hlini ald.
iler ve kyller ezilen snf oluturuyordu, sanayiciler, toprak sahipleri, hkimler ve polisler s
mrc olarak ifade ediliyordu. iler meslek dallarna, sanayiye ve uzmanlga dayal sendikalar
kurup birlikte hareket ederek kendilerini savunabilirlerdi. Ksa dnem de cretleri artran, alma
saatlerini ksaltan, alma koullarn iyiletiren bu sendikalar, geleneksel sendikalar olarak eylem
de bulundular. Sendikalistler ayn zamanda kapitalizmi ortadan kaldrarak iilerin gc eline ge
irmesini destekleyen devrimciydiler. Rflexions sur la violence ( iddet zerine Dnceler, [1908]
1950) adl eserinde etkili Fransz sendikalist teorisyen George Sorel (1847-1922), bylesi bir dev
rimin genel grevle gelebilecegini savunur; bu devrim isizlerin devrimidir. Sorel, genel grevin ii
snfnn sembol bir mit olarak devrimi ateleyebilecegine inanmt.
Sendikalci teorinin sistemsiz ve karmak olmas, fikirlerini kitlelere yaymak isteyen anarist
lerin gl ekilde sendikalara ilgi duymasn saglad. Anaristler, sendikalist harekete katldkla
rnda anarko-sendikaclk fikirlerini gelitirdiler. Sendikaclgn iki zelligi, anarist cokuya ilham
verdi. Birincisi, sendikalist [Sendika hareketi savunucusu] yozlatrc ve amasz oldugu gereke
siyle geleneksel siyaseti reddediyorlard. iddet kullanarak, boykotlarla, sabotaj ve grevlerle ve son
olarak genel grevle ii snfnn gcnn gsterilmesi gerektigine inanyorlard. kincisi anaristler
sendikalar gelecegin merkezilememi, hiyerarik olmayan toplumunun bir biimi olarak gr
yorlard. Sendikalar, tipik olarak taban demokrasisinin daha yksek bir eklini temsil etti ve ya ayn
alandaki ya da ayn sanayideki bir diger meslek rgtleri ile federasyonlar oluturdular.
Anarko-sendikalizm gerek kitlesel destekten holansa da spanyol Savayla birlikte devrim
ci zelliklerini harekete geirmede baarsz oldu. Muglk genel grev fikrinin tesinde anarko-sen
dikaclk, smrlen ve ezilen snfn kendiliginden harekete gemesini umut ederek, ak bir siyas
strateji ya da devrim teorisi gelitirmedi. Anarko-sendikaclk ksa sreli meslek hedefler peinde
koarak devrim ve reformculuktan uzak durdugu iin diger anaristler tarafndan eletirilmitir.

Anarko-Kommzm
En radikal biiminde, sosyal dayanmaya duyulan inan kolektivizm (bkz. s. 120) ve komnizm
ynnde ilerler. Toplumsal ve evresiyle uyumlu insan varlklar katlmc ve komnal var olua
ynelebilir. rnegin emek bir sosyal deneyimdir, insanlar diger insanlarla ortak alrlar ve ret
tikleri mal topluluk tarafndan ortak bir ekilde sahiplenilmelidir. Bu bak asyla, mlkiyet hrsz
lktr; mlkiyet mal tek bana reten iilerin iverenler tarafndan smrlmesini yanstr. Bunun
da tesinde zel mlkiyet bencilligi artrr, atmay ve toplumsal karmaay ortaya kartr. Geli
rin paylalmasndaki eitsizlik tamahkrlgn, kskanlgn, kzgnlgn gelimesine yardmc olur,
dzensizligi ve suu besler.

Anarko-komnizmin kkeni en bilinen ekliyle, Kropotkinin karlkl yardm teorisiyle


akladg, insann ibirligi kapasitesine olan yksek inanca dayanr. Kropotkin, Darwinin evrim
teorisini yeniden aklayarak sosyal dayanmaya biyolojik bir destek bulmaya almtr. Herbert
Spencer gibi sosyal dnrler, Darwinizmi rekabeti ve saldrgan insan varlg fikrini desteklemek
iin kullanrken, Kropotkin, trlerin kesinlikle baarl oldugunu nk ibirligiyle kolektif ener
jilerini baarl hle getirdiklerini savunmutur. Bu yzden evrim sreci toplumsallg glendirir
ve rekabetin degil ibirliginin tarafnda yer alr. nsan tr gibi baarl trlerin, karlkl yardm
lamaya gl bir istekleri vardr. Kropotkin e gre, Antik Yunandaki site devletlerinde ve Ortaag
Avrupasnda gelien karlkl yardmlama, rekabeti kapitalizm tarafndan alt st edilmitir.
Proudhon komnizmin sadece otoriteryen bir devlet tarafndan getirilebilecegi noktasnda
uyarrken Kropotkin ve Maletesta (1 8 5 3 -1 9 3 2 ) gibi Anarko-komnistler gerek komnizmde
devletin ortadan zaten kalkacagn savunmulardr. Anarko-komnistler kendi kendini yneten
Ortaag ehir devletlerine, kyl komnlerine hayrandrlar. Kropotkin her biri kendi geimini
ortaklaa karlayan byk komnlerin oluturdugu bir toplumun haylini kurmutur. Anarko-ko
mnist bak asndan sosyal ve ekonom ik hayatn komnal rgtlenmenin nemli avantaj
vardr. Birincisi, komnler, paylama ve kolektif aba prensipleri zerine kuruldugu iin sevgi ve
dayanmay glendirir, ihtiras ve bencillikten uzak tutar. kincisi, komnlerde kararlar paylam
c ya da dogrudan demokratik srelerle alnr. Anaristlere gre popler kendi kendini ynetim
kabul edilebilir yegne ynetimdir. nc olarak, komnler insanlarn yz yze ilikiler kurarak
ilerini hallettikleri kk lekli veya insan legi nde topluluklardr. Anarist bak asyla mer
kezleme, kiiliksizletirilmi brokratik sosyal srelerle iler.

BREYC ANARZM
Bireyci anarizmin felsef temelleri egemen bireyden oluan liberal fikirden beslenir. Liberal
bireyciligin (bkz. s. 45) mantk snrlar zorlanarak anarist karsamalara ulalmtr. rnegin
Godwinin (bkz. s. 196) anarizmi klasik liberalizm kaynakldr. Liberalizmde bireyin nceliginin
ve bireysel zgrlgnn merkez nemi vardr. Klasik liberal grte zgrlk negatiftir: Bireyin
dardan gelen bir snrlandrmadan yoksunlugunu ifade eder. Bireyciligin snrlar zorlandgnda
her insan varlgnda kesin ve snrsz bir otoritenin varlg anlamna gelen bireysel bagmszlk kav
ram ortaya kar. Bu bak asyla bireyi snrlandran her ey ktdr ama tanm itibariyle ba
gmsz, zorunlu ve zorlayc devlet tamamen kt anlamna gelir. Aka belirtilmelidir ki, kanun ve
hkmet tarafndan ynetilen bir toplumda birey bagmsz olamaz. Bu yzden bireycilik ve devlet
birbiriyle bagdamayan zt ilkelerdir.
Bu fikirler liberal kaynakl olsa da liberalizm ve bireyci anarizm arasnda nemli farkllklar
vardr. lk olarak liberaller bireysel zgrlgn nemini kabul etseler de bunun devletsiz bir top
lumda gerekletirilebilecegine inanmazlar. Klasik liberaller hrszlk, korku, iddet, hatta cinayet-

Peter Kropotkin (1842-1921)


Rus cografyac ve anarist teorisyen. ar II. Alexander'in hizmetine ilk giren soylu bir ailenin
oglu olan Kropotkin, Fransa ve svire arasndaki Jura blgesinde alrken anarist fikirlerle
tant. 1874 ylnda St. Petersburg'daki hapishaneden tahliye olunca uzun bir Avrupa seya
hatine kt ve 1917 Devrimi'nden sonra Rusya'ya geri dnd.
Kropotkin'in teorisi, Darvvin'in teorisine alternatif ieren bir evrim teorisine dayanr. Karlkl
yardmlamay insan ve hayvan geliiminin temel ilkesi olarak degerlendirerek anarizm ve
komnizm iin deneysel bir taban oluturmaya abalamtr. Kropotkin'in temel eserleri Mutual Aid (Karlkl Yar
dm, 1897), Fields, Factories and Workshops [Tarlalar, Fabrikalar ve alma Atlyeleri, 1901) ve 3aeoeeaHue Xne6a
(Zavoyevaniye Khleba-, Ekmegin Igli, 1906)

le bireylerin birbirlerine zarar vermesini engellemek iin minimal veya gzetleyici (gece bekisi)
devletin gerekli oldugunu savunurlar. Bu yzden hukuk, zgrlg snrlandrmak iin degil, z
grlg korumak iin vardr. Modern liberaller bu iddiay daha da ileri gtrrler ve pozitif z
grlg daha da genilettigi iin devletin mdahalesini savunurlar. Bunun aksine anaristlere gre
bireyler, diger insanlardan korunmak iin topluma polislik yapan devlete ihtiya duymadan bar
l, dzenli ve baarl bir ekilde kendi kendilerini idare edebilirler. Rasyonel ve ahlkl olmalar
sebebiyle zgr bireylerin bir arada yaayabilecegine inanrlar. Akl, anlamazlgn oldugu yerde
sorunun iddetle degil hakem karar veya tartma ile zlmesini emreder.
ikinci olarak, liberaller anayasa ve temsil kuramlarn gelimesiyle hkmetin gcnn
kontrol altna alnabilecegine inanrlar. Kurumlar, eitli denetim ve dzenlemelerle hkmetin
ve hkmetin eitli organlarnn gcn snrlandrarak bireyi koruma iddiasndadrlar. Dzenli
seimler hkmetin genel halktan veya en azndan semenlerin ogunlugundan sorumlu olmas
iin dzenlenmitir. Anaristler, snrl, kurumsal ya da seimle greve gelen hkmeti reddederler.
Demokrasi ve anayasalclg (bkz. s. 56) mutlak siyas basknn ynlendirdigi sahte grnler
olarak kabul ederler. Hkmetin kardg kanunlar ister anayasal ister keyf olsun ister demokratik
isterse diktatrce olsun; tm kanunlar bireysel zgrlge tecavz eder. Baka bir deyile tm dev
letler bireysel zgrlge kar birer saldrdr.

Egoizm
Egemen birey fikri zerine ina edilen anarist inanlarn en belirgin ifadesi, Max Stirnern Der
Einzige und sein Eigenthum (Ego ve Onun Sahibi, [1845] 1971) adl kitabnda bulunur.

Marx gibi Stirner d a (l8 0 6 -1 8 5 6 ) Hegelin (1770-1831) dncelerinden derin bir ekil
de etkilenmitir, fakat her iki dnr de tamamyla farkl sonulara ulamtr. Stirnern teori

leri bireyciligin u bir biimini temsil eder. Egoizm kavram iki anlama sahip olabilir. Bireylerin
temelde kendileriyle ve egolaryla ilgili olduklarn iddia eder. Hobbes (bkz. s. 88) ve Locke
(bkz. s. 54) gibi dnrler tarafndan kabul edildigi gibi bireyler karcdrlar. karclk birey
ler arasnda atmalara sebep olur ve bu durum bireylerin diger bireylere zarar vermesini engelle
yebilecek bir devletin varlgn gerekli klar.
Stirnera gre, egoizm bireyi ahlk evrenin merkezine yerletiren bir felsefedir. Bu sayede birey,
toplumsal szlemeleri, din veya ahlk ilkeleri dikkate almadan tercih ettigi gibi aklar. Bylesi bir
durum hibir eye inanmayarak, tm politik, sosyal ve ahlk kurallarn reddi anlamna gelen nihi
lizme ular. Bu durum akas ateizm ve bireyci anarizmin radikal biimini ifade eder. Devletsiz
bir toplumda dzenin nasl saglanabilecegine dir birka neri ieren ve anarist hareketin ortaya
knda kk etkileri olan Stirnern anarizminin kkenleri, Aydnlanmann ilkelerine dayanr.
Onun fikirleri, yine de, Nietzsche (bkz. s. 216) ve 20. Yzyl varoluulugunu etkilemitir.

Liberteryanizm (zgrlklk)
Bireyci gr zellikle Amerikada Henry David Thoreau (18 17 -1 86 2 ), Lysander Spooner
(1808-1887), Benjamin Tucker (18 54 -1 93 9 ) gibi zgrlk dnrler tarafndan gelitiril
mitir. Thoreaunun ruhsal hakikat ve z gven aray onu, meden hayattan kamaya yneltmitir
ve Waldenda ([1854] 1983) akladg gibi birka yl dogayla i ie gerek bir inziva hayattr.
Thoreau, Jeffersonun (bkz. s. 62) En iyi ynetim en az ynetendir slogann desteklemi ve en
nemli siyas almas Civil Disobedience (Sivil taatsizlik [1849] 1983) bu slogan kendi anarist
dncesine uyarlamtr: En iyi ynetim, hi ynetmeyendir. Thoreauya gre bireycilik, sivil
itaatsizligin klavuzlugunda ilerler: Birey kendi vicdanna bagl olmal ve hkmetin kanunlarna,
toplumun isteklerine kaytsz kalarak sadece dogru bildigi eyleri yapmaldr. Thoreaunun anar
izmi bireysel vicdan politik sorumlulugun zerinde tutar. Thoreaunun bu anlay kleligi yay
gnlatrdg ve diger lkelere kar savamay srdrdgne inandg Amerikan hkmetine itaat
etmemesine sebep oldu.
Benjamin Tucker zerk bireylerin atma ve itaatsizlik olmakszn bir arada nasl yaayabi
leceklerini ve alabileceklerini dikkate alarak liberteryanizm (bkz. s. 101) dncesini daha da
gelitirdi. Bireycilere gre bu sorunun iki zm vardr. lki rasyonaliteyi vurgular ve atma veya
anlamazlk durumunun sagduyulu bir tartmayla zlebilecegini nerir. Bu dnce hakikatin
her zaman yanllar ortadan kaldracagna inanan Godwin (bkz. s. 196) tarafndan kabul edilen
bir durumdur. kinci zm, zgr bireylerin bagmsz hareketlerini diger bireylerle uyumlu hle
getirecek eitli mekanizmalar bulmaktr.
Josiah Warren ve Benjamin Tucker gibi ar bireyciler atma olmakszn bir arada yaaya
bilmenin piyasa mbadele sistemiyle gerekletirilebilecegine inanrlar. Warren, bireylerin kendi
rettikleri mallar zerinde mlkiyet haklar oldugunu ama ayn zamanda ekonomik mantk ge

regi emegin paylalmasnn avantajndan yararlanabilmek iin diger insanlarla birlikte almak
zorunda kaldgn belirtir. Bunun bir insann emeginin yine emek eklinde karlanacag zaman
magazalar kurarak emekle emegin degi toku edildigi bir sistemle gerekletirilebilecegini
nermitir. Richard C obden (1 8 0 4 -1 8 6 5 ) ve John Brightn (1 8 1 1 -1 8 8 9 ) serbest ticaret ve ser
best piyasa ilkelerine atfta bulunan Tucker, Anarizmin Manchesterizmle uyumlu oldugunu sa
vunmutur. 19. Yzyln sonlarna gelince Amerikadaki bireyci anaristler siyas organizasyona
gerek brakmadan piyasann grnmez elinin tm sosyal etkileimleri dzenleyebilecegi fikrine
ulatlar.

Anarko-Kapitalizm
20. Yzyln ikinci yarsnda serbest piyasa ekonomisinin canlanmasyla radikal politik dnce
lerde cidd bir art olmutur. Yeni Sag muhafazakrlar mdahaleci bir devletin piyasay ynetme
si yerine devletin i dnyasndan ekilmesini ve ekonominin piyasa gleri tarafndan ynlendiril
mesini istemilerdir. Robert Nozick (bkz. s. 107) gibi sag kanat zgrlkler temel ilevi birey
sel haklan korumak olan minimal devlet kavramn canlandrmlardr. Ayn Rand (1905-1982),
Murray Rothbard (1 9 2 6 -1 9 9 5 ) ve David Friedman gibi dnrler, serbest piyasa dncesinin
snrlarn zorlayarak anarko-kapitalizmi gelitirmilerdir. Bu dnrler devletin piyasadan e
kilebilecegini ve yerini serbest piyasa rekabetine brakabilecegini savunurlar. Mlkiyet kendi
karlar iin diger insanlarla gnll anlamalar yapabilecek gl bireylerde olmaldr. Bu sayede
birey serbest kalr, pazar tek bir bireyin elinde olmaz ve piyasa tm sosyal etkileimleri dzenler.
Anarko-kapitalistler serbest piyasa liberalizmini daha da gelitirirler. Liberaller, birok rne
ulaabilmek iin etkili ve verimli bir mekanizma olsa da piyasann snrlandrlmas gerektigini
savunurlar. Baz hizmetler, rnegin d saldrlardan koruma, i dzeni saglama ve anlamalar
uygulama gibi kamu yararna ynelik faaliyetler devlet tarafndan saglanmaldr, nk piyasa
rekabeti bunu saglayamaz. Anarko-kapitalistler piyasann insanlarn tm ihtiyacn karlayabi
lecegine inanrlar. rnegin Rothbard (1978), anarist bir toplumda bireylerin kendilerini diger
bireylerden koruma ihtiyac iinde olabilecegini belirterek, bu ihtiyacn polis gc veya devlet
yarg sistemi olmadan zel mahkemeler ve zel gvenlik kurulular tarafndan giderilebilecegini
savunmutur.
Anarko-kapitalistlere gre kr amal gvenlik kurulular mevcut polis gcnden daha iyi
bir hizmet saglayabilirler, nk rekabet mterilere tercih hakk sunar, firmalar daha ucuz fi
yat vermeye sevk eder. Benzer ekilde sorunlarn zmek isteyen bireyler iin zel mahkemeler
tarafszlklarn gelitirmeye zorlanabilir. En nemlisi de zel kurulularla yaplan anlamalarn
tamamen gnlllge dayal olmas ve bireysel olmayan piyasa koullarnca dzenlenmesidir.
Bu tr neriler u dnceler gibi grnse de zelletirme politikalar birok Bat lkesinde cid
d gelime kaydetmitir. A B D de zel hapishaneler ve zel mahkemelerde grlen davalar, ha-

Anarizm indeki Gerilimler [Bireyci - Kolektivist]

Bireyci Anarizm
Ultra-liberalizm

Kolektivist Anarizm
Ultra-sosyalizm

Ar bireycilik

Ar kolektivizm

Egemen birey
Sivil itaatsizlik

Ortak insaniyet/insanlk
Sosyal devrim

Atomculuk
Egoizm
Szlemeye dayal ykmllk
Piyasa mekanizmas
zel mlkiyet
Anarko-kapitalizm

Snf siyaseti
ibirligi/ortaklk
Sosyal grev
Toplumsal rgtlenme
Ortak sahiplik
Anarko-komnizm

kem kararyla zlen sorunlar birok eyalette baarl bir ekilde kurumsallamtr. ngilterede
zel hapishaneler ve gvenlik acenteleri yaygnlamtr, Komu Gzetlemesi (Neighbourhood
Watch) projesi gibi projeler kamu dzenini saglamada polisin sorumlulugunu topluma transfer
etmede yardmc olmutur.

ANARYE GDEN YOLLAR


Anaristler ideallerini tanmlamada pratikteki uygulamalarna nazaran kitaplarda ve brorlerde
daha baarl olagelmilerdir. Anaristler aktif siyasetten ayrlarak yazmaya, toplumcu/komnal ya
da ibirligine dayal hayat deneyimlerine ynelmilerdir. Anaristler sadece siyasete duyarsz kal
makla kalmamlar, ayn zamanda, kesinlikle geleneksel srelerce ve siyas mekanizmalarca redde
dilen siyaset kart bir tutum benimsememilerdir. Devlet zararl ve baskc olarak kabul edilirse,
hkmeti, iktidar kazanmay ya da etkilemeyi amalayan tm giriimlerin yozlatrc ve saglksz
olarak degerlendirilmesi anarizmin kar karya kaldg bir sorundur. rnegin anaristlerin kesin
bir ekilde reddettigi siyas seimler temsil demokrasi zerine temellenir. Seim sandgndan da
ksa silhn namlusundan da ksa politik g her zaman baskcdr. Benzer ekilde anaristler
parlmenter ve devrimci siyas partiler tarafndan d krklgna ugramlardr, nk bu partiler
brokratik ve hiyerarik rgtlerdir. Anarist hkmet, anarist siyas parti veya anarist siyaseti
kavramlar kendi iinde elikilidir. Geleneksel bir Anari yolu yoktur, anaristler politik eylem
ciligin daha ortodoks aralarn aratrmaya zorlanmlardr.

Devrimci iddet
19. Yzylda anarist liderler ezilen kitleleri ayaklanma ve devrim iin harekete geirmeye alt.
rnegin gizli bir birlik olan Sosyal Demokrasi in Birlik grubunu yneten Michael Bakunin
(bkz. s. 198), Fransada ve talyada anarizmin ykselmesinde etkili oldu. talyada Malesta, Rus
Halklar ve Meksikadaki Zapata devrimcileri bir kyl devrimi iin altlar. Anarist ykseli,
devrimin planl bir ekilde degil kendiliginden geekleecegine inanyordu. 19. Yzyln son bul
masyla birlikte birok anaristin ilgisi sendikalist hareketin devrimci potansiyeline yneldi ve 20.
Yzylda anarizm, destegini kaybederek yerini daha iyi organize olmu, daha disiplinli bir hareket
olan komnist harekete brakmt.
Baz anaristler terrizm (bkz. s. 290) ve iddetin devrimci potansiyeline nem vermeyi
srdrmlerdir. Anarist iddet, zellikle iki dnemde, ksmen 19. Yzyln sonlarnda, en st
seviyeye 1890larda ulaarak ve daha sonra 1970lerde etkili olmutur. Anaristler terr veya en
die atmosferi yaratmay amalayan bombalama, suikast gibi gizli iddet yntemlerini kullan
mlardr. ar II. Alexander, talya Kral Humbert, Avusturya mparatoriesi Elizabeth, Fransann
Carnot bakanlar ve Amerikada McKinley gizli iddetin magdurlardr. Pariste Caf Terminusa
bomba yerletirdikten sonra 1894 ylnda giyotinle cezalandrlan Emile Henry veya II. Alexan
dera suikast dzenleyen Rusyadaki Halkn radesi gibi gizli gruplar genelde tek balarna alrlar.
Dogu Almanyadaki Baader Meinhof, talyadaki Kzl Tugaylar, Japon Kzl Ordusu ve ngilterede
ki Kzgn Tugaylar gibi gruplar 1970lerde anarist iddeti stlenmilerdir.
Politik hedeflere ulaabilmek iin iddet kullanm siyas gruplar ve eitli hareketler tarafn
dan kabul edilerek desteklendi. Bombalama ve suikastlarda anarist iddet sadece politik hedeflere
ulamak iin bir yol degil ayn zamanda adleti saglamann bir yntemi olarak belirgin olmutur.
Anarist bak asyla iddet intikam veya misilleme biimidir. iddet, alan kitlelere siyasetiler,
sanayiciler, hkimler ve polisler tarafndan uygulanan bask ve smrden kaynaklanr. Anarist
iddet, toplumda her gn gzlenen iddeti yanstr ve iddeti gerek sululara ynelten devrimci
adletin bir biimidir. rnegin, Kzl Tugaylar kurbanlarna suikast dzenlemeden nce, talya
Babakan Aldo M oro rneginde oldugu gibi halk mahkemeleri ve proleter durumalar tertip
etmilerdir. iddet, ynetici snfn hkim oldugu gc ve imtiyaz kaybettigini gstermeyi ama
layan bir moral bozma yntemi olarak da grlr. Ayrca iddet, politik bilinci artran ve kitleleri
devrim iin uyaran bir yntemdir. Rus Haklar, ynetici snf zayf ve savunmasz gsterecek bir
gsterinin kyllerin ayaklanmasna sebep olacagna, iddetin de fiil propaganda nn bir biimi
olduguna inanyorlard.
Fakat anarist iddet amaca zarar vermitir. Kitleleri baskdan kurtarmann tesinde kamu
oyunda korku ve fkeyi krklemitir. Anarizm ve iddet arasndaki ibirliginin anarist ideolo
jinin popler czibesine zarar verdigi konusunda neredeyse hi phe yoktur. Bunun da tesinde
iddet, ynetici snfn iktidarn brakmasn saglayacak umutsuz bir yntemdir. Devletin aka
stnlgnn oldugu blgede iddet ve bask devlete meydan okur. 1790larda ve 1890lardaki

terrist saldrlar, devletin halk destegini arkasna alarak baskc mekanizmalarn glendirmesini
ve geniletmesine imkn vermitir.

Dogrudan Eylem
Mevcut toplum dzenine yaplan devrimci saldrlarn bir tr de anaristlerin sklkla bavur
mu olduklar dogrudan eylem taktikleridir. Dogrudan eylem, pasif direniten terrizme (bkz. s.
290) kadar varan kurumsal ve hukuk yapnn dnda gerekletirilen siyas harekettir. rnegin,
anarko-sendikalistler, seimlere katlmay reddederek onun yerine iverenlerin rnlerini boykot
ederek, kitlesel protesto hareketleri dzenleyerek, makineleri sabote ederek ve grevler yaparak i
verenler zerinde dogrudan bask kurmay tercih ederler. Anarizmden etkilenen modern kre
selleme kart hareketler veya anti-tekelleme hareketleri kitlesel protestolar ve dogrudan politik
szlemeleri kullanrlar. Kuvvet kullanmann anarist bak asyla iki avantaj vardr. lk olarak,
bu tavr, hkmet ve devlet mekanizmalar tarafndan kirletilmemitir. Bu sayede politik honut
suzluk ve muhalefet aka, drste ifade edilebilir; muhalif gler kurumsal ynlendirmeyle yn
degitirmez ve profesyonel siyasetiler tarafndan ynlendirilemez.
Kuvvete bavurmann ikinci avantajl yn katlmc karar alma ile adem merkezlemeye
dayal olarak rgtlenebilecek popler bir politik aktivizm formu olmasdr. Bu durum kurulu par
tileri, kar gruplarn ve temsil srelerini kabul etmeyerek protest siyasetin teatral-yeniliki ve
teatral ekline ynelen Yeni Siyaset olarak grlr. Yeni sosyal hareketler olarak adlandrlan fe
minist, evreci, gay haklar ve kreselleme kart hareketlerde anarizmin ak etkileri grlebilir.
Diger yandan, kuvvet kullanmnn sakncalar da vardr. Sorumsuzluk veya arlga yol aabilecek
hareketler ve politik gruplardan ayr hareket edilmesi, halkn destegine zarar verebilir. Kuvvet kul
lanma medya ve halkn ilgisini ekse de toplumsal karar alma srecinde yer almay baaramam bir
yabanc hareket veya grup olma izlenimi, politik etkiyi snrlandrabilir.

iddet ermeme (Non-Violence)


Anaristlerin birogu iddetin pratikte taktik olarak yanl ynlendirilmi oldugunu dnrken,
Godwin (bkz. s. 196) ve Proudhonun (bkz. s. 200) takipileri, ilke olarak iddeti tiksindirici
olarak kabul ederler. iddeti reddeden anaristler, Lev Tolstoy (18 2 8 -1 9 1 0 ) ve Mahatma Gandhi
(1 8 69 -1 94 8 ) tarafndan gelitirilen pasifizme ve iddet eylemi iermeyen ( non-violence) prensip
lere ilgi duymulardr. Tolstoy ve Gandhi anarist olarak snflandrlamazlar, fakat her ikisi de farkl
yollardan da olsa anarizme sempatiyle bakan dncelerini aklamlardr. Rus romanc Tolstoy,
siyas yazlarnda modern medeniyetin ykc ve yanl ynlerini ortaya koymutur. Kurtuluun
din kurallara uyarak, Rus Kyllerin basit hayat biimlerine dnerek mmkn oldugunu iddia

etmitir. Tolstoyun gretilerinde yer alan komnlerin merkez ilkesi iddet kartlgdr. Tolstoya
(1937) gre Hristiyanlgn hayat anlay u ilkeyi ierir: Her ne sebeple olursa olsun hi kimse
bir bakasna iddet uygulamamaldr.
Gandhi, rk ayrmclga kar kampanya yrtt, Hindistann Birleik Krallktan bagmszl
gn amalayan ve 1947de baarya ulaan harekete liderlik yapt. Tolstoydan ve Hindu din pren
siplerinden etkilenen Gandhinin politik dncesi, iddet iermeyen (pasif) direni satyagraha
fikrine dayanyordu. Anarist bir teorisyen olmamasna karn Gandhiye gre hkmet, yogun
latrlm iddeti temsil ediyordu. nk hkmet bask ve zorlamaya dayanyordu. Gandhi sev
gi ilkesini temel alan bir hayat iin alt; Gandhinin ideal toplulugu kendini yneten ve kendine
yeten geleneksel Hint kyleriydi. Bagmszlg ve hayat kaynagn simgeleyen ktk sembol,
Hindistan bayragnda da yer almtr.
iddete iermeme Gandhinin felsefesi iin iki sebepten dolay nemliydi. lk olarak, iddet
aleyhtar olmak, insan hayatnn kutsiyetini yanstyordu. Gandhiye gre sevgi temelli bir toplu
mun z efkat ve kurallara saygdr. kinci olarak, iddet iermeme politik bir stratejiydi, nk
tehdit ve gzdagna kar iddet kullanmaktan kanmak bireyin moral gcn artrr. ngiliz y
netimine kar yrtlen kampanyada gsterilen diren gl bir mermiydi, bu sayede diger lke
lerde Hindistann bagmszlgna destek artt. Pasifizmin ve iddet iermemenin ilkelerini benim
seyen anaristler, kitlesel politik eylemcilik yerine iblmn ve birlikte hayat sergileyen model
topluluklar tercih ederler. Anarist fikirlerin siyasal kampanya ve gsterilerle degil, bar ve mem
nuniyetin kesin uyumunun yaandg bu tr komnlerle yaylacagn umut ederler, Thoreaunun
szleriyle mutlak umutsuzluk geleneksel hayatn en nemli zelligidir.

21. Y ZYILD A ANARZM


21. Yzylda srf bir fantazi olarak anarizm dncesinin tamamm yok saymak kolay olacaktr.
Anarizmin 20. Yzyllm ilk dnemlerinden bu yana nemli bir politik hareket olarak varlgn
srdrdg sylenemez, anarizm herhangi byk bir toplumda siyasetin yeniden inasna da te
mel oluturmakta baarsz olmutur. Ancak anarizmin devam eden nemi, daha ok diger poli
tik gretilere meydan okudugu iindir; yoksa politik gc kazanmaya ve kaybetmemeye ideolojik
kaynak saglamadg iin degildir. Anaristler politik gcn baskc ve ykc dogasn n plana
karmlar, byle yaparak liberalizm, sosyalizm ve muhafazakrlk gibi devleti egilimleri olan diger
nemli ideolojilere kar durmulardr. Bu dogrultuda anarizmin modern politik dncede artan
bir etkisi olmutur. Liberal egilimler tamalarna ragmen Yeni Sol ve Yeni Sagn her ikisi de anar
ist fikirlerin etkilerini tarlar. Yeni Sol, 1960 ve 70lerin banda grenci hareketleri, smrge kar
tlg, feminizm ve evre hareketleri gibi etkin olan hareketlerin birogunu kuatmtr. Yeni Solun
birletirici temas zgrlk hedefiydi; Yeni Sol bireysel mutlulugu hedefledi, anarizmden aka
etkilenerek eylemci siyasetin dogrudan harekete ve yaygn protestoya dayal biimini destekledi.

Noam Chomsky (1928-....)


Amerikal dil teorisyeni ve radikal entelektel. Chomsky'nin Syntactic Structures (Sz Dizimsel
Yaplar, 1957) almas insanlarn dil grenmede dogutan bir kapasitelerinin varoldugunu id
dia ederek dil almalarnda bir devrime sebep olmutur. Bireylerin ahlk duyarllklarna sayg
duyan ve tm sosyal kurumlara da kukuyla bakan Chomsky'nin politik radikalizmi, anarist
inanlara dayanr.
Zlim otorite ile ilgili degerlendirmeleri, Amerikan d politikasn neo-smrgeci ve militarist
olarak nitelendirdigi otuzun zerindeki kitabnda aka ifade edilir. nemli eserleri unlardr: American Power and
New Mandarins (Amerikan iktidar ve Yeni Manderin, 1965), New Military Humanism (Yeni Asker Hmanizm, 1999) ve
9/7 7 (2003). Amerikan demokrasisine eletirilerini ve medyann sradan vatandalar maniple etme kapasitesini
vurguladg Manufactring Consent (Rzann imalt, Edward Harman ile birlikte, 1988) Chomsky, Amerika'da ilk srada
gelen politik muhaliftir.

______________________________________________________________________________________ /

Yeni Sag da bireysel zgrlgn nemini vurgular ancak bireysel zgrlgn sadece piyasa rekabe
ti ile gvence altna alnabilecegine inanr. Anarko-kapitalistler devlet mdahalesinin zararlarnn
altn izerek serbest piyasa ekonomisinin yeniden kefinde nemli olmulardr.
21.

Yzylda anarizmin kaderi diger politik dnrlerin ve geleneklerin canlar istedikleri

de yaralanacaklar bir dnce avuzu olmaktan daha fazlas degil midir? Anarizmin artk sadece
felsef nemi mi vardr? Anarizmin geleceginin daha iyimser bir tablosu yaplabilir. Anarizmin
sre giden nemi, onun farkl karakterinde gizlenmitir. Siyas mcadelelere ve snf atmalarna
ilveten anarizm; kirlilik ve evresel ykm, tketicilik, kentsel kalknma, cinsiyet ilikileri ve k
resel eitsizlik gibi hareketlerin adresi hline gelmitir. Kreselleme kart hareket veya modern
kapitalizm kart hareket, ideolojik glerin geni bir koalisyonu olarak ifade edilse de bu kav
ramlarn birogu anarist zellikler tamaktadr. rnegin kreselleme kart harekete en nemli
teorik etkide bulunan Noam Chomskynin fikirleri anarist kabullere dayanr. Anarizmin bir kitle
hareketi olmaktan artk ktgn iddia etmek nemli bir ayrnty gzden karmaktadr. Dnyann
artan bir ekilde karmak ve blnm bir hle gelmesi, kitle politikalarnn kendi kendine lmesi
demektir. Post-modernizmin (bkz. s. 306) meydan okumalarna kar, bireycilik (bkz. s. 45),
blmclk, adem-i merkezleme ve eitlik gibi degerlerle olan birlikteliginden dolay anar
izm, diger siyas gretilere nazaran daha donanmldr.

leri Okumalar
Carter, A., The Political Theory o f Anarchism. (Londra: Routledge & Kegan Paul, 1971). Anarizmle ilgili temel
eletirilere yant veren, anarist dncenin felsef temeline ilikin klasik modern bir inceleme.

Marshall, P., Demanding the Impossible: A History of Anarchism. (Londra: Fontana, 1993). Bir fikir ve hareket
olarak anarizm zerine uzun sreli bir alma; gvenilir ve hal mracaat edilmeye deger.
Miller, D., Anarchism ., (Londra: Dent, 1984). Anarizmi daha ortodoks siyas teoriyle karlatran anarist
fikirlerle ilgili faydal ve dolambasz bir incelemesi.
Purkis, J. ve Bowen, J., Twenty-first Century Anarchism: Unorthodox Ideas for a New Millennium. (Londra:
Cassel, 1997). Anarist teoriler ile inanlarn tamamnn ok kapsaml, gvenilir ve olduka okulu bir
degerlendirmesi.
Roussopoulos, D. (ed.), The Anarchist Papers. (New York ve Londra: Black Rose Books, 2002). Anarist fikirler
ile teorilere mkemmel ve kavrayl bir giri.
Wolff, R. P., In Defence of Anarchism., 2. ed. (Berkeley, CA: University of California Press, 1998). Ge 20. Yzyl'daki anarist fikirler ile eylemleri ele alan makalelerden oluan ilgin bir derleme.
Woodcock, G., Anarchism: A History of Libertarian Ideas and Movements. (Harmondsworth ve New York:
Penguin, 1962). Modern anarist meselelerin hepsini ele alan anarist dnrlerin yazdg makale
lerden oluan bir derleme.

FAZM

KKLER VE GELM
Faizm Roma mparatorlugu dneminde yerel yarglarn otoritesini simgeleyen bir deste ubu
gun arasnda ne kan balta amblemi iin kullanlan fasces kelimesinden tremitir. 1890lardan
sonra fascia kelimesi talyada devrimci sosyalist politika gruplar iin kullanlmtr. Mussolininin (bkz. s. 224) Birinci Dnya Sava ncesinde ve sonrasnda oluturdugu asker birliklere
fascismo adn vermesiyle kavram tam bir ideolojik anlam kazanmtr. Ancak belki de hibir poli

tik terim, faist ya da faizm kadar geliigzel ve kabaca kullanlmamaktadr. Bu terimler, politik
hayatta aaglayc ve tahrik edici biimde ok amal olarak kullanlmaktadr. rnek olarak faist
ve diktatr terimleri, farkl zgr dncelere tahamml olmayan kii anlamnda birbirinin ye
rine ok sk kullanlmaktadr. Ancak faizm, basit anlamda bask ile e tutulmamaldr, nk faist
dnrler pek ok teori ve degerden ilham almlardr ve 1920 ve 1930larda ortaya kan faist
rejimler gelierek farkl politik dzenler ortaya koymulardr.
Liberalizm, sosyalizm ve muhafazakrlk 19. Yzylda ortaya kan ideolojilerken, faizm
20. Yzylda, baz dnrlere gre Birinci Dnya Sava srasnda dogmutur. Faizm byk l
de Aydnlanmann getirdigi degerlere, dncelere, modernizme ve yol atg politik dzenle
re kar bir isyandr. Almanyada Nazilerin 1789 kt iddias bunu rneklemektedir. Faizmin
kalyasnda, Fransz Devriminin zgrlk, Eitlik ve Kardelik ilkelerinin yerini nan, taat Et
ve Sava, Dzen, Otorite, Adlet gibi sloganlar almtr. O Sullivana (1983) gre, Faizm bek
lenmedik bir zamanda ortaya kmam, dnemin politik dnce mirasnn tamamyla kkn
kazyarak yeni bir dnem kurmak istemitir.
Faizmin temel doktrin ve dnceleri 19. Yzyla dayansa da hepsinin bir araya gelerek e
killenmesi Birinci Dnya Sava ve sonrasnda, zellikle sava ve devrimin gl birleimiyle ger
eklemitir. Faizmin talya ve Almanyada ortaya k ve ykselii ok hzl oldu. 1919da tal
yada kurulan Faist Parti lideri Benito Mussolini (bkz. s. 224) 1922de babakanlga getirildi ve
1926 ylnda tek partinin ynettigi Faist talya kuruldu. Naziler olarak bilinen Alman Nasyonel
Sosyalist i Partisi 1919 ylnda kuruldu. Adolf Hitlerin (bkz. s. 218) liderliginde bilinli bir
ekilde Mussolininin faist ynetimini rnek aldlar. 1933te Hitlerin Alman anslyesi olduktan
sonra bir yl daha gemeden Almanya, rtbesindeki ykseliini izleyen bir yl iinde Almanya, Nazi
diktatrlgne dntrld. Bu dnemde Avrupann pek ok yerinde demokrasi km ya da
kertilmiken, demokrasinin yerine sagc, otoriter veya ak bir biimde Faist rejimler gelmiti.
1938 itibariyle Dogu ve Orta Avrupada Romanya ve Macaristan Nazi Almanyasyla ibirligi ya
parak faizme dogru kayarken blgedeki son demokratik lke ekoslovakya idi. 1928 ylnda Por
tekizde Salazar diktatrlgn kurdu. spanyada 1936-1939 Savanda Milliyetilerin zaferi,
Franco diktatrlgne yol at. 1930larn Japonyasnda ve Peronlarn ynetimindeki 1945-1955
dneminde Arjantinde, Avrupa dnda faizmle baglantl rejimler ortaya kt.
Faizmin kkleri ve anlam, tarihesine ilgi uyandran ve anlamazlklara yol aan bir konudur.
Faizmin ykseliini tek bir faktrle aklamak mmkn degildir. Faizm, iki dnya sava arasn

daki dnemde var olan tarihsel glerin karmak yapsndan ortaya kmtr. ncelikle, Avru
pann pek ok blgesinde daha yeni kurulmu olan demokratik sistemlerin ilkeleri eski otokratik
sistemin nne geememitir. Ortak kar gruplarnn ya da partilerin oluturdugu demokratik
hkmetler, ekonomik ve politik krizler karsnda zayf kalmlardr. Bu artlarda kiisel ynetimi
ortaya kartan gl lider fikri ilgi ekmitir. kinci olarak, sanayileme Avrupann mevcut top
lum dzenini bozdu. Byk i adamlar ve organize igc, kk esnaf, iftileri, zanaatkrlar ve
diger orta snfn altndakileri tehdit eder hle gelmiti. Faist hareket gcn byk lde bu alt
snf yelerinden alyordu. Bir baka deyile faizm, merkezdeki radikal kesim olan orta alt snfn
devrimi olarak adlandrlabilir (Lipset, 1983) ve faizmin hem kapitalizme hem de komnizme
olan dmanlgm aklar.
nc olarak, Birinci Dnya Savandan sonraki dnemde, Rusya Devri-minin tm Avru
pay etkilemesinden korkan varlkl snflar etkili olmutur. Faist gruplar, phesiz, hem ekono
mik hem de politik adan i evrelerinden destek almlardr. Buna bagl olarak Marksist tarihiler
faizmi, burjuvazinin faist diktatrlere verdigi destekle oluan bir kar devrim olarak yorumla
maktadrlar. 1930lardaki tm dnyay etkileyen ekonomik krizler krlgan demokrasilere son
darbeyi indirmitir. Artan isizlik ve ekonomik kriz ve ktmser atmosfer radikal politikaclar ve
demagoglar tarafndan smrlmeye msaitti. Son olarak, Birinci Dnya Savann lkeler arasn
daki rekabeti ve dmanlg bitirememekle kalmayp intikam iin yanp tutuan fkeli milliyetiligi
miras olarak brakmas faizme zemin hazrlamtr. Milliyeti fke hem Almanya gibi savata yeni
len lkelerde hem de talya ve Japonya gibi Versailles (Versay) Bar Antlamasnda hayl krklg
na ugrayan lkelerde glendi. Buna ek olarak, yaanan asker degerlerle doldurulmu militan bir
milliyetilik ortaya karmtr.
Faist rejimler, bir devrim ya da protestoyla degil, kinci Dnya Savandaki maglbiyet
leriyle alaag edilmitir. Faizmin sadece iki sava arasnda yer alan dnemin konjonktrnde,
tarih artlarn ortaya kardg tarih bir fenomen olduguna baz kiileri inandrmak 1945ten
beri faist hareketin tek baars olmutur (Nolte, 1965). Bazlar ise faizmi, kkeni insan psi
kolojisine dayanan ve her zaman var olan bir tehlike olarak grrler ve bu durumu zgrlk
korkusu olarak tanmlarlar (Fromm, 1984). Modern medeniyet daha fazla bireysel zgrlkle
birlikte yalnzlk ve gven bunalm tehlikesini ortaya karmtr. Bu yzden kriz dnemlerinde
bireylerin zgrlkten kap gvenlik kaygsyla totaliter bir devlete ya da tm gc elinde top
layan bir lidere sgnma ihtimlleri vardr. Politik dalgalanmalar ya da ekonomik krizler, faizmin
yeniden dirilmesine uygun artlar oluturabilir. 1989-1991 yllarnda Dogu Avrupada komnist
dzenin kyle neo-faizmin bymesi korku kaynag olmutur. Benzer ekilde tm dnyada
etkileri artan demografik, ekonomik ve kltrel kresellemenin basks ar sagc ya da faist
benzeri politik hareketlere frsat saglamaktadr. Ekonomik krizlerin, politik dengesizliklerin ve
fkeli milliyetiligin gemite faist hareketlere zemin hazrladgn gz nne alrsak, faizmin
gelecekte tekrar ykselie gemeyecegini dnmek aptallk olur. Faizmin ykselme olaslg b
lmn sonunda ele alnmtr.

BRLKTEN DOgAN G - ANA TEMALAR


Faizm, en az iki sebepten dolay analizi zor bir ideolojidir. Bunlardan birincisi, faizme, bir ideoloji
olarak herhangi bir anlam atfedip atfedilemeyecegine dir arasra ortaya kan phedir. Faizm
mantkl ve tutarl bir temelden yoksun oldugu iin, Hugh Trevor-Ropern da tanmladg gibi
dagnk fikirler ygn (Woolf, 1981, s. 20) olarak grlmektedir. Mesel Hitler, dncelerini sis
tematik bir ideoloji olarak degil, sadece bir dnya gr olarak tanmlamaktadr. Bu baglamda, bir
dnya gr mantkl analiz ve tartmay gerektiren bir kavram degil sadece teslimiyet ve bagllg
gerektiren tamamyla din bir gr niteligindedir. Faistler, entelektel anlamda dnyay anlamay
saglayan teori ve dncelerle ilgilenmediler nk politik hareketliligi saglayacak dzeyde kapasi
teye sahiptiler. Bununla birlikte, aagda aklandg gibi, fikirlere degil eyleme; akla degil ruha ya
plan karakteristik faist vurgunun kendisi, Aydnlanmanm rasyonalist yaklam karsnda gerici
bir tepki olarak bal bana entelektel ve felsef bir degiimin rndr.
kincisi faizm, bir fenomen olarak yle karmak bir hl almtr ki, onun temel ilkelerini ya
da faizmin alt snrlarn belirlemek mmkn olmadg iin bazen genel (generic) faizm olarak
bile adlandrlr. Faizm nerede balar ve nerede biter? Hangi rejimler ve hareketler gerek anlamda
faisttir? mparatorlukJaponyas m, Vichy Fransas m, Franconun spanyas m, Peronun Arjantini mi ya da Hitlerin Almanyas m faist olarak snflandrlabilir? Bu blmn son ksmnda ele
alndg zere, Fransadaki milliyetiler gibi agda radikal sag gruplar ve faizm arasndaki baglant,
tartma konusudur. Bu gruplar faist, neo-faist, post-faist ya da ar milliyeti midir?
Faizmin ideolojik tabann, Ernst Nolte (19 65 ), snrlar amaya kar durmak; A. J. Gregor
(1969), tamamen karizmatik toplum oluturmak; Roger Griffin (1993) ar milliyetiligin yeni
den dogumu; Roger Eatwell (1996), radikal btncl nasyonel nc yol olarak tanmlamaya
almlardr. phesiz her birisi faizmin nemli bir ynn ne kartsa da, tamamen ekilsiz
faist ideolojiyi tek cmlede formlletirecek bir fenomen olarak ortaya koyamamaktadr. Belki ya
pabilecegimiz, ana temalarn bir araya getirerek faizmin yapsal temellerini belirlemek olacaktr.
Bunlardan ne kan nemli balklar unlardr:
Anti-rasyonalizm
Mcadele
Liderlik ve Elitizm
Sosyalizm
Ar milliyetilik

Anti-Rasyonalizm
Faist politik hareketler Birinci Dnya Savayla ortaya kan kargaadan dogsa da, 19. Yzyln
son dnemlerinden beri var olan dnce ve teorilere dayanmaktadr. Bunlarn en belirgin olan

Friedrich Nietzsche (1844-1900)


Alman felsefeci. Schopenhauer'in (1788-1860) dncelerinden etkilendi, filolojiyi brakarak
felsef ve geleneksel din dncenin eletirisine giriti. Yazlarn derleyen kardei Elizabeth,
bozulan saglg ve ruh hli nedeniyle, 1889 ylndan itibaren Nietzsche'nin bakmn stlendi.
Nietzsche'nin karmak ve tutkulu eserleri, gcn nemini zellikle de g arzusunu vurgula
mtr ve "Tanr ld" szyle modern varoluuluktaki "her insann kendi dnyasn yaratarak,
kendi degerlerini oluturdug'dncesini etkilemitir. Hristiyanlga kar getirdigi kat eleti
rileriyle anarizm ve feminizmi etkiledigi kadar faizmi de etkilemitir. Nietzsche'nin en mehur eserleri Also sprach
Zarathustra (Byle Buyurdu Zerdt, 1883-1884), Jenseits von Gut und, Bse (yi ve Ktnn tesinde, 1886) ve Zur
Genealogie der Moral (Ahlkn Soy Ktg zerine, 1887)'dir.

anti-rasyonalizm ve Aydnlanma kart dncedir. Evrensel akl, dogal iyilik ve kanlmaz geli
im zerine kurulu olan Aydnlanma, insanlg btl inan ve mantkszlgn karanlgndan kurtar
mtr. Bu dnceler Fransz Devriminde ne km, liberalizm ve sosyalizmde vcut bulmu
tur. 19. Yzyl sonlarnda dnrler, insan zeksnn snrlarna dikkat ekerek daha gl olan
igd ve drtleri n plana kartmlardr. rnek olarak Friedrich Nietzsche insanlarn akllar
dogrultusunda degil, daha ok arzular dogrultusunda hareket ettigini ne srm ve bu duru
mu gc arzulamak/g istenci olarak adlandrmtr. Fransz sendikac Georges Sorel (1 8 4 7 1922), Rflexions sur la violence ( iddet zerine Dnceler [1908] 1950) eserinde politik efsanele
rin, zellikle genel grev efsanesi nin, politik gereklerin pasif tanmlamas olmadgn, tam aksine
duygularn uyandrdg hareketin, istegin ifade edilmesi olarak ortaya kondugunu ileri srmtr.
Fransz filozof Henri Bergson (1859 -1 94 1 ) hayatsalclk ( vitalism ) teorisini gelitirerek tm canl
organizmalarn karakteristik zelliklerini evrensel hayat gcnden aldgn aklamtr. Bu yzden
insann varlk sebebi, ruhsuz hesaplamalar ve saf akln basksyla hayat gcn rtmesi degil,
ona bir anlam katmasdr.
Anti-rasyonalizm ar sagc ya da ilkel-faist bir karakter tamasa da, Aydnlanma kar
t tm radikal ve u grler faizmde politik ifade bulmulardr. Anti-rasyonalizm faizmi, pek
ok ynden etkilemitir. Faizm, soyut dnceyi kmseyip hareketten holanan anti-entelektel ynn anti-rasyonalizmden alr. Mesel, Konuma, hareket et Hareketsizlik lmdr
Mussolininin (bkz. s. 224) en sevdigi sloganlardr. Entelektel hayat degersiz ve alay konusudur;
soguk, kuru ve canszdr. Faizm ruhu, duygular ve igdleri n plana karr. Faizmin dn
celerindeki tutarllk ok azdr ama efsanev ynn kullanmaya alr. Hitler ve Mussolini gibi
faizmin nemli ideologlar, teorilerle ve fikirlerle sadece topluluklar harekete geirmek ve duy
gusal tepki almak iin ilgilenen propagandaclardr. Bu yzden faizm arzularn siyaseti ni gerek
letirir. Aslnda faizm, sradan irrasyonalizm degildir. Faizmin ayrlan yn mantksz igd ve
duygular desteklemesi degil, politik hareketi saglamak iin ele aldg zel dnce ve duygu yel

pazesidir. Aydnlanmann reddediliyor olmas faizme ykc ve negatif bir karakter kazandrmtr.
Faistler her zaman neyin karsnda durduklarn, destekledikleri dnceden daha ak biimde
ortaya koymulardr. Bu yzden faizm anti-felsefedir. Anti-rasyonel, anti-liberal, anti-muhafazakr, anti-kapitalist, anti-burjuva, anti-komnist... vb. Bu bakmdan faizmin nihilist bir yaklam
oldugu sylenebilir, nk mevcut ahlk ve politik ilkeleri reddeden ve hibir eye inanmayan
bir yapdadr. zellikle Nazizm, nihilizmin devrimi olarak tanmlanr. Ancak faizm mevcut d
nce ve ilkelerin basit, olumsuz ifade edilii degildir, Aydnlanmann miras braktg sreci geri
evirme abasdr. Faizm, Batnn karanlkta gizli kalm politika geleneginin, elden braklmam
ama degitirilerek alt st edilmi ynn temsil eder. Mesel faist dzende zgrlk, sorgusuz
teslimiyet; demokrasi, katksz diktatrlk, srekli mcadele, sava anlamna gelen ilerlemedir.
Hatta nihilizmin sava ve lme olan egilimine ragmen faizm kendini, yaratc ykm ile yeni bir
medeniyet kurmay hedefleyen yaratc bir g olarak grr. Aslnda dogum ve lmn bu kesi
imi, yaratclk ve ykclgn kesiimi faizmin temel zelliklerinden birisidir.
Evrensel akln standartlarn bir kenara brakan faizm tamamyla tarihe, kltre ve organik
toplum dncesine dayanan bir yapya sahiptir. Mesel Aydnlanma kart Alman filozof Johann
Gottfried Herder (1744-1803) tarihle ilgisi olmadgn dnerek evrenselligi reddeder: Her bir
milletin kendine has tarihinden, kltrnden ve dilinden oluan kolektif ruhu ( volksgeist) vardr.
Bu yzden toplumlar, akll bireylerin hesaplama ve karlarna gre degil, ortak gemiin sagladg
duygusal baga ve sadakte gre ekillenen organik ya da dogal varlklardr. Faizmde bu organik
btnlk zirvededir. Nazi tabiriyle Volksgemeinschaft, yani mill toplum, daha yce olan ortak hedef
ugruna tm rekabetten ve anlamazlklardan arnm blnmez bir btndr. Bir milletin ya da
rkn gc, onun ahlk ve kltrel birliginin yansmas olmasndandr. Niteliksiz sosyal uyumun
reetesi Nazi slogannda birlikten g dogar eklinde ifade bulur.

Mcadele
ngiliz Biyolog Charles Darwinin (1809-1882) The Origit ofSpecies (Trlerin Kkeni, [1859] 1972)
sadece doga bilimlerinde degil, 19. Yzyl n sonlarna dogru hem sosyal hem de politik dncede
etkili olmutur. Liberal filozof ve sosyolog Herbert Spencern (1820-1903) dogal seleksiyondan
yola karak gelitirdigi en gl olan ayakta kalr fikri, bireyler arasndaki mcadele, ok alan
ve yetenekli olanlar dllendirirken, tembel ve yeteneksizleri cezalandrr olarak aklanabilir. n
sann varlgnn mcadele ve rekabete dayandg fikri, uluslararas rekabetin had safhada yaandg
1914te savaa dogru giden dnemde zellikle ekicilik kazanmtr. Faizmin ortaya knda sos
yal Darwinizm nemli lde etkili olmutur. Faistler mcadeleyi sosyal hayatta ve uluslararas d
zeyde dogal ve kanlmaz olarak gryorlard. En gl ve hzl olann hayatta kalmasn saglayarak
insanlgn gelimesini garantileyen tek yol, mcadele ve rekabettir. Hitler (bkz. s. 218) 1944te st
dzey yneticilerine Zafer glnn, lm zayfndr demitir. nsan varlgnn test edildigi alan

Alman Nazi diktatr. AvusturyalI gmrk memurunun oglu; Hitler, 1919 ylnda katldg
Alman Nasyonel Sosyalist ii Partisl'nin 1921 ylnda lideri oldu. 1933'te anslye oldu ve
bir sonraki yl kendisini, Almanya'nn Fhreri olarak iln etti. Hitler'in rejimi acmasz asker
yaylma politikasyla ve yok etmek istedigi AvrupalI Yahudiler ile bilinir.
zgn bir dnr olmayan Hitler, Mein Kampf (Kavgam [1925-1926]) adl eserinde yaylma
c Alman milliyetiligini, rk anti-Semitizmi ve Nazi program iin acmasz mcadeleyi bir
araya toplamtr. Hitler'in dnyaya bakn ekillendiren tarih teorisine gre, Almanlar ve Yahudiler arasndaki
sonsuz mcadele, iyi ve ktnn birbirleriyle mcadelelerini yanstyordu.

______________________________________________________________________________ S
mcadele ve rekabet ise Hitlerin hayatn degimez kanunu olarak tanmladg sava en utaki test
alandr. Sava kendi iinde iyi olarak niteleyen faizm, politik ideolojiler arasnda bu ynyle tektir.
Mussoliniye gre sava erkeklerin, annelik kadnlarn iidir.
Darwinci dnce, faizme iyiligin g, ktlgn zayflk oldugu politik degerini alamtr.
Sempati, merhamet, efkat gibi insanlgn geleneksel ve dinlerinin degeri aksine, faizmde sadakt,
grev, itaat gibi savaa dayanan degerlere sayg gsterilmektedir. Sava zaferle sslendiginde, gce
ve dayankllga taplr. Ayn ekilde zayflkla alay edilir ve zayf ya da yetersiz olann ortadan kal
drlmas ho karlanr. Ortak kar iin zayflar feda edilirler nk bir trn hayatta kalmas, o
trn mensubu bireylerin her birinin hayatndan daha nemlidir. nsancl yaklam, bunun tam
tersine, zayf korumay gtler. Faizmde zayflk ve zrllk katlanlamaz ve yok edilmelidir.
Bunun rnegi Nazi Almanyasnda uygulanan rk iyiletirmeciligi (jenik [eugenics]) programnda
fiziksel ve zihinsel engelli kiiler nce ksrlatrlm ve 1939-1941 yllar arasnda sistematik bir
ekilde ldrlmtr. 1941den sonra Avrupal Yahudilere de yaplan, ayn politikann yani rk
iyiletirmeciliginin bir rnegidir.
Son olarak faizmin, hayat, sonu olmayan bir mcadele olarak grmesi ona, yaylmac ve
hareketli bir yap kazandrmtr. Mill degerlerin gelimiligi kargaa ve mcadeleden zaferle
karak ispatlanm olur. Bu durum Hitlerin Meit K am pf ( Kavgam , 1925-1926) adl kitabndaki
d politika hedeflerinde Doguda hayat alan oluturmak ve tm dnyaya hkim olmak eklinde
ifade edilir. 1933te iktidarele geiren Hitler, 1930larn sonlarna dogru uygulamaya koyacag ge
nileme politikasna hazrlk olarak hzl bir silhlanma programna girimitir. Avusturyay 1938,
ekoslovakyay 1939 Bahar, Polonyay 1939 Eyllnde igl ederek Fransa ve ngiltereye mey
dan okumutur. Hitler, Sovyetler Birligini igl etmek iin 1941de Barborossa Operasyonunu
balatmtr. 1945te tam yenilgiden sonra bile Hitler, sosyal Darwinizmden vazgememi ama
Alman milletinin lmne dvmeyerek, verdigi emirleri uygulamadgn ve kendisini yar yolda
braktgn aklamtr.

Liderlik ve Elitizm
Faizm eitligi reddeden radikal tutumuyla dnemin politik grlerinden ayrlr. Faizm elitist
ve babaerkil bir yapdadr. Faizm mutlak liderlik ve elit ynetiminin dogal ve istenen bir sistem
oldugu dncesi zerine kuruludur. Tm insanlar farkl yetenek ve zelliklerle dogarlar. Bunla
rn iinden ok az liderlik yetenegine sahiptir ve takip etme kabiliyeti bulunanlarn nne sadece
mcadeleyle geebilirler. Faizme gre toplum, genel anlamda tip insandan oluur. Bunlardan
birincisi ve en nemlisi yce, her eyi gren, rakipsiz, otoriteyi elinde bulunduran liderdir. kincisi,
ogunlukla erkek olan, geleneksel elite ters olarak kahramanlg, vizyonu, fedakrlg ile ne kan
sava elittir. Almanyada bunlara SS birlikleri denmitir, ancak Nazi dneminde devlet iinde dev
let olmulardr. nc olarak zayf, tembel, aptal ve sorgusuz itaate mahkm olan kitleler vardr.
Sradan insanlarn kabiliyetleri konusunda bu kadar ktmser olmas, faizm ve (her ne kadar fr
satlkla kendi karlar ugruna semenleri smrseler de) liberal demokrasiyi zt kutuplara oturt
maktadr. Aslnda faist ynetimin mutlak lideri ile demokratik ynetim arasnda bir bag oldugu
da iddia edilmektedir.
Liderlige faist yaklam, zellikle Nazi Almanyasnda, zel yetenekler bahedilmi gl bi
rey anlamna gelen Friedrich Nietzschenin (bkz. s. 216) stn insan ( bermensch ) fikrinden et
kilenmitir. Also sprach Zarathustra: Ein BuchfrAlle nd Keineride ( Byle Buyurdu Zerdt [ 1884],
1961) Nietzsche, stn insan, sr psikolojisinden ve ahlk degerlerden kurtularak kendi istegi
ve drtleri dogrultusunda yaayan insan olarak tanmlar. Faistler stn insan idealini sorgulana
maz politik lider teorisine evirdiler. Faist liderler, sradan liderlik kavramndan kendilerini stn
tutmak iin farkl isimler kullanmlardr; Mussolini kendini II Due, Hitler de Der Fhrer unvanyla
kendilerini talandrmlardr. Bylelikle liderlik sadece o lidere ait olan karizmatik otoritenin ifa
desi hlini almtr. Max W eberin tanmyla blgesel resm otorite belirlenen kanun ve yasa er
evesinde otoritesini saglarken, karizmatik otorite snrszdr. Lider esiz yeteneklere sahip olarak
grldgnden otoritesi sorgulanamazd. Bu yzden Nrnberg Mitinginde Nazi yandalar Al
manya Hitlerdir, Hitler Almanyadr eklinde tezahrat etmilerdir. talyada Mussolini her zaman
hakldr prensibi, faist dogmann temeli hline gelmitir.
Faist devletin temel ilkesi btn otoritenin liderin ahsnda toplanmasdr. Seim, parlmen
to, parti gibi ara kurumlar liderin istegine kar klmamas iin zayflatlm ya da tamamen or
tadan kaldrlmtr. Bu liderlik anlaynn altnda liderin ideolojik bilgeligi tek bana halknn
kaderini, isteklerini ve hedeflerini belirler prensibi vardr. Nietzschenin liderlik teorisi, Rousseaunun (bkz. s. 170) halkn tek ortak kar vardr fikriyle kesimektedir. Bu dogrultuda gerek
demokrasi aslnda katksz diktatrlktr. Mutlakiyet ve popler egemenlik anlay totaliter demokrasi nin farkl bir eklidir (Talmon 1952). Liderin rol halk kadercilikten uyandrmak ve on
larn iindeki birikimi kar konulmaz bir g hline getirmektir. Faist rejimler, bu yzden, pop
list politikalaryla geleneksel diktatrlkten ayrlrlar. Geleneksel diktatrlk ise kitleleri siyasetten
uzak tutmay amalar. Totaliter diktatrlkler srekli propaganda ve politik duygu smrsyle

Liberaller, otoritenin "aagdan" ynetilenlerin rzasna dayal olarak ykselecegine inanrlar. Sistemli bir varl
ga duyulan ihtiyaca ragmen, otorite rasyonel, amaca ynelik ve snrlandrlmtr; yasal-rasyonel otorite ve halk
denetiminde yansyan bir tercihin grntsdr.
Muhafazakrlar, otoritenin, "yukardan", deneyimin, sosyal konumun ve bilgeligin eitsiz daglmnn fazile
tinden kaynaklanan dogal bir zaruryet olarak ykselecegine inanrlar. Otorite zaruryet oldugu kadar faydaldr
da, bu anlamda saygy ve bagllg besler ve sosyal uyumu glendirir.
Sosyalistler, tamamen baskyla zdeletirdikleri ve genellikle gl ve ayrcalkl olanlarn karlaryla ilikilendirdikleri otoriteye tipik olarak pheyle yaklarlar. Yine de sosyalistler, bireyciligi ve agzllg kontrol et
mek iin, kolektif kurumun otoritesini onaylarlar.
Anaristler, otoriteyi bask ve yagmayla zdeletirerek, tm otorite ekillerini gereksiz ve ykc grrler. Oto
riteyle plak g arasnda hibir fark kabul etmeyince, otorite zerindeki kontroller ve tm hesap verebilirlik
eitleri btnyle sahte olur.
Faistler, otoriteyi, srad (eger esiz degilse) yetenekli bir birey tarafndan sahip olunan kiisel liderligin veya
karizmann almeti olarak kabul ederler. Byle kartizmatik bir otorite, mutlak ve sorgulanamazdr -veya yle
olmaldr- ve dolayl olarak ya da aka totaliter karakterlidir.
Din Fundamentalistler, otoriteyi, din bilgelige eitsiz ulamn bir yansmas olarak grrler; otorite, esa
snda kalplerde, aydnlanm bireylerin sahip oldugu ahlk vasftr. Bu tarz otorite karizmatik bir karaktere sahip
oldugu iin ona meydan okumak ya da anayasalclkla bagdatrmak zordur.

__________________________

rejimin degerleri ve amalan iin insanlar kullanrlar. Faist rejimler bunu sk sk miting, toplant
ve halk oylamas yaparak gerekletirirler.

Sosyalizm
Mussolini ve Hitler kendi fikirlerini bazen sosyalizmin bir ekli olarak ifade ettiler. Mussolini n
celeri talyan Sosyalist Partisinin nde gelen isimlerindendi ve Partinin gazetesi Avantinin edit
ryd. Almanyada Nazi Partisinin politik izgisine nasyonel sosyalizm deniyordu. phesiz ki,
bu, ehirli alanlarn destegini almak iin sinsi bir denemeydi. Faizm ve sosyalizm arasndaki
ak rekabete ragmen faistlerin baz sosyalist dnce ve grlere egilimi vard. ncelikle orta
snfn altndakiler kapitalizme, byk iletmelere ve finans kuramlarna kin besliyorlard. Mesel
kk iletmeci byk marketlerin; arazisi az olan ifti makinelemi tarmn; kk yatrmc
bankalarn tehdidi altndayd. Sosyalist ya da solcu akmlar Almanyann SA (Kahverengi Gmlek
liler) gibi kkl organizasyonlarnda, orta snfn altndaki insanlarn altg yerlerde glyd.
kinci olarak, sosyalizm gibi faizm de kapitalizmin burjuva degerleri ne ters den kolektivist

anlay benimser. Faizmde toplum bireyden daha nemlidir. Nazi paralarnn stnde ahs
kardan nce ortak kar yazmaktadr. Kapitalizm ise tam tersine ahs karn elde edilmesini
hedefleyerek mill birligi ya da rk birligini tehdit eder. Faizm, kapitalizmin dogurdugu materya
lizmle alay eder. Faistlere ilham veren mill uyan ve tm dnyaya hkim olma anlay, bireysel
kar ve varlk iin mcadele etme anlayyla taban tabana zt dmektedir.
ncs, faist rejimler kapitalizmi kontrol etmek iin sosyalizm benzeri ekonomik politi
kalar uygulamlardr. Kapitalizm faist devletin ideolojik hedeflerinin yannda ikinci planda kal
yordu. ngiliz Faistler Birligi lideri Oswald Mosleyin dedigi gibi: Kapitalizm, sermayenin devleti
kendi karna kullandg bir sistemdir. Faizm ise devletin sermayeyi kendi karna kullandg bir
sitemdir. Hem talyan hem de Alman rejimleri eitli devlet politikalaryla byk i sahiplerini
kendi yanlarna ekmek ve ynetmek istediler. 1939dan sonra kastl olarak Sovyetlerin be yllk
kalknma plann m odel alan Hermann Gringin drt yllk planyla Alman kapitalizmi yeniden
dzenlendi.
Faist sosyalizm fikri ok kat snrlandrmalara sahiptir. Mesel Almanyadaki SA ve talyada
ki Sorela Devrimci Sendikaclar gibi faist hareketin iindeki solcu gruplar Faist Parti iktidara
gelince dlanarak zengin iadamlarnn destegi kazanlmaya allmtr. Bunun en dramatik r
negi Nazi Almanyasnda 1934teki Uzun Baklar Gecesi nde SAnn tasfiye edilmesi ve lideri
Ernst Rohm un ldrlmesidir. Bu yzden Marksistler faizmin amacnn kapitalizmi batrmak
degil, batmaktan kurtarmak oldugunu iddia etmektedirler. Ayrca, ekonominin dzenlenmesi ile
ilgili faist fikirler belirsiz ve dzensizdi. Faist ekonominin politikasn ideoloji degil pragmatizm
(bkz. s. 27) belirliyordu. Faistlerin yapmak istedikleri devrim, kle-sahip dzenini devirecek
sosyal bir devrim degil, yeni bir insan tipi oluturmak isteyen (ki bu ogunlukla erkektir) ruhan
bir devrimdir. Bu yeni faist adam, sosyal btnlk iinde kendi kimligini kaybetmeye hazr,
grev bilincine sahip, kendini feda etmeye hazr bir tiptir. Sonu olarak u sylenebilir ki faizm,
anti-komnist olmaktan ok, kapitalizm kart bir akmd. Faizmin temel amac ii snfn Bolevizm ve Marksizmden uzak tutarak eitlik ve dayanma gibi degerlerin n plana kmasn engelle
mektir. Faistler mill birlik ve btnlge kendilerini adamlardr. Irk ve millet ortaklgnn sosyal
snf ortaklgndan daha gl olmasn istemilerdir.

Ar Milliyetilik
Faizm, Avrupa emperyalizminde ve evrensel milliyetilik ( pan-nasyonalizm ) ekillerinde grlen,
Birinci Dnya Savandan nce gelimi yaylmac ve ovenist bir milliyetilik geleneginin u bir
versiyonunu benimsedi. Bu gelenek milletleri eit ve bagmsz varlklar olarak degil, hkimiyet iin
mcadele eden dogal dmanlar olarak grr. Faist milliyetilik farkl kltr ve mill geleneklere
sayg gstermeden bir milletin digerlerine olan stnlgn savunur. Nazizmin iindeki rksalc
milliyetilik, Almanlarn stn rk olduguna inanan Ariler tarafndan savunuluyordu. ki dn

ya sava arasnda militan milliyetilik, fke ve yenilginin hrsyla perinleniyordu. Birinci Dnya
Savann kazananlarndan talya, Versaillesda (Versay) umdugu toprak kazancn bulamamt.
Almanlar, hem sava kaybetmiti hem de Versaillesda tazminatlar, toprak kayb ve sava sulusu
maddesiyle aaglanmt.
Faizmin sradan vatanseverligi degil, militan ve yogun milliyeti kimligi desteklemesi Action Franaisenin bakan Charles Maurras (18 68 -1 95 2 ) tarafndan tam/integral milliyetilik"
olarak tanmlanr. Mill gururun yeniden doguu ve mill ykseliin gereklemesiyle faizm, fana
tik ve kurtarc bir rol stlenir; faizmin bu kadar popler olmasnn nedeni, mill mkemmeliyeti
vaat etmesidir. Griffine (1993) gre, genel (generic) faizmin efsanev temeli, yeniden dogula
poplist ar milliyetiligi kesitirmesidir. Bu yzden tm faist hareketler nce modern toplu
mun ahlk ve kltrel kne dikkat ekmiler, sonrasnda kllerinden yeniden dogan Anka
Kuu gibi toplumun mkemmeliyete ulaabilecegini vaat etmilerdir. Faizm, modernizme kar
bir isyan olabilirken gelenegin tepkisine ve ekicililigine de boyun egmez. anl bir gemiin efsa
neleriyle beraber o gnlerin yeniden gelecegine dir vaatler ve stn insan modeli, bir tablo olu
turmaktadr. talyada bu tablo Roma mparatorlugudur. Nazi rejimi ise nc Reich vaat eder.
Bunlardan birincisi Charlemagnen (arlman), kincisi Bismarckn dnemleridir.
Pratikte, mill ykseli yaylma, sava ve fetihlerle diger milletlere g kullanarak stnlk sag
lama giriimidir. Millet ve rk olarak stnlge inanan ve sosyal Darwinizmden etkilenen faist mil
liyetilik, militarizm ve emperyalizmle ayrlmaz bir bag kurdu. Nazi Almanyas Sovyetler Birligini
de kapsayan daha byk Almanya y kurmann peindeydi. Faist talya 1934te Flabeistan (Eti
yopya) igl ederek Byk Afrika mparatorlugunu kurmaya alt. Emperyalist Japonya, 1931de
Manuryaya saldrp ban Japonyann ektigi bir ortaklaa zenginlik alan oluturmak istedi.
Bu imparatorluklarn hepsi, sk bir biimde kendi kendine yeten bir ekonomiye sahipti. Ekonomik
gelimenin uluslararas ticaret ve dayanmadan kaynaklandgm savunan liberal grn aksine
faizm, ekonomik gc kendine yetebilme ve diger kaynaklar direkt olarak kontrol edebilme ola
rak alglar. Fetih ve yaylma ekonomik gveni saglayan, daha fazla hammadde, daha geni pazar ve
daha fazla ucuz igc kaynagna dayanan, kendi kendine yeten imparatorlugun ayakta kalmasn
saglayan temel aralardr. Mill ykseli ve ekonomik gelime asker gce dayanmaktadr. Bu ne
denle Almanyada savatan nce oldugu gibi Hitlerin (bkz. s. 218) silhlanma politikas, Nazi
rejiminin her zaman politik nceligi olmutur.

FAZM VE DEVLET
Faizmin ortak deger ve ilkelerini belirlemek mmkn olsa da, Faizm talyasna ve Nazi Alman
yasna baktgmzda farkl hatta zt inanlardan etkilenen faizm versiyonlarn gryoruz. Faist
rejimler ve hareketler iki temel gelenekten birisine tekabl etmektedir. Birincisi talya faizminde

Totaliteryanizm [Totalitarianism]

Totaliteryanizm yaygn ideolojik maniplasyon, ak terr ve vahlik zerine kurulu geni kapsaml bir politik
kurallar btndr. Toplumsal ve bireysel varlgn zerinde "tm [bir] iktidar" hedeflemesiyle otokrasi, otori
teryanizm ve geleneksel diktatrlkten ayrlr. Bu yzden totaliteryanizm, zel hayatn ve sivil toplumun ilgas
anlamna gelir. Faizm ve komnizm, hogry, ogulculugu ve ak toplumu reddetmeleri sebebiyle bazen
totaliteryanizmin sag ve sol kanat biimleri olarak kabul edilmitir. Marcuse (bkz. s. 143) gibi radikal dnrlere
gre liberal demokrasiler de totaliter zellikler sergilerler.

oldugu gibi tm gc elinde toplayan totaliter devlet anlay, kincisi ise Almanya Nazizminde ya
da nasyonel sosyalizmindeki rk ve rksalclk anlaydr.

Totaliteryanizm deali
Totaliteryanizm (bkz. s. 223) tartmal bir kavramdr. Ortak ynleri olan vaheti belirginletire
rek faist ve komnist rejimler arasndaki paralelliklere dikkat ekilmeye balandgnda totaliter fa
izmin popleritesi soguk sava esnasnda zirvesine ulamt. Bylelikle totaliteryanizm, anti-ko
mnist grleri ve Sovyetler Birligine dmanlg ifade etmek iin bir ara hline gelmitir. Buna
ragmen totaliteryanizm, faizmin analizinde yararl bir kavramdr. Genel faizm en az iki ynden
totaliteryanizme ynelir. Bunlardan birincisi, faist ideolojinin merkezinde yer alan ar kolektivist
anlayn, sdk ve tamamen itaatkr, faist bir adamn yaratlmas amacnn zel ve kamusal
varolu arasndaki ayrm yok etmesidir. Kolektif yapnn, devletin veya milletin kar bireylerin
karnn nne geerek kolektif egoizm bireysel egoizmi tketir. kinci olarak, faist lider ilkesi
lidere snrsz otorite sagladgndan, devlet ve sivil toplum arasndaki ayrm ngren liberal dn
ceyi ignemektedir. Lider ve halk arasndaki ortas bulunmayan iliki, kitlelerin politize edilmesi
anlamna gelen vatandalarn aktif katlmn ve artsz itaatini gerektirir. Ancak tm gc elinde
toplayan devlet anlay, talya faizminde ne kan belirgin bir nitelik hlini almtr.
talya faizmi bir nevi devlete tapclktr. Filozof Giovanni Gentilenin (1 8 7 5 -1 9 4 4 ) aktar
dgna gre, her ey devlet iindir, hibir ey devletin karsnda olamaz, devletin dnda bir ey
olamaz Mussolininin ok sk tekrarladg bir formldr. Bu yzden bireyin politik sorumluluklar
kesindir ve tm hayatn kuatr. Vatandatan, en azndan, sorgusuz sualsiz itaat ve srekli bagllk
beklenir. Bu faist devlet teorisi, bazen Alman filozof Hegelin (17 70 -1 83 1 ) dnceleriyle ilikilendirilir. Hegel, liberal muhafazakr olsa da, devletin bir vatanda digerinden koruma yolu oldu
gunu belirten toplum szlemesini kabul etmez. Bunun yerine yelerinin karlkl anlayna ve
digerkmlga dayanan etik bir fikir oldugunu savunur. Byle bakldgnda devlet, bireyleri ortak
kar dogrultusunda hareketlendirecek kapasiteye sahiptir. Bu yzden Hegel, daha stn mede-

Benito Mussolini (1883-1945)


talyan faist diktatr. Siyas hayatndan nce gretmenlik ve gazetecilik yapan Mussolinl,
1914 ylnda Birinci Dnya Sava'n destekledigi iin talyan Sosyalist Partisi'nden atldktan
sonra 1919 ylnda Faist Partiyi kurdu, 1922'de Babakan oldu, ylda tek parti ynetimin
deki Faist devleti kurdu. Konumalar ve yazlar yardmclar tarafndan hazrlansa da Mussolinl, kendisini faizmin kurucusu olarak tanmlamaktan holanyordu, insan hayatnn ancak
toplum tarafndan desteklenmesi ve srdrlmesiyle anlaml olabilecegi inanc, onun temel
politik felsefesini oluturuyordu. Bu durum devletin "evrensel etik isten" oldugu kabulyle
totaliteryanizmde (bkz. s. 223) ifade buldu. Devletin dnda "hibir insan veya ruhan varlk mmkn olamaz."
y

niyetlerin devletin genilemesi ve kendini gelitirmesiyle mmkn oldugunu savunur. Hegelin


politik felsefesi devleti eletirmez ve dneminin otokratik Prusya devletine hayranlgn ifade et
mekten kanmaz.
Bunun tam tersine Naziler, devlete tapmak yerine devleti hedefe ulamak iin bir ara olarak
grrler. Hitler, yaratc gcn Alman rkndan geldigini belirterek devleti sradan bir ara olarak
grr. Hitler totaliter ideali gerekletirmeye Mussoliniden daha fazla yaklamtr. Kiisel ya da
kurumsal rakiplerine ragmen Nazi devleti, politik kartlarn vahetle bastrarak medya, sanat,
kltr, egitim ve genlik organizasyonlar zerinde politik otoritesini artrmtr. talyan devleti
ise totaliteryanizme resm bagllgna ragmen baz ynlerden totaliter diktatrlk olarak degil de
geleneksel ve vah diktatrlk gibi ilemitir. Mesel talyan monarisi faist dnemde de ayakta
kalm; zellikle gneydeki pek ok yerel politik lider glerini korumu; Katolik Kilisesi bagm
szlgn ve ayrcalklarn faist dnemde tekrar kazanmtr.

Korporatizm
Faizmin tm ekillerinde oldugu gibi talyan faizminde de gemiteki gl devletler model
alnyordu ancak, talyan faizminin Alman faizminden daha modernist ynleri vard. Faistler
devlete sayg duysa da bu, ekonomik hayatn kolektiflemesi noktasna varmyordu. ogunlukla
sistemsiz faist ekonomisi faistlerin, sosyal yapy degil insan bilincini degitirmeyi amaladgn
gstermektedir. Korporatizm fikri, Mussolininin kapitalizm ve sosyalizm yannda nc Yol
olarak degerlendirdigi, ngilterede Mosleyin, Arjantinde Peronun benimsedigi faizmin ne
kan zelliklerinden birisidir. Korporatizm, bireylerin snrsz kr sagladg serbest piyasa ekonomi
sine ve snflar aras savaa yol aan blc merkez ekonomiye kardr. Bunlarn tersine korpora
tizm, para ve emegin organik ve ruhan bir btn oluturdugu fikrine dayanr. Her eyi kucaklayan
bu btncl gr, sosyal snflarn birbirleriyle anlamazlga dmelerindense mill ve ortak kar

Korporatizm [Corporatism]

Korporatizm, en geni anlamyla, organize karlar hkmetle birletirmektir. Korporatizmin iki yz vardr. Otoriteryen korporatizm (Faist talya'yla yakndan ilikilidir) hem bir ideoloji hem de ktisad bir yapdr. Bir ideoloji
olarak, holizm ve grup entegrasyonu zerine kurulu olan otoriteryen korporatizm, kapitalizm ve sosyalizme kar
bir alternatif sunar. Otoriteryen korporatizm, bir ktisad yap olarak, sanayi ve organize igc zerindeki dog
rudan siyas kontroln genilemesi tarafndan karakterize edilir. Liberal korporatizm, gelimi liberal demokrasi
lerde bulunan rgtl siyasa oluturma srecine imtiyazl ve kurumsal katlma imknlarn ieren menfaat elde
etme egilimine iaret eder. Otoriteryen varyantna kart olarak, liberal korporatizm devletten ziyade gruplar
kuvvetlendirir.

dogrultusunda uyumlu bir ekilde alabilecegi inancndadr. Bu gr, Protestanlarn vurguladg


bireysel alkanlgn degeri fikriyle zt kutuplardadr ve byk lde geleneksel Katolik sosyal
dncesi olan sosyal snflar, grev ve karlkl sorumluluklarla birbirlerine bagldrlar.
dnyas ve emekiler arasndaki sosyal uyum hem ahlk hem de ekonomik ykselii vaat et
mektedir. Mill kar aznlklarn karndan nde tutmas gereken devlete snf ilikilerinde arabulu
culuk grevi dmektedir. 1927de talyada her biri devleti, iiyi ya da ivereni temsil eden 22 tane
korporasyon kuruldu. Bu korporasyonlar talyann temel endstrilerinin gelitirilmesinden sorum
luydu. Ortak devlet ( corporate state) 1939 ylnda talyan Parlamentosu yerine Fasces ve Korparasyonlar odasnn kurulmasyla zirveye ulat. Ancak korporatist teori ile Faizm kalyasndaki ekono
mik politika geregi arasnda byk fark vard. Ortak devlet ideolojik bir slogandan te bir eydir;
pratikte korporatizm Faist devletin nemli karlarn korumak iin kullandg bir aratan pek fark
yoktu. alkan snf temsil eden organizasyonlar paramparayd ve serbest giriimci, korkutulmutu.

Modernleme
Devlet, Mussolini ve talyan faistleri iin olduka nemliydi. Mill ykselii ekonomik modernle
meyle zdeletiren talya faizmi, sanayide ngiltere, Fransa ve Almanya gibi Avrupadaki komu
larndan daha az gelimiti. Mussolininin mparatorluk Romas gibi btn faist rejimler, mzideki
ulusal baarlar ne kararak gemie bakarlar. talyan faizmi, ayn zamanda, modern teknoloji ve
endstriyel hayat verek gelimi bir endstriyel toplum kurma hayliyle gelecege bakyordu. talyan
faizminin bu egilimi, Flippo Marinettinin (1876-1944) bam ektigi, endstriyel hayat, makine
lemeyi, fabrikalar simgeleyen Ftrist sanat akmna dayanmaktadr. 1922den sonra, Marinetti ve
diger nde gelen Ftristler, gemii reddedip, makinelere ve dinamizme neredeyse taparak faizme
kendilerini kaptrdlar. Mussoliniye gre tm gc elinde bulunduran devlet, gericiligi ve geleneki
ligi krarak endstrilemi gelecegin devletini oluturmann bir yoluydu.

Irksalclk [Racialism]

Irksalclk, farkl siyas ve sosyal kararlarn olumasn degiik biyolojik rklarn varlgyla aklar. Bu yzden rksalc
teoriler iki n kabule dayanr. lk olarak, dnyadaki insanlarn birbirlerinden temel genetik farkllklar vardr. kinci
olarak, genetik ayrmlar siyas ve toplumsal olarak nemli ahlk, kltrel ve entelektel farkllklarda yanstlr.
Siyas rksalclk, rk ayrmna ve kan stnlgne veya kann bayaglgna (Arianizm veya anti-Semitizm) vurgu
yapar. Irksalclk ve rklk sklkla birbirleri yerine kullanlrlar, fakat rklk herhangi bir rk teorisine dayanmadan
farkl rklardaki insanlara duyulan dmanlk anlamna gelir.

FAZM VE IRKSALCILIK
Faizm trlerinin tamam ar rksalclk iermez ve her rksalc da faist degildir. Mesel talyan
faizmi Mussoliniye sorgusuz teslimiyet ve faist devletin bireye olan stnlgne dayanyordu.
Bu yzden en azndan teoride bir nevi gnll faizm olarak adlandrlabilir, nk dogdugu lke,
renk, rk gzetmeksizin herkesi kucaklayabilir. Mussolini 1937de anti-Semitik yasalar ideolojik
amatan yoksun bir ekilde sadece Hitler ve Almanlar yattrmak iin kabul etmitir. Buna rag
men, faizm her zaman, ya rksalclktan tremi ya da rksalclkla bir araya gelmitir. Aslnda, mili
tan milliyetiligin faizmin btn trlerinde rksalclga davetiye karttg ya da doktrinleri aktan
ya da gizli olarak benimsedigi tartma konusudur (Griffin 1993). Faizm ve rksalclk arasndaki
bag, resm ideolojinin bilime dayanmayan histerik anti-Semitizme dntg Nazi Almanyasndan baka hibir yerde bu kadar belirgin olmamtr.

Irk Siyaseti
Millet ayn dile, dine, geleneklere...vs. sahip insanlarn oluturdugu kltrel bir varlktr. Irk
kavram ise insanlar arasndaki biyolojik ve genetik farklara inanc yanstr. Bir mill kimligi b
rakarak bir uyruklatrma sreciyle baka bir mill kimlige brnmek mmknken, dogumda
hatta dogumdan nce anne-babann rkna gre belirlenen rk degitirmek mmkn degildir.
Milletin simgesi olan vatandalk, pasaport, belki din gnll olarak tercih edilebilir, ancak rkn
simgesi olan deri rengi, sa rengi, kan ve vcut yaps degitirilemez. Emperyalizmin beyaz Avrupal rklar Asya ve Afrikann siyah, kahverengi ve sar rklaryla yakn ilikiye sokmas 19.
Yzylda Batda rksalc terim ve kategorilerin kullanmn artrd. Bu rklarn, biyolojik adan
birbirlerinden farkl yapda degiik insan topluluklar oldugu dnlyordu. Irksalc dnrler,
her zaman tek insan trnn var oldugunu reddetmiler ve rklarn her birini ayr bir tr olarak
kabul etmilerdir.

Gerekte rk kategorileri kltrel sterotipleri yanstr ve bilimsel temelden neredeyse yoksun


dur. En geni rk snflandrmalar bile mesel beyaz, kahverengi, sar, siyah gibi... deri rengine
dayanr, yanltc ve belirsizdir. Nazilerinki gibi daha detayl ve tutkulu rksalc teoriler anormal
likler yaratt ve bunun en byk rnegi olan Hitler, Nazi literatrnde Ari olarak tanmlanan uzun
boylu, geni omuzlu, sar sal, mavi gzl sterotipe uymamaktadr. Herkesten daha ok bu konuya
yogunlaan Naziler bile, stn rkn nasl tanmlanacag konusunda gr birligine varamamtr.
Bazlar bunu Hindistan kkenlilerle Kuzey Avrupallar arasnda benzerlik bulundugunu ima eden
Ari kelimesi ile bazlar da Almanlar ve ak tenli Kuzey Avrupallar birletirip Kuzey Avrupa
(.Nordic) kelimesi ile ifade etti. Germen kelimesi de kullanld ama rk dil, kltr ya da vatanda
lk gibi tanmlam oldugu iin vazgeildi.
Irksalclgn temeli dnyadaki rklar arasnda dogutan gelen temel farklardan, siyas ve top
lumsal sonulara varlabilecegi dncesidir. Ksacas genetik, politikay belirler. Irksalc politik
teoriler biyolojik varsaymlara dayanmaktadr. Gizli rksalclgn bir ekli muhafazakr milliyeti
likte ifade bulur. Muhafazakr milliyetilik, kalc ve baarl toplumlarn ortak kltr ve degerlerle
birbirine bagl oldugu inancm temel alr. Mesel 1960lardan beri ngilterede Enoch Powel ve
1980 lerden beri Fransada Jean-Marie Le Pen beyaz yerli vatandalara zg gelenek ve kltr
tehdit ettigi gerekesiyle bu lkelere beyaz olmayanlarn g etmesine kar kmaktadr. Bu tip
grler, rksalc nyarglarn mill bilincin dogal ve kanlmaz ifadesi olarak lanse ederler. Hlbu
ki rksalclgn daha sistematik gelimi ekilleri, farkl rk gruplarnn kapasiteleri, dogalar ve ka
derleri hakknda ak varsaymlar temel alrlar. Bu varsaymlarn pek ogu din kaynakldr. rnek
olarak, 19. Yzyl Avrupa emperyalizmi, ksmen, Avrupann stn Hristiyan halklarnn Asyal ve
Afrikal gnahkrlar zerindeki szde stnlgyle gerekelendirildi. ABDde Savatan sonra
Ku Klux Klan tarafndan hazrlanan rk ayrmlar doktrini ve 1940lardan 1993e kadar Gney A f
rikada faaliyet gsteren apartheid (Afrikallar arasnda ayrlk anlamna gelir) sistemin kurucular
ncili delil olarak kullanmlardr. Nazi Almanyasnda ise rksalclk (bkz. s. 226), biyolojik, yani
ksmen bilimsel varsaymlara dayanr. Kltr ve dine dayananlara kar biyolojik temelli rksalc
teoriler, bilimsel inanan szde objektifligi ve kesinligi bir halkn temel ve kanlmaz dogas hak
knda taleplerde bulundugu iin daha militan ve radikaldir.

Nazi Irk Teorileri


Nazi ideolojisi, rksalc anti-Semitizmin (bkz. s. 228) ve sosyal Darwinizmin birlemesinden or
taya kmtr. Anti-Semitizm Hristiyan agnn balangcndan itibaren, zellikle Dogu Avrupada
Avrupa siyasetini belirleyen bir g olmutur. Anti-Semitizmin kkeni byk lde teolojiktir.
Yahudiler sann lmnden sorumludurlar ve Hristiyanlga gemeyerek hem Tanrnn bykl
gn reddettiler hem de lmsz ruhlar tehlikeye soktular. Yahudilerle ktlgn bir tutulmas,
Nazi dneminin yarattg yeni bir durum degildir, hatta, bu, Yahudilerin, saygdeger toplumdan s-

r~

Anti-Semitizm [Arti-Semitism]

U
Samiler, Nuh'un oglu Sam'in neslindendirler ve Orta Dogu nfusunun nemli bir ksmn olutururlar. Yahudilere
kar duyulan nyarg ve kin, anti-Semitizm olarak adlandrlr. Anti-Semitizmin ilk biiminde, sa'y Tanr'nn oglu
olarak kabul etmeyerek sa'nn katledilmesinde su ortaklg yaptklar iin Yahudilere kar Hristiyanlarn kinini yan
stan din bir nitelik vard. Ekonomik anti-Semitizm, Orta ag'da gelien, Yahudilerin tefeciliklerine ve tccarlklarna
kar duyulan nefreti ifade eder. 19. Yzyl'da Yahudileri eytanlkla ve ykclkla sulayan Wagner ve H. S. Chamberlain'in almalaryla rksal anti-Semitizm ortaya kmtr. Bu tr dnceler, Alman Nazizmine ideolojik destek
saglamtr ve en geni ifadesi Holocaust, Nazilerin yaptg Yahudi katliamdr.

______________________________________________________________________________________ /
rlp gettolarda yaamak zorunda kaldklar orta aga kadar geri gitmektedir. Ancak anti-Semitizm
19. Yzyl sonlarnda yogunluk kazanmtr. Milliyetilik ve emperyalizm Avrupada yayldka, Ya
hudilere yaplan zulm de artt. Fransada bu 1894-1906 arasnda kutlanan Dreyfus olaylarna ne
den olmutur. Rusyada ise III. Alexander dneminde Yahudilere toplu katliamlar dzenlenmitir.
Anti-Semitizmin niteligi 19. Yzyl boyunca degimitir. Politik ve sosyal konularda yar bi
limsel fikirler reten rk bilimi nin ykselii Yahudiligi din, ekonomik ya da kltrel bir grup
konumdan bir rk konumuna getirmitir. Bundan sonra da, Yahudiler kanlmaz olarak sa rengi,
yz ekli ve kan gibi biyolojik faktrlerle tanmlanmlardr. Bu yzden anti-Semitizm, Yahudileri
zararl ve aaglk bir rk sterotipi olarak alglayan daha karmak bir rk teorisine dnt. Irksalcl
gn bilimsel bir teorisini gelitirme denemesi, yazar tarafndan tarih bilimi olmasn istedigi Essai
sur l'ingalit des races humaines (nsan Irklarnn Eitsizligi zerine Deneme, [1854] 1970) adl ese

rin yazar Fransz sosyalist teorisyen Joseph Arthur Gobineaudan (1816-1882) geldi. Gobineau,
farkl niteliklere ve zelliklere sahip bir rk hiyerarisinin var oldugunu ne srd. Ona gre en
gelimi yaratc rk Ari olarak adlandrdg beyaz halklardr. Diger taraftan, Yahudiler yaratc
zekya sahip degillerdir. Ancak rklar aras evlilik o kadar ilerlemitir ki Arilerin kurdugu muhte
em medeniyetin yeniden kurulmas imknszdr diyerek Gobineau, Nazilerden ayrlan ktmser
rksalc kimligini ortaya koyar. Irksalc anti-Semitizm Almanyaya Ari insanlarn biyolojik stn
lgn savunan Gobineaunun almalar yoluyla girmitir. Onun fikirlerini benimseyen Richard
Wagner ve ngiliz damad H. S. Chamberlainin (1 8 55 -1 92 9 ) FoundationsoftheNineteenth Century
(19. Yzyln Temelleri, [1899] 1913) adl eseriyle Hitleri veNazileri okfazla etkilemitir. Cham

berlain, en stn rk aka Almanlar kastederek Cermenler ( teuton ) olarak snrlandrmtr.


Tm kltrel gelimeler Almanlarn hesabna yazlrken Yahudiler fiziksel, ruhsal ve ahlk adan
bozuk olarak nitelendiriliyordu. Chamberlain tarihi Cermenlerin Yahudilerle mcadelesi eklinde
sundu ve Yahudileri Almanyann tarihteki ansszlklarna sebep olarak gsterip Nazi Irk Teorisi ne
temel hazrlad. Almanlar, 1918deki yenilgiden, Versaillesda (Versay) Almanlarn aaglanmasn
dan, sosyal devrim tehlikesi ve ii hareketlerinden, byk iverenlerin ve bankalarn sahibi olarak
burjuvazinin altndaki insanlar kleletirmekten Yahudileri sorumlu tutuyordu. Hitlere gre Ya-

hudiler, Almanlar zayflatp yok etmek isteyen kapitalist ve komnistlerin uluslararas komplosun
dan da sorumluydu. Nazizm ya da nasyonel sosyalizm dnyay, Yahudilerin ktlg, Almanlarn
iyiligi temsil ederek digerine stnlk kurmaya altg yar din yar bilimsel kavramlarla aklar.
Hitler (bkz. s. 218), dnyadaki rklar e ayrr. Herrenwolk yani Ariler dnyann hkimi olan
rktr. Hitler Arileri kltrn kurucusu olarak tanmlar ve sanatta, mzikte, felsefede siyasette
tm yeniliklerin Ariler tarafndan gerekletirildigine inanr. kinci snf, Almanlarn fikirlerinden
ve icatlarndan yararlanabilen ancak yaratclktan yoksun kltr tayclardr. En dipte Hitlerin
tanmyla asil ve yaratc Arilere kar sonu gelmeyen bir sava veren Yahudiler kltr dmanlar
vardr. Bu yzden Hitlerin dnya gr, ancak Arilerin dnya hkimiyeti ya da Yahudilerin niha
zaferiyle sona erebilecek bir atma, Almanlar ile Yahudiler arasndaki rksalc bir mcadele ek
linde karmza kan iyi ile kt arasndaki atma fikrine dayanr.
Bu ideoloji Hitleri ve Nazileri geri dnlmez trajik bir sona srklemitir. Her eyden nce
Arilerin esiz bir biimde yaratc, en gl rk oldugu inancna dayal Aricilik, genilemeye ve sa
vaa dayal bir politikay dikte etti. Eger Almanlar en stn rk ise diger rklar ynetmeye haklar
vardr. Diger rklar daha aagdaki hak ettikleri yere gnderilmelidir. rnek olarak Dogu Avrupa
Slavlar alt insanlar olarak grlyor ve Alman efendilerinin kar iin kendilerine uygun olan ayak
ilerini yapyorlard. Bu yzden Nazi ideolojisi, rk imparatorlugu ve tm dnyaya hkim olmak
iin saldrgan bir d politika yrtyordu. Bu yzden silhlanmaya, yaylmaya ve savaa bavurdu.
kincisi, Naziler ba dmanlar Yahudiler var olduka Almanyann gvende olmayacagna
inanyorlard. Yahudiler ldrlmeliydi nk onlar ktlg temsil ediyorlard. 1935 ylnda gei
rilen Nrnberg Yasalarna gre Hitlerin hayat kaynak olarak grdg eyi tehdit eden ve rksal
stogu kirleten rk Yahudilerin gya biyolojik olarak Almanyann altn oymasna mni olmak iin
Yahudilere evlilik ve cinsel iliki yasaklanmt. Kristal Geceden ( Kristallnacht) sonra Yahudiler
ekonomiden tamamen dlanmt. Hlbuki Mein K am pf taki (Kavgam) mantga gre, Yahudiler
tamamen yok edilene kadar Almanlarn mkemmelligi saglama alnamazd. Bu nedenle Hitlerin
zulm politikas ar terre, soykrma ve rksalc kk kazmaya dnmt. 1941de kazanlmas
gereken bir dnya sava varken Nazi rejimi, son zm olarak tm Avrupada alt milyon kadar
Yahudinin lmne neden olan toplu katliama giriti.

Kyl deolojisi
Alman ve talyan faizmi arasndaki farklardan biri de Almanyann modernizm kart bir felsefeyle
hareket etmesidir. talyan faizmi kendisini teknolojinin ve endstrinin nimetlerini kucaklayarak
modernleen bir g eklinde gstermeye hevesliyken, Nazizm, modern medeniyeti rm ve
km olarak degerlendiriyordu. Bu, zellikle, endstrileme ve ehirlemede kendisini hissetti
riyordu. Nazi ideolojisi, Almanlar, fiziksel emege dayanan ve toprakla temas ederek basit bir hayat
sren topluluk olarak gryordu. Hatta ar kalabalk ve saglksz ehirler Alman ruhunu ve rk

Faizm indeki Gerilimler [Faizm - Nazizm]


m
Faizm

Kutsal devlet
ovenist milliyetilik
Gnlllk
Ulusal byklk
Organik birlik
Pragmatik anti-Semitizm

Nazizm

Ara olarak devlet


Ar rklk
Zorunluluk
Biyolojik stnlk
Genetik saflk/rk iyiletirmeci
Soykrmc anti-Semitizm

Ftrizm/Modernizm
Korporatizm

Kyllk ideolojisi
Sava ekonomisi

Smrgeci yaylma

Dnya hkimiyeti

zelliklerini tehdit ediyordu. Bu tip korkular Walter Darrenin Blut und Boden ( Kan ve Toprak) adl
kitabnda belirtiliyordu. Tm bunlar, Bat medeniyetinin esas itibariyle ii bo rnleri karsnda
Nazilerin neden Alman toplumunun yeteneklerini ve geleneklerini yanstan Kulturun erdemlerini
gge kardgn da aklamaktadr. Bu kyl ideolojisinin d politikada da yansmalar olmutur.
zellikle hayat alan ( lebensraum) fikrini ve yaylmac politikay atelemitir. Ancak yzlm
bakmndan genilemesiyle kalabalk Alman halk sradan kyl varlgn srdrebilmek iin gerek
li hayat alanna sahip olabilir.
Bu politika, aslnda, yaman bir elikinin zerinde kuruludur. Kyl ideolojisiyle merulatrldgnda bile modern endstriyel toplumun tekniklerinden ve nimetlerinden yararlanmadan aske
ri genileme gerekleemez. Nazi rejiminin temel ideolojisi hedefleri geniletmek ve imparatorluk
kurmaktr. Bu da sava teknolojisinin gelitirilmesini ve endstriyel tabann geniletilmesini zorunlu
klyordu. Hitler dneminde Nazileri artacak bir biimde topraga dn yerine hzl sanayile
meyle byk ehir ve kasabalarn oluumuna hit olunmutur. Bu yzden kyl ideolojisi retorik
olarak kalmtr. Militarizm byk kltrel degiiklikler getirmitir. Nazi sanat basit kasaba ve krsal
kesim rejimiyle yoluna devam ederken, basn ve yaynda Almanlar srekli olarak panzer tanklar V 1,
V2 roketleri, Stuka bombardman uaklar gibi modern teknoloji resimleri ile karlayordu.

21. YZYIL DA FAZM


Baz yorumculara gre faizm, 20. Yzyln ikinci yarsna kadar bile ayakta kalamamtr ve 21.
Yzylda da ciddye alnacak bir varlg yoktur. rnek olarak Ernst Noltenin (1965) klasik ana
lizinde faizm, geleneksel toplumun kltrel ve ruhan birligini korumak istegine bagl olarak

modernlemeye ve milliyetiligin ilerlemesine kar tarihin belli bir dnemine zg bir isyandr.
Modernleme srecinin bu dnemi getigine gre, faizmle ilgili tm cmleler gemi zamanda
kurulmaldr. Sovyet Kzl Ordusunun Berlin kaplarna dayanmasyla Fhrer sgnagnda Hitlerin
intihar, faizmin Gtterdmmerung ya da Tanrlarn Alacakaranlg olarak adlandrlr. Ne var
ki bu tip yorumlar, 20. Yzyln sonlarna dogru faizmin yeniden doguu ya da faizmin benzeri
hareketleri ngrmesi ok kolay olmamtr. Ancak bu hareketler ok farkl strateji ve tarzlarda
gelimilerdir.
Jean-Marie Le Penin ban ektigi Fransa'daki Mill Cephe (Front National) 1980lerden
beri gmenlere kar karak artan bir oy destegi kazanmtr. 2002de Le Pen, be milyon oy ala
rak bakanlk seimlerine soyunmutur. 2000 ylnda Avusturyada Jrg Haiderin liderligini yap
tg sagc zgrlk Partisi, oylarn %27sini alarak koalisyonda yer almtr. talyada Gianfranco
Fininin talya Sosyal Hareketinin (MSI) 1994 ylnda faist gemiini grmek iin Mill Birlik
(A N ) ismini alarak post-faist bir gndemi resm olarak benimsemitir. Almanyadaki Cumhuri
yeti Parti gibi yabanc kart ve radikal milliyeti gruplar 1990da Berlin Duvarnn yklmasyla
gerekleen birlemeden sonra eski komnist Dogu Berlinden gelen glere kar kan tutumla
ryla daha fazla destek toplamlardr. ngilterede, Mill Cephe nin (National Front) gm en kart
yeni rklg, 1980lerde ve 1990larda ngiliz Mill Partisi (BNP) tarafndan yeniden canland
rlmtr. Belika, Danimarka ve 2002 de suikast sonucu ldrlen Pim Fortuyn nclgndeki
Hollandada radikal sagc gmen kart partiler, politikada nemli yer edinmilerdir.
Pek ok ynden, ge 20. Yzyldan bu yanaki tarihsel koullar, iki sava aras dnemin dersle
rinden bir ksmn, yani faizmi besleyen kriz, belirsizlik ve dzensizlik koullarn ortaya karm
tr. 1945 sonrasnn ilk dnemlerindeki politik istikrar ve dzenli ekonomik byme, radikal sag ile
zdeleen fkeli ve saldrgan politikaya kar bir panzehir olmutur. Ancak dnya ekonomisindeki
belirsizlik ile politik ve sosyal problemlerde mevcut partilerin yetersiz kalmas, g ve zayflayan
mill kimlik korkusu yayan ar sag partilere frsat kaps at. Soguk Savan sona ermesi ve artan
kreselleme, bir ekilde bu faktrleri glendirir. Dogu Avrupada komnist ynetimin son bul
mas, zellikle eski Yugoslavyada ar milliyeti ve faizm tarz hareketlerin artmasna ve yllardr
bastrlm mill rekabetlerle rksalc fkenin su yzne kmasna neden olmutur. Kreselleme
kendi payna deni yapm, dar grl etnik ya da rk temelli milliyetiligin ykseliine katkda
bulunarak yurttalk yapsna dayanan mill devletlerin zayflamasna neden olmutur.
Diger yandan, klasik faizm kalnts temalarm sahiplenen ar sagc ve gmen gruplara
kar gruplar, Birinci Dnya Sava sonras dnemindekinden ok farkl olan artlar ve zorluklar
karsnda ekillenerek ok farkl bir yap sergilemektedir. Mesel Avrupa emperyalizminin miras
zerine kurulmak yerine modern radikal sag, post (smrgecilik sonras bir baglamda) zerine
almaktadrlar. ok-kltrllk (bkz. s. 78) Bat toplumlarnda o kadar ok ilerlemitir ki, saf
rktan oluan mill devlet kurma fikri, artk gerekiligini kaybetmitir. Ayn ekilde iki dnya sava
aras dnemde faizmin karakterini ve baarsn belirlemede etkili olan geleneksel snf ayrmlar,
yerini, daha karmak ve fazla saydaki post-endstriyel sosyal yaplanmalara brakmtr. Ekono

mideki kreselleme, klasik faist hareketleri kstlayan en byk engeldir. Kresel kapitalizm mill
snrlarn belirginligini zayflattka sava, gelime ve ekonomide kendi yagyla kavrulma fikrinin
doguracag faizm ideali tarihe gml kalacaktr.
Modern faist benzeri parti ve gruplar, nasl bir faizmi benimsemektedir? ogu yeraltnda
olan baz gruplar hl Hitler (bkz. s. 218) ve Mussoliniye (bkz. s. 224) inanarak militan ve
devrimci faizmi savunurken byk partilerin ve gruplarn ogunlugu faist gmlegini kart
tklarm veya hibir zaman giymediklerini savunmaktadr. Bu tip gruplar iin neo-faist kavram
kullanlabilir. Mill Cephe, Avusturya zgrlk Partisi, ngiliz Mill Partisi, talyadaki MSI veya
A N gibi gruplar ok partili siyasete ve seime dayanan demokrasiyi savunduklar iin faizmden
farkl olduklarn iddia ederler. Diger bir deyile mutlak liderlik, totaliter rejim ve ar rksalclktan
(bkz. s. 226) vazgeen faizme demokratik faizm ad konabilir. Pek ok ynden bu tarz bir fa
izm, 21. Yzylda baarl olabilir. Liberal demokrasiyi kabullenip gemilerini gmerek Mussolini
ve Hitlerin barbarlgnn braktg lekeden kurtulmutur. 21. Yzyln ekonomik krizler ve politik
istikrarszlklara gebe olmas, bu gruplarn sosyal uyum ve organik btnlk politikalarn ok iyi
bir ekilde kullanmalarn saglayabilir. Le Pen, Haider ve Fortuyn gibi karizmatik bir liderde vcut
bulan gl devlet anlay, bu artlarda ok ekici olacaktr.
Neo-faizmi degerlendirirken iki ihtimli mutlaka gz nnde bulundurmalyz. Bunlardan
birincisi, liberalizmle birleen faizmin, faist ilkeye ne kadar sdk kalacagdr. Mill toplumun or
ganik btnlgn vurgulayan ynyle faizm, ok partililik, hogr, bireycilik (bkz. s. 45) ve
sava kart liberalizmle zt kutuplarda yer almaktadr. Bu belki de demokratik sosyalizmin geli
mesine paralel olarak, demokratik faist partileri ayakta kalabilmek iin geleneksel fikir ve degerle
rinden vazgemeye dogru gtrecektir. Bylelikle demokrasi faizme kar galip gelecektir. kinci
ihtiml ise faizmin liberal demokrasiyle birlemesi taktik geregidir. Bu, faizmin, gerek ruhunun
g ve saygnlk kazanana kadar neo-faizmle rtldg anlamna gelir. Bu faizmin klasik politi
kasdr. Mesel Hitler ve Naziler, 1933te iktidar ele alana kadar parlamenter demokrasiyi destekler
gibi grnmlerdir. Neo-faist parti ve hareketlerin demokrasiyi yine basit bir taktik arac olarak
kullanp kullanmadklar, ancak ayn ekilde baarl olurlarsa ortaya kacaktr.

leri Okumalar
Eatwell, R Fascism: A History (Londra: Vintage, 1996). ideolojiyi nemli addeden faizmin mkemmel bilinen
ve ulalabilir bir tarihi; hem iki sava aras hem de sava sonras faizmleri kapsyor.
Griffin, R. (ed.) Fascism (Oxford ve New York: Oxford University Press, 1995). Faist bak alarn ve onlarn
degerlendirilmelerini ortaya koyan faizm zerine mkemmel ve geni kapsaml bir derleme.
Griffin, R., International Fascism: Theories, Causes and the New Consensus (Londra: Arnold ve New York: Oxford
University Press,1998). Birbirine zt faizm degerlendirmelerini inceleyen ama bir "sanat" teorisi "hari
kas"na ulaan denemelerinden oluan bir derleme.

Kallis, A. A: (ed.) The Fascist Reader (Londra ve New York: Routledge, 2003). Faizmin karmak davurumlar
ile klasik ve modern degerlendirmeler iin geni kapsaml bir giri.
Laqueur, W. (ed.), Fascism: A Readers Guide (Harmondsworth: Penguin, 197). nemli otoriteler tarafndan
yaplm faizmin degiik ynlerini ele alan almalardan oluan nemli bir derleme.
Neocleous, M., Fascism (Milton Keynes: Open University Press, 1997). Faizmi modernligin ve kapitalizmin
ztlklar iinde bir yere yerletiren, ksa ve ulalabilir bir faizm incelemesi.
Passmore, K., Fascism: A Very Short Introduction, (Oxford ve New York: Oxford University Press, 2002). Faiz
min dogas ve sebepleri iin anlalr ve kkrtc bir giri.

J
J

FEMNZM

KKLER VE G E L M
Siyas bir terim olarak feminizm bir 20. Yzyl buluudur ve 1960lardan beri gnlk dilin bir
paras hline gelmitir. ( Feminist 19. Yzylda nce tbb bir kavram olarak kullanlmt, bu
kavram erkeklerin feminenletirilmesi [kadnlatrlmas] veya kadnlarn masklenletirilmesi
[erkekletirilmesi] anlamn tayordu.) M odern kullanmda feminizm kadn hareketiyle ve kad
nn sosyal roln gelitirme abasyla ilikilendirilir. Hl byle olunca feminizm iki temel inanla
bagdatrlr: Kadnlar cinsiyetleri nedeniyle dezavantajl durumdadr; bu dezavantaj ortadan kal
drlabilir ve kaldrlmaldr. Bu amala feministler cinsiyetler aras siyas ilikiler olarak grdkleri
erkeklerin stnlgn ve ogu, hatta btn topluluklarda kadnlarn bagmllgn ortaya koymu
lardr. Yine de feminizm ok eitli gr ve siyas konumlar tarafndan tanmlanmtr. rnegin
kadn hareketi, seme ve seilme hakknn elde edilmesi, eit egitim almann yerletirilmesi ve
kamusal hayatta elit konumda olan kadnlarn saysndaki arttan krtajn yasallamasna, kadn
snnetinin sona erdirilmesine, kstlayc ve alaltc giyim ynetmeliklerine kadar geni bir tayfta
hedeflere ulamaya almtr. Benzer ekilde feministler, devrimci ve reformcu siyas stratejiler
benimsemiler, feminist teori ise zaman iinde farkl siyas gelenek ve degerlere ynelmitir.
1960lara kadar toplumsal cinsiyet ( gender ) ayrm, siyas adan ilgin veya nemli bulun
mamt. Eger erkek ve kadnlarn ok farkl sosyal, ekonomik ve siyas rolleri hi gz nnde bulundurulmasayd, bu roller dogal bir durum ve dolaysyla kanlmaz olarak grlrd. rnegin
erkekler ve muhtemelen ogu kadn, toplumda kadn-erkek i blmnn biyolojik gereklerden
kaynaklandgn kabul ediyordu: ocuk dogurup emzirme gereginden dolay kadnlar evcimen
bir hayat tarzna uygundu, erkeklerin daha fazla fiziksel gce sahip olmas nedeniyle darda ve
kamusal dnyada almas uygun grlyordu. Geleneksel siyas teori, bu tr inanlar ayakta
tutmada roln oynuyor ve genelde toplumsal cinsiyet ayrmlar konusunu gz ard ediyordu.
Gerekten de feminizmin nyarglarn seferber edilmesi ni ortaya kardg sylenebilir; bu n
yarglar geleneksel olarak siyas teori iinde ileniyordu ve bunun da araclgyla hemcinslerinin sa
hip oldugu gc ve ayrcalg incelemeyi kabul etmek istemeyen erkek dnrler, kadnlar siyas
gndemden uzak tutmay baarmlard.
Feminizm kavramnn kkeni daha yeni olsa da feminist grler birok farkl kltrde ifade
edilmiti ve bu grleri eski Yunan ve in medeniyetlerine kadar izleyebiliyoruz. Christine de
Pisann 1405te talyada yaynlanan Le Livre de la Cit des Dames ( Hanmefendiler ehrinin Kita
b), gemiteki nl kadnlarn eylemlerini kaydederek siyas etki ve egitim haklarn savunarak

gnmz feminizmin birok fikrini nceden dile getirmitir. Ne var ki, 19. Yzyla kadar organi
ze bir kadn hareketi gelitirilememitir. Fransz Devriminin temeline kar yazlm olan Mary
Wollstonecraftin (bkz. s. 246) Vindication o f the Rights o f Women ( Kadn Haklarnn Savunmas,
[1792] 1967), ilk modern feminizm metni olarak kabul edilir. 19. Yzyln ortalarnda kadn ha
reketi en nemli ilgi odag olmutu: Kadnn seme hakk iin kampanya yrtld, esin kaynag
ise erkeklere oy hakknn verilmesinin geniletilmesiydi. Bu dneme genelde ilk feminizm dalga

s denir ve kadnlarn erkekler gibi ayn yasal ve siyas haklara sahip olmas talebiyle ayrt edilir.
Kadnn seme hakk ncelikli hedefiydi, nk kadnlar seme hakkna sahip oldugunda her tr
cinsiyet ayrmnn ve nyargnn hzlca kaybolacagna inanlyordu.
Siyas demokrasinin en ileri oldugu lkelerde kadn hareketi en glyd; kadnlar eleri ve
ogullarnn birok alanda sahip oldugu haklar talep ediyorlard. ABDde 1840larda bir kadn ha
reketi ortaya kt, esin kaynag ksmen kleligi kaldrma kampanyas olmutu. 1848de yaplan
nl Seneca Falls Szlemesi, ABD kadn haklar hareketinin doguunu gsterir. Elizabeth Cady
Stanton (1815-1902) tarafndan yazlan Duygularn Deklarasyonu (Dclaration o f Sentiments)
kabul edilmitir; bu deklarasyon bilinli olarak Bagmszlk Deklarasyonunun dili ve ilkelerini kul
lanm ve diger konularn yan sra kadna seme hakkn istemitir. Stanton ve Susan B. Anthony
(1820-1906) tarafndan yrtlen Mill Kadnn Seme Hakk Birligi, 1869da kuruldu ve 1890 da
daha baka muhafazakr Amerikan Kadnn Seme Hakk Birligiyle birleti. Benzer hareketler
diger Batl lkelerde de geliti. ngilterede 1850lerde rgtl bir hareket gelitirildi ve 1867de
Avam Kamaras kadn seme hakk iin ilk neriyi reddetti; bu, John Stuart Mili (bkz. s. 46) tara
fndan nerilen kinci Reform Yasasnn bir degiikligiydi. ngiliz seme hakk hareketi, Emmeline
Pankhurst (1858-1928) ve kz Christabel (1880-1958) tarafndan yrtlen Kadn Sosyal ve Po
litik Birliginin 1903teki kuruluunun ardndan gittike militan taktikler benimsemeye balamt.
Paristeki yeralt merkezlerinden Pankhurstler dogrudan eylem kampanyas koordine ettiler, buna
gre seme hakk taraftarlar mlkiyete genel saldrlar gerekletirdiler ve bir dizi iyi duyurduk
lar kamusal yry dzenlediler.
lk dalga feminizmi, ilk olarak Yeni Zelandada 1893te yrrlge giren kadn seme hakk
nn elde edilmesiyle bitti. ABD Anayasasnn 19. Tdilt, Amerikan kadnlarna 1920de oy kul
lanma hakk verdi. ngilterede seme hakk 1918de geniletildi, ancak, kadnlar, bir on yl sonra
erkeklerle eit seme haklarna kavuabildi. Tuhaftr ama birok adan seme hakk kazanlmas
kadn hareketini zayflatt ve bu hareketin altn oydu. Kadn seme hakk abalar, harekete ilham
vermi ve onu birletirmiti, ona ak bir hedef ve tutarl bir yap kazandrmt. Dahas birok
eylemci, seme hakkn kazanarak kadnlarn tam bagmszlk kazandklarn zannetmiti. Ancak
1960larda kadn hareketi feminizmin ikinci dalga syla yenilenebildi.
1963te Betty Friedann (bkz. s. 237) The Femirine Mystique (Kadnlgn Gizemi) adl ese
ri, feminist dncenin yeniden hareketlenmesine ok katk saglad. Friedan ad olmayan sorun
adn verdigi eyi aratrmak iin kollar svad; bu problem ise ev hanm ve anne rol ile snrl
kalmann sonucunda yaanan mutsuzluk ve hayl krklgyd. kinci dalga feminizmi, siyas ve
yasal haklarn elde edilmesiyle kadn sorunu nun zlmedigini kabul etti. Gerekten de femi
nist fikir ve argmanlar gittike daha radikal bir hl ald ve bazen devrimci nitelik kazand. Kate
Millettn Sexual Politics ( Cinsel Siyaset, 1979) ve Germaine Greerin Kadn The Female Eunuch
(Hadm Edilmi Kadn, 1970) gibi kitaplar, kadn basksnn kiisel, psikolojik ve cinsel ynlerine

ilgiyi ekerek daha nceleri siyas olarak ele alnan snrlar geniletmitir. kinci dalga femi
nizmin amac, sadece siyas zgrlk degil byyen Kadn zgrleme Hareketinin fikirlerinde

Betty Friedan (1921-2006)

ABD'li feminist ve siyas eylemci, bazen kadn zgrlemesinin "anas"olarak grlr. Friedan'n
The Feminine Mystique (Kadnlgn Gizemi, 1963) adl eseri, "ikinci dalga" feminizminin ortaya
knda ok etkili oldugu ileri srlr. 1966'da Mill Kadn rgt (National Organization of
Women, NOW) kuruluuna destek oldu ve ilk bakanlgn yapt.
Kadnn eve bagllgn srdren kltrel mitlere saldrd ve ev hanm ve e rol ile snrl bir ha
yat yaayan varotaki Amerikan kadnlarnn yaadg hayl krklgn ve umutsuzlugu vurgula
d. Kadnlar iin egitim ve kariyer frsatlarn geniletmeyi hedefledi ve orta snf kadnlarnn ihtiyalarna odaklanp
"zel"alanda erkek egemen yaplar gz ard ettigi iin radikal feministler tarafndan eletirildi. Friedan'n The Second
Stage (kinciAama, 1983) eserinde "kiilik" araynn kadnlar, ocuk, ev ve ailenin nemini gz ard etmeye tevik
edebilecegi tehlikesine dikkatleri ekti.

yanstlan kadnn zgrletirilmesi olmutur. Byle bir hedef, tek bana siyas reformlar veya
yasal degiikliklerle elde edilemezdi, ogu feministin ileri srdg gibi radikal belki de devrimci
bir sosyal degiim sreci gerekliydi.
1960larn sonu 1970lerin banda radikal feminist dncenin ilk yeermesinden beri femi
nizm fikirleri ve degerleri geleneksel siyas dncenin en temel varsaymlarna meydan okuyan farkl
ve yerleik bir ideoloji ynnde gelimitir. Feminizm, akademik bilim dallar iinde toplumsal cin
siyet ve toplumsal cinsiyetle ilgili bak alarnn nemli konular olarak yerlemesinde ve genelde
kamusal hayatta toplumsal cinsiyet meselesi hakkndaki bilimin ykselmesinde baarl olmutur.
1990lara geldigimizde feminist rgtler btn Batl lkelerde ve gelimekte olan lkelerin biro
gunda var oldu. Ancak iki sre bu gelimelere elik etti. lki radikallemeden uzaklama srecidir;
burada 1970lerin banda feminizmi nitelendiren uzlamama konumundan geri adm atlmt. Bu
nun sonucunda post feminizm fikrinin yaygnlamas grlmtr; yani feminist hedeflere byk
lde ulaldka kadn hareketi feminizm tesine kaymtr. kinci sre paralanma srecidir.
Radikal veya eletirel snrlar gevetmek yerine feminist dnce, radikal bir farkllama srecinden
gemitir; bylece feminizm iinde ortak bir zemin bulmak zorlam, belki de imknsz hle gel
mitir. ekirdek feminist gelenege, yani liberal, sosyalist/Marksist ve radikal feminizme ilveten
post-modern feminizm, psikoanalitik feminizm, siyahi feminizm, lezbiyen feminizm vs. eklenmelidir.

K S E L O L A N IN SYASET - A N A T EM A LA R
1960lara kadar feminizmin kendi dogrular iinde ele alnmas gerektigi fikri sorgulanabilirdi.
Feminizm, liberalizm ve sosyalizmin bir alt grubu olarak grlebilir, bu iki ideolojinin temel te
orileri ve degerleri cinsiyet konularna da uygulanabilirdi. Radikal feminizmin ykselii, radikal

feministlerin toplumsal cinsiyet ayrmlarnn temel siyas nemini ileri srerek bunu degitirdi;
hibir geleneksel ideoloji de byle bir eyi kabul edemezdi. Dolaysyla geleneksel ideolojiler, ka
dnn sosyal roln gelitirmek iin uygun aralar olarak grlmedi ve zaman zaman erkek egemen
tutum ve varsaymlar besledikleri iin eletirildiler. Yine de feminizmin ortaya kan ideolojisi bir
ok eyle kesien bir ideolojiydi, iinde k noktasndan beri genel gelenegi ieriyordu: Liberal
feminizm, Marksist veya sosyalist feminizm ve radikal feminizm. Ayrca ekirdek feminist gele
neklerin her biri dmanca egilimler ierir ve bu gelenekler hibrit veya ikili sistem feminizmle
ri (radikal feminizmi belirli Marksist fikirlerle kartrma abalar gibi) retmilerdir ve zellikle,
1980den sonra yeni feminist gelenekler ortaya kmtr. Feminizmi umut vermeyecek biimde
paralanm olarak dnmek feminizmin uzlamaktan ok uzlamama zelligini tadgn sy
lemek kolaydr. Yine de feminizm iinde bir dizi ortak zemin konular tespit edilebilir. Bunlarn
iinde en nemlileri aagda sralanmtr:
Kamusal/zel ayrm
Ataerkillik
Cinsiyet ve toplumsal cinsiyet ( sex and gender)
Eitlik ve farkllk

K am usal/ zel Ayrm


Siyas denince ne anlalacag konusundaki geleneksel gr, siyaseti zel hayattan ok kamu
sal alana yerletirir. Siyaset, genelde hkmet kurumlarnm, siyas partilerin, bask gruplarnn ve
kamusal tartmann kamusal alan iinde gerekleen bir eylem olarak alglanmtr. Aile hayat
ve kiisel ilikilerin zel hayatn bir paras ve dolaysyla gayri siyas oldugu dnlmtr.
Ancak modern feministler, siyasetin btn sosyal gruplar iinde gerekleen bir etkinlik oldugu
ve hkmet veya diger kamusal kurumlarm ileriyle snrl olmadg konusunda srarldr. Sosyal
atmann oldugu her meknda ve zamanda siyaset vardr. rnegin Kate Millett (1970), siyaseti
bir grup insann bir bakas tarafndan kontrol edildigi g-yapl ilikiler ve dzenlemeler ola
rak tanmlamtr. Dolaysyla hkmet ve bu hkmetin vatandalar arasndaki iliki ak ekilde
siyasdir, ancak bir irket iindeki iveren ve iiler arasndaki iliki, aile iindeki, kar-koca ve ebe
veyn ve ocuklar arasndaki iliki de byledir.
Neyin siyas oldugunu tanmlamak sadece akademik evrelerin ilgi alan degildir. Feminist
ler, toplumda yaygn olan ile ilgili cinsiyet ayrmnn siyas degil de dogal grlmesi nedeniyle
cinsiyet eitsizliginin korundugunu ileri srerler. Bu, Jean B. Elshtainn Public Man, Private Woman
(Kamusal Erkek, zel Kadn, 1981) yazsnda vurgulanmtr. Geleneksel olarak siyaset, i, sanat ve

edebiyat ieren kamusal hayat alan, erkeklerin hkimiyet alan olmutur; kadnlar ise aile ve ev so
rumluluklar etrafnda dnen zel hayat ile snrl kalmtr. Siyaset sadece kamusal alanda gerek

leiyorsa kadnn rol ve cinsiyet eitligi sorusu pek fazla bir siyas nem tamayan meselelerdir. Ev
hanm ve anne zel rol ile snrlandrlm olan kadnlar, bylece siyasetin dnda tutulmaktadr.
Dolaysyla feministler, kamusal erkek ve zel kadn arasndaki ayrm ortadan kaldrma
ya almlardr. Ancak zel/kamusal ayrmn ortadan kaldrmann ne anlama geldigi, nasl elde
edilebilecegi veya ne lde istendigi konusunda her zaman uzlamamlardr. Siyasetin kapnn
eiginde kaldg fikrinin en keskin muhalifleri radikal feministler olmutur; bunun yerine zel
siyasdir iddiasn ileri srmlerdir. Yani kadn basksnn hayatn her alannda oldugu ve birok
adan ailenin iinden kaynaklandg dnlmektedir. Bylece radikal feministler, gnlk hayat
politikas ad verilecek eylerin ne oldugunu incelemeye koyuldular. Buna aile iinde artlandr
ma, ev ii ve diger ev ii sorumluluklarnn daglm ve kiisel ve cinsel davran siyaseti sreleri
dhildir. Baz feministler iin kamusal/zel ayrmn ortadan kaldrmak, zel hayatn sorumluluk
larn devlete veya diger kamusal kurumlara devretmek anlamna geliyor. rnegin ocuk bytme
yk, ailelere daha fazla destek vererek veya i yerlerinde kre veya yuva alarak hafifletilebilir.
Bununla birlikte liberal feministler, kadnn, kamusal olan egitim, i ve siyas hayata giriini snr
landracag gerekesiyle, kamusal/zel ayrmna itiraz ederler; liberal teoriye gre kiisel tercih ve
bireysel zgrlk sahas olan kamusal alann siyasiletirilmesi tehlikesine kar da uyarrlar.

Ataerkillik (Patriarchy)
Feministler, sosyal snf, rk veya din gibi konularda cinsiyetin nemli sosyal bir blnme oldu
guna inanyorlar. Gerekten de radikal feministler, toplumsal cinsiyetin en derin ve siyas adan
en nemli sosyal ayrm oldugunu ileri sryorlar. Dolaysyla feministler, sosyalistlerin snf siyaseti ne vg dzm olmasyla benzer bir biimde, bir cinsiyet siyaseti teorisi gelitirmelidir.
Irklk veya rksalc bask ile bilinli ekilde bir benzerlik kurarak bir bask ekli olarak cinsiyet
ayrmna da iaret ediyorlar. Ancak geleneksel siyaset teorisi, cinsel basky gz ard etmiti ve top
lumsal cinsiyeti siyas adan nemli bir kategori olarak grmede baarsz olmutu. Sonu olarak
feministler, toplumun, cinsiyet eitsizligi ve baskya dayal bir sistem oldugu fikrini aga karmak
iin yeni kavram ve teoriler gelitirmek zorunda kaldlar.
Feministler, kadn ve erkek arasndaki g ilikisini anlatmak iin ataerkillik kavramn kul
lanrlar. Bu kelimenin gerek anlam babann ynetimidir ve dar anlamda aile iindeki koca-baba
stnlgyle ve dolaysyla e ve ocuklarn ast durumda olmasyla ilgilidir. Baz feministler, aile
nin yaps ve babann hkimiyetini anlatmak iin ataerkillik kavramn sadece bu dar ve snrl an
lamda kullanr; toplumun genelinde cinsiyet ilikilerini anlatmak iin ise erkek egemenligi veya
erkek stnlg gibi daha geni kavramlar tercih ederler. Ancak feministler, aile iinde babann
stnlgnn, btn diger kurumlarda da erkek egemenligini sembolize ettigine inanr. Dahas,
pek ok feminist, ataerkil ailenin, hayatn btn alanlarnda -egitimde, ite ve siyasette- erkek h
kimiyeti retmesinden dolay, onun erkek hkimiyetinin kalbinde yer aldgn ileri srecektir. D o

laysyla ataerkillik, hem aile iinde hem de darda erkegin ynetimi anlamna gelen daha geni
anlamnda kullanlyor. Kate Millett (1970, s. 25) rnegin, ataerkil hkmeti, kadn olan halkn
yarsnn erkek olan diger yar tarafndan ynetildigi bir kurum olarak tarif ediyor. Ataerkilligin
iki ilkesi oldugunu ne sryor: Erkekler kadnlar ynetir; yal erkekler gen erkekleri ynetir.
Dolaysyla ataerkillik, hem cinsiyet hem de nesil basks niteligi tayan hiyerarik bir topluluktur.
Yine de ataerkil kavram genitir. Feministler, erkeklerin btn topluluklarda kadnlara hk
mettigini dnebilirler, ancak bask eklinin ve derecesinin farkl kltr ve zamanlarda degitigini
kabul ediyorlar. En azndan Batl topluluklarda kadnlarn sosyal konumu, seme hakk kazanlma
s ve egitime daha kolay ulam, evlilik ve boanma hukukundaki degiiklikler, krtajn yasallamas
vs. sonucunda 20. Yzyl iinde olduka degimiti. Ancak gelimekte olan baz lkelerde ataerkil
lik acmasz hatta korkun bir ekil alabilmektedir: ogu Afrikada olmak zere 80 milyon kadn
snnet uygulamasna mruz braklmakta, Hindistanda hl gelin cinayetleri grlmekte ve eyiz
sisteminin mevcudiyeti kz ocuklarnn genelde istenmemesine ve bazen lme terk edilmesine
sebep olmaktadr.
Dolaysyla feministlerin elinde, tek veya basit bir ataerkillik analizi yoktur. Liberal feminist
ler, ataerkillik kavram kullandklarnda, bu kavramla genel olarak toplumdaki hak ve yetkilerin
adletsiz dagtmna dikkat ekerler. Dolaysyla onlarn vurguladklar ataerkillik boyutu, kadn
saysnn siyaset, i hayat, ticaret ve kamusal hayattaki st konumlardaki yetersizligidir. Sosyalist
feministler, ataerkilligin ekonomik boyutlarn ne karr. Onlara gre ataerkillik, bask sistemleri
ile baglantl olarak kapitalizm, toplumsal cinsiyet ayrm ve snf eitsizligi ile birlikte ilemektedir.
Gerekten de baz sosyalist feministler, toplumsal cinsiyet eitsizliginin snf sisteminin bir sonucu
olduguna dayanarak kavram btnyle reddederler: mesele ataerkillik degil kapitalizmdir. Diger
taraftan radikal feministler, ataerkillige ayr bir vurgu yapar. Onlara gre ataerkillik, kkleri ailede
olan sistematik, kurumsallam ve yaygn erkek gcdr. Bylece ataerkillik toplum genelini nite
lendiren erkek egemenligi ile kadnn ikinci srada olmasnn temelde ev hayat iinde ileyen g
yaplarnn bir yansmas oldugu inancn yanstr.

Cinsiyet ve Toplum sal Cinsiyet (Sex and Gender)


Genelde muhafazakrlar tarafndan ileri srlen en yaygn feminizm kart argman, toplum iin
deki toplumsal cinsiyet ayrmlarnn dogal oldugudur: Erkek ve kadn, dogann onlar iin hazr
ladg sosyal rolleri stlenirler. Kadnn fiziksel ve anatomik yaps bylece toplum iinde ikinci
srada olmaya ve evcil bir rol almaya uygundur; ksacas biyoloji kaderdir. Uygulamada btn bu
biyolojik argmanlar haylidir. Erkek ovenistlerin vurguladg gibi kadn beyni, erkek beyninden
daha kk olabilir ancak, bedenine oranla nispeten daha byktr, bu da ak bir zek gstergesi
dir. Kadn genelde fiziksel adan erkekten daha gszdr, kaslar daha az gelimitir. Bir bakma
bu basite baz sosyal faktrleri yanstr: Erkekler, fiziksel iler ile dar ilerini yapmak, spora katl

mak ve tipik erkeksi bir fizige sahip olamak iin tevik edilmilerdir. Ancak fiziksel g zira ve en
dstriyel toplumlarda nemli olsa da, ara ve makinelerin insan gcnden ok daha etkili oldugu
gelimi toplumlarda pek de nemli degildir. Gerekten de kasl erkek, robotlar ve mikroiplerin
oldugu teknolojik dnyada nemli bir rol oynamaz. Her durumda, erkegin daha uygun oldugu fi
ziksel iler, otorite sahipleri tarafndan degil de daha alt statdeki insanlar tarafndan stlenilmitir.
Kadnlarn sosyal konumu ile ilikilendirilen biyoloji faktr, kadnn ocuk dogurabilme
kapasitesidir. phesiz ocuk dogurma, det grme ve bebek emzirme kapasitesi kadn cinsine
zeldir. Ancak bu tr biyolojik faktrler, kadn dezavantajl konuma sokmaz ve de sosyal kader
lerini belirlemez. Kadnlar anne olabilirler, ancak anne sorumluluklarn, yani kendilerini ev ve
aileleri iin feda ederek ocuklarn beslemeyi, egitmeyi ve yetitirmeyi kabul etmek zorunda de
gildirler. ocuk dogurma ve ocuk bytme arasndaki baglant biyolojik olmaktan ok-kltreldir: Geleneksel aile hayat yaps nedeniyle kadnlardan evde kalp ocuklarna bakmalar ve evle
ilgilenmeleri beklenir. Ev ii sorumluluklar, erkek tarafndan stlenilebilir veya simetrik aileler
dedigimiz aile yaplarnda kadn ve erkek arasnda eit paylatrlabilir. Dahas, ocuk yetitirme,
toplum veya devlet tarafndan gerekletirilebilir ya da geni ailelerde oldugu gibi akrabalar tara
fndan stlenilebilir.
Feministler, cinsiyet ve toplumsal cinsiyet arasnda keskin bir izgi izerek biyolojinin bir ka
der oldugu fikrine meydan okumulardr. Bu anlamda cinsiyet (sex) erkek ve kadn arasndaki
biyolojik farklara atfta bulunur; bu farkllklar dogaldr ve dolaysyla degitirilemez. En nemli
cinsiyet ayrmlar, retkenlikle ilgili olan farkllklardr. Toplumsal cinsiyet (gender) ise kltrel
bir kavramdr; bu kavram toplum tarafndan erkek ve kadna biilen rolleri agrtrr. Toplumsal
cinsiyet farkllklar, erkeklik ve kadnlk anlayn kar karya getirerek empoze edilir. Simo
ne de Beauvoirnn (bkz. s. 250) belirttigi gibi, kadn dogulmaz, olunur. Ataerkil fikirler, cinsi
yet ve toplumsal cinsiyet arasndaki ayrm bulandryor ve erkek ve kadn arasndaki btn sosyal
ayrmlarn biyoloji ve anatomiden kaynaklandgn varsayyor. Bunun aksine feministler, cinsiyet
ve cins arasnda gerekli ve mantkl bir baglant oldugunu reddediyor ve toplumsal cinsiyet ayrm
larnn sosyal hatta siyas bir temeli oldugunu vurguluyorlar.
ogu feminist, erkek ve kadn arasndaki cinsiyet farkllklarnn nispeten kk olduguna
ve bunun toplumsal cinsiyet ayrmlarn ne akladgna ne de dogruladgna inanr. Sonu ola
rak insan dogasnn her iki cinsin de zelliklerini stnde tadg, yani androjen oldugu varsaylr.
Cinsiyete bakmakszn btn insanlar annenin ve babann genetik mirasn alrlar ve dolaysyla
hem erkek hem de kadn zellikleri veya karakterlerini tarlar. Byle bir gr cinsiyet ayrmlar
nn hayatn biyolojik gerekleri oldugunu kabul eder, ancak sosyal, siyas ve ekonomik bir nem
tamadklarna srar eder. Erkek ve kadnlar cinsiyetlerine gre degil bireyler olarak, kiiler ola
rak degerlendirilmelidir. Dolaysyla feminizmin amac toplumsal cinsiyetsiz kiilike ulamak
tr. Biyolojik cinsiyetten ayr toplumsal bir cinsiyet tesis etmek, feminist teori iin ayr bir neme
sahipti. Feminizm sadece sosyal degiim ihtimlini, yani sosyal olarak yaplandrlm kimliklerin
yeniden ina edilebilecegini ya da ortadan kaldrlabilecegini vurgulamamt; ayn zamanda ka-

Toplumsal Cinsiyet (Gender) zerine Bak Alar


Liberaller, erkek ve kadn arasndaki farkllklar tamamen zel veya kiisel nemi olan bir konu olarak ele al
mlardr. Kamusal veya siyas hayatta btn insanlar bireyler olarak degerlendirilir, toplumsal cinsiyet ise etnik
veya sosyal snf gibi uygun bir degerlendirme birimi olarak grlmez. Bu adan bireysellik, "toplumsal cinsiyet
krlg"yle malldr.
Muhafazakrlar, toplumsal cinsiyet ayrmnn sosyal ve siyas nemini vurgulamlar ve erkek ile kadn arasn
da ile ilgili cinsiyet ayrmnn dogal ve kanlmaz olduguna iaret etmilerdir. Bylece toplumsal cinsiyet kavra
m, topluma organik ve hiyerarik zelligini veren faktrlerden biridir.
Sosyalistler, liberaller gibi toplumsal cinsiyeti siyas adan nemli bir kategori olarak ele almlardr. Toplum
sal cinsiyet ayrmlarnn nemli olmasnn sebebi, bu ayrmlarn genelde daha derin ekonomik ve snf eitsizlikle
rini yanstmalar ve yine bu eitsizlikler tarafndan devam ettirilmeleridir.
Faistler, toplumsal cinsiyeti insanlk iindeki temel bir ayrm olarak grrler. Erkekler dogal olarak liderlik ve
karar vermeyi tekellerinde tutarlar, kadnlar ise tamamen evcil, destekleyici ve ikincil bir role uygun grlrler.
Feministler, genellikle, toplumsal cinsiyeti biyolojik ve kaldrlamaz cinsiyet ayrmlarnn aksine kltrel veya
siyas bir ayrm olarak grrler. Dolaysyla toplumsal cinsiyet ayrm erkek gcnn bir da vurumudur. Yine de
farkllk feministleri, toplumsal cinsiyet farkllklarnn, erkek ve kadn zellikleri ve hassasiyetleri arasndaki psiko-biyolojik bir uurumu yansttgna inanyorlar.
Din fndam entalistler, toplumsal cinsiyeti genelde Tanr vergisi bir ayrm olarak ele alyorlar; bylece, sos
yal ve siyas rgtlenme iin gerekli bir zellik oldugunu kabul ediyorlar. Dolaysyla ataerkil yaplar ve erkeklerin
liderligi, dolaysyla dogal ve istenen bir durumdur.

dnlarn toplumsal cinsiyete sahip hle getirildikleri ve bu yzden bask grdkleri srelere de
dikkat ekmiti.
Pek ok feminist, cinsiyet/toplumsal cinsiyet ayrmn yetki saglayc bulsa da bazlar buna
saldrmtr. Bu saldrlar iki ynden gelmitir. lki yani farkllk feministleri ad verilen grup, er
kek ve kadn arasnda temel farkllklar oldugunu ileri srer. Bu zc bak asndan sosyal ve kl
trel zelliklerin daha derin biyolojik farkllklar yansttg dnlr. Ancak byle bir bak as,
kadns niteliklerin bask ve ikincil konumda olma ile baglantl olumsuz durumlardan ok, bes
leme, ibirligi ve sezgi kapasitesi gibi olumlu zellikleri iermesi nedeniyle muhafazakr anti-femi
nizmden farkllk gsterir. Cinsiyet/toplumsal cinsiyet ayrmna yaplan ikinci saldr, kategorilerin
kendisine meydan okuyor. Post-modern feministler, genelde varsayldg gibi cinsiyet in biyolojik
ayrm iin ak bir snr izip izmedigini sorgulamlardr. rnegin biyolojik kadnlk nitelikleri
kadn olarak snflandrlan birok kiiye uygun olmayabiliyor: Baz kadnlar ocuk doguramyor,
bazlar erkekleri cezbedici bulmuyor vs. Sabit biyolojik/kltrel bir ayrmdan ok biyoloji-kltr
devamllg sz konusuysa erkek ve kadn kategorileri az veya ok keyf bir hl alr ve cinsiyet ve
toplumsal cinsiyet kavramlar istemeden de olsa birbirine karr.

Eitlik ve Farkllk
Feminizmin amac ataerkilligi ykmak ve cinsiyet basksna son vermek olmasna ragmen femi
nistler, pratikte bunun ne anlama geldigi ve nasl gerekletirilebilecegi konusunda bazen emin
olamamlardr. Geleneksel olarak kadnlar erkeklerle eitlik istemilerdir; hatta feminizm ogu
kere cinsiyet eitligi elde etmek iin yaplan bir hareket olarak nitelendirilir. Ancak eitlik konusu
feminizm iinde temel atlaklar da meydana getirmitir: Baz feministler, zt eitlik fikirlerini kabul
etmiler; bazlar ise farkllk fikrini desteklemek amacyla eitligi tamamen reddetmilerdir. Libe
ral feministler, erkeklerle yasal ve siyas eitligi savunurlar. Bunlar, cinsiyete bakmakszn kadnlarn
kamusal hayatta erkeklerle eit llerde rekabet etmesine imkn veren eit haklar gndemini des
teklemilerdir. Bylece eitlik, kamusal alana eit giri anlamna gelir. Sosyalist feministler, bunun
aksine, kadnlar da sosyal eitlikten faydalanmadklar srece eit haklarn bir anlam tayamayaca
gn ileri srerler. Bu anlamda eitlik, ekonomik adan uygulanabilir olmaldr ve dolaysyla eit
lik, mlkiyet sahipligi, deme farkllklar ve maal ve maasz igc gibi konulara ynelmelidir.
Radikal feministler, temelde aile ve kiisel hayattaki eitlik ile ilgilenirler. Dolaysyla eitlik, ocuk
bakm ve diger ev ii sorumluluklar, kendi bedeninin kontrol ve cinsel ifade ve ifa gibi konular
asndan ilerlik gstermelidir.
Aralarndaki gerginliklere ragmen bu eitleyici konumlar, olumsuz bir anlatmdaki toplumsal
cinsiyet farkllklarn ele alma konusunda birletirilir. Eitleyici feminizm ekilleri, basknn bir
gstergesi olarak grdklerinden farkllg ataerkillikle ilikilendirir. Bu adan feminist ama,
kadnlar farkllktan kurtarma istegi ile tanmlanabilir. Ancak diger feministler eitlikten ziyade
farkllg savunuyorlar. Farkllk feministleri, eitlik fikrini yanl ynlendirilmi veya istenmeyen
bir durum olarak gryorlar. Erkekle eit olmay istemek, erkeklerin oldugu veya sahip oldugu eye
gre hedeflerini tanmlamalar asndan kadnlarn erkek kimlikli olduklar anlamna gelir. Femi
nistler ataerkilligi ykmaya alsalar da birogu, erkeklere gre ekillenmeye kar uyaryorlar: Bu
ekillenme sonucunda kadnlar, erkek topluluklarn zelligini tayan rekabeti ve saldrgan davra
nlar benimsemek durumunda kalacaktr. Birok feminist iin zgrleme, kadn olarak gelime
ve amalarn gerekletirme istegi, yani baka bir ifadeyle kadn kimlikli olma anlamna gelir.
Bylece farkllk feministleri, cinsiyet farkllklarnn siyas ve sosyal nemi oldugunu savunan
kadn lehine bir konumu onaylarlar. Bu, erkek ve kadnlarn temelde psiko-biyolojik dzeyde
farkl olduklar inancna dayanr. Erkeklerin saldrgan ve rekabeti dogasnn, kadnlarn ise yaratc
ve empatiye yatkn karakterlerinin toplum yapsndan ziyade hormonal ve diger genetik farkllk
lar yansttg dnlr. Kiiligi idealize edip cinsiyet farkllklarn gz ard etmek hata olur. Ka
dnlar, kendi cinslerinin farkl zelliklerinin grmeli ve onlarla vnmelidir; zgrlg cinsiyetsiz
kiiler olarak degil gelimi ve tatmin olmu kadnlar olarak aramallar. Kltrel feminizm ek
linde bu, kadn hnerleri, yani, sanat ve edebiyat ile sadece kadnlara zg deneyimlerin zerinde
nemle durulmasna ve ocuk dogurma, annelik ve det grme gibi bir kz kardelik fikrinin
desteklenmesine neden olmutur.

Feminizm indeki Gerilimler (1) [Eitleyici - Farkllk]

Eitleyici Fem inizm

kili eeylilik/androjenlik
Kiilik
insan haklan
Cinsiyet eitligi
Farkllklar azaltma
Cinsiyet/toplumsal cinsiyet ayrm
Biyolojiyi amak
insan tarafl

Farkllk Feminizmi

Essentialism/ temelcilik/ zclk


Kz kardelik
Kadn haklar
Cinsiyet zgrlg
Farkllklarla vnme
Cinsiyet eittir toplumsal cinsiyet
Biyolojiyi onaylamak
Kadn tarafl

Erkekler kurtarlabilir

Erkekler "sorun"dur

Erkekle nian

Feminist ayrlklk

CN SY ET VE SYASET
Feminizm, apraz kesen bir ideolojidir. Feminizmin dman gelenekleri genelde, yerleik ideo
lojilerin veya teorilerin, daha ak sylemek gerekirse liberalizm ve sosyalizmin ama son zaman
larda post-modernizm (bkz. s. 306) ve psikanaliz gibi fikirlerin iinden ortaya kmtr. Bu tr
ideolojiler ve teoriler, eitlige genellikle sempatiyle baktklarndan dolay kadnn sosyal roln
gelitirmede itici gler olarak hizmet vermilerdir. Aksine hiyerarik veya eliti teoriler daha ok
anti-feminizmle baglantldr. rnegin geleneksel muhafazakrlk, toplumun ataerkil yapsnn ve
kamusal erkek ve zel kadn arasndaki ile ilgili cinsiyet ayrmnn dogal ve kanlmaz oldu
gunu ileri srer. Kadnlar ev hanm ve anne olmak iin dnyaya gelmilerdir ve bu kadere kar ba
kaldrmak hem anlamsz hem de yanltr. Muhafazakrlar, en iyi kadnn aile sorumluluklarnn
erkegin kamusal grevleri kadar nemli olduguna dayanarak cinsiyet eitligini savunabileceklerini
ileri srebilirler. Buna gre kadn ve erkek eit ama farkldr.
Tepkisel feminizm ekilleri de baz artlar altnda gelimitir. Bu, kadnlarn geleneksel stats
ve konumu hzl sosyal veya kltrel degiim nedeniyle tehdit edildiginde ortaya kmtr. slmc
feminizm dedigimiz oluumda bu zellikler vardr. ran, Pakistan ve Sudan gibi slmc devletlerde
eriat hukukunun empoze edilmesi ve geleneksel ahlk ve din ilkelerinin geri dnmesi, Batl tutum
ve degerlerin tehdidi altnda olan kadnn statsn artrma arac olarak yanstlmtr. Bu bak a
sndan pee ve diger giyim kurallar ve kadnn kamusal hayattan karlmas, baz Mslman kadnlar
tarafndan zgrlemenin bir sembol olarak grlmtr. Ancak geleneksel feminizm asndan tep
kisel feminizm, geleneksel zel/kamusal ayrmn kadna stat ve koruma kazandrdg yanl inancn

yanstmas bakmndan bir tezattr. Gerekten de tepkisel feminizm, kltrel ataerkillik gcne ve bu
gcn kadnlar kendi kapasitesine ilikin kant saglar. Feminizm iindeki temel gelenekler unlardr:
Liberal feminizm
Sosyalist feminizm
Radikal feminizm
Yeni feminist gelenekler

Liberal Fem inizm


lk feminizm, zellikle de kadn hareketinin ilk dalgas liberalizmin fikir ve degerlerinden byk
lde etkilenmiti. lk temel feminist metin, Wollstonecraftin Vindication o f the Rights ofW om en
(Kadn Haklarnn Savunmas, [1792] 1967), insan olmalar nedeniyle kadnlarn da erkekler gibi

ayn hak ve ayrcalklara sahip olmas gerektigini ileri srmt. Kadn egitim hakkna sahip olur ve
kendi haklar iinde mantkl yaratklar olarak grlrse cinsiyet ayrmnn siyas ve sosyal hayatta
nemsiz olacagn iddia etmiti. John Stuart Mill in (bkz. s. 46) Harriet Taylor ile birlikte yazdg
On the Subjection ofW om en (Kadnlarn Tebaalatrlmas, [1869] 1970 ) adl kitapta toplumun

mantk ilkesine gre organize edilmesi ve cinsiyet gibi dogum tesadflerinin (accidents ofbirth)
geerli olmamas gerektigi ileri srlr. Bylece kadnlar, erkeklerin faydalandg hak ve zgrlk
leri zellikle de seme hakk verilmelidir.
kinci dalga feminizmi de belirgin liberal zelliklere sahiptir. Liberal feminizm, A B D deki
kadn hareketini etkilemiti; bu hareketin nde gelen szcs ise Betty Friedan (bkz. s. 237) idi.
Friedann The Feminine Mystique (Kadnlgn Gizemi, 1963) eseri 1960lardaki feminist dncenin
yeniden dogmasna neden olmutu. Friedann bahsettigi kadn srr kadnn ev hayatnda ve ka
dns davrannda gvenlik ve tatmin aradgn syleyen kltrel bir mittir; bu mit, kadnlarn i
hayatna, siyasete ve genelde kamusal hayata girmesini engellemitir. Friedan, ad olmayan sorun
dedigi konuyu vurgulamt; bu sorun ile ev hayatyla snrl kalp kariyer ve siyas bir hayat ile tat
min olamadklarndan birok kadnn yaadg umutsuzluk ve mutsuzlugu kastediyordu. 1966da
Mill Kadn rgtnn (National Organization ofW om en, NOW) kurulmasna yardmc oldu ve
ilk liderligini yapt, bu rgt dnyadaki en byk kadn organizasyonu ve en gl bask grubu oldu.
Liberal feminizmin felsef temeli, bireycilik (bkz. s. 45) ilkesine dayanr; buna gre beer
birey ok nemlidir ve dolaysyla btn bireyler eit ahlk degerdedir. Cinsiyet, rk, renk, inan
veya dinine bakmakszn bireyler eit muamele hakkna sahiptir. Bireyler muhakeme edilecekse
mantkl nedenlere, karakterlerine, yeteneklerine veya kiisel degerlerine gre degerlendirilme
lidir. Liberaller bu inanc, eit haklar talebi ile ifade ederler: Btn bireyler, kamusal veya siyas
hayata katlma veya ona girme hakkna sahiptir. Bu adan kadnlara kar yaplan herhangi bir
ayrmclk ekli, kesinlikle yasaklanmaldr. rnegin Wollstonecraft, onun zamannda erkek alan

Mary Wollstonecraft (1759-1597)

ngiliz sosyal teorisyeni ve feminist. Fransz Devrimi nedeniyle kendini radikal siyasetin iin
de bulan Wollstonecraft, kocas anarist William Godwin (bkz. s. 196) dhil olmak zere yara
tc ve entelektel bir evrenin bir parasyd. Kz Mary'yi dogururken ld, Mary daha sonra
air Shelley ile evlenip Frankenstein'\ yazd.
Wollstonecraft'in feminizmi, mantkta Aydnlanmac liberal inanca ve eitlige ynelik radikal
hmanist bir bagllga dayanr. "Kiilik" fikri temelinde zellikle egitim konusunda kadnn
eit haklarn savunur. Ancak almas, arzu nesneleri ve zneleri olarak daha karmak bir kadn analizi ierir ve
ev alann bir topluluk ve sosyal dzen modeli olarak sunar.

_____________________________________________________________________________________J
olan egitimin kadnlara da almasnda srar etti. Mili, eit vatandalk ve siyas haklar savundu.
Gerekten de btn seme hakk hareketi, liberal bireycilige ve kadnlar, erkeklerle eit seme hak
larna sahip olunca kadn bagmszlgnn beraberinde gelecegi kansna dayanmaktayd. Benzer
ekilde Friedann almas ve NOW gibi grup eylemleri, kadnlarn kariyer yapma ve siyas adan
aktif olmalarn snrlandran, kalan sosyal ve yasal basklar ortadan kaldrmay hedefledi. NOW
ve Emilys List (Emilynin Listesi) gibi rgtler, zellikle kadnlarn kamusal ve siyas hayatta st
konumlarda temsil edilmesinin arttrlmas iin kampanya yrtmlerdir.
Liberal feminizm znde reformisttir: Feministlerin ataerkil toplum yaps olarak grdkleri
duruma meydan okumaktan ziyade erkek ve kadn arasndaki rekabeti eitlemek iin kamusal hayat
amaya alr. Liberal feministler genelde kamusal ve zel hayat alanlar arasndaki ayrm ortadan
kaldrmay amalamazlar. Onlara gre reform gereklidir; ancak bu, kamusal alanda eit haklar yer
letirmeyle gvence altna alnabilir. Egitim hakk, seme hakk, kariyer yapma hakk bu kapsamda
ki haklardandr. Sanayilemi Batda phesiz nemli reformlar yaplmtr; en nemlileri seme
hakknn geniletilmesi, boanma hukuku ve krtajn serbest braklmas, eit deme vs.. Yine de
zel alan, cinsiyete gre i ayrm ve aile iinde g daglm konulan zerinde daha az durulmutur.
Liberal feministler, erkek ve kadnn farkl dogas ve egilimi oldugunu varsaymlar ve dolaysy
la kadnn aile ve ev hayatna meylinin ksmen dogal bir gd ve bylece istekli bir seim oldugunu
kabul etmilerdir. Geleneksel aile hayatnn yapsn dogal gren 19. Yzyl feministleri iin bu ke
sinlikle geerliydi, ancak Friedan gibi modern liberal feministlerin almalarnda da bu grlyor.
Friedan Second Stagede (kinci Aama, 1983) ocuklar, ev ve aile ile temsil edilen sevgi ihtiyacyla i
ve kamusal hayattaki kadnlar iin daha geni frsatlar aarak kiilik elde etmeyi uzlatrma proble
mini tartmtr. Friedann kadnn hayatnda ailenin devam etmesini ve merkez nem tamasn
vurgulamas, annelik srr na katkda bulundugu iin radikal feministler tarafndan eletirilmitir.
Daha derin bir dzeyde radikal feministler, toplumsal cinsiyet politikas temeli olarak birey
ciligin snrlarna dikkat ekmilerdir. lk olarak bireyci perspektif, dikkatleri ataerkilligin yapsal
karakterinden uzaklatryor; bu yapda kadnlar hak ve frsatlar inkr edilen bireyler olarak de-

gil, sistematik ve yaygn baskya mruz kalan bir cinsiyet olarak ikinci konuma atlyorlar. kincisi,
bireycilikte kiilige vurgu yaplmas nedeniyle kadnlarn ortak toplumsal cinsiyet kimligi, kz
kardelik Ieri temelinde kolektif dnmeleri ve eylem yapmalar zorlayor. ncs, liberal
bireycilik ancak, toplumsal cinsiyet ayrmlar zerinde ykselerek ortaya kyor gibi gzkmek
tedir. nsanlar birey olarak grnce liberalizm toplumsal cinsiyet ve diger sosyal kimlikleri am
gzkyor ve insanlar sadece kiisel yetenek ve baarlarla degerlendirmeyi mmkn klyor. Ne
var ki bu, toplumsal cinsiyeti grnmez klarak cinsiyet ilikilerini siyaset dna itebilir ve en kt
ihtimlle erkek zelliklerini ve isteklerini kadnlara yutturabilir; nk bu cinsiyetsiz birey, gizli
erkek normlar tar. nsanlara eit davranmak, kadnlara erkek gibi davranmak demektir.
Son olarak liberal feminizmin temelinde yatan eit haklar talebi, egitim ve sosyal arka plan
daha geni bir egitim ve kariyer frsatlarndan faydalanma imkn veren kadnlarn ilgisini daha ok
ekmitir. rnegin 19. Yzyl feministleri ve seme hakk hareketinin liderleri, egitimli, seme hak
kndan faydalanma frsat olan, kariyer yapabilen ve kamusal hayata girebilen orta snf kadnlary
d. Eit haklar talebi, btn kadnlarn daha iyi egitim ve ekonomik frsatlar gibi konulardan fayda
lanma hakkn ister. Gerekte kadnlar, sadece yetenek ve yetkinlikleriyle degil sosyal ve ekonomik
faktrleriyle de degerlendirilir. zgrleme sadece kadn ve erkekler iin eit hak ve frsatlarn elde
edilmesi anlamna geliyorsa diger sosyal dezavantaj ekilleri -rnegin sosyal snf ve rkla baglantl
olanlar- gz ard edilir. Bylece liberal feminizm, gelimi toplumlardaki beyaz orta snf kadnlarn
karlarn yanstyor olabilir ancak, ii snf kadnlar, siyahi kadnlarn ve gelimekte olan dnya
kadnlarnn problemlerine hitap etmekte baarszdr.

So sy a list Fem inizm


lk feministler, sosyalist fikirleri kabul etmi olsalar da sosyalist feminizm ancak 20. Yzyln ikinci
yarsnda belirgin hle gelmitir. Liberal yoldalarnn aksine sosyalist feministler, sadece eit yasal
haklar veya eit frsatlar elde ederek kadnlarn siyas veya yasal dezavantajlarnn ortadan kaldrla
bilecegine inanmazlar. Sosyalist feministler, cinsiyetler arasndaki ilikinin sosyal ve ekonomik yap
nn kendisinden kaynaklandgn ve hibir ni sosyal degiimin, yani sosyal devrimin, kadna gerek
bir zgrlk umudu veremeyecegini ileri srerler. 1980de Birlemi Milletler raporunda belirtildigi
gibi: Kadnlar dnya nfusunun %50 sini temsil ederken toplam alma saatlerinin te ikisini a
larak geiririrler, dnya gelirinin onda birini alrlar ve dnyada mlkiyetin sadece %1ine sahipler.
Sosyalist feminizmin temel konusu, ataerkilligin sadece sosyal ve ekonomik faktrler gnda
anlalabilecegidir. Bu argmann klasik ifadesi, Friedrich Engelsin Der Ursprung der Familie, des
Privateigenthums und des Staats (Aile, zel Mlkiyet ve Devletin Kkeni, [1884] 1976) adl eserinde

gelitirilmitir. Kari Marxn (bkz. s. 135) mr boyu arkada olan ve onunla alan Engels (18201895); kadnn toplum iindeki konumunun, kapitalizmin geliimiyle ve zel mlkiyetin kurumsal
lamasyla temelden degitigini ileri srmtr. Kapitalizm ncesi toplumlarda aile hayat komn

biimindeydi ve anne hakk -mlkiyet ve sosyal konumun anne tarafndan miras alnmas- yaygn
bir biimde grlyordu. Ancak erkegin zel mlkiyet sahibi olmasna dayanan kapitalizm, anne
hakkn ortadan kaldrmt ve Engelsin ifade ettigi ekilde dnyada kadn cinsiyetinin tarih ye
nilgisini beraberinde getirmiti. Birok sonradan gelen sosyalist feministler gibi Engels, kadn bas
ksnn aile kurumu ile iledigine inanyordu. Burjuva aile ataerkil ve baskcdr, nk erkekler
mlkiyetlerinin sadece ogullarna gemesini saglamak ister. Erkekler, tek elilik ( monogamy) evlilik
lerine srar ederek tartlmaz himayecilik elde ederler; bu kstlama sadece kadnlara uygulanr ve
onlarn baka cinsel elerinin olmas engellenir, ancak Engelsin belirttigi gibi kocalan tarafndan da
ihml edilirler. Kadnlk klt nn geliimi ile bu basknn karlgn alrlar; bu romantik ak gk
lere karr ancak gerekte ise erkek mlkiyetini ve ayrcalklarn korumak iin tasarlanm organize
bir ikiyzllktr. Engels, sosyalist bir toplumda evliligin feshedilebilir olmas gerektigine ve zel
mlkiyet ortadan kaldrlnca ataerkil yaplarn, hatta belki tek eliligin de kaybolacagna inanyordu.
Diger sosyalist feministler, geleneksel, ataerkil ailenin yerini, Fourier ve Owen gibi ilk topyac sos
yalistlerinin savundugu gibi komn hayat ve serbest ak sisteminin almas gerektigini nerdiler.
ogu sosyalist feministe gre kadnlarn ev ileri ve annelik gibi evcil alanla snrlandrlmas,
kapitalizmin ekonomik karlarna hizmet eder. Bazlar ise kadnlarn bir ii ordusu stogunu
oluturdugunu iddia etmitir; retimde arta ihtiya varsa bu ordu igcne katlr, ancak iveren
veya devlete yk olmadan ekonomik kriz dnemlerinde evcil hayata geri dndrlebilir. Ayrca
geici iiler olarak kadnlar, dk maal, dk statl iler kabul etmeye artlandrlr, bylece
erkeklerin ilerine bir tehdit oluturmadan maa oranlarn aag ekme avantaj elde edilir. Ayn
zamanda kadnn ev ii almas, ekonominin saglg ve verimliligi iin hayat nem tar. Kadnlar
ocuk dogurup yetitirerek bir sonraki nesil iin igc retirler ve gelecek retimi garanti altna
alrlar. Ayrca kadnlar, ocuklarn sosyalletirilmesi, artlandrlmas ve hatta egitilmesinden so
rumludurlar ve bylece disiplinli ve itaatkr iilere dnmesini saglarlar.
Benzer ekilde ev hanmlar olarak kadnlar, ev ii ve ocuk bytme yknden erkekleri kur
tarrlar ve erkeklerin enerjilerini ve zamanlarn maal ve verimli istihdama yogunlatrmalarna
imkn saglarlar. Bu anlamda fabrika veya ofislerde maal i gren erkekler ve maasz ev ii yapan
kadnlar arasndaki ile ilgili cinsiyet ayrm ekonomik verimliligi destekler. Ayrca ev hanmlar,
elerinin iyi giyimli ve beslenmi olarak, zor gnn ilerine balamaya hazr bir ekilde ilerine za
mannda ulamalarn da saglarlar. Geleneksel aile, desteklemesi gereken bir ei ve ocuklar oldu
gundan bir i bulup ona devam etmesi iin iiyi tevik eder. Aile yine iiye, maa klesi olarak
hayl krklklar ve yabanclamasna kar gerekli bir rahatlama saglar. Gerekten de geleneksel
aile hayat, e-babaya nemli karlklar sunar: Baba-e ekmegi kazanan olma statsn kazanr
ve kadn, sradan ev ii ile megulken kendisinin evde rahatlamas ve dinlenmesi garanti edilir.
Baz feministler, dk sosyal statye ve kadnlarn finansal olarak kocalarna bagl olmalarna
neden olan eyin ev ilerinin maasz olma zelliginden kaynaklandgn ve bunun da sistematik
sosyal eitsizligi yerleik hle getirdigini ileri srerler. Costa ve James (1972) ile ngilterede bala
tlan ev ii iin maa kampanyasnn iddias uydu: Kadnlarn emekleri erkeklerinki gibi verimli

kabul edilir ve maa verilerek degerli bulunursa kadnlar ekonomik bagmszlk kazanrlar ve daha
fazla sosyal stat elde ederler. Bu argman, fuhuun yasal ve maal i olarak kabul edilmesini ileri
srmek iin kullanlmt. Ancak ogu sosyalist feminist zgrlemenin kadnlara, ev hanm veya
seks objeleri olarak geleneksel sosyal rollerini yerine getirdikleri iin deme yaplmasndan ziyade
daha geni sosyal ve ekonomik frsatlar sunulmas gerektigini iddia eder.
Sosyalist feministler kadn sorunnun sosyal ve ekonomik hayattan ayrlamayacagn kabul
etseler de bu baglantnn yaps konusunda derin gr ayrlklar iindedirler. Toplumsal cinsiyet
ayrmlar akas, toplumsal cinsiyet ve sosyal snfn nisp nemi hakknda sosyalist feminist ana
lizle gerilim ortaya karan ve Marksist feministler iin de zellikle zor sorular gndeme getiren
snf ayrmlarn aprazlama keser, ortodoks Marksistler, cinsiyet politikasndan nce snf politi
kasnn gelmesi gerektigine srar ederler. Engels rnegin kadn bir alt sraya koyan burjuva ailenin, zel mlkiyet sonucunda ortaya ktgn ve dolaysyla kapitalizmin bir yan rn olduguna
inanmtr. Bunun anlam snf istismarnn, cinsel baskdan ok daha derin ve nemli bir sre
oldugudur. Kadnlar erkekler tarafndan degil, zel mlkiyet kurumu, kapitalizm tarafndan bask
altna alnr. Ayrca kadnn zgrletirilmesi kapitalizmin devrilip yerini sosyalizmin aldg sosyal
bir devrimin yan rn olacag anlamna da gelir. Dolaysyla zgleme arayan kadnlar, snf sa
va nm cinsiyet savandan daha nemli oldugunu grmelidirler. Bylece feministler, enerjileri
ni ayrlk bir kadn hareketini desteklemeye harcamak yerine ii hareketine ynlendirmelidirler.
Ancak modern sosyalist feministler, snf politikasn cinsiyet politikasnn nne koymay ka
bul etmekte zorluk ekmektedirler. Bu, ksmen sosyalizmin kendisinin ataerkillige son vermedigini
gsteren Sosyetler Birligi gibi sosyalist toplumlardaki kadnlarn yaadg hayl krklg srecinin bir
sonucuydu. Modern sosyalist feministler iin cinsel bask snf istismar kadar nemlidir. Bu femi
nistlerin pek ogu modern Marksizmi destekliyor; buna gre toplumdaki ekonomik, sosyal, siyas ve
kltrel glerin karlkl etkileimi kabul edilir, ortodoks Marksizmde ise maddenin veya ekono
mik faktrlerin nceliginde srar edilir. Dolaysyla bunlar, kadnn konumunu basit ekonomik kav
ramlarla incelemeyi reddederler ve onun yerine ataerkilligin kltrel ve ideolojik kaynaklarna nem
verirler. rnegin ngiliz sosyalist feminist Juliet Mitchell (1971), kadnlarn drt ilev yerine getir
digini ileri srmt: ( l ) Onlar igcnn bir parasdr ve retimde aktiftir, (2) ocuk dogururlar
ve bylece insan neslini retirler, (3 ) ocuklarn sosyalletirilmesinden sorumludurlar ve (4 ) cinsel
nesnelerdirler. Bu adan baklnca zgleme, kadnlarn bu alanlarn hepsinde bagmszlamasn
gerektirir, sadece kapitalist sistemin sosyalist sistemle yer degitirmesiyle zgrleme elde edilmez.

R adikal Fem inizm


kinci dalga feminizminin en ayrt edici zelliklerinden biri pek ok feminist yazarn mevcut
siyas ideolojilerin perspektiflerinin tesine gitmeleridir. Toplumdaki toplumsal cinsiyet farkl
lklar, ilk kez, bizatihi nemli, kendi zgn artlarnda anlalmas gereken bir konu olarak g-

Simone de Beauvoir (1906-1986)

Fransz roman ve oyun yazar ve sosyal eletimen. De Beauvoir, 1931 'den 1943'e kadar Sorbonne'da felsefe okutmutur ve sonra bagmsz bir yazar ve sosyal teorisyen olmutur. Toplumsal
cinsiyet politikas meselesini yeniden etkin biimde aarak ve radikal feministlerin daha sonra
gelitirdikleri baz konular nceden grerek Le Deuxime Sexe (kinci Cins, 1949) feminist hare
ketini olduka etkilemitir. De Beauvoir uzun yllar Jean-Paul Sartre'nin (1905-1980) arkadayd.
De Beauvoir, kadnn konumunun dogal degil sosyal faktrlerce belirlendigini iddia etmi ve
ataerkil kltre karmak bir eletiri getirmitir. almalar, erkegin ne lde olumlu veya norm olarak sunuldu
guna ve kadnn da ne kadar"teki"olarak gsterildigine vurgu yapar. Byle bir"tekililik", dogal olarak kadnlarn
zgrlgn snrlandrr ve onlarn insanlklarn tam anlamyla ifade etmelerini engeller. De Beauvoir, bu sreci
aga karma ve kadnlara kendi hayatlarnn sorumlulugunu verme arac olarak mantksallga ve eletirel analize
inanmtr.

____________________________________________________________________________________ J

rlmtr. Liberal ve sosyalist fikirler, zaten kadnn toplum iindeki konumuna k tutmak iin
benimsenmiti, ancak hibiri, toplumsal zihniyetin, sosyal ayrmlarda en temel konu oldugunu
grmemiti. Ancak 1960 ve 70lerde feminist hareket, ataerkilligin etkisini sadece siyaset, kamusal
hayat ve ekonomide degil, btn sosyal, kiisel ve cinsel varlk boyutlarnda bulmaya almt. Bu
egilim Simone de Beauvoirnn nc almasnda aka grld ve Eva Figes ve Germaine Greer
gibi ilk radikal feministler tarafndan gelitirildi.
Figesin Patriarchal Attitudes (Ataerkil Tutumlar, 1970) adl eserde kadnlarn yaadg bil
dik yasal veya sosyal dezavantajlara degil, ataerkil deger ve inanlarn toplumun kltr, felsefe,
ahlk ve dinine yayldg geregine dikkat ekiyor. Hayatn ve grenmenin her alannda kadnlar
erkeklerden daha aagda ve ikinci derecedeymi gibi gsteriliyor; bu kadnlk rnegi kadnlara
erkekler tarafndan empoze edilmitir. The Female Eunuch'ta ( Hadm Edilmi Kadn, 1970) Greer,
kadnlarn pasif cinsel bir role artlandrldgn ve bylece gerek cinselliklerinin ve de kiilikle
rinin daha aktif ve macerac taraflarnn bastrldgn ileri srmtr. Bunun sonucunda kadnlar,
kltrel ebed dii timsli ile hadm edilmi ve cinsiyetsiz nesnelere dntrlmlerdir. Greer
almasnda Wilhelm Reich (1897) ve Herbert Marcuse (bkz. s. 143) gibi yeni-sol yazarlardan
etkilenmitir; bu yazarlar, cinsel zgrlk gereksinimini iln etmiler ve geleneksel toplumun
baskc dogasn eletirmilerdir.
Ancak ABDli yazar Kate Millett (dog. 1934) ve Kanadal yazar Shulamith Firestone (dog.
1945) gibi eylemcilerin almas ile radikal feminizm, yerleik liberal ve sosyalist geleneklerden
ayr duran sistematik cinsel bask teorisi gelitirebilmiti. Radikal feminizmin temel zelligi, cinsel
basknn toplumun en temel zelligi oldugu ve diger adletsizlik biimlerinin -snf istismar, rksal
nefret vs.- ikinci derecede kaldg inancdr. Toplumsal cinsiyetin, en derin sosyal uurum ve siyas
adan en nemli konu olduguna inanlr; bu konu rnegin, sosyal snf, rk veya milletten daha

nemlidir. Dolaysyla radikal feministler, tpk sosyalistlerin kapitalist kelimesini ekonomik is


tismarn nemine dikkat ekmek iin kullandklar gibi, cinsel basknn temel roln vurgulamak
iin toplumun ataerkil olarak anlalmas ve tarif edilmesini isterler. Bylece ataerkillik, toplum
sal cinsiyete ilikin sistematik, kurumsallam ve yaygn bir cinsiyet bask srecine iaret eder.
Kate Millett da Sexual Politics te ( Cinsel Siyaset, 1970) ataerkilligi btn siyas, sosyal ve eko
nomik yaplardan geen ve her tarihsel ve geici toplumlarda ve de temel dinlerde bulunan sosyal
bir degimez olarak tarif etmitir. Kadn ve erkegin farkl rollerinin temeli artlanma srecinde
yatar: Erken yalardan itibaren kzlar ve erkekler ok belirgin toplumsal cinsiyet kimliklerini, ka
bul etmek iin tevik edilirler. Bu sre byk lde aile iinde, ataerkilligin temel kurumu nda,
gerekleir ancak, edebiyat, sanat, kamusal hayat ve ekonomide de grlr. Millett, 1960larda ve
1970lerin balarnda Siyah G hareketinden etkilenen bir fikir olan bilinli ykseltme ( cons
ciousness rising) sreci ile ataerkillige meydan okunmasn nerdi. Tartma ve egitim ile kadn

lar, toplumlarna yaylan ve onu ekillendiren cinselligin farkna varabilir ve ona daha iyi meydan
okuyabilecek durumda olabilirler. Bylece kadnn zgrlemesi devrimci bir degiiklik gerektirir:
Aile kurumu yklmaldr ve toplumun her dzeyinde ilerlik gsteren kadnlara yaplan psikolojik
ve cinsel bask yok edilmelidir.
Firestoneun The Dialectic of Sex ( Cinsiyetin Diyalektigi, 1972), cinsiyet ayrm asndan sosyal
ve tarihsel srelerin o zaman bile ok aba isteyen aklamasna giriti. Firestone, sosyal snf ye
rine cinsiyet kategorisini koyarak kadnn roln incelemek iin Marksist teoriyi uyarlad. Firestonea gre cinsiyet ayrmlar sadece artlanmadan degil biyolojiden de kaynaklanyordu. Kadnlarn
bebek dogurabilme geregi, biyolojik aile dedigi kurum iinde dogal bir i paylamna neden
olmutur. ocuk dogurarak kadnlar, srekli biyolojinin merhametine bagldr ve dolaysyla o
cuklar gibi fiziksel adan hayatta kalmalar iin erkeklere bagmldrlar. Yine de Firestone, ataer
killigin dogal veya kanlmaz oldugunu kabul etmiyor. Ona gre kadnlar, biyolojik dogalarn
aabilirler ve Havvann laneti nden kaabilirler. Firestone, modern teknolojinin kadnlar hami
lelik ve dogum yknden kurtararak gerek cinsel eitlik umudunu getirdigine inanyor. Hamile
lik, dogum kontrol ile engellenebiliyor veya krtaj ile sonlandrlabiliyor; ancak yeni teknolojiler,
ayrca, test tplerinde yapay retim ile hamileligi nleme ve ocuk yetitirme sorumluluklarn
sosyal kurumlara devretme imkn da saglyor. Baka bir ifadeyle biyolojik retim sreci, siberne
tik kullanlarak laboratuarlarda gerekletirilebiliyor ve bylece kadnlara tarihte ilk defa biyolojik
aileden kama ve erkeklerin gerek eitleri olarak topluma katlma ans sunuyor.
Kate Millett ataerkilligin kklerini sosyal artlandrmada, Firestone ise biyolojide grmesi
ne ragmen zglemenin erkek ve kadn arasndaki toplumsal cinsiyet farkllklarnn azaltlmas
ve nihayetinde ortadan kaldrlmasn gerektirdigi konusunda hemfikirlerdi. Her ikisi de cinsle
rin gerek dogasnn eit ve ayn olduguna inanyordu; bu gerek [toplumsal cinsiyet] ya ataerkil
kltrn etkisiyle ya da kadnlarn rahimlerle birlikte dogmas ansszlgyla sakl tutuluyor. Her
ikisi de insan dogasnn temelde iki eeyli (androjen [androgynous] ) oldugunu kabul ediyor. Ancak
radikal feminizm, bir dizi farkl unsurlar ierir, bunlardan bazlar erkek ve kadn arasndaki temel

Feminizm indeki Gerilimler (2) [Radikal - Liberal]

R adikal Feminizm

Kadnn zgrlemesi (emancipation)


Ataerkillik
Kz kardelik
Kiisel siyasdir
zel alan degitir

Liberal Fem inizm

Kadnn zgrlg
Toplumsal cinsiyet eitsizligi
Bireyselcilik
Geleneksel siyaset
Kamusal/zel ayrm

Toplumsal cinsiyet eitligi

Kamusal alana giri

Cinsiyet siyaseti

Eit haklar/frsatlar

Devrimci degiim
Bilin ykseltme

Reform/aamaclk
Siyas eylemcilik

ve degimez farkllklar vurgular. Buna bir rnek zellikle Fransa ve ABDde gl olan "kadn le
hine konumdur. Firestoneun kadnn ocuk dogurma ve ocuk bytme lnetinden kurtarlmas
gerektigi inancnn tam aksine bu konum, olumlu dogurganlk ve annelik erdemlerini ver. Kadn
lar daha fazla erkek gibi olmaya almamaldrlar. Onun yerine kadnlar birbirine baglayan kz
kardelik bagn grmeli ve kucaklamaldrlar. Dolaysyla kadn lehine konum, kadnn tutum ve
degerlerinin erkeginkinden farkl oldugunu kabul ediyor, ancak erkeklerin asla tamamen takdir
edemeyecegi ve gelitiremeyecegi yaratclk, hassaslk ve ilgililik zelliklerine sahip olduklarndan
kadnlarn baz alardan erkeklerden stn olduklarna iaret ediyor. Bu tr fikirler, Dokuzuncu
Blmde ele alman eko-feminizm ile ilikilendirilmitir.
Erkek ve kadn arasndaki degimez farkllklarn kabul edilmesi, baz feministleri kltrel bir
feminizme dogru gtrmtr; bu hareket, siyas aktiflik ieren bozuk ve saldrgan erkek dnya
sndan, siyasetten uzak, kadn merkezli bir kltr ve hayat tarzna geri ekilme ile aklanabilir. Baz
feministler tam tersine siyas bakmdan iddial ve hatta devrimci olmutur. Cinsiyet farkllklar d o
galsa ataerkilligin kkleri erkegin kendi iinde yatar. Btn erkekler, fiziksel ve psikolojik adan
btn kadnlar a bask yapma egilimindedir; baka bir ifadeyle erkekler dmandr. Bu, aka
feminist ayrmclga nderlik etmektedir. Erkekler saldrganlk, hkimiyet ve yok etmeye adanm
baskc bir cinsiyet snf n oluturur; dolaysyla kadn cinsiyet snf evrensel kurbandr. r
negin Susan Brownmillerin Against Our Willi (rademize Karn, 1975), erkegin kadna fiziksel ve
cinsel istismar sreci ile hkmettigini vurgular. Erkekler bir tecavz ideolojisi yaratmtr, bu ise
btn erkeklerin btn kadnlar bir korku hlinde tuttuklar bilinli bir aaglama sreci anla
mna gelir. Brownmiller erkeklerin kadnlara tecavz ettiklerini nk, biyolojik adan tecavz
etme kapasitesi ne sahip olduklarn ve tecavz etmeyen erkeklerin bile yine de kadnlar arasnda
tecavzn neden oldugu korku ve endieden faydalandklarn ileri srer.

Bu ynde argman getiren feministler, bunun kadnn kiisel ve cinsel davrann ok etkile
digine inanrlar. Cinsel eitlik ve uyum imknszdr, nk erkek ve kadn arasndaki btn ilikiler
bask iermek durumundadr. Dolaysyla heteroseksel kadnlarn, tam olarak gerek dogalarn
gremeyen ve kadn kimlikli olamayarak erkek kimlikli oldugu varsaylr. Bu ise siyas lezbi
yenlige neden olmutur, yani cinsel tercihin kadnlar iin siyas adan nemli bir mesele oldugu
ileri srlr. Sadece bekr kalan veya lezbiyenligi seen kadnlar kendilerini erkek basksndan ka
abilen kadn kimlikli kadnlar olarak grebilir. Ti-Grace Atkinsonun ifade ettigi gibi, feminizm
teoridir; lezbiyenlik ise uygulamadr. Ancak ayrmclk ve lezbiyenlik konular kadn hareketini
derin biimde blmtr. Feministlerin ogunlugu, bu tr uzlamaz konumlar geleneksel erkek
toplumuna yaylan kadn nefretinin arptlm bir yansmas olarak gryor. Bunun yerine cinsi
yet eitligi hedeflerine ve cinsiyet ayrm taraftar olmayan bir toplumda erkek ve kadn arasnda
uyum saglamann mmkn olabilecegi inancna sdk kalyor. Bu yzden cinsel tercihin kesinlikle
bir kiisel tercih olduguna ve siyas bir bagllk meselesi olmadgna inanyor.

Yeni Fem inist Gelenekler


1960lardan beri feminizmi liberal, sosyalist ve radikal olmak zere ayrm asndan incelemek
gittike daha zor hle gelmitir. ekirdek gelenekler iindeki ayrmlar bazen derinlemi bazen
de gelenekler arasndaki ayrmlar belirsizlemitir. Ayrca yeni feminist akmlar da ortaya kmtr.
Bu yeni akmlar, ok eitli etkilere dayansalar da farkllk meselesine ve zellikle de farkllg sade
ce erkek ve kadn arasndaki ilikiye degil de daha ok kadna uygulama istegine ortak bir ilgiyi yan
strlar. Yeni feminist geleneklere psiko-analitik feminizm, post-modern feminizm, siyahi feminizm
ve lezbiyen feminizm dhildir. De Beauvoir (bkz. s. 250), Friedan (bkz. s. 237) ve Kate Millett
gibi feministler, genelde psikoanalizi ve zellikle, de hadm kompleksi ve penis kskanlg gibi
teorileri apak kadn dmanlgnn kant olarak grerek Sigmund Freudu (1856-1939) iddetle
eletirmilerdir. Ancak Juliet Mitchellin nclk yapan Psychoanalysis and Feminism ( Psikoanaliz
ve Feminizm, 1974) almasndan balayacak olursak feministler, zellikle Jacques Lacan ( 1901-

1981) gibi dnrlerin gelitirdigi hliyle Freudun almalar ile uzlamlardr. Psikoanalitik
feminizmin temel zelligi, erkek ve kadnlarn toplumsal cinslerinin zelliklerinin verildigi ve cin
siyet farkllklarnn biyolojik degil de psikolojik biimde oluturuldugu sreci anlamaktr.
Post-modern veya post-yapsalc feministler, erkek ve kadn arasnda temel farkllklarn oldu
gunu ileri sren kltrel feminizm gibi feminist hareketlerle ters dmlerdir. Onlara gre sabit
kadn kimligi yoktur, kadn fikri kurmacadan baka bir ey degildir. Ancak kadn/erkek ayrmn
sorgulayarak post-modern feminizm, belki de kadn hareketinin fikrine glge dryor. Siyah
feminizm, feminizm iinde rk farkllklarn gz ard eden ve cinsiyetlerinin erdemiyle kadnla
rn yaygn bir baskya dayanmalarn neren egilime meydan okumutur. zellikle ABDde gl
olan siyah feminizm, cinsiyet ayrmclg ve rklg baglantl bask sistemleri olarak tanmlyor ve

renkli kadnlarn kar karya kaldg cinsiyet, rk ve ekonomik olumsuzluklarn karmaklgn


vurguluyor. Lezbiyen feminizm ok eitli ekillerde grlr. Baz durumlarda lezbiyenlik, radi
kal feminizmin siyas ifadesi, yani ataerkillikten kaan ve kadn kimlikli olan btn kadnlarn
ulaabilecegi bir ara, olarak kabul edilir. Ancak baka lezbiyen feministler, homoseksel kadn
ve heteroseksel kadnlarn deneyimi arasndaki fark vurgularlar. Dolaysyla lezbiyen feministler,
homoseksellik korkusuna, homofobiye kar mcadeleyi, ataerkillige kar verilen mcadele ka
dar nemli bulurlar.

21. Y Z Y IL D A F E M N Z M
Baz alardan feminist teori, 1960larn sonu ve 1970lerin banda en st yaratclk ve radikallik
noktasna ulamt. O zamandan beri kadn hareketi de gemitir ve post-feminizmi tar
tmak moda hline gelmitir. phesiz, feminizm birok zorlukla yzlemitir. lk olarak kadn
hareketi gittike blnm ve birbiriyle ilikisiz fikirlerden oluan bir hareket hline gelmitir; ger
ekten de bazlar kadn hareketinin hl anlaml olup olmadgn sorgulamaktadr. Kadnn roln
gelitirme ortak inanc ile birleilmi olsa da bunun nasl elde edilebilecegi ve uygulamada ne anla
ma geldigi konusunda feministler hemfikir degildirler. Ayrlklar uzun zamandr var -reformist ve
devrimci feministler arasnda, radikal ve sosyalist feministler arasnda ve ayrlklk ve lezbiyenlik
gibi ok atmal konularda bu grld. Ancak fuhu, pornografi ve sansr, krtaj, annelik, rk ve
etniklik, refah devleti vs. gibi konular ile ortaya kan ayrmlar ile bunlar hzla ogalmtr. Bu ka
dar geni konu ve ilgi alannn olmas feminizmin gszlgnden ok gcnn bir gstergesidir.
Gerekten de bu; feminizmin, siyas bir hareketten diger ideolojiler gibi birbirine rakip gelenekleri
ieren siyas bir ideolojiye dntgn vurgulamaya yardmc olur.
Bir baka sorun, zellikle 1980lerde feminizmin dman siyas bir evrede hareket etmesiy
di. slm lkelerinde fundamentalizmin (bkz. s. 287) ilerlemesi, kadnlarn kamusal hayattan ve
siyasetten karlmasna, yasal haklarnn kaldrlmasna ve rtnmeye geri dnlmesine ynelik
baskyla kendini da vurdu. Feminizme kar bir baka muhafazakr geriye dn sanayilemi
Batda da grld. 1980lerde hem Thatcher hem de Reagan ynetimi, rnegin, kadnn ev hanm
ve anne olarak geleneksel roln vurgulayarak ve aile degerlerinin restorasyonuna agr yaparak
aka anti-feminist duru sergiliyordu. Yeni Sag, sadece dogal oldugu iin degil ayn zamanda
sosyal dzen ve istikrar garantr olarak grldklerinden aile lehine ataerkil deger ve fikirleri
yeniden gndeme getirmeye almtr. rnegin genlik arasnda su ve ykclgn ( vandalism)
artmasnn nedeni, alan annelere yklenmiti ve hem ngiltere hem de A B D de anneler, gele
neksel aileyi tehdit ettikleri ve refah ykn arttrdklar gerekesiyle sulanmlard. Bunlar, Susan
Faludinin Backlash ( Geriye Dn, 1991) kitabnda suu feminizme at sendromu olarak adlan
drdg konuya birtakm rneklerdir. Ancak ayn zamanda bu tr anti-feminizm, kadn hareketine
dolayl iltifat saglamtr. Geleneksel sosyal ve din degerleri yeniden savunma abas, kadnlarn

yerleik tutumlar sorgulamalarn ve geleneksel cinsiyet rollerini yeniden gzden geirmelerini


desteklediginden feminizmin baarsn yanstmtr.
21. Yzylda feminizm, birok ilk hedefine ulatgndan veya ulamakta oldugundan da baz
sorunlarla kar karya kalyor; bu konu post-feminizmin temel eletirisi olmutur. 20. Yzyln
balarnda seme hakk nasl kazanldysa ikinci dalga feminizmi de krtaj, eit deme yasas, ay
rmclk kart yasalar ve egitim ile siyas ve profesyonel hayata daha rahat giri iin birok lkede
kampanyalar yrtmtr. Hatta bazlar feminizm zaferinin, eskilerin ovenist darkafal olmayan
ve kadns unsurlaryla bark ve de simetrik aile iinde ev ile aile sorumluluklarn paylamaya
hazr yepyeni bir erkek trnn ortaya kmasnda grldgn ileri srer. Erkek hareketi ad ve
rilen oluum, gerekten de baz konularda ok daha ileri gidildigini, erkeklerin toplumsal cinsiyet
politikalarnn kurban hline geldiklerini ve ondan bir fayda saglamadklarn tartmlardr. Bu
bak as, feminizmin geliiminin fazla ileri gittigini ileri srer. Geleneksel erkek mesleklerinin
azalmasyla yzleen, iyerinde ve evde kadn kaynakl rekabet ile karlaan ve ekmegi kazanan
sfat elinden alman erkekler, zellikle de gen erkekler, kadnlarn olan bir gelecekle baedemeyen
baarszlk kltrne geri ekilecektir.
Btn bunlarla yzleen kadn hareketi, radikallemeden kesinlikle uzaklaan bir sreten
gemitir. Hareketin militan ve devrimci kanad, gittike marjinallemekte ve feminist literatr her
eyin yeniden gzden geirildigine dir ak kantlar sunmaktadr. Friedann The Second Stagei
( kinci Aama, 1983) ve Greerin Sex and Destin/si ( Cinsiyet ve Kader, 1985) ocuk dogurma ve

anneligin nemini vmler ve geleneksel toplumsal cinsiyet rollerini destekledikleri iin radikal
feministlerin eletiri oklarn zerlerine ekmilerdir. Dahas yeni feminist dnrler, 1960 ve
1970lerdeki hemcinslerine gre daha ikonoklast (yerleik inanlara kar kan) ve siyas adan
daha az radikallerdirler. rnegin Camille Paglia (1990); kadnlarn kurban imajm eletirmi ve
kendi cinsiyet ve kiisel davranlar iin daha fazla sorumluluk almalar gerektigini savunmutur.
Post-feminizmin temel yanlgs, en briz cinsiyet ayrmclgna dayal basknn yenildigi ve
dolaysyla toplumun artk ataerkil olmadgdr. phesiz gittike daha fazla kadn alyor, Batl
lkelerde ogunluk evli kadnlardan oluur. Ancak erkeklerin baarszlk endielerine ragmen d
k maal, dk statl ve genelde yar zamanl ilerde alanlarn ogunlugu yine kadnlardr.
Kadnlarn da hl gl kadnlk ve gzellikle zde kimliklerinden dolay erkeklere gre daha az
kontrole sahiptirler ve aile iinde ikincil bir rol oynamaya ve toplumda yetersiz temsil edilmeye
devam ederler. Greer The Whole Womanda ( Btnyle Kadn, 1999) kadnlarn her eyi olmas
fikrine meydan okumutur; ona gre zgrleme hedefi braklm ve daha fazla erkek gibi olmak
iin asimile olmaya dogru giden szde bir eitlik seilmitir. Bu, ataerkilligin kendini her nesil ye
nilemesine imkn verip kadnlar yapmack zgrleme ekilleri yaratarak ikincil konuma sokmak
tadr. Gayet basit ifade edecek olursak feminizm, ataerkillik var oldugu srece hayatta kalacaktr.
Ancak 21. Yzylda feminizmin karlatg temel zorluk, toplumsal cinsiyet ilikisinin degien do
gas ve post-feminizm mitini ykmaya ilikin bir anlay gelitirebilecek uygulanabilir ve tutarl bir
nc dalga oluturmaktr.

leri Okumalar
Beasley, C., What is Feminism? (Londra: Sage,1999). Feminist teori iinde modern gelimeleri de ele alan
feminizm dogasna ilikin yararl bir inceleme.
Bryson, V. (Campling, J. ile birlikte), Feminist Political Theory: An Introduction (Basingstoke: Macmillan, 2003).
Feminist teorilerin eitleri ve geliimi iin kapsaml ve ulalabilir bir giri.
Coole, D., Women in Political Theory: From Ancient Misogyny to Contemporary Feminism -2. Ed. (Hemel Hem
pstead: Harvester Wheatsheaf, 1993). Kadn dmanlgnn tutundugu farkl ekilleri vurgulayan Batl
siyas dncede kadnlara kar tutum biimlerini gzler nne seriyor.
Elshtain, J. B., Public Man, Private Woman: Women in Social and Political Thought (Oxford: Martin Robertson,
1981). Temel Batl dnrler teorilerinde grldkleri biimde kamusal ve zel fikirlerine feminist
adan eletirel bir yaklam.
Freedman, J., Feminism (Buckingham ve Philadelphia, PA: Open University Press, 2001). Feminist teori ve
pratikteki temel tartmalarn bir ksm iin ksa, ak ve gncel bir giri.
Schneir, M., The Vintage Book of Feminism: The Essential Writings of the Contemporary Women's Movement
(Londra: Vintage , 1995). Temel agda feminst teorilerden alnm yazlardan oluan faydal ve kap
saml bir derleme.
Squires, J., Gender in Political Theory. (Cambridge ve Malden, MA: Polity Press, 1999). Feminist siyas teorideki
temel konularla ilgili itinal ve geni kapsaml bir degerlendirme.

i\p 111

KKLER VE G E L M
Ekoloji kavram, 1866da Alman zoolog Ernst Haeckel tarafndan icat edilmitir. Kendisi bu te
rimi, Yunanca hanehalk veya habitat (bir bitki veya hayvann dogal ortam) anlamna gelen oikos
kelimesinden tretilmi olan bu kelimeyi, Haeckel, hayvann hem organik hem de inorganik ev
resiyle toplam ilikisinin aratrlmasna iaret etmek iin kulland. 20. Yzyln balarndan itiba
ren ekoloji, yaayan organizmalar ve evreleri arasndaki iliikiyi aratran biyolojinin bir alt dal
olarak grlmtr. Ancak zellikle 1960lardan beri byyen Yeil hareketinin kullanm nede
niyle siyas bir kavrama dnmtr. Yine de bu yeni ideolojinin ierigi konusunda hatr saylr
lde kafa karklg vardr.
Yeil, evre konular ve projelerine sempatizanlk gstermek amacyla 1950lerden beri kul
lanlm ve 1970lerin son yllarndan itibaren ilkin Alman Yeilleri (Die Grnen) olmak zere, git
tike daha fazla evreci parti tarafndan benimsenmitir. Ancak Yeil partilerin ortaya kmas, bu
kavramn geni evreci hareketlerin ilkeleri olmaktan ziyade bu tr partilerin belirli fikir ve politi
kalaryla ilikilendirilmitir. 1950lerden beri kullanlan evrecilik kavram ise insan hayatnn an
cak dogal evre baglamnda anlalabilecegi inanc ile aklanan teori ve fikirler ile ilikili kullanl
mtr. Byle olunca mevcut Yeil hareketinin destekledigi fikirler gibi belirli politika alanlarndan
ok ok eitli inanlar -bilimsel, dinsel, ekonomik ve siyas- kapsamaktadr. Ancak evreciligin
dezavantaj, bazen evreye dogal dnya hakknda geleneksel grleri temelde sorgulamadan eko
lojik krizlere cevap veren lml veya reformist bir yaklama atfta bulunmak iin kullanlmasdr.
Ekolojik dnce nin avantaj, ekolojinin temel nemini vurgulayarak geleneksel anlaylardan
nitelik bakmndan farkl bir siyas anlay yaklamn vurgulamasdr. Radikal sosyo-politik degi
im ve insan ile dogal dnya arasndaki ilikiyi temelden yeniden dnmeyi ne kararak ekolo
jicilik kendi bnyesi iinde bir ideolojiye dnmtr.
Modern evreci veya Yeil politikalar 1960lara kadar ortaya kmam olsa da ekolojik fikir
ler ok daha eskilere uzanr. Gnmz ekolojiciligin ilkelerinin, Toprak Ana kavramn vurgulayan
eski pagan ve Hinduizm, Budizm ve Taoizm dinlerine ok ey borlu oldugunu birok kimse ileri
srer. Ancak byk lde ekolojik dnce, sanayileme srecine bir tepkiydi ve yle olmaya da
devam edecek. Bu durum, ehir ve sanayi hayatnn yaygnlamas ideal krsal bir hayat nostaljisi
yarattgnda aka grlyordu, bu ayn zamanda Thomas Hardy gibi roman yazarlar, ngiliz li
berteryen sosyalist William Morris (1934-1996) ve Peter Kropotkin (bkz. s. 203) gibi siyas d
nrler tarafndan aga karlmtr. Sz konusu tepki, en hzl ve dramatik sanayileme srecini
yaayan lkelerde en fazla hissedilmiti. 19. Yzyln sonlarnda rnegin Almanya yaklak otuz yl
iinde ngiltere ve A B D nin ekonomik gcne meydan okuyabilen bir sanayi gc hline gelmiti.
Bu deneyim Alman siyas kltrne derin izler brakt; kyl hayatnn saflg ve saygnlgna dir
gl mitler yaratt ve Alman genligi arasnda gl bir dogaya dn hareketine sebep oldu. Bu
tr romantik pastorallik 20. Yzylda milliyeti ve faistler tarafndan istismara mruz kald.
20. Yzyln sonlarndan beri ekolojik dncenin gelimesi, sanayileme ve kentlemenin

daha fazla ve yogun ilerlemesi sonucu meydana gelmitir. evre endiesi, ekonomik bymenin
hem insan soyunun hem de stnde yaadg gezegenin devamllgn tehdit ettigi korkusu nede
niyle daha iddetli bir hl almtr. Bu tr endieler, gn getike daha fazla literatrde yer almak
tadr. Bcek illar ve diger zira kimyasallarn fazlaca kullanm nedeniyle vah hayat ve insana
yaplan zararn bir eletirisi olan Rachel Carsonun The Silent Spring ( Sessiz Bahar, 1962) yazs,
artan ekolojik krize dikkatleri eken ilk kitap olarak grlr. Diger nemli nc almalara Ehrlich
ve Harrimann How to be a Survivor? (Nasl Hayatta Kalnr?, 1971), Goldsmithin Blueprint fo r
Survival ( Hayatta Kalamann Ayrntl Plan, 1972), gayr resm BM raporu Only One Earth ( Tek
Bir Dnya, 1972) ve Roma Kulbnn The Limits to Growth ( Bymenin Snrlar, 1972) dhildir.

Ayn zamanda nkleer enerji, kirlilik ve fosil yaktlarnn yok olan rezervleri tehditleri gibi evreci
konular vurgulayan yeni nesil eylemci bask gruplar olumutur; bunlara rnekler Greenpeace
ve Friends o f the Earthdr. Worldwide Fund for Nature gibi daha yerleik ve geni gruplar ile bu
gelime, halka iyi duyurulan ve gittike glenen evreci bir hareketin ortaya kmasna neden
olmutur. 1980'lerden beri evrecilik sorunlar birok sanayilemi lkede var olan Yeil partiler
tarafndan siyas gndemin balarnda tutulmaktadr.
evreci politikalar, kirlilik, koruma, asit yagmuru, sera etkisi ve kresel snma gibi konulara
dikkat ekmitir, ancak evreciler bunlarn sadece tek konulu bir lobi grubu oldugunu kabul et
mezler. lk olarak evreci hareket, ok daha geni bir konu yelpazesine dikkatleri eker. rnegin Al
manyadaki Yeiller; kadnn rol, savunma ve silhszlanma, refah devleti ve isizlik ve de Alman
yann Nazi gemiinin yeniden ele alnmasnn gerekliligi, ayrca daha dar evrecilik konular iin
kampanya yrtmtr. Daha nemlisi ekolojistler dnyay daha iyi anlamak ve aklamak iin bir
dizi yeni kavram ve degerler gelitirmilerdir. Ekolojik dnce, geleneksel siyas inanlardan ayr
durur. nk onlarn gz ard ettikleri bir aratrmadan yola kar: nsanlar btn yaayan orga
nizmalara ve daha geni biimde ifade edecek olursak hayat ag na (Capra, 1996) baglayan kar
lkl ilikiler bir incelemeyle balar. Bu nedenden dolay ekolojik dnceyi, yerleik sag-sol siyas
ayrm iine koymak veya yerleik doktrin ve felsefeler asndan anlamak zordur, hatta imknszdr.
Alman Yeillerinin sloganndaki gibi: Ne sag ne de sol, yalnzca ileri!.

DOgAYA D N - A N A T EM A LA R
Ekolojistler, geleneksel siyas dncenin zerine kurulmu oldugu en temel varsaymlar eletirmek
tedir. Geleneksel doktrin ve ideolojiler, insan merkezlidir. Ekolojistlere gre bunlar, insann varlgn
merkez olduguna inanmalaryla trajikomik bir hataya dyorlar. David Ehrenfeld (1978), buna
hmanizmin kibirliligi adn vermitir. rnegin geleneksel dncenin dnyay inceledigi katego
riler insanlar ve insan gruplardr -birey, sosyal snf, cinsiyet, uyruk ve insanlk gibi. Dahas, ebed
degerleri insan ihtiya ve karlarn yanstan degerlerdir -zgrlk, eitlik, adlet ve dzen gibi. Eko
lojistler, sadece insanlarn ele alnmasnn insan tr ve dogal evresi arasndaki ilikiye zarar verdigini

ve onu bozdugunu ileri srerler. Dnyay ve stnde yaayan trleri koruyup onlara sayg gstermek
yerine insanlar, John Lockeun (bkz. s. 54) ifadesiyle dogann hkimleri ve sahipleri olmaya al
mlardr. Bu adan doga, fethedilmeli ona kar savalmak ve stnde ykselmelidir.
Ekolojik dnce, yeni bir siyaset tarzn temsil eder; nsanlk veya insan ihtiyacndan yola
kmaz, dogay insan tr de dhil yaayan trler ve dogal evre arasndaki degerli ama krlgan ili
kilerden oluan bir ag olarak grr. nsanoglu artk merkez konumda degil, dogann ayrlmaz bir
paras olarak grlr. Dolaysyla insanlar, tevazu, lmllk ve nzikligi hayata geirmek ve de bilim
ve teknolojinin btn sorunlarn zebilecegi yanl hayli terk etmek zorundadr. Bu vizyona an
lam katmak iin ekolojistler, bilim alannda yeni kavramlar bulmaya ve din ile mitoloji alanlarndan
eski kavramlar yeniden kefetmeye zorlandlar. Ekolojik dncenin temel konular unlardr:
Ekoloji
Btnclk
Srdrlebilirlik
evre ahlk
Kendini gerekletirme

Ekoloji
Btn Yeil dncelerin ana prensibi ekolojidir. Ekoloji, organizmalarn evde veya kendi d o
gal hayat alanlar iinde incelenmesi anlamna gelir ve biyolojinin ayr bir dal olarak gelitirip bit
kiler ile hayvanlar, canl ve cansz unsurlardan oluan kendi kendini dzenleyen dogal sistemler
-ekosistemler- tarafndan srdrlr. Ekosisteme basit rnekler tarla, orman, gl ve hatta glckler
dir. rnegin bir gln zemininde duran kelti, eitli bitki trlerini destekleyen besinler ierir. Bu
bitkiler, oksijen ve gda saglar ve bylece glde yaayan balk ve haaratn devamllg saglanr. Bitki
ve hayvanlar ldgnde bedenleri rr ve srekli bir dnme sreci olan keltiye besinler bra
kr. Btn ekosistemler, kendi kendini dzenleyen bir sistem araclgyla uyum ve denge durumuna
meyillidir. Yiyecek ve diger kaynaklar yeniden dntrlr ve hayvan, haarat ve bitkilerin says,
dogal olarak elde edilebilen yiyecek tedarigine gre kendini ayarlar. Ancak bu tr ekosistemler tama
men kapal veya kendi kendini devam ettirme zelligine sahip degildir; her biri diger ekosistemlerle
karlkl etkileim iindedir. Bir gl ekosistem oluturabilir, ancak akarsular araclgyla temiz suyla
beslenmeye ve Gneten s ve enerji almaya ihtiyac vardr. Buna karlk gl, kylarnda yaayan
trlere, buna insanlar da dhil, su ve gda saglar. Dolaysyla dogal dnya karmak ekosistem aglarn
dan oluur; bunlarn en byg ekosfer veya biyosfer diye de adlandrlan kresel ekosistemdir.
Bilimsel ekolojinin geliimi, dogal dnya ve iindeki insanlarn yeri konusundaki fikirlerimizi
radikal biimde etkiledi. Ekoloji, insanoglunun dogann sahibi oldugu fikri ile atr ve bunun ye
rine u ana kadar gz ard edilen hassas bir karlkl iliki agnn insan toplulugunu hatta btn insan

Doga zerine Bak Alar


Liberaller, dogay insan ihtiyalarnn karlandg bir kaynak olarak grrler, ve bu yzden, insann doga ze
rindeki hkimiyetini ndiren sorgularlar. Kendiliginden bir deger tamayan doga, ancak insan emegiyle dn
trlerek veya nsan amalara ynlendirilerek deger kazandrlabilir.
Muhafazakrlar, genellikle, dogann, nsan varoluu ekillendiren ahlksz bir kavga ve sertlik tarafndan karakterize edilen tehditkr, hatta zlim bir portresini izerler. nsanlar "muhteem varolu halkas"nn iinde olan
dogann bir paras olabilir, insann stnlg ona dogann korucusu olarak bir stat baheder.

Sosyalistler, liberaller gibi dogay bir kaynak olarak grp yle davranrlar. Bununla birlikte, sosyalizmin iin
deki romantik veya pastoral gelenek, dogann gzelligini, ahengini ve zenginligini ver ve insan m utlulugunu
dogaya yaknlkta ararlar.
Anaristler, genellikle, regle edilmemi henge ve bymeye vurgu yapan doga grn benimserler. O
yzden doga, insanlara sosyal organizasyonlarn sosyal ekoloji formunda uygularlarsa bilgece olan basit ve den
geli bir model sunar.
Faistler, genellikle, igdsel gc ve ilkel hayat glerine vurgu yapan, karanlk ve mistik bir doga grn
benimserler; doga insanlarn km entelektalizmini yok etmeye muktedirdir. Doga, vah bir kavga ve dngsel bir yeniden retim tarafndan karakterize edilir.
Feministler, dogann yaratc ve yumuak huylu oldugunu varsayarlar. Erkekler, -kltrn yarattklar- dogayla
uyum iinde degilken ya da onunla atma halindeyken, dogurganlklarna ve egitme yeteneklerine dayanarak,
kadnlarn, genellikle dogaya yakn olduklar ve dogal glerle uyumlu olduklar dnlr.
Ekolojistler, zellikle derin ekolojistler, insanlar insan olmayanlar ve hatta cansz dnyay kapsayan dogay
birbirine bagl bir btn olarak grrler, Doga bazen bilgeligin ve "dogru hayatn" kaynag olarak grlr, insann
mutlulugu dogaya egemen olma abasndan degil ona yakn olmak ve sayg duymaktan kaynaklanr.
Din fundamentalistler, dogay lh bir yaratln ifadesi olarak grrler: "Doga"Tanr'nn bahettigidir. Bu
gr dogaya kar saygy bir grev olarak ima edebilirse de ayn zamanda dogann insan amalarn tatmin
etmek iin zel olarak yaratldgn da ileri srebilir.

____________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________ J

trn korudugunu ileri srer. Ekolojistler, nn grmeyen ve tutkulu madd zenginlik arzular
iinde dogann dengesi ni bozup insan hayatn mmkn klan ekosistemleri tehdit etmeleri nede
niyle insanoglunun, u anda bir evre felketiyle kar karya olabilecegini sylyorlar. Bu, ok e
itli yollarla gereklemitir. nsan nfusunun Dnya zerindeki ar art; kmr, petrol ve dogalgaz gibi snrl ve yeri doldurulamaz yakt kaynaklarnn tketilmesi; Dnya iklimini dzenleyebilen
ve havay temizleyen tropik yagmur ormanlarnn yok edilmesi; besin maddelerinde kimyasal, hormonal ve diger katk maddelerinin kullanm ve insan trnn hkimiyetiyle e zamanl gerekleen
baz trlerin yok olmasndaki hzl art nedeniyle ortaya kan biyo-eitlilik tehdidi buna dhildir.
Ekolojik dnce, doga ve iindeki insann yeri konusunda tamamen farkl bir gr sunar;
bu gr insan merkezli olmaktan ok evre merkezli veya doga merkezlidir. Ancak Yeil veya

Ekolojik Dnce indeki Gerilimler (1) [Derin - Sg]

"D e rin " Ekoiojizm

Ekolojizm
evre-merkezcilik
Mistisizm/gizemcilik
Doga
Radikal btnclk
Dogadaki deger
Canl-merkezli eitlik

" S g " Ekolojizm

evrecilik
"Hafif" insan merkezciligi
Bilim
insanlk
Gnlsz btnclk
Arasal deger
Beer olmayan dogay korumak

Hayvan haklar

Hayvan refah

Byme kart

Srdrlebilir byme

Ekolojik bilin

Kiisel geliim

evreci dnrler, ekolojik fikirleri eitli yntemlerle uygulamlar ve bazen ok farkl sonular
karmlardr. evreci hareket iindeki en nemli ayrm, Norveli filozof Arne Naessin (1973)
sg ekoloji ve derin ekoloji ayrmdr. Sg [ekoloji] perspektifi, ekoloji derslerini kabul eder,
ancak onlardan insan ihtiyac iin faydalanr. Baka bir ifadeyle dogal dnyay korur ve seversek
dogann da insan hayatn srdrecegini iddia eder. Bu gr, nfus artn denetleme, snrl, ye
nilenemeyen kaynaklarn kstlanmas ve kirliligi azaltma gibi meselelere zel ilgi gsterir.
Derin ekolojistler, sg evreciligi gizli bir insan merkezcilik anlayna sahip oldugundan ele
tirirler ve onun esas amacnn gelimi lkelerdeki insanlarn refah ve zenginligini korumak oldu
gunu ileri srerler. Derin [ekoloji] perspektifi, insann bir ekilde diger trlerden ve hatta dogadan
stn oldugu inancn tamamen reddeder. nsan hayatnn amacnn dogadan destek almak degil
dogay desteklemek oldugu fikriyle ok daha radikal bir fikri gndeme getirir. Naessin evreci fel
sefe (ekosofi) adn verdigi ey, tamamen yeni ahlk bir vizyonun yan sra felsef ekolojiye dayanan
tamamen farkl yeni bir dnya grn temsil eder. Sg ekolojistler veya kendilerinin tercih ettigi
biimiyle hmanist ekolojistler, derin ekolojiyi mantksz veya mistik doktrinleri kabul ettigi veya
herhangi bir olayda, insan topluluklarna pek fazla hitap etmeyen tamamen gerek d zmleri
savundugu iin eletirirler. Alternatif Sosyal ekoloji eko-anarizmle birlikte degerlendirilecektir.

Holizm
Geleneksel siyas ideolojiler insanoglu ve doga arasndaki ilikiye hibir zaman cidd biimde
bakmamlardr. Tipik olarak insanlarn dogal dnyann hkimleri oldugunu varsaymlar ve d o

laysyla dogaya ekonomik kaynak gzyle bakmlardr. Bu anlamda zmn bir paras degil
sorunun bir paras olmulardr. The Turning Pointte ( Dnm Noktas, 1982) Fritjof Capra, bu tr
fikirlerin temelinin Ren Descartes (1596-1650) ve Isaac Newton (1642-1727) gibi bilim ada
m filozoflardan kaynaklandgn gstermitir. Dnya daha nceleri organik olarak grlyordu;
ancak 17. Yzyl filozoflar onu bir makine gibi ele almlardr; onun paralar, dikkatli tekrar edi
lebilen deneylerle gereklere kar hipotezleri test etme yntemleri de ieren yeni kefedilmi
bilimsel yntemlerle incelenebilir ve anlalabilirdi. Bilim, insan bilgisinde ok nemli ilerlemeleri
mmkn klm ve modern sanayi ve teknolojinin geliimi iin temel saglamt. Bilimin meyveleri
o kadar etkileyiciydi ki modern dnyada entelektel aratrma bilimselligin hkimiyeti altna gir
miti; bu inanca gre bilimsel yntem, geregi oluturmann tek gvenilir aracdr. Ancak Capra
Descartes-Newton paradigmas adn verdigi ortodoks bilimin gnmz evre krizinin felsef
temelini oluturdugunu ileri srer. Bilim dogay makine gibi grr; yani doga herhangi bir makine
gibi kurcalanabilir, onarlabilir, gelitirilebilir veya yerine bir ey konulabilir. Capraya gre insanlar
dogann hkmdar degil de bir paras olduklarn greneceklerse bu Newton dnya makinesi
yklmal ve yerini yeni bir paradigma almaldr.
Bu yeni paradigma aray iinde evreci dnrler, modern bilim ve eski mit ve dinlerden
etkilenen eitli teori ve fikirler ortaya atmlardr. Ancak bu fikirlerin arasnda en birletirici konu
holizm fikridir. Holizm (Dogann Btnlg) kavram 1926da bir Boer [Hollanda asll Gney
Afrika halk] generali ve Gney Afrikann iki kez babakanlgn yapm olan Jan Smuts tarafndan
bulunmutur. Bu kelimeyi, dogal dnyann bireysel paralaryla degil, ancak bir btn olarak an
lalabilecegi fikrini anlatmak iin kullanmtr. Smuts, bilimin indirgemecilik gnahn iledigine
inanr: almak iin her eyi paralarna ayrr ve her paray kendi iinde anlamaya alr. Bunun
aksine holizm btnn bireysel paralardan daha nemli oldugu inancna dayanr; gerekte
her parann sadece diger paralarla birlikte ve nihayetinde btnle anlam kazandgn ileri srer.
rnegin saglk biliminde bir hastalk, hastann bir btn olarak hayat iindeki dengesizlik degil
de nceleri belirli bir organn veya vcuttaki belirli hcrelerin rzalandg anlamna gelmi ve yle
tedavi edilmitir. Bu yzden ilgi, fiziksel semptomlarn tedavisine yogunlam, psikolojik, sosyal
ve evresel faktrler ise ihml edilmitir.
Bazlar bilimi, insanlara dogann nasl yagmalayacagn gsteren sulu olarak grse de diger
leri modern bilimin belki de insan dncesine yeni bir paradigma sunabilecegini ileri srerler.
rnegin Capra, Descartes-Newton dnya grnn birok bilim adam, zellikle de kendisi gibi
fizikiler tarafndan brakldgn syler. Yeni fizikin geliimi ile 20. Yzylda fizik, Newtonun
mekanistik ve indirgemeci fikirlerinin ok tesine gemitir. nemli gelime, geleneksel zaman ve
mekn kavramlarna meydan okuyan, izafiyet teorisinin sahibi Almanya dogumlu ABDli fiziki
Albert Einstein (1879-1955) ile 20. Yzyln balarnda gerekleti. Einsteinn almas, Niels
Bohr (1885-1952) ve Verner Heisenberg (1901-1976) gibi fizikiler tarafndan gelitirilen kuantum teorisi ile daha ileri gtrlmtr. Atom alt aratrmalardaki ilerlemelerden yeni fizik ortaya

kt ve mutlak veya nesnel bilgi fikri terk edildi. Fiziksel dnya bireysel molekller, atomlar veya
zerreciklerin toplam olarak degil, bir sistem ya da daha dogrusu bir sistemler ag olarak alglanyor.
Dnyaya ilikin sistemler gr sadece bireysel talar bir araya getirmeye degil ayn zaman
da sistem iindeki organizasyon ilkelerine de yogunlar. Bu yzden sistem iindeki ilikileri ve
btn iindeki eitli unsurlarn btnlemesini vurgular. Byle bir grn pek ok nemli yans
mas vardr. rnegin nesnel bilgi, imknszdr, nk gzlemleme eyleminin kendisi gzlemlenen
eyi degitirir. Bilim adam kendi deneyinden ayr degildir, aksine onunla ilikilidir; dolaysyla
zne ve nesne birdir. Benzer biimde sebep sonu kavramlar yeniden gzden geirilmelidir, nk
degiikliklerin bir tek, dogrusal sebebin bir sonucundan dolay degil de eitli faktrlerden oluan
bir agn iinde oluan bir sistemde gelitigi dnlr. Capra, hayatla ilgili byle bir sistemler g
rnn fizik alannda devrim gerekletirdigini, diger bilimleri de degitirme srecinde oldugunu
ve sosyal, siyas ve evreci sorunlarn incelenmesinde de uygulanabilecegini ileri srer. Ksaca yeni
fizik, artk ie yaramayan mekanistik ve indirgemeci dnya grnn yerini alabilecek bir para
digma saglayabilir.
Yeni kavram ve teorilerin alternatif ve zellikle de verimli bir kaynag ise dindir. Capra, The
Tao o f Physicsinde (Fizigin Taosu, 1975) modern fizik ve Dogu mistisizminin fikirleri arasndaki

nemli paralelliklere dikkat ekmitir. Hinduizm, Taoizm ve Budizm, zellikle de Zen Budizmi
gibi dinlerin her eyin tekligini veya birligini savunduklarn ve Batnn bu kefi ancak 20. Yzylda
yapabildigini ifade eder. Yeil hareketteki birok insan, Dogu mistisizmi cezbetmitir, nk onda
ekolojik bilgeligi ifade etmeyi saglayan bir felsefe ve de diger insanlar, diger trler ve dogal dnya
y sevmeyi destekleyen bir hayat tarz bulmulardr. Baka yazarlar ise insanoglu ve dogann lh
yaratma rnleri oldugunu kabul eden Hristiyanlk, Yahudilik ve slm gibi tek tanrl dinlerde
ekolojik ilkelerin var olduguna inanrlar. Bu artlarda insann Tanr nn yeryzndeki vekili oldugu
ve dolaysyla gezegeni sevme ve koruma grevini, stlendigi dnlr.
Ancak modern Yeiller iin en etkili kavram belki de Hristiyanlk ncesi ruhan fikirlere d
np baknca gelitirildi. lkel dinler, genelde, insan ve diger hayat biimleri, dolaysyla da canl
ve cansz varlklar arasnda bir ayrm yapmaz. Talar, nehirler, daglar ve hatta Tabiat Ana olarak
grlen Dnyann kendisi canldr. Tabiat Ana fikri, insan ve dogal dnya arasnda yeni bir iliki
ifade etmeye alan evreciler, zellikle daha sonraki blmde incelenecek olan eko-feminizme
scak bakanlar iin ok nem li olmutur. Gaia: A New Look at Life on Earthte ( Gaia: Dnyada
Hayata Yeni Bir Bak, 1979) James Lovelock (bkz. s. 266), gezegenin kendisinin canl oldugu

fikrini gelitirmi ve ona Yunan Dnya tanrs Gaia adn vermitir. Lovelock, Gaiay Dnyann
biyosferi, atmosferi, okyanuslar ve toprag olarak tanmlam ve Gaiann kendi varlgn devam
ettirmeye alan yaayan bir organizma oldugunu ileri srmtr. Lovelock bunu, Dnyann di
ger hayat biimlerinde grlen kendini dzenleyici davrana sahip oldugu temeline dayanarak
iddia etmitir. Gaia, homoestasis e; yani Gne sisteminde gerekleen dramatik degiimlere rag
men dinamik bir denge duruma ulamtr. Bunun en byk gstergesi, Gnein hayat balad
gndan beri %25ten fazla snmasna ragmen Dnyann ss ve atmosferinin yaps hemen hemen

James Lovelock (1919-....)

Kanadal atmosfer kimyacs, mucit ve evre teorisyeni. Comvvall'da yaayan bagmsz bir
bilim adam olan Lovelock, uzay programlarnda NASA ile ibirligi ve Mars'ta hayat arama
yntemlerinde danmanlk yapmtr.
Lo velo ck'u n Yeil harekete etkisi G aia ad verdigi (rom an yazar W illiam G oldin g'in nerisi ze

rine) dnya biyosferini karmak, kendini dzenleyici, yaayan "varlk" olarak tanmlamasndan
kaynaklanr. Gaia hipotezi, bu hipotezi bir ekosistem olarak Dnya'ya uygulamasyla ekolojik
fikri asa da Lovelock, teknoloji ve sanayilemeyi destekler ve "dogaya dn" mistisizmine ve Dnya'ya tapnmaya
kardr. Balca almalar unlardr: Gaia: A New Look at Life on Earth (Gaia: Dnya'da Hayata Yeni Bir Bak, 1979) ve
The Ages of Gaia: A Biography of our Living Earth (Gaia aglar: Yaayan Dnyamzn Biyografisi, 1989).

__________________________________________________________________________________ /

hi degiime ugramamasdr. Atmosferdeki oksijen oranndaki veya Dnyann ssndaki kk


bir degiiklik gezegendeki btn hayat biimlerini tehdit etmi olurdu. Lovelock Man and Gaia
(nsan ve Gaia) almasnda (1988, s. 63) ekosistemin nasl altgn tam anlamadan byle b
yk yaayan bir ekosistemi yok etmek, uu srasnda modern bir uagn kontrol sistemini skmek
gibidir uyarsn yapmtr.
Gaia dncesi, insanlarn gezegenin saglgna sayg gstermesi ve gzellik ve kaynaklarn
korumas gerektigi mesajn ifade eden ekolojikbir ideoloji ye dnmtr. Ayrca canl ve can
sz dnya arasndaki ilikiye devrimci bir bak asn da ierir. Lovelock, Dnyann kendisinin
canl oldugunu ve yaayan ve yaamayan Dnya y bir olarak grdgn ileri srmtr. rnegin,
Dnyadaki ogu kaya ve topragn dntrlm bitki, haerat ve diger hayat biimlerinden olu
tugunu ve buna karlk bitki ve diger trlere destek sagladgn vurgulamtr. Ancak Gaia felsefesi,
her zaman evreci hareketinin ilgi alanlaryla uyumaz. Sg ekolojistler, insan trnn hayatta kal
masn saglamak iin politikalar ve tutumlar degitirmek istemitir. Diger taraftan Gaia ise insan
merkezli degildir ve Gaia teorisi, gezegenin saglgnn, zerinde yaayan tek tek trlerden ok daha
nemli oldugunu ileri srer. Lovelock, fayda gren trlerin bir zamanlar Gaiann varlgnn devam
etmesini destekleyenler oldugunu ve Gaiann hassas dengesine bir tehdit oluturan her trn, u
anda insanlarda oldugu gibi, yok olmaya mahkum oldugunu syler.

Srdrlebilirlik
Ekolojistlerin iddiasna gre, btn ana siyas partilerce ( gri partiler ce) benimsenen geleneksel
siyas inanlarn temel yerlemi varsaymlar udur: nsan hayat madd gelime ve refah iin son
suz imknlara sahiptir. Dnyann birok yerindeki insanlar elli veya yz yl nce hayl edileme
yen bir hayat standard srdryorlar. Bilim ve teknoloji fakirlik ve hastalk gibi eski problemleri

Sanayicilik [Industrialism]

evreci teoriler tarafndan kullanlan sanayicilik terimi, kapitalizm ve sosyalizm, sag ve sol dnceyi kapsayan
bir "sper ideolojiyle baglantldr. Ekonomik bir sistem olarak sanayicilik, geni lekli retim, sermaye biriki
mi ve amansz bymeyle ayrt edilir. Bir felsefe olarak materyalizm, faydac degerler, bilime tamamen inanma
ve teknolojiye tapnmaya adanmtr. Dolaysyla birok ekolojist, sanayiciligin bir "sorun" olarak grr. Ancak
eko-sosyalistler, (sahiplik, kr ve piyasann rol gibi nemli konular gz ard eden) sanayicilikten ok kapitalizmi
sularlar; eko-feministler ise sanayiciligin kknde ataerkilligin yattgn ileri srerler.

zyor ve televizyon ve video, bilgisayarlar ve robotlar, hava yolu ve hatta uzay yolu gibi yeni
imknlarn nn ayor. Ancak evre merkezli bir bak asndan snrsz zenginlik ve madd re
fah vaatleri, Herman Dalynin (1974) dedigi gibi byme tutkusu (growthmania), sadece yanl
degil ayn zamanda evre felketinin temel nedenidir. Gerekten de Yeil dnrler, kapitalizm ve
komnizmi ayn kefeye koyarlar ve her ikisini de sanayileme rnekleri olarak tanmlarlar. Dola
ysyla Yeil ekonomi, zellikle Dnyaya bakmz ve ierdigi kaynaklar asndan, yeniden dn
mek iin, ekonomik faaliyetin dogas ve amac konusunda ortodoks/kat varsaymlara gerek duyar.
evreci, hareket iin zellikle etkili bir mecaz, uzay mekigi Dnya benzetmesi olmutur,
nk bu mecaz, snrl ve tkenebjlen zenginlik fikrini vurgular. Dnyann bir uzay gemisi ola
rak dnlmesi gerektigi fikri, ilk Kenneth Boulding (1966) tarafndan nerilmiti. Derin ekoloji
asndan bu teorinin olumsuz yan, gezegenin insan ihtiyalarna hizmet etmek iin var oldugu
eklindeki insan merkezli gr iermesidir: Dnya bir teknedir; bizim teknemizdir. Yine de uzay
mekigi Dnya kavram, kesinlikle, geleneksel snrsz kaynak ve imknlar inancn degitirmeye
hizmet eder. Boulding, insanlarn geleneksel olarak sanki bir kovboy ekonomisi nde, gei dne
minde Bat Amerikadaki gibi snrsz frsatlar olan bir ekonomideymi gibi davrandklarn ileri
srer. Boulding, bunun Amerikada oldugu gibi dncesiz, istismarc ve vah davran destek
leyecegini savunur. Ne var ki, uzay gemisi bir kapsldr ve dolaysyla snrl kaynaklar ierir. Ge
lecekteki uzay adam ekonomisi nde insanoglu snrlar iinde yaamak ve uzayda onlar gtren
gemiye daha dikkatli davranmak zorunda kalacaktr.
Uzay gemisinde yaamak, hayatn devamn saglayan ekolojik srelerin anlalmasn gerekti
rir. Daha nemlisi, insanlar uzay gemisi Dnyann kapal bir sistem oldugunu grmelidir. Ak sis
temler dardan enerji veya girdi alrlar; rnegin Dnyadaki btn ekosistemler, gller, ormanlar
ve denizler Gne ile devamllgn saglarlar. Bu tr ak sistemlerin kendini dzenleyici zellikleri
vardr ve dogal bir denge ya da sabit bir durumu oluturma egilimine sahiptir. Ancak bir uzay ge
misi olarak dnldgnde gerekleecegi zere Dnya gibi kapal sistemler, "entropi emresi
gsterirler. Entropi, sistem iindeki karmaa veya uyumsuzluk derecesinin bir lmdr. Btn
kapal sistemlerde bozulma veya uyumsuzluk olacaktr; nk bu sistemleri d girdiler ile devam
llklar srdrlemez, kendi kaynaklarna bagldrlar ve bu kaynaklar tketilir ve yenilenemez.

"Fritz" (Ernst Friedrich) Schumacher (1911-1977)

Almanya dogumlu Ingiliz ekonomisti ve evre teorisyeni. Schumacher, Oxford Rhodes g


rencisi olarak 1930'da ngiltere'ye tanm ve iletme, iftilik ve gazetecilik konusunda
pratik deneyim kazanm ve ardndan akademik hayata yeniden dnmtr. Almanya'daki
ngiliz Denetim Komisyonu'nda (British Control Commission, 1946-1950) ve Mill Kmr Kurulu'nda (National Coal Board, 1950-1970) ekonomik danmanlk yapmtr.
Schumacher'in Small is Beautiful (Kk Gzeldir, 1973) almas, insan lekli retimi destekle
mi ve ahlk ve "dogru hayatann" nemini vurgulayan "Budist" bir ekonomi felsefesi gelitirmitir. Endstriyel dev
lemenin muhalifi olmasna ragmen Schumacher, "uygun" lekli retime inanyordu ve "orta yollu" teknolojinin
savunucusuydu.

Sonunda insanlar ne kadar akll ve dikkatli davranrlarsa davransnlar Dnya, Gne ve btn
gezegen ve yldzlar tkenecek ve lecektir. rnegin enerji sonsuza dek dntrlemez; enerji
her dntrldgnde biraz kaybolur ve sonunda tkenir. Entropi yasas sosyal ve ekonomik
meselelere uygulandgnda ok radikal sonular ortaya kar.
Hibir konu, enerji krizi kadar entropi yasasn daha ak yanstamaz. Sanayileme ve bol
luk, kmr, gaz ve petrol rezervlerinin iletilmesiyle mmkn olmutur; bu kaynaklar elektrik
santralleri, fabrikalar, otomobiller, uaklar vs. iin yakt saglamlardr. Bu yaktlar, tarih ncesi
zamanlarda lm olan organizmalarn ayrmas ve sktrlmasyla oluan fosil yaktlardr. Ayr
ca yenilenemezler, bir kere tketildi mi yerine konamazlar. Small is Beautifulda ( Kk Gzeldir,
1973) E. F. Schumacher, insanlarn byk bir yanlgya dtklerini iddia eder, ona gre insanlar
enerjiyi, idare etmek zorunda olduklar dogal bir sermaye olarak degil de her hafta veya her ay
zerine eklenen bir girdi olarak grmlerdir. Bu hata, enerji taleplerinin frlamasna sebep ol
mutur; zellikle sanayilemi Batda bu, snrl yakt kaynaklarnn tkenmeye yz tuttugu ve bir
sonraki yzyln sonuna kadar bitmesi muhtemel bir zamanda gereklemitir. Uzay gemisi, fosil
yakt ag nn sonlarna dogru ilerlerken daglmaya da yaklayor, nk henz kmr, petrol ve
gaz telfi edecek alternatif enerji yoktur. Fosil yakt stoklarnn kalanlarn korumak; daha az ara
baya binmek, daha az enerji kullanmak ve ksacas daha dk bir hayat standardn kabul etmek
anlamna gelir.
Ekolojik iktisat, sadece uyar ve tehditlerden olumuyor, zmler de sunuyor. Entropi ka
nlmaz bir sre olabilir ancak, hkmet ve zel kiiler ekolojik ilkelere sayg gsterirlerse etkileri
yavalatlabilir veya nemli lde ertelenebilir. Ekolojistler, insan trnn ancak, eger bu insan
lar kendilerinin karmak bir biyosferin tek bir paras olduklarn fark ederlerse srdreceklerini
ve zenginleeceklerini ve sadece saglkl, dengeli bir biyosferin insan hayatn devam ettirecegini
ileri srerler. Dolaysyla politikalar ve eylemler; bizim rnegimizde biyosfer saglgn korusun ve
varlgn srdrsn diye srdrlebilirlik ilkesiyle yani, bir sistemin kapasitesiyle degerlendirilme

lidir. Srdrlebilirlik, insan isteklerine ve madd hayatla ilgili ryalarna snr koyar; nk reti
min, krlgan kresel sisteme olabildigince az zarar vermesini gerektirir. rnegin, srdrlebilir bir
enerji politikas fosil yaktlarn kullanmnda nemli bir kstlamaya ve Gne enerjisi, rzgar ener
jisi ve gel git enerjisi gibi alternatif, yenilenebilir enerji kaynaklarnn aratrlmasna dayanmaldr.
Bunlar dogalar geregi devam ettirilebilir ve bylece dogal sermayeden ziyade girdi olarak ele
alnabilirler. Bu yzden Yeiller, fosil yakt agrun yerini Gne ag nn almas gerektigini sy
lemiler ve hkmetlerin, yenilenebilir enerji kaynaklarnn aratrlmas ve gelitirilmesine nc
lk etmelerini desteklemilerdir.
Ne var ki srdrlebilirlik, sadece dogal kaynaklarn daha akll kullanlmasn gerektir
mez ayn zamanda ekonomik etkinliklere alternatif bir yaklam da gerektirir. te bu, tam da,
Schumacherin (1973) (bkz. s. 268) Budist iktisat fikrinde sunmaya altg eydi. Schumachere gre Budist iktisat, dogru hayata ilkesine dayanr ve bireyleri fayda maksimize eden kiiler
olarak gren geleneksel ekonomi teorilerinin tam tersidir. Budistler, mal ve hizmet retmeye il
veten retimin, yetenek ve beceri gelitirerek kiisel bymeyi kolaylatrdgna ve sosyal baglar
kuvvetlendirip insanlar birlikte almaya tevik ederek bencilligin stesinden gelmeye yardmc
olduguna inanrlar. Byle bir gr ekonomiyi, refah yaratma saplantsndan uzaklatrr; ekolo
jistlere gre bu saplant ne dogaya ne de insan hayatnn mnevi kalitesine nem vermitir. Ne var
ki, Budizmin ana hedefi, yani mnev kurtulu, madd zenginlik ile bagdamaz degildir. Schuma
cherin belirttigi gibi zgrlemenin nnde duran zenginlik degil, zenginlige bagllktr; zevkli
eylerin tadn karmak degil, onlara duyulan tutkudur. Dolaysyla evre hareketi; gelecekte eko
nominin, insanlg kleletirmek yerine insanlga hizmet edecegini umut etmektedir.
Bunun pratikte ne anlama geldigi konusu olduka yogun tartmalara neden olmutur. Al
manyada Realos (realistler) ad verilen ak/haff Yeiller (light greens), srdrlebilir byme
fikrini onaylyorlar; yani daha yava da olsa zenginlemeye olumlu bakyorlar. Bu anlay, madd
zenginlik arzusunun evresel maliyetlere kar dengelenebilecegine inanyor. Bunu elde etmenin
bir yolu, vergi sisteminde degiiklik yapmaktr, kirliligi cezalandrmak veya snrl kaynaklarn kul
lanmn kstlamaktr. Bu konumdayken alnabilecek Schumacherci tutum, insan yzl bir teknoloji nin degerini vurgular ve byk ehirler ile kitle retiminin insanlktan uzaklatran dnyas
adn verdigi eyin yerine kk lekli veya insan lekli bir retim sistemini savunur. Ancak
Almanyada Fundis (fundamentalistler) ad verilen kat/koyu Yeiller ( dark greens), bu tr g
rlerin yeterince radikal olmadgn ileri srerler. Onlara gre srdrlebilen byme fikri, evre
korkularm hafifletiyor ve insanlarn hibir ey yokmu gibi devam etmelerini mmkn klyor.
Kat/koyu Yeillerin srar ettigi gibi ekolojik krizinin temelinde materyalizm, tketicilik ve eko
nomik bymeye sabitlenme yatyorsa zm sfr bymede ve insanlarn ufak topluluklarda
yaadklar ve zanaat becerilerine dayandklar post endstriyel ag yaplanmasndadr. Bunun
anlam da sanayi ve modern teknolojiyi temelde ve genelde reddetmek, kelimenin tam anlamyla
"dogaya dnmek "tir.

evre A h lk
Ekolojik siyaset btn ekilleriyle bir dizi yeni dogrultuda ahlk dnceyi yaymakla ilgilidir. Bu
nun nedeni geleneksel ahlk sistemlerinin aka insan merkezli olmasndandr. rnegin faydaclk
(bkz. s. 63), iyi ve ktuy insann aldg zevk ve acya gre degerlendirir. Fayday maksimize
edenler olarak insanlar, onlara en fazla mutlulugu veya en az mutsuzlugu veren eyler dogrultu
sunda hareket ederler ve etmelidir. Beer olmayan dnyann -diger trler, agalar, bitkiler, toprak
vs.- bir degeri varsa bu tamamen arasal bir deger olur, yani insan hedeflerine ulamak ve insan
karlarn gidermek iindir. Ayns John Locke (bkz. s. 54), David Ricardo (1772-1823) ve Karl
Marx (bkz. s. 135) gibi dnrler tarafndan gelitirilmi olan emek deger teorileri iin de geerlidir. Bunlarda beer olmayan dnyaya ancak insan emegi ile kark oldugu lde veya insan
ve doga arasndaki etkileim emek ile insan yetenekleri ve hassasiyetlerinin geliimini destekledigi
iin deger verilir.
Hmanist ve sg ekolojistlerin bile bogutugu ahlk bir mesele, gelecek nesillere kar bizim
ahlk sorumluluklarmz sorunudur. Yaptgmz eylemlerin sonularnn on yllar veya yzyllar
boyunca hissedilmemesinin nedeni evre konularnn dogasndan kaynaklanr. Tkendiklerinde
biz olmayacaksak neden fosil yaktlarn bitmesinden endielenelim? Baetmesi gereken nesiller
daha dogmamsa neden nkleer atklarn birikmesini dnelim? Aka kendi karlarmz ve
yakn aile ve arkadalarmzn karlar ile ilgilenmek biraz gelecege dogru uzanr. Dolaysyla eko
lojistler, insan trn bir btn olarak, mevcut nesil ve gelecek nesil, yaayanlar ve dogacak olanlar
arasnda bir ayrm yapmadan ele almak iin insan karlar dncesini geniletmek durumunda
dr. Bu trden gelecek kuak eitli yollarla gerekelendirilebilir. rnegin eko-muhafazakrlar
bunu gelenek ve devamllga, u anki neslin eski nesillerin rettigi zenginligin sorumlusu oldugu ve
dolaysyla gelecek nesillerin faydas iin onu korumas gerektigi fikrine baglarlar. Eko-sosyalistler
ise gelecek nesilleri dnmenin; insanlk iin merhamet ve sevginin mill, rksal, toplumsal cinsi
yet ve diger ayrmlar aprazlama kestigi gibi zaman kavramn genilettigi geregini yanstmaktan
ibaret oldugunu kabul ederler.
evre ahlkna alternatif bir yaklam, insanlarn diger tr ve organizmalarla ilikili olarak ge
litirilmi olan ahlk standartlar ve degerleri uygulamay ierir. Bunun en bilindik giriimi hayvan
haklar eklinde grlr. Peter Singerin (1976) hayvan haklar davas, gelien hayvan zgrlg
hareketi zerinde nemli bir etkisi olmutur. Singer, diger trlerin iyi durumda olmas iin zverili
bir ilginin, onlarn sezgili varlklar olarak ac ekebilme zelliklerinden dogdugunu ileri srmt.
Bir faydac olarak tpk insanlar gibi hayvanlarn fiziksel acdan kanma egilimleri oldugunu vur
gulam ve dolaysyla insan karlarn hayvan karlarnn nne koyma fikrini knamtr, ona
gre cinsiyet ayrmclg ve rklk gibi bu da mantksz bir nyargyd. Ancak diger trlere zverili
ilgi gstermek eit muamele anlamna gelmez ve Singerin argman aga, kaya ve nehirler gibi
deger tamayan sezgisi olmayan hayat trlerine uymaz.
nsan ve hayvanlarn ayn ahlk statye sahip olabileceklerini ne sren daha radikal bir fikir

AB D li filozof Tom Regan tarafndan gelitirilmiti; Regan The Casefor Animal Rightstu ( Hayvan
Haklan Davas, 1983) yaayan her yaratgn haklara sahip olabilecegini ileri srmt. Bu tr bir

konum hayvan ve insan dnyas arasnda ak bir ayrm yapmay zorlatryor hatta imknsz kl
yor. Yine Reagan, mantkl dnme ve ahlk otonomi yetenegi olmas geregine dayanarak baz
haklarn insanlara verildiginden bunlardan sadece bazlar hayvanlara, yani bir veya daha ileri ya
taki normal memelilere uygulanabilecegini ne srmt. Ancak bu bireyci, haklara dayal evre
ahlk yaklam, daha btnleik veya her eyi kapsayan ahlk bir vizyonu gelitirmeye alan
derin ekolojistleri tatmin edememitir.
Derin ekolojinin ahlk duruu, dogann kendi iinde bir degeri oldugunu syler. Bu bak
asndan evre ahlk, insan arasallg ile ilgili degildir ve de beer degerlerin beer olmayan
dnyaya yaylmas ile ifade edilemez. rnegin Goodin (1992), insan etkinliklerinden ok dogal
srelerden ortaya ktgndan, kaynaklarn tam olarak degerlendirilmesi gerektigini ngren bir
Yeil deger teorisi gelitirmeye almtr. Ancak bu deger, dogal evrenin insanlara hayatlarn
da birtakm anlam ve kalplar grmelerine ve yine dogal evrenin onlarn kendilerinden daha b
yk bir ey oldugunu grmelerine yardm ettigi gereginden yola klarak gelitirildiginden; baz
derin ekolojistleri tatmin etmeyen hmanizm kalntlar ierir. Derin ekolojistlerin, daha radikal
durularnn klasik bir ifadesi toprak ahlk eklinde Aldo L eopoldun Sand County Almanac nda
(Toprak Hkimiyeti Almanag, [1948] 1968, s. 225) ifade edilmitir: Bir ey biyotik bir toplulugun

btnlgn, istikrarn ve gzelligini koruma egiliminde ise dogrudur. Baka bir egilimde olursa
yanl olur. Doga bylece ahlk bir topluluk olarak tasvir edilir, yani insanlar topluluk iindeki
diger yelerden daha fazla hakka sahip ve saygy hak eden sade vatandalar degildir. Byle bir ah
lk duru canl merkezli bir eitlik ierir, bu ilke ekosferdeki btn organizma ve varlklarn eit
ahlk deger tadgn ve her birinin birbirine bagl bir btnn bir paras oldugunu ifade eder.
Arne Naess (1989), bunu yaamak ve yeermek iin eit bir hak olarak ifade etmiti. Yine de de
rin ekoloji eletirmenleri, bu duruun, rnegin, besin zincirini ve hayatta kalma mcadelesini gz
ard eden gereki olmayan, masum dogadaki grne dayandgn veya dogada deger duruunun
ahlkn bir insan icad ve dogay dogal yapann tam olarak ahlk d oldugunu ileri srerler.

Kendini Gerekletirm e
Ekolojinin srekli ele aldg konularndan biri, bencillik ve madd hrsn reddedilmesi oldugundan
kiisel tatmini doga ile dengeyle birbirine baglayan alternatif bir felsefe gelitirmeye almtr.
1960lardan beri evre konularna duyulan ilginin artmas genelde post-materyalizmle baglantl
dr (Inglehart, 1977). Post-materyalizm, ekonomik gelimilik dzeyi asndan siyas ilgi alanlar
ve degerleri aklayan bir teoridir. Ksmen de olsa sayg ve kendini gerekletirme ihtiyacn madd
veya ekonomik ihtiyalarn zerine koyan Abraham Maslowun ihtiyalar hiyerarisi ne dayanr.
Post-materyalizm, madd yetersizlik artlarnn egoist ve agzl tutumlar dogururken yaygn refah

artlarnn post-materyal veya hayat kalitesi meselelerine kar bireylerin daha fazla ilgili olmasn
sagladgn ileri srer. Bunlar tipik olarak ahlk, siyas adlet ve kiisel tatminle ilgilidir ve de femi
nizm, dnya bar, rklarn uyumu, ekoloji ve hayvan haklarn ierir. Bu anlamda ekolojik dnce,
20. Yzyln ikinci yarsnda ortaya kan, geleneksel toplumun hiyerarik, materyalist ve ataerkil
degerlerini reddeden yeni bir sol gndem ile ilgili yeni sosyal hareketlerden biri olarak grlebilir.
Ne var ki ekolojik dnce, diger yeni sosyal hareketlere gre daha geni lde beer hassa
siyetler ile kendini gerekletirmenin dogas hakknda radikal ve yeniliki dnceye dalmtr. r
negin btn ekolojistler, insan geliiminin nasl tehlikeli biimde dengesini kaybetmeye baladg
grn kabul ederler: nsanlar yogun know-how ve madd zenginlikle kutsanmtr, ancak, ok
degerli olan know-why (bir eyin niin oldugunu bilme) konusunda ok az bilgi sahibidirler. n
sanoglu, madd hedeflerini gerekletirme yeteneklerini elde etmilerdir ancak, bu hedeflerin has
sas veya mantkl olup olmadgn sorgulama bilgeligine ulamamlardr. Schumacherin (1973)
(bkz. s. 268) uyardg gibi; nsanoglu bilgelik olmadan hayatta kalmak iin fazla aklldr. Ancak
baz sg veya hmanist ekolojistler, bilgelik sorusu evreciligi Yeni ag fikirleri veya din mistisizm
alanna ektiginde cidd kayg duyarlar. Murray Bookchin (bkz. s. 276) rnegin, bu tr egilimleri
bir anti-hmanizm ekli olarak tasvir etmitir, ona gre mitolojik bir Doga yaratarak sz edi
len ekolojistler insann kendine gvenini kaybediini temsil ediyorlar ve sosyal konular neredeyse
tamamen ihml ediyorlar. Pek ok Yeiller, zellikle de derin ekolojiyi destekleyenler, yine de ge
limi Batdaki siyas gre hkim olan dnya grlerinden ok farkl grleri benimsemitir.
Onlara gre, bu, ekolojik dnce ortaya karmay amaladg ve bu olmazsa eski siyasetin hata
larn tekrarlamaya mahkum oldugu, nk kavramlarnn ve varsaymlarnn tesine geemedigi
paradigma kaymasnm temelini oluturur.
Derin ekolojistler, genelde kendi siyas grlerinin, bir adan mnev bir boyutu oldugunu
ifade etmekten holanrlar. Dogaya yaknlk teorik bir duru veya etik bir konum degildir; daha
ok znde bir beer yaant, evre bilinci nin elde edilmesi veya ekolojik benliktir. AvustralyalI
filozofWarwick Fox (1990), kiilik tesi ekolojiyi benimseyerek derin ekolojinin tesine gittigi
ni ileri srmtr, bunun z bir eylerin oldugunun, insanlar ve btn diger varlklarn tek bir
geregin paras oldugunun farkna varmaktr. Naesse gre kendini gerekletirme, digerleri ile
daha geni ve derin bir zdeleme ile elde edilir. Bu tr fikirler sk sk Dogulu dinlerle, zellikle
de Budizm ile ekillenmitir ve kendi iinde bir ekoloji felsefesi olarak tasvir edilmitir. Budizmin
anahtar doktrinlerinden biri benligin olmadg fikridir, yani altnda bireysel egonun bir mit veya
aldatmaca oldugu ve Aydnlanmann kendinin tesine gemeyi ve her ahsn diger canllara ve de
evrenin kendisine bagl oldugunu anlamay gerektirdigi fikri yatar.
zgrlgn varlgn yaants ve organik btnlgn gerekletirilmesiyle eitlendigi bu,
btncl bir bireycilik (bkz. s. 45) trne dntrlebilir. Bu tr fikirler Alman psikoanalist
ve sosyal filozof Erich Fromm (1900-1980) tarafndan To Have or To Be de ( Sahip Olmak veya O l
mak, 1979) gelitirilmiti. Fromm, sahip olmay elde etmeyi ve denetimde tatmin olmay arayan

ve tketicilik ve materyalist toplumlarda aka yanstlan zihinsel bir tutum olarak izah etmitir.

Olmak ise aksine yaant ve paylamadan tatmin elde eder ve kiisel gelime ve mnevi bilince
gtrr. Ancak Frommn belirttigi gibi olmak ynl bir varolu, sadece radikal sosyopolitik bir
degiimi degil insanoglunun degiimini gerektirir.

D O g A VE SYASET
Derin ekolojistler, geleneksel siyas inanlar, her biri doga kart egilim ieren farkl insan mer
kezcilik trleri olarak degerlendirir. Onlar, evreci ve btncl ilkelerin radikal uygulanmasyla
gelitirilen btnyle yeni bir ideolojik paradigma gelitirdiklerini iddia ederler (oysa birogu in
san merkezli agrm nedeniyle ideoloji kavramn reddeder). Yine de diger ekolojik ve evreci
dnrler, az ok yerleik siyas geleneklerden ilham almlardr. Byle bir duru, bu geleneklerin
pozitif beer olmayan bir gr barndrma ve ekoloji krizinin neden ortaya ktgn ve nasl ba
edilebilecegini aydnlatma yetenegi olan deger ve doktrinler ierdigi inanlarna dayanr. Bu an
lamda evrecilik, tpk feminizm ve milliyetilik gibi her kesime hitap eden bir ideoloji gibi gr
lebilir. eitli zamanlarda muhafazakrlar, faistler, sosyalistler, anaristler, feministler ve liberaller
evreye zel bir sempati duyduklarn iddia etmilerdir. Ancak ekolojik fikirleri, eitli siyas hedef
lerini desteklemede ele almlardr. Ekoloji iindeki en nemli alt gelenekler unlardr:
Sag kanat ekolojik dnce
Eko-sosyalizm
Eko-anarizm
Eko-feminizm

S a g Kanat Ekolojik D n c e
Modern Yeil siyaset genelde sol kanat olarak grlen neden ve ilgi alanlar -adem -i merkeziyeti
lik ve dogrudan eyleme inanma ve hiyerari ve materyalizme kar muhalefet gibi- ile ilikilendi
rilmesine ragmen siyas ekolojinin ilk manifestolarnda sag kanat ynler grlyordu (Bramwell,
1989). Bu en ok Almanyadaki Nazi dnemi srasnda bir tr faist evreciligin ortaya kmasyla
kendini gstermiti. Temel savunucusu ise Hitler (bkz. s. 218) altnda ziraat bakanlg (19331942) yapan, ve ayrca Nazi kyl liderligi grevini elinde tutan Walter Darre idi. 20. Yzyl sonlar
Almanyasndaki hzl sanayileme deneyimi, zellikle genleri ve grencileri eken kye dn
hareketini dogurmutu. ehir hayatnn yabanclatrmasndan orman ve daglara kaan Alman g
renci gruplar olan Wandervogel hareketinden Alman Genlik Hareketi ortaya kmtr. Darrenin
kendi fikirleri Kuzeyli rksalclk (bkz. s. 226) ile kyl veya krsal hayatn idealletirilmesinin
bir karmyd; bu gr milliyeti sosyalizm ile eitli konularda rten tarmsal/krsal Kan

ve Toprak felsefesiyle kaynamt. rnegin Nazizm, hayat gc roln vurgulayan ve diger


materyalizm ekilleriyle uyumayan bir hayata ekli ile ilikilidir. Kyl lideri olarak Darre, kk
ve orta lekli iftlik sahiplerine tapu gvencesi veren irs iftlik yasasn karmaktan ve fiyatlar
yksek tutup krsal zenginligi koruma amacyla zira rnleri pazarlamak iin Mill Gda Emlakn
kurmaktan sorumlu idi.
Nazilerle baglantsna ragmen Darrenin fikirlerinin modern Yeil fikirlerle ortak yn oktur.
lk olarak dogaya ve topraga yakn bir hayatn gerekten tatmin edici olduguna inanyordu ve dola
ysyla kyl Almanyay yeniden yaplandrmay arzu ediyordu. Bu tr fikirler, Edward Goldsmith
(1988) gibi modern ekolojistler tarafndan tekrarlanmtr. Dahas Darre, sadece hayvan gbre
si gibi dogal gbreler kullanan organik ziraatn nde gelen bir savunucusu olmutu. Darre, hay
van-toprak-gda-insan organik dngsne inanyordu, ve bunu AvusturyalI filozof ve egitimci
Rudolph Steinerin (1861-1925) almalarnda ve benlik felsefesi ( anthroposophy ) hareketinde
bulmutu. Organik ziraat, ekolojik ilkeler tar ve evre dostu ziraat fikrinde temel bir ilke olmutur.
Nazi dneminde Darrenin kyllk ideolojisi, Nazilerin krsal kesimde destek bulmasna yardm
c oldu. Ancak bilimsel bir rksalc olmasna ragmen Darre, hibir zaman bir Nazi olmamt ve
kendisi Fhrerprinzipe, yani lider ilkesine, ve de yaylma ve imparatorluk konumalarna aka bir
mesafe koymutu. Gerekte Nazi rejimi Darrenin gl, kyl Almanyas ryasn gerekletirmek
iin pek fazla bir ey yapmamt. Hitlerin Kan ve Toprak fikrine bagl olmasna ragmen asker
yaylmaclk saplants, Almanyadaki sanayileme srecini yogunlatrd ve krsal kesime fakirlik
getirdi.
Yumuak sagda muhafazakrlar da evre konularna sempati gstermeye baladlar. Eko-mu
hafazakrlk, kasaba ve ehirlerin bymesiyle tehdit edilen krsal hayata romantik ve nostaljik bir
bagllg yanstr. Kesinlikle, sanayileme ve ilerleme fikrine kar bir tepkidir. birligi ve ekoloji
ilkelerine dayal post-sanayi toplumu yapsn simgelemez aksine daha tandk sanayi ncesi toplu
ma geri dn simgeler. Bu tr evreci hassasiyetler, genellikle, koruma meselesine ve mimar ve
sosyal mirasn yan sra dogal miras -orman arazileri vs.- koruma giriimlerine odaklanr. Dola
ysyla dogann korunmas, geleneksel deger ve kuramlarn savunmasyla baglantldr. Bu yzden
ekoloji, arazinin kk bir aznlga ait oldugu ve yukardan empoze edilen siyas kontroln hkm
srdg feodal gemie dn simgeleyebilir. rnegin ngiliz evreciligin babas olan Edward
Goldsmith, ekolojik toplumun aile ve toplum iindeki geleneksel dzeni -dolaysyla gl otori
ter hkmetin oluumunu yeniden canlandracagn ileri srmtr.

Eko-Sosyalizm
Yeil hareket iinde belirgin sosyalist bir tutum vardr; bu, zellikle de liderlerinin ogunun eski
u sol grup yeleri olan Alman Yeilleri arasnda grlr. Eko-sosyalizm, genelde Marksist analize
bavurur ve diger evrecilik hareketlerinde grlen etkin szde din fikirlerden uzak durmaya al

r. rnegin nde gelen bir Alman eko-sosyalisti Rudolph Bahro, kapitalizmin evre sorunlarnn
kaynag oldugunu iddia eder. Dogal dnya sanayileme ile zarar grmtr, nedeni ise kapitalizmin
kr araydr. Bylece kapitalizmin niteligi sadece snf atmas degil dogal evrenin bozulmas
dr. Hem insan emegi hem de dogal dnya istismar edilmektedir, nk her ikisine de ekonomik
kaynak gzyle baklr. Dolaysyla evreyi gelitirmek amacyla yaplan her trl giriim sosyal
degiim srecini, belki de sosyal devrimi iermek durumundadr. Ancak dogal dnya konusunda
Marxn kendi konumu baz tezatlklar ierir. Marxn, retim glerinin geliimine inancn ba
zlar klasik bir sanayileme ifadesi olarak alglarken; bakalar, ilk yazlarndaki emegin dogann
insanlatrlmas ve insann dogalatrlmas olarak emek tasvir etmesinin ekolojik bir zellige
sahip oldugunu ileri srerler.
Eko-sosyalizmin temel konusu, kapitalizmin evre dman, sosyalizmin ise evre dostu ol
dugu fikridir. Ancak sosyal feminizm de oldugu gibi byle bir forml iki unsur arasnda, bu kez
krmz ve Yeil ncelikler arasndaki gerginlikleri iine alr. evre felketi kapitalizmin bir yan
rn olmaktan baka bir ey degilse evre sorunlaryla, en iyi, kapitalizmi ortadan kaldrarak veya
snrlandrarak ba edilebilir. Dolaysyla ekolojistler, ayr Yeil partiler oluturmamal veya dar ev
reci rgtler kurmamal, aksine daha geni sosyalist hareket iinde almal ve dikkatleri gerek
meseleye, yani ktisad sisteme ekmelidirler. Diger taraftan sosyalizm, bir baka retim yanl
bir siyas inan olarak grlmtr: Sadece kapitalist snf adna degil insanlgn iyiligi iin geze
genin zenginligini smrme taraftardr. Sosyalist partiler evre politikalarn benimsemekte yava
kalmtr, nk diger gri partiler gibi seimler nedeniyle ekonomik byme vaadine dayanma
ya devam etmektedirler. Sonu olarak ekolojistler yeili krmznn altna yerletirmekte tereddt
etmiler ve Alman Yeilleri kendilerini ne sag ne de sol olarak iln etmitir. Gerekten de Bahro
(1984) gibi eko-sosyalistler ekolojik krizin aciliyetinden dolay, snf atmasndan nce gelmesi
gerektigi sonucuna varmtr.
Eko-sosyalistler, sosyalizmin dogal olarak evreci oldugunu iddia ederler. Refah, genele ait ise
herkesin karna uygun biimde kullanlacaktr ve bu, uzun vadede insanlgn karna demektir.
Ancak ekolojik sorunlarn sadece refah sahipliginde bir degiiklikle zlmesi imknszdr. Sz
konusu durum Sovyetler Birligi ve Dogu Avrupadaki devlet sosyalizmi ile aga kmt, buralarda
dnyann en kontrol edilemez evre sorunlarna sebep olundu. 1960larda rnegin Sovyet As
yadaki Aral Denizini besleyen iki ana nehrin, pamuk ve pirin tarlalarn sulamak iin ynleri de
gitirilmiti. Bunun sonucunda dnyann drdnc byk gl olan Aral Denizi, eski boyutunun
yarsna inmi ve baz blgelerde kys tuzlu ve kirlenmi bir l gerisinde brakarak 100 km ka
dar geri ekilmitir. Dogu Avrupadaki en iyi bilinen evre felketi, 1986da Ukraynadaki ernobil
nkleer patlamasyd, bu olayn boyutu Sovyetler i genel olarak evre sorunlar konusunda daha
ak olmaya itti. Komnizm sonras dnemde evreci protesto gruplar, Sovyetler Birliginden do
gan devletlerde yaygn biimde ortaya kmtr. Ancak Batdaki Yeil hareketin aksine bu grupla
rn nadiren eko-sosyalizmi benimsedikleri ve daha ok muhafazakr ve tepkisel siyas doktrinlerle
baglantl bulunduklar kayda deger bir durumdur.

Murray Bookchin (1921-2006)

ABD'li anarist, sosyal felsefeci ve evreci dnr. Bookchin, 1930'lardaki Amerikan ii ha


reketinde radikal bir eylemci ve evre meselelerini ciddye alan ilk sosyal dnrlerden bi
riydi. Vermont'taki Institute of Social Ecology'nin eski gretim grevlisidir.
Bookchin'in anarizme katks, ktlk sonras artlar iinde hiyerarik olmayan ibirligi potan
siyeli ve modern topluluklar iinde adem-i merkeziyetilik ve komnleri destekleme yolu
zerindeki vurgularla ilgilidir. "Sosyal e kolo jin in nde gelen taraftar olarak ekolojik ilkele
rin, sosyal rgtlenmeye uygulanabilecegi grn savunuyor ve ekolojik krizin hem toplum hem de dogann
organik dokusunun bozulmas sonucunda meydana geldigini ileri sryor. Bookchin'in balca almalar un
lardr: Post-Scarcity Anarchism (Ktlk Sonras Anarizm, 1971), The Ecology of Freedom (zgrlgn Ekolojisi, 1982)
ve Remarking Society (Toplumu Yeniden Dnme, 1989).

Eko-Anarizm
evrecilikasndan en duyarl oldugunuiddiaedebilecekolanideolojiherhalde anarizmdir. Rachel
Carsonun The Silent Spring i ( Sessiz Bahar) yaynlamasndan birka ay nce Murray Bookchin
(bkz. s. 276) Our Synthetic Environment ( Sentetik evremiz, [1962] 1975) kard. Yeil hareket
teki birok insan 19. Yzyl anarko-komnistlerine, zellikle de Peter Kropotkine (bkz. s. 203)
ok ey borlu oldugunu kabul eder. Bookchin (1977), anarizm ve ekoloji ilkelerinin arasnda
ak bir bag oldugunu ileri srmtr; bu da sosyal iktidar iin ekolojik dengenin en gvenli temeli
oldugu inancn tayan sosyal ekoloji fikrinde ifade edilir. Anaristler, uyumun insanlar arasn
daki karlkl sayg ve sosyal dayanmadan dogan devletsiz bir topluma inanrlar. Byle bir top
lumun zenginligi, onun eitliligi ve farkllg zerine kurulur. evreciler de denge veya uyumun
kendiliginden ekosistemler biiminde doga iinde gelitigine ve bunlarn anarist topluluklarda
oldugu gibi dardan bir otorite veya kontrole ihtiya duymadgna inanrlar. Dolaysyla anarist
lerin insan toplulugu iinde hkmeti reddetmesi evrecilerin dogal dnya iindeki insan kurallar
uyarlarna paralellik gsterir. Bylece Bookchin, anarist toplumu bir ekosisteme benzetmitir ve
farkllklar, denge ve uyum ilkelerine deger vermeleri asndan her ikisinin de sekin oldugunu
ileri srmtr.
Anaristler ayrca komn veya kyler toplulugu olarak dzenlenmi adem-i merkeziyeti
topluluklarn olumasn savunmulardr. Bu tr topluluklarda hayat, dogaya yakn olur, her bir
topluluk mmkn oldugunca kendi kendine yetmeye alacaktr. Bu tr topluluklar ekonom ik
adan farkl olur; ok eitli yiyecek, mal ve hizmetler retirler ve dolaysyla ziraat, zanaat ve
kk lekli sanayiler ierirler. Kendi kendine yetme durumu her bir toplulugu dogal evresine
bagl klar ve sonucunda organik ilikiler ve ekoloji anlay ortaya kar. Bookchinin grne
gre adem-i merkeziyetilik daha zeki ve sevgi dolu bir evre kullanm na neden olur. nsanlar

arasnda kendinden gelien sempati ile dzenlenen bir topluluk, insan ve dogal dnya arasndaki
ekolojik dengeyi destekleme egilimindedir.
phesiz, birok evrecinin sahip oldugu sanayileme sonras topluluklar gr, Kropotkin
ve William M orrisin yazlarndan etkilenmitir. Yeil hareket ayrca adem-i merkeziyetilik, ka
tlmc demokrasi ve anarist hareketten esinlenen dogrudan eylem gibi fikirleri benimsemitir.
Ancak anarizm, ekolojik adan saglam bir gelecek vizyonu saglyor grlse de oraya ulama arac
olarak pek grlmez. Anaristler ilerlemenin ancak hkmet ve btn siyas otorite biimlerinin
yklmasyla mmkn olacagna inanrlar. Bunun aksine Yeil hareketteki birok insan hkmeti,
kolektif eylemin organize edilebildigi ve dolaysyla ekonomik krizin ele alnabilecegi, en azndan
ksa vadede, bir arac olarak grrler. Hkmeti paralara ayrma veya en azndan zayflatma sade
ce, her eyden nce, sanayilemeyi reten ve ncelikle dogal evreyi bozan gleri babo braka
bileceginden korkarlar.

Eko-Fem inizm
Feminizmin Yeil konulara farkl ve degerli bir yaklam sunacag fikri, yle bir bymtr ki
eko-feminizm, evreci dncenin temel felsef ekollerinden birine dnmtr. Temel konusu,
ekolojik zararn kknde ataerkilligin olmasdr: Doga, insanoglunun tehdidi degil erkek ve erkek
kontrolnde olan kurumlarn tehdidi altndadr. if cinsiyetli insan yanl veya cinsiyetsiz bir insan
dogas grn benimseyen feministler; ataerkilligin erkekleri zel besleme, ev kurma ve kiisel
ilikiler dnyasndan ayrarak onlarn gd ve duyarllklarna zarar verdigini ileri srerler. Bylece
ile ilgili cinsiyet ayrm, erkekleri, kendilerini her ikisinin de efendisi olarak grdgnden hem
kadna hem de dogaya hkmetmeye sevk eder. Bu adan eko-feminizm, belirli bir sosyal ekoloji
ekli olarak snflandrlabilir. Ancak birok eko-feminist, teorileri erkek ve kadn arasnda temel
ve ortadan kaldrlamaz farkllklar oldugu inancna dayal teorileri olmas bakmndan zclg,
temelciligi destekler.
Byle bir duru rnegin Gyn/Ecology'de (Jin/Ekoloji, 1979) Mary Daly tarafndan benimsen
mitir. Daly, kadn dogas n kadnlar benimserse, kendilerini ataerkil kltrden kurtaracaklarn
ileri srmtr. Kadn ve doga arasnda dogal bir bagn oldugu fikri yeni bir ey degildir. Hristi
yanlk ncesi dinler ve ilkel kltrler, dnya ve doga glerini tanra olarak tahayyl ederlerdi;
bu fikir baz alardan Gaia hipotezinde de yeniden ortaya atlmtr. Ancak eko-feministler, ka
dnlarn dogaya yaknlgnn biyolojik temelini zellikle ocuk dogurmalar ve emzirmeleri ger
egine dayandryorlar. Kadnlarn dogal ritim ve srelerden ayr yaayamadklar geregi, onla
rn siyas-kltrel ynlerini de ekillendirir. Dolaysyla geleneksel kadn degerleri, karlklg,
ibirligini ve beslemeyi ierir; bu degerler yumuak veya ekolojik zelliklere sahiptir. Dogann
kullanlabilecek bir kaynak veya boyunduruk altna alnacak bir g oldugu fikri, daha ok kadnlar
iin itici gelir, nk dogann bunun iinde ve araclgyla iledigini grrler ve kiisel tatminin

dogaya kar degil dogayla birlikte olmaktan kaynaklandgm hissederler. Dolaysyla ataerkilligin
ortadan kaldrlmas, insan toplulugu ve dogal dnya arasnda tamamen yeni bir ilikiyi beraberin
de getirecegini vaat eder.
Kadn ve doga arasnda gerekli veya dogal bir bag varken erkek ve doga arasndaki iliki ol
duka farkldr. Kadnlar doga mahlklaryken erkekler kltr mahlklardr: Onlarn dnyas sun
veya insan yapmdr, dogal yaratclktan ok insan ustalgnn bir rndr. Bu durumda erkek
dnyasnda akl sezilerin stnde yer alr, materyalizm mneviyattan nce gelir, mekanik iliki
ler btncl ilikilerden nemli bulunur. Siyas-kltrel adan bu, rekabet ve hiyerari inancnda
yanstlr. Dogal dnya iin bunun anlam aktr. Bu adan ataerkillik, kltrn doga zerinde
stnlgn beraberinde getirir; doga ise boyunduruk altna alnmas, kullanlmas ve stnde
ykselinmesi gereken bir gtr. Ekolojik zarar ve cinsiyet eitsizligi, kltrl erkegin dogal
kadn ynettigi ayn srecin bir parasdr.

21. Y ZYIL D A EKOLOJK D N C E


21. Yzylda ekolojinin beklentileri, evre krizi durumu ile ve de evre meseleleri ve sorunlar hak
knda genel bir anlay dzeyi ile baglantl gibi grnyor. Dogann bozulmasnn kant arttka
(kresel snmadan dogan degien havalar, kirliligin neden oldugu erkek ksrlgnn artmas, hay
van ve bitki trlerinin yok olmas vs.) bir byme-saplantl sanayilemeye alternatif araylar da
kesinlikle artacaktr. Yeil partilerin ve tek konulu evreci gruplarn ini k gsteren talihleri,
ekolojik fikir ve degerlerin gcnn gvenilir bir gstergesini saglamyor. Yeil partilerin yzletigi
sorunlardan biri, rakiplerinin bir zamanlar sadece kendilerine ait olan evre dostu durularn be
nimsemi olmalardr. Benzer ekilde tek-konulu evreci gruplarn yelikleri ve eylemci temelleri,
genel toplum iindeki destekleyicilerin rakamn ve geri dnm ve organik gda kullanm gibi
ekolojik uygulamalarn benimsenmesini yanstmaz. Ayrca evreci gruplarn ve ekolojik eylem
cilerin gelimekte olan kreselleme kart hareket iinde gze arpmalar nemlidir. Bu adan
insanoglunun 21. Yzylda, hem insan trn hem de dogal dnyay yok olmann eigine getiren
politika ve uygulamalar geri evirmekten baka seenegi kalmayacaktr.
Ancak ekolojik teoriyi bir dizi problem bekliyor. lk olarak, ekolojinin kresel bir ideolojiye
nasl dnecegini anlamak zordur. Gelimekte olan dnya lkeleri sz konusu oldugunda ekolo
jik dnce eletirmenleri, Baty yakalama frsatn reddettigi grlr. Byk lekli sanayileme
ile gelimi, snrl kaynaklar suiistimal eden ve dogal dnyay kirletme hevesi olan Batl dn
yadaki uygulamalar, gelimekte olan dnyaya verilmez. Ancak sanayilemi Bat, gelimekte olan
lkeler kadar ekolojik ncelikleri tamamen benimsemeye meyilli degildir, nk bu, Batnn ana
enerji ve kaynak tketicileri olarak u anda tadn kardg zenginlikten vazgemeleri anlamna
gelecektir. kincisi, sanayileme ve onu rekabeti bireycilik ve tketicilik gibi alttan destekleyen de
gerler ekonomik kresellemenin sonucunda daha yerleik hle gelmitir. Bu adan kreselleme,

bir tr hiper-sanayileme biimi olarak grlebilir. Baka bir ifadeyle ekoloji ve kreselleme kart
hareket arasndaki baglant tesadf degildir. ncs, ekolojik dncenin byme kart mesaj
baz zorluklar iermektedir. Srdrlebilir veya sfr byme politikasnn topluluklar iin czibesi
o kadar az olabilir ki Bramwellin The Fading o f the Greens te ( Yeillerin Sesinin Kslmas, 1994) ileri
srdg gibi seim asndan imknsz olabilir veya yanl anlalabilir, nk evre krizi sadece
gelimi ve madd bakmdan zengin topluluklar tarafndan halledilebilir. Drdncs, Yeilcilik
basite bir kentsel geici heves, sanayileme sonras romantizm biimi olabilir. Bu, evreciligin,
sanayilemeye kar geici bir tepki eklinde bir evre bilincini yanstabilir ve genler ile zenginlerle
snrl kalma ihtimli vardr.
Ekolojinin karlatg en yldrc zorluk belki de getirdigi degiimlerin legidir. Ekolojik d
nce, en azndan derin ekoloji kisvesinde, sosyalizm, faizm, feminizm veya bu kitapta ele alman
siyas inanlardan daha radikaldir. Sadece ekonomik sistemin veya siyas sistem iinde g iliki
lerinin dnmn gerektirmekle kalmaz, ayn zamanda yeni bir varlk eklini, varlg farkl ha
yata ve anlama eklini yerletirmeye alr. Dahas, ekolojinin teorileri, degerleri ve hassasiyetleri,
geleneksel adan sanayi toplumlarna hkim olanlardan tamamen farkldr. Dolaysyla ekolojinin
sorunu, baarl olmak istiyorsa etkilemek istedigi kltre tamamen yabanc bir felsefeye dayanyor
olmasdr. Ancak bu cezbedici yan da olabilir.

leri Okumalar
Baxter, B., Ecologism: An Introduction. (Edinburgh: Edinburgh University Press, 1999). Ekolojinin ahlk, siyas
ve ktisad anlamlarn ele alan ekolojiye ilikin temel unsurlarnn ak ve kapsaml bir aratrmas.
Bramwell, A., Ecology in the20'hCentury: A History. (New Haven ve Londra: Yale University Press, 1989). Ekolo
jik hareketin entelektel ve siyas tarihinin etkileyici bir incelemesi; ayrntl ve kkrtc.
Capra, F., The Web of Life: A New Synthesis of Mind and Matter. (Londra: Flamingo, 1997). Derin ekolojiyi teorik
paradigmas olarak kullanan ekoloji politikasna yeni bir temel saglamak iin cesur bir giriim.
Dobson, A., Green Political Thought,. 3. Bask (Londra: HarperCollins, 2000). Yeil politikann ardndaki fikirle
rin anlalabilir ve yararl bir aklamas; bazen konunun klasik metni olarak grlr.
Eckersley, R Environmentalism and Political Theory: Towards an Ecocentric Approach. (Londra: UCL Press,
1992). Gnmz siyas dncelerine dir evreci fikirlerin etkisinin ayrntl ve kapsaml bir incele
mesi.
Marshall, P., Nature's Web: Rethinking Our Place on Earth. (Londra: Cassell, 1995). Farkl dnemlerde ve farkl
kltrlerden kaynaklanan dogaya kar eitli yaklamlarn zetini sunan ekoloji fikirlerinin tarihesi.

10

DN FUNDAMENTALIZM

K KLER VE G E L M
Fundamentalizm kelimesi, Ltince temel anlamna gelen fundamentum kknden tretilmitir.
Bu kavram ilk olarak 20. Yzyln balarnda Amerikan Protestanlg tartmalarnda kullanlm
t. 1910 ve 1915 yllar arasnda Evanjelik [ncili gretmeye/yaymaya alan] Protestanlar, The
Fundamentals adl kitapk serisi yaynlamlard, burada Hristiyanlgn modern yorumlar ba

kmndan Incilin hatasz esas veya gerek anlam desteklenmitir. Gncel kullanmnda ise fun
damentalizm, (bkz. s. 287), dnyann byk dinleri -slmiyet, Yahudilik, Hinduizm, Sihlik ve
Budizm- ile baglantldr ve kutsal metinlerin kitab anlamnn aklamasndan ok din-kltrel
hareketin veya projenin bir tr olarak grlr (oysa bu belirli fundamentalizm ekillerinin bir
zelligi olarak kalr).
Fundamentalizm kavram olduka tartmaldr. Birogu iin bask ve hogrszlk anlam
tayan, fundamentalizm liberal degerler ve kiisel zgrlgn dman olarak grlr. Bu egilim,
Komnizmin yklmasyla yogunlaan; gelimi Batdaki birok kiide din fundamentalizmin
zellikle de slm fundamentalizmin dnya dzeninin ncelikli tehdidi olarak Marksizmin yerine
getigi inancn uyandrmtr. Soguk Savan sonu bylece kresel bir medeniyetler atmas nn
(Huntington, 1993) dogmasna neden olmutur. Fundamentalizm sabitlik, dogma ve otorite ile
ilikilendirildiginden fundamentalist olarak snflandrlanlarn ogu bu kavram, basitletirici veya
kk drc bulduklar iin reddederler. Ancak gelenekselcilik, muhafazakrlk, ortodoksluk ve uyanlk gibi alternatif kavramlarn aksine fundamentalizm, siyas olguyla ilgili ayrt
edici bir zellik tama avantajna sahiptir.
20. Yzyln son on yllarndaki din fundamentalizmdeki duygu patlamas, laikletirme, seklerleme tezinin savunucularn allak bullak etmitir (modernleme ve zellikle de sanayileme
nin mantgn din zerindeki zaferi ve mnev degerlerin madd degerlerin yerini almas ile birlikte
dnlmesi sz konusudur). Dnyann birok kesiminde din hareketler yeniden bir g kazan
mtr. Dahas fundamentalist kisvesinde bu din yeniden canlan ak siyas bir ekil almtr. Din
fundamentalizmin kendi dogrular iinde bir ideoloji olarak ele alnmas gerektigi iddias, dinin,
toplumu yeniden canlandrma ve kapsaml biimde yeniden ina etme giriimlerinde kendini gs
teren hukuk ve siyasetten ayrlamayacag varsaymna dayanr.
Geriye bakan vurgusuna ve modernizm kartlgna ragmen din fundamentalizm, modern
dnyann bir rndr. Gerekten de ogu yorumcu bunu ak bir biimde modern bir olgu ola-,
rak ele alr ve tarih paralelleri oldugunu reddeder. Bunun muhtemel istisnalar kyl savan y
neten Alman vaiz ve Anabaptist Thomas Mntzer (1489-1525) ve de hemen hemen btn kent
ilerini denetleme imknn veren Cenevrede teokrasiyi kurmu olan Fransz Protestan reformcu
Jean Calvindir (1509-1564). Benzer biimde Pritenler, 17. Yzyl ngiliz Devrimini balatmada
nemli bir rol oynamlardr ve de dnyev ilgilerini Yeni [bir] ngiltere kurmak iin Kuzey Am e
rikaya dogru giderek yeni bir siyas ve sosyal sistem oluturmakla ortaya koymulardr.
20. Yzylm sonlarndan beri meydana gelen fundamentalist patlamalarn kaynaklarn genel

letirmek zordur, nk, fundamentalizm dnyann farkl yerlerinde farkl doktrin ekilleri almlar
ve zt ideolojik zellikler gstermilerdir. Yine de ak olan fundamentalizmin, derin sorunlar olan
toplumlarda, zellikle de kimlik bunalm yaayan atmal toplumlarda ortaya kmasdr. Bu tr
krizlere katks olan faktrler arasnda zellikle , din fundamentalizm ile ilgilidir: Seklarizm, s
mrgecilik sonras dnem ve kreselleme. Seklarizmin -din veya kutsal deger veya fikirlerin yeri
ni dnyev veya aklc deger ve fikirlerin almas- geleneksel dinin nemini yitirmesine ve toplumun
ahlk dokusu olarak grlen eylerin zayflamasna katks olmutur. Bu anlamda fundamentalizm,
yozlama ve ikiyzllge kar ahlk bir tepkiyi temsil eder; dogru dzeni oluturmay ve beer
dnya ve lh dnya arasndaki bag yeniden oluturmay amalar. Bu tr ahlk muhafazakrlk,
1970lerden beri yaylan ABD'deki szde Yeni Hristiyan Sagnda aga kmtr ve ran, Msr, Tr
kiye, Pakistan ve Afganistan gibi lkelerde slm fundamentalizmin nemli bir unsuru olmutur.
Smrgecilik sonras dnemin etkisi fundamentalizm dnyann her yerinde grlse de, fun
damentalizm, en gl ve etkili iddialarnn neden gelimekte olan dnyada grldgn akla
maya yardmc olur. Smrge sonras topluluklar, bir dizi cidd problemlerle bogumutur. rne
gin, smrge kltr, yerli kltrleri aaglam ve bask altnda tutmutur; bunun sonucunda da
smrge sonras topluluklar, zellikle elit gruplar arasnda Batl deger ve kurumlara zayflatc bir
baglanmay da ieren zayflatlm bir kimlik duygusu miras almlardr. Dahas bagmszlk elde
edildikten sonra genellikle biraz sosyalizm bag da olan birletirici smrgecilik kart mcadele
nin ardndan millet oluturma ve rejim saglamlatrma gibi daha karmak konular ortaya kmtr.
Siyas bagmszlk zgrlemeyi de beraberinde getirmedi; daha ok geleneksel emperyalizmin ye
rini, Batl g ve karlara boyun egmeye ve kresel eitsizlige neden olan yeni-smrgecilik ald.
Bu tr artlar altnda din fundamentalizm, hem Batl olmayan hatta, Bat kart olan siyas bir
kimlik nmunesi sagladg hem de 1970lerden beri devrimci sosyalizmin inie gemesiyle kentsel
fakirlerin ve alt orta snfn umutlarn ifade ettigi iin cezbedici gelmitir.
Son olarak fundamentalizm, kresellemenin ilerlemesinden g almtr. Kreselleme, g
venli ve istikrarl kimlikler oluturmak iin meden milliyetiligin gcn zayflatmtr. Bu yz
den din, kolektif kimligin temel kaynag olarak milletin yerini almtr; yani fundamentalizm etnik
milliyetiligin bir alt eidi biiminde ortaya kmtr. Bu, zellikle mill kimlige meydan okunan
veya kimligi tehdit edilen blgelerde nem kazanmtr. Etnik seferberlik olarak fundamentalizm,
rnegin Sri Lankadaki Seylanl militan Budizminde, sraildeki Yahudi yerleimci hareketinde,
Hindistandaki Hindu ve Sih arclgn ve de birleik rlandadaki Ulster Protestanlarnn direni
inde grlebilir. Fundamentalizm iin kresellemenin anlam yine de karmaktr. Gittike kar
lkl bagmllklarn arttg bir dnyada toplumu belirli mill, din ve siyas planlara gre yeniden
yaplandrma kapasitesi, snrldr. 1989da Ayetullah Humeyninin (bkz. s. 292) lmesinden beri
pragmatik fundamentalizm ad verilen durumun ortaya kmas, iktidardaki fundamentalistler
zerindeki uygulamaya ilikin kstlamalar vurgular. Pragmatizmin (bkz. s. 27) sz konusu re
jimdeki fundamentalist itikatlar eletirdigi nokta ise baka bir konudur.

TEM ELLERE D N - A N A TEM A LA R


Din fundamentalizm, iki anlamda tipik olmayan siyas bir ideolojidir. Birincisi, doktrin ve yap
farkllklarna bakmakszn birok, belki de btn dinleri ilgilendirir. Din fundamentalizmi tekbir
birletirici birim olarak incelemek, dnya dinlerini blen (ister tek bir tanrya, ister birok tanrya
inansn, ister hibir tanrya inanmasn; ister kutsal kitaplar, ister bir dizi kitabeleri ya da szl gele
nekleri olsun; ahlk ve sosyal davrana baklar farkl olsun vs.) temel farkllklar ikincil anlamda
ele almaktr. Dahas baz fundamentalizmler iddetle ve anayasa kart siyas eylemle ilikisi olur
ken bazlar da kanuna uymay ve barl davran desteklemitir. Bu tr farkllklar, din fundamentalizmin siyas fikir ve degerlerin mstakil maddesel bir birikimi olmaktan ok siyas dnce
nin bir tarz oldugu geregine dikkat eker. rnegin, ogu fundamentalizm liberal bireycilige (bkz.
s. 45) tersken, Kuzey Amerikadaki Protestan fundamentalizmi bir inan unsuru olarak kaba
bireyciligi kabul eder. Ayn ekilde Kurann tefecilik ve fiz temelli bankaclg reddetmesi, slm
fundamentalistlerin piyasa ekonomisini kabul etmesini zorlatrr, oysa ABDdeki Yeni Hristiyan
Sag laissez-faire kapitalizmini desteklemektedir. Din fundamentalizmin temel veya ana konular
tehis edilebildigi lde; fundamentalistler ierigine bakmakszn fundamentalizmin belirli ilke
lerini esas veya degimez gerekler olarak tanma egilimindedirler.
kincisi, dinin kutsal, mnev veya uhrev konularla ilgisi dnldgnde din doktrin ve
degerlerin siyas bir ideoloji oluturabilecegini varsaymak yersizdir. Elbette din fikirler havuzndan karlan ideolojiler yeni bir ey degildir. Ahlk sosyalistleri, deger sistemlerine bir temel olu
turmak iin Hristiyanlga, slmiyete, Yahudilige ve diger dinlere bakmlardr, muhafazakrlar ise
dini sosyal [bir] tutkal ekli olarak grmlerdir. Ancak din fikirleri, siyas doktrinleri savunma
ve fikirleri gzelletirme arac degil de siyas dncenin kendisi olarak ele almas bakmndan
fundamentalizm farkldr. Toplumu din ve din ilkeler dogrultusunda kapsaml biimde yeniden
ekillendirme program olarak fundamentalizm, kendi dogrular iinde bir ideoloji olarak snflan
drlmaldr. Yine bazlar fundamentalizmin milliyetiligin bir alt tr oldugu yorumunu getirir;
ve baz durumlarda fundamentalizmin din bir milliyetilik eklinde hareket ettigini yalanlamak
zordur. Ancak en azndan daha radikal biimlerinde din fundamentalizm mill ve etnik farkllk
iddiasnn tesindedir; ve sz konusu slm oldugunda mill snrlar aan bir boyut grlr. Din
fundamentalizmin karakteristik konular unlardr:
Din ve siyaset
Fundamentalist drt
Modernizm kartlg
Militanlk

Din ve Siyase t
Fundamentalizmin temel konusu, din ve siyaset ayrmnn reddedilmesidir. Aslnda Humeyninin
kendi ifadesiyle siyaset dindir. Din siyasetin temeli olabilir, ancak din nedir? En genel anlamyla
din, genelde bir dizi eylem ve uygulamalarla ifade edilen bir tr stn gerekle ilgili ortak inan
btn ile birbirine bagl insanlardan oluan rgtl bir topluluktur. stn kavramn burada ta
nmlamak zordur, nk st bir varlktan, rnegin yaratc Allahtan, nesli tkenmek anlamna
gelen Budist nirvana kavramnda oldugu gibi kiisel zgrleme yaantsna kadar herhangi bir ey
anlamna gelebilir.
Dinin siyas hayat zerindeki etkisi, liberal kltr ve fikirlerin yaylmasyla srekli daha da
snrlandrlmtr; sanayilemi Bat ise elbette bu srete ba ekmitir. Yine liberal seklarizm
kesinlikle bir din kart egilim degildir. Daha ziyade din iin uygun bir alan ve rol belirlemeyle
ilgilidir. Liberal kltrn anahtar bir zelligi kamusal/zel ayrmdr. Sz konusu ayrm, kolektif
kurallar ile dzenlenen ve siyas otoriteye bagl kamusal hayat alan ve de insanlarn istedigi gibi
davranabildikleri zel alan arasndaki kesin ayrm belirler. Liberal bak asndan bu ayrmn yce
erdemi, hkmetin kiisel veya zel ilere mdahale etme kabiliyetini snrlandrarak bireysel z
grlg garanti etmesidir. Ancak burada zel alanla snrl olan ve zel hayatn tamamen sekler bir
temelde dzenlenmesini gerektiren din iin nemli anlamlar vardr. Dinin zellemesi ni bera
berinde getiren seklarizm, kamusal/zel ayrmn siyaset ve din arasndaki ayrma kadar genilet
mitir. Bunun en ak gstergesi, A B D de ve baka yerlerde anayasada belirtilen ve hatta yerleik
kiliselerin devletle ilikili resm ayrcalklardan faydalanan ngiltere gibi lkelerde gzlemlenen
kilise ve devletin ayrlmasdr.
Din fundamentalizm ruhunun ogunda kamusal/zel ayrmnn reddedildigi grlr. Bir
dzeyde fundamentalizm, kimlik politikasnn bir ilndr. Seklarizm ve aklc bir temel zerinde
dzenlenen bir zel alan genilemesi, geleneksel sosyal normlar, dokular ve degerleri yava yava
zayflatmtr ve birogunu kimliksiz brakm veya Eric Hobsbawmin (1994) ifade ettigi gibi m o
dern dnyadaki kszleri yaratmtr. Fundamentalizmi nitelendiren yogunluk ve coku, nce
likli kolektif kimlik olarak dini yerletirir ve yelerine aksi durumda eksikligini hissedecekleri aitlik
duygusunu ve kklemiligi verir. Daha nemlisi, dinin ideolojik inanlarn oluturan zel veya
kiisel konular kabul etmeyi reddetmek tam da din fundamentalizmin iidir. Dini sadece kiisel
veya mnev bir konu olarak ele almak kamusal hayata ktlk ve yozlamay ve ayrca msama
hakrlk, materyalizm, yolsuzluk, hrs, su ve ahlkszlg dvet etmektir. Fundamentalist zm
basittir: Yeni bir dnya mevcut yaplar, din ilkeler zerine ina edilen ve hukuk, siyaset, toplum,
kltr ve ekonomiyi barndran kapsaml bir sistem ile yer degitirmelidir.
Ancak sekler kamusal alann alglanm rmlg, iki tepkiden birine yol aabilir. Birin
cisi, bazen pasif fundamentalizm olarak da adlandrlan egilimde, geri ekilme yolu seilir ve ge
ni kitleler tarafndan lekelenmemi inananlar toplulugu oluturmaya allr. ABDdeki Amish ve
Haredim, sraildeki ar ortodoks Yahudiler gibi gruplar phesiz dinin sosyal, ekonomik ve siyas

Liberaller, dini bireysel seim ve kiisel geliimle ilgili "zel" bir mesele olarak grrler. Din zgrlk bylece
sivil zgrlk iin gereklidir ve din ancak siyaset, Kilise ile devlet arasndaki kesin ayrm ile garanti altna alnabilir.
Muhafazakrlar, dine degerli (belki de gerekli) bir istikrar ve sosyal bag kaynag asndan bakarlar. Topluma
ortak degerler ve ortak kltr temeli sagladgndan din ile siyaset ve Kilise ile devlet arasnda rtmeler kanl
mazdr ve arzuya dayanr.

Sosyalistler, dini genelde olumsuz adan; en iyi ihtimlle siyas mcadeleden ayr ve en kt ihtimlle bazen
devlet ateizmi benimsenmesine neden olan bir yneten snf ideolojisi ekli olarak tanmlamlardr. Sevgi ve
tutkuyu vurgulayarak din, yine de, sosyalizme ahlk temel saglayabilir.
Anaristler, genelde dini kurumsallam bir bask kaynag olarak grrler. Kilise ve devlet birbirine bagldr;
din, dnyev yneticilere itaat ve boyun egmeyi vaaz eder ve ayn zamanda bireyden ahlk otonomiyi alan bir
dizi otoriter degerleri belirler.

Faistler, dman bir bagllk ve inan kaynag olarak ilev grdg ve tutku ve insan sempatisi gibi "gzden
dren" degerleri vaat ettigi iddiasyla dini bazen reddetmilerdir. Yine de faizm, terminolojisi ile i yaplarn
-bagllk, fedakrlk, mneviyat, kurtarlma vs - benimseyerek siyas" din olarak ilev grmeye alr.
Din fundamentalistler, dini sadece kiisel davran degil sosyal, ekonomik ve siyas hayatn dzenlenmesini
dikte eden "temel" ve degitirilmez ilkeler olarak grrler. Din, "zel" alanla snrl kalamaz ve kalmamaldr, aksine
en yksek ve en iyi ifade biimini popler geni seferberlik ve sosyal yeniden yaplanma politikasnda bulur.

ilkeleri dikte ettigine inanrlar, ancak genelde toplumun kapsaml yeniden yaplanmasndan ziyade
bu ilkeleri kendi inanlaryla yaamayla ilgilenirler. kinci tepki, aktif fundamentalizmdir; bu akm
arpma ve muhalefet yolunu seer ve aka siyas bir duru benimsemesi nedeniyle kendisi bir ide
oloji olarak grlmelidir. Ancak siyasetin benimsedigi fikir, geleneksel bir zellik tar. Kamusal/zel
ayrmna kar kan feministlerin aksine din fundamentalistler, siyasete hkmet politikas ve devlet
eylemi asndan bakarlar. Politikaya tamamen rm gzyle bakmaktan ziyade ahlk yeniden
yaplanmann arac olarak grdkleri modern devleti ele geirmeye veya en azndan onu etkilemeye
alrlar. Yine de fundamentalizmi eletirenler, din ve siyaset arasndaki ayrm ortadan kaldrma ka
rarnn fundamentalizme bir totaliter iti gc verdigini dnyorlar. Din ilkeler zerine kurulmu
bir devlete, kamusal/zel ayrm fikrinden ortaya kan snrlamalar ile engel olunamaz. Ancak belirli
fundamentalistlerin bu totaliter gdye boyun egme dereceleri, byk lde farkllk gsterir.

F u n d am e n talist Drt
En geni anlamyla fundamentalizm, temel veya kurucu olarak grlen fikir ve degerlere bagl
lg anlatr. evresel ve fni inanlarn aksine fundamentalist inanlar, teorik bir sistemin ekirde-

gi olarak grldklerinden srekli ve degimeyen bir zellige sahiptirler ve sistemin orijinal veya
klasik ekline bagldrlar. Dolaysyla fundamentalizme, greceliligin tersi denebilir; grecelilik,
ifadelerin ancak kendi baglamlar iinde degerlendirilebilecegi inancnda yanstldg zere objek
tif veya mutlak standartlarnn oldugunu reddeder. Bu standart ile baz siyas ideolojiler, zel
likle faizm ve komnizm, fundamentalizm-grecelilik ekseninde fundamentalist uca daha yakn
bir yere yerletirilebilir; mantk ve hogrye bagllg ile phecilige daha yakn olan liberalizm
ise greceli tarafa daha yakndr. Ancak btn ideolojiler, fundamentalizm geleri ierir. Fundamentalizmin orijinal veya klasik fikirlere inanc korumas bakmndan bir ideoloji iindeki baz
gelenekleri fundamentalist olarak adlandrrken bazlarn da byle nitelememek mmkndr. Bu
adan fundamentalizm, revizyonizmin tersidir. Kapitalizmi ortadan kaldrp onun yerini almay
amalayan klasik Marksizm, bylece fundamentalist sosyalizmin bir ekli olarak grlmtr; sos
yal demokrasiye ise zel mlkiyet, piyasa, madd drtler vs. gibi konulara muhalefetini degitirdi
ginden revize edilmi bir sosyalizm asndan baklmtr.
Din fundamentalizm sz konusu oldugunda fundamentalistler her zaman olmasa da ge
nelde kitab dogruluklar iddias ile desteklenerek kutsal metinlerin ieriginden ortaya karlm
lardr. Gerekten de kutsal yazlara ait gereklik, Amerikan Protestan fundamentalizminin temel
bir zelligiydi; rnegin yaratclg veya yaratma ilmini vaaz etmeye devam etmitir ve Darwinin
evrim teorisini reddederek Tekvinde ( Genesis) tarif edildigi gibi insann Tanr tarafndan yaratld
gn savunmutur. Bu tr egilimler kitab dinde -Hristiyanlk, slmiyet ve Yahudilikte- bu
lunabilir; her biri, Tanrnn vahyedilen szleri oldugunu iddia ettikleri kutsal metinlere sahiptir.
Yine de, ogu kez ilikili olsa da din fundamentalizm, kutsal kitap yazlaryla eit tutulmamaldr.
lk olarak btn kutsal metinler, karmak ve farkl fikir, doktrin ve ilkeler dizisi ierir. Kutsal siyas
bir ideoloji olarak, yani toplumun yeniden yaplanmas ve kitlelerin seferber edilmesine ynelik bir
ahlk veya siyas bir program olarak kutsal kitab ele almak iin onun temellerini ortaya kar
mak gerekir. Bunlar, din kimligin tam ve anlam karklg olmayan tanmn saglayan basit ve ak
ilkeler dizisidir. John Garveyin (1993) ifadesiyle fundamentalizm, hafif ve hzl seyahat eden,
paralar sklm bir din trn oluturur.
kincisi, esas hedefleri kitaba gre yaamak olan ar ortodokslarn aksine fundamentalist
ler, metinleri eylemci biimde okumay desteklemilerdir, bylece metindeki karmaklg ve de
rinligi ilh-siyas bir projeye indirgeme imkn bulmulardr. slmda bu, dinamik yorum olarak
ifade edilir. Ancak seicilik ve yorum, metnin veya doktrinin versiyonunun nasl diger versiyon
lar zerinde tutulacag sorusunu gndeme getirir. Fundamentalistler genelde bu sorunu, yorumu
kimin yaptgm ortaya koyarak zmlerdir. Bu adan, din konumu ve din grevi ikincil derece

de olabilir; daha da nemlisi gerek yorumcu, derin inanca ve ahlk temizlige sahip (tabi ki bir
erkek) kimse ile ayrca mcadele sreci ile mneviyat daha derinlemi olan bir eylemci olmaldr.
Din fundamentalizmin ona, eletirmenlerin iddia ettigi gibi, srekli st kapal olarak otoriter bir
zellik kazandran karizmatik bir liderlikle ilintilendirilmesinin sebebi budur.
20. Yzyln sonlarndan beri fundamentalist hareketlerin hzla artmasyla grlen funda-

Fundamentalizm / Kktencilik [Fundamentalism]

Fundamentalizm, ierigine baklmakszn belirli ilkelerin degimez ve st bir otoriteye sahip temel "dogrular" ola
rak grldg dnce tarzdr. Dolaysyla mstakil fundamentalizmlerin, destekilerinin doktrinel kesinlikten
dogan bir ciddiyet veya tutkuyu aga vurma egilimleri dnda ortak bir yan yoktur veya ok azdr. Din ve kutsal
metinlerin kitab dogruluklar ile genelde ilikili olsa da, fundamentalizm, siyas inanlarda da grlebilir. Liberal
pheciligin bile kendisininki dnda btn teorilere pheyle yaklalmas gerektigi temel inanc barndrd
g sylenebilir. Katlk, dogmaclk ve otorite anlamnda kk drc biimde kullanlsa da fundamentalizm,
kendini dnmeme ve ilkelere bagllk ifadesini de erebilir.

mentalizmn byk gc, onun siyas eylemcilik ve inananlar mobilize etme kapasitesidir. Bylece fundamentalizm, hem psikolojik hem de sosyal dzeyde ilev grr. Psikolojik adan onun
czibesi, belirsiz bir dnyada kesinlik sunabilme kapasitesine dayanr. Din olarak insanoglunun
yzletigi en derin ve kafa kartrc problemlere hitap eder; fundamentalist dmdz, pratik ve
hepsinden te mutlak zmler sunar. Sosyal adan onun czibesi egitimli ve alan kesimlere
yaylm olsa da fundamentalizm, temelde ekonomik ve siyas adan dlanmlarn umutlarna
hitap etmekte baarl olmutur. zellikle de gelimekte olan dnyada, gvenli bir kimlik ve sosyal
dzen midi, sunmayla birlikte siyas yenilik ve sosyal adlet inanc olarak sosyalizmin yerini alm
tr. Ne var ki, onun basitliginin ve apak olma zelliginin onu karmak sorunlarla ugramasn ve
kapsaml zmler gelitirmesini engellemesi, fundamentalizmin snrllklar arasndadr. Siyas
bir plan eksikligi nedeniyle iktidardaki fundamentalistler, randaki gibi, acele bir eyler yapmak ve
mevcut siyas geleneklerden bir eyler almak zorunda kalmlardr ve hibir yerde fundamentalist
hareketler ve liderler, tutarl bir fundamentalist ekonomi gelitirememilerdir.

M o d e rn iz m Kartlg
Din fundamentalizmin en bilindik zelligi, modern dnyaya srtn keskin biimde evirmesidir.
Modernleme, d ve bozulmayla eit grlr ve tanrsz seklarizmin yaylmas olarak nitelen
dirilir; yeniden yaplanmann ise eskinin altn ag nn geleneklerine ve mneviyatna dn ile
mmkn olacag ileri srlr. Ne yazk ki bu imaj ok basittir ve belirli alardan yanltcdr. Din
fundamentalizm, ak biimde gelenekseldir ve ayn zamanda moderndir; bir ksknlk ve ks
kanlk karm, onun moderniteyle ilikisini gsterir. Fundamentalizmin bir yz phesiz keskin
modernizm kartlgdr. Bir tr ahlk muhafazakrlk ile e anlaml olan geleneksel degerlerin
onaylanmasnda bu, en ak biimde grlr. Birey klt ve kiisel tatmin iin tutkuya yenilen Batl
topluluklar, en iyi ihtimlle ahlk d ve en kt ihtimlle dejenere grlr. Msamahakrlk, zina,
fuhu, ecinsellik ve pornografi, bu ahlk kirliligin semptomlarndan sadece birka tanesidir. Libe-

Poplizm / Halklk [Populism]

Ltincede halk anlamna gelen populus'tan tretilm i poplizm, hem belirgin siyas hareketleri hem de belirli
bir siyas dnce gelenegini tarif etmek iin kullanlmaktadr. Poplist ad verilen hareket veya partiler, "yolsuz"
ekonomik veya siyas elitlere ragmen onlarn sradan halk destekleme iddialaryla ayrtedilmitir. Siyas gelenek
olarak poplizm, insanlarn drt ve isteklerinin siyas eylemin yasal temellerini sagladg inancn yanstr. Dola
ysyla poplist politikaclar dogrudan insana hitap ederler ve onun en derin umut ve korkularn ifade ettiklerini
iddia ederler, btn arac kurumlara gvensizlik duyulur. Poplizm, herhangi bir amala veya ideolojiyle baglan
tl grlebilmesine ragmen, ogu kez, "ogulcu"demokrasinin rakibi olan zmnen otoriter, "poplist"demokrasi
olarak grlr

rai bireyciligi (bkz. s. 45) din fundamentalizmden ayran byk bir ahlk alan vardr; birincisi
insanlarn kendi ahlk kararlarn vermesini destekler, kincisi ise belirlenmi ve ilh temelli bir ah
lk sistemine uymay gerektirir. Dolaysyla slm fundamentalizm, eski eriat hukukunun yeniden
uygulanmasn talep eder ve Hristiyan fundamentalistler, ailev veya din degerlere geri dnerek
msamahakrlk ve materyalizmin yaylmasyla mcadele etmeye alrlar.
Fundamentalizm, muhafazakrlk veya gelenekselcilik ile kartrlmamaldr. (Muhafazakr
lk ve fundamentalizm arasndaki rtmelere ve birlikler oluturmalarndaki kolaylklara ragmen
zellikle ABDdeki Cumhuriyeti Parti iindeki Ahlk ogunluk [Moral Majority] gibi rgtler
araclgyla) ikisi miza ve hedef bakmndan farkldr. Muhafazakrlk mtevaz ve dikkatlidir, fun
damentalizm ise keskin ve tutkuludur; muhafazakrlk elitligi koruma ve hiyereriyi savunma egili
mindedir, fundamentalizm ise poplist ve eitleyici ynelimleri iinde barndrr; muhafazakrlk
devamllk ve gelenegi tercih eder, fundamentalizm ise radikal bazen de aka devrimcidir. Gele
nekselcilik, miras alnan kurum ve uygulamalarn, zellikle de uzun ve devaml bir tarihi olanlarn,
insan davran iin en iyi rehber olduguna inanr. Bu hliyle fundamentalizmin gelenekselcilik ile
ortak noktas azdr, nk din gretilerin yeni yorumlarn onaylama, kapsaml sosyal oluumlar
oluturma egilimindedir. Fundamentalizm ve tepkisel radikalizm arasnda daha yakn bir baglant
vardr. Yine de fundamentalizm, gerici olmaktan ziyade tepkiseldir: Ahlk gelenekselcilik retorigi
nin ardnda belki de idealletirilmi bir gemiten ziyade saf bir gelecek fikri yatyordur. Fundamen
talizm iindeki karizmatik liderlik, poplizm (bkz. s. 288) ve psiko-sosyal yeniden yaplanmaya
ynelik egilim, faizmle baz paralelliklerin oldugu izlenimini verdi; ancak bu, fundamentalizmin
gerekten din tutkularca ortaya karldg dzeyi gzard etmeyi beraberinde getirmektedir.
Fundamentalistlerin sadece uzlamaz gericiler oldugunun en ak kant, belirli modern ynle
re kar duyduklar ilgidir. rnegin dnyann her yerindeki fundamentalistler, modern teknoloji ve
kitle iletiim avantajlarndan faydalanmlardr, yani bu durum sadece A B D deki Tele-Evanjelistler
durumu iin geerli degildir. Bu, kurtarlmam dnyaya kar olan ve modern ag ncesi yntem
ve uygulamalar benimseyip geri ekilen ar ortodoks hareketler ve uyan hareketleri ile tezat iin-

dedir. Moderniteyle fundamentalist uzlamann sadece sinik bir yan yoktur. Teknoloji, bilim, m o
dem devlet mekanizmas ve hatta nkleer silhlar onaylamalar, modernite ruhuna sempati ve br
dnya mistisizminden ok bu dnya rasyonalizmine (bkz. s. 48) sayg duyduklarn gsterir.
rnegin randaki slm bilim fikrine ilgi duyulmas, geleneksel ve dolaysyla Batl bilimin ka
bul edilmesine yol at. Benzer ekilde slm ekonomisi aray, ekonomik liberalizmden tretilen
piyasa ilkelerinin uygulanmasna dnt. Son olarak unu belirtmek gerekir: Fundamentalistler,
znde modernist bir din grn benimsiyorlar ve miras kalan yaplar ve geleneklerdeki inantan
ziyade dinamik yorumlara dayanyorlar. Parekhin (1994, s. 121) ifade ettigi gibi fundamentalizm,
din snrlar iinde moderniteyi ele alsa da dini, modernite snrlar iinde yeniden tanmlyor.

M ilitan lk
Din fundamentalistler, geleneksel, devlet merkezli bir siyas gr benimserken farkl bir siyas
eylem tarzn izlemilerdir: Enerjik, militan ve bazen de iddet ieren bir siyas eylem tarz. Funda
mentalistler kendilerini militan olarak grmekten memnuniyet duyarlar, nk militanlk atma
iindeki kiinin cokunluk ve tutkusunu ima eder. Militanlk nereden geliyor ve onun yansmalar
nelerdir? Fundamentalist militanlk eitli kaynaklardan ortaya kmtr. lk olarak, din hususundaki
atmalarn yogun olma egilimi vardr, nk din, temel deger ve inanlarla ugrar. Din adna hare
ket edenler, inandklarnn lh temelli olmasndan ilham alrlar; bu da, btn diger grlerin nne
geer. Tarih boyunca neden bu kadar ok din savalarnn oldugu da belki bylece aklanm olur.
kinci bir faktr ise fundamentalizmin bir siyas kimlik ekli olmasdr: nsanlara kim olduklar
n tanmlamaya yardm eder ve kolektif bir kimlik kazandrr. ster sosyal, mill, rksal temelli isterse
din ayrm temelli olsun, btn siyas kimlik ekilleri, onlar ve biz arasndaki, grup d ve grup
ii arasndaki ayrmclklara dayal olma egilimindedir. Elbette din fundamentalizm, dman ve
teki olann varlg ile ilikilendirilir, bylece yogun bir kolektif kimlik yaratmaya ve kendisinin
muhalif ve atmac zelligi glendirmeye hizmet eder. Bu eytanletirilmi teki, seklarizm
ve msahamakrlktan dman dinlere, Batllamaya, A B D ye, Marksizme ve emperyalizme kadar
uzanan eitli kisvelere, brnebilir. nc bir faktr ise fundamentalistlerin manik bir dnya g
rne sahip olmalardr, buna gre aydnlk ve karanlk veya iyi ve kt arasndaki atma vurgu
lanmaldr. Tanr iradesi sonucu hareket eden seilmi insanlar biz isek onlar sadece gr ayrl
g olan insanlar degil ayn zamanda Tanrnn dnyadaki amalarn engellemeye alan varlklardr
ve karanlk gleri temsil etmekten baka bir ey yapmazlar. Fundamentalistler iin siyas atma,
bir sava veya arpmadr ve sonunda ya inananlar ya da kfirler hkim olmaldr.
Militanlgn sonularndan biri, yasad, anayasa kart siyas eyleme girmeye hazr olma
durumudur. Yine de Tanrnn yasas insan yasasndan nce gelmesine ragmen fundamentalistler,
kincisini gz ard etmezler, rnegin Yeni Hristiyan Sag yasa ve dzeni aka destekler. Ancak
en elikili konu, fundamentalist iddet kullanmdr. Fundamentalist tepki, genelde barl ve

Terrizm [Terrorism]

En geni anlamyla terrizm, siyas amalar desteklemek iin terr kullanm anlamna gelir; korku ve endie iklimi
yaratmay amalar. Yine de bu, olduka tartma yaratan bir kavramdr. Birincisi, terrizm ve diger iddet ekilleri ve
sava arasndaki ayrm, kincisinin daha geni kitlelere korku dagtmay amalamas geregi ile bulanktr. kincisi, bu
kavram ok kk drc oldugundan ayrc ve genelde znel kullanlma egilimindedir (bir kiiye gre terrist
olan bir bakas iin zgrlk savasdr). ncs, terrizm hkmet kart bir eylem olarak alglanmasna kar
lk hkmetler, terr kendi toplumlarna kar da kullanabilirler, tpk "devlet terrizminde oldugu gibi.

yasal oldugundan intihar bombaclar ve terristler olarak fundamentalistlerin genel imaj denge
siz ve yanl ise de; fundamentalizmin terrizm (bkz. s. 290) ve iddetle baglants olmadgn
ileri srmek imknszdr. Bunun en dramatik rnegi 11 Eyll 2001de Dnya Ticaret Merkezine
ve Pentagona yaplan El-Kaide saldrlardr. Diger rnekler 1981de slm fundamentalistlerin
Msr cumhurbakan Enver Sedata, 1984te militan Sihlerin Hindistan babakan ndira Gandhiye, 1995te Yahudi bir fanatigin srail babakan Yitzak Rabine yaptklar suikasttr; Hizbullah
(Allahn Partisi) ve Hamas gibi slmc gruplar tarafndan srailde terr kampanyalar yrtl
yor; Sri Lankadaki militan Budistler, srailin igl topraklarndaki Yahudi fundamentalistler, Ce
zayir deki slmc terristler iddet eylemleri gerekletiriyor; ve ABDde bombalama ve cinayet ile
eylemlerde bulunan krtaj kartlg da buna rnektir.
Bu tr eylemlerin en yaygn fundamentalist gerekesi udur: Onlar kty silmeyi amala
dklarndan Tanrnn iradesini yerine getirirler. rnegin slmc bombaclar, Allah yolunda hayat
larn feda ettiklerinde hemen cennete gireceklerine inanrlar. Fundamentalist gruplar arasndaki
iddet olaylar, kyametten kaynaklanan beklentiler ve devrimsel tutku ile daha da artar; buna gre
kyamete yaklatgmz dnlr. Fundamentalist hareketler genelde bin yllk inanc onaylar,
yani yaknda bin yllk bir Tanr hkmdarlgnn kurulacagna ve Tanrnn dnyaya dn umu
duna dayanan kurtarc beklentilere inanrlar.

F U N D A M E N T A L IZ M ALES
Marty (l9 8 8 )nin belirttigi gibi fundamentalizm trleri, faraz bir aile oluturabilir. Yine de aile
yeleri biribirinden en azndan nemli konuda farkllk gsterir. Birincisi, bunlar, farkl dinlerden
trerler. Btn dinler fundamentalist veya fundamentalist benzeri hareketler retmi olsa da baz
dinler fundamentalist gelimelere daha meyilli olabiliyor veya fundamentalizmin ortaya kmasna
daha az engel koyabiliyor. Bu adan slm ve Protestan Hristiyanlk, fundamentalist hareketleri
retmeye egilimlidir, nk her ikisi de tek bir kutsal metne dayanr ve yetkili temsilcilerin elin
de yogunlamaktan ziyade inananlarn ruhan bilgelige dogrudan ulaabilecegini syler (Parekh,

1994). kincisi, fundamentalizm ok farkl topluluklarda ortaya kar. Fundamentalist hareketlerin


etkisi ve dogas, dolaysyla ortaya ktg toplumun sosyal, ekonomik ve siyas yaps ile artlandrl
mtr. ncs, fundamentalizm, baglantl oldugu siyas kaynaklara gre farkllk gsterir. Bunlar
kategoriye ayrlr. Din fundamentalizm, kapsaml siyas yenilik elde etmek iin bir ara olarak
kullanlabilir; bu da, zellikle dlanm veya bask grm insanlara cazip geliyor; birleik bir siyas
kltr yaratarak sevilmeyen bir lider veya hkmeti dlama yolu veya tehdit altndaki mill veya
etnik bir kimligi glendirme arac olarak kullanlabilir. Temel fundamentalizm ekilleri unlardr:
slm fundamentalizm
Hristiyan fundamentalizmi
Diger fundamentalizm ekilleri

slm Fundam entalizm


slm, dnyada ikinci byk din ve en hzl byyendir. Gnmzde yaklak 1,3 milyar Mslman
70den fazla lkede yaamaktadr. slmn gc cograf adan Asya ve Afrikada yogunlamtr;
rnegin Afrika nfusunun yarsndan fazlasnn yakn zamanda Mslman olacag tahmin ediliyor.
Ancak slm Avrupa ve baka yerlere de yaylmtr. slm, kesinlikle sadece bir din degildir ve
asla sadece bir din olmamtr. Daha ok, birey ve milletler iin ahlk, siyas ve ekonomik davra
n kurallar ile btn bir hayat biimidir. slm hayat tarz, Muhammed peygamberin (yaklak
MS 570-632) gretilerine dayanr; Kuranda aklandg gibi bu, btn Mslmanlar iin Allahn
kelmdr ve samim Mslmanlar tarafndan gzlemlenen geleneksel detlerden oluan Snnet
veya takip edilen yolun, peygamberin kendi hayatndan rnek alndg sylenir. slm iinde iki
blm vardr, bunlar peygamberin MS 632 lmnden 50 yl sonra ortaya kmtr. Snn blm,
Mslmanlarn ogunlugunu oluturur; i ksm ise Mslmanlarn %10undan biraz fazladr ve
ogunlukla ran ve Iraktadr.
slm tarihi boyunca din ve siyaset arasnda, sekler anlay tayan ve slm ilkeleri siyas
hayata uygulamada esneklik taraftan olan slm liderler ile peygamberin ilke ve hayat tarzna bire
bir uyulmasnn gerektigine inanan fundamentalistler arasnda her zaman atma olmutur. slmda fundamentalizm, Kurann gerek anlamna inanmak demek degildir, nk bu, btn Ms
lmanlarn kabul ettigi bir eydir ve bu anlamda btn Mslmanlar fundamentalisttir. Aksine
slm inanlara, zellikle de sosyal hayat ve siyaset konusuna ve de kiisel ahlk konulara yogun
ve militan bir bagllk anlamna gelir. slm fundamentalistler, dinin siyaset zerine hkmetmesini
saglamaya alrlar. Uygulamada bu, slm bir devlet kurmak demektir, yani geici bir otorite
yerine ruhan bir lider tarafndan ynetilen ve Kuranda ifade edilen ilkelere dayal eriat, lh s
lm hukukunu, uygulayan bir teokrasi anlamna gelir. eriat bir dizi yasal ve drst davran ortaya
koyar ve buna, hem erkek hem kadn iin kiisel davran kurallar ve de birok su iin ceza siste-

Ayetullah Ruhullah Humeyni (1900-1989)

ranl din ve siyas lider. i din adamlarnn oglu ve torunu olarak Humeyni, din bir egitim
ald ve 1964'te ran'dan srgn edilene kadar Kum'daki ba ilhiyat merkezinde en nde ge
len bilginlerden biriydi. 1979'da srgnden geri dn, ahlg ykan halk devrimini kvlcmlandrd, bylece Ayetullah ("Allah'n ihsan"anlamna gelir) lmne kadar dnyann ilk
slm devletinin lideri hline gelmiti.
Humeyni, 1940'lar gibi erken bir zamanda slm devleti fikrini ne karm olsa da kurum
sallam bir ruhan ynetim, yani "slm cumhuriyeti"nin temel fikri 1960'larn sonuna kadar ortaya kmamt.
Humeyni'nin dnya gr, fakirler ve nc Dnya'daki dlananlar olarak alglanan mazlumlar ile eytann iki
zi olarak grlen zlimler yani, bunlar ABD ve Sovyetler Birligi, kapitalizm ve komnizm, Bat ve Dogu arasndaki
kat ayrma dayanyordu. Bylece slm, dardan gelen igl ve yozlamadan arndrarak slm dnyasn yeniden
yaplandrmay amalayan ilh-siyas bir proje hlini almtr.

___________________________________________________________________________________

mi dhildir. Diger dinlerle ortak olarak slm, doktrinler ve birok siyas davay hakl karabilen
inanlar ierir. Bu, zellikle slm ekonomik fikirler iin geerlidir. rnegin Kuran, zel mlkiyet
kurumunu onaylar, bazlarna gre bu kapitalizmin desteklenmesidir. Ancak tefecilik ve vurguncugu da yasaklamtr, bu durum ise bazlarna gre sosyalizme yaknlg gsterir.
20. Yzylda slm fundamentalizmin yeniden canlanmas, 1928de Msrdaki hvan-
Msliminin (Mslman Kardelerin) kurulmasyla balamtr. Msr, 1922de ksm bagmszlk
elde etmi ve 1936da tam bagmszlgna kavumu olmasna ragmen ngiltere, lkede gl bir
ekonomik ve asker bir varlk hline gelmiti. hvan, Haan el-Benna (1906-1949) tarafndan b o
zuk bir slm inanc degitirmek ve inananlarn siyas ses, siyas partisi olmak amacyla kurulmu
tu. hvan, hem kapitalist hem de sosyalist geliim ekillerine alternatif sunan slm bir hkmet
kurmaya amalamtr. Byle bir hkmet, slm ilkeleri ekonomik ve siyas hayata ve ayn za
manda kiisel ahlk konularna uygulayarak sosyal sistemi degitirecektir. Byle ruhan bir arnma
sreci, Msrn yabanc kontrolden zgrlemesini ierecek ve hvan, btn slm topluluklarnn
tamamen zgrlemesini ve birligini canlandracakt. hvan, rdn, Sudan, Suriyeye yayld ve
cami, okul, genlik kulpleri ve hatta ticar iletmeler de dhil olmak zere kollar oluturdu. Gen
insanlar fiziksel ve asker alardan egitti ve gelecek cihada hazrlad, bylece bu kutsal sava ile
amalarna ulaabileceklerdi.
Ancak fundamentalizm, Arap siyasetinin ularnda kalmaya devam etti, Arap liderler ise ya
Bat yanlsyd ya da Msr'da Cemal Nasrn ykselmesiyle bir Arap sosyalizm trn destekledi.
Nasr, 1956da Svey Kanaln milliletirdi ve ngiltere, Fransa ve srailin asker mdahalesine
direnebildiginden Arap dnyasnn tartlmaz lideri oldu. Nasrn sosyalizmi, Sovyetler Birligi ile
yakn diplomatik ilikiler kurmasna ve hvan bastrmasna neden oldu. Ancak 1967deki Arap-srail savanda Msrn yenilmesi, Arap sosyalizmi fikirlerini gzden drmeye balad ve funda-

mentalist hareketin bymesine imkn saglad. Smrge ynetiminin sona ermesine ragmen Orta
Dogu ve Kuzey Afrika lkeleri, Bat veya Sovyetler Birligine bagmlklarnn ve de srail devletini
ayakta kalmas ile aka grlen siyas iktidarszlklarnn farkndaydlar. Bu artlar altnda yeni
den canlanan milliyetilik, slm fundamentalizm eklini ald. 1970lerden beri ogu Mslman
lkede fundamentalist gruplar ortaya kt ve genler ve siyas egilimliler arasnda gn getike
artan bir destek buldu.
Bu srecin odak noktas ran olmutur, burada kitlesel bir devrim Ayetullah Humeyniyi ik
tidara getirdi ve rann slm Cumhuriyeti iln etmesine neden oldu. Bir sonraki blmde i
fundamentalizm! ile baglantl olarak daha etraflca ele alnacak olan ran rnegi, dnyann birok
yerindeki fundamentalist gruplara ilham kaynag olmutur. 1981 de hvan- Mslimin Msr bakan
Sedata suikast yapt; Pakistan ve Sudan gibi eitli slm lkelerdeki liderler ise fundamentalistlerin
basksyla eriat kanunlarn uygulamaya balad. Fundamentalizm, zellikle, 1980lerin Lbnann
da hkimdi; Lbnan, Hristiyan ve Mslmanlar arasndaki savala blnm ve gneyi srail kuzeyi
ise Suriye tarafndan igl edilmiti. Beyrutun baz ksmlar ran destekli Hizbullah gibi fundamen
talist gruplarn denetimine geti; bunlar Batl rehineleri karp baarl biimde dnyaya duyurma
y baard. slmclgn geliimi birok farkl ekil almtr. Trkiyede anayasal bir fundamentalizm
biimi Adalet ve Kalknma Partisinin (AK Parti) 2002de seim baars ile n kazanmtr, bu parti
bir yl nce daha nce yasaklanm slm gruplardan kurulmutu. Ne var ki, Afganistanda devrim
sel fundamentalizmin gc, 1997de kurulan ve 2001de Amerika ynetimindeki asker giriim ile
yklan Tlibn rejimi ile grlmtr. Tlibn rnegi, kendi dnyalarndan farkl olan slm veya
diger dnceleri reddeden yeni bir radikal fundamentalizm! ortaya koymutu. Bu, Deobandizmin
ar bir ekline dayanyordu, sz konusu akm ngiliz Hindistannda gelien ancak en derin kkleri
Pakistanda bulunan bir Snn-Hanef slm koludur. Tlibnlar, btn slm olmayan yozlama
lar kaldrmaya ve kat ve baskc bir eriat yorumunu uygulamaya sokmaya almtr. Kadnlar ge
nel olarak egitimden, ekonomik ve kamusal hayattan tamamen soyutlanmt. Sansr o kadar katyd
ki btn mzik trleri yasaklanmt. Tlibn ynetimi, ok otoriterdi, siyas g, Molla m erin
liderligi altnda kk bir grup Tlibn din adamlar grubunun elinde toplanyordu.
1990lardan beri ortaya kan yeni cihad gruplar -bunlardan en nemlisi same Bin Ladin
tarafndan ynetilen El-Kaidedir- radikal yeni fundamentalizme anlam kazandrmtr. Bu gruplar
iin slma bagllk cihad biimindedir, kutsal bir sava olarak alglanr, zellikle ABD ve sraile
( Yahudi-Hristiyan hal seferleri savaanlarna ) kar srdrlr ve ana hedef ise Suudi Arabis
tann yabanc etkisinden kurtarlmasdr. Bu tr militan slamizm, 11 Eyll 2001de ve 2002de
Balideki bombalama gibi intihar saldrlarn ve terrizmi yasal ve hatta arndrc, siyas ve sosyal
abann ifadeleri olarak grr. slm eletirmenlerine gre, bu tr geliimler slm degerler ve li
beral-demokratik Bat degerleri arasndaki temel uyumazlg gsterir. Bu bak asndan slm
totaliterdir, nk eriat kanunlarna dayanan slm devleti ni kurma hedefi tamamen ogulculuk
(bkz. s. 51) kartdr ve kamusal/zel ayrm fikri ile zttr. Terr ve iddet uygulamas, bu tota
liter potansiyelin briz bir gstergesidir.

Ancak byle bir gr, temel slm ilkeleri yanl yorumlam olur, oysa bu ilkeler terrizme
destek saglamaz, aksine bar, sayg ve adlete dayaldr. Muhammed peygambere gre, rnegin,
daha byk cihad kfirlere kar siyas atma degil, bir i atmadr: Ahlk disiplin ve slma
bagllk ile daha iyi bir insan olma abasdr. Btn din geleneklerle ortak olarak slm, birok
gr iinde barndrr ve bunlar herhangi bir dava veya eylemi hakl karmak iin kullanlabilir.
Din fundamentalizm! ayran husus ise din gretilere yeni yorumlar getirmesi ve bu yorumlar
sorgulanamaz otoritesi iin talep etmesidir.

i Fundamentalizmi
ran siyas slmn yeniden canlanmasn sembolize eder; Lbnan, Pakistan, Afganistan ve ngiltere
gibi lkelerdeki fundamentalist gruplar, ruhan ve siyas liderlik iin ran izlerler. ran nfusu
nun ogunlugu iki mezhebin daha kg olan i mezhebine aittir. slmn iki mezhebe ayrlma
s siyas bakmdan nemlidir, nk ikisinin mizac ve siyas amalar birbirinden uzaklamtr.
Blnme, peygamberin lm ardndan gelecek haleflerin tartlmas zerine balamtr. Snnler, peygamberin ardndan gelen ilk drt hlifenin veya vekilin, Hlefa-i Raidin, ilh bilgelige
ulatklarna inanyorlard. Bunlardan sonuncusu peygamberin kuzeni Ali idi ve Snnler Alinin
halefinin ulema arasndaki konsenss ile belirlenecegini dndler. Ancak byle seilen bir lider,
ilh veya amaz olarak grlemezdi. Bunun aksine iler her sonraki imamn, veya din liderin
kusursuz ve amaz ve dolaysyla mutlak din ve siyas otoriteye sahip oldugunu ileri sryorlard.
Snnler, slm tarihini peygamber ve hemen ardndan gelen drt halife dneminde hkim
olan ideal topluluktan yava yava uzaklama olarak grmeye egilimli olmulardr. iler ise ilh
ynetimin kusursuz imamn gretilerinde bulunduguna veya gizli imarnn dnmesi veya dog
rudan Allah tarafndan ynlendirilen mehdinin gelmesiyle ilh bilgeligin yeniden ortaya kmak
zere olduguna inanrlar. ilere gre tarih, ideal topluluktan uzaklama degil ona yaklamadr. Bu
tr lml Snnlerin scak bakmadg yeniden canlanma ve yakn bir kurtulu fikri, i mezhebine
Mesihi ve duygusal bir nitelik katmtr. i mezhebinin din tabiat da Snnlerinkinden farkl
dr. iler, ac ekme ve dindar ve basit bir hayat srmekle bireyin gnahlarndan arnabilecegine
inanrlar. Ruhan kurtulu umudu, i mezhebine onun ayrt edici yogunluk ve duygusal gcn
kazandrmtr. Bu tr din bir evk siyas bir hedefe baglannca cidd bagllk ve fedakrlk meyda
na getirmitir. i mezhebi geleneksel adan Snn mezhepten daha siyas egilimli olmutur. Bu,
zellikle fakir ve dlananlara cazip gelmitir; onlara gre ilh bilgeligin yeniden ortaya kmasyla
toplumun arnmas, adletsizligin ortadan kalkmas ve baskdan kurtulma yaanacaktr.
1979da ahn lkeden kamasna neden olan ve Humeyninin dn iin zemin hazrla
yan halk gsterilerinin ardndan ran slm Cumhuriyeti iln edildi. ktidar, Humeyninin kendi
ynettigi on be din adamndan oluan slm Devrim Konseyinin eline geti. Seilmi slm Da
nma Meclisinin kardg btn yasalar, Anayasay Koruma Konseyi tarafndan onaylanmaldr;

bu konseyde yasalarn slm ilkelere uyup uymadgn denetlemek iin alt din ve alt sekler hu
kuku bulunur. ran ar bir din bilin sergilemitir; bu Byk eytana, ABDye, kar genel
bir antipatide ve sosyal ve siyas hayatta kat slm ilkelerin uygulanmasnda kendini gstermitir.
rnegin ba rts ve arafn giyilmesi Mslman olan ve olmayan randaki btn kadnlar iin
zorunlu hle geldi. ok elilikle ilgili kstlamalar kaldrld, dogum kontrol yasakland, zina kr
balama ve idam etme ile cezalandrld ve ecinsellik iin lm cezas getirildi. Hem ran siyaseti
hem de toplumu slmlatrld ve Tahrandaki Cuma namazlar resm hkmet politikasnn bir
ifadesi ve siyas hayatn odak noktas hline geldi. slm Devrimi ile dogan din milliyetilik, 19801988de ran-Irak Sava srasnda yeni zirvelere kt.
Ancak ran daki devrim isteginin hayatta kalmas iglci Iraka kar verilen vatanperver savala
ve de Humeyninin devam eden kurtarc etkisi ile dogrudan baglantlyd. Savan sona ermesi ve
1989 da Humeyninin lm, ran iinde daha lml glerin yzeye kmasna yol at. ran ekono
misi sekiz yllk savan maliyeti ve yabanc ticaret ve yatrmn olmamas ile zarar grmt. rann
sanayilemi Batdan diplomatik adan soyutlanmas sona ermedigi srece ekonomik canlanmann
imknsz olacag gr yaygnlamaya balad. Bu, ran Parlamentosu szcs (slm Danma Mec
lisi) Haimi Rafsancaninin ortaya kmas ile kendini gsteriyordu ve Rafsancaninin 1989da bakan
olarak seilmesi, ran siyasetinde daha fazla pragmatik ve daha az ideolojik bir dnme iaret edi
yordu. Filistin ve baka yerlerdeki radikal slmc gruplarla baglants ve onlar desteklemesi devam
etse de ran slm Devriminin tarihi, gn getike kreselleen bir dnyada militan fundamentaliz
min ilerlik gsteremeyecegini ortaya koyuyor. Ancak randaki siyas ve ekonomik hayatta daha fazla
pragmatizmin, din itaat veya bagllgn azalmasn beraberinde getirmedigi de ifade edilmelidir.

Hristiyan Fundam entalizm i


Yaklak iki milyar mensubu ile Hristiyanlk dnyann en byk dinidir. Filistindeki kklerinden
Roma mparatorlugu araclgyla btn Avrupaya yaylm ve daha sonra Batl yerleimcilerle
Amerika ve diger yerlere tanmtr. Hristiyanlg fetih ve misyonerlik faaliyetleri ile yaygnlatr
ma giriimlerine ragmen 1900lerde dnya Hristiyanlarnn yaklak %83 u hl Avrupada ya
yordu. Ancak 20. Yzylda Hristiyan inanc Batda, zellikle Avrupada azalrken gelimekte olan
dnyada gl bir byme gerekletirmitir, bu da, Hristiyan ogunlugunun bugn Afrika, Asya
ve Ltin Amerikada yayldg anlamna gelir.
Hristiyanlk, Yahudilik iinde bir hareket olarak balad. sann Eski Ahitte ad geen Mesih
oldugu ve hayat ve gretilerinin Yeni Ahitte tasvir edildigi inanc ile ayrmtr. Btn Hristi
yanlar ncilin otoritesini kabul etseler de temel ayrm ortaya kmtr: Katolik, Ortodoks ve
Protestan Kiliseleri. Roma Katolikligi, Romadaki papann geici ve ruhan liderligine dayanr; bu
mevki, yanlmazlk doktrininin ilnndan beri tartlmaz hldedir. Dogulu Ortodoks Hristiyanl
g, 1054te Romadan ayrlarak ortaya km ve birka otonom Kilise meydana gelmitir, bunlar-

dan Rus Ortodoks Kilisesi ve Rum Ortodoks Kilisesi en nemlileridir. Protestanlk, 16. Yzylda
Roma otoritesini reddeden Reform hareketlerini ve yeniden ekillendirilmi mill Hristiyanlk
trlerini iinde barndrr. En etkili Protestan hareketleri svete ve Almanyann baz kesimlerin
deki Luterizm, Cenova ve skoyadaki Kalvinizm ve ngilteredeki Anglikanizm idi. Protestanlar
arasnda birok doktrin ayrm olsa da Protestanclk ncilin tek gerek kaynak oldugu inancna ve
insanlarn dogrudan Tanr ile ilikiye sahip olabileceginin mmkn oldugu fikrine sahiptir.
Reform hareketinden beri Hristiyanlgn siyas nemi olduka azalmtr. Liberal anayasalclgn (bkz. s. 56) geliimi, ksmen Kilise ve devletin ayrmnda ve siyas hayatn seklerleme
sinde kendini gstermitir. Hristiyanlk, en azndan gelimi Batda, kiisel bir dine dnerek
bu artlara uyum saglad, toplumun ahlk ve siyas yaplanmasndan ziyade bireyin mnev kur
tuluuna yogunlat. Bu da 20. Yzyln sonlarndan beri Hristiyan fundamentalizmini ekillen
dirmeye katkda bulundu. stikrarl sosyal, ekonomik ve siyas yaplarla yz yze gelen, sekler
deger ve hedeflere sabitlenen fundamentalistler, ogulcu ve anayasal bir ereve iinde almaktan
mutluluk duymulardr. Teokrasi oluturmaktan ok bireysel konulara egilmeyi veya ahlk sava
vermeyle ilgilenmeyi yeglemilerdir.
Hristiyan fundamentalizmin ifade edilmesine yardmc oldugu davalardan biri etnik milli
yetiliktir. Bu, Kuzey rlandada grlmtr, Evanjelik Protestanlktaki bir patlama 1969dan beri
yaanan sorunlarn sonularndan biri olmutur. Ian Paisleyin kopuu ile meydana gelen Hr
Presbiteryen Kilisesi (Free Presbyterian Church) ile kendini ifade eden ve Demokratik Birliki Parti
(Democratic Unionist Party) (DU P) ile siyas adan rgtlenen Ulster fundamentalizmi, Kato
likligin Romadaki zaferiyle kendinin birleik bir rlandadaki zaferini denk tutar. Paisleyin kendisi
iddeti asla desteklemedigi hlde yeniden birleme devam edecek olursa Protestan toplulugun di
reniinin srecegi uyarsnda bulunmutur. i snf Protestanlarma ve de fundamentalistlere hitap
ederek Paisley ve destekileri, Ulster birlemesinin ruhu nu korumay ve birleik bir rlandann ku
rulmasna gtrecek siyas hareketleri engellemeyi baarmlardr (Bruce 1993). Ancak Paisleyvri
bir direniin teolojik temeli, byk lde Evanjelik Protestanlgn dogu yeri ve en etkin Hristiyan
fundamentalist hareketin, Yeni Hristiyan Sagnn, merkezi olan ABD'den alnmtr.

Yeni Hristiyan Sag


Kiliseye giden Hristiyan says bakmndan ABD, Batl lkelerin en dindardr. Yaklak 60 milyon
Amerikan vatanda yeniden dogdugunu iddia ediyor ve bunlarn yars kendilerini fundamen
talist olarak gryor. Bu, byk lde, Amerikann zulmden kamak isteyen din tarikatlar ve
hareketler iin bir barnak saglamas geregini yanstyor. 20. Yzylda ncilin liberal grn
benimseyen modernistler ve kitab anlamn kabul eden muhafazakrlar (daha sonra fundamen
talistler) arasnda Amerikal Protestanlk iinde iddetli atmalar gereklemitir. Yine de bu tr
din tutku ve grler, byk lde zel hayatla ve ev ile snrlyd. Din gruplar nadiren aktif si

yasete ekiliyordu, girdikleri zaman da pek baarl olamyorlard. Yasaklama dnemi, 1920-1933,
nemli bir istisna idi. 1970lerin sonlarnda ortaya kan Yeni Hristiyan Sag, Amerikay saya
dndrme giriimlerinde din ve siyaseti birletirmeye almas bakmndan yeni bir gelime idi.
Yeni Hristiyan Sag, temelde ahlk ve sosyal meselelerle ilgilenen ve Hristiyan kltr
olarak nitelendirdikleri konular korumay veya yeniden oluturmay amalayan geni bir koalis
yon grubunu tarif eden bir emsiye kavramdr. Bu gelimenin ardnda iki sebep vardr. Birincisi,
1945 sonras dnemi Amerikasnda, her yerde oldugu gibi, kamusal alann yogun biimde ge
nileme tecrbesidir. rnegin 1960larn balarnda Yksek Mahkeme, Amerikan okullarnda
dua edilmesine kar hkm verdi (nk din zgrlkleri garanti altna alan lk Tdilta [First
Amendment] aykryd), sivil haklar kanunu istihdam kotasna ve okullarda ayrmclgn sona erdi
rilmesine neden olmutu ve zellikle Lyndon Johnsonn Byk Toplum giriiminin bir paras
olarak refah, kentsel geliim ve diger programlarda hzl bir art grlmt. Bunun sonucunda
Tanrdan korkan birok gneyli muhafazakr, geleneksel deger ve hayat tarzlarnn tehdit edildi
gini ve Washington kkenli liberal gelimenin bunda parmag oldugunu dnd.
kinci faktr, geliimleriyle geleneksel sosyal yaplar tehdit eden siyahileri, kadnlar ve ecin
selleri temsil eden gruplarn zellikle krsal kesim Amerikasnda siyas nem kazanmasyd. Gele
neksel aile degerleri nin yeniden oluturulmas amacyla kampanya yrtmek iin 1970lerde Yeni
Hristiyan Sag ortaya ktgnda zel amalar arasnda olumlu eylem (siyahiler lehine pozitif
ayrmclk), feminizm (zellikle nerilen Eit Haklar Kanunu) ve ecinsel hareketi vard. 1980ler
ve 1990larda bu ahlk politikas, krtaj kartlg konusu ile birletirildi.
Bu konulara deginmek iin zellikle tannm Tele-Evanjelist ile harekete geirilen bir dizi r
gt ortaya kt. Bunlara, Din Yuvarlak Masa (Religious Round Table), Hristiyan Sesi (Christian
Voice), Amerikan Geleneksel Degerler Koalisyonu (American Coalition for Traditional Values) ve
hepsinden nemlisi Jerry Falwell tarafndan 1980de kurulan Ahlk ogunluk (Moral Majority)
dhildir. Krtaj kart harekette Katolikler nde olsa da Yeni Hristiyan Sag gruplar, ncile ina
nanlar olarak kitab hataszlg kabul eden ve kiisel olarak saya dnme tecrbesini hayat olma
lar anlamnda yeniden dogduklarna inanan Evanjelik Protestanlar srasndan destek almlardr.
Yine de Evanjelikler arasnda blnmeler vardr, rnegin kendilerine fundamentalist ad veren ve
inanmayan toplumlardan uzak durmaya alanlar ile Kutsal Ruhun peygamberlik ve iyiletirme
yetenegi verilen bireyler araclgyla ilerlik gsterebilecegine inanan Allahn ltfuna nail olanlar
arasnda gr ayrlg vardr. 1980lerden beri Ahlk ogunluk (Moral Majority) ve diger benzer
gruplar, kampanya finansman sagladlar ve liberal veya eme taraftar Demokratlar hedef alan
ve krtaja muhalefete dayal bir sosyal ve ahlk gndemi kabul etmeleri ve Amerikan okullarnda
dualarn yeniden uygulanmasn saglamalar iin Cumhuriyetileri destekleyen rgtl bir semen
kayt giriiminde bulunmulardr. Ronald Reagann 1980lerde bu gndemi kabul etme istegi, bu
Yeni Hristiyan Sagnn ekonomi ve d siyaset gibi hem geleneksel hem de ahlk konulara nem
verdigini gsteriyor. Ancak Reagan, Hristiyan sagnn ierigini benimsemi ve Yksek Mahke
meye hayat lehine atamalar yapm olsa da, ahlk gndemi yerine getirmede baarsz oldu.

Reagan dneminin sonuna kadar Yeni Hristiyan Sag nn etkisi ini klar gstermitir. Rea
gann halefi Baba George Bush, onlardan biri degildi (rnegin 1980e kadar krtaj desteklemi
ti) ve vergiyi artrmayacagna dir verdigi seim kampanyas vaadini yerine getirmedi. Bu, Hristi
yan sagnn kendi bakan adayn karmasna ve Tele-Evanjelist Pat Robertsonn 1992de baar
sz Cumhuriyeti adaylgna neden olmutur. Robertsonn baarszlg ve Reagan ve Bushun bu
konuya egilmemesi, hareketin kar ktg iki temel blogu vurguluyor. Hristiyan Sagnn siyas
temelini beyaz Evanjelik Protestan toplulugunun tesine gtrememesine ilveten ABD gibi o
gulcu topluluklardaki kitle partileri, tek bir sosyal, etnik veya ilgi alan ile snrl kalamaz. Bu sorun
lara tepki olarak Evanjelik hareketinin baz unsurlar militan stratejiler benimsemilerdir. Buna bir
rnek militias adl kiilerin ortaya kmasdr; bunlar Hristiyan vatanseverler (Christian Patriots)
gibi glge gruplardan etkilendiklerini sylerler ve 1995teki Oklahoma Bombalamas gibi rnek
lerle kendini gsteren terr kampanyalarn balatmlardr.
Ancak Hristiyan Sag, 2000 ylnda George W. Bushun seilmesiyle byk bir destek ald.
Bushun kendisi ve bakan yardmcs Dick Cheney da dhil olmak zere Bush kabinesinin bir
ksm yeniden dogmu Hristiyanlardan oluuyor ve ayn zamanda nde gelen Evanjelik John
Ahcroft da basavc tayin edilmiti. Bundan dolay 11 Eylln ardndan Bush ynetiminin sraile
destegini arttrdgn ve bunun Eski Ahit te Filistinin Yahudilerin topraklar olarak tasvir edilme
sine dayandrldg ileri srlmtr.

D ige r F u n d am e n talist A km lar


slm ve Protestan Hristiyanlk, ok farkl zellik ve amalarla da olsa kapsaml siyas yenilik prog
ramlar ortaya karma yeteneklerinden dolay ayr bir yerde ele alnmtr. Ancak diger fundamen
talist hareketler ogu durumda mill veya etnik kimligi yeniden tanmlamak veya aga kavuturmak
iin daha ok ugramtr. Bu anlamda birok fundamentalist akm, etnik milliyetiligin alt trle
ri olarak grlebilir. Sz konusu durum, dman etnik veya din gruplarn bymesi ya da tehdit
edici blgesel degiikliklerle ortaya kan mill kimlikteki degiiklige bir tepki biiminde kendini
gstermitir. Esas siyas kimlik kaynag olarak milletten ziyade dinin cazip olmasnn sebebi, dinin
grup yeligi oluturmak iin ezel ve degimez bir temel saglamasdr; dinin aznlk kltrnn or
taya kmas ile ilikilendirilmesinin sebebi budur. Ulster Protestanlarnn fundamentalizmi -dinleri onlara mill kimliklerini kazandrr, Britanyal olmak etnik bir zellikleridir- etnik kimlikleri
ile pek ilikili olmayan ABD Evanjeliklerinin fundamentalizminden farkldr. Hindu, Sih, Yahudi
ve Budist fundamentalizmleri de benzer mill seferberlik ekilleridir. Hindistann birincil dini olan
Hinduizm, dtan baknca nispeten fundamentalizme daha uzak grnyor. Hinduizm resm metin
ve doktrinlerden ziyade gelenek ve sosyal uygulamann vurgulandg bir dinin en ak rnegidir.
Yine de sekler Kongre Partisi iin destek ile kyaslandgnda lml kalsa da 1947de elde edilen
Hindistan bagmszlg abasndan fundamentalist bir hareket ortaya kmtr. Ne var ki, bu hare

ket, 1980lerin ortasndaki Nehru-Gandhi hanedannn sona ermesi ve Kongrenin dnden beri
canlanmtr. Ana hedefi Hinduizmi mill kimligin temeli hline getirerek Hindistann ok-kltr
l ve ok-milletli mozaigine kar koymaktr. Bu, yabanc din ve kltrlerin atlmas, Mslman,
Sih, Cacin ve diger topluluklarn Hindulatrlmas anlamna geliyor. Bharatiya Janata Partisi (BJP,
[Hint Halknn Partisi]) 1996dan beri Hindistan parlamentosundaki en byk partidir, ifade ettigi
konular yeni zenginleen orta snfn duygularn modernletirmektir ve mill kimligin zayflama
syla ilgili endielerdir. Daha radikal Dnya Hindu Konseyi (World Hindu Council) Hindistan
Hindular iindir propagandasn yapar ve onun bir st kurulu, RSS, Burmadan Irak a uzanan Daha
Byk Hindistan oluturmay ve Orta Asyada Hindistann j eopolitik hkimiyetini kurmay ama
lar. Hindu militanlgnn en dramatik gstergesi, Ayodhyadaki Babri Mescidinin 1992de yklma
s ile grld; Mescidin Roma tanrsnn dogum yerinde ina edildigi dnlr. Bu, Hindular ile
Mslmanlar arasndaki Gujaratta toplumsal iddet gsterilerine neden olmutur.
Sih fundamentalizmi farkldr, nk mevcut bir kimlik iinde mill bir kimlik oluturma ile
ilgili degil bagmsz bir ulus devletini kurma abas ile ilgilidir. Byle olunca liberal milliyetiligin
konular ile rtmekte ve ondan sadece din bir birim olarak millete bak asndan farkllamak
tadr. Bu yzden, Sih milliyetiler, Sihizmi devlet dini ve bu dinin ilerlemesini saglamaktan sorum
lu Sih hkmetini imdiki Pencapta yerleik bir Khalistan kurmay hedeflerler. Hindu milliyet
iliginin slm kart bir niteligi oldugu gibi Sih milliyetiligi de ksmen Hinduizme kardr. Bu,
militan lider Jarail Singh Bhindranwale altnda 1982de Damdami Taksal tarafndan Altn Mabetin
ele geirilmesiyle ve de mabet basknnn ardndan iki yl sonra ndira Gandhinin ldrlmesiyle
kendini gsterdi. Hindistanda ba gsteren Hindu, Sih ve slm fundamentalizmindeki ayr patla
malar hi phesiz birbirleriyle baglantl gelimelerdir. Bunlar sadece tehdit ve kzgnlktan oluan
zincirleme tepkileri meydana getirmediler, ayn zamanda etnik kimligi din tutkulara baglayarak
birbirlerine ilham kaynag oldular.
Yahudi ve Budist fundamentalizmi de etnik atmalarn sivriltilmesine bagl gelime gs
termitir. Ar-ortodoks Yahudilerin aksine, ki bunlardan bazlar Eski Ahitte ngrlen Yahudi
devleti olarak sraili kabul etmeyi reddeder, Yahudi fundamentalistler Siyonizmi (bkz. s. 300),
alansal saldrganlk zelligi tayan Daha Byk srail Devleti ni savunmaya dntrmlerdir.
srailin en bilindik fundamentalist grubunda, yani nananlar Toplulugunda ( Gushmun Emunim),
ise bu anlay 1967 Alt Gn Savanda igl edilen alanlarda Yahudi yerleim yerleri kurma kam
panyalarnda ve ardndan bu yerlerin resm bir ekilde sraile dhil edilmesi ile kendini gster
mitir. Katch gibi daha radikal gruplar, Yahudi ve Araplarn asla birlikte yaayamayacaklarn iddia
ederler ve dolaysyla vaat edilmi topraklardan btn Araplarn karlmasn isterler. Kk de
olsa srailin ar-ortodoks partileri daha byk etki yaratmaktadr, nk bunlarn destegi her iki
byk partinin, Likut ve i Partisinin, hkmet kurmas iin gereklidir.
Sri Lanka daki Budist milliyetiligin yaylmas, Budist Seylanllardan oluan ogunluk ve Hin
du, Hristiyan ve Mslmanlar iine alan Tamil toplulugundan oluan aznlk arasnda artan bir
gerginlik sonucunda meydana gelmitir. Yzeyde -bireysel sorumluluk, din hogr ve iddet

Siyonizm [Zionism]

a
Siyonizm (Siyon Ibranicede Cennet Krallg demektir) genelde Filistin olarak grlen Yahudi memleketinin ku
rulmasn amalayan harekettir. Fikir, ilk kez 1897'de Theodore Herzl (1860-1904) tarafndan Basel'deki Dnya
Siyonist Kongresi'nde ileri srlm ve Yahudi halkn eziyetten kurtarmann tek yolu olarak grlmtr. ilkSiyonistler, genelde sosyalizme sempati duyan sekler ve mill amalar gden kiilerdi. Ancak 1948'de srail devletinin
kuruluundan beri Siyonizm, btn Yahudilere bir memleket saglama vaadi ve srail'e sempatiyi artrma ve d
manlarna kar onu savunma giriimleri ile ilikili hle gelmitir, ikinci anlamda fundamentalizmle (bkz. s. 287)
baglantl oldugu sylenmitir, Filistinlilere gre ise Arap kart, yaylmac bir nitelige sahiptir.

kartlgna bagllk sonucunda- Budizm, byk dinler iindeki en az fundamentalist olan din olsa
da (Dalai Lama, 1996) Gney Asyadaki Theravada Budizmi, milliyetilik ve din hareketlenme
biribirine kartgnda fundamentalist trden gelimeleri desteklemitir.
Sri Lankada Halkn zgrleme Cephesi gibi militan gruplarn destekledigi mill kimligin
Seylanllamas nn talebi; Budizmin bir devlet dini hline getirilmesi talebiyle ifade edilmitir.
Ancak bu tr basklar, Tamil ayrmclgn daha ok tetiklemi ve 1970lerin sonunda balayan Tamil Kaplanlarnn gerekletirdigi bir terr kampanyasna imkn vermitir.

21. Y Z Y IL D A D N F U N D A M E N T A L IZ M
Din fundamentalizm, 21. Yzyl boyunca srecek mi, yoksa belirli tarih olaylarn kesimesine
bagl geici bir olay olarak m grlecek? Fundamentalizmin gelecegi sorusu, ok farkl iki senar
yoyu gndeme getiriyor. lki, modern dnyada din temelli siyas inancn uzun vadeli srdrlebi
lirligini sorgular ve siyas bir proje olarak fundamentalizmin belirli snrlarn ne karr. Bu gre
gre fundamentalist din, temelde modernlemenin beraberinde getirdigi etin uyum srecinin bir
semptomudur, ancak modernleme srecinin temel unsurlaryla uymadgndan sonunda ortadan
kaybolacaktr. Batllama olarak modernleme hkim gelecektir, nk ekonomik kresellemeye
dogru egilimden ve liberal demokrasinin yaylmasndan destek grmektedir. Dolaysyla din, uy
gun zel alanna ekilecek ve kamusal meseleler yine sekler siyas inanlara gre ele alnacaktr.
Bu analiz, fundamentalizmin temelinde yatan ilh-siyas projelerin yava yava kaybolacagn
ve din gruplarn daha geni mill hareketlerin unsurlar hline gelecegini varsayar. Batnn hkim
oldugu kresel sistemin ortaya kmas, meden milliyetiliginin hayatta kalmasna imkn veriyor
olsa da, zellikle din farkllga dayal militan etnik milliyetiligin gelecegi olmadgna inanlyor.
Fundamentalistler iktidara gelip karmak hkmet grevleriyle yzleince fundamentalizmin
snrlar aga kacaktr. Ak siyas bir program veya tutarl bir ekonomi felsefesi olmadgndan

bir tepki ideolojisi olarak fundamentalizm, hayatta kalsa da ancak bir hitabet sanat veya bir rejim
kurma miti olarak varln srdrecektir.
Kart gr, din fundamentalizmin post-modern gelecee gz krptn ileri srer. Bu adan,
kriz iinde olan seklarizm ve liberal kltrdr. Bunlarn fundamentalizm ile ortaya kan yetersizlik
leri, daha derin beer ihtiyalara hitap edememeleri ve sosyal dzene ahlk bir temel veren otoriter
deerler oluturamamalardr. Batl liberal demokrasiye gre ekillenmi tek dzelilii tevik eden
kresel sistemin ortaya kmasndan te bu gr, daha muhtemel bir senaryo nermektedir: Kapi
talizm ve komnizm arasndaki 20. Yzyl atmas bir tr medeniyetler atmasna neden olacak
tr. Rakip uluslararas g bloklar ortaya kacak, din ise muhtemelen onlara farkl bir siyas-kltrel
kimlik salayacaktr. Bu versiyonda fundamentalizmin yetersizlikleri deil gl yanlar vardr. Din
fundamentalistler, zaten modern dnyann silh ve ruhunu benimseyerek uyum salayabildiklerini
gsterdiler ve gelenekle engellenmeyip aksine hzl seyahat etmeleri gerei, post-modernitenin
zorluklarna kar tepki biiminde inanlarn yeniden dzenleme imknn mmkn klyor.

leri Okumalar
Ahmed, A. ve H. Donnan, Islam, Globalization and Postmodernity. (Londra ve New York: Routledge, 1994).
Siyas islmn doasn ve modemiteyle ilikisini inceleyen denemelerden oluan faydal bir derleme.
Ahmed, R., Jihad: The Rise o f Militant slam in Central Asia. (New Haven, CT: Yale University Press, 2001). Orta
Asya'nn eitli blgelerindeki radikal yeni fundamentalizmin ykselii ve nemi konusunda ak ve
gvenilir bir deerlendirme.
Bruce, S., Fundamentalism. (Oxford: Polity Press, 2000). Anahtar kavram olarak fundamentalizmin incelen
mesi; fundamentalizm hzl sosyal deiimin bir semptomu biiminde tarif ediliyor, ancak onun ideo
lojik nitelii cidd bir biimde ele alnyor.
Hadden, J. K. ve A. Shupe, Prophetic Religons and Politics: Religion and Political Order. (New York: Paragon
House, 1986). nemli din sosyologlarnn dnya zerindeki hareketlerini inceleyen faydal denemele
rinden oluan bir derleme.
Hiro, D., Islamic Fundamentalism. (Londra: Paladin, 1988). Fundamentalist slmn geliimi ve nemi konu
sunda iyi ve ulalabilir bir deerlendirme.
Marty, M. E. ve R. S. Appleby, Fundamentalisms and the State: Remaking Polities, Economies, and Militance.
(Chicago ve Londra: University o f Chicago Press, 1993). Kapsaml, gvenilir, hl ulalabilir alt ciltlik
Fundamentalizm Projesinin bir ksm. Dier ilgin ciltler unlardr: Fundamentalism Observed. (1991)
ve Accounting for Fundamentalism. (1994).
Parekh, 8., "The Concept o f Fundamentalism", The End o f 'isms'? Reflections on the Fate o f Ideolojical Politics
after Communism's Collapse, (ed. A. Shtromas) (Oxford ve Cambridge, Mass.: Blackwell, 1994). Funda
mentalizm ile modernleme srecinin doasna ilikin ak ve anlalr bir giri.

SONU: SONU OLMAYAN


DEOLOJLER M ?

Son iki yzyldan beri siyas ideoloji, dnya tarihinin nemli bir paras olmutur. deoloji, modern
dnyann ekillendii -ekonom ik, sosyal ve siyas- ayaklanmalardan ortaya km ve sosyal de
iim ve siyas geliim sreci iinde hep bulunmutur. deoloji ilk bata sanayileen Batda ortaya
ksa da yava yava btn dnyada kendini gsterdi ve dnya apnda siyas bir sylev dili yaratt.
Ancak ideolojinin insanlk tarihinde oynad rol konusunda grler ok farkldr. deoloji ger
ei, ilerleme ve adletin kayna m olmutur, yoksa hogrszlk ve baskya sebep olan tahrif
edilmi ve sndrlm dnya grlerini mi yaratmtr?
Bu tartma, 19. Yzyla, Marxn (bkz. s. 135) ideoloji ve bilim arasndaki ayrmna da
yanr. Bilimin insan bilgisini ilerletmede nesnel ve deer yargsz bir yntem sunmas ve bylece
insanl mantksz.ideolojilere kle olmaktan kurtard fikri, modern zamanlarn sren mitlerin
den biri olmutur. Bilim, ideolojinin antitezi deildir, ancak belki kendi ap iinde bir ideoloji ola
rak grlebilir. rnein bilim, zellikle sanayi ve teknolojiyle temsil edilenler olmak zere sosyal
glerin karlar ile ilintilendirilmitir. Derinden bir sosyal deiim srecine katkda bulunmu ve
bir bakma sanayi toplumunun hkim ideolojisi hline gelmitir. Bu adan ideoloji, bir sosyal grup
veya btn bir topluluun ortak bir kimlik veya kolektif hedefler oluturarak kendi bilincini elde
etmesi aracdr. Byle olunca ideoloji ne zgrletirici ne de bask uygulayc, ne yanl ne de doru
olarak grlmelidir. deoloji, bunlardan hepsi olabilir. deolojinin karakteri, ortaya kt tarihsel
gler ile ekillenir ve hizmet ettii sosyal ve siyas ihtiyalara gre moda hline gelir. Dolaysyla
ideoloji, beer durumun vazgeilemez ve ortadan kaldrlamaz bir zelliine dnmtr. Yine
de siyas dnrlerin sk sk ideolojinin sona erdiini veya erdirilmesi gerektiini ileri srmeleri
ilgintir.

DEO LO JN N SO NU M U ?
deolojinin sonu fikri 1950ler ve 1960larda moda oldu. Bu duruun en etkili ifadesi Daniel Bell
(1960) (bkz. s. 304) tarafndan yapld. Bell, kinci Dnya Savandan sonra Batda siyasetin
byk siyas partiler arasndaki uzlama ve ideolojik ayrm veya tartmann eksiklii ile ayrt edil
mesi gereinden etkilenmiti. Hem faizm hem de komnizm cazibesini yitirmiti, kalan partiler
ise en iyi ekonomik bymeyi ve madd zenginlii kimin salayaca konusunda anlamazlk iin
deydiler. Esasnda ekonomi siyasetin nne gemiti. Siyaset daha ok nasl zenginlik salanacak
gibi teknik sorunlara indirgendi ve iyi toplumun doas konusundaki ahlk veya felsef sorular
ele almay brakmt. Btn ama ve hedefler iin ideoloji, uygun olmayan bir ey hline gelmiti.
Ancak Bell in dikkat ektii sre, ideolojinin sonu deildi, daha ok byk partiler arasn
daki geni ideolojik uzlamann ortaya kmas ve dolaysyla ideolojik tartmann ortadan kalkmasyd. Sava sonras dnemde temel Batl ideolojinin -liberalizmin, sosyalizmin ve muhafa
zakrln- temsilcileri ynetilen kapitalizm ortak hedefi zerinde anlatlar. Ancak bu hedefin
kendisi ideolojikti -rnein sosyal refah ve ekonomik mdahale aracl ile piyasa ekonomisi, zel

ABD'li akademisyen ve yazar. Harvard niversitesinde sosyoloji profesr olan Bell, hem ge
ni siyas hem de akademik nem tayan modern toplumun incelemesini gerekletirmitir.
Irving Kristol ile 1960'larda The Public Interest dergisini yaynlad, burada "byk" hkmet fel
sefesini eletirmi ve ABD'de yeni muhafazakrla entelektel bir gvenirlik kazandrmtr.
The End o f Ideologde (ideolojinin Sonu, 1960), Bell, sosyal ve siyas konulara mantkl yak
lamlarn tkendiine dikkat ekmitir ve 1988 basksnn son sznde topik devletlerin
zorbalna kar uyarda bulunmutur. Ayrca yeni bir "bilgi snf"nn hkim olduu "bilgi toplumlar"nn orta
ya kn vurgulayarak "sanayileme sonras"nn poplerlemesine yardmc olmutur. Cultural Contradictions
ofCapitalism'de (Kapitalizmin Kltrel Ztlklar, 1976) Bell, kapitalizmin "duygu", kiisel m utluluk ve kendini ifade
etme gibi deerleri glendirme eilimini ve retimi devam ettirmek iin verimlilik ve mantk arasndaki artan
gerilimi incelemitir.

mlkiyet ve madd drtlere duyulan inanc yanstyordu. Aslnda her ne kadar geici de olsa refah
kapitalizmi veya sosyal demokrasi, ideolojisi, bu ideolojinin dmanlarna galip gelmiti. 1960lar
daha radikal Yeni Sol fikirlerin ykselii, ne Marksist ve anarist dncelerin diriliine ve feminizm
ve evrecilik gibi modern ideolojilerin neminin artmasna hit oldu. 1970lerdeki ekonomik ge
rilemenin ilk balangc, uzun zamandr ihml edilen serbest piyasa doktrinlerine yeniden ilgi uyan
drd ve 1945 sonras uzlamasn da sarsan yeni hukuk teorilerinin geliimini tetikledi.
Son olarak ideolojinin sonu tezi, sadece sanayilemi Batdaki gelimelere odaklanmt ve
1950ler ve 60larda komnizmin Sovyetler Birlii, Dou Avrupa, in ve dier yerlerde yerleik
kald gereini ve de Asya, Afrika ve baz Ltin Amerika lkelerinde devrimci siyas hareketlerin
yrrlkte olduunu gz ard etmiti.

TA R H N SO NU M U ?
Daha geni bir perspektif, Francis Fukuyama tarafndan The End o f History ( Tarihin Sonu,
1989) makalesinde benimsenmitir. Bellin aksine Fukuyama, siyas fikirlerin geersiz olduunu ile
ri srmedi; aksine, belirli bir fikirler setinin, yani Batl liberalizmin, btn rakipleri karsnda galip
geldiini savundu. 1945te faizm yenilmiti ve Fukuyama, 1989da D ou Avrupada komnist y
netimin kmesinin Marksizm-Leninizmin dnyaca nem tayan bir ideoloji olarak geip gittiine
inanmaktadr. Tarihin sonu ile Fukuyama, fikirler tarihinin ve onunla birlikte temel ideolojik tart
mann bittiini kasteder. Ona gre btn dnyada liberal demokrasi talebi konusunda bir uzlama
vard, liberal demokrasi ise piyasa veya kapitalist ekonomi ve ak, rekabeti bir siyas sistemdir.
phesiz 1989-1991 D ou Avrupa Devrimleri ve in gibi ayakta kalan komnist rejimle-

Liberaller, tarihi, bilgi ve anlayn birikmesi ile her neslin bir ncekine gre daha da ilerledii bir sre olarak
grrler. Liberaller, bunun genelde devrim ile deil, tedrici ve artarak bir yeniden ekillenme ile gerekletiine
inanrlar.
Muhafazakrlar, tarihe gelenek ve ilerlemeye ok az yer veren devamllk asndan bakarlar. Gemiin dersi,
imdi ve gelecekteki davranlar iin rehberlik eder. Gerici muhafazakrlar, tarihin dte olduuna inanr ve
daha nceki zamanlara dn arzu ederler.
Sosyalistler, gelimeci bir tarih grn benimserler ve sosyal ve kiisel gelimeye vurgu yaparlar. Marksistler, snf atmasnn tarihi ileri gtrdne ve snfsz, komnist bir toplum un tarihin son noktas olduuna
inanrlar.

Faistler, tarihe yozlama ve bozulma, yani gemi "altn an" d, sreci olarak bakarlar. Yine de ulusal
yeniden dou ihtimlini koruyan bir dngsel tarih teorisini benimserler; bu da, genelde, iddetli atma ve
sava ile olur.
Din Fundamentalistler, tarihe kar eliik tutumlara sahiptirler. deal gemie kyasla imdiki zaman ahlki
ve mnevi bakmdan yozlam grseler de modernist adan sosyal yeniden yaplanmay benimserler.
_______________________________________________ ._______________________________________________

rin reformlar, dnya apndaki ideolojik tartmalarn dengesini derinden deitirmitir. Ancak
bu srecin tarihin sonuna denk dp dmedii tartmaya aktr. Tarihin Sonu tezinin bir
zorluu, ileri srlmesinin hemen ardndan yeni ideolojik glerin yzeye km olmasdr. 20.
Yzyl boyunca liberal demokrasi nemli bir ilerleme kaydetmi olabilir, ancak yzyl sona erer
ken ok farkl ideolojilerin yeniden canland aka grlyordu; bu zellikle etkisi Asya ve Afrikadaki Mslman lkelerden eski Sovyetler Birliine ve de sanayilemi Batya uzanan siyas
slm iin geerliydi. rnein, Sovyetler Birlii ve D ou Avrupadaki komnizmin knn
liberal demokrasinin niha zaferi iin frsat yaratm olmaktan daha ziyade; milliyetilik, rksalclk
(bkz. s. 226) ve din fundamentalizmin nn am olmas muhtemeldir.
Fukuyamann tezinin altnda klasik liberalizmden alnan ve endstriyel kapitalizmin btn
toplum yelerine sosyal hareketlilik ve madd gvence sunduuna dir iyimser bir inan yatar;
bylece bu durumu her vatanda mantkl ve cazip bulacaktr. Baka bir ifadeyle iyi bir toplum ya
ps konusunda geni ve hatta evrensel bir uzlamaya varlabilir. Yine de sz konusu durum ancak,
btn byk sosyal gruplarn karlarn karlamaya ve tek tek vatandalarn en azndan nemli
bir ksmnn arzularn yerine getirmeye yetkin bir toplum yaplandrlabilirse elde edilebilir. Kapi
talist piyasann ortaya koymu olduu aba ve verimlilie ramen kapitalizmin, btn sosyal snf
lara ve bireylere eit davrand sylenemez. Bylece ideolojik atma ve tartmalar, liberalizmin
dnya apnda zafer elde etmesiyle 20. Yzyln bittii ileri srlemez; ayn biimde, 19. Yzyln
sonunda sosyalizmin kanlmaz zaferi ngrlmt.

Post-Modernizm [Postmodernism]

Post-modernizm, bata genel Batl sanat, mimari ve kltrel gelimelerdeki deneysel hareketleri tarif etmek iin
kullanlan karmak ve kafa kartran bir kavramdr. Sosyal ve siyas analiz arac olarak post-modernizm, sanayile
me ve snf dayanmas zellii tayan topluluklardan gittike daha blnm ve oulcu "bilgi" topluluklarna
doru kaymay ne karr; bu toplumlarda bireyler, reticiden tketiciye dnr; bireycilik snf, din ve rk bal
lklarnn yerini alr. Post-modernistler, kesinlik diye bir eyin olmadn ileri srerler; mutlak ve evrensel dorular
tepeden bakan birer yorum olduundan bunlardan vazgeilmelidir. Bunun yerine sylem, tartma ve demokrasi
vurgulanmaldr.

DEOLOJ O LA R A K P O ST -M O D ER N ZM
Bir baka sonculuk ( endism ) ekli ise modern toplumun yerleik zellikleri paraland gibi or
taya koyduu siyas inan ve doktrinlerin de geersiz hle geldii iddiasdr. Bu grn altnda
yatan fikir, birinci blmde ele alnan post-modernizm (bkz. s. 306) fikri aracl ile gelitiril
mitir. Balca siyas ideolojiler sadece post-modern artlara uyum salamad (post-liberalizm,
post-Marksizm ve post-feminizm gibi post-izmler bunun sonucunda grld) ayn zamanda
post-modernist teorisyenlere gre dnyay anlama ve yorumlama biimimiz deiir ve deime
ye ihtiya duyar. Sz konusu durum modernizmden post-modernizme doru bir kaymay yans
tyor. Modernizm, byk lde, Aydnlanma fikirleri ile teorilerinden domu ve birbirine zt
iyi hayat yorumlar sunan ideolojik geleneklerde siyas olarak ifade edilmitir. En briz rnekler
liberalizm ve Marksizmdir. Modernist dncenin temelinde genelde ilerlemeye duyulan inanca
bal olarak, nesnel gerekler ile evrensel deerleri, oluturmann mmkn olduu inanc yatar.
Post-modernizm ise bunun tam zttdr, yani esasclk kartdr, post-modernizmin ana konusu,
Jean-Franois Lyotard (1984) tarafndan meta-anlatya ynelik kukuculuk olarak zetlenmiti;
meta-anlat ise toplumu btnleik bir toplam olarak gren evrensel tarih teorileridir.
Aydnlanma projesi sona ermise siyas ideoloji nerede kalr? Bir bak asna gre post-m o
dernizm, hem dnce tarz hem de sosyal hayat dzenleme arac olarak ideolojinin sonunu ifade
eder. Tercih edilen bir alternatif imaj gelitirerek mevcut toplumun eletirisini sunan tutarl fikir
btnleri olarak siyas ideolojiler, esasclk zellii tar. Grnrde salam gerekler ve kabul edi
len inanlar insafszca sorgulayarak post-modern teoriler, geni apl teorilerin artk daha fazla
ileri gtrlemeyeceini gzler nne sermeyi amalar. Btn bilgiler, yerel ve zel olmaldr. Bu
durum, kimlik ve farkllklara ilgiyi ve de siyas talepler ifade etmede yeni sosyal hareketlerin rol
ne vurguyu arttrmtr. Bu anlamda Naomi Klein ve Noam Chomsky (bkz. s. 210) gibi yazarlarn
fikirlerinden etkilenen anti-kapitalist ve anti-kreselleme hareketi, 21. Yzyln yeni politikas
na bir rnek olabilir. Ancak bu yeni politika nn ierii genitir. rnein, bir zamanlar bir ama
salayan ve duygusal bir ba temeli oluturan ideolojik geleneklerden partiler uzaklatka siyas

Naomi Klein (1970-....)

Kanadal gazeteci, yazar ve irket kart eylemci. Klein, sk sk medya yorumlar da yapmakta
dr. Toronto'da yayor, ancak Kuzey Amerika, Asya, Ltin Amerika ve Avrupa'ya seyahat eder
ve "ilk gerek uluslararas halk hareketi"diye adlandrd konunun ykseliinin izini srmeye
alr.
No Logo: Taking Aim at the Brand Bullies'm (Markaya Hayr: Kresel Markalar Hedef Tahtasnda,
2000) uluslararas baars, onu irket kart hareketin szcs hline getirmi ve yeni nesil iin
siyaseti yeniden icat etmesine yardmc olmutur. Kitap, hayat tarz markalamasnn geni apl bir eletirisidir ve
kreselleme ve irket hkimiyetine kar direnme ekillerini ele almaktadr. Artan irket kart hareketin Das Kapi
tal"! olarak tarif edilse de tketici kapitalizminin doas ile marka kltrnn zorbalnn zerine dnmeyi tahrik
etmesi asndan daha geni nemi haizdir.

partiler siyas pazarlama ve tketiciye duyarl seim makinelerine dnmlerdir. Geleneksel


izmlerini terketmi, ideolojisizletirilmi partiler, ynetselcilie yenilmilerdir. Benzer biimde
kreselleme kart hareket gibi modern siyas hareketler, siyas sorunlarn nasl ve niin ele al
nacana dir kapsaml bir analiz yapmaktan ziyade tamamen farkl gruplar arasnda siyas destek
bulmada baarl olmulardr.
Ancak bu anlamda siyas hayatn nasl ideolojiden uzaklatrlaca pek ak deildir. lk
olarak, ideolojiden uzaklatrlm politikalar, muhalif g ve siyas memnuniyetsizlikleri uygun
biimde ifade etmekte yetersizdir. Post-modernizm, siyas adan muhafazakr olduu iddiasna
aktr. Fikirlerin hiyerarisini reddetme, herhangi sosyal ve siyas hiyerarinin reddedilmesi de
mektir; esaslara kar siyas bir duru, mevcut dzenin eletirilebildii tutarl bir perspektif ve alter
natif sosyal dzenin oluturulmas iin bir temel sunmaz. kincisi, ideolojiden uzaklam siyaset,
idealizmden ok realizmle ilgilidir: Siyas vizyon deil siyas rn satar. Azalan parti yelikleri ve
den semen says, gerekten, ana akmn baarszlnn sonucu olabilir, dar partiler ahlk
ballk ve tutkular dzeyinde semenleri harekete geiremiyordur. Ayrca, ana partiler semen
lerine kendi kar ve madd gelimenin tesinde bir eye inanma sebebi sunmazlarsa; daha derin
siyas ballk arayanlar, istediklerini u gruplarda ve partilerde bulacaklardr.

DEOLOJ O LA R A K K R ESELLEM E
Siyas ideolojiye bir tehdit oluturan bir konu da kreselleme srecidir. Kreselleme, zellikle
sosyalizm, milliyetilik ve din fundamentalizm gibi birok ideolojik gelenek zerinde etki yarat
mtr, ancak bir btn olarak ideoloji zerinde de ok etkili olmutur. Kresellemenin nemli
yanlarndan biri, insanlar arasndaki blge tesi ilikilerin artmasdr: Geleneksel snrlar umur

samayan karmak birbirine bal bir a ortaya ktka fiziksel corafya daha da geersiz hle geli
yor. Bu, ekonomik etkinlik ve ticaretle ilgili yeni uluslararas kalplarda ve de rnein siber-uzay
olgusunu yaratan bilgi ve iletiim teknolojilerinin yeni ekillerinin arifesinde grlr. Snrl ki
isel, sosyal ve alma ilikileriyle ayrt edilen coraf bakmdan birbirinden uzak topluluklarda
yaamaktan ok, bizden ok uzakta verilen kararlar ve gerekleen olaylar ile ekillenen kresel
bir dnyada kendimizi buluyoruz. Byle gelimeler ideoloji iin temel sorunlar gndeme getirir.
Daha da nemlisi, kresel birbirine ballk; risk, belirsizlik ve istikrarszla doru bir eilimi g
lendirmitir; bir zamanki salam gerekler uup gitmektedir. Bu adan ideolojinin, daha nceki
ve daha basit zamanlara, yani tanmlanabilen sorunlara tutarl zmler getirmenin mmkn oldu
u zamana ait olduu dnlebilir.
Yine de kresellemeyi ideolojik adan tarafsz grmek zordur. Kresellemenin iki alter
natif versiyonu vardr. Birincisi, yani neo-liberal kreselleme, piyasa temelli ekonomik yap ve
deerlerle ilgilidir. Bu adan kresellemenin z, kresel kapitalist bir ekonomi oluturmaktr;
bu yap, uluslararas irketlerin karlar ile ilgilenir ve devletin gcn, zellikle de sosyal yapy
ekillendirme yetkinliini azaltr. Bylece kreselleme, liberal kapitalizmin niha zaferi anlamn
da, tarihin sonu nun gerekletirildii bir mekanizmadr. Kresellemenin ikinci versiyonu, bir
devlet gvenlii versiyonudur. Sz konusu versiyon, kresel terrizm (bkz. s. 290) ve genelde
Batl glerin, zellikle de A B D nin, ona verdii cevabn bir rndr. Terrle mcadele denilen
sava snr olmayan bir savatr, nk dman uluslararas rgtler araclyla alan devlet
alt aktrlerdir. Devlet gvenliinin kresellemesi, liberal-demokratik deerlerin ve nsan ideal
lerin savunulmas ve de dnyann tek sper gc olan ABDnin kresel hegemonya kurma abas
olarak grlmtr.
Ancak ister kreselleme veya post-modernizm ister tarihin veya ideolojinin sonu olsun, bun
larn her birinin ideolojide eletirdii ey, genellikle, bizatihi ideolojik bir zellie sahiptir. Her
bir tez, rakiplerinden stn siyas fikir ve deerler dizisini ekillendirmeye ve kendi niha zaferini
ngrmeye alr. Tarihin yetkisi, ister sosyal reformizm, liberal demokrasi, mzakereci demokrasi
ister kresel kapitalizm olsun tek bir ideoloji veya inanc geerli klmaktr ve btn dier siyas
inanlar gzden drmektir. deolojinin niha lmn mjdelemek yerine bu tr iddialar, daha
ok, ideolojik tartmalarn hlen canl ve ideolojinin devam eden ve bitmeyen bir sre olduunu
gstermektedir.

leri Okumalar
Butler, C., Postmodernism: A Very Short Introduction. (Oxford ve New York: Oxford University, 2002). Post-modernizmin nemi ve tarihine dir anlalr ve zl bir giri.
Freedan, M., Reassessing Political Ideologies: The Durability o f Dissent. (Londra ve New York: Routledge, 2001).

"Post-ideoloji" a ad verilen dnemdeki temel ideolojik geleneklerin yeniden deerlendirilmesini


ele alan bir dizi deneme.
Gray, J., Endgames: Questions in Late Modern Political Thought. (Oxford ve Malden, Mass.: Blackwell, 1997).
"Aydnlanma projesinin d ile kar karya gelen temel ideolojik geleneklerin durumuyla ilgili
fevkalde ve anlalr bir tartma.
Scholte, J. A., Globalization: An Introduction. (Londra: Palgrave, 2001). Kreselleme ve onun nemi hakknda
tartmalara kapsaml ve gvenilir bir giri ve nemi hakknda tartmalar.
Shtromas, A., The End o f "isms"?: Reflections on the Fate o f Ideological Politics after Communism's Collapse. (Ox
ford ve Cambridge, Mass.: Blackwell, 1994). Komnizmin yklmasnn ardndan ideoloji siyasetinin du
rumu ve geleceine dir dikkatlice tartlmas yaplm denemelerden oluan bir derleme.

KAYNAKA

Acton, Lord (1956) Essays on Freedom and Power.


Londra: Meridian.

the Democratic Ideal, 4. ed. Londra ve New


York: Longman.

Adams, 1.(1989) The Logic o f Political Belief: A Philo


sophical Analysis. Londra ve New York: Har
vester Wheatsheaf.

Baradat, L. P. (2003) Political Ideologies: Their Origins


and Impact, 8. ed. Upper Saddle River, NJ:
Prentice Hall.

Adams, I. (2001) Political Ideology Today, 2.ed. Manc


hester: Manchester University Press.

Barker, R. (1997) Political Ideas in Modern Britain:


In and After the 20th Century, 2. ed. Londra ve
New York: Routledge.

Adonis, A. ve Hames, T. (1994) A Conservative Revo


lution? The Thatcher-Reagan Decade in Pers
pective. Manchester: Manchester University
Press.
Ahmed, A. ve Donnan, H. (1994) Islam, Globalization
and Postmodernity. Londra ve New York: Routledge.
Ahmed, R. (2001) Jihad: The Rise o f Militant Islam in
Central Asia. New Haven, CT: Yale University
Press.
Alter, P. (1989) Nationalism. Londra: Edward Arnold.
Anderson, B. (1983) Imagined Communities: Reflecti
ons on the Origins and Spread o f Nationalism.
Londra: Verso.

Barry, J. (1999) Rethinking Green Politics. Londra ve


Thousand Oaks, CA:Sage.
Barry, N. (1987) The New Right. Londra: Croom Helm.
Baxter, B. (1999) Ecologism: An Introduction. Edin
burgh: Edinburgh University Press.
Beasley, C. (1999) What is Feminism? Londra: Sage.
Beauvoir, S. de (1968) The Second Sex, ev. H. M. Parshley. New York: Bantam.
Bell, D. (1960) The End o f Ideology. Glencoe, IL: Free
Press.
Bellamy, R. (1992) Liberalism and Modern Society: An
Historical Argument. Cambridge: Polity Press.

Arblaster, A. (1984) The Rise and Decline o f Western


Liberalism. Oxford: Basil Blackwell.

Benn, T. (1980) Arguments for Democracy. Harmondsworth: Penguin.

Arendt, H. (1951) The Origins o f Totalitarianism.


Londra: Allen & Unwin.

Bentham, J. (1970) Introduction to the Principles of


Morals and Legislation, ed. J. Burns ve H. L. A.
Hart. Londra: Athlone Press (Glencoe, IL: Free
Press, 1970).

Aristotle (1962), The Politics, ev.T. Sinclair. Harmondsworth: Penguin (Chicago, IL: University of
Chicago Press, 1985).

Berki, R. N. (1975) Socialism. Londra: Dent.

Aughey, A., Jones, G. ve Riches, W. T. M. (1992) The


Conservative Political Tradition in Britain and
the United States. Londra: Pinter.

Berlin, I. (1969)'Two Concepts o f Liberty', Four Essays


on Liberty iinde. Londra: Oxford University
Press.

Bahro, R. (1982) Socialism and Survival. Londra: He


retic Books.

Bernstein, E. (1962) Evolutionary Socialism. New


York: Schocken.

Bahro, R. (1984) From Red to Green. Londra: Verso/


New Left Books.

Blakeley, G ve Bryson, V. (eds) (2002) Contempo


rary Political Concepts: A Critical Introduction.
Londra: Pluto Press.

Bakunin, M. (1973) Selected Writings, ed. Lehning.


Londra: Cape.
Bakunin, M. (1977) 'Church ve State', G. Woodcock
(ed.), The Anarchist Reader iinde. Londra:
Fontana.
Ball, T. ve Dagger, R.(2002) Political Ideologies and

Bobbio, N. (1996) Left and Right. Oxford: Polity Press.


Bobbin, P. (2002) The Shield o f Achilles. New York:
Knopf ve Londra: Allen Lane.
Bookchin, M. (1975) Our Synthetic Environment.
Londra: Harper & Row.
Bookchin, M. (1977) 'Anarchism ve Ecology', G. Wo

odcock (ed.), The Anarchist Reader, iinde.


Londra: Fontana.

Capra, F. (1982) The Turning Point. Londra: Fontana


(Boston, MA: Shambhala, 1983).

Bouiding, K. (1966) 'The Economics of the Coming


Spaceship Earth', H. Jarrett (ed.), Environmen
tal Quality in a Growing Economy, iinde. Balti
more: Johns Flopkins Press.

Capra, F. (1997) The Web o f Life: A New Synthesis o f


Mind and Matter. Londra: Flamingo.

Bourne, R. (1977) 'War is the Health of the State', G.


Woodcock (ed.), The Anarchist Reader, iinde.
Londra: Fontana.
Bracher, K. D. (1985) The Age o f Ideologies: A History
o f Political Thought in the Twentieth Century.
Londra: Methuen.
Bramwell, A. (1989) Ecology in the Twentieth Century:
A History. New Haven, CT ve Londra: Yale Uni
versity Press.
Bramwell, A. (1994) The Fading o f the Greens: The
Decline o f Environmental Politics in the West.
New Haven, CT: Yale University Press.
Brown, D. (2000) Contemporary Nationalism: Civic,
Ethnocultural and Multicultural Politics. Lond
ra: Routledge.

Carson, R. (1962) The Silent Spring. Boston, MA: Hou


ghton Mifflin.
Carter, A. (1971) The Political Theory o f Anarchism.
Londra: Routledge & Kegan Paul.
Cecil, H. (1912) Conservatism. Londra ve New York:
Home University Library.
Chamberlain, H. S. (1913) Foundations o f the Ninete
enth Century. New York: John Lane.
Charvert, J. (1982) Feminism. Londra: Dent.
Club of Rome. See Meadows etal. (1972).
Collins, P. (1993) Ideology After the Fall o f Commu
nism. Londra: Bowerdean.
Constant, B. (1988) Political Writings. Cambridge:
Cambridge University Press.

Brownmiller, S. (1975) Against Our Will: Men, Women


and Rape. New York: Simon & Schuster.

Conway, D. (1995) Classical Liberalism: The Unvanqu


ished Ideal. Londra: Macmillan ve New York: St
Martin's Press.

Bruce, S. (1993) 'Fundamentalism, Ethnicity ve Enc


lave', M. Marty ve R. S. Appleby (eds), Funda
mentalism and the State iinde. Chicago, IL ve
Londra: Chicago University Press.

Coole, D. (1993) Women in Political Theory: From An


cient Misogyny to Contemporary Feminism, 2.
ed. Hemel Hempstead: Harvester Wheatsheaf.

Bruce, S. (2000) Fundamentalism. Oxford: Polity


Press.

Costa, M. D. ve James, S. (1972) The Power o f Women


and the Subordination o f the Community. Bris
tol: Falling Wall Press.

Bryson, V. (2003) Feminist Political Theory: An Intro


duction, 2. ed. Basingstoke: Palgrave Macmil
lan.
Burke, E. (1968) Reflections on the Revolution in Fran
ce. Harmondsworth: Penguin.
Burke, E. (1975) On Government, Politics and Society,
ed. B. W. Hill. Londra: Fontana
Burnham, J. (1960) The Managerial Revolution. Har
mondsworth: Penguin ve Bloomington: Indi
ana University Press.
Butler, C. (2002) Postmodernism: A Very Short Intro
duction. Oxford ve New York: Oxford Univer
sity Press.
Capra, F. (1975) The Tao o f Physics. Londra: Fontana.

Crewe, I. (1989)'Values: The Crusade that Failed', D.


Kavanagh ve A. Seldon (eds), The Thatcher
Effect iinde. Oxford: Oxford University Press.
Crick, B. (1962) A Defence o f Politics. Harmon
dsworth: Penguin.
Critchley,T. A. (1970) The Conquest o f Violence. Lond
ra: Constable.
Crosland, C. A. R. (1956) The Future o f Socialism.
Londra: Cape (Des Plaines, IL:Greenwood,
1977).
Dahl, R. (1961) Who Governs? Democracy and Power
in an American City. New Haven, CT: Yale Uni
versity Press.

Dalai Lama (1996) The Power o f Buddhism. Londra:


Newleaf.

Private Woman. Princeton, NJ: PrincetonUniversity Press.

Daly, H. (1974) 'Steady-state economics vs. grow thmania: a critique o f orthodox conceptions of
growth, wants, scarcity ve efficiency', iinde
Policy Sciences, cilt 5, s. 149-67.

Engels, F. (1976) The Origins o f the Family, Private


Property and the State. Londra: Lawrence & C.
Wishart (New York: Pathfinder, 1972).

Daly, M. (1979) Gyn/Ecology: The Meta-Ethics o f Radi


cal Feminism. Boston, MA: Beacon Press.

Etzioni, A. (1995) The Spirit o f Community: Rights,


Responsibilities and the Communitarian Agen
da. Londra: Fontana.

Darwin, C. (1972) On the Origin o f Species. Londra:


Dent.

Eysenck, H. (1964) Sense and Nonsense in Psycho


logy. Harmondsworth: Penguin.

Dickinson, G. L. (1916) The European Anarchy, Lond


ra: Allen & Unwin.

Faludi, S. (1991) Backlash: The Undeclared War Aga


inst American Women. New York: Crown.

Dobson, A. (1991) The Green Reader. Londra: Andre


Deutsch.

Fanon, F. (1965) The Wretched o f the Earth. Harmon


dsworth: Penguin (New York: Grove-Weidenfeld, 1988).

Dobson, A. (2000) Green Political Thought. Londra:


HarperCollins.
Downs, A. (1957) An Economic Theory o f Democracy.
New York: Harper & Row.
Eagleton,'T. (1991) Ideology: An Introduction. Londra:
Verso.
Eatwell, R. (1996) Fascism: A History. Londra: Vintage.
Eatwell, R. ve N. O'Sullivan (eds) (1989) The Nature o f
the Right: European and American Politics and
Political Thought since 1789. Londra: Pinter.
Eatwell, R. ve Wright, A. (eds) (1999) Contemporary
Political Ideologies, 2. ed. Londra: Pinter.
Eccleshall, R. et al. (2003) Political Ideologies: An Int
roduction, 3. ed. Londra ve New York: Routledge.
Eckersley, R. (1992) Environmentalism and Politi
cal Theory: Towards an Ecocentric Approach.
Londra: UCL Press.
Edgar, D. (1988)'The Free or the Good', iinde R. Le
vitas (ed.) The Ideology o f the New Right. Ox
ford: Polity Press.
Ehrenfeld, D. (1978) The Arrogance o f Humanism.
Oxford: Oxford University Press.
Ehrlich, P. ve A. Ehrlich (1970) Population, Resources
and Environment: Issues in Human Ecology.
Londra: W. H. Freeman.
Ehrlich, P. ve R. Harriman (1971) How to be a Survivor.
Londra: Pan. Elshtain, J. B. (1981) Public Man,

Faure, S. (1977) 'Anarchy-Anarchist', G. Woodcock


(ed.), The Anarchist Reader ignde Londra: Fon
tana.
Figes, E. (1970) Patriarchal Attitudes. Greenwich, CT:
Fawcett.
Firestone, S. (1972) The Dialectic o f Sex. New York:
Basic Books.
Foley, M. (1994) (ed.) Ideas that Shape Politics. Man
chester ve New York: Manchester University
Press.
Fox, W. (1990) Towards a Transpersonal Ecology: De
veloping the Foundations for Environmenta
lism Boston, MA: Shambhala.
Freeden, M. (1996) Ideologies and Political Theory:
A Conceptual Approach. Oxford ve New York:
Oxford University Press.
Freeden, M. (2001) Reassessing Political Ideologies:
The Durability o f Dissent. Londra ve New York:
Routledge.
Freedman, J. (2001) Feminism. Buckingham ve Phir
ladelphia, PA: Open University Press.
Friedan, B. (1963) The Feminine Mystique. New York:
Norton.
Friedan, B. (1983) The Second Stage. Londra: Abacus
(New York: Summit, 1981).
Friedman, M. (1962) Capitalism and Freedom. Chica
go, IL: University of Chicago Press.

Friedman, M. ve R. Friedman (1980) Free to Choose.


Harmondsworth: Penguin (New York: Ban
tam, 1983).
Friedrich, C. J. ve Brzezinski, Z. (1963) Totalitarian Di
ctatorships and Autocracy. New York: Praeger.
Fromm, E. (1979) To Have or To Be. Londra: Abacus.
Fromm, E. (1984) The Fear o f Freedom. Londra: Ark.
Fukuyama, F. (1989) 'The End of History', National
Interest, Summer.
Galbraith, J. K. (1992) The Culture o f Commitment.
Londra: Sinclair Stevenson. Gallie, W. B. (19556) 'Essentially Contested Context', iinde Pro
ceedings o f the Aristotelian Society, cilt 56.
Gamble, A. (1988) The Free Economy and the Strong
State. Londra: Macmillan (Durham, NC: Duke
University Press, 1988).
Gandhi, M. (1971) Selected Writings o f Mahatma
Gandhi, ed. R. Duncan. Londra: Fontana.
Garvey, J. H. (1993) 'Fundamentalism ve Polities',
Martin E. Marty ve R. Scott Appleby (eds),
Fundamentalisms and the State iinde. Chica
go, IL, ve Londra: University of Chicago Press.
Gasset, 0. y (1972) The Revolt o f the Masses. Londra:
Allen & Unwin. Gellner, E. (1983) Nations and
Nationalism. Oxford: Blackwell.
Giddens, A. (1984) The Constitution o f Society. Camb
ridge: Polity Press.

ce, ed. K. C. Carter. Oxford: Oxford University


Press.
Goldman, E. (1969) Anarchism and Other Essays.
New York: Dover.
Goldsmith, E. etal. (ed.) (1972) Blueprint for Survival.
Harmondsworth: Penguin.
Goldsmith, E. (1988) The Great U-Turn: De-industrialising Society. Bideford: Green Books.
Goodin, R. E. (1992) Green Political Theory. Oxford:
Polity Press.
Goodman, P. (1964) Compulsory Miseducation. New
York: Vintage Books.
Goodman, P. (1977) 'Normal Politics ve the Psycho
logy o f Power', G. Woodcock (ed.), The Anarc
hist Reader iinde. Londra: Fontana.
Goodwin, B. (1997) Using Political Ideas, 4. ed. Lond
ra: John Wiley &C Sons.
Gorz, A. (1985) Farewell to The Working Class. Lond
ra: Pluto Press (Boston, MA: South End Press,
1982).
Gould, B. (1985) Socialism and Freedom. Lond
ra: Macmillan (Wakefield, NH: Longwood,
1986).
Gramsci, A. (1971) Selections from the Prison Notebo
oks, ed. Q. Hoare ve G. NowelLSmith. Londra:
Lawrence & Wishart.

Giddens, A. (1994) Beyond Left and Right: The Future


o f Radical Politics. Cambridge: Polity Press.

Gray, J. (1995a) Enlightenment's Wake: Politics and


Culture at the Close o f the Modern Age. Londra:
Routledge.

Giddens, A. (1998) The Third Way: The Revival o f Soci


al Democracy. Cambridge: Polity Press.

Gray, J. (1995b) Liberalism, 2. ed. Milton Keynes:


Open University Press.

Giddens, A. (2000) The Third Way and its Critics.


Cambridge: Polity Press.

Gray, J. (1996) Postliberalism: Studies in Political


Thought. Londra: Routledge.

Gilmour, I. (1978) Inside Right: A Study o f Conserva


tism. Londra: Quartet Books.

Gray, J. (1997) Endgames: Questions in Late Modern


Political Thought. Cambridge ve Maiden, MA:
Blackwell.

Gilmour, I. (1992) Dancing with Dogma: Britain under


Thatcherism. Londra: Simon & Schuster.
Gobineau, J.-A. (1970) Gobineau: Selected Political
Writings, ed. M. D. Biddiss. New York: Harper
& Row.
Godwin, W. (1971) Enquiry Concerning Political justi

Gray, J. (2000) Two Faces o f Liberalism. Cambridge:


Polity Press.
Gray, J. ve Willetts, D. (1997) 7s Conservatism Dead?
Londra: Profile Books.
Green, T. H. (1988) Works, R. Nettleship (ed.). Londra:

Oxford University Press (New York: AMS Press,


1984).

Hegel, G. W. F. (1942) The Philosophy o f Right, ev..T.


M. Knox. Oxford: Clarendon Press.

Greenleaf, W. H. (1983) The British Political Tradition:


The Ideological Heritage, cilt 2. Londra: Methu
en.

Hiro, D. (1988) Islamic Fundamentalism. Londra: Pa


ladin.

Greer, G. (1970) The Female Eunuch. New York: McG


raw-Hill.
Greer, G. (1985) Sex and Destiny. New York: Harper
& Row.
Greer, G. (1999) The Whole Woman. Londra: Doub
leday.
Gregor, A. J. (1969) The Ideology o f Fascism. New
York: Free Press.
Griffin, R. (1993) The Nature o f Fascism. Londra: Rout
ledge.
Griffin, R. (ed.) (1995) Fascism. Oxford ve New York:
Oxford University Press.
Griffin, R. (ed.) (1999) International Fascism: Theo
ries, Causes and the New Consensus. Londra:
Arnold ve New York: Oxford University Press.
Hadden, J. K. ve Shupe, A. (eds) (1986) Prophetic Re
ligions and Politics: Religion and Political Order.
New York: Paragon House.
Hall, J. A. (1988) Liberalism: Politics, Ideology and the
Market. Londra: Paladin.
Hall, S. ve Jacques, M. (eds) (1983) The Politics o f
Thatcherism. Londra: Lawrence &Wishart.
Harrington, M. (1993) Socialism, Past and Future.
Londra: Pluto Press. Hattersley, R. (1987) Cho
ose Freedom. Harmondsworth: Penguin.
Hayek, F. A. von (1944) The Road to Serfdom. Londra:
Routledge & Kegan Paul (Chicago, IL: Univer
sity of Chicago Press, 1956, new edn).
Hayek, F. A. von (1960) The Constitution o f Liberty.
Londra: Routledge & Kegan Paul.
Hayward, T. (1998) Political Theory and Ecological Va
lues. Cambridge: Polity Press.
Heath, A., R. Jowell ve J. Curtice (1985) How Britain
Votes. Oxford: Pergamon.
Heffernan, R. (2001) New Labour and Thatcherism.
Londra: Palgrave.

Hitler, A. (1969) Mein Kampf. Londra: Hutchinson


(Boston, MA: Houghton Mifflin, 1973).
Hobbes, T. (1968) Leviathan, ed. C. B. Macpherson.
Harmondsworth: Penguin.
Hobhouse, L. T. (1911) Liberalism. Londra: Thornton
Butter worth.
Hobsbawm, E. (1983) 'Inventing Tradition', E. Hobsbawm ve T. Ranger (eds) The Invention o f Tra
dition iinde. Cambridge: Cambridge Univer
sity Press.
Hobsbawm, E. (1992) Nations and Nationalism Sin
ce 1780: Programme, Myth and Reality, 2. ed.
Cambridge: Cambridge University Press.
Hobsbawm, E. (1994) Age o f Extremes: The Short
Twentieth Century 1914-1991. Londra: Michael
Joseph.
Hobson, J. A. (1902) Imperialism: A Study. Londra:
Nisbet.
Holden, B. (1993) Understanding Liberal Democracy,
2. ed. Hemel Hempstead: Harvester Wheatsheaf.
Honderich,T. (1991) Conservatism. Harmondsworth:
Penguin. Huntington, S. (1993) 'The Clash of
Civilizations', Foreign Affairs, cilt 72, no. 3.
Hutchinson, J. ve A. D. Smith (eds) (1994) Nationa
lism. Oxford ve New York: Oxford University
Press.
Hutton, W. (1995) The State We're In. Londra: Jonat
han Cape.
Illich, I. (1973) Deschooling Society. Harmondsworth:
Penguin (New York: Harper & Row, 1983).
Inglehart, R. (1977) The Silent Revolution: Changing
Values and Political Styles amongst Western
Publics. Princeton, NJ: Princeton University
Press.
Jefferson, T. (1972) Notes on the State o f Virginia.
New York: W.W. Norton.
Jefferson,T. (1979)'The United States Declaration of

Independence', W. Laqueur ve B. Rubin (eds),


The Human Rights Reader. New York: Meridan.
Journal o f Political Ideologies iinde. Abing
don, UK ve Cambridge, MA: Carfax.
Kallis, A. A. (ed.) (2003) The Fascist Reader. Londra ve
New York: Routledge.
Kant, I. (1991) Kant: Political Writings, ed. Hans Reiss,
ev. H. B. Nisbet. Cambridge: Cambridge Uni
versity Press.
Kautsky, K. (1902) The Social Revolution. Chicago:
Kerr.
Kedourie, E. (1985) Nationalism, rev. edn. Londra:
Hutchinson.
Keynes, J. M. (1963) The General Theory o f Employ
ment, Interest and Money. Londra: Macmillan
(San Diego: Harcourt Brace Jovanovich, 1965).
Kingdom, J. (1992) No Such Thing as Society? Indivi
dualism and Community. Buckingham ve Phi
ladelphia PA: Open University Press.
Klein, M. (2001) No Logo: Taking Aim at the Brand Bul
lies. Londra: Flamingo.
Kropotkin, P. (1914) Mutual Aid. Boston, MA: Porter
Sargent.
Kuhn,T. (1962) The Structure o f Scientific Revolutions.
Chicago, IL: Chicago University Press.
Lane, D. (1996) The Rise and Fall o f State Socialism.
Oxford: Polity Press.
Laqueur, W. (ed.) (1979) Fascism: A Reader's Guide.
Harmondsworth: Penguin.
Larrain, J. (1983) Marxism and Ideology. Londra:
Macmillan.
Leach, R. (1996) British Political Ideologies, 2. ed.
Londra: Harvester Wheatsheaf.
Lenin, V. I. (1964) The State and Revolution. Peking:
People's Publishing House.
Lenin, V. I. (1970) Imperialism, the Highest Stage of
Capitalism. Moscow: Progress Publishers.
Lenin, V. I. (1988) What is to be Done? Harmon
dsworth ve New York: Penguin.
Leopold, A. (1968) Sand County Almanac. Oxford:
Oxford University Press.

Letwin, S. R. (1992) The Anatomy o f Thatcherism.


Londra: Fontana.
Lindblom, C. (1977) Politics and Markets. New York:
Basic Books.
Lipset, S. M. (1983) Political Man: The Social Bases o f
Behaviour. Londra: Heinemann.
Locke, J. (1962) Two Treatises o f Government. Camb
ridge: Cambridge University Press.
Locke, J. (1963) A Letter Concerning Toleration. The
Hague: Martinus Nijhoff.
Lovelock, J. (1979) Gaia: A New Look at Life on Earth.
Oxford ve New York: Oxford University Press.
Lovelock, J. (1988) 'Man ve Gaia', E. Goldsmith ve N.
Hilyard (eds), The Earth Report iinde. Londra:
Mitchell Beazley.
Lyotard, J.-F. (1984) The Postmodern Condition: The
Power o f Knowledge. Minneapolis: University
o f Minnesota Press.
MacIntyre, A. (1981) After Virtue. Londra: Duckworth.
Macmillan, H. (1966) The Middle Way. Londra: Mac
millan.
Macpherson, C. B. (1973) Democratic Theory: Essays
in Retrieval. Oxford: Clarendon Press.
Mannheim, K. (1960) Ideology and Utopia. Londra:
Routledge & Kegan Paul.
Manning, D. (1976) Liberalism. Londra: Dent.
Marcuse, H. (1964) One Dimensional Man: Studies
in the Ideology o f Advanced Industrial Society.
Boston, MA: Beacon.
Marquand, D. (1988) The Unprincipled Society. Lond
ra: Fontana.
Marquand, D.(1992) The Progressive Dilemma. Lond
ra: Heinemann.
Marquand, D. ve Seldon, A. (1996) The Ideas that
Shaped Post-War Britain. Londra: Fontana.
Marshall, P. (1993) Demanding the Impossible: A His
tory o f Anarchism. Londra: Fontana.
Marshall, P. (1995) Nature's Web: Rethinking our Place
on Earth. Londra: Cassell.
Martell, L. (2001) Social Democracy: Global and Na

tional Perspectives. Basingstoke ve New York:


PaIgrave.

Montesquieu, C. de (1969) The Spirit o f Laws. Glen


coe, IL: Free Press.

Marty, M. E. (1988) 'Fundamentalism as a Social Phe


nomenon', Bulletin o f the American Academy
o f Arts and Sciences, cilt 42, s. 15-29.

More, T. (1965) Utopia. Harmondsworth: Penguin


(New York: Norton, 1976).

Marty, M. E. ve Appleby, R. S. (eds) (1993) Fundamen


talisms and the State: Remaking Politics, Eco
nomics, and Militance. Chicago, IL ve Londra:
University o f Chicago Press.
Marx, K. ve Engels, F. (1968) Selected Works. Londra:
Lawrence & Wishart.

Morland, D. (1997) Demanding the Impossible: Hu


man Nature and Politics in Nineteenth Century
Social Anarchism. Londra ve Washington, DC:
Cassell.
Mosca, G. (1939) The Ruling Class, trans, ve ed. A. Li
vingstone. New York: McGraw-Hill.

Marx, K. ve Engels, F. (1970) The German Ideology.


Londra: Lawrence & Wishart.

Moschonas, G. (2002) In the Name o f Social Democracy-The Great Transformation: 1945 to the Pre
sent. Londra ve New York: Verso.

McLellan, D. (1979) Marxism After Marx. Londra:


Macmillan.

Murray, C. (1984) Losing Ground: American Social Po


licy: 1950-1980. New York: Basic Books.

McLellan, D. (1980) The Thought o f Karl Marx, 2. ed.


Londra: Macmillan.

Murray, C. ve R. Herrnstein (1995) The Bell Curve: In


telligence and Class Structure in American Life.
New York: Free Press.

McLellan, D. (1995) Ideology. 2. ed. M ilton Keynes:


Open University Press.
Meadows, D. H., Meadows, D. L., Randers, D. ve Wil
liams, W. (1972) The Limits to Growth. Londra:
Pan (New York: New American Library, 1972).
Michels, R. (1958) Political Parties. Glencoe, IL: Free
Press.
Miliband, R. (1969) The State in Capitalist Society.
Londra: Verso (New York: Basic, 1978).
Miliband, R. (1995) Socialism for a Sceptical Age. Ox
ford: Polity.
Mill, J. S. (1970) On the Subjection o f Women. Londra:
Dent.
Mill, J. S. (1972) Utilitarianism, On Liberty and Consi
deration on Representative Government. Lond
ra: Dent.
Miller, D. (1984) Anarchism. Londra: Dent.
Millett, K. (1970) Sexual Politics. New York: Double
day.

Naess, A. (1973) 'The shallow ve the deep, long-ran


ge ecology movement: a summary'. Inquiry,
cilt 16.
Naess, A. (1989) Community and Lifestyle: Outline o f
an Ecosophy. Cambridge: Cambridge Univer
sity Press.
Neocleous, M. (1997) Fascism. M ilton Keynes: Open
University Press.
Nietzsche, F. (1961 ) Thus Spoke Zarathustra, ev. R. J.
Hollingdale. Harmonds-Worth: Penguin (New
York: Random, 1982).
Nolte, E. (1965) Three Faces o f Fascism: Action Fran
aise, Italian Fascism and National Socialism.
Londra: Weidenfeld & Nicolson.
Nozick, R. (1974) Anarchy, State and Utopia. Oxford:
Blackwell (New York: Basic, 1974).
Oakeshott, M. (1962) Rationalism in Politics and Ot
her Essays. Londra: Methuen (New York: Rout
ledge Chapman & Hall, 1981).

Mitchell, J. (1971) Women's Estate. Harmondsworth:


Penguin.

Ohmae, K. (1989) Borderless World: Power and Stra


tegy in the Interlinked Economy (Londra: HarperCollins).

Mitchell, J. (1975) Psychoanalysis and Feminism.


Londra: Penguin.

O'Sullivan, N. (1976) Conservatism. Londra: Dent.


O'Sullivan, N. (1983) Fascism. Londra: Dent.

Paglia, C. (1990) Sex, Art and American Culture. New


Haven, CT: Yale University.

Rawls, J. (1993) Political Liberalism. New York: Co


lombia University Press.

Paglia, C. (1992) Sexual Personae: Art and Decaden


ce from Nefertiti to Emily Dickinson. Harmon
dsworth: Penguin.

Regan, T. (1983) The Case for Animal Rights. Londra:


Routledge & Kegan Paul.

Parekh, B. (1994) 'The Concept o f Fundamentalism',


A. Shtromas (ed.), The End of'isms'? Reflections
on the Fate o f Ideological Politics after Commu
nism's Collapse iinde. Oxford ve Cambridge,
MA: Blackwell.
Parekh, B. (2000) Rethinking Multiculturalism: Cultu
ral Diversity and Political Theory. Basingstoke:
Macmillan.
Pareto, V. (1935) The Mind and Society. Londra: Cape
ve New York: AMS Press.
Passmore, K. (2002) Fascism: A Very Short Introduc
tion. Oxford ve New York: Oxford University
Press.
Pierson, C. (1995) Socialism After Communism.
Cambridge: Polity Press.
Plato (1955) The Republic, ev. H. D. Lee. Harmon
dsworth: Penguin (New York: Random, 1983).
Popper, K. (1945) The Open Society and Its Enemies.
Londra: Routledge & Kegan Paul.
Popper, K. (1957) The Poverty o f Historicism. Londra:
Routledge.
Poulantzas, N. (1968) Political Power and Social Class.
Londra: New Left Books (New York: Routledge
Chapman & Hall, 1987).
Proudhon, P. J. (1970) What is Property?, ev. B. R. Tu
cker. New York: Dover.
Purkis, J. ve J. Bowen (1997) Twenty-First Century
Anarchism: Unorthodox Ideas for a New Millen
nium. Londra: Cassell.
Ramsay, M. (1997) What's Wrong with Liberalism? A
Radical Critique o f Liberal Political Philosophy.
Londra: Leicester University Press.
Randall, V. (1987) Women and Politics: An Internatio
nal Perspective, 2. ed. Basingstoke: Macmillan.
Rawls, J. (1970) A Theory o f Justice. Oxford: Oxford
University Press (Cambridge, MA: Harvard
University Press, 1971).

Roemer, J. (ed.) (1986) Analytical Marxism, Camb


ridge: Cambridge University Press. Rorty,
R. (1989) Contingency, Irony and Solidarity.
Cambridge: Cambridge University Press.
Rothbard, M. (1978) For a New Liberty. New York:
Macmillan.
Rousseau, J.-J. (1913) The Social Contract and Dis
course, ed. G. D. H. Cole. Londra: Dent (Glen
coe, IL: Free Press, 1969).
Roussopoulos, D. (ed.) (2002) The Anarchist Papers.
New York ve Londra: Black Rose Books.
Sandel, M. (1982) Liberalism and the Limits o f Justice.
Cambridge: Cambridge University Press.
Sassoon, D. (1997) One Hundred Years o f Socialism.
Londra: Fontana.
Schneir, M. (1995) The Vintage Book o f Feminism: The
Essential Writings o f the Contemporary Wo
men's Movement. Londra: Vintage.
Scholte, J. A. (2001) Globalization: An Introduction.
Londra: Palgrave.
Schumacher, E. F. (1973) Small is Beautiful. Lond
ra: Blond & Briggs (New York: Harper & Row,
1989).
Schumpeter, J. (1976) Capitalism, Socialism and De
mocracy. Londra: Allen & Unwin (Magnolia,
MA: Petersmith, 1983).
Schwarzmantel, J. (1991) Socialism and the Idea
o f the Nation. Hemel Hempstead: Harvester
Wheatsheaf.
Schwartzmantel, J. (1998) The Age o f Ideology: Poli
tical Ideologies from the American Revolution
to Postmodern Times. Basingstoke: Macmillan.
Scruton, R. (2001) The Meaning o f Conservatism, 3.
ed. Basingstoke: Macmillan.
Seliger, M. (1976) Politics and Ideology. Londra: Allen
& Unwin (Glencoe, IL: Free Press, 1976).
Shtromas, A. (ed.) (1994) The End of'isms'? Reflections
on the Fate o f Ideological Politics After Commu

nism's Collapse. Oxford, ve Cambridge, MA:


Blackwell.

Tarn, H. (1998) Communitarianism: A New Agenda for


Politics and Citizenship. Londra: Macmillan.

Singer, P. (1976) Animal Liberation. New York: Jonat


han Cape.

Tawney, R. H. (1921) The Acquisitive Society. Londra:


Bell (San Diego: Harcourt Brace Jovanovich,
1955).

Smart, B. (1993) Postmodernity. Londra ve New York:


Routledge.

Tawney, R. H. (1969) Equality. Londra: Allen & Unwin.

Smiles, S. (1986) Self-Help. Harmondsworth: Pengu


in.

Thompson, J. B. (1984) Studies in the Theory o f Ideo


logy. Cambridge: Polity Press.

Smith, A. (1976) An Enquiry into the Nature and Cau


ses o f the Wealth o f Nations. Chicago, IL: Uni
versity of Chicago Press.

Thoreau, H. D. (1983) Walden and 'Civil Disobedien


ce'. Harmondsworth: Penguin.

Smith, A. D. (1986) The Ethnic Origins o f Nations. Ox


ford: Blackwell.
Smith, A. D. (1991) National Identity. Harmon
dsworth: Penguin.
Smith, A. D. (2001) Nationalism: Theory, Ideology, His
tory. Cambridge ve Maiden, MA: Polity Press.
Sorel, G. (1950) Reflections on Violence, gev.T. E. Hulme ve J. Roth. New York: Macmillan.
Spencer, H. (1940) The Man versus the State. Londra:
Watts & C Co.
Spencer, H. (1967) On Social Evolution: Selected Wri
tings. Chicago, IL: University o f Chicago Press.

Tocqueville, A. de (1968) Democracy in America.


Londra: Fontana (New York: McGraw, 1981).
Tolstoy, L. (1937) Recollections and Essays. Oxford:
Oxford University Press.
United Nations (1972). bkz. Ward ve Dubois (1972).
United Nations (1980) Compendium o f Statistics:
1977. New York: United Nations.
Vincent, A. (1995) Modern Political Ideologies, 2. ed.
Oxford: Blackwell.
Ward, B. ve Dubois, R. (1972) Only One Earth. Har
mondsworth: Penguin.
White, S. (ed.) (2001) New Labour: The Progressive Fu
ture? Londra: Palgrave.

Spencer, P. ve Wollman, H. (2002) Nationalism: A Cri


tical Introduction. Londra ve Thousand Oaks,
CA: Sage.

Willetts, D. (1992) Modern Conservatism. Harmon


dsworth, Penguin.

Squires, J. (1999) Gender and Political Theory. Camb


ridge ve Maiden, MA: Polity Press.

Wollstonecraft, M. (1967) A Vindication o f the Righ


ts o f Women, ed. C. W. Hagelman. New York:
Norton.

Stirner, M. (1971) The Ego and His Own, ed. J. Carroll.


Londra: Cape.
Sumner, W. (1959) Folkways. New York: Doubleday.
Sydie, R. A. (1987) Natural Women, Cultured Men: A
Feminist Perspective on Sociological Theory.
Milton Keynes: Open University Press.
Talmon, J. L. (1952) The Origins o f Totalitarian De
mocracy. Londra: Seeker & Warburg.

Wolff, R. P. (1998) In Defence o f Anarchism, 2. ed. Ber


keley, CA: University o f California Press.
Woodcock, G. (1962) Anarchism: A History o f Liber
tarian Ideas and Movements. Harmondsworth
ve New York: Penguin.
Woolf, S. J. (1981) (ed.) European Fascism. Londra:
Weidenfeld & Nicolson.
Wright, A. (1996) Socialisms: Theories and Practices.
Oxford ve New York Oxford University Press.

TERMLER SZL

Bir terim kitabn iindeki kutularda daha kapsaml bir ekilde ele alnyorsa, szlkteki tanmn ar
dndan referans sayfa numaras verilir.

Adlet [Justice]: Adletli olmann ve tarafszln


ahlk standard; sosyal adletse toplum da, dil
veya savunulabilir bir zenginlik ve mkfat datm
nosyonudur.

Aydnlanma [Enlightenment, the]: Doruk noktasna

Adem-i Merkezileme [Decentralization]: Yerel


ynetimlerin/zerkliklerin, mill veya merkez organ
lardan uzaa iktidar ve sorumluluk transferi yaparak
genilemesi.

Ayrlklk [Separatism]: Bamsz bir devlet kurma

Anari [Anarchy]: Szlk anlam iktidar yoksunluu


demektir; anari, genellikle pejoratif anlamda istikrar
szlk, hatta kaos anlamnda kullanlr.

Anayasalclk [Constitutionalism]: Hkmet ikti


darnn, hkm et kurumlarnn grevlerini, yetkisini
ve fonksiyonlarn ve birey haklarn tanmlayan bir
ereve kurallar (bir anayasa) dhilinde kullanlmas
gerektiine olan inan, (bkz. s. 56)

Ancien Regime [Eski Rejim]: Szlk anlam eski dzen


demektir; genellikle Fransz Devrimi'nden nceki
mutlakiyeti yaplarla ilikilendirilir.

Anomi [Anomie]: Deerlerin ve norm atif kurallarn


zayflamas; tecritlik, yalnzlk ve anlamszlk duygula
ryla ilikilendirilir.

18. Yzyl'da kan ve akl ve ilerleme adna genel ola


rak din, siyaset ve bilgi edinm e hakkknda geleneksel
inanlara meydan okuyan entelektel bir hareket.

gryle siyasal bir formasyondan ayrlma talebi.

Bat [West, the]: Kltrel anlamda Greko-Roman ve


Hristiyan kkleriyle, sosyal alanda endstriyel kapita
lizmin hkimiyetiyle ve siyas olarak liberal demokrasi
nin yaygnlyla belirginleen dnyann paralar.
Belirlenim cilik / Determ inizm [Determinism]: insan
eylemlerinin ve tercihlerinin tamamen dsal faktrler
tarafndan artlandrld inanc; determinizm hr
iradenin bir m it olduunu ima eder.
Bencillik/Egoizm [Egoism]: Birinin kendi kar ve iyi
liiyle ilgilenmesi, bencillik; veya her bireyin kendi ah
lk evreninin merkezi olmas, ve bu yzden bireylerin
ahlk adan zerk varlklar olarak isimlendirilmesi.
Bilim [Science]: Dikkatli inceleme ve tekrarlanabilir
deneyler tarafndan test edilen hipotezler sreciyle
bilgi edinme yntemi.
B ilim cilik [Scientism]: Bilimsel metodun gerei

Anti-Semitizm [Anti-Semitism]: Yahudilere kar


yneltilen nyarg ve kin; Yahudi dmalnn din,
ekonomik ve rksal formlar olabilir, (bkz. s. 228)

Art Deer [Surplus Value]: Kapitalist smr meka


nizmas tarafndan proletaryann emeinden alnan
deere iaret eden Marksist bir terim.

Ar M illiyetilik [Jingoism]: Asker genileme veya


emperyal iglin kkrtt milliyeti evkin bir karak
teri ve halk kutlamas.

Atomizm [Atomism]:Toplumun sosyal gruplardan


ziyade, bencil ve ounlukla kendi kendine yeten
bireylerin veya atomlarn toplamndan olutuuna
inanma.
Avro-Komnizm [Eurocommunism]: Marksizmi
liberal demokratik ilkelerle harmanlamay amalayan
bir eit trplenm i komnizm.

ina etm ede nyargdan yoksun ve nesnel tek yol


olduuna ve bu m etodun her trl renme alanna
uygulanabilir olduu inanc.

Bireycilik [Individualism]: Sosyal grup ya da kolektiviteye kar bireyin merkez nem ine duyulan itimat,
(bkz. s. 45)
Bireysellik [Individuality]: Bir bireyin ayrtedici ya da
biricik kimliinin ve yeteneklerinin farkna vararak -k i
bu onu dier tm insanlardan farkllatrr- kendini
gerekletirmesi.
Burjuvazi [Bourgeoisie]: Kapitalist toplum un ynetici
snfna iaret eden Marksist terim, retken zenginliin
sahipleri.
Burjuva deolojisi [Bourgeoisie Ideology]: Kapitalist
top lum u n arpklklarn gizleyerek burjuvann kar
larna hizmette bulunan fikir ve teorilere iaret eden

Marksist terim.

oulculuk [Pluralism]: eitlilie ya da tercihe du


yulan inan veya siyas gcn genie ve tarafsz bir
ekilde dalmasnn gerekliliini veya dalmasnn
iyi olacan ngren teori, (bkz. s. 51)

Devlet Sosyalizmi [State Socialism]:Jeonde, devle


tin, toplum yararna, ekonomik hayat ve ekonomik
kararlar kontrol altna almas ve ynlendirmesi.
Devletilik [Statism]: Problemlerin zm nde ve
ekonomik ve sosyal geliimin garanti altna alnmasn
da en uygun aracn devlet olduu inanc.

atma [Conflict]-. ki ya da daha fazla g arasndaki


kartlk veya rekabet; uzlamaz amalarn takibinden
veya ekien fikirlerin mcadelesinden doar.

evrecilik [Environmentalism] Doal evrenin


nem ine olan siyas inan; evrecilik genellikle (ekolojizmin kart olarak) insan ihtiyalarn ve karlarn
yanstan doaya kar reformist bir yaklam vurgula
mak iin kullanlr.
ift Cinsiyetlilik (Androjeni) [Androgyny]: Erkek
ve dii karakteristiklere birlikte sahip olma; cinsiyetin
sosyal rol ve siyas statyle ilikili olmad anlamnda,
insann cinsiyetsiz varlklar olduuna iaret etmek iin
kullanlr.

ounlukuluk [Majoritarianism]: ounluk yne


tim ine olan inan; ounlukuluk hem ounluun
aznla hkmetmesini hem de aznln ounluun
kararna boyun emesi gerektiini ierir.

Devrim [Revolution]: Kkten ve dn olmayan


bir deiim, genellikle ksa ama arpc bir kargaa
dnemi; sistematik deiim.

Dierkmlk [Altruism]: Bakalarnn iyilii ve esen


liiyle ilgili olmak, dierkm, ya aydnlanm kiisel
kara ya da ortak insanlk inancna dayaldr.

Dirimselcilik / Canlclk [Vitalism]: Yaayan or


ganizmalarn karakteristik zelliklerini evrensel bir
'hayata-gc'nden aldklarn varsayan teori; vitalizm,
yetenek ve akl yerine gd ve drtlere vurguyu ima
eder.
Diyalektik [Dialectic]: arpan iki g arasndaki
etkileimin bir sonraki veya daha ileri bir aamaya
nderlik ettii geliim sreci; bir toplum un iindeki
isel elikilerin yol at tarihsel deiim.
Diyalektik Materyalizm [DialecticalMaterialism]:

ok-Kltrllk / ok-Kltrclk [Multiculturalism]: Genellikle, farkl kltrel gruplarn saygy ve


tannmay hak ettii inanc zerine kurulan toplumsal
eitliliin (genellikle rk, etnisite, din veya dille ilikili
dir) onaylanmas, (bkz. s. 78)

Demokrasi [Democracy]: Halkn ynetimi; demokrasi


hem genel katlm hem de devlet ynetimini kapsar
ve ok farkl biimlerde ortaya kabilir.
Dem okratik Merkeziyetilik [Democratic
Centralism]: Tartma zgrlyle sert eylem birlii
arasnda bir denge ngrs zerine kurulu Leninist
parti organizasyonu ilkesi.

Ortodoks komnist devletlerde entelektel hayata


hkim olan, Markslzmin kaba ve deterministik biimi.

Doa Hli [State o f Nature]: Snrlandrlmam


zgrlk ve kurumsallam otoritede yokluuyla
karakterize edilen siyaset ncesi toplum.
Doal Aristokrasi [NaturalAristocracy]: Yetenein
ve liderliin gayret veya kiisel geliim sayesinde
kazanm dnda doutan ya da irsi olduunu iddia
eden gr.
Doal Haklar [Natural Rights]: insana Tanr tarafn
dan bahedilen tem el ve devrolunamaz (elinden
alnamaz) haklar.

Derin Ekoloji [Deep Ecology]: insan-merkeziyetilii


reddeden ve ncelii doann korunmasna veren
Yeil bir ideolojik perspektif; derin ekoloji biyosentrik
eitlik, eitlilik ve adem-i merkeziyetilik gibi deer
lerle ilikilendirilir.

Devlet [State]: Blgesel bir alanda tanmlanan ve


genellikle zor kullanma tekeline sahip, egemenlik
gcn kabul ettiren bir kurum.

Dorudan Demokrasi [Direct Democracy]: Hk


met etme grevinde, vatandan dorudan ve srekli
katlmyla ekillenmi yaygn zerklik.

Dorudan Eylem [Direct Action]: Anayasal ve yasal


snrlamalarn dnda uygulamaya konulan siyas
eylem; terrizme pasif direniten kaynaklanabilir.
Dzen [Order]: Kiisel gvenlii destekleyen, yerleik,

ngrlebilir ve barl sosyal artlar.

Egemenlik [Sovereignty]: Kar klmaz yasal otorite


veya sorgulanamaz siyas g olarak da ifade edilen
mutlak veya snrlandrlmam gcn ilkesi.
Eko-Sentrizm [Ecocentrism]: nsan amalar baar
maktan ziyade ekolojik dengeyi korumaya ncelik
veren teorik oryantasyon.

Fayda [Utility]: Kullanm deeri; iktisatta, fayda, mad


d rnlerin ve hizmetlerin tketilmesinden alnan
doyum u tarif eder.
Faydaclk [Utilitarianism]: yilik'i zevk ve a terim le
rinin kapsamnda yorumlayan ve sonuta da 'en ok
nsan iin en byk mutluluu'baarmay hedefleyen
ahlk ve siyas bir felsefe, (bkz. s. 63)
Federalizm [Federalism]: Egemenliin merkez

Ekoloji [Ecology]: Yaayan organizmalarla evre


arasndaki ilikinin incelenmesi; ekoloji, tm hayat
formlarnn hayatlarn devam ettirecek ilikiler ana
vurgu yapar.

(genellikle mill) kurumlarla evresel kurumlar ara


snda paylatrlmas zerine kurulmu olan iktidarn
blgesel dalm.

Feodalizm [Feudalism]: Deimez sosyal hiyerari


Sekincilik [Elitizm]: Bir elit veya aznlk tarafndan
ynetilm enin gerekliliine olan inan; elitin yneti
minin cazip -e lit, stn yetenek ve hnere sahiptir
veya kanlmaz olduu dnlebilir, demokrasi
ve sosyalizm gibi egalitaryan fikirlerin uygulamas
basite imknszdr.

Emperyalizm [Imperialism]: Ak siyas aralarla ya


da ekonom ik hkimiyet yoluyla, bir lkenin dieri
zerindeki kontroln geniletmesi.
Enternasyonalizm [Globalism]: Kresellemeyi
modern toplum un arzu edilir veya kar durulamaz
bir zellii olarak destekleyen ideolojik duru.
Eitlik [Equality]: insanlarn eit/zde deere sahip
olduu ya da ayn ekilde muamele grmeye haklar
olduu lkesi; eitliin geni apta farkl uygulamalar
olabilir.
Eitlikilik [Egalitarianism]: Eitlii destekleme
arzusu zerine temellenmi bir teori veya pratik; egaliteryanizm bazen, eitliin temel siyas deer olduu
yolundaki nan olarak grlr.
Etnik M illiyetilik [Ethnic Nationalism]: Aslen keskin
bir etnik ayrt edicilik ve bunu koruma steiyle dol
durulmu bir milliyetilik biimi.
Etnisite [Ethnicity]: Belirli bir nfusa, kltrel bir gru
ba veya mahall bir alana kar duygusal bir ballk;
likiler rksal olmaktan ziyade kltreldir.

lerle ve sert ykm llk kalplaryla ekillendirilen


tarmsal retim temelli bir sistem.

Fundamentalizm / K ktenicilik [Fundementalism]:


Bir itlkatin orijinaline veya en temel ilkelerine olan
Ina; genellikle keskin taahhtlerle illkilendirlllr ve
bazen fanatik cokuda yansmasn bulur, (bkz. s. 287)

Gelenek [Tradition]: Zamanla geerliliini koruyabil


mi bir uygulamann veya bir kurumun bylece daha
nceki dnemden miras alnmas.

Gelenekilik [Traditionalism]: zellikle uzun ve


devamll olan bir gemie sahip, miras kalm
kurumlarn ve uygulamalarn insan davranna en iyi
rehberlii salayacana duyulan inan.
Gericilik [Reactionary]: insanlk tarihine kn ve
rm enin damgasn vurduuna olan inan zerine
kurulan, deiime diren veya bir nceki sisteme
dnmeye duyulan zlem.
Genel rade [General Will]: Kolektif btnn hakik
karlar, kamusal iyilie denk gelir; her bireyin bencil
olmayan hareketlerinin toplamyla salanan iyilik.

Grecelilik [Relativism]: Ahlk veya olgusal cm lele


rin yalnzca likili olduklar balamda deerlendirile
bileceine, nk hibir nesnel ya da'kesin'standar
dn bulunmadna duyulan nan.

Haklar [Rights]: Belirli bir ynde davranmaya ve


muamele grmeye verilen ahlk yetki.

Evrenselciliki(7n/Ve/'so//'sm7:Tarihsel, kltrel ve
dier farkllklara bakmakszn, tm insanlara ve tm
toplumlara uygulanabilecek deerler ve ilkelerin
ortaya kartlabilecei mknna duyulan nan.

Hegemonya [Hegemony]: Bir sistemin bir esinin


dierleri zerindeki stnl veya hkimiyeti;
Markslstlere gre, hegomaonya ideolojik hkimiyet
anlamna gelir.

Hristiyan Demokrasisi [Christian Democracy]:


Sosyal piyasa ve nitelikli ktisad mdahale vaadiyle
karakterize edilen, Avrupa muhafazakrl iindeki
ideolojik bir gelenek.

Hiyerari [Hierarchy]: Sosyal mevkilerin ve statlerin


derecelenmesi; hiyerari mevkiinin bireysel yetenekle
balantl olmad yerlerde yapsal veya deimez
eitsizlii ima eder.
Holizm [Holism]: Btnn paralarndan daha nem
li olduuna olan inan; holizm, kavrayn paralar
arasndaki ilikileri inceleyerek kazanlacan ima
eder.

Hogr [Toleration]: Msamaha; ihtilfl gr veya


eylemleri kabul etme isteklilii.

lerleme [Progress]: ileriye doru gitme, genellikle


gelimeyi ima eder; ilerleme, bilgi birikim inin ve
daha yksek medeniyet seviyelerine ulamann insan
tarihine damgasn vurduuna olan inan zerine
kurulmutur.
nsan Haklar [Human Rights]: insan olmann erde
miyle kazanlan haklar; evrensel ve ana haklar.

nsan Doas [Human Nature]:Tm insanln,


toplum dan ziyade doaya borlu olduu asl ve
doutan gelen zellii.
nsan Merkezcilik [Anthropocentrism]: insan ihti
yalarnn ve karlarnn ahlk ve felsef stnlne
olan inan; ekosentrismin kart.
integral M illiye tilik [Integral Nationalism]: Bireysel

Hukuk [Law]: Devlet mekanizmas: polis, mahkeme


ler ve hapishaneler tarafndan desteklenen sosyal
davranlarn yerleik ve kamusal kurallar.

Hmanizm (nsanclk) [Humanism]: insan ihtiya


larnn karlanmasna ve amalarnn baarlmasna
ahlk ncelik tanyan bir felsefe.

Hkm et [Government]: Genellikle yasama, yrtm e


ve yargy kapsayan ve kolektif kararlarn devlet adna
alnd mekanizma.
Irk [Race]: Ortak bir genetik kaltm paylaan ve bu
sayede biyolojik etkenler araclyla dierlerinden
ayrlan bir insan topluluu.

Irksalclk [Racialism]: Irklarn yalnz hayatalar gerek


tii veya farkl zelliklere sahip olduklar ve bylece
farkl sosyal rollere brndkleri in, rksal ayrmn
siyas anlamda nemli olduuna duyulan inan, (bkz.
s. 226)
dealizm [Idealism]: Ahlkn ve ideallerin nemine
vurgu yapan siyas bir gr as; felsef adan,
idealizm, idealarn madd dnyadan daha gerek"
olduunu ima eder.

deoloji [Ideology]: Baz organize olmu siyas eylem


lere temel salayan, birbiriyle az ok uyumlu bir dizi
fikir.
ktisad Liberalizm [Economic Liberalism]: Kendi
kendini regle eden piyasa mekanizmasnn doal
olarak herkese refah ve frsatlar sunma eiliminde
olduuna duyulan inan.

kimlii milletin iinde yok eden youn, hatta histerik


milliyeti evk.

birlii [Cooperation]: Birlikte alma; karlkl fay


day gerekletirmeye ynelmi kolektif aba.
icilik [Labourism]: Daha geni ideolojik amalar
takip etmekten ziyade rgtl igc hareketinin
karlarna hizmet eden ve sosyalist partilerce ortaya
konulmu bir eilim.
Kapitalizm [Capitalism]: Servetin zel bireyler veya
firmalar tarafndan sahiplenildii ve mallarn piya
sann ynlendirmesine bal olarak, mbadele iin
retildii ktisad sistem.
Kardelik [Fraternity]: Szlk anlam kardeliktir;
insanlarn arasndaki ve iindeki sempati ve dostluk
balar.
Karizma [Charisma]: Czibe veya kiisel g; ballk
uyandrma yetenei, duygusal ballk, hatta bakala
rna adanma.

Karlkllk [Mutualism]: Bireylerin ve gruplarn


vurgun ve smr olmadan birbirleriyle pazarlk, mal
ve hizmet ticareti yaptklar, gnll, karlkl yararl
ve henkli bir mbadele sistemi.
Katlmc Demokrasi [Deliberative Democracy]:
Kamu yararn tanmlamaya yardm iin konuma ve
tartma zerine vurgu yapan bir demokrasi biimidir.

Kendini Gerekletirme [Self-Actualization]:


Hassasiyetlerin inceliiyle ortaya kan kiisel doyum;

kendini gerekletirme genellikle egoizmin ve mater


yalizmin stnlyle ilikilendirilir.

Keynezyenizm [Keynesianism]:Toplam talebi regle


etmek ve tam istihdam salamakla ilikili bir ekonomi
ynetim i (J. M. Keynes tarafndan gelitirilmi) teorisi
veya siyasas, (bkz. s. 76)
Klasik Liberalizm [Classical Liberalism]: Liberalizm
iindeki, genellikle minimal devletin kurulmasna
ve piyasa ekonomisine dayanan, snrlandrlmam
bireysel faaliyet alann maksimize etmeyi amalayan
bir gelenek.
Kolektifletirm e [Collectivization]: Genellikle devlet
mekanizmas araclyla, zel mlkiyetin ilgas ve or
tak veya kamusal mlkiyet sistemin geni bir ekilde
kurulmas.

Kolektivizm [Collectivism]: nsan amalarn en iyi


ekilde ibirliine ya da kolektif abaya dayal olarak
baarlaca inanc; kolektivizmde sosyal gruplarn
nemi vurgulanr, (bkz. s. 120)
Komniteryanizm /Toplulukuluk / Cemaatilik
[Communitarianism]: Bir kii ya da ahsiyetin toplum
sayesinde olutuu inanc; bu anlamda hibir "snr
landrlmam ahsiyet"yoktur, (bkz. s. 155)

Komnizm [Communism]: Servetin ortak mlkiyeti


prensibi; komnizm genellikle, daha geni anlamda,
Marksist ilkelere uygun olarak kurulmu hareket ve
rejimlere gnderme yapmak iin kullanlr.
Konsenss (Oydama) [Consensus]: Meselelerin
ayrntlar veya vurgular hakknda anlamazla izin
verse de temel konular ve ilkeler zerinde varlan
anlama.

Korporatizm [Corporatism]: Temel ekonomik kar


larn -i ve igc- hkmet srecine dhil olmas
veya olmas gerektii yolundaki (faist ve liberal
teoriyle ilikilendirilebilir) teori, (bkz. s. 225)

Korumaclk [Protectionism]: Yerli reticileri yabanc


rakiplerden korumak iin tasarlanm kotalar ve tarife
ler gibi ithalat kstlamalar.

Kutsal Haklar [Divine Right]: Dnyev yneticilerin


Tanr tarafndan seilmi olduklarn ngren doktrin,
bu sayede kar klamaz otoritenin kullanm me
rular; kutsal haklar monarlk mutlakiyetiliin bir
savunusudur.
Kltrel M illiyetilik [Culturel Nationalism]:Jerr\e\
vurgusunu z ynetim den ziyade milleti ayrt edici
bir uygarlk olarak yeniden retme zerine kuran bir
milliyetilik ekli.

Kreselleme [Globalisation]: Hayatn, artan bir


ekilde uzaktan alnan kararlar ve olaylar tarafndan
ekillendirilmesiyle oluan karmak bir karlkl iliki
ler a; kreselleme mill devletlerin artan geirgen
liini yanstr.
Laissez-faire [Braknz Yapsnlar]: Ekonomik aktivitenin devlet mdahalesinden tamamen bamsz
olmasn savunan doktrin, serbest piyasaya duyulan
ar gven.
Leninizm [Leninism]: Lenin'in, zellikle proleteryay
snf bilincine ykseltecek devrimci veya nc bir
partiye olan ihtiyaca inancyla Marksizme yapt
terorik katk.
Liberal Demokrasi [Liberal Democracy]: Hem
snrlandrlm devleti hem de dzenli ve yarmac
seim sistemini iine alan bir demokrasi biimi; liberal
demokrasi ayn zamanda bir rejim tipi olarak da
kullanlr.
Liberteryanizm [Liberterianism]: Bireyin olabilecek
en geni zgrlk alanna sahip olmas gerektii
inanc; liberteryanizm bireyin zerindeki dsal ve isel
zorlamalarn kaldrlmasna iaret eder. (bkz. s. 101)
Meritokrasi [/Meritocracy]:Tam karl liyakate
dayal ynetim; liyakat zekay ve almay birlikte
gerektirir; sosyal mevkilerin yalnzca yetenek ve ok
almayla belirlendii bir toplum .
Meruluk [Legitimacy]: Siyas otoritenin yasal oldu
unun kabul ve dolaysyla onunla ilgili konularda
itaate ahlk bir zorunluluktur.
M ilenyum culuk [Millenarianism]: lh ynetim in

K ozm opolitlik [Cosmopolitanism]: Kelime anlam bir


dnya devletine olan inanc ifade eder; daha genel
anlamda, milletler arasnda anlay ve hengi besle
yen bir ifadedir, (bkz. s. 185)

bin yllk dnem ine olan ina; siyas milenyumculuk,


sefalet ve baskdan ni ve tam bir kurtuluu nerir.

M ilitanlk [Militancy]: Ykseltilmi veya u ykm l

lk; tipik olarak mcadele veya savala likili bir evk


ve tutku seviyesi.

in zel ahslar, insan gruplar ya da devlet tarafn


dan sahiplii.

Militarizm [Militarism]: Asker yollarla hedeflerin


gerekletirilmesi ya da asker fikirlerin, deerlerin ve
uygulamalarn sivil hayatta geni yer edinmesi.

Msamahakrlk [Permissiveness]: insanlarn kendi

M ille t [Nation]: Ortak deer ve gelenekler, bir genel


dil, din ve tarih balaryla bir arada olan ve genellikle
ayn coraf alan paylaan nsan topluluu.
Milletlerarasclk [Internationalism]: Milletleraras
ya da kresel birliine dayal bir siyaset teorisi veya
uygulamas; milletlerin yapay ve stenmeyen formas
yonlar olduu inanc.
M illet-stclk / Ulus-stclk [Supranationalism]: Uluslaras veya kresel yarglama yetkisine
sahip kurumlarn, iradelerini mill devletlere empoze
edebilme yetenekleri.

M ill Devlet [NationalState]: Vatandaln ve


milliyetin rtt zerk bir siyas birlik; tek devlet
tek millet.
Millletirm e [Nationalization]: Devlet malnn veya
kamusal maln, zel mlkiyet veya zel sanayilerin
aleyhinde genilemesi.
M it, Siyas [Myth, Political]: Akl bir nermeden
ziyade duygusal ve sembolik g araclyla siyas bir
eylemi provoke etme kapasitesine olan nan.
Modern Liberalizm [Modern Liberalism]: Liberalizm
iinde, (klasik liberalizme kar) zgrlkleri genilet
me amacyla sosyal ve ktisad mdahaleye bilinli bir
onay veren bir gelenek.

Modernleme [Modernisation]: Modern endstriyel


toplum larn yaad sosyal ve siyas deime sreci;
kapitalist ktisad dzenin ve liberal demokratik siyas
sistemin ortaya k.

Monizm [Monism]: Yalnzca tek bir teoriye veya


deere duyulan nan; monizm siyas olarak niter
iktidara boyun emee zorlanmak olarak yansr ve bu
yzden, dolayl olarak totaliterdir.

kiisel ahlk tercihlerini yapmalarna zin verilmesine


olan isteklilik; msamahakrlk hibir belirleylci/hkim
ahlk deerin bulunmadn leri srer.

Nasyonal Sosyalizm (Nazizm) [N ationalSocialism]:


Hitler Almanyas'nda uygulanan ve totaliter terrle
karakterize edilen faizmin bir tr; soykrma dayal
anti-Semitizm ve yaylmac rklk.

Negatif zgrlk [Negative Freedom]: Seme zgr


lne izin veren, birey zerinde dsal snrlama ve
zorlamalarn bulunmay/yokluu.

Neo-Liberalizm [Neoliberalism]: Piyasa bireyciliine


ve minimal devletilie adanan klasik politik iktisadn
gncellenmi bir versiyonu.
Neo-Marksizm [Neo-Marxism]: Ekonomiye ve prole
taryann ayrcalkl statsne ncelik veren, determi
nizmi reddeden Marksizmln gncellenmi ve gzden
geirilmi bir versiyonu.
Neo-Muhafazakrlk [Neoconservatism]: Dzeni
restore etme ihtiyac zerine vurgu yapan, geleneksel
veya aile deerlerine dnen ya da milliyetilii ye
niden canlandran, sosyal muhafazakrln modern
versiyonu.

Nihilizm [Nihilism]: Szlk anlam hibir eye inan


mamak, tm ahlk ve siyas lkeleri reddetmek; nihi
lizm her zaman deilse de bazen, ykmla ve iddet
kullanmyla ilikllendirillr.
Norm atif [Normative]: Olan tanmlayan ifade eden
ziyade, ne olmas gerektiinin ahlk standardn
belirleyen reete.
Organizmaclk/rgan/c/sm/:Toplunnun bir orga
nizma veya yaayan bir varlk gibi ilediine, bireysel
paralarnn toplamndan ziyade btn bir varolu
olduuna duyulan bir inan.

Ortodoksi [Orthodoxy]: Genellikle"resm"onay veya

M utlakiyet [Absolutism]: Siyas gcn -zellikle

destek gren oturm u ya da geleneksel bir gre


ballk.

m utlak bir monaride- tek bir kinln ya da kk bir


grubun elinde topland bir hkmet formu.

Otarki [Autarky]: ktisad kendine yeterlilik; otari,

M lkiyet [Property]: Fiziksel eyalarn veya zenginli

piyasalar ve doal kaynaklar koruma amac gden


ekspanslyonizmden veya uluslararas ekonomiden

ekilme yoluyla gerekleir.

O tonom y [Autonomy]: Szlk anlam kendi kendini


ynetim dir; d basklardan zade hayatann erdemiy
le birinin kendi kaderini kontrol edebilmek.
O torite [Authority]: itaate zorunluluun kabul edil
mi erdemine dayanarak bakalarn etkileme hakkna
sahip olmak.

Otoriteryanizm [Authoritarianism]: Gl bir mer


kez otoriteye olan inan; ister arzu edilir olsun isterse
gerekli olsun otoriteryanizm, yukardan zorla dayatlr,
bu yzden sorgusuz itaat ister (bkz. s. 96).
jemk/ugen/cs7:Trlerin yelerinin "uygun" olanlar
arasnda remeyi destekleme ya da "uygun olma
yanlarn remesini nlemeyle baarlan sekinci bir
yeniden reme teorisi veya uygulamas.

paternalizm babayla ocuklar arasndaki iliki modeli'


zerine kurulmutur, (bkz. s. 98)

Patriari [Patriarchy]: Szlk anlam baba tarafndan


ynetimdir; patriari ou kez daha genel anlamda
byk lde toplum da erkek egemenliini ve kad
nnn ikincil plana itilmesini tanmlamak iin kullanlr.
Piyasa [Market]: Gayriahs ekonomik gler -'piyasa
gleri'- tarafndan kontrol edilen, alclarla satclar
arasnda ticar mbadelenin gerekletii bir sistem.
Piyasa Sosyalizmi [Market Socialism]: Piyasa rekabeti
kontekstinde alan, kendi kendini yneten mte
rek yatrmlara dayal ekonomik bir sistem.

Poplizm [Populism]: Popler gdlerin ve dileklerin


siyas faaliyetin tem el meruiyeti olduuna duyulan
inan; poplizm, genellikle siyas elitlere gvensizlii
ve dmanl yanstr.

zelletirme [Privatization]: Devlet mlkiyetinin


kamudan zel sektre transferi, devlet sorumluluklar
nn daralmasnn bir yansmas.

zgrlk (Serbestiyet) [Freedom/Liberty]: Birey,


sosyal bir grup veya bir m illetle ilikilendirilebilen z
grlk, birinin kendi istei dorultusunda dnmesi
ve hareket etmesi anlamndadr.

Pan-Mi\\iyeti\ik [Pan-Nationallsm]: Yaylmaclk


veya siyas dayanma yoluyla apayr insanlar birle
tirm eye kendini adayan bir tr milliyetilik ('pan' hepsi
veya herkes anlamndadr).
Parasaiclk/Monetarizm [Monetarism]: Enflasyonun
para arzndaki ykseliten kaynaklandn savunan
bir teori: "ok fazla parann ok az maln peinde
komas."
Partiklarizm [Particularism]: insanlar ve halklar ara
sndaki tarihsel, kltrel ve dier farkllklarn, onlarn
ortak yanlarndan daha nem li olduu inanc.

Post-Materyalizm [Postmaterialism]: Madd


zenginlik yaygnlatka,'hayat kalitesi'meselelerin
ve bununla ilgili konularn ekonomik konularla yer
deitirme eilim ine girdiklerini ngren teori.
Post-Modernlik [Post-Modernity]: Endstri ve snf
dayanmas tarafndan yaplandrlm toplumlardan,
paralanm, akc ve pluralistik'bilgi' toplumlarna bir
kay.
Post-Modernizm [Post-Modernism]: Kesin ve evren
sel gerek fikrini reddeden ve genellikle konuma,
tartma ve demokrasiye vurgu yapan entelektel bir
hareket, (bkz. s. 306)
Pozitif zgrlk [Positive Freedom]: Kendi hayatna
hkim olma ve kendini gerekletirme; zerklii ve
insan kapasitesinin geliimini baarmak.
Pragmatizm [Pragmatism]: ideolojik amalar yerine
pratik olaylar ve hedeflere uygun olarak ekillenen
davran, (bkz. s. 27)

Pasifizm [Pacifism]: Savaa ve her trl iddete temel


ktlk olarak bakarak, prensipte kar kmak.

Pastoralizm [Pastoralism]: Krsal hayatn ahlkliine duyulan inan: Kentin ve endstrilemi hayatn
szde ykc etkisine kar, basitlik, cemaat ve doaya
olan yaknlk.

Profesyonelcilik [Managerialism]: Hem kapitalist


hem de komnist t m endstriyel kurumlara hkim
olan, byyen bir -te kn ik ve dar vasflara sahip
yneticiler, teknokratlar ve devlet memurlar snf
teorisi.

Paternalizm / Pederahlik [Paternalism]: st olarak

Proleterya D iktatrl [Dictatorship o f the


Proletariat]: Geici proleter devletinin kurulmasyla

otoritenin astlara rehberlik etmesi ve destek vermesi;

karakterize edilen, kapitalizmin yklmasyla komniz

min tam olarak kurulmas arasndaki gei dnem ini


belirten Marksist bir terim.

basite imknszdr.

Seklarizm [Secularism]: Dininin sekler (dnyevi)


Proleterya [Proletariat]: Kendi igcn satarak
hayatn kazanan bir snfa iaret eden Marksist bir
terim, dar anlamda kullanlrsa, proletarya ii snf (el
ii yapan iiler) anlamna gelmez.

Radikal Demokrasi [RadicalDemocracy]: Adem i


merkeziyetilik ve katlm destekleyen bir eit de
mokrasi: Siyas gcn en geni mnda datlmas.

Radikal Feminizm [Radical Feminism]: Cinsiyet


ayrmn sosyal blnm enin en nemli siyas olgusu
olarak ele alan ve bu blnm enin yerel hayatn yap
snda kkletiine inanan bir tr feminizm.
Radikalizm [Radicalism]: Ilml veya marjinal
deiime karr, kkten veya geni bir alan etkileyen
deiime olan inan.

ilere bulatrlmamasn ngren bir inan, genellikle


kilisenin devletten ayrlmas isteinde yansmasn
bulur.

Sendikaclk [Syndicalism]: Kaba bir snf sava nos


yonu zerine kurulmu ve dorudan eyleme ve genel
greve vurgu yapan ticaret sendikaclnn devrimci
bir ekli.
Serbest Piyasa [FreeMarket]: Snrlandrlmam pi
yasa rekabeti ve devlet mdahalesinden zade olma
prensibi veya siyasas.
Serbest Ticaret [Free Trade]: Devletler arasnda tari
feler ve dier korumaclk trleriyle snrlandrlmam
bir ticaret sistemi.
S Ekoloji [ShallovvEcology]: Ekolojinin derslerini

Rasyonalizm / Aklclk [Rationalism]: Dnyann


rasyonel yaps hakkndaki varsaymlara dayanan ve
insan akln kullanarak dnyann kavranabileceine ve
aklanabileceine olan inan, (bkz. s. 48)

Refahlk [Welfarism]: Devletin veya toplum un


vatandalarnn refahn/esenliini garanti altna alma
sorumluluunda olduuna duyulan inan, genellikle,
bir refah devletinin ortaya knda yansr.

Reformculuk [Reformism]: Devrime ve gericilie


kar, kademeli ve tedrici gelimeye duyulan inan;
bir reform bir sorun veya skntya are olmak iin
tasarlanm eylem ve politikadr.

Revizyonizm [Revisionism]:"Dze\\m\"b\r gr
sunma giriimi iinde nceki yorumlardan ayrlan
siyas teorinin revize edilmesi veya yeniden alm.
Sa [Right]: Otorite, dzen, hiyerari ve grev gibi
ilkelere duyulan sempati tarafndan ekillendirilen
geni bir ideolojik karakter.

Sanayicilik [Industrialism]: Byk lekte fabrika


retimi ve aralksz sermaye birikimi zerine kurulu
ekonomik bir teori ya da sistem, (bkz. s. 267)
Sekincilik [Elitizm]: Bir elit veya aznlk tarafndan
ynetilmenin gerekliliine olan inan; elitin yneti
minin cazip -e lit, stn yetenek ve hnere sahiptir
veya kanlmaz olduu dnlebilir, demokrasi
ve sosyalizm gibi egalitaryan fikirlerin uygulamas

insan ihtiyalarna ve amalarna uygulayan Yeil bir


ideolojik perspektif; s ekoloji srdrlebilirlik ve
koruma gibi deerlerle ilikilendirilir.

Snf Bilinci [Class Consciousnees]: Snfsal karlarnn


tam anlamyla farknda olmay ve onlarn peinden
gitm e istekliliini iaret eden Marksist bir terim; snf
bilincine sahip bir snf, yalnzca kendi iin vardr.
Siyonizm [Zionism]: Yahudi anavatan inas hareketi,
imdilerde, srail'in karlarnn ve karasal btnl
nn savunusuyla balantldr.
Sivil zgrlk [Civil Liberty]: Varoluun zel alan,
devlete deil kiiye ait olan; devletten bamsz
olmak.
Sivil Toplum [Civil Society]: zel vatandalar tara
fndan ekillendirilen ve devletten bamsz varolan
zerk birlik ve gruplarn alan; sivil top lum kavram
irketleri, dernekleri, aileleri ve bunun gibi kurumlan
iinde barndrr.
Siyaset [Politics]: Devlet kurumuyla veya hkmet
mekanizmasyla ilikilendirilmi faaliyet; daha geni
anlamda, sosyal atmalarn ifade edildii ve m uhte
melen zld bir sre.

Sol [Left]: zgrlk, eitlik, kardelik ve ilerleme gibi


ilkelere duyulan sempatiyle karakterize edilen geni
bir ideolojik tavr.

Sosyal Demokrasi [Social Democracy]: Kapitalizmin


kaldrlmas, yerine piyasa ve devlet arasnda bir den
ge neren sosyalizmin lml veya reformist kanad.

korkusu tarafndan ekillendirilmi geleneksel muhaJ


fazakr reformlzm.

Temsil Demokrasi [Representitive Democracy]: Halk


Sosyal Devrim [Social ftevo/uf/on/: Toplumsal yapda
niteliksel bir deiim; bir Marksist iin sosyal devrim,
retim eklinde ve m lkiyet sisteminde bir deiimi
de gerektirir.

Sosyal Ekoloji [Social Ecology]: insan toplumlarnn


ekolojik lkelere gre lemesini ngren teori, doal
bir henge ve Insanoluyla doa arasnda bir denge
ye olan ihtiyaca duyulan inanca iaret eder.

adna ynetecek olanlarn seilmesine (genellikle


seimlerle) dayanan snrl ve dolayl bir demokrasi
eidi.

Teokrasi [Theocracy]: Szlk anlam Tanr'nn yne


timidir; genellikle kilisenin devlet zerinde hkimiyet
kurmasyla din otoritenin siyas otoriteye stnlk
kurmas gerekliliinin lkesi.
Terrizm [Terorism]: Sonraki siyas amalar uruna

Sosyal Snflar [Social Class]: Ekonomik ve sosyal


etkenlere dayal sosyal bir blnme: Bir sosyal snf,
ayn sosyo-ekonomlk pozisyonu paylaan bir nsan
kmesidir.

bir korku ve terr iklimini harekete geirmek in


kullanlan iddet; ak bir pejoratif anlam olan ve ge
nellikle sbjektif bir mn tayan terim, (bkz. s. 290)

Thatcherizm [Thatcherism]: Margaret Thatcher ile


Smrgecilik [Colonialism]: iskn veya ekonomik
stnlkle yabanc bir blgede hkimiyet kurmann
teorisi veya uygulamas.

Szleme [Contract]: Gnllle ve karlklla


dayal makl artlarda varlan anlama.

ilikllendlrllmi serbest plyasa/gl devlete dayal


ideolojik duru; Yeni Sa siyas projesinin ngiltere
versiyonu.

Toplumsal cinsiyet [Gender]: Erkekler ve kadnlar

Stalinizm [Stalinism]: Stalin Rusyas'nn yaps zerine

arasndaki sosyal ve kltrel bir ayrm; erkeklerle


kadnlar arasnda biyolojik ve dolaysyla giderilemez
farkllklara atfta bulunan cinsiyete kardr.

kurulan sistematik ve vah siyas baskyla desteklen


mi sert bir ekilde planlanm ekonomi.

Toplumsal Szleme [Social Contract]: 'Doa duru-

Srdrlebilirlik [Sustainability]: Bir sistemin salkl


kalabilmesi ve varln devam ettirebilme yetenei;
Yeil ekonominin temel lkesi.

mu'nun dzensizliinden ve kaosundan kamak iin


bireyler arasnda bir devlet oluturmak zere yaplan
(varsaymsal) bir anlama.

Toryizm [Toryism]: Muhafazakrlkta, hiyerariye


iddet [Violence]: Mlkiyete ya da kiiye kar giriilen
ykc eylem.

ovenizm [Chauvinism]: Bir olaya ya da gruba


eletlrilemeyen ve mantksz thaf; ovenizm, "ulusal
ovenizm" veya "erkek ovenizm inde olduu gibi,
tipik olarak bir inancn stnl zerine kurulur.
Tarihsel Materyalizm [Historical Materialism]:
Madd ve ekonomik artlarn hukuku, siyaseti, kltr
ve dier sosyal varolu biim lerini kesin bir ekilde
biim lendiini farz eden Marksist bir teori.

Tartma [Discourse]: nsan etkileim, zellikle de


iletiimde; tartma, iktidar ilikilerini aa kartabilir
ve tasvir edebilir.

Tek-Millet Muhafazakrl [One-Nation Conserva


tism]: Babaya alt grev ve geni toplumsal eitsizlik

duyulan itimat, gelenee yaplan vurgu ve grev ve


organizmacla verilen destek tarafndan ekillendiri
len ideolojik bir duru, (bkz. s. 99)

Totaliter Demokrasi [Totalitarian Democracy]: Tipik


olarak, liderin deolojik bilgelik tekeline sahip olduu
iddias zerine kurulu mutlak bir diktatrln bir
demokrasi grntsyle maskelenmesi.

Totaliteryanizm [Totalitarianism]: Devletin sosyal


kurumlara nfus ettii ve onlar kontrol ettii bir
yerde siyas ynetim in tamamen kuatlmas; bylece
sivil toplum un ve'zel'hayatn ortadan kaldrlmas,
(bkz. s. 223)

nc Yol [Third Way]: Muhafazakrlar, sosyalistler


ve faistler tarafndan deiik zamanlarda ortaya
koyulmaya allan, hem devlet sosyalizmine hem de

serbest piyasa kapitalizmine bir alternatif ktisad form


nosyonu.

topyaclk [Utopianism]: Tipik olarak mkemmel


veya deal toplgm vizyonunda cisimleen insan geli
iminin snrlandrlmam olaslklarna duyulan inan,
bir topya, (bkz. s. 197)
Vatandalk [Citizenship]-. Bir devlete yelik; bireyle
devlet arasnda karlkl haklar ve sorumluluklara
dayal iliki.

Vatanseverlik [Patriotism]: Szlk anlam birinin


baba topran sevmesidir; birisinin m illetine ve lke
sine psikolojik ball ve sadakti. (bkz. s. 172)

Yabanclama [Alienation]: insann kendi gerekli


inden veya esas doasndan ayrlmas; bu kavram,
Marksistler tarafndan, kapitalizmde igcnn
yalnzca bir mala indirgenmesi ve almann yaratc
ve btnleyici bir aktivite olmasndan kartlarak ki
iliksizletiren bir aktiviteye dntrlmesine neden
olma srecini tanmlamak iin kullanlr.

Yanl Bilin [False Consciousness]: Alt snflarn


smrIdkleri gereini kavramalarn engelleyen
aldatma ve artmaya iaret eden Marksist bir terim.

Yeni Sol [NewLeft]: ileri endstri toplumlarnn radi


kal bir eletirisini gelitirerek, adem-i merkeziyetilie,
katlma ve bireysel zgrlemeye olan ihtiyaca vurgu
yapan, sosyalist dnceyi canlandrmay amalayan
entelektel hareket.

Yetki Devri [Devolution]: iktidarn merkez hkmet


ten, egemenlik paylamna gitm eden (federalizm
den farkl olarak) ikincil blgesel kurumlara transfer
edilmesi.
Zenofobya [Xenophobia]: Yabanclara duyulan korku
veya fke; patolojik etnik-merkezcilik.

DZN

#
11 Eyll 2001 35, 36,110, 290,
293,
298
9/11 (Chomsky, 2003) 210
79. Yzyl'n Temelleri
(Chamberlain, 1899) 228

Dou Almanya 100,170,180,


207
Nazi Almanyas 20,22,26,213,
218-222, 226,
Althusser, L. 143
Alt Gn Sava (1967) 299
Altn Mabet 299
Amerikan Devrimi (1776) 59,87

287
anti-rasyonalizm 215,216
anti-Semltlzm 21,181,226-230,
321,326
anti-irketilik (irket kart
hareket) 307
Antik Yunan 56, 191,192,202
apartheid 227
Aral Denizi 275

Action Franaise 222

Amerikan Geleneksel Deerler


Koalisyonu 297

Acton, Lord 55,195,311

Amerikan ideolojisi 21

Arblaster, A. 79,311

Agzl Toplum (Tawney, 1921)


148
Adalet ve Kalknma Partisi (AK
Parti, Trkiye) 293

Amerikan iktidar ve Yeni Manderin


(Chomsky, 1965) 210
Amerikan Kadnn Seme Hakk
Birlii 236

Arendt, H. 27,311

Adonis, A. 114,311

Amish (ABD) 284


anarko-kapltalizm 107,198,205,
206
anarko-komnizm 198,200-202

Aristoteles 57, 88
Arjantin 84,96,191,213,224
Arnavutlar 176

Adorno, T. 143
Afganistan 37,110, 282, 293, 294
Afrika sosyalizmi 182,183
Ahcroft, J. 298
Ahlkn Soy Kt zerine
(Nietzsche, 1887) 216
Ahlk ounluk 109,288,297

anarko-sendikallzm 200,201
anari 88,176,185,191,206,321
Anari, Devlet ve topya (Nozick,
1974)
107

Arap sosyalizmi 118

Ariler 221,228,229
aristokrasi 21,41,56,62,84,98,
128

asker harcama 76
ar milliyetilik 179,215,221,
321
ayaklanma/syan 128-130,139,
163, 207, 303

Ahlk Duygular Teorisi (A. Smith,


1759) 65

anayasaclk 176,321
Ancien Rgime 83, 95, 321

aznlk gruplar 177,178 ak


toplum 223

Ahmed, A. 301, 311


aile
aile inde g dalm 246
burjuva aile 248, 249

Anderson, B. 168
androjen 241,251,322

art deer 137, 321

Anglikan Kilisesi 99

Ail'in Kalkan (Bobbitt, 2002) 37

Anglikanizm 296

Aile, zel Mlkiyet ve Devletin


Kkeni (Engels, 1884) 247
Akl ve Devrim (Marcuse, 1941)
143

Ataerkil Tutumlar (Figes, 1970) 250

anomi 93, 321

ateizm 204, 285


Atklnson,T-G. 253

Alexander, II. 203, 207


Alexander, III. 177,228
Allende, S. 118
Alman Genlik Hareketi 273
Alman ideolojisi (Marx ve Engels,
1846) 24, 135

Anthony, S. B. 236
Anthony, Stanton 236
antl-smrgecillk/kolonyallzm.
Bkz smrgecilik kart
antl-devletilik 193

Asquith, H. H. 73

atomizm 92, 111, 321


Attlee, C. R. 127,151
Avam Kamaras 236

Anti-Dhring (Engels) 133

Avanti (gazete) 220


Avrupa Birlii 171, 178,185,188

anti-feminizm 242, 244, 254

Avustralya 112,131,133,189

anti-kapitalizm (kapitalizm kart)


38, 158,210,217,221,306

Avusturya Okulu 105

Almanya 56,76,83,96,100,
anti-klerikalizm 193,196
117,132,
137, 154, 161,
anti-kreselleme 306
162,166, 170, 172, 179,
anti-kreselleme (kreselleme
180, 213, 214, 218-225,
kart) 38,158,192,208,
228-231,259, 260,264,
210,278,279,307
268, 269, 273, 274, 296
anti-modernizm (modernizm
Bat Almanya 170
kartl) 229,281,283,

Aydnlanma 23,37,43,47,
79, 113, 117,195,204,
213-217, 272,306,309,
321
Aydnlanma projesi 47,79,113,
306, 309
Ayodhya: Babri Mescidi 299

B
Baader M einhof (Bat Alman) 207
Babri Mescidi 299
Bamszlk Bildirgesi 54,62
Bahro, R. 275,311
Bakunin, M. 120,191,196-199,
207,311
Bali Bombalamalar (2002) 293
Bandung Konferans (1955) 183
banka 94, 200, 220, 228
Barruel, A. 161
Bask milliyetilii 171
Basklar 163,165,172
Baxter, B. 279,311
Beauvoir, S. de 241, 250,253, 311
Belika 117,137,189,231
belirlenimcilik/determinizm 26,
159,321,326
belirsizlik 35, 57, 88,113, 231, 308
Bell, D. 303, 304
Bellamy, R. 79,311
bencillik/egoizm 55, 74, 78, 89,
121,187, 203-206,223,
271,321
benlik felsefesi (anthroposophy)
274
Bentham, J. 47, 59,63, 64, 71,90,
311
Bergson, H. 216
Berlin 35,144,231
Berlin,l. 46,53,311
Bernstein, E. 130,149,150,151,
311
beer eksiklik 86,88
Beveridge Raporu (1942) 72,73
Beyrut 293
Bharatiya Janata Partisi (BJP) 299
Bhindranwale, J. S. 299
bilgi toplum u 155,157
BilimselDevrimlerir Yaps (Kuhn,
1962) 29

99,102,111,144,146,186, Brown, D. 189,312


202-206,210,232, 242,
Brownmiller, S. 252,312
245, 247, 252, 272, 278,
Bryson, V. 256,311,312
306,321
Brzezinski, Z. 314
liberal bireycilik 74,155,192,
Budist iktisat 269
202,
246, 247, 283, 287
Budizm 195, 259, 265, 272, 281,
bireysel zgrlk 45,47, 51, 55,
300
57, 70, 72,107,198, 202,
fundamentalizm 298, 299
203,210,214, 284
Theravada 300
Birlemi Milletler (BM) 185,188,
Zen 197,265
247
Bukharin, N. 141
insan Haklar Bildirgesi 186
burjuva ideolojisi/deerleri 25,
Bismarck, O. von 96,170,177, 222
42, 132,143, 145,187,220,
biyo-eitlilik 262
321
biyoloji / biyolojik 19,23,166,
burjuvazi 125,128,133,136-140,
180, 184, 202,226-229,
149,214,228,321
235,
240-242, 251-253,
Burke, E. 83, 86, 87, 93-97,101,
277, 324, 329
312
psiko-biyoloji 242, 243
Burma 299
biyolojik aile 251
Burnham,J. 151,312
biyosfer 261,265,266,268
Bush, G. (ABD Bakan 1989-1993)
Blair, T. 154,156
177, 298
Blanqui, L. A. 128
Bush, G.W. (ABD Bakan 2001Bobbio, N. 34, 311
2009) 106, 110, 112, 177,
Bobbitt, P. 37,69
298
Bohr, N. 264
Bush, G. W. (ABD Bakan 2001Bolivar, S. 161,174

2009) 36

Bolivya 161

Butler, C. 308,312

Bolevizm / Bolevikler 118,126,


128,138-142, 145, 146,
159, 191,221

brokrasi / brokratlar 56,68,


105,130

Bonapartizm 96
Bookchin, M. 196,272,276,311
Bosna / Bonaklar 163,176
boanma hukuku 240, 246
Boulding, K. E. 267,312
Bourne, R. 194,312
Byle Buyurdu Zerdt (Nietzsche,
1884) 216,219
Bracher, K. D. 312
Bramwell, A. 273,279,312
Breton milliyetilii 171

BrettonVVoods 69
Bir Adalet Teorisi (Rawls, 1970) 50,
Brezilya 165
74
Bright,
J. 185,205
bireycilik/bireysellik 30,37,44, 45,
Britanya 54,117,133,137,178
49, 50, 57, 70-73, 77, 89,

Btnyle Kadn (Greer, 1999) 255


Bymenin Snrlar (Roma Kulb,
1972) 260

c-
Caleb Williams (Godwin, 1794)
196
Calvin, J. 281
canl merkezci eitlik 123
Capra, F. 260, 264, 265, 279, 312
Carbonari 175
Carnot, M. F. S. 207
Carson, R. 260,276,312
Carter, A. 210, 312
Castro, F. 118,129,182

CDU 100

ekler 175,176

Descartes, R. 264

Cecil, H. 85,312

devlet mdahalesi 65,67, 73, 84,


106, 147, 198,210, 325,
328

cemaat/topluluk 41,44,168

ekoslovakya 162,163,176,213,
218

CGT (Fransa) 191,201

ernobll (Ukrayna) 275

Chamberlain, F. S. 228,312

eitlilik 46, 51,67, 78, 79, 85,114,


165,173,176,178, 184,
262, 276, 322
evre krizi 264, 278, 279

Charlemagne (arlman) 170,222


Chauvin, N. 179
Chauvin. Bkz ovenizm
Cheney, D. 298
Chesterton, G. K. 86
Chomsky, N. 210,306

evre merkezlllik 262, 267


evrecilik 38, 259, 260, 273, 274,
304, 322

Devlet ve Devrim (Lenln, 1917) 140


Diderot, D. 170
dierkmlk 45,71,223
diktatrlk
asker diktatrlk 118
geleneksel diktatrlk 96,219,
223
totaliter diktatrlk 26,129,
224

CIA (Amerikan Merkez istihbarat


Tekilt) 118
clhad 111, 180,292-294

in 118, 128,129, 138, 139, 144,


145,158, 163, 174, 181,
182,235,304
1911 Devrimi 174
1949 Devrimi 118,128,138

dinfundam entalizm 43,184,


281-283, 286,289, 307
Disraeli, B. 97-99,103,177

cihad 111,180,293,294

ocuk bakm 243

diyalektik 19,135,322

Churchill, R. Lord 99

Cinsel Siyaset (Mlllett, 1970) 236,


251

ocuk dourma / bytme


91,235,239, 241,243,
cinsiyet 49, 78, 89,125,168,184,
248-252, 255, 277
198,210,
235-255,260,
ocuk yetitirme 241,251
270, 277, 278, 329
ocuklar 74, 91 -94,108, 238, 246,
Cinsiyet ve Kader (Greer, 1985) 255
251
Cinsiyetin Diyalektii (Firestone,
babasz ocuklar 107
1972)
251
ocuk istihdam 66,72,117
Clinton, W.J. "Bill" 154,157
ounlukuluk 322
CNT (Ispanya) 191,201
ok-m illetllim paratorluklar 161,
174,175 Cady, E. 236

Co-operative Magazine 117


Cobden, R. 66,102,185,205
Coningsby (Disraeli, 1844) 97
Constant, B. 312
Conway, D. 80, 312
Coole, D. 256,312
Costa, M. D. 248,312
Crewe, I. 312
Crick, B. 27,312
Critchley,T. A. 312
Crosland, C. A. R. 151-153,312

D
"doann dengesi" 262
Dahl, R. 60,312
Daly, M. 267,277,313
Darwin, C. 67, 202, 203, 217, 286,
313
davranlk 19
De Gaulle, C. 177

alma saatleri 52,139

demokrasi
dorudan demokrasi 59
parlamenter demokrasi 232
temsil demokrasi 41,59,206

arpan etkisi (Keynes) 75

Demokratik Birliki Parti 296

atma 41, 92,110,125,135,136,


153, 156, 164,178,186,
204,229, 262, 289, 291,
294, 305

Deobandlzm 293
Descartes-Newton paradigmas
264

Cumhuriyetiler (ABD) 21,83,297


alma koullar 52

Demokratlar (ABD) 21,83,84

diyalektik materyalizm 133


Dobson 279,313
doal aristokrasi 62,93,322
doal haklar 44, 61-64
doal hukuk 86, 87
doal seleksiyon (seilim) 67,87,
123,217
doaya/topraa dn 89,230,
259, 260, 266
doum kontrol 251,295
Donnan, H. 301,311
Donne, J. 119
Dnm Noktas (Capra, 1982) 264
Drdnc Enternasyonel 187
Dreyfus olaylar (1894-1906) 228
DUP 296
Dnya Bankas 69
Dnya Hindu Konseyi 299
Dnya Sava
Birinci Dnya Sava (19141918) 35, 73,96, 117,
130, 162, 174, 175,188,
213-215, 221-224, 231
ikinci Dnya Sava (1939-1945)
26, 36, 73-76, 83, 100, 163,
170,
181, 188,214, 303
Dnya Ticaret rgt 69,188

Elshtain, J. B. 238,256,313

The Federalist 58

Eagleton, T. 39, 313

Izmile veya Eitim zerine


(Rousseau, 1762) 170

Federasyonun lkeleri (Proudhon,


1840) 200
feodalizm 41,44,50,60,135,136,
323
frsat eitlii 49, 73,111,122,123,
153,156, 157, 194

Eatwell, R. 114,215,232,313
Ebed Bar (Kant, 1795) 184
Eckersley, R. 279,313

Emperyalizm, Kapitalizmin En
Yksek Aamas (Lenin,
1916) 140

edebiyat 25,162,170, 238, 243,


251

enflasyon 66, 68, 76,103-106,


153,327

egaliteryanizm 323
egoizm. Bkz bencillik

Entropi yasas 268

egoizm/bencillik 187,203-206,
223,
325

Eros ve Medeniyet (Marcuse, 1958)


143
Eski Ahit 88, 295, 298, 299

Filistin 295,298,300

Eski Ahit. Bkz ncil

Firestone, S. 250-252,313

Eit Haklar Kanunu 297

Fiziin Taosu (Capra, 1975) 265

eitim 22,25,31,42,46,48,
58-62,71,73,89,130,144,
148, 157, 168-170,181,
195-198, 224, 235-239,
240, 245-247,251,255,
274,
287, 292, 293
Ehrenfeld, D. 260,313
Ehrlich, P. 260,313

Eric Hobsbawm 36,169,189,315

Fichte, F.G. 172,180


Figes, E. 250,313
Filipinler 165
Filistinliler 165, 300
Fini, G. 231

eit cret 19

Foley, M. 313

Eitlik (Tawney, 1931) 148


eitlikilik 153, 156,323

Francis Fukuyama 77,144,158,


304, 305,314

ETA 171

Franco (General) 191,213,215

Einstein, A. 264

etnisite 78, 322

Frankfurt Okulu 25,143

ekoloji 259,261,273,323,328,
329

Evanjelizm/Evanjelikler 281,
296-298

ekolojik dnce 259,272,273,


278
eko-anarizm 196,263,273,
276
eko-feminizm 252,265,273,
277
eko-feminizm 252,277
eko-muhafazakrlar 270,274
eko-sosyalizm 273-275

evlilik 109,173,228,229,240,248

Frankfurt parlamentosu 161


Fransa 65,83,87,96,117, 129,
133, 137, 139,144, 148,
161, 162,166,171, 172,
177-181, 191, 197, 200,
203, 207,215,218, 22-228,
231,252,
292

ekolojik kriz 259, 260, 269, 275,


276
Ekonomi Politiin Eletirisine Bir
Katk (Marx, 1859) 135

Evolutionary Socialism 130,149,


311
Evrenselcilik 173,323

Fabian Cemiyeti/Fabianlar/
Fabianclk/Fabian
sosyalizmi 74, 130,150

Fransa-Almanya Sava 161


Fransz htilli/Devrimi (1789) 23,
33, 56,83, 84, 87, 95-97,
135, 169, 170, 174, 191,
213,216,235, 246, 321

Fabius Maximus 130

Freeden, M. 30,39,313

Faludi, S. 254,313

Freedman, J. 256,313

Falwell, J. 109,297
Fanon, F. 129,313

Freud, S. 143,253

ekonomicilik 145
ekonomik kriz 214,232,248,277

farkllk ilkesi (Rawls) 74

Friedan, B. 236, 237, 245, 246,


253,
255,313

ekonomik zgrlk 193,197

fascismo 213

Friedman, D. 205

ekosistem 89,261,262,266,267,
276
Ekvador 161

faist adam 221

Friedman, M. 68,104-106

Faist talya 26, 222, 225


Faist Parti (talya, 1919-) 213,
221,224
Faure, S. 193,313

Friedrich Engels 24,117,125,128,


130, 133-138, 147-149,
186, 187, 247-249,313,
317

faydaclk 59,61-64,270,323
eylem faydacl 63
kural faydacl 63

Friends of the Earth (Dnyann


Dostlar) 260
Fromm, E. 214,272,273,314

El-Kaide 183,290,293
Elimizden Kap Giden Dnya
(Giddens, 1999) 156
elitler/sekinler 22, 96, 97,119,
139,194, 288,327

The Fundamentals 281


fundamentalizm 43,79,183,184,
281-293, 300, 301,307,
323
Budist fundamentalizm! 298,
299
slm fundamentalizm 281,
282,288,291-293
Fhrer 218,219,231

Goodin 271, 314

hayvan haklar 34,125,270

Goodman, P. 193,314
Gorz, A. 125,314

Hayvan Haklar Davas (T. Regan,


1983)
271

grnmez el 65-68, 75, 205


Gtterdmmerung 231
Gramsci, A. 25, 26,133,143, 314
Gray 53, 79, 80,114, 309, 314
Greer, G. 236,250,255,315
Grenada 161,177
Griffin, R. 215,222,226,232,315

Guevara, E. ('Che') 129


Gala alar: Yaayan Dnyamzn
gulag 142
Biyografisi (Lovelock, 1989)
Gushmun Emunim 299
266
g istenci 216
Gaia: Dnya'da Hayata Yeni Bir
gl devlet 108-112,224,232,
Bak (Lovelock, 1979)
329
265, 266
Gney
Afrika
166,227,264
Gaitskell, H. 150
Galbraith, J. K. 132,153,314
Galler 88, 163,165,171

Hayward, T. 315
Hegel, G. W. F. 72,134-136, 143,
203, 223,224,315
Heisenberg, V. 264
Herder, J.G. 172,217
Herrenwolk 229
Herzl, T. 300
Hristiyan demokrasi 97,100
Hristiyan demokrasi /Hristiyan
demokratlar 100,101,324
Hristiyan Demokratik Birlii 100
Hristiyan Demokratik Parti (DC)
(talya) 100
Hristiyan demokratik partiler 83,
100
Hristiyan fundamentalizm! 291
Hristiyan vatanseverler 298

Gamble, A. 110,111,114,314

Flabeistan (Etiyopya) 222

Gandhi, indira 290,299


Gasset, O. y 58,314
gazeteler 162

Hadden 301,315
Hadm Edilmi Kadn (Greer, 1970)
236, 250

Hristiyan Yeni Sa 109


Hristiyanlk 265, 277, 286, 290,
295-298
hrszlk 202

Gemeinschaft 168

"hadm kompleksi" 253

Hrvatlar 163,176

Gen Avrupa 175


genel grev 201,216,328

Haider, J. 231,232
Haklar Bildirgesi 56

genel irade 169,170,174

halk hikyeleri 172

Hindistan 42,118,163,174,181,
182,
209, 227, 240, 282,
290, 298, 299

Genel Teori (Keynes, 1936) 19


geni aile 241
Gentile, G. 223

Halkn zgrleme Cephesi (Sri


Lanka) 300
Hamas 290

Hanmefendiler ehrinin Kitab


Geriye Dn (Faludi, 1991) 254
(Pisan, 1405) 235
Giddens, A. 34,113,154,156,159,
Hannibal 130
314
Hapishane Defterleri (Gramsci) 26
Gilmour, I. 97, 314
giriimci/mteebbis 88,106,113 Haredim (ABD) 284
giriimcilik/mteebbislik 200
glasnost 144
Gobineau, J. A. 228,314
Godwin, W. 191,195,196,202,
204,
208, 246,314
Golding, W. 266
Goldman, E. 194,314
Goldsmith, E. 260,274,314,316
Goldwater, B. 84

Harriman 260,313
Harrington, M. 315
Haan el-Benna 292
hayat standartlar 129,146,152,
153, 266, 268
hayat tarz 37, 83, 8 4 ,1 0 9 ,110,
167,178,235,252, 265,
291,307
Hayek, F. A. von 29, 42, 68,
101-106,315

Hinduizm 259,265,281,298
Hitler, A. 20,21,76,96,143,170,
213-232,273,274,315,
326
hiyerari 84,86,92-95,98-102,
108,111,112,122,123,
140,176,192, 201,206,
228, 240-244, 272, 273,
276, 278, 307,323, 324,
328,329
Hizbullah 290,293
Hobbes, T. 53, 54, 62, 88,195, 204,
315
Hobhouse, L.T. 71,315
Hobson, J. A. 71,315
Holden, B. 80,315
holizm 225,263,264,324
Hollanda 154,163,231,264

Holocaust 228
homoseksellik 254
Hogr stne Bir Mektup (Locke,
1689) 51,54
Hukuk, Yasama ve zgrlk
(Hayek, 1979) 105
Humeyni, A. R. 292
Humeyni, A. R. 84,183, 282, 284,
293-295
Huntington, S. 281,315
Huntington, S. 37
Hutchinson 189,315,316
Hkmet zerine Fragmanlar
(Bentham, 1776) 64
Hkmet zerine iki nceleme
(Locke, 1690) 54
Hlefa-i Raidin 294
hmanizm 31,271,272
hmanizmin kibirlilii (Ehrenfeld)
260
Hr Presbiteryen Kilisesi 296
Hrriyet stne (J. S. Mili, 1859)
45,46,51,70
Hseyin, Saddam 37,182

-i
IMF. Bkz Uluslararas Para Fonu
Inglehart, B. 271,315
Irak 163,167,182,291,295,299
rksalclk 173,184,223,226,227,
232, 273, 305, 324
ideoloji ve topya (Mannheim,
1929) 26
ideolojinin sonu 27, 303, 304, 308
deolojinin Sonu (Bell, 1960) 303,
304
ifade zgrl 42
hanet Edilmi Devrim (Troki,
1937) 187
ihtiyalar hiyerarisi 271
ihvan- Mslimin (Mslman
Kardeler) 292,293
iki-meclislilik 56,58
ikinci Aama (Friedan, 1983) 237,
246, 255

ikinci Cins (de Beauvoir,1949) 250


ktisad zgrlk 42,71,72,101

sa 197,227,228,295,297

ktisad ynetim 69, 76,126,138,


153

slm 79,149,163,173,254,265,
283, 289- 299, 305
slm Danma Meclisi (ran) 294

Incil 109, 130, 197,295


ngiliz Devrimi 41,54,62,83,88,
281
ngiliz Faistler Birlii 221

slm 21,166,292

slm Devrim Konseyi (ran) 294


slmfundamentalizm 281,282,
288,291-293

ngiliz Sava 62,191


ngiliz Mill Partisi (BNP) 166,178,
231,232

spanya 41,103,112,122,133,
161,163,171,189, 191,
192,197,201,213

ngiliz-Afgan Sava (1919) 163


ngiltere 61,67, 72, 73,83, 84, 87,
95,98-106, 109-114, 122,
127, 163-166, 171,172,
177-181, 185, 189, 200,
206,218,224-227,231,
236, 248, 254, 259, 268,
281,284,
292-296

spanyol i Sava (1936-1939)


191,192,201

insan doas 32,44,45,48,61,


63, 64,68,71,85,88,89,
101,102, 111, 119,120,
193-196, 241,251,277,
324
insan doas 48, 88,111,120, 277
insan haklar 49,52,56,61,62,90,
176,186,
244, 324
insan haklar 49,61,62,186
nsan Irklarnn Eitsizlii zerine
Deneme (Gobineau, 1854)
228
insan merkezci (anthropocentric)
123
insan merkezcilik
(anthropocentrism) 324

srail 300
srail 55,121,282,284,290-293,
298, 299, 328
istihdam 66,72,75,76,99,105,
151,153,157,183, 248,
297, 325
isyan/ayaklanma 62,79,129,161,
163,183,213, 222,231
i Partisi (Avustralya) 131
ii Partisi (Fransa) 131
i Partisi (ngiltere) 130,131,
132,148,
150-155
ii Partisi (srail) 299
i Partisi (talya) 131
iiler 52, 72, 75,93,102,117,119,
122,125, 126, 131,132,
136-139, 143, 148, 153,
201,238,248,328
iveren 52,65,66, 72,93,100,108,
126,137,
201,208, 225,
228, 238, 248

talya 26,83,96,100,132,154,
161,162,165,175,179,
189, 191,197, 201,207,
213,214,219,221-225,
ran 84,104, 163,165,167,
231,232,235
183,
244, 282, 287,289,
iyi toplum 28, 303
291-295
yi ve Ktnn tesinde (Nietzsche,
ran slm Devrimi (1979) 165,295
1886) 216

internet 188
irademize Karn (Brovvnmiller,
1975)
252

ran-lrak Sava (1980-1988) 295


ran-lrak Sava (1980-1989) 295
rlanda 163,165,187,282,296
rlanda milliyetilii 163

James, II. 54
Jefferson, T. 54, 58, 61 -63, 204,

315
Jin/Ekoloji {Da\y, 1979) 277
Johnson, L. 74, 297

K
Kaddafi, M. 182
Kadn Haklarnn Savunmas
(Wollstonecraft, 1792)
235, 245

99, 101,102,117,126, 283, Kzl Ordu (Japon) 207


325
Kzl Ordu (Sovyet) 231
liberal 25,26,41,130,158,167, Kzl Tugaylar (talyan) 207
308
kibbutz 121
refah 112,304
kimlik bunalm 282
tketim mallan 183
kitle demokrasisi 58
ynetilen 103,303
klasik iktisat 20, 64, 75, 104
kapitalizm kart. Bkz antikapitalizm

Kadn Sosyal ve Politik Birlii 236

Kapitalizmin Kltrel Ztlklar (Bell,


1976)
304

kadn snneti 235

karizma 220, 324

Kadnlarn Tebaalatrlmas (J. S.


Mili, 1869) 46

karma ekonomi 33,106,150,151,


157

Kadnlarn Tebaalatrlmas
(Taylor, 1869) 245
Kadnln Gizemi (Frledan, 1963)
236, 237, 245
Kalvinizm 296

kar devrim 83,138,140

Kanada 83,163,189
Kant, I. 44,47,150,184,316

Kavgam (Hitler, 1925-1926) 20,


218,229

Kap/fa/(Marx, 1867,1885,1894)
135, 307

kazan tem elli eitlikilik 156


Kazclar 191

kolektif gvenlik 176,185


kolektif sahiplik 145,149
kolektifletirme/kamulatrma 58,
118, 126-129, 141, 151,
224

kolektivizm 70,99,104,105,120,
127, 150,192, 198-201,
325
karlatrmal stnlk 185
ar 206
karlkl yardm 121,199,202,203
sinsice yaklaan 107
karlkllk 156,199,324,329
Kolombiya 148,161
Katalonya 192
Komnist Enternasyonal
Kamboya 118,129,182
Katch (srail) 299
(Comintern, 1919-) 138
kamu kar/kamusal kar 68,107 katlmc demokrasi 59,143,277,
Komnist Manifesto (Marx ve
kamu harcamalar 105
324
Engels, 1848) 125,
kamu sektr 68,106,107
Katolik Kilisesi 224
135-137, 149, 186,187
kamu tercihi teorlsyenleri 68
K atoliklik/Katolikler 52,96,100,
Komnist Partisi (Bolevik Parti)
148,
149, 165,197, 225,
Kamusal Erkek, zel Kadn
138,140
295-297
(Elshtain, 1981) 238
komniteryanizm 78,155,325
Kautsky, K. 133,316
Kan ve Toprak (Darre) 230
komniteryen liberalizm 155

Kedourle, E. 189,316
kapitalizm 128-131,135,136,
147,
149, 192, 197, 221,kendine gven 72,111,177,272
247, 301,324
Kendine Yardm, (Smiles, 1859) 66
ahlk eletiri 134
kendine yeterlilik 111,326
anarko-kapltalizm 107,198,
kendini gerekletirme 46,47,71,
205,
206
124,125,135, 261,271,
anti-kapitalizm (kapitalizm
272,321,324-327
kart) 38,158,210,217,
Kennedy, J. F. 74
221,306
kesinlik 306
elikileri 24,187
Kemir 163
denetimsiz/dzenlenmemi
112,113,148
Keynes, J. M. 19, 20, 39, 75, 76, 80,
dngsel krizler 137
105,233,314-319,325
ekonomik olarak geerli alter
Ktlk Sonras Anarizm (Bookchin,
natif olmamas 152
1971) 276
laissez-faire 62,-67,75, 76, 95,
Kzgn Tugaylar (ngiliz) 207

komnizm 27, 28, 33, 36,136,


138,191,199-202,214,
286, 301-304, 325, 327
anarko-komnizm 198,200,
201,202

Avro-komnizm/Avrupa-komnizmi 131,321
Avrupa'da dolaan komnizm
hayleti 128, 149
k (1989-1991) 36,112,
118, 129, 144, 154, 305
gerek 202
ilkel 136
ortodoks 126,138,142,144
pratikteki Marksizm 138
snfsz 135
sonras 36,69,106,275
Sovyet/Sovyet tarz 20, 36, 77,
133, 138,139, 141
tam 137,138,139,199

komnler 192,200,202,209,276
Konfys 79

Leopold, A. 271,316

158,

159, 304, 325

Malezya 181,189

Konfyslk 79

Letonya 167

Kongre Partisi (Hindistan) 118,


298

Letwin, S. R. 111,316
lezbiyenlik 253, 254

Manchester liberalleri 185


Manchesterizm 205

konsenss 294, 325

liberalizm
korporatizm 100,126, 225, 230,
klasik liberalizm 43,60,61,
325
66-71,77,101, 104,111,
113, 202, 305,325, 326
kozmopolitlik 176,185
sosyal
liberalizm 154
Klelik Yolu (Hayek, 1944) 105
liberal bireycilik 74,155,192,
Kristallnacht (1938) 229
202,
246, 247, 283, 287
Kropotkin, P. 121,196,199,202,
liberal demokrasi 36,42, 55,
203,
259,276,277,316
56-59,77, 79, 80,131, 163,
Ku Klux Klan 227
219, 223,225,232, 300,
Kuhn,T. 29,315
301,304, 305,308, 321,
kutsal haklar 325
325
liberal muhafazakrlk 30
Kuzey rlanda 165,178,296
liberteryanizm 85,101,103,
Kuzey Kore 118,144,158,182
107,108, 111,204,325
Kba Devrimi (1959) 118,129,
modern
liberalizm 38,43,47,
138
69-74, 77, 99,134,142,
Kk Gzeldir (Schumacher,
326
1973)
268
neo-liberalizm 38,60,61,
kresel mallar 38,69
66-69, 103, 104,111-113,
kresel terrizm 36,37,110,112,
147,155, 156,159,326
308
Libya 177,182
kreselleme kart. Bkz antiLikut (srail) 299
kreselleme
Lindblom, C. 60, 316
kresellemecilik 112
Lipset, S. M. 214,316
krtaj 109,235,240,246,251,
Locke, J. 29,44, 50-54, 58,61, 62,
254, 255, 290, 297, 298
107, 137, 195, 204, 261,
Krtler 163,165
270,316
London Review 46

Malcolm X 173

Mannheim, K. 26,31,316
Manning, D. 316
Mao Zedong 128,182
Marcuse, H. 25, 143, 223, 250, 316
marka kltr 307
Markaya Hayr (Klein, 2000) 307
Marksizm 19,21-26,36,38,133,
134,138, 141-148, 152,
158,182, 186, 197, 199,
286,
304, 306, 326
klasik Marksizm 134,138,144,
146,286
modern Marksizm 249
post-Marksizm 38,146, 306
Marx, K. 20,24-26,28,31,35,
117,121,124-152, 159,
186-188, 198-200, 203,
247,270,275,
303,317
materyalizm
diyalektik materyalizm 133
post-materyalizm 271,327
McLellan, D. 23,39,159,317
Medellin (Kolombiya) 148
medeniyetler atmas
(Huntington) 37,281,301
medya 22,143,144,169, 208,210,
224,
307
mehdi 294
meritokrasi 49,156

Lordlar Kamaras 99
Louis, XVI. 161

meritokrasi 49,156,157, 325

laissez-faire 62-67, 75, 76, 95, 99,


101, 102, 117,126,283,
325

Lovelock, J. 265,266,316
Lucs, G. 143

merkez planlama 33, 36, 68,112,


126,144
Msr 163,282,290-293

Laissez-faire 66, 75,102, 325


Laos 118

Miliband, R. 133,158,317

Lassalle, F. 130

MacIntyre, A. 78,155
MacIntyre, A. 316

Laclau, E. 146

Le Pen, J. M. 227,231,232

Macmillan, H. 39, 80, 95, 99,114,


Lenin, V. i. 20, 21, 25,118, 126,
159,
256,312-319
128,133,
138-142, 145,
Macpherson,
C.
B.
44,315,316
182, 187, 191,316, 325
Madison, J. 57,58
Leninizm 21,22,36,138-145,

merkantilizm 65

militarizm 176-180,184, 222, 230,


326
Mill, J. S. 29,45,46,51,52,58-60,
70,71, 102,175,236, 245,
246,317
Mili, James 46, 59,63
millet/ulus inas 161

milletlara rasclk/uluslararasclk
176, 182-188,326

Muhammed, Hz. 291,294


Mlkiyet Nedir? (Proudhon, 1840)
191,200
msamahakrlk 104,108,284,
287,
288, 326

orta snf 21,37,41,42,125,128,


132, 150,162,214, 220,
237,
247, 282, 299

Millett, K. 236, 238, 240, 250-253,


317

mteebbis Bkz. giriimci

mill bamszlk 174-177,185

otorite 20,47, 54, 84, 86, 92-98,


101-103, 108, 111,
138-142, 155, 177, 184,
192-199, 202,210,219,
220, 223, 241,276,277,
281,284,
287,291,294,
323-329
karizmatik 219
yasal-rasyonel otorite 220

Milletler Cemiyeti 184,185


Milletlerin Zenginlii (A. Smith,
1776) 65

mill birlik 161,162,221,231


Mill Cephe (Front National)
(Fransa) 178,231,232
Mill Cephe (National Front)
(ngiltere) 231
mill kar 171,176, 225
mill hkmet 188
mill/ulusal ekonomi 69,153,154

Naomi Klein 306, 307


Nasl Hayatta Kalnr? (Harriman,
1971) 260
Nasr, C. 292
nasyonel sosyalizm/Nazizm
22, 34,217, 220-223,
228-230, 274, 326

NATO (Kuzey Atlantik Antlamas


mill-devlet/ulus devlet 21,38,
rgt) 177
147,157,162-164,170,
Ne Yapmal?(Lenin, 1902) 25,140
171,
172,175-177, 184,
negatif zgrlk 47, 71, 72, 90
186-189,231,325, 326
Nehru,J. 174, 182,299
Mill Kadnn Seme Hakk Birlii
Neomuhafazakrlk 111,326
236
Nepal 129
m illiyet 96
Newton, I. 264
modernite/modernizm 113,213,
222,229,281,287, 289,
301,306
anti-modernizm (modernizm
kartl) 229,281,283,
287
post-modernizm 38, 79,
113, 146, 154,210, 244,
306-308, 327
modernleme 37,84,139,168,
172,225, 231,300, 301,
326
monari
anayasal 54, 62
mutlak 21, 37,83
mutlakiyetilik 41, 54, 96, 325
monizm 326
Montesquieu, C. de 56,317
Moro, A. 207
Mosca, G. 317
Mouffe, C. 146
Muhafazakr Parti (ngiltere) 99,
177,178
Muhafazakr Parti (Kanada) 83

Nietzsche 204,216,219,317
nihilizm 204, 217, 326
Nikaragua 118
nirvana 284
Nolte, E 214,215,230,317
nomenklatura 142
Nozick, R. 50,101,107-110,205,
317
nkleer atk 270
nkleer silhlar 289
Nyerere, J. 120

o -
O'Sullivan, N. 88,114, 213, 313,
317
Oakeshott, M. 27, 89, 90, 317
Ohmae, K. 38, 317
organik toplum 86,90,93,102,
164,168,217
organik ziraat 274
Orta Amerika 110

ortodoksi 326
otarki 326

otoriter hkmet 162,274


otoriteryanizm 79, 88, 96, 98,103,
108,109,111, 112, 158,
191, 196,223,327
brokratik 158
Owen, R. 117,121,134,148,248
dev 42,47,84,91,98-104,111
jenik 218,327
lm cezas 89,109,295
nyarglarn seferber edilmesi 235
zelletirme 95,106,127, 205,
327
zgrlk
bireysel 45,47,51,55,57,70,
72,107,198, 202, 203,210,
214,284
din zgrl 51
negatif 47, 51, 61, 71, 72, 77, 90,
107,
326
pozitif 47, 70-72, 77, 99, 153,
203,
327
mutlak 45,193
sivil 37,42,285,328
vicdan zgrl 41
zgrln Anayasas (Hayek,
1960) 102,105
zgrln Ekolojisi (Bookchin,
1982) 276

P-Q
Paglia, C. 255,318
Paisley, I. 296
Pakistan 244, 282,293, 294

Panama 177

154,210, 244,306-308,
327

parasalclk 106,327

Robertson, P. 256, 298


Roma Kulb 260

Parekh 289,291,301,318
Pareto, V. 318

post-yapsalclk 146

Rothbard, M. 205,318

Poulantzas, N. 318

Paris Bar Konferans (1918-1919)


162,175

pragmatizm 27,85,90,221,282,
295,327

Rousseau, J.-J 47,59,161,169,


170, 174, 195,219,318
Rus Devrimi (1917) 118,138,146

Pankhurst, E. 236

proleter devrim 128,131,137,


182,199

parlamenter sosyalizm 130


partiklarlzm 173,189,327
Passmore, K. 233, 318
pastoralizm 327
paternalizm 47, 98,102, 327
Pencap 299

proleterya diktatrl 128,151,


327
Protestanlk / Protestanlar 100,
109, 165,225,281-283,
286, 290, 295-298

perestroika 144

Proudhon, P.-J. 128,191,193,


196-202, 208,318

Peru 129,161
Pierson, C. 318

Psikoanaliz ve Feminizm (Mitchell,


1974)
253

piyasa
devleti 69,78,157
ekonomisi 61,68,100-102,
105, 113, 132, 147,
153-157, 283, 303,325
fundamentalizmi 68
gleri 65,66, 87, 102,137, 205,
327
ilkeleri 100,205,289
mekanizmas 66,107,120,206,
324
sosyalizmi 327
serbest piyasa 21,33,51,
65-69, 75-77, 84, 90,
101-107,110-113, 150,
158, 205,210,224, 304,
325, 328-330
sosyal piyasa ekonomisi 100
Platon 57,117
Polonya 162,165, 169, 170,176,
187,218
Popper, K. R. 27,145,318
poplizm 288, 327
Portekiz 103,163,213
post-endstriyel 231
post-feminizm 38, 254, 255, 306
post-ideoloji a 309
post-Marksizm 38,146,306
post-materyalizm 271,327
post-modernizm 38, 79,113,146,

Psikolojide Anlam ve Anlamszlk


(Eysenck, 1964) 34
The Public Interest 304
Qubec 163,165

Rusya 21, 26, 96,117,128,


130, 139, 140, 145, 161,
169, 170, 179, 180, 187,
191-194, 203,207,214,
228

S-
Sa ve Solun tesinde (Giddens,
1994) 156
Sahip Olmak veya Olmak (Fromm,
1979) 272
sanat 22,25,95, 170,224,225,
229-232, 238, 243,251,
301,306
sanayi toplum u 25,143,157, 274,
303

Rafsancani, H. 295

sanayileme 37,41,42,60,69,
83, 98, 141, 144,214,230,
259, 266-268,273-281,
304, 306

Ramsay, M. 80, 318

Sandel, M. 78,155,318

Rand, A. 205

Sandinistra 118

Randall, V. 318

sansr 22,45, 103,254,293


Schlte, J. A. 309,318

Radikal Gelenek (Tawney, 1964)


148

Rawls, J. 46,50,74,107,318
Reaganizm 67,84

Schumacher, E. F. 268, 269, 272,


318

Reagan, R. 84,106,109-112,177,
Schumpeter, J. 318
254,
271,297,298,311
Scruton,
R. 110,114,318
Rechtsstaat 56
seimler
21,42,57,59,128,131,
Regan, T. 271,318
194, 203, 206, 208,231,
Reich 170,222,250
275,
329
Reichstag 130
Sedat, E. 290, 293
rekabet 32, 34,48, 51, 55-60, 79,
self-determinasyon 164,166,169,
111,117,121,126,127,
175-179, 181,184, 186,
150, 154,157, 162, 166,
188
176, 179, 188,194,202,
Seneca
Falls Szlemesi (1848)
205,218, 243,255,278,
236
322
Sentetik evremiz (Bookchin, 1962)
Rzann imalt (Chomsky ve
276
Harman, 1988) 210
Ricardo, D. 20, 64,100,104, 270

sermaye 125,128, 200, 267-269,

sonularn eitlii 122,157


SessizBahar(Carson, 1962) 260,
Sorel, G. 201,216,319
276
sosyal adlet/adletsizlik 49,50,
snf
74, 90,109, 127, 131, 149,
atmas 92,123,130,131,136,
152, 153, 166,193,287,
137,149,151,275,
305
321
dayanmas 37,125,169,177,
sosyal dayanma 74,123,189,
186.187, 306, 327
199,201,202,276
dmanlar 139
sosyal demokrasi 38, 99,103,118,
mcadelesi/sava 118,123,
132, 143,146-156, 159,
125, 134, 136, 140-142,
183,286, 304
148.182.187, 201,249,
Sosyal Demokrasi iin Birlik 207
328
Sosyal Demokrat i Partisi (sve)
sistemi 24,25,124,135-138,
131,150
143,148, 182, 194, 199,
Sosyal
Demokrat
Parti (SDP)
240
(Almanya) 130,146,150,
snf siyaseti 157,206,239
153
snfsal kar 19,58,328
Sosyal Demokrat Parti (SDP)
snfsz toplum 92,151
(Almanya) 132
Srplar 163,176
sosyal devrim 137,149,162,163,
silhl mcadele 128,181
169,177, 188,198,228,
Singapur 189
247,
275, 329
Singer, P. 270,319
sosyal dlama 113
sivil haklar 73,297
sosyal ekoloji 196, 262, 276, 277
Sivil itaatsizlik (Thoreau, 1849)
204
sivil toplum 57,61,64,70,76,96,
126,143,194, 223, 328,
329
Siyah G (Black Power) 173,251
siyah milliyetilii 173
Siyah Mslmanlar (Black
Muslims) 173

sosyal gler 111,303


sosyal istikrar 22, 79,102,126
sosyal kabul 195
sosyal ortaklk 100
sosyal paralanma 77,108
sosyal reform 62, 73, 83, 96-100,
130-132, 154,308
sosyal sorumluluk 44,71-73,93,
98

Siyasal Adalet zerine nceleme


sosyal/toplumsal szleme 54,
(Godwin, 1773) 191,196
185, 195, 204
Siyasal Liberalizm (Rawls, 1993) 74
sosyal yansma 155
Siyasette Rasyonalizm (Oakeshott,
sosyal ykm llk 90
1962) 27
sosyalist devlet/hkm et 127,
Siyonizm 300, 328
153
Slovaklar 176
Sosyalist ii Partisi (spanya) 132
Slovenler 176
Sosyolojik Yntemin Yeni Kurallar
Smith, A. 20,47, 64-68, 87,
(Giddens, 1976) 156
100-104,168, 189,315,
Sovyetler Birlii 19, 22, 36, 85,
319
104, 105, 110, 118,122,
Smuts, J. 264
129, 138, 140-145, 163,
Souk Sava 26,31,36,145,183,
170, 180, 187,218,222,
231,281

223, 275, 292, 293, 304,


305
smrgecilik 163, 179, 181,182,
183,329
smrgecilik kart (anti-kolonyalizm) 163,174,181-183,
282
smrgecilik sonras (post-kolonyalizm) 174,181,183,
231,282
smrgecilik yeni 183,282
Sz Dizimsel Yaplar (Chomsky,
1957) 210
szleme 329
Spencer, H. 67,189,202,217,319
Spooner, L. 107,204
Sri Lanka 163,282,290,299,300
Stalin, J. 126,129,139,141,142,
145, 187,329
Stalinizm 34,141-145,159,187,
329
Stirner, M. 203,204,319
Suriye 167,292,293
Svey Kanal 292
Syfc// (Disraeli, 1845) 97
anl Devrim (1688) 54
iddet zerine Dnceler (Sorel,
1908) 201,216
ili 118
ovenizm 162,173,179-181,329

T
Tahran 295
Tlibn 37, 293
Tamil Kaplanlar 299, 300
Tanzanya 120,183
Taoizm 195,197,259,265
tarm/ziraat 128,139,141,220
tarihselcilik 145
Tawney, R. 123,148,319
Tek Bir Dnya (BM Raporu, 1972)
260
Tek Boyutlu nsan (Marcuse, 1964)
25,143
Tek lkede Sosyalizm 141

teknoloji 136, 225, 230, 266, 269,


288
Tekvin 286. Ayrca bkz ncil
Temsil Hkmet zerine
Dnceler (). S. Mili, 1861)
46
terre kar sava 36,37
Thatcher, M. 84,90,95,106-112,
177,
254,311,329
Thatcherizm 67, 84,11 -114,177,
329

Trkiye 161,163,167,282,293
Trlerin Kkeni (Darwin, 1859) 67,
217

Wollstonecraft 196,235,245,246,
319

u-

ucuz igc 182,222

Yabanclama 330

Uluslararas Para Fonu (IMF) 69,


188
Uruguay 191

Yahudilik 265,281,295
yanl bilin 24

ulus-devlet Bkz. mill devlet

Thoreau, H. D. 204,209,319

l tilaf 179

Tibetliler 165

l ittifak 179

Tocqueville, A. de 57,71,144,319

nc Yol (Giddens, 1998) 70,


154-157, 224,329

Tolstoy, L. 208,209,319
toplam talep 75,76,105,325
Toplumsal Szleme (Rousseau,
1762) 170
Toplumu Yeniden Dnme
(Bookchin, 1989) 276
Toplumun Kuruluu (Giddens,
1984)
156
toprak ahlk 271
Toprak Ana 259

yeni rklk 231


Yeni Sa 36, 45, 47, 59, 84, 85,
89-92, 95, 101-114, 123,
126, 155, 205,210,254,
329

V
vatanda 305
vatanseverlik 92,161,164,167,
171,172,177,180,222,
330
Versaille Antlamas 170,176

total 26

Versailles Bar Antlamas 214,


222, 228

Tucker, B. 107,204,205,318
tketim 78,125,183,188
tketimcilik 69,146

Yeni Ahit 295. Ayrca bkz ncil

retim aralar 24,124,136,145


topyaclk 151,197,330

Venezuela 161

Troki, L. 141,145,158,187
Trotki 187

yatrm 38,75,77,94,113,133,
157, 182, 183,188,220,
295,
327
Yeni Asker Hmanizm (Chomsky,
1999) 210

Toryizm 99,329

Trevor-Roper, H. 215

Yasamann ve Ahlk Deerlerin


ilkeleri (Bentham, 1789) 64

nc Yol ve Eletirileri (Giddens,


2000) 156

Toprak Hkimiyeti Almana


(Leopold, 1948) 271

totaliter 25, 26, 31, 34, 59,129,


142, 144,214,219,220,
223, 224, 232, 285, 293,
326
totaliteryanlzm 68, 96,142,194,
223, 224, 329

Worren, J. 200

Yeni Zelanda 55,103,112,154,


189, 236
Yeil hareketi 34, 38
Yeillerin Sesinin Kslmas
(Bramwell, 1994) 279
Yetki devri 330
yolsuzluk 284
Yugoslavya 122,162,163,176,
189, 231

Vietnam 104,118,129, 144,163,


181,182
Vincent, A. 32

yurttalk 38, 74, 79,104,110,


189,231

Wagner, R. 172,228
Walter Darre 230, 273, 274

zenginlik yaratma 147,152,153

Zapata 191,207

Weltanschauung (dnya gr)


26,31

Zenofobya 330

Wilson, W. 162,174,175,181,185

Zimbabwe 183

Zentrum 100

. SYAS.
DEOLOJLER
Andrew Heywood
Andrew Heywood, iki yzyl akn bir sredir dnya siyasetine hkim olan ve onu

ekillendiren siyas ilkelere ve doktrinlere siyasi deolojiler kitabyla ak, kavranabilir ve


kapsaml bir giri yapmaktadr. Yazar uluslararas bir perspektifle, klasik 19. Yzyl
ideolojileri olan liberalizm, muhafazakrlkve sosyalizmden, yakn zamanlarda doan
feminizm, ekolojik dnce ve siyas slam gibi ideolojilere okuyucuya kapsaml ve
sistematik bilgi sunuyor. Kitapta her ideoloji, tarihsel geliimi, temel kavramlar, balca
temsilcileri ve2i.Yzyldaki mevcut durumlar asndan ayrntl ama nemsiz bilgilerle
okuyucuyu yormadan ele alnmaktadr.
Kitapta ayrca,
- temel siyas figrler ve filozoflar hakknda bilgi veren
- ana siyas akmlar zetleyerek tantan
- farkl ideolojilerin belirli temalara nasl baktklarn gsteren
- ve ideolojiler iindeki akmlarn yaratt fikr gerilimleri karlatran kutucuklar
bulabilirsiniz.

Andrew Heywood

A
M

DU R\ \ E L S J

y a y n l a r

^o

Dnya genelinde yz binlerce renci tarafndan kullanlan Siyaset (Politics), Kresel Siyaset (Global
Politics) ve Siyasetin Temel Kavramlar (Key Concepts in Politics) gibi ok satan kitaplarn da yazardr.

t liberte.cot
2 7 S0

You might also like