You are on page 1of 80

ESK TRK MTOLOJS

Eski Trk halklarnn dinlerini ve mitolojilerini kesin ve gvenilir bi


biimde ana hatlaryla betimlemek iin vakit henz ok erken. Dinlen,
tek tanr ya da en azndan dier tanrlardan daha stn olan bir gk tanr
inancna dayanmaktadr. Fakat ayrca insanst glere de inanmakla,
hayvanlara ilgi duymakta ve phesiz totemizme meyletmekteydiIc
Dinleri, dnyann balangc ve sonuna fazlaca eilmezken, daha ok
byk ahsiyetlerin doumunu ve boylarn oluumunu aklamaya
almaktadr. Bu balamda, genellikle bir hayvanla bir insann birlemesi
ya da bir n mdahalesi sonucu gerekleen doumlara ilikin
olaanst anlatlara yer verilmektedir. Dinleri, snflama konusunda
karakteristik bir anlaya ve zengin ritellere sahiptir, ne var k biz
bunlarn ancak bir ksmn bilmekteyiz. Bu ritellerde kurban konusuna
asl rol dmektedir, ancak temizlik ve tabulatrma konularna da geni
yer verilmektedir. Eski Trk halklarnn bu dini, baka bir dnyada ebedi
hayat yaamaya ya da bu dnyada kalmaya mahkm edilen lleri ve
atalar konu edinmektedir. Dinlerinde, kehanet ve by konular yet
almakta, ayca amanist elere de ska rastlanmaktadr.
I SBN 978-9944-795-34-0
7 89944 7 953 40
BilgeSu
ESK TRK
MTOLOJS
JEAN-PAUL ROUX
BilgeSu
Eski Trk Mitolojisi
Jean-Paul Roux
eviri
Musa Yaar Salam
Son Okuma
Aziz Merhan
ISBN 978-9944-795-34-0
Die alttiirkische Mythologie
1999, J. G. Cotta'sche Buchhandlung Nachfolger
GmbH, Stuttgart
BilgeSu Yaynclk
1.Bask, 2011 (1000 adet)
Binekta Sok 24/ 1
Kkesat-Ankara
Tel : 312. 425 93 76
Faks : 312. 425 93 77
e-mail: bilgesu@bilgesuyayincilik.com.tr
Kapak
Ali mren
Dizgi
Turgut Kaya
Bask
zkan Matbaaclk
Tel: 312. 395 48 91
ESK TURK
MTOLOJS
Jean-Paul Roux
eviri
Musa Yaar Salam
BilgeSu
Ankara 2011
NDEK LER
A. Giri 7
B. Eski Trk Dini ve Mitolojisi zerine
Kaynaklar 11
C. Literatr 18
D. Ouz Boylan 20
E. Kronolojik Tablo 21
F. evriyaz ve Telaffuz 23
G. Harita 24
Maddeler 25
Resimler 151
A. Giri
Tarihteki ilk Trk mparatorluu mild takvime gre henz
6. yzylda kurulmutur. Elbette daha nce de Trkler mev-
cuttu, muhtemelen bu tarihten ok daha nceleri, nk tarihi
dneme ait yazl belgeler byk deiiklikler iermektedir. Ne
var ki, bizler yalnzca M..ki dnemde deil, M.S. 5. yzyla
kadarki dnemde bozkrlarda bir grnp bir kaybolan gebe
devletlere ilikin maalesef pek fazla bilgiye sahip deiliz. in
kaynaklarnda yer alan ksa bilgiler ve genellikle ince evri-
yaz olarak mevcut tek tk szckten, Trklerin tremi ola-
bilecekleri halklarn etnik kimlii ve dilleri konusunda gveni-
lir bilgiler elde etmek mmkn deildir. Dolaysyla bir sylen
ya da dinsel olaydan hareketle, bir topuluun Paleolitik-Trk-
lere veya Proto-Trklere mensup olabileceini dnrken, ok
dikkatli olmak lazm. 6. yzyldaki Trklerin M.. 2. yzylda
in snrnda byk bir devlet kurmu olan Hiung-nularn so-
yundan geldiine inanan inliler ister hakl isterse haksz ol-
sunlar, kesin olan bir ey vardr, o da Hiung-nularn, hkm-
darlklar altnda Trke konuan baz boylan topladklar ve
mutlaka ardllarnn kltr ve dnce yaps zerinde ok et-
kili olduklardr. Hiung-nulardan kalan ve bugne kadar, p-
hesiz kk daha eskilere dayand dnlen tek szck, gk
tanrnn ad olan Tengri'dir. Geri bu, sz konusu olan dinin ok
eskilere dayandna iaret eder, ancak Trklere mi yoksa Mo-
ollara m ait olduunu anlamak mmkn deildir. nk bu
szck her iki dilin ortak sz varlna aittir. Buna ramen, biz
her ne kadar Hiung-nularda Trk esinin baskn olduu yo-
lundaki gre meyletsek de, Trkler yerine daha baka etnik
gruplar sz konusu olduunda, bu phemiz daha da artmak-
tadr: rnein Altayl ya da Hint-Avrupal olduklar dnlen
VVusunlar ya da Tung-hularm miraslar, belki de Moollarn
atalar olan Wu-huanlar, Sien-piler. Byk ihtimalle, mild tak-
vime gre 260 yl dolaynda Baykal Gl civarndan in sra-
8
Eski Trk Mitolojisi
rina g etmeye balayan Tabgalar (T'o-pa) Trk idiler. Kao-
kiu Ting-linglerde de durum yine ayndr; bu boyun bir kolun-
dan daha sonra T'ien-leiler (Tles) ve ardndan Uygurlar tre-
mitir.
Rivayete gre T'u-keler ya da Trkler, Hiung-nulara bal
bir grubun ardlydlar. Bunlar Altay Dalarnda kendi ilerine
kapal bir biimde yayor ve Avarlar (Juan-juan) kendilerine
vasal yapmlard.
Her naslsa, 6. yzylda Bumin Kaan nderliinde ayaklan-
mlardr. Ancak Bumin Kaan ok gemeden, bu zaferlerin ar-
dndan lmtr (552). Ardllar Orhon Irmann yukar k-
smlarna yerleerek, Moolistan'n kuzeyine hkmetmilerdir.
Bumin Kaan'n kardei stemi Han'a (552-575) ise bugnk
Manurya verilmiti. stemi Han ranllarla anlam ve hemen
ardndan Maverannehiri ilhak ederek, buray Trkletirmeye
balamtr. Bylece biri Dou Trklerine
1
), dieri Bat Trkle-
rine
2
* ait olmak zere iki Trk mparatorluu kurulmutur. Bu
iki mparatorluun tarihi bir dizi zafer ve yenilgiyle doludur,
ancak asl hizmetleri, Trk dnyasna aydnlk bir yol gstermi
olmalardr. Aralarnda dmanlk olan ya da egemenlikleri al-
tnda bulunan ve takip eden dnemlerde az ok nemli rollerde
bulunacak olan dier Trk halklarna ilikin daha ayrntl bil-
giler, ancak bu iki mparatorluk dnemine aittir. Bu Trk halk-
lar, Balka Glnn gneyinde ve dousunda yaayan Tr-
keler ve Karluklar, onlarn biraz daha dousunda yaayan
Tlesler, Uygurla:-, Dokuz Ouzlar ve Moolistan'n kuzeyinde
yaayan Basmllardr. Yenisey Irmann yukar ksmlar bo-
yunca yerleik bulunan Krgzlar, bizlere miras braktklar bel-
gelerden tr zellikle vurgulamak gerekir.
Kapgan Kaan (691-716) ve kardei Kltigin ile badanma-
n Tonyukuk tarafndan desteklenen Bilge Kaan (716-734) d-
nemlerindeki aaal saltanat, Dou Trklerine ait mparatorlu-
un kmesini engelleyememitir. 744 ylnda Basmllar, Kar-
'' .N. Dou Gktrk mparatorluu
2>
.N. Bat Gktrk mparatorluu
Giri
9
luklar ve Uygurlardan oluan bir koalisyon, ynetime el koyar.
Moolistan'n kuzeyinde yaayan Uygurlar, yz yllk bir sre
iin mparatorluktan kalan miras devralrlar. Bu sre boyunca
Dokuz Ouzlar yava yava batya doru g ederler. Daha
sonra Ouzlar ad altnda tannacak ve iinden Seluklu ve Os-
manl hanedanlarnn kaca halk ya da boylar birlii muh-
temelen bunlar olsa gerek.
Bat Trkleri ise, yerleik bulunduklar Balka Gl ve civa-
rn ksmen terk etmilerdi. Karluklar tarafndan Siri Derya'nn
aa ksmlarna g etmeye zorlanan Bati Trkleri, Ural Da-
lar'nn gneyi ile Volga Irma arasnda kalan blgeye ular-
lar, ancak yine buradan da 913 yl dolaynda Ouzlar ve Ha-
zarlar tarafndan ge zorlanrlar. Hazarlar, 7. yzylda Gney
Rusya'ya yerleen Hiung-nularn devamdrlar. Onlarn, 11.
yzyln sonlarnda Bizansllar ve Sibirya'daki Kimekler ile
"karde ocuklar" olan Kpaklar tarafndan yenilgiye urat-
lan Kumanlar ya da Peenekler olduklar dnlmektedir.
Ayn dnemlerde, bir baka kk Trk topluluu, daha do-
rusu henz Slavlatnlmam Bulgarlar da Volga Irma yakn-
larna yerleir.
840 ylnda, Sibirya'da yerleik bulunan Krgzlar ortaya -
kp, Orhon Irma kysndaki Uygur mparatorluu'na son ve-
rirler. Yenilgiye urayan Uygurlar geri ekilir ve byk kitleler
halinde Turfan, Bebalk, Karaar ve Kua blgelerine, ksmen
de Gansu'nun batsna kaarlar. Sinkiang'da kurduklar mpa-
ratorluk, 14. yzyla kadar ayakta kalmtr.
Dinlere kar duyduklar byk ilgi sonucu, Trkler dnyadaki
byk dinlerden ounu pe pee ya da ayn anda benimsemi-
lerdir. Hazarlar, en azndan iktidar snf Musevlie geer. Sin-
kiang'daki Uygurlar daha ok Budisttiler, ancak bir ksm Mani-
heist ve Nesturi idi. Nihayet bugnk Gney Rusya ve Trkis-
tan'daki kk Trk topluluklar arasnda slam dini hzla yaylr.
Bir Trk lideri olan Kagar slam dinini benimseyerek, 960 ylnda
Karahanllar adyla bilinen ilk Trk-slam devletini kurar.
Elbette, Trklerin yabanc dinleri benimsemeleri sonucu
eskiden kalma dinleri birden kaybolmamtr. Eski dinleri yal-
10
Es ki Trk Mitolojisi
nz byk kltr merkezlerinin dnda yaayanlarca muhafaza
edilmemi, hatta bu merkezlerde dahi bu eski gelenekler unu-
tulup yitmemitir. Zamanla gittike daha ok unutulup kaybo-
lan bu eski gelenekler, gnmze kadar en azndan birer ilke
olarak hayatta kalmtr. Buna ramen, eski Trk halklarnn
dinleri konusunda nemli birer karakteristik zellik olduklarn
sylemezden evvel, gnmze kadar ulaan bu olgularn titiz
bir biimde incelenmesi gerekmektedir. Ancak bu karakteristik
zellikleri az ok makul bir biimde belirleyebilmek iin, bu ol-
gulardan genellikle vazgeilememektedir. Eer sadece, -gr-
nen o ki dnyadaki btn byk dinlerle youn bir biimde
iliki kurmu olan- eski Trklere ya da Orta a'da yaam
Trklere ilikin olduunu kesin olarak syleyebileceimiz ve-
rilerle snrl kalnacak olursa, bu durumda pek fazla tatmin
edici bir tablo ortaya kmayacaktr.
Eski Trk halklarnn dinlerini ve mitolojilerini kesin ve g-
venilir bir biimde ana hatlaryla betimlemek iin vakit henz
ok erken. Dinleri, tek tanr ya da en azndan dier tanrlardan
daha stn olan bir gk tanr inancna dayanmaktadr. Fakat
ayrca insanst glere de inanmakta, hayvanlara ilgi duy-
makta ve phesiz totemizme meyletmekteydiler. Dinleri, dn-
yann balangc ve sonuna fazlaca eilmezken, daha ok byk
ahsiyetlerin doumunu ve boylarn oluumunu aklamaya
almaktadr. Bu balamda, genellikle bir hayvanla bir insann
birlemesi ya da bir n mdahalesi sonucu gerekleen do-
umlara ilikin olaanst anlatlara yer verilmektedir. Dinleri,
snflama konusunda karakteristik bir anlaya ve zengin rit-
ellere sahiptir, ne var ki biz bunlarn ancak bir ksmn bilmek-
teyiz. Bu ritellerde kurban konusuna asl rol dmektedir, an-
cak temizlik ve tabulatirma konularna da geni yer verilmek-
tedir. Eski Trk halklarnn bu dini, baka bir dnyada ebed
hayat yaamaya ya da bu dnyada kalmaya mahkm edilen
lleri ve atalar konu edinmektedir. Dinlerinde, kehanet ve b-
y konular yer almakta, ayrca amanist elere de ska rast-
lanmaktadr. Geri bunlar dinin ilgi alann tmyle karlam-
yorsa da, temel unsurlarndan birini oluturmaktadr.
B. Eski Trk Dini ve Mitolojisi zerine
Kaynaklar
Arkeoloji ve dilbilim alanlarna ait henz kesinlik kazanma-
m bilgilerin dnda, iki tr ana kaynaktan daha yararlanabili-
riz: Trke metinler ve kayna Trke olmayan raporlar.
Ne yazk ki, biz tek bir din metine ya da benzer yaptlara
sahip deiliz. Trkler hakknda mevcut en eski belge, Bugut
Yaztdr. Bu yaztn dili Sodca olup, Selenga Irmann kolla-
rndan birinin yaknnda 1955 ylnda bulunur ve 1968 ylnda
yaymlanr. Yazt 581 ylndan hemen sonra yazlmtr. Yaztta,
byk dinlerin etkisi kendini gstermektedir, ancak genelde
Trk-pagan dnceler yanstlmaktadr. Dou Trklerinden,
Orhon Vadisinde Orhon Yaztlar olarak bilinen byk yazt
kalmtr. Bunlar, Kltigin (ya da Kl Tegin), Bilge Kaan ve
Tonyukuk'a ait mezarlarn stnde yer almaktadr. Birincisi
732, ikincisi 735 ve ncs ise 725 ylndan hemen ncesine
aittir. lk ikisi bazen Koo Tsaydam, sonuncusu ise Bayan okto
olarak adlandrlmaktayd. Bunlarn dnda, Ongin adyla bili-
nen daha az neme sahip ve tarihsiz bir drdnc yazt daha
mevcuttur. Yaztlarda, Run
3
>olarak adlandrlan ve Sodcann
bir trevi olan bir yaz tr kullanlmtr. Bu yaz tr 19. yz-
yln sonuna doru V. Thomsen tarafndan zlebilmi ve o ta-
rihten bu yana birok kez aratrlmtr.
Kljastornij u. Livic, The Sogdian inscription of Budget revised
[Sodak Dilindeki Bugut Yaztnn Yeniden ncelenmesi], Ata
Orientalia Academiae Scientiarum Hungaricae, Budapest XXVI,
1, 1972, s. 69-102. L. Bazin, Les enseignements de Vinscription de
Bugut (Mongolie) [Bugut Yaztnn rettikleri], Melanges 1in-
guistiques offerts Emile Benveniste, Paris 1975, s. 37-45. J. P.
Roux, Les inscriptions de Bugut et de Tariyat sur la religion des
Turcs [Bugut ve Tariyat Yaztlarnda Trklerin Dini], Studia
3) .N. Gktrk harfleri
12
E ski Trk Mitolojisi
Turcologica memoriae Alexii Bombaci dedcata, Neapel 1982, s.
451-461. V. Thomsen, Inscriptions de l'Orkhon dechiffrees [-
zlm Orhon Yaz], Helsingfors 1896 (Mem. de la Ste. Finno-
Ougrienne). Alttrkische Inschriften as der Mongolei [Moolis-
tan'daki Eski Trk Yaztlar], ZDMG, 1924\ 25, s. 121-175. W.
Radloff, Die alttrkischen Inschriften der Mongolei [Moolis-
tan'daki Eski Trk Yaztlar], St. Petersburg 1985. H. N. Orkun,
Eski Trk Yaztlar, stanbul, c. 1, 1936. P. Aalto, Materialien zt
den alttrkischen Inschriften der Mongolei [Moolistan'daki Eski
Trk Yaztlarna likin Belgeler], Journal Ste. Finno-Ougrienne,
1958\ 60. R. Giraud, L'inscription de Bain Tsokto [Bayan okto
Yaz], Paris 1961. Sir G. Clauson, The Ongin Inscription [Ongin
Yaz], Jour. Roy. As. St. 1957, c. 3\ 4, s. 177-192. (Alnt iin
bkz.: Ant I [Kltigin] ve II [Bilge Kaan] ya da Tonyukuk, On-
gin, satr belirtilmi.)
Bat Trklerine ait be ksa yazt bulunmaktadr. Yine ta s-
tne yazlmtr ve bir de Tala blgesine ait, zeri oymal bir
asa mevcuttur. Orhon Irma kysndaki Uygurlardan kalma
iki byk yazt daha mevcuttur. Henz Maniheizm inancn
benimsemezden nceki dneme ilikin olan (762) bu yaztlar-
dan biri ine Usu (752 veya 760) ve dieri Tariyat'a (753 veya
759) ait olup, 1975 ylnda bulunmulardr. Orhon Irmann
kollarndan biri olan Hoytu Tamir Irmann kysnda bulunan
Tleslere ait, fra ile yazlm on kk metin de phesiz yine
Uygurlardan kalmadr. Btn bu metinlerde, byk Orhon ya-
ztlarnda kullanlan yaz trnn ayns kullanlmr.
ok sayda daha ufak yazt ise, Yenisey Irmann yukar k-
smlarnda ve Minusinsk kenti yaknlarnda bulunmutur. Bun-
lar Krgzlardan kalmadr ve tarihsizdir. stelik ok eski d-
nemlere ait olmasalar gerek (muhtemelen 7. ve 8. yzyldan n-
cesine ait olamazlar). Ancak bunlar yorumlamak olduka g-
tr ve henz tam olarak zlememitir.
Tariyat, Studia archeologica Instituti Mutoriae Ac. Sc. Rei-
publicae populi Mongoli, VI, 1, Ulan Bator 1975. H. N. Orkun,
Eski Trk Yaztlar, c. 1. Kljastornij, Terskinskaja napdisi, Soviets-
Eski Trk Dini veMitolojisi zerine Kaynaklar 13
kaja Turkologija, 1980, 3, s. 82-95. W. Radloff, Atlas der Altertii-
mer der Mongolei [Moolistan'daki lk a Atlas], St. Petersburg
1892\ 99. S. E. Malov, Pamjatniki drevnetjurkskoj pismennosti, Ac.
des Sc. de l'URSS, Moskau-Leningrad 1951. G. J. Ramstedt, Zvei
uigurische Runenschriften in der Nord-Mongolei [Kuzey Moolis-
tan'da Runik Yazl ki Uygur Yazt], Journal de la Ste. Finno-
Ougrienne, XXX, Helsingfors 1913. H. N. Orkun, a.g.e., c. I-IV,
stanbul 1936-1941. L. Bazin, L'inscription d'Uyuq Tarlicj (Ienissei)
[Uyug Tarlk Yaz], Ata Orientalia, XXII, 1955, s. 1-7.
Eski "Runik Alfabe"
4
*, 10. yzyln sonunda Tuen-huang ya-
knlarnda yazlm ufak bir fal kitab olan Irk Bitig'in yazarnca
da kullanlmtr. Bir Maniheist manashrnda yazlm oldu-
undan, bu kitabn Maniheist dnceleri yanstt dnl-
mektedir. Ancak kitap, ak seik bir biimde Trklerin gebe
ve "animist" geleneklerine dayanmaktadr. V. Thomsen, Dr. M.
A. Stein's manuscripts in Turkish "runic" script from Miran and
Tun-Huang [Miran ve Tun-Huang'a ait, Dr. M. A. Stein'n Runik
Alfabedeki El Yazmalar], Jour. Roy. As. St. 1912, s. 181-227. H.
N. Orkun, a.g.e., c. 2, stanbul 1939, s. 71-93 (Her paragrafn nu-
maras belirtilmek suretiyle alnt yaplmtr).
Yeni devralnan bir alfabeyle yazlm olan zengin Uygur
Edebiyatna ait el yazmalarnn byk ounluunda Budizm
ya da Maniheizm'in etkisi mevcut olduundan, bunlardan pek
fazlaca yararlanmak mmkn deildir. Bu el yazmalarndan
bazlarnda ise bir miktar tutuculuk grlmektedir. W. Bang ve
A. von Gabain, Tiirkische Turfan-Texte [Trke Turfan Metin-
leri], I, Sitzungsberichte der Preussischen Akademie der Wis-
senschaften, I, 1928, XV, II, 1929, XXII, III, 1929, XIII, IV, 1930,
XXIV, V, 1931, XIV. A. von Gabain, Alttrkische Grammatik [Eski
Trkenin Grameri], Leipzig 1950 (Baz seme metinler). Rach-
mati, Trkische Turfan-Texte [Trke Turfan Metinleri], VII,
APAW, 12,1935.
Ouz Kaan Destan'nn bir nshas Uygur alfabesiyle yazl-
4
>.N. Gktrk alfabesi
14
Eski Trk Mitolojisi
mtr. Byk olaslkla 13. yzyldan sonra yazlm olan, an-
cak baz sylenlerin olduka eski biimlerini yanstan bu el
yazmas, Paris Mill Ktphanesi'nde muhafaza edilmektedir.
Radloff (metin Kutadgu Bilig'e gre evrilmitir), Das Kudatku
Bilig des Jusuf Chass Hadschib aus Balasagun [Balasagunlu Yusuf
Has Hcib'in Kutadgu Bilig'i], St. Petersburg 1891, s. 232-244.
Riza Nour, Oughoz name, epopee turcjie[Trk Destan Ouz-
name], Alexandria 1928. P. Pelliot, Sur la leende d'Uyuz khan en
ecriture ouighoure [Uygur Dilindeki Ouz Kaan Destam ze-
rine], T-oung Pao, 1930, s. 247-358. Bang ve Rachmati, Die Le-
ende von Ouz Kaan [Ouz Kaan Destan], Berlin 1932 (alnt:
Ouzname, satr belirtilmitir).
Uzun bir sre tahrifata uramadan muhafaza edilen Ouz
Kaan Destan, slm'n etkisiyle deiime uramtr. Bu konu-
da Ebl-Gazi Bahadr Han'n yaptlarndan ecere-i Trk (His-
toire des Mongols et des Tartares, publiee, traduite et annotee par le
baron Desmaisons [Baron Desmaisons tarafndan evrilmi, not-
lanm ve yaymlanm Mool ve Tatar Tarihi], 2 c., Petersburg
1871-74) ve ecere-i Terakime'de (A. N. Kononov, Rodoslovnaia
Trkmen [...], Moskau-Leningrad 1958) ilgin bir an mevcuttur.
11. yzyln ikinci yarsnda, Kgarl bir Trk olan Kgarl
Mahmud Arapa olarak Trk leheleri zerine bilinen en eski
szlk olan Divn Lgat-it-Trk' yazmtr. Her ne kadar
kendisi bir Karahanl vatanda olarak domu ve Mslman-
dysa da, henz slm' benimsememi halklar ok yakndan
tanrd. Ayrca, bizlere Trk ataszleri ve iirleri hakknda ou
kez arkaik biimde bilgiler vermitir. Brockelrnann, Mitteltrki-
scher Wortschatz nach Mahmud al-Kajaris Divan Lupt at-Tiirk
[Kgarl Mahmud'un Divn Lgat-it-Trk'ne Gre Orta Trk-
e Sz Varl], Budapest-Leipzig 1928. Besim Atalay, Divn
Lgat-it-Trk, 4 c., Ankara 1939-1943 (alnt: Kgarl Mahmud,
cilt ve sayfa belirtilmitir). Brockelrnann ayrca ataszlerini de
yeniden derlemitir: Alttrkische Volksoeisheit. Festschrift fr F.
Hirth [Eski Trke Halk Bilgelii. F. Hirth'e Armaan Kitab],
Berlin 1920, s. 50-73. iirlerin yer ald kaynak: Alttrkestanische
Eski Trk Dini veMitolojisi zerine Kaynaklar
15
Volkspoesie [Eski Trkistan Halk iirleri], Hirth Anniversary
Volume, London 1923, s. 1-22.
Geri Kgarl Mahmud'un yap kadar deerli olmasa da,
daha baka szlk ve aklamal szlkler de bazen ek bilgiler
iermektedir. Bunlarn arasndan, 1245 ylna ait Taruman, s-
panyol Ebu Hayyan el Grnati'nin 1313 ylma ait Kitabu'l-drk li
Lisani'l-Etrk adl almas, bn Mhenna'nn 13. yzyln so-
nu ya da 14. yzyln bana ait aklamal szl, 'Abdullh
et-Trk'nin 14. ya da 15. yzyla ait aklamal szl ve ni-
hayet 14. yzyln ilk yarsnda derlenen bir Trke-Kumanca,
Farsa ve Latince szck dizini olan Codex Cumanicus saylabi-
lir.
A. Battal, bn-Mhenn Lgati, stanbul 1934. K. Grnbech,
Codex Cumanicus, Kopenhagen 1936. Komanisches Wrterbuch
| Kumanca Szlk], Kopenhagen 1942. A. Caferolu, Ebu Hay-
yan, Kitb l-idrk li-lisan il-itrk, stanbul 1932. M. Th. Houtsma,
Fin Trkisch-Arabisches Glossar [Trke-Arapa Aklamal
Szlk], Leiden 1894. A. Zajaczkowski, Vocabdaire arabe-kiptc-
lak de l'epoque de l'Etat Mamelouk [Memlk Devleti Dnemine
Ait Arapa ve Kpaka Szlk], VVarschau 1958. Kgarl Mah-
mud ile ayn dnemde yine bir Karahanl Trk, ran-slm et-
kisini yanstan kapsaml bir didaktik yapt olan Kutadgu Bilig'i
yazmr (bkz. W. Radloff, Kutadgu Bilig, a.g.e.).
Trke kaynaklarn yetersizlii, yabanc kaynaklarn grece
zenginlii ile ksmen telfi edilmektedir. Milttan nce ya da
sonra yaam olan in'in komu halklarna ilikin en eski bel-
geler, bize inli tarihiler tarafndan aktarlmtr. Bu belgeler,
Trkler hakknda sahip olduumuz bilgilerin temel dayanakla-
rndan birini oluturmaktadr. Bunlar uzun zaman nce terc-
me edilmi ve incelenmitir, ama yine de bu tercmelerden
emin olmadan bunlardan gerek anlamda yararlanmak mm-
kn deildir. Bu nedenle, mmkn olduunca u eski yaptlar-
dan yararlanmamak daha doru olacaktr: De Guignes (Histoire
generale des Huns, des Turcs, des Mongols [Hunlarn, Trklerin,
Moollarn Genel Tarihi], 4 c., Paris 1756), J. J. M. De Groot,
14
Eski Trk Mitolojisi
(Chinesische Urkunden zur Geschichte Asiens [Asya Tarihine li-
kin in Belgeleri], 2 c., Berlin-Leipzig 1921), Parker (The Early
Turks [lk Trkler], China Review, XXIV, XXV; A Thousand Years
of the Tartars [Tatarlarn Bin Yl], London 1924), Wieger (Textes
listoricues chinois [ince Tarihi Metinler], 3 c., Hien Hien 1905),
S. Julien (Docments historiques sur les T-ou-kiue [Trcs] [T'u-
keler Hakknda Tarihi Belgeler], Paris 1877). Bunlarn yerine
u yaptlar nerilebilir: Chavannes, Documents sur les Tou-kiue
(Turcs) occidentaux [Bat T'u-keler zerine Belgeler], St. Peters-
burg 1903 (hl byk neme sahiptir); W. Eberhard, in'in i-
mal Komular, Ankara 1942; Kultur und Siedlung der Randvlker
Chinas [in Snr Halklarnn Kltr ve Yerleimi], T'omg Pao'
ya ek, XXXVI, 1942; Liu Mau-Taai, Die chinesischen Nachrichten
zur Geschichte der Osttrken (T'u-ke) [Dou Trklerinin (T'u-
ke) Tarihi Hakknda in Haberleri], 2 c., VViesbaden 1958.
Chavannes, ince metinlerin yorumlarn ve ayrca Theophy-
laktos Simokatta ya da Menander'e ait Yunanca belgeleri de
sunmaktadr. Bunlar daha kapsaml bir biimde G. Moravcsik'
de bulmak mmkndr: Byzantinoturcica, c. 1 ve 2, 2. bask Ber-
lin 1958. Mslman corafyac, tarihi ve seyyahlar Trk klt-
rne ilikin ok zengin malzemeler sunmaktadr. El-Mad'in
(752 - yaklak 840) ok ilgin bilgiler aktarmakta ve bn-Hur-
ddbih (lm 885) etkileyici notlar sunmaktadr. 10. yzylda
bn-Fadln, Volga Irmann kysnda yaayan ve henz Slav-
latrlmam Bulgarlarn yanna yapt gezinin ana hatlarn
anlatr. Anonim bir ran kronii olan Hudd el-'lam, el-Mas'd
ve el-Makdis bn-Fadln'n verdii bu bilgileri byk lde
dorulamaktadr. Gardz, bni Sina (11. yzyl), el-Marvaz ve
el-drs belli konularda hl ok deerli birer kaynaktr. 13.
yzylda, daha ok Mool tarihine ilgi duyan ranl iki byk
tarihi uvan ve Rad-ed Dn Fadlallh, Uygurlardan ayrn-
tl bir biimde bahsederler. Hal Seferlerini anlatan tarihiler
bu konularda daha az bilgiye sahiptirler, ancak onlardan da ya-
rarlanlabilir: rnein Joinville, slmiyet ncesi dneme ait ba-
z olaylara deinir ki, bunlarn mutlaka bilinmesi gerekmek-
Eski Trk Dini veMitolojisi zerine Kaynaklar
16
tedir.
El-Mad'in iin baknz Brockelmann, Alttrkische Volks-
veisheiten. Festschrift fr Hirth [Eski Trke Halk Bilgelii. F.
Hirth'e Armaan Kitab], Berlin 1920, ve Hommel, Zu den
alttrkischen Sprichvrtern [Eski Trk Ataszleri zerine], Hirth
Anniversary Volume, Asia Majr, London 1932, s. 190. bn-
Fadln'm yapt geziye ilikin anlatlar tercme edilmi ve in-
celenmitir: M. Canard, La relation du voyage d'ibn Fadlan chez les
Bulgares dela Volga [bn Fadln'n Volga Bulgarlarna likin Se-
yahat Notlan], Annales Inst. Etudes Orient, XVI, Algier 1958, s.
41-146, ve Z. V. Togan, Ibn Fadlns Reisebericht [bn Fadln'm
Seyahat Notlar], Leipzig 1938 (burada yararlanlmtr). V. Mi-
norsky, Hudd al-'lam, The Regions of the \ Norld [Hudd al-
'lam, Dnyann Blgeleri], London 1937. Sharaf al-Zamn Thir
Marvaz on China, theTurks and India [in, Trkler ve Hindistan
zerine Sharaf al-Zamn Thir Marvaz], London 1942. Tamm
ibn Bahr's Journey to the Uyghurs [Tamm ibn Bahr'n Uygurlar
Ziyareti], BSOAS, XII, 1947-48, s. 275-305. El-Makdis, Lelivre de
la creation et de l'histoire [Yaratln ve Tarihin Kitab], tercme
eden C. Huart, 6 c., Paris 1899-1919. El-Mas'd, Les Prairies
d'Or [Altn ayrlar], (metin ve tercmesi: Barbier de Meynard
ve Pavet de Courteille, 2 c., Paris 1861-1877). bn Sn, Le livre
des directives et des remarques [Ynerge ve Talimatlar Kitab],
(tercme eden: M. A. Goichon, Paris 1951). El-Idrs, Kitab Rojar,
(Geographie d'Idrs, Kitab Rojar bal altnda tercme edil-
mitir, 2 c., Paris 1836-40). Quatremere, Histoire des Mongols dela
Perse [ran Moollarnm Tarihi], Paris 1836. Blochet, Introduction
a l'histoire des Mongols [Mool Tarihine Giri], Leiden-London
1910. Berezin, Rad ud-dn, Trudi Vostocnago otdeleniya Impera-
torskago Arkeologiceskogo obcestva, c. V, VII, XIII, XV, 1858-88. J.
A. Byle, The History of the World Concjuerer [Dnya Fatihinin
Tarihi], 2 c., Manchester 1958.
C. Literatr
Trk halklarnn dininin aratrma konusu yapld durum-
larda, bu ansiklopedik erevede gereklemitir, dier bir ifa-
deyle aratrmaya ada halklar da dahil edilmitir. Bunlar ise,
genelde aratrmalarn asl ksmn oluturmaktadr. Trklerin
dini, Moollarn ve hatta Tunguzlarn diniyle beraber incelen-
mitir. Bu balamda Harva (nam dier Holmberg) (bkz. yap-
tna: Diereligisen Vorstellungen der altaischen Vlker [Altay Halk-
y larnn Dinsel Tasavvurlar], Helsinki 1938) ve Paulson (Schutz-
geister und Gottheiten des Wildes [Av Hayvanlarnn Koruyucu
Ruhlar ve Tanrlar], Stockholm 1961) gibi yazarlar ne km-
tr. 19. yzyln sonlarnda yazarlar genellikle mitolojiden daha
ok kltrle ilgilenmilerdir, ancak mitolojiyi de, zellikle bu
konudaki ada yaklamlar dlamamlardr: W. Radloff,
Aus Sibirien [Sibirya'dan], 2 c., Leipzig 1884; Versuch eines Wr-
terbuches der Tiirkdialekte [Trk Leheleri zerine Bir Szlk
Denemesi], 4 c., St. Petersburg 1905; zellikle Proben der Volks-
literatur [Halk Edebiya rnekleri, 8 c., St. Petersburg 1866-69;
Vambery, Die primitive Kdtur des Turko-Tartarischen Volkes
[Trk-Tatar Halknn lkel Kltr], Leipzig 1879; Das Trken-
volk [Trk Halk], Leipzig 1885.
Eski Trklere ilikin din konular zerine ok az sayda
umum aratrma mevcuttur. ou kez, etkisi altnda kaldklan
eler ortaya konmaya allmr: rnein Bazin, Turcs et
Sogdiens, a.g.e.; A. von Gabain, Buddhistische Trkenmission [Bu-
dist Trk Misyonu], Asiatica, Festschrift Friedrich VVeller [Fried-
rich VVeller Armaan Kitab], Leipzig 1954, s. 161,173; Kljastor-
nis, Einige Probleme der Geschichte der alt-trkischen Kdtur Zent-
ralasiens [Orta Asya Eski-Trk Kltr Tarihinin Baz Mesele-
leri], Altorientalische Forschungen, II, Berlin 1975. Baka konu-
larda yaplan almalarda ok sayda not ve mnferit konulara
ilikin baz yazlar mevcuttur: A. von Gabain, Inhalt und magi-
sche Bedeutung der alttiirkischen Inschriften [Eski Trk Yaztlar-
Literatiir
19
nn erii ve Gizemli Anlam], Anthropos, 48, 1953, s. 537-56.
Clber die Bedeutung frhgeschichtlicher Tierdarstellungen [lkaa
Ait Hayvan Tasvirlerinin Anlam zerine], Melanges. F. Kpr-
l, stanbul 1953, s. 169-76. R. Giraud, Les Regnes d'Elterich,
Qapghan et Bilg'd (680-734) [lteri, Kapgan ve Bilge Hkmdar-
lklar], Paris 1960 (Bl. 5). M. T. Houtsma, Die Ghuzenstamme
[Guz Boylar], WZKM, 2, s. 219-33. A. nan, Tarihte veBugn a-
manizm. Materyaller veAratrmalar. Ankara 1954. Ayrca bkz. J.
P. Roux'un almalar: La mort chez les peuples altaiques anciens et
medievaux [Eski Altay Halklarnda lm], Paris 1963; Faune et
Flre sacrees dans les societes altaiques [Altay Topluluklarnda
Kutsal Fauna ve Flora], Paris 1966; La religion des Turcs de
TOrkhot [Orhon Trklerinin Dini], Revue de l'Histoire des
Religions, 437,1962,1 ve 2, s. 1-24 ve s. 199-231; Tangri. Essai sur
le Ciel-Dieu des peuples altaicjues [Altay Halklarnda Gk Tanr
zerine Deneme], Revue de l'Histoire des Religions, c. 149 ve
150, s. 49-82,197-230, 27-54, 173-212, ve Notes additionnelles [Ek-
ler], a.g.e., c. 154, s. 32-66; La religion des Turcs et des Mongols
[Trklerin ve Moollarn Dini], Paris 1984 (DieReligion der Tr-
ken und Mongolen [Trklerin ve Moollarn Dini], Frankfurt\
Main 1989); Fonction chamanique et valeur du feu chez les peuples
altaiques [Altay Topluluklarnda Atein amanist levi ve De-
eri], Revue Histoire des Religions, 1976, s. 67-101; Les astres
chez les Turcs et les Mongols [Trklerde ve Moollarda Yldzlar],
Rev. Hist. des Religions, 1979,2, s. 153,192.
(Yayncnn notu: Ricamz krmayarak isimlerin evriyaz
dnmn yapan Sayn Dr. VVinfried Riesterer'e (Mnih),
Ouz Boylan tablosu, kronolojik tablo ve haritann hazrlanma-
sn, ayrca resimlerin seimini de borluyuz.)
D. Ouz Boylar
Kgari
Mahmud'a gre
Rait ed-Dn
Fadlallh'a gre
Yazcolu'na
gre
1 Knk Kay Kay
2 Kayg Bayat Bayat
3 Bayundur Alkaravl Alka-Evli
4 Iwa, Yiwa Kara-Ivli Kara-Evlu
5 Salgur Yazr Yazr
6 Afar Dger Dger
7 Beg-Tili Dodurga Dodurga
8 Bgdz Yaparl Yaparl
9 Bayat Avar Avar
10 Yazgr Kzk Kzk
11 Eymr Beg-Dili Beg-Dili
12 Kara-Blk Karkn Karkn
13 Alka-Blk Bayndr Baymdr
14 Igdir Beene Biene
15 Uregir, Yregir avuldur avndr
16 Totirka epni epni
17 Ala-Yundlug Salur Salur
18 Tker Eymr Eymr
19 Becenek Ala-Yuntili Ala-Yundlu
20 uvaldr Uregir Uregir
21 epni Yigdir dir
22 arukluk Bgdz Bgdz
23 - Yva Yva
24 - Knk Knk
Kaynak: Smer, Faruk: Ouzlar. stanbul
4
1992.
E. Kronolojik Tablo
552 Bumin Kaan nderliinde tarihteki ilk Trk devleti
kurulur.
560 (mparatorluun dousunu yneten) olu Mukan
Kaan ve (mparatorluun batsn yneten) stemi
Kaan idaresinde iki g merkezi oluur.
576 mparatorluk dou ve bati olmak zere iki ayr Trk
devletine blnr.
630 Dou Trk mparatorluu in egemenlii altna gi-
rer.
659 Bat Trk mparatorluu in egemenlii altna girer.
682-745 Dou Trkleri, Kutlu Kaan nderliinde Gktrk
mparatorluu'nu kurarlar; mparatorluun mer-
kezi, bugnk Moolistan'n kuzeyinde, Selenga
Irmann bir kolu olan Orhon Irma kysnda bu-
lunur; Kapgan Kaan (691-716) nderliinde bir is-
tikrar dnemine girilir; her ne kadar Bilge Kaan'm
(716-734) badanman Tonyukuk ve kk kardei
Kltigin tarafndan buna kar mcadele veriliyorsa
da, in'in nfuzu hl ok fazladr.
745 Gktrk mparatorluu, yine bir Trk boyu olan
Uygurlar tarafmdan yklr.
745-840 Uygur mparatorluu.
762 Uygurlar Maniheizm inancn benimser.
776 Bat Trkleri Arap egemenlii altna girer.
840 Uygurlar, Yenisey Irmann yukar ksmlarndan
gelen Krgzlar karsnda geri ekilir.
22
Eski Trk Mitolojisi Giri 9
860-1028 Uygurlar tarafndan Tanm Havzasnda, merkezi Tur-
fan olan bir imparatorluk kurulur (Uygurlarca Ku-
zey in'de kurulan bir dier imparatorluk, ksa sre
iinde in egemenlii altna girer); Budizm inancn
benimserler.
568-965 Gney Rusya'da, Hazarlar tarafndan kurulmu olan
Trk mparatorluu; bakent: Volga Irmann aa
ksmnda bulunan Atil kenti.
1028 Tarm Havzasnda kurulmu olan Uygur mparator-
luu Tangutlar tarafndan yklr.
840-1212 Karahanl hanedanlarnn Amu Derya Irmandan
Tanm Havzasna kadar olan blgede kurmu olduk-
lar Trk mparatorluu; toplumun st katman s-
lm dinine geer; kltrel ve siyas merkezler: Bala-
sagun, Kagar, Buhara, Semerkand.
F. evriyaz ve Telaffuz
Trke, Farsa ve Arapa szck ve isimlerin evriyaz dn-
m iin aadaki harfler kullanlmaktadr:
, Arapa ve Farsa szcklerde: uzun a
Trke szcklerde: ksa
c Trke szcklerde: dsch
c Trke ve Farsa szcklerde: tsch
Arapa szcklerde: c
Arapa ve Farsa szcklerde: sert, yuvarlaklarlma-
m r
y Almanca g gibi
5
'
h Arapa ve Farsa szcklerde: ch gibi (rnein: auch)
h Arapa szcklerde: grtlakta oluan h
Arapa ve Farsa szcklerde: uzun i
arka dilde oluan i (bouk i)
q Arapa ve Trke szcklerde: arka dilde oluan k
r Arapa, Farsa ve Trke szcklerde: yuvarlaklatnl-
m r
, Arapa, Farsa ve Trke szcklerde: sch
Arapa ve Farsa szcklerde: uzun u
z Arapa, Farsa ve Trke szcklerde: tonlu nsz s
y Almanca j
Avrupa'da genel olarak bilinen isimler, Almancadaki yerleik
biimleriyle yazlmaktadr.
5
>.N. Trke karl / / dir.
0
Afrsiyb. ran dnyasnn efsanev ve kahraman hkm-
dar. Trkler Afrsiyb ile tantklarnda, onu Alp Er
Tonga ve bazen de Buku Han ile zdeletirmilerdir.
Aa. Yeni Trk tasarmlarnda aa, "axis mundi" ve yaam
kayna olmak zere iki ayr rol stlenir. Dolaysyla, bunun
eski Trk toplumlarnda da benzer olduu ve kimi zaman
pek ak seik olmayan raporlarn bazen o ekilde, bazen de
bu ekile yorumlanm olduunu varsaymak, bir tedbirsiz-
lik olmasa gerek. Daha inandrc ve salam raporlarn var-
l, bu dncenin yerinde olduunu ortaya koymaktadr:
rnein, Bronz ve Ta ana ait heykellere ilikin ikonog-
rafik aratrmalar bizleri olduka aydnlatmaktadr. Bazen
ayn aa'ta her iki sembolik anlam bir araya gelir; ancak
bazen de bilmediimiz bir anlam tayabilir. Szlk yazan
isterse Kgarl Mahmud gibi bilgili biri olsun, bu durumda
hakl yere kendimize, szlk yazarnn yapt aklamaya
ne tr bir anlam yklememiz gerektii sorusunu sorabiliriz.
Nitekim ona gre Trkler, Tengri (gk tanr) adn, gze ulu
bir aa gibi byk grnen her eye takarlarm. Ulu aa
daha sonralar Orta Asya'da bir dizi aa eklinde karmza
kar: yalnz aa, kurumu aa ve yal aa. Bu konuya
bn-Rustah tarafndan deinilmitir. Baka iletilerin daha
kolay yorumlanabildiim sylemek de mmkn deildir.
inliler, Krgzlardaki aa ve ayn zamanda Su kltne
dikkat ekerler. Gardizi deiik hayvanlarla balantl ola-
rak aa'tan sz eder. T'u-kelerin kayna hakkndaki bir
in raporunda phesiz kozmik bir eksen bulmak mm-
kn: On einden ok sayda olu bulunan birinci kraln
lmnn ardndan, oullar "ulu bir aacn etrafnda top-
lanp u karar alrlar: aacn yambanda yaplacak yksek
atlama yarnda en yksee srayan kral olacaktr". Uy-
gurlarn kurban adarken etrafnda dolandklar aa da bir
eksendir. Ouz Kaan Destam'nda yaam aac temas koz-
mik aa temasyla karmaktadr. Ouz av srasnda bir g-
27 Eski Trk Mitolojisi
ln ortasnda bir aa ve bu aacn kovuunda (qucaq) tan-
rsal kaynakl bir kz grr. Ouz onunla evlenir ve kz
kendisine oul verir. Aacn bu kovuu (qucaq) Uygur
syleninde geen "dal"a benzer: bir aa zerinde oluan
budak dokuz ay dokuz gn sonra yarlmakta ve be ocuk
dnyaya gelmektedir. Bunlarn en knn ad >Buku'
dur. Her ne kadar buradaki ama belliyse de, aaca de,
n devreye girmesi gk ile olan balanty artrmak-
tadr: Trk ve daha sonraki Mool sylenlerinde, ayn k
adrn ortasndaki duman deliinden ieri szlr ve bu da
yine kozmik bir eksen ifade eder. "Budak"n (qabuq) oyna-
d roln olduka deforme olmu bir yansmasn Raid-
ad-Din Fadlallah ve Abu-'l-Gazi Bahadur Han'n Kapakla-
rn kkeni zerine yazdklar raporlarda grmekteyiz. Ha-
mile bir kadn dourmak zere bir aacn kovuuna snr.
Kadmn dnyaya getirdii bebek, aacn bir oludur. Bitki-
insan eklindeki bu treyi ilikisi, bitkinin evlatlarna bu-
lunduu ok sayda tavsiye ve yapt konumayla ska
vurgulanmaktadr.
nemli Trk gruplarnn llerini aa'lara asma gelenei,
mutlaka yeniden dou ve ayn zamanda llerini ge
sunma ve onlar ge uzanan yola karma umudundan
kaynaklanmaktadr. stelik genel kanaatin aksine, eski d-
nemlerde bile kurban edilen atlar aap'larm yksek dalla-
rna aslrd. Ibn Fadlan bu konudan bahseder. llerini
topraa verenler ise, ly daha nce ii oyulmu bir kt-
n iine yerletirir ya da T'u-kelerin yapt gibi, lnn
ne zaman gmleceini belirleyebilmek iin aacn hangi
durumda olduu gz nnde bulundurulurdu: Eer birisi
ilkbahar veya yazn ldyse, otlarn ve aa'larn yaprakla-
rnn sararmas beklenirdi. Yok eer kii sonbahar veya k-
n ldyse, aa'lar yapraklanana ve bitkiler iek aana
kadar beklenirdi. Dier eylerde de olduu gibi aa'latvn
birarada oluu, baka bir deyile koruluk ya da orman, on-
larn numina (isim) olma karakterini vurgular. Sonraki d-
Maddeler
10 7
nemlerden ok sayda kutsanm orman olduunu biliriz.
En eski dnemde tken elbette kutsal bir da idi, fakat
ayn zamanda kutsal bir ormand da, nk ou kez "t-
ken'deki kutsal orman" diye bahsi geer.
lnn Gmlmesi; Ouz Kaan; Kurban; Boy Sylen-
leri; Tengri.
Kgarl, III, s. 377. Pelliot, Notes on Marco Polo [Marko Polo
zerine Notlar], 2 cilt, Paris 1963. Ibn-Rusta, Les Ators
precieux [Deerli Kadn Ssleri] (Wiet tarafndan evrilmi,
Le Claire, 1956, S. 166). Liu, Chines. Nach. [in Haberleri], s.
6, 9. Chavannes, Les memoires historiques deSseMa-Ts'ien [Sse
Ma-Ts'ien'in Tarihi Anlar], 6 cilt, Paris 1895-1905, cilt 5, S.
45. Canard, La relation du voyage d'ibn Fadlan [Ibn Fadlan'm
Seyahat Notlar], Ann. Inst. Et. Or. XVI, Algier, 1958, s. 75.
Eberhard, in'in imal Kom. S. 64. A.g.y., Kultur [Kltr], s.
46. Marvazi, s. 31. Makdisi, IV, s. 92. uvaini (Byle, cilt 1, s.
56). Nachtigall, Dieerhhte Bestattung in Nord- und Hochasien
[Kuzey ve Orta-Gney Asyada lnn Yksek Yerlere
Gmlmesi], Anthropos, 48,1953, s. 44-70. J.-P. Roux, Fa ime
et Flre [Fauna ve Flora], s. 357-80. U. Homberg, Der Bam
des Lebens, [Yaam Aac], Ann. Ac. Sc. Fennicae, XVI, 1922-
23, Helsinki.
At. Matem ezgisi, lnn gmlmesi srasnda yaplan nu-
tuk. Sgt szc ile benzer bir anlam olduu dnlen
at (yagt) szc, yine de eanlaml bir szck deildir.
Gerekte, yaknma ezgileri (sgt) ile lnn gmlmesi sra-
snda yaplan nutuklar (at) birbirinden ayrmak gerekir.
Atlar, Cenaze Defni srasmda sylenir ya da okunur ve
phesiz lm yldnmlerinde tekrarlamr. Bunlar kurum-
lam olup, bugn Mslman Trkler arasnda hl rast-
lanmaktadr. Eskiden, en azndan byk ahsiyetler iin sy-
lenen atlar birer szl gelenek olarak muhafaza edilir ve
29 Eski Trk Mitolojisi
ou kez de ta stne kaydedilirdi: Genelde, Yenisey Ir-
ma kysnda bulunan yaztlarn ounun bu tr metinler
ierdii gr ar basmaktadr. En azndan Tala II blge-
sine ait yaztta byle bir metin mevcuttur; yazt kaleme
alan kii ak bir biimde "Bu onun atdr." demektedir.
Orhon Irma kysndaki uzun yaztlar ok farkl bir kap-
samda olup, ayr bir amaca sahiptir. Ayn ekilde, Bilge Ka-
an'a ait yaztn gnmze kadar ulam bir parasnn, bir
at fragman ierdiini grmekteyiz. Bu kaynaklardan an-
ladmz kadaryla, bu ritel nutuklarn ok dar bir kap-
sam vardr. ou kez ben-anlatm biiminde yazlm ol-
duklarndan, sanki bizzat l konuuyormu gibi bir izle-
nim uyanmaktadr. l, iinde teyit ve tasdik etmek ama-
cyla kullanlan bir "a!" sesinin yer ald tmcelerle, -bil-
mediimiz bir kimseden- kendisinin erkeklik erdemini, onu-
runu ve servetini "iln etmesini" ya da "duyurmasn" rica
eder. Uyug Arhan yaztmdaki u sz, bir anlamda bu ritele
iaret etmektedir: "Duyuruyu sakin bir biimde ve ayakta
durarak yapn!" Kgarl Mahmud araclyla, daha yalan
gemi dneme ait en az iki at gnmze kadar ulam-
tr; bunlardan ilki, her biri onar msradan oluan on ktadan
ibaret olup, mersiye biimindedir ve phesiz, lm bir
kahraman olan Alp Er Tonga iin yazlm bir atn sonra-
dan yaplm yapay bir kopyasdr; daha ksa olan dieri ise,
msradan ibaret olup daha gereki bir slupla bilinme-
yen bir baka kahraman anlatmaktadr.
H. N. Orkun, Eski Trk Yaz., II, s. 134. Kgarl, I, s. 4, 516. C.
Brockelmann, Alte Volkspoesie [Eski Halk iiri], Hirth Anniv.
Vol., s. 1-22. L. Bazin, L'Inscriptior d'Uyug Tarliq [Uyug Tar-
lk Yazt] (Ienissei), Ata Orientaliea, XXII, s. 1-7. A. von
Gabain, Inhalt und magische Bedeutung [erik ve Bysel An-
lam], Anthropos 48,1953, s. 543. J.-P. Roux, La mort [lm],
s. 160.
Maddeler
10 7
Ahiret. lm bireyin yaamna son vermez. Ancak eski Trk
yaztlarnda geen ifadelerden biri olan ve "lyor", "yok
oluyor" anlamna gelen yokbol, bizleri ahiretin sadece belli
insanlar iin var olduunu dnmeye itiyor. Bu kaybol-
mann ne anlama geldiini daha ayrntl irdelemek gerek.
Pek dayanamz yok, ancak bunun bir rtmece olabilecei
gr ar basmakta. Bir baka fiil olan yit- "yolunu kay-
betmek, kaybolmak" da ayn ekilde beraberinde sorunlar
getirmekte, fakat yaamn devam ettii eklinde kolayca yo-
rumlanabilir. Irk Bitig'in bir blmnde benzer bir anlam
tayan az- fiilini grmekteyiz. Bu blmde her de yo-
lunu kaybeden, ancak >Tengri sayesinde sa salim birbi-
rine kavuan bir ku, bir >Geyik ve bir insan anlatlmakta-
dr: Bunun ardnda belki de bir dirili temasm grmek
mmkn, ki buna ayn eserde rastlamaktayz. Bu husus bir
aman iin phe gtrmez. te yandan Yenisey Yaztlar,
lnn geri dnn bir realite olarak sunmaktadr (geici
bir geri dn? Hangi biimde geri dn?). Yaztlarn bi-
rinde yle denir: "Ey karcm, anneciim, armak sure-
tiyle sizlerle tekrar bulutum; ey halkm, sizlerin yanma
aaya indim." Uyug Arkhan Yaztnda "aaya inmek"ten
sz edildiine gre, lnn yukarda (ze), gkyznde
bulunduu varsaylr. Gerekte llerin asl ikametgah ola-
rak ilk bata gkyz gelmektedir. Oraya ulamak iin ruh
vcuttan "kaar" (kac-) veya "firar eder" ya da sadece "kp
gider" (bar-). Sk sk tekrarlanan "uup gitmek", "yksel-
mek suretiyle kp gitmek" (uca bar-) ve daha sonra "akba-
ba olmak" eklindeki ifadeler, ruhun sadece kuu andrr bir
yapya sahip olduunu kantlamakla kalmaz, ayrca l-
mn ardndan ge ykseldiini de ortaya koyar. Hkm-
dara hitap eden bir metin yle der: "Gkyznde tpk
canllar arasnda gibi olacaksnz". Irk Bitig ise yle der: "O,
gkyznde kudretlidir." Daha ilk ifadenin ardndan tah-
min edilecei zere, l gmme ritelleri gkyzndeki ya-
amn yeryzndeki yaama benzediine iaret etmektedir.
30 Eski Trk Mitolojisi
Bu nedenle, edinilmi ve orada da ie yarayacak olan mal
mlkn muhafaza edilmesi zellikle tavsiye olunur (ne var
ki ller ou kez, mal mlklerini kaybettikleri yolunda i-
kayette bulunurlar). Bu amala mal mlk de lyle birlikte
gmlr ya da yaklr, nk duman gkyzne ykselir.
lm kiinin kars ise ya ldrlr ya da varise braklr.
Vris, kadn ldnde onu tekrar yasal sahibine geri ver-
mek zorundadr. Dul kadnlarn, lm kiinin oluyla, ki-
mi durumlarda kardei veya babasyla evlendirilmeleri ek-
lindeki ilgin gelenek bu zorunluluktan kaynaklanmaktadr.
Mas'udi'nin verdii bozkr halklar rneinde olduu gibi,
eer kii evli deildiyse, bu durumda sonradan bir dn
yapmak tavsiye edilmekteydi, nk daha nce sahip olun-
mayan hibir eye ahirette sahip olmak mmkn deildi.
Grousset veya Thomsen tarafndan yaymlanm, ahirette
iyilerin ve ktlerin birbirinden ayrldna ilikin tasarm-
lar ise kant bulunmayndan tr geerliini yitirmitir.
Ancak sonradan karlatmz Cehennem ise, belkide
hibir zaman llerin bir ikamet yeri olmamtr. Her ne
kadar dnyevi hizmetler karlnda ahirette bir dl yoksa
da, cezalar henz bu dnyada lm eklinde verildiinden,
kiinin lm ekli ve ritellerin yerine getirilip getirilme-
mesi lnn kaderini belirleyebilmektedir: Kan ve Ke-
mikle ilgili her ey bu adan byk nem tamaktadr. Her
ne kadar llerin asl ikamet yeri gkyz ise de, mutlaka
tarihsel adan daha eski baka ikamet yerleri de vardr; r-
nein o soyun kkeni olan lke ya da dikili ta (*balbal),
belki de Bayrak, mezar ya da mesken yeri, geni blgeler.
ller buralarda kt bir ruh biiminde dolap dururlar.
Krgz yaztlar, lmden sonraki olduka gizemli iki ikamet
yerinden sz eder: 'bir dam eteindeki kara tepeler" (Ke-
mecik crgok), buras belki de mezardr, bir de "altn boz-
kr" (Altn Kl). lnn belli bir insan grubuna mensup
olmasnn ya da belli birtakm artlarn onu bu alt dzey-
deki ikamet yerlerinden birine ynlendirdiini ve gky-
Maddeler 10 7
zinden dlandn ya da btn bireylerin ayn anda btn
bu yerlerde ve nesnelerin iinde ikamet ettiklerini sylemek
mmkn deildir. Ruhlarn ok sayda oluu, bu son
aklamann gerekten mmkn olabileceine iaret et-
mektedir, ou kez phe gtrmemektedir. Umak.
Irk Bitig, par. XV ve XII. Uyug Arkhan Yazt, H. N. Orkun,
cilt III, s. 35 ve Radloff, Yazt, s. 305. Orhon-Yaztlar, ant I,
gneybat (H. N. Orkun, s. 54). Mas'di, Les Prairies d'Or
[Altn ayrlar], cilt. 2, s. 9. J.-P. Roux, La mort [lm], s. 92-
116. Vambery, Dieprimitive Kltur der Turko-tartarischen Vl-
ker [Turk-Tatar Halklarnn lkel Kltr], Leipzig 1879. A.
von Gabain, Inhalt und magiscle Bedeuturg [erik ve Gizemli
Anlam], s. 546. Katanov, ber dieBestattungsgebrauche bei den
Turkstcimmen [Trk Boylarndaki l Gmme Gelenekleri
zerine], Kele i Szemle, 1900, s. 109, 228, 279. J.-P. Roux, La
veuve dans les societes turcjues et mongoles de l'Asie centrale
[Orta Asya Trk ve Mool Halklarnda Dul Kadn], L' hom-
me, IX, 4, 1969, s. 51-78. Steve E. Hagaard, Some expressions
pertaining to death in the Kok-Turkic inscriptiors [Kk Trk
Yaztlarnda lme likin Baz fadeler], Ural-Altaische
Jahrbcher, 1976, s. 89-115. J.-P. Roux, Le vocabulaire de la
mort chez les anciens Turcs [Eski Trklerde lm ve lme
Dair fadeler], Ur.-Alt. Jahrb., 1984, s. 134,149.
Alp Er Tonga. Eski Trklerin mehur ulusal kahramandr. K-
garl Mahmud kendisinden ska bahsetmektedir. Daha ok,
ondan vgyle bahseden baz iirleri aktarmaktadr. Alp Er
Tonga ad aa yukar "kahraman kaplan insan" anlamna
gelmektedir, nk tonga ad Kgarl Mahmud'a gre bir
tr kaplandr. Ancak bu, kar leopan da olabilir. Orhon ya-
ztlarnda zaten bir Tonga Tigin'den, yani bir "kaplan
prens"ten sz edilmektedir. Bu kii belki de Alp Er Tonga
olabilir. Geen zaman iinde, bu kii Afrsiyb ile ve daha
az sistematik olmakla beraber ran'n efsanev kahraman
32 Eski Trk Mitolojisi
olan Uygur prensi Buku Han ile zdeletirilmitir.
Ulusal kahramanlar iin bkz. Hatto, Shamrismand epic poetry
in Northern Asia [Kuzey Asya'da amanizm ve Destan],
Bulletin of the School of Oriental and African Studies, Lon-
don, 1970, s. 1-19.
Ang. llerin arlmas. Yenisey Irmann yukar ksmndaki
kollarndan birinin kysnda bulunan Uyug Arhan'a ait
mezar tanda yer alan ve salt ilevsel olup, Yenisey yaztla-
rna zg o doal cokunun bulunmad bir ritel atta,
her ne kadar yaplan deifre almalar henz kesinlik ka-
zanmadysa da, llerin arlmas hakkmda ayrntl kesin
bilgi verilmektedir. Hayal konumac "angdim" demekte-
dir, yani "beni tekrar ammsamamz saladm" ya da "biri-
nin arlmasna katkda bulundum"; szce baktmzda
ang kkne - ekinin gelmi olduunu grmekteyiz. Konu-
mac "angdim" dedikten hemen sonra, aklamasn ta-
mamlamakta ve bu szleriyle ne anlatmak istediini daha
ayrntl bir biimde ifade etmektedir: "Ben gk yznden
aaya, aranza indim." 6. yzyla ait Sodak dilindeki
(Sodca) Bugut Yaztnda, Bumin Kaan'n ruhunun a-
rlmasndan sz edilmektedir. Trk hanedanlnn kuru-
cusu ise, bir Budist tapma ina edilmesini tavsiye eder. Bu
da, bilinen ilk Trk imparatorluu zerindeki Budist nfu-
zun bir kantdr.
H. N. Orkun, Eski Trk Yaz., c. 3, s. 35. Kljastornij ve Livic,
AOH, 1972, satr 5.
Ant. Farkl kiileri birbiriyle birletiren yemin. Moollar dne-
minde yaygn olarak bilinmektedir. O dnemde anda sz-
c "yeminli kardeler" anlamna gelmekteydi. slm di-
Maddeler
10 7
nini benimsemi Trk dnyasnda ise, "kan kardei" kav-
ram mevcuttu. Ant kurumu Orta Asya'da ok eski olsa ge-
rek, ancak daha sonraki yakn dnemlerden bildiimiz aa-
daki ritellerin, ta o zamanlarda bu kurumun iinde yer
alp almadn bilmemekteyiz: kolunu hafife kesmek su-
retiyle, birlemek istedii kiinin kanyla kendi kann ka-
rtrmak ya da kanndan biraz imek. And imek kavramna
Orta a'a ait metinlerde rastlanmaktadr (Dede >Korkut
Kitab; >[Trk.] Krolu). Kgarl Mahmud tarafndan bi-
linen bu szce Begre Yaztnda da rastlamaktayz. Bu ya-
ztta, evlilik araclyla edinilen akrabalar ve yemin ederek
(antlg ada) ya da yemin etmeden (an t sz) kazamlan arka-
dalar srasyla belirtilmektedir. Kgarl Mahmud, yalan
yere yemin edenin cezasnn klla verildiinden bahset-
mektedir, nk klca ulu bir ey gzyle baklmaktadr.
Tariyat Yaztnda, imparatorluun (el) "bir klca benzetile-
bileceinden" sz edilmektedir, yani Zci rar verilemez ve
ebed. Dede Korkut Kitab'nda eski gelenekler ak bir bi-
imde yanstlmaktadr. Kitapta, edilen yemine sadk ka-
lnmas gerektii ve yeminini bozanlarn klla cezaland-
rld yer almaktadr. Responsa Nicolai Papae'ler, Bulgarla-
rn artk kl stne deil de, ncil stne yemin etmelerini
talep ederler.
Mslman Trklerin, iki yabancnn kanlarn aktarak kar-
de (kan karde) olabilecei yolundaki tasarm muhafaza
etmi olduklar gereinden hareket edersek, slm benim-
semezden nce bir anlama yapmaya ilikin ritellerde, ka-
nn mutlaka yer alm olmas gerektii yolunda bir tahmin
yrtebiliriz. Ancak sz edilen bu kann katlmclar tara-
fndan bir tastan (bazen de bir kafatasndan) iilmesi ya da
katlmclarn sadece kanlarn aktmas olasyd. Romanlar-
da ve Bulgarlarda, resm bir anlama yapmak iin bir k-
pei ortadan ikiye blmek gerekmekteydi. Joinville, Koman
kralnn Yunan kral ile bir anlama yaptndan sz eder.
Bunun iin her iki hkmdar, bir miktar kanlarm aktmak,
35
Eski Trk Mitolojisi
byke bir gm bardaa doldurmak ve bunu kartr-
dktan sonra imek zorundaydlar: "O andan itibaren kan
kardei olmu olduklarn sylyorlard." Hemen ardndan
Joinville bir ikinci riteli betimlemektedir: "Bizlerin ve
adamlarmzn arasndan bir kpei koarak geirdiler, onu
kllaryla paraladlar ve bizim adamlarmz da aynsn
yaptlar. yle dediler: "Eer birbirimize sadakatsizlik ede-
cek olursak, bizleri de tpk bu ekilde kesip paralasnlar."
Begre Yazt iin bkz. H. N. Orkun, Eski Trk Yaz., c. 3, s. 69.
M. Z. Pakalm, Kan Kardei, Osmanl Tarih Deyimleri ve Te-
rimleri Szl, stanbul 1956, c. 2, s. 161. D. Sinor, John of
Plano Carpini's retrnfrom theMongols [Plano Carpinili John'
un Moolistan'dan Dn], IRAS, 1957, s. 203. Joinville,
Par. XCVII. Emel Esin, And - Thecup rites [And - Kse Rit-
elleri], In Memoriam Kurt Erdmann, stanbul 1969, s. 224-
61.
Antropogoni. Evrendoum.
Arnma. Ate.
Arslan. Bat Trk dnyasnda tanrsal Hayvanlar iin verile-
bilecek temel rneklerden biri. Arslan syleni, Karahan-
llarda ok belirgin bir ekilde grlmektedir. Ne var ki,
zellikle Uygur ve Ouz blgelerinde arslan adn tayan
kiilerin sayca ok olduu gzniinde bulundurulursa, bu
sylenin ok daha nceden km olmas gerekmektedir.
Arslan'n, Trk dnyasnn belirli bir blgesinde kurdun
(Bri) yerine getii tahmin edilmektedir. Ancak bu tah-
min, Sibirya ya da Kuzey Moolistan'da karlalan riva-
yetler araclyla daha da g kazanmtr. Ne var ki, bu ri-
vayetler bir baka yrtc hayvan olan Kaplan ile ilgilidir.
stelik, "Allah'n Arslan Ali" eklindeki dinsel motife s-
lamiyete geiten nce rastlamak mmkn deildir.
Maddeler
10 7
Kii ismi olarak arslan szcne, 6. yzyln ikinci yarsn-
da Sod'da rastlanmakta ve burada, blgedeki dier Trk
valileri arasnda zel bir konuma sahip olan bir Trk haka-
nm tanmlamaktadr. Dolaysyla, 7. ve 8. yzyla ait in ri-
vayetlerinde Sogd hakanlarn nitelendirmek iin kullanlan
bu ismi, Karahanllarn bakalarndan alm olmalar muh-
temeldir. Bura Kaan; Boy Sylenleri.
A-se-na. Kesin yorumlanamayan bir Trke ismin ince evri-
yazs. in yllklarna gre, T'u-kelerin kurucusu olan bu
ismin sahibi, bir dii kurttan domu ve doast yetenek-
ler ile sihirli glere sahiptir. Kendisi iki gen kzla evlen-
mi, bunlar yaz ve k tanrlarnn kzlaryd.
Liu, Chines. Nachrichten [in Haberleri], s. 40, s. 5, cilt II, s.
488.
At. At eski Trk dnyasnda zellikle insann ayrlmaz dostu
(ki bu sfayla zel bir kiilie sahiptir) ve zellikle gk tan-
r (Tengri) iin Kurban hayvan olarak kabul ediliyor-
du. Ah baka merasimlerde de grmek mmkndr, zel-
likle at yarlarnda veya bir merkezin "etraf dolanldm-
da". Btn bu rneklerde, at ile gk arasnda phesiz bir
balant olduu anlalmaktadr. Bu hayvann gk kkenli
olduu veya ge benzedii yolundaki dnce, henz mi-
lttan nceki dnemde bile bozkrlarda yaygn olan bir
inan olsa gerek. Dolaysyla, bu inancn Trklerde var ol-
mas gayet muhtemeldir. 12 Hayvanl Takvimde at ay
haziran ayna, baka bir deyile yaz gndnmnn ol-
duu aya, yani gnein en yksek noktada bulunduu za-
mana karlk gelir. Kutadgu Bilig'de, at Zamann simgesi-
dir. Turfan metinlerinde, at resimleri bazen Maviye, yani
gn rengine boyanmt. Nihayet Kgarl Mahmud'un
szlnde, phesiz uan at simgesine yaplm baz an-
trmalar bulmak mmkn.
36 Eski Trk Mitolojisi
De Groot, Das VVestland Chinas in d. vorchristlichen Zeit [Mi-
lttan nceki Dnemde in'in Bat Blgesi], Berlin-Leipzig
1926, s. 12. Przyluski, Nouveaux aspects del'histoiredes Scythes
[skitlerin Tarihine Yeni Bir Bak], Rev. Univ. der Univer-
sitt Brssel, 3-4,1939. E. Esin, TheHorse in Turkic Art [Trk
Sanatnda At], Central Asiatic Journal X, 3-4, 1965, s. 167-
227.
Atalar Klt. Eski Trklerde gerek ller klt, gerekse atalar
klt mevcuttu. Kimi durumlarda, atalar klt bir hayvan
kltyle de karabilirdi; eer yceltilen ata bir Hayvan
idiyse, bu totemizm anlamna gelmektedir. Biz burada yal-
nz insan atalar inceleyeceiz. Atalardan sz ediliyorsa eer,
akas bunlar ikiye ayrmak gerekmektedir: biri kavmin,
imparatorluun kurucular olan atalar ya da byk hkm-
darlarn soy kt; dieri ise boyun kurucusu, neslinden
geldikleri atalarmn soy kt. Elbetteki, ilk grup dier
gruptan ok daha iyi tannmaktadr.
En eski in kaynaklar, bize Dou Trklerinin kendilerine
kurban sunmak zere her yl atalarmn maara mezarlarm
ziyaret etmek gibi bir gelenee sahip olduklarn aktarrlar.
phesiz bu hac ziyaretinin iki ayn anlam vard ve farkl
tanrsal glere ithaf edilmekteydi: maara, atalar olan hay-
van ve ayrca maarada dii bir kurtla birlikte yaayan gen
adam. Bu ise, her eyden nce olduka yaygn olan bir ata-
lar kltnn ifadesidir. Bu ziyareti bizzat hann kendisi
yapmakta ve kendisine en st dzey yetkililer de elik et-
mekteydi. Ayrca Ba Trklerinde de bu gelenek kaybolmu
deildi. Eer bizzat hkmdarn kendisi bu ziyareti yapa-
mayacak ise, her yl st dzey bir yetkili grevlendirilirdi.
Dier ger gruplar da, rnein T'o-palar aym prensibe
uyarlard. Eer bir karar vermek durumunda kalacak isek,
bu durumda bu ulusal gelenein kkenini Hsiung-nularn
imparatorluunda aramak gerekecektir. Gerek Hsiung-nu-
larda, gerekse ardllarnda atalar klt kesin olarak, o soyun
Maddeler 10 7
beii olduu var saylan bir blgeye ait bir kltle ilintilidir.
Bu kltrde mutlaka bir kurban adanr, bu kimi zaman bir
insan da olabilir. Bu olaya ritel adan baktmzda ise,
bunun gk tanrya adanan kurban ile edeer bir anlam
olsa gerek. Bu gelenee Bulgarlarda rastlanr oluu, bize
bunun yalnz belli bir yreye zg olmayp, aksine bunun
bozkrlarn bir ucundan dier ucuna kadar yaygn olduu-
nu gstermektedir. Baz belgeler, bize bu kurban trenleri-
nin nemli astrolojik olaylarla ayn zamanda gereklee-
bildiini gstermektedir (yaz gndnm, sonbaharn ba-
langc, gndz-gece eitlii vs.). Aslnda atalara adanan bu
kurbanlarn her zaman bu tarihlerle akp akmadm
renmek, bizim iin ilgin olurdu.
Eer hkmdarn mezar gizli tutulmadysa (ki bundaki
ama, mezar yerinin kutsiyetinin ihll edilmesini nlemek-
ti), ataya ait bu mezar ziyaret edilirdi. Bu, skitli gerlerden
miras kalm eski bir gelenektir. Herodot bizlere, atalarnn
mezarlarn bulmad srece skitlerin Darius'la arpmak
istemediklerini aktarmaktadr. Atalarnn mezarlar bulu-
nursa ancak, onlar savunmak istiyordular. Bazen olduka
uzun bir sreden beri topraa gml bulunan dman
hkmdarlarnn tekrar kazlp karlmas ve kemiklerinin
yaklmas, ki bu Trklerin ve Moollarn tm tarihi boyunca
sz konusudur, bize onlarn iskeletin iinde bir gcn ya-
amaya devam ettiine inandklarm kantlamaktadr. Bu
durum aym zamanda, bir atalar kltnn varlnn da ka-
ntdr. 10. yzylda stahr, krallarnn mezar nnden ge-
en Hazarlarn, attan inip yere kapandktan sonra ancak
yollarna devam edebildiklerini aktarmaktadr. Aym ekilde
Trklerde de, mezarlar yine bir klt halini alm tapnma
objeleri olsa gerek.
"Beng Talar" diye adlandrlan mezar talar lnn g-
cne sahip miydiler, yoksa deil mi? En azndan bu ad,
atalarnn hatrasn ebedletirmek istediklerine iaret et-
39 Eski Trk Mitolojisi
mektedir. Ayrca atalarnn yz hatlarn boyamak ya da
yontmak suretiyle de, onlarn hatrasn ebedletirmilerdir.
Bunlardan bazlar ortaya karlmtr. Aralarnda birka
tane de kadn resmi bulunmaktadr, ki bu bize kadnlara
ilikin bir atalar kltnn varln kantlamaktadr. Ancak
bu duruma, kltr tarihinde ok ender rastlanmaktadr.
Mezar talar ve heykellerden baka, bir de resimlerle ssl
bir tapmak mevcuttur. Byk ihtimalle bu tapnaa Trk-
lerde rastlanmaktadr (Thomsen'e gre, hakknda bylesine
ok ipucu bulduumuz bu yaplar, phesiz bir tapmak ya
da iinde atalarn sergilendii byk salonlar olsa gerek).
Yqt, Karluklardan bahsederken bunlara deinmektedir.
Daha basit baz yaplar, ruhlarn karlanmasnda kullanl-
m olabilir ya da daha alt dzey llere ait olabilir. nk
sradan bir insan iin, byle nemli bir yapnn ins sz
konusu olamazd.
Ailenin atalarna ilikin bir kltn varl konusunda ise,
daha az kesin kant mevcuttur. phesiz bu klt, hareketli
heykelciklerde ya da in rneine uygun olarak, zerinde
yaz veya resimler bulunan levhalarda ortaya kmaktadr.
Ne var ki, soyundan geldikleri insanlann resimlerini On-
gunlarn ierip iermediini anlamak o dnem iin mm-
kn deildir; daha ok atalar olan hayvanlar temsil ediyor
gibi grnmektedirler. Ebl-Gazi Bahadr Han'n, putpe-
restliin ortaya kma ilikin aklamas daha yakn d-
neme ait olmasna ramen, greceli olarak arkaik bir duru-
mu yanstabilir ve de ongunlar aklayabilir. 13. yzyla ait
baz Mool unsurlaryla olan benzerliklerden yola karak,
daha nceki duruma ilikin bir yargya varmak doru ol-
maz. Ebl-Gazi Bahadr Han bu konuda yle der: "Sevdik-
leri bir kimse ldnde, bir gelenek halini ald zere o
adaki insanlar bir tr bebek yapar ve onu evde muhafaza
ederlerdi. 'Bu bizim bilmem kimin figr' diyerek, onu ok-
amaktan holanrlard. Yiyecekleri yemein ilk lokmasn
bu bebein nne koyarlard; bebein yzn ve gzlerini
Maddeler 10 7
titiz bir biimde sildikten sonra, nnde secdeye kapanr-
lard." Btn bunlar, her ne kadar ok gvenilir kaynaklar
tarafndan deilse de, baka kaynaklarca da teyit edilmek-
tedir.
Eski Trklerde, atalar olan kurdun bayla ya da hayvanla-
rn kuyruklaryla sslenmi olan sancak ve flamalarn var-
l, ayn ekilde 13. yzyla ait Mool gelenekleriyle bir
karlarma (ki onlara gre -Bayrak ans getirirmi, dier
bir ifadeyle Cengiz Han'm ruhlarndan birini temsil eder-
mi), daha 7. ve 8. yzyllarda bayran atalara ait baz ey-
leri ierdii ve bir sanat objesi kabul edildii yolunda bir
izlenim edinmemizi salamaktadr. Kutsal Yerler; Cenaze
Defni; Mng ta.
P. Pelliot, Neuf notes sur des cjuestions d'Asie centrale [Orta
Asya Sorunlar zerine Dokuz Not], Toung Pao, s. 214.
Chavannes, Documents sur les Tou-kiue (Trcs) occidentaux
[Bat T'u-keler zerine Belgeler], s. 15. Vernadsky, The
origins of Russia [Rusya'nn Kkeni], Oxford 1959, s. 91.
Dunlop, TheHistory of theJezvish Kazar s [Musevi Hazarlarn
Tarihi], Princeton 1954, s. 97. Thomsen, Inscriptions [Yazt-
lar], s. 80. Kotvvicz, Les tombeaux dits kereksur en Mongolie
[Moolistan'da Kereksur Ad Verilen Mezarlar], Rocznik
Orjentalistickny VI, 1928, s. 1. Kotvvicz ve Samoilovitch, Le
monument turc d'Ikhe Khuchotu [Ikhe Khuchotu Trk Ant],
IV, s. 60-107. J.-P. Roux, La mort [lm], s. 102-25. Ebl-Gazi
Bahadr Han, Hist. des Mongols et des Tartares [Mool ve Ta-
tar Tarihi], (Desmaisons, St. Petersburg 1874, c. 1, s. 10).
Ate. Trklerdeki ate kltne ilikin, elimizde ok sayda par-
alar halinde belge mevcut. Theophylaktos Simokatta tara-
fndan aktarlan en eski belgelerden biri, 6. yzylda bat-
daki T'u-keler hakkmdadr. Theophylaktos, T'u-kelerin
dinlerine ayrd o ksa blmde yle yazar: "Trkler atee
fevkalade byk sayg gsterirler [...], fakat sadece gk ve
41 Eski Trk Mitolojisi
yerin yaratcsna dua ederler ve onu tanr diye adlandrr-
lar." Orhon ve Yenisey Yaztlarnda atei iaret eden hibir
eyin bulunmay, yukarda amlan rapordaki ak seik du-
rum ile bir tezat oluturmaktadr. Fazla dnmeden, bun-
dan doudaki T'u-kelerin ate kltn bilmedii ve bat-
daki T'u-kelerin ise onu eski ranllardan devraldklar so-
nucunu kardlar. Ate kltnn eski ranllardan devra-
lmd kesinlik kazand takdirde, T'u-kelerin bu klt
tm Trk dnyasna ok hzl bir ekilde yayd da ayn
ekilde gereklik kazanr. inliler, snr komular olan Trk-
lerin "ate tanrs" olan ot tengriyi bildiklerini ve ona her sa-
bah dua ettiklerim sylerler. 10. yzylda Hudud al-'alam'da,
Krgzlarn atee taptklar belirtilmektedir. Marvazi ise bu
amala, Kafkas halklar iin, Kimekler ve komular iin
phesiz abartl bir ifade olan "dua etmek" szcn kul-
lanmtr. 12. yzylda drisi Trk halklarnn bir listesini
karr, bunlarn "neredeyse hepsi atee dua etmektedir".
Daha sonra Preslav Bulgarlar olan Adh-Kaslar, Ouzlar ve
bakalar bulunur. Dolaysyla eski Trk kaynaklarnda bu
konuda bir bilgiye rastlanmay tesadfi olsa gerek.
Atee yaknlan klt bilmiyoruz, ancak onun arndrc
kabul edildiinden eminiz. Menander'e gre, "Trk by-
cleri Roma elisini alevlerin arasndan yrterek onu arn-
dryorlard". Daha baka birok yabanc ve yeni tantklar
nesneler zaman iinde byle bir seremoniden gemitir: Bu,
Orta Asya'daki eski halklar arasnda yaygn olan ve hi de-
imeyen geleneklerden biri olsa gerek. Birok gzlemci
bundan, ayn arnma kaygsyla bazen llerin de yakld
sonucunu karmr: Bu duruma, Hudud al-'alam'm yazar
u szleriyle iaret etmektedir: "Onlar atee tapmakta ve
lleri yakmaktalar." Baka yazarlar daha ayrntl bilgi
vermektedirler. Makdisi, "Onlar, ate in ly btn kirle-
rinden arndrdna inanyorlar" ve Marvazi "Onlar, atein
llerini arndrd ve temizledii gerekesiyle llerini
yakyorlar" diyerek, bu durumu teyit ederler. Gkten (yld-
Maddeler
10 7
rm biiminde) gelen ve (duman biiminde) geri dnen ate-
ten, ge giden yolu lye hazrlamak iin faydalanlyor
olmas mmkndr. Peenekler yabanclar zorla ele geire-
rek, onlar kendi lleri ve kleleri olan Bulgarlarla birlikte
yakmaya almlardr. lye ait yeryzndeki btn an-
larn silinebilmesi iin, lnn tm kemiklerinin yaklmas
gerektii bugn bilinmektedir. Demirle uraan demircinin
dinsel ilevi ile atein dinsel ilevi byk lde birbirine
baldr. Evdeki ocak ateine ilikin klt, ailenin "ate pren-
si" anlamnda ot-tegin [Moolca otcigin] diye adlandrlan en
kk olu tarafndan yrtlmeliydi. O, babadan kalacak
mallarn doal varisiydi.
lnn Gmlmesi
Chavannes, Documents [Belgeler], s. 248 (Theophylakt, kitap
VIII) ve s. 235 (Menander Frag. Hist. Gr. IV). Minsorsky,
Hudud al-'Alam, s. 96. drisi, A. Jaubert, Geographie [Co-
rafya], cilt 2, s. 221, 348, 350. Minorsky, Sharaf al-Zaman, s.
32. Eberhard, in'in im. Kom., s. 100. Makdisi, Huart, cilt 4,
s. 19. R. Giraud, Les Regnes [Hkmdarlklar], s. 101. J.-P.
Roux, La religion des Trcs [Trklerin Dini], Rev. Hist. Rel.,
437, 1962, s. 3-6. B. gel, Trk Mitolojisi, Ankara 1971, s. 59-
71. J.-P. Roux, Forctions chamaniques et valeurs dufeu clez les
peuples altaques [Altay Halklarnda Atein amanist levi
ve Deerleri], Rev. Hist. des Religions, CLXXXIX, 1, 1973, s.
67-101.
Av Ritelleri. Orta Asya ve Sibirya'nn bugnk Trk dnya-
snda sapsz av ritelleri yrtlmektedir. Hatta bunlarn
izlerine, slmiyeti benimsemi Trk kltrlerinin arasnda
bile rastlamak olasdr. Fakat daha nceki dnemlerde y-
rtlmekte olan av ritelleri artk fazlaca bilinmemektedir.
slami metinlerin incelenmesi suretiyle bu ritellerin byk
bir ksmna, ancak Cengiz Kaan'm hkmranl dnemin-
de, Mool devletlerinde ve Seluklu hakimiyeti dneminde
42 Eski Trk Mitolojisi
ilk kez rastlamaktayz. Ritellerin arkaik zellikleri, onlarn
eski dnemlere ait bir miras olduunu gstermektedir. Ta-
rih ncesi alarda bile Orta Asya'da ava ilgi duyulduunu
ve zel davran biimleri sergilediklerini, Moolistan'daki
tatan hayvan heykellerinden, kayalara yaplm izimler-
den ve mezarlardan anlamaktayz. Ancak bunlarn yorumu,
genellikle sadece tahminlere dayaldr. Metinlerin kendisi
ok az bilgi vermektedir. Irk Bitig'den bir blm tuhaf ve
karakteristik bir yntemi gstermektedir: "mparatorluk or-
dusu ava kmr. Avclarn oluturduu dairenin iine bir
yaban keisi girer. Kaan onu kendi eliyle yakalar." Yn-
tem, Hayvann ember iine alnmas, gelenek ise, h-
kmdarn kendisinin plak elle hayvan yakalamasdr. Her
ikisi hakknda da yakn zamana ait ok sayda belge mev-
cuttur. Bu avlanma biimi neredeyse bir riteli andrmakta,
en azndan arkasnda birtakm zel tasarmlar bulunmakta-
dr: plak elle hayvanla boy lmek zorunda olan h-
kmdarn mdahalesi ve Kan dkmeme abas. Av hay-
vann kan aktmadan ldrme abas, Kgarl Mahmud'un
tilki ve yaban domuzlarnn nasl talandna ilikin be-
timlemesinde veya kayalara yaplm izimlerde karmza
kmaktadr. Bunlardan biri rnein, kayaya izilmi ge-
yiin arasnda bir topuzu, bir dieri ise, elindeki eki veya
topuzla bir yaban domuzunu andran drt ayakl bir hay-
vann bana vuran bir insan anlatmaktadr. Av trlerinin
ou sonralar kanl olduundan (ok atmak), olaylarn bir
ksm bizim bilgimizin dndadr. Anlalabildii kadaryla,
avlanmak savamakla ayn grlmekte. Avlanmak, bir d-
man grubuna kar bulunulan bir eylemdir; bu paralellik
byk imparatorluk yaztlarnda geen savalarn ve kk
mezar kitabelerinde geen avlarm betimleniinde ortaya
kmaktadr. Ayn hileye bavurulmaktadr; ksmen kendi-
liinden teslim olan av hayvan, buna ramen kendini sa-
vunur: Kgarl Mahmud tarafndan alntlanan bir atasz
"Avc ne kadar hile bilse, ay o kadar yol bilir" demektedir.
Maddeler
10 7
Kimi avlar dierlerinden daha nemlidir, rnein, aslnda
hibir fevkaladelii bulunmayan, ancak mezar kitabelerinde
sz edilen avlar. Begre Yaztnda yle denmektedir: "Yedi
kurt ldrdm; panteri ve alageyii (kgmek) ldrmedim."
A. von Gabain bunun bir kahramanlk olmas gerektiine
dikkat ekmitir, zira lye ilikin en nemli biyografik bil-
gilerin ardndan gelmektedir. Biz bunun ancak ilk av, giri
av olabileceine inanyoruz. ldrlmeyen hayvanlarn
belirtilmesi, akla bir tabuyu getirebilir. Bir insann ilk av,
bir avlak sahibinin emri zerine gerekleir. Bu ise, bir h-
kmdar, bir boyun beyi veya ailenin reisi olan babadr.
Ouzname'nin Uygur nshasnda prensin tm yaam iki t-
rensel (ve biraz da gizemli) av ile ekillenir: Avlarn ilki onu
bir erkek yapar ve evlilie hazrlar. Sonuncusu ise gerek
anlamda bir trendir. Kendisi bu srada, sahip olduu av-
lanma hakkm ve ayn zamanda miras ile hkmdarlk er-
kini oullarna devreder. nsanlarn hayvan klna girebil-
diklerini, heykeller araclyla biliyoruz. Bu ise, insanlarn
-Hayvanlar Alemine giriini mmkn klmaktadr. phe-
siz bu, teknik, fakat ayn zamanda dinsel bir ara. Kurba-
nn, kendi katilinin kimlii konusunda yanltlmas ise, hay-
van donuna girmenin hi de kmsenemeyecek bir sonu-
cudur. Sonradan genelde yaygnlaacak olan ve ldrlen
hayvann bir parasnn yoldan geen birine verilmesi ek-
lindeki gelenein ne zaman baladm syleyemeyiz. Bes-
belli ki sorumluluu paylamak iin olsa gerek.
Irk Bitig, par. LXIII. Kgarl, cilt II, s. 343, cilt I, s. 63. Uyug
Turhan Yazt, fotoraf Appelgren-Kivalo, resim 331,218,
135. Begre Yazt, H. N. Orkun, cilt III, s. 69-73. Ouzname,
satr 365. A. von Gabain, Inhalt und magische Bedeutung
[erik ve Gizemli Anlam], s. 547. J.-P. Roux, Faune et Flre
[Fauna ve Flora], s. 87-118.
Ay. "Ay". Kamer ay da denmektedir. Ay kltne, gne ve di-
er gezegenlere ilikin kltle birarada ska rastlanmakta-
Eski Trk Mitolojisi
dr, zellikle de 10. yzyldan bu yana. Ancak tad sem-
bolik anlam, inli muhabirlerce ok daha ncesinden, Dou
Trklerinden itibaren bilinmektedir. lgintir ki, Trkler ne-
redeyse sadece doum, geliim, olgunluk, k, lm ve
yeniden dirilmeye ilikin tasarmlara yer verirler. Ay by-
d srece bir eylemde bulunulamaz, zelliklede bir sava
balatlamazd. Baz belgelere gre, ay ile aa arasnda bir
uyum mevcuttur. Buna gre, aacn devaml tekrar eden
sirklasyonun sembol olduu kabul edilir. Ay ok kez ay
ile ilintilendirilmitir. Ne var ki, ay szcnn etimolojisi
ok farkldr. Ay, yaam ritmi (r. uzun k uykusu) esas
itibariyle ay tarafndan belirlenen bir Hayvandr. Ancak
adlarnn benzer oluu halk etimolojisine dayaldr.
Msr'da ok sonradan kaydedilen Kpak kkenli bir riva-
yete gre, ilk insann ad Ay Atam"Ay Baba" idi. Onun, g-
nein stt kilden yaratld sylenir. Bu anlatda, (geri
phesiz daha eski dnemlere dayanyorsada) ancak Mool
dneminde karlalan u tasarm yer almaktadr: ay do-
uran, ona m yollayan gnetir. Bu aym zamanda, g-
ne nlar araclyla gerekleen mucizev douma ilikin
tm eitlemelerin bir zetidir. Gne tarafndan dnyaya
getirilmi olan ay, baka bir anlatda yine dourmaktadr.
Abd-al-Kadir al-Bada'ni, Hindistan'da bir hkmdar olan
El Temi adnda Ilbari boyundan bir Trkn aytutulmas
srasnda domu olduunu anlatr. Sylence tahrif edilmi
olsa bile, yine de birok baka sylenceyi akla getirmekte-
dir. Ay n belirten yarq szcne Orta a'a ait sz-
lklerde zenle yer verilmektedir. Kadnlar hamile brakan
aydr ve Kgarl Mahmud tarafndan "bir prens ya da
prensesin olu" olarak evrilmi olan inal szcn, Ms-
lmanlar sonralar Ay Nal "ay " olarak yorumlamlar-
dr. Bazen efsanev kahramanlarn ya da atalann eleri "tp-
k bir ay "na benzerler.
-Yldz Tasarmlar; Kn; Ik; Boy Sylenleri.
Maddeler 45
P. N. Boratav, Lemythe turc d premier homme [lk nsana li-
kin Trk Efsanesi], Proceedings ofthe 23th Int. Cong. of Orien-
tal. [Dou zerine 23. Uluslararas Kongre Bildiri Kitab],
Cambridge 1954 s. 198. Walseley Haig, Cambridge History of
India [Hindistan Tarihi], III, s. 51 ve 690. J.-P. Roux, Faune et
Flre [Fauna ve Flora], s. 285-90. Les astres [Yldzlar], Rev.
His t. des Religions, a.g.e.
Balbal. Kesin olarak ne anlama geldii tartmal olan bu sz-
ck, bize iki ey anlatr: birincisi, ldrlen dman ya da
onun ruhlarndan birini, ikincisi, galip gelenin lmnden
sonra onun mezar bana dikilen ta. Bu ta ise, ldrlen
dmam ya da onun ruhunu simgelemektedir. Mezarn ba-
na dikilen balbal her zaman ekilsiz, ilenmemi bir tatr
ve ok daha farkl bir ey olan lnn heykeliyle asla kar-
trlmamaldr. Trklerde, mezarlarn bana ta bloklar dik-
menin bir gelenek olduu, gerek in raporlarmda, gerekse
dorudan yaztlardaki metinlerde ifade edilmektedir (Kr-
gzlar lkelerine "Trk balballarn lkesi" demektedir). Ar-
keolojik buluntular da bunu dorulamaktadr, rnein Bu-
gut'taki eski kutsal tapnak (270 dolaylarnda) ve bilinen
btn kutsal tapmaklarn en by olan lehe Chotu tap-
na (600 dolaylarnda). inliler, "Cenaze merasiminin ar-
dndan mezarn zerine talar konur ve bir yaz tahtas di-
kilir. Talarm says, lenin yaam boyunca ldrd d-
manlarnn says kadardr" derken, bir baka yerde "Eer
birini ldrdyse, bir ta dikilir. yle adamlar vardr ki,
mezarmn bana bu talardan yz, hatta bin tanesi dikil-
mitir" derler. Kltigin, Bilge Kaan ve Ongin yaztlarnda
balbal szc birden fazla kez gemekte, ancak bakaca bir
yorum yaplmamaktadr. Biz bu yaztlardan, balballarn
kahraman insanlar olduklarm, (yalmz dmanlarn deil)
bir felaket sonucu Trklerin de balbal olabileceklerini ve ay-
rca bu yazgy paylam baz kimselerin adlarm reniyo-
ruz. Hzl bir ilemin sz konusu olduuna iaret eden ak-
Eski Trk Mitolojisi
lama dikkat ekmekedir: "Cesur olanlarn ldrdkten
sonra, hemen balbal yapmaya koyuldum." Bu, ldrme ey-
lemi gerekletikten hemen sonra tan ilenmeye baland-
na iaret etmektedir; ne var ki ta ancak l gmldkten
sonra dikilirdi. Hem ayrca Bizansllardan kalma kesin bel-
gelere gre, stelik bunlar teyit edilmitir de, bu srada me-
zarn stnde tutsak dmanlar idam edilebilirdi. Gerek
idam ederken, gerekse balbal dikerken amalanan ey, eski
dmann galip gelene ldkten sonra da hizmet etmeye
devam etmesini salamaktr. Dier taraftan ise, bir kimse
adam ldrm birini ya da onun ailesini ldrmeyi baar-
d takti rde, kle olma tehlikesinden kurtulmaktayd. Bilge
Kaan zehirlenmi bir biimde lm deinde yatarken,
dmann ve onun tm aile fertlerini idam ettirmek sure-
tiyle intikam almtr.
Dier Trk halklarna ilikin pek fazla belgeye sahip deiliz,
ancak bn Fadlan tarafndan aktarlan belge, balbal dikme
geleneinin sadece Moolistan'n kuzeyi ile snrl olmad-
n kantlamaktadr. Gerekte kendisi, bir Ouzun bir kim-
seyi ldrdnde, lnn heykeli olarak nitelendirilen ve
mezarn stne dikilen bir eyi yonttuunu aktarmaktadr.
Ayrca heykellerin saysnn ldrd dmanlarn say-
sna eit olduunu da belirtmektedir. Tan yerini tahtann
almas sonucu, daha nce geni alanlarda yaygn olarak
bulunan balballar gnmze ulaamamtr. ranl air Ne-
simi, Kpak bozkrlarnda yere dikili ahap direklerin sa-
ysnn deniz kysndaki otlar kadar sk olduunu belirt-
mektedir. Demek bu arkeolojik kantlarn binlercesi vaktiyle
tm Orta Asya'da dank olarak bulunuyordu.
Liu, Chites. Nachrichten [in Haberleri], s. 9 ve 42. Inschriften
vomOrchon [Orhon Yaztlar], ant I, dou, satr 16, 25, ant
II, gney, satr 7, 9. Inschriften von Ongin [Ongin Yaztlar],
satr 3. Sir G. Clauson, The Ongin Inscr. [Ongin Yaztlar], s.
182,188. bn Fadlan, Par. 31. Z. V. Togan, s. 27. Kotwicz, Les
Maddeler 47
tombeaux dits kereksur en Mongolie [Moolistan'da Kereksur
Ad Verilen Mezarlar], Roc. Orjentalistyczny VI, 1928, s. 2. V.
A. Kazakevic, NamolgU'nie statui v Darigange, Leningrad
1930. Pelliot (nceki yaptn zeti), Toung Pao, 28, 1931, s.
168. Barthold, Histoire des Turcs [Trklerin Tarihi], Paris
1945, s. 14. A. von Gabain, Inhalt und magische Bedeutung
[erik ve Gizemli Anlam], Anthropos 48, 1953, s. 549.
Kljastornij ve Livic, The Sogdian inscription of Bugut revised
[Sodak Dilindeki Bugut Yaztnn Yeniden ncelenmesi],
Ac. Or. Ac. Hungaricae XXV, 1972 s. 69-102. J.-P. Roux, Les
inscriptions deBugut et deTariyat [Bugut ve Tariyat Yaztlar],
Stud. Turc. Mem. A. Bombac, Neapel 1982, s. 453. Jisl, Balbal,
Steinbabas und atdere Steinfiguren [Balbal, Ta Babalar ve
Daha Baka Ta Figrler], Prag 1970.
Barak. Bir ^Yrtc Ku, zellikle de bir kartal tarafndan dn-
yaya getirilen mitolojik Kpek. Kgarl Mahmud, Barak
maddesi altnda unlar yazar: "Fazlasyla tyl bir kpek.
Trk inancna gre, kartal (?) yalandnda iki yumurta
yumurtlar ve kulukaya yatar. Yumurtalarn birinden av
kpeklerinin en hzls ve en iyisi olan Barak, dierinden ise
yavrularnn sonuncusu olan kk bir kartal kar."
Metin olduka artcdr. Baba ku byk olaslkla bir
kartal, belki de baka bir yrtc kutur. kinci yumurtann
akbeti konusunda bir yorumda bulunmak mmkn deil-
dir. Barak adna ise ska rastlanmaktadr; rnein Kpaka
szlklerde. Hem Rad-ed Dn Fadlallh da Barak adna iki
kez deinmektedir. lkinde Barak bir Trk masalnda yer
almaktadr, dierinde ise Ouz Kaan'm Kpekler mpara-
torluu'na yapt gezi balamnda gemektedir: Bu lke-
nin hkmdarna It-Barak denmektedir; Marvazi'ye gre,
t-Barak eklindeki bu ad Krgz tarihinde de gemektedir.
Ne var ki Barak syleni konusunda hibir bilgiye sahip de-
iliz. Muhtemelen o ok yalyd ve Kgarl Mahmud onu
49
Eski Trk Mitolojisi
tahrif edilmi biimiyle aktarmtr. Ksa bir sre nce bu
konuyla ilgilenmi olan R. Dankoff, anlatda amanlarla il-
gili iki ayr inancn var olduunu ileri srmektedir: bir kar-
tal tarafndan dnyaya getirilen aman ve dier hayvan a-
manlar. Dankoff'a gre, szlk yazan amanist tasarmlan
gz ard etmi ve yalnzca basit bir halk inancm muhafaza
etmitir. Ancak onun bu varsaym zellikle modern olgu-
larla yaplan karlatrmalara dayaldr ve kantlanm da
deildir. Buna karn Barak'm daha sonra kazand anlam-
lar konusundaki onun u varsaymlar phe gtrmese ge-
rek: deiik mitolojik halklar, hatta Krgzlarda ilk halk; ku-
zey lkelerde yaam olan kpek insanlar; nihayet skender
Efsanesi'ndeki Kynoskephalai.
Dankoff'a gre, birok Trk halkndan tannm ahsiyetler
Moollardan itibaren ve hatta phesiz daha nceki d-
nemlerden itibaren Barak adm kullanmtr (zellikle 1300
dolaylarnda Seluklu Barak Baba). Hamil ton, Barak adnn
989 ylnda Uygur prensi Mo-lo'nun adnda bile tehis edi-
lebileceini ne srmtr. Bu cins adn varl bir treyi
sylenine, belki de bir yrtc ku ile bir drt ayakl canlnn
birlemesi sonucu dnyaya gelen bir kahramann dou-
muna iaret etmektedir. Bu durumda, bahsi geen ve genel-
de bir yrtc ku ile otul bir hayvandan oluan iftler ko-
nusundaki geleneksel tasarmlar yeniden incelenmelidir.
Kesin olan, yumurtann sahip olduu sembolik anlam daha
sonraki tm Trk tarihi boyunca muhafaza edeceidir.
slam inancnda Barak, Hz. Muhammed'in ge ykselirken
zerine bindii hayvan olan Burak ile zde grlmektedir.
-Boy Sylenleri.
Kgarl, I, s. 377. P. Pelliot, Notes sur l'histoire de la horde
d'Or [Altn Ordu Tarihi zerine Notlar], Paris 1950, s. 57. L.
Bazin, Recherches sr les parlers To-Pa [T'o-Pa Azlar ze-
rine Ararmalar], in: Toung Pao, 39, s. 272. J. R. Hamilton,
Maddeler
10 7
Les Ouighours [Uygurlar] Paris 1955, s. 148. R. Dankoff,
Baracj and Buraq [Barak ve Burak], Cent. As. Journ. XV, 2,
1971, s. 102-17.
Ba. ok eskiden balayp gnmze kadar, Trklerin byk
slam imparatorluklarnda dmanlarnn bam kesip, onu
bir ganimet veya klt objesi olarak muhafaza etme gelenei
vard. Kafatasn tepesinin hemen altndan ayrdktan sonra,
onu baz durumlarda iki ksesi olarak kullanrlard. Ne var
ki, bu yeni bir ey deildi: Bu ritel onlardan ok daha nce
vard. Kurdzip'e ait bir ksenin (M.. 4.-3. yzyl) zerin-
deki resim, dmammn bam tayan bir skit savasna
ait olabilir. Bu ise Herodot'a ait klasik raporun resimlenme-
sine hizmet eder: "Gzlerin yukarsndan kafatasnn st
ksmm kesip ayrdktan sonra, onu tekrar deriyle kaplyor
ve iki ksesi olarak kullanyorlar." Hiung-nular, ardndan
Ye-ch'iler ve T'u-keler de tpk skitler gibi davranm-
lardr. Preslav Bulgarlar savata ldrdkleri dmanlar-
nn ban saklyorlard ve Theophanes'e gre, ldkten
sonra Bizans hkmdar Nikephoros'un tandan ayakl bir
kupa yaptlar. Kapgan Kaan (691-716) 716 ylnda Bayr-
kular tarafndan ldrlnce, ba kesilir ve onu bakentine
yollamas iin in elisine verirler. Kgarl Mahmud bu ba
kesme eylemim aynca yceltmektedir. Ba kesme eylemi,
onu yapan kii iin kahramanln bir kantidr: "Bir ()
aslan gibi kkredim; yiitlerin talarn kestim." Chavannes,
bu gibi ganimetlere gsterilen ilgiye dikkat ekmitir: Ye-
ch'i kralnn ba bir yzyldan daha uzun bir sre Trkler
tarafndan muhafaza edilmitir. Dolaysyla klt kantlan-
m oluyor. Baz mslman yazarlar onun varlm doru-
lamaktadr: rnein, Orta Asya'da kafatasna tapnanlardan
sz eden Ibn-Rusteh ya da bir kafatasna tapmanlarn yaa-
d bir vadiden bahseden al-Bakri. len kiinin gcnn
vcudun bu nemli organnda varlm koruduuna inan-
dklar apak. Bu g ayn ekilde iskelette de (-Kemik-
50 Eski Trk Mitolojisi
lerde) varln srdrmekteydi, ne var ki iskeleti korumak
pek kolay deildi. Kafatasna bak biimi, henz hayattay-
ken kiiyle olan ilikilere baldr: Eer bir dmandysa,
kafatasn hizmet eden bir ilevde kullanrlard veya kafata-
sm demir bir ember iine alrlard (baknz rnein
mslman Trklerde kafatas halkalar; bunlar Osmanl-
larda, Timur ve Babr'de grmek olasdr). Bir Ata ya da
hayrsever idiyse, kafatasna sayg gsterilirdi. Hayvanlara
ait kafataslar ise, kt glere kar korunmak veya akraba
olan kutsal bir canimin varln vurgulamak iin dikilirdi.
ok ilgin bir anekdot, tm canly hatrlatmak iin bir ta m
yeterli olduunu gstermektedir. T'ang schu bu anekdotu
Tlesler iin aktarmaktadr. Tles boyundan bir kar koca
bir dilenciye rastlar. Kadn, dilencinin bann bir -+Kurt ba
olduunu fark eder. Kar koca onu takip ederler. tken
dama ulatklarnda, tuhaf kii onlara "Ben bir tanrym."
der ve fallarna bakar. Mori Masao hakl yere, kurt tal di-
lencinin, hayvan tal insanlar hakknda bozkrlarda yaygn
olarak anlatlan saysz tasarmla rttne dikkat ek-
mitir. Bir hayvanla bir insann melezlemesiyle ortaya -
kan kiileri tasvir eden heykeller, hayvan karakterinin ba-
atlnn tala vurgulandn kantlamaktadr. Fazlaca bir
bilgiye sahip olmadmz, ancak Antik ada ve Orta a'
da deiik Trk kavim birliklerince kullanlm olmas ge-
reken maskelere ilikin sorunu ortaya koymaktadrlar.
T. T Rice, Les Scythes [skitler], Paris 1958, s. 46, resim 3.
Herodot, IV, 64. Chavannes, Les memoires historiques de Sse.
Ma Ts'ien [Sse. Ma Ts'ien'in Tarihi Aralar], Paris 1895-1905,
cilt 1, s. LXX. Shiratori, On theterritory of theHiong-nu Prince
Hsiu-t'u [Hiung-nu Prensi Hsiu-t'u'nun Topraklar zeri-
ne], Memoirs of the Res. Depart. of the Tokyo Bunko, Tokio
V, 1930, s. 54. Rambaud, L'Empire grec au X
e
siecle [X. Yz-
ylda Yunan Devleti], Paris 1870, s. 330. G. Moravcsik,
Byzantinoturcica, 2 cilt, Berlin 1958, cilt I, s. 535. Kgarl, cilt
I, s. 125. Ibn-Rusta, Der Schmuck [Ss], s.166. Defremery,
Maddeler 10 7
Fragments des geographes et d'historiens arabes et persans [Arap
ve ranl Corafyac ve Tarihilerin almalarndan Alnt-
lar], J. A. XIII-XIV, s. 475. Liu, Chin. Nachr. [in Haberleri] I,
s. 460. M. Masao, Kodai churukujin ni okeru roto no kami ni
tsite [Trklerin Antik adaki Kurt Bal Tanrs zerine],
Minzokugaku kenkya, XIV, 1,1949, s. 32-35.
Bayrak. Bayrak iin Trke'de en sk kullanlan karlk tu
olup, bu, Kgarl Mahmud tarafndan zikredilmektedir.
Codex Comanicus'da ise, grtlak sesi derek tu eklinde
yer almaktadr. Bayrak en byk erkin semboldr, bu an-
lamda, rnein inliler 638 ylnda Bilge Kaan'n oulla-
rna bayra devretmilerdir. Bayran iinde zel bir g
yerleiktir, daha dorusu vcudunun bir ksm ya da resmi
bayrak direini veya kuma ssleyen hayvann gc yer-
leiktir. Bu belki de, insan biimindeki atann gcdr, bu-
rada nemli olan bu atann hayvanla ne lde zde oldu-
udur. Bayran bir klte sahip olmas gerektii aikrdr.
T'u-kelerin devletinde, bayrak altndan bir kurt bayla ss-
ldr; bu sadece bir figr olmaktan ziyade, phesiz altnla
kaplanm gerek bir kafatasdr. Hkmdarn kaprm gi-
riine yere dikilir ve yryen ordunun nnde tanr. Bun-
daki ama, yalnzca toplanmak deil, ayn zamanda efsa-
nede olduu gibi Kurdun halkna liderlik etmesidir.
M. Kprl'ye gre, Trklerin bayra balangta Tibet
kznn klndan, sonralar at klndan yaplm ve niha-
yet bir mzran ucuna boyanm bir para ipek taklmtr.
Mzran ucuna hayvan kuyruu takmann ok eski d-
nemlere dayand kesindir. Responsa Nicolai Papae'de belir-
tildii zere, Boris dneminde bunlar Bulgarlar kullanm-
lar ve yine kendilerinden, hayvan kuyruklarnn yerine ha
takmalar istenmitir. Tam olarak bilinmeyen bir dnemde,
bayraklarn kuman deiik resimler, hayvanlar ve Yl-
dzlar sslemekteydi. Kukusuz bu da yine ayn sembolik
53
Eski Trk Mitolojisi
ve sylensel amala yaplmtr.
"Bayrak", "sancak", "flama" olarak tercme edebileceimiz
dier bilinen szckler, anlamlarm henz bilmediimiz zel
nesneleri nitelendiriyor olsalar gerek.
Kgarl, I, s. 194, III, s. 127. Grnbech, Kuman Szl, s.
250. Chavannes, Notes additionnelles sur les T'ou-kiue (Turcs)
occidentaux [Bata T'u-keler zerine Ekler], T'oung-Pao, 1904,
V, s. 6. Liu, Chines. Nach. [in Haberleri], s. 9,181. Responsa
Nicolai Papae, Migne, 1059. M. F. Kprl, Anadolu Seluk-
lar Tarihinin Yerli Kaynaklar, Belleten, VII, 1943, s. 428.
Boy Sylenleri. Trk halklarnn tm din tarihi, bir boyun ya
da bir halkn kurucu atasmn bir erkek ile bir kadn arasn-
daki normal bir ilikiden domad, aksine bir hiyerofani,
yani insan doasn aan glerin birlemesi sonucu do-
duu inanc zerine kuruludur. Ik, Su, Aa, zel
nesneler ve zellikle Hayvanlar birbirleriyle veya bir in-
sanla buluurlar; bu kii bir erkek ya da bir kadn olabilir.
ou kez bu deiik varlklar birbirine karmtr: nsan
ayn zamanda hayvandr, hayvan aym zamanda ktr, k
aym zamanda bir insan eklinde grnr vs. Bazen bu tema
ok ak seik ortaya kar, ancak bazen de rakiplerini v-
mekten daha ok, onlar aalamak iin aba sarfeden mu-
halif halklar tarafndan aktarlmsa, tema eksik, anlalmaz
ya da biim deitirmi eitlemeler eklinde az ok tahrif
edilmitir.
Her ne kadar btn Trk halklar iin elimizde kesin belge-
ler mevcut deilse de, hepsinin istisnasz byle sylenler
yaratm olduklar anlalyor. Son merci olarak bu sylen-
lere bavurulur ve bylece ak bir ekilde stnlklerini
kamtlamaya ve o boyun kurucusunu dorudan ya da do-
layl bir ekilde Gk ile ilintilendirmeye alrlar, nk
kendisi gn bir tezahr veya bir elisidir. Bu sylenlerin
Maddeler
10 7
says ok fazla olduundan, aralarndan ancak en mehur
ve en karakteristik olanlardan bazlar rnek olarak seile-
bilir. Bu sylenlerden biri ya da dieri, eer bir halkn ara-
snda geici bir sre iin veya kati olarak yer edindiyse, bu
durumda rekabet eden sylenlerin direnciyle karlama-
dan, bunun olmu olamayacan hatrlamakta fayda var.
rnein Krgzlarda, o boyun kkenini boaya ya da K-
pee dayandran rivayetler bulunmaktayd. Karahanllarda
ata, Deve ve Asland. Uygurlarda bir yaratc Doan
simgesi ve bir k tarafndan dllenmi bir Aa simgesi
bulunmaktayd. Greceli olarak daha yeni olan Ouzname'
de birok anlat yer almaktadr. Bunlar birbirini pek tutma-
makta ve deiik temalar birbiriyle kesimektedir.
Bazen nemli ayrntlarda farkllk gsteren birok ince e-
itleme, bizi T'u-kelerin boy sylenleriyle tantrmaktadr.
Bugut Yaztnda, bir ocuu emziren dii bir kurdu (Kurt)
gsteren rlyef, yegane gvenilir bilgiyi aktarmaktadr.
Bunlarn en eskisi yle der: "T'u-keler, Hiung-nularn bir
koludur. Boylarnn ad A-se-na idi. Yalmz balarna bir
grup oluturdular, ancak daha sonra komu bir devlet kar-
snda yenilgiye uradlar ve on yalarnda kk bir erkek
ocuu dnda boylarnn tamam imha edildi. Onun bu
genliini gren askerlerin [dmanlarn] hibiri, onu l-
drmeye cesaret edemedi. Nihayet ocuun ayaklarm kes-
tiler ve onu otlarla kapl bir batakla attlar. Orada bulunan
dii bir kurt onu etle besledi. Olan ocuu bu ekilde b-
yd ve dii kurtla birlikte oldu. Kurt derhal gebe kald.
Kral, ocuun hl yaadm renince, onu ldrmeleri
iin adamlarn yeniden yollad. Adamlar, ocuun ya-
nnda dii bir kurt grnce, onu ocukla birlikte ldrmek
istemediler. Dii kurt, derhal Kao-Tchang'n (Turfan) ku-
zeybatsnda bir daa kat. Bu dada bir maara ve maa-
rann iinde dz bir plato bulunmaktayd. Sk otlarla kapl,
evresi birka yz li gelen maaramn drt bir yan dalarla
evriliydi. Bu daa snm olan dii kurt, on erkek ocuu
54 Eski Trk Mitolojisi
dnyaya gerdi. ocuklar byynce, darda kendilerine
birer e buldular ve onlar da ksa srede anne oldu. ocuk-
lan birer isim ald. Bunlardan biri A-se-na idi." Bu raporda
birok dinsel temay yan yana grmekteyiz: Batakla terk
etme, bir halkn tamamnn lm, yeniden dou almeti,
bir yabanc tarafndan evlt edinme, bir hayvanla cinsel ili-
kide bulunma, g, dlleyici su, anne maara simgesi olan
maara ve nihayet dalar arasndaki tecrit. Ana hatlaryla
bu sylen T'u-kelerden daha yaldr, dolaysyla Hiung-
nu, VVusun ve Kao-klerde (Ting-ling) bile grlmektedir.
Buku Kaan syleni birok kaynakta geer; ya bu sy-
lenden bahseder ya da onu antrrlar. Bu sylen Uygurlar
tarafndan ok beenilmekteydi ve grne baklrsa baz
komu halklar etkilemi olmal. Hibir metin bu syleni
tam olarak aktarmyor. Ancak ranl uvaini'nin anlahsm-
da, bu sylen orijinal biimine olduka yakndr: "Karaku-
rum'daki iki nehir, yani Tula (Tola) ve Selenga nehirleri
Kamlancu adl bir yerde birleirler. Bu iki nehrin arasnda
iki aa bulunmaktayd. Birinin ad kusuk (Sibirya sediri),
dierinin ad ise toz (kayn) idi. Bu iki aacn arasnda b-
yke bir tepe ykselmekte ve gkten zerine k dmek-
teydi. Gn getike tepe daha da byd. Uygur boylar bu
tuhaf manzaray grnce, hayretler iinde kaldlar. Saygyla
ve itaatkr bir ekilde tepeye yaklatlar. Kulaklarna, bir
melodiyi andran armonik sesler alnyordu. Otuz adm
mesafeye kadar tepenin etraf her gece klar altndayd.
Gnlerden bir gn, tpk hamile bir kadnn dourmas gibi,
bir kap alr ve adra benzer be kulbe ve her birinin
iinde oturan bir ocuk grnr. Her ocuun aznn
nnde bir tp aslyd. ocuklar gerekli st bu tpten i-
mekteydiler. [...] Rzgar ocuklarn stne doru esince,
glendiler ve hareket etmeye baladlar. [...] Ksa srede
stten kesildiler ve konumaya baladlar. Anne ve babala-
rn sordular. Halk onlara o iki aac gsterdi. Aalara
yaklatlar ve terbiyeli ocuklarn anne ve babalarna gs-
Maddeler
10 7
termekle sorumlu olduklar her trl sayg ve hrmeti,
aalara gsterdiler. ocuklar, zerinde aalarm by-
d yere de sayg gsterdiler. [...] evredeki btn boylar
ocuklar ziyaret etti ve onlara, prenslere gsterilen hrmeti
gsterdiler. Yanlarndan ayrldklarnda ise, her birine bir
ad verdiler: Beinciye [...] Buku Kaan adn taktlar."
T'u-kelerin syleninde olduu gibi, deiik tasarmlar bir-
birleriyle rekabet etmektedir: Birleen nehirler, doumun
simgesidir; tepe, topran anneliine iaret etmektedir; bes-
belli ki, burada yaam aac ve toprak anaya ilikin tasa-
rmlar i ie gemitir. Ayn ekilde, hem ocuk yapan k
hem de emzirme temalar yer almaktadr. Nihayet, rzgarn
ortaya kmasnn da bir anlam olsa gerek.
Bir baka ranl tarihi olan Raid-ad-Din Fadlallah tarafn-
dan aktarlan Kalalarn boy syleni, phesiz ok daha
fazla deiiklie uramtr, ancak bu sylende baz eski iz-
leri grmek mmkndr. "Bir kadnn bir ocuu vard. Fa-
kat yaanan ktlk nedeniyle st yoktu ve ocuk at. Ko-
cas arkada [ordunun gerisinde] kald, nk bir , akal bir
sln avlamt. Adam akala doru bir tahta paras att,
sln ald ve yemesi iin onu karsna verdi. Bylece, kar-
snn gs tekrar stle doldu ve o da ocuunu emzirdi."
ocuun burada bir akaln yardmyla doyuruluyor ol-
mas, kadm-akal eklindeki asl iftin tekrar olsa gerek.
Sylensel bir birliktelik hakknda Ouzname'de yer alan an-
latlardan yalnzca biri vurgulanmtr. Ouz Kaan gibi
bylesine tuhaf bir varln doumunu destekleyecek olan
anlat maalesef kaybolmutur. Burada sz konusu olan, bir
boyun treyiine ilikin bir sylen deil, aksine daha son-
raki bir dneme ait ayn yapda bir sylendir. "Gnlerden
bir gn, Ouz Kaan Tengriden belirli bir yere gelmesini
rica eder. Gkten Mavi bir Ik der. Bu k Gne-
ten ve -Aydan daha parlaktr. Ouz Kaan a yaklat-
nda, ortasnda bir kzn bulunduunu grr. Orada tek
56 Eski Trk Mitolojisi
bana oturuyordu. Yznde, ate ve ktan bir beni vard.
Bu tpk Kutupyldz gibiydi. Bu kz o kadar gzeldi ki,
gldnde mavi gk (-Kk Tengri) glyr, aladnda
Kk Tengri alyordu. Ouz Kaan onu grnce, akl ba-
ndan gitti. Akln kard. Onu sevdi. Onu ald. Onunla
birlikte oldu. indeki arzuyu yerine getirdi. Kz hamile kal-
d. stnden gnler ve geceler getikten sonra, erkek o-
cuu dnyaya getirdi."
Ayrca Ouzname'nin, popler etimolojiler yaratmak sure-
tiyle zikrettii her halk iin bir treyi yaktrdn belirt-
meliyiz: rnein Saklab (Slav), ehri iyi muhafaza etmi ki-
idir; Kala "burada kal ve [kuleyi] a" emrini yerine getiren
kiidir. Karluk ise, karlarla kapl dalarda bir kahramanlk
sergileyen kiidir. Bylece Ouzname, boy sylenini salt be-
er bir kahramanla dntrmektedir. Bu konudaki delil
ise, Kpaklar iin oluturulmu olan etimolojidir: Adn al-
m olduklar -Atalar, ii oyulmu bir aa ktnde bir
-Nehri geer. Esasen kendisi bir aa kovuunda domu.
-Aslan; Ay; Bri; Bura Kaan; Kn.
Liu, Chin. Nachrichten [in Haberleri], cilt. 1, s. 5 (ayrca bkz.
I, s. 40, II, s. 488). Ayrca bkz. Bri iin bibliyografya.
uvaini, Byle, The History of the World conqueror [Dnya
Fatihinin Tarihi], Manchester 1958, cilt 1, s. 54-57. Raid-ad-
Din Fadlallah, W. Radloff, Kutadgu Bilig, XX. Ouzname, sa-
tr 46-69 (ayrca bkz. satr 69-88, bir baka rapor). Kpaklar
konusunda: Abu-'l-Gazi Bahadur Han, ecere-i Trk (Des-
maisons, cilt II, s. 18). A.g.y., ecere-i Terakime (Komonov, sa-
tr 282). J.-P. Roux, Faune et Flre [Fauna ve Flora], s. 281-380.
D. Sinor, Theleen dary origin of theTurks [Trklerin Destans
Kkeni], E. V. Zygas ve P. Voorkers (yayml.), Folklorica.
Festschrift fr F. T. Oiras [Folklorica. F. T. Oinas'a Armaan
Kitab], ndiana Univ. 1982, s. 223-57.
Maddeler 10 7
Bri. Kurt. Grne baklrsa eski Trk mitolojisinde en nem-
li rol oynayan hayvandr. Byk olaslkla, Ata-Kurt ek-
lindeki asl sylence Hiung-nu'lar tarafndan gelitirilmitir.
Bu, bilinmeyen, fakat phesiz ok erken bir dnemde ol-
mu olsa gerek. Bu sylence milttan nce bile, Isk Gl ve
Ili'deki Hint-Avrupal ya da Proto-Trk (Shiratori) Wu un-
lar arasnda iyice ekillenmi grnyordu. ki anlat, bizim
bu sylenceyle tanmamz salar. Her iki anlat da, terk
edilmi bir ocuu emziren dii bir kurt ile onun stnde
daireler izen bir kargadan sz eder. R. Stein, buna gre
"btn Trk halklarnn, kendilerini [...] bir kurt'un dnya-
ya getirmi olduu bir atann soyundan gelenler olarak ta-
nmladklarn" dnmektedir. Bu abartldr, nk bu
sylencenin dnda baka treyi sylenleri de mevcuttu.
Ancak kesin olan, M.S. 4. yzylda Kao-klerin (Ting-ling)
bu sylene yeniden sahiplenmi olduklardr. Ne var ki, bi-
imi biraz farkldr: Bir prenses vahi hayvann ei olur. 6.
yzyln ortalarnda T'u-keler, bir ocua dii bir kurt'un
sahip kmas ile cinsel birleme temalarm muhafaza etmek
suretiyle, her iki farkl anlatm birletirirler. Muhtemelen,
Moollar Ata-Kurt sylenini kendilerine T'u-kelerden da-
ha yalan olan, ancak bu adan bakldda en azndan T'u-
kelerin ardl olan bir halktan dn alm olmaldrlar. Bu
sylenin zenle betimlenmesi ve kayda deer etkisi sonucu,
unutulmaya yz tutmu bir hayvana duyulan sevgi phe-
siz yeniden canlanmtr; zellikle Karahanllar, bir sreden
beri kurt'un yerine Arslan koymaya balamlard. p-
hesiz Krgzlar, krt'un yerine geen ve gen kzlarn kocas
olan kzl bir Kpein yer ald sylenleri Karahanllar-
dan dn almlardr. Yine ayn ekilde, Ouz Kaan Des-
tan'nn Uygur eitlemesindeki temalar yaygnlatrma-
lardr.
Kendilerini "mavi", baka bir deyile gksel olarak nitelen-
diren T'u-kelerin etkisi sonucu, Ata-Kurt balarda bilin-
meyen bu sfat tamaya balar, ne var ki bu sfat "boz"
58 Eski Trk Mitolojisi
diye evirmemek gerekir. Mavi kurt'un (kk bri) yan sra,
Kgarl Mahmud bizim henz bir anlam veremediimiz
kzl ve kara bir kurt'tan (kara kzl bri) bahseder. Kurt bir
ata hayvan olduu iin, onun resmi ya da ba sancak di-
reklerinin ucunu sslemekte ve Trk muhafz ktasndaki
subaylar kendilerini "kurtlar" olarak adlandrmaktadr. Bel-
kide, sancaktarn ordunun banda yryor olmas, Ouz-
name'den de ok iyi bildiimiz zere, zellikle yrylere
kurt'ur liderlik etmesinin bir nedeni olsa gerek: "Ordunun
banda mavi tyl, mavi yeleli byk, erkek bir kurt yr-
yordu [...] yle diyordu: Atma atla ve yola koyul Ouz
[...] ben senin yerine baa geerim. Sana yolu gsteririm."
Tles boylarnn kurt bal tanrsnn ayn zamanda bir lider
hayvan ve gl bir falc olarak, kehanette bulunup ileride
elde edecekleri baarlar syleyerek kurucu kahramann
yan banda yer alyor olmas, insanlarn kurt'larla birlikte
uluduklar yolunda Kgarl veya Nestor-kroniinde yer
alan Kumanlara ilikin ritelleri snflandrmay ok gle-
tirmektedir: phesiz likantropiye uygun davranmakta, an-
cak en azndan -Hayvanlar Aleminde yerlerini almaktadr-
lar.
Her ne kadar ona genel bir anlam kazandrlmak istendiyse
de, Ouzlarda, sadece Ouzlarda olduka ender rastlanan
bir olgu mevcuttur: bri szc yasaklanm ve yerine so-
lucann ad olan kurt szc konmutur.
Boy Sylenleri.
Shiratori, Beitrag zur Geschichte und Sprache des centralasiati-
schen Wusun-Stammes [Orta Asya'daki VVusun-Boyunun Ta-
rihi ve Dili zerine], Keleti Szemle, Budapete 1902, II, 2-3,
s. 1-38. Marquart, ber das Volkstmder Komanen [Kumanla-
rn Halk Yaratmlar zerine], Bang und Marquart, Ost-
trkische Dialektstudien, Berlin 1914, s. 238. Eberhard, in'
in imal Komular, s. 104. A.g.y., Kultur und Siedlung [Kltr
ve Yerleim], s. 63. Stein, Rezension in Bull. Ec. Fr. d'Extreme
Maddeler
10 7
Orient, XLI, s. 422. Liu, Chin. Nachr. [in Haberleri], I, 5440,
6. Chavannes, Documents [Belgeler], s. 221. Pelliot, Neufnotes
sur des questiors d'Asiecentrale [Orta Asya Sorunlar zerine
Dokuz Not] Toung Pao, 1929, s. 214. Kretschmar, Hunde-
stammvater und Kerberos [Kpek Boyunun Atas ve Kerbe-
ros], 2 cilt, Frankfurt 1937, cilt 1, s. 9. W. Radloff, Observati-
ons sur les Kirghis [Krgzlar zerine Gzlemler], Jour. Asia-
tique, 1863, s. 309-28. Ouz-name, satr 139, Kgarl, I, s. 142,
189, II, s. 13, 18. Chronique de Nestor [Nestor Kronii] (evi-
ren L. Leger) LXXXII, s. 212. J.-P. Roux, Faune et Flre [Fauna
ve Flora], s. 311-35. G. Clauson, Turks and VVolves [Trkler ve
Kurtlar], Studia Orientalia, Helsinki, 1964, 28, s. 1-22. J.-P.
Roux, La religion des Turcs et des Mongols [Trklerin ve Mo-
ollarn Dini], Paris 1984.
Bura Kaan. Yama boyunun lideri, Karahanllarn kral olan
Bura Kaan, daha dorusu Satuk Bura Kaan, tm halkyla
birlikte slam benimseyen (960) ilk hkmdardr. Onun "er-
kek deve" anlamna gelen ad, ak seik ekilde bir treyi
syleninin (Boy Sylenleri) varln kantlamaktadr. Ne
var ki, bu sylen ksa srede unutulmua benziyor, nk
yerini baka bir sylen alm, kahramam Arslan olan bir
sylen. Bura ad ise hanedanlkta kullanlmaya devam et-
mitir. Bu sylenin, Deveyi o boyun babas kabul ediyor
oluu ok kesin deil, nk Kgarl, bura szcnn
btn hayvanlarn erkeini, zellikle boa ve damzlk deve
ile at nitelendirdiini belirtmektedir. Birok mucize Satuk
Bura Kaan'n doumuna iaret etmektedir: deprem, su
kaynaklarnn oluumu, bahe ve ayrlarn yeerip iek-
lenmesi. On iki yandayken kt bir av srasnda kar-
lat bir tavan, ona slam dinini retir. 96 yana kadar
hkmdar kalr. Drd erkek, drd kz olan sekiz ocu-
undan bir kz, sylensel bir rol stlenmitir. Bu kzn ad,
"alacal k" anlamna gelen Ala Nur idi. Onu bir k hz-
mesi hamile brakr ve bu da ancak, mslmanlar tarafn-
60 Eski Trk Mitolojisi
dan Ali ile zdeletirilen arslarun enkarnasyonu olabilir.
Elbette ki bu durum, Trk mitolojisindeki deiik ata hay-
vanlarna dayanmaktadr.
Marquart, uvairis Bericht ber die Bekelrung der Uiguren
[Uygurlarn Din Deitirmesi Hakknda uvaini'nin Rapo-
ru], SPAW 1912, 28, s. 491. M. F. Granard, La leende de Satok
Bogha Khan et l'histoire [Satuk Bura Kaan Efsanesi ve
Tarih], J. A. 1900, s. 9-11. J.-P. Roux, Faune et Flre sacrees
dans les societes altaiques [Altay Halklarnda Kutsal Fauna ve
Flora], Paris 1966, s. 345-48. Minorsky, Hudud al-'Alam, s.
278 ve 281.
Buku Kaan. Uygur tarihinin byk ahsiyetlerinden biridir.
phesiz, kendisi Tleslerin Ediz boyunun bir mensubu
olup, 795-805 yllar arasnda hkm srmtr. Buku Kaan
muhtemelen Manihaizm inancna getiyse de, amanizmin
etkisindeki bozkrlar temsil eden en nemli figrlerden biri
kalr. Kendisi efsane ve sylenlere konu olmu ve neredeyse
her yerde ve uzun bir sre etkili olmulardr. uvaini onun
hakknda yazlm muhtemelen en kapsaml, belki de en ay-
rntl raporu sunuyor. Buku Kaan iki Aacn evliliin-
den, bir Ik Hzmesinin etkisi sonucu bir daln iinde
domu (buqu szc ou kez "budak", "ilik" olarak
evrilmitir); duman deliinden ieri szlerek adra giren
gen bir kzla evlenmi. Bu ise dikey doruyu, yani kzn
gkten indiini ifade eder. Baz Trkler onun Afrsiyb
olduunu dnr. Boy Sylenleri.
uvaini, Byle, TheHistory of theWorld-Conq. [Dnya Fatihi-
nin Tarihi], s. 54-57. G. Schlegel, Die chin. Inschrift auf dem
uigr. Denkmal in Kara Balgassun [Karabalgasun'daki Uygur
Ant zerindeki ince Yazt], Mem. Ste. Finno-Ougrienne,
IX, 1896. Pelliot und Chavannes, Un traitemanicheen retrouve
en Chine [Maniheizm zerine in'de Bulunmu Bir nce-
leme], Journ. Asiatique, 1913, s. 177-79. Marco Polo, Paragr.
Maddeler 10 7
LIX (Hambis, La Description du monde [Dnyamn Tanm], s.
71). Pelliot, A propos des Comans [Komanlar Hakknda], Jour.
As. 1920, s. 131. Radloff, Das Kudatku Bilig [Kutadgu Bilig],
s. 1 (Yuan che Kap. CXXII). Hamilton, Les Ouighours [Uy-
gurlar], Paris 1955, s. 139-44. Abe Takeo, Nishi Uiguru koku-
la no kenkyu, Kyoto 1955, s. 170. Kgarl Mahmud, III, s.
285. Von Le coq, Ein manichaisches Buchfragment aus Chotscho
[Hoo'dan Maniheist Bir Kitap Fragmam], V Thomsen'e
Armaan Kitab, Leipzig 1912, s. 147. Alfldi, Die geistigen
Grundlagen ... [Dnsel Esaslar ...], Forschungen und
Fortschritte, VII, 20,1931, s. 278.
By amanizm
Byc amanizm.
Cehennem. "Cehennem" szc Sod kkenli u ifadeler ile
karlanmaktadr: Codex Cumanicus'da tamuk, Kitab al-idrk'da
tamuv, Kgarl Mahmud ve Houtsma tarafndan yaymla-
nan lgatede tamu. Bu szck olduka ge bir zamanda ve
muhtemelen yabanc bir dinin, byk olaslkla Budizmin
etkisi sonucu ortaya kmtr. Ne var ki, daha nceden
Uybat Yaztnda ifade bulmutur. Bir cehennem kavram
Trkler tarafndan eer biliniyorduysa, bu kavram sadece
snrl alanlarda ve bir ceza anlamnda kullanlm olmal-
dr. Buna ramen, nc bir kozmik basamaa gei yo-
lunda, baka bir deyile nemli bir rol stlenecek olan yerin
altndaki dnyaya geite byk lde katkda bulunabil-
mitir. Belki de, Abokan Yaztnda ic yer ("yerin ii") olarak
karmza kan odur.
Ahiret; Dnyaya Bak.
Grnbech, Codex Com., s. 233. Kgarl, cilt III, s. 234. Ca-
ferolu [Kitab al-idrk), s. 97. Houtsma, Ein tiirkisch-arab.
Glossar [Bir Trke-Arapa Lgate], s. 83. A. von Gabain,
63
Eski Trk Mitolojisi
Alttrk. Gram. [Eski Trkenin Grameri], s. 339.
Da. ster kozmik bir da olarak dnyann ekseni, imparatorlu-
un merkezi olsun, ormanlk bir yer, karla kapl, ulalmaz
ve gizemli, isterse ge daha yakn ykseke bir yer olsun
da, Trklerin dinsel tasarmlarnda her zaman nemli bir
rol oynamtr. Eski dnemlere ait bilinen en tannm da
tken'dir. Ancak o dnemlerde bile onunla boy len
baka da'lar vard: in yllklarnda geen P'o-teng-ning-li
(But Tengri), "dik bir ekilde ykselen ykseke bir da" ve
stnde "ne bir ot ne de bir aa" byr. T'u-kelerin atala-
rnn maarasnn bulunduu ve phesiz Turfan'n kuze-
yinde uzanan (Thomsen tarafndan Tannu-Ola olarak tehis
edilen) Kgmen. Adndan ska bahsedilen bu da, Ulan
Bator Yaztnda bir dizi tanr arasnda anlan byk tanrdr.
Ayca bu da, Ba Kaan idaresindeki birinci Uygur dne-
minde de anlmaktadr ve phesiz tken sradalar
iinde yer alr. Ayn dnemlerde ve daha sonra bazen baka
blgelerdeki da'lardan da sz edilir. Bunlardan biri, iil
ile Karluk blgeleri arasnda, Isk Gl'n kuzeybahsnda
uzanmaktadr.
Metinlerde, kurban sunmak zere da'lara yaplan hac yol-
culuklarndan bahsedilir. Ne var ki, kurbann daa m yok-
sa da'daki baka herhangi bir gce mi sunulduu her za-
man bilinmemektedir: bunlar ou kez genel klt mekanla-
rdr. Halklarn kkenlerine ilikin sylenler yle grnyor
ki, ou kez halklarn da'larm arasna ekilip kendi ilerine
kapanarak uzunca bir sre geirdiklerinden ve genellikle bir
hayvann nderliinde buradan karak g kazandklarn-
dan bahseder. Boodberg sezgilerinden hareketle, "dalarn
arasndan kn Orta Asya'daki tm sylencelerin zn"
oluturduuna inanr; karakteristik bir rnek olarak T'o-
palar verir (bunlar ksa bir sre sonra in'in Weilar olacak
olan Tabgalardr), fakat unutmamak gerekir ki, olaya tarih-
Maddeler
10 7
sel adan bakarsak eer, T'u-keler Altay dalarmda de-
mirciydiler. Trklerin batya girii sonralar u ekilde ele
alnmtr: Yakn Doulu tarihilere gre, Trkler kendile-
rini tutsak klan kapy boz bir kpein nderliinde zorla
krp amak zorunda kalrlar.
Yer; Boy Sylenleri.
tken. Ayrca: Liu, Chin. Nachrichten [in Haberleri], s.
10. H. N. Orkun, Eski Trk Yaz., II, s. 161. Minorsky, Hudud,
s. 299. J.-P. Roux, Fauneet Flre [Fauna ve Flora], s. 139. P. A.
Boodberg, The Language of the T'o-Pa Wei [T'o-Pa VVeilerin
Dili], HJAS 1936, s. 167-85. Michael der Syrier in Dulaurier,
Coll. His t. des Croisades [Hal Seferleri Tarihi], Doc. Ar-
meniens, Paris 1869, cilt I, s. 314. Bar Hebraeus, The Chrono-
graphy of Gregory Abl Faraj [Gregoryen Abl Faraj'n Tari-
hi], eviren E. A. VVallis Budge, Londra 1932, s. 196.
Deiimler. Eski Trklerin tasarmlarna gre bir insann l-
dkten sonra bir kua dntne deil, aksine ku bii-
mindeki Ruhun vcudu kendine zg bir biime girerek
terk ettiine inanyoruz. Ancak varlklarn ve cinlerin temel-
den zoomorfik oluu, eski dnemlerde olduu gibi sonralar
da insann bir hayvana dnebildii ya da daha dorusu
hayvan biiminde grnebildiini ortaya koymaktadr. Sk
sk mecazlar, eer bir insan bir hayvanla kyaslyorsak, bu
insann o hayvan olduu anlamna geldiine inanmamza
yol aar; fakat hibir belgede her iki grnm biiminde bir
varlk yer almamaktadr. Belki de Nestor-kroniindeki bir
raporda, bir Kuman prensinin likantropik olduuna ilikin
bir antrma mevcuttur. Kurtlarla birlikte ulumak iin ge-
celeyin kamp terk eden bu prens her ne kadar bir Kurda
dnmyorsa da, en azndan onlarn arasna katlmakta-
dr. Umak.
Nestor-kronii, L. Leger tarafndan yaplm Slavca Rusa
64 Eski Trk Mitolojisi
metnin tercmesi, Paris 1884, Blm LXXXII, s. 212.
Demirci. amanizm.
Deve. DeveTrk halklarnn ekonomisinde daima nemli bir rol
stlenmitir. Devenin nemine iaret eden mevcut ok sa-
yda kant konusunda, Kgarl Mahmud'u anmsamak ye-
terli olacaktr. Kendisi szlnde deveyi en az altm kez
anmtr. Ne var ki, mitolojide ve dini gelenekler iindeki
nemi daha ziyade snrl olmu olsa gerek ve biz onun ta-
bulatnldn varsaymalyz. karsayabildiimiz kadary-
la, deve dier tm Kurban Ritelleri ve l iin sunulan
kurbanlarn dnda tutulmutur. Elbette devenin etinin yen-
diinden hi sz edilmez, hatta mslman muhabirler deve
eti yemenin yasak olmu olduunu iddia edecek kadar ileri
giderler. rnein Abu-Dulaf Mis'r Ibn-Muhalhil bunu ak-
a belirtir; Krgz ve iillerden bahsederken Yakut tarafn-
dan alntlanr.
ok eskiden, Irk Bitig'de geen anekdot (kehanet) deveye
yine de belli bir rol ykler. Bunlarn ikisi, tm tuhaflkla-
ryla ortaya sorunlar atmakta. Anekdotlarn birinde erdii
bir deve yer alr (bu zelliiyle Trklerin seks idealine uy-
gundur). Devenin salyas Gkyzne ulamakta ve Yer-
yzn slatp kaplamakta. Bu ise, uyuyanlar uyandrmak-
ta ve yatanlar ayaa kaldrmaktadr. nc anekdotta, bir
hkmdarn olunun [bey) doumu anlatlmakta. Bu, bir
devenin doumu ve bir tayn dnyaya gelii ile ayn zaman-
da gereklemektedir. Trk szl geleneinde, bu gibi ayn
anda olan doumlarn her zaman bir anlam vardr ve ba-
zen akrabalk balan olutururlar.
Tm yasaklara ramen devenin stnde yatan insanlarn
onunla akraba olabilecekleri dncesi, Satuk Bura Ka-
an'a ilikin yk ile kantlanmaktadr. Byk olaslkla Sa-
tuk Bura Kaan ad, onun atalar arasnda bulunan bir de-
Maddeler
10 7
veye iaret etmektedir. Moolistan'da kayalara yaplm i-
zimlerle kantlanm olan, develer arasnda dv dzenle-
me gelenei, aym ekilde (tm hayvan dvleri gibi) a-
manist kkenli sylenleri veya boy sylenlerini akla getir-
mektedir.
Irk Bitig, Kehanetler 20 ve 5. Ferrand, Relations de voyages et
textes geographiques ...[Seyahat Notlar ve Corafya Metin-
leri], Paris 1913-14, cilt 1, s. 211. Ayrca baknz Kazvini,
Wstenfeld, Des Abu-Dulaf Mis'r, Zeitschr. fr verglei-
chende Erdkunde II, Magdeburg 1842, s. 213. Appelgren-
Kivalo, Alt-altaische Kunstdenktniiler [Eski Altay Plastik Sa-
natlar], Helsingfors 1931, s. 77, 87. J.-P. Roux, Le chameau
[Deve], Cent. As. Journ. V, 1959, s. 35-76. K. Menges, Die
Wrter fr Kamel [Deve in Kullanlan Szckler], Ung.
Jahr. XV, 1936, s. 517-28. Cauvet, Le chameau [Deve], 2 cilt,
Paris 1925-26.
Doan. -Yrtc Ku.
Dnyaya bak. ok muhtemeldir ki, eski Trkler kendilerine
zg ve dnyaya ilikin bir bak gelitirmekle kalmamlar,
bu ayrca dnyaya bak altnda anladmzla her zaman
rtmemektedir. Uzak Dou'nun etkisi altinda bulunuyor-
ken eski Trklerin tasarmlar daha farklyd. Batya g-
tkten sonra bu tasarmlar deimitir, ancak ne lde
deitiini kesin bilmiyoruz. Orhon ve Ongin Yaztlarnn
bizlere aktardna gre, evren iki ana blgeyi, yani yuka-
rda Gk ve aada Yeri kapsamaktadr. Yerin altnda,
nc bir kozmik blgenin bulunduu yolunda bir tasa-
rmn varlna ilikin bir varsaym konusunda kesin bir da-
yanak mevcut deildir. Bu tasarm ancak sonralar ok nem-
li bir rol stlenecektir, ne var ki ok sonra olumu olmaldr.
Gkyz yeryzn kaplamakta ve onu korumaktadr.
Yeryz muhtemelen g tamakta, fakat bunun nasl ol-
67
Eski Trk Mitolojisi
duunu tam olarak bilemiyoruz. phesiz bu ikisi bir eksen
ile birbiriyle balantldr. Bu eksen bir dayak da olabilir.
Evrenin iki basama arasnda bir ba kurmak, ancak ko-
nuya hakim olanlar, yani hkmdarlar, gksel gler ve
cinler iin mmkndr. Grnen o ki, kozmik dzen gk ile
yer arasndaki dengeye bal. Felaketler u tmceyle izah
edilmektedir: "Gk ile yer arasnda bir kargaa yaandn-
dan ..." Kimi belirtiler, rnein st ste gelmi kesitlerden
oluan bir eksen gibi grnen baz izimler, o dnemde bir-
birini takip eden basamaklardan ibaret bir gkyz tasar-
mnn olutuuna iaret etmektedir. Ne var ki, bu tasarm
henz ak seik bir ekilde ifade bulmaz. inlilerin drt
keli yeryz ve bu drt kenin stnde yer alan daire
biimindeki gkyz dncesine, grne gre Orhun'
daki Trklerde ve Yenisey'deki Krgzlarda da rastlanmak-
tayd. T'u-keler ve Uygurlar (aslen Veda dilinden gemi,
fakat phesiz in'den dnleme yoluyla girmi olan)
kaplumbaay mezar talarnda kaide olarak kullanmakta-
lar. Bu hayvan, biimiyle g ve yeri temsil etmekte ve
herkes dorudan gn altnda, yeryznn ortasnda ya-
ad gereinin bilincinde. ou kez, yeryznn drt
kesinden ihmal edilmi blgeler olarak sz etmekteler. Bu
blgelerin, gkyz tarafmdan korunmayan blgeler oldu-
unu anlayabiliriz. Bu tasarm ok yaygn olsa gerek. "K-
e" anlamna gelen bulng szc ye-
1
Uygurca'da "yan"
anlamna gelen yingak szc kull aktadr, ancak bu
tam karl olmasa gerek. Fakat ti eni ce-K pakca bir
szck olan bucak uygun bir karlktr (Osmanllarn dilin-
de bucak). Tonyukuk Yaztnda, okyanusa uzanan bir Ne-
hirden sz edilmektedir. Bu, Huang-ho deltas olabilecei
gibi, erken ve klasik corafyada geen ve tm dnyay ku-
atan nehir-deniz (Nehir) tasarmna da karlk gelebilir.
T'u-kelere gre, dnya doan Gnee gre dzenlen-
mitir. Dou her zaman "n" olarak adlandrlmaktadr. Ar-
ka ise batdr, yani batan gne. Sada, gneyde in ve sol-
Maddeler
10 7
da, kuzeyde ise orman bulunmaktadr. in metinlerine g-
re, hkmdar oturduunda srekli douya ynelir, adrn
girii ise doan gne ynndedir.
Bir Trk tarafndan izilmi en eski dnya haritas Kgarl
Mahmud'un haritasdr. Bu harita, yeryzn bir dairenin
iinde gstermektedir. Dolaysyla nemli bir deiiklii sap-
tamaktayz ve bu phesiz mslman etkisine, yani klasik
Batlamyus tasarmna dayanmaktadr.
Ongin Yaztlar, satr I (G. Clausen, JRAS 1957, s. 3-4). Or-
hon Yaztlar, Tonyukuk Yazt. J.-P. Roux, La religion des
Turcs [Trklerin Dini], Rev. Hist. Rel. 437, s. 15-19.
Ejderha. Byk olaslkla Trkler ejderha figrn ve onunla il-
gili tm tasarmlar inlilerden dn almlardr; ona ta-
klan eski isim, luu ad bunun bir kantdr. Baz gruplar bu
tasarmlarn olduka etkisinde kalm olmal ki, bugn bile
Trkiye'de hl in dnce tarzna uygun sylenceler bul-
mak mmkndr. Kimi gruplar ise ejderha fazlaca ilgilen-
dirmemitir; onlar fabllarda geen ve yabancs olduklar bu
hayvann yerine, zellikle Oniki Hayvanl Takvimde grl-
d zere, baka hayvanlar koymulardr. zbekler, Azer-
baycanllar, Trkmenlerin bir blm ve Sinkiang Uygur-
lar ejderhann yerine bal, Hakaslar ise kertenkeleyi koy-
mulardr. Kgarl ise ejderha szcn (Arapa) timsah
olarak tercme etmektedir; bunu ise Trke'deki ntik szc-
karlamaktadr. Bat Trk dnyasnda ejderhaya ilikin
tasarmlar, byk klasik kltrlerden olan ran ve Yunan
kltrnden etkilenmitir. Bylece spesifik bir tasarm olu-
mu ve bunu da ayn ekilde spesifik bir isim olan evren
szc karlamaktadr. Her ne kadar Pritsak, *bri (kurt)
szcn Bulgar prensler listesindeki veren olarak alml-
yorduysa da, bu szck akas evrenin bir gmesidir,
dolaysyla Trke'ye ok erken dnemlerde girmitir. Eti-
molojisi bellidir: evir (dnmek) fiilinden -en ekiyle tretilmi
69 Eski Trk Mitolojisi
bir sfat-fiildir. Kutadgu Bilig'de evren bilimine ayrlm bir
blmde, bu szcn asl ilevi ifade bulur: "Bak, o srekli
dnen ejderhay yaratt." Seluklu dnemine ait resimler ile
heykel ve seramiklerde, bazen bir kemerin ucunda, bazen
de bir aacn kklerinin dibinde temsil edilmektedir: uzun,
ylan biiminde bir vcudu olan ve eilip bklerek d-
mler atan, baka bir deyile kendi etrafnda dolanan bir
ejderha. Mslman Trk kltrnde daha iyi gzlemledii-
miz farkl zelliklerinin yan sra, ejderhann -Ylan famil-
yasndan olduu anlalmaktadr. O, ylanlarn kral olup,
grevi insanlar yutmaktr. Rutubet ve yer alt dnyas ile
iliki iindedir. Buna ramen -bugne kadar grlmedik bir
ekilde- k yerin altnda geiren ejderha ilkbaharda dar
kar ve yazn ge ykselir: Yani ejderha "iki deerlikli", k-
n yerin altnda yaayan bir hayvan ve yazn en scak d-
neminde hkm sren tanrsal bir hayvandr.
Pritsak, Diesogenante Bul. Frst. [Szm Ona Bulgar Prensler
Listesi] UAJB, 1954, s. 75-77. Kgarl, I, 346, III, 156. Radloff,
Kutadgu Bilig, St. Petersburg 1891-1910. Sir G. Clauson, The
earliest Turkish loan Words [Trkedeki lk dnleme Sz-
ckler] CAJ, IV, 1959, s. 174-87. M. F. Krzolu, Gkten nen
Ejderha Efsanesi, Yeni Meram, Jan. 1956.
Er ai. Erkeklik ad. Bu adn anlam konusunda, bize yalnz es-
kice tek bir metin baz bilgiler vermektedir: "mparatorie
olan annemi memnun edecei zere, kk kardeim Klti-
gin erkeklik adm kazand." Thomsen bile, her ne kadar ko-
nunun ne olduunu tam olarak anlamadysa da, bu erkeklik
admn gsterilen bir kahramanlk sonucu elde edildiini
tahmin etmiti. Metinlerde genellikle sadece bu adn geiyor
olmas, o kiinin bundan byle kullanmak zorunda olduu
asl adn sonradan elde etmi olduu bu erkeklik ad oldu-
unun ve baka bir biimde adlandrlm olsayd dahi sz
konusu kiinin yazgsnn ok fazla deimeyeceinin kan-
tdr. Tarihsel ya da sylensel bu durumu analiz etmemiz
Maddeler
10 7
sonucu, bu adm genlik yllarnda kazanld, daha ok
(savata ya da avdaki) ilk ldrme eyleminin ardndan, ge-
nellikle de bir Hayvan ile yaplan ritel bir mcadeleden
sonra kazanld kesinlik kazanmr - ki bu mcadele, o
hayvanla cinsel bir birleme anlamna gelmekteydi ya da
sz konusu kiiye evlenme hakkm tammaktayd. Bozkr
sanatnda, hayvanlarla yaplan dvleri betimlemeye, s-
lm uygarlnn balangcna kadar Trkler byk deer
vermitir. Her ne kadar farkl bir biimde aklanmaya al-
lyorsa da (Kiseler, Laszlo, Alfldi), muhtemelen bu be-
timlemeler bir cinsel birlemenin resmidir.
Orhon Yaztlar, Ant I, Ksm 31. Thomsen, Inscriptions [Ya-
ztlar], s. 108. J.-P. Roux, Faune et Flre [Fauna ve Flora], s.
269-71. Le combat d'animaux dans l'art et la mythologie irano-
turcs [ran-Trk Sanat ve Mitolojisinde Hayvan Dvleri],
Arts Asiatiques, XXXVI, 1981, s. 5. 11. G. Laszlo, Steppenvl-
ker und Germanen [Bozkr Halklar ve Cermenler], Berlin
1971.
Erlik, Erklik. Erklik "erkek", "eril" anlamna gelen er szcn-
den olumaktadr. Erk "erkeklik", "kahramanlk", "g" an-
lamna gelmektedir. Erklik (ya da rkl ses beinin dmesi
sonucu erlik) "erkek, kahraman olma zelliine sahip kii"
anlamna gelmektedir. Birok Eski Trke metinde, erklik
szc yalnzca kudretli ahsiyetleri nitelendirmek iin
kullanlmtr. Ancak bu kierin dinsel adan hibir nemi
yoktu (rnein Irk Bitig). Yenisey Yaztlar bu adan ba-
kldnda pek ak deildir ve baz pheleri ierir (he
Aete, Minusinsk, Altn Kl). (Baykal-Gl'nde) Olkhon
adasnda bulunan ksa yazttan, bu szcn Vens geze-
genini anlatt aka anlalr; ayrca Uygur yaznnda bu
gezegen hl ayn ekilde adlandrlmaktadr. 11. yzyla
kadar Vens "k yldz" (yaruk yldz) (Luzifer), ve aplan
(oban) olarak adlandrlmaktayd. Daha yakn dnemlerde
71
Eski Trk Mitolojisi
ise (Akam Yldz olan Vens'n yerine) solbon adyla kar-
mza kmaktadr. Sabah Yldz'nn szmona btn di-
er yldzlar ldren gl bir sava olarak betimlenmesi,
birtakm in mitolojileriyle ilintilendirilebibir. Erk'in anlam
fcf nknden ok farkldr. Kc szc daha yumuak bir
g olan gk tanrnn gcn nitelendirmektedir.
Vens'n her sabah douda ufuk izgisinin hemen stnde
gzkmesi, Erklik'in bir cehennem tanrs olabilecei tasa-
rmnn olumasn salamtr. Altn Kl Yaztlarnda, Erk-
lik lleri canllardan "ayrmakta" ve bylece bir eit ller
tanrs olmaktadr. Ayn ekilde, Vens'n sava gcne
ilikin tasarm yine Vens'n kt cinlerin Kral olduuna
ilikin bir tasarmla karabilmekteydi. Bununla birlikte, bu
benzetme ok eskilere dayanmyor olmal: Kkenini Bu-
dizm'de arayabiliriz. Trk-Uygur Budist yaznnda, Erklik
Hintlilerin Yama diye adlandrd (bu konuda 1202 ylna
ait belge mevcuttur) cehennemin kral ile zdetir. Erklik'e
ilikin bu yeni anlay Trk dnyasnn bir blmnde mu-
hafaza edilirken, dier bir blmnde kaybolup yitmekte-
dir: zellikle Kgarl Mahmud, bu anlaytan artk haber-
sizdir.
L. Bazin, ber die Sterrknde in alttrkischer Zeit [Eski Trk-
ler Devrinde Gkbilim zerine], Akademie der Wissen-
schaften und der Literatr, Abhandlg. der Geistes- und So-
zialvviss. Klasse, 1963, 5, s. 575. Bang-von Gabain-Rachmati,
Trkische Turfan-Texte [Trke Turfan Metinleri], VII, metin-
no: 13 (SBAVV Berlin 1936). A. von Gabain, Inhalt und magi-
sche Bedeutung der alttrkischen Inschriften [Eski Trk Yaztla-
rnn erik ve Gizemli Anlam], Anthropos, 48,1953, s. 554.
J.-P. Roux, Les astres, Rev. Hist. du Religion [Yldzlar], 1979,
2, s. 156-58.
Eskatoloji (br Dnya Bilgisi). Her ne kadar, insanolunun
nereye gittii konusunda olduka ayrntl bilgiye sahipsek
Maddeler
10 7
de, dnyann sonu konusunda hibir ey bilmiyoruz. Fela-
ketler eski Trk yaztlarnda, ou kez Gk ve Yerin
"dzensizlii" (Bazin) ya da "kkl deiiklii" (Thomsen)
olarak aklanmaktadr. Yani bizler dolayl yoldan, nihai y-
kmn bu uyumazln artmasnn bir sonucu olduuna
inandrlyoruz. Gerekten antlardaki ortak bir metin ile
Orhun'da bulunan iki metinde u ifade yer almaktadr: "Ey
Trk halk, eer yukardaki gk kmemi ve aadaki yer
batmam olsayd, senin devletini ve kurumlarn kim yka-
bilirdi?" Fakat gn kmesi ve yerin batmasna, gerek-
lemesi mmkn bir ihtimal mi yoksa gerekleme olasl
pek olmayan bir varsaym olarak m bakld konusunda
hibir bilgi mevcut deil. Eer gn sonsuzluu konu-
sunda nasl bir tasanm mevcut olduunu biliyor olsaydk,
bu soruya ksmen cevap verebilirdik. Mool dnemi iin bu
tasarmlann mevcut olduu bilinmekle birlikte, daha nceki
dnemler iin bir ey sylemek mmkn deil.
Ahiret; Tengri.
H. N. Orkun, Eski Trk Yaz., ant 1 ve 2, dou yz, satr 22
ve 18, ant 2, dou, satr 30.
Evren Bilimi. Dnyaya Bak.
Evren Doumu. Kltigin ve Bilge Kaan Yaztlarnn ikisi de
ayn ksa tmceyle balar: "Yukarda mavi Gk ve aa-
da yazYer olutuunda, ikisinin arasnda >Kii'nin
(insan) oullar ortaya kar. Kii'nin oullarna, atalardan
Bumin Kaan ve stemi Kaan hkmetmitir." Bizim "olu-
tuunda" diye tercme ettiimiz kdn- fiilidir. Bu, "yapmak,
oluturmak" anlamndaki k- eyleminin edilgen halidir. u
halde anlam belirsiz kalyor. Daha nce savunulan "yaratl-
dlar" eklindeki tercme iin ise, kesin dayanak bulunma-
maktadr. Ayn kl- fiili metinlerin ak iinde birka kez in-
sanlar iin kullanlmtr. "Oluturuldular", "... gibi olutu-
rulmadlar". Evren doum konusunda sahip olduumuz en
73
Eski Trk Mitolojisi
eski yegne Trke kantlar olan bu iki metin paras, gr-
ne gre ksa bir kronoloji sunmaktalar: nce kozmik bl-
gelerin oluumu, sonra insanlarn ortaya k. inlilerin
T'u-keler zerindeki etkisi, amanizmin retileri, ada
olaylara yaplan gndermeler ve daha sonraki aktarm, g-
n ve yerin ayrlmas suretiyle evrenin doduu eklin-
deki gr kabul edilebilir klmaktadrlar. Bir yaratla
dair tasarm phesiz ancak sonralar ortaya kmtr. 13.
yzyldan nce genellikle ok zor tehis edilebilmektedir,
rnein Bibliotheque nationale de France'deki Ouzname'de
geen emir kipinde olduu zere. "Ol, dediler" Bir evren do-
umu ya da en azndan bir insan kkeni bilgisi tam da bu
ifadenin nnde yer almalyd, ancak kayboldu. "-1er" ile
kastedilenin kim olduunu bilmiyoruz. Boy Sylenleri.
R. Giraud, Les Regnes [Hkmdarlklar], s. 107. J.-P. Roux,
La naissance du monde chez les Turcs et Mongols [Trklerde ve
Moollarda Dnyann Douu], La naissance du monde,
Paris 1959, s. 283-97. A.g.y., Tengri, Rev. Hist. Rel. CXLIX, s.
221-23. A.g.y., La religion des Turcs del'Orkhon [Orhon Trk-
lerinin Dini], Rev. Hist. Rel. 437, s. 12.
Geyik. Geyiin ad olan kiyik szc, genel olarak av hayvan-
lann nitelendirmek iin de kullanlrd. Bu durum ise, bu
Hayvann oynad rol konusunda belirsizliklere yol a-
mtr. Arkeologlar, bir kurban hayvan olarak geyiin
Atn nceli olabileceini belirtmekteler, ancak bu olsa olsa
Prototrk halklar iin geerli olabilir. Kimi yazarlar iin ge-
yik > Yerin simgesidir veya onunla ayn grlmektedir, fa-
kat bu tam kesin deildir. Kaya izimleri ve metinlerin ka-
ntlad zere, en azndan onu avlamak serbestti ve geyik
eti yemek byk bir zevkti. Irk Bitig'de, geyik -Gk Tanr
ile yakn iliki iinde grlmektedir, ona ~^>kut (yaam iin
yol az) verdii gibi, bunu kulara, insanlara ve iftleme
dneminde kard sesi duyan herkese vermektedir.
Maddeler
10 7
Irk Bitig, par. XV ve LXI. Alfldi, Die geistigen Grundlagen
des Hochasiatischen Tierstiles [Orta-Gney Asyadaki Hayvan
Bieminin Dnsel Esaslar], Forschungen und Fortschrit-
te, VII, 20, 1931, s. 278. A. v. Gabain, Inhalt und magische Be-
deutung [erik ve Gizemli Anlam], s. 554.
Gizemli Saaltm amanizm
Gk Grlemesi. Frtna ve ona elik eden en dikkat ekici
olaylar olan yldrm ve gk grlemesi, eski Trk halklarm
oldum olas derinden etkilemitir. Kgarl Mahmud'a gre,
bunlar bizzat gk tanr Tengri tarafndan gerekletiril-
mektedir. Baz anekdotlar, (byk bir frtnann elik ettii)
iddetli, tekrarlanan ve uzun gk grlemesinin ulu tanrnn
bir cezas olarak alglandn gstermektedir. Muhtemelen
gk grlemesi daha o zamanlar kiiletirilmitir: Yldrm
dtnde, Uygurlar oklarn gkyzne doru evirerek
ona kar yneltmilerdir. Volga Bulgarlarnda, yldrm d-
en evin yakmna yaklalmaz; evi ve ierisinde bulunan in-
san ve eya da dahil ne varsa terkederler. yle derler: "Bu
yer tanrnn gazabna uramtr."
Z. V. Togan, Ibn Fadlan, s. 54. Macartney, TheMagyars in the
ninth century [Dokuzuncu Yzylda Magyarlar], Cambridge
1930, s. 288. S. Julien, Documents, s. 15. Kgarl, cilt II, s.
356. Radloff, Aus Sibirien [Sibirya'dan], Leipzig 1884, cilt I, s.
127.
Gkkua. Eski Trklerde, birok tasarmn gkkuayla ilintili
olmas gerekir. Geri biz bu tasarmlar bilmiyorsak da, ona
taklan deiik isimleri yorumlamak suretiyle tahmin ede-
biliriz. Orhon Yaztlarnda "gk kprs" diye adlandrlr
ve muhtemelen bir -Ata Klt ya da bir yeni yl kutlama-
syla ilintilidir. Kpaklarda ise, ayrntsn bilmediimiz bir
sylen ya da efsanede geer: Al-Grnati'nin Kitb al-idrk
74 Eski Trk Mitolojisi
adl yapt ve Zajaczkowski tarafndan yaymlanan szlkte
u ifadeyle nitelendirilir: "Benim aba ('abla, anne, stnine')
keisini balad."
Orhon Yaztlar, metin H'nin sonu. Zajaczkowski, Vocabulaire
[Szlk], s. 10. Caferolu, Abu-Hayyan, s. 9. C. Huart, Le
moyen de parvenir d la connaissance de la largue des Turcs
[Trklerin Dilini renmenin Yollar]. J. A. 1892, s. 331.
Gk Tanr >Tengri.
Gl. Kl.
Gne. Kn.
Hayvanlar (Dnyas). lk Trk dnyasnda hayvanlar ilk sray
alr. Her ne kadar Orhon ve Yenisey Yaztlar hayvanlara sa-
dece snrl bir rol biiyorsa da, kaya izimleri ve boyal me-
zar talar hi olmazsa sahip olduklar gizemli anlam ortaya
koymaktadr. Daha sonraki dnemde ise, Irk Bitig gibi bir
yazy okumak, mitolojinin ne lde hayvanlarla ilintili ol-
duunu anlamaya yeter. Kgarl Mahmud birok atasz
derlemitir. Bu szlerde hayvanlar benzetme rnei olu-
turmaktadr. Benzer ataszlerini Tonyukuk Yaztnda bile
bulmak olasdr. 7. yzyldan itibaren ve daha belirgin bir
ekilde 10. yzyldan itibaren insanlar hayvan adlar alm-
lardr. Bylece, insan ve hayvan yaam arasndaki sk ili-
kiye iaret eden belirtiler oalmaktadr: Trlerin mukaye-
sesi (-Simge Hayvanlar), dier tre katlm ve asimilasyona
varan deiim. Fakat 'Hayvanlarn roln tahmin etmek
pek kolay deildir, zellikle de ilk dneme ait belgelerle s-
nrl kalnrsa, yani slm kltrndeki pagan unsurlardan
ya da etnografik aratrmalardan yararlanmak istenmiyorsa.
Her ne kadar belki de -Kaplan bir istisna oluturuyorsa da,
hayvanlar hibir zaman Tanr olarak grlmez. Fakat ge-
Maddeler 10 7
nelde insandan daha ykek bir konumda yer alr. nk
insan, hayvanlara zg yeteneklerin mkemmeliyetini (u-
mak, yzmek, sezme duygusu) ve dolaysyla hayvann s-
tnln bilir. Hayvanlarn sahip olduklar bu gten fay-
dalanmaya almaktadr: Hayvanlarn kendisini ya da baz
organlarn Mantk veya by iin kullanmak (rnein
hayvan eklinde talar yamur getirir; Yat), hayvanlar
taklit etmek, onlarn biimine girmek, onlarla anlama yap-
mak, oluturduklar toplulua katlmak. nk tpk in-
sanlarn dnyas gibi hayvanlar dnyas da boy, aile, lider,
aziz, yani kutsal varlklar (duk) ile dzenlenmitir. El-
bette anlamalara (Bayrak; Boy Sylenleri) karlk, birer
sava olarak kabul edilen anlamazlklar da (Av Ritel-
leri) bulunur. En ekstrem durumda, hayvanlarla yaplan an-
lama sylensel bir annelik ilikisine dayaldr. nsan kavmi,
hkmdar, her birey bir veya birden fazla ata hayvanndan
(Boy Sylenleri) tremitir. Kimi durumlarda bu akraba-
lk, hayvanlarn fiziksel ya da psiik karakteristik zellikle-
rini insana aktarmakta veya hayvan adlar almalarn (O-
uz Kaan) hakl gstermektedir. Bu akrabalk, benzer tr
bir koruyucu ve bir lidere dntrmektedir (Bri; Boy
Sylenleri). Ayrca, insanlarla hayvanlar arasmdaki engelleri
azaltmaya, hatta ortadan kaldrmaya katkda bulunmakta-
dr. nsan, srasyla insan ya da hayvan biimini alabilir, hay-
vanlar tpk insanlar gibi konuabilir veya yle davranabi-
lirler (Dnm). Gerekte, bu karlkl etkileim, yaa-
mn esastan birliine olan inanla mmkn olmaktadr. Her
ne kadar hayvanlar ok ayr bir varlksa da, ayn zamanda
ok benzerdirler de. Sadece, vcudun fani olan d biimi
farkllamalar mmkn klmaktadr. Bunun altnda ise en
byk gereklik, hayvansal gereklik ve biimden baka bir
ey olmayan balca biim yatmaktadr. Dolaysyla, en
azndan asl ruh enkarnasyondan nce hayvan biimine gi-
rer; bu ise phesiz lmden sonra gerekleir (ruh uup
gider, bir doana dnr) ve muhtemelen tm yaam bo-
76
E ski Trk Mitolojisi
yunca yle kalr (-Ruh; Umak). Bu ruh -Gkten gelip,
oraya geri dndnden, hayvanlarn bazen gksel olduu
dnlr: Devletin Ata babas ve koruyucusu oldukla-
rna gre, en azndan gksel olduklar kesindir, nk ken-
dilerine "Mavi", "gksel" anlamnda fc/c sfat (Bri)
yaktrlmaktadr. Hayvanlardan zaman blmlemek (Za-
man Blmlemesi), ayrca boylan kendi aralannda snflan-
drmak (Ongun) iin de yararlanlr. Dolaysyla, ongun
olmak iin gerekli tm temel artlar yerine getirmekteler.
Ongun hayvan olduklarnda, onlar ldrmeye msaade
edilip edilmediini bilmiyoruz. Ancak totemizm, farkl boy-
lara snflandrmay gerekli klmaktadr. Oysa Trk tarihi,
daima az ok baarl imparatorluk devirme, kurma gi-
riimlerinden ibarettir. Bu imparatorluklar per definitionem
anti totemisttir: Lider grubun totemini vmekte ve dierle-
rininkini yermekteler.
Nihayet hayvanlar, Kurban araclyla ritelde nemli bir
yer tutar.
Bibi. Tek madde balar.
Irk. Mutlu tesadf, ans, iyi veya kt olarak gereklemesi ge-
reken, ancak henz bilinmeyen ey. Irklanak fiili "kehanette
bulunmak, gaipten haber vermek" anlamna gelmektedir.
Bu szck fevkalade ilgintir, nk eski Trklerin mant-
na ilikin bir kitabn balnda gemektedir. Bu kitap Irk
Bitig'dir, mutlu tesadfn, ansn kitab. Kitapta, kehanette
bulunulan yazgmn iyi (edg), fevkalade iyi (anyg edg),
kt (yablak veya yabz) ve fevkalade kt (anyg yablak) ola-
bilecei belirtilmektedir. Grnen o ki, bu kavram lg ile
kantrlmamaldr. lg de "ans" anlamna gelmektedir,
fakat daha ok yazg anlamnda, etkisi daha ziyade metafi-
zik alannda grlen yazg. Mantk; Yazg.
H. N. Orkun'da Irk Bitig.
Maddeler 77
Ik. nemli bir dlleyici g olarak k ok sayda Trk
syleninde karmza kmaktadr, kimi zaman ok genel
ifadelerde, kimi zaman ise Ay veya Gne ek-
linde. Bu durumda ou kez, kadnlar ziyaret eden doa-
st insan veya Hayvanla e anlamldr; bazen de kadnla
karmakta veya kadnda kendini da vurmaktadr. Ik,
baz durumlarda san renk (sar) veya altn (altun) ile tasvir
edildiinden, onu, unvanlarnda bu szcklerin yer ald
kiilerin isimlerinde ya da halklarn adnda grmek de
mmkn. Ay; Kn; Boy Sylenleri.
Bkz. bibi. tek madde balar.
di. Kgarl Mahmud'a gre "Hkmdar, Efendi,Tanr". Bu,
idiz, idi, iti, ita, iyii, iyi, seyrek olarak iga, ika, iii olarak da
rastladmz bir szcn eski biimidir. Bu szck, p-
hesiz Kgarl'nn idhuq diye yazd ve nceleri ayn kav-
ram ifade etmi olmas gereken -*duk ile ilintili olmaldr.
dhi zellikle budun bilimi sayesinde tannmtr ve Trke'
ye gemi Moolca-Tunguzca bir szck olan ajan ile ya da
idi'den tretilmi izik biimi ile nitelendirilmektedir. Balan-
gta idi szcyle ne anlatlmak istendii henz akla
kavumamtr. phesiz bu szckten, 11. yzylda ve ta-
kip eden dnemde Trk ve genel itibariyle Asya ve Sibirya
halklarnn dinsel tasarm dnyas iin nem tayan klasik
anlamda baz ahslar, "mal sahibi" diye adlandrlan baz
ahslar anlayabiliriz. Ancak itiraf etmeliyiz ki, bu konuda
daha ak seik olan Mool dneminden ncesine ait pek
bilgi sahibi deiliz. Bunun nedeni, ksmen Trke metinler-
deki boluklar, ksmen de yabanc muhabirlerin konunun
ne olduunu doru anlamam olmalan ve onlar kt
ruhlar, tanrlar veya cinler olarak tanmlamalardr. Dolay-
syla biz onlar, ancak sonraki dnemlere ait bilgilerden ha-
reketle aklayabileceiz. Temel dnce ok basittir: Her
nesne, her mekan iinde sadece "bir tz, bir varlk, bir ruh"
78
Eski Trk Mitolojisi
barndrmakla kalmyor, ayrca deiik zamanlarda deiik
biimlerde tasarlanm daha st bir gce de bal oluyor.
dhik (izik veya djiin) diye adlandrlansa ite bu ruhlar ve
glerdir. Bunlar mekanlarn ve nesnelerin "asl sahip-
leredir. Elbette bunlarn varl, var olan her eye kar in-
sann belli davran biimleri gstermesini art koar. Rit-
ellerin ounu, alnmas gereken nlemleri ve yasaklar mo-
tive eder.
Kgarl, cilt 1, s. 87, 330. Caferolu, Abu-Hayyan, Kitb al-
idrk, s. 37. A.g.y., Uygur Szl, 3 cilt, stanbul, 1934-38, s.
74. A. von Gabain, Alttrkische Grammatik [Eski Trkenin
Grameri], s. 310, 312. E. Lot-Falck, La notion depropriete et les
esprits-matres en Siberie [Sibirya'da Mlkiyet Kavram ve
Efendilik], Rev. Hist. Rel. 1953, CXLIV, s. 172-97. Sieros-
zewski, Du chamanisme d'apres les croyances des Yakoutes
[Yakutlarn nanlarna Gre amanizm], Rev. Hist. Rel.,
46,1902, s. 204-33, s. 299-338.
duk. id- gvdesinden hareketle fiilden yaplm isim olup, per-
fekt-partizip (esas fiil) zellii tamaktadr. Genellikle "sac-
re" (kutsanm) olarak tercme edilmitir; bu yanl deilse
de, yetersizdir ve daha ok szcn ikincil anlamn yan-
stmaktadr. d- eski Trk yaztlarnda bile yer almaktadr.
Anlamysa, yenilgiye uram bir halk "serbest brakmak",
daha yaygn olan anlam ise "gndermek". Kgarl Mah-
mud bu ifadeyi "gndermek, serbest brakmak" eklinde
yorumlamaktadr. Yazar, "ans getiren ve kutsal olan her
ey" iduk'tur diye aklar ve yle devam eder: "Rahatsz
edilmeyen, kendi halinde huzur iinde braklan her hayvan
bu niteleme sfatm tar. Bu hayvana ne yk tatlabilir, ne
st salabilir ve ne de yn krplabilir. Sahibinin vermi
olduu bir szden tr, bu hayvan gdlr ve korunur."
duk'un bu zelliine ileride geri dneceiz.
8. yzyla ait yaztlarda (Maniheizm ncesi Uygurlara ait
Maddeler
10 7
yaztlar deil) iduk "Yer ve >Su" (iduk yer-sub) ikicilii-
nin, tkemn (iduk tkeri), Tamir Nehrinin kayna-
nn (Tamir iduk ba), ayn ekilde bir baka kaynan (iduk
ba) niteleme sfatdr. Elbette son rnekte olduu gibi, bu-
rada su kaynaklan ya da aksine Tamir Nehrinin kayna
veya belki de bir da silsilesinin uzants sz konusu olma-
ldr: Taryat Yaztnda Ba Kan iduk ba ("Ba Kan'n kutsal
ba") ifadesine rastlarz, bu ise ksaca idukba ("kutsal ba")
diye adlandrlan tiiken yi ba'a ("tken Ormannn ba-
") karlk gelmektedir. Bir kez de gk tanr Tengri biz-
zat bu ekilde adlandrlmaktadr. Btn bu yerler (loci) ara-
snda en sk bahsi geen yer-sub'dur, ancak yeri en az belir-
lenebilendir, meer ki, R. Giraud'un yapt gibi yer-sub yal-
nzca tek bir yer, yani tken Orman ve tek bir nehir, yani
Tamir Nehri veya daha ok onun kayna olarak yorumlan-
sn. Bu ise kesinlikle mmkn gzkmemektedir. d- fiilinin
yaztlarda nasl kullanldna baklacak olursa, yukarda
belirtilen yer adlar sadece iki ekilde okunabilir: "gnderi-
len yerler" veya "serbest braklanlar". lk yorum bir anlam
ifade etmiyor, ikincisi ise tmyle tatmin edici. Sz konusu
olan yerlerin "serbest braklmas" demek, onlarn "kutsan-
mas" anlamna gelir. Yeterince ak-seik belgeler sayesin-
de, her ne kadar ancak yakn tarihli kaynaklarda belirginlik
kazanyorsa da, bir mlkn nasl "serbest braklaca" hak-
knda bilgi verebiliriz: Bir para topra numinos iln edip
aymrsnz. Bu demektir ki, orada dnyev hibir eylemde
bulunulamaz; orada yaayan hayvanlar ldrlemez, orada
yetien bitkiler kopanlamaz vs. tken'deki dalk orman
veya Tamir Nehrinin kayna gibi bylesine ayrntl belir-
tilmi (ve yayldklar alan az ok snrl) bu yerlerde bunun
nasl gerekletirilebileceini kolayca tasavvur edebilirsiniz,
ancak "yer ve su" sz konusu oldu mu, bu ok daha zordur.
Elbetteki, "yer ve su" dnyann btn ile rtmyor,
hatta halkn tm topraklaryla bile rtmyor: Metinlerde
"Yer" ve iduk yer-sub birbirinden itinayla ayrt edilmekte-
Eski Trk Mitolojisi
dir. Fakat ayn ekilde kesin olan bir ey daha var, o da yer-
sub dendiinde, geni kapsaml bir btnn, phesiz im-
paratorlukta "serbest braklm" tm yerlerin sz konusu
olduudur. Trklerin bu iduk yer-sub'u, Farsa'daki "sfa-
han'n yeri ve suyu" terimine veya Moollarn Gizli Ta-
rihi'nde belirtilen "in halknn yer ve su cinleri"ne karlk
gelmektedir. Sonu olarak, -Barthold'un grnn aksine-
yer ve su cinlerinin btn sz konusudur, yoksa blnmez
bir tanr deil. Fakat tpk farkl akrabalarn biraraya gelerek
bir boyu oluturduu gibi, bu btn de bir kii olutur-
maktadr. Yaztlarda arka planda her zaman mevcut olan,
fakat nadiren eylemde bulunan Tengrinin, yalnzca iki olay-
da mdahale etmesi dikkat ekmektedir: ya prensi etkile-
mek iin - ki bu durumda tek bana ortaya kmaktadr- ya
da tm halk etkilemek iin - bu durumda ise her zaman
iduk yer-sub ile birlikte grlmektedir. Tengri olmakszn
gereklemesi mmkn olmayan ve Halkn dorudan ken-
disini ilgilendiren bir nlem almas ya da bir teebbste
bulunmas gerektiinde ancak, Tengrinin tm halk etkile-
mek iin mdahalede bulunduu apaktr.
Her ne kadar ilk bakta yle grnse de, duk kavram bu-
rada >Idi, "mal sahibi" kavramyla tezat oluturmamakta-
dr. Geri her nesnenin, her yerin bir sahibi (idi) vardr, an-
cak sadece balantl olduklar devlet ya da boy iin zel bir
nemi olan mal sahipleri duk olarak adlandrlmaktadr.
Kgarl Mahmud serbest braklan yerlerden deil, bilakis
serbest braklan -Hayvanlardan sz eder. Ayrca, bahsi
geen hayvanlarn tpk o yerlerde tandmz hayvanlar
gibi ayn ayrcalklara sahip olduklarm grmekteyiz. 8.
yzylda, baz hayvanlar srden seip ayrmak suretiyle
onlar dierlerinin kaderinden kurtarma geleneinin var
olup olmadn bilmiyoruz. Ne var ki, bunun Trk gelenek
ve greneklerinde gnmze kadar ulatndan hareket
edecek olursak, byle bir gelenein var olduunu tahmin
Maddeler
81
edebiliriz. Bu konuda Irk Bitig 10. yzyla ilikin kesin bir
kamt sunmaktadr: "Beyaz ve benekli bir inek ... beyaz ve
benekli bir buza dnyaya getirdi. Bu buza duk olarak
kullanlacaktr." Beyaz, ancak beneksiz renk daha sonralan
sk sk "kutsanm" hayvanlarn rengi olmutur.
Trklerin, sahip olduklar mal mlk arasndan belli sayda
nesne ve yeri seip ayrmaya iten ok sayda neden mev-
cuttur: Olaanst zelliklere sahip hayvanlara, zellikle
Numen kabul edilen yerlere kar duyulan sayg (mezarlar,
devletin merkezi, kutsal su kayna, o boyun beii), soyla-
rnn tkenmesine yol amaktan, ok fazla remesinden e-
kinmek; srlerin sahibi olan tanrlarn ve lm hkm-
darlarn paylarna dene kavumalar; gerek hayvan ge-
rekse insan topluluklarnda mevcut olan hiyerarinin ta-
nnmas, ki bu topluluklarda dierlerine kyasla kimi birey-
ler ayrcalkl haklara sahiptir. Kimi zaman kaynaklarda be-
lirtilen btn bu nedenler birarada var olabilmilerdir.
Daha uygun bir ifade bulunmadndan "takdis" olarak
adlandrdmz bu eylem, elbette riteller olmakszn ger-
eklemiyordu. Ne var ki, bu eylem srasnda yerine getiri-
len riteller konusunda elimizde tek bir eski dokman dahi
bulunmamaktadr. 13. yzyl tarihileri ve seyyahlar, ben-
zer ritellerle ilk kez Moollarda karlatklarndan bahse-
derler. Trklerle ilinti kuranlar ise daha sonraki yzyllara
aittir, zellikle 19. ve 20. yzyllara (Georgi, Pallas, henz
18. yzylda Gmelin).
idi konusundaki bibliyografyann dnda ayrca baknz
Kgarl, 1, s. 65. Tonyukuk Yazt, sar 42 Irk Bitig, XLI (H.
N. Orkun, II, s. 83). Barthold, Histoire des Turcs d'Asie centrale
[Orta Asya Trklerinin Tarihi], Paris 1945, s. 12. R. Giraud,
Les Regnes [Hkmdarlklar], s. 104. J.-P. Roux, Faune et
Flre [Fauna ve Flora], s. 171, 177. A.g.y., Les inscriptions de
Bugut et deTariyat [Bugut ve Tariyat Yaztlar], s. 459.
83
Eski Trk Mitolojisi
Kader. Paleolitik-Trk yaztlarnda bile sk sk geen u iki sz-
ck, insann kaderiyle ilintili olsa gerek: kergek ve lg.
lg szc, sunulan avantajn iindeki "talih", "kader"dir.
"Ayrmak", "blmek" anlamndaki iil- gvdesinden yapl-
m olup, "herkesin hissesine den pay" anlamna gelmek-
tedir. Buna gre, her bireyin ya doumuyla birlikte ya da
sonradan, ileriki yaamnda kendisine faydal olacak, belli
bir miktarda talih, ksmet sahibi olduunu dnebiliriz.
Bunlarn kendini yenileyip yenileyemeyeceini bilmiyoruz.
Muhtemelen, bir kez tkendi mi, artk iyi bir eyin bekle-
nemeyeceini dnebiliriz. ou kez -Kut ile, yani yaam
iksiri ile bir arada bulunmasndan dolay bir sknt do-
makta, ancak bu e anlamllk deildir. Metinlerde rnein
yle geer: "Tengrinin buyruu (yarlk) zerine, kut ve
lg sahibiyim." lk ifadenin varl ve ikinci ifadede dile
getirilenin tanrsal kaynakl oluu, "talih"in de tanrnn bir
ltf olduunu muhtemel klmaktadr.
Baka bir yerde de kullanlan kergek szc, zellikle kergek
bol- veya kergek bul- ifadesinde geer (ikinci szcn n-
ls o veya u olabilir) ve "lmek" iin kullanlan isimlerden
biridir. Kutadgu Bilig ve sonraki kaynaklarda, "zorunluluk"
veya bir sfat eklinde "zorunlu" olarak tercme edilmekte-
dir. Henz 8. yzylda bu iki anlama sahip olduu kesindir.
Eer szck bir isimse, bu durumda ifade kergek bul-dur,
"zorunluluu bulmak"; yok eer bir sfatsa, kergek bol-dur,
"zorunlu olmak". Her iki durumda da, lm kanlmaz bir
yazg olarak sunulmaktadr. Fakat en muhtemel olan ilk bi-
imidir. Burada insan sadece, phesiz az ok kiiletirilmi
zorunluluu yerine getirdiinden dolay lmektedir.
R. Giraud, Les Regnes [Hkmdarlklar], s. 111-13. Thomsen,
Turcica, Mem. Ste. Finno-ougrienne, Helsingfors 1916, s. 49-
51.
Kam. amanizm.
Maddeler
10 7
Kan. Her ne kadar Trkler byk avc ve sava olarak ska
kan a ki tralarsa da, gerektiinde byk ahsiyetleri, kur-
ban hayvanlarn ya da avlarm kan aktmadan ldrmeye
ok dikkat ettiklerini grmekteyiz. rnein bir yayn kiri-
iyle veya ilmikle bomak, boazlamak, vurarak ldr-
mek, talamak, bir damarm kesmek, kalbini skp kar-
mak veya stnde tepinerek ldrmek. Btn bu karma-
k yntemler sonucunda kan vcudun iinde kalr ve tek
bir damla kan bile akmaz. Gerekte Kgarl bize talanan
tilki ve yaban domuzlarndan bahseder; kayalara yapl-
m izimlerde hayvanlarn stnde sallanan topuzlar
grmekteyiz; daha sonraki dnemlere ait tarihsel rnek-
lerde, yukardaki yntemlerden biri kullanlarak ld-
rlm prensler mevcuttur; nihayet birka metin olayn
nasl cereyan ettiini betimler. "Ouzlar" der bn Fadlan,
"boazlamazlar. Koyunun bana vururlar sadece, lene
kadar." Ve bn Fadlallah al-'Umari Trklerden yle sz
eder: "Bir hayvan ldrmek iin onun ayaklarm skca
balar, elleriyle kalbini bulur ve hayvan lene kadar yum-
ruklaryla bastrrlar veya kalbini karrlar." Sonuncu be-
timlemeye ada seyahatnamelerde neredeyse kelimesi
kelimesine rastlamak mmkndr. Kan aktma yasam
ilk incelemi kii olan M. F. Kprl, kurbanlk hayvann
ve hkmdarn kutsal olduklar ve bu nedenle byle bir
muameleye maruz kaldklar grndedir. Fakat daha
baka birok rnekte de grld zere, tanrsal bir g-
ce sahip olan kan'n kendisidir, dolaysyla onu aktmak-
tan da ekindir. Kgarl tarafndan ksm ksm alntla-
nan ve Brockelrnann tarafndan da tekrar edilen eski bir
Trk iiri, grevini yerine getirmek istemeyen bir sava-
nn kan'yla topra sulama cezasna arptrldn anlatr.
Eer kan'n, canlnn ruhunu veya ruhlarndan birini ier-
diini varsaymak iin nedenlerimiz varsa, bu durumda
muhtemeldir ki, kan aktma yasa da yer ile ilgili belli bir
tasarmdan kaynaklanmaktadr.
85
Eski Trk Mitolojisi
M. F. Kprl, La proibizione di versare il satgue ..., Ann.
ist. Univers. Orient. di Napoli, N. S. I, Rom 1940, s. 15-23.
Kgarl, l, s. 494, 498, II, s. 343. Appelgren-Kivalo, Alt-
altais. planches [Eski Altay Sanat Yaptlar], s. 218, 331. J.-P.
Roux, La mort [lm], s. 75-80. bn Fadlan,, Paragr. 25. Z.
V. Toan, Reisebericht [Seyahat Notlar], s. 23, 133. J.-P.
Roux, Lesarig. Mythes, symboles et realites [Kan. Efsaneler,
Semboller ve Gerekler], Paris 1988.
Kaplan. -Kurtla birlikte baz Trk sylenlerinde Aslarm
nceli olmas muhtemel olan kaplan, Irk Bitig'de geen bir
metinde zellikle vurgulanmaktadr: Ba sazlarn arasnda,
cesur ve kararl, az ak bir halde, dk seviyedeki bir
tanrnn roln oynayabilirdi. Aym yaptta birka sayfa ile-
ride, tanrnn (-Tengri) biiminde, pek tannmayan bir "te-
selli kadn"nn yamnda, sazlarn arasnda bulunan (ya da
sazlarn arasndan dorulan) belki de oydu. Belli bir pop-
lariteye ulam olan, alk eken kaplana gsterilen mer-
hametten, Budizm etkisinde kalm bir Uygur metninde sz
edilmektedir. Tanrlar.
Irk Bitig, kehanet 10 ve 38. A. von Gabain, Alttrkische
Grammatik [Eski Trkenin Grameri], s. 270.
Kardelik Ant.
Kartal. Yrtc Kular.
Kaz. Yanlglar sonucunda, kazn rol ou kez kuu tarafn-
dan stlenilmitir. Trklerin Alp Er Tonga olarak tandkla-
r, Afrsiyb adl kahramann kznn adnn Kaz olduu
sylenir. Kgarl Mahmud tarafndan aktarlan bir sylen-
ceye gre, bu gen kz bir Nehrin kysna, sonradan ken-
di adm tayacak olan bir kale ina ettirir. Bu muhtemelen,
"kuu gl" temasna yaplm en son aratrmadr. Bu te-
Maddeler
10 7
ma DedeKorkut Kitab'nda arptlm bir ara olarak ve daha
sonralar deiik biimlerde ortaya kmaktadr. Eski ya da
ada Trk yklerinde, kadnlar sk sk kuu veya kaz-
lara benzetilmektedir. Irk Bitig'de kuu gizemli bir rol st-
lenir. Bir adam ava kar ve at yolunu kaybeder. Yolda bir
kuuya rastlar. Kuu onu kanatlarnn stne oturtup, anne
ve babasnn yanna gtrr. Daha ncesinde ise in yllk-
larnda, T'u-kelerin ilk kralnn bir olunun ve bir yaz ya
da k tanrsnn bir kznn nasl kuuya dntnden
bahsedilir.
Kgarl Mahmud, III, 149, 151. Irk Bitig. Par. XXXV (H. N.
Orkun, cilt II, s. 89). Liu, Chin. Nachricht. [in Haberleri], s.
6. J.-P. Roux, Fauneet Flre [Fauna ve Flora], s. 348-55.
Kee. Kutsal Ya Srlerek Tahta kma.
Kehanette Bulunmak. Mantk.
Kemik. Kemiklerin canlnn biimine sahip olduuna ve gr-
ne gre onun esasn oluturduuna inanlmaktayd, n-
k ancak onlar vastasyla hayata geri dnmek ya da yaa-
mn devam mmkn gzkmekteydi. Dolaysyla l hay-
vanlarn veya insanlarn kemikleri, eer mmknse itinayla
muhafaza edilirdi. Tersine dmanlarn cesetleri Atele
tahrip edilmeye allrd. Kusursuz iskelet zellikle itibar
grmektedir. Bunun iin kemiklerin zerindeki et ayrlr. Bu
ise kazmak, aalarn stne yerletirmek veya onlar boz-
krdaki -Hayvanlara terketmek suretiyle yaplrd. Eer bu
ihmal edilirse, kemiklerin mezarda zarar grmeden muha-
faza edildiine inanlrd, nk mezar yeri itinayla gizli
tutulur ve dmanlara kar savunulurdu. Hatta dmanla-
rn mezarlar tahrip edilmeye allrd. Kimi hallerde sa-
dece kafataslar bu itinal muameleye tabi tutulurdu. Muh-
temelen bu tasarmlar nispeten yeni ve genelde yaygn de-
87
Eski Trk Mitolojisi
il; en azndan, cesedin yakld dier tm cenaze ritelle-
riyle elimektedir. zellikle fala bakmakta kullanlan ak
kemiklerinin nemli bir iaret olmalar gerekir. Bunlar Irk
Bitig'de "altn"dandr. Sonralar Trkler kendi halklarm ve-
ya soylarn "kemik" olarak adlandrrlard.
Ba; lnn Gmlmesi.
J.-P. Roux, La Religion des Turcs et de Mongols [Trk ve Mo-
ollarn Dini], Paris
2
1984. A.g.y., Une survivance des tra-
ditions turco-mongols chez les Sefivides [Safevilerde Trk ve
Mool Geleneklerinin Srmesi], Rev. Hist. des Religions
1973, s. 11-18. A.g.y., A propos des osselets de Gengis Khan
[Cengiz Kaan'm Kemikleri zerine] Festschrift Sinor.
Tractata Altaica, VViesbaden 1976, s. 557-568.
Kergek. Kader
Kii. Kii inam, ahs, bireyi nitelendirmektedir. Orhon Yaztla-
rnn "Orhun'un Genesis'i" diye adlandrlan ilk satirla-
rnda, Gk ve 'Yerin oluumunun ardndan kii olu-
nun, yani "insan oullar"mn, "insan"larm yaratld anla-
tlmaktadr. Kiinin sylensel bir ahsiyeti, baka bir deyile
ilk canly temsil etmesi pek ala mmkn gzkmektedir.
Orhon Yaztlar, ant I, sar I.
Kk. Mavi, gk mavisi, Gk. phesiz inlilerin etkisi so-
nucu, renklerin sembolizmi Trk dnyasnda nemli bir rol
stlenmitir. Birok Trk dilinde -G nitelendiren kk
szc, ilk bata gn, yani byk tanrnn isimlerinden
yalnzca biriydi. Ayn ekilde gn seilmi halk olan
Trk halkn ve gkten gelen kimi nesneleri, zellikle kurdu,
Kk>bri, "mavi kurdu" nitelendirmekteydi. Bibliotheque
nationale de France'deki Ouzname'de, Ik da "mavi"
olarak adlandrlmaktayd: Bu bilgi nemlidir, nk gne
Maddeler
10 7
ve ay klar ile mavi renkteki nesneler arasndaki sk
ilikileri ortaya koymaktadr. Mool dneminde ve daha
sonraki dnemlerde ak seik bir ekilde ikiye ayrarak,
"tann" iin ~*Tengri ve "mavi" iin kk szckleri kullanlsa
da, durumda esas itibariyle fazlaca bir ey deimez. Boy
Sylenleri.
Bkz. bibi. tek madde balar.
Kpek. Tpk kurdun (bri) olduu gibi, Kpein de eski
Trklerin mitolojisinde benzer bir yeri vardr ve belli lde
onunla yer deitirebilir. Ancak kpek ok daha nemsiz bir
rol stlenmekte ve olduka seyrek grnmektedir. Batl ta-
rihiler, Trklerin bir kpein liderliinde asl yurtlarndan
karak n Asya'ya girdiklerini iddia etmekteydiler. yle
grnyor ki, onu kurtla kartrm olmallar. Bu ise,
Trke belgelerle kantlanmtr. nk kpein belli vakit-
lerde havlamasna belli anlamlar yklenmitir. Ne var ki, bu
husus bugn ak bir ekilde ortaya konamamaktadr. T'u-
kelerde [kzlms kahverengimsi bir renkte yaan] kan
yamuruna bir kpek havlamas elik eder ve ksa bir sre
sonra hkmdar lr. Volga Bulgarlarnda, kpek havla-
mas uurlu bir iaret olarak kabul edilmektedir. Kpein
Bulgarlar ve Kumanlar, baka bir deyile batdaki halklar
tarafndan kurban edildii kantlanmtr. Fakat Uzak Do-
u'daki ada Trk halklar tarafndan da kurban edilmesi
ve modern Sibirya'da da az ok rastlanyor olmasndan yola
karak, bu konuda elimizde yalnzca yakn zamana ait bil-
gilerin eksik olduunu syleyebiliriz.
bn-Fadlan, par. 51. Liu, Chin. Nach. [in Haberleri], s. 183.
D. Sinor, Quelques passages relatifs aux Comans [Komanlara
likin Birka Pasaj], Silver Jubileum vol. of the Zinbun Ka-
gaku Kenkyusgo, Kyoto Univ. 1954. Z. V. Togan, bn-Fad-
lan, s. 56. E. Tryjarski, Thedog in theturkic aera [Trk Blge-
sinde Kpek], Central Asiatic Journal, XXIII, 1979.
89
Eski Trk Mitolojisi
Kt Ruhlar. Tanrlar; Ruh; Yek.
Kurban. Kurban eski Trklerdeki en nemli klt eylemidir. Su-
nulan kurbann ilk ve en nemli alcs -Tengri, yani byk
gk tanrdr. Bu duruma hem Dou T'u-kelerde hem de
Bat T'u-kelerde, ayrca daha baka halklarda da, rnein
T'o-palarda rastlamaktayz. ince metinlerde bu konuyla il-
gili baz aklamalar yer alr: "O vakte kadar, ge sunulan
kurban konusunda [...] T'o-pa kral u riteli yerine getiri-
yordu: Gn domadan nce, batan aa silahlanm bir
ekilde, peinde yirmi biniciyle birlikte atnn stnde tepe-
nin etrafn dolanyordu. Ardndan tepenin stne kp
kurbanm sunuyordu. Sonunda at stnde tepenin etrafn
bir kez daha dolayordu." Bu merasimin adna "gn et-
rafn dolanmak" deniyordu. Dier taraftan, T'o-palarn en
byk tanrya tapnmak iin kurban kesilen bir eve sahip ol-
duklar anlalyor. T'u-keler ise "gk tanrya kurban sun-
mak iin nc ayn ortasnda toplanrlard..." ok sayda
koyun ve at keserlerdi. Bu merasim bir Dada, ancak
daha ok Tamir Nehrinin kylarnda gerekleirdi. The-
ophylaktos Simokatta, Trklerin tanrya at, kz ve koyun
kurban ettiklerini belirtir.
Daha birok gce kurban sunulurdu. inliler, T'u-kelerin
ikinci ayda, Ay'n nc gn "kra aldklarnda" kes-
tikleri kurbanlar kime sunduklarn belirtmiyorlar. Fakat
yedinci ayn yedinci gnnde -Ata babaya kurban sunul-
duunu biliyorlar. Dediklerine gre, kaann bizzat kendisi
atalar maarasna kurban kesmek iin nderlik ediyormu.
-Yere sunulan kurban bu metinde dolayl olarak belirtil-
mekte, bir baka metinde ise ge sunulan kurbanla birlikte
teyit edilmektedir. Zaman zaman sunulan kurbanlar ara-
snda en iyi bildiimiz, l gmme ("lnn Gmlmesi)
vesilesiyle sur ulan kurbanlardr; bu en sk rastlanland. Fa-
kat bunun dnda daha niceleri vard. T'u-kelerde, bir
Maddeler
10 7
kprnn stnde bir anlama imzalanmadan nce bir kr
at kurban edilirdi. Uygurlarda ise k gndnmnde hay-
vanlar kurban edilirdi. Beinci ayn sekizinci gnnde T'u-
keler cinlere, Krgzlar da Suya ve Aalara kurban su-
nard. Yakut, Karluklarn byk bir Taa tapndklarn ve
ona kurbanlar sunduklarn belirtir. Hoytu Tamir'de ise,
yolun tehlikeli bir ksmnda kurban kesildiinden sz edilir.
Henz ilk dneme ait metinlerde, "adak adama"y gerek-
lemi bir dilek veya himaye altna alnm olmak karl-
nda edilen teekkr olarak grmekteyiz.
Her ne kadar at en nemli kurban hayvan olarak grnse
de, daha baka hayvan trleri de kurban edilmekteydi. Daha
nce de belirtildii zere, sr ve koyun kurban edilirdi,
hatta baz halklar Kpek kurban ederdi, rnein Kumanlar
ve Bulgarlar. Muhtemelen at baka bir hayvandan, phesiz
boynuzu olan bir hayvandan sonra gelmekteydi. Kumanlar
da at kurban etmekteydi. Onlardaki gelenee gre at kaza
geirilmekteydi ya da en azndan derisi aslmaktayd. Bu
ise, o gelenein daha nceki bir aamasyd. VVilhelm von
Rubruck Kuman bozkrlarnda yapt seyahat srasnda,
"her drd bir yne bakacak ekilde, drt ayr ynde grup-
landrlm olarak onalt atn derisinin uzun srklarn ucun-
da asl" olduunu grr. Bu, T'u-kelerde de benzer bir
ekilde cereyan etmekteydi, onlarda zellikle koyun ve atla-
rn kafalan kaza geirilmekteydi.
Kurban [merasimlerini] kimin ynettiini her zaman bilmi-
yoruz. Baz durumlarda bu konuda phe yok: Ya hkm-
darn kendisi ya da resmen bu ile grevlendirilmi olan st
dzey yetkililerden biriydi. Fakat bu kii, zellikle atalara
kurban sunulurken eylemde bulunan kii, bir aile kltnn
ba rahibi deil mi? zel olarak yetitirilmi kurban rahip-
leri, belki de amanlar, daha nce belirtilmi olan Hoytu
Tamir blgesinde mevcuttu.
Liu, Chin. Nachrichten [in Haberleri], cilt 1, s. 9, 191,10, cilt
91
Eski Trk Mitolojisi
2, s. 500. Pelliot, Neuf Notes, T'oung Pao [T'oung Pao, Dokuz
Not], 1929. Chavannes, Voyageurs chinois chez les Khitan et les
Joutchen [Kitanlar ve Jtenlerde inli Gezginler], Jour. As-
iat. 1897, s. 440. A.g.y., Documents [Belgeler], s. III, s. 15.
Boodberg, The language of the T'o-Pa-Wei [T'o-Pa-VVeilerin
Dili], Harv. Journ. As. Studies, 1936, cilt 1, s. 178. J.-P. Rou<,
Fane et Flre [Fauna ve Flora], s. 189-223. Eberhard, in'in
imal Kom., s. 59. Sinor, Quelques passages relatifs aux Comans
[Komanlara Dair Birka Pasaj], Silver Jbilae of the Zinbun
Kagoku Kenkyuoyo, Kyoto 1954, s. 370-75.
Kurbanlk Hayvan. Kurban; Hayvanlar Alemi.
Kurban Tehiri. Mantk.
Kurt Bri
Kut. Genellikle "servet", "ans" diye tercme edilen kut szc-
nn asl anlam ok tartmalyd. Kimi metinlerde, kut
ayn zamanda uyarlk (tanrsal buyruk) ve ans (lg) ile
birlikte arlmakta, daha baka metinlerde ise onunla bir-
likte ayn anda Tengrinin gc (kiic) zikredilmektedir.
Dolaysyla belirsiz olan bir ey yok. Metinlerin incelenmesi
sonucu kut szcnn anlam belirginlemekte ve insana
gelen ve iine yerleen gcn, insan kaynakl olmayan zel
bir g olduu anlalmaktadr: bir eit yaam iksiri. Belli
yaptlar hi ayrm yapmadan, hem kut szcn hem de
Moolca'da ska kullanlan ve ayn anlam tayan su sz-
cn kullanmaktadr. Kohvicz bunun, Tengrinin kaana
zel bir ltf olduunu, F. W. K. Mller ise, bunun "ha-
metli hkmdar" yansttm dnmektedir. Bu iki varsa-
ym pek geerli deildir. Elbette Orhon Yaztlarndan, kutun
gk tanr tarafndan verildiini ve hkmdar etkilediini
anlamaktayz. Kut sayesinde hayatta kalmakta ve zafere
ulamaktadr. Eer gk "kutu onaylamazsa" hkmdarlk
gc son bulur, yani seilmi halkn egemenlii ve hane-
Maddeler
10 7
danlm Kaderi. Irk Bitig'de bir insan tanrya rastlar ve
ondan kutu diler. Bylece onun yardmyla, kaybettii g-
cne tekrar kavuur, uzun bir yaama ve byyen hayvan
srlerine sahip olur. Fakat ayn Irk Bitig'de, Tengri kutu
sadece sradan bir insan oluna vermiyor, ayrca bir karaca
yavrusu ve kk bir kua da veriyor. Bu metinde yolun
tanrs da (Yol Tengri) belirir. Kendisi bir insan oluyla
karlar ve ona yle der: "Hibir eyden korkma, ben ona
kutu vereceim." Ouzname'nin bir blmnde, Urus Beyin
olu Saklab hkmdarn huzuruna kar ve ona bal kala-
cana yemin eder. Ona yle der: "Bizim kutumuz Sizin de
kutunuz oldu." Kgarl Mahmud birok aklamada bulu-
nur ve kutun olas anlamlarm akla kavuturur: "Eer
tanr kuluna kutu ve saadeti bahederse, bu durumda onun
ileri hep rast gider." - "Yce tanr onu rahmetine bomu-
tur. Onun inayetiyle gkten kut ve saadet yamtr." Bir
baka yerde ise, ileri rast gitmeyen bir insann kut sahibi
olmadn sylemektedir.
Kut gkyznden "aa indiinden", uup gitmek sure-
tiyle de yok olur. Kgarl Mahmud bir yerde byle derken,
dier bir yerde snm olan bir kuttan sz eder. Kgarl
Mahmud'un szlnde bazen karlatmz hlki gr
asnn sonradan szle girmi olmas muhtemeldir. Ken-
disi, bir misafir arlandnda veya byklere sayg gste-
rildiinde, kutun geldiini syler. Kut gvdesinden kutlu
szc yaplmtr. Bu szck, kut sahibi kiiyi nitelendir-
mektedir. Orta a'a ait szlklerin neredeyse hepsi bu
szc tanmakta ve onu "mutlu", "sevinli" olarak ter-
cme etmekteler. Uygur beyi >iduk kut sfatn tamakta ve
birok tarihi ahsiyet, kut szcne isimlerinde yer ver-
milerdir.
phesiz, bu kavram Orta Asya'da ok eskidir. Belki de,
Jordanus'un Attila'ya dayandrd zere, "felicitas"da bir
kamt bulmak mmkndr. Her halkrda, bu kavram
Hiung-nularn unvannda tcheng-li kutu chan-yu (Tengri kutu
93
Eski Trk Mitolojisi
Chanyu) biiminde geer. Bu kavram belki de Farsa'daki
chavernah (hvarnah veya xvarenah) ile bir sebep sonu ilikisi
ya da bir balant iindedir veya iindeydi. Corbin, bu
Farsa kavramn "galip devlet" ve "an hret"i ierdiini
belirtmektedir.
Yabanc etkisiyle, kut szcne daha baka farkl anlamlar
da yklenmitir. rnein Uygur dneminde, bu szck in
szl geleneinin be esini belirlemek iin kullanlrd.
Orhon Yaztlar, ant II, dou, sar 35, satr 20. Irk Bitig, par.
2, 15-47. Ouzname, sar 190-193. Kgarl Mahmud, I, s.
164, 200, 300, 320, 457 ve I, s. 92. A. Battal, bnii Muhenna, s.
48. Grnbech, Komanisches Wrterbuch [Kumanca Szlk], s.
204. Caferolu, Kitb al-idrk, s. 83. Houtsma, Ein tiirk.-arab.
Glossar [Bir Trke Arapa Lgate], s. 87. Hamilton, Les
Ouighours [Uygurlar], Paris 1955, s. 89. A. von Gabain, Alt-
tiirk. Grammatik [Eski Trkenin Grameri], s. 331. Hommel,
Zu den alttrk. Sprichurt. [Eski Trk Ataszleri zerine],
Hirth Anniv. Volume, Londra 1923, s. 193. Schaeder, ber
einige mitteliranische und osttiirkische Ableitungen [Baz Orta
ranca ve Dou Trke Tretmeler zerine], Zeit. Deut.
Morg. Gesellsch. VII, 1928, s. 114-16. Rachme, Trk. Turfan
Texte [Trke Turfan Metinleri], VII, Berlin 1936. Kotvvicz,
Formules initiales des documents mongols [Mool Belgelerinde
Giri Cmleleri], Rocznik Orjenta X, s. 131-57. H. Corbin,
Terreceleste et corps deressurrection [Gksel Dnya ve lm-
den Sonraki Beden], Paris 1960. A. Bombac, Qutluy bolsun,
Ural-altaische Jahrbcher 36, 3-4, s. 284-91. L. Bazin, Le nom
propre d'homme Qorqt [Erkek Korkut zel smi], Ural-
altaische Jahrbcher, 1965, 36, s. 278-83.
Kutsal Ya Srlerek Tahta kma. Trklerde hkmdarn
tahta kmas, phesiz deiik tasarmlara dayanan belli ri-
tellerle ilikiliydi. in yllklar T'u-keler ve T'o-palarn,
dou kaynaklan ise Hazarlarn, tahta karken hkmdarla-
Maddeler
10 7
rm bir keenin zerine oturtarak, havaya kaldrp, bir daire
eklinde dolatrdklarndan bahseder. Daha sonra skca
boazm skarlar ve tam boulaca srada, kendisinden h-
kmdarlk edecei sreyi tahmin etmesini rica ederler. B-
tn bunlar olup biterken, grnenin aksine Mantk nem-
sizdir. Boma taklidi, Kann dkmeden gerekten bir h-
kmdarn nasl ldrldn anmsatr. u halde, tahta
kmak sradan yaamn lmdr ve bunu hkmdarlk
yaam iin bir dirili takip eder. Bir keenin zerine oturta-
rak havaya kaldrmak suretiyle, onu ge (Tengri) su-
narlar (kral ise gcn bundan almaktadr). Dairesel hare-
ketler ise, evrenin hareketini tanan kiiye aktarrlar. Muh-
temelen, Orhon Yaztlarnda bir metin bu seremoniye an-
trmada bulunmaktadr: "Gk, babam lteri Kaan' ve
annem lbilge Hatun'u sandan tutup yukar kaldrd." Ne
var ki, bu amanist modelde bir kozmik seyahati da ar-
trabilir (amanizm).
Orhon Yaztlar, amt I, dou, satir 2. Liu, Chin. Nachr. [in
Haberleri], I, s. 8. Boodberg, Marginalia to thehistories of the
northern dynasties, Harvard Jour. of Asiatic Studies, 1938, III,
1939, IV. Laufer, The early history of thefelt [Keenin lk Ta-
rihi], The American Anthropologist 32,1930, s. 1-18.
Kl. Gl. Bir Aa ya da bir Ta gibi Numen karakteri ta-
yan her nesne, tek bama deil de, aksine ayn cinsten nes-
nelerle birarada olduu takdirde, daha da glenmektedir.
Bu durumda kutsanm Su, eer byk miktarlarda ise
zel bir g kazanacaktr. Maalesef bu yalnzca teoride kal-
makta, nk gln sembolik anlam konusunda elimizde
sadece tek bir kamt mevcut. Tariyat Yaztnda, tpk "kara"
su gibi yaylm bir "kara" halktan sz edilmekte ve "impa-
ratorun yazlk ikametgh (yayla) bir gl gibi uzanmaktadr".
Kgarl Mahmud'a gre, Karluk boyunun kl irkin (deniz
suyunun birikmesi) ifadesini kullanmasndaki ama, boyla-
94 Eski Trk Mitolojisi
rndaki ulu kiileri nitelendirmektir. Ona gre, bu ulu kiile-
rin akl toplanm ve bir gl gibi doludur. Aym ifadeyle
Raid-ad-Din Fadlallah'da, efsanevi bir atann ad eklinde
karlamaktayz. Muhtemelen, Orhun'daki T'u-kelerin me-
hur hkmdarnn adn Kl Tegin yerine daha ziyade Kl
Tegin eklinde okumak gerekir, bu durumda kendisi bir
"gl prensi" olurdu; fakat hkmdarn adnn bu ekilde
okunmas genelde kabul grmemektedir. Orta a'daki ms-
lman Trklere ait metinlerde ve ada Trk-Sibirya Folk-
lorunda rastladmz, stnde kuu veya kazlarn (* Kaz)
yzd gl motifi eski olmaldr.
Kgarl, cilt I, s. 108.
Kn. Gne. Gnee tapnma, Trklerde ok eskiye dayanmak-
tadr. in raporlarna gre, Trkler bu klt Hiung-nular-
dan devralmlar. Tad nem asndan bakldnda, g-
ne klt ay kltnden (Ay) ok daha nemlidir. Gne
yaamn ana kayna olduundan, diil olarak alglanm.
Eski raporlarda belirtildii zere ay ortaya karan gne-
tir, nk nlaryla onu aydnlatmaktadr. Ayn yapt
gibi gne de ve ou kez ayla birlikte insanlarn dnyasna
mdahale eder. Bundaki ama, imparatorluk kurucular ve
kahramanlara hayat vermektir. Gnee tapnld, zellikle
yabanc gzlemciler tarafndan ska dile getirilmektedir. S-
rasyla doan, prl prl parlayan veya batan gnee tapn-
labilmekte; bu ise farkl anlaylar, dolaysyla belirli bir
gelimeyi yanstmaktadr. Maalesef gnein, yannda ika-
met ettii Gk ile, yani byk tam ile olan ilikisi konu-
sunda bir ey syleyemeyeceiz. Birok aratrmac, gnein
-At tarafndan temsil edilmesi ya da onunla yakn iliki
iinde olmas gerektii nerisinde bulunmulardr. Bu, Trk
dnyas iin henz tam anlamyla akla kavumamtr.
-Yldz Tasarmlar; Ik, Boy Sylenleri.
Bkz. bibi. tek madde balar.
Maddeler
10 7
Ksemi. Arzu, Kntadgu Bilig'de kiiletirilmitir. Her ne kadar
bu eserde ikincil bir rol stleniyorsa da, arzu, zellikle de
cinsel adan sk sk sylenlerin ve saysz dinsel gelenein
arka plamnda grlmektedir. Arzunun dindeki rol ise bu-
gne kadar zmlenememitir.
Maara. Maara eski Trklerin kltrnde ve sylenlerinde
fevkalade nem tamaktadr, nk zellikle T'u-kelerde,
fakat daha bakalarnda da, rnein Tabgalarda, buras ata
hayvannn dourduu ve birbirini takip eden kuaklar bo-
yunca yaamn yava yava olutuu yerdir. in yllklarna
gre, "birka kuak sonra oyuklarndan dar km ve
Juan-juanlarn buyruu altna girmilerdir". Tabgalar ve
T'u-keler atalarnn bu maarasna hacca giderler, yeniden
domak iin kurban sunar ve dzenli olarak buray hep zi-
yaret ederler. T'u-kelere ait bu sylenin, kovuk simgesini
dier daha baka Trk halklarna zorla kabul ettirip ettir-
mediini sylemek mmkn deildir. Krgz geleneine g-
re, bu kesin olarak geerli deildir; o boyun babas "bir ma-
arada bir inek ile birlikte yaamtr". Oysa kovuk simgesi
tam aksine, daha ok o geleneksel karanlk, nemli maara
simgesine karlk gelmektedir; bu ise anne rahmiyle zde
grlmektedir. rnein, Kabil'in Trk krallan hakkndaki
al-Biruni'ye ait anlat: aralarndan ilki elleri ve dizleri ze-
rinde srnerek ii su dolu bir maaraya girer; ayn ekilde
Ebu Bekir bn-Abdallah'a ait anlatya gre ise, bir kovuun
iine szan suyun, beraberinde kovuktaki bir ukurun iine
insan biiminde bir bal tamas sonucu, ilk insan in s-
nrlarnda dnyaya gelmi.
-Ay; Bri; Kurban; Boy Sylenleri.
S. Julien, Documents [Belgeler], s. 3. Eberhard, in'in im.
Kom., s. 67. A.g.y., Kultur und Siedlung [Kltr ve Yerleim],
s. 46. Sachau, Alberunis India, 2 cilt, Londra 1910, cilt 2, s. 10.
P. N. Boratav, Le mythe turc du premier homme [lk nsana
96
Eski Trk Mitolojisi
likin Trk Efsanesi], Proc. 23 Inter. Cong. of Oriental.,
Cambridge 1954, s. 198.
Mantk. Kehanette bulunmak Trklerde her zaman nemli bir
rol stlenmitir. Bu her ne kadar bir devlet iiyse de, herkesi
ilgilendirir, hkmdar ilgilendirdii gibi beg de ilgilendi-
rir, halktan birini ilgilendirdii gibi sosyal topluluklar da
ilgilendirir. Btn glere danlmakta, -Gk Tanr, daha
dk seviyelerdeki tanrlar, ruhlar, bitkiler, -Hayvanlar,
muhtemelen iinde g barndran her eye danlmakta-
dr. Mantk ayn anda hem tme varmc hem de sezgiseldir,
bazen ruhsal bir aba, bazen de kark riteller ve nemli
aralar gerektirmektedir. Fakat ayn ekilde her iaretten is-
tifade etmek iin aba sarfetmektedir ve evremizde olan
her ey byle bir iarettir.
Trk dnyas son derece nemli bir messeseye sahiptir,
tek sahibi kendisi deildir, ancak kesinlikle gelimesine kat-
kda bulunmutur: -amanizm. Bugn hl amanizm
mevcuttur; bilinmeyeni sorgulayan ve hayan sorunlarm
zen bir ara olmaktan ok daha fazladr. Vaktiyle bu ger-
ekten byleydi ve Kgarl Mahmud gibi bylesine sekin
bir uzmann, aym ekilde Avicenna, Marvazi, Bar Hebraeus
veya uvaini gibi ou yabanc gzlemcinin amanizmi
zellikle bir kehanette bulunma teknii olarak grmeleri an-
lamldr. ou durumda, amanlardan m yoksa daha baka
"sihirbazlar"dan m sz etmemiz gerektii konusunda zor
karar verebildiimiz dorudur. Kesin olmamakla birlikte
muhtemelen, Theophylaktos Simokatta'mn bahsettii ve
Trklere gelecekte neler olacandan haber veren rahipler
de birer aman olmalyd. Mantk iin amanizmin gerek-
ten tad anlam ne olursa olsun, gelecekten haber vermek
konusunda en azndan daha birok baka yntem kullanl-
mtr.
Elimizde, Uygur alfabesi ile yazlm ve Turfan'da bulun-
Maddeler
10 7
mu olan, kaynandan hi de emin olmadmz birka tu-
haf ksa metin bulunmakta. Bu metinler ile kiinin nasl
haprdna, kas hareketlerine, trnaklarnn ve salarnn
kesim ekline gre kehanette bulunulmaktadr. ounlukla
Hint astroloji yazlaryla olduka benzerlik gsterirler, fakat
yabanc bir lkeden alnm olsalar bile, dnya dinlerine di-
renmi olan toplumlar derinden etkilemilerdir. Bu falclk
metinlerinin en ilginci, phesiz 10. yzyln ikinci yarsna
ait, "Run alfabesi" ile yazlm ve adna "Almet Kitab"
anlamnda Irk Bitig demlen metindir. Bu, 65 ksa metin par-
acnn biraraya getirilmesinden ibaret olup, her bir metin
parasn olumlu ya da olumsuz bir sonu izlemektedir. n-
ce zar atlr, sonra kitaba baklrd; zarda kan saylar hangi
sayfaya baklmas gerektiine iaret ederdi. Zar atarak be-
lirlenen yky muhtemelen bir uzman yorumluyordu.
Aym dnemlerde Uygurlarda astrologlarn (-Yldz Tasa-
rmlar) etkisi artmaya balar ve ksa bir sre sonra aman-
larla rekabete giriirler. lk bata bilinen yegne nemli bil-
gi, yldzlarn konumu veya -Ayn biimine bakp bilgi al-
madan, Trklerin hibir eye girimedikleri eklinde ska
tekrarlanan sylentiydi. Fakat biz, zellikle budist kltlerle
ilintili gibi grnen bu astrolojik kehanetleri pek bilmiyoruz.
Orta a'dan gnmze gelmi, Trklere ait bir rya tabir-
leri kitab bulunmasa da, amanizmle kesinlikle ilikili olan
rya yorumlama konusunda, ayrntl betimlemelerden zi-
yade yzeysel ifadeler mevcuttur. Kgarl Mahmud sade-
ce, ryalarn yorumlanabileceini saptamakla yetinir. An-
cak sonraki dnemlerde, grlen ryalar ve onlarn yorum-
lar aktarlr. slamiyet ncesi Trk yaznna ait en nemli
rya, Paris'deki Ozname'de geer. O zamanlar Ouz ya-
knlarnda "ak sakall ve ak sal ihtiyar bir adam yaard.
Grm geirmi biriydi. Ona 'Ulu Trk' derlerdi. Gnler-
den bir gn uykusunda bir yay ve gm ok grr. Ya-
yn bir ucu gnein douu, dier ucu gnein batna
99 Eski Trk Mitolojisi
uzanmaktayd. gmten ok ise, gecenin iinde uup gi-
derler. htiyar adam uyannca, Ouz Kaan'a grd r-
yay anlatr ve ona yle der: Ey Kaanm, mavi gkyz
[Gk Tanr] bana ryamda gstermi olduu topraklar se-
nin boyuna balayacak." Bu yazmn son satrlarnda,
Ouz'un lmeden nce ocuklarma bir yay ve ok dat-
mas ilgintir. Dolaysyla, hkmdarlk sembolleri olan yay
ve ok aym zamanda eski falclk aralardr.
Mutlaka bununla ilintilendirilmesi gereken, st aacn-
dan yaplm kk ok ve ubuklarn atlmas bir falclk
tekniiydi. Trklerden nce bile var olan bu teknie skitler
ve Hunlar da iaret etmilerdir. Bu tekniklere, eski Trkle-
rin karakteristik zellii (G. Nagy) olarak baklmtr, ancak
Hal Seferleri srasnda bile kullanlmtr. Michael der
Syrer, Trklerin " kola ayrldktan sonra, havaya u-
buk atarak kaderlerini sorguladklarm" anlatr: ubuklar-
dan biri gneye der ve nc birlii Hindistan'a ynelir.
Dierleri de ayn ekilde, Trk yaylmaclnn ana ynle-
rini belirlerler. Ayn yazar bir baka vesileyle, Trklerin yet-
mi beyinin yere bir daire izdiini ve her birinin bu daire-
nin etrafnda elinde bir ubukla dizildiini anlatr. Elindeki
ubuk dairenin iine decek olanlarn kral seilecei konu-
sunda kendi aralarnda anlaktan sonra, ellerindeki ubuk-
lar havaya atarlar.
Orta Asya'da yaygn olan btn o eski falclk teknikleri
arasnda, skapulomanti en iyi bildiimizdir. phesiz on-
dan daha eski ve daha sk kullanlm, stelik de gnmze
kadar kullanlm bir baka teknik yoktur. Kgarl Mah-
mud tarafndan deinilen bu falclk teknii, yagrncnn (da-
ha yaygn olan Moolca karl dallacdr) uzmanlk alan-
na girmekteydi. Ancak bu teknik amanlarn ve hkm-
darlarn ilgisini ekmi ve nihayetinde kesin olarak kamusal
alana girmitir. yle grnyor ki, bu falclk teknii esasen
Trk kltrnn bir ifadesidir. Bu ifade o kadar gldr
Maddeler
10 7
ki, rivayete gre bu falclk tekniinin mucidi efsanevi bir
ahsiyettir, Yafes'in olu olan Trk'tr. Timur'un ordusun-
da hl khinler bulunmaktayd. Bunlar bir koyunun (k-
zartlm ve kopartlm) krek kemiine bakarak, "ola-
bilecek mutlu eyleri ve felaketleri nceden grebiliyor, s-
telik bulunduklar bu kehanetlerde hi yanlmyorlard". Bu
ksa, ancak ayrntil betimleme, sahip olduumuz eski ya da
yeni btn betimlemelerle rtmektedir.
Tpk skapulomanti gibi, hayvann vcudunun iinde yerle-
ik bulunan gce hitap eden kurban tehirine ok daha en-
der rastlamr. stelik bu falclk tekniinin kullanlm ol-
duu inkr bile edilmektedir. Dorusu, elimizde gerek bir
Trke belge yok, fakat buna ramen bu falclk tekniinin
bozkrlardaki gerler tarafndan kesinlikle kullanlm olu-
u, Trklerin bu teknii bilmiyor olmasm pheli klmakta-
dr.
Bitkilerin ve daha ok hayvanlarn yaamna ilikin olayla-
rn her zaman kesin bir anlam olmutur. Henz Irk Bitig'de
olgunlaan ekin, yeeren ayr ve al idesinin oalmas
birer hayr almeti olarak grlmtr. Evcil veya yaban
srlerin oalmas, boyun varla kavuacam ve aileler-
de gerekleecek doumlar mjdelemektedir. Fakat belki
de, burada sz konusu olan Mantkdan ok daha baka bir
eydir. Eer -Hayvanlarn belli birtakm davran biimleri
insanlar belli bir dorultuda hareket etmeye sevk ediyorsa,
Mantn smrndayz demektir. Lider hayvan konusu ile
Ouzname'de karlamaktayz; ordunun bana bir Kurt
gemi ve yol gstermektedir. Uygurlarda da durum pek
farkl deildir, zira Atlarn kinemesi, Kpeklerin hav-
lamas, yrc hayvanlarn ulumas, srlerin brmesi,
kularn akmas ve ocuklarn alamasna kulak verip,
bundan yollarna devam etmeleri gerektii sonucunu -
karmaktalar. Volga Bulgarlarnda, kpeklerin havlamaya
balamas phesiz dourganln, zenginliin ve ansn bir
100 Eski Trk Mitolojisi
belirtisi kabul ediliyordu. Hing-nulardan bu yana, meydana
geleceklerden hayvanlarn insanlardan nce haberdar oldu-
unu ve buna gre davrandklarm bilmekteyiz. Dolaysy-
la, insanlarn da aym ekilde davranmalar tavsiye edilmek-
tedir.
Kehanette bulunmak konusunda bu az sayda rnek elbette
tm Trk Mantn kapsamayacak, ancak ana hatlaryla
yanstacaktr. Daha baka falclk teknikleri ancak tek tk
grlmektedir ve biz bunlarn tesadfi mi, yoksa zaman ve
mekanla snrl olmayan bir anlamlan var myd, bilmiyoruz.
}. P. Roux ve P. N. Boratay, La divination chez les Turcs [Trk-
lerde Khinlik], La divination, 2 cilt, Paris 1968, s. 279-329.
A. von Gabain, Alttiirkische Grammatik [Eski Trkenin Gra-
meri], Leipzig 1950, s. 262-66 (Fragmente der Wahrsagetexte
mit bibliographischen Hinweisen) [Kaynakal Aklama-
larla Falclk Metin Fragmanlar]. Rachmati, Trkische Tur-
fantexte [Trke Turfan Metinleri], VII, Berlin 1936. Irk Bitig
(bkz. Kaynaklar).
Mavi. Kk.
Meng Ta, aym zamanda: Bengg Ta. lk dneme ait Trk
yaztlarnda, stne lnn yksnn kaznm olduu
mezar tan nitelendirir. Bu ta Uygurlarda "yass masif ta"
(yarsi, tolku) diye adlandrlr, ancak ebediyete kadar ayakta
kalacaktr, nk yaztlarda "1000 yl ve 10000 gn"den sz
edilmektedir. Bu ifadeyi "ebedi ta" olarak yorumlamamz
gerekir. Aym ekilde, "ebedi kaya" anlamna gelen mengii
kayadan sz edilir. Bu ise, Radloff'un "yaztlar kayas" ola-
rak yorumlad kayadr. Dier taraftan, "ebediyet" szc-
nn (imparatorluu adlandrmak iin ok nadiren kulla-
nlmasnn dnda) neredeyse hi gemedii bir kltrde
(ki Moollarda Tengri, yani gk iin byk nem taya-
caktir), Trklerin, tan dayankllna olan inanc fevkala-
Maddeler 101
de aykr dmektedir. Tpk Aacn srekli bir biimde
kendini yenileyerek yaam tasvir ettii gibi, ta da yaam
sreklilii asndan tasvir etmektedir. Kimi aratrmaclar
tarafndan Trk kltrnde var olduundan phe duyulan
ebediyet inanc, aa yukan T'u-kelerden beri mevcuttur.
J. P. Roux, Tengri, CLIX, s. 200. P. Pelliot, Rezension des
Buches von Appelgren-Kivalo [Appelgren-Kivalo'ya ait Ki-
tabn Eletirisi], T'oung-Pao, 1932, s. 144.
Nehir. Nehirlere tapmak veya onlara yaktrlan klt, Pnar-
lara tapmak ve onlara yaktrlan kltten phesiz farkl bir
eydir. Bu konuda kesin bir kant yoktur, ancak olasdr. in
kaynaklarnda, T'u-kelerin "gk tanrya kurban sunmak
amacyla beinci ayn onuncu ile yirminci gn arasnda
Tamir Nehri kysnda toplandklar" belirtilmektedir. Orhon
Yaztlarna gre, Tamir Nehri (Tamig), daha dorusu nehrin
yukar kesimi ya da kayna (Trkede Ba) T'u-keler iin
kutsal bir yerdir. Daha baka kutsal nehirler de vardr, rne-
in Tes Nehri, "On Nehir" (on ozqun). Bunlardan hi ol-
mazsa Selenga Nehrine Uygurlarca deinilmektedir. Her ne
kadar, nehrin bu seremoni iinde ne lde ve nasl bir rol
stlendiini bilmiyorsak da, baz belirtiler akarsularn kut-
sal olduunu dnmemizi salyor: En azndan Su (sub)
genelde kutsal kabul edilmektedir. Aynca Ouz Kaan Des-
tan'nda, til Nehrinden (Volga) karya gei ve daha baka
nehirlerden karya gei de etiyolojik bir sylen olarak su-
nulmaktadr. Kpak halk bu eylemi gerekletirdikten son-
ra ancak, adn (ve dolaysyla varln) kazanr.
Dnyaya Bak.
Liu, Mau-Tsai, Clin. Nachrichten [in Haberleri], cilt I, s. 10.
Ouzname, satir 202-14. J.-P. Roux, Faune et Flre [Fauna ve
Flora], s. 131-37. A.g.y., La religion des Turcs et des Mongols
[Trklerin ve Moollarn Dini], s. 138-141.
103
Eski Trk Mitolojisi
Ouz Kaan. Byk Ouz Boyunun kurucusu olan ve ona ad-
n veren kahraman. Ouzlar Dou Trklerine mensuptur ve
bu arada Seluklu ile Osmanl Hanedanlklarnn kurucula-
rdrlar. Olduka yeni aktarmlara gre, Ouz Kaan Ya-
fes'in olu olan Trk'n soyundan gelmektedir. Doast
kadnlarla yapm olduu iki evliliinden alti ocuu olur:
Kn (gne), -Ay, Yldz, -Kk, -Da ve Deniz.
Bunlar alt kolu oluturur ve bunlardan da yine yirmidrt
Ouz boyu doar. Her ne kadar ad "collostrum" olarak yo-
rumlandysa da (halka zg etimolojiye gre, annesinin
yalmzca ilk stn imek istemi), kendisi "gen bir boa"
beyidir. Ne var ki, o farkl hayvanlarn karakteristik zel-
liklerini tamaktadr: bir boann ayaklar, bir Kurdun
sars, bir samurun omuzlar, bir aynn gs, ve tm v-
cudu kllarla kapldr. Dolaysyla o erdii bir yaratkr, bel-
ki de farkl atalarn bir ongun resmidir.
Ouzname iin bkz. kaynaklar. Abu-'l-Gazi Bahadur Han,
ecere-i Trk (Desmaisons, Histoire des Mongols et des Tar-
tares, St. Petersburg 1871 ve 1874). ecere-i T er akime (Kono-
nov, Rodoslovnaja Trkmen Sotcinenije Abul Ghazi, Mos-
kau-Leningrad 1958). Raid-ad-Din Fadlallah, Radloff, Das
Kudatku Bilig [Kutadgu Bilig], cilt 1, s. 15. D. Sinor, Sur la
leende de l'Oguz Qagan [Ouz Kaan Efsanesi zerine],
Bericht des 11. Orientalistenkongresses, Paris 1948, s. 175. L.
Bazin, Notes sur les mots Oghuz et Trk [Ouz ve Trk Sz-
ckleri zerine Notlar], Oriens, VI, 1953, s. 315-22.
Ongun. Hayvanlar (Dnyas).
Ongun. Ongunlarn aranlmas ve eski Trk kltrnde ne
anlama geldiinin incelenmesi, ada Orta Asya ve Sibirya,
daha dorusu 13. yzyl Mool dnyasna ait bilgilerin zen-
ginlii nedeniyle zorlamaktadr. Hibir ey, Antik ve Orta
a'a ait ongunlarn tamamiyle modern ongunlara benzedii
Maddeler
10 7
iddiasn desteklemez. Eer byle olsayd, arkeologlarn
bulmu olduu btn figrleri, ne tasvir ettiklerini henz
tam olarak bilmediimiz tm o "putlar" ve ayn zamanda
daha baka deiik kavramlar gz nnde bulundurmak
zorunda kalrdk. Raid-ad-Din Fadlallah Ouzlar'a ayrm
olduu bir blmde, Ouz boyu birliini oluturan yirmi-
drt boyun listesini verir ve her birinin zel simgesini belir-
tir. Bu, her drt boy iin bir ku ad ve bir yiyecek adndan
ibarettir. Vambery bu kularn "avc kular" olduunu d-
nmtr. Fakat Raid-ad-Din ok ak bir ekilde, her
boya corafi snrlar belli bir blge, bir isim, onu ayrdedici
bir arma verildiini belirtir. Bu arma bir >tamgadr, yani
Ouzlarn "kutsanm" diye adlandrd bir Hayvandr.
Ayrca, Ouzlar bu armay kendi dillerinde, Houtsma'nn
oughoun diye okuduu bir szckle nitelendirirler. Bu, oug-
hourun biim deiikliine uram halidir, ancak bu phe-
siz unghun biiminde geen ongun olmaldr. Ardndan u
aklamada bulunur: "Belli bir boyun ongunu olan hibir
hayvan, [...] o boyun yelerince avlanamaz; hayvana zarar
verilemez ve eti yenemez. [...] Herkes kendi ongununu ta-
nr." Maalesef ranl yazar, bu kularn o boyun atalar olup
olmadm belirtmez. Houtsma bunun gayet anlalr oldu-
unu dnr. ok sonralar, bu betimleme Abu-'l-Gazi
Bahadur Han tarafmdan tekrarlamr, ancak bu pek ak de-
ildir. Kendisi yirmidrt kutan oluan bir liste verir, yani
her boy iin bir ku. Bu ise, phesiz daha sonraki bir ge-
lime dzeyine karlk gelmektedir. 13. yzylda ve phe-
siz daha nce de ongunlarn yaayan hayvanlar olduu ak-
tr. Bunlar bazen resim ve nesnelerle tasvir edilmekte ve
boylarla aralarnda zel bir iliki bulunmaktadr. Bu durum,
Bakrlarn "oniki >Tanr"snn ve Kutadgu Bilig ya da ta-
rihi al-Mada'ini tarafndan Trk beylerine ait erdemler ko-
nusunda rnek resim olarak tasvir edilen hayvanlarn dier
boy birliklerinde ava kulara, yani Ouzlarn ongunlarna
karlk geldikleri yolundaki bizlerin grn hakl kar-
105
Eski Trk Mitolojisi
maktadr.
Bu, o zamanlar baka ongunlar, ifal, amanist vb. ongunlar
bulunmad ve ongunun sadece bir hayvan resmi olduu
anlamna gelmez. Mas'udi'nin, Trk halklarnn deiik
putlan olduu, ancak hepsinin daha st varlklar ve gkci-
simlerinin sembolleri olduklar yolundaki raporu bu adan
aydnlatcdr.
Berezin, Raid-ad-Din Trudy Vostotchnago atdeleniya Im-
peratorskago Arkeo obshestva, cilt 5, 1861, s. 32-36. eviri
1958, s. 25-29. Houtsma, Die Ghuzenstcimme [Guz Boylar],
WZKM, cilt 2, s. 219-33. Vambery, Das Trkenvolk [Trk
Halk], Leipzig 1885. Abu-'l-Gazi Bahadur Han, Histoire des
Mongols et des Tartares [Moollann ve Tatarlarn Tarihi]
(Desmaisons, cilt 1, metin, St. Petersburg 1871, cilt 2, eviri,
St. Petersburg 1874). Kononov, ecere-i Terakime, Moskova-
Leningrad 1958, metin, s. 35-37. eviri, s. 53. J.-P. Roux,
Faune et Flre [Fauna ve Flora], s. 393-402. Carra de Vaux, Le
livredel'Avertissement, s. 121.
Oniki Hayvan. -^Hayvanlar (Alemi); Zaman Blmlemesi.
Orman. Aa.
dlek. Efsanevi bir ahsiyet olup, Kutadgu Bilig'de zamamn ki-
iletirilmesidir. At, zamann bir simgesidir. "Annesi onu
dourup da ismi konulur konulmaz, insan [olu] ayaklamr
ve dlek'in atma biner." Kgarl Mahmud, -Ay ve d-
lek'in birlikte hareket ettiklerini belirtir. Bu tasarmn Trk
dnyasna daha yakn zamanda girmi olmas gerekir, p-
hesiz yabanc etkisiyle girmitir. Pek de zaman tanrs ile
ilintiliymi gibi grnmyor (-d Tengri).
Kutadgu Bilig, msra 1388-1389. Kgarl Mahmud, I, s. 41.
Maddeler
10 7
d Tengri. Zaman tanrs. lk dneme ait Trk yaztlann ilk
okuyanlar, d Tengriyi bilmiyorlard. Dolaysyla iinde
getii en eski yazt evirirken, "Tengri zamann sahibidir"
diye aktarmlardr. Ayrca Minusinsk ve Altn Kl'deki me-
tinlerde de karmza kmaktadr. Orhon Yaztnda yle
der: "Zaman tanrs karar verir, tm insan oullar lmcl
olarak dnyaya gelmitir." Kgarl Mahmud, neredeyse
ayn tmceyi ele alrken, zaman artk tanrsallatrmaz ve
u saptamayla yetinir: "nsan hi fark etmeden zaman (d)
geer gider; insanolu lmsz deildir." Bu tanr hakknda
bakaca bir bilgi mevcut deildir.
Kgarl Mahmud, I, s. 44. A. von Gabain, Inhalt und rnagis-
cheBedeutung der Alttrkischen Inschriften [Eski Trk Yaztla-
rnn erik ve Gizemli Anlam], Anthropos 48, 1953. J.-P.
Roux, Tengri, Rev. Hist. des Religions, CXLIX, s. 76.
lm. Ahiret; lnn Gmlmesi; Kader; Ruh; Umak.
lnn Gmlmesi. Trk halklarnn ly defnetme gelenek-
leri hi de birbirinin aym deildir. Metinlerdeki bilgiler ve
arkeolojik buluntular, lnn ortadan kaldrlmas iin fark-
l yollara bavurulduunu gstermektedir: ly kendi ha-
line terketmek, aalarn stne yerletirip brakmak, yak-
mak ya da topraa vermek. Bazen de kamtlardan, bu farkl
yntemlerin birarada kullanldn renmekteyiz. n Slav
Bulgarlar ve az ok tehis edilmi dier halklarn "bazlan
ly yakarken, bazlar da topraa vermitir". Ebu-'l-Fid,
Kumanlarm llerini genelde yaktklarn, fakat ayrca "top-
raa vermek" szcn de kullandklarm belirtmektedir.
Grnen o ki, phesiz kltrlenmeye kout olarak zaman-
la ly topraa verme yntemi baskn km ve ly
yakma yntemi terkedilmitir. 628 ylnda cereyan eden
olaylarla ilintili olarak Sevlere ait yllklarda yle den-
mektedir: "Eskiden (Trklerde) lleri yakmak gelenekti.
106
Eski Trk Mitolojisi
Oysa imdi lleri topraa veriyor ve onlar iin mezar ina
ediyorlar." Daha sonra T'ang chu, verilecek zel bir emir sa-
yesinde Dou Trklerinin hl llerini yakabileceklerini
ayrntl bir biimde betimler. Grne baklrsa, 7. yzyl-
dan itibaren kltrel adan ileri olan halklar arasnda
ly yakma gelenei unutulup yitmitir. ly "topraa
vermek" anlamna gelen km- yklemi genelde kullanlmak-
tadr, ancak ayn anlamda kullanlan kl ykleminin lye
ait kln topraa gmlmesi anlamna geldii dnl-
mektedir. Bu varsaym, bu gelenein yaamaya devam et-
tii anlamna gelmektedir, nk in kantlarna gre daha
nceleri l yakldktan sonra klleri topraa gmlrm.
"lm olan kiinin vaktiyle binmi olduu at ve aym bi-
imde giysileri ile sahip olduu eyalar ceset ile birlikte ya-
klrd. Kl toplanr ve belli zamanlarda topraa gmlr-
d."
Her ne kadar lnn yaklmas ve topraa verilmesi iin ya-
plmas gereken ilemler farklysa da, bu iki farkl trenin
kimi ritellerinin ayn olmas mmknd. Nitekim cesedin
l adrnda sergilenmesi ve "seyir"-ziyaretleri her iki t-
rene ait olabilir. Ancak cesedin hazrlanmas, yani ta Orhon
yaztlarnda (kefen bezini getirdi ve dikti) ve Minusinsk ya-
ztnda (yoldalarm, beni kefene sarp gmdnz) yer al-
d zere, cesedin bir kefene sarlmasna ve daha sonra
Kgarl Mahmud tarafndan belirtildii gibi cesedin muha-
faza edilmesine her iki trende de rastlanmamaktadr.
l gmme treninin aamadan olutuu tahmin edil-
mektedir: Trenin birinci ksm lmden hemen sonra,
ikinci ksm asl lnn gmlmesi srasnda ve nc ks-
m ise anma treni srasnda cereyan ederdi. Bazen bu aa-
malardan hangisinin ne vakit cereyan ettiini ayrt etmek
pek mmkn olmuyordu; bu aamalardan bazlarnn tek-
rarlanyor olmas muhtemeldi. Bir kimse ldnde at ya-
klmaktayd. Bu atlara in yllklarnda rastlamaktayz,
Maddeler
10 7
ayrca bn-Fadln da bunlara deinmektedir. bn-Fadln ay-
rntl bir biimde, yalnz erkeklerin "lk attklarn ve r-
ktc ve vahi bir biimde uluduklarn" belirtmektedir.
Bunlar kendi yzlerini keser ve kulaklarn koparrlard.
len kiiye ait adrn etrafm ya da zel olarak onun iin
kurulmu olan adrn etrafm dolarlard. At yarlar d-
zenlenirdi. Salarm ne zaman kestiklerini bilmiyoruz, an-
cak Orhon yaztlarnda bundan bahsedilmektedir ve mezar-
larda sa rglerine rastlanmtr. Ayn ekilde yine o d-
nemde koyun ve at kurban edildiini kesin olarak iddia
edemeyiz (Kurban).
lnn gmlmesi iin uygun bir yerin ve gnn seimi
nem tamaktayd. Grne gre, llerini -Akarsularn
kysna, tepeliklere ya da Dalara ve ormanlara (Aa)
gmerlerdi. Hazar Denizi ve Aral Gl civarnda cesetler
ou kez Nehire atlrd. Amt mezarlarn yeri ya gizli tu-
tulur ya da aksine bir ziyaretgh merkezi haline getirilirdi.
lnn gmlecei gn, iinde bulunulan mevsime bal
olarak deiirdi. inliler yle derdi: "Eer bir insan ilkba-
harda ya da yazn lrse, bu durumda o kimse aalardaki
yapraklar sararp dtkten sonra ancak gmlebilir; yok
eer kn ya da sonbaharda lrse, bu durumda aalar
yapraklanp bitkiler iek atktan sonra gmlebilir." Bilge
Kaan kasm ya da aralk aynda lm ve 22 haziranda
gmlmtr. Ne vakit ld bilinmeyen Kltigin ise, 1
kasmda gmlmtr. Dikkat eken husus, her ikisinin de
ayn 27. gnnde, yani kamer ayn en son gn gmlm
olmasdr. Bir cesedi bylesine uzun bir sre, zellikle de
yazn muhafaza edebilmek hi de kolay deildi. Ancak ar-
keolojide kantland zere, ceset mumyalanabiliyordu.
Cesedin yaklmas sonucu kller uzun sre muhafaza edile-
bilmekteydi ve phesiz cesedi yakarak kl haline getir-
meyi tercih etmelerinin nedeni de buydu. Aym sorun daha
orijinal bir yntemle de zlmekteydi: Cesedi bir aacn
dallar stne yerletirirlerdi, bylece et rr, fakat ke-
108
Eski Trk Mitolojisi
mikler sakl kalrd; ya da cesedi bozkrlarda yaayan
Hayvanlara havale ederlerdi; bazen de kemikleri etlerinden
"ayrrlard". Cesedi bir aacn dallan stne yerletirmek
ok eski bir gelenektir. Bu gelenein T'o-pa ya da Si-weilar
arasnda yaygn olduuna inliler dikkat ekmektedir. Da-
ha sonralar ayn gelenee Krgzlar ve baz batl halklar
arasnda rastlandn ise Saif, Makdis ve Marvaz belirt-
mitir.
Cenaze gmlrken byk kalabalklar olurdu. Eer bir
hkmdar gmlecekse, vasallar ve mttefikler kalabalk
heyetler gnderirlerdi. Brockelmann, cenaze definlerinin as-
lnda ailelerin ve kavimlerin trensel anlamda biraraya gel-
dikleri nemli frsatlardan biri olduunu ortaya koymutur.
Cenaze defni konusunda uzman bir personel bulunmasna
ramen -rnein bir meclis ("arkadalar") biiminde yap-
lanm olup, lye refakat etmekle grevli sadlar ya da
sgtar (umum atlar)-, toplanm bulunanlarn hepsi
trenin ikinci ksmna katlrd. Bu durumda kimi riteller,
daha nce kii ldkten hemen sonra yaplm olanlarn bir
tekraryd yalnzca: at yakmak, yzn kesmek, kulakla-
rn yaralamak, at yar dzenlemek. Dierleri ise muhte-
melen ilk kez yaplmaktayd: len kiinin ardndan yaplan
konuma (at), trensel kurban, ardndan hayatta olanlarn
nce kendi aralarnda, sonra lyle birlikte yedikleri yemek;
bunlar ise gerektiinde elenceler takip edebilirdi. Bu l
yemei, en nemli umum aklamayd. Yemek, lnn -
gmld srada ya da Kgarl Mahmud'un belirttii
zere, l gmldkten sonraki 3. ve 5. gn yenebilirdi. Bu
yemee yog ya da basan ad verilmekteydi. Verilen ziyafetin
asl nemi, yog szcnn yaplan defin trenlerinin ta-
mamn kapsyor olmasnda yatmaktadr.
Ceset mezarn iine her trl konumda yerletirilebilirdi.
Eer mezarn yeri gizli tutulacaksa, bu durumda mezarn
yapmnda alm olanlar ldrlebilirdi. ou kez, lye
Maddeler
109
hizmet etmeleri iin dul kalm olan eleri, metresleri, kle-
ler ya da tutsaklar ldrlrd. Ne var ki lnn dul kalan
einin genellikle can balanr ve oluna emanet edilirdi.
Olu ise, onun yasal sahibi olan babasnn yerine, mrnn
sonuna kadar ona sahip kmak amacyla annesiyle evlen-
mek zorundayd. Ancak Douya ve Batya ilikin ok sayda
rapordan rendiimiz zere (el-Bakr, Makdis, Joinville
vd.), insan kurban etme gelenei yakn dnemlere kadar
yaygnd. Ayrca hayvanlar da kurban edilirdi, zellikle
Atlar ve sylendii zere bu bazen de lnn en iyi at
olabiliyordu. Deiik eyalar yaklyor ya da gmlyordu
ve bazen de knlyordu, nk teki dnyada nasl olsa her
ey karkt: silahlar, aletler, heyetlerin beraberinde getir-
dikleri saysz hediyeler. Yaztlarda yer ald zere "onbin
adet ipek, ok byk miktarlarda altn ve gm, ayrca
parfm".
Mezar tann etraf bir tr ufak tapnakla evrili olabilirdi.
Bu tapnan duvarlarna, llerin yapt kahramanlklar
boya ile resmedilmekteydi. Mezar talannda lnn yaam
yks, ldkten sonra ardndan yaplm olan konuma ya
da sadece onu betimleyen bir metin, hayvan resimleri ve
mensubu olduu boyun sembol (tamga) yer almaktayd.
lnn ya da llerin heykelleri dikilirdi. ldrlen d-
manlar gsteren ve adna balbal denilen ilenmemi talar
dikilirdi. Bunlar bazen byk saylarda olabilirdi.
ly anmak zere yaplan trenler belli zamanlarda d-
zenlenirdi. Bunlar genellikle yln yedinci gn, krknc g-
n ve yln sonunda yaplrd. Grne gre bu trenlerde,
daha nce lnn gmlmesi srasnda yaplanlar ya t-
myle ya da ksmen tekrar edilmekteydi. Baz durumlarda,
ly anmak zere yaplan bu trenler nihayet bir sre son-
ra atalar anmak zere yaplan trenlere dnmekteydi.
At; Atalar Klt; Ahiret; Ruh; Sgt.
J. P. Roux, La mort [lm], Paris 1936, s. 147-78. K. F. Neu-
111
Eski Trk Mitolojisi
mann, Die Vlker des siidlichen Russlands [Gney Rusya
Halklar], Leipzig 1855, K. Brockelmann, Volkskundliches aus
Altturkestan [Eski Trkistan'dan Folklorik eler], Asa Ma-
jr, II, 1924, s. 100-24. Rintchen, Melanges archeologiques, Cent.
Asiat. Journal, IV, 4, 1959, s. 269-99. S. Rudenko, Kultura na-
selenia gornogo v Skifskoe vremia, Moskau 1953. Katanov, ber
dieBestattungsgebrduche bei den Trkstammen [Trk Boylarn-
daki l Gmme Gelenekleri zerine], Keleti Szemle 1900, s.
100-13, 225-33, 277-86. J.-P. Roux, La religion de Turcs et des
Mongols [Trklerin ve Moollarn Dini], s. 263, 280.
l Ritelleri. lnn Gmlmesi.
tken. Bugnk Moolistan'da Orhon -Nehri yaknlarn-
daki >Da. Yeri tartmaldr, ancak "Hangai dalarnda
yer ald kesindir" (A. v. Gabain). tken ad "semek",
"tercih etmek" anlamna gelen Uygurca tii- szcyle
ilintilendirilmi ve Radloff tarafndan "sevilen da orman"
olarak tercme edilmitir. Thomsen "sert", "sivri" anlamna
gelen tkin/tkin szcklerinin etimolojisini irdelemi, Bang
ise tii ve kan' ayrmay tercih etmitir. Kendisi, szcn
ikinci ksmnda o nl hkmdar sfatn grmektedir, an-
cak bu varsaym phelidir. Byk ihtimalle bu szck
"dua", "t" "oy" anlamna gelen "t" szcnden gel-
mektedir. Bulunduu yer, Orhon Yaztlarnda tiiken'in or-
manlk da olarak nitelendirilmekte ve tpk Yer ve Su
gibi "kutsanm" diye adlandrlmaktadr. Grnen o ki,
tiiken kelimenin tam anlamyla en stratejik yerdir, impa-
ratorluun kalbidir: Metinlerde, "Devleti bir arada tutan
yer, [her zaman] tken Orman olmutur" diye geer. t-
ken, hi de kmsenmeyecek dinsel bir neme sahipti ve
T'u-ke hkmdarlnn sonunu da grmtr. in yllk-
larnda ve ine Usu yaztnda, tkenden birok kez bahse-
dilmektedir. Ayrca Kgarl Mahmud'un szlnde yer
Maddeler
10 7
almaktadr, phesiz Moollardaki yer tanras Etiigen ya
da Itgen'den (Pelliot) tremitir. Pelliot'un iddia ettii ze-
re, tken'in daha T'u-kelerde yer tanras olduu gr
son derece phelidir. Baka dalarn da kutsanm kabul
edildii Uygur dneminde ancak, tken bu daha genel
anlam kazanmtr. Paul Pelliot'un bahsettii ve henz ya-
ymlanmam olan Uygurca bir el yazmasnda, tken bii-
minde, yer tanras ile kutsal ana vatann kiiletirilmesi
olarak yer alr. 8. yzylda ise sadece kutsal bir dadr. Bu
da ok ycedir, ancak hibir zaman yer ile topluca kart-
rlmaz. tken Uygurlar'a devredilmi olup, onlarn baar-
sn temin eder. Daha nceleri buraya Tonyukuklar "yer-
lemi" ve "onlarn buyruuna girmek iin tm halklar gel-
mitir". in yllklar, You-Tou-Kin'e (tken) drtyz li
uzaklkta bulunan bir baka dadan bahseder ve onu hakl
veya haksz yere, bir yer tanrs olarak grrler.
A. von Gabain, Alttrkische Grammatik [Eski Trkenin Gra-
meri], Leipzig 1941. Radloff, Diealtaischen Inschriften [Altay
Yaztlar], s. 100. Thomsen, Alttrkische Inschriften [Eski Trk
Yaztlar], s. 123. Chavannes, Documents [Belgeler], s. 98,
120. Pelliot, Lemont tkiin chez les anciens Turcs [Eski Trk-
lerde tken Da], T'oung Pao, 1929, 4-5, s. 212-19. J.-P.
Roux, Religion des Turcs de l'Orkhon [Orhon Trklerinin
Dini], RHR, 1962, 2, 437, s. 200. R. Giraud, Les Regnes [H-
kmdarlklar], s. 105-07. Vladimirov, Bericht der Akademie der
VVissenschaften der UdSSR [SSCB Bilimler Akademisi Rapo-
ru], Moskau-Leningrad 1929, s. 133-35.
Plasenta. Umay.
Rahip. amanizm.
Ruh. insanda bedensel olmayan, onun asl z, nefesi, tini, v-
cut ldkten sonra bireyden artakalan ve yaayan eyi ni-
112 Eski Trk Mitolojisi
telendiren ok saydaki Trke szck, ve dier taraftan bu
saylan eylerin deiik meknlarda ayn anda var olmas,
ki bu her yerdelik deildir, ve nihayet karlatrlabilir a-
da belgeler, Trklerin, birden fazla ruha sahip olduklarnn
bilincinde olduklarna iaret ediyor grnmektedir. Eer
daha yeni kaynaklara veya grnrde kout Mool olgula-
rna dayanmayacaksak, bu durumda maalesef ruh ya da
ruhlar kavramnn ok belirsiz olduunu itiraf etmek zorun-
dayz. ou kez deiik tercmelere dayanan deiik sz-
cklerin incelenmesi dahi, arzu edilen akla ulaamama
tehlikesiyle kar karyadr. En fazla, kt bir cin olduu ka-
bul edilen Yek, tesadf eseri gezgin bir ruh olmu olabilir.
Daha ziyade Trkler tarafndan ska kullanlan deiik
szckler arasnda tin, z, zt, yuh yer almaktadr. Abac ve
elkin ya da yelkin kavramlaryla ise, kelimenin dar anlamyla
cinler ve hayaletler anlatlmakta, fakat Trklerin bu kav-
ramlarla ne kastettiklerini biraz daha ak bir biimde be-
lirtmek gerekir.
Tin, Kgarl Mahmud tarafndan "nefes", "nefes almak"
olarak tercme edilmektedir (rnein: soluu tmyle ke-
silmek). Kgarl Mahmud'a ait bu tercme, Kpak sz-
lklerinde "n</ zlarn" anlamnn belirsiz olmasna veya Co-
dex Cumanicus'da yer alan "anima spiritualis" veya "spiritus
sanctus"a ramen, en gvenilir olandr. Daha sonra mey-
dana gelen anlam deimelerine ramen, tin'in ruhu nefes
olarak nitelendirdiini (Moolca'daki az ok kesin karl
amin'dir) ve lm annda vcudu terk ettiini ihtiyatla ka-
bul edebiliriz.
z, "nefis", "vcut", "yaam", "kii" anlamna gelmektedir.
Her ne kadar "kiinin nefsi" ifadesinin anlam Codex Cu-
manicus'da teyit ediliyorsa da, Kgarl Mahmud bu sz-
c "nefis"in dnda, ayrca "ruh, kalp" ve yine "nefes"
olarak tercme ederek, biraz farkl eitlemeler sunmakta-
dr. Uygurca bir metinde, z konuun vcut iinde yapt
Maddeler 10 7
gezintiler ele alnmaktadr: Onun, bulunduu yeri her gn
deitirdiini grmekteyiz; bir bakmz gzlerde, bir bak-
mz kulaklarda, gste, kollarda, uyluklarda vb. zt
(veya zt) z'den tretilmi olabilir. Geri von Gabain, bu
szcn genel anlamnn "ruh, tin" olduunu belirtiyorsa
da, szck Orta a'a ait szlklerde merhum kiiyi, ly
nitelendirmektedir. Bu szck ok erken dnemlerde, gez-
gin birer l olduklar dnlen kt cinleri nitelendirmek
iin kullanlrd. Uygurca Turfan Metinlerinde belirtildiine
gre, "lmn ardndan vaktiyle iinde yaam olduklar
eve geri dnenler, llerin ruhlardr". Nihayet, "alev",
"meale" anlamna gelen ve Kgarl Mcihmud tarafndan
alntlanan yula szc, olduka belirsiz bir ekilde ruhu
artrmaktadr.
Her ne kadar kesin olarak kamtlanmadysa da, "yaam g-
c", "Viatikum" anlamna gelen Kutun, vaktiyle Gk-
ten gelmi ve lmn ardndan tekrar oraya geri dnen bir
ruh olduu akla yalan geliyor.
Ruhlarm lmden somaki akbeti >"ahiret" maddesi al-
tnda ele alndndan, burada ruhlarm lmsz olduunu
saptamakla yerinebiliriz. Buna ne zaman inanldn kestir-
mek zor olsa da, iin tuhaf yam ruhlar, gkte yaayan kuun
ekline girmi olarak enkarnasyonlaryla birlikte yayorlard.
Belli ruhlarm ya da belli bir ruhun Hayvan ekline girdii,
"onun ld" anlamna gelen "o akbaba oluyor" ifadesiyle
ve "cennetin" varl ile lnn yaamaya devam ettiine
olan inanla ak seik bir ekilde kantlanmaktadr. Ruhla-
rn Kan ile olan balar, hkmdarlarn ve hayvanlarn
kanlarm dkme yasa ile vurgulanmaktadr. Kemikler
ve iskelet ile olan balar ise, l gmme ritelleri, kafatas
klt ve kemik iskeletinin muhafaza edilmesiyle vurgu-
lanmaktadr. Her eye ramen, ruhlar anlalmaz bir ekilde
plasenta ( Umay) ile balantldr. Yukarda belirtilen
simgelerin her birinin (ve daha bakalarmn da) belli bir
114
Eski Trk Mitolojisi
ruhla ilgisi olduuna neredeyse kesin gzyle baklyor. te
yandan ruhun kendisi ise, deiik organlara bamldr.
Ruhlarn akbetinin her zaman ayn olmadn da var saya-
biliriz; bunun nedeni ahlk bir deerlendirme deil, aksine
ruhlar arasndaki doal farkllklardr.
J.-P. Roux, La mort [lm], s. 71-91. Kgarl Mahmud, II,
118,1,164,177,179, 249, 339, III, s. 131,1, s. 200, III, s. 25, 84.
Grnbech, Codex Cuman, s. 262. A. v. Gabain, Alttiirkische
Grammatik [Eski Trkenin Grameri], s. 341,324,349.
Sgt. Kgarl Mahmud sgt szcn "mersiye" olarak ter-
cme etmektedir. Bu szc henz Orhon Yaztlarnda
at szcnn yamnda grmekteyiz, fakat onu at sz-
cyle kartrmamamz gerekir. Mersiye dendiinde, bu-
na yzn trmalanmas ve l gmme ile lleri anma tre-
nindeki aresizliin deiik belirtileri de dahil miydi, kesin
olarak bilinmiyor (lnn Gmlmesi).
Kgarl Mahmud, 1, s. 36. Orhon Yaztlar, Ant I, Kuzey, sa-
tr 2, Dou, satr 4; Amt 2, Dou, satr 5.
Simge Hayvanlar. Hayvan, eski Trkler tarafndan en sk
kullanlan simgedir. Ancak onun ne lde sadece soyut bir
ey ya da bir ahs yerine kullanlan bir simge olduu ve ne
lde kiiletirilerek kiiyle i ie getiini, her zaman ke-
sin olarak ayrt edemeyiz. Orhon Yaztlarnda bir prens y-
le der: "Kaan olan babamn ordusu -Kurtlar gibiydi, d-
manlar ise koyunlar gibiydi." Suji Yaztnda bile, oula
"Aslan" diye hitap edilir ve bu, daha sonra kti bir ifa-
deye dnr. Kgarl Mahmud, yerinde duramayan ki-
iye "pire gibi insan" anlamnda brgekii dendiini belirtir.
Doacak ocuun kz m yoksa erkek mi olacam ren-
mek istediklerinde, bu kiiye sorarlar: "Doacak olan, bir
tilki mi yoksa bir kurt mu?" O ise, byk bir orduyu ekirge
Maddeler 10 7
[srs] olarak betimler. Al-Mada'ini ve ayn ekilde Ku-
tadgu Bilig, erdemleri belli hayvanlar araclyla kiiletir-
mektedir. Bunlardan ilki, horuzun cesur, tilkinin kurnaz,
turnann temkinli, karganm dikkatli vs. olduunu belirtir.
Dieri ise, gc kurtta, cesareti ayda, temizlii saksaanda,
temkinli olmay baykuta grdn belirtir. Belli zellik-
leri simgeleyen bu hayvanlar, geri burada boylar snflan-
drmak iin de kullanlyor, ancak bu durum yaztlarda sz
konusu deildir. Aym ekilde yaztlar da, soyut eyleri hay-
vanlar araclyla anlatmaktadr: gc kz, zayflk ve
korkakl koyun, cokuyu tay, cesaret ve kahramanl
Kaplan araclyla anlatmaktadr. Hayvanlarla ilikili
zelliklere, Oniki Hayvanl Takvime ait gnmze kadar
ulam betimlemelerde de rastlamaktayz. Tanrlar; Za-
man Blmlemesi.
Orhon Yaztlar, Ant I, Dou, satr 12; Amt II, Dou, satr 11.
Kgarl Mahmud, I, s. 427, 483, 490, 429. Ramstedt, Zwei
uigurische Runeninschriften in der Nordmongolei [Kuzey Mo-
olistan'da Runik Alfabe ile Yazlm ki Uygur Yaz],
Journ. Ste. Finno-Ougrienne, 1913, XXX, s. 3. Hommel, Zu
den alttiirk. Sprichzvrtern [Eski Trk Ataszleri zerine],
Hirth Ann. Volume, Asia Majr, Londra 1932, s. 190. Rad-
loff, Kutadgu Bilig, cilt 2, 1910, s. 205. Inschrift von Altn Kl
[Altn Kl Yazt] (H. N. Orkun, III, s. 101). Irk Bitig, par X.
Von Gabain, Die Bedeutung friihgeschichtlicher Tierdarstellun-
gen [lkaa Ait Hayvan Tasvirlerinin Anlam], Melanges F.
Kprl, stanbul 1953, s. 169-76.
Su. Suyun iindeki mevcut g farkl biimlerde belirir ve gl,
Su Kaynaklar, Nehirlerde ya da Trk topraklarndaki
tm "kutsanm sular"da yaar. Ne var ki, biz suyun kut-
sanm karakteri hakknda fazlaca bir bilgiye sahip deiliz.
Grne gre, suyun be temel elementten biri olduu ka-
bul edilmektedir. Bu konuda Theophylaktos Simokatta'nm
116
Eski Trk Mitolojisi
grlerine itibar edilebilir, nk su ayn zamanda (>
Ate, kara, odun ve metal ile birlikte) in elementlerinden
ve (ate, Hava, -Ay ve -Gne ile birlikte) ran ele-
mentlerinden biridir. Marvazi, "Kimeklerle i ie" yaayan
ve su ile atee tapnan halklardan bahsetmektedir. Ancak en
ilgi ekici olan, Ibn Fadlan'n Ouzlara ilikin verdii bilgi-
dir: "Byk aptese kmadan ve iemeden temizlenmezler;
asla ykanmazlar." O bilindik, suyu kirletme endiesine, ok
sonralar Anadolu'daki ger gruplarnda da, rnein Tah-
taclarda rastlanmaktadr. Grnen o ki, bu eski bir Trk
geleneidir. duk; Kl.
Minorksy, Marvazi, s. 32. Ibn Fadlan, par. 21. Z. V. Togan,
Seyahat Notlan, s. 20. J.-P. Roux, Les traditions des nomades de
la Turcjuiemeridionale [Orta Asya Gerlerinin Gelenekleri],
Paris 1970.
Su Kaynaklar. Orhon Yaztlar, bizleri en az bir kutsanm
kaynan varlndan, Tamir Nehrinin varlndan ha-
berdar etmektedir. in yllklarna gre, T'u-keler bu neh-
rin kysnda ylda bir kez kurban keserlerdi. Fakat bir baka
blmde, adn belirtmeden kutsanm kaynaktan ya da
kutsanm kaynaklardan sz edilmektedir: R. Girard'n g-
rne gre, belki de sz edilen kaynak yine Tamir'dir.
Belki de bir baka bilinmeyen kaymaktr ya da Trk kay-
naklarnn tamamdr. T'u-keler Tamir'e zel nem vermi
olsalar dahi, dikkatlerini baka kaynaklarn ekmemi ol-
mas hayret verici olurdu. En azndan, topran yzeyinde
-Suyun kaynamasnn T'u-kelerde dinsel bir tapnma ko-
nusu olduunu iddia etmek mmkndr.
Orhon Yaztlar, I, kuzey, satr 1, II, dou, satr 25. R. Giraud,
Les Regnes [Hkmdarlklar], s. 107.
amanizm. amanizm bugn, byk dnya dinlerinden birini
benimsememi Trk halklarnn inanlarnn asl karakte-
Maddeler
10 7
ristik zellii olarak grlmektedir. Eskiden de bunun byle
olduu kesin deildir. Fevkalade dikkat eken husus, bu
konuda eski Trk yaztlarnn suskun kalyor olmas ve an-
cak arkeolojik deliller ile yabanc gzlemcilerin aktardklar
bilgiler araclyla amanizmi az ok tanyor olmamzdr.
Her ne kadar, aman iznim milttan sonraki birinci yzyln
ikinci yarsmdaki karakteristik zelliklerinin, bin yl sonraki
zellikleri ile ayn olmas ok muhtemel grnse de, bu ko-
nuda elimizde kesin bir delil bulunmamaktadr. stelik,
amanizmn bariz bir ekilde gelimi olmas ihtimal dahi-
lindedir. Bu nedenle, genelde amanizm ile ilgili aratrmalar
konusunda temel tekil edebilecek eylerden sz edemeyiz:
zellikle glerin aranmas, bizim iin tmyle mehul kal-
maktadr. Hem ayrca, nemli amanist ifadeler gizemlerini
korumaktadr. Ge yaplan yolculua ilikin dorudan
bir kant bulunmamaktadr. Juan-juanlar hakkndaki in
raporlan, amanizmn bu halk tarafndan tatbik edildii ve
dolaysyla ardllar olan T'u-keler tarafndan da tatbik
edildii izlenimini uyandrmaktadr. Ne var ki, biz onlarda
sadece hkmdar ve einin tahta ktn grmekteyiz. Yu-
kar kaldrmak iin, Tengri onlar yakalar. Belki de koz-
mik snflarla olan balant belli bir grup sihirbazn deil,
aksine hkmdarlarn bir ayrcaldr.
Glklerden biri de, muhabirlerin aman ya da daha baka
byclerden sz edip etmedikleridir. Eski Trklerin, yalv
bys yapan yalvclar ile Pantrke isimleri kam (eitle-
mesi gam) olan amanlar birbirinden ayrdklarn biliyo-
ruz. Kamszc ok eskidir, zira T'ang yllklarnda, Kr-
gzlar ile onlarn sihirbazlar balamnda gemektedir. Ne-
meth, Hiung-nularda bir atakam ve bir ekamm varlndan
bahsetmitir, ancak bunlarn anlam belirsizdir. Bu szck
ancak 11. yzylda yaygnlar, rnein Kgarl Mahmud'
un szl olan Kutadgu Bilig ve Codex Cumanicus'da geer.
zellikle Kgarl Mahmud, ksal asndan ilgintir. Drt
kez byle bir kiiden bahseder. Birinde, kam' yorumsuz bir
119
Eski Trk Mitolojisi
ekilde "khin" olarak tercme eder. Bir baka yerde ise,
kam'n fal atn ve -Kaderi sorguladn reniyoruz;
baka bir deyile ok sayda anlalmayan szckler syle-
diini ve nihayet by yaptm reniyoruz. Grne ba-
klrsa, o dnemde ve takip eden yzyllarda, Mool mpa-
ratorluu'nun kuruluuna kadar amanizm Uygurlarda ve
doudaki deiik Trk halklar arasnda byk nem ta-
mtr. Bar Hebraeus Moollarn, Uygurlarn lkesini fet-
hettiklerinde, orada kamdiye adlandrlan byclerle kar-
latklarn anlatr. uvaini, her iki inan sisteminin stn-
lklerini test etmek iin, amanlar ile budist rahipler ara-
snda mnazaralar dzenlendiini, / camlarn bu yarmada
yenildiini ve bunun zerine Uygurlarn Budizme getikle-
rini anlatr. Doulu gezginler sk sk kamadn anarlar, fakat
kamve ham kartrrlar. Plano Carpini, Kumanlarn bu sz-
c kullandn fark eder. Wilhelm von Rubruck, bir hal-
ka hkmetmek kehanete bal olduundan, btn khinle-
rin kam diye adlandrldn belirtir. Raid-ad-Din Fadlal-
lah, kmn biimini zikreder. Bu, daha modern olsa gerek.
Eski Trke metinlerde, ilevi bilinmeyen baz kiiler yer
alr. Bunlar muhtemelen aman olabilir. Hoytu Tamir Ya-
ztlarnda iki adamdan bahsedilir: "kahraman adam" anla-
mndaki Alp Er ve "adam" anlamndaki Er. Grne gre,
bu ikisi ritelleri yerine getirmek ve belki de -Kurban
sunmak iin bu tehlikeli geitte dururlar. Irk Bitig'de, bir
kse ve bir kupas bulunan, bunlar yamnda olmadan fazla
uzaa gidemeyen, uzun giysileri olan bir adamdan; ya
dolu bir ka yaladnda, tekrar dirilen yal bir falc ka-
dndan; ve (amanlarn mehur bir leti olan) aynasn kay-
betmi, uzun giysiler iinde ikinci bir adamdan bahsedilir.
Ouzname ise, byk bir Trkten bahseder. Bu, ihtiyar bir
kahramandr, bilge biridir, hkmdann rya yorumcusudur.
Yabanc muhabirler, amanlarn asl ilevinin gelecei oku-
mak olduu eklinde bir izlenimi aktarrlar. Theophylaktos
Maddeler
10 7
Simokatta yle yazar: "Trklerin, kendilerine gelecei oku-
yan rahipleri var." ok sonradan Marvazi, (Minorsky'nin
Sodca bir szck olduunu dnd) faghinum adnda
bir adamn her yl belirli bir gnde Krgzlarca arldn
anlatr. "O baylmakta, vcudu sarslmakta, ve kendisinden
gelecek yln tm olaylarm okumas rica edilmektedir. O
bunun zerine, ekinin kt m yoksa bereketli mi olacan,
ya alacaklar m yoksa kuraklk m olacan, ve buna
benzer konularda bilgi vermektedir. Dinleyiciler ise, onun
bu dediklerinin gerekleeceine inanrlar." Marvazi, bu a-
mann yan sra arkc ve mzisyenlerden de bahseder. Biz
onlar, henz 576 ylnda Bizans elisi Zemark'n Dilzibul'
un Saray'nda kabul ediliinde grmekteyiz. Gardizi de,
Marvazi tarafndan betimlenen faghimm'dan bahseder. Ta-
bari, ryalar yorumlayan bir bycy uzun uzun konu-
turur. uvaini, Uygur / camlarnn kendilerini kt cinlere
kaptrdklarn ve bu cinlerin, bilmek istedikleri her eyi
kendilerine sylediini belirtir. Orta a'da, amanizm ko-
nusundaki en kayda deer betimlemeyi, trans olayn anla-
tan Avicenna yapmtr. Kendisi yle der: "Bir falcya dan-
an ve kendisinden kehanette bulunmasn isteyen bir Trk-
men boyundan sz edilir. Bu falc sratle her yne doru
komaya balar ve nefes nefese kalarak nihayet baylr. Ken-
disi bu haldeyken, hayal dnyasndaki eyleri olduu gibi
szcklere dker ve dinleyiciler, onun bu sylediklerinden
hareket ederek, gerekli nlemleri alrlar."
Bugn, Orta Asya ve Sibirya'daki amanlarn en dikkat e-
kici faaliyeti olarak grlen mucizevi tedavi, bizim elimiz-
deki belgelerde pek vurgulanmamaktadr. Fakat grne
baklrsa, bu mucizevi tedavi ekli phesiz var olmu ol-
maldr. Papa Nkolaus'un Bulgarlara, hastalklar belli du-
alar ve sarglarla tedavi etmenin yasak olduu yolunda
verdii cevaptan, kesin bir ey karsamak mmkn deilse
de, Hudud al-'alam bizi bu konuda bilgilendirmektedir. O
yle der: "Ouzlar byc hekimleri ok takdir eder ve
121
Eski Trk Mitolojisi
onlar grnce hrmette kusur etmezler. Bu doktorlar ya-
amlarnn ynn belirlerler." Minorsky hakl yere, bunla-
rn kamolduunu dnr. uvaini btn mektuplarnda,
Omlarn hastalklar tedavi ettiklerini belirtir.
Byclerin daha baka birok gce sahip olduklar belirti-
lir; bunlar ise bizlerin onlar birer aman olarak alglama-
mz salar. Bulgarlar likantropi ile sulanmaktadr. Bu, a-
manlarm klk deitirmesini anrabilir. 7. yzylda Dou
Trklerinde rastlanlan ve "kt cinlerin rahipleri" tarafn-
dan gerekletirilmi olan atmosferle ilgili mucizelerin, da-
ha ok yatlardan (--Yat) kaynaklanabilecei dnlmek-
tedir. Matthaus von Paris'in anlatt iki byc kadnn
nasl snflandrlaca pek bilinmez; bunlar, "frklk
ve eytanca marifetleri sayesinde sava makinelerini saf d
brakmalar iin, Araplarn Kuds kuatmasna gelmelerini
salarlar".
Somadan ok iyi bildiimiz, demirci ve aman arasndaki
iliki, T'u-ke devletinin balarmda da bir rol stlenmi ol-
maldr. Bu ilk tarihi Trkler hakknda, Altay dalarnda
Juan-juanlarn vasallar olmalarnn dnda, bir ey bilmiyor-
sak da, hi olmazsa onlarn demirci olduklann reniyoruz.
Rahipler ile amanlar arasndaki iliki her zaman tartma-
lyd. amanlarm ou kez rahiplerin ilevini stlendiklerini
var saysak dahi, stnde altmz dnem iin bunu
aka kantlayanlayz. Irk Bitig ya da Hoytu Tamir'de oldu-
u zere, bunu en fazla antrmalardan karsayabiliriz. En
yksek seviye, rnein T'u-kelerin hkmdar sz konusu
olduunda, en st kurban rahibi hkmdarn kendisiydi.
J.-P. Roux, Elements chamaniques dans les textes pre-mongols
[n Moollarn Metinlerinde amanist Unsurlar], Anthro-
pos 53, 1958, s. 441-56. A.g.y., Le nomdu chaman [amamn
Ad], Anthropos 53, 1958, s. 133-42. A.g.y., Lemonde du sor-
cier, Paris 1966, s. 207-31 (Sources Orientales. Cilt 7). D.
Maddeler
10 7
Schrder, Zur Struktur des Schamanismus [amanizmin Ya-
ps zerine], Anthropos 50, 1955, s. 848-81. Genel olarak
amanizm olgusu iin bkz. M. Eliade, Le Chamanisme et les
technicfues archaques del'extase, Paris 1951 (Schamanismus und
archaische Ekstasetechnik [amanizm ve Arkaik Ekstazi Tek-
nii], eviren I. Kck, Zrich/ Stuttgart 1957).
Tabu. Hayvanlar, devletler ve nesnelere ilikin tabular d-
nda, yani "serbest braklan", baka bir deyile kullanm-
lar yasak olanlar dnda (duk), eski dnemlerdeki ta-
bulatrma zerine elimizde ok az bilgi mevcuttur. Bir
hayvan adna ilikin tabu konusunda yegane rnek Ouz-
larca verilmektedir: Bu halklarn dilinde, Kurt iin kulla-
nlan bilindik Trke ismin yerini solucann ismi almtr
(>bri, kurt olmutur). Belki de bundan yola karak, et-
nografinin dorulad dilsel yasaklara dayanarak ar -
karsamalarda bulunma eilimi vardr. Her ne kadar Hay-
vanlarn eski adlar genelde iyi muhafaza edilmise de,
muhtemelen rtmece ya da gizli szcklerin kullanmnda,
eski bir tabunun izlerini bulmak mmkn. Doan iin
kullanlan iki isim, yani togan ve togril szckleri, srasyla -
an ekiyle tretilmi bir sfat-fiil ve bir eylemi nitelendiren, -il
eki ve "domak" anlamndaki togmak fiiline ait bir edilgen -r
alm bir isimden ibarettir. Tesadfi veya istemli bir g-
me, ecki'yi kei'ye dntrmtr. >"Kartal"m ad olan
"brgt", biirget de olabilir; yani "pire" anlamndaki biirge
bir oul-t eki alm olabilir. Yrtc Hayvanlar.
Takvim. Zaman Blmlemesi.
Tamga. Esasen soyut bir simge olup, Trk boylarmca bir eyi
nitelendirmek iin kullanlmtr. ou kez, bir mlkn ia-
retlenmesi amacyla imza, mezar kitabesi olarak ya da kamp
yerini iaretlemek amacyla yere karlan bir kalp olarak
122 Eski Trk Mitolojisi
vb. kullanlmtr. Orhon ya da Yenisey'deki eski Trklere
ait mezar talarnda bu ekilde birok iaret bulunmaktadr.
Bu iaretler genelde mnferit olarak Talarda yer almak-
tadr. Raid-ad-Din Fadlallah ve aym ekilde Kgarl Mah-
mud yirmidrt Ouz boyunun tamgalanm sralamaktadr
6
).
Ne var ki, sunduklar tantlar birbirinden farkllk gster-
mektedir. Bu durum bize, eer bir yanlg sz konusu de
ilse, her zaman ok dayankl olduklar kabul edilen
tamga\ armbirka yz yl iinde gelitirilmi olmalar gerek-
tiini dndryor. Tam n n kutsanm karakteri, onun
boy ile olan bamn ve belki de onun Ongun ile olan ba-
ran bir sonucudur. Ongun, boyun zel ilikiler kurduu
hayvan veya varlktr (bu bir bitki olabildii gibi, astrolojik
trde de olabilir).
Vernadsky, Note on the origin of the word tamga [Tamga
Szcnn Kkeni zerine Not], Journ. Amere. Orient.
Soc., Baltimore LXXVI, 1956, s. 188. Tryjarski, The tamgas of
the Trkic tribes from Bulgaria [Bulgaristan'daki Trk Ka-
vimlerinin Tamgalar], Ural-alt. Jahrbcher, 47, 1975, s. 189,
200.
Tanrlar. Trklerin bariz bir ekilde tek tanrl olan eski dinle-
rinde, ok tanrcl aka gzlemlemek de mmknd.
Tek tanrcln zellikle byk halklar arasnda, baka bir
deyile Trklerin byk devletler kurduu dnemlerde ilk
srada geldii ve ok tanrcln daha ok popler dz-
lemde ya da zlme ve anari dnemlerinde egemen ol-
duu, tahmin edilmektedir. Gerekte gk tanr Tengri,
kendisinin yeryzndeki vekili olan hkmdar ve hatta
onun "olu" ile yakn iliki iindedir. Gk tanrs her ne ka-
dar Pantrk ise de, o milli ve imparatorlukla ilikili bir tanr
olarak grnr. Nasl ki, yeryzndeki herkes umumun
6
>.N. Kgarl Mahmud yirmiiki Ouz boyundan sz etmektedir.
Maddeler 10 7
hkmdar olarak kaana boyun eiyorsa, ayn ekilde her-
kes evrenin tanrs olan ge boyun emek zorundadr. An-
cak T'u-ke devletinin ortasnda, gk tanrnn yara sra ok
sayda daha baka doa st gc kefetmekteyiz. Bu g-
ler ya bizzat "tanr" (tengri) szcyle veya "kutsanm"
(iduk) szcyle nitelendirilmektedir. Erkek veya dii ola-
bilirler; dii olanlar muhtemelen daha ok imparatorie ile,
yani katun ile iliki iindedir. Tannanlar zaman tanrs (d
tengri), Yer tanras, tanra Umay, ana kuca tanras,
kutsal veya tanrsal gk cisimleri, Gne (Kn), Ay,
gl bir sava olarak grlen Vens (Erklik), ve belki
de lker, yedi yldzdan oluan takm. Kutsal gler de
yine aym ekilde barizdir: yer-sub (yer ve su) beraberlii,
Pnarlar, zellikle Tamir Nehrinin kayna, phesiz
Nehirler ve -+tken'deki ormanlarla kapl da. Daha son-
ralar baka ahsiyetler de ortaya kar, rnein bir yol tan-
rs (yol tengri), belki de bir hayvan tanrs ve muhtemelen
daha bakalar.
Yabanc yazarlar olduka ok sayda farkl tanrdan sz
ederler. in yllklarnda, T'u-keler balamnda bir ahsn
"iki kadnla evlendii ve bunlarn gne tanrs ve k tanr-
snn kzlar" diye adlandrldndan bahsedilmektedir. Bu
konuda daha ayrntl bir bilgiye sahip deiliz; yine aym e-
kilde Tleslerde geen "kaplan yzl tanr" hakknda da
neredeyse hibir ey bilmiyoruz. slam kaynaklarnda ska
"tanr" olarak adlandrlan, fakat muhtemelen ok daha
farkl olan bir ey vurgulanmaktadr. Ibn Fadlan Bakrlarda
oniki "tanr"ya rastlar, bunlarn arasnda "aa iin bir tan-
r, insanlar iin bir tanr, atlar iin bir tanr, yer iin bir tann
..." yer alr. Ona gre "kimileri ylanlara, kimileri balklara
ve kimileri de turnalara tapmaktadr". Gardizi, baz Krgz-
larn "inee, bazlarnn saksaana, bazlarnn kaplumba-
aya, bazlarnn doana ve bazlarnn ise gzel aalara
taptklarm" iddia eder. Bu yazarlarda, Trklerin snflan-
drma abalan hissedilmektedir. Bu ise amblemlerle, yani
124 Eski Trk Mitolojisi
tanrlarla iliki iinde olan eylerle kar karya olduu-
muzu dndrmektedir. Bunlarn benzerlerine al-Mu-
da'uni veya Kutadgu Bilig'de rastlamaktayz. Ne var ki,
Kgarl Mahmud'a gre Trklerin kesin olarak "tanr"
(tengri) diye nitelendirdikleri yksek aa ile havay ar-
tran ve Theophylaktos Simokatta tarafndan kendisine "ta-
pnld" belirtilen rzgarn bu listede bulunuyor oluu,
bizi pheye drmektedir. Son olarak, Trklerin eski d-
nemlerde bile var olan her eye bir g atfettiklerini ve her
eyin bir "sahibi" olduuna inandklarn belirtmek isteriz.
Bunlar, Mool dnemi ve daha sonraki dnemlerden ok
yakndan tandmz kiilerdi. Muhtemelen boylar veya
aileler bazen bu bazen de u eyay seer ve onu "Penaten",
yani ev tanrs yaparlard. Bunlara, phesiz devletin ulusal
tanrlanna gsterdikleri ilgi kadar, belki daha da fazlasn
gsteriyorlard. Ayn ekilde gezgin ruhlar (Yek), Ata-
lar ve ata hayvanlar belli lde ve belirli durumlarda tan-
rlara benzetilebiliyordu. Nihayet, ancak daha sonraki za-
manlarda tannacak olan tanrlarn var olmas da mmkn-
d. Bunlar hakknda henz bir bilgiye sahip deiliz, rnein
Trkiye'de gnmze kadar ulaan eik tanrs.
Aa; Da; duk; Ongun; Kaplan; Umay; Su Kaynaklar.
Bibi. -Tek madde balar.
Tapnaklar. Eski Trklerde daha ok doal tapnaklar bilin-
mekteydi. Bunlar ise, Nehrin kayna veya Dan zir-
vesi gibi kutsal yerlerden ayrt etmek genelde mmkn de-
ildi. Ne var ki bunlar, bazen de, rnein oyuklarda olduu
gibi bir tapnan baz zelliklerini tayordu. Uzunca bir s-
re, gebeliin klt mekanlarnn inasn engellediine ina-
nld. Fakat Orta Asya'daki Trklerin tamamnn ger ol-
mad ya da sadece ger olmad ve tanrlara ait resimleri
veya ayinler iin gerekli adrlar naklettikleri bir yana bra-
klrsa (ki bunu ancak sonralar ak bir ekilde grmekte-
Maddeler 125
yiz), baz durumlarda gerek tapnaklar ina ettikleri grl-
mektedir. Ancak biz bunlar henz doru ekilde yerli yeri-
ne koyamamaktayz. Birok yazar kesin bir kant sunma-
dan, bunlann dnya zerinde yaygn olan bu ya da u dine
hizmet ettiine inanrd. Ouzlardaki bir ibadethaneden sz
eden Kazvini'nin bir almasn okuyan Dunlop buna r-
nektir: O, bu ibadethanenin iinde bir sinagog grm. Ya-
kut'un Krgzlarda ve Karluklarda, bazen "ibadethane" ola-
rak adlandrlan baz tapnaklara iaret ettiini gz nnde
bulundurursak, bu durum daha fazla kuku uyandrmakta-
dr. Bu ibadethanelerdeki duvarlarn, nceki krallarn re-
simleriyle ssl olduunu belirtmektedir. Mezar ise mut-
laka bir tr ller tapnayd.
Maara; lnn Gmlmesi; Kurban.
VVstenfeld, II, s. 395 (Kazvini). Dunlop, TheJevish Khazars
[Musevi Hazarlar], Princeton N. J. 1954, s. 261. Ferrand,
Relation de voyages [Seyahat Notlar], 2 cilt, Paris 1913-14
(Yakut 1. cilt, s. 213-215).
Ta. Meng Ta; Yat.
Tek Boynuz. Trk dillerinde tek boynuz iin zel bir ad mevcut
deildir, aksine ince, Sanskrite, Arapa, Farsa veya Ti-
bete karlklar kullanrlar; bu karlklarn birou kaynak
dilde gergedam nitelendirmektedir. Paris Ulusal Ktpha-
nesi'ndeki Ouzname'de geen kik szc, keyik'm (av hay-
van) deforme olmu bir biimi olmaldr. Ne var ki, tek boy-
nuz balangta ister gerek bir hayvandan tremi olsun,
isterse olmasn, bir fabl hayvan olmutur. Orta a'daki
sylensel rol ise hep nem tamtr. Bir Turfan metninde,
"tek boynuzlu av hayvannn boynuzu gibi" bir kimsenin
adnn yceltilmesi dileinde bulunulmaktadr. Bu konuyu
bn Fadlan da betimlemektedir. Ouz Kaan'n bir delikanl
olarak katld byk avda, bu konu byk nem ta-
127
Eski Trk Mitolojisi
maktadr. Raporda bu tartmal hayvan, srleri ve insan-
lar yiyen "byk, vahi ve kt yrekli bir hayvan" olarak
gemektedir. bn Fadlan'n yapt betimlemede, bu hayvan
farkl hayvan trlerine ait paralar kendinde toplayan pek
korkun bir yaratktr: Devenin ba, boamn kuyruk ve
toyna ile katrn vcudu: Grne baklrsa, bu melez ya-
ratklarn mkemmel bir enkarnasyonu sz konusudur.
Bunlara ait birok betimleme mevcuttur. phesiz bunlar
birden fazla hayvan trnn iftlemesi sonucu olumu ve
btn bu hayvan trlerinin yaamna itirak etmektedirler.
Ouzname, satr 7-17. Bang ve von Gabain, Trk. Turfan-
Texte [Trke Turfan Metinleri], SPAVV, 1929, sar 41-43.
bn-Fadlan, Par. 74. Z. Velidi Togan, s. 76. D. Sinor, Sur les
noms altaicjues de la licorne [Tek Boynuzlu Atn Altay Dilin-
deki Karklar zerine], VVZKAM, 56, 1960, s. 168-76.
Ettinghausen, The Unicom [Tek Boynuzlu At], Freer Gallery
of Art. Occasional papers, I, 3, Washington 1950. Bang ve
Rachmati, Die Leende von Oghuz Kaan [Ouz Kaan Des-
tan], SPAVV 1932, s. 706.
Tengri. Gk, tam, gk tanr. Bu szck iin en eski tant,
Hiung-nular ile ilgili in yllklarnda, tcheng-li biiminde
geer ve bu, phesiz iki heceli bir szck olan tengrinin
ince evriyazsdr. Sonralar, inliler tengri iin teng-ning-
li (ya da teng-yi-li) biiminde heceli bir szck ortaya
atarlar: Ortadaki 'nin dmesi normal, fakat bu heceli
szck iin daha sonralar Trkede (ve Moolcada) tant
bulunurken, bu szck eski metinlerde gememektedir. Bu-
gne kadar hibir etimoloji genel kabul grmemitir: S-
mercedeki dingir, incedeki t'ien ve "dndrmek" anlamna
gelen Trkedeki teng- fiil gvdesi nerilmitir. Bu ise ks-
men tatmin edici bulunmutur.
Eski Trklerin nesnel gkyz ile bir tam olarak gkyz
arasnda bir ayrm yapp yapmadklar kesin deildir. Fakat
Maddeler
10 7
kimi belgeler bizde, burada dinsel bir tasarmn sz konusu
olmad izlenimini uyandrmaktadr. Barlk III Yaztnda
"gkyznde bulunan Gne"in ve Elege Yaztnda ise
"Mavi gkyznde bulunan gne ve Ay"n bahsi ge-
mekte. "Orhun'un Genesis'i"nde, gkyz ve yerin olu-
umu betimlenmektedir. Ne var ki, sadece iki kozmik bl-
genin mi, yoksa ayn zamanda tanrlarn da m kastedildii
bilinmiyor (-Evren Doumu). Ne de olsa, gkyz lle-
rin de ikametghdr.
Byk tanrmn muhtemelen zel tezahr biimleri olan bir-
ok tali tanrmn varl bilinmektedir. Onlara da tengri den-
mektedir. Bunlar zellikle zaman tanrs (rf Tengri) ve
yol tanrsdr (Yo/ Tengri). phesiz, ince evriyazsnda
yer tanrs (Yer) anlamnda bir Boz Tengriyi grmek mm-
kndr. Ayrca, tengri ile birleik baz corafi szckleri de
bilmekteyiz: inlilerin T'ien chan olarak adlandrd
Dalara, Trkede Tengri Tag (gksel dalar) denmektedir.
Sfat olarak tengri, T'u-kelerin hkmdar tanrsal Bilge
Kaan' (tengri bilge kaan) ve Trklerin lkesini nitelendir-
mektedir. Irk Bitig, yal tanrsal bir kadm tengrilig kurtga
diye adlandrmaktadr.
Pantrk kkenli byk gk tanry, Kuzey Moolistan'daki
byk yaztlarda ok belirgin bir ekilde grmek mmkn-
dr. Ayn ekilde, onu yabanc kkenli raporlarda da gr-
mekteyiz. O, ncelikle boyu, mavi rengi ve gcyle ne
kmaktadr. Metinlerde sk sk karlatmz ze szc,
"yukarda", "yukarsnda" anlamn tamaktadr. Bu sz-
ck, phesiz tengriyi ayn zamanda evrenin bir unsuru ve
bir kurum olarak nitelendirmektedir. ze'nin ("yukarda")
karsmda aa ("aada") yer almaktadr. Bu, yerkre iin
kullanlan bir yer zarfdr. Muhtemelen bu, Orhon, Ongin
ya da Ugbat III Yaztlarnda grlen ve kesinlikle Trklere
ait transendental bir tasarmn ifadesidir. Buna gre, niha-
yetinde her eyin stnde, kendisinden umut kesilmeyen
129
Eski Trk Mitolojisi
byk tanr yer almaktadr. "-+Mavi" anlamndaki kk sz-
c tpk ze szc gibi iki anlamldr; ncelikle maddi
ve bir de tinsel anlam vardr. Hibir ey, sonraki Ouzna-
me'de ok sk geiyor olmasndan tr, kk szcnn
arkaik bir kltr durumuna iaret ettiini iddia eden Ban-
zarov veya Holmberg'e katlmamza msaade etmez. Biz bu
szckte, yaz ("karanlk") olarak nitelendirilen yer ile bir
karlatrma yapldn dnmekteyiz, ki buna daha nce
deinilmiti. T'u-kelerin kendilerine taktklar kk Trk
(Mavi Trkler) ad, bir ongun hayvan olan mavi kurdun
(kk >bri) varl ve gkyzn nitelendirmek iin fcfc
szcnn daha somalar sistematik bir biimde kullanl-
m olmas, gn maviliine verilen deerin kantdr: Co-
dex Cumanicus'da, kk szc caelumve tengri szc deus
olarak tercme edilmitir. Kiic szc, dinsel metinlerde
gn gcn ve kudretini ifade etmeye yarar. Neredeyse,
tanr her mdahalesinde bu g araclyla tezahr et-
mektedir. Ne var ki, bu gcn yegane sahibi Tengri deildir,
nk eer dilerse onu insanlara da vermektedir: Metin-
lerde, "Tengri onlara o gc verdiinden, Trkler bunlan
bunlar yaptlar" diye geer. Mool dneminde rastlad-
mz "ebedi" szcnn yokluu, bizleri artmakta ve
gn sadece ezeli deil (metinler aksini iddia etmektedir),
ayrca ebedi olduuna da inamp inanmadklar sorusunu
akla getirmektedir. Ebedi kavram zellikle Ta iin sz
konusudur, fakat vaktiyle gk iin kullanldna ilikin ke-
sin bir kamt yoktur.
Tengri bir milli tanrnn tm zelliklerine sahiptir. Trkler
dnyamn ortasnda, dorudan gn altnda yaamaktalar,
dolaysyla gkyz onlar zellikle korumaktadr. Metinler
ak seik bir biimde, onun yabanc halklarn deil, Trkle-
rin tanrs (Trk Tengrisi) olduunu belirtmektedir. Bazen,
imparator anlamna gelen kaan sfatn tar. O zellikle
halkm korur. Daha baka glerle birlikte, "Trk halknn
mahvolmamas, yeniden bir halk olmas" iin emir vermek-
Maddeler
10 7
tedir. O, "Trk halknn ad ve itibarnn zarar grme-
mesini" salamaktadr. Onun mdahalesi sayesinde h-
kmdar yle diyebilmektedir: "Ben, lm deinde yatan
halk saaltarak tekrar yaama dndrdm. plak halk
giydirdim, fakir halk varlkl kldm ve kk halk byt-
tm." Dolaysyla, halk onu kendine ait olarak grebilir ve
onu "tanrm" (Tengrim) olarak adlandrabilir. Ne var ki, da-
ha dk seviyelerdeki tanrlara ilgi duyan asl kitlelerin,
grne gre Tengri ile dorudan bir ilgileri yok. Onun ad
ve faaliyetleri esasen hkmdarlara ait yaztlarda yer al-
maktadr. Onu prens ve beylere ait yaztlarda daha seyrek
grmekteyiz. Hkmdarlar ona benzerler, tpk "onun
gibi"dirler (tengri-tag) ve onun tarafndan grevlendirilmi-
lerdir. "Ben ki, Tengriye benzerim, Tengriden geldim" diyen
Bilge Kaan, bir baka yerde ise "Ben ki, Tengriye benzerim,
Tengri tarafndan grevlendirildim" der. Halka hkmdar-
larm veren odur. Tonyukuk Yaztnda grld jzere,
Tengri "Sana bir kaan verdim" der. Tahta kma trenle-
rinde, hkmdar ile gk arasndaki iliki ritellerde gr-
lr: Hkmdar keeden bir halnn zerinde havaya kal-
drlr. in nfuzunun ok gl olduu dnemde, hkm-
darn gn gerek olu olduundan pek phe yok. Ay-
rca yksek makam sahipleri de gk tanr tarafndan greve
getirilmekteler: "Tengrimn buyruu zerine ben ondrt ya-
nda kaan oldum."
Eer yaam iksiri (-Kut) ve merhametli Kader, yani
ans, dorudan Tengri tarafndan veriliyor olmasa da, ki o-
u durumda bu byledir, yine de bunlar ona baldr ve bir
ekilde ondan kaynaklanmaktadr. ou kez u iki ifade,
dorudan tanrnn adnn ardndan gelir: "Tengrinin buy-
ruu zerine" ve "kut ve lg sahibi olduum iin" bunu
yapabildim. Kut en azndan tanr tarafndan onaylanmal ya
da insanlara onun tarafndan verilmeli. Eer bir hkmdar
grevini yapmazsa, tann kutu onaylamaz. Bu konuda in
tasarmlarna ok yaknz. Tanr ska insanlarn yaamna
130
Eski Trk Mitolojisi
mdahale eder, ou kez yeryzndeki temsilcileri olan
hkmdarlar ve prensler araclyla mdahale eder. nsan-
lar etkiler, onlara cesaret verir. "Her ne kadar saymz ok
az olsa da, tanr buyurduu iin korkmadk." ou kez
buyruklarm (yarlk) iletir ve yerine getirildiklerinden emin
olur. Verdii cezalar insafszdr. Volga Bulgarlarnda, Tengri
hiddetini -Yldrm ile aa vurmaktadr. Grne gre,
11. yzylda hl benzer bir tasarm mevcuttu, nk K-
garl Mahmud, yldrmn masn salayann o olduunu
belirtmektedir. Fakat o, eer bir su ilediyse tm halk da
mahvedebilir. T'u-kelerin isyan edip de, kendilerine yol-
lam olduu kaan tahttan indirmeleri zerine, Tengri on-
lar yok etti. Onun bu karakteri, hkmdar ile gk arasn-
daki sk ba aa vurmaktadr: Bu nedenledir ki, halk
kendini tanrmn hizmetkr olarak grr. kez "Ben ki,
Tengrinin hizmetkrym, bunu yazdm." diye tekrarlayan
Grbelcin'e (8. yzyl) ait kk bir metinde, slmn etki-
sini grmek asla imkanszdr.
Grne gre, tanrmn yaratc gc ne T'u-kelerde ne de
genel olarak eski dnemlerde vurgulanmtr. Yaztlarda,
buna ilikin en ufak bir ey bulmak mmkn deildir. The-
ophylaktos Simokatta'ya ait "Trkler, tanry gn ve ye-
rin yaratcs olarak nitelendiriyorlar." tmcesi de inandrc
deildir. Fakat 10. yzylda, artk bu dncenin yayldm
grmekteyiz. Makdisi tarafndan aktarlan bilgilerden p-
he duymamamz gerektiine inanyorum: "Trkler bir Teng-
ri, yani tanr birdir derler [] Kimilerine gre, Tengri gn
mavisine taklm addr ... Daha bakalarna gre ise, Tengri
gn kendisidir. Trklerde yaratcnn ad, en varlkl an-
lamna gelen Balg Bayat'hr." Betimlenmi olan kavim bir-
liklerinde, gn bir "deus otiosus"a dnmeye balad
ve daha sonra yerini, hepimizin bildii ekliyle evrenin ya-
ratcsnn alaca dnlebilir. Fakat Kgarl Mahmud'a
gre, Tengri bitkileri bytebilme kudretine sahiptir.
Maddeler
10 7
Bat ve Dou T'u-kelerde, Tengri kltn pek ayrntl bil-
miyoruz. Ibn Fadlan'n daha sonra Ouzlar iin belirttiine
benzer bir ekilde, dua ksa bir yakartan ibaret olmal.
Arap yazar tpk Makdisi gibi tanrnn birliini vurgula-
makta ve kt bir eyle karlatklarnda, Ouzlarn bala-
rm ge kaldrp "tanr birdir." dediklerine inanmaktadr.
Ouzname'de bahsi geen dua yzeysel bir slmlamaya
dayal olabilir, fakat bu dua muhtemelen var idi. Irk Bitigde
dua edenler insanlar deildir, aksine Hayvanlardr: Tan-
rya ynelip dua eden bir karga, ge doru baran bir
-Geyik. Fakat iin ilgin taraf, tanr her iki rnekte de
"duay iitmitir". Balangta, gn tanrsna sunulmad-
n syleyebileceimiz Kurban, metinlerde ska yer al-
maktadr. Fakat bunun nasl cereyan ettii konusunda, fazla
bir ey bilmiyoruz.
Bchner, Tengri, Encyclopedie de l'Islam. A. von Gabain,
Inhalt und magische Bedeutung [erik ve Gizemli Anlam],
Anthropos, 48, 1953. P. Pelliot, Tengrim Terim, T'oung Pao,
37, 1944. P. W. Schmidt, Der Ursprung der Gottesidee [Tanr
Dncesinin Kayna], cilt 9, Freiburg 1949. J.-P. Roux,
Tengri, essai sur le ciel-Dieu des peuples altaiques, Rev.
Hist. Rel. CXLIX, s. 49-82, 197-230, CL, s. 27-54, 175-212.
A.g.y., Notes additionnelles [Ek Notlar], Rev. Hist. Rel. CL,
s. 32-66. L. Ligeti, Mots de civilisation deHaute Asie en trans-
cription chinoise [ince Orta Asya Medeniyeti Kavramlar],
Ata Or. Ac. Hungaricae, I, Budapete 1950, s. 141-68. N.
Pallisen, Diealte Religion der Mongolen [Moollarn Eski Di-
ni], Numen 1956, III, 3, s. 178-210.
Tin. Ruh.
Toy. lnn Gmlmesi.
Tren. -Kurban ve lnn gmlmesi (lnn Gmlmesi)
vesilesiyle yaplan merasimler hakknda bir dizi bilgiye sa-
132 Eski Trk Mitolojisi
hibiz. Bu merasimler gayet atafatlyd, ancak onlar gerek
anlamda bir tren olarak gremeyiz. Buna karn, gerek
anlamda tren olarak nitelendirilebilecek merasimler konu-
sunda fazlaca bir bilgiye sahip deiliz. Yalnzca hkmda-
rn tahta kma trenim, bu vesileyle yrtlen balca iki
riteli (Kutsal Ya Srlerek Tahta kma) bir para ya-
kndan bilmekteyiz. Yabanc yazarlarca ya da hatta Trke
metinlerde kinaye yoluyla birok kez trenlerden bahsedil-
mektedir, ne var ki, bu ifadeleri yorumlamak ok zordur.
Yakut, Krgzlarn ylda birden fazla bayram olduunu,
Kazvini, Krgzlarn bayram kutladn ya da tekrar Ya-
kut, Karluklarn deiik merasimlerde sarlc bitki motifli
tren elbiseleri giydiini sylemekte, ancak bizlere verilen
bilgi bununla snrl. Ancak, btn trenlerde Hayvanla-
rn nemli bir rol stlendiini sylemek mmkn: At Ya-
rlar, ayn ekilde -Develer arasnda yaplan dler
belgelerde gemektedir. Bunlar, Moolistan'da kayalara i-
zilmi resimlerde Suleik tarafndan betimlenmektedir. n-
sanlarn elencelerine hayvanlarn katlmas, daha sonraki
dnemler iin de sz konusudur. Elbette yemein byk bir
nemi vard. Tonyukuk Yaztnda, bu mutluluk u szlerle
dorulanmaktadr: "Bir taraftan tavan ve geyik eti yerken";
Irk Bitig'de ise yle denmektedir: "Sabah ve akam altn bir
tahtta oturuyor ve iyi yemek yiyorum." Galibiyet, birleme
ngren anlama, cenaze treni, dn gibi btn byk
vesilelerde ziyafet verilirdi, aralarndaki beraberlik ruhu ise
son derece gelimiti.
Ferrand, Relations de voyages [Seyahat Notlar], cilt 1, s. 214,
216. VVstenfeld, Des Abu Dulaf Misar Bericht [Abu Dulaf
Misar'm Raporu], s. 213. Appelgren-Kivalo, Alt-Altaische
Kunstdenkmaler [Eski Altay Plastik Sanatlar], Helsinki 1931,
s. 77 ve 87. Tonyukuk Yazt, satr 8. Irk Bitig, paragraf 1.
Turna. Ibn Fadlan, Bakrlarn Turnaya duyduklan ilgiye dikkat
ekmitir. Bu balamda tapnmaktan sz etmektedir, ne var
F
Maddeler 133
ki bunu ok ciddiye almamak lazm. Ayrca Irk Bitig' de bir
anekdot yer alr. Bu anekdota gre, eer bir turna aa yaka-
lanrsa, bunun insan iin iyi olmayaca belirtilmektedir. Bu
husus ayrca, ada halk iirinde benzeri tasarmlar ile
vurgulanmaktadr. Ayn ekilde, Ibn Fadlan'a ait rapor an-
cak, turna ile ilintili o farkl ve zengin aktarm balamnda
vurgulanabilir.
Ibn Fadlan, par. 42. Z. V. Togan, s. 36. Irk-Bitig, par. LXI.
Umak. Bir kiinin ldn belirtmek iin, eski Trkler her ne
kadar birden fazla ifade biimine sahipse de, trensel or-
tamlarda genellikle onun "uup gittiini" sylerlerdi. Trk-
e'deki u- fiili Orhon Yaztlarnda ska kullanlmaktadr;
ya basit fiil (ut) olarak ya da bar- fiili ile oluturulan bileik
szck (uabar-) olarak. Sonralar, -mak son ekini alan mas-
tar, yani umak fiili, Sodcada cennet anlamna gelen umak
ismiyle kartrlmtr. Dolaysyla en ge 11. yzyldan iti-
baren, umak szc Ahiretin bu zel blgesini nitelen-
dirmitir. Kgarl Mahmud'un belirttii anlam da buc'ur,
ayn ekilde, sahip olduumuz daha sonraki deiik sz-
lkler de bu anlam belirtmektedir: Codex Cumanicus, Kitb
al-idrk, 1245 ylna ait anonim Tarumn vd. Nitekim bu d-
nemden itibaren, len bir kii iin onun bir doana dn-
t (unggar boldu) sylenir. Bu, slmiyeti benimsedikten
sonra da muhafaza edilen bir ifade olup, Byk Mool m-
paratorluu'nun kurucusu Babr'n (. 1530) Hatrat'nm
olutuu dnemde bile mevcuttu. -Ruh; Tengri.
Orhon Yaztlar, ant I, satir 20, 25, 16, dou, gneydou ve
kuzeydou cepheleri. Ant II, satir 14. Kgarl Mahmud,
cilt I, s. 118 (Brockelmann, s. 227). Codex Cumanicus, Grn-
bech, s. 263. Zajaczkovvski, s. 54. Caferolu, Kitb al-idrk, s.
3. Ibn-Muhann, s. 79. Houtsma, s. 45. J.-P. Roux, La mort
[lm], s. 99. Barthold, Histoire des Turcs d'Asie centrale
[Orta Asya Trklerinin Tarihi], s. 15. Babrnme, Ilminski
135
Eski Trk Mitolojisi
basks, Kazan, 1857, s. 8, s. 117. ev. Pavet de Courteille,
cilt I, Paris 1871, s. XI ve 208; Die Erinnerungen des ersten
Grossmogds von Indien. Das Babiirnme [lk Hind-Moul
Emirinin Anlar. Babrnme], aktaran W. Stammler, Zrich
2
1990. J.-P. Roux, Le vocabulaire de la mort [lm Kav-
ramlar], Ural-Altay Yll. N. F. 4,1984.
Umay. Eski Trk panteonunda yer alan, ok iyi tandmz az
saydaki tanrdan (-Tanrlar) biridir. Bu szc zikreden
Kgarl Mahmud, onu "plasenta" olarak tercme etmekte-
dir. Nitekim umay, gerekten byle bir ilevi yerine getir-
mektedir. Plasenta ile yakn iliki iindedir; yeni domu
olanlar korumakta ve belki de bir dourganlk tanrasnn,
hatta bir ana tanrann ilevini yerine getirmektedir. Umay,
kiremitten yaplm ksa Ulan Bator Yaztnda "haram",
"imparatorie" anlamna gelen hatun sfatn tamakta ve
hanm, yani hkmdarn, gn (Tengri) yannda yer al-
maktadr. Tonyukuk Yaztnda ise, Umay ayn zamanda
hem gk tanr hem de kutsanm yer-sub beraberlii ("Yer
ve Su") ile birlikte anlmaktadr. Bunlar, ordu komutan-
nn iradesi zerinde bask kurabilmek iin birlemilerdir.
Kltigin Yaztndan, imparatorienin umaya benzediini
renmekteyiz. Aym ekilde Trke Turfan metinlerinde de
gemekte ve Kpaklar tarafndan bilinmektedir. Umayn
yer ile olan benzerlii, gk ile olan olas bir dualizm vs. ko-
nusunda eitli varsaymlarda bulunulmutur. Kgarl Mah-
mud talar tekrar yerli yerine oturtmakta ve "Eer umaya
tapnlrsa, bir ocuk dnyaya gelir" diyerek, konuyu anla-
maya olduka katkda bulunmaktadr.
Kgarl Mahmud, I, s. 123. Tonyukuk Yazt, satr 38. Orhon
Yaztlar, Ant I, Dou cephesi, satr 3. Ulan Bator Yazt, H.
N. Orkun, Eski Trk Yaz., cilt 2, sayfa 161. Altn Kl Yazt,
cilt 3, s. 101. L. Bazin, La deesse-mere chez les Turcs pre-
islamicjues [slamiyet ncesi Trklerde Ana Tanra], Bull.
Ste. E. Renan, 2, 1953, s. 124-26 (Devam ayn yla ait Rev.
Maddeler
10 7
Hist. Rel.'de). J.-P. Roux, La religion des Turcs de l'Orkhon
[Orhon Trklerinin Dini], RHR, 1962, 2, s. 437, 204-06. R.
Giraud, Les Regnes [Hkmdarlklar], s. 106. D. Sinor,
"Umay", a Mongol spirit honored by theTurks, Proceedings of
the Int. Conference on China Border Area Studies, Taipei
1985, s. 1771-83.
lker. lker. Ad Trke'de ok eski olan bu takmyldz, zel-
likle Zaman Blmlemesinde nemli bir rol stlenmitir.
phesiz mitolojide de nemli bir yer tutmutur, ne var ki,
biz bunu sadece tahmin edebiliriz. Yldz Tasarmlar.
L. Bazin, Les noms turcs et mongols de la constellation des
Pleiades [Pleyad Yldzlarnn Trke ve Moolca simleri],
Ata Orient. Hung. X, 3,1960, s. 295-97.
lg. Kader.
zt -Ruh.
Vens. Erklik.
Yamur. Yamur talar (Yat) kullanmann dnda, Trkler
kuraklkla mcadele etmek iin daha baka aralar da bili-
yorlard. rnein Responsa Nicolai Papae'den, Preslav Bul-
garlarnn yamur dualar bildiklerini reniyoruz.
Migne, 1059.
Yaknma. Sgt.
Yaknma Ezgileri. -lnn Gmlmesi; Sgt.
Yarlk. Uygurlar dneminde yarlk szcnn Budist etkisi
altnda fevkalade nem kazanmasndan etkilenen ilk evir-
137 Eski Trk Mitolojisi
menler, bu szc "merhamet", "acma" veya benzeri ifa-
delerle tercme etmilerdir. Balangta bu szck sadece
"ferman", "buyruk" anlamna gelmekteydi. Kgarl Mah-
mud 11. yzylda bu szc "kaann buyruu" eklinde
aktarrken, bundan yzyl nce bu szck gk tanrnn
buyruu, en azndan bir kez Gn ve Yerin buyruu
anlamna gelmekte ve birlikte zikredilmekteydiler.
Gcn kkenine ilikin Kim tasarmlar iin geerli olan
nemli bir kavramdr. Eski Trke metinlerde "buyurmak"
anlamna gelen yarlgka fiil biiminde yer alr; Tonyukuk
Yaztnda kez, Kl Tegin ve Bilge Kaan Yaztlarnda do-
kuz kez ve Yenisey Yaztlarnda, en azndan Uybat III Yaz-
tnda geer. Bazen, yaam iksiri anlamna gelen Kut ve
Kader anlamna gelen lg ile ilintilendirilmektedir.
A. von Gabain, Alttrkische Grammatik [Eski Trkenin Gra-
meri]. J.-P. Roux, Tengri, Rev. Hist. Rel. CL, s. 32-39.
Yat. Bu kavrama ilikin ilk Trke tant Kgarl Mahmud'a ait
olsa gerek. Yat ve "yatm zel bys" anlamna gelen yatei
szcklerini zikreden bu yazar, ksa ve z bir aklamayla
yatn bir by olduunu ve bununla -Yamur ve kar ya-
drmann ve rzgar estirmenin mmkn olduunu belirtir.
O, bu bynn etkisine Yama lkesinde yazn ortasnda
ahit olduunu ve Trklerin buna ok sk bavurduklarm
iddia eder. Gerekte farkl kkenli muhabirlerce ska belir-
tilmektedir. Yakut, "Kaymak"larn bir Ta bulunduunu
ve bununla diledikleri kadar yamur yadrabildiklerini
bilmektedir (Kaymaklar gerekte Kimak ya da Kimeklerdir).
Makdisi, Trklerin arasnda istedikleri zaman yamur, kar
veya dolu yadrabildiini iddia eden kiilerin bulundu-
unu belirtmektedir. Ibn-Haldun, Trklerin lkesinde bu-
lutlara by yapp diledikleri blgenin stne yamur ola-
rak yadrabilen kiilerin var olduunu iitmitir. Yamur
tann her yerde yaygnlamasnn ardndan, Kazvini bu-
Maddeler
10 7
nun Trklerin bir buluu olduunu belirtir. Mirhwand bu
by faaliyetini uzun uzun betimler. Bu by yzyllarca
aynen korunmu olmal ki, Timur ve Babur bile bundan ha-
berdard.
Kaynaklarda neredeyse her zaman bir ta olarak geen yat,
ou rnekte belli hayvanlara ait bir panzehir ta olmaldr.
statistiksel bir alma sonucunda, rneklerin ounda ya-
tn, Kgarl Mahmud'un yat olarak adlandrd uzman
olan zel bir byc tarafndan ya da konuya hakim bir
komutan tarafndan kullanldn saptamaktayz.
Kgarl Mahmud, III, s. 3. Ferrand, Relation de voyages ...
[Seyahat Notlar], s. 213. M. E. Quatremere, Histoire des
Mongols dela Perse ... [ran Moollarnn Tarihi], Paris 1836,
Ibn-Haldun'a ilikin s. 430 ve Mirhvvand'a ilikin s. 428. M.
F. Kprl, Uneinstitution magique ... [Sihirli Bir Kurum ...],
Actes du II
e
Congres d'histoire des Religions, Paris 1925, s.
440-51. P. N. Boratav, stika, slam Ansiklopedisi, s. 1222
(stanbul 1952, c. 54). J.-P. Roux, Le chaman [aman], Le
Monde du Sorcier, Paris 1966, s. 218.
Yek. Orta a'a ait lgatelerin tercmesine gre kt cin,
eytan, iblis. Yek, Orta Asya Trk kltrnde olduka ge
ortaya kar, belki de zellikle Kpak boyunda. A. Zajacz-
kowski tarafndan yaymlanan, Memlk Devleti dnemine
ait Arapa-Kpakca Kk Szlk, bu kt cini "kendisine
toz bulutlarnn elik ettii sert bir rzgar"a benzetir. K-
garl Mahmud'a ait szlk henz 11. yzylda, yekin byk
nem tadna iaret etmektedir; szlkte tam be kez ge-
mektedir.
A. Zajaczkovvski, Vocabulaire arabe-kiptcjak [Arapa-Kpakca
Kk Szlk], Varova 1958, s. 25.
Yemin Ant
138 Eski Trk Mitolojisi
Yer duk
Yer. Orhon Yaztlarnda evrenin oluumunun anlatld ksmda,
yerin gk ile birlikte, daha dorusu iki kozmik blgeden biri
olan "aa" (asra) olarak yaratlm olduu belirtilmektedir.
ok sonralar Mool dneminde olaca zere, yer tanrsal-
latrlm mdr? Tarhma henz son bulmamtr. Grmez-
den gelemeyeceimiz bir in kayna mevcut en azndan;
bu kaynaa gre Po-teng-ning-li bir yer tanrsdr. Sz ko-
nusu olan bir da silsilesidir; adnn son ksm tengri, ilk
ksm ise pek bilinmeyen bir szckten, belki boz, but veya
benzer bir szckten olumaktadr. Ayrca yer, byk ve en
yksek tanr olan >gk ile birlikte insanlara emir verebilir;
yaztlarda, "nk yukardaki gk ile aadaki yer yle bu-
yurmulard" diye geer. Byle bir tmce, ayn ekilde ev-
renin oluumu ile ilgili tmce de aklmza bir ikilii getirir.
Ne var ki, ilk bata zannedildii gibi konu bu kadar basit
deildir, birincisi, sadece tek bir blmde yerin emir verdi-
inden bahsedilmekte, oysa dier tm blmlerde yer, ak-
a daha dk bir mertebededir (Taryat Yaztnda gk "ku-
rallar (yarluk) koyar" ve yer "dikkat eder"); ikincisi, ska
yer-sub ("yer ve su") olarak adlandrlan bir beraberlikten
sz edilir. "Kutsanm" olduu dnlen bu beraberlik,
besbelli ki yerden baka bir eydir. Biz bundan, yer eer is-
tisnai olarak emir veriyorsa, bunun nedeninin gk ile uyum
iinde olduu ve onu takip ettii sonucunu karyoruz.
Theophylaktos Simokatta ayrca batdaki T'u-kelerin kut-
ladklar bir yer kltnden sz eder, ancak ge kyasla yeri
olduka daha dk bir mertebede grmektedir ve daha
sonraki yazarlar bunu aka teyit edeceklerdir.
Baz bilim adamlar kendilerine, acaba bir taraftan yer ve
-Umay'n, dier taraftan yer ve tken'in birbirleriyle
kartrlp kartinlmam olabileceini sordular. T'u-ke
dnemi iin bu soruya kesin olarak olumsuz yamt vermek
gerekir. Fakat gerekten, belirli bir zamanda, belki de "dev-
Maddeler 10 7
letin elinde tuttuu yer, tken'deki ormandr" aklamas-
nn sonucu olarak, yer ve tken'in birbirine benzetilmi
olmas mmkndr. Bundan ise Mool yer tanras At-
gen\ tugen domutur. Ayrca en azndan, nadiren de olsa
kara yer Geyik ile simgeletirilmitir.
duk; Evren Doumu; Tengri; Dnyaya Bak.
Chavannes, Documents [Belgeler], s. 248. Pelliot, Neuf notes
sur des questions d'Asiecentrale [Orta Asya Sorunlar zerine
Dokuz Not], s. 215-17. A. von Gabain, Inhalt und magische
Bedeutung [erik ve Gizemli Anlam], E. Lot-Falck, A propos
d'Atgan, deesse mongole de la terre [Mool Toprak Tanras
Atgan zerine], Rev. Hist. Rel., 1956, CXLIX, s. 157-96.
Ylan. Ejderha ile akraba olan ve onun gibi Oniki Hayvanl
Takvimde yer alan hayvanlardan biri olan ylan, kaynak-
lara inanacak olursak, ok tali bir rol stlenmi olmaldr.
Fakat grne baklrsa, doudaki bozkr blgelerinde
biraz daha stn bir konumdadr. Ibn Fadlan, Bulgarlarn
ylan ldrmediini ve onun da kendilerine zarar ver-
mediini belirtir. Bu ise, bize bir anlama ya da akrabal
dndrmektedir. Gardizi, ylan Bakrlarm oniki "tan-
r s ndan biri olarak grr; bunlar phesiz birer ongun
hayvan veya en azndan birer armadr.
Bozkrlarda bulunan mezarlarn bandaki birok heyke-
lin, uzun rglerden oluan bir sa ekli vardr. Eer ge-
leneklerin devamllm kabul edecek olursak, bu sa ekli
ancak bir ylan ya da bir kamn biimini yanstabilir. En
azndan daha sonraki dnemlerde, sa rglerini bunlarn
yardmyla betimlerler.
M. Canard, La relation du voyage d'ibn-Fadln [bn-Fad-
lan'n Seyahat Notlar], s. 99. Barthold, Turkestan dozvn to
the Mongol invasion [Mool stilasna Kadar Trkistan],
Londra 1928, s. 87. H. N. Orkun, Eski Trk Yaz., cilt 3, II,
13. Appelgren-Kivalo, Altaltaische Kunstdenkmaler [Eski
141
Eski Trk Mitolojisi
Altay Plastik Sanatlar], Helsingfors 1931, resim 144, 145,
157,164,173,178, 284.
Yldzlar. Yldz Tasarmlar.
Yldz Tasarmlar. Trklerin eski dnemlerde sahip olduklar
astrolojik bilgiler snrl olsa gerek. Sibirya ve Kuzey Mool
metinlerinde sadece ok snrl sayda gk cismi tanmlan-
maktadr: Ay, gne Kn, Vens Erklik, lker. Gk-
cisimleri nceleri yultuz olarak adlandrlrken, bu isim daha
sonra yldz'a dnmtr. Sembolik 7 ve 9 saylaryla, onlar-
dan tretilen 17,19, 27 ve 29 saylan ve onlu katlan olan 70 ve
90 saylarnn tad nem ve bu saylarn sistematik kulla-
nm, ayrntl bir gezegen kuramnn varlna iaret etmekte-
dir. Kesin olan, tarihin sayfalarnda yer almaya baladklann-
dan beri Trklerin kozmik bir sisteme sahip olduklandr. On-
lara gre bu sistem 7 ya da 9 gezegenden olumaktayd. Bu
gezegenler aym zamanda dinsel bir rol stlenerek, toplumlarn
ve bireylerin yaamm etkilemekteydi. Aynca dinsel tren-
lerde, belli bir merkezin etrafnda dnme eylemiyle ska kar-
almaktadr. Bu eylemlerde, duruma bal olarak ya gne-
in hareketi ya da geceleyin gkyzndeki cisimlerin bariz ha-
reketleri taklit edilmektedir.
Bu 7 ya da 9 gezegen veya gk cismi, bir btn olarak etkili
olduunda, her biri ayr ayn ele alnabilmekte ve snfland-
rlabilmekteydi de. lker, yl iki byk zaman dilimine
blmeye yaryor ve byk olaslkla beraberinde iyi ve kt
mevsimleri getirdiine inanlyordu. Erklik (Vens) heybetli
bir savayd, ancak bu yldzn nasl bir rol stlendiini
bilemiyoruz. Gnei ve ay ise, ince metinlerde ve yazt-
larda ska deinildiklerinden, daha iyi biliyoruz. Bu me-
tinlerde, grnen o ki metafizikle ilgilenilmiyordu, ller
ise gne ve ay ahit gsteriyorlard. Eski Trk yaztla-
rnda, gne ve aym ortaya k, onlarn "doduklar" an-
lamna gelmekteydi (tocj-). Elege Yaztnda l yle der:
Maddeler
10 7
"Mavi gkyzndeki gne ve aydan ayrldm." Begre Ya-
ztnda l, "Gne! Ay! Yolumu yitirdim!" diye seslenir.
Kei obu Yaztnda l, "Ey, mavi gkyzndeki gne
ve ay, altmmda yolumu yitirdim!" der. Barlk III Yaz-
tnda ise lnn, "Gneten yeterince faydalanamadm..."
diye hayflanmasnn ardnda olaanst bir ey olmal.
inliler, Hiung-nularda da olduu gibi gne ve ay kltne
dikkat ekerler. Onlara gre, T'u-ke kaanlar gnee duy-
duklar hrmetten tr, adrlarm girileri douya baka-
cak ekilde kurarlar. Ya da gnein sembolik gcne yaka-
rrlar. Keife kmak iin dolunay beklerler.
11. yzyldan itibaren, zellikle mslman yazarlar saye-
sinde, ayrca saylar gittike artan ve gnmze ulaan
szckler sonucu bilgiler artar. Grnen o ki, ay ve gne
birlikte ncelikli konumlarn muhafaza ediyorlar. Ay ve
gne, slamlama yolundaki monarilerde krallk armas
olur. "Kral tpk gne ve ay gibi parlyor" der Kutadgu
Bilig; ve Anadolu'daki Seluklu yaptlarnda, bir insan su-
reti ile bezenmi ay ve gne resimleri kemerlerin ke ta-
larm sslemekteydi. Kaynaklara gre ay ve gne klt,
"onlara tapnmak" birok mslman yazar tarafndan be-
lirtilmektedir. Yazarlar, baka gk cisimlerine tapnldm
belirtmekteyse de, ay ve gnee tapnmaya daha sk rast-
lanmakta ve de vurgulanmaktadr. Makdisi, Trk halklan
arasnda gnee tapnldm iitmi, ancak bu halklarn
hangileri olduunu pek karamamtr. drisi, Kimeklerin
gnee tapndn bilmektedir. Hudud al-'alam, igillerin
gnee ve yldzlara tapndklarndan bahseder: Bu konuda
Yakut da benzer bir gre sahiptir. Ona gre bu yldzlar
Canopus, Satrn ve kizlerdir. Yakut aynca, Sirius'un onlar
iin efendilerin efendisi olduunu belirtmektedir. Krgz-
larla balantl olarak Yakut ayrca, Satrn ve Vens'e ta-
pmldmdan, Mars'n zararl etkisinden, gney ynndeki
dualardan ve Tokuz Ouzlarn batan gnee ettikleri dua-
lardan bahseder. Bu balamda Yakut'un verdii verilerin
142 Eski Trk Mitolojisi
ak seik bir gelimeye iaret ettiini belirtmek gerekir,
nk artk domakta olan gnee kar duyulan saygdan
sz edilmiyor, aksine en yksek noktasna ulam ve bat-
makta olan gnee tapnldndan bahsediliyor. Abul-'l-
Fida' tarafndan zikredilen Ibn-Sa'id, Kumanlarn astroloji
aratrmalaryla uratklarn ve yldzlarn etkisine inan-
dklarn anlatr. Ayrca, yldzlara tapndklarn ekler.
Bunlarn pek ounun antik dnyadan dnleme alnd
phe gtrmez. Astroloji bilimine byk nem veren ilk
yapt olan Kutadgu Bilig'de yer alan astrolojik bilgiler Yu-
nanllara aittir. Buna ramen, hi de ilgi ekici olmayan bir
alan dilinde baz ifadelere rastlarz ki, bunlar Trk dnya-
snda gncelliini koruyan asl ya da sradan kavramlan
karlamaktadr. Kgarl Mahmud'un szl ve ayn e-
kilde Kumanca ve Kpaka lgateler ilgin bir sz varl
sunmaktadr. Vens, eski ad olan Erklik'i yitirmek suretiyle
asl niteliini de kaybeder ve k yldz, yank yldz (Lu-
zifer), sonra da phesiz yan", parldayan" anlamn-
daki olban oluverir; sonralar bu szck Farsa kkenli
olan oban oban" szc ile kartrlmtr. Mars baqr
sogum"dur, bakr ok ucu". Bykay eti Kn'dir, yedi
kaan". Birbirleriyle anlaan kahramanlar" Aran Tz, Ku-
tadgu Bilig'e gre Jpiter, Kgarl Mahmud'a gre Tera-
zi'dir. Artk hayvanlar da gkyznde grnmeye balar.
Bunlarn en eskisi olan ve Jpiteri temsil eden kara ku"un
(kartal?) yan sra Sirius'un yerine ak aygr", Kkaynn
iki kk yldz yerine iki boz at' grmekteyiz; Aldebaran
takmyldz olarak veya boa burcunun yldz olarak yar
sgn', yaral boa"y grmekteyiz; nihayet atlarn balan-
d demir kazk" grmekteyiz. Bu, bir demir kaza bal
bulunan sr gibi, etrafnda yldzlarn dnd bizim
Kutup Yldz'ndan bakas deildir. Saman Yolu Ku Yo-
lu" olarak adlandrlmaktadr. Belki de bunun nedeni, ku
biimindeki ruhlarn ge ykselirken katettikleri yoldur.
Zaman Blmlemesi.
Maddeler
143
Liu, Chines. Nachrichten [in Haberleri], s. 41. Kgarl I s
76, 96, 361, 398; III, 37, 40, 194, 214, 247, 383. Eberhard' in.
im. Kom., passim. Chavannes, Documents [Belgeler], s. 165,
195, 197. Ferrand, Relations des voyages et textes geographiques
[Seyahat Notlar ve Corafi Metinler], Paris 1913/ 14, I, s.
214. drisi, II, s. 223. Zajaczkovvski, Vocabulaire [Szlk], s. 8,
17y 22, 26, 42, 51, 55. Caferolu, Abu-Hayyan, s. 38, 14, 24,
51, 101,114. J.-P. Roux, Faune et Flre [Fauna ve Flora], s. 60,
80. A.g.y., Les chiffres symboliques [Sembolik Rakamlar], Rev!
Hist. Rel., s. 29-53. L. Bazin, Les noms turcs et mongols de la
constellation des Pleiades [Pleyad Yldzlannn Trke ve Mo-
olca simleri], Ata Orient. Hung., X, 3, 1960, s. 295-97.
A.g.y., ber die Sternkunde in alttrkischer Zeit [Eski Trkler
Devrinde Gkbilim zerine], Akad. der Wiss. und der Lite-
ratr, Abhandlg. der Geistes- und Sozialwiss. Klasse, 1963,
5, s. 571-82. L. Bazin, Les calendriers turcs anciens et medie-
vaux. Unjprfste deLleIII, 1974. J.-P. Roux, Les astres [Yldz-
lar], Kev. Hist. des Religions, 1979,2, s. 153,192.
Yrtc Kular. Yrtc Kular, eski Trk dnyasnda kendilerin-
den beklenilen yeri pek alamamlardr. Ancak bunun ne-
deni phesiz, bibliyografya malzememizin ulalmaz olu-
udur. Arkeolojik buluntular rtlemez bir ekilde, bu
Hayvanlara kar zel bir eilimi olan Seluklu ikonogra-
fisinin Trkiye'de sanldnn aksine Hitit kaynaklarndan
yararlanmad, bilakis Orta Asya'ya ilikin szl gelenek-
lerden yararlandn ortaya koymaktadr. Sar Nehrinin
kvrmlarnda, ift bal kartal biiminde gerlere ait mus-
kalar bulunmutur. Kara Ys'deki byk kayada, ufak bir
kartal kendisini tehdit eder gibi grnen bir Devenin kar-
snda durmaktadr. En ilgin eserlerden biri, Kl Tigin'in
l heykelidir: Banda yksek bir ta veya kesik koni bii-
minde bir mifer bulunmaktadr. Bunun st ksmnn tama-
mnda, armalarda grlen, kanatlarn am bir ku un rl-
yefi yer almaktadr: Eer bu, hkmdarn yrtc kula z-
145
Eski Trk Mitolojisi
deletirilmesi deilse veya bir boy sylenini sorunsallat-
ryorsa, bu durumda bu ku en azndan ok nemli bir sim-
ge olarak ilev grr. Eski Trk yaztlar bize bu kular
hakknda hibir ey aktarmazlar. Bununla birlikte biz in-
lilerden, 809-810 yllarnda Uygur kaammn, tmar beyin-
den halknn adn "Huei Hu" olarak deitirmesini rica et-
tiini reniyoruz. Bu szck anlamm, "bu Alarn daire-
ler izerken ulatklar yksek hzdan ve bir doan gibi da-
lyor olmalarndan" almaktayd. Burada phesiz, bir Boy
Sylenine yaplm bir antrma sz konusudur. Bu sylen,
Ouzname'nin amtrma yapt ve ayrca henz yaymlan-
mam Uygur metinlerinde de (bkz. Pelliot, 2988, Ulusal
Ktphane) geen sylenlere benzemektedir. Sonradan ms-
lmanlarn mstakbel "Horasan kahraman" diye adland-
racaklar doan iin kullanlan isim olan togan veya torul,
grne gre, "domak" anlamna gelen tog- kknden
tretilmi ve aym sylene dayanmaktadr.
Irk Bitig'de yrtc kular birka kez anlmaktadr. Bu yaznn
nc metninde bir Kara Ku geer. Bu, gnlnce denizde
avlamp, cannn ektiini yiyen, altn kanatl [...] bir dv
kartal olabilir. Bu ku gcn iln eder ve mdahalesi ans
anlamna gelmektedir. Ayn yazmn 51. paragrafnda "tah-
rip eden" biri olarak geer ve srasiyle bir yeil, bir krmz
kaya stne tner ve mutludur. nc bir metinde (par.
43) kt bir rol stlenir, zira nehirdeki faklar yakalamak
isteyen doanla atr. Bu doan (togan) bizim yazmzda
fevkalade hayrsever biri grnmndedir. -Gkten aa
inmektedir. Eer bana bir felaket gelirse, bu uursuzluk
saylr. Rengi -Mavi (kk) olup, beyaz benekleri bulun-
maktadr. Yaz sk yaprakl bir kavak aacnn stnde gei-
rir ve bu "mthi iyi bir ey"dir. Yazmn bir baka yerinde
ise, beyaz benekli haliyle bir sandal aacmn stne otur-
mu ve keyfi gayet yerindedir. Biz burada ok ak seik bir
ekilde, -aa stndeki byk "kartal" simgesiyle kar
karyayz. Bu simgeye Seluklu ikonografisinde ska rast-
Maddeler
10 7
lamaktayz. Bu simge sadece Trk sylerlerinde deil, ay-
rca ran sylenlerinde de yer almaktadr (bkz. zellikle Ehl-
i Hak sylenleri).
Kgarl Mahmud'un deiik yrtc kular olan torul, tur-
mutay ve lacin iin belirttii zere, birok insan, zellikle
dou blgelerinde yaayan insanlar bu kularn adn alr.
Ouzlarda ise, itinal bir ekilde trlerine, alt trlerine, ya-
larna ve cinsiyetlerine gre ayrlan yrtc:. kular, yirmidrt
boyun armasn (*Ongun) olutururlar.
Pelliot, sceaux et amulettes en bronze [Bronzdan Mhr ve Na-
zarlklar], Rev. Arts. Asiat. VII. Appelgren-Kivalo, Altaltaische
Kunstdenkmaler [Eski Altay Plastik Sanatlar], resim Aslanapa,
Trk Kltr, 16, 1964. J. R. Hamilton, Les Ouighours [Uy-
gurlar], Paris 1955, s. 61. Irk Bitig, par. 3,4,43,44,51. Kgarl
Mahmud, I, s. 410, 482; , s. 243. Yakn dnemde ortaya -
kan kartal klt konusunda bkz. L. Sternberg, Der Adlerkult
[Kartal Klt], Archiv fr Religionswiss., 28,1930.
Yog. l gmme trenlerinin btn (lnn Gmlmesi)
veya gmldkten sonraki nc veya drdnc gn d-
zenlenen ziyafet. Bu iki anlam aym zamanda geerli olma-
mtr. Eski metinlerde sz konusu olan muhtemelen l
gmme trenidir. Ongin Yaztnda geen bir adam, bilge
babasmn youndan" bahsetmektedir. Tonyukuk Yaztnda
hkmdar yle der: Birlikte karmn youna gideceiz."
Aynsn Orhon ve he Huotu Yaztlarnda da grmekteyiz.
Bu yaztlarda, defin trenini dzenleyen yogcidir. Yoga git-
mek" yogla olarak adlandrlmakta ve bir ettirgen fiil olan
yoglat biiminde de karmza kmaktadr. Von Gabain, bu
szcn tahrip etmek" anlamna gelen yog- ile ayn gv-
deye sahip olduunu grmtr. Kgarl Mahmud, bu
szcn ikinci anlamna yer vermitir (bunu basan szc
de iermektedir). Ibn-Muhanna'nn belirttii yog a (l
yemei") bu gelimeyi teyit etmektedir. Bu, dier trenlerin
147 Eski Trk Mitolojisi
olduu gibi l gmme treninin de asl unsurunun birlikte
yenilen yemek olduunu kantlamaktadr.
A. von Gabain, Inlalt und mag. Bedeutung [erik ve Gizemli
Anlam], Anthropos, 48,1953, s. 544-50. Battal, bn Miihenna
Lgati, stanbul 1934, s. 91. R. Giraud, Les regnes [Hkm-
darlklar], Paris 1960, s. 116,124. Kgarl Mahmud, ffl, s. 309.
Yol Tengri. Irk Bitig'de yalnzca iki metinde sz edilen bu
tanr, yol szcne atfedilen anlama bal olarak bir mut-
luluk tanrs ya da bir yol tanrs olabilir. Her ne kadar bu
szce ilikin niteleme sfatlar ikinci anlama iaret edi-
yorsa da, soru cevapsz kalmaktadr. Yol Tengri kendini u
szlerle tantmaktadr: "Ben, alaca -At stndeki yol tanr-
sym. Sabah akam at srerim." Gezintileri srasnda bir in-
sann iki aylk olu (veya insanolu =insan?) ile karlar.
ocuk korkuya kaplr, ancak tam yle der: ekinme,
ben ona -*Kut'u (yaam iksiri) vereceim." kinci metinde,
"yolun kara tanrs" veya "kaderin kara tanrs" anlamna
gelen Kara Yol Tengri adn alr. Bu metinde onun daha
baka zelliklerini de grmekteyiz: "krlm olan eyleri
tamir etmek", "dalm olan eyleri biraraya getirmek".
Kald ki, "bar getiren" de odur.
Muhtemeldir ki, Hoytu Tamir Yaztlarnn yazarlarndan
birou bu tanrya ynelmekte, fakat belli bir isim zikretme-
mekteler. Tehlikeli bir dar geit olan Hoytu Tamir'de, in-
sanlar ktklar yolculuun iyi gemesi ya da sa salim he-
defe ulamalarm dilerler. zellikle nc yazt "kutsal bir
tanrya" (Tengri duk) ithaf edilmi olup, kendisine yle
yakarlr: "Bizleri yanl yola sapmaktan koru." Fakat aym
balamda, yolcuya "kaderine uygun bir ekilde" Dalar
diyarna elik edip yol gstermeleri iin kendilerine rica
edilenler yolculuun koruyucu gleri, yani "yaamn ve
kaderin yirmiiki beyi"dir. Bunlar "bilge (?) beyler, kk
baba-beyler" diye de adlandrlr.
Irk Bitig, metin 2 ve 48. Hoytu Tamir (Giri). J.-P. Roux ve
Maddeler
10 7
P. N. Boratav, La divination chez les Turcs [Trklerde Kahin-
lik], La divination, cilt 2, Paris 1968, s. 296.
Zaman dlek; d Tengri; Zaman Blmlemesi
Zaman Blmlemesi. Her ne kadar krsal yaamn, zellikle de
hayvan srlerinin dnmne dayal birden fazla takvim
aym anda mevcut olmasma ramen, inlilerin Oniki Hay-
vanl Takvimi Trk halklar tarafndan phesiz ok erken
dnemlerde sistematik olarak kullanlmtr. Bu takvim in-
lilerce T'u-kelere 568 ylnda trenle takdim edilmitir. Ne
var ki, mutlaka bu tarihten nce de Oniki Hayvanl Takvi-
me bavurulmutur. Bu takvimden zellikle Sodca yaztta
bahsedilmektedir, stelik bu yazt phesiz daha yaldr. L.
Bazin henz yaymlanmam bir almasnda, bu takvimin
M.S. 603 dolaylarnda Volga Bulgarlanna kadar ulatm
ortaya koymaktadr. Mehur prensler listesinde, kesin ola-
rak bu takvimin baz unsurlarn bulmak mmkndr. Ne
var ki, eksiksiz bir listeye ulamak iin (11. yzyl), al-Biruni
ve Kgarl Mahmud'a kadar beklemek gerekir. Daha nce
bu takvime gsterilen itibar o dnemde azalm, ancak Mo-
ol hkmranl onu 13. yzylda yine popler klmtr.
lk kez bu takvimde karlalan sisteme gre, sadece yllar
deil, ayrca gnler ve saatler de oniki hayvan simgesine
gre dzenlenmitir: san, kz, kaplan, tavan, ejderha,
ylan, at, koyun, maymun, horoz, kpek ve domuz. Kgarl
Mahmud tarafndan kaydedilmi bir sylencede, bu takvi-
min Trkler tarafndan nasl benimsendii belirtilmektedir.
Ava km (efsanev) bir hkmdar hayvanlar li-Nehrine
kadar srer. Aralanndan yalmzca 12'si nehri gemeyi baarr:
Kar kyya ilk geen san olur: "Nehri geen ilk o olduu
iin, k yla onun ad verilir." Takip eden 11 yln sras, dier
hayvanlarn nehri gei srasna gre belirlenir. Din tarihi a-
sndan bakldnda bu takvimin ortaya koyduu nemli bir
husus, Trklerin zaman blmlemesi iin uygun bir ara
148 Eski Trk Mitolojisi
bulmakla kalmadklar -stelik bu takvim hayvanlara yeni bir
anlam da yklemektedir-, Trklerin aynca her hayvann ken-
dine zg bir zellii olduuna da inanmalardr. Dolaysyla
Kgarl Mahmud bize, srlar birbiriyle kavgaya tutuup
boynuzlaryla arptklarndan, kz ylnda savalarm artt-
n, domuz ylnn beraberinde kar, souk, huzursuzluklar
getirdiini vs. aktarmaktadr.
Yldzlarn gzlemlenmesi (Yldz Tasarmlar) her ne ka-
dar ayrntl deildiyse de, aym ekilde zamamn belirlen-
mesi ve gzlemlenmesine hizmet etmitir. Burada asl rol
lker oynamaktayd. lkerin gnele olan kavuumu veya
kar konumu, yln iki byk zaman dilimine blnmesini
mmkn klmaktayd. Belki de, blen kii" anlamna gelen
>lker (blmek" anlamndaki iil- ile gl k ve geni za-
man kipi er) efsanevi bir ahsiyet olmutur. Olkhon adasn-
daki bir yaztta, iyi", uygun" anlamna gelen edg szc-
yle ondan sz edilir, ancak daha ayrnl bir bilgi yer al-
maz. Aym metinde, yaban keisi ay anlamna gelen erker ay
ifadesi geer, bu ise dnm noktasn, k" nitelendir-
mektedir. Bu kei trnn lker ile ilintilendirilmesi, daha
o zamanlarda bu hayvann gebeliinin bir biimde bu ta-
kmyldz ile ilgili olduuna inanldna iaret etmektedir.
Benzer tasarmlara Trkiye'de bugn hl rastlamaktayz
(M. F. Krzolu, Gkten nen Ejderha Efsanesi ve Tarihteki
Yeri, Yeni Meram, Ocak 1956). Eer Kgarl Mahmud bize,
Trk obanlarn vaktiyle kendi takvimleri bulunduunu ve
"keilerin yavrulad ay" ile "kei yavrularnn byd
ay" bildiklerim anlatyorsa, bu, bizim bir takvim hesab ile
kar karya olduumuz anlamna gelir. Bu ise, Anado-
lu'daki gerlerin bugn hl kullanmakta olduklar takvim
ile byk benzerlik gstermektedir.
E. Chavannes, Lecycle turc des douze animaux [Trklerin On-
iki Hayvana Ait Dngs], Toung Pao, 1960, s. 51-122. L.
de Saussure, Les origines de l'astronomie chinoise. Le cycle des
Maddeler 10 7
douze animaux [in Astronomisinin Kkenleri. Oniki Hay-
van Dngs], Toung Pao, XI, 1910, s. 583-648. O. Pritsak,
Die sogenannte bulgarische Fiirstenliste [Szm Ona Bulgar
Prensler Listesi], UAJB, 26, 1954, s. 60-77 ve s. 184-239. L.
Bazin, Les noms turcs et mongols dela Constellation des Pleiades
[Pleyat Yldzlarnn Trke ve Moolca simleri], A. O.
Hung. X, 3,1960, s. 295-97. Kgarl Mahmud, cilt 1, s. 346, cilt
3, s. 156. L. Bazin, Les calendriers turcs anciens et medievaux [Eski
ve Orta aa Ait Trk Takvimleri], Lille 1974.
1. Resim: Orhun'daki Bilge Kaan Yazt'nn Dou Yznden Bi r Blm (8. yzyl).
Talat Tekin: Orhon Yaztlar, stanbul 1995.

- n m 2 J ^ S T
3. Resim: Orhon Yaztlarnda Kullanlan Eski Trk Runik Yaz.
Sergej E. Malov: Pamjatniki drevnetjurkskoj pis'mennosti [...], Moskova 1951.
vo w
"S.
w
S"
e: S
3 3
Cd
m
a. >
S 5
3
S ^
p <
o. S:
P |
t
-1
F
:
O S
^d
S 5"
rf 3
P- jr
H
^S-
s-s
O' ^
o n
C7* o:
g. a
3 S
s
zt
W <5
c
nj
B

w
V
n
0
%
1
1 *
K
<
T
T
T
t
r
v
v\
u
N
*
K


*
r
*
P
fi
7
*
ft
n
<e
V 1
II
M'
u
&
W
r
t i ^
t a
W
T
*
n
r

A.
tl
&
*
n
K
w
u
t!

w
w
v v :
A ^
k
7
* 4i
M -g
w g
7. Resim: Bugnk Moolistan'n Bulunduu Blgede Eski Trk Ata Boy Heykeli.
Walther Heissig (ed.): Die Mongolen [Moollar], Innsbruck 1989, 2. cilt.
8. Resim: Bir Kl Tegin Heykeline Ait Ba. Edward Tryjarski:
Zwyczaje pogrzebowe ludw tureckich na tle ich wierzen, Varova 1991.