KAĞIT FABRİKALARINDA

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ
VE

VERİMLİLİK

1/448

2/448

Genişletilmiş ikinci baskı için önsöz
Kitabın birinci baskısı “Koruyucu Eklektrik Bakımı” ismini taşımaktaydı. İnternet ortamında oldukça revaçta olan bu kitap tüm fabrikalar için önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Özellikle bu alanda Türkçe kaynak bulunmaması kitaba olan talebi arttırmaktadır. İkinci kısım ise tasarım kriterlerine ayrılmıştır. Koruyucu bakım yanında, tasarım kriterlerinin bilinmesi ve arızaların oluşum mekanizmalarının öğrenilmesi, güvenilir fabrikalar kurulmasına ve dolayısıyla verimliliğe katkı sağlayacaktır. Verimlilik, elektrikte koruyucu bakım, kaliteli sistem tasarımı, iyi projelendirme ve montajla doğrudan ilgilidir. Bu kitap işte böyle bir amaç için, kağıt fabrikalarının daha verimli çalışabilmesi için yazılmıştır. Kağıt fabrikalarının temel ihtiyaçlarından olan mühendislik uygulama bilgisi açığı aslında Türkiye’deki tüm sanayi kuruluşlarının ortak sorunudur. SEKA’nın kapanmasından sonra kağıt fabrikaları için bilgi birikimine katkı sağlayacak hiç bir kurum kalmamış oldu. Özel sektörde üretilen bilgiler, fabrikaların içe kapanmaları nedeniyle paylaşılamaz duruma geldi. Oysa fabrikalar arasında sinerji sağlanarak sağlıklı bilgilerin paylaşılması, kağıt sanayii için verimliliğe katkı sağlayacaktır. Üniversitelerde araştırma yapan bazı araştırmacıların, kağıt fabrikaları hakkında kaynak arayışları sorunun derinliğini göstermektedir. Bu kitap okyanus olmaktan çok kendi çapında bir damla olmayı hedeflemektedir. Bu damlanın, başka damlalarla buluşması, sonuca olumlu katkı sağlayacaktır. Özellikle mühendisler arası doküman paylaşımı bilgi birikimini olumlu yönde etkileyecektir. Aslında daha yukarıda ve geniş bir platformda, kurumsal bir oluşuma ihtiyaç bulunmasına rağmen, bu tür bir girişimin öncelikle maddi kaynağa ihtiyacı olacaktır. Belki de bir “Kağıt Sanayii Mühendisleri Birliği” oluşturulması gerekecektir. Kitabın eklerle ilgili üçüncü bölümünde yararlı olacak bazı bilgiler bulunmaktadır. Türkiyenin sokağa atılacak parası yoktur ve mühendislerin görevi ekonomi ile mühendislik bilgilerini birleştirmek, optimize etmektir.

3/448

Bu kapsamıyla kitaba isim vermek oldukça zorlayıcı olmuştur. Bakım ve tasarım kelimeleri geniş kapsamlı olduklarından mevcut kapsama eklemelerin yapılması gerekmektedir. Kağıt fabrikaları için Elektrik Mühendisliği El Kitabı olma iddiası ise daha büyük çalışmalarla mümkündür. Nihayetinde binlerce sayfadan oluşan bir kitabın hazırlanması yıllarca sürecek bir gayret gerektirmektedir. Her bölümün ayrı bir kitap haline getirilmesi ise şu an için mümkün görünmemektedir. Münir Karıncaoğlu Elektrik Mühendisi

4/448

İÇİNDEKİLER Birinci Kısım
BÖLÜM 1 KORUYUCU ELEKTRİK BAKIMI NEDİR? 9 BÖLÜM 2 KORUYUCU ELEKTRİK BAKIMININ KAZANDIRACAKLARI 13 BÖLÜM 3 KORUYUCU ELEKTRİK BAKIMI KAVRAMINA GİRİŞ 15 BÖLÜM 4 PLANLANMA VE GELİŞTİRME 19 BÖLÜM 5 ELEKTRİKLİ EKİPMANLARIN BAKIMINA GİRİŞ 32 BÖLÜM 6 ŞALT TESİSLERİNİN BAKIMI (OG ve AG) 37 BÖLÜM 7 GÜÇ VE DAĞITIM TRAFOLARI 61 BÖLÜM 8 KUVVET KABLOLARI 70 BÖLÜM 9 MCC’LER 72 BÖLÜM 10 ELEKTRONİK CİHAZLAR 78 BÖLÜM 11 KOMPAK ŞALTERLER 81 BÖLÜM 12 TOPRAK KAÇAK KORUMA CİHAZLARI 84 BÖLÜM 13 SİGORTALAR 87 BÖLÜM 14 MOTORLAR 91 BÖLÜM 15 AYDINLATMA 97 BÖLÜM 16 FİŞLER, PRİZLER, KONNEKTÖRLER SEYYAR BAĞLANTI ELEMANLARI 100 BÖLÜM 17 ELEKTRİKLİ SEYYAR CİHAZLAR 104 BÖLÜM 18 TESTLER VE TEST YÖNTEMLERİ 107 BÖLÜM 19 UZUN SÜRELİ ÇALIŞMA KOŞULLARI ALTINDA YAPILAN BAKIMLAR 128 BÖLÜM 20 BAKIM AMACIYLA ENERJİNİN KESİLMESİ VE PERSONELİN CAN GÜVENLİĞİ 142 BÖLÜM 21 KABLO TAVALARI VE BUSBARLAR 146 BÖLÜM 22 KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAKLARI 149

İkinci kısım

155

BÖLÜM 1 GİRİŞ 157 BÖLÜM 2 ENDÜSTRİYEL ELEKTRİĞİN DAĞITIMI İÇİN REHBER 161

5/448

BÖLÜM 3 ELEKTRİK SİSTEMİNDE KAPASİTEYE BAĞLI TASARIM VE İŞLETME SORUNLARI 183 BÖLÜM 4 SİSTEM MÜHENDİSLİK ETÜDLERİ 203 BÖLÜM 5 ENERJİ KALİTESİ 208 BÖLÜM 6 FABRİKA STANDARTLARI VE STANDARTLARIN OLUŞTURULMASI 230 BÖLÜM 7 ELEKTRİK İŞLERİNDE YATIRIM DÖNEMİ VE SONRASI SÜREÇLER 242 BÖLÜM 8 ELEKTROMANYETİK KİRLİLİK 262 BÖLÜM 9 TOPRAKLAMA 267 BÖLÜM 10 YÜKSEK FREKANS TOPRAKLAMASI, REFERANS TOPRAKLAMASI VE TOPRAKLAMA TESİSAT HATALARI 289 BÖLÜM 11 STATİK ELEKTRİK VE KORUNMA 297 BÖLÜM 12 AYDINLATMA 302 BÖLÜM 13 MOTORLAR 311 BÖLÜM 14 ELEKTRİK BÖLÜMÜNDE VERİ DENETİMİ 362 BÖLÜM 15 ARIZALAR VE KORUNMA 365 BÖLÜM 16 TİTREŞİM ANALİZİ 385 BÖLÜM 17 KURUTMA KISMINDA TAHRİK GÜÇLERİ VE MOMENTLER 389 BÖLÜM 18 TRAFOLARDAN YAYILAN ISILAR 401

EKLER Ek. 1 Elektrikte temel emniyet bilgileri 405 Ek. 2 Elektrik montaj malzemelerinin depolanması ve bakımı 410 Ek. 3 Grup Start-Stop işlemlerinin şebekeye ve ekipmanlara etkileri 416 Ek. 4 Elektriksel bağlantılarda sorunlar 420 Ek. 5 Hız kontrol ünitelerinden beslenen motorlarda kablo seçimi ve montajı 424 Ek. 6 Hız kontrol ünitelerinden beslenen motorlarda rulman akımlar 429ı Ek. 7 Kablo tavalarında gruplandırma şartnamesi örneği 433 Ek. 8 Yönetime bütçeyi kabul ettirme sanatı 436 Ek. 9 Üretim bölümüne elektrik dilinin öğretilmesi 438

Yararlanılan kaynaklar 447

6/448

BİRİNCİ KISIM

KORUYUCU ELEKTRİK BAKIMI

7/448

8/448

BÖLÜM 1
GİRİŞ

Bu kitabın birinci amacı kağıt fabrikalarında bulunan, sanayi tipi elektrik tesislerindeki sistem ve cihazların koruyucu bakımlarıyla ilgili bilgi vermek ve tehlikelere karşı can ve mal güvenliğinin arttırılmasını sağlamaktır. Bu kapsamda kitabın ilk baskısı tüm sanayiler için koruyucu bakım alanında bir kaynak oluşturmaktaydı. İnternet üzerinden binlerce kez indirilen ve 5 üzerinden 4.8 ortalamayla reyting alan bu kitabın kağıt fabrikaları tarafından iyi tanınmadığı anlaşılmıştır. Bu baskı ise özel olarak kağıt fabrikaları için düzenlenmiştir. Bu düzenleme sırasında kitaba geniş bir ekleme yapılmıştır. Bu ekleme kitabın ikinci amacını gerçekleştirmek için düşünülmüştür. Koruyucu bakım konularının bitiminde, ikinci kısımda, kağıt fabrikalarındaki elektrik tesislerinin daha iyi anlaşılması ve tasarlanabilmesi için, Erken Ekipman Yönetimi denilen kapsam içine giren konularda önerilerde bulunulmaktadır. Bu kısım daha çok mühendislik konularını kapsamaktadır. Bu haliyle kitabın her iki parçası mühendislerin uzun yıllar yararlanabilecekleri bir kaynak kitap olmaktadır. Erken Ekipman Yönetimi (EEY) son yıllarda Toplam Verimli Bakım ve Güven Merkezli Bakım yönetimi uygulamalarında kullanılmaya başlanmış olan bir kavramdır. Onu kullanan firmalara oldukça katkılar sağlamaktadır. Amacı mevcut sistemlerdeki hataları görerek daha iyi sistemler edinilmesini sağlamaktır. Bu sayede fabrikalarda verimlilik ve etkinlik artmaktadır. “Kağıt Fabrikalarında Verimlilik” ve “Kağıt Fabrikalarında Bakım Yönetimi” adlı kitaplarda ısrarla belirtildiği gibi, yeni ve etkin yöntemlerin, kağıt fabrikalarında değişim amacıyla uygulanması gerekmektedir. Birinci kısmın ilk bölümleri, Koruyucu Elektrik Bakımı’nın temel felsefesine (KEB) ayrılmıştır. Buradaki amaç, Koruyucu Elektrik Bakımı’nın (KEB) mümkün olduğu kadar iyi anlaşılması ve sonuçlarından yarar sağlanmasıdır. “Kağıt fabrikalarında Bakım Yönetimi” konusu başka bir kitapta ele alınmıştır.

9/448

KORUYUCU ELEKTRİK BAKIMI NEDİR?
Kağıt fabrikaları gibi büyük miktarda elektrik kullanımının olduğu yerlerde, fabrika alanı bir elektrik dağıtım merkezi durumuna gelmektedir. İşletmelerin 24 saat kesintisiz çalışmaları, bakım planlamasını güçleştirmektedir (1. Kısım 19. Bölüm). Duruşlarda acil işlerin ön plana alınması ise, adam saat olarak planlı bakıma ayıracak yer bırakmamaktadır. Az bakım daha çok arızaya neden olacağından, bir sonraki duruş, arıza nedeniyle zorunlu olarak yapılmaktadır. Sonuç olarak arıza nedeniyle duruşların toplamı artacağından, planlı duruşların yerini arıza duruşları almaya başlamaktadır. 24 saat çalışan işletmelerde koruyucu Elektrik Bakımı (KEB) uygulamasının sayısız yararları vardır. Koruyucu Elektrik Bakımı (KEB) üretime yönelik kazançlar sağlayacağından, yönetimlerce desteklenmesi gereken, iş disiplini kazanılmasına

yönelik işlerden biridir. Programın kalitesi yanında, insanların programa olan ilgisi ve yaklaşımı çok önemlidir. Bu tür programlarda yönetimin desteği ve bakım ekiplerinin, üretim ekipleriyle ortaklaşa işleri yeniden paylaşmaları gerekmektedir. Fabrikalar üretim odaklı çalışmak zorundadır. Ayni zamanda üretimi, üretim bölümüne ve verimliliği bakım bölümüne bırakmak eksiklik yaratmaktadır. Bunun için her iki bölümün ortak sorumlulukları bulunmaktadır. Kağıt üretimiyle uğraşan bir şirkette ekonomik ve ticari bilgilerin yanında, bilimsel ve teknik bilgilerin kullanılması gerekir. Bunun tersi de doğrudur. Şirket, bu bilgileri verimli olarak kullanan bir iş merkezi durumundadır. Koruyucu elektrik bakımı, ekonomik sonuçları olan ve verim üzerinde etkili olan bir yöntemdir. Bir yönetim dehası olan Peter Drucker’in (The Prcatice of Management) belirttiği gibi, şirketi yönetenler işleri doğru yapmanın yanında, doğru işleri bulmak ve yapmak zorundadır. Çalışanlar, işleri doğru şekilde yaparlarken, yöneticilerde doğru işlerin bulunması ve yapılmasına çalışmalıdır. Koruyucu elektrik bakımı da doğru işlerden biridir. Yani yöneticilerin, şirketin makro hedeflerine ulaşmasına yardımcı olacak işlerden biridir. Burada kullanılacak olan temel unsur bilgidir. Bunun örneği bir elektrik motorunun temizlenmesidir. Burada motorun izolasyon

bozulması nedeniyle yanması yanında duruş nedeniyle oluşacak kayıp yıllar içinde ve

10/448

tüm motorlara yayılacak olursa milyonlarca liralık geri dönüş sağlayacaktır. Temizlikle ilgili bilgi, ekonomik bir güce dönüştürülmedikçe fayda sağlamaz. Şirket içindeki masraf merkezi gibi görülen bakım harcamalarını, orta vadede en aza indirmek, ve sermayenin geri dönüşümünü hızlandırmak koruyucu bakım programı ile mümkün olabilecektir. Koruyucu Elektrik Bakımı (KEB) kontratlı bazı bakım anlaşmalarını da gündeme getirebilir. Bu sayede mevcut bakım ekibinin görev tanımı değişmeye başlayacaktır. Fabrika bakım ekipleri birer iş avcısı durumuna gelecek ve dedektiflik yaparak sorunları önceden farkedeceklerdir. Burada anlatılacak olan bilgiler, ürün kılavuzlarından alınma, basmakalıp bilgiler değildir. Bu kitap bir arızacılık el kitabı da değildir. Çünkü, bir sorunu çözmek, en fazla normale geri dönmek demektir. Arızaları kısa zamanda gideren ve arızaya en kısa sürede yetişen ekipler yerine, çalışanların hedeflerinin olduğu ve işleri planladığı iş yerleri oluşturmak gerekmektedir. Temel amaç sorun haline dönüşmeden onları yok etmektir. Birinci kısımda koruyucu bakımla sorunlardan korunma yolları, ikinci kısımda ise tasarım yoluyla sorunlardan korunma yöntemleri verilecektir. Bu kitapta, Koruyucu Elektrik Bakımı (KEB) adı altında bir bakım disiplininin geliştirilmesi öngörülmektedir. Bu çalışmaların sonuç vermesi, yapılacak planlamanın ısrarla takibine bağlıdır. Aşağıda anlatılacaklar için yapılacak bazı harcamalar varsa, bunların toplam tutarı, bakım giderlerinin içinde yüzde onu geçmeyecektir. Ancak getirisi çok daha fazla olacaktır. Hiç bir bakım yöntemi burada anlatılacaklardan daha fazla getiri sağlayamaz. Bu bir iddia değil uluslararası kabul görmüş ve uygulamalarla kaıtlanmış bir gerçektir. Koruyucu Elektrik Bakımı (KEB) elektrikli cihazların ve tesislerin gözlenmesi, test edilmesi, analize tabi tutulması ve bakımlarının yapılması için hazırlanmış bir programdır. Amacı, kesinti ve hasara neden olacak elektrik arıza ve cihaz bozulmalarının sağlamaktır. önüne Koruyucu geçerek Elektrik üretimin aksamasını yapacak ve emniyetli çalışmayı sistemlerin Bakımını elemanlarda,

operasyonlarını emniyet içinde yürütecek bilgi ve tecrübenin olduğu varsayılmaktadır. Elektrikli cihazlar deyimiyle, kağıt fabrikaları gibi, elektrik yoğun işletmelerde kurulu bulunulan komple cihazların yanında, bunların bağlantı parçaları ve alt parçaları da kastedilmektedir. Daha büyük oranda ise enerji üretim tesislerini, dağıtım

11/448

sistemlerini, şalt tesislerini, yardımcı tesisler ve bunlarla ilgili koruyucu cihazlarla, kontrol ve izleme cihazlarını kapsamaktadır. Bu geniş kapsam kağıt fabrikalarında kurulu olan yardımcı tesislerini de içine almaktadır.

12/448

BÖLÜM 2

KEB’in KAZANDIRACAKLARI

Elektrikli cihazların yaşlanmaları veya eskimeye başlamaları, zaman içinde olağan bir sonuçtur. Cihazlar, çalışmaya başladıkları günden itibaren yaşlanmaya veya eskimeye başlarlar. Bakımları yapılmadığı takdirde, bu seyir hızlanır ve arıza ile sonuçlanır. Ancak, arızaların sayıca azaltılması ve hasarların küçültülmesi koruyucu bakımla mümkündür. Yaşlanma, aşırı yüklenme, zor şartların sık sık tekrarlanması, kötü çevre koşulları gibi nedenlerle daha da hızlanabilir. Kağıt fabrikalarındaki ortam koşulları yaşlanma üzerinde etkili olmaktadır. Koruyucu Elektrik Bakımı (KEB) bu faktörleri tespit ederek, her birini gerek zaman, gerekse önem bakımından ölçümlendirir. Yaşlanmanın yanında, cihaz arızalarında başka nedenler de bulunabilir. Koruyucu Elektrik Bakımı (KEB) bu nedenleri tespit ederek düzeltir. Bunlar arasında:         Tüketim değerlerinde zaman içindeki artışlar, Fabrika içinde ve dış dünyada şebeke de meydana gelen değişiklikler, Voltaj kademelerindeki değişiklikler, Hatalı seçilmiş cihazlar, Hatalı yapılmış tesisat montajı, Fabrika içinde üretilen harmonikler ve gerilim bozulmaları, Geçici darbe gerilimlerinin sık üretilmesi, Hatalı seçilmiş koruma ayar değerleri bulunur.

Koruyucu Elektrik Bakımı (KEB) olmaksızın yönetim, büyük elektrik arızalarının riskini üstlenmiş olmaktadır. Koruyucu Elektrik Bakımı (KEB) riskleri azaltır. Bu çalışma olmaksızın yapılacak yangın ve hasar sigorta poliçeleri de pahalıya mal olacaktır. Çünkü sigorta ettirilmesi gereken ekipman sayısı artacak ve sigorta bedelleri yüksek olacaktır. Ayrıca koruyucu bakım aşağıdaki yararları sağlayacaktır:

13/448

İyi yönetilen Koruyucu Elektrik Bakımı kazaları azaltacak, can kayıplarını önleyecek, arıza sonucu oluşacak plansız duruşları azaltacaktır. Olması muhtemel sorunlar, daha önce çözüldüğü için, pahalı sonuçlarla karşılaşılmadan ekonomik kazanım sağlar.

Uygulanacak Koruyucu Elektrik Bakım programının kazancı, doğrudan ölçülebilen ve ölçülemeyenler olarak iki genel kategoriye ayrılır. Doğrudan ölçülebilenler, daha çok tamir giderleri ve duruş sürelerindeki azalmalardır. Bu rakamlar raporlarda kolayca görülebilecektir. Ölçülemeyenler ise daha çok emniyetle ilgili olanlardır. Önlenmiş bir kazanın, yani olmamış bir olayın kazancını tespit etmek mümkün değildir. Bu programın yürütülmesinin diğer sonuçları, çalışanların moralinde düzelme, işçiliklerde iyileşme, verimlilikte artış, devamsızlıklarda azalma ve üretim kesikliklerinde azalmalardır. Geliştirilmiş moral, katılımcılığı teşvik ederek, yönetime dolaylı olarak yardımcı olacaktır. İş kazası ve kayıplardaki azalmalar, sigortalama maliyetlerini azaltacaktır.

 

Koruyucu Elektrik Bakımı için yapılacak yatırım miktarı, tamirat giderlerine göre son derece az olacaktır. KEB cihazların ömürlerini uzatacaktır. Planlı olmanın sonucu masraflar minimuma giderken üretim maksimuma doğru gidecek, yatırımın geri dönüşü hızlanacaktır.

Koruyucu Elektrik Bakımı, üst yönetim tarafından, iş ekonomisine girmesi nedeniyle desteklenmelidir. Çünkü Koruyucu Elektrik Bakımı bir miktar harcama gerektirecektir. Bu harcamaya onay verecek olan üst yönetimdir. Bakım harcamalarına yapılan ilave her yük yönetim tarafından genelde gereksiz görülür. O nedenle programın, yönetime sağlayacağı parasal verilerle anlatılması gerekir. (Ek. 8 Yönetime bütçeyi kabul ettirme sanatı) Bakım harcamaları, tamir giderleri ve Koruyucu Elektrik Bakımı giderleri diye iki kaleme ayrılmalı ve takip edilmelidir. Her iki harcamanın toplamı önemlidir. Koruyucu Elektrik Bakım masrafları artarken, arıza için harcananlar azalacaktır. Koruyucu Elektrik Bakım (KEB) sıklığı arttıkça masraflar artacağından optimum harcama noktasını bulmak önemlidir.

 

Enerji tasarrufu bu programın getireceği kazançlardan biridir. İyi bakılmış bir fabrikanın ve ekipmanların harcayacağı enerji daima az olacaktır. Zaman içinde işgücü kazancı eleman tasarrufu sağlayacak, bazı alanlarda sözleşmeliı bakıma zemin hazırlayacaktır.

14/448

BÖLÜM 3
KORUYUCU ELEKTRİK BAKIMI KAVRAMINA GİRİŞ
Koruyucu Elektrik Bakımın (KEB) amacı iş güvenliğinin arttırılması ve tamirat

giderlerinin azaltılmasıdır. Bu programın uygulanması için gerekli şartlar aşağıdadır:      Eğitimli personel bulundurma, Düzenli gözlemler yapma, Testleri aksatmama, Kaliteli hizmet sağlama, Kayıtları düzgün ve güncel tutma .

Kayıtlar ve veriler üzerinde yapılan analiz çalışmaları ve kök neden arayışları o oranda önemlidir. Bu bölümde, Koruyucu Elektrik Bakımın kapsamı, ana hatlarıyla incelenecektir. Detaylar ise daha sonraki bölümlerde özel olarak ele alınacaktır. Bu program elektrik bölümünün temel süreçlerinin başında gelmektedir. Programa dahil edilecek ekipmanlarla ilgili, temel kıstaslar şunlar olmalıdır:  İş emniyeti. Ekipmandaki arıza, kişi can güvenliğini ne ölçüde tehdit etmektedir? Koruyucu bakım yapılmadığı takdirde ortaya çıkan iş güvenliği tehdidi hangi boyutta olacaktır? Ölüm, ciddi yaralanma, hafif yaralanma vs.   Ekipman kaybı. Arızalanan ekipmandaki arıza nedeniyle ödenecek tamirat giderleri hangi boyutta olacaktır? Üretim kaybı. Arıza sonucu oluşacak duruş süresi ve duruşun maliyeti ne olacaktır? Bu kıstaslar ekipmanın önemini ortaya çıkaracak ve bakım listesindeki yerini ve bakım sıklığını belirliyecektir. Başarılı bir programın gerçekleştirlmesi için bazı temel parçaların bir araya getirmeleri gerekir. Bu parçalardan en önemlileri aşağıda verilmektedir:

15/448

1. Kalifiye ve işten sorumlu bir personel tayin edilmelidir. Koruyucu Elektrik Bakım programının işletilmesinden Teknik olarak Sorumlu olacak ve işi yönetecek, mesleki yeterliliği olan bir kişi seçilerek görevlendirilmelidir. Bu kişi büyük işletmelerde Elektrik bölümünden sorumlu elektrik mühendisi veya şefi olmalıdır. Bölüm başında bir müdür varsa onun altında çalışan birisinin sorumluluğu tercih edilmelidir. Bakım ekibinin içinden en yeteneklisi Test ve Kontrol Elemanı olarak ayrılmalıdır. Gerekirse bu işi yapacak eleman istihdam edilmelidir. 2. Programın kapsamı belirlenmelidir. Bir öncelik planı içinde, ekipman veya sistem bazında, yukarıda sıralanan kıstaslara göre araştırma, inceleme ve analiz yapılması gerekir. Ekipmanlar önem sırasına göre sıralanmalıdır. Bu listenin ne kadar geniş olduğuna bakılmaksızın, programın teknik sorumlusu, kapsamın genişliğini, başlama ve bitiş noktalarını liste üzerinde belirlemelidir. Trafolar, motorlar, kesiciler, şalt elemanları ve koruma sistemleri gözlenmeli ve geliştirme kapsamına alınmalıdır. Ekipmanın durumu ve işletme şartları göz önüne alınarak programa dahil edilme zamanı tespit edilmelidir. İncelemelerde, ekipmanın nominal değerleri içinde çalışıp çalışmadığı ve koruma ünitelerinin ayarları kontrol edilmelidir. Koruma üniteleri, sigortalar, devre kesiciler, termik koruyucular ve koruma röleleri gibi önemli elemanlardır. Bu gibi üniteler iş emniyetini, cihazın korunmasını ve ekonomik kayıpları önleyeceğinden düzgün çalışıp çalışmayacakları ön bir tespit yapılarak bilinmelidir. 3. Programa alınan ekipmanlarda periyodik ön kontrollar ve testler uygulanmalıdır. Ekipmanların daha önceki durumları kayıtlı olmadığından mevcut durumu gösteren bir kayıt düzenlenmeli ve varsa yapılacak acil bakım işleri belirlenmelidir. Her ekipmanın ayrı ayrı periyodik bakım süreleri tespit edilerek listeye işlenmelidir. Yapılacak ön kontrollar ve testler çok dikkatli yapılmalı ve mevcut şartlara uyulmalıdır. Test ve kontroller için gerekirse duruşlardan yararlanılabilir. Bazı durumlarda, bazı test işlemleri, işletme ve bakım elemanları arasındaki koordinasyonla gerçekleşir. 4. Kontrol ve test raporlarının analizleri sonucu düzeltici önlemler ve öneriler yapılmalıdır. Ön kontrol olarak yapılan, araştırma inceme ve analizler sonucu, düzeltici faaliyetler yapılması gerekebilir. Yapılacak olanlar planlanmalı, programlanmalı ve kayda alınmalıdır.

16/448

5. İşin icrası yapılmalıdır. Bakım, yenileme ve ayarlar zaten programın ana hedefleridir. Bu nedenle somut olarak tespit edilenler varsa gerçekleştirilmelidir. 6. Geniş kapsamlı kayıtlar tutulmalıdır. Kayıtlar doğru olmalı ve tüm hayati bilgileri kapsamalıdır. Anlamsız bilgiler kayıt tutma amacını engeller. Programı (KEB) destekleyen yan unsurlar aşağıdadır: 1. Tasarımdan gelen faktörler. Koruyucu Elektrik Bakımını destekleyen en önemli unsur tasarımdaki kalitedir. Kitabın ikinci kısmı bu konuda ipuçları vermektedir. Yedekli yapılar, kuplajlı bağlantılar, yardımcı besleme sistemleri, çekmeceli yapılar, ağır iş şartlarına uygun seçilmiş ürünler, bakım istemeyen ürünler bakım planlamasını kolaylaştırır ve minimum duruşla bakım işlerinin yapılmasını sağlar. Bunlar özellikle Şalt ve MCC yapılandırılmasında önemli özelliklerdir. Erken ekipman yönetimi sayesinde sistemde gelişme sağlanacaktır. Tasarım kriterlerin dikkate alınmalıdır. Standardizasyon eğitimi kolaylaştırır ve yedekleme maliyetini düşürür. Çevre şartlarındaki iyi özellikler bakım sıklığını azaltır. Ekipmanları gruplandırma özeni, yerleşimdeki rahatlık, erişimi hızlandırır, bakım süresini azaltır. Kullanılan montaj aksesuarlarının kalitesi erken dökülmeyi ve paslanmaları önler. Montaj kalitesi pek çok sorunu başlangıçta engeller. İyi bir topraklama tasarımı arıza ve iş güvenliğini olumlu yönde etkiler. işin Çok iyi hazırlanmış alımın fabrika standartları ileriye ve teknik kazanç şartnamelerle sağlayacaktır. 2. Eğitim a) İş güvenliği ile ilgili eğitim sağlanmalıdır Elektrik tehlikesine maruz kalacak tüm personel, istisnasız olarak elektriğin tehlikeleri ve elektrikten korunma konusunda eğitilmelidir. Elektrik tehlikesinden korunmayı sağlayacak prosedürleri öğrenmelidirler. Elektrik kazalarının sonucunda neler olduğu çok iyi bilmelidir. (Bölüm 20 ve Ek 1 e bakınız) Eğitim sınıfta olacağı gibi, iş başında da olabilir veya her iki yöntem birlikte uygulanabilir. Eğitimde aşırı teorik bilgiye kaçmadan temel bilgiler verilmelidir. Elektrik kazalarına uğramış kişilere yapılacak müdahale ve ilk yardımların uygun şekilde yapılabilmesi gereğine göre yapılması yönelik

17/448

öğretilmelidir. Çalışanlar ilk yardım, acil yardım ve kabul edilmiş hayata döndürme işlemleri hakkında sürekli bilgilendirilmelidirler. b) Teknik eğitim sağlanmalıdır. Çalışanların teknik eğitimlerinde aşağıdaki kapsam dikkate alınmalıdır:         Enerji altındaki parçalar üzerinde çalışırken kullanılan teknikler ve bu konuda beceri kazandırılması Enerji altındaki parçalar üzerindeki voltajın tespit edilmesi ve ölçülmesi ile ilgili teknikler ve bu konularda beceri kazandırılması Tehlikelerin büyüklüğünü ve boyutunu tespit edebilme yeteneği kazandırılması Görevi başarıyla tamamlamak için gerekli olan iş planlamasının öğretilmesi Bir cihazın yapısı ve çalışma prensibinin öğretilmesi Bir işe özgü yapılacak işlerin öğretilmesi Bir işi yaparken karşılaşılacak bütün risklerin öğretilmesi Bir işin yapılabilmesi için uygulanacak yöntemler, kullanılacak iş güvenliği malzemeleri, ölçü aletleri ve takımların öğretilmesi Her bakım elemanı için aldığı teknik eğitimle ilgili kayıtlar tutulmalıdır. Dış destek ihtiyacı, Bazı işlerin yapılmasında teknik dış destek alınabilir. Bunun kararı ekibin yapısı, büyüklüğü ve becerisi göz önüne alınarak verilir. Dar kadro ile götürülen iş yerlerinde ve iş kapsamının çok geniş olduğu büyük işletmelerde, her işi profesyonelce yapacak elemanların bulunması mümkün olmayabilir. Böyle durumlarda uzmanlaşmış firmalardan destek alınmalıdır. Kağıt fabrikalarının giderek her konuda daha karmaşık yapıya bürünmesi dış desteği zorunlu kılmaktadır. İş sırasında kullanılacak uygun özellikte alet, donanım ve koruyucu malzeme, programın (KEB) uygulanması için gereklidir. Bunlar hem bakımı kolaylaştırır, hem de emniyeti arttırırlar. Çok pahalı test ekipmanları özel eğitimli personel gerektirdiğinden temini için dış kaynaklardan kiralama yapılabilir.

18/448

BÖLÜM 4
PLANLANMA VE GELİŞTİRME

Giriş
Koruyucu Elektrik Bakımı, sanayi tipi elektrik tesis ve cihazlarının, arızaları sonucu ortaya çıkacak, can ve mal kayıplarını asgariye indirmek için hazırlanmış, sistematik bir programdır. Daha önceki konularda, bu hasarların ekonomik sonuçları ve programın hazırlanması için gerekli alt yapı özetlenmişti. Bu kısımda konular daha geniş ele alınacaktır. Programın detaylarını geliştirmek için aşağıdaki hazırlıklar tamamlanmalıdır.  Tesisteki tüm sistem ve ekipmanların bir listesi hazırlanmalıdır. Bu liste en kritik ve en önemli ekipmanlardan başlayarak sıralanmalıdır. (Sıralama ölçütleri 3. bölümde verilmiştir.)  Sistem ve ekipmanlar üzerinde, önem sırasına göre yapılacak işler listelenmelidir. Bu listeye göre, gereken iş güvenliği eğitimleri ve teknik eğitimler sağlanmalıdır. (Gerekiyorsa dışarıdan destek için arayışa geçilmelidir) Programın başarısı onu uygulayacak olan personelin kapasitesine bağlıdır. Aslında bu başarı programı yürütecek lider kişinin başarısıyla sınırlıdır. O nedenle programdan sorumlu olacak kişinin, yetkilendirilmesi gereklidir. Programı etkileyecek olan diğer departman ve şirket organlarıyla işbirliği yapması gerekir. Bu organlar en başta yönetim ve onun altındaki üretim, satın alma, muhasebe gibi temel departmanlardır. Bu programdan sorumlu kişiden beklenilen özellikler şunlar olmalıdır:   Teknik yetenek. Eğitim, öğrenim ve tecrübe olarak elektrik bakımını

götürebilecek yeterlilikte olmalıdır. Sevk ve idari yetenek. Uzun vadeli plan ve programları götürebilecek, sonuçlandırabilecek ve altındaki personeli yönetebilecek yapıda olmalıdır.

19/448

Program sorumlusu gerekirse, elektrik sistemi tasarımcısı, proje müellifi ve teslimatçı ile görüşerek tasarımdan kaynaklanan sorunların çözümü için yollar aramalıdır. Çalışma gurup/gurupları kurularak, fabrika, bölge veya alt parçalara ayrılabilir. Her grupta bulundurulması gereken doküman listesi aşağıdadır:          O bölge ile ilgili test ve kontrol prosedürlerinin tamamı Mevcut raporların ve hesapların birer kopyası Tek hat şemaları Devre şemaları Tüm ekipmanların etiket bilgileri Ürün katalogları Stoktaki yedek malzeme listesi Gerekli matbu formlar Dokümanların korunacağı dolaplar

Bunların yanında yeterli alet, edevat, takım, test cihazı, çalışmaları sağlayacak besleme kaynakları, bunları saklayacak ve koruyacak yerler bulunmalıdır. Sürekli çalışan iletmelerde, çalışma sırasındaki gözlem ve veriler, üretimin devamlılığı için hayati önem taşır. Çalışırken yapılacak kontroller, üretimin yapısıyla şekillenir. Gözlemler, bu işi yapacak olan kişinin becerisi ve çalışma şartlarıyla sınırlıdır. Test prosedürlerinin gerçekçi ve değişen şartlara göre revize edilmiş olması gerekir. Her elektrikli ekipman arızası, arızanın, mekanik veya elektrikle ilgili olduğuna bakılmaksızın, çalışma sırasında tutulmuş olan rapora göre incelenmelidir. Bu arızayı önceden tespit edebilecek başka bir kontrol yöntemi olup olmadığı araştırılmalıdır. Yapılmış bir düzeltici faaliyet olduğunda makine operatörü bilgilendirilmeli ve sonuç paylaşılmalıdır. Arızaların azalması çok kısa sürede gerçekleşmez. Çünkü sahaya hakimiyet zaman alacaktır. Bu nedenle kontrol ve kayıt tutulmasından asla vazgeçilmemelidir. İş emirlerindeki azalma oranı dikkatle izlenmelidir. Programa başlamadan önce birikmiş işler ve yeni programın getirdiği ön çalışma için harcanan mesai, önce iş yükünde artış getirebilir.

20/448

ELEKTRİK TESİSİNİN ETÜDÜ Elektrik tesisinin etüdünden kasıt, fabrika çapında elektrik sistemiyle ilgili tüm verileri toplamak ve bunları Koruyucu Elektrik Bakım (KEB) programının yararlanacağı hale getirmektir. Fabrikalarda bulunan ekipmanlar çok olacağından tesis, ya üretim alanlarına göre, ya da elektrik sisteminin parçalarına göre kısımlara ayrılmalıdır. En iyi yöntem her ikisini de kullanmaktır. Organizasyon yapmak için işin büyüklüğüne bakmak gerekir. Mevcut kadro ile etüt çalışması uzayacaksa, çalışma önemliden başlamak üzere, parçalar haline getirilmelidir. Her parçaya gene bir öncelik sırası verilmelidir. Fabrika çapındaki tüm dokümanlar bir araya getirilerek, tasnif edilmeli ve eksik görülen dokümanlar, kaynağından temin edilme yoluna gidilmelidir. Bazı şemalar son duruma göre yeniden çizdirilmelidir. Güncel ve doğru şemalarla çalışmak önemlidir. Şemalar, Koruyucu Elektrik Bakımının (KEB) başarısında önemli yer tutarlar. Genellikle kullanılan şemalar aşağıda sıralanmıştır.  Tek Hat Şemaları Bu şemalar elektrik sistemini ve kullanılan ekipmanları gösterir. Ekipmanların kapasiteleri belirtilmiştir. Voltaj ve akım değerleri, frekanslar, faz ve iletken sayıları, normal çalışma pozisyonları işlenmiştir. Kısa devre kesme kapasiteleri ve kesme güçleri belirtilmiştir. Bulunmayan diğer bilgiler ana şemalarda verilmiştir.  Kısa Devre hesapları ve röle koordinasyon çalışmaları Bu çalışma ve hesaplar projelendirme sırasında yapılmakla birlikte, zaman içindeki değişiklikler nedeniyle yenilenmek durumundadır. Fabrika dışındaki gelişmeler, hesaplanmış kısa devre akımının testler artmasına sırasında neden olacaktır. Fabrika Termik içindeki akım gelişmeler değerleri ve ise röle koordinasyon çalışmalarının gözden geçirilmesini gerekli kılar. Bu durum periyodik gözden geçirilmelidir. sigorta büyüklükleri, bu çalışmanın parçasıdır. Kısa devre hesapları kesicilerin, şalterlerin ve sigortaların seçiminde önemli rol oynar. Sigortalar ve termik ayarlarıyla ilgili bilgiler kayıt altında tutulmalıdır. Termik ayarları test edilmelidir. Testlerle ilgili eğitim aralıklarla verilmelidir

21/448

Kablo hat şemaları, kablo yolları, tava planları Her kablonun taşıdığı gerilim, kesit alanı ve damar sayısı, kablonun tipi ve etiket numarası, hangi güzergahı takip ettiği, bilinmelidir.

Yerleşim Şemaları Kotlarıyla birlikte, elektrikli ekipmanların yerini gösteren tüm şemalar, buna dahildir. Yerleşim şemalarında tüm trafolar, şalt tesisi, MCC ve kontrol panoları, ana hat ve fiderleri görülmelidir. Voltaj seviyesi ve nominal akım değerleri de işlenmelidir.

Devre şemaları Bu şemalar açık olarak devrenin yapısını gösterir. Buradan parçanın yerini belirlemek mümkün olmaz. Ancak bu şemalar arıza sırasında çok kullanışlıdır. Tüm açık ve kapalı kontaklar enerji yokken ki durumlarında görülürler.

Bağlantı ve montaj şemaları Bunlar da devre şemalarına benzer fakat parçaların yerleri gerçek yerlerinde gösterilmiştir. Elektro mekanik ve mekanik parçalar da gösterilmektedir. Klemens detayları, numaraları ve renk kodları işlenmiştir.

Üretici ürün Kılavuzları Bakım amaçlı hazırlanmış kılavuzlara her zaman ihtiyaç duyulur. Koruyucu Elektrik Bakımı (KEB) için kullanılacak kılavuzlarda bulunması istenen bilgiler şunlardır. -Montaj bilgileri -Söküp dağıtma ve yeniden toplama bilgileri -Bağlantı şemaları -Çalıştırma, devreye alma ve ayarlama bilgileri -Parça listesi, tavsiye edilen yedekler ve bakım bilgileri -Arıza arama rehberi

Sistem

şemaları

Bunlar

diğer

şemaları

tamamlayan

yardımcı

şemalardır.

Aydınlatma şemaları bunlara tipik örnektir. Aydınlatma sisteminin detaylarını gösterir. Bunlara ikinci örnek havalandırma ve fabrika ısıtma tesisatları ve yardımcı tesislerin şemalarıdır.  Topraklama şemaları Fabrika alanındaki topraklama detaylarını gösteren şemalardır. Topraklama barasının ve dallarının detaylarını, cihazların bağlantı yerlerini, topraklama ölçümünün yapılacağı klemenslerin yerini gösterir. Arızaların azaltılması ve iş güvenliği açısından önemlidir.   P & I Şemaları Proses akışını ve enstrümanların yerlerini gösteren şemalardır. Fonksiyon ve lojik şemalar Üretimin yürütülmesi için gerekli işlem basamaklarını ve bu işleri yapacak mantığı gösterir şemalardır. Klemens numaralarını bulunduracakları için önemlidir.

22/448

 

Şemaların Listesi Şemalara kolay erişim amacıyla gereklidir. Yardımcı Listeler Motor listeleri, Ekipman listeleri, Trafo listeleri, Enstrüman listeleri, termik ayar listeleri gibi günlük kullanılan ve hızlı erişimi sağlayan yardımcı listelerdir.

Plan, proje ve kablolardaki değişiklikler, ilgili şemalara ve listelere işlenmelidir. Bu sorumluluk, proje departmanının olmadığı işletmelerde, programı götüren yetkiliye aittir. Bu tür değişiklikler, işletmelerde çoğunlukla günlük olarak olmaktadır. Koruyucu Elektrik Bakımın (KEB) uygulandığı yerlerde takibi zorunluluktur. Dokümanların revizyonu güncellenmesi ve korunması gereklidir. Dokümantasyonu olmayan veya eksik olan kısımların KEB programına alınmaları mümkün değildir. Bu konuda ön araştırma ve çalışma yapılması gerekir.

Prosedürler
Enerji keserken, enerji verirken, termik açtığında, sigorta attığında, yangın anında veya diğer acil durumlarda yapılması gerekenleri sıralayan iş tanımlarıdır. Bu tanımlar işin emniyeti ve ekonomisi açısından düzenlenmeli ve uygulanmalıdır.

Test ve bakım aletleri ve yardımcı avadanlıklar
Tüm mesleklerde olduğu gibi elektrik bakım elemanlarının da kendilerine has alet ve cihazları bulunur. Bu cihazların kapsamı işletmenin büyüklüğüne, yapısına ve yapılacak işlerin periyoduna bağlıdır. Bazı cihazlar kiralanabilir veya ödünç alınabilir. Bunun kararını işletme verecektir. Aşağıda kullanılan bazı cihazlar verilmiştir.          AVO metreler Pense ampermetreler. Çeşitli boy ve akımda ac, dc, true RMS tip Portatif kayıt cihazları. (Akım,gerilim,frekans,harmonik,güç,güç faktörü) İzolasyon megerleri (ac ve dc) Topraklama megerleri İnfrared termometreler Devre takip cihazları Osiloskoplar Empedans ölçerler

23/448

Özel cihazlar

Elektrikle ilgili olanların yanında, yardımcı türde alet ve avadanlıklar da bulunmalıdır. Bunların bir listesi aşağıda verilmiştir.                    Yağlama avadanlıkları Çeşitli ölçüde anahtarlar Lastik ve metal çekiçler Çektirmeler Kumpaslar, sentiller, mikrometreler Takometreler, vibrasyon ölçücüler, gergi ve tansiyon ölçücüler Işık kaynakları ve aynalar Vakumlu süpürgeler ve üfleme fanları Zararsız temizlik sıvıları ve çözücüler Temizlik bezleri Merdivenler ve seyyar bakım platformları Eğe takımları Tornavida takımları Kablo çekim arabaları Kılavuz ve pafta takımları Mengeneler Testereler Kablo penseleri (mekanik veya hidrolik) Bıçaklar kablo soyucular ve falçatalar

İş güvenliği ve teknik emniyet malzemeleri
Elektrik işleri yapılırken kullanılacak zorunlu emniyet malzemeleri aşağıdadır.       Deri eldivenler İzole eldivenler İzoleli takımlar Plastik kasklar ve gözlükler İzole tabureler İzole, ucu penseli ıstakalar (ışıklı olabilir) ve topraklama iletkenleri

24/448

  

İzole çizmeler İzole halılar Seyyar kablolu lambalar ve çeşitli el fenerleri, akülü seyyar arabalar.

Seyyar lambaların 24 volt izole trafo ile beslenmeleri gerekir. KRİTİK EKİPMANLARIN TESPİTİ Kritik ekipman: Çalışma anında bozulduğunda, cana veya mala zarar verecek olan ekipmanlara kritik ekipman denir. Kritik olma durumu aşağıdaki kriterlere göre seçilir. 1. Üretimi kesintiye sokacak kesilmeler

Üretim sırasında elektrik, buhar, su, hava veya girdilerden birinin, ani kesilmesi halinde ciddi sorunlar yaşanabilir. Bakımı yapılmamış bazı elektrikli cihazlar ve ekipmanlar bu tür kesintilere yol açabilir. Bu kesiklikler, sebepleri ve sonuçlarıyla birlikte tespit edilmelidir. Burada durumun ciddiyetine karar verecek olan kişiler kararı, birlikte almalıdırlar. Küçük işletmelerde karar almak daha kolaydır. Fakat büyük işletmelerde ekip, yönetim tarafından tespit edilmelidir. Ekip bütün fabrikayı dolaşıp, kritik ekipmanları tespit etmeli ve bu ekipmanların kayıplar üzerindeki etkisi net olarak belirtilmelidir. 2. Emerjens ve yedek sistemler Doğası gereği kritik ekipman tanımına giren emerjens sistemler olabilir. Bu tür sistemlerde emerjens enerji, emerjens aydınlatma, yangın alarm sistemi, emerjens pompalar, yedek donanımlar ve haberleşme sistemleri bulunabilir. Bazı durumlarda ise sistemin sadece bir parçası kritik ekipman durumundadır. 3. Koruma üniteleri Diğer taraftan Kritik ekipman tanımı arızayı veya sorunu en kısa sürede izole eden, onu ortadan kaldıran elemanlar için de yapılır. Termik röleler, sigortalar,otomatik enversör şalterler, kesiciler gibi. 4. Acil durdurma sistemleri Acil durdurma sistemleri kritik ekipmanlardır, çünkü tehlike anında kullanılırlar ve çalışmamaları halinde zararlı olabilir. Emerjens durdurma butonları bu sınıftandır ve hata halinde işlemlerin gereksiz şekilde yarıda kesilmesine yol açarlar. Elektrik bakım personeli ile birlikte, işletme elemanları birlikte karar vererek kritik olan sistemleri belirleyeceklerdir.

25/448

5.

Alarm elemanları

Bunlar çok önemli sorunları ihbar edebilecekleri gibi, bilgi amaçlı olabilirler. En önemlileri seçilerek listelenmelidir. Kritik olanlarına karar verme işi, gene ekip tarafından yapılmalıdır. Bunların önemi çizimlere, kayıtlara, dokümanlara ve makinenin üzerine işlenmelidir. Bu alarmlar çok kompleks olmayabilir. Mesela bir kornanın çalışması çok önemli olabilir. Alarm listesine alınması gereken fakat sesli alarm vermeyen lambalar gibi sistemler de olabilir. Koruyucu bakım kapsamında bunların kontrolu hayati derecede önemlidir. SİSTEMLİ BİR PROGRAMIN OLUŞTURULMASI ve GELİŞTİRİLMESİ

a- Kontrol ve Testlerle gelişme yaratılması
Kontrol ve testlerin amacı:    Ekipmanın durumunu belirlemek Ekipman üzerinde yapılacak işleri tespit etmek Daha önce yapılan işlerin başarısını izlemektir.

Kontrol ve testler en iyi, düzenli bakım sayesinde gerçekleşir. Pek çok küçük sorun bu sayede kolayca düzeltilebilir. Test ve kontrollar sonucu, bir sistemin ayakta tutulması için gerekenler tedricen geliştirilerek, ilerleme sağlanır.

b- Ortam koşullarının düzeltilmesiyle gelişme yaratılması
Ekipmanın bulunduğu ortamın koşulları, o ekipmanın performansını ve yapılacak bakımın boyutunu belirler. İdeal bir ortamdaki, hava, temiz veya fitre edilmiş, zararlı gazlar içermeyen, aşırı rutubetli olmayan havadır. Sıcaklığı 15-30°C arasındadır. Rutubeti %40-%70 arasındadır. Bu şartlarda bakım ihtiyacı, çevre şartları açısından minimumdur. Çevre temizliği ve bakımı bu ortamın kalitesine yardımcı olur. Toz, motorların soğutma kapaklarından, trafoların soğutma peteklerinden ve

şalterlerin havalandırma deliklerinden içeriye doğru girerek havalandırmaya mani olur. Tozla kaplanan yüzeyde sıcaklık yükselir ve tehlikeli boyuta ulaşarak önce verimi düşürür, daha sonra izolasyon bozulmasıyla birlikte arızaya, arkadan da yangına yol

26/448

açabilir. Kağıt fabrikalarındaki ortamda ölü elyaf, nişasta tozu, asit buharı gibi kimyasal kökenli tozlar ve gazlar bulunur ve bunlar oldukça yanıcı hatta patlayıcıdır. Sıcaklıktaki anormal düşmeler ve yoğun nem, çiğleşmeye neden olur. Yoğuşma sonucu iletkenlik artacağından çalışma emniyeti azalır. Aşırı ısınma ile birlikte termik koruma yapan elemanların çalışma değerleri aşağı düşer. Gereksiz açmalar yaşanır. Korunacak eleman ile koruma elemanı ideal olarak aynı ortam sıcaklığında olmalıdır.

c- Yük şartlarının düzeltilmesi
Ekipmanlar tasarlanırken veya seçilirken çalışma koşullarının özellikleri ve yükün durumu dikkate alınmalıdır. Makine imalatçıları satın alma aşamasında (pompa, vana, karıştırıcı, fanlar gibi) verilen teknik özelliklere bazen bir düşük grup ürünle cevap vermek isterler. Pompa, fan ve karıştırıcılarda küçük motor seçildiği takdirde, kalkışta sorunlar yaşanacağı gibi uzun sürede daha çabuk hasarlar meydana gelir. Motorlar ayni güç ve hızda bile olsalar, farklı yapıda olabilirler. Motorun kalkış sıklığı hesaba katılmamış olabilir. Motorun düşük hızda uzun süre çalışması gerekebilir. Motorun iyi soğutma yapabilmesi için 1000 metrenin altında çalışması gerekir. Şalterlerin termik akım değerleri aynı olduğu halde, kısa devre kesme değerleri küçük seçilmiş olabilir. Ağır çalışma koşulları yerine, hafif koşullar için üretilmiş ürünler satın alınmış olabilir. Tüm bu faktörler ve benzerleri bakım açısından olumsuzluklar yaratacaktır. Ekipmanların çalışma koşulları açısından 5 farklı çalışma gurubu tespit edilmiştir. Bakım yaparken bu tanımlardan yaralanılacaktır. Bunlar sırasıyla aşağıdadır: 1. Sürekli çalışma: (Continuous Operation) Belirsiz uzun bir süre değişmeyen yükte çalışma (Pompalar, fanlar) 2. Kesikli çalışma:(Intermittent Operation) Değişken zamanlarla    Yüklü ve yüksüz çalışma şeklinde kesiklilik (kompresörler, pulperler ) Kakma ve durma anlamında kesiklilik ( kompresörler ve konveyörler) Yüklü, yüksüz ve durma şeklinde kesiklilik şeklindedir.(konveyörler, pulperler) konveyörler,

27/448

3. Periyodik çalışma: (Periodic) Bilinen aralıklarla durma ve kalkma (winder, bobin sevk) 4. Kısa süreli çalışma: (Short-time) Bilinen zamanda kısa süreli, sabit yükte çalışma (Iskarta bobin parçalama) 5. Değişken çalışma: Gerek yükte gerekse çalışma koşullarında belirli olmayan aralıklarla çalışma (bazı kimyasal dozajlama ekipmanları) Bu koşulların belirlenmesinde yardımcı olan elemanlar durdurma kaldırma numaratörleri, makina üzerindeki çalışma saatleri ve yükü belirleyen kaydedicili ampermetrelerdir. Emniyet ve sınır şalterleri ekipmanı koruyan elemanlardır. Bu elemanların düzgün çalıştıkları düzenli aralıklarla test edilmelidir.Gerekli oldukları an işlerini tam olarak yapmalıdırlar.

d- Kayıtlarla gelişmenin izlenmesi
Tüm elektrik sisteminin ve ekipmanlarının geçmişleriyle ilgili tarihçeleri bulunmalıdır. Bu kayıtlar düzgün şekilde tutulup çalışma ve bakım açısından gerçekçi olmalıdır. Kayıtlar aracılığıyla gelişmenin gidişatı izlenebilir ve ekonomik yedekleme imkanı doğar. Bu kayıtlarda şu bilgiler bulunmalıdır: 1. Elektrikli ekipmanın cinsi 2. Bağlı olduğu makinanın cinsi ve (akuple) bağlanma şekli. Redüktörle, kayışkasnak vs. 3. Etiket bilgileri 4. Montaj tarihi 5. Değiştirilebilir parça listesi 6. Bakım, test ve kontrol tarihleri

e- Bakım periyodunun tespit edilmesi
Kritik görülen ekipmanlar en sık kontrol ve bakımı yapılan elemanlardır. Diğerleri, önem derecelerine göre bakıma alınmalıdır.

28/448

Üretici bakım kılavuzları ekipmanların bakım sıklığı konusunda bilgi verirler. Bu bilgiler daha çok normal çalışma şartlarına göre tespit edilmiştir. Çevre şartlarına göre süreler ayarlanmalıdır. Çevre şartlarının etkisi kestirilemese bile bu bilgilerle işe başlamak doğru yaklaşımdır. Daha sonra gerekli düzenleme yapılmalıdır.

Çevre şartlarının mükemmel olduğu ortamlarda bakım süreleri % 30 geciktirilebilir. Çok kötü çevre şartlarında ise bu süre %50 ye kadar azaltılabilir.

Sürekli düzgün yüklerde çalışan ekipmanlar için normal bakım periyodu %10 ila %20 uzatılabilir. Düzensiz çalışanlarda ise periyot ekipmanları bakımı bu konuda örnektir. %10-40 kısaltılmalıdır. Kağıt makinesi ekipmanları (motor, şalt) bakımı ile kompresörler veya winder

Bakım periyotları ekipmanda arıza çıkması durumunda gözden geçirilmelidir. Arıza çıkması halinde periyot yarıya düşürülmelidir. Arıza nedeniyle duruşun maliyeti planlı duruş maliyetinden daima fazladır. Periyot ayarlamaları zaman içinde gözden geçirilerek gerçekçi hale getirilmelidir. Bu zaman uzun tutulmamalıdır. PROSEDÜRLER VE YÖNTEMLER Bir ekipmanın sağlıklı çalışması isteniyorsa sadece ünitenin kendisine değil, bağlı olduğu ekipmanlar gurubuna da ayni mantıkla yaklaşılması gerekir. Acil durdurma sistemleri, kilitlemeler ve alarmlar sistemin bütününe hitap ettikleri için, kontrol ve test prosedürleri bunlar için de geliştirilmelidir. Aşağıda uygulanacak yöntem ve prosedürler verilmektedir.

a- Prosedür formları
Kontrol test ve tamirat için Bakım Onarım Prosedürü adında bir form

hazırlanmalıdır. Bu form, sade, anlaşılabilir, uygulanabilir ve bilgi yüklü olmalıdır. Sahada alınmış notlar temize çekilmelidir. Bir kopya günlük dosyaya diğer kopya arşive alınmalıdır. Doldurulan formun amacı, elektrik bakım elemanlarının bunları kullanmasıdır. İş emri ekine bu form ilştirilmelidir. Dağıtımı gerekmez. Bu formda aşağıdaki bilgiler bulunmalıdır:

29/448

       

O ekipmanın bakımı için gerekli tüm alet, edevat İşin yapılması için gerekli tahmini adam-saat Ne kadar süre bakımda kalabilir. Bakım için yararlanılacak kaynaklar Daha önce üzerinde yapılmış işler Dikkat edilmesi gereken ilave konular. Sipariş edilmiş veya edilecek parça var mı, ekipman için özel bir şikayet var mı vs. İşi talep eden Etkilediği diğer ekipmanlar ve nedenleri

b- Planlama
Bakım periyodunun bilinmesi ve bakım onarım prosedürü formunun hazırlanması sonrası yapılacak iş planlamadır. Sürekli çalışan fabrikalarda planlamanın yapılması en önemli handikaplardan biridir. Genellikle uygulama, ekipmanın durdurulup bakıma alınması şeklindedir. Enerji altındaki pek çok ekipman ancak bu sayede bakıma alınabilir. Bu nedenle orta gerilim bölümleri ve şalt tesisleri gibi yerlerdeki bakım işleri ancak tesisin durmasıyla yapılabilir. Duruş süresini uzatan yer darlığı veya erişim zorluğu gibi tasarım hataları varsa zaman içinde ortaya çıkacağından giderilmeye çalışılmalıdır. Yedek parçanın varlığı bakım süresini kısaltır. Bunun yanında, monte edilmiş yedek donanım planlı bakım için yararlı sonuçlar verir. Makinenin çok büyük ve tek olduğu fabrikalarda ve özellikle dünyada yeni kurulan fabrikalarda genel temayül, maliyeti nedeniyle monte edilmiş yedek ekipman bulundurmamaktır. Bunun yanında amaç ölçülmedik nokta bırakmaksızın, her parçayı yakından izlemek ve mümkünse bakım periyodunu uzatmaktır. Planlı koruyucu mekanik bakım işleri ve elek keçe değişimleri ile elektrik koruyucu bakım işleri birleştirilerek gerekli programlama yapılır. Elektrikte, üretimde veya mekanikte bazı işlerin öne alınarak, komple bir ekipman bakımına dönüştürülmesi sağlanabilir. Bunun örneği, bir pres valsinin değiştirilmesi sırasında, pres keçesinin değişimi ve tahrik grubu elemanlarının komple bakımı ve ayarları gibi çok yönlü bir elden geçirme uygulamasıdır.

30/448

Planlamada basit takvim yanında bilgisayarlardan yararlanılabilir. Bu programlar bakım tarihini ihbar etmekle kalmazlar, bakım için gerekli adam saat ve yedek malzeme ihbarında bulunurlar. Gelecek için yedek siparişi yaparlar ve iş yapılmadığında uyarırlar. Planlamada önemli noktalardan biri de duruşun organizasyonudur. İşin organizasyonu için şunlar dikkate alınmalıdır:             Görevlendirilecek personel sayısının tespiti Görevlendirilecek vardiya sayısı Üretim ve mekanik bakımla koordinasyon Yönetimle koordinasyon İş alanında alet, edevat, yedekler ve her türlü donanımın hazır edilmesi Görev dağılımı Saatlere göre iş dağılımı Satınalma ve satış gibi departmanların katkıları ve koordinasyon İş emniyetiyle ilgili alınması gereken tedbirler Bakım personelinin iş dışı (molalar vs.) davranışlarının düzenlenmesi Bakım sonrası temizliği Ekipmanın testleri ve işletmeye teslimi

c- Kayıtların işlenmesi ve analizi
Yeterli düzeyde tutulmuş kayıt, programın gidişatına ışık tutacaktır. Kayıtların incelenmesi ile fiyat/fayda analizi yapılabilir. Her bir bakımın ve toplam duruşun maliyeti çıkartılabilir. Sonuçta programın yararı izlenebilir hale gelecektir. Bu incelemeler sonucu adam-saat tahminleri gerçekçi yapılır. Bitmemiş işler gündemde tutulur. Planlı duruş takvimi tespit edilebilir. Benzer problemlere benzer çözüm yöntemleri geliştirilebilir. Eksikler görülebilir ve eğitimler planlanabilir.

31/448

BÖLÜM 5

ELEKTRİKLİ EKİPMANLARIN BAKIMINA GİRİŞ

Hatırlatmalar
a- Genel Bundan önce anlatılanlar, bakım planlaması ve organizasyonunu tanımlayan

bölümlerdi. Ekipmanların bakımı sırasında yapılması gereken, ekipmana özel işler ve çalışma yöntemleri verilmemişti. Bu detaylara girmeden önce, işin sağlığı açısından, uyulması gereken, genel kurallara bir göz atmak ve özetlemek yerinde olacaktır.  Ekipmanların testleri, kontrolları , tamirleri ve temizlikleri yapılmadan önce mutlaka enerjileri kesilmelidir. Enerji altında işlem yapılacaksa emniyet açısından gerekli önlemler alınmalı ve bu işi yapacak personel, özenle seçilmelidir. Verimli sonuç almanın temel kuralı, enerjinin kesilmesidir. Baraların sıkılması, kesicilerin bakımı enerji altında yapılamaz.  Bazı elektrikli ekipmanların kontrolu, enerjili iken yapılmak zorundadır. Trafolarda sıcaklık kontrolu, korona kontrolu, bara sıcaklık ölçümü (termografik ölçümler) gibi. Bu kontrollar temas gerektirmeyen uzaktan yapılabilecek işlerdir.   Sistemin yedekli yapıda kurulması, bakım için harcanacak duruşları azaltır. Kompresörler, klimalar, pompalar gibi ekipmanların, yedekli yapıda olmaları, planlı bakımı kolaylaştırır ve bu ekipmanlar için bakım amaçlı duruş süresini ortadan kaldırır.   Kaliteli ve geleceğe yönelik gelişme kapasitesi olan ekipman seçimi, bakım masraflarını azaltır. Aşırı yüklenmiş ve işe uygun yapıda olmayan ekipmanlar seçmek, ekipmanın ömrünü kısaltır ve bakım maliyetini arttırır.  Ortam şartlarının kötülüğü ve makine bakım maliyetini arttırır. çalışma düzenindeki anormal koşullar

32/448

    

Tasarım ve montaj sırasında yapılan hatalar, gelecekteki bakım maliyetlerini arttırır. Bu nedenle başlangıçta yapılacak çalışmalar çok önemlidir. Ürünün imalatçıda kabulü sırasında ve devreye alma aşamasında yapılacak testler ve kontrollar ileriye dönük yararlar sağlar. Bakımın planlı ve düzenli yapılmaması, ekipmanların kısa sürede elden çıkmasına neden olur. Ekipmanlar yaşlandıkça bakım sıklığı artar ve işletmeye handikap hale gelir. Düzenli bakım yenileme zamanını belirler. Tasarım sırasında yapılan yük analizleri ve kısa devre hesaplarının doğruluğu ve ileriye dönük toleransları bakım için olumlu katkılar yapar.

b- Yararlı destekler  Büyük işletmelerde bakım amacıyla bilgisayarlardan ve hazır programlardan yararlanılır. Bilgisayar günlük, haftalık ve aylık bakım işlerini, iş emri olarak döker. Küçük işletmelerde ise, bakım işleri basit listelerle yapılabilir. Hangi yolla yapılırsa yapılsın, temel amaç planlanan işlerin yerine getirilmesidir.  Bakımın ikinci plana atıldığı arıza giderme anlayışının hakim olduğu iş yerlerinde, bakıma harcanan zaman, para ve duruşlar gereksiz gibi görülür. Bu alanda yapılacak harcamaların genel bütçeyi zora sokacağı düşünülür. Fabrikalar bakım harcamalarını optimum düzeyde yapmalıdır. Ufak bazı yedekler pek çok alanda kurtarıcı olur.  Pek çok fabrika genel tatilleri bakım amacıyla kullanır. Diğer zamanlarda yapılamayan bakım işleri bu dönemlerde yapılabilir. Yaz ve kış ortasında verilen genel tatiller pek çok ülkede bakım için kullanılmaktadır. Bakım süresi boyunca kullanılacak yardımcı enerji kaynakları veya lokal çalışmalar işletmeye yardımcı olacaktır.  Test cihazları ve donanımları olan bakım taşeronları kullanılarak bakımın hızlı ve zamanında yapılması sağlanabilir. Özel ekipmanların servis elemanları uygun zamanlarda bakım için çağrılmalıdır.

33/448

c- Mal ve can güvenliği önlemleri  Gerek tasarım aşamasında, gerek işletme sırasında, bakımlarda can ve mal güvenliği birinci derecede önemlidir. (Bakınız Ek. 1 ve birinci kısım 20. Bölüm) En büyük hayati tehlike elektrik çarpmalarıdır. Daha sonra gelen tehlikeler elektrik ark yanıkları ve patlama sonucu yaralanmalardır. Topraklama yönetmeliklerinde alt sınır olarak verilen 50 voltta bile akımın vücuttan geçme süresi önemlidir.  Kesicilerin kısa devre anında, kısa devreyi ayırana kadar ortaya çıkan ısı küçümsenmemelidir. 400 voltta, 70 kA açma kapasiteli bir şalterin açma anında kontakları arasında meydana gelen ark geriliminin 80 volt civarında olduğu bilinmektedir. Bu durumda açma süresi bir periyot yani saniye cinsinden 0,02 saniyedir ve açığa çıkan enerji 112 kw saniyedir. Açma süresi 3 periyoda çıktığında açığa çıkan enerji 336 kw saniye olur.  Enerji altındaki elektrikli cihazların üzerinde çalışma yapılmamalıdır. Enerji altındaki ekipmanın çevresinde çalışırken emniyet kurallarına harfiyen uyulmalıdır. Emniyet malzemelerinin kontrolları periyodik olarak yapılmalıdır.   Açık olan şalterler kilitlenmelidir. Kilitleyenin adı, şalterin neden açık (off) olduğu etiketle şaltere yazılmalıdır. Koruma cihazlarının ve sigortaların tahribatsız koruma yapması için hassas olmaları ve titizlikle ayarlanmış ve seçilmiş olmaları gerekir. Bu ünitelerin sağlıklı çalışmalarının sorumluluğu Koruyucu Elektrik Bakım programı kapsamındadır. d- Temizlikler  Çevre şartlarının düzgün olmasına rağmen periyodik temizlik gereklidir. Temizliğin cinsi temizlenecek maddeye ve işletmenin, sistemin müsaadesine bağlıdır. Bazı durumlarda temizlik için özel müsaade gerekmez. Temizlik sırasında sökülen parçalar, kapaklar ve vidalar eksiksiz yerine takılmalıdır.   Temizlik için aralıklar uygun tutulduğu zaman genellikle basit, pamuklu temiz bir bez temizlik için yeterli olacaktır. Üstüpü gibi elyaf artığı bırakan tekstil artıkları ve kiri emmeyen bezler elektrikli ekipmanlarda kullanılmamalıdır. Nazik parçaların temizliğinde hasar bırakmama önemlidir. Bunun için tornavidaya bez sarmak gibi yöntemler kullanılmamalı, onun yerine, özel uç takılmış vakum süpürgeleri kullanılmalıdır. Basınçlı hava kullanmak da nazik kısımlar için tehlikeli olabilir. Basınçlı havanın tehlike yaratma inancı

34/448

varsa, kullanılacak hava kuru ve temiz olmalı, kalkan toz ve parçacıkların başka yerlere kaçması önlenmelidir. Dikkat: Basınçlı havanın personel güvenliği açısından tehlikeli olduğu unutulmamalıdır. Kalkan tozların yutulmaması gerekir. Temizleme havasının basıncı 2 barı geçmemelidir. Mümkünse temizlenecek ekipman açık havaya götürülmelidir.  Bazen temizlenecek kısım yağlı olabilir. Bu durumda temizlik için solvent kullanmak gerekir. Solventin türü alev almayan türde olmalı direk kullanılmamalı ve sadece bezi nemlendirecek kadar sürülmelidir. Solventlerin çözücü özelliği olması nedeniyle seçimleri iyi yapılmalı ve ekipmana zarar vermemelidir. İzolasyonu bozucu türde solventler kullanılmamalıdır. Kimyasal madde olmaları nedeniyle can güvenliğine de dikkat edilmelidir. e- Elektrikte kullanılan bazı kimyasal maddeler ve tehlikeleri   Asbest: Eski şalterlerde iç izolasyon maddesi olarak asbest kullanılmıştır. Yasaklanmasına rağmen eski güç şalterlerinde bulunabilir. PCB (Poli Karbonat Bifenil): de  anılırlar. yağ: Son yıllarda Yanmaz olmaları Eski nedeniyle trafo ve eski trafolarda ekipmanlarda yağlardır. kondansatörlerde ve kesicilerde kullanılan izolasyon yağıdır. Askarel gibi tabirlerle yasaklanmışlardır. kullanılan bulunabileceğinden dikkat edilmelidir. Madeni Trafolarda izolasyonu yüksek madeni Trafolardan sızan ve dökülen yağlar temizlenmelidir. Yağ değişimi yapılacaksa çıkan yağ varillere alınmalı ve başka amaçlar için kullanılmamalıdır.   Cıva ve fosfor: Flüoresans pil ve cıva buharlı ampullerin içinde bulunur. Atıklar titizlikle etrafa dağılmadan, toplanıp ayrı olarak çöplüğe gönderilmelidir. Radyoaktif maddeler: QCS gibi ölçüm sistemlerinde (ABB, HONEYWELL) sinyal kaynağı olarak kullanılmaktadır.   Kuşun: Pil, akü gibi ürünlerde kullanılırlar. Zehirleyici etkileri vardır. Sülfürik asit: Akülerde su ile karışık bulunurlar. Son derecede tehlikeli yanıcı ve yakıcı bir gaz çıkartır. Vücutta ciddi yanıklar oluşur. kullanılan radyoaktif maddeler işleri bittiğinde Atom Enerjisi Kurumuna gönderilmelidir. Bazı seviye transmitterlerinde de (E&H) kaynak olarak

35/448

Kablo izolasyon maddeleri: PVC kılıfları nedeniyle yandıklarında karbon dioksit ve monoksit gazları, is, su buharı ve halojen (Klor) gazlar yayarlar. Bunlar sadece insan sağlığı için değil aynı zamanda ekipmanlar için de zararlıdırlar. Halojen gazlar, sıcak ortamda su buharı ile hidroklorik (HCl) aside dönüşerek, ekipmanlarda geri dönülmesi imkansız tahribat yaparlar.

Hangi kimyasal madde olursa olsun, gerek yeni iken, gerekse kullanıldıktan sonra itina ile korunmalı ve birbirlerine karıştırılmamalıdır. Bunların taşınması ve korunması için özel prosedürlerin geliştirilmesi gerekir. Artıkları geri alan kuruluşlar ve ilgili kanunlar araştırılarak yok edilmeleri için çeşitli yöntemler geliştirilmelidir. f- Elektrik meslek bilgisi dışında bilgi ihtiyacı ve geliştirici faaliyetler Aşağıdaki konularda basit eğitimler düzenlenmelidir.                 Hidrolik Pnömatik Yağlama bilgileri Rulmanlar Cıvata tip ve ölçüleri Alet ve takım kullanma İlk yardım Yangın söndürme Formların düzenlenmesi Davranış geliştirme Kimyasal maddelerle çalışma Temizlik Takım çalışması, yardımlaşma ve senkronizasyon Sevk araçlarının kullanılması (Vinç, ceraskal, transportör vs.) Prosedürler Diğer departmanlarla ilişkiler

36/448

BÖLÜM 6
ŞALT TESİSLERİNİN BAKIMI (OG ve AG)

Şalt tesisleri deyince akla trafolar, gerilim regülatörleri, devre kesiciler, ayırıcılar, ölçme ve koruma cihazları, kompanzasyon ve filtre gurupları, iletkenler, baralar ve izolatörler gelir. Bunlar kullanıcının elektriği temin ettiği dış dünya ile kullanıcıya has tasarlanan MCC ler arasındaki elemanlardır. Genel tesisler oldukları için bakımları her yere has ortak özellikler gösterirler. Ürün bazında bakım için ise kendi kılavuzları kullanılmalıdır. Bakım sıklıkları, tesisin tüm şartlarına bağlı olarak değişir. Açıkta olan harici trafo gibi kısımları bulunduğundan, temizlik sıklığı çevre şartlarına göre değişir. Deniz kenarı gibi tuzlu veya karbon gibi iletken tozlarla, yoğun işletme ortamlarında bakım sıklığı 6 haftaya kadar inebilir. Durumu belirleyecek olan, şartların yarattığı sonuçlar ve insanların kirlilikle ilgili kanaatleridir.

1-

İzolatörler ve buşingler

İzolatörler, porselenden veya dökme reçineden yapılırlar. Yüksek gerilim iletkenlerinin gerilimsiz kısımla temasını keserler. Zemine monte edilenlerine mesnet izolatörleri denir. Bazıları bölmeden bölmeye geçerken kullanılırlar. Bunlara geçit izolatörü denir. Trafo uçlarının çıkışında kullanılanlarına buşing adı verilir. İzolatörlerde ve buşinglerde yüzey temizliği önemlidir. Kirli yüzeyler temiz bezlerle temizlenmelidir. Tespit edilecek yüzey çatlakları veya kabuk atması varsa, izolatör değiştirilmelidir. Değiştirme işi için bakım kılavuzlarına uyulmalıdır. Tesise enerji verildikten sonra, karanlıkta yapılacak gözlem, korona kaçaklarını gösterir. Korona, buhar veya gaz gibi havanın içindeki maddelerin yarattığı elektrik deşarjlarıdır. Havanın iletken hale gelmesiyle ve/veya izolatör yüzeyindeki kirin etkisiyle oluşan bir tür deşarjdır. İzolatör yüzeyinde boşalma izi görülür. Karanlıkta ışıma yaratır. Ayrıca boşalma sesi hışırtı halinde duyulur. Koronanın ilerlemiş hali havadaki delinmeler nedeniyle ark boşalmalarına döner. Havadaki oksijenin iyonize

37/448

olması nedeniyle ozon meydana gelir. Ozonun kokusu ayrıca koronanın başka bir göstergesidir. Korona, yüzeylerde yavaş işleyen bir aşınma yaratır.

2-

İletkenler ve baralar

Genellikle bağlantı noktalarının kontrolu önem taşır. Enerji kesildikten sonra bu tür noktalar kontrol edilmeli ve sıkılmalıdır. İzolatör üzerindeki somunların sıkılmasında, özellikle edilmeli trafo üzerindeki buşinglerin kontrolunda, buşingin kırılmamasına dikkat ve önlem alınmalıdır. Enerji altında iken, ısınma tespiti, enfrared edilmelidir. Menevişlenme denilen mor renge dönme veya renk değişiklikleri tespit termometrelerle yapılabilir. Farklı malzemeden yapılmış iletkenlerin birbirleriyle bağlantı noktaları, galvanik akımların akmasına ve bu (pil etkisi) nedenle zaman içinde aşınmaya yol açar. Böyle bağlantılardan kaçınılmalıdır. Bazen alüminyum ile bakırın bağlanması zorunlu olabilir. Böyle durumlarda bağlantı noktası kontrolu daha da önem kazanır. (Bakınız Ek. 4)

3-

Ayırıcılar

Ayırıcılar, yüksüz durumlarda ve özellikle bakım amacıyla devrenin kesilmesinde yardımcı olurlar. Gözle görülebilen bir devre ayırma yöntemidir. Açık tip ve diğer ucunda enerji taşıdıklarından yaklaşılması tehlikelidir. Enerji taşımadıkları durumlarda bağlantı noktalarının ve izolatörlerinin bakımları yapılmalıdır. Bir kol aracılığıyla açma ve kapama yaparlar ve kontaklarının tam açık veya tam kapalı olduklarından emin olunmalıdır. Özellikle enerji verirken, kontakların tam temas halinde olmaları gerekir. Enerji ile açma kapama yaptırılan ayırıcılar için, çalıştırma mekanizmaları önemlidir. Kontrol devresinde olacak sorunlar yüzünden açma işlemi yapılamaz ise, çalışma mekanizması ayrılarak kontrol devresinin çalışması sağlanmalı ve bakım yapılmalıdır. Her üreticinin kendi bakım yöntemi uygulanmalı ve aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:   Sınır şalteri ayarlanmalıdır. Açma bobini kontrol edilmeli, gerilimi ölçülmeli, rölesine ait kontaklara bakılmalıdır.

38/448

Çalışmayı etkileyen başka noktalar var ise kontrol edilmelidir.

Ayırıcının enerjisi kesilip bakılamıyorsa, birkaç kez manuel açma kapama işlemi yapılmalı ve kapatmanın tam olup olmadığı gözlenmelidir. Daha sonra açma ve kapama işlemi, enerji bobini ile tekrarlanmalıdır. Açma ve kapama kontaklarının durumu ve oturma yüzeyleri kontrol edilmeli, yanma tespit edilen kontaklar değiştirilmelidir. Isınma izi ve oksidasyon varsa, sıfır numara zımpara ile yüzey temizliği yapılmalıdır. Ark boynuzlarında kararma tespiti yapılmalı, tahribat varsa, ark boynuzları değiştirilmelidir. İzolatörler, izolatör bahsindeki kontrola tabi tutulmalıdır. Kumanda kolunun

topraklama bağlantısı ve varsa başka emniyet kilitlemeleri kontrol edilmelidir. Sistem bir kısa devre olayı yaşamışsa, en kısa zamanda ayırıcı üzerinde tahribat olup olmadığı kontrol edilmelidir. Böyle durumlarda, aşırı akım kısmen oturmuş kontaklar üzerinde hasar bırakır. Bu hasarın olup olmadığından emin olunmalıdır. Kontaklarda hasar veya kaynama varsa kontak değişikliği kaçınılmaz olacaktır. Şalt topraklaması ve diğer yardımcı donanımlar Şalt istasyonundaki tüm topraklama noktaları, şase bağlantıları, cihaz topraklama noktaları gözden geçirilmelidir. Bu noktalarda paslanma ve sıkılık kontrolu yapılmalıdır. Topraklama testi yapılması zorunlu tutulan ekipman varsa bu testler yapılmalıdır. Bu gibi tesislerde bazen koruma amaçlı kafes bölmeler bulunur. Bu bölmelerin insan veya hayvan geçişine imkan vermemesi için kontrol edilmeleri gerekir. Kapı veya bölme kilitleri gözle kontrol edilip, anahtarlarının kilidi açıp açmadıkları fiziksel olarak kontrol edilmelidir. İnsan emniyeti açısından kaçma kapısı gibi geçişlerin kolay açılır olması gerekir. Bölmeler içinde gereksiz olan eşyalar bulundurulmamalıdır. Şalt alanlarında tamirat ve bakımlarda kullanılacak iş ve güvenlik malzemelerinin bulundurulması gerekir. Bu malzemelerin varlığı ve her an kullanıma hazır durumda

39/448

olmaları kontrol edilmelidir. Aydınlatma emerjens ışıkları, soğutucu fanlar, ikaz ışıkları ve yardımcı göstergelerin düzgün çalıştıklarından emin olunmalıdır.

Şalt grupları
Şalt grupları en başta enerjiyi kesme, ayırma, kontrol etme, ölçme, koruma ve ayarlama donanımlarına sahip olan, bunları içinde barındıracak yapıda iskelet ve gövdeye ve iletken baralara sahip dahili ve harici sistemlerdir. Daha başka aksesuarlarla donatılmış olabilirler. Şalt grubu genellikle metal bir gövde içine monte edilmiştir. Bu tiplere Metal-Enclosed adı verilir. Tüm çevresi ve üst kısmı metal sac ile çevrilmiştir. İç kısma erişim kapılardan veya kapaklardan yapılır. Metal-Clad tipleri hariç, baralar genellikle çıplak döşenmiştir. Metal-Clad hücrelerde ise bara kaplaması bulunur ve dokunmaya karşı koruma amacını gütmez. Çünkü sistem enerji altında iken, baraya dokunmak için, zaten müsaade verilmemiştir. Alçak gerilim şalt grupları 400V-690V gerilimle beslenirler. Genellikle 1000 V ve altı olarak düşünülür. Yüksek gerilim grupları ise 1000V tan sonrası olarak alınır. Şalt grupları modüler yapıda veya sabit tipte yapılırlar. Alçak gerilim dışında, her bir hücre içinde, bir devre kesici bulunur. Metal gövdeli (Metal-Enclosed) şalt grupları, enerjilerini trafodan bara veya kablo aracılığıyla alırlar. Duruma göre harici veya dahili tipte yapılırlar.

Bakım sıklığı
Tüm sistemler için geliştirilmiş, tek tip bir bakım süresi uygulanamaz. Bunun yerine, her kullanım ortamı ve kullanım şartları için uygulanacak bir program uygun olacaktır. Hiçbir şartın olmadığı durumlarda, ilk üç yıl için, en az yılda bir kez bakım uygulaması yapılmalıdır. Bu durum tecrübe ile azaltılıp arttırılabilir. Yeterli bakım sıklığı verisi oluşana kadar, imalatçı firmalardan gelen verilere ve önerilere göre bakım sıklığı uygulanmalıdır. Başlangıçta sık bir bakım programı uygulayarak süreyi zaman içinde ayarlamak daha uygun olacaktır.

40/448

Aşağıdaki faktörler bakım periyodunun tespitinde etkili olan hususlardır. (a) (b) (c) (d) (e) (f) Programlı duruşların sıklığı Acil duruşların sayısı Anormal çalışma sürelerinin tekrarlama periyotları Sistem arızalarındaki sıklıklar Sıcaklık, soğukluk, toz, rüzgar, yağmur, kar, sis, duman, kül, tuz, rutubet, anormal ısı değişimleri, yıldırım gibi atmosferik şartların zorlaması İlişik ekipmanların bakım planlamaları ve bakım ihtiyaçları

Sistemin tamamında enerji kesmek mümkün olmadığı durumlarda, kısmi bakım yapılmalıdır. Ana bara enerjili iken, bazı devrelerin sistem dışı bırakılarak bakımlarının yapılması mümkün olabilir. Tüm sistemin enerjisinin kesilmesinin mümkün olmadığı durumlarda yapılacak bazı gözlemler, zorunlu duruş yapılması için karar verilmesi açısından yararlı olacaktır. DİKKAT: Erişilmesi ve gözlenmesi mümkün olmayan noktalar olduğu ve bu noktalarda bir olayın gelişmekte olabileceği unutulmamalıdır. Pano ve Hücre gövdeleri Pano ve hücrelerin gövdeleri, enerji altındaki kısımların kapatılmasına ve dış etkilere karşı iç donanımın korunmasına yarar. İyi bir bakım programı bu parçaların görevlerinin devamını sağlamalıdır. Güvenlik Tüm kapılar ve ulaşım kapakları uzun yıllar boyunca iç donanımın güvenliğini sağlamaya devam etmelidir. Kilitler, menteşeler ve sürgüler yağlanarak görevlerini yapmalıdırlar. Sızdırmalar Dış tesislerde bulunan şalt gruplarında, tavan ve bina duvarlarının sızdırma yapıp yapmadıkları kontrol edilmeli, sızdırma yapan yerler, o an için bilinemese bile, geride

41/448

bırakacakları, pas ve küf gibi izler takip edilerek tespit edilmelidir. Zeminden gelebilecek su sızıntıları önlenmelidir. Şaplama derz dolgusu ve diğer tekniklerle sızdırmalar önlenmelidir. Nem ve rutubet Nem ve rutubet sonucu, hücre ve pano içlerinde su damlacıkları oluşabilir. Hava

sıcaklığının düşmesiyle birlikte havadaki nem, çiğ halinde yoğunlaşacaktır. Şalt gruplarının bulunduğu odalarda, hava çiğleşmesine müsaade edilmemeli ve iç sıcaklıklar sabit tutulmaya çalışılmalıdır. Oda içine girip çıkan konduit ve tava boşlukları sızdırmaz hale getirilmeli ve su göllenmesine müsaade edilmemelidir. Yoğuşmaya neden olan şartlar geçici olabilir ve gözleme anında mevcut olmayabilir. Bu durumda aşağıda anlatılan şekilde tüm yüzeylerde yoğuşma izi aranmalıdır. (a) (b) (c) (d) Tozlu zemin üzerinde damla izlerinin tespit edilmesi Sızıntının sebep olduğu tozlu zemindeki akış yolları Düz yüzey üzerinde göllenme alanına ait kalan izler. Metal yüzeylerde paslanma izleri

Yoğuşma sonrası su birikimini önlemenin en iyi yolu, havalandırma ve ısıtma sistemlerinin çalışmalarının sürekli ve doğru olmasıdır. % 75 yükün üzerinde çalışan şalt tesislerinde, enerjisiz kumanda bölmeleri hariç, yoğunlaşma doğal olarak gerçekleşemez. Isıtıcı devresi bulunan hücrelerle, bara bulunan bölmelerde ısınma etkisi olup olmadığı incelenmeli ve ısı üretiminin devamlılığı kontrol edilmelidir. Termostat kontrollu ısıtıcılarda termostatın çalışma kontrolu yapılmalıdır. Termostat set değerlerinin ayarı, yoğunlaşmayı önleyecek düzeyde olmalıdır. Vantilatörler yeterli havalandırmayı sağlayacak şekilde çalışmalı, önleri hava akımını rahatça sağlayacak açıklıkta olmalı ve elektriksel ve mekaniksel sorunları olmamalıdır. Tesisin tüm aydınlatma armatürleri kullanılabilmelidir. Yedek parçalar ve kaldırma araçları çalışır vaziyette bulunmalıdır. Kolayca erişilebilecek vaziyette el altında bulunmalıdır.

42/448

İzolasyon ömrü
İyi bir bakım koşulu yaratıldığında, metal hücreli şalt gruplarındaki yalıtım malzemelerinin malzemesinde olacaktır. Kir ile birleşen rutubet izolasyon için bozucu etkilerin başında gelir. Tamamen kuru olan kir, zararsız olabilir. Fakat bir miktar rutubetle birleştiğinde, elektrik kaçak akımına ve akım atlamalarına yol açar. Bakım yönünden izolasyonun durumunu bilmek önem taşımaktadır. Özellikle çevre ve iklim şartları kötü bölgelerde bulunan eski tesislerde, bozulmaların miktarı oldukça büyük olabilir. Temizliğe başlamadan önce izolasyon malzemelerinin durumu kontrol edilmelidir. İzolatörler üzerinde oluşacak karbon izleri, toz ve kir birikintilerini gizleyebilir. ömrü 20-30 yıl olmaktadır. Bu süre içinde izolasyon bozucu etkilerin katkısıyla, voltaj yalıtım değerlerinde düşmeler

Elektriksel gerilmeler
Aşağıdaki sıralanan yerlerde elektriksel gerilmeler olabilir. Bu gibi yerlere özel ihtimam gösterilmelidir. (a) (b) (c) (d) (e) (f) İki izolatörün bağlanma noktaları Bir izolatör ve şase arasındaki bağlantı noktası Üst üste bindirilmiş bağlantı noktaları Faz-faz arası veya faz-nötr arası izolatör yüzeyleri Geçmeli bağlantı noktalarının iç yüzeyleri İzolatörlerin keskin çevreleri

Elektriksel gerilmeler tarafından yapılan hasarlar, izolatörün yüzeyinde mutlaka korona izi veya atlama izi olarak görülecektir.

43/448

Korona
Eğer korona başlarsa, baranın izolatöre veya izolatörün izolatöre temas ettiği ince aralık içersinde başlar. Cıvata başları ve keskin köşeler korona için zemin oluşturur. Korona düşük gerilimlerde görülmez. Korona başlamış organik yalıtım malzemeleri yüzeyinde, beyaz bir toz tabakası oluşur. Bu tabaka solventlerle temizlenebilir. Koronanın uzun süre devam etmesi yüzeyde erozyona neden olur. Yüzeyde erozyon yoksa, solventle temizlik işlemi bakım için yeterlidir. Bazı yüzeylerde korona öyle etkili olur ki yüzey adeta yanmış izlenimi verir. Aşırı olmayan korona izleri yüzey tamiratı ile giderilir. Tamir için üretici firma talimatlarına uyulmalıdır.

Atlama
Bu terim, yalıtım yüzeyinden, elektriksel gerilme sonucu elektrik boşalmasını anlatır. Bu durum bazen de izolatörlerin içinde meydana gelir. Bu durumda yalıtım malzemesi patlayarak kullanılamaz duruma gelir.

Isıl tahribat
Uzun süre tasarım değerinin üzerinde ısınan yalıtım malzemelerinde görülür ve malzeme gelir. Isınmanın lokal olduğu durumlarda, sıcak noktalar meydana gelse de, sonuçta ortam sıcaklığı ortalama değerin altında kaldığından tahribat belirgin olmayabilir. Bu durum genellikle gevşek bağlantı noktalarında yani cıvataların bulunduğu bölgelerde meydana gelir. Bu bölgelerin tespiti için aşağıda belirtilen ipuçlarından yararlanılır: (a) (b) Sıcak noktanın olduğu yerde renk değişimi, Bu noktalardaki vernik kalkmaları, vernik çatlakları, ömrünü ciddi şekilde azaltır. Bu olaya maruz kalan izolasyon malzemelerinde, mekanik mukavemetler düşerek malzeme bozulmaları meydana

44/448

(c) (d) (e) (f)

Kablo ve izolasyon sargılarında kırılgan yapı oluşması, Tabaka atmaları, Karbonlaşma sonucu siyahlık, Erime veya şekilde bozulmalar.

Fiziksel olarak tahrip olmuş izolasyon malzemeleri yenilenmelidir. Renk bozulmaları makul ölçüde ise müsaade edilebilir. Bu tür malzemelerde bakım için temel prensip TEMİZ ve KURU olmalarıdır.

4-

Devre kesiciler

Bu guruba genellikle kesiciler ve yük ayırıcıları girer. (a) Kuru tip yük ayırıcıları

Kuru tip yük ayırıcıları daha çok orta ve alçak gerilim şalt tesislerinde bulunur. Herhangi bir bakım işi yapılmadan önce üretici firma kılavuzları okunmalıdır. Çekmeceli bir yapıda ise yerinden çıkarılarak bakım için daha önceden hazırlanan tezgahın üzerine alınmalıdır. Yay kurmalı bir çalıştırma mekanizması varsa bakımdan önce, kurgunun yerinde boşaltılmış olması gerekir. Sabit tip yük ayırıcılarında bakım, kendi hücresi içinde yapılmalıdır. Bu nedenle gereken emniyet önlemleri alınmalı ve sistem enerjisi kesilmelidir. Kontrol devrelerinin enerjisi de kesilmelidir. Yay kurguları boşaltılmış olmalıdır. İzolasyon: Fazlar arası ark seperatörleri alınarak diğer izolatörlerle birlikte

temizlenmelidir. Temizlik için elektrik süpürgesi veya elyaf kalıntısı bırakmayan bezler kullanılmalıdır. Çıkartılamayan kirler üretici firmanın önereceği türde solventlerle temizlenmelidir. Korona izi, atlama veya ısıl hasar izleri yukarıda anlatıldığı gibi kontrol edilmelidir. Bakımın temel kuralı olarak temiz ve kuru ortam sağlanmalıdır. Kontaklar: Kuru devre kesicilerdeki en önemli husus kontakların doğru basmasıdır. Bunlarda genellikle faz başına iki takım kontak tipi bulunur. Ana kontaklar ve ark kontakları. Bazıları 3. bir ara kontak takımını bulundurur. Bu kontaklar ana kontaklardan sonra ve ark kontaklarından önce açılır. Yani açılma sırası önce ana

45/448

kontaklar sonra ara kontaklar ve daha sonra ark kontakları şeklindedir. Bu kontak kapandığında tüm akım ana kontaklar üzerinden geçer. Yüksek değerli akımlar ve kısa devre akımları açılma kapanma sırasında bunların da üzerinden geçer. Eğer bu kontakların temas dirençleri yüksek olursa aşırı ısınma meydana gelir. Kontak yüzeyinde çukurlar oluşur ve yay mekanizması sertliğini kaybeder. Bunun sonucu ark kontaklarına daha çok akım hücum ederek aşırı ısınma ve yanma yaratır. Ark kontakları en son açılırlar. Devrenin yüklü olarak açılıp kapanması anında geçici olarak akım taşımalarına rağmen bu akım kesicinin kesme kapasitesine eşittir. Kısa devre halinde kapanma sırasında ise kısa devre akım taşıma kapasitelerinin üzerinde bir akıma maruz kalırlar Kapalı olduklarında temasın çok iyi olması gerekir. Aksi takdirde ana kontaklarda büyük tahribat meydana gelir. Kesme-kesememe sorunu yaşanır. Manyetik üflemeli kesicilerde arkın uzaklaştırılması çok kısa sürede olur. Ark, manyetik yönlendirme ile ark boynuzlarına gönderilir. meydana gelen yanma nedeniyle yenileme yapılmalıdır. Her tür ayırıcı kontaklarının bakımında aşağıdaki kurallara uyulmalıdır. (a) (b) Ana Kontaklar temiz, düzgün ve iyi basacak şekilde ayarlanmış olmalıdır. Basma basıncı üretici tavsiyesine uygun şekilde normal güçte olmalıdır. ve parlak olmalıdır. Gümüş kontaklardaki renk Ark kontaklarında zamanla

kontak yüzeyleri temiz

değişmeleri

yüzey bozulmaları olmadığı takdirde zararsızdır. Gümüş temizleme

sıvıları ve alkol ile renk değişiklikleri temizlenebilir. Kontak yüzeyinde baskı, kapanma ve açma nedeniyle oluşmuş bazı izler bulunabilir. Çok az küçük yanma ve ark izlerine müsaade edilebilir. Sert keçe ile bu izler temizlenmelidir. Yanma ve çevre aksamda renk değişiklikleri görüldüğü takdirde kontaklar ve baskı takımları değiştirilmelidir. Değiştirme üretici tavsiyesi doğrultusunda yapılmalıdır. Yük ayırıcısı daha sonra manuel olarak açılıp kapatılmalıdır. Bu kontrolda kontakların süpürme temasları, baskı güçleri izlenmeli, senkron açma kapama yaptıkları gözlenmelidir. Tam açık pozisyonda iken kontakların sabit ve hareketli parçaları arasındaki mesafeler ölçülmeli, eşit oldukları gözlenmelidir.

46/448

Lamine bakır tabakalarından oluşan eski tip kontak takımlarındaki bozulmalarda, yerine yeni tip kontak takımları takılmalıdır. Çünkü eski tip kontak takımlarının tamiratı, birbirlerine kaynadıkları zaman mümkün değildir. Ancak basit hasarlarda eğeleme ile tamirat mümkün olabilir. Eski ayırıcılarda bulunan karbon kontaklarda bakım çok az gerekir. Bunlarda baskı miktarı gözlenmeli ve çok kullanım sonucu aşırı aşınmalara müsaade edilmemelidir. Çekmeceli tiplerde hareketli ve sabit kontaklarda temizlik ve kontrol işlemleri yapılmalıdır. Aşırı ısınma, ayarsız baskı, kırık veya zayıf yay parçaları kontrol edilmelidir. Kontak spreyleri ile kontak sürtünmeleri azaltılmalıdır.

Ark kesiciler
Orta gerilim yük ayırıcılarındaki ark kesicilerin, arka maruz kalan kısımları, inorganik maddelerden, seramikten yapılırlar. Bu tür malzemeler arkın yüzeyde dağılıp soğumasına yardımcı olurlar. Ayırma anında izolasyon parçaları tüm gerilimle karşı karşıyadır. Bu gerilime dayanabilmesi izolasyona yapılan bakıma bağlıdır. Kesicinin ve tüm parçalarının kuru tutulması başlıca amaç olmalıdır. Seramik malzemeler rutubeti emerler. Kontaklar incelenirken ark kesiciler de kontrol edilmelidir. Artık kalmış ark kalıntıları, kirler veya başka artıklar temiz bir bez veya ince temiz kumla temizlenmelidir. Tel fırça veya benzeri malzemeler seramik üzerinde iletken izler bırakırlar. Ark kesicilerin kontrolu yapılırken aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir. (a) Kırık veya çatlak seramik parçalar. Küçük atık veya çatlaklar önemli değildir. Büyük kırık ve çatlaklar ark kesicisinin performansını etkiler. Birden fazla küçük atık nokta veya küçük çatlak varsa veya çatlak-kırık büyükse seramik blok değiştirilmelidir. (b) Seramikteki erozyon. Seramik güçlü bir arka maruz kalmışsa seramik yüzeyde erime izi oluşur. Bu iz parlak, porselenimsi, beyaz bir yapıdadır. Arkın büyüklüğüne ve tekrarına bağlı olarak seramik yüzeyinde aşınma meydana gelir. Bu durumda seramik blok değiştirilmelidir.

47/448

(c)

Ark kesicisinde kirlilik. Ark yönlendiricinin toz veya başka kirliliklerle kirlenmesi durumunda, kirlilik, yağlı olmayan toz bezi veya vakumla temizlenmelidir. kalıntıları Çalışma sonucu ark nedeniyle seramik üzerinde ark Sert kalıntılar olduklarından iletken olmayan bulunabilir.

aşındırıcılarla temizlikleri yapılmalıdır. Alüminyum oksit kökenli zımpara türü aşındırıcılar uygun türlerdir. Seramik ark kalkanları kirli görünmelerine rağmen yeterli koruma görevlerini yapabilirler. Aşağıdaki test yöntemi ark kalkanının temiz olup olmadığını gösterir. Ark yönlendiriciler ön ve arka ark boynuzları arasında bir dakika süreyle 50 hz. gerilime dayanmalıdır. Bazı üreticiler yüzey dielektrik testi önermektedir. Ark kesicinin arkı, kesici içine üfleyen kısmı kontrol edilmelidir. Bunun için uygulanacak test bir tuvalet kağıdı parçasını kesicinin hava tahliye kısmına yakın koymaktır. Kağıtta gözle görülebilen bir hareket işlevin yerine getirildiğini gösterir. Alçak gerilimdeki ark yönlendiricilerinin çalışma prensibi daha basittir. Ark

yönlendiriciler doğrudan ana kontaklar üzerine monte edilir. Bunun üzerinde de kapak bulunur. Parçalı plakalardan oluşur. Ark kesme işlemi plakalar üzerinde erozyon yaratır. Erozyon kapağın iç tarafında da kendini gösterir. Periyodik kontrollarda ark yönlendiriciler kontrol edilmelidir. Parçalı plakalardaki erozyon büyük boyutta ise ve temizlikle giderilemiyorsa ark yönlendiriciler değiştirilmelidir. Basit renk değişiklikleri ve ark artıkları zımparalarla temizlenmelidir. Değiştirme işi sonuçta görevin kritik olma, risk yüklenme seviyesi ile de ilgilidir.

Çalıştırma mekanizması
Çalıştırma mekanizmasının genellikle ana amacı kesici kontaklarının açılıp kapanmasını yay

sağlamaktır. Bu

enerjili bir

solenoid

veya elektromıknatıs ve

mekanizmaları aracılığıyla olur. Trip açmaları ile bu mekanizma ilişkili değildir. Kapalı bir sistem trip sinyali sonrası açar. Çalıştırma mekanizması gevşek, bozuk, eksik parçalar yönünden kontrol edilmelidir. Uzun sürede aşındıklarından aşınma miktarı çalışmayı engellemeyecek yönde kontrol edilmelidirler. Aşırı aşınmalar kontak açma kapama sürelerini etkiler. Açma ve

48/448

kapama sürelerindeki farklar gereksiz triplere neden olur. Aşınma büyükse parçalar yenilenmelidir. Kapama süresi ve trip hareketi çok hızlı olmalıdır. Geç açma, veya tribe geç tepki verme ayarları düzeltilmelidir. Mekanizma iyi korunmalı ve iyi hareket etmelidir.

Yardımcı donanımlar
Kapama motoru veya solenoidi, şönt trip, alarm sistemi çalışmaları kontrol edilmelidir. Yalıtım ve bağlantılar gözden geçirilmelidir. Açık-kapalı göstergeleri, yay kurgu göstergesi, çalışma düzenleri gözlenmeli, kilit sistemleri yağlanmalıdır. Çekmeceli tiplerde kızaklar ve oturma kontrolu yapılmalıdır. Koruma devreleri test pozisyonunda iken test edilmeli, elle koruma kontakları basılarak koruma devresinin çalışması kontrol edilmelidir. Alçak gerilimde bulunan trip cihazları elektro mekanik türde olup havalı veya sıvılı tür zaman gecikmelidir. Çok düşük gerilimli aşırı akım üreten test cihazları ile testleri yapılmalıdır. Bu testlerde üreticinin akım-zaman açma eğrileri baz alınmalıdır. Bu eğriler düz çizgiler halindedir. Ancak test cihazı ile noktasal olarak eğri kontrol edilir. (Short time) akımı trip testi yapılırken test cihazının asimetrik veya senkron olmayan akım üretme ihtimaline karşı, testlerin simetrik akımla yapılmaları konusuna dikkat edilmelidir. Bu nedenle üretici tavsiyelerine uyulmalıdır. Kesici statik bir trip elemanına sahipse zaman eğrilerinin doğruluğu konusunda üretici firma tavsiyelerine dikkat edilmelidir. (Elektromanyetik tip trip elemanlarının tavsiye değiştirilerek daha hassas olmaları nedeniyle statik elemanlar konulması edilmektedir.)

(b)

Vakum kesiciler ve SF6 kesiciler

Vakumlu ve SF6 kesiciler orta gerilim şalt tesislerinde bulunurlar ve kuru tip kesicilerle aralarındaki temel fark ana kontaklarda ve ayırma sistemindedir. Bu sistemlerde her iki eleman hücre içinde bulunduğundan, bunlar üzerinde bakım

49/448

işlemlerinin yapılması mümkün değildir. Sadece kontak aşınma göstergesi ile aşınma miktarı izlenir. İmalatçı tarafından verilen aşınma değerleri doğrultusunda kontrolları ve değişimi yapılır. Testlerde, vakum ve gaz kontrolu, kontaklar açık iken hücreye gerilim uygulamakla yapılır. Bu test üretici firma talimatları doğrultusunda yapılmalıdır. Dikkat: Açık bir kontak üzerine uygulanacak gerilim sonucu x-ray yayılımı söz konusudur. Yayılım miktarı müsaade edilen maksimum yayılma sınırlarının altında, çok küçük değerde olmaktadır. Kontaklarda ayarsızlık veya test geriliminin verilen değerden yüksek çıkması ihtimali göz önüne alınarak, yüksek gerilim Diğer bakım ve testler, kuru tip kesicilerde anlatıldığı şekilde yapılmalıdır. testi için personel çelik bir bariyerin arkasında olmalı ve emniyet açısından yaklaşmamalıdır.

(c)

Yağlı ve az yağlı kesiciler

Bu tür kesiciler eski sistemlerde bulunmaktadır. Yeni sistemlerde daha çok vakum ve SF6 kesiciler bulunmaktadır. Kuru tip kesicilerle aynı görevi yapmakla birlikte, görünüş ve mekanik yapı olarak farklı kesicilerdir. Yalıtım malzemesi olarak hava yerine yağ bulunmaktadır.

Yalıtım
Buşingleri ayrıca bir yalıtım içine alınmıştır. Harici tip kesicilerde porselen buşing bulunur. Dahili tip buşinglerde ise hem porselen hem de reçine esaslı ürünler görülür. Buşinglerin bakımında tahribat ve temizlik kontrolu ön plandadır. Tahribat olduğunda buşingler değiştirilmelidir. Kirli buşingler ise yüzeyleri temizlenerek bakım yapılırlar. Yağın amacı arkın söndürülmesidir. Ark söndürme esnasında bir kısım yağ bozuşmaya uğrar ve kirlilik yağ tarafından emilir. Bu nedenle yağ bakımı, en önemli kalemi oluşturur. Yağ kalitesindeki düşüş en önemli parametredir. Yağın içinde rutubet, karbon artıkları ve kıvamlı birikinti oluşur. Aşırı nem yoğunlaşarak yağ tabanına iner, yağ renginin beyazlaşmasına ve kıvam kazanması neden olur. Karbon siyah renkli olduğundan, yağ renginin esmerleşmesine yol açar.

50/448

Yağ miktarı yağın bakımı açısından belirleyicidir. Çünkü tam yağlı kesicilerde yağın dielektrik özelliği test edilir. Test için yağ örneği alma, trafolarda olduğu gibi yapılır. Test sonucuna göre yağın içindeki nem vakumlu makinelerle alınır. Az yağlı kesicilerde bu işlemlere gerek yoktur. Belli periyotlarda yağ değişimi yapılır. Yağ değişiminde üretici firma önerisi dikkate alınmalıdır. Kullanılacak yağın test değerlerinin uygun olmasına dikkat edilmelidir. Yağ değişimi sırasında yağın nem almaması önemlidir. Yağ pompa ile konulacaksa temizlik ve neme dikkat edilmelidir.

Kontaklar
Ana kontaklara bakım sırasında erişmek mümkün değildir. Kontaklar kapalı iken kontak direnci ölçülmelidir. Kontak teması kesilene kadar, kontak mekanizmasının hareket miktarı ölçülmelidir. Yağın boşaltılarak test işleminin yapılması, olağan bakım sıklığına göre daha az olmakla birlikte, olağan bir uygulamadır. Bakım ve test sıklığı kesicinin görevi sırasındaki şartlarla yakından ilgilidir. İşlem sıklığı ve akım yükü bakım aralığını belirler. Her ne zaman yük altıda açma gerçekleşmişse bakım yapma gerekir. Kontak basıncı, ve kontak ayarları gözden geçirilmelidir. Tüm cıvatalar, bağlantı noktaları ve yaylar kontrol edilmelidir.

Ark söndürme mekanizması
Ark kalıntılarına karşı temizlik kontrolu yapılmalıdır. Temizlik için üretici tavsiyelerine uyulmalıdır.

Çalıştırma mekanizması
Kuru kesicilerdeki ilgili bakım ve test işlemleri uygulanmalıdır.

Kesici yardımcı donanımları
Kuru kesicilerde anlatılan işlemler uygulanır. Diğer yardımcı elemanlar yağ seviye göstergesi, vanalar, contalar, nefeslik, filtreler kontrol edilmelidir. Yağ seviyesi düşükse, kesici derhal enerjisi kesilerek bakıma alınır.

51/448

Ayırıcı tür kesiciler
Kesicilerde bulunan kuru tipte ayırıcılar, akımı veren veya kesen elemanlardır. Sabit montajlı tipleri veya çekmeceli yapıları olabilir. Elle veya elektrikle tahrikli cinsleri bulunur. Sabit tiplerde erişim kapısıyla kilitlemeli çalışarak, kapalı ayırıcıya erişmeyi engellerler. Bakım özellikleri bakımından, ayırıcı kontaklar, hariç kuru tip yük ayırıcılarına benzerler. Yapılarındaki basitlik nedeniyle bakımları sırasında gözle izlenip yerinde temizlikleri yapılabilir. Kapalı tipte olmaları halinde, yerlerinden çıkarılarak, üretici firma talimatları doğrultusunda bakımları yapılmalıdır. Dielektrik testlerine gerek görülmez ve hava üfleme elemanları yoktur.

5-Diğer şalt yardımcı elemanları
Sigortalar Sigortalar 13. bölümde ele alınacaktır. Parafudurlar Parafudurlar yüzey temizliği ve tahribat yönünden kontrol edilirler. Gövdeleri porselen veya reçineden yapılır. Yüzey akmaları varsa ve temizlikle giderilemiyorsa değiştirilmelidirler. Basit ve pratik bir performans test yöntemleri yoktur. Bunun yanında bazı testler

uygulanır. 50 hz gerilimle dayanım, deşarj, enerji tüketimi, izolasyon dirençleri, sızdırma akımı testleri yapılabilir. Bu testlerde üretici talimatlarına uyulmalıdır. Kondansatörler Kondansatörlerle çalışmadan önce deşarj dirençleri veya deşarj elemanları ile boşalmaları sağlanmalıdır. Yalıtılmış bir kısa devre köprüsü deşarjı sağlamada kullanılmalıdır. Bu yapılmadan önce devre şeması ve koruyucu elemanlar iyi bilinmelidir.

52/448

Dikkat : Kondansatör üzerinde deşarj dirençleri bulunsa bile, kalan artık şarjın, kondansatör uçlarına temas eden bir insanı yaralayabileceği unutulmamalıdır! Kondansatör gövdesi, buşingler veya bağlantı noktalarındaki kirlilik veya paslanma temizlenmelidir. Her kondansatör gövdesi kaçak ve renk değişikliği için kontrol edilmelidir. Kaçak yağ görülen kondansatör değiştirilmelidir. Güç kondansatörlerinin bazıları iç sigortaya sahiptir. Kondansatör kısa devresi veya gerilim yükselmesi nedeniyle sigortalardan atanlar olabilir. Atan sigortalar yönünden kondansatörler kontrol edilmelidir ve üreticinin tavsiye edeceği sigorta tipi kullanılmalıdır. Sigorta değiştirilirken kondansatörler tamamen boşalmadan elle temastan kaçınılmalıdır. Kondansatörler fazları dengeli olarak paylaşmalıdır. Kondansatörler çalışırken ortaya çıkan sıcak havayı uzaklaştırmak için yeterli hava sirkülasyonu sağlanmalıdır. Hava sirkülasyonunu önleyecek her türlü engel ortadan kaldırılmalı ve kondansatörler korunmalıdır. Stasiyoner aküler ve akü şarj cihazları Stasiyoner aküler kritik devrelerde, enerji santralarında, şalt sistemlerinde, ve kontrol devrelerinde enerji kaynağı olarak kullanılırlar. Enerjinin olmadığı durumlarda enerji yedeklemesi yaparlar. Bu uygulamalarda sağlıklı enerji temini ön plandadır. Bu nedenlerle bakımlarının düzenli ve kaliteli yapılması gerekir. Bakımın niteliği, akünün cinsine, uygulamanın tipine ve çevre şartlarına bağlıdır. Kurşun ve asitli aküler iki tiptir. Açık ve tam kapalı tipleri bulunur. Bazı akülerse nikel-kadmiyum (Ni-Cad) tiptir. Tam kapalı tiplerin bakımı yapılamadığından burada anlatılmayacaktır. Akü şarj cihazları akü gerilimini belli bir düzende tuttuğundan akü bakım programını ciddi biçimde etkiler. Aküler üretici firma bilgileri doğrultusunda şarj edilmelidirler. Bakım programı periyodik kontrol ve testleri kapsar. Göz kontrolunda asitli su seviyesi ve kamaraların tortularına bakılır. Genellikle sorunların çoğu göz kontrolu ile

53/448

tespit edilebilir. Testler akü performansını ve sağlam akü ile zamanla ortaya çıkacak farkları gösterir. Akü imalatçıları bu konuda yeterli bakım önerilerini yaparlar. Stasiyoner tipte bir akünün zararları konusunda personele uyarıcı bilgi verilmelidir. Bir akü asit buharı değil fakat hidrojen ve oksijen karışımı bir gaz üreterek çevreye yayar. Bu gaz karışımı son derece patlayıcı bir ortam yaratır. Patlaması halinde gözlerde ciddi hasarlar yaratarak körlüğe neden olabilir. Üretilen gerilim elektrik çarpılmalarına yol açar. Aşağıdaki emniyet kuralları asgari olarak verilmiştir. Daha ötede tedbirler kullanım ortamına göre gözden geçirilmelidir. Bakım personeli işi başarıyla bitirebilecek eğitimi almış olmalıdır. Bu eğitim, bakım personelinin koruyucu malzeme kullanmasını, asitli akü sıvısının nasıl kullanılacağını, uygun takım kullanılmasını ve imalatçı talimat ve önerilerinin anlaşılmasını sağlamalıdır. Akülerin bulunduğu odanın ayrı ve çok iyi havalandırılmış olması gerekir. Uygun emniyet malzemelerinin, (eldiven, gözlük, iş elbisesi gibi) giyilmesi gerekir. Akü odası yakınında göz yıkama duşu ve silme bezi gibi malzemenin bulundurulması gerekir. Tutuşmaya neden olacak kıvılcım, alev, sıcaklık kaynaklarının ortamdan uzak tutulması gerekir. Hidrojen birikintileri gibi tehlikelere karşı havalandırma sağlanmalıdır. Kısa devreye neden olacak izolesiz takımlar kullanılmamalı ve akülerin üzerine kısa devre yapacak takım bırakılmamalıdır. Asitli su imali için tam yüzü örtecek koruma maskeleri kullanılmalıdır. Asit ve su karıştırılırken tehlikelidir. Akü bulunan bölgelere izinsiz giriş serbestliği olmamalıdır. Bu bölge koruma altına alınmış olmalıdır. Akü kabının çatlak olmamasına dikkat edilmelidir. Akü göz kapakları temiz ve eksiksiz olarak takılı olmalıdır. Kirli kapaklar temiz suyla yıkanıp kurutulmalıdır. daima suyun içine asit konmalıdır. Asidin içine su koymak

54/448

Akü üzerinde çarpma sonucu veya başka etkilerle meydana gelmiş çarpıklıklar, eziklikler, bükülmeler olmamalıdır. değiştirilmelidir. Şarj ünitesi çalışması düzgün olmalıdır. Bağlantı kabloları ve ara köprü bağlantıları uygun olmalıdır. Kirlilik, gevşeme, yeşillenme, renk değişimi, aşınma gibi izler dikkate alınarak temizlenmelidir. Akü rafları passız, sağlam, temiz ve kuru olmalıdır. Kurşunlu akülerde karbonat eritilmiş su ile asitli su kalıntıları temizlenmelidir. Ni-Cad akülerde temizlik için borik asitli su kullanılmalıdır. Akü sıvı seviyesi kontrol edilmelidir. Sıvı rengi bulanık olmamalıdır. Hücrelerin içinde, tabanda birikinti olmamalı ve gaz kabarcıkları minimum düzeyde olmalıdır. İlave edilen saf su miktarı kaydedilmelidir. Aşırı su kaybı aşırı şarj anlamına gelir. Kurşunantimuan plakalı akülerde aşırı su kaybı ayni zamanda yaşlanmanın bir göstergesidir. Başka yöntem önerilmediği sürece, her zaman su ilavesi, saf su ile yapılmalıdır. Dikkat: Akü içine hiçbir zaman takviye amacıyla asit ilave edilmemelidir. Akü civarındaki hava sirkülasyonu ve elektrikli cihazların çalışma şartları sürekli kontrol edilmelidir. Elektrik arızası gibi, alev kaynağı yaratacak ihtimaller başta olmak üzere, yangına neden olacak sebepler bertaraf edilmelidir. Isı kaynaklarına yakın olma, akü içi hücreler arası sıcaklık farklılığı yaratacağından akü arızalarına sebep olur. Ortam sıcaklığı termometre ile ölçülmelidir. Ortam sıcaklığı için en uygun değer 25 Cº dir. Ni-Cad aküler 25-45 Cº arasında sorunsuz çalışırlar. Yüksek ortam sıcaklığı akü ömrünü kısaltır. Kurşun plakalı akülerde her 9Cº sıcaklık artışı akü ömrünü % 50 azaltır. Ni-Cad akülerde ise % 20 azaltır. Düşük ortam sıcaklığı akü içindeki kimyasal reaksiyonu yavaşlatacağından, akü kapasitesini olumsuz etkiler. 9Cº düşük sıcaklıkta yani 16 Cº de akü kapasitesi % 10 düşer. Akü için önemli olan ortam sıcaklığı, havalandırma, deprem tedbirleri, dc akım korumaları, yedek saf su miktarı, topraklama bağlantısı, kablo bağlantıları, ve diğer koruyucu devre bağlantıları kontrol edilmelidir. Renk bozulmaları olmamalı ve hasarlı aküler

55/448

Klemens bağlantıları, akü kutup başları, köprü bağlantıları, asitli ortam ve pil etkisiyle korozyona uğrayan noktalar temizlenerek kontrolları yapılmalıdır. Akü kutup başları ve köprülerde, akü imalatçısı önerisine uygun olarak bakım yapılmalıdır. Akü yüzeyi elektrik sızdırmasını önlemek amacıyla karbonatlı su ile temizlenmelidir. Ni-Cad akü yüzeylerindeki kirlilik asit borikli (eczanelerden temin edilebilir.) su ile temizlenmelidir. Dikkat: Deterjan ve sabun temizlik için kullanılmamalıdır. Aküler arası köprü bağlantıları yıllık olarak kontrol edilmeli ve tork anahtarıyla sıkılmalıdır. Alarm röleleri, kornalar, ışıklı ikaz lambaları çalışmaları kontrol edilmelidir. Akü odası emerjens aydınlatması çalışır durumda olmalıdır. Havalandırma düzeni çalışır olmalıdır. Aşırı gaz çıkışı aşırı şarj anlamına gelir. Vibrasyon akü ömrünü azaltır. Akü sıvısı gerçek oranlarda yapılmışsa -29Cº de donar. Donma kristalleşmesi görüldüğünde akü tamir edilemez boyutta hasara uğrar. Sıfıra kadar boşalan ve hemen doldurulmayan akülerde, sıvı içindeki asit serbest kalacağından (+) ve (-) akü plakalarının kısa devre olmasına neden olur. Akü tahrip olur. Bu durumda akü sıvısının üzerinde beyaz bir halka görülür. Aşırı şarj olayı sonucu negatif plakalar süngerleşir ve tabanda çökelme görülür. Taban çökelmesi arttığında birikim sonucu (+) ve (–) plakalar arasında kısa devre meydana gelir. Ortalama aküler % 50 boşalmaya toleranslıdır. Yılda yaşanacak iki kez tam boşalma olayı akü ömrünü azaltır. Bu nedenle periyodik şarj kontrolu yapılmalıdır.

Akü ölçüm ve test metotları
Testler yapıldıktan sonra alınan kayıtlar akü ömrü hakkında fikir verir. Belli bir sıcaklıkta her akünün bir gözünden alınacak sıvı yoğunluğu ve hücre gerilim ölçümü kaydedilmelidir. Kurşun-kalsiyum plakalı akülerde hücre gerilimi 2,2-2,3 V, kurşunantimuan akülerde 2,17-2,21 V , Ni-Cad akülerde 1,42 V olarak okunmalıdır.

56/448

Kurşun ve asitli akülerde sıvı yoğunluklar ölçülerek kaydedilmelidir. Bu işlem her üç ayda bir her akünün her gözü için yapılır. Ölçüm sırasında ortam sıcaklığı geçmiş ölçüme göre farklı ise sıcaklık düzeltme faktörü kullanılmalıdır. Sıvı yoğunluğu bomemetre ile kontrol edilmeli ve imalatçı tarafında verilen aralıkta olmalıdır. Su veya asitli sıvı ilavesi yapıldıktan sonra yeni değer almak için 72 saat beklenmelidir. Ni-Cad akülerde sıvı yoğunluğuna bakılmaz. İlk iki yıl içinde mutlaka şönt test aleti ile akım üretme kapasitesi testi yapılmalıdır. Daha sonra her 2 yılda bir test tekrarlanmalıdır. Akü, imalatçı tarafından verilen ömrünü % 85 tamamladıktan sonra testler yıllık bazda yapılmalıdır. Kapasitesinin % 20 altına düşen akü değiştirilmelidir. Her üç ayda bir akülerin % 25 inin bağlantıları kontrol edilmelidir. Akü hücreleri ve bağlantı noktaları infra-red termometre ile uzaktan ölçülmelidir. Bu ölçüm aşırı ısınan bir hücrenin veya bağlantı noktasının habercisidir. Test sonuçları gelecek açısından önemlidir. Bu testlerin yanında alınacak notlar ve gözlem sonuçları gelecekte yararlı olacaktır. Ölçü trafoları Ölçü trafoları genellikle kuru tip ve döküm reçine ile kapatılmışlardır. Bağlantı uçları dışarıdadır. Bakımları için baz alınacak öneriler şalt izolatörleri için verilen önerilerle aynıdır. Temel felsefe kuru ve temiz tutulmaları üzerinedir. Yağlı tip ölçü trafolarında bakım için, yağlı trafolar konusuna bakılmalıdır.

Alarmlar ve göstergeler
Alarmlar, kesicinin açtığını, trafo yağ sıcaklığını, Bucholz rölesinden gelen gaz basıncını ve sistemle ilgili diğer çalışma şartlarını bildiren sinyallerdir. Düzgün çalıştıkları periyodik olarak kontrol edilmelidir.

57/448

Göstergeler ise kesicinin konumu gibi durum bildiren cihazlardır. Bakım sırasında çalışmaları kontrol edilmelidir. Topraksız sistemlerin toprak göstergeleri düzgün çalışmaları bakımından günlük veya haftalık izlenmelidir. Alarm sisteminde olduğu gibi tüm göstergeli noktalarda gösterge değerleri gerçek değerle uyumlu olup olmadıkları görülmelidir.

Koruma röleleri, sayaçlar, ve cihazlar
İkaz: Koruma rölelerine ait akım trafolarının sekonder sargıları açık devre olarak bırakılmamalıdır. Devreden akım çekilmesi halinde açık kalan bir trafo sekonderinde ölümcül yüksek gerilimler meydana gelir. Bunu önlemek için çalışan sistemlerde trafo sekonderinin uçları önce kısa devre yapılarak cihaz bağlantı uçları açılır. Bazı cihazlar bu durumu önlemek amacıyla kısa devre anahtarına sahiptir. Testler bittikten sonra, trafo uçları cihaza bağlanarak kısa devre köprüsü alınır. Koruma röleleri ve buna bağlı cihazlar can ve mal güvenliği açısından birinci sırada öneme haiz olduklarından bakım amacıyla kritik ekipmanlar listesinin başında yer alırlar. Anormal bir durum karşısında çalışmaları beklendiğinden bakımları geniş kapsamlı ve detaylı olmalıdır. Sayaçların, sürtünmesiz göstergelerin, koruma rölelerinin hareketli parçaları, kontrolu serbestçe

çalışabilmelidir.

Bağlantılarda

gevşeklik

yapılmalıdır.

Kontaklarda meme oluşması ve aşınmalar kontrol edilmelidir. Solenoid bobinleri ve röle bobinleri aşırı ısınma nedeniyle bozulacaklarından, gözle ısıl bozulma kontrolu yapılmalıdır. Çatlak plastik veya cam koruma parçaları değiştirilmelidir.

Emniyet ve kilitleme cihazları
Emniyet ve kilitleme cihazları hiçbir zaman by-pass yapılmamalı, düzgün ve düzenli çalışmaları sağlanmalıdır. Fonksiyon bakımından bu cihazların düzgün çalışmaları için aşağıdaki tedbirler alınmalıdır. a) Bu cihazların ayar ve çalışma mekanizmaları şu şekilde kontrol edilmelidir.

58/448

  

Çekmeceli sistemlerde, çekmece kilitleri sistem devrede iken çekmecenin sökülüp takılmasını önlemek amacıyla bulunur. Emniyet kapakları otomatik olarak kapanarak enerjili noktaları emniyete alır. Motorla çalışan mekanizmalarda, limit-sviçler hareketin emniyet sınırları içinde kalmasına yarar.

b) Ana kilitleme mantığı doğru sıralama ile çalışmalı ve doğru eylemi yapmalıdır. Bunun için gerekli ayarlar ve yağlamalar yapılmalıdır. Yılda bir kez veya emerjens durumlarında kullanılan işlemlerle, karmaşık işlemler bir not haline getirilerek operasyon noktasına asılmalıdır. c) Yedek anahtarlar süpervizorün nezaretinde bir yerde saklanmalıdır. d) Emniyet amacıyla kullanılan topraklama ve deşarj bağlantı iletkeni ve buna bağlı ayırma-kapama anahtarı nemsiz ve tozsuz bir ortamda saklanmalıdır.

Ekipman topraklama devreleri
Ekipman topraklama devreleri sürekli akım geçişine elverişli monte edilmelerine rağmen akım göstergeleri bulunmaz. Bu nedenle gerekli olduğunda, akımı iletme özelliğine sahip olup olmadıkları tespit edilemez. Periyodik kontrol esnasında bu özelliklerinin devam etmesi şartı göz önüne alınır. Ekipman topraklamasının yeterliliği, bağlantı noktalarının sıkılarak, göz kontrolu yapılması ve ulaşılamayan bağlantı noktaları olacağı göz önüne alınarak empedans testiyle yapılır. Topraklama klemens noktaları ve köprülerin oksitlenme ve gevşemeleri kontrol edilmelidir. Kırılmış, zayıflamış köprü ve iletken parçaları değiştirilmelidir. Topraklama amacıyla kullanılan metal aksam varsa, iletme işinin devamlı olup olmadığı görülmeli ve bağlantılar ayni şekilde kontrol edilmelidir.

59/448

Toprak kaçağı dedektörleri
İşletme topraklamasının olmadığı veya nötr direnci bulunan alçak gerilim sistemlerde toprak kaçak dedektörleri bulunur. Dedektör faz-toprak arasına bağlı lambalardan ibaret olabilir. Toprak kaçağı olan fazda lamba diğer fazlara göre sönük yanacaktır. Daha gelişmiş dedektörlerde hem ses hem de gösterge ile toprak kaçağı izlenir. Toprak kaçağı tespit edildiğinde yeri bulunarak gerekli düzeltici önlem yapılmalıdır. Aksi takdirde başka bir toprak kaçağı fazlar arası kısa devreye neden olur. Toprak kaçağı giderilene kadar ilgili kısım devre dışı edilmelidir. Bu nedenle toprak kaçağının olduğu yeri tespit eden cihazlar kullanılarak en kısa zamanda sorun giderilmelidir. Toprak kaçak dedektörlerinin bakım ve kontrolu ilgili devre elemanları olan lamba, korna gibi elemanların fonksiyon testleri ile yapılır. Kablolama gevşek veya kötü iletim için kontrol edilmelidir. Özetle şalt elemanları kuru, temiz, sürtünme ve pasa karşı yağlanmış olarak tutulmalıdır.

60/448

BÖLÜM 7
GÜÇ VE DAĞITIM TRAFOLARI

Trafolar gerilim değerlerini değiştiren ve genellikle düşüren ekipmanlardır. Demir bir nüve üzerine sarılmış iki veya daha fazla sargı demetinden oluşurlar. Endüstriyel tesislerde, trafolar genellikle gerilimin yüksek değerden aşağıya düşürülmesinde kullanılırlar. Kullanılmaları zorunlu ve bunun yanında güvenilirlikleri oldukça yüksek cihazlardır. Aşırı yüklenmedikleri sürece, ömürleri son derece uzundur. Fakat arızalandıklarında ortaya çıkacak sorun, yedek gibi bir çözüm bulunmadıkça, aylarca süren bir zaman içinde çözülebilir. Bu durum trafolarda yapılacak koruyucu bakımının önemini ortaya koymaktadır. Kağıt fabrikalarında mutlaka birden fazla trafo bulunur. Trafolardaki bakım işleri işletme için birinci sınıf önceliklidir. Güç trafoları 500 kva üzerindeki ve güçleri çok yüksek değerlere kadar çıkabilen, gerilim kademeleri oldukça değişen ve enerjinin bir yerden bir yere iletilmesini sağlayan trafolara verilen genel addır. Genellikle üretim santrallarında ve indirim merkezlerinde kurulur. 3200 kva ve altındaki güçlerde, çıkış gerilimleri direk olarak kullanılan ve genellikle 400 volt olan trafolara ise dağıtım trafoları adı verilir. Bu isimlendirme trafoların teknik prensipleriyle değil, kullanımına yönelik bir ayırımdır. Bir kağıt fabrikasında dağıtım trafoları bulunur. Her iki trafo gurubu düzenli ve ihtimamlı bir bakımla uzun süre hizmet verirler. Bakım süreleri ve bakım sıklıkları, trafoların büyüklüklerine göre değişir. Kritik yükleri besleyen trafoların önemleri, diğer trafolardan fazladır. Komple enerji kesintisine neden olabilecek küçük trafolar olabilir. Bakım konusunda, bakımın seviyesi ve süresi yapılacak işin niteliği ile belirlenir. Trafolar, yapı olarak yağlı trafolar ve kuru trafolar olarak iki grup altında incelenir. Her birinin detaylarda farklı çeşitli bakım prosedürleri bulunur. Genellikle bakım

61/448

amaçlı yapılan testler, olarak yapılır. YAĞLI TRAFOLAR

izolasyon direnç testi, güç faktörü testi, sargı dönüşüm

oranları testli ve uyartım akımı testleridir. Yağlı trafolarda ise, yağ izolasyon testi ek

Yağlı trafolarda, hem nüve, hem de bobinler yağ içinde bulunurlar. Yağın iki amacı bulunur. Birinci amacı gerilime karşı izole bir ortam yaratmaktır. İkinci amacı trafodan yayılan sıcaklık için radyatör içinde soğutma görevi yapan bir ortam yaratmaktır. Yağ olarak madeni yağlar kullanılır. Bunun yanında silikon esaslı farklı yağlar da kullanılmaktadır. Kullanılan yağ cinsi her ne ise, diğer cins yağlarla karıştırılmamalı ve yağ konusunda trafo imalatçı firma önerilerine uyulmalıdır. Dikkat: Askarel veya Poly Chlorine Biphenil (PCB) kimyasal, zehirli bir maddedir. Bu madde bazı trafolarda bulunabileceğinden dikkatli olunmalı ve imalatçı firma önerileri uygulanmalıdır. Yağlı trafoların yağ bölmeleri, yapı itibariyle farklılıklar gösterebilir. Aşağıda bazı yapı tipleri verilmektedir. 1. Atmosfere açık tipler 2. Atmosferle trafo üzerindeki nefeslik üzerinden temasta olan tipler 3. Atmosfere trafoya ait genleşme tankı üzerindeki nefeslikten temasta olan tipler. Bunlar çoğunluktadır. 4. Sızdırmaz kapalı tipler 5. Yağın gazla yardımcı tankta temas ettiği tipler 6. Azot gibi basınçlı soy gazlarla temasta olan tipler Genellikle kullanılan türü 3 numarada belirtilen atmosfere genleşme tankı üzerindeki nefeslikten temasta olan tiplerdir. Soğutma anlamında gövde yapıları ise aşağıdaki tiplerden olabilir. 1. Kendi kendine gövde petekleri veya kanalları aracılığıyla soğuyan tipler (ON/AN)

62/448

2. Cebri olarak gövdeye fan aracılığıyla hava üflemesiyle soğuyan tipler(ON/AF) 3. Hem gövdesi, hem de yağı cebri soğutmalı tipler (OF/AF) 4. Su soğutma sistemli tipler Fabrikalarda ON/AN tip trafolar kullanılmakta ve bunlar yaygın olarak

bulunabilmektedir.

Olağan kontrollar
Trafolar düzenli aralıklarla kontrol edilirler. Kontrol sıklığı için trafonun önemi,

çalışma ortamı koşulları ve yüklenme miktarı baz alınır. Bu kontrollarda şunlara bakılır:         Primer ve sekonder faz akımları Primer ve sekonder faz gerilimleri Yağ seviyesi Yağ sıcaklığı Sargı sıcaklığı Çevre sıcaklığı Yağ kaçakları Genel şartlar

Maksimum ve minimum güç tüketimi için yukarıdaki değerler kaydedilir. Bu tür kayıtların saklanması ve ölçüm sonrası eski kayıtlarla mukayese edilmesi gerekir.

Akım ve gerilim okumaları
Yüklü iken okunan akım değerleri, trafo kontrolunda önemli bir yer tutar. Etiket

değerinin üzerine çıkan akım değerleri görüldüğünde, trafo sıcaklığı sınırı aşmışsa yük düşülmesi gerekir. Aşırı gerilim yükselmeleri ve düşük gerilimler trafo ve ona bağlı olan yük açısından zararlı olabilir. Bu durumu yaratan sebepler bulunarak gerilim normale getirilmeli ve sorun çözülmelidir.

63/448

Sıcaklık okumaları
Çevre sıcaklığı aşılmaksızın, trafonun etiketinde yazılan yüke kadar yüklenebilmesi ve burada sürekli çalışabilmesi gerekir. Trafonun üzerindeki plakada bununla ilgili akım, sıcaklık ve süre açısından rakamlar bulunur. (30 Cº çevre sıcaklığında, 65 Cº(K) sargı sıcaklığı artışı için 24 saat çalışabilir gibi.) Trafo üzerinde genellikle yağ sıcaklığını gösteren termometre bulunur. Termometre okunarak sıcaklıklar kaydedilmelidir. Bazı termometrelerde kırmızı bir ibre, erişilen maksimum noktaya doğru hareket eder. Her okuma sonrası bu ibre resetlenerek aşağı çekilmelidir. Böylece daha sonraki okuma için erişilecek yeni maksimum değeri görme imkanı sağlanır. Göstergeden tespit edilen aşırı sıcaklık, aşırı yük veya soğutma sorununa işaret eder. Aşırı ısınma durumunun sürmesi, yağ ömrünün ve izolasyon ömrünün azalmasına neden olur. Arıza riski artar. Bu durumu engellemek için kontaklı termometre kullanılmalı ve termometre kontakları ve devresi kontrollarda test edilmelidir. Yağ seviye göstergesi, nefeslik ve Bucholz rölesi Sıvı seviyesi düzenli kontrolların bir parçasıdır ve özellikle trafonun en soğuk olduğu düşük yük değerlerinde izlenmelidir. Çünkü soğuyan yağ seviyesi düşer. Yağ seviye göstergesinde yağ seviyesi minimumun altına inmişse yağ ilavesi yapılmalıdır. Trafo çalışma kalitesini gösteren bir başka ünite Bucholz rölesidir. Bu rölenin çalışması, trafo içinde nem veya izolasyon bozulmasından dolayı gaz çıkışının başlaması anlamına gelir. Röle içindeki gaz boşaltılarak ilk fırsatta yağ izolasyon kontrolu yapılmalıdır. Nefesliğin içi, silikajel denilen rutubet emici bir madde ile doludur ve camdan yapılmış bir kaptır. Trafo ısındığında yağ genleşerek seviye kazanır. Trafo içindeki serbest hava, nefeslikten dışarı çıkarak tahliye olur. Trafo soğuduğunda, yağ hacmi azalır ve dışarıdan rutubetli hava trafoya doğru dolar. Bu esnada nefeslikten geçerken silikajele rutubetini bırakır. Kuru ve kullanışlı silikajel mavi renklidir. Rutubet alma kabiliyetini rengi bozulunca kaybeder. Renk bozulması olduğunda silikajel 100 derecelik bir sıcaklıkta, mesela bir fırın içinde kurutularak rejenere edilir.

64/448

Kurutulduğunda, yani rejenere işlemi sonrasında rengi mavileşmiyorsa, nem alma özelliğini kaybettiğinden dolayı değiştirilmelidir. Nefeslik hava girişi serbest olmalıdır. Silikajel rengi mavi olmalıdır. Silikajeli serbest havanın rutubetinden korumak için nefesliğin altında bulunan camlı küçük yağ bölmesi, seviye çizgisine kadar yağla dolu olmalıdır. Silikajele yağ bulaşmamalıdır.

Özel kontrol ve bakımlar
Dikkat: Gözle yapılacak kontrol işlemlerinde, trafonun topraklama bağlantısının güvenilir olduğundan emin oluncaya kadar, trafoya temas can güvenliği açısında tehlikeli olarak kabul edilir. Bu işlem ötesinde yapılacak işler için, trafo enerjisi kesilmelidir. Enerji kesimi sonrası beklenmedik enerjilendirme olabileceği varsayımı ile, trafo, mal ve can güvenliği açısından, kilitler ve uyarıcı ikaz levhaları ile emniyete alınmalıdır. Enerjinin kesik olduğu mutlaka test edilmelidir. Trafo test sonrasında topraklanmalıdır. (Bakınız bölüm 20) Tüm bağlantı noktaları aşırı ısınma ve oksidasyon açısından kontrol edilmelidir. İzolatörler ve buşing yüzeylerinde atlama ve çatlak izleri aranmalı, conta kaçak kontrolu yapılmalıdır. İzolasyon yüzeyleri kire karşı temizlenmeli ve hasarlı izolatörler değiştirilmelidir. Yağ kaçakları giderilmelidir. Tüm tank yüzeyi, soğutma radyatörleri, kademe değiştirici, yağ kaçakları, kir, oksidasyon açısından kontrol edilmelidir. Gerekli görüldüğünde trafo boya ve tamiratlar için bakıma alınmalıdır. Trafo taban sacı çürüme açısından kontrol edilmelidir. Topraklama elektrodu direnç testi yapılmalıdır. (Bakınız: Bölüm 18) Soğutma fanları ve varsa sirkülasyon pompaları ve koruma amaçlı tüm koruma röleleri, fonksiyon açısından kontrol edilmeli ve imalatçı önerileri doğrultusunda test edilmelidir. mutlaka

65/448

Yağın bozulmaması için gerekli özen gösterilmelidir. Trafonun yağı ile ilgili bakım anında, hava rutubeti yüksekse ve bakım zorunlu ise yağın rutubet almaması için her tür tedbir alınmalıdır. İlave yağ konması halinde, ilave yağın izolasyon testi yapılmış olmalıdır. İlave edilecek yağın sıcaklığı ile tanktaki yağ sıcaklığı ayni olmalıdır. İlave edilecek yağın çok olması halinde yağ ilavesinin mümkün olduğu kadar hava kabarcığı çıkarmamasına dikkat edilmeli ve enerji vermeden önce, 12 saat havanın atılması için beklenmelidir.

Yağ bakımı ve yağ analizi
İzolasyon yağı üzerinde yapılacak testler      Delinme testi Asit tespiti Renk ölçümü İzolasyon yağı güç faktörü testi Göz kontroludur

Bu testler için 18. bölüme bakınız. Yağ örneği, zorunlu olmadıkça, trafo enerjisi kesildikten sonra alınmalıdır. Yağ örneği, ancak trafo altındaki vanadan alınabilir. Altta yağ alma vanası yerine kör tapa olabilir. Bu tapa sökülerek yerine uydun bir vana takılmalıdır. Trafo satın alınırken imalatçıdan vana takılı olması istenmelidir. Alınacak örnek, testleri tamamlayacak miktarda olmalıdır. Bu konuda testi yapacak kuruluş ile görüşülmelidir.

Yağ kalitesinin düzeltilmesi ve yağ yenilemesi
Testler sonucu yağ örneğinde, olumsuz bir test değeri görülürse, yağın, tesviyesi, düzeltilmesi ya da yenilenmesi söz konusu olur. Yağ tesviyesinde yağ içindeki nem ve katı parçacıklar alınır. Bu işlemler filtreleme ve vakum altında su buharlaştırılması ile olur. Yağın düzeltilmesi ise asidik ve çökeltili maddelerin ortamdan alınması işlemidir. Bu işlemde zararlı maddeyi emici kimyasallar veya

66/448

alüminyum-silikat türü toprağımsı maddeler kullanılır. Tüm bu işlemler sonunda yağ değerleri düzelmişse yağ kullanılmaya devam edilir. Aksi takdirde yağın tamamı boşaltılarak, trafoya yeni yağ doldurulur.

Diğer testler
Yağ testleri dışında, izolasyon dayanım değerleriyle ilgili, diğer trafo elemanları da test edilmelidir. Bu testler izolasyon direnci testi ve dielektrik emme testidir. Güç faktörü testi, izolasyon şarlarındaki gidişatı belirler ve gelecek için kayda alınmalıdır. Bunlar tahribatsız test yöntemleridir ve izolasyona zarar vermezler. (Bakınız 18. Bölüm)

Tur sayıları oran testi ve Kutup testi
Primer ve sekonder sargı turlarının testinde, bir primer sargıdaki tur sayısının, ayni faza karşı gelen sekonder sargıdaki tur sayısıyla mukayesesi yapılır. Bu test sadece bakım için gerekli bir test değil, ayni zamanda trafo kabul testleri arasındadır. Kutup testi ise trafo kutuplarının vektörel dizilişini belirler. Sadece kabul testi olarak yapılır. Tur sayıları oranı için test aleti bulunamadığında kaliteli bir voltmetre (Tam skalada 0,25 doğruluk) ile primer ve sekonder gerilimler ölçülerek oran bulunabilir. Tur sayıları oran testinde, trafonun yüksüz kademelerinin her biri ölçülmelidir. Yükte kademe değiştirici varsa, değiştiricinin her kademe değeri için test yapılmalıdır. Eğer hem yükte değiştirici, hem de yüksüz değiştirici varsa yüksüz değiştiricinin her kademesi için, yüklü değiştiricinin tüm kademeleri teker teker ölçülmelidir. Bu testler, bir trafonun sargılarında olabilecek spir kısa devrelerini veya bağlantı sorunlarını haber verirler. KURU TRAFOLAR Kuru trafolar ya atmosfer altında ya da gaz içinde çalışırlar. Kuru trafolar genellikle vernik emdirilmiş ve dökme reçine ile örtülmüş trafolardır. Gazlı türler, genellikle azot gazı içinde hapsolunmuştur. İzolasyon sınıfları 80 Cº, 115 Cº, 150 Cº olarak imal

67/448

edilirler. Yağlı trafolara yapılan olağan kontrollar, yağla ilgili kısımlar hariç, bunlarda da geçerlidir. Ayni şekilde akım ve gerilim okumaları, sıcaklık kayıtları benzerdir. Tüm değerler imalatçı firma değerleriyle mukayese edilmelidir. Kuru tip trafoların cebri soğutulanlarında bulunan soğutma yüzeyleri temiz ve kanallar açık olmalıdır. Kuru tip dahili trafolar genellikle oda içinde olduklarında, oda sıcaklığı sürekli olarak kaydedilmelidir. Havalandırma koşulları trafo için önemli olduğundan sürekli olarak izlenmelidir. Fan soğutmalı bir odada hava hareket hızı dakikada 122 metreyi geçmemelidir. Aşırı sıcaklık termostatı ve alarm devresi kontrol edilmelidir. Dış şasede kir ve korozyona izin verilmemelidir. Oda su sızıntılarından korunmalıdır. Trafo sesindeki değişme, gevşek sargı turu, bağlantı veya kötü tesisat gibi bir problemin habercisidir.

Tamir ve bakımlar
Dikkat: Gözle yapılacak kontrol işlemlerinde, trafonun topraklama bağlantısının güvenilir olduğundan emin oluncaya kadar, trafoya temas kesilmelidir. Enerji kesimi sonrası beklenmedik enerjilendirme olabileceği varsayımı ile, trafo, mal ve can güvenliği açısından, kilitler ve uyarıcı ikaz levhaları ile emniyete alınmalıdır. Enerjinin kesik olduğu mutlaka test edilmelidir. Trafo test sonrasında topraklanmalıdır. (Bakınız konu 20) Trafo koruma kapakları açılırken dikkatli davranılmalıdır. Trafoda yapılacak gözlemler aşağıdadır. (a) (b) (c) (d) Sargılar, izolatörler üzerindeki kir birikimi Aşırı ısınmanın yol açtığı renk değişiklikleri Atlama ve karbon izleri Kırık veya çatlak izolatörler mutlaka can güvenliği açısında tehlikeli olarak kabul edilir. Bu işlem ötesinde yapılacak işler için, trafo enerjisi

68/448

(e) (f)

Gevşek izolatörler, kelepçeler veya bobin seperatörleri Çürümüş veya gevşek elektriksel bağlantılar,

Buna ilaveten topraklama bağlantısının gevşek veya oksitlenme kontrolu yapılmalıdır. Topraklama direnci ölçümü yapılmalıdır. (Bakınız: konu 18) Kirlenme ve toz elektrik süpürgesi ile temizlenmelidir. Temiz ve kuru bir hava ile düşük basınçta temizlik yapılmalıdır. Varsa havalandırma delikleri temizlenmelidir. Temizlik için izolasyona zararı olmayan temizlik sıvıları kullanılabilir. En iyi koruma trafonun ortam sıcaklığında yüksek bir sıcaklıkta durmasıdır. Bu durumda trafo ortamdaki rutubetten etkilenmez. Trafonun enerjili beklemesi daha uygun olur. Eğer trafo uzun süre enerjisiz bekletilecekse, devreye almadan önce özel olarak ısıtılarak, kurutma işlemine tabi tutulur. Kurutma işlemi için imalatçı önerilerine uyulmalıdır. Tam sızdırmaz, kuru trafoların açılıp kapatılmaları için özel prosedür uygulanır. Bu işlerin profesyonel ekiplerce yapılması uygun olur. İzolasyon testi için yağlı tip trafolarda uygulanan yöntemler geçerlidir.

69/448

BÖLÜM 8

KUVVET KABLOLARI

Kablo tesisatının güvenilir kalması açısından, koruyucu bakım işlemleri yapılması doğrudur. Göz kontrolu ve izolasyon testleri bakımın temelini teşkil eder. Fakat her şeyden önemlisi, ne yapılırsa yapılsın kötü montaj ve montaj sırasında verilen izolasyon ezilmesi gibi zararlar koruyucu bakımla kapatılamaz.

Göz kontrolu
Göz kontrolu, adından da anlaşılacağı üzere gözle yapılan kontroldur. Kabloya temas gerekiyorsa ve kablo hareket ettirilecekse mutlaka enerji kesilmelidir. Kablo kanal ve galerilerinde, kabloların keskin köşelere dayanıp, baskı görmesi, gerilmesi, ekranının kopması, bağlarının kopması, taşıyıcılarının çürümesi, kılıfının deforme olması, yangın durudurucu geçiş dolgularının yıkılması gibi durumlar araştırılmalı ve fiziksel hasar görmemeleri sağlanmalıdır. Topraklama iletkenlerinin açık devre olmamaları gerekir. Paslanma ve gevşemeler kontrol edilmelidir. Kablo başlıkları, pabuçları ve uçları kontrol edilmelidir. Kabloların sürtünen ve dayanan alt kısımlarının hasarlı olmamasına dikkat edilmelidir. Kablo galerilerinde dökülen sıva ve tavan betonları olmamalıdır. Zaman zaman galeri içinin yıkanabilmesi için su gideri yapılmalıdır. Galeriye girmeden önce yıkama yapılabilir. Zehirli veya boğucu gaz birikimi olabileceği düşünülerek, galeri içine girmeden önce şartlardan emin olunmalıdır. Galeriye girecek ekip, en az iki kişi olmalı ve bir kişi nöbetçi olarak dışarıda kalmalıdır. Bağlantı noktalarında bulunan klemens ve izolatör gibi parçalar, temizlik yönünden kontrol edilmeli ve gevşeme ve çatlak kontrolu yapılmalıdır.

70/448

Kablo etiketleri okunabilir şekilde kalmalı ve hasarlı etiketler yenilenmelidir. Tüm kablo kontrol işlemlerinin bakım aralığı bir yıl veya daha üzerinde olmakla birlikte, bakım kayıtları tutularak geleceğe ışık tutulmalı ve mukayese imkanı yaratılmalıdır. Kablo testleri kılıf izolasyon direnci ve dc yüksek gerilim testi olarak uygulanır. Çalışma sırasında termal ısı ölçümleri kablo yüklenmesi hakkında bilgi verir.

Hava hatlarının bakımı
Havai hatlar, iletken askı parçalarının kontrolu, vibrasyon sonucu oluşan mekanik hasarların kontrolu, Supportların sağlamlık kontrolu yönünden bakıma alınırlar. Nihayet direkleri üzerindeki iletkenlerin, kırılma ihtimali bulunur. Bağlantı klemensleri kontrol edilmelidir.

71/448

BÖLÜM 9
MCC’LER
Motor kontrol merkezleri (MCC), motor yol vericilerinin bulunduğu panolardır. Bu tip panoların, sadece kendileri değil, motorlara yol verme tipleri ve şalt sistemleri de farklılıklar gösterir. Fakat bakım için yapılacak önerilerin genel yapısı değişmez.

Gövde bakımları
Temiz, kuru ve korozyona karşı önlemlerin alındığı odalardaki panoların gövdelerinde genellikle bakım gerekmez. Bununla birlikte pano içinde bulunan alet ve parçaların bakım ve servise alınmaları gerekir. Sınırlı kirlenmenin olduğu yerlerde periyodik bakım ihtiyacı doğar. Atmosferin kirlilik miktarı bakım sıklığını belirler. Toz birikintileri periyodik bakım sırasında elektrik süpürgesi ile temizlenir. Çürümeye maruz kalmış gövdelerin temizlenmesi, onarımı veya yenilenmesi gerekir. MCC kabin kapıları açılırken dikkatli olunmalıdır. Kabin üzerinde bulunan toz, aletler, pislikler ve başka tür malzemeler pano içine düşmemeleri açısından alınmalıdır. Kabinin açıldıktan sonra iç kısım toz, kirlilik, rutubet veya başka tür kirlilikler açısından kontrol edilmelidir. Görülen bu kirlilikler temizlenmelidir. İçeride görülecek kirlilikler pano gövdesinin durumunu veya çevre şartlarının kötüleştiğini gösterir. Havalandırma kanalı delikleri engelleme olmaması için kontrol edilir. Sıcaklık kontrolu varsa çalışması kontrol edilmelidir. Klima türü cihazların çalışmaları, ilk devreye alındıklarındaki durum ile karşılaştırılır. Bu sistemle ilgili sıcaklık değeri, hava basınç ve kalite değeri, eşanjörler, fanlar, pompalar, filtreler ve besleme üniteleri kontrol edilmelidir. Kompresörlü bir soğutma

72/448

sistemi pozitif basınç yaratmak üzere tasarlanır. Kontrol sırasında yapılacak basit bir filtre, damper, hava sirkülasyonu kontrolu çalışma koşullarını normal halde tutar. Temizlik 5 . konuda anlatılan önlemler altında yapılmalıdır.

Baralar ve izolatörler
Herhangi bir gevşekliğin sonucu ısınma veya arızadır. Topraklama iletkenindeki gevşeklik, emniyet yönünden sorun yaratır. Aşırı ısınma gözle görülecek iz bıraksa da çoğu kez tamiri mümkün olmayan sonuçlar yaratır. Isınan bir bara, bara sisteminin ve buna bağlı olan kablo, akım trafoları, koruma

röleleri gibi donanımın tahrip olması sonucunu yaratır. Alüminyum bara ve parçaların zımpara ile temizlenmeleri doğru değildir. Bara ve bağlı iletkenlerin tüm bağlantı noktalarının sıkılıkları periyodik kontrollarda bakılmalıdır. Sıkma torku, her cıvata büyüklüğüne, cıvata ve rondela cinsine ve bara cinsine bağlı olarak değişir. Tork değerleri pek çok kaynaktan, imalatçıdan ve kılavuzlardan bulunabilir. Sıkılan bir cıvatanın sonsuza kadar sıkı kalacağı ve gevşemeyeceği asla düşünülmemelidir. Enfrared termometreler veya termal kameralarla bu gevşemeler kontrol edilmelidir. (Bakınız, Bölüm 18 ve Ek. 4). Not: Gevşemelerin temelinde titreşim ve ısınma/soğumalar yatar. Bu nedenle titreşim düzeyi yüksek ve ısınma soğuma periyodu sık yerlerde gevşemeler artacağından, böyle şartlarda periyodik bakım sıklığı arttırılmalı ve torklamaya daha fazla özen gösterilmelidir. Kağıt fabrikalarında özellikle hamur hazırlama gibi bölgelerde sık durup kalkma ve aşırı titreşim gevşemeleri arttırır. (Bakınız Ek. 3) Bara izolatörleri kirlilik yönünden kontrol edilmelidir. Yüzeyleri kırık olmamalı ve elektriksel akma izleri bulunmamalıdır. Arızalı parçalar değiştirilmeli ve gevşek izolatörler varsa sıkılmalıdır.

73/448

Güç ve kumanda kabloları
Kablo izolasyonlarında deformasyon ve ısıl izler aranmalıdır. Arızalı iletkenler değiştirilmeli veya tamir edilmelidir. Değiştirme işi aslına uygun yapılmalı ve montaj özellikleri bozulmamalıdır. Çalıştırma sırasında yapılmış geçici düzeltici bağlantılar kalıcı hale getirilmelidir.

Kontaklı ayırıcılar ve kuvvet bağlantıları
Çekmeceli yapılarda, baradan elektrik alınması kontaklı ayırıcılarla olur. Kontak yerlerindeki kontrolların yapılması için, kaynak tarafındaki enerji kesilmeli ve kazayı engelleyecek önlemler olarak, asma kilitle kilitleme yapılmalı, çalışma yapıldığını gösteren levha asılmalıdır. Devreye bağlı olan alternatif durumundaki kaynak veya kondansatörler devre dışı edilmelidir. Çekmece üzerinde bulunan sviç türü anahtarlar, masa üzerinde test edilmelidir. Göstergesinde açık görünen bir kontak mekanizmasının kontakları tam olarak ayırmayabileceği ihtimali olduğundan iş emniyetine dikkat edilmelidir. 5. konuda işlenen emniyet önlemleri dikkate alınmalı ve mutlaka emniyet iki kez alınmalıdır. Temizlik açısından rutin bakım işlemi yapılmalı ve kirlilikler temizlenmelidir. (5. bölüm) Kontaklı ayırma parçalarının gevşemesi durumunda aşırı ısı yayılması olacaktır. Bu durumda komple hasarlar oluşur. İmalatçı firma önerileri uygulanarak torklama yapılmalı ve gevşek bağlantılar sıkılmalıdır. Karbonlaşan parçalar yenilenmelidir. Aşırı ısınarak eriyen, yapışan veya çapaklanan kontaklarda tamirat belli ölçülerden sonra yerini değiştirmeye bırakmalıdır.

Mekanizmalar
Çalışmayı sağlayan mekanizmalarda elle çalışma kontrolları yapılmalıdır.

Fabrikalardan yağlanarak çıkan ürünlerin bir süre sonra yağlı kısımları kurur. Yağlama, imalatçı firma önerileri doğrultusunda yapılmalıdır.

74/448

Sigortalar
Sigortaların ve ilgili kaidelerinin bakımı 13. konuda anlatılmaktadır.

Kontaktörler
Kontaktörler çalışan parçalar olduklarında en çok aşınan kısımlardır. Kontaktörlerin kontak parçaları ve ark hücreleri bakım yapılacak kısımlardır. Kontaklar ve ark hücreleri aşırı ısı nedeniyle yanabilir, eriyebilir veya kontaklarda deformasyon olabilir. Kontak yüzeylerinde meydana gelecek tabii aşınmalar ve yukarıda anlatılan türde gelişen olaylarda mümkünse kontak yenileme işlemi yapılmalıdır. Bu işlem için imalatçı bakım kılavuzlarında belirtilen hususlara dikkat edilmelidir. Kontak yay parçaları ısınma ile basma özelliğini kaybedebilir. Kontakların yenilenmesinde düzensiz baskı oluşmaması için tüm kontaklar ve parçaları birlikte değiştirilmelidir. yapılmamalıdır. yapılmamalıdır. Kontak Ark zımparalama işlemi imalatçı derin tarafından yanıklar önerilmedikçe veya söndürme hücrelerinde oluşmuşsa

parçalanma söz konusu ise yenilenmelidir. İzole parçalarda zımparalama işlemi

Bobinler
Gürültülü çalışan bir kontaktör veya rölede nüve oturma problemi veya kırık bir nüve kısa devre halkası bulunabilir. Bobin yanmadan önce gerekli düzeltme işi yapılmalıdır. Aşırı ısınma sonucu yanan bobinler yenilenmelidir. Bobinden akan izolasyon reçinesi ve kalıntılar temizlenmelidir.

Termik röleler
Aşırı akım röleleri motor koruma devrelerinde hayati öneme sahip elemanlardır. En çok kullanılan aşırı akım röle türü, motorun çektiği akım miktarını ısıya çeviren termik rölelerdir. Isı miktarı istenilen değeri aştığında termik röle kontağı kontrol devresini açar. Bunun sonucu kuvvet devresi açılarak motor enerjisiz kalır. En çok kullanılan termik röle tipi bimetal olanlardır. (ikinci kısım 13. bölüm)

75/448

Termik röleler reset edilerek tekrar devreyi tamamlarlar. Reset işlemi öncesi aşırı akıma neden olan etki bulunarak bertaraf edilmelidir. Termik tür rölelerde ortam sıcaklığı ayar üzerinde etkili olduğundan termik röle ayar değerleri sağlıklı yapılmalı ve termik ayarları değiştirilecekse, tüm veriler değerlendirildikten sonra değiştirilmelidir. Aşırı akım termik röle ayarında motorun etiket değerlerinden yararlanılmalıdır. Tüm motorlar için düzenlenecek ortak tabloda motor etiket akımları ve termik ayar aralıkları gösterilmeli ve bakım dosyasında bulundurulmalıdır. Böyle bir bilginin motor yol verme panosu içinde saklı olması daha uygun olur. Ancak bunun yangına sebep olmayacak düzende pano kapağına yapışık olması gerekir. Rölelerin periyodik bakımları sırasında gevşek uç bakımından kontrolları yapılmalıdır. Aşırı akım karbon izi bırakacağından röle üzerinde iz aranmalıdır. Aşırı akım röle bimetali üzerinde de metal deformasyonu yaratacağından röle ayar değeri değişebilir. Aşrı akım rölelerinin üretici tarafından verilen akım zaman eğrilerine uygun olup olmadıkları test sonucu ortaya çıkar. Bu test için uygun düzenek hazırlanmalıdır. Üretici firma spesifikasyonuna uymayan oluşan röleler değiştirilmelidir. ve üzerinde aşırı akım sonucu değişiklik

Kontrol devresi elemanları ve yardımcı aksesuarlar
Bunlar genellikle butonlar, sinyal lambaları, seçici anahtarlar, zaman röleleri ve yardımcı rölelerdir. Rutin bakım işleri aşağıda sıralanmıştır. (a) (b) (c) (d) (e) Gevşek bağlantıların kontrol edilmesi Mekanik düzenlerinin ve kontak mekanizmalarının kontrol edilmesi Kontakların kontrol edilmesi Aşırı ısınmalardan kalan izlerin araştırılması Yanmayan lambaların çalışır hale getirilmesi

Yardımcı kontaklar
Kontaktörler ve rölelerin yardımcı kontakları kilitleme devrelerinde kullanılır. Bu kontakların bakım için aşağıdaki işlemler yapılmalıdır.

76/448

(a) (b) (c)

Bağlantılardaki gevşemeler kontrol edilmelidir. Mekanik düzenlerinin ve kontak mekanizmalarının kontrol edilmesi Kontakların kontrol edilmesi

Mekanik kilitlemeler
Mekanik kilitlemelerin iki amacı bulunur. Emniyeti sağlarlar ve bir işle

görevlendirilmişlerdir. Emniyet kilitlemeleri makine operatörünün kazalara karşı güvenliğinin sağlanmasıdır. İşle görevlendirilen kilitlemelerde sağ-sol dönüşlü motor kontaktörlerinde kontaktörün olduğu gibi bir kontaktör Aşırı mekanik olarak açılmadan veya diğer kapanmasını önlerler. deformasyon gösteren eskiyen

kontaktörler yenilenmelidir. Kilitleme özelliklerinden bazıları aşağıdadır. (a) (b) (c) (d) Kapı üzerinden ana devreye hükmeden kilitleme: Kapı kapatılmadıkça ana devre “ON” pozisyonuna getirilemez. Asma kilitle tahrik edilen tür kilitleme: Asma kilit takılarak sistemin devre dışı olması sağlanır. Kapı açılması istendiğinde, ayırma pozisyonerinin “ON” durumunda olması koşulunu arayan kilitleme Çekmeceli yol vericilerde çekmecenin yerine oturmasını sağlayan kilitleme. Bu kilitleme açılarak çekmece dışarı alınır. Genellikle bakım istemez.

77/448

BÖLÜM 10
ELEKTRONİK CİHAZLAR

Elektronik cihazların özel bakımları cihazın cinsine göre değişiklikler gösterebilir. Özel bakım prosedürleri direk olarak imalatçı firmadan istenebilir veya cihazla birlikte sunulan kılavuzlarından sağlanabilir. Bazı durumlarda, imalatçının bakım servisi aracılığıyla özel eğitimli personel bakımı üstlenir. Elektronik cihazlarda bakımın amacı aşağıdaki hususları önlemeye yöneliktir. (a) (b) (c) (d) Cihazı ısı, toz, nem ve diğer kirliliklere karşı korumak, Cihazdan yararlanma süresini uzatmak ve arıza süresini azaltmak, Cihazın ömrünü uzatmak, Ortaya çıkabilecek sorunları önceden görmek ve önlemek,

Bu cihazlarda bakım işini aşırıya götürmemek gerekir. Cihazdan beklenen görev, işini aksatmadan, kullanıldığı amaca hizmet etmesidir. Bakımı yapılmamış cihazlardan güvenli çalışma beklenemez. Cihazın bakımından sorumlu kişi/kişilerin işin gerekliliğine inanmaları ve bakımın cihaz için önemini kavramış ve yerine getirmiş olmalarıdır.

Özel önlemler
Koruyucu bakım öncesi özel iş emniyeti tedbirleri alınmalıdır. Servise alınırken enerjinin kesilmiş olmasın çok önemlidir. Cihaz içindeki enerji birikimi için, imalatçının önerilerine uyulmalıdır. Enerji birikimi, hem insana, hem de cihaza zarar verebilir. Kondansatörler direnç üzerinden boşaltıldıktan sonra direk kısa devre edilerek, boş oldukları görülmelidir. Bazı cihazlarda toprak ile izolasyon olduğundan, toprak iletkeni üzerinden, kondansatörlerin boşaltılması mümkün olmaz. Bazı cihazlarda da enerji

78/448

kesildikten

sonra

sıcak

kısımlar

olabileceğinden

yanıklara

yol

açmamak

için

soğutulmaları gerekir. Nadiren de olsa, bazı cihazlar, enerjili iken arıza aramaya müsaittir. Bu durumda test için kullanılan ölçü aletlerinin, izolasyon değeri cihaza uygun, sağlam proplarla yapılması gerekir. Cihazın topraklaması izole ise, şase teması sonucu oluşacak tehlikeye karşı korunmalıdır. Tüm tedbirlerin ötesinde, elektronik cihazların statik elektrik boşalmasına karşı korumasız olduğu düşünülmelidir. Koruyucu bakım işlemleri Koruyucu bakım işlemleri aşağıda sıralanmıştır. (a) (b) (c) (d) (e) Göz kontrolu Temizlik Ayar işlemleri Test işlemleri Bakım işlemleri

(a)

Göz kontrolu:

Göz kontrolu bakım programındaki en önemli unsurdur. Cihaz çalışma performansı, küçük sorunlarda ortaya çıkmayabilir. Fakat normalden sapmalar varsa, az da olsa tespit edilmelidir. Sorunlar büyümeden alınacak küçük önlemler, büyük sorunların ortaya çıkmasını engeller. Göz kontrolunda cihaz üzerinde bir dizi gözlem yapılmalıdır. Bunlar renklerindeki değişim, yer değiştirmeler, cihaz içinin temizliği vs dir. Göz kontrolunda temel alınacak kontrol başlıkları aşağıda verilmiştir.   Gözle tespit edilebilen ısı kaynaklı renk değişimleri Kabloların aç kapa hareketiyle veya ısı etkisiyle uzaması sonucu yer değiştirmeleri aşınmaları  Kirlilikte görülen birikme noktaları, paslanma başlangıcı ve bu hareketlerin sonucu meydana gelen sürtünme

79/448

Sıkılıklardaki azalmalar çekerek yapılacak gevşeme kontrolları

(b)

Temizlik

Cihazın içinin ve dışının temizliği, düzgün çalışması açısından önemlidir. Tozlanma, kaçak akımların artmasına, daha sonra arızaya yol açacak, yüzey akımları oluşmasına neden olur. Bu tür tozlar, elektrikli süpürge ile veya duruş sırasındaki bakımlarda temizlenmelidir. Cihaza ait filtreler varsa temizlenmeli, tıkanan veya yırtılanları değiştirilmelidir. Baskılı devre temizliklerinde, solvent kullanılmamalıdır.

(c)

Ayarlar
performansa yönelik olarak, normal çalışma koşullarındaki değerleri

Ayarlar,

yakalamak için yapılmalıdır. Özel ayarlamalar, cihazın kılavuzunda verilmekte ve her cihaz için değişmektedir. Cihazlardaki ayarlamalar belli aralıklarla programa alınmalı ve ayarlama süreleri için prosesin veya çalışma koşullarının durumu göz önüne alınmalıdır.

(d)

Testler

Cihaz imalatçılarının önerilerine göre yapılmalıdır.

(e)

Bakım

Cihazların tamirat bakımları, imalatçı önerileri doğrultusunda yapılır. Profesyonel servis elemanlarının veya şirketlerin kullanılması bir yöntemdir. Cihaz tamiratında hasarın giderilmesi esastır. Cihaz için olumsuzluk teşkil edecek her türlü yaklaşım sakıncalıdır. Gözle görülecek kablo gerilmeleri, bağlantı sorunları giderilmelidir. (Bakınız birinci kısım 21. Bölüm)

80/448

BÖLÜM 11
KOMPAK ŞALTERLER

Kompak şalterler üretici firma tarafından son derece yoğun test ve kalibrasyon işlemlerine tabi tutulurlar. Bu testler belli standartlara göre düzenlenir. Dolayısıyla mühürü açılmamış bir şalterin, bu standartları sağlaması beklenir. Açılmış bir mühür, bu güvencenin kalktığı anlamına gelir. Dolayısıyla bakım amacıyla yapılacak işler, son derecede sınırlı kalmaktadır. Kompak şalterler, üzerlerinden, ayarlı akım değerini aşan akım geçtiğinde devreyi keserler. Kötü bağlantı gibi durumlarda ortaya çıkan ısı, şalterin içinde açma mekanizmasına kadar yansır. Bu durumda şalterin orijinal özellikleri değişir. Pano içinde kullanılacak Kompak kesicilerin akım taşıma kapasiteleri % 100 olmasına rağmen % 80 akım çekilirken, bu durumun saatler sürmemesi gerekir. Yani şalter tam yükün %80i üzerine çıkılmamalıdır. Bir Kompak şalter, hem kısa devre akımlarını, hem de, aşırı yük akımlarını kesecek özelliktedir. Kısa devre akım zamana göre ters işler yani ne kadar akım fazla ise açma süresi o kadar kısa sürer. Aşırı yük akımlarında ise şalter, aşırı akıma mümkün olduğunca tolerans göstererek motor koruma termikleri gibi çalışır. Ciddi akımlar meydana geldiğinde şalter sadece altındaki elemanı değil, tüm donanımı koruyacak kadar hızlı açma yapar. Yüksek hata akımlarında şalter manyetik açma yapar, yük akımlarında ise termik açma özelliği devrededir. Normal Kompak şalterlerde toprak kaçak akım tespit özelliği yoktur. Bu nedenle küçük toprak kaçak akımları oluştuğunda termik özellik nedeniyle devredeki hatayı tespit edemez. Bu tür hatalar büyük hasarlar yaratır. Gerekli görülmesi halinde özel toprak kaçak rölesi kullanılması gerekir. (Birinci kısım, 12. Bölüm) Hata açtırma kısmı bakımında Kompak şalterler 3 sınıfa ayrılır. 1. Trip ünitesi değiştirilemeyen şalterler

81/448

2. Trip ünitesi değiştirilebilen şalterler 3. Elektronik trip üniteli şalterler. Genellikle 1. sıradaki şalter uygulaması yaygındır.

Bakımın şekli
Bakımın niteliği mekanik ve elektrik diye iki kısma ayrılır. Mekanik bakım,    Panosundaki montajdan gelen şartlara, Bağlantıların kalitesine Manuel operasyonlar gibi ortam şartlarına bağlıdır.

Elektrik bakımı testlerden ibarettir. Testler 18. konuda işlenmiştir.

Göz kontrolu ve temizlik
Kompak şalterlerin temiz tutulması, şalterden yayılacak ısının yayılmasına yardımcı olur. Temiz bir gövde, ayni zamanda fazlar arası ve faz toprak arası oluşacak atlamaları önler. Kısa devre anında, gövde mekaniksel olarak kısa devre akımının yarattığı mekanik kuvvetlere dayanmalıdır. Bu nedenle göz kontrolu sırasında, gövdede çatlak olup olmadığı gözlenmelidir. Şalter gövdesinde meydana gelen ısınmanın yarattığı etki, hatalı açma ve

muhtemelen ardından bir arıza demektir. Gevşek bağlantılar aşırı ısınmada en ön plandadır. Periyodik bakım sırasında gövde üzerinde aşırı akım etkisi ve gevşeklik kontrol edilmelidir. Gevşek uçlar şalter imalatçısının önerisi doğrultusunda tork anahtarı ile sıkılmalıdır.

Şalterin mekanik yapısı
Şalter iki temel kısımdan oluşur. Birinci kısımda kontaklar bulunur. Bu kısım devrenin fiziksel olarak ayrıldığı yerdir. Ayırma mekanizması da bu kısımdadır. İkinci kısım trip ünitesidir. Bu kısımda da algılama ve trip mekanizması yer alır.

82/448

Hareketli kısımların, periyodik olarak açma, kapama yaptıkları kontrol edilmelidir. Uzun süre çalışmayan diğer elemanlar gibi, şalter mekanizmaları da sorun çıkarabilir. Şalterin elle çalışma kontrolu, kontakları temizler. Fakat trip mekanizmasına yardımcı olmaz. Bazı şalterlerde elle trip özelliği bulunur. Bu tip şalterlerde trip kontrolu bu yolla yapılabilir.

83/448

BÖLÜM 12
TOPRAK KAÇAK KORUMA CİHAZLARI
Toprak kaçak koruma cihazları, insan hayatını ve sistemi koruduklarından, var olan iki ayrı tipin iyice öğrenilmesi ve aradaki farkların bilinmesi gerekir.

Toprak kaçak akım devre kesicisi
Bu cihazlar bir insanın temas sonucu, canlı uç ile toprak iletkeni arsında kalarak ölmesinin önüne geçmek için yapılmışlardır. Toprağa daha önce bilinen bir akım değerine eşit veya daha fazla akım geçmesi halinde, devreyi keserler. Bu akım, mili amper seviyelerindedir. Vücut tarafından hissedilen taban değer 0,5 miliamperdir. Bunun eksik tarafı faz-faz arası kısa devre halindeki teması algılamamasıdır. Tipik olarak evlerde kullanımı yaygındır.

Toprak kaçağı koruma rölesi
Bu röle canlı uçla toprak arasında meydana gelen bir kısa devrede sistemdeki tahribatı önlemek veya azaltmak için kullanılır. Bu koruma tipinde de daha önceden tespit edilen akım değeri veya daha üstündeki akımlar için devre kesme işlemi olur. Fakat burada sözü edilen akımlar oldukça yüksek değerdeki akımlardır. İnsan yaşamını elektrik çarpılmasından kurtarma özelliği yoktur. Dengeli akım çekilen yerlerde örneğin motorlarda kullanılır. Toprak kaçak akım devre kesicilerinin bakımları açısından fabrikasyon mühürlü olmaları nedeniyle son derece kısıtlı işlem söz konusudur. Kendi ünitesi üzerinde test butonu bulunan cihazlar için test işlemi verilen frekansta yapılır. Yapılan test işleminin sonuçları tarihi ile birlikte kaydedilmelidir. Ayrıca özel test cihazları bulunmaktadır. Bunun için önerilen kabul görmüş test cihazları kullanılmalıdır. Farklı test cihazları hayati öneme haiz işler için

84/448

kullanılmamalıdır.

Test işlemi sırasında koruma cihazının açması test cihazının

açmadığını göstermesi uç karışıklıklarının ve açık toprak bağlantısının belirtisidir. Toprak kaçağı akım devre kesicilerinin birden fazla çeşidi bulunur. 1. Anahtarlı devre kesici tip 2. Priz tip 3. Seyyar tip 4. Sabit tip 1. Anahtarlı tipler hem kısa devre akım korumasına ve termik korumasına sahip hem de toprak kaçak akım korumasına sahip ve çok yaygın kullanılan tiplerdir. Kompak şalterlerde belirtilen bakım kuralları bunlar için de geçerlidir. 2. Priz tipte olanları kısa devre ve yük akımlarına karşı koruma yapmazlar. Yapıları itibariyle sabit montajlıdırlar. 16 konudaki prizler kısmında bakımla ilgili bilgiler bulunmaktadır. 3. 4. Seyyar tipler gene prizlerden enerji alınırken kullanılan bir tür seyyar fiş priz kombinasyonudurlar. 16 ve 17. konularda bakımla ilgili bilgiler bulunmaktadır. Sabit tipler pano içinde veya direk üzerinde kullanılmak üzere tasarlanmış özel tiplerdir. Bakımlarındaki en önemli husus bağlantı sıkılığı ve temizliktir. Tamiratları için imalatçı önerilerine uyulmalıdır. Torak kaçak akım röleleri topraklı sistemlerde kullanılırlar. Sensör, röle ve açma ünitesi denilen üç kısımdan oluşurlar. Montajlarından önce kabul testi yaptırılması önerilir. Toprak kaçak akımının algılanması, ya toprak iletkeni üzerine monte edilen akım algılayıcısı ile, ya da fazlar üzerindeki akım algılayıcıları aracılığı ile olur. Akım algılayıcıları genellikle akım trafolarıdır. Röle uzakta monte edilerek trafolardan çıkan bağlantılar röleye getirilir. Açma ünitesine ait mekanizma kesici ile entegre durumdadır. Bu mekanizmanın bakımı 11. bölümde anlatılmıştı. Akım trafolarının bakımları ise, 6. bölümde aktarılmıştı. Akım trafolarında bağlantı sıkılığı ve temizlik önemlidir. Tamiratlar imalatçı firmalarca yapılmalıdır.

85/448

Diğer bağlantılarda meydana gelecek kusurlar, 5. bölümde anlatılan tedbirler alınarak giderilmelidir. Eğer sistem panosunda test özelliği varsa, düzenli bakım programı ile testler yapılmalıdır. Eğer test imkanı yoksa imalatçı firmadan test için gerekli bilgi alınmalıdır.

86/448

BÖLÜM 13
SİGORTALAR

1000 V ve altındaki sigortalar
Sigortaların çıkarılması ve takılması sırasında enerjinin kesik olması şarttır. Fakat enerjinin kesilmesi mümkün değilse, bu durumda gerekli önlemler alınmalıdır. Sigorta metal kısımlarının ve sigorta gövdesinin yaylarının renkleri, ısıdan dolayı değişeceğinden, gözle kontrol edilmelidir. Isınmanın erken tespiti, en iyi şekilde, sigorta üzerinden akım çekilirken, enfrared termometre ile yapılır. Isınma varsa gerekli düzeltme işi yapılmalıdır. Sigorta kaidesinin, enerjisi kesilerek tüm cıvataları tork anahtarıyla sıkılmalıdır. Tutucu yayları gevşek olmamalıdır. Gevşek yaylı altlıklar, değiştirilmelidir. Oksitlenmiş tutucu ve sigorta bıçakları temizlenmelidir. Bu kısımlar, gümüş kaplı olduklarından temizleme işlemi zımpara ile yapılmamalıdır. Kontak yüzeyleri, antioksidan tip temizlik sıvılarıyla ve bezle temizlenmelidir. Renk değişikliği yerini deformasyona bırakmışsa ve hasar bırakmışsa sigorta ve/veya altlığı yenilenmelidir. Pek çok çeşit kuvvet sigortası tipi mevcuttur. Özellikle açma eğrisi, açma hızı akım değeri ve gövde büyüklüğü bakımından farklar bulunur. Değiştirilirken, sigortanın eskisiyle aynı özellikte olması gerekir. Sorun yaşamamak için, özellikle nadir bulunan sigortaların, mutlaka yeterli miktarda yedeklenmeleri gerekir. En yaygın sigorta türü bıçaklı NH 00, NH 0, NH1, NH2, NH3… boy ve üzeri sigortalardır. Sigorta altlıkları da ayni boyu kabul eder. Bu nedenle akım taşıma kapasiteleri aynı olsa bile, farklı büyüklüklerdeki sigortalar birbirlerinin yerine kullanılmamalıdır. Sigortaların seçiminde 5 ayrı kriter vardır. 1. Kısa devre kesme akımı kapasitesi 2. Gerilim

87/448

3. Akım değeri 4. Açma zamanı 5. Akım sınırlama özelliği

Kısa devre kesme akımı kapasitesi
Sigorta, oluşacak kısa devre akımından daha yüksek bir akıma dayanabilmelidir. Bu değer iyi seçilmemişse, kısa devre anında oluşan akım, sigortanın dayanma akımının üstünde olacağından, sigorta gövdesi ve kaidesi parçalanır. Sigortadan 100 000 A ve üzerinde bir dayanım beklenir. Ana şalt panosu kısa devre dayanım değeri 70-80 ka olacağından bu tür yerlerde 3 ka veya 6 ka lık otomatik sigorta kullanımı sakıncalıdır. Onun yerine porselen sigortalar kullanılmalıdır.

Gerilim
Sigortanın üzerinde yazan gerilim en azından işletme gerilimine eşit ve genellikle daha büyük olmalıdır.

Akım
Sigorta akımı ondan beklenen korumayı sağlayacak değerde olmalıdır. Çünkü bu akım seviyesi, altında bulunan tüm kontaktör, termik, kablo, yük ve tesisatı koruyacak düzeyde olmalıdır. Devre tasarımı yapılırken akım tespiti yapıldığından, yeni bir durum ortaya çıkmadıkça, akım değişikliğine gidilmemelidir.

Zaman gecikmesi
Sigortalar imal edilirken, ya motor devreleri gibi kalkış akımlarının ve kondansatörler gibi, çullanma akımlarının olduğu devrelerde kullanılmak üzere tasarlanırlar, yada normal olarak zaman gerektirmeyecek şekilde tasarlanırlar. Her iki durumda da açma akımları aynı, ama açma süreleri farklıdır. Sigorta seçiminde imalatçı tarafından verilen açma karakteristikleri dikkate alınır. Gecikmeli bir sigorta, normal sigorta yerine kullanılabilir. Fakat normal sigorta, gecikmeli bir devrede hemen atacağından kullanılmamalıdır.

88/448

Akım sınırlamalı sigortalar
Sigortalar, genellikle alçak gerilim kuvvet tesislerinde, akım sınırlandırmalı olarak kullanılmazlar. Fakat orta gerilim veya elektronik devre gibi, bazı durumlarda akımın sınırlandırılması gerekir. Bu sayede Sigorta anma akımı, akım sınırlamasız sigortalara göre çok daha düşük tespit edilir. Akımın sınırlanmasının hem gecikme üzerine, hem de tahribat üzerine olumlu etkisi olur. Sigorta, kalite onayını veren TSE gibi bir kuruluşun onay belgesine sahip olmalıdır. Bu onay sigortanın laboratuarda hem a.c. hem de d.c. akım altında test edildiğinin onayıdır. Sigorta seçiminde, duruma en uygun sigortanın seçilmesi esastır.

Özel sigortalar
Elektronik kuvvet devrelerinde, doğrultucular, hız kontrol üniteleri gibi devrelerde özel amaçlı sigortalar kullanılırlar. Yüksek açma hızlı veya yarı iletken esaslı sigortalar bu sınıftandır. Bu sigortaların toleransları olmadığından, kullanım yerinin ihtiyacına göre aynı tip sigorta kullanılmalıdır.

1000 Voltun üzerindeki sigortalar
Bu sigortalarda gövde büyüklüğü nedeniyle sigorta gövdesi de, sigortanın ana bölümlerinden biridir. Bu sigortalar akım sınırlamalı ve akım sınırlamasız, kumlu veya yağlı olarak üretilirler. Akım sınırlama özelliği, orta gerilimde daha düşük akım seçme işine yarar. Bakım sıklığı kullanıcının ihtiyaç hissettiği sıklığa göre yapılır. Sigortanın sökülmesi ve takılması için mutlaka enerji kesilmelidir. Sigorta çevresinde enerji olmamalıdır. Sigorta yalıtım malzemesinde kırık çatlak olmamalıdır. Gövde üzerinde toz birikintisi, atlama izi, anormal görünecek şeyler olmamalıdır. Bu tür kirlilik temizlenerek giderilmelidir. Metal kısımlarda karıncalanma, yanma, deformasyon olmamalıdır. Varsa yenisi ile değiştirilmelidir. Sigorta gövdesi üzerinde, benzer izler aranmalı ve temizlenmelidir. Temizliği yapılamayanlar yenilenmelidir. Cıvata, somun, rondela ve pim gibi aksesuar parçalar kontrol edilmeli ve sağlam ve sıkı olduklar gözlenmelidir. Atmış sigorta tüpleri, özellikle orta gerilim sigortaları için, imalatçı tarafından yenilenebilir.

89/448

Bazı sigorta tüplerinde, atma sırasında ortaya çıkan gazları deşarj edecek eksoz bulunur. Eksozun dışarıdan içeriye hava geçirmemesi için sızdırmazlığının kontrol edilmesi gerekir. Kaçak tespit edildiğinde, sigorta değiştirilmelidir.

90/448

BÖLÜM 14
MOTORLAR
Motorların bakımları, motorların çeşitliliği kadar farklılıklar göstermez. Uyulması gereken tavsiyeler, genel nitelikte olup, gerek büyüklük, gerekse özellikler olarak, fazla detayları kapsamaz. İşletmedeki motorların tam bir listesinin olması, bu motorların üstlendikleri görevler ve geçmiş zamana ait hikayeleri, bakım planlamasında temel unsurlardır. Kontrol sıklığının tespitinde, motorun çalıştığı ortam koşulları, devrede kaldığı saat toplamı, çalışma şekli önemlidir. Periyodik kontrol ve uygun bakım, motorun çalışmasını sürekli kılar. Bazı durumlarda sökülerek, komple bakıma alınması ve tamir edilmesi gerekir.

Emniyet tedbirleri
Aşağıdaki emniyet önlemleri alınmalıdır. a) Bir makina, üzerinde bakım yapılabilmesi için, mekanik ve elektriksel olarak, pasif, yani enerjisiz hale getirilmeli ve bilinçsizce enerji verilmesine karşı koruma altına alınmalıdır. b) Solventlerle temizlik yapılırken, eldiven, gözlük, önlük ve maske gibi, koruyucu personel giysileri giyilmelidir. c) Solventlerin yapılan işe uygun olmaları gerekir. d) Temizlik solventlerini kullanılırken, yangın, patlama veya zehirlenme tehlikesine karşı, yeterli hava sirkülasyonu sağlanmalıdır. e) Yüksek gerilim test aparatlarını ve cihazlarını bağlarken ve çalıştırırken izole lastik eldiven giyilmelidir. f) Testler yapıldıktan sonra bobinler üzerinde depolanan statik elektrik boşaltılmalıdır. Test uçları daha sonra çıkarılmalıdır.

91/448

Stator ve rotor sargıları
Sargının ömrü, onu uzun süre orijinal halinde tutarak uzatılır. İzolasyon arızaları ömrü sonlandırır. Aşağıdaki hususlara dikkat edilerek ve kontrollar sırasında düzeltici önlemler alınarak arızaların meydana gelmesi önlenir. Sargıların üzerinde her zaman için, birikmiş kirlilik ve toz görülmesi mümkündür. Bazı toz cinslerinin iletken olduğu, sargılarda kısa devreye yol açacağı, bunlar olmasa bile, ısı iletimini bozacağı unutulmamalıdır. Rutubet veya yağ birikintileri görüldüğünde not edilmeli ve sargılar solventle temizlenmelidir. Solventle temizlik sonrası, sargı izolasyon direncinin düşeceği düşünülerek yapılmalıdır. Sargıların oluklar içinde hareket etmemesi istendiğinden, sıkılık kontrolu yapılmalı ve sargı uçlarının durumu kontrol edilmelidir. sargı oynaması arasındaki boşlukların vernikle Çalışma sırasında vibrasyona dayalı bir motorun fırınlanmasıdır. Böylece motor için tehdit edici bir durumdur. Bunun çözümü sargılar doldurularak, sargılar kurutulmalıdır. İzolasyon ölçümü kurutma sonrasında

kuruyup sıkışan vernik, sargıların hareketsiz kalmasını sağlar. İzolasyon yüzeyleri, çatlak, dökülme, atma gibi belirtiler gösteriyorsa, yenilenmelidir. Bu durumda sargılar oluk içinde sıkı oturuyorsa bir veya iki kat havada kuruyan cins vernik atılarak izolasyon tamiri yapılır. Olukların dışında kalan bobin kısımlarındaki sağlamlık kontrol edilmeli, gevşeklik aranmalı, cam elyafı şerit ve iplerle bağlı kenar sargılar izlenmelidir. Sincap kafes motorlarda, rotor çubuklarının ve rotor kısa devre yerlerinde, üzerinde ısı etkisiyle oluşmuş renk bozulmaları aranmalı, rotor çubuğundaki düzensizlik ve rotor kafesi eklerindeki çatlağın rotor direncini arttıracağı unutulmamalıdır. Direnç artışları motorun kalkış süresinde uzama ve momentte azalma şeklinde ortaya çıkar. Rotor üzerinde yapılacak taşlama, kaynak, çubuk tamiratı ve yenileme işlerinin kalifiye personel tarafından yapılması doğrudur. (Kaynak ve tamirat bilgisi yanında motor bilgisi de gereklidir.)

92/448

Fırçalar, bilezikler ve komütatörler (kolektörler)
Motor veya jeneratör (mümkünse) çalışırken izlenmelidir. Çalışırken duyulan sesler, çıkan kıvılcım, temizlikle ilgili tespitler not edilerek, tamirat için gerekli ön kontrollar yapılmalıdır. Fırçalar. Fırçaların sorunsuz çalışmasındaki en önemli unsur, fırçanın kolektöre uygun seçimidir. Fırçaların yuvalarına uygun ölçüde ve serbest oturması gerekir. Fırça sonuna kadar aşınmışsa, yenilenmelidir. Fırça bağlantıları gevşeklik yönünden kontrol edilmeli, gevşeyenler sıkılmalıdır. Fırça yüzeyi ve kolektör yüzeyi patin tabakası incelenmeli kırık, ısıl yanma gibi tespitler yapılarak gerekli değiştirme yapılmalıdır. Fırça yay basınçları aşınma ve ısıl etki sonucu değişeceğinden kontrol edilmelidir. Yay güçleri ölçülmeli, yay baskıları imalatçı firma talimatlarına uygun olarak ayarlanmalıdır. Fırça köprü bağlantıları kontrol edilerek fırça ve fırça tutucusuna sıkıca bağlı olduğu gözlenmelidir. Makinenin çalışmasında değişme seziliyorsa aşağıdaki kontrollar yapılmalıdır. a) Fırça basma açıları kontrol edilmelidir. b) Fırçaların komple montaj takımının yer düzlemi ile açısı kontrol edilmelidir. c) Kolektör üzerindeki dizilimleri kontrol edilmelidir. d) Fırça tutucuların dizilişleri kontrol edilmelidir. e) Fırça tutucuları kolektöre olan uzaklıkları kontrol edilmelidir. f) Fırçanın tip uygunluğu kontrol edilmelidir. Bilezikler. Bilezik çevresinin dairesel ve motor mili ile aynı merkezli olması, düzgün çalışma için gerekli şartlardandır. Rotor mili ile bilezik arasındaki izolasyon direnci ölçülmeli ve kırık buşing aranmalıdır.

93/448

Bilezik, fırça ve solventle temizlenmelidir. Bilezik üzerinde derin izler araştırılmalıdır. İzler derin veya dairesellik kaybolmuşsa Bilezik tornalanmalıdır.

Komütatörler (kolektörler)
Komütasyon bozukluğu, akımın doğru aktarılamamasından veya hatalı çalışma koşullarından kaynaklanır. Komütatör çevresi dairesel ve motor mili ile aynı merkezli olmalı ve dairesellik ölçülmelidir. Hızlı makinelerde 1/1000 mm doğrulukta yaratmayabilir. Komütatör yüzeyi, çizikler, yarıklar ve pürüzler açısından kontrol edilmelidir. Hafif bozulmalar el taşlaması ile düzeltilmelidir. Daha fazla bozulmalarda tornaya bağlanmalıdır. Seperatör mikaları gözlenmelidir. Komütatör bakırına göre aşınma miktarları daha az olduğunda çıkıntılar meydana gelir. Mikalar aşındırılarak aynı seviyeye getirilmelidir. Üzerinde işlem yapılmış bir komütatör çok iyi temizlenmelidir. Bakır karbon veya toz kalıntıları alınmalıdır. kadranlı bir komparator ölçüm için yeterlidir. Aynı toleranslar yavaş makinelerde sorun

Rulmanlar ve yağlama
Tüm elektrikli ekipmanların rulmanlarına, ekipman ömrünü uzatma açısından periyodik ve uygun bakım teknikleriyle bakılmalıdır. Bakım periyodu çalışma koşullarıyla belirlenir. Eski tip açık yataklı rulmanlarda her yıl eski rulman yağı tahliye edilmek suretiyle temizlenerek yenisi konulmaktaydı. Yeni tip kapalı (Z veya ZZ rulmanlar) rulmanlarda ise yılda bir kez veya imalatçı önerileri doğrultusunda verilen periyotlarla ve miktarda yağ basılır. Rulman boşlukları sentille ölçülerek kontrol edilmelidir. Boşluğun artması rulman akımlarının artmasına ve rotorun statora sürterek sac paketi bozmasına yol açar. Büyük makinelerde boşluk ölçümü için rulman 90º aralıklarla döndürülerek tüm

94/448

çevrede, 4 nokta için ölçüm alınır. Alınan değerler bakım kayıtlarına işlenerek genel gidişat izlenir. Büyük makinelerde rulman üzerinden akımlar geçer ve bu akımların zararlı etkileri olur. Zararlı etkiler, izole rulmanlarla ortadan kaldırılır. Rulman akımlarının yok edilmesi şaft ve rulmanın bozulmasını önler. Bakım sırasında izolasyonun devam edip etmediği kontrol edilmelidir. Rulman kontrolu için, ses ve ısı kontrolu yapılır. Atölye kontrolunda ise yataklar açılarak, rulmanın ve yağın kontrolu yapılır. Eski yağ temizlenerek yeni yağ konulur. Makine imalatçısı tarafından önerilen yağ tipi belirtilmişse, aynı yağdan belirlenen miktarda yenileme yapılır. Yağlama kuralları ve yağ tipi sıkı kurallarla belirlenmiştir.

Temizleme ve kurutma
Bölüm 5 de ekipman temizliği ile ilgili temel bilgiler verilmişti. Temizlik için kullanılacak yöntemde aşağıdaki kurallara uyulmalıdır. Toz ve yağ tarafından çamurlaşarak tıkanmaya yol açan kirliliklerde, 1,5-2 barı geçmeyen su ile temizlik yapılmalıdır. Temizlik sonrası kalan su ve rutubet, izolasyonu bozmaması için ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Silikonun izolasyon olarak kullanıldığı sargılarda imalatçı önerilerine uyulmalıdır. Temizlik ve su uzaklaştırma işlemi sonucu izolasyon düşüklüğü görülürse kurutma işlemi uygulanmalıdır. Kurutma işlerinde harici ve dahili olarak iki yöntem kullanılır. En iyi yöntem emniyetli olduğu için, harici kurutma yöntemidir. Kurutma, düşük

basınçlı, buhar serpantinleriyle veya sıcak hava üflemesiyle yapılabilir. Sıcak hava üflemesi daha zor ve pahalı bir yöntemdir. İzolasyonu bozmadan uygulanacak çubuk ısıtıcı veya infrared lambalar kullanılabilir. Dahili kurutma yönteminde sargıdan akım geçirilir. Kurutma için eğitimli ve dikkatli personel gerekir.

95/448

Senkron motorlarda armatür sargılarını kısa devre yaparak ve alan tahrik akımını, nominal değerin altında rotoru döndürecek kadar uygulanabilir. Göz kontrolu sonucunda makinenin atölyeye alınması uygun bulunduğunda, temizlik, kurutma, izolasyon tamiri, yağ değişimi mutlaka yapılmalıdır. Sargı yenilenmesine bu durumdaki testler sonucu karar verilmelidir. vererek kurutma yöntemi

Testler
Testler için 18. bölüme bakınız

Kayıtlar
Kayıtlar tüm koruyucu bakım çalışmalarında olduğu gibi sağlıklı ve güncel olmalıdır. (Motorlarla ilgili diğer bilgiler, İkinci kısım 13. Bölümde bulunmaktadır.)

96/448

BÖLÜM 15
AYDINLATMA
Aydınlatma tesisatı tasarımı ve bu konuda önerilen tavsiyelerle, planlı bakım

programının yakın ilişkisi bulunmaktadır. (Bakınız İkinci kısım 12. Bölüm) Planlı bakım, kurulu bulunan aydınlatma sisteminin ilk tasarımdaki kapasitede aydınlatma yapmasını sağlamak amacını güder. Kirlilik ve yaşlanma aydınlatma verimini en çok etkileyen iki unsurdur. Armatürlerin lambaları, reflektörleri, kapak camları düzenli olarak temizlenmelidir. Temizleme periyodu kirlilik miktarına ve armatür tipine bağlıdır. Aydınlatma seviye ölçümü yapılmalı ve seviyede % 15 veya % 20 düşme olduğunda, aydınlatma armatür temizliği yapılmalıdır. Temizlik, belli bir grup için, ampul değişimi ile birlikte hedeflenerek yapılırsa ekonomik olabilir. Çok kirli ortamlarda, ara temizlik yapılabilir. Tek tek yapılan bakımlarda armatür temizliği yapılmalı, fakat grup temizliği bilahare yapılmalıdır. Yıkama yöntemi silmeye göre daha etkilidir. Temizlik için armatür imalatçısı talimatlarına uyulmalıdır. Güçlü temizleyicilerden kaçınılmalıdır. Ampul ömrü uzadıkça verimi düşer. Ampullerin tipine göre ömürleri değişir. Bu nedenle değişim süresi de değişmektedir. Ampul değişiminde, ya tek ampul değişimi, yada grup değişimi yöntem olarak kullanılır. Tek değişim ampulün ömrüyle ilgilidir. Grup değişimi, ampul verimi % 7080 değerine düştüğünde veya aydınlatma seviyesi istenen değerin altına indiğinde yapılır. Armatür temizliği ile grup değişimi birlikte ekonomik olmaktadır. Bu esnada bağlantılar, armatür kapakları, askı takımları kontrol edilmelidir. Ampul ve balast değişiminde marka ve tip ihtiyaçları veya imalatçı önerileri dikkate alınmalıdır.

97/448

Lamba, ışık rengi, gücü, ve gerilimi yeni takılacak ampul ile aynı olmalıdır. Enerji tasarrufu amacıyla yapılan değişimlerde aydınlatma şiddeti, ışık kalitesi gibi tasarım bilgileri unutulmamalıdır. Enerji tasarrufu armatür ve ampul tipinin değiştirilmesi ile sağlanabilir. Bu konuda armatür üreticilerinin önerileri dinlenmelidir.

Gerilim
Ampul ve balast ömrü ve aydınlatma seviyesi verilen gerilim değerinde geçerlidir.

Akkor Flamanlı lambalarda gerilimin % 5 yükselmesi ışık şiddetini % 18 arttırmakla birlikte, ampul ömrünü % 50 azaltır. Gerilimdeki % 5 düşme ise ışık şiddetini % 18 azaltırken, ampul ömrünü % 195 arttırır. Flüoresan lambalarda balast akımları sınırlamaya, gerilimi düşürmeye yarar. Gerilimin yükselmesi balast ve ampul ömrünü azaltır. Sık açma kapama lamba ömrünü azaltır. Cıva buharlı bazı balastlarda, çıkış gerilimi için kademeli uçlar bırakılmıştır. Balast ve ampul ömrü gerilim arttıkça düşer. Düşük gerilimde ise lamba sönmeleri yaşanır.

Lambalar ve balastlar
Flüoresan lambaların sık yakılması lamba ömrünü azaltır ve balast arızalarına yol açar. Lamba yanıp sönmeye başlayınca değiştirilmelidir. Bu sorunu çözmez ise balast yenilenmelidir. Flüoresans armatürlerde sigorta akımları balasta uygun seçilmelidir.

Metal Halide lambalar
Bu lambalarda iki cam tüp iç içedir. İç tüp kuartz camdan mamuldür. Bu tüpte sıcaklığı 1100º C yi bulan ark meydana gelir. Bakım sırasında el izi bırakılmamalıdır. İç basınçları oldukça yüksektir. Sıcaklık ve basınç nedeniyle el izi bırakılması ve yanlış

98/448

kullanım sonucu çatlamalar meydana gelebilir. Devamlı yanan bölgelerde haftada bir kez ampul söndürülmez ise çatlama olayları artar. Armatür tipi kullanım bölgesine göre değişir. Sökülen ampullerin atılmasında özel çevre kurallarının olup olmadığı araştırılmalıdır.

99/448

BÖLÜM 16
FİŞLER, PRİZLER, KONNEKTÖRLER, SEYYAR BAĞLANTI ELEMANLARI
Alçak gerilim işlerinde kullanılan fiş, priz, ara kabloları ve muhtelif bağlantı elemanları bu gruba girmektedir. 200 A ve 400 voltun altındaki elemanlardır. Farklı değerlerdeki bağlantı elemanlarının bulunmasına rağmen uygun değerde olmayan bağlantı elemanlarının kullanılması tehlikeli ve mal güvenliğini tehdit edicidir. Mutlaka uygun değer ve özellikteki malzeme kullanılmalıdır. Bu malzemeler cihazların bağlanmasında ve sökülmesinde esneklik sağlarlar. Sökme ve takma sırasında yük altında olmamalarına dikkat edilmelidir. Gerekli yük kesiciler sistemde bulunmalı ve kullanılmalıdır. Kaynak kablosu pensleri gibi maşalı bağlantı elemanlarının yaylarının sıkılığı ve kablo dış kılıfının sağlam olduğu görülmelidir. Kablo pens ve soketlerindeki kablo bağlantılarının izole halde, koruma altında olmaları gerekir. Uçlardaki aşırı ısınma, bağlantı noktasındaki gevşemeyi, cihaz arızasını veya aşırı akım çekildiğini gösterir. Klemens bağlantılarının periyodik kontrolu gerekir. Bağlantılar sıkı olmalıdır. Lehim ile bağlantılar ısınmaya yol açar. Fişlerin ve prizlerin üzerinde görülecek çatlak, kırık, eksik parça bulunması halinde yenileme yapılmalıdır. Çalışma şartları göz önüne alınarak kullanılacak malzemenin tipi belirlenmelidir. Tozlu, asidik, rutubetli ortamlar için ayrı özelliklerde bağlantı elemanları kullanılmalıdır. Fişlerin prize tam oturması gerekmektedir. Sürekli hizmet beklenen noktalarda kilitli tiplerin kullanılması gerekir. Bağlantı için uçların karıştırılmaması nötr ve toprak bağlantılarının iyi belirlenmesi gerekir. Prizlerin metal aksamı topraklanmalıdır.

100/448

Trifaze Güç Prizleri
Prizlerde kullanım sonucu aşınmalar varsa, kırık, çatlak veya kutuplar temasa açık hale gelmişse, priz değiştirilmelidir. Priz kontakları fişi iyi kavramalı ve onu tutmalıdır. Sık sık, fişin prizden çıkması gibi bir problem yaşanıyorsa, priz değiştirilmelidir. Fişin çıkmaması için, kilitli tip bir fiş-priz yapısı seçilmelidir. Fiş ve prizlerde bağlantı için uygun olan yöntem ve doğru kutuplandırmanın yapılması gerekir. Ekipmanın toprağı ile bağlantı uygun olmalıdır. Topraksız prizler topraklı prizlerle değiştirilirken, toprak iletkeni ilave edilerek toprağa bağlanmalıdır. Priz gövdesinde aşırı ısınma tespit edilirse, gevşek uç aranmalı ve gevşeme giderilmelidir. Aşırı ısınma nedeniyle yüzeyde bozulma veya ark izi bulunduğunda priz yenilenmelidir. Fiş ve priz arasında kullanılacak her tür adaptör parçanın özellikleri fiş ve prize, sadece ölçü olarak değil, hem kutup sayısı olarak, hem de akım taşıma kapasitesi olarak uymalıdır.

Trifaze Güç fişleri
Prizlerde olduğu gibi gövdedeki aşırı ısınma fişin içindeki bağlantı gevşemesini, aşırı yüklenmeyi veya zorlu çevre faktörünü gösterir. İzolasyon ve kontaklardaki renk değişiklikleri gözlenmelidir. Renk değişikliği durumunda tüm parçalar kontrol edilmelidir. Kablo iletken damarları teker teker incelenmelidir. Kablo uçlarının bağlantı noktasına lehimle bağlanması ısınmaya yol açar. Bunun yerine sıkıca vida bağlantısı yapılmalıdır. Fiş üzerinde meydana gelmiş kırık, çatlak, ayak bükülmesi, renk bozukluğu ve eksik parça bulunması halinde yenilenmelidir. Yedek parça temini mümkünse yenileme parçaların değişimi ile yapılmalıdır. Fiş ayakları prize iyi oturmalıdır. Paslanmış ve deforme olmuş fiş ayakları

kullanılmamalıdır. Bağlantıların kutuplandırma açısından kontrolu yapılmalıdır. Toprak ve nötr karışıklıklarının elektronik cihazlara zarar vereceği unutulmamalıdır.

101/448

Fiş ve priz birlikte ısınma yapıyorsa aradaki temasın gevşek olduğu, cihaz arızası veya yükün fazla olduğu düşünülmelidir. Ark izleri bulunan kırık ve çatlak f,işler kullanılmamalıdır.

Trifaze Şalter ve anahtarlar
Bu üniteler alternatif akım için aydınlatma veya motor gibi farklı endüktif yüklerde çalışabileceğinden seçilirken kapasitesine dikkat edilmelidir. Hem alternatif akım hem de doğru akımda çalışacak şalterler ve anahtarlar seçilmemelidir. Flüoresans lambalarda ve motorlarda kalkış akımları yüzünden şalter anma akım değeri düşük kalabilir. Alternatif akımda kullanılan şalterler seçilerek en fazla aydınlatma için % 100, motorlar için % 80 yükleme yapılmalıdır. Eğer anahtar veya şalter kırıksa veya mekanizması iyi çalışmıyorsa değiştirilmelidir. Bu sorunun tekrarlaması durumunda şalterin ya yeri ya da tipi değiştirilmelidir. Anahtar zemine çok sıkı sabitlenmelidir. Gövdedeki aşırı ısınma uç gevşemesine işaret ettiğinden gerekli bakım veya yenileme yapılmalıdır.

Trifaze priz ve anahtar kasaları
Tüm anahtar ve prizler ortam şartları göz önüne alınarak duvara kasa veya kutu ile sıva üstü ve sıva altı olarak monte edilirler. Sıva altı tesisatta anahtar kapağı kontrol edilerek gerekli yenileme ve bakım işleri yapılmalıdır. Sıva üstü tesisat için duvarda sağlam bir montaj gerekir. Kasanın duvarda sabitlenmesi yanında kapak vidalarının ve konduit bağlantılarının sıkılığı önemlidir.İletkenlerin kasa içinde ve konduitle olan temasları düzgün olmalıdır. Kasalar korunaklı yerlere monte edilmeli, gerekli yerlerde koruma amacıyla muhafaza kutusu yapılmalıdır.

Çok kutuplu makine fiş ve prizleri
400 amper ve 400 volta kadar yapılabilen bu türler ağır ortam koşulları için özel olarak imal edilirler. Farklı akım, gerilim ve frekanstaki bağlantıları tek bir gövde

102/448

içinde ve emniyetli şekilde birbirine atlama yapmaksızın bağlamak amacıyla yapılırlar. Bu bağlantıların birbirlerine karıştırılmamaları önemlidir. Bağlantıların karışmamasının iki yolu vardır. Birinci yol kontakların büyüklüğü ve akım taşıma kapasitelerine göre yerleştirilmeleri, ikinci yol da fiş ve priz gövdelerinde bırakılacak ve birbirlerine uyum sağlayacak özel girinti ve çıkıntılardır. Bağlantılar için hazırlanacak bir plan olmalı ve bu plana göre bağlantılar

gruplandırılmalıdır. Bu tür bağlama elemanlarının bulunması makinenin bağlantılarının kolayca ve karıştırılmadan yapılmasını sağlar. Makine yeri değimlerini hızlandırır. Pek çoğu yük altında veya motor yol alırken makineyi ayırtabilme özelliğine sahiptir. Kullanımın amacına göre böyle durumlar gerekliyse, tip kontrolu yapılmalı ve fiş-priz değişikliğine gidilmelidir.

Küçük güçler için monofaze fiş ve prizler
Seyyar bağlantı elemanları olarak en çok kullanılan tür genellikle monofaze fiş ve prizlerdir. Daha önce anlatılan tüm bilgiler bu elemanlar için de gereklidir. Bağlantının açılmaması için kilitli tür bağlantı elemanları kullanılmalıdır. Kullanılacak elemanların ortama göre seçilmesi gerekmektedir. Patlayıcı ve korozyona açık bölgelerde kullanılacak elemanlar önem kazanmaktadır. Yüzeylerinde biriken veya bulaşan toz, yağ ve diğer kirler temizlenmelidir. İşe uygun tür oldukları konusunda gerekli araştırma mutlaka yapılamalıdır.

103/448

BÖLÜM 17
ELEKTRİKLİ SEYYAR CİHAZLAR

Bir fabrikada elektrikli seyyar cihazların kullanımı arttıkça, bunların güvenilir ve uzun ömürlü olmaları önemli hale gelmektedir. Fabrika demirbaşları arasında bulunan elektrikli portatif cihazların üretim kalitesine ve verime yönelik katkıları, onların planlı ve periyodik olarak kontrol Ve bakımlarını gerektirir. Cihazlardaki çeşitlilik kadar, sorunlarındaki çeşitlilik de fazladır. Bu nedenle

bakımlarıyla ilgili olan konular, genel tavsiyeler şeklinde olmak durumundadır. Çeşitlilik, cihazın türüne ve kullanım yerine göre değişmektedir. Uygulanabilecek en iyi yöntem imalatçı kataloglarında verilen bilgilere ve bakım önerilerine sıkı sıkıya uymak olmalıdır. Pratik elektrik testlerinin pek çok sorunu önceden tespit ettiği unutulmamalıdır. Tespit sonucu ortaya çıkan sorunların daha fazla büyümeden giderilmesi, ileride çıkacak pahalı tamir masraflarını önleyecektir. Test ve bakımlar sistematik bir şekilde yapılmalıdır. Her kullanımdan önce ve sonra, özel muhafaza kabından çıkarılırken ve yerine yerleştirilirken göz kontrolu yapılmalıdır.

Elemanların eğitimi
Seyyar elektrikli cihazların kullanımı ve korunmalarıyla ilgili olarak yapılacak personel eğitimi, koruyucu bakımın gerektirdiği işlerdir. Personele yapacağı işle ilgili uygun aleti seçmesi öğretilmelidir. İşe göre zayıf bir aletin veya cihazın seçilip kullanılması aşırı yüklenmeye neden olur. Çalışanlar kırık, çatlak, zayıf bir cihaz fişinin nelere yol açacağını öğrenmeli ve bu tür sorunları kolayca tespit edebilmelidirler. Bu tür problemli cihaz ve aletlerin rapor edilmesi öğretilmelidir.

104/448

Çalışanlar kaçak yapan bir cihazın kaçağın küçüklüğüne bakmaksızın rapor edilmesi ve kullanılmaması gerektiğini bilmelidirler.

Bakım
Aşağıdakiler genel amaçlı önerilerdir. En iyi bakım kaynağı üreticinin kendisidir. a) Aşınan noktaların periyodik kontrolu: Fırça ve kolektör gibi aşınan parçaların kontrolları yapılmalıdır. % 50 aşınmış kömürler değiştirilmelidir. Bir kömürün değiştirilmesi durumunda yeni kömürün orijinal kömür olması sağlanmalıdır. b) Aşırı toz birikimi: Tüm motorlarda soğutma amacıyla soğutma fanı bulunur. Filtre edilmiş hava üflemesi varsa havanın bir kısmı filtreden geçer. Aşırı toz birikimi, fırçanın çalışmasını bozar ve motorun soğumasını engeller. Gerekli olduğunda alet düşük basınçlı kuru hava ile temizlenmelidir. Ortamdaki havanın iletken ve aşındırıcılar yönünden zengin olması durumunda, bakım daha özel yöntemlerle yapılmalıdır. c) Az veya düzensiz yağlama: Mekanik parçaların aşınmasını önlemenin yolu yeterli miktarda ve düzgün aralıkla yağlama yapılmasıdır. Önceden kalan kirli yağ temizlenmelidir. Yağ değişiminde kullanılacak yağ imalatçının önerisi doğrultusunda seçilmelidir. Muadili yağ kullanımında gerçekten eşdeğerde yağ temin edilmeli ve başka tip yağların garantiyi kaldırdığı unutulmamalıdır. Çok miktarda arttırır. d) Kablo ve fiş bakımı: Elektrik kablosu cihazın can damarıdır. Lastik yalıtkan yağ ve gres gibi kalıntılardan etkileneceğinden temiz tutulmalıdır. Düğümlenme ve keskin köşelerden etkilenme önlenmelidir. Kablo bir askı teli gibi kullanılmamalıdır. e) Emniyet: Tüm elektrikli cihazlar kablolarının içindeki topraklama iletkeni aracılığıyla topraklanırlar. Bu iletkenin insan canına yönelik önemi olması nedeniyle cihazın kullanılması öncesi gözle kontrolu yapılmalıdır. Topraksız prizlerde kullanabilmek için zaman zaman topraklama iletkeninin kesildiği görülür. Bu uygulamaya müsaade edilmemelidir. Kopuk, kırık kablo, hasarlı fiş, topraksız bağlantı gibi kusurlar görüldüğünde alet hizmetten kaldırılmalı ve tamir edilmelidir. Kablo ve fiş değişiminde kablo kesitine ve akım taşıma kapasitesine dikkat edilmelidir. Topraklama iletkeni başka amaçlar için kullanılmamalıdır. yağ basılması ısınma, yağlama kabı basıncında artma ve sızdırmazlıklarda hasar gibi ciddi sorunlar yaratır. Az yağ basılması aşınmayı

105/448

Uzatma kabloları
Uzatma kablolarını yaparken veya hizmete ilk kez alırken kablo bağlantısına dikkat edilmelidir. Kutuplar düzgün ve topraklama iletkeni uygun bağlanmış olmalıdır. Uzatma kablolarının boyları uzadıkça gerilim düşümü artacağından, bu konu kablo kesitini seçerken veya yük değişimde dikkate alınmalıdır. Uzunlukla ilgili olarak gerilim düşümü tabloları kullanılmalıdır.

Tamiratlar
Önemli tamiratlar imalatçı servisleri tarafından yapılmalıdır. Cihaz ve aletler kaçak akımlara karşı test edilmelidir.

106/448

BÖLÜM 18
TESTLER VE TEST YÖNTEMLERİ
Bu bölüm, elektrik tesislerinde bulunan çeşitli cihaz ve ekipmanın testleriyle ilgili bilgileri kapsamaktadır. Testler sonucu elde edilen veriler, aşağıda belirtilen amaçlar için temel teşkil eder. a) Yenileme dahil, düzeltici bir bakım işlemi yapılması kararını belirlemek, b) Cihaz veya ekipmanın performansının, ilk tasarımındaki hali kadar iyi olduğundan emin olmak, c) Çalıştığı süre içindeki yaşlanma seyrini yakalamak. Aşağıda testlerle ilgili genel görüşler sunulmaktadır. Bu görüşlerden sonra genel ve özel amaçlı testler sırasıyla işlenecektir.

TANIMLAR 1. Kabul testleri
Kabul testleri, yeni bir ekipmanda, alım esnasında veya genellikle montaj sonrasında enerjilendirilmeden önceki testlerdir. Bu testler, ekipmanın satın alma şartnamesinde belirtilen ve projelendirme amacındaki kıstaslara uyup uymadığını belirlemek için yapılır. Bu testlerde elde edilecek değerler, ekipmanın gelecekteki performansı için başvuru niteliği taşır. Bunlara ilaveten, yapılan testler, nakliye ve montaj sırasında meydana gelmiş olası hasarların ortaya çıkarılmasına da yarar. Testlerin yanında, kabul sırasında göz kontrolları ve devrelerin fonksiyon denemeleri de yapılır.

107/448

2. Rutin bakım testleri
Bu testler ekipmanın ömrünü boyunca düzenli aralıklarla yapılan bakım amaçlı testlerdir. Koruyucu bakımın bir parçası olarak yapılırlar

3. Özel bakım testleri
Bu testler cihazların veya ekipmanın arızalanması halinde yapılacak testlerdir. Bu duruma ilaveten, cihazın maruz kaldığı şartlardan ötürü çalışma düzeninde veya performansında beklenen etkinin araştırılması özel testler grubuna girer. (Kısa devre sonrası, kablodaki kısa devre test noktasının tespiti veya kesicinin durumu gibi).

4. Test öncesi analizi
Bir test işlemine başlamadan önce, test edilecek devre üzerinde, test sonuçlarından alınacak neticelere ait değerlendirmede bulunulması gerekir. Yapılacak testlerde nelerin ölçüleceği planlanmalıdır. 5. Ön test (As-Found test) Ekipmanda yapılacak bakım işlemlerinden önce, ekipmanın durdurulduğu veya teslim alındığı haliyle yapılan bakım öncesi testlerdir.

6. Son test (As-Left test)
Bakım sonrası devreye almadan önce yapılan testlerdir.

Bakım testleri
Ekipmanlar bakıma alındıklarında, bakım öncesi ve bakım sonrası testlerin her ikisi de gerekebilir. Ön testlerde, ekipmanda, en son bakım tarihinden bu güne meydana gelmiş olan olası arızalar araştırılır. Koruyucu bakımın etkinliği ve gerekli düzeltici bakım işlemlerine ihtiyaç olup olmayacağı tespit edilir. Son testlerde ise yapılan

108/448

bakım işlerinin etkinliği araştırılır. Bu göstergeler gelecek bakım dönemi için kıstas olarak kullanılır.

Testlerin sıklığı
Testlerin en iyi yapılacağı dönem koruyucu bakımın yapıldığı dönemdir. Bir duruş tüm işlemlerin yapılmasını sağlar. Bu nedenle testlerin sıklığı koruyucu bakımın sıklığına ayarlanmalıdır. En uygun test aralığı ekipmanın kullanımı, işletme ve çevre şartlarının durumuna bağlıdır. Genellikle bu aralık yukarıda belirtilen şartlara göre 6 ay ile 3 yıl arasındadır. Dikkat “Duruş fırsatı yakalamanın zorluğu bakım sıklığını etkilememelidir.” Durdurulması zor olan bir ekipman, elektrik sisteminin çalışmasındaki en hayati ekipmandır. Sonuç olarak bu ekipmanın arızası başarıyla çalışan pek çok ekipman için sorun olacaktır. Rutin testlerin yanında, ekipmanın proje değerlerinde çalışmasına engel olacak her durum ve şartta bakım ve testleri yapılmalıdır.

Özel önlemler ve iş emniyeti
Elektrik sistemlerinde yapılacak testlerin pek çoğu tehlikeli gerilim ve akım değerleriyle yapılır. Tehlikeler yalnız insan hayatı ile değil fakat ekipmanın hasarıyla da ilgilidir.Testler sırasında uygulanacak yeterlilikte, testi yapan ekip elemanlarını tehlikeye atmayacak, emniyet kuralları geliştirilmelidir. Keza testler sırasında test yapılan ekipman ve test aletlerinin zarar görmemelerini sağlayacak tedbirler alınmalıdır. Yüksek gerilim ve aşırı gerilim izolasyon kontrolu amaçlı ve normal gerilimin üstündeki gerilimlerdir. Testin amacı anahtarlama sırasında veya yıldırım düşmesi anında meydana gelecek aşırı gerilim yükselmesi gibi durumlar için, izolasyonun dayanmasını görmek ve çalışan ekipmanların bozulmamasını sağlamaktır. Doğru gerilimle yapılacak yüksek gerilim testleri kontrollu ve hasarsız olduğu için, test marjinal izolasyon düşüklüğü olsa bile yapılabilir. Önemli izolasyon düşüklüğünde bile hasar verilmeden test yapılması mümkün olmaktadır. Bazı izolasyon testleri sırasında izolasyon delinmesi olabilir, bu ihtimal göz önüne alınarak tedbir alınmalıdır.

109/448

Alçak

gerilimdeki

izolasyon

testi

planlı

bakımın

başında

yapılmalıdır.

Şayet

izolasyonda bir delinme söz konusu olursa, planlana sürede bakımın bitirilebilmesi ve bu arada izolasyon sorununun giderilmesi düşünülmelidir. Kirli veya ıslak bir ekipmanda yüksek gerilimle izolasyon testi yapılmadan önce ekipman temizlenerek kurutulmalıdır. Çok yüksek açma kapasitesine sahip alçak gerilim şalterlerinde, akım sınırlamalı sigortalar bulunabilir. Aşırı akım veya aşırı yük testi yapılmadan önce sigortalar çıkarılmalı veya kısa devre edilmelidir.

Test elemanlarının kalitesi
Bir test planlamasında, testin anlamlı bir şekilde sonuçlanabilmesi için, testi yapan kişinin, testi etkileyecek tüm şartlara uyması ve testin uygunluğu sağlanmalıdır. Test elemanı test cihazlarını iyi tanımalı ve test değerlerindeki cihaz anormalliklerini veya şüpheli değerleri tecrübesiyle anlayabilmelidir.

Test cihazı
Testlerin başarısında uygun cihaz seçimi önemlidir. Test cihazı, test altındaki cihazdan en az iki kat daha hassas olmalıdır. Test cihazı uygun ortamda saklanmalı ve kalifiye elemanlar tarafından kullanılmalıdır. Her test cihazı belirli aralıklarla kalibre edilmeli ve doğruluğuna emin olunmalıdır. Geçerli test sonuçlarına ulaşmak için cihazın besleme gerilimi ve frekansı kaliteli olmalıdır

Formlar
Eğer testlerden ve koruyucu bakım programından beklenen yararın sağlanması isteniyorsa, tüm test sonuçları ve bakım işlemleri test devrelerinin ve bakım formlarının üzerine geniş bir şekilde işlenmelidir. Genellikle hem test değerlerini hem de bakım işlemlerini aynı form üzerine işlemek daha doğrudur. Bir dosyalama sistemi ile kolayca bakım ve test işlemleri başından

110/448

beri izlenebilir hale gelir. İyi planlanmış bir form ayni zamanda yapılacak işler için bir liste durumundadır. Bu konuda hazırlanmış bir örnek eklerde sunulmaktadır. Buraya kadar anlatılanlar testlerle ilgili genel konulardı. Aşağıda elektrik tesislerinin bakımında baş vurulan genel ve özel testler anlatılmaktadır.

TESTLER
A. İZOLASYON TESTİ İzolasyon iki farklı gerilimdeki bölgenin arasına konulan ve elektrik akımının akmasına engel olan yalıtkan bir maddedir. Gaz, sıvı veya katı olabilirler. Vakum da izolasyon amacıyla kullanılabilir. İzolasyon sisteminde meydana gelecek bir sorun elektrikli ekipmanlarda sıkça karşılaşılan problemlerdendir. Alçak veya yüksek gerilim sistemlerinde karşılaşılabilir. Elektrikli ekipmanın testleri, izolasyonun durumunu veya izolasyonun kalitesini ölçmeye yöneliktir. Testlerde alternatif akım veya doğru akım kullanılır.

İzolasyonun bozulma sebebi
Sıvı veya katı izolasyon malzemeleri organik olduklarından yaşlanma kaçınılmaz olur. Bu doğal bozulma, aşırı sıcaklık ve nemle hızlanır. Isı, nem ve kirlenme izolasyon bozulmalarının başında gelir. Diğer izolasyon bozulma nedenleri kimyasal ataklar, mekanik hasarlar, güneş ışığı ve aşırı gerilimlerdir.

Doğru akım ile test ve test akımı bileşenleri
Bir izolasyon malzemesi üzerine d.a. gerilimi uygulandığında izolasyon içinden geçen elektrik akımının bir çok bileşenleri olduğu görülür. a) Kapasitif şarj akımı b) Dielektrik emilme akımı c) Yüzey kaçakları akımı d) Korona akımı

111/448

e) Hacimsel kaçak akım Kapasitif şarj akımı ve dielektrik emilme akımı, uygulanan gerilimin süresine bağlı olarak giderek azalan türde akımlardır. Test sırasında direnç ve akım okuması için bu akımların azalıp, etkisini kaybetmesi beklenmelidir. Test geriliminin uygulanması ile okumanın yapıldığı zaman uzunluğu testin bir parçası olarak not edilmelidir. Yüzey kaçak akımları yüzeyden toprak iletkenine doğru akan akımlardır. Test sırasında akmaları arzu edilmez. Bu nedenle, ilk test dışında izolatör yüzeyi iyice temizlenerek, kuru olması sağlanmalıdır. Korona akımları çok yüksek gerilimlere çıkıldığında havanın iyonize olmasıyla iletkenlerin keskin köşelerinde meydana gelirler. Bunlar da test sırasında istenmeyen akımlar olduklarından, keskin köşelerin özel yöntemlerle koruma altına alınması gerekir. Hacimsel kaçak akım, asıl ölçülmesi gereken ve izolasyon malzemesinin durumunu tespit edecek olan akımdır.

İzolasyon direncinin ölçülmesi
Sabit bir gerilimden 100 ile 5000 volt arasında bir test gerilimi üretebilen bir kaynak gereklidir. Bu gerilim izolatör uçları arasına uygulanır. Genellikle megaohmmetre denilen portatif bir el aleti kullanılır. İzolasyon direnci doğrudan sıkaladan megaohm mertebesinde okunabilir. İzolasyon kalitesi, izolasyon direncine bağlı bir değerdir. İzolasyon direnci sıcaklığa bağlı olar değişebileceğinden testlerin her zaman aynı sıcaklıkta yapılması uygun olur. Bu mümkün olmadığında düzeltme faktörü tabloları ile ölçüm hatası düzeltilir. İzolasyonun hacimsel anlamda direnç değerinin okunması, hacmin dikkate alınmasını gerektirir. 300 metrelik kablo ile 30 metrelik kablonun izolasyon direnci aynı olamaz. Uzun kablonun direnci kısa kabloya göre, diğer şartlar değişmez ise, onda bir oranında az olacaktır.

112/448

İzolasyon testi oldukça kolay uygulanabilen ve son derece yararlı bir testtir. Periyodik kontrolların yapıldığı değerler kayda alınmalı ve malzemenin durumu zaman içinde izlenmelidir.

Dielektrik emilme testi
İzolasyon direnç testinin çok üzerinde bir gerilimle, 5-15 dakika arasında yapılan bu test, izolasyonun iyi olduğu bilindiğinde yapılmalıdır. Sıcaklığa ve hacme bağımlı değildir. Test süresince izolasyon direnci büyür.

Polarizasyon endeksi
Dielektrik emilme testinin özel bir şeklidir. Genellikle trafolara, döner makinelere ve kablolara uygulanır. İki kez test yapılır. Birinci test 10 dakika ve ikinci test 1 dakika sürer. İki ölçümün direnç değerlerinin, birbirine bölünmesiyle ortaya bir endeks rakamı çıkar. Bu rakam 1 den küçükse ekipmanın bakıma alınması gerekir. Çeşitli ekipmanlar için, polarizasyon endekslerini gösteren referans tablolar bulunmaktadır.

Yüksek gerilim testleri
Bu testler, izolasyon malzemesini iki ucu arasında 50 hz gerilimin tepe noktası büyüklüğünde bir gerilimle (a.a. veya d.a.) yapılır. Ya dielektrik emilme testi gibi veya basamak gerimi uygulanarak yapılır.

Dielektrik emilme testi
Bu test, gerilim 60-90 saniye arasında yavaş yavaş arttırılmak suretiyle yapılır.

Maksimum gerilime gelindiğinde 5 dakika bu gerilimde tutulur. Her dakika başı kaçak akım değerleri ölçülerek kayda alınır. Kaçak akım değerlerinin değişmemesi gerekir.

Basamak gerilimi testi
Kademeli şekilde gerilim uygulanarak yapılan testte, eşit değerlerde ve eşit zaman aralıklarıyla basamak gerilimi arttırılır. Basamak sayısı 8 in altında değildir. Her

113/448

basamak uygulaması bir veya iki dakikanın altında tutulmaz. Kaçak akımın sabitlenmesi beklenir ve okunarak kayda alınır. Sonra başka kademeye geçilir. Her kademe sonunda kaçak akım sabitlenirken düzenli olarak bir önceki basamağa göre artar.Uygulanan test gerilime karşı kaçak akım değerleri grafiğe dökülür. Grafiğin lineer olması beklenir. Lineer olmayan ve gerilimle daha büyük değişen kaçak akım eğrisi, bir arızanın habercisidir. Bu durumda test durdurulur ve devam edilmez. Grafik lineer gittiği süre içinde teste devam edilir. Maksimum gerilime gelindiğinde, burada 5 dakika beklenir.

Gerilimin boşaltılması
Her testin sonunda, test ekipmanı gerilimi sıfıra döndürülmelidir ve gerilim gözlenmelidir. Gerilim maksimum değerin %20 sine düştüğünde, metalik kısımlar topraklanarak, sıfırlanmalıdır. kalan gerilim topraklama yöntemiyle 30 dakika boyunca

Test öncesi düzenleme
Teste başlamadan önce ekipman temizlenmeli, göz kontrolu yapılmalı varsa tamirat yapılarak kaçak akımlar minimize edilmelidir. Kablo bağlantılarında aynı uygulama yapılmalıdır. Parafudurların bağlantıları alınmalıdır. Kablo testlerinde, trafolar, ayırıcılar, sigortalar, ve şalt bağlantıları ayrılmalıdır. Böylece büyük kaçak akımların okunması durumunda, tüm değerin kablodan kaynaklandığı ortaya çıkacaktır. Bağlantıların ayrılmasının imkansız olduğu durumlarda, test tepe eğeri düşük tutularak diğer yerlere zarar verilmemelidir. Kablolarda okunacak yüksek kaçak akımlar, montaj sırsında yapılan ve uygun olmayan kablo başlıklarından gelebilir.

Kablo kabul testlerindeki gerilimler
Bu değerler standartlar ve imalatçılar tarafından verilmişlerdir. Bakım amacıyla yapılacak testlerde bu gerilim değerlerinin % 75 i alınmalıdır.

114/448

Kablo bakım testlerindeki gerilimler
Kabloların bakım amaçlı testlerinde uygulanacak olan gerilim değeri önem

taşımaktadır. Çok az uygulanan gerilim zayıf noktaların tespitine yaramaz. Fazla uygulanan gerilim ise izolasyonu bozar. Basamaklı gerilim uygulaması ile: a) İzolasyon geriliminin mutlak değeri b) Gerilime karşı direnç eğrisi c) Eğri üzerinde bir kırılma noktası izlenebilir.

Alternatif akım ile yapılan testler Yüksek gerilim testi
Alternatif akımla yapılan testlerde, gerilim, şebeke geriliminin üstünde bir değerde tutularak, bir dakika süre ile uygulanır. Uygulanacak test geriliminin büyüklüğü, cihazın alçak gerilim veya yüksek gerilimde kullanılmasına, kontrol devresi veya ana devre üzerinde olup olmamasına, testin sahada veya laboratuarda yapılmasına bağlıdır. Gerçek değerler için üretici talimatları ve standartlar kullanılmalıdır.

İzolasyon güç faktörü testi
Bir yalıtım malzemesindeki güç faktörü, İzolasyon malzemesi üzerine uygulanan a.a. test gerilimi ile, izolasyon içinde akacak şarj akımı arasındaki açının kosinüs cinsinden ifadesidir. Bir anlamda izolasyon malzemesinin şarj akımı ile depolayacağı enerjinin ifadesidir. İzolasyon güç faktörü testi ile bu değer bulunmaya çalışılır. Bu test, trafolarda, kesicilerde, kablolarda, döner makinelerde izolasyonun durumunu ve kalitesini anlatan bir değerdir. Düşük değerlerdeki güç faktörü varsa, yayılma faktörü ile güç faktörü aynı değerlerdedir. Cihaz sistemden tamamen ayrılarak, izolatör ve buşingleri temizlenerek kurutulur. Test için %70 rutubetin altı ve sıfır derece sıcaklığın üstü bir ortam seçilir. Bu değerlerin dışı test için uygun değildir.

115/448

Test aletleri
Test aletleri, şarj gerilim ve akımları ile dielektrik kayıpların ayrı ayrı okunabilmesini sağlamalıdır. Buradan bir oran hesaplanabilir. Test cihazı elektromanyetik bağışıklığı olan ve enerji dağıtım sistemi içinde çalışabilecek türde bir cihaz olmalıdır. 50- 60 Hz.de yapılacak testlerde düzgün bir sinüs gerilimi ile test yapma imkanı vermelidir. (Harmonik bozulmada güç faktörü değişir.). Gerilim ve akım kapasitesi test için yeterli olmalıdır.

Trafo testi
Trafo testlerinde her sargının toprağa göre ve her sargının diğer sargıya göre güç faktörü ölçülmelidir. Her buşing için ayrı test yapılmalıdır.

Kesici testi
Kesici açıkken, giriş ve çıkış tarafındaki aksamın sabit kontaklar dahil testi yapılmalıdır. Kesici kapalı iken, her kutbun testti yapılmalıdır. Buşingler için de testler yapılmalıdır. Havalı kesicilerde ark şutlu ve ark şutsuz test yapılmalıdır.

Döner makinelerde testler
Stator üzerindeki nötr bağlantısı açılarak, her sargının toprağa ve diğer sargılara göre testi yapılmalıdır.

Kablo testi
Her damarın toprağa göre testi ve her kablo başlığının testi yapılmalıdır. Geliştirme: Verilerin geliştirilmesi a) Test edilen ekipmanın endüstri standartları ile desteklenmesi b) Test sonuçlarının benzer cihazların test sonuçlarıyla mukayesesi

116/448

c) Test sonuçlarının ayni cihaz için önceki test sonuçlarıyla mukayese edilmesi yoluyla olur.

KORUYUCU CİHAZLARIN TESTLERİ Sigortalar
Sigortalar atık olup olmadıklarına göre iletim testine tabi tutulurlar. Dirençleri 4 telli Kelvin köprüsü veya mikro-ohm metre ile ölçülür. Sigorta iç iletken direnci üretici firma değeri ile karşılaştırılır. Bu değerler bilinmiyorsa, yeni sigorta direnç değerlerinden % 50 yi geçmeyen değerde olanlar sağlam kabul edilir.

Alçak gerilim şalterleri
Alçak gerilim şalterleri endüstriyel tasarımlarına göre iki sınıfa ayrılır. a) Dökme gövdeli tipler (Moulded Case type) b) Alçak gerilim güç şalterleri

Saha testleri
Bu şalterlerin testlerinde durumları ve çalışmalarının kontrolu ön plandadır.

Laboratuar testlerinin yapılması amaçlanmaz. Sahada tamir işlemleri yapılmamalıdır. Testlerin laboratuar bazında veya sahada özel anlamda yapılması uzmanlık işidir. Şalterin fabrikasına gönderilmesi daha doğrudur. Bu iş için prosedürler bulunmaktadır. Özel testlere ihtiyaç duyulması halinde, özel test düzenekleri bulunması gerekir. Elektronik tip trip ünitelerinin testi, akım trafosunun sekonder akımı kullanıldığından daha kolaydır. Bu testler daha hassas olarak yapılabilirler. Özel test kitleri ve test prosedürleri imalatçıdan temin edilebilir. Bazı şalterlerin bu tür testler için kendi üzerinde sabit test düzenekleri bulunur.

117/448

Kompak şalterler
Şalter olarak en yaygın kullanılan tiplerdir. Akım taşıma kapasiteleri 10 amperden 4000 ampere kadar çıkabilir. Açma sistemleri 11. konuda anlatıldığı gibidir. Testleri, açma ünitelerinin tipine göre düzenlenir.  Termik Manyetik testler: Bu testler 3 kademede yapılır. 1. % 300 fazla akım geçirilerek her kutbun test edilmesi 2. Test işleminin doğrulanması 3. Üretici firma verilerinin doğrulanması Üretici firmalardan test prosedürleri temin edilebilir.  Aşırı akım testleri: Bu testler % 300 akımda yapılır. Bu değere gösterilen tepki süresi bütün aşırı akım skalası boyunca bir gösterge teşkil eder. Bu değer baz olarak alınacak olursa sahada da kolayca uygulanabilir. Uygulama sırasında bu kutupta üretilen ısı diğer aktif olmayan kutuplardaki ısıya göre yeterince büyük olduğundan, test sonuçları diğer kutuplarda etkilenmeyeceğinden, doğru olarak tespit edilir.

Alçak gerilim güç şalterleri Aşırı akımda açma mekanizması
Alçak gerilim güç şalterlerini kompak şalterlerde ayıran önemli özellik, çeşitli aşırı akım olaylarına farklı tepki vermesidir.Bu şalterler elektronik veya elektro-mekanik olabilirler. Fakat açma için iki veya üç mekanizmayı ayni anda bulundururlar. Görevleri son derece önemli olan bu elemanlar aşağıda verilmiştir. a. Uzun sürede açan elemanlar: Bu elemanlar aşırı yüke karşı görev yaparlar. Aşırı akım ayarı, genellikle yükün durumuna göre % 80 ile % 160 arasında ayarlanabilir. Açma süreleri saniyeler hatta dakikalarla ifade edilir.

118/448

b. Kısa sürede açan elemanlar: Küçük çaplı kısa devre ve hata akımlarına karşı açmaları için kullanılırlar. Açma süreleri bir saniye ve altında periyotlarla ifade edilir. Anma akımının % 250 ile % 1000 üzerindeki aralıkta çalışırlar. c. Ani açan elemanlar: Bu elemanlarda zaman söz konusu değildir. Çünkü açmalarındaki hedef Çok yüksek kısa devre akımı yaratacak durumunun derhal ortadan kaldırılmasıdır. Çalışma aralıkları, anma akımının %500 ile % 1500 arasındadır. d. Toprak kaçak akım elemanları: Bu elemanlar elektronik ünitelerdir. Toprağa doğru, ayar değerlerinin üzerinde kaçak akım olduğunda çalışırlar. Daha çok topraklamaya yaralanılır. güvenilmediği durumlarda veya izole güç sistemlerinde

Testler
Özel test düzenekleri isteyen bu şalterlerin testinde, gerekli akımı istenilen büyüklük ve periyotta verebilecek, zamanı ve akım değerini hassas olarak kaydedebilecek cihazlar gerekir. Bu nedenle kendi üzerinde test yapmaya yarayan düzeneği olan güç şalterleri bulunmaktadır. Bu yoksa uzun gecikme için anma akımının % 300 üzerinde test düzeneği hazırlanmalıdır. Kısa açma süresi için anma akımının % 150-200 arası bir akım seçilmeli. Ani açma testinde de %90-110 arası akım değeri seçilmelidir. Kısa devrelerde meydana gelen akımın yapısı asimetrik olduğundan, test sırasında asimetrik akım üretmek mümkün değildir. Bu nedenle ani açma testinde simetrik akım yapısı kullanılmalıdır. Ayar değişikliklerinde ön ve son testler yapılmalıdır.

Koruma röleleri
Orta gerilim kesicileri ile birlikte kullanılan koruma röleleri, anormal koşullar oluştuğunda, elektrik sisteminin en az etkilenmesi ve tahribatın önlenmesi amacıyla kullanılırlar. Bu anormallikler gerilim, akım, frekans, faz açısı, akım veya güç yönünün değişmesi gibi durumlardır. Her anormallik için kullanım yerinin şartlarına has seçim yapılır. Çok yaygın olan tip elektro-mekanik olarak çalışan tiplerdir. Elektrik sistemindeki anormallik, bir disk veya pimi harekete geçirerek koruma devresini çalıştırır. İlk

119/448

kuruluşta fabrika testleri ile devreye alınır. Daha sonra kullanım durumuna göre testleri yapılır. Bir sanayi tesisinde periyodik test süresi 2 yıldır. Testlerde dikkat edilecek önemli noktalar şunlardır.      Teknisyenler, koruma rölelerinin yapısını, çalışma mekanizmalarını ve testlerini iyi anlamalıdırlar, İmalatçı tarafından hazırlanmış test prosedürü mevcut olmalıdır, Testte kullanılacak değerler ve test noktaları teknisyenlerce bilinmelidir, Gerekli olan test donanımı hazır olmalıdır, Pek çok koruma rölesi işletme anında test edilebilir. Fakat kesicinin açması gerektiğinden, sonucun işlerliliği görülmelidir.

Göz testleri
Her röle, göz kontrolu ve temizlik için yerinden çıkarılmalıdır. Sistem devrede ise kontrollar teker teker yapılmalı tüm sistem komple korumasız bırakılmamalıdır. Kontrol edilecek noktalar imalatçı kılavuzlarında verilmiştir. İşlemler genellikle gevşek vidalar, aşınan sürtünmeli parçalar, demir tozları, diğer gevşemelerdir. Gümüş kontaklar parlatılarak temizlenmelidir.

Ayarlar
Kararlaştırılan değerler röleye uygulanmalıdır. Daha önceki ayarlar geçerli ise bunların doğru değerde olduklarına emin olunmalıdır.

Kontak kavrama testi
Bir aşırı akım rölesinin kontakları,uygulanan aşırı akım değeriyle orantılı olarak kavrama yapar. Ayni zamanda kavrama miktarı ayar yayı ile ayarlanır. Gerilim rölesinde de benzer bir yapı bulunur.

120/448

Zaman testi
Aşırı akım zaman testi 2 ile 10 kez arası tekrarlanmak suretiyle yapılır. Röle test ayarına ayarlanır. Test sırasında röle yerinden çıkarılmaz.Bu konuda çeşitli akıllı üniteler bulunmakta ve test sinyallerini kendileri üretebilmektedirler. Aksi takdirde imalatçı prosedürleri uygulanmalıdır.

Ani akım testi
Bazı koruma cihazlarında ilave olarak bu ayar değeri olabilir. Zaman testinde olduğu gibi imalatçı test prosedürüne uyulmalıdır.

Kesici açma testleri
Yukarıdaki testler doğrultusunda kesicinin açması izlenmelidir.

TEMAS DİRENCİ TESTLERİ
Bu testler kontağı olan tüm şalter ve kesicilerde uygulanır. Bu amaçla mikro ohm mertebesinde direnç ölçen cihazlar kullanılır. İkinci bir yöntemde kontaklardan doğru akım geçirerek kontaklar arasında meydana gelen doğru gerilimi ölçmektir. Ölçülen akım ve gerilim değerlerinden direnç hesabı yapılır. 10 mikro ohmun altında ölçülen direnç değerleri uygun değerlerdir. Kontaklar üzerinde düşecek gerilim değeri bulunmak istendiğinde anma akımı baz alınarak gerilim düşümü bu değere çevrilir. Kontak direnci veya geriliminin ölçülmesindeki amaç şalt merkezlerinde yayılan ısı miktarının düşürülmesidir. Bu sayede hem şalterin kendisi hem de komşu ekipmanların ömrü uzatılmış olur.

EKİPMAN TOPRAK EMPEDANSI TESTLERİ
Bu testin amacı, ölçümü yapılacak uç nokta ile trafo şaltı arasındaki toprak iletkeninin bütünlüğünü görmektir. Kısa devre anında topraklama iletkeni üzerinden kaynağa doğru kısa devre akımı akar. Düşük empedanslı bir geri dönüş hattı, topraklamaya

121/448

bağlı olan diğer sistemlerin topraklama noktalarında sıfır gerilim olmasını sağlar. Bu esnada koruma cihazı hata akımının büyüklüğü ile orantılı bir zamanda kısa devre olan bölümü ayıracaktır. Topraklama iletkeninin empedansını ölçecek cihazlar bulunmaktadır. Yüksek olan bir direnç her zaman bir sorunun habercisi olmakla birlikte, düşük olan bir direnç, her zaman topraklamanın yeterli olduğunu göstermez. Çünkü bu iletkenin meydana gelecek kısa devre akımlarını taşıyabilmesi de önemlidir. Bu hattın kısa devre akım değeri ve iletken kesiti mutlaka doğru tespit edilmiş olmalıdır. Ölçüm sırasında iletkene paralel bağlı başka iletkenlerin olmadığına emin olunmalıdır. Bazen kablo konduitleri ve ekipmanları birbirine bağlıyan diğer metal kısımlar bulunabilir. Bu durum doğru ölçüm yapmayı engeller. Düşük akımlarla yapılan testlerde daha yüksek empedans değerleri ölçülür. Fakat bu durum test sonuçlarının doğruluğuna ters bir durum değildir. Sonuçlar kabul edilebilir sonuçlardır.

İŞLETME TOPRAKLAMASI TESTİ
Bu test işletme yani trafo nötr noktası topraklama sisteminin bütünlüğünü ve verimini görmek için yapılır. Bu sistemin amacı     Yıldırım için bir deşarj yolu sağlamak İndüklenmiş gerilimlerin toprağa gönderilmesini sağlamak Sıfır referans noktası sağlayarak cihazları emniyete almak Yıldız bağlı trafolardan 2 farklı gerilim elde edilmesini sağlamak toprak direncindeki değişimleri görmek ve topraklama elektrotlarının

Testler

durumunun izlemek için yapılır. Test sırasında trafo gerilimi kesilir ve elektrotlardan akım gönderilerek gerilim düşümüne bakılır. Cihaz toprak direncini direk olarak gösterir.

122/448

KESİCİ AÇMA SÜRESİ TESTİ
Bu test orta gerilim kesicilerini açma komutu geldikten sonra açmaları için gerekli zaman aralığının tespiti için yapılır. Bu düzenek ancak imalatçının önereceği bir cihaz ve yöntemle yapılır. Test sırasında gerekli emniyet tedbirleri alınmalıdır. Açma ve kapama işlemi kesiciye bağlı bir kaydedici aracılığıyla yapılır.

İNFRARED ÖLÇÜMLER VE GÖZLEMLER
İnfrared ölçüm, gerilim altındaki elektrik sistemlerinin, uzaktan veya kameralarla yaklaşık sıcaklıklarını ölçmeyi hedefler. Bu sayede pahalı ve kötü sonuçlar yaratacak, beklenmedik olayların önüne geçilmiş olur. Ölçümü yapacak olan personelin:    İnfrared konusunda bilgili olması Elektrik sistemleri bakımında bilgili olması Emniyet tedbirleri konusunda bilgili olması gerekir.

Doğru teşhis ve acil önlem alınması, kaza ve kayıpların az olmasını sağlar. İnfrared ölçüm cihazlarının ölçüm noktasının önceki durumunu gösterir yapıda tarayıcı özellikte olması faydalıdır. Bu cihazlar ölçülen alanda bulunan yüksek sıcaklıktaki noktaların, resmini gösterir. İnfrared ölçümü için serbest çalışan firmalarla anlaşma yapılabilir. Zaten dünyadaki uygulamalarında, ölçümler, sözleşmeli bakım firmaları tarafından kalifiye elemanlar aracılığıyla, yapılmaktadır. Yükün hafif olduğu veya yüksüz durumlarda göz kontrolu geçerli bir yöntem olarak kullanılır.

İnfrared ölçümün avantajları
   Üretimi aksayacağı, enerjinin kesilmesinin istenmediği yerlerde kullanılır. Bakılacak noktaların sayısını azaltarak, bakım süresini kısaltır. Uzun süreli güvenli olarak işletmede kalmayı sağlar.

123/448

   

Ölçüm sonuçları doğru olduğundan, hataya sebebiyet vermez. İşlevine göre ekonomik bir seçenektir. Yeni kurulan tesislerde, sistemin montaj kusurlarının görülmesine yardımcı olurlar ve sistemin gelişmesini sağlarlar. Periyodik bakım programının revize edilerek bakım sürelerinin yeniden tespitini sağlarlar.

İnfrared ölçümün dezavantajları
     İnfrared cihazlar pahalıdır. İnfrared cihazları kullanacak personel özel eğitimli olmalıdır. Özel analiz ve ölçü kıstasları vardır. Bu kıstaslar emniyet açısından değerlendirildiğinde ölçüm noktalarına erişim ve ölçüm zorlukları yaratır. Açık havada hava şartları ve ışınlar ölçümü olumsuz etkiler. Ölçüm genellikle gece yapılmalıdır. Bu durum sistemin yüklenmesinde değişiklik yaratabilir.

İyi bir ölçüm için koşullar
       Cihaz portatif olmalıdır. Çalışma ortamı koşullarına uygun olmalıdır. Görüntü için ekran büyük çözünülürlülük yüksek olmalıdır. Görüntü ve fotoğraflar renkli olmalıdır. Sıcaklık algılaması doğru olmalıdır. Çeşitli sıcaklık kaynakları ile testler yapılıp ölçüm doğrulanmalıdır. Yük % 40 ın altında olmamalıdır.

Ölçüm sıklığı
Yılda bir kez duruştan önce yapılmalıdır.Daha sık ölçüm, yük değişimleri ve sistem değişiklikleri sonucu ve ayrıca gerekli görüldüğü takdirde yapılmalıdır. Ölçüm noktalarının listesi hazırlanmalıdır. Ölçümlerde azami yüklenmeye dikkat edilmelidir. İç sıcaklıkların yüzey sıcaklıklarından yüksek olduğu bilinmelidir.

124/448

Ölçüm değerleri mutlaka saklanmalıdır. Eski ile yeni ölçüm karşılaştırılmalıdır. 1-3 Cº lik ısı farkı dikkate alınmaz. 4-15Cº ısı farkı izlenmelidir. 16 º nin üzerindeki ısı farkları, derhal çözüm gerektirir.

DÖNER MAKİNALARDA İZOLASYON TESTİ İzolasyon direnci testi
Döner makinaların izolasyon testleri belirli aralıklarla ve sürekli 60 saniye için yapılır. Bunun amacı sürekli ayni şartların sağlanması ve zaman içinde makinanın izolasyon direncindeki değeri izlemektir. Bu durum mukayese yapmaya imkan tanır. Bu amaçla izolasyon değerlerinde tavsiye edilen ve izolasyonun tatminkar olduğunu belirt4en değerler bulunmaktadır. 1000 volt ve altındaki makinalarda izolasyon direnci 2 megaohm olmalıdır. 1000 voltun üzerinde ise, izolasyon direnci her 1000 volt için 1 megaohm ve ilave olarak artı bir megaohm olmalıdır. Bu değerler zaman içinde yukarıda belirtildiği gibi doğal olarak düşebilir. Düşme trendi izolasyon yenilenmesi için bir bilgi oluşturur.

Dielektrik emilim testi
Test gerilimi uygulama süresinin 10 dakikaya kadar çıkarılması kirlenme ve nem gibi faktörlerin tespitine yarar. Zamana karşı yalıtım direnci eğrisi çizilmesiyle izolasyon durumu hakkında bilgi edinilir. İzolasyon zaman ile artıyorsa izolasyonun durumu çok iyi demektir. İzolasyon direnci kısa sürede bir değere çıkıp düz bir çizgi çizerek sabit gidiyorsa kaçak akımlar nedeniyle izolasyon direnci yükselemiyor demektir. 10. dakikadaki izolasyon direncine, birinci dakikadaki izolasyon direnci bölünürse çıkan sonuç izolasyonu yorumlamak için kullanılabilir. İyi bir izolasyon direnci zaman içinde yükselme göstereceğinden çıkan sonuç birden büyük olmalıdır.

125/448

10./1. dakika testlerinden çıkan sonuç 1 den küçük 1-1,5 arası 1,5-2 arası 2-3 arası 3-4 arası 4 den büyük

İzolasyonun durumu için yorum İzolasyon tehlikeli durumda İzolasyon kötü İzolasyon incelenmeli İzolasyon iyi İzolasyon çok iyi İzolasyon mükemmel

Aşırı gerilim testi
Normal bakım işlemleri sonucunda aşırı gerilim testi yapılır. İzolasyonun gerçekten iyi olup olmadığını test etmek amacıyla makinaya ve sisteme yüksek gerilim uygulanır. Alternatif akım veya doğru akım uygulanarak yapılır. Her iki uygulama da birbirine üstünlük sağlamaz. Fakat makinanın alternatif veya doğru akımda çalışmasına göre tercih bunlardan birine yapılabilir. Doğru akım test cihazlarının el tipi olanları ucuz, kulanımı kolay ve yaygın olduğundan tercih bu yönde yapılabilir. Testler sırasında makina izolasyonunda bozulma olmamasına dikkat edilerek test gerilimi seçilmelidir. Seçilecek test gerilimi mutlaka cihaza uygun olmalıdır. 1000 voltun altındaki yeni makinaların izolasyon testinde anma gerilimini iki katı ve ilave olarak 1000 volt kullanılabilir. (400 volt için 1800 volt) Eski makinalarda bu değer % 50 -60 a düşülür. Bu test sonucunda test için yorum yapmak zordur. Neyin kabul edilebilir olduğunu bilmek gerekir. Bu test yerine izolasyon direnci testi daha uygundur.

NÖTR AKIMI TESTİ
Nötr akımının zaman zaman yükseldiği olur. Bunun nedeni fazların dengesiz yükselmesi veya harmoniklerdir. Bazen her ikisi birlikte ortaya çıkar. Ayrıca şebekeden dengeli akım çektiği halde asimetrik akım yapısı nedeniyle nötrü üzerinden akım geçen hız kontrol üniteleri, UPS ler gibi elektronik üniteler vardır. Tüm bu sayılanlar nötr akımının yükselmesine, nötr ile topraklama iletkenleri arasında gerilim yükselmesine ( Common Mode Noise) ve nötr iletkeninin ısınmasına

126/448

neden olurlar. Isınmanın etkisi ile nötr iletkeni izolasyonunda bozulma meydana gelir. Isınma etkisi ile yangın ve cihaz bozulmaları yaşanır. RMS ölçüm özellikli bir pens ampermetre ile nötr akımı kaba olarak ölçülmelidir. Bu ölçümde okunacak akımın tüm harmonik frekansları taşıdığı unutulmamalıdır. Bu nedenle ölçüm için spektrum analizörü kullanılması sonucun doğru olmasını garantiler.

127/448

BÖLÜM 19
UZUN SÜRELİ ÇALIŞMA KOŞULLARI ALTINDA YAPILAN BAKIMLAR

Durması bakımının,

Mümkün uzun

olmayan süreli

ve

24

saat

çalışan sonunda

kağıt

fabrikalarda, elektrik

elektrik bakım

sitemlerindeki arızalar ağır hasarlara neden olur. Bu nedenle elektrik tesisatının üretim periyotları yapılması, anlayışında farklılıklar getirir. Kontrolların ve bakımın periyodu emniyet koşulları, işletmenin çalışma şartları ve bakım hizmetinin niteliği göz önüne alınarak yapılır. Böyle yerlerde meydana gelecek elektrik arızaları ve ekipman kusurları, genellikle elektrik tesisatında mal kaybına yol açar. Ayrıca üretim kaybı gibi ilave sonuçları da bulunur. İlave denilen üretim kayıpları, genlikle elektrik ekipmanlarındaki kusurlardan daha büyük olabilir. Elektrik sistemi ve tesisatındaki bakımların yanında projelendirme ve tasarımla ilgili konular önem kazanmaya başlar. Böyle işletmelerde emniyet ve bakıma yönelik tedbirler işin başında alınarak ilk yatırım maliyetleri yükselir. Fakat daha sonra ekonomik kazanımlarla geri alınır.

Bakımın genel koşulları
Bir elektrik sisteminin mühendisliği, tasarımı ve montajı iyi yapılmadığı sürece, bakım ne kadar özenli yapılırsa yapılsın, çalışma güvenliği bulunmaz. Bu nedenle aşağıda sıralanacak olan tedbir ve önerilerin, sistem tasarımı açısından çok önemli oldukları ve uzun aralıklarla duran işletmelerde dikkate alınmaları gerekir.  Tasarım ve mühendislik, bakım için enerji kesilmesini gerektirmeyecek şekilde yapılmalıdır. Rutin veya acil bakım sırasında enerji kaynağının alternatifli olması ve duruşa yol açmaması gerekir. Arızalı bir kaynaktan, sağlıklı diğer kaynağa geçiş, minimum süre içinde gerçekleştirilebilmelidir.

128/448

Yüksek kaliteli ekipmanlar seçilerek işletme sırasında gerekli gözlem yapılabilmeli ve kapasiteleri yüksek olmalıdır. Gözetleme delikleri ve pencereleri ile koruma altına alınmış olan özel bölmeler görülebilmelidir. Enerjisi kesilmiş bir hücre içinde, enerjili yan hücrelerden bağımsız olarak çalışma yapılabilmelidir.

Mutlaka fabrika kabul testleri yapılmalıdır. Alınan ekipmanların şartname ve standartlarda belirtilen kıstaslara uyup uymadığı FAT (Fabrika kabul testleri) sırasında incelenmelidir.

 

Montaj talimat ve prosedürlerine sıkı sıkıya uyulmalıdır. Montajın her aşaması denetim altında tutulmalıdır. Bu aşamada kablo ve diğer montaj malzemelerinin ezilme ve deforme olma gibi muamelelere maruz kalmamaları gerekir.

Mutlaka montaj kabul testleri yapılmalıdır. Bu testlerde ekipman üzerinde fonksiyon kontrolu yapılmalıdır. Bu durum montajın, nakliyenin ve diğer olası dış etkilerin ekipman üzerinde bırakacağı kötü muamelelerin tümünü ortaya çıkaracaktır. Bu kontrolun bir başka yararı, daha sonraki kontrol ve testler için baz teşkil edecek değer ve bilgilerin ortaya çıkarılmasıdır.

Yukarıda anlatılan noktalardan başarıyla çıkılması planlı bakım için iyi bir başlangıç noktası olacaktır. Sistem planlı bakım yapılarak, uzun süre güvenilir bir şekilde hizmet verecektir. Bu sistemlerdeki bakım, test ve kontrol yöntemleri bakımın sık yapılabildiği sistemlerdeki ile aynıdır. Fakat burada dikkate alınması gereken nokta, bakım işlerinin daha dikkatli yapılmasıdır.

Uzun aralıkla bakım yapılan elektrik sistemlerinde bakıma etki eden faktörler
 Tüm elektrik bakım ve işletme elemanlarının sistemle ilgili bilgiye sahip olmaları gerekir. Duvara asılı şema ve prosedürlerle, alınan önlemler personelin bilgisini taze olarak tutmasına yardım eder.  Büyük tüketici yüklerin tüketici olarak sisteme etkileri, bakımlarındaki kalitenin sistemin devamına yapacağı katkının bilinmesi çalışanlar açısından önemlidir.

129/448

       

Planlı duruşların arasında geçen sürenin uzunluğu, prosesin sisteme ola etkileri ve ortam şartları bakım ihtiyacını etkiler. Kısmi test ve bakım yapılan bölgelerde, bakım yapılan kısımlar listelenmelidir. Bu durum bakım için birden fazla duruşa neden olur. Duruş süresinde bakım için ayrılan sürenin miktarı bakım kalitesini etkiler. Elektrik sistemine ait parçaların tanınması bakım ve işletme bilgileri, ilgili personel tarafından ne kadar iyi anlaşılmışsa bakım sonuçları o derecede iyi olur. Ekipmana etkisi olan nem, toz, vibrasyon gibi çevre koşullarının bilinmesi gerekir. Anormal durumları ve bunların işaretlerini (koku, renk, ses gibi) tanıyabilme becerisi önemlidir. Bakım prosedürlerine uyulması önemli bir etkendir. Kontratlı bakım sözleşmeleri ile alınacak hizmetler bakıma olumlu katkıda bulunur. Bu kapsama röle ayar testleri, kesici koruma cihaz ayarları ve testleri, yüksek gerilim testleri, yağ izolasyon testleri ve yağ temizlenmesi, şalt sisteminin bakımı ve testleri, Elektronik cihazların bakım ve testleri ile infrared ölçümler girerler.

İşletme ve bakım kadrolarının sayısı, kalifikasyonu ve eldeki test donanımının yeterli olmadığı tespit edildiğinde, kontratlı bakım planlaması yapılmalıdır. Bunu yanında işletme bakım kadroları kontrollük görevini üstlenerek, denetimlerini yapacak düzeyde bilgi sahibi olmalıdır. Kontratlı bakım firmasına sadece bir ekipmanın bakımının yapılacağını söylemek eksik bir tanımdır. Daha sonra bu konuda emniyetle ilgili sorunlar yaşanabilir. Bu durum tıpkı işletme bakım elemanlarına eksik bilgi aktarmak gibi sonuçlar yaratır. Sistemle ilgili gerekli işletme özellikleri bildirilmelidir. Bir arıza olduğunda parçanın sadece değiştirilmesi yeterli değildir. Komple bir analiz ile olayın nedeni incelemeli ve tekrarlamaması için düzeltici önlem alınmalıdır. Aşağıdaki listede, bakım kontrol ve test işlemleri için hazırlanmış rehber tabloların asılı olması gereken mahaller verilmektedir. Bu tablodaki bilgiler genel ve bakımı yapılacak ekipmanla uyumlu, sağlıklı bilgiler olmalıdır. Bakım periyodu bu tabloda görülmelidir.  Orta gerilim ekipmanları o o Kablolar, klemens ve bağlantı bilgileri Yağlı trafolar

130/448

o o o o o o o o o o  o o o o o o o o o o

Kuru trafolar Metal-Clad şalt ekipmanları Devre kesiciler Metal muhafazalı şalt ekipmanları Bara kanalları Koruma röleleri ve sigortalar Otomatik transfer panoları Kompanzasyon panoları Parafudurlar Havai hatlar Kablo be bağlantılar Kuru tip trafolar Şalt ekipmanları Çekmeceli güç şalterleri Baralar ve busbarlar Her tür panolar Koruma röleleri, sigortalar Otomatik transfer panoları Devre kesiciler Parafudurlar

Alçak gerilim ekipmanları

Enerji kullanımı
Enerjinin sanayide kullanımı, mekanik amaçlı işlemler, aydınlatma, ısıtma ve soğutma gibi alanlardadır. Burada sözü edilen bakım işlemleri, enerjinin kullanımına yönelik alanlardadır. Enerjinin kullanımı derken 400 volt ve altındaki gerilimler kastedilmektedir. 4. ve 5. bölümlerde koruyucu bakım için planlama ve geliştirmeye giriş yapılmıştı. Uzun dönemlerle bakım yapılabilen işletmeler için, ekipmanlarda, bakıma yaklaşım özellik arz etmektedir. Ekipmanın işlevi ve teknik emniyet şartları titizlikle dikkate alınmalıdır. Tasarım aşamasında, bakım amacıyla ekipmana kolay erişim imkanı ve infrared kontrol ve gözlemler için düşünülmüş yaklaşım alanları ve kapakları bırakılmalıdır. Tasarım sırasında, bakım personeli gözüyle olaya yaklaşılmalıdır.

131/448

Kayıtlar ve gözlem amaçlı turlar
Uzun süreli bakıma alınamayan ekipmanlarda, kayıtlar sık bakılan ekipmanlardan daha önemli hale gelir. Kablo tesisatındaki değişiklikler, değişen parçalar ve her tür değişiklik doğru olarak kayıt altında olmalıdır. Periyodik gözlemler için düzenlenmiş tablolar hazırlanmalıdır. Tabloda işlenen bilgiler ekipmandaki olumsuz gidişat olup olmadığını söyleyecektir. Kontrol edecek personel değiştiğinde daha öncesine ait bilgiler bu kayıtlarda görülebilecektir. Aydınlatma ve güç panolarına ait kayıt ve yönergeler güncel ve doğru olmalıdır.

Güç dağıtım panoları
Güç dağıtım panolarının üzerinde grup isim etiketleri bulunmalıdır. Bu panolarda enerji nadiren kesilir. Enerji kesilmesi değişiklik sonucu olur. Panolar enerjili iken yapılabilecek işler son derece sınırlı olduğundan panolarda yapılacak işler için enerjinin kesilmesi tavsiye edilir. Çalışma sırasında panolardan yayılacak ısı ve sıcak noktalar tespit edilmelidir. Bu tespitler belirli aralıklarla yapılmalıdır. Sorunlu olan bölgelerde unutmamak amacıyla sorunlu olan noktalar için kayıt tutulmalıdır. Duruş anında enerji kesildiğinde tüm cıvatalı bağlantı noktalarında sıkılık kontrolları ve renk değiştirme araması yapılmalıdır. Renk değiştiren noktalardaki parçalar yenilenmelidir.

Aydınlatma panoları
Aydınlatma panolarındaki problemler de güç panolarındakine benzer. İlaveten yüklenme sorunları ve beraberinde ısınma olayları yaşanır. Bu panolardaki sorunlar çok kısa sürede giderilmelidir.

Kablolar
8. bölümde bu konuda bakım işlemleri anlatılmıştı. Bakım aralığı tecrübe ve devrenin önemine göre değişir. Çok önemli hatlarda kablo izolasyon testleri uygulanmalıdır.

132/448

Elektrik makinaları
Programsız duruşlarda kaçınmanın yolu elektrik makinalarında düzgün bakım

yapılmasıdır. Elektrik makinalarındaki en önemli arıza kaynağı rulmanlardır. Yağın miktarı, yağlama sıklığı, yağın özellikleri ve yağın uygulanış şekli önemli konulardır. Yağın özelliğini kaybetmeden uzun süre dayanması beklenir. Motorun çalışma sınıfı yani çalıştığı sıcaklık yağın tipini belirler. Motor imalatçısı tarafından önerilen yağ tipi kullanılmalıdır. Muadili yağlar kullanılacaksa seçim dikkatle yapılmalıdır. Kullanılacak gres yağı miktarı rulmanlar için hayati önem taşır. Hem aşırı yağlama hem de az yağlama problem yaratır. Aşırı yağ motorun sargıları arasına giderek soğumayı engeller ve sargı izolasyonunu bozar. Yağ tipi ve miktarı doğru seçildiğinde, 90 kw’a kadar olan motorlarda yıllık yağ yenilenmesi yeterli olur. Daha büyük motorlarda 6 ayda bir yapılmalıdır. Yağlamalar mevsimlik veya yıllık bir duruşta yapılabilir.

Motor rulmanına gres yağı basmak için bir yöntem
Gres basma memesi ve tahliyesi bulunan bir motorda, aşağıdaki yöntem uygulanarak basınçsız gres tabancası ile yağ değişimi yapılır. a) Gres tabancası ve gres memesi üzerindeki kurumuş kötü yağ temizlenmelidir. b) Tahliye tapası açılarak, yağın atılması için kurumuş gres alınmalı ve çıkış serbest bırakılmalıdır. c) Gres yağı motor dururken sıkılmalı ve tahliyeden temiz yağın çıktığı görülene kadar basılmalıdır. Duran motorda yağın motor içine kaçması önlenmiş olur. d) Motor 10 dakika çalıştırılarak aşırı yağın çıkıştan atılmasına müsaade edilmelidir. e) Tahliye tapası temizlenerek yerine takılmalıdır. Bu yöntem tam kapalı motorlarda motorun ön rulmanında uygulanır. Arka rulman için motor fanı yağ dolumuna engel olduğundan, yağ tahliyesi için bir boru monte edilmiştir. Yağ değişiminde bu boru sökülerek temizlenmeli ve yerine öyle takılmalıdır. Yağın bu boruya geldiği anda yağ basımı kesilmeli ve borunun temiz ve boş olduğu görülüp yerine takılmalıdır. Boş olan bu boru fazla olan yağı alacaktır.

133/448

Bazı dik motorlarda ve özel motorlarda rulman yatağına erişen yağlama boruları monte edilmiştir. Yukarıdaki yöntem bu tür motorlar için de geçerlidir. Kapalı rulmanları olan motorlarda yağlama yapılmaz. Küçük bazı motorlarda gres memesi bulunmadığından, bu motorlarda rulman kapağı açılarak yağlama yapılır. Eski yağ alınarak yatağın dörtte bir boş kalacak şekilde yağ doldurulur. Bazı yataklarda otomatik gresörlük bulunur. Yağ değişimde eski yağın kabaca uzaklaştırılması gerekir. Bazı bakım işlemleri sırasında yatak tamamen sökülmüşse, rulman üzerindeki yağ, yağ çözücü solventle temizlenir. Rulman sökümü rulmanda hasar bırakacağından, bu tür yıkamalar nadiren yapılmalıdır. Sökülen rulman temizlikten sonra çok iyi kurutulmalı ve dörtte bir boşluk kalacak şekilde yağla doldurulmalıdır. Temizlenen rulman, kurutulmak için hava ile döndürülmemeli ve söküm sırasında dış bileziğe kuvvet uygulamamalıdır. Bunlar yapılmışsa rulman kullanılmamalıdır.

Sıvı yağlar
Konik rulmanlarda sıvı yağla yağlama sistemleri bulunur. Yağ viskozitesi çalışma sıcaklığı ve motorun hızı ile ilgilidir.Bu konularda kullanıcı imalatçı önerilerine uymalıdır.

Motorlarda kontrollar
Göz kontrolları periyodik olarak, mekanik veya yağlama ile ilgili sorunları gözlemek için yapılır. Bunun yanında ısı yükselmesi, rulman sesi, aşırı vibrasyon, yağlama kaçaklarını görmek hedeflenir.

Vibrasyon testleri ve vibrasyon analizi
Bir rulman ömrü, rulmanın arıza sinyali verene kadar, belli bir sabit hızda kaç saat çalışacağı ve kaç tur döneceği ile belirlenir. Bakım ile ilgili şartlar ve çalışma koşulları iyi olduğu takdirde rulman kendi malzemesinin dayanımı kadar süre çalışır. Rulman arızasının temel nedeni kendi malzemesinden kopan parçacıkların yüzündendir. Yağ filmi ortadan kalktığında aşınma başlar. Arıza ani gelişir ve önceden tahmin edilemez.

134/448

Vibrasyon

analizi,

rulmandaki

arızaların

tespiti

başta

olmak

üzere,

titreşimli

çalışmanın başladığını belirlemek amacıyla yapılır.Vibrasyonun kaynağını belirler ve düzgün montaj yapılmasını sağlar. Vibrasyon analiz cihazları çok kullanışlı ve olayları önceden görerek beklenmedik duruşları önleyen cihazladır. Cihazlar en basitinden başlayarak sürekli izleme ve kayıt yapanlarına kadar, muhtelif özelliklerdedir. Özellikle hızlı ekipmanlarda sürekli izleme yararlıdır. Grafiklerdeki eğilim bakım için uyarıcı bilgiler verir. İkinci kısım 16. bölümde vibrasyon konusu işlenmiştir. En basit vibrasyon cihazı bile önemli işler yapar.

Kirlilik
Döner makinalarda kirlenmenin boyutu bakım periyodunu belirler.Motorlarda

yanmaların nedenleri arasında soğutamama gibi sorunlar da vardır. Özellikle motor pervane kapağı deliklerindeki kapanmalar, soğutmayı engeller. Soğutma kanallarının ve kapak deliklerinin temiz olmalarına dikkat edilmelidir. Motor yüzeyi üzerindeki kir tabakası motoru havadan aşırı izole kir ederek soğumasını sık engeller.Temizliklerin motorlarda sık yapılamaması veya birikiminin yaşanması, izolasyon

ölçümlerinin yapılmasını gerektirir. İzolasyon testinde görülecek kaçak akımlar motorda kirlenmeyi gösterir.

Döner makinalarda yol vericilerin kontrolu
Motor yol vericileri veya makinaları kontrol eden panolar bu kapsamdadır. 9. Bölümde bu konuda bilgi bulunmaktadır. Uzun süreli çalışacak sistemlerde bakım programında bazı değişiklikler yapılmalıdır. Panolar göz kontrolu amacıyla enerjili iken açılmalıdır. Bu panolarda gerilim altındaki kısımlar şeffaf kapak ve örtüler altında ve gözle görülebilir, biçimde olmalıdır. Klemensler ve bağlantı noktalarına bakılmalıdır. Pano soğutması ve havalandırma delikleri kontrol edilmelidir. Pano kapak contaları tam ve sağlam olmalıdır. Pano içine kirli hava girmemelidir. Mümkünse kontak aşınmaları gözlenmelidir.

135/448

Monte edilmiş yedek
Bu tür yedekler, acil durumlarda işletmeyi durdurmadan, çalışmanın devamını sağlarlar. Bu tesisat tasarım aşamasında yapılırsa daha iyi olur. Bakım arızaya yol açmadan yapılacağından, maliyetlerde azalma olur. Yedek sistemler bakım için çözümdür.

Isıtma üniteleri
Çalışmaları sırasında sıcak olacakları için, bakımlarının yapılması nerdeyse mümkün değildir. Termostatla kontrolda olduğu gibi, on-off kontrol sonucu, ısınma ve soğumanın ekipman üzerinde yaratacağı etki, bağlantı noktalarında gevşemelerdir. Bu amaçla gevşemeyecek tarzda somun ve rondela kullanılması uygun olacaktır. Çalışma sırasında yapılabilecek gözlem, bağlantı noktalarındaki gevşemelerin tespitine yönelik olacaktır. Bu noktalarda ısınma veya ark izi aranmalıdır. Kablolarda da uzama ve kısalma sonucu, rakor delikleri içinde ve diğer geçiş noktalarında sürtünmeler meydana gelebilir. Bu bölgelerde izolasyon kontrolu yapılmalıdır.

Elektrostatik boşalmalar
Döner makinalarda meydana gelen dönüş hareketi sürtünme yaratacağından, elektrik yükleri meydana gelecektir. Bu yükler, başka yüksüz aksama hatta insanlara atlayabilir. Topraklama sistemine yükleri boşaltması için bağlı olan bu ekipmanların topraklama ile bağlantılarının doğruluğu kontrol edilmelidir. Statik yükler boşaltılmadıkları zaman birkaç bin volt gibi değerlere yükselebilir. Makinalar direk olarak topraklanmalıdırlar. Bazı parçalar birbirine bağlı olduğundan, dolaylı olarak toprağa bağlıdırlar. Boyası çıkarak paslanmış kısımlarda iletkenlik kaybolur. Bu kısımlar temizlenmeli ve paslanmaları önlenmelidir. Kablo parçaları ile birbirine bağlanma sağlanmalıdır. Kablolar kablo pabuçları ile bağlanmalı ve bağlantı yerlerinde boya kullanılmamalıdır. Bağlantılar daima temiz tutulmalıdır. Paslanmayı önleyen sıvılarla muhafaza düşünüldüğünde, topraklama bağlantısının gerekli düşük dirençte olduğundan emin olunmalıdır. Düşük devirli makinalarda rulmanlar bağlantıyı

136/448

sağlayacak teması verirler. Fakat hızlı makinalarda topraklama bağlantısı fırça gibi parçalarla yapılabilir. Bu konuda çeşitli iletken şeritler geliştirilmiştir.

Yeterli statik topraklama için öneriler
 Statik akımların bir mikro amperi aştığı nadiren görülür. Bu nedenle bir mikro amper kaçak akımı olan bir sistemde tehlikeli statik elektrik birikmesi olmayacaktır.  Bir iletkenle topraklama arasında 10 000 mega ohm kaçak direnç varsa yeterli statik topraklama var demektir. Hızlı gelişen bir statik elektrik birikimi için 1 mega ohm kaçak direnç yeterlidir.  Yeterli statik birikim için gerekli olan kaçak direnç değeri, çeşitli işler için değişir ve uzman bir kişi tarafından tanımlanabilir. Veri yokluğunda alınacak baz rakam 1 mega ohm direnç değerini aşmamalıdır.  Statik elektrik için iletken kesiti sınırlaması yoktur. Fakat iletken aynı zamanda koruma   topraklaması olarak kullanılacaksa, bu durumda topraklama yönetmeliği rakamları baz alınmalıdır. Statik topraklama iletkeni izoleli olmak zorunda değildir. Koruma topraklama iletken kesitleri statik topraklama için fazlasıyla yeterlidir.

Kontrol ve bakım
Topraklama sistemindeki kontrol ve bakım işlemleri koruyucu elektrik bakımının parçalarıdır ve tamamen konusunu bilen personel tarafından gerçekleştirilmelidir. Kontrollarda bakılacak noktalar direnç ölçümleri ve göz kontrollarıdır. Aşağıda bu konuda bir kısım bulunmaktadır. Düzeltici önlem olarak direnç değerlerinin istenilen seviyeye indirilmesi gerekir. Göz kontrollarında bağlantısı ayrılan, kopan, ezilen iletkenler araştırılır. Bu kusurlar yerinde giderilir. Gözlemler tüm yeni sistemlerde ve değişiklik olan bölgelerde yapılmalıdır. Ekipman tamirat için sökülmüşse geldiğinde bağlantılar tekrar yapılmalıdır. Gözlemler periyodik olarak yapılmalıdır. Gözlem sıklığı tecrübeye bağlıdır. Çevre şartlarının kötü olduğu yerlerde bakım sık yapılmalıdır.

137/448

Topraklama direnci ve toprak megerleri
Açık devre olarak 500 volt verebilen ve kısa devre olduğunda 5 mili amperi sağlayabilen kalibrasyonu tam megerler topraklama için kullanılırlar. Yapılan ölçümlerin ve kontrolların sonuçları ve varsa düzeltici önlemler kayıtlarda görülmelidir. Bu ölçümler ayni zamanda zayıf olan ve değiştirilmesi gereken yerleri de gösterirler. Patlayıcı gaz ortamında çalışma bazı önlemler alınmasını gerektirir.    Bakım ve kontrolu yapacak personel iyi topraklanmış olmalıdır. Çalışma için gerekli takımların kıvılcıma neden olmayan türde olmaları gerekir. Bu çalışmalarda aksamdan kıvılcım çıkartılmamaya dikkat edilir.

Bu bölgelerde statik boşalmalar tehlike yaratacağından topraklama önem kazanır. Kontrol edilecek noktaların bir listesi olmalıdır. Aşağıdaki kontrol noktaları tipik yerlerdir.          Topraklama bağlantıları Seyyar ekipmanların geçici olarak bağlanmış topraklama bağlantıları Metal hortum kaplinleri ve kelepçeleri İletken ve yalıtkan yerleri bağlayan cıvata ve somunlar Metal boru ve kanal bağlantıları Döner parçalar ve şaftlar Döner (basınçlı ve basınçsız) elekler Vanaların kolları ve simitleri Hareket halindeki tüm dönen parçalar

Otomasyon ve enstrümanlar
Bölüm 5 de genel bakım yaklaşımı verilmişti. Bu tür donanımda sistemin çalışmasını etkileyecek cihazlar olabilir. Bunların tasarımın başında yedeklenmesi düşünülmelidir. Fakat yapılmamışsa daha sonra ilave edilebilir. Bu tür yedeklemelere örnek güç kaynaklarıdır.  Kritik ekipmanlarda alarm cihazları çift düşünülmelidir.

138/448

   

Alınacak cihazlar ağır çalışma koşulları göz önüne alınarak yapılmalıdır. Kontrol kartları ve I/O modülleri soketli tip olmalıdır. Alınacak enstrümanlar on-line test imkanı vermelidir. Kuvvetli akım kısımlarında bakıma elverişli birbirinden bağımsız bölümleri olan kabinler olmalıdır. Bir parçanın değişiminde tüm sistem etkilenmemelidir.

Güç kaynakları
Güç kaynakları asıl ve yedek kaynaklar olarak ayrılırlar Asıl kaynaklar sürekli olarak enerjinin sağlandığı kaynaklardır. Yedek kaynaklar ise stand-by veya emerjens sistemler olarak kullanılırlar. Sürekli hizmette olan kısımların düzenli bakım periyotları olmalıdır. Bu bakımlarda dikkate alınacak hususlar aşağıdadır.        Düzenli Toprak olarak kaçak okunan cihazları, ölçüm değerlerindeki bildirirler. sapmalar Bunlardan anormalliklerin gelen değerler

göstergeleridir. kaçakları okunmalıdır. Alarmlarla, açma(trip) arasında ilişki olduğundan, alarmlara önem verilmelidir. Akülerin şarj durumu tespit edilmelidir. Redresörlerin akım sağlama değerleri ile yüklerin gerilim ve akımları uyumlu olmalıdır. Akım taşıyan parçalarda ısınma izi aranmalıdır. Çevre koşullarındaki değişimler izlenerek olumsuzluk yaratacak olanlar düzeltilmelidir. Bakım sıklığı günlük, haftalık veya aylık olabilir. Bu şartlara bağlıdır. Günlük kontrollarda alarmlar ve ölçüm değerlerine bakılmalıdır. Yedekleme olan yerlerde, cihazların kontrolları doğrudan temas ve gözlemle yapılmalıdır. İlk bakım periyodu olarak imalatçı değerleri baz alınmalıdır. Daha sonraki bakımlarda bakım sonuçlarına göre periyot tayin edilmelidir. Yedek veya stand-by sistemlerde bakım ekipmanın kontrol için çalıştırılmasına kadar sürdürülmelidir. Emerjens jeneratörlerde deneme çalıştırmaları yapılmalıdır. Ayda bir deneme yeteceği gibi gerekli görülen önemli noktalarda günlük denemeler yapılabilir.

139/448

Kilitlemeli sistemler
Kablo bağlantılı kilitlemeli sistemlerde kontrollar gözle yapılır. Bazı işletmelerde veya aralıklı çalışan bazı ünitelerde kilitlemeli yapılar bizzat fiziksel olarak deneme çalıştırması ile yapılır. Yangın riski gibi sorunlar yaratacak olan kısımlarda haftalık deneme testleri yapılabilir.

Sensörler
Emniyet amaçlı konulmuş sensörlerin kontrolu önem taşır.Bunlardan işletme sırasında sorun yaratmayacak olanlar mümkün olduğu kadar test edilmelidir. Diğer sensörlerin kontrolu duruşa bırakılmalıdır. İşletme personeli de bazı kusurları üretim anında tespit edecektir. Bu gibi cihazlarda gözle kontrol, gevşeme, vibrasyon gibi nedenlerin aranması için yapılır. Cihazın ölçeceği ortamla bir teması vardır. Göz kontrolu gerek bağlantıların gerekse diğer kirlilik gibi anormalliklerin aranması ile yapılır. Ortamdan kaynaklanan sorunlarda sensörün tipi üzerinde durulmalıdır. Bu grupta cihazlara seviye, basınç, sıcaklık ölçümü gibi cihazlar girer. Emniyet amaçlı cihazlarda bakım ve kontrol dikkatle yapılmalıdır. Duruşa neden olanlar varsa bakım periyotları şartlara göre düzenlenmelidir. Bazı testler işletme personeli tarafından yapılabilir. Örnek basınçlı bir tankta blöf yapılarak basınç düşmesi ve alarm bilgisi kontrol edilebilir.

Alarm sistemleri
Alarm devrelerinde lamba testi ile lambaların sağlamlığı kontrol edilir. Bunlar önemi,ne göre her vardiyada veya her gün kontrol edilmelidirler. İletme personeli tarafından kolaylıkla yapılabilirler. Gerektiğinde bakım personeli ile birlikte çalışılmalıdır.

140/448

Alarm ve alarm sonucunda kişi hayatına veya mala zarar söz konusu olduğu durumlarda, kontrolların düzenli yapılması gerekir. Alarmların kontrolu yapılırken, fiziksel olarak alarmın aktif edilmesi veya proses aracılığıyla alarmın yaratılması daha emniyetli sonuçlar verecektir. Buna fonksiyon testi demek daha doğru olur. Bazı alarmlarla (yangın alarmı gibi) birlikte personelin alarma karşı davranışları da gözlenebilir.

141/448

BÖLÜM 20
BAKIM AMACIYLA ENERJİNİN KESİLMESİ VE PERSONELİN CAN GÜVENLİĞİ
Enerjisi kesilmiş tesisatta çalışan bakım personeli için en önemli tehlike enerjinin bir nedenle yeniden verilmesidir. Bu tehlikenin elektrik şoklarından ölüme kadar giden sonuçları vardır. Mevcut koruma sistemleri yanında özel bazı tedbirlerin daha alınması akıllıca olacaktır. Özel tedbirler ilave talimatlarla desteklenmelidir. Azami koruma sağlanmalıdır. Özellikle orta gerilim tesisatında tedbirler çok yüksek seviyede olmalıdır. Düşük gerilimli uç bölgelerde koruma tedbirleri asgari düzeyde de olsa uygulanmalıdır. Ara bölgelerde tedbirler her iki uç noktaya göre düzenlenmelidir. Korumanın düzeyini belirlemek amacıyla aşağıdaki durumlar göz önüne alınmalıdır.  Gerilim altındaki diğer ekipmanlardan indükleme yoluyla üretilecek gerilimlere karşı önlem alınmalıdır. Özellikle oluşacak hata akımlarında bu gerilimlerin boyutu çok büyük olacaktır.     Yeniden enerji verilirken yapılacak hatalı operasyonlardan kaçınılmalıdır. Enerjili bir iletkenin, enerjisiz kısımlara temasından kaçınılmalıdır. Yıldırımlar sonucu oluşacak yüksek gerilime karşı tedbirli alınmalıdır. Yüklü olan kondansatör ve akü gibi ünitelerdeki artık gerilimlere karşı önlem alınmalıdır. Koruma için alınacak önlemler aşağıdakilerle sınırlı olmamak kaydıyla yerine getirilmelidir.  Cihazın enerjisi uygun şekilde kesilmelidir. Güncel şemalar kullanılarak uygulanacak enerji kesimi sağlanmalı ve alternatif kaynaklardan gelecek diğer canlı kaynaklar tespit edilmelidir. Her kaynaktan gelen kesici ve ayırıcılar kullanılarak sistem enerjisiz bırakılmalıdır. Bıçaklı ayırıcıların olduğu yerlerde, bıçakların fiziksel olarak ayrıldıkları görülmelidir. Çekmeceli yapılarda, çekmeceler, tam olarak ayrık oldukları konuma getirilmelidir. Otomatik olarak

142/448

ayrılan ve kontrol edilen kısımların, devreyi ayırdıkları personel güvenliği açısından kabul edilmemelidir.  Kazaen enerji beslemesine karşı önlem alınmalıdır. Açılan ayırıcı kolları asma kilitle kapatılmamaları için kilitlenmelidir. Üzerine çalışıldığını gösteren tabela asılmalıdır. Ekipmanı enerjisiz bırakmak amacıyla sökülmüş olan sigortaların, yerlerine hata ile takılmalarını önleyecek tedbirler alınmalıdır. Kilit ve tabela asılması temel önlemlerden biridir.  Devre tüm iletkenleri enerjisiz kalacak şekilde kontrol edilmelidir. Bu test özellikle kontakların gözle görülemediği ve ayırma işleminden emin olunamayan kısımlarda yapılmalıdır. Gerilimin varlığını gösteren gerilim detektörleri ile gerilimin sıfır olduğu görülmelidir. Bu detektörün çalıştığından fiziksel olarak yapılacak bir gözlemle emin olunmalıdır.  Topraklanana kadar iletkenlerin enerjili oldukları düşünülerek dokunulmamalıdır. Test yapıldıktan sonra uygun bir prosedürle iletkenler topraklanmalıdır. İletkenlerin topraklanmasındaki amaç personelin güvenliği olduğu için topraklama enerjinin verilmesini engellemelidir. Kondansatörlerle çalışılacaksa, Kondansatörler topraklanarak ve kısa devre edilerek yükleri boşaltılmalıdır.  İşle görevli her personelin alınan önlemlerden ve güvenlikle ilgili yapılan işlerden tam olarak tatmin olması gerekir. Tüm alınan güvenlik önlemlerine rağmen sisteme enerji gelebilir. Bu durumda tek güvence yapılmış olan topraklamadır. Bu nedenle topraklama bağlantısının yeterli sağlamlıkta ve güvenli olduğuna emin olunmalıdır. Geçmişte sistemler küçük olduğu için kullanılan topraklama iletkeni kesiti önem taşımıyordu. Sistemlerin büyümesi ile kullanılacak topraklama iletkeni üzerinden binlerce amper akacağından iletkenin buharlaşması mümkündür. Bu durumda devrenin kesilmesine kadar tehlikeli gerilimler, metal buharı solunması, arka bağlı yanıklar meydana gelir. Yeterli topraklama yapılması bu tür hayati tehlikelere karşı alınmış bir tedbirdir. Emniyet topraklaması, geçici topraklama veya personel topraklaması gibi terimler, enerji tesislerinde bakım sırasında kullanılan enerjisiz işlem yapma amacıyla ortaya atılmışlardır. Aşağıda kullanılacak topraklama terimi, bilinen topraklama kavramı yerine bunları anlatan bir terim olarak kullanılacaktır.

143/448

Topraklama ekipmanı, özel ağır ortam koşulları için yapılmış maşalardan ve bunlara bağlı yeterli kesitteki kablolardan meydana gelir. Meydana gelen kısa devre 100000 amperi bulabileceğinden koruma cihazının devreyi kesmesi için gereken zaman aralığında dayanabilmelidir. Anlamsız kalın ve taşınamaz hale gelen iletkenlere de gerek yoktur.

Emniyet topraklaması için gerekli ekipmandan beklenen özellikler
  Topraklama maşaları ile iletkenlerin bağlanabilmeleri için hatta ve birbirlerine göre kesitleri uygun olmalıdır. Yetersiz bir maşa kısa devrede eriyebilir. Topraklama iletkenleri yeterli kesitte olmalıdır. Gerekirse iki veya üç iletken paralel bağlanmalıdır. İletkenlerin kesitleri eriyemeyecek kapasitede olmalı, düşük dirençli olmalı ve sağlam olmalıdır.  Topraklama iletkeni ile hat iletkeni metal metale bağlantı gerektirdiğinden, iletkenlerdeki boya veya oksit tabakasını aşabilmek için, maşalarda dişli bir yapı olmalıdır. Dişli maşa iletken üzerinde bir tur döndürülerek boya veya oksit tabakasına işlemeli ve sonra sıkılaştırılmalıdır. Üzerinde sıkma vidası bulunmalıdır.  Topraklama kablosu mümkün olduğu kadar kısa olmalı ve direnci düşük olmalıdır. Kablo yığıntısı yaratılmamalıdır. Enerji istemeden gelecek olursa gevşek serili kablo kısa devre akımı etkisiyle savrularak personele zarar verecektir. Uzun bırakılmış topraklama kablosu personel emniyeti açısından sakıncalıdır.  Topraklama kablosu, çalışma bölgesindeki gerilim düşümünü, minimumda tutmak için, fazlar ve toprak iletkeni ve işletme nötr noktası arasına bağlanmalıdır. Ayakları yere ve elleri faz barasına temas eden bir kişinin (gövde direnci = 500 ohm) korunması için çekilen topraklama kablosu iç direnci 0,001 ohm dur. Bu durumda topraklama kablosu üzerinden akacak 1 000 amperlik kısa devre akımı 1 volt gerilim düşümü yaratır. Yani kişi 1 voltluk bir gerilime yakalanır. Kısa devre akımının 10 000 amper olması durumunda kişi üzerinde 10 volt gerilim düşer. Kişi üzerinde düşecek gerilim için emniyet sınırının azami 50 volt olduğu düşünülürse tehlike sınırında gerilime yakalanmak için 50 000 amperlik kısa devre akımı meydana gelmelidir. Burada gösterilmeye çalışılan temel nokta, topraklama kablo direncinin küçük olması gerektiği ve bağlama yönteminin, kişi can güvenliği üzerindeki etkisidir. Kişi daima faz ve toprak arasında kendisine paralel ve çok kısa olarak uzanan bir iletkenle

144/448

birlikte kalmalıdır. Bağlantı noktasındaki direnci küçültmek için çok iyi sıkılmış bir bağlantı yapısı tercih edilmelidir. 50 000 amperlik bir kısa devrede, bağlantı noktası ile birlikte 0,002 ohm direnci olan bir topraklama kablosu üzerinde 100 volt düşeceğinden tehlike meydana gelir. Çalışma sonunda topraklama kablosunun sökülmesinin ayrı bir önemi bulunmaktadır. Eğer unutulan bir topraklama bağlantısı varsa, koruma sistemleri aracılığıyla kısa devre açması yaşanır. Bu arada kontak erimeleri ve sigorta patlamaları meydana gelir. Topraklama kablosunun geriye toplanması için aşağıdaki yöntem kullanılabilir.   Topraklama amacıyla sistemde kullanılan topraklama setleri için bir etiket numarası verilmelidir. Sökülen her set listeden kontrol edilerek ayrılmalıdır. Topraklama kablosunun bağlı olduğu bölümde kapılar açık tutulmalıdır. Kapıda topraklamanın yapıldığına dair bir uyarı levhası bulunmalıdır. Enerji vermeden önce sitem dolaşılarak gözle kontrol yapılmalıdır.  Enerji vermeden önce sistemde empedans

145/448

BÖLÜM 21
KABLO TAVALARI VE BUSBARLAR

Kablo tavaları ve merdivenleri
Kablo tava sistemi pek çok parçanın, bağlantı parçalarıyla birleştirilmesiyle meydana gelmiş, esnek olmayan bir yapıdır. Kablo sistemleri, şaftlara ve kanallara giren kablo merdivenleri veya tam kapalı kablo tavaları gibi benzer yapılardan oluşur. (Ek. 7) Sistemin bakımında, monte edildiği bölgenin çevre koşulları önemlidir. Ağır çalışma şartlarının olduğu durumlarda, sahil kesimlerinde ve rutubetli bölgelerde bakım sıklığı arttırılmalıdır. Üzerine serilmiş bulunan kabloların izolasyonlarında hasar olup olmadığı kontrol edilmelidir. Kabloya hasar veren sebeplerin başında, sert köşeler, kablo sistemindeki ağırlaşma ve sarkma, titreşimler ve ısıl genleşmeler gelir. Kablo izolasyonu kontrolu 8. konuda verilmiştir. Kablo tavalarında, bir tavanın içindeki kabloların sayısı, kesitleri ve gerilim seviyeleri tesisat yönetmeliklerinde müsaade edilen sınırları geçmemelidir. Komünikasyon kabloları tava içinde kuvvet kabloları ile yan yana gitmemelidir. Kablo tavaları, boru sistemleri veya diğer donanımlar ile yan yana iseler, kabloya zarar vermemeleri için önlem alınmalıdır. Toz birikintilerinin veya muhtelif imalat döküntülerinin tavanın üzerini kaplamasına izin verilmemeli ve yangın gibi olaylara yol açılmamalıdır. Tavaların cıvata bağlantılarında paslanma gözlenmeli cıvatalar, belirli aralıklarla sıkılmalıdır. Bazı atmosfer koşulları hızlı kötüleşme yaratacağından tavaların askıları, destekleri, bağlantı cıvatalarının eksiksiz ve sağlam olmaları önem kazanır. Gerek görülmesi halinde bunlar yenilenmelidir.

146/448

Kablo tavalarının topraklama bağlantılarının eksiksiz ve sağlam olmalarına dikkat edilmelidir. Geçiş yerlerindeki bağlantılar kontrol edilmelidir. Kablo tavası kapakları kontrol edilerek açık ve eksik olanlar kapatılmalıdır. Bozuk ve bükülmüş olanlar yenilenmelidir.

Alçak gerilim busbarları
Busbarlar montajları fabrikalarda yapılmış ve çıplak bara iletkenlerinin metal muhafazaya alındığı, muhafazası topraklanmış elemanlardır. Cıvatalarının sıkılığı kontrol edilmelidir. Rondelaları kontrol edilerek cıvatalar tork anahtarı ile sıkılmalıdır. Baranın akım geçtiğinde ısınması ve soğuduktan sonra kısalması söz konusu olduğundan bağlantı kontrolu önemlidir. Yaylı rondelaların düzleşmesi aşırı zorlama işareti olduğundan, cıvataların sıkılmasında imalatçı firmanın vereceği değerler kullanılmalıdır. Dış gövde: bağlantı kapaklarının bulunduğu kısımlarda göz kontrolu yapılmalıdır. Açık bir kapak kazaya neden olabilir. Ayrıca kapakların bir görevi de topraklamanın bütünlüğünün sağlanmasıdır. Kül, parlayıcı ve patlayıcı gazlar ve diğer zararlı maddeler bara sisteminden uzaklaştırılmalıdır. Dahili ortamda baranın üzerine sıvı damlamamalıdır. Ya sıvı kaynağı izole edilmelidir, ya da bara sistemi koruma altına alınmalıdır. Harici tip bara sistemlerinde drenaj tapalarının alınmış olmaları gerekir. Kullanımda ise, bu deliklerin açık olduklarından emin olmak için, kontrolları yapılmalıdır. Gövdeyi destekleyen destek ve askı sistemlerinde göz kontrolları yapılarak, busbar sisteminin tamamı kontrol edilmeli ve gerekli düzeltme işlemleri yapılmalıdır. Almaçlar: Busbardan, kullanım amacıyla, almaçlar çıkması durumunda, bunların düzgün çalıştıklarından emin olunmalıdır. Almaç çıkışlarında askı sisteminin denetimi yapılmalıdır.

147/448

Testler: İzolasyon testleri 18. konuda verilmiştir. İzolasyon testi sonunda, izolasyon zayıflığı tespit edilmiş ise, Yüksek gerilim testi uygulanmalıdır. Montaj sonrası ve periyodik aralıklarla infrared sıcaklık ölçümleri yapılmalı ve sorunlu noktalar tespit edilmelidir.

Orta gerilim busbarları
Bağlantı noktalarındaki cıvata kontrolları ve infrared kontrollar, bunlar için de aynen geçerlidir. Bunlara ilaveten bara mesnetleri kir ve atlama kontroluna tabi tutulmalıdır. Kirli mesnetler temizlenmeli ve atlama izi görülen mesnetler değiştirilmelidir. Bara gövdesi içindeki ısıtıcıların çalışıp çalışmadıklarına bakılmalıdır. Kapakların kontrolları yapılmalı, Trafo veya şalt bağlantılarında gevşeme kontrolu yapılmalıdır. Testler: 18. konuda testlerle ilgili bilgi verilmiştir. Testlerde izolasyon dayanım geriliminin altında bir gerilim seçilmeli, dayanım geriliminin %75 i hedef alınmalıdır. Bu değerde 1 dakika süre ile test yapılmalıdır.

148/448

BÖLÜM 22

KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAKLARI
Kesintisiz güç kaynaklarının temel görevi beslediği cihazın enerjisinin kesilmesini önlemektir. Bilgisayar ve diğer hassas cihazların beslendiği durumlarda, UPS lerin çoğu şebekede meydana gelecek elektrik salınımlarını ve diğer kirlilikleri önlerler. UPS ler önemli bir yatırım maliyeti getirirler. Bu nedenle bakımları önem kazanır. Bu bölümde yapılacak bakım tavsiyeleri genel olacağından tüm UPS ler için geçerlidir. UPS sistemleri besledikleri ekipmana göre tasarlandıklarından, çok özel tasarlanmış olabilirler. Bu nedenle imalatçı önerileri mutlaka dikkatle okunmalı ve uygulanmalıdır. Bakım planlaması, garanti süresini göz önüne alarak yapılmalıdır. Çünkü bu dönemde bakımı servis tarafından sağlanacağından, bakım programına alınması önlenmiş olur. Diğer taraftan garanti süresinin doluşu, UPS nin bakım programa dahil edilmesini gerektirir. Bakım zamanı için, en az kritik olan zaman seçilmelidir. Bakıma başlanması öncesinde kullanıcılar uyarılmalıdır. UPS bakımı için gerekli test düzenekleri olan kalifiye elemanlar kullanılmalıdır.

UPS tipleri
Statik ve döner mekanizmalı olmak üzere iki farklı UPS tipi bulunur. Döner sistemlerde motor-jeneratör düzeneği kullanılır. Böylece şebekeden kesin bir soyutlama söz konusudur. Enerji kesildiğinde döner bir teker ataletiyle dönmeye devam ederek enerji üretilmesini sağlar. Bunlar daha çok kısa süreli kesintilerde ve gerilim çöküntülerinde kullanmaya elverişlidir. Statik tiplerde ise şebeke gerilimi önce doğrultulur, sonra da tekrar alternatif akım üretilerek yük beslenir. Bir akü sistemi ile, enerji kesildiğinde besleme devam ettirilir.

149/448

Bir UPS modülü dendiğinde izolasyon trafosu, doğrultucu, çevirici ve koruma üniteleri akla gelir. Bir UPS sisteminde ise bir veya daha fazla modül bulunabilir.

Bakımı yapılacak parçalar
Tüm UPS sistemlerinde şu parçalar bulunur.       By-pass sviçleri Transfer sviçleri Koruyucu cihazlar Güç şalterleri Kompak şalterler Hızlı sigortalar

UPS in tipine göre izolasyon trafoları, aküler akü şarj üniteleri, doğrultucu-çevirici üniteleri, motor jeneratör setleri de bulunur. Sistem bir stand-by jeneratörle desteklenebilir. Bu durumda sürekli çalışma şansı yakalanır.

Genel sistem bakım prosedürü
Bu kitabın çeşitli bölümlerinde her bir UPS parçası için bakım prosedürü

bulunmaktadır. Buna ilave olarak bakımı yapılacak UPS lerde son derce dikkatli olunmalı, her an programsız enerji kesintisi olabileceği düşünülerek davranılmalıdır. By-pass sviçleri, transfer sviçleri, şalterler, koruma cihazları, aküler, stand-by jeneratörler için kitaptaki ilgili bölümlerden gerekli prosedürler ve imalatçı prosedürleri uygulanmalıdır. Stand-by jeneratörler için ayda en az iki saat tam yükte test yapılmalıdır. Jeneratörün devreye girmesi, yükün transferi, yüklenmenin kalitesi, yükün düşülmesi ve devreden çıkma yılda en az iki kez izlenmelidir.

150/448

UPS havalandırma ve soğutması
Havalandırma amaçlı filtreler düzenli bakım gerektirir. Bakım sıklığı ve filtre değişim süresi ortam koşullarına bağlıdır. Bu sıklık bir hafta ile 6 ay arasında değişebilir.

UPS bakım kayıtlarının tutulması
UPS bakım kayıtlarının düzenli olarak tutulmaları gerekir. Bu kayıtlar aşağıdaki bilgileri kapsamalıdır:     Sistemin düzgün çalışması için gerekli olan set ve ayar değerleri Hem girişteki, hem de çıkıştaki Volt-metre, amper-metre, frekans-metre değerleri (haftada bir kez) Anormal çalışma koşulları, düzeltici faaliyetler ve arızalar gibi genel kayıtlar Tarih sırasına göre bakımla ilgili yapılan işlerin dökümü

Bu kayıt sisteminde UPS ile ilgili zaman içindeki gözlemler ve varsa değişimler görülebilmelidir. Zaman içinde yaşlanma özlenmeli ve değişiklikler yapılmalıdır. Bu kayıtlar ve şemalar, bakım manuelleri, yönergeler, işletme kılavuzları, yedek parça listeleri, arıza bulma kılavuzları ve diğer ilgili dokümanlar kolayca erişilebilecek şekilde UPS in bulunduğu mekanda olmalıdır. varsa ayar değerlerinde

Rutin Bakım işlemleri
Her altı ayda bir, elektrik süpürgesi ile kabin içi temizliği yapılmalıdır. Bağlantı

yerlerindeki cıvatalar sıkılmalıdır. Yılda bir kez bağlantı cıvataları ve ek yerlerinde infrared algılayıcı ile tarama yapılmalıdır. Bu mümkün değilse düşük omaj ölçen bir ohm-metre ile omaj kontrolu yapılmalıdır. ( Bakınız 18. kısım). Tespiti yapılan gevşeklikler giderilmeli ve paslanmış cıvatalar yenilenmelidir.

151/448

Sistemle ilgili alarmlar ve sinyal lambalarının çalışmaları kontrol edilmelidir. 3 ayda bir ısınma izi ve paslanma durumu gözle kontrol dilmelidir. UPS in yüklenme durumu gözlenerek koruma ve koordinasyon ayarları, gerekiyorsa yapılmalıdır. UPS in bulunduğu odadaki ısıtma, soğutma, havalandırma, klima üniteleri gibi ekipmanların kontrolu yapılmalı, hava sirkülasyonunu önleyen tıkanmalar için havalandırma kanallarına bakılmalı ve odadaki nesnelerin yerleri değiştirilmelidir. Sistemden gelen anormal ses, koku gibi sinyaller bir sorunun başlangıcı olabilir. Topraklama sisteminin kontrolu kurallarına göre yapılmalıdır. TN-S sistemlerinde işletme topraklaması, yani nötr topraklamasının durumu önemlidir. Nötrden geçen akım her üç ayda bir ölçülerek nötrün akım doygunluğu araştırılmalıdır. Bu ölçüm True-RMS metre ile yapılmalıdır. Nötr iletkeninin akım taşıma kapasitesi doymuş olmamalıdır. Şayet akım kapasitesi doymuşsa, sistemde harmonikler vardır.

Statik UPS sistemlerinin elektronik aksamı
10. kısımdaki elektronik cihazların bakımları ile ilgili kısımlarda anlatılanlar burada da geçerlidir. 6 ayda bir elektronik ünite içinde bulunan kondansatörlerde yağ kaçağı, renk değişimi, kontrolü yapılmalıdır. Transistor soğutma bloklarında ve trafo yüzeylerinde renk değişimi kontrolü yapılmalıdır.

Sistemde yapılan değişiklikler
Sistem üzerinde yapılan tüm değişiklikler kayıtlarda işlenmelidir.Arızalar ve düzeltici faaliyetler bu dokümanlara işlenmelidir. İmalatçıdan yeni modellerle ilgili bilgiler ve olası değişiklik önerileri her iki yılda bir alınabilir.

UPS testleri
Periyodik olarak sistemin amacına uygun işlevi yerine getirip getirmediği testler yoluyla tespit edilebilir. İmalatçıdan ilk teslim sonrası gerekli test ve kalite

152/448

dokümanları alınmalıdır. Aküler zaman içinde şarj tutmamaya başlarlar. Transfer sistemi amanla transientler üretmeye başlar veya anlık kesintilere neden olur. Problemlerin teşhis ve giderilmesi için aşağıdaki önerilere uyulmalıdır. Bu testlerde imalatçı kriterleri ve uyarıları dikkate alınmalıdır.

Ön kontrollar
 Testler başlamadan önce, UPS girişindeki ve çıkışındaki tüm ölçülebilen değerleri ölçülmeli ve ayar değerleriyle birlikte kaydedilmelidir. (Gerilim, akım, frekans)      Testler yük altında akülerin durumunu ve kapasitesini ölçmeye yönelik yapılmalıdır. UPS ve akülerin infrared taraması yapılmalıdır. Bu taramada şebeke ayrılmalı ve akü sistemi beslemelidir. Ünitenin kapakları açıkken asla yük çekilmemelidir. Bu durum soğumanın etkisini yok eder. Teste başlamadan önce görülebilen her tür aksaklık giderilmelidir. Tüm UPS testlerinde test öncesi akülerin tam şarj olmaları gerekir.

Sistemin testi
Bazı sistem testleri UPS sisteminin çalışma performansını ölçmek için yapılır. Bu tür testler performans garantisi amaçlı veya bakım süresi geçen durumlarda yapılır. Bu test türü her iki yılda bir mutlaka yapılmalıdır. Bu test pek çok cihaz ve düzeneği gerektirdiğinden ve komplike olduğundan kontratlı firmalarla işlem yürütülmelidir. Testler sırasında, sistemin tam yükle devreye alınması gerekeceğinden ilave yük devreleri gerekebilir. Yük testinde kritik yükler sistemden by-pasla alınarak başka bir kaynağa

bağlanmalıdır. Tüm alarm ve emerjens duruş görevleri doğru şekilde yerine gelmelidir. Elle veya otomatik olarak yüklerin transferi yapılabilmelidir. Çoklu UPS sistemlerinde, her bir UPS in tam kapasitede çalışması kontrol edilmelidir.

153/448

Özel testler
Ayni anda hem giriş hem de çıkış gerilimleri, akımları ve frekansları kaydedilmelidir. UPS in transient gerilime ve yüke olan davranışı bir osiloskopla izlenmelidir. Ani bir yük değişimi için, yüksüzden % 50 yüke, % 25 yükten % 75 yüke, % 50 yükten % 100 yüke, 0 yükten %100 yüke çıkılarak ve tersine düşülerek sonuç izlenmelidir. Gerilim ve frekansın kararlı ve sabit olması gözlenmelidir. % 100 yükün üstüne çıkılarak sistem korumaları çalıştırılmalıdır. % 100 yükte iken şebeke gerilimi kesilmelidir. Akülerin boşalması izlenmelidir. Bu süre içinde gerilim, akım ve frekans değişimleri izlenmeli ve kaydedilmelidir. Tekrar enerji verildiğinde akülerin dolmasındaki düzen izlenmelidir. Aküler tam dolunca, sistemin asıl yüke bağlanması öncesinde, test sırasında gözlenen anormallikler giderilmelidir.

154/448

İKİNCİ KISIM
ERKEN EKİPMAN YÖNETİMİ PROJE-TASARIM KRİTERLERİ VE TANIMLAR

155/448

156/448

BÖLÜM 1
GİRİŞ
Kağıt fabrikalarında elektrik tesisatının projelendirilmesi yeterince bilinmemektedir. Bunun yanında, yatırımcı tarafından ciddi tercih hataları yapılmaktadır. Bilgisizlik ve hataların temel nedenleri aşağıda verilmektedir:  SEKA kağıt fabrikalarının yurt dışından projeler getirtilerek yapılması bilgi birikimini önlemiştir. Ayrıca gelen projelerin 40 yıl öncesine ait olmaları mevcut bilgiyi geçersiz kılmıştır.  Sanayi tesislerinin projelendirilmesi konusunda tüm sektörlerde genel olarak yeterli güncel mühendislik tecrübesi ve bilgi birikimi olamamıştır. Bilgiler hızla değişmekte ve yapılan tesislerde proje kriterleri günümüzü yansıtmamaktadır.  Türkiye’deki projecilerin kağıt fabrikalarının proje ölçütlerini ve yaşam kültürünü bilmemesi projecilik açısından olumsuzluk yaratmaktadır. Elektrik bilgisi, kağıt işletmeciliği ile bütünleşmelidir.  Yatırımcı tarafından elektrik konusunun pano yaptırmak ve kablo çektirmek gibi basite indirgenmiş olması, proje ne demektir bilmemesi kaliteli hizmet alımını engellemektedir.   Yatırımın ileri safhalarında, çekirdek kadroların geç dönemde işbaşı yaptırılması nedeniyle ortaya bilgi açığı çıkmakta ve denetimler eksik yapılmaktadır. Yapıya ilişkin projeler, bürokratik talepler nedeniyle göstermelik olarak birkaç gün içinde hazırlanmaktadır. Göstermelik proje çizimi proje ofislerinde kalitesiz hizmet üretimine ve fikir tembelliğine neden olmaktadır. Projeler şablonlaşmaktadır. Oysa proje tarifeleri oldukça yüksek tutulmaktadır. Bunun nedeni projelerde deyatların verilmesi için zaman harcanacağının düşünülmesidir. Sonuçta projeler yüksek tarifeye rağmen birkaç paftayla geçiştirilmekte ve uygulama bilgileri, sahadaki montaj firmasının elektrik bile okumamış tesisat teknisyenlerine kalmaktadır.  Proje denetleyen hiçbir kurum ve kuruluş bulunmamaktadır. Yapı denetim firmaları proje hatalarından sorumlu olmakla birlikte, yapılmış projelerin uygulanmasını sağlarlar, proje hatalarını ve eksiklerini düzeltmezler. Elektrik Mühendisleri odası onayı proje müellifinin diplomasını, yani kanuni yetkinliğini ve odaya olan borcunu sorgulamak içindir. Tedaş gibi kurumlar, yatırımın fabrika

157/448

dışındaki

şebekeyi

olumsuz

etkilememesi

için,

orta

gerilim

trafolarından

başlayarak, kompanzasyon tesisine kadar projeyi değerlendirirler. Bu mühendisler motor nedir ve şebekeyi nasıl etkiler konusunu bilmezler. İlgilendikleri alan aysbergin su üstünde kalan küçük parçasıdır. Proje bu kavramların ötesindedir. Kısaca proje kontrolu sahipsizdir.  İnşaat alanında elektrik tesislerine yeterli ve özenli elektrik alanları bırakılmamaktadır. Çoğunlukla seçimler ve tercihler inşaat ve mimari projeleri hazırlayanlara bırakılmaktadır. Yatırımın başında veri olmaması nedeniyle tahmini bilgiler kullanılmaktadır. Örneğin kağıt fabrikası kapalı alanına sahip bir tekstil firmasında 1200 kw lık kurulu güç, fazla bile gelirken en küçük kağıt fabrikasında bu rakam 10000 kw civarındadır. İnşaat ve mimari proje hazırlayıcıları, ortada veri yoksa elektrik için parmak hesabıyla alanlar bırakırlar.  Makina alımlarının, parçalara bölünerek son saniyeye bırakılması, proje yapacaklara sağlıklı veri konusunda belirsizlik yaratır. Bunun sonucu % 50 hatalı projeler ortaya çıkar. Büyük bir fabrikada gücün 20000 kw veya 40000 kw olması gibi ciddi hatalar yapılır.  Yurtdışı proje hizmet bedellerinin yüksek maliyeti nedeniyle, makina alımlarında kontrat kapsamından çıkarılırlar. Çıkarılan şeyin içeriğinin ne olduğu işletme kökenli kişler tarafından bilinmemektedir. Buna karşılık yatırım liderinin, bir ofisin binlerce saatını alacak proje hizmetlerini, ekonomik olacağı için, kendi kadrosundaki bir mühendise veya bilindik bir şahsa havale etmesi yaygın yapılan hatalardandır. Daha sonra bu açık kapatılamayacaktır.  Kontratlarda belirtilen makina imalatçısının vermeyi taahhüt ettiği “Basic Projects veya Bacic Engineering” kelimelerinin projeye başlamak için ön bilgiler olduğu bilinmemektedir. Kontrattaki teknik dili anlayamamak ciddi handikaplardandır. Basic Engineerin kapsamındaki bilgilerin kontratta verileceğinin söylenmesi, proje satın alındığı gibi yanlış anlamayla sonuçlanmaktadır. Bu dosyalarla yatırımın ve montajın tamamlanması imkansızdır.  Proje koordinasyonu yatırımlarda yapılmamaktadır. Yatırımlar iç içe pek çok projenin uyum içinde olmasını gerektirir. Sadece elektrik projelerinin kendi aralarındaki koordinasyonu değil, elektrik projeleri ile borulama projelerinin ve havalandırma/klima projelerinin elektrik projeleri ile koordinasyonu da önemlidir. Bu ise büyük bir proje bürosu ile ve pek çok vilayet ve ülkeyi kapsayacak geniş katılımlı toplantılarla sağlanabilir.

158/448

Proje liderlerinin, amir tavrıyla her konuya teknik çözüm üretmeleri yatırım projelerini yanlış şekillendirmektedir. Onların temel görevi, gerekli kaynakların zamanında temini ve aralarındaki koordinasyonun sağlanması olmalıdır.

 

Yanlış bilgilerle projecinin yanıltılması sıkça yapılan hatalardandır. Kontrolluk yapacak mühendislerin proje kriterlerini bilmemeleri.

Yukarıda belirtilen gerekçelerin genellikle tamamı bir yatırımda görülebilmektedir. Bunların birinin bile tek başına, proje yapımını olumsuz etkilemesi söz konusuyken, tamamının birlikte bir yatırımda görülebilmesi felaket anlamına gelmektedir. Durum böyle olunca, daha doğum öncesinden hatalarla işe başlanılması, ortaya sakat sonuçlar çıkarmaktadır. Sakat doğumlar ömür boyu kalıcı olmakta ve fabrikaların performansını engellemektedir. Yatırımdan perormans bekleyen yatırımcının öncelikle sağlıklı bir yapı kurması gerekir. Bacaksız doğan bir çocuktan ileride koşması beklenmemelidir. Yürümesi mucizedir. Yatırımcılar sıkça “benim elektrikçim var, benim projecim var” gibi cümleler kullanırlar. Bu sözlerin içeriği tamamen boştur. Bir tekstil fabrikasına 800 kva trafo fazla gelmektedir. Motor güçleri 5,5-7,5 kw gibi komik güçlerdir. Tekstil yatırımı yapmış CEO ların şalt alanlarını şekillendirmesi, kablo cinsini belirlemesi, tahrik sistemi şatnamesi hazırlaması ve satınalması alması sıkça görülen örneklerdir. Kağıt fabrikasında tahrik sistemindeki motorlara ekonomik olacağı düşüncesiyle aluminyum kablo satın aldıran CEO lar bulunmaktadır. Bu CEO’lar kendi ayaklarına kurşun sıkmaktadırlar. Kağıt fabrikasında tek başına 2000 kw motor olabilmekte ve bununla ilgili tecrübeler piyasada bulunmamaktadır. Makina teslimatçısı “basic engineering” adıyla sadece 2000 kw bir motor olduğunu bir satırla söyler, motorun satınalma kriterlerini, motora nasıl yol verileceğini, motora yol verecek trafodan beklenen özellikleri, kablodan yayılacak gürültülerin otomasyon sistemi üzerinene etkilerini, gerilim çökmeleri dahil olmak üzere şebekede nelerin olacağını, montaj kaidesinin nasıl yapılması gerektiğini, kaplin seçimini, çevreye atılan ısı etkisinin nasıl yok edileceğini, motordan çıkan sesin nasıl absorbe edileceğini, bakım ve kullanım kolaylıklarının nasıl sağlanacağını belirtmez. Bunlar bir kişinin bile aylarca zamanını alacak, yüzlerce temas gerektirecek konulardır.

159/448

Milyon dolarlar harcanarak yapılan elektrik tesisleri, değersiz hatta zararlı yatırımlar olarak yatırımcıya ömür boyu yük olacaklardır. Üstelik yarattıkları olumsuzluklar ve verimsizlikler nedeniyle işletme her yıl, ilave milyon dolarlar kaybedecektir. Çıkan ürünler ise kalitesiz olacak ve daima rakiplerinden daha düşük fiyata satılacaktır. Böylesine vahim bir konunun, tüm yönleriyle atlanması kader olmamalı ve gerekenler yapılmalıdır. Böyle kurulmuş tesislerin bakımı ise daima risklerle doludur. Bu bölüm bu handikapları önlemek için düşünülmüştür. Proje öncesi çalışmalar ve hazırlıklar yapılarak verimli tesis kurulması “Erken Ekipman Yönetimi” denilen kavramın yanlızca bir parçasıdır. Burada sadece projeler değil ekipmanların alımında da ön çalışmaların yapılması gerekir. Bu konunun yıllar içinde daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum. Hataların farkına bazen çok geç varılmaktadır. Konuya TAPPI nin bu konuda hazırlamış olduğu proje ölçütleriyle başlamak sağlıklı olacaktır. Projeciye nelere dikkat etmesi gerektiğini anlatmaktadır. “Kağıt Fabrikalarında Verimlilik” adlı kitapta sözü geçen konulardan olan bakım, proje, montaj ve tasarım konuları bu kitapta geniş olarak verilmeye çalışılmaktadır. Konuya yardımcı olacak açıklamalar ve tanımlar da bazı bölümlerde bulunmaktadır.

160/448

BÖLÜM 2
ENDÜSTRİYEL ELEKTRİĞİN DAĞITIMI İÇİN REHBER
(TAPPI TIS 0406-13) (Çevirenin notu: TAPPI tarafından hazırlandığı için ABD standartları ve ölçüleri sıkça geçmektedir. Ölçülerin ve standartların kalitesi kuşkusuzdur. Burada asıl amaç, standardın ölçü birimleri değil, sözü edilen konunun önemini vurgulamaktır. Parantez içinde, Türkiye için baz alınabilecek değerler verilmeye çalışılmıştır.)

Amaçlar ve sınırlar
Bu listeyi kullanacak kişiler, listenin amacını ve onu hazırlayan mühendislerin hedeflerini iyi anlamalıdırlar. Bu listenin temel amacı, planlamayı kolaylaştırmak ve önemli noktaların atlanmasını önlemektir. Ciltler dolusu tutacak bilgilerin birkaç sayfada verilmesi gibi bir iddiası yoktur. Her şeye rağmen mevcut kural ve yönetmeliklere uyulmalıdır. Bu liste, mühendise kontrol edeceği ve dikkate alacağı konularda uyarılarda bulunur.

Genel düşünceler
1) Amaç: Bu liste, enerjinin yoğun kullanıldığı, selüloz ve kağıt fabrikalarının kullanımı için hazırlanmıştır. Ticari binalarla, özel sanayi dalları için hazırlanmamıştır. 2) Emniyet ve güvenlik her hangi bir elektrik dağıtım sisteminde ön plandadır. Bu şartlara en kolay, sistem yapısının basit tutulmasıyla ulaşılır. 3) Özel yük şartları: Emerjens durumunda, kritik yüklerin sorunsuz çalışması için, gerekli önlemler alınmalıdır. 4) Gelecekteki ilave yükler: Sistem, gelecekte genişlemeyi sağlayacak yapıda olmalıdır. 5) Bakım: Sistem tasarımı, bakım sırasında, üretim süresini minimum kesintiye uğratacak şekilde yapılmalıdır.

161/448

6) Fabrikanın ihtiyaçları: Enerji sisteminin tasarımında, yardımcı tesisler ve teçhizatlarla ilgili bilgiler gerekir. Başka fabrikalardan alınacak benzer bilgiler yararlı olacaktır. 7) İşletme tecrübesi: Başka işletmelerde edinilmiş mevcut bilgiler, sistem tasarımında rehber olarak kullanılmalıdır. 8) Sistem fiyatları mukayese tablosu: Nihai sistem seçiminde karar verilirken farklı sistemler tablo haline getirilip karşılaştırılmalıdır. 9) Kritik yükler: Üretimde kesintilerin önüne geçmek için, enerji kaynaklarının yedeklenmesi sağlanabilir. Bilgisayar ve emniyet sistemleri gibi kritik yükler, kesintisiz güç kaynakları ile beslenebilir. 10) Dağıtım trafolarının güçlerinin ekonomik olarak seçilmesi: Dağıtım trafoları, özel yer ve yükler için ekonomik boyutta seçilmelidir. Küçük veya büyük seçimi pahalı olabilir. 11) 12) Yedeklemenin düşünülmesi: Yedek kurulu ekipman, yedek parça Aşındırıcı ve paslandırıcı gazlar: Bu gazlar trafo istasyonu yer ihtiyacını azaltır. seçiminde önemlidir. Bu durum özellikle harici tip trafo istasyonları için geçerlidir. Bazı durumlarda yüksek veya özel kaplamalı izolasyon ve periyodik temizlik gerekir. 13) Atmosferik şartlar: Tüm buşingler, üzerlerinde birikmeyi önleyecek ve kolay şekilde muhafaza edilmeliler veya üzerleri birikinti yaratmayacak

temizlenecek şekilde kaplanmalıdırlar. Bu günkü eğilim şalt odalarının, kontrol odalarının, MCC odalarının ve frekans değiştiricilerin bulunduğu odaların ayrı ve iyi havalandırılmış veya klimalı olması yönündedir. 14) 15) 16) 17) Talep ve diversite faktörleri: Enerji sistemi tasarımı yapılmadan önce Çalışma esnasında yapılacak araştırmalar: Enerji(güç), gerilim, güç Montaj sırasındaki kontrollar: Devreye almadan önce, imalatçı firma Büyütme ve modernizasyon çalışmaları: Fabrikanın yatırım tespit edilmelidirler. faktörü ve koruma değerleri sürekli ölçümlerle kayıt altına alınmalıdır. tarafından verilen spesifikasyona göre gerekli kontrollar yapılmalıdır. sonrasında, minimum sürede yeniden çalıştırılması için, çok iyi planlama yapılmalıdır.

162/448

18)

Yedek devreye giriş enerjisi: Kendi enerjisini üreten fabrikalarda, dış

hattan bağlantı yoksa, duruş sonrasında, kazanın devreye alınıp buhar üretebilmesi için, yedek bir ilk kalkış enerjisine ihtiyaç vardır. 19) Enerji tasarrufu: Sistemde enerji tasarrufu sağlayacak ekipmanlar kullanılmalıdır. Motorlar, tam yükte verimleri maksimum olan ve yüksek güç faktörü olanlar arasından seçilmelidir. 20) Yeterli gerilim seviyesi: Tüm yük değerlerinde, gerilim seviyesinin istenilen değerde kalması, dağıtım trafolarının aracılığıyla sağlanır. Trafolar ayni zamanda kısa devre akımlarının büyüklüğünü de istenilen seviyelerde tutar.

Mühendislik çalışmaları
1. Sistem planlaması: En güvenilir ve en ekonomik enerji tesisi yaratmak, planlama gerektirir. 2. Tek hat şemaları: Enerji dağıtımı, sisteminin tasarlanmasında ilk adımdır. Sistemin bir bütün olarak görülmesini sağlar. 3. Bilgisayar programları: Değişen yük şartlarında, sistemin performansıyla ilgili sorulara çabuk cevaplar verilmesine yarar. Örnek; Bir noktada meydana gelen kısa devrede, sistemin davranışı ne olacak veya ilave yük geldiğinde sistemin zayıf noktaları nereleridir gibi. 4. Empedans şemalarının hazırlanması: Sistemde önemli noktalardaki empedansların kolayca görülmelerini sağlar. 5. Yük çalışmaları: Sitemdeki tüm elemanların anma değerlerini belirler. Şu anki yük ve gelecekteki yüklerin, maksimum ve averaj yük şartlarındaki durumuna göre yapılır. 6. Kısa devre hesapları: Kısa devre hesabı kesici, sigortalar, ve diğer devre elemanlarının kısa devre anında gerekli olan korumayı yapıp yapmayacaklarını tespit etmek için gereklidir. 7. Röle Koordinasyon hesapları: Kısa devre anında, kısa devre olan bölüm dışında sistemin diğer yerlerinin enerjisiz kalmaması için yapılır. Bu durum küçümsenmemelidir. 8. Kararlılık hesapları: Büyük motorların, birbirine bağlı yüklerin veya jeneratörlerin bulunduğu yerlerde böyle bir çalışma tüm şartlar altında sistemin kararlılığını belirleyecektir.

163/448

9. Gerilim ayarı hesapları: Kademe değiştirici veya kondansatör gruplarının yerlerinin doğru seçilmesini sağlar. Trafo ve hat empedanslarının seçiminde faydalı olur. 10. 11. 12. 13. Güç faktörü hesapları: Reaktif güç yüzünden bedel ödenmesini önler Topraklama hesapları: İşletme ve koruma topraklama hesapları iş Motor yol verme hesapları: Hangi güçteki motorun, hangi tip yol verici Enerji firması ile koordinasyon: Yukarıdaki çalışmalarla ilgili, enerji ve kondansatörlerin konacağı yerin ve büyüklüğünün belirlenmesine yarar emniyeti açısından can ve mal güvenliğinin sağlanmasına yarar. ile kaldırılacağının belirlenmesini sağlar. dağıtım firması ile tam bir fikir birliği gerekmektedir.

Gerilim seviyelerinin tespit edilmesi
1. Gerilim enerjinin seçimi: Fabrikanın alanın muhtelif özellikleri, kısımlarında standartların kullanılacak belirlediği gerilim kurallar,

seviyelerinin değerleri, titiz tespitlere dayanmalıdır. Fabrikanın toplam yükü, dağıtılacağı ekonomi ve kişi emniyeti ön plandadır. Gerilim seçiminde: a. Üretim ve iletim gerilim seviyelerinin seçilmesi b. Dağıtım gerilim seviyelerinin seçilmesi c. Kullanım gerilim seviyelerinin seçilmesi 2. Güç trafoları: Enerji kullanımında, standart gerilim seviyeleri, ekonomik trafo seçimi için idealdir. 3. Motor besleme gerilimleri: Motorların beslenmeleri için mevcut motorların gerilimleri, motor yol verici gerilimleri olarak kullanılır. 4. Motor yol vericilerinin seçimi: Motor besleme gerilimi belirleyicidir. Kısa devre kesme akımı ve çalışma koşulları dikkate alınmalıdır. 5. Kesiciler, ayırıcılar, ve sigortalar: ANSI ve NEMA standartları dikkate alınmalıdır. Çünkü gerilim seviyeleri bu standartlar tarafından belirlenmektedir. (IEC) 6. Kablolar ve baralar: Kablo ve baralar için bol seçenek bulunmaktadır. 7. Parafudurlar: Nötr direnci üzerinden topraklı sistemlerde, gerilim seviyesi, fazlar arası gerilime göre seçilir. Özel koşullar için standartlar uygulanmalıdır. 8. İzolasyon dayanma seviyesinin seçimi: İzolasyon dayanma gerilimi, trafo ve diğer ekipmanların, gerilim yükselmesi sonucu dayanabileceği maksimum

164/448

gerilimi belirtir. Kuru trafolar, yağlı trafoların % 50 altında dayanıma gerilimine sahiptir. Bu nedenle bu trafolarda test sırasında hata olmaması için özel uyarı bulunmalıdır. 9. Trafolar: Yıldırıma maruz kalma söz konusu ise, izolasyon açısından uygun koruma sağlanmalıdır. 10. Yeterli esneklik: Trafonun değiştirilmesi söz konusu olduğunda, diğer (gerilim aralığı için) hareket alanı ekipmanların etkilenmemesi için gerekli bırakılmalıdır. 11. 12. Standart gerilim değerleri: ANSI ve IEEE standartları en ekonomik 480 ve 600 volt sistemler: Genellikle pek çok fabrikada 480 volt ve gerilim seviyelerini vermektedir. (IEC) 600 Volt seviyeleri kullanım için uygundur. (Türkiye için 400 ve 690 Volt , 690 volt=1,73x400) 13. 2400-15000 volt sistemler: Enerjinin dağıtımı için uygun olan gerilim seviyeleridir. Bir çok fabrikada 3 gerilim seviyesi bulunur. 480 Volt, 2400 veya 4150 volt ve 13800 volt. (Türkiye’de üç gerilim seviyesi için şöyle bir sıralama yapılabilir. Fabrikaya gelen gerilim seviyesi 31,5-34,5 kV , trafoların ve orta gerilim motorlarının beslenmesi için fabrika içi enerji dağıtım seviyesi 3 veya 6,3 kV, ve motorların beslenmeleri için 400/230 volt olarak ekonomik çözüm sağlanır. 6,3 kV ayni zamanda, hem bazı motorların beslenmeleri açısından kullanım için, hem de trafo istasyonlarının beslenmesinde, dağıtım için ortak bir ara değerdir. )

Gerilimin düzeltilmesi
1. Ana besleme geriliminin düzeltilmesi: Eğer gerilim değişmeleri, fabrikada kullanım noktasında, ciddi değişimler gösteriyorsa, gerilimin düzeltilmesi kaçınılmaz olur. 2. Aydınlatma ve özel güçler için gerilimin düzeltilmesi: Motorlar için gerilim seviyesinde sorun yoksa, aydınlatma ve özel güçler için gerilimin düzeltilmesi düşünülebilir. 3. Jeneratörler için gerilimin düzeltilmesi: Jeneratörler kullanılıyorsa, gerilim düzeltilmesi jeneratörün kendi regülatöründen sağlanır. Fakat kompanzasyon ünitesi aracılığıyla takviye gerekebilir.

165/448

4. Gerilim düzeltme aralığı: Maksimum ve minimum gerilim arasındaki farka düzeltme aralığı denir ve bağlı bulunan cihaz ve ekipmanın tolerans sınırlarını aşmamalıdır. Gerilim değişim grafiği gerçek gerilim değişimlerinin durumunu belirler. 5. Gerilim oynamaları: Gerilimdeki ani iniş çıkışları gösteren grafikler gerilimin düzeltilmesi için kullanılabilecek yararlı bilgilerdir. 6. Trafolardaki gerilim düşümü: Gerilim düşümlerindeki en önemli kaynak trafoların sargıları nedeniyle kendileridir. Güç faktörünün düzeltilmesi, yani çekilen akımın düşürülmesiyle önemli ölçüde azaltılabilir. 7. Kablo ve baralardaki gerilim düşümü: Kablo ve baralardaki gerilim düşümü, trafolara göre daha az olmakla birlikte, uzun hatlarda gerilim düşümü önemli ölçüde artmaktadır. Üç fazlı devrelerde ve kesit değeri iyi seçilmiş kablo ve baralarda gerilim düşümü minimuma düşürülür. 8. Büyük motorların devreye girerken yarattıkları gerilim düşümü: Trafo reaktansı ve hat empedansının seçiminde temel parametre olarak alınan ve ciddiyetle incelenmesi gereken bir konudur. Enerji dağıtım şirketinden, çekilebilecek en yüksek akım konusunda müsaade alınmalıdır. Kalkış akımlarının lokal jeneratörler üzerindeki etkisi dikkate alınmalıdır. 9. Kondansatörler: Bobin devreleri akımın gerilime göre geriden gelmesine ve akımın büyümesine neden olurlar. Akım boyutunun büyümesi, gerilim düşümünü olumsuz etkiler. Kondansatörler akımı geriye doğru çekerek büyüklüğünü de azaltırlar. 10. Akım sınırlayıcı reaktörler üzerinde gerilim düşümü: Bobin devresinin reaktansı yüzünden, üzerinden geçen akımla gerilim düşümü meydana gelir. Her hal ve şartta, seçimi ve kullanımı dikkatli yapılmalıdır. 11. Kritik elektronik ekipmanlar: Bilgisayar gibi, işletmede kritik görevi olan ekipmanların istedikleri gerilim, frekans ve dalga şekli düzgün ve düzenli olmalıdır. 12. Gerilim yükselmesi: Duruş ve bakım zamanlarında olduğu gibi, düşük kademe yükler çekilirken, trafo çıkışında gerilim yükselmesi olur ve sonuçları açısından kabul edilmez bir gerilim seviyesi ortaya çıkar. Böyle şartlarda, değiştirici ile gerilim eski değerine çekilir. 13. Motor momentleri: Senkron motorlar ve sincap kafesli motorlar devreye girerken, kalkış momenti ve devirme momenti, besleme geriliminin karesi ile doğru orantılı olarak değişir. Senkron motorlarda, alan besleme

166/448

gerilimi 14.

ayni

kaynaktan

besleniyorsa,

gerilimin

değişmesiyle,

motorun

verebileceği moment de değişecektir. Gerilimdeki balans bozukluğu: Uzun hatlarda ve tek fazla beslenen yüklerin bulunduğu şebekelerde, gerilimin vektörel özelliği, fazlara göre değişir. Elektrik motorlarında gerilim dengesizliği, özellikle rotor üzerinde, sıcak noktaların oluşmasına yol açar. 15. Akım Sınırlayıcı reaktörler kısa devre akımının düşürülmesine yararlar. Fakat hat üzerinde seri olarak bağlandıklarından gerilim kaybına yol açarlar.

Enerji dağıtım sistemlerinin tipleri
1. Radyal dağıtım sistemi: Düşük maliyet ve basitliği nedeniyle en çok tercih edilen dağıtım sistemdir. Pek çok fabrikada enerji Radyal olarak dağıtılır. Bakımı ve işletmeciliği diğer sistemlere göre kolaydır. Enerjinin dağıtımı seçeneksiz olduğundan, arıza karşısında alternatif sunmaz. 2. Sekonder seçmeli dağıtım sistemleri: Bakım ve arıza sırasında bazı gerekli ekipmanları beslemek açısından ikinci besleme kaynağı kullanan sistemlerdir. 3. Primer seçmeli dağıtım sistemleri: Her trafonun, iki ayrı kaynaktan seçmeli olarak beslenebileceği sistemlerdir. 4. Yukarıdaki sistemlerin bileşimi: Pek çok fabrikada yukarıda sayılan sistemlerden türetilmiş besleme sistemleri kullanılmaktadır. Fakat temelde tümü Radyal dağıtım sistemini baz alarak geliştirilmiş sistemlerdir. 5. Motor ve aydınlatma enerjisinin birleştirildiği sistemler: Çok ekonomik ve başarılı örnekleri vardır. 480/277 volt (Türkiye’de 400/231Volt) trafolarla yapılan dağıtım sistemidir.

Üretim merkezi ve dağıtım barası sistemleri
1. Senkronlama barası: daha esnek yapısı vardır. 2. Bus-tie reaktör sistemi: 3. Çift bara sistemi: Hata akımlarını azaltmak amacıyla birden fazla

jeneratörün veya kaynağın bağlanacağı bara sistemidir. Diğer sistemlerden

167/448

Trafo seçimi
1. Gerilim değerinin seçimi: Fiyat ve temin süresi açısından, standart üretilmiş trafoların seçilmesi yararlıdır. Aynı gerekçe trafo kademe seçiminde yapılmalıdır. 2. Güç değerinin seçimi: Trafo güçleri çok çeşitlidir. Büyük trafolar üç faz olarak kullanılmaktadır. Trafo gücünde, yedek bir miktarın bırakılması uygun olur. 3. Trafo tipinin seçimi: Paket tip standart trafoların seçimi fabrikalar için uygun olur. 4. Primer ve sekonder bağlantı tipinin seçimi: Primeri üçgen, sekonderi yıldız bağlı dağıtım trafoları tercih edilmelidir. (Bu kural girişe konacak ana trafo içinde geçerlidir. Nötr noktası topraklanmalıdır.) 5. Trafo kademelerinin seçimi: Standart kademelerin seçilmesi uygun olur. (± %2,5 vs.) 6. Trafo empedanslarının seçimi: Standart tip gerilim düşümlü trafolar tercih edilmelidir.(1600 kva ve 2000 kva için % 6 gibi) Bir alt ve bir üst empedanslar gerekli olduğunda kullanılmalıdır. 7. Kuru tip Trafolar: Dahili kullanımda kuru tip trafolar tercih edilmelidir. Bu trafoların tam açık, kapalı ve sızdırmaz olanları vardır. 8. Çift çıkışlı trafolar: Çift çıkışlı trafolar özellikle güçlerin büyük olduğu durumlarda kullanılır. Yağ soğutmalı trafolardır. 9. Oto trafolar: Sisteme bağlantısı açısından ve gerilim açısından, seçimlerinde ve 10. kullanımlarında dikkatli olunmalıdır. (Zorunluluk olmadıkça kullanılmamalıdır.) Topraklama trafoları: Belirli bir dirençle birlikte, topraklama noktasının bulunmadığı şartlarda kullanılır. Standart direnç ve trafo değerlerinin seçilmesi uygun olur. 11. 12. Aşırı akım koruması: ANSI standartları ve NEC standartları doğrultusunda seçilmelidirler. (IEC) Havalandırma: Dahili trafolarda yeterli soğutma havası sağlanmalıdır. Bazı durumlarda cebri soğutma gerekebilir.

168/448

Motor gerilimi seçimi
1. Monofaze küçük güçlü motorlar: Genellikle 115/230 volt motorlardır. Dağıtım sisteminin tasarımı ve kullanımını etkilemezler. Fakat korunmaları açısından, önemli ekipmanlarda gerekli MCC şartları yerine getirilmelidir. 2. Alçak gerilim motorları: 200hp-150kw ve altındaki motorlardır. Genellikle 480 voltla beslenirler. (Türkiye için 132 kw/400 volt. 160 kw ve üstündeki güçlerde kalkış akımları şebekeyi olumsuz etkiler.) 3. Büyük Motorlar: 200 hp. ve üstündeki motorlardır. Gücüne göre, genellikle 2300, 4000, veya 13200 voltla beslenirler. (Türkiye’de 3000- 6300 volt seçim uygun olur. Yumuşak kalkış yapan elektronik yol vericiler 315 kw’a kadar kullanılabilir.)

Orta gerilim motorları için yol vericiler
1. Standart gerilim değerleri: Mümkün olduğu kadar standart motor besleme gerilim değerleri kullanılmalıdır. Gerilim ve akım değerleri için imalatçı firma kataloglarına ve imalatçılara direk danışılmalıdır. 2. Dahili ve harici yol vericiler: Çeşitli tipte her tür yol verici bulunmaktadır. 3. Korozyon konulardır. 4. Motor kontrol devreleri için aküler: Akü ve redresörü için özel havalandırmalı bir oda düşünülmelidir. ve patlayıcı ortamlar: Seçim sırasında değerlendirilecek

600 Volt ve altı alçak gerilim şalt panoları
1. Çekmeceli şalt panosu: Genellikle yer, emniyet, ekonomi, bakım gibi nedenlerle 600 volt ve altında yaygın olarak kullanılırlar. (Türkiye için 1000 volt ve altı) 2. Sigorta-devre kesici kombinasyonları: Koordinasyon ve selektivite açısından seçimlerinde özen gösterilmelidir. ( Türkiye’de motor devrelerinde sigorta kullanılması eski sistemler hariç yaygın değildir. Motor koruma şalterleri çok daha etkili koruma yaparlar. Şalt panolarında gerilim okuma

169/448

amacıyla ana baraya bağlanırken kısa devreye karşı koruma amacı dışında kullanılmamalıdır.)

Motor yol vericilerinin seçimi
1. Motor ve yol verici birlikte fiyatları: Motor ve yol verici fiyatları genellikle birlikte dikkate alınmalıdır. Çünkü büyük ve yüksek gerimle beslemeli motor yol vericilerinin fiyatları, motor fiyatını geçer. 2. MCC: 600 volt ve altındaki ve 200 hp.nin altındaki motorların yol verilmesinde kullanılan merkezileşmiş üniteler ve bunların donanımlarından meydana gelir. Büyük veya uzaktaki motorlar için bireysel paneller kullanılır. (Direk kalkış için sistemin tolere edebileceği güç veya azami 132kw ve yumuşak kalkış için 315 kw’a kadar ayrı bölmede olmak kaydıyla) 3. Metal-Clad şalt sistemi: 2300 volt ve üzerindeki motorlar için kullanılacak panolardır. Uygulamanın yapısına göre sigortalı yol vericiler de kullanılabilir. 4. Direk kaldırma yöntemi: Kalkınma akımının veya gerilim düşümü değerlerinin elverdiği ölçüde kullanılırlar. Bu değerler için enerji satan firmanın veya besleme jeneratörünün müsaade edeceği değerler dikkate alınmalıdır.

Kablo seçimi
1. Akım taşıma kapasitesi: Kablo akım taşıma kapasiteleri kablonun yapısına, kablonun ısınmasındaki etkisine ve çevre sıcaklığına bağlıdır. 2. İletken cinsi: Kablo yapıları bakır ve alüminyum iletkenlerde, çeşitli formlarda imal edilirler. Sert ve som, esnek ve bükülgen, koaksiyel, parçalı veya iletkenleri farklı geometrik kesitte üretilirler. Kablo pabuçları ve uçları kablo yapısına uygun olarak seçilmelidir. 3. Kablo kılıfı: Kablo kılıfları gerilim seviyesine uygun olarak seçilirler. Her bir tip kılıf değişik yerde kullanılır. Seçim sırasında kullanım yeri göz önüne alınmalıdır. Tipik izolasyon cinsleri PVC, XLPE , EP, silikon+ PVC, naylon+PVC, Mineral+ PVC gibi çeşitlilik gösterir. 4. Kablo izolasyon seviyesi: Topraklı sistemlerde bir dakikanın altında kısa süreli kısa devrelerde kullanılacak izolasyon sınıfı % 100 gerilim seviyesinde olmalıdır. Topraksız sistemlerde hata akımının 1 saatin altında akabileceği düşünülerek izolasyon sınıfı % 133 olmalıdır. Hata akımının kesilmemesi

170/448

durumunda izolasyon sınıfının % 173 alınması uygundur. 15000 voltun altındaki gerilimlerde izolasyon sınıfının % 133 olarak alınması, küçük fiyat farkına rağmen yaygınlaşmaktadır. İlave bedel güvenlik açısından ilave emniyet sağlamaktadır. 5. Kablo tip seçimi: Akım taşıma kapasitesi kadar fabrika yerleşim planı ve yapısı tarafından belirlenir. Kabloların montaj sırasında, kolayca montajlarının yapılmasına olanak vermesi gerekir. Son araştırmalar montaj zorluğu olan, zırhlı ve komple konduit içinden kablo montajının gerekmediğini göstermektedir. 6. Ekranlı kablolar: 400 volt ve üzerindeki kabloların zırhlı olmaları gerekir. (Türkiye için zorunluluğu kullanım yeri ve durumu belirler.) 7. Paslandırıcı ortam koşulları: Ortam koşullarına uygun kablo tipi seçilmelidir. 8. Metal-Clad kablolar: Kullanım kolaylığı nedeniyle yaygın kullanım alanları vardır. (Bu tanıma ayni metal kılıf içinden giden birden fazla yalıtılmış iletken ve topraklama iletkeni girmektedir. Bir tür döşeme altı veya sıva altı sortiye karşılık gelmektedir.) 9. Kablo pabuçları ve uçları: Çalışma sırasındaki emniyet şartlarını, tekniğine göre monte edilmiş pabuç ve uçlar sağlar. 10. 11. 12. 13. edilir. 14. 15. 16. Kablo uçlarının işlenmesi: Kabloların korunması için kablo uçlarının Metal korumalı kablolarda metal kılıfta elektrolizin önlenmesi: Kablo hata yeri tespiti: Hata tespitinde cihazlardan yararlanılır. Kablo işlenmesi uygun şekilde yapılmalıdır. Katodik koruma yöntemleriyle kablo kılıfındaki aşınma minimize edilir. yer altı kablosu ise uygun ölçüm cihazı seçilmelidir. Havai hatlar: Fabrikalara elektriğin taşınması amacıyla tesis edilirler. Yıldırımdan koruma: Yıldırım tehlikesine karşı tüm iletkenlerin

korunmaları gerekir. Mekanik koruma: Açık şartlara maruz iletkenlerde, iletkenin konduit, Kesit seçimi: Kesit seçiminde en büyük kesit, kablonun montajı zırh, veya koruma altına alınması gerekir. bakımından, en küçük kesit ise kısa devre akım kapasitesi yönünden tayin

171/448

Kontrol devreleri
1. Yeterli izolasyon: Kontrol devrelerinde yeterli izolasyon değeri sağlanmalıdır. İzolasyon 600 voltun altında olmamalıdır. 2. Sarımlı damar yapısı: Uzun kontrol hatlarında kullanılacak kablolar ikili bükülmüş kablolardan seçilmelidir. Bu durum diğer devreler üzerindeki gerilim indüklemesini önler. 3. Kontrol devreleri: 150 metre ve üzeri kumanda hatlarında kapasitif akımların artması nedeniyle küçük rölelerde ve kontaktörlerde kumanda sorunu yaşanır. Bu nedenle kumanda geriliminin yapısına dikkat edilmelidir. Uzun hatlarda gerilim doğru akım ve düşük gerilim olmalıdır. Hava ve yer altı enerji taşıma sistemleri 1. Klasik hava hatları: Elektrik enerjisinin taşınması için en ucuz yöntemdir. Fakat çok fazla miktarda yıldırım ve diğer tehlikelere maruz kalır. 2. Hava hatlarında topraklama: Hava hatlarının yıldırımdan korunmaları için her bir direğin uygun şekilde topraklanması gerekir. Bazı toprak koşullarında takviye gerekebilir 3. Hava hatlarının güzergahı: Üzerine yabancı cisim düşmesi engellenmeli ve altında bakım için yol bulunmalıdır. 4. Yer altı dağıtım sistemleri: Yer altı kablo güzergahı olarak kablo kanalı, tünel veya konduit yıldırım ve fiziksel koruma açısından emniyetli yöntemlerdir. Fakat diğer sistemlerden pahalı olabilir.

Kapalı bara seçimi
1. Dahili ve harici baralar: Kapalı bara sistemleri dahili ve harici sistemlerde çeşitli akım ve gerilimlerde bulunur. 15000 volt civarında olanları standarttır. Daha yüksek gerilimlerde olanları özel tiplerdir. 2. Alçak gerilim baraları: Alçak gerilimde kullanılan tipleri enerji dağıtımında esnek yapıları nedeniyle avantaj sağlarlar. 3. Alçak ve yüksek empedanslı baralar:

172/448

Kondansatörler ve güç faktörünün düzeltilmesi
1. Kondansatörlerin yer seçimi: Kondansatörler alçak gerilim tarafında ve düşük güç faktörü olan yerde kullanılmalıdır. Motorla beraber devreye girenleri bu tanıma en yakındır. Harmonik akımlar yüzünden hız kontrol ünitelerine bağlanmaları rezonans yaratacağından buralarda kullanılmamamlıdır. 2. Güç faktörü hesapları: Bu hesaplar ne gibi bir değerde kompanzasyon gerektiği ve hangi değere erişmenin daha ekonomik olacağı yönündedir. 3. Sistem kapasitesinin kondansatörle arttırılması: Güç faktörü çalışması ile gelişme sağlanır. 4. Kondansatörlerin güçleri: Kondansatörün kapasitesi gerilimin karesi ile doğru orantılıdır. % 10 gerilim artması kondansatör kvar kapasitesini % 21 arttırır. Gerilim düşümünün azaltılması açısından kondansatörlerin önemli bir değeri vardır. 5. Motor ve kondansatörlerin birlikte devreye girmeleri: Aşırı gerilim oluşmasını yol açmamak için, motorla birlikte devreye girecek kondansatör değeri iyi hesaplanmalıdır. Kondansatör değerleri için motor imalatçı kataloglarından veya doğrudan motor firmasından bilgi alınmalıdır. 6. Senkron motorlar: Hem motor, hem de kompanzasyonun düzeltilmesi için kullanılırlar. Fiyat yönünden, motor ve kondansatör toplam fiyatına göre daha ucuz olabilirler. 7. Az yüklü asenkron motorların etkisi: Güç faktörünün düşmesinde önemli payları vardır. Bu nedenle güç faktörünün iyileştirilmesinde ilk faktör olarak motor büyüklükleri düşünülmelidir. Trafolarda yüksüzken çekilen akımlar için de ayni etki söz konusudur. Enerji üreten ve satan firmalar ile paralel çalışma 1. Lokal jeneratörler: Enerji ana barasına bağlı iken oluşacak şebeke kaybı veya yük çekimine karşı koruma amacıyla uygun koruma röleleri ile korunma yapılmalıdır. 2. Reaktif enerjinin uygun şekilde paylaşılması: Bu durum kademeli gerilim ayarı ihtiyacı getirebilir. 3. Yük atma operasyonları: Şebeke barasında şebekenin kaybolması sonucu mevcut jeneratörlerin aşırı yüklenmesini önlemek için fabrikanın çeşitli

173/448

bölgelerinin enerjisi kesilebilir. Bu işlem otomatik olarak daha az önemli yüklerin şebeke enerjisi gelene kadar devreden çıkarılmasıyla olur. 4. Otomatik kontrol: Aktif ve reaktif güç akışının otomatik olarak kontrol edilmesi gereklidir.

Otomatik yük aktarımı
1. Hızlı yük aktarımı: Enerji kaynağının otomatik kapatma işlemi 15-30 periyot içinde hızlı bir şekilde gerçekleştiğinde çevre motor ve jeneratör milleri üzerinde aşırı transient momentler meydana gelir. Bu nedenle hızlı kapama tavsiye edilmemektedir. 2. Yavaş yük aktarımı: Enerji kaynağının kapama hızının otomasyonla yavaşlatılmasının avantajları vardır. Eğer kapama hızı 1 veya iki saniyeden yavaşsa, senkron motorların, jeneratörlerin ve diğer motorların korunmaları kolaylaşır. Koruyucu cihazların seçiminde enerji dağıtım firması ile koordinasyon sağlanması gerekir.

Özel durumlar
1. Emerjens jeneratör bulunması: Bazı kritik yüklerin beslenmesinde

yedekleme olarak veya kazanın ilk ateşlenmesinde (soğut kalkışta) kaynak olarak kullanılmaları uygun olur. 2. Yedek hücre ve bara imkanları: Kritik yükler için çalışmayı durdurmadan ilave yapılmasını sağlarlar. Bu yerler, yedek kesicilerin saklanmasına imkan verir. 3. Otomatik yük atma cihazları: Kritik yüklerin devamı açısından diğer yüklerin atılmasına yardımcı olan cihazlardır. Zaman röleleri, butonlar veya benzerleri kullanılmaktadır.

Aşırı akım için koordinasyon
1. Aşırı akım korumasının önemi: Aşırı akım koruması küçümsenmemelidir. İyi çalışan bir sistem, iyi röle koordinasyonu ve selektivite ile sağlanır.

174/448

2. Koordinasyon ve selektivite hesapları: Bu hesaplar yapılırken, aşırı akım koruma elemanlarının zaman-akım eğrileri, azami ve asgari kısa devre akımları, kesicilerin açma süreleri ve sigortaların erime ve arızayı silme süreleri göz önüne alınır. (Bakınız 1. Bölüm A.19 Selektivite sorunu) 3. Grafik yoluyla koordinasyon ve selektivite çalışması: Bir enerji dağıtım sistemindeki koruma koordinasyonu için en iyi yöntem grafiklerin kullanılarak işe başlanmasıdır. Bu çalışma hızlı bir selektivite uygunluğu veya olumsuzluğu göstergesidir. 4. İmalatçılardan alınacak karakteristik eğrilerle çalışma: Her aşırı akım koruma cihazına ait koruma eğrisi temin edilmelidir. Grafiklerin basitleştirilmesi için logaritmik kağıtlar kullanılır. Röle set değerlerinin doğruluğu açısından test cihazları temin edilmesi uygun olur. 5. Koordinasyon veya selektivite çalışmalarının önemi: Tüm cihazların aralarındaki koordinasyonun kalitesi, aşamadır. 6. Trafo aşırı akım koruması için: Trafo aşırı akım koruma cihazlarının seçimi NEC kriterlerine göre yapılmalıdır. 7. Aşırı akım ve diferansiyel röle koruması için: IEEE standartlarına uyulmalıdır. Standart no. 141 (RED BOOK) 8. Elektronik tip koruma röleleri: Pek çok uygulama için uygun röle bulmak mümkündür. tasarım mühendisin kafasındaki en üst

Metal-Clad yapıda ekipmanlar
1. Fabrika montajlı üniteler: MCC, şalt, ve benzeri ekipmanların, ekonomik ve kullanışlı çözümler üretmesi açısından, fabrikasyon imalatlılardan seçilmesi tavsiye edilir. Bu ürünler emniyet ve az yer kaplamaları açısından cazip ve çok çeşitli tiplerde imal edilirler. 2. Korozyon: Panoların içleri, şerit ısıtıcılarla ısıtılarak, rutubet sonucu çürümeleri azaltılır. Isıtıcılar, yüksek rutubet olan her ortamda, harici ve dahili sistemlerde koruyucu olarak kullanılmalıdır. Uygun havalandırma koşullarının sağlanması panolar için gereklidir.

175/448

Topraklama
1. Referans yayınlar: Aşağıdaki konularda, IEEE Std. 141 (RED BOOK) ve IEEE Std. 142 (GREEN BOOK) adlı yayınlarda esaslı bilgiye ulaşmak mümkündür.      Topraklama direnci Ekipman topraklaması Nötr topraklaması Parafudur topraklaması Sistem topraklaması tipleri a) Doğrudan topraklama b) Düşük dirençli topraklama c) Yüksek dirençli topraklama

Yıldırım ve aşırı gerilimler
1. Etkili ekranlama ve uygun parafudur: Etkili topraklama ve uygun parafudur seçimi elektrik tesisatını ve cihazları korumanın esasıdır. 2. Aşırı gerilim: Faz toprak kısa devrelerinde, uygun topraklama sistemi ve koruma rölesi uygulaması, aşırı gerilime karşı koruma sağlar 3. Anahtarlama sonucu gelişen aşırı gerilimler: Kesicilerin bakımları, seçimleri ve ayarları yoluyla anahtarlama sırasında meydana gelen aşırı gerilim yükselmelerinin önüne geçilebilir. Kondansatör yol vericilerinin anma değerleri kapasitif akımların kesilmesini sağlayacak ölçüde olmalıdır. Parafudur ve koruma kondansatörleri, motor, jeneratör gibi ekipmanları yüksek gerilime karşı korurlar.

Yıldırım ve aşırı gerilim koruma donanımı seçimi
1. Parafudurlar: Parafudurlar, faz ve toprak arasında bağlanırlar. Uygun seçim, maksimum çalışma gerilimi ve sistem topraklaması çalışmasıyla sağlanır. ANSI Standard C62.1 ve C62.2 uygulama prosedürleri ve parafudur seçimi, için rehberdir. Ayrıca imalatçıların kılavuzları kullanılmalıdır.

176/448

2. Uygun parafudur uygulaması: Seçim için aşağıdaki parametrelere dikkat edilir. a) Anma değerlerinin tespiti b) Tip seçimi (Sabit tip, geçit tipi, dağıtım tipi) c) Parafudur yerinin tespiti 3. Aşırı gerilim koruma kondansatörleri: Faz-toprak veya 3 fazlı sistemlerde fazlar arasına bağlanarak işletme gerilimi üzerindeki gerilimlere karşı sistemi korurlar.

Elektrik standartları ve yönetmelikler
1. OSHA kuralları: Kullanılmalıdır 2. NEC: Asgari düzeyde uyulması gereken kabul görmüş pratik ve prosedürleri anlatır. 3. Eyalet yasaları: Bazı eyaletlerde NEC yerine kendi kuralları uygulanmaktadır. 4. Şehir yasaları: NEC kuralları yanında bazı istisna ve ilaveler bulunmaktadır. 5. ANSI ve NEMA Standartları: Elektrik cihazlarının tasarımında kullanılan genel kabul görmüş standartlardır. 6. IEEE Standartları ve tavsiyeleri: Pek çok değerli bilginin kaynağı durumundaki pratik uygulamalardır.

Ölçü cihazları
1. Yeterli ölçüm: Enerji sisteminin verimini gösterecek ve maliyeti ortaya koyacak ölçümlemedir. Her mühendislik çalışması, test için gerekli cihazları ve ölçüm cihazlarının alternatiflerini tespit için başlı başına ele alınmalıdır. Cihazların temini montaj aşamasında yapılırsa güç faktörü ve yük çalışmaları izlenebilir. Fabrikaların büyüklüğü ve çeşitliliği nedeniyle, ihtiyaçlar çeşitli olacağından ölçüm cihazları konusu çok çeşitlilik gösterir. Bu rehber liste özel ihtiyaçları için gerekli cihazları kapsamamaktadır. 2. Toplayıcı sayaçlar: Lokal veya uzaktan izlenebilen, tüm fabrikanın veya farklı bölgelerinin kullanabilecekleri türde, istenilen değerleri gösterecek ve toplayacak sayaçlar bulunmaktadır.

177/448

3. Akım Trafosu kapasite değerleri: Akım trafosundan uzak bir yerde akım değerinin sağlıklı okunması için, akım trafosu kapasite değerlerinin doğru seçilmesi gerekir.

Aydınlatma ve servis elektriği
1. Aydınlatma yükleri: Aydınlatma yüklerinin, toplam yüke göre oranı

değişkendir ve fabrikanın yapısına göre değişir. Eğilim, 480/277 (380/220) volt beslemeye doğrudur. IES standartları aydınlatma seviyelerinin seçiminde kullanılmalıdır. Enerji tüketimi tasarımda dikkate alınmalıdır. 2. Can güvenliği: Aydınlatma devre planlamasında geçici ve uygun olmayan bağlantılar can güvenliği açısından son derece önemlidir. Bakım için 120 volt üzeri ara kablosu çekilmemelidir. 3. Yedek çıkışlar: Aydınlatma panolarında bakım amaçlı portatif matkap ve kaynak makinalarına çıkış bırakılmalıdır. Priz çıkışları yerleri kullanım ve gelecek için düşünülmelidir. Topraklama kurallarına uyulmalıdır.

Harmonikler
1. Harmonik gerilimler: Enerji sisteminden çekilen bozulmuş sinüs benzeri akımlar harmonikleri yaratır. Bunlar daha çok hız kontrol ünitelerinden daha çok birinci sırada yer alır. 2. Harmonik akımlar: Güç kompanzasyonunda kullanılan kondansatörler ve devredeki bobinler harmonik frekanslardan biriyle rezonans devresi meydana getirirler. Sonuçta sigorta atması, haberleşme devrelerinde gürültü ve gerilimde bozulma görülür. Kompanzasyon panosu eşliğinde kullanılacak belli frekansa tasarlanmış filtreler harmonik akımları kontrol eder. ve doymuş manyetik nüvelerden kaynaklanır. DC devrelerindeki güç konvertörleri

DC güç üniteleri
1. Çok küçük güçler: Bunlar küçük akü redresör besleme kaynaklarıyla sağlanır. Eski yöntemle, motor jeneratör ile üretilen güç kaynakları hala (ABD için geçerli) bulunmaktadır.

178/448

Emniyet
1. Emerjens aydınlatma: Her fabrikada olması gerekir. Farklı enerji kaynakları aracılığıyla sağlanabilir. 2. Kesintisiz güç kaynakları: Üretimin sürekliliği açısından kesintisiz güç kaynakları önemlidir. 3. Can güvenliği: Enerji dağıtım sisteminin tasarımında, en önemli parametredir. Bakım ve değiştirmeler sırasında kullanılan, koruyucu cihaz ve donanımın çalışır vaziyette olması ve bakımın sonuna kadar koruyucu özelliklerini devam ettirerek böyle kalmaları gerekir. 4. Mal güvenliği: Enerji dağıtım sisteminin tasarımında önemli kriterlerden biridir. Aydınlatma ve yangın söndürme sistemi güvenilir olmalıdır. Uzaktaki yangın pompaları için, besleme devrelerinin ayrı olması dikkate alınmalıdır. 5. Emniyet yönetmelikleri ve tavsiyeler:          National Electrical Safety Code Underwriter Laboratories, Inc. Publication National Safety Council Safe Practices Pamphlets American Safety Standards Bureau of Standards Publications National Fire Protection Assosiation Codes And Standards Insurance Company Bulletins IEEE publications OSHA

Test cihazları
1. Devre kesiciler: Kesicilerin görevlerini düzgün şekilde yapabilmeleri için periyodik bakımları yapılmalıdır. Son sistemlerde kesicilere az iş düşmektedir. 2. Koruma röleleri: Koruma röleleri mevcut test düzenekleriyle kontrol edilmelidir. Fabrikada bu röleler üzerine önemli görev düşmesi nedeniyle testleri aksatılmamalıdır. Test aralığı iki yılı geçmemelidir. 3. Trafo ve diğer ekipmanlar: Trafolar sürekli kontrol altında tutulmalıdırlar. Trafo yükleme ve enerji tüketim rakamları kontrol edilmelidir. 4. Yüksek gerilim test düzenekleri ve megerler: Yüksek gerilimde, yağlı trafoların testiyle, motor ve kabloların izolasyon testinde gerekir.

179/448

5. Pens ampermetreler: Çok çeşitli alternatifleri bulunabilmektedir. Her fabrika kendi ihtiyacına uygun kombinasyonda ölçü aleti ve kaydediciyi bulundurmalıdır. 6. Doble testi ve dc testleri: Döner makine ve kabloların arızalanmadan önce durumlarının tespit edilmesi önemli yararlar sağlar. Kontrol ve bakım 1. Değişiklik ve ilaveler: Ekipmanın yeri değiştirilirken ve bazı değişiklikler üzerinde yapılırken devrelerin enerjisiz olmalarına dikkat edilmelidir. 2. Koruyucu bakım programları: Tüm imalatçılar tarafından önerilen bakım programları, zamanı geldiğinde çok dikkatli bir şekilde sağlanmalıdır. 3. Yeterli yedek parça stoklaması: Önemli bir konudur ve yedek miktarları düzenli olarak kontrol altında tutulmalıdır. 4. Düzgün boyama: Harici ünitelerde boya işlerinin ve kontrolların düzenli bir şekilde yapılması bakım işlerini azaltır. Dış ünitelerde boya kalitesi ve ortam özellikleri dikkate alınmalıdır. 5. Kalifiye personel: Elemanların bakım amacıyla kalitesi bakım ve sistem üzerinde etkilidir. 6. Otomasyon: Otomasyon çağı işletme personelinin ve bakım personelinin üzerine katı görevler yüklemiştir. Çok geniş ve kesin prosedürlerin hazırlanıp, işletmenin erken dönemlerinde uygulamaya başlanması, kablolama sistemi ve kayıtlarının tutularak saklanmasını gerektirir.

Elektrik bölümü
1. Yeterli çalışma alanı: Yeterli ve özel çalışma alanı sağlanması iyi bir bakım bölümü için gereklidir. Bir masa, bir dosyalama sistemi, çizimlerin saklandığı yer sağlanmalı ve diğer işlerden alan olarak ayrılmalıdır. 2. Dosyalama ve saklama: Teknik dokümanları ve yayınları saklayacak bir alan gereklidir. Bilgi birikimi açısından data ve dokümantasyon toplanması cesaretlendirilmelidir. 3. Çizimler ve markalama: Çizimlerin dikkatli saklanmaları gerekir. Enerji sistemi tek hat şeması güncellenmiş olarak saklanmalıdır.

180/448

4. Tamir ve bakım atölyesi: Parça stok alanı ve alet ve edevat için minimum gereksinmelerdir. Motor sarımları, dışarıda yaptırılması halinde, ekonomik olmaktadır.

Yangına karşı önlemler
1. Elektrik yangınlarına karşı önlemler: Yangın önlemleri ve cihazları tüm fabrikanın yangın sisteminin bir parçasıdır. Fakat elektrik ekipmanlarının korunması açısından elektrik mühendislerinin yapacakları çalışmalar çoktur. 2. Çarpılmalar: Yangın söndürme cihazlarının seçiminde çarpılmalar karşı tedbir geliştirilmiş olması gerekir. 3. Otomatik Yangın söndürme: Bazı bölgeler için otomatik yangın söndürücüler düşünülmelidir. 4. Yangın Senaryoları: Yangın bölgesindeki elektrikli cihazların enerjilerinin yangın söndürme ekiplerinin korunması için kesilmesi planlanmalı ve görevlilerce bilinmesi sağlanmalıdır. 5. Yangın söndürme elemanlarının seçimi: Yangın söndürme cihazlarının seçimi uzman mühendisler tarafından yapılmalıdır. 6. Yangına karşı sigorta: Yangınla mücadelede ve cihaz seçiminde ana hedef can ve mal kaybının önlenmesidir. Bu durum sigorta maliyetlerini azaltmak için kullanılmalıdır.

Mühendislik Desteği
1. Sınırlarınızı bilme: En iyi elektrik mühendisleri bile, bazı olaylarda tecrübe yetersizliği ile karşılaşırlar. Eğitimli elektrik mühendislerinin bulunmadığı fabrikalarda ise kararlar makine mühendisi veya elektrik teknisyenleri tarafından alınır. Sonuç olarak profesyonel yardım gereken yerlerde durumu değerlendirerek davranmak gerekir. 2. Danışman mühendisler: Gerçekte çok fazla profesyonel danışman bulunmamaktadır veya o an için arada kontratlı anlaşma yoksa spot olarak danışman temini mümkün olmayabilir. Geniş tecrübeli ve kapasiteli mühendis danışmanlar pratik çözümler için uygun şartlarda çalışmaktadır. 3. Ürün mühendisleri: Pratik olarak tüm imalatçılar ürünleri ile ilgili bilgileri ve tavsiyeleri yaparlar.

181/448

4. Sigorta şirketleri: Sigorta şirketleri cihazların ve personelin emniyeti için uzmanlaşmışlardır. Fakat emniyet öyle farklı parametrelerden meydana gelir ki emniyetli montaj, ekonomi ve verimle ilgilidir. Sigorta mühendislerinin önerileri dinlenmelidir. Onların amacı sadece müşterilerine yardımcı olmak değil ama bu işten para kazanmayı hedeflemektir. 5. Teknik yayınlar: Pratik cevapların çoğu bir yerde yayınlanmıştır. Her fabrika mühendisinin mesleği ile ilgili manuel ve “Handbook” ları olmalıdır. 6. Yazılı doküman kullanımında dikkat: Yazılı makalelerin elektrik konusunda uzman kişilerce hazırlanması nedeniyle, akademik dilin anlaşılamaması mümkündür. Böyle durumlarda mühendislerin konuyu danışman mühendislere danışma ihtiyacı doğar.

182/448

BÖLÜM 3
ELEKTRİK SİSTEMİNDE KAPASİTEYE BAĞLI TASARIM VE İŞLETME SORUNLARI
Kağıt makinelerinin kapasiteleri ile ilgili gelişmeler, elektrik ve otomasyon

sistemlerindeki gelişmelerle birleşerek, bilgi değişimi yaratmaktadır. Bu durum, kapasitesi düşük eski kağıt makinelerinde kullanılan tasarım ve işletme esaslarını radikal ölçüde değiştirmektedir. Değişim dikkate alındığında, kağıt üretimi ile ilgili tüm branşlardaki gelişmelerin takip edilmesi zorunlu olmaktadır. Makine kapasitelerindeki artışın ve teknolojik değişikliklerin doğrudan elektrik, tahrik ve otomasyon sistemlerini değiştirdiği bir gerçektir. Bu değişiklikler dönerek üretim biçimini şekillendirmekte, değişim karşılıklı olarak etkileşime neden olmaktadır. Eskinin opertörlük ve bakımcılık kavramı giderek değişmektedir. Geneldeki toplam değişim, konusunda ihtisas yapmış bir uzmanın bile, ilgi ve algılama alanının ötesine geçmektedir. Çünkü tahrik tasarımı, otomasyon tasarımı, elektrik kuvvet sistemi tasarımı ve topraklama tasarımı birbirleriyle mesleki açıdan ilişkili, ama birbirlerinden farklı detaylara sahiptir. Bunların birbirleriyle çelişmeleri söz konusudur. Sadece topraklama konusu bile, hepsi için ortak bir konu gibi görünmekle birlikte, aynı mesleğin branşları tarafından farklı değerlendirilmektedir. Yönetmelikleri takip etmek gerekli olmakla birlikte yetersiz kalmaktadır. Kağıt üretimi için çalışanlar, konularının yoğunluğu nedeniyle, kendilerini direk olarak ilgilendiren gelişmeleri izlerken, diğer gelişmelerden hızla uzaklaşmaktadırlar. Esasen bu gelişmeler ihtisaslaşma açısından doğru yönde ilerlemektedir. Fakat iyi kağıt üretme bilgi ve becerisi, artık bir bütün olarak sistemin detaylarını kavramaya yetmemektedir. İşin, elektrik, mekanik, kimya ve endüstri mühendisliği bacakları bulunmakta ve tamamı sistemin doğru çalışmasında kullanılmaktadır.

183/448

Elektrik sistemleri hakkında bilgi edinmeden kağıt üretmek mümkün değildir. Karşılığında elektrik sisteminin amaca uygun olarak projelendirilmesine çalışanlar, kağıt üretimi ile ilgili kritik ve can alıcı noktaları kavramak zorundadırlar. Aksi takdirde yaptıkları tasarımlar ilelebet işletmeye ayak bağı olacaktır. Yönetim, tüm bu konularda doğru işleri doğru zamanda yapmak, yani kaynakları iyi yönetmek durumundadır. Kağıt üretebilmek için aynı hedefe yönelik, farklı ihtisas alanına sahip kişilerin, kendi branşı dışındaki, önemli konuları, yeterince algılayamamaları veya farklı algılamaları, kompleks bir sistem olan kağıt tesisinin bütünlüğünü ve geleceğe dönük hedeflerini negatif yönde etkilemektedir. Her aşamasında ekip çalışması gerektiren kağıt fabrikalarında, ortak algılamanın sağlanamaması, direk olarak maliyetlere, kapasiteye ve kaliteye yansıyacaktır. Bu durumdan müşteri ve yatırımcıda paylarını alacaktır. Kapasitesi çok büyük işletmelerde, etkilerin ve zararların büyük olacağı ortadadır. Ortaya çıkacak problemler karşısında, çözüm arayan, kalitesi tartışılmayacak uzmanların, bireysel anlamda aciz kalması çözülemez duruma gelecektir. Anahtar teslimi yatırımlarda bile yaşanabilecek tasarım ve işletme sorunları, daha fizibilite ve kontrat aşamasından itibaren ortaya çıkmaktadır. Aynı kontratı okuyan ve onaylayan farklı branşlardaki kişilerin, teknik konuları ve bunlara ait detayları farklı şekilde algılamaları söz konusudur. Bu durum daha sonraki aşamalarda montaj ve işletme sürecini de olumsuz olarak etkileyecektir. Buna, takım üyelerinin, zamanı algılama ve kullanmadaki farklılıkları ekleneceğinden, büyük yatırımlar için, bilgi ve tecrübe birikiminin önemi kaçınılmaz olmaktadır. Büyük işletmelerde en büyük sorun projelerde, ekiplerde sistemlerde ve kişilerde senkronizasyon bozukluğu ve etkileşim olmaktadır. Bunları aşmanın yolu doğru koordinasyon yapılmasıdır. Bu durumda, çözüme katkıda bulunabilecek kişi, sistemin her detayını bilen değil, sistemi bir bütün olarak gören proje lideri/liderleridir. Proje lideri her detaya çözüm üretme yeteneğinde olmak durumunda değildir. Fakat bir konu kendisine aktarıldığında, o konunun önemini kavrayacak ve zamanında gereğini yapacak ve yaptıracak düzeyde ve niyette olmalıdır. Konunun tüm açılım ve uzantılarını gerekli bilgiyi aldıktan sonra kavrayabilmelidir. Bu da proje liderinin, öncelikle proje ekiplerini ve onlardan gelecek verileri dinleme niyetiyle ilgilidir. Bu bilgileri tarafsız bir gözle söz konusu olacaktır. Sorunlar para ile

184/448

değerlendirebilmelidir. Kazanılacak başarı, bilgi akışı kanallarının açık tutulmasına ve verilerin zamanında değerlendirilmesine bağlıdır. Sağlıklı bir işletme yapısı için gerekli olan bilginin temini büyük yatırımlarda profesyonel bazda olmalıdır. Çünkü bilgi birikimi daha kısa yoldan sağlıklı olan tercihlere yönelmeyi getirir. Büyük sistemlerde deneme ve yanılma yöntemleri son derecede tehlikeli olmaktadır. Aşağıda, kağıt fabrikalarında yeni kurulacak elektrik, tahrik ve otomasyon sistemlerinin kağıt üretim tesisinin karşısına ne gibi sorunlar çıkarabileceği ve önlem olarak nelerin yapılması gerektiği verilmektedir. Bir önceki konuda proje tasarımınında TAPPI’ nin önerileri bulunmaktaydı. Bu bölümde Türkiye tecrübesinin getirdiği aksama noktaları verilmektedir. Büyük oranda, eski ve küçük tesisler için geçerli olan uygulamalar ile yeni uygulamalar, mukayese edilerek önemli farklılıklar ve sorunlar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu farklılıklar ve sorunlar, kaba hatlarıyla verilmektedir. Konuların ince detayları, küçük bir yazıya sığmayacağından ve asıl amacın, soruna dikkat çekmek olmasından dolayı, aşağıdaki özetleme yolu tercih edilmiştir. Bazı mesleki terimler, konuları anlaşılmaz hale getirmiş olabilir. Fakat sorunların neler olduğu ve nasıl ortaya çıktıklarının bilinmesinin, çözüm için bir başlangıç olacağı açıktır. Proje yapacak kişlere fikir vermesi bile bazı önlemlerin zamanında alınmasını sağlayacaktır. Aşağıda işaret edilen konuların proje yapımı aşamasında dikkate alınması, projenin tamamlanmasından sonra düzeltilmesinden daha kolay olacaktır. Ne kadar önce hatalardan dönülürse sonuçlar o oranda kolay ve ekonomik çözülecektir. Aslolan problemli duruma düşmemektir. Erken Ekipman Yönetiminin amacı budur. Aksi takdirde düzeltici faaliyetlerle düzeltilemeyecek temel sorunlar haline geleceklerdir.

Kapasite artışının elektrik sistemi üzerine etkileri
Kağıt makinelerinde birim üretim başına düşen elektrik tüketimi, kapasite artışı ile birlikte düşmektedir. Fakat genel olarak toplam elektrik sarfiyatı, üretim miktarı toplamına bağlı olarak artmaktadır. Son kurulan makinelerde, üretim kapasiteleri yüksek olduğundan, kağıt fabrikalarındaki elektrik ve enerji dağıtım sistemi, radikal

185/448

biçimde büyümektedir. 50-100 megavat gibi kurulu güçler bir anadolu şehrinin tükettiği elektrikten fazla büyüklüktedir. Kaldıki şehrin yerleşim alanı yanında fabrikanın yerleşim alanı çok küçük kalmaktadır. Böylesine dar bir alanda elektrik tesisatının kurulması, yeni fabrikalarda aşağıdaki sorunlara yol açmaktadır: 1. Kağıt üretimi ve elektrik tesisinin iç içe olması sorunu : Kağıt fabrikasının içinde önemli miktarda elektrik enerjisi tüketilmekte ve fabrikanın içi, hem alçak gerilim, hem de orta gerilim dağıtım sistemini içinde barındıran bir güç merkezi durumuna dönmektedir. Mutlaka esaslı bir enerji dağıtım planlaması yapılmalı, bu planlamada gelecekteki ilaveler de göz önüne alınarak, yer seçimleri ve mekan ölçüleri belirlenmelidir. Trafolar, şalt panoları, filtre ve kompanzasyon panoları, MCC panoları, tahrik panoları ve kablo galerileriyle ilgili mekanlar titizlikle seçilmeli ve ölçümlendirilmelidir. Kapı büyüklükleri ve zemin üzerine gelecek yükler küçümsenmemelidir. Fabrika içinde dağıtılacak orta gerilim otomasyon sistemine olumsuz etkilerde bulunmamalıdır. Panoları bir odaya toplamı sona ermiştir. Bu elemanların arasındaki koordinasyon planları yapılmalı ve bus-bar ve kablo tipleri belirlenmelidir. Her bir iletim hattı güzergahı, diğerini engellememeli ve en kısa yoldan olmalıdır. 2. Elektrik tesisatının üreteceği ısı ve ortaya çıkan sorunlar : Elektrik tesisatını içinde bulunduran mekanlarda elektrik sistemi tarafından üretilecek ısılar, belirlenmeli ve bu ısı miktarlarına uygun klima ve havalandırma düzenleri kurulmalıdır. Sistemin büyümesi ile birlikte sistemin üreteceği atık ısı miktarı önemli ölçüde artmaktadır. Sadece şalt ekipmanlarından değil, bara ve kablolardan yayılacak ısılar da dikkate alınmalıdır. Tüketilen enerji toplamında %3 miktarındaki genel kayıp, 50 MVA lık bir sistemde 1500 KW civarında olmakta ve eski sistemlerde pencere fanları ile yapılabilen ve birkaç kilovatı geçmeyen soğutma işi, klima santralleri gibi ciddi ekipmanlarla bile zor yapılır hale gelmektedir. 1500 kw ısı, büyük klima santrallarıyla emilebilir ve bunun için toplamda 750 kw klima gücü gerekir. İlk yatırım maliyeti yanında, soğutma maliyeti yıllık bir milyon lira civarında olacaktır. Bu bedelin yıllar boyunca ödenmesi verimsizlik demektir. Ayrıca klima sistemlerine bağımlı olmak fabrikanın geleceğini riske etmektedir. Sistemin az kayıplı seçilmesi ve seçilecek elemanların kapasitelerine özen gösterilmesi gerekmektedir. Mekanın bu anlamda da büyük tutularak, çok yönlü ulaşım ve erişimin kolaylaştırılması sağlanmalıdır. Kurulacak

186/448

soğutma üniteleri ve hava kanalları, sistemin yer ihtiyacını olumsuz yönde etkilemektedir. Bara kanalları, kablo kanalları ve havalandırma kanalları aynı mekanda çözümler, hatta çözümsüzlükler yaratacaktır. Bu nedenle tasarımın başında soğutma politikası yapılmalı ve proje ilerledikçe hesaplar gözden geçirilmelidir. İklimsel ısının zorlu olmadığı yerlerde taze hava ile soğutma tercih edilmelidir. 3. Yangın riskinin artması: Küçük sistemlerde, basit yangın tüpleri ile korunabilen MCC odaları gibi mekanlar, yangın esnasında ortaya çıkan enerjinin büyüklüğü nedeniyle, yeterli kapasitede otomatik yangın söndürme sistemi ile donatılmalıdır. Yangın söndürme sisteminin kurulabilmesi için gerekli olan alan, işletme içinde yaratılmalıdır. Yangın ihbar sistemi ve yangın söndürme sisteminin tasarımı, profesyonel firmalara bırakılmalıdır. Bu nedenle tasarım, yatırımın çok başlarında, doğru verilerle yapılmalıdır. Buradaki sorun işin başında doğru verilerin eksikliğidir. Genellikle yatırımın başlarındaki veri yetersizliği bu tür sistemlerin seçimini ertelemekte ve daha sonra çözüm arandığında yer sorunları ortaya çıkmaktadır. Yangının yayılmaması için, belirli bölgeler (zonlar) oluşturulmalı ve yangının söndürülmesi için gerekli otomasyon ve donanım sağlanmalıdır. Yangın anında personelin davranışı için eğitim verilmelidir. Yangınla ilgili çeşitli senaryolar düşünülmeli ve senaryolara uygun çözümler üretilmelidir. Burada inşaat ekibi, yangın danışmanı, elektrik bölümü, şalt ekipmanlarını temin edecek firma yetkilileri, soğutma sistemini kuracak ekipler, birlikte çalışmalıdır. Yangın anında hava fanlarının ne yapması gerektiği belirlenmeli ve buna uygun otomasyon yazılımları edinilmelidir. 4. Ortamın özelliklerinden kaynaklanan sorunlar: Büyük kağıt fabrikalarında kurulacak sistemlerde, fabrika içinde çevresel özellikleri farklı bölgeler oluşmaktadır. Bölgelere göre değişiklik gösteren ortamın özellikleri belirlenmeli, rutubet, toz, nişasta, sıcaklık ve kimyasal madde buharı gibi etkiler göz ardı edilmemelidir. Sistemdeki tüm elemanların ortamdan etkilenme durumları tespit edilmelidir. Toza karşı, neme karşı, ısıya karşı ve kimyasal patlamaya karşı önlemler, farklı yapıda ekipman ihtiyacı yaratır ve bu sistemler farklı tasarım parametrelerine, tecrübe birikimleri sonucunda konulmuş özel kurallara ve ekipmanlara sahiptirler. Standart ekipmanlar sorunlara çözüm olmayacağı gibi ek sorunlar yaratacaktır.

187/448

5. Kağıt fabrikalarının enerjiyi kirletmesi sorunu: Büyük sistemlerde akacak elektrik akımlarının büyüklüğü, gerilimlerinin büyüklüğü ve şekilsel farklılığı (sinüsten farklı), yaydıkları elektromanyetik alanlar, gerek şebeke geriliminin kalitesini, gerekse elektromanyetik yayılma sonucu tüm donanımları olumsuz yönde etkilerler. Bu konu birinci kısım 24 nolu bölümde işlenmiştir. Sistemdeki tüm ekipman ve elemanların sistemi etkileme ve sistemden etkilenme durumları tespit edilmelidir. Çünkü bu etkiler, ciddi boyutlara ulaşmakta ve cihazlarda ve ekipmanlarda arızalara yol açmaktadır. Bu kirlilik kaynakları tasarım ve montaj aşamasında minimum düzeyde tutulmadıkları takdirde, başlangıçta basit çözümlerle düzeltilebilecekken, artık düzeltilmesi özel çaba, bilgi ve yatırım gerektiren konular durumuna gelirler. 6. Güç kompanzasyonunun yetersiz kalması: Küçük sistemlerde alçak gerilim şalt kısmında yapılacak filtreli kompanzasyon panoları yeterli olurken, büyük sistemlerde orta gerilim motorlarının ilave olmasıyla kompanzasyon yetersizliği ortaya çıkar. O.G. tarafında yapılacak filtreli kompanzasyon veya senkron motor uygulaması gibi farklı yöntemlerle sorun giderilmelidir. 7. Enerji tasarrufu sorunu: Enerji tasarrufu konusu, küçük sistemlere kolay hakim olunabilmesi nedeniyle başarılabilmekteydi. Bu durumda bile tasarruf için özen gerekmekteydi. Büyük sistemlerde enerjinin verimli kullanılmasındaki kıstaslar değişmektedir. Ekipmanların verimli türlerden seçiminden, makine parkı seçimine ve DCS işletme mantığından, prosesin seçimine kadar pek çok konu tasarrufun içinde yer almaktadır. Bu konularda tasarım aşamasında hata yapıldığı takdirde, işletme döneminde klasik enerji tasarrufu çalışmaları ile verimli çalışma sağlanamaz. Tasarruflu çalışma alışkanlığı olsa bile verimsizliğin boyutları yapılan çalışmaların etkisini yok edecek boyuta ulaşabilir. Özellikle düşük katma değerli kağıtların tutulması imalatında, makine parkının olmak ve ürün çeşitlemesinin yedek olarak minimumda alınan fakat zorunluluktur. Tedbirli adına

vardiyalarda gerekli görülerek sürekli kullanımda tutulan ekipmanların sayısal çokluğu işletme maliyetlerini ve ürün fiyatını yükseltecektir. Bu tür ekipmanların gereksiz kullanımları otomasyon üzerinden engellenmeli, kişlerin insiyatifine bırakılmamalıdır.

188/448

8. Montaj malzemelerinin özenli seçimi ve stok yönetimi: Kablo ve bus-bar için taşıyıcı konsollar ve kablo tavaları, kanallar, yükseltilmiş döşemeler, montaj sarf malzemeleri ve kullanılacak aksesuarlar özenle seçilmeli, seçimler ayaküstü bilgilere değil, araştırmalara dayanmalıdır. Eski sistemlerin kurulması sırasında kullanılan basit çözümler ve pazarda kolayca bulunabilen malzemeler, büyük sistemlerde kısa sürede iflas etmekte ve sorun yaratmaktadır. Kullanılacak aksesuarlar yıllarca hizmet edecek ağır çalışma şartlarına uygun tiplerden olmalıdır. Yatırım için sahaya gelen tüm malzemelerin iyi muhafaza edilmesi montaj sırasında ve sonrasında güvenli çalışma sağlayacaktır. Bakınız (Ek. 2) 9. Montajın dokümantasyonla detaylandırılması ve detay dokümantasyon üretimi : Uygulanacak tüm detaylar yazıya dökülmeli ve detay çizimlerle yapılacak iş tanımlanmalıdır. Daha önce tecrübeli usta düzeyinde çözülen montaj detayları, kağıda aktarılmadan uygulanmaktaydı. Yapılacak hatalar çizim sayesinde önceden görülebilir hale gelecektir. Fabrikanın her köşesinde aynı ve doğru detayın uygulanmasının yararları ve avantajları bulunmaktadır. Büyük yatırımlarda aynı türde işi, örneğin motor bağlantısını, birden fazla montaj elemanı farklı ünitelerde farklı olarak yapmaktadır. Bu sorun bir proje ofisi aracılığıyla uygulamaya dönük dokümanlar üretilmesini gerektirir. Yüzlerce detay üretilerek matbu hale getirilip kullanılmalıdır. 10. Diğer montaj işleri ile koordinasyon sorunu: Borulama ve ekipman

yerleşimi ile koordinasyon sağlanmalıdır. Kablo miktarının artması ve çeşitlerinin çoğalması sonucu, kablo tavaları kablolara göre ayrılmak ve belirlenen mesafeleri koruyarak monte edilmek durumundadır. Bu çeşitlilik sonucu, çoğunlukla kablo tavaları dolmakta ve yeni tavalara yer kalmamaktadır. Burada proje koordinasyonu önemli hale gelmektedir. Boru tesisatı ile tavalar ciddi boyutlarda birbirini etkiler duruma gelmektedir. Koordinasyonun yapılmaması durumunda, boru tesisatı esnek olmaması nedeniyle önceliğe alınacağından, kablo tavaları son derece kısıtlı alan içine sıkıştırılarak monte edilecek ve tesisat yönetmeliklerine aykırı durumlar ortaya çıkacaktır. Konunun yönetmeliklere aykırılığı ve kablo metrajlarını değiştirmesi yanında, uzun vadeli kullanımda işletmeye yaratacağı sorunlar ve sonuçları olacaktır. Kablo tavalarına ilave kablo gelmemesi ve diğer çakışmalar tüm proje hazırlıklarının zamanında yapılmasıyla çözülebilir. Türkiye’de

189/448

yatırımlarda

proje

hazırlıkları

iflas

ettiğinden

sonunda

as

built

projeler

hazırlanmaktadır. 11. Proje ve tasarım sorunu: Yatırım aşamasında büyük sistemlerin ciddi şekilde

projelendirilmeleri gerekir. Projelendirmede en önemli parametre can ve mal güvenliğinin sağlanması olmalıdır. Mahalli destekle çözülebilen küçük kağıt yatırımları eski projelendirme geleneğiyle tasarlanmışlardır ve işlev üzerine kurulu basit tasarım kriterlerine sahiptir. Burada kastedilen karmaşık sistemler kurarak çözüme gitmek değildir. Sistemler büyük oldukları için zaten yeterince karmaşık olmaktadırlar. Önemli olan nokta, yeni tasarım kriterlerinin eski sistemlerdeki kriterlere göre farklı temele dayanıyor olmalarıdır. Kısa devre kapasiteleri, kısa devreye dayanım süreleri, işletmede kullanılacak gerilim kademelerinin sayısı ve seçimi, kabloların uzunlukları ve tipleri, topraklama gibi pek çok konu bu kapsama girer. Elektrik tesisatına ait yapının, ağır çalışma koşullarına uygun tasarlanması ve tam güçte, günde 24 saat, haftada 7 gün, ayda 30 gün ve en az 6 ay durmadan çalışabilecek sistemler kurulması hedeflenmelidir. Sistemin büyümesiyle akımların büyüyeceği ve kısa devre anında hata akımlarının çok daha büyük tahrip gücüne sahip olacağı bilinmelidir. Büyük akımlar karşısında görevini yerine getiremeyecek kadar zayıf seçildiği için tahrip olan bir koruma elemanı yüzünden ortaya çıkacak sonuçların, vahim olacağı açıktır. Bu konuda birinci bölümdeki mühendislik etüdleri bölümüne bakılmalıdır. 12. Bakım sorunları: Bakım anlayışının, ve yerine eski sistemlerden bir yaklaşımın edinilmiş bazı

alışkanlıklardan

arındırılması

farklı

yerleştirilmesi

gerekmektedir. Koruyucu elektrik bakımı gibi programlar büyük sistemler için hayati koşul olmaktadır. Elektrik bakım programı arıza üzerine duruş mantığından ziyade koruyucu elektrik bakım mantığı üzerine kurulmalıdır. Arıza olmamalıdır veya minimum olmalıdır. Çünkü büyük sistemlerde arızaların bedeli çok ağır olmakta can ve mal kayıpları olağanüstü boyutlara ulaşmaktadır. Büyük ekipmanların bakım için sökülmesi ve toplanması, bakım duruşlarının süresini arttırmaktadır. Programsız duruşlarda, ekiplerin ve takımların hazırlanması ve iş programının yapılması, işe başlamadan önce saatlerin geçmesine neden olur. Arızalar, taşeron bakım elemanlarının yapabileceği rutin işler olmadığından dış destek alınması da zorlaşır. Halbuki koruyucu bakım daha kolay sağlanabilir. Kontratlı bakım sözleşmeleri için, yapılacak bazı rutin bakım işlerinin kapsamı

190/448

belirlenmeli ve dış hizmet desteği sağlanmalıdır. Bu çalışma biçimi, fabrika bakım personelinin olmaktadır. çalışma Personelin tanımını iş değiştirmekte yeniden ve onlara farklı Koruyucu görevler bakım yüklemektedir. Artık fabrika bakım elemanları çevresini tarayan dedektifler tanımı, yapılmalıdır. programının içinde kestirimci bakım teknikleri bulunmaktadır. Kestirimci bakım bir kağıt fabrikası için lüks değil bir zorunluluktur. Bu konuda elektrikle ilgili koruyucu bakım için birinci kısımdan yararlanılmalıdır. Mekanik konularda ise Kağıt Fabrikalarında Bakım Yönetimi kitabı yararlı olacaktır. 13. Personel eğitimi veya eğitimli personel sorunu: Büyük sistemlerde profesyonel ortamlarda yapılmalıdır. Sık personel değişimi tercih

çalışacak kalifiye personelin temini oldukça zordur. Yetiştirilecek personelin eğitimi mutlaka edilmemelidir. İsteksiz ve yorgun personel son derece büyük risk altında kalacağından, sistemi de risk altına sokar. (Ek. 1 ) Kalifiye olmayan veya eğitimsiz personel iş ve can emniyeti açısından tehlike yaratır. 14. Yedek parçaların çeşitliliği ve temini sorunu: Büyük sistemlerde, yedek

parçaların sayısı ve stok maliyetleri çok kabaracağından, tüm parçaların temin süreleri ve önem sıralaması çıkartılarak yedek parça çalışması yapılmalıdır. Kullanılan ekipmanlar cins, kapasite ve kalite yönünden farklı ve özel olacağından, arızalanmaları durumunda geçici de olsa yerlerini doldurmak mümkün olmayacaktır. Ekonomik olarak parça sorununu çözmenin ilk yolu tasarım aşamasıdır. Büyük sistemlerde parça stokunu arttıran diğer etken, fabrika ekipmanlarının çok çeşitli kaynaklardan temin edilmiş olmasıdır. Standardizasyon sağlanabilmesi açısından cins ve tiplerin sayısının son derece azaltılması gerekmektedir. Buna Erken Ekipman Yönetimi de denilmektedir. İşletme dönemi için kritik ekipmanları tanımlayarak, önemine göre üniteleri sınıflandırmak gerekir. Bu konu ayni zamanda koruyucu bakım konusunun bir parçasıdır. Alım aşamasında tüm satıcı firmalara dikte ettirilecek ortak genel standartlar ile standardizasyon sağlanmalıdır. 15. Gerekli test ve ölçü aletiyle uygun bakım aletlerine sahip olmak: Büyük

sistemlerde, pense ve tornavida dışında, özel test ve bakım alet ve edevatı kullanımı gerekmektedir. Personel eğitiminde bu konulara yer verilmelidir. Büyük sistemler sürekli gözetim altında tutulmalıdır. Bu amaçla izlemeye yönelik kayıt

191/448

cihazlarının ve DCS gibi sistemlerin etkili olarak kullanılması gerekir. Diagnostik bilgilerin mümkün olduğunca çok üretilerek personelin kullanımına sunulması yararlıdır. Özel test düzenekleri ve cihazları olan kontratlı çalışacak bakım firmaları bulunabilir. Test konusu birinci kısım 18. Bölüm’de incelenmiştir. 16. Prosesin gereği olarak ortaya çıkan sorunlar: Büyük sistemlerde, gerek

motor güçleri, gerekse ekipman sayıları artmaktadır. Bunun sonucu şebekeden çekilen kısa süreli büyük akımlar, gerilim düşümü başta olmak üzere enerjinin temin edildiği kaynağa ağır ciddi etkilerde bulunur. Enerji kirliliği ortaya çıkar. Orta gerilim motorları kalkış anında tek başlarına şebekede büyük gerilim düşmelerine yol açarlar. Bunun yanında diğer ekipmanlar devreye alınırken grup halinde DCS üzerinden yönlendirilirler. (grup start-stop) (Ek.3) Kalkış sırasında, motorların start alması için, her motora has bir bekleme süresi olsa da, prosesin gereği olarak bu süre bazen bir iki saniyeye kadar düşebilir. Bu şekilde yol alan 30 adetlik bir grup motor 2 veya 3 dakika için, şebekeyi ciddi biçimde etkiler. Bu nedenle elektrik sisteminin mekanik ve elektriksel sağlamlığı yanında, topraklama sisteminin ve montajın yapısı önemli hale gelir. Çok güçlü ve güvenilir bir elektrik alt yapısına sahip olmadıkça, sebebi bilinen veya sebebi tespit edilemeyen bazı sorunlar aralıklarla ortaya çıkacaktır. Alt yapı bu tür etkilere karşı dayanıklı olmak durumundadır. Aksi takdirde üretim ve tamirat giderleri çok yüksek olacaktır. 17. Sistem ve alt sistemlerden oluşan yapının büyüklüğü: Büyük kapasiteli

sistemlerde, sisteme yardımcı olan pek çok alt sistem bulunur. Kompresörlere bağlı farklı hava temini sistemleri, aydınlatma sistemleri, DCS ve PLC gibi otomasyon sistemleri, yangın alarm sistemleri, güvenlik sistemleri, haberleşme sistemleri, çeşitli özellikte su sistemleri, ısıtma havalandırma sistemleri, klima tesisleri, kesintisiz güç kaynakları gibi, tüm ana sisteme hizmet eden pek çok yardımcı alt sistem sayılabilir. Bu sistemlerin bazılarının duruşlarda kapatılmaları mümkün olabilir. Fakat elektrik sistemindeki ortak bakım amacıyla, bir bölgedeki tüm sistemlerin ayni anda durdurulmaları, işletme açısından mümkün değildir. Bu nedenle, bakım için bir ünitede enerjinin kesilmesi istense bile, bazı proses pompalarının, klimaların, havalandırma fanlarının, atık su pompalarının, karıştırıcıların çalışmaları, DCS’in, aydınlatmanın, haberleşmenin ve güvenlikle ilgili sistemlerin devrede olması istenebilir. Sistemin büyüklüğü nedeniyle geçici

192/448

olarak alternatif

kaynaklardan beslemek de mümkün olmayabilir. Bu şartlar

altında, elektrik sisteminin enerjisinin kesilmesi ve bakımı imkansız hale gelir. Bazı ünitelerin, üretim hattı trafosundan ayrılarak, yardımcı tesisler trafolarından beslenmeleri gerekebilir. Böyle bir trafo bile bazen sorunu çözemez. Çünkü mutlaka kendi bakımının da yapılması koordinasyonla sağlanabilir. 18. Topraklama sorunu: Büyük sistemlerde topraklama iletkenleri büyük gerekecektir. Bu şartlarda duruş, ancak merkezi fakat katılımcı bir yöntemle, yani tüm bölüm amirlerinin katılacağı genel

mesafeleri kat ederek fabrika içini dolaşırlar. Motorların büyüklükleri ile ilgili olarak bu iletkenlerin kesitleri büyür. 100.000 ampere yaklaşan kısa devre akımına dayanım açısından bu gereklidir. Fabrika içinde işletme topraklaması, yıldırımlık topraklaması, koruma topraklaması, statik boşalma iletkenleri ve potansiyel dengeleme gibi amaçlarla birden fazla ve farklı özellikte topraklama iletkenleri dolaşır. Bunların koordinasyonlarının yapılamaması durumunda arızalara açık bir yapı ortaya çıkar. Gerek mal güvenliği, gerek can güvenliği sorunu yaşanır. Alışılmış uygulamada kullanılan bir iletken bu işler için yeterli iken çok farklı kesitler ve çözümler ortaya çıkar. Tahrik sistemlerinde alternatif akımın kullanılmasıyla, toprak iletkeninde yüksek frekanslar dolaşacağından, bunların kablo kesiti arttırılarak uzaklaştırılması imkansız hale gelir. Topraklama iletkeninin tüm frekansları geçirebilen bir yapıda olması zorunluluk haline gelir. Bu durumda eskiye ait tüm topraklama bilgileri yetersiz hale gelmeye başlar. Topraklama sisteminde güvenli olduğu düşünülerek baz alınan eski kriterler, ana yapıyı ve genel sistemi tehdit eden bir duruma gelir. Bu sorun topraklama sisteminin ciddi olarak ve farklı bir gözle ele alınmasını gerektirir. Bu konuda Türkiye çok geridedir. Konunun çözümü ihtisaslaşmış tecrübeli kişlerin teknik desteğindedir. 19. Koruma sistemlerinde selektivite sorunu: Sistemin büyümesi ve dağıtım

ve gerilimin kademelendirilmesi koruma amacıyla kullanılan röle ve koruma şalterlerin ardışık sıralanmalarına neden olur. Birbiri ardına bağlanmış trafo ve şalter zinciri büyür. Bu durumda uç noktalardan birinde oluşan kısa devrede hata akımı geçerken, o noktayı koruyan şalterin hatayı görüp enerjiyi kesmesi beklenir. Şalterler arasında koordinasyon sağlanamaması durumunda, korumayı yapacak şalterle birlikte, daha yukarıda başka bazı koruma şalterlerinin ayarları devreye girerek, gereksiz yere başka bölgelerin enerjisiz kalmasına neden olur ve

193/448

belki de tüm üretimi durduracak sonuçlar doğar. Röle koordinasyonu adı da verilen bu çalışmalar, bu anlamda yararlı olacak mühendislik konularıdır. 20. Teknik emniyet ve iş güvenliği sorunu: Küçük sistemlerde akılda

kalabilecek bilgiler, sistemlerin büyümesiyle akılda tutulamayacak büyüklüğe ulaşır. Arıza takibinde ve bakım sırasında, dokümansız çalışma yapmak imkansız hale gelir. Sistemin büyüklüğü nedeniyle gerekli iş emniyeti ve detay bilgiler gözden kaçabilir. Hem sistemin tüm detayları, hem de tüm aktiviteler kayıt altında ve kolay erişilebilir olmalıdır. (Bilgisayarlı Bakım Yönetim Sistemleri) Sistem, kişilerin algılamalarını kolaylaştıracak tüm bilgi birikimini kolay erişilebilir ve işlenebilir halde tutmalıdır. Montaj ve start-up ile ilgili detaylar da sürekli başvurulacak kaynaklar arasında olmalıdır. Sistemlerin çalışması, çalışan elemanlara çok iyi öğretilmelidir. 21. Yönetim ve koordinasyon sorunu: Fabrika makina holünden yönetime

dayanan tek merkezli bir durumdan çok merkezli bir yapıya geçtiğinden sorunlar makine holü üzerinde kontrol edilebilir olmaktan çıkmaktadır. Haberleşme, bakım, duruşlar ve diğer aktiviteler sıkı koordinasyonu gerektirir. Geçmiş alışkanlıkların yerini yeni davranış biçimleri almalıdır. Yeni prosedürler ve kurallar takım olarak kullanılabilir, uygulanabilir olacak şekilde benimsenmelidir. Görev ve yetki dağılımı kesinleştirilmeli, teknik ve idari anlamda tanımsız iş kalmamalı, sorunlar sahipsiz bırakılmamalıdır. 22. Yatırım bütçesinde ve süresinde artışa eğilim vardır: Bütçe için ayrılacak yatırım rakamları eski tasarım kriterleri üzerinden yapılacak olursa yatırımcı için, ileriki aşamalarda sürpriz bütçe ve süre artışları ortaya çıkacaktır. Çünkü yerel eski standartlar kullanılamayacağından tahminler sapacaktır. Bu durum çok iyi düzenlenmiş, genel fabrika standartları, teknik şartnamelerle ve proje çalışmalarıyla işin başında netleştirilmelidir.

Kapasite artışının otomasyon sistemi üzerinde yarattığı sorunlar
Otomasyon sistemi üretimin yapıldığı ve prosesin kontrol edildiği bilgisayar ve onun bilgi aldığı ve bilgi gönderdiği, kontrol ettiği tüm cihaz ve ekipmanları kapsar. Bu

194/448

tanım, motorlar dahil pek çok ekipmanın da birer cihaz gibi görünmesine yol açmaktadır. DCS sistemi diye adlandırılan otomasyon sistemi, zayıf akım ve kuvvetli akım sistemlerini kontrol ettiğinden, işletmecilik anlamında zayıf akım ve kuvvetli akım kavramları birbirine karışır. Küçük sistemlerde mahallinden kontrol edilen ve mantığı teknisyen tarafından düzenlenen ve sadece proses odaklı iş akışı, sistem büyüdükçe karmaşık hale gelmektedir. Üretim sırasında yapılacak işlem basamaklarındaki sıralama hataları üretimde verimsizliğe yol açar. Aşırı miktardaki kumanda elemanları ve kabloları ise sistemin bakım ve işletimini olumsuz etkiler. Bu karmaşıklığı durdurması düşünülen DCS’in devreye girmesiyle, sorun bir açıdan düzelmiş, fakat sistemlerin uyum içinde çalışamaması gibi başka problemlerin çıkmasına engel olunamamıştır. (System Tuning) 1. Kablo sorunu: Prosesin otomasyonla daha kolay kontrol edilebilmesi, sistemde otomasyona bağlanması gereken noktaların sayısını arttırmıştır. Eski sistemlerde, çok önemli noktalarda yapılan proses kontrolu, ölçüm cihazlarındaki çeşitlilik ve ucuzlamayla fabrika alanına yayılmıştır. Bunun sonucunda önce PLC sistemleri ortaya çıkmış arkasından çok çıkışlı kontrolörler gelişmiştir. Gene lokal olarak başlayan PLC veya çok çıkışlı kontrolör yöntemi, yetersiz kaldığından beklenen eleman tasarrufunu sağlamamıştır. Bu nedenle daha büyük çaplı otomasyon kavramını gelişmiştir. Bu nedenler otomasyon kablo sayısını ciddi biçimde arttırarak, yeniden başa dönülmesine neden olmuştur. İnce ve çok damarlı kablolarla, lokal klemens kutuları yaratılarak yeni bir çözüm yolu aranmıştır. Sistemlerin çok büyümesi bunun da çözüm olmadığını kanıtlamıştır. Kablo tasarrufu amacıyla sisteme ait bazı üniteler kullanım bölgesine taşınmışlardır. Daha ileri bir yöntemle, bus kablosu tipinde kablolarla, smart cihazlar üzerinden dolaşılarak, iletişim sağlanması yöntemi yaygınlaşmaktadır. Halen otomasyon sistemleri yüzlerce kilometre kablo ihtiyacı yaratmaktadır. Bu durum ekonomi açısından özel çalışma gerektirmektedir. 2. Sistemin geniş alana yayılması sorunu: Büyük fabrikalarda büyük otomasyon sistemleri gerekmekte ve sistemlerin I/O sayıları her geçen gün artmaktadır. Kablo miktarından tasarruf amacıyla sistem parçalarının kullanım bölgelerinin çok yakınına getirilmesi, sistem elemanlarının fabrikanın her köşesine dağılmasına neden olmuştur. Bu gelişme, haberleşme kablolarında veri kayıpları gibi çeşitli sorunlara yol açmaktadır. Tasarım ve montajda dikkat gerekmektedir.

195/448

3. Sistemin gürültü sinyallerinden etkilenmesi: Çok güçlü elektrik motorlarının ve tahrik sistemlerinin olduğu yerlerde, havada ve iletkenlerde elektromanyetik kirlenme olmaktadır. Bu kirlenme türü, çok özenli sistem montajı ve montaj tasarımı ile azaltılabilir. Ekranlı ve bükülmüş damarlı kablo kullanımı analog ve dijital sinyal kabloları için çözüm olmaktadır. Haberleşme kablolarında durum farklı değildir. Elektriksel (kapasitif) özellikli indükleme, uzun kablo ekranı tarafından yakalanmaktadır. Yok edilmesi ise özel bazı montaj yöntemlerin uygulanmasına bağlıdır. Yok edilememesi durumunda yüksek gerilimler nedeniyle veri kesintileri ve yavaşlama gibi yazılımı etkileyen sorunlar yaşanır. 4. Topraklama sorunu: Montajın ve kablo tipinin kalitesi topraklama sorununu çözmemektedir. Topraklama sistemi ana prensip olarak arıza anında akım taşıması gerekirken, çalışan ekipmanlardan atılan akım ve indüklenen gerilimler yüzünden sürekli tahliye görevi görmektedir. Atılan sinyallerin frekanslarının çok farklı olmaları nedeniyle topraklama sistemi her yerinde ayni empedansa sahip değildir. Bu durum topraklama iletkeni üzerinde farklı potansiyelde gerilimlerin doğmasına neden olur. Eş potansiyel olarak adlandırılan ve her yerinde sıfır volt olması gereken toprak iletkeni, artık bu özelliği sağlayamaz. Kablo ekranlarının bağlı olduğu topraklama sisteminin, büyük fabrika alanlarında, çok geniş alana yayılması sonucu, her üretim bölgesinde farklı toprak gerilimi görülmesine neden olur. Üzerinde farklı gerilimler bulunan toprak iletkenine farklı noktalardan bağlanan (besleme ve data kablosu toprak iletkenlerinin aynı cihaz üzerinde birleşmesi gibi), cihazlar üzerinde sistem topraklaması ve data kablosu topraklaması birleşerek birbirlerine akan akımlar oluşturur. Hele topraklama sistemleri, baştan ortak kurulmamışsa yani ayrılmışsa sorun daha da büyük olmaktadır. Bunun çözümü sanıldığının aksine tek topraklama sistemi kurulması ve ilave olarak elektronik topraklama ve referans topraklama yöntemlerinin lokal olarak yapılıp, topraklamaya bağlanması gerekir. 5. Yazılım sorunu: Büyük sistemlerde her gün sisteme ilave yeni ekipmanlar katılır ve sistemden bazı ekipmanlar iptal edilir. Sistem sürekli kendini yenileyen bir yapıdadır. Bu durum gerek yazılım gerekse donanım üzerinde her gün bazı mühendislik hizmetlerinin yapılmasını, yani mühendislik hizmetlerine

196/448

bağımlılık getirir. Sistem ilaveleri, sistemi durdurmadan yapılabilmeli ve yazılım kolay olarak yapılabilmelidir. Fabrika bu şartlara adapte olmalıdır. 6. Arıza bakımcılığı ve bakımcılık kavramlarında değişme: Otomasyona bağlı cihaz ve uç noktaların sayısal olarak artması arıza kaynaklarını arttırmaktadır. Arıza teşhisinde, otomasyon sisteminden izleme ve yararlanma gerekeceğinden bu konuda problem çözme amaçlı günlük çalışmalar gerekmektedir. Kestirimci bakım eskiden olduğu gibi sadece titreşim analizi yaparak teşhiste bulunmaktan vazgeçmiş ve buna ilave olarak süreç parametrelerini de izlemeye başlamıştır. Süreç parametrelerini bilmek üretim ve enstruman elemanları kadar mekanik bakım elemanlarınında ilgi alanına girmektedir. Bu nedenle arızaların teşhisi amacıyla yetiştirilmiş personel bulundurmak zorunlu olmaktadır. Bunun yanında bakımcıların tümü, arızaların sayıca azaltılması için otomasyona bağlı olmayan noktalarda veri toplama görevi yüklenmek durumundadırlar. 7. Sistem yazılımlarında sistemleri çeşitlilik sorunu: Büyük fabrikalarda çok farklı SCADA

otomasyon

olabilir.

Yangın

sistemi,

güvenlik

sistemleri,

sistemleri ve muhtelif PLC kökenli lokal sistemler gibi sistemler, yaygın olabilir. Bunların mümkün olduğu kadar tek bir yapı, eğer olamıyorsa tek bir marka veya minimum çeşitlilik altına alınmaları, yazılım ve donanım farklılıklarını önler. Aksi takdirde yedekleme maliyetleri, mühendislik hizmetleri için yapılacak harcamalar, dışa bağımlılık ve personel ihtiyacı artacaktır. Her yazılımı bilen kişiler çalıştırmak istense bile fiziksel olarak mümkün değildir. Bu durumda dış destek ihtiyacı ortaya çıkar ve basit sorunlar büyük kayıplara yol açmaya başlar. Tek bir yazılım türünde bile ciddi eğitimlerin alınmasında fayda bulunmaktadır. 8. Enstrüman çeşitliliği sorunu: Çok fazla ölçüm noktasının ve kontrol noktasının bulunması özetle I/O sayısı kablo, cihaz, kart gibi sisteme bağlı olan tüm elemanlarda çeşitlenmeyi arttırmaktadır. Besleme gerilimlerindeki farklılıklardan, bağlantı tiplerine kadar pek çok parçanın yedeklenmesi gerekir. Bakım stoklarını azaltmanın tercihlerle fabrikaları bir yolu çeşitliliği sınırlandırmaktır. Sistemler haline satın Fabrika alınırken bakım sadece elemanları, fiyatlarına mutlaka kapasitelerinin üzerinde bilgi edinme sorunu yaşarlar. Bu konular, başta yapılacak sınırlandırılmalıdır. teknoloji çöplüğü bakılmamalı, işletmeye olan ömür boyu maliyetleri dikkate alınmalıdır. Kağıt getirilmemelidir. Elemanların

197/448

profesyonel eğitim almaları sağlanmalıdır. Bu çalışmalar, kalibrasyon konusunda da son derece olumlu sonuçlar yaratır. Her cihaz için ayrı test düzeneği hazırlanması işin başka bir olumsuz yönüdür. 9. Start-up sorunu: Eski sistemlerde devreye alma süreci, kablo bağlantılarının bitmesi ve motorların ve cihazların besleme geriliminin verilmesi ile birlikte kısa sürede tamamlanırdı. PLC, DCS gibi otomasyon sistemlerinin üzerinden yapılacak devreye alma çalışmalarının başlayabilmesi için, bir grup ekipmanın tesisatının tamamlanması yetmemektedir. Tüm sistemde tesisat tamamlanarak, soğuk testler (kablolarda bağlantı doğruluğu) yapılmadan, DCS sisteminin enerjilendirilmesi sakıncalı olmaktadır. DCS‘e enerji verildikten sonra, her I/O için özel loop-testi işleminin yapılması gerekmektedir. Ekipman fonksiyon testi, bu işlemlerden sonra yapılabilmektedir. Bundan sonra da sıcak testlere başlanacaktır. Sistemin tuning işlemi ise en sona kalmaktadır.10.000 I/O lu bir sistemde 10.000 noktada tek tek kablo ve fonsiyon denetimi yapılması 4 ekiple aylarca sürecek iş demektir. Bu işin zamanlaması montajın bittiği gün başlar. O nedenle fabrikaların alışık olmadığı bir bekleme süresi yaşanır. Yatırımcı montaj biitiğinde makinanın dönmesini bekler. Oysa bekleme süresi tüm montaj ekiplerini bağlayacak ve sahaya hapsedecektir. Burada süpervizörlerin kontratta yazan süreleri dolacağından ilave ücret talepleri olacaktır. Bu sürecin düşünülmemesi bir tür hatalı yatırım takvimi üretilmesine yol açmaktadır. Start-up zamanı belirlenirken, takvim buna göre belirlenmelidir. Testler için sahada yeterli eleman ve ölçü aleti bulundurulmalıdır. 10. Sistem Tuning kavramının bilinmemesi: Tüm otomasyon sisteminin çalışır vaziyete getirilmesi ve üretimin başlaması işverenin sona gelindiği izlemi edinmesine yol açar. Oysa fabrikanın ekonomik ve sorunsuz çalışması söz konusudur. Bir kontrol devresinin kurulup çalışması görünürde yanıltıcıdır. Kağıt fabrikalarında binlerce kontrol devresi bulunur. Her devrenin tek başına çalışması yanında senkron olarak tüm devrelerin birbirlerinin çalışmasını bozmadan işlemleri yapıyor olmaları gerekir. 400 mm çapında bir pnömatik vananın otomasyon sisteminden komut alarak açması ve önündeki pompanın beraberinde devreye girmesi zamanlama gerektirir. Hangi süre bu işe en uygundur? Vana geç açılırsa pompanın emişinin çalışırken boş olması pompada kavitasyona yol açacaktır. Aynı zamanda öndeki bütede seviye şişerek taşma yaşanacaktır. Vananın erken açılması fiziksel olarak mümkün değilse alınacak önlemler nelerdir? birisinin Bu konu otomasyoncuya gerekli doğru bilgiyi aktarmasını gerektirmektedir.

198/448

Otomasyon ekranına oturan kişi bunu yazılım üzerinden çözemeyecektir. Buna benzer örnekleri arttırmak mümkündür. Debi kontrolu ile bütr kontrolları bir birlerini etkişlerler. Tüm bunların sahada çözülmesi gerekecektir. Havbede otomasyon sistemiyle havalandırma yapılması başka bir verimsizlik örneği olabilir. Kağıdın iyi kuruması ve kontrol devrelerinin otomatikte olması ekonomik çalışıldığını göstermez. Buna benzer konuların kimin tarafından düzeltileceği boşlukta kalmaktadır. Bir bütün olarak sistemdeki tüm kontrol devrelerinin tuning işleminden geçirilmesi söz konusudur.

Kapasite artışının tahrik sistemi ve donanımı üzerinde etkileri
Büyük kapasiteli fabrikalarda, kapasiteye bağlı olarak yapısı büyüyen ve

karmaşıklaşan diğer bir sistem makine tahrik sistemidir. Kapasite artışı ve teknolojik gelişmeler, öncelikle tahrik sistemlerinin yapısını, doğru akımdan alternatif akıma çevirmiştir. Bu değişim daha hızlı makine imalatını teşvik etmiştir. Giderek daha hızlı makine imal etmek, daha büyük ve güçlü tahrik sistemleri yapılması gerektirmektedir. Tahrik sistemlerinin büyümesiyle birlikte elektronik, kuvvetli akımın bir branşı haline gelmiştir. Bu konu otomasyon, güç elektriği, güç elektroniği ve makina mühendisliği konularının bir karışımıdır. Büyük sistemlerin bakımını yapacak olan kişlerin bu çapta bilgi sahibi olmaları mümkün değildir. Tahrik sistemlerin büyüklükleri getirmektedir. 1. Elektromanyetik kirlilik: Alternatif akımda hız kontrolu, gerilimin yeniden şekillendirilmesi ile sağlanır. Yeni şekillendirilen gerilimin iki özelliği bulunmaktadır. Birinci özelliği asimetrik akım ile motor beslemesi yapılması, ikinci özelliği ise besleme gerilimini elektromanyetik dalga olarak motora göndermesidir. Bu iki özellik, birlikte topraklama iletkeni üzerinde ciddi akım ve gerilimlerin doğmasına neden olur. Sistem tasarımı yanında, montajla ilgili bazı kurallar, sorunların önemli ölçüde yok edilmesini sağlar. Eski montaj teknikleri veya bilgileri ile yapılacak tesisatlarda, sorunların boyutu tehdit edici oranda büyür. Hatalar sadece tahrik sistemini değil tüm sistemi tehdit eder hale gelir. Tahrik sisteminin seçimi de bu tehditleri azaltacak veya arttıracaktır. Aşağıda hız kontrolu yapılan bir motorun 4 ayrık damarla beslenmiş olduğu görülmektedir. Bu bir kağıt nedeniyle yaratacakları yeni sorunlar çözümlerini de birlikte

199/448

fabrikasında çekilmiştir ve cinayet olarak adlandırılmaktadır. Basit gibi göründe de bir proje hatası olarak ilgili her mühendise aktarılmalıdır. (Ek.5 e bakınız)

2. Rulman

akımları:

Asimetrik

akımların

ve

elektromanyetik

etkinin

varlığı

nedeniyle, motorların gövdelerinden, rulman üzerinden rotora elektrik akımı akmaya başlar. (Ek.6) Motor rulmanı bir süre sonra, elektrik akımının etkisiyle bozulacaktır. Sadece tahrik sisteminin alımında değil, buna bağlanacak motorların alımında, montaj sırasında, kablo seçiminde ve periyodik bakımlarda uyulması gereken bir dizi kurallar sayesinde, rulman akımları etkisini kaybeder. Bu sistemlerde, klasik elektrikçilik mantığı ile sorunları çözmek mümkün olmamaktadır. Mutlaka detaylı bilgi sahibi olunması gerekmektedir. 3. Motor izolasyonunda bozulma ve hızlı yaşlanma sorunu: Motor besleme gerilimleri motorların büyümeleri sonucu 400 V yerine 690 V seviyesine yükselmiştir. Bu gerilim kademesinde motor klemensleri arasında 2000 V gibi bir gerilimin okunması son derece normaldir. Kullanılacak motorun sıradan bir alçak gerilim motoru olması durumunda izolasyon bozulmaları yaşanacaktır. Motor alımında kullanılan teknik şartnameler, genellikle bu soruna temas etmemektedir. Bu nedenle tahrik motorlarının teknik şartnamesinin ve fabrika genel standartlarının günün koşullarına göre düzenlenmesi uygun olur. 4. Montaj bilgisi sorunu: Kablo pabuçlarından, kablo ekranlarının topraklama detayına kadar, kablo tavalarının düzenlenmesinden, güzergah seçimine kadar tüm detaylar, bu işi bilen kişiler tarafından düzenlenmeli ve kontrol edilmelidir. (Ek.7) Klasik montaj yöntemlerinin geçerliliğini kaybettiği bu tesislerde, periyodik

200/448

aralıklarla koruyucu bakım kapsamında bazı kontrollar yapılmalı ve sistem gözetim altında tutulmalıdır. 5. Mekanik kökenli sorunlar: Büyük motorlarla donatılan sistemlerde, makine vibrasyonu, inşaat, mekanik ve elektrik tesisatı üzerinde ciddi araştırma yapılmasını gerektirir. Her sistemin, hatta binaların bile doğal vibrasyonla salındıkları bilinmektedir. Binanın salınım frekansı ile tahrik sisteminde üretilen bir harmonik frekans ve ana makinenin salım frekanslarından en az ikisi uyuştuğunda, rezonans denilen olay meydana gelmekte ve makine şaftları parçalanmakta, ekipman hasarları ortaya çıkmaktadır. Özellikle makine doğal salınım frekansının, çalışma sırasında, tahrik sisteminin ürettiği çeşitli frekanslardan biriyle çakışma ihtimali ortaya çıkar. Her bir sistemin parametreleri ve doğal salınım frekansları çok iyi bilinmelidir. Çalışma sırasında tahrik yol vericileri bu frekansları hızla geçmelidir. Ayrıca tahribat olmaması için vibrasyon ölçü sensörleriyle donatılmış bir tahrik sisteminin, özellikle kalender, elek ve presler gibi güçlü motorların bulunduğu yerlerde denetim altında tutulması kaçınılmazdır. Bunların yanında dişlilerde ve kasnaklarda boşluk tabir edilen ölü bant aralıkları makine hızıyla birlikte önemli hale gelir. Makine alımında vibrasyon analizine imkan verecek özel makine bilgilerinin imalatçıdan talep edilmesi yararlı olur. Makine hızının yüksekliği, grup hızları arasındaki hassasiyetin yüksek olmasını gerektirir. 6. Hızlı makinalarda işletme sorunları: Çok hızlı makinalarda, özellikle elekte kaymalar yaşanabilir. Hızlı makinelerde basit kaymaların bile konfeksiyonda bozulmaya neden olduğu bilinmektedir. Eleğin tipi ile kayma azaltılabilirse de, makine temizliğini, valslerin yüzeylerini ve valslerle eleğin yapacağı açıları unutmamak gerekir. Makine alımında ve işletilmesinde bu konuların üzerinde durulmalıdır. Hız koordinasyonu bakımından, kayma önemli bir sorun kaynağıdır. Benzer bir olayda preslerde, ayrı tahrikli valslerin birbirlerine basarak çalışmalarında ortaya çıkar. Senkron bozukluğu kağıt kopması yanında vals yüzeyinde bozulmalar yaratır. Tüm bunlar çok hızlı geliştiği için tahribatlar ciddi sonuçlar yaratır. Tahrik sisteminin kontrol açısından güvenilir yapıda olması ve yazılımlarda koruyucu tedbirlerin alınmış olması gerekir.

201/448

7. Ekipmanların limitlerine doğru

gelmeleri nedeniyle ortaya çıkacak

sorunlar: Kapasite artışları makine eninin ve hızının artmasıyla sağlanır. Winder gibi makinelerde, hız 3000 metre/dakikanın üzerine çıkartılabilmesine rağmen, set değişimi, ivmelenme süresi ve frenleme süresi toplamı ciddi boyutlara ulaşarak makine kapasitesi karşısında handikap haline gelir. Bu durum winder gibi ünitelerin sayısının artmasına, istemeden de olsa birden fazla motorlu olmasına neden olabilir. Yardımcı tüm donanım kapasiteye bağlı olarak artar. Hızlı makinelerde bakım ihtiyacı ve kapsamı artarken, bakıma ayrılan süreler en aza düşer. Bunun sonucunda koruma cihazları sayısı emniyet tedbirleri son derece önemli hale gelir. Gözlenen noktaların sayısı artar. Diyagnostik bilgi ihtiyacı artar. Yazılım ve donanım önemli hale gelir. Bu da maliyetleri arttıracağından ekipmanları daha pahalı hale getirir. 8. Elektronik ünitelerin soğutulması sorunu: Büyük kağıt makinelerinde tahrik ünitelerinin yol vericilerinden yayılan ısının büyüklüğü pano içi ve dışı soğutma sistemlerini hayati kılar. Diğer yol vericilere göre kayıpları daha yüksek olan elektronik yol vericilerde klima hesabı gerçekçi yapılmalıdır. İmalatçının vereceği atık ısı miktarı yanında, kablolardan yayılacak ısı miktarı ve emniyet katsayıları göz önüne alınmalıdır. Toz sorunu yaşanmaması için tam kapalı klima sistemi kurulmalı ve soğutma sistemi yedekli yapıda olmalıdır. veriler doğrultusunda ölçümlendirilmelidir. Pano Pano yerleşimi ve oda yerleşimindeki sıkışıklık büyüklüğü, panoyu temin eden imalatçının önerilerinin altında olmamalı, odalar nedeniyle bir pano tarafından atılan ısı, diğer pano tarafından emilmemelidir. Pano odalarında alan ve hacimden asla taviz verilmemelidir. 9. Kablo kesitleri ve kablo cinsinin önemi: alınmalı ve vazgeçilmez olanlar ısrarla Tahrik sistemlerinde, bilinen kablo Türkiye’de firma

seçim kriterlerinin yerine farklı kriterler kullanılmaktadır. Bu kriterler dikkate talep edilmelidir. kataloglarında bulunmayan kablo türleri ortaya çıkmaktadır. Özellikle 4 damarlı, simetrik damar dizilimine sahip, metal-clad kablolar Türkiye’de bulunmamaktadır. Tahrik motorları için kullanılacak kablo kesitleri de, standart motorlarda kullanılan hesaplama yöntemiyle seçilemezler. Daha büyük kablo kesitleri kullanılmalıdır. (Ek. 5)

202/448

BÖLÜM 4
SİSTEM MÜHENDİSLİK ETÜTLERİ

Elektrik sistemlerinin, tasarımında, kullanılmasında ve bakımları sırasında elektrik sistem mühendisliği etütleri önemli yer tutar. Mühendislik etütleri 4 ana grupta yapılır. 1) Kısa devre etütleri 2) Koordinasyon etütleri 3) Yük akış etütleri 4) Güvenilirlilik etütleri Tesise enerji veren dağıtım firmasının elinde, tek hat şemaları ve mühendislik etütleri bulunmalıdır. İşletmenin verimli ve emniyetli çalışabilmesi için bakım ekibinin elinde sistemin doğru bir tek hat şemasının bulunması ve değişiklikler yapılacaksa, bunu dağıtım firmasına veya kendi danışman mühendisleriyle işlerdir. tartışmaları gereklidir. Bunun yanında sistem etütleri, dış desteğe ihtiyaç gerektiren ve ihtisaslaşma konusu

a) Kısa devre etütleri
Kısa devre veya hata akımları, anormal koşullar altında meydan gelen ve yıkıcı, tahrip edici sonuçları olan, büyük enerjilerin açığa çıktığı olaylardır. Normal çalışma koşullarında, elektrik enerjisi son derece yararlı ve kolay kontrol edilebilen bir özellik gösterir. Bunun yanında, hata anında büyük kısa devre akımları geçeceğinden, elektrikli ekipmanlarda tahribat ve insanlar için can güvenliği sorunu yaratır. Hata akımları birkaç yüz kilo-ampere kadar çıkabilir. Kısa devre anında, ısı enerjisi ve manyetik kuvvetler açığa çıkar. Isı enerjisi izolasyon ve iletken erimelerine yol açar ve beraberinde patlama meydana gelecek olursa çevredeki ekipmanlarda tahribat yaratır. Manyetik kuvvetler baraları bükerek iletkenlerin yerinden sökülmesine yol açar. Bu şartlar, elektrik sistemi ve personel

203/448

için istenmeyen sonuçlar yaratır. Elektrik sistemlerinin kısa devreye karşı korunmaları için gerekli şartlar tesisat yönetmeliklerinde yer alır. Kısa devre etütleri sistem tasarımı sırasında yapılır. Her beş yılda bir veya önemli değişikliklerden sonra mutlaka yeniden yapılmalıdır. Aşağıda kısa devre etüdünün tekrar yapılmasını gerektirecek proje tadilatları sıralanmıştır. a) Enerji üretim tesisindeki bir değişiklik b) Sistem içinde sistemin dağılımında yapılacak bir değişiklik c) Trafo değişikliği d) Hat kesit ve metrajlarında değişiklik e) Sisteme bağlanan yüklerde bir değişiklik Periyodik kontrollarda, sistem değerleri, kayıtlardaki değerlerle karşılaştırılmalıdır. Sistemdeki tip ve sayılar dışında ekipmandaki fiziksel değişmelere de dikkat edilmelidir. Önemli görülen farklılıklar, danışman mühendise, dağıtım firmasına veya bakım departmanı üst birimlerine veya alternatifi kurum ve kuruluşlara bildirilmelidir. Kısa devre akımlarının mühendislik etütleri ve tahribatının düzeltilmesi, bu yazının ilgisi dışındadır. Bunun yanında bir trafonun çıkışında meydana gelebilecek azami kısa devre akımını tespit edecek basit bir yöntem bulunmakta ve aşağıda verilmektedir. Bu yöntem basit olduğu kadar doğru bir yöntemdir.

Örnek kısa devre hesabı
Ik (kısa devre akımı) = trafo etiket akımı / (trafo empedansı (%) X 100)= kiloamper 1600 KVA Trafo için gerilim düşümü yüzdesi veya empedans yüzdesi = % 6 Trafo sekonder akımı 2200 A Ik= 2200/ 6 x 100= 36,66 kilo amper . Bu trafo için 40 kilo amperlik kısa devre dayanımına sahip, bir alçak gerilim şalt sistemi yeterlidir.

204/448

Kısa devre akımı 2000 kva lık bir trafo için Ik= 2750/6X100=45,8 kilo amper olur. Bu durumda kısa devre dayanımı 50 kiloamper olan bir şalt sistemi yeterlidir. Sistemde trafo değişmesi gibi bir durum olduğunda, yukarıdaki örneklerde olduğu gibi kısa devreye dayanım akımı yetersiz kalabilir. Bu durumda şalt sisteminde, nelerin yeterli olacağı veya olmayacağı tesisatın incelenmesi ile ortaya çıkar. Bu konuların çözümü ve sorumluluğu danışman mühendisten veya alternatifi kişi veya kuruluştan beklenmelidir.

b) Koordinasyon etütleri
Koordinasyon etütlerine, röle koordinasyon çalışması veya selektivite ayarları gibi isimler de verilir. Kuvvet tesisatının doğru çalışmasını sağlar. Koordinasyonu düzgün bir sistemde, bir kısa devre meydana geldiğinde, ilk koruma rölesi devreye girmeli, kısa devre olan kısmı şebekeden derhal ayırmalı ve onun üstündeki sistem, güvenlik içinde çalışmasına devam edebilmelidir. Koordinasyonu bozuk bir sistemde ise, gereksiz bir şekilde, pek çok yer enerjisiz kalabilir. Bir bölgede meydana gelen arızada, arıza olmayan bölgelerin enerjisiz kalması bunun tipik örneğidir. Bu durum üretim kayıplarına ve istenmeyen bazı sonuçlara neden olabilir. Elektrik sisteminin tasarlanması sırasında bu çalışma yapılmalıdır. Bu çalışma daha sonra bakım için kullanılmak üzere saklanmalıdır. Aşağıdaki koşullardan biri olduğunda, koordinasyon etüdü gözden geçirilmelidir. 1) Kısa devre akımlarının değişmesi, 2) Aşırı akım koruma cihazlarından birinin başka değer ve tipteki bir başka cihazla değiştirilmesi, 3) Şalter veya koruma rölelerinden birinin akım set değerlerinin değiştirilmesi, 4) Elektrik sisteminin konfigürasyonunda yapılacak bir değişiklik, 5) Bakım, test ve ayar işlemleri yetersiz yapılıyorsa,

205/448

Enerji temini sistemi sürekli ve periyodik olarak gözlenmelidir. Her tür değişiklik anında işlenerek yenilenmelidir. Koruma cihazlarının performansına yönelik tereddütler varsa danışman mühendise bildirilerek gözden geçirilmelidir. Akım zaman eğrilerini gösteren grafiklerin yeni ve cihazı temsil eden olmaları sağlanmalıdır. paylaşılmalıdır. Bu bilgi ve belgeler, bakım ve danışmanlık elemanlarınca

c)

Yük akış etütleri

Yük akış etüdü bir kaynaktan çıkan enerjinin tüm sistemde nasıl paylaşıldığını gösteren etüttür. Bu çalışma ile bir noktadaki akım, gerilim, aktif güç, reaktif güç, güç faktörü gibi parametreler görülebilir. Bu etüt sayesinde yapılacak değişiklikler öncesi, çalışma şartlarının durumu tespit edilir. Sistemdeki kaçaklar varsa, tespiti yapılır. Tasarım aşamasında yapılacak bu çalışma temel kabul edilir. Elektrik sistemindeki değişikliklerde bu etüt gözden geçirilerek, gerekli değişiklikler yapılır. Yük akış etüdünün gözden geçirilmesi gereken durumlar aşağıda sıralanmıştır. 1) Motor güçlerinde ve yüklerde değişiklik 2) Trafo gücünde veya empedansında değişiklik 3) Tasarım sırasında düşünülmemiş çalışma koşulları 4) Kompanzasyonda yapılacak değişiklikler Yük akış etüdü sırasında tek hat şemaları ve seçenekli besleme kaynakları göz önünde bulundurulmalıdır. Bazı koşullar da yük akış etüdü incelenmelidir. 1) Dengesiz gerilimler 2) Ekipman geriliminden farklı gerilimler 3) Motor kalkış sürelerinde aşmalar 4) Motorun nedensiz durması

206/448

5) Kötü kompanzasyon 6) Emerjens durumundayken aşırı yüklenme Değişikliklerin kayda alınması ve tüm dokümanlara işlenmesi sağlanmalıdır.

d)

Güvenilirlilik etütleri

Bu çalışma sistemde plansız duruşlara neden olabilecek ekipman ve bağlantı yapısının tespiti amacıyla yapılır. Çalışama ihtimaller göz önüne alınarak yapılır. Farklı konfigürasyonların mukayesesi yapılır. Böylece ekonomik olan seçenek tespit edilmeye çalışılır. Bütçe için de bir çalışma anlamına gelir. Bir tür değer mühendisliği çalışması olarak ta adlandırılabilir. Fakat sistem güvenliği ön plandadır. Bir sistemin güvenilirliliği aşağıdaki nedenlere bağlıdır. 1. Sistemin tasarımı 2. Enerji kaynağının güvenilirliliği 3. Ekipman seçimi 4. Bakım kalitesi 5. Ekipmanın yaşı 6. Çevre şartları 7. Yedek parça temini Sistem kurulmuşsa ve ekipmanlar seçilmişse, genellikle sistemin tasarımında önemli değişiklikler yapılamaz. Güvenilirliliği arttırmanın yolu diğer parametrelerin iyi olmasıyla sağlanabilir. Ekipmanın yaşı ve çevre koşulları ekipman güvenilirliliği üzerinde önemlidir. Yedek parçaların temin edilebiliyor olması bakım açısından son derce önemlidir. Sistem güvenilirliliği açısından bir dizi geçmiş olay örneklemesi yapılır. Bu olayların sıklığı ve sonuçları listelenir. Bu olaylarla ilgili farklı senaryolar yaratılır. Bir olayın farklı boyutlarda gelişimi listelenir. Duruş süresi hesapları ile her senaryonun duruş için getireceği maliyet bulunur. Bu senaryolar farklı sistem konfigürasyonları için tekrarlanır. Sistem konfigürasyonu seçimi en az duruş süresini sağlamalı veya en az maliyetli duruş olmalıdır.

207/448

BÖLÜM 5
ENERJİ KALİTESİ

Enerji kalitesi kısaca, ideal güç kaynağının sağladığı enerjinin, kesinti ve sapmalar sonucu orijinalliğinden uzaklaşması anlamına gelir. Alternatif akım, kullanım sırasında sinüs dalgası özelliğini kaybederek, büyüklüğünü ve şeklini değiştirir. Pek çok cihaz belirli ölçüde bozulmuş olan gerilimle çalışabilir. Fakat elektronik özellikteki pek çok cihaz da, enerji kalitesindeki bozulmalardan etkilenir. Bunun yanında kaliteyi bozan anahtarlamalı besleme kaynakları, ark ile çalışan flüoresans lambalar, hız kontrol üniteleri gibi yükler bulunmaktadır. Bunlara lineer olmayan yükler denir. Bu yükler için, gerilimdeki her bir birime karşılık gelen değişiklik, akımda bir birimden farklı değişim yaratır. Enerji kalitesi çoğunlukla kullanıcının kendisi tarafından düşürülür. Nadiren iletişim hatları, jeneratörler ve dağıtım sistemi tarafından katkıda bulunulur. Bunun yanında komşu kullanıcılar, atmosferik olaylar ve çevre koşulları, enerji kalitesini etkiler. Düşük enerji kalitesi:         Elektrik arızalarına, Çeşitli vahim sonuçlara, Kişi can güvenliği sorununa, Hasarlara, Cihazların ömürlerinin kısalmasına, Yangın tehlikesine, Verim ve performans kaybına, Haberleşmede kesiklik ve bilgi kaybına yol açar.

Bu sorunlar, bakım personeli tarafından teşhis edilmekte, fakat çözümleri kolay olmamaktadır. Çözülebilmeleri, elektrik mühendisliği bilgilerine, saha testlerine, özel

208/448

ekipmanlara ve çeşitli tedbirlere dayanmaktadır. Çözüm sadece tamirat, yenileme ve değiştirmeye dayanmaz bunu yanında mühendislik çalışmaları gerektirir. Enerji kalitesi sorunları aşağıda sıralanmıştır: 1. Harmonikler 2. Darbe gerilimleri (Transients, surges, spikes) 3. Gerilim çökme ve gerilim şişmeleri 4. Uzun süreli gerilim düşmeleri ve yükselmeleri 5. Dengesiz faz gerilimleri ve tek faz kesilmeleri 6. Yetersiz veya hatalı topraklamalar 7. Elektrik gürültü sinyalleri 8. Ara harmonikler ve alt harmonikler

1.

HARMONİKLER

Ana frekans, 50 hz’in katları olan frekanslardaki akım ve gerilimlerdir. 50 Hz, şebeke frekansı kullanıcı için, bir şebekede, değişmemesi gereken sabit bir değer olmalıdır. Harmonik frekansın adı, şebeke frekansının katı olarak ifade edilir. 5. harmonik 250 hz deki bir sinüs akım veya gerilimini anlatır. 7. gerilim harmoniği, 350 hz deki bir gerilimdir. Şebekede harmonikler varsa, 50 hz deki şebeke büyüklüğü bozuktur. Harmoniklerin büyüklüğü şebeke geriliminin veya akımının büyüklüğüne oranlanarak, yüzde ile ifade edilirler. 5. harmonik gerilimi % 5 demek 250 hz ve ( 230 volta göre ) 11,5 volttaki bir kullanılan THD sinüs gerilimi demektir. Toplam harmonik bozulmayı ifade için (THD= Total Harmonic Distortion) ifadesi şebekedeki tüm geriliminin şekli ve

harmoniklerin şebeke gerilimine göre toplam büyüklüğünü anlatmak için kullanılır ve aşağıdaki formülle yüzde olarak hesaplanır. THD= (100 x Vh )² / Vş % olarak

V h = Harmonik gerilimin büyüklüğü (RMS olarak) V ş = Şebek geriliminin büyüklüğü (RMS olarak)

209/448

Harmonik bozulmalarda, THD nin yüzdesel büyüklüğü, belirli bir değere kadar, kabul görür. Gerilimdeki % 3 harmonik bozulma ( % 3 THD) üst limit olarak alınmalıdır. Bu rakam için % 5 rakamı telaffuz edilse de, bu değer kullanımda sorunlar yaşanmasına yol açar. Harmonik bozulmanın bir başka türü, sinüs dalgası üzerinde, osiloskopta bakıldığında görülecek çizgi şeklindeki sinüs çentiklerdir. üzerinde Bu anlık çentikler anahtarlama görülür. ile çalışan ünitelerdeki, açma kapama olayından kaynaklanır. Gerilim o anda sürekliliğini kaybettiğinden dalgası çöküntüler Osiloskopta görülebilen ve bunun karşıtı olan sinüs dalgası üzerindeki kılçıksı darbe çıkıntılarıyla karıştırılmamalıdır. O tür çıkıntılar transient adı verilen geçici kökenli darbe gerilimleridir. Harmonikler ise süreklilik arz ederler.

Harmoniklerin teşhis edilmesi ve sistemdeki etkileri
Harmonikler lineer olmayan yükler tarafından üretilirler ve çekilen akım ile besleme gerilimi, lineer devrelerde olduğu gibi birbirleriyle oransal ilişkide değildir. Bazı durumlarda harmoniklerin teşhis edilmesi zorlaşır. Bir motorun ısınması bunun tipik örneğidir. Isınma pek çok nedenle olabileceğinden, karar kolayca verilemez. Harmonikler tarafından yaratılan sorunlardan bazıları aşağıda sıralanmıştır:            Nötr akımlarının aşırı yükselmesi Motorlarda trafolarda, jeneratörlerde ve tüm sargılı birimlerde aşırı ısınma Kompanzasyon gruplarının sigortalarında atma Koruma cihazlarının gereksiz açması Kulakla duyulabilecek seslerin sistem tarafından üretilmesi Gerilim ve akım dalga şeklinin bozulması nedeniyle, elektronik cihazlarda hatalı çalışma gözlenmesi Telefon hatlarında gürültü Bilgisayar sistemlerinde bilgi kaybı Hatalı çalışan saat gibi üniteler UPS sistemlerinde sorunlar yaşanması Motorlarda rulman arızaları

210/448

3 faz ve 1 nötr den ibaret olan sistemlerde, harmoniğe bağlı problemler yaygındır. Her üç faz belli açı (120º) ile dizilmişlerdir. Eğer yük dengeli ise simetrik durum dengededir ve harmonikler meydana gelmez. Bu durumda vektörel bileşke toplamı sıfır olacağından nötrden akım geçmez.

Tek Triplen akımlar
3 ve 3 ün katlarından olan ve tamamı tek sayılar olan 3. 9. 15. 21. 27 şeklinde seri

olarak dizilen harmonik akımlar, tek triplen akımlardır. Dengesiz yüklenmelerde ortaya çıkan asimetri triplen akımları yaratır. 100 amper çekilen bir devrede 30 amper triplen akım bulunması demek, sonuçta nötrden 90 amper geçmesi anlamına gelir. Çünkü triplen akımların her harmoniği, nötr üzerine ilave olarak, yani toplanarak akar. Gerilimdeki balans bozukluğu nötr akımlarının artmasına neden olur. Kağıt fabrikalarında yüklerin dengeli olması triplen akımları azaltır. Fakat aydınlatmanın sağlandığı yardımcı trafolarda bu soruna dikkat edilmesi gerekir.

Kondansatörler
Kondansatörler direk olarak harmonik akımları yaratmazlar. Fakat kondansatörlerden bazılarında sigorta atması görüldüğünde, harmoniklerin varlığından şüphe edilmelidir. Çünkü harmonik frekanslardan biri, kondansatörlerde rezonansa ve yüksek gerilime neden olmuştur. Hemen hemen tüm harmonik rezonans olayları 5. ve 7. harmonikler yüzünden meydana gelir. Bunları 3 fazdan beslenen 6-pulse hız kontrol üniteleri yaratır. Çünkü bu harmonikler, büyüklükleri yönünden ciddi tehdit oluştururlar ve kendilerine kompanzasyon grubunda uygun değerde kondansatör bulurlar. Bunları önlemenin yolu trafolardaki yüklerin % 20 den daha azının hız kontrollu olarak seçilmeleri ve pasif filtrelerle kompanzasyonun yapılmasıdır. Lineer olmayan yükler büyüdükçe 11. ve 13. harmoniklerde de harmonik bozulma büyür ve etkili olmaya başlar. 6 fazla beslenen 12-pulse hız kontrol ünitelerinde 11. ve 13. Harmonikler üretilir. Harmonik akımların bulunması, kondansatör grupları tarafından güçlendirilerek, olayların abarmasına yol açarlar. Bu nedenle harmonik akımların bulunduğu yerlerde kompanzasyon gruplarının harmoniğe uygun filtreli olması istenir.

211/448

Trafo gibi sargılı üniteler
Harmonikler motorlar, jeneratörler, kontaktör bobinleri gibi ünitelerde aşırı ısınmaya neden olurlar. Aşırı ısınma, I² R gibi bobin devresinin direnciyle ilgili olan kayıptır. Buna, histerisiz kayıpları gibi, tüm demir ve bakır kayıpları eklenmelidir. Trafo sekonderindeki 3. harmonik akımı nüve üzerinden delta bağlı primer tarafa geçer ve orada primer sargının kapalı yapısında dolaşır. Empedansı yüksek olan trafolarda harmonik akımlar, aşırı gerilim yükselmesi ve nüvede doymaya yol açar. Yüksek gerilimler trafoda aşırı iniltiliye yol açar. Harmoniklerin bulunduğu yerlerde, ölçümlerin true-RMS metre ile yapılması ölçümlerin doğruluğu açısından önemlidir. Özellikle, aşırı akım kontrolu için, pens ampermetre ile yapılan, faz akımlarının ölçülmesi isteniyorsa bu durum önemlidir. Motorlarda, besleme gerilimindeki balans bozuklukları, negatif moment ve gerilimlerin üretilmesine, sonuçta aşırı ısınmaya yol açar. Jeneratörler için durum farklı değildir. Jeneratörlerde bulunan elektronik kontrol üniteleri harmonik akımlar nedeniyle düzensiz çalışırlar. Özellikle sıfır geçişli düzenekler bu durumdan etkilenirler. (Zero Croosing Sensing Elements= Bir devreden bir başka devreye yük altında geçerken sorun yaşanmaması için, sinüzoidal bir gerilimin, sıfır üzerine geldiğini algılayıp o anda sorunsuz geçişi sağlayan cihazlar). Jeneratörler yapıları itibariyle harmonik üretirler. Çünkü komütatörlerindeki dilimler arası adım aralığının, dilimden dilime geçiş anında yarattığı etki harmoniklerin üremesine neden olur. Bu konu yukarıda komütasyon sorunu olarak anlatılmıştı. Paralel çalışan jeneratörlerde adım aralıklarının eşit olması harmonikleri minimumda tutar. Paralel çalışan ve ortak nötre sahip jeneratörlerde 3. harmonik akımları jeneratörler arasında dolaşarak jeneratörün ısınmasına neden olur. Yüksek dirençli topraklama bu durumda harmonik akımların dolaşımını engeller. Ayrıca solenoid valfler, ferro-manyetik balastlar gibi bobinli devrelerde harmonikler yüzünden ısınma meydana gelir. Endüksiyon bobinli ölçü aletlerinde harmonikler yüzünden hatalı okumalar tespit edilir.

212/448

Aşırı nötr akımları bara ve nötr iletkenlerinde aşırı ısınmalara yol açar. Böyle durumlarda renk değişikliği kendisini gösterir. İletkenlerde izolasyon bozulmaları ve korona kaçakları oluşur. Ölçü trafolarında primer taraftan sekonder tarafa harmonik transferi olacağından ölçüm hataları ortaya çıkar. Bilgisayar ve bilgisayarlı PLC gibi sistemleri de, harmonik bozulmalardan etkilenirler. Bu gibi cihazlarda nötr ile toprak iletkeni arasında gerilim 1 voltun üzerine çıkar. Bu tip cihazlarda harmonikler data kayıplarına, operasyon sırasında bozulmalara, otomatik işlemlerde düzensiz çalışmalara, hatta arızalara yol açarlar. Harmonikler telefon hatlarında gürültü üremesine yol açarlar. Haberleşmenin

bozulmasına neden olurlar.

Harmonik bozulmanın nedenleri
Komşu kullanıcılar tarafından üretilen harmonikler, iletim hattı üzerinden taşınırlar. Trafolar gibi tam yükte çalışan ekipmanlarda, demir nüvedeki doyuma ulaşma, harmoniklerin üremesine neden olur. Çünkü bu durumda sinüs dalgasının tepesi basılmaya başlar. Bu durum motor ve jeneratör gibi demir nüveli tüm ekipmanlarda kendini gösterir. Hangi harmoniklerin ürediği, ekipmanın tipiyle değişir. Fabrikalarda kullanılan elektronik yol vericiler, harmonik kirlilik kaynaklarındandır. Bu ekipmanlar, elektrikte sinüs dalgası üzerinde çeşitli işlemler yaparak, yeni gerilimler üretirler. Ayrıca harmonikleri yaratan ekipmanlar, kaynak makinaları, akü şarj cihazları, ac. ve dc. hız kontrol üniteleri, elektronik balastlar, UPS ler, bilgisayarlar, printerler, PLC lerdir. Ark fırınları gibi deşarj özellikli kullanımda harmonik üretimi önemli yer tutar. Deşarj özellikli lambalarda da benzer olaylar görülür.

213/448

Harmoniklerin araştırılması
Harmonikler büyüklükleri verecektir. Bu bilgiler ışığında, araştırmanın boyutları da tespit edilebilir. En basit test yöntemi, sıradan bir ampermetre ve true-RMS ölçen ampermetrenin birlikte kullanımıdır. Aralarında okunan akım değerlerinde fark olması, harmoniklerin göstergesidir. Harmoniklerin olduğu bir sistemde sıradan pens ampermetre akımları True-RMS metreye göre farklı ölçecektir. Bu nedenle termik ayarlarının True-RMS tipi pens ampermetreleri ile yapılması önerilir. Tek triplen harmoniklerin varlığı, işletme topraklama iletkenindeki akımların, TrueRMS metre ile ölçülmesiyle bulunur. İşletme topraklaması ile topraklama iletkenleri arasında, bir voltun üzerinde gerilimler okunması da, bu harmoniklerin varlığına işaret eder. Bu ölçümler sadece var veya yok anlamındaki ön tespitlerdir. Gerçek büyüklükler, harmonik analiz sonucu ortaya çıkarlar. Osiloskopla yapılacak ölçümler, gerilimdeki bozulmanın bir görüntüsünü verir. Bu görüntüde şekil bozuklukları ve sinüs eğrisindeki çöküntü oluşumu fark edilebilir. Not: Osiloskobun şasesi ile problardan biri ayni noktaya bağlı olduğundan, probun ölçüm amacıyla şebekeye doğrudan bağlanması yerine, şebeke ile osiloskop arasında izolasyon trafosu kullanılmalıdır. Harmonik analizör, harmonik akım ve gerilimleri çok yüksek frekanslara kadar hesaplayıp toplam bozulma miktarını gösterebilir. Bunlara ilave olarak çekilen aktif ve reaktif güçler ve güç faktörü gibi bazı değerler de ölçülebilir. Spektrum analizörü bunların en gelişmiş tipidir. Toplam harmonik bozulma yükün büyüklüğü ile değişir. Bu nedenle okumaların değişik yüklerde yapılmasında fayda bulunur. Ölçümlerde ölçüm yapılan noktanın ve harmoniklerin büyüklüklerinin tespiti gerekir. Fazlara göre dağılım önemlidir. yüzünden ve sorun yaşandığına inanılan yerlerde, harmoniklerin %)

frekansları

ile toplam

harmonik

bozulma

miktarı (THD,

araştırılmalıdır. Bu durum harmoniklerin yapısı ve çözüm yolları hakkında sağlıklı bilgi

214/448

Alçak gerilim üzerinde ölçüm yapmak oldukça kolaydır. Orta gerilim tarafında ise, ölçü gerilim trafoları tipinde, fakat bu iş için özel konulacak ölçü trafolarından yararlanılmalıdır. Bu konuda takılacak ölçü trafoları ile ilgili imalatçı önerilerine uyulmalıdır. Her sistemin harmoniklere karşı hassasiyeti farklıdır. Bu nedenle sistemin tanınması ve varsa kendine has % THD rakamları bilinmelidir. Kağıt fabrikalarında % 3 THD değeri hedeflenmelidir.

Harmonik sorunlarına karşı önerilen çözümler
Harmonik sorunu olduğu tespit edildiğinde, çözüm önerileri de birlikte düşünülmelidir. Aşağıdaki önerilerden bazıları veya tamamı kullanılabilir.                Ekipmanlar, harmoniklerin ısıl etkileri dikkate alınarak incelenmelidir. Yeni alımlarda akım kapasitesi yüksek donanıma geçilmelidir. Monofaze yüklerden kaçınılmalı ve 3 faz dengeli sistem tasarımı yapılmalıdır. Harmonik akımlara dayanımlı olduğu bilinen donanım kullanılmalıdır. Düşük harmonik üreten ekipman seçilmelidir Koruyucu cihazların ve ölçü cihazlarının kullanımında ve seçiminde dikkat edilmelidir. RMS özellikte ölçü ve koruyucu cihazlar seçilmelidir. Tek fazlı doğrultucular yerine 3 fazlı doğrultucular kullanılmalıdır. Kompanzasyon sistemi çok sıkı denetim altında tutulmalıdır. İletkenler ve elektronik cihazlar metal muhafaza içinde olmalıdır. Harmoniklere hassas cihazlarda özel yalıtım sağlanmalıdır. Harmonik filtreleri kullanılmalıdır.. Periyodik harmonik incelemeleri yapılmalıdır. Nötr iletken kesitleri büyük seçilmelidir. Motor ve jeneratörlerde izole edilmiş rulmanlar kullanılmalıdır.

215/448

2.

DARBE GERİLİMLERİ, Transientler (=Surge, Spike, impulse),

Bunlar sinüs dalgası üzerine bindirilmiş çok kısa süreli darbe gerilimleri ve akımlarıdır. Süreleri bir mikro saniyeden birkaç mili saniyeye kadardır. Pozitif veya negatif yönde olabilirler. Büyüklükleri birkaç bin volta kadar çıkabilir. Transient gerilim, sistemin veya devrenin empedansına bağlı olarak, transient akım olarak akar. Sistem empedansının, kaynağın empedansı ve transient empedans olarak toplam bir değeri vardır. Transientlere karşı koruma amacıyla kullanılan cihazlar seçilirken, akacak transient enerji miktarı önemlidir. Bu değer Jul olarak veya eşdeğeri vat-saniye olarak belirtilir.

Darbe gerilimlerinin (Transientlerin) teşhisi ve sisteme etkileri
Darbe gerilimlerinin sisteme olan etkileri, büyüklüklerine, sürelerine ve frekanslarına bağlıdır. Küçük enerji yüklü darbeler, ekipmanlarda hatalı çalışmalara neden olur. Darbe gerilimlerine hassas veya darbe gerilimlerinden etkilenen ekipmanların, devreye alınmasından sonra daha önce yaşanmamış olaylar meydana gelmeye başlar. Darbe gerilimi üreten bir ekipman darbe gerilimine hassas bir ekipmana yakın monte edilmişse, olaylar bariz bir biçimde artar. Darbe gerilimlerine karşı koruyucu önlem alınmamışsa, darbe gerilimlerinin etkisi, sistemdeki hava aralıklarındaki atlamalar yoluyla sınırlanır. Bu aralıklarda gerilim atlamaları olur ve gerilim boşalır. 1000 volta kadar olan, alçak gerilim sistemlerinde, önlem alınmadığı takdirde darbe geriliminin büyüklüğü 6000 voltu bulur. Darbe koruması yapılmışsa bu değer daha da aşağıda kalır. Darbe gerilimlerinin yarattığı sorunlar aşağıda listelenmiştir.    İzolasyon delinmesi yoluyla, alışılmadık türde ekipman arızaları olur. Koruyucu bakım yapılsa bile, yüzeyden ark atlamaları yaşanır. Yüksek gerilime dayanamayan elektronik cihazlarda arızalar meydana gelir. Mikroprosesör kökenli cihazlarda kilitlenmeler ve hatalı operasyonlar gözlenir.

216/448

Darbe gerilimlerini yaratan nedenler
Alçak gerilim sistemlerinde darbe gerilimlerini genellikle yıldırım düşmeleri ve açma kapama operasyonları yaratır. Yıldırım darbeleri, çok yüksek gerilim ve akım değerine sahip olduklarından ciddi darbe gerilimleri yaratırlar. Yıldırım darbesi ya direk olarak elektrik devresine girer, ya da devre üzerinde indüklenir. Bu durumda aynı darbe gerilimi topraklamada da kopyalanarak görülür. Endüktif veya kapasitif yüklerin anahtarlama yoluyla devreye alınmaları veya çıkartılmaları sırasında darbe gerilimleri oluşur. Kondansatörler, trafolar, büyük motorlar, ark ile çalışan kontaklar da darbe gerilimleri üretir. Bir röle bobinine dc enerji veren kabloya, enerji verildiğinde darbe gerilimi etkisi oluşur ve komşu paralel kablolarda da bu etki görülür. Darbe gerilimleri tesisteki, kısa devre gibi anormal çalışma koşulları yüzünden de meydana gelebilir.

Darbe gerilimlerini izlemek
Darbe gerilimlerinin izlenmesi, darbe gerilimlerinin varlığını tespit etmek amacıyla yapılır. Bu amaçla osiloskoplardan yararlanılır. Hafızası olan ve yüksek gerilimde kullanılabilen tipte, geniş frekans bantlı osiloskoplar bu işte idealdir. Fakat asıl cihaz, bu tip darbeleri ve diğer geçici durumları incelemede kullanılan enerji kalitesi için tasarlanmış analizörlerdir. Analizörlerle yeterli süre içinde geçici olaylar incelenir. Çünkü olayların ne zaman olacağı bilinmemekte ve operasyonların zamanlaması daha çok işletme koşullarına bağlıdır. İnceleme amacıyla, bu tür darbelere hassas olan bölgeler ve ekipmanlar seçilmelidir. Enerji analizörünün kendisi de bu tür darbelere karşı bağışık olmalı ve ölçüm değerleri darbelerden etkilenmemelidir. Gerekli görüldüğünde temiz bir dış besleme kaynağı kullanılmalıdır. İzleme faz-faz arası, faz-toprak arası, faz-nötr arası, ve nötr-toprak arası yapılmalıdır.

217/448

Geçici darbe gerilimlerine karşı önerilen çözümler.
Aşağıdaki cihazlar darbe gerilimlerinin yok etmek için kullanılırlar.     Parafudurlar Darbe kondansatörleri Darbe koruyucular Darbe bastırıcılar

Topraklamalarda aranan iyi topraklama koşulu, bu cihazların doğru çalışmaları içindir. İmalatçının montaj önerileri doğru olarak uygulanmalı ve doğru mühendislik tasarımıyla kapasiteleri belirlenmelidir.  Parafudurlar, ilk girişte darbe gerilimlerini topraklayarak veya deşarj ederek yok etmek için kullanılırlar. Genellikle büyük olan yıldırım darbelerine karşı etkindirler.  Darbe kondansatörleri, darbe geriliminin dik olarak yükselen ön kısmını, daha düşük eğimli hale getirmek için (dV/dt de t zamanını uzatmak için) kullanılırlar. Zamanın uzaması, malzeme üzerine gelen elektrik stresinin azaltılmasına yarar.   Darbe koruyucular 1000 voltun altında kullanılan gazlı tüplerdir. Yüksek darbe gerilimi, gaz içinde deşarj olarak koruma sağlar. Darbe gerilim yok edicileri (TVSS= Transient Voltage Surge Suppressors) ana koruma cihazının yük tarafındaki çıkışında kullanılırlar. 400 volta kadar alçak gerilimde kullanılırlar. Bunlar varistörler, avalanş diyotları ve gaz tüpleri gibi çeşitli şekillerde imal edilirler. Amaçları darbe gerilimi ve darbe akımlarını sınırlamaktadır. Bunların içinde EMI filtreleri bulunabilir. Yukarıda sayılan darbe önleyici elemanlar bina girişlerinde, pano girişlerinde, bilgisayar odalarındaki besleme girişlerinde kullanılabilir.

218/448

3. GERİLİM ÇÖKME VE ŞİŞMELERİ Enerji kalitesindeki önemli olaylardan ikisi, gerilimde meydana gelen çökmeler ve şişmelerdir. Her yıl bu iki olay nedeniyle ciddi ekonomik kayıplar meydana gelmektedir. Bu olayların nedenleri anlaşıldığında çözüm yolları kolayca bulunabilecektir.

Gerilim çökmesi ve şişmesi ne demektir.
Çeşitli ülkelerde gerilimin belirli aralıkta değişmesi standartlarda belirtilmiştir. (Bu rakam en yüksek % 10 ABD ve % 5 EU olarak alınır.) Gerilimin bu aralığın altına veya üstüne çıkması enerji kalitesi sorunudur. Gerilim çökmesinde, gerilim, anma değerinin % 90 (95) ile % 10 u arasında bir değere yarım periyot ile 1 dakika arası düşer. Örnek verilecekse 400 volt olan şebeke gerilimi 360 (380) voltun altına ve 40 volta kadar düşer. Bunun altındaki değerlere gerilim kesilmesi denir. Gerilim şişmesinde ise, gerilim, anma değerinin % 5 in üzeri ile % 180 üzerine yarım periyot ile 1 dakika arası çıkar. Bu tanımlarda gerilimdeki değişim süresi yarım periyot ile 1 dakika arası alınmıştır. Aslında bu aralık çok geniş olduğundan olayları sınıflandırmakta kullanılamaz. Bu nedenle aralık 3 farklı dilime ayrılmalıdır. I. 0,5-30 periyot arası II. 30 periyot- 3 saniye arası III. 3 saniye- 1 dakika arası Dilimlerdeki farklılık daha sonra aşağıda açıklanacaktır. Gerilim çökmeleri, gerilim şişmelerine göre daha yaygın olan enerji kalitesi bozukluğudur.

Gerilim çökmeleri ve şişmelerinin tespiti
Gerilim çökmeleri gerilim şişmelerine göre daha kolay fark edilirler. Gerilim çökmesinde süre 3 periyottan uzun ise aydınlatmada hissedilir. Kısa olan kesintiler gözle hissedilemezler. Ancak bilgisayar sistemlerinde veri kaybı veya kilitlenme olur.

219/448

Bazı motor kontaktörlerinde anlık gerilim kaybı sonucu açma meydana gelir. Tüm kontaktörlerde aynı anda, aynı etki görülmez. Bu durum bir motorda bile olsa kiltleme nedeniyle tüm hattı durdurabilir. Sanayi tesislerinde sistem yapısı karmaşık olduğundan, ekipman sayısı fazladır. Mutlaka gerilim çökmesine hassas olan bir ekipman bulunacağından üretim sırasında kayıplar meydana gelir. Enerji çökmeleri hafızalı ünitelerde bilgi kaybına yol açar. Motor kontaktörlerinin açması yanında, ateşlemeli aydınlatma armatürlerinde sönme görülür. PLC gibi sistemlerde I/O sinyalleri değişeceğinden (düşeceğinden) program sapmaları yaşanır. Gerilim şişmelerinde elektronik kartların üzerindeki parçalarda fiziksel tahribatlar meydana gelir. Aşırı gerilim besleme kısımlarında arızaya yol açar.

Gerilim çökme ve şişmelerinin sebepleri
Elektriğin, nakli, dağıtımı ve kullanımında gerilim çökmeleri ve şişmeleri yaşanır. Bu üç alan da güç akışında meydana gelen ani değişimler, çökme ve şişmelerin kaynağıdır.

Gerilim çökmeleri
Hava koşullarının ağır ve yıldırımlı olduğu zamanlarda, iş kazalarında, kuşlar gibi

hayvanların nakil hatlarına teması yüzünden kısa devreler meydana gelir. Bu olaylar çok kısa süreli olaylardır. Süre olarak birinci gruba girerler (0,5-30 periyot arası). Koruma cihazları olayların süresini kısıtlar. Başka bir özellikleri genellikle kullanıcıya uzak yerlerde meydana gelmeleridir. Ağaçların dallarının tellere değmesi ve sürücü kazaları sonucu direklere çarpma ile oluşan gerilim çökmeleri görülür. Bu olaylar 3 fazda, faz-faz kısa devresi veya faztoprak kısa devresi yaratırlar. Sanayi tesislerinde ise daha çok faz-toprak kısa devresi görülür. Bu olay, gerilimde tek fazda çökme yaratırken diğer fazlarda da çökmeye neden olur.

220/448

Dağıtım sisteminde meydana gelen çökmeler de birinci gruba girerler. Yani azami 20 periyoda kadar devam ederler. Arıza üzerine kapatma yapıldığında çökme olayı bir kez daha yaşanır ve tesisatta önemli gerilmeler yaşanır. Motorlar gibi büyük yüklerin devreye girmesiyle, akımda ani talep yükselmesi yaşanır. Bu durum motorun normal akımına düşmesine kadar sürer. Bir fabrikada yaşanan gerilim çökmelerinin çok büyük bölümü bu tür kalkış akımları ile ilgilidir. Büyük motorlarda gerilim çökmesi 30 periyoda kadardır. Görüleceği gibi bu olayda 1. grup çöküntü sınıfındandır. Yukarıda sıralanan çöküntü olayları içinde kısa devreler en ciddi çöküntü türleridir. Hem değer olarak hem de süre olarak sistemi tehdit ederler.

Gerilim şişmeleri
Gerilim şişmeleri çökmelere oranla daha az görülürler. Fakat bu az oldukları anlamına gelmez. Oluş nedenleri arasında kısa devreler görülür. Fazlardan birinde kısa devre olması halinde diğer fazlarda gerilim yükselmesi görülebilir. Buna ilave olarak ani yük atmalarında gerilim şişmeleri yaşanır. Büyük kondansatör gruplarının özellikle O.G kısmındaki kompanzasyonlarda otomatik devreye girme ve çıkmaları gerilim şişmelerine yol açar. Ani akım değişiklikleri (di/dt) devre empedansına bağlı olarak gerilim şişmesi yaratır.

Gerilim çökmeleri ve şişmelerinin izlenmesi
Çökme ve şişmeleri izlemek için çeşitli cihazlar bulunmaktadır. Olayın olduğunu bildiren cihazlardan başlayarak onları grafiğe dökenlerine kadar pek çok cihaz bulunmaktadır. Bazıları tepeden tepeye değerleri zamanının belirterek grafiğe kaydetmektedir. Çökme anının ve büyüklüğünü belirten cihazların olayın kaynağını teşhiste önemli rolleri bulunur. Eğer çökme öncesi yük akımında değişiklik görülmüyorsa çöküntü nedeni kaynağın kendisidir. Eğer çökme çok ani ise kaynağın devre dışı olması söz konusudur. Büyük bir kondansatör grubunun devreye girmesi salınıma neden olabilir.

221/448

Mevcut sistem içinde sonuç alınamamışsa, enerji kaynağının işletmeye girdiği noktada ölçüm yapılmalıdır. Mevcut sistem içinde kaynak araması yapılacaksa bu bölgesel olmalıdır.

Gerilim çökme ve şişmelerine karşı önlemler
Trafolarda gerilim kademelerinde otomatik ayar regülatörleri kullanılabilir.Otomatik elektronik kademe değiştiriciler 3 periyoda kadar gerilim düşümlerinde etkili olurlar. Δ-Δ trafolar Δ–Ү trafolara göre gerilim düşmesine daha çok karşı korlar. Yük değişimlerinde ve kondansatör gruplarının devreye girip çıkmalarında sıfır geçiş algılayıcıları kullanılabilir.Yüksek kapasiteli parafudurlar konulması durumunda gerilim yükselmeleri önlenebilir. Kullanım noktalarında şebekeden bağımsız çıkış gerilimi olan UPS türü kaynaklar kullanılabilir. Statik transfer sviçleri ile yarım periyotta başka bir kaynağa geçilebilir. 4. UZUN SÜRELİ GERİLİM DÜŞMELERİ ve GERİLİM YÜKSELMELERİ

Şebekede gerilim değişmesinin sebebi şebekenin yükü ile ilgilidir. Cihazların ve ekipmanları besleme gerilimleri belirli bir aralıkta kabul edilebilir değerler olarak alınır. Çoğunlukla standartlar tarafından belirlenmiştir. Sistem tasarımı yapılırken bu standartlar göz önüne alınır. Kullanıcı bu değerleri bilerek kullanım sırasında gerilimi istenilen değer aralıklarında tutmaya çalışır. Enerji satıcısı bu limitleri takip etmek zorundadır. Çekilen enerjiye göre santral gerilim ayarını düzenlemeye çalışır. Gerilimin

yükselmesi durumunda enerji santralı gerekli düzenlemeyi yapar. Bu arada gerilim belirli bir süre için yüksek olarak verilir. Tersi durumda da düşük gerilim düzenleme yapılana kadar düşük gider.

Uzun süreli düşük gerilim
1 dakikanın üzerinde, gerilimin % 95 seviyesinin altına düşmesine düşük gerilim denir. Düşük gerilim kolayca algılanamayabilir. Süresine ve gerilim düşmesine bağlı

222/448

olarak beslenen ekipmanlarda hasara yol açar. Motorlarda ısınma ve bilgisayarlı sistemlerde hatalı çalışmalar gözlenir. Gerilim düşümünün % 5 in altına inmesi durumunda, gerilim kesilmesinden söz edilmelidir. Bu durumda gerilim olsa bile devre mutlaka kesilmelidir.

Uzun süreli düşük gerilimin nedenleri
Uzun süreli düşük gerilim enerji santralından veya işletmenin kendisinden

kaynaklanabilir. Enerji santralında kaynaklanıyorsa, kapasiteye yönelik bir sınırlama söz konusudur. İşletmeden kaynaklanıyorsa gerekli sağlıklı enerji geliyor fakat kullanım sonucu aşırı yüklenme söz konusudur.

İzlenmesi
Düşük gerilim gerekli görülen yerlerde yapılacak gerilim ölçümleri ile tespit edilebilir. Önemli noktalarda sürekli ölçüm ve kayıt sistemi düşünülmelidir. İzleme sisteminde alarm devreleri kullanılabilir. Bazı durumlarda düşük gerilim röleleri ile koruma yoluna gidilir.

Çözümler
Hassas ekipmanları düşük gerilimli dönemlerde devre dışı edilmesi düşünülmelidir. Devre dışı etmek işletme açısından mümkün değilse alternatif enerji kaynakları kullanılmalıdır.

5.

DENGESİZ FAZ GERİLİMLERİ ve TEK FAZ KESİLMELERİ

Dengesiz gerilim, 3 fazlı sistemlerde, fazlardaki gerilim değerlerinin eşit olmaması anlamına gelir. 3 fazlı sistemlerde faz dengesizliklerinin motorlar, trafolar, ve diğer endüktif ekipmanlar için son derece büyük zararları vardır. Tek fazın olmaması faz dengesizliğinde en kötü durumdur.

223/448

Motorlar için faz gerilimlerindeki dengesizlik için baz alınacak rakam ortalama % 1 ve altı olmalıdır. Bu durum bir örnekle açıklanmalıdır. Örnek: 400 volt beslenecek bir motorda faz gerilimleri 395, 403, 396 volttur. Ortalama gerilim= (395+403+396) / 3 = 398 Volt Averajdan sapma maksimum için 5 volttur. Sapma yüzdesi= (5/398) x 100 = % 1,26 Bu durumda gerilim farklılığı kabul edilemez değerdedir.

Faz gerilimdeki dengesizliklerin kaynağı ve teşhis edilmesi
Faz gerilimlerindeki farklılık her fazın yüklenmesi veya empedansı ile ilgilidir. Çünkü sistemde her fazdan çekilen akımlar farklı gerilim düşümleri yaratır.        Akım taşıyan iletkenlerin empedanslarında farklılık varsa, eşit akımlar çekilse bile değişik gerilim düşümüne neden olur. Aydınlatma gibi tek fazdan anormal yüklerin çekildiği durumlarda faz gerilimleri farklı olabilir. Tek fazda çalışan büyük kaynak makinaları etkili olur. Şebekeden farklı geliyor olabilir. Trafo gerilim kademelerinde farklı faz kademeleri olabilir. 3fazlı bir sistemde faz kesikliği olabilir. Kondansatör gruplarında sigortası atık bir kondansatör olabilir.

Teşhis edilmesi
Elektrik motorları, trafolar, jeneratörler ve kablolarda kendisini gösterir. % 1 gerilimdeki faz dengesizliği motordan çekilecek faz akımlarında 6 ile 10 katı olarak ortaya çıkar. Yani 100 amperlik bir motorda % 2 gerilim dengesizliği motor faz akımlarının 12 ile 20 amper arasında farklı olması demektir. Bu durum motorda yanmayı beraberinde getirir. Motorun momenti ve hızı azalır. Motorun nominal sıcaklığından her 10 derece fazla ısınması izolasyon ömrünü yarıya indirir.

224/448

Motor dengesiz faz gerilimi ile çalışabilir. Fakat verimi düşecektir. Verimdeki düşmenin nedeni sargıların ve rotor çubuklarının ısınması demektir. Gerek akımdaki yükselme gerek direnç değerlerindeki artış. I² R kayıplarını daha da arttırır. Isınma daha da ısınmayla sonuçlanır. Bu olay motorun ısı nedeniyle yanmasıyla sonuçlanır. Termik koruma çalışmaz. En kötü durum olan tek fazın kaybı motorlarda aşırı ısınmayı getirir. Motor yükü etiket değerine yakınsa motor mili kilitlenerek dönemez duruma gelir. Çünkü motor artık yükü kaldıracak momente sahip değildir. Tek faz kesikliği sigorta ile korumalı motorlarda yaygındır. Tek faz kesikliği termikten geçecek aşırı akım nedeniyle hissedilir. Fakat en önemli cihaz faz koruma röleleridir. Fazlar arası gerilim motor klemenslerinde okunmalıdır. Fakat klemens kutusunu

açmak ve ölçüm için klemens uçlarına erişmek zor olabilir. Bu durumda kontaktör kutupları üzerinde ölçüm yapılır. Motor akımları da birlikte ölçülmelidir. Motor kalkmadığı durumlarda faz eksikliğinden şüphelenilir. Motor gerilimi ölçülür. Eğer motor dönüyorsa motor akımları ölçülerek faz akımları dengesine bakılır. Motor besleme geriliminde % 1 üzerindeki farklılıklarda motor gücü ve verimi etkilendiğinden, motor anma gücü ciddi düşüşler gösterir. Motor değiştirilmek istenmiyorsa, motor etiket akımı, en yüksek faz akımı ile mukayese edilmeli ve çekilen akım etiket akımını geçmemelidir. Faz dengesizliği sistemde varsa yüklerin dengeli dağıtımı gözden geçirilmelidir. Kompanzasyon gruplarında atık sigorta aranmalıdır. Negatif sekuens röleleri faz dengesizliklerini görür. Dengesizlik trafodan kaynaklanıyorsa yüklü veya yüksüz kademe değiştirme kısmında sorun araştırılmalıdır. Gerekli görüldüğünde trafo değiştirilmelidir.

6.

TOPRAKLAMA

Topraklama ile ilgili aşağıdaki tanımlamalar Elektrik tesislerinde topraklamalar yönetmeliğinden alınmıştır.

225/448

Tanımlamalar
Topraklama yönetmeliğindeki tanımlar burada tekrarlanmamıştır.

Topraklama ile ilgili sorunların teşhisi
TN sistemlerde koruma topraklaması ve nötr topraklaması birleştirilir. Bu birleşme olmamışsa gürültü gerilimleri oluşur. Topraklama iletkeni bu tür gürültüleri yok etmek için bağlanmış olmalıdır. Topraklama sisteminde yapılacak kapalı gözler bu tür gürültüler sinyallerinin akmasına neden olur ve istenmezler. Topraklama sisteminde ölçüm 3 elektrotlu yöntemle yapılır. Cihazı bağlayan topraklama iletkeni ile topraklama sitemi arasındaki bağlantıların çok düşük dirençli olması gerekir. Bir ekipman için aşağıdaki kontrollar yapılmalıdır.     Topraklama ile ilgili bağlantılar gözle kontrol edilerek görevlerini yerine getirecek sağlamlıkta olduklarına emin olunmalıdır. Topraklama iletkeninin empedansı ölçülmelidir. Nötr iletkeni ile topraklama iletkeni arasındaki gerilim okunmalıdır. Ekipmanın toprak iletkeninden geçen bir akım olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Gürültü
Elektrik ve elektronik devrelerde, istenmeyen elektrik sinyallerine gürültü denir. Gürültü geçici veya sürekli olabilir. Gürültünün gerilim büyüklüğü ve frekansı da, herhangi bir değerde olabilir. Gerilim kaynaklarının çokluğu ile ortay çıkar ve cihazlarda çalışma bozukluklarına ve veri kayıplarına neden olur.

Common Mode Noise
Topraklama iletkeni ile, diğer iletkenler arasında meydana gelen gürültü sinyalleridir. 3 fazlı bir sistemde, gerek büyüklük ve gerekse açısal olarak, toprak iletkeni ile faz ve nötr iletkenleri arasında görülür. Toprak iletkeni ve nötr iletkenleri arasında gerilim farkı yaratır ve gürültü akımı meydana gelir.

226/448

Normal mode ve differential mode Noise
Bunlar bir ekipmanda, besleme iletkenlerinin kendi aralarında görülür. 3 fazlı bir sistemde fazlar ve nötr iletkenleri arasında aynı büyüklük ve açılarda görülürler.

Elektromanyetik bulaşma (EMI=Elektromagnetic Interference)
Elektromanyetik indüklenmesidir. sinyallerin Kapasitif havadan olarak kuplaj yoluyla örneği iletkenler radyo üzerinde dalgalarıdır.

bulaşmanın

Elektromanyetik dalgalar iletkenler üzerinde Common Mode Noise olarak görülürler.

Teşhisi
Gürültü neredeyse kaçınılmaz olarak tüm iletkenlerde görülür. Bazen sorun yaratmaz. Enerji kalitesine etki eden diğer nedenlere göre, sonuçları biraz farklıdır. Şalterlerde açma yaratmazlar. Gerilim çökme ve şişmelerindeki gibi tahribat yapmazlar. Gürültü kendisini hatalı çalışan cihazlar, açıklanamayan işlem hataları gibi sorunlar yaratarak gösterir. Telefon sisteminde gürültü işitilir. Ekranlarda görüntü bozukluğu ve bilgisayarlı sistemlerde hafıza kaybı, kilitlenme görülür.

Nedenleri
Elektrikli cihazların çalışmaları sonucu gürültü oluşur. Gürültünün kaynakları ve tipleri farklı ve çok çeşitlidir.     Trafolar elektromanyetik alan yaratarak yakın devreler üzerinde gürültü yaratırlar. Uzun kablolar radyo sinyallerini toplayarak kirlenirler. Anahtarlama mantığı ile çalışan tüm ekipmanlar havaya ve topraklama sistemine gürültü verirler. Kötü elektrik tesisatı gürültü yaratır. Bağlantı noktalarındaki atlamalar gürültüye neden olur.

227/448

İzleme ve testler
Kaynağın tespiti ve gürültü sinyallerinin elektriksel özelliklerini tespit edebilmek oldukça güç ve zaman alıcıdır. Kaynakların çok olması, araştırmaları zorlaştırır. Büyüklüğün ve frekansın tespiti kaynak hakkında fikir verebilir. Test cihazlarının sayısı fazla olmalıdır. Bu cihazlardan bazıları şunlardır.      Spektrum analizörü Frekans aralığı çok geniş olmalıdır. (0-300 MHz) İletkenlere bağlanacak türde RFI/EMI kayıt cihazları Havadan ölçecek türde RFI/EMI kayıt cihazları Uzun süre hafızalı osiloskop ve izole güç kaynağı Enerji kalite analizörü

Çözümler Gürültü kaynağının tespiti ve gürültünün tipi bulunduktan sonra, gürültünün izole edilmesi ve kaynağında yok edilmesi sağlanmalıdır. Fakat çoğunlukla saldırgan kaynağın bulunması ve alınacak tedbirler zor olabilir. Böyle durumlarda gürültünün azaltılmasına çalışılır. a. Referans topraklama ağı Özel bir topraklama çeşididir. Kullanıldığı yerler bilgi işlem merkezleri ve bu cihazların yoğun olduğu alanlardır. Çok geniş bantta, çeşitli frekansların topraklanması, topraklama direncinin küçüklüğünden ziyade, bu frekanslardaki empedansın küçüklüğüne bağlıdır. Topraklama ağı tüm bilgi işlem cihazlarındaki topraklama empedansını mümkün olduğunca küçülterek, sıfıra yakın ortak bir topraklama gerilimde tutar. b. İzolasyon trafoları Çok katlı ekranlarla gürültü sinyalleri azaltılır. c. Filtreler

228/448

Frekansı ve büyüklüğü tespit edilen gürültü sinyallerine karşı özel tasarlanmış ve ilgili sinyali filtre eden filtreler kullanılabilir. Bu filtreler ilgili sinyallere ayarlanmıştır ve onları süzerler. d. Sinyal kabloları Ekranlı ve çift sarımlı kablolar gürültüden az etkilenirler. e. Ekranla koruma Duvarların, döşemelerin düz sac plakalarla kaplanması ve topraklanması ile kaliteli bir gürültü azalması sağlanabilir,

7.

ARA HARMONİKLER

Elektrik sisteminde görülen tüm harmonikler 50 hz’ in katları değildir. Bazı yükler ana frekans olan 50 hz dışında frekansla çalışırlar. Bu frekanslara ara harmonikler denilir. Bu harmoniklerin özel bir çeşidi 50 hz den düşük olan alt harmoniklerdir.

Teşhis edilmeleri
Elektrik lambalarında gözle görülen kırpışmalar 24 hz ve altındaki alt ara

harmoniklerin eseridir. Hatalı çalışmalara neden olurlar. Trafolarda ısınma etkisi yaratırlar. Ekranda kırpışmalı çalışmaya neden olurlar. Filtre gruplarında ısınma yaratırlar. Gürültülü haberleşmeye neden olurlar. Ölçü trafolarında doyuma neden olarak hatalı ölçüme sebep olurlar.

Nedenleri
Hız kontrolu yapılan motorlarda, 50 hz in altında motor beslemesi olur. Ark fırınları bunun başka örneğidir. Bu gibi durumlarda alt harmonikler görülür. İzlenmesi Osiloskop ve harmonik analizörleri ile olur.

229/448

BÖLÜM 6
FABRİKA STANDARTLARI ve STANDARTLARIN OLUŞTURULMASI
Kağıt fabrikaları kurulurken, özellikle ikinci el makinalar ve anahtar teslimi olmayan yatırımlar için, çeşitli kaynaklardan ekipmanlar ve makinalar satın alınır. Bunların bir bütün oluşturabilmeleri için belirli çalışmaların yapılması ve bu çalışmaların projelendirme ile başlayıp, satın alma şartnameleriyle devam ettirilmesi ve montaj sırasında yapılacak düzenlemelerle standartlaştırılmaları gerekir. Daha sonra işletme aşamasında yapılacak çalışmalarla standardizasyon tamamlanmalıdır. Özellikle elektrikle ilgili, orta gerilim ekipmanları, alçak gerilim şalt sistemi, otomasyon sistemi, enstrümanlar ve tahrik sistemleri ekipmanlarında çok farklı ürün yelpazesi bulunur. Projelendirmede ve ekipman alımlarında temel prensipler, yani kullanıcı standartları yoksa, alınacak ekipmanların birbirleriyle uyumu güçleşir. Başka ara elemanlara ihtiyaç duyulabilir. Her eleman, ilave maliyet anlamına geleceğinden satın alma kararları sağlıklı verilmemiş olur. Projelendirme, satın alma ve montaj sürecinin sağlıklı yapılması, bazı standartların oluşturulması ile sağlanır. Bunlara fabrika standartları veya genel standartlar demek daha doğrudur. Bu yazının asıl amacı standartlaşma fikrini açıklamanın yanında, çok gerekli olan genel standartların oluşturulmasına yardımcı olmaktır. Bunun yanında oluşturulması gereken başka standartlar da bulunmaktadır. Her ekipman grubu için özel standartlar oluşturulmalıdır. Bunlar kullanım, bakım ve güvenlik amaçlı standartlarla, satın alma standartlarıdır. İşletme döneminde kullanılacaklardır. Bunların temel çıkış noktası belirli bir iş disiplini edinilmesine yardımcı olmaktır. Oluşturulacak standartların bütününe fabrika standartları adı verilmektedir. Bilindiği gibi standart tanımı TSE, IEC veya ANSI gibi kuruluşlarca yapılmaktadır. Ayrıca çeşitli kanun ve yönetmelikler, çeşitli kuralları empoze etmektedir. Fabrika standartları, bunlardan birini veya birkaçını baz alabilir. Uluslar arası standartların adı, fabrika standartlarında kullanılabilir. Hiçbirinin adını vermeden de, bazı kurallar

230/448

oluşturulabileceği gibi, tüm standartların kabul ettiği bir ürün fabrika standardı tarafından kalite dışı bırakılabilir. Örnek: fabrikadaki tüm motorlar IP 55 koruma sınıfında olacaktır diye bir standart oluşturulmuşsa, bu kural IP 54 koruma sınıfının kötü olduğu anlamını değil, sadece o fabrika için kullanılmasının doğru olmayacağı anlamını taşır. Satıcılar bu kurallara yani standartlara saygı göstermek zorundadır. Büyük satıcı firmaların büyüklüğü standartlara uymalarını engellememelidir. Mühendislerin bir görevi de oluşturulan standartları deldirmemektir.

Neden standartlara ihtiyaç var?
Öncelikle tüm standartları tecrübeler yaratır. Oluşmuş birikimlerden yararlanılmalıdır. Kağıt fabrikaları kendine has birikimleri olan alanlardır. Bir fabrikanın, test ve deneme alanı olarak görülmemesi gerekir. Standartlar geliştirlerek erken ekipman yönetimi gerçekleştirirlir. Standartların yararları aşağıda özet olarak sıralanmıştır:            Sistemin tasarımında baz olarak kullanılırlar. Malzemelerin alımında baz olarak kullanılırlar. Montaj sırasında baz olarak kullanılırlar. Yedek parça ihtiyacını çok önceden sınırlarlar. Sistemin yapısını basitleştirirler. Çalışma sırasında sistemin güvenli olmasını sağlarlar. Uyumlu bir yapı oluşmasını sağlarlar. Yapının, işletme ve bakım elemanlarınca kolaylıkla anlaşılmasına yardımcı olurlar. Bakım ve işletme sırasında ortaya çıkacak sorunları ve hataları baştan azaltırlar. (Erken Ekipman Yönetimi) Her revizyonda, ve yatırımda, kişilerin sınırlı amatör tecrübe ve tercihleri yerine, baz alınacak profesyonel kalıcı bir kaynak olarak kullanılırlar. Genel olarak, uzun vadede işletme için ekonomi sağlayacak olan araçlardır.

231/448

Standartlar nasıl oluşturulmalı?
1. Standartlar son derece katı olmalıdır. Örnek standart : Fabrika çapında

kullanılacak trafolar kuru tip (veya tercihe göre yağlı tip) olmalıdır. İlk tasarım aşamasında konulmuş bu kural fabrikanın yaşamı boyunca kullanacağı temel bir kural olmalıdır. Ne zaman trafo alınsa, hem fabrika, hem de satıcı bu kurala uymalıdır. Çünkü bu kural bakım, işletmecilik ve yer temini açısından bir standardizasyon getirmektedir. Daha sonra teknolojinin veya çağın değişmesi gerekçe gösterilerek yapılacak kural değişiklikleri olacaktır. Bu değişiklikler özel eğitim, farklı yedek parça bulundurmak gibi sorunlar ortaya çıkaracaktır. Tek başına bir trafo için bakıldığında, değişikliğin yapılması önemsiz gibi görünmektedir. Fakat uzun vadede, değişikliklerin artması, sistemi yapısal olarak deforme edecek ve bir süre sonra karmaşık bir yapı ortaya çıkacaktır. Her vazgeçilen kural, gelecekte ilave bir maliyet getirecektir. Buna rağmen standartlar hatalı ise değiştirilir. 2. Standartlar doğru oluşturulmalıdır. Yukarıdaki trafo örneğinde olduğu gibi

seçeneklerden her ikisi de ilk bakışta geçerli görülecektir. Aralarında küçük farklar vardır. Az bakımlı olmaları nedeniyle, işletmecilik açısından kuru trafolar yaygın olarak kullanılmaktadırlar. Periyodik bakım duruşu yapan işletmelerde, bakım trafo tipi seçim tercihi güçleştirir. İthal kuru trafolar veya kolay bulunan yağlı trafolar gibi tercihler sık sık tereddütler yaratır. Tecrübeler ve dünyadaki genel trend, tereddüdü ortadan kaldıracaktır. Bazen seçeneklerden biri, en doğru tercihtir. Kağıt fabrikalarında bir MCC panosunun çekmeceli veya sabit tip olması seçeneklerinde olduğu gibi, doğru tercih ne olacaktır? Konuya yakın olmayan birisi için, her iki seçenek de kabul edilebilir olacaktır. Özellikle aradaki fiyat farkı görüldüğünde tercih sabit tip panoya yönelecektir. Çünkü her iki seçenekte de motor yol alacaktır. Fakat mukayese sadece bir motora yol verme olarak algılanmamalıdır. 30 adetlik bir motor grubunun ayni anda grup start alması halinde pano yapısı çok önem kazanır. Çekmeceli panolar fabrikasyon ve test sertifikalı olduklarından atölye imalatına karşı üstündürler. Bu amaçla, tercihler eski uygulamalara göre değil, yeni gelişmelere uygun olmalı ve yıllarca kullanılabilmelidir.

232/448

3. Standartlar, limitleri ve bazı değerleri belirlemelidir. Örnek standart: Dağıtım trafoları 2000 KVA’ gücünde (veya her ne kabul edilmişse) olacaktır. Projelendirme aşamasında dikkate alınan bu kural, sistemin kısa devre akım değerini belirlemektedir. Sistemin kısa devre akım değeri, tüm şalt ekipmanlarının her birinin özelliğini belirlemektedir. Sistem bu kurala göre kurulmuş ise, daha sonra 2500 KVA’ ya değiştirilecek bir trafo ile sistemin kısa devre akım değeri büyüyeceğinden, başka özellikte şalt ekipmanları ve yedekler gerekecektir. En iyimser sonuçla, standart ürün kullanımı kalkacağından, sadece o trafo ve şalt ekipmanlarını ilgilendiren ürünler de yedeklenmeye başlayacaktır. Bu nedenle kısa devre hesabında dış dünya sonsuz büyüklükte ve kağıt fabrikasının bitişiğinde olarak düşünülmelidir. Bu durum hat empedansının sıfır olarak hesaba katılması demektir. Kısa devre hesabı genellikle şişirilerek çok küçük hesaplanır ve alınacak şalt sistemi sözde ucuzlatılır. Bu tuzağa düşülmemelidir. 4. Standart, çeşit sayısını azaltmalıdır. Örnek standart: 110 Kw gücüne kadar olan motorlara direk olarak yol verilecektir. etkileyerek çekmece tiplerinde Bu standart, yıldız-üçgen yol verme sağlayacak ve malzeme yöntemini ortadan kaldıracağından çeşitlilik azalacaktır. Bu durum pano tasarımını standardizasyon çeşitlemesini azaltacaktır. Ayrıca teknik olarak doğru bir yol verme yöntemi kullanılmış olacaktır. 5. Standart bir başka standartla uyumlu olmalıdır. Örnek standart: Alçak gerilim motorlarının besleme gerilimleri 400 volt olacaktır. 380 volt besleme gerimi isteyen bir motor bu kuralı bozacaktır. Bu değişim yedek motorların gözden geçirilmesini gerektireceği gibi uygun olmayan bir gerilimle motorların beslenmesi gündeme gelecektir. Çünkü trafo çıkış gerilimleri değiştirilemeyeceğinden motor standardı, trafo standardı ile çelişecektir. Ayrıca 380 volt ve 400 voltta, aynı güçte iki motor için iki farklı akım değeri olacağından, elde edilecek motor moment değerleri ve motor termik akım değerleri değişecektir, bu ise MCC standardına da ters bir durum yaratır. Hatalı ayarlar nedeniyle arızalar oluşabilir. 6. Standart içindeki yazılanlar, kanunlar ve yönetmeliklerle uyum içinde olmalıdır. Örnek standart: Koruma topraklama direnç değeri 2 Ω un üzerinde olamaz. Bu değer yönetmeliklerle belirlendiği için tolerans gösterilmesi veya değiştirilmesi mümkün değildir. Zaman zaman kanunlarda ve kurallarda değişiklikler olmaktadır.

233/448

Geçmişte işletme topraklama değeri 5 Ω olarak hesaplanmaktaydı. Asgari değerler ve bazı temel kıstaslar değişebilir. Bu değişiklikler, fabrika standartlarında da değiştirilmelidir. Değişikliğin sisteme etkisi mutlaka irdelenmeli ve olası sonuçları rapor edilmelidir. 7. İş ve işçi güvenliği ile ilgili katı kurallar olmalıdır. Ekipmanların can güvenliği açısından yeterli koruma Bu elemanlarıyla emniyeti donatılmış ortadan olmaları gerekir. yerine Örnek neyin standart: MCC panolarında kuvvet devresinde koruma amacıyla asla sigorta kullanılmayacaktır. kural kaldırdığından kullanılması gerektiği net olarak belirtilmelidir. Yani standart şöyle devam etmelidir. “ Sigorta yerine motor koruma şalteri kullanılacaktır ve şalterle ilgili özellikler aşağıda belirtilmiştir.” gibi bir ifade olmalıdır. 8. Standart bir markayı temsil etmemelidir. Örnek standart: AG şalt panolarında kullanılacak sac (xxxxxxxx) malzemesinden yapılmış olmalıdır. Bu özel alaşımlı bir malzeme ise ve sadece bir firma tarafından kullanılmakta ise diğer tüm üreticileri ihale dışı bırakır. Üstelik bu kuralın fabrika için hiçbir yararı bulunmaz Burada standart, amacın ötesine geçmiştir. İşletme istediği takdirde direk olarak o marka ürünü o firmadan elbette temin edebilir. Bu durumda diğer firmalar indirim sağlama amacıyla kullanılmamalıdır. ( İş prensiplerinin ve iş ahlakının da fabrika standartlarından olduğu unutulmamalıdır.) Yukarıdaki kural ve örneklerde görüldüğü gibi standartlar, işe disiplinli bir yaklaşım getirmekte ve firmanın kuralları olarak sürekli kullanılmaktadır. Bunun dışındaki yöntem veya yöntemsizlik ise, standart üretmeden, farklılıkları küçümseyerek satıcının sunduklarını kabullenmektir. Kuralsızlık bir kural olmamalıdır.

Elektrik tasarımında kullanılabilecek standartlar
Fabrika standartlarında, gerek Türkiye için gerekse diğer ülkeler için konulmuş standartlardan istenilenler gösterilmelidir. Elektrik tasarımı, cihaz ve kablo işçiliği aşağıdaki listede gösterilen standartlara uygun olmalıdır. Bu standartlarda adı geçmeyen diğer standartlar için, standardın en az mevcut standartlara eşit veya ondan daha yüksek olması istenir.

234/448

IEC BS VDE NFPA ANSI NEMA IEEE UL TSE

International Electrotecnical Comission British Standards Verband Deutch Electrotechniker E.V. National Fire Protection Association American National Standards Assosiation National Electrical Manufacturers Assosiation Institute of Electrical and Electronics Engineering Underwriters Laboratories Türk Standarlar Enstitüsü

Elektrik tasarımında standart olarak kullanılabilecek yönetmelik ve şartnameler:
Aşağıda adı geçen yönetmeliklerden kanunlardan ve şartnamelerden biri veya birkaçı veya çelişmeyen kurallarla, hepsi fabrika standartlarında baz olarak alınabilir.        Kuvvetli akım tesisleri yönetmeliği, Zayıf akım tesisleri yönetmeliğ Elektrik tesislerinde topraklamalar yönetmeliği İç tesisat yönetmeliği İş kanunu işçi ve iş güvenliği kuralları NEC gibi yönetmelikler TAPPI nin koyduğu teknik (TIS) kurallar

Elektrik tasarımında standart olarak kullanılabilecek projeler:
Aşağıda adı geçen projeler, fabrika standartları olarak kullanılmalı ve projelerin kapsamı, antedi, ebadı, numaralandırılması gibi belli kural ve formatlar geliştirilmelidir. Bu projeler bir bütün olarak birbirini tamamlamalıdır   İmalatçılardan gelen projeler. (avan ve detay projeler, Basic, Detail Engineering) İnşaat ruhsatı için gerekli projeler, (aydınlatma projeleri ve tesisat )

235/448

     

TEDAŞ’ a onaylatılacak projeler. (O.G ve A.G. tek hat şemaları, enerji temini projeleri) Uygulama için çizilecek yerleşim projeleri Montaj firması tarafından çizilecek montaj detay projeleri (shop drawingler) Topraklama ve yıldırımlık projeleri Koordinasyon projeleri (Tüm projeleri bütünleyen ve koordinasyonunu sağlayan projeler) Kablo yerleşim projeleri

Malzeme alımında kullanılacak standartlar ve teknik şartnameler
Bir malzemenin alımında malzeme küçük bile olsa, kendine özel bir teknik şartnamesi olmalıdır. Bu şartname her seferinde matbu olarak kullanılmalıdır. Şartname içinde standardı bozmayan bazı maddelerin değişmesi sakıncalı değildir. Fakat daha önce hazırlanmış bulunan bir şartnamenin zorunlu herhangi bir nedenle değiştirilmesi gerekiyorsa, bu konuda ileride karşılaşılacak tüm olasılıklar baştan bilinmelidir. Teknik şartnamelerde can alıcı noktalar ön planda olmalıdır. Yapıyı ve yedeklemeyi değiştirmeyen bazı standartlardan fedakarlık yapılabilir. Bir panonun boyası için konulmuş bir standart, imalatçının kendi standardı ile çelişebilir. Bu durum estetik bir sorundur. Fakat bazen önemsiz gibi görünse de mimarinin ön planda olduğu bir ortamda hayati değer taşıyabilir. Bunun kararını yatırımcı vermelidir. Malın özellikleri yanında nakli, ambalajı, kabulü ve testleri gibi konular standardın konularıdır. Standart dışı malzeme reddedilmelidir. Örnek olarak, motor standardı motor besleme gerilimini 400 volt olarak belirtmişse ve yeni alınan ekipman üzerinde 380 volt motor gelmişse ürün reddedilmelidir. Ürün ithal olduğu için değişimi zor ve kullanılması acilen gerekebilir. Standart daha önce imalatçıya verilmiş olacağından, fabrikanın red talebi haklıdır. Motorun değiştirilmesi için talepte bulunulmalı ve ortaya çıkan tüm zararlar toplamı imalatçı tarafından karşılanmalıdır. Standart dışı ürünle kullanım geçici olarak sağlanabilir. Ürününle ilgili kalite ve test belgeleri, ürün bilgileri, arıza kitapçıkları, teknik resimler bir ürünün alımından önce istenmelidir.

236/448

Fabrika elektrik bakım elemanları tarafından kullanılacak standartlar
Bu standartlar iş güvenliği, iş emniyeti ve iş planlaması açısından gerekmektedir. Bir trafo bakımı için alınması gereken tedbirler sıralanacağı gibi, uygulanacak testler ve prosedürler de standartların içine girmektedir. Bu standart ve prosedürlerin, ilave olarak aşağıdaki yararları bulunmaktadır.         İnsan hatalarını minimuma indirmek Ekipmanın bakımı için gerekli tüm alet, edevatın dökümünü işin başında vermek İşin yapılması için gerekli tahmini adam-saat miktarını vermek Uzun duruşlar için, bakıma ayrılacak azami süreyi belirtmek Bakım için yararlanılacak diğer kaynakları belirtmek Ekipman için kayıt tutulmasını sağlamak Etkilediği diğer ekipmanlar ve nedenlerini ortaya koymak Testler için prosedür yaratmak

Fabrika işletme ve elektrik bakım elamanları tarafından kullanılacak ortak standartlar
İş ve işçi güvenliği açısından işletme sırasında hem bakımcı, hem de işletmeci tarafından ortak kullanılacak, belli standartların bulunması gerekmektedir. İş müsaadesi, Kaynak müsaadesi, emin giriş müsaadesi, kazı müsaadesi gibi bir işin yapılmasında kullanılacak standartların bulunması gerekir. Bir hamur bütesinin içinde yapılacak kaynak işi için gereken kaynak müsaadesi’ nde alınacak önlemler sıralanmalıdır. Hangi önlemin kimin tarafından alınacağı bilinmelidir. Örnek standart: “Elektrikçi havalandırma amacıyla tank üstündeki vantilatöre elektrik bağlantısını yapacaktır”, “Kaynakçı/elektrikçi toprak bağlantısı için, toprak pensinin bağlantı noktasını belirlemelidir.” “Elektrikçi tank üzerindeki enstrüman bağlantı uçlarını sökmelidir.” “İşletmeci tank içi temizliğini kaynak öncesi yapmalıdır.” “Kaynakçı kaynak ekipmanlarını ve iskelesini duruş öncesi hazırlamalıdır” gibi.

237/448

İçinde kimyasal gaz buharı veya boğucu gazlar bulunan bir tankın içine, temizlik amacıyla girmeden önce, ortamın emniyetli olup olmadığı bilinmelidir (Emin giriş müsaadesi). Temizlik sonrası kaynak yapılacaksa, ayrıca kaynak müsaadesi düzenlenmelidir. Fabrika yakınında yapılacak bir yer altı çalışmasının, yer altı tesisatına zarar vermemesi ve kazıyı yapanın can güvenliği açısından, kazı alanının önceden keşfinin yapılması gerekmektedir. Keşif ,bir elektrik mühendisi, bir makine mühendisi ve ilgili alandan sorumlu bir işletme mühendisi tarafından yapılmalı ve kazı müsaadesi verilmelidir. İş emniyeti ile ilgili, işletmenin özelliğine göre değişen, diğer iş müsaade standartları oluşturulmalıdır.

Başlangıçta kullanılabilecek genel standartlar
Aşağıda kısa da olsa genel bir standart örneği bulunmaktadır. Tüm standartlarda kullanılacak ortak bazı kuralları kapsamaktadır. Bu örnek fabrikalar tarafından geliştirilmeye bulunmaktadır. müsait bir başlangıç zenginlik noktasıdır. kazanacaktır. Hayati bazı önermelerde uluslar arası Geliştirildikçe Standartlar

alımlarda kullanıldığında, yaygın bir dil olan İngilizce’ ye tercüme edilebilir. Bu durum zaman içinde ve farklı firmalar tarafından yanlış tercümelerin önüne geçecektir. Başlangıç aşamasında, bütün şartnamelerin ortaya konması için henüz zaman erken olabilir. Bu dönemde işin genel prensipleri ortaya konmalıdır. Bundan sonraki aşamalarda çok daha detaylı özel şartnameler gerekecektir. Bir mühendislik firması ile çalışılması halinde, şartname ve standartların tamamının bu aşamada sağlanması mümkün olabilir. Bu mühendislik firmasının kağıt konusunda tecrübesi şarttır. Kendi kaynaklarını kullanarak şartname hazırlayacak kağıt fabrikalarının, işin tamamı ile ilgili dokümanları kısa sürede, eksiksiz olarak hazırlamaları oldukça güçtür. Farklı kaynaklardan elde edilecek şartname örneklerinin birbirleriyle çelişmeleri söz konusudur. Bu konu, şartname hazırlanmasında ciddi hata kaynaklarından biridir. Birbirine yapıştırılmış, uyumsuz Bu ve çelişkili standartları standart içinde bulunduran amaca dokümanlardan kaçınılmalıdır. yöntemle oluşturmadaki

ulaşılmadığı gibi sonuçları itibariyle bedeli ağır olabilir.

238/448

Genel standartlara örnekler
Trafolar      Dağıtım trafoları dahili ve kuru tip olacaktır Primer gerilimleri 6300 volt ∆ ve sekonderleri 400 volt yüksüz, 380 volt tam yükte Y bağlı olacaktır. Bağlantı grupları Dyn 11 olacaktır. Nötr noktaları doğrudan topraklı olacaktır. Gerilim düşümü % 6 olarak alınacaktır. Tabii soğumalı ve 40 C° ortam sıcaklığında 2000 KVA sürekli yüklenecek güçte olacaktır.

OG şalt panoları     6300 volt gerilimde 40 KA (sistem belirleyecektir) kısa devre dayanımında seçilecektir. Panolar metal-clad yapıda olacaktır. Metal-enclosed kabul edilmeyecektir. Kesiciler çekmeceli yapıda olacaktır. Kesiciler vakumlu/SF6 olacaktır.

AG şalt panoları      420 volt gerilimde çalışacaklardır. Şalterler çekmeceli olacaktır Tüm şalterler motorlu tip olacaktır. Nötr ve toprak baraları ayrı ve % 100 kesitte olacaktır. Kısa devre akımı 80 KA olacaktır.

MCC panoları     Çekmeceli yapıda olacaktır. Motor koruma şalteri ile koruma yapılacaktır. 110 kw’ a kadar motorlar direk yol alacaktır. 315 kw ‘ a kadar soft-starter kullanılacaktır.

239/448

   

Daha büyük motorlar 6000 volt, vakum kontaktörlü ve direk olarak yol alacaktır. Hız kontrol üniteleri ayrı trafoda toplanacaktır. Tüm motorlarda akımları okuyabilmek için 4-20 ma çevirici bulunacaktır. Toprak ve nötr baraları ayrı ve % 100 kesitte olacaktır.

Kompanzasyon panoları    Her trafo çıkışında pasif filtreli kompanzasyon yapılacaktır. Kompanzasyon 80 kvarlık gruplarla, 14 kademeli olacaktır. Trafo için 50 kvar, sabit filtre grubu bağlanacaktır.

Motorlar        AG motorları ∆ bağlı ve 380 volt beslemeli olacaktır. Y bağlantı kabul edilmeyecektir. Klemens kutuları büyük olacak ve içinde topraklama cıvatası bulunacaktır. Tüm motorlar IP 55 koruma sınıfında olacaktır. Motorlar F izolasyon sınıfında ve B sıcaklık sınıfında ( B temperature rise class) bulunacaktır. Tüm motorlar kendi fanları ile soğutulacaktır. Tüm motorlarda termistör bulunacaktır. Hız kontrolü için kullanılacak motorlar “inverter duty” tip olacaktır.

Kablolar      Kablolar 4x10 mm² ye kadar esnek kablo olacaktır. Bu kesitten sonra NYY kablo olacaktır. Hız kontrollü motorlarda ekranlı, simetrik damarlı kablo kullanılacaktır. Orta gerilim motorları ve dağıtım trafo kabloları 7/10 kv ve XLPE olacaktır. Potansiyel dengeleme iletkenleri esnek ve izoleli olacaktır.

Kumanda, enstrüman ve DCS gerilimleri  DCS dijital sinyalleri +24 volt DC olacaktır.

240/448

    

DCS Analog sinyallerİ 4-20 mA olacaktır. Enstrüman besleme gerilimleri +24 volt DC olacaktır. Dijital çıkışlı sviçler 2-wire yani (loop powered=enerji ve sinyal kablosu ortak) olacaktır. Bazı cihazlarda istisnai olarak 230 volt ac besleme kabul edilebilir. 230 volt besleme gerilimi için izole trafo verilecektir.

241/448

BÖLÜM 7

ELEKTRİK İŞLERİNDE YATIRIM DÖNEMİ VE SONRASI SÜREÇLER

GİRİŞ Bu yazının bütünlüğü içinde yüksek kapasiteli kağıt makinalarında işletme ve yatırım dönemi süreci, elektrik mühendisliği açısından irdelenecektir. Elektrifikasyon tanımı, zayıf ve kuvvetli akımı kapsamakta, otomasyon, tahrik sistemi, QCS, enstrümanlar, bu ekipmanların montajları gibi kalemleri de içine almaktadır. Yatırım dönemi ve sonrası ortaya çıkan genel sorunların neler olduğu, işletmeye maliyeti ve çözüm önerileri yapılacaktır. Özellikle yatırım dönemi ile ilgili tespitler daha yoğunluktadır. Çoğunlukla bir kez yaşanan ve sonra tekrarlanmayan bu süreç, işletmenin hayatı boyunca kaderi olmaktadır. Kapalı ekonomi döneminin kendine has felsefesi içinde kurulan pek çok kağıt işletmesi, çalıştıkları dönemde Türkiye ekonomisine hizmet vermişler ve kağıt ihtiyacını karşılamışlardır. Kapasiteleri ve kağıt kaliteleri yerel ihtiyaca uygun olan bu makinelerin, bu gün gelinen noktada, benzerlerinin kurulması rasyonel olmamaktadır. Kağıt imalatı, dünyanın her yerinde kendine has belli işletme kuralları olan ve bilinen bir imalat alanıdır. Farklı ideolojik fikirler veya farklı dünya görüşüne sahip ülkeler için bile, kağıt işletmesi, bakım onarımı, pazarlaması ve montajı için gerekli bilgiler, personel ihtiyaçları, ve sorunları, benzer yapılardadır. Bilimsel gelişmeler ve pazar, davranış biçimlerini şekillendirmektedir. Gelinen noktada, dünya örneklerinde olduğu gibi, bilgi birikimi ve uygun yapılanma, işin temel çıkış noktasıdır. Ülkemizdeki eski fabrikalar tarafından uygulanan yapılanma modeli, o günün ihtiyaçlarına uygun olmasına rağmen, üretim kapasitesi yüksek gelişmiş işletmeler için geçerli değildir. Eski davranış biçimlerinin terk edilerek, yeni oluşumlara yer verilmesi imkansız değil, ama mevcut yapılar ve alışkanlıklar içinde oldukça güçtür. Edinilmiş lokal tecrübelerin yanında, daha rasyonel

242/448

doğruların olabileceği kabul edilerek, kalıplaşmış bilgilerin tekrar sorgulanması gerekmektedir. Yeni davranış biçimleri sergilemek, yatırımcıdan çok profesyonel yöneticilerin temel amacı olmalıdır. Sürekli değişen bir dünyada değişim, temel bir kural olmaktadır. Dışa açılmanın gösterdiği tespitlerden biri, Türkiye’deki mevcut makinelerin

kapasitelerinin dünya makinelerine göre küçük kaldığı ve onlarla rekabet imkanının bulunmadığıdır. Bu durum ürünün katma değerine bağlı olarak değişebilir. Ancak Türkiye’deki uygulama düşük katma değerli ürünlere yönelmiştir. Bu nedenle, yapılacak yatırımların, kârlılık açısından daha dikkatli planlanması gerekmektedir. Doğru veriler üzerine kurulu olmayan, fizibilite raporu gerçekçi olmayan, yatırımlardan kaçınılmalıdır. Makine için yatırım yapacak firmaların ürün ve ham madde seçiminde gösterecekleri hassasiyet, bununla sınırlı kalmayacaktır. Kağıt tipine bağlı olarak, vasıflı kağıt ürünleri ile düşük katma değerli kağıt ürünlerinde bile, yapılanma açısından farklılıklar olmalıdır. Bir makinede tür değişiminin getirisi kadar götürüsü de hesaplanmalıdır. Özellikle yüksek kapasitelerde üretimde istikrar ekonomiyi getirmektedir. Daha önceki yıllarda, toplamda birkaç mühendisle dışa kapalı bir yapıda çalıştırılan fabrikalar, gelişmiş makineler için geçerliliğini kaybetmiştir. Özellikle bilgisayar alanındaki ve teknolojideki gelişmeler, daha önceki üretim yöntem ve tekniklerini, bakım onarımı ve en önemlisi, fabrika tasarımına bakış açısını farklı bir yere getirmiştir. Makinelerin ve işlem basamaklarının seçimi, enerji maliyetleri açısından önemlidir. Fazla alınmış ekipmanlar, ürün üzerinde fazladan yapılan işlemler hem yatırım maliyetini, hem de işletme masraflarını arttırmaktadır. Ekipman sayısı ve çeşidi minimize edilirken, ekipman ve eleman kalitesi arttırılarak, makinenin yıllık işletmede kalma süresi uzatılmalı (availability), bakım süreleri tasarım aşamasındaki tercihlerle baştan azaltılmalıdır. Bunun adına erken ekipman yçnetimi denilmektedir. Halen hiç bir fabrikada bir program olarak uygulanmamaktadır. Erken Ekipman Yönetiminin işletmelere kazandırılması verimliliği doğrudan arttıracaktır.

243/448

Elektrik sistem tasarımı, yeniden şekillendirilmesi gereken açık noktalardan biridir. Asli işi, proje üretmek olan, mühendislik büroları bile, bürokratik ruhsat aşamalarını aşmak için proje üretmektedir. Aydınlatma gibi en basit tesisat projeleri, ruhsat alımının ötesinde, kullanılamamakta, hatta bütçe çalışmalarında bile kullanılmaları hatalı olmakta, bütçe sapmalarına neden olmaktadırlar. Makine salonu aydınlatması, sadece aydınlatma tekniği bilgisine ihtiyaç göstermez. Tavandan elek veya pres üzerine düşecek en küçük parçanın makinada yaratacağı etkiyi, veya havbe içinde meydana gelecek bir yangını proje müellifi veya montaj firması önceden tasavvur bile edemeyecektir. Hazırlanan ve önemli miktarda bedel ödenen projeler maalesef avan projeden öteye geçmemektedir. Durum böyle olunca yeni dünya standartlarında makine alan yatırımcı firmalar için, elektrik sistemi tasarımı ve kendi arasındaki teknik koordinasyonu tamamen açık kalmaktadır. Anahtar teslimi alınacak bir fabrika ile yatırımcının kendisinin tasarımını üstlendiği bir fabrikanın maliyeti arasında ciddi fiyat farkları bulunmaktadır. Lokal çözüm istenildiğinde sistemin, çağdaş tasarımdan çok, birbirini bütünlemeyen, mevcut alışkanlıklara göre şekillenmiş ve seçilmiş, pahalı fakat işlevi amaca uymayan malzemelerden oluşma riski doğmaktadır. Proje bürolarının yaptığı projeler ve ekleri olan şartnameler, konusuna hakim kişilerce detaylandırılmalı ve detaylar denetlenmelidir. Bu konuda deprem gibi çok farklı bir nedenle, boşluğu doldurması için ortaya atılan yapı denetim firmalarının kuruluşu yenidir. Bu firmalar, elektrik mühendisleri odası, hatta tüm mühendis odalarının işlevini kanunen yüklenmiştir. Fakat bu firmalar, henüz bu hizmeti vermekten uzaktır. Çünkü bu firmalardaki kontrollük hizmetleri için istihdam edilen mühendisler, tecrübeli olsalar bile, daha çok inşaat elektrik işleri ile yıllanmış kişilerdir. Kağıt elektrifikasyonu gibi proses ağırlıklı kompleks bir konuda ülke çapında denetim yapabilecek ne bir firma, ne de kuruluş bulunmaktadır. Bu durum yüksek maliyetli yatırımları, baştan denetim dışı bırakmaktadır. Sanayi ve proses elektriği konusu ve işletmecilik sorunları kağıt, çelik, çimento gibi sektörlerde bile, ayrı tecrübe ve birikime dayanır. Bu konuda sadece kağıt fabrikası yatırımlarında kullanılmak üzere hazırlanmış TAPPI tarafında önerilen, elektrikle ilgili liste 2. Kısım 2. Bölümde verilmektedir. Bu liste konunun kapsamını ve önemini

244/448

anlatmak için iyi bir örnektir. İşin boyutunu gösterecek ikinci örnek, IEEE tarafından yayınlanmış “IEEE Standard 141-1993, Recommended Practice for Electric Power Distribution for Industrial Plants” kitabıdır. Aşağıdaki bir yatırımın aşamaları liste olarak verilmekte ve bunlara ilaveler ve çıkarmalar yapılabilir:

YATIRIMIN AŞAMALARI Yatırım aşağıdaki aşamalardan meydana gelir.                       Proje yöneticisinin atanması Fizibilite çalışmaları Yatırım bölgesinin ve arazinin seçimi Bütçe çalışmaları ve bütçe tekliflerinin toplanması Personel alımlarının başlatılması(Üst düzey işletme-Makine-Elektrik, inşaat) Arazi ve alt yapı çalışmaları (elektrik, su, iklim, jeolojik şartlar) Gerekli izin ve müsaade girişimlerinin başlatılması Tasarım tercihlerinin belirlenmesi, proje ve şartnamenin hazırlanması Makine imalatçısının/imalatçılarının seçimi Şantiye teşkilatının yerinde kurulması ve alt yapının oluşması Mühendis düzeyinde eleman alımının başlatılması Makine imalatçıları ile teknik taleplerin tespiti ve yatırım takviminin belirlenmesi İnşaat projelerinin hazırlanması İnşaat firmasının belirlenmesi ve inşaatın başlatılması Yardımcı ekipman ve donanım alımlarının başlatılması Yardımcı tesislerin belirlenmesi Mekanik montaj firmasının belirlenmesi Elektrik ve otomasyon montaj firmasının belirlenmesi Teknisyen alımlarının başlatılması Montaj dönemi Üretim malzemelerinin alımı Devreye alma (Start-up) dönemi Üretim dönemi ve kabule hazırlık

245/448

Sistem geliştirme

Bu listeye daha başka ilaveler yapılabilir veya sıralama önceliği değiştirilebilir. Amaç, yatırım olayının çok sayıda aşaması olduğunun görülmesi ve bu aşamaların profesyonel pek çok kişi ve kuruluşa ihtiyaç göstermesidir. Bu süreçte, dış kaynaklarla ilişki ve bu kaynaklara olan ihtiyaç büyük ağırlıktadır.

YATIRIMIN BÜTÇESİ Yatırım planlamasının profesyonelce yapılmadığı ve fakat yatırıma başlandığı

durumlarda özellikle ikinci el makinelerde, yatırım bütçesinin saptığı bilinmektedir. İş tanımı ve planı olmadığı için, yatırım beklenen sürelerin çok üstüne çıkmaktadır. Bu durum yatırımcıyı yıpratmakta ve onu zor duruma sokmaktadır. Yatırım yapacak firmalar bazen yatırım kararlarını özel nedenlerle dar bir insan çevresinde tutma ihtiyacı duymaktadır. Elektrik alt yapısı bütçesi de konunun detayları erken aşamada tespit edilemediğinden bütçe sapmalarında önemli rol oynamaktadır. Yatırımın bütçesi yapıldıktan sonra, yatırımda görev alan tüm teknik personel, kendisini ilgilendiren bütçe kalemlerini ve toplam yatırım bedelini bilmelidir. Her aşamada bütçe kontrol ve revizyonları yapılmalıdır. Bütçe sapmaları mutlaka gerekçeli olarak açıklanmalıdır. Bütçe rakamı, tıpkı yatırımın bitiriliş tarihi gibi, hedef olmalıdır. Bütçe rakamları basit nedenlerle, kolayca değiştirilmemelidir. Fakat bütçe rakamının tespitinde hayati hatalar yapılmışsa, yapılan hatadan hızla dönülmeli, bütçe revizyonu yapılarak, yatırımın düşük kalitede tamamlanmasına müsaade edilmemelidir. Bütçe sapmalarının sebepleri: 1 İkinci el makinelerde proje koordinasyonu ve yönlendirme, yatırımcının kendi imkanlarına kaldığı için, mevcut personelin tecrübesi ve iyi niyeti oranında yatırım götürülmektedir. Çoğunlukla bütçe, yatırımcı dışında bilinmemektedir. Teknik kapsamın detayları da yatırımcı tarafından bilinmemektedir. Bu yüzden eski makinelerde bütçe sürprizleri daha çok yaşanmaktadır.

246/448

2

Birinci el makinelerde ise bütçe sapmalarının temelinde alımların parçalara ayrılması nedeniyle bilinmemektedir. hizmetin boyutu teknik detayların net olmaması yatmaktadır. Alınacak pazarlık yapılması bu aşamada bazı bilinmeyen hizmetler, kapsam alınması ürünlerin aksesuarlarının kapsamı, yapacakları hizmet ve teknik spesifikasyonları Sıkı daralmaları yaratır. Kontratta sıralanan veya var olduğuna inanılan pek çok yeterince anlaşılmamakta, düşünülmediği için alınamamaktadır. Eksiklikler en iyimser tahminle, yatırımın ileri bir aşamasında fark edilmekte ve bu kez maliyeti daha yüksek olarak, yani acil olarak temin edilmektedir. Üstelik zaman kaybı da bunların üstüne eklenmektedir. Alınmayan veya alınamayan ürünler sonraya kalmaktadır. Büyük çaplı makinelerde bütçe sapma oranı yüzde olarak az olmakla birlikte, toplam bedeli çok daha büyük olmaktadır.

3

Bütçe sapmalarına yol açan noktalardan biri, yabancı dille veya teknik terimlerle hazırlanmış kontrat ve eklerine yeterince hakim olunamamasıdır. Kontratta geçen genel ifadelerin kapsamı özel olarak listelenmeli ve anlaşılır hale getirilmelidir. (Engineering=Mühendislik hizmeti, Comissioning=Devreye alma hazırlıkları, gibi içeriği değişken kavramlar). Yatırımcı firma mutlaka kendi hedefini iyi belirlemeli ve işin detaylarını çok iyi bilmelidir. Teknolojik gelişmelerin sonucu kullanılan teknik dil de sürekli değişim geçirmektedir. Özellikle elektrik ve otomasyonla ilgili terimlere sürekli yenileri eklenmektedir. 5 veya 10 yıl arayla yapılan işlerde 10 yıl önceki teknik dilin aynen geçerliliği söz konusu değildir. Bu gelişmeler yakından sürekli takip edilmediği sürece detaylarda atlamalar olacaktır.

4

Bütçe hatalarında başka bir neden de koordinasyon eksikliğidir. Bir ekipman ilavesinin, inşaat, otomasyon, enerji gibi diğer branşlara etkisi ve maliyeti unutulmakta veya küçümsenmektedir. Olayı dar çerçevede görmek, sıkça yapılan hatalardan biridir. Yatırım mümkün olduğu kadar alt dallara doğru detaylandırılmalı ve bütçe parçalara ayrılmalıdır.

5

İşlerin danışmanlara havale edilerek denetimsiz bir sürece girilmesi, yatırım döneminde bir başka bütçe hatası kaynağı olabilir. Bu durum çözümü en zor olan handikaptır. Çünkü yatırımcı profesyonel bir destek ihtiyacı içinde gerekli gördüğü profesyonel dış desteği sağlamıştır. Desteğin iyi yönde kullanılması ne kadar yararlı ise, kötü yönde kullanılma olasılığı da o oranda olası ve tehlikelidir. Çünkü

247/448

profesyonel desteğin doğru yönde kullanıldığını yatırımcının değerlendirmesi mümkün değildir. Kağıt imalatını hedef alan bir firmanın elektrik, otomasyon, tahrik, topraklama gibi kendi branşı dışında bilgi yoğun ve farklı bir teknolojik alanda yönetim ve denetim yapması adeta imkansızdır. Proje tasarımcılarının bağımsız çalışmaya yatkınlıkları ve denetime olan mukavemetleri bu denetimleri daha da zorlaştırır. Sonsuz ölçekte bir bütçe ile yatırıma girilmediği gibi, eksik bütçe rakamlarıyla yatırıma girilmesi de son derece sakıncalıdır. Bu konu özellikle keşiflerin yapılmadığı, ya da eksik yapıldığı yatırımlarda kendini gösterir. Bütçe hazırlanırken belli bir tolerans düşünülebilir. Fakat şişirilmiş bütçe, büyük hatalar yapılabileceğini baştan kabul etmektir. Bütçe mali bir konu olmakla birlikte, yatırımcının teknik hedeflerini tam belirlediği yerlerde başarıya ulaşır. Sonuç olarak hedefin belirlenmesinde, işin başında, tasarım ve teknik tercihlerin doğru olarak ortaya konması yatar. Çok yoğun olan bilgi ve teknik detayların atlandığı yerlerde, başarı kazanılamaz.

YATIRIM DÖNEMİNİN ve İŞLETME DÖNEMİNİN SÜREÇSEL ÖZELLİKLERİ Yatırım dönemini işletme döneminden ayıran özellikler aşağıda sıralanmıştır. 1. Yatırım dönemini işletme döneminden ayıran temel farklılık süreçteki özelliklerdir. Yatırımlarda süreçsellik bulunmaz. Yatırım dönemi işletme personeli için istisnai bir olaydır. İçeride biriken bilgi yerine, dış kaynakların bilgi ve düşünceleri organize edilecektir. Diyalogun yanında güncel ve evrensel bilgi bir kereliğine gerekecektir. İşletmede ise eski bile olsa geçerliliği her gün denenen, alışılmış bilgiler kullanılmaktadır. Her fabrikanın işletme şartları kendine özeldir. Kullanılan su, hava şartları, hammadde parametreleri, personel kaynakları özgünlük gösterir. Sistemde şartlara göre bir denge ve bu dengeyi sabit tutan bir yapı oluşmuştur. Değişimlere karşı dirençli bir yapı bulunmaktadır. Yatırım dönemi ise her tür dengenin, yeniden kurulacağı değişim dönemidir. 2. İkinci farklılık enformasyon patlamasında yaşanır. Seri şekilde dokümanı denetlemek ve üretmek zorunluluğu vardır. Bilgisayarla yazışma ve proje

248/448

takibinde, sadece bilgisayarın bulunması yetmez buna paralel olarak yazılımların bulunması ve etkili kullanımı gerekir. Ekibin yazılı ve sözlü haberleşmeye, kontratta belirtilen dilde ve sürede, hızlı tepki vermesi beklenir. Gelen proje ve dokümanlar incelenerek farklar ve talepler ortaya konmalı, gerekli uyarılar ve sorular zamanında üretilmelidir. Kontrat ile projeler arasında, bazı farklılıklar bulunabilir. Modern bir makinenin istediği yardımcı donanım ve aksesuarları çok iyi bilinmelidir. Kontrata uymayan proje ve detayları tespit edilmelidir. Paket alımlarda özellikle pazarlıklarda fiyatı, detaylar belirler. Sıkı pazarlık yapıldığına inanılan alımlarda detaylarda belirsizlik olmamalıdır. Mühendislik çalışmaları kapsamında olan yazılım ve donanım özellikleri ve mühendislik desteği, eksik alınmamalıdır. Makine alınırken kontratta ince detaylar bulunmalı, yoksa da ilave edilmelidir. Aksi takdirde, daha sonraki aşamalarda yeterli miktarda hizmeti ve ürünü, bedelsiz olarak talep etmek mümkün değildir. En iyimser gelişme daha sonraki aşamalarda eksiklerin ortaya çıkarılmasıdır. Bu aşamada eksik görülen hizmet ve malzeme ilave edilmek istendiğinde büyük maliyetlerle karşılaşılır. Genellikle eksikler, işletmeye girildikten çok sonra, başka fabrikaların ziyaretleri sırasında veya kendisini ihtiyaç hissettirdiğinde ortaya çıkmaktadır. 3. Üçüncü temel farklılık zamanın kullanılma biçiminde yatar. İşletmede yıllarca çalışmış personelin zaman kavramı ile yüklenici firmaların zaman kavramı farklıdır. Aynı farklılık kavramı bütçenin tutturulması, alımların zamanlaması ve nakit akışında yatar. Bir takım nedenlerle, ekipman alımlarının kapsamı veya detayları belli olmadığı için, sonraya bırakılmasının, yatırıma maliyeti ise bambaşka bir konudur. Tasarım başta yapılması gereken bir iştir. Sistemin yapısını temelden değiştirebilen bu tür gecikmeler, tasarım aşamasından sonraya kaldığı için, bizzat tasarımın kendisinde ciddi bozulmalara yol açar. Tasarımdaki hatalar, stratejik hataların en büyüklerindendir. Daha sonra ortadan kaldırılmaları nerede ise mümkün değildir. Gecikmenin elektrifikasyona olan etkisi aşağıda sıralanmıştır.   Varsayımlarla yatırımın yapılmasına yol açar. Düşünülmeden acil kararlar verilmesine neden olur O an için piyasada var olanla yetinme sonucunu getirir. Maliyeti azaltmak yerine arttırır. Standardizasyonu bozarak marka, tip ve standardizasyon tercihlerini değiştirir.  Başlangıçta iyi bir tasarım yapılsa bile ilavelerin çokluğu nedeniyle kötü bir sistem ortaya çıkar.

249/448

         

Bütçe zorlamaları yaratır. Bazı alınmış esaslı kararları etkiler. Yatırımın aşamalarını bozarak, ayni anda eski ve yeni farklı pek çok konuyu gündemde tutar. İlgi dağılmasına ve başka hatalara yol açar. İlave otomasyon ihtiyacı yaratır. Yazılım ve donanımın hazırlanması için zaman ihtiyacı doğurur. İnşaatta yer, klima ve havalandırma limitleri aşılır. Montaj sırasında, malzemenin mekana olan uyumunu ve görüntüyü bozar. İşletme sırasında kullanım zorlukları yaratır. Yeni güç ihtiyacı yaratarak eski hesaplanan güç dağılımını etkiler. Sistemi zorlamaya sokar. MCC ve tava koordinasyonunu bozarak, zararlı gürültü sinyallerinin olumsuz etkisini kuvvetlendirir. Kablo ısınmalarına ve verim kayıplarına yol açar. Sürpriz arızalara zemin hazırlar. Start-up dönemi ile montaj dönemi iç içe gireceğinden can ve mal güvenliği azalır.

4. Dördüncü farklılık, yatırım döneminin farklı aşamaları olduğu, üretim dönemininse birbirini tekrarlayan işlemler dizisindenyani süreçten döneminin Üretim her aşaması ise, farklı davranış tekrarlardan biçimleri ibaret olmasıdır. Yatırım sergilenmesini Tekrarlarla gerektirir. performans

Aşamaların geçilebilmesi için tüm ekiplerin bir bütünlük içinde davranması gerekir. işlemleri sürekli ibarettir. yükseltilmeye çalışılır. Yatırım döneminde ise hataya ve düzeltilmesi için tekrara yer yoktur. 5. Beşinci farklılık yatırımın toleransı olmayan bir hedef tarihinin olmasıdır. İşletmelerde takvimler siparişlerle sınırlıdır. Zaman sonsuza doğru akmaktadır. Var olan kısa vadeli hedeflere kişisel ve küçük adımlarla erişilir (Kaizen). Yatırımda ise adımlar büyük olmalıdır. Yatırımda zaman orta vadeli olmakla birlikte bitiş noktası önemlidir ve hedefin tutturulabilmesi için pek çok kişi ve kuruluş aynı hedefe birlikte odaklanmalıdır. 6. Altıncı farklılık yatırım faaliyetlerinin özgün ve karmaşık olmasıdır. Bu karmaşık yapıda toplam aktivite, her firmanın aktivitesi ve farklı yönetim parametrelerin toplamından oluşan özel bir bileşkedir ve kontratlarla belirlenmiştir. İşletme ise tek merkezli ve daha sade bir yönetim biçimine ihtiyaç duyar. 7. Yedinci farklılık paranın değerindedir. Yatırımda zaman paradır. Yatırım harcamaları miktar olarak işletme sırasındaki harcamalardan çok büyüktür. İşletme kökenli kişler karar vermede zorlanır. İşletme döneminde siparişi

250/448

yapılacak bir ihtiyaç için aylarca beklenebilir. Nakit akışı müsaade etmedikçe alım yapılamaz. Fakat yatırım döneminde alım kararı anlık verilir. İhtiyaç varsa beklenmesi yanlıştır. İşin organizasyonunu yakından ilgilendiren yukarıdaki konular, işin başında doğru oturtulmalıdır. Konular iyi irdelenip anlaşıldığında sorunlar kolay aşılacaktır. İşin yapısı zamanın kullanılması, nitelikli profesyonel desteği geçmektedir. ve planlamadan

5- YATIRIM PERSONELİNDEN BEKLENEN ÖZELLİKLER Yatırım başlamadan önce planlanması gereken konuların başında personel ihtiyacı gelmelidir. Kağıt yatırımının başlangıcında alınacak personelin, gereksiz yere bütçeyi zorladığı düşünüldüğünden personel alımları da ekipman alımları gibi en sona bırakılmaktadır. Başlangıçta bu personeli barındıracak mekan olmaması, donanım eksikliği, taşıma ve yemek gibi hizmetlerin sağlanamaması bu kararın ertelenmesinde önemli yer tutar. Başlangıçta meydana gelen kısıtlamalar daha sonra giderinin görünen bir faturası vardır. Fakat alışkanlığa dönüşür. Personel personelsizliğin faturası olmadığından

bedeli hesaplanamaz. Aşağıda fabrikanın eleman alırken elemandan beklediği özellikler sıralanmaktadır. Bu liste konunun önemini anlatmak açısından ve ne ile karşı karşıya olunduğunu göstermek için yapılmıştır. İşverenin alacağı elektrik mühendisinden beklediği konularının listesi: Sadece elektrik ve otomasyon birimlerinin bilmeleri istenilen konular mesleki olarak sıralanmıştır.     Orta gerilim Dağıtım hatları ve sistemleri, seçimi tasarımı, çalıştırılması, şarname hazırlanması, Trafoların seçimi, şartname hazırlanması, montaj bilgileri, Motorların seçilmesi, kullanılması, montaj bilgileri, testler, Aydınlatma kriterleri, armatür seçimi, montaj bilgileri,

251/448

              

Enstrüman-Proses Kontrol konuları, cihaz seçimleri, bakımları, montajları DCS-PLC-QCS, bilgisayar gibi zayıf akım branşlarıyla ilgili her konu Yazılımları kullanabilme yanında düzeltmeleri yapabilme Drive sistemlerini seçebilme, şartname hazırlama, yazılımlarını anlama, MCC ve yol verme teknikleri, kullanımı, şartname hazırlanması, Bobinaj Topraklama Paratonerler Harmonik filtre gurupları ve kompanzasyon Haberleşme Kablo mühendisliği Elektro-mekanik tasarım Sistem mühendisliği HVAC Enerji kalitesi

Bu liste anlaşılmadan mühendisi sadece elektronik veya elektrik diploması içinde genellemek son derece yanlış olacaktır. Bu tanım eskide kalmıştır. Bu dalların pek azı okullarda aynı branş gurubu içindedir. Genellikle ya farklı bölümlerde ya da farklı ihtisas alanlarında öğretilmektedir. Ticari anlamda yukarıdaki her iş, ayrı bir işyeri tarafından yapılmaktadır. Sadece kuvvetli akım olarak bilinen “Power Engineering” kavramı bile onlarca alt başlığı içine almaktadır. Böylesine ihtisaslaşmanın olduğu bir alanda her şeyi bilen mühendis arayışı, aşırı zorlama bir istektir. Geçmişte her şeyin fabrika bünyesinde yapıldığı dönem geride kalmıştır. Buna rağmen bir mühendisin tek başına her şeyi bilecek ve yapabilecek kadar uzmanlaşması imkansızlaşmaktadır. Bunun farklı şirketlerde çalışma, tecrübe, eğitim ve kişisel arzu gibi zaman ve zemin gerektiren unsurları bulunduğundan, bu bilgi ve tecrübe toplamını edinecek insanların bulunması ve düşük ve sürekli sabit ücretlerle çalıştırılmaları oldukça güçtür.

252/448

İşverenin alacağı mühendisten yapmasını beklediği konuların listesi:
Şimdi de yapılacak işlerin niteliklerini gösteren tabloya bakılmalıdır.

                             

Proje tasarımı ve koordinasyonu Bütçe hazırlama Fabrika standartlarının oluşturulması Teknik şartname hazırlama Teklif değerlendirme Kabul ve kabul testleri yapma Montaj bilgisi ve kontrollük Programcılık-software bilgisi Network mühendisliği Start-up elemanı olma Süpervizörlük yapma Hakedişlerin incelenmesi Testlerin yapılması Montaj imalatı tasarımı, detayları üretme (elektriğe yönelik) Ar-ge çalışmaları (elektriğe yönelik) İnşaat işleri (elektriğe yönelik) Piyasa, malzeme ve pazar araştırmaları Tuning ve ayar işlemleri Atölye oluşturma Arşiv kurulması Yedek parça ve ambarlama İşletme elektrikçiliği ve arızacılık Planlı bakım bilgisi ve disiplini Altındakileri yönetme Kendini eğitme Altındakileri eğitme Ekonomi bilgisi İnsan kaynakları bilgisi Toplantı yapma becerisi Yazışma ve bürokrasiye olan yatkınlık

253/448

   

Yabancı dil bilgisi ve yabancı süpervizörlere tercümanlık Doküman hazırlama Dış kuruluşlarla sözlü ve yazılı temas yeteneği Yatay, dikey iletişim.

Yukarıdaki tabloda da, her iş ayrı bir yetenek ve uzmanlık alanı olarak ortaya çıkmaktadır. Çoğu kez her iş, ayrı elemanlar tarafından yapılmaktadır. Bu listedeki işler de birer meslek haline gelmiştir.

İşverenin alacağı mühendisten bakmasını istediği ekipmanların listesi:
Konuya birde yardımcı ekipmanların çeşitlerini listeleyerek bakmalıdır.                      Vinçler Kompresörler Klimalar-Havalandırma üniteleri, HVAC Kazanlar Laboratuar cihazları Kantarlar Pompalar Vanalar Bobin makineleri Ambalaj makineleri Telefon santralleri Telsizler Yangın söndürme ve ihbar sistemleri Görüntülü kamera sistemleri UPS ve akü sistemleri Jeneratörler ve elektrik santralleri Kaynak makineleri Ofis donanımları Elektrikli iş makineleri, taşıma araçları Proses ekipmanları Pnömatik ekipmanlar

254/448

  

Hidrolik ekipmanlar Şalt ekipmanları Her tür cihaz

Yukarıdaki ekipmanlar da işletmelerde bulunan ve ayrı iş faaliyetleri olarak meslek edinilmiş işlerdir. Çeşitli firmalar tarafından yapılmakta ve servisi için nitelikli teknik eleman gerektiren işlerdir. Üretim ve faaliyet alanı kağıt olan bir iş yerinin kendisine yukarıdaki sayılan işleri yapacak, ilgili branş ve niteliklere uygun eleman araması mümkünse de, bu işlerin tamamını bir iki mühendis ve teknisyen gurubundan beklemesi pratik olarak imkansızdır. Bu beklenti ayrıca mühendise yapılan ciddi bir haksızlıktır. Bu sorunun mutlaka bir çözümü bulunmaktadır. Bu karmaşık manzara yeni dünya düzeni tarafından yaratılmış ve çözülmüştür. Modern dünya bu makineleri yaratırken çözümleri de birlikte yaratmıştır. Avrupa’da kurulu makinelerde çalışan işçi sayıları son derecede sınırlı tutulmakta ve az personelle üretim yapmak firmalar için kıvanç konusu olmaktadır. Ne var ki her işin, hem mali hem de adam saat bazında minimum bir karşılığı bulunmaktadır. Bu değerin altında yapılan çalışmalar mutlaka sorunla geriye dönmektedir. Bu ülkelerde hizmetlerin aksamadan yürüyor olması, bütçeden ve adam saat çalışmadan fedakarlık yapılmadığını göstermektedir. O zaman, az elemanla işletmenin yürütülüyor olmasının izahını, organizasyon yapılarında aramak gerekir. Özellikle sözleşmeli hizmet alımları önem arz etmektedir.

İŞLETMELERİN GÖREVLERİ Kağıt fabrikası, kağıt üretimine odaklanmış bir yerdir. Türkiye uygulaması ise abartılarla doludur. Çoğu kez motor sarımından, pano imaline kadar, pek çok müteahhitlik hizmeti fabrika personeli tarafından yapılmakta ve her işten anlayan eleman ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Kendi imkan ve kaynaklarını, her işe koşan firmalar bir süre sonra ilgilerini, kağıt üretiminden kaydırmaya başlamaktadır. Başka fabrikaların valslerini taşlamak için tornasına müşteri arayan işletme müdürleri bulunmaktadır.

255/448

Yemek imalatı, personel taşımacılığı, güvenlik işleri, itfaiye gibi daha pek çok iş, fabrika yönetiminin günlük konusu haline gelmemelidir. Bunun yanında vana, paslanmaz boru ve dirsek imal etmek, elektronik kart tamiratı veya imalatı yapmak, yazılım üzerine çalışmak gibi daha özel konulara kadar çeşitli profesyonel faaliyetlere zaman harcamak, kağıt imalat firmalarının görevi dışında olmalıdır. Başka şirketler aracılığıyla yapılacak bu faaliyetlerin sürdürülmesi, ciddi ve ekonomik çalışan şirketlerin ortaya çıkmasını ve yaşamasını engellemektedir. Bu model KİT’ler tarafından bir zamanlar zorunlu olarak uygulanmış olan ekonomik yapının bir uzantısı veya benzeridir. Başlangıçta, yerel hizmet sağlayan şirketlerin yokluğu ile başlayan bu davranış biçimi, maddi imkansızlıklarla pekişerek, sektörü ve sonuçta kendi kendini baltalar hale gelmiştir. Kullanılan alet, edevat, takım, ölçü aleti gibi yardımcı aletlerin nitelikleri ve nicelikleri işlerin yapılma sürelerini belirlemektedir. Bu tür donanımlar giderek gelişmekte, yaygınlaşmakta ve evrenselleşmektedir. Amaç araçları şekillendirmektedir. İçine kapanık fabrikalar için evrensel bilgi birikimi sağlanamamakta, yerini geleneksel alışkanlıklar almaktadır. Amaçlar saptığı için kullanılan araçlarda da sapma olmaktadır. Bunun sonucu evrensel genel bilgi ve kültür akışı kesilmekte ve çağın gerisine düşülmektedir. Kişisel gelişimin bir yolu, mesleki eğitim ve seminerlere katılmaktır. Kağıt sektöründe satıcı firmalar tarafından düzenlenen eğitim ve seminerler kişisel gelişimi sağlamaktan uzaktır. Bu seminerlere ya hep aynı isimler gönderilmekte ya da bazı firmalar bunu gereksiz görerek eleman göndermemektedirler. Seminerlere katılanlar da seminerden çok dinlenme amacını gütmektedir. Ayrıca bu seminerler elektrik ve otomasyon konusundaki teknik gelişmelerin detaylarını değil, firmaların kendi tanıtımlarını hedeflemektedir. Örneğin trafo, motor, DCS, tahrik, topraklama, enerji kalitesi, bakım yöntemleri, sözleşmeli bakım uygulamaları, elektrikte gürültü gibi son yıllardaki gelişmeler ve detayları kağıt sektörü tarafından bilinmemektedir. Pulper motoru ve yol vericisi nasıl seçilir veya O.G. Kesicisi için dünyaca kabul görmüş bir bakım prosedürü nasıl hazırlanmalıdır gibi bir yüzlerce konu için, genel yüzeysel bilgi dışında tatminkar cevap almak mümkün değildir.

256/448

İşe ve üretime yaklaşım biçimi, dünyaya göre farklılaşmakta, doğru yol ve yöntemler yerini lokal çözümlere bırakarak, hatta bu çözümler evrenselmiş gibi başka firmalara taşınarak, sonuçta tüm sektörde verimsiz çalışma koşulları yaratılmaktadır. Öğrenme için gerekli alt yapı olan, diplomaya esas eğitim unutulmakta, yeni üretilen bilginin fabrikaya ulaşması ve algılanması zorlaşmaktadır. Planlı duruş ve bakımlar, makinelerin belirli dönemlerde profesyonel çalışan uzman ve donanımlı ellere bırakılmasını sağlayabilir. Bu gibi ortamların oluşturulması arıza duruşlarını önleyeceği gibi bakım personeli sayısını azaltacaktır. En azından klimalar, vinçler gibi yardımcı ekipmanların bakımları sözleşmeli hale getirilebilir. Periyodik bakım anlaşmaları (parça garantili veya yalnız bakım sözleşmesi gibi) yapılarak mühendislerin görevi makine ve üretim üzerinde yapılacak araştırmaya yoğunlaştırılmalıdır. Sözleşmeli bakım uygulaması yıllardır dünyada uygulanmaktadır. Kendi personelini taşeronlaştırmak sözleşmeli bakım uygulaması ile aynı şey değildir. Çünkü bu durum ayni insanların, ayni işleri, ayni zaman aralığında ve en fazla ayni bilgi ve kalite ile yapıyor olmaları sonucunu yaratır. Halbuki hedef, daha kaliteliyi daha ucuza almaktır. Taşeron firma, ayakları üzerinde duran rekabetçi piyasanın bir parçası olmalıdır. Gerekli bakım donanımına sahip olmalıdır. Aksi takdirde taşeron firma, ana firma tarafından işten çıkarılmış kişilerden kurulu, demirbaşları ana firma tarafından verilen ve zarar etmesine rağmen destekle ayakta tutulan, zararını kalitesiz işçi takviyesi ile kapatmaya çalışan bir kuruluş durumundan kurtulamaz. TÜRKİYENİN MEVCUT ALTYAPISI Türkiye henüz alt yapısını tamamlamamış bir ülke durumundadır. Her branş için diplomalı eleman bulunmakla birlikte, bunların organize hale geldiği ihtisaslaşmış mühendislik firmaları maalesef bulunmamaktadır. Türkiye’de bakım ofisi bulunan yabancı firma sayısı hem azdır, hem de bu firmalar hizmette yeterince hızlı ve çözücü davranamamaktadır. Bunun sebebi gene istihdamı besleyecek iş kapasitesi yokluğudur. Kapasite darlığı hizmeti sınırlamakta, hizmet sınırlı olduğu sürece kapasite gelişememektedir. Kalite düşmekte, maliyetler yukarıda kalmaktadır.

257/448

Teknoloji girişi ve yatırımlar son derece az olduğundan temsilciliklerde, bir branşta özel eğitim almış mühendis, bu eğitimini yeterli sıklıkta kullanamadığı için bir süre sonra bildiklerini unutmakta ve ihtiyaca cevap vermekten uzaklaşmaktadır. Sonuçta arızalar için yurtdışından destek ve eleman istenmektedir. Çoğu zaman da lokal ofisin hedefi günlük masrafları çıkartacak malzeme pazarlamasına doğru kaymaktadır. Ofisin ve personelin harcamaları, çözülmektedir. Diğer sanayi kuruluşları gibi, kağıt fabrikaları üretim toplam kapasitesi olarak yedek parça fiyatlarının üzerine yansıtılarak

gelişmiş ülkelerin çok altındadır. Bir şehir veya kasabada birden fazla kağıt fabrikasının bulunması hizmetlerin özel kuruluşlara verilmesinde yardımcı olacaktır. Fakat bu güne kadar ki Türkiye uygulaması, teknolojisini yenileyemeyen küçük kapasiteli, içine kapanık fabrikalar yaratmıştır. Bu model, ne fabrikaların kendilerinin uzman yetiştirmesine imkan tanımış, ne de mühendislik firmalarının oluşumuna katkıda bulunmuştur. Globalleşme, standartların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Bunların başında kapasitelerin büyümesi gelir. Kapasite büyüklüğü ve firma çokluğu doyurucu ve ucuz iş alanları açacaktır. Özellikle kaliteli mühendislik firmalarına ihtiyaç vardır.

YATIRIM AŞAMALARINDA DESTEK UNSURLAR

a-

Yatırım programı

Yatırımın süresi tutturulması gereken temel hedeflerden birisidir. Yatırım pek çok dış faktöre bağlı olduğu için yatırım programı ve takvimi hazırlanmalıdır. Her işte adam saat hesaplandığı gibi yatırım süresinde de adam saat hesabı dikkate alınarak program yapılmalıdır. Bir firmanın gecikmesinin tüm yatırım süresini değiştirebileceği unutulmamalıdır. İş programı senkronizasyonu sağlayacak yegane araçtır. Yatırım programı ile iş programı uyum içinde olmalıdır. Yatırımın koordinasyonu koordinasyon toplantıları ile sağlanır. Toplantı yapma alışkanlığı olmayan veya toplanmaktan iş yapamayan firmalar bulunmaktadır. Toplantı sonrası toplantı notları taraflara dağıtılarak bilgi aktarılmalıdır.

258/448

Departman

bazında

ise

yapılan

toplantılar

yararlı

olacaktır.

Bu

toplantılar

süpervizörlerle, montaj firmalarıyla, firma içi departmanlar arasında, tedarikçi firmalarla ve danışman firmalarla olabilir. Bu toplantılardan diğer bölümlerin ve ilgili dış firmaların yararlanması sağlanmalıdır.

b-

Süpervizörler

Makine imalatçılarının yatırım sırasında, çeşitli aşamalarda gönderdikleri elemanlara süpervizör denir. Bu kişiler işi bilen elemanlar diye gönderilir. Yatırım aşamasında verecekleri hizmet, yatırımcı firmanın hizmeti alma gayreti ile doğru orantılıdır. Başıboş bırakılan süpervizörün, yaptığı denetlenemez ve ciddi maliyeti olan bu hizmetin karşılığı alınamaz. Montaj aşamasında gelen süpervizörlerle, danışmanların daha çok ilgilenmesi gerekir. Fakat devreye alma çalışmalarında eğitimden dönen mühendisler start-up süpervizörleri ile çalışmalıdır. Bu dönem makinenin döndürülmeye başlayacağı andır. Pek çok temel problem ve kritik olaylar bu dönemde yaşanır ve ciddi tecrübe bu dönemde kazanılır. Mühendislerin yabancı dil konusunda sorunları olmaması ve hem konuşma, hem de yazma becerisinde olması gerekir. Kendilerine özel bilgisayarları ile sisteme bağlanıp program üzerinden arıza takibini son derece rahat yapar hale gelmelidirler. Süpervizörlerin düzenleyecekleri saha eğitimlerini organize etmeli ve gerekirse tercümanlık yapmalıdırlar. Süpervizörler çok çeşitli milletlerden ve karakterlerden olabilirler. Onlarla diyalog kurulması ve üst seviyede verim alınabilmesi için mühendislerle süpervizörlerin çok iyi anlaşmaları gerekir. Böyle bir ilişkiden yararlı çıkacak olan müessesedir. İlişkinin satıcı alıcı çelişkisi nedeniyle savaşa döndürülmesi ve zıtlaşmalar yanlıştır. Bu çelişki daha çok üst yöneticiler arasında kalmalı aşağıda mühendisler mertebesine indirilmemelidir.

259/448

İşletme dönemi
Koruyucu elektrik bakım programı uygulanması
Koruyucu Elektrik Bakımın (KEB) amacı iş emniyetinin arttırılması ve tamirat

giderlerinin azaltılmasıdır. Bu programın uygulanması için gerekli alt parçalar:      Eğitimli personel Düzenli gözlem Aksatılmayan testler Kaliteli hizmet Düzgün kayıttır

Programın işlemesinden Teknik olarak Sorumlu olacak ve işi yönetecek mesleki yeterliliği olan bir kişi seçilerek görevlendirilmelidir. Bu kişi büyük işletmelerde elektrik bölümünden sorumlu, elektrik mühendisi veya şefi olmalıdır. Bakım ekibinin içinden teknisyenlerin en yeteneklisi Test ve Kontrol Elemanı olarak ayrılmalıdır. Gerekirse bu işi yapacak eleman istihdam edilmelidir. Elektrik tehlikesine maruz kalacak tüm elemanlar, istisnasız elektriğin tehlikeleri ve elektrikten korunma konusunda eğitilmelidir. Elektrik tehlikesinden korunmayı sağlayacak prosedürleri öğrenmelidirler. Elektrik kazalarının sonucunda neler olduğu çok iyi öğretilmelidir. Eğitim sınıfta olacağı gibi, iş başında da olabilir veya her iki yöntem birlikte uygulanabilir. Eğitimde aşırı bilgiye kaçmadan temel bilgiler verilmelidir. Elektrik kazalarına uğramış kişilere yapılacak müdahale ve ilk yardımların uygun şekilde yapılabilmesi öğretilmelidir. Çalışanlar ilk yardım, acil yardım ve kabul edilmiş hayata döndürme işlemleri hakkında sürekli bilgilendirilmelidirler. Bir öncelik planı içinde, ekipman veya sistem bazında, önem sırasına göre araştırma, inceleme ve analiz yapılması gerekir. Tasarlanan programın ne kadar geniş olduğuna bakmaksızın, program teknik sorumlusu kapsamın genişliğini, başlama ve bitiş noktalarını belirlemelidir.

260/448

Ekipmanın durumunu gösteren bir kayıt düzenlenmeli ve varsa yapılacak bakım belirlenmelidir. Her ekipmanın ayrı ayrı periyodik bakım süreleri tespit edilmelidir. Yapılacak kontrol ve testler çok dikkatli yapılmalı ve mevcut şartlara uyulmalıdır. Test ve kontroller için gerekirse planlı duruşlardan yararlanılabilir. Bazı durumlarda, bazı test işlemleri, işletme ve bakım elemanları arasındaki koordinasyonla gerçekleşir. Araştırma programın inceleme ana ve analizler, düzeltici Bu nedenle faaliyetin somut yapılmasını olarak gerektirebilir. edilenler

Yapılacak olanlar planlanmalı ve kayda alınmalıdır. Bakım, yenileme ve ayarlar zaten hedefleridir. tespit gerçekleştirilmelidir.

İşletme dönemi personel kalifikasyonu
Otomasyonun yoğun olduğu fabrikalarda çalışacak personelin kalifikasyonu yüksek

olmak durumundadır. Ayrıca farklı branşlarda kaliteli eleman çalıştırmak söz konusudur. Kalite ve farklılık idari yönden yönetim sorunlarını beraberinde getirir. Kalitesi yüksek personelin bağımsız çalışma arzusu yüksektir. Personel eğitimi sürdürülmesi gereken bir durumdur. İmkan oldukça teknik

personelin farklı konularda eğitime gönderilmesi gerekir. Elektrik ve elektronik mühendisleri için eğitimler, yerel veya yurt dışında, meslek odaları veya profesyonel eğitim kurumları tarafından yapılması halinde yarlı olacaktır. Mühendislerin belli kitap ve dergi bedelleri karşılanabilir. Eğitim harcamaları için bütçeye belli rakamlar konulmalıdır. Eğitimleri teknisyen düzeyine kadar indirmek gerekmektedir.

261/448

BÖLÜM 8

ELEKTROMANYETİK KİRLİLİK
İletkenler içinden akım geçtiğinde, yakın çevrelerindeki iletkenler ve devreler üzerinde bazı olumsuz etkiler yaratırlar. Bu olaya basit tabiri ile indükleme veya kuplaj adı verilir. Etkiyi yaratan kaynak saldırgan, ve etki altında kalan iletken veya devre kurban durumundadır. Etkinin yayıldığı ortam, serbest havadır. Kağıt fabrikalarında enerjinin kullanımı çok yaygın ve kablo miktarı çok fazladır. Kullanılan enerji miktarı yanında, enerji kalitesindeki bozulma son derece fazladır. Bu durum saldırgan kaynak sayısını ve kurban iletken sayısını da arttırmaktadır. Bozulmanın oluş mekanizması ortaya çıkartılmadıkça, çözüm üretilmesi mümkün olmaz. Bu nedenle öncelikle bozulmaların nasıl meydana geldiği anlaşılmalıdır. Serbest hava içinde, elektrik kuvvet çizgileri (E), indükleme yoluyla gürültü

gerilimlerini yaratır. Benzer şekilde manyetik alan çizgileri (H) ise, indükleme yoluyla gürültü akımlarını yaratır. Dikkat “Elektrik alanı yüksek empedanslı bir gerilim kaynağıdır.” Dikkat: “Manyetik alan düşük empedanslı bir akım kaynağı durumundadır.” Bunlara ilave olarak bir de elektromanyetik (E,H) yayılım söz konusudur. Bu dalgalar, yatay ve düşey polarize düzlem üzerinde ve birbirlerine 90º açı ile bulunurlar. Elektrik, manyetik ve elektromanyetik etkilerin tamamına Elektromanyetik kirlilik (EMI=Elektromagnetic Interference) adı verilir. Aşağıda her üç kuplajın oluşum mekanizması verilmektedir:

Manyetik kuplaj
Yıldırım düşmesinde olduğu gibi, kaynağa yakın, fakat onunla temas halinde bulunmayan elektronik devrelerde, direk olarak, yıldırım akımı devrenin üzerinden

262/448

geçmemesine rağmen, cihazda arızalanma olabilir. Saldırgan yıldırım iletkeni, içinden geçen akımın büyüklüğü oranında, yakınındaki kurban devreyi, manyetik alanın etkisi altında bırakarak etkiler. Klasik arızacılık bilgisi besleme kaynağı enerjili olmayan bir kartın arızalanmayacağını söyler. Fakat durum böyle değildir. Yıldırımlık iletkeni örneğinde elektrik akımı, bir bobinden veya gerilim kaynağından değil, kurbana paralel uzanan saldırgan iletkenden akmaktadır. Yani ortamda bir akım kaynağı bulunmaktadır. Bu akım kaynağı, son derecede büyük ve büyüklüğü hızla değişen bir akım üretmektedir. Yıldırım geçici bir olaydır. Geçici olaylar arasında, anahtarlama tabir edilen kesici ve şalterlerin operasyonları, kondansatörlerin devreye girmeleriyle oluşan gerilim yükselmeleri, ani yüklenme ve yük düşmeleri gibi şebekeden çekilen akımdaki ani değişiklikler gibi örnekler bulunur. Röle bobinlerinde olduğu gibi, bobinlere enerji verilmesi sırasında, anlık manyetik alan üretimi olur. Bu tür geçici sinyallere darbe gerilimi, transient veya surge denir. Bunların bastırılması veya yok edilmeleri gerekir. (Surge suppression, surge protection) Sonuç olarak saldırgan akım, karşı devre üzerinde gerilim indüklenmesine sebep olur. Anlık geçici olaylarda, saldırgan iletkenden geçen akımın değişim hızı di / dt, ne kadar büyükse kurban devre ve iletken üzerinde indüklenecek gerilim de o kadar büyük olur. İşte bu nedenle besleme gerilimi olmayan bir kartta endüklenen gerilim kart içinde akarak arızaya neden olur. Özetlemek gerekirse indüklenen gerilimin büyüklüğü aşağıdaki şartlara bağlıdır. a) Saldırgan iletken ve bu iletkene paralel konumdaki, kurban devrenin toplam alanı b) Devrenin alanını etkileyecek açısal dönmeler c) Saldırgan iletkene olan uzaklık d) Saldırgan iletkenden geçen akımdaki değişim hızının büyüklüğü di / dt Not: Kurban devrenin iç empedansı gerilimin büyüklüğünde etkili değildir.

263/448

Çok

damarlı

bir

kabloda,

iletkenlerden

birinde,

elektromanyetik

(EMI,

Elektromanyetik gürültü) kökenli bir saldırgan sinyalin bulunması halinde, bu iletkendeki saldırgan sinyal, diğer damar iletkenleri üzerinde de görülecektir. Toprak ve nötr iletkenleri de bu bulaşmadan etkilenir. Yakın kurban iletkenler üzerinde meydana gelecek etki, uzaklığın küpü ile ters orantılı olacağından, EMI taşıyan bir kablo iletkeninin, en çok kendi iletkenlerini ve daha sonra, ayni tava içindeki komşu iletkenleri etkilemesi kaçınılmazdır. Uzaklık yeterince arttığında EMI etkisi uzaklığın karesi ile ters orantılı olmaktadır. Bu nedenle farklı tava içindeki iletkenlerin birbirleri üzerindeki etkileri uzaklığın karesi ile ters orantılıdır. Otomasyon kablo tavaları diğerlerinden mümkün olduğu kadar uzakta olmalıdır. (Ek. 7 de bir kablo tavası düzeni şartname örneği olarak verilmiştir.) Yukarıda, komşu kurban devre ile ortak alanın büyümesi, EMI için olumsuz olarak verilmişti. Tava içinde giden bir kurban kablonun veya topraklama iletkeninin, saldırgan kablo ile uzun bir mesafe birlikte gitmeleri halinde kuplaj yoluyla ciddi bir etkileşim olacağı açıktır. EMI nin minimum olması için kabloların ayrı tavalarda olmaları ve yakın geçişlerde iletkenlerin birbirlerini 90 º kesmeleri gerekir. İndükleme gerilimi, kurban devre empedansının büyük veya küçük olmasıyla değişmez. Kurban devrenin empedansının küçük olması halinde indüklenen gerilim sabit olduğundan, devre üzerinden geçecek akım büyür ve kurban devrenin (surge protection) koruması yoksa tehlikeli olur. E= I*Z (E sabit ve Z küçükse I büyük olacaktır)

Gerilimin küçük boyutlarda kalması durumunda parafudur kullanmak işe yaramaz. Fakat büyük gerilimler için parafudurlar etkilidir. İşletmelerde kısa sürede büyük akım değişimlerine mümkün olduğu oranda müsaade edilmemelidir. Şok bobini türü bobinler akımları sınırlama özellikleri ve akımın zamana göre değişim oranına karşı koymaları nedeniyle kullanılabilirler. Büyük motorların kalkış akımları bir şekilde sınırlandırılmalıdır. Bu konuda büyük motorlarda yumuşak yol vericiler kullanılmalıdır. Ayrıca grup halinde motor kalkışlarında motorların kalkışları için zaman aralıkları dikkatli seçilmelidir. (Ek. 3 ve Sistem Tuning konusuna bakılmalıdır.)

264/448

Kapasitif kuplaj
Elektromanyetik dalgaların kapasitif yolla indüklenmeleri, bir tür statik elektriklenme benzeri bir olaydır. Kapasitif kuplaj birbirinden izolasyonla ayrılmış bulunan iletkenlerin veya metallerin arasında meydana gelir. Bu tanım kondansatörlerin (kapasitörlerin) yapısına benzer. Bu nedenle adı kapasitif kuplaj olarak adlandırılır. Bu iletkenler, kablolarda olduğu gibi bazen yalıtkan plastik maddelerle, bazen de topraklama iletkenlerinde olduğu gibi hava ile birbirlerinden ayrılmış olabilirler. Yalıtkan tabakanın dielektrik geçirgenliği önemlidir. Gerilim nedeniyle, iletkenler arasındaki yalıtkan malzeme üzerinde bir tür şarj akımı akar. Bu durumda elde bir gerilim kaynağı bulunmakta ve etrafa elektrik akımı akarak etki etmektedir. Gerilimin yüksek olduğu durumlarda daha büyük etkiler oluşur. Saldırgan iletkenle kurbanı arasındaki bu olay, basit ekranlama ile

giderilebilir.

Topraklanmış metal ekranlar kuplajı keserler. İnce metal ekranların

amacı akım taşımak değildir. Ekranlama iletken boyunca tam kapalı olmalıdır. Otomasyon kablolarının metal ekranları bu amaçla yapılır ve ekran örgüsünün sıklığı önemlidir. Bu nedenle aluminyum kaplı plastik ekranlar geliştirilmiştir. Topraklama bağlantısının yapılmasında fiziksel temasın sağlandığına dikkate edilmelidir. Kapasitif kuplaj, elektrik alanı tarafından üretilmektedir. Kuplajın etkisi, gerilimin büyüklüğüne ve gerilimdeki değişimin dv/dt büyüklüğüne bağlı olarak artar. Ayrıca saldırgan ve kurban iletken arasındaki kaçak kapasite değeri C önemlidir. Yukarıda anlatılan manyetik kuplajda, kurban devrenin iç empedansı önemli olmamaktaydı. Kapasitif kuplajda ise, iç empedans önemli hale gelir. Küçük empedanslı devreler, büyük empedanslı devrelere göre daha az etkilenirler. Kapasitif kuplajda devre empedansı büyüdüğünde, indüklenen gerilim de oransal olarak büyür. Q= C.E olduğundan kaçak kapasitesi C ve gerilim E nin büyümesi Q şarjı ve şarj

akımını artırır. E= Z . I Z=X c =1/ 2 f C

eşitliklerinden görüleceği gibi kapasitif empedans, frekansla ters orantılıdır. Frekans arttıkça kaçak empedans düşeceğinden kurban devre ve saldırgan devre arasında

265/448

daha fazla EMI akımı meydana gelecektir. Fakat bu akım statik bir elektrik boşalmasında olduğu gibi ark boşalması şeklinde görülmeyecektir. Bir tür kaçak sızıntı şeklinde olacaktır. Genellikle orta gerilim kablolarında bulunan gerilimin etrafa olan etkisi kapasitif kuplajla açıklanabilir. Bu tür kablolar tava içinde bir sistem olarak döşenmelidir. Tavaları tavana yakın ve en üstte olmalı ve kablo merdiveni kullanılmamalıdır. (Ek.7) Kısa mesafelerde üstleri kapanabilir. Fakat uzun hatlarda, sızıntı nedeniyle tam kapalı olmaları tavaların ısınmalarına neden olur. Buralarda gözenekli yapıda tavalar kullanılmalıdır.

Elektromanyetik kuplaj
Kurban devreler, elektromanyetik dalgaları birer anten gibi yakalarlar.

Elektromanyetik dalgalar hem elektrik (E) hem de manyetik (H) alanın 90º açıyla birleşmeleriyle meydana gelir. Bir EMI kaynağı, radyo frekansı gibi elektromanyetik sinyal olmakla birlikte, anten aracılığıyla yayılmıyorsa, etkin değildir. Kurban devre üzerinde EMI akım ve gerilimleri, elektromanyetik alanın şiddetiyle artar. EMI’ ye bağışık olmayan bir devre, antene sahip olmasa bile şebekede EMI gerilim ve akımları varsa bundan etkilenecektir. Çünkü şebeke iletkenleri ve topraklama iletkenleri, armatür gövdeleri EMI akım ve gerilimlerini bir anten gibi alarak sistemde taşırlar. EMI sinyalleri çok yüksek frekanslı olduklarından, boyu çok kısa olan kablo parçaları bile anten olarak görev yapabilirler. (12,5 cm-100cm)

266/448

BÖLÜM 9
TOPRAKLAMA
Enerji sisteminin tasarımında, en az üzerine durulanı topraklamadır. Topraklama sisteminin proje, montaj ve bakım kalitesindeki bozukluk, hem insan hayatına, hem de maddi zararlara yol açarak, işletmeyi sürekli tehdit altında bırakır. Topraklama projesi, en kaliteli projeciler tarafından hazırlanmış olsa bile, bazı detaylar sahada, elektrik tesisatçısının bilgi ve beceri sınırları içinde çözülmektedir. Sonuçta yatırımcı tarafından, masraftan kaçınılmamasına rağmen, istenilen kaliteli sonuç elde edilememektedir. Öncelikle konu kolay gibi görünmektedir. Buna ek olarak işin detayları bilinmemekte ve kurallar tüm dünyada sıklıkla değişmektedir. Topraklama her gün yeniden öğrenilmesi gereken bir konu olmaktadır. Bu nedenle kişisel tecrübe birikimi zaman içinde değerini kaybetmektedir. İnşaatla paralel giden kısımlarda ve tesisat montajı sırasında yapılan işçilik hatalarıyla, hepten amaçtan uzaklaşılmaktadır. Topraklama sisteminin hatalarla dolu olduğu, projeci, montajcı ve işletmeci

tarafından, çalışan sistemlerde kolayca görülemez ve bilinemez. Hele elde uygulama projesi yoksa konu takip edilemez hale gelmektedir. Bazı arıza sorunlarının nedenleri arasında topraklama sorunu veya iyi topraklayamama yatmaktadır. Elektrikte bir arıza olduğunda, birden fazla olay iç içe yaşandığından, hangisinin sebep, hangisinin sonuç olduğu, genellikle karıştırılmaktadır. Kağıt fabrikaları gibi, topraklama sistemine, çeşitli atıkların bırakıldığı yerlerde, topraklama sistemi tasarımı bir ekip işidir. Tıpkı kanalizasyonsuz bir bölgede çok çeşitli mikrobik hastalıkların ortaya çıkması gibi, topraklamanın hatalı olduğu yerlerde elektriksel hastalıklar görülecektir. Hastalıkların tedavisi yerine kaliteli alt yapı kurulması zorunludur. Topraklamayla ilgili ekip projeci, montajcı, fabrika mühendisi ve teknisyenlerinden kurulu olmalı ve her dakika yapım aşaması denetlenmelidir. Elektrik tesislerinde topraklamalar yönetmeliği 21.08.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bir önceki yönetmeliğe göre oldukça gelişme göstermiştir. Bu yönetmeliğe

267/448

uygun, uygulama kitapları da piyasada bulunmaktadır. Topraklama yönetmeliği, topraklama ile ilgili tanımlamaları ve limitleri vermektedir. Rehber olarak alınacak bu limitler, tasarımın yapılmasında başlangıç noktasını oluşturur. İyi bir projenin uygulanması için, topraklamalarla ilgili yönetmelik bilgileri yeterli olmamaktadır. Bir sistem kurulurken, yönetmeliklerde belirtilen genel kural ve kaideler elbette geçerli olacaktır. Kurulacak sistem analiz edilerek, uygulama detayları hazırlanmalıdır. Hataların oluşmasında asıl neden, genel kuralların, özel şartlara adapte edilememesidir. Ayrıca yönetmelik, kişi can güvenliğini ön plana çıkardığından, mikro düzeyde meydana gelen ve mal zayiatına yol açan diğer olayların oluşma mekanizmasına ve çözümüne yer vermemektedir. Bunların başında, kablolardan kablolara aktarılan ve sistemden atılamayan, sonuçları verimsizlik ve mal kaybına yol açan gürültü sinyalleri bulunmaktadır. Olayların gözle görülür olmamaları ve meydana geliş mekanizmalarının karmaşıklığı nedeniyle, açıklanmıştı. Bir hız kontrol ünitesi şebekeyi ve topraklamayı nasıl kirletir? Hangi frekansta sinyaller ve neden topraklamaya atılır. Havadan yayılan ve tüm iletkenler üzerinde etkili olan sinyaller nelerdir ve ne gibi etkileri olur? Bu sinyaller elektronik kartlara nasıl hasar verirler? Bu sorulara, yönetmeliklerde çözüm aramak mümkün değildir. Topraklama konusu ne zaman gündeme gelse, mühendisler arasında ortak noktaların son derece az olduğu görülür. Konunun zorluğu her zaman bilinmeyen bir noktanın ortaya çıkmasıdır. Topraklama yönetmeliklerinde yeterince yer almayan başka konular da ortaya çıkan sorunlar da anlaşılamamaktadır. Dolayısıyla tedbir alınmamakta veya alınamamaktadır. 8. Bölüm’de EMI ile ilgili oluşum mekanizmaları

bulunmaktadır. Elektroniğin her alana girdiği günümüzde bir panonun içinde elektrik, mekanik, hidrolik, ve pnömatik çoğu zaman birleşmektedir. Buna ek olarak akıllı cihazlar, DCS’ler, PLC’ ler, sensörler, frekans çeviricileri, akıllı MCC’ ler ve akıllı orta gerilim panoları sistemlerde sıkça kullanılmaktadır. Hidrolik valfler elektronik kartlarla sürülmekte, SCADA sistemleri şalt sahalarını kontrol etmektedir. Böyle karmaşık durumlarda topraklama bağlantı detayları kolay cevaplandırılamaz.

268/448

Konuyu bir bütün olarak her yönüyle ele alabilmek zorlaşmaktadır. Birbiriyle ilişkili olan bu sistemlerin biri için geçerli olan kural diğer için hatalı olmaktadır. Bu açıdan tüm tesisin, sağlıklı montaj bilgileriyle kurulması son derecede zorlaşmaktadır. Burada verilmeye çalışılan bilgiler bir toptaklama projesi yaparken dikkate alınması gereken bazı kritik bilgiler olacaktır. Amaç bir topraklama projesi detaylandırmak değildir. Bu ayrı bir kitabın konusudur. Bu nedenle aşağıda, ana başlıklar halinde konunun bazı yönleri irdelemektedir. Bir kağıt fabrikası topraklama projesinin yüzlerce paftadan oluşan detaylı bir çalışma olması gerektiği muhakkaktır. Bu bölüm proje yapacakların bazı noktaları dikkate almaları için rehber olacak, fakat proje müellifi hesaplamaları doğru yapmak ve yönetmelikleri uygulamak durumundadır. TOPRAKLAMA SİSTEMİNİN GEREKLİLİĞİ Topraklamanın olmaması veya hatalı olması durumunda aşağıdaki sorunlardan biri veya birden fazlası ortaya çıkar: 1. Sistemi koruyan cihazların ve can güvenliği için konulan koruma rölelerinin çalışmalarında aksamalara yol açar. 2. Kısa devre akımlarının ve elektriksel diğer atıkların en kısa yoldan kaynağına ulaşabilme imkanı kalmadığından akabilecekleri her tür yolu kullanmalarına, bu yol üzerindeki cihazların arızalarına ve ekipman bozulmalarına yol açar. Bu arızaların yeri, büyüklüğü ve zamanı bilinemeyeceğinden çalışma istikrarını ve sistemin kuruluş amacının dışına çıkılmasına neden olur. 3. Elektromanyetik dalgaların ortamdan uzaklaştırılamamasıyla oluşacak etkiler artar. Bu etkiler, kullanılan diğer düzgün sinyallere bulaşarak onları bozar ve uzun vadede sadece cihazları değil, insan sağlığını da etkiler. 4. Montaj hataları nedeniyle bilinmeyen yerlerde oluşan kapalı çevrimler varsa, farklı noktalardaki farklı gerilimler nedeniyle, çevrim içi akımlar dolaşmaya başlayacağından 2. maddede belirtilen sonuçlara benzer olaylar yaşanacaktır. Bunlardan bazıları yangınla sonuçlanabilir. 5. Sürtünme ile oluşacak statik elektriğin birikmesi ve boşalmasıyla meydana gelen gerilim atlamaları ve izolasyon bozulmalarının ve buna bağlı kısa devre akımlarının etkisiyle yangın, yaralanma, patlama gibi sonuçlar doğar. 6. İnsanların temas sonucu ölümüne ve yaralanmasına yol açar.

269/448

7. Doğrudan kısa devre akımlarının koruma olmadığı için kesilmemesi nedeniyle ısınma başlar, bir süre sonra ısınan noktada tutuşma olacağından yangın çıkma tehlikesi vardır. ÇEŞİTLİ TOPRAKLAMA SİSTEMLERİ 1. TN-S TOPRAKLAMA SİSTEMİ Fabrikalarda topraklama sistemlerinde en çok kullanılan tip TN-S sistemidir. Bu nedenle iyi anlaşılması gerekir. Kağıt fabrikaları için özellikle bu sistem uygun düşmektedir. Sistemin iyi anlaşılması topraklama sisteminin kuruluşu ve kontrolunda çok yararlı olacaktır. Yönetmelikler hangi sistemin nerede kullanılacağını anlatmamakta, sınırlamalar getirerek çözümü projeciye bırakmaktadır. T= Terra, Toprak anlamındadır. Burada trafonun nötr noktasının doğrudan veya bir direnç üzerinden topraklandığı belirtilir. N= Nötr iletkeni anlamındadır, nötr iletkeninin enerjinin kullanım noktasına kadar taşındığını ve geriye dönecek akım için bu yolun kullanılacağını belirtir. Nötr iletkeni bu anlamda canlı bir işletme ucudur. S= Koruma topraklama iletkeninin, yani topraklama iletkeninin nötr iletkeni yanında, kullanım noktasına kadar (Separate) ayrı olarak taşındığını belirtir. Bu hat koruma topraklamasında hata akımlarına güvenli bir geri dönüş yolu sağlar. Hata akımı dışında üzerinden hiç bir zaman akım akmaz. Bu nedenle güvenli bir sıfır noktasıdır. Nötr iletkeni yani barası ve topraklama barası genellikle trafonun hemen çıkışında, alçak gerilim şalt panosu içinde birbirine bağlanır. Bu iki iletken tüm kullanım noktalarına kadar ayrı olarak götürülür ve asla bir daha birbiriyle temas ettirilmez. Bu nedenle toprak kaçak akımını gören elemanlar yardımcı olarak kullanılırlar. Üzerinden akım akan nötr iletkeni ile üzerinden akım akmayan koruma iletkeni arasında bir voltu geçmeyecek bir gerilim oluşabilir. Gerilim ne kadar düşükse sistem emniyeti o kadar iyidir. Gerilimin yüksek olması nötr akımlarının çokluğuna veya nötr topraklamasının kötülüğüne işarettir.

270/448

2. TN-C TOPRAKLAMA SİSTEMİ Bu sistem bir genel kültür bilgisi olarak bilinmelidir. Kağıt fabrikalarında uygulaması bulunmaz. TN-C sisteminde, nötr iletkeni ile toprak iletkeni aynı iletkendir. Sistem 3 faz ve bir nötr-toprak iletkeni olarak döşenir. Ayrıca topraklama iletkeni döşenmez.Topraklama ve nötr iletkeni ortak olduğundan, tesisatın muhtelif yelerinde birbirlerinin yerine kullanılır. (Connected) sözcüğü her ikisinin birbirinin yerine, istenildiğinde bağlanabileceğini ifade eder. Bu durum yukarıda anlatılan TN-S sistemine göre topraklama iletkeninden ve topraklama elektrotları gibi elemanlardan tasarruf sağlasa da, işletme açısından avantajlı değildir, potansiyel farklılıkları yok edemez. Çünkü nötr iletkeninden sürekli olarak akacak akımlar, daima bu iletken üzerinde değişken bir gerilim düşümüne neden olur. Bu durumda toprak bağlantısının yapıldığı şase üzerinde de, toprağa göre gerilim görülmesine yol açar. Nötr veya toprak iletkenlerinin üzerinde, bağlantı haritasına göre farklı bölgelerde farklı gerilimler meydana gelir. 3. TN-C-S TOPRAKLAMA SİSTEMİ Bu sistem de bir genel kültür bilgisinden öteye geçmez. TN-C-S tipi topraklamada kimi yüklere 5 iletken, kimi yüklere 4 iletken çekilir. Genellikle küçük cihazlara ve aydınlatmalara topraklama iletkenleri çekilmez, bu bağlantı nötr üzerinden yapılmaktadır. Sistem kimi yerde TN-S, kim yerde TN-C özelliği gösterir. Montaj dikkatsizliklerinde TN-S sistemi kolayca TN-C-S sistemine dönüşebilir. Bu durumda da topraklama sisteminin çeşitli bölgelerinde sürekli akımlar dolaşacağından gerilim dağılımı bozulacaktır. Nötr iletkeni ile toprak iletkenlerinin birbirine temas etmeleri nedeniyle aralarında kontrol amaçlı gerilim okunduğunda yanıltıcı olarak sıfır değeri okunabilir. 4. TT TOPRAKLAMA SİSTEMİ T=Trafo nötr noktası topraklanmış T=Nötr iletkeni cihaza kadar taşınmamış ve cihaz bulunduğu yerde topraklanmış Daha çok hava hatlarında kullanılan bu sistem fabrikalara uygun değildir. Çünkü toprağa doğru meydana gelecek bir hata akımında, akım, nötr noktasına toprak

271/448

üzerinden akarak dönmek isteyecektir. Bu nedenle toprak, bir iletken olarak kullanılır ve toprak direnci hata akımını sınırlayan elemandır. IT TOPRAKLAMA SİSTEMİ Nötr noktasının tam olarak izole edildiği sistemdir. Bu noktanın toprakla temasının olmaması, gerilimlerin uzayda yüzmesi anlamına gelir. Hangi faz toprağa temas ederse, o noktadaki gerilim toprak seviyesine doğru iner. Bu nedenle toprağa bir akım akmaz. 12 kutuplu tahrik sistemlerindeki yıldız bağlantılar, ameliyathaneler ve özel imalathaneler gibi yerlerde kullanılır. Toprakla sistemin ilşikisi olmadığı için toprağa kaçak olduğunu anlamak faz gerilimlerindeki kaymayı ölçerek bulunabilir. O nedenle koruma amaçlı açma işlemi toprağa karşı omajı ölçen röleler aracılığıyla yapılır. Kaçak bulunarak besleme tekrar verilir. Kağıt fabrikalarında tahrik sistemlerinde harmonikleri azaltmanın en iyi yolu 12 pulse doğrultuculardan beslenen invertörlerdir. Bu durumda aynı güçlerde iki trafo kullanılır. Trafoların sekonderleri birinde delta birinde yıldız bağlıdır. Böylelikle 6 kutuplu bir trafo elde edilmiş olur. Birlikte besledikleri doğrultucu çıkışı doğru gerilime çok yaklaşır. Bunlar harmonikleri 11. harmoniğe kadar ortadan kaldırırlar ve bu harmonikten sonra harmonik gerilimlerin toplamı ve büyüklükleri önemini kaybeder. Yıldız çıkışlı trafoda nötr noktası toprağa bağlanmadığından, fazlardan birindeki kısa devre, dengesiz faz gerilimleri yaratır. Bu nedenle yukarıda belirtilen yöntemle toprağa karşı direç ölçümüyle korunma sağlanır. I= Nötr noktası izole edilmiş T=Cihaz topraklanmış Sonuç: Özetle yukarıda anlatılan topraklama sistemleri içinde TN-S sistemi kağıt fabrikalarının felsefe olarak kullanması gereken sistem olup, 12 kutuplu tahrik sistemleri olan tahrik sistemlerinde lokal olarak IT sistem kullanılır. Diğer sistemler ise bir genel kültür olarak bilinmelidir. TOPRAKLAMA SİSTEMİNİ OLUŞTURAN ALT PARÇALAR Gerçekte bir topraklama sistemi aşağıdaki altı unsurun birleşiminden meydana gelir:

272/448

A. İşletme topraklaması (AG-OG). Nötrden toprağa bağlantı. B. Koruma topraklaması (AG-OG). Ekipmandan toprağa bağlantı. C. Toprak altı ağı, Toprağın oluştrulması D. Yıldırımlık tesisatı. Gökyüzünden toprağa bağlantı. E. Yüksek frekans topraklaması. Elektromanyetik dalgaların topraklanması. F. Statik elektriğe karşı topraklama Bu altı topraklama unsuru bir bütün olarak kağıt fabrikasının alt yapısını

oluşturmaktadır. Bu sistemler topraklama ana barasında birleştirilmelidir. TOPRAKLAMA SİSTEMİNİN BÜTÜNLÜĞÜ VE GLOBAL TOPRAKLAMA SİSTEMİ Bilgisayarlarda tesisi sırasında sorunlar çıktığında konuşulan hatalı görüşlerden biri bağımsız

topraklama sistemi kurulmasıdır. Bu görüş aslında topraklama sisteminin tasarımı ve yapılan hatalar yüzünden ortaya atılmaktadır. Bu fikir ortaya atılırken, konunun bir bütün olarak detayları bilinmediğinden başka bir hataya düşülmektedir. Topraklamanın iyi yapıldığı yerlerde, sistemden soyutlanmış, bağımsız topraklama sistemleri tesis edilmesi, bilgisayarlar ve diğer elektronik sistemler için son derece zararlıdır. Ayrı bile yapılmış olsalar bağımsız topraklama sistemleri birbirleriyle sadece bir noktada ilişkilendirilmelidir. Tıpkı işletme topraklaması ile koruma topraklamasının birleştirilmesi gibi, referans toraklama ağı ve temel altı topraklama ağı biebiriyle birleşik olmalıdır. Farklı bölgelerde iki noktadan birleştirmeler göz oluşturacağı için istenmemektedir. Özetle, topraklama tesiatı bir bütün olarak çalışır ve fabrikadaki tüm topraklama sistemlerini, ekipmanları, mekanik aksamı içine alır. Topraklama sistemlerinin adı ne olursa olsun birbirlerine bağlanmasına birleştirme (bonding) denilmektedir. Birleşme yeri topraklama ana barasıdır. Birleştirme yapılmasının nedeni topraklama sistemine ait herhangi bir noktada meydana gelen gerilim yükselmesi veya farklılığını, tesisin her yerinde eşit olarak hissedilmelidir. Aksi takdirde topraklama iletkenleri arasında ciddi akımlar oluşacaktır. Bazı yerlerde gerilim atlamaları oluşacaktır. Sonuç olarak amaç eş potansiyel bir topraklama sistemi kurmaktır.

273/448

Topraklama sistemi ekipmanla toprak arasındaki gerilim farkını düşürmeye çalışırken, birleştirme ekipmanlar arasında oluşacak gerilim farkını düşürmeye yarar. Kağıt fabrikaları birden fazla binadan oluşacağından ve bu binalarda kuvvet ve otomasyon sistemleri ortak olabileceğinden global topraklama sistemi oluşturulmasında yarar bulunmaktadır (Şekil 1). Merkezi otomasyon sistemlerinde oluşan topraklama hataları ikinci kısım 7. Bölümde verilmektedir. Bu hatalardan kurtulmanın yollarından biri global topraklama ağı ve birleştirmedir.

Şekil 1. Fabrika binalarının toprak altı ağlarının birbirine bağlanması (Global topraklama sistemi) A. SİSTEM TOPRAKLAMASI Bu tanım, trafo sekonderinin nötrünün, yani yıldız noktasının topraklanması için yapılmaktadır. Sistem topraklamasının çeşitli yararları ve yarattığı fırsatlar bulunur. Aşağıda bu konudaki yararlar verilmektedir. 1 Voltaj kademesi yaratmak

Sekonderi yıldız bağlı trafolar, alçak gerilim uygulamasında 400/231 V gibi farklı iki voltaj kademesi yartırlar. Nötr noktasının yalıtılması, bu imkanı ortadan kaldırır. Aydınlatma sistemleri ve tek fazlı kullanıcılar 220 voltta çalışmaktadır.

274/448

2

Asimetrik akımların sürekli olarak geriye dönüşü için bir yol yaratmak

Yük nedeniyle meydana gelecek her türlü faz akımlarındaki dengesizlik, nötr iletkeninden toprağa doğru bir akım akmasına neden olur. İşletme topraklaması üzerinden, sürekli akım akabileceği ve bu noktadaki topraklama bağlantısı üzerinde, bir gerilim olabileceği düşünülerek, ve ciddi bir işletme geçen bir topraklama iletkendir. projesi İşletme oluşturulmalıdır. İşletme topraklaması toprağa karşı 2 Ω olmak durumundadır. Özetle işletme topraklaması canlı üzerinden akım topraklamasını koruma topraklamasından ayıran temel fark budur. Nötr üzerinden geçen akım dengeli yüklenme ile sıfıra doğru azaltılabilir, fakat yok edilemez. Bu nedenle topraklama direnci ne kadar düşük olursa nötr noktasındaki gerilim o kadar düşük olacaktır. Kağıt fabrikalarında dengeli yüklerin fazlalığı şebeke açısından olumlu bir durumdur. 3 Gerilimi sabit tutmak

Son olarak sistem topraklamasının olmaması veya zayıf olması, faz gerilimlerindeki kararlı büyüklükleri vektörel olarak bozar ve gerilim büyüklüğünde ve açısında sapmalar ortaya çıkar. Çünkü nötr bağlantısı yokluğunda sistemdeki gerilimler, uzayda topraktan soyutlanmış olarak durmaktadırlar. Bu durum fazlardan birinde kısa devre olması hatta tam yükle yüklenmesi halinde, diğer fazlarda kaymalara, yüzmelere yol açar ve daima gerilim yükselmesi görülür. En kötü durumda, 230 voltun 400 volta çıktığı görülür. Bu nedenle nötr noktası topraklaması orta gerilimde daha çok, sistemin dengesinin sağlanması amacını güder. Nötr noktasının topraklanması hayati derecede önemlidir. Faz gerilimlerinde % 1 lik bir gerilim farkı bile motor çalışmasına olumsuz yansır. Ters yöne dönen momentler oluşur ve (negative sequence voltages) motor yükü kaldıramaz hale gelir. (İkinci kısım, Bölüm 13) Orta gerilim sistemlerindeki iletim hatlarına ait trafo merkezlerinde, trafolara ait nötr noktası, genellikle bir direnç üzerinden topraklanır. Bunun nedeni büyük sistemlerin, büyük kısa devre akımı sağlayabilmeleridir. Konulacak direnç trafodan sonraki şalt tesislerinin kısa devre seçim değerini düşürür. (Kısa devre hesabı için ikinci kısım 4. bölümde mühendislik etüdleri konusuna bakınız.)

275/448

B. KORUMA TOPRAKLAMASI Koruma topraklamasında temel amaç insan ve malın korunması için, sigorta, termik manyetik şalter gibi bir kısa devre koruma elemanlarının çalışmasına yardımcı olacak topraklama tesisatı yapılmasıdır. Burada kağıt fabrikalarında kaçınılmaz olarak kullanılan TN-S sistemi verilecektir. Daima pano veya motor klemensi gibi kapalı bir ortamda hatta cihazların içinde bu tür topraklama için, özel bir bağlantı klemensi bulunur. Panolarda izole bir nötr barası ve şaseyle temas eden bir toprak barası bulunur. Bu bara koruma topraklaması için düşünülmüştür. Panoyu veya motoru besleyen kablonun 5. İletkeni olarak kendisini besleyen bir üst panoya bağlanır. Buradaki toprak barası da en baştaki şalt panosunun toprak barasına bağlanmaktadır. Trafodan başlayarak bir silsile halinde en son kullanıcıya kadar 5. İletken olarak ve nötr iletkeni kesitinde taşınır. Bu konuda uygulama daha deyatlı verilecektir. Bilinmesi gereken temel kural, trafodan başlayarak bir ağaç yapısı oluşturmaktır. Aşağıda bu silsile prensip olarak gösterilmektedir.

Trafo

Şalt panosu

MCC veya aydınlatma panosu

Motorlar veya prizler

Şekil 2: Koruma topraklaması bağlantı zinciri
Koruma topraklamasında temel felsefe her kullanıcıdan trafoya kadar uzanan bir zincirle koruma iletkenini devam ettirmektir. Yağlı tarafolarda trafo çıkışındaki şalt panosunda bulunan topraklama barası, nötr barasıyla önce birleştirilir. Daha sonra altındaki MCC veya aydınlatma panosuna nötr ve toprak iletkenleri ayrı ayrı çekilir. Motora veya prizlere de aynı mantıkla kablolar devam ettirilir. Koruma topraklama kablosunun kesiti daima besleme kablosu nötr iletkeni ile eşit kesittedir.

C. TOPRAK ALTI AĞI VE TOPRAĞIN OLUŞTURULMASI Potansiyel dengeleme ağı fabrika binalarının oturduğu alanın altına oturtulan ve genellikle galvaniz şerit veya çıplak bakır iletkenlerden oluşan bir ağdır. Kağıt fabrikası yapılırken, inşaat çukuru açıldığında, önce düz ve sert bir toprak zemin oluşturulur ve bu zeminin üzerine temel altı betonu veya diğer adıyla tesviye betonu

276/448

atılır. Buna grobeton da denir. Bu betonun üzerine bakır iletkenlerle veya galvaniz şeritlerden ağ yapılmalıdır. Ağın göz ölçüleri 10 metredir. Ağ gözünün her köşesi sağlıklı bir şekilde bağlanmalıdır. En dış çerçeve bina dışında kalacak şekilde elektrotlar çakılmalıdır. Bina ölçülerine göre topraklama ağı hesaplanmalı, monte edilmeli ve montajın hemen sonrası ölçülmelidir. Tesisatın eskime nedeniyle direncinde artış olacağı düşünülerek topraklama direnci 2 Ω un altında tutulmalarıdır. Birden fazla binadan oluşan yapılarda her yapının altına bu ağ yapılarak daha sonra birbirlerine birleştirilmelidir. (Şekil 1.) Topraklama direnci yüksekse ağın alanı büyütülebilir, fakat alanın daha küçülmesine ekonomi adına müsaade edilmemelidir. Onun yerine elektrot sayıları azaltılabilir. Bu ağ tüm fabrika alanını kapsaması nedeniyle eş potansiyel topraklama ağı olarak da kullanılacaktır. Bina içi topraklama sistemine bağlanabilmesi için uçlar çıkarılmalı ve bir uç ayni zamanda test klemensi olarak da kullanılmalıdır. (Şekil. 3) Topraklama ağının çok sayıda iç topraklama sistemine bağlanması test sırasında toprak direncinin doğru okunmasını önler. Test klemensi sistemden ayrılarak ölçüm yapılacağından bu klemens açıldığında topraklama ağı toprak direnci sağlıklı olarak okunabilmelidir. Bu konuda gerekli önlem proje aşamasında alınmalıdır. Tüm elektrotların olduğu noktalarda bağlantı noktasına küçük erişim rögarları yapılmalıdır.

Şekil 3. Temel altı ağının küçültülmüş bir görünüşü

277/448

D. YILDIRIMLIK TESİSATI Bu tesisat bina yapısına uygun olarak binayı kafes içine alacak şekilde yapılır. Aşağıda basitleştirilmiş bir şema verilmektedir.

E. YÜKSEK FREKANS TOPRAKLAMASI Yukarıda tek bir topraklama şebekesinden söz edilmişti. 50 Hz. lik şebekenin gürültüsü yüksek frekanslı elektronik cihazlardan çıkan gürültü yanında önemsenemeyecek durumdadır. Sorun, topraklama ağının 30-100 MHz.’ lere ulaşan bu gürültüleri toprağa nasıl aktaracağıdır. Sorun, topraklamada 2 Ω luk omik direncin yakalanması sorunu olmaktan çıkmış, topraklama empedansına Üretilen gürültüler ve atık sinyaller toprağa ulaşamamaktadır. Topraklama sisteminin yüksek frekansları yutabilecek bir desteğe ihtiyacı dönüşmüştür.

bulunmaktadır. Frekans yükseldikçe elektrik akımı, elektrik sinyaline dönüşür ve iletken yüzeyine yakın akmaya başlar. Çok yüksek frekanslar ise tamamen iletkenin yüzeyini tercih eder. Şimdiye kadar kesit üzerinden yapılan hesaplar, tamamen düşük frekanslı hata akımlarını baz almaktaydı. Halbuki mevcut topraklama şebekesi yüksek frekansları akıtabilmek için yüzey yönünden çok fakir kalmaktadır. Bilgisayarların bulunduğu odaların ve elektronik ağırlıklı sürücü panellerinin

bulunduğu odaların altındaki yükseltilmiş döşemelerin ve galerilerin tavanları, beton içindeki hasır çelikler, bu destek topraklama yüzeyinin kurulabileceği ideal yerlerdir. Son derece ince bakır folyolardan satranç tahtası benzeri ağ yapılarak özel olarak galeri içine tutturulmalıdır. Ağ için bakır folyo şeridin eni 10 cm ve ağın gözleri 50

278/448

cmx50cm olmalıdır. Ağın büyüklüğü oda tabanını kaplamalıdır. Bu sistem aslında FARADAY kafesinin gözlerden oluşmuş özel bir şeklidir. 50 cm ölçüsü yüksek frekansın dalga boyu ile ilgili olarak tespit edilmiştir. Düğüm yerleri sarı kaynak veya lehimle birleştirilmelidir. Meydana gelen bu ağ, bir tarafından en kısa yoldan pano topraklamasına, diğer taraftan topraklama iletkeni arcılığıyla topraklama elektrotlarına kaynakla birleştirilmelidir . Yüksek frekans taşıyan veya haberleşme için kullanılan kablolar bu ağın üzerine yatırılmalıdır. Yapı yüzeyden akımların akmasına yardımcı olduğu gibi yüksek frekanslı akımların gözlerin çevresinden dolaşarak kırışımlar yoluyla sönümlenmesine de yol açar. Bir sonraki bölümde bu konu ve bazı topraklama hatraları verilmektedir.

KORUMA TOPRAKLAMASINA DEVAM
Sistem topraklamasının nötr noktası topraklanması olduğu yukarıda verilmişti. Koruma topraklamasının iyice anlaşılması için bu konuya dönmek gerekecektir. Topraklama yönetmeliği dokunma gerilimini azami 50 volt ve açma süresini 5 saniye ile sınırlandırmıştır. Şöyle düşünelim 1000 amper gibi bir kısa devre akımı 5 saniye boyunca bir iletkenden aksın. Unutulmamalıdır ki 200 amperle ark kaynağı yapılmakta ve 400 amper metali kesmek için kullanılmaktadır. Bu kurala uygun olan bir topraklama sistemi kağıt fabrikası için uygun değildir. Topraklama yapıldığı iddasıyla 200 kw bir motorun ayağı bir iletkenle, direnci 2 Ω olan bir topraklama hattına bağlansın. Motor şase yaptığında koruma topraklaması olmadığı için aşağıda belirtilen olaylar gelişir. Motorun etiket akım 400 amper olarak okunmakta ve motora yıldız üçgen yol verilmektedir. Motorun korunması amacıyla 350 amperlik sigortalar veya 400 A motor koruma şalteri kullanılmaktadır. Termik ayarı 232 amperdir. Gelişen olaylar şöyledir:   Motor durur. Motor iki faza kaldığı için yükü deviremeyecek ve duracaktır. Sigortalar faz faz kısa devresi olana kadar atmaz. Belirli bir süre sonra termik açacaktır.

279/448

 

Faz faz kısa devresi oluşmazsa yangın çıkana kadar hata akımı akmaya devam eder. Şaseye temas eden bir kişi varsa, motor üzerindeki gerilim 380 voltun altına düşmeyeceğinden ölüm yaşanır.

Sigortalar açmayacaktır. Çünkü, toprak direncinin 2 Ω olması durumunda meydana gelecek bir şase kaçağı; V= I X R I=V/R= 230 / 2 = 115 Amperle sınırlıdır.

Topraklama direnci 1 Ω a düştüğünde bile kısa devre akımı 230 ampere çıkar. Görüldüğü gibi topraklama direnci koruma için ciddi bir parametre olarak etkin olur. 230 amperin üzerinde set edilen, koruma cihazlarının, sigortaların, manyetik şalterlerin açması mümkün olmaz, yani koruma sağlanamaz. Bu durumda kısa devre süresi de sonsuza kadar uzayabilir. Toprak iletkeni ve şase üzerinde ve komşu metal parçalar üzerinde uzun süreli 50 voltun üzerinde ölümcül gerilimlerin düşmesi söz konusudur. Gövdenin ısınması sonucu sağlam olan motor bobinlerinin izolasyonu eriyene kadar faz faz kısa devresi oluşmayacaktır. Hata akımı süresi bilinmeyen olarak kalmaktadır. Şasenin MCC panosu barasında meydana geldiği düşünülürse örneğin 2000 Amperlik şalteri olan panonun 115 amperi duyması münkün değildir. Bu durumda 2 Ω olan ve yönetmeliğe uygun olan topraklama bağlantısı işlevini yapmamış olacaktır. Sonuç1: Motor ayakları veya pano gövdeleri, 2 Ω luk topraklama hatlarına doğrudan bağlanarak topraklama yapılamaz.

Bu bağlantı türü kağıt fabrikalarında sıklıkla yapılan hatalardandır. Gövdeye bu tür topraklama bağlantıları yapılması yerine daha köklü çözümler üretilmesi gerekir. İşte koruma topraklaması akım değeri yüksek olan yerlerde bu amaçla kullanılmaktadır. Koruma elemanlarının işlevini yapabilmesi için hata akımını büyütmek ve hata akımına gideceği bir yer göstermek gerekir.

280/448

Özetle: Hata akımı, bizim istediğimiz yere, bizim göstereceğimiz yoldan ve bizim istediğimiz süre içinde gitmelidir. TN-S sistemi bu konuya çözüm getirmektedir. Bu nedenle çok iyi anlaşılması gerekir.

Sonuç2: Hata akımlarının gideceği yer daima akımı sağlayan kaynak olmalıdır.

Bir motorda şase olduğunda, ayağa bağlı bir topraklama iletkeni varsa, hata akımı ayaktan tüm sisteme doğru akar ve bir kısmı toprağa ulaşır. Bir kısmı da motor kablosu içindeki toprak iletkeni üzerinden kaynağına geri döner. Birden fazla trafonun bulunduğu sistemlerde hata akımı diğer trafo nötrlerine doğru da akabilir. Bu tür akım kayıpları bazı hatalar oluşmasına yol açar. Bunlar sırasıyla aşağıda verilmektedir:       Koruma topraklaması da varsa hata akımı beklenen değerin altında kaynağa ulaşacağından koruma elemanının açma süresi uzayacaktır. Bu aynı zamanda toprak geriliminin daha uzun süre yüksek değerde kalmasına neden olur. Bu da ölümcül olabilir. Hata akımı bulduğu her kolay yolu kullanacağından tüm topraklama iletkenlerinde akım dolaşır. Topraklama yapılan cihazların toprak noktalarında gerilim yükselmesi olacağından arızalar oluşacaktır. Geri dönen akımlar diğer trafo nötr noktalarını da etkileyecek ve fabrika çapında bir darbe yaşanacaktır. Kaynaktan kopartılan ve kaynağa iade edilmeyen her parça, gerilimde bozulmaya yol açar. Transient denilen darbe gerilimi oluşur. Sinüs şeklindeki her bozulma şebekeden beslenen her elemanı etkileyecektir. Her tür hata akımının kaynağına geri iade edilmesi kuralı daha sonra tahrik sistemlerinin topraklamasında bir kez daha gündeme gelecektir.

281/448

Trafo sekonderi yıldız bağlı

U V W N E

M
Şekil.4: TN-S topraklama sisteminde motorda hata akımının kaynağa dönüşü Yukarıda Şekil 4 de TN-S sistemindeki bağlantı yapısı verilmektedir. Bu resimde topraklama iletkeni ve nötr iletkenlerinin trafo çıkşında bağlandıkları görülmektedir. Bu bağlantı trafo çıkışında şalt panosu içinde barayla bir kez yapılır ve her iki iletken bir daha birbirleriyle asla temas ettirilmez. Motorda fazlardan birinden şaseye doğru bir hata akımı olduğunda kablonun 4. Damarı akımı topraklama iletkeninden trafonun nötr noktasına taşıyacaktır. Fazdan toprağa doğru olan hata akımı, bilerek faz nötr hatasına dönüştürülmüş olur. Dönüş hattının direnci 0,01 Ω gibi çok düşük değerde olacağından hata akımı yükselecek ve koruma elamanı bu akımı görecektir. V= I X R I=V/R= 230 / 0,01 = 23.000 A. Bu akım mili saniyeler içinde koruma elemanı çalıştıracaktır. Bu nedenle koruma elemanının kısa devre dayanım değeri 23.000 amperin üzerinde seçilmelidir. Bu değer tek fazdan şase kaçağı ve 0,01 Ω olarak alınan geri dönüş iletkeni direnci varsayımı için geçerli olan değerdir.

282/448

Yukarıda verilen örnekteki motorun yıldız üçgen beslendiği bilindiğine göre kablo kesiti 2 adet 3X120+95 NYY olacaktır. Altı adet faz iletkeni motor beslemesinde, nötr iletkenlerinden biri yıldız bağlantısında, biri de koruma topraklama iletkeni olarak kullanılacaktır. Bu durumda kablonun 23.000 amper hata akımına dayanımı kontrol edilmelidir. Kablo firmalarından alınan bir tabloda, 95 mm² kesitli bir iletkenin, 25.000 ampere 200 mili saniye dayanacağı belirtilmektedir. Bu değerde bir akımı bir kaç milisaniyede açacak manyetik koruma üniteli motor koruma şalterleri Türkiye’de bulunmaktadır. Bir fabrikada pek çok marka ve tip motor alınmakta, pek çok motor, özellikle küçük motorlar, yıldız bağlantılı gelmektedir. Motor alımında üçgen bağlantı, teknik zorunluluk dışında her zaman tercih edilmelidir. (110 veya 132 kw lara kadar olan motorlara drek yol verme yöntemi kullanılmaktadır.) Üçgen bağlantılı motorda nötr ihtiyacı olmadığından, kabloda bulunan 4. damarın koruma topraklaması için kullanılması düşünülmelidir. Aksi takdirde kablonun 5 damarlı satın alınması gerekecektir. Fakat bu durum trafonun nötr noktasından vazgeçilmesini gerektirmez. Çünkü nötr noktası topraklaması gerilim için bir denge noktası, aydınlatma için bir zorunluluktur. Motorların yıldız üçgen yol verilmeleri durumunda bile 8 damardan 7 si kullanılmaktadır. Sekizinci damar koruma topraklaması olarak bağlanmalıdır. Tüm bunlara karşın trafoların nötr noktalarının, toprak iletkenine olan bağlantıları, daha küçük kesitte iletkenlerle yapılmaktadır. (2x240 mm² gibi) Çünkü kısa devre koruma topraklaması nötrde toprağa akım geçmesini sınırlamaktadır. Ayrıca nötr noktasından toprağa asimetrik yükler nedeniyle akım akar. Nötr noktası iyi topraklanmışsa, faz gerilimlerinde dengesizlik yaratılması çok güç olur. Özetlenecek olursa: Motor kablosu içinde bulunan nötr ve/veya toprak damarları gerek motor klemens kutusunda, gerekse MCC’ de kendilerine ayrılan noktalara koruma iletkeni olarak bağlanmalıdır. Sağlıklı TN-S sistemi bunu gerektirir.

Burada bir başka noktaya değinmek yerinde olacaktır. Pratik nedenlerle bu kitabın çeşitli yerlerinde verilen bir kısa devre hesabını tekrarlamakta yarar olacaktır. Daima geri dönüş iletkeninin direnci sıfır olarak düşünülmelidir. Çünkü hatanın nerde olacağı bilinmemektedir. Bu durumda şase kaçağına direnç gösterecek tek unsur besleme

283/448

kaynağı olan trafonun iç direnci olacaktır. Trafo iç direnci trafonun üzerinde yazan ve gerilim düşümü olarak da ifade edilen değerdir. Bir kısa devre halinde trafo aşağıdaki formüle göre akım sağlar: Ik= Ia/(% V) Trafo 2500 Kva, anma akımı 3500 A ve % gerilim düşümü % 6,6 (0,066) ise Ik= 3500/0,066 = 53.000 amper çıkacaktır. Bu gerçeği düşünerek böyle bir trafodan beslenen Bir MCC besleme şalteri 80 Ka ve tüm motor koruma şalterleri minimum 50.000 A kısa devre dayanımına sahip olmalıdır. Şasenin kablonun motor tarafında değilde MCC beslemesinde hemen ilk çışında olabileceği varsayılmalıdır. Bunun anlamı parasal olmakla birlikte kağıt fabrikalarının uzun soluklu işletmeler olması bu tür seçimlere bağlıdır. Aşağıdaki örnek bir kağıt fabrikasından alınmadır. Proje yapılmış ve her tür onaydan geçmiştir.

Yukarıda paralel bağlanmış iki adet 2000 kva trafo görülmektedir. Trafo çıkış şalterlerinin kısa devreye dayanım akımı 65.000 amperdir. İki trafo birlikte toplam 6400 Amper verebilmektedir. Gerimi düşümü % 6,6 (0,066)dır. Ik= 6400/0.066= 98.484 amperdir. Burada koruma yapacak şalter yanacağı için koruma yapamayacaktır. TAHRİK SİSTEMLERİNDE TOPRAKLAMA Tahrik sistemlerinin topraklamasında dikkat edilecek bazı noktalar bulunmaktadır. Ana topraklama sistemi, her noktasında eşit gerilimi sağlayabilecek özellikte yapılmıştır. Ne var ki tahrik sistemlerinde yüksek frekanslar toprağa atıldığından,

284/448

topraklama iletkeni üzerinde eşit gerilim dağılımı görmek mümkün olmamaktadır. Bu konuda yüksek frekans topraklaması konusu gündeme gelmektedir. Tahrik sistemlerinde motor besleme kablosu ekranlı ve simetrik kablo olmalıdır. Simetrik kablo, faz akımlarını taşıyan damarların aralarındaki mesafelerin eşit olması demektir.Tahrik ünitesinden daima asimetrik akımlar akacağından kablo yapısındaki asimetri, kaçak akımları daha da arttırmaktadır. Bu nedenle simetrik yapılı kablo kullanılması gerekmektedir. (Ek. 5) Simetrik kablo yapısına sahip kablolarda bile simetri sağlanmasına rağmen, tahrik sistemlerinde asimetri kendiliğinden oluşacağından, geriye akım dönmesi gerekir. Bu akımlar diğer üç damara zırh oluşturan 4. damardan atılacaktır. Bu nedenle tahrik motorlarının besleme kabloları seçilirken bu özelliğe dikkat etmeli ve her iki uçtan son derecede sağlam şekilde topraklanma noktalarına bağlanmalıdır. Burada püf noktası her iki uçtan, en kısa yoldan toprağa bağlamadır.Yol verici ile motor arasındaki kablo eksiz olmalıdır.

Tahrik panolarında topraklama

Not: Tahrik sistemlerinde ekransız, asimetrik damar yapısındaki kabloları kullanmak hatalı olduğundan asimetrik yapılı NYY kablolar kullanılamaz. Kablo ekranının iletkenliğinin düşük olması, yüksek frekanslı akımları daha iyi söndürecektir. Ancak bu tür kablolar ekranlı yeraltı kabloları türünde olacağından, montaja yönelik bağlantı zorlukları açısından kullanışlı değildir.

285/448

Bir motor için birden fazla (Örnek: 2x(3x240+120 gibi)) besleme kablosunun kullanıldığı yerlerde her ekran bir diğerine mutlaka bağlanarak topraklanmalıdır. Tahrik sisteminin 12 pulse besleme istemesi durumunda, tahrik besleme trafosunun 6 kutuplu olması söz konusudur. 3 sargı delta ve diğer 3 sargı yıldız olacaktır. Bu durumda, yıldız noktasının topraklanması istenmediğinden, yıldız noktası izole edilmiş bir yapı ortaya çıkar. Koruma tamamen toprağa olan direnç büyüklüğü ölçülerek bir röle aracılığıyla yapılır (Bender röleler). Nötr noktası topraklamasının olmaması, elektronik tahrik panosunun topraklamasını önemli bir hale getirir. Bu durumda pano topraklama barası kendi kesitinde bir iletkenle ana topraklama barasına bağlanmalıdır. Dolayısıyla fabrika içinde dolaşan ana topraklama barası tahrik sistemini koruma amacıyla kullanılmaktadır. Tahrik panolarının bulunduğu odalarda pano odasının tabanında yüksek ferekans topraklaması yapılmalı ve panolar buraya çok noktadan bağlanmalıdır. TANKLARDA BORULARDA VE MAKİNELERDE STATİK ELEKTRİĞE KARŞI KORUMA TN-S sistemlerinde, bu topraklama türü daha çok statik elektriğe karşı yapılmalıdır. Sistemdeki her yerde, aynı gerilimin bulunması elektrik deşarjlarını önleyecektir. Tanklara karıştırıcılar ve pompalar bağlı bulunmaktadır. Hareket halindeki sıvı moleküllerinin sürtünmesi, sürekli elektrik şarjlarının birikmesine neden olur. Bu nedenle sistemde oluşan elektrik, biriktirilmeden sürekli toprağa verilmelidir. (Statik elektrik konusu ikinci kısım 9. Bölüm’de verilmektedir.) Tüm tanklar, fanlar ve flanşla bağlı her boru parçası, lokal baralarda birleştirilerek eş potansiyel topraklama barasına en yakın yerden esnek topraklama iletkenleriyle topraklanmalıdır. topraklama Montaj sırasında tank gövdelerine kaynatılacak göre parçalara kapasiteleri iletkeni pabuçla bağlanmalıdır. Tankların çapına

artacağından bağlantı kesiti ve sayısıı arttırılmalıdır. Boru topraklamalarında da, tanklarda olduğu gibi boru gövdesine kaynatılacak parçalardan yararlanılır. Bağlantı aralarında kullanılan sızdırmazlık contaları iletkenliği

286/448

bozar. Bu nedenle conta bulunan her noktada iletkenlik, kablo atlamaları ile devam ettirilmelidir. ÖZEL KABLOLARDA TOPRAKLAMA Enstrüman kabloları çoğunlukla analog sinyalleri taşıyan kablolardır. Genellikle iki damarın birbiri üzerine sarılmasıyla (TP=Twisted Pair) ve yan yana benzer çiftlerden meydana gelir. İçinde her çiftin üzerine sarılı ekran bulunur (STP=Shilded Twisted Pair) . Tüm çiftlerden oluşan demetin üzerinde ayrıca topraklama ekranı bulunur. Sensörler’de sinyaller, genellikle dijital yapıdadır. Bu tür anahtarlama yaparak çalışan devrelerde anahtarlama sırasında, çevreye gürültü yayılır. Bu nedenle gürültünün çevreye yayılması ancak ekranlı kablolarla önlenir. Kablonun çift sarımlı (Twisted Pair) ve ekranlı olması gerekir. Dijital sinyallerle analog sinyaller, ayni kablo demetinden gönderilirlerse, analog sinyaller üzerinde voltaj impulsları meydana gelir. Bu nedenle hatları, bağlantı kutularını, ve klemens dizilerini ayırmak gerekir. Bu konu Ek. 7 de verilmektedir. Topraklama yapılırken cihazın manuelinde belirtilen bağlantı şemasına uyulmalıdır. İmalatçı firmaların önerdikleri kablo tipleri kullanılmalıdır. Kablo tipi ve bağlantı noktası belirtilmişse mutlaka buna uyulmalıdır. Yukarıdaki kablo seçimi için öneriler, genel doğrular üzerine kuruludur. Topraklama için önerilen bağlantı noktası cihaz üzerinde ise, ekran kablosu bu noktaya bağlanmalı ve diğer uçtaki ekran boş bırakılmalıdır. Temel felsefe aksi belirtilmemişse topraklama ekranının yalnız bir ucunun, genellikle panosundaki ucun, en kısa yoldan toprağa bağlanmasıdır. Her iki ucu toprağa bağlandığında kapalı devre akımları dolaşacağından tercih edilmez. Özellikle referans topraklaması yapılmamış yerlerde, bu akımlar büyük boyutlara çıkarak yangın ihtimalini arttırırlar. Bu sayede gereksiz düşük frekanslı akımların cihaz üzerinden dolaşması önlenmiş olur. Bunun yanında iki taraftan topraklama bağlantısı özel şartlarda önerilmektedir. Taşınan sinyal 1 Mhz in üzerinde ise ekran her iki tarafından topraklanmalıdır. Bu tip bağlantılarda uçlardan biri ( yüksek frekans üretim noktasına yakın olan uç ) kapasitör ile toprağa bağlanmalıdır.

287/448

Takometre (encoders) ve

kablosu kaçak akımları almamaları için motor tarafında,

gövdeye karşı, çok iyi izole edilmiş olmalıdır. Bu nedenle takometre, elektriksel olarak yalıtılmış bir kaplinle akuple edilmelidir. İzole edilmiş kaplin yapısı yoksa, kablo ekranı takometre gövdesine temas etmemelidir. Metal kablo rakoru yerine plastik fakat mekanik olarak sağlam yapıya sahip özel parçalar kullanılmalıdır. Bu kablolar, enkoderler için çift ekranlı kablo olmalı, analog takometrelerde ise tek ekranlı kablo kullanılabilir. ARK KAYNAK MAKİNELERİNİ KULLANIRKEN TOPRAKLAMA Kaynak makinesi ile kaynak yapılırken kaynakçının dikkat etmesi gereken en önemli konu topraklamadır. Kaynakçı için önemsiz gibi görünen, toprak pensesinin bağlanacağı nokta, arızalar açısından önemlidir. Ark kaynağında kaynak makinesi uçları kısa devre edilerek kaynak yapılır. Kaynakçı topraklama ucunu kaynak yapacağı yere en yakın noktadan almalıdır.

Bazen bu nokta fiziksel nedenlerle veya ihmal sonucu kaynak yapılacak noktanın uzağında kalır. Kaynak sırasında kaynak kısa devre akımı uzun bir yol kat ederek kısa devreyi tamamlar ve kaynak işlemi yapılır. Bu arada topraklama iletkenlerini kullanarak, cihazlar üzerinden atlayarak, motor ve pompa rulmanları üzerinden akarak yoluna devam eder. Bu durum cihaz yanmalarına ve rulmanlarda gelecekte ortaya çıkacak bozulmalara yol açar. Kaynak işlemi sırasında mümkünse bu bölgeye yakın elektronik cihazların enerjileri kesilmelidir veya cihazlar sökülmelidir. Kaynak toprak kablosu son derece kısa tutulmalıdır

288/448

BÖLÜM 10
YÜKSEK FREKANS TOPRAKLAMASI, REFERANS TOPRAKLAMASI VE TOPRAKLAMA TESİSAT HATALARI
REFERANS TOPRAKLAMASI

Elektrik ve elektronik cihazları besleyen kuvvet hattındaki topraklamalar ile bu cihazlara bağlı sinyal hatlarının topraklamalarının birbirine bağlanabilecekleri bir sisteme ihtiyaç bulunmaktadır. Bu sisteme pano gövdeleri ve elektronik panolar bağlanabilmelidir. Bu sistem, ayni zamanda alternatif akım, doğru akım veya zayıf akım devrelerinden atılan elektrik deşarjları için yapılmış topraklama sisteminin bir parçası durumundadır. Bunun adına refereans topraklama ağı denilmektedir. Otomasyon panolarının bulunduğu odaların altında ve tahrik panosu odasının altında oluşturulmasının yararları bulunmaktadır. Bu sistemin, elektrik sistemine ait hata akımı ve koruma topraklaması sisteminden soyutlanması düşünülemez. Bu nedenle topraklama ana barasına bağlanması gerekir. Referans topraklama ağının yapılış amaçları şunlardır: 1. Çok büyük bir frekans bandı aralığında meydana gelecek gürültülerin

azaltılarak cihazlar arasındaki sinyal-data transferinin iyileştirilmesi. 2. Cihazların topraklamalarının birbirleriyle düşük bir empedans üzerinden

bağlanmaları sonucu, verimli bir topraklama tesisi meydana getirmek ve cihaz arızalarını önlemek. 3. Enerji sisteminde meydana gelecek bir toprak kaçağında, cihaz beslemesi ve sinyal devresi üzerinde hasarın meydana gelmesini önlemek veya hasarın boyutunu küçültmek.

289/448

Dijital sistemlerle analog sistemlerde topraklama sorunları farklıdır. Dijital sistemlerde sinyalin süresi çok kısa ve gerilimin değişim oranı (dV/dt) çok büyüktür. Bu nedenle kapasitif indükleme veya kapasitif kuplaj denilen komşu iletkenlerin veya topraklama iletkeninin üzerinde etkiler meydana gelir. Bu iletkenler içinde a) Enerji sistemine ait koruma topraklaması iletkenleri ve b) Sahada monte edilen herhangi bir topraklama iletkeni veya cihazları birbirine bağlayan köprü atkı iletkenleri bulunmaktadır. Bu iki topraklama iletkeni türünde de 10 Khz üzerindeki yüksek frekansların akması mümkün değildir. Bu nedenle güvenilmez ve düzeltilemez bir yapı ortaya çıkar. Bu topraklama sistemlerindeki sınırlamalar yüksek frekanslara karşı, çok yüksek empedanslar meydana gelir ve köprü atkı bağlantılarındaki empedansın yükselmesi sonucu frekans kayıpları artar. Topraklama iletkeni bu durumda atık sinyal transferini yapamayan bir iletken durumunda olacaktır. Sinyal transferinin optik kablolarla yapılması ve izolasyon trafosu kullanımı sonucu referans topraklaması ihtiyacı azalacaktır. Referans topraklamasına bağlanma ihtiyacı aşağıdaki durumlardan biri olduğu zaman gereklidir. a) Anahtarlama ile çalışan beslenme devrelerine sahip cihazlarda topraklama ucu şaseye bağlanmışsa b) Cihazın topraklama noktası galvanik olarak yalıtılmış ve özel bir topraklama iletkeni bağlantısı için yer gösterilmişse c) Bir cihazda performansla ilgili sorunlar yaşanıyorsa. Topraklama iletkenlerindeki frekansların büyüklüğü birkaç kHz mertebesine

ulaştığında topraklama iletkeninin empedansı yükselir. Atık sinyalin frekansına bağlı olarak empedans da değişir (1). Bu durumda her cihazdan atılan ve farklı değerdeki yüksek frekanslar, cihaza bağlı topraklama iletkeninin çeşitli yerlerinde farklı gerilim oluşumuna neden olur. Z= R+jX X=wL+1/wC w=2 f (1)

290/448

Frekans büyüdükçe X değeri büyüyerek toplam empedansı (Z) arttırır ve toprak iletkeninin yüksek frekansları geçirmesi zorlaşır. Bu nedenle referans topraklaması tasarımında iletkenin her yerinde bütün

frekanslarda ( 30 MHz e kadar) eşit bir gerilim dağılımı meydana gelmelidir. Bu gerilim dağılımını eşit ve küçük değerde tutmanın yolu pano odasının altına referans topraklama ağı olarak, küçük gözlerden oluşan bir ağ kurmaktır. 10 cm eninde bakır şeritlerden oluşmaktadır. Bu gözler modern telekomünikasyon cihazlarının frekanslarına uyacak şekilde 50cm X 50cm ebadında olmalıdır. Çünkü bu rakam yayılan elektromanyetik dalganın, dalga boyuna göre şekillenmektedir. Havada yayılan elektromanyetik dalganın boyu λ ve yayılma hızı V ise: λ=V /f ( V=hız m/san. f =yayılan dalganın frekansı hz.)

λ=300.000.000/30.000.000=10 m Topraklama sisteminde ve metal aksamda havaya bırakılan bu dalgalar indükleme ve kopyalama yoluyla görülecektir. Yapılacak topraklama sistemi koruma topraklaması kurallarına ters düşmemektedir. Aşağıda referans topraklama ağı şematik olarak verilmiştir. Bu ağın bir ucu topraklama ana barasına bağlanmalıdır.

Şekil 1: Döşeme altı Referans Topraklama Ağı

291/448

TOPRAKLAMA TESİSAT HATALARI
Topraklama konusunda işletme (sistem, nötr) topraklaması ve koruma topraklaması, kuvvet tesisatının parçası olması nedeniyle can ve mal güvenliğini ilgilendirdiğinden, daha çok bilinmekte ve daha az hata yapılmaktadır. Yapılan hatalar, vahim sonuçlar yaratacağından, hataların yapılması durumunda kolayca teşhis edilebilmektedirler. Bu konu bir önceki bölümde verilmişti. Fakat hatırlamak için kısaca özetlenmeldir. İşletme ve koruma topraklamasının kısaca temel görevleri aşağıdadır. 1. Hata akımları meydana geldiğinde, koruma rölesinin derhal harekete geçmesi için, hata akımının düşük dirençli bir dönüş hattı ile devreyi tamamlamasını sağlamak 2. Temas sonucu can güvenliğini tehlikeye sokmamak için, düşük gerilimli bir temas sağlamak. 3. Nötr noktasını topraklayarak, faz gerilimlerinin aşırı yükselmesini önlemektir. Kağıt fabrikaları gibi enerjinin ve otomasyonun yoğun olduğu ortamlarda işletme ve koruma topraklaması için TN-S topraklama sisteminin seçilmesi uygun olmaktadır. İşletme topraklaması ve koruma topraklaması yanında, referans topraklaması denilen ve tüm işletme içinde, bir tür, ayni gerilime sahip referans ağı yaratılması gereklidir. Referans topraklaması öteden beri eş potansiyel topraklama diye yapıla gelmektedir.

Referans topraklaması ve eş potansiyel topraklamada yapılan hatalar
Bu topraklama sistemi, işletme ve koruma topraklaması kadar iyi bilinmemektedir. Yapılan hataların neler olduğu ve arızalardaki payı, daha az bilinmektedir. Özellikle montaj döneminde yapılan bağlantı hataları, uygulama projelerinin olmaması ve daha önemlisi nasıl yapılacağının iyi tanımlanamaması gibi nedenler, konuyu zorlaştırmaktadır. Küçük alanlarda montaj ve denetim kolay olmaktadır. Büyük alanlarda, aşağıda sıralanan tesisatta, bilinçli veya bilinçsiz olarak ciddi hatalar yapılmaktadır.

292/448

1. Grup

tesisat:

Bir

sistemin,

ayrı

bölgelerde

bulunan

ve

enerjisi

ayrı

kaynaklardan beslenen alt üniteleri bulunması durumu. Ayrı bölgelerde üniteleri bulunan otomasyon sistemine ait üniteler gibi. 2. Grup tesisat: Bir cihaza, ayrı sistemlerden yapılan bağlantılar. Bir faks makinesine bağlı data ve besleme kablosu bağlantıları gibi. 3. Grup tesisat: Farklı sistemler olmalarına rağmen, diğer ekipmanlarla ortak topraklama hattını kullanan üniteler. Yukarıda sayılan tesisat tipleri büyük işletmelerde kaçınılmaz olarak bulunmaktadır. Kağıt fabrikalarında da, her üç örneğe rastlamak mümkündür. Bu üç örnek, cihazların çalışma performansını etkileyecek, hasara neden olacak hataların sıkça yapıldığı durumlardır. Önemli olan nokta her üç örnek için, işin doğrusunun tespit edilmesidir.

1. Grup tesisat hataları
Yangın sistemleri, DCS sistemleri, güvenlik sistemleri, yönetim sistemleri, aydınlatma ve bina otomasyonları gibi sistemler, çalışma alanlarının tamamına hizmet vermek için tesis edilmek zorundadırlar. Büyük alanlarda, bu sistemlerin üniteleri, çeşitli bölgelere dağılmış ve önemli mesafelerle, data kablo çekimleri yapılmaktadır. Besleme gerilimleri binanın çeşitli yerlerinden alınmakta veya hatlar uzatılmaktadır. Topraklama sistemi aynı sistem olmasına rağmen bağlantı noktaları arasında mesafe bulunmaktadır. Bu düzende, data kablosunun topraklamasında yapılacak hata, gerilim

indüklenmesine yol açabilir. Çeşitli bölgelerde yapılacak topraklama bağlantıları arasında gerilim farklılıkları olabilir. Uzun bir RS 232 kablosunun veya koaksiyel bir kablonun, iki tarafındaki topraklama noktaları farklı gerilimlerde olabilir. Bir yazıcı PC üzerinden kendi kablosu ile toprağa bağlıdır. Aynı yazıcı işletme topraklamasına da kuvvet kablosu üzerinden bağlıdır. Yazıcının sinyal kablosu ekranı iki uçtan topraklandığında, topraklamadaki gerilim farklılıkları nedeniyle, ekran iletkeni üzerinden bir akım akacaktır. Ucun biri açık bırakıldığında ciddi gerilim indüklemesi olacaktır.

293/448

Hangi durumda olursa olsun data transferinde problem yaşanacaktır. Data kesikliği, data transferinde gecikme, kilitlenme veya I/O kartlarında yanma olacaktır. Olayın boyutu cihazın bağışıklığı ile değişmektedir. Problemin kaynağı aşağıdaki nedenlere dayanmaktadır. a) 8 metreden uzun RS-232 kablosu, 30 metreden uzun koaksiyel veya bükümlü kablo. b) Güç devresinden uzakta kalarak, farklı pano hatta daha kötüsü farklı kaynaktan beslenme. c) Yakında transient yaratacak saldırgan kaynakların bulunması nedeniyle, iki ucu topraklı ekran iletkeninde akım transientlerine ve tek ucu topraklı ekran iletkenlerinde, gerilim transientlerine maruz kalma.

2. Grup tesisat hataları
Bir üniteye ayrı sistemlerden yapılan bağlantılar için verilebilecek en iyi örnekler PC, faks, modem gibi cihazlardır. Bunların her biri, bir taraftan işletme içinde bir besleme kaynağına bağlı iken, diğer taraftan dış dünyadan gelen bir zayıf akım sistemine bağlıdırlar. Sistemlerin kendi aralarında transient akım ve gerilimlere maruz kalması kaçınılmazdır. İki farklı topraklama sistemi bir cihazda birleşmiştir. Elektrik kuvvet hatları, telefon hatları, kablolu televizyon hatları, LAN bağlantıları bunlara örnektir. Bu sistemlerin kendi topraklamaları ayrı olarak bulunmakta ve ayni toprak gerilimine sahip olmaları beklenmemelidir. Özellikle besleme kaynağı ile sinyal kablosunun binaya giriş noktalarının birbirinden çok uzak olması durumu zorlaştırır. Sinyal kablosunun binaya girdiği yerdeki bir kutuya veya panoya bağlanma söz konusu ise her iki kutu veya panonun topraklamaları arasında mesafe olacağından, bu şartlar altında çalışma kalitesinin arızalar kaçınılmaz olacaktır. Tipik bozulması ve transient gerilimin yaratacağı sorunlar, data transferinin yavaşlaması,

tekrarlama, kilitlenme, I/O ünitelerinin bozulması gibi sorunlardır. Transient aşırı gerilim sorununu belirleyen etkiler şunlardır.

294/448

a) Binaya giriş noktasının ve şebekeye bağlandığı yerdeki toprak bağlantılarının birbirine olan uzaklıkları b) Farklı sistemlerin referans topraklamalarının birbirlerine bağlanmalarındaki durum. Faks makinesinin enerji besleme tarafında meydana gelen bir transient gerilimi, telefon girişi ve besleme tarafı arasında gerilim olarak görülecektir. Bu durum sinyal bozulması veya tüner arızası ile sonuçlanacaktır. Bir an için lokal topraklama ile izolasyon sağlandığı düşünülse bile, Bu durum her iki besleme tarafında gerilimi eşitlemeyecektir. Lokal topraklama tam tersine durumu daha da abartacaktır. Telefon hattına modem bağlanması durumunda transient gerilim oluşumu ve arızalar sona ermez. Telefon kablosu modeme bağlandığı anda iki farklı sistem birbirine bağlanmış demektir. Bu nedenle farklı topraklamalı sistemlerde, potansiyel dengeleme, referans topraklaması yoluyla giderilir.

3. Grup tesisat hataları
Farklı sistemlerin, bazı üniteleri, ortak kullanmaları ile ilgili olarak ortaya çıkarlar. Bir bilgisayar, bir yazıcı, bir server, veya bir ağ gibi örnekler sıralanabilir. Fiziksel olarak birbirlerinden ayrı cihazlardır. Data kablosu ile birbirlerine bağlanırlar ve aynı elektrik sisteminin, farklı branşmanlarından beslenirler. Enerji hattındaki veya data kablosundaki topraklamada, kaçak sinyallere açık bir yapı ortaya çıkar. Kuvvet devresi toprağından veya data kablosu ekran toprağından sisteme karışırlar. RS-232 kablosu ekran toprağının iki uçtan topraklanması bir örnektir. İkinci örnek enerji kablosunun toprak iletkeninin, panoda genel topraklamaya bağlantı noktası ile kullanım noktasındaki topraklamaya bağlantı noktası arasıdır. Her iki örnekte de iki uçtan topraklama sonucu meydana gelebilecek ve topraklama iletkeni üzerinden akacak bir akım söz konusudur. Bu akımlara veya faz iletkenleri ile toprak iletkeni arasındaki gürültülere (Common Mode Noise) sahip farklı cihazlar arasında, gerilim farklılıkları veya EMI oluşabilir. Bu

295/448

tür akımların meydana gelmesi çok kolay ve kontrol edilmesi oldukça zordur. Belirtileri rasgele oluşan ve daha çok dijital sistemleri etkileyen, data kesintileridir. Topraklama iletkeninden, iki uç arasındaki gerilim farkı nedeniyle akan akımları, toprak kaçağı akımlarından ayıran özellik akımın büyüklüğüdür. Toprak kaçağı akımları mA mertebesinde olmalarına rağmen gerilim farkından doğan akımlar daha büyük değerlerde olur. Bu nedenle topraklama iletkeninin direnci nedeniyle iletken üzerinde ciddi gerilim meydana gelir. Bu akımların ikinci özelliği, elektrostatik bir boşalmada olduğu gibi veya kapasitif kuplajda olduğu gibi geçici bağlantı türde darbe bu şeklinde akımların (transient) olmalarıdır. başlıca Enerjilendirilen bir ekipmanın yaratacağı anahtarlama akımı veya elektrik kablo montajında kaynaklardır. yapılacak hataları, üretilmesinde

Kablo montajında yapılan diğer bağlantı hataları
a) İç tesisatta nötr ve topraklama iletkenlerinin birleştirilmesi b) İç tesisatta toprak ve nötr iletkenlerinin birbirinin yerine kullanılması c) Cihaz üzerinde toprak ve nötr iletkenlerinin birleştirilmesi

296/448

BÖLÜM 11
STATİK ELEKTRİK VE KORUNMA
Bir elektrik kavramı olan statik elektrik, ondan yararlanma kavramından çok tehlikeyi ifade eder ve iyi bir planlamayla önlenebilir. Tüm maddeler proton (pozitif parçacıklar) , nötron (yüksüz parçacıklar) ve elektronlardan (negatif parçacıklar) meydana gelmişlerdir. Elektronlar ve protonların eşit olmasıyla elektriksel olarak dengede bir madde yapısı ortaya çıkar. Bir maddeye enerji uygulanmasıyla serbest kalan elektronlar serbest halde kalırlar. Miktarına bakmaksızın elektron sayısında eksiklik elektrik yükü yaratır. Birbirine temas eden iki cismin temas yüzeyinden birbirlerine doğru elektron akışı olur. Aniden cisimlerden biri diğerinden ayrılırsa elektronlar geriye kaynağına dönmek isterler. Cisimlerden en az biri yalıtılırsa bu mümkün olmaz. Elektronlar cismin yüzeyinde kaçmak üzere hapsedilmiş olarak kalırlar. Elektron eksikliği veya fazlalığı yükün durumunu belirler. Buna statik yük denir. Yüklü haldeki cismin gerilimi, aşağıdaki eşitlikle hesaplanabilir: V=Q/C Burada V voltaj cinsinden gerilimi, Q kulomb cinsinden yükü ve C Faraday cinsinden cismin yük kapasitesini ifade eder. Yük zaman içinde sızmaya çalışır. Şayet yeni yük katılımı sızıntıdan fazlaysa cismi hapseden izolasyon bozulur ve en yakın cisme atlama meydana gelir. Buna statik elektriğin boşalması denir.

Yükün birikme mekanizmaları
Statik elektrik yükü, bazı etkenlerin katkısıyla birikir ve büyür. Aşağıda bu etkenler verilmektedir:

297/448

Maddelerin cinsi. Statik elektriğin birikimi için iki farklı madde gerekir. Bunlardan en azından birinin üzeri yalıtkan olmalıdır. Maddelerin büyük temas yüzeyi. Elektron akışı için temas yüzeyinin mümkün olduğu kadar geniş olması gerekir. Maddelerin birbirlerinden ayrılma hızı. İki cisim birbirinden ne kadar hızlı ayrılıyorsa elektronların geri dönüşü zorlaşır ve yük birikimi artar. Temas eden yüzeylerinin sürtünme hareketi. Hareket öncelikle sürtünme ve ısınma demektir. Bunun anlamı elektronların kaçma isteğinin artmasıdır. İkinci olarak sürtünme yoluyla en küçük noktalar bile daha iyi temas eder. Atmosfer şartları. Nem kaçakları artıran bir etkendir. Bu nedenle yük birikimini azaltır. Hava kurudukça yük birikimi artar. Kağıt fabrikalarında statik elektrik örnekleri çoktur. Kağıdın olmadığı sırada sıcak kurutma keçelerinde yük birikmeleri olur. Keçelerin yapıldığı maddeler sentetik olduklarından ve yüzeylerin büyük olması nedeniyle yük birikimi yıldırım yaratacak kadar artar. Bunu iyi bir topraklama sistemi engellese de bağlantılar nedeniyle elektrik birikimi sıfırlanamaz. Aşağıda diğer örnekler bulunmaktadır.    Toz akışının bulunduğu nişasta silolarında ve borularında yük birikmeleri olur. Bobin makinalarında kesim bıçakları gibi döner parçalardaki atlamalar yangına ve rulman arızalarına yol açar. Benzer örnekler arzani makaslarda (sheeter) görülür. Statik elektrik birikmeleri fotokopi kağıtlarında birbirine yapışma, ayrılmama gibi, yazıcılarda sorunlar yaratır.   Bir başka örnek kayış kasnak sistemlerinde görülür. Sürtünme nedeniyle gerilim birikmeleri, yaşanır. Basımevlerinde kağıtta oluşan statik elektriğin atlaması, uçucu mürekkep buharını tutuşturabilir. Kağıt toz çekeceğinden baskı kalitesi bozulur. Aşağıda Tablo. 1 de, ekipmanlarda biriken gerilim büyüklükleri verilmektedir.

298/448

Ekipman
Kayış/kasnak sistemleri Kağıt makinası Silolar Belt konveyörler

Gerilim birikimi (Volt)
60-100 5-100 <25 <45

Tablo. 1 Bazı ekipmanlarda biriken gerilim miktarı Biriken elektriğin hangi mesafeden atlama yapacağı aşağıda Tablo. 2 de

verilmektedir. Tablodan çıkartılacak sonuç atlamalar sivri uçları sevmektedir. Atlama mesafesi mm 5 10 15 20 30 40 50 60 70 80 90 Sivri bir uçtan atlama gerilimi Volt 6.000 16.000 20.000 25.000 36.000 42.000 50.000 54.000 60.000 63.000 67.000 Düz bir yüzeyden atlama gerilimi Volt 11.000 18.000 29.000 39.000 57.000 71.000 86.000 96.000 112.000 124.000 140.000

Tablo.2 Atlama mesafesine göre atlama gerilimleri

Statik birikmede biriken enerji miktarı
Biriken yükün enerjisi aşağıdaki eşitlikle bulunabilir. The energy of spark discharge can be calculated using the formula: E = (C·V² × 10-9 )/2 C yüklü cismin kapasitesini pF (pikofarad) cinsinden, V oluşan gerilimi volt cinsinden ve E enerjiyi miliJoule cinsinden ifade eder.

299/448

Bazı cisimlerin kapasiteleri şöyledir:    İnsan vücüdu 100–400 pF Tanker 1000 pF Kavuçuk astarlı tanklar 100 000 pF

Yanma veya patlamayı yaratacak tutuşturma enerjisi miktarı cisme göre değişir. Çok zengin karışımlar (araçların dolu depoları gibi) kolay alev almazlar.

Statik elektrik birikiminin yaratacağı tehlikeler
Statik elektrik aşağıdaki tehlikeleri yaratır:      Yangın veya patlama tehlikesi Elektronik cihazlarda hasarlanma Elektrik şokları Rulmanlarda hasarlanma Ürün kalitesinde düşüklük (Fotokopi kağıtları)

Statik elektriğin kontrol altına alınması
1. Topraklama ve birleştirme (bonding) Yüzeylerin izole edilmesinin elektrik yükünü arttırdığı yukarıda belirtilmişti. Bu tür yüzeylerin birleştirlmesi yük birikimini azaltacaktır. Buna birleştirme denir ve iletken kablolarla yapılır. Statik elektrik bulunan nokta en kısa yoldan topraklama ana barasına bağlanmalıdır. Elektrik akımının miktarı bağlantı iletkeninin kesitine yani direncine bağlıdır. Döner parçalarda iletken topraklama fırçaları kullanılır. Şaft rulmanlarının iç bilezikleri ile dış bilezikleri arasında yağ nedeniyle izolasyon oluşur. Biriken yük zaman zaman atlama yoluyla boşalarak rulman çekirdeğini bozar. Şaseye doğrudan temas eden yerlerde bağlantı iletkenine gerek bulunmaz. Topraklama her durumda, nişasta yığınları gibi özellikle yığın oluşturan malzemelerde çözüm olmaz. Buralarda iletkenlik bozuk yapıdadır.

300/448

2. Nemin kontrol edilmesi Kağıt, kurutma keçeleri, kumaşlar gibi maddelerde nem bulunur. Bunlara su teması olmasa bile havanın nemini alırlar. Havada % 50 oranındaki nemin üzerine çıkıldığında cisimlerin üzerindeki yüklerde kaçaklar oluşmaya başlamaktadır. Bunun atlamaları azaltıcı etkisi vardır. % 30 nemin altında ise kuruma nedeniyle yük birikimleri başlar. Nemin % 60-70 arasında tutulması statik elektrik sorunlarını azaltır. Makina salonlarında bu değerlere dikkat edilmelidir. 3. İyonlaşma Elektrik uygulayarak zorla elektronların havadan ayrılmasına iyonlaşma denir. İyonlaşan hava iletken hale gelir ve temas ettiği cisimlerin yükünü boşaltma özelliği kazanır. Pozitif ve negatif yükler nötrleşirler. İyonlaşmayı yüksek gerilim, ultraviyole ışınlar ve alevler sağlar. Ticari olarak iyonlaşma yaratan yüksek gerilimli cihazlar satılmaktadır. İş güvenliği sağlanmış bu cihazlar kağıt işleyen yerlerde kullanılmaktadır. Bunların patlayıcı ortamlarda kullanılması sakıncalıdır. Basit bir alet olan statik tarak elektrik kullanmamaktadır. Metal bir çubuk ve buna bağlı dişlerden oluşmakta ve toprağa bağlanmaktadır. Bu tarağın dişleri yüklü bir yüzeye temas ettirildiğinde iyonlaşmaya neden olur ve elektrik yükü dişlerin ucundan yakalanarak topraklanır. Ekipmanlarda bu tür taraklar kullanılmaktadır. 4. Anti-statik (iletken) malzemeleri kullanma Yük birikimi için cisimlerden birinin yalıtılmış olması gerektiği yukarıda belirtilmişti. İzolasyona bir miktar iletkenlik katıldığında yük birikimi olmayacaktır. Örneğin, kayış kasnak sistemlerinde kayış yüzeyinin bir miktar iletken tabakayla kaplanması yük birikimini önler. Döşeme kaplamalarında da benzer bir uygulama yapılarak antistatik zeminler oluşturulur. Ayakkabı ve elbiselerde antistatik uygulamalar yapılmaktadır. Statik biriki kağıt fabrikalarında cihazlarda hasarlar bırakır. Cihazlarda antistatik korumalı olnalar tercih edilmelidir.

301/448

BÖLÜM 12
AYDINLATMA

HAVBE İÇİ AYDINLATMA

Havbe

tanımlaması,

kağıt

makinesinin

kurutma

kısımlarını

kapatan

kapalı

mekana/mekanlara verilen addır. Havbe iç sıcaklığı aydınlatma bölgelerinde 100 dereceyi bulmakta ve hatta geçmektedir. Havbe içi rutubet oranı ise oldukça yüksek ve yoğuşmaya temayüllüdür. Bu nedenle aydınlatmada sorun yaşanacak önemli yerlerden biridir. Makina yeni alınıyorsa, imalatçı havbe aydınlatma projesini ve malzemelerini sağlamak durumunda olabilir. Ne var ki bu konu boşlukta ise aydınlatma projesine ihtiyaç olacaktır. Havbe aydınlatmasından beklenti, operatörün makine içindeki kağıdın hareketi ve konfeksiyonun durumunu izleyebilmektir. Bu nedenle salon tarafında havbe, pencerelerle donatılmıştır. Armatürleri yerleştirmek için en uygun yerler havbenin hareketli kısımları aydınlatacak iç duvarlarıdır. Bu proje inşaatla ilgili olmadığından proje olması gerekir, fakat proje onayı gerektirmez. Ancak teknik anlamda mühendislik ve iş güvenliği açısından önemli bir konudur. Kötü tasarlanması halinde yangına ve iş kazalarına neden olabilecek ve iş verimini etkileyecek bir konudur. Armatür olarak, genelde alüminyum döküm gövdeli, ısıya dayanıklı cam kapaklı, cıva buharlı, balastlı armatürler kullanılır. Armatürler 125 Watt endüstriyel tip olmalıdır. Ampul, yapısı gereği oldukça yüksek sıcaklıklarda çalışabilir. Balast, ortam sıcaklığına dayanamayacağından, gerilim düşümüne müsaade edecek uzaklıkta, havbe dışında tutulmalıdır. Ampulün duy kısmı porselen izolatörlü olmalı iç kabloları silikonlu kablodan yapılmış olmalıdır. Havalandırması iyi olan bir pano (kutu) içine birden fazla balast yerleştirilerek balast panosu yapılmalıdır. Bu pano aydınlatma armatürlerinin monte edildiği kısmın yakınına veya havbe üstüne monte edilir. Panoya ulaşım ve bakım kolay

302/448

yapılabilmelidir. Kullanılacak kablolar gerek havbe içinde gerekse pano içinde, mutlaka silikon izolasyonlu olmalıdır. Makine üzerine veya havbe içine çekilecek kabloların metal muhafaza borusu içine alınması gerekir. Bu konuda paslanmaz borudan konduitler bulunmaktadır. Muhafaza borusu uçları kablo kesilmelerine karşı rakorlu olmalıdır. Balast ile armatür arası uzaklığı son derece kısa tutulmalı, gerekiyorsa kutuların (panoların) sayısı arttırılmalıdır. Uzun tutulan kablolarda gerilim düşümü nedeniyle ateşleme sorunları yaşanabilir. Panoların topraklaması genel makine topraklamasına en kısa yoldan bağlanmalıdır. Aydınlatma kontrolu elle veya DCS üzerinden yapılabilir. Elle çalışma yapılacaksa lokal pano veya anahtarlar kullanılarak sorun çözülür. Kontrol DCS üzerinden yapılacaksa panonun MCC panosu mantığı içinde düzenlenmesi ve DCS haberleşmesi için uygun hale getirilmesi gerekir. İster elle olsun ister DCS üzerinden çalıştırmada aydınlatma enerjisi kontaktör üzerinden verilmelidir. Bilindiği gibi cıva buharlı veya metal halid lambalar için uzun süreli aşırı akımlar söz konusudur. Böylece hem emniyetli bir yapı kurulur hem de her armatür farklı bir fazdan beslenerek bir kerede daha fazla armatür enerjilendirilebilir. Aydınlatılması her an için gerekmeyen bölgeler ayrılarak, ayrı besleme devreleri kurulmalı ve tasarruf sağlanmalıdır. Armatür sayısı ihtiyaca göre tespit edilmelidir. Her 5-6 metrede bir armatür yerleşimi oldukça iyi sonuçlar verir. Yüksek havbelerde iki katlı armatür yerleşimi daha uygun olur. Havbe altı aydınlatmasında durum daha kolaydır. Bu bölgede IP 65 etanj flüoresans armatürler balastlarıyla tam takım sorunsuz çalışır. Çünkü bu bölge fazla sıcak olmaz. Aydınlatma şiddeti keçe değişimlerine ve yağlama ünitelerine bakım olanağı sağlayacak düzeyde olmalıdır. İki farklı an için farklı aydınlatma şiddeti düşünülmeli ve armatür beslemeleri buna göre düzenlenmelidir. Ekipmanların kontrolü için armatür yerleşimi dağıtılmalı ve her ekipman grubu için mahallinden çalıştırma sağlanmalıdır. Çalıştırma anahtarları havbe dış duvarına takılmalıdır. Bu armatürlerin tamamı duruşlarda hava ile temizlenmeli ve üzerlerine biriken yağ tabakası temizlenmelidir. Yağ ile elyaf birikimi havbe yangınlarına neden olur.

303/448

Havbe

içinde

kapaksız

armatür

bırakılmamalı,

kapaklardaki

yağlanma

duruş

zamanlarında ve zorunlu durumlarda çalışırken havbe dışında, sabunlu sıcak su ile yıkanmalıdır. İş emniyeti açısından yanmayan lamba olmamalıdır. Armatürlerin montajında kolayca takılıp sökülebilen montaj sistemleri uygulanmalıdır. Havbe içinde sevk valslerinin yataklarından düşmesi gibi olağan dışı durumlara ve yataklardan damlayacak yağ sızıntılarına karşı armatür montaj yeri ayarlanmalıdır. Gerekli ve zorunlu durumlarda yağa karşı, armatür üzerine çatı monte edilmelidir. Kablolar için kullanılacak muhafaza borularında işletme katında paslanmaz muhafaza borusu kullanılması ideal bir durumdur. Havbe altında galvaniz veya alüminyum boru kullanılabilir. Boru montajında boru kelepçeleri makine gövdesine metrik kılavuzla diş açılarak yapılmalıdır. Tahrik redüktörleri gibi yağ ile dolu aksam üzerinden boru montajı yapılmamalıdır. Titreşim nedeniyle düşecek montaj civataları ve kelepçeler silindirler ve mekanik döner parçalar üzerine düşmemelidir. Havbe içini karşıdan karşıya geçen yatay boru montajlarında, borunun bir süre sonunda yerinden çıkıp düşmesi önlenmelidir. Düşebilecek cıvata, kelepçe gibi parçaların bulunduğu yerlerde, kurutma keçesinin altta olmaması gerekir. Armatürlerin havbe duvarına monte edilmelerinde, kaynak kullanılmamalıdır. Özel

hazırlanmış plakalar üzerine dışarıda kaynak yapılarak deve boynu gibi parçalar civatalarla sabitlenebilir. Havbe içindeki yürüme yolları, sökülmesi gereken aksam ve korkulukların üzerine hiçbir elektrik tesisatı monte edilmemelidir. Operatör (salon) tarafından bakıldığında, göz kamaştıracak ve bakanların gözüne gelecek bir ışık görünmemelidir. Bu kısımda aydınlatma endirek olarak sağlanmalı, ışık kaynağı perdelenmelidir. Operatörün kullanacağı kağıt çektirme kancalarının, armatüre çarpmaması için, armatür montajında, kancalı sopaların hareket alanı dikkate alınmalıdır. Çoğu kez metal olmaları nedeniyle armatüre çarpmaları halinde, elektrik akımına çarpılma olayları yaşanabilir. Armatür montajında başka bir faktör motorlu havbe kapıları olabilir. Genelde havbe dışında hareket etmelerine rağmen, kasıntılarda havbe duvarını sarsacaklarından, armatür montajının mekanik olarak çok sağlam olması gerekir.

304/448

Periyodik koruyucu bakımlarda, havbe içindeki aydınlatma sisteminin; 1. Mekanik montaj yönünden 2. Kirlilik yönünden 3. Armatürlerin kapakları yönünden 4. Fonksiyonel olarak, kontrol edilmeleri gerekir. Tamiratların minimuma inmesi periyodik kontrollara bağlıdır. Kontratlı bakım

planlamasına alınabilecek türde bir iştir.

MAKİNA SALONUNUN AYDINLATILMASI VE ARMATÜR SEÇİMİ Makine salonunun yapısı

Kağıt fabrikalarında, makine salonu enine ve boyuna olarak kolonlarla çevrilmiştir. Enine olarak kolonların arasına tavan kısmında makaslar konulur. Boyuna olarak ise kolonları birbirine tavan vinci kirişleri bağlar. Makine salonu yükseklikleri, sıfır kotuna göre 18-21 metre, makinenin bulunduğu kata göre 12-15 metre arasındadır. Salonun eni ise makinenin büyüklüğüne göre, 15-30 metre arasında değişir. Salon uzunlukları 100 metre ile 300 metre arasındadır. Salon denildiği zaman kağıt makinesinin oturduğu mekan ve kat akla gelir. Zemin katlar ve ayrı olarak yapılan bölümlerin hiç biri bunun içine girmez. Salonda bulunan odaların aydınlatılması ayrı olarak düşünülmelidir. Salon kısmı, gerek misafirlerin ilk ziyaret noktası gerekse işletmenin asıl parçası olduğu için aydınlatmasının özellik taşıması gerekir. Daha farklı ölçülerde makine salonları bulunabilir, ancak ölçüler ne kadar değişirse değişsin yapısındaki mimari görüntü pek değişmeyecektir. Bu nedenle farklı ölçüler için uygulanacak aydınlatma yöntemleri aslında birbirine benzeyecektir. Makine salonlarında makine 5-7 metre katında oturur, ve üzerinde havbe, tavan vinci ve bazı kanallar dışında başka ekipman bulunmaz. Çatı altına bazen asma tavan monte edilmiştir. Asma tavanın bulunması armatür hesaplarında ve armatür tipinin seçiminde etken değildir.

305/448

Makine salonunun bazı bölgelerinde ofisler, kontrol odası, MCC odaları, laboratuar gibi farklı özellikte ve alçak tavanlı, kapalı mekanlar bulunsa da tavan armatürleri tüm salonu aydınlatacak şekilde dizilir. Salon armatürleri, aydınlatma enerjisinin tüketiminde baş sırayı alır. Salon, mümkün olduğu kadar az sayıda ve yüksek güçlü armatürle, gölge yapmadan aydınlatılmalı ve kontrol imkanları kolay olmalıdır. Salon aydınlatmasında 150-200 lüks aydınlık düzeyi yeterli olacaktır. Makine salonu dışındaki, yüksek tavanlı olmayan bölgelerdeki aydınlatma, genellikle flüoresans armatürlerle, 3 metre yükseklikte duvara veya kolonlara monte edilerek çözülebilir.

Armatür tipinin seçimi
Salon aydınlatmasında kullanılacak armatürler için seçenek neredeyse tek tiptir. Metal-Halide gazlı ampullerin takıldığı armatürler, verimleri, dayanımları ve ışık kaliteleri yönünden, cıva buharlılardan daha üstündür. Bu armatürlerin dahili olarak 250 W, 400W ve 1000W türleri mevcuttur. Armatür gücünü ve armatür sayısını daha çok salonun büyüklüğü (klasik aydınlatma hesabıyla) belirleyecektir. Genellikle 250 W ve 400 W tipleri gölgesiz aydınlatma için idealdir. Armatürler kapaklı IP 65 koruma sınıfından, alüminyum gövdeli, balastlı, ateşleyici kitli, ve kondansatörlü olmalıdır. Dar açılı armatürler yüksek tavanlı mekanlarda kullanılmakla birlikte makine salonlarında geniş açılı armatür kullanılması mekanın tamamında daha iyi sonuç vermektedir. Yatık gövdeli endüstriyel armatürler askı zinciri istemediklerinden, hava hareketleri nedeniyle oluşacak sarsıntılardan etkilenmezler. Isı kayıpları yüzünden pencere yapılmamış binalarda, aydınlatma sürekli

yanacağından aydınlatma kalitesi ve verimi son derecede önemlidir. Bu nedenle yan duvarlardan flüoresans armatürlerle aydınlatmanın takviye edilmesi yanlıştır. Ne var ki az sayıda konulacak flüoresans armatür kısa süreli enerji kesintileri olduğunda halojen armatürlerin soğuyup tekrar devreye girmeleri için geçecek zamanda işe yarayacaktır. Metal Halide armatürlerin içinde acil lamba ilave edilmiş olanları tercih edilirse bu sorun da olmayacaktır. Fakat flüoresans armatür kullanılacaksa armatür

306/448

sayısı abartılmadan

acil durumlardaki

ihtiyaca göre konulmalıdır. Bu amaçla

konulacak ilave flüoresans armatür gücü salon toplamının yüzde beşini geçmemelidir. Flüoresans armatürlerin dahili etanj tip (U tipi) olması gerekmektedir.

Armatür sayıları
Tavan adet armatürlerinin sayısı projeci tarafından salon ölçülerine göre

hesaplanacaktır. Fakat hesaplamaların yanında, armatürler makas başına 3 veya 4 konularak düzgün aydınlatma yapacak şekilde sıralanır. Güçleri aydınlatma şiddeti ihtiyacına göre değiştirilmelidir.

Armatürlerin montajı
Asma tavan uygulaması yapılacaksa, armatür montajı önce bitirilmelidir. Böylece armatür gelen yerler asma tavanı monte edecek firma tarafından şekillendirilebilir. Asma tavanın altına takılacak armatürler tavan vinci tarafından parçalanabilir. Tavan armatür ilişkisi aşağıda anlatılan montaj şekli ile asgariye indirilebilir. Tavan aydınlatma montajının yapılabilmesi için en uygun ortam tavan vincinin çalışmaya başladığı zamandır. Tavan vinci kullanılamayacak durumda ise, aydınlatma montajını yapacak firmanın, montajı kendi imkanları ile yapması gerekir. Bu arada makina montaj boşluklarını ve inşaat faaliyetlerini dikkate alarak iş kazalarına yol açmadan işi götürmesi beklenir. Tavan armatürlerinin montajında makaslardan yararlanılır. Makaslara delik delmenin sakıncalı olacağı dikkate alınarak, inşaat firmasının onayı alınmalıdır. İnşaat firması ile başlangıçta konuşulması halinde beton içine armatür montajına uygun metal plakalar yerleştirilmesi mümkündür. Bu plakalar makasın yan duvarlarında olmalıdır. Armatür asıldığında, armatürün alt noktası makasın en alt noktasından 10 cm civarında yukarıda olmalıdır. Aksi halde tavan vincinin hareketi sırasında armatür tavan vincine çarpacaktır. 10 cm mesafe her tür sehim için konulmalı ve daha fazla mesafenin bırakılması halinde, makas tarafından gölgelenme olacağı unutulmamalıdır.

307/448

Montaj için armatür askı takımları kullanılmalıdır. Yatık gövdeli endüstriyel armatürler bu askı takımlarına sabitlenmelidir. Sallama tür armatür seçilmemelidir. Çatı kirişleri armatürlerin asılması için uygun görünse de uzun vadede çatı onarımlarında veya kiriş kırılmalarında armatürlerin sökülmesini gerektirtir. Makasların kullanılması, asma tavan yapımına olumsuz etki yapmaz. Armatürlerin tamiri için işletme sırasında tavan vinci yardımcı olacaktır. Ancak yukarıda sıcak ve bunaltıcı bir ortamda bakım ve onarım hem zor, hem de, tavan vincinin bu işte kullanılması zaman gerektireceğinden tamiratın aşağıda yapılmasında fayda vardır. Kaliteli malzeme arızaları asgariye indirmek için bir başlangıçtır. Bakım kolaylığı açısından fiş-priz takımı kullanılarak yapılan bağlantı veya buatlı bağlantı en idealidir. Tavan armatürlerinin takılacağı yerleri belirlerken, makinenin üzerine gelen yerler aydınlatma dışı bırakılmalı, makinenin sınırlarından başlayan çizgi ile birlikte montaj yapılmalıdır. Çünkü hem, makine üzerinin aydınlatılmasının yararı yoktur hem de vibrasyon gibi dış etkilerle armatürlerden düşecek parçaların makineye zarar vermesi önlenmiş olur. Havbe üstü ekipmanlar için tavan aydınlatmasından bağımsız lokal aydınlatma düşünülmelidir. Montaj için alınacak temel kriterlerden biri de sıva üstü uygulamadır. İnşaatın yapısı prefabrik veya çelik konstrüksiyon olacağından, sıva altı için uygun zemin bulmak zordur. Oda ve ofisler yapılırken basit bölmelerle yapıldığından sıva altı, bu yerler için de söz konusu olmaz. Makine holünden bağımsız ayrı ofis binası düşünüldüğünde sıva altı çözüm kaçınılmaz hale gelir. Makine hölünde sıva altı uygulaması gelecek için sınırlayıcı olacaktır. Aydınlatma amacıyla makine salonunun operatör tarafı ve tahrik tarafı diye iki koridora ayrılması uygun olur. Makine üzerine gelmeyen yerlerde, salon ışıklandırması sıralı düzeni korumak açısından, makine üzerindeki sırayı takip etmelidir. Operatör tarafındaki koridor, bakım sırasında valslerin sökülüp takılabilmesi için daha geniş bırakılır. Dolayısıyla asimetrik bir armatür montajı ortaya çıkar. Günlük yaşam için son derece önemli olan operatör tarafı, daha iyi aydınlatılmalıdır. Tahrik tarafında ekipmanlar nedeniyle tavan aydımlatmasından yararlanılamaz. Burada montj sonrasında yerine göre armatür yerleşimi daha sağlıklı olacaktır.

308/448

Işık şiddeti baz alındığında aydınlatma çok görünebilir. Fakat dünya standartlarına göre armatürler seçilmeli ve tesisat yapılmalıdır. Armatürlerin tasarruflu yakılması işletme sırasında ihtiyaca göre planlanabilir.

Aydınlatma lokal panoları
Lokal panolar, aydınlatılacak mekana en yakın ve armatürlerin bağlandığı, kontrol edildiği panolardır. Makine salonunda, kontrolu yakından sağlayacak ve kablolamayı kısaltacak kadar birbirine yakın olmalıdır. Beslemelerde, koruma için, termik-manyetik özellikli şalterler veya otomatik

sigortalar kullanılmalıdır. Kullanılacak otomatlar gecikmeli türde olmalıdır. Odalar dışındaki armatür beslemeleri kontaktörlerle yapılmalıdır. Çünkü kontaktörler, hem yüksek akımlara dayanıklıdır hem de fotosel ve DCS uygulamalarına müsaittir. Aydınlatma otomasyonu büyük yatırımlarda verimlilik açısından tercih edilmelidir. Bu sistemler çok ucuz PLC ve yazılımlarla çözülebilir. Kontaktörler için AC3 sınıfı seçilmelidir. Kontaktör kontrolü, klasik anlamda pako şalterlerle, armatüre veya yakın mandallı yerlerde, butonlarla panonun da yapılabilir. ve Enerji diğer kesilip geldiğinde anahtarlar kontaktörler devreye kendileri girmelidir. Aydınlatmada lokal amaçlı operasyonlar için üzerinde yerlerde kullanılmalıdır. Pano tasarımında kullanılacak ideal sistem, her panonun ayrı tasarlanmasıdır. Ancak bu yöntem tasarımda oldukça uzun zaman gerektirir ve gelişmelere kapalıdır. Sonradan ilavelerin olacağı kuşkusu varsa kullanılacak kestirme yöntem, tek tip lokal panolar yaptırılmasıdır. Bu panonun benzerlerinden yeni ilaveler yapmak yatırım sırasındaki olası değişiklik ve gelişmeleri mümkün kılar. Bakım personeli için arıza bulmada, kolay çözümler sunar. Bu panolardan, rahatlıkla kaynak makineleri ve tek fazlı yükler de çalıştırılabilir. Bu tip panolardan asla bilgisayar gibi cihazlara besleme çekilmemelidir. Gerek aydınlatmadaki starterler gerekse diğer kullanıcıların çektiği akımlar sinüsü bozucu niteliktedir. Bu panoların içinde 24 volt seyyar aydınlatmayı sağlayacak 100 W gücünde trafolar bulunabilir. Böylece makineye en kısa yoldan seyyar kablosu

309/448

uzatılarak

yangın

riski

azaltılır.

Fabrikanın

her

köşesinde

24

volt

bulmak

kolaylaşacaktır. Aydınlatma panolarını, alırken, bu panoların harici tip pano gibi değerlendirilerek çıkışların alttan olması ve pano şapkası bulunması tercih nedenidir. Bölge ismini bildiren etiketler kolay erişim sağlayacağından enerji tasarrufunda yardımcı olacaktır. Pano montajında dikkat edilecek başka bir nokta, panoların dilatasyon kolonlarında sadece bir kolona tutturulmalardır. Bitişik iki kolonun ikisine de tutturulan panolar deprem anında hasar görürler. Burada verilmeye çalışılan önermeler işletmede rahat çalışma amacını taşır. Her

proje için müellifinin kendi tarzı önem taşımakta ise de, yukarıdaki öneriler kağıt fabrikalarını bilmeyen proje müellifine, montajcıya ve bakım teknisyenlerine ışık tutacaktır.

310/448

BÖLÜM 13
MOTORLAR

ASENKRON MOTORLAR İÇİN MOTOR KATALOGLARINDA GEÇEN TANIMLAR

Accesorry Conduit box, Yardımcı klemens kutusu: Özellikle orta gerilim motorlarında motor klemensinin içinde olması istenmeyen kumanda klemensleri için ayrılmış ilave bir klemens kutusu bulunur. Sıcaklık algılayıcıları, vibrasyon algılayıcısı gibi ilave donanım için klemensler bulunur. Air gap, hava boşluğu: Rotor stator arasındaki boşluk. Bu boşluğun düzgün olmaması asimetrik faz akımları yaratacağından nötrden akım akmasına neden olur. Air over, harici fanlı: Hava üflemesi yoluyla, kendi tahrik ettikleri yük fanları veya cebri harici fanla soğutulan motorlar. Bazı fan motorları çalıştıklarında büyük bir hava debisini motor gövdesi üzerinden geçirdikleri için kendi pervanelerine ve dolayısıyla enerji kaybına müsaade etmez. Altitude, Yükseklik: Motorun deniz kenarından kaç metre yukarıda çalıştırılacağı havalandırma açısından önemlidir. 1000 metrenin altındaki yerleşim yerlerinde, etiket değerleri geçerlidir. 1000 metrenin üzerinde motor soğutması düşeceğinden, motor kapasitesi alınmalıdır. Ambient üzerindeki temperature, ortamlar için çevre motor sıcaklığı: gücü Motorun çalıştığı kapasite ortamdaki düşme çevre faktörü düşmeye başlar. Yükseklik için kapasite düşme faktörü göz önüne

sıcaklığıdır. Pek çok motor için 40 °C de çalışmak üzere tasarım yapılır. 40 °C nin düşeceğinden kullanılmalıdır. Ayrıca çevre sıcaklığı motor izolasyon ömrünü düşürür. Armature, armatür: Rotor sargısı. Doğru akım motorlarında ve bilezikli motorlarda rotor iletkenleri sargı şeklinde olmasına rağmen sincap kafesli motorlarda rotor üzerine yatırılmış hatta gömülmüş çubuklarla oluşan kafes.

311/448

Asynchronous

Generator,

Asenkron

jenerator:

Senkron

hızının

üzerinde

döndürülmeye başlayan ve şaftına dışarıdan kuvvet uygulanan asenkron motor, elektrik üreten jeneratör haline gelir. Bu durum, tahrik sistemlerinde rejeneratif frenleme amacıyla kullanılır. Asynchronous Motor, Asenkron motor: Frekansına ve kutup sayısına karşılık gelen senkron hız yerine belirli bir kayma (slip) ile etiketindeki asenkron hız da dönen motorlar. 1000 d/dak. lık motorun 980 d/dak. ile dönmesi gibi. Kaymayı belirleyen temel neden rotordaki sincap kafes oluşumun direncidir. Direnç ne kadar büyükse kayma o oranda büyük olur. Bu direnç motorun kalkış akımını da belirler. Asynchronous Speed, Asenkron Hız: Motorun etiketinde yazan ve tam yükteki hız. Yüke bağlı olarak motor hızı değişir. Ara yüklerde motorun dönüş hızı etikette yazan hızın üzerindedir. Senkron hıza dışarıdan bir kuvvet uygulanarak erişildiğinde motor momenti sıfıra düşmektedir. Balance limits, Balans toleransları: Motorlar imal edilirken belirli değerler için balans testleri yapılır. Fakat belli güçlerin üzerinde veya özel uygulamalarda bu değerler arzu edilmeyebilir. Daha düşük titreşim seviyeleri istenebilir. Motor imalatçısı bu değerlerin sağlanması için uyarılmalıdır. Belirli bir bedel karşılığı bu hizmet sağlanacaktır. Base plate, Taban plakası: Motorun oturduğu, monte edildiği taban plakası. Motorun ayak ölçülerine göre imal edilir. Bazı motorlarda, özellikle kayış kasnak ile çalışan motorlarda, bu plaka üzerine kızaklar monte edilerek motor bu kızaklar üzerine monte edilir. Amaç kolay kayış ayarı yapmaktır. Bearing, Rulman: Rotorun yataklaması için kullanılan ön ve arka rulmanlar Bearing housing, Rulman yatağı: Rulmanların oturduğu ön ve arka kapaklar üzerindeki rulman yuvaları. Break away Torque, Kalkış momenti: Bakınız: Starting Torque

312/448

Break Down Torque, Devrilme momenti: Motorun verebileceği maksimum moment. Yük bu momentin altında bir momente sahip olmalıdır. Maksimum momentin meydana geldiği nokta motorun çalışma hızının altında bir bölgededir.Bu yükün üzerinde motor sersemleşir ve durur (Stalling). Cooling, Soğutma: Motorun çalışma sırasında soğumasını sağlayan yöntem. Motorların soğutmaları için geçmişte su ve azot gazı dahil pek çok yol denenmişti. Ancak günümüzde kullanılan en verimli motorlar kendi fanı ile soğutulan motorlardır. Bu amaçla TEFC “Totally Enclosed Fan Cooled” tamamen kapalı tipte ve fan soğutmalı motorlar kavramı ortaya çıkmıştır. Kağıt makineleri holünde kullanılacak en ideal motor tipi (IP55) bu tip motorlardır. Çok özel nedenler olmadıkça farklı motor kullanılması gereksizdir. D-End, tahrik tarafı (drive end) : Motorun tahrik tarafı, milin bulunduğu taraf. Drip cover, damlama kapağı: Dik çalışan derin kuyu motorları gibi motorlarda motorun üzerine takılan koruyucu şemsiye. Özellikle rulman üzerinden motor gövdesine su girmesini önlemek için yapılmış harici şapka. Duty Type, Çalışma tipi: İşletme koşullarından dolayı motorun çalışması sırasında yapacağı duruş zamanını ve duruş sıklığını belirtmek amacıyla konmuştur. Motorun duruş ve kalkışlarının sıklığı motorun ısınmasına neden olur. Isınma ise yeterli soğutma kapasitesi ve yeterli soğuma süresi ile giderilir. Bu nedenle alıcı motordan beklediği çalışma tipini S1-S10 arasındaki seçeneklerden birini seçerek imalatçıya bildirir. Bu özellik bildirilmediği zaman, motor sürekli çalışacakmış gibi düşünülür ve S1 olarak belirlenir. Kağıt endüstrisinde kullanılan motorların tamamına yakını, kesikli çalışan S1 çalışma tipine uygundur. QCS lerde tarama yapan motorlar cebri soğutmalıdır. Efficiency, verim: Motor dönerken bazı kayıplar meydana gelir. Rulman sürtünme kayıpları, bakır kayıpları, demir kayıpları, soğutma fanında harcanan enerji, yüklendikçe oluşan kaçaklar gibi kayıplar nedeniyle oluşan kayıpların tamamı toplamda motor verimini etkiler ve motordan alınan iş, verilen enerjiden az olur. Bu rakam imalatçılar tarafından motor etiketlerinde belirtilirse de doğruluğu şüphe götürmektedir. Çünkü motor seçiminde çok önemli bir parametredir. 1 kw fazla

313/448

elektrik harcayan bir motor yılda

1000 $’a mal olmaktadır. Saatte 15000 kwh

tüketen bir fabrikada % 1 verimsizliğin maliyeti yılda 150 000 $ tutmaktadır. Bu konuda motor kalitesi ön plana çıkmaktadır. Farklı markalar için hatta farklı modeller için verim farklılıkları % 5 in üzerine çıkmaktadır. ABD de (US) 1997 de yürürlüğe giren Enerji Politikası Yasası (Energy Policy Act) ile verim için her güçteki motora ait, alt limit belirlenmiştir. Burada alt limitten ziyade üst tarafta oldukça gelişmiş motorlar bulunmaktadır. Enclosure, gövde: Motorun gövde yapısını anlatan terimdir. Yaygın tipler:     Totally Enclosed Fan Cooled : (TEFC) Kağıt fabrikalarındaki genel motorlar bu tip olmalıdır. Kendi arka fanları ile soğutma yaparlar. Totally Enclosed Non-Ventilated : (TENV) Genellikle havbe içi gibi hava akımının olduğu yerlerde kullanılan fansız motorlardır. Totally Enclosed Air Over : (TEAO) Bir fanı yük olarak çevirdiği için havanın hareketi ile soğuyan ayrıca kendi fanı bulunmayan motorlar. Open Drip-proof : (ODP) Motor gövdesi izolasyon sınıfı düşük motorlardır. Su girişini engellemek için arka kapağa takılan şemsiye. Field weakening area, Alan zayıflama bölgesi: Manyetik alanın zayıfladığı bölge. Motor etiketi üzerinde yazan hız ancak verilen frekans için geçerlidir. Bu frekansın üzerine çıkıldığında frekansa bağlı olan motor momenti, frekansın artmasıyla azalmaya başlar. Azalma miktarı nominal frekansın yüksek frekansa oranı kadardır. Yük ise daha hızlı döneceğinden daha fazla moment ihtiyacı duymaya başlar. İşte bu arada yükün istediği moment ile üretilen moment arasındaki açıklık kapanır ve motor yükü deviremez (stalling) hale gelir. Hız kontrol üniteleri ile yapılacak hız kontrolünde tüm frekanslarda özellikle frekansın maksimum olduğu noktada yükün sorunsuz döndürülmesi hedeflenir. Frekansın daha fazla arttırılması ile manyetik kayıplar da devreye gireceğinden motordan alınacak verim iyice düşerek motoru kullanılamaz duruma getirir. Fractional Motors, küçük motorlar: Daha çok 230 Volt ile beslenen küçük motorlara verilen genel ad.

314/448

Frame Size, Gövde Büyüklüğü: Motor gücü arttıkça motor gövde büyüklükleri artmaktadır. Avrupa’da üretilen motorlarda motor gövde büyüklüğünü tarif için kullanılan ölçü motor mil merkezinin yerden yüksekliğidir. Siparişlerde benzer güçler için verilen gövde büyüklükleri karşılaştırılmalı ve büyük olan tercih edilmelidir. Küçük gövde büyüklüğünü bir tasarım üstünlüğü gibi gösteren firmaların sözlerine itibar edilmemelidir. Bu tür küçük gövdeli motorlar ısıl artış sınıfı farklı motorlardır. Küçük olan rulmanlarında sorunlar daha sık yaşanacaktır. Gövde büyüklüğündeki ikinci unsur gövde uzunluğudur. Motor hızları arttıkça gövde uzamaktadır. Büyük gövdeli motorlarda ısıl stresler daha çok rotorda yoğunlaşırken küçük gövdeli motorlarda statorda yoğunlaşır. Bu nedenle küçük gövdeli motorlar, özellikle küçük motorlar kolayca yanmakta ve korumaları yeterli olmamaktadır. Büyük motorlarda ise rotor çapları büyümekte ve motorun kısa devre çubukları zamanla merkezkaç kuvvetin etkisiyle açmaya zorlanmakta ve kısa devre yerlerinde direnç oluşmaktadır. Bu nedenle rotor imalatı motor kalitesinde ayrı önem taşır. Frequency, Frekans: Motorun etiketinde yazan besleme frekansı. Bu frekans motorun çalışma hızını belirler. Bu hızda motor tam yükte sorunsuz çalışır. Frekans arttıkça motor hızı artacağından tam yükte çalışan motorlarda aşırı yüklenmeler olur. (Bakınız Field Weakening Area). Artan frekansla birlikte motor kayıpları artar. Frekansın artmasıyla motorun momenti azalır ve yükü deviremez hale gelir. Bunun açıklaması için tork maddesine bakınız. Frekansın artması güç faktörünü düzeltir. Grounding Terminals, Topraklama klemensleri: Klemens kutusu içinde ve dışında motor gövdesini topraklamak için konulmuş klemens noktalarıdır. Inrush Current, kalkış akımı: Duruş halindeyken start edildiğinde çekilen akım. Insulated Bearing, izole rulman: Tahrik sistemlerindeki motorların rulmanları üzerinden, çalışma sırasında kaçak akımlar akacaktır. Bu akımların daha önceleri sadece düşük frekanslı bir tür statik akım oldukları sanılmaktaydı. Daha sonra, düşük frekanslı akımlar kadar yüksek frekanslı akımlarında aktığı, hatta bu akımların daha tehlikeli olduğu bulundu.

315/448

Asenkron motor modeli sekonderi kısa devre edilmiş bir trafo modeline benzer. Kalkarken kısa devre olarak kalkar. Besleme tarafından statora gönderilen yüksek frekanslar mevcuttur. Bu frekanslar, rotorun bir rulmanla statora bağlanması nedeniyle oluşan kapasitif etki ile birlikte (yani şasenin bir kondansatör gibi kapasitif değere sahip olması) ciddi gerilimlerin doğmasına ve kaçak akımlara yol açar. Besleme sisteminin doğuştan asimetrik gerilimli olması primerde asimetrik gerilimi yaratır, asimetrik primer gerilimi ise asimetrik sekonder gerilimini yaratır. Bu durumda motorun rulmanı üzerinden ciddi sekonder akımları akmaya başlar. Rulman ömrünü çok kısa sürede tamamlar. Motor gücü ve motor besleme gerilimi arttıkça kaçak akımlar artar. Motor besleme kablosunun tipi, montaj hataları rulman yapısı durumu kötüleştirir. Motor rulmanı rotor ve statoru birbirinden izole etmelidir. Bu nedenle son yıllarda izole rulman fikri ortaya çıkmıştır. Kaçak akımların en aza indirilmesi için simetrik 3 damarı bulunan ve nötr kablosu bu damarları çevreleyip topraklayan motor besleme kabloları kullanılmaktadır. Buna rağmen oluşacak kaçak akımlar, pano içinde her damara geçirilelen ferrit halkalarla azaltılmaktadır. Sonuçta kaçak rulman akımlarının önlenebilmesi için tek bir yol yeterli olmamakta özel filtreler dahil pek çok yol birden kullanılmaktadır. Kaçak akımların tahrik sistemlerindeki motorlarda ölçümü yaptırılmalıdır. Insulation Class, İzolasyon Sınıfı: İzolasyon sınıfı motora uygulanan gerilim nedeniyle kullanılan vernik, pres bant, ip gibi malzemelerin kalitesini belirleyen bir kavramdır. Voltaj yükseldikçe delinme artacağından kullanılan malzemenin kalitesi artmak zorundadır. Motor besleme geriliminin 380-420 volt arası olduğu yerlerde izolasyonun güçlendirilmesine gerek yoktur. Bu motorlarda F sınıfı izolasyon malzemesi yeterlidir. Ancak 660-690 volt arası beslemelerde motor izolasyonunda güçlendirme gerekir. İzolasyon motorun çalışma şartları nedeniyle zaman içinde bozulur. Problemsiz motorlarda bile izolasyon ömrü zamana bağımlıdır. Voltajdaki değişmeler, çevre sıcaklığı, soğutmanın sağlanamaması, motorun aşırı zorlanması, motor verimsizliği ve seçim hataları nedeniyle izolasyon yaşlanması hızlanır. Bobinlerden birinde oluşacak basit izolasyon bozulması motor faz akımlarında büyük değişiklikler yaratır. Sonuçta çok az bir izolasyon bozulması motoru kullanılamaz hale

316/448

getirir. İzolasyon kavramı aşağıdaki ısı artışı sınıfı kavramıyla bazı noktalarda kesişmekte ise de sonuçta onunla karıştırılmamalıdır. Inverter Duty Type, İnvertöre uyumlu : Hız kontrolü yapılan yerlerde kullanılacak motorlar bu tanıma girmektedir. Son yıllarda kullanılmaya başlayan IGBT (Isolated Gate Bipolar Transistors) modüllerle çalışan, hız kontrol üniteleri, motorlar üzerinde bazı özelliklerin geliştirilmesini zorunlu kılmıştır. Bunların olumlu özellikleri, olumsuz özelliklerinin önüne geçmektedir. Çok küçük motorlar için kullanılacak yol vericilerde bu özellikler aranmayabilir. Ancak büyük motorlar gündeme geldiğinde işletmenin sürekliliği açısından, motor imalatçılarından özel isteklerde bulunmak veya Inverter Duty motor istemek gerekmektedir. Tahrik ünitelerinin bulunduğu yerlerde zorunluluk haline gelen bu ihtiyaç, ciddi firmalarca özel motorlarla karşılanabilmektedir. Bu tür motorların besleme kabloları da özenle seçilmelidir. Bu motorları diğerlerinden ayıran özelliklerin başında izolasyon sağlamlığı gelir. Bu motorların diğer özellikleri rulmanlarıdır. Inverter Duty motorlar için geliştirilen fikirlerden biri izole edilmiş rulman kavramıdır. (Isolated bearing). Motorlarda mutlaka bu tür rulman bulunmalıdır. Motor gövdeleri ve klemens kutuları yeterince büyük olmalı ve oluşacak aşırı ısınmaları uzaklaştırabilmelidir. Bu motorlardan beklenen bir başka husus yüksek kalkınma momentine olan ihtiyaçtır. Motor şaftından beklenen gücü tam olarak verir. V/f oranının hız kontrolünün yapılacağı tüm frekanslarda eşit olması beklenir. Bu oran motorun etiket gücü ve verimi üzerinde etkilidir. Rotor tasarımında da gerekli düzenlemeler yapıldığından rotor direncinin (kesitinin) tüm frekanslara eşit davranışı gözlenir. Senkronize çalışma koşullarında bu amaca uygun üretilmemiş motorlar farklı tepkiler vererek senkronizasyonu bozarlar. Locked Rotor, kilitli rotor: Bazı nedenlerle motor yükü deviremez. Bu nedenlerin başında salmastra sıkışmaları, bir metalin dönen kısımları sıkıştırması veya refinerlerde olduğu gibi, bıçakların birbirlerine sürtmeleri gelir. Bu gibi durumlarda

317/448

motor dönemez ve yükü kaldıramaz. Motor koruma devreleri bu gibi olayları tespit edebilmelidir. Locked Rotor Current, kalkış akımı: Motor çalışmaya başladığı anda çekilen akım. Locked Rotor Torque, kalkış momenti: Motorun kalkış anındaki momenti. Low voltage Motors, alçak gerilim motorları: 220/380-400/690 (Avrupa) volt ile beslenen 3 fazlı motorlar. Medium Voltage motors, Orta gerilim motorları: 1000 voltun üzerinde besleme gerilimi olan motorlar. 600V ve üzeri (USA) Moment of Inertia (J), atalet momenti kgm²: Atalet momentinin anlamı momente karşı yükün gösterdiği isteksizliktir. Yükün döndürülme ekseni merkez alınarak ağırlık merkezi bulunur. Döndürülme ekseni ile ağırlık merkezi arasındaki mesafe moment ile çarpılarak atalet momenti hesaplanır. Motorda hareketli parça rotor olduğundan, yüklü durumda rotorda üretilen kuvvet, yükü etiket hızında döndürebilmek için belli bir zamana ihtiyaç duyar. Kalkış süresini hesaplayabilmek için rotorun ve yükün toplam atalet momenti bilinmelidir. Atalet momenti her motor için ayrı olduğundan ve tamamen rotoru ilgilendirdiğinden imalatçı kataloguna rotor atalet moment değeri yazılır. Tasarımcı yükün atalet momentini bildiğinden, yükün atalet momenti ile rotorun atalet momentini toplayarak sistemin toplam atalet momentini bulur. Bu değerden yola çıkarak sistemin istenilen hızda dönmesi için ne kadar zamana ihtiyaç olduğu hesaplanır. Kağıt makinesi gibi atalet momenti pek çok parçanın toplamından oluşan durumlarda, bu değerin bilinmesi son derece önemlidir. Makine imalatçıları kendi makinelerine ait olan ivmelenme süresini verirler. ( Hesaplama için motorun ve yükün momentleri bilinmelidir. Bu hesaplama sonucu, ivme için proses gereği sınırlama varsa motorun gücü ve dolayısıyla momenti yeniden seçilerek yani motor ve drive güçleri doğru seçerek istenilen kalkış zamanı yakalanır. ) Mounting Arrangements, Montaj bağlantı tipi: Motorun montaj tipini belirleyen kavramdır. Bazı motorlar ayakları üzerinde yatay(B3), bazıları ayakları üzerinde düşey(V5), bazıları ise bir flanş(B5) aracılığıyla monte edilir. Bu durumu daha çok

318/448

makine imalatçısı belirler. Motor sipariş ederken makine imalatçısının isteğine uyulmalıdır. Düşey motorlarda rotor ön rulman üzerine yükleneceğinden, ön rulman diğer motorların ön rulmanlarından farklı olacaktır. Motor montajı için yardımcı olacak çeşitli parçalar bulunmaktadır. Bunların en önemlisi montaj kızaklarıdır. Direk akuple olmayan şartlarda, (kayış kasnaklı motorlar gibi) motor monte edildiği kaide üzerinde, zamanla ayar amacıyla (kayışın uzaması veya sökülmesi gibi) belli yönlere hareket ettirilir. Bu durumda motorun ayar hareketi kızaklar içinde olacaktır. Motorlar ayrıca satın alınacaksa makine imalatçısı ile yapılan kontrat gereği kızaklar da alınmak zorunda olabilir. Motor imalatçı kataloglarında kızaklarla ilgili bilgiler bulunacaktır. Kızakların temini motor imalatçısından yapılabilir. Fakat başka kaynaklardan temini de mümkündür. Kızaklar gibi motor montaj cıvataları da istenirse imalatçıdan temin edilebilir. Name plate, Motor etiketi: Motor üreticisi tarafından motor üzerine takılan ve motorla ilgili bazı bilgilerin yazıldığı plaka. NEMA (National Electrical Manufacturers Association): Ulusal Elektrik üreticileri Birliği (US) NEMA standards, NEMA standartları: Motorların gövde büyüklükleri ve çalışma koşullarını belirleyen standartlar. Motor siparişlerinde ölçüler dikkate alınarak baz kabul edilebilir. N-End, pervane tarafı (non-drive end): Motorun pervane tarafı Noise, Gürültü: Motorların işletme sırasında çıkardıkları ses düzeyi. Bu sesler çalışma sırasında motor fanı, rulman, ve bir takım titreşimlerden dolayı mekanik kökenli olabilirler. Ayrıca elektromagnetik kökenli sesler ise imalat hatası yoksa daha çok hız kontrol ünitelerinden beslenen motorlarda duyulur. Anahtarlama frekansı düştükçe gürültü artar. Bazen bu sesler öylesine güçlü gelir ki mekanik kökenli oldukları kuşkusu doğar. Gürültü seviyeleri imalatçılara göre değişir. Motor büyüklüğü arttıkça gürültü seviyesi artar. Ayrıca motor hızı arttıkça gürültü artar. Her iki durumda da soğutma fanının etkisi hissedilir.

319/448

Power,

Güç:

Motorun

etiketinde

yazan,

motorun

etiket

değerlerindeki

gerilim,frekans ve çevre şartlarında motor şaftından alınabilecek mekanik güç. Şebekeden çekilen güç bu değerden fazladır. Aradaki fark verimle ilgili farktır. Power Factor, Güç Faktörü: Motor etiketinde yazan güç faktörü besleme gerilimi ile çekilen akımın arasındaki açı farkını belirler. Bu faktör motorun üzerinde yazan besleme gerilimi şartları gerçekleştiğinde ve etiket gücüne ulaşıldığında ölçülen değerdir. Motor boşta çalışırken çekilen akım genelde motor etiket akımının (Delta bağlı) %25 ile % 40 kadarıdır. Bu nedenle boşta %40 akım çeken bir motorda etiket gücünün %40’ı tüketilmez. Güç faktörü son derece küçük olacağından bazen çekilen güç watlar mertebesindedir. Yapılan iş sadece kayıplara karşıdır. Güç faktörünün % 10’lara kadar düşmesi normaldir. Bu durumda motor yüklendikçe güç faktörü düzelecektir. Kompanzasyon açısından akılda tutulmalıdır. Protection Class, Koruma Sınıfı: Ortamın özelliklerine göre çevreden motora karşı gelecek tehditler açısından kullanılan kavramdır. Kağıt fabrikalarının kullandığı koruma sınıfı genellikle IP 55’dir (International Protection). Birinci 5 rakamı, rasgele dokunmaya karşı tam korunmayı ve zarar verecek tarzda toz birikimine karşı korunmayı ifade eder. İkinci 5 rakamı ise her hangi bir yönden gelecek püskürtülmüş suya karşı korumayı ifade eder. Bu nedenle IP 55 temsil eder. Pull-in Torque, kalkış momenti: moment. Pull out Torque, Devirme momenti: Break Down Torque. Maksimum moment, maksimum run tork, devirme momenti. Pull up Torque, minimum moment: Çalışmaya başladığından maksimum torka çıkana kadar olan sürede oluşan minimum tork. Service factor, hizmet faktörü : Bu tanım Birleşik Devletler’de (US) üretilen motorlar için konulmuş bir tanımdır. NEMA standartlarından biridir. Servis faktörü (1.0), (1.15), (1.25), (1.35) gibi değerlere sahiptir. Bunun anlamı motorun, etiketinde yazan gücün bu faktör kadar üzerine çıkılması halinde aşırı ısınmaya maruz kalmayacağını göstermesidir. Bu anlamda bakıldığında Avrupa motorlardaki ısı artış Sürtünme kuvvetini yenmek için harcanan ideal koruma sınıfını kağıt için

320/448

sınıfı kavramına paralellik göstermekte ve fakat daha net ifade edilmektedir. Çünkü sıcaklık artış sınıfı, sıcaklığın artması halinde motora ne olacağını anlatmamaktadır. Sıcaklık artış sınıfı kimi imalatçıya göre (örnek B sınıfı için) motorun iç sıcaklığının 130 dereceyi geçmesi halinde izolasyonunun bozulacağını anlatırken başka bir görüşe göre motorun aslında 155 dereceye dayanacağı ama 40 derecede etiket gücü çekilirken iç sıcaklığın 130 dereceyi geçmeyeceği şeklinde yorumlanmaktadır. Slip, Kayma: Asenkron motorun hızındaki kayma miktarı. Bu miktarı belirlemek için yapılan tanım. Rotordaki sincap kafes in direnci nedeniyle ortaya çıkan hız azalması. (Bakınız: Asenkron motor ve Bilezikli asenkron motorlar ve rotor dirençleri ile yol verme). Bu değer etikette yazmaz. Ancak etiket değerlerinden hesaplanabilir. S=(Senkron hız- asenkron hız) / Senkron hız. Speed, Hız (rpm): Motorun etiketinde yazan hız(d/dak). Frekansa bakınız. Squirrel Cage, Sincap Kafes: Rotor üzerindeki demir nüve içine açılmış oyuklara alüminyum veya bakırdan geçirilmiş lamalardan oluşmuş ve bu lamaların birbirlerine bağlanmasıyla oluşan sincap kafesini andıran yapı. Bu nedenle rotor yapısına istinaden asenkron motor lara, sincap kafes asenkron motor adı verilmiştir. Standard motor, Standart motor: IEC tarafından konulmuş, bir motorun gücüne göre gövde büyüklüğünü, mil ölçülerini ve mil merkezi yüksekliğini belirten standartlar ve bu standartlara göre üretilmiş motorlar. Motor kaplini ve motor şasesini, motoru satın almadan önce bilmek ve işlemek mümkün olmaktadır. Motor gövdelerini S=kısa, M=orta, L=uzun olarak ayırmaktadır. Bu ayrım motorun ayak deliklerini belirler. Motor mil merkezinin yerden yüksekliği ise 56 mm - 315 mm arasında değişmektedir. Bu bilgiler motor etiketlerinde görülebilmektedir. 180 L gibi. Motordan farklı moment ve ısınma beklentileri olduğunda motor ölçülerinde değişme beklenmelidir. Ölçülerdeki değişme genede bilinenen bir gövde ölçüsünden diğerine kayma şeklinde meydana gelir. 180 L den 200 L ye geçiş gibi. Bu durumda yeni gövde büyülüğü için motor gücü standart motor gücünden farklıdır Starting Current, kalkış akımı: Asenkron motorlar yapıları itibariyle kalkarken etiketlerinde yazan akımın 6-7 katı akım çekerler. Kalkış akımı denilen bu akım

321/448

motorun yüklü olup olmadığına bakmaksızın çekilir. Yüklü motorla yüksüz motor arasındaki fark tamamen kalkış akımının süresini etkiler. Maksimum kalkış süresi rotor direnci tarafından belirlenir. Bu nedenle kalkış torku büyük olan, fanlar gibi yükler için, kalkış anında çekilen akımın nominal değere düşme süresi uzayacağından, seçilecek yol vericiye dikkat edilmelidir. Motor yapısı icabı belirlenen süre içinde yükü deviremez ise kilitli rotor (Locked rotor) durumu ortaya çıkar. Yol verici bu duruma dayanabilmeli ve tahrip olmamalıdır.

Starting Time, Kalkış Süresi: Moment of Inertia’ya bakınız. Starting Torque, Kalkış momenti: Locked rotor Torque. Break away Torque. Dönmekte olan bir cisme uygulanacak kuvvetle, duruştan hızlandırılacak bir yüke uygulanacak kuvvet farklıdır. Bu nedenle kalkış için gerekli kuvvet artacağından fazla tork ihtiyacı doğar. Asenkron motorlar kalkış anında etiketlerinin üzerinde yazan akımın 6-7 katı akım çekeceklerinden kalkış momentleri (torkları) yüksek olur. Fakat hiçbir zaman moment artışı 6-7 kat olmaz. Genelde yükün durumuna göre 0,5-1.2 civarında dolaşır. Stres Cone, stres konisi: Motor klemens kutusuna, motor besleme kablosuna destek amacıyla takılan konik parçalar. Özellikle büyük motorlarda ve orta gerilim beslemeli motorlarda kullanılır. Motor alımında talep edilmesi halinde verilir. Kabloyu güven içinde tutacağından istenmesi yararlı olur. Synchronous speed, Senkron Hız: Motora verilen besleme gerilimi frekansı (f) ve motorun kutup sayısıyla (n) orantılı olan hız. Senkron Hız = 120 x f / n İki kutuplu motorda 3000 d/dak. 4 kutuplu motorda 1500 d/dak. vs.. Temperature Rise Class, Sıcaklık Sınıfı: Aynı güç ve devirdeki motorlar için farklı gövde büyüklükleri bulunabilir. Bu durumda gövdesi küçük olan motor daha çok ısınacaktır. Bu durumda kullanılan izolasyon malzemelerinin cinsi yeniden gündeme gelmektedir. Gövdesi ve mil çapı küçüldüğünden rulman çapı da küçülecek ve motor mekanik yönden zayıflarken aşırı yüklenmiş görüntüsü verecektir. Bu durumda motorun gövde sıcaklığı yüksektir. Elektriksel özellikleri aynı olmakla birlikte fiziksel büyüklükleri farklı olan bu motorların maliyetleri ve satış fiyatları da (düşüktür) farklıdır. Satın alırken verim kadar önemli olan ikinci nokta bu konudur. Aynı

322/448

harflelerle ifade edilen izolasyon sınıfı ile karıştırılmamalıdır. Genellikle motor Sıcaklık sınıfları F ve B olmaktadır. İstisnai durumlarda H sınıfı kullanılmaktadır Avrupa standartlarında 3 farklı ısı artışı sınıfı olan motor bulunmaktadır. 40° C çevre sıcaklığı baz alındığında ve motor tam yüklendiğinde içindeki sıcaklık 125°C’ ye kadar (125 K°) ilave olarak artan motorlar H sınıfı motorlardır. Yani iç sıcaklığın 165° C ye kadar çıkmasına müsaade edilir. İkinci sırada iç sıcaklığı 155° C ye yükselebilen (105° K) F sınıfı motorlar bulunmaktadır. Üçüncü sırada ise iç sıcaklığı 130° C yükselebilen (80° K) B sınıfı motorlar bulunur. Özetle bir motor F izolasyon sınıfında, ama F veya B ısı artış sınıfında üretilmiş olabilir. B ısı artış sınıfında, iç sıcaklığı 130 dereceyi geçmeyeceğinden, rulmanı az ısınacak, rulmanı daha büyük olacağından kuvvetlere karşı daha dayanıklı olacak ve daha rahat şartlarda çalışacaktır. Proses sanayilerinde kullanılacak motor tipi çevre şartlarının zorluğu nedeniyle F izolasyon sınıfında, fakat B ısı artış sınıfında olmalı ve bu değerlerde ısrarcı olunmalıdır. Terminal Box, klemens kutusu: Motor uçlarının bağlandığı ve klemens kutusu adıyla anılan kutudur. Bazı motorlarda yandan bağlantı veya üstten bağlantı gibi seçenekler bulunur. Yandan bağlantıda, montaj sırasında kablonun bağlanabilmesi bazen mümkün olmaz . Klemens kutusu duvar tarafına gelmiş olabilir. Arkada kalan klemens kutusuna erişim çok zor olur. Bu nedenle üstten bağlantı kullanım kolaylığı sağlar. Bu tür motorlarda kablo her iki taraftan bağlanabilir. Klemens kutusu her iki yöne döndürülebilir. Klemens kutusunun büyüklüğü çalışma sıcaklığını ve motor ömrünü etkileyeceğinden siparişte büyük boy klemens kutusuna sahip motorlar istenmelidir. Klemens kutusu rakorları isteğe bağlı olarak, kutu üzerine monte edilmiş olarak gelir. Belirtilmemişse kör delik olarak gelecektir. Terminal Connections, Klemens Bağlantıları: Motor bağlantısı olarak

klemenslerde motor bobin uçlarının bağlanış şeklini gösterir. Büyük motorlarda genellikle üçgen, küçük motorlarda ise yıldız bağlantı kullanılır. Amerikan sarımı motorlarda genellikle sargı sayısı 3 yerine 6 veya 9 dur. Bu durunda motorun bağlantısı için pek çok alternatif ortaya çıkar. Amerikan standardı motor alınacaksa bağlantı tipi verilmeli ve bağlantı klemens kutusu içinde klemens üzerinde yapılmış

323/448

olarak istenmelidir. Aksi takdirde motor uçları klemenste bağlanmadan hatta klemens plakası olmaksızın boşta gelecektir. Gene de standardizasyon açısından motor seçimi yaparken üçgen bağlı motor seçerek, bağlantı çeşidini minimize etmek ve koruma toraklaması için pratik yararlar sağlar. Delta bağlantı her ihtiyaca cevap verecek bir seçimdir. Torques, Moment: Yükün devrilebilmesi için uygulanan kuvvetin yük çapı ile çarpımından elde edilen büyüklük. Tipik kuvvet problemlerindeki kuvvet çarpı kuvvet kolu sonuçta momenti verir. Motorlarda dönme hareketi olduğu için motor mili tarafından üretilen kuvvet motor miline bağlanacak parçaya kuvvet uygulayarak döndürmeye çalışacaktır. Bu nedenle yük tarafından belirlenmiş bir tork karşımıza çıkar. Bu torku yenebilmek için seçilecek motor, motor listelerinde ve kataloglarında yer alacaktır. Böylelikle motor gücü tespit edilmiş olur. Fakat gücü ve hızı bilinen bir motorun momentini hesaplamak ta mümkündür. T=(9550XP)/Asenkron hız. Nm.(Newton metre) Bu formüle göre motorun gücü arttıkça torku artar, hızı arttıkça torku azalır. Arada motora akuple olarak kullanılan dişli kutusu (redüktör) varsa ve yükün hızını azaltıyorsa moment o oranda artacaktır. Motor momentine etki eden başka bir etken daha vardır. Motorun besleme gerilimi. Bu değer motor etiket değerinde olmalıdır. Moment, besleme geriliminin karesi ile doğru orantılı olduğundan besleme geriliminde meydana gelen düşmeler momenti hızla azaltacaktır. Hız kontrol ünitelerinde kullanılacak kablolar kesit bakımından daha toleranslı olmak zorundadır. Bu nedenle moment kontrollü yerlerde motorlarve sürücüler kadar motor kabloları da daha büyük kesitte olmalıdır. Bu ünitelerin çıkışındaki kablo boyunun uzaması kablo empedansını arttırdığından kayıplar ayrıca artacaktır. Hız kontrollü motorların besleme kablo boyları limitlendirilmiştir. Asenkron motorlarda, momentin en fazla üretildiği hız, etiketinde yazan çalışma hızıdır. Bu hızın altında ve üstünde tork azalır. Asenkron bir motor senkron hızında sıfır moment üretir. Senkron hızın üzerinde, moment negatif ise, motor şaftına dışarıdan kuvvet veriliyor demektir. Bu ise motorun jeneratör haline dönüşmesi demektir.

324/448

Motor momentinin önemli olduğu bir başka nokta da motora yol verme tekniğidir. Gerilimi azaltarak akımı sınırlandırarak yapılan yol vericiler kağıt endüstrisinde istenmeyen tür yol vericilerdir. Çünkü gerilimin düşmesi momenti, voltajdaki azalmanın karesi kadar azalttığından yük altında kalkışa izin vermez ve akımı azaltmak yerine aksine yüksek akımda kalkış süresini uzatarak yani kalkamayarak arızalara neden olur. Kullanılacak en iyi teknik direk yol vermedir. Özellikle yıldızüçgen yol verme yöntemi son derece hatalıdır. V/f ratio, Gerilim frekans oranı: Besleme voltajının besleme frekansına oranı. Bu oran motorun manyetik alanının yoğunluğunu belirler. Hız kontrollü motorlarda, tüm frekans bandında ve uygun gerilimde, bu oran değişmeden motor sıcaklığının sabit kalması beklenir. Bu orana dikkat etmek kaydıyla herhangi bir asenkron motor herhangi bir gerilim ve ve ona uygun frekansla uygun yükte yanmadan çalıştırılabilir. 460 volt NEMA standardı (Amerikan) motorun Türkiye’de çalıştırılabilmesinin sebebi bu orandır. 460/60=7,66 380/50= 7,6 Voltage, Gerilim: Motorun etiketinde yazan besleme gerilimi. Frekans sabit kalmak kaydıyla bu değerin %5 üzerine kadar motor sürekli beslenebilir, % 5 ile % 10 arasında ise kısa süreli besleme yapılabilir. Voltajdaki değişmeler motor üzerinde ısınma, momnet değişimi gibi bir takım etkiler yaratır. Artması veya azalması tam yükte motorun ısınmasına neden olur. Değişmesi durumunda V/f oranı değişecektir. Uzun süreli çalışmada izolasyon bozulması yaşanır. Artan voltaj, güç faktörü nü azaltır. Azalan voltaj ise güç faktörü nü arttırır. Moment , voltaj değişiminin karesi ile doğru orantılı olarak artar veya azalır. (Tork, moment tanımına bakınız.) Artan voltaj kaymayı azaltır, azalan voltaj kaymayı arttırır. Voltajdaki değişmelerin farklı bir tipi voltaj dengesizlikleridir. % 5 lik bir dengesizlik akım üzerinde aşırı dengesizlik yaratacağından, motorun kapasitesinde % 25 lik düşme meydana gelir. Voltajdaki fazlar arası değişiklik negatif yönde dönen bir gerilim üreteceğinden rotorda aşırı ısınmalara yol açar. Kısa devre çubukları bu akımları taşıyamaz ve kopmalar yaşanabilir. Benzer bir olay da izolasyon bozulmaları sonucu faz gerilimlerindeki değişikliklerdir.

325/448

Zero speed switch: Motorun veya yükün dönmediğini tespit eden algılayıcı. Özellikle DCS veya PLC uygulamalı tasarımda ekranda motorun çalıştığı görülmesine rağmen besleme geriliminin motora ulaşmaması veya bazen kayış kopması, kaplin parçalanması gibi nedenlerle yükün dönmemesi durumunda sinyal verecek algılayıcı ihtiyacı doğar. Bu sinyal DCS’e dijital giriş sinyali olarak döner.

Motorlarda moment kavramları
Moment nedir?

Kısaca yükün döndürülmesi için uygulanan kuvvette moment denir. Motorlarda dönme hareketi olduğu için motor mili tarafından üretilen kuvvet motor miline bağlanacak parçaya kuvvet uygulayarak döndürmeye çalışacaktır. Dolayısıyla döndürme kuvveti açısal bir kuvveti temsil eder. Bu nedenle, dönen yük tarafından belirlenmiş bir moment karşımıza çıkar. Bu momenti yenebilmek için seçilecek motor, motor listelerinde ve kataloglarında yer alacaktır. Bilinen moment ve dönüş hızından motor gücü hesaplanabilir. Fakat tersine, gücü ve dönüş hızı bilinen bir motorun momentini hesaplamak ta mümkündür. T=(9550XP)/Motor hızı. Nm.(Newton metre) P = Motor gücü Kw. cinsinden Motor hızı= Motor etiketinde yazan hız devir/dakika cinsinden Bu formüle göre motorun (hızı sabit), gücü arttıkça momenti artar, (gücü sabit) hızı arttıkça momenti azalır. Arada motora akuple olarak kullanılan dişli kutusu (redüktör) varsa ve yükün hızını azaltıyorsa hız azalmasından dolayı, yüke uygulanan moment o oranda artacaktır. Motor momentine etki eden başka bir etken daha vardır, motorun besleme gerilimi. Motor besleme gerilimi motor gücünü etkilediğinden momenti etkiler. Motorlarda besleme gerilimi değeri motor etiketinde yazılan değerde olmalıdır. Moment, besleme geriliminin karesi ile doğru orantılı olarak arttığından, besleme geriliminde meydana gelen düşmeler, momenti hızla azaltacaktır. Hız kontrol ünitelerinde ve momentin kritik olduğu yerlerde kullanılacak kablolar kesit bakımından daha toleranslı olmak

326/448

zorundadır. Bu nedenle moment in gerektiği yerlerde ve kontrol edildiği yerlerde, motor kabloları daha büyük kesitte olmalıdır. Asenkron motorlarda, momentin optimum alınabildiği hız, etiketinde yazan çalışma hızıdır. Bu hızın üstüne çıkıldığında motordan alınan moment azalır. Bu hızın altında ise istenilen hızdan kayma artar. Asenkron bir motor senkron hızında sıfır moment üretir. Senkron hızın üzerinde, moment negatif ise, motor şaftına dışarıdan kuvvet veriliyor demektir. Bu ise motorun jeneratör haline dönüşmesi demektir. Motordan belirli bir güç için azami anma momentinin alınabilmesi motor kalitesi ile de ilgilidir. İmalat toleransları olarak - % 15, +% 20 arası tolerans kabul edilebilir sınırlar olarak düşünülür. Bu rakamlar oldukça büyüktür. Motor momentinin önemli olduğu bir başka nokta da motora yol verme tekniğidir. Akımı sınırlandırmak amacıyla yol gerilimi verici azaltarak yapılan Çünkü yol vericiler, kağıt endüstrisinde istenmeyen türlerindendir. gerilimin düşmesi,

momenti, voltajdaki azalmanın karesi kadar azalttığından yük altında kalkışa izin vermez ve akımı azaltmak yerine aksine yüksek akımda kalkış süresini uzatarak, çoğunlukla yükü kaldıramayarak arızalara neden olur. Kullanılacak en iyi teknik, direk yol vermedir. Özellikle yıldız-üçgen yol verme yöntemi, yüksüz kalkışlar için kullanılmalıdır.

Momentin yük cinsine göre değişimi
Motorun ürettiği moment, yükün momenti ile ters yöndedir. Motor momenti, yük momentini karşılayacak büyüklükte olmalıdır. Bu nedenle, yükün kalkış süresi içinde göstereceği davranış biçimi ve isteyeceği moment önceden bilinmelidir. Aşağıda, çeşitli yükler için, hıza göre moment ihtiyacı verilmiştir

a-

Hızlandıkça momenti düşen yükler ML~nˉ¹

Bu tür yükler kalkışta büyük moment isterler. Hız arttıkça moment azalır. Kağıt makineleri, Winder ve fan gibi yükler bu türdendir. Yükün hızlanması için gereken kuvvet giderek azalmakta ve daha sonra dönüşü devam ettirebilmek için son derece küçük ve sabit bir kuvvet gerekmektedir.

327/448

b-

Hıza bağlı olmaksızın sabit momentli yükler ML=n

Asansörler, kaldıraçlar, talaş kaldırma makineleri, hızın ne olduğuna bakmaksızın yükü sabit kuvvetle çekerler. Yüke yapılacak değişen kuvvet uygulaması ve moment, yükün salınmasına neden olacağından istenmez.

c-

Hız ve momentin çizgisel olarak birlikte arttığı yükler ML~n

Kalenderler bu tanıma girmektedir. Hız ve moment birlikte aynı oranda artıp azalmaktadır.

d-

Momentin, hızın karesi ile arttığı yükler ML~n²

Fanlar, pompalar, karıştırıcılar, pulperler ve kompresörler bu tanıma girer.

Momentle ilgili diğer tanımlar
aKalkış Momenti: Starting Torque, Locked rotor Torque, Break away Torque

Asenkron motorlar kalkış anında etiketlerinin üzerinde yazan akımın 6-7 katı akım çekeceklerinden kalkışta üretebilecekleri momentleri, motor anma momentine göre yüksek olur. Fakat hiçbir zaman momentteki artış motor akımındaki gibi 6-7 kat olmaz. Kalkış momenti ile ilgili değerler, motor kataloglarında görülebilir. bAnma momenti:

Motorun anma gücü ve etiket hızında verebileceği momenttir. İmalatçı kataloglarında verilirler. Güç ve hız bilindiği için hesaplanmaları da mümkündür. Yükün momenti bu bu değerin altında olmalıdır. Maksimum momentten küçük bir değerdedir. cMaksimum moment:

Break Down torque, maksimum run torque, Devirme momenti. Motorun verebileceği maksimum momenttir. Motorun yapısal özelliği tarafından belirlenir. Kalkış

328/448

momentinin

anma

momentine

oranı

kataloglarda

verilmiştir.

Bunun

yanında

motorlardan elde edilebilecek maksimum momentler de kataloglarda verilmektedir. dPull out Torque:

Break Down Torque. Maksimum moment, devrilme momenti. Bu momentten büyük yükler motor tarafından kaldırılamaz. fPull-in Torque:

Moment eğrisinde en alt noktayı, minimum değeri gösteren moment değeri, sürtünme kuvvetini yenmek için gereken moment. ghiLocked Rotor Torque: (Bakınız: Starting torque) Break away Torque: (Bakınız: Starting Torque) Break Down Torque: (Bakınız Pull Out Torque)

Atalet Momenti, (Moment of Inertia)
Motorda hareketli parça rotor olduğundan, rotora uygulanan kuvvet, rotoru etiket hızında döndürebilmek için belli bir zamana ihtiyaç duyar. Atalet momenti de kalkışa karşı mukavemetin bir ölçüsüdür. Kalkış süresini hesaplayabilmek için rotorun atalet momenti bilinmelidir. Bu değer her motor için ayrı olduğundan ve tamamen rotoru ilgilendirdiğinden imalatçı, kataloguna atalet momentini yazar. Tasarımcı yükün atalet momenti ile motorun rotoruna ait atalet momentini toplayarak sistemin toplam atalet momentini bulur. Bu değerden yola çıkarak yükün istenilen hıza ulaşması için ne kadar zamana ihtiyaç olduğu hesaplanır. Kağıt makinesi gibi atalet momenti çok büyük olan durumlarda bu değerin bilinmesi son derece önemlidir. Makine imalatçıları kendi makinelerine ait olan ivmelenme süresini bilirler ve bu değeri tahrik sisteminin tasarımı için verirler. Örneğin sıfır hızdan maksimum çalışma hızına çıkmak için 200-300 saniye gibi değerler belirtilir.

329/448

Pulper gibi yük altında kalkmak zorunda olan yerlerde kalkış süresinin uzunluğu bilinmektedir. Bu gibi yerlerde kullanılacak yol vericinin uzun kalkış süresine dayanması ve bu arada motoru ve tesisatı koruma işlemini doğru olarak yerine getirmesi beklenir. Bunun için yol verici satın alınmadan önce makine imalatçısından, yükle ilgili moment bilgisi, ve atalet momenti bilgisi istenmelidir. Bu bilgiler, yol verici firma ile tartışılmalıdır. Büyük atalet momentli yüklerin kaldırılması için motor alımında mutlaka mühendislik hesapları iyi tetkik edilmelidir.

Alan zayıflama bölgesinde moment
Motor etiketi üzerinde yazan hız ancak verilen şebeke frekansı için geçerlidir. Bu frekansın üzerine çıkıldığında motor daha hızlı dönecek ve momenti yeni hızın etiket hızına oranı kadar azalacaktır. Yük ise daha hızlı döneceğinden daha fazla moment ihtiyacı duymaya başlar. İşte bu arada yükün istediği moment ile motor tarafından üretilen moment arasındaki fark kapanır ve motor yükü deviremez hale gelir. Hız kontrol üniteleri ile yapılacak hız kontrolünde tüm frekanslarda özellikle frekansın 50 hz in üzerine çıktığı durumlarda yükün sorunsuz döndürülmesi hedeflenir. Frekansın daha fazla arttırılması ile manyetik kayıplar da devreye gireceğinden motordan alınacak verim iyice düşerek motoru kullanılamaz duruma getirir.

Kalkış momentine göre motor seçimi
Motorlar imal edilirken, bazı yüklerin istediği farklı kalkış momenti ihtiyacı göz önüne alınır. Motor moment eğrilerini belirleyen parametreler motor gücü, motor besleme gerilimi, motor hızı ve rotor direncidir. Rotor direnci tamamen motorun iç yapısına bağlı olduğundan, farklı rotor direnci tasarımlarıyla motor moment eğrileri değiştirilir. Bu özellik kullanıcıya istediği kalkış moment eğrisine sahip motor siparişi yapma imkanı verir. İmalatçıdan, kullanım gereği olarak A, B, C, D, E tipi moment eğrisine sahip motorlar, istek üzerine temin edilebilir. Kataloglarda adı geçen standart motorlar B moment eğrisine sahiptir. Yükün özellikleri bilindiğinde bu seçeneklerden biri tercih edilebilir. Verimli motorlarda kalkış momenti küçüktür. Kalkış momenti istenmeyen yerlerde verimli motorlar seçilmelidir. Verimli motorların rotor dirençleri küçük, kalkış momentleri küçük ve kalkış akımları çok yüksektir. Bu durum pompalar gibi yerlerde verimli motor kullanımını etkilemez.

330/448

Mometin gerilime olan bağımlılığı
Avrupa standartlarına göre frekans sabit kalmak kaydıyla besleme geriliminin %5 etiket değerinin üzerine çıkması durumunda motorlar sürekli beslenebilir, % 5 ile % 10 arasında ise kısa süreli besleme yapılabilir. Voltajdaki değişmeler motor üzerinde bir takım etkiler yaratır. Artması veya azalması tam yükte motorun ısınmasına neden olur. Standart motorlarda motor moment toleransları - % 15 düşük olabileceğinden, gerilimde düşme de göz önüne alınarak motorların gücünün % 80 yüke göre seçilmelesi uygun olur. Moment voltaj değişiminin karesi ile doğru orantılı olarak artar veya azalır. Artan voltaj motorlarda kaymayı azaltırken, azalan voltaj kaymayı arttırır. Voltajdaki değişmelerin farklı bir tipi voltaj dengesizlikleridir. % 5 lik bir dengesizlik akım üzerinde aşırı dengesizlik yaratacağından, motorun kapasitesinde % 25 lik düşme meydana gelir. Voltajdaki fazlar arası değişiklik ters yöne dönen moment (negative sequence voltage) üreteceğinden rotorda aşırı ısınmalara yol açar. Kısa devre çubukları bu akımları taşıyamaz ve kopmalar yaşanabilir. Benzer bir olay da bobinlerdeki izolasyon bozulmaları sonucu faz akımlarındaki dengesizliklerdir.

MOTORLARIN KORUMASI Asenkron motorların korunmaları için kullanılan yöntemler ve koruma cinsleri aşağıda sıralanmıştır. Bu özellikler doğrultusunda motor, MCC, DCS alımı şekillendirilmelidir. İyi ve sorunsuz tasarımın sağlanabilmesi belirli özelliklere bağlıdır. Bu özelliklerin anlaşılabilmesi gerekecektir. Termik koruma (Long Delay Time): Motor seçimi yüke göre yapıldığından, yükün fazla gelmesi durumunda fazla akım çeker. Bu amaçla motoru yüke kaşı korumak için konulan koruma cihazıdır. Motor koruma şalterinin bir parçası olabileceği gibi, ana kontaktör sonrasına konulan bir ünite ile de koruma sağlanabilir. Yüke bağlı olarak motorun çekeceği akım sonucu motor ve termik ünite birlikte ısınırlar. Isınma zamana bağlı bir olaydır. Aşırı yük durumunda motor ve termik sıcaklığı yükselir. için aşağıda sözü edilen kavramların ve bilgilerin anlaşılması

331/448

Termik

koruyucu, çekilen

akım

değerine

göre,

kendi

akım-zaman

eğrisini

kullanarak açma yapar. Bimetal tür termik koruyucularda akım direk olarak bimetal üzerinden akar. Bimetal sıcaklığı akımla paralel olarak yükselir. Ayar değerine ulaşıldığında termik koruma açmaz. Açma zamanı sonsuzdur. Bu değerin üzerine çıkıldığında akım zaman eğrisinin koruma sınırları içine girilir. Her fazla akım değeri için ayrı bir açma zamanı bulunmaktadır. Akım ne kadar büyükse açma zamanı o kadar kısa olur. Bimetal soğuduğunda tekrar şekil değiştirerek çalışma imkanı verir. Bu tür koruma, mekanik mekanizmalar üzerine kuruludur. Mekanik sistemi ne kadar iyi tasarlanmışsa o oranda iyi çalışır. Çevre sıcaklığına bağımlı olduğundan, hata yapma ihtimali vardır. Set edildiği değer mekanik, yaylı bir yapıda olduğu ve set değeri için ayarlanan rakamların aralıkları kesin olmadığından hata yapma ihtimali artar. Bu yüzden motor yanmalarında termik korumanın hassasiyet payı büyük rol oynar. Elektronik tür termik koruyucular çalışma özellikleri bakımından farklı yapıdadır. Ancak temel amaçları bimetal koruyuculardan farklı değildir. Akım bilgisini her fazdan akım trafoları ile alır. Akım trafolarının ölçüm sınıfı hassasiyeti çok iyi olmalıdır. (0,5 klas veya 1,0 klas) Koruma özellikleri bakımından son derece güvenilir araçlardır. MCC imalatçısına bu tür koruma için ısrarcı olunmasında fayda bulunmaktadır. Kısa devre koruması (Manyetik Koruma, Short Delay Time, instant current): Sistemde hata oluştuktan sonra şebekeden çekilen akımın boyutu büyür. Hatalar genelde motor yanması, kablonun ezilerek kendi içinde faz-faz şeklinde teması, şasiye temas ederek faz-nötr/toprak şeklinde teması ve uçlardan birindeki gevşeme sonucu açarak iki fazda dengesiz akım çekilmesi gibi ortaya çıkar. Çekilen akımın büyüklüğü binlerce ampere kısa sürede ulaşır. Bu şartlar altında şebeke geriliminin derhal kesilmesi gerekir. Aksi takdirde kısa devre sonucu yangın çıkma ihtimali büyüktür. Bu durum önlenmediği, takdirde sadece o motor değil tüm sistem devre dışı kalabilir. Kısa devre korumasındaki amaç, koruyucunun altındaki ve üstündeki tüm tesisatı kablo, motor, kontaktör, termik röle ve çevredeki her şey dahil kısa devre tahribatına karşı korumaktır. Bu nedenle koruyucunun kısa devre dayanım değeri çok önemlidir.

332/448

Motorun korumasında kullanılan bu özellik motor koruma şalterleri veya sigortalar aracılığıyla sağlanır. Sigortalar ve motor koruma şalterleri aşağıda açıklanmıştır. Yol vericilerde kullanılan malzemeler 3kA , 6kA, 16kA, 25kA, 35kA, 50kA, 70kA, 100kA gibi kısa devre akımlarına karşı dayanma özelliklerinde üretilir. Bu değerler tesisatın imalat fiyatını etkiler. Tesisatta malzeme seçiminde, düşük kısa devre akım değerli malzeme kullanıldığında, kısa devre anında üzerinden geçen akım, etiketinde yazan değerden fazla olursa malzeme bozulur. a. Sigorta türü koruyucular kısa devre akımlarına karşı kullanılırlar. Bu yüzden kısa devre dayanımları oldukça yüksektir. Motor koruyucusu olarak sigorta kullanma fikri eski olmakla birlikte kısa devreye karşı çok kesin koruma sağlar. Fakat genel olarak bazı sorunları da vardır. Tek fazdan çekilecek dengesiz akımda, tek sigorta atabilir. Bu durumda motor iki fazda çalışmaya devam etmek ister. Akımdaki dengesizlik tam bozulup diğer sigortalardan biri atana kadar motor devrede kalır ve bu durum motor izolasyonunda ciddi bozulmalar yaratır. O an sorun çıkmasa da motorun ileride yanması için gerekli zemin hazırlanmış olur. Bu tür sigorta ve bimetal termik rölerden kurulu MCC sistemlerde motor yanmalarının sebepleri çoğu kez bilinemez. Ynmalar aslında geçmişten kalma hataların sonuçlarıdır. Motor herhangi bir kalkış sırasında, izolasyon delinmesinden yanacaktır. Sigorta kısa devre bulunduktan ve problem giderildikten sonra değiştirilir. Sigortaların yarattığı bu olumsuzluğu gidermek ve sigorta maliyetini azaltmak için geliştirilen otomatik sigortalar çok çeşitlenmiş ve motor koruması amacıyla gecikmeli türleri yapılmış, kurma kolaylığı açısından anahtar haline getirilmiştir. Tek sigorta atmasının önüne geçmek için bir mekanizma ile birbirine bağlı 3 fazlı otomatik sigortalar bulunmaktadır. b. Bir motorun devre kesicisi olarak da kullanılan motor koruma şalterleri, her motorun önüne konularak Motor koruma şalterleri olarak kullanılmaktadır. Bu gelişme sigortanın yarattığı tüm olumsuzlukları gidererek son derece güvenli çalışma ortamı yaratmıştır. Özellikle motor etiket akımına ayarlandığında, kalkınma için gereken yüksek akımı dikkate alarak, kısa devre anında son derecede hızlı çalışan koruma elemanları olmuşlardır. Rotor kilitlenmelerini (yük momentinin kalkınma momentinden fazla olduğu durum) hissetmekte ve motoru

333/448

aşırı akım altında kalmaktan korumaktadır. Kısa devre anında manyetik özelliği ile korumayı sağlarlar. Aşırı yükte de termik özelliği ile her iki amaca birden hizmet eden motor koruması sağlanabilmektedir. Bazı literatürlerde Long Delay Time ve Short Delay Time ve instant akım diye adı geçen üç koruma kavramı vardır. Long Delay Time, saniyelerle ifade eden aşırı akım süresini, yani termik korumayı anlatır. o Short Delay Time ise milisaniyelerle ifade edilen kısa devre aşırı akım süresini açıklar. Açma zamanı kısalmasına rağmen bir parametredir. Bunun için süre belirlenmesi gerekir. (0,1 sn veya 0,2 saniye gibi) o Instant akım ise birkaç periyot içinde akmasına müsaade edilen ve nominal akımın katları ile ifade edilen bir akımı belirtir. Zaman ile bağıntısı akımın o değere ulaşmasına bağlıdır. Akımın bu değere ulaşması açmayı tetikler. Bunun sonucu bir kaç mili saniye içinde açma gerçekleşir. Koruma açısından en güvenilir yöntemdir. Fakat röle koordinasyonu yapılmazsa gereksiz açmalar baş ağrısı yaratır. Short delay time ve instant akım, çok yüksek akımı, yani manyetik korumayı farklı bazlarda anlatır. Motor kalkışı sırasında ilk birkaç periyotta motor kısa devre olmuş gibi akım çeker. Bu süre içinde ve özellikle ilk periyotta çekilen akımın tepe değeri, motor nominal akımının 18,3 katı olmaktadır. Bu nedenle instant ayarının olmadığı durumda, motorlar kalkarken ayarlanacak short delay time ayarı, ya motor etiket akımının 18,3 katı olmalı, ya da kalkışın ilk birkaç periyodunu hissetmeyecek hassasiyette olmalıdır. Ik=(2√2) X 6,5 X In=18,3 In Ik=kısa devre akımı, In=Motor etiket akımı Gerçek bir kısa devre olayında ise çekilen akım 18,3 katın üzerine çıkacağından, gerçek kısa devre akımı çekiliyor demektir. Motor kalkışında, birkaç periyodun sonunda, motor akımı motor etiket değerinin 6,5 katına düşer. Bu süre içinde short delay time devrededir oluşan aşırı akıma belirli bir süre göz yumar. Ayar süresine ve akım değerine göre sistemi korumada tutar.

o

334/448

Aşağıda bir kısa devre akımı görülmektedir. İlk üç periyotta çekilen akım motor etiket akımının 18,3 katı olacaktır. Daha sonra motor kalkış akımı RMS değeri olarak motor etiket akımının 6,5 katına düşer. Bu durumda akımın tepe değeri √2 X 6,5 yani nominal akımın 9,15 i olur. Elektronik termik rölelerin ayar için tepe değerini mi, yoksa RMS değeri mi gördükleri iyi bilinmelidir. Daha sonra da motorun çektiği akım yüke bağlı olarak nominal akımına iner. Motor koruma şalteri seçimi için aşağıdaki kısımlarda bilgi bulunmaktadır.

Şekil: Motorun kalıkışında kısa devre akımının eğrisi Sargı sıcaklığı koruması Termik korumalar motordan geçen akımı tespit ederek çalışırlar. Havalandırmanın iyi olmadığı durumlarda veya termiğin güvenilmezliği yüzünden sargı sıcaklıkları ölçülmelidir. Hız kontrollü motorlar için düşük hızlarda bile etiket akımı motordan geçebilir. Bu durumda, bakır kayıpları yüzünden motor ısınacaktır. Her ne kadar hız kontrol üniteleri akıma bakarak motor sıcaklığını hesap etseler de fiziksel olarak ölçüm yapan sargı içine yerleştirilmiş gerçek koruyuculara ihtiyaç duyulur. Her faza bir algılayıcı konulur. Bunlar PTC (Positive Temperature Coefficient) veya termistör türü sıcaklık algılayıcısı dirençlerdir. Direnç değeri

335/448

sıcaklıkla değişeceğinden motor klemens kutusundan bir kablo ile bu değeri MCC deki elektronik bir röleye veya DCS’ e gönderir. Röle kontağı, ana kontaktör bobini besleme enerjisini keserek motoru korur. Sarım sırasında algılayıcı tahrip olacağından yenisi konulmalıdır. Sadece hız kontrollü motorlar yerine, son yıllarda nerede ise tüm motorlara sıcaklık algılayıcısı konarak ikinci bir termik emniyet oluşturulmuştur. Siparişlerde sıcaklık koruyucusu istendiği bildirilmek durumundadır. Ayni talep, (MCC içinde ilave koruma rölesi gerektirdiğinden) MCC imalatçısı firmaya da yapılmalı ve PTC tipi bildirilmelidir. Gövde sıcaklığı koruması Özellikle orta gerilim motorlarında sargı arasına konacak ısı algılayıcısı yerine motor gövdesinden sıcaklık ölçümü yapılır. Bu nedenle gövde üzerine yerleştirilmiş motor büyüklüğüne bağlı olarak çok sayıda lokal algılayıcı ile sıcaklık ölçülmekte ve hatta DCS üzerinden izlenebilmektedir. Bu gibi yerlerde PTC ler den çok, Pt 100 tipi algılayıcılar da kullanılır. Sipariş sırasında bu bilgilerin motor imalatçısı, MCC imalatçısı ve DCS imalatçısına bildirilmesi gerekir. Rulman yatağı sıcaklığı koruması Büyük motorlarda çok büyük momentler üretildiğinden, motor miline büyük kuvvetler uygulanır ve rulman üzerinde ısı üretimi fazla olur. Fanın soğutmak için direk olarak etki edemediği ön rulman tehdit altındadır. Yağlama hatası buna eklendiğinde felaket kaçınılmaz olur. Bu yüzden Rulman sıcaklığını bildiren algılayıcılar istek üzerine konur. Siparişte bildirilmesi gerekir. Titreşime karşı koruma Bu tür koruma büyük motorlar ve yükü titreşime müsait kısımlar için kullanılır. Titreşim algılayıcısı gövde üzerine özel kablosu ile birlikte monte edilir. Kablo özel olduğundan ve sinyalleri uzağa taşıma özelliği olmadığından titreşim rölesi motor mahalline yakın bir yere monte edilir. Bu röle kontağı, ya DCS, ya da MCC paneline motoru durdurmak üzere gönderilir. Motorlar üzerinden taşınacak her tür sinyal için MCC ve DCS seçeneği mevcutsa da DCS seçeneği her zaman için daha uygun olan yoldur. (Haberleşme hızına dikkat edilmelidir.) DCS alarmları yazıcısında motorun durma nedenini görmek mümkünken, açar. MCC panolarında duruş nedeni için araştırma yapmak gerekir. Bu ise işletme sırasında zaman kaybına yol

336/448

Toprak kaçağı koruması Bu tür röleler kısa devre akımlarında, olay olmadan hemen öncesine ait koruma sistemleridir. Topraklama sisteminde akan akımları tespit ederek bir kontağı çalıştırır. Daha çok tahrik sistemlerinin giriş ünitelerinde ve orta gerilim sistemlerinde kullanılırlar. Çok özel amaçlı olduklarından üst düzey sistem tasarımcıları tarafından kullanılırlar. İzolasyon koruma rölesi Kapasitif ölçümle fazlardan oluşacak kaçak akımları yakalar. Belli izolasyon direncinin altında koroma rölesi çalışır. Bu koruma şekli de MCC tasarımlarında, kağıt yatırımcısından daha çok imalatçının ön gördüğü koruma şeklidir. Faz koruma rölesi Faz gerilimindeki belli büyüklüğe kadar dengesizlikleri veya faz eksikliklerini gören rölelerdir. Çıkışı bir kontaktan olmakta ve besleme gerilimini tamamen kesmeye yönelik çalışmaktadır. Kilitli rotor koruması (locked rotor, stall protection) Elektronik tip

koruyucularda motora ait rotorun dönmediğini, yani motorun yükü deviremediğini gösteren koruma sistemi. Özellikle hız kontrol ünitelerinde daha net gerçekleştirilen bir koruma sistemidir. Büyük güçlü motorlarda mutlaka istenmelidir.

ORTA GERİLİM MOTORLARINDA KULLANILAN KORUMA TÜRLERİ Bu motorları alçak gerilim motorlarından ayıran bazı özellikler vardır.    Bunların başında fiziksel büyüklükler gelir. Bu durum rotorun atalet momentini arttırır. İzolasyon seviyeleri gerilimin büyüklüğü oranında yükselir. Rotor tasarımları da daha karmaşıktır. Rotor için basit yapı yerine, baralar ile yapılmış sargı bulunur. Bu baraların sincap kafes bağlantıları son derece önemlidir. Kısa devre anında bu noktalar 3 saniye süreyle mekanik olarak, kopmadan dayanabilmelidirler.  Çalışmadığı zamanlarda, motor içini rutubetten korumak için ısıtıcılar monte edilmiş olmalıdır. Alçak gerilim motorlarında rutubet önemli değilken bu motorlarda sorun haline gelir. Motor ısıtıcıları motorun imalatı sırasında monte

337/448

edilirler. Bu ısıtıcılar motor çalıştığında devre dışı olmalıdır. Beslemeleri kendi yol verici panosundan olmalıdır. Bu tür motorlar devreye alınmadan 24 saat önce ısıtıcıları devrede olmalı ve ilk start verilmeden önce izolasyon dirençleri ölçülmeli ve kaydedilmelidir. Bu bilgi daha sonra sıklıkla kullanılacaktır. Start sonrası boştaki akımları mutlaka ölçülmeli ve kaydedilmelidir. Start öncesi yol vericileri ve kabloları da izolasyon açısından test edilmelidir.  Soğutulmaları için farklı tasarımlar olmakla birlikte kağıt fabrikaları için özel bir tedbir gerekmez. Fan emişi tarafında havayı rahat alabilecek bir ortam ve hacim olduktan sonra, montaj sorun olmayacaktır.   Kalkışları direk olmalıdır. 5000 volta kadar hız kontrol üniteleri mevcuttur. MCC tipi çekmeceli olmalı ve koruma sistemleri elektronik olmalıdır. Bu motorların kalkış akımlarına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde enerji santralına getireceği yük anormal olacaktır. Sık sık kesici açma sorunu yaşanabilir. Bunun önüne geçmek için imalatçıdan, alım görüşmeleri sırasında, kalkış akımını düşürmesi talep edilebilir. Başka bir yöntemde motorun belli bir rampa ile kalkması için imalatçıdan talepte bulunulmasıdır. Özel rotor tasarımlarıyla bu istek gerçekleştirilir. Buna rağmen yol vermede arkasında büyük bir kaynağın olması arzu edilir. Deneme çalışmalarından önce röle koordinasyonuna dikkat edilmelidir.  Kalkış sayısı, motor soğukken bir saatte 2-3 ü geçmemelidir. Tam yük sıcaklığında ise bu rakam iki olmalıdır. Gövde ve her sargı sıcaklığı Pt 100 tipi termometrelerle ölçülmelidir. Bu ölçümler bir kilitleme ve alarm devresine bağlanmalıdır.  Orta gerilim motorları alçak gerilim motorlarından daha pahalı oldukları için korunmalarına gösterilen özen ve imkan daha fazladır. Çoğunlukla elektro mekanik yöntemler motor korumasında yetersiz kalır Bu nedenle mikroprosesörlü koruma üniteleri kullanılır. Bu üniteler ayni zamanda pek çok korumayı birlikte yaparlar. Bu ünitelerdeki bazı özellikler aşağıda sıralanmıştır:

Koruma özellikleri
I² t aşırı yük koruması (Overload) Motorların aşırı yüklere dayanabilmesi için en kritik yerleri rotorlarıdır. Momenti sağlayacak rulman ve mil çapı kadar kısa devre rotor direnci nedeniyle yayılan ısı zayıf noktayı oluşturur. Rotorun ısınmasını ölçen direk bir devre elemanı yoktur. Bu durum stator sargılarına gönderilen akımın ölçülmesiyle ve hesaplama yöntemiyle

338/448

tespit edilir. Klasik aşırı yük korumasına ilave geliştirilmiş bir yöntemdir. Daha çabuk açma sağlar. Bu durumda stator akımının doğru ölçülmesi bir zorunluluk haline gelir. Akım trafolarının kaliteli ve iyi ölçümlendirilmiş olmaları gerekir. Aşırı akım koruması (Instantaneous Overcurrent) Fazlarda meydana gelen anlık ve birkaç periyodu geçmeyen sorunlar nedeniyle devreden çok yüksek akım çekilmesini ifade eder. Sigorta atmadan aşırı akımdan kurtulmayı sağlar. Faz dengesizlikleri koruması (Phase Unbalance) Orta gerilimde faz gerilimleri arasında dengesizlik pek görülmez. Ancak motor sigortalarından birinin atması halinde motoru iki fazda kalmaktan kurtarmak gerekir. ‘Negative sequence Phase Unbalance’ koruması Faz dengesizliğinde sadece gerilimin büyüklüğü söz konusu değildir. Ayni zamanda gerilimin pozitif yönde dönen komponentleri ve negatif yönde dönen komponentleri de önemlidir. Bunun anlamı 120 derece aralıkla dizilen fakat orijinal gerilim vektörlerinin dönüş yönünün tersine dönen gerilim vektörleridir. Özellikle negatif sekuens gerilimin yarattığı akımlar rotor ısınmasını çok süratlendirir. Derhal koruma sağlanmalıdır. Kağıt fabrikalarında bu tür dengesizlikleri yaratacak tek fazdan beslemeli büyük yükler bulunmaz ancak şebekenin beslediği komşu firmalarda yaratılacak bu tür dengesizlikler ve izolasyon bozulması sonucu oluşacak dengesizlikle için büyük motorlarda koruma gerekecektir. Toprak kaçağı koruması (Ground Fault) Toprak kaçağı izolasyonda bozulmayla birlikte başlar. Toprak iletkeninden geçen akımların ölçülmesiyle tespit edilir. Doğru bir ölçüm devresinin motor yol vericisinde bulunması gerekir.

339/448

Rotor kilitli koruması (Stall or Jam) Yük tarafından gelecek bir etkiyle motorun bir an için dönme momentini yenememesi sonucu durma noktasına gelmesi. Refiner motorlarında bıçakların birbirine dayanması gibi sorunlar sonucu oluşur. Düşük yük koruması (Under load) Kaplin kırılması veya mil kesmesi gibi durumlarda emniyetle durmayı çabuklaştırmak için kullanılır. Düşük gerilim koruması Adından anlaşılacağı gibi şebeke geriliminin belli bir değere düşmesi halinde momentte değişimler olur. Bu durumda motoru korur. Start sayısı koruması Orta gerilim motorları sık sık kaldırılmazlar. Bir saat içinde en çok 2 veya 3 gibi kalkış yapabilirler. Bu koruma, kalkışı sayarak fazlasına müsaade etmez. Uzun kalkış süresi müsaadesi Motorun kalkış süresi atalet momentinin büyümesiyle, özellikle motor büyüdükçe uzar. Bu durumda rotor kilitli koruması devreye girebilir ve motoru kaldırmak mümkün olmaz. Bu iş için geliştirilen bir sistem rotorun dönüşünü tespit edip çalışmasına müsaade etmektir. Ölçüm özellikleri      Faz amperlerini gösterme Faz gerilimlerini gösterme Çekilen aktif gücü (kw ) ve enerjiyi (kwh) gösterme Çekilen reaktif gücü (kvar) ve enerjiyi (kvarh) gösterme Güç faktörünü gösterme

340/448

   

Frekansı gösterme Min./max. müsaade edilen değerleri gösterme Koruma değerlerini gösterme Motor sargı sıcaklıklarını gösterme

İsteğe bağlı olarak haberleşme özellikleri ilave edilebilir. Pek çoğu geçmiş olayları sıralayabilecek trend grafiklerini yaratma imkanı verir.

MOTORLARIN KALKIŞLARI SIRASINDA MEYDANA GELEN GERİLİM DÜŞÜMÜ Bir motorun kalkışı sırasında, klemensleri üzerinde okunacak gerilim değerinin, ne olacağını bulmak hesaplama yöntemi ile mümkündür. Sonucun bulunabilmesi için gerekli olan bazı bilgiler öncelikle belirlenmelidir. Avrupa standartlarına göre motorlarda müsaade edilen sürekli gerilim düşümü % 5 den büyük olmamalıdır. Amerikan standardı ise, sürekli gerilim düşümünü % 10 ile sınırlandırmıştır. Motorlar bu değerler göre tasarlanmışlardır. Motorlar devreye girerken klemenslerinde okunacak geçici gerilim düşümü % 5 in üzerine çıkmaktadır. Motor klemensindeki son gerilim, çıktığı trafodan itibaren, trafo ve iletkenler üzerindeki toplam gerilim düşümü ile hesaplanarak bulunur. Arada kullanılan iletkenlerde ve devre elemanlarında meydana gelecek gerilim düşümleri tek tek dikkate alınmalıdır. Bu nedenle trafo ve sonrası tüm verilerin bilinmesi gerekir. Motoru besleyen trafo ile ilgili bilgiler, trafo etiketinden alınmıştır. Trafonun giriş gerilimi Trafonun çıkış gerilimi Trafonun kVA değeri Trafonun % gerilim düşümü : 6300 V :420 V Yüksüz, 400 volt yüklü : 2000 KVA :% 5

Motoru besleyen trafo tesisatı ile ilgili bilgiler, projeden alınmıştır. Trafonun çıkış iletkeni kesiti : BARA

Trafonun çıkış barası uzunluğu : 10 mt. İhmal edilebilir.

341/448

Motoru besleyen tesisat ile ilgili bilgiler, projeden alınmıştır. Motor kablosunun kesiti Motor kablosunun uzunluğu : 3x95+50 mm² 2XY : 100 m, Bir faz için 200 m gidiş+geliş

Kablo empedansı Z=R kısa hat : 0,193 Ω / 1000 m cos ф ihmal edilmiştir. Motorla ilgili bilgiler, motor etiketinden veya motor listelerinden

okunmuştur. Motorun kW olarak gücü Motorun anma gerilimi Motorun anma akımı Motorun kalkış akımı : 110 kw : 400 V : 200 A : 200 A X 6,5 = 1.73 X 400 V X 200 A X 6.5 =900 KVA Yukarıdaki verilere göre boş bir trafoda motor kalkarken meydana gelen gerilim düşümleri: a) b) c) Kablodaki gerilim düşümü= R X I (Start)= 0,0193 X2 X 200 A X 6,5= 50,18 Volt Trafodaki gerilim düşümü= 900/2000 X 420V X % 5= 9,45 Volt olur. (Trafo yüksüzken.) Toplam gerilim düşümü= Kablo+trafo= 50,18+9,45= 59,63 Volt

Motorun kalkış gücü kVA : 1.73 X Motorun anma gerilimi X Motorun kalkış akımı

% Gerilim düşümü toplamda= 59,63V/420 V=% 14 Motor klemensindeki gerilim= 360,37 Volt Yukarıdaki işlemde trafo sekonder gerilimi boştaki trafo için alınmıştır. 420 V yerine o anki trafo sekonder gerilimi yazılırsa motor klemensindeki gerçek gerilim okunur.

342/448

Motor ve tahrik sisteminde verimlilik
Hız kontrollu bir tahrik sürücüsü ve bir motor seçilirken sistemin toplam verimliliği önemli hale gelir. Çünkü enerji maliyetleri verimli çalışmayı gerektirmektedir. Motor ve sürücü firmaları son yıllarda verimliliği öne çıkaran çalışmalar yapmaktadırlar. Yüksek verimli motorlar ciddi enerji tasarrufu yaparlar. Örnek: Bir kağıt fabrikasında 90 kw lık bir motordaki % 3 verimlilik (2,7 kw-saat) 10 yıllık süre içinde 216.000 kwsaat enerji tasarrufu demektir. (Bir yıl 8000 saat olarak alınmıştır.) Bunun parasal boyutunu görmek için bir kw-saat elektriğin 0,1 $ olduğu düşünülürse toplam enerji tasarrufu 10 yıl için 21.600 $ olmaktadır. Bu sadece bir motor için hesaplanmıştır. Bir kağıt fabrikasındaki motorların toplam gücünün 10 MVA olması durumunda ortaya çıkacak rakam yıllık 216.000 $ olmaktadır. Şimdi bu verimliliğin sadece motorlarda değil kağıt makinasındaki tüm elemanlarda arzu edildiğini düşünelim. Tahrik sisteminin sürücülerinde, tahrikteki redüktörlerin ortadan kaldırılmasında ve yataklardaki sürtünmelerin azaltılmasında kazanılacakların verimliliği ciddi oranda yükselteceği ortadadır. Elektrikte verimlilik basit olarak aşağıdaki şekliyle tanımlanır. Verimlilik = Alınan güç/Verilen güç veya yapılan iş/harcanan enerji Toplam verimlilik ise sitemdeki her parça üzerinde iş yapmadan kaybedilen enerjiler toplamına bağlıdır. Kaybedilen enerji ısı olarak ortaya çıkar. Tahrik sisteminde elektrik enerjisi mekanik enerjiye dönüşür. Yani elektrik olarak harcanan enerji, makinanın döndürür. Bu nedenle toplam verimlilik için hem elektrik sisteminin hem de mekanik parçaların verimliliklerinin bilinmesi gerekir. Mekanik güç ihtiyacını yük demektir. Güç yükün momentine ve yükün dönüş hızına bağlıdır. Yük ne kadar ağır ve çapı büyükse döndürmek için o kadar güç ister ve dönüş hızı ne kadar fazla ise o kadar güç ihtiyacı ortaya çıkar.

343/448

Motor verimi Motor verimi, motor kataloglarında 0.70 ile 0.97 arasında verilmektedir. Bu değer motorun hızına ve büyüklüğüne bağlıdır. Motor verimliliğine etki eden 4 temel değişken vardır.     Motor gücü Motor nominal hızı Motor yükü Motorun kontrol tipi

Motorun gücü ile verimlilik arasındaki ilişki Genellikle 1 kw’ın altındakil küçük motorların verimi büyük motorlara göre daha azdır. Bunların verimi % 70-80 arasındadır. 100 kw ve üstündeki motor verimleri % 95 ve üzerindedir. Motorun hızı ile verimlilik arasındaki ilişki Motorların hızını kutup sayısı belirler. 2 kutuplu motorlar 3000 devir/dak. ve 4 kutuplu motorlar 1500 devir/dak. ile dönerler. 4 kutuplu motorlar daha verimli çalışırlar. Motorun yükü ile verimlilik arasındaki ilişki Motorlar genellikle % 75 yükte daha verimli çalışırlar. Yükün % 25 e düşmesi nedeniyle verimlilik % 5 civarında düşer. Motor seçiminde daha önce motorun % 80 güçte seçilmesi belirtilmişti. Bu değer motor seçiminde baz alınmalıdır. Motorun iç yapısı ile verimlilik arasındaki ilişki Hız kontrolu yapıldığında motora ilave kayıplar gelir. Bunu anlayabilmek için motor iç yapısını bilmek gerekir. Bir motorda kayıpları oluşturan 4 etki vardır:  Sürtünme kayıpları,

344/448

  

Statordaki bakır sargıya ait direnç kayıpları, Demir nüvedeki frekansa karşı koyma sonucu oluşan kayıplar, Rotor çubuklarındaki direnç kayıpları.

Rotor ve statordaki dirençle ilgili kayıplar en önemli kayıplardır. İkinci sıradaki sürtünme kayıpları toplam kayıpların % 10 u kadardır. Üçüncü sırada ise demir kayıpları vardır. Bu nedenle direnç kayıpları asıl kayıpları oluşturur. Harmonik akımların çekildiği hız kontrol devrelerinde harmonik akımlar direnç kayıplarını % 10 oranında arttırırlar. Bunun sonucu motor verimi % 1 düşer. Hız Kontrol ünitesinin verimi Sürücü içindeki transistörlerin verimi 0.97 ile 0.99 arasındadır. Bu değer oldukça iyi bir rakamdır. Kayıplar sürücü yüksüzken % 10 ‘a düşer, yüklendiğinde % 90 ‘a çıkar. Kayıplar doğrultucuda ve invertörde meydan gelir.

HIZ KONTROL ÜNİTELERİYLE BESLENEN MOTORLARDA İZOLASYON SORUNU Yarı iletken üretimindeki gelişmeler nedeniyle, hız kontrol ünitelerinde IGBT (Isolated Gate Bipolar Transistor) transistorların kullanılması yaygınlaşmıştır. IGBT transistorların kullanılmasıyla son derece verimli ve hassas alternatif akım motor hız kontrol üniteleri yapılmaktadır. Düzgün hız veya moment kontrolu elde edebilme özelliği alternatif akım motorlarının performanslarını, doğru akım motorlarına göre daha üstün hale getirmiştir. Hız kontrol ünitelerinin kullanımı her geçen gün giderek de yaygınlaşmaktadır. Bu yazı motor sargılarındaki izolasyonda meydana gelecek olumsuzlukları ve çözümlerini vermeyi amaçlamaktadır. İzolasyon neden bozuluyor? Yeni IGBT transistorlar 0,1 mikro saniye gibi bir hızda anahtarlama 0

yapabilmektedirler. Hız kontrol ünitelerinde tetikleme gerimi frekansı 19.000 hz. e çıkabilmektedir. IGBT transistor bir anahtar olarak düşünüldüğünde, gerilim volttan 400 voltun tepe değeri olan 564 volta çıkmaktadır.

345/448

Hız kontrolu için, 3 faz şebeke gerilimi önce doğrultulmaktadır. 400 volt şebeke gerilimi doğrultulduğunda 564 volt olmaktadır. Sonra IGBT transistörle anahtarlanarak istenilen frekansta alternatif akıma dönüştürülmektedir. Meydana gelen gerilim sinüse benzememektedir. Osiloskopta ki görünümü iğne dizisinden meydana gelen kare dalgalar halindedir. Meydana gelen gerilim, IGBT transistorun bir saniye içinde binlerce kez açılıp kapanmasıyla elde edilmektedir. Açılıp kapanma frekansı 1-19 khz arasındadır. Motorun hızı, üretilen kare şeklindeki dalganın frekansına (0-70 hz.) bağımlı olduğundan, her hız için değişik frekansta gerilim üretilmekte ve istenilen motor hızı ayarı yapılabilmektedir. Motorlarda hız, motorun kutup sayısı ve besleme geriliminin frekansına bağımlıdır. Motor hızı = 120 x motor besleme frekansı / motorun kutup sayısı (1)

İğne dalga dizisinin motora gönderilmesi kablo üzerinden olacağından, gerek kablonun, gerekse motorun kapasitans (*) değerleri çok önemlidir. Maksimum güç transferi her iki kablonun empedanslarının eşit olduğu durumdur. Gerçekte ise farklılıklar hep vardır. sınırlar. İğneli gerilim dizisi motor klemensine şebeke geriliminde olduğu şekil ve büyüklükte ulaşmaz. Yüksek frekanslı, iğneli yapı motora giden gerilimi elektromanyetik dalga haline getirir. Tüm dalgalarda görülen kırılma, yansıma ve üst üste binmeler, elektromanyetik dalgalar için de geçerlidir. Motora giden ve motordan yansıyan gerilim dalgalarının üst üste binmesi nedeniyle motor klemensindeki gerilim doğrultulmuş gerilimin iki katına, şebeke gerilimininse yaklaşık 3 katına çıkar. Motor klemensindeki gerilim = 2 x 564 Volt = 1128 Volt olur (2) Kablo ve motor için farklı değerde kapasite değerleri söz konusudur. Kapasite değerlerindeki fark, besleme kablolarının uzunluğunu belirler ve

Kapasitif etkilerle gerilimin daha büyük okunması mümkündür. Özetle gerilimi yükselten 3 temel parametre vardır.

346/448

1. Kablonun uzunluğu veya kapasitansının artması nedeniyle iğne dalga gerilim büyüklüğünün artması. 2. Motorun büyüklüğü ile rezistif sargı direnç değerin küçülmesi ve sonuçta kapasitif etkinin büyümesiyle gerilim büyüklüğünün artması. 3. Gerilimin birim zamandaki değişim oranı yani dV/dt nin büyümesiyle iğne dalga gerilim boyunun artması Kısa süreli ve ardışık gelen iğne dizisi, motorun izolasyonu içinde bir miktar yol alarak etkisini kaybeder. Gerilimin, izolasyonu delmeye başladığı noktadaki büyüklüğüne korona başlangıç gerilimi denir. Özellikle motor sargılarının ilk turları darbeye en çok maruz kalan yerlerdir. Gerilim, bobin içinde ilerledikçe sönümlenir ve normal büyüklüğüne düşer. Bu durum sürekli tekrarlanacağından bir süre sonra sargı izolasyonu darbe gördüğü yerlerden, yaşlanarak zayıflamaya başlar. Yaşlanma öncelikle bobinin ilk turlarında başlar. Yüksek gerilim atlamaları ozon üretimine yol açarak motor içinde korozyonu ve deşarjın yayılmasını beraberinde getirir. Korona daha düşük gerilimlerde olmaya başlar. En sonunda motor, ya faz-faz kısa devresi, ya da faz-toprak kısa devresi yaşayarak yanar.

İzolasyon sorunu nasıl çözülüyor? Hız kontrol ünitelerinin beslediği motorlarda, motor izolasyonu, standart motorlardan daha güçlü olmak zorundadır. Fazlar arası izolasyon yüksek olmalıdır. Şasi ile olan izolasyon gene yüksek olmalıdır. Darbe gerilimleri sargıların ilk turlarında hasar başlatacağı için sarım sırasında özellikle ilk turların izolasyonu daha güçlü yapılmak zorundadır. Bu konuda ortaya İnvertör uyumlu motor kavramı çıkmıştır. Standart motorları hız kontrol üniteleriyle kullanmamak gerekir. Alınacak motorda inverter uyum sertifikası aranmalıdır. İnvertör uyumlu (Invertor Duty) motorlar, izolasyonları yönünden yukarıda belirtilen şartları sağlamak zorundadır. Motor izolasyon sınıfları F olarak imal edilirler. Ayrıca İnvertör uyumlu motorların daha pek çok farklı yapısal özellikleri bulunmaktadır. Bu yazıda diğer özelliklere değinilmeyecektir. İzolasyon bozulmasının önüne geçmek için gerekli olan önlemler aşağıdadır.

347/448

  

Devre üzerinde filtre, reaktör veya izolasyon trafosu kullanılması Motor besleme kablo tipi ve uzunluğunda imalatçı önerilerine uyulması Motorun inventör uyumlu seçilmesi

Motor izolasyonuyla ilgili uyulması gerekenler ise, şunlardır.  El sarımı bobinajda bobine giren ve çıkan uçlar yan yana yatarlar. Yan yana iletkenlerde çok yüksek potansiyel farkı bulunması koronayı arttırır. Makine sarımında ise giren ve çıkan uçlar birbirinden uzaktır.       İzolasyon için mevcut vernikler yerine, özel vernikler kullanılmalıdır. Sarım telleri özel izolasyonlu tellerdir. Motor tamir sarımlarında bu tellerin kullanılması zorunlu tutulmalıdır. Ankuş içine yatırılan presbantlar çok yüksek izolasyona sahip ve yanma sıcaklıkları çok yüksektir. Tamirat sarımlarında bu konuda özel pres bant temin edilmelidir. Sarım telleri inceldikçe izolasyon kalınlıkları azalır. Aynı gücü sağlayan daha kalın telli bobinlerle sarım yapılmalıdır. Bobinaj sonrası vernikleme vakum-basınç uygulamasıyla yapılmalıdır. Sarım şartlarının tamamı, sarımın bu işe uygun malzeme ile uygun atölyelerde yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Başka nelere dikkat etmeli? Ayrıca hız kontrollu gösterilmelidir.  Korona başlamış motorların izolasyon testi ile yapılan sağlamlık kontrolu motorların kullanımı ve bakımlarında aşağıdaki konulara özen

sakıncalıdır. Bakım sırasında bobine verilecek önemsiz gibi görülen darbeler ve deşarjlar ileride ölümcül olabilir. İzolasyon testi için gerilim tespiti, özenle yapılmalıdır.  Motorların çalışma sıcaklıklarının izolasyon üzerindeki olumsuz etkisi unutulmamalıdır. Bu nedenle montaj sırasında ve kullanım sırasında motorların iyi soğutma yapabilecekleri ortam sağlanmalı, diğer motorlara göre bakım periyodu kısa tutulmalıdır.

348/448

Kapasitans akımların ve harmoniklerin getireceği ilave ısılar iyi bir topraklama ve havalandırma ile giderilmelidir. Montaj sırasında motorun topraklama iletkeni, hız kontrol ünitesi montaj talimatına uyacak şekilde yapılmalıdır.

  

Kablo tipi önemli olduğundan başka kablolar kullanmaktan kaçınmalıdır. Kablonun montajı ve motor klemenslerine bağlanmasında talimatlara uyulmalıdır. Motorun PTC (Positive Temperature Coefficient=direnci ısı ile artan) gibi, sargı sıcaklık algılayıcısı olmalıdır ve bu mutlaka motor kumanda devresine bağlanmalıdır.Çünkü düşük devirlerde veya ağır yük şartlarında motor ısınabilir. (DCS ekranından bu tür devre kesilmeleri görülemez. Bu nedenle PTC rölesine ait yardımcı bir kontak kullanılarak DCS sistemine diyagnostik amaçla gönderilmelidir. Aksi takdirde MCC fault sinyali görülecek ve MCC içinde arıza aranacaktır.

Motor üzerinden ilave akımlar akmaması için montaj talimatlarına uyulmalıdır. konarak

(*) Kapasitör (kondansatör) imalatı iki iletken arasına yalıtkan bir madde

yapılmaktadır. Kablo izolasyonu ve motor izolasyonu kendi iletken ve yalıtkanlarıyla bir kondansatörler grubudur. Kondansatörler frekansları çok iyi geçirirler. Kablo ve motor, izolasyon üzerinden yüksek frekansları sızdırırlar. Kablo ekranı sızıntının, çevreye etkisini önlemek için bir ortam oluşturur. Tahrik ünitelerinin bulunduğu yerlerde zorunluluk haline gelen özel motor ihtiyacı, motor imalatçıları tarafından özel motorlarla karşılanabilmektedir. Özel motor talebi, fabrika standartlarının ve teknik şartnamelerin hazırlanmasından, kablo seçimine kadar bir dizi çalışma yapılmasını gerektirir. Montaj sırasında topraklama ile ilgili dikkat edilmesi gereken önemli detaylar bulunmaktadır. Kağıt fabrikalarında son yıllarda özellikle makine tahrik sistemi başta olmak üzere pek çok alanda hız kontrollu motor uygulaması yaygınlaşmaktadır. Aşağıda bu konuya açıklık getirebilmek amacıyla, önemli görülen bazı noktalar sıralanmıştır. Motor rulmanları Bu motorların diğer özellikleri rulmanlarıdır. Motor rulmanlarının özel yapıda olması gerekmektedir. Hız kontrolu yapılacak motorlar için geliştirilen fikirlerden biri, izole edilmiş rulman kavramıdır. (Isolated bearing). “Inverter Duty” motorlarda mutlaka bu tür rulman bulunmalıdır. Asimetrik gerilimle beslenen bu motorların gövdelerinde

349/448

yüksek frekanslı gerilim bulunur. Bu gerilim rulman üzerinden topraklama sistemine akacağından, topraklama sisteminin mutlaka üretici firma önerisi doğrultusunda yapılması gerekmektedir. İzole rulman, gövdedeki akımların rulman üzerinden akmasına izin vermez. İmalat toleransları Hız kontrol ünitelerinde, çıkış gerilimindeki yapıyı ıslah edecek filtre üniteleri bulunması, sorunu bir ölçüde azaltacaktır. Fakat bu alınacak tedbirlerden sadece bir tanesidir. Üstelik filtre üzerinde düşecek gerilim motor momentinde azalma yaratacaktır. Saf sinüs dalgasıyla beslenen motorlarda bile, motorun imalatı aşamasında yapılabilecek işleme ve tolerans hatalarının bulunması, rulman akımlarını yaratacağından motor imalatı, standart motorlara göre daha özenli ve küçük toleranslı yapılmalıdır. Hız kontrollu motorların rotor ve statorları arasındaki boşluk, son derece küçük tutulmakta ve motor verimi yüksek olmaktadır. Bu motorlardan beklenen bir başka husus, üretilen momentten gerektiği gibi yararlanabilmektir. Standart motorlarda momentler, garanti edilen momente karşılık, belli fakat büyük imalat toleranslarıyla kabul gördüklerinden + toleranslar geniş aralıktadır. Kalkış momenti için tolerans sınırları -%15 ile +%25 gibi geniş bir aralıktadır. Aynı şekilde üretilebilecek maksimum moment -%15 ve minimum moment -%10 olabilir ve motor testlerden kabul görerek çıkar. Eksi yöndeki değişimlerde motor yükün moment ihtiyacına cevap veremeyebilir. İnverter uyumlu motorlarda ise, tam güçte, gerçek moment değerleri yakalanır. Motor alımında imalatçıdan hız/moment eğrisi istenmelidir. İmalat malzeme kalitesi İnverter tarafından motora gönderilen gerilim harmoniklerle yüklü olduğundan, sıradan motorlarda seçilecek metal malzemedeki akı kayıpları yüzünden, etiket gücünden % 5 ile %10 arasında azalma beklenir. Inverter Duty motorlarda akı kayıpları düşük tutulurlar. Motor, kendi şaftından beklenen gücü ve momenti tam olarak verir.

350/448

V/f oranının hız kontrolünün yapılacağı tüm frekanslarda eşit olması beklenir. Son yıllarda takometre kullanılmadan, doğrudan hız kontrolu, motor modellemesi yoluyla yapıldığından motor kalitesi önemli hale gelmiştir. V/f oranı motorun etiket gücü ve verimi üzerinde etkilidir. Rotor tasarımında da gerekli düzenlemeler yapıldığından rotor direncinin, yani rotor çubuklarının kesitinin düzgünlüğü tüm frekanslara eşit davranışı sağlar. Kağıt ve sac imalatında olduğu gibi senkronize çalışma koşullarında bu amaca uygun üretilmemiş motorlar aynı güçte olsalar bile, aynı uyartıma, farklı tepkiler vererek senkronizasyonu etkilerler. Özellikle 50 Hz. üzerinde çalışma sırasında manyetik akıda azalma söz konusu olduğundan bu bölgeye alan zayıflama bölgesi denir. Bu bölgede akı azaldığından, motor momenti küçülmeye başlar. Küçülme frekanstaki değişimin karesi ile ters orantılıdır. Manyetik ortam sac paket içinde düzgün bir dağılım göstermeli ve minimum kayıpla karşılaşmalıdır. Bu durumda motor momentinin de düşmesi yavaş ve belli bir eğimle olmalıdır. Birlikte çalışan motorlardaki moment kaybı her güç için benzeşmelidir. Aksi takdirde rotor direncinde olduğu gibi çok motorlu sistemlerde senkronizasyon bozukluğu ve yükü çevirememe gibi sorunlar yaşanır. Bu bölgede motorun kullanma faktörü devreye girer. İmalatçı bu bölgedeki çalışılacak maksimum kullanım hızı için motor kullanım faktörünü vermelidir. Özetle senkronizasyon için motor kullanım faktörü tüm motorlar için eşit olmalıdır. Motor soğutması Düşük hızlarda bile motor akımı, etiket akımına eşit olacağından iç sıcaklıklar yüksek olur. Harmonikler de iç sıcaklıkları arttırır. Soğutma fanı yeterli soğutmayı sağlayabilecek debide hava temin etmek durumundadır. Gövde yapısı da kolay soğuma sağlayacak tarzda tasarlanmalıdır. Aşırı yağlama, rulman sıcaklıklarını arttıracağından, yağlama programı ile verilecek yağ miktarı ve sıklığı tayin edilmelidir. Genellikle yapılan uygulama sık ve az yağlama şeklindedir. Bu konuda da imalatçı önerilerine uyulmalıdır. Motor sargıları arasına PTC termistör yerleştirilmesi bir zorunluluktur. Standart motorlarda talep üzerine termistör uygulaması yapılır. Düşük hızlarda motorun iç sıcaklığı, her tedbire rağmen yükselecektir. Bazı hız kontrol üniteleri motor gövde

351/448

sıcaklığını çekilen akıma ve motor hızına bakarak hesaplarlar. Bu yöntem motoru korumaya yetmeyecektir. Mutlaka termistör ile motor sargı sıcaklığı ölçülmelidir. Motor gövdeleri ve klemens kutuları yeterince büyük olmalı ve oluşacak aşırı ısınmaları uzaklaştırabilmelidir. Klemens kutusunun büyük seçilme nedenlerinden biri de hız kontrollü motorlarda kablo kesitlerinin daha büyük seçilmesidir. Büyük kablo kesiti büyük klemens kutusu ihtiyacı yaratır. Motorun Gürültüsü Motorların işletme sırasında çıkardıkları ses düzeyi desibel cinsinden ölçülür. Ses düzeyini belirleyen, çalışma sırasında motor fanı, rulman, ve bir takım titreşimlerden dolayı mekanik kökenli olabilirler. Ayrıca elektromanyetik kökenli sesler ise imalat hatası yoksa, daha çok hız kontrol ünitelerinden beslenen motorlarda duyulur. Anahtarlama frekansı düştükçe gürültü artar. Bazen bu sesler öylesine güçlü gelir ki, mekanik kökenli oldukları kuşkusu doğar. Hız kontrolu yapılacak motorların gürültü seviyeleri mümkün olduğu kadar az olmalıdır. Bu durum da sonuçta motor tasarımının özel olması sonucunu getirir. Elektromanyetik uyumluluk (EMC) Hız Kontrol ünitelerinin motora gönderdiği gerilim, motor klemenslerinde radyo dalgalarına dönüşür, (Common mode Noise ). Kapasitif etki ile motor gövdesine 30 Mhz. gibi yüksek bir frekansla geçer ve motorun besleme kablosu ekran ve topraklamasıyla tekrar hız kontrol ünitesine geri döndürülmelidir. Motorun lokalde topraklanma sistemine bağlanması veya hatalı topraklama bağlantısı nedeniyle, gövdede indüklenecek yüksek frekanslı gerilimin genel topraklama üzerinden yayılması kolay hale gelir. Bu sinyaller hem motorun çalıştığı ortamdaki elektronik cihazlara etki eder hem de bilgisayar, DCS, PLC gibi ortak topraklama sistemine bağlı olan ekipmanlarda yazılımların yapılmalıdır. hatalı çalışmasına neden olur. Bu gibi elektronik sistemlerin topraklamaları, gene de ortak topraklama sistemine, direk olarak toprak altında

352/448

Toprak

iletkenine

geçen için,

sinyallerin, ile

motor

üzerinden

kaynağına

eksiksiz iletkeninin

döndürülebilmesi

motor

besleme

kablosu

topraklama

bağlantısında özel EMC uyumlu rakor kullanılması gerekmektedir. Motor imalatçısı motorun EMC uyumlu olduğunu onaylamak durumundadır. Yukarıda sayılan nedenlerden ötürü geliştirilen “Inverter Duty” motor kavramı yeni bir kavram olarak karşımıza çıkmakta ve motor kullanımında maddi hasarları minimize edebilmek için dikkatli olunması gerektiğini hatırlatmaktadır. SİNCAP KAFES ASENKRON MOTORLARDA MOTOR KORUMA ŞALTERİ SEÇİMİ Asenkron sincap kafesli elektrik motorlarında, yol verme yöntemlerinden en yaygın olanı direk yol vermedir. Direk yol verme yöntemini bu kadar cazip yapan şartlar: a. Ekonomik bir tercih olmasıdır. b. Tam yükte kalkışlarda, kalkış momenti yüksek olduğundan yükle baş edilebilir. c. Panoda az yer kapladığından, yer sınırlaması olan durumlarda avantajlıdır. d. Kablo tek olacağından ekonomik olacaktır. Tavalarda az yer kaplayacaktır. Bunun yanında direk yol vermede dikkat edilmesi gereken noktalar: a. Şebekeden çekilecek kalkış akımları artacağından, şebekenin güçlü olması gerekir. b. Motorun izolasyonunun kaliteli olması gerekir. c. Gerilim düşümü nedeniyle diğer cihaz ve ekipmanları etkilemesi önlenmelidir. d. Çekilen akımın yaratacağı manyetik alan büyük olacaktır. Direk yol verme sırasında, motor kalkış akımının ne olacağı motor imalatçısı tarafından verilmektedir. Genel olarak anma akımının 6,5 katı olarak alınan bu değer, motor yüküne bağlı değildir. Motorun yani rotorun özellikleri tarafından belirlenmektedir. Verimi yüksek motorlarda bu değer anma akımının 7 katı olabilir. Bu akımın ne kadar süreceği ise, yüke bağlı olmaktadır. Gerçekte motor kalkış akımı tabiri belirli bir andaki akımdan ziyade saniyelerle ölçülen bir süre içindeki akımı anlatmaktadır. Bu süre, birkaç saniyeden 10 saniyeye kadar uzayabilmektedir (istisnai olarak uygulamanın durumuna göre daha uzun olabilir).

353/448

Standart motorlarda süreyi belirleyen asıl faktörün yük olması nedeniyle, uzun kalkış süreleri için, yol verici üzerinde bir takım değişikliklerin yapılması gerekir. Özel rotor direnci tasarımıyla daha uzun süreli ve düşük akımla kalkış yapmak mümkündür. Bu tür motorlarda kayma yüksektir. Motorlarda ısınma etkisi, çekilen akımın büyüklüğüne ve süresine bağlı olarak artmaktadır. Bu durumda motordan beklenen özellik, ısınma etkisiyle tahrip olmamasıdır. Isınma etkisini azaltmanın bir yolu çekilen akımın sınırlandırılarak zaman kazanılmasıdır. Bu konudaki en iyi yöntem rotor çubuklarının geometrisinin özel olarak tasarlanmasıdır. Motor hızlandıkça, rotor iletkenleri, geometrileri gereği her frekansta giderek azalan rotor direnci sergiler. Bunu yaparken herhangi bir mekanizmayı kullanmaz. Motor, anma hızında en küçük rotor direnci değeri ile çalışır. Böylece kalkış akımı şebekeyi zorlamadan ve benzer güçteki diğer motorlardan daha fazla kalkış momenti üreterek yükü kaldırılır. Bu yöntemin bazı olumsuz yönleri de vardır. a. Yüksek rotor direnci yüzünden, motor verimi düşüktür. Uzun işletme yılları göz önüne alındığında ekonomik olmayabilir. b. Motor çeşitli yüklerde çalışırken, yük değişimine bağlı olarak küçük hız oynamaları olur. Hız hassasiyeti istenilen yerlerde kullanılamaz. Bu motorların kullanımı yaygın olmamakla birlikte, kalkış momentinin yüksek olduğu durumlarda yükle birlikte kalkmak için kullanılabilirler. Kalkış akımları rotor direncine bağlı olarak, anma akımının 4-5 katı civarında olur. Yüksek verimli motorlarda ise, rotor direnci son derece düşük tutulmaktadır. Bunun sonucunda kalkış akımları yükselmekte, motor kalkış momenti düşmekte ve kalış akımı, motorun anma akımının 7 katına çıkmaktadır. Motorun hangi yapıda olduğuna bakmaksızın, koruma şalterinin veya koruma cihazlarının seçimi, motorun anma akımına ve kalkış akımına bağlı olarak yapılır. Elektronik termik röle kullanılması durumunda bilinen yanlış uygulama manyetik akımın, motor anma akımının 6.5 katı olarak alınması ve ayarların buna göre yapılmasıdır. Yapılan birinci hata akımın tepe değerinin değil, averaj değerinin

354/448

alınmasıdır. Akımın tepe değeri efektif değerinin 1,41 katı olması nedeniyle kalkış akımının ani değeri, anma akımının 9,165 katı olmaktadır. Yapılan ikinci hata ise kalkış akımının, bir kısa devre şeklinde başladığı, yani ddoğru akım olduğunun bilinmemesidir. Motorun kalkarken çektiği akımı, iki ayrı zaman bölgesi aralığında incelemek doğru olacaktır. Birinci bölge motorun çalıştırılmasının sonrasındaki ilk 3-5 periyot içinde kalan kısımdır. Bu bölgede sinüsün tamamı pozitif bölgeye kaymış durumdadır. Dalgalı olmasına rağmen, doğru akım şeklindedir. İkinci bölge ise normal kalkış akımının çekildiği simetrik bölgedir. Bu bölgede sinüs pozitif ve negatif yapısına geri dönmüştür. Yani 6. periyodun sonunda kısa devre akımı, anma akımının 9,165 katına düşerek simetrik bir yapıya kavuşur. İlk periyotta doğru akıma kayma yüzünden, anma akımının tepe değeri olan 9,165 kat akımın iki katı kısa devre ani akımı olarak görülür. Yani, ani akımın tepeden tepeye değeri 18,33 katı olmaktadır. Bu değer, 6,5-7 katı olarak yapılan manyetik ayarın, yanlış olduğunu göstermektedir. Bu durumda motor koruma şalterinin bu görevi yerine getirip getiremeyeceği önem kazanmaktadır. Bazen kablo empedansı bu ayara müsaade eder fakat çoğunlukla ayar yetersiz kalır. Gereksiz şalter açmaları olacaktır. Verimsiz motorlarda da iç direncin yüksekliği nedeniyle bu şikayet olmayabilir. Fakat motorların verimli türde seçilmesi halinde, direnç azalması kalkış akımını daha da büyüterek, kalkışı vahim hale getirecektir. Büyük sistemlerde verim ön planda olacağından kalkış akımının büyümesine göz yumulacaktır. Bu değerlerden yola çıkarak örnek bir motor koruma şalteri seçimi ve ayar değerleri aşağıda verilmiştir. Örnek motor 55 Kw 1500 d/dak. 400 Volt 3faz- Delta bağlantılı Anma akımı (In ): 104 Amper Kalkış akımı (Is): 6,5 In Termik akım ayarı = In = 104 Amper olmalıdır.

355/448

Manyetik akım= 18,33 X 104 A = 1906,32 Amper olmalıdır. 125 amperlik bir şalterin termik akım ayarı 0,832 X 125= 104 A olarak yapılabilecektir. Bu şalterin manyetik özelliği 10 katı akıma müsaade ediyorsa 1250 ampere ayarlanabilir demektir. Eski ayar düşüncesine göre 104A X 7= 728 A olacağından şalter kabul görecektir. Halbuki uygulamada kalkış anında şalter manyetik koruma amacıyla gereksiz yere açabilecektir. Sorunsuz ayarlanabilir şalter ise 1906 amperi sağlayacak özellikte olması gerektiğinden 10 çarpanı ile 200 amperlik şalter bu iş için uygun olacaktır. Burada kablo empedansı kalkış anında sıfır ohm olarak alınmıştır. Motor besleme kablosunun uzun olması durumunda 160 amperlik bir şalter uygun olabilir. Bu durumda motor koruma şalteri 200 amper olmalıdır. Termik ayar için de, 104 rakamına (uç değer olarak alınmamak kaydıyla) ayarlanabilen termik ayar sahası olmalıdır. Görüldüğü gibi termik ayar sahası olarak bakıldığında kullanılabilecek bir şalterin manyetik olarak da kullanılabilmesi için 125 A değil, 200 A seçilmesi doğru tercih olacaktır. Ya da 16 dan büyük çarpanlı bir 125 amper şalter seçilmelidir. Tasarımda bu kriter, kullanımı ve fiyatlandırmayı doğrudan etkilemektedir. Şartnamelerin ve projelerin hazırlanması, ayarların sahada doğru yapılabilmesi ve tekliflerin eşit bazda değerlendirilmesi için durum dikkate alınmalıdır.

REFINER SİSTEMİNDE YÜK VE MOTORA AİT PARAMETRELER Kağıt fabrikalarında refinerler enerji tüketiminde kağıt makinası ile birlikte en ön

sırada yer alırlar. Bu boyutta enerji ihtiyacı büyük motor güçleri gerektirir. Motorların büyümeleri ile birlikte, muhtelif sorulara, mühendislik açısından cevap bulunması zorunludur. Bu kapsamda, öncelikle bazı tanımların yapılması gerekmektedir. Bu tanımlar refiner motoru alımında, yol verici seçiminde ve kullanımında konuya bilinçli yaklaşılmasını sağlayacaktır. Büyük güç ihtiyacının olduğu yerlerde, yük ile ilgili bilgiler önem taşır. Bu bilgiler, teorik kökenli olmak yanında ampirik özellikler de gösterir. Motor moment eğrisinin

356/448

yükün kaldırılması (starting), yükle birlikte hızlanmayı (accelerating), maksimum moment ihtiyacını (pull-out) ve sürekli moment ihtiyacını karşılaması gerekir. Refiner tiplerinin çeşitliliği kullanım ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Çeşitlerin

çokluğu nedeniyle, yük-moment ihtiyaçları çeşitlilik gösterir. Moment üzerine etkide bulunacak diğer parametreler, besleme gerilimi, kalkarken yükle ilişkisi, motorun atalet momenti ve refinerin hızıdır. Motor seçiminde, bu bilgiler önemli rol oynar. Motorların çok çeşitli moment eğrileri ile üretilebildikleri unutulmamalıdır. Bu nedenle sadece güç ve hız bilgisi yeterli olmayacaktır. Motor alımında bu bilgilerin yanında, yüklü iken, motor miline gelecek itme kuvveti önem taşır. Motor milinin ileri geri hareketi olmadığından, bıçak ayarı ve hamur nedeniyle, refiner milinin motora etki etmesi, motor rulmanında hasar yaratabilir. Buna benzer bir durum esnek kaplinli motorlarda görülür. Dolayısıyla motor rulmanının belli ölçüde ileri geri kuvvetlere dayanması istenmelidir. Aşağıda refiner motoru alınırken Kullanılan tespit edilmesi gereken bilgilerin listesi motor

bulunmaktadır. Bu listedeki bilgiler, refiner imalatçısından alınacak ve motor imalatçısına verilecektir. terimler motor imalatçılarının, kataloglarında kullandıkları terimlerle ve Türkçe karşılıklarıyla verilmiştir. Açıklamalar daha sonra yapılacaktır. 1. Yük momenti, (Load Torque): % 100 Nm olarak kabul edilir. 2. Kalkış momenti, (Starting Torque): Yük momentine göre yüzde olarak cinsinden. 3. Hızlanma momenti, (Accelerating Torque): Yük momentine göre yüzde olarak, Nm cinsinden. 4. Azami moment, devrilme momenti, (Maksimum Torque, Pull-out Torque): Yük momentine göre % olarak Nm cinsinden 5. Refinerin atalet momenti, (Refiner moment of inertia): kgm² cinsinden 6. Refiner milinin motor milini itme veya çekme kuvveti, (Thrust value): kgf cinsinden Nm

357/448

1.

Yükün momenti: M (%100) Nm

Yükün ihtiyacı olan momenttir. Refinerin tam kapasite ile istenilen debi ve kesafette çalışırken ihtiyacı olan momenttir. Elyaf durumuna göre yükün momenti değişse de refiner imalatçısı tarafından refiner kapasitesi ve yük momenti belirlenmiştir.

2.

Kalkış momenti: (%50 M) Nm

Refinerler çalışmaya alınırlarken, bıçaklarının sonuna kadar açık olmaları gerekir. Ayrıca çalıştırılmadan hamur geçişine izin verilmez. Bu durum kalkış momentinin çok küçük çıkmasına neden olur. Bu nedenle çoğunlukla ampirik olarak yük momentinin % 50 si olarak alınırlar. Bıçakların kapalı olduğu bir durumda veya hamurun içeride kuruduğu bir durumda, kalkış için moment ihtiyacı sistemi zorlayacak, tahribata yol açacaktır. Refiner DCS üzerinden kontrola sahip bile olsa, devreye alınırken mutlaka lokal olarak çalıştırılmalı ve otomasyona sonra geçmelidir. Refiner yol vericisinde bulunan motor kontrol ve koruma sistemi çok iyi çalışmalı ve ayarları mükemmel olmalıdır. Belirli süre sonunda akım normale düşmüyorsa sistem devre dışı olmalıdır.

3.

Hızlanma sırasındaki moment : (% 50 M)

Kalkış momentinin hemen arkasından, sistemdeki sürtünme kayıpları ve sistemin atalet momentine bağlı olarak motorun hızı, sıfırdan nominal değere doğru yükselir. Bu döneme hızlanma veya ivmelenme süresi denir. İvmelenme süresi refinerin tipi, ve döner parçaların atalet momenti ile ilgili olarak değişir. Sürtünme kayıpları ve refiner miline bağlı olan çap genişliği atalet momentini etkilediğinden, ivmelenme süresinde etkili olur. Yüksüz kalkışlarda momentin % 50 değeri aşmadığı gözlendiğinden, ampirik olarak ivmelenme süresi içinde yükün moment değerinin % 50 olduğu ve sabit kaldığı kabul edilmektedir. İvmelenme süresi motor açısından farklı bir süreçtir. Kalkış sonrasında motor moment eğrisinin önce düştüğü sonra yükselmeye başladığı bilinmektedir. İvmelenme süresi içinde en alt noktanın sağlıklı geçilmesi, ivmelenme süresinin uzunluğuna ve motorun ürettiği moment değerine bağlıdır. Bilindiği gibi motorun kalkış ve ivmelenme süreleri içinde direk kaldırmada şebekeden nominal akımının 6,5

358/448

katı akım çekmesi bu süre içinde, motor besleme geriliminde düşmeye neden olur. Gerilim düşümüne bağlı olarak motor momentinde ayrıca bir düşme meydana gelir. Gerilime bağlı olarak momentteki azalma, gerilimin karesi ile ters orantılı olduğundan ciddi rakamlar ortaya çıkar. Yönetmelikler normal yük koşullarında % 5 e kadar gerilim düşümüne müsaade eder. Gerilim düşümünün, kalkış anında % 10 olması, momentin % 81 e düşmesi anlamına gelir. Moment ivmelenme süresi içinde motorun eğrisine bağlı olarak bu bölgede zaten düşük olduğundan, gerilim düşüklüğü gibi dış bir etki ile ayrıca % 19 aşağı düşerek, hızlanmada zorluk yaşanmasına neden olur. Momentin minimum olduğu bu alt noktaya pull-in Torque (minimum moment) noktası denir.

4.

Azami moment : (%150 M)

İvmelenme süresinin sonuna doğru motor momenti bir tepe değere doğru tırmanır. Bu tepe değere maksimum değer veya devrilme momenti adı verilir. Yük hala % 50 moment değerindedir. Motorun çalışma noktası, bu tepe değerin hemen arkasında ve ona çok yakın bir yerdedir. Bu çalışma noktasında motora yük verilir. Yük momenti ile motor momenti bir noktada kesişerek kendilerine bir denge noktası bulurlar. Bu noktada yük momenti % 100 olacaktır. Yükte meydana gelecek anlık sıkışmalar nedeniyle zaman zaman yük momenti yükselir. Yükselmenin limiti olarak % 150 moment değeri baz alınır. Motorun % 150 yük momentine cevap verebilmesi beklenir. Bu değerin üstünde moment ihtiyacı olduğunda, bunun daha çok ciddi bir sıkışma olduğu kabul edilerek motorun koruma cihazı aracılığıyla durması beklenir.

5.

Refinerin atalet momenti:

Refinerin atalet momenti makine imalatçısının vereceği bir değerdir. Ayrıca yük momentinin bilinmesi durumunda, hesaplanması mümkündür.

6.

Refinerin motor milini itme/çekme değeri:

Refiner milinin ileri geri hareketi, refinerin yapısı gereğidir. Öğütümün ayarı mile bağlı bıçağın hareketi ile sağlanır. Normal çalışma koşullarında, refiner mili istenilen bıçak

359/448

aralığında bırakılır. Bu durumda milin motor miline sabit, fakat küçük bir itmesi (çekme) olur. Çalışma sırasında hamurda bulunan istenmeyen parçalar ve bıçağın çalışma esnasında hareket ettirilmesi motor miline anlık itme veya çekme yönünde bir kuvvetin uygulanmasına sebep olur. Bu hareket bir darbe hareketi şeklinde Hareketin itme veya çekme yönünde olması ortaya çıkan kuvvetin gelişir.

büyüklüğünü değiştirmez. Bunun yanında itme (çekme) kuvvetinin ani itme/çekme ve sürekli itme/çekme olmak üzere, iki farklı değeri olması gerekir. Bu değerlerin hesaplanmasında motorun gücüne bağlı bir formül ve ampirik bazı değerler kullanılır. Kuvveti yaratacak motor gücü, kaplinin çapı, motorun dönüş hızı, kaplinin dönüşteki sürtünme kat sayısı, ani itme/çekme kuvvetinin bulunmasındaki temel ölçüdür. F={Motorun gücü X Kaplin sürtünme kat sayısı X 194250 (sabit)} / {Kaplin çapı (cm) X Motor devri} Motor gücü: Kaplin çapı: Motor devri: Kaplin sürtünme kat sayısı: Sabit sayı: 0,23 ( bakımlı dişli kaplinlerde iç ve dış dişlerin kayması) 194250 Kw olarak alınacaktır. Santimetre olarak alınacaktır. (Dişli çapı esas alınmalıdır.) Devir/ dakika olarak alınacaktır.

Ani itme (çekme) kuvveti F Kilogram-kuvvet olarak çıkacaktır. Yukarıdaki formül bir örnekle açıklanmalıdır. Motor gücü: Kaplin çapı: Motor devri: Kaplin sürtünme kat sayısı: Sabit sayı: 0,23 194250 315 Kw 20 Santimetre 475 Devir/ dakika

F= (315 X 0,23 X 194250) / ( 20 X 475) F= 1481 kg

360/448

Düzenli itme kuvveti, F* ise ani kuvvete oranla son derece küçük kalmakta ve ani değerin % 7 si olarak alınmalıdır. Bu durumda örnek probleme göre sürekli itme kuvveti F*= F X 0,07 F*= 1481 X 0,07 F*= 104 kg olacaktır. Bu değerler, motorun ön ve arka rulmanlarının bu kuvvetlere dayanacak şekilde seçilmesine yardımcı olur. Formül dikkatle incelendiğinde, kaplin çapında meydana gelen büyümenin ve motor hızındaki artışın itme kuvvetini azaltacağı, motor gücünü ise arttıracağı ortaya çıkar. Bu da kaplin seçiminde ayrıca dikkate alınmalıfır.

Not: Hazırlanmasında TAPPI TIS 0406-03 referans alınmıştır.

361/448

BÖLÜM 14

ELEKTRİK BÖLÜMÜNDE VERİ DENETİMİ

Çalışan sistemlerde, kritik ekipmanların tamirinde elde yeterli bilgi olmayabilir. Eldeki verilerin yeterli olup olmadığı yapılacak bir denetimle ortaya çıkarılır. Yeterli veri sayesinde arıza süresi ve duruş süresi kısalacaktır. Bir yatırım sonrası elektrikli cihazlarla ilgili veri eksikliği kendini hemen gösterir. Şifreler gibi basit bilgiler eksikliğin göstergeleridir. Bunun cevabı yapılacak iç denetimle ortaya çıkar. Kağıt fabrikaları gibi sistem topluluklarında ekipmanlar ve sistemler pek çok üreticiden doğrudan alınır. Bir DCS veya PLC programı yazılım demektir. Bir tahrik sisteminde konusudur. Dokümanlarda ve verilerde eksiklik olmasının pek çok nedenleri vardır. Kaybolmuş, tarihi geçmiş, biriktirilmemiş veya istenmemiş olabilirler. Bazı kağıt fabrikaları mekanik bakış açısına sahiptir. Elektrikle ilgili detaylar farkedilemeyebilir. Yeni bir anlayış veya ekip gelmesiyle durum ortaya çıkacaktır. Eski bir sisteme yeni ilave edilen ekipman gruplarında sıklıkla veri eksikliği konusunda sorunlar yaşanır. Kontratlarda ve Verilerdeki eksiklik zaman içinde kendini daha fazla hissettirir. sözleşmelerde bu konular yeterince belirtilmemişse bakım hız kontrol ünitelerinde oldukça fazla sayıda parametre bulunur. Bunlardan da ötede mutlaka konfigüre edilecek cihazlar ve enstrumanlar söz

personelinin işi oldukça zorlaşır. Tasarım değişikliklerinde de veri eksikliği ortaya çıkar. Standart olarak hazırlanmış dokümanlar özel tasarım versiyonlarında kullanılamaz hale gelir. Tasarımda, yapılan değişikliklerin neler olduğu bilinmiyorsa durum vahim demektir. Çalışırken yatırım geçiren fabrikalarda sahada iki farklı iş aynı anda götürülmek durumundadır. Mühendislere çok fazla iş gücü düşer. Yapılan her iki işte de detaylarda gözden kaçan noktalar olacaktır. Bir gün ilave ekipmanlar devreye

362/448

alınarak sistem bütün halinde çalışmaya başladığında, ciddi bilgisizlik ve veri eksikliği yaşanır. Kendi içinde farklı firmalardan temin edilerek bütünlenen toplama yapılarda

çoğunlukla uyumsuzluklar yaşanır. Devreye alma aşamasında uyumsuzluklar ortaya çıkacaktır. Bu duruma düşmemenin yolu yatırım öncesi veri denetiminden geçer. Veri denetimi yapılan yerlerde uyumsuzluklar önceden farkedilecektir. Yazılımlarda ve konfigürasyon amacıyla oluşturulmuş şifreler personel

değişikliklerinde sorun olmaya devam edecektir. Şemaların hem basılı hem de elektronik ortamda kopyaları olmalıdır. Bunların arşivlenmesi maliyet getirecektir. Her proje tadilatı büyüklüğüne bakılmaksızın güncellenmelidir. Bazı kağıt makinalarının ikinci el olması nedeniyle eski orijinal projeler bir anlam ifade etmez. Böyle durumlarda acilen proje üretimine gidilmesi gerekir. Denetime başlamanın zamanı yoktur. Hatta derhal başlanılmalıdır. Denetimde ortaya çıkacak eksikliklerin giderilmesi zaman alacaktır. Bazen elektronik donanımla yazılım teknolojik gelişmeler nedeniyle zaman içinde uyumsuz hale gelir. Tıpkı BETA veya VHS videolarda olduğu gibi eldeki dokümanı okumak imkansız hale gelir. Kısa sürede dinozorlaşan yazılım ve donanımlar veri kullanımının en büyük düşmalarıdır. Veri denetiminde bu tür durumlar tespit edilerek gerekli önlemler alınacaktır. Bunun örneği 5 1/4 inçlik sürücülerin ortadan kalkmış olmasıdır, sürücü arızasında disketler okunamaz hale gelir. Veri denetimleri düzenli ve belirlenmiş aralıklarla yenilenmelidir. Elde bir veri listesinin bulunması denetimi kolaylaştıracaktır. Denetimler eğitim açığı olup olmadığını da gösterecektir. Eğitim konusu her alanda olacağı gibi veri yönetimi ve veriye ulaşım konusunda da olmalıdır. Yedekleme belirli sürelerde yapılmalı ve değişikliklerde mutlaka güncellenmelidir. Herşeye rağmen gözden kaçan veri eksiklikleri olacaktır. Bunlar tespit edildiklerinde gerekli düzeltici faaliyetler yapılmalıdır. Bu durum veri yönetiminin bir sürece dönüştürülmesini sağlar.

363/448

Fabrikaların takip edecekleri konulardan biri de, verilerde güvenliğin sağlanmasıdır. Özellikle yazılımların güvenliği zayıf olmaktadır. Verilerin kopyaları birden fazla noktada saklanmalıdır. Eski bir yazılımın saklanması son derece yanlış bir yaklaşımdır. Bu her doküman için geçerlidir. Verilerin özellikle yazılımların tedarikçi firmada saklanması da hatalı bir yaklaşımdır. Bu veriyi saklamak birisinin görevi olacaktır. Bu kişinin işten ayrılması veri güvenliğini bozacaktır. Veri denetimleri eski ve işe yaramaz versiyonların ortaya çıkarılmalarını da sağlar. Fabrika ölçeğinde sistematik bir yaklaşımla bakım dokümanları ve veriler etkili bir şekilde veri denetimleriyle sağlanamalıdır.

364/448

BÖLÜM 15
ARIZALAR VE KORUNMA
KÖKEN ANALİZİ

Koruyucu Elektrik Bakım (KEB) tekniği kullanılan yerlerde, elektrikle ilgili arızaların minimuma indiği bilinmektedir. Bununla birlikte kağıt fabrikalarında elektrikli ekipmanlar, mekanik bağlantılarla birleşerek kompleks yapılar meydana getirirler. Arızaya yol açacak noktaların çok olduğu durumlarda, sorunlu noktanın teşhisi, arızanın kaynağının ve nedeninin tespit edilmesi önem kazanmaktadır. Arıza kaynağının tespit edilmesi ve gereken önlemin alınması, aynı arızanın tekrarlaması riskini ortadan kaldırmaktadır. Sadece böyle durumlar için geliştirilecek bir yöntem belirlenmesi önemli olmakla birlikte, bu yöntemin tüm sorunlar karşısında kullanılabilmesi ve bir yaşam tarzı haline getirilmesi de önemlidir. Bütün dünyada Bilimsel yöntem adı ile, pek çok meslek erbabı ve araştırmacı tarafından sıkça kullanılmakta olan bilimsel düşünme yöntemi, Türkiye’ deki okullarda öğretilmediği için kağıt fabrikalarında kullanılmamaktadır. Bu yönteme benzer düşünme sistemi geliştirmiş tecrübeli kimseler, zaman zaman, yöntemin bazı basamaklarını bilmeden de olsa kullanmaktadırlar. ISO 9000 çalışmaları da aslına bu yöntemi sıklıkla kullanmaktadır. Tüm kağıt çalışanlarının yararlanabileceği bu yöntem, elektrikle ilgili sorunlarda kullanılması amacıyla aşağıda sunulmaktadır. Bu yöntemden yola çıkılarak, sistematik bir bakım tekniği geliştirilmiştir. Sorunun analizi yoluyla, sorunu ortadan kaldırma olarak özetlenebilecek bu bakım tekniğine, Köken Analizi demek daha doğru olacaktır. Bu yöntemde takip edilecek 7 basamak bulunmaktadır. Basamaklar sırası ile şunlardır: 1. 2. Bilgi toplama aşaması Sorunun önemini kavrama aşaması

365/448

3. 4. 5. 6. 7.

Parametreleri kavrama aşaması Problemin kaynağını yakalama aşaması Sorunu giderme aşaması Yapılanların doğrulanması aşaması, (test aşması) Köken analizi yapılması

1. Bilgi toplama aşaması
Bu aşamada çeşitli sorular sorularak bunlara cevaplar aranır. Bu sorular şunlar olabilir:       Arızanın oluş hikayesi nedir? Arıza öncesi veya sırasında kayda geçmiş ölçüm değerleri ve alarmlar varmıdır? Ekipmana ait doküman/dokümanlar varmıdır? Ekipmanın geçmişi ile ilgili hikaye bilgileri varmıdır? Ekipmanın çalışma şekli nasıldır? Daha önce benzeri bir ekipman üzerinde yaşanılmış bir tecrübe varmıdır?

2. Sorunun önemini kavrama aşaması
Sorunun öneminin kavranması, üretimin durmaması açısından önemlidir. Kağıt fabrikalarında üretimin sürekliliği arzu edilir. Bazı arızalar üretimi durudurmazlar. Bazıları ise üretimin küçük bir parçasını durdururlar. Fabrikanın tamamını durduracak arızalar da yaşanabilir. Tüm bu arıza türlerini iyi anlayıp ona göre faaliyet geliştirilmesi gerekmektedir. Arızalarda ve iş emirlerinin uygulanmasında bu öncelikler önemli hale gelir. Bu şartlar altında aşağıdakilere benzer soruların cevaplarının bilinmesi gerekir:     Sistemin arızaya tahammülü nedir? Üretim nasıl yapılacaktır? Çalışmayan arızalı kısma nasıl müdahale edilecektir? Sorunun kaynağı ne olabilir?

366/448

3. Parametreleri kavrama aşaması
Elektrikle ilgili sorunlar, mekanik sorunlardan farklılıklar gösterirler. Bu iki sorun tipine ait farklılıklar kısaca aşağıda özetlenmiştir:  Elektrikle ilgili sorunlarda sorunun kolay teşhis edilememesine sıkça rastlanır. Çünkü sorunu yaratan sebepler genellikle görsel değildirler. Yani ortada sorun vardır, fakat sorunlu kısım ile ve nedeni ile ilgili ip uçları nadiren görülür tiptedir. Bu nedenle sorunu bulmak zaman alır. Sorunu ve nedenini bulduktan sonra çözüme ulaşmak daha kısa sürede olur.  Mekanik sorunlarda ise sorunlu parça görülmekte ve sebepler tahmin

edilebilmektedir. Sorunun giderilmesi süreci mekanik parçalardaki tahribatların büyüklüğü, sökme takma ile ilgili zorluklar, takımların hazırlanması, eleman ihtiyacının çokluğu gibi nedenlerle uzundur. Arıza teşhisinde bilimsel yöntemin kullanılmasını gerektiren sebeplerin başında, sonuca kısa zamanda ulaşmak gelir. Benzer durum, kağıt işletmecisi için de geçerlidir. Kağıt kalitesindeki düşüklüğün cevabı hemen verilemeyebilir. Bu gibi durumlar sorunun teşhisi için zaman ihtiyacı yaratır. Sistematik düşünce geliştirilmesi hantal bir yöntem değil aksine, sonuca doğru ve çabuk ulaşılmasını sağlayacak, sağlıklı bir yöntemdir. Sistemi oluşturan parametrelerin bilinmesi sayesinde, ortaya çıkacak seçeneklerin ayıklanması kolaylaşacaktır.        Ölçülebilecek parametreler nelerdir? Gerekli test aletleri nelerdir, bunlar elde varmıdır? Ölçülmek istenilen değerler ölçülebilecekmidir, fiziksel engel varmıdır? Ölçülecek değerleri elde etmenin başka bir yöntemi varmıdır? Ölçülebilen değerlerden hangileri beklentiler doğrultusundadır? Bu sorun ile benzer sonucu yaratacak arızalı başka bir parça olabilirmi? İki sorun üstüste gelmiş olabilir mi? Bunların arasında ilişki var mı? Bunlardan hangisi olayı asıl başlatan durumundadır?

367/448

Sistemi bir bütün olarak algılamak ve alt parçaların görevlerini bilmek, sorunların giderilmesine yardımcı olacaktır. Bu nedenle diğer zamanlarda eğitim yapılacaksa, eğitimin kişinin eksiğini kapatmaya yönelik olması arzu edilir. Genel eğitimlerin yararları oldukça az olmaktadır. Bu nedenle bu bölüm içinde bir eğitim modeli verilmektedir. (Not: Bu yöntemin kapsamına, bilimsel olmadığı için girmemekle birlikte, yapılacak çalışma sırasında, ilk aşamada gözlenecek renk değişimi, koku, ses, sıcaklık gibi fiziksel bulgulardan yaralanılabilir. Bu veriler tecrübeli kişilerde hızlı sonuca ulaşmayı sağlar.)

4. Problemin kaynağını yakalama aşaması
Bir ünite üzerinde ortaya çıkan bir sorun, mercek altına alındığında, genellikle birden fazla kusurlu nokta olduğu görülür. Ünitenin bu şartlar altında şu ana kadar nasıl çalıştığı bile tartışılır. Bu durum, arızanın kaynağı açısından kafaların karışmasına neden olur. Şüphesiz her tespit, değerli bir veri olarak alınmak durumundadır. Fakat gerçek nedenlerin yakalanması için daha ötede birtakım çalışmaların yapılmasını gerekir. Bu çalışmalardan biri, sistemin ünitelere bölünerek, olayın/arızanın, sistemin hangi kısmında olduğunu tespit etmektir. Bu sayede arızalı kısmın bir bütün içinde bir köşeye sıkıştırılması sağlanmalıdır. (Örnek: Motor, besleme kablosu, MCC arasında arızanın lokalize edilmesi gibi.) Alt parçalara doğru arızanın lokalize edilmesi mümkün olduğunca sürdürülmelidir. Yukarıdaki örnekte, motorda arıza tespiti yapılmışsa, motor üzerindeki araştırmayı gene sistematik olarak sürdürmek gerekir. 3 nolu basamaktaki sorular, motor için de tekrarlanmalıdır. Bu aşamada yapılacak test ve gözlemler, yeni verilerin ortaya çıkmasına katkıda bulunur. Bu testler daha detaylı olmak durumundadır. (Not: Elektrik ile ilgili sorunlarda problemin kaynağı araştırılırken, bazen iki bulgudan hangisinin asıl başlatıcı olduğu karışabilir. İçine su girdiği için devre dışı kalan bir motor ile devre dışı kaldığı için taşma sonucu, içine su giren bir motorun durumu

368/448

buna örnektir. Bu gibi durumlarda köken analizi farklı çözümler önerir. Bu nedenle problemin kaynağı net olarak ortaya çıkarılmalıdır.)

5. Sorunu giderme aşaması
Arızalı bir ekipmanın üzerinde düzeltici işlem yapılmadan ekipman çalıştırılmamalıdır. Gerekli düzeltici çalışma bazen basit bir ayar, bazen de arızalı parçanın yenilenmesidir. Sorunun nedeni bulunduktan sonra, bu soruna yol açan neden de aranmalıdır. Arızalanan bir kartın bulunup, yerine yedek kartın takılması köken analizcisi için yeterli değildir. Köken analizi kavramı bu nedenle yeni bir bakım anlayışı olarak bakımcının karşısına çıkmaktadır.

6. Yapılanların doğrulanması aşaması, (test aşması)
Tamirat sonrası ekipman veya cihaz üzerinde testler ve deneme çalıştırması yapılması gerekmektedir. Deneme çalıştırmasının sonucunda, ekipmandan beklenen çalışma performansı istenilen düzeyde olmalıdır. Çalışma tekrarlanarak sonucun alındığına emin olunmalıdır.

7. Köken analizi yapılması
Köken analizi daha önceki bakım tekniklerine göre bir yenilik olarak gelmektedir. Arızanın kökeninde neyin yattığı araştırılmalıdır. Kısaca olayın tekrarlamaması gerekir. En son basamak köken analizi gibi görünmesine rağmen, birinci basamaktan itibaren köken analizi başlamaktadır. Motor neden yanmıştır, parça ömrünü tamamlamış mıdır, bu durum standart sapma içinde midir? Bu sorular olayın hikayesini açığa çıkaran türdendir. Bu sorulara cevap bulunamadığı takdirde, yapılan işlemler sadece basit bir tamirat olayı olarak kalacaktır. Sorun başka bazı olayların bir öncüsü de olabilir. Bu sorundan yola çıkılarak başka bazı olayların önüne geçmek mümkün olabilecektir. Sorunlara bakış açısını değiştirecek bu düşünme yöntemi pek çok sorunun önceden tespit edilebilmesine

369/448

yardımcı olacaktır. Erken uyarı almak daima felaketlerin önüne geçilmesine ve olayların denetim altında tutulmasına yardımcı olacaktır. Arıza üzerine bakım tekniği en kötü bakım tekniği olmakla birlikte, ne kadar koruyucu bakım yapılırsa yapılsın, sıfır arıza ile işletmeyi götürmek de imkansız gibidir. En iyi yöntem, koruyucu bakım uygulamak, arızalardan ders çıkartarak, arıza sayısını istatistiksel olarak minimuma indirmektir. Köken analizi, arızalardan ders çıkarılması için geliştirilmiş en uygun yöntem olarak yaygınlaşmaktadır. Bir olayda çözüm için birden fazla çözüm önerisi ortaya çıkabilir. Bu önerilerden herbiri, farklı harcama ve duruş süresi gerektirecektir. Çözümün vadesi uzunsa ve bedeli fazla ise bazen arızanın giderilmesi ile yetinilir. Genellikle duruş süresinin uzunluğu nedeniyle bir siparişin zamanında yerine getirilememesi gerekçe olarak gösterilir. Fakat bu durum daha sonrası için olayın tekrarlamasını engellemez ve başka siprişlerin ertelenmesine de yol açar. Köken analizi, öncelikle olaydan derslerler çıkarılmasını hedeflemektedir. Bu sayede ekipler hatalardan ders çıkararak kendilerini geliştirler ve sürekli öğrenen ekipler haline gelirler.

BİR EĞİTİM MODELİ İLE PERSONEL GELİŞİMİ SAĞLANMASI

Eğitim davranışların öğrenme yoluyla değiştirilmesidir. Bu değişikliklerin temelinde, öğrancinin kapasitesi içinde kalacak, yeni bilgiler edinmesi, görevi ile ilgili formasyon kazanması, davranışlarını değiştirmesi ve becerilerini arttırması bulunmaktadır. Eğitimi veren kişinin hedefi ise, en kısa sürede öğrencinin eksiğini azami derecede kapatmaktır.

Deneme yanılma yolu ile öğrenmenin dezavantajları
Deneme ve yanılma yolu eğitimde tesadüfen öğrenme anlamına gelir. Çok yavaş bir süreçtir. Gerek zaman açısından gerekse, kişilerin yapacakları hatalar nedeniyle çok pahalıdır. Pahalı olması yanlış öğrenme ve hatalardan ders çıkaramama gibi nedenlerle daha da artar.

370/448

Deneme yanılma yöntemi, halen kağıt fabrikalarında kullanılan, hâkim bir yöntemdir. Bu yöntemin maliyeti ile ilgili örnek olarak, yeni işe başlamış bir elektrikçinin, sorunlu olduğunu düşündüğü bir motor koruma şalterini sökmeye çalışırken, MCC panosunun enerjisini kesmesi verilebilir. Bu durumda otomasyon üzerinden pek çok motor birden durarak, üretim aksaması yaşanır. Bu olay sadece bu hata ile başlamamıştır. Yeni elektrikçiye bu konuda ne gibi bilgi verilmiştir? Görev tanımı nedir? Arıza bölgesine giderken yanında ne gibi takımlar bulunmaktadır? Motor, yük, kayış-kasnak, redüktörler, vanaların tipleri, akışkanların viskozitesi gibi akım üzerinde etkisi olan süreç ekipmanları ve süreç değişkenleri hakkında ne kadar bilgi sahibidir? Yeni elektrikçinin, motor şalterindeki akımı kesmesinin gerçek sebebini buluncaya kadar yapacağı denemelerin sayısı oldukça fazladır. Sonunda mutlaka sorun çözülecek ve yeni elektrikçi o gün pek çok doğru veya yanlış bilgi edinecektir. Bu tam bir deneme yanılma yöntemidir. Eğer yeni elektrikçi işi ile ilgili eğitimi almış olsa idi, tam bir bilgi ve kendine güvenle sorunu kısa sürede ve minimum zayiatla çözecekti. Bunun yanında kendisinin ve mesai arkadaşlarının canını tehlikeye sokmayacaktı. Planlanmış bir eğitimin yararı, doğrudan öğrenme yolunu kullanarak, deneme yanılma yöntemi sırasında oluşacak yanlış öğrenmelere yer bırakmamasıdır.

Eğitimin felsefesi Bir eğitim programının düzenlenmesinde aşağıdaki temel amaçlar hedef alınmalıdır. 1. Stajyere işletme için, onun ihtiyacı olan bilgiyi, yaşanmış deneylerden seçilmiş örneklerle sunmak 2. Stajyerin öğrenme merakını arttırarak doğru amaca yönlendirmek 3. Stajyerin mevcut tecrübesini ve kapasitesini yakından tanımak 4. Stajyeri ve işletmeyi, gelecekte yaşanacak kötü durumlardan kurtarmak. 5. Stajyeri takımın uyumlu bir parçası haline getirmek

371/448

Eğitimin 4 aşaması
Eğitimde geçerliliği kanıtlanmış 4 aşama bulunmaktadır. 1. Aşama: Hazırlık 2. Aşama: Sunum 3. Aşama: Uygulama 4. Aşama: Gözlem

1. Aşama: Eğitim programı için hazırlık Yeni bilgi ve becerilerin öğrenciye aktarılması için bir eğitim programı olmalıdır. Sıralama hatası yapılarak öğretilmiş konular, öğrencinin kafasını karıştıracaktır. Bu konuda hataya düşmemek için, eğitmen bir eğitim programı hazırlamalıdır. Bilgiler bu programa göre, kademeler şeklinde verilmelidir. Bu kademelendirme eğitimin birden fazla eğitmen tarafından verilmesine olanak sağlar. Çünkü öğretilecek konular farklı dallardan eğitmen ihtiyacı yaratabilir. Yeni eğitmen yeniden başa dönmeden konuları anlatabilmelidir. Eğitimden azami yararı sağlamak için eğitmenler bu programı birlikte hazırlayabilirler. Eğitim kolaydan zora doğru ve daha önemlisi, bilinenden bilinmeyene doğru

olmalıdır. Eğitimin sonunda stajyer bir işi yapabilecek düzeye gelmelidir. Her aşama net olarak aydınlanmalı ve stajyerin gerekli bilgiyi öğrendiğine emin olunmalıdır. Eğitimde karşılaşılan problemler eğiticinin bir konuyu eksik anlatması veya

açıklamasıyla ilgilidir. Bu durumda anlatılan konu stajyere bir mana ifade etmez. Anlatım somut olarak öğrencinin beyninde yer etmemiştir.

Stajyerin eğitime hazırlanması Stajyer alıcı olmalıdır. Bunu sağlamanın yolu gergin bir ortam yaratmamaktır. En önemli engel kişilerin eğitim ortamında kendilerini özgüvenden yoksun

372/448

hissetmeleridir. Çünkü bilmedikleri için oradadırlar. Stajyerler, arkadaşça bir ortamda eğitime katılmakla kazanacakları kişisel gelişimden haberdar edilmelidirler. Eğitimin sonunda yapılan iş, hem işyerine, hem de stajyere bir yarar sağlamalıdır. Eğitim süreci stajyerin kapasitesi ve bildikleri ile ilgili bazı tespitlerin yapılabilmesine olanak sağlar. Bu durumda eğitim sırasında seviye tespiti yapılması, bazı konuların geçilmesine veya bazı konuların daha güçlü vurgulanmasına yardımcı olur. Eğitmen kursun kapsamı ile ilgili kısa bir ön bilgi sunmalıdır. Bu sunumda konuların neleri kapsadığı anlatılmalıdır. Psikolojik olarak öğrencinin işleri yapabilecek şekilde hazırlanması bu eğitimden beklenen başka bir sonuçtur.

2. Aşama sunum Başarılı bir sunuş için ana hatlar aşağıdadır. İşin nasıl yapıldığı gösterilmelidir. Bir işte işlemler doğru bir sıralama ile

gösterilmelidir. İşlemler zor ise 2 veya 3 kez tekrarlanmalıdır. Öğrenmede görsel yöntemlerin çok etkili olduğu unutulmamalıdır. Daha sonra 3. aşamada öğrenciden kendisinin yapması istenmelidir. İşin nasıl yapılacağı anlatılmalıdır. İşin nasıl yapılacağı görüldükten sonra eğitmen işin nasıl yapıldığını bir kez anlatmalıdır. Böylece stajyer öğrenci bir işin nasıl yapıldığını önce görecek sonra dinleyecektir. Bir işin neden ve nasıl yapıldığının anlatılması daha doğrusu öğretilmesi gerekir. Bir elektrik teknisyeninin neden ve nasıl sorularına cevap olmaksızın, problemleri sorgulamaksızın, robot gibi iş yapması son derece sakıncalıdır. Gösterme ve anlatma, mutlaka detayların da anlatılmasıyla desteklenmelidir. Basit ve kuru bir sunum yerine önemli detayların açıklandığı bir öğretim tarzı seçilmelidir. Konunun anlatım tarzı olarak, işlemlerin hareketlerle de görselleştirilmesi gerekir. Bilinen sınıf eğitim araçlarından yararlanılmalıdır. (Tahta, projeksiyon, iş masası gibi)

373/448

3. Aşama uygulama Uygulama nelerin öğrenildiğinin kontrol edilmesine yarar. Bu aşamada daha önce öğrenilenler tekrarlanır. İşin, verilen eğitim aracılığıyla yapılması sağlanır. Stajyer öğrencinin hangi noktalarda takıldığı tespit edilir. Verilen eğitimin hangi ölçüde yararlı olduğu görülür. İşin yapılması yanında eğitmen stajyer öğrencilere bazı sorular sormalıdır. Ne, neden ve nasıl soruları burada cevap bulmalıdır. İşin yapılmasındaki iş sıralamasının doğru olması gerekir. Bu aşamada eğitmen aynı işin stajyer öğrenci tarafından yapılmasını talep eder. Cesaretlendirme ve başarı önemli motivasyon kaynaklarındandır. Bu aşamada verilecek, kendine güven duygusu öğrenciye ilersi için olumlu katkılar sağlar. Stajyer öğrenci işi mümkün olduğunca az hata ile yapmalıdır. Eğitimi ileride stajyer öğrenciler bir tür asistan olarak kullanılabilir. 3. aşamada eğitmen bazı detayların anlatılması ve anlaşılması için gerekli çaba göstermeli ve atlamalarda bulunmamalıdır. Öğrencinin, öğrendiğini varsaymak yerine, sorularla durum tespit edilmelidir. Öğrencinin anlatımında veya iş yapış tarzında boşluklar görüldüğünde sorularla bu açıklar kapatılmalıdır. Düzeltmeler psikolojik olarak pozitif aceleci bir yaklaşımla yapılmalı ve ve sabırlı

kişiselleştirilmemelidir.

Öğretmede

tavırlardan

kaçınılmalı

olunmalıdır. Küçük bile olsa iyi yapılmış işler övülmelidir. Eğitici, gerektiğinde bir işin yapılmasındaki performansın önemi için, işi bir kez daha göstermelidir. Sorulan sorulara cevaplar net olmalı ve verilen cevaplar gereksiz yeni sorulara yol açmamalıdır. Sık yapılan hatalar ile karşılaşıldığında, eğitici, birinci ve ikinci aşamalara giderek bunun nedenini araştırmalıdır. Bazı noktalarda birden fazla kişinin hata yapması özellikle birinci ve ikinci aşamalarda hata olduğunu gösterir. Özetlenecek olursa:    Hata düzeltmelerde pozitif yaklaşım sergilenmeli Kişiselleştirmelerden uzak durulmalı (Ben olsaydım…) Hataların sebebi bulunmalı

374/448

  

Kişilerin kendi hatalarını bulmasına ve olunmalı Temel sorunlar düzeltilmeli

kendilerini

eleştirmelerine

yardımcı

Her öğrenci işe katılmalı ve azami pratiği yapmalı

Tüm katılımcıların öğrendiklerinden emin olunduktan sonra, grup son aşamaya hazır demektir.

4. Aşama Gözlem Bu aşamada öğrenciden kendini iş ortamında, bakım ekibinden birisi imiş gibi kanıtlaması beklenir. Pratik olmadan, bir becerinin geliştirilmesi mümkün değildir. 4. aşama için aşağıdaki faktörler önemlidir: İş üzerinde öğrenci yakın takibe alınmalıdır. Kalabalık bir eğitim sınıfında yakın takip imkânsızdır. Fakat az sayı için yakın takip zorunludur. Eğitimin amacı öğretmek olduğuna göre, amaca ulaşılıp ulaşılmadığı yakın takip ile anlaşılır. Tekniği öğrenmek için uygulama şarttır. Fakat doğru tekniği öğrenmek için doğru uygulama şarttır. Öğrenciler kendi başlarına bırakıldıklarında yanlış yöntemler geliştireceklerdir. Yakın takip bunu önlemenin en iyi yoludur. Öğrencinin takibi mutlaka eğitmenin sorumluluğunda olmalı ve kısım amiri ile bu sorumluluk ortaklaşa paylaşılmalıdır. Bakımda çalışacak elektrik personelinin eğitimi son derece önemli ve kabul gören bir yaklaşımdır. Çalışan bir makinanın veya kurulmakta olan yeni bir makinenin bakım personeli muhakkak eğitilmelidir. Bu amaçla süpervizör veya bakım mühendislerinin kullanılması düşünülmelidir. Büyük sistemlerde, gerek kuruluş aşamasında, gerekse işletme aşamasında bakımda görevlendirilecek mühendislerin de, teknisyenler kadar eğitime ihtiyacı vardır. Etrafta dolaşarak sistematik bilgi elde edilmesi hem güç, hem de istenilen sonucu vermez. Bu durum deneme yanılma yönteminin tipik örneğidir. Her sistem, nihayet kendine has özelliklere sahiptir. Bu nedenle eğitim amacıyla profesyonel destek alınması gerekir. Bir ekipman alınırken kontrata konulan, teknik personel eğitiminin yararı

tartışılmalıdır. Çünkü bu eğitim kalabalık gruplara sahada ve iş arasında verilmesi

375/448

yaralı olmayacaktır. Eğitimi alacak personel aslında elindeki iş bırakarak,

eğitime

gönderilmiş ve eğitim için bir sınıf düzeni çoğunlukla kurulmamıştır. Kendi dilinde ders notları yoktur ve ders sırasında tercüme (!) gerekmektedir. Detaylara inilemediği için soru üretilmemekte ve yukarıda anlatılan eğitim aşamalarına uyulmamaktadır. Bu durum, eğitimin, sadece görüntüden ibaret kalmasına neden olur. Bir başka durum eğitimin süresi ve zamanlaması ile ilgilidir. Erken veya geç verilecek eğitim, karmaşık sistemlerin anlaşılmasını zorlaştırır. Özellikle kontrattaki süre dersin kapsamını belirlemektedir. Tahrik sistemleri, otomasyon sistemleri ve bobin makinası elektriği gibi karmaşık konularda eğitimin mükemmel olması gerekir. İyi eğitim almış mühendislerden, teknisyenlerini yetiştirmeleri beklenebilir. Fakat bilmek ve eğitmek ayrı özelliklerdir. Bu eğitimlerden sonra yakın takip işlemini kim yapacaktır? Personelin bilgisini tartacak bir mekanizma bulunmamaktadır. Bu durumda uygulama için henüz zaman gelmemiştir. Geleceğe dair bir ipucu halen belirgin değildir. Eğitimin sağlandığını test edecek bir yöntemde bulunmamaktadır. Eğitimin yerinde olup olmadığını test etmek geleceğe kalmaktadır. Bu durumda gelecekte performansın düşük çıkması kişiye değil, eğitimin başarısızlığına bağlanmalıdır. Neyin yanlış gittiği bilinmedikçe düzeltici önlem alınamaz. Eğitim sonucu stajyer bakım elemanlarının performansında sorun olması, eğitim programının gözden geçirilmesini gerektirir. Başından beri anlatılanlar özetlenecek olursa:        Eğitim çalışanın performansını, bilgi ve becerisini arttırmaya yönelik bir çalışmadır. Eğitimde pek çok teknik ve metot kullanılır. Kâğıt gibi özelliği olan bir sanayi dalında eğitici, kendi metot ve tekniklerini geliştirmelidir. Stajyeri motive etmeyen bir eğitim başarılı değildir. Eğitimden, pratik sonuçlar beklenir. Eğitimin temel amaçları ve hedefleri vardır. Eğitimde katılımcılık çok önemlidir. Eğitimin aşamaları vardır. Bu aşamalara uyulmalıdır.

376/448

ELEKTRONİK DONANIMLARDA ARIZALARDAN KORUNMA
Günümüzün kağıt fabrikalarında yeni kontrol ve tahrik sistemleri, üretimde kapasite artışları sağladıkları için sürekli talep edilmektedirler. Bu sistemler de elektronik ağırlık artmakta ve kullanıldıkları yerlerde kendilerinden önceki ekipmanlara göre şebeke sorunlarına, ya daha çok neden olmakta, ya da şebeke sorunlarına daha hassas hale gelmektedirler. Genelllikle elektronik cihazlar işletme içinde üretilen veya dışarıdan gelen, şebeke ile ilgili gürültü sorunları ile karşı karşıyadırlar. Aşağıdaki satırlarda elektronik kökenli donanımın kötü şebeke koşullarına karşı korunması için geliştirilecek yöntemler belirtilmektedir.

Kritik donanımın tespiti
İşletmelerde her parçanın görevi son derecede önemli olmakla birlikte mu?” sorusu bunları tespit etmede işe yarayacaktır. Tipik olarak PLC ler, DCS ler, elektronik motor hız kontrol üniteleri kritik donanımlar arasındadır. Bunun yanında sensörler, tarnsmitterler, aktüatörler, arızanın toplam maliyeti yüksek olan donanımlar da koruma planına alınmalıdır. Basit bir sensör kendi fiyatı itibariyle çok küçük bir değerde olabilir. İmalatı durdurması onu kritik donanım sınıfına sokar. Aşağıda kritik ekipman ve donanımları seçerken 5 kriter bulunmaktadır. 1. Çalışmaması halinde üretimi kesintiye sokacak donanımlar, 2. Birinin yedeği olarak kullanılan sistemler ve emerjens sistemler, 3. Bir ekipmanı veya insanı koruması için kullanılan koruma üniteleri, 4. Tehlike anında kullanılacak acil durdurma sistemleri, 5. Sorunları uyaran alarm devreleri. kritik

(olmazsa olmaz) donanımın tespit edilmesi gerekir. “Arızalandığında üretim durur

377/448

Koruma amaçlı plan geliştirmek
Kritik donanımın listesi belirlendiğinde, ikinci iş bu donanımlarda hangi koruma tedbirlerinin alınacağı olmalıdır. Öncelikle hasarların ve kusurların farklı olan türleri bilinmelidir. Çünkü her hasar türüne karşı farklı yaklaşım gerekmektedir. Hasar ve kusur türleri 3 ayrı sınfta ele alınmalıdır: 1. Ani tahribat 2. Uzun süreli yaşlanma 3. İşlev bozukluğu Ani tahribat bir donanımın kullanılamaz hale gelmesiyle sonuçlanan donanım hasarıdır. Bir elektronik ünitenin yüksek gerilime maruz kalması tipik olarak kalıcı hasar yaratacaktır. Uzun sürede yaşlanma izolasyon bozulmalarını ve malzeme yorulmalarını beraberinde getirir. İşlev bozukluğu ise genellikle nedeni açıklanamayan bilgi bozulması, veri kaybı, resetleme gibi sorunlar ve sonuçlar yarattığından, kaynağı tespit edilemeyen çok önemli kusurlar olarak ortaya çıkar. Bu tür problemlerin tekrarlamamaları için kök neden araştırılmalı ve düzeltici önlemler alınmalıdır.

Şebekede olan olaylar
Hasar ve kusurlara neden olan şebeke bozulmaları genellikle fabrika içinden ve bazen de fabrika dışından kaynaklanır. Bunların % 80 i fabrika içindendir. Dışarıdan gelen sorunlar, şebekedeki kesilmelerin yanında yıldırım düşmeleri sırasında olan geçici olaylardır. Şebeke sorunları enerji dağıtımı sırasındaki şebeke operasyonları ve O. G. Kompanzasyonunda meydana gelen anahtarlama işlemleri sonucu oluşur. Şebeklerde olan enerji kalitesi sorunlarının nadiren bir komşu fabrikadan fakat genellikle fabrika içinden kaynaklandığı bilinmektedir. Fabrika içi şebeke ve enerji kalitesi sorunlarını yaratan olaylar genellikle motorların devreye alınması veya devre dışı bırakılmaları, trafolardaki otomatik kademe değiştirici operasyonları, kaynak makinalarını kullanırken yapılan hatalar, hız kontrol ünitelerinden yayılan gürültüler, kötü topraklama tesisatı ve orta gerilim kompanzasyon devresindeki işlemlerdir. Bu

378/448

olaylar, gerilim kesilmeleri, gerilim çökmeleri ve arızaya neden olan geçici gerilim bozulmaları yaratır.

Enerji kesintisi
En önemli şebeke sorunu enerji kesilmesidir. Bazı fabrikalar için son derece az olmakla birlikte sonuçları yönünden önemli olaylardır. Eneji kesintisi üretimin durması demektir. Enerji kesilmelerinde alternatif enerji kaynaklarına sahip olmak temel

çözümlerdendir. Çözüm fabrika bazında veya donanıma göre şekillendirilir. Bunun için jeneratör gibi yatırımı yüksek kaynaklar yanında, daha ucuz olacak UPS gibi araçlar da kullanılır. UPS, kapasitesi yeterli seçildiğinde enerji kesintisinde sistemi aktif halde tutabilir. Kesinti sırasında sistemin güvenli şekilde kapatılmasına olanak sağlarlar. Gerilim çökmeleri Gerilimdeki çökme ve şişmeler şebeke sorunlarının başında gelir. Bunların çoğunluğu gerilimde çökmelerdir (gerilimin nominal değerinin altına düşmesi). Her elektronik donanım, bu olaylar karşısında farklı derecelerde etkilenir. Enerji kesintisinde olduğu gibi, çözüm donanım bazında veya fabrika bazında farklı uygulamalar gerektirir. Fabrika çapında uygulanacak çözümler arasında yük dağılımının düzenlenmesi, motorlara yol verme yöntemlerinde seçici davranmak, ana trafonun seçimi, kablo kesitlerinin büyük tutulması, aşırı yüklenmelerden kaçınma ve geniş besleme gerilimi aralığı bulunan cihazların seçimi gibi pek çok tasarım seçenekleri bulunur. Bu çözümlerin hepsinin birlikte uygulanması gerçekten iyi sonuçlar verecektir. Bunların yanında gerilim çökmelerine karşı yeni yöntemler de geliştirilmiştir. Bunların başında çöküntü anında akülerden gerilimi düzeltici besleme yapan dinamik gerilim düzelticiler gelmektedir. (DVR) Elktronik kontrolörleri korumak için devrenin başına gerilim düzenleyiciler

konulabilir. Bu tür düzenleyiciler her tür iç ve dış kökenli gerlim çökmelerini düzeltebilirler. Bu tür lokal çözümler fabrika çapında yapılacak pahalı çözümlere göre daha ekonomik olurlar.

379/448

Gerilim çökmelerine karşı doğrudan alınacak önlemler arasında otomatik kademe değiştiricili trafolar bulunur. Fakat trafo kademe değiştirme süresi gerilimi düzeltmek için yeterli olmayabilir. Bunların yanında sabit gerilimli tarafolar ve UPS ler gerilim çökmelerine karşı daha hızlı tepki verdiklerinden sıklıkla kullanılırlar. Bu çözümlerin herbirinin kendine has avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Geçmişte gerilim çökmelerinde UPS ler olmadığı dönemde sabit gerilim trafoları uygulanmaktaydı. Günümüzde elektronik cihazların beslemelerinin UPS üzerinden yapılması oldukça yaygınlaşmaktadır. Fabrikada yeni enerji ortamı Günümüzde kontrol sistemleri değişmiştir, işletim sistemleri belirli bir sırayla sitemi kapatıp açmaktadır. Besleme devreleri anahtarlamalı çalışmaktadır. Yükler büyüdüğünden gerilim çöküntüleri daha büyük boyutlarda olmaktadır. Fabrikalar sadece üretim alanları olmaktan çıkmış ve enerji dağıtım alanları haline gelmiştir. Üretim kapasitesindeki artışlar enerji tüketimini arttırmaktadır. Bu nedenler kaliteli enerji teminini zorunlu hale getirmektedir. Halen pratik olarak kullanımı ve ilk yatırımı kolay olan UPS yaygın hale gelmektedir.

Geçici darbe gerilimleri (Transientler)
Büyük tahribatlara yol açmayan geçici darbe gerilimlerinin (transients) yapıları gereği doğrudan ölçümleri oldukça zordur. Bunlar arasında çok kısa sürenleri en zor tespit edilenlerdendir ve elektronik cihazları bozarlar. Rastgele olmaları ve yakalanmaları için özel cihazlara gerek duyulması olayı zorlaştırmaktadır. Ölçülmesi en zor olan geçici gerilimlerin gelişi güzel hatalara ve kontrol sistemlerinde kilitlenmelere yol açtığı bilinmektedir. Geçici gerilimlerin dış dağıtım şebekesinden gelmedikleri fabrika içinde üretildikleri bilinmektedir. Bu sonuca Ayni ulaşılmasındaki zamanda geçici ip uçları sadece yapısı gözlemlerden ve frekansları kaynaklanmamaktadır. gerilimlerin

(SPEKTRUMU) dağıtım hatlarının empedansları ile etkileşimleri göstergelerdendir. Yıldırım olayı bunun tek istisnasıdır, o dış dünyadan gelen bir geçici darbe gerilimi olayıdır. Geçici gerilimler kontaktörlerin açma kapamaları sırasında, motorların

380/448

çalıştırılmaları

sırasında,

hız

kontrol

ünitelerinin

bulunduğu

yerlerde

ve

kondansatörlerin devreye girip çıkmaları sırasında meydana gelirler. Geçici gerilimler kritik elektronik donanımlara tehdit oldukları halde, her geçici gerilim olduğunda arıza meydana gelmez. Bunların hangi modda oldukları (modlar aşağıda açıklancaktır), frekansları, dV/dt değerinin büyüklüğü yaratacağı etkinin büyüklüğünü belirlemektedir. Bunların pek çoğu etkisiz oldukları için her olay sonucu arıza yaşanmamaktadır. Fakat fabrikalarda üretimi sürdürebilmek sorunların sıfıra doğru yaklaştırılmalarıyla mümkündür. Sistemleri güvenli hale getirebilmek için, her ne zaman olursa olsun bir darbe gerilimi geldiğinde onun büyüklüğünü ve dV/dt değerini düşürmek başlıca önlem olmaktadır. Bu arada geçici darbe gerilimlerini kontrol etmek için elektronik donanımlarda görülen gürültü sinyallerini anlamaya çalışmak yerinde olacaktır.

Şebekede gürültü
Yukarıda geçici darbe gerilimlerinin tanınmasında modların önemi anlatılmıştı. Bunlardan bir kısmı bir besleme kablosunda faz ve nötr iletkenlerinin her birinde ayni anda, ayni şekilde ve ayni frekanslarda görülürler. Bunlara normal modda gürültüler (Normal Mode Noise) denir. Besleme devresine bağlanacak (TVSS) denilen cihaz ve filtrelerle giderilebilirler. Bunların yanında daha zorlu bir gürültü türür bulunmaktadır. Bunlara Ortak modda gürültüler denir. (Common Mode Noise) Bu durumda, nötr iletkeni ile toprak iletkenleri arasında her iletkende görülürler. Nötr iletkeni ile toprak iletkenleri TN-S topraklama sistemlerinde ana girişte bir birleriyle bağlanmışlardır. Bu nedenle her iki iletken ayni gürültüyü taşır. Bu gürültü her iki iletkende de ortak ve son derece bozucu etkiye sahiptir. Özellikle toprağa doğru akan akımlar tarafından yaratılır. Ortak modlu gürültülerin çözümü izolasyon trafoları olmaktadır. Bu trafoların çıkışlarında nötr ve topraklama iletkenleri yeniden ortak hale getirilmelidir.

381/448

İlave

olarak

söylenmesi

gereken

şey

gürültü

önleyici

cihazların

kablolarının

montajında alınacak önlemdir. Cihazın besleme girişi kabloları ile çıkış kablolarının birbirinden uzakta tutulmalarıdır. Birlikte ayni tavaya veya konduite yerleştrilmeleri halinde beklenilen yarar sağlanamayacaktır. Sensörün veya transmitterin kontrolör ile ayni besleme ünitesinden beslenmeleri, kaliteli montaj şartların başında gelir. Topraklama bağlantılarının ayni ortak noktaya yapılması gerekir. Son olarak haberleşme kablolarının tavaları ve konduitleri ayrı olmalıdır. Kablolarda tavaya yerleşim için Ek. 7 ye bakılmalıdır.

Haberleşme hatlarındaki sorunlar
Günümüzün kontrol cihazlarında haberleşme özellikleri bulunmaktadır. DeviceNet ve Profibus gibi bus yapıları yaygınlaşmaktadır. Veri hatları üzerinden fabrika bazında bilişim sistemleri ve insan-makina arayüzleri (HMI) kullanılmaktadır. Bu hatların tamamında geçici gerilim darbelerinin bozucu etkileri görülür. RS232 gibi toprağa bağlantılı yapılarda ortak modda gürültüler son derece etkili olmaktadır. Haberleşme hatlarının korunmasında verinin tahribatı, veri kaybı ve bozulma dikkate alınması gereken temel sorunlardır. Bozulma ve veri tahribatı hat üzerine takılacak hat koruyucuları ile minimuma indirilebilir. (Communication Line Protector, CLP).

Sistem sorunları
Hat koruyucusunun seçiminde (CLP) dikkat edilmesi gereken nokta seçilecek koruma gerilimi değerinin arızaya neden olacak gerilim değerinin altında, fakat besleme geriliminin üstünde olmasıdır. Haberleşme hızları arttıkça koruma amaçlı cihazların yüksek frekansları bozmadan, kayıpsız geçirebilmeleri önemli hale gelir. Haricen kullanılan hat koruyucuları (CLP) cihazın içinde bir TVSS olsa bile sistem güvenliğini arttırmaktadır. Geçici darbe gerilimlerinin ve gürültülerin CLP nin topraklama noktasında tutulmaları bozucu etkisi olan ortak moddaki zararlı gürültünün tutulması anlamına geldiğinden haberleşme hattını korumuş olacaktır.

382/448

Dış koruma elemanı iç koruma elemanının daha altındaki gerilimlerde görevini yapmalıdır. Bu nedenle iç koruma elemanına ait değerlerin koordinasyon açısından biliniyor olması gerekir. Koordinasyon yanında yapılacak başka önlemler de bulunmaktadır. Bunların ilki sistemin topraklama sistemine bağlantısında imalatçıların önerilerine uyulmasıdır. Yapılacak küçük hatalar sorunlu sistemleri yaratır. İkinci tedbir kablo güzergahının seçimidir. Gürültü kaynaklarına yakın döşenen kablolarda gerilim endüklemeleri olur. Kuvvet kablolarına paralel döşenen haberleşme hatlarında sorunlar olacağından bu tür montaj uygulamalarından sakınılmalıdır. Haberleşme kablolarının kuvvet kablolarıyla 90 derece kesişmeleri sorun yaratmaz.

Topraklama sorunları
Bir cihaza iki farklı yerden topraklama bağlantısı üzerinden akımların dolaşmasına neden olur. Toprak bağlantılı haberleşme sistemlerinde ilk toprak iletkeni besleme kablosu ile cihaza bağlanmaktadır. İkinci toprak iletkeni ise haberleşme kablosunun ekranı olmaktadır. Yüksek frekanslı gürültülerin ve hata akımlarının topraklama iletkeni üzerinde akmaları nedeniyle topraklama barasının her noktasında ayrı bir gerilim okunmaktadır. Topraklama barasının iki farklı noktasında iki farklı gerilim olması, gerilim farklılığına yol açacağından topraklama iletkeni üzerinde ilave akımlar akmaya başlar. Bunlar gürültü oluşturur. Haberleşme kablosunu ekranı akım taşımaya başladığında ciddi bozulmalar oluşur. Özellikle hat koruyucusu olmayan haberleşme hatlarının bağlandığı cihazlarda bozulma ve tahribat olacaktır. Topraklama sorunu yaşanan cihazlarda iki tür önlem alınabilir. Birinci önlem haberleşme hattının tam izolasyonudur. Bu yöntem pahalıdır. Çünkü haberleşme hattının sonunda yeni bir enerji kaynağı ve sistem izolasyonu için yatırım ve zaman gerektirir. Diğer çözüm ise besleme devresinde kullanılacak topraklama iletkenindeki yüksek frekanslara yüksek empedans gösteren fakat düşük frekansları geçiren filtrelerdir. yapılmış olması, topraklama

383/448

Topraklama

devresinde

yüksek

frekanslara

yüksek

empedans

gösterilmesi

topraklama iletkeninde gerilim olmasını önlediği gibi haberleşme sorunlarını da önler. Bunlar UPS gibi besleme kaynaklarının içinde bulunabilir.

Güvenilirliliği sağlamak
Yüksek seviyede güvenilirlilik sağlamak için iki aşama gerekmektedir. Bunlardan ilki endüstriyel ortamda çalışacak donanımın seçilmesidir. Sıcaklığa dayanım ve mekanik sağlamlık önemli unsurlardandır. Bir kez doğru seçim yapıldıktan sonra, ikinci aşamada donanımın montajında kurallara uyulması sistemi güvenilir hale gelecektir. Montaj sırasında gerek imalatçı firmanın önerileri, gerekse yönetmelikler rehber olmalıdır. İyi koruma yapılmış sistemlerde UPS besleme sistemi sağlanmalıdır. Bunlara ilave olarak haberleşme hattına, uygun değerde seçilmiş hat koruma (CLP) elemanı monte edilmelidir. Topraklaması olan haberleşme hatları döşendiğinde topraklama sistemi kalitesi iyi olmalı veya tam yalıtılmış sistemler oluşturulmalıdır. En son olarak bir sistemi dört dörtlük kurduktan sonra, daha sonraki bir aşamada sistem üzerinde bozucu değişiklikler yapılması önlenmelidir. sistemin korumasız kalması anormal durumlara yol açacaktır. Yapılacak bir hatada her kullanım alanı için trafo tabanlı bir

384/448

BÖLÜM 16
TİTREŞİM ANALİZİ
Döner aksamlı makinelerin çoğunda, arızaların nedenleri, kötü kaplin ayarı, rulman arızası, balans bozukluğu veya hatalı montajdır.

Titreşimin ölçülmesi
Tüm makine ve ekipmanlar çalışırlarken titreşim meydana gelir. Aşırı titreşim bir sorunun habercisidir. Titreşim, balans bozukluğu ve kaplin ayarsızlığında olduğu gibi, mekanik kaynaklı olabilir. Bunun yanında rotor çubuklarındaki çatlama ve kırılmalar, rulman akımlarının yarattığı rulman bozulmaları ve doğru akım motorlarında hatalı besleme geriliminde olduğu gibi elektrik kökenli olabilir. Titreşimi ölçmenin 3 farklı yolu bulunmaktadır. 1. Salınan parçanın hareket miktarının yani yer değiştirme uzunluğunun tepeden tepeye milimetre olarak ölçülmesi. 2. Salınan parçanın hareket hızının, mm/saniye cinsinden veya ivmesinin mm/saniye² cinsinden bulunması. 3. Gram-kuvvet cinsinden vuruntunun ölçülmesi. Titreşim genellikle rulman yuvasının bulunduğu bölgede ölçülür. Hareket miktarının ölçülmesi, düşük frekanslarda arızanın boyutunu daha iyi gösterir. Balans sorunu, kayış veya keçenin yarattığı sorunlar, sürtünmeler gibi. 1000 devir/ dakikada dönen bir makinede, 64 mikronluk yer değiştirme normal kabul edilir. 3000 devir/dakika için bu rakam 38 mikron olarak verilir. Daha yüksek frekanslarda ise ivme ölçümüne gidilir. Hız ölçümü tüm frekanslarda olumlu sonuç verir. Ölçümlerde tüm vibrasyonların toplamı ölçülür. Analiz ile sorunlu

385/448

frekanslar tespit edilir. Ağırlık cinsinden yapılacak ölçüm titreşimin rulmanlar ve dişliler üzerinde yarattığı kuvvetlerin etkisini görmek bakımından ilave bir yarar sağlar. İlişikte iki farklı tabloda titrşim değerleri iki ayrı tabloda verilmiştir.

Titreşim ölçüm cihazları
Hareket miktarının ölçülmesi titreşimli parça üzerine sabitlenen ve göstergesi olan bir cihazla yapılır. Ölçülen değer direk olarak mm veya mikrometre cinsinden okunmaktadır. Makinede pek çok dişli ve rulman bulunması halinde ivme veya hız ölçümü daha karmaşık bir duruma gelir. Salınıma neden olan frekansların neler oldukları (Fourier analiz tekniği) görülerek hızı veya ivmesi büyük olanların tespiti yapılır. Bu frekansların ait oldukları parça tespit edilmeye çalışılır. Titreşim ölçümleri için pek çok marka ve cihaz bulunmaktadır.

Rezonans
Tüm makinelerin doğal frekansları bulunur. Makine üzerindeki parçalarda, bu frekansta veya ona yakın bir frekansta ilave bir salınımın meydana gelmesi durumunda, her iki etki birbirleriyle birleşerek daha büyük bir salınıma neden olur. Bu durumda makine rezonansa girmiş demektir. Makine hızı, doğal frekans değerinden en az % 15 daha farklı bir hızla çalıştırılır. Makine hızı bu frekanslara geldiğinde, beklemeden hızla bu bölgeyi geçmelidir.

Balans bozuklukları
Statik balans bozukluğu, döner parçanın tek tarafında kendini gösterir. Çözüm olarak ya ilave bir parça karşı tarafa konularak, ya da ayni miktarda parça diğer taraftan alınarak denge kurulur. Küçük ekipmanlarda statik balansa bakılır. Dinamik balans yöntemi ise büyük döner parçalar için gereklidir.

386/448

Titreşimi azaltıcı önlemler
1. Mil üzerine geçirilecek rulman ve kaplin gibi parçalar, montajın tahribatsız yapılması için, ısıtılmalıdırlar. 2. Tüm döner parçalar dinamik olarak toleransları içinde balansa alınmalıdır. Parça üzerine takılacak kaplin ve diğer aksesuarlar takıldıktan sonra yeniden dinamik balans işlemi tekrarlanmalıdır. 3. Tüm döner ekipmanlar, monte edilirlerken düzgün bir şekilde kaplin ve diğer ayarları yapılmalıdır. 4. Komparator veya lazer gibi ayar teknikleri kullanılmalıdır. Sentil türü araçlar kullanılmamalıdır. 5. Çalışma anındaki ısıl genleşmeler hesaba katılmalıdır. 6. Titreşim sınırları dikkate alınmalıdır. 7. Titreşim değerleri saklanmalı ve ileride kullanılmalıdır. Çünkü titreşim değerleri zaman içinde artar. Planlı bakım bu tür gelişmeleri önler. 3 veya 6 ayda bir titreşim ölçülmelidir. Titreşimde artış ekipmanın gözetim altında tutulmasını gerektirir ve ölçümler sıklaştırılır.

Gürültü
Tüm makineler çalışırken ses çıkarırlar. Ses değerindeki değişmeler makine

çalışmasında sorun olabileceğini gösterir. Aşırı sesin pek çok nedeni olabilir. Bunlar titreşim emici takozların olmamasından, makinenin bulunduğu yerden veya katı bağlantı parçalarından olabilir. Hız kontrollu alternatif akım.motorlarında, düşük anahtarlama frekanslarında gürültü olur. Daha yüksek anahtarlama frekanslı yol vericilerde ses azalır. Şok bobinli, hat filtreli veya özel rotor (silindirik olmayan oval yapıda) tasarımlı motorlarda gürültü daha azdır. Aşağıdaki tablolarda güce göre (Tablo1) ve hıza göre (Tablo 2) titreşim değerleri verilmektedir:

387/448

Tablo 1. Hıza göre titreşim değerleri
Hız mm/sn 0,71 1,12 1,80 2,80 4,50 7,10 11,20 18,00 28,00 15 kw a kadar İyi kullanılabilir kullanılabilir kabul edilebilir kabul edilebilir kabul edilemez kabul edilemez kabul edilemez kabul edilemez 300 kw a kada İyi iyi kullanılabilir kullanılabilir kabul edilebilir kabul edilebilir kabul edilemez kabul edilemez kabul edilemez 300 Kw ın üstünde iyi iyi iyi kullanılabilir kullanılabilir kabul edilebilir kabul edilebilir kabul edilemez kabul edilemez 75 kw çelik kaide iyi iyi iyi iyi kullanılabilir kullanılabilir kabul edilebilir kabul edilebilir kabul edilemez

Tablo 2. Yer değiştirmeye göre titreşim değerleri Makine hızı (devir/dakika) 3000 ve üstü 1500-3000 1000-1500 1000 ve altı mikron 25 38 51 64

388/448

BÖLÜM 17

KURUTMA KISMINDA TAHRİK GÜÇLERİ VE MOMENTLER
(Gregory L. Wedel, Corporate VP Marketing and Technology, Gerald L. Timm, VP Research and Development, The Johnson Corporation, Three Rivers, Michigan, USA)

Özet
Açık dişli, kapalı dişli veya keçe tahrikli kurutma tahrik sistemlerinde temel parametre tahrik sisteminin çekeceği güçtür. Tahrik güçleri ile ilgili önceki çalışma, düz (çubuksuz) silindirlerde döner sifonlarla ilgili güç hesaplamalarını kapsamaktaydı. Bugün, pek çok makina sabit sifon ve çubuklu (barlı) silindirlerle çalışmaktadır. Bu yazıda sabit sifonlu ve çubuklu silindirlerden meydana gelen kurutma gruplarındaki güç hesaplamaları sunulmaktadır. Güç kapasitesinin hesaplanması kadar, gerekli moment ihtiyacı da modern kurutma gruplarının tasarımında önemli bir yer tutar. Bir kurutma bölümünde çekilecek güç kurutma silindirleri içindeki kondensat miktarıyla beraber artış gösterir. Çekilecek güç kondensatın silindir yüzeyine tutunmasıyla büyük oranda azalır. Silindir içindeki çubuklar (barlar) tutunan Kondensatın dönüş hızını azalttıklarından, bu dönemde çekilen güç ve moment ihtiyacı azalır. Bununla ilgili sonuçlar, kurutma silindiri içindeki çeşitli zaman ve şartlarda gözlenerek sunulmaktadır. Bu bilgiler, kâğıt makinalarının ekonomik çalıştırılmaları amacıyla, tahrik gücünün ve momentin öngörülmesine yardımcı olacaktır.

Giriş
Kâğıt makinası kurutma bölümünün önemli parçalarından biri tahrik sistemidir. Üç farklı yapıda tahrik sitemi bulunmaktadır: açık dişli, kapalı dişli ve keçeyle tahrik edilen sessiz kurutma sistemi. Her üç sistemde de çekilecek güçler önemli tasarım parametresidir. Tahrik güçleri ile ilgili genel rehber bilgiler çeşitli yayınlarda mevcuttur, fakat bu yayınlarda çekilecek güçler tabanda normal kondensat birikimi ve çeperde ince tabaka oluştuğu düşünülerek, tahmini değerler olarak verilmektedir. Bu tahminler

389/448

aşırı güç çekilmelerini de sağlayacak şekilde verilmelerine rağmen, kondensat birikiminin havuz oluşturması, çubuklu silindir içi yapısı veya şelale durumundan tabaka şekline dönüşme gibi özel durumların ihtiyaçlarını sağlayacak bir görüntü vermemektedirler. 1970 lerin sonunda, Johnson şirketi çeşitli çalışma durumlarını dikkate alarak tahrik gücünün ölçümlenmesiyle ilgili bir çalışmaya öncülük etmiştir (1). Bu çalışma o zamanki kurutma gruplarının yapısına göre yapılmıştır. Düz silindirler ve döner sifonlar dikkate alınmıştır. Bu gün, pek çok kâğıt makinası sabit sifon ve çubuklu silindirlerle çalışmaktadır. Johnson önceki çalışmasını genişleterek çubuklu silindirlerin çekilecek güç üzerindeki etkilerini incelemiştir. Burada göreceğiniz sonuçlar çubuklu tip kurutma silindirleri ile ilgilidir. Bu çalışma tahrik gücü yanında, tahrikte gereken moment miktarını da vermektedir. Çekilecek güç yanında moment bilgisi, modern kurutma gruplarının çalıştırılması ve tasarlanmasında önemli yer tutmaktadır. Ortaya çıkan sonuçlar kondensatın gözlenen davranışını, çeşitli çalışma koşullarını dikkate olacaktır. alarak sunmaktadır. Bu bilgiler kâğıt makinasının ekonomik olarak çalıştırılabilmesi için ortaya çıkacak güç ve moment ihtiyacının anlaşılmasına yardımcı

Kurutma bölümündeki çalışmaya kısa bir bakış
Buhar enerjisini silindir gövdesine aktardığında yoğuşur. Normal çalışma şartlarında bu kondensat silindirden sifon aracılığıyla uzaklaştırılır. Silindir içindeki basınç, kondensatın dışarıya çıkmasını sağlar. Bu basınç aynı zamanda büyük miktarda buharın da kondensatla birlikte dışarıya kaçmasına neden olur ( yaklaşık buharın %10–20 si). Buna kaçan buhar adı verilir. Kâğıdın kuruma hızı doğrudan buhardaki enerjinin kâğıttaki neme aktarılma hızıyla ilişkilidir. Kâğıttaki nem ile buhar arasında pek çok ısıl direnç bölgeleri bulunur. Bunlar silindirin iç ve dış yüzeylerindeki kondensat tabakaları, kurutma silindirinin kendisi, kâğıt ve kurutma yüzeyi arasında sıkışan hava ve kâğıdın dış yüzeyindeki elyaf tabakasıdır.

390/448

Şekil 1: Isı direnç bölgeleri ve ısı transferi Şekil 1 de gösterilen ısıl direnç bölgeleri temelde 3 sınıfa ayrılır; Kondensat, silindir çeperi ve kâğıt. (Diğer bir değişle silindir içi ısıl direnç, silindirin kendi ısıl direnci ve silindir dışı ısıl direnç) Her üç ısıl direnç te son derece önemlidir. Her üçü kurutma oranını sınırlamaktadır. Bu çalışma kondensatın ısıl direnciyle ilgilidir. Silindirlerin içindeki kondensat, ısı transferini önemli ölçüde engellediğinden, yüksek hızlı makinalarda kondensatın silindirden uzaklaştırılması performans için önemlidir. Çeşitli sifon tasarımları kondensatın uzaklaştırılması ve silindir içindeki kondensat birikiminin derinliğinin azaltılmasını sağlar. Çubuklar, çepere tutunan kondensatta türbülansı arttırarak, buharın metalle buluşmasına yardımcı olur ve ısı transferini arttırırlar.

Kondensatın davranışı
Son 30 yıldır, kondensat direncini azaltmak adına oldukça büyük miktarda çaba gösterilmiştir. Bu işi anlamak için, kondensatın silindir içindeki davranışını gözlemek gerekmektedir. Makina hızına bağlı olarak, kondensat silindir içinde havuz durumunda, şelale durumunda veya ince tabaka durumunda olabilir. Görünüşler Şekil 2 de verilmektedir.

391/448

Havuz durumu

Şelale durumu

Tabaka oluşumu

Şekil 2 Kondensatın silindir içindeki davranışı Eğer silindir yavaş dönüyorsa, kondensat buhar silindir yüzeyinde yoğuşarak kenarlardan aşağıya doğru, tabanda su birikintisi yaparak süzülecektir. Bu duruma havuz durumu denmektedir. Silindirin üst tarafında doymuş buhar olacağından ısı transferini engelleyen direnç minimum olacaktır. Tabanda az miktarda biriken kondensat kurutma grubunun çekeceği enerjiyi önemli ölçüde arttırmayacaktır. Makina hızı bir miktar arttırıldığında ince bir tabaka kondensat silindirin iç yüzeyinde dönmeye başlayacaktır. Fakat önemli bir miktar kondensat geriye doğru düşerek çevrede tam tur atamayacaktır. Bu duruma şelale durumu denilmektedir. Şelale 335365 m/dakika makina hızında oluşmaktadır. Isı transfer direnci bu durumda silindirin üstünde kondensat bulunmaması ve diğer yerlerde kondensatın türbülanslı olması nedeniyle çok düşüktür. Öte yandan şelale durumunda tahrikte enerji tüketimi çok yüksek olmaktadır. Güç ihtiyacı sadece hıza bağımlı olarak artmaz, aynı zamanda silindir içindeki kondensat miktarına göre de artar. Gücün artması yanında güç çekişi düzensizleşir ve şase ve silindirlerde sarsılma başlar. Çoğu modern makinalar 400 m/dakika nın üzerinde çalışırlar. Bu hızlarda kondensat silindir iç yüzeyinde ince bir tabaka oluşturduğundan bu duruma tabaka oluşumu denilmektedir. İnce kondensat tabakası aşırı türbülanslı değildir. Bu nedenle ısıl direnç fazladır. Sonuç olarak, buharın ısısı buhardan kondensat tabakasına oradan silindire aktarılırken, kâğıda ulaşan sıcaklıkta önemli miktarda düşme olur. Isı transfer direnci makinanın hızı ve artan tabaka kalınlığı ile iyice artar. Tahrik gücü bu

392/448

şartlarda çok düşer. Tahrik gücü sadece makina hızına bağlı olarak artar. Fakat bu durum aşağıdaki deneyde görüleceği üzere şelale durumuna göre daha düşüktür.

Kurutma silindiri tahrik gücü testleri
Kurutma tahrik gücü ve moment araştırması, Johnson şirketinin, Three Rivers Michigan araştırma merkezinde, Joco 4000 ve Joco 6000 pilot kurutma silindirlerinde yapılmıştır. Joco 4000 ve Joco 6000, 1,5m ve 1,8 m çaplarında ticari kâğıt makinası silindirleridir. Silindir etkin boyları 6.35 m ve 8.76 m uzunluğundadır. 1220 m/dakika ve 1830 m/dakika hızlarda dönebilmektedirler. Burada Joco 4000 (1,5 m çap) ile ilgili sonuçlar verilmektedir. Test sırasında silindir içine ölçülebilen bir su girişi yapılmış ve hız yavaş yavaş arttırılarak çekilen güç ölçülmüştür. Bu kayıtlar silindirin hızı, çekilen güç ve silindirdeki kondensat miktarı olarak yapılmış ve sonradan güç ve moment değerleri grafik hale getirilmiştir. Testler kurutma silindirlerinin içindeki çubuklarla ve çubuksuz olarak yapılmışlardır. Burada sunulan bilgiler güç ve moment ihtiyaçlarını çeşitli hızlar için havuz, şelale ve tabaka oluşturarak sağlanmıştır. Aynı zamanda bu testlerde tabaka oluşumunda kondensat miktarı değiştirilerek tespitler yapılmıştır. Bu testlerdeki veriler çubuklu ve çubuksuz olarak verilmektedir.

Silindir tahrik gücü
İlk seri testlerde, kurutma silindiri çubuksuz çalıştırıldı. Silindir içindeki kondensat (su) miktarı 1,6 mm den 12,7 mm ye kadar değiştirildi Tahrik gücü şekil 3 de çeşitli kondensat durumuna göre gösterilmektedir. Tahrik gücü silindirin uzunluğu üzerinden Kw/ metre olarak listelenmiştir. Kondensat miktarı, silindirin iç yüzeyinde düzgün bir tabaka dağılımı varmış gibi, kalınlık olarak mm cinsinden verilmektedir.

393/448

Şekil 3: Kurutma tahrik gücünün hıza göre durumu (Çubuksuz) Silindirin hızı arttıkça kondensat havuz durumundan şelale durumuna ve oradan tabaka durumuna geçmektedir. Tahrik gücü tabaka oluşumunun başına kadar rampa şeklinde artmaktadır. Bu noktadan sonra, tahrik gücü çok küçük değere doğru azalmaya başlamaktadır. Şekil 3 de üç önemli nokta görülebilmektedir. Birincisi, Şelale durumundan tabaka durumuna geçerken kondensat miktarının artması çekilen gücü önemli ölçüde arttırmaktadır. İkincisi, gücün en üst değere çıktığı hız değerleri kondensat miktarına bağlı olarak artmaktadır. Sonuncu olarak kondensat tabaka oluşturmuşsa çekilen enerji kondensat miktarından önemli ölçüde etkilenmemektedir. (Hatta 12,7 mm değerde bile) Genellikle makina hızının her 10 metre/dakikası için ve silindirin uzunluğunun her metresi için normalize edilmiş bir tahrik faktörü almak yaygın bir uygulamadır. Bunun İngiliz birimlerindeki karşılığı her 100 feet/dakika makina hızı için ve silindirin her inç uzunluğu için tahrik faktörü alınmasıdır. Bir kez kondensat tabaka durumuna geçtiğinde, tahrik faktörü şekil 3 te görüleceği gibi yaklaşık olarak 0.005 hp / 100 fpm / inch olmaktadır. Benzer değerlere pek çok yayında rastlamak mümkündür (4 numaralı referans). İkinci seride yapılan testlerde silindir çubuklarla çalıştırılmıştır. Silindir içindeki kondensat gene 1,6 mm ile 12,7 mm arasında değiştirilmiştir. Sonuçlar Şekil 4 te verilmektedir. Tahrik gücü silindir içindeki 5 farklı kondensat için gösterilmektedir. Gene kondensat miktarları eşit dağılmış bir tabaka kalınlığı olarak verilmiştir. Tahrik

394/448

gücündeki düşüşe dikkat edilmelidir. Toplam tahrik gücü çubuksuz olanlara göre daha az olmaktadır.

Şekil 4: Kurutma tahrik gücünün hıza göre durumu (Çubuklu) Şekil 4 şelale durumundan tabaka durumuna geçişte gerekli gücün silindir içindeki çubuklara rağmen hala kondensat miktarına bağlı olarak arttığını göstermektedir. Keza gücün tepe değerine eriştiği hız değeri silindir içindeki kondensata bağlı olarak artmaktadır. Tabaka durumunda kondensat miktarındaki artış çekilen gücü bir miktar arttırmaktadır. Hâlbuki çubuksuz testlerde çekilen güç kondensat miktarına bağlı değildi. Şekil 3 ile şekil 4 arasındaki fark, çubuklu silindirlerin çubuksuzlara göre tabaka oluşumunu daha düşük hızlarda yapabilmesidir. Öte yandan tahrik gücü çubuksuzlara göre oldukça düşmektedir.

Kurutma tahrik momenti
Şelale durumundan tabaka durumuna geçişteki moment değeri de çok önemlidir. Tahrik frenlerinin mekanik olanlarının yüksek momentlere dayanması kapasite olarak mümkün değildir. Bunun ötesinde hız kontrolu yapılan motorlarda düşük hızlarda düşük güçler söz konusudur, motor gücü makina hızıyla orantılı olarak artar. (“Bunun anlamı küçük motorun frenleme notu”) sırasında Bu geriye basılan havuz elektrik gücüne şelale dayanamamasıdır. Çevirenin nedenlerle durumundan

durumuna ve oradan tabaka durumuna geçişin dikkate alınması önemlidir.

395/448

Tahrik momenti tahrik gücünden ve buna karşı gelen tahrik hızından hesaplanmıştır. Şekil 5 te tahrik momenti Newton metre olarak 5 farklı kondensat durumuna göre verilmektedir. Bu şekil şelale durumundan tabaka durumuna geçişte kondensat miktarına bağlı olarak momentin attığını göstermektedir. Ayni zamanda momentin tepe değeri kondensat miktarına bağlı olarak daha yüksek hızlara kaymaktadır. Tabaka oluştuktan sonra kondensat miktarı momenti etkilememektedir.

Şekil 5: Kurutma silindiri momentinin hıza göre değişimi (Çubuksuz) Tahrik momenti tahrik gücünden ilgili makina hızına göre hesaplanmaktadır. Şekil 4 deki veriler kullanılmaktadır. Şekil 6 da gösterilen sonuçlar çubuklu bir silindirden alınmıştır. Momentler Newton-metre olarak kurutma silindirinin her 1 metre uzunluğu için ve 5 farklı kondensat miktarına göre şekil 4 dikkate alınarak hesaplanmıştır. Çubuklu kurutma silindiri ile ilgili veriler şekil 6 da gösterilmektedir. Şelale durumundan tabaka durumuna geçişte gerekli tahrik momenti kurutma silindiri içindeki kondensat miktarıyla artar. Tepe moment değerinin oluştuğu makina hızı kondensat artışıyla birlikte artar. Çubuklu silindirlerde kondensattaki artış tabaka durumuna geçildikten sonra tahrik momentini çok az arttırır.

396/448

Şekil 6: Kurutma silindiri momentinin hıza göre değişimi (Çubuklu)

Şekil 5 ve şekil 6 arasında mukayese yapmak için çubuklu silindirlerde çubuksuz silindirlere göre daha düşük hızlarda tabaka oluşumuna geçilmektedir. Aynı zamanda şelale durumundan tabaka durumuna geçişte oluşan moment çubuklu silindirlerde çubuksuz silindirlere göre daha düşük olmaktadır. Tabakanın oluştuğu hız Kondensatın şelale durumundan tabaka durumuna geçerken, çubuklu silindirlerin çubuksuz silindirlere göre etkinliğini göstermek için, yukarıdan alınan veriler iki ayrı grafikle aşağıda verilmektedir. Birincisinde çubuksuz silindirler ve ikincisinde çubuklu silindirler görülecektir. Şekil 7 de çubuklu ve çubuksuz silindirlerin çekeceği güçler görülmektedir. Tabakalaşmanın başladığı an olarak gücün (momentin) en üst tepe değere çıktığı an alınmıştır. Joco 4000 silindiri kapalı devre bir kamera ile içeriden izlenmektedir. de en 7 büyük gücün çekildiği silindirlerde daha düşük anın geçiş anı olduğunu oluşumunun meydana çubuksuz geldiğini Şekil çubuklu m/dakika tabaka Doğrudan gözlemler doğrulamaktadır. silindirlere göre göstermektedir.

100-300

hızlarda

397/448

Şekil 7:Çubuklu ve çubuksuz silindirlerde tabakalaşmanın oluştuğu hızlar

Düşük tabakalaşma hızı çok önemlidir. Silidir çubukları, çubuksuz silindirlerde tabakalaşmanın oluşamayacağı hızlarda tabakalaşmayı sağlamaktadır. Bir kez kondensat tabakalaştığında çubuklar ısı transferini hızlandırmaktadır. Öte yandan tahrikten çekilen güç önemli ölçüde azalmaktadır.

Tabakalaşma halinde çekilen güç
Şelale durumundan tabaka durumuna geçerken çubukların etkisini göstermek için yukarıda elde edilen verilere göre ikinci bir grafik sunulmaktadır. Bu grafik çubuklu ve çubuksuz silindirlerin güç ihtiyacını birlikte göstermektedir. (Şekil 8)

Şekil 8: Çubuklu ve çubuksuz silindirlerin tahrik güçleri

398/448

Bu grafik çubuklu silindirlerin çubuksuz silindirlerden % 50 daha az güç ihtiyacı olduğunu göstermektedir. Bu durum tahrik gücü küçük olan durumlarda çok önemlidir. Kalın kondensat tabakalaşmasına rağmen tahrik gücünün düşmesi ayrıca önem ifade eder.

Kurutma silindirlerinin tabakalaşma durumunda tahrik momenti
Şelale durumundan tabakalaşma durumuna geçerken gerekli moment değerleri çubuklu ve çubuksuz silindirler için şekil 9 da verilmektedir. Şekil 9 şelale durumundan tabakalaşmış duruma geçerken çubuklu silindirlerin çubuksuz silindirlere göre % 20 daha az momente ihtiyaçları olduğunu göstermektedir. Bu durum düşük momente sahip tahrik sistemlerinde çok önemlidir.

Şekil 9: Çubuklu ve çubuksuz silindirlerin tahrik momentleri

Diğer hususlar
Silindir çubuklarının monte edilmesi silindir içinde kalan kondensatın tabakalaşmasını arttırır. Eğer kondensat tabakalaşırsa tabaka kalınlığındaki küçük artış çekilen güce veya momente çok az etki edecektir. Eğer. Silindirler aniden durdurulup sifon kondensatı atamadan tekrar devreye alınacak olurlarsa, geçiş durumunda çekilen güç ve moment şekildeki kadar çok büyük olmayacaktır. kondensat miktarının eşit olmaması ile ilgilidir. Bu durum silindir içindeki

399/448

Tabakalaşma hızının altında çalışan makinalarda çubukların monte edilmesi artan bir tahrik gücü ve moment ile sonuçlanacaktır. Mesela, 200m/dakika hızla çalışan klasik bir makinada güç ihtiyacı çeşitli kondensat miktarlarına rağmen 0,15 Kw/m olacaktır (Bakınız şekil 3). Eğer aynı silindirlere çubuk ilave edilecek olursa, tahrik gücü tahrik gücü kondensat birikmesi durumunda 0.5 Kw/m gibi çok yüksek bir değere çıkacaktır. (13 mm tabaka derinliği için). 400 m/dakikanın üzerindeki hızlarda, tahrik gücü ve momenti her zaman çubuklu silindirlerde daha az olacaktır.

400/448

BÖLÜM 18

TRAFOLARDAN YAYILAN ISILAR
Trafolar bir kağıt fabrikasında, enerjinin temininden dağıtımına kadar, her fırsatta kullanılan ekipmanlardandır. Kağıt fabrikasının büyüklüğü ile enerji tüketimi doğru orantılı olarak artmakta ve beraberinde trafo ihtiyacı ve sayısı artmaktadır. Enerjinin böylesine yoğun olarak kullanılması, trafolardan ısı yoluyla atılan enerji kayıplarını da doğru orantılı olarak arttırmaktadır. Yatırımını çok önceden tamamlanmış ve kapasitesi düşük işletmelerde, dikkate dahi alınmayan ısı kayıpları ve diğer kayıplar, sistem büyüklüğü ile beraber ciddi miktarda artmaktadır. Kayıplar konusu, çok yönlü olarak düşünülmelidir. 1. Trafo seçiminde olabildiğince verimli olanlar seçilmelidir. Bu değerleri

imalatçılar vermektedir. 2. Isı yayılımını olumsuz etkileyen sistem tasarımından kaçınılmalıdır 3. Yayılacak ciddi miktarda ısının ortamdan uzaklaştırılması zorunludur. Yukarıdaki konulara açıklık getirilmesi gerekir.

1.

Trafo seçimi.

Tüm özellikleri aynı olan, iki farklı marka trafonun verimlerindeki ve ısı kayıplarındaki farklılık kastedilmektedir. Trafoların özellikle demir nüveleriyle ilgili özellikleri farklılıklar gösterecektir. Çünkü her imalatçının kullanacağı sac malzemenin manyetik geçirgenliği ve sacların paketlenmesi verimi etkilemektedir. Bunun dışında kapasitif kaçak gösterir. akımlar yüzünden meydana gelen kayıplar trafo imalatıyla ilgili parametrelerdir. Histerisiz kayıpları da nüve kesitine bağlı olarak lineer artış özelliği

401/448

2.

Enerji sisteminin tasarım parametreleri

Trafoların % gerilim düşümleri trafo üzerindeki kaybın asıl sebebidir. Bu değer bir trafonun etiketinde belirtilmesi gereken önemli bir değerdir. Standart dağıtım trafoları için % 4 ile % 6,5 arasında gerilim düşümü kabul edilebilir rakamlardır. Dağıtım trafolarını besleyen büyük ana besleme trafosu için bu rakam biraz yükselmektedir. Trafonun gücündeki artış ile, kısa devre akım değerinin artması ve bunu sınırlamak için, gerilim düşümü yüzdesinin artması beklenir. Gerilim düşümü talebe göre belirli oranda değiştirilebilir. Bu değerin düşürülmesi, ısı kaybını azaltırken, kısa devre akımını arttırmaktadır. Kısa devre akımının artması, seçilecek şalt malzemesinin fiyatını arttırmaktadır. Öte yandan % gerilim düşümü değeri büyüdükçe gerilimin alt ve üst değerleri arasındaki fark büyümekte, trafo yüklü iken ve yüksüz iken gerilim oynaması fazla olmaktadır. Ayrıca büyük motorlar devreye girirken, çekilecek kalkış akımı yüzünden meydana gelen gerilim oynamaları rahatsızlık verici boyutta olabilir. % gerilim düşümü için optimum seçim önemlidir ve çok dikkatli karar verilmelidir. Trafonun soğutulması için kullanılan kendi soğutma radyatörlerinin tasarımı ve ortam sıcaklığı soğumayı etkilediğinden, trafonun daha sıcak ortamda çalışması bakır sargılarındaki ısı kaybını arttırmaktadır. Trafo mümkün olduğu kadar iyi ve düzgün hava dağılımıyla soğutulmalıdır. Trafoya bağlanacak yüklerin özellikleri trafolardaki kayıpları belirler. Lineer yükleri besleyen trafolardaki ısı kayıpları, genellikle şebeke geriliminin sargılar üzerindeki bakır kayıpları ile ilgilidir. Bu trafolara, lineer olmayan yüklerin bağlanması durumu çok değiştirmektedir. Isı kayıpları eksponansiyel olarak artmaktadır. Sargılardan geçen toplam harmonik akım, her harmonik frekanstaki akım büyüklüğüne bağlı olarak ve her harmonik frekanstaki sargı direncine bağlı olarak I² R kayıplarını belirler. Ayrıca her harmonik frekansa ait akım, kendi büyüklüğü, kadar manyetik akı yaratır. Toplam manyetik akı miktarı, her harmonik frekanstaki akımın yarattığı manyetik akıların toplamına eşittir. 15. harmoniğe kadar manyetik akı nedeniyle meydana

402/448

çıkacak ısı miktarı, nüvenin birim kesit alanının karesi oranında, eksponansiyel olarak artar. Nüve kesit alanı büyük olan trafolarda ısı üretimi daha fazla olmaktadır. Yüksek harmonik akımlar için, nüve kayıpları eksponansiyel olmaktan çıkar ve nüve kesitiyle ters oranlı duruma gelir. 15. harmonik ve yakın üzeri frekanslar için nüve ısı kayıpları lineer olarak alınabilir.

3.

Yayılan ısının ortamdan uzaklaştırılması

Harici tip trafolarda ortam, atmosfer şartları olduğundan 40 ºC çevre sıcaklığı için seçilen trafoda ayrıca soğutma gerekmez. Fakat tam kapalı odalara konacak dahili tip trafolarda, oda içi soğutma düşünülmelidir. Bu tip odalarda trafo yangını düşünülerek odanın yangına en az iki saat dayanması istenir. Bu nedenle kapısının da yangına dayanıklı olması ve üzerinde panjur bulunmaması istenir. Bu tür ortamlarda trafonun üzerinde bulunacak fanlar soğutmayı sağlayamaz. Ya klima sistemi ya da yüksek debili fanlarla soğutma sağlanır. Bir tarafı cepheye bağlı odalarda soğutma kendi halinde olabilir. Bu odanın, cephesinde havalandırma pencereleri kullanılarak çözüm sağlanabilir. Trafonun bir kaide üzerinde, alttan yukarıya doğru, doğal bir hava sirkülasyonu sağlanması da mümkün olabilir. Trafonun kendi üzerine takılacak cebri fanları bulunabilir. Kullanılan sıcak havanın ortamdan uzaklaştırılması ve taze hava girişi için odada iki adet yeterli büyüklükte açıklık bırakılmalıdır. Tam kapalı mekanlarda soğutma klima veya cebri fan ile olacağından, istenmeyen sonuçların doğmaması için yedekli yapılar tercih edilmelidir. Bu durumda trafodan yayılacak ısının büyüklüğü bilinmelidir. İmalatçıdan alınması gereken bu bilgi için, ampirik bir değer kullanılabilir. Ampirik değer olarak, trafo KVA değerinin % 1’ i (yüzde bir) alınmalıdır. Yedekli yapıda iki adet yüzde bir gücünde soğutma sistemi kurulmalıdır. Büyük soğutma ihtiyacı hesaplanması durumunda biri yedek olan 3 adet ünite kullanılabilir. Bu ekipmanların küçülmesi ve yedeklenmesini sağlar. Harmonik akımların akacağı trafolarda ısı kaybı daha yüksek olacağından toplam harmonik bozulma ve harmonik akımın dağılımı önemli hale gelir. Böyle trafolarda trafo gücü büyütülerek ısınma faktörü (de-rating) dikkate alınmalıdır. Isınma faktörü

403/448

göz önüne alınarak seçilmiş trafolarda, trafonun ilave ısınması zaten dikkate alındığından, atık ısı değeri diğer trafolardaki gibi düşünülmelidir. Aksi takdirde ısınma etkisi çekilen akımla eksponansiyel olarak artacağından, trafodan yayılacak ısının özel olarak hesaplanması gerekir.

404/448

EKLER
Ek. 1: Elektrikte temel emniyet bilgileri
(Aşağıdaki emniyet bilgileri daha güvenli bir ortam oluşmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.) Yaralanma ve ölümlere yol açan 3 temel olay elektrik şoku, ark parlaması ve ark patlamasıdır. Şok: Elekrik insan bedeninde sinirler, kaslar ve yüzey üzerinden akar. 220 voltluk, 40 watlık bir aydınlatma tesisatı ölüm için yeterlidir. 400 volt üzerinde çalışırken ölenlerin yarısı canlı gerilimde çalıştıklarını bilmelerine rağmen ölmektedirler. Kazaların büyük çoğunluğu uygun eğitim, düzgün planlama, iş hazırlığını iyi yapma, talimatlara uyma, ve uygun donanımla önlenebilir. Ark-parlaması: (Kısa devre anında oldukça yüksek ısıda erimiş metal ve metal buharının çevresinde yaratacağı etki). Elektrik kazalarının % 80 i bu türde yaralanma ve yanma olaylarıdır. Kaza anında bazen elbisenin yanması da söz konusudur. Ark sıcaklığı güneş sıcaklığının 4 katına yani 20.000 Cº ye yükselebilir. Ark parlaması 2. ve 3. dereceden yanıklara yol açar. Ark-patlaması: (İletken maddelerin ve gazların ani genleşmeleriyle erimiş madde ve parçalar tarafından yaratılan basınçlı dalga). Ark patlaması mor renkli bir patlamadır. Patlama yapıyı tahrip ederken insanları ileriye fırlatarak devirir. Patlama sonucu kulak zarlarında yırtılma ve ciğerlerde çöküntü meydana gelir.

405/448

1. Eğitim planlaması ve talimatların yazılması
Çalışanları eğitiniz. Şüphesiz elektrik emniyet tedbirleriyle ilgili eğitim önemlidir. İşçilerin işlerini başarıyla yapabilmeleri için iyi hazırlanmış görev talimatları üzerinde eğitime ihtiçları vardır (Kilitleme ve yaftalama talimatları gibi). Her işi planlayınız. Her olasılığı dikkate alan iş planları hazırlamak için zaman ayırınız. İşe başlamadan önce, potansiyel tehlikeyi ortaya çıkaracak şekilde her aşamanın üzerinde düşününüz. Umulmadık sonuçları bile düşününüz. Bir işi düşünürken işi alt parçalara ayırınız. Yaptığınız planın değişebileceğini düşünerek planda değişikliğe hazır olunuz. Bir işte çalışan her kişinin aynı planla hareket etmesini sağlayınız. Elektrik tehlikesinin olduğu her yerde, işi özetleyen yazılı bir plan olmalıdır. Talimatları bir alet gibi görünüz. Talimatlar işin hazırlanması, yapılması ve tamamlanması korunmalıdırlar. Tehlikeyi görünüz. İş planınız tamalandığında, her basamağı gözden geçiriniz. Ekipmanların düzgün çalıştıklarında emniyetli olduklarını, sorunlu olduklarında emniyetlerinin olmadıklarını düşününüz. Keza potansiyel tehlike her zaman elektrikle ilgili olmayabilir. İnsanların kapasitelerini biliniz. Elektrikle görevlendirilecek her insan kalifiye ve eğitilmiş olmalıdır. O kişi elektrikteki riskleri görebilmeli bu tehlikelerden sakınmalı ve alınan önlemlerin önemini kavramalıdır. için en iyi araçlardır. Herhangi bir alet gibi kullanılmalı ve

2. Elektrik yönünden güvenli iş ortamının yaratılması
İş için doğru aleti seçiniz. Uygun alet ve edevatı seçerek onları erişimi kolay ve iyi şartlarda saklayınız. Sigorta pensi yerine pense kullanmak, ölçü aleti yerine kontrol kalemi kullanmak kazaya neden olabilir. Ekipmanı izole ediniz. Bir kazayı önlemenin en iyi yolu tehlikeyi azaltıcı tedbirler almaktır. Kapıları kapalı tutunuz. Pano kapaklarını kapalı tutunuz. Akaoruma amaçlı konulmuş engelleri yerinden oynatmayınız. Koruyucu battaniyelerle canlı kısımları

406/448

izole ediniz. kesiniz.

Bakım öncesi ekipmanı emniyetli hale getiriniz. Enerjisini kilitleyerek

İnsanları koruyunuz. İş için doğru iş güvenliği malzemeleri kullanınız. Bunun içinde emniyet gözlükleri, kafa koruyucu kasklar, gerilim eldivenleri, izole tabureler, emniyet kemerleri veya alev koruyucu battaniyeler kullanınız. Tehlike olasılığını azaltınız. Çalışma ortamını güvenli hale getirmek için, her enerji kaynağını kapatınız. Enerjisiz bir ekipmanın enerjisinin hata sonucu gelebileceğini düşünerek tedbir alınız. Yukarıdaki ilkeleri denetleyiniz. İlkeleri gözden geçiriniz ve gerekiyorsa yenilerini ilave ediniz.

3. Kilitleme/Yaftalama
Kilitleme/Yaftalama talimatları depolanmış enerjinin boşaltılması, enerjisiz

makinaların aniden çalışmaları gibi nedenlerle ortaya çıkacak yaralanma ve ölümleri önlemek ve en aza indirmek açısından ortaya atılmışlardır. İşletme şartlarındaki çalıştırma/durdurma işlemleri bunların dışındadır. Talimatlar: 1. Kapatmadan önce enerji kaynağını ve ekipmanı tanı. 2. Ekipmanın enerjisini kes. 3. Enerji kaynağını/kaynaklarını izole et. 4. Kilitleme/Yaftalama işlemini yap 5. Uygun teknik ve kişisel koruyucu ekipmanları kullan ve elektriğin ölçü aleti ile doğrula. 6. Artık enerjiyi boşalt. 7. Gücü/yükü boşalt Kilit açma/Yafta indirme işlemleri: 1. Makinayı kontrol et. 2. Personeli uyar. 3. Kilidi aç ve yaftayı indir. kesildiğini

407/448

4. IP20 Dokunmaya karşı güvenlik
50 Volt ve üzerindeki gerilimlerde dokunmaya karşı güvenlik önlemi alınmış olmalıdır. Bakım sonrası gerilim verilmeden önce koruma muhafazaları ve engelleyici parçalari yerlerine takılmış olmalıdır. IP 20 genellikle dokunmaya karşı koruma amaçlıdır. Resetleme, ayarlama gibi işlemler sırasında dokunmaya karşı gerilimli parçaların izole edilmiş olmaları gerekir.

5. Isıya karşı önlem
Elektrik tarafından yayılan ısı öldürebilir veya sakat bırakabilir. Aşağıdakileri dikkate alınız.     Dünya üzerinde 20.000 Cº ye dayanacak hiç bir madde yoktur. Bakır buharlaştığında hacmi 67.000 kat artar ve akciğerler için ölümcül tahribat yapar. 93 Cº lik sıcaklık, saniyenin onda birinde deride 3. derece yanığa neden olur. Ark parlaması yanıklarının durumunu düşününüz. Ciddi ve ölümcül yanıklar ark parlamalarında 3 metre uzaktan bile oluşabilir.

6. Emniyet yönünden elektrik sisteminin tasarımı
Sadece iş ve çalışan üzerindeki önlemler yeterli olmamaktadır. Ekipmanlarda koruyucu muhafazalar olmak zorundadır. Aşağıdaki önlemlerle iş güvenliği geliştirilebilir. Devre izole olmalıdır. Elektrik sistemi koruyucu bakım sırasında kolay erişilebilir olmalıdır. Kilitleme ve yaftalama işlemleri için kurallar olmalıdır. Ekipman dokunmaya karşı en az IP 20 sınıfında olmalıdır. Enerji sınırlandırılmalıdır. Arıza anında oluşacak ark parlaması sınırlandırılmalıdır. Akım sınırlayıcı sigortaların kullanılması sağlanmalıdır. Bu tür donanımlar hem cihazı hem de insanları korurlar. Mevcut sigortalardaki özellikler bunları karşılamıyorsa, akım sınırlayıcı tiplerle değiştiriniz. Bu ölçü ark parlamalarına karşı alınacak başlıca önlemlerdendir.

408/448

7. İlk yardım
Programınızın bir parçası olarak en yakın yanıkla ilgili sağlık kuruluşunun, adını, yerini ve telefonunu öğreniniz.         Elbisesi tutuşmuş bir kurbanın önce alevlerini söndürünüz. Alevler sönünce su ile soğutma yapınız. Ayakkabı, kemer gibi sınırlayıcı eşyaları çıkartınız. Yanık uzuvları şişmemeleri için yukarıda tutunuz. Kurbanın kırık kemikleri veya hasarlı omuru olabileceğini düşünerek dikkatli davranınız. Şoka karşı tedavi uygulayınız. Vücut sıcaklığını sabit tutunuz. Ağızdan bir şey vermeyiniz. Varsa yüksek konsantrasyonlu oksijen veriniz. Kurbanı hastaneye kadar ılık ve rahat tutunuz. Temiz bir örtü ile örtünüz. Yaralar steril veya temiz örtü ile örtülmelidir. Doktor ve hemşirelere kaza ile ilgili detaylı bilgi veriniz. Bu bilgiler, sağlık ekibine yara hakkında çabuk ve doğru teşhis imkanı verir.

409/448

Ek. 2: Elektrik montaj malzemelerinin depolanması ve bakımı
Montaj amacıyla temin edilmiş ve monte edilmeleri için stokta beklemeleri gereken elektrik malzemelerinin saklanması, korunması ve gerekiyorsa bakımlarının yapılması bazen zorunluluk halini alır. Yeni kurulacak fabrikalarda, yapılaşma henüz tamamlanmamış olabilir. Bu durumda inşaat alanı durumunda bulunan ve henüz üstü kapanmış veya kapanmakta olan alanlar, maalesef depolama alanı olarak kullanılmak zorundadır. İnşaatın her tür olumsuz koşulları ve diğer montaj işçilerinin iş alanları durumundaki depolama alanlarında, sadece doğa şartları değil, insan kusurları da malzeme için tehdit oluşturur. Bu amaçla yaptırılan All-Risk sigortası görülebilen hasarlarda işe yaramaktadır. Oysa ekipmanlar üzerinde görülmeyen, gizli bazı bozulmalar meydana gelir. Bunların bir kısmı tespit edilebilirken, diğer bazı bozulmalar anında tespit edilemeyeceğinden, yaptırılan sigorta tam anlamıyla kullanılamayacaktır. Ürün veya ham madde stok alanlarının, öncelikle tamamlanarak geçici ambar haline getirilmelerinde yarar bulunur. Geçici gümrükleme alanı olarak ta kullanılabilecek bu alanlar, malzemelerin korunması için ciddi imkanlar yaratır. Aşağıda anlatılacak olan bilgiler tavsiye niteliğinde ve genel bilgiler olduklarından, özel ve yerel bazı farklılıklar yaratılabilir. Yatırım döneminin çok hareketli olması nedeniyle, bilinmesine görünse rağmen, de işin bazı noktalar atlanabileceğinden, hatırlatma amacıyla aşağıdaki rehber düzenlenmiştir. Bazı şartlar, yatırım aşamasında adeta imkansız gibi gereği olduklarından listelenmişlerdir. Şantiye koşulların koşullarında, insanların en basit hijyen şartlarının ve ısınma ihtiyaçlarının bile karşılanamadığı durumlarda, bazı depolama alanlarının ısıtılması gibi garipsenmemesi gerekir. Çünkü bu ekipmanlar, yıllarca işletmeye hizmet etmeleri düşünülen ve ciddi paralar ödenmiş kritik ekipmanlardır. Aşağıda depolama koşulları ve diğer yardımcı bilgiler, maddeler halinde sıralanmışlardır. 1. Tüm elektrikli ekipmanlar temiz, kuru ve ısıtılmış bir ortamda fiziksel tahribat tehdidi olmadan saklanmalıdır. Ekipmana ulaşmak, görmek, kontrol etmek gibi durumlar için kişisel yetki sınırlamaları yapılmalıdır.

410/448

2. Ekipman geldiğinde, nakliye sırasında meydana gelmiş olabilecek hasarlar bakımından kontrollar yapılmalıdır. Hasar olmuşsa, nakliye firmasına veya sigortaya yönelik, hatta nakil aracı oradan ayrılmadan, hasar tutanağı ve ardından hasar keşfi düzenlenmelidir. Fotoğraf alma iyi yöntemlerden biridir. 3. Bazı durumlarda hasarın boyutu veya tespiti, görülemeyen tahribat olabileceğinden, anında mümkün olamayabilir ve test yapılması ihtiyacını gerektirebilir. Bu durumda sigorta şirketine duyuruda bulunarak, gerekli testler daha sonra yapılmalıdır. 4. Bunun için bir depo sorumlusu tahsis edilmeli ve tüm malzemeler dökümleri ile birlikte, bu eleman tarafından saklanmalıdır. Depodan montaja gönderilen malzemeler, edilmelidir. 5. Yukarıdaki koruma şartları yapılamayacak ise, ambalaj önemli hale gelir. Koruma için sarılacak su geçirmez örtüler, rutubet için de iyi bir koruyucudur. 6. İmalatçının nakliye için kullandığı, ekipmanı üzerine yüklediği ahşap veya metal taban kızakları ve paletler, son montaj anına kadar, mümkünse çıkarılmamalıdır. Çünkü montaj amacıyla kullanılacak iş makinalarının ekipmanlara zarar vermeleri önlenmiş olur. Bu tür ambalaj artıklarının montaj alanından toplanarak belirlenen noktaya bırakılması ve yapılacak tüm yatay ve düşey nakliyeler montaj firmasından beklenmelidir. 7. Ekipman geldiğinde izolasyon testleri yapılarak kayda alınmalıdır. Depolama süresinin uzun olduğu durumlarda, belirli aralıklarla izolasyon testlerinin tekrarlanması gerekir. En nihayetinde, start-up öncesi, enerji verilmeden önce, düzeltme için belirli bir zaman payı bırakılarak, test tekrarlanmalıdır. 8. Belirli aralıklarla depolama koşulları ve ekipmanların durumları kontrol edilmelidir. Koşulların iyileştirilmesi sağlanmalıdır. Yukarıdaki depolama şartlarının sağlanamadığı durumlarda, dahili ve harici depolama işlemleri aşağıdaki gibi yapılmalıdır. 1. Metal gövdeli pano tipi şalt malzemeleri, monte edilecekleri konumda yani düşey konumda tutulmalıdır. Kir, nem, fiziksel darbeler gibi dış etkilerden uzakta, havalandırması iyi bir çatı altında saklanmalıdır. 2. Panoların içinde sürekli işletme şartlarında kullanılacak pano ısıtıcıları varsa enerjilendirilerek, bekletilmelidir.Trafolar düşük bir gerilimle beslenerek kayıtla montaj firması elemanlarına sağlam olarak teslim

411/448

bekletilebilirler. Bu durumda, iş emniyeti için, yangın riskine ve çarpılmalara karşı gerekli tedbirler alınmalıdır. 3. Panoların içinde kendi ısıtıcıları yoksa, pano içine seyyar bir lamba asılarak mekan 12 °C nin üzerinde sıcak tutulmaya çalışılmalıdır. Lambanın pano duvarlarına dayanmaması gerekir. 4. Çok rutubetli yerlerde ekipman sandığından çıkarılarak havalandırma sağlanmalıdır. 5. Yağlı kesiciler, trafolar gibi boş olarak gelen ekipmanlar, gelir gelmez, koruyucu yağla doldurularak saklanmalıdır Bu ekipmanların üzerine su gelmesi önlenmeli, kapalı yerlerde saklanmalıdır. Enerji verilecek bobin ünitelerinin izolasyon dirençleri her 6 haftada bir ölçülmeli ve gerekiyorsa kurutulmalıdır. Aşağıda bazı özel ekipmanlar için depolama şartları verilmiştir.

Busbarlar
Busbarların saklanacağı ortam kuru, temiz, havadar ve ısıtılmış olmalıdır. Fiziksel tahribat olmamalıdır. Bunlar yapılamıyorsa gene temiz ve kuru bir çatı altında gerekli ısı sağlanarak saklanmalıdır. Açık havada depolanmak zorunluluğu varsa, hava ve toza karşı üstü örtülmeli ve elektrikli ısıtıcı ile çiğ oluşumu önlenmelidir. Bir metreküp ortam için 100 vat ısı yeterli olacaktır. Montaj öncesi, busbarların hangi tip olduklarının saklama ve koruma açısından bir farkı bulunmaz.

Motor ve jeneratörler
Koruma grubu düşük bazı motorlar ve jeneratörler için kapalı depolama yapılmalıdır. Harici tip, tamamen kapalı tip (IP 55 ve üzeri) veya ex-proof tipler dışarıda tutulabilirler. Gene de inşaat tozları ve fiziksel darbelere karşı örtülü koruma yapılmalıdır.

Dışarıda tutulacak motorlar ve motorlu vanalar
Aşağıdaki kontrol ve koruma yöntemleri kullanılmalıdır.

412/448

1. Motor klemens kutuları üzerinde, nakliye için geçici olarak konulan plastik kör tapalar alınarak, yerlerine orijinal kör rakorlar takılmalıdır. Bu rakorlar su geçirmez olmalıdır. 2. Tüm motor ve jeneratörler, montaj pozisyonlarında depolanmalıdırlar. Örnek: Dikey çalışan motorlar şaftları aşağı gelecek şekilde dikey olarak korunmalıdırlar. 3. Dahili ısıtıcıları olan, orta gerilim motorları gibi motorlarda, geçici olarak ısıtıcılara uygun değerde enerji verilmelidir. 4. Geldiği andaki orijinal izolasyon dirençleri ölçülerek kayıt altına alınmalıdır. Bu değer, fabrikada yapılan izolasyon test değerleriyle mukayese edilmelidir. 5. Fırçalı motorların fırçaları alınarak, kuru ve sıcak bir ortamda muhafaza edilmelidir. Mekanik montajın tamamlanması sonrası motor ve jeneratörlerin korunması

aşağıdaki gibi yapılmalıdır. 1. Tahliye ve yağlama delik ve boruları çok sıkı kapalı olmalıdır. Kollektörlerin üzerine uygulanmış koruyucu kaplamalar gerektiği takdirde yenilenmelidir 2. Her 3 ayda bir izolasyon dirençleri ölçülerek kaydedilmelidir. Okuma sırasındaki hava sıcaklığı ve rutubeti not edilmelidir. Eğer kablolar bağlanmış ve direnç düşükse kablolar sökülerek test tekrarlanmalıdır. Hala düşük değer okunuyorsa ve motor iç ısıtıcısı yoksa, bir lamba ile motor gövdesi ısıtılmalıdır. Bu da çözüm değilse motor gövdesi daha farklı ve kabul görmüş bir yöntemle ısıtılarak istenilen değer sağlanmalıdır. 3. Devreye almadan 6 hafta önce izolasyon dirençleri ölçülmeli ve sorun görülüyorsa yukarıdaki yöntemlerle sargılar kurutulmalıdır. 4. Eğer motor sahada 1 yıl ve üzeri beklemişse gres yağı kontrol edilmelidir. Gözle yapılacak kontrolda, yağ bozulması (sabunlaşma) tespit edilirse, eski yağ temizlenerek değiştirilmelidir. Rulmanlarda paslanma tespitinde, rulmanlar da yenilenmelidir. Start-up’ın hemen öncesi motor ve jeneratörlerde yapılacak işler aşağıda

sıralanmıştır. 1. Kablolar bağlanmış olarak, izolasyon ölçümleri yapılmalı ve kayda alınmalıdır.

413/448

2. Koruma amacıyla uygulanmış koruyucu maddeler kollektörlerin üzerinden temizlenmelidir. 3. Fırçaların temizliği üretici firma önerilerine göre temizlenmelidir.

Trafolarda yapılacak işler
Aşağıdaki şartlar dışında, trafolar kapalı mekanlarda saklanmalıdır. 1. Harici tip trafolar 2. Yükseltilmiş ve çatı yapılmış koruma alanlarında saklanacak dahili trafolar Kuru tip trafolar dahili trafo gibi saklanmalıdır. Varil içinde gelmiş trafo yağları için variller yere yatırılmalı ve büyük tapaları, saat akrebi 4.30 veya 7.30 u gösterecek şekilde aşağıya doğru yerleştirilmelidir. Bu yerleşim hava almayı ve zeminden varil içine oluşacak kaçak harici sıvıları önleyecektir.

Yağlı trafolardaki koruma önlemleri

Eğer trafo yağı ile birlikte gelmişse, yağ seviyesi ve hava sıcaklığı ölçülmelidir. Yağ kaçaklarına dikkat edilmelidir. Periyodik olarak ayda bir yağ seviyesi kontrolu yapılmalıdır. Üzerinde bulunan koruma cihazlarının darbelere karşı korunması gerekir.

Gazlı trafolardaki koruma yöntemleri
Yağlı trafolardaki gibi, ortam hava sıcaklığı ve iç gaz basıncı kaydedilmelidir. Her ay basınç kontrol edilmelidir. Gaz kaçakları gözlenmelidir. Kaçaklar için imalatçı görüşü alınmalıdır.

Kabloların koruma ve saklanması
Makaralarla nakledilen kablolar, mevcut durumları korunarak saklanmalıdırlar. Bunlar için en önemli tehlike mekanik darbelerdir. Orta gerilim kablolarının kablo uçları neme karşı yapılmış olan koruyucu bandajları ile saklanmalıdır. Kablo makaraları toprak

414/448

alanda değil, beton alan üzerinde saklanmalıdır. Orta gerilim kabloları mutlaka kapalı alanda saklanmalıdır.

Akülerin Koruma ve saklanması
Tüm aküler kuru ve kapalı ortamda saklanmalıdır. Kuru ve şarjlı akülerde teslim anında ambalajın kapalı olmasına dikkat edilmelidir. Açılan ambalaj varsa orijinali gibi kapatılmalıdır. Sıvılı akülerde koruma için 1. Sıvı seviyesi kontrol edilmeli ve eksik tamamlanmalıdır. 2. Şarjlı olarak gelmiş aküler varsa, her üç ayda bir şarja bağlanmalıdır. 3. Bazı aküler boş olarak gelirler, ekipman devreye alınmadan hemen önce sıvıları konularak şarj edilirler. Tüm akülerde, akü içine pislik kaçmaması için kapaklarının tam kapalı olması gerekir. 4. Diğer tedbirler için imalatçı önerilerine başvurulmalıdır.

415/448

Ek. 3 Grup Start-Stop işlemlerinin şebekeye ve ekipmanlara etkileri
Grup start kavramı
Bu kavram, tamamen yeni bir kavramdır. DCS sistemlerinin kullanılmasıyla birlikte ortaya çıkmıştır. Eski çalıştırma sistemlerinde, motorlar operatörler aracılığıyla sırasıyla çalıştırılırdı. İşletmedeki ekipmanların ve motorların sayılarının artması, hem işlem sırasının akılda tutulamayacak sayıda olmasına, hem de, bu sıranın oldukça uzun zamanda gerçekleşmesine neden oldu. Devreye girerken ve devreden çıkarken çok uzun zamana ihtiyaç olması, kesikli çalışılan bölgelerde ciddi üretim kayıplarına yol açtı. Kumanda devrelerinin kablolarla yapıldığı dönemde, kumanda devrelerinin tasarımıyla kilitlemeler ve zaman röleleri, yardımıyla işlem sıralaması gerçekleştirildi. Kumanda devresindeki kablo karışıklığı, arıza durumlarında içinden çıkılmaz zaman kayıplarını getiriyordu. PLC veya DCS ile çalıştırılan iş yerlerinde, kablo sorunları yazılım yoluyla fiziksel bağlantı yerine programlarla azaltıldı. Yeni yöntemde belli bir gurup motor, bazen ardışık bazen de hep birlikte DCS tarafından planlanan bir sıralamayla çalıştırılarak devreye girmektedir. Devreye giren veya devreden çıkan motorların sayısı, bir dakikadan az bir süre içinde 30 u geçebilir ve güçler toplamı 1500 kw‘tı aşabilir. Bu tarz çalışma şekline grup çalıştırması denir. Makine çalıştırmada, zaman aralıklarını prosesin kendisi belirler. Zaman aralıkları uzatıldığında, örneğin her motorun kalkınması için 10-15 saniye aralık bırakıldığında, vanaların açılma süreleri de buna eklendiğinde, toplam devreye alma zamanı çok uzar. Tanklarda taşma veya seviye boşalmalarına neden olur. Bu durumda prosesin ihtiyaçları karşılanamaz. Prosesin sorun çıkarmadan gerçekleşmesi ise iyi bir zamanlama ve ayarlama işlemi ile sağlanır. (Sistem tuning) Kaliteli bir işletme zamanlaması, motorların ardışık çalıştırılmalarında, aralarında zaman bırakılamamasını ve/veya minimum zaman bırakılmasını gerektirebilir. İşletme için ideal olan bu seçim, grupta motorların devreye girerken çektikleri akımların üst üste binmesine ve start akımları toplamının ciddi boyutlara ulaşmasına neden olur. Bu durumda şebekeden çekilen akım artmakta, şebekede aşırı gerilim düşmesine neden

416/448

olmaktadır. Bu süre içinde, gerilimde geçici (transient) şekil bozuklukları olmakta, şebeke gerilimi çapaklı ve seviyesi düşük bir sinüsle sistemi beslemektedir. Trafo yükte kademe değiştiricisi, ayar değerine göre 15-20 saniyeyi aşan gerilim düşümlerinde kademe değiştirerek, başka bir geçici (transient) durum yaratır. Bunun anlamı, start anında akımın gerilime bağlı olarak, basamak (step) şeklinde değişmesidir. Ancak gurup start sırasında çekilen akımlar sürekli artıp azalmakta yani sürekli değişmektedir. Muhtemel sonuç, bir grup start işleminden sonra, trafo kademe değiştiricisinin, yeniden konum değiştirmesi eski konumuna gelmesidir. Bu durumda çekilen akım yeniden basamak şeklinde değer değiştirir. Tekrar transient durumu yaratılmıştır. Hemen ardından da bir sonraki gurubun çalışması başlamaktadır. Bu işlem tüm ekipmanların devreye girmesine kadar, dakikalarca sürmektedir. Ana trafo kademesi bu durumda kademe değiştirse de, değiştirmese de şebeke gerilimini kontrol edemez. Motorlardan çekilen akım, sadece gerilim değişimine etki etmemektedir. Bu arada filtre ve kompanzasyon gurubu kademeleri de ayarlanan set değerlerini sabit tutmak için devreye girmekte ve çekilen akımı ve şebeke gerilimini etkilemektedir. Filtrelemenin ve kompanzasyonun, bu süre içinde gerçekten sağlıklı yapıldığını söylemek mümkün değildir. Bol miktarda harmonik ve bol miktarda transient oluşumu şebekeyi tehdit etmektedir. Bu dönemde harmonik ve transient üretimi artmakta, şebekedeki gerilim ve akımlar kompleks bir davranış içine girmektedirler. Şebekeden çekilecek alçak gerilim tarafında 3000 amperleri bulan akımın, asimetrik yapısı nedeniyle asimetrik gerilim yaratması ve ters yönlü (negatif sekuens) gerilim üretilmesi sonucu, bazı motorlarda negatif momentin oluşması kaçınılmazdır. Sonuçta karşılaşılan durum tıpkı çığ (avalanche) etkisine benzemektedir. Sistem kararlılığı kaybolarak kararsız ve karanlık bir geçiş sürecine girilmektedir. Her geçici olay başka bir geçici olayı tetiklemektedir. Start akımlarının yarattığı gerilim oynamaları yanında, binlerce amper tarafından yaratılan manyetik alanın etkisi göz ardı edilmemelidir. Bu dönem içinde manyetik alanın, çevre elektronik ünitelerde, iletkenlerde ve devrelerde yarattığı gerilim indüklenmeleri (EMI) bu elemanlar üzerinde yüksek gerilimler yaratır. İndüklenen gerilimin büyüklüğü çekilen akımla, elemanın konumuyla, doğru orantılıdır. Çevrede

417/448

elektronik üniteler varsa, bunların üzerinde de gerilim indüklenmesi olur. İndüklenen gerilimi, start akımının büyüklüğü belirlediğinden, iç empedansı düşük bir devrede, yüksek bir boşalma akımının devre üzerinden geçmesine ve kart yanmasına neden olur. Yüklerden dolayı gerilimde meydana gelecek asimetri nedeniyle, besleme trafosu nötründen akacak akım, toprak iletkeninde geriliminin yükselmesine neden olur. Nötr noktası bağlantısının kötü veya topraklama tesisatının hatalı olması kart arızalarına yol açabilir. Manyetik alanın yaratacağı diğer etki, kuvvet üretmektir. Bu kuvvetler, ana barayı ve kabloları yerlerinden sökmek istercesine çekmektedirler. Bu nedenle panoların son derecede dayanıklı olmaları, imalat sonrası kısa devre testlerinin yapılmış olması ve kaidelerine sıkıca monte edilmiş olmaları gerekir. Eş zamanlı devreye giren büyük motorların kontaktörleri de, birlikte açma kapama yaptıklarından pano üzerine gelen manyetik ve mekanik kuvvetler ciddi artışlar gösterir. Mekanik kuvvetlerin etkileri, çekiçleme ve vuruntu şeklinde kendisini gösterir. Bu şartların sürekli yinelenmesi sonucu mekanik bağlantı noktalarında gevşemeler ortaya çıkar. Bağlantı noktalarında ısıdaki ani değişiklikler gevşemeleri arttırır. Hamur hazırlama ünitesi gibi kesikli çalışmaya temayüllü yerlerde, grup start ve stop işlemlerinin şebekeye ve sisteme etkileri ciddi boyutlara ulaşır. Alınacak tedbirler aşağıda listelenmiştir.     Topraklama sistemi çok güçlü ve hatasız olmalıdır. Açık tip pano yapısı, çekmeceli panolara göre, bu olaylardan daha çok etkilenir. Panolarda bağlantı noktaları çok sık kontrol edilmeli ve sistem gözetim altında tutulmalıdır. Saha da montajı yapılacak elektronik ünitelerin, topraklama ve diğer bağlantıları ve yeterlilikleri incelenmeli ve kılavuzlarına uygun montaj ve ortam şartları yaratılmalıdır.   Mühendislik etütleri, gerilim düşümü ve selektivite açısından dikkatli yapılmalıdır. Trafo güçleri doğru tespit edilmiş olmalıdır. Trafolar tam yüklenmemelidir.

418/448

     

Panonun gücünün arttırılması açısından, hesaplanandan büyük kısa devre dayanımına sahip panolar seçilmelidir. Trafo gerilim ayarları için ,süre ve büyüklük değerleri göz önüne alınmalıdır. Kompanzasyon ve filtre grubu ayarları dikkatli yapılmalıdır. İşletme zaman ayarları, işletmenin toleransları sınırına kadar genişletilmelidir. Gerim düşümü yüzdesi küçük trafolar tercih edilmelidir. Panolarda nötr ve toprak iletken kesitlerinin, % 100 ün altında olmaması gerekir.

Yukarıdaki sorunlar, bilinçli projelendirme, bilinçli montaj ve bilinçli işletmecilik ile sağlanır. Bu nedenle öncelikle, yapılacak projelerin üretime uygunluğu araştırılmalıdır.

419/448

Ek. 4 Elektriksel bağlantılarda sorunlar
Koruyucu bakmın temel özelliklerinden biri, belirli dönemlerde yapılacak ve tesisi uzun süre sorunsuz ayakta tutacak önceden listelenmiş bakım işlerinin yapılmasıdır. Bunlar arasında temizlikler, göz kontrolları, direnç ölçümleri, bağlantı noktalarında sıkılık kontrolu gibi işlemler bulunur. İfrared kameralarla bağlantıların sorunlu olanları tespit edilebilmektedir. Kağıt fabrikalarında bu yöntem yaklaşık 30 yıldır kullanılmaktadır. Türkiyede bu yöntem henüz kullanılmamakla birlikte, kullanılabilecek etkili yöntemlerden biri basit el tipi infrared termometre ile bağlantı noktalarının sıcaklıklarını okumak olmaktadır. El tipi termometre ile 70 Cº olarak okunulan bir bağlantı noktasında enerji kesilerek sıkma işlemi yapılmış, fakat sıkma sonrası sıcaklığın 90Cº olduğu tespit edilerek bağlantı noktasındaki malzemeler yenilenmiştir. Sıcaklığın 35 Cº ye düştüğü gözlenmiştir. Bu yöntemde hatalı olan taraf, bağlantı noktasının sıkılarak sıcaklığınının düşürülebileceğinin sanılmasıdır. El tipi infrared termometrenin olmaması durumunda hatalı tesisatta 2 tür sonuçla karşılaşmak mümkündür: 1. Ölçüm Yapılmadığında bağlantı noktasında bir süre sonra yanma olacak ve yangın çıkacaktır. 2. Koruyucu bakım yapmak amacıyla elektriksel bağlantı noktalarının sıkılması işlemi yapılarak, sistem işletmeye alındığında geleceğinden yanma derhal olacaktır. Olaylar bize şunu söylemektedir: 1. İnfrared ölçümler mutlaka yapılmalıdır. Ölçüm yapmadan sadece elektriksel bağlantılar sıkılarak sorunlar giderilemez. 2. İnfrared ölçümler sonrası sorun olan noktalarda sorunlar bağlantılar sıkılarak giderilemez. durum daha vahim hale

420/448

Yukarıdaki hikayenin benzeri termal kamerallarla ölçüm yapılan kağıt fabrikalarında yaşanmaktadır. edilmektedir. Çoğunlukla montaj döneminden kalan bu tür anormal bağlantı noktaları her fabrikada bulunmakta ve yaygılık göstermektedir. Bunların düzeltilememelerinde iki temel etken bulunmaktadır: Bulunan çözümün yanlış olması veya yanlış noktada işlem yapılması. Hata görülen noktada mutlaka gevşeme olduğunun düşünülmesi asıl yanlışlığı getirmektedir. Gevşeyen nokta sıkılarak hata giderilebilir fakat gevşeme yoksa hata başka bir nedenle ortaya çıkıyor demektir. Dolayısıyla sıkılarak giderilemez. Hatalı noktaların sökülüp temizlenerek yeniden bağlantıların yapılması hataların % 92 sinin kalkmasına neden olmaktadır. Fakat hala % 8 lik düzeltilemeyen bağlantı sorunu bulunmaktdır. Kaldı ki gevşeme nedeniyle ısınma olsa bile ısınan noktada zaman içinde oksitlenme olacağından sıkma işlemi sonuç vermeyecektir. İyi bir temas için bağlantı noktalarının sıkılığı her zaman beklenen sonucu vermemektedir. Hatta sıkı olan bir noktanın daha sıkı olması, mevcut durumu kötüleştirmektedir. Bu durumda elde yeterli ölçüm düzenekleri yoksa bağlantı noktalarının sökülerek tamirata gidilmesi tek yöntemdir. Sorunlu noktaların % 40 ında bakım sonrasında sorunların giderilemediği görülmektedir. Hatta bu noktaların bir kısmında sorunun arttığı tespit

İyi bir bağlantı için yapılacaklar.
Bunun için iki temel işin yapılması gerekir:   Bağlantı noktalarında temas yüzeylerinin temizliği Bağlantılara doğru kuvvetin uygulanması

Isınan noktalarda gevşeme dışında oksitlenme, paslanma, veya kirli yüzey olabileceği düşünülmelidir. Civatanın malzemesinin hatalı olabileceği, dişlerin veya kesitin uygun olmayabileceği, deliğin büyük çaplı olabileceği, kablonon içten hasarlı olabileceği ihtimaller arasındadır. Bu durmda uygulanacak doğru baskı kuvveti durumu daha kötü yapabilir.

421/448

Enfrared kontrolların amacı
Elektrik akımı bağlantı noktalarından direnç görmeden akabilmelidir. Isınmanın gerekçesi de budur. İnfrared okumalar olayları tespit etmek, yerlerini saptamak, önceliğini görmek ve belgelemek amacını güderler. Gerçekte bakım için hazırlık yapılmasını sağlarlar. Bu kontrollar hatanın nerede olduğunu söylerler ne yapılması gerektiğini

söyleyemezler. Enerji kesilip hatalı nokta sökülünce çözüm görülecektir. Bu kontrolların biri duruştan önce, biri duruştan sonra olmak üzere mutlaka iki kez yapılmasında fayda vardır. Çünkü:     Ölçümü yapan kişi veya ölçüm yapılan şartlar hatalı olabilir. Bazı ekipmanlar ilk ölçüm sırasında çalışmıyor olabilir. Zaman içinde yeni hatalar oluşuyor olabilir. İlk ölümden sonraki bakım sırasında bazı noktalar bozulmuş olabilir.

Kağıt fabrikaları 24 saat çalışan yerler olduklarından bu tür çalışmalara gerek bulunmaktadır. Fakat bazen ortam şartları veya çalışma koşulları ölçümü engelleyebilir. Bu nedenle ölçüm için birden fazla cihaz ve yöntem uygulanmalıdır. Hatalı noktaların doğrulanmasında da bu tür ikili kontrol tekniği daha kesin sonuçlar verecektir. Bir trafo bağlantılarında trafonun kendi sıcaklığı nedeniyle hata yapılması çok sık rastlanan olaylardandır.

Sonuçlar
Sürekli olarak bağlantı sıkılığının kontrol edilmesi, koruyucu bakım için sakıncalı olabilir. Çünkü bir bağlantı noktasından beklenen, iki parçanın en az dirençle birbirine bağlanmasıdır. Bu bağlanmayı civata ve somunlar sağlar Bağlanma sırasında civata biraz gerilir ve uzamaya çalışır. Tork anahtarıyla yapılacak sıkmalarda bile bağlantılar arasında % 30 lara varan kuvvet değişiklikleri bulunmaktadır. Tork anahtarsız uygulamalarda bu değerler hepten bilinememektedir. Sürekli sıkma işlemi yıllar içinde aşırı sıkılıklara ve civata uzamalarına neden olacaktır. Civata uzaması gevşeme demektir. Bu nedenle sıkılık kontrolu bırakılarak

422/448

yerine termografik ölçüm tekniklerine dayanan ve anormal olan noktaların tamir ve bakımı oturtulmalıdır.

423/448

Ek. 5 Hız kontrol ünitelerinden beslenen motorlarda kablo seçimi ve montajı

Yarı iletken üretimindeki gelişmeler nedeniyle, hız kontrol ünitelerinde IGBT (Isolated Gate Bipolar Transistor) transistorların kullanılması yaygınlaşmıştır. IGBT transistorların kullanılmasıyla son derece verimli ve hassas alternatif akım motor hız kontrol üniteleri yapılmaktadır. Düzgün hız veya Moment kontrolu elde edebilme özelliği alternatif akım motorlarının performanslarını, doğru akım motorlarına göre daha üstün hale getirmiştir. Hız kontrol ünitelerinin kullanımı her geçen gün giderek de yaygınlaşmaktadır. Bu yazı hız kontrol üniteleriyle beslenen motorlar için besleme kablosu seçiminde göz önünde bulundurulması gereken bilgileri vermeyi amaçlamaktadır.

Kablonun izolasyonu
Yeni IGBT transistorlar 0,1 mikro saniye gibi bir hızda anahtarlama 0

yapabilmektedirler. IGBT transistor bir anahtar olarak düşünüldüğünde, gerilim çıkabilmektedir.

volttan 400 voltun tepe değeri olan 564 volta mikro saniyenin onda biri kadar sürede

Hız kontrolu için 3 faz şebeke gerilimi önce doğrultulmaktadır. 400 volt şebeke gerilimi doğrultulduğunda 564 volt olmaktadır. Sonra anahtarlanarak istenilen frekansta alternatif akıma dönüştürülmektedir. Meydana gelen gerilim sinüse benzememektedir, kare dalgalar halindedir. IGBT transistorun bir saniye içinde binlerce kez açılıp kapanmasıyla elde edilmektedir. Anahtarlama frekansı 1-19 khz arasındadır. İğne dalga dizisinin motora gönderilmesi kablo üzerinden olacağından, gerek kablonun, gerekse motorun kapasitans değerleri çok önemlidir. Kablo ve motor için farklı değerde kapasite değerleri söz konusudur. Kablonun kapasitans değeri, kablonun uzunluğunu belirler .

424/448

İğneli gerilim dizisi motor klemensine şebeke geriliminde olduğu şekil ve büyüklükte ulaşmaz. Yüksek frekanslı, iğneli yapı motora giden gerilimi elektromanyetik dalga haline getirir. Tüm dalgalarda görülen kırılma, yansıma ve üst üste binmeler, elektromanyetik dalgalar için de geçerlidir. Motora giden ve motordan yansıyan gerilim dalgalarının üst üste binmesi nedeniyle motor klemensindeki gerilim doğrultulmuş gerilimin iki katına, şebeke gerilimininse yaklaşık 3 katına çıkar. Motor klemensindeki gerilim = 2 x 564 Volt = 1128 Volt olur

Başka kapasitif etkilerle gerilimin daha büyük okunması mümkündür. Özetle gerilimi yükselten 3 temel parametre vardır. 4. Kablonun uzunluğu veya kapasitansının artması nedeniyle iğne dalga gerilim büyüklüğünün artması. 5. Motorun büyüklüğü ile rezistif sargı direnç değerin küçülmesi ve sonuçta kapasitif etkinin büyümesiyle gerilim büyüklüğünün artması. 6. Gerilimin birim zamandaki değişim oranı, yani dV/dt nin büyümesiyle, yani anahtarlama frekansının artmasıyla iğne dalga gerilim boyunun artması Kısa süreli ve ardışık gelen iğne dizisi, yukarıdaki nedenlerle büyüdüğünden, motorun izolasyonu için olduğu kadar kablo izolasyonu için de tehlikeli hale gelir. Kabloların çekilmeleri sırasında ve uçları işlenirken çok dikkatli olunmalıdır.

Seçilecek kablonun yapısı
Hız kontrol ünitesi ile beslenen bir motorda, öncelikle besleme kablosundaki damarların imalattaki geometrisi önemlidir. Kablo damarları simetrik ve kablo ilave toprak iletkenli ve ekranlı olmalıdır. NYY kablolar, asimetrik damar geometrisi, ve ekransız olması nedeniyle hız kontrolu için istenmeyen bir kablo tipini temsil eder. Asimetrik kablolarda oluşan asimetrik akımın, kısa zaman birimi içindeki hızlı değişimi (di/dt), topraklama kablosu ve buna bağlı şase üzerinde indüklenme yaratır. Kablo toprak iletkensiz ise, asimetrik akım motor milinden rulmanlara ve şase üzerinden toprağa doğru akar. Bu hatanın olduğu yerlerde, motor ömrü haftalarla sınırlıdır. Seçilecek kablo simetrik yapıda ve ilave toprak iletkenli olmak zorundadır.

425/448

Halen Türkiye’de hız kontrollu motorlar için özel kablo üretilmediğinden, yukarıdaki tanıma en uygun olan NYCY kablo kullanılmaktadır. Uyarı: Asla tek damarlı kablo sistemi uygulanmamalıdır.

Kablonun Kesiti
Kablo kesitinde baz alınacak kriter kablonun faz damarlarının akım taşıma kapasitesi değildir. Ekran olarak da kullanılan, topraklama amaçlı 4. iletkenin kesiti ve kablo uzunluğudur. 4. damar, faz iletkenlerinin üzerini kapatan, fakat kesit olarak faz iletkenlerinin yarısı (NYCY) ebadında bir kablodur. Hız kontrolundan beslenen yıldız bağlı motorlarda, asimetrik akımlar nedeniyle toprağa doğru faz akımının 1,73 katı büyüklüğünde bir akım akar. Bu durumda nötr iletkeni faz iletkeninden büyük olmak durumundadır. 7,5 kw motor için, 14,5 amper etiket değeri varsa, nötr iletkeninden 25 amper geçecektir. Kablo nötr iletkeni 6 hatta 10 mm² olmak durumundadır. Bu durum kablonun 4*6 veya 4*10 olmasını gerektirir. Kablo boyunun uzaması kablo kapasitans değerini ve arttırdığından, beraberinde besleme harmonik

noktasından

uzaklaşıldıkça,

empedans

arttırmakta

bozulmalar artmaktadır. Bu konuda hız kontrol ünitesi üreten firmanın kablo uzunluğu sınırlamaları dikkate alınmalıdır. Kablo empedansı kablo kesitinin büyük tutulmasıyla giderilebilir. Bu nedenle büyük kesitli kablo kullanılması yarar sağlamaktadır. Gerilim düşümü hesaplarında bulunan kesitlerin yerine bunların iki katı kesit alınması daha doğru olacaktır.

Kablonun bağlanması
iletkenin (toprak veya nötr) iletkeninin, hem klemens kutusu içinde motor gövdesine, hem de hız kontrol ünitesinin içinde, ilgili topraklama noktasına en kısa yoldan bağlanması gerekir. Sanılanın aksine uçlardan biri açık bırakılmamalıdır. Bu iletkenin dışında ayrıca ekranlama folyosu varsa ve kablo boyunca 4. iletkenle temas halinde ise, bağlantı noktalarında birbirlerine sarılarak pabuçlanmalı ve her iki uçta toprağa bağlantısı yapılmalıdır. Kablo pabuçlarının kesitleri için titiz davranılmalı, ayni

426/448

kablo kesiti için bakır kesiti büyük olan (et kalınlığı fazla olan) kablo pabucu tercih edilmelidir. Kablo uçları tork anahtarı ile sıkılmalıdır.

Kabloların tava içinde döşenmesi
Hız kontrolu için çekilen kablolar gerek güzergahları açısından gerekse diğer kablolardan ayrı tavalar içine monte edilmelidirler. Kablodan geçen iğne dizisi gerilimin her elemanı, motor bobininden şaseye kapasitif bir kuplajla geçer. Şasede her iğne darbenin yarattığı transient akım, 5khz.-30 Mhz. arasında sönümlen bir sinyale döner. (Common Mode Current, Common Mode Noise, Common Mode Voltage) Motorun şasesinde ve bağlı olduğu topraklamasında görülen frekanslar, ayni zamanda hız kontrol ünitesinden çıkan besleme uçlarında da görülür. Kablo toprak iletkeni transient akımın tamamını hız kontrol ünitesine geri götürmesi gerekir. Fakat transient akımın bir kısmı topraklamadan başka kısımlara taşınıp geriye dönemez ise, topraklama iletkeni ve faz iletkenlerinde gürültü meydana gelir. Gürültü sinyallerinin diğer kablolara indükleme yoluyla bulaşmasının önlenmesi için, motor kablo bağlantıların düzgün yapılması gerekir. Kablodan çevreye kapasitif etkilerle indüklenen gürültülerin bulaşmasının önlenmesi için de ayrı tava sistemleri gerekmektedir. Tavaların tam kapalı ve sık sık topraklanmış olmaları önemlidir. Bu topraklama uçları toprak ana barasına kısa yoldan bağlanmalıdır. Türkiye’de hız kontrollu motorlar için besleme kablosu üretilmemesi nedeniyle mevcut kabloların yaratacakları sorunlar olacaktır. Montaj sırasında hata yapılması durumunda, sorunların boyutu vahim hale geleceğinden, dikkatli montaj uygulaması gerekmektedir. Aşağıda simetrik olan ve olmayan kablo tiplerine örnekler verilmektedir:

427/448

Simetrik damarlı NYCY kablo örneği

Simetrik damarlı bir başka kablo örneği

Asimetrik

damarlı

bir

kablo

örneği

(NYY)

428/448

Ek. 6 Hız kontrol ünitelerinden beslenen motorlarda rulman akımları
Hız kontrol ünitelerinden beslenen motorlarda rulmanlarda görülen arızalar geçmişte kalmış bir tartışmanın yeniden gözden geçirilmesine neden oldu. Rulman arızalarının nedenleri bu sefer motorların yapısal kusurlarının dışında başka nedenlere dayanıyordu. Aşağıda hem şebekeden beslenen motorlar için hem de hız kontrol ünitelerinden beslenen motorlar için rulman akımlarının nedenleri verilmektedir. Rulman akımlarından korunmanın önerileri sunulmaktadır.

1.

Şebekeden beslenen motorlar

Öteden beri düzgün sinüs gerilimi ile beslenen motorlarda, rulmanlar üzerinden akımların geçtiği bilinmekte idi. Düzgün şebeke gerilimi ile beslenen motorlar için rulman akımlarının nedenleri, genellikle motorların kendi yapısal kusurlarıyla ilgilidir. Aşağıda, rulman akımlarını yaratan kusurlardan bazıları verilmiştir:         Kırık bir rotor çubuğu Rotor ile stator arasındaki boşlukta bulunan imalat tolerans kusuru Manyetik alanın rotor ve statorun çelik nüvesindeki düzensiz dağılımı Motor milinin balansı nedeniyle olan salınımlar Ön ve arka rulmanlardaki boşluk farklılıkları ve aşınmalar Rulman yuvalarındaki işleme boşluk kusurları Motor milindeki momente dayalı burkulma kusurları vs. Motor gövdesi büyüdükçe, küçük kusurların toplanarak ortaya çıkması

Yukarıda sayılan kusurlar nedeniyle, asimetrik bir manyetik alanın oluşması, motorun mili üzerinden rulman aracılığıyla statora ve tekrar karşı rulmandan motor miline, sürekli dolaşan bir akım yaratır. Dengesiz manyetik alanın yarattığı 0,5 voltluk bir gerilim kaynağının oluşması sonucu, 20 amperi bulan akımlar akmaya başlar. Şebekedeki asimetrik gerilim nedeniyle de manyetik alandaki simetri bozulabilir. Bu durumda rulman üzerinden gene akım akacaktır. Fakat tüm yukarıdaki nedenler sonucu oluşan akımlar düşük frekanslıdır. (50-100 hz.) Ayni zamanda hepsi

429/448

vibrasyona yakalanırlar.

neden

olduklarından

vibrasyon

analizlerinde

frekansları

nedeniyle

Olumsuzluk yaratan parametreler iyi bilindiğinden, motor imalatları daha özenle yapılmaktadır. Ne var ki hız kontrol ünitelerinin yaygınlaşmasıyla rulman akımları konusu tekrar gündeme gelmiş ve önem kazanmıştır. Topraklama tasarımının önemi ve yüksek frekans topraklaması kavramı da, birlikte önem kazanmıştır. Pratikte basit ve kötü sonuçları olan konunun teorik açıklamaları bulunmakta ve mümkün olduğunca anlatım basit tutulmaya çalışılacaktır.

2.
a)

Hız kontrol ünitelerinden beslenen motorlar
Seçilen kablonun etkisi

Hız kontrol ünitesi ile beslenen bir motorda, öncelikle besleme kablosundaki damarların imalattaki geometrisi önemlidir. Kablo damarları simetrik ve kablo ilave toprak iletkenli ve ekranlı olmalıdır. NYY kablolar, asimetrik damar geometrisi, ve ekransız olması nedeniyle hız kontrolu için istenmeyen bir kablo tipini temsil eder. Asimetrik kablolarda oluşan asimetrik akımın, kısa zaman birimi içindeki hızlı değişimi (di/dt), topraklama kablosu ve buna bağlı şase üzerinde indüklenme yaratır. Kablo toprak iletkensiz ise, asimetrik akım motor milinden rulmanlara ve şase üzerinden toprağa doğru akar. Bu hatanın olduğu yerlerde, motor ömrü haftalarla sınırlıdır. Seçilecek kablo simetrik yapıda ve ilave toprak iletkenli olmak zorundadır. b) Hız kontrol ünitesinin ürettiği yüksek frekans akımlarının etkisi

Hız kontrol ünitelerinin motorlara gönderdiği besleme gerilimi, yapısal olarak bir iğne gerilimi dizisinden ibarettir (1khz.-19 khz.). bobininden şaseye Motorların bobinleri ile metal şaseleri arasında kapasitif bir yapı oluşur. Oluşan kapasite, yüksek frekansların motor akmasına yardımcı olur. İğne dizisinin her elemanı, motor bobininden şaseye kapasitif bir kuplajla geçer. Şasede her iğne darbenin yarattığı transient akım, 5khz.-30 Mhz. arasında sönümlen bir sinyale döner. (Common Mode Current, Common Mode Noise, Common Mode Voltage)

430/448

Motorun şasesinde ve bağlı olduğu topraklamasında görülen frekanslar, ayni zamanda hız kontrol ünitesinin besleme uçlarında da görülür. Kablo toprak iletkeni transient akımın tamamını hız kontrol ünitesine geri götürebildiği takdirde rulman akımı sorunu yaşanmaz. Fakat transient akımın bir kısmı topraklamadan başka kısımlara taşınıp geriye dönemez ise aşağıdaki olaylar gelişir. Rotor ile stator arasındaki karşılıklı endüktans ( Mutual inductance ) nedeniyle rotorun iki ucu arasında yüksek frekanslı voltaj indüklenir. Rotor iki ucu arasında yüksek frekans jeneratörüne dönüşür. 1 numaralı başlıkta incelenen tipte fakat daha yüksek frekansta akımlar rulmanlar üzerinden, döngü içinde sürekli dolaşmaya başlar. Üretilen gerilimin büyüklüğü 10-40 volt arasında, akımın boyutu ise 10-100 amper arasındadır. Üretilen akımın boyutu, motor şase büyüklüğüne, motor gücüne ve besleme gerilimi büyüklüğüne göre artar. Yüksek frekanslı akımların içinde en tehlikelisi budur. Bu tehlikenin önüne geçmenin yolu kablonun montajının ve topraklamasının imalatçı talimatına uygun yapmaktır. c) Topraklamanın zayıf olması

Transient akımlar, motor gövdesinden kablonun toprak iletkenine ve oradan toprağa akarken, zaman içinde toprak gerilimi yükselebilir. Böyle durumlarda akımın bir kısmı rulman üzerinden geçerek toprağa ulaşır. Topraklama direncinin ve empedansının olduğunca düşük tutulmasında fayda bulunmaktadır. Özel olarak seçilmiş besleme kablosunun ilave toprak iletkeni, meydana gelen akımları topraklamak için kullanılacak en uygun iletkendir. Hız kontrollu motor kablolarının kesitlerinin normal motora göre yüksek tutulmasında yarar vardır. Bu durum hem kablo ısınmasının hem de toprak iletken kesitinin büyük olması anlamına gelir. Hız kontrol ünitesini üreten firmanın tavsiyesi doğrultusunda yapılacak bağlantılar rulman akımlarını minimize eder. d) Başka faktörler

Stator bir kondansatör ve rotor başka bir kondansatör durumunda iken, rulman arada iletken bir durumdadır. Rulman yağının yapacağı izolasyon, her iki kondansatörün farklı şarjla dolmasına neden olur. Zaman zaman izolasyon delinerek bir kondansatörden diğerine boşalmalar görülür. Boşalma rulman üzerinden olur.

431/448

Yukarıda anlatılan nedenlerle rulman üzerinden akımlar geçer. Akımın boyutunu sınırlayan rulmanın elektriksel direncidir. Bu direnç yağın yapısına, rulman sıcaklığına,dönüş hızına rulmana binen yüke ve daha pek çok çevresel etkiye bağlıdır. Rulmanın bozulması besleme gerilim darbelerinin frekansı ile artar. Hız kontrol ünitesinden beslenen motorların yağlama ve periyodik bakımları standart motorlara göre daha sık yapılmalıdır. Az, fakat kısa periyotlu yağlama önerilir. Bu durum ısınmaların önüne geçeceği gibi, parametre oluşturmasını önler. rulman yağının değişen izolasyon etkisinin bir

İzoleli rulman uygulaması
Hız kontrol ünitesinden beslenen motorların invertör uyumlu olmaları

gerekmektedir. İnvertör uyumlu motorlarda, rulmanlar rotor ve statoru birbirinden izole ederler. (Isolated Roller Bearing). Dolayısıyla oluşan akımların rulman üzerinden geçmeleri engellenmiştir. Ayrıca bu motorlarda imalat toleranslarına çok dikkat edilir. Rotor ve stator arası boşluklar minimize edildiğinden rulman akımları azalır. Hız kontrol ünitelerinden beslenen motorların sadece seçimi değil ama kablosu montajı, çevre koşulları ve her tür kullanım talimatı çok iyi okunarak gerçekleştirilmelidir.

432/448

Ek. 7 Kablo tavalarında gruplandırma şartnamesi örneği
Kablolar aşağıdaki gibi gruplandırılarak tava içine döşenmelidir. Bu

gruplandırmalardan hiç birine girmeyen kablo türleri mutlaka danışılarak, gruplardan birine dahil edilecektir. Montaj firması gruplara uymak ve montajı, bu kurallara göre yapmak zorundadır. Elektrik gürültü seviyeleri mikroprosesörlü kontrol cihazlarının çalışmasını olumsuz etkilediğinden, tava gruplandırması zorunluluk olmaktadır. Gruplandırmalar kablolarda taşınan elektrik sinyal ve gerilimleri göz önüne alınarak yapılmıştır.. 1. GRUP KABLOLAR Bu kablo türleri düşük sinyal seviyelerinde çalışmaktadır. Kablolar ekranlı ve çift sarımlı (TWISTED PAIR) olmalıdır. Kablo tavaları kapalı olarak monte edilmelidir. Kablo tavasından sonra, kablolar metal konduit içinde götürülmelidir. Cihaza metal rakorla bağlanmalıdır. Konduit ile rakor bütünleşmeli, ve toprağa bağlanmalıdır. Kablonun kendi ekran damarı sadece bir uçtan topraklanmalıdır. 1.1 1.2 1.3 1.4 1.5 1.6 1.7 0-50 Volt arası d.c ANALOG sinyalleri taşıyan kablolar, 4-20 mili-amper taşıyan analog sinyal kabloları, 24 Voltun altındaki tüm a.c. gerilimler. 50 mili-volt ve altındaki transmitter sinyallerini taşıyan kablolar (TERMOKUPL GİBİ) + 15 Volta kadar olan d.c.besleme gerilim kabloları Haberleşme ve telefon kabloları Network bus kabloları

2. GRUP KABLOLAR Bu kablo türleri orta seviyede sinyalleri taşımaktadır. Bu kablolar ekranlı ve çift sarımlı olmalıdır. 1. grup kablolarla 2. grup kablolar ancak pano içinde bir arada döşenebilirler. Tavaları ayrı olmak durumundadır. 1. ve 2. grup kabloların tavaları 3. ve 4. grup tavalardan 30 cm aralıklı olacaktır. 5. grup kablo tavaları ile paralel gitmeyecektir. Ancak bu tavaları 90º ile geçebilir. Paralel hareket zorunluluğu halinde

433/448

aradaki mesafe yatay veya düşey eksende 1 metre olmalıdır. Bu kablolar için kablo merdiveni kullanılamaz. Kablo tavaları kapaklı olarak kullanılmalıdır. Tavadan çıkan tek kablo metal konduit içine alınmalıdır. Kablo rakorları metal olmalı ve metal konduitle bütünleşerek topraklanmış olmalıdır. Kablo ekranı sadece bir uçtan topraklanmalıdır. 2.1 2.2 2.3 2.4 2.5 50 Voltun üzerindeki d.c. analog sinyallerini taşıyan kablolar. 24 Volt d.c.ile çalışan tüm I/O sinyal kabloları 24 Volt d.c. ile çalışan tüm besleme gerilimlerinin kabloları (Sinyal lambaları,cihazlar gibi) 24 Volt d.c. ile çalışan tüm röle, solenoid ve anahtarlama sinyal kabloları Analog takometre kabloları

3. GRUP KABLOLAR Bu kablo türleri yüksek seviyede sinyalleri taşırlar. 3.1 3.2 3.3 3.4 3.5 3.6 3.7 24 Voltun üzerindeki tüm besleme ve anahtarlama kablolar. 20 Ampere kadar 230 volt gerilimli kablolar. 110 Volt ve üzeri d.c. ve 250 volta kadar röle, kontaktör bobinleri Toprak kaçak akım kabloları Alarm amaçlı lambalı uyarı devrelerine ait kablolar. 24 Volt a.c. makina aydınlatma kabloları 230 voltla beslenen transmitter besleme kabloları sinyali taşıyan

besleme kabloları.

4. GRUP KABLOLAR Bunlar enerji taşımaya yönelik kablolardır. 0-690 Volta kadar besleme gerilimlerini taşımaları için kullanılırlar. Taşıdıkları akımlar 20 amperin üzerindedir. 4.1 4.2 4.3 Motor besleme kablolarının tamamı (Hız kontrollu motorlar hariç) İzolasyon trafoları besleme kabloları (5 KVA nın üzeri) Aydınlatma panoları besleme ve linye kabloları

434/448

4.4

Motor ve jeneratöre ait alan besleme kabloları

5. GRUP KABLOLAR Bu kablolar kendileri açısından sistem bazında değerlendirilmelidir. Her madde için sistem kabloları gruplanarak ayrı tava içinde çekilmelidir. Tavadan etrafa elektro manyetik yayılım çok olacağından her tava parçası diğer parçaya mutlaka kablo takviyesi yapılarak bağlanmalı ve koruma topraklaması için en kalın sistem nötrü kadar bir kablo ile toprak barasına farklı noktalarından bağlanmalıdır. 5.1 5.2 5.3 5.4 5.5 5.6 10 kv ya kadar olan dahili orta gerilim kabloları Hız kontrolu yapılan motorlar için ekranlı motor kabloları Trafo çıkışındaki ve MCC beslemelerinde kullanılan tek damarlı kablo sistemleri 34,5 KV hariçten gelen orta gerilim kabloları Busbarlar UPS besleme ve çıkış kabloları

435/448

Ek. 8 Yönetime bütçeyi kabul ettirme sanatı
Bakım bölümü bazı önerilerini yönetime kabul ettirememekten şikayet eder. bölümü çalışanlarına bazı önerilerde bulunulacaktır. Problemi ifade ediş şeklini değiştirmek Bakımda çalışanlara, bakım kelimesi arıza gidermekten öte daha geniş bir anlam ifade eder. Halbuki daha az bilgisi olan kişiler bakım denildiğinde tamirat türü işleri anlarlar. Bakım bölümünün üreteceği ürün üretime hizmet etmek veya tamir etmek değildir. Etkili bir bakım bölümünün ürünü, ekipmanın güvenilir olarak tutulmasıdır. Arada ciddi farklar bulunmaktadır. Durum böyle olunca planlamak ve programa almak gerekliliği ortaya çıkar. Örneğin yağlamada filtre edilecek parçacık büyüklüğü 3 mikronun üzeridir gibi detaylar söz konusu olmaya başlar. Arızalarda ise sadece işi kısa sürede yapmak önemlidir. O zaman birinci öneri “ekipman güvenilirliliğini” üst yönetime nasıl anlatmalı sorusu önemli hale gelir. Bakım bütçesiyle işe başlamak Kağıt fabrikalarının çoğunda bakım bütçesi bakım bölümü tarafından bilinmez. Bu durum bütçeyi kabul ettirme sorununun ortadan kaldırır. Fakat bakım bütçesi yapanı kuruluşlarda, üst yönetim her yıl bakımda iyileşme beklediği için bütçenin de azalmasını bekler. Bütçede azaltma gerçek veriler ve ihtiyaçlar dikkate alınarak yapılmaz. Azaltma beklentiden kaynaklanmaktadır. Bakım bölümü yöneticisi de bu konuda farklı bir görüş ileri süremez. Oysa her bakım yöneticisinin beş yıllık planı olmalı ve burada büyük kalem tutacak bakım işlerinin yıllara göre düzenlenmiş listesi ve maliyetleri olmalı ve bu plan üst yönetime ve diğer yöneticilere sunulmuş olmalıdır. Eğer güvenilirlilik iyi yönetilirse, Oysa

üst yönetime kabul ettirilecek o kadar çok şey bulunmaktadır ki. Burada bakım

436/448

bakım bütçesi bir yıl öncekine göre değil, her yıl farklı olacaktır. Bazen fazla, bazende az olacaktır. Fakat genel eğilim güvenilirliliğin iyileşmesi sayesinde düşme yönünde olacaktır. Her yıl bakım bütçesini, detayları çok iyi bilinen, fabrikanın ihtiyaçları belirlemelidir. Açık ve net olmak Eğer bakımı daha az bilen birisiyle konuşuyorsanız, çok açık ve net olmaya dikkat ediniz. Bu yöntem sizin daha iyi anlaşılmanızı sağlar. Bir bakım yöneticisinin üretimde çalışanlara veya yönetime motorların üzerinin temiz tutulmasının motor ömrünü uzatacağını söylemesi sonuç için bir anlam ifade etmez. Bu görüş kabul edilir, fakat eylem yapılmaz. Bakımın görüşü doğru fakat belirsizlik taşımaktadır. Bunun yerine temizliğin iyi yapıldığı durumla, temizlik yapılmayan bir motorun 10 yıllık maliyet verileri ortaya konacak olursa, temizliğin ne anlama geldiği kolayca anlaşılacaktır. 10 yıl boyunca arızadan kaynaklanan duruşların ve sarım bedelinin yüzbinlerce liralık fatura getireceği, anlaşılır bir tablo yaratır. Örnek açık ve net olarak sonucu vermektedir. Fabrika çapına yayıldığında milyonlarca lira demektir. Yönetim temizlik talebinin arkasında duracak ve takip edecektir. Temizlik konusunda hiçbirşey yapmamanın bedeli ağır görünmektedir. Taleplerinizde daima maliyet unsurunu örnekleyerek kullanınız. Güvenilirliliğin maliyetini öğrenmek ve öğretmek Eğer güvenilirliliği bir olayla gösterecekseniz, basit parasal konular seçiniz ve potansiyel sonuçlarını sıralayarak yönetimi cesaretlendiriniz. Kağıt makinasının duruşu nedeniyle ciddi parasal zarar söz konusudur. Bunun getireceği maliyet duruş sayısıyla çarpılınca ortaya ciddi sonuçlar çıkar. Bazı fabrikalarda duruş maliyeti bilinmez veya hesaplanması zor gelir. Fakat bu iş mutlaka belirlenmeli ve her yönetici tarafından bilinir hale getirilmelidir. Madem ki bakımın ürünü güvenilirliliktir, ürünün bedeli olmalıdır. Bakım yöneticisi ürünün bedelini öğrenmeli ve öğretmelidir.

437/448

Ek. 9 Üretim bölümüne elektrik dilinin öğretilmesi
Kâğıt fabrikalarında üretim sırasında bazı geçici olaylar üretimin kesilmesine yol açarlar. Literatüre “Minor Stoppage” ikincil duruş veya “fault” hata olarak giren bir terim bulunmaktadır. Bu terim, küçük temizlik sorunlarını ve bazı hat tıkanmaları sırasındaki duruşları ve diğer tanımlanması gereken ve aşağıda açıklanan bazı duruşları anlatmaktadır. Bu tür duruşlarda ekipmanın tamir edilmesi gibi bir kavram bulunmamaktadır. Operatör, duruş sonrasında tamirat gibi, bakımcı gerektirecek bir durumla karşılaşmadan işine devam eder. Bu nedenle arıza olarak adlandırılmaları söz konusu değildir. Arıza kavramında elektrik veya bakım elemanlarının sorunu gidermek için düzeltici bazı faaliyetlerde bulunması söz konusudur. Bu çalışmalar ve gerekli düzeltici faaliyetler yapılmadan, parça onarılmadan veya yenilenmeden makina devreye alınamaz. Makinanın bu şekilde çalıştırılmasında ısrar edilmesi durumunda kötü bir felaketin olması veya üretimim durması beklenmelidir. Hat tıkanmalarında da düzeltici faaliyet söz konusudur. Fakat bu durumda ekipman arızasından veya parça değişiminden söz etmek gene mümkün değildir. Çünkü bu tür olayların önlenmesi bakım planlaması veya faaliyetleri yaparak mümkün olamamaktadır. Kâğıt fabrikalarındaki arıza dışında meydana gelen küçük duruşlar kirlenme veya tıkanmalarla sınırlı değildir. Bunlar genellikle operatörün mantığı ile algılayabileceği türde olaylardır. Gözle, hatta bazen mevcut cihazlarla algılanmaları mümkün olmayan, fakat üretimde kesikliklere neden olabilecek başka olaylar söz konusudur. Çoğunlukla üretimi aksatmayan türde küçük boyutlu olanlarının, üretimi kesmedikleri için, farkına varılamamakta, olayın, boyutları büyüdüğünde işletmelerde kendilerini hissettirerek performans üzerinde etkili olmaktadır. Bu tür olaylar elektrik sisteminde, mekanik sistemde ve prosesin kendisinde sıklıkla olmaktadır. Elektrik şebekelerinde meydana gelen türlerine “transient” geçici durum adı verilmektedir. Proseste meydana gelen türlerine ise “Disturbance” bozucu etki denilmektedir. Mekanik sistemlerde ise belirli frekanslarda periyodik olmayan düzensiz titreşim (vibrasyon) şeklinde ortaya çıkar. Nihayetinde münferit bazı olaylar

438/448

da (kirliliğin pompada yarattığı sorunlar veya silindirlerde kondens birikiminin neden olduğu hatalar gibi) geçici durumlar yaratır. Sonuçları itibariyle üretimi aksattıkları durumlarda, üretim raporlarında nasıl ifade edilmeleri gerektiği bilinemeyebilir. Departman mantığıyla klasik şekilde yönetilen fabrikalarda, departmanlar arası iletişim kopukluğu ve konunun iyi anlaşılamaması nedeniyle, üretim raporlarına arıza olarak geçtiklerinden üretim ve bakım bölümleri arasında gereksiz tartışmalara neden olurlar. Bu nedenle duruş türlerinin temizlik duruşları, arıza duruşları, planlı duruşlar, nedeni bilinemeyen duruşlar ve ikincil nedenlerle hata duruşları olarak ayrılmasında yarar bulunmaktadır. Bu tür geçici etkilere dikkat edilmemesi durumunda, zamanla ortaya ciddi sorunlar çıkabileceğinden ve arkasından tamirat gerektirecek sonuçlar yaratacaklarından, adlarının iyi konması iyi tanımlanması ve sonuçları birbirine benzeyen bazı başka problemlerle karıştırılmamaları gerekir. Sebeplerle sonuçların karıştırılmaları yaygın algılama hatalarındandır. Sebepler bilinmedikçe, sonuçlar sebep gibi görülürler. Aynı noktada, dört faraklı nedenle minor stopaj yaşanması halinde, görünüşte “gene makina durudu, aynısı oldu” gibi ifadelerin kullanılması yanılgılara yol açarak raporlara yanlış şekilde yansıtılacaktır. Bunların iyi anlaşılabilmesi, sonuçlarının irdelenmesi, doğru rapor edilebilmesi ve doğru çözümlerin üretilmesi için teker teker incelenmelerinde yarar bulunmaktadır. Bu yazının amacı bu tür olayları işletmelerde çalışan teknik elemanların dikkatine sunmak ve onların bilgilenmelerini, düşünmelerini sağlamaktır.

Elektrik şebekelerindeki Transientler'in incelenmesi
Elektrik, enerji santralarında üretilerek kullanıcılara dağıtılır. Kötü bir elektrik şebekesinden söz edilmesine rağmen, kötü bir elektrik üretimi genellikle söz konusu değildir. Elektrik, çoğunlukla nakli ve kullanımı sırasında, tıpkı kaynak sularında olduğu gibi çeşitli nedenlerle bozulmaya uğrar. Kâğıt fabrikalarının kendisi, kullanım nedeniyle elektrik sisteminde ciddi bozulmalara neden olur. Elektrik dışarıdan alınsa bile elektrik sistemindeki bozucu sorunların % 80 i fabrikaların kendi bünyesinden kaynaklanmaktadır. Kalan % 20 etki kötü iletim hatlarından ve diğer komşu kullanıcılardan gelir. Burada Pareto kuralı çalışmaktadır. Pareto kuralını südürecek olursak sorunların % 80 i fabrika içindeki makinaların % 20 sinden

439/448

kaynaklanmaktadır.

Kendi

santrallerini

kullanan

kağıt

fabrikalarında

enerji

kalitesindeki bozulmaların yok edilememesi bu yüzdendir. Kâğıt fabrikalarında, ekipmanlarda kullanılan enerjinin, şebeke üzerindeki etkileri çok fazla sayıda olduğundan, sadece transient kökenli yani geçici olanlardan söz edilecektir. Bunlardan birinci sırada olanı, güçlü motorların veya yüklerin devreye girip çıkmaları sırasında yarattıkları gerilim çöküntüleridir. Sincap kafes asenkron motorlar, rotor kısa devresiyle kalktıklarından birkaç periyot içinde şebekede kısa devre arızasında görülen etkiler yaratırlar. Özellikle otomasyon sistemlerinin kurulmasıyla “grup start” kavramı yaşama

girmiştir. Birden fazla motor ardışık olarak devreye girerek şebekede gerilim oynamalarına ve sinüs eğrisinde bozulmalara neden olurlar. Gerilim çöküntüsü, fabriha içindeki bir başka noktada, konuyla ilgisiz bir ekipmanın gerilim düşmesi nedeniyle durmasına neden olabilir. Tüm kontaktörlerin ve yol vericilerin aynı boyuttaki etkiye, aynı tepkiyi vermeleri beklenmemelidir. Böyle durumlarda münferit bir ekipman veya ekipmanlar grubu duruşa geçer. Operatör duran ekipmanı/ekipmanları tekrar devreye aldığında sorunla karşılaşmayacaktır. Ekipman durması bir arızanın sonucu değil, geçici bir olay nedeniyle olmaktadır. Bu tür olaylarda devreye giren büyük yüklerin devreye giriş zamanları ve birden fazla ekipmanın etkilenip etkilenmediği incelenmelidir. Uç gevşemesi gibi nedenlerle ekipmanın/ekipmanların zaman zaman durması ve gevşeyen yerin bulunamaması gibi benzer sorunlar yaşanabilir. Sonuçlar benzer olmakla birlikte nedenler farklıdır. Birinci türde olanlar, hata grubunda sınıflandırılırken, uç gevşemesi türünde olanlar, ancak elektrik bakım elemanlarının müdahalesi sonucu düzeltileceklerinden arıza sınıfına girerler. Birincisini koruyucu bakım faaliyetleri önleyemzken, ikinci grup olaylar bakım faaliyetleri ile önlenebilir. Bu durumda yol verme yöntemleri, trafoların doluluk oranı, trafonun gerilim düşüm yüzdelerinin kontrol edilmesi, yüklerin dağılımı, grup start işleminde verilen zaman aralıklarının gözden geçirilmesi gibi çeşitli önlemlerin alınması gerekecektir. Sorun aslında sistem tasarımıyla ve işin karakteritik yapısı ile ilgili olduğundan çoğunlukla elektrik bakım elemanlarının çözüm üretme yeteneklerinden çok, sistemin çözüme müsait olup olmamasıyla ilgili olarak ele alınabilirler. Sistem tasarımının ekipman

440/448

verimliliğine yapacağı olumsuz etkiye örnek bir durumdur. Bu nedenle, sistem tasarımının kötü olması, genetik bir kusur gibi ortaya çıkar. Gerilim düşümü fabrikalarda, sürekli olmasına rağmen hiç kimse şebekedeki olanları etkileri büyümeden ve ekipman duruşu olmadığı sürece farkına varmayacaktır. “Transient” olaylardan bir başkası, devreye giren bir motorun çektiği akım nedeniyle, motor ve kablosu çevresinde bulunan enstrümanların manyetik alandan etkilenerek sapma göstermesidir; Bunun sonucu proseste “disturbance” varmış gibi yalancı ve geçici bir etki görülür. Prosesteki gerçek “disturbance” olayı daha sonra açıklanacaktır. Bu etkinin büyüklüğü nedeniyle, ölçülen proses değerindeki değişim nedeniyle, otomasyon sisteminde bir sınırlama ve bu sınırlamayla ilgili bir kilitleme varsa, duruş kaçınılmazdır. Sorun yaratmayan küçük etkileşimler her an zaten sistemde olagelmektedir. Sorunu yaratan kaynak bilinse bile, çözüme giden yollar karmaşıktır. Operatör gene sistemi bakımcı ihtiyacı olmadan devreye alabilecektir. Bu sorun sistem tasarımı, kablo seçimi ve montaj ile ilgili olduğundan, her şeyi yeni baştan ele almak mümkün olmayabilir. Ayrıca çözüm üretmek imkansız da olabilir. Kompanzasyon gruplarının devreye giriş ve çıkışlarında transinet'ler oluşmaktadır. Kompanzasyon gruplarının % 98 gibi bir değerde tutulmaları yönetmeliklerle istendiğinden, zaman zaman kapasitif bölgede kalmak neredeyse kaçınılmaz olmaktadır. Bu durumda devreye giren her yük, büyüklüğüne bakmaksızın şebekede “transient” yaratacaktır. Her transientin neleri ne kadar etkileyeceği ve ne zaman sorun yaratacağı aslında pek bilinememektedir. Tıpkı fabrika dışından gelen bir gerilim çöküntüsünün zamanlamasının bilinmemesi ve tüm fabrikayı veya bir kısmını durdurması gibi bu transientler bazen ekipman duruşlarına neden olabilirler. Duran ekipmanın yeniden devreye alınması sırasında sorun yaşanmayacaktır. Çünkü sorun zaten geçmiştir. Bu tür olayların sistem tasarımı, iyi işletmecilik ve kaliteli montajla önlenmesi mümkündür. Üretimdeki aksama performansı düşüreceğinden, konuya aşina olmayanlarda duruş, arıza olduğu kanısı uyandıracaktır. Arızadaki kriter yeniden devreye girmek için herhangi bir düzeltici faaliyetin yapılması, yapılmadığı takdirde, tekrar devreye girilemeyeceğidir. Bu tür olaylarda herhangi bir işlem yapılmadan

441/448

sistem çalışmasına devam eder. Arıza bakımcılığı anlamında yapılacak işler gerçekte yoktur ve yapılanlarla sorun çözülmeyecektir. Müdahale yapılsa bile, olay ortadan kalktığından, yapılan müdahalenin sorunu düzelttiği veya ortadan kaldırdığı izlenimi hataların en büyüğüdür. Şebekede olan olayların tespit edilmeleri pahalı bazı analizör ve “data logger” larla olmaktadır. Kaynağı bulmak işin çözümüne her zaman yardımcı olmaz. Bu tür sorunların baştan yaratılmamaları, kaynağın başta ortadan kaldırılması daha akılcı bir yöntemdir. Bir kez yaratılmışlarsa düzeltilmeleri birden fazla yöntem kullanılarak zaman ve para harcanarak belki giderilebilir. Yıldırım düşmeleri sırasında benzer sonuçlar ortaya çıkar. Boyutları ciddi büyüklüğe ulaşanlar, alt yapının yetersizliğiyle birleşince arızalara yol açarlar. Burada arıza bir sonuçtur. Üretime maliyeti üretim aksaması, bakıma maliyeti arızalı ekipmanlar ve işletmeye maliyeti, hem üretim kaybı hem de tamirat giderleridir. Bu durumda olay arızaya dönüştüğünden, bakım elemanlarının çalışması gerekecektir. Üretim, arızalanan cihaz nedeniyle mi durmuştur, yoksa yıldırımlık tesisatının kusuru nedeniyle mi durmuştur? Bir problemi çözme için mutlaka nedenini iyi anlamak gerekir. Bir başka geçici olay türü haberleşme kabloları üzerinde meydana gelen sinyal bozulmalarıdır. Gerilimin yüksek hatların uzun olduğu yerlerde basit röle kontağı açılıp kapanmaları sorunlara neden olur. Tasarım, malzeme kalitesi veya montaj kökenli olduklarından arıza bakımcılığı olarak yapılacak fazla işlem bulunmamaktadır. Otomasyon sisteminin yeniden enerjilendirilmesi ile sorun ortadan kalkacaktır.

Proseste meydana gelen bozucu etkilerin incelenmesi “disturbance”
Proseste yani üretim sırasındaki süreç değişkenlerinde de bazı bozucu ve geçici olaylar olmaktadır. Bu nedenle önce disturbance=(bozucu etki) kelimesi iyi anlaşılmalıdır. Daha sonra kontrol edilemeyen bazı disturbance olayları açıklanacaktır. Bir büteye gelen mal miktarı anlık olarak artabilir. Bu bir bozucu etkidir. Büte seviye kontrolu bu amaçla konmuştur. Kontrol devrelerinin amacı proseste meydana gelen değişimleri kontrol altında tutması ve işletmede sürekliliğin sağlanmasıdır.

442/448

Fakat bazen proseste çok büyük anlık bozucu etkilerle değişimler olabilmektedir. Bu durumda kontrol sistemi bozucu etki ile başa çıkamaz. Bir büteye iki farklı kaynaktan hamur akışı olabilir. Birinci hat hamurun sürekli ve kontrollu olarak gelmesi gereken hat ve ikici hat bir taşkan olabilir. Taşkan, kontrol edilmesi mümkün olmayan bir hamur akışıdır. Miktarı itibariyle veya bütenin boş olması durumuna göre çoğunlukla sorun da yaratmayabilir. Büte seviye kontrolu bununla başa çıkabilecektir. Fakat aşırı gelen bir taşkan büte seviyesini maksimum seviyenin üstüne yükselteceğinden, bütede seviye kontrolu bir anlam ifade etmez. Bu durumda büte karıştırıcısı da termik açabilir. Hatta geriye doğru başka sorunlar da ortaya çıkabilir. Bu durum otomasyon üzerinden kilitlemeli sistemlerde alarmların üretilmesine, hatta yazılımın özelliğine göre hattın devre dışı kalmasına neden olabilir. Termik açtığı için mi üretim durmuştur, yoksa bozucu etki karıştırıcı motorunu zorlamış mıdır? Böyle durumlarda motorun termik açması veya ekipmanın durması, koruma amaçlı olduğundan, görevini başarıyla yapan bir kontrol ekipmanı sistemi

yargılanmaktadır. Sonuçta sistemin durması üretim aksamasına neden olacaktır. Bu durumda ortada arızalanmak yerine, başarıyla çalışan, fakat durduğu için sorunlu görünen bir termik bulunmaktadır. Proses şartları uygun hale geldiğinde sistem tekrar çalışmaya başlar. Performansı düzeltme adına kilitlemelerin otomasyon sisteminden kaldırılması ileride daha vahim sonuçlara neden olabilir. Elektrikteki transientlerde olduğu gibi düzeltme için sistemin tasarımı üzerinde çalışılması gerekir. Bir başka örnek kurutma silindirlerinde kondens birikiminin sonucu aşırı akım nedeniyle motor ve sürücü grubundaki korumaların çalışmasıdır. Bu durumda gene görevini başarıyla yapan bir elektrik sistemi söz konusudur. Fakat termik korumaların yarattığı açmaları arıza olarak görenler çözümün kaynağını yakalayamazlar ve makinanın durmasındaki gerçeği göremezler. Böyle olayların termik arıza şeklinde ifade edilmesi kasıtlı değilse bile cahilcedir. Böyle durumlarda Termik açma ve hattın durması kayıtlara arıza olarak

geçirilmemelidir. Bu olayın başka türleri de olabilir. Büte içinde veya duvarlarında çeşitli nedenlerle tutunumlar olabilir. Bu kütlelerin bir an için, büte içine düşerek pompayı sıkıştırması ve termik açtırması, benzer şekilde duruşa neden olabilir. Pompa yeniden denendiğinde sorunla karşılaşılmayacaktır. Bu olay elektrikteki bazı transientler gibi gözle görülür bir olay değildir. Nedeni bilinmeyen bir duruş olarak

443/448

kayda geçirilmesi gerekir. Arıza olarak kayda geçmesi yanlıştır. Çünkü bir olayın arıza olabilmesi için mutlaka ekipman üzerinde onarıcı veya düzeltici işlemler yapılmış olması gerekir. Bu tür olayların miktarının fazla olabileceği düşünüldüğünden, her olasılığın

belirtilmesi ve irdelenmesi mümkün değildir. İşletme içinde bu tür olayların benzerlerini bulup listelemek gerekir. Bu listelerde adı belirlenen olayların üretim raporlarında net olarak adlandırılmaları, performansın arttırılması çalışmalarına katkısı olacaktır. Tahrik sistemlerinde ekran üzerinden çekiş miktarlarının ayarlanması gerekir. Çekiş ayarının iyi olmadığı durumlarda kâğıt kopmalarıyla karşılaşılır. Kâğıt kopmasının, kağıt parametrelerinden mi, hız kontrol sürücülerinden mi yoksa çekiş ayarsızlığından mı kaynaklandığı tartışılabilir. Unutulmamalıdır ki ayarsızlık sorunu doğru ayar değeri ekrana girilerek giderilirken, sürücü hatası sürücünün veya motor enkoderinin değiştirilmesi ile giderilebilir. Kağıt parametreleri ise tarayıcılarla görülebilmektedir. Hiçbir tamirat ve parça değişimi yapılmadan üretimin sürdürülebilmesi durumunda, olayın çeşitli kusur ve hatalardan veya ayarsızlıktan kaynaklandığı sonucuna varılır. Burada arıza tanımının kullanılması çözümü gizleyecektir. Bazı durumlarda işletme ve bakım ekiplerinin tecrübelerindeki eksiklikler nedeniyle geçici olaylar olur. Bakım ekiplerinin parça değiştirdiği veya diğer başka işlemleri yapıldığı görülür. Aslında olay geçici olduğundan herhangi bir müdahale gerekmeyecektir. Parça değişiminden sonra sistemin sorunsuz devreye alınması, problemin doğru çözüldüğü anlamına gelmez. Gereksiz zaman kaybı yaşanmış ve üretim aksatılmıştır. Gerçek problem sistemi tanımamak olduğundan, o konuda ekiplere özel eğitimler verilmelidir. Yazılım üzerinden koruma sağlanan durumlarda, makinanın gelen doğru bir sinyal üzerine sistemi koruma amacıyla durması, bazen operatörler tarafından yanlış algılanır. İşini gerektiği gibi yapan bir koruma sisteminin yargılandığı görülür. Debisi arttığı için termik açan pompa motorunda debi pompa çıkışındaki vanadan ayarlandıktan sonra termik açması ortadan kalkmaktadır. İşletme kayıtlarına termik koruma yerine, termik arızası olarak geçen bu türden pek çok olay bulunmaktadır. Halbuki arızalı bir termik yenisiyle değiştirilmedikçe sistem yeniden devreye giremez.

444/448

Böyle durumlarda iyi niyet yanında olayın doğuştan genetik kökenli olduğunun vurgulanması gerekir. Konuyu anlayamama yanında konu hakkında yanlış yorumlarda bulunulması yapılmaması gereken bir davranış biçimidir, çünkü çözüme hiç bir katkısı yoktur. Sorun benden kaynaklanmıyor, bakımdan kaynaklanıyor mesajı verilmeye çalışılmaktadır. Oysa çözüm bakım yapılarak ortadan kaldırılamayacağı için çözümsüzlük ve belirsizlik yaratacak bir durum ortaya çıkar. Ayni şekilde herhangi bir transmitterden gelen ve operatörü ilgilenmesi için uyaran sıcaklık yükselmesi gibi alarmların, basınç transmitteri arızası, bakımcılara yönlendirilmesi yaygın yapılan hatalardandır. Bu çekişlerdeki hız tür alarmlarda kaymalarının, senkronizasyon bozulması nedeniyle, sürücü arızası gibi nedenlerle transmitterde arıza olabileceği ihtimali bulunmakla birlikte, unutmamalıdır ki arızalar kalıcıdır. Alarmlar uyarı niteliğindedir ve proses uygunsa, geçici durum ortadan kaldırıldığında, ekran üzerinden resetlenerek çalışmaya devam edilmelidir.

445/448

446/448

Yararlanılan kaynaklar
1. Practical Guide to Electrical Grounding, 1st-Edition, W.Keith Switze, 1999 2. Practical Grounding Bonding Shielding and Surge Protection, Elsevier, 2004 3. IEEE Std 142-2007 (Revision of IEEE Std 142-1991), IEEE Recommended Practice for Grounding of Industrial and Commercial Power Systems 4. Electrical Power Equipment Maintenance and Testing, Paul Gill, CRC 2009 5. Kağıt Fabrikalarında Verimlilik, Münir Karıncaoğlu, 2008 6. Koruyucu Elektrik Bakımı, Münir Karıncaoğlu, 2007 7. NFPA 70B Recommended Practice for Electrical Equipment Maintenance, 1998 8. TAPPI Tecnical Information Sheets 9. IEEE Red Book Recommended Practice for Electric Power Distribution for Industrial Plants, 1993 10.IEEE Brown Book, Recommended Practice for Industrial and Commercial Power Systems Analysis, 1997 11.IEEE Gold Book, Recommended Practice for the Design of Reliable Industrial & Commercial Power Systems

447/448

448/448

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful