You are on page 1of 186

Bronislaw

MAL NOWSK
LKEL
TOPLUM
TEK YAYINEV
teki
ANROPOLOJ
Yapm
TEK AJANS
Kapak Tas an m
ULE ZBAHAR
Redaktr
KEMAL KUTU
Bask ve Cilt
TEK MATBAASI
Birinci Bask
1998
YNETM YER
Mediha Eldem Sokak 52/1
06420 Kzlay/ANKARA
Tel: 312 435 38 33
Fax: 312 433 96 09
ISBN 975-584-015-X
B. Malinovvski
LKEL TOPLUM
eviren
HSEYN PORTAKAL
g '
NDEKLER
Giri............................................................................................7
lkel Toplumlarda Su ve Tre.................................................11
lkel Psikolojide Mit................................................................. 95
Gney Denizlerinde Ruh Avc..........................................159
GR
Dinlerin dnda kalan ou insann ve ok sayda uzmann
antropolojiye gsterdii ilgi, gncellikle ve gereklikle hi ilgisi
olmayan eyleri ortaya koyabilir. Vahilik her zaman iin sa
malkla, zalimlikle, bize garip gelen trelerle, dsel bo inan
larla ve bakaldr uygulamalaryla bir tutuldu. Cinsel babo
luun, ocuk ldrmelerinin, kafatas avclnn, kanibalizmin
ve dierlerinin sz konusu olan anlatlan ou insan iin antro
polojiyi ekici okuma kitaplar haline ve antropolojiyi ciddi bir
inceleme konusundan ok, merak uyandrc bir alan durumuna
getirdiler. Bununla birlikte, antropolojinin kimi yanlan su g
trmez bilimsel bir nitelik sunuyor, nk denetimi olanaksz
sanlar alannda dolamadan pratik olgularla yetiniyor, insan
doas zerine bizim bilgilerimizi derinletiriyor ve dorudan
pratik aklamalar iin hazrlanan kimi raporlara uygun dyor.
Bylece rnein ilkel ekonominin incelenmesi de, genelde insa
nn ekonomik doasna ilikin bilgilerimizin derinlemesine
izin vermesiyle nem kazanyor. Bu ise, tropikal lkelerin kay-
7
naklanm gelitirmeyi nerenler, yerlilerin emeini kullanmak
ve onlarla ticaret yapmak isteyenler iin byk bir nem taya
bilir. Ayrca imdiden verimli verilerle psikolojiyi zenginletir
mi bulunan ilkel insanm kafa yapsn ve onun srelerini in
celemek isteyenlere de byk hizmette bulunabilir.
Son olarak (bunu sona brakmamz, daha az nemli olmasn
dan ileri gelmiyor), ilkel yasann incelenmesini, dzeni sala
maya yardm eden eitli gleri, bir ilkel kabilenin tekbiimli-
liini ve kendi iindeki balantlar anlatacaz. Bu glerin ta
nnmas, ilkel toplumsal rgtlenmenin antropolojik kuramlar
na temel hizmeti verebilir ve bu blgelerin yasama ve ynetimi
iin ynlendirici dnceler kazandrabilir. Bizim ilkel dedikle
rimiz zerine daha derinden edindiimiz bilgiler, bunlarn insan
doasnn biyolojik, entelektel ve toplumsa! gereksinimlerine
uygun den kesin yasalara ve kesin geleneklere her an uyduk
larn gsteriyor, yoksa her denetimden kaan zincirden boan
m tutkulara ve tepi olarak deil. lkel rklarn kabile yaa
mnda yrrlkte olan tm kk gncel yaam uralarna
olduu kadar, fantastik, heyecanl, nemli ya da kutsal toplumsal
yaamn byk edimlerine kadar hepsine bu yasalar ve dzen
yn verir. Bununla birlikte, antropolojinin tm dallan ve ilkel
yasalarn incelenmesi, ok daha az incelenmi ve ok daha az
doyurucu olmutur.
Antropolojinin ilkel tze ve onlarn ynetim biimi zerine
gnmzdeki gibi her zaman bir ayrla dmediini sylemek
de yine burada nemlidir. Bundan elli yl kadar nce,* ilkellerin
yasa uygulamas zerine gerek bir aratrma salgn zel olarak
Avrupa anakarasnda ve daha zel olarak da Almanya'da ortaya
kt. Bu akmn gerekletirdii almalarn kapsamnn ve
niteliinin amacn sosyologlara anmsatmak iin Zeitschrift fr
Vergleichende Rechtswissenschaft dergisi evresinde toplanan
* Kitabn elimizdeki bu blm 1926 ylnda Londra'da "Crime custom in
Savage Society" ad altnda yaymlanmtr.
8
Bachofen, Post, Bemhft, Kohler ve dierlerinin adlann burada
anmak yetiir. Bununla birlikte, bu almalarn bir kusuru var
d, nk bu almalar ounluu amatr olan ilk etnograflarn
verilerine dayanyordu; oysa yetkili uzmanlarn gerekletirdii
ve yerinde yaplan modem aratrma yntemiyle ne istendii,
sorunun gerektirdii derin bilgiler o dnemde henz bilinmiyor
du. Oysa ilkel yasama gibi soyut olduu kadar karmak olan bir
konu zerine yaplan amatrce gzlemler bir deer tamazlar.
lkel toplumlarda yasamann incelenmesine kendini veren
tm ilk Alman bilginleri "ilkel kark yaama" ve "grup evlili
i" varsaymnn yandaydlar; benzer ekilde, adalan n
giliz vatanda Sir. H. Maine de, ataerkillik kuramna an ba
llkla durumu yanl deerlendiriyordu. Avrupa anakarasnda
ilkel hukuk zerine almaya girien bilginlerin ounun a
bas (bouna yaplm almalar), Morgan'n almalarn
dorulama amacn tayordu. "Grup evlilii" mitolojisi, kendi
glgesini tm kantlamalar ve tm betimlemeler zerine yans
tyordu ve "grup sorumluluu", "grup adaleti", "grup mlkiyeti",
"komnizm" gibi kavramlann yardmyla kurduu tm tzel
yaplar iyilemez bir kusurla vuruyordu; szn ksas, ilkellerde
hukukun yokluunu ve bireysel zorunluluklan bir dogma olarak
kabul ediyordu.
Tm bu dncelerin temelinde u postula vard: lkel top
lumlarda bireye kabile, grup ya da sr tmyle egemen olur ve
birey topluluun buyruklarna, geleneklerine, toplumun kanla-
nna klece bir edilgenlikle boyun eer; ona by yaplmtr
adeta. Bu postula, ilkellerin anlay ve toplumsal yaam ze
rine yaplan yeni tartmalarda hl nemli bir rol oynuyor ve
zellikle Durkheim'n Fransz okulunda, ou Amerikan ve Al
man almalannda, bu arada kimi ngilizce yaptlarda bulunu
yor.
Bylece yetersiz belgeleri ve savlannn dayanakszlyla
elverisiz duruma den hukuk antropolojisinin ilkokulu, yapay
9
bir yannn ve ksrln kmaz iinde skm bulunuyor.
Aynca ilgilenmi olduumuz konu, ksa bir parlak dnemden
sonra pek tutunamad ve ciddi bir k balad (tmyle orta
dan kalkmasa bile). Bu konuyla ilgili olarak bir ya da iki tane
nemli yapt yaymland, rnein ceza hukukunun kkenleri
zerine Steinmetz'in anketleri ve Durkheim'm sivil yasama ile
ilkel sulan analizi. Bununla birlikte, btn olarak ilk almalar
ylesine az bir iz brakt ki, modem antropologlann ou ve
kuramclar kadar uygulamaclar bunun varln bilmiyorlard.
rnein Antropoloji zerine Notlar ve Sorular El Kitabn at
mz zaman, "yasa" terimini ne dizinde bulabiliyoruz, ne de
konu balklannda, yalnz bu konuya aynlm birka stunda
yazlan "Hkmet" ve "Politika", ne denli gzel olursa olsun,
konunun nemine yeterince denk dmyor. Doktor Rivers'in
Social Organization kitabnda, ilkel yasama sorunu, kazara araya
kanyor ve daha sonra greceimiz gibi, yazar konuyu top
lumbilimin iine sokacana, daha ok onun dna kanyor.
Modem antropolojideki bu boluun nedeni, ilkel hukuku
kmsemeden ileri gelmiyor, daha ok bunun neminin abar
tlm olmasndan ileri geliyor. Ne denli elikili grnrse g
rnsn, gnmzdeki antropolojinin ilkel hukuku umursamad
bir gerektir, bunun nedeni, abartl bir gre sahip olmasdr
ve bu konuda yetkinleemediini de hemen eklemeliyim.
10
LKEL TOPLUMLARD A
SU VE TRE
Birinci Blm
LKEL TOPLUMLARDA YASA VE DZEN
Treye ve Gereklie Kendiliinden Boyun Eme
ilkel insann ou zaman kat, can skc ve tatsz davran
kurallarna neden boyun edii, zel ve toplumsal yaam olay
larna hangi etkenlerin izin verdiini, kolayca yryen ve at
malara yol amayan ekonomik ibirliine kendini hangi nedenle
baladn; szn ksas, ilkel toplumlarda yasa ve dzenin
gerekliini salayan glerin neler olduunu sonunda sormadan
nce, bunlar yantlamak iin skntya dyoruz; ayrca ant
ropolojinin bu konuda syleyebildiine inand ne varsa, doyu
rucu olmaktan da uzak. "Vahinin" gerekten vahi olduunu,
sahip olduu kuralsz ve ok gevek yasalara ok az uyduunu
onayladmz srece, ortaya bir sorun kmyor. Ama ilkel ya
am nitelendiren yasalarn yokluunun daha ok bir anomali
olduuna inandmz zaman, bilimsel gr tmyle kart bir
13
tutumu onaylamtr: lkel insan, kendi topluluunun yasalarna
tam sayg duyan ve her zaman bunlara uymaya hazr olan rnek
bir vatanda olmakla kalmyor, ayrca kabilenin koyduu tm
kurallara ve engellere uymas bir aksiyom olarak kabul edilirken,
bu insan adeta en kk direni yollarm izleyerek kendi doal
tepilerine boyun emekten baka bir ey yapmyor.
lkel insan, -yetkili modem antropologlarn yargs byledir-
kendi tre ve geleneklerine byk bir sayg duyar, buyruklara
boun emesi sadece kendiliinden olur. Bunlara "klece", "ay
rmnda olmadan", "kendiliinden", "zihinsel duyarszlkla"
uyar; her ey doast grlerin ve cezalarn korkusuna ba
ldr; ya da "grup gds" deilse bile, "grup duygusuna" derin
den ballktan yanadr.
te size yeni bir yapttan okuyabileceklerimizden rnekler:
"Vahi insan, Rousseau'nun d gcnden km olan tm
zincirlerden bak ve zgr bir yaratk olmaktan uzaktr. Ter
sine, kendi topluluunun treleri onu her yandan zincire vur
mutur; yalnz toplumsal ilikilerinde deil, kendi dininde, sa
lk ilerinde, endstrisinde, sanatlarnda, szn ksas, yaam
nn her ynnde eski zamanlardan kalma geleneklerle balan
mtr." (E. Sidney Hartland, Primitive Law, s. 138).
Bu gr onaylarken bizi irendirmiyor; sadece bizim g
rmze gre "gelenek zincirinin" gerek bir biimde kstek
leyici eylemiyle etki etmediine, sanatlarda, toplumsal ilikiler
de, endstri ve dinde de benzeri grlmediine bizim dikkatimizi
ekiyor. Bununla birlikte, biraz tede "bu kstekleri onun kendisi
(ilkel insan) kendiliinden bir ey gibi kabul etmitir" ve "hibir
zaman bunu krmay aramaz" derken, ona hemen kar kmak
gerektiine inanyoruz. Tm basklan kendiliinden giden bir
ey gibi kabul etmek insan doasna ters dmez mi? ster uygar
olsun, ister ilkel, bir insann arzu edilmeyen can skc, hatta za
limce kurallara, tabulara zorlanmadan uyduu, kendi gcn
14
aan ya da direnme olanaklarn aan bask olmadan bunlar
kabul ettii hi grlm mdr?
Bununla birlikte, kabilenin her yesinin bu yasalara kendili
inden uymas, gdsel olarak boyun emesi, ilkel dzen zerine
ve ilkel yasa zerine yaplan aratrmalar yneten temel aksi
yomu oluturur. Bu nedenledir ki, bu konuda yksek yetki sahibi
olan Doktor Rivers, daha nce andmz kitabnda "toplumsal
yaamn bilind ve sezgisel" kurallarndan sz ediyor; ona
gre bu yntem "ilkel komnizme yakndan baldr". Ve sz
lerini srdryor: "Melanezyallar gibi bir toplumda, otoriteyi
uygulamay kolaylatrmaya ynelik toplumsal bir aygt onay
lamay yararsz klan bir grup duygusu vardr ve benzer ekilde
ortak mlkiyetin uyumlu olarak ilemesine ve cinsel alanda ko
mnist sistemin rahata yrmesine olanak klar" (Social Orga-
nization, s. 169).
Burada yine bize dzenin, yasann, komnizmin, karma cin
sel yaamn egemen olmasyla ilgili "sezgisel", "bilind",
"gdesel bir boyun eme" ve gizemli bir "grup duygusu" yn
temlerinin gvencesi veriliyor. Bir cennet tablosunun izildiini
sanyoruz ama bu betimleme, benim ilk elden tandm Mela-
nezyal toplumlanna elbette uygulanamaz.
Benzer bir gr, nc bir yazar dile getiriyor: Bir sos
yolog olan bu yazar, yaamakta olan baka bir antropologdan
daha ok belki bizim ilkel toplumlann rgtlenmelerini anlama
mza yardmc oluyor, nk bu yazar, ilkel toplumlan psikolo
jik ve sosyolojik evrim asndan inceliyor. Profesr Hobhouse,
kltrel adan en aalara yerlemi bulunan kabilelerden sz
ederken, bu "toplumlann, yelerinin tm tarafndan zorunlu
kabul edilen trelere sahip olduklarn" onaylyor. Ama "eer bir
otoritenin kabul ettirdii ve kurallann tmnn oluturduu ya
samaya akrabalk ya da dostluk gibi kiisel balarla ballk
anlalmyorsa, o zaman byle bir kurumun, ilkelerin toplumsal
15
rgtlenmesiyle badaamayacan aklamak zorundayz"
(Morals in Evolution, s. 73).
Yazda geen ve "zorunluluk olarak" duyulan szcklerin,
gerek sorunu zmek yerine, onu gizlemeye, maskelemeye
hizmet edip etmediini kendimize soruyoruz. Hi deilse, kimi
kurallarla ilgili olarak bir bask dzenei yok mudur? Belki bunu
bir d otorite kabul ettirmemitir ama gerek nedenlere, gerek
karlara ve karmak duygulara dayanmaktadr. Sert yasaklar,
zahmetli devler, ar ykmllkler, sinir bozucu iler, basit
bir "duygudan" yana zorunluluk olabilir mi? Bu deer biilmez
psikolojik tutumla ilgili olarak daha iyi bilgi edinmek isteriz ama
yazar bunu geerli bir olgu gibi nceden kabul ediyor. Aynca
"akrabalk ya da dostluk balaryla bal bulunulan bir otoritenin
kabul ettirdii kurallarn tm" olarak tanmlanan yasa, bana ok
dar grnyor ve nemli eleri gz nne almyor, tikel top-
lumlarda yrrlkte bulunan davran normlar arasnda bir
baka bireyin ya da grubun, bir baka bireye ya da gruba kabul
ettirdii zorunluluklar da vardr. Bu zorunluluklar yerine geti
renler, genelde bunlan yerine getirdikleri lde dllendirilir
ler, oysa bunlan umursamayanlar, hibir hogrye gvene
mezler. Bunlara zorunluluk nitelii veren gleri, yasann anla
lr altnda analiz ederken, otorite, hkmet ve ceza gibi
sorunlarn bize verdii tartmasnn bize verdiinden ok daha
doyurucu sonulara varyoruz.
Doktor Lowie (Birleik Devletler'de antropoloji konusunda
en byk uzman) ok benzer bir gr dile getiriyor: "Tresel
bir nitelie sahip olan yasalara, genelde bizim yazl yasalar
mza gre daha bir zenle uyuluyor ya da daha dorusu, kendi
liinden boyun eiliyor" (Primitive Society, s. 387). lkel bir
AvustralyalInn yasalara "zenle" boyun emesini, NewYork'ta
oturan birisininkiyle ya da bir Melanezyal'nn yasalara boyun
emesini, Glasgowun kurallara uymay sevmeyen bir vatanda-
nnkiyle karlatrmak, tehlikeli bir ynteme bavurmaktr
16
ve byle bir karlatrmann sonulan, gerekte ok "genel"
olabilir ve tm anlamn yitirebilir. Gerek olan bir ey varsa, o
da bir toplum kendi yelerinin yasalara "zenle" uymasna g
venmedike, dier bir deyile, toplumun yeleri yasalara "ken
diliinden" boyun emedike, o toplum etkin bir ekilde ileyi
kazanmaz. Baskc tehditler ve ceza korkusu sradan insana
ulamaz, bunlar ister uygar olsun, ister ilkel; ama hangi toplum
da bulunursa bulunsun, toplumu bozan ya da su ileyen bireyler
iin kanlmazdr. Aynca her uygarlkta kimi yasa, tabu ve zo
runluluklar vardr ve bunlar her vatandan zerinde arlkla-
nn duyurur, onlardan byk zveriler ister; birey bunlara ah
laksal, duygusal ya da pratik nedenlerle boyun eer ama ortada
bir "kendiliindenlik" yoktur.
Bu alntlar kolayca oaltlabilir ve trelere kendiliinden
boyun eme dogmasnn, ilkel yasama zerine yaplan tm
aratrmalarda ar bast gsterilebilir. Bununla birlikte, bir
ok kuramsal yanllarn ve gzlem kusurlarnn bu konuda
glkler ve tuzaklar yarattn da kabul etmek gerekir.
Bize sorarsanz, sorunun en byk gl, ilkel yasay
oluturan glerin ok karmak ve belirsiz niteliinden ileri
geliyor. Bizler yasamann, ynetimin ve yasalann uygulanmas
nn kesin dzeneine alm olarak, ilkel toplumlarda da ben
zerini anyoruz ve sonra bulamaynca, ilkel insann kendi lke
lerinin yasalanna kendi ilkel eilimi sayesinde boyun edii so
nucuna vanyoruz.
Antropolojinin burada iinde bulunduu glk, Tylor'n
"dinin en basit tanmn" yaparken stesinden geldii gle
benziyor. Yasann kendi gcn merkezi bir otoritenin, yazl
yasalann, yarg kurumlannn, yarglarn varlndan ald il
kesinden karak, ister istemez u sonuca vanyoruz: lkel top
luluklar tm bu kuramlardan yoksun olduuna gre, bunlara yasa
uygulamaya gerek kalmyor ve kendiliinden boyun eiliyor. l
kellerin yasalan inedii durumlan (gerekten de seyrek ve
17
rastlantsal) gzlemciler kaydetmiler ve antropoloji kuramcs
yazarlar, ilkel insanlarn ceza yasalarndan baka bir yasa bil
mediklerini her zaman sylemilerdir. Bununla birlikte, ok sa
yda olgular modem antropologlarn gzlerinden tmyle ka
mtr; yle ki, olaan koullarda yasalara boyun eme az ok
ksmen gerekleir, koullara baldr ve zayflktan saylr; bo
yun emeyi zorlayanlar, ceza uygulamas ya da genel olarak ge
lenee ballk gibi kaba nedenler deildir; psikolojik ve top
lumsal etkenlerin karmak btndr. Melanezya'nn kuzeyba
tsn etnografik mek alarak ben de bunu gstermeye alaca
m ve benim yaptklarma benzer gzlemlerin dier toplumlarda
bulunduu konusunda steleyeceim; bunlar kendi hukuk rgt
lenmeleri konusunda bize az ok doru bir dnce vermelidir.
Bizi ilgilendiren soruna ok esnek ve ok geni bir kavramla
yaklayoruz. "Yasayla" ve tzel glerle ilgilenirken, zorlayc
ykmllkler olarak kabul edilen kurallar sadece aramaya a
lacaz; bu kurallara sonu olarak uyuluyor, bu zorunlulukla
rn doasndan insan serbest kalyor ve etkinlii, geerlilii g
vence altna alnacak ekilde bu kurallar snflandrlyor. Bir
ndnce ve nsel bir tanm olmadan tmevarma bir incele
menin, ilkel bir toplumun l ve kurallarnn doyurucu bir s
nflamasna izin verdiini, yani ilkel yasayla trenin dier bi
imleri arasnda ak bir ayrm yapabildiini, ilkellerin yeni ve
dinamik bir kavramla aklandn greceiz. Bu kitapta anla
tlan olaylar Melanezya'dan toplandna gre, "komnizmin"
"kank cinsel yaamn", "grup duygusunun", "kabile dayan
masnn", "kendiliinden boyun emenin" bu klasik lkesinden
biz bu basmakalp kavramlar almayacaz; varacamz sonu
lar bizim iin ok zel eyler sunacak bylece.
Melanezya Ekonomisi ve lkel Komnizm Kuram
Bizi ilgilendiren Melanezya topluluunun oturduu Trobri-
yand Takmadalar, Yeni-Gine'nin kuzeydousunda bulunur ve
18
bir kme dz mercan adasndan oluur, lagnlerle evrelenir.
lkenin ovalan verimli topraklara sahiptir, lagnlerde bol bol
balk bulunur; ova ve ky glleri adalar halknn kolayca ileti
im kurmalarn salar. Bunun sayesinde adalar youn bir n
fusu barndrr, tanm ve balklk balca uray oluturur
ama aynca eitli zanaat ve meslekler de gelimitir, ticaret
maddeleri ve dei toku ileri de iyice yaygndr.
Mercan Adalannm tm sakinleri gibi bunlar da zamanlarnn
byk bir blmn merkezi lagn zerinde geirirler. Havann
sakin olduu bir gnde kayklar insan ya da mal tar ya da bir
ok balklk ilerine hizmet eder. Tm bu uralara dtan bir
gz atldnda, insan keyfi bir danklk, anari ya da tmden
bir yntem ve sistem yokluu izlenimi edinebilir. Ama uzun sre
ve sabrla bir gzlem yaplacak olursa, yerlilerin yalnzca balk
lk iin kesin teknik sistemlerine ve karmak ekonomik r
gtlenmelere sahip olmadktan, aynca ii blklerinin toplum
sal ilevlere sahip kesin iblmleri yaptklar ve yeterince iyi
rgtlendikleri saptanabilir.
rnein her kayn yasal bir sahibinin bulunduu ve dier
lerinin de birer ekip oluturduktan grlr. Genelde ayn alt
klana ait olan tm bu insanlar bir yandan birbirlerine, te yandan
kyn dier sakinlerine karlkl grevlerle baldrlar: Tm
topluluk bala kt zaman, kayk sahibi kayn vermemez-
lik edemez. Bu insanlara ya kendisi elik etmelidir ya da yerine
bir bakasn gndermesi gerekir. Balklarn da ona kar kimi
grevleri vardr. Birazdan anlayacamz nedenlerden tr, her
insann kendi yeri ve grevi bulunur. Her insan kendi hizmetinin
karln ve balk avnda kendi payna deni alr. Bylece
kayn sahibi ve onu kullananlar karlkl grev ve zorunlu
luklarla birbirlerine balanrlarken, gerek bir ekip olutururlar.
Durumu daha da karmaklatran bir ey varsa, o da kayk
sahiplerinin ve ekip yelerinin kendi haklarn ve grevlerini
akrabalarna ya da dostlanna devretmede zgr olmalandr. Bu
19
sk sk yaplyor, ama ya sayg gerei, ya da bir bedel karl
nda. Tm bu ayrntl ilerin dnda olan ve her uzlamaya
giden yollan bilmeyen bir gzlemci, ilkel bir komnizmin var
l karsnda bulunduuna kolayca inanr, nk ona, kayk
tm grubun mal gibi grnr ve topluluun tm yeleri aynm
gzetmeden onu kullanyor sanr.
Doktor Rivers, "Gerekte," diyor "kayk Melanezya kltr
nn nesnelerinden birisidir ve her zaman olmasa bile, genelde
ortak bir mlkiyeti oluturur". Daha sonra bu onaym gelitirir
ken ekliyor: "Melanezya halklarnda, mlkiyetle ilgili komnist
duygular ok gelimitir" (Social Organization, s. 105 ve 107).
Ayn yazar baka bir kitabnda "Melanezya rnei topluluk
larda sosyalist, dahas komnist davrantan" sz ediyor (Psycho-
logy and Politics, s. 86 ve 87).
Bu tr genelletirmeden daha yanl bir ey olamaz. Bu in
sanlar arasnda her bireyin haklann net ve aka birbirinden
ayran bir aynm ve tanm vardr: bunun mlkiyete verdii nite
liin komnizmle hibir ilgisi yoktur. Melanezya'da karmak ve
kank bir mlkiyet sistemi var, ama bunun "sosyalizm" ya da
"komnizm" ile bir balants bulunmuyor. Melanezya'daki
mlkiyet dzeni, modem anonim bir toplumunkinden hi de da
ha ok komnist deil. Gnmz ekonomik koullanndan ya da
modem politik tartmalardan alnan "komnizm", "kapitalizm",
"anonim topluluk" gibi terimlerde dile gelen tm toplum tanm
lan genelde yanl anlalmalardan baka bir ie yaramaz.
Hukuk durumunu, somut olgularn terimleriyle tanmlamak
tan baka bir yol yoktur. rnein Trobriyand Adalan'nda bir
balk kay zerindeki zel mlkiyet hakk, bunu reten ve
sahipliinden yararlanan insan grubunun, onu retme ve kullan
ma tarzyla tanmlanyor. Kayn sahibi, ayn zamanda ekibin
efi ve balkln bycsdr; eski kayk kullanlmayacak
kadar yprand zaman, kendi cebinden yeni bir kayk yaptr
makla ykmldr, kayn bakmn yapmakla sorumludur,
20
yalnz bunu ekibin yardmyla yapar. Birbirlerine kar bulun
duklar ykmllk gerei, her birey kendi grev yerinde bu
lunmal ve ortak bir balk av hazrland zaman, kayk toplu
luun hizmetine verilmelidir.
Balk teknesinin kullanlmasnda her ortak belli bir yere sa
hiptir; ortaklar belli bir ayrcala ve kara sahip olduu gibi,
devleri de paylar. Herkesin yeri ve grevi belirtilmitir, herkese
kendi grevine uygun den bir ad verilir: "usta", "dmenci", "a
lan gzleyen", "balklan gzleyen". Yerler ve adlar ayn zamanda
kendi srasna, yana ve kiisel ustalna gre belirlenir.
te yandan her kayn filo iindeki yeri ve ortak balk avn
daki manevrada oynayaca rol belirtilmitir. Bylece olaylar
yakndan incelerken, ak seik bir iblm sistemini ve kar
lkl kat grevleri ortaya kanyoruz; bu durum ayn zamanda
grev duygusunu ve ortak almann gerekliliini tanmay,
kiisel kazan aramay, ayncalklan ve gelirleri ieriyor. Demek
ki mlkiyet, "komnizm", "bireycilik'le ya da "anonim toplum
lan sistemleriyle ya da "kiisel giriimle" deil, sadece olgu-
larn altnda ve somut koullar iinde tanmlanmaldr.
Ortak mal sahiplerini birbirlerine ve eyaya balayan grevlerin,
ayrcalklarn ve karlkl ilikilerin tm oluyor.
Bylece bizim dikkatimizi eken ilk nesne -yerlilerin kay-
konusunda bir yasann, dzenin ve ayncalklann kesin varln
ve bunlann yannda iyi gelimi bir grev sistemini saptyoraz.
Ekonomik Grevlerin Buyurucu Nitelii
Buyurucu grevlerin niteliine daha derinden girmek iin,
deniz kysndaki balklar izleyelim. Birok durumda, rnn
sadece kk bir blm kyde oturanlara gelir. Genelde ier
deki topluluktan gelmi olan ok saydaki insann kyda bekle
dii grlr. Bunlar balklardan balk paketlerini alrlar ve ki
21
mi kez binlerce mil ierdeki evlerine koarak dnerler; ama,
balklarn yerine taze ulamasdr.
Burada da kylerin iki topluluu arasnda srekli bir uzla
maya dayal karlkl bir hizmet sisteminin ve grevlerinin
varln gryoruz. erdeki kyler balklara sebze veriyorlar,
kyda oturan topluluklar bunu balkla dyorlar. Her eyden
nce bu ekonomik bir uzlamadr ama bunun bir de trensel yan
var, nk dei toku ok karmak bir ayine ve tzeye gre
yaplmaldr; bu durum ise karlkl bir grev sistemini ierir:
Balk ierdeki kyllerden hizmetinin karln alrken,
kendisi de onlara hizmetlerinin karln verir. Dei toku
yapan hi kimse reddetme, pazarlk etme ve karlk vermeyi
geciktirme hakkna sahip deildir.
Bu grevleri bylesine buyurucu yapan nedir? Hem ierdeki,
hem kydaki kyler yiyecek bakmndan birbirlerine baml
drlar. Kydaki kyler hibir zaman yeterince sebze bulamaz,
ierdekiler ise her zaman bala gereksinim duyar. Aynca ky
kylerinde yaplan tm byk trenlerde, adetler yiyecek dat
may gerektirir. Trenlerde yiyecek datm, ilkellerin toplum
sal yaamnn nemli bir yandr. Byle datlan yiyecekler,
yalnz ierdeki verimli ovalarda yetien kimi sebze eitlerini
ierir. Oysa kyda oturanlar sadece balk retimine sahiptirler.
Bylece greceli olarak az bulunan sebze yiyeceinin deerini
artrmaya yol aan tm dier nedenlere, iki yerleim yeri ara
snda bulunan tarmn yannda bir de yapay bamllk eklenir.
Demek ki her ey, birinin dierinden vazgeemeyecei yarna
dayanr. Bununla birlikte, eer yiyecek deiimi yapanlardan
birisi grevini yerine getirmezse, er ya da ge bundan piman
olacan bilir. Gerekte her topluluk kendi haklarna saygl
olunmas iin bir silaha sahiptir, bu ise karlkl olma ilkesidir.
Bu sylemi olduklarmz yalnzca bala kar sebze dei
imini iermiyor. Genel bir tarzda iki topluluk birbirine dier
eya ve dier hizmetler asndan da ayrca bamldr. Buna
22
gre her karlkl hizmet zinciri, karlkllk ilkesine dayanan
ok karmak tm bir sistemin bir paras olduu oranda gldr.
Karlkl Olma lkesi ve kili rgtlenme
lkel toplumlarm rgtlenmesinde karlk ilkesinin nemini
anlayan bir tek yazar tandm. Berlin'de byk Alman antropo
logu Profesr Thumwald, "toplumsal rgtlenmenin simetri
sinden zellikle sz ediyor ve bir "edimler simetrisi" buna denk
dyor. Banarolar topluluu iin zel olarak yazd monogra
fi, belki de var olan ilkel bir topluluu betimleyen en iyi al
may oluturuyor. Profesr Thumwald burada simetrinin yerli
lerin toplumsal yapsna ve edimlerine ne derece egemen oldu
unu gsteriyor. Bununla birlikte yazar, hukuksal bir ba olarak
simetrinin gsterdii nem zerinde yeterince durmuyor. Buna
karlk "insan duygusundaki" psikolojik temeli daha ok ara
tryor ve bunu sreklilii ve karlkl hizmet dengesini kurtar
maya ynelik toplumsal bir ilev gibi analiz ediyor.
Kabilenin ikiye ayrlmas zerine eski kuramlar, "kabilenin
ikiye blnmesinin ya da "yanm"n kkenleri zerine ve kabi
lenin altblmne yneticilik eden ikilemle ilgili tartmalar,
hibir zaman i temeli ya da ikiye ayrlmann d olgusunun
ayrmn gz nne almad. Doktor Rivers ve onun okulu "iki-
lemci rgtlenmeyle" ok iyi ilgilendi, ama bu almalarn ok
ciddi bir eksiklii vard: Olayn kendisini analiz etmek yerine,
gizli ve gizemli nedenlerini aratrmaya yneldiler. kilemci ilke
ne bir "kaynamadan", ne bir "blnmeden", ne de baka her
hangi bir sosyolojik katalizmden sonulanyor. Sadece tm top
lumsal uzlamalarn i simetrisinin ve onsuz Tibir ilkel toplu
mun olamayaca karlkl hizmetlerin dorudan sonucudur,
kilemci bir rgtlenme, iki "yarma" blnm bir kabile iinde
aka grlebilir ya da tmyle silinmi olabilir. Bununla bir
likte, insan ne zaman kendini olaylar dikkatle incelemeye verse,
23
simetrik yapnn, tm ilkel toplumlarn kanlmaz olarak teme
lini oluturduunu saptamaktan geri kalmyor.
Karlkl iliki ilkesine yn veren sosyolojik usul, bunlan
daha da ciddiletiriyor. ki topluluk arasndaki dei toku rast
lantlarla yaplmyor ve herhangi iki birey arasnda rastlantya
bal ticari bir uzlama da sz konusu deil. Tersine, her insann
belli bir unvan bulunan bir i arkada var ve bakalan iin iine
girmeden onunla dzenli bir ekilde alveri yapyor. Bu iki
insan genelde evlilik yoluyla akrabadr ya da yeminli dosttur ya
da kula ad verilen ve trenle yaplan dei toku sisteminin
nemli iki yesidir.
te yandan, her topluluun iinde bir ift is arkada, totemik
alt-kabileye blnmtr. Bylece dei toku* ileminin lehine
olarak ekonomik nitelikte sosyolojik bir ba sistemi olumutur
ve ou zaman bireyleri, insan kmelet mi., kyleri ya da dier
blgeleri birbirine balayan baka balar olutururlar.
Buraya dein betimlediimiz ilikilerin ve dei tokulann
tmne gz atarken, her kuraln temelinde karlkl iliki ilke
sinin bulunduunu kolayca saptayabiliyoruz. Her edim, sosyo
lojik bir ikilemi kapsyor: Her iki blmde bulunanlar hizmet ve
grev deiimi yapyor, herkes tekinin kendi grevini elden
geldiince eksiksiz ve tam bir drstlkle yerine getirmesi iin
onu gzlyor. rnein kazanlar ve tutkulan kendi balk tek
nesinin evresinde toplanan kayk sahibi, tm d evrede temsil
ettii ekibin yeleri arasnda ilemlerin dzenli olmasn gzl
yor. Ekibin her yesi, kayk yapm sresince ona baldr, daha
sonra da gerektiinde bu ballk srer. Buna karlk, kayk
sahibi de, yapm ii bittikten sonra yaplan enlik trenlerinde
herkese almasnn karln der. nsanlarn ayr ayn ka
ykta alacaklar yeri reddedemez ve herkesin balk avndan ayn
ayr alacaklan paylan da yine gzetir. Tm dier ekonomik et
kinliklerde olduu gibi, yerlilerin toplumsal davran, do ut des
(veresin diye veriyorum) sistemine dayanr, iyice yerlemi bu
24
lunan bu sistem, sylenmeden herkesin kafasnda vardr ve den
ge uzun srede kurnlmutur. Bu yerliler iin karlk ilkesini gz
nne almadan bir grevi herhangi bir ekilde yerine getirmek
ya da bir ayrcal ahlak kurallarn dnmeden kabul etmek
sz konusu deildir: "Komnist" denek kmsemesini tan
myorlar ve undan ya da bundan tm alnaularn er ya da ge
verileceini biliyorlar. Alveriin yapld zgr ortam ve izin
ler, bunlara yn veren iyi davranlar, srtmeleri ve becerik
sizlikleri azaltmak iin yaplyor, yine bunlar yapay hesap yapan
gzlemcilerden saknmak ve ilgilerin taraflara klavuzluk etmesi
iin yaplyor. Geri yerlileri yakndan tanyan birisi iin bu he
saplardan daha ak hibir ey yoktur. Kayn iinde ustaba-
nn yapt denetim, topluluk iinde, genelde soydan gelme bir
byc olan efin yapt denetime denk der.
Yasa, Kiisel Kazan ve Toplumsal Tutku
Balklar kendi grevlerini yerine getirmeye iten karlkl
bask ve zorunluluklardan ayn olarak baka nedenler olduunu
eklemeye pek neden kalmyor. Meslein yararl oluu, her za
man taze ve iyi bir yiyecek bulma arzusu, yerlilerin byleyici
bir spor gibi kabul ettikleri balkln onlar zerinde brakt
ekici etki, zornnlu eitlik olarak betimlediklerimizden daha
ak nedenleri, daha byk bir bilinci ve etkinlikleri oluturuyor.
Bununla birlikte, toplumsal zorlama, haklara sayg ve bakala
rnn haklarn aramas, kendilerinden ne istendiini aka an
lamay baardktan zaman, yerlilerin akllarnda ve davran-
lannda her zaman kendini gsteriyor. Ayrca bask ve sayg,
kurumlarn olaan ilevini gvence altna almak iin kanlmaz
oluyor, nk toplumsal yaamn sunduu tm ekiciliklere
karn, her zaman toplumda yerini bulmayan bireyler, keyfi
kam olanlar, ou zaman bir ak entrikas iinde kafasn
baka ilere takanlar, eer ellerinden gelirse, grevlerinden ka
abilirlerse mutlu olurlar. Ksa sreli ve elenceli ama birlikte
25
uyum iinde almay gerektiren bir giriim iin Melanezyal-
lar'dan bir ekip oluturmann olanaksz olmasa bile, ne kadar zor
olduunu bilenler, her zamanki ilerini titizlikle ve zevkle ya
parken, basknm ne denli gerekli olduunu anlarlar, zellikle
yerliler kendileri iin almadklarn bildikleri zaman.
Grevlerin buyurucu niteliini artrmaya katkda bulunan
baka bir g daha var. lemlerin trensel ynn daha nce
anlatmtm. Daha yukarda betimlediimiz dei toku siste
minde yer alan besin armaanlar, kimi ok sk formaliteler
gzlenerek sunulmaldr, bunun iin zel olarak yaplm aa
lekler, ayin trenleri iinde ve kulaklara fsldanarak sk sk
kurallara uyularak tanr ve sunulur. Bu durumda besinlerin
sergilenmesinin verdii zeni ve vnme kadar hibir ey,
Melanezyallar'n anlay zerine etkili olamaz. Armaan sun
ma ve fazla yiyeceklerin datmnda, bir gcn davurumu ve
kiiliin yceltilmesi grlr.
Trobriyandllar yiyeceklerini, kendi oturduklar kulbelerden
daha iyi yaplm ve sslenmi evlerin iinde saklarlar. Bunlarn
gznde cmertlik en byk erdemdir, zenginlik, toplumsal it-
kinliin ve yerin en nemli esidir. Kimi toplumsal trenlere
bal yar ticari ilemler olgusu, zel psikolojik bir dzenee
dayanan baka bir buyruu yaratr: Gze arpma arzusu, eli ak
grnme tutkusu, zenginlik ve yiyecek bolluu iin an sayg.
Kimi davran kurallarn zorunlu yasalara dntren psi
kolojik ve sosyal glerin niteliine topluca gz atm olduk.
Oysa zorlayc e, gereksiz olmaktan uzaktr. Yerliler saygn
lklarndan bir ey yitirmedikleri ve bir zarara uramadktan za
man, uygar bir lkede herhangi bir iadamnn yapt gibi,
kendi zorunlu grevlerinden kayorlar. Yerlilerin kendi szde
zorunluluklann yerine getirdikleri "gevek otomatizm" daha
yakndan incelendii zaman, i ilikilerinin her zaman srt
melere yol at ve eletirildii grlyor; taraflar pek az bir
birlerinden honut kalyorlar. Bununla birlikte, olay tmyle gz
26
nne alndnda, bunlar grdkleri ie bal kalyorlar. ster
kazan nedeniyle olsun, ister kiisel tutkuyla ya da bir toplum
duygusuyla, grevlerini yerine getirmeye alyorlar. Kendi g
revlerinden her zaman kamaya hazr olan ama bu grevi yerine
getirdii zaman durmadan vnen ve iinen ilkel insan, etiyle
kemiiyle, treleri klece izleyen ve herhangi bir kurala kendi
liinden boyun een ve antropologlarn betimledii bu gevek
adamla karlatrnz. Her ikisi arasnda hibir benzerlik yok
tur. Kendiliinden boyun eme dogmasnn, ilkel insanlarn ok
sayda gerekten nemli tzel rgt olgusunu yerinde antropo
loglardan gizlemeye yaradn anlamaya balyoruz. Yasa
buyruklarnn (kesinlikle zorunlu bir nitelie sahip olan buyruk
lar), tresel basit kurallardan doduunu anlamaya balyoruz.
Olumlu dzenlemelerden oluan sivil yasa biliminin, basit ya
saklar koyan kodlara gre ok daha gelitiini biliyoruz ve il
kellerin ceza yasalarn inceleyenler, onlarn hukuksal yaamla
rnn en nemli olaylarn gz nne almyorlar.
ncelemekte olduumuz kurallarn, tartlmaz olan zorunlu
niteliklerine karn, dinsel buyruklara hi benzemedikleri ayrca
aktr; nk dinsel buyruklar da insanlara kesin bir biimde
uymak zorundadr, bunlara kat bir biimde ve btn olarak bo
yun emelidir. Oysa bizim ilgilendiimiz kurallar temelde es
nektir, koullara uyum salayabilir ve salt niteliini ortadan
kaldran nemli bir snra sahiptir. rnein balk demeti, yer el
mas (patates) lleri ya da taro paketleri ancak yaklak olarak
pay edilebilir ve dei tokuun miktar, balk mevsiminin uy
gunluk koullarna ve tarm rnlerinin azlna ya da bolluuna
gre az ok deiebilir. Tm bu koullar gz nne alnr, yal
nz agzllk, umursamazlk ve tembellik gibi nedenler, sz
lemeleri bozmaya hakl olarak yol aar. Ve el aklnn onur
ve vg kazandrma hakkn verdii gz nne alnrsa, sradan
bir yerli fazladan tm abalarnn ve cmertliinin er ya da ge
27
dllendirileceini bildii lde, cmert grnmek iin elinden
geleni yapacaktr.
Kimi kurallar inemeyi, cezalandrmay basit bir makine
gibi uygulayan yasamaya gre sorunu dar ve kat bir ekilde
kavramann, szn ettiimiz tm olaylan bir yana braktn
imdi gryoruz. Tanmn yapm olduumuz tm olgularda
"yasa" esi ya da grnm, dier bir deyile etkin toplumsal
zorlama, insanlar kendi grevlerini yerine getirmeye ynelik
zorlayc dzenlemelerin karmak bir a gibi grnyor. Bu
dzenlemelerin en nemlisi, insanlar karlkl bir hizmet zin
ciriyle balayan ok saydaki i ilikileridir; dier bir deyile,
belli bir sre iinde herkes yapt hizmet iin dllendirilmi
olur. Yasay glendiren nedenlerden birisi, bir yandan bu i
ilikilerine elik eden az ok kamusal trenler, te yandan, Me-
lanezyallar'n byk tutkular ve daha az byk olmayan vn
genlikleridir.
Dinsel Edimlerde Yasal Dzenlemeler
Bundan nceki blmlerde, balca ekonomik ilikilerle il
gilendik, nk bizde olduu gibi ilkellerde de sivil yasalarn
balca amac, mlkiyet ve mal varldr. Bununla birlikte, ka
bile yaamnn yasal bir ynn gstermeyen bir alan olmad
n saptamak da kolaydr. Trensel yaamn en belirgin nite
liklerini rnek olarak alalm: lm nedeniyle yas ve znt
ayinleri. Bu ayinlerde doal olarak en nce gzmze arpanlar,
dinsel niteliktekilerdir, korkunun ya da sevginin zorlad ya da
ruhun istedii lye kar sayg edimleri. Bir duygunun ayin bi
iminde ve kamu nnde davurumu olarak, aynca topluluun
trensel yaamnn da bir parasn oluturuyor.
Bu dinsel ilemlerin yasal bir yne sahip olduundan acaba
kim kukulanabilir? Bununla birlikte, Trobriyand Adalarnda
yaayan herhangi birine kar zorunluluktan yerine getirmeyi
28
grev saymayan bir tek gmme treni ya da tren yoktur. Dul
kalan kadn alar, szlanr, gsterili aclarn sergiler, dinsel ve
korkulu zntlerini gsterir ama bu davurumlarn iddeti, ayn
zamanda kadnn len kocasnn kardelerine ve anne ynnden
akrabalarna kar dorudan bir doyum elde etme amacn tar.
Gerekte akrabalk ve yas konusunda yerlilerin bildirdii kurama
gre anne soyundan gelen akrabalar, bu lmden gerekten znt
duyar. Kocasyla birlikte oturmu olsa da, bu .kurama gre kadn
bir yabanc gibi saylr ve ou zaman itenlikle davurduu
zntsne karn yabancdr. Kocasnn klannn geri kalan
yelerine kar grevi, acsn aka davurmak, uzun bir d
nem yaslara brnmek ve kocasnn ene kemiini birka yl
boyunca ss eyas gibi tamaktr. Bu grevin karlksz ol
madn da hemen syleyelim. Kocann lmnden gn
sonra yer alan ilk byk datmda, kadn kocasnn akrabala
rndan kendi gzyalar iin yiyecekler alr. Ve bunun peinden
gelen trenli bayramlarda, kocas iin daha uzun sre yaslara
brndnden, baka paylar da alr. Ayrca yerlilerin tuttuu
yasn, kadnla kocas ve sonra aileleri arasnda var olan zincirin
bir halkasn oluturduunu da unutmamak gerekir.
Evlilie likin Yasalar
Daha nceki bir blmde, evlilik somnuna kapal bir biimde
yaklamtk; yerlilerin gznde yasann ne anlama geldii ko
nusunda doru bir fikir edinmek istiyorsak, bu konuyu derinle
tirmek nem kazanr. Evlilik yalnz iki e arasnda ba kurmu
yor, koca ile aile ve daha zellikle de kadnn kardei arasnda
srekli ve karlkl bir iliki yaratyor. Kadnla kardei ara
snda ok zel nitelikte ve yine ok nemli bir akrabalk ilikisi
vardr. Trobriyandl bir aile iinde kadn her zaman bir erkein
korumas altnda kalr, bu adam kadnn kardelerinden birisi
dir, o yoksa, anne soyundan en yakn baka bir erkek olur. Kadn
ona boyun emeli ve ona kar kimi grevleri yerine getirmeli
29
dir, erkek akraba ise kadnn rahatn gzlemeli, evlendikten
sonra bile onun ekonomik yaamn gvence altna almaldr.
Erkek karde, kendi kz kardeinin ocuklarnn doal vasi
sidir; ocuklarn gznde ailenin yasal efi baba deil, odur.
Erkek karde, kendi asndan ocuklara gz kulak olmal ve
kendi yiyeceinden nemli bir pay onlarn evine vermelidir. En
zor ykmllk de budur, nk evlilik kocann kynde olur,
gen kadn gider kocasnn topluluunun iine yerleir, bu du
rum her harman zaman srekli gidip gelmeleri gerektirir.
rn alnnca, patatesler snflandrlr ve her bahenin rn
konik biiminde harmanlanr. Bahedeki balca pay, her zaman
kz kardein evine gnderilir. Bu besin sergisinin kantlad
ustalk ve alma, yalnzca bahvann tutkularn doyurma
amacn tar. Tm topluluk, hatta tm yre halk, bahenin
rnlerini tefti etmeye, yorumlamaya, eletirmeye ya da v
meye gelir. Bana bilgi verenlere gre bir yiyecek yn u an
lama gelir: "Baknz, kz kardeim ve ocuklar iin neler yap
tm; ben iyi bir bahvanm, kz kardeim ve ocuklar hibir
zaman yiyecek ktlndan ac ekmeyecektir."
Birka gn sonra harman bozulur; patatesler sepetlere konu
lur ve kz kardein oturduu kye tanr, orada yeniden kadnn
kocasnn evinin nnde konik biimde yn yaplr. Bu kez, bu
topluluun yeleri gelir, patateslere hayranlkla bakarlar. lem
lerin tm bu trensel yan, daha nceden bildiimiz bir uzlat
rc gce sahiptir. Topluluk nnde yaplan sergileme, kar
latrma ve blme, bunu veren iin psikolojik bir bask olu
turur: Cmerte bir armaan verecek durumda olduu zaman,
memnun kalr ve dllendirilir; oysa yetersiz bir durum, agz
llk ya da kt bir ans, onun iin krc ve kltc olur.
Bu ilemlerin temelinde yalnzca tutku ve vnme yoktur:
Burada karlkl iliki ilkesi, dierlerinde olduu kadar nemli
bir rol oynar. Arada bir, bu ilemleri adm adm izleyerek onu
oluturan kk edimlere karr. Her eyden nce koca, einin
ailesinden ald ve her yl dnml olarak verilen dln
30
almaldr. Daha sonra ocuklar byd zaman, dorudan
doruya daylarnn otoritesinin altna girerler. Erkek ocuklar,
yapt her eyde dayya yardmc olur ve denmesi gereken
borlara katkda bulunur. Kzlarsa, dorudan doruya ok az ey
yaparlar day iin ama ana soyundan gelen bir ailede ona iki ku
ak boyunca miras brakrlar.
rnden verilen sunulan kendi sosyolojik balamlar iine
yerletirirken ve bunlara denk den ilikileri daha yakndan
incelerken, bu ilikilerin oluturduu ve ilemin, karlkllk
ilkesi iindeki zincirde bir halka olduunu saptyoruz. Bununla
birlikte, eer bu kendi erevesinden karlr ve tek bana gz
nne alnrsa, her ilem bize anlamsz, hi katlanlmayacak
kadar zahmetli grnr ve hibir sosyolojik anlam tamaz, y
leyse (kuku yok!) "komnist" nitelikte sanlr. Ekonomik gr
asndan her erkein kendi kz kardei iin alt ve buna
karlk, kendi einin kardeinin almasna gvendii bu
aprazlama rn datmndan daha sama olan ne vardr? s
telik rn sergilemek ve gstermek iin daha ok zaman ve
eneji harcanyor ve rnler bir yerden tekine tamyor. Bu
nunla birlikte, daha yakndan yaplan bir analiz, grnte ya
rarsz olan bu eylemlerden kimisinin daha gl bir ekonomi iin
itici olduunu, dierlerinin yasal balar iin bir g ierdiini,
baka edimlerin ise yerlilerin akrabalk ilikilerinin dorudan
sonucu olduunu gsteriyor. Bu ilikilerin yasal ynn daha iyi
anlamak iin, karlkl grev zinciri iinde u ya da bu halkaya
daha ok deer ve nem vermeden, bunlar btn olarak gz
nne almak gerektii aktr.
Do Vt Des lkesi
Kabile Yaamnda Ar Basan Bir Rol Oynar
Daha nceki sayfalarda, evlilik ilikilerinin, bir balklar ekibi
nin iindeki ibirliinin, ierdeki kylerle, kydaki kyler arasnda
31
dei tokuun, yas tutmayla ilikili olarak kimi trensel zorunlu
luklarn tzel grnmlerini betimlemeye ynelik yerlilerin yaa
mndan bir dizi tablolar verdik. Bu rnekleri, insan kendi grevle
rini yerine getirmeye zorlayan yasann, toplumsal ve psikolojik
basknn, deiken ve gerek nedenlere bal glerin gerek d
zenei olarak gz nne aldmz ne varsa, bunlann somut ilevini
ortaya koyacak ekilde ayrntlaryla anlattk. Eer yeterince yeri
miz olsayd, tm bu tek tek rnekleri bir desen iinde bir araya ge
tirebilir, ayn tzel dzenein tm toplumsal ilikilerde ve kabile
yaamnn tm alanlarnda bulunduunu, bu dzenekten dolay
buyurucu grevlerin kendi bana bir kategori oluturduunu, tm
dier tresel kurallardan ayrldn kolayca gsterebilirdik.
nce ekonomik ilemleri ele alalm: Mal ve hizmet alve
rii ou zaman, birbirlerine gre szde unvan sahibi arkadalar
arasnda gerekleiyor, ya da kimi toplumsal balarla koullan
drlyor, ya da ekonomik olmayan ilemler iinde bulunan kar
lk ilkesi gerei kuruluyor. Ekonomik ilemlerin hepsinin ol
masa bile ounun o srada ya da baka zamanlarda oluan zin
cirin bir paras olduunu saptyoruz; uzun srede bu her iki yan
da memnun edecek ekilde bir denge kurarak sonulanyor.
The Primitive Economics ofTrobriatd Islanders (Trobriyand
Adallan'mn lkel Ekonomisi) adl bir makalede (1.921) ve be
nim Argonauts of Pacific (1923) adl yaptmda, kuzeydou
Melanezya'da var olan ekonomik koullan betimlemitim. Bu
sonuncu yaptn altnc blm, burada ilgilendiimiz sorunla
rn tartlmasna, yani ekonomik alveri biimlerine ayrl
mtr. Bu kitab yazdm dnemde, ilkel tze zerine dn
celerim yeterince olgun olmad iin, burada savunmu oldu
um savlar oraya aktarmadan, sadece olgulan anlatmakla ye
tinmitim, bu da anlaty daha gzel klmaya yarad. Bununla
birlikte, "Saf Armaanlar" bal altnda bir blm betimler
ken ve kocann kadna, babann ocuklanna verdii armaanlan
sralarken, bir yanllk yaptm. Yanlg uydu: Yukarda s
32
zn ettiim ve herhangi bir edimi kendi balamndan ayn d
nmekti, yani tm ilem zincirini yeterince gz nne alma
mtm. Ayn paragraf, aynca benim yanlgmn dzeltilmesini
ieriyor, nk unlar ekliyorum: "Bir babann oluna verdii
armaan (yerliler), kocann anneyle ilikisine ilikin bir dl
lendirme gibi sayyorlar" 5s. 179). Kadna "bamsz olarak"
verilen armaanlarn da, yine ayn dnceye dayandn ayr
ca gstermitim. Bununla birlikte, tzel olduu kadar ekonomik
adan da koullan gerekten doru bir biimde sunmak iin, bir
yandan kocayla yaplan dei tokulan, te yandan kadn, o
cuklar ve kadnn kardeleri arasndaki dei tokulan olu*
turan tm armaanlan, grevleri ve kazanlar btn olarak gz
nne almak gerekir. Bylece yerlilerin kafasnda sistemin ok
karmak bir do ut des (veresin diye veriyorum) ilkesine dayan
dn ve uzun srede hizmetlerin karlkl olarak dengelendi
ini saptyoruz.
Bu grevlerin genel olarak, hatta titizce yerine getirilmesinin
gerek nedeni, insann bunlan yerine getirmedii durumda top
lumda ho grlmemesi ve kk bir umursamazln yz karas
olmasdr. Ekonomik ilerde yasal buyruklara boyun ememek
te direnen insan, ok gemeden ekonomik ve toplumsal yaamn
dna itileceini bilir, hem de ok iyi bilir. Bugn kimi yerlilerin
tembellik, toplumun dna dme ya da uyum salama eksiklii
yznden, statlerinin ierdii zorunluluktan bilmedikleri ve bu
nedenle beyazlann srtndan geindikleri biliniyor.
Saygn bir vatanda, kendi grevlerini yerine getirmek zorun
dadr ve bu grevlere uymas, ona bir gdyle, sezgisel bir tepiyle
ya da gizemli bir "grup duygusuyla" buyurulmaktan uzaktr, yal
nzca tm aynntlanyla gelitirilmi bir sistemin ileyiinin so
nucudur ve bu sistem iinde her edimin kendi yeri vardr, gecikti
rilmeden yerine getirilmesi gerekir. Ne denli zeki olursa olsun,
hibir yerli bizim soyut terimlerle dile getirdiimiz durumu sy
leyecek olmasa ya da sosyolojik bir kurama balamasa da, herkes
33
bunun varln daha az bilmiyor deil ve devleri yerine getirme
menin yol aaca sonulan nceden grecek durumdadr.
Din ya da by trenlerinde, aa yukar her edim, yalnzca
kendi amalanna ve ilk sonularna gre yerine getirilmez, ay
rca bireylerle gruplar arasnda trenin ngrd gibi er ya da
ge bir dlle ya da kar bir hizmetle sonulanr. By en
nemli biimleri iinde bir toplumsal kurumdur ve byc (ge
nelde kendi grevlerini miras yoluyla alr), byy tm grup
adna ynetmek zorundadr. Bahecilik bys, balklk, sa
va, iyi ve kt hava bys, kayk yapmnda yaplan by
byledir. Gerekli mevsimlerde ya da dier koullarda ne zaman
bir gereksinim olursa, by yapmakla, tabulara saygl olmay
gzlemekle ve kimi kez de tm giriimleri denetlemekle ykm
ldr. Bu hizmetleri iin hemen kendisine kk armaanlar
denir ve pratik alkanlklarn iinde yer alr. Bununla birlikte,
byc gerek dln kazand saygnlkta, toplumsal duru
munun kendisine verdii gte ve ayncalkta bulur.1Kk b
ylerde ya da frsat ktka yapt by iin, mein ak by
s, iyiletirme byleri, karaby, di ans iin yaplan by
lerde, domuzlann saln gvence altna ald sanlan by
lerde, szn ksas, zel olarak yapt tm bylerde byc yi
yecekten bir pay alr ve mteri ile byc arasndaki ilikiler,
trenin yerletirdii bir szlemeye dayanr. Burada bizi ilgilen
diren konuda bycnn, topluluun tm by edimlerini yerine
getirmek zorunda olduunu bildirmeliyiz; bu zorunluluk, byc
nn toplumsal durumunun bir parasn oluturur; grev ou za
man soydan geer ve her zaman erk ve ayncalk tar.
Bir kimse kendi durumunu brakabilir ve en yakn ardlna bunu
aktarabilir ama o bunu kabul ettii andan itibaren ve bu grevi sr
drd zaman iinde, ilgili grevleri yerine getirmek zorunda ol
1 Argonauts of the Westem Pacific adl yaptmzn By blmnde, by
cl miras alann toplumsal ve yasal durumuna ilikin baka ayrntlar
da bulabilirsiniz. Orada aynca kayk, denizcilik ve kaloma bylerinin ve
bu konuyla ilgili birok kaynaklarn betimlemesini bulabilirsiniz.
34
duu gibi, topluluk da ona olan borcunu demek zorundadr.
Genelde byden ok dinsel olarak kabul edilen edimlere
gelince, rnein doum ve evlilik trenleri, l gmme ve yas
ayinleri, eytan, ruhsal varlk ve mit olmu kiiler klt gibi
edimler, daha nce betimlediimiz llerle ilgili uygulamalarda
aka grlen yasal bir yan gsterir. Dinsel nitelik tayan tm
edimler, klt nesnesi konusunda ahlaksal bir zorunluluk gibi an
lalr: eytan, ruhsal varlk, g gibi, ayrca buna elik edenin
duygusal gereksinimini de doyurur.
Btn bunlardan ayr olarak, byc toplumsal ema iinde
belli bir yere sahiptir, nc kii ya da kiiler ona kendilerini
borlu sayarlar ve bu bor aklanr ve daha sonra malla ya da
baka bir yolla denir. rnein llerin ruhlar kendi kylerine
yllk dn yaptklar dnemde, akrabalarnzdan birisinin ru
huna bir sunuda bulunursunuz, onun duygularna doyum kazan
drrsnz ve hi kukusuz onun ruhsal itah, sizin sunduunuz
yemein ruhsal maddesiyle beslenir. Ve siz bunu yaparken, sev
gili lye kar belki de kendi z duygularnz dile getirmi
olursunuz. Bununla birlikte, bu edim toplumsal bir grevi ieri
yor: Yemek bir sre sergilendikten ve ruh, kendi ruhsal payn
aldktan sonra, geri kalan yine sradan bir yemek zelliini korur
ve bir dosta ya da evlilik yoluyla kazanlm bir akrabaya verilir:
Daha sonra bu kimse, karlk ilkesine gre benzer bir armaan
sunar.1Kendi baat ilevine az ok dorudan bal bir sosyolo
jik tarz sunmayan ve dinsel grev niteliine toplumsal grevi
katmayan bir tek dinsel edim bilmiyorum.
Kabile yaamnn dier evrelerini gzden geirebilirim ve
daha nce kimi rneklerini sunduum aile ilikilerinin yasal y
nn daha ayrntlaryla tartabilirim. Ya da byk giriimlere
bal karlk ilkesini ortaya karabilirim. Ama sanyorum
okuyucuyu ikna etmek iin yeterince eyler syledim ve daha
1 Bunun iin Milamala betimlemesine ya da Baloma'da ruhlarn geri dn
nn yllk bayramna baknz; Journ. oftheR. Anthrop. Inst 1916.
35
nce verdiim, tek tek olay durumundan uzaktr, bunlar yerlile
rin yaamnn tm zerine dayal bir sr eyi dile getiriyor.
Toplumsal Yapnn Temeli "Karlk lkesi"
imdi grnm deitirelim ve sosyolojik adan eyleri
gz nne alalm, dier bir deyile, kabile yapsnn birbirinden
ayr niteliklerini pe pee inceleyelim ama bu daha nce yapt
mz kabile etkinliklerinin birbirinden ayn bir incelemesi bii
minde olmasn, nk bu kez Trobriyandl toplumunun tm ya
psnn yasal stat ilkesi zerine dayandn gstermek olas
dr. Bununla demek istediimiz ey u: efin topluluun insan
lar zerindeki haklan, kocann kadn zerinde ya da ana baba
nn ocuklar zerinde haklan keyfi ve tek yanl deildir, tanm
kesin buyruklara uygun olarak gerekletirilir ve karlkl sa
lam hizmet zincirlerini oluturur.
Soydan geen ilevleri ok saygn mitolojik geleneklere
bal efin kendisi bile, nerdeyse dinsel saylan bir saygyla
evrilidir ve topluluun insanlann kendisine uzak tutacak, k-
mseciyi bir durumda brakacak, en sert tabularla hepsini ce
zalandracak krallara zg bir trenle yceltilir ve bu efin ken
disi, tm gcne, zenginliine ve sahip olduu yaptrm olanak-
lanna kar, diyelim, sk llere uymak zorundadr ve yasal
snrlamalara baldr. Bir seferberlik hazrl yapt, bir sa
va at ya da bir bayram kutlad zaman, aka bir anda
bulunmal, kendi istemini kamuya duyurmal, soylularla konu
mal; tren lleri iinde uyruklanndan hara almal, hizmet
lerini kabul etmeli, onlardan yardm grmelidir ve bunlan yer
lemi llere gre datmaldr.1
Evliliin sosyolojik stats, kadnla koca arasndaki ilikiler
ve evlilik yoluyla akrabalar arasndaki ilikileri dzenleyen stat
ile ilgili olarak daha nce sylediklerimizi burada anmsamak
1 efin ilevleri iin eitli konularda sylediklerime daha ayrntl olarak
"ilkel Ekonomi" adl makaleme ve "Argonauts of the Westem Pacific" adl
yaptma baknz.
36
yetiir.1Blgesel nitelikte ve ky topluluu kabilelere ve tote-
mik alt-kabilelere blnmeler, hizmetler ve karlkl grevler
sistemine gre belirlenir ve bu sistem iindeki gruplar "her ey
karlkldr" oyununu oynarlar.
Toplumsal ilikilerin yasal niteliinde en dikkate deer ey,
"her ey karlkldr" ilkesinin, kabilenin iinde de, hatta en ya
kn akraba gruplan iinde de stn bir egemenlie sahip olmas
dr. Daha nce de grdmz gibi, day ve yeenler arasndaki,
kardeler arasndaki, hatta hi kar gzetmeyen bir adamla kz
kardei arasndaki ilikiler, karlk ilkesine ve hizmetlerin
denmesi zerine kuruludur. Bu en yakn akrabalar grubuna ba
klarak "ilkel komnizmin" varlnn onaylanabileceine inanl
mtr. ou zaman kabilenin kendisi, ilkel hukuk iinde yasal tek
kii, tek organ ve kabul edilen tek kimlik olarak betimlenmitir.
"Birim olan birey deil, akrabalar grubudur; birey, bu grbun bir
esinden baka bir ey deildir," diyor Sidney Hartland.
inde akraba grubunun (totem kabilesi, bileik kabile)
kendisine denk den gruplarla karlk ilkesi oyunu oynad
toplumsal yaam alan sz konusu olduu lde bu dorudur.
Peki ama kabilenin iinde yetkin birim nedir? Bu konuda "grup
gds" olmasa bile, "bir grup duygusunun" varln onayla
maktan ibaret evrensel bir zm neriliyor bize; bizim ilgi
lendiimiz ve "Melanezyallarn canlandrd trden bir gnp
duygusunun egemen olduu bir halkn oturduu" (Rivers)
dnyann bu blgesinde zellikle kendini gsteriyor. Bildiiniz
gibi, bu bir yanl grme tarzdr. En yakn akrabalarn olu-
2 Gr asndan burada onayladmdan ayn da olsa, bu sonnlan ayrnt
l olarak ilediim benim baka almalanm burada anmak zorundaym.
"Psyche"de yaymladm makalenin adm veriyorum: lkel Toplamlar
da Cinsiyet Psikolojisi (Ekim 1923), Psikanaliz ve Antropoloji (Nisan
1924), Anne Hukukunda Kompleks ve Mit (Ocak 1925).
Cinsel psikolojiyi ve kan akrabal ile evlilik yoluyla akrabala ilikin
balca dnceleri ve treleri bu makalelerde betimlemeye altm. Son
iki makaleyi u yaptmda bulabilirsiniz: lkel Toplmlarda Cinsellik ve
Bask. (Not: Bu son yaptn Trke evirisi vardr.)
37
turduu grubun iinde rekabetler, geimsizlikler, en acmasz
bencillik ortaya kar ve gerekte bu grubun yeleri arasndaki
ilikilere egemen olur. Bu noktaya yeniden dneceim, nk
akrabalk komnizm mitine, yelerinin birbirlerine dorudan
soydan gelmeyle balandklar grubun iinde szde egemen
olan bu gzel dayanma mitine son vermek iin, daha ok
olaylar, daha ak bir dille anlatmak gerekiyor. Bu miti son
zamanlarda yeniden ele alan Rivers oldu ve ne yazk ki genel bir
beeni kazanmak zere.
Bizim tantlamamza yarayacak olgular bylece anlattktan
sonra yasa Yun bu yerlilerin tm kabile kltrne ve tm yapsna
girdiim gsterdikten sonra, imdi de vardmz sonulan daha
tutarl bir biimde dile getirmeye alalm.
Tre Kurallarnn Tanm ve Snflandrlmas
lkel insann yasalara kendiliinden boyun ediini varsayan
geerlikteki kimi grleri daha nce saydk. Bu genel gre,
antropolojide genelde kabul edilmi ve ilkel hukuk sisteminin
incelenmesine byk zarar veren kimi varsaymlar daha zel bir
yordamla balanmtr.
Evet, her eyden nce eer ilkel insan trenin kurallanna bo
yun eiyorsa, bunun tek nedeni, kurallan ineyecek yetenekte
olmamasdr; yasann buyruklanyla, ahlak kurallan, detler ara
sndaki snr silinmi olduundan, bunlar arasnda seim yap
mak, yasay tanmlamak olanakszdr. Gerekte davran kural
larn snflamann tek yolu, bunlan kabul ettiren nedenlere ve
cezalara balamaktr; yle ki, kendiliinden tm treye boyun
emeyi isterken, antropoloji dzeni olgulara ve snflandrmala
ra sokma giriimlerinden vazgeiyor; dier bir deyile, bilimin
balca grevini oluturanlardan vazgeiyor.
Sanatn, tbbn, toplumsal rgtlenmenin vd.nin ilkel top
lumlarda, i ie karm durumda bulunduunu ve blnmez
38
bir btn oluturduunu Sidney Hartland'm sylediklerinden
aktarmtk; bu durum yalnz toplumsal yaamn d gerein
de deil, yerlilerin kafasnda da bulunuyordu. Birok frsatla
bunu grd konusunda steliyor: "....lkel insanda, benzerlik
lerin alglanmas, bizimkinden nemli ekilde ayrlyor. O bizim
gzmzde hi de ortak yan olmayan nesneler arasnda benzer
likler gryor (s. 139). lkel iin... bir kabilenin politikas birdir
ve blnmez... Onlar (ilkeller) Tanr adna ayin dzenlemeleri
nin, ahlakn, tarmn, tbbn buyruklarn, bizim salt tzel say
dmz yasalarn yannda yaynlanmasn bir kabalk ya da ya
kkszlk gibi karlamyorlar... Bizler dinle by, by ile tp
arasnda bir ayrm yapyoruz: Topluluun yeleri, byle ayrm
lar bilmiyorlar" (s. 213-214).
Alnt yaptmz paralarda Sidney Hartland, "ilkel mantk
ncesi anlay", zerine, "ilkellerin belirsiz kategorileri" zerine
ve genelde ilkel kltrn biimlenmemi nitelii zerine geer
likte olan grleri ak ve lmlca dile getirmekten baka bir
ey yapmyor. Bununla birlikte bu grler, yalnzca gerein
yarsna denk dyor, yasa konusunda tmyle yanl. lkeller,
gizemli niteliin dnda btn olarak zorunlu kurallara sahipler,
bunlar bir Tanr adna yaynlanmad gibi, doast cezalar da
kapsamyor, yalnzca toplumsal zorunluluklar koyuyor.
Kurallar, uzlamalar, davran modelleri, treleri oluturan
bir btn olarak gz nne alnrsa, yerlilerin bunlarn her birine
ayn ayn derin sayg duyduklar, bakalar ne yaparsa, ayn eyi
yapma eilimi gsterdikleri itiraz gtrmez; zevkleri ya da
karlar onlar baka yne ekmedike, trenin buyruklann, tm
dier itilere gre daha bir istekle ve daha kolayca izleyeceklerdir.
Alkanlk gc, geleneksel buyruklara sayg, kamunun gr
n yerine getirme arzusu ve gelenee duygusal ballk, bun
larn hepsi olduu gibi ve trenin kendisi iin herkesi treye bo
yun emeye gtryor. Bu noktada "ilkeller", ister Dou Avru
pa'nn bir gettosunda olsun, ister Oxfordun bir kolejinde ya Orta
39
Bat Amerika'nn eriat bir topluluunda, ufku snrl herhangi
bir kapal topluluktan ayrlmazlar. Bununla birlikte, gelenek a
k, konformizm (uygunculuk), trenin gc, "efendilerin", ky
llerin, vahilerin ya da Alman soylularnn kantlad kuralla
ra boyun emenin ancak bir blmn oluturuyor.
lkellere bir kez daha sk skya bal kalmak iin, diyeceiz
ki, Trobriyandllar'da, sanat ustasnn kendi mesleini renme
sine ynelik ok sayda geleneksel kurallar vard. Bu kurallara
uyarken cansz ve eletiriden yoksun yollara, "ilkellerin genel
uygunculuu" ad verilebilir. Ama zde bu kurallara uyulur,
nk bunlarn kullanmdaki yararn akl ve deneyimler gs
termitir. Benzer ekilde eer dostlarla, akrabalarla, stlerle,
eitlerle vd byle ilikilerde uyulmas gereken nezakete ilikin
buyruklara boyun eiliyorsa, bunun nedeni, dierlerinin gznde
bu kurallara aykrlklar gln, kaba ve toplumsal bakmdan
garip gstermesidir. Buna gre nezaketlere ilikin kurallar Me-
lanezya'da ok gelimitir ve tam bir titizlikle uygulanr. Bun
lara oyunlarda, sporda, elencelerde, bayramlarda uyulmas ge
reken kurallar da eklemek gerekir; bu kurallar oyunlarn, e
lencelerin ve benzeri trden dier uralarn can ve zdr;
eer bu kurallara uyulmazsa, bunlar ciddiye alnd srece, k
k bir dikkatsizliin oyunu oyun olmaktan kard bilinir.
Btn bunlarda kiisel bir eilimin, kiisel bir karn, bir kurala
kar kacak tepkisiz bir gcn ve bunu arzu edilmeyen bir an
garya gibi saymann sz konusu olmadn da not edelim. Ku
rala uymak, uymamaktan daha kolaydr ve bir spor ya da bir e
lence partisine bir kez girdiniz mi, ancak kurallara boyun edi
iniz lde bundan kendi onaynzla ayrlrsnz. Ve bu, bir
oyunda kimi yollar ya da kimi davranlar buyuranlarda olduu
gibi, bir sanat ya da meslei yneten gerek kadar gerektir.
Aynca kutsal ve nemli eylere ilikin normlar, by ayin
lerinin kurallan ve l gmme trenlerinin kurallar da vardr.
Bu kurallar ve normlar, kutsal eyler hibir ihmalden ac duy
40
masnlar diye, ilkelce doast cezalara ve yeterince gl ka
nlara dayanrlar. Ahlaksal gler de, toplumsal yasann buyur
duu ve ana babaya, ailenin yelerine, gl bir dostluk duygu
suyla, drstlkle ve zveriyle balanlan kim varsa, hepsine
kar kiisel davran ynlendirmesi gereken kimi kurallara
kendi gl desteini verirler.
Bu kk kitap bir snflama denemesi deildir ama yasa
buyruunun yannda birok norm ve geleneksel buyruklarn bu
lunduunu gstermeye yneliktir sadece ve gerek anlamda
toplulua dayanan yasalardan her durumda ayn olan psikolojik
nitelikteki nedenlere ve glere balanrlar. Bylece, balca il
giyi tzel dzen zerinde younlatrrken, tm toplumsal ku
rallarn tzel dzeyde olduunu okuyuculara inandrmak gibi hi
de bir niyetim yok: Benim amacm, yasal buyruklarn trelerin
tm iinde sadece kesin bir kategori oluturduunu gster
mekle snrl kalyor.
Yasann Antropolojik Tanm
Yasa ynergeleri, birileri iin zorunluluk olarak duyumsanr
ve gz nne alnrken, dierleri iin yerinde saylan haklar iin
geerlidir. Yaptrm gcn basit psikolojik nedenlerden deil,
bask gcne sahip kesin toplumsal bir dzenekten alr ve daha
nce grdmz gibi, karlkl hizmet dengesini aka belir
ten ve ok sayda uyuum iindeki ilikilerin ayn ayr karlk
ilkesinde bulunan karlkl bamllk ilkesine dayanr.
Buna gre, treye ball gvence altna alan ve tek ya da
ayn balca g olabilen ve yasalar yoluyla zorunlu klan ya da
cezalandran "grup duygusu" ya da "ortaklaa sorumluluk" gibi
kavranlan kesinlikle bir kenara brakabiliriz. Dayanma ve
dayanma anlay, kendi topluluunun ve kabilesinin yesi
olmann verdii gurur, elbette btn bunlar Melanezyallar'da
vard, nk hangi kltrel dzeyde olursa olsun, bu uyanclar
41
olmazsa, hibir toplumsal dzen tutunamaz. Yalnz ben, Rivers,
Hartland, Durkheim ve dierlerinin abartl grlerine kar
dikkatli davranyorum, nk bu drst, kar gzetmeyen, ki
ilik d ve snrsz gruptan, ilkel uygarln tm toplumsal
dzenin ke tan oluturuyorlar, tikel insan ne ar "ortak-
lamac", ne dn vermez bir "bireyci" ama tm insanlar gibi her
ikisinin de bir karmn temsil ediyor.
Tm sylediklerimizden kan sonuca gre, ilkel tze yal
nzca ya da balca olumsuz yasaklardan kmyor ve ilkellerin
tm yasalar, yalnzca ceza yasalar deil. Bununla birlikte, su
ve cezaya ilikin buyruklar betimlenirken, ilkel insanlarn hukuk
sistemi konusunda ne varsa, hepsinin sylendii sanlyor. Ger
ekten de kendiliinden boyun eme dogmas, yani tre kural
larnn salt katl, ilkel topluluk iinde ceza yasalarnn abartl
ve sivil yasalarn olumsuz roln ieriyor. Salt kat kurallar ge
nilik kazanamazlar ya da yaama uyum salayamazlar; bunlar
zorla kabul ettirmeye gerek yoktur ama bunlara aykr davrani-
labilir. Byle bir gerei, ilkel stn-tzenin yandalan bile red-
demezler. Su, ilkel toplum iinde incelenecek tek yasal sorun
dur. lkel insanlar, sivil yasalan bilmiyorlar ve antropologlar il
kellere zg bir sivil hukukun elerini ortaya karmak iin
bouna aratryorlar. Byle bir bak tarz, Sumner Maine'den
profesr Hobhouse, Doktor Lovvie ve Sidney Hartland gibi en
yeni uzmanlara dein hukuk konusunda karlatrmal incele
me yapan herkese egemen oldu. Bununla ilgili olarak, bu so
nuncu yazarn bir kitabndan unlar okuyoruz: "Tzenin ekir
deini bir dizi tabu oluturur" ve "nerdeyse tm ilkel yasalan
yasaklar oluturur" (lkel Yasa, s. 214). Ve yine: "Doastnn
kanlmaz cezalarna genel inan ve yaknlarn sevgisini yi
tirmenin yaratt terr atmosferi, kabile trelerine tm kar
gelileri nerdeyse nlemeye yetiyor" (s. 8). Birka kutsal kuraln
dnda, bu terr atmosferine benzer hibir ey yok, bu kutsal
kurallar da ayinlerle ya da dinle ilgili oluyor; te yandan, kabile
42
trelerine kar gelmeleri engelleyen ey, zel bir rgt oluyor
ve bu ilkel tze ile kartrlyor.
Bu tarzda grmeyi aka syleyen tek kii M. Hartland de
il. lkel cezann bilgince ve yetkin bir analizini yapan Stein-
metz, ilkel tzenin ceza nitelii zerinde, tm ynlerden ve ei
limlerden kaan ceza usulnn mekanik ve kat nitelii zerinde,
bunlarn dinsel temeli zerinde srar ediyor. Onun bu grlerini
sosyolog Durkheim ve Mausse tmyle paylayorlar ve u
tmceyi ekliyorlar: Sorumluluk ve alma tm yasal tepkileri
oluturuyor ve bireyin psikolojisine deil, grubun psikolojisine
dayanyor. Profesr Hobhouse ve doktor Lowie (bu kincisi, il
keller zerine birinci elden bilgilere sahiptir) gibi zeki ve iyi bilgi
toplam sosyologlar bile, kendi kitaplarnda bu genel eilimi
izlemie benziyorlar, stelik ilkel toplumlarda adalet zerine ok
gzel bir alma yapmlar.
lgilenmi olduumuz bu alanda, buraya dein sadece olumlu
buyruklar bulduk; bunlar ineyene yaptrm var ama ceza yok
ve bunlara Procuste'n hibir yntemi, sivil yasay ceza yasa
sndan ayran snr aamaz.* Bu son blmde, modem bir adn,
yani buna gre pek uygun dmeyen birinin betimledii kural
lar belirtmemiz gerekseydi, Trobriyand Adalan'nn "sivil yasa
larnn" tmn oluturduunu syleyebilirdik.
Kabile yaamnn tm evrelerini yneten "sivil" yasalar,
olumlu yasalar, demek ki buyurucu grevlerin tmn olutu
ruyor ve birileri bunu hak olarak sayyor, tekiler grevler diye
biliyor ve toplumun yapsna bal olarak karlk ilkesinin ve
kamunun zel bir dzenei bunlan geerlikte tutuyor. Bu sivil
yasa buyruklan belli bir esneklie sahip ve uygulamalan da yine
belli bir zgrl kapsyor. Sadece grevlerini yerine getirme
yenleri cezalandrmyor, bu grevleri belirtilen snrlarn te
* Procuste: Atinal bir haydut, nce yolcular soyuyor, sonra onlar demir bir
yataa yatryor, eer ayaklan uzun gelirse, kesiyor, yok boylan yetmiyor
sa, ekiyor.
43
sinde gerekletirenleri de ayrca dllendiriyor. Yerlilerin ne
den ve sonulan rasyonel olarak deerlendirmesindeki etkinlik,
kendi kaynana sahip olduu gibi, kimi kiisel ve toplumsal
duygulara da sahiptir; bunlar tutku, vngenlik, gurur, kendi ye
teneklerini sergilerken deerinin bilinmesi arzusu, ballk,dostluk,
ana babaya kar zveri ve drstlktr.
Melanezya'da ortaya kardmz ve nceki blmlerde be
timlediimiz, tanmn yaptmz "yasalar" ve "tzel olaylar"
zel ve bamsz kuramlarn temsil etmediini, eklemeye gerek
olmadn sanyorum. Yasallk, daha ok kabile yaamnn bir
ynn, onun yapsnn bir yann temsil ediyor, yoksa bamsz
dzenlemelerin tmn ve kendi bana var olan toplumsal bir
dzenei deil. Yasa koyma, buyruklara kar k nceden
gren ve olas tm biimlerini cezalandran, onlann nne engel
ler koyan ve uygun ilalar veren zel bir ynerge sistemi zerine
kurulu deil. Yasa koyma, grevleri etkileyen zel uyuumlarn
bir sonucudur, bu uyuum, ilkel insann kendi sorumluluklarndan
kamasn olanakszlatrr; aksi halde cezasn eker.
zel Yasal Dzenlemeler
Pek seyrek olarak ortaya kan kavgalar, kamu iinde kar
lkl knama biimini alyor ve bu kavgada dost ve akrabalar iki
yanl yer alyor, birbirlerine ac ac syleniyor ve kafa iiriyorlar.
Bu anlamazlk, insanlarn kendi duygularn davurmasna ve
kamu dncesinin eilimlerinin ortaya kmasna izin veriyor ve
kimi kez bu kavgalar yattrmaya yaryor. Bununla birlikte, bir
ok durumda kavgadan bu yolla kurtulmak, durumu daha da ar
latryor. Ama nc kiilerin aka verdii bir karar da hibir
zaman yer almyor ve bar ancak pek seyrek olarak urda ya da
burda gerekleiyor. Karlkl knamalar (yakala), pek nem ta
mayan zel ve yasal bir durum; yasal basknn zn olutu
ranlarla da bir ilgisi yok.
44
Dier birok yasal olan zel dzenekleri buraya aktarmaya
deer buluyorum. Bunlardan birisine kaytapaku deniyor: Karg
ma yoluyla mlkiyetin bysel korunmas. Bir insann uzaklar
da, kendisinin gzlemesine olanak olmayan bir yerde hindistan
cevizi ya da palmiye aalan varsa, aacn gvdesine bir palmi
ye yapra yaptnyor; buna gre yapraa bir forml okunmutur
ve hrsz kendiliinden bir hastala yakalanacaktr. Baka bir
kurum ise, yasal bir grnme sahiptir ve kaytubutabu ile temsil
edilir: By, topluluun tm hindistancevizi aalanna yaplr;
burada ama, bir bayram yaklarken, bu aalan verimli kl
maktr. Bu by, cevizlerin toplanmasn ya da paylalmasn
kesinlikle yasaklar.
Gwara da benzeri bir by biimidir.1Kayalklann zerine
bir ubuk dikilir, bu ayn ubukla kullanlmakta olan kimi nes
nelerin tm da satm tabusu dvlr; bu nesneler zerinde, Ku-
ladaki trensel dei tokular tanr. Oysa te yandan, bu nes
nelerin dtan alm ise tersine cesaretlendirilir. Bu, gelirlere
zarar vermeden tm demeleri askya alan bir eit morator
yumdur ve byk bir trensel datm ncesi, kullanm deerleri
ilk sray alan nesnelerin birikmesini amalar.
Baka bir yasal nemli kurum da kayasa'd\v, bu bir tr tren
szlemesidir: Bir sefer efi, bir bayramn dzenleyicisi, endstri
iinin giriimcisi, byk bir trensel datm rgtler; burada
ilgili olanlar ve onun cmertliinden yararlananlar, tm giriim
boyunca efe yardmc olmakla ykmldr.
Kayasa, kaytapaku, kaytububatu gibi tm bu kurumlar, zel
grevleri ierir. Ama tm bunlar yalnzca yasal dzen iinde
gemez. Her biri zel bir amaca hizmet eden ve yalnzca ksmi
bir ilevi yerine getiren bu birka dzenlemeyi saymakla yetin
mek, yasal dzenleme konusunda ciddi bir yanllk yapmak
olur. Yasann balca alan, tm grevlerin temelinde ve byk
1 Bu by biiminin betimlenmesi iin Argonauts of the Westem Pacific ad
l yapta baknz.
45
sayda treleri iine alan bileimde bulunan toplumsal dzenek
iinde aranmaldr, yoksa daha nceden de bildiimiz gibi, tm
trelerde deil.
Sonular ve ndnceler
Aratrmalarmz, Melanezyallarn sadece bir blmnn
stnde toplanyor, vardmz sonular da, doal olarak snrl
kalyor. Bununla birlikte, bu sonular, yeni bir yntemin yard
myla gzlemi yaplan olgulara dayanyor ve yeni bir gr
noktasn gz nne alyor; yle ki, belki de bu sonular, dn
yann baka yerlerinde benzeri gzlemleri yapmak isteyenler
iin itici nitelikte olabilir. Bu sorunla ilgili olarak geerlikteki
grler arasnda var olan kartlklar ve burada sunduumuz
olgular nce zetleyelim. lkel insan iin tm trenin bir yasa,
olduu ve treden baka bir yasann bulunmad modem ant
ropolojide evrensel olarak kabul edilmitir. Yine geerlikteki
gre gre, treye basit bir tepkisizlikle kendiliinden ve kat
bir ekilde uyulur. Aydnlatlmas gereken bir ey varsa, o da
frsat knca trenin inenmesidir; bu tr meydan okumay ve
su kurumunu oluturur. lkel toplumlar, aka ilenen sularn
cezalandrlmasna kar davran kurallar saygsn benimset
mek iin baka dzeneklere sahip deildir. Modem antropoloji, salt
toplumsal nedenlerle insan kimi tresel kategoriye boyun edirmek
iin isteklendirmeye elverili zel yatknlklarn ve psikolojik ne
denlerin varln demek ki bilmiyor ve kimi kez yadsyor. M.
Hartland ve bu konuda uzman olan dierlerine gre dinsel cezalar,
doast cezalar, grup sorumluluu ve dayanmas, tabular ve b
y, ilkel insanlarn hukuk sisteminin balca eleridir.
Tm bu dorulamalar, daha nce de gsterdiim gibi, ya sa
dece yanltr ya da ksmen dorudur. Bu konuda en az syle
necek ey, bunlarn yerlilerin gerek yaamn yanl bir gr
nm iine yerletirmesidir. ster "vahi" olsun, ister "ilkel" in
sann kendi gdlerine kar gdsel olarak hareket etmek ya da
46
haberi olmadan bir kurala boyun emek yeteneinde olmad
konusunda bir kez daha durmak bize yararsz grnyor; bu
nunla birlikte, bu kuraldan kaabilirse, mutlu olacaktr ya da ona
meydan okuyacaktr. Yine insann tm kendi isteklerine ve tm
eilimlerine kar olabilecek bir tarzda kendiliinden hareket
etme yeteneinde olmadn da yine gstermek yararszdr.
Yasann temel grevi, kimi doal eilimlere bir dizgin koymak
ve insann gdlerini belli snrlarn iinde kapatmaktr. Bundan
ama, gdleri ve eilimleri denetlemek ve insan kendiliinden
olmayan bir davran izlemeye zorlamaktr; dier bir deyile,
yasann ilevi, ortak bir ama iinde karlkl dn vermeye ve
zveriye dayal bir ibirliini gvence altna almaktr. Bu gre
vin yerine getirilmesi iin, kendiliinden ve doutan gelen ei
limlerden uzak yeni bir g araya girmelidir.
ncelememizin olumsuz blmn oluturan hedeflerimizi
daha inandrc klmak iin, gerekte naslsa yle olan ilkel ya
say bize gsteren somut bir durumu anlattk ve ilkel yasal buy
ruklarn uygulad basknn doasnn ne olduunu gsterdik.
Bizim incelediimiz Melanezya blgesi, kendi kabilesinin
tre ve geleneklerine hi kuku yok en derin saygy gsteren
blgedir. ster sradan olsun, ister nemli, arzu edilir ya da zc,
ahlaksal ya da yararl, kabile iinde geerlikte olan tm buyruk
lar zorunlu olarak sayyor ve saygyla kabul ediyorlar. Bununla
birlikte trenin gc ya da gelenein saygs, arzularn uyarsna,
agzlle, bencilce tepilere tek bana kar kmaya yetme
yebilir. Ortak yaamn dzenini yerletirmek ve ortak alma
dzeni kurmak, edimlerde ve giriimlerde dzeni salamak gibi
durumlarda yalnz geleneksel ceza ou zaman baarl oluyor
ve tek bana kimi sualleri, tresel detlerin yerine getirilmesini,
kimi toplumsal ve zel davranlar benimsetmeyi baaryor
ama daha karmak durumlarda, rnein kiisel karlarla a
tmak, hareketsizlii yenmek ya da yerine getirilmesi zc
heyecanlara yol aan ya da insann kendi eilimlerine kar olan
edimleri elde etmek gerekli oluyor.
47
Basit geleneksel saygdan baka zel cezalan gerektiren ku
rallar, temel ilkeler ve buyruklar var. Bizim tanm olduumuz
Melanezya blgesinin yerlileri, rnein gmme ve yasla ilgili ne
varsa hepsine titizce bir dinsel ayinle uymak zorundalar. Burada
da yine akrabalar arasnda ilikileri kurala balayan buyruktan
anlatacaz. Ve son olarak kabilenin verdii bir ceza var: Tm
topluluk fkesini ve nefretini davuruyor. Bu ceza sayesinde,
bir Melanezya topluluunda insan yaam, zel mlkiyet ve last
not least (sonradan gelse de nemli), kiisel onur korunduu
kadar, efin saygnl, egzogami, toplumdaki yer, evlilik ve bir
kabile yaps iinde birinci derecede rol oynayan ne varsa, hepsi
korunmu olur.
Her kuraln kategorisi, kendi cezalanyla ve kabilenin top
lumsal rgtlenmesi ve kltryle olan ilikileriyle dierlerin
den ayrt edilir. Bize ok sz edilen kabile alkanlklanmn, bu
"tre keki'nin" ekilsiz kitlesi hi de sz konusu deildir. Yaa
m, zel mlkiyeti ve kiilii korumaya ynelik son kategori
olan temel buyruklar, szn gerek anlamyla "ceza yasas" gibi
saylabilir ama yasamann neminin antropologlarca ok abar
tldn anmsamak yerinde olur, nk onlar yasamay dier
yasal buyruklann oluturduu balamdan kopararak "hkmet"
ve "merkezi otorite" sorununa balama gibi bir yanllk yapt
lar. nk -burada en nemli noktaya deiniyoruz- kabile yaa
mnn birok ynne uygulanan bir zorunlu kurallar kategorisi
vardr ve aile iindeki, ayn boyun kabile yeleri arasndaki
ilikileri dzenler, ekonomik ilikileri, erkin kullanlmasn,
byy, kocann durumunu, kadnn ve ailelerinin durumunu
tanmlar. Melanezya topluluu iinde yrrlkte olan bu buy
ruklar kategorisi, bizim sivil yasa koymamza denk der.
Bu buyruklar tm dinsel ezalann dndadr; bunlar korku, bo
inan ya da aklla kabul ettirilemezler; bu buyruklann inenme-
sini kabile hi cezalandrmad gibi, topluluk da bunlan knamaz,
ahlaksal adan eletirmez. Bu kurallan zorunlu klan gleri a
maya alacaz ve bunlar kesin bir tanma gelmeseler bile, basit
olduklanm greceiz. Eer bunlar bir szckle betimlenmiyor ya
48
da bir kavramn iine girmiyorsa da, yine de daha az gerek de
iller. Melanezyallar'n sivil yasalar, kendi zorunlu niteliini,
birbirine bal zorunluluklardan alyor ve karlkl hizmet an
oluturuyor; bu sistem "her ey karlkldr" ilkesi zerine, uzun
bir dnemi kapsayan hizmet alverii zerine kuruludur ve her
trl kazanc ve etkinlii iine alr. Buna yasal zorunluluklarn
yerine getirildii etkileyici ve trensel yolu da eklemek gerekir.
nsanlar kendi vngenliklerine, kendi kendilerini memnun ede
cek eylere, kendi gzlerinde ve bakalarnn gzlerinde kendi
lerini ykseltmeye elverili ne varsa tm bu sevgilerine gl bir
neden buluyorlar. Demek ki bu buyruklarn zorunlu nitelii ben
cillik, vngenlik ve tutku gibi doal eilimlerin bir sonucudur ve
dierleri arasnda, kimi zorunlu eylemleri ieren zel toplumsal bir
dzenekle harekete geirilir.
Yasann daha geni ve daha esnek bir "en kk tanmn"
kullanrken, Kuzeydou Melanezya'da gzlemlediimize benzer
yasal olgular da aynca ortaya karacaz. uras ak ki, tre,
zihinsel tembellik gibi, duyarsz ve her yerde var olan evrensel
bir gce dayanmyor sadece. Hi kukusuz byle bir g var,
ama kendi eylemini basknn dier etkenlerine ekliyor. Tm
toplumlarda, dinsel cezalara dayanmas iin ok pratik, yerine
getirilmeleri insanlarn iyi niyetine braklm ok zahmetli ve
hi arzu edilmeyen, soyut bir etkene bavuruyla benimsetmeyi
gz nne getirmek iin ok yaamsal ve kiisel buyruklarn bir
kategorisi var olmaldr. Bu kategori, salt yasal buyruklar kate-
gorisindendir ve benim gibi bunlar ortaya karma zahmetini
gze alan kim varsa, onlara bu karlkllk ilkesinin, sistemli
etkilerin, reklamn ve tutkunun ilkel yasada kendi kurallarna ve
buyruklarna boyun emeyi benimseten balca etkenler olduk
larn onlara nceden syleme cesaretini gstereceim.
49
kinci Blm
LKEL TOPLUMLARDA SU VE CEZA
Yasann inenmesi ve Dzenin Salanmas
nce bir merak olan bilimsel ilgi, olaan ve gncel olandan
ok, olaanst ve heyecan verici olana daha ok gnll olarak
ynelir. Bu da yeni bir aratrma alannda ya da gen bir incele
me dalnda her eyden nce dikkati eker ve yine insan evrensel
kurallar ortaya karmaya gtrr: Bu, doal yasalarn gr
nte inenmesidir, nk bilimsel tutkunun elikisi ite bu
rada yatar, sistemli yaplan incelemeler, onu doala dntr
mek iin akl almaz eyleri ele geirir. Uzun srede bilim, iyi
ayarlanm bir Evren'i kurmay baard; bu evren geerli yasalar
zerine dayanr, kimi temel ilkelere uyan ve bir batan tekine
kesin glerle canlanr.
Ama bu demek deildir ki bilim grkemli gereklikten ve
gzlemden koyulmaldr. Dnr bir kafay, aratrmalar iz
51
lemeye cesaretlendiren ey, yeni dnyalan ortaya karmak ve
yeni deneyler yapmaktr; bo bir dncenin szleriyle bizi tu
tan metafizikse, en uzak ufuklarn snrlarn aar. Ama bilimin
benimsettii disiplin, bizim merakmzn niteliini ve gerekten
grkemli olan eyleri deerlendirme tarzmz deitirdi. Dn
yann ana izgilerini dncelere dalarak seyretme, dorudan
verilerin ve sonun sonunun gizemi, anlamdan, "yaratc evrimden"
yoksun atlm, doabilimcisinin ya da uygarl inceleyenin gz
lerinde gereklii yeterince trajik, gizemli ve sorularla dolu ya
parken, ayn zamanda bilgilerin tmn dnyor ve onun s
nrlarn anlyor. Bununla birlikte, belli bir olgunluk derecesine
vard zaman, insann zihni beklenmedik kazalar, tek tek du
yumsamalar ve gereklik alannda bilinmeyen grnmleri ara
trmak iin gecikmiyor. Tm yeni bulular onun izledii yolda
bir adm daha atmaktan, tm yeni ilkeler bizim eski ufuklarmz
geniletmekten ya da yerini deitirmekten baka bir ey yap
myor. Her ne kadar uygarln tm bilinmezlerini ayn zamanda
son derece basit ve heyecanl zmler sunmak iin kimi giri
imler her zaman kaba bir merakla lekelenmi olsa da, gen bir
bilim olan antropoloji, bugn kendini bilim ncesi ilgilerin sap
lantsndan kurtarmak zeredir. lkel tzenin incelenmesi konu
sunda salkl bir eilim, ilkel uygarlklarn keyfiliin, tutkula
rn ya da kazara yaplan almalarn bamll altnda deil,
gelenein ve bir dzen gereksiniminin bamll altnda yava
yava kesin bir biimde kabul edildiini gsteriyor. Ve bu hl
eski duyumsal akn izlerinin zellikle de ceza adaletine verilen
ar nemde, yasann inenmesine verilen dikkatte ve bunlarn
yol at cezalarda bulunduu bir sraya rastlyor. Modem ant
ropoloji tzeyi yalnz bireysel ve heyecan verici durumlarda,
rnein almann izledii kanl cinayetlerde, almay tahrik
eden ve sua yol aan karabylerde, zinada, evlilik d iliki
lerde, tabularn inenmesinde vd. durumlarda inceliyor. Tm bu
edim ve olaylarda antropoloji yalnzca ekici ve dramatik eleri
52
aramyor, ayrca ilkel tzenin kimi beklenmedik, egzotik ve a
rtc zelliklerini de ortaya karmay umut ediyor: Akraba
grubunun stn dayanmas, tm bencil duygulann reddi, tzel
ve ekonomik komnizm, kat ve duyarsz kabile yasalarna bo
yun eme.1
Akladm bu ynteme ve ilkelere tepki olarak, Trobri-
yandllar'n ilkel tzesine baka bir adan yaklamaya ala
cam. Sradan ve zel olmayanlarn betimlenmesiyle balaya
cam, yani inenen deil, uyulan yasayla, kazara ortaya kan
frtnalarla ve kasrgalarla deil, gncel yaamda geerlikte
olanlarla. Benim grme gre bu betimlemeden, en yaygn
kanlarn tersine, sivil yasamann (ya da onun ilkel benzeri) ok
gelitii ve toplumsal yaamn her yann ynettii anlam
kar. Ahlakn ya da terbiye gereklerinin benimsettii sanatlar,
meslekleri ve dinin buyruklarn ieren kurallar tzenin setii
ni ve ilkellerin de bunlar dier normlardan aka ayrt ettiini
yine gstermitim. Onlarn yasalar kat ya da salt olmaktan, bir
Tanr adna buyurulmaktan uzaktr ve akla uygun, gerekli ve
esnek, uyumlara elverili olarak gz nne alnr. Demek ki
yalnzca gruba seslenmekten uzak tzenin tand haklar, kendi
karlarn ok iyi korumasn bilen bireyle her eyden nce il
gili grevleri kabul ettiren tze vardr; birey, kendi grevlerini
yerine getirmenin, kendisi iin bir zorunluluk olduunu anlar.
Gerekte, ilkel insann grev ve ayrcalk asndan tutumu
nun, uygar topluluklarda olandan pek ayrlmadn grdk; il
1 Melanezyallar konusunda Rivers "kabile sistemine, ona elik eden kom
nist uygulamalarla bal grup duygusundan sz ediyor ve bu yerliler iin
"herkesin kendisi iin ilkesinin hi anlalr gibi olmadn" ekliyor (So-
cial Organization, s. 170). Sidney Hartlandn ileri srdne gre, ilkel
toplumlarda "kutsallk adna duyurulan ayn kod, ticari ilemlerde olduu
kadar, en samimi elerin ilikilerinde, Tannsal kltn karmak ve gr
kemli trenlerinde davranlar dzenliyor" (Primitive Law, s. 214). Her iki
onay da yanl. Bunun iin bu kitabn geen blmnn 1. ve 10. balk
larna baknz.
53
kel insan da, uygar insan gibi sadece yasadan kamay bilmekle
kalmaz, ara sra onu iner de. Henz biraz ilgilendiimiz bu
sorun, gelecek blmlerde de bizim dikkatimizi stne ekecek.
Trobriyand tzesini, dengesi bozulmadan her zaman normal bir
ekilde iler bir sistem grnm altnda sunmak, en azndan
eksik bir tablo vermek olur. Yasann ou zaman yetersiz ile
mesi, urad sk sk saygszlk ve inenmesi zerine daha
nce dikkatleri ekme frsat buldum ama adi suun ve dramatik
olaylarn tam bir betimlemesini vermek bana gerekli grnyor;
bununla birlikte, daha nce de dediim gibi, bu olaylara abartl
bir nem verme eiliminde deilim.
Dengesiz durumdaki ilkellerin yaamn daha yakndan in
celemek iin baka bir neden daha var. Trobriyandllarn top
lumsal ilikilerinin kimi tzel ilkelerle ynetildiini grmtk.
Bu ilkelerin en nemlisini analk hakk temsil eder: ocuun
bedensel ve ruhsal yapsn, onu anneye balayan ba -yalnz bu
ba- belirler. Bu ilke toplum iinde srayla kimlerin yer alaca
n, erki, saygnl, ekonomik miras haklarn dzenler; bunlarsa
topraa sahip olmay, yerel vatandal, totemik bir klana ait
olmay belirler. Kz ve erkek kardeler arasndaki ilikileri, iki
ayr cins arasndaki ilikileri, zel ve toplumsal dzeyde top
lumsal ilikilerin ounu, anaerkil tzeyle ilgili dzenlemeler
ynetir. Bu tzenin garip ve nemli bir dzenlemesi, bir adamn
kendi kz kardeine ve onun evine kar ekonomik grevleri ta
nmlamasdr. Tm sistem, ilkellerin doumla, kimi by inan
laryla ve din inanlaryla ilgili mitolojik bir temel ve kavramla
rna dayanr; kabilenin tm kuramlarn ve trelerini belirler.
Bununla birlikte, ana hukuku sisteminin yannda, adeta onun
glgesinde, daha az nemli yasal buyruklar ieren bir baka
sistem daha vardr. Kadnn ve kocasnn durumunu belirleyen,
kadna kocann bulunduu yerde evlenmeyi buyuran, babaya
ksmi ama ak bir otorite yetkisi veren, yine kimi zel durum
larda kadn ve ocuklar zerinde vesayet hakkn tanyan evli
54
likle ilikili bir tze vardr ve kimi noktalarda anne hukukundan
bamsz tzel ilkelere dayanr ama kimi noktalarda da anla
mazlklara yol aar, ne olursa olsun, anne hukukuna onunla bir
likte var olacak ekilde uyum salamtr. Bir ky topluluunun
kuruluu, bir efin ky iinde ya da blgedeki durumu, bir b
ycnn ayrcalklar ve grevleri, btn bunlar bamsz oldu
u kadar tzel bir sistemin oluturduu dzenlemelerle ynetilir.
lkellerin de yetkin olmadklarn renirken, kendimize u
nu sorma hakkmz var: Bu ok karmak sistem btn olarak
koullarn basks altnda nasl iliyor? Her sistem kendi iinde
yeterli bir baa, bir uyuma sahip mi? Her zaman kendi snrlan
iinde duruyor mu, yoksa baka sistemlere tecavz etme eilimi
gsteriyor mu? Eer byle bir eilim varsa, sistemler arasnda
atma kyor mu ve bu atmann nitelii ne? Bu sorulann
yantlarnn elerini bulmak iin, topluluk iinde geen sulan,
dzensizlikleri ve drstlkle badamayan eyleri bir kez daha
gz nne almalyz.
Bundan sonra ayrntlarna girerek somut bir biimde izleye
ceimiz konularda, hibir zaman bir zm bulunmam
nemli bir sorunu srekli aklmzda tutacaz: Edimlerin nitelii,
sulann yarglanmas yntemi ve bunlann sivil yasalarla ilikisi
bozulan dengenin yeniden salanmasnda araya giren balca
etkenler; ilkel yasamann eitli sistemleri arasnda ilikiler ve
olas atmalar.
Yerinde yaptm aratrmalar boyunca, ilkel insanlarn tam
ortasnda yaadm. adrm kyn tam iinde kuruluydu, bu da
bana orada geen ister sradan, ister grkemli, gncel ya da dra
matik tm olaylar yakndan izlememe izin veriyordu. Anlata
cam olaylar, adalarda yaptm aratrmalardan birka ay sonra,
Trobriyand Adalan'nda geirdiim ilk aylarda geti.
Bir gn korkun bir alama grltleri ve iddetli bir karga
alk iinde, komu kyde birisinin ldn duydum. rendi
55
ime gre, sz konusu l, benim de tandm on alt yalarnda
bir genti, bir hindistancevizi aacndan dm ve lmt.
Hemen ivedilikle olayn getii kye gittim, oraya vard
mda herkes gmme treninin hazrl iindeydi, tik kez lm
olayn, gmme ilemlerini ve yas havasn gryordum; yle
ki, trenin etnografik yanma duyduum ilgi, trajedinin iinde
bulunduu koullar bana unutturdu; oysa ayn kyde iki tane
tikel olay gemiti ve bunlar bende kuku uyandrmalyd. Gi
zemli bir rastlantyla baka bir gencin yine ayn kyde ar ya
ralandn duydum ve gmme treni srasnda saptadma g
re, gencin ld kyn sakinleriyle, lnn gtrld kyn
sakinleri arasnda bir genel dmanlk duygusu varm.
Ancak ok daha sonralar bu olaylarn gerek anlamn ortaya
karabildim: len gen kendi canna kymt. Kendi teyzesinin
kzyla egzogaminin kurallarn inemiti. Olay herkes ren
miti ve genelde onaylamamt ama gen kzn sevgilisi tara
fndan reddedilip kendini hakarete uram sand ana dein
hibir ey olmamt, oysa o evlenmeyi umut ederken, alma
yolunu da semiti. Kendi rakibine kar karaby yapmakla onu
tehdit etmiti ama bu tehdit etkisiz kalmt ve bir akam herkesin
nnde onu sulayarak aalamt, zina ilediini sylemiti
ve ona syledii kimi szleri hibir yerli kaldramazd.
Bunun bir tek ilac vard; gen adama iinde bulunduu du
rumdan kurtulmas iin bir tek yol kalyordu. Ertesi sabah, bay
ram giysilerini ve sslerini stne geirdikten sonra bir hindis
tancevizi aacnn stne trmanm, ky halkna seslenmi ve
bir yaprak vastasyla veda etmiti. Umutsuz kararnn nedenle
rini aklam, kendisini lme itene kar bir sulama forml
vermi ve kendisinin cnn alnmasnn, kabilesinin insanlar
nn grevi olduunu bildirmiti. Sonra detlere uygun olarak
keskin bir lk atm ve yirmi metreden daha yksek bu yerden
kendini atm, annda lm. Bunun peinden kyde bir kavga
56
balam, bu kavga srasnda kavga edenlerden biri yaralanm,
gmme treni srasnda da kavga srm.
Bu olay benim iin birka nemli sorunu ortaya karyordu.
Kendimi, totemik kabilenin egzogamik yasasnn inendii ni
tel bir su karsnda buluyordum. Egzogamik yasak, ana huku
kunun, totemizmin ve snflandnc akrabalk sisteminin bir k
e tayd. Bir erkek iin kabilenin tm kadnlar kz karde
saylyor ve onlarla cinsel iliki yasaklanyordu. Bu yasan i
nenmesi kadar hibir eyin nefret ve kzgnlk uyandrmad
antropolojide iyi bilinmektedir. Bu suu ileyen yalnzca kamu
nun iddetli tepkisini ekmekle kalmaz, aynca doast cezaya
da urar. Gerekte bu genel kan, hakl kmaktan tmyle de
yoksun deildir. Bu konuda yerlilere soru sorulduunda, egzo
gami kurallarnn olas inenmesi dncesine kar bir nefret
duygusuna sahip olduklann hepsi onaylyor ve bir erkein, ken
disiyle ayn kabileye ait bir kadnla ilikiye girmesi durumunda,
vcudunu yaralann kaplayacan, hastalanacan, hatta lece
ini sylyorlar, ilkellerin yasas en azndan byle; ahlak konu
sunda ise, bu ideali onaylamak kolay ve arzu edilir bir ey, zel
likle bakalarnn davranlarn yarglamak ya da genel davra
n zerine grlerini bildirmek sz konusu olduunda.
Bununla birlikte, ahlak llerini ve idealleri gerek yaama
uygulamak sz konusu olduunda, durum deiiyor. nsanlar
byle bir suun ilendiini duyduklar zaman, hi de rahatszlk
duymuyorlar ve dorudan hibir tepki gstermiyorlar; su tm
topluma duyurulduu zaman kprdamaya balyorlar ve suluya
kar ilgililer hakarete balad zaman kaynayorlar. Ama bu
srada suluyu kendi kendini cezalandrmaya brakyorlar.
"Grubun tepkisi" ve "doast ceza" ok az etkili bir ilke olarak
grnyor. Olay derinden inceleyince ve somut bilgileri bir
araya getirince, egzogaminin inenmesi, evlilik deil de, sra
dan bir cinsel iliki olduu srece, seyrek bir olay olmaktan uzak
kaldn iyice anladm. Byle bir olayda, kamunun gr,
57
ikiyzllkten vazgemeden sessizliini koruyor. Olay grlt
szce ve karkla yol amadan yaygnlk kazannca, artk sub
rosa (gizli) olmaktan kyor ve kamu, iddetli bir ceza istemek
sizin, gevezelik etmekle yetiniyor. Ama olay bir rezalet dzeyine
vard zaman, herkes sulu ifte kar koyuyor, her ikisini de
engelliyor, aalyor ya da kendi canlarna kymaya itiyor.
Doast cezaya gelince, bu durum bana ilgin bir bulu
yapmama izin verdi. Bu tre inemenin hastalkl sonularna
kar iyi bilinen bir ilacn var olduunu zellikle rendim; eer
gerei gibi uygulanrsa tam baanl olduu dnlyormu.
Sizin anlayacanz yerliler byl szlerle ayin karm bir
by sistemine sahipler ve bunu suyun, otlarn ya da talarn
zerinde yapyorlar; eer bu by doru drst uygulanrsa, ka
bile iindeki zina eiliminin kt etkilerini tmyle ortadan kal
dryormu.
lk kez yerinde soruturma yaptm bir srada, iyice yerle
mi bir kaamak sistemin varlyla karlatm ve bu kabilenin
en temel yasalarndan birisinin inenmesi durumunda uygula
nyordu. Byle asalaka yan gelimelerin varln daha sonra
kabile dzeninin dier dallarnda da ortaya kardm. Bu olgu
nun nemi hemen gze arpyor. Bynn etkisine kar koy
mak iin, buna kart by yaplyor. nk bu olay, doast
bir cezann, kendiliinden bir etkiyle davran kuraln ayakta
tutmadn aka gsteriyor. Hi kuku yok, kar by ye
tersiz bir biimde renilmi ya da yanl uygulanm olabile
ceinden riske girmemek daha iyi olur ama burada byk bir risk
yok. Bylece doast ceza byk bir esneklie sahip olarak
ortaya kyor ve uygun bir panzehiri ieriyor.
Bu panzehirin yntemsel bir biimde uygulanmas, gzlerimizi
baka bir olguya doru evirtiyor. Yasalarn yalnzca frsat d
tke inenmedii ama iyice yerlemi yntemlerin lehine sis
temli bir biimde evrildii bir toplulukta, yasalara ne "kendili
58
inden" bir boyun eme sz konusu olabilir, ne de gelenee klece
bir ballk. Gerekte gelenek, insana en gl buyruklardan ka
maya izin verecek, dier bir deyile, gelenee kendiliinden ba
lanmasn engelleyecek bo inan yollarn retiyor.
Kabile iindeki zinann sonularn byyle etkisiz klmak,
yasadan yntemsel olarak kamann en gze arpan rneini
oluturuyor belki. Ama bunun baka rnekleri de var. Bir kad
nn kocasna olan sevgisini sndrecek ve onu evlilik d ili
kiler kurmaya itecek by sisteminden sz edeceim: Evlilik
kurumuna ve evlilik d yasaa kar koymak iin geleneksel
tek yol bu. Baka bir kategoride, zararl ya da ktlke by
nn eitli biimlerini ieren biraz ayr bir by var: bu by
rnlerin tahribini, balklarn almalarn engellemeyi, do
muzlan ormana ekmeyi, muz, ceviz ve areka palmiyelerini sol
durmay elde etmeye izin veren ya da bir bayram ve bir kula
seferini baansz sonulandran amalar tayor. Yerleik kuram
lara ve nemli olaylara saldran bu byler, gerekten de gele
nein aktard su aralarn oluturuyor. Bununla birlikte, ya
saya kar alan ve onunla atan bir gelenek sz konusudur,
nk kendi eitli davurumlar iinde yasann, kurumlan
koruma ve ileri tevik etme gibi bir grevi vardr. Daha sonra
karabynn zel bir eidi olan ok nemli sihirden ve yine
yasadan kamak iin by d baka yollardan sz edeceim.
Egzogami yasas, kabile iinde evlilik ve cinsel iliki yasa,
ilkel tzenin en kat buyruklan gibi ou zaman anlatld, nk
yasak, erkekle kadn arasndaki akrabalk derecesini gz nne
almyor; genel ve kesin bir nitelie sahip. Bu en iyi biimde kabile
iin zina tabusunda, kabilenin birliinde ve "smflandnc akra
balk sisteminin" gereinde dile geliyor. Bu tabu tm erkekleri ve
kadnlan kabilenin "kardeleri" ve "baclan" olarak sayyor ve
onlara tm cinsel yaknl kesin bir biimde yasaklyor.
Trobriyandllar'm yaamndaki nemli olaylar daha yakndan
analiz edildiinde, olaylara bu yolla bakmann tutarszln or
59
taya karyor. Bir kez daha diyelim ki, antropolojinin olduu
gibi ald ve kendi kuramna katt ilkel gelenein abartmas
karsndayz.1Trobriyand Adalar'nda egzogaminin kesintiye
uramas zerine yaplan yarglama, iki sulunun ok yakn ak
rabalna ya da yalnz kabile balarna gre deiiyor. Yerlile
rin gznde kz kardele iliki, dnmeye bile cesaret edilme
yecek bir su ama bu demek deildir ki byle bir iliki hi ku
rulmuyor. Day ya da teyze kzlar gibi akrabalarla iliki kurarak
egzogami yasalarn inemek, ok ciddi bir yanllk, daha n
ce grdmz gibi, trajik sonulara yol aabiliyor. Akrabalk
uzaklatka, bu sert tre yumuuyor ve eer egzogami yasas,
yalnzca kabile balaryla bal birisiyle iliki kurarak ine-
nirse, bu basit bir su saylyor ve balanabiliyor.
Demek ki bu yasakla ilgili olarak, bir kabilenin kadnlan, er
kee sk bir grup, trde bir "kabile" gibi deil de, birbirlerin
den iyice ayn bireylerin bir btn gibi kart oluyor. Bir erke
in bu kadnlarla ilikisinin nitelii, kadnn soyaacndaki ye
rine gre deiiyor.
Yerlilerin apknl asndan suvasova (egzogaminin i
nenmesi), ak deneyimi asndan zellikle ilgin ve yasak bir
meyve gibi ayartc. Bana bilgi verenlerin ou, bu yasa i
nemeyle, evlilik d iliki kurma (kaylasi) olasln yalnz
kabul etmekle kalmyorlar, birden ok byle ilikiler kurmakla
1 Uygar insanla ilkelin, etnolog ile yerinde bilgi toplayann rollerinin tersine
evrildiini gsteren bir rnek: Birok Melanezyal dostum, Hristiyan din
yayclarnn syledii "yakna" duyulan ak retisini ve hkmet me
murlarnn yayd ve aklad savaa, lme kar tabular olduu gibi
alyor. Melanezyann en cra kelerine dein yaylan byk tarm ilet
mecilerinin, denizcilerinin, tccarlarn, iilerin araclyla dnya sava
zerine yaylan anlatlanlarla, bu retileri ve tabular bir araya getirmekte
glk ekiyorlard. Beyaz insanlarn bir gnde, en byk Melanezya ka
bilelerinden daha ok insan ldrmesi onlar akna eviriyordu. Bunlan
anlatan beyazlarn ok kt yalanc olduklar sonucuna varyorlard ama
acaba yalanlan ahlaksal iddialarna m dayanyordu, yoksa yalnzca sava
baarlarn abartarak vnyorlar myd? diye kendi kendilerine soruyor
lard.
60
da aynca vnyorlar. Bu durumla ilgili olarak, iyice kantlan
m birka somut rnek verebilirim.
Buraya dein saf ve basit cinsel ilikilerden konutum yal
nzca. Kabile ii yaplan evlilikler, ok daha ciddi bir i. Gn
mzde bile, geleneksel yasann geerlilii nemli biimde gev
emi bulunuyor, ayn kabileye ait insanlar arasnda iki ya da
evlilik biliniyor. Bunlardan en nls, byk Obweria Ky efi
Modulabunun, nl byc lpwaygana ile evliliidir; bu byc
kadn, hastalk getiren doast kt ruhlarla iliki srdrmekle
kuku uyandrmaktadr. Her ikisi de sk sk zina ilikileriyle
bilinen Malasi Kabilesi'ndendir. Bir kzla kardei arasndaki
cinsel iliki zerine bir mit var; ak bysnden doan ve bu
mitin konusu olan olay, bu kabile iinde ortaya kmtr. ok
daha yeni bir dnemde ve bir kzla kardei arasnda en ok bili
nen bir iliki olay yine bu kabile iinde olagelmitir.1Demek
ki ahlakta ve geleneksel tzede yansd biimiyle gerek ya
amla ideal durum arasndaki ilikiler ok reticidir.
Byclkle ntiharn Yasayla likileri
Kabile yasasnn inenmesiyle ilgili bir durumu daha nceki
blmde anlatm, su ileme eiliminin niteliini ve kabilede
denge bozulur bozulmaz dzenin yeniden salanmas iin buna
yardmc olan glerin roln tartmtm.
Betimlemelerimiz srasnda iki olguyla kar karya gel
mitik: Zorlayc nlem olarak byye bavurma, suunu ba
latma ve meydan okuma yolu olarak kendi canna kyma. Bu
iki olgu derinden incelemeye deer. Byy Trobriyand Adala-
r'nda az saydaki uzmanlar uyguluyor; bunlar genelde srad
bir zekya ve kiilie sahip; ok sayda byyle ilgili dualan
renerek ve kimi koullara uyarak bu sanata balyorlar. Sa-
3 Bu sorun btn olarak benim u kitabmda anlatlmtr: "flkel Toplum-
larda Cinsellik ve Bask."
61
natlarn kendi hesaplarna yapyorlar ama bir meslek olarak
cret de alyorlar. Byclk inanc toplum iinde derinden
kk sald, tm ciddi hastalklar ve tm lmler karabyden
bilindii iin, karabyye ok sayg gsteriliyor ve ondan ok
korkuluyor; yle ki, ilk bakta gveni ktye kullanc ya da
abartl bir titizlik grlyor. Aslnda, Melanezya'da ve baka
yerlerde bycln suun balca kaynan oluturduu
ne srlmtr. Benim kiisel olarak tandm Melanezya'nn
kuzey dousuna gelince, bu grn, durumun yalnzca bir
ynn dile getirdiini syleyebilirim. Byc gl, varlkl
ve etkin insanlarn yardmna kouyor, kukusuz onlarn ki
isel karna hizmet ediyor ama aka ktle koarken ok
ey yitireceinden ve ok az ey kazanacandan, genelde lml
bir yolu tutuyor. ef, saygn insanlar ve dier bycler, bir
byy yakndan izliyorlar; bir efin kar ya da buyruu ge
rei, bir bycy, bir baka bycnn at da oluyor.
efler, toplumun st sralarnda yer alanlar ya da varlktlar,
erki ellerinde tutanlar en ok meslek olarak yaplan byye
bavuruyorlar ve cretini dyorlar. nemsiz insanlar bycye
bavurduu zaman, byc haksz ya da fantastik formllere
bavurmaktan iyice kanyor. ok varlkl ya da nemli bir yer
tutanlar iin yasal olmayan eyler yapmaya drstlk ve tze
izin verebilir. Gerekten haksz bir ey yapldnda ya da yasal
olmayan bir eyin cezalanmas sz konusu olduunda, kamunun
basks altnda byc her zaman hakl bir davadan yana mca
dele etmeye hazrdr, buna karlk da tam dln alr. Bir b
ycnn kendisine kar altn renen hedef bir insan,
ou zaman geri adm atar ya da gerei gibi bir ceza der ya da
eite bir anlamaya hazr olduunu gsterir. Bylece genelde
karaby, kabile yasasnn buyruklarnn baarsna yardmc
olarak, iddete bavurmay engelleyerek ve dengeyi yeniden
kurarak gerek yasal g gibi etkili olur.
Karabyyle len birinin lm nedenlerini aratrmaktan
ibaret olan tre, bunun yasal ynn iyice gsteriyor. Burada sz
62
konusu olan, gmlen kadavrann tad kimi izleri ya da be
lirtileri elden geldiince doru yorumlamaktr, ilk gmlme t
reninden on iki ya da yirmi drt saat sonra ve bunu izleyen ilk
gnein batnda, kadavra topraktan karlyor, ykanyor, ya
srlyor ve inceleniyor. Yeni yneticiler bu deti yasaklam
lar, nk beyaz insan bunu "irendirici bulmu" ama buna ka
rmak iin hibir neden olmad gibi gereksinim de yok. Bu
nunla birlikte, bu det daha ierdeki kylerde her zaman bir bo
inan gibi uygulanyor. lnn byle topraktan karlmasna
birok kez tank oldum ve gne batmadan nceye rastlad
iin de fotoraflarn ekebildim. ok dramatik bir ilem bu.
Gmtn evresini bir kalabalk iyice saryor; bu ite grev
alanlarn birka ac lklar atarak hzla topra kaldryor,
dierleriyle mulubvausi'ye (l yiyen ve insanlar ldren uan
bycler) kar dualar okuyorlar, zencefil iniyorlar ve orada
bulunan insanlarn zerine tkryorlar. ly saran hasra
yaklarken, szlanmalar ve arklar daha da ykseliyor ve so
nunda lnn bedeni, lk patlamas iinde ortaya karlyor.
ly daha yakndan grmek iin, kalabalk gmte doru
yryor; nde bulunanlara iinde hindistancevizi kayma bulu
nan aa kaplar veriliyor ve bununla l ykanyor. lnn ta
klan karlyor, hemen ykanyor, yeniden sarlyor ve gm
lyor. Bunlar yaplrken, bedenin tad izler kaydediliyor. Bu
izler hi de inandrc olmuyor ve bunlarn nitelii ile ilgili ola
rak ou zaman ayn grler ileri srlyor. Kimi durumlarda
bunlann varl kuku gtryor.
Bununla birlikte, yle izler var ki, hibir kuku gtrmyor
ve gmlenin bir alkanln, bir eilimini ya da zel bir nite
liini ortaya kanyor; bunun nedeni de birisinin dmanln
kazanm olmas ve dmann da onu ldrtmek iin bir by
cye bu grevi vermesi. Eer lnn bedeni, zellikle omuzla-
nnda kimali'ye benzer syrklar ya da erotik trnak izleri ta
yorsa, bu izler cinsel okama belirtileridir ve evlilik d ilikil er
63
kurduu, efin ya da baka gl kiilerin kanlarnn yannda
ok baarl olduu ya da son olarak bir bycnn baarsn
kazand anlamna gelir. Bu tr grlen sk sk lm nedeni,
baka belirtiler de verebilir: lnn bacaklan birbirinden ayrl
mtr ya da arzu edilen bir kimseyi gizli bir bulumaya ar
mak iin ses veren az kvrlmtr. Ya da lnn bedenini bit
ler taramtr; karlkl bit temizleme, iki n birbirlerine
olan sevgisini davurur.
Kimi kez, lmeden nce kimi belirtiler grlr: Falan gn
birisinin lrken iaretler yapyormu gibi kolunu sallad g
rlmtr ve ite size, yerden kanlan lnn omuzlannda da
kimal izleri vardr. Baka bir gn lmekte olan birisinin lk
att duyulmutu ve ite yerden karlan lnn stn bitlerin
kaplad grld. Bu adamn yaarken, Kirivvina'nn eski ef
lerinden Numakalann birok kansna kendi bitlerini temizletti
i herkese bilmiyormu; buna gre yksekten gelen bir buy
rukla ldrld aktr.
Mcevhere, dans taklanna ya da lnn yzn ssleme
alkanln varsaymaya izin veren ya da lnn ellerini, kayde-
bu (dans kalkan) ve bisila (palmiye benzeri bir ss bitkisinin
yapraklanndan yaplm demet) sallayan dans ustas gibi titredi
ini gsteren belirtiler varsa, lnn kendi kiisel gzelliinin ya
da kadnlann gnln elmede baanl olduunun sonucuna va-
nlyor; buna, Don Juan bycln kurban olmutur, deniyor.
lnn zerinde krmz, kara ya da beyaz lekeler varsa, bir
evin ya da soylu bir kimsenin kilerinin plann anmsatan de
senler varsa, ya da bir patates evinin kirilerini andran ikin
likler varsa, bu demektir ki, len kimse kendi kulbesini ya da
patates koyduu evi sslemek iin ok tutkulu davranm ve bu
da efin dmanln ekmitir.
Taro biiminde lnn bedeninde bulunan ikinlikler, onun
yaarken bu sebzeyi ok sevdiini, ok gzel bir taro bahesine
64
sahip olduunu ve kendi rnlerinden efe yeterince bir pay
vermediini gsterir. Muz, hindistancevizi, kam ekeri lnn
bedeni zerinde mutatis mutandis (gereken deiiklik yaplarak)
ayn etkileri yaparken, betel cevizi lnn azn krmzya bo
yar. lnn dudaklarnda kpk bulunuyor mu? yleyse l
aznn tadn biliyordu, boazna dknd. Bzlm gevek
bir deri, lnn saken ok domuz eti yedii ya da hakk olma
dan domuz yetitirdii anlamna gelir; oysa domuz yetitirmek
yalnz efin tekelindedir ve bu ii nemsiz kimselere verir.
Ayrca ef, trenlere gerei gibi uymayan ya da nnde
eilmeyen bir insana da dmanlk besler; gmtnde ikiye
katlanarak bulunan byle insan says az deildir. lnn bu-
rundeliklerinden akan irinler, post-mortem (lm sonras) kodu
na gre yine, deerli deniz kabuklan kolyesi anlamna gelir; de
mek ki l kula ticaretinde ok baarlym. lnn kollarnda
ikinlik varsa, yine ayn eydir, yalnz buradaki ikinlikler
kolye anlamna deil, deniz kabuundan yaplm bilezik anla
mna gelir. Son olarak, bir adam kendisi byc olduu iin l
drlmtr, nk olaan bir ruhsal varlk (baloma) retmenin
tesinde, maddi bir ruh da (kousi) retmitir; bu kincisi bir g-
mtn evresinde dner ve her trl dolap evirir. Yine ou
zaman bir bycnn bedeni kollan bacaklar ayrlm ve sakat
braklm bir durumda bir gmtte bulunabilir.
Ben bu listeyi yerlilerle somut olaylar zerine tartarak ve
gerekten kaydedilmi tanlar not alarak elde ettim. Bununla
birlikte, birok durumda hibir belirtinin saptanmadn ya da
ortaya kanldna inanlan eylerin anlam konusunda bir
uyum salanmadn sylemek nemlidir. Hasta bir insann her
zaman kuku iinde olduunu sylemeye gerek yoktur; bu has
taln hangi bycden geldiini, byc bunu kimin adna ve
hangi nedenlerle yaptn bile bilmek ister. yle ki, "ortaya
karlan" bir iz, daha nce bilinenlerin sonradan dorulanmasnn
tm niteliklerini tar. Daha nce verdiimiz ve "lmn ne
65
denlerini" ieren, kolayca bulunan ve zgrce tartlan liste,
bylece zel bir anlam kazanr: Hangi yanlglarn onur krc ve
knanabilir saylmadn, hangilerinin yaayanlara ok fazla
yk getirmediini bize gsteriyor. Gerekte, cinsel baarlar,
gzellik, dans sanatnda beceri, zenginlik ak, zenginliin ser
gilenmesinde yetersiz kalan titizlik ve bu dnyann malna yer
sizce sevinme, tehlikeli de olsa, imrenilir yanlglar ve gnah
lardr, nk her ey bir zafer ayasnn sulu kld kim varsa,
onlar evreleyen glerin kskanln uyandrr. te yandan,
bu yanlglarn ou, blge efinin ar tahrikine yol at ve
bir cezayla karland iin, yaayanlar, zahmetli bir alma
greviyle ykmldrler.
Bununla birlikte, gerekten nemli nokta, yerlilerin bu tan
lan aramak iin gsterdikleri zende ve tm insanlar asndan
olumsuz davranlannm tankln yorumlamalannda yatar;
nk tm bu insanlann talihi, nitelikleri, kiisel baarlar ya
da erdemleri, onlann toplumsal durumlanyla ilgili deildir; top
lum iindeki yerleriyle ve ellerinde bulundurduklan gle hak
llk kazanmaz. Bunlar cezalandrlabilir anlklardr; herkesi
kendi sradan durumunda tutmak ve kendilerine gelenein iz
dii durumu gemeyi engellemek, efin kendisine den bir
grevdir. Ama ef bu konularda dorudan bir fiziki iddet kul
lanamaz, zellikle sua kar yalnzca basit kukular olduunda,
ya da kukuya izin verilen bir eilim ortaya ktnda. Byle
durumlarda efin elinde bulunan yasal olanaklar, byye ba
vurmaktan ibarettir, aynca bu hizmeti kendi cebinden demesi
gerekir.
Beyazlann "dzeni" araya girmeden nce ef, ne zaman t
renlerde dorudan bir iddet ortaya ksa ya da kendi kanlann-
dan birisiyle birisini sust yakalasa, ya da zel malna zarar
verilse, ya da kiisel olarak aalansa, iddet kullanmak ve
cezalandrmak hakkna sahipmi. Eer bir kimse efin ban
geecek ekilde nde durma cretini gsterirse ya da boynunun
66
ve omuzlarnn tabu blmlerine dokunursa, onun nnde ak
sak eyler sylerse, resmiyete ters den ciddi bir saygszlk
yaparsa (rnein efin kz kardeine cinsel antrmada bulu
nursa), efin silahl adamlar hemen onun vcuduna i batra-
bilirmi. Btn bunlar Kiriwina'nn byk efi iin zellikle
geerliymi. Bir efi rastlant sonucu kmseyen insanlarn
yaam boyu kamak zorunda kaldklar biliniyor. Son zaman
larda, sava srasnda, kart kampta bulunan bir efe sven bir
adamn durumu anlatlyor. Bar yapldktan sonra bu adam
ldrlyor, lmnde herkesin bir aalamann hakl pay ol
duunu biliyor ve kimse almaya kalkmyor.
Bunlar arasnda ounlukta olmasa bile, birok durumda ka-
rabynn efin kendi ayrcalklarn nde tutmak iin elinde
tuttuu bir silah olduunu dnyorlar. Karabynn sk sk
irkin basklarn uygulanmasna ve hakszlk bakaldrsna yol
amaya dein varan ktye kullanldn sylemeye gerek yok
(birka somut rnek verebileceim). Byclk her zaman ser
vete, gce ve etkiye sahip olanlarn yannda olsa da, yine edinil
mi haklarn bir dayana olarak kalyor, dier bir deyile, eni
sonu yasann ve dzenin destei oluyor. Her zaman koruyucu bir
gc temsil ediyor ve cezann yararl korkusunun gerekten
balca kaynan ve iyi dzenlenmi bir toplumda kanlmaz
olan emein balca aracn oluturuyor. Din yayclar, tarm
clar, resmi grevlilerin tam bir dmanlkla byclerin pele
rine dmeleri, ilkel insanlarn yaamnda Avrupahlar'n araya
girmelerinin en kt rneini veriyor.1
Bizim ahlakmzn, yasalarmzn ve trelerimizin kabaca,
rastgele ve bilime aykn bir ekilde yerlilerin toplumuna, onlarn
yasalarnn ortadan kalkmasna, nerdeyse yasal olan dzenee ve
bu toplumlarda var olan g aralarna uygulanmas, anariye ve
ahlaksal krelmeye yol ayor; kltr ve soyu zayflatyor.
1 Bir byctt her zaman bir tutucudur, kabilenin eski dzeninin, eski inanla-
nnm ve yerleik glerin bir savunucusudur. Onun dnya grnn bu-
luulann ve ykclann da destekler.
67
Ve son olarak byclk, ne yalnzca adalet ynetiminin bir
yntemi, ne de ceza srecinin bir biimidir. Ayn zamanda her
ikisi de, her ne kadar zayf bir insana hakszlk etmek iin ya da
daha gl bir insann karma ou zaman kullanlm olsa da,
dorudan doruya yasaya kar hi uygulanmyor. Ama nasl
ilerse ilesin, stat quoyu korumak, geleneksel eitsizlii sr
drmek ve yeni eitsizliklerin oluumunu engellemek iin bir
vasta, ilkel bir toplumda tutuculuk en nemli eyi oluturdu
una gre, byclk, eni sonu ilkel toplum iin byk bir de
ere sahip iyiliki bir etken saylabilir.
Bu dnler, bycln neredeyse yasal olan uygula
masyla, yine neredeyse su olan uygulamas arasna bir snr
izmenin ne denli g olduunu aka gsteriyor, ilkel toplum-
larda yasann "sua ilikin" yn, "sivil" grnmne gre ok
daha belirsizdir. Bizim kavradmz biimiyle "adalet" kavram
onlara pek uygulanamaz ve karm bir kabilenin yeniden
dengesini kurma yollan yava iler, ileyii gtr.
Bycln incelenmesinden karak Trobriyandllann ce
za bilimi konusunda bir gr edindikten sonra, imdi de inti
hara geelim, intihar salt bir hukuksal kurum olmamakla birlikte,
ok ak yasal bir grnm sunuyor. Intihann iki ciddi yntemi
vardr: Birincisi kendini bir palmiye aacnn tepesinden yere
atmaktr, kincisi d kesesinden elde edilen zehiri imektir. Daha
az kesin olan bir yntemse, balklan bunaltmak iin kullanlan
bitkisel bir zehiri (tuva) imektir. Tuva imi olana yksek dozda
kusturucu vermek, Onun yaama yeniden dnmesine yetiyor Bu
zehir ayrca sevgililer arasndaki kavgada, evlilikte ya da benzeri
baka anlamazlklarda nemli bir rol oynuyor; ben bu adalarda
kalrken, byle olaylar ok oldu ve lmle sonulanmad.
Intihann lmcl iki biimi de, kurtulu yolu olmayan du
rumlardan kamak iin kullanlyor. Bu intiharlar, karmak bir
psikolojik duruma dayanyor: Kendini cezalandrma, alma ve
68
yeniden onur kazanma, ahlaksal bir acdan kama. Ksaca anla
tacamz birka somut durum, intihar psikolojisi zerine bir
kan verecektir.
Bomavvaku adl bu gen kzn durumu, daha nce anlattmz
Kima'ininkine benziyor. Bu gen kz, kendi resmi ve kabul edile
bilir hayranna aldr etmeksizin, kendi kabilesi iinde bir gen
adamla ak ilikilerine giriyor. Bu gen kz kendi bukumatu-
/a'snda (evli olmayanlar iin ayn ev) oturuyor ve orada yasal ol
mayan sevgililerini kabul ediyor. (Bu evi kendisine babas yap
yor). Resmi hayran bunu reniyor ve onu herkesin nnde aa
lyor. Bunun zerine gen kz, bayram giysilerini giyiyor, tak-
lann takyor, bir palmiye aacna trmanyor ve keskin bir lk
attktan sonra, kendini yere frlatyor. Eski bir yk bu ama gz
leriyle grenler bana bunu anlattlar ve bu olayn, Kima'i olayn
dan hemen sonra meydana geldiini anmsyorlar. Bu gen kz,
kendi tutkulanyla iine dt geleneksel yasaklann dayanlmaz
kmazndan kurtulmann bir yolunu aramt. Ama kendi canna
kymasnn dorudan ve gerek nedeni urad hakaret olmutu.
Bu hakaret olmasayd, akla tabu arasndaki daha derin ama daha
az ie ileyen atma, onu byle bir umutsuz duruma itmezdi.
Mwakenuva, toplumda nemli bir yere sahip, gl bir b
ycl elinde tutan esiz bir adamdr; n iki kuak ncesin
den gnmze dein ulamtr ve kanlarndan Isowa'iye ok
baldr. Bununla birlikte onunla sk sk tartr ve bir gn bu
tartmalardan en iddetlisinin olduu bir anda, karsna ho
grlmeyecek hakaretlerden birisini (kwoy lumuta) yapar.1Iso-
wa'i, geleneksel onur kavramna gre hareket eder ve kendini bir
palmiye aacndan atarak canna kyar. Hemen ertesi gn Isowa'i
iin yaplan atlar giderek artarken, bu kez Mwakenuva da
kendi canna kyar; ikisine birden alamak iin ller yan yana
1 Hakaretler ve ak sak diyemlerle ilgili olarak betimlemeleri ve analizle
ri lkel Toplumlarda Cinsellik ve Bask adl yaptmzda bulabileceksiniz.
69
konulur. Bu durumda, yasal bir durumdan ok, tutkuya ilikin bir
durumla kar karyayz. Ama bu olay geleneksel onur duygu
sunun tm arlklara, lmllktan ve dinginlikten sapmaya ne
denli duyarl olduunu iyice gsteriyor. Yine bu olay, yaaya
kalan bir insann, kendi kendine lm cezas veren baka bir
insann yazgsyla nasl cezalanacan gsteriyor.
Buna benzer baka bir olay da geenlerde oldu: Bir koca,
kendi eini evlilik d iliki kurmakla sulad; kadn bir pal
miye aacndan atlayarak kendi canna kyd, sonra kocas da
onu izledi. Daha yeni baka bir olay da var: Isakapu adl kadn,
kocasnn kendisini evlilik d iliki kurmakla knamasndan
sonra zehir imiti. Kouta'uya adl efin elerinden Bogonela,
efin yokluunda kt iler yapmakla baka bir kadn tarafn
dan sulannca, hemen kendi canna kymt. Birka yl nce
Sniketa'dan bir adam, karsnn kendisini evlilik d ilikiler
kurmakla ve baka sular ilemekle rahatsz etmesi zerine, ze
hir ierek kendi canna kymt.
Kiriwinanm eski eflerinden birisinin ei olan Bolubese,
kocasn terk etmi ve gidip kendi kyne snmt. Ailesi
(days ve kardeleri) onu kendi kyne zorla yollamakla tehdit
edince, palmiye aacna trmanarak intihar etmiti. Kocayla ka
dn, kadnla sevgililer ya da aile bireyleri arasnda var olabilecek
gerilimi gsteren benzeri birok olaya tank oldum.
ntihar psikolojisinde iki nedeni ortaya kartmak nemlidir:
Bir yandan, burada sz konusu olan bir gnahn, bir suun ya da
bir tutkunun cezasnm ekilmesidir; bunun nedeni egzogami ya
sasnn inenmesi, evlilik d iliki kurma, haksz yere svp
sayma ya da grevlerden kama giriimi olabilir. te yandan, bu
yasa inemenin ortaya karlmasna kar bir protesto, sulu
yu herkesin nnde aalama ve onu dayanlmaz bir duruma itme
sz konusu olabilir. Kimi durumlarda, bu nedenlerden birisi te
kine gre daha ar basabilir ama genel olarak eit oranda birbirine
70
baldrlar. Herkesin nnde sulanan kii, tm sonularyla bir
likte kendi suunun sorumluluunu ykleniyor ve kendisine kt
davranldn aklayarak, ailesi ya da dostlan sz konusu olduu
zaman, kendisini bu en nemli karan almaya ittiklerini syleyerek
kendi kendini cezalandnyor. Yok eer bu karan almasna kendi
sini itenler dmanlanysa, ailesiyle dayanma duygusuna sesle
niyor ve alnmasn (lugwa) istiyor.
ntihar elbette adalet ynetiminin bir vastas deil ama bir
kimse ister sulu olsun, ister susuz, sulanan ve madur olan
kimseye bir k yolu, onurunu yeniden kazanma olana sunu
yor. ntihar kavram, yerlilerin psikolojisinde nemli bir rol oynu
yor ve onlan bakalannm duygulann yaralayabilecek ar dil
kullanmaktan, davrantan tm tresel ve geleneksel sapmalardan
kanmaya tevik ediyor. ntihar da byclk gibi yerlilerin ya
say titizce gzlemelerine, an ve yadrganr davranlar iin
arptmalann nlemeye katkda bulunuyor. Her ikisi de tutucu bir
ynde hareket ediyor, yasaya ve dzene gl destek salyor.
Bu ve bundan nceki blmde anlattmz sua ve cezaya
ilikin olgulardan ne sonular karacaz? Sular cezalandran
ilkelerin ok belirsiz olduklarn, dllendirici yntemlerin de
iken olduklann, bunlann kararl ve deimez sistemli kurum
larca deil de, rastlantyla ve kiisel tutkularla ynetildiklerini
grdk. Gerekte, en nemli yntemler, hibir yasal nitelie sa
hip olmayan kurumlann, trelerin ve dzenlemelerin ikincil bir
rndr. Bu kurumlar ve detler, balca ilevleri konusunda
gelenein buynklann srdrmek ve kabul ettirmek iin ok
yetersizce katkda bulunduklan zaman, yasal bir nitelie sahip
olmaktan uzaktrlar. Bir koda ve sabit bir ynteme uygun olarak
"adalet ynetiminin" bir yntemi gibi dnlebilecek hibir
dzenleme, hibir det bulamadk. Bizim daha ok saptayabil
diimiz eyler, tm yasal etkin kurululann, toplumsal yaamn
dengesini yeniden kurmak ve bireylere basklara ve hakszlklara
kar kendi kar klarn salamak iin, dayanlmaz eyleri
71
ksa kesmelerine olanak vermekti. Bu ilkel toplumda suu ok
belirsizce tanmlayabiliyoruz: Su, kimi kez bir tutkunun patla
masnda, kimi kez kesin bir tabunun inenmesinde, kimi kez
insanlara ya da mala kar (ldrme, hrszlk, saldr) saldrda,
ok lsz bir zenite ya da gelenein yerinde bulmad,
efin ya da baka soylu insanlarn ayrcalklaryla atma ya
ratabilecek varlk birikiminde yatyor. En kesin yasaklarn bile
esnek olduklarn grdk, nk bu yasaklarn inenmesini
saptrmaya ya da sonularndan kamaya izin veren yntemsel
sistemler var.
imdi de yasann, aka yasal olmayan bir edimle inen
mesi yerine, nerdeyse yasann kendisi kadar buyurucu olan ya
sallam detlere arpt durumlar inceleyeceim.
eitli Yasa Sistemleri Arasnda atma
lkel tze, tutarl bir sistem iinde gelimi bir ilkeye dayal
ve ok iyi bir araya gelmi trde kurallan temsil etmiyor.
Trobriyand Adalan'ndaki yasal yaamn davurumunu daha
nce incelediklerimize dayanarak biliyoruz. Bu ilkel toplulukta
yasama, birbirinden az ok bamsz ve birbirine az ok uyum
salam birka sistemden oluuyor. Bu sistemlerden her biri (ana
hukuku, baba hukuku, evlilik yasalan, bir efin ayncalklan ve
devleri vd.) snrlan iyice belirtilmi alanlara uygulanyor ama
kimi kez yasal snrlan da aabilir. Bunun sonucu olarak kimi kez
dengenin bozulduu oluyor ve ciddi durumlarda gerek bir patla
maya yol ayor. Yasamann eitli ilkeleri arasnda ak ya da
kapal atmalann dzeneini inceleme bizim iin ok retici
ve bir kabilenin toplumsal yapsnn gerek niteliini ortaya koy
maya uygun dyor. Ortaya kabilecek kimi olaylan betimle
mekle balayacam, sonra bunlann analizine girieceim.
Yasamann temel ilkesi olan ana hukukuyla, en gl duy
gulardan birisi olan baba ak arasnda atma karan bir olay
72
nce betimleyeceim, nk babaya duyulan ak, evresinde,
trenin ho grd ama gerekte yasaya kar olan birok deti
iinde tanyor.
Ana hukukuyla baba sevgisi kendi anlatmn en ak bir bi
imde bir adamla onun kz kardeinin olu ve kendi z oluyla
ilikilerinde bulur. Ana soyundan erkek yeeni, onun en yakn
akrabasdr ve tm saygnlnn, tm ykmllklerinin yasal
mirassdr. Buna karlk kendi z ocuunu akrabas olarak
saymaz. Baba ile oul arasnda yasal iliki yoktur, birini tekine
ilikilendirilen tek ba babann, oulun annesiyle evliliinden
sonulanan toplumsal badr.1
Bununla birlikte, gnlk yaamn gerei iinde baba kendi
oluna yeeninden ok daha fazla ballk gsterir. Babadan
oula doru her zaman dostluk ve kiisel sevecenlik ilikileri
gzlenir. Amca ynnden erkek yeenle ise, tersine, rekabet ve
kukulu davran yznden iyi bir dayanma kurulamaz; her
zaman amcann yerini kimin alaca sorunu ar basar.
Demek ki ana hukukunun gl sistemi iinde duygunun ok
zayf bir pay vardr; oysa ok az nem tayan baba sevgisi,
gl bir kiisel sevgiye dayanr. nemli bir gce sahip bir ef
sz konusu olduunda, kiisel etki, yasann kullanlmasn den
gelemeyi baaryor; bu da oulun durumunu, yeeninki kadar
etkili yapabiliyor.
Byk efin oturduu Omarakana Ky'nde ortaya kan
durum da byleydi; efin erki tm blgede geerliydi, etkinlii
birok adada kendini gsteriyordu ve Yeni Gine'nin tm dou
kylarnda ad biliniyordu. Oullaryla yeenleri arasnda s
rekli bir atmann varln renmekte gecikmedim; efin
olu Namwana ile yeeni Mitakata arasnda keskin bir biim
alan srekli kavga, onlar boaz boaza getiriyordu; ikinci daha
yal olduu iin ne gemek istiyordu.
1 The Father in Primitive Psychology, 1926.
73
Blge hkmetinin grevlisi nnde bir duruma yaplrken
efin olunun yeenine kfr etmesi, son patlay olmutu; bu
duruma, Mitakata'nn bir ay hapis cezas yemesine yol at.
Bu ceza yeme haberi kye ulat zaman Namwana'nn
yandalan ok sevindiler ama ok gemeden sevincin yerini
panik ald, nk ilerin sarpa saracan anladlar. ef, olunu
bekleyen yazg konusunda kt duygularla dolu olarak kendi
kiisel kulbesine ekildi; nk olu kt davranta bulun
makla, kabilenin yasasn inemekle, kabilenin duygusunu in
citmekle knanyordu. efin olas ardl saylan gen tutuklunun
ailesi, ilerine bastrdklar bir fkeyle kaynyorlard. Akam
olduunda, bunalm olan ky halk, yemek iin kulbelerine
ekildi. Ky meydannda hi kimse kalmamt. Namwana g
rnmyordu. Touluwa'nn efi kendi kulbesine kapanmt, e
lerinin ou ve aileleri de grnmekten kayorlard. Birden bire
ykselen bir bart, kyn sessizliini bozdu. Bu, miras ol
duu varsaylan Bagido'nun sesiydi, kulbesinin nnde duru
yordu; ailesine hakaret edenlere sesleniyordu:
"Namwana Guyau, kankln nedeni sensin. Omarakana'nn
Tabalou'lan bizler, burada kalmana, aramzda yaamana izin
verdik. Omarakana'da bol bol yiyecek buldun, bizim nimetimizi
yiyordun, bize getirilen domuzdan ve balklardan payn aldn.
Kaykla dolayordun. Bizim topramz zerinde bir kulbe
yaptn. Ve imdi bize ktlk ediyorsun. Yalan eyler anlattn.
Artk burada kalman istemiyoruz. Buras bizim kymz. Bir
yabancsn burada. ek git! Seni kovuyoruz! Seni Omaraka-
na'dan kovuyoruz!"
Bu szler gl ve kulak zann yrtc bir sesle sylendi; he
yecandan sesi titriyordu, her tmceden sonra bir mola veriyordu
ve Namwana Guyau'nun oturup karanlk dncelere dald
kulbeye doru bir ok gibi havay yanp uuyordu.
Bagidou'dan sonra Mitakata'nn en gen olan kz kardei ye
rinden kalkt ve konutu. Ondan sonra, ana tarafndan bir yeeni,
74
aa yukar ayn szleri kzgnlkla syledi ve bir kimseyi
kovmak iin kullanlan yoba forml zerinde srarla durdu.
Kyde hibir ey kprdamyordu. Bunun zerine Namwana sa
bah beklemeden bir daha dnmemek zere ky terk etti. An
nesinin gelmi olduu kendi kyne gitti. Annesi ve kz kar
deleri, sanki bir lye alyorlarm gibi haftalar boyu insann
iini paralarcasma aladlar.
efin kendisi gn boyunca kulbesinde kald. Dan k
tnda sanki yalanmt ve acdan kmt. Hi kuku yok
tm ilgisi ve tm sevgisi gzde olu iindi. Ama ondan yana ar
tk bir ey yapamazd. Ailesi kendi hukuklarna, kabile yasasna
gre hareket etmiti, bunlar yadsyamazd. Ne olursa olsun,
srgn buyruunu deitirebilecek bir erk yoktu. Bukula ve ka-
yabaim bir kez sylendi mi, buna konu olan kimse gitmek zo
rundayd. Bu szleri bir kyn yerlisi orada oturan bir yabancya
kar syledii zaman, zorunlu bir gce ve nerdeyse ayin niteli
inde bir erke sahipti ama ciddi bir niyetle pek seyrek sylenirdi.
Szlerinde korkun hakaret olan bir kimse, eer her eye karn
orada kalrsa, her zaman klr. Gerekte, ritlerin gerekliini
yerine getirmeyen bir Trobriyandl, hemen yiyecek alamaz.
efin kendi ailesine kar dmanca duygulan derinleti ve
kalc oldu. lk balarda onlarla konumak bile istemiyordu. Bir
yl boyunca ya da daha fazla, ilerinden hibirisi, byle bir ayn-
cala sahip olmakla birlikte, deniz seferine katlmay ondan is-
teyemedi. 1917'de, iki yl sonra Trobriyand Adalan'na dnd
m zaman, Namwana yine kendi babasnn akrabalarndan
uzak hep teki kyde oturuyordu; geri babasna yardm etmek
iin sk sk Omarakana Ky'ne geliyordu, zellikle Touluwa
olmad zamanlarda. Bu kovulma olayndan bir yl sonra annesi
lmt: "Alyordu, alyordu, yemek yemeyi reddediyordu ve
ld" diye anlatyordu yerliler. Bu iki nemli dman arasndaki
ilikiler tmyle kopmutu, tutuklu kalan gen ef Mitakata,
Namwana ile ayn alt klandan olan eini boamt. Bu olay, Ki-
rivvina'nn toplumsal yaamnda derin bir kopuklua yol at.
75
Benim Trobriyand Adalarnda tank olduum en dramatik
olay buydu. Bunu uzun uzun anlattm, nk ana hukukunun,
kabile yasa gcnn ve onunla kart olarak davuran tutkula
rn ok gzel bir betimlemesini veriyordu.
Her ne kadar olaanst dramatik ve srekleyici olsa da, yine
de bu durum bir anomali deil. Her kyde nemli bir yere sahip
olan bir ef, sz geer bir soylu ya da gl bir byc, var;
erkek ocuklar kaynlyorlar ve eer tam tzel adan baklacak
olursa, kendilerine ait olmayan ayrcalklara sahipler. ou za
man, zellikle de oullar ve yeenler lml insanlar olduklarnda
her ey atmaya yol amadan yryor. Kasanai'de en yksek
ef Mtabalunun olu Kayla'i len babasnn kynde yayor,
ortaklaa yaplan byde en byk pay yerine getiriyor ve ba
basnn yerini alanla ok iyi ilikiler kuruyor. Sinaketa'nn ka
labalk kynde birok yksek dzeyde ef oturuyor, bunlarn
kimi oullan yasal ardllarla dostluk ilikileri kurarken, dierleri,
onlara kar gizlemedikleri dmanca tavr davuruyorlar.
Hkmet karakoluna yakn Katavaria Ky'nde, son efin
olu Dayboya, el altndan kurduu ilikilerle tm yasal efleri
ortadan kaldrd; gerekten de Avrupal yneticiler, baba so
yundan gelenlerin davalann her zaman destekliyorlar. Ama bi
zim burada ilgilendiimiz atmalar, daha eski dnemlere gre
daha keskin ve beyazlann yreklendirdikleri ataerkil ilke iinde
kendini daha ok gsteriyor ve mitolojik gelenekler kadar da es
kiye gidiyor. Kuhvannebu ad verilen elenceli yklerde, efin
olu latula guya'u figr, kendini beenmi, iddial bir kii
olarak her zaman ortaya kyor ve ou gereki akalara konu
oluyor. Ciddi mitlerde ktlk kii kimi kez sava bir kah
raman ama iki ilke arasndaki kartlk her zaman aka gr
lyor. Bununla birlikte, atmalarn eskiliini ve kltrn ne
mini en iyi kantlayan ey, bunlann ok sayda kurumla i ie
olmasdr adeta; ite imdi de bunlarla ilgileneceiz. Ana hu
kukuyla baba sevgisi arasndaki kartlk ayrca aa snflar
76
arasnda da var ve bu babann, kendi yeenlerinin aleyhine ola
rak kendi oullan iin ellerinden gelen her eyi yapmakla da-
vuruluyor. Dier toplumsal snflar iinde olduu gibi, bu snf
iinde de, babann lmnden sonra oul, babasnn salnda
yasal olarak ald tm miraslar geri vermek zorundadr. Bu
durum, iyi bir anlamayla sonulanncaya dein honutsuzluk
lara, atmalara ve dolambal yollara insanlar tahrik etmeden
olmuyor.
te bir kez daha ideal yasayla, onun gerekte uygulanmas
arasndaki ve aslna bal yorumuyla, her gn uygulanmas ara
sndaki kartlnn varl ile kar karyayz. Bu kartl
daha nce egzogami, kar-by sistemi, byclkle yasa ara
sndaki ilikiler konusunda saptamtk ve tm sivil yasa buy
ruklarnn esnekliini kavramtk. Ama bu kez, kabile yaa
mnn temelini oluturan elerin kendilerine kar klyor,
hatta bunlarla hi badamayacak bir eilimle hie saylyor.
Ana hukukunun, yasann en nemli ve en kavrayc ilkesi oldu
unu, tm kurumlarn ve trelerin buna dayandn biliyoruz.
Bu ilke gerei, akrabalk yalnz ana soyu saylyor ve tm top
lumsal ayrcalklar, anaerkil yolla aktarlyor. Buna gre, ba
bayla ocuklar arasnda salt fiziksel olan tm yasal deerleri
kabul etmiyor ve bu ba yoluyla gelen soy zincirini tanmyor.1
1 tikel insanlar babaln fizyolojisini bilmiyorlar ve lkel Psikolojide Baba,
adl yaptmda gsterdiim gibi, doumu doast nedenlerle aklyorlar.
Onlara gre babayla ocuklarn annesi arasnda fiziksel bir sreklilik yok.
Durum byle olmakla birlikte, baba doduu gnden itibaren ocuunu sevi
yor, en azndan Avrupal bir baba kadar. ocuklarn kendisinden olduunu
gsteren bir kaynak olmadna gre, bu eilim insan trne doutan gelmi
olmaldr. Yoksa bir adamn cinsel iliki kurduu, srekli yaad ve gebe
lii srasnda bakmn salad bir kadnn ocuklanna olan balln
baka trl aklamak olas deildir. Benim kanma gre, babaln bilin
medii toplumlarda "kann sesinin kendini duyurmas tek aklama yolu
olarak kalyor. Benzer durum, bir babann fizyolojik adan kendisine ait olan
ocuu sevdii kadar, kendisinden olmayan ocuu da ayn derecede sevdii
(ocuun kendisinden olmadn bilmedii srece) ataerkil toplumlarda da
vardr. Bu eilim, insan tr asndan ok yararldr.
77
Kendi ocuklarn sevmeyen pek az baba var ama yasa bu duy
guyu ok dar snrlar iinde tanyor: Koca, kendi einin ocuk
larna ergenlik yama dein vasilik yapma hakkna ve grevine
sahiptir. Evliliin kocann bulunduu yerde yapld bir uygar
lk iinde bir yasann yapabilecei tm ey bu kadar. Kk
ocuklar annelerinden ayr olarak yaayamadklar iin, anne de
ou zaman kendi ailesinden uzakta kocasyla birlikte oturmal
dr ve kadnla ocuklar bir erkek koruyucuya gereksinim duy
duklar iin de, bu grev de doal olarak kocaya dyor ve o da
kesin bir yasa gerei bu grevi yerine getiriyor. Ama ayn yasa,
ergenlik ya gelince erkek ocua (kzlara deil, onlar evlenin-
ceye dein baba evinde kalyorlar) baba evini terk etmeyi, anne
sinin topluluuna gidip yaamay ve daysnn koruyuculuu al
tna girmeyi buyuruyor. Dorusunu isterseniz, babann olduu
kadar olunun ve daynn da gnl buna raz olmuyor, yani bu ile
ilgili erkek de bunu benimsemiyor. Ayrca bu durum, baba
otoritesinin sresini uzatmak ve babayla oul arasnda ayr bir ba
yaratmak amacyla kimi detlerin konulmasna yol amtr. Yasa
erkek ocuun annesinin kynn vatanda olduu ve babasnn
kynde bir yabanc sayldn bildiriyor ama detler erkek o
cuun babasnn kynde kalmasna izin veriyor ve ona vatan
dalk hakk tanyor. Bununla birlikte, trenler, l gmme ya da
yas, bayramlar ve sava olduunda, her zaman daysnn yannda
oluyor. Bununla birlikte, gnlk almalarn ve grevlerin yerine
getirilmesinde, onda dokuzu babaya bal olacaktr.
Ergenlikten sonra, ou zaman da evlendikten sonra erkek
ocuun evinde kalmas, kimi kesin kurallara ve ak yntemlere
uygun koullara baldr. nce oulun evde kalmas iin ge
reke bulmak gerekir, rnein baba evine patates ulatrmak,
day adna ve onun ardl olarak grevleri yerine getirmek. Sz
konusu bir ef olduunda, kimi grevlerin ancak kendi olunca
yerine getirilebilecei kabul edilir; oul evlendii zaman, baba
snn evinin yannda ve onun topra zerinde bir ev yaplr.
78
Yaamak ve yemek iin, oul bir bahe amak ve dier ey
lerle uramak zorundadr. Baba kendi toprandan oluna bir
ka baleko (kk toprak paras), balk teknesinde yer verir,
balklk yapma hakkn alr (Trobriyand Adalan'nda avclk
nemli bir ura deildir), ona alet ve a salar, szn ksas,
balklk iin gerekli gereleri salar. ou zaman baba bu
nunla yetinmez: Oluna kimi ayrcalklar tanr, kimi armaanlar
verir, oul bunlar yasal miraslarna aktanncaya dein kesin
haklarla saklar. Gerekten de pokala denilen ey kendisine de
nerek, ondan byle armaanlar yasal miraslar istedikleri za
man, o da bu ayrcalklar ve armaanlar verir. Bu geri evril
meyecek bir karlkl uzlamadr. Ama o zaman, teki yann
(bu durumda en gen karde ya da yeen) tm aldklarn de
mesi gerekir: Toprak, by, kula haklan, aile taklan, danslarda
ve trenlerde "yetki"; btn bunlan satn almakla ve hak kendi
sine ait olmakla birlikte, gnn birinde soy yoluyla mirass ol
maldr. Geri yerleik det, hibir kar koyma olmadan baba
nn oluna istedii gibi eli ak davranmasna izin veriyor. G
rld gibi bu det kabul edilmitir, ama yasal deildir ve ya
sayla senli benli olmakla yetinmez: Zarara bir de hakaret ekle
yerek, zorbaya yasal mlkiyet zerinde nemli avantajlar salar.
Bu dzenlemelerden en nemlisi, geici bir baba soyunun,
adeta hileyle ana soyuna katlmas ve ana ya da babadan bir ye
enle evlenmesidir. Trobriyandllar bir erkek ocuun, babann
ablasnn kk yataki bir kzyla nianlanmasn isteyebilir
ler. Bu ekilde onun torunlan kendi akrabalan olacak ve bylece
erkek ocuk, efin saygn mirassnn kaynbiraderi saylacak
tr. Bylece ef, kaynbiraderinin evine yiyecek salamakla, her
ite ona yardmc olmakla, kendi kz kardeinin ailesini koru
may stne almakla zorunlu kalacaktr. Bylece olunun ken
disinin karlanna zarar vermesi kanlmaz olan bu adam, g
revini bir ayncalk gibi kabul ederek kendisi iin hazrlanm
olan bu duruma kar szlanmaktan uzak kalr. Yeenler arasn
79
da evlilik, bir insana kendi babasnn topluluu iinde yaam
boyu kalma hakkn gvence altna alr ve orada nerdeyse tm
vatandalk haklarndan yararlanr.
Demek ki, gelenein yasaklad ve topluluun tmyle do
al kabul ettii ok sayda yerleik det, baba sevgisinin duy
gusu evresinde kristallenir. Ama bu detler, yasann kesinliine
ters der ve annenin bulunduu yerde evlenme gibi olaand
ve normal olmayan davalara bavurmay ierir. Yasa adna kar
klar ve ak muhalefet ykselince, bundan vazgemek
gerekir. Babasnn yeeniyle evlenmi de olsa, oulun topluluu
terk etmek zorunda kald durumlar biliniyor. yle oluyor ki,
ou zaman yasal miraslar, amcalarnn yasal olmayan cmert
liine kar tavr alyorlar ve oula verilmek iin hazr bekleyen
eyleri, pokala araclyla satn alyorlar. Ama bu tr tm kar
klara ar durumlarda bavurulmu olunsa da, iktidardaki
adam kendini kmsenmi sayyor ve dmanlklara srt
melere yol ayor.
lkel Bir Kabile inde Toplumsal Birlik Etkenleri
Ana hukukuyla baba sevgisi arasndaki var olan srekliliin
kopuunu incelerken, biz tm dikkatimizi bir yandan bir adamla,
te yandan onun olu ve yeeni zerinde younlatrdk. Oysa
sorun ayn zamanda kabilenin birliidir, nk iktidardaki ada
mn oluturduu grupla (ef, soylu, kyn efi, byc), efin
olu, anasoyu kabilesinin gerek ekirdeini oluturur. Kabile
nin birlii, trdelii ve dayanmas, ekirdein ilevine ba
ldr; bu ekirdek dalrsa, olaan durumlarda bile, iki insan
arasnda gerilimler ve atmalar balar, kabilenin kendisi salam
bir birlik olmaktan kar. Bununla birlikte, "kabile dogmas" yada
doktor Lowie'nin terimlerini kullanacak olursak, "akrabalk dog
mas", tmyle temelden yoksun deildir. Her ne kadar kabilenin
ekirdeini oluturanlarda atlaklar ortaya karabildikse ve eg
80
zogami konusunda trde olmadn gsterdikse de, kabilenin
birliinin onaylanmasnda nelerin gerek olabileceini daha ya
kndan incelemek, belki de yararsz olmayacaktr.
Yine bu konuda hemen diyelim ki, antropoloji yerlilerle ilgili
retiyi olduu gibi ald ya da onlann yasal uydurmalarn ve
kabile yaamnn sosyolojik gereklerinin anlatm iin yalnzca
ideal olarak yasal olanlan almak yanl l na dt. Bu konuda
ilkel yasann tutumu mantksal ve ak. Ana hukukunu, akraba
ln tek ve biricik ilkesi kabul ederek ve bunu en sonuna dein
gtrerek yerliler insanlar iki snfa ayrdlar: Ana soyu ile
balandklar ve akraba (veyola) dedikleri, ana soyuyla balan
madklar ve yabanc (tomakawa) dedikleri. Bu reti, "snflan-
dnc akrabalk ilkesine" baldr ve terimler asndan nemli bir
rol oynar ama yasal ilikiler zerinde ok snrl bir etki gsterir.
Ayrca ana hukukuyla snflandrma ilkesini, tm insanlarn drt
kabileye ve onlann da kendilerine gre kimi alt-kabilelere bln
dn varsayan totemik sistemle btnlenir. Bir kadn ya da bir
erkek, ya da bir (kadn ya da erkek) Malasi, Lubuka vd. u ya da
bu bir alt kabileye aittir ve bu totemik kimlik, cinsiyet, derinin
rengi ya da bedenin yaps kadar sabittir. lmle birlikte ortadan
kalkmaz, nhun kendisi insanken neyse, yle kalr. "Ruh-ocuk"
olarak insann doumundan nce bile vardr ve bir kabilenin ve alt
kabilenin bir parasn oluturur. Bir kabilenin parasn (bireyini)
oluturmak, bu kabilenin dier yeleriyle ortak bir atas olmak
anlamna gelir. Buna gre akrabalk asndan birlik, yerel toplu
luk iinde vatandalk, topra sahiplenme haklan, ok sayda
ekonomik etkinliklerde ve tm trenlerde ibirliidir. Yasal olarak
bu bir kabileyi ve alt kabile iinde almada (lugwa) ortak so-
rumluluklan, egzogaminin gereklerini ve son olarak bakalannn
huzuru iin byk bir karn varsaymm kapsar; bir bireyin l
m asndan onun alt kabilesi ve belli bir lde kabilesi, yastan
dorudan doruya etkilenmi saylr ve tm gmme ayinleri, bu
geleneksel kavrama uygun olarak yerine getirilir. Bununla birlikte,
81
kabilenin ve daha nemli lde alt kabilenin birlii, totemik
gruplarn "ver vereyim" diye kendilerini trensel ve ekonomik
oyununa verdii bayramlardaki datmda daha gzle grlr bir
biimde kendini gsterir. Demek ki birok kar ve gerek etkin
likleri olduu gibi, yine birok alt kabilenin birliinin gerekle
mesi ve birok alt kabilenin bir kabile birlii kurmas iin bunlar
dan yana gerekli duygular hazrlanr. Bunlar ok sayda kurumla
ortaya kar ve mitolojide, szck haznesinde grld kadar,
gncel deyimlerde ve geleneksel zdeyimlerde de grlr.
Bununla birlikte, madalyonun bir de teki yz var; bunlarla
ilgili olarak yeterince rnek verdik ve sylemeye deer birka
ey yine var. Birincisi, akrabala, totemik blnmeye, mallarn
blnmesine, toplumsal grevlere vd. ilikin tm kavramlar, her
ne kadar "kabile dogmasn" deerlendirmeye ynelik olsa da,
tm duygular bu dogmayla uyum iinde olmaktan uzaktr.
Tutkunun, gururun ve vatanseverliin ittii insan, her zaman
politik ve trensel tm anlamazlklarnda ana ynnden ailesinin
yannda yer alma eilimindeyken, daha sevecen bir duyguyu, bir
ak dostluunu, duygusal bir ball, kendi eine, ocuklarna,
dostlarnn kabilesine yeledii durumlar olabiliyor, en azndan
yaamn olaan durumlarnda bunlar ortaya kabiliyor.
Dil asndan veyogu (akraba) terimi, souk bir duygu tonuna
sahiptir ve bir grevin tannmasn, bir gururun davurumunu
ierirken, lubaygu terimi (benim dostum, benim sevgilim) daha
scaktr, byk bir itenlii kapsar. lm sonras yaama, ak
ilikilerine, eler aras sevgiye ve dostlua ilikin (geleneksel
olmaktan ok kiisel) inanlarla totemik kimlik ayn ekilde
ruhlar dnyasnda varln srdrr.
Kabileye kar kesin grevler konusuna gelince, egzogami
rneinde bunlarn esnekliini ve bunlardan kamann, bunlar
inemenin olaslklarn ve tm kolaylklarn grmtk.
Ekonomik adan kabile ilikisi nedeniyle ortak ibirliinin,
82
babann oluna kar cmertlii ve onu kabilenin giriimlerinin
iine almas yznden iyice engellendiini grmtk.
alma (lugyva), ok seyrek olarak uygulanr: Lula'nn (ba
rn bedeli) denmesi, bir geleneksel dllendirme biimini
oluturur ya da daha ok, biraz zor bir grevden kamak iin
geleneksel bir olanaktr. Duygusal adan baba ya da dul kadn,
bir oulun ya da bir kocann ldrlmesinin cn almak iin
yasal ana babadan daha ok aba gsterir. Kabilenin ekonomik
bir birim gibi davrand tm durumlarda, rnein trenle yap
lan datmlarda, dier kabilelere gre daha trde grnyor.
Ama kabilenin iinde, kendisini oluturan alt kabilelerin birey
sellii ciddi ekilde gz nne alnd gibi, her alt kabilenin
iinde de, yelerinin ayn ayn bireysellii yine gz nne aln
yor. Bylece birlik, yalnzca kiisel karlar gz nne alan
derin bir aynmlamay tekelinde tutmuyor ve last but not least
(yine ayn derecede nemli) i ilikileriyle de ok uyumlu g
rnd gibi, kukulu bir anlayla, kskanliklarla ve ou za
man buna elik eden baya yntemlerle de uyumlu grnyor.
Alt kabile iinde ne kan kiisel ilikiler daha yakndan
incelendii zaman, birok durumda (rnein Omarakana'da gr
dmz gibi), daylarla yeenler arasnda ok gergin, hatta
aka dosta olmayan ilikilerin varln saptamakta gecikmi
yoruz. Buna karlk, kardeler arasnda ou zaman gerek bir
dostluk var: Mitakata ve kardeleri, Namwana ve kardeleri
buna tanklk ediyor. Ama te yandan, amansz kinlerin, iddet
eylemlerinin ve dmanlklarn varln efsaneler syledii gi
bi, gerek yaamda da bunlar gzlenebiliyor. Kabilenin ekir
deini oluturan bir grup karde arasnda lmcl bir uyu
mazln somut bir rneini vereceim.
O dnemde kamp kurduum yere yakn bir kyde karde
yayordu, en byklerinin gzleri grmyordu. Bu sakatl
ktye kullanan en gen karde, tembul cevizlerini henz ol
83
gunlamadan toplamay ve kr kardeini bundan yoksun brak
may alkanlk haline getirmiti. Yoksun brakldn anlayan
bu karde korkun bir fkeye kapld ve eline geirdii bir bal
tayla kardeinin evine girdi ve gzlerinin grmemesine karn,
yine de onu yaralamay baard. Yaral karde kat ve nc
kardein evine snd. Bu ortanca kardese, en kk kardee
yaplanlar grnce fkeye kapld ve eline geirdii bir mz
rakla kr kardeini ldrd. Trajedi ok baya bir ekilde so
nuland: yarglar caniye bir yllk bir hapis cezas verdi. Eski
den olsayd -bu konuda bana bilgi verenler gr birlii iinde
ler- intihar etmek zorunda kalrd.
Az nce anlattmz olayda, birbirinden ayn iki su edimini
bir arada buluyoruz: Hrszlk ve lm. Bununla ilgili olarak bi
raz konunun dna tamak yararsz olmayacaktr. Bu sulardan
hibirisi, yerlilerin yaamnda nemli bir rol oynamyor. alma
iki kavram altnda sralanyor: Kwapatu (toplamak, kaldrmak),
bu szck kiisel bir nesneyi, aygt ya da deerli nesneleri yasal
olmayan yolla sahiplenmeyi anlatyor; vayla'u, bu szck zel
olarak baheden ya da yiyecek deposundan sebze almaya uy
guland gibi, domuz ya da kmes hayvanlarn alp gtrmek
iin de kullanlyor. Kiisel bir eyay almak daha zararl sa
ylyor ama yiyecek maddelerinin alnmas, son derece k
msenecek bir ey. Bir Trobriyandl iin yiyecek ktl ek
mek ya da yiyecek dilenmek kadar daha mutsuz bir ey yoktur.
Bir kimsenin yiyecek alacak kadar kt duruma dmesi, en
kmsenecek bir durum olarak saylyor.
te yandan, deerli eyalar almak sz konusu olamyor,
nk hepsi de kiisel bir iaret tayor1ve dier kiisel nesne
lerse, sahiplerinin haklarna byk bir zarar vermiyor. Her iki du
rumda da, hrsz ancak utan iinde kalmay ve gln duruma
dmeyi baaryor; gerekte bana bildirilen tm hrszlk olayla-
8 Bizim u yaptmza baknz: Argonauts of the Westem Pacific.
84
nm yapanlar, ya aklca zayf olanlar, ya toplumun srtndan gei
nenler ya da kkler. Bir beyaz adam, ticarete ynelik bir eya
dan, rnein kullanmad ve bir agzl insan olarak kilit altnda
tuttuu konserveden ya da ttnden yoksun brakmak, yasann,
ahlakn ya da grg kurallarnn inenmesi gibi saylmyor.
Cinayet, son derece seyrek grlr bir olay. Dorusunu ister
seniz, yukarda anlattm olayn dnda, benim oturduum s
rada bir tek olay kt: Bycnn birisi, geceleyin gizlice kye
yaklarken, mzrakla vuruldu. Bu cinayeti, bu bycnn bir
kurban olan hasta bir adamn savunulmas olarak, onun silahl
adamlarndan birisi ilemiti; byle bir eyi beklerken gece n
bet tutuyordu.
Bana aynca evlilik d ilikide sust yakalananlar zerine,
nemli bir yerde bulunan kiilere hakaret yznden ya da kavga
d srasnda cinayetlerden sz ettiler; savalarda dzenli ola
rak ldrlenlerden sz etmiyorlard. Ne zaman birisi, baka bir
alt kabileden baka birisini ldrrse, kana kan yasas zorunlu
olarak uygulanyor. Kuramsal olarak burada salt bir zorunluluk var
ama uygulamaya gelince, ancak nemli bir adam ya da toplumda
iyi bir yere sahip bir insan ldrlrse, yasa geerli oluyor. Eer
kurban yapt hata yznden bu lme layk olmusa, o zaman
alma gereksiz grlyor. te yandan, buna katlan alt kabilenin
onuru sz konusuysa, o zaman "kan paras" (lula) denerek al
madan kama yolu alyor. Savatan sonra ban anlamalar
yaplrken bu dzenli ileyen bir kurumdu: Savalar ldrlen
ya da yaralanan her insan iin bir bedel demeyi kabul ediyordu.
Ama cinayette ya da bir insann lmnde bile, lula geri kalanlan
alma grevinden bak tutuyor.
Bu olay bizi kabilenin birlii sorununa gtryor. Yukarda
anlattmz tm olgular, kabilenin birliinin ne antropologla
rn uydurduu bir masal, ne ilkel tzenin tek ve biricik ilke, ne
de ortaya kard tm sorunlar ve glkleri zmeye izin
85
veren bir anahtar olduunu gsteriyor. Daha yakndan incelen
dii ve anlam kavranacak ekilde uyguland zaman, gerek
durum, gerek olduu kadar bir d grnn, ideal ile gerek
yaamdaki bunun nesnelletirilmesi arasndaki aklktan kay
naklanan atmalarn, insann kendiliinden davranma eili
miyle, kat yasann arasnda var olan uyumun yetersiz oluu
nun bir elikiler dokusu olarak kendini gsteriyor. Kabilenin
birliinin, tm dier karlara ve kabileyle dayanma bala
rna salt bir bamllk istemesi (bu istek kendini yerlilerin
retilerinde olduu kadar, tm mesleklerinde, ak kuralla
rnda ve davran rneklerinde de gsterir), yasal bir kurgudur
ve bu dayanma nerdeyse her zaman inenir ve pratik olarak
gncel yaamda grlmez. Buna karlk, kimi dnemlerde,
zellikle yerlilerin tren yapt gnlerde, kabilenin birlii her
eye egemen olur. Yasalann aka inenmesinde ya da ak
bir tahrikte birlik daha gl olarak kendini gsterir ve sradan
koullar iindeki tm bireysel dnceler ve zayflklar, her
yenin davrann nerdeyse tek bana belirler. Demek ki so
runun iki yn var, eer bu iki ynn karlkl etkileri gz
nne alnmazsa yerlilerin yaamnn en nemli olaylannn bir
blmn ve yine benzer ekilde onlarn kurumlarnn, tre
lerinin ve eilimlerinin bir blmn derinliine anlamak ola
nakszdr.
Antropolojinin niin sorununun grnmlerinden yalnz bi
risini ele aldn, niin yerlilerin tzesinin kat ama dzmece
retisini gerek eylerin tek davurumu gibi saydn aynca
anlamak zor deildir. Bu reti yerlilerin davrannn entelek
tel, ak ve son derece saymaca grnmn temsil ettii iin,
ak pozisyonlarda ve kesin yasal formllerde tek dile gelen de
budur. Eer bir yerliye u ya da bu durumda ne yaptn sorar
sanz, o size ne yapmas gerektiini sylemekle yetinecektir. O
size olas en iyi davran kuraln sergiler. Yerinde alan bir
antropologa bilgi verme roln stlendii zaman, yasann ideal
86
ayrntlarn ortaya koymak ona hibir eye mal olmaz. Kendi
duygularna, kendi eilimlerine ve kk kusurlarna, hogr
sne ve bakalarnn zayflklarna gelince, btn bunlar gerek
yaamdaki kendi davranna saklar. Bu durumda, kendi gerek
sinimlerinin gerisinde kalan yasaya uygun olarak hareket etme
diini, bakalarna olduu kadar, kendine de aka itiraf etmeyi
hibir zaman kabul etmez.
teki doal grnm, kaamaklar, uzlamalar, yasal olma
yan detler yalnz yerlilerin yaamn dorudan doruya incele
yen antropolojide ortaya kyor; yalnz yerlilerin dillerini ve
ak onaylarn anlamak iin deil, ayrca hibir zaman, ya da
nerdeyse hibir zaman dile getirmedikleri davranlarnn gizli
nedenlerini ve kendiliinden ortaya kan tepilerini anlamak iin
olgulan zenle kaydetmek ve "gerelerini" yeterince ili dl
yakalamak gerekiyor. Yalnz anlatlanlar kayda gemekle yeti
nen antropoloji, ilkel yasann teki yzn bilmekten yoksun
kalr. Bu teki yzn var olduunu ve itenlikle sergilenmedii,
szle dile getirilmedii ve aka formllendirilmedii, bir mu
halefet patlak vermedii srece hogrldn sylemek bir
abartma olmaz. Belki de biz hayvanca davranlarla tm detlerin
dndaki "zincirden boanm" vahinin "eski kuramn" ak
layan yerdeyiz, tikellerin davrannn tm karmaklnn ve
dzensizliinin bu yorumunu bize veren yazarlar, bu davrann
dar anlamdaki yasaya uygun olmaktan uzak kaldn biliyor
lard ama yerlilerin yasal retisinin yapsn bilmiyorlard.
Gnmzde yerinde alma yapanlar, yerlilerin kendilerine
verdii bilgilere gre bu retiyi yeniden oluturuyorlar ama
insan doasnn bu kuramsal program zorla benimsetmesinin
bilisiz glgesinde kalyorlar. Yine ilkel insandan yasalara uy
gunluun ve yasaya kendiliinden boyun emenin bir modelini
yapyorlar. Gereklik ancak bu iki yorumun bileimiyle elde
edilebilir ve bir kez elde edilince, Her ikisi de tek tek ele alnd
zaman, bunlarn son derece karmak eylerin sadeletirilmi
bir kurgusu olduu ortaya kar.
87
nsan kltrnn tm dier davurumu gibi, burada ilgi
lenmekte olduumuz konuda da bize mantksal bir doruluun
ve balantnn bir emas gibi deil, birbirine kart birok il
kenin bir karm gibi grnr. En nemli kartlk, anasoyu
ile babann ilgisi arasnda vardr. Sonra bir yandan, totemik
kabilenin dayanmasyla, te yandan aile balar ve bencil
tepiler arasndaki kartlk gelir. Toplumdaki yerin soysal ni
teliiyle, ya ekonomik baarda ya da by uygulamasyla elde
edilen baarlarla hakllk kazanan kiisel bilincin benimsetti
i savlar arasndaki atma da yine belli bir neme sahiptir.
Kiisel g arac olarak byclk de, zel olarak anmaya de
er, nk byc ou zaman efin korkun bir rakibidir.
Eer kitapta yeterince yer olsayd, daha somut nitelikte ve ka
zara ortaya kan baka atma rnekleri de anlatabilirdim.
Tabalu alt kabilesinin politik gcnn derece derece yaylma
snn gerek yksn ayrntlaryla ortaya koyabilir ve bu
durumda yasal snrlar aan toplumdaki konum ilkesinin, ye
rel vatandalk yasasn inediini ve bunlarn mitolojik ta
nklklarla, anasoyu mirasna dayandn gsterebilirdim.
Aynca bu Tabalular'la, Toliwagalar arasnda yzyllar sren
mcadeleleri de anlatabilirdim; birincilerin toplumda kendi
yerleri, saygnl var ve bu yerleik erkten ileri geliyor; kin
ciler daha gl bir askeri rgte ve sava bir nitelie sahip
ler, savalarda daha ansl oluyorlar.
ou zaman birbirine kart ve birbirinden ayr toplumsal il
keler arasndaki bu savamlardan ortaya kan bizim iin en
nemli sonu, bizi ilkel topluluklar iinde var olan geleneksel yasa
ve dzen kavramn deitirmeye zorluyor. Kabile yaamnn
tm yzeyine dardan kat bir bask uygulayan bir tre "kabu
umun temsilinden kesin olarak vazgememiz gerekiyor.
Yasa ve dzen, ynettii varsaylan ayn srelerden do
arlar. Ama ne katdrlar, ne donup kalma etkisi yaparlar, ne de
srekli ve deimez bir kalptan kmlardr. Daha ok s
88
rekli mcadelelerin rndrler; bu mcadeleler yalnz insann
tutkularyla yasa arasnda deil, eitli yasal ilkeler arasnda da
geer. Bu mcadeleler kimi koullara uyarlar, ancak belirli s
nrlar iinde olagelirler ve reklamlar yaplmaktan kanlr. Bu
nunla birlikte, ak bir kkrtma karsnda bulunulduu zaman,
yasa hemen yasal kullanmlar zerindeki ya da onu snrlama
eiliminde olan ilkeler zerindeki stnln benimsetir; so
nuta karan veren, yasal sistemlerin geleneksel sra aamas olur.
Gerekte kavgann dar anlamdaki yasayla, yasallam det
arasnda getiini grmtk; birincisi gcn kesin bir gele
nekten alr, kincisiyse kendi gcn kiisel eilimlerden ya da
gerek iktidardan alr. Bylece yasamann tm yalnzca eitli
tipteki yasalan iermez, rnein yan sivil, yan ceza ya da eko
nomik ilemlerde etkili olan yasalar, politik ilikilerde vd. ge
erlikteki yasalar gibi aynca eitli derecelerde yasal gelenekler,
zorlama ve geerlilikler de vardr; yle ki, aama srasnn
oluturduu buyruklar, ana hukukunu, totemizmi ve toplum
iindeki yere gre yasalan kapsar ve gizli kaamaklarla, gele
neksel yollarla yasaya meydan okur, suu tevik eder.
Trobriyand Adalan'ndaki tzenin ve yasal kurumlann analizi
burada sona eriyor. Vardmz sonular yle zetlenebilir:
Trobriyand toplumunda esnek ve olumlu (pozitif) zorunluluklar
var ama yeterince sk; bunlar daha ileri uygar toplumlarda be
nimsetilen sivil yasama zorunluluklanna denk dyor. Bu zo
runluluklar, karlkl olma ilkesini, toplumsal dzenlemeleri ve
sistemli olaslklar ieriyor ve d zorlamalann yerini tutuyor.
Aynca olumlu buyruklar kadar esnek ve ortamn koullanna
uyabilir ama eitli ilevleri yerine getiren olumsuz (negatif)
yasal buyruklar, yasaklar ve tabular var.
Aynca bizim analizimiz yasal ve tresel buyruklarn yeni bir
snflamasn yapmay telkin etmeye, yasamay tresel buyruk
lann zel bir kategorisi gibi tanmlamaya ve kendi iinde alt-
89
blmlere ayrmaya izin veriyor. Bu iliki altnda, yan sivil ve
yar ceza yasalannda balca blnmeden ayn olarak ayn dere
celerdeki yasalar iinde de bir aynm yapmak gerekiyordu; bu
bize yasal olarak ho grlen detlerden geerek balca ve en
ok benimsenmi yasalardan kaamak yollann ve yasalan ge
leneksel olarak saptrmaya dein bir sra aamas (hiyerari)
kurmamza izin veriyor. Ayrca birka tane birbirinden ayn sis
temin varlna da inanmtk; bunlann btn, kabile tzesinin
iskeletini oluturuyor ve bu sistemler, geri kalan zamanlarda yan
yana uzlama durumunda bulunan ya da karlkl uyum sala
yanlarla bir arada atmaya giriyorlar. Bu noktalarda daha ok
ayrntya girmenin yararl olacan sanmyoruz, nk bizim
vardmz sonular, yeterli olgulann btnne dayanyor, yok
sa uzun uzadya kuramsal tartmalann peinden gelitirilmi
deildir.
Bununla birlikte, bizim tartmalanmzn nemli bir olguyu
ortaya kardn syleyelim, yle ki, gerek sorun, salt ve sade
buyruklann sralanmasnda deil, bu buyruklann uyguland
yollarn ve olanaklarn aratnlmasnda yatyor. lgili kiilerin
ve genelde topluluun tepkisinin, konformizmin ya da umursa
mazln uygun dt kesin bir dzenlemeyi kapsayan du-
rumlann incelenmesi, zellikle retici oldu. lkel bir buyruklar
sisteminin kltrel balam diyebileceimiz bunlann oluturduu
btn yerlilerin corpus juris (yasa maddeleri) denilen basit bir
anlatm kadar nemlidir; etnolog bunlan, yerinde yaplan al
malarda benim "kulaktan duyma" dediim "ynteme" uygun ola
rak soru-yant aratrmasnn sonular olarak kendi not defte
rine gemitir.
Bylece yerinde yaplan antropolojik aratrmalarda yeni
bir yola sahibiz: Gerek yaamda iledii gibi tre kurallannm
dorudan gzlenmesiyle inceleme. Bu inceleme, yasa ve tre
buyruklannm, birbirinden ayr, yaltlm deil, organik bir
btn oluturduunu ortaya koyuyor; bunlar toplumsal yaam
90
iine salnan ok saydaki dokunalarla aka karakterize
edilmilerdir; yalnzca toplumsal ilemlerin oluturduu halka
olarak vardr. Para para bir tarzda alglanan kabile yaam
nn sergilediklerinin ounun, yetersiz bir bilginin sonucu ol
duunu ve insan yaamnn genel niteliiyle ve toplumsal r
gtlenmelerin istekleriyle badamaz bir olgu olduunu ileri
sryorum. Birbirleriyle balan olmayan inorganik trelerin
oluturduu bir kodla ynetilen yerli bir kabile, gzlerimizin
nnde dalr.
Yerinde yaplan aratrmalarn bu para para bilgilerinin ve
trelerin, inanlann adeta havada asl ya da daha dorusu bir
kt zerinde deersizce var olan ve yaam gibi nc bir bo
yuttan tmyle yoksun davran kurallarnn betimlemelerinin
zetinden hzla ve tmyle kurtulmay dilemekten baka bir ey
yapamayz. Antropoloji ancak bu sonuca katkda bulunarak, biz
dier antropologlar iin birtakm aptal insanlar nn yaratmay
ve ilkelleri glnletirmeyi amalayan bu saysz baya ve
basmakalp akalara son vermeyi baaracaktr. rnein bu denli
sama nerilere antrmada bulunuyorum: "Brobdignacien"lerde
bir adam kaynvalidesine rastlad zaman, her ikisi birden kav
gaya balyorlar ve her ikisi de gzleri morarm olarak uzak
lap gidiyor"; "Bir Brobdiag bir kutup aysyla karlarsa,
svyor ve kimi kez ay onu izliyor"; "Eski Kaledonya'da, bir
yerli yol kenarnda bir ie viski bulursa, onu bir dikite bitiri
yor ve bundan sonra, bir baka ie aramaya koyuluyor" ve r
nekler byle srp gidiyor, (bunlan belleimden anlatyorum,
yani yaklak olarak ama bu neriler tmyle usa yatkn.)
Bu nermelerle alay etmek kolaydr ama bundan gerekten
sorumlu olan, yerinde alan antropologun kendisidir. Genelde
monografiler gerekte ortaya kan olgulan olduu gibi deil de,
ortaya kmas gerektii gibi ya da kulaktan duyulduu ekliyle
anlatyorlar. Eski betimlemelerin ounun amac insan art
mak, elendirmek ve ilkellerin aleyhine aka yapma frsat bul
91
makt ve bu antropologlann aleyhine daha uygun ve daha kolay
akalar buluncaya dein vard. Eski gnce tutanlar iin ilgin
olan bir detin garipliiydi, yoksa onun gereklii deildi hibir
zaman. Bir evirmenin yardmyla ve soru-yant yntemiyle a
lan modem bir antropolog, ancak grleri, genellemeleri ve
sradan saptamalar toplayabilir. Bize hibir gerei aktaramaz,
bunun nedeni basittir, nk onun kendisi hibir zaman bu ger
ei grmemitir. ou zaman antropoloji almalarna ekle
nen gln eyler, yaamn verdii bir balam gz nne al
mayan saptamalarn yapay niteliinden ileri gelir. Gerek sorun
yaamn kurallara nasl uyduunu aratrmakta deil -byle bir
boyun eme yok-, kurallarn yaama nasl uyduunu aratr
makta yatyor.
Kuramsal kazanlarmza gelince, Trobriyand yasalarnn
analizi ilkel bir toplumda bulunan ve ayn zamanda hem grubun
iindeki dayanma, hem de kiisel karlarn deerlendirilmesi
zerine dayal g balaryla ilgili olarak bize ak bir gr
verdi. Bir yandan "gnp duygusu", "ortaklaa kiilik" ve "kabile
iinde erime" ile, te yandan bireycilik ve szde uygar insann
niteliklerinden olan bencil amalar gtme arasnda bir kartlk
kurmak, bize tmyle yapay ve yarasz grnyor. ster ilkel
olsun, ister uygar, hibir toplum bir uydurma ya da insan doa
snn hastalkl bymesi zerine kurulamaz.
Bu almada vardmz sonular arasnda daha ok moral
nitelikte olan birisini belirtmek uygun decektir. Her ne kadar
genelde olgularn betimlenmesi ve saptanmasyla yetinmi ol
sak da, yine de bunlar arasnda daha nce tartlm olgularn
kimi aklamalarn ieren daha genel kuramsal bir analize bizi
ekenler bulunuyordu. Ama biz bunu yaparken, bir kez olsa bile
varsaymlarn, evrimci yeniden kurulularn ya da tarihin ge
rekliliine bavurmadk. Vermi olduumuz aklamalar, bu
olgularn daha basit elerine ayrlmasna ve bu eler arasn
da var olan ilikilerin aratrlmasna indirgeniyordu. Ya da
92
her kltrn belli bir grnmn baka bir kltre balaya
bildik ve her birinin kltrel ema iinde yerine getirdii ilevi
ortaya karabildik. Ana hukukuyla baba ilkesi srasndaki ili
kilerin ve yine ikisi arasnda kan ksmi atmalarn "uzla
ma oluumu" denilebilecek oluumlarn tmn akladn,
bu uzlamann iine rnein teyze, day ocuklar arasndaki
evlenmelerin, kimi miraslarda zel koullarn, ticari ilemler
de kimi tiplerin, babann, oulun ve daynn oluturduu tipik
aile evresinin ve kabilenin blnmesi zerine kurulu sistemin
kimi zelliklerinin girdiini grmtk.1Yine toplumsal ya
amn eitli zelliklerinin, karlkl grev zincirinin, grev
lerin trensel olarak yerine getirilmesinin, kimi tutarsz ticari
ilemlerin bantl olarak bir araya getirilmesinin, yine bu
elerin her birinin yerine getirdii ilevle aklandn ve
yasann zorlayc gcn btnlemekten ibaret olduunu gs
terebilmitik. Saygnln mirasla gemesiyle, bycln
gc ve etkin insan olma arasndaki ilikinin kaynann kii
sel baarda olmas, Trobriyand Adalar'nda varolduu bii
miyle, bu ilkelerin herbirinin kltrel rolyle aklanyor.
Batan sona ampirik olan bir alanda kalrken, tm bu olgular,
hizmet ettikleri koullar kadar amalarn da ortaya kararak
akladk, dier bir deyile, bilimsel aklamalarn yaptk. Bu
tr aklamalar, u ya da bu trenin evrim basamanda yer
ald dzeyde ya da onlarn tarihsel ncelleri zerinde yap
lacak daha sonraki aratrmalar yararsz klmaktan uzaktr.
Ayrca tarihsel gr kadar kuramsal yntem iin de yer var,
ama bu gr noktas antropolojinin stne kma savnda ol
mamaldr ve dahas onu ortadan kaldrmamaldr. nsan in
celeyen bilginlerin sonunda yle demelerinin tam zamandr:
"Uydurma olmayan varsaym."
1 Bu konuda daha ayrntl bilgiyi, Cinsellik ve Bask adl yaptmzda bula
bilirsiniz.
93
LKEL PSKOLOJDE
MT
Birinci Blm
Yaamda Mitin Rol
Tipik bir Melanezya kltrn incelerken ve bu yerlilerin
grlerini, geleneklerini ve davranlarn analiz ederken, kut
sal gelenein ve mitin onlann tm uralarna hangi noktaya
dein girdiini ve hangi gle bunlan kendi toplumsal ve ahlak
sal davranlarna benimsettiklerini gstermeyi kendime neri
yorum. Baka trl syleyecek olursak, bu denemenin amac, bir
yandan bir kabilenin sz, miti ve kutsal efsanesiyle arasnda var
olan yakn ilikileri, te yandan, ayinsel edimlerini, ahlaksal
eylemlerini, toplumsal rgtn, hatta pratik etkinliklerini ortaya
karmaktan ibarettir.
Melanezyallar'n yaamna ilikin olgularn betimlenmesi
ne daha bir belirginlik kazandrmak iin, mitoloji biliminin gn
cel durumunu daha nce ksaca zetleyeceim.
97
Grlerin ve bizi ilgilendiren konuya ilikin yaznda hkm
sren ve daha az byklkte olmayan sertliklerin yaygn eit
liliini saptamak iin, yzeysel bir gz atmak yetiir. Mitin, ef
sanenin ve halk masalnn doasn aklamay neren en son
kuramlar yalnzca gz nne alrken, balca Almanya'da geli
en ve "Doa-Mitoloji" denilen okulun en azndan kkenlerine
ve savlarna birinci yeri vermemiz gerekiyor. Bu okula ait olan
bilginler, ilkel insann doa olaylarna ok gl bir ilgi gster
diini ve bu ilginin balca kuramsal, derin dnceye dalma ve
iirsel dzeyde olduunu ileri sryorlar. lkel insan ayn evre
lerini ya da gkte gnein dzenli ama deien hareketini yo
rumlamak ve dile getirmek isterken, yapc rapsodiler tasarlyor.
Bu okulu izleyenlerin gznde tm mit u ya da bu doal olayn
ekirdei ya da en son gerei olarak bir masaln iine zenle
katlm, ou zaman tmyle rtnm ya da silinmi bir de
recede bulunur. u ya da bu mitolojik rnn temelinde bulunan
doal bir olay belirlemek sz konusu olduunda, bu bilginler her
zaman uyum iinde deildir. Bunlann kavramlaryla ylesine
"aylatrlm" ayla ilgili mitolojiler var ki, yerin gece uydusuna
balanmasnn dnda baka bir olgunun ilkel insanlar arasnda
rapsodik bir yoruma konu olabilmesini kabul etmiyorlar. 1906'da
Berlin'de kurulan "Mitlerin Karlatrlmas nceleme Deme
i" (yeleri arasnda Ehrenreich, Siecke, Winkler ve birok nl
bilgin var), ayn iareti altnda incelemelerini srdryor. Fro-
benius gibi bakalar da ilkel insann yalnz gnein evresinde
kendi simgesel masallannm dokusunu rdn sanyor. Ayrca
meteorolojik yorumlama okulu da var; bunlara gre rzgr, at
mosferin durumu ve gkyzndeki deiimler mitlerin zn
oluturdular. Bu okulu izleyenler arasnda Max Muller ve Kuhn
gibi eski kuaktan byk bilginlerin adlann da saymak gerekir.
Bu uzman mitoloji bilginlerinin ou, gk varln ya da ilkesini
ateli bir ekilde savunuyorlar. Daha ok semeci olan dierleri,
98
ilkel insann az ok tm gk cisimlerini iine alan bir karm
yaparak kendi mitolojisini yarattn kabul etmeye hazrlar.
Mitlerin bu doal yorumunu aslna bal ve usa yatkn bir bi
imde zetlemeye alacam ama bu kuramn benim kanma
gre hibir zaman bir antropologun ya da hmanistin dile getir
medii en an kavramlardan birisini temsil ettiini itiraf etmek
zorundaym. Bu gr, byk psikolog Wundt, gerekten ykc
bir ekilde rtmtr ve Frazerin kimi yaptlarnn altn
da incelendii zaman, tm ierikten yoksun grnyor.
Hl ilkeller arasnda yaaya gelen mitler zerine kiisel ola
rak kendimi verdiim bu inceleme, ilkel insann doann artistik
ya da bilimsel yanyla ok greceli bir l iinde ilgilendiini
sylememe izin veriyor. Simgecilik ilkel insann dncelerinde
ve mitlerinde ok snrl bir rol oynuyor. Gerekte mit, aylak bir
insann kendi fantezilerini babo brakarak dledii bir rap
sodiden ok, arlnn iyice duyulduu son derece nemli
kltrel bir gtr. Doac kuram mitin kltrel ilevini bilme
den ilkel insana ok sayda dsel kar salyor ve halk masal,
efsane, "saga", kutsal efsane ya da mit kadar kolay ayrt edilebilir
trleri ayn plana koyarak ciddi bir belirsizlik suu iliyor.
Mitin iinde doa olaylarnn simgesel ve dsel bir anlat
mn gren bu kurama kart baka bir kuram, gemiin olay
larna balanan tarihsel anlarn kutsal efsanesi iinde bulunu
yor. Almanya'da ve Amerika'da "Tarihsel Okul"un savunduu ve
ngiltere'de Doktor Rivers'in temsil ettii bu gr tarz, ancak
gerein bir blmn aralyor. Tarihsel ve doal ortamn, kl
trel rnlerin derinden etkilendiinden kuku edilemez ve ou
zaman bunun derin izleri mitte bulunabilir. Bununla birlikte, tm
mitolojide saf ve basit bir tarih sralamas grmek, ilkel doac
nn bunda derin derin dncelere daldn grmek kadar yan
ltr. Bu kez de bu kuram, ilkel insan bilimsel eilimlerle do
99
natyor ve ona -olmayan- bir bilgi edinme arzusunu veriyor, ilkel
insan biraz gemie ve doaya merakl olarak, her eyden nce
bir sr uralarn ve saysz glklere kar savamn iin
deydi, yle ki, salt pratik ilgilerinin dierlerine ar bastn
onaylamak, bizi pek yanlgya drmez. Mitolojinin ve kabile
nin kutsal bilgisinin gl bir olanak oluturduunu ve bunun
sayesinde ilkel insann kendi kltrel yaamn belirten iki
amac bir araya getirmeyi baardn daha sonra greceiz.
Ayrca mitin ilkel insana verdii hizmetin dinsel ayinlerin, kimi
ahlaksal etkilerin ve kimi sosyolojik ilkelerin araya girmesi saye
sinde olas olduunu da daha sonra greceiz. Oysa din ve ahlak,
bilim tarihine ok snrl bir lde yararl olduundan, mitin t
myle ayn psikolojik bir tutumu varsayd sylenebilir.
Din ile mit arasnda var olan yakn balar ou bilginin g
znden kat, ama dierleri bunu sezdiler. Wundt gibi psikolog
lar, Durkheim, Hubert ve Mauss gibi sosyologlar, Crawley gibi
antropologlar, Miss J ane Harrison gibi antik klasik an uzman
bilginleri din ile mit arasnda ve kutsal gelenekle toplumsal r
gtlenmelerin normlar arasnda var olan balan kavramakta ba-
ansz olmadlar. Tm bu bilginler, az ya da ok, byk lde
J ames Frazer'in almalanndan etkilendiler. Her ne kadar byk
Ingiliz antropologu ve onun yandalarnn ou mitin sosyolojik
ve ayinsel nemi zerine ak bir gre sahip olsalar da, mitolo
jinin sosyolojik bir kuramnn temel ilkelerini daha kesin bir bi
imde akla kavuturacak ve dile getirmeye izin verecek birka
olguyu, duraksamadan okuyucularn yargsna brakacam.
Mitoloji biliminde geerli olan bu grlerin ayrmlarn ve
tartmalann yeniden gzden geirilmesine daha byk bir ge
nilik kazandrmak benim iin kolay olacak. Birincisi, acaba
Zeus ay ya da gnei mi temsil ediyordu, yoksa gerek tarihsel
bir kiilii mi temsil ediyordu, klasik hmanistler buna kendi
olanaklaryla karar verebileceklerini ne sryorlar. Acaba inek
100
gzl ei (Hera) sabah yldzn m temsil ediyor, yoksa inei ya
da rzgr m simgeliyor: Bu alanda egemen olan yorumlar szel
olmaktan teye gitmiyor. Daha sonra bu sorunlar, eitli arkeo
log gruplarnn yeni tartmalar iin mitoloji sahnesine getiril
diler; bu yeni sahnede Kaideliler, Msrllar, Hintliler, inliler,
Perulular ve dierleri vard. Bunun yannda tarihi, sosyolog,
edebiyat tarihisi, dil uzman, Alman ve Latin uzmanlar, eski
Slav uzmanlar da tartmaya katlma gereine inanyorlard; bu
dallardan her birini bir avu bilgin temsil ediyordu ve herkes
kendi belgesine inanyordu. Bununla birlikte mitoloji, mantk
lar, psikologlar, metafzikiler ve epistomologlar da mdahale
nin dnda olmad gibi, teozoflar, modem astrologlar ve "H
ristiyan Bilimi"nin yandalar da yine syleyecek szlerinin ol
duuna inanyorlar.
Son olarak psikanalistleri de anlamalyz; bu sonuncular, mi
tin insan rknn gndz dnden baka bir eyi temsil etme
diini, bilinalt bataklna inmek iin doa kadar tarihe ve
kltre de srt evirerek ancak bunun aklanabileceini ve bu
bilinaltnn dibinde yrrlkteki psikanalitik yorumlarn tm
donanmnn ve simgelerinin bulunacam bize retme savn-
dalar. Buradan kan sonuca gre, zavall antropolog ve folklor
cu sonunda bayrama katldn sand anda, eline birka para
krnt geiyor.
Eer karmaa ve belirsizlik izlenimi vermeyi baardysam,
inanlmaz mitolojik tartmalar bakmndan bir kukulu duygu
esinlediysem, kendime nerdiim amaca varm oldum. Bu
ama, okuyucular antropolojik aratrmalarn yerinde solundu
u ak havaya kmak iin kuramclarn kendilerini verdii ka
pal oda almalarndan vazgemeyi ve benim bir Melanezya
kabilesi iinde geirdiim yllan, benimle dncede yeniden
yaamalarn davet etmekten ibarettir. Lagnlerde krek eke
rek, yakc gne altnda kendilerini bahe ilerine veren yerli
101
leri gzleyerek, vahi ormanlar aarken onlan izleyerek, kv
rml deniz kylarnda ve kayalklarda onlarla birlikte yryerek
yaamlann tanmay reniriz. Gnn sonunda serin havada ya
da akamn glgesinde trenlerine katlarak, bir atein evre
sinde yedikleri yemei paylaarak anlattklar ykleri dinleme
frsat buluruz.
Antropolog (mitoloji zerine tartmalara katlanlar iin ayn
eyler sylenemez) ilkel insann yanna snmak iin tek avan
taja sahip olduundan, her seferinde kuramlarm deitirmek
tehdidi altnda kaldn ve gsterili parlak szler ynnn
tkeneceini hisseder. Antropolog, birka zayf kltr kalnts
na, paralanm tabletlere, silinmi yaz metinlerine ya da para
para yazlara kendi aratrmalar iin baml kalmaz. Onun
byk boluklar doldurmaya ve yn yn yorumlara ba
vurmaya gereksinimi yoktur, tahminlere gereksinimi vardr.
Mitlerin yaratcs orada, elinin altndadr. Sadece bir metni tm
ayrntlaryla ve tm eitlemeleriyle kayda geirme ve koruma
olanaklarna sahip deildir, ayrca bunlarn doruluunu anla
mak iin eitli denemelerden geirme olanana da sahiptir.
Metnin btnsel ve zgn anlamn bulmak iin kendisine yar
dmc olabilecek bir yn yorumcular da bulunur. Dahas, mitin
iinde domu olduu yaamn kendisi tm bolluuyla gzleri
nin nndedir. Daha sonra greceimiz gibi, yaamn verdii bu
balam, mitin kendisi kadar, anlat zerinde de bizim iin re
tici olur.
Mit, vahi bir topluluk iinde var olduu biimiyle, yani ilkel
biimiyle yalnzca anlatlacak bir yk deil, ayn zamanda bir
gerekliktir. Modem romanlarda anlatlan trden basit bir kurgu
deil, yaanan bir gerekliktir, nk mitin altnda yatan olay
larn uzak bir gemite ortaya ktna, dnyann ve insann
yazgs zerinde etkisini srdrdne inanlr. Derinden inan
m Hristiyanlar iin yaratl, ilk gnah ve sa'mrarmhta
102
kurban edilmesiyle gnahlarn denmesi neyse, ilkel insan iin
de mit odur. Tpk bizim kutsal yklerimiz gibi, ilkellerin mit
leri de onlann ayinlerinde, ahlaklarnda yaayagelir, inan lanna
egemen olur, davranlann dzenler.
Metinlerin basite incelenmesiyle mitler zerindeki alma
nn snrlandrlmas, bunlann niteliini doru anlamak iin ka
nlmaz olmutur. lk an klasik mitleri, dounun eski kutsal
kitaplannn ve dier benzeri kaynaklann mitleri, bizler gerek
inanmlarn yorumlann elde etmeden, onlann gerekeleri olan
toplumsal rgtlenmelerin, uygulamadaki ahlakn ve halk tre
lerinin bililerini ayn zamanda bize aktarmadan, yaayan inancn
balam olmadan ya da az ok yerinde derlemelere izin veren
modem aratrmalar iin kapsaml bilgi olmadan bize dein
ulat. Ayrca tm bu anlatlar kendi gncel biimleri iinde an
cak yazmanlann, yorumculann, bilgin din adamlannm ve ilahi-
yatlann nemli ekilde deiikliklerine uradktan sonra bize
ulat. Hl yaayan bir mit incelenirken, eer yaamn gizemi
kavranlmak isteniyorsa, ilkel mitolojiye dein gerilere gitmek
gerekir, dier bir deyile, din adamlan biliminin henz mumya
lamad ve salam dolaplara kapatmad ama yaamla ve l
lerin dinleriyle de badamad bir dneme gitmek gerekir.
Daha sonra greceimiz gibi mit kendi yaayan gereklii
iinde incelendii zaman, simgesel bir rn gibi deil, zerine
dayand konunun dorudan bir anlatm gibi grnyor. Mit
asla bilimsel ilgiyi doyurmaya ynelik bir aklama deil, top
lumsal gereksinimlere ve isteklere dayal, dahas, pratik gerek
sinimlere yardm eden, dinsel gereksinimleri ve ahlaksal zlem
leri derinden doyurmaya ynelik eski bir gerekliin yeniden
anlatlmasn oluturuyor. lkel uygarlkta mit kanlmaz bir
ilevi yerine getiriyor: nanlan ykseltiyor, bir dzene koyu
yor, dile getiriyor. Ahlak koruyor ve kaynyor. Ayinin etkinli
ini gvence altna alyor ve insann davran iin pratik ku
103
rallar ieriyor. Demek ki mit, insan uygarl iin yaamsal bir
katk maddesini oluturuyor. Bir masal gvercini deil, nemli
bir arl olan etkin bir g. Usa uygun bir aklama ya da sa
natsal bir d gc olmaktan uzak ama inancn ve ilkel ahlaksal
bilgeliin pragmatik bir artn temsil ediyor.
imdi eitli mitlerin incelenmesiyle tm bu nermelerin
kantlarn vermeye alacam ama bizim analizimizin ger
ekten inandrc olmas iin, bana yle geliyor ki, nce yalnz
mitlerin deil, ayrca halk masalnn, efsanenin ve gemi olay
larn anlarnn da birer betimlemesini vermek gerekiyor.
Kendimizi dnsel olarak bir Trobriyand lagnne taya
lm ve onlarn almalarna, oyunlarna katlarak, onlarn y
klerini dinleyerek yaamlarnn iinde katlalm.1Kasm ay
nn sonunda yal havalar gelir yerleir. Bahelerde yaplacak
pek bir ey kalmaz, balk mevsimi tam balamamtr, deniz tesi
seferler yeni bir izne dein askya alnmtr ama bayramlarn
ve harman kaldrma danslarnn canlandrd neeli etkinlikler
her zaman vardr. Toplumsal iletiimler havaya baldr, insan
lar buna her zaman hazrdr ama yalar insanlar ou zaman
evlerinde oturmaya zorlar. Hava kararrken bunlarn kylerinden
birisine gelelim ve alevleriyle insanlar eken atein yanna
oturalm, gece ilerledike, insanlarn says da artyor. Konu
malar geliiyor. Bir ara birisinden yk anlatmas isteniyor,
nk artk peri masallar anlatma mevsimi gelmitir. Eer iyi
bir anlatcysa, ok gemeden glmelere yol aar, kendisine
1 Trobriyand Adalan, Yeni Gine'nin kuzeydousunda bir mercan adalan
topluluu oluturur. Bu adalarn yerlileri Papu-Melanezya rkna aittir ve
fizik grnleri, kafa yaplan ve toplumsal rgtlenmeleriyle, Okyanus
kltryle, Papua kltrnn kimi temel zelliklerini bir arada toplar, Yeni
Gine'nin kara ksmlarna gre daha geri blm oluturur. C. G. Selig-
man'm Melanesians of British New Guinea, adl yaptnda, kuzeyde yaa
yanlarn tam bir betimlemesini bulacaksnz. Trobriyandllar bunlarn yal
nzca bir alt blmn oluturuyor.
104
yant verilir, sz kesilir ve anlats gerek bir "baaryla" geli
erek sonulanr.
Yln bu dneminde kylerde genellikle zel tipte halk ma
sallar -kukwannebu- anlatlr. Ak olmayan bir inanca gre
(hem bunu kimse pek ciddiye almyor), masal anlatmak, bahe
lere yeni ekilmi rnler zerinde olumlu bir etki yapar. Bu et
kiyi elde etmek iin, ksa bir arkdan sonra masal anlatmal ve
kasiyena denilen ok verimli yabani bitkilere antrmada bulu
nulmaldr.
Her yk, topluluun bir yesinin maldr. Her yky "bir
ok baka yeler de iyi bilebilirler" ama bunu yalnz yknn
sahibinin anlatmas gerekir. Bununla birlikte, bir baka kimseye
retilerek, sahibinden sonra ya da sahibinin yerine anlatmasna
izin verilerek bir bakasna armaan edilebilir. Ama tm "mal
sahipleri" insan gldrme yeteneine sahip deildir, oysa bu
yklerin temel amacn da bu oluturur. yi bir anlatc, bir di
yalog boyunca sesini deitirebilmelidir, belli bir l iinde
arky syleyebilmelidir. El kol hareketleri yapabilmelidir, s
zn ksas, dinleyiciler nnde oyununu oynamasn bilmelidir.
Bu masallardan kimisi gerek bir "kahve" yksdr. Dierleri
ne gelince, bir kan sahibi olmak iin birka rnek vereceim.
Burada konu olan ba dertte gen bir kzla, onun kurtarcs
olan bir kahramandr. ki kadn ku yumurtas aramaya karlar.
Kadnlardan birisi bir aacn altnda bir yuva bulur ama teki
onu uyarr: "Bunlar ylan yumurtas, dokunma!" "Ah, hayr,
bunlar ku yumurtas,f diye yant verir beriki ve yumurtalar alr.
Ana ylan sonra gelir ve yuvay bo bulur, yumurtalar aramaya
kar. En yakndaki kye girer ve bir arkya balar: "Yolun tm
kvrmlarn izleyerek yrdm. Ku yumurtas yemeye izin var
ama bir dostun yumurtasna dokunmak yasaktr."
105
Yolculuk uzun srer, nk ana ylan her yerde ayn arky
syleyerek kyden kye gider. Sonunda iki kadnn oturduu
kye girer ve sulunun yumurtalar piirdiini anlar, evresinde
halkalanr ve bedeninin iine girer. Kurban yere ylr, gcn
yitirir ve hastalanr. Komu kyde oturan bir adam, bu dramatik
durumu gece dnde grr. Oraya koar, ylan bedenden d
ar karr, para para keser, iki kadnla birden evlenir ve
bylece yrekliliinin karl olarak ift dl alr.
Baka bir ykde, bir babayla iki kzndan oluan mutlu bir
aile var; bu aile, mercanadasnn kuzeyine doru gitmek iin
yerlerini terk ederler ama yollarn arr, gneybatya yne
lirler, Gumasila'nn kayalk adasnn vahi tepelerine srkle
nirler. Baba dz bir yere uzanr ve uykuya dalar. Ormandan bir
dev kar, babay yutar, kzlardan birisini yakalar gtrr, tekisi
kamay baarr. Ormanda saklanan bu kz karde, esire bir to
puz ulatrmay baarr ve dev uyuya kaldnda, onu ikiye b
ler ve kaar giderler.
Bir kadn be ocuuyla birlikte bir kyde oturur. Korkun
byklkte bir "kuyruu dikenli balk" kyya gelir, kyn iine
dalar, kulbenin iine girer ve bir ark sesiyle kadnn bir par
man keser. Kzlardan birisi canavar ldrmeyi dener ama
baaramaz. Sonraki gnlerde de ayn sre srer gider ve be
inci gnde, kadnn en kk beinci kz dev bal ldrmeyi
baarr.
Bir bitle bir kelebek uakla bir kk geziye kalkrlar, bit
yolcudur, kelebekse hem uak olur, hem de pilot. Yolculuun or
tasnda, tam denizin stnde bir krfezle bir ada arasnda uarken,
bit bir lk atar, kelebek ters dner, bit der ve boulur.
Bir adamn insan yiyici bir kaynanas vardr; tane ocu
unu bakmas iin ona teslim eder ve kayglanmadan ekip gi
der. Kadnn ocuklar yemeye altn sylemeye gerek
106
yoktur ama ocuklar zamannda kaar ve bir palmiyenin tepesine
trmanrlar, ninelerine kafa tutarlar (yknn bu blm yete
rince uzun); babalar gelip onu ldrnceye dein direnirler.
Gnee ziyarete gidildiini anlatan baka bir yk daha var; bir
bakas ise baheleri krp geiren bir devi anlatyor. Baka bir
yk ise, balca kahraman obur bir kadnn, gmme trenle
rinde datlan tm yiyecekleri aldn anlatyor ve byle s
rp gidiyor.
Bununla birlikte, biz burada anlatlarn metninden ok, sos
yolojik sonulan zerinde dikkatimizi topluyoruz. Hi kuku
yok, metinlerin kendisi de son derece nemli ama kendi bala
mndan aynnca, canszlayor. Daha nce de dediimiz gibi,
ykye duyulan balca ilgi ve onun kendi nitelii, anlatma tar
zndan ileri geliyor. Srecin netlii, ses ve mimikler, anlatcdan
gelen uyan ve dinleyiciden gelen yant, yerliler iin metnin
kendisi kadar nem tayor. Sahnenin de istenen bir zamanda yer
almas gerekiyor, rnein gnn belli bir saatinde ve yln belli
bir mevsiminde gemi olmal, tablonun arkasnda, by etkisi
yapan ve peri masalna uygun bir atmosfer iinde yaplacak a
lmalar beklerken, bahedeki bitkiler tomurcuk vermeye ba
lamal. Ayrca zel mlkiyet kurumunun, elendirici kurgunun
kltrel rolnn, iletiim kurma asndan yerine getirdii ile
vin sosyolojik yann da gz nne almalyz. Tm bu eler,
metnin kendisi kadar dikkatli bir inceleme yapmaya deer nem
dedir. ykler yerlilerin yaamlanndan kyor, yoksa yalnzca
kt zerinde grnmyor. Bir bilgin bu yklerin gelitii at
mosferi bilmeden not ettii zaman, gerekliin yanl imgelemini
vermi oluyor.
imdi de yklerin baka bir ulamna geiyorum. Bunlar ne
zel mevsimleri ieriyorlar, ne basmakalp bir biimde anlatm
olanaklar var. Bir performans nitelikleri olmad gibi, hibir
by etkisini de amalamyorlar. Bununla birlikte, ykler daha
107
nce anlattmzdan daha nemlidir, nk bunlarn gerek ol
duuna inanlyor ve ierdikleri bilgiler, kukwanebu1axda veri
len bilgilere gre daha ak ve daha inandrc. Bir kme insan
uzak yerlere ziyarete gidecei ya da bir sefer iin gemiye bindii
zaman, doal grnmlerle, yeni topluluklarla ve yeni insanlarla
ok ilgilenen genler, hayranlklarn dile getiriyorlar ve anket
lere balyorlar. En yallarla en deneyimliler, ou zaman so
mut bir anlat biimi altnda genlere bilgi veriyorlar ve yorum
lar yapyorlar. Bu gibi yallar, yaadklar meydan savala
rn, ktklar deniz seferlerini, nl byleri, kendi bulular
olan olaanst ekonomik baarlarm anlatyorlar. ou za
man bunlara babalarnn kendilerine anlatt anlatlan da ka
tyorlar, kendi duyduklar ve birka kuan zevkle dinledii
masallan ve efsaneleri anlatyorlar. Byk kuraklklarn, al
n getirdii lmlerin anlan, halk zen mcadelelerle ve
onlar ileden karan cinayetlerle birleerek uzun yllar dile
getiriliyor.
Aynca seferdeyken yollanndan evrilen ve kanibal ya da
dman kabilelerin bulunduu kylara kartlan ok sayda
denizci ykleri de anlatlyor. Bu yklerin kimisi ark olarak
okunuyor, dierleriyse tarihsel efsane biimi altnda sunuluyor.
nl bir dansnn byleyicilii, yetenei ve baarlan ark-
lann ve efsanelerin yelenen konulanndan birisini oluturuyor.
Uzak yanarda adalarna ilikin anlatlar da var. Bir grup sak-
nmsz yzcnn yanarak ld anlatlyor. Yine kendi bil
diklerinden tmyle ayn erkeklerin ve kadnlann yaad gi
zemli blgeler de var. Yine uzak denizlerden gelen servenci
yabanclann ykleri; dev gibi korkun balklar, dans eden ka
yalar, klk deitirmi cadlar. Bir ksm yeni, bir ksm eski
olan ykler, falclardan ve ller lkesini ziyaret eden insan
lardan sz ediyor, en nl ve en anlaml baanlann sralyor.
Son olarak doal olaylara ilikin anlatlar var; bunlar ta kesilen
108
bir balk teknesini, kayaya dnen bir insan, ok betel cevizi
yiyen insanlarn mercan kayalklara brakt krmz lekeyi an
latyor.
Burada masallarn eitlerini yle sralayabiliriz: Tarihsel
anlatlar: Bunlar anlatcnn dorudan doruya tank olduu
olaylara dayanyor ya da gerekliin canl anlarn saklayan bi
risi garanti ediyor; efsaneler, bunlarda artk tanklarn sreklilii
kalmam, ama konular, kabile yelerinin yaadklar deneyim
lerin snrlarn amyor; azdan aza geen masallar, bunlarda
uzak lkelerde geen ve gncel dnemle ilikisi olmayan bir
dnemdeki olaylar anlatlyor. Bu kmedeki anlatlar birbi
rinden ayran snrlar yerliler iin ok belirsiz, her ne de ayn
ad veriyorlar: lihwogwo, hepsinin de gerek olduunu dn
yorlar. Bunlar bir baary anlatmad gibi, zel bir mevsim
srasnda elenmek iin de anlatlmyor. Tm bu masallarn ko
nulan ayn zamanda zde bir birlik sunuyorlar. Bunlar ekonomik
etkinlikler, savalar, servenler, dansta ya da trenle yaplan
dei tokulardaki baarlarla ilgili insanlan uyarc konular.
Bundan baka, bunlar tm alanlarda zellikle byk baanlar
anlatt iin u ya da bu bireyin, onun soyundan gelenlerin ya
da tm bir kabilenin kredisini ykseltmeye yanyor. Aynca ata-
lann daha bir yceltmek isteyenlerin tutkular da bunlann s
rekliliini salyor. Doal grnmlerin kimi zel niteliklerini
anlatan ierikteki ykler, ou zaman toplumsal bir balama
sahip, yle ki, atalarnn u ya da bu baanlarn anlatan kabi
leleri ya da aileleri sayyorlar. Eer byle bir konu ilenmiyorsa,
o zaman belli bir baarnn izleri ya da tankl gibi saylan ve
u ya da bu corafi bir zellie dayanan tek tek ya da blk
prk yorumlarn varl karsnda kendimizi buluyoruz.
Basit bir okumayla, metnin anlamyla ve anlatnn sosyolojik
niteliiyle yetinerek bu anlatlardan birisini incelediimiz za
man, yerlilerin anlat karsndaki tavnnn ve gsterdikleri ilgi
109
nin niteliinin byk lde gzmzden kat aktr. Eer
bu ykler insanlarn anlarnda yayorsa, nedeni anlatm tar
zndan ileri geliyor, dahas, insanlarda uyandrd karmak ilgi
sayesinde bu ykler yayor, nk anlatc ykleri gururla ya
da pimanlk iinde anlatyor ve dinleyiciler srekli bir dikkatle
ve sabrszlkla dinliyorlar, tutku ve umutla kendilerini kaptr
yorlar. rnein bir yknn z ortaya konmak isteniyorsa (ef
sanelerde bu masallardakinden daha ok doru), o zaman basit
bir okumayla yetinilmiyor, yerlilerin toplumsal ve kltrel ya
amnn verdii tarihle ve balarla da birletiriliyor.
Bununla birlikte ancak kutsal masallarn ya da mitlerin
oluturduu nc bir grubun (ayn zamanda en nemlisi) in
celenmesiyle ve efsanelerle karlatrlmas yaplarak tm bu
Melanezya folklor rnlerinin doas, olas tm zgnlkleriyle
ortaya kar. Yerliler nc liliu grubundan olanlara masal
adn veriyorlar; bense bunlann doruluuna ilikin birka k
k yorumla araya girerek yerlilerin kendilerinin kulland
snflandrmay ve adlandrmay olduu gibi almakla yetinece
im. Bu nc grup ykler, kincilerden zellikle ayn bir yana
sahipler. Eer birinci gruptaki ykler dinleyenleri elendirmek
iin anlatlyorsa, kinciler daha ciddi bir havaya sahip ve belli
bir toplumsal tutkuyu doyurmay amalyor; nc gruptaki-
lerse, yalnzca gerek olarak kabul edilmiyor, ayrca saygn ve
kutsal saylyor ve kltrel adan nemli bir rol oynuyor. Daha
nceden de bildiimiz gibi, halk masallar mevsimlik hoa va
kit geirme yerine geiyor ve toplumsal iliki kurma olana
salyor. det d gereklikle ilikilerden doan efsane, tarih
sel gemi zerine bir gr salyor. M it't gelince, bir rit, bir
tren ya da toplumsal kural ya da ahlak, eskiliin, gerekliin ve
kutsalln haklln istedii zaman ortaya kyor.
Bu denemenin gelecek blmlerinde birka tane miti incele
yeceiz. Bunlan aynntlanyla inleyeceiz ama daha nce birka
110
tipik masal konusuna hzla bir gz atacaz. mein llerin
geri dn iin yaplan yllk bayram ele alalm. Bu bayrama
hazrlk olarak karmak dzenlemeler yaplyor ve en nemlisi,
byk yiyecek sergileri alyor. Bayram yaklatka, masallar
anlatlmaya balanyor ve bu masallarda l, insanlara gnde
rilmi bir ceza gibi temsil ediliyor ve insanlarn srekli gen
leme yeteneklerini yitirdikleri anmsatlyor. Bu masallarda,
ruhlarn kyde atein yannda kalmak yerine niin oray terk et
meleri gerektii ve niin ylda bir kez geri geldikleri anlatlyor.
Ayrca deniz tesi sefer hazrlklarn ieren kimi mevsimler
boyunca, eski balk tekneleri onarlyor ve kimi bysel yn
temlerin eliinde yeni kayklar yaplyor. Bu ilemlerin uygu
lanmasna elik eden by szleri, mitolojik antrmalarda bu
lunuyor ve kutsal edimlerin ierdii kimi eler, ancak uan ka
yn yksnn anlatldn duyduktan ya da bir ayini ve onun
bysn betimledikten sonra anlalr oluyor. Trenle yaplan
ticari dei tokular ve bunlar yneten kurallar, bunlar iin ya
plan by, gittikleri uzun corafya yolculuklar elverili bir
mitolojinin konusunu oluturuyor. Bir inancn elik etmedii
nemli bir by, bir tren, bir ayin bulunmuyor. nan, somut
olaylarn temeline sahip anlatlarda ak bulunur. nanla somut
olaylar arasnda ok yakn bir ba vardr, nk mit, dardan
girmi kimi verilerin bir yorumu gibi saylmyor yalnzca, bu
nun yannda ayn zamanda verilerin bir gvencesi, bir temel ku
ral ve ou zaman mitin bal olduu etkinliklerin pratik bir k
lavuzu gibi saylyor.
te yandan, ritler, trenler, treler, toplumsal rgtlenmeler
de mit iin ou zaman dorudan bir kaynak oluturuyor ve
mitsel olaylarn etkileri gibi saylyor. Kltrel olgu, mitin iine
girdii bir yapdr. Aynca mitin iinde gerek neden grlyor,
yani ahlaksal normlann, toplumsal grubun, ritlerin ve trelerin
gerek nedeni. Buna gre bizim burada ilgilendiimiz ykler,
111
kltr btnleyen paralandr. yklerin varl ve etkileri
yalnzca anlatmlanndaki edimden bamsz deildir, yalnzca
zlerini yaamdan ve ilgilerini bileimlerinden almazlar, ayrca
kltrn birden ok alann ynetir ve denetirler, ilkel uygarln
dogmatik atsn da olutururlar.
Bu aklama, benim burada savunduum tezin belki de en
nemli noktasdr. Bylece kutsal saylan, ayinde, ahlakta ve
toplumsal rgtlenmede yansyan, ilkel kltrn btnleyici ve
etkin bir blmn oluturan yklerin zel bir ulamnn varl
n onaylyorum. Bu ykler ister birer dsel anlat olsun, ister
gerek olaylarn ilikilerini dile getirsin, basit bir merak do
yurmaya hizmet etmiyorlar: Yerliler bunda yaam belirleyen
den daha byk ve daha nemli ilkel bir gerekliin yansma
sn, gncel insanln yazgsn ve etkinliklerini gryorlar;
ykleri tanmak insana ritsel eylemlerinde ve ahlaksal edimle
rinde klavuzluk yapmas gereken nedenleri ve benzer yoldan
birbirlerine kar yerine getirecekleri grev tarz zerindeki y
nergeyi veriyor.
Bu noktay arzu edilir bir ekilde akla kavuturmak iin,
bizim vardmz sonulan bir kez daha geerlikte olan modem
antropoloji ile kar karya getireceiz; bunun nedeni basit bir
eletiri zevki deil ama bizden nce yaplm almalara tam
tamna borlu olduumuz bilgilerin gncel durumuna bizim
vardmz sonulann hangi noktalarda balandn gstermek
ve ayrmlarn balad kesin noktalan belirtmektir.
Bunun iin youn ve yetkin bir gr anmaktan, Notes and
Queries on Anthropology adl yaptta pimanlm bildirmi
Miss C. S. Bume ile, profesr J. L. Myres'i semekten daha iyi
bir ey yapamayz. Balk Stories, Saying and Songs (ykler,
Anlatlar ve arklar) adn tayor ve "ilk akl, d gc ve
bellik alma giriimlerinin saptand, "insanlarn kafa g-
112
terinin" incelendiini sylyor. Bu yklerin verdii heyecann,
ektii ilginin, uyandrd tutkunun ve toplumsal rolnn, iten
ilikilerinin ne olduunu, ilerinden en ciddilerinin kltrel de
erlere ballklarn kendimize belli bir anlayla soruyoruz.
yklerin geerlikteki ltlerine gre ksaca aklamasndan
sonra, kutsal masallar konusunda okunanlar: "Mitler her ne kadar
olaanst ve olaslk d grnse de, yine tam bir inanla an
latlmaktan geri kalmyorlar; anlatc kimi soyut kavramlar so
mut ve anlalr yollarla ya da 'yaratl' ve 'lm' gibi belirsiz
ve zor kavramlar, insan rklar ya da hayvan trleri arasnda var
olan ayrmlar, erkeklerle kadnlarn eitli uralarn, ritlerin
ve trelerin kkenlerini, gze arpan doal nesneleri ya da ta
rihsel antlar kendine konu seiyor; kii ve yer adlarn akl
yor. Bu ykler kimi kez etiyolojik (nedensel) diye nitelendirili
yor; u ya da bu eyin niin var olduunu ya da u ya da bu olayn
neden ortaya ktn aklamay amalyor.1
Burada bizi ilgilendiren konu zerine modem bilimin syle
yeceklerinin en iyisinin bir tesini buluyoruz. Ama bizim Mela-
nezyallar bu tr bir grme tarzn onaylar m acaba? Elbette
hayr. Szn ettii mitlerin olgularn ve olaylarn "aklama"
ve "anlalr klma arzusundan uzak olarak, soyut bir kavram
aklamaya ya da onu anlalr yapmaya almyorlar. Benim
bilgime gre Melanezyallar arasnda olduu kadar, baka her
hangi bir ilkel topluluk iinde de bu tr bir mek yok. lkellerin
sahip olduu birka soyut kavram kendi yorumlarn dile getir
dikleri ayn szck iinde bulurlar. Olmak', uzanp kalmak,
oturmu, ayakta fiilleriyle betimlerken, "temel" ve "bu temel
zerinde dinlenerek geirmi" anlamlarna gelen szcklerle
neden ve sonulan dile getirirken, eitli somut adlarla alan ta
1 Not es and Qeries on Anthropology, s. 210-211.
113
nmlamaya alrken, szn ksas, somut geree bal olduu
lde szck, yeterince "anlalr" soyut bir kavram verir.
Benzer ekilde, hibir Trobriyandl ya da baka bir yerli
"yaratl, lm, rklar ve hayvan trleri arasnda ayrm, erkek
lerin ve kadnlarn birbirinden ayr uralarTnn belirsiz ve zor
kavramlar olduu grnn altna imzasn atmaz. Kadnlarla
erkeklerin birbirinden ayn uralar kadar hibir ey bir yerli
iin daha tandk deildir ve hibir aklama gerektirmez. Bu
nunla birlikte, bu ayrmlar tmyle kendileriyle ili dl olur
ken, kimi kez de can skc, arzu edilmez ya da az ok tedirgin
edici oluyor. Aynca bunlann hakl olmalanna, eskiliklerinin ve
gerekliklerinin gvencesine, ksacas geerliliklerinin destek
lenmesine gereksinim duyulur. Ne yazk ki lm, insann kav
rayndan kaabilecek hi de belirsiz ve soyut bir kavram de
ildir. ok gncel, somut ve gerek kavramdan baka bir ey
olmad gibi, yakn akrabalanndan birisinin ya da leyazan
birisinin ok kolay anlayaca bir kavramdr. Eer lm belirsiz
ve gerek d bir ey olsayd, insanolu bundan sk sk ko
numa gereini duymazd. Oysa lm kavram korkuyla kapldr,
insan belirsiz bir umutla onun tehdidinden kurtulmaya alyor,
yoksa aklamaya bakmyor; onu ortadan kaldrmak, gerekliin
dna karmak, olumsuzlamann iinde bomak istiyor.
lmszl, sonsuz genlie, mezar tesi yaama inanc
alayan inan, bir bilinmeyen dnyaya kar zihinsel bir tepkiyi
oluturmuyor ama en mthi ve en takntl kavramla kendi
kaynan en derin gdsel ve duygusal bir tepkide bulan ak bir
inanc dile getiriyor. "Ritlerin ve trelerin kkenine" ilikin y
kler de birbirlerini daha ok aklama amacna sahip deiller.
Ne olursa olsun onlan aklamaktan uzak olan ykler, her za
man ve her durumda bir ideal oluturan ve onun srekliliini
gvence altna alan bir nceli gstermekle yetiniyor. Kimi kez
davran tarzna ilikin pratik buyruklar ieriyorlar.
114
Buna gre biz, modem mitoloji biliminin tanmnda en
nemli tm noktalarda ayrlyoruz. Bu tanm, var olmayan, dsel
bir anlatlar ulamn ieriyor: Bir aklama arzusuna denk den
ve varlna bizim kar ktmz etiyolojik mitler "entelektel
bir abay" dile getiriyor ve bize yerlilerin kltrleri, rgtlen
meleriyle hibir ilikisi bulunmayan ayin, onlann pragmatik il
gilerinin dnda yanltc bir kavram gibi grnyor. Bu tanm
bize yanl grnyor, nk mitlerde aylak ve ilgisiz insanlarn
gerekletirdii entelektel bir almann saf ve basit rnleri
ni gryor, nk onlar yaayan balanndan kopanyor; onlar
gerek yaamda yerine getirdikleri ileve gre deil, kt ze
rine geirildii biimiyle inceliyor. Bu tanm onaylarken, mitin
gerek doasn anlama olaslndan ve halk masallannn do
yurucu bir snflamasn elde etmekten vazgeiliyor. Gerekte,
adn andmz yazarlarn yaptlarnn sonunda nerdikleri ef
sanenin tanmyla, peri masallarnn tanmn da ayn zamanda
geri evirmi oluyoruz.
Bizim zellikle bak asnda knadmz ey, yerinde ya
plan almalan deerlendirmi olsa da, onlann tm etkinliini
ortadan kaldmyor, nk gzlemcileri, anlatlan olduu gibi
yazya geirmek iin yetinmeye tevik ediyor. Yazlar bir y
knn ussal yanm iyice kullanyor ama tm bu ilkel masallann
ilevsel, kltrel ve pragmatik yan zellikle anlatcnn anlatm
biiminden, sesinden, jestlerinden, mimiklerinden ve ayn za
manda anlatnn ieriiyle balamndan ortaya kyor. Bir y
ky yazya geirmek, onun dank ve karmak balann
gzlemekten daha kolaydr, nk bu karmak balarla yk
yaama balanr ya da ait olduu geni toplumsal ve kltrel
gerekleri aratrlarak yknn ilevi incelenir. Bu nedenledir
ki biz bir yn metine sahibiz ve metnin gerek niteliine ilikin
ok az ey biliyoruz.
115
Biz yine bize nemli bir ders kazandracak durumda olan
Trobriyandllar'n yanna dnelim. Ve bizim vardmz.sonu-
lara tmevanmc ama kesin bir onay verecek uygun kantlar
bulmak umuduyla bu mitlerin kimilerini ayrntlaryla analiz
edelim.
Kkenlere likin Mitler
Olaylarn balangcndan balayalm ve kkenlere ilikin
birka miti inceleyelim. Dnya, diyor yerliler, ilk insanlarn
yeralt tabakalarndan ald. Oradaki insanlk, gnmzdeki yer
yzne benzer bir yaam her bakmdan srdryordu. Yeral
tnda insanlar kabile halinde kylerde ve daha geni blgelerde
rgtlenmilerdi. nceliklere ve ayrcalklara sahiptiler, arala
rnda toplumsal bir sralama ayrm vard, mlkiyeti tanyorlard
ve by bilimine balamlard. Tm bunlara sahip olarak, yine
bu edimler gerei topran paylalmasna, ekonomik ayrca
lklara ve bysel uralara ilikin haklar yerine getirerek
yeryzne ktlar. Yeryznde de ayn eyleri srdrmek iin
tm kltrlerini de kendileriyle birlikte tadlar.
Birka tane zel yer var: Kaya oyuklar, aa gvdeleri, ta
ynlar, da doru fazla bym mercanlar, su kaynaklan,
yerlilerin "oyuk" yada "ev" dedikleri kk koy girileri. te ilk
iftiler bu "oyuklardan" gelmiler (ailenin efi olarak bir kz
karde ve koruyucu greviyle onun erkek kardei), topraklara
sahip kmlar, topluluklara vermiler ve bylece o gnden
beri var olan totemik, endstriyel, bysel ve sosyolojik nitelik
leri yaratmlar.
Sosyolojide ok nemli bir yer olan toplumdaki yer (mevki)
sorunu, komu kyde Obukula ad verilen zel bir koy dzeyinde
yer alan bir yeryzne kn peinden zmlenmi. Bu olay
gerekten nemlidir, geerlikteki kuraln (ilkel bir "oyuk", bir
116
soy) tersine, komu kydeki Labai oyuklan, balca drt snfn
temsilcilerinin srasyla yeryzne k noktas hizmeti yap
mtr. Ayrca, bu snflarn ortaya kn, grnte sradan
bir olay izledi, ama mitsel gereklikte bu ok nemliydi, ilk or
taya kan Kaylavasi oldu;* bu Lukulabuta kabilesinin hayvan
dr; iguanlar tarznda yeryzne kncaya dein bir yol atktan
sonra, bir aacn zerine trmand, ortaya kan olaylan gzle
yerek orada basit bir seyirci olarak kald. Bundan ksa bir sre
sonra, Lukuba kabilesinin totemi olan kpek geliyor; ilkel adan
en yksek yere sahip bir hayvan. nc olarak domuz geliyor,
bu hayvan Malasi kabilesini temsil ediyor ve gnmzde en
yksek yeri tutuyor. En son olarak Lukvvasisiga geliyor; kimi
yorumlara gre bunu timsah temsil ediyor, bakalanna gre y
lan, yine kimilerine gre oposum (bir keseli hayvan), kimi kez bu
hayvan hi bilinmiyor. Kpekle domuz komaya balyor ve
kpek, noku bitkisinin meyvesini gryor, kokluyor ve yiyor. Bu
nun zerine yle diyor domuz: "Sen noku yedin, pis eyler yedin
sen, kt yetimisin, baya bir yaratksn. Guya'u, ef ben ola
cam." O zamandan beri, Malasi kabilesinin alt-kabilesini olu
turan Tabalular her zaman gerek efler oldular.
Bu miti anlamak iin, bize baya ve anlamsz gelen domuzla
kpek arasndaki diyalogu izlemek yetmez. Yerlilerin sosyolojisi
ve bireyin toplumdaki yerinin bunda oynad roln nemi bi
lindii zaman, yiyecek ve yiyeceklerin snrlandrlmasnn, bir
insanm toplumsal niteliinin balca yerini oluturduu bilindi
i zaman ve totemik kimliin psikolojisiyle ili dl olduumuz
zaman, anlattmz olayn niin insanln henz in stat nas-
cendi (kendi doduu yerde) bir dnemde ortaya ktn ve
rakip iki kabile arasndaki ilikileri ilk ve son kez saptadn
kolayca anlanz. Bu miti anlamak iin, yerlilerin sosyolojisini,
* Kaylavasi, guan denilen dev bir kertenkele tr. Boyu bir buuk metreye
dein varyor. Srtnda dikenli pullan var ve eti ok aranyor.
117
dinlerini, detlerini ve neleri yelediklerini iyice tanmak gere
kir. ite o zaman, yalnz o zaman, bu yknn yerliler iin ne
anlama geldiini ve onlar nasl yaama baladn anlayacak
durumda oluruz. Eer onlarn arasnda yaama ve dillerini
renme frsat bulursanz, ayn ayn kabilelerin stnlne ve
eitli yiyecek tabulanna ilikin konularda sk sk tartmalara
ve kavgalara tank olursunuz; bunlar ou zaman ok nazik vic
dan tartmalarna yol aarlar. zellikle Malasi kabilesinin etkisi
altnda kalmay srdren topluluklarla iliki kurarsanz, sz ko
nusu mitin etkin bir g oluturduunu gznzden karmaz
snz.
Olduka dikkat ekici bir olay: Ortaya kan birinci hayvan
iguana ve sonuncu hayvan Lukwasisiga, daha ilk batan uzak
tutulur. Buna gre mitin ierdii dnn, saysal dorulua
ve olaylann mantna tam sayg gstermedii sylenebilir.
Kabile iinde drt kabilenin greceli stnln salayan
Laba'i'nin en nemli mitine sk sk antrma yapld duyulu
yorsa da, daha az nemli olan yerel mitler de kendi topluluklan
iinde daha az canl ve daha az etkin deil. Bir topluluun yeleri
uzak bir kye vardklan zaman, onlara yalnzca kye ilikin ta
rihsel efsaneler anlatlmyor, aynca ve zellikle totemik rgt
lenme iinde igal ettii sraya ve yere gre mitolojinin temel
kural, by bilgileri ve uralannn nitelii de retiliyor. Ne
zaman topraklar, by konusunda yetkisini ama, balk avlama
haklar ya da baka ayncalklar zerine anlamazlklar ortaya
ksa, mitin tanklna bavuruluyor.
Yerel kkenlere ilikin tipik bif mitin, yerlilerin olaan ya-^
amnda nasl kullanldn somut bir rnekle gstereceim.
Trobriyand kylerinden birisine gelen bir kme ziyaretiyi izle
yelim. Kyn merkezinde bulunan efin evinin nnde otur
makla balyorlar. Kkenlerin yerinin, fazla bym bir mer-
118
cann ya da bir ta ynnn yaknnda bulunduu da oluyor. Bu
srada, ilk atalar olan bac ve kardein adlarm da anarak ziya
retilere bu yeri gstermekten geri kalmyorlar ve belki de kar
dein, bugn efin evinin bulunduu yere ilk kendi evini kur
mu olduunu ekliyorlar. Elbette ki ziyaretiler kzn biraz tede
ayn bir yerde oturduunu biliyorlar, nk kardeiyle ayn at
altnda oturmu olabileceini kimse kabul etmiyor.
Ek bilgiler vermek amacyla, atalarnn kendileriyle birlikte
hammadde, alet edevat ve yerel endstri yntemleri getirdiklerini
ziyaretilere syleyecekler. rnein Yalaka kynde, deniz ka
buklarndan kanlan amurlan piirme tekniidir bu endstri.
rnein dier kyde atalar, sert talann parlatlmas iin
yntem ve alet getirmilerdir. Bvvoytalu kynde oturanlar da
odun kesmek iin alet ve kpekbal yakalamak iin kollu zp
kn, yeraltndan kan atalanndan almlardr. Topluluklarn
ou bylece kendi ekonomik tekellerini, yerlilerin yeral
tndan gelilerine dein gtryorlar. Daha yksek bir yere sa
hip olan kylerde, soydan gelen saygnlk iareti tanyor; dier
kylerdeyse, kimi hayvanlar, yerel alt-kabilelerin kkenlerine ba
lanyor. Kimi topluluklar kendi politik yaamlanm karlkl d
manlk davranyla balatm. Atalann yeraltndan dnyaya ge
tirmi olduu en nemli armaan, her zaman bysel nitelie
sahip olanlar. Bu konuya daha sonra geri dneceiz ve kapsad
tm aynntlan inceleyeiz.
Byle bir sahneyi seyredecek olan bir Avrupal, yerlilerin
konuklara verdii bilginin pek ilgin olmadn grecektir.
Gerekte bu bilgiler ciddi biimde yanl bile olabilir. rnein
"Kz ve erkek kardein ayn zamanda yeryzne klannn
anlatldn duymak, aile ii zinaya mitolojik bir antrmada
bulunduunu grmek deil mi?" diye insan kendi kendine so
rabilir. tik evli iftin nasl oluabildii ve kz kardein koca
snn kim olduunu insan kendine sorabilir. Zinaya ilikin
119
kuku tmyle yanltr ve byle bir varsaym, kz ve erkek
karde arasndaki zel ilikileri insan aldatacak biimde gs
terebilir, nk erkek karde, kanlmaz bir koruyucudur, kz
ise, soyun srdrlmesinden sorumludur. Yalnz anasoyu top-
lumlarmm karakteristik kurumlarn ve kavramlarn iyice ta
nmak, anlan iki ata adna verilmesi gereken tm nemi kav
ramaya ve yerlilerin niin buna bu denli nem verdiklerini an
lamaya izin verir. Eer bir Avrupal, kz kardein kocasnn
kim olabileceini ve bu kzn dnyaya nasl ocuk getirdiini
soracak olursa, kendini bir kez daha tmyle tuhaf kavramlarn
karsnda bulacaktr; rnein babann sosyolojik rolnn
nemsiz olmas, reme fizyolojisiyle ilgili tm kavramlarn
yokluu, ayn zamanda anaerkil olan, ama gelinin kocasnn
evine gittii garip ve karmak evlilik sistemi.1
Kkenler zerine anlatlanlarn sosyolojik nemi, ancak bir
Avrupal yerel vatandala, toprak hukukuna, balklk bl
gelerine ve yerel uralara ilikin yerlilerin hukuksal kavram
larn bildii zaman aklk kazanr. nk tm bu haklar, ka
bilenin yasal ilkelerine uygun olarak, yalnz ilk kadnn soyun
dan dorudan doruya gelmi olanlara yararlanma hakk tanyan
yerel topluluun tekellerini oluturuyor. Ayn kyde, birincil
dnyaya k yerinden baka birok "oyuun" da bulunduunu
renen Avrupal, tmyle aknla decektir ve bu a
knlk, ilkellerin sosyolojisinin somut, ilkelerini ayrntl olarak
inceleyinceye ve kark bir ky topluluunun, yani birok alt
kabilenin ortaya kmasndan doan bir topluluun temsil ettii
kavrama sahip oluncaya dein srecektir.
Eer bir insan tek yk metni okumakla yetinmezse, o zaman
mitlerin ilkel insan iin sanabileceimizden daha ok nem ta
1 Anne-baba ve soyun psikolojisi ve sosyolojisi zerine tam bir inceleme,
benim u makalelerimde bulunabilir: The Psychology ofSex and the Foun
dation of Kinship in Primitive Society, Psycko-Analysis and Antropology,
Complex and Myth in Mother Rigth.
120
d aka grlr. yk ise, yalnz eitli blgelerden ve
gerekten somut olaylardan ortaya kar, kendi gerek anlamn,
toplumsal rgtlerin geleneksel temelinde bulur ve yerliler tm
bunlar para para mitolojik ykler dinleyerek deil, kendi
kabilelerinin yaps iinde evrimlemi mitolojiden alr. Dier
bir deyile, kken zerine ilkel insana mitlerin tm aklayaca
ey ve tm erimi, bunlann toplumsal ba oluturmas, ona
buyrulan ne varsa, onlarn kavramyla yava yava ili dl
olmas ya da kendi ncellerini ve modellerini gemiten alma
sdr.
Buna gre bir gzlemci eer geleneksel grnm konusunda
doru bir dnce sahibi olmak istiyorsa, o zaman yerlilerin
toplumsal rgtlenmelerini tm olarak bilmek zorundadr. O za
man kendisi iin yerel kkenlere ilikin trden ksa ykleri
kavramak zor olmayacaktr. Ayn zamanda bu yklerin her bi
rinin bir para, ok daha byk bir ykden daha ok anlamsz
bir para olduunu ve ancak yerlilerin yaamn gzleyerek
bunlan anlayacan ortaya karacaktr. Bu ykde gerekten
nemli olan, onun toplumsal ilevidir. Yerel birliin temel ger
eini ve ortak atalara sahip bireyler grubunun kan birliini iyice
steleyerek dile getiriyor. Eer buna yalnz ortak soylann ve
yeraltndan ezamanda kanlann, igal edilen yer zerindeki
haklan gvence altna aldna tm yerlilerin inand eklenirse,
0 zaman kkenlerle ilgili yknn topluluun yasal artn ier
dii sylenebilir. Bylece, yenilmi bir topluluun sakinleri,
dman komularnca kendi lkelerinden gtrlse bile, yer
zerindeki haklann her zaman sakl tutuyorlar. yle ki, aradan
bir sre getikten sonra bar treni yaplnca, kendi lkelerine
geri dnmelerine izin veriliyor, kendi kylerini yeniden kurabi
liyorlar ve bahelerini ekmeye balyorlar.1Bu insanlarla kendi
1 Bu olgularn incelemesi iin benim u makaleme baknz: War and Wea-
pons among the Trobriand Islander, "Man", Ocak 1918 ve Profesr Selig-
mann yapt: Melanesians, s. 663-668.
121
lkeleri arasnda gerek ve iten bir ilikinin geleneksel duygu
sudur bu; atalarn tam olarak yeryzne kt yerin gncel ya
amn tm olaylarnn ortasnda ve her zaman gzlerinin nnde
olmas olgusu; ayrcalklarn tarihsel sreklilii, eylerin mitolo
jik balangcna dein uzanan uralar ve ayrt edici nitelikler
topluluk iinde birlii, blgesel vatanseverlii, birlik ve akraba
lk duygularn srdrmeye yardm eden etkenlerdir. Bununla
birlikte, her ne kadar ilkel insanlarn yeryzne kna ilikin
anlatlar ayn zamanda tarihsel gelenek, tzel ilkeler ve eitli
treler zerine dayansa da, balangtaki mitin, geleneksel d
ncelerin tm iinde kk bir blm oluturduunu unut
mamaldr. rnein bir yandan mit, kendi gerekliini yerine
getirdii toplumsal ilevden alr; oysa te yandan, mite tam an
lamn vermek iin onun toplumsal ilevini incelemeye koyul
duumuz zaman, yerlilerin toplumsal rgtlerinin elden geldi
ince tm ve dora bir imgesini yava yava vermeye doru
gideriz.
Temel kural ve nceki gelenekler konusunda en ilgin olay
lardan birisi, bu mitolojinin kendi temeli ciddi ekilde sarsld
zaman, mitin ve mitolojik ilkenin uyarlanmasnda yatar. rnein
yerli bir kabilenin (oturduu topraktan yeryzne km olan
kabile) gmen bir kabilece bastrld zaman hakkn aramas
durumunda. Byle bir durumda ortaya bir ilke atmas kyor,
nk toprak ve evresi, bu ilkeye gre iinde domu olanla
rndr ve buna gre yeni gelenlerin savlaryla badamaz.
te yandan, bir lkenin yerlileri (bu "yerli" kavramm, onla
rn mitolojik kavramna gre kullanyoruz) gidip yeni bir blge
de yerleme karan alm olan daha yksek bir sralamaya sahip
bir alt kabileye kar direnme gcne sahip deildir. Bu durum
larda, bu olaand eyleri hakl karmak ve ad hoo -
uygun- nedenlerle aklama yapmak iin, mitolojik yklerin
zel bir ulam yaratlmtr. Kartl yine de davann gerek
122
sinimleri iin aka uydurulmu bir olayn yardmyla rtmeye
ya da yattrmaya alrken, mitolojik ya da tzel ilkelerin
gc, kantlayc mitlerin, gr noktalarn, atkl ve uz
lamaz olgular iermesi gereinde kendini gsterir. Bu tr
yklerin incelenmesi son derece ilgintir ve bunun iki nedeni
vardr: Birincisi, yerlilerin kendi geleneklerine ballklar sz
konusu olduu lde, onlann psikolojisi olduka derinlere in
memize izin verir; kincisi, bizi kabilenin gemi tarihini yeni
den kurmaya iter. Birok nlemle evreli olarak ve ok kukucu
bir anlay iinde bu son istee izin verilmesi gerektiini de
syleyelim yalnzca.
Totemik bir alt-kabilenin yeri ne kadar yksekse, onun ya
ylma gcnn de o kadar byk olduunu Trobriyandllarda
saptyoruz. nce olaylar analm, sonra bunlan yorumlamaya
alalm. Malasi kabilesi iinde en yksek yere sahip olan Ta-
balu alt-kabilesidir ve gnmzde birka kyde yaamaktadr:
Omarakana, ba kydr; Kasayani, bakentin ikiz kydr; Oli-
vilevi, daha nce "egemenlik" kurulmu, sonra bakentin
yenilgisine uram. ki kyden Omlamwaluwa gnmzde k
m; Dayagila, daha nce Tabalular'a aitmi ama artk onlar
ynetmiyorlar. Ayn ad tayan ve ayn soydan geldiini bildi
ren ayn alt-kabile yine var, ama ayn tabulara sayg gstermi
yorlar, ayn iaretleri kylerin banda tama hakkna sahip
deiller; her drt ky de adann bat blmnde kurulmu.
Tukwa'ukwa ky ise, Tabalular'n son zamanlarda egemenlii
ne gemeden nce, be hkmdarlk yaam. Son olarak, ayn
ad tayan ve tekinin akrabas olduunu ileri sren bir alt-
kabile, gneyin iki tane byk ve gl topluluu olan Sinaketa
ve Vakuta zerinde egemenliini yaatyor.
Bu kyler ve onlann egemenlii konusunda sylenecek ikinci
nemli gerek, egemen kabilenin, yelerinin iinde toprak sahibi
olduu bu topluluklann herhangi birinde yerel olarak dnyaya
123
geldiklerini ileri srmemeleridir V* buaUr yeni byye, iktidar
ayncalklanna sahipler. Bir domut Ittyll birlikte! Obukula'nn
tarihsel oyuklarndan yeryzne hep birlikle ktklarn ne
sryorlar; buras, Laba'i kyne yakn ve adann kuzey bat
kysnda bir yerde bulunuyor, tyte bu noktadan balayarak, ge
lenee gre tm blgeye yaylmlar.
Bu kabilenin geleneklerinde, anlalmas nemli saylacak
birka tarihsel olay bulunuyor: Daha nce Olivilevi kynn
"egemenlii" eskiden Tabalular'n Tukwaukwa'da smrgesinin
be "egemenliine", yine eskiden Vakuta zerine yedi ya da se
kiz egemenlie el koymas. Burada "egemenlik" szyle, belli
bir efin egemenlik sresini anlamak gerekiyor. Trobriyand
Adalan'nda (kukusuz anasoyu rejimine uyan kabilelerin o
unda), en gen karde ardl olduuna gre, bir "egemenliin"
ortalama sresi, ister istemez bir kuaktan daha ksa oluyor.
Ayrca bir "egemenlik" bir "kuak" kadar kesin bir zaman ls
olmadndan birok durumlarda bunun daha ksa olmas iin
pek neden yok. Nasl, ne zaman ve kimin tarafndan egemenliin
gerekletirildiini ayrntlaryla aklayan bu zel tarihsel
anlat, olaylarn sade bir derlemesini oluturuyor. Srasyla ba
balarnn ya da byk babalarnn zamannda, Omarakana efi
Bugwabwaga'nn kt bir savatan sonra tm topluluuyla bir
likte uzak gneye kamak zorunda kaldn ve orada geici
olarak bir ky kurduunu bamsz bilgi verenlerden ayrntl bir
biimde elde etmek olasdr. Aradan iki yl getikten sonra, ba
r trenini gerekletirmek ve Omarakana'y yeniden kurmak
iin geri geliyor. Bununla birlikte, en gen kardei kendisiyle
birlikte gelmiyor ve srekli yerleim yeri olacak Olivilevi'yi
kuruyor ve orada oturuyor. Biraz zeki olan yetikin tm yerlile
rin tm ayrntlaryla onaylamaya hazr olduu bu anlat, tarihsel
bir saptamay temsil ediyor ve ilkel topluluklardan elde edilen bu
saptamalarn az ok gerekliine gvenildii lde, genelde
124
gvenmeye deer oluyor. Tukwa'ukwa, Vakuta vd. ilikin veri
ler de benzeri trdendir.
Bu anlatlarn gerekliini tm kukularn stnde tutan ey,
kendi sosyolojik temelleridir. Bir yenilgiden sonra kamak, bu
kabilelerde her zamanki bir det. Dier kylerin, yksek yerlere
sahip bireylerin yerleme merkezi olmas tarz da (yani Tabalu
kadnlaryla dier ky efleri arasndaki evlilik) yine bizim ilkel
lerin toplumsal yaamnn z niteliklerinden. Bu yntemin teknii
ok byk bir neme sahip ve ayrntlaryla anlatmaya deer.
Trobriyandllar'da evlenme kocann yerinde olur, dier bir
deyile, kadn kocann yerlisi olduu kye gelir yerleir. Eko-
nimik adan evlilik, kadnn ailesinin verdii yiyecee karlk
kocann deerli eyalar vermesini ieren srekli bir dei toku
ilikisidir. Kiriwina'nn merkezindeki ovalarda yiyecek zellikle
boldur; buralar yneten en yksek dzeydeki efler Omaraka-
na'da otururlar. Deniz hayvanlarnn kabuklarndan yaplan ve
eflerin gz diktii deerli ss eyalar bat ve gney kylarn
da retilir. Bundan kan sonuca gre, ekonomik adan yksek
yerlere sahip kadnlar evlenmek iin her zaman etkili efleri
aramlardr ve gnmzde de yine bu kylerde ayn eilim
iindeler.
Buraya dein her ey harfi harfine kabile yasasna uygun
olarak geiyor. Ama kocasnn kyne yerlemi bulunan Ta-
balulu bir kadn ok gemeden kocasnn glgesinde kalr ve bu
kocann (toplum iindeki) etkisiyle olur. Eer kadnn erkek o
cuklar olursa, bunlar ergenlik ama dein babann topluluu
nun yasal yesi olarak kalrlar. Hatta orada en nemli erkek sa
ylrlar. Trobriyand Adalanndaki rejim nedeniyle baba her za
man kendi kiisel sevgisiyle oullarn ergenlikten sonra da ya
nnda tutmaya alr ve topluluk da bunu yreklendirir; nk
eer ocuklar topluluk iinde kalrsa, sadece babann saygnl
125
n ykseltmi olurlar. ounluk ocuklarn kalmasn arzular.
efin yasal miraslarn oluturan aznlksa, dier bir deyile,
kendi kardeleri ve kz kardeinin oullan, buna kar koymay
gze alamazlar. Aslnda yksek bir yere sahip ocuklann yasal
yesi olduklar kye dnmek iin hibir neden yoktur, yani an
nelerinin kyne, bylece babalarnn kynde kalrlar ve orada
egemenliklerini srdrrler. Eer kz kardeleri varsa, onlar da
babann kynde kalrlar, orada evlenirler ve bylece yeni bir
hanedan kurarlar. Yava yava ayrcalklar edinirler, saygnlk
lar kazanrlar ve o zamana dein yerel efe ait olan grevleri
yklenirler. Kyn ve topraklannn "efendisi" sfatn alrlar, tm
danma kurullanna bakanlk ederler, bir karar gerektiren tm
ortak ilerde karar verirler ve zellikle tekellerin, yerel bynn
nedenini yklenirler.
Anlatm olduum tm bu olgular salt ampirik gzlemlerdir.
imdi de bunlarla ilgili efsaneleri grelim. Bu efsanelerden biri
sine gre, Batabalu ve Bonumakala adl iki kz karde, Laba'i
yakmlannda ilk oyuktan yeryzne ktlar. Hemen Kiriwi-
na'nn merkez blgesine gittiler ve her ikisi de Omarakana'ya
yerletiler. Orada yerel by ve tm haklar adna kendilerini
blgenin kadn selamlad; bu ise onlarn bakent zerindeki
iddialarnn mitolojik olarak onaylanmas anlamna geliyordu
(bu noktaya bir kez daha dneceiz). Bir sre sonra, iki kz kar
de arasnda birka muz yapra yznden bir kavga kt; yap
raklar etek yapmna yarayan gzel lifler veriyor. Kavga sra
snda byk karde ke oradan gitmesini sylyor, yerlilerse
bunu ciddi bir hakaret sayyorlar. yle diyor kk kz karde
ine: "Ben burada kalacam ve en kesin tm tabulan gzleyece
im. Sen git allktaki domuzu ye, katakayluva saln ye."
Ky blgelerinin efleri gerekte tmyle ayn yere sahip
ken, dierleriyle ayn tabulara uymazlar. Ky kylerinin yerli
126
leri ayn yky yaklak bir eitlemesiyle anlatyorlar; buna
gre daha gen kz karde, bye Omarakana'da kalma buyru
unu veriyor ve kendisi batya doru ekip gidiyor.
Sinaketa'da anlatlan baka bir yoruma gre, Tabalu alt-
kabilesinin kadm atas varm: En by Kiriwina'da kal
m, kincisi Kuboma'ya yerlemi, ncs Sinaketa'ya gi
derken, Kaloma deniz kabuklarnn disklerini de birlikte gtr
m ve bylece yerel endstriyi balatm.
Tm bu gzlemler, Malasi kabilesinin bir alt-kabilesiyle ilgi
li. Bu kabilenin dier alt-kabilelerinin hepsi de daha alt srada ve
bunlardan onlarcasn sayabilirim. Hepsi de aslnda oral, yani
gle gelmemiler; aralarndan kimisi, zellikle de Bwoytalu
alt-kabilesinin insanlar, parya diyebileceimiz bir snf ya da
zellikle kk grlen insanlar oluturuyorlar. Hepsi de ayn
ad tamakla ve ayn toteme sahip olmakla, trenlerde de en
yksek sraya sahip insanlarn yannda yer almakla birlikte,
yerliler bunlan kendi balanna ayr bir snf oluturan insanlar
gibi sayyor.
Bu olgulann yeniden yorumlanmasna ya da tarihsel yap-
lanmalanna el atmadan nce, baka kabilelerle ilgili birka tane
daha efsane anlatacam. nem asndan Lukuba kabilesi, belki
de Malasi kabilesinden hemen sonra geliyor.
Oluturmu olduu alt-kabileler arasnda iki ya da , yer
sralamasna gre hemen Tabalulardan sonra geliyor. Bu alt-
kabilelerin atalar Mwauri, Mulobwaima ve Tudava ait. Bunlann
hepsi de, Laba'i'nin yaknnda bulunan ve drt tane totem hay
vanna yeryzne k hizmeti yapan ayn esas oyuktan yery
zne kmlar. Daha sonra Kiriwina'nn nemli merkezlerine
ve komu adalardan Kitava ve Vakuta'ya doru ynelmiler.
Yeryzne kla ilgili olarak daha ncekilerden bildiimize
127
gre, balang asndan en nemli sraya sahip olan bu kabi
ledir ve kpekle domuz sray deitirinceye dein bu byle s
ryor. Aynca, mitolojik hayvanlarn ya da insanlarn ou Lu-
kuba kalesine ait. Birinci dereceden kltrel bir rol oynayan ve
ayn ad tayan alt-kabilenin bir atas gibi saylan mitolojik
dzeydeki byk kahraman Tudava da bir Lukuba imi. Kabi
leler aras ilikilerde ve ticari trenlerin oluumunda rol oyna
yan mitolojik kahramanlann ou, ayn kabileye ait.1Kabilenin
ekonomik bysnn en byk pay da yine bu boyun mlkiye
tinde. Vakuta'da Tabalu'lar bunlan yerlerinden etmediyse bile,
ikinci plana ittiler ama bunlar yine de belli bir etkinlie sahipler.
Byk tekelini her zaman ellerinde tutuyorlar ve Lukuba'lar
bunlann geleneksel mitolojiye dayanarak zorbalk zerine s
tnlklerini her zaman doruluyorlar.
nc byk totem blmn oluturan Lukwasisiga'lann
mitolojilerine, kltrel ve tarihsel rollerine ilikin syleyecek
ok ey yok. Yeryzne ka ilikin en nemli mit bu kabile
nin zerinde durmuyor ya da bu kabilenin hibir nemi olmayan
hayvanlann ve yelerinin atasal kiilerini belirtiyor. Az ok
nemli saylacak hibir byleri olmad gibi, hibir mitolojik
konuya da kaynaklk etmiyorlar. Dokonikan canavann Lukwa-
sisiga totemine balayan Tudava emberinde ok az bir rol oy
nuyorlar. Bu kabile, ayn zamanda Tilataula blgesinin efi de
olan Kabvvaku kynn efine ait. Bu blge her zaman iin Ki-
riwina blgesiyle gizli bir dmanlk iinde yaad ve Tilatau-
la'nn efleri, en yksek yere sahip olan Tabalular'n politik ra
kibiydiler. Arada bir bu iki blge savayordu. Bozguna urayan
ve kamak zorunda kalan taraf hangisi olursa olsun, bir barma
treniyle ban her zaman kuruluyordu ve bu iki blge savatan
nceki durumuna yeniden kavuturuluyordu. Omarakanann
1 Argonauts of the Westem Pocific, s. 321.
128
efleri, onlarn stn yerini her zaman kskanyordu; bir sava
tan sonra berikiler zafere kavumu olsalar bile, yine de dman
komu zerinde bir trl denetim uyguluyorlard. Kabvvaku
efleri bir dereceye dein onlann buyruuna uymak zorundayd;
rnein eskiden nemli bir iin yerine getirilmesinde, Amara-
kana efi her zaman potansiyel dmann bu ie grevlendiri
yordu. Omarakana eflerinin gerek stnlkleri, onlarn top
lumsal sralamasndan ileri geliyordu. Bununla birlikte, tm di
er yerlilere esinledikleri g ve korku, bunlarn gnein ve
yamurun nemli bysn ellerinde tutmalarnda yatyordu.
rnein Lukvvasisiga kabilesinin bir alt-kabilesinin yeleri, po
tansiyel dmandlar ve en yksek yere sahip eflere de uysalca
bamlydlar ama savata onlarla eittiler. Eer ban zaman
Tabalular'n stnl tm itirazlarn stndeydiyse, Toliwagalar
da gzpek ve korkun sava diye biliniyordu. Lukwasisiga'lar
genelde hdk (Kulita'adila) olarak saylyor. Bu kabilenin bir ya
da iki alt-kabilesi en yksek yere sahip olanlardan birisiydi ve Ta-
balu kabilesinin yeleriyle evleniyorlard.
Lukulabuta'nn drdnc kabilesi, yalnzca aa bir yerden
alt-kabileleri ieriyor. Sayca en az olan bir kabile bu ve sahip
olduklar tek by de karabyyle ilgili.
Bu mitlerin tarihsel yorumlarn ilerken, daha ilk batan
kendimizi temel bir sorunla kar karya buluyoruz: Efsaneler
de ve mitlerde beliren alt-kabilelerde trde bir kltrn basit ve
yerel bir dallanmasn m grmemiz gerekir, yoksa onlara daha
tutkulu bir anlam m yklemeliyiz ve onlan eitli kltrleri
temsilcileri gibi mi saymalyz, dier bir deyile, eitli g
dalgalarnn brakt bir birlik mi saymalyz? Eer bu iki ola
slktan birincisi kabul edilirse, mitler, tarihsel veriler ve sosyo
lojik olgular o zaman byk nem tamayan hareketlere ve i
deiimlere ilikin saylmaldr sadece; bu durumda daha nce
sylediklerimize ekleyecek hibir ey kalmyor.
129
Bununla birlikte, yeryzne kla ilgili en nemli efsanenin,
drt kabilenin kkenlerini ok eski nerici bir yere yerletirdii
teki varsaymn desteiyle sylenebilir. Labai kuzeybat kysna
kurulmutur; buras musonlarn egemen olduu ynden gelen
denizcilerin girebilecei tek yerdir. Aynca, g akmlan, kltrel
etkilerin yaylmas ve uygarlatrc kahramanlann yolculuklan,
mitlere gre her zaman kuzeyden gneye doru oldu; buna kar
lk genelde daha az niform biimde batdan douya doru da g
oldu. Tudava tarihinin byk dnemlerinde ve Kula efsanelerinin
ounda ar basann yn olduunu gryoruz; glere ilikin
mitlerde de yine bunlan buluyoruz. Buna gre, grne kapl
madan kltrel bir etki kabul edilebilir ve bu k noktasndan
douda Woodlark Adas'na, gneyde Entrecasteaux Takmadala
rna dein izlenebilir ve kuzeybat kylanndan balayarak Bizim
Takmadalan'na dein yaylmtr.
Bu varsaym, birka mitin szn ettii kimi atmayla
dorulanyor, rnein kpekle domuz arasnda, Tudava ile Do-
konikan arasnda ve insan yiyici kardele, insan yiyici olmayan
karde arasnda geen atmalar. Eer bu varsaym gerei gibi
kabul edilirse, u emay elde ederiz. En eski toplumsal tabaka-
lan Lukwasisiga ile Lukulabuta kabileleri temsil ediyor. Mite
gre yeryzne birinci kabile km ama her ikisi de bir dere
ceye dein orann yerlisi; yle ki, bunlar denizci deil, toplu
luklar ierlerde yerlemi ve balca uralarn tarm
oluturuyor. Byk alt-kabile Lukwasisiga'nn, hi kuku yok
son gmenler diye saylabilecek Tabalular'a kar genel d
manca tutumu da, bizim onayladmz varsaymla badayor.
Buluu ve kltr kahraman Tudava'nn savam olduu in
san yiyici canavarn da bu kabilede yer alm olmas olasdr.
Bu olay zerinde bile bile durmamn nedeni, g birimleri
gibi saylmas gerekenlerin kabileler deil, alt-kabilelerin olma
sdr. Gerekte, birok alt-kabileden oluan byk kabilenin,
130
gevek bir toplumsal birlik oluturduu ve derin kltrel ayr
lklarla dalmaya yneldii aktr. rnein Malasi kabilesi, en
yksek Tabalular kabilesini iine ald gibi, Wabua ve Gumso-
sopa gibi en ok kmsenenleri de kapsyor. Alt-kabilelerle
kabile arasndaki ilikiler yine gmen birimlerin tarihsel var
saymlarnn yardmyla ancak aklanabilir. Benim grme
gre en az ykselmi olan alt-kabileler nce geldiler ve onlarn
totemik asimilasyonlar, sosyolojik yeniden rgtlenmenin genel
srecinin ikincil bir sonucunu oluturdu ve Tudava ile Tabalu
kabilelerinin iinde bulunduu gl ve etkin glerden sonra bu
gerekleti.
Buna gre tarihsel yeniden kurulu birka yardmc varsay
m gerektiriyor ve bunlann her biri keyfi kalmakla birlikte, usa
yatkn saylabilir. te yandan, her yeni bir dorulama, daha be
lirsiz bir eyi araya katyor. Kendi btnl iinde yeniden
kurulu, ekici ve emici bir zihinsel oyun ve ou zaman ara
trma yerinde aratrmacya kendini benimsetiyor ama sonula-
nn nitelii zerine hibir etki yapmakszn her zaman gzlem
alannn dnda kalyor; bununla birlikte, yeter ki gzlemci,
gzlem yetenekleri zerindeki denetim gcn ve gerekilik
duyumunu yitirmesin.
Benim bu gelitirdiim ema, sosyoloji ile ilikili olgularn,
Trobriyandllar'n mitlerinin ve trelerinin doal olarak iinde
yer ald emalardan birisidir. Bununla birlikte, ben buna byk
bir nem vermiyomm, nk bir blgenin tam bilgisine sahip
olmak bile, etnologa ekingen ve geici yeniden kurululardan
baka bir eyin tehlikesini gze almaya izin vermedii kansn
daym. Bu emalardan birounu kendi arasnda karlatnr-
ken, bunlann deeri kantlanabildii gibi, yararszlklar da or
taya karlabilir. Bu emalann nemi, tm geleneklere ve tm
aynmlara bal efsaneleri elden geldiince ok sayda, daha b
131
yk bir zenle daha bir titizlikle incelemeye tevik eden alma
varsaymlann oluturma gereinde yatar sadece.
Bu efsanelerin sosyolojik kuram asndan tarihsel yeniden
kurulularnn bir deeri yoktur. Bunlarn kayda gememi gizli
gereklii ne olursa olsun, mitler, bu olaylar aslna bal bir bi
imde kayda almaktan ok, tarihsel olaylarn ortaya kard
kimi elikileri gizlemeye yarar. Gl alt-kabilelerin yaylma
as altnda gz nne alnan mitler, birbiriyle badamaz ol
gular anlatrken, kimi noktalarda yaama ballk gsteriyor.
Bu badamazlklarn rtnmesine yardm eden -neyse gizlen
mesine demeyelim- olaylar, ou zaman aldatc niteliktedir.
Kimi mitlerin iinde getii blgelere gre deitiini daha nce
grmtk. Baka durumlarda araya giren olaylar, dilekleri ve
var olmayan haklar onaylamaya hizmet ediyor.
Demek ki tarihsel bak asnnn mitlerin incelenmesine
uygulanmas ilgintir; mitler btn olarak gz nne alndnda,
tutkudan yoksun souk bir yky sunmazlar, nk belli bir
toplumsal ilevi yerine getirmek, belli bir grubu vmek ya da
anormal bir durumu hakl karmak iin her zaman gnll ola
rak yaratlmtr. Yine bu dnlerin gsterdiine gre, yer
lilerin aklnda saf tarih, yan tarihsel efsane ve saf mit birbirinin
alan iine girer, bir sreklilik oluturur ve gerekte ayn sosyo
lojik ilevi yerine getirir.
Bu bizi bir kez daha balangta sylediklerimize gtryor.
yle ki, mitin gerekten nemli tek esi, ayn zamanda geriye
dnk ve gncel olan yaayan gerekliine ilikin olanlannda
yatyor. lkel insan iin mit ne dsel bir yk, ne de l ge
mile ilgili bir anlat; hl bir parasyla varln srdren daha
geni bir gerekliin bir tablosu. Varln srdryor, nk
ilkel insann bavurabilecei tm nceki yasalar ve ahlak, mitin
iinde dile getirilmi bulunur. Yer ve g, ncelik ve boyun e
132
me sorunlarna dayal ayrlklar patlak verdii zaman, ya da el
bette derin tarihsel dnmler ortaya ktnda, mitin ilevsel
rolnn bu sosyolojik gerilim durumlarnda daha etkili olduu
aktr. Mitten yola karak her ne kadar tarihsel yeniden kuru
luun hangi noktaya dein gtrlebileceini sorma hakkmz
her zaman olmakla birlikte, bir gerek olarak onaylayabilecei
miz ey ite budur.
Hi kuku yok mitle ilgili tm aklayc ya da simgesel yo
rumlan bir kenara brakabiliriz. Mit iinde beliren kiiler ve
varlklar dtan grndkleri gibidirler, yoksa gizli gerekliin
birer simgesi deildirler. Bu mitlerin aklayc ilevine gelince,
hibir soruna yant vermiyor, hibir merak gidermiyor ve hibir
kuram iermiyor.
lm ve Yaam Dneminin Yeniden Balamas zerine Mitler
Kkenler zerine mitlerin kimi yorumlan, gncel ruhlar
dnyasnda insanln yeraltnda varoluunu, lm sonras in
san ruhlarnn varlyla karlatnlyor. Bylece her insann
ilkel gemiiyle dorudan yazgs arasnda mitolojik bir yakla
m kuruluyor. Miti yaama balayan ve mitin psikolojisini,
kltrel deerlerini iyice anlamamza yardm eden bu balardan
bir bakasna sahibiz burada.
nsann kkeninin varlyla, ruhsal varl arasndaki ko
utluk daha uzaa gtrlebilir. llerin ruhu Tuma Adas'na
gidiyor. zel bir oyuktan yeraltna giriyor: lk yeryzne kn
tersine bir sre. Daha nemlisi, Tuma'daki yeralt dnyasnda
ksa bir ruhsal varolutan sonra, insan yalanyor, derisi buru
uyor, salar aanyor; bunun zerine derisini deitirerek ye
niden genlemesi gerekiyor. nsanoulu ilk zamanlar yeraltnda
yaarken de bunlar oluyordu. D dnyaya gelirken, birden bu
yetenei yitirmediler; kadnlar ve erkekler lmsz genler ka-
133
yetenei yitirmediler; kadnlar ve erkekler lmsz genler ka
larak yaayabilirlerdi.
Bununla birlikte sradan ama nemli ve yazgsal bir olayn
peinden bu yetenei yitirdiler. Eskiden Bwadela kynde yaa
yan yal bir kadn, kz ve torunuyla birlikte oturuyormu:
kuak boyu gerek anasoyundan geliyorlarm. Byk anne ve
kk kz torun gnn birinde, denizin ykseldii bir anda kr
fezde yzmeye geliyorlar. Byk anne biraz uzaklarken, kk
kz plajda kalyor. Kadn denizde srklenmeye balayan derisini
kaldrp atyor, bir allkta kprtsz kalncaya dein krfezi y
zerek geiyor. Gen bir kza dnm olarak torununun yanna
geliyor. Kk kz onu tanmyor, korkuya kaplyor ve ona
uzaklamasn sylyor. Yal kadn krlm ve fkelenmi
olarak denizde yzd yere geri dnyor ve eski derisini anyor,
stne geiriyor ve yine kzn yanna dnyor. Bu kez kz onu
tanyor ve selamlyor: "Buraya bir gen kz geldi, ok korktum ve
onu kovdum," diyor. Byk anne yant veriyor: "Hayr, sen beni
tanmadn, yle olsun, bundan sonra siz yalanacaksnz, ben de
leceim." Eve dnyorlar, kz o srada yemek hazrlnda
bulunuyormu. Yal kadn kzna dnyor: "Yzmeye gitmi
tim; aknt derimi ald gtrd; kzn beni tanmad; beni kovdu.
Artk derimi deitirmeyeceim. Hepimiz yalanacaz. Hepi
miz leceiz."
O gnden sonra insanlar deri deitirme ve gen kalma yete
neini yitiriyorlar. Sadece deri deitirme yeteneini koruyan
hayvanlar, "altta kalan" havyanlar oluyor: Ylanlar, yengeler,
iguanalar, kertenkeleler. nk insanlar da eskiden yeraltnda
yaamlard. Bu hayvanlar da yeryzne ktlar ve deri dei
tirmeyi srdrdler. Eer insanlar da yaamaya dnyann s
tnde balam olsalard, kular, uan rdekler, bcekler gibi
"yzey hayvanlarTda ayn zamanda derilerini deitirme ve
yeniden genlie kavuma yeteneinde olacaklard.
134
Genelde anlatld biimiyle mit burada bitiyor. Kimi kez
yerliler ruhlarla insanln ilkel durumu arasnda bir koutluk
kurarak buna baka yorumlar da katyorlar. Kimi kez srngen
lerin yenilenmesi zerinde duruyorlar. Eskiden, bir yorumlama
da bulunmadan, derinin yitirilmesi olayn anlatmakla yetini-
yorlarm. Bu yk kendi bana baya ve nemsiz kalyor.
Kendilerini lme ve gelecek yaama ilikin kavramlarn, ritle-
rin ve trelerin nda inceleme zahmetine verenlere bu yk
bu nitelikte grnyor. Bu mitin bir inanc yalnzca gelitirdii
ve dramatize ettii aktr, nk bu inanca gre insanlar eskiden
genleme yeteneine sahipmiler ve daha sonra bu genleme
yeteneini yitirmi olabilirler.
Bylece bir bykanneyle kz torunu arasndaki bir at
mann sonucu olarak tm insanlar, hibirisi dta kalmamak
zere, yalla giden gszle boyun emi bulunuyorlar.
Bununla birlikte, kat yazgnn tm olaylar bugnn insanlar
nn bana gelmiyor, nk yerlilerin gznde yalanma ve fi
ziksel kme gibi durumlarn lmle hibir ilgisi yok. Onlann
inanlannn tm bu evrimini anlamak iin hastaln, bedensel
kntnn ve lmn etkenlerini tanmak gerekir. Trobriyandl
yerliler salk ve hastalk bakmndan itenlikle bir iyimserlik
sergiliyorlar. G, canllk ve bedensel btnlk onlarn gzn
de olaan bir durumu oluturuyor ve ancak bir kazayla ya da
doast bir nedenle ortadan kalkar ya da bozulabilir. Yorgun
luk, gne arpmas, sindirim gl ya da tme gibi kk
kazalar, pek nemli olmayan ve geici rahatszlklara yol aabi
lirler. Bir sava srasnda yenilen bir mzrak darbesi, zehirlenme,
yksek bir kayadan ya da bir aatan dme bir insan sakat b
rakabilir ya da ldrebilir.
Boulma, bir timsahn ya da kpekbalnn saldrsna u
rama gibi bu ve benzeri kazalann renilmesine gelince, bunlar
tmyle karabyden baktr; yerliler iin bu her zaman ak
135
bir sorundur. Bununla birlikte onlar iin tmyle belli olan bir
ey varsa, o da her trl karabynn yol at tm ciddi has
talklar ve zellikle de lmcl hastalklardr. En ok geerlikte
olan, byclerin uygulad ve dualan ve ritleriyle birdenbire
gelen ya da bulac hastalklarn dnda nerdeyse tm hasta
lklar retme yeteneinde olan sradan byclktr.
Karabaycln kayna, gneyden gelen kimi etkilere ba
lanyor her zaman, ileri srldne gre karaby Trobriyand
Takmadalan'nn iki noktasnda ortaya kmtr ya da daha ok
Entrecasteaux Takmadalarndan getirilmi baz noktalardan bi
risinde ilk kez ortaya km olabilir. Bu noktalardan birisi, Ba'u
ile Bvvoytalu kyleri arasnda bulunan Lawaywo Maaras'dr,
tekiyse gney Vakuta Adas'nda bulunur. Bu iki blge her zaman
iin en korkun karaby merkezi olarak biliniyor.
Bwoytalu blgesi adada tmyle alt bir toplumsal yeri tutuyor
ve orada aa zerine en gzel yontu yapanlarla, lif rme uz
manlar oturuyor ve her iki grup insan da kuyruu dikenli balk
ve allk domuzu gibi korkun eyler yiyorlar. Bu yerliler uzun
sre endogamiyi (kabile ii evlenme) uyguladlar, adada yerli
kltrn en eski tabakasn temsil ettikleri olasdr. Onlara ka-
rabyy gneyden bir yenge getiriyor. Kimi betimlemelere
gre bu hayvan, Lawaywo Maaras'nda bulunan bir oyuktan
yeryzne km olabilir. Baka yorumlara gre, havav ge
tikten sonra bu blgeye dm olabilir. Geldii srada bir adamla
bir kpek orada bulunuyormu. Tad karaby nedeniyle
yenge krmz bir renkteymi. Onu gren kpek srmaya a
lm ama yenge onu ldrm ve bundan sonra ayn yazg
insann da bana gelmi. Ama yenge insana baknca zlm,
"kam hareket etmeye balam" ve insan yaama geri ar
m. nsan kendi kycs ve kurtarcs olana gzel bir armaan
olarak bir pokala vermi ve ondan byy istemi. Ve byy
ondan alm. nsan hemen, kendine iyilik eden yengeci ldr
136
mek iin byy kullanm. Daha sonra, o ana dein uyulduu
kabul edilen bir kurala gre onu ldrm. Bundan sonra by
nn tam sahibi olmu. Bugn yengeler kara renktedir, nk
byden yoksundurlar. Bununla birlikte ge lrler, nk eski
den yaamn ve lmn efendisi onlard.
Vakuta'nn gney adasnda benzeri bir mit daha anlatlyor.
nsan grnmne sahip ama insan doasnda olmayan kt
lk bir varlk, Normaby Adas'nn kuzey kysnda bir yerler
de, bir bambu parasnn iine girmi. Bambu paras, kuzeye
doru srkleniyor ve Yay vau ya da Vakuta Adalan'nn birisinin
burnuna yakn bir yerde kyya geliyor. Komu kyden Kwada-
gila adl bir adam, bambunun iinden gelen sesi duyuyor ve onu
ayor, tinden eytan kyor ve ona byy retiyor. Gney
de ilk bilgileri verenlere gre karabynn ilk gerek k
noktas byle olmal. By Bwoytalu'ya dorudan doruya g
ney takmadalarndan deil, Vakuta'dan hareket ederek geliyor.
Vakuta geleneinin baka bir yorumuna gre tauva'u bir bambu
iinde deil, ok daha byk bir aygt iinde Vakutaya geliyor.
Normanby Adas'nn kuzey kysna yerlemi Sewatupta
Ky'nde, ok sayda ktcl varlklarn barnmasna hizmet
eden byk bir aa bulunuyor. Bu aa kesildii zaman, gv
desi ve dallar denizin zerine yaylacak ve kkleri adada kala
cak, tepesi de Vakuta Ky'ne deecek ekilde yere yklyor.
Bu nedenle gney takmadalarnda byclk ou zaman yay
gndr; aacn orta ksmn kaplayan deniz, dallarda yaayan
balklarla doludur. Karaby Trobriyand Adaian'na Vakuta'nn
gney kysndan geliyor, nk aacn tepesi, ikisi erkek birisi
kadn olmak zere tane ktcl varl iinde tayor ve
bunlar adada oturanlara biraz by retiyorlar.
Bu mitolojik ykler, insanlarn en son varacaklar yazgy
embere alan inancn zincirinin halkalarndan birisini bize ta
137
ntmaktan baka bir ey yapmyor. Mitsel olaylar ve bunlarn
nemini kavramak, ancak bunlar karabynn gcne ve doa
sna ilikin inanlarn btnne balayarak ve yine ortaya
kard duygulan ve korkulan anlayarak olasdr. Karabynn
ortaya kn anlatan belli ykler, tm doast tehlikelerin
tam bir saymn ya da yeterli bir aklamasn vermekten uzak
tr. Yerlilerin inancna gre birden ve hzla ortaya kan bir
hastala eril bycler deil, ayn bir etkisi olan ve ok daha
byk doast bir ze sahip diil bycler yol ayorlar. Bu
tr bir bycle ilikin bir miti ele geirmek benim iin olas
olmad. te yandan, (diil) byclerin yntem nitelii ve tarz,
srekli ve geerli diyebileceimiz inanlar emberinin konusunu
oluturuyorlar. Ben bu inanlar Argonauts of the V/estern Pa
cific kitabmda akladm1ve burada buna geri dnmeyeceim.
Bununla birlikte, "kk" birer mit gibi saylabilecek bir sr
ykye yol atna inanlan ve kaynan doast glerin
gl inancnda bulan ve byc kadnlan evreleyen doast
ayann nemi zerinde durmak nemlidir. Byc erkekler ko
nusunda da, bvvaga denilen benzeri ykler anlatlyor.
Son olarak, ktcl ruhlann dorudan eylemine verilen ve
tauva'u denilen bulac hastalk yayc by de, daha nce
grdmz gibi, mitoloji tarafndan tam karabynn kayna
gibi saylyor. Bu ktcl varlklarn gneyde srekli oturduk-
lan yerleri var. Arada bir Trobriyand Adalan'na gidiyorlar ve
orada sradan insanlann gzlerine grnmyorlar, balktan ya
plm su kaplarn ve aa topuzlarn nlatarak geceleri ky
leri dolayorlar. Oralarda oturanlar bu grlty duyar duymaz
korkuya kaplyorlar, nk byclerin aatan silahlanyla
arptklar insanlar lyorlar, onlann istilas, kitlesel lmlerin
habercisi gibi saylyor. Bunun zerine ky Leria ad verilen bir
6 Blm X, zellikle de sayfa 236-248, aynca sayfa 320,321,393'e baknz.
138
salgn hastalk kaplyor. Ktcl ruhlar kimi kez srngenlere
dnyorlar ve insanlarn gzlerine grnr oluyorlar. Byle
bir srngeni, sradan doal bir srngenden ayrmak kolay de
ildir ama bu aynm yapmak nemlidir, nk kt davranlan
ve svlen bir tauva'u cn lmle alyor.
Bu srekli mitin ve gemite kalmam ama her gn retilen
bir olaya ilikin bu evcil anlat, bir sr somut yky kendi
evresinde topluyor. Bu yklerde anlatlan olaylardan kimisi
bile, benim Trobriyand Adalan'nda kaldm srada retildi.
Belki de 1918 yl Ispanyol gribinin sonucu olarak orada ciddi bir
dizanteri hastal vard. Birok yerli, tauba'u'lan duyduunu
ileri sryordu. Wavelada dev gibi bir kertenkele grlmt.
Onu ldren adam hemen lmt ve kyde salgn hastalk
bagsterdi. Ben Oburaku'dayken, salgn hastalk ky knp
geiriyordu, beni tayan geminin takm, bir tauba'u'yu, ok
renkli bir ylan biiminde ve bir kiraz aacna tnemi biiminde
grdn sylyordu, biz yaklarken anlalmaz biimde yok
olmutu. Eer ben kendim bu mucizeyi grmediysem, bunun
nedeni miyop oluumdu ya da bir tauba'u'yu grmek iin nasl
baklmas gerektiini bilmiyordum. Tm blgelerdeki yerliler
den bu yklerden bir yn dinlenebilir. Bu tr bir srngeni,
yerden yksek dz bir yere brakmak ve nne deerli nesneler
koymak gerekiyor, yerlilerin bana gvenle konutuklarna gre
byle yaptklarn, hem de ka kez, bana sylyorlard ama ben
hibir zaman buna tank olmadm. Aynca ileri srldne gre,
kimi byc kadnlar taubau'larla iliki kurmutu ve hl ya
amakta olan bir bycnn bunu yaptn bana doruladlar.
Bu inan bize "kk" mitlerin, byk basmakalp bir mitten
nasl srekli olarak doduunu gsteriyor. Demek ki hastalk ve
lmlerin tm nedenlerine ilikin inan ve yine yerlilerin her
gn kaydettii somut doast kk olaylan ksmen ve aka
dile getiren anlatlar organik bir btnlk oluturuyor. Bu
139
inanlarn ne bir kuram ne de bir aklama oluturduu aktr.
Bir yandan, kltrel edimlerin bir kuramn oluturuyor, nk
karaby konusunda, yalnzca bunun uygulandna inanm
yorlar, gerekten uyguluyorlar, en azndan erkekler bu byy
uyguluyor. te yandan, bizim zerinde durduumuz bu btn
lk, insann hastala ve lme kar pragmatik tepkisini, yani
heyecanlarn ve nsezilerini dile getiriyor, davrann nemli
ekilde etkiliyor.
nsann gemite yeniden genleme yeteneini yitirdiini
ve gnmzde varln zetleyen nedenlere ilikin yerlilerin
tm dncelerini imdi biliyoruz. yle bir bakla syleyecek
olursak, bu iki olgu arasndaki iliki geicidir. Yerliler karab
ynn ocuklara, genlere ve yallara olduu kadar herkese
ulaabileceine inanrken, yallar ok daha kolay vurduunu
biliyorlar. Bylece karabyye zemin hazrlayan, yeniden gen
leme yeteneini yitirmek oluyor.
Bununla birlikte, zaman geliyor insanlar yalanyor ve l
yor, ruhlara dnyor, kyde yine de yaayanlarla birlikte ka
lyor; yllk milamala bayram iin kendi kylerine geri geldik
leri zaman, hl kyde oturanlarn evresinde dolanyorlar.
Kendi yaknlaryla birlikte yaam olan yal bir kadnn ruhu,
yatan altnda bulunan parkenin iine kaym. Ailenin yeleri
ne yiyecek datmakta olan kz, hindistancevizi iinde bulunan
kaynam et suyundan birazck onun zerine dkm ve yak
m. Ruh kzma kzm ve ayplam. Kz yant vermi: "Senin
gittiini sanyordum, ylda bir kez milamala bayram srasnda
geldiini sanyordum." Ruh kendini hakarete uram sanm.
Yant vermi: "Ben de Tumaya gideceim ve yeraltnda yaa
yacam." Bunun zerine bir hindistancevizi alm, onu ikiye
blm, gz olan yanm kendisi alm, tekini kzna ver
mi. "Sana kr olan yansn veriyorum, demi, artk beni gr
meyeceksin. Gzleri olan ben alyorum, bylece geri geldiim
140
zaman grebileceim." Bu nedenle ruhlar insanlar grebilirken,
kendileri grnmezler.
Bu mit, yllk milamala bayramna bir antrmada bulunu
yor, bu bayram srasnda ruhlar enliklere katlmak iin ilgili
kylere geri geliyorlar. Milamala bayramn balatan yolu bize
anlatan daha ak bir mit daha var. Kitava'dan bir kadn lr,
geriye gebe bir kz brakr. Kz dnyaya bir ocuk getirir ama
onu besleyecek yeterince st yoktur. Komu adada bir adamn
lmek zere olduunu duyar, ruhlar dnyasna ekilmi annesi
ne bir haber gtrmesi iin adama yalvanr ve annesinin torununa
yiyecek gndermesini ister. Ruh-kadn yiyecek sepetini doldurur
ve szlanarak kye doru ynelir: "Bu yiyecei kimin iin ta
yorum. Torunum iin tayorum, gtrp ona vereceim. Ona bu
yiyecei vermek iin yryorum." Kitava Adas'nda Bomagema
plajna vanr, yiyecei oraya brakr. Kzma seslenir: "Yiyecek
getiriyorum; adam bana getirmemi syledi. Ama ben bir rp
gibiyim; insanlarn beni bir cad sanmalarndan korkuyorum.
Orada bir ignam kzartr, torununa verir, sonra alla gider ve
kz iin bir bahe yetitirir. Ama geri dnd zaman, bir ca
dya yle benzer ki, kzn korkutur. Aynca kz annesine ekip
gitmesini syler: "Tuma'ya dn, ruhlar dnyasna, insanlar senin
bir cad olduunu syleyecekler." Ruh-anne yaknr: "Beni niin
kovuyorsun? Seninle birlikte kalabileceimi ve torunum iin bir
bahe yetitireceimi sanyordum." Kz sadece unu sylemek
le yetinir: "Haydi git, Tuma'ya dn!" Bunun zerine yal kadn,
bir hindistancevizini alr, onu ikiye bler, kr yansn kzna verir,
gren yarsn kendine saklar. Ylda bir kez kendisinin ve dier
ruhlann milamala bayram iin geleceklerini syler ve kendileri
onlan grebilme yeteneine sahipken, insanlann kendilerini gr
meyeceini bildirir. Bylece yllk bayram o zaman balar.
Bu mitolojik ykleri anlamak iin, bu ykleri yerlilerin
ruhlar dnyasna ilikin inalarla, milamala mevsimi srasnda
141
kendilerini verdikleri uygulamalarla ve ruhuluun ilkel biim
leri iinde dile geldii gibi yaayanlarn dnyasyla, llerin
dnyasna ilikin dnya arasndaki kavramlarla karlatrl
malar kanlmaz olur.1lmden sonra her ruh Tuma'nm ye
ralt dnyasna gidiyor. Girite, ruhlar dnyasnn bekisi Topi-
letann nnden geiyor. Yeni gelen ona birka tane deerli e
ya veriyor; bunlar lm srasnda sslenmi olan nesnelerin
ruhsal blmn oluturuyor. Ruhlar arasna gelirken, onu ken
disinden nce lm olan dostlar ve akrabalar karlyor, on
lara yukardaki dnyadan haberler getiriyor. Burada da yery
zne benzer yaamna balyor; geri burann betimlenmesi ki
mi kez bir tr gerek cennetinkine benzer umutlan ve arzulan
tayor ama bunu byle anlatan yerlilerin kendileri bile, oraya
ulamak iin hi sabrszlanmyorlar.
Ruhlarla yaayanlar arasndaki iletiim birok yoldan ger
ekleiyor. Birok insan lm yaknlannn ve dostlannm ruh-
lann zellikle Tuma Adas'nda ya da onun yaknnda grm
ler. Aynca anmsanmayacak kadar eski zamanlardan beri ve her
zaman, esrik halde ya da uykuda yeralt dnyasna uzun yolcu
luklar yapan kadnlar ve erkekler var. Bu insanlar ruhlann dn
yasna katlyor ve onlara her trl haberler, bilgiler ve mesajlar
gtryorlar, zellikle yaayanlardan ruhlara yiyecek armaan
lar ve deerli eyalar gtryorlar. Bu insanlar baka kadnlara
ve erkeklere ruhlar dnyasnn gerekliini gsteriyorlar. lle
rinden haber almak iin her zaman sabrszlanan yaayanlara
aynca byk teselli gtryorlar.
Ylda bir yaplan milamala bayram srasnda ruhlar Tuma
Adas'ndan kendi kylerine geri geliyorlar. zerine oturabile
cekleri ve yukardan kardelerinin oyunlann ve elencelerini
izleyebilecekleri yerden yksek zel bir dz yer yaplyor. Hem
1 Bu olaylar daha nceki bir makalede anlatmtk: Baloma; Spirits of the
Dead in the Trobriyand Islands, 1916.
142
onlan, hem de toplulukta yaayan vatandalarn sevindirmek
iin bol bol yiyecek sergileniyor. Gn boyunca deerli nesneler
hasr zerinde sergileniyor, bu hasrlar efin, dier nemli
adamlann ve zenginlerin evinin nne konuluyor. Grnmeyen
ruhlara verilebilecek her trl zarardan kanmak iin birok ta
buya dikkat ediliyor. Mitte sz edilen yal kadnn yaklma
snda olduu gibi, ruhlan yakabilecek scak svlar yere dkl
myor. Bir Baloma'y bir ruhu yaralamamak iin hibir yerli yere
oturmamal, kyn iinde odun kesmemeli, mzrakla ya da so
payla oynamamah, bir ta atmamal.
te yandan ruhlar da olumlu ya da olumsuz iaretler yaparak
kendi varlklann bildiriyorlar, memnuniyetlerini ya da memnu
niyetsizliklerini dile getiriyorlar. rnein hoa gitmeyen kokular
onlar biraz rahatsz ederken, yal bir hava, kazalar, mlki
yete zarar verme, onlar ciddi ekilde huysuzlandryor. Bu gibi
durumlarda bir medyum kendinden geerken ya da birisi lmek
zereyken, ruhlar dnyas bu insanlara ok yakndan ve gerek
olarak grnyor. Mitin bu inanlarla btnletii ve onlarla
aynlmaz bir e oluturduu aktr. Bir yandan gnmzdeki
inanlann ve dinsel deneyimlerin dile getirdii gibi insanlar ile
ruh arasndaki ilikide domdan ve yakn bir koutluk var; te
yandan mitte sz konusu olan eitli olaylar arasnda bir kout
luk var. Bu iliki altnda mit, gz nne getirilebilecei gibi, eski
dnemdeki bireyin kiisel korkulann ve aclann kesintisiz
olarak kapsayan en uzak bir perspektifi bir fon gibi sayabilir;
byle bir olay, inancn allagelmi yerlemesi olarak gemi
kuaklann deneyimlerine ve kiisel anlarna gre anlatlan
birok somut durumdan yararlanarak ilk kez ortaya kmt.
Geni ve tutarl bir inanlar emasnn varln kapsayacak
ekilde olgulan sunuyorum ve mitleri anlatyorum. Byle bir
emann yerlilerin folklorunda ak bir biim altnda var olma
dn sylemeye gerek yok. Ama tanm belli kltrel bir ger
143
eklie, yerlilerin tm inanlarnn ve duygularnn somut da
vurumlarna, benzer ekilde lme ve yaam sonrasna ilikin
nsezilerine uygun dyor, byk bir organik btnlk olu
turuyor. Ana izgileriyle anlattmz ykler ve kavramlar bir
birlerinin alanna giriyor ve yerliler bunlar arasndaki koutlua
ve bunlar birbirine balayan balara kendiliklerinden iaret
ediyor.
Gerekte mitler, dinsel inanlar ve ruhlar, doastne ilikin
deneyimler bir tek ve ayn konuya aitler; ilgili pragramit davra
nlar, yeralt dnyasyla birlik iinde olmak iin yaplan giri
imlerde kendi anlatmn buluyor. Mitler, organik bir btnle
katlyorlar; yerlilerin inanlarnn kimi temel noktalarn, anlat
biimi altnda ve aklayc bir geliimle temsil ediyorlar. y
klerin iine bylece girmi konulan incelerken, bunlann zel
likle arzu edilmeyen ve olumsuz gerekler diyebilinecek ne var
sa, onlarla ilgili olduu saptanyor: Yeniden genleme yetene
inin yitimi, hastalklarn ortaya k, byclk ilemleri
sonunda lm, ruhlarla yaayanlar arasnda srekli ilikinin or
tadan kalkmas; son olarak, bunlann birbirleriyle ileitimlerinin
ksmen yeniden kurulmas. Bu dneme ilikin mitlerin, bunlar
her ne kadar konulanna gre daha karmak olsa da ve kkenlere
ilikin mitlere katlsa da, daha dramatik bir karakter olutur
duktan ve daha tutarl olduklan saptanyor. Bu nokta zerinde
srar etmeyeceim ve burada ilgilendiimiz mitlerin bu zellik
lerinin ilgili olduklan sorunlarn daha metafizik dzeyde olduk-
lann ya da daha bir kesinlikle, insann yazgsn ilerken, basit
sosyolojik olgulara ya da toplumsal kurallara ilikin mitlerden
ok, yerlilerin duygusal ynlerine seslendiini sylemekle yeti
neceim.
Ne olursa olsun, eer mitler bu konulara el atyorsa, bunun
nedeni, yalnzca bir merak gidermek ya da daha sorunsal ne
denler olmad ama yol at heyecansal tepkilerin nedenleri
144
olduu ve bunlann pragmatik nemi olduu aktr. Bu mitlerde
gelitirilmi olan kavramlann zellikle zc bir nitelik tad
n sylyorduk. Milamala kurumuna ve ruhlarn geri dn
dnemlerine ilikin ykde sz konusu olan insanlann trensel
davran ve bu frsatla ruhlar asndan dikkat etmeleri gereken
tutumdur. Bu mitlerde gelitirilmi olan konular kendi ilerinde
yeterince aktr; bunlar "aklamaya" gereksinim yoktur ve
mitin byle bir kaygs yoktur. Yerlinin kendisinde uyandrd
gl heyecan tepkisine balad nduyguyu, kanlmaz ve
acmasz bir yazg kavramna dntryor. Her eyden nce
mit, bu kavramn ak bir gereklemesini temsil ediyor. Ama
ikinci olarak, onu sradan ve evcil gerekliin belirsiz ama derin
kavrayna gtryor. O denli ok zlenen lmsz genlik ba
ve insan kntden, yallktan koruyan yeniden genle
me yetenei, bir kaza sonucu yitirildi; oysa bunlar bir ocuk ya
da bir kadn nleyebilirdi. lm yznden sevdikleriyle ayrlma,
bir hindistancevizinin yanl blnmesine ve kk bir kavgaya
veriliyor. Hastaln kendisinin de, kayna kk bir hayvann
iinde biliniyor ve insann bir kpekle, bir yengele rastlantyla
karlamas sonucu ortaya kyor. nsanlarn yanllanna, ya-
nlglanna ve ansszlna byk nem veriliyor. te yandan
yazg, ans, kanlmazlk, insann yanlgsna indirgeniyor.
Bu olay iyi anlamak iin, ister bir yerlinin kendisi sz konusu
olsun, ister sevdii insan, lm karsnda onun duygusal dav
rann gzden karmamak nemlidir, nk bir yerliye kla
vuzluk eden yalnz inanlar ve mitolojik kavramlar deildir.
lmden ok korkmak ve onu elden geldiince ok geciktirmek
iiri duyulan iddetli arzu, herhangi bir yaknnn gitmesinden
duyduu derin ac, ilkel insann trelerini, kavramlann ve ritle-
rini nitelendiren ve br dnyaya geie kolaylk salayan iyimser
inanc yalanlyor. Sevilen bir kimsenin lmnden sonra ya da
lm korkusu olduu anda, yerliler inanlarnn sarsldn be
145
lirsizce duyumsuyorlar. Ar hasta olan yerlilerle ve zel olarak,
vereme yakalanm olan dostum Bagido'u ile yaptm uzun
konumalar srasnda, yaamn ve ona bal olan tm gzel
eylerin geersizlii karsnda melankolik bir znt duygu
sunu yan yanya dile getirerek ve kabaca formle ederek du
yumsadn anlayabildim; rnein kanlmaz sonun dndr
d byk korkuyu ve bu kesin sonu ertelemenin ya da hi de
ilse bunu biraz geciktirmenin olas olup olmadn kendine
sormak gibi. Bununla birlikte, bu insanlar kendilerini inanlar
nn kendilerine esinledii umutlara brakyorlar ve mitlerin scak
ve canl dokusuyla, ruhlar dnyasna ilikin yklerle ve inan
larla evrelerinde duyumsadklar o byk duygusal boluu
doldurmaya hazrlar.
Byye likin Mitler
Mitolojik yklerin bir baka ulamn, zellikle de byye
ilikin olanlar daha bir ayrntl olarak inceleyeceiz. Birok
bakmdan by, ilkel insann gereklik karsndaki pragmatik
davrannn en nemli ve en gizemli yann oluturuyor. Bu,
gnmzde ok ilgi eken ve ok canl tartmalara yol aan
sorunlardan birisidir. Bu incelemenin temelini Sir J ames Frazer
att ve nl by kuramnn temsil ettii o grkemli yapy bu
temel zerine kurdu.
Melanezya'nn kuzeybatsnda by ylesine byk bir rol
oynar ki, yzeysel gzlem yapan birisi bile bunu gzden kara-
maz. Bununla birlikte, bynn yanks ilk bakta yeterince
ak deildir.
Hibir yerli araya byy koymadan bahesine bir ey ek
mez. Ama kimi nemli almalar, rnein hindistancevizinin
toplanmas, muz ekimi, hint kiraz ve ekmek rnleri ekimi, b-
ysz yaplr. nem asndan tarmdan sonra gelen balklk,
146
kimi yntemlerine gre ok gelimi bir byy kapsar. rne
in tehlikeli olan kpekbal av, kimi kalala ya da to'ulam av
lamak, adeta byye bodurulur. Kanlmaz olmayan ama ko
lay ve gvenli yaplan zehirlemeyle balk av, bysz yaplr.
Yapm teknik glkler gsteren balk teknesi, rgtl bir
almay gerektirir ve her zaman tehlikeli bir ura iinde ger
ekleirken, karmak bir ayini ierir ve salt kanlmaz saylr.
Buna karlk, yine bir kayk yapm gibi byk teknik g
lkler gsteren ama ne tehlike, ne kt olaslklar, ne de bir kayk
yapm kadar karmak iblm ieren bir ev yapm, hibir
byye bavurmadan gerekletirilir. En byk neme sahip
aa oyma endstrisi, kimi topluluklarda yaygnlk kazanm bir
meslek olarak grnyor, ocukluktan balayarak reniliyor ve
herkes bunu renme yeteneinde. Yine bu topluluklarda sz
konusu olan endstriye by ortak edilmiyor. Buna karlk fil
dii ve sert doal aalar zerine yaplan sanatsal yontular, her
kese ak olmayan teknik ve zel sanatsal yetenek istiyor, nemli
bir ustalk ve esin kayna gibi saylan bir byy kapsyor.
Ticarete gelince, kula ad altnda bilinen ve trenle yaplan
bir dei toku biimine sahiptir; bu alveri, nemli ve ritel
bir byyle evrilidir, oysa daha az nemli olan ve salt ticari bir
nitelie sahip dei toku biimleri, hibir byyle yap lmaz.
Sava ve ak, yine benzer biimde hastalk, rzgr, iyi ve kt
hava gibi yazgnn ve doann davurumunu btnyle bysel
gler ynetir.
Bu hzl gz gezdirme, bize k noktas hizmeti yapacak
nemli bir genelletirme yapmamza imdiden izin veriyor. Ne
zaman ansla kaza arasnda ya da umutla korku arasnda duy
gusal bir atma baskn kan bir rol oynasa, orada byy bu
luyoruz. Bir gven duygusu iinde ve insann kendini yine g
venle verdii, akla uygun yntemlerin denetimine ve teknik
147
yntemlere ak her ite by grlmyor. Ayrca tehlike etke
ninin nemli bir rol oynad uralarda by bulunuyor. Buna
karlk, ngry ve kavray yararsz klacak gvenli ilerde
by uygulamas yok. Psikolojik etkenlerdeki gibi. Bununla
birlikte, by ok nemli bir sosyolojik ilevi yerine getiriyor.
Baka yerde gstermeye altm gibi, iin rgtlenmesinde
ve sistemli bir biimde dzenlenmesinde etkin bir eyi olutu
ruyor. Ayrca oyunlarn oynanmasnda da balca denetim yo
lunu oluturuyor. Demek ki bynn btn olarak kltrel ile
vi, ok nemli ama yine de insann ksmen denetiminden kaan
kimi etkinliklerin boluklarm doldurmak ve rtbas etmekten iba
rettir. By, ilkel insana baan yetenei iin sk bir inan alarken
bu ilevini yerine getiriyor ve ne zaman ilkel insann sradan
olanaklar baarsz kalsa, ona kimi zihinsel ve pragmatik teknik
ler kazandryor. Bylece by insan en yaamsal grevlerini
gvenle yerine getirmesine yaryor ve bynn yardm olmadan
insann kendini moralsiz, umutsuz, kaygl hissedecei, korku ve
nefretle kar karya kalaca, bir ak paylamayaca, gsz
bir fkeye kaplaca koullar iinde zihin akln koruyor.
Demek ki by, bilime benzer; u anlamda ki, ak bir ama
peindedir ve insann gdlerine, gereksinimlerine uralarna
yakndan baldr. By sanat, pratik amalar gerekletirme
yi gz nne alyor. Herhangi bir sanat ya da meslek gibi onu da
etkili olmas iin yerine getirilecek edim tarzn belirten kuram
ve ilkeler ynetiyor. Grld gibi by ile bilim arasnda ok
sayda benzerlikler vardr ve biz de J ames Frazer ile birlikte onun
yalanc-bilim olduunu syleyebiliriz.
imdi de by sanatnn doasn daha yakndan inceleyelim.
Her biim altnda by temel eden oluur. By ritlerinin
yerine getirilmesi her zaman kimi szl ya da arkl, kimi t
rensel eylemleri ve srekli bir ayin yneticisinin araya girmesini
kapsar. Bynn doasn analiz ederken, demek ki bu eyi
148
birbirinden ayrmalyz: forml, rit ve ayin yneticisinin grevi.
Benim iligilendiim Melanezya blgesinde, dua okumann, b
ynn en nemli esini oluturduu hemen syleyeceim. lkel
insanlar iin by bilgisi, by szleri sylemeye indirgeniyor.
Bycln tm edimlerinde ritel olan ey, byl szler sy
lemekte odaklanyor. Rit ve byy ynetenin yetenei, byl
szlerin korunmasn ve etkinliini gvence altna alan etken
lerdir. Burada bizim ilgilendiimiz gr asndan bu ok nemli
bir noktadr, nk bysel szler syleme, geleneksel bilgiyle,
zellikle de mitolojiyle yakn ilikiler sunuyor.1
Bynn her biiminde, onun varln anlamaya ynelik bir
yk bulunuyor. Bu yk, bysel formln nerede ve ne zaman
insana aklandn, nasl yerel bir grubun mal olduunu ve bir
gruptan tekine nasl getiini anlatyor. Ama byle bir yk,
bynn kaynaklarnn yks deildir. Bynn "kkeni" yok
tur, o hibir zaman ne yaratlm, ne de uydurulmutur. Sadece
by tm biimleriyle dnyann balangcndan beri her eyin
temel btnleyicisi olarak her zaman vard ve insan iin yaam
sal bir ilgi olan, ama onun olaan ve akla uygun abalarndan
kaan tm yntemlerinin de btnleyici niteliini tar. Byl
szler syleme, rit ve bunlarn ilgili olduu nesne, zaman iinde
birbirinden ayrlamaz.
Demek ki bynn z, onun geleneksel btnlne bal
dr. By, yitirmeden ve bir kuaktan dierine deiiklie u
ramadan aktarld lde etkilidir ve burada zaman ilk balar
dan gnmzde byy ynetene varncaya dein bir sreci
kapsar. Demek ki by, zaman iindeki yolculuunda bir tr soy
aacna, geleneksel bir pasaporta gereksinim duyar. Bu noktada
mit byye yardmc olur. Somut bir mek, bynn uygulan-
8 Argonauts of the Western Pacific, s. 329, 401 ve sondakiler; Magic, Scien
ce and Religion, s. 69, 78.
149
masnda mitin katt deeri ve geerliliini, bynn etkinlii
nin inanla kartn bize daha iyi gsterecektir.
ki cinsi de temsil edenler arasndaki ak ve ekim, daha n
ceden de bildiimiz gibi, Melanezyallar zerinde byk bir rol
oynar. Gney denizlerinin dier birok rklar gibi bunlar ok z
gr ve bamsz bir tarzda davranyorlar, zellikle evlilik ncesi.
Bununla birlikte, evlilik d ilikiler cezalandrlabilir bir hakaret
gibi saylyor ve ayn totemik kabile yeleri arasnda cinsel iliki
kesinlikle yasak. Ama aile ii iliki, hangi biimde olursa olsun,
yerlilerin gznde en nemli suu oluturuyor. Kz ve erkek kar
deler arasnda iliki olasln dnmek bile, en byk iren
meyi uyandryor. Bu anaerkil aile iinde en yakn balan olu
turan kz ve erkek kardeler, asla kendi aralannda zgrce ko
numamal, asla akalamamal ya da birbirlerine glmseme-
meli; bir bakasnn nnde yaplacak tm antrmalar ok kt
karlanyor. Ama kabilenin dnda byk bir zgrlk var ve
ak peine dmek ilgin, hatta ekici biimleri ieriyor.
Cinsel ekiciliin ve ayartma gcnn ak bysnde yatt
na inanlyor. Yerliler bu byy, garip ve trajik bir mitte an
latlan gemiteki dramatik bir olaya balyorlar; ben bunu bu
rada ancak ksaca anabilirim.1
Bir kz karde ile erkek karde, kyn birinde anneleriyle
yayorlar; erkek kardein bir baka kz iin hazrlad kayna
m ot suyunu, kz karde kazara soluyor. Tutkudan deliye d
nen kz, kardeinin peine dyor ve tenha bir plaj zerinde
onu ayartyor. Sonra utanca boulmu ve piman olmu bir du
rumda, yemeden imeden kesiliyorlar ve bir maarann iinde
birlikte lyorlar. Sonra birbirlerine sanlm kadavralan ze
rinde kokulu bir bitki tryor ve bu ot, ak iksiri yaplan mad
deler arasna en gl bitki olarak giriyor.
1 Tam olarak anlatlan bu mit iin baknz: flkel Toplumlarda Cinsellik ve
Bask.
150
lkellerin dier mitlerinden ok daha byk lde ak mitini
elinde tutann, ayinlere biim verenin ve birok mucize rnekler
gstererek inancn gerekliini gvence altna alann sosyolojik
savlarm hakl kard sylenebilir.
Bizim, mitin sosyolojik ilevini ortaya karmamz, Sir J a
mes Frazerin Altn Dal'n ilk blmlerinde formle ettii g ve
erkin kkenleri zerine parlak kuramn tmyle onaylyor.
Frazer'e gre toplumsal stnlk salama, ilkel adan bynn
sonucudur. Bynn etkinliinin yerel dileklere, sosyolojik soy
zincirine ve dorudan soydan gelmeye bal olduunu gsterir
ken gelenek, by ve toplumsal g arasndaki srekli balan
tutan nedenler zincirine yeni bir halka daha eklemi olduk.
Sonu
Bu denemede mitin her eyden nce kltrel bir g olduu
nu gstermeye altk. Ama yalnzca bu deil: Aynca ve tm
aklyla bir anlat olarak edebi bir grnm sunuyor; bununla
ilgili olarak ou bilgin belki ok srar etmitir ama bu azm-
sanmamaldr. Mit epik iirin, romann ve trajedinin tohumunu
ieriyor; bu zn iinde halklann yaratc dehas, uygarlk sanat
ve bilin uzun uzadya kullanlmtr. Kimi mitin kuru ve zl
anlatldn, pek tutarl olmadn ve tm dramatik zellikler
den yoksun olduunu grdk. Buna karlk, dierleri, rnein
ak mitleri, tekne yapm bysne ve deniz yolculuklan by
sne ilikin mitler, son derece dramatik ykler. Eer yeterince
yerim olsayd, Tudava kahraman zerine uzun ve karmak bir
efsaneyi burada yeniden anlatabilirdim. Tudava bir devi ldr
yor, annesinin cn alyor ve birok kltrel grevlerini yerine
getiriyor.1
1 Tudava mitinin balca blmlerinden birisi, Ana Hukuku'nda Kompleks
ve Mit adl yazmzda bulunabilir, s. 209-210, Psyche, 1925.
151
Mitin kimi biimlerinin niin arkas gelen doal bir edebiyat
hazrl diye adlandnld, oysa dierlerinin sanat asndan
ksr kalmaya mahkm olduu ancak bu tr yklerin incelen
mesiyle anlalr. Toplumsal ncelik, eit sfatlara sahip olma,
aile akrabalnda hak iddia etme ve yerel haklarn onaylanmas
gibi sorunlar, sadece insann duygusal alanyla uzak ilikilerdir
ve bu nedenle, bir yapta edebi deer veren eylerden yoksundur.
Buna karlk, inan, by ya da din insann en derin arzularna,
korkularna, umutlanna ve tutkularna, duygularna yakndan
baldr. Akla ve lmle ilgili mitler, lmszln yitiminin,
altn an ortadan kalkmasnn ve cennetten kovulmann yer
ald ykler ya da bycle ve aile ii ilikiye ilikin mitler,
trajedinin, lirik iirin ve romann sanatsal biimlerine giren benzer
elere dayanyorlar. Mitin kltrel ileviyle onu inanca bala
yan yakn balar zerinde duran ve ritel ile gelenek arasnda var
olan yakn balar ortaya karan bizim kurammz da yine il
kelleri besleyen yklerin edebi olaslklarn sezdirecek nite
liktedir. Bu konu ne denli ekici olsa da, ne yazk ki burada in
celememize olanak yok.
Mitlerin kkenine ve doasna ilikin ve gnmzde yete
rince gzde olan iki kuramn dayanakszln ve yetersizliini
daha nce (Blm I) ortaya karmtk: Mitin, doal olaylarn
rapsodik bir betimlenmesi olabilecek kuramla zellikle mitte il
kel bilimin bir tr aklama abasn gren Andrew Lang'm ku
ram. Bu tutumlardan ne birinin, ne de tekinin ilkel uygarlk
larda nemli bir rol oynad daha nceki blmlerde syledik
lerimizden karlabilir sanrz. Bunlardan ne birisi, ne tekisi
ilkel insanlarn kutsal yklerinin, onlarn sosyolojik balam
nn ve kltrel ilevinin aklamasn verecek niteliktedir. Bu
nunla birlikte, mitin sosyolojik bir temel kural yerletirmeye
nemli ekilde hizmet ettii, belli bir ahlaksal davran kodunu
152
geriye dnk olarak hakl kard ve ilkel mucizevi gerekli
ini, bynn stnln saptad kabul edildii andan itiba
ren kutsal efsanelerin iinde aklama abas kadar, doaya olan
belli bir ilginin davurumlarn da bulmak gerektii aklk ka
zanyor. Gerekte nceki rnek, sonu durumlarn aklyor,
her ne kadar ilkel insanlarn kafasnda bu neden sonu ilikisi
balarndan tmyle ayr ideler lehine olsa da.
Doaya olan ilgiye gelince, bunun varl su gtrmez: Buna
inanmak iin byy mitolojiye balayan balarn nemini ve
yine by ile insann ekonomik uralar arasnda var olan ya
kn bamllk balarm anmsamak yeter. Bununla birlikte,
mitoloji doayla ilgilendii iin yalnzca, doa olaylarnn esin
ledii yan tutmayan ve dnsel bir rapsodiyi temsil ettii so
nucuna varmak yanltr. Gerekte iki etken mitle doa arasna
giriyor: tnsanm d dnyann kimi grnmlerine gsterdii ilgi
ve bir olanaa sahip olmay duyumsama gerei ona kimi olaylar
zerine fazladan rasyonel ve ampirik denetim yapmaya izin ve
riyor: Bu olana ona by veriyor.
Bu kitapta, uygar insanlarn mitleriyle deil de, ilkellerin
mitleriyle ilgilendiimi bir kez daha anmsatacam. Bana gre
ilkel toplumlarda var olduu ve iledii biimiyle mitolojinin
incelenmesi, daha ileri uygarlklar karakterize eden mitolojiler
den nce gelmi olmaldr ve bunlara ilikin materyallerden so
nular karmadan nce, antropolojinin salad verilere ba
vurmas daha yerinde olur. Bu materyallerden kimileri bize top
lumsal balamlar olmadan ve gerek yaamla ilikileri konu
sunda hibir belirtileri bulunmadan tek bana edebi metinler
durumunda ulat. lka toplumlarnn ve artk ortadan kalk
m olan dou uygarlklarnn mitolojilerinin durumu byledir.
Bu nedenle, klasik eski a inceleyen bilginin antropolojiden
renecei ok ey vardr.
153
in, J apon, Hint ve last but not least, bizim uygarlmz gibi
hl var olan byk uygarlklarn mitolojilerine gelince, bunlarn
incelenmesi ancak ilkel folklor ile karlatrlrsa iyi olur. Buna
karlk, byk uygarlklarn incelenmesi, ilkel toplumlann mi
tolojilerinin daha iyi anlalmasna ve bunlann kimi ynlerinin
daha uygun aklanmasna izin verecek verileri salayabilir. Bu
yaptn erevesini aan bir sorundur ama antropolojinin yal
nzca bizim anlaymzn ve kltrmzn altnda ilkel
lerin trelerinin incelenmesi gibi deil, aynca ta ta dnemine
dein uzanan uzak perspektifler iindeki bizim kendi anlay
mz gibi de saylmas gerektii gerei zerinde srarla duruyo
rum. Bizimkine gre ok daha esnek bir kltre sahip bir halkn
arasnda bir sre zihinsel olarak konaklarken, kendimize uzaktan
bakma olanaklann edineceiz ve bizim kullanmaya alk ol-
duklanmzdan ayn treleri, inanlan ve yeni ltleri kendi z
konumlanmza uygulama olanaklann bulacaz. Eer antropo
loji bize bu yeni ltleri yalnz alamay, bizim boyut duyu
muzu deitirmeyi ve bizim mizah duygumuzu inceltmeyi baara
bilirse, o zaman byk bir bilim olma hakkna sahip olabilir.
Olgulan gzden geirmeyi ve bunlardan kan sonulan bi
tirdikten sonra, bunlann ayn ayn zetlerini vereceim. Bir ilkel
insan topluluunun folklorunu oluturan yklerin, kabile ya
amnn kltrel balamndan aynlmayacan ve salt, basit
anlatlar olacaklan yerde, bu yaamdan ktklanm gstermeye
altm. Bununla ne demek istediimi syleyeyim: Belli bir
ykye bal kavramlar, heyecanlar ve arzular, yalnz bu yk
nn anlatld an anmsatmyor, aynca kimi treleri, ahlaksal
kurallar ya da yknn dayand adeta kar blmleri olu
turan ritleri ve edimsel gerekletirmeyi de anmsatyor. Bu
adan yklerin eitli ulamlan arasnda byk ayrmlar sap
tanyor. Mangal banda anlatlan basit masalda sosyolojik
154
balam en aza indirgenirken, eusane topluluun kabile yaamna
daha ok giriyor, mit ise tmyle nemli bir rol oynuyor.
lkel bir gerei ilke olarak ileri sren mit, gnmze dein
srp gelirken ahlaksal deerlerin, sosyolojik dzenin ve bysel
inancn geriye dnk bir modelini veriyor, daha nce yaan
lanlar hakl karyor. Buna gre mit ne bir basit anlat, ne en
ilkel biim altnda bilimsel aklama giriimi, ne sanat yapt ne
de tarihsel belgedir, O sui generis -kendine zg- bir ilevi ye
rine getiriyor: Doal gelenei kltrel sreklilie, yallkla
genlik arasndaki balan, gemie gre insanln tutumuna
balyor. Szn ksas, mitin ilevi gelenei daha gl kl
maktan, ona daha byk bir saygnlk ve deer vermekten ibaret
olurken onu daha doast bir nitelie sahip daha yksek, daha
iyi bir balang gereklii dzeyine kanyor.
Demek ki mit, tm uygarlklar iin kanlmaz olan bir har
oluturuyor. Daha nce grdmz gibi, srekli bir yenilenme
yolundadr; tm tarihsel deiimler yeni bir mitolojiyi douru
yor ama bu tarihsel olguya dolayl olarak balanyor. Mit, mu
cizelere gereksinim duyan canl bir inancn, daha ncekilere ge
reksinim duyan toplumsal bir durumun ve bir cezay gerektiren
moral bir kodun deimez alt-rndr.
Bizim mite yeni bir tanm verme giriimimiz belki de ok
zenili oldu. Bizim vardmz sonular, folklor incelemesi iin
yeni bir yntemi ieriyor, nk biz miti ritelden, sosyolojiden,
hatta maddi kltrden ayrmann olanakszln gstermi bu
lunuyoruz. Halk masallan, efsaneler ve mitlerin, tm yaamn
boyutlu gereiyle btnlemek iin kt zerinde sradan
bir varlk olmaktan kmas gerekiyor. Yerinde yaplan antro
polojik aratrmalara gelince, materyallerin toplanmas iin biz
yeni yntem salk veriyoruz. Antropolog, bir misyonerin, hk-
155
mete ait bir dinlenme evinin ya da bir iftinin bungalovunun
verandasnn altnda eline bir kalem, bir defter alarak, arada bir
ikisini yudumlayarak kendisine bilgi verenleri sorgulamaktan,
ykleri kaydetmekten ve ilkel folklar ykleriyle ktlar dol
durmaktan vazgemelidir. Kylere gitmelidir; yerlileri baheler
de, allkta, deniz kysnda alrken gzlemeli; onlara uzak
kumsallar zerinde ve yabanc kabileler arasnda elik etmeli,
balk avlarken, ticaret yaparken ve deniz tesi trenli seferlere
karken onlar gzlemelidir. Edindii bilgiler yerlilerin yaa
mnn dorudan gzlenmesinden kaynaklanmaldr, yoksa mz
mzlk eden bilgi sunucularndan para para koparlmamaldr.
Birinci ya da ikinci elden yerinde alma, hl insan yiyen ya
da kafatas avcl yapan kabilelerden pek uzak olmayan yer
lerde ve su kylarnda yaayan ilkel insanlar arasnda gerek
letirilebilir. Anlatlar dinleyerek not almakla hibir ilgisi bu
lunmayan yerinde yaplan antropoloji, zor ama ne kadar da ilgin
bir almadr! Yalnz byle anlalan bir antropoloji, insann
tm ve uygun bir grnn verebilecek durumdadr. Mit ko
nusunda antropoloji, bo bir zihin oyunundan uzak olarak, in
sanla ortam arasnda var olan pratik ilikilerin canl bir esini
oluturduunu bize gsteriyor.
Bu yeni antropolojik program formllendirirken, buna layk
olacak katkda bulunduumu asla sylemek istemiyorum. Bir
oklar arasnda buna layk olan Sir J ames Frazer'dir. Altn Dal,
ritel ilevin kuramn ve mitlerin sosyolojisini ieriyor; ben bu
kurama yerinde elde edilmi ve olgularn gerekliine yant ve
ren bir dokmanla zayf bir katkda bulunmaktan baka bir ey
yapmadm. Bu kuram Frazer'in kendini verdii by zerine in
celemeleri ve yine tarm ritlerinin byk nemi zerine yapt
grkemli incelemesini ieriyor; Adonis, Attis, Osiris ve Spirits of
tle Corn and of Wild adl yaptlarnda bitki ve dourganlk
156
kltlerinin merkezi yerini ortaya karyor. Birok dier yapt
larnda olduu gibi, Frazer bu yaptlarnda da, ilkel yaamdaki
szle edim arasnda var olan yakn balar zerinde srarla durdu.
Bir yknn ya da by dualarnn szleriyle, bir ritel ile bir
trenin edimleri arasnda ilkel inancn iki grnmnden baka
bir eyin var olmadn gsterdi. Faustun dile getirdii derin
filozofik sorunun sze ya da edime tand ncelie gelince, bu
bize yararsz grnyor. nsann ilk dnemleri, sze dnen
dnceyle ve eyleme dntrlen dncenin birlikte ortaya
kt dneme rastlyor. Usa uygun basit bir konumann at
sn oluturan ya da by dualar okumaya ya da Tanrsal stlere
yakarmaya hizmet eden sz olmasayd, insan hibir zaman b
yk Odysseus servenlerine kamaycakt ve kltrel baarlar
kazanamayacakt.
157
GNEY DENZLERNDE
RUH AVCILII
Birinci Blm
Gney Denizlerinde Ruh Avcl
I
Ben Oburaku Ky'n, havann tmyle sakin olduu gneli
bir leden sonra grdm. Batya doru alan girite, batmakta
olan gnein tatl ve scak nlan, lagnn yeil kpkl sulan
zerinde yansyordu. Iklar plajn zerine derken, sra sra
dizilmi hintkiraz aalann aydnlatyor, metal yeili parlak
yapraklar zerinde oynuyor, plaj kaplayan ve genelde koyu
renkli olan bala, clz bir krmz renk veriyor, hindistancevizi
aalarnn ince gvdelerine yumuak ve scak bir renk katyor
ve yaprak bolluu iinde olan tepelerin altnda kalan korunun
derin ve gizemli ilerini aydnlatyordu.
Yere ayak bastktan sonra, palmiyeler arasna girdim, ky
getim; ky bykt ama evler dank yerlerdeydi; kk bir
mercan tepesinin zerine kurulmutu; evler halka oluturacak
ekilde birok kmeden olumu, palmiyeler, hintkirazlan ve
ekmek meyvelerinin arasna serpilmiti. Yolculuumun tek ve
161
biricik amac olan adam bulmak iin sabrszlanyordum. Kulbesi
kyn ortasnda aasz bir yerde kurulmutu. Kulbenin byle bir
yerde kurulmu olmas, onun nemli birisi olduunu gstermeye
yetiyordu. Bu ev kendi bana bir anlam tamyordu, hibir ss
ve yontusu yoktu; belki de tm Trobriyand Adalan'nn en nemli
adamna konut hizmeti veen burann insan uyaracak hibir iareti
yoktu. Tm bu yollan kendisiyle karlamak iin aldm bu
adam biliyordu ya da kestiriyordu; yle ki, ite orada evinin nnde
gidip geliyordu; Melanezyallar'm byle durumlarda benimsedii
gvenli, iyi eitilmi olmann verdii bir sakinlik, rahatlk ve ilgi
sizlik vard tutumunda, iri yapl, iman ve ksa boyluydu, yz
izgileri belirgindi, kafasnn zerinde tad kk takke onun
grnn deitirmi ve aynca tere bomutu: Gerekte bu
adam yastayd, eini yitirmiti.
Bununla birlikte ona n ve baan kazandran zel yetenek
lere sahip olma bilinci, tam bir gven veriyor, kmseyici bir
saygnlk iinde grnyordu. Bakalannn duygulan ve inan
lar zerine oynamaya alk olan bu adamn ince dikkatiyle
keskin inceleyici baknn garip bir kanmn oluturuyordu.
Gerekte bu adam bir ruhu, bir medyumdu, ya da yerlilerin di
liyle syleyecek olursak "Tuma'ya giden yolu bulan", yani teki
dnyaya giden yolu bulan adamd.
an! Ne kadar geici venekadardarsmrlar iine kapal bir ey!
Eer okuyucuya nl ruhu-falc Tomwaya Lakwabulo gibi nl ve
nemli bir adamn karsnda bulunduumu sylersem, bu bilgi
onun iin hibir anlam tamayacaktr. Bununla birlikte, on iki bin
mutsuz Melanezyah'dan herhangi biri o an yerinden srayabilirdi;
ben de rpermeye baladm. nk o srada ben bir ruh avcsydm
ve bizim nhlanmzla ih dl olan nasl Sir Oliver Lodge ya da Sir
Arthur Conan Doyle varsa, imdi de benim karmda bu mercana-
dalannn ruhlanyla ili dl olan bir adam vard.
Melanezya'da ruhlar yaayan insanlardan ayran uzaklk,
bizimle, bizim ruhlarmzn dnyas arasna giren ve lsz
bir karma sahip olan bizim dogmalanmz ve felsefemiz ka
162
dardr. Trobriyand Adalar'nda oturan insanlar iin ruhlarn
dnyas urada, elin ulaabilecei yerdedir. Kk Tuma
Adas'nm altnda bir yerlerde bulunur ve adn, en iyi balkla
rn avland Kaybola plajnn kuzeyinde birka mil tekedeki
yerden alr. lmden sonra her insan, daha dorusu her insann
ruhsal paras o dnyaya gider ve orada gerekte pek zenil
meyecek ama yeryzndeki yaama ok benzer mutlu bir ya
am srer. Kimi durumlarda ruhlar, kolayca ve doal olarak bu
ruhlar dnyasn terk eder, yeryzne gelir, kyleri ziyaret
eder, akrabalarnn ve dostlarnn arasna karr, bayramlarda
yer alr, dller datr ya da ruhsal mizalarna ve yaayan
larn layk olduklarna gre muziplikler yapar ve cezalar verir.
Eer nasl davranlacan bilirseniz, onlar siz kendiniz de
grebilirsiniz. Ama bunu ok az insan bilir. Ve bunu bilenler, ya
gece uyku srasnda ya da ksa bir kendilerinden geme sra
snda, ller dnyasna ksa bir ziyarete gidebilirler. Kimi kez
ruhlar insanlarn ziyaretine gelir ve onlara hayal iinde grnr,
haber tar ve gelecei syler. Bunlar kk medyumlardr.
Kabile tarihinin yalnz ok az sayda tand byk falclar,
ok daha geni doast glere sahiptir. Yeralt dnyasna ya
plan ziyaretler daha uzun sryor ama bu ziyaretler gizlice ve
glgede yaplmyor, tm topluluun hayranca baklar altnda
yaplyor ve medyum trans halindeyken, herkesin gz nnde ve
her gn gizemli ve aka doast eyler gerekleiyor. Genel
bir kural olarak, bir sre ruhlarla birlikte olmak iin onlardan bir
an geliyor. "Akrabalar geliyor vcuduna vuruyor, ruhlar azna
arpyor; Tuma'ya gidecek demektir bu. Yere uzanyor, lyor.
Hibir ey yemiyor, hibir ey imiyor, uyuyup kalyor. (Gkte)
Bir ay geiyor, bir ay daha geiyor ve uyanyor."
Oburaku Ky'ne geldiim zaman nmde duran adam hak
knda bir tanktan dinlediim gereki anlat byleydi. Tomvvaya
Lakwabulo gerekte byk keramet sahiplerinden geriye kalan
tek gerek rnekti. Aynca onun bu meslein son temsilcisi ol
duuna da inandm, nk beyazlann bunlann kylerine getir
dii kaba bo inanlar tm alanlara yaylyordu.
163
Melanezya kurallarnn syledii gibi, iki nemli adam kar
lat durumda, ben de onun evinin nnde oturarak ve ar
bir sessizlik iinde nme bakarken btn bunlan dndm.
Hi beklemeden konuya girmek, hemen sorular sormak ve bir
hazrlk yapmadan onunla ruhlardan konumak uygun dme
yecekti. Bu nedenle olacak nce armaanlar dattm, gidip a
drmn nasl kurulduunu grdm, yiyecek hazrlklar yaptm
ve daha sonra bana bilgi verecek olanlar gzden geirdim. Her
zaman olduu gibi, daha ilk gnden balayarak konumaya ha
zr insanlar bulmakta glk ekmedim. Bylece adamn kendi
sinin gelip beni bulmas iin bu giriimi ona braktm. Uzun sre
beklemedim, nk iki ya da gn sonra geldi benim yardm
clarmn arasna katld, biraz akalar bile yapt, kendi uzman
lk alannn ayrntlarna girmeden cmerte birka bilgi bile
verdi. Bir insana u ya da bu konu zerinde hemen soru sorma
mak gerektiine ben her zaman inanmmdr, beni ilgilendiren
eylerden konumaya bir olayn frsat vermesini beklerim.
II
Bir akam Tomwaya ve birka yerli ile birlikte yine onun
evinin nnde oturduum srada, kyden bir kme gen ark
sylemeye balad; kimi durumlarda gecenin ge saatlerine de
in syledikleri arklardan birisiydi bu. Bunun zerine yar
dmclarmdan birisi dikkatimi ekti: ,,TomwayaLakwabulo,nun
Tuma'dan getirdii bir ark bu."
Bir bakas ekledi:
"Ruhlar ona bu arky vermiler. Ana-babasnn ruhlar. Bir
adam Tuma'ya gittii zaman, ruhlarn ona bir dans vermesi dettir.
Dans nasl yaptna bakarlar, ona gsterirler. Onlarla dans eder.
Yava yava uyanr, kendi kyne dner. Dans bize gsterir."1
1 Buraya aktardm konumalar, yerinde aldm notlardan aktaryorum;
bunlann ou dorudan yerli dilinde kaydedilmiti. Byk keramet sahi
binin bana sylediklerine fazla nem verdiim iin, bu bilgilerin ounu
verbatim (sz be sz) yazya getim.
164
"Milamala mevsimi geldii zaman (ruhlarn ziyaret mevsi
mi), biz bu dans oynarz. Ruhlar buna sevinirler. Bakarlar ve bu
onlann houna gider. O yl bize iyi rn verirler."
O srada benim byk aknla uramam zerine, bu kez
Tomvvaya konumaya balad. yle ki:
"Bizim kyn eski efi Moluvaboda bana bu arky verdi.
Tuma'da byk bir kyde oturuyor o; kyn yaknlannda ok
gzel bir plaj bulunuyor, oraya Bomatu plaj deniyor. Her le
den sonra orada dans ediyorlar; kendilerinin plaj oras; bu ar
ky ilk kez bulan Moluvaboda'nn kendisi oluyor; ruhlara re
tiyor; bana da o verdi."
"Tuma'da hepimiz eflere benziyoruz; hepimiz de gzeliz; zen
gin bahelerimiz var ve orada hi almyoruz; her eyi kadnlar
yapyor; bir yn ss eyamz ve birok kadnlarmz oluyor, hepsi
de sevimli. Ciltlerimiz taptaze, her zaman hindistancevizi ya s
rlyor; aarm salanmz eski hailini alyor; knm derileri
miz gidiyor; azmza yeni diler geliyor. Hepimiz eflere benzi
yoruz. Tpk efler gibi, krmz deniz kabuklanndan sslerle Bo
matu plaj zerinde dans ediyoruz; denizin dalgalan oyal kayalara
arpp paralanrken, biz Bomatu plajnda dans ediyoruz.
Tomwaya'y dinlerken, onun baarsnn gizemini anlamaya
baladm. Su gtrmez bir anlatm yeteneine sahipti. Belki bir
arlatand ama gerek bir sanatnn itenliine, bir mesaj ta
ntacak bir insann kansna sahipti.
Nerdeyse esinli bir tonla sylenen ve cokulu anlatmla dile
getirilen ksa zl szleriyle, bir d dnyasn dinleyicilerinin
gzleri nne getirmesini biliyordu. Dinleyicileri iin somutla
trd ve grnr kld bir baka gereklie kendisi srk
lenmie benziyordu. Bir Melanezyal dahinin, insanlarn arzu-
lannn ve umutlannn gerekliine belirsiz bir bilinle sahip ol
mas olasdr; bu gereklikten tm dnya iin gelecek yaama
olan inanc gz alc bir kimlik yaratyor.
165
Baka bir akam plajda, kendimizi rzgrn keskin krba
cndan korumak iin byk bir mercan kayasnn glgesine ve
bir atein nne oturmutuk. Rzgrn seslerle dolu gibi kulak
trmalayc inlemeleri, garip grltleri, nerdeyse insanlarn
kardklar melodilere benziyor ve bir frtnay haber veriyordu.
Tomwaya kulak kabartt ve sanki bizim duyamadmz bir
eyleri duymu gibi sz ald:
"Bunlar Tuma'nn ocuklar, evremizdeki sular zerinde
dolayorlar. Yeniden domak iin bir kadnn kamna girmek
istiyorlar." Ve bu szlerin peinden ruhlarn yeniden douu
zerine bize ykler anlatmaya balad. Tm insanlar Tuma'da
olduklan srada, yalln arln duyduklan zaman, arada
bir yeniden genleme yeteneine sahiptirler. Bu nedenle ora
daki insanlar her zaman gen kalyorlar. Ruh her an kendi deri
sini brakyor ve tam bir gen gibi grnyor. "Ruhlar 'Ykayan
su' ad verilen bir kaynaa gidiyorlar. Bu kaynak deniz kysnda
bulunuyor. Orada derilerini tuzlu suyla ykyorlar ve yeniden
genleiyorlar."
Bununla birlikte, kimi kez ruhlar daha uzaa gidiyor ve kk
bir varla indirgeniyorlar, bir sre sonra yeniden domak zere
bir kadnn bedenine girmeye hazr bir ocuk oluyorlar.
Bu kk ocuklar denize iniyor, Tuma'nn evresinde, sular
zerinde dolamaya balyorlar. Bizim bilinmeyenden haber ve
ren adammz ekliyor: "Geceleyin Tuma'da onlann inlemelerini
duyuyorum." Ne olduunu bir kez daha soruyorum. "Ah, bunlar
ocuklar. Akmt onlan srklyor, geliyorlar." Boyowa'ya dein
gelmek iin denizi amaktan korkuyorlar. Bylece ruhun akrabas
bir kadn bir ocuu alyor ve kendisiyle birlikte geliyor ve kzna
yle diyor:
"Falan daynzn ruhu olan bir ocuk getirdim size. Onu ya
va yava douracaksnz ve o yaama geri dnm olacak."
"Kimi kk varlklar (wayawaya) insana yzyor gibi geli
yor; uzun bir sre sulann zerinde kalyorlar; yzyorlar ve de
III
166
nizde uzaklara gidiyorlar." Biz kendimizi esinleme koullarnn
gerektirdii ruhsal durumda bulmak iin o an beklerken bylece
oturuyor ve ene alyorduk.
Ruhsal yolculuklarnn ayrntlar zerine daha iyi bilgi
edinmeyi arzularken, ona sordum:
"Ruhlar gelip gzlerinize arparken hangi yolu izliyorsunuz?"
"Gzlerimin gr deiiyor. Ne topra gryorum ne la
gn. Bir tek yoldan baka bir eyi grmyorum. Yryorum,
uzun uzadya yryorum; ok yorgun dyorum. Bir Baloma'ya
(ruh) rastlyorum. Benimle birlikte geliyor. Bana bir tembul cevizi
veriyor. Tuma'nn tembul cevizi. Ruhlarn tembul cevizi. Onu
inemeye balyorum, bu bana g veriyor. ineyebildiim
kadar iniyorum. nme dz bir yol kyor. Korkmadan yr
yorum."
"Tuma'ya vardnzda ne gryorsunuz?"
"nce Topileta adl efi gryorum. Kendi evinde oturuyor.
Tuma'nn giriinde yol zerinde bulunuyor. Ona bir armaan su
nuyorum: Benimle birlikte gtrdm deerli bir ss eyas ya
da biraz ttn. Bunlan alyor ve benimle konumaya balyor:
Tomvvaya Lakwabulo, buraya vanyorsun, kannla bulumaya ge
liyorsun. Onlar usikesa dans yapacaklar. Bu dans Bomatu plaj
zerinde yapacaklar. Sen de gidecek onlarla dans edeceksin.'
Benimle byle konutu Topileta. 'Gidiyorum, ruhlann kyne
giriyorum, yakmlanmla karlayorum, karm gryorum, te
ki karmla karlayorum. Taklarmz takyoruz, dans etmeye
gideceiz.'
Benim bilgi vericim bana biraz daha teki dnyann beki
sinden sz ediyor, girii nasl gzlediini anlatyor. Girite ona
nasl armaanlar sunmak gerekiyor; oraya girmek isteyenin,
orada kalmaya layk olup olmad yargsna nasl vanyor; ger
ekte kvnlm bir ylan olan bir kpry gemeye izin verecek
yolu onlara nasl gsteriyor; dierleri bir uurumun stnden bir
deniz kolunun iine nasl atlyorlar ve orada nasl yar insan,
167
yan kpekbal oluyorlar, geni derinliklerde nasl durmadan
amaszca dnmeye mahkm oluyorlar?
Onu ruhlar lkesine gitmeye neyin itmi olduunu soruyorum:
"Ruhlar dnyasndaki dostlanm gelip beni aryorlar. ou
zaman kyn yal eflerinden birisi bana bir dans veriyor, ya
da benim eski sevgililerimden birisi, ya da Tuma'da evlendiim
bir kadn."
Bu sonuncu kadnn deerini her ne kadar ksmen bilmi olsa
da, dostuma gre Tuma'nn en gzeli o. Ona birdenbire ak olu
yor, onun akn by yaparak kazanyor ve evliliklerinde ok
mutlu oluyorlar. Bu olay, Tomwaya'nm geici ei hl yayorken
geiyor ama kadn hi kskanlk gstermiyor; kocasnn ruhsal
aknn ad olan ve kznn Namyobe'i dediini onaylyor bile.
Medyumun ruhlar dnyasna hangi biim altnda gittiini
renmek istiyorum; daha kukulu szlerle syleyecek olursam,
bu olaylar nasl kendi kafasnda canlandnyor ya da uyduruyor.
Ondan u yant alyorum:
"Yosewo, benim ilemeyen param burada kalyor ama ben
kendim gidiyorum. Ben, bir insan olarak gidiyorum."
Burada ilemeyen (nadasa) terimi, tanmclktan alnm, yer
lilerin gznde kaba, nemli olmayan ve deersiz eyleri temsil
ediyor; "baheye" ilikin deerli ve nemli olan ne varsa, onunla
ztlk gsteriyor. Bu terim baka karlatrmalar yapmaya da
yanyor ama her zaman ruhun bedenden aynldn, zgrce
uzaklap gittiini ve tmyle bedenden kurtulmu bir biim al
tnda hareket ettiini anlatmaya yanyor.
Oburaku'da geirdiim birka ay boyunca nl medyumla
konumalarm byle oldu. Yalnz onunla ili dl olmakla kal
madm, ruhlarla, onlarn lkeleriyle, treleriyle, neeli ama biraz
sorumsuz mizalaryla da ili dl oldum. Bu konu zerine
renilebilecek ne varsa, ben de bir ara renmek istiyordum. Dos
tum anlatt ykleri gnll olarak yeniden anlatyordu. Sor
duum sorulara da her zaman basmakalp yantlar veriyordu. Bu
168
keramet sahibinin anlatlar srasnda birok hileye ve numaraya
bavurduunu rendim ve birok kez aldatmacalarn sust
yakaladm. rnein "ruhlarn dilini" doatan nasl kullandn
renmek istiyordum; Tuma'da geen konumalar aktarrken
ok rahat bir dil kullanyordu; bense onunla konuurken, basit
szckler seiyordum. Aradan birka hafta geince, ayn eyi be
lirtmek iin ayn szc iki kez kullanmadn saptadm.
Demek ki o zamann esinlediine gre her seferinde ayn bir "ruh
dilini" doatan kullanyordu ve bunu ok ustaca beceriyordu.
Onun hibir zaman "foyasn ortaya karmadm ve numa
ralarn yzne hibir zaman vurmadm bilmem sylemeye
gerek var m? Dorusunu isterseniz, tm ustaca bulularn so
nunda bana benimsetti ve bir antropolog olarak yanlsamann
ve gzbacln iine hi giremezken, ruhlar dnyasnn so
nunda benim iin garip bir gereklie brndn kabul etmek
zorundaym.
Bununla birlikte, bir inancn anlalm olmas iin, onu tm
etkin davurumlar iinde yaamak gerektiini, sadece basit
szlere gre yarglanmamasn sonraki olaylar bana gsteriyordu.
Artk geriye bana Trobriyandl ruhlar antropolojik olarak kabul
etmek kalyordu. Ama bu daha sonra, Oburata'daki grevim
bittikten ve oras iin aynlan zaman tkendikten sonra oldu ve
ben oray, o zaman da dndm gibi kesinlikle terk ettim.
IV
O dnemde uzaklarda, ok verimli ve kalabalk kuzey kyle
rinden birisinde yayordum. Eski dostlarmdan ve Oburaku
Ky'nde bana bilgi verenlerden ef Narubuta'mn lmek zere
olduunu anszn haber aldm. Kampn hemen buradan kaldrl
masn ve "olanlarla"* hamallarmla ve kampma bal adam
larla birlikte gneye doru gitmek iin buyruk verdim; muson
yamurlarna ve iddetli rzgra karn yine de gidecektik.
* Boys.
169
Yolun yansn yamur altnda, slak allklarda yaya olarak
getik. Rzgnn ve yamurun hmna uram kylerde kimse
ler grnmyordu. Ama kapal evlerin iinde yerliler her zaman
bu mevsimde olduu gibi, anlatlan ya da ark gibi sylenen sonu
gelmez peri masallan dinlemekteydiler; bu masallar szlanan bir
tonda anlatlyordu. Yine yln bu mevsiminde, yneldiimiz yere
karadan gitmek olasl olmad iin, kuzey kylanndaki bir
kyden kaya binerek gitmeye karar verdik. Lagn pek derin ol
madndan, ancak denizin ykseldii bir anda alabilirdik, bu da
ancak gece yansndan nce olmalyd. Teknenin iinde elden gel
diince rahat bir gece geirmeye hazrlanyordum; katlanr adr
lar yardmclyla kendime geici bir yatak hazrlattm ve onu
d dzle yerletirdim. O gece, bir an nce gitmek iin sabr
szlk gsterdiimden ve lagn zerinde esen souk rzgr y
znden iyi uyuyamadm.
ef lmeden nce varmak istiyordum; yerlilerin denizin
akntsna gre akntl sularda ve balkl denizde ar ar
srd tekne yolculuu bana sonu gelmez gibi geliyordu. Yan
larndan getiimiz hintkiraz aalarnn ky boyunca dizilii,
alak bulutlar altnda, iki byk saydam yzey arasnda havada
aslm gibiydi. Arada bir, bir balk frlyor, sulan kartryordu.
Ya da srt dikenli balk, bir kpekbal yava ve tembel bir ha
reketle kayordu; gecenin donanmamza verdii hayalet bir bo
yut yznden olmalyd bu.
Bizim stmzde gece kularnn ve yaklatmz duyan
uan rdeklerin aalardaki yerlerini terk edileri, kanat rp-
lan ve keskin sesleri duyuluyordu. Ky uzaktan grdmz
an, gne domaya yaknd. Her yerde bir sessizlik vard; arada
bir kpek sesi duyuluyordu ve uzaklarda yanan ateler, her za
man yapld gibi, hasta bir insann banda beklendiini, b
ycnn getirecei son darbeye kar hastann korunduunu
gsteriyordu.
afak skyordu. Kynn ince oyal sileti, tropikal afaklara
zg garip bir kesinlikle grnd. nce youn bir karanla gi
170
rilmi, peinden srklenen glgelerle dolu karanln boluu
ortaya kmt. Birdenbire karanln iinden keskin bir lk
duyduk; nce byk bir diyapazon gibi titredi, sonra bir melodiye
dnt. Sonra baka bir ses bununla birleti; bunun peinden
kyn her yanndan gelen bir bakas, bir bakas daha titreimli
ve rpertici bir hava iinde gerek bir szlanma korosuyla birleti,
afak vaktini doldurdu, tm lagn ve kar kyy kaplad.
ef Narubuta'u lmt. Geciktiim iin tepem att, yerli eki
bimi knayacak eyler syledim. Bu onlann enerjisini uyandrd
ve yolun geri kalan drtte birini byk bir hzla atk. Karanlk
blgeyi birden k yalamaya balad ve tropikal sabahn boz
rengi solgunluu balkl sulann ve solgun yeil yapraklann ze
rine yayld. Kydeki atn bykl ve dramatik iddeti art
yordu, gnn felaketin tm derinliini ortaya karm gi
biydi. Yerlilerin at yakmas kendi bana gzel bir mzik gi
biydi ve tm topluluk birden syledii zaman, insann zerinde
apayn bir izlenim brakyordu. ly kendisi iin ayrlm din
lenme yerine doru tama amacn gden ve ylesine zengin
olan gmme mzii, insanm yreinin derinliinden douyor,
son bir ayrla elik ediyor ve insan krlganlnn acl ger
eini tm dnyaya bildiriyordu.
Gerekte, nemli bir insanm lmnde at kyden kye ya
ylyor ve yan histerik, yan ikiyzl niteliine karn itenlikten
uzak kalmadan acnn ve umutsuzluun davurumunu ok ge
meden tm blgeye duyuruyordu; lm karsnda insan daya
nmasnn bir anlatmyd bu.
Ben ieri girdiimde, ef leli ok olmamt ve ieriyi her
yandan gelen kadnlarla erkekler doldurmutu; hastann can e
kimeye balad haberi yaylr yaylmaz her yandan koup
gelmilerdi. Yerliler iin lm fizyolojik bir olay temsil etmi
yordu; kararsz olan ve belki de insanlann yakarmalar ve arzu
laryla kalabilen ruhun yava yava ama isteksizce gidiiydi. Az
nce lm baa gelmi olmakla birlikte, treye gre yaknlar
ly okuyor, avutuyor, ona sesleniyor, vg yadryor ve
171
yerinden oynatyordu. zeri bir yn kolyelerle, kemerlerle, bi
leziklerle, parlatlm kesici talarla kaplanmt; tm bu nes
nelerin byk bir deeri vard ve ly avutmak, onun ruhunu
alkoymak iin her zaman getiriliyordu. Bu dnyada gcn ve
zenginliin zn temsil eden ne varsa, onlann nnde sanki onu
yeniden yeryzne dndrmek olasyd ve en gzel, en iyi olan
ne varsa sunularak ayartlabilirdi. Ayrca ruhsal ze sahip deerli
nesnelerin zerine ylmasyla, br dnyaya kendine layk bir
giri yapaca da dnlyordu. Bu trenin kayna ve k
kenleri ne olursa olsun, lnn dikkatine byk korkuyla sunu
lan kaba nesneler ve materyallerle, onun ruhu iin yeni bir pers
pektifin grkemli ah arasndaki ztlk insan etkiliyordu.
Ben oturmu ve bu byk acnn eitlemesini seyrederken, bu
dramatik sahne biraz sonra olacaa boyun emi bir atn ve
szlanmann niteliini almaya balad; insanlann ou ekip git
tikten sonra (ly temizlemek, sslemek ve hazrlamak iin yal
nz birka adam kalmt), yerli inancnn gerei, kar konul
maz bir gle kafamda yer etti. Bu inan oradayd, tm evrem-
deydi, bu insanlann tm dncelerinde ve heyecanlanndayd;
onlann her hareketi bunu esinliyordu; her zaman yaplagelen insan
gmme ve yasn geleneksel ve kutsal saysz aynntlann o y
netiyordu. Bu adamn ruhu imdi Tuma'ya, ruhlann kald yere
doru dz bir yol zerinde ilerliyordu; o dnya ylesine yakn,
ylesine kk ve terk ettiine ylesine benziyordu ki, ikisini bir
birinden ayran uurum daha az derin ve daha kolay alabilir
grnyordu; teki varolu, dnyamzdakine gre iine daha
kolay girilebilir bir gizemle evrili grnyordu.
V
O gnn tm l gmme hazrl iinde geti. Akam oldu
unda tm ky byk bir kamp yerine dnm bulunuyordu,
nk gece boyunca, tm Oburaku'da oturanlar ve baka toplu
luklardan gelen ok sayda insan ly beklemeliydi. Kyn orta
yerinde, ortalama iki metre derinliinde bir ukur ald; l bu
172
ukura brakld ve evresine kaln ve sk dokunmu hasrdan bir
ka kat sanld. ukurun zerine salam aa ktklerinden bir kat
yapld ve dul kadna yatak hizmeti grebilecek ekilde dzenlendi.
Bu seki zerinde ve kvrlm bir hasrn altnda, kocasnn l be
deninden ince bir tahta tabaka ve hasrla ayrlm olarak btn gece
uzanp kalmas gerekiyor. Yasn ite burada dile getirmesi gereki
yor ama her zaman ok sayda ve bir arada yaplan byk bir g
rlty bastracak ekilde alayp inlemek zorunda kalyor. Dul
kadnn yaknnda ya da evresinde, toplum iindeki yerlerine ve
lene yaknlk balarna gre seilmi akrabalar yerde bada ku
rarak oturuyor ya da yere uzanyorlar. Bu ekirdein evresinde yi
ne akrabalk derecesine gre dizilmi bir kme insan bulunuyor.
Bundan baka dier kylerden gelen insanlarn tm yere yaylm
ve kendi topluluklarnn atei evresinde kmelenmiler. Meyda
nn evresinde gece nbetinde zel grevleri yerine getirecek, yi
yecek tayacak ya da bo evi gzleyecek insanlar duruyordu.
Tm sahneyi grebilen ykseke bir seki zerine birok insanla
birlikte oturmutum. ok eitli bir tutum iinde geni meydana
salm insan kmelerine ve atein biraz daha canlanmasna ya da
snmesine gre deien aa glgelerine bakyordum. Ama tm
gruplarn stnde ykselen alama korosuyla l gmme arklar,
gecenin en nemli olayn oluturuyordu. ly gece beklemek iin
dier kylerden gelen insanlar, bir gmme arks sylemeliydiler.
Her topluluun bir arks vard ve bu arklar hep birlikte sylen
meliydi. Bu kark, titrek ve olaanst ykseklikteki sesler, dalga
dalga ykseliyor, kimi kez beklenmedik bir uyum kuruyor, kimi kez
keskin bir grltye dnyor ve tm sahneye egemen olan titrek
ate ve glgelerle nerdeyse birleiyordu.
Ben de Tomwaya Lukwabulo'nun iinde bulunduu kmede
yer aldm; o gece ondan byk eyler yapmas gerektiini syle
yenler vard. Hemen lmden sonra, lnn ruhunun medyum
araclyla yaayanlarla iletiim kurmaya alt ve khinin
yardmyla yaama geri dnd sk sk oluyormu. Bu len in
san, Tomwaya'nn byk bir dostuydu ve herkes ilgin olaylarn
beklentisi iindeydi. Yanmda bir yerlere oturmu olan medyumla
173
biraz konumak istedim ama o gece konuacak durumda deildi.
Heyecanl grnyordu ve kendi kendine mrldanyordu. Bazen
geriliyordu, bir bakyorsunuz kat bir halde kendinden geiyordu;
gzleri parlyordu ve baklar sabitleiyordu. Karmzda otur
mu bir kme insan, yksek sesle bir arkya balad, bu arky
Tomvvaya, ller lkesi'nden getirmiti.
Bizim teki dnyayla iliki kuran insanmzn giderek garip bir
ekilde heyecanlandn gryordum; o da arkclar korosuna
katld, nce sesi zayf kyordu ama sonra giderek ykseldi.
Birdenbire doruldu, daha nce hi tank olmadm bir ekilde
ve yksek bir sesle arksn srdrd. Oraya toplanm insanlar
yava yava seslerini kestiler. evresindeki insanlar comu,
onun grnmnden bylenmilerdi. Kadnlar da at kestiler,
en son susan dul kadnn keskin ve trmalayc sesi oldu. Medyu
mun sesi kalin, dolgun, iddetli ve ar bir enerjiyle kyordu;
yle ki, sanki bu sesi o deil de baka bir g karyordu. Bir sre
sonra arky kesti ve konumaya balad. Yine ayn garip, titrek
ve gl sesle konuuyor ama bu ses kendi sesine benzemedii
gibi, dili de yerlilerin dili deil, ruhlarn dili olmalyd. Durdu,
sonra azndan apayr bir sesle kan bir yant geldi. Kimi kez
birok sesin birden darya kmak istediini sanrdnz; tmce
ler giderek ksalat, giderek kesik kesik sylenmeye baland;
soluk solua kalmt, sonunda kendini sekinin zerine brakt,
tkenmi olduu aka grlyordu.
Bizim medyuma n kazandran gerek bir trans sahnesine tank
olduumu ite o an anlamaya baladm. len insann ruhunun
Tomwaya araclyla konutuunu ancak bundan sonra anladm;
orada bulunan herkes duraksamadan ve kar kmadan onun se
sini tanmt: lenin ruhunun sesiydi bu, kendi salndaki sese
gre biraz daha yksek, biraz daha aynyd ama aslnda aynyd.
VI
Bundan sonra bizim medyumun gc tkendi; dul kadn
umutsuz atlar sylemeye balad; onun evresinde kmelenen
174
ve anlatmakta olduum gibi dramatik seslerle araya katlan ka
dnlar, kendi lklarm yeniden onunkiyle birletirdiler.
Gmtn bulunduu yerden keskin bir ses ykselince, erkekler
yeniden arkya balayacak zaman bulamadlar; bunun pein
den bir genel grlt ve kargaalk treni kesmi oldu. Ne oldu
unu grmek iin ben de oraya doru yneldim ve gmtn ya
nna uzanm olan dul kadn birok kadnn desteklediini gr
dm. teki kadnlar da km olan aa ktklerini dzenle
meye alyorlard. Ruhun konumas biter bitmez, gmtn
iinde bir eylerin kprdadn birileri anlalmaz bir sesle
aklamaya balamt. "Sanki bir deprem ly sarsmt" ve
seki yana eilmi, lnn dul ei dmt.
Ruh anmyla ortaya kan olayn yerliler iin ne anlama
geldiinin tm dramatik nemini ancak daha sonra yaplan yo
rumlar ve aklamalar sayesinde kavrayabildim. Tomwaya Lak-
wabulo'nun araclyla dnyayla iliki kurduktan sonra, ruhun
yaama geri dnmeye ve kendi bedenine girmeye altna
herkes inanmt. iddetli g ly sarsm ve gmtn zerin
de bulunan sekiyi sallamt. Yerlilerin gznde bu olay, Tom-
waya'nn ruhtan mesaj getirdiini gsteren gereklii en iyi e
kilde doruluyordu. sterse seki ivedilikle ereti yaplm olsun,
zerine bastran kadnlarn arl altnda km olsun; benim
dndm tek statik sorunu buydu.
Btn bunlar yerlileri derinden etkilemiti. niltiler ve arklar
bir sre sustu. Yavaa sylenen ciddi konumalar insan kme
lerinin iinde yer almaya balad, insanlar kendi aralarnda konu
uyordu, tm topluluk ayn derin heyecana kaplmt. Atlar ya
va yava yeniden balad, insanlar yeniden kendilerine gelmiti;
daha ok yorgun dm olan insanlar, kendilerine egemen olarak
byk koroya yeniden baladlar.
Ama bu koro da bir kez daha kesilmek zorunda kald. Kyn
uzak bir noktasndan bir lk sesini duymutuk, sonra bir tane
daha, peinden bir daha ve bunlan izleyen sessizlikte, ayak sesleri
nin bize doru geldiini anladk, birden bir kme gen kz grnd,
175
bu kzlar heyecanla bir eyler anlatmaya baladlar. lenin kz ye
eni ve onunla birlikte birok gen kz eve gitmiler, su ve yeil
hindistancevizi aramaya balamlard. Kapy amaya alrken,
bir eylerin dn andran grltler duymulard; aynca ier
den garip bir kavgay andran sesler geliyormu. Kapy atkla-
nnda, kap yle bir geriye doru arpm ki, kzlardan birisi yere
dm, dierleri geriye doru ekilmi ve korkup kamlar.
Bu gecenin sinirli gerginlii ve heyecanl havas, olay ksmen
aklyordu. Ama o srada evin iine izinsiz girenler olabilirdi.
Trenin kaprisli garipliklerinden birisi, l beklendii bir gecede
ak iin uygun bir frsat karabilirdi. Gelileri beklenmeyen zi
yareti kzlar hi de ruhsal olmayan bir epizodla karlam
olabilirlerdi ve yine hi de doast olmayan bir ey onlan kor
kutabilirdi. Ama yerliler tm bunlann ^Toi/'nin ii olduuna ina
nyorlard; daha kaba, daha maddi olan ikinci derecede bir ruhtu
bu; birisi ldkten birka gece sonra insanlara her trl oyunu
oynuyordu, rnein eyalan dryor, lklar atyor ya da bu
son durumda grdmz gibi, dorudan insanlara saldnyordu.
Gnn kahraman bu kez yine Tomwaya olmutu, nk Kou-
si'yi yattracak ve onu tatl arklar syleyen Kabwaku adl kua
dntrecek byy yalnz o yapabilirdi. Evdeki olay duyulunca,
o hemen cinli eve gitti, ben de birok yerliyle ona elik ettim.
"Tomwaya Lakwabulo burada yalnz olacak" dedi, konuur
ken sesi titreen bir yerli. "By yapacak. Bys ok etkili. Biz
meydana dneceiz. Greceksiniz, Kabwaku kuu yava yava
gelecek, meydann stnde ark syleyecek."
Gerekten de bir bynn etkisiyle ortaya km gibi ok
gemeden bu kulardan iki tanesi tmeye baladlar, karlkl
tyorlard; melodik anlan, lnn beklendii meydann s
tnde kalan palmiyelerin tepesinden geliyordu. Benim bildiime
gre bu kular gecenin bu saatinde dzenli olarak ortaya kyor
lar ve tleriyle tm ky dolduruyorlard. nanc aklayan da
belki bu olmalyd, nk genelde yerliler meydanda gece bek
lerken Kabwakuyu duyuyorlar ve Kousi de onlan korkutuyor.
176
Kalabaln biraz tesinde kesilmi aalarn zerinde otur
mu, evremde kaygl ama yava sesle geen konumalar dinli
yordum; uykusuz geen iki gecenin ve bunaltc bir gnn sonun
da, yan uyku, yan d iinde, beni evreleyen ve etkisi altna alan
bir havada yava yava kendimi brakyordum. Yerlilerin inanc
nn dar ufuklar ve somutluu iinde kendimi skm buldum;
antropologun souk bir gzlemle yapt eletiri anlay bir sre
iin silindi. Bu gece birden ortaya kan olaylarla birlikte yaad
m duyumsadm ve bu olaylarn yerlilerin gznde ruhlarn var
lnn ve ruhlar dnyasnn niin rtlmez bir kantn olu
turduunu ksa bir srede ok iyi anladm.
VII
Bu olaylardan ksa bir sre sonra, bir akam kendi adrmn
nnde, o unutulmaz gecede yaananlar konuuyordum. Adamn
biri bize yaklat ve sze balad:
"Biz Narubuta'u'yu beklerken, o Tomvvaya'nn dudaklarna vu
ruyor. ok gemeden baka ruhlar da gelip vuruyor. Bakn! Ba
kn, yryor ite." Ve zntl, kararsz admlarla yan karanln
iinde ar ar ilerleyen sileti bize gsteriyor. "Oloulam plajna
doru gidiyor; akam olurken oraya gidiyor ve geceleyin geri d
nyor. Ruhlar onu ard iin oraya gidiyor. Oysa biz dier in
sanlar oraya hibir zaman gitmiyoruz, nk bamza kt eyler
gelebilir. Oras uan cadlann buluma yeri. Oradan da denizin
stndeki toplant yerine doru gidiyorlar."
Gerekte, Tomwaya ar ar yryordu, yolunu el yordamyla
arayan bir kr, trans halindeki birisi gibi yryordu. Ertesi gn
ona rastladm, onun uyuuk, tkenmi, sabit bakl, yznde hi
bir anlam tamayan bir grnme sahip olduunu saptadm. O
srada trans halinde deildi ama ruhlar onu ardna gre, ok
gemeden yine o hale gelecek diye bana gvence verdiler.
Ertesi gn, alann onarmakta olan bir grup balkyla otur
duum srada, Tomvvayann kz Namyobe'i, belkide kyn en
177
gzel kz Bo'usari ile benimle konumaya geldiler. Bana haberi
veren Bo'usari oldu:
"Arkadanz bu sabah ld; Tuma'ya gitti. Ruhlar (baloma)
onun gzlerine vurdular."
"Ne zaman?" diye sordum.
"Dn gece geldiler. Onun dudaklarnn zerine oturdular, ark
sylediler."
"Hangi ruhlar geldi?"
"Narubuta'u'nun ruhu geldi, Inekoya'nnki geldi, bir de To-
buraku'nun ruhu geldi."
Bu ruhlardan birincisi, deyim yerindeyse, gnn ruhuydu, kincisi,
medyumun bir akrabasnn ruhu, nc ise, dostlarndan birininin
olunun ruhuydu; son iki tanesi geen yl iinde lmlerdi.
Bu haberler, iinde bulunduum insanlar arasnda belli bir
heyecana yol at.
"We-e-e-e! Dul adam Tuma'ya gitti! Kendi einin yasn tutan
medyum, kendi adyla anlamazd; aslnda yas sresi iinde ad
bir tabu oluyor, dul kadn ya da erkek ancak toplumsal yerlerine
gre belirtilebiliyorlard."
"Evet, evet, gideceini size sylemitim. lnn beklendii
srada ruh onun azyla konumam myd?"
"Dn gece gelmiti, rzgr birdenbire durduktan sonra. Rzgr
ok sertti ve muson kysndan esiyordu. Sonra birdenbire kesil
di. Ben duydum. Kendi karma bundan sz ettim; yle dedim:
'Ruhlarn gelme zamandr. Kim bilir? Belki de dul adam arama
ya gelecekler. Tuma'ya gidecek.' imdi tm olanlar gryorsunuz?
Ruhlarn ne zaman gelmesi gerektiini ben her zaman biliyorum."
Bunun zerine medyumun kz Namyobe'i, ak bir gururla ve
onun neminin verdii duyguyla konumaya balad, en nemli
bilgiyi verme roln yklenmiti.
"Dul adam imdi kendi kulbesinin iinde. Gn boyunca hibir
ey yemeyecek, belki de iki gn boyunca, belki de birok gn
178
boyunca, bir ay boyunca. Yemeyecek, yrmeyecek, imeyecek."
Benim soruma yant olarak hibir ey imeyecek diye ekliyor.
"Hibir ey, ona ruhlar iin verilen taze bir hindistancevizinin d
nda. Kulbesinde kalacak ve hibir ey yapmayacak. Ruhu
kp gitti, bedeni kulbenin iinde yalnz kald. Bsbtn ld, ne
yemeye gereksinimi var, ne imeye."
Birok ayrnty akladktan ve bir kez daha yineledikten sonra
ekip gitti. Onun anlatsn dinlerken, neyin kabaca anlatldn,
neyin abartl olduunu birbirinden tam olarak ayramadm bil
mem sylemeye gerek var m? nk yerlilerin dgleri hemen
harekete geiyor ve kendi dillerinde buna anlatm yollan bulabili
yorlard. Bununla birlikte, tm dier dinleyicilerin, Namyobe'i'nin
anlattklanm batan sona onaylamaya hazr olduklan akt.
"Gerekten lm," diyorlard birbirinin pei sra, bedeninin
tmyle km olduunu, evresinde olup bitenleri anlamad
n, fizyolojik ilevlerinin geici olarak tmyle durduunu ve
beslenmeye gerek kalmadn sylemek istiyorlard.
"Ruhu Tuma'da. Orada besleniyor. imdi ruhlann besinleri ve
onlann suyu sayesinde orada yaamn srdryor."
"Tuma'ya geri dnd zaman, ok klm, zayflam ve
ok irkinlemi olacak. Bir l gibi kemikleri dar frlam
olacak. Artk ne yryebilecek, ne kounabilecek."
Medyumun sanldndan ok bir perhize zorlanm olduun
dan iyice kukulandm ekleyebilirim. Kzma birok kutu sr eti
konservesi verdim ve bu etlerin byk bir blmnn medyumun
ruhsallam iinde yitirip gittiine inanmak iin nedenler vard.
"Gece hepimiz birlikte gidip onu greceiz. Kyn tm insan-
lan onun evinin evresinde toplanyor. O srada ark syleyen
ruhlan duyacaz. Ne bir tek ruh ark syleyecek, ne de iki ama
tm Tuma gelip ark sylecek. Onlann arklann duyacaz,
biz de onlarla birlikte sylemeye balayacaz."
Bu trl abartl konuma tarz, dilbilimsel olduu kadar, diz
ginsiz bir dgcnn de etkisini veriyor ve benimle konuann
179
istedii ey, ruhlarnn kendilerini sesle davurmalanmn bir ya
da iki katlmcyla deil, birok katlmcyla gerekletiini bana
inandrmak olduunu iyice anladm.
"Daha sonra, gece olunca, siz kendiniz oraya gidebilir ve ii
tebilirsiniz. Bu kyden ve komu kylerden birok insan orada
greceksiniz; hepsi buraya gelecek. Dul adama armaanlar geti
recekler. Yal Tuburaku ona bir paket tembul cevizi verecek;
Tuma'daki oluna gnderecek. B izler ona bir armaan veriyor ve
diyoruz ki: 'Bu Narubuta'nn ruhu iin ya da baka bir adamn.'"
"Bir gece, ruhlar dul adamn evine kimi eyalar tayorlar.
Biz oturuyoruz, bekliyoruz, dinliyoruz, arklar sylyoruz. Bir
bakyoruz yiyecekler ortaya km, tembul cevizleri ya da ttn,
kimi kez kk bir ss eyas. Kendiliinden ortaya kyorlar;
bunlan ruhlar brakyorlar."
VIII
Btn bunlan byk bir zevkle dinliyordum, bir buluuya
iine girebileceine emin olduu yeni ve gizemli bir alann be
timlenmesi yapldnda, yalnz onun duyabilecei bir zevkti bu.
Bu psiik olaylann betimlenmesinde gerek olabilecek ne varsa,
btn bunlar bir yana, bunlarla ilgili olarak anlatlan aynntlar
paha biilmez etnografik belgeleri oluturuyor. Aynca trans ha
linde ve kendisini dorudan gzleme frsat veren bir adam var
elimin altnda. Namyobe'i'yi ararak yerimden doruldum ve
medyumun evine doru yneldim.
eriye sessizce girmeye altm, amacm eer bir hile yapyorsa
ya da yalandan bir tutum iindeyse onu sust yakalamakt. Onu bir
yataa uzanm, gzlerini kapam, rahat olmayan ar bir uykuda ya
da trans halinde buldum. Her ne kadar onun yannda konutuysam ya
da ona dorudan seslendiysem de, yant vermedi ve gzlerini amad,
ar ve beceriksiz bir biimde inleyerek, kprdayarak yerinde kald.
Arada bir, nhlann olduu sanlabilecek garip bir dilde kimi szleri
mnldanyordu. Sanki olaanst bir gcn etkisinde kalm gibi
garip hareketler yaparak yeniden kprdyordu.
180
Uzun sre oturup onu gzledim ama hibir ey olmad, Nam-
yobe'i gece oluncaya dein babasnn bu durumda kalacan ke
sin bir dille aklad.
"imdi ruhlar uyuyorlar. Burada gndzken, orada gece. Onlar
orada uyuyor ve onun ruhu da uyuyor. Tuma'da d gryor ve
dlerinde konuuyor."
Bu iki dnyadaki gece ve gndz arasnda var olan kartla
inanc daha nceden biliyordum. Benim ilk kez gzlerimin nnde
bulunan transn doas konusunda yerlilerin nelere inandn da
nceden biliyordum. Onlara gre medyumun ruhu gitmi, bedeni
burada kalmt. Her ne kadar ruhu birka bin metre uzakta olsa
da, ona orada olanlar, buradaki bedeninde kendini gsteriyordu.
Bu kadarla da kalmyordu, ayrca ruhun evresinde olanlar ve
zellikle teki ruhlarn sesleri ve hareketleri de medyumun a
zndan ve beden hareketlerinden kendini davuruyordu. En dik
kat ekici bu davurum, medyumun evinde birden ortaya kan
maddi nedenlerde kendini gsteriyordu. Tm bu tutarszlklarn ne
bizimkinden ayn "ilkel mantkla", ne de "ilkel ruhla akland
n bilmem eklemeye gerek var m? Bizim aramzda bulunan is
pritizmaclar ve kltistler de tam buna benzer inanlar meslek
olarak yapyorlar ve ayn suu iliyorlar.
Akam olduunda yerliler tek tek ya da kme halinde geliyorlar
ve uzun sre nbet tutma sz verenler orada kalyorlar, nk her
kme kendi ateini yakyor ve kendi ieceklerini getiriyor. Kul
benin kaps akt ve yatan yannda kk bir ate yanyordu;
yatan stne uzanm bulunan medyumun bedeni glkle se
iliyordu.
Aradan bir sre geti, kprdamaya ve alak sesle mrldanma
ya balad. Arada bir, bir el hareketi yapyor ya da yksek sesle bir
ey sylyordu. evremde bulunan yerliler kulak veriyorlar ama
saygn bir sessizlik iinde kalmaktan uzaktlar. Giderek hareket
lenen medyumun ark sylemeye balamas iin az zaman bek
lemek zonnda kalmadk. Bu kez "denetimli" bir ekilde ark
sylemedii, yumuak ve melodik bir ekilde kendi sesiyle sy
181
ledii akt. Usikesa'nn bir arkisiydi bu, Tuma'dan getirmiti ve
szleri aramzda yaayan insanlann kulland dildendi. Arada bir
ark sylemeyi kesiyor ve ruhlann dilinde tmceler sylyordu.
Duraklama srasnda, orada bulunan kimileri ona armaanlar su
nuyordu ve bunlann ruhsal ksmlar, lenlerin dostlanna ve ak-
rabalanna ynelikti. Kulbenin iinde yanan ate snd, bizim
medyum sustu ve insanlar ekip gittiler.
O gece olaanst hibir ey olmad.
IX
Ertesi akam, hava frtnal ve serin olmasna karn, daha b
yk bir kalabalk toplanmt. nsanlar atein evresine oturmu
lard ve daha canh bir kme oluturmulard. Bu kez medyum daha
yksek sesle ark sylemeye koyuldu. nceki geceye gre daha
heyecanl, daha esinli olduu akt. Yatanda uzanm ark
sylyordu ama hareketleriyle dans ettii izlenimini veriyordu. Eer
uyuyor olsayd, dnde iinde bulunduu kabileyle birlikte dans
ettii sanlabilirdi. ark syleme tarz insan etkiliyordu ve ner
deyse bulacyd; ok gemeden, kulbenin evresinde oturmu
olanlar da, Usikesa'nm arksn sylemeye baladlar.
"Eer biz ark sylemezsek, baloma\tt (ruhlar) gelmezler,
dendi bana. Usikesa'y duymaktan holanyorlar. Biz syleyelim
diye bize bu arky verdi."
Dierleri ark sylemeye balaynca, Tomvvaya sesini yk
seltti ve ok gemeden dierlerini bastrd ama sesi yava yava
deiti, sanki baka bir ses onun sesinin yerini almt, sonra
nc bir sese dnt. Tm evrede nlayan koroyu ve palmi
ye yapraklan arasndan esen rzgn dinlerken, kulbenin iindeki
sesin oaldn sanyordunuz, bir ses ve yank kanm duyu
luyor ve ierdeki bir koro buna yant veriyordu. Yerliler bunun
aynmna varma benziyordu ama dikkatleri giderek kulbenin
iinde olup bitenlere doru evrilmiti.
182
"Baloma'nn evde ark sylediini duyuyor musunuz? Na-
rubuta'unun sesi bu; ruhu dulun dudaklar zerine oturmu ark
sylyor."
Heyecann yatt bir sradayd, adamn birisi eildi, ef
lerin nnde melir gibi bir tavrla kapya yaklat. Kulbenin
yksek eii zerine bir paket tembul cevizi brakt ve yksek
sesle ekledi:
"Narubuta'u, senin cevizlerin. Onlan ine."
Ruhlara gnderilmi bir armaand bu, seans boyunca ierde
kalm olan medyumun kz, eie braklan armaan kaldrd.
Bundan sonra baka kadnlar ve erkekler de geldiler, kimisi ttn
getirmiti, kimileri muz ya da iki tane tembul cevizi, armaan
hangi ruha getirilmise, onun adn aryorlard. erideki insan
kmesi yeniden atein evresinde oturdu ve bir sre ene ald.
Bundan sonra hem medyumun kendisi, hem de koro birden ar
kya balad. Kulbenin iindeki ate nerdeyse tmyle snm
t. Gece yansna yaknd, arkya ara verildii bir srada medyum
net bir sesle birdenbire sze balad:
"Toyodala, Kam bua (Toyodala, bu senin tembul cevizin.)"
Gerekte, kulbenin nnde yanan atein nda, bizim
medyumun zerine uzand yatan tam karsna, kta panl-
dayan bir tembul cevizi paketini seebiliyorduk. Bir sessizlik oldu,
onu fsldama izledi, sonra armaan alann bu ruhsal armaana
bir yant gibi bir kmeden dierine geen bir inilti duyuldu. Ye
ralt dnyasnn varln gsteren bu armaan oraya brakan,
medyumun kzyd.
u nl maddileme dedikleri demek buydu!
Bunlann iinde en nemli evre, bir haftadan ok sren bir
transtan sonra medyumun yava yava uyanmas oldu. Tam bir
trans hali yaad bu durumda, ruhlar dnyasndan bir tek gerek
mesaj aktarmamt. Ama ok youn bir arkl seanstan sonra,
altnc ya da yedinci gecede, medyum yatandan doruldu ve
konumaya balad. Kendi sesiyle konumuyordu, bana gvence
183
verilerek sylendiine gre, son gnlerde len birisinin azyla
deil, oktandr lm bir adamn ruhuyla konuuyordu. Buna
karlk, yeni lm bulunan ef Narubutau'nun balca mesaj
larn iletiyordu. Bu mesajlar kimi zel mallara sahip olma konu
sunda buyruklar ieriyor, teknenin Oburaku'da kalmasn arzulu
yor ve kendisinin onuruna yaplacak yiyecek datm enliinin
grkemli gemesini umut ediyordu. Bu nlemler akla uygun g
rnyordu ve bunlarda bizim medyumun kiisel yararna bir ey
bulamadm.
Tomvvaya Lakwabulo trans halinden karken gerekten ok
zayflamt; tkenmi bir hali vard ve kafas bo bir insan izleni
mi veriyordu. Ancak yava yava kendi normal durumuna dnd.
Tm bu olayda srasyla safa inancn, gerekli yanlsamann ya
da tasarlanm hilenin paylan ne kadard? Tomvvaya her eyden
nce bir artist miydi, yoksa bir peygamber mi? Onu buna iten en
nemli etken vnme miydi, agzllk myd, yoksa g ve nfuz
gereksinimi miydi? Kendisinde ve yaptklarnda bunlann hepsi de
vard ama bunlann payn orantsal olarak bulmak kolay deildi.
Bizim sekin ispritizmaclardan daha dalavereci olmad
akt. Ve her eyden nce, toplumun acil olarak neye gereksinimi
varsa, onu veriyordu. Grevi, baanlan ve esinleri biraz insan
dkrklna uratsa da, kar konulmaz bir gereksinime yant
veriyordu. Her bireyde var olan ve tutkulu bir arzudan, bir umuttan
doan inanc glendirmekten baka bir ey yapmyordu. Ken
disinden ne istenirse onu veriyor ve buna karlk, neye gereksi
nimi varsa, onu alyordu. O grevini ve erkini ruhlarn dnyas
zerine kurmutu ama bu, llerin deil, yaayanlann ruhlar dn-
yasyd.
184
Vakilik ker zaman iin samalkla,
zalimlikle, kize garip gelen trelerle,
dsel ko inanlarla ve bakaldr
uygulamalaryla kir tutuldu...
... ou insan iin antropolojiyi ekici
okuma kitaplar kaline ve antropolojiyi
ciddi kir inceleme konusundan ok
merak uyandrc Lir alan durumuna
getirdiler... ... Bununla birlikte
antropolojinin kimi yanlan kilimsel Lir
nitelik sunuyor; insan doas zerine
bilgilerimizi derinletiriyor... Ayrca
imdiden verimli verilerle psikolojiyi
zenginletirmi olan ilkel insann kafa
yapsn ve onun srelerini incelemek
isteyenlere de byk kizmette
bulunabilir.
Son olarak ku kitapta, ... ilkel
yaamn incelenmesini, dzeni salamaya
yardm eden eitli gleri, kir ilkel
kakilenin tek biimliliini, kendi iindeki
balantlarn bulacaksnz.