You are on page 1of 139

www.eskikitaplarim.

com

Bülent İplikçioğlu

Hellen ve Roma
Tarihinin Anahatları

ARKEOLOJİ VE SANAT YAYINLARI
İSTANBUL 2007

ÖNSÖZ
Batı’nın kültür kökeninin esas itibariyle Eski Hellenler’e kadar
geriye gittiği günümüzde genel olarak kabul ediliyor. Roma
ise, özellikle Eski Hellen kültürünün Avrupa’ya taşınmasında
üstlendiği aracı rolle ön plana çıkarılmak isteniyor. Hellen kültürü çoğu kez bir formülle de anlatılmak istenmiş; insanlık
Hellenler’de genel olarak g e r ç e ğ i n ,
ve

güzelliğin

ö z g ü r l ü ğ ü n habercilerini görmüştür. Fakat bu kısa

formül ya da tanımlar, konunun tümünü kavramak açısından
yeterli olmamaktadır. Hellen kültürünü bu kadar önemli kılan;
aslında, Hellenler’in kendilerine özgü, sürekli bir biçimde yenileşen idealleri, yeniye açık, gerçekçi ve eleştirici yaratıcı
güçleri olmuştur. Demokrasi ve tabana inmiş toplum bilinci ile
de içiçe olan bu özellik, bu bakımdan günümüz insanlığının
geleceği açısından da büyük önem taşımakta olup; bu anlamda bir “Humanizma”, bugün –toplumumuz da dahil olmak
üzere– insanlığın belki de başka birçok şeyden daha çok gereksinim duyduğu bir anlayış olarak karşımıza çıkmaktadır.
Kısaca ifade etmek gerekirse; Eski Hellenler’in uygar dünya
insanlığına en büyük katkısı, “ t a m

i n s a n ” kavramının

yaratılmasındadır.
Hellenler ve Romalılar’ı daha sonraki Batı kültür ve uygarlığının ataları yapan gelişimin düşünsel açıdan çıkış noktaları,
her iki toplumda ayrı ayrı temellere dayanmış görünüyor: Fel-

p r a t i k ve i s t i k r a r l ı idiler. çalışkanlık. yani t o p l u m c u bir anlayış ön plandaydı. Düzen anlayışı. Üniversitedeki derslerimde Hellen ve Roma tarih ve kültürünün değişik alanlarına giren konuları ayrıntılı bir biçimde ele alırken. vatandaşın devletine karşı sorumluluk ve görevleri. büyük teritoryal bir devlet kuramayan b i r e y c i Hellenler’in aksine. Roma’nın büyüklüğünün koşullarını oluşturuyordu. metinde yapılan bazı küçük değişiklikler ve haritaların eklenmesiyle. bilim ve sanatlarla ilgilenmeye başlamışlar ve geniş ölçüde Hellen kültürünün etkisinde kalmışlardır. ancak –Hellas da dahil olmak üzere– tüm Akdeniz bölgesini ele geçirdikten sonra. edebiyat. Akdeniz havzasında büyük bir imparatorluk kuran Romalılar’da. Romalılar. fakat i s t i k r a r s ı z Hellenler’in aksine. sanat konularında ölümsüz eserler veren. duygu dünyası gelişmiş. hukuk sistemi ve ordu organizasyonu ile devlet yönetiminde gösterilen pratik yetenek.Önsöz 4 sefe. t e o r i k . Romalılar’ın da düşünsel yaşamın birçok alanında kısa süre sonra üretici ve yaratıcı bir duruma geçtiklerini belirtmemiz gerekir. Buna rağmen. Hellenizm Devri’ni saymazsak. Romalılar. söz konusu tarihsel devirlerin öğrenciler tarafından anahatlarıyla da kavranabilmesine katkıda bulunmak amacıyla. şimdi Arkeoloji ve Sanat Yayınları arasında okuyucuların ilgisine su- . ciddi. akılcı. yıllar önce Marmara Üniversitesi Fen–Edebiyat Fakültesi Yayınları arasında “Eskiçağ Tarihinin Anahatları II” başlığıyla çıkarılmış ve mevcudu çoktan tükenmiş olan ve üniversite yayınları arasında ikinci bir baskının şimdiye değin yapılamamış olması nedeniyle ve öğrencilerin yoğun isteği üzerine.

Bu bilgiler. Hellen ve Roma tarihine ilişkin sosyo-kültürel konuların dinamiklerinin daha iyi anlaşılmasına da katkıda bulunacak niteliktedir. Mart 2007 BÜLENT İPLİKÇİOĞLU . Hellen ve Roma kültür tarihi çerçevesine giren konuları anahatlarıyla ileride ayrı bir kitapta ele almak düşüncesindeyim. geniş kapsamları dikkate alınarak eserde yer verilmemiş olan. Filiz DİNGİL-CLUZEAU ve Dr. Kitabın basılmasını sağlayan Sevgili Dostum Nezih BAŞGELEN’e ve baskıya katkıda bulunan Arkeoloji ve Sanat Yayınları’nın çalışanları ile asistanlarım Dr. ÖZTÜRK’e kalpten teşekkürlerimi sunuyorum. Hüseyin S. Ataköy. Hellen ve Roma tarihinin sosyopolitik ve sosyo-ekonomik yönleri hakkında kısa. fakat sistematik bilgiler verilmektedir.Önsöz 5 nulmuş bulunan bu kitapta.

.. .. . .... . .. . . . 336–30) . . . 11 . ... “Arkayik” ve “Klasik” Devirler .... . . ... . .. . . 34 8. . . . .. . . . “Hellen Ortaçağı” Kavramı . ...... .. 18 20 21 24 6. Coğrafî Koşullar 2. . . . c) Sparta’da İç ve Dış Politikanın Birleştirilmesi .. . . . . . . . . . . . . ..... .. . b) Atina’da Toplum ve Anayasa Gelişimi . .. . ...... .. .. . .. . Miken Hellası 4. 11 . ... 12 3. c) “Büyük Kolonizasyon” Dönemi (İ... . b) Toplumsal Yapı . .. .. . . Hellenizm Devri (İ. .. . . .... .. . . . . . . . . .... .. . .. . . .. . .. . .. . . ... .. . . . . .. . .. . . 42 42 45 . 5. .. .. . .. .. . . . . . . .. . . Siyasal Gelişmeler .. . . . . . . . a) Pers Savaşları . ... . .. ... .. . ... .. ... . . 26 27 28 . . . . . .. . .. . 46 .... . 50 a) Anayasa Organları . .. ... b) Kent Devleti (= Polis). . . .. . . . . .. . . .. .. .. . . . Vatandaşlık ve Ulus . . . .. . . a) BÜYÜK İSKENDER . .. 35 35 38 9. .. . . . 50 52 55 EK: Sparta’da Anayasa ve Toplum .. . .. . . .. ...ö. . . . ... ... . .. . .. . . . .... . . . . . . b) İSKENDER İmparatorluğu’nun Düzenlenmesi . 750–550) . . . .. . . . .. c) B.... . İSKENDER’in Generalleri Arasındaki Mücadele ve Hellenistik Devletler Dünyası . ... .... . . . .. . .. Hellenler’de Devlet Biçimleri .. .. . a) Arkayik ve Klasik Devirlerde Polis Toplumu ve Anayasası . . . . .. .... . .. .. . . . .. .. .. .. . . . b) Pers Savaşları’ndan Sonra Hellas ve Atina .... . . . . Minos Giriti . .. . . . . ..ö. . . .. 14 18 7.. . . . . .. .. . ..... .. . .. ..İÇİNDEKİLER HELLEN TARİHİ’NİN ANAHATLARI 1. ..... .. . . . .. . . . .. .... “Karanlık Yüzyıllar” ve “Arkayik Devir”in Başlangıcı a) Mikensonrası Aristokratik Hellen Toplumu . . .. . . .. ...... .

. .. .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 70 71 73 77 79 80 81 83 84 85 85 86 86 87 88 . . . . . . . . . İtalya’nın Erken Devirleri . . . . c) İtalya’nın Roma Egemenliği’ne Girmesi (İ. . . . . a) Siyasal ve Toplumsal Koşullar b) Ekonomik Koşullar . . . . . . . . . . . . 500-268) . Roma Tüm Akdeniz Bölgesi’ni Eline Geçirerek Bir “Dünya Devleti” Oluyor (İ. . . . . d) Senatus Egemenliğinin Yıkılması . . . .ö. . .ö. . . . . . . . . f) Roma’da Krallık Devri’nin Sonu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . .. . . . .. . Roma’da İç Savaşlar Dönemi ve Cumhuriyetin Sonu (İ. . . . . . . . . . . . .. . . . . . 133–30) . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . .. . . . .İçindekiler 8 ROMA TARİHİ’NİN ANAHATLARI . .. . . .. . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . b) İtalya’da Erken Demir Devri (İ. . . e) Ordu . . . . . . .. . . .ö. . . . . . .. . .. b) Kuzeyin Güvenlik Altına Alınarak Doğu Akdeniz Bölgesi’nin Elde Edilmesi . . . . . .ö. ca. .. ... . . . . . . .. . . .. . . . . 3. ca. . . . . d) Toplumsal Koşullar . . d) Toplumsal Koşullar . . . . . . . . . .. . . 57 1. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . .. 1200–800) . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . 63 64 65 65 4.. . .. . . . . . b) Patricius–Plebs Sınıf Mücadelesi Sonunda Roma Anayasası . . . . . . c) Komutanlar Arasında Mücadele . . . . . . . . . . . . .. . . a) Roma Cumhuriyeti’nin İçine Düştüğü Kriz . . . . . . . 57 2... . . . . . .. . . . . . . . . . . . a) Roma’nın Başlangıç Evresi . . . 65 66 67 68 68 69 70 5. . . . . . . . Cumhuriyetin Kuruluşundan “Roma–İtalya Konfederasyonu”nun Oluşumuna Kadar Roma Tarihi’nin Anahatları (İ. . . . b) GRACCHUS Kardeşler’in Reform Girişimleri . . . . 58 59 61 3. . Roma’da Krallık Devri (İ. . . 753?–510?) . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . 6. . . . . . . .. . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . a) Batı Akdeniz Bölgesi’nin Elde Edilmesi . . .. . . . . .ö. . b) Roma’da Etrüsk Krallar Devri . . . . . . . . . . . . . .. 7. .. . Bin – ca. . Etrüskler . . 1200) . .. . . . .. . . c) Ekonomik Değişmeler . . . . c) Siyasal Koşullar . . . a) “Kavimler Göçü”ne Kadar İtalya (İ. . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . c) Etrüskler’in Önemi . . . .ö. 268–133) . . . . . . . .. . . . . . . .. . . . ... . .. . . Coğrafî Koşullar . . . . . . . . . .ö. a) Cumhuriyetin Gelişimi . . . . . . . . e) Ekonomik Koşullar . . . . 500-268). . . . .. . . . . . . . . . . . ... . . . . .. . .. . . . . . . . .

İçindekiler

9

e) Roma Cumhuriyeti’nin Sonu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

89

Roma’da İmparatorluk Devri (İ.ö. 27 – İ.s. 476) . . . .
a) Principatus Dönemi (İ.ö. 27–İ.s. 283) . . . . . . . . .
b) Dominatus Dönemi (İ.s. 284–476) . . . . . . . . . . .
c) İmparatorluk Devri’nde Sosyo-Ekonomik Koşullar
Roma Tarihi’nin Dünya Tarihi Açısından Önemi . . . .

.
.
.
.
.

91
91
95
98
99

EK: Roma Egemenliği’nde Anadolu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

101

SEÇME BİBLİYOGRAFYA

...........................

117

.................................. ......

123

8.

9.

DİZİN

HARİTALAR

.
.
.
.
.

.
.
.
.
.

.
.
.
.
.

.
.
.
.
.

142’den sonra

HELLEN TARİHİ’NİN ANAHATLARI
1. Coğrafî Koşullar
Hellen Tarihi’nin mekânı önce, Hellenler’in tarihte ortaya çıktıkları bölgeler olmuştur: Bu bölgeler; Orta Hellas, çevresindeki adalarla Peloponnesos Yarımadası, Ege adaları, Batı Anadolu kıyıları; Girit, Rodos gibi büyük adalar ve Kıbrıs’ın bir
bölümüdür. İ.ö. 750–550 tarihleri arasındaki “Hellen Kolonizasyonu” döneminde Hellen Tarihi’nin mekânının genişlediğini
görüyoruz: Propontis (= Marmara Denizi) kıyıları, Anadolu’nun
kuzey kıyılarının büyük bir bölümü bu dönemde Hellen kolonistleri tarafından iskân edilmiştir. Aynı zamanda Aşağı İtalya
ve Güney Fransa kıyıları ile İspanya kıyılarının bir bölümü,
hemen hemen tüm Sicilya ve Kuzey Afrika’da Kyrenaika da (=
bugünkü Libya’nın kuzeydoğusu) Hellen tarih alanı içine
girmiştir. Nihayet Hellenizm Devri’nde (İ.ö. 336’dan itibaren)
Mısır’ın ve Hindistan’a kadar tüm Önasya’nın bu mekâna girdiği görülmektedir.
Bu geniş bölgeler içinde öncelikle Hellas’ın coğrafî koşullarına
göz atılacak olursa, yarımadanın her şeyden önce çok dağlık
olduğu dikkati çekmektedir. Burada dağlar birbirine kapalı
birçok havza oluşturmuştur. Yalnızca bu havzalar ve dar bir
kıyı şeridi tarımsal bakımdan verimlidir. Yarımadada hiçbir yer

12

Hellen Tarihi’nin Anahatları

denize 60 km’den daha uzak olmadığı için, burada yaşayan
insanların yaşamı birinci planda denizcilik üzerine kurulmuştur. Bu coğrafî koşullar, değişik bölgelerin kendi başlarına
gelişmelerine de (partikülarizm, individüalizm) yol açmıştır.

2. Minos Giriti
Sonraları Akalar’ı büyük ölçüde etkileyen yüksek bir kültürün
yaratıcıları olan Minos Giritlileri, bugün adlarını Hellen mitolojisindeki Kral MINOS’tan almakla birlikte, Hellen kökenli değildiler. Yazıları bugüne kadar okunamadığı için, Minoslular konusundaki bilgilerimiz hemen hemen tümüyle arkeolojik belgelere dayanmaktadır. Knossos hafiri EVANS’ın yaptığı gibi,
seramik stillerine göre bir “Erken” bir “Orta” ve bir de “Geç
Minos” Devri kabul edilmektedir. Bu devirler de ayrı ayrı üçer
alt devre ayrılmaktadır.
Girit’te Neolitik ve Subneolitik devirleri İ.ö. 2600–2000 yılları
arasındaki EM I–III izlemektedir. Bu dönemin karakteristiği, Girit’in doğusundaki liman kentleri ile güneybatıya düşen,
adanın en verimli ve geniş ovası Messara’daki mezarlardır
(tholos mezarları). İ.ö. 2000–1570 arası adada Knossos,
Phaistos ve Mallia’daki ilk tahkimatsız saraylar dönemidir (OM
I–II). Saraylar, adadaki ekonomik yaşamın merkezleri olarak
görünmektedir. Giritliler bu dönemde Hellas, Suriye ve Mısır
limanlarıyla ticaret yapmışlar ve Mısır etkisinde bir resim yazısı geliştirmişlerdir. Ayrıca hiçbir fetih hareketine de girişme-

ayrıca belki Libya gibi bazı ülkelerin de Girit üzerinde etnik açıdan etkisi olmuştur. Minos Giritlileri’nin kullandıkları dilin Hint–Avrupa kökenli olmadığını düşünen bazı bilim adamları vardır. Girit halkının az olmayan bir bölümü. Girit Devleti’nin. Akalar İ. Girit saraylarının tahkim edilmemiş olması. bu saraylarda oturanların ne içerideki birtakım karışıklıklardan ne de dışarıdan gelebilecek bazı saldırılardan çekinmedikleri sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Girit bu dönemde Mısır’daki “Yeni Devlet” ile canlı bir ticarete girişmiştir. Minos Giritlileri’nin kökeni sorununa. 1400’lerde kesinleştiği görülmektedir.Hellen Tarihi’nin Anahatları miş görünmektedirler. Bu durum. 15. Phaistos.ö. merkezî bir yönetim ve ekonomiye dayalı bir biçimde Mısır örneğine göre kurulması da yine bu döneme rastlamaktadır. da Hellas’tan gelerek adayı iskân etmeye başlamışlar ve Girit Linear A yazısının etkisinde Linear B’yi geliştirmişlerdir. 1570–1425 13 yılları Knossos. belki. İ. yy. Girit’teki Aka Egemenliği’nin İ.ö. Hagia Triada’daki “ikinci” sarayların en gelişmiş oldukları dönemi kapsamaktadır (OM III–GM I–II). Öyle görünüyor ki. buraya Anadolu’dan göç etmiş. . Girit’in sahip olduğu güçlü bir deniz savaş gücünün varlığıyla açıklanabilir. dilleri konusunda bilgimizin olmaması nedeniyle ancak arkeolojik olarak yaklaşılabilmektedir.ö. Aynı dönemde resim yazısının yerine Linear A’nın geçtiği de görülmektedir.

Peloponnesos Yarımadası’nda HEINRICH SCHLIEMANN’ın ilk kez kazdığı merkez olan Mykenai kalesinin adına izafeten bu halka “Miken Hellenleri” diyoruz. İ. Bununla birlikte. Sözünü ettiğimiz bu Hellenöncesi kültürün kökenleri Erken Helladik Devir’in (İ. Hint–Avrupa kökenli etnik grupların Doğu Akdeniz Havzası'na yaptıkları genel bir göç çerçevesinde daha İ. etnik bileşimleri konusunda hiçbir bilgi vermemektedir. –issos gibi eklerle biten yer adlarında izleri görülen yerli bir halkla karışmış oldukları söylenebilir. Hint–Avrupa kökenli olmayan bu eski Akdeniz halkının diline ilişkin izler yalnızca yer adlarında olmayıp. 2000 yıllarında Hellas’a gelmişlerdir. İ. . Hellen kökenli olmayan bir alt tabakaya Hellen kökenli bir üst tabakanın egemen olduğu ya da –belki daha yerinde bir deyişle– Hellas’a göç eden Aka Hellenleri’nin. 1850’lerden 1600’lere kadar süren ve “Orta Helladik Devir” diye adlandırılan dönemde ise. Akalar. maden adlarıyla gemicilik ve balıkçılıkla ilgili. 2500’lerden 1850’lere kadar süren Erken Helladik Devir’de Ege Bölgesi’nde yaygın bir “çiftçi kültürü” söz konusudur. Miken Hellası Hellas’ta İ. Hint–Avrupa kökenli Akalar’ın Hellas’a göçü tamamlanmıştır.ö.ö. Miken Hellenleri’nin Linear B ile yazılmış olan dilleri.14 Hellen Tarihi’nin Anahatları 3.ö. 2500– 1850) başlarına kadar uzanmaktadır (Ege Bölgesi’ndeki “çiftçi kültürü”).ö. –inthos. aynı zamanda bitki. 2500–1600 yılları “Erken” ve “Orta Helladik Devir” diye adlandırılmaktadır. Mikenler’in etnik bileşimleri konusunda.ö.

Mikenler’in etki alanı yalnızca Avrupa kıtası ile sınırlı kalmamıştır: Mikenler Girit’e de egemen olmuşlar. Hellenler’in Minos uygarlığı ile temasa geçmesi ve bu kültür çevresi ile kaynaşması olmuştur.Hellen Tarihi’nin Anahatları 15 daha sonra Hellenler tarafından benimsenen terimlerde de bulunmaktadır.ö. binyılın 2. kuşkusuz. toplum ve öncelikle ekonomi organizasyonu ile ilgili konular. Ayrıca Miken kültür ve uygarlığının kronolojisi de –en anlamlı biçimde– Miken mimarisine göre kurulabilmektedir. Bu gelişimin nedenlerinden biri. İ. çeyreğinden itibaren etkin bir siyasal rol oynamaya başlamışlardır. Mimaride önemli olan tahkimat. 2.ö. Hellas’a yeni gelenlerin gittikleri yerlerdeki eski Akdeniz halkıyla karışması. İ. 1650–1450 yılları arasında yapıldıkları anlaşılan Mykenai kalesi kuyu mezarları. Linear B yazıtlarında yansıyan devlet. Mikenler’in güçlü bir savunma sistemine sahip oldukları izlenimini uyandırmaktadır. Yalnızca mimari Minos uygarlığından farklı özellikler göstermektedir.ö. Kıbrıs’a kadar . Mikenler. 1600–1150 yılları arasındaki “Geç Helladik” ya da “Miken Devri” diye adlandırılan döneme kesintisiz bir biçimde geçişi de sağlamıştır. kabilelerin ve kabile parçalarının yavaş süren bir istila hareketi şeklinde olmuştur. büyük ölçüde Minos etkisindedir. Miken mimarisinin en karakteristik örneklerindendir. Akalar’ın Hellas’a göçü tek ve büyük bir askerî sefer biçiminde değil. karşılaştıkları yerli ahali ile yüzyıllarca süren bir karışma ve kaynaşmadan sonra. İ.

Miken toplumu ve siyasal organizasyonu insanı şaşırtacak kadar çok yönlü idi. Miken Hellası’nın iç yapısı bir ölçüde Linear B yazıtlarından tanınmaktadır. Silahlar ve savaş işleri. soylular (= aristoi).ö. İ. arkeolojik belgelerde Minos Giriti’nden çok farklı olarak önemli bir unsur oluşturmaktadır.ö. Miken Dünyası’nda Minos kültür çevresinden tümüyle ayrılan bir başka nokta da. Miken Devri’nin toplumsal yapısı. av ve saray seremonilerinden ibaretti. savaş arabalı cengâverler ve bunların ortada bir megaron’u bulunan büyük kalelerde (kyklop surlar) oturmasıyla karakterize edilmiştir.16 Hellen Tarihi’nin Anahatları yerleşim etkinliğinde bulunmuşlardır. Bu göçlerin Akdeniz Havzası ve Önasya’daki sonuçları ise. İ. da Balkanlar’dan göç eden kabilelere karşı savunma amacıyla Miken kale tahkimatlarının genişletilmiş olması dikkati çekiyor. Mikenler’in Hitit çivi yazılı metinlerinde görülen ve Anadolu’nun güneybatı kıyıları ile karşısındaki adalara lokalize edilen “Ahhiyavalılar” ile aynı olup olmadıkları uzun süreden beri tartışılmaktadır. yy. savaş ve askerlikle ilgili konulardır. 13. Güney İtalya ve Sicilya arasında volkanik bir küme oluşturan Lipara adalarından Önasya ve Mısır’a kadar uzanan bölgelerde bulunmuştur ve Minos seramiğinden daha da yaygındır. İtalikler’in İtalya’da görün- . Assur’un ve Fenike kent devletlerinin yükselişi. Yazıtlardan anlaşıldığına göre. İhraç ettikleri seramik. Soyluların yaşamı. savaş. 1250’lerden itibaren “Ege Göçleri” çerçevesinde Hellas’a yeni göç dalgaları gelmiştir.

doğu ve güneye doğru yürüyüşlerini sürdürmüşlerdir. İ. Bununla birlikte. Miken yerleşimlerini tahrip edenler. “Ege Göçleri” çerçevesinde Hellas’a yapılan “Dor Göçleri” İ. Euboia ve Kykladlar bir Aka kolu olan Ionlar’ın elinde kalmıştır. Bu zamanda Akalar Ege Denizi’ndeki adalara doğru yerlerinden oynatılırken. Attika’da olduğu gibi. RAMSES tarafından durdurulabilen “Deniz Kavimleri” arasında da görüyoruz. karayolundan Peloponnesos Yarımadası’na ulaşmışlardır. Bunları.Hellen Tarihi’nin Anahatları 17 meleri. Troia VIIIa tabakasının tahribi gibi olaylarda görülmektedir. Attika. bronz silahlı Aka savaş arabalarına karşı demir silahlı Dor süvarilerinde yatmaktadır. 1200–1000 yıllarına rastlamaktadır. hatta bazı yerlerde üstünlüğü yeniden ele geçirmiş ya da yeni gelenlerle birlikte yaşamını sürdürmüştür. ancak Mısır firavunları MERENPTAH ve III. . Akalar aynı zamanda Anadolu’nun batı kıyılarına da yerleşmişlerdir. birçok yerde Miken kökenli halk yeni gelenler tarafından fazla rahatsız edilmemiş. Dorlar’ın bu gelişmelerde üstün duruma geçmesinin nedeni ise.ö.ö. 1150’lerde bu göçlerin etkisiyle Miken kalelerinin de tahrip edilmeye başlandığını görüyoruz. Dorlar deniz yoluyla Girit ve Güneybatı Anadolu’ya.

savaş ve yiğitlik destanlarının söylenmeye başlanması gibi. Hellen Ortaçağı’nın sonuna doğru Hellenler de uzak bölgelere göçmeye ve oralarda koloniler kurmaya başlamışlardır. kısmen de Dorlar tarafından Ege adaları. 1000–700 yılları arasındaki devri bazı modern tarihçiler Avrupa Ortaçağı’na benzetmişler ve bu döneme “Hellen Ortaçağı” demişlerdir. 5.ö. 1150’lerde Miken kalelerinin tahribinin başlamasıyla. Hellen Ortaçağı’nda da “polis” denilen kent devletlerindeki kralın yanında bir soylular sınıfı oluşmuş. Anadolu’nun batı kıyıları ve Kıbrıs . Avrupa Ortaçağı nasıl büyük seyahatler ve yeni kıtaların bulunmasıyla sona ermişse. Avrupa Ortaçağı’nda feodalitenin ortaya çıkması. kısmen –bilimsel açıdan tartışmalı bir sorun olmasına karşın– Dorlar’ın önünden kaçan Akalar tarafından.18 Hellen Tarihi’nin Anahatları 4. Avrupa Ortaçağı’nın başında Germenler’in kendilerinden yüksek bir kültür ve uygarlık düzeyindeki Batı Roma İmparatorluğu’nu yıkmaları. “Karanlık Yüzyıllar” ve “Arkayik Devir”in Başlangıcı İ. bu soyluların yaşamı HOMEROS destanlarında canlı bir biçimde dile getirilmiştir.ö. Hellen Ortaçağı’nın başlarında Dorlar’ın hiç kuşkusuz kendilerinden çok daha uygar olan Akalar’ın siyasal varlıklarına son vermelerine benzetilmiştir. “Hellen Ortaçağı” Kavramı İ.

Lesbos.Hellen Tarihi’nin Anahatları 19 adası işgal edilmiştir. 800–ca. aynı. fakat lehçelere ayrılmış bir dil konuşan. Ege Denizi’nin güneyindeki adalar.ö. 12.–8. Khalkidike.ö. ın 2. Miken kültürünün sonunu izleyen birkaç yüzyıl (İ. Şimdi Hellenler birçok kabileden oluşan.ö. ca. 500). ortak kültüre sahip etnik bir grup olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Bu “karanlık” çağı izleyen devri ise –öncelikle bir sanat tarihi terimi olan– “Arkayik” (= “eski. ın sonlarına doğru birbirleriyle çakışmaktadır. yy. Priene ve Ephesos. İ. erken”) ile adlandırıyoruz (İ. Aka kökenli Aioller: Thessalia. Euboia. Girit ve Güneybatı Anadolu kıyılarında.lar arası) hakkında bilgilerimizin az olması nedeniyle. Kıbrıs ve Kuzeybatı Anadolu’da. Akhaia. İ. işte sözünü ettiğimiz bu kültür birliğinin tarihidir.ö. Miletos.ö. Arkadia. bir Hellen devletinin değil. Eskiçağ Hellen Tarihi. yy. 700’lerde lehçelerine göre ayrılan üç Hellen grubunun dağılımı şu şekilde tamamlanmış bulunuyordu: • • • Aka kökenli Ionlar: Attika. . yarısında Batı Anadolu’daki ilk Hellen yerleşim merkezleri olmuşlardır. İ. Ege adaları ve Batı Anadolu kıyılarının orta bölümünde. Dorlar: Orta Hellas. yy. “Karanlık Yüzyıllar” ve “Arkayik Devir” ise. 9. Peloponnesos Yarımadası’nın büyük bir bölümü. 11. bu devri “Karanlık” diye tanımlıyoruz.

ö. yy. 776: Olimpiyat Oyunları’nda başarı kazanan atletlerin ilk kez listelere geçirilmesi. 1100–800: “Karanlık Yüzyıllar”. Bu gelişim süreci içinde kralların (= basileus’lar) gücü çok geçmeden sınırlandırılmış. kö- . insanların toprakla uğraşmaya başlamaları ve toprak mülkiyetinin önem kazanması hemen göze çarpan şeylerdir.ö. İ.: Attika’da Atina polis’inin oluşması. Bu sosyal yapı. İ. İ. 1000 yılları: Hellenle’rin Ege adalarını ve Anadolu’nun batı kıyılarını iskân etmeleri. Tanrıların karşısında yer alan “ölümlülerin” dünyası da aristokratik bir özellik taşımaktadır. bu aşamada. İ. yerleşik düzene geçer geçmez toprağa bağlılıkla da tamamlanmış ve toplumun tabakalaşmasında da kendisini göstermiştir. 8. 750 yılları: “Büyük Hellen Kolonizasyonu”nun başlaması.ö. 750–700: HOMEROS’un Ilias (= İlyada) ve Odysseia destanları ve HESIODOS. İ.ö.ö. İ. 800–500: “Arkayik Devir”.20 Hellen Tarihi’nin Anahatları Kronolojik Genel Bakış: • • • • • • • İ.ö.ö. HOMEROS’ta tanrılar dünyasındaki ZEUS’un karşılığı. “ölümlüler” dünyasında Mykenai Kralı AGAMEMNON’dur. a) Mikensonrası Aristokratik Hellen Toplumu Hellas’taki Miken uygarlığı Dor Göçleri’nden sonra eski görkeminden çok şey yitirmiştir. “Karanlık Yüzyıllar”ın kültüründen alındığı anlaşılan HOMEROS destanlarındaki tanrılar dünyası. aynı zamanda bir soylular dünyasını da yansıtmaktadır. Öte yandan.

fakat daha sonra . yy. danışma meclisinde (= bule) son kararı vermeye başlamışlar ve çiftlikleri sayesinde günlük yaşamın akışını da düzenlemişlerdir. Bu soyluların dışında kalan özgür erkekler ya küçük çiftçi olarak bağımsız olmuşlar (İ.Hellen Tarihi’nin Anahatları 21 kenleri ve sahip oldukları mal–mülkle toplumda seçkinleşen soylular. değişik ölçülerde basamaklandırılmış bağımlı toplum tabakaları ve köleler vardı. Soylu olmayan piyadelerin ordudaki vurucu gücü çok sınırlı idi. Vatandaşlık ve Ulus Aristokratik toplumun ağır bastığı “Karanlık Yüzyıllar”da aynı zamanda. Bunun başlıca nedeni. Soylular askerî yönden de ağır basıyorlardı. önceleri bir iskân biçimi olan. 700 yıllarında yaşamış olan HESIODOS’tan bağımsız küçük çiftçinin yaşamına ilişkin önemli bilgiler elde ediyoruz) ya da soylu bir efendinin yanına yanaşma olarak girmişlerdir. Soylu süvariler (= hippeis) Thessalia ve Boiotia’da sonraları (İ. Özgür olan bu insanlardan başka. kralı yalnızca bir “primus inter pares”.ö. b) Kent Devleti (= Polis). kült ve hukuk konularında çok geçmeden lider bir rol oynadıkları için. da) büyük önem kazanacaklardır. soyluların atlı olması ve bu bakımdan savaşta sonuca asıl onların gitmesidir. 7. Misafirlere (= ksenoi) özel bir ilgi gösterilmiş ve bunlar korunarak ağırlanmışlardır. yani “eşitler arasında birinci” olarak tanımışlar.ö.

ö. Bir bakışta kavranabilen bu küçük devlet organizasyonlarında kent. toplumsal ve ekonomik yaşamın merkezi durumundadır. dan itibaren yaygınlık kazanan polis’lerin ortaya çıkışı farklı biçimlerde olmuştur. danışma (= bule) ve halk (= demos) meclisleridir. her kentin sahip olduğu “kutsal ateş”. İ.ö. siyasal. “Cemaat devleti” deyimi. Kentlerin en önemli siyasal kurumları ise. diğer taraftan tahkimatlı bir akropolis (= bir tepe üzerindeki kale) çevresinde kurulmuş olan kentin küçük bir arazi parçası ile birleştirilmiş olmasıdır. dinsel. Çoğu kez eski Miken yerleşimleri (Miletos gibi) ya da kaleleri (Atina gibi). daha sonraları onların İ. Bu kent devletlerinin küçüklüğü. bir polis’in nitelik ve niceliğine. yy. bunların bir taraftan soya dayalı bir yapıya sahip olması. Kuşkusuz önceleri yöresel aristokrasinin güçlenmesine yardımcı olan ilk polis’lerin karakteristiği. vatandaşlarının (= politai) her türlü siyasal olaydan doğrudan doğruya etkilenmelerine ve kendilerini her türlü siyasal olayla ilgili hissetmelerine yol . Bununla birlikte. 8. ayrıca birçok köyün bir araya getirilmesi demek olan synoikismos yöntemi. Önceleri krallar tarafından korunan. polis’lerin oluşmasında etken olmuştur. 8. yy. polis’lerin hiç ortaya çıkmadığı Orta ve Kuzeybatı Hellas gibi bölgeler de vardır.22 Hellen Tarihi’nin Anahatları Hellen Tarihi’nde tümüyle bir yaşam biçimine dönüşen kent devletleri de (= polis’ler) ortaya çıkmıştır. dan itibaren siyasal halefleri olan soylular tarafından korunur olmuştur. daha çok kullanılan “kent devleti” deyiminden aslında daha uygun düşmektedir.

Hellenler’i kültürel yönden birleştiren unsurları ya da kültür alanında tüm Hellenler için geçerli olan ortak yönleri şöyle sıralamak mümkündür: • • • • • • Fenike Alfabesi’ne sesli harflerin eklenmesiyle geliştirilen. siyasal bakımdan bağımsız birçok kent devletine ayrılmış olmakla birlikte. kendilerini ortak özellikleri olan bir halk olarak da görmüşlerdir. DIONYSOS. Hellenler. . Hellence konuşmayan diğer tüm kavimleri ise “bárbaros” (= “yabancı dil konuşan. Hellenler’in bir ulus oluşturabildiklerini söyleyebiliriz. 8. yy.Hellen Tarihi’nin Anahatları 23 açmıştır. ca. Başta Korinthos Körfezi’nin kuzeyine düşen Phokis Bölgesi’ndeki Delphoi olmak üzere kehanet merkezleri. Bu nedenle. yani doğaüstü sırları içeren bazı kültler (Eleusis. önceleri sağdan sola. İ. Başta Olimpiyatlar olmak üzere tanrıların onuruna düzenlenen oyunlar (= agon’lar). Eğer “ulus” aynı dili konuşan ve ilk zamanlarda dinsel yönü ağır basan ortak bir kültüre sahip insanların oluşturduğu bir topluluk anlamına geliyorsa.ö. Eskidoğu din ve mitolojisinden etkilenmekle birlikte. ORPHEUS kültleri gibi). Mysterion’lar. dan itibaren kendilerini “Hellen”. daha sonra soldan sağa doğru yazılan ve dünyanın ilk tam harf yazısı olan yazı. HOMEROS destanları (Ilias ve Odysseia). büyük farklılıklar da gösteren. anlaşılmayan kişi”) diye adlandırmışlardır. Buna uygun olarak vatandaş –içinde yaşadığı kent devletinin anayasasının olanak tanıdığı ölçüde– siyasal yaşamda etkili bir pay sahibi olmuştur. çok tanrılı din.

Hellen Tarihi’nin Anahatları 24 c) “Büyük Kolonizasyon” Dönemi (İ. tarım kolonileri. Bu yeni kolonizasyon hareketinin nedenlerinin başında. daha İ. Bu göç hareketinde. macera arama hevesinin de etken olduğu genellikle kabul edilmektedir.ö.ö. Partiler arası çekişmelerin doğurduğu siyasal hoşnutsuzluklar ve bunun getirdiği siyasal nedenli göçlerin de bu kolonizasyon hareketinde rolü büyük olmuştur. yy. . Kolonizasyon süreci içinde Akdeniz ve Karadeniz kıyılarında “yavru kentler” kurulmuştur. anakente (= metropolis) yalnızca kült ve âdetler bakımından bağlı kalmıştır. 750–550) Dor Göçleri’nden hemen sonra Ege adalarını ve Anadolu’nun batı kıyılarını iskân eden Hellenler. Hellen toplumundaki hızlı nüfus artışından kaynaklanan beslenme ve geçim zorlukları gelmektedir. Bağımsız olan bu koloniler. Büyük Kolonizasyon’un diğer nedenleri arasında el sanatlarının ve denizciliğin gelişmesini sayabiliriz. 8. Çiftçilerin borçları ayrıca sosyal nitelikli bir göçü de beraberinde getirmiştir. Kolonizasyon hareketinin gelişimine gelince: İki tür koloni ile karşılaşıyoruz: • • ticarî üs durumunda olanlar. ın ortalarında yeni bir denizaşırı iskân etkinliğine girişmişlerdir.

ve 6. Soyluların yanında burjuvazinin de zanaatçı.ö. Natürel ekonomiden para ekonomisine geçiş (hayvan yerine metalin değer ölçüsü olması). Bu bölgenin İ. Hellen toplumunda büyük ekonomik. Koloni kuran merkezlerin başında ise. sosyal ve siyasal değişimler olarak özetlenebilir: • • • • • • Ekonomik değişim: Kolonilerden getirilen ucuz tahıl nedeniyle anakentlerde tahıl tarımının artık kâr getirmemesi ve bu nedenle zeytinyağı ve şarap üretimine ağırlık verilmesi (tarımsal değişim). Sosyal değişim: Anakentlerde soylu toprak sahipleri zeytinyağı ve şarap üretimine geçerken aynı şeyi küçük çiftçinin başaramaması nedeniyle borçlarının giderek artması ve bizzat köle durumuna düşmesi.Hellen Tarihi’nin Anahatları 25 En büyük koloni bölgesini Güney İtalya ve Sicilya’daki “Büyük Hellas” (= “Megále Hellás”) oluşturuyordu. ları Ionia’da bilim ve felsefenin de en parlak olduğu zamandır.ö. Büyük Kolonizasyon’un sonuçları. 546’da Pers Egemenliği’ne girmesiyle bilim adamları ve sanatçılar arasında Büyük Hellas ve Etruria’ya göç edenler olduğu görülmektedir. İşlenmiş eşya üretiminin ön plana geçmesi (endüstriyel değişim). atölye sahibi ve tüccar olarak zenginleşmesi. Batı Anadolu’daki Ion kentleri (özellikle Miletos ve Phokaia) geliyordu. 7. . Hellenler’in bir “ticaret ulusu” haline gelmeleri ve Akdeniz çevresinin “Hellenize” edilmesi (kültürel değişim). yy. Kolonizasyon Devri’nin İ.

soylu atlılardan oluşan ordunun yerine şimdi ağır silahlı vatandaş ordusu geçmiştir. bu durum. daha İ. başka bir deyişle. dan başlayarak Hellen “Klasik” Devri’nin (İ.ö. ın ilk yarısı) sonuna kadar uzanan birtakım gelişmeleri izlemek mümkün olmaktadır. Siyasal değişim: Siyasal haklar toprak mülkiyetine bağlı olduğu için (= soylular egemenliği).Hellen Tarihi’nin Anahatları 26 • Toplum ufkunun genişlemesi. 6. 500 – 4. yy. bir . daha sonra –Hellenizm Devri’nde–. eski soy aristokrasisinin yerini şimdi para aristokrasisi almaya başlamıştır. iki hoşnutsuz grup ortaya çıkmıştır: • • Ekonomik nedenlerden dolayı küçük çiftçiler. Şimdi Hellenler kendilerine özgü dinamizmi geliştirmekte ve ortaya koydukları kültür ve uygarlık kurumları ile Etrüskler’in. şimdi sahip olduğu ekonomik gücü siyasal hakları açısından da değerlendirmek istemektedir). 7. felsefe ve bilimin gelişmesi. Bu bakımdan “Arkayik” ve “Klasik” devirleri bu anlamda birlikte değerlendirmek yerinde olacaktır. “Arkayik” ve “Klasik” Devirler Yazılı kaynakların giderek artması nedeniyle. Siyasal nedenlerden dolayı burjuvazi (burjuvazi. yy. Ayrıca.ö. Soy temeline dayanan devletten de bir vatandaşlar devleti ortaya çıkmıştır. ve 6. birçok İtalik kabilesinin ve Keltler’in kültürlerini etkilemektedirler.

ö. 460–429: Atina’da PERIKLES dönemi. yy. kısmen sınıflar arasındaki orantısız varlık dağılımında (bu gelişimde Büyük Kolonizasyon’un payından yukarıda söz etmiştik). Yönetici aristokratlar ile yönetimde payı olmayan halk arasında İ. İ. İ.ö. a) Arkayik ve Klasik Devirlerde Polis Toplumu ve Anayasası “Karanlık Yüzyıllar” Devri’nin bir kurum olarak güçlenmemiş ve tam oturmamış olan krallık yönetiminin yerine. Kronolojik Genel Bakış: • • • • • • İ. Arkayik Devir’le birlikte –çoğu polis’te– bir soylular egemenliği. Bu anlaşmazlıkların nedenleri.ö. larda şiddetli anlaşmazlıkların baş gösterdiğini görüyoruz. ve 6. Roma’dakinin aksine zora başvurmadan getirilmiş görünüyor.Hellen Tarihi’nin Anahatları 27 zamanlar önemli ölçüde etkilendikleri Doğu Dünyası için de geçerli olacaktır.ö. 561–510: Atina’da PEISISTRATOS ve oğullarının tiranlığı. kısmen de. yani aristokrasi geçmiştir.ö.ö.ö. 462–450: Atina’da “Radikal Demokrasi”nin oluşumu. 594/3: Atina’da SOLON’un reformları. 508’den itibaren: Atina’da KLEISTHENES’in reformları (Attika’da demokrasinin başlangıcı). İ. Bir tür “cumhuriyet” olan bu yeni yönetim biçimi. 7. 620 yılları: Atina’da DRAKON Yasaları. İ. İ. yazılı olmayan hukukun aristokratların isteklerine .

Atina’da da krallığın kaldırılmasından sonra yönetim. hukuk konusunda söz sahibi olamamışlardır. aslında yalnızca çok az sayıda yetişkin erkek vatandaşı tarafından yönetilmiş olmasıdır. Bu arkhon’lar (bunlar Roma’daki con- sul’lerin karşılığıdır). aşağı tabakaya mensup kişilerin aleyhine işlemesinde yatmaktadır. Bununla birlikte. Fakat burada unutulmaması gereken nokta. görev süreleri bitince en yüksek yasama ve yargı organı olan Areopag’ın üyeleri oluyorlardı (Areopag. köleler) polis’in siyasal kararlarına katılamamışlar. Atina’daki gelişimin ayrıntılarını diğer polis’lerin tümü için de geçerli saymak doğru olmaz. konu ile ilgili kaynak malzemesinin yalnızca bu polis’te yeterli ölçüde mevcut olmasıdır. aslında. soylu ailelerden yıldan yıla seçilen ve “arkhon” denilen memurların elinde bulunuyordu. Zira vatandaşların dışında kalan geniş toplum kesimleri (kadınlar. b) Atina’da Toplum ve Anayasa Gelişimi Antik demokrasiyi getiren toplum ve anayasa gelişimi en iyi biçimde Atina örneğinde izlenebilmektedir.Hellen Tarihi’nin Anahatları 28 göre. demokratik bir anayasaya sahip olan polis’in. burada toplanan ve bir . yani demokrasiyi getirmiştir. Bunun nedeni. Bu konudaki tartışma ve mücadeleler. Klasik Devir’de tüm vatandaşların (demos) devlet yönetimine katıldığı polis anayasalarını. Atina’da Akropolis’in güneybatısındaki bir tepenin adıdır: Áreios págos = “Ares Tepesi”. metoikos’lar.

bu düzenleme ile sonuçta eski doğum aristokrasisi şimdi para aristokrasisine dönüşmüş oluyordu. şu alanlardaki reformları kapsıyordu: • • • Ekonomik alanda (= seisakhtheia): Borç köleliğinin tümüyle kaldırılması. Atina’daki DRAKON Yasaları bize Roma’daki SULLA Reformu’nu hatırlatmaktadır). sınıflararası mücadeleyi azaltacağına daha da artırmıştır (bu anlamda. var olan uygunsuzlukları düzeltmesi için yine soylu bir kişi olan DRAKON’a tam yetki vermişlerdir (İ. Fakat eski aristokratlar aynı zamanda zengin de oldukları için. 620 yılları). . yaptığı reformlarla Atina Devleti’ni bulunduğu zor durumdan kurtarmaya çalıştığını görüyoruz. Hukuk alanında: Hukukun yazıya geçirilerek hukuk devletinin oluşumu yolunda büyük bir adım atılması. Yürürlükteki en önemli yasaları ve yasa teamülünü (yapılageliş) yazıya geçirten DRAKON’un yasaları. soylu aileler. he en Areío págo bulé idi). siyasal hakların vatandaşların servet oranlarına göre verilmesi (= timokrasi). Siyasal alanda: Doğumdan kaynaklanan siyasal ayrıcalıkların ortadan kaldırılarak. 594/3 yılları). tam yetkilerle donatılmış arkhon SOLON’un.ö.ö.Hellen Tarihi’nin Anahatları 29 anlamda Roma’daki Senatus’un karşılığı olan meclisin adı ise. Aşağı yukarı bir kuşak sonra (İ. çiftçilerin yeniden özgürlüklerini kazanması ve tarlalarındaki ipotek taşlarının kaldırılması. Temelde konservatif (tutucu) olan SOLON yasaları. Soyluları o zamanlar henüz yazılı olmayan hukuku keyfî bir şekilde kullanmakla suçlayan birçok sade vatandaşın yakınması üzerine.

Her phyle’den (= Roma’daki tribus’ların karşılığı olan. Bu meclise. Yalnızca 1. servetlerine göre 4 gruba ayrılmış bulunan vatandaşlardan yanızca ilk 3 grubun mensupları. SOLON’un reformları da Atina’da iç barışı uzun sürecek bir biçimde kuramamıştır. maliye ve memurları denetleyen. dolayısıyla aristokratik niteliğini korumuş olan arkhon’luk eskisi gibi kalmıştır. Arkhon’luk yapmış kişilerin yaşam boyu koşuluyla oluşturdukları bu kurum. vatandaş grubu mensuplarının. Demokratik bir anayasa unsuru olarak kurulmuş bir halk mahkemesi olan Heliaia’ya 30 yaşını doldurmuş her tam vatandaş girebilmiş ve bir tür yargıtay durumundaki bu mahkemenin her türlü yönetim kararına karşı verdiği hükümler kesin olmuştur (buna arkhon’ların kararları da dahildir). yani en varlıklı kişiler girebiliyorlardı. Sonunda. SOLON.Hellen Tarihi’nin Anahatları 30 • Anayasal alanda: • • • • • • 20 yaşını dolduran tüm vatandaşların oluşturduğu Halk Meclisi (= Ekklesia). Attika’da du- . cinayet suçları için en yüksek mahkeme olmasının yanında din ve ahlak yaşamını da denetlemiş ve gerektiğinde Ekklesia kararlarını veto edebilmiştir. Eğitim alanında: Eğitim devlet tarafından gözetilecek ve denetlenecektir. yani en varlıklı kişilerin getirildiği. arkhon’ları seçmekte. yasa önerileri konusunda öngörüşmeleri yapan en yüksek yönetim organı idi. PEISISTRATOS. daha sonra ARISTOTELES –çok haklı olmamakla birlikte– SOLON’da Atina Demokrasisi’nin atasını görecektir. özellikle anayasada köklü değişiklikler ve reformlar yapmıştır. Aynı şey Areopag için de geçerli olmuştur. Eğitimde HOMEROS’tan okuma parçaları zorunlu kılınmıştır. ittifak antlaşmaları yapmakta ve yasalar çıkarmaktadır. Atina’da vatandaş grupları) 100 kişi olmak üzere 400 kişiden oluşan bir danışma meclisi durumundaki Bule. öyle ki.

phyle’lerdeki değişik ekonomik unsurların siyasal olarak da eşit biçimde temsil . SOLON anayasasından bazı unsurlar almış. PEISISTRATOS’un zamanı (İ. Bununla birlikte tiranlığın daha ikinci kuşakta tutunamadığını ve İ. ın sonlarında tarımla uğraşan güçlü bir orta sınıfa sahip olması. Attika’daki soylu aileleri ve bunların yöresel nüfuzlarını da göz önünde tutarak. Atina’da tiranlığın son bulmasını izleyen yıllarda yine soylu bir aileden olan KLEISTHENES. 5. şimdi birbirleriyle bağlantılı olmayan üçer bölümden oluşan 10 yeni phyle’ye ayrılmıştır.ö. 510 yılında son bulduğunu görüyoruz. Atina’da tiranlığın son bulması –garip bir tesadüfle– Roma’da krallığın sonu ile aynı zamana rastlamaktadır.ö. KLEISTHENES’in demokratik anayasa reformunu şöyle özetlemek mümkündür: • Phyle’lerin yeniden düzenlenmesi: Daha önce 4 phyle’ye ayrılmış bulunan Attika vatandaşları. PEISISTRATOS.ö. Bu düzenlemenin amacı. fakat diğer unsurları değiştirmek ya da tümüyle yeni bazı unsurlar katmak suretiyle Atina devlet yapısını yeniden biçimlendirmiştir (İ.ö. büyük ölçüde desteğini gördüğü köylü sınıfına toprak dağıtmak ve ölçülü bir arazi vergisi almak suretiyle korumuştur. 508’den itibaren).Hellen Tarihi’nin Anahatları 31 rumlarından hoşnut olmayan küçük çiftçilere dayanarak ve silah gücüyle burada tiranlığı (= tek kişi egemenliği) elde etmiştir. PEISISTRATOS’un aldığı önlemlerin bir sonucudur. Attika vatandaşlarının daha İ. 561–527) Atina’da büyük bir ilerleme dönemi olmuştur. yy. iç düzeni.

Bu memurlar. arkhon’luğun dışındaki devlet görevlerine vatandaşların aday olması durumunda. Danışma Meclisi’nin üyelerinin sayısı da.ö.32 • • • • • Hellen Tarihi’nin Anahatları edilebilmesi. görev süresinin bitiminde hesap vermekle zorunlu tutulmuşlardır Strategos’luk kurumu: Her phyle. yine o phyle’den bir komutanın (strategós) emrinde bir askerî birlik kurmak zorunda idi. boyunca büyük bir önem kazanmıştır (30 yılı aşkın bir süre Atina’ nın iç ve dış politikasını belirleyen ve demokratik bir anayasa çerçevesinde adeta monarşik bir konum kazanan PERIKLES’in özellikle bu kurumdan yararlandığını görüyoruz. yani timokratik düzenin ortadan kaldırılmasıdır.ö. yy. 460– 429). Bu nedenle strategos’luk kurumu belirli bir askerî birliğe komuta etme sınırını çok aşarak. sınavda başarılı olan kişiler arasında kura çekilerek bir yıllığına verilmiştir. Her vatandaş tarafından üstlenilebilen bu göreve birçok kez ya da sürekli olarak seçilmek de mümkündü. 431–404) kadar uygulanmıştır. Ostrakismos (= “Çanak-Çömlek Mahkemesi”): Tek kişi egemenliğine yönelik davranışları görülen vatandaşlar. Danışma Meclisi’ndeki resmî işler münavebe ile (nöbetleşe) 36 günlük süreler içinde ve her gün değişen prytanis’lerin başkanlığında 50 Danışma Meclisi üyesi tarafından yürütülmüştür. bu görevler için bir sınava tabi tutulacak kişileri önermiş ve görev. Bule’nin yeniden düzenlenmesi: Phyle sayısı yeni düzenlemeye göre 10’a çıkınca. Bu yöntem Peloponnesos Savaşı’na (İ. bu mahkemenin kararıyla –herhangi bir varlık ve onur kaybına uğramaksızın– 10 yıl süre ile Atina’dan uzaklaştırılabiliyorlardı. her phyle’den –varlıklarına bakılmaksızın– 50 kişinin kura yoluyla belirlenmesi ile 500’e çıkarılmıştır (= Beşyüzler Meclisi). 5. Prytanis’lik kurumu: Olabildiğince çok sayıda vatandaşın yönetime katılabilmesi için. İ.ö. Kura sisteminin getirilmesi: Phyle’ler. İ. .

ö. demokrasiyi giderek zenginleri . Bunların başında “genel” olmayışı gelmektedir. demokrasiyi dünya yüzündeki dillerin sözlüklerine ilk kez sokmuş olan ve uygar dünyanın “devlet” kavramı ile ilgili terminolojisini büyük ölçüde borçlu olduğu Eski Hellenler’e gitmektedir (demos = “halk”. Avrupa feodal düzeninin sonunu izleyen derin sosyal değişimlerin. yalnızca erkek vatandaşlar söz söylemek hakkına sahip idiler. aynı zamanda. tüm toplumsal güçleri devlete yararlı bir biçime dönüştüren bu devlet formuna da borçludur. sınırsız bir biçimde aşağı tabakaların çıkarları için alınmaya başlanmıştır. Bugün en geniş anlamıyla hemen tüm toplum ilişkilerini kapsayan bir sosyal düşünce sistemi haline gelmiş bulunan demokrasi. Atina bu yüzyıldaki parlak gelişimini. Bu demokrasinin ikinci önemli kusuru ise. özellikle Fransız İhtilali’nin bir ürünü olmakla birlikte. kratia = “egemenlik”. giderek “radikal” (aşırı) bir nitelik kazanmış olmasıdır. daki Pers Savaşları’ndan sonra Hellen demokrasisinin giderek geliştiğini görüyoruz. İ. Artık Atina devlet yönetiminde aristokratik ayrıcalıklar ve timokratik sınırlamalar son bulmuş.Hellen Tarihi’nin Anahatları 33 KLEISTHENES’in reformlarıyla arkhon’luk ve Bule kurumları önemini yitirmiş. 5. gerçek anlamda demokrasiye geçilmiştir. Önü alınamayan bir yasama furyası. bu düşüncenin kökleri. Yani bu demokraside devleti oluşturan insanların tümü değil. Dünya Tarihi’ndeki bu ilk demokrasinin kusurları da yok değildi. yy. Bu nedenle devlet kararları artık devletin yararı düşünülerek değil. Halk Meclisi (Ekklesia) devlet gücünün gerçek sahibi olmuştur. demokratia = “halk egemenliği”).

Çok zor koşullarda doğan Hellen demokrasisi. endüstri ve ticaretten karşılanması eğilimi). Autarkeia (ekonomik bağımsızlık. vatandaşlarda bu kuruma karşı sorumluluk duyulmadığı gün artık yaşamını tamamlamış bulunuyordu. yani tüm ekonomik gereksinmelerin polis alanı içindeki tarım. doğrudan doğruya vatandaşların bu konudaki sorumluluk ve iradesi ile ilgilidir. Autonomia (iç özgürlük. kent devletinin temel düşünce ve karakteristikleri ile ilgili olarak – tarihsel gelişime de geniş ölçüde uygunluk gösteren– şu şemayı ortaya atmışlardır: • • • Eleutheria (dışa karşı özgürlük).ö.34 Hellen Tarihi’nin Anahatları her fırsatta soyan bir “fakirler egemenliği”ne (= okhlokratia) dönüştürmüştür. yani başka ilkelerin etkisini azaltan ya da bunları tümüyle yok eden özgün ilkelerin varlığı). insanlığın bu ilk demokrasi deneyimi Dünya Tarihi açısından büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte. 8. 7. dan itibaren birçok yerde krallığın ortadan kalkması ve onun yerine bir “aristokratlar devleti”nin gelmesiyle Hellen Tarihi’nde önemli bir siyasal gelişme olarak iyice beliren polis devlet organizasyonu. yy. Hellenler’de Devlet Biçimleri Polis devlet organizasyonu konusunda düşünenler. Demokraside devlet otoritesi. İ. aynı zamanda Hellenler’in zamanla ge- . vatandaş iradesini gösteren bir kurum olduğuna göre. devlet otoritesinin demokrasi sorumluluğu.

ö. Siyasal Gelişmeler a) Pers Savaşları Kronolojik Genel Bakış: • • • İ. İ. 492–449: Pers Savaşları. 499–494: Ion İsyanı.ö. Küçükasya’nın batı kıyılarındaki Hellen kentleri. Demokratia (= halk egemenliği): Okhlokratia denilen “avam egemenliği”. salt demokrasinin dejenere olmuş bir biçimidir. 499/494) birkaç yıl sonra başarısızlıkla sonuçlandığını görüyoruz. Küçükasya Hellenleri’nin bir kısmı Pers egemenliğini başından beri hoş karşılamamış.ö. Değişik zaman. bunaltıcı bulmuştur. Persler isyanın mer- .ö. Oligarkhia (= ayrıcalıklı bir azınlığın egemenliği): Doğum oligarşisi (aristokratia) ya da varlık oligarşisi (timokratia). 8. birbiri ardısıra önce Lydia Devleti’nin ve bu devletin KYROS tarafından ele geçirilmesinden (İ. 546: Küçükasya Hellenleri’nin Pers Egemenliği’ne girmesi.Hellen Tarihi’nin Anahatları 35 liştirdikleri birçok devlet biçimi ya da rejimi ile de iç içedir.ö. yer ve koşullarda ortaya çıkan bu devlet biçimlerini de şöyle sıralayabiliriz: • • • Monarkhia (= tek kişi egemenliği): Krallık ve tiranlık. 546/5) sonra da Pers Devleti’nin Egemenliği’ne girmiştir. İ. Küçükasya Hellenleri tarafından Pers egemenliğine karşı girişilen Ion İsyanı’nın (İ.

. İ. Bu bakımdan Ion İsyanı. 492’den itibaren başlayan Pers–Hellen Savaşları’nın bir vesilesi olmuştur. 448’de Kallias Barışı yapılmış ve böylece Küçükasya’daki Hellen kentlerinin otonomisi garanti altına alınmıştır.ö.ö. Pers Kralı I. Bu savaşların asıl nedenleri ise şu şekilde özetlenebilir: • • • • Persler’in dünya egemenliği planları.ö. İ.ö. Hellenler’in en büyük ticarî rakibi olan Fenikeliler’in Pers Devleti’nin himayesinde bulunması. Savaşların İ.ö.ö. 449’da Kıbrıs’taki Salamis yakınlarında yapılan deniz muharebesinde Persler’in bir kez daha yenilmesiyle İ.ö. 454’lerden itibaren bir “Atina Deniz İmparatorluğu”na dönüşmeye başlamıştır. 513 yılında İskitler’e karşı giriştiği seferin Hellenler’in Karadeniz kolonilerinden tahıl sevkıyatını tehlikeye sokması. Bunun üzerine Hellenler Atina liderliğinde karşı saldırıya geçmişler ve savaşı Küçükasya topraklarına taşımışlardır. Atina demokrasisi ve Pers despotizmasının birbirlerine olan karşıtlığı. 492’den 479’a kadar süren bölümünde Hellenler’in savunmada kaldıklarını görüyoruz. İ. 477’de) kurulan Attika– Delos Deniz Birliği.ö. İ. Bu arada (İ. 480’de Salamis ve İ. DAREIOS’un İ.ö. 479’da Plataiai muharebelerinde Persler yenilgiye uğrayarak geri çekilmişlerdir.Hellen Tarihi’nin Anahatları 36 kezi Miletos’u tahrib etmişler ve Küçükasya Hellenleri’ne yardım eden kıta karasındaki (Hellas) Hellenler’den de intikam almaya karar vermişlerdir.

Ege Denizi’nde Hellen egemenliği sağlanmıştır. Fakat bu savaşlar sonunda Hellenler değil de Persler kazanmış olsaydı. Atina. acaba ne olurdu? Hellas’ın Pers İmparatorluğu’na katılması. ekonomik ve kültürel açıdan ön plana çıkmıştır. acaba Hellen kültürünü ve bu kültürün geniş düşünce özgürlüğünü olumsuz yönde etkiler miydi? Böyle bir gelişimin Hellen kültürü açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini kesin bir biçimde söyleyemeyiz.Hellen Tarihi’nin Anahatları 37 Pers Savaşları’nın Hellenler’in lehine sonuçlanmasının Akdeniz Bölgesi’nin siyasal tarihini önemli ölçüde değiştirdiği –Pers dünya egemenliği planları ve bu planlara uygun Pers politikası ve diplomasisi göz önünde tutulacak olursa– kabul edilmesi gereken bir gerçektir. Pers Savaşları’nın sonuçlarını şu şekilde özetlemek mümkündür: • • • • Hellenler Persler’e karşı siyasal özgürlüklerini koruyabilmişlerdir. Sparta ve Atina arasındaki karşıtlık iyice belirginleşmiştir. Hellas’ta siyasal. canlılığını koruyabilmiştir. Zira Persler etnik ve kültürel açıdan çok farklı unsurları barındıran devletlerini o zamana değin bilinmeyen bir hoşgörü ile yönetmişlerdir. Pers Egemenliği sırasında Ionia’da Hellen düşüncesi herhangi bir olumsuz etkiden uzak. .

ö. kölelere. İ. 387/6: Kral Barışı.ö. hatta müttefiklere karşı. Atina’da demokratik partinin lideri durumunda olan PERIKLES’in İ. PERIKLES döneminde (İ. Atina tam vatandaşlarının. 431–404: Peloponnesos Savaşı. (461) 443–429: Atina’da PERIKLES devri. Atina fiilen. Pers Savaşları’nın sonundaki başarı ve Attika–Delos Deniz Birliği üzerindeki egemenlik.ö.Hellen Tarihi’nin Anahatları 38 b) Pers Savaşları’ndan Sonra Hellas ve Atina Kronolojik Genel Bakış: • • • • İ. İ. Atina’ya örneği olmayan bir gelişme dönemi getirmiştir.ö. dış tehlike göz önüne alınarak Atina’ya nakledilince. Birliğin hazinesi önceleri Delos adasında iken. 443–429). Atinalılar Birlik’ten sürekli olarak gelen paraları yalnızca ittifak donanmasının bakım ve korunmasında değil. toplanan paralar üzerinde tam bir tasarruf gücüne sahip olmuştur. egemenlik altına alınmış insanlara. İ. Bu bakımdan Atina giderek merkezî yönetimli bir “imparatorluğa” dönüşen birliğin “başkenti” gibi görünmektedir. . özellikle Akropolis’in görkemli bir biçimde yeniden yapımında da kullanmışlardır. aynı zamanda kendi kentlerinin. 477: Attika–Delos Deniz Birliği’nin kurulması. 461’den itibaren kentin kaderini belirlediğini görüyoruz.ö.ö. Pers Savaşları’nın Hellenler’in lehine sonuçlanmasından sonra Atinalılar’ın Attika–Delos Deniz Birliği’ni kendi politikalarının bir aracı olarak hızla geliştirip büyüttüklerini görüyoruz.

ö. yabancı tüccar ve denizciler. 40. Halk ve Danışma Meclisleri üzerindeki denetim haklarını tümüyle yitirmiş. Atina PERIKLES zamanında bir ticaret ve ulaşım merkezi olmuş. aristokrasinin dayanak noktası durumunda olan Areopag. yaşlıların. haznedar ve dış politikanın yönlendiricisi olmuştur. para ekonomisi son derece gelişmiştir. Dönemin ekonomik koşullarına gelince: Tarımın Pers Savaşları’yla birlikte giderek ticaret ve zanaatın gerisinde kaldığı dikkati çekmektedir. özgür olmalarına rağmen siyasal hakları yoktu) ve köleler (hiçbir hakları olmamakla birlikte belirli bir himaye altında idiler ve ancak mahkeme kararı ile öldürülebilirlerdi) oluşturuyordu.000. çocukların. Bu dönemde Atina’nın sosyal yapısını tam vatandaşlar (ca.000). . PERIKLES dönemi ayrıca Atina’da demokrasi rejiminin de artık iyice yerleştiği bir dönemdir. metoikos’lar (ca. yalnızca en yüksek mahkeme olma özelliğini ve dinsel konuları denetleme hakkını muhafaza etmiştir. Devlet sosyal alanda fakir vatandaşlara tahıl ve para yardımı yapmış. Hellen kültürünün bir “Altın Çağ” yaşadığı bu dönemde Ekklesia (= Halk Meclisi) devletin en yüksek organı olarak kalmış. İ. 443’ten itibaren Atina’da birinci strategos.Hellen Tarihi’nin Anahatları 39 kendi içinde eşit haklara sahip bir üst tabaka oluşturmasını ve her bakımdan mükemmel yetiştirilmiş bu vatandaşların yetenek ve olanaklarını karşılık beklemeksizin devletin hizmetine sunmasını amaçlayan PERIKLES. yetim ve güçsüzlerin bakım ve yardım işlerini de üstlenmiştir. 40.

alım vergisi. Sparta’nın fakir bir tarım devleti olması.ö. metoikos ’lardan alınan vergiler. gelirlerini gümrük. Atina’nın Attika–Delos Deniz Birliği içinde üstün bir konuma gelmesi ve Atinalılar’ın Hellen polis’leri arasındaki rakiplerini zayıflatma girişimleri Peloponnesos Savaşı’na (İ. Thebai ve Syrakusai) Atina ve müttefiklerini (Attika–Delos Deniz Birliği) mağlup etmişlerdir. 431–404) yol açmıştır. devlete ait maden ocakları ve devlet atölye ve gayrimenkulleri gibi kaynaklardan elde ediyordu. Ekonomik alanda: Atina’nın zengin bir ticaret devleti. Sparta’nın ise kültürel fakirliği. Sparta’nın karada güçlü olması. Atina ve Sparta arasındaki büyük karşıtlıklar da bu savaşın patlamasında büyük etken olmuşlardır.40 Hellen Tarihi’nin Anahatları Devlet harcamalarının da büyük miktarlara ulaştığı bu dönemde devlet. bununla birlikte Sparta’nın kazandığı bu zafer kendisine de çok pahalıya mal olmuştur: . Savaşa Hellas. Askerî alanda: Atina’nın denizde. Sparta’nın tutucu bir aristokrasi ile yönetilmesi. müttefiklerin ödedikleri aidatlar. ceza için kesilen paralar. Ege ve Küçükasya’daki birçok polis ve Sicilya ile Adria kıyısındaki bazı kent devletleri katılmışlardır. Atina liderliğindeki Attika–Delos Deniz Birliği dağılmış. Bu karşıtlıkları şöyle özetlemek mümkündür: • • • • Siyasal alanda: Atina’nın dinamik bir demokrasi. Çok çetin koşullar altında geçen ve hemen hemen 30 yıl kadar süren savaşlardan sonra Sparta ve müttefikleri (öncelikle Korinthos. Kültürel alanda: Atina’nın bir kültür merkezi olması.

ö.ö. Sparta az sayıdaki vatandaşı ile Hellen Dünyası’nda sürekli bir güç olamamış (Sparta’nın üstünlük dönemi İ. savaş sırasında Pers Devleti’nden önemli miktarda parasal yardım almıştı.ö. Batı Anadolu’daki Hellen kentleri yeniden Pers Devleti’ne katılıyor ve böylece bu barış Pers Savaşları’nın sonunda Hellenler tarafından elde edilen başarıyı boşa çıkarıyordu. 377’den itibaren II. şimdi yeni bir bağımlılık tehlikesiyle karşı karşıya gelmiş bulunuyordu. gerekse mağluplarda büyük insan kaybına yol açmıştır.ö. Bu antlaşmaya göre. Bizzat Peloponnesos Savaşı ve onun İ. Böylece. Hellenler arasında barış antlaşmasının ancak İ. 404–379 yılları arasına rastlamaktadır). Diğer tüm Hellen kentleri ise otonomi kazanmıştır. Atina’nın İ. gerek galiplerde. 430’dan itibaren görülen büyük veba salgını gibi yan etkileri.ö. Thebai de Hellas’ta yalnızca 9 yıl (İ. Kral Barışı denilen bu barış akdi.Hellen Tarihi’nin Anahatları 41 Sparta. Attika–Delos Deniz Birliği içinde bulunmuş kentler için Atina boyunduruğundan kurtulma umudu. biçimi itibariyle Pers büyükkralının bir fermanından başka bir şey değildi. Bunlar Pers büyükkralının emri ile Sparta’nın gözetimine bırakılmışlardı. şimdi Persler verdikleri paraların karşılığını beklemektedirler. Kısacası tüm Hellas bu savaştan zayıflamış olarak çıkmıştır. Attika–Delos Deniz Birliği’ni kurarak Ege’de yeniden üstünlük kazanma girişimi ise kısa süreli olmuş ve coğrafî yönden sınırlı kalmıştır. 387/6 yıllarında yapıldığı görülüyor. 371–362) .

ö.ö. 323–280: BÜYÜK İSKENDER’in generalleri arasındaki mücadele.ö. Makedonya Egemenliği’nden kurtulmak için PHILIPPOS’un ölümünden yararlanmak istemeleri üzerine.Hellen Tarihi’nin Anahatları 42 üstünlük sağlayabilmiştir.ö. 336–30) Kronolojik Genel Bakış: • • • • İ. İ. 9. 280–30: Hellenistik Devletler Dünyası.ö. 338’de ise II. PHILIPPOS yönetimindeki Makedonyalılar Khaironeia (Batı Boiotia’da) yakınlarında Atinalılar’ı ve Thebaililer’i yenmiş ve İ. İ. 336–323: BÜYÜK İSKENDER. . Hellenizm Devri (İ. İ. PHILIPPOS liderliğinde bir “Hellen Birliği” kurulmuştur. İ. a) BÜYÜK İSKENDER Hellenler’in. 334–325: BÜYÜK İSKENDER’in Pers Devleti’ne karşı giriştiği fetih seferi.ö. Makedonya Egemenliği’ne değin sürüp gitmiştir.ö. 337’de Makedonyalı II. Bu değişik güçlerin Hellas’a egemen olma girişimleri. PHILIPPOS’un oğlu ve halefi olan İSKENDER (ALÉKSANDROS) Thebai’yi tahrib ederek isyanı bastırmış ve Korinthos’ta “Hellen Birliği” yeniden kurulmuştur.

DAREIOS yönetimindeki Pers ordusu büyük bir yenilgiye uğratılmış. Anadolu’nun batı kıyılarındaki başlıca limanların (Ephesos gibi) ve içteki önemli kentlerin (Sardes gibi) Makedonyalılar’ın eline geçmesine yol açmıştır. Bu seferin nedenlerinin başında. Bu muharebede Kral III. İ. 332’de Mısır’ı da ele geçirip burada İskenderiye (= Aleksandreia) Kenti’ni kurmasıyla seferin ilk aşaması tamamlanmıştır. Makedonyalılar. arkadan gelebilecek bir tehlikeyi önlemek için Pers kralının emrindeki Fenike kentlerine saldırmış.ö. . İSKENDER’in –babasından devraldığı– kurmak istediği büyük dünya imparatorluğu ile ilgili planları ve Önasya’nın zenginlikleri gibi ekonomik çıkarlar vardır. Ankyra (= Ankara) üzerinden güneye inerek Toroslar’ı aşmış ve Makedonya ve Pers orduları Issos yöresinde Pinaros Çayı (= Deliçay?) kenarında bir kez daha karşılaşmışlardır.ö. 332). 333 yılı İlkbaharında Gordion’a hareket eden İSKENDER.Hellen Tarihi’nin Anahatları 43 İSKENDER’in İ.ö. İSKENDER. yalnızca Miletos ve Halikarnassos’ta (= Bodrum) mukavemetle karşılaşmışlarsa da. bu kentleri de büyük kayıplara uğramaksızın ellerine geçirmişlerdir. İSKENDER’in İ.ö.ö. 334–325 yılları arasında Pers Devleti’ne karşı büyük bir fetih hareketine giriştiğini görüyoruz. 30 bin piyade ve 5 bin süvari ile İ. Tyros’u kuşatarak ele geçirmiştir (İ. 334 yılında Çanakkale Boğazı’nı geçen İSKENDER’in Granikos (= Biga) Çayı kenarında Persler’e karşı zafer kazanması.

Bununla birlikte İSKENDER’in fetih seferini sürdürdüğünü görüyoruz.ö. Bu arada. iskân edilmiş dünyanın sonunu bulmak idi. Pers Devleti’nin tümüyle ele geçirilmesi ile sonuçlanacak olan yeni bir saldırıya geçmiştir. Pers Krallığı’nın doğu satraplıklarını da ele geçirmek amacını güdüyordu. İSKENDER’in İ.ö. İSKENDER bütün bu ülkelerde “Aleksandria” (= “İskenderiye”) adını taşıyan askerî üsler kurmuş ve oralara güçlü garnizonlar yerleştirmiştir. 331’de Persler’e karşı Gaugamela (Assur Bölgesi’nde) Muharebesi’ni kazanması üzerine ordusu tarafından “Asya Kralı” ilan edilen İSKENDER. tüm Mezopotamya’yı eline geçirmiş. Babil’e girerek oradaki rahipler tarafından ülkenin meşru hükümdarı olarak selamlanmıştır. İ. 331’den itibaren. 330–327 yılları arasında Doğu İran ve Ortaasya’da yaptığı savaşlar. 326’da İndus Vadisi’ne giren İSKENDER.ö. böylece “Hellen Birliği”nin seferi de resmî olarak sona ermiştir. 327–325 yılları arasında Hindistan’a da bir sefer düzenleyen İSKENDER’in amacı. İ.44 Hellen Tarihi’nin Anahatları Seferin bu ilk aşamasında Akdeniz kıyılarını eline geçirmiş olan İSKENDER.ö. Nihayet Susa ve Persepolis de ele geçirilmiş. İ. Kral POROS’u yenmekle birlikte. ülkelerinden çok uzaklaşmış bulunan askerlerinin başkaldırması üzerine geri dönmek zorunda . İ. İSKENDER “Panhellen Öç Seferi”nin bu şekilde bittiğini resmen ilan etmiş. İSKENDER’in Pers tahtının meşru varisi olarak ortaya çıkmasına yol açmıştır.ö. kaçmakta olan Pers Kralı DAREIOS’un bir satrabı (= valisi) tarafından öldürülmesi.

Askerî ve sivil yönetim birbirinden ayrılmış. Salt monarşi: Pers saray protokolü (örneğin diz çökme). Batı ve Doğu kültürlerininin de birbirleriyle kaynaşması amaçlanmıştır. Devletin resmî dili Hellence (Attika Lehçesi) olmuştur. Makedon ve Doğu kökenli insanların birbirleriyle evlenmeleri sağlanarak. kurulmuş olan İSKENDER Devleti. yapılan yeni liman ve yollar. İSKENDER karayoluyla. Doğu âdet ve giysileri alınmış. Ayrıca Doğu ve Batı kökenliler eşit haklara da sahip kılınmışlardır. b) İSKENDER İmparatorluğu’nun Düzenlenmesi Bu konuyu şu ana noktalarda ele almak mümkündür: • • • • Pers yönetim sisteminin alınması: Mevcut yönetim teşkilatlarının prensip olarak olduğu gibi bırakıldığını görüyoruz: Bu teşkilatlar. . dolayısıyla ekonomiyi canlandırmıştır. Ekonomi: Tek bir para sistemi ile bir “dünya ekonomisi alanı”nın oluşması için gerekli ortam hazırlanmıştır.Hellen Tarihi’nin Anahatları 45 kalmıştır. Kaynaştırma politikası: Hellen. Böylece. İmparatorluğun başkenti Babil idi. generallerinden NEARKHOS yönetiminde bir başka grup ise deniz yolundan Mezopotamya’ya geri dönmüşlerdir. Ticaret geliştirilmiş. doğuda ise satraplıklar idi. Ege’den İndus’a kadar uzanan bir dünya imparatorluğu niteliğini kazanmış bulunuyordu. fakat tek bir maliye teşkilatı kurulmuştur. ulaşımı. batıda kent devletleri. kral sınırsız yetkileri olan ve hatta tanrılık mertebesine ulaşmış bulunan bir hükümdar olmuştur.

İSKENDER’in Hellas’ı.46 Hellen Tarihi’nin Anahatları c) B. İSKENDER’in Generalleri Arasındaki Mücadele ve Hellenistik Devletler Dünyası B. 323’teki ani ölümü üzerine generalleri arasında anlaşmazlıklara neden olmuştur.ö.ö. devlet içinde son merkezî güç sahibi ANTIGONOS’un İ. Mısır’ı PTOLEMAIOS. 301 yılında LYSIMAKHOS ve SELEUKOS’a karşı Ipsos (bugünkü Çay?) Muharebesi’ni kaybetmesi üzerine ise. KASSANDROS’un Makedonya Devleti. İSKENDER İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmak isteyen. . Önasya’da Seleukoslar. Savaş filosu ile zaman zaman Ege’ye egemen olan ve Hellas ile Makedonya’yı elde eden DEMETRIOS ile LYSIMAKHOS’a karşı yapılan daha sonraki savaşlar sonucunda ise. 280’de şu üç büyük Hellenistik krallık oluşmuştur: • • Mısır’da Ptolemaioslar. Küçükasya’yı ANTIGONOS.ö. İ. bununla birlikte merkezî güç PERDIKKAS’ta toplanmıştır. İ. Trakya ve Küçükasya’da LYSIMAKHOS Devleti. Mısır’ı ve Hindistan’a kadar tüm Önasya’yı içine alan imparatorluğu. Mezopotamya ve Suriye’de SELEUKOS Devleti. İSKENDER İmparatorluğu’ndan şu dört büyük Hellenistik devlet ortaya çıkmıştır: • • • • Mısır’da PTOLEMAIOS Devleti. Makedonya ve Hellas’ı ANTIPATROS ve Trakya’yı LYSIMAKHOS alacak biçimde bölünmüş. İmparatorluk önce.

Hellen Tarihi’nin Anahatları • 47 Makedonya’da Antigonoslar.ö. absolutizma. Bu devletlerin yönetim biçimi. Atina. Hellas’ta eski kent devletlerinin yerine Aitolia (Orta Hellas’ta) ve Akhaia (Peloponnesos’ta) Birlikleri kurulmuş. emrindeki merkezîleştirilmiş bir memur aparatı ve ücretli ordu ile. Bu arada Eskidoğu Kültürü de ağırlığını duyurmaya başlamıştır. 280’den sonraki dönemde yukarıda belirttiğimiz üç büyük Hellenistik krallık arasında bir “güçler dengesi” kurulduğu dikkati çekmektedir. Hellas’ta da eski polis sistemi idarî bir mekanizma olarak kalmıştır. Makedonya’da eski krallık kurumu kendisini korumuş. devlet mekanizmasından soyutlanmış tebaa durumundaki halk üzerindeki egemenliği olmuştur. Bununla birlikte. yani “doğulu” nitelikte bir tanrı–kralın. Daha sonraları ortaya çıkan Pergamon (Attaloslar yönetiminde). Pontos (MITHRIDATES yönetiminde). Hellen Dünyası’nın yalnızca bir kültür merkezi olarak kalmıştır. 250’lerde İskit kökenli Parthlar Önasya’da görünmeye başlamışlardır. İ.ö. İ. 200’den itibaren ise aralarındaki sürekli savaşlar nedeniyle bu devletlerin giderek yıpranmaya başladıklarını görüyoruz.ö. Bithynia (NIKOMEDES yönetiminde). İ. Feodal bir nitelikte İran’da kurulan Parth Dev- . Ayrıca şu küçük devletlerin de ortaya çıktığını görüyoruz: • • • • Epiros (PYRRHOS yönetiminde).

ATTALOS’un.48 Hellen Tarihi’nin Anahatları leti’nin yayılmacı bir eğilimde olduğu görülüyor. Sparta’nın Hellas’ta egemen olma girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştır. İ.ö.ö. İ. İ. . 168’de Makedonyalı Antigonoslar’a karşı Pydna (Güney Makedonya’da) Muharebelerini kazanması. Nitekim Roma’nın İ.ö.ö. Bundan sonra hızla Akdeniz egemenliğinin tamamlanması işine girişen Roma Devleti. Akdeniz Havzası. Pergamon Devleti toprakları üzerinde İ. 190’da Suriyeli Hellenistik Seleukoslar’a karşı Magnesia (= Manisa) ve İ. şimdi Doğu Akdeniz Bölgesi’ne yönelmiş bulunuyordu. Nihayet İ. 30’da. 63’te ayrıca Pontus–Bithynia ortak eyaletinin teşkil edildiğini görmekteyiz. 129’da Roma Asia Eyaleti oluşturulmuştur.ö. Makedonya ve Küçükasya’da Roma Egemenliği’nin ilk işaretleri olmuştur.ö.ö. Bu arada Batı Akdeniz’de egemenliği eline geçiren Roma Cumhuriyeti.ö. 133’de son Pergamon Kralı III. 74’de Kuzeybatı Anadolu’da Bithynia ve İ. İ. Mısır’daki son Hellenistik krallık Ptolemaioslar Devleti’nin de Roma’ya katılması ve eyaletleştirilmesi ile Hellenizm Devri siyasal anlamda son bulmuş ve böylece Roma Cumhuriyeti’nin Akdeniz Dünyası’na verdiği yeni siyasal çehre tamamlanmıştır. Illyria (= Adria Denizi’nin doğu kıyısı).ö. 63’de –Seleukoslar Devleti’nin yerine kurulan– Syria eyaletleri izlemiştir. 146’da Korinthos’u tahrib etmiş ve Macedonia Eyaleti’ni kurmuştur. ülkesini veraset yoluyla Roma’ya bırakması üzerine ise. 222’de ise. Bu eyaleti İ.ö.

uzunca bir zaman sürecek olan bir barış devri (= pax Romana) yaşayacaktır.Hellen Tarihi’nin Anahatları 49 bundan sonra. .

Gerçekten de. Sparta Anayasası’nın gelişimi. Ayrıca. Lakonia’daki verimli Eurotas Ovası’nda beş köyün birleştirilmesiyle (synoikismos) kurulmuştur. Sparta polis’inin anayasa ve toplumu. Sürekli olarak iki belirli aileden iki kişi . bu kent devletinin devlet ve toplum yapısının ana çizgileri. başka hiçbir kent devletininkine benzememektedir. krallık kurumunu sürekli olarak muhafaza etmiştir. bununla birlikte. –bu konudaki kaynakların yetersiz olması nedeniyle– Atina’nınki gibi açık bir biçimde ve kolayca ortaya konulamamaktadır.50 Hellen Tarihi’nin Anahatları EK: Sparta’da Anayasa ve Toplum Attika’nın merkezi durumundaki Atina’nın yanında Hellen Tarihi’nin diğer önemli kenti. yalnızca Girit’teki Dor polis’lerininki ile karşılaştırılabilmektedir. Sparta’daki siyasal ve toplumsal gelişimin. daha Antikçağ’da kendine özgü bir olgu olarak görülmüştü. Peloponnesos Yarımadası’ndaki Sparta’dır. diğer polis’lerin aksine. Atina’da olduğundan çok farklı bir biçimde ortaya çıktığını görüyoruz. genel yapı ve kentin siyasal yaşamı. a) Anayasa Organları Sparta. Kent.

Modern araştırmalar. Sparta’da devlet işlerini aslında. Halk Meclisi’ne gönderilecek yasa tasarılarını hazırlıyordu ve yüksek yargı gücüne sahipti. Savaşta başkomutan olarak görev yapan krallar. Seçimleri Halk Meclisi yapardı ve ephoros’ların görev süresi bir yıldı. –İ. 30 yaşını . ayrıca etkili bir danışma organı durumundaydı. yani İhtiyarlar Meclisi’dir.ö.Hellen Tarihi’nin Anahatları 51 kral oluyorlardı. 60 yaşını geçmiş ve yaşam boyu koşuluyla seçilmiş 28 soylu Spartalı ve iki kraldan oluşan Gerusia. maliyeyi ve gençlerin eğitiminin Sparta yaşam biçimine uygun olup olmadığını da denetliyorlardı. ayrıca kralları. yy. meclis kararlarını onaylıyorlar ya da bozuyorlardı. Krallık gücü. Sparta’nın beş bölgesine tekabül eden bu ephoros’luklara her Spartalı seçilebilirdi. epho- ros’lara bu geniş yetkilerin. dan itibaren– Sparta’nın kuruluşundaki beş köyün gözcüleri durumunda olan beş éphoros yürütmüştür. 5. halkın soylular ve krallık kurumu ile mücadelesi sonucunda verilmiş olduğunu ortaya koymuştur. barışta kentin yalnızca onursal anlamda liderleri idiler ve ayrıca bazı dinsel fonksiyonlar da üstlenmişlerdi. Sparta Anayasası’nda bir diğer önemli unsur da Gerusia. özellikle onların başkomutanlık görevlerini. bu “ikili” durum ve başka anayasa organları ile sınırlandırılmıştı. Apella adını taşıyan Halk Meclisi ise. Aynı zamanda en yüksek sivil yargı organı durumunda olan ephoros’lar. Sparta devlet teşkilatında yürütme organı durumunda olan ve Halk ve İhtiyarlar meclislerini de yöneten ephoros’lar.

ephoros’lar tarafından bozulabiliyordu. Spartalılar için toprağı . b) Toplumsal Yapı Dorlar ülkeyi ellerine geçirirlerken birtakım kararlar almışlardı. Aslında Sparta’nın kendine özgülüğü de bundan ileri gelmektedir. Ülkeyi ellerine geçiren Dorlar –yalnız bunlara ve bunların çocuklarına “Spartalılar” (= Spartiatai) denilmiştir–. Siyasal egemenlik altına alınmış olan bu eski ahali. Yalnızca 900 kişilik bir azınlık oluşturan Spartalılar. topraklarını aldıkları Aka kökenli insanları öldürmemiş ve köle olarak dışarıya da satmamışlardır. Dor kökenli bu fatihlerdir. Toprağın sahibi durumundaki bu küçük grubun tek uğraşı. Lakonia’daki Doröncesi ahalinin elinden tüm toprağını almış ve kendi aralarında eşit biçimde paylaşmışlardır. daha önce de belirttiğimiz gibi. politika (devlet işleri) ve askerlikti. yasalar ve antlaşmalar konularında karar vermekti. Dor kökenli Spartalılar. savaş ve barış. Özgür olmayan bu grup. daha sonra da bu kararlar doğrultusunda hareket etmişlerdir. Bu meclisin kararları.52 Hellen Tarihi’nin Anahatları geçmiş tüm Spartalılar’dan oluşmaktaydı. ephoros’ları ve Gerusia üyelerini seçmek. İşte resmî adı Lakedaímon olan Sparta Devleti’nin tam vatandaşları. Yalnızca Gerusia’nın ve ephoros’ların yasa tasarıları üzerinde –oturum yapmadan – oylama yapan bu meclisin görevleri. ancak bu şekilde geniş bir halk kitlesi üzerinde egemenlik kurabilmişlerdir. Spartalılar tarafından toprağa bağlı devlet kölesi (= helot’lar = heílotes) yapılmıştır.

Çok çetin geçen II. perioikos’lardır (= períoi- koi = “civarda oturanlar”). Sparta’da da plastik sanatlar ve şiir alanlarında yapıtlar ortaya konulmuştur. ülkeye çok daha önce gelip yerleşmişti. vatandaşlık hakkına sahip değildiler. Geçimlerini sağlama sorunları olmadığı için. Bunlar. İ. Spartalılar daha önce yaptıkları gibi davranmışlar ve Messenia ahalisini de “helot’laştırmışlardır”. Peri- oikos’lar. Sparta Egemenliği’ne geçince. Ayrıca askerlik de yapmak zorunda olan perioikos’lara Spartalılar’la birlikte “Lakedaimonlular” (= Lakedaimónioi) denilmiştir. 740–640 yılları arası. özgür olmakla birlikte.ö. Spartalılar’ın yaşam düzeninin salt . Olasılıkla –Spartalılar gibi– Dor kökenli olan bu grup. İki savaş sonucunda Peloponnesos’un güneybatı kısmı Messenia. Daha önce de değindiğimiz gibi. Spartalılar’ın yaşamı uzun süre diğer Hellenler’inkinden çok farklı olmamıştır. bu ekonomik sistemden kaynaklanmıştır.Hellen Tarihi’nin Anahatları 53 işlemekle zorunlu tutulmuştur. ticaret ve zanaat ile uğraşıyor ve Lakonia’nın dağlık ve kıyı bölgelerindeki kendi kentlerinde oturuyorlardı. Bunlar birbirleriyle ekonomik açıdan da eşit durumda idiler. Messenia Savaşı’ndan itibaren ise. fakat vergi vermekle yükümlü tutulmuşlardı. Sparta dış politikasında Peloponnesos Yarımadası’nın ele geçirilmesi dönemidir. Spartalılar polis’leriyle ilgili konulara geniş zaman ayırabilmişlerdir. Lakonia ahalisinin ikinci grubu ise. Sparta polis’inin vatandaş grubunu oluşturuyorlardı. tarım. Sparta toplum ve anayasa yapısı. yalnızca Spartalılar.

Çok yalın bir yaşam süren Spartalı. özellikle beden güçlülüğü ve çevikliği konusunda yetiştirilirdi. Bünyesi zayıf çocuklar ölüme terkedilirlerdi. Thermopylai’da (İ. burada yattığımızı gördün. 480’de) kralları LEONIDAS yönetiminde diğer Hellenler’in yaptıkları gibi savaş alanını terketmeyerek sonuna kadar Persler’e karşı direnen ve tümüyle yok olan Sparta ordusu için orada dikilen bir mezar anıtının yazıtı şöyle demektedir: “Ey yolcu. Para olarak ucuz demir çubuklar kullanılırdı. . 20–60 yaşları arasında sürekli asker olan Spartalı’nın başlıca özelliği. savaşta başarıyı amaçlıyordu. Sparta’da değerli mücevherlere sahip olmanın ve kentten göç etmenin cezası ölüm idi. eğer Sparta’ya gidersen. yasanın emrettiği gibi. Spartalı kadınlar yaşamlarını büyük ölçüde erkeklerden ayrı sürdürürlerdi ve diğer Hellen polis’lerindeki kadınlardan daha çok kişisel özgürlüklere sahip idiler.ö. orada haber ver ki. itaat ve devlete sadakat konusunda çok iyi yetiştirilmiş olması idi.54 Hellen Tarihi’nin Anahatları askerî bir çehre ve nitelik kazandığını görüyoruz: Şimdi her erkek Spartalı 8 yaşından itibaren sürekli ve merkezî denetimli bir askerî eğitime tabi olmak ve bir “garnizon yaşamı” sürmek zorundaydı. Eğitim.” Spartalılar’ın perioikos’larla evlenmeleri yasaklanmıştı.

Bunlar helot’ları denetlerler ve şüpheli gördüklerini öldürebilirlerdi. . içte vatandaşların birbirlerine bağlılığına ve polis’in birliğine yöneltilmişti. yy. Sparta. başka polis’lere karşı seyrek savaş ilan ediyordu ve bunu yaparken de sürekli olarak “içteki düşman”ı hesaba katıyordu. Epho- ros’lar. öncelikle komşu po- lis’lerin üye olduğu Peloponnesos Birliği’ni her şeyden önce kendi güvenliği için kurmuş ve yönetmiştir. 6.ö. Genç Spartalılar’dan oluşan gizli bir örgüt de bu amaca hizmet ediyordu. Bundan dolayı Spartalılar egemenlik altına aldıkları insanlara karşı sürekli bir savaş durumunda yaşıyorlardı. Sparta. İ.Hellen Tarihi’nin Anahatları 55 c) Sparta’da İç ve Dış Politikanın Birleştirilmesi Sparta militarizmi. her yıl görevlerine başlarken helot’lara karşı “bir kez daha savaş ilan ederlerdi”. da.

.

Cumhuriyet Devri (İ. Burası.ö. batıya doğru denize açılmakta ve burada üç verimli arazi oluşturmaktadır: Etruria. ahali de oradaki kadar denize yönelmemiştir. Apenninler Yarımadası’nın (İtalya) hâkim konumu ise. Sicilya adasıyla batıda ve doğuda olmak üzere iki bölüme ayrılmaktadır.s. ekonomik ve kültürel açıdan birleştirilmesini ve “teritoryal” bir devletin kurulmasını kolaylaştırmıştır. Sicilya ve Sardinya adaları ise. Roma Devri’nde “İtalya”ya hiç dahil edilmemiştir. Coğrafî Koşullar Akdeniz Havzası. kuzeyde aşağı yukarı Ariminium (= Rimini) ve Piseae (= Pisa) kentlerinden geçen bir hatla sınırlı idi. Bilindiği gibi bu adalar bugün siyasal anlamda İtalya Cumhuriyeti’nin sınırları içinde bulunmaktadır. Yarımadayı baştan başa kateden Apenninus Dağları (= Apenninus mons). Coğrafî bir kavram olarak İtalya. 27–İ. ancak İmparatorluk Devri’nin (İ. Latium ve Campania. 500– 27) Romalıları’nca yalnızca Apenninler Yarımadası olarak anlaşılıyordu. tüm Akdeniz Havzası’nın buradan siyasal. Kıyılar Hellas’ta olduğundan daha az parçalanmış.ROMA TARİHİ’NİN ANAHATLARI 1. . 476) başlarında “İtalya” kapsamı içinde sayılmıştır. Yukarı İtalya ovası.ö.

ö. Bu görüş bugün uzun zamandan beri bırakılmış bulunuyor. 3000’ler–İ. “genç boğa halkı” (= “sığır” anlamına gelen Latince vitulus’tan Itali) diye adlandırılan bir güney İtalik kabilesinden çıkmıştır.ö. Güney İtalya Bölgesi’ni. İ. yani Girit. 1700’ler–İ. aynı şey Hellen Tarihi için de geçerlidir. 1200’ler: İtalya’da Bronz Devri. 1000’ler: Tyrrhenler’in Toscana’da görünmeleri. Roma ve Hellen tarihleri. Hellenler’in ve Romalılar’ın tarih sahnelerinin.Roma Tarihi’nin Anahatları 58 “İtalya” adı (Latince Itália.ö.ö. “tarihsiz” olarak kabul edebileceğimiz uzun bir dönemden sonra başlamışlardır. 800’ler: İtalya’da Erken Demir Devri. olasılıkla. Roma Tarihi. yalnızca Romalılar’ın tarih sahnesine çıkması ile başlamamaktadır. 1200-İ.ö. İ. 2. Yarımadanın diğer sakinleri de Italia adını daha sonra Hellenler’den almışlardır.ö. Hellas.ö. yalnız. Hellence Italía şeklinde vurgulanmaktadır). İtalya’nın Erken Devirleri Kronolojik Genel Bakış: • • • • • İ. zira yazısız dönemlerinde de insanlık geçmişinin araştırılması ve tasviri. karşılaştıkları ilk ülke sakinleri olan bu insanlara göre adlandıranlar ise.ö. Eğer “tarih” yazılı kaynakların ortaya çıkması ile başlıyorsa. Burada anlatmak istediğimiz şey. bu dönemlerin kaynakları ve araştırma yöntemleri yazılı dönemlerindekinden farklıdır. insanlık tarihinin bir parçasıdır. İ. adalar ve İtal- . Hellenler olmuşlardır. 1700’ler: İtalya’da Taş–Bakır Devri. 1200’ler : İtalikler’in İtalya’ya girmesi. İ.

Şu kültür çevrelerini birbirinden ayırabiliriz: • • • • Kuzey İtalya’da Lagozza Kültürü ve bundan biraz daha yeni olan Remedello–Polada Kültürü. binyılın sonlarından İ. Roma Tarihi’ne başlamadan önce İtalya’nın prehistorik (= tarihöncesi) dönemleri üzerinde de kısaca durmamızı gerektiriyor. 3. Sicilya’da bu devir Stentinello Kültürü diye adlandırılmaktadır.ö. 3. 1700’lere kadar uzanan süre. . 1200) İ. hem İtalikler hem de Hellenler. Bu durum. Malta’da büyük tapınak ve mezar yapıları. Apenninler ve Balkan yarımadalarına göçlerinde.ö. a) “Kavimler Göçü”ne Kadar İtalya (İ. Ne Romalılar ne de Hellenler birdenbire buralarda varolmadılar. Burada genel olarak bir Akdeniz ortak kültüründen söz edilebilir. bu bölgelerde kendilerinden önce de bulunan kültürel ve etnolojik unsurlarla karşılaşmışlardır.ö. Bin – ca. Apulia’da Matera Kültürü. Bu kültürün İber ve Balkan yarımadaları ile Kuzey Afrika ve Önasya ile ilişkileri ortaya çıkarılmış bulunmaktadır.Roma Tarihi’nin Anahatları 59 ya’nın “prehistorya”sıdır. Sardinya’da Nuraghlar (kısmen sistemli bir biçimde yapılmış olan savunma kuleleri). Apenninler Yarımadası’ndan çok bu yarımadayı çeviren adalar üzerinde oluşmuştur. bu dönemin maddî kültür karakteristiklerine göre “Taş–Bakır Devri” ya da “Aeneolithicum” olarak adlandırılmaktadır. Bu devrin kültürü. Bu zamana ait anıtsal yapıların kendilerine özgü bir görünümü vardır.

yani Adria’ya yönelmiş olan bir mağara kültürüdür. kuzeyden ya da Balkan Yarımadası’ndan gelen yabancı göçmenlerin istilası sonucu farklılaşmaya başlamıştır. Daha yeni olan Terremare yerleşimleri. –ister bölgeye sonradan yerleşmiş. bu devirde gelişmesinin doruğuna ulaşan Miken Dünyası ile ilişkiler içine girmiştir (Sicilya’nın Girit adası ile daha Stentinello Kültürü’nde ilişkileri olmuştur). bu devirde.ö. büyük bir olasılıkla. Apenninus Kültürü’nü taşıyanlar ise. Sicilya. Tarentum’dan başlayarak Bologna’ya (“Bolonya” okunur) kadar uzanan. Apenninler Yarımadası'nda ise iki kültür çevresi oluşmuştur: Padan ve Apenninus kültür çevreleri. . Padan Kültürü’nde bu kültürün taşıyıcıları olarak olasılıkla İtalikler’in kuzeyden gelen öncülerini görmek mümkündür. Yeni gelişmelerden etkilenmeyen Sardinya adasında Nuragh Kültürü doruk noktasına ulaşmıştır.60 Roma Tarihi’nin Anahatları İ. Terramare evleri (kazıklar üzerinde bir platform ve bu platformun üzerinde de kulübe kuruluyordu) bir İtalya özelliği olarak karşımıza çıkmaktadır. ister otokton (= yerli) olsunlar– Balkanlar’dan ve Miken Dünyası’ndan etkilenmişlerdir. Kazık temelli evler ve bataklık köyleri Alp Dağları’nın kuzeyinde bulunurken. 1700’lerden 1200’lere kadar uzanan döneme Bronz Devri denilmektedir. O zamana kadar nispeten bir birlik gösteren kültür. Padan kültür çevresi için tipik olan şu üç yerleşme biçimi belirlenmiş bulunmaktadır: • • • Kazık temelli evler (= Palafitte). Bataklık köyleri (= Torbiere = turba çukurları). Apenninus Kültürü.

İtalikler arasında birbirinden ayrı başlıca iki dil grubu belirlenmiştir: • • Latino–Falisc Grubu (= “Yakan İtalikler”).ö. İ. 1200–800) İ. Anadolu’da Hitit Devleti olasılıkla bu göçün etkileriyle yıkılırken. RAMSES zamanında istilacılara karşı kendisini başarı ile savunabilmiştir. Firavun III. kuzeyden gelmiş olabilecekleri olasılığı üzerinde durulmaktadır. Gerçi her iki grubun da kökeni aynıdır. Osc–Umber Grubu (= “Gömen İtalikler”).ö. .ö. Fakat bunlar herhalde daha İtalya’ya göç etmeden önce birbirlerinden ayrılmışlar ve bu nedenle dilleri de farklı bir gelişime uğramıştır. İtalya’ya giren kavimlerin birbirleriyle kaynaşma ve karışma dönemleridir.ö. bu kavimlere İ. Daha sonra Romalılar’ın da içinden çıkacakları Hint–Avrupa kökenli İtalikler’in hangi yoldan Apenninler Yarımadası’na ulaştıkları kesinlikle bilinememekle birlikte. 1200’lerde başlayan Erken Demir Devri ile İtalya da “Ege Göçleri” denilen büyük kavimler hareketinin etki alanı içine girmiştir. yy. 1200’den 800’e kadar uzanan süre. Bu büyük göç hareketine bu adın verilmiş olması aslında tam yerinde değildir.Roma Tarihi’nin Anahatları 61 b) İtalya’da Erken Demir Devri (İ. Mısır. ın ortalarından itibaren Etrüskler de katılacaklardır. 8. zira bu hareket Ege Denizi’nin de dışına taşmış ve Küçükasya’ya ve Mısır’a kadar ulaşmıştır.

Etrüskler’in Anadolu’dan gelmiş olabilecekleri savını güçlendirmektedir. İ.ö. Yazısı her ne kadar okunabiliyorsa da.ö. Özellikle Korinthos’un etkisiyle oluşan Hellen kolonizasyon bölgesine Megale Hellas (= “Büyük Yunanistan”) denilmiştir.Roma Tarihi’nin Anahatları 62 Görünüşe bakılırsa.ö. Etrüsk probleminde herhalde öncelikle göz önünde bulundurulması gereken nokta. İtalya Bölgesi’ne yapılan göçler arasında. İtalya’ya ilk olarak ulaşan bu İtalikler’i İtalya’nın kuzeydoğusunda Venetler ve yarımadanın güneyinde Illyrialılar izlemişlerdir.ö. 750–550 tarihleri arasında Aşağı İtalya ve Doğu Sicilya’daki Hellen kolonizasyonunu da saymak gerekir. yerli ahali ile karışarak daha sonraki Etrüskler’i oluşturdukları sanılmaktadır. farklı etnik unsurlar arasında uzun zaman alan bir karışma ve kaynaşma sürecinin (etnifikasyon) sonunda.ö. henüz yeterli derecede aydınlık kazanmayan Etrüsk Dili’nin Hint–Avrupa kökenli olmayan özellikler taşıması ve Etrüsk mezar tipinin Anadolu/Lydia mezarları ile yakın benzerlikler göstermesi. 1000 yıllarında Hint–Avrupa kökenli olmayan Tyrrhenler Toscana Bölgesi’ne gelmiş olmalıdırlar. İ. İ. 750 yıllarında Etrüskler’in ortaya çıkmış olduğudur. yoksa buraya Anadolu’dan mı geldikleri sorunu bugün hâlâ tartışılmaktadır. . Kent kültürünü ve demir kullanımını da beraberinde getiren bu kavmin. 800’lerde Sardinya ve Batı Sicilya’da Fenike ticaret kolonilerinin kurulmasını ve İ. 1200 yıllarına tarihlenen bu İtalik ve Illyrialı göçlerinden sonra. İ. İtalya Tarihi’ni derin bir biçimde etkileyen Etrüskler’in İtalya’nın otokton bir halkı mı.

550’lerde Po Ovası’ndan Campania’ya kadar en geniş yayılma alanlarına ulaşan Etrüskler. İ. 600 yıllarında İtalya’daki güçler arasında ön planda olduğunu görüyoruz. İ.ö.ö. Poseidonia. Etruria’daki “Oniki Kent Birliği”nin İ. Himera. İ. 540’taki Alalia (Korsika) Deniz Muharebesi’nde Kartacalılar’la birlikte Hellenler’i yenmişler ve Batı . Syrakusai. İtalya’da Etrüsk Egemenliği’nin sonu.Roma Tarihi’nin Anahatları 63 En önemli Hellen kolonileri ise şunlar olmuştur: Kyme. Sybaris. Kroton. 3. İtalya. 750’ler: Etrüsk kent devletlerinin ortaya çıkması. İ.ö. Etrüskler Kronolojik Genel Bakış: • • • İ. Tarentum.ö. 550’ler: Etrüskler’in en geniş yayılma alanına ulaşması.ö.ö. bu iskân süreci sonunda genel olarak indogermanize edilmiş olmakla birlikte. Akdeniz Havzası’nın etnik açıdan en karışık bölgesi olma durumuna da geçmiştir. 396: Etrüsk Veii Kenti’nin Roma’nın eline geçmesi.ö. Ayrıca.ö. 750 yıllarında İtalya’da kent kültürünü yerleştiren Etrüskler kent devletleri halinde yaşıyorlar ve dayanak noktalarını denizlerde egemenlik ve ticaret oluşturuyordu. İ. Akragas ve Elea. Etrüskler’in nasıl ortaya çıkmış olabileceklerine yukarıda değinmiştik. 450 yıllarında Keltler’in de Po Ovası’na yerleştiklerini görüyoruz. İ.

Etrüsk Egemenliği son bulmuş ve Etruria. İ. 396’da Etrüsk Veii Kenti’nin Roma tarafından alınması üzerine ise.ö. resmî işlere de katılabilmişlerdir. Oldukça bağımsız bir konumları olan kadınlar.ö.Roma Tarihi’nin Anahatları 64 Akdeniz Bölgesi egemenliğini Kartaca ile paylaşmışlardır. Bununla birlikte. 400’lerde gerilemeye başlamıştır. 474’teki Kyme Deniz Muharebesi’nde Etrüskler bir Hellen kolonisi olan Syrakusai’a yenilmiş ve Etrüsk gücü Po Ovası’na giren Keltler nedeniyle İ. Bu memurlara 12 lictor (= makam görevlisi) eşlik etmiştir. a) Siyasal ve Toplumsal Koşullar Hiçbir zaman büyük. Etrüsk kent devletlerinin toplumsal yapısını şöyle şematize etmek mümkündür: • • • • Önceleri başta –dinsel görevleri de olan– bir kent kralı bulunmakla birlikte. İ. bunun yerini daha sonra. . yalnızca dinsel açıdan bir birlik kurabilmişlerdir.ö. teritoryal bir devlet oluşturmayan Etrüskler. Hiçbir hakları olmayan köleler kent devleti adına çalıştırılmışlardır. Arazi sahipleri ve rahiplerin önemi büyük olmuştur. Kelt ve Roma güçlerinin etkisi altına girmiştir. her yıl için yeniden seçilen üst düzeydeki memurlar (= lukuman’lar) almıştır.

Özellikle Hellen kültürünün taşıyıcısı olarak öncelikle Roma ve Orta Avrupa üzerinde büyük etkileri olmuştur. Roma’da Krallık Devri (İ. • Etrüskler’in en önemli yanı “kültür taşıyıcısı” rolünü üstlenmiş olmalarıdır. İ.ö. İ. 753?–510?) Kronolojik Genel Bakış: • • • • İ. İ. 900–800: Sabinler’in Roma’daki Quirinalis Tepesi’ni iskân etmeleri.ö.ö. . 510?: Roma’da Etrüsk Krallar Devri’nin sona ermesi ve Roma Cumhuriyeti’nin efsanevi kuruluş yılı. demir) işlemeciliği nedeniyle ve özellikle Hellenler ve Kartacalılar ile yapılan yaygın bir ticaret sayesinde.ö.Roma Tarihi’nin Anahatları 65 b) Ekonomik Koşullar Gelişmiş bir maden (bakır. Etrüskler ekonomik açıdan oldukça yüksek bir standarda ulaşmışlardı. 4. c) Etrüskler’in Önemi • Etrüskler kent devletleri halinde yaşamış olmakla birlikte. bronz. 753?: Roma’nın efsanevi kuruluş yılı (ab urbe condita). 1000 yılları: Roma’daki Palatinus Tepesi’ndeki en eski Latin iskânının (urbs quadrata) oluşması.ö. Apenninler Yarımadası’nda ilk büyük siyasal gücü oluşturmayı başarmışlardır.

ca. bu hesaplama tarihî değildir ve spekülatif yoldan oluşagelmiştir. Roma’da Krallık Devri’nin süresiyle ilgili olarak iddia edilen 244 yıl. Fakat şurası kesindir ki.ö.ö. Ayrıca –söylendiğine göre– 7 kralın 244 yıl Roma’ya egemen olmuş olması da olanaksızdır. 756’daki 6. daha İ. Erken Roma Tarihi üzerindeki mythos ve efsaneler karanlığı. Etrüsk kralları ya da beylerinin Roma’daki egemenliklerinin başlangıcı olarak İ. İtalya’nın merkezî bir yerinde olan. bu girişimler de tam bir fikir birliğine ulaşamamışlardı. 509 yılına gelinmektedir. verimli Latium Bölgesi’nin batısındadır.66 Roma Tarihi’nin Anahatları a) Roma’nın Başlangıç Evresi Roma. aynı zamanda Cumhuriyet’in başlangıcı sorusu bakımından da önemli idi. 550 yılını önermektedirler. Bu konum. söz konusu dönemin başlangıcını kesin olarak belirleyebilmemizi hâlâ önlemektedir. Hellen Olimpiyatları olmuştur. 753’ten (= İ. bu öneri. aynı zamanda. Bununla birlikte. Kentin bulunduğu bu bölge. Daha Antikçağ’da Roma’nın kuruluş yılını belirleme yolunda girişimler yapılmış olmakla birlikte. Roma Kenti için daha sonra İtalya birliğini gerçekleştirmesi açısından çok elverişli olacaktır. İ. Tüm modern araştırmalara ve bunların büyük başarılarına rağmen.ö.ö. yılı) çıkarılacak olursa. Bu yoldaki tüm hesapların çıkış ya da dayanak noktası. 1000 yıllarından itibaren . daha önce Roma’nın kuruluş yılı olarak tahmin edilen İ. Roma’nın kuruluş yılı sorusu. İtalya’da Etrüsk ve Hellen kültürlerinin kesişme alanını oluşturuyordu. Olimpiyatın 3. Bugün tarihçiler.ö.

ö. Bu krallardan TULLUS HOSTILIUS zamanında Roma.ö.Roma Tarihi’nin Anahatları 67 oluşmaya başlamış olan Roma Kenti’nin daha önce Etrüsk etkisi altında kalmadığı ve kent biçimi almadığı anlamına da gelmemektedir. Capitolinus Tepesi ortak sığınma yeri (= Roma’nın akro- polis’i) olmuştur. 753 olarak hesaplanmış olduğunu yukarıda belirtmiştik. Bu sırada Latium’da Latinler 30 cemaatten oluşan bir kült birliği (= Latin Birliği) kurmuşlardı. İ.ö. b) Roma’da Etrüsk Krallar Devri Efsanevi tradisyona göre Roma’da 7 kral hüküm sürmüştür. Quirinalis ve Caelius tepelerini iskânı ile Roma Kenti’nin oluşumu sürmüş. 750’lerde Etrüsk etkisiyle Latinler ve Sabinler bir kent cemaatine dönüşmüş olmalıdırlar. SERVIUS TULLIUS . 1000 yıllarında Palatinus Tepesi üzerinde Roma’nın en eski iskânının (= urbs quadrata) oluştuğu belirlenmiştir. Kral TARQUINIUS PRISCUS zamanında tüm Latium’a egemen olan Roma. İ. Latinler gibi bir İtalik grubu olan Sabinler’in Roma’daki Quirinalis Tepesi’ni iskân ettikleri görülmektedir. Roma’nın efsanevi kuruluş yılının (= ab urbe condita) İ. İ.ö. Latin Birliği’nin merkezi Alba Longa’yı elde etmiş ve böylece bu birliğin liderliğini üstlenmiştir. Tities ve Luceres kabilelerinin (= tribus) Palatinus. 900–800 arasında. Bu birliğin merkezi Alba Longa idi. Ramnes.

Savaş ve barışa da karar veren bu mecliste kişilere göre değil. c) Siyasal Koşullar • • • Kentin başında. 30 curia’dan (= birlik) oluşuyor ve askerî bir nitelik taşıyordu (30 curia ayrıca 3 tribus’a ayrılmıştı. curia’lara göre oylama yapılmıştır. Roma’nın daha sonraki yükselişinin nedeni. ordunun komutanı. Patricius’lardan oluşan Halk Meclisi (= Comitia curiata). aynı zamanda yasa önerilerinde de bulunmuştur. kralın danışma organları durumunda idiler. Aileler. 100 kadar büyük arazi sahibi ailenin (= patricius’lar) başkanlarından oluşan Senatus. d) Toplumsal Koşullar Roma çiftçi devletinin temelini. kuşkusuz öncelikle bu aile disiplininde yatmaktadır. her tribus orduya 100 atlı ve 1000 piyade askeri veriyordu). “tanrıların rızası” ve Senatus’un tayini ile bir kral (= rex) bulunmaktadır. Krallık gücünün temelini imperium denilen “en yüksek askerî ve sivil emretme yetkisi” ve auspicium denilen “tanrısal iradenin en yüksek rahip (= pontifex maximus) olarak idraki” oluşturmuştur. en yüksek hâkim ve en yüksek rahip durumundaydı. Rahipler ve Senatus. birtakım soylar (= .Roma Tarihi’nin Anahatları 68 zamanında bir surla çevrilmiş ve “Yedi Tepeler” iskân alanı içine alınmıştır. aile içinde babanın (= pater familias) sınırsız yetkilere sahip olması oluşturmuştur. Bir veraset monarşisi olmayan bu siyasal sistemde kral.

genellikle arazi kiracısı ya da zanaatçı olarak çalışıyorlardı. mülk sahibi olabiliyor ve mahkeme önüne çıkabiliyorlardı. fakat aynı zamanda onların himayesinde bulunan bu kişiler. Krallık Devri Roması’nda şu dört sosyal sınıf vardı: • • • • Patricius’lar (= toprak sahibi soylular): Bunlar siyasal haklara sahip tek grup idi. hayvan (= . Köleler (= servi): “Eşya” gözüyle bakılan bu grubun hiçbir hak ve özgürlüğü yoktu. Aynı zamanda askerlik yapmakla da yükümlü idiler.Roma Tarihi’nin Anahatları 69 gens. Evlenme yasağı ile patricius’lardan kesin olarak ayrılmışlardı. Siyasal hakları yoktu. Bu nedenle her Romalı’nın 3 adı olmuştur: • • • Önad (= praenomen). Senatus ve Comitia curiata’yı bunlar oluştu-ruyorlardı. çoğulu: gentes) oluşturmuş idiler. Krallık Devri’nde. Pleb’ler (= küçük çiftçiler. çobanlar): Siyasal hakları olmayan bu grup. Soyadı (= nomen gentile). Bununla birlikte özgür idiler. tarım ve hayvancılığın temel yaşam koşullarını oluşturduğu bir “çiftçiler cemaati” durumundaydı. “Natürel ekonomi”nin egemen olduğu bu dünyada. e) Ekonomik Koşullar Roma. Aile adı (= cognomen). tüccarlar. zanaatçılar. askerlik yükümlülüğünün dışında tutulmuştu. Cliens’ler (= yanaşmalar): Patricius’lara bağlı.

ö. ca.70 Roma Tarihi’nin Anahatları pecus) değiş-tokuş ölçüsü sayılmıştır (daha sonra pecus sözcüğünden türetilen pecunia. 510’larda son verilmiş ve Cumhuriyet kurulmuş olmalıdır. . Fakat bu sıralarda daha başka önemli olaylar da olmuştur: Anadolu artık tümüyle Persler’in eline geçmiş. f) Roma’da Krallık Devri’nin Sonu Roma’daki yabancı Etrüsk Egemenliği’ne İ. 509: Roma ve Kartaca arasında antlaşma (Roma’nın yaptığı ilk devlet antlaşması). Kronolojik Genel Bakış: • İ. 5. “para” anlamında kullanılmıştır). bundan böyle o da sönmeye başlayacaktır. 500–268). Cumhuriyetin Kuruluşundan “Roma–İtalya Konfederasyonu”nun Oluşumuna Kadar Roma Tarihi’nin Anahatları (İ.ö. Sonra İtalya’daki büyük Etrüsk Egemenliği de artık bir dönüm noktasına gelmiştir. son kral TARQUINIUS SUPERBUS’un ailesi ile birlikte kentten kovulması ve böylece krallığın tarihe karışması olayı. Etrüsk krallarının büyük çabalarıyla Latin cemaatleri içinde birinci derecede bir güç haline gelmiş olan Roma’da. Batı Anadolu kıyılarında uzun zaman parlamış olan Ion kentleri sönmeye başlamıştır.ö. Atina’dan tiranların kovulması yıllarına rastlamaktadır.

İ. İ. 282–272: Roma’nın Epiros Kralı PYRRHOS’a karşı savaşı. 387: Roma’da “Galler Felaketi”. 282: Roma’nın Orta İtalya’ya egemen olması.ö. savaşlarda .ö.ö. İ. Bu yeni siyasal düzen bir oligarşidir. patricius’lardan oluşan 300 üyelik Roma Senatus’una ve patricius ve pleb’lerin ortaklaşa teşkil ettikleri bir halk meclisi olan Comitia centuriata’ya geçmekle birlikte.ö. 275: Beneventum Muharebesi: PYRRHOS’un. 367: LICINIUS–SEXTIUS Yasaları: pleb’lere consul ’lük yolunun açılması. Pleb’ler. verdiği ağır kayıplar üzerine Epiros’a geri dönmesi. 450: “Oniki Levha Yasası”.ö. 287: HORTENSIUS Yasası: patricius’lar ve pleb ’ler arasında eşitliğin sağlanması.ö.ö. 500–287: Roma’da patricius–plebs mücadelesi. 268: “Roma–İtalya Konfederasyonu”nun kurulması. İ.Roma Tarihi’nin Anahatları • • • • • • • • • • 71 İ. cumhuriyetle birlikte patri- cius’larla aralarındaki sosyal gerilimlerin arttığı dikkati çekmektedir. şimdi pleb’ler askere de alınmalarına rağmen hâlâ siyasal haklardan yoksun oldukları için. İ. İ. a) Cumhuriyetin Gelişimi Roma’da krallığın yıkılması ile yönetim gücü. sonraları consul denilen en üst düzeydeki memurlara (= magistratus).ö. İ.ö. 396: Etrüsk Veii Kenti’nin Roma’nın eline geçmesi ve tahrip edilmesi. ayrıca. İ. İ. önceleri praetor maximus.ö. Savaşlarda patricius’lar gibi pleb’lerin de askerî donanımlarını bizzat sağlamak zorunda olmaları nedeniyle küçük plebs çiftçilerinin içine düştükleri kötü ekonomik koşullar da bu gerilimde önemli rol oynamıştır.

367’deki LICINIUS–SEXTIUS Yasaları ile pleb’lerin de consul olabilmeleri sağlanmıştır. Bu kritik durum.ö. İ. Roma’daki patricius–plebs sınıf mücadelesinin sonuçları oldukça geniş kapsamlı olmuştur: Bu mücadelenin sonunda Roma.ö.ö. Bu yasa ile pleb’lere hukuk güvenliği ve mahkemede patricius’larla eşit muamele hakkı tanınmış oluyordu. Bununla birlikte.72 Roma Tarihi’nin Anahatları elde edilen ve vergiden muaf tutulan devlet arazisini (= ager publicus) kullanma hakkından da yoksun bırakılmışlardı. İ. dinsel nitelikteki pontifex’lik ve augur’luk . biçimsel olarak demokratik bir cumhuriyete dönüşmüş (fakat Roma’da içerik olarak hiçbir zaman Hellas’taki anlamda bir demokrasi kurulamamıştır). İ. Nihayet İ. 445’te patricius ve pleb’ler arasındaki evlenme yasağı da kaldırılmış. eski patrici kökenli ailelerin. Zengin pleb’lerin Roma memurluklarına gelebilmeleri ile şimdi eski patricius aristokrasisinin yerine patricius ve pleb’lerin oluşturduğu bir memuriyet aristokrasisi (= Nobilitas) geçmiştir. sosyal barışın sağlandığı Roma Cumhuriyeti şimdi dışa yayılma politikasında halkın desteğini de kazanmış görünmektedir.ö. uzun zamandan beri süregelen patricius–plebs sınıf mücadelesine son vermiştir. 450’lerde “Oniki Levha Yasası”nın çıkarılmasına neden olmuştur. patricius ve pleb’lerin haklarında formel bir eşitlik sağlayarak. Devletin en yüksek memurluk makamı olan consul’lük bu yeni aristokrasinin tekelinde kalmıştır. 287’deki HORTENSIUS Yasası (= Lex Hortensia). yani tüm erkek vatandaşlara eşit haklar verilmiştir. Öte yandan.

halk meclisleri ve “magistratus” denilen icra organları arasında dağılımı ve dengelenmesi oluşturmaktadır: • Senatus (= danışma niteliğinde yönetim organı): Roma politikasının asıl organı durumunda olan Senatus. ayrıca. Senatus ’un fikrini almak ve önerilerine uymak zorunda idiler. Senatus kararları (= senatus consulta) memurlar için bağlayıcı emirler olmuştur. Bir yıllığına seçilen memurlar karşısında Senatus. çıkacak yasalar konusunda da bir danışma organı durumunda idi ve çıkan yasaları da onaylıyordu. • Yasama: Halk meclislerine yasa önerileri getiren Senatus . Bu konservatif kurum. b) Patricius–Plebs Sınıf Mücadelesi Sonunda Roma Anayasası Roma Cumhuriyet Anayasası’nın başlıca özelliğini. giderek en yüksek ve en etkili bir yönetim kurumuna dönüşmeye başlamıştır. • Halk meclisi kararlarını onaylama: Halk meclisleri tarafından seçilen tüm memurlar (= magistratus’lar) Senatus tarafından onaylanmak zorunda idiler.Roma Tarihi’nin Anahatları 73 kurumlarını ellerinde bulundurmaları ve Senatus’ta sahip oldukları egemen konum (Senatus Başkanı [= princeps Senatus] patricius’lardan olmak zorundaydı) nedeniyle. devlet yönetiminde birlik. Görevleri: • Magistratus ’ların danışma organı olması: Consul’ler. . devlet güçlerinin Senatus. süreklilik ve en yüksek otoriteyi temsil ediyordu. ayrıcalıklı durumlarını korudukları da dikkati çekmektedir. Roma Anayasası’nın aristokratik–oligarşik unsurunu oluşturmuştur.

Senatus’ta 20 kadar eski soylu aile egemen durumdaydı. Görüldüğü gibi. Roma Anayasası’ndaki timokratik unsurdur.Roma Tarihi’nin Anahatları 74 • • • • Savaş işlerine nezaret: Senatus . Valeriuslar ve Corneliuslar. Claudiuslar. oylama vatandaşların varlık durumlarına göre yapıldığı için (5 varlık grubu içinde en varlıklı ilk ikisi mecliste çoğunluğu oluşturuyordu). Senatus’a girme yaşı “30” olarak belirlenmişti. Roma Anayasası’nda aristokratik unsuru oluşturmuştur. dinsel ve soyla ilgili konularda kararlar veriyordu. devlet harcamaları ve savaşlarda elde edilen toprakların (= ager publicus) dağıtılması konularında hüküm veriyordu. Devlet mülkiyeti üzerinde tasarruf: Maliyeye de nezaret eden Senatus. . güvenlik ve asker toplama konularından da sorumlu olmuştur. • Comitia centuriata (= vatandaşların varlık ve savaş gücüne göre düzenlenmiş halk meclisi): Bu meclis. antlaşmalar da yapmıştır. Consul ve dictator’ların atama merasimlerini de (= inauguratio) yapan meclis. bu iş daha sonra doğrudan doğruya halk seçimi ile yapılmıştır. bu kuruma Roma Anayasası’nda verilen önemin bir başka göstergesidir. Dış politikanın yönlendirilmesi: Diplomatik işlere bakan Senatus . Üyeleri başlangıçta consul’ ler tarafından tamamlanırken. Iuliuslar. bu ailelerin en önemlileri şunlardır: Fabiuslar. Roma devlet gücünün diğer iki önemli kurumu olan halk meclisleri ve magistratus’lar üzerinde de etkili olan Senatus. Halk meclisleri (= yasama organları): Vatandaşları temsil eden ve halk egemenliğinin ifadesi olan bu meclisler. 300 eski patricius ailesi üyesi ve eski magistratus’lardan oluşmuştur. Roma Cumhuriyetinin resmî adı olan “Senatus Populusque Romanus”ta (SPQR) Senatus adının başa alınmış ve ona ayrı bir yer tanınmış olması. ancak magistratus’ların çağrısı üzerine toplanabiliyorlardı: • Comitia curiata (= eski soylu ailelerin [= patricius’ların] meclisi): Pontifex maximus’un başkanlık ettiği bu meclis.

dictator ve censor’ların dışında birer yıllık ve makamı kötüye kullanmalarını engellemek amacıyla kolegiyal olma. fahrî olarak üstlenilen onur makamları idi. censor) seçme. praetor .Roma Tarihi’nin Anahatları 75 Görevleri: • Savaş ve barışa karar. Görevleri: • Yasama (plebi scita = halk kararları). aedilis) seçimi. • Comitia tributa (= Roma’daki yerleşim bölgelerine [= tribus] göre düzenlenmiş halk meclisi): Roma Anayasası’nda demokratik unsuru oluşturmaktadır. ayrıca görev sürelerinin bitiminde hesap vermek zorunda da değildiler.ö. • Resmî konularda halk mahkemesi. Consul’lüğe yalnızca eski . • Yüksek memurları (consul. yani en az iki kişinin aynı memurluk görevini üstlenmesi özellikleri ile sınırlandırılmıştı. quaestor . • Devlet antlaşmalarını onaylama. • Dictator (= devletin güç duruma düştüğü zamanlar için öngörülmüş askerî memur): Dictator’ların 6 ay için sınırsız yetkileri vardı. Bu görevleri üstlenecek vatandaşların uygun bir mal varlığına sahip olmaları gerekiyordu. bunlar görev sürelerinin sonunda hesap vermek zorunda idiler. 300 yılında consul’lerin ölüm cezası konusundaki karar yetkileri ellerinden alınarak bu meclise verilmişti). • Magistratus’lar (= icra organları): Roma Devleti’nin sürekli büyümesi. • Provocatio ad populum (İ. • Daha alt düzeydeki memurların (tribunus . Comitia centuriata ve tributa’da seçilen bu memurların yetkileri. Roma Cumhuriyet Anayasası’na göre devlet memurlukları (= magistratus’lar). devlet görevlerinin de artmasına neden olmuştur. • Özel konularda halk mahkemesi. • Consul’ler (= devletin en yüksek yürütme organı): 2 consul’ün sınırsız memurluk yetkileri (imperium) bulunmakla birlikte.

iki consul arasında birer günlüğüne münavebeli olarak değişmiştir). Görevleri: • Başkomutanlık (komuta. öncelikle. imperium yetkisini haiz 2 praetor. yol. resmî bina. kanal ve hamamlara (= cura urbis). savaşta consul’lerin vekilliğini de yapmışlardır. pazar yerleri ve Roma Kenti’nin gıda iaşesine (= . Consul’lere –otoritelerinin sembolü olarak– 12 lictor tarafından eşlik edilmiştir. Censor’lar: 5 yıllığına seçilen ve imperium yetkileri olmadığı için lictor’lar tarafından eşlik edilmeyen 2 censor. Roma vatandaşlarının malî ve askerî gücünün belirlenmesinden (= census civium) ve Roma’daki ahlak ve eğitim konularından (= cura morum) sorumlu idiler. • Halk meclislerinin verdikleri kararları uygulama. Otoritelerinin sembolü olarak 6 lictor tarafından eşlik edilen praetor’ların sayısı giderek artırılmış ve eyaletlere vali olarak da gönderilmişlerdir. Aedilis’ler (= güvenlik organı): Dokunulmazlığı olan aedilis’ler. Comitia tributa tarafından seçiliyorlardı ve memurların keyfî davranışlarına karşı hareket edebilme. • Senatus’u toplantıya davet. Senatus ve yargıç kararlarına veto ve magistratus’lardan hesap sorabilme hakları vardı. Censor’lar devlet gayrimenkullerini ve bina. Quaestor’lar (= en yüksek maliye ve hesap organı): Devlet hazinesini (= aerarium) yöneten 4 quaestor. halk meclislerini yönetme. Ayrıca Senatus’un eski magistratus’lardan tamamlanması işi de (= lectio senatus) onlara verilmişti. Tribunus’lar (= denetim ve himaye organı): Halk tribunus’ları (= tribuni plebis). • • • • • Praetor’lar (= en yüksek yargı organı): Özel hukuk konularından sorumlu. yol yapımı gibi resmî faaliyetlerini de yönetiyorlardı. • Yabancı elçileri kabul. vergileri de toplamış ve devlet siparişlerini hesap etmişlerdir.Roma Tarihi’nin Anahatları 76 magistratus’lar getirilmişlerdir.

500–268) Roma.ö. oligarşik ve demokratik güçlerin bir dengesinden oluşmaktadır. Roma devlet yönetimi. Kartaca Devleti. Eskidoğu’nun son büyük devleti Assur İmparatorluğu zamanında (İ. da ise Akdeniz Havzası’nda 3 büyük siyasal güç vardı: • • • Pers Devleti. ca. Cumhuriyet Devri Roma Anayasası ile ilgili bu kısa açıklamadan da anlaşılacağı üzere. yy. c) İtalya’nın Roma Egemenliği’ne Girmesi (İ.ö. 8. • Augur’luk (= collegium augurum): Kült ve fal işlerinden sorumlu idi. Yaşam boyu koşuluyla devlet tarafından tayin edilen rahipler.ö. 5. lar) dünya haritasında henüz küçük bir nokta idi. Roma “karma anayasa” anlayışının tipik bir özelliği olarak karşımıza çıkıyor.Roma Tarihi’nin Anahatları • 77 cura annonae) ve resmî oyunlarla (= cura ludorum) tapınakların bakımına nezaret etmişlerdir. . Dinsel collegium’lar: Roma toplumunda önemli bir rol oynayan rahiplerin (= pontifex’ler) aynı zamanda siyasal etkileri de olmuştur. monarşik. Attika–Delos Deniz Birliği. yy. dinle ilgili kurumların yönetiminden ve din hukukunun korunmasından sorumlu idi. Bu durum. İ.–7. askerlik ve vergiden muaf tutulmuşlardır. • Pontifex’lik (= collegium pontificum): Başkanı pontifex maximus olan bu rahip birliği. tüm dinî ayinlerden.

3.ö. İtalya’nın güneyindeki Hellen kentleriyle karşı karşıya getirmiştir.ö. onu şimdi. 338’de Latium’u ve Samnitler’e karşı yapılan bir dizi savaştan sonra İ.ö. yy. Volsc ve Latinler’e karşı savunma savaşları yapıyordu. Sabin. kayınbiraderi Syrakusai Kralı AGATHOKLES’in ölümü üzerine. İ. Romalılar’a karşı başarılı olmakla birlikte. büyük kayıplara da uğradığı için Epiros’a dönmek zorunda kalmıştır (İ.ö.Roma Tarihi’nin Anahatları 78 Roma ise bu yüzyılda İtalya’daki diğer kentlerle dahi boy ölçüşemeyecek bir durumda olan küçük bir kent devleti idi ve Etrüsk. Roma’nın Samnitler’i bertaraf etmesi ve Orta İtalya’da egemen olması. İ. 387’deki “Gal Felaketi”ni atlatan Roma Cumhuriyeti. bir ticaret devleti olan Kartaca ve Orta İtalya’da ön plana geçmiş bulunan Roma Cumhuriyeti. Bu sırada Epiros’un muhteris kralı PYRRHOS. o zamana kadar müttefik durumunda olan. Bununla birlikte. onun bir “Batı Hellen Krallığı” kurma planlarını üstlenmiş görülüyor. hepsi de büyük bir devlet olmayı amaçlamış olan şu 4 siyasal güç bulunmaktaydı: • • • • Syrakusai ve Epiros Hellen krallıkları. 275: Beneventum Muha- .ö. İ. Büyük bir ordu ile İtalya’ya geçen PYRRHOS. 282’de Orta İtalya’yı ele geçirmiştir. ın başlarında Batı Akdeniz Havzası’nda.

yani Doğu Akdeniz Bölgesi’nde güçlü Hellenistik devletlerin olduğu sırada. 268–133) Kronolojik Genel Bakış: • • İ.ö. . Hellen kentleriyle ticarî menfaatleri çatışan Kartaca’dan da yardım gören Roma. bir “çiftçi devleti” olan Roma’nın bir “ticaret devleti”ne dönüşmesinde de büyük rol oynamıştır.Roma Tarihi’nin Anahatları 79 rebesi). Batı Akdeniz Bölgesi’nde şimdi yalnızca iki büyük siyasal güç vardır: Roma ve Kartaca. aynı zamanda. Roma’nın “büyük siyasal güç” konumunun ve ileride kurulacak olan Roma “dünya devleti”nin temelini oluşturmuştur.ö. sonuçta tüm Aşağı İtalya’ya da egemen olmuş ve bir “Batı Hellen Krallığı”nın kurulması böylece Roma ve Kartaca tarafından engellenmiştir. Bu mücadelede. 218–201: II. Roma’nın İtalya’da “Roma–İtalya Konfederasyonu”nu oluşturduğunu ve böylece yarımadadaki ilk siyasal mekân birliğini kurmayı başardığını görüyoruz. Roma–İtalya Konfederasyonu’nun kurulmasının sonuçları ise geniş kapsamlı olmuştur: Bu konfederasyon. İ. 264–241: I. İ.ö. İtalya’nın Romalılaştırılmasına da edilmesine de yol açan bu gelişim. Kartaca Savaşı. 6. 268’de. Roma Tüm Akdeniz Bölgesi’ni Eline Geçirerek Bir “Dünya Devleti” Oluyor (İ. Kartaca Savaşı.ö.

ö. denizde güçlü. İ. Roma ile Kartaca arasındaki gerilimde önemli rolü olan. 133: Hellenistik Pergamon Devleti’nin veraset yoluyla Roma’ya geçmesi (İ. a) Batı Akdeniz Bölgesi’nin Elde Edilmesi Roma’nın Güney İtalya’daki Hellen kentlerine egemen olması ve onların ticarî menfaatlerini üstlenmesi.ö. bir ticaret emperyalizmi amacı güdüyordu. 216: Cannae Muharebesi. İ. Roma’nın bir “dünya devleti” olması. 168: Pydna Muharebesi: Roma’nın tüm Akdeniz Bölgesi’nde “hakem” durumuna geçmesi. ücretli askerlerden kurulu bir ordusu bulunan Kartaca ticaret devleti. İ.Roma Tarihi’nin Anahatları 80 • • • • • • • • • İ. 190: Magnesia Muharebesi.ö. 146: Korinthos’un Roma tarafından tahribi. 188: Apameia Antlaşması.ö. o zamana değin müttefiki olan Kartaca Devleti ile karşı karşıya getirmişti.ö.ö.ö. 264–241 yılları arasındaki I. İ.ö. Kartaca Savaşı. onu ister istemez. Çok geçmeden (İ.ö. Hellas ve Makedonya’nın Roma eyaletleri olması. Roma’nın Kartaca ile kaçınılmaz savaşı birçok safhada gelişmiştir: İ.ö. teritoryal bir emperyalizm amacı güderken. 146: Kartaca’nın Roma’nın eline geçmesi ve tahribi. Kartaca Savaşı’nın sonunda. İ. İ. İ.ö. 238’de) Sardinya ve Korsika . bu iki devlet arasındaki karşıtlıkları da şöyle özetlemek mümkündür: Karada güçlü bir vatandaş ordusuna sahip Roma çiftçi devleti.ö. İ. 197: Kynoskephalai Muharebesi: Hellas üzerinde Makedonya Egemenliği’nin sonu. 129: Roma’nın Küçükasya’daki ilk eyaleti: Asia). 149–146: III. Batı Sicilya’nın ilk Roma eyaleti olarak ortaya çıktığını görüyoruz.

Kartaca Savaşı (HANNIBAL. 200– 190 arasında Kuzey İtalya’da Keltler’le savaşarak İ. bu savaşın sonunda savaş filosunu Roma’ya teslim etmek zorunda kalan Kartaca “büyük siyasal güç” konumunu yitirmiştir. b) Kuzeyin Güvenlik Altına Alınarak Doğu Akdeniz Bölgesi’nin Elde Edilmesi II.Roma Tarihi’nin Anahatları 81 adaları da ikinci Roma eyaleti olarak ilan edilmiştir. Fakat çok geçmeden Hellenistik Suriye Kralı III. İ. Kartaca Savaşı sırasında Roma Devleti’nin kuzeyinin güvenlik altında olmadığı gerçeği ortaya çıkmıştı: Roma İ. ANTIOKHOS’un Hellenistik Makedonya Kralı V. Bu öyle bir güçtür ki.ö. 200 yıllarında Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Hellenistik devletler arasında belirli bir güç dengesi bulunuyordu. Roma’ya Hispania Eyaleti’ni getirmiş. Roma böylece Batı Akdeniz Havzası’nın tek siyasal gücü olmuştur.ö. İ. PHILIPPOS ile birlikte Hellenistik Mısır (Ptolemaioslar) Devleti’ne karşı ittifaka girmesi ve güçler dengesini bozma girişimi. Roma bu arada Batı Akdeniz’de Kartaca’dan sonra ikinci büyük deniz gücü olmayı da başarmış bulunuyordu. 191’de burada Gallia cisalpina Eyaleti’ni kurmuştur. doğudaki güçlü Hellenistik devletler bile bununla zor boy ölçüşebilecek durumdadır. 218–201 yılları arasındaki II. 216: Cannae Meydan Savaşı).ö.ö. İ. Roma’ya bir taraftan. Kartacalılar’a .ö.

İ. PHILIPPOS’un Romalılar’a yenilmesi. Makedonya’nın kesin sonu ve Roma’nın tüm Doğu Akdeniz Bölgesi’nde “hakem” olarak ortaya çıkması demek olmuştur.ö. ANTIOKHOS’un Roma’ya yenilmesi ise. emperyalist bir döneme girecektir. gerçekten de Roma dış politikasında bir dönüm noktası olmuştur. 190’da Küçükasya’daki Magnesia Muharebesi’nde Seleukos Kralı III. bu. Bu savaşta elde edilen ganimet. İ. Hellas üzerinde Makedonya Egemenliği’nin sonu anlamına geliyordu. Çok geçmeden Akdeniz egemenliğinin tamamlanması işine girişen Roma Cumhuriyeti.ö. 168’de Güney Makedonya’daki Pydna Muharebesi’nde Makedonyalılar (= Hellenistik Antigonoslar Devleti) Roma’ya bir kez daha yenilince. Kar- . 188’de yapılan Apameia Antlaşması ile Suriye Krallığı Küçükasya’yı Toroslar’a kadar terketmek ve Roma ile bağlaşıklarına savaş tazminatı vermek zorunda bırakılmıştı.ö. Kartaca Savaşı’nda yardım etmiş olan Makedonyalılar’ı cezalandırma. Nihayet İ. Roma’yı Doğu Akdeniz Bölgesi’nde lider duruma getiren en önemli gelişmelerden biri olmuştur. Pydna Muharebesi. 197’de Thessalia’da Kynoskephalai Muharebesi’nde Makedonya Kralı V. diğer taraftan Akdeniz’in doğusunda da askerî açıdan tutunma fırsatı vermiş oluyordu. İ. özellikle ekonomik çıkarların ön planda yer aldığı acımasız.ö. 149–146 yıllarındaki III.ö. İ. bir fetih savaşının sağlayabileceği maddî yararların ne denli büyük olabileceğini Roma’ya göstermiş bulunuyordu.82 Roma Tarihi’nin Anahatları II. Roma bundan sonra.

ö. krallığını İ. Roma’nın –Mısır dışında– Doğu Akdeniz Bölgesi’ne de egemen olarak bir “dünya devleti”ne dönüşmesidir. Sonuç. 133’te veraset yoluyla Roma’ya bırakması üzerine. Şimdi İtalya’da sahipsiz kalmış araziler ve ele geçirilen yeni topraklar ager publicus (= devlet arazisi) yapılmış ve censor’lar tarafından büyük toprak sahiplerine kiraya verilmiştir. Bu gelişmelerin sonucunda Roma’ya değeri ölçülemeyecek derecede büyük hazineler taşınmıştır.ö. rekabet yapamayan küçük çiftçinin toprağını satarak Roma’ya gitmesi olmuştur. Kartaca Savaşı (İ. Böylece büyük çiftlikler (= latifundiae) kuran zenginler. aynı yıl. ATTALOS’un. doğuda önemli bir ticaret gücü olan Korinthos’u tahrib ederek Macedonia Eyaleti’ni oluşturmuştur. Nihayet son Pergamon Kralı III. 146). Para ekonomisinin . İtalya’nın büyük ölçüde tahrip olmasına ve küçük Roma çiftçisinin büyük ekonomik güçlüklerle karşı karşıya gelmesine neden olmuştu. kitle köleciliğine dayanan plantaj ekonomisine başlamışlardır.Roma Tarihi’nin Anahatları 83 taca Savaşı’nın sonunda Kartaca’yı tümüyle yok ederek burada Africa Eyaleti’ni kurmuş (İ. 218–201). Sonuç. c) Ekonomik Değişmeler II. Roma’nın bir “dünya devleti”ne dönüşmüş olması da. Kartaca örneğinde. Akdeniz Bölgesi’ndeki ekonomik odak noktasının İskenderiye’den Roma Kenti’ne geçmesine neden olmuştur. bu devletin toprakları üzerinde de Roma Asia Eyaleti kurulmuştur (İ.ö. 129).ö.

Devletin ya da özel şahısların malı sayılan köleler. egemen durumdaki bu azınlık. tümüyle hukuksuz bırakılmışlar ve Roma’da kölelere doğal temel insan hakları hiçbir zaman tanınmamıştır. eyaletlerden sömürü derecesinde elde edilen vergiler olmuştur. Roma devlet ve ekonomisinin bel kemiğini oluşturmuştur. Kitle köleciliğine dayanan iş sistemi. Bu azınlığın karşısında ise. Roma’nın burjuva sınıfı şövalyelerden oluşuyordu. . bunlar da. aslında küçük bir azınlığın işine yaramıştır: “Optimati” (= “En İyiler”) denilen. Eyaletlerde vergi toplama işi. memuriyet aristokrasisi Nobilitas’tan (senatörler) ve bu arada para işlerinden büyük ölçüde zenginleşmiş bulunan. Roma toplumunda önemli bir diğer faktör de köleler olmuştur. öncelikle kendi kazançlarını düşünerek. d) Toplumsal Koşullar Roma’nın ulaştığı.84 Roma Tarihi’nin Anahatları tümüyle yerleştiği Roma. özellikle eyaletlerden kaynaklanan bu muazzam zenginlik. şimdi bir sermaye merkezi haline gelmiştir. devlet tarafından “publicanus” denilen vergi mültezimlerine verilmiş. eyaletleri talan edercesine sömürmüşlerdir. Roma’daki bu zenginleşmenin asıl kaynağı ise. bir “üçüncü sınıf” olarak Roma’da geniş bir fakir vatandaş kitlesi (= proletarii) vardı.

4500 kişiden kurulu bir lejyonda 300 ağır silahlı. 1200 hafif silahlı ve 300 süvari asker vardı. 82–79: SULLA’nın diktatörlüğü. Roma’da İç Savaşlar Dönemi ve Cumhuriyetin Sonu (İ. Ordu.Roma Tarihi’nin Anahatları 85 e) Ordu Roma’nın 17–46 yaşlar arasındaki özgür ahalisi (= vatandaşlar) askerlik yapmakla mükellef tutulmuştu. Lejyonlara başlangıçta consul’ler komuta etmişlerdir. 44: CAESAR’ın öldürülmesi. İ.ö. . Roma vatandaş ordusu. 60: POMPEIUS. CRASSUS ve CAESAR arasındaki I. lejyonlardan (= legiones) oluşuyordu.ö. 133–30) Kronolojik Genel Bakış: • • • • • • • • • • • • İ. Cilicia eyaletlerinin kurulması. Triumvir’lik. İ. İ.ö. İ. İ. İ.ö.ö. 7. 73–71: SPARTACUS’un isyanı.ö.ö. 64: POMPEIUS’un MITHRIDATES’e karşı savaşı sonuçlandırarak Önasya’yı yeniden düzenlemesi. egemenlik altına alınmış bölgelerden sağlanan yardımcı birliklerle de güçlendirilmiştir. Syria. 104: MARIUS’un ordu reformu. 46–44: CAESAR’ın diktatörlüğü.ö. İ.ö. 133–30: Roma’da İç Savaşlar Dönemi.ö.ö.ö. 48: Pharsalus Muharebesi. Triumvir’lik. 133: TIBERIUS SEMPRONIUS GRACCHUS. CAESAR’ın POMPEIUS’a karşı galip gelmesi. İ. Pontus. İ. ANTONIUS ve LEPIDUS arasında II. 123–121: GAIUS SEMPRONIUS GRACCHUS. 43: OCTAVIANUS. İ.ö. İ. ayrıca.

86

Roma Tarihi’nin Anahatları

İ.ö. 30: Mısır’ın Roma eyaleti olması. Roma’da İç Savaşlar Dönemi’
nin sonu.

a) Roma Cumhuriyeti’nin İçine Düştüğü Kriz
Roma’nın dünya egemenliğini ele geçirmesi; siyasal ve sosyal
gerilimlere, bir iç bunalıma yol açmıştır. Nedenlerinin başında

Optimat’ların egoizmi ve bir dünya devleti olmasına rağmen
Roma’nın hâlâ bir kent devleti anayasası ile yönetilmesi gelen
bu kriz, toplumda iki siyasal grup oluşturmuştur:

Senatus’a dayanan ve mevcut oligarşik düzenin sürmesini
isteyen soylular partisi (= Optimati);
Halk meclislerine dayanan ve Senatus egemenliğini yıkıp,
içerik olarak da demokratik bir düzen kurmak isteyen halk
partisi (= Populares).

Bu gelişimin sonucu ise, 1 yüzyıl kadar sürecek olan bir dizi
devrimci hareket, isyan ve iç çatışma olmuştur.

b) GRACCHUS Kardeşler’in Reform Girişimleri
TIBERIUS SEMPRONIUS GRACCHUS, İ.ö. 133 yılı tribunus ’u olarak bir reform programı talep etmiştir. Bu programın amacı,
sağlıklı bir Roma çiftçi sınıfının oluşmasını sağlamak idi. Büyük toprak sahipleri, bu program çerçevesinde devlet arazilerinin (= ager publicus) bir bölümünün halka dağıtılmasına
karşı çıkmışlardır. TIBERIUS ve 300 yandaşının Optimat’lar ta-

Roma Tarihi’nin Anahatları

87

rafından öldürülmesi, Senatus ve halk arasındaki uçurumun
daha da büyümesine neden olmuştur.
Ağabeyinin toprak reformunu büyük bir sosyal–siyasal reform
programı çerçevesinde halk tribunus’u olarak yeniden ele alan
GAIUS SEMPRONIUS GRACCHUS, Senatus egemenliğini yıkmak
için şövalyelerin ve proletarius’ların desteğini de kazanmak
istemiştir. Fakat GAIUS’un girişimleri de başarısızlıkla sonuçlanmış ve İ.ö. 121’de GAIUS ve 3000 popularis, mahkeme
yapılmaksızın, idam edilmişlerdir.
GRACCHUS Kardeşler’in reform girişimlerinin başarısızlığa uğraması; Senatus egemenliğini pekiştirmiş, çiftçi sınıfı tümüyle
yok edilmiş ve Roma’nın karşı karşıya olduğu büyük sosyal ve
siyasal problemler çözümsüz kalmıştır.

c) Komutanlar Arasında Mücadele
Roma askerî gücünün zayıflaması nedeniyle İ.ö. 104 yılında

Popularis’ler tarafından desteklenen GAIUS MARIUS’un Roma
ordusunda bir reforma giriştiği görülmektedir. Reform çerçevesinde eski vatandaş ordusunun yerine şimdi donatımı devlet
tarafından sağlanan bir profesyonel ordu kurulmuştur. Bu yeni
durum, ordunun proletarius’ların geçimlerini sağladıkları bir
kaynak haline dönüşmesine yol açmış; söz konusu insanlar
şimdi zenginler için savaşmışlar ve böylece sosyal reformlardan uzaklaştırılmışlardır. Ordu şimdi üst üste göreve gele-

88

Roma Tarihi’nin Anahatları

bilen kişiler tarafından yönetildiği için, bu durum komutanları
devlet içinde “belirleyici” bir konuma getirmiş; yüksek memurlukların üstlenilmesinde artık Halk meclisleri değil, kişilerin ellerinde bulundurdukları askerî güç ve yetenekleri ölçü
olmuştur. Bu ise, Roma’da komutanlar egemenliğinin başlaması anlamına geliyordu.
İ.ö. 82–79 yılları arasında Senatus tarafından sınırsız süre ile
diktatörlüğe getirilen CORNELIUS SULLA, askerî bir diktatörlük
kurmuş ve reaksiyoner bir anayasa reformu yaparak tribu-

nus’ları yetkisiz hale getirmiş, Comitia tributa’nın yasama yetkisini elinden almış, censor’luğu kaldırmış, böylece senatörleri
güçlendirerek Senatus’a eski consul ve praetor’ları eyaletlere
vali olarak atama yetkisi vermiştir. Bu şekilde Roma iç politikasında güçler dengesi büyük ölçüde Senatus lehine bozulmuş ve bu durum Roma Cumhuriyeti’nin sonunu hazırlayan
en önemli faktörlerden biri olmuştur. SULLA İ.ö. 79 yılında
diktatörlüğü bırakıp bir köşeye çekildiğinde, Roma’nın sosyal
problemleri acil çözüm beklemekteydi; bu çözüm konusunda
ise, Roma’nın yeni koşullarında ancak askerî güçler karar verebilecekti.

d) Senatus Egemenliğinin Yıkılması

Senatus, SULLA’nın geri çekilmesiyle, onun yardımcısı durumunda olan POMPEIUS’u düzeni yeniden kurmaya en elverişli
kişi olarak görmüştür. Bununla birlikte, POMPEIUS’un İspan-

ö. İ. İ. e) Roma Cumhuriyeti’nin Sonu Bununla birlikte.ö. 67 ve 64’te doğuda korsanlara ve MITHRIDATES’e karşı da başarı kazanan ve doğuyu yeniden düzenleyen POMPEIUS.ö. burada askerî deneyimi büyük bir ordu da yetiştirmiş bulunuyordu. CAESAR ve POMPEIUS arasındaki mücadelenin.Roma Tarihi’nin Anahatları 89 ya’da MARIUS taraftarlarını bertaraf etmesi (İ. Senatus egemenliğinin kesin sonu anlamına geliyordu. Senatus’un bunu da reddetmesi üzerine bu kez zora başvurmak zorunda kalmıştır. Bu arada (İ. 56’da yenilenmiş olan I. O’nun çok güçlenmesinden çekindiği için. 77–71) ve CRASSUS’la birlikte SPARTACUS İsyanı’nı bastırması (İ. Senatus. consul’lüğünü engellemiştir. CRASSUS’un İ. bunu ancak POMPEIUS da aynı şeyi yapacak olursa kabul edebileceğini bildirmiş. 73– 71) üzerine. Triumvir’liğin bozulduğunu görüyoruz.ö. İ. Triumvir’liği kurmuştur. 48’de Güneydoğu Thessalia’daki . CAESAR.ö. Bu durum ise. Bu durum POMPEIUS’u Po- pularis’lere yaklaştırmış ve bu yaklaşmanın gereği olarak SULLA Anayasası yürürlükten kaldırılmış. 58–51) Gallia’yı (Gallia transalpina) fetheden CAESAR.ö. İ. 53’te Küçükasya’da Parthlar’a karşı savaşırken ölmesi üzerine. tribunus’luk gücü ve censor’luk yeniden eskisi gibi kurulmuştur. 60’ta CRASSUS ve CAESAR ile birlikte I.ö. Gallia’dan geri dönen ve 48 yılı consul’lüğüne talip olan CAESAR’ın bu talebi Senatus tarafından reddedilmiş ve CAESAR’dan ordusunu terhis etmesi istenmiştir.ö.

ANTONIUS Hellenistik Mısır Kraliçesi KLEOPATRA ile evlenerek doğudaki Roma eyaletlerini ona hediye etmeye başlamıştır.ö. Roma devlet anlayışını temelinden değiştirmeyi ve kent devleti anayasası ile düştüğü çıkmazdan Roma devletini kurtarmayı planlayan CAESAR. ANTONIUS.ö. OCTAVIANUS batıyı. 42’de Doğu Makedonya’daki Philippi yakınlarında Eskiçağ’ın en büyük meydan savaşında.ö. son Hellenistik krallık olan Mısır da İ. Bir “dünya imparatorluğu” kurarak.90 Roma Tarihi’nin Anahatları Pharsalus yakınlarında POMPEIUS’un yenilgisi ve Mısır’a kaçarak orada öldürülmesi ile son bulduğunu görüyoruz. Triumvir’lik kurulmuştur. İ.ö. Roma’da neredeyse bir kralın konumunu kazanmıştır.ö. ANTONIUS ve LEPIDUS arasında II. 43’te OCTAVIANUS. triumvir’ler arasında paylaşılmıştır (ANTONIUS doğuyu. Bununla birlikte İ.ö. CAESAR’ın diktatörlük yıllarıdır. İ.ö. 30 yılında Roma eyaleti yapılmış ve böylece uzun yıllardan beri süregelen İç Savaş- . 46–44 arası. “CAESAR Katilleri” CASSIUS ve BRUTUS’u yenmiş. 36’da II. 2 yıl sonra da (İ. Bu dönemde devleti yeniden düzenleyen CAESAR. LEPIDUS da Afrika’yı almışlardır). İ.ö. İ. Triumvir’lik de bozulmuş. 31’deki Actium Deniz Muharebesi’nde OCTAVIANUS’un dostu AGRIPPA’nın Mısır savaş filosunu yenilgiye uğratması üzerine. 40) tri- umvir’lik yenilenerek devlet. İ. 44 yılında bir Senatus oturumunda fanatik soylu Cumhuriyetçiler’in Senatus egemenliğini yeniden geri getirmek amacıyla düzenledikleri bir komplo sonucu öldürülünce.

s. 27–İ. aynı zamanda.ö. yalnızca devletin anayasal kurumlarını değiştirmekle kalmamış. 96–192: “Adoptif İmparatorlar”. İ. Roma No- bilitas egemenliğinin kesin sonu ve Roma’da monarşinin de başlangıcı anlamına geliyordu. 27–İ.s. Roma Cumhuriyet Devri’nde Akdeniz Dünyası yeni bir siyasal düzen kazanmıştı. 27–İ.ö.s. Roma’da İmparatorluk Devri (İ. 114–117: Roma İmparatorluğu’nun en geniş yayılma alanı. 69–96: Flaviuslar Sülalesi. 8. İ. 193–283: “Asker İmparatorlar”. Bu durum. Actium Savaşı’ndan sonra imparatorluğun doğusunu düzenleyip.ö.ö. 283) Kronolojik Genel Bakış: • • • • • • • İ.s. 14: İmparator AUGUSTUS.s. Akdeniz Dünyası’na uzun sürecek bir iç barış dönemi de (= pax Roma- na) getirmiştir.s. 27 yılında olağanüstü yetkilerini bırakmış ve “Roma Cumhuriyeti”ni (= res publica Romana) “yeniden” kurmuş olmakla bir- . aynı zamanda. İ. İ. 68: Iulius–Claudiuslar Sülalesi.Roma Tarihi’nin Anahatları 91 lar Dönemi kapanmıştır. İ. 476) a) Principatus Dönemi (İ.s. İ. İmparator AUGUSTUS ile başlayan ilk imparatorluk dönemi Principatus ise.s. 193–235: Severuslar Sülalesi. CAESAR’ın yeğeni ve evlatlığı olan OCTAVIANUS.s. 27 – İ.ö. İ.

memurları princeps’in teklifi üzerine seçiyor. bu şekilde. ulu”) adını vererek şükranlarını bildirmiştir (OCTAVIANUS’un tam adı bundan böyle Imperator Caesar divi filius Augustus olmuştur). Bu egemenlik biçiminde AUGUSTUS’un konumu ve yetkileri şunlardı: • • • • • Princeps senatus. Senatörlük. doğal olarak Roma’da monarşinin yollarını açmıştır. Censoria potestas: “censor’luk yetkisi”. biçimsel de olsa yaşamaya devam etmişlerdir. Principatus’ta eski cumhuriyet kurumları. veto ve dokunulmazlık hakkı”. Senatus ve halk meclislerinin AUGUSTUS’a verdiği bu yetkiler. bir başka ifade ile. Senatus’u şimdi censor’luk yetkisi ile imparator ta- . Cumhuriyet kurumlarını muhafaza etmiş de olsa. yani “başrahip” olma. Pontifex maximus. Cumhuriyet Devri yönetim yetkilerinin tümünü kapsamakta idi. AUGUSTUS’un kararları yasa gücü taşıyordu. yüksek bir gelir koşuluna bağlanmıştı. yani Senatus’taki “birinci kişi” olma.92 Roma Tarihi’nin Anahatları likte. Tribunicia potestas: yaşam boyu “yasa teklifinde bulunma. Imperium proconsulare maius: yaşam boyu ordular ve tüm yeni eyaletler üzerinde “en yüksek emretme yetkisi”. Bu yeni yönetim biçimine “princeps” (= “birinci kişi”) söcüğünden gelen “Principatus” (= “birinci kişinin yönetimi”) adı verilmiştir. aşağı yukarı ılımlı meşruti bir monarşiye tekabül eden bir egemenlik biçimi kurmuş oluyordu. Roma Senatus’u kendisine “Augustus” (= “yüce. Bu durum. Şimdi tüm devlet güçlerini elinde toplayan AUGUSTUS. Görüldüğü gibi. yani AUGUSTUS’un egemenliğine dayanıyordu. Principatus aslında tek bir adamın. Şimdi halk meclisleri. AUGUSTUS’un konumunun dinsel açıdan onayı.

Roma Kenti ve İtalya bu bölgelerden birini teşkil etmiş. princeps’in denetiminde bulunan bu eyaletlerin geliri “Aerarium” denilen Senatus Hazinesi’ne girmiştir. İ. 27–25 yılları arasında eyaletleri yeniden düzenlemek olmuştur: Roma Devleti 3 yönetim bölgesine ayrılmış. sınırlardaki “lejyonlu” eyaletler idiler. halkı da cömert tahıl yardımları ve görkemli oyunlarla hoşnut tutmasını bilmiştir. Yönetim ve vergi sistemlerinin değişikliklere uğratılması ile. “Sena- tus” ve “imparator eyaletleri” olarak iki yönetim grubunda toplanmışlardır: Senatus eyaletleri. Senatus artık Roma politikasındaki yerini tümüyle yitirmiş. eyaletler ise. verdiği ilk oy ile etkileyebiliyordu. Senatus’un kararlarını. imparatorun özel hazinesi olan Fiscus’a girmiştir. askerî birlik bulundurulmayan bu eyaletlerin başında bir proconsul ya da bir propraetor vardı. yalnızca idarî işlerle görevlendirilmiş durumdaydı. Ayrıca imparatorun desteğiyle Roma burjuvazisi şövalye sınıfı da siyasal ve toplumsal bakımdan büyük önem kazanmış ve üstlendiği profesyonel memurluklar ile devlet kariyerinde önemli bir grup oluşturmaya başlamıştı. İmparator eyaletlerindeki Roma ordusu. AUGUSTUS’un imparator olarak yaptığı ilk işlerden biri.ö. güvenliği sağlanmış “iç eyaletler” idiler. AUGUSTUS.Roma Tarihi’nin Anahatları 93 mamlıyor ve imparator. Senatus yönetiminde olmakla birlikte. altışar bin kişilik 25 lejyon ve yardımcı birlikler olarak 250.000 kadar askeri kapsamakta idi. Princeps’in tayiniyle ve “onun adına” bir legatus tarafından yönetilen bu eyaletlerin gelirleri ise. İmparator eyaletleri ise. o zamana değin Roma yönetimi .

ordu politikada önemli bir faktör olmuştur.s. İ. Roma Devleti’ni en geniş sınırlarına ulaştırmıştır. şimdi devletin maddî potansiyelinde sürekli bir kayba neden olmaya başlamıştır. yy. “Adoptif İmparatorlar”dan eyalet kökenli TRAIANUS (İ.s. Roma devlet kariyerinde önemli yerlere gelebilmişler. 27–İ. SEVERUS’un oğlu İmparator CARACALLA zamanında (İ. 211/2–217) Roma İmparatorluğu içinde yaşayan özgür insanların tümüne Roma vatandaşlık hakkı verilmiştir (= . AUGUSTUS ile başlayan Iulius–Claudiuslar Sülalesi zamanında (İ. Çünkü imparatorluğun sınırlarında gelişen savaşlar. hatta senatörlüğe kadar yükselebilmişlerdir.s. Bununla birlikte. 138–192) ise sınırlardaki barbar saldırıları uzun ve çetin savaşlar sonunda püskürtülebilmiştir. 193–211) itibaren bürokrasi de güçlenmiş. Ayrıca eyaletlerdeki ayrıcalıklı gruplar Roma yönetimi için kazanılmış. Roma vatandaşı yapılan bu kişiler.ö. Antoninuslar Sülalesi zamanında (İ.s. ın ikinci yarısından itibaren “gökyüzünde devletin geleceği için pek de hayırlı olmayan bazı kara bulutların toplanmaya başladığı” da dikkati çekmektedir. İmparator SEPTIMIUS SEVERUS’tan (İ. 2.94 Roma Tarihi’nin Anahatları tarafından acımasızca sömürülen eyaletler de geniş gelişme olanaklarına kavuşmuşlardır. Daha sonraki Flaviuslar Sülalesi zamanında (İ.s.s. 69–96) Filistin’deki Yahudi isyanı bastırılmıştır. 68) devletin sınırları da geniş ölçüde güvenlik altına alınmıştır.s. 98–117).

THEODOSIUS. Kısaca ifade etmek gerekirse. geniş kapsamlı bir devlet reformu çerçevesinde devleti içine düştüğü siyasal ve ekonomik çıkmazdan kurtarmayı amaçlamıştır.. 312–337: CONSTANTINUS. yy. İ. 284–305) kurtarmaya çalışacaktır.s. Dalmaçyalı basit bir ailenin oğlu olan DIOCLETIANUS. Devlet yönetiminde 2 augustus ve 2 caesar’dan oluşan bir “dörtlü imparatorlar collegium’u” kurulmuş olmakla birlikte. imparatorluğun genel bir ekonomik bunalıma düştüğü ve buna paralel siyasal ve sosyal çalkantıların olduğu bir dönemdir. b) Dominatus Dönemi (İ.s. İ. bir “Altın Çağ” olan İ. 395–476: Batı Roma İmparatorluğu.Roma Tarihi’nin Anahatları 95 Constitutio Antoniniana). kendi çıkarları için istediklerini imparator ilan etmeye başlamışlardır. 379–395: I. yy. 284–476) Kronolojik Genel Bakış: • • • • • • • İ. 284–305: DIOCLETIANUS. yy. İçteki ekonomik çöküntüye sınırlarda giderek artan bir güvensizlik de eklenmiştir. İ. 2. İ. İ. ın sonunda yaptığı geniş kapsamlı reformlarla İmparator DIOCLETIANUS (İ. .s.s.s. 391: Hristiyanlığın Roma Devleti’nin resmî dini olması. dan sonra 3.s. 3.s.s. İ. 375: Germen göçlerinin başlangıcı.s. İ.s.s. 395: Roma İmparatorluğu’nun “Doğu” ve “Batı” olmak üzere ikiye ayrılması. Şimdi geniş ölçüde eyalet kökenlilerden ve barbarlardan oluşan askerler. Devleti içine düştüğü bu güç durumdan.

“Dominatus” denilen bu yeni egemenlik biçiminde imparator. Kısaca ifade etmek gerekirse.96 Roma Tarihi’nin Anahatları son karar DIOCLETIANUS’ta olduğu için. lejyon sayısı 75’e çıkarılarak (aşağı yukarı 1 milyon asker) güçlendirilmiş. bu durum henüz devletin bölünmesi anlamına gelmiyordu. eyaletlerin sayısı da artırılmış ve ağır vergiler konulmuştur. İ.s. tüm devlet sakinlerinin “efendisi” (= dominus) olmuş ve yönetim. ekonomik ve malî çöküntüyü düzeltmek için geniş kapsamlı bir memur aparatı kurularak. . üretim ve işgücünü sömüren. yönetimi yoğunlaştırmak ve desantralize etmek amacıyla askerî ve sivil yönetim birbirinden ayrılmış. LICINIUS ile yaptığı savaştan sonra Roma’nın tek hâkimi olan CONSTANTINUS.s. 330’da eski Byzantion Kenti’ni “Constantinopolis” (= İstanbul) adıyla yeniden kurarak devletin başkenti yapmış ve Roma Senatus’u da buraya taşınmıştır. Roma ordusu. Devleti ilan ettiği fermanlarla yöneten hükümdar. 313 yılında LICINIUS ve CONSTANTINUS’un ilan ettikleri “Milano Fermanı”na göre imparatorluk içindeki Hristiyanlar’a ve Paganlara din özgürlüğü tanınmıştır. sert bir vergi sistemi geliştirilmiştir. Roma cumhuriyet kurumlarının –biçimsel de olsa– varlıklarını korudukları Principatus böylece sona ermiş ve Doğu örneğinde salt monarşik bir yönetim biçimi yerleşmiştir. hukuk ve yasanın ötesinde sayılmış ve herhangi bir biçimde yaptıklarından hesap sorulmamıştır. yasama ve yargı yetkilerini elinde toplamıştır. Aynı zamanda. CONSTANTINUS zamanında Roma saray protokolü daha da geliştirilmiş. İ.

Doğu Roma İmparatorluğu ise.s. 476 yılında Germen kökenli ODOAKER. bir antlaşma ile Gotlar’ı Aşağı Tuna Bölgesi’nin güneyine yerleştirerek bu tehlikeyi engellemek istemiştir (İ. 382). Batı Gotları tarafından Hadrianopolis (= Edirne) yakınlarında büyük bir yenilgiye uğratılarak imha edilmişlerdir. son Batı Roma İmparatoru ROMULUS AUGUSTULUS’u tahtından indirerek imparatorluk alametlerini Doğu Roma’nın başkenti Constantinopolis’e göndermiştir. imparatorun İ. batısını ise diğer oğlu HONORIUS’a vererek “ikili bir yönetimi” tercih etmişti. da Germen kabilelerini imparatorluk sınırlarından uzak tutmak giderek zorlaşmaya başlamıştır. İ. THEODOSIUS. “Bizans İmparatorluğu” olarak yeni bir gelişime uğrayacak ve 1453 yılına dek varlığını sürdürecektir.s. İ. Bu durum. . yy. 391’de Pagan kültleri yasaklayarak Hristiyanlığı devletin resmî dini yapmıştır. Batı Roma İmparatorluğu sonunda barbar saldırılarına dayanamayarak yıkılmıştır: İ. Hristiyanlar’a sahip çıkmış ve İ. 395’teki ölümünden sonra devletin kesin olarak ikiye ayrılmasına yol açmıştır. 380 yılında vaftiz edilen ve dindar bir Hristiyan olan THEODOSIUS. ölümünden önce imparatorluğun doğusunu oğlu ARCADIUS’a. 378’de İmparator VALENS ve Roma ordusunun ana bölümü.s. Romalı zengin bir İspanya ailesinden olan İmparator THEODOSIUS.s.s. 4.s.Roma Tarihi’nin Anahatları 97 İ.s.

3. Dominatus Devri ekonomik yaşamının donuklaşmasına ve sürekli olarak devlet denetimi altında kalmasına yol açmıştır. İ. yy. Roma İmparatorluğu ekonomisinin temelini kitle köleciliği oluşturuyordu.s. aynı zamanda “tek” ekonomik ve ticarî güç de ortaya çıkmıştır. devletin aldığı sert organizasyon önlemleri ile dengelenmeye çalışılmışsa da. yaşam standardı son derece düşmüş.98 Roma Tarihi’nin Anahatları c) İmparatorluk Devri’nde Sosyo–Ekonomik Koşullar Roma “dünya devleti”nin kurulmasıyla Akdeniz Bölgesi’nde yalnızca siyasal ve askerî değil. ekonomik kriz önlenememiş ve böylece Roma’nın kurduğu “dünya ekonomisi”nin sonu gelmiştir. güneyde Habeşistan ve Batı Afrika’ya kadar uzanan geniş bölgeler de katılmıştır. doğuda Hindistan üzerinden Çin’e. ın ikinci yarısından itibaren devletin özellikle orduya yaptığı büyük harcamalar ve yeni köle kaynaklarının bulunamaması nedeniyle üretimde büyük bir işgücü boşluğu oluşmuş ve bu da devletin maddî potansiyelini giderek eritmiştir. .s. nüfus azalmış ve enflasyon büyük ölçüde artmıştır. Özellikle İ. 2. daki askerî seferlerin devletin maddî potansiyelinde yarattığı sürekli kayıp. yy. İmparator DIOCLETIANUS’un imparatorluğun tüm sakinlerini aynı ölçüde vergilendirme ve masraflı bir memur hiyerarşisi kurma girişimleri ise. Bu “dünya ekonomisi”nde ticaret özellikle İtalya ve eyaletler arasında gelişmiş. birbirlerinden uzak bölgeler arasında ticaret kolaylaşmış ve bu ticaret alanına kuzeyde İskandinavya’ya. Sonuç olarak.

da dahi sosyal yapının pek olumlu bir manzara arzetmediği gözlenmektedir. kuşkusuz buradadır). dan İ. yalnızca sürdüğü bu uzun yaşamdan ve tüm Akdeniz Bölgesi’nde ilk ve tek kez olarak kurduğu siyasal mekân birliğinden değil. içinde etnik bir birlik görülmeyen tüm Akdeniz Bölgesi’nde. 5. Bir diğer başarı. 2. 9. “kan . İ. 2000 yılı aşkın bir zaman ortaya çıkmaktadır. Dünya Tarihi’nde süre bakımından bu ayarda ikinci bir olay bulmak mümkün değildir. yy.Roma Tarihi’nin Anahatları 99 Ekonomik koşulların iyi olduğu İ.s. bu insanlar teselliyi kendilerine yeni şeyler vaad eden yeni tanrı ve dinlerde aramışlardır (Hristiyanlığın yayılma nedenlerinden biri de. dünyaya miras bıraktığı “tam devlet” kavramında olmuştur. 8. Küçük bir “mutlu” azınlık oluşturan zengin kesimin karşısında. aynı zamanda onun devlet olarak yaptığı etkilerden ve uygarlık ve kültür başarılarından da ileri gelmektedir.ö.s. ın sonlarına dek süren Roma Tarihi’ne. Roma’nın başarısı. Bizans (= Doğu Roma) Tarihi’nin süresi de eklenecek olursa. Roma Tarihi’nin Dünya Tarihi Açısından Önemi Roma Tarihi “Eskiçağ” dediğimiz büyük tarihsel devirler silsilesinin son safhasıdır. her şeyden önce. Fakat Roma’nın Dünya Tarihi’ndeki önemi. her gün bir “varolma mücadelesi” ile karşı karşıya bırakılmış geniş bir halk kitlesi yer almış. ekonomik gücü sınırlı. yy. yy.

Akdeniz’in doğusundaki yüksek kent kültürünün. Bugün bu kültür birliği bozulmuş olmakla birlikte. böylece Akdeniz Bölgesi’nde bir anlamda bir kültür birliği de kurabilmiştir. kurduğu siyasal ve hukukî düzen içinde. Roma. Roma. öncelikle. köy kültürünün egemen olduğu batıya ulaşmasına da neden olmuş. Roma’daki bu vatandaşlık kavramında aramak gerekir. böylece dünyaya kültür uluslarının yanında bir “devlet ulusu” da yaratılabileceğini göstermiş ve –kökeni ve kültür tradisyonu ne olursa olsun– içinde barındırdığı insanlara “ben bir Roma vatandaşıyım” dedirtebilmiştir. “vatandaşlık ilkesi” ile hukukî bir birlik oluşturulmuş olmasıdır. bu şekilde. Roma’nın bugün de etkili olan kültür ve uygarlık miraslarıdır. günümüzün Latin Dünyası ve modern dünyanın hukuk kurumları. .100 Roma Tarihi’nin Anahatları temeli” üzerine değil. Roma’nın devlet gücünün ve uzun ömürlü olmasının nedenini. insanlığa değişik etnik ve kültürel unsurlardan yoğun bir sentez yapılabileceğini de göstermiştir. Roma.

İ. İ. krallığını veraset yoluyla Roma’ya bırakması. İ. İ.Roma Tarihi’nin Anahatları 101 EK: Roma Egemenliği’nde Anadolu Kronolojik Genel Bakış: • • • • • • • • • • • İ. İ. İ. İ. 63: Pontus–Bithynia ve Cilicia eyaletlerinin kurulması.ö. 101: Cilicia Eyaleti’nin kurulması.ö.ö. önce Doğu ve Batı Akdeniz bölgelerindeki siyasal koşullara yeniden bir göz atmak gerekiyor: Önce Doğu Akdeniz Bölgesi: İSKENDER’in Hellas. İ.ö. generalleri arasında anlaşmazlıklara neden olmuştu. daha doğrusu Doğu Akdeniz Bölgesi’ne yerleşmesini kavrayabilmek için.ö. ATTALOS’un. 25: Galatia Eyaleti’nin kurulması. 133–129: Pergamon’da ARISTONIKOS İsyanı. 43: Lycia Eyaleti’nin kurulması. 323’teki ani ölümü üzerine. 74: Lycia-Pamphylia Eyaleti’nin kurulması. 280’lerde İSKENDER İmparatorluğu’ndan şu üç büyük Hellenistik krallığın çıktığını daha önce görmüştük: . 133: Pergamon Kralı III.ö. 74: Bithynia Eyaleti’nin kurulması.000 Romalı’nın öldürülmesi. Mısır ve tüm Önasya’yı içine alan imparatorluğu. İ. 88–83: Anadolu’da MITHRIDATES isyanı ve 80.ö. Roma’nın siyasal anlamda Anadolu’ya.ö.ö. İ.ö.ö. 64: POMPEIUS’un MITHRIDATES’e karşı savaşı başarı ile sona erdirmesi ve Önasya’da yeni bir düzenlemeye girişmesi. Uzun mücadelelerden sonra İ.s. 129: Asia Eyaleti’nin kurulması. İ.s.

268’lerde.102 • • • Roma Tarihi’nin Anahatları Mısır’da Ptolemaioslar.ö. Batı Akdeniz Bölgesi’ne gelince: Eskidoğu’nun son büyük devletlerinden Assur İmparatorluğu zamanında (İ. Bununla birlikte önce Latium’u (İ.ö. uzun süreden beri devam eden. Roma içindeki patricius–plebs sınıf mücadelesi. İ.ö. Ayrıca. aynı zamanda.ö. İtalya’nın Romalılaştırılmasına da yol açan bu gelişim.ö. ortalarında bile hâlâ küçük.ö. 8. Önasya’da Seleukoslar. lar) dünya haritasında henüz küçük bir nokta olan Roma Kenti. İtalya’daki diğer kentlerle dahi boy ölçüşemeyecek bir durumda idi. 290) eline geçiren Roma Cumhuriyeti. Roma’nın daha sonraki “büyük siyasal güç” konumunun ve ileride kurulacak Roma “dünya devleti”nin temelini oluşturmuştur. Bu arada. İ. 338) ve Orta İtalya’yı (İ. yani Doğu Akdeniz Bölgesi’nde güçlü Hellenistik krallıkların olduğu sırada. Roma–İtalya Konfederasyonu’nun kurulmasının ise Roma’nın geleceği açısından geniş kapsamlı sonuçlar doğurduğunu görüyoruz. Kuzeybatı Anadolu’da Bithynia ve Karadeniz kıyısında Pontos krallıkları da bu sıralarda kurulmuş küçük Hellenistik devletlerdir. yy. Makedonya’da Antigonoslar. İtalya’da oluşturduğu “Roma–İtalya Konfederasyonu” ile yarımadadaki ilk siyasal birliği kurmayı başarmıştır. Batı Anadolu’da Pergamonlu Attaloslar bağımsız bir Hellenistik krallık kurarak giderek güçlenmeye başlamışlardır. İ. yy. 3. ve 7. Roma “çiftçi devleti”nin bir “ticaret devleti”ne dönüşmesinde de büyük rol oynamıştır. İ. içte . ın başlarında son bulduğu için.ö. 4. Bu konfederasyon. 240’lardan itibaren ise. yy.

Makedonya ve Anadolu’da Roma Egemenliği’nin ilk habercileri olmuştur.ö. Roma dış politikasında bir dönüm noktası teşkil etmektedir: Bu savaşta Makedonyalılar’dan elde edilen ganimet. özellikle ekonomik çıkarların ön planda yer aldığı acımasız.ö.ö.ö. Roma. doğuda önemli bir ticaret gücü olan Korinthos’u tahrip ederek Mace- donia Eyaleti’ni kurmuştur. 238) ve İspanya (İ. 241). aynı yıl. 168’de Makedonyalı Antigonoslar’a karşı kazandığı Pydna muharebeleri. 190’da Suriyeli Hellenistik Seleukoslar’a karşı Magnesia ve İ. emperyalist bir döneme girecektir. bundan sonra. Şimdi Doğu Akdeniz Bölgesi’ne yönelen Roma’nın İ. böylece Batı Akdeniz Havzası’nın tek siyasal gücü olmuştur.ö. aralarındaki sürekli çatışmalar nedeniyle yıpranmaya başladıkları dikkati çekmektedir. Sardinya–Korsika (İ. Kartaca Savaşı’nın sonunda Kartaca’yı tümüyle yok ederek orada Africa Eyaleti’ni (İ. bir fetih savaşının Roma’ya ne gibi maddî yararlar sağlayabileceğini göstermiştir.Roma Tarihi’nin Anahatları 103 sosyal barışın sağlandığı Roma Cumhuriyeti.ö. 146). Bu sırada doğudaki üç büyük Hellenistik krallık arasındaki güçler dengesinin de giderek bozulduğu ve İ. Illyria. Bu gelişmelerin sonunda Roma. Nitekim sırasıyla Batı Sicilya (İ. Gerçekten de Roma Cumhuriyeti çok geçmeden Akdeniz egemenliğinin tamamlanması işine girişmiş ve İ.ö. Özellikle Pydna Muharebesi. 200’lerden itibaren bu devletlerin. 201) eyaletlerini kuran Roma.ö. . şimdi yayılma politikasında halkın desteğini de sağlamıştır. 149–146 yılları arasındaki III.

74’te Lycia-Pamphylia da katılacaktır. İ. ekonomik ve ticarî gücü. İ. 74’te Bithynia.ö.ö. Roma “dünya devleti”nin kurulmasıyla Akdeniz Bölgesi’nin ekonomik odak noktası da Mısır’daki İskenderiye’den Roma Kenti’ne geçmiştir.ö. Yöresel yönetim. 17’de Cappadocia.104 Roma Tarihi’nin Anahatları tüm Akdeniz Havzası’nın artık yalnızca kendisine ait olduğuna inanmaya başlamıştır. herhalde. bu eyaletlere daha sonra. 133’teki ölümünden birkaç yıl sonra eski Pergamon Krallığı’nın toprakları üzerinde Anadolu’daki ilk eyaletini (= provincia Asia.ö. kısaca bir “dünya devleti” idi. 63’te Pontus–Bithynia. İ. 25’te Galatia izleyecek. İ. askerî. İşte Roma’nın tümüyle Doğu Akdeniz Bölgesi’ne yöneldiği böyle bir zamanda Batı Anadolu’daki Hellenistik Pergamon Devleti’nin son kralı III. Roma gibi bir gücün karşısında durulamayacağını anlamış olmalıdır. ilgili cemaatlere bırakılmış. Para ekonomisi tümüyle yerleşmiş. ATTALOS’un. ATTALOS.ö. ATTALOS’un İ. Roma şimdi artık tüm Akdeniz Bölgesi’nin tek siyasal. ülkesini veraset yoluyla Roma’ya bıraktığını görüyoruz.ö. Roma. Roma Kenti bir sermaye merkezi haline gelmiştir. Asia Eyaleti’ni Anadolu’da İ. Eyalet sakinleri ise.s. 129) kuracaktır. aynı yıl yeniden organize edilen Cilicia ve İ.s. İ. İ. 43’te Lycia.s. Roma’ya para ya da tarım ürünleri şeklinde belirli vergiler ödemekle mükellef kılınmışlardır. eyalet valileri belirli yer ve zamanlarda kurulan mahkemelere başkanlık etmek için eyaleti gezmiş ya . 101’de Cilicia.

Roma Egemenliği ile birlikte. İ.ö. Roma’nın Anadolu’ya yerleşmesi.Roma Tarihi’nin Anahatları 105 da –Asia’da olduğu gibi– bu işi temsilcilerine yaptırmışlardır. Tarihte ilk kez köleliğin kaldırılmasını amaçlayan bu hareket. doğal olarak birtakım reaksiyonlarla da karşılaşmıştır. ATTALOS’un ölmesiyle ARISTONIKOS liderliğinde başlatılan proleter bir devrim girişimidir. Bu dönemde Roma’daki zenginleşmenin asıl kaynağı. Anadolu’dakiler de çok geçmeden Romalı tüccar ve vergi toplama şirketlerinin istilasına uğramışlardır. Roma Egemenliği’nin Anadolu’daki sert ve acımasız sömürü rejimi. Pontos Kralı VI. Roma’nın toprak burjuvazisi ile işbirliği sonucu bastırılmış ve bölgede – daha önce de değindiğimiz gibi– Asia Eyaleti kurulmuştur. eyaletlerden sömürü derecesinde elde edilen vergiler olmuştur. Fakat Roma tarafından bunun cezası da çok geçmeden veril- . Bunlar ve Romalı tüccarlar. 133 yılında Pergamon Kralı III. Bunlardan ilki. Eyaletlerde % 10 gelir ve % 5 gümrük vergilerinin toplanması işi. Eyalet valilerinin yanına ayrıca. öncelikle kendi kazançlarını düşünerek zengin Anadolu’yu sistematik bir şekilde talan etmeye başlamışlardır. malî işlerle görevli bir memur da verilmiştir. MITHRIDATES’in Anadolu’daki Hellenler adına genel bir isyan başlatmasına ve buradaki Hellenler tarafından bir “kurtarıcı” gibi karşılanmasına da neden olmuştur. devletin diğer bölgelerindeki eyaletlerde olduğu gibi. devlet tarafından publicanus denilen mültezimlere verilmiştir.

ö. aynı zamanda.ö. 27–İ.larda kendisini gösterecektir. yalnızca devletin anayasal kurumlarını değiştirmekle kalmamış. ayrıca Roma ve . 84’te Hellenler’i ve MITHRIDATES’i yenerek Anadolu’da Roma Egemenliği’ni yeniden kurmuştur. İ. Roma’da Cumhuriyet yönetiminin sonu ve monarşinin başlangıcı anlamına da geliyordu. İ.ö. Hellenistik Seleukoslar Devleti parçalanmış ve Romalılar Anadolu’da egemenliklerini Fırat’a kadar perçinlemişlerdir. Syria ve Cilicia eyaletlerini organize etmiştir. 64’te. Akdeniz Dünyası’nda uzun sürecek bir iç barış dönemini de (= pax Romana) başlatmıştır.106 Roma Tarihi’nin Anahatları miş. MITHRIDATES’e karşı başlatılmış savaşı Roma lehine sonuçlandırarak doğuda Pontus–Bithynia. aynı zamanda. 79’da MITHRIDATES’in yeniden saldırıya geçmesi de başarısızlıkla sonuçlanmış. Roma Cumhuriyet Devri’nde Akdeniz Dünyası yeni bir siyasal çehre kazanmıştı.s. Bu yeni dönem. POMPEIUS. Roma Egemenliği’nde bulunan Anadolu toprakları için de yeni bir gelişme ortamı hazırlamıştır. Romalı General CORNELIUS SULLA. Şimdi devletin en zengin adamı durumunda olan İmparator AUGUSTUS. 1.ö. artık Cumhuriyet Devri’ndeki gibi eyaletlerin sömürülmesine gerek görmemiştir. Bu şekilde. İmparator AUGUSTUS (İ. 30’da son Hellenistik krallık olan Mısır’ın Roma eyaleti yapılması ve Roma’da uzun zamandan beri süregelen “İç Savaşlar Dönemi”nin kapanması. 14) ile başlayan Principatus Devri ise.ö. Bu ortamın getirdiği refah ve zenginlik özellikle İ. İ.s. yy. İ. ve 2. imparatorluğun diğer bölgelerinde olduğu gibi.

yönetim ve vergi sistemlerinin değişikliklere uğratılması ile geniş gelişme olanaklarına kavuşan eyaletlerde elit sınıfın “Roma vatandaşı” yapılarak Roma yönetimi için kazanılmaya başlandığını da görüyoruz. İmparator CLAUDIUS’un doğu eyaletlerinde de Roma vatandaşlığı konusunda oldukça cömert davrandığını göstermektedir.s. eski po- lis’lerin korunması ve teşviki oluşturmuştur. “iyi süt veren ineği öldürünceye kadar sağmanın” doğru olmadığını görmüştür. Anadolu eyaletleri. Roma İmparatorluğu’nun batısındaki kadar köklü olmamakla birlikte. hatta Roma tahtında sonraları eyalet kökenli imparatorlara dahi rastlanabilecektir. bu politika aynı zamanda Anadolu eyaletlerinin “Romalılaştırılması”na da olanak sağlamıştır.Roma Tarihi’nin Anahatları 107 İtalya’nın geleceğinin de büyük ölçüde eyaletlerdeki refah ve zenginliğe bağlı olduğunu anlamış olmalıdır. Şimdi. Eğer deyim uygunsa. başta Asia olmak üzere. AUGUSTUS. Roma İmparatorluğu’nun doğu yarısının en değerli bölümünü oluşturmakta idiler. AUGUSTUS 19 Ağustos 14 tarihinde öldüğünde. bu zamanda “Claudius” adını taşıyan Roma vatandaşlarının sayıca artmış olması. Dönemin yazıtlarından da anlaşıldığı gibi. Anadolu’nun doğusunda koloniler kurulması. İ. Bu insanlar. 41–54 yılları arasında hüküm süren İmparator CLAUDIUS’un uyguladığı eyalet politikasının ağırlık noktasını. daha sonra Roma devlet kariyerinde senatörlüğe kadar yükselebilecek. kent merkezleri şebekesinin öteden beri yoğun olduğu batısında ise. .

eyaletlerdeki vergi toplama sisteminde daha önceki uygulamaya göre bir düzelmeye ve Principatus’un başlamasıyla artan . doğudaki Hellen kültür ve fikir yaşamını teşvik etmekten de geri kalmamıştır. VESPASIANUS. eyaletlerde Principatus Devri’nin başında da varlıklarını korumuş olan vergi toplama şirketlerinin giderek ortadan kalkmaya ve vergilerin devlet memuru statüsündeki procurator’lar tarafından toplanmaya başladığı görülmektedir. kuşkusuz öncelikle ekonomik olmuş ve bu şekilde bölgelerarası ekonominin teşviki yoluna gidilmiştir. ayrıca geniş kapsamlı bir yol yapımı programını uygulamaya koymuştur.s.108 Roma Tarihi’nin Anahatları İmparator VESPASIANUS (İ. Anadolu’da kentlerin canlı tutulması ve geniş kapsamlı yol şebekesi programlarının nedeni.s. 69–96) kendisinden önceki imparatorlardan NERO (İ. batıda uzun zamandan beri mevcut olan yol ağının tamir ve ikmali ile yetinilmiştir. özellikle ekonomik nedenlerle. 81–96) ile birlikte Roma İmparatorluk Devrinin en karanlık dönemlerinden biri başlamış olmakla birlikte. 54–68) kadar imparatorluğun doğusunda “Hellen dostu” bir politika uygulamamış olmakla birlikte. Anadolu’daki bir dizi kenti rehabilite etmiş. bu program çerçevesinde birleştirilirken.s. Anadolu’nun doğusunda o zamana değin aralarında çok güç koşullar altında ulaşım yapılabilen bölgeler. daha sonra İmparator TRAIANUS tarafından sürdürülen ve HADRIANUS zamanında bir prensip haline gelen bir gelişimin başlangıcını DOMITIANUS zamanına kadar geriye götürmek mümkün olmaktadır: Bu imparatordan itibaren. İmparator DOMITIANUS (İ. Bu gelişme.

Britannia’dan Fırat’a. hem Roma İmparatorluğu’nun geneli açısından. antik kent gelişiminin doruk noktasına ulaşmışlar.s. Tuna’dan Afrika’ya kadar en geniş yayılma alanına da ulaşmıştı. bu alandaki lider durumunu kaybettiği. imparatorluğun batısında olduğu gibi. Bu yüzyılda Anadolu’daki eyaletler. Antiokheia (= Antakya) ve Ephesos gibi kentler. yy. 2. . Roma İmparatorluğu. 2. hem de buna paralel olarak Anadolu’daki eyaletler bakımından bir “Altın Çağ” olmuştur. Şimdi zengin bir burjuvazinin oluştuğu eyaletlerde kaydedilen üretim artışı ve ürünlerin maliyetindeki düşüş nedeniyle İtalya’nın giderek pazarlarını yitirmeye başladığı. Bu ekonomik gelişmeye paralel olarak eyaletlerde belirgin bir nüfus artışı da kaydedilmiştir (örneğin Ephesos’un nüfusu bu dönemde 250. Kentleşme süreci. daha sonra da bu noktaya bir kez daha yaklaşmak mümkün olmamıştır. yy.da. İ.s.000’e yaklaşmış bulunuyordu).Roma Tarihi’nin Anahatları 109 devlet denetimine rağmen zaman zaman yapılan şikayetlerin azalmasına neden olmuştur. Anadolu’da özellikle ekonomi alanındaki bu gelişme noktasına daha önce ulaşılmamış olduğu gibi. aynı zamanda. doğusunda da. İ. yöresel birlik gösteren bazı ekonomi bölgelerinin oluşmasına yol açmış ve eyalet kentlerinde geniş kapsamlı pazar tesisleri ortaya çıkmıştır. Roma ve Aleksandreia (= İskenderiye) gibi merkezlerle önem ve görkem bakımından yarışa girerek birer “dünya kenti” olmuşlardır. hatta bizzat İtalya içinde İtalya kökenli mallar için pazar sıkıntısının baş gösterdiği dikkati çekmektedir.

şimdi HADRIANUS zamanında bu kuruma karşı olumlu bir tavra dönüşmüştür. İmparatorun doğuya karşı gösterdiği bu ilgi. 117–138) gibi “Hellensever” bir Roma imparatoru olmamakla birlikte. aynı zamanda. selefi kadar Hellen hayranı olmamakla beraber. bu ilginin diğer Anadolu eyaletleri için de geçerli olabileceği düşünülebilir. Selefi TRAIANUS gibi bir fetih programı uygulamayan ve daha çok elde mevcut olanın ikmali ile yetinen HADRIANUS. halefi HADRIANUS (İ. HADRIANUS’un (İ.s.110 Roma Tarihi’nin Anahatları Bu “Altın Çağ”ın başında bulunan İmparator TRAIANUS (İ. doğu eyaletlerindeki Hellenler’e karşı HADRIANUS’un başlattığı lü- tufkârlığı sürdürmüştür.s. 98–117). eyaletin çok küçük problemlerinin dahi imparator için önemsiz olmadığı dikkate alınırsa. Pontus–Bithynia Eyaleti valiliğinde bulunan PLINIUS ile yaptığı yazışmalarda çok iyi farkedilmektedir. 138–161). Roma imparatorları içinde en “Hellensever” olanı da devletin başına geçmiş oluyordu. Bu mektuplarda görüldüğü gibi. doğu eyaletlerinin durumu ile yakından ilgilenmekten de geri kalmamıştır. çıktığı iki büyük gezinin her ikisinde de Anadolu’ya gelmiş. Daha önce Anadolu’da Asia Eyaleti . geçmişe karşı duyduğu romantik bir ilgi ve hayranlıkla Hellen kültürünün korunmasına ve yeniden canlandırılmasına çalışmıştır. VESPASIANUS ve özellikle DOMITIANUS zamanında doğu eyaletlerinde imparatorluk kurumuna karşı Hellen entellektüelleri arasında artmış olan reaksiyon.s. 117–138) Roma tahtına çıkmasıyla.s. HADRIANUS’un yerine geçen ANTONINUS PIUS (İ.

Bu özelliğini imparatorluğu sırasında Ephesoslular’a yazdığı mektuplarda da görmek mümkündür. zengin aileler yaşadıkları kentleri güzelleştirmek ve geliştirmek konusunda hâlâ birbirleriyle yarışabiliyorlardı. Fakat bu dönemde de dünya henüz dış görünüş olarak İ. ın ilk yarısına göre pek farklılaşmamıştı.s. imparatorluğun doğuda çetin bir Parth savaşına girmesiyle düşmüştür.da dahi. 2. ANTONINUS PIUS. İ. ordu içinde çıkan korkunç bir veba salgını Roma birliklerinin yakasını geri dönerken de bırakmamış. Roma İmparatorluğu’na ilk ağır maddî yükü de beraberinde getirmiştir. kent maliyesine ilişkin bir kararnameyi içeren bir yazıt.s. ANTONINUS PIUS’un bu konularda ne kadar detaylı düşünebildiğini ve bilgi sahibi olduğunu göstermektedir. Anadolu eyaletlerini şüphesiz iyi tanıyordu. bunlar görünüşte olan şeylerdi ve “gökyüzünde Roma Devleti’nin geleceği için pek de hayırlı olmayan bazı kara bulutlar” toplanmaya başlamıştı. yy.ın bu mutlu dünyasına “ilk gölgeler”. eyalet bütçelerini bizzat gözden geçirmek adetinde olan ve hazine gelirlerinde eyaletler lehine belirli bir indirim yapan bir imparatordu. Bununla birlikte. 161’de MARCUS AURELIUS ve kardeşi LUCIUS VERUS Roma tahtına geçtikten sonra. Parth Devleti’ne karşı yapılan bu sefer. bu mücadeleden galip çıkmakla birlikte. İ. Ephesos’ta bulunan. Burada unutulmaması gereken noktalardan biri de şudur: “Mutlu günler”in henüz bitmediği İ. 2.s.Roma Tarihi’nin Anahatları 111 valiliği de yapmış olan ANTONINUS PIUS. yy. Anadolu’da ticaret ve alışveriş hâlâ eskisi gibi idi. yy. ayrıca. Roma. 2. kentlerdeki görkemli yapıların.s. zenginlik görüntüsünün ya da .

. aynı zamanda –belki de eyalet kökenli bir imparator olması nedeniyle– İ. 211/217) gereklilikten ziyade büyüklük kompleksinden kaynaklanan askerî seferleri –bunlardan birisi doğuya.s. yy. her gün “varolma mücadelesi” vermiş ve antik toplum bu sorunu bir türlü çözememiştir. 180–192) geniş ölçüde bozulmuş olan ekonomik düzeni sıkı bir rejimle yeniden kurmak zorunda kalan İmparator SEPTIMIUS SEVERUS (İ.s. Roma İmparatorluğu içinde yaşayan özgür insanların tümüne Roma vatandaşlık hakkı veren İmparator CARACALLA’nın (İ. bununla birlikte bu konuda yapılan harcamalar ilgili kentler arasında bölüştürülmüştür. Bu fakir kitle. Ayrıca eyalet yollarının bakım işleri eskiden ilgili kentlere bırakılmışken.da eksikliği duyulan. Özellikle İmparator COMMODUS zamanında (İ.s. 193–211). 2. eyaletlerde sosyo–ekonomik bakımdan zayıf halk tabakalarının durumunun düzeltilmesi konusunda önlemler almış. eyalet valilerine özellikle küçük çocukların korunması için kişisel sorumluluk vermiştir. küçük bir azınlık oluşturan zengin kesim karşısında yer alan. devletin maddî potansiyel açısından gerileme içine girmiş bulunan varlığını daha da zayıflatmış. ekonomik gücü sınırlı geniş halk kitlesine pek yararı olmamıştır. şimdi bu işi bizzat imparator üstlenmiş.s.112 Roma Tarihi’nin Anahatları kent meydanlarında sofistlerin attıkları gösterişli nutukların. Parth Devleti’ne karşı yapılmıştır–. bu durumdan özellikle doğudaki eyaletler olumsuz yönde etkilenmişlerdir.

nüfus azalmış. Anadolu’da özellikle kırsal kesimi ve tarım alanlarını etkilemiştir. Anadolu.s. İ. Tuna Bölgesi. 3. Doğu Cephesi’ne giden ya da buradan geri dönen Roma ordusunun tüm yüküne katlanmak zorunda kalmış. yaptığı geniş kapsamlı reformlarla İmparator DIOCLETIANUS (İ.s. sert bir vergi sistemi koyma yoluna gitmiş ve mükellefleri zorla belirli meslek gruplarına ayırmıştır. Bu ekonomik kriz.s.da paranın değerinin ne kadar düşmüş olduğunu ve ekonomik çöküntünün hangi boyutlara ulaştığını. Bununla birlikte. Batı Avrupa. İ. DIOCLETIANUS’un bu önlemleri Dominatus Devri ekonomik yaşamının donuklaşmasına yol açmıştır. Mısır ve Afrika gibi büyük ekonomi mekânları arasındaki bağlar kopmuş. kentler ve özellikle kırsal alan. 284–305) kurtarmaya çalışmıştır: DIOCLETIANUS. ekonomik ve malî çöküntüyü düzeltmek için geniş kapsamlı bir memur aparatı kurarak. yağmacı ve başıboş Romalı askerlerin tecavüzlerine maruz kalmıştır. Balkanlar. yy. Devleti içine düştüğü bu güç durumdan. sık sık.Roma Tarihi’nin Anahatları 113 Kitle köleciliğine dayanan Roma ekonomi sisteminde şimdi yeni köle kaynakları bulunamamasının getirdiği üretim düşüklüğünün de etkisiyle devletin içine düştüğü ekonomik kriz önlenememiş. üretim ve işgücünü sömüren.ın sonunda. enflasyon büyük ölçüde artmıştır. yy. Önasya. Dönemin yeni yönetim düzenle- . yaşam standardı son derece düşmüş. Anadolu. Anadolu’da yazıtlar yoluyla belirleyebildiğimiz ekmek fiyatları ya da basılan sikkelerin düşük kalitesi. hatta sikke basımının tümüyle durmuş olması –çünkü sikkenin para değeri. 3. metal değerinin de altına düşmüştü– göstermektedir.

391’de Pagan kültleri yasaklayarak Hristiyanlığı Roma Devleti’nin resmî dini yapan ve bu şekilde diğer dinlere karşı genel bir hoşgörüsüzlük dönemi başlatan THEODOSIUS’un. bir antlaşma ile Gotlar’ı Aşağı Tuna Bölgesi’nin güneyine yerleştirerek bu tehlikeyi önlemek istemiştir (İ.s. yönetim ve savunmada büyük ölçüde DIOCLETIANUS’un izinden yürüyen ve Hristiyan Kilisesi’ni yeni ayrıcalıklarla donatan ve giderek devlet organizasyonu içine sokan İmparator CONSTANTINUS’un (İ.da Germen kabilelerinin imparatorluk sınırlarından uzak tutulamadığını ve doğuda Persler’le mücadelenin sürekli kanayan bir yara gibi bir türlü sonuçlandırılamadığını görüyoruz. 379–395). Devlet mekanizmasında. imparator olan THEODOSIUS (İ. 378’de İmparator VALENS ve Roma ordusunun ana bölümünün Hadrianopolis (= Edirne) yakınlarında büyük bir yenilgiye uğratılarak imha edilmesi üzerine. Tüm önlemlere rağmen İ.s. 330’da eski Byzantion Kenti’ni “Constantinopolis” adıyla yeniden kurarak Roma İmparatorluğu’nun başkenti yapması ve Roma Senatus’unun buraya taşınması.s. İ. 382).s.114 Roma Tarihi’nin Anahatları mesiyle Anadolu’nun 3 ayrı yönetim bölgesine (= dioecesis). İ. 4. İ. yy.s. stratejik gerekçelerin yanı sıra Hellenistik–Hristiyan Dünya’ya da bir yönelme anlamına geliyordu.s. yani böylece Roma Devleti’nin ağırlık noktasının doğuya kaydırılmış olması. bu yönetim bölgelerinin de eskilerinden daha küçük eyaletlere ayrıldığını görüyoruz.s. 306–337). imparatorluğun yönetimini ölümünden önce doğuda ve batıda olmak .

Kısa sürede gerçekleşmesi mümkün olmayan böyle köklü bir değişimi belirli tarihlerle sınırlandırmak doğru değildir. yy. antik kültürün. İ. antik devletin ve antik düşüncenin sonu anlamına gelmektedir.s. 476’da yıkılmış. 6. . İ. İ.la birlikte Anadolu’da bir “Bizans Devri”nden ya da bir “Ortaçağ”dan artık kesin olarak söz etmek mümkündür. Ancak. daha İ. yy.Roma Tarihi’nin Anahatları 115 üzere iki oğluna vermiş olması. Aslında “Ortaçağ”. 395’teki ölümünden sonra Roma Devleti’nin kesin olarak ikiye ayrılmasına yol açmıştır.s.ın başlarında büyük ölçüde tamamlanmış bulunuyordu. yy.s. Bu bakımdan Anadolu’da Roma Egemenliği’nin sonunu belirlemek güç olmakta ve bu sorun farklı biçimlerde ele alınmaktadır. Bu bakımdan. bundan sonra da Batı üzerinde hak iddia etmeye devam eden ve merkezi Constantinopolis olan Doğu Roma İmparatorluğu ise. “Bizans İmparatorluğu” olarak 1453 yılına dek varlığını sürdürmüştür. Merkezi Roma Kenti olan Batı Roma İmparatorluğu barbar saldırıları sonucu İ. yy.ın sonlarında başlayan bu değişiklik. 7. 3.ın sonları ile 7.s.s.

.

Gnomon. Paris. – KROH. Lustrum .. Internationale Forschungsberichte aus dem Bereich des klassischen Altertums. Oxford 19963 . Ansiklopedi ve Sözlükler Der Kleine Pauly. Harmondsworth 1971. Who’s Who in the Ancient World. Wörterbuch der Antike mit Berücksichtigung ihres Fortwirkens . Stuttgart 1964-1975. B. 1989TB. Kritische Zeitschrift für die gesamte klassische Altertumswissenschaft. Hrsg.SEÇME BİBLİYOGRAFYA Süreli Bibliyografyalar ve Kontrandü Dergileri L’Année Philologique. A Handbook to the Survivors of the Greek and Roman Classics. Bibliographie critique et analitique de l’Antiquité Gréco–Latine. publiée par J. München 1969-1971. Lexikon der Alten Welt. . München. Paulys Real–Encyclopädie der Classischen Altertumswissenschaft. Historische Bibliographie. Stuttgart 1893 vdd. London (Oxford). Stuttgart 1996 vdd. Berlin/München.. München 1979. von der Arbeitsgemeinschaft Außeruniversitärer Historischer Forschungseinrichtungen in der Bundesrepublik Deutschland. Der Neue Pauly. ERNST et G. Innsbruck. H. P. LAMER. MAROUZEAU. KENNEDY. Göttingen. The Oxford Classical Dictionary. Fondée par J. RADICE. 1990TB = dtv–Lexikon der Antike. Zürich 1965. Anzeiger für die Altertumswissenschaft. The Classical Review. Stuttgart 19768 .

Griechische Geschichte. P. ÖZSAİT. ÇAĞLAYAN. SCHULLER. BROCKMAYER. H. haz. İstanbul 2007. Trabzon 1967. Einführung in die Geschichte des Altertums. İ..118 Seçme Bibliyografya “Giriş” Kitapları BENGTSON. Paris 19693 . – E. Z. İlkçağ Tarihi. Yüzyıllar Arası). B. Darmstadt 19886. O. ve diğ. München 19775. (yay. F. München 19798. Eskiçağ Tarihi. MANSEL. W. ERZEN). BAYSUN – E. Einführung in die Alte Geschichte. Ankara 1945. A. TEKİN. Ana Hatları ile Ege-Yunan-Roma Tarih ve Uygarlıkları.. Eski Anadolu ve Trakya: Ege Göçlerinden Roma İmparatorluğu’nun İkiye Ayrılmasına Kadar (MÖ 12. I: Eskiçağlar ve Türk Tarihinin İlk Dönemleri. H. E. Wiesbaden 1973. PETIT. I-II. (çev. A. Kaynaklar. KAYA). Eskibatı Tarihi I. Guide de l’étudiant en histoire ancienne. Hellenizm Tarihinin Anahatları. Hellen ve Hellenizm Tarihi BAYER. İPLİKÇİOĞLU. Y. PARMAKSIZOĞLU. N. I: Büyük İskender İmparatorluğu. C. Felsefeden Ekonomiye Antik Yunan Dünyası.. Hellenizm ve Roma Tarihi (Türkçe) ÇAĞLAYAN. Studienbibliographie Alte Geschichte. PEKMAN. Griechische Geschichte in Grundzügen. KARAL.. İstanbul 1942. BİLGİN. Ankara 1976. Giriş. YENER. Hellen. N.. M. İstanbul 1941-1942... E. Y. Stuttgart 1994.. Genel Tarih. BENGTSON. – C. C. M.. A. BOSCH.. – Y. Ankara 1997. İstanbul 2004. Bibliyografya. – MS 4. Ankara 1975. Kısaltılmış Eski Zamanlar Tarihi. Eskiçağ Tarihi. Eskişehir 1991.. SCHULTHEISS. .

(çev.. Büyük İskender. – S.. (çev. History of Greece to 322 B. J. ÉD. Adana 1971. ÜSTER). Büyük İskender’in Yaşamı ve Fetihleri.–GOULOWSKY. J. SCHULLER. N.. (çev. Ankara 19885. I: Uzakdoğu – Ortadoğu – Eski Yunan. ÖNOL). GABRIEL-LEROUX. C. s.. B. MALAY. Paris 1972. İlkçağ Tarihi. W. Ankara 1987. 3-122. CANDEMİR). TEKİN. GEHRKE. HAMMOND.. I. ERDİLEK). B. İNCE).Seçme Bibliyografya 119 BOSCH.. ⟪Akdenizdeki İlk Uygarlıklar⟫. Şu eserde: J. F.-J. C. P. Oxford 1977. A. DROYSEN. Sussex 1981. II. Eski Yunan Tarihi.– MOSSÉ.. (çev. G. H. İstanbul 1943. Eski Yunan Toplumu Üstüne İncelemeler. N. G. Tarih Öncesi Ege. Darmstadt 1976. Le monde grec et l’Orient. WILL. Griechische Geschichte.. İlk Akdeniz Medeniyetleri. KOVALEV (çev. W. ÇALIŞKAN). Ege ve Yunan Tarihi. ÉD. İstanbul 1944. Paris 1975. P.. V. 19882. A. Hellenistik Devirde Pergamon ve Aristonikos Ayaklanması. PERİN). ATLAN)).. Ö. N. İzmir 1992. II: Roma İmparatorluğuna Katıldıkları Tarihe Kadar Hellenizm Devletleri. MANSEL. I.. Geschichte des Hellenismus. (çev. WEILER. KOTAN. M. München 1990. J. The Hellenistic world. E. İstanbul 1983–1985. GABRIEL-LEROUX – G. PERİN – M. WALBANK. İstanbul 2001. . C. BOSWORTH. I–II. C. O. İstanbul 2005. L. CONTENAU. THOMSON.C. N. H. Eski Akdeniz ve Yakın-Doğu Uygarlıkları. GABRIEL-LEROUX. DIAKOV. H. München 1991 3. I–III. (çev. WILL. Eski Yunan. Le monde grec et l’Orient. Griechische Geschichte. Hellenizm Tarihinin Anahatları. S. G. Büyük İskender. İstanbul 2002. İstanbul 1966. (çev. LEVI. İstanbul 1987.

W. – J. München 1989. A. A. Kısım: Cumhuriyet. I: Republik und Kaiserzeit bis 284 n. İstanbul 1988. Geç Antikçağ’da Roma ve Bizans Dünyası.. N. MATTHEWS. E. Romalılar. M. CRAWFORD. Roma İmparatorluk Tarihi (M. P. CARY. DAHLHEIM. A. T. BOSCH.. BROWN. Römische Geschichte. ATLAN). (çev. GRANT. Römische Geschichte von Diocletian bis Justinian 284–565 n. München 1995. Braunschweig 19764.120 Seçme Bibliyografya Roma Tarihi AKŞİT. İstanbul 1985. (çev. GRANT. HEUSS. BAYDUR. H.. Kölelerin İsyanı.. M. Geschichte der römischen Kaiserzeit. S.. 27–MS 395).. History of Rome. C. (çev. Von den Anfängen bis zur Spätantike. J. Römische Geschichte. BARROW. S. I. GÜROL). M. Chr. Roma Tarihinin Anahatları. R. Paris 1977. T. BLEICKEN. 1993TB. 1. The Roman republic. İmparator Iulianus. (çev. München 19892. Kısım: Cumhuriyet Devri. ATLAN. München 19823 . Die Spätantike. J. H. München 19924. E.. Grundriß der römischen Geschichte mit Quellenkunde. DEMİRCİOĞLU. Ö. Roma Dünyası. New York 1976. O. DEMANDT. Roma Tarihi. I/1: Cumhuriyet (Menşe’lerden Akdeniz Havzasında Hâkimiyet Kurulmasına Kadar). M. Aarhus 1995. Chr. BRINGMANN. SCULLARD. KARADENİZ). (çev.. İstanbul 20022 . Roma’dan Bizans’a... BENGTSON. London 1978. (çev. Geschichte der Römischen Republik. AVCI).. İstanbul 1970. Roma Tarihinin Ana Hatları. CHASTAGNOL. E.. – H.. İstanbul 1940. Ş. K. A history of Rome. . CHRISTIANSEN. La fin du monde antique. İstanbul 1982.. İstanbul 1970. A. Z. H. İLKGELEN). A history of Rome. Ankara 1953. London 1979. H. KOESTLER. 1987TB. CORNELL. Spartaküs. İstanbul 2000. Z. İstanbul 2000. KAÇAR).

Kartacalı Hannibal. İstanbul 2002.. İstanbul 2001. A. . Anadolu’da Romalılar. P. PIGANIOL. MAGIE.. İstanbul 1995. München 1985. MARTIN. ÇAPAR). YERGUZ). D. Anadolu’da Romalılar. C. N. I: Attalos’un Vasiyeti. (çev. D. Paris 19746 . (çev. MAGIE. (çev. München 19902. E. D. WELLS. Ankara 2006. (çev. İ. Roma İmparatorluğu. Das römische Reich. Histoire de Rome. BAŞGELEN – Ö. ÇAPAR). YÜCEL..Seçme Bibliyografya 121 Le ROUX. Anadolu’da Romalılar. N. J. III: Batı Anadolu ve Kentleri. BAŞGELEN – Ö. N.. Spätantike und Völkerwanderung . II: Batı Anadolu ve Zenginlikleri. MAGIE. ÇAPAR). BAŞGELEN – Ö. İstanbul 2003.

DİZİN

A
ab urbe condita, 65, 67
absolutizma, 47
Actium (Deniz Muharebesi;
Savaşı), 90, 91
Adoptif İmparatorlar, 91, 94
Adria (Denizi), 40, 48, 60

aedilis, 75, 76
aerarium, 76, 93
Africa Eyaleti, 83, 103
Afrika, 90, 98, 109, 113
AGAMEMNON, 20
AGATHOKLES, 78

ager publicus, 72, 74, 83, 86
agon, 23
AGRIPPA, 90
Ahhiyavalılar, 16
Aioller, 19
Aitolia, 47
Aka(lar) (Hellenleri), 12, 13,
14, 17, 18, 19, 52
Aka savaş arabaları, 17
Akalar'ın Hellas’a göçü, 14,
15

Akdeniz, 24, 25, 44, 48, 81,
82, 100, 103
Akdeniz (Bölgesi; Dünyası;
Havzası), 14, 16, 48, 57,
63, 77, 78, 79, 80, 81, 82,
83, 91, 98, 99, 100, 101,
102, 103, 104, 106
Akdeniz halkı, 14, 15
Akdeniz ortak kültürü, 59
Akhaia, 19, 47
Akragas, 63

akropolis , 22, 28, 38, 67
Alalia, 63
Alba Longa, 67
Aleksandreia, 43, 109
ALÉKSANDROS, 42
alım vergisi, 40
Alp Dağları, 60
Anadolu, 11, 13, 16, 17, 18,
19, 20, 24, 25, 41, 43, 48,
61, 62, 70, 101, 102, 103,
104, 105, 106, 107, 108,
109, 110, 111, 113, 114,
115
Anadolu eyaletleri, 107, 109,
110, 111
Anadolu’da kentlerin canlı
tutulması, 108

124

Dizin

Anadolu’da Roma
Egemenliği, 106, 115

Áreios págos , 28

anayasa, 23, 27, 28, 30, 32,
50, 51

Ares Tepesi, 28

anayasa reformu, 88

aristoi , 16

anayasal kurumlar, 91, 106

Areopag , 28, 30, 39
Ariminium (= Rimini), 57

Ankara, Ankyra, 43

aristokrasi, 22, 27, 39, 40,
72

Antakya, 109

aristokratia, 35

ANTIGONOS, 46

aristokratik ayrıcalıklar, 33

Antigonoslar, 47, 48, 82,
102, 103

aristokratlar (devleti), 27,
29, 34

Antikçağ, 50, 66

ARISTONIKOS (İsyanı), 101,
105

antik devlet, 115
antik düşünce, 115

ARISTOTELES, 30

antik kültür, 115

Arkadia, 19

Antiokheia, 109

arkhon, 28, 29, 30, 32, 33

ANTIOKHOS, III., 81, 82

Asia (Eyaleti), 48, 80, 83,
101, 104, 105, 107, 110

ANTIPATROS, 46
ANTONINUS PIUS, 110, 111

Asker İmparatorlar, 91

Antoninuslar Sülalesi, 94

Assur (İmparatorluğu), 16,
44, 77, 102

ANTONIUS, 85, 90
Apameia Antlaşması, 80, 82

Apella, 51
Apenninler (Yarımadası), 57,
59, 60, 65
Apenninus Dağları, 57
Apenninus (Kültürü; Kültür
Çevresi), 60

Apenninus mons, 57
Apenninus Yarımadası, 61
Apulia, 59

Atina, 20, 22, 27, 28, 29, 30,
31, 32, 33, 36, 37, 38, 39,
40, 41, 42, 47, 50, 70
Atina demokrasisi, 30, 36
Atina ve müttefikleri, 40
Atina’da demokratik parti,
38
Atina’da tiranlığın son
bulması, 31
ATTALOS (III.), 48, 83, 101,
104, 105

arazi vergisi, 31

Attaloslar, 47, 102

ARCADIUS, 97

Attika, 17, 19, 20, 30, 31, 50

71. 60. 34 autonomia. 41. 113 barbar(lar) (saldırıları). 96. 40. 47. 25. 72. 95. 45 Bithynia (Eyaleti). 22. 79 Batı Roma İmparatorluğu. 95. 34 avam egemenliği. 115 bárbaros. 102. 77 AUGUSTUS. 81 Capitolinus Tepesi. 85. 15. 35 Avrupa. 90 CAESAR’ın diktatörlüğü. 108 Bologna. 67 Cappadocia. 29 Britannia. 60 borç köleliği. 67 CAESAR. 23 basileus. 33 Avrupa Ortaçağı. 26 Attika Lehçesi. 48. 94. 68 autarkeia. 43 Bizans (Devleti). 106. 91. 99. 115 Bodrum. 78. 33 burjuvazi. 27 bilim. 78 Beşyüzler Meclisi. 32. 63 Cannae (Meydan Savaşı. 30. 65. 105. 45 Balkan(lar) (Yarımadası). 107 auspicium. 25 Büyük Yunanistan. 91. 62 Byzantion. 94 Büyük Hellas. 94. 109 BRUTUS. 90. 95. 38. 113 Avrupa feodal düzeni. 41 augur’luk. 89. 93. Muharebesi). 21. 97. 77 Attika–Delos Deniz Birliği. 26. 85 Campania.Dizin 125 Attika demokrasisi. 114 C Caelius. 20 Batı Gotları. 115 Bizans Devri. 92. 36. 16.. 57. 90 CAESAR’ın öldürülmesi. 85. 18. 44. 32 Biga. 97 Batı Hellen Krallığı. 80. 104 CARACALLA. 97. 97. 42 bölgelerarası ekonomi. 21. 101. 18 B Babil. 95 CAESAR Katilleri. 104 Attika–Delos Deniz Birliği. 59. 109 bürokrasi. 115 Beneventum Muharebesi. 94. 25. 43 Boiotia. 90 bule. II. 112 .

28. 112 Constantinopolis. 32 DAREIOS (III. 68 censoria potestas . 72. 107 Çanakkale Boğazı. 88. 33. 76 Ç Cilicia (Eyaleti). 75 comitia curiata. 77.126 Dizin CASSIUS. 85. 72. 30. 85. 104. 69 çiftçi devleti. 43 Constitutio Antoniniana. 89 cumhuriyet. 75. 66. 70. 69 collegium’lar. 88. 114 Deliçay. 68. 98 comitia centuriata. 77 demokrasi sorumluluğu. 74 demir kullanımı. 80 demokrasi. 71. 79 cognomen. 77 çiftçi sınıfı. 71. 92. 69 çiftçi kültürü. 76. 69. 96. 39. 74 comitia tributa. 62 Corsica. 34. 89. 27. 77 Çin. 76 censor('luk). 75. 22 cura urbis. 32 CLAUDIUS. 72 CRASSUS. 85. 96. 76 cemaat devleti. 23 DEMETRIOS. 74. 90 cura morum. 106 Çanak-Çömlek Mahkemesi. 77 cura ludorum. 75. 21. 40. 90 cura annonae. 97. 43 Claudiuslar. 92 census civium. 106 Cumhuriyetçiler. 89 Delphoi. 73. 74 Çay. 46 cliens’ler. 85. 14 collegium augurum. 114. 33. 115 D Dalmaçya. 77 çiftçiler cemaati. 95. 70 CONSTANTINUS. 43. 76.). 34 demokratia. 28. 95 Delos. 44 değiş-tokuş ölçüsü. 74. 71. 92 curia. 95 danışma meclisi. 88 COMMODUS. 101. 35 . 46 Corneliuslar. 34 demokraside devlet otoritesi. 83. 87 collegium pontificum. 38 consul. 57. 76.

97. 96. 113 ekonomi organizasyonu. 98. 14. 98 devlet arazisi. 98. 29 Deniz Kavimleri. 82. 22. 100 dictator. 114 Ege adaları. 27. 19. 17. 114 DIONYSOS. 45. 95 ekonomik çöküntü. 99. 83 dünya imparatorluğu. 20 dünya ekonomisi. 113 ekonomik değişim. 12 destanlar. 83 ekonomik düzen. 28. 72. 109 ekonomi bölgeleri. 112 ekonomik gelişme. 52. 24 Dor süvarileri. 108. 45. 88 din hukuku. 50. 34. 13. 30. 95. 15 ekonomik bağımsızlık. 18.Dizin 127 demokratik anayasa reformu. 33. 46 Ege Denizi. 17. 18. 113 dominus. 40. 77 din özgürlüğü. 96. 20. 34 ekonomik bunalım. 37. 19. 17 dünya devleti. 83. 41. 45. 53 E Edirne. 29 doğum oligarşisi. 20. 52 Dünya Tarihi. 84. 113 ekonomi. 25. 74. 95. 17. 17 Dor(lar). 31 dörtlü imparatorlar collegium'u. 27 Doğu Roma (İmparatorluğu). 17. 90 devlet kariyeri. 109 ekonomi mekânları. 23 Doğu Dünyası. 75 diktatörlük. 19. 110 Dor Göçleri. 61 Ege Göçleri. 103 ekonomik çıkmaz. 95 ekonomik çıkarlar. 109 . 86. 35 Dominatus (Devri). 99 devlet ulusu. 114 dioecesis. 43. 24 Ege (Bölgesi). 95. 96 DOMITIANUS. 18. 79. 95 demos . 97. 98 Dominatus Devri ekonomik yaşamı. 61 Ekklesia. 104 denizcilik. 96 DIOCLETIANUS. 16. 39 ekmek fiyatları. 11. 115 doğum aristokrasisi. 113. 109 devlet kölesi. 33 DRAKON yasaları. 93 dünya kenti. 33.

23. 113 eyalet bütçeleri. 104 Etrüskler'in önemi. 88. 90. 65 ekonomik sistem. 78 ekonomik kriz. 61. 25. 108 F etnifikasyon. 66. 63 Eleusis. 26 Etrüsk Egemenliği. 50 ekonomik unsurlar. 72 eyalet politikası. 84. 104 eyalet valileri. 93. 108 ekonomik odak noktası. 111 ephoros . 77. 36 . 105. 103. 106. 31 EVANS. 17. 99. 109. 53 Eurotas Ovası. 64 fakirler egemenliği. 107. 112 eyalet yolları. 19. 51. 74 Etruria. 69. 71. 43 Etrüsk kent devletlerinin ortaya çıkması. 98. 98. 63 ekonomik nedenler. 34 Etrüsk kralları. 66. 19. 12. 104. 22. 65. 19 evlenme yasağı. 12 ekonomik ve malî çöküntü. 90.128 Dizin ekonomik gereksinmeler. 43. 70 ekonomik güç. 114 eyaletlerdeki vergi toplama sistemi. 98. 99 Eskidoğu. 112. 102 Eskidoğu Kültürü. 26. 98. 71. 47. 65. 69. 98. 67 Fenike kentleri. 107 eyalet sakinleri. 92. 105. 112 Etrüsk mezar tipi. 78 Eskiçağ. 63. 76. 34 enflasyon. 96. 62 ekonomik koşullar. 104. 83. 63 Fenike ticaret kolonileri. 47 Euboia. 98 Elea. 111. 62 Fenike(liler). 25. 111 ekonomik ve ticarî güç. 52. 94. 104 ekonomik yaşam. 34 Etrüsk Dili. 26. 112 eyalet(ler). 23 Etrüsk etkisi. 26. 83 Etrüsk problemi. 16. 113 Etrüskler'in en geniş yayılma alanına ulaşması. 62 ekonomik güçlükler. 62. 96. 62 felsefe. 57. 70 Fenike Alfabesi. 62 Fabiuslar. 71. 109. 108. 48. 23 eleutheria. 85. 55 Epiros. 110. 39. 64. 99 Etrüsk(ler). 64. 80. 63. 113 Ephesos.

33. 87 H Habeşistan. 44 Hellen demokrasisi. 29 Germen göçleri. 71. 86. 95 heílotes . 91. 97. 108. 33 G GAIUS SEMPRONIUS GRACCHUS. 104 halk partisi.Dizin 129 feodalite. 42. 12. 110 Hagia Triada. 13 Halikarnassos. 89 halk tribunus’ları. 40. 97. 93 Flaviuslar Sülalesi. 11. 101 Girit. 81 HANNIBAL. 76 Gallia cisalpina Eyaleti. 68. 114 HADRIANUS. 47. 13 Girit sarayları. 114 GRACCHUS Kardeşler. 74. 34 Hellen entellektüelleri. 78 halk meclisleri. 73. 51. 97. 44 hazine gelirleri. 92 Galatia (Eyaleti). 36. 35. 43 Hellas üzerinde Makedonya Egemenliği. 41. 51. 41. 58. 72. 74. 73. 81 Gallia transalpina. 17. 11. 98 Hadrianopolis. 69 he en Areío págo bulé. 13. 87 Granikos. 114 Heliaia. 111 gens. 19. 106. 37. 18. 20. 89 harf yazısı. 75 Gal Felaketi. 88. 43 Gotlar. 33. 18 Filistin. 19. 82 Hellen Birliği. 97 Helladik Devir. 46. 23 Gaugamela. 61 Gordion. 39. 13 Gömen İtalikler. 42. 38. 30 Germen(ler). 50. 14. 16. 101. 15. 110 Hellen hayranı. 85. 52 Germen kabileleri. 52 Hellas. 109 fiscus. 36. 43 halk egemenliği. 86 Gallia. 22. 94 Fransa. 110 Hellen kentleri. 76. 17. 11 Fransız İhtilali. 12. 80. 80 . 14 Gerusia. 30. 48. 58. 13. 60 Girit Devleti. 78. 15. 35 Halk Meclisi. 57. 94 Fırat. 86.

104. 22. 53. 102 Hristiyanlığın yayılma nedenleri. 14. 65. 44. 97. 47. 64 Himera. 97 HORTENSIUS Yasası. 62 . 38. 37. 39. 103. 96. 110 Hitit çivi yazılı metinleri. 18 Hellen tarih alanı. 11 Hellen toplumu. 11. 114 Hellenistik. 33. 66. 48 Hellen(ler). 25 Hellence. 34 Illyria. 58. 73 İhtiyarlar Meclisi. 16 Hellen mitolojisi. 61. İ İber (Yarımadası). 114 Hristiyanlar. 96 hukuk devleti. 11 Hellen Tarihi. 12 HOMEROS. 23. 114 Hellenizm (Devri). 108 hippeis. 52. 98 Hellen kolonizasyonu. 79. 72 hukuk kurumları. 34. 45. 97. 20. 102. 78. 25. 106. 20. 18. 29. 62 Hint–Avrupa. 100 I. 45. 63. 24. 11 Hindistan. 13. 21. 47. 63. 29 hukuk güvenliği. 63 Hellen kolonistleri. 48. 50. 106 Hellenistik–Hristiyan Dünya. 58 Hellen Tarihi'nin mekânı. 11. 23 Hellenler'de devlet biçimleri. 103. 97 Hristiyanlık. 26. 99 Hellenistik krallık(lar). 105. 55 Illyrialılar. 81 Hitit Devleti. 15. 110 hukuk. 34. 11. 42. 40. 23. 21 imparator eyaletleri. 61 HONORIUS. 65. 37. 62 HESIODOS. 51 Ilias (= İlyada). 90. 72 Hristiyan (Kilisesi). 20. 12. 42. 21 Hellen kültürü. 59. 80. 46. 30 Hellen Ortaçağı. 101. 81. 93 Illyrialı göçleri. 36. 28. 26. 71. 20. 23. 46. 48. 35. 20. 62 Hellen kültür ve fikir yaşamı. 106 Hristiyanlığın Roma Devleti'nin resmî dini olması. 58 Hispania Eyaleti. 81. 103 helot’lar. 19. 76. 24. 59 icra organları. 90. 42. 27. 18. 19. 95 Hellenistik devlet(ler). 62. 54. 14.130 Dizin Hellen kolonileri. 41.

109 Keltler. 102 Ion İsyanı. 25. 59. 60. 42. 93. 75. 102. 43 İstanbul. 57. 81 İtalya Cumhuriyeti. 62. 92 131 İtalya’da Bronz Devri. 16. 59. 26. 58. 79. 103 İtalik(ler).. 44. 92 imperium proconsulare maius. 82. 58 Kartaca. 36 Ion kentleri. 47 İspanya. 78. 58 İtalya’da Erken Demir Devri. 109 İskit(ler). 68. 19 Iulius–Claudiuslar Sülalesi. 11. 61. I. 81. 83. 60. 36 Karadeniz. 97. 70. 101 İskenderiye. 80. 81. 61 imperium. 43. 91. 67 Kartaca’nın Roma’nın eline geçmesi ve tahribi. 66 Kartacalılar. 58 İndus (Vadisi). 63. 102 Kartaca Devleti. 77. 66. 58. III. 43. 76 İtalya’da Etrüsk Egemenliği'nin sonu. 80 Italia. 74 Ionlar. 25. 107. 80. 37 Ipsos. 78. 62 Kavimler Göçü. 83. 64. 70 Iuliuslar. 12 İtalya’da Taş–Bakır Devri. 98 İSKENDER (BÜYÜK. 81 kehanet merkezleri. 65. 71. 58. 74 İtalya’da kent kültürü. 79. 44. 45. 103 Issos. 46 İran. 35. 11. 44. 17. 16. Devleti. 24. 57 KASSANDROS. 23 . 62. 96.. 25. 70. 83. II. 47 işgücü. 79. 59 İtalya. 113 İskandinavya. 46. 63. 46 İtalya Tarihi. 80 Kartaca Savaşı. 45 İtalya’nın Romalılaştırılması.Dizin Imperator Caesar divi filius Augustus. 83. 98. 81. 79. 104. 96 K Kallias Barışı. 63 inauguratio. İmparatorluğu). 63 individüalizm. 83 Kartaca Savaşı. 103 Kartaca ticaret devleti. 63.. 80 İtalya birliği. 80 Kartaca Savaşı. 36. 36. 79. 26. 94 Ionia. 63. 77. 61. 89. 80.

100 Latince. 36. 61 Latium. 109 Khaironeia. 38. 40. 80. 41 krallık (kurumu). 46. 22 kuyu mezarları. 98. 48. 78 Latino–Falisc Grubu. 35 L köleler. 90 Knossos. 83 Korinthos. 12. 38. 22. 80. 53 koloni(ler). 20. 19 Kıbrıs. 34. 40. 26. 13 köle kaynakları. 67. 113 kitle köleciliği. 18. 64 kent kültürü. 42. 40. 52. 82 Kyrenaika. 47. 83. 69. 84. 21 Küçükasya. 57. 64. 31. 78. 39. 50. 63 Kyme Deniz Muharebesi. 58 Latinler. 64. kesim. 18. 50. 86. devletleri. 11. 113 KLEISTHENES (reformları). 102 lectio senatus. 24. 16. 23. 113 Dizin ksenoi. 70 korsanlar. 62. 53 Lakedaimon(lular). 67 Latin Dünyası. 39. 52. 36. 15. 100 kentleşme süreci. 80. 27. 63. 48. 35.132 kent devleti. 62. 21. 59 Kykladlar. 65. 67. 61. 19. 76 legatus . 28. 105 Lakedaimónioi. 23. 35. 93 . 24. 33 KLEOPATRA. 42 Khalkidike. 103 köy kültürü. 98. 63 Latin Birliği. 83. 21. 69 kültür birliği. 84 Lagozza Kültürü. 64 Kynoskephalai Muharebesi. 89 Korsika. 100 kutsal ateş. 11. 50 kratia. 25. 82 küçük çiftçiler. 66. 59 köleliğin kaldırılması. 11 KYROS. 45. 36 kırsal alan. 25. 100 Kral Barışı. 33 Kroton. 16 Kyme. 53 kolonizasyon. 15 Kuzey Afrika. 78 kent devleti anayasası. 90 kent kralı. 107 Lakonia. 27. 11. 62 latifundia. 103 Latin cemaatleri. 63. 17 kyklop surlar. 31.

46. 12 MERENPTAH. 104 Messara. 90 Lesbos. 48. 82. 90. 48. 40 M Macedonia Eyaleti. 19. 46 Miken kale tahkimatları. 15.Dizin legion. 76 Marmara Denizi. 85 lejyon(lar). 42. 16 Luceres . 103 metropolis. 16 megaron. 17 Lydia (Devleti). 53 LYSIMAKHOS Devleti. 46 Miken (Devri). 45. 102. 20 Miken mimarisi. 12 Malta. 80. 53 metoikos’lar. 101. 80. 14. 15. 84 Lycia–Pamphylia (Eyaleti). 39. 43. 16. 103 Miken kaleleri. 71. 14 Magnesia (Muharebesi). 17 Miken Dünyası. 82 Makedonyalı(lar). 48. 48 MARCUS AURELIUS. 85 Linear A. 76 Miken Hellenleri. 72 MARIUS. 43. 82. 64 memuriyet aristokrasisi. 25. 103 Mallia. 64. 35. 71. 111 lukuman’lar. 45 Makedonya. 14. 89 lictor. 13 Matera Kültürü. 111 LICINIUS–SEXTIUS Yasaları. 13 LICINIUS. 11. 96 LEONIDAS. 28. 16 Megale Hellas. 62 Lipara adaları. 54 LEPIDUS. 82. 81.. 42. 98 LUCIUS VERUS. 93. 13. 73. 44. 85. 16 Miken kalelerinin tahribi. 59 Manisa. 103 Makedonya Devleti. 11 MARIUS’un ordu reformu. 83. 75. 87. 17 Makedon. 96 133 Makedonya Egemenliği. 72. 48. II. 15 . 62 Messenia Savaşı. 24 Mezopotamya. 59 Linear B. 46 Messenia. 47. 85. 80. 15. 18 Miken kültür (ve uygarlığı). 74. 67 memur hiyerarşisi. 72 Libya. 19 Lex Hortensia. 60 magistratus .

71. 68. 16 oligarkhia. 101.). 21. 86. 43. 85 ORPHEUS. 72. 86 monarşi. 102. 101. 84 Nobilitas egemenliği. 12 Olimpiyat(lar) (Oyunları). 16. 59. 35 Optimati . 11. 81. 22 nüfus. 15 oligarşi. 47. 20. 46. 61 NEARKHOS. 115 natürel ekonomi. 36. 69 Osc–Umber Grubu. 15.134 Dizin Miken toplumu. 66 Mısır. 25. 89. 85. 85. 91. 35 Minos seramiği. 92 ODOAKER. 113 MITHRIDATES (VI. 113 Mikenler. 23 Minos kültür çevresi. 19. 94. 66 N ordu reformu. 20 mysterion’lar. 85. 84. 32 NERO. 25. 101. 97 Odysseia. 26. 61. 108 NIKOMEDES. 15. 14. 23 orta sınıf. 109 Milano Fermanı. 34. 44. 92. 105 Mykenai. 104. 20. 60 . 24. 43. 44 Ortaçağ. 98. 105. 16 Minos Giritlileri. 83. 89. 31 Ortaasya. 12. 87. 106. 12. 106 ordu. 47 Nobilitas. 69 Miken yerleşimleri. 45 Ostrakismos. 91 P Padan Kültürü. 14. 43. 113 Önasya. 46. 17. 71 Minoslular. 96 Nuragh(lar) (Kültürü). 78. 17. 106 Oniki Levha Yasası. 22. 23 mythos . 13 O OCTAVIANUS. 85. 111 mültezimler. 16 nüfus artışı. 16. 98. 16 okhlokratia. 72 Oniki Kent Birliği. 80. 11. 23. 35 Minos uygarlığı. 13 Minos Giritlileri'nin kökeni. 59. 102. 60 Miletos. 47. 63 monarkhia. 90. 90. 48. 43 MINOS. 12 Minos Giriti. 16 nomen gentile. 13.

74 patricius ve pleb ’ler arasında eşitliğin sağlanması. 40. 54 Pers büyükkralı. 31 Palafitte. 32. 106 pazar sıkıntısı. 38. Krallığı). 49. İmparatorluğu. 41. 71 patricius–plebs sınıf mücadelesi. 26. 47. 72. 39 perioikos’lar. 111. 45 para yardımı. 113 Peloponnesos Birliği. 36 . 72. 27. 33. 114 pecus. 25. 35. 37 Pers ordusu. 37. 32. 35. 91. 67 PEISISTRATOS ve oğullarının tiranlığı. 14. 36 Pers (Devleti. 38. 53 PERDIKKAS. 37 Pers saray protokolü. 37. 102 patricius–plebs sınıf mücadelesi sonunda Roma Anayasası. 41 Pers yönetim sistemi. 109 pecunia. 83. 44. 44 Pers–Hellen savaşları. 43. 55 para aristokrasi. 36. 70 Paganlar. 30.Dizin 135 Pagan kültler. 68. 89 partikülarizm. 25. 11. 47. 84 para sistemi. 19. 105 PERIKLES. 104. 54. 50. 77 Pers(ler'in) dünya egemenliği planları. 45 Persepolis. 43 Pers politikası ve diplomasisi. 27 Panhellen Öç Seferi. 39 paranın değeri. 72 pax Romana. 47. 96 PEISISTRATOS. 68 patricius('lar). 73. 39. 42. 44 Peloponnesos. 71. 17. 65. 70. 38. 41 Pers despotizması. 112 Parthlar. 45 Pers Savaşları. 104 para işleri. 46 Pergamon (Devleti. 12 pater familias. 39. 109 pazar tesisleri. 36. 60 Palatinus Tepesi. 70 Peloponnesos Yarımadası. 29 Peloponnesos Savaşı. 37 Pers Egemenliği. 80. 48. 102. Krallığı). 104. 53. 73 patricius–plebs sınıf mücadelesinin sonuçları. 97. 53 para. 35. 101. 41 para ekonomisi. 69. 48. 113 Parth Devleti. 83.

68. 88 POROS. 64 proletarii. 104 POMPEIUS. 106. 93 PLINIUS. 92. 93 pleb’lere consul’lük yolunun açılması. 77 Pontos. 76. 31. 71 Phokis. 93 plantaj ekonomisi. 92 pontifex’ler. 75 profesyonel memurluklar. 102 publicanus. 41. 107 proletarius’lar. 30. 81. 22. 54. 110 Phaistos. 81. 92 Plataiai. 71 Principatus. 88. 28. 87 Po Ovası. 44. 36 plebs çiftçileri. 83 princeps Senatus. 101. 91. 47. 22 provincia Asia. 75. 54. 63. 23 prehistorya. 43. 44 Phokaia. 85. 86 Pharsalus (Muharebesi). 69. 108 pleb’ler. 37. 36. 27. 32 PTOLEMAIOS (Devleti). 102. 46. 84 polis. 48 Ptolemaioslar. 82 praetor. 21. 106. 63 PHILIPPOS (II. 55. 77 pontifex’lik. 11 propraetor. 106 pontifex maximus . 101. 105 . 46. 85. 77. 53. 43 primus inter pares . 89 Philippi. 57 princeps. 96. 21 Piseae (= Pisa). 90 Poseidonia. 25 praetor maximus. 71 procurator.. 42 praenomen . 13 Populares. 47. 72. 92. 93 provocatio ad populum. 90. 89. 71. 34. V. 73. 90 Popularis’ler. 50. 59 phyle. 74. 114 Pontus–Bithynia (Eyaleti). 84. 18. 104.). 85 Propontis. 32 Priene. 20. 108 plebi scita.136 Dizin Pers(ler). 40. 35. 48. 19 Pinaros Çayı. 105 Pontus. 75 prytanis. 70. 72 proconsul. 69 PHILIPPOS. 87 politai . 87. 110 profesyonel ordu. 12.

73. 104. 83. 67. 27. 94. 80. 82. 87. 101. 109. 93. 73 Roma çiftçi devleti. 47. 80 Roma Cumhuriyet Anayasası. 109. 28. 106. 98. 75. 86. 74. 64. 81. 82. 65 Roma Cumhuriyeti'nin sonu. 70. 64. 74 Roma İmparatorluğu. 30. 105. 79. 48. 80. 88. 75. 85. 89 Roma devlet anlayışı. 67 R radikal demokrasi. 112. 90. 105. 95. 97. 66. III. 106 Roma cumhuriyet kurumları. 73. 68 Rodos. 88. 107. 111. 12. 107. 111. 77 Roma Devleti. 96. 91 resim yazısı. 90 Roma devlet kariyeri. 75 Roma Cumhuriyet Devri. 103. 67 RAMSES. 72. 48. 77. 96 Roma Cumhuriyeti. 110. 13 rex. 74 Q quaestor. 107 Roma devlet yönetimi. 75. 63. 115 Roma dış politikası. 103 Roma Cumhuriyeti'nin efsanevi kuruluş yılı. 101. 111. 74. 71. 68. 114. 29. 17. 72. 82. 114. 102. 65. 65. 113 Roma Anayasası. 103 Roma Egemenliği. 91. 102. 78. 103 Roma Anayasası'nda demokratik unsur. 93. 91. 90. 94. 77 Roma iç politikası. 91. 100. 61 Remedello–Polada Kültürü. 78.Dizin 137 Pydna (Muharebesi). 74.. 77 Roma ekonomi sistemi. 68. 48. 77 Ramnes . 115 Roma Anayasası'nın aristokratik–oligarşik unsuru. 81. 71. 78 Roma Anayasası'ndaki timokratik unsur. 75 PYRRHOS. 114 . 106 Roma anayasa anlayışı. 59 res publica Romana. 69. 98. 57. 88 Roma Anayasası'nda aristokratik unsur. 48. 27 rahipler. 99. 11 Roma. 84. 76 Quirinalis Tepesi. 94. 48. 82. 86.

65 Sardinya. 79. 99 Roma vatandaş ordusu. 85. 113. 86 Roma ordusu. 78 Roma’da krallık. 66. 92 seisakhtheia. 107 Roma vatandaşlık hakkı. 43 Samnitler. 48. 70. 61. 114 Roma’nın (efsanevi) kuruluş yılı. 70 Roma–İtalya Konfederasyonu. 78 Salamis. 94. 96 Roma’da krallığın sonu. 102 Romalı tüccarlar. 65 Roma’da İç Savaşlar. 107 Roma vatandaşlığı. 59. 59. 88 Roma Tarihi. 44. 46 Seleukoslar (Devleti). 91 Roma’nın yaptığı ilk devlet antlaşması. 100. 57. 93. 70. 106 . 62. 67 Roma’nın dünya egemenliği. 78. 107 Roma’da Etrüsk Krallar Devri. 88 salt monarşi. 105 Roma’nın devlet gücü. yıkılması. 58. 97. 60. 57. 65. 103. 29 Roma’da patricius–plebs mücadelesi. 103 Roma’da Krallık Devri'nin süresi. 71 SELEUKOS (Devleti). 66.138 Roma İmparatorluğu'nun en geniş yayılma alanı. 100 Roma Kenti'nin oluşumu. 106 ROMULUS AUGUSTULUS. 67 Roma saray protokolü. 82. 14 satraplık(lar). 85 Roma vatandaş(lar)ı. 93. 71. 45 Roma’da monarşi. 70. 36 salt demokrasi. 102. 67. 58. 67 Roma’da Etrüsk Krallar Devri'nin sona ermesi. 94. 105 Romalılar. 31. 96 Roma’nın sosyal problemleri. 112 Roma yönetimi. 59. 97 S Sabin(ler). 80. 96. 46. 35 Roma’da komutanlar egemenliği. 71 Sardes. 86 Roma’da İmparatorluk Devri. 66 SCHLIEMANN. 87. 91 Roma İmparatorluk Devri. 108 Dizin Roma’nın Anadolu’ya yerleşmesi. 45. 91. 57.

90. 51 Senatus eyaletleri. 81. 89. 59. reformları). 29. 30. 88 Sparta devlet teşkilatı. 39 SULLA (Anayasası. 29. 91 SPARTACUS İsyanı. 54. 68. 93 Sparta dış politikası. 93 Senatus Populusque Romanus. 69 SERVIUS TULLIUS. 52. 103 Suriye Krallığı. 87. 74. 51 SEVERUS. 37. 92. 114 139 şövalye(ler) (sınıfı). 32. 90 Sparta Anayasası. 106 SULLA’nın diktatörlüğü. 99 sofistler. 84. 112 sermaye merkezi. 94 Sparta’nın üstünlük dönemi. 93 soy aristokrasi. 53 Sparta ve müttefikleri. 73 soylular partisi. 11. 27 Senatus başkanı. 51. 51. 25 sosyal yapı. 103 Spartalı kadınlar. 88. 60. 89 Sicilya. 105 sosyal değişim. 107 Senatus. 84. 50. 57. 87. 89. 93 SEPTIMIUS SEVERUS. 73. 50. yasaları. 26 siyasal mekân birliği. 53. 85. 99 Spartalılar. 80. 55 Senatus egemenliği. 104 servi. 12. 112 SOLON (anayasası. 52. 62. 29. 31 sömürü rejimi. 86. 53 Senatus hazinesi. 55 Sparta ordusu. 85 Suriye. 41 Severuslar Sülalesi. 51 Senatus egemenliğinin yıkılması. 71. 50. 86. 73. Reformu). 94. 89. 46. 92. 67 Sparta Devleti. 93. 94. 113 siyasal değişim. 52 Sparta Egemenliği. 60 strategos . 88 senatörlük. 54 sikke basımı. 26 soylular. 55 Spartiatai. 96. 40. 87. 27. 84. 93 Senatus kararları. 26. 59. 82 . 52 Stentinello Kültürü. 51 Sparta’da devlet işleri. 88. 76. 54. 40 Sparta yaşam biçimi. 40. 16. 51 soylular egemenliği. 86 senatus consulta.Dizin senatörler. 74 Senatus yönetimi. 69. 48. 53 Sparta militarizmi. 41. 25. 73 Sparta. 48. 53. 54 Sparta toplum ve anayasası.

110 Trakya. 63 tarım. 99 Tarentum. 89 tholos mezarları.). 70 Terramare Evleri. 65. 63. 53. 63 ticarî üs. 11. 92 tribunus('lar). 58. I. 83. 82. 78 timokratia. 86. 12. 78. 67 TARQUINIUS SUPERBUS. 85. 63. 32 timokratik sınırlamalar. 40. 75. 26 toprak reformu. 24 synoikismos. 114 Tyros. 20. 94. 86 ticaret. 89 Triumvir’lik. 64. 114 Thermopylai. 106 timokratik düzen. 35 Tities. 67 toprak mülkiyeti.140 Dizin Susa. 50 timokrasi. 60. 69 tarım alanları. 35 Syria. 87 Torbiere. 87. 45. 41. 44 ticaret ulusu. 46 tribuni plebis. 70 tiranlık.. 40. 67 Tuna (Bölgesi). 58. 108. 13. 21. 90 Troia. II. 104 tarımsal değişim.. 17 TULLUS HOSTILIUS. 76. 31. 29 Syrakusai. 54 Thessalia. 39. 85. 48. 85. 113. 67. 95. 111 ticaret devleti. 68. 60 Toroslar. 25 Sybaris. 12 TIBERIUS SEMPRONIUS GRACCHUS. 85. 25. 43. 97. 39. 80 ticaret gücü. 62 TRAIANUS. 98. 82 Toscana (Bölgesi). 19. 109. 90 Triumvir’lik. 62 . 22. 88 tribunus’luk gücü. 53. 25 TARQUINIUS PRISCUS. 40 tarım kolonileri. 89 tribus. 75 triumvir’ler. 34. 24 tarım ürünleri. 103 tiranlar. 76 tribunicia potestas. 42 THEODOSIUS (I. 79. 31. 34. 40. 113 tarım devleti. 42 Thebaililer. 102 ticaret emperyalizmi. 97. 33 T tam devlet. 30. 43 Tyrrhenler. 60 Thebai.

105. 113 VESPASIANUS. 107. 113 vergi toplama. 77. 98 üretim. 104.Dizin Ü ücretli ordu. 93. 84. 100 Yedi Tepeler. 97. 40. 96. 111 Veii. 109 Volsclar. 26. 35 yargıtay. 113 vatandaşlar devleti. 113 üretim artışı. 62 vergi mültezimleri. 84 Z ZEUS. 68 vatandaşlık kavramı. 84 141 vergi sistem(ler)i. 105. 78 V vitulus. 96. 25. 108 üretim düşüklüğü. 80. 74 Yakan İtalikler. 26 yavru kentler. 71 Venetler. 63. 20 www. 108 urbs quadrata. 30 vatandaş ordusu. 65. 114 Yahudi isyanı. 24 vatandaşlık ilkesi. 108. 64. 109 vergi(ler). 100 yol yapımı programı. 94 Valeriuslar. 84 vergi toplama şirketleri. 98. 98. 58 Y VALENS. 96. 108 veba salgını. 61 varlık oligarşisi. 47 üçüncü sınıf.com . 53. 87 yaşam standardı.eskikitaplarim. 76. 67 vergilendirme. 110 ürünlerin maliyetindeki düşüş. 72.