You are on page 1of 18

Yayın ilkeleri, izinler ve abonelik hakkında ayrıntılı bilgi

:
E-mail: bilgi@uidergisi.com
Web: www.uidergisi.com

“Analiz Seviyesi” ve “Analiz Birimi”: Bir Ayrım
Argümanı
Nuri Yurdusev
Prof. Dr., Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Uluslararası
İlişkiler Bölümü
Bu makaleye atıf için: Yurdusev, Nuri, ““Analiz
Seviyesi” ve “Analiz Birimi”: Bir Ayrım Argümanı”,
Uluslararası İlişkiler, Cilt 4, Sayı 16 (Kış 2007-2008), s. 319.

Bu makalenin tüm hakları Uluslararası İlişkiler Konseyi Derneği’ne aittir. Önceden yazılı izin
alınmadan hiç bir iletişim, kopyalama ya da yayın sistemi kullanılarak yeniden yayımlanamaz,
çoğaltılamaz, dağıtılamaz, satılamaz veya herhangi bir şekilde kamunun ücretli/ücretsiz
kullanımına sunulamaz. Akademik ve haber amaçlı kısa alıntılar bu kuralın dışındadır.
Aksi belirtilmediği sürece Uluslararası İlişkiler’de yayınlanan yazılarda belirtilen fikirler
yalnızca yazarına/yazarlarına aittir. UİK Derneğini, editörleri ve diğer yazarları bağlamaz.

Uluslararası İlişkiler Konseyi Derneği | Uluslararası İlişkiler Dergisi

* Bu makalenin İngilizce orijinali “ ‘Level of Analysis’ and ‘Unit of Analysis’: A Case for Distinction” başlığıyla Millennium: Journal of International Studies. s. Unit of Analysis. ilk olarak 1961 yılında J. although a distinction is possible and necessary between those issues. . Analiz Birimi. has not been discussed to the extent that it deserves in the literature of International Relations. The author attempts to make a distinction between the ‘level of analysis’ and the ‘unit of analysis’. Sayı 16. bu iki mesele arasında bir ayrımın gerekli ve mümkün olduğu belirtilirken.tr. Singer’ın ortaya koyduğu ‘analiz seviyesi’ meselesinin Uluslararası İlişkiler literatüründe hak ettiği ölçüde tartışılmadığına dikkat çekmektedir. E-posta: any@metu. They are actually linked to each other through the idea of the whole. Parçalar. Cilt 22. bunların ilintili olduğu ve aralarındaki bağlantının da ‘bütünlük’ fikri ile kurulabileceği önerilmektedir. Makalenin sonunda. Makalenin Türkçe’ye çevrilmesine izin veren Nuri Yurdusev’e ve Millennium Dergisi’ne teşekkürü borç biliriz. Orijinal metinde olmayan anahtar kelimeler. Anahtar Kelimeler: Analiz Seviyesi. Literatürde ‘analiz seviyesi’ ve ‘analiz birimi’ kavramları genellikle eşanlamlı olarak kullanılmıştır. s. The concepts of the ‘level of analysis’ and the ‘unit of analysis’ have widely been used interchangeably. Cilt 4.“Analiz Seviyesi” ve “Analiz Birimi”: Bir Ayrım Argümanı* Nuri YURDUSEV** ÖZET Bu makale öncelikle. arguing that the ‘level of analysis’ is an issue of how to study (methodology and context) and the ‘unit of analysis’ is one of what to study (actor and object). ‘analiz seviyesi’ meselesinin nasıl çalışılacağı hususu (metot ve bağlam) ile ‘analiz birimi’ sorununun da neyin çalışılacağı konusu (aktör ve obje) ile tanımlanabileceği savunulmuştur. Makalenin İngilizce’den Türkçe’ye tercümesi Ahu Özsolak tarafından yapılmıştır. Bütün. Singer (1961). first posed by J. Dr. Whole.D. Bahar 1993. İİBF. Yazar ‘analiz seviyesi’ ve ‘analiz birimi’ arasında bir ayrım yapma girişiminde bulunmaktadır. Kış 2007-2008. It is suggested that.edu. 3-19 . Bu çerçevede. 77-88’de yayınlanmıştır. metni okuyan ve değerli yorumlarda bulunan Profesör Murray Forsyth’ın ve makaleyi okuyarak beni cesaretlendiren Profesör Jack Spence’e teşekkürlerimi sunarım. No 1. ** Prof. kaynakça ile uzun İngilizce özet makaleye eklenmiştir. Keywords: Level of Analysis. “Level of Analysis” and “Unit of Analysis”: A Case for Distinction ABSTRACT This paper takes the view that the ‘level of analysis’ problem. they cannot completely be separated. ODTÜ. Ankara. Bu makaleyi hazırlarken.. Parts. Uluslararası İlişkiler Bölümü.D.

B. 2 W. Verba (der. Örneğin. Cilt 6. Uluslararası İlişkiler literatüründe yaygın kabul görmüştür. Singer’ın formülasyonuna göre. Singer. “analiz seviyesi” ve “analiz birimi”ni birbiriyle eşanlamlı olarak kullanmak. s. Moul. Princeton. No 3. Singer. K. The International System: Theoretical Essays. “The Level of Analysis Problem in International Relations”. 1973. Knorr ve S. Uluslararası İlişkilerde iki analiz seviyesi tespit etmiştir: uluslararası sistem ve ulusal altsistemler. 1961. Singer’ın anlatımından bu yana. İlerdeki sayfalarda. 77–78. Princeton University Press. Canadian Journal of Political Science. söz konusu seviyede ne çalıştığımız veya konunun temel aktörünün/aktörlerinin ne olduğuyla da ilgilidir. “The Level of Analysis Problem Revisited”. “Analiz Seviyesi” Problemi Her entelektüel ve “bilimsel” çalışma. öğelere veya sisteme odaklanılıp odaklanılmayacağı” sorusuyla ilintilendirilmektedir. Dahası. onları aynı şeyler olarak ele alarak. “Üzerinde çalışılan olgunun sistematik analiz gayesiyle sınıflanması veya düzenlenmesi” şekline işaret etmekte ve “parçalara veya bütüne. problem “mikro veya makro analiz seviyesi” arasında seçim yapma ile alakalıdır. Mesele.2 Açıktır ki bu konunun Uluslararası İlişkiler’in sınırlarına hapsedilmesi zordur. tek bir kategoriye indirmektedir. yine de Singer’ın formülasyonu eksik ve akıl karıştırıcıdır. Singer “analiz seviyesi”ni ve “analiz birimi”ni birbirinden ayırt etmeksizin./ Uluslararası İlişkilerde “analiz seviyesi problemi”nin klasikleşmiş incelemesi. NJ. sadece iki seviye (veya birim) tespit etmiştir. J. Metodoloji problemi de konuyu incelediğimiz bağlamla (veya seviye ile) ilgilidir. bu temayı geliştirerek. bu iki kavramı daha geniş bir entelektüel bağlamda birbirinden ayırt etmeye çalışacağım. Bu nedenle bu makale. hak ettiği kapsamda tartışılmadığına inandığım bir konunun netliğe kavuşturulmasını amaçlamaktadır. bu. 1 J. ele alınan konu nasıl analiz edilebilir sorusuyla başlar (metodoloji problemi). D. “mikro veya makro analiz seviyesi”ni seçme ve üzerinde çalışılan olgunun sınıflandırılması ve düzenlenmesi muhakkak aynı şeyi ifade etmez.1 Klasikleşmesine rağmen. Moul. bu alışkanlığa ve onun gizli tehlikelerine dikkat çekmiş. 512. diğer disiplinleri de ilgilendiren genel bir problemdir. s. D. fakat o da “analiz seviyesi”ni ve “analiz birimi”ni birbirinden ayırt etmeye çalışmamıştır. Sonuç olarak.). İlk soruya cevap arama (bağlam ve seviye) bizi “analiz seviyesi”ne ve ikinci soruya cevap arama (ne çalışılacağı ve aktörler) ise “analiz birimi”ne götürmektedir. Singer’ın 1961’de bu konuda yayımlanan makalesidir. 4 . 494.

C. bu seviye diğer iki seviyenin temelidir. 1987. analitik anlamda. Social Theory and Modern Sociology. sorgulanan konunun arka planını ve genel insan düşüncesi içindeki yerini birlikte oluşturan ve tanımlayan. No 2. Bu seviye. Polity Press. 7 L. çerçeveler. 178. iki değil. bilim metodolojisi çalışanları. Beyond Objectivism and Relativism: Science. Konuya tespit edilebilir ve ayırt edilebilir sınırlar verilmektedir. Buckley’in üç seviyesi (ampirik araştırma. Hempel. s. 3 4 5 . felsefi. önermeler. Ona göre. ilk seviyede kurulan benzerliklere işaret etmektedir. mantıksaltümdengelim teorisi ve çerçeveler. Diğer bir deyişle. prensipler ve önermelerle karşı karşıya gelmektedir. bu yüzden. “Postpozitivist bilim felsefeleri”ne4 uygun olarak. tahlil yapan kişi veya öğrenci. Prentice-Hall. 1967. veya felsefeler vardır. herhangi bir entelektüel çalışmanın veya bilimsel analizin üç seviyede yürütülmekte olduğu savunulabilir.Analiz Seviyesi ve Analiz Birimi “Analiz seviyesi” tanımlanınca. Buckley. bilimsel çalışma iki seviyede işlemektedir: ampirik genelleme ve teori oluşturma. Post-pozitivist bilim felsefesi literatüründe belirmekte olan paradigmalar. 1965.6 İlk veya felsefi seviyede. Basil Blackwell. Hempel’in seviyeleri ile az çok özdeş olduğuna dikkat ediniz. İkinci veya teorik seviyede. 1983 ve A. çalışılmakta olan konunun gözlemlenebilen yönlerini ve gözlemlenebilen yönler arasındaki bağlantıları kuran kanunları aramayı belirtmektedir ve ikincisi. modeller. soyut bir alanda bulunmakta ve temel epistemolojik algılamalar ve kavramlar üzerinde çalışmaktadır. s. Birinci. incelenen konu bir bağlama oturtulmaktadır. Hempel buna tipik bir örnektir. Cilt 69. Kişi. New York. Cambridge. s. Englewood Cliffs. 141–223.3 Bu hâlâ oldukça sınırlıdır. kendi problemini tespit eden ve ona anlam veren en genel inanışlar. Laudan. üç ayırt edilebilir seviyede devam etmektedir: ampirik araştırma ve mantıksal-tümdengelim teorisinin yanı sıra. prensipler kurallar ile yer değiştirmekte ve öğrenci önceki seviyedekine kıyasla daha az soyut düşünüşle meşgul olmaktadır. Sociology and Modern Systems Theory. varsayımlar. teorik ve pratik (veya olgusal) seviyeler olarak uyarlanabilir. Synthese. NY. NJ. Hermeneutics. and Praxis.”5 Bana öyle geliyor ki. küresel teoriler. Free Press. 5 W. viii. problem birinci seviyede çizilen temel üzerinde daha somut bir yolda tanımlanmaktadır. “Scientific Change: Philosophical Models and Historical Research”. tahlil yapan kişiye konusunu inşa edebileceği bir duruş-noktası sağlamaktadır. zımni lakin aynı derecede önemli olan. Oxford. Aspects of Scientific Explanation. Buckley’den yapılan şu alıntı bazı ipuçları vermektedir: “Bilimsel çalışma. 6 Buckley’in ilk iki seviyesinin ve bizim uyarladığımız versiyonun son iki seviyesinin. G. Bernstein. O halde bu seviyeler nelerdir? Genellikle. Burada. modeller. iki inceleme/açıklama/analiz seviyesi tespit etme eğilimindedirler. veya felsefeler). Giddens. araştırma programları ve araştırma gelenekleri7 gibi geniş-ölçekli kavramsal yapıların bu seviyede ortaya çıkmakta olduğu söylenebilir. “Post-pozitivist bilim felsefeleri”nin sosyal disiplinler açısından analizi için bakınız R. bunlar hakkındaki yaklaşımımızı oluşturan.

Hanrieder. Diğer bir örnek olarak. Yine de. 1968. M. “International and Comparative Politics: Toward a Synthesis”. Felsefi arka plan veya problemin teorik içeriği üzerine daha fazla yoğunlaşmak yerine. The Capitalist World-Economy. güç dengesi veya iki kutuplu uluslararası sistem tanımlamaları ikinci analiz seviyesini (teorik) belirtmektedir ve tarihteki Avrupa Uyumu sisteminin veya savaş sonrası sistemin analizi üçüncü seviyede işlemektedir./ Öğrenci kendi önermelerini. Wallerstein’ın üretim tarzı ve kapitalist üretim tarzı kavramsallaştırması felsefi seviyede meydana gelmektedir.). George Allen and Unwin. ikinci ve birinci seviyeleri birleştirmeksizin üçüncü seviyede çalışmaktaysa. kendi ampirik-pratik araştırmalarını yürütmeden önce başkaları tarafından yapılmış olan bazı felsefi ve teorik yorumlara dolaylı olarak dayanmaktadır.”10 Bu yüzden. analizin hangi seviyede yürütülmekte olduğunu baştan bilmek veya belirtmek I. Sistem ve uluslararası sistem kavramsallaştırması ilk analiz seviyesi( felsefi ) ile ilgilidir. The Theory of International Relations: Selected Texts from Gentilli to Treitschke. 491. Bunlardan birinde yapılabilir ve böylece felsefi veya teorik veya pratik analiz olarak isimlendirilebilir. veya diğer bir deyişle. Cambridge. No 3. kapitalist dünya ekonomisinin onaltıncı yüzyıldan ileriye doğru formülasyonu teorik seviyede yer almaktadır ve diyelim ki 1970’lerdeki dünya ekonomisindeki (veya Amerika Birleşik Devletleri’nin ekonomisindeki) bir krizi açıklaması üçüncü seviyede yapılan bir analiz türüdür. 10 W. World Politics. doğrudan anlamları ve etkileri üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu önermeleri daha somut hale getirmek için. Bir Uluslararası İlişkiler araştırmacısının vurguladığı gibi “bir seviyedeki kavramlar otomatik olarak diğerine uygulanamaz. Kant’ın “bir şey teoride doğru fakat pratikte değersiz olabilir”9 ifadesini başka bir şekilde söylemek gerekirse. 8 9 6 . “güç” örneğini ele alalım. onun her günkü belirtileri. Wallerstein. G. bu üç seviyeyi sırasıyla takip etmek ve kapsamak zorunda değildir. Londra. 192.. Cambridge University Press. Üçüncü veya pratik seviyede. Forsyth et al. Eğer bir araştırmacı. her inceleme sadece kendi bağlamında veya kendi seviyesinde idrak edilebilir ve anlamlandırılabilir. Genel anlamda “gücün” kavramsallaştırılması felsefi seviyede bir analizdir. onları varsaymakta. öğrenci.8 Bir analiz veya çalışma. görünüşleri ve pratikleri dikkate alır ve günlük gerçeklik alanı içinde çalışır. s. felsefi seviyede kurulmuş olan çatı üzerine inşa etmektedir. 1970. Bir seviyede çalışmakta olan bir araştırmacı bazen diğer seviyelerden önermeler çıkarabileceğinden dolayı bu seviyeler arasında açık ve net bir sınır tayin etmek mümkün olmayabilir ve bence de bu mümkün değildir. somut formları. “güç politikaları”nı çalışma teorik analiz seviyesidir ve belirli Güçlerin politikalarının (yani diyelim ki belirli devletler arasındaki güç ilişkilerinin) incelenmesi pratik seviyede meydana gelmektedir. (der. Cilt 20. 1979. s.

birimler bu kategorilerden birinde yer alır. tek tek insanlar ölçeğinde tarih” (bu. Vol. birimlerden herhangi birini. Bu şekilde ifade edilince. Üçüncü kategori.Analiz Seviyesi ve Analiz Birimi önemlidir. analiz etmek için sonsuz sayıda birim bulunabilir. I. The Mediterranean and the Mediterranean World in the Age of Philip II. Bir psikolog için analiz birimi genellikle birinci kategori. Tahlil yapan kişi birçok birim seçse bile. o zaman. Üç analiz seviyesi ve analiz birimi arasında muhakkak birebir bir korelasyon yoktur. Bu alan. Bu yüzden. NY. “Analiz Birimi” Problemi Analiz birimi problemi temel olarak neyin çalışılmakta olduğu veya çalışmanın aktörünün/aktörlerinin veya nesnesinin/nesnelerinin ne olduğu sorusu ile ilgilidir. Toynbee. Oxford University Press. s. ara sıra da birinci kategoridir. “dar görüşlü ulus-devletler” olamaz.11 Siyaset biliminde ise. analiz seviyesi analiz biriminin kapsayıcısıdır. tabakaları. Analiz birimi. kendi deyimiyle. analiz seviyesinin aksine. dünya veya yerküre olduğu zaman “dünya tarihi” veya “evrensel tarih” olarak isimlendirilmektedir. (2) ekonomik sistemleri. devletleri. üç değişik birim. bizim ikinci kategorimize karşılık gelmektedir) ve (3) “insanlık ölçeğinde değil. bizim birinci kategorimize karşılık gelmektedir). birçok toplumdan oluşan fakat bütün insanlığı kapsamayan bir entite olan.toplum veya bireylerden oluşan gruplar (aktörlerin bir araya toplanması) ve 3. üç analiz birimi şu şekilde sınıflandırılabilir: 1. Herhangi bir seviyede çalışan kişilerin. yani birey olarak insandır. birey (birinci kategori) de tarih çalışmasına dâhil edilebilir. yazarın hangi önermeler altında çalışmakta olduğunu ve analizin ait olduğu konu içinde nereye yerleştirildiğini anlamamıza imkân vermesi bakımından önemlidir. “düzlem” ileri sürmektedir: (1) doğal çevre ile insanın ilişkisi anlamına gelen “uzun dönem” (bu. 20–21. Bakınız F. İstisnalar tabii ki vardır. 2. bizim üçüncü kategorimize karşılık gelmektedir). Toynbee’ye göre “tarihsel çalışmanın anlamlı alanı”. analiz birimi çoğu kez devlet veya baskı 11 Ulus-devletin baskınlığından dolayı tarih çalışmasında ikinci kategori kullanılmıştır ve hala büyük oranda kullanılmaktadır. 1976. akademik disipline bağlı olarak epeyce değişmektedir. A Study of History. fakat birbiriyle ilintilidir. birçok sosyal “bilimler” çalışmasında çoğunlukla göz ardı edilmiştir. Analiz seviyesini belirtme. New York. Mantıken. Harper and Row. Bu üçlü sınıflandırma kapsayıcı bir tasniftir. 7 . Seçilen analiz birimi. “ulusal tarih”. Tarih çalışması çoğunlukla ikincide ve daha az ölçüde üçüncü kategoride yapılmıştır. bu aslında ikinci kategori.aktör olarak tek bir birey. kendi terimini kullanmak gerekirse. Bakınız A. Bir sosyolog için. Analitik olarak. analiz seviyesi ve analiz birimi özdeş değildir. Birinci seviyede çalışan kişiler birinci birimi seçmek zorunda değildir. Eğer biyografi bir tür tarih olarak sayılırsa. Braudel.evren veya insanlık (her şeyi kapsayan aktör). 147. uygarlıkları kapsayan “grupların ve gruplanmaların tarihi” (bu. analiz birimi. medeniyettir. Analiz birimi bir ulus olduğu zaman. çalışılacak olan “şey”i işaret etmektedir. Örneğin. sınıfları. Braudel. 1934. London. hala bulundukları aynı seviyede kalmayı sürdürerek seçebiliyor olmaları bakımından. bir varlığı belirtmektedir. s. J.

Quantitative International Politics: Insights and Evidence. savaşın sebeplerini izah etmek için uluslararası ilişkileri üç açıdan“tasvir” (image) etmiştir: insan açısından. D. the State and War. s. NY. Augustine benzer bir şemaya sahipti. 1968. devlet (civitas). Herder de üçlü bir sınıflandırma yapmıştır. 15 J. 17 K. 8–9. s. Yine de. Wolfers birinci ve ikinci kategorileri önermişti.). tek bir bireyden küresel sisteme kadar uzanan dikey eksen boyunca yer alan. General Learning Press.13 Savaşın sebebi için önerilen bu üç tasvir uluslararası ilişkilerin bütününe kolaylıkla teşmil edilebilir.12 Waltz’un üç “tasviri”. IL. Şaşırtıcı şekilde.14 Dolayısıyla. 12 13 8 . 1959. Singer.15 Sonrasında. Sage Publications. 1968. Herder. 1971. Chicago. W. ve St. bu üç seviyeyi şu şekilde ayırt eder: karar-alıcılar seviyesi (birey). University of Notre Dame Press. Chicago University Press. Fox (der. N. NY. 12. Augustine tarafından tanımlanmayan bir terim olmasına rağmen. Herder. Tabii ki. Wolfers. birinci ve ikinci kategorileri önemsiz olarak görme eğilimindedir ve ilk çalışmasında üç K. Aynı yıl Wolfers. s. bir noktadan başka bir şeyi kastetmediğini”16 vurgulamaktadır. Onsekizinci yüzyılın sonlarında. Reading. ne buradaki üçlü sınıflandırma. Waltz. ulusal seviye ve sistemik seviye. diğerleri üçlü sınıflandırmadan uzaklaşma 17 görünümündedirler. R. Addison-Wesley. The Philosophy of International Relations. D. Bakınız F. birinci kategori sınırları içinde de çalışmaktadırlar. Singer. ne de Waltz’unki öncesiz değildir. s. s. halk (Volk) ve insanlık arasında bağlantı kurmaya çalışmıştır. xix-xx. Theoretical Aspects of International Relations. analiz birimi çoğunlukla birey ihmal edilerek diğer iki kategoriye (ulus-devletler ve uluslararası sistem) ait olarak düşünülmüştür. Theory of International Politics. Herder için. iç genetik prensiplere uygun olarak büyüyen üç organik varlık olarak birey. New York. Beverly Hills. G. New York. Singer’ın daha önce bahsedilen makalesinde formüle edildiği gibi. Uluslararası İlişkilerde. insanlık da Halk’a göre odur. A General System Taxonomy for Political Science. Free Press. 14./ grupları gibi diğer örgütler (ikinci kategori) olmuştur. uluslararası ilişkilerin. üç analiz “seviyesi” öne sürmeye başlamıştır. 14 A. 1959. Singer ikinci ve üçüncü kategorileri öne sürerken. 1977. 89. biri “organize insan yapıları” olarak devlet üzerinde ve diğeri ise insanlar üzerinde yoğunlaşan iki açıdan düşünülmesi ve anlaşılması gerektiğini vurgulamıştır. Halk (Volk) bireye göre ne ise. Singer’dan önce Waltz. siyaset bilimi öğrencileri. 16. Notre Dame. CA. Columbia University Press. NY. Singer daha sonraki çalışmalarında. St. Parkinson. Ona göre. Man. “The Actors in International Politics”. Singer (der. 1979. Bakınız J. s. MA. New York. Daha sonraki çalışmasında Waltz . IN. insan ilişkileri üç seviyede işlemektedir: aile.). N. yine de dünya toplumunu işaret ettiği anlamı çıkarılabilen orbis terrarum’dur. bizim üçlü analiz birimi sınıflandırmamızla uyuşmaktadır. örneğin liderliği çalıştıkları zaman. ayrı ayrı devletler açısından ve de devletler sistemi açısından. “Analiz seviyesi ile araştırmacının analiz nesnelerinin bulunacağı. daha kapsamlı bir tanım vermektedir. 16 J. Reflections on the Philosophy of the History of Mankind. T. Waltz.

s. dünya politikasının üç boyutu. uluslararası sisteme karşı ulus-devlet. 1991. 341. dünya toplumu olarak tanımlanmış olması gerektiğini”19 iddia etmektedir. Hollis ve S. 21 J. Uluslararası İlişkilerin konusunun. “üç seviye” fikrine katılmaktadır. dört analiz birimi (seviyesi) tespit edilebileceğini savunmuştur. burada önerilmiş olan ikinci kategoriye uygun gelmektedirler. onun ana parametreleri olarak kavramsallaştırılmaktadır: Bunlardan birisi. NJ. hem de iki referans noktası vazifesini gören birey ve bütün küresel sistem ile birlikte. bireye. Banks.”21 Uluslararası ilişkilerin birbirinden ayrılabilir parçalar ihtiva eden geleneksel tanımından bakıldığında. bireylerin mikro seviyesinde çalışmakta. 20 J. 8–9.uluslararası sistem. James Rosenau.20 Son zamanlarda bazı yazarlar üç değil. Dünya seviyesi. Princeton University Press. Goldstein. devletlere ve uluslararası sisteme ilaveten. Turbulence in World Politics: A Theory of Change and Continuity. 18 19 9 . Rosenau. bürokrasi ve bireyden oluşan bu dört seviye. ulus devlet. “hem çalışmanın sınırları. ulus-devlete karşı bürokrasi ve bürokrasiye karşı birey tartışmalarıyla ilişkilidir. Cilt 16. S. Bu noktada ne yapabiliriz? Öğrenci bütün olası birimleri göz önüne almalı mıdır veya onlardan birini mi seçmelidir? Eğer ikincisiyse. yalnız üçüncü birim (seviye). Yale University Press. Smith. Goldstein. parçaları birbirinden ayrılabilir olmaktan ziyade karşılıklı olarak kurucu nitelikte olan tek ve bütünsel bir sistemden meydana gelirken. dünya sistemi dördüncü bir birimi (seviyeyi) oluşturmaktadır: “Dünya seviyesinde bir analiz.18 Michael Banks birinci ve üçüncü birimlerin üzerinde durmaktadır. 1988. Man. Banks. 22 M. s. 1987. hangisini seçmelidir? İncelenen konuyu üç bakış açısından da analiz etmek. s. Long Cycles: Prosperity and War in the Modern Age. Hollis ve Smith. daha iyi olabilir. CT and London. s. Oxford. s. 2. Clarendon Press.22 Ulus-devlet ve bürokrasi. No 2. M. Uluslararası sistem. 14. uluslararası seviye. Goldstein için. Ancak bir kimse. birbirinden ayrılabilir birimlerin (egemen ulus-devletler) etkileşimlerinden oluşmaktadır. Explaining and Understanding International Relations. biri toplulukların makro seviyesinde işlemekte ve üçüncüsü ise iki seviyenin bir karışımını kapsamaktadır. Ona göre. üç tartışma içeren dört “seviye” önermektedir.Analiz Seviyesi ve Analiz Birimi tasvirin birbiriyle ilintisini vurguluyor olmasına rağmen. tercihinin analiz üzerine getirdiği sınırlamaları kabul etmek Waltz. the State and War. 10. farklı olmalarına rağmen. Millennium: Journal of International Studies. Görüldüğü gibi. Princeton. 1990. problemin farklı kavramsallaştırmasında bir artış olmuştur. analitik kesinlik ve farklı birimlerin birbiriyle ilintisinden dolayı. uluslararası olandan farklıdır.üzerinde yoğunlaşmaktadır. fakat ben kapsayıcılık bakımından fazla bir fark görmemekteyim. uluslararası ve dünya seviyelerini birbirinden ayırt etmekte haklı olabilir. “Bucking the System: A Peace Researcher’s Perspectives on the Study of International Relations”. N. New Haven.

/ koşuluyla. mutlak bir sınır çizgisi çizmek mümkün değildir. yönelimimizi değiştiremeyiz. öğeleri (esasen ulusdevletler) üzerine mi. ulusal ve uluslararası seviyelerin avantaj ve dezavantajlarını tartıştıktan sonra. bir psikolog için bile tam bir birim oluşturmamaktadır.. Bu bakımdan. sosyal olgular 23 Singer.. Sosyolog. Uluslararası ilişkilerin de bir parçasını oluşturduğu beşeri vakalar karşılıklı olarak birbirine bağlıdır. burada bir seviyeden ve orada başka bir seviyeden faydalanabiliriz fakat bir çalışmanın ortasında. toplum veya insanlık arasında seçim yapmaya iten şey bu tercih sorusudur. söz konusu bireyi çevreleyen sosyal ilişkilere de bakmak zorundadır. Bu soru genellikle. Bu ayrımlardan sadece birinin kapsamı dâhilinde analizinizi yapabilirsiniz. burada böylesi bir ön kavramsal sorunun var olduğunu ve belirli bir araştırma girişiminden önce bu sorunun geçici olarak çözülmesi gerektiğini fark etmektir. sadece belirli bir birimi de seçebilir. Bir birimin analizinin diğerlerine gereken ilgiyi göstermeksizin yapılması yanlış değildir. bir bütün olarak disiplin için en değerli seviyenin hangisi olduğuna karar verme ve günümüzden ebediyete kadar ona bağlı kalınmasını talep etmek değildir. bir birim diğer bir birim içinde çalışılabilir. yoksa uluslararası sistemin kendisi üzerine mi yoğunlaşarak en iyi biçimde çalışılabilir? Bu tercih problemi. bu tercihin analiz gayesi için yapılan bir tercih olduğunu unutmamak gerekir. “The Level of Analysis”. parçalar (birey) veya bütün (böylece üçüncü kategoriyi.23 Ancak. 10 . birey hakkında bazı fikirlere sahip olmaksızın veya onun hakkındaki bazı varsayımları kabul etmeksizin. Hangi analitik ayrım veya tercih yapılırsa yapılsın. Bizler. bu üçlüayrımın ne faydası vardır? Gerçekte. tercih kaçınılmazdır. Birey. o halde. fakat eksiktir. Aksine. Bu bileşiğin (insani olgular) bir parçası veya birimi bizi muhakkak başka birisine götürür. bence hâlâ geçerli olan şu sonuca varmaktadır: Problem gerçekten de. fakat bazen ortaya atılan soru. İnsan veya toplum. aslında bu kategoriler karşılıklı olarak dışlayıcı değil. Singer. Bizleri. 89–90. psikolog. birbirine bağlıdır. Belirli bir ulus-devletin politikalarının küresel politikalar ağı (uluslararası sistem) dâhilinde incelenmesinde olduğu gibi. böylece ikinci analiz birimine de geçiş yapmaktadır.. toplumun tam bir analizine ulaşamaz. Herhangi bir iç siyaset çalışanı uluslararası politikaları göz önünde bulundurmak zorundadır. birinci veya ikinci kategoriye indirme yoluyla yok ederek) üzerine odaklanma şeklinde formüle edilmiştir. bireyleri mi yoksa toplumu mu çalışarak en iyi şekilde anlaşılabilir? Uluslararası realite. Eğer bu üç birimin her biri özünde birbirine bağımlı ise. lakin tercihinizin sınırları dâhilinde çalışmak zorunda kalmaya katlanırsınız. birey. s. hangisinin en önemli olduğu sorusudur.

The Language of Social Research.. Fakat kişinin açıklamasına başladığı yer bir farklılık yaratır. Şimdi de k’yi. bütün de toplama özdeş gibi gözükmektedir. Eğer parçalar özdeş değilse veya toplam bir tür dışsal müdahale yoluyla (örneğin. sıralama yoluyla) elde edilmekteyse. k aynı zamanda sıralı bir grup da değildir. kendisini oluşturan parçalardan ayrı. parçalarının toplamına (örneğin k) eşit olmadığı savunulabilir. Bu yüzden. bütün. Sonra.. konu tekrar tercih durumuna gelmektedir: bütün mü yoksa parçalar mı? “Bütün” ve “Parçalar” Problemi O halde. Glencoe. sosyal dünyada bizler özdeş olmayan ama nevi şahsına münhasır parçalarla karşılaşırız ve toplam hiçbir zaman biriktirme yoluyla elde edilmez. “toplam”. 2.. s. P. the State and War. fakat K ve k çok net bir biçimde özdeş olmamalarına rağmen. Buna göre bütün. belirli bir bağlam içinde terimlerin kullanılan anlamına bağlı olduğunu göstermesidir. Nagel bize başka bir örnek sunar. k üyeliği K üyeliği ile aynı şeydir. 5. parçaların aritmetik toplamından fazladır. aynen her bir parçanın diğerinden ayrı bir gerçeklik olduğu gibi. Örneğin Nagel. K1’i tek tamsayıların. toplamlar olduğunu söyler ve bu tür durumlar için.). 522. o durumda. Nagel. 1955. fakat bir nevi düzenleme veya sıralama yoluyla elde Waltz. 5. 6. bütün toplama özdeş değildir. “Bütün. Free Press. o durumda. iki tam sayının toplamının bir tamsayı. Waltz. hiçbiri sıralı bir küme olmayacak şekilde. K1 ve K2’nin grup-toplamı yapalım. 3. O halde K şöyle temsil edilebilir: (1. sıralı bir tamsayı kümesi olsun.. E. bütünün parçalarının toplamına eşit olmadığı veya toplamından fazla bir şey olduğu şeklindeki fikrin. 24 25 11 . bütünün kendisinin.. bu durumda bütünün (yani K). parçalardan ayrı bir gerçekliktir. . çeşitli bilimlerden birçok düşünürün görüşlerinde hayli merkezi bir yer alan bu “bütün” fikri nedir? Bütün fikri. s. K. Nagel’in matematiksel sembollere dayanan izahından farklı olarak. iki matrisin toplamının bir matris vb. Lazarsfeld ve M. Eğer parçalar özdeş ise. Birincisi.25 Nagel’in güçlü tartışmasının bize sağladığı. “On the Statement ‘The Whole is More than the Sum of Its Parts”’. Böylece. Man. “parçalar” ve “birlik” gibi terimlerle ne kastedilmek istendiğine bağlı olduğu hususunda uyarıda bulunmuştur.Analiz Seviyesi ve Analiz Birimi çalışanlarının karşılaşmış olduğu en zorlayıcı sorundur. “en tatmin edici cevabın “veya” kelimesini ortadan kaldırma ve “her ikisi de” şeklinde cevaplama yoluyla verilebileceğini”24 öne sürmüştür. bu tür ifadelerin.). F. böylece k tüm tam sayıları üyesi olarak kapsamaktadır. “bütün”. önce tek tam sayıların daha sonra çift tam sayıların artan büyüklük düzeninde sıralanmış olduğu. K2’yi de çift tam sayıların grubu yapalım. iki bakımdan düşünülebilir. Rosenberg (der. bir kimlik ve varlığa sahip olduğu görüşüdür. parçalarının toplamına eşittir” ifadesi doğrudur der. Sıklıkla ifade edildiği gibi.. 4. Nagel.

Bütün. belirli bir birimi seçmek zorunda olmadığı sonucuna varılabilir. Eğer bu makalenin önceki kısımları hatırlanırsa. kendi başına bir varlık ve “parçalarının toplamından daha fazla bir şey” olarak görüldüğü zaman. bir perspektif ve bir birim olarak bütün fikirleri arasındaki yakın ilişki ve insani olguların birliği ve karmaşıklığından dolayı. somut duruma bağlı olarak. onu şeyleri bütünlük noktasından görme perspektifi olarak kabul eden fikir aynı değildir. bir perspektif olarak bütünlük fikrini birinci analiz seviyesi konusu ve bir birim olarak bütün fikrini ise. fakat böyle bir “ekstra” analize girişmemesi. öğelerinden ayırt edilebilir uluslararası sistem olarak isimlendirilen bir şey vardır. parçası olduğu bütünlüğün içine entegre edilmesi gerektiğini kabul etmektedir. birey olarak vatandaşlardan önce ve üstündür. bir öğrenci A devletini birimi olarak alabilir. bireylerin değil toplumların (devletler) tarihi vardır. parçalarından önce gelen bir varlık olarak bütün fikri. daha fazla yaygın hale gelmiştir. Uluslararası sistem(ler) öğrencileri için. kendine özgü vasıfları olan bir varlık olmasının yanı sıra. Tarihçiler için./ edilir. Literatüre kısa bir göz atmak sanırım faydalı olacaktır. Sosyologlar için toplumun kendisi. tüm ilişkileri ve bağlantıları ile birlikte anlaşılmalıdır. onun bir bütün içinde çalışılması gerektiğini. bütün düşüncesini bir perspektif. işaret edilen görüş bütünün. Bu perspektif. diğer devletlerin dış politikalarını veya uluslararası sistemin doğasını (örneğin iki kutuplu) inceleme yoluyla analizini (örneğin A’nın dış politikası) zenginleştirebilir. uluslararası sistemin muhakkak birim olarak alınmasını gerektirmemektedir. kendini oluşturan parçalara oranla asli ve onlardan daha uygun ve anlamlı bir çalışma birimi olarak değerlendirildiğidir. parçaları tayin eden şey olarak kavramsallaştırılmaktadır. toplumu oluşturan bireylerden ayrı bir varlıktır ve birçok bakımdan birincildir. Konuyla veya sorudaki varlıkla ilgisi olduğu varsayılan tüm olası etkiler göz önünde bulundurulmalıdır. Bu şey. bir şeyin anlamlı bir şekilde anlaşılması için. Örneğin. Pratikte. onun analizini anlaşılmaz kılmaz. Bütünü parçalarından ayrı bir varlık olarak kabul eden bütün fikriyle. Bütün. Bu onun analizini daha anlaşılır hale getirmektedir. Bu seviyeler arasında bire-bir koşutluk bulunması mutlak bir gereklilik olmadığı için vakaları kendi bütünlükleri içinde alarak tahlil yapan bir kişinin. ikinci veya üçüncü seviyelerden birinin konusu olarak saymak makul gözükmektedir. Bütün perspektifine sahip olarak. Olguları bütünlük içinde tahlil eden bir kişi (veya herhangi bir konunun herhangi bir öğrencisi) bu olguların tamamına karşılık gelen bir bütünü çalışma birimi olarak almak durumunda mıdır? Böyle bir zorunluluk yoktur. Bütün fikri Yunanlılara kadar uzandırılabilir. Aristoteles’e göre: 12 . uluslararası sistem perspektifine sahip olma. “Bütün” fikri hakkındaki ikinci görüş. Siyaset bilimci için devlet. parçalarından bağımsız. bir gerçekliğe bakış şekli olarak alır. ikisi de aynı analizde bir arada bulunabilir. Ancak.

London. bireysel görünümlerden bağımsız kendine ait bir varlığı olan ve belli bir toplumun bütünü üzerinde genel bir nitelik taşıyan bir eylem şeklidir. 30 Bakınız G. Toplum içinde yaşayamayan veya kendi kendine yettiği için buna ihtiyaç duymayan kimse. Vurgu eklenmiştir. Lukàcs. Engels.. 29 E. toplumların. Selected Works. Marks’ın “sınıf”. Ann Arbour. Nisbet.30 Hegel’in totalitesi.). W. 1975. yani bütünün parçalar üstündeki tamamıyla kaplayıcı Aristotle. (çev.”27 Durkheim “İnsan.W. 7–8. s. Dahası. 59. (çev. “Bütünlük kategorisinin.). Lukàcs “Marksizm ile burjuva düşüncesi arasındaki kesin farkı oluşturan şeyin. s. “totalite”. Marksizm’in kendine özgü vasfını oluşturduğu bile iddia edilmiştir. “altyapı” ve “üstyapı” tanımlamaları bireylerden daha fazladır. University of Michigan Press. tarihsel açıklamadaki ekonomik güdülerin önceliği değil. Aristoteles’in kıstası kendi kendine yeterliliktir. Vurgu eklenmiştir. Birey (parça) kendi kendine yetmediği için devletten önce gelemez. Bu “belirleyici” faktör. çünkü bir bütün muhakkak parçalarından öncedir. Manheim. The Rules of Sociological Method. Durkheim.26 Görüldüğü gibi. s. totalite açısından bakış olduğunu” dile getirir. bütün tarihsel süreci içermektedir. bireyin kendine ait bir varlığa sahip olması haline imkân tanımaz. Lawrence and Wishart. F. “Eğer sosyal bilim gerçekten var olacaksa.. ve der. bellidir. sadece bireyi meydana getiren ve birey üzerinde dışsal sınırlama oluşturan değil. Durkheim için toplum kollektif eylemin “belirleyici” faktörüdür. Hegel’in tarih felsefesi ve Marks’ın analizinin de merkezini oluşturmaktadır.. MI. 237... aynı zamanda herhangi bir sosyal bilimin de önkoşuludur. 1982. s. (çev. Cambridge. R.. ya şeytan ya da tanrıdır. Lectures on the Philosophy of World History. toplumun bir ürünü olduğu için. toplum vasıtasıyla izah edilebilir”28 diye ilave eder. bireyin tek başına kaldığı zaman kendi kendine yetmediği ve böylece bütüne göre bir parçaya karşılık geldiği gerçeğinden. J.. Bütünlük perspektifinin.). D. 1959. K. Durkheim. Devletin doğanın bir yaratması ve bireyden önce olduğu. Devlet tabiaten aileden ve bireyden öncedir. Cambridge University Press. Durkheim. Halls. Bütün fikri veya Hegel’in terimini kullanırsak. Hegel. kendi başına asli ve anlamlı bir birimdir. (çev. Politics. “bir sosyal vaka. Londra. H. devletin bir parçası değildir. 27 E. Macmillan. 1968.Analiz Seviyesi ve Analiz Birimi Şans eseri değil de doğuştan devletsiz olan kişi ya alt-insan ya da üstün insandır. Montesquieu and Rousseau.). Marx ve F. Dent and Sons. 28 Ibid. Londra. 13. 26 13 . B. toplumları oluşturan öğelerin doğasından ve düzenlemesinden kaynaklanan ve sosyal olguların kaynağı olan belirli bir tabiata sahip olduğunun varsayılması gerektiğini”29 yazmıştır. 1960. M. Durkheim. Warrington. Devlet kendi kendine yettiği için. bireyler üzerine dışsal bir sınırlama koyabilme yeteneği olan. J. sabit olsun olmasın. Durkheim’a göre.

33 Waltz. parçaların kendi-kendine anlaşılamamasına ve onların kendi-kendine yeterli olmamasına dayanmaktadır.33 Dünya-sistemi analizcileri için de. “Birim-seviyesi”nde birbiriyle etkileşen birimler bulunurken. “sistemik-seviye”de. Kendi kendine yeterlik muhakkak anlaşılırlık anlamına da gelmemektedir.31 Bu yüzden. Onun vurgulamış olduğu gibi. birimlerin düzenlenmesini ve organizasyonunu belirleyen bir yapı bulunmaktadır. her şey bir noktada “bütün” olabilir ve bu zincirin bir sonu yoktur. Londra. No 91. böyle bir arka planın üzerine inşa edilmiştir. 1971. s. Dolayısıyla. 79. “Marx and the Critique of Political Economy”.). Vurgu eklenmiştir.System”. R. tüm insani olguları için gayet geçerlidir. “kompleksite [insani olgular] hem bütünlüğü hem de parçalığı G. Ayrıca. Ancak. Eğer bir varlık olarak görülürse. Marks’ın Hegel’den aldığı ve parlak bir şekilde bütünüyle yeni bir bilimin temelleri haline getirdiği metodun özünü oluşturduğunu” belirtir.34 Bütün fikri. 24. dünyasistemi ulusal toplumlara dışsaldır (exogenous) ve ulusal toplumlar dâhilindeki gelişmeleri belirler. Kuzminski’nin tarihsel olguları “hem parçaları olan bir bütün hem de bir bütünün parçası” şeklinde bir kompleksite olarak izahı./ üstünlüğünün. the State and War. s. 1982. “Bütün” ve “parçalar” karşılıklı olarak dışlayıcı (mutually exclusive) değildir. 305. 18. anlaşılırlık ve kendi-kendine yeterlik görecelidir ve araştırıcının açıklamak istediği hususların ne olduğuna bağlıdır. parçaları çalışma yoluyla uluslararası olguları anlamanın mümkün olmadığını. Yapının kendisi. 32 N. Bergesen. kendi kendine yeterlilik mutlak değildir. sınırlayan ve düzenleyen bir kuvvettir. “ancak onun ait olduğu kapsamlı yapıya teorik olarak entegre edilmesiyle ortaya konabilir. Ideology and Social Science.”32 Bu literatür taramasını uzatmaya gerek yok. 40. William Collins and Sons. Man. 27. “birim-seviyesi” ve “sistemik-seviye” olarak adlandırdığı kategoriler arasında bir ayrım yapmaktadır. Bütün fikrinin belirleyici yönü ve önceliği. Bu fikrin etkisi Uluslararası İlişkiler literatüründe görülebilir. Glasgow. Uluslararası İlişkilerdeki sistem(ler) teorilerine dâhil edilmiştir. Waltz. s. yaygın kabulüyle. Birçok teori. “The Emerging Science of the World. sadece bir görünüm olan her bir faktörün veya ilişkinin tam anlamı. Her şeyden önce Waltz. International Social Science Journal. Sadece bir örnek verecek olursak. Lukàcs. 1975. Blackburn (der. Marksizm’e göre. özellikle sistem(ler) teorileri. Belli bir düzlemde ve bazı sınırlar ve hususlar içinde anlaşılır olan şey. başka bir düzlemde anlaşılır olmayabilir. Cilt 34. Geras. Merlin Press. 34 A. s. her bir durumda somut problemin bağlamı netleştirilmelidir. History of Class Consciousness. 31 14 . sistem-seviyesinde çalışmamız gerektiğini ifade etmektedir.

belirli bir çalışmaya başlamadan önce kişinin.Analiz Seviyesi ve Analiz Birimi gerektirmektedir. “Continuity and Change in the World Polity”. “herhangi bir farklılaşma tarzı doğal olarak ona mukabil bir sosyabilite (sociability) tarzını da getirir. Dolayısıyla. analiz birimi meselesinin ise çalışılacak “aktör” veya “varlık” sorunu olduğunu gösterdim. mantıken sonsuz sayıda birim bulunabilmesine rağmen. “Bütünün”. göstermeye çalıştığım gibi. Kuzminski. kolektif/toplumsal ve evrensel/her şeyi kapsayan birimler. 35 A. bu. Bir yandan üç analiz seviyesinin ve üç analiz biriminin kendi aralarında birbirine bağlı olduğu. G. J. World Politics. Ruggie’nin ifade etmiş olduğu gibi. s. tüm olası birimleri kapsayacak biçimde tanımlanmış üç birim kategorisi önerilmiştir: tek/bireysel. History and Theory. 36 15 . analizinin kapsamlı ve açık olabilmesi için. parçalar pahasına bütün üzerinde çok kuvvetli bir vurgunun fazla bir entelektüel gerekçesi bulunamaz. bütün perspektifi içinde düşünülebilir. parçalar veya bütün üzerinde yoğunlaşan iki uç arasında muhakkak bir tercih yapmayı gerektirmez. 225. Sonuç Bu makalede. belirli bir analiz seviyesinin tercihi. hem analiz seviyesi hem de analiz birimi hakkında net olması gerektiğidir. teorik seviye (daha az soyut) ve pratik seviye (en az soyut). Ulaştığım genel sonuç ise. Cilt 35. Benzer şekilde. insani olgular eş zamanlı olarak bütündürler ve parçadırlar. “analiz seviyesi” ve “analiz birimi” arasında bir ayrım yapmaya çalıştım. Ruggie. Analiz seviyesi ve analiz birimi birbiriyle ilişkilendirilmesine rağmen. Bu sosyalitenin (sociality) kaybı anlamına gelmez. s. İnsani olgunun hem bir bütün hem de bir bütünün parçası olan ikili karakterini vurgulayarak “bütün” ve “parçalar” arasındaki bağlantı ile ilgili konuyu da netliğe kavuşturmaya çalıştım. otomatik olarak belirli bir analiz biriminin seçimini beraberinde getirmemektedir. diğerlerini de dikkate alması gerekir. bütünün bireyselliği lehine parçaların bireyselliklerini göz ardı ederek. “parçaları” veya “bütünü” bir diğeri lehine göz ardı etmeksizin. biri bir perspektif diğeri de bir varlık olmak üzere. No 3. and Persons”.”36 “Bireysellik” ve “birlik/bütünlük” muhakkak birbirini dışlayıcı değildir. Bir konu. “Archetypes and Paradigms: History.”35 Kuzminski’ye referansla. öte yandan analiz seviyesi ve analiz biriminin birbiriyle yakın biçimde ilişkili olduğu vurgulanmıştır. Araştırmacı analizi için hangi seviye veya birimi alırsa alsın. Bir perspektif olarak bütün fikrine sahip olma. iki anlamının ayırt edilebileceğini savundum. Toplum sadece insanın kendi-kendine yeterliği olmamasından kaynaklanmaz. ona özgü kapsayıcı bir bütünü analiz birimi olarak almaya muhakkak yol açmamaktadır. Cilt 25. 1986. Eğer mesele bir derece sorunuysa. Üç analiz seviyesi soyutlanmış ve tanımlanmıştır: felsefi seviye (en soyut). 1983. konunun bağlamının ve kişinin hangi önermeler altında çalışmakta olduğunun bilinmesi bakımından. 278. No 2. Analiz seviyesinin daha ziyade analizin çerçevesi/bağlamı ve bir kişinin analizini yürütmekte olduğu seviye ile ilgili olan bir konu olduğunu. Politics.

N. Long Cycles: Prosperity and War in the Modern Age. 1959. 1976. Dent and Sons. (çev. Cambridge. C. Oxford. Ann Arbour. S. Goldstein. 1968. Bergesen. M.. et al. 1982. Londra. Cilt 20. A. J.). Kuzminski. NJ. No 2. B. M.. Halls. Ideology and Social Science. Cilt 25. A. CT and London. W.. 1983. Manheim. W. 1965. Hollis. 1991. Basil Blackwell. J. and Persons”. Clarendon Press. Oxford. 1960. George Allen and Unwin... Polity Press. Politics. F. The Theory of International Relations: Selected Texts from Gentilli to Treitschke. Free Press. Reflections on the Philosophy of the History of Mankind.System”. Cilt 34. Sociology and Modern Systems Theory. 1986. Hegel. (der. Herder. Londra... Chicago.. J. New York. Englewood Cliffs. 16 . Durkheim. Cilt 69. Giddens.). “Bucking the System: A Peace Researcher’s Perspectives on the Study of International Relations”.. S. Braudel. (çev. G. William Collins and Sons... Synthese. International Social Science Journal.). G. M. R. Harper and Row. F. Cilt 16. 1968. Beyond Objectivism and Relativism: Science. Chicago University Press.. Warrington. Glasgow. Social Theory and Modern Sociology. Politics. (çev. MI. ve Smith. Lectures on the Philosophy of World History. Nisbet. No 3. G. The Rules of Sociological Method. No 3. W. Hanrieder. 1975.. R.. Explaining and Understanding International Relations. 1988. H. Cambridge University Press. “Scientific Change: Philosophical Models and Historical Research”.. J. (çev. Yale University Press. M. Buckley. ve der. “International and Comparative Politics: Toward a Synthesis”. Macmillan.).. A. 1975. E. Hempel. 1970. “Marx and the Critique of Political Economy”. Laudan. New Haven. Londra. Montesquieu and Rousseau.)... Aspects of Scientific Explanation. NY. No 2. 1967. Millennium: Journal of International Studies. NY. 1987. IL. L. 1987. E. Cambridge. World Politics. Geras. PrenticeHall. Forsyth. 1982. W. University of Michigan Press. The Mediterranean and the Mediterranean World in the Age of Philip II. New York. D. Durkheim. No 91. Blackburn (der.. History and Theory. Bernstein. “Archetypes and Paradigms: History. G. Banks.). R. and Praxis. “The Emerging Science of the World./ Kaynakça Aristotle. Hermeneutics.

W. Reading. Glencoe. N. T. N.. CA. NY. Cambridge University Press. J. Moul. Notre Dame. 1968. Canadian Journal of Political Science.. G. P. Free Press. Rosenau. Waltz. Knorr ve S. Wallerstein. 1971.Analiz Seviyesi ve Analiz Birimi Lukàcs. D. Turbulence in World Politics: A Theory of Change and Continuity. F. IN. J.). ‘On the Statement “The Whole is More than the Sum of Its Parts”’. Man. 1955.. London. Singer. University of Notre Dame Press. Waltz. A Study of History. R. G. The Language of Social Research. I. MA. Vol. NY. N. Ruggie. E. 1934. 1959.). 1961. 1973. Free Press. Princeton. Beverly Hills. 1959. (der. Princeton University Press. J. NJ. Selected Works. 1990. Singer. 1977. The Philosophy of International Relations. 1983. No 2. Princeton University Press.. A General System Taxonomy for Political Science. D. Cilt 35. Lawrence and Wishart. F. The International System: Theoretical Essays. K.. “The Level of Analysis Problem Revisited”.. J. “Continuity and Change in the World Polity”. Londra. Toynbee. 1979. General Learning Press. D. New York. K. Lazarsfeld ve M.). K. 1971. Princeton. A. I. Theoretical Aspects of International Relations. Rosenberg (der. History of Class Consciousness. A. Wolfers. Theory of International Politics. The Capitalist World-Economy. New York. Sage Publications. F.. NJ... London. 1979.). Verba (der. Parkinson.. ve Engels.. Fox (der.. New York. “The Level of Analysis Problem in International Relations”. Merlin Press. Columbia University Press. 1968. Cambridge.. Oxford University Press. NY. the State and War. 17 . Singer... J. No 3. World Politics. B. Marx. Quantitative International Politics: Insights and Evidence. J. “The Actors in International Politics”. Addison-Wesley. Nagel. K. Cilt 6. W.

or macro-level of analysis. At the third or practical level. or theoretical. It may be done at one of them and thus it may be called philosophical.logico-deductive theory. At the first or philosophical level. It may not be.” It refers to the way in which “the phenomena under study may be sorted or arranged for purposes of systematic analysis. What then are these levels? It seems to me that Buckley’s three levels (1empirical research. The specification of 18 . Finally. 2./ Summary The classic treatment of the “level of analysis problem” in International Relations is J.” and it relates to the question whether “to focus upon the parts or upon the whole. but upon its everyday manifestations. Classic as it is. An analysis does not have to follow and involve respectively these three levels. however. postulates. relates to the context within which (or the level at which) we examine the topic. upon the components or upon the system.” Developing this theme Singer identified two levels of analysis in International Relations: the international system and the national sub-systems. or theoretical content of the problem. and an analysis of the historical Concert of Europe system or post-war system operates at the third level. A conceptualisation of system and international system relates to the first level of analysis (philosophical). At the second or theoretical level. Singer’s article on the subject published in 1961. It also relates to what we study at that level. The issue is given identifiable and distinguishable boundaries. he identifies only two levels (or units).” By establishing the “level of analysis” the subject in question is placed in a context. and 3. without distinguishing between the two. in turn. Moreover he reduces the “level of analysis” and the “unit of analysis” to one category. 2. the analyst or student is faced with the most general beliefs. or practical analysis. or philosophies) may be modified to become: 1. the formulation of balance of power or bipolar international systems denotes the second level of analysis (theoretical). According to Singer’s formulation. principles and premises which together form and define the background of the subject in question and its place within general human thought. taking them to be the same. direct implications. The search for answers to the first question (context and level) leads us to the “level of analysis”. since the researcher working at one level may sometimes draw propositions from the other levels. and which identify and give meaning to his problem. assumptions. D. possible to make a clear-cut demarcation between these levels. models.the theoretical and 3-the practical (or phenomenological) levels. Singer’s formulation is incomplete and rather confusing. the problem involves choosing the “micro. and I should think is not. he no longer concentrates on the philosophical background. The problem of methodology.or macro-level of analysis” and the sorting and arranging of the phenomena under study do not necessarily mean the same thing. For example.frameworks. or what the major actor(s) of the subject is (are). Every intellectual and “scientific” study begins with the question of how the subject under scrutiny can be analysed (the problem of methodology).the philosophical. and the search for answer to the second question (what to study and actors) to the “unit of analysis. and influences. the selection of “the micro. the problem is defined in a more concrete way upon the basis drawn at the first level.

a way of looking at reality. The idea of the whole may be viewed from two standpoints. these categories are not mutually exclusive. In political science. then. Those who operate at the first level do not have to choose the first unit. Level of analysis is inclusive of unit of analysis. it is not possible to draw an absolute demarcation line. Having an idea of whole as a perspective does not necessarily lead to take a particular inclusive whole as the unit of analysis. while remaining still at the same level. in contrast to the level of analysis. the unit of analysis. This perspective holds that for anything to be understood meaningfully it must be studied within a whole. 2) the society or groups of individuals (agglomeration of actors). in the sense that those operating at any level may choose any of the units. The problem of the unit of analysis is basically related to the question of what is being studied. and 3) the universe or humanity (the allinclusive actor). The unit of analysis chosen varies considerably according to the academic discipline. the individual person. 19 . Analytically. one can find an endless number of units to analyse. There is not necessarily a one-to-one correlation between the three levels of analysis and the units of analysis. One is that the whole itself is an identity. level of analysis and unit of analysis are not identical. Therefore. The unit of analysis refers to the “thing” to be studied. If each of these three units are intrinsically dependent upon each other. in fact. For a psychologist. Expressed in this way. an entity separate from the parts of which it is composed. the unit of analysis is generally the first category. My overall conclusion is that one needs to be clear about both the level and the unit of analysis before undertaking a particular study in order for the context of the subject and the premises under which one is operating to be known. Logically. The second notion of the “whole” takes it to be a perspective. but interwoven. the unit of analysis has usually been the state or other organisations such as pressure groups (the second category). Whatever analytical distinction or choice may be made. or what the actor(s) or object(s) of the study is (are). but the question sometimes posed is: which one is the primary one? This question has generally been formulated in terms of focusing upon the parts (the individual) or upon the whole (thus eliminating the third category by reducing it either to the first or second category). but interconnected. what is the use of this tripledistinction? In reality. three units of analysis can be classified: 1) the individual human person as an actor.Analiz Seviyesi ve Analiz Birimi the level of analysis is important for it enables us to understand under what premises the author is operating and where the analysis is placed within the subject to which it belongs. denotes an entity.