You are on page 1of 1526

MUHAMMEDYYE

Endonezyada yeniliki bir din tekilt. 18 Kasm 1912 tarihinde Orta Cavann Yogyakarta ehrinde Kiai Hac Ahmed Dahln tarafndan kuruldu. Kuruluunda Hollanda smrge ynetimiyle gelen Batl kltrel ve sosyal deerlerin, hristiyan misyonerlik faaliyetlerinin ve blgedeki eski din ve kltrlerin mslman halk zerinde yapt tesirlerle slm dnyasnda eitli din uyan hareketlerinin ortaya kmas nemli rol oynamtr. Gnmze kadar etkin bir ekilde faaliyet gsteren tekiltn temel hedefi Endonezyada slmiyeti hristiyan, Hindu, Budist ve animist inanlarn tesirinden kurtarmaktr. slm d hcumlara kar savunmak, temel kaynaklar olan Kuran ve Snnetin esaslarna dnerek slm akdesini modern dncenin nda yeniden yorumlamak ve mslman toplumunun ahlk ve din sorumluluklarn gelitirmek dier hedeflerinin banda yer alr. Kurulu tznde belirtilen ve 22 Austos 1914 tarihinde hkmet tarafndan onaylanan esaslara gre bu hedefleri gerekletirmek iin tekiltn okullar amasna veya mevcut okullarda slm dininin esaslar dahilinde ders vermesine, slmiyete ait meselelerle ilgili toplantlar dzenlemesine, din hizmetlerin yrtlecei cami ve vakf binalar ina etmesine, slm dini ve inanlar hakknda kitap, bror ve gazete karmasna izin verilecekti. Bu vaadlere ve Muhammediyyenin (Muhammadiyah) siyas faaliyetlerden uzak duracan taahht etmesine ramen smrge idaresi balangta pheci davranarak kuruluun faaliyet alann Yogyakarta civaryla snrlad ve ancak 1920li yllarn banda bar bir yol takip edildii kanaatine varmas zerine btn Endonezya adalarnda faaliyet gstermesine izin verdi. Bu izinle birlikte tekilt ksa sre iinde mill bir hviyet kazand ve at Bat tipinde ok saydaki okul, yetimhane, hastahane, salk oca ve dier kurumlarla Endonezya toplumuna nemli hizmetleri dokunan bir cemiyete dnt. 1938de yars Cavada olmak zere btn adalardaki toplam ube says 852ye ve ye says 250.000e ulamt; 834 cami ve mescidi, otuz bir halk ktphanesi ve eitli seviyelerde 1774 okulu vard. Farkl etnik gruplara mensup yelerin ounluunu tccar ve i verenler oluturmaktayd; bu durum hareketin ehir kkenli olduunu gsteriyordu. Mal kaynaklar daha ok ye aidatlar, hibe ve yardmlar, zekt ve fitre gelirleri, okul cretleri ve tekiltn kendi yatrmlarndan elde edilen gelirler oluturuyordu; eitim ve sosyal ierikli faaliyetler iin devletten de belli bir yardm alnyordu. Muhammediyye, Hollanda smrge ynetimi dneminde siyasetten uzak durmaya byk zen gsterdi; bu yzden 1920lerden sonra din alanda benzer grleri paylaan, fakat siyas faaliyette bulunan baz gruplarla anlamazla dt. Mesel Sarekat Islam liderleri kuruluu hkmetten mal yardm almakla ve siyas ierikli olmayan bir tebli metodu takip etmekle sulad. II. Dnya Sava yllarnda tekiltn genlik ve izci kollar Japon asker ynetimi tarafndan kapatlarak faaliyetleri snrlandrld. Mart 1943te Japonlarn kurduu Majlis Syura Muslimin Indonesia (MASYUMI) adl din federasyona dahil edildi ve bakan, savata kendilerine yardmc olmas amacyla kurulan drt kiilik danma konseyine ye tayin edildi. Endonezyada bamszlk mcadelesinin verildii 19451949 yllar arasnda kan karklklar sebebiyle merkezle ubelerin temas byk lde kesildi ve tekilt her adan ok zayflad; 1950de ube says 632ye, ye says 25.000e indi. Ancak bamszlk hareketini btn gcyle destekledi ve Hollanda ile imzalanan, lke menfaatlerine aykr grd antlamalara kar genellikle olumsuz tavr taknd. Temmuz 1953te Cavann Purwokerto ehrinde dzenlenen otuz ikinci kongrede ube saysnn 1612ye, ye saysnn 70.000e ykseldii

ifade edildi. Bu kongrede alnan karar gereince yeler siyas faaliyetlere katlma hususunda serbest brakld ve kendilerine slma dayal bir program benimseyen herhangi bir siyas partiye destek vermeleri tavsiye edildi. 1960ta Majlis Syura Muslimin Indonesiann kapatlmas zerine siyas kolundan mahrum kalan tekilt aktif politika dnemini sona erdirdi ve o tarihten itibaren siyas gc elinde bulunduranlarla ihtiyatl bir iliki iine girdi. Bu arada Endonezya Devlet Bakan Ahmed Sukarnonun 1960-1965 yllar arasndaki gdml demokrasi dneminde onun tevecchn kazand ve karlnda kendisini hayat boyu eref yesi yapt. 1970li yllarda yeniden esas faaliyet alan olan eitime, din hizmetlere ve toplumsal konulara arlk verilmeye baland, bu durum tekiltn glenmesini salad. Suharto ynetimi tarafndan 1985te btn derneklerin sadece devletin resm ideolojisini kabul etmesi mecburiyeti getirilince Muhammediyye de bu ynde gerekli tzk deiikliini yaparak slm toplumu oluturma ibaresini slm dinini yceltme ve Allahn istedii mutlu, adaletli ve mreffeh bir toplum oluturma ekline evirdi. Mslman halkn eitim seviyesinin ykseltilmesine nem veren tekiltn asl amac, din eitimin klasik usullerle yapld pondok veya pesantren denilen geleneksel okullarn slah, modern metotlardan istifade edilmesi ve rencilere hurafelerden arndrlm slm bilgilerin verilmesiydi. Bu dorultuda yaplan almalar mescidlerde faaliyet gsteren mahalle mekteplerinin dzene konulmasyla balatld. Muhammediyye gnmzde siyasetten uzak olarak eitli kollaryla din ve itima alanlarda, eitimde faaliyet gsteren ve yaynlar yapan bir din hareket, lkenin hemen her yerinde camileri, mescidleri, okullar, ocuk yuvalar, klinik ve hastahaneleri, yetim ve fakir evleri, ekonomik kurulular bulunan bir gnll tekilt niteliindedir. 2000 yl rakamlarna gre lke genelinde 8880 ubesi bulunan tekilta bal 1128 ilkokul, 1179 ortaokul, 509 lise, 249 meslek lisesi, elli iki meslek yksek okulu, krk be akademi, politeknikon ve otuz iki niversite ile ilkokul seviyesinde 1768, ortaokul seviyesinde 534 din mektep ve elli be pondok / pesantren eitim vermekte, 312 salk merkezi ve poliklinik, 240 yetim ve fakir evi, on dokuz halk kredi bankas, 190 slm banka ve 808 kooperatif iletmesi faaliyet gstermektedir. slm dnyasnda ortaya kan her ihy hareketi gibi Muhammediyye de Kuran ve Snnette yer alan iman ve ibadetle ilgili temel prensiplere sk skya ball savunur ve inan alannda tevhide vurgu yapar. Bylece eski animist, Hindu ve Budist kkenli inan ve uygulamalar reddedilirken doum ve lm trenleri, yl dnm kutlamalar gibi detlerin slm dininin ruhuna aykr olduu kabul edilir. Muhammediyye mezhepler aras uzlamac bir tutum taknmtr. Taklidi reddederek ictihad savunur ve fkh ekollerin Kuran ve Snnetin yorumlanmasnda tek ve niha merci olmadn, din ilimlerde yeterli bilgisi bulunan her mslmann ictihad yapabileceini ileri srer. Baz tasavvuf gr ve uygulamalar reddetmese de genelde tarikatlara kar pheci ve olumsuz bir tavr ortaya koymutur. Muhammediyyenin Endonezya toplumu zerindeki etkisi ok byk olmu, din hayatta ve sosyal alanlarda benimsedii birok husus gnmzde yaygn biimde uygulanan detler halini almtr. Bu etki blge lkelerindeki mslman toplumlarda da grlm, Malezya, Singapur ve Taylandda Muhammediyye ile organik balar olmayan benzer tekiltlar kurulmutur.

BBLYOGRAFYA

A. Mukti Ali, The Muhammadiyah Movement: A Bibliographical Introduction (yksek lisans tezi, 1957), McGill University; D. Noer, The Modernist Muslim Movement in Indonesia 1900-1942, Singapore 1973, s. 73-83; Musthofa Kamal Pasha - Chusnan Jusuf, Muhammadiyah Sebagai Gerakan Islam, Yogyakarta 1977; J. L. Peacock, Purifying the Faith: The Muhammadijah Movement in Indonesian Islam, Menlo Park 1978; B. J. Boland, The Struggle of Islam in Modern Indonesia, The Hague 1982, s. 130, 145-146, 191-194; M. Nakamura, The Crescent Arises over the Banyan Tree: A Study of the Muhammadijah Movement in a Central Javanese Town, Yogyakarta 1983; Alfian, Muhammadiyah: The Political Behavior of a Muslim Modernist Organisation under Dutch Colonialism, Yogyakarta 1989; smail Hakk Gksoy, Endonezyada slam ve Hollanda Smrgecilii, Ankara 1995, tr.yer.; a.mlf., Endonezyada ada slam Dncesi ve Muhammediyye Hareketi, Sleyman Demirel niversitesi lhiyat Fakltesi Dergisi, sy. 3, Isparta 1996, s. 115-169; a.mlf., Endonezya, DA, XI, 199-200, 202, 207; a.mlf., Islah, a.e., XIX, 168169; J. Th. P. Blumberger, Moehammadyah, Encyclopaedie van Nederlandsch Indi, Leiden 191736, VI, 914-917; H. M. Bukhari Lubis, Dahln, Kiai Hac Ahmed, DA, VIII, 417-418; J. L. Peacock - M. T. Grunkemeyer, Muhammadiyah, The Oxford Encyclopedia of the Modern Islamic World (ed. J. L. Esposito), Oxford 1995, III, 168-169; Muhammadiyah, Ensiklopedi Islam, Jakarta 1999, III, 275-286. smail Hakk Gksoy

MUHAMMES
( ) Divan iirinde beer msralk bendlerden oluan musammat nazm eklinde manzume (bk. MUSAMMAT).

MUHAMMES
( ) Trk msikisi usullerinden. Arapada be katl, beli anlamna gelen muhammes Trk msikisinin byk usullerinden biridir. Balangta be darbl olarak dnlp terkip edildiinden bu isim verilmi, ancak daha sonra usuln yaps ve zaman says deiiklie uramtr. Usul otuz iki zamanl olup sekiz adet drt zamandan, baka bir ifadeyle eitli ekillerde sralanan sekiz adet sofyandan meydana gelmitir. Muhammes usulnn 8lik (32/8) birinci, 4lk (32/4) ikinci ve 2lik (32/2) nc mertebeleri varsa da yaygn ekilde kullanlan 32/4lk mertebesidir. Eldeki rneklerden XV. yzyldan beri kullanld anlalan bu usulle saz msikisinde perevler, szl msikide ise kr, beste gibi byk formdaki eserlerle ilhiler bestelenmitir. Bu usulle llm beste formundaki eserlerde msralar genellikle iki usul, takip eden terennm bir usul, arkasndan gelen usulde de msran son yarsnn tekrar yer alr. Tanbr Cemil Beyin ferahfez ve krdli-hicazkr perevleriyle Abdlkdir-i Mergnin hseyn kr; Buhrzde Mustafa Itrnin, Cn kullb- ser-i zlfn eker senden yana msrayla balayan nikriz, Ebbekir Aann, eydter eyledi beni huygerde gerdenin msrayla balayan evi besteleri; Hammzde smil Dede Efendinin Ey lemlerin h msrayla balayan hzzam, Mevlm senin klarn msrayla balayan rak ilhileri ve Delllzde smil Efendinin, Aknla yandr sultnm Allah msrayla balayan rak ilhisi bu usulle llm eserlerden bazlardr.

BBLYOGRAFYA

Mehmed Him, Msiki Mecmuas, stanbul 1280, s. 6; Tanbr Cemil Bey, Rehberi Msik, stanbul 1321, s. 105; Subhi Ezgi, Nazar-Amel Trk Msikisi, stanbul 1935, II, 121; Rauf Yekta, Trk Msikisi, s. 122-123; zkan, TMNU, s. 670-671; Sadettin Heper, Trk Musikisinde Usuller, MM, sy. 347 (1978), s. 13. smail Hakk zkan

MUHAMMRE
( ) Din bir sembol olarak krmz elbise giyen ve deiik blgelerde farkl isimlerle anlan ar frka (bk. GLYYE).

MUHAMMSE
( ) Hz. Muhammed, Hz. Ali, Ftma, Hasan ve Hseyine ulhiyyet nisbet eden ar frka (bk. GLYYE).

MUHRB (Ben Muhrib)


() Adnnlere mensup baz kabilelerin ad. Muhrib b. Hasafe. Kays Aylnn bir koludur; nesebi Muhrib b. Hasafe b. Kays Ayln vastasyla Adnna ular. Balca kollar Cesr, Tarf ve Hudr olup Necidin gneyindeki dalk kesimde Gatafn, Sleym ve Hevzin kabilelerine ait blgeye komu topraklarda gebe hayat sryordu. Bu akraba kabileler esfil-Arab (Araplarn tencere talar, sacaya) denilen l bir ittifakla birbirine balanmt (bn Habb, el-Muabber, s. 234). Chiliye devrinde mir b. Sasaa kabilesinin saldrsyla balayan aralarndaki dmanlk, Muhrib b. Hasafenin Yevm evht diye bilinen savata kesin bir zafer kazanmasna kadar uzun sre devam etmiti. O dnemde Ukz blgesinde dikili Hevzine ait Cihr adl puta tapan Ben Muhrib din hizmetlerinin yrtlmesine de katkda bulunuyordu. Hz. Peygamber, hicretten nce ticaret ve hac maksadyla Mekkeye gelen putperest Araplar slma davet ederken Muhrib b. Hasafe kafilesiyle de grm, fakat kabile mensuplar dierleri gibi davetini reddederek kendisine kar ok ar davranlarda bulunmulard. slma dmanln hicretten sonra da srdren Ben Muhribin 3 (624) ylnda Gatafndan Salebe b. Sad oullaryla birlikte Medineye baskn hazrl iinde olduu duyulunca onlara kar Zemer ve ertesi yl Ztrrik gazveleri dzenlendi. 6 (627) ylnda Resl-i Ekremin Ben Kurat zerine gnderdii Muhammed b. Mesleme kumandasndaki seriyye Ben Muhribe ait bir kafile ile karlap atmaya girmi, Ben Muhribden bazlar ldrlm, kabileye ait davarlara ve develere el konulmutu. Ayn yl Muhrib b. Hasafeye, Salebe ve Enmra kar nce Muhammed b. Mesleme, ardndan Eb Ubeyde b. Cerrh kumandasnda birlikler sevkedilmitir. Bu olaylar, Ben Muhrib ve Gatafnn baz kollarnn bir arada veya birbirine ok yakn topraklarda yaadn gstermektedir. Muhtemelen bu beraberlik sebebiyle baz kaynaklarda Ben Muhrib, Gatafnn bir kolu olarak gsterilmi ve yine Zemer Gazvesi srasnda Hz. Peygamberi gizlice ldrmeye alan, fakat mcizev ekilde klcn elinden drp mslman olan Dsr b. Hris el-Muhrib, Gatafna nisbet edilmitir (bn Him, II, 203, 205). Resl-i Ekrem, Muhrib b. Hasafenin 10 (631) ylnda mslman olmak istediklerini bildirmek zere Medineye gnderdii on kiilik heyette yer alan, Mekke dneminde slma davet ettii kafileden bir kiiyle karlam, nceki grmelerinde ona ar hakarette bulunan bu ahs, eski kafileden sadece kendisinin hayatta kaldn syleyerek slma girebildii iin Allaha hamdetmitir. Hz. Peygamberin vefatndan sonra ba kaldran Muhrib b. Hasafe, krime b. Eb Cehil tarafndan itaat altna alnmtr. Daha sonra Irak fetihlerine katlan kabile Kfede Temm, Esed ve Gatafnla birlikte ayn mahalleye yerletirilmitir. Sahb Trk b. Abdullah, Sev b. Hris, nl airlerden Lakt b. Bkeyr ve Abdurrahman b. Seyhn bu kabileye mensuptur. Muhrib b. Fihr. Kureyin kollarndandr; nesebi Muhrib b. Fihr (Kurey) b. Mlik vastasyla Adnna ular. Hz. Peygamberin baba tarafndan drdnc dedesi Kusay b. Kilb, Kurey kabilelerini Kbenin evresine yerletirdii srada Mekkenin dnda kalan Kureyz-zevhire

dahil edilmitir. Yar gebe bir hayat sren ve dier kabilelerle kervanlar zerine dzenledikleri saldrlarla tannan Kureyz-zevhir savalk yeteneini stnlk sebebi sayar ve Kbe evresinde yaayan kollara (Kureyl-bith) kar bununla vnrd. ki tarafn birlikte kt savalarda ortak ordunun nc kuvvetleri onlardan seilirdi. Kureyin Mutayyebn-Ahlf i ekimesinde tarafsz kalan ve Hilfl-fudl antlamasna da girmeyen Ben Muhrib, yine akraba kabilelerden Ben Abd b. Mas (Muays) ve Ben Edrem b. Glible ittifak kurmutu. Chiliye devrinde Ficr savalarna katlan Muhrib b. Fihrin Ben Cumah ile yapt ve dmanna byk kayplar verdirdii Redm Ben Cumah sava mehurdur. O dnemde Ben Damre ile de dmanlk ortaya km ve iki taraf arasnda karlkl saldrlar olmutur. Hz. Peygamber, Kurey kabilelerini slma davet iin toplantya ardnda Ben Muhrib b. Fihr onu reddetti. Kabilenin ileri gelenlerinden Krz b. Cbir 2 (623) ylnda Medineye bir baskn dzenledi. Kureyin air ve cengverlerinden olan Ben Muhrib lideri Drr b. Hattb, Uhud ve Hendek gazvelerinde mslmanlara kar savat. Krz b. Cbir, Hudeybiye Antlamasnn yapld gnlerde slm kabul etti ve Hz. Peygamber tarafndan seriyye kumandan olarak grevlendirildi (6/627); fetih ordusunun Mekkeye girii srasnda Handemede bir grup mriin saldrs yznden kan atmada ehid dt. Kabilenin dier mensuplar da reisleri Drrla birlikte fethin ardndan mslman oldular. I. Mervn ile yapt Mercirhit savanda ldrlen Dahhk b. Kays ve II. Yezd zamannda Medine valilii grevinde bulunan olu Abdurrahman, Anadolu zerine dzenledii aknlar dolaysyla Habbr-Rm denilen Habb b. Mesleme, muhaddis Ahmed b. Muhrib ve Mlik fakihi Mlik b. Ali kabilenin mehur simalarndandr. Muhrib b. Fihrden Abdlmelik b. Katan gibi bazlar da Endlse yerleerek nesillerini orada devam ettirdiler. Muhrib b. Subh. Esed b. Rebatl-Feresin bir kolu olup adn Muhrib b. Subh b. Atkten alr. nl air Mezyed b. Abdel el-Esed bu kabiledendir. Muhrib b. Amr. Abdlkaysn bir kolu olup adn Muhrib b. Amr b. Vedadan almtr. Bahreyn blgesinde oturan kabile, Hatme b. Muhribe nisbetle hatmiyye (hutmiyye) denilen ve kl kran zrhlaryla tannmtr. slm kabulleri srasnda kabileden Muhrib b. Zeyd ve amcasnn olu Ubeyd b. Hemmm eli olarak Hz. Peygambere gelmilerdi. Kaynaklarda yine Adnn kabilelerden Muhrib b. Mr b. d b. Tbihann ismi de gemektedir.

BBLYOGRAFYA

bnl-Kelb, Cemhere (Nc), s. 119-123; Vkd, el-Mez, I, 193-196; II, 534, 552; Mamer b. Msenn, Eyyml-Arab (nr. dil Csim el-Beyt), Beyrut 1407/1987, I, 343-344; bn Him, es-Sre, II, 203-205; bn Sad, e-abat, I, 71, 77, 216, 299; II, 34, 86; III, 55; V, 255, 437; Musab b. Abdullah ez-Zbeyr, Neseb urey (nr. E. Lvi - Provenal), Kahire 1982, s. 447-448; bn Habb, el-Muabber, s. 168-170, 234-235; a.mlf., el-Mnemma, s. 31, 83, 123-125, 272-273; bn Kuteybe, el-Marif (Ukke), s. 68, 79-82; Belzr, Ensbl-erf (nr. Mahmd Firdevs elAzm), Dmak 2000, XII, 255-264; Mberred, Neseb Adnn ve atn (nr. Abdlazz elMeymen), Kahire 1354/1936, s. 2, 3, 12; Taber, Tr (Ebl-Fazl), II, 555-559; VIII, 183; bn

Dreyd, el-ti, s. 292, 321; bn Hazm, Cemhere, s. 206-207, 248-250, 259-260, 295, 297; Bekr, Mucem, I, 164, 215, 545; II, 870, 909, 990; Semn, el-Ensb, II, 235, 378; V, 207; Ykt, Muceml-bldn, I, 252, 421, 444; III, 40, 56, 221, 421, 495; bnl-Esr, el-Kmil, II, 142, 174, 298; a.mlf., el-Lbb, III, 170-171; Kalkaend, Nihyetl-ereb (nr. brhim el-Ebyr), Kahire 1991, s. 415; Cevd Ali, el-Mufaal, IV, 29, 211, 252, 485; IX, 345; W. M. Watt, Muhammad at Medina, New York 1981, s. 90-91; Kehhle, Mucem abilil-Arab, Beyrut 1991, II, 1043; G. Levi Della Vida, Muhrib, A, VIII, 504-505. brahim Saram

MUHARREF
) ( Senedi veya metni deiiklie uram hadis anlamnda terim. Szlkte bir eyin yerine bakasn getirmek, deitirmek mnasndaki tahrf masdarndan treyen muharref kelimesi terim olarak sened veya metninde hareke, harf yahut yaz deiiklii yaplarak nakledilen hadis demektir. Hadis zerinde byle bir deiikliin yaplmasna tahrif denir. Muharref terimi ilk dnemlerden itibaren musahhaf ile ayn anlamda kullanlmakla beraber muharref pek yaygnlamamtr. Nitekim Hkim en-Nsbr, bns-Salh e-ehrezr, Nevev, Zeynddin el-Irk ve Syt gibi muhaddisler muharrefi musahhaf bal altnda ele almlardr. Her iki terime ayr olarak yer veren ilk mellif bn Hacer el-Askalndir. Ona gre sened veya metninde ekil deiiklii yaplan hadisler muharref, yalnz nokta deiikliine urayanlar ise musahhaftr (Nzhetn-naar, s. 94). Bu durumda muharref musahhaftan daha geni anlamldr (Thir el-Cezir, s. 365). Hadiste tahrif genellikle yanl okuma veya yanl duymadan kaynaklanr. Noktalama iaretlerinin henz yerlemedii ilk dnemlerde hadisi bir muhaddisten duymadan nce bir kitaptan yazan veya ilim meclisinde ders takrir eden hocadan yanl duyan rvilerin nakillerinde daha ok tahrif grlmektedir. Bununla birlikte mehur muhaddisler de zaman zaman tahrif hatasna dmlerdir. Tahrif, daha ziyade ekilleri birbirine benzeyen ve okunular birbirine yakn olan isim ve kelimelerde meydana gelmektedir. adnn eklinde, adnn ve adnn olarak okunmas senedde yaplan tahrife rnektir. Sahbeden Zeyd b. Sbitin ( Hz. Peygamber mescidde bir oda evirdi) ifadesini (Buhr, Edeb, 75; Mslim, altl-msfirn, 213) rvi bn Lehann bir hocadan duymadan kitapta grd gibi ( Hz. Peygamber mescidde kan aldrd) eklinde yanl okuyup nakletmesiyle (Msned, V, 185) Cbir b. Abdullahn ( bey b. Kb Hendek Gazvesinde yaraland) cmlesindeki (Msned, III, 303) kelimesini rvi Gunderin okuyarak ifadeyi ( Babam Hendek Gazvesinde yaraland) ekline dntrmesi (bns-Salh, s. 280) metinde tahrifin rnekleridir. Seneddeki tahrif pek nemli grlmese de metindeki tahrif mnann deimesine sebep olabilmektedir. Bundan dolay hadis naklederken sk sk tahrif yapan rviler rivayete ehil grlmemi, muharref hadis asl sahih olsa bile hkm bakmndan merdud kabul edilmitir. Muharref rivayetler ve bunlarn tashihi konusunda ilk dnemlerden itibaren eitli eserler telif edilmi, bunlarda muharref hadis musahhaf ile birlikte ele alnmtr. Hamza el-sfahnnin et-Tenbh al udit-tafi (nr. Muhammed Hasan l-i Ysn, Badat 1387/1968; nr. Muhammed Esad Tales, Dmak 1388/1968), Hasan b. Abdullah el-Askernin Taftl-muaddin f arbiladi (I-III, nr. Mahmd Ahmed Mre, Kahire 1402/1982; nr. Ahmed Abdf, Beyrut 1408/1988), ayn mellifin Kitbt-Taf vet-tarfi ile bu eserin bir blm olup eru m yeau fhit-taf vet-tarf adyla yaymlanan almas (nr. Abdlazz Ahmed, Kahire 1383/1963; nr. Muhammed Ysuf, Dmak 1401/1981), Drekutnnin Tafl-muaddini (bn

Hayr, s. 204), Osman b. s el-Belatnin et-Taf vet-tarfi (Kef-unn, I, 411), Safednin Taut-taf ve tarrt-tarfi (nr. Seyyid e-erkv, Kahire 1407/1987), Sytnin et-Tarf (et-Tarf) fit-taf adl eseri (Berlin 1664) bu konuda yaplan nemli almalardr.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, rf md.; Msned, III, 303; V, 185; Buhr, Edeb, 75; Mslim, altlmsfirn, 213; Hasan b. Abdullah el-Asker, Taftl-muaddin (nr. Mahmd Ahmed Mre), Kahire 1402/1982, neredenin girii, I, 39-42; Hkim en-Nsbr, Marifet ulmil-ad (nr. Seyyid Muazzam Hseyin), Haydarbd 1935 Medine-Beyrut 1397/1977, s. 146-152; bn Hayr, Fehrese, s. 204; bns-Salh, Ulml-ad, s. 276-284; bn Hacer el-Askaln, Nzhetn-naar f tavi Nubetil-fiker (nr. Nreddin Itr), Dmak 1413/1992, s. 94; Syt, Tedrbr-rv (nr. Abdlvehhb Abdllatf), Beyrut 1409/1989, II, 195; Kef-unn, I, 411, 415; Thir el-Cezir, Tevchn-naar, Beyrut, ts. (Drl-marife), s. 364-365; Tecrid Tercemesi, Mukaddime, I, 317318; Subh es-Slih, Hadis limleri ve Istlahlar (trc. M. Yaar Kandemir), Ankara 1981, s. 216-224; Ceml str, et-Taf ve eeruh fil-ad vel-fh ve chdl-muaddin f mkfeatih, Riyad 1418/1997, s. 23-41. Mehmet Efendiolu

MUHARREM
(bk. HARAM).

MUHARREM
) ( Hicr yln ilk ay. Szlkte haram klnan, yasaklanan; kutsal olan, sayg duyulan anlamlarndaki muharrem savamann haram kabul edildii drt aydan birinin addr. Bu ayn slmdan ncesi Arab- bide (d ve Semd) veya Arab- ribe dneminde mtemir ve mcib diye adlandrld rivayet edilir. Baz kaynaklarda muharremin Chiliye devrinde ntk eklinde anld belirtilmekteyse de (Mesd, II, 207) ntk ramazan aynn ismiydi (bn Dreyd, III, 489; Lisnl-Arab, emr md.; Yahy b. Ziyd el-Ferr, s. 52). Muharreml-harm eklinde de bilinen bu ay Osmanl belgelerinde ( )ksaltmasyla gsterilmitir. Hicr takvimde yer alan ay isimlerinin mild V. yzyln balarnda Hz. Peygamberin baba tarafndan beinci dedesi Kilb b. Mrre tarafndan belirlendii nakledilmektedir. slmdan nce muharrem ayna saferl-evvel denirdi. nk Araplar yln ilk alt ayn her iki aya bir isim vermek suretiyle safer, reb ve cumd diye adlandrm, bunlar birbirinden ayrmak iin birincisine evvel, ikincisine hir veya sn sfatlarn eklemilerdi. lk iki aya safern ismi de verilmi, birinci safer haram aylardan olduu iin saferl-muharrem eklinde de anlmtr. nceleri sfat olarak kullanlan muharrem kelimesi slm dnemde veya slmdan evvel bu ayn zel ad olmu, ikinci safere de yalnz safer denilmitir. slm ncesinde receb ay iin de muharrem kelimesinin kullanlmas, bunun aslnda bir isim deil sfat olduunu gstermektedir. Chiliye devrinde Araplar, haram aylardan nn (zilkade, zilhicce, muharrem) pe pee gelmesini nlemek iin nes uygulamasyla seneyi iki veya ylda bir on aya karp muharrem ayn saferin yerine kaydrmak suretiyle safer ayn haram ay kabul ediyorlard. Bylece muharremle kendisinden nceki dier haram aylarn arasna hell bir ay ekleyerek haram ay birbirinden ayryor ve muharrem aynda da savamakta saknca grmyorlard. Nes uygulamas Kurn- Kermde ktlenmi (et-Tevbe 9/37), Hz. Peygamber, aylarn kendi zaman dilimlerine dnd bir yla (10/632) denk gelen hacc srasnda Minadaki hutbesinde zamann Allahn gkleri ve yeri yaratt gnk durumuna dndn ifade edip muharremin haram aylardan biri olduunu belirtmitir (Buhr, Bedl-al, 2; Eb Dvd, Mensik, 67). Kurn- Kermde muharrem kelimesi ay ismi olarak gememekle birlikte saldrya urama durumu hari savan haram olduu aylardan sz edilerek bu aylara sayg gsterilmesi emredilmitir (elBakara 2/191, 194, 217; el-Mide 5/2, 97; et-Tevbe 9/5, 36). Resl-i Ekrem haram aylar zilkade, zilhicce, muharrem ve receb olarak aklamtr (Buhr, Mez, 77; Tevd, 24; Mslim, asme, 29; ayrca bk. HARAM AYLAR). bn Abbastan, Fecr sresinde zerine yemin edilen fecrden (89/1) maksadn muharrem ay olduu eklinde bir yorum rivayet edilmitir. Ayn srede yine zerine yemin edilen on gecenin (89/2) muharrem aynn ilk on gecesi kabul edildii de belirtilmitir (Taber, XXX, 107). Resl-i Ekrem, muharrem ayn Allahn ay olarak nitelendirip

ramazandan sonraki en faziletli orucun bu ayda tutulan oru olduunu ifade etmitir (Mslim, ym, 202-203; Nes, yml-leyl, 6). Muharrem aynn onuncu gn r diye adlandrlr. Sm dinlerde zel bir yere sahip bulunan r gnnde Chiliye Araplar da oru tutard. Hz. Peygamber risletten nce ve Medineye hicretinden sonra bu gnde birka defa oru tutmu, mslmanlara da tutmalarn emretmi, ramazan orucunun farz klnmasyla birlikte bu orucu istee brakmtr. Resl-i Ekrem muharremin sadece onunda deil dokuz ve on birinci gnlerinde de oru tutulmasn tavsiye etmitir (Buhr, avm, 69). Hanef ve Mlik mezheplerinde muharremin dokuzuncu gn ile birlikte onuncu gn ya da onuncu gn ile on birinci gn oru tutulmas snnet kabul edilmitir. fler ise bu ayn dokuz ve onuncu gnlerinde oru tutmay mstehap sayar. Hanef mezhebine gre muharremin sadece onuncu gn oru tutulmas yahudileri taklit etme anlamna gelebilecei iin mekruhtur. bn Kayyim elCevziyye muharrem ayndaki orularn en faziletlisinin dokuz, on ve on birinci gnlerinde tutulan oru olduunu, daha sonra da dokuz ve onuncu gnlerin, bunun ardndan yalnz onuncu gnn geldiini ifade eder (Zdl-med, II, 76). slmn ilk yllarnda muharrem aynda icra edilen kurban ibadeti daha sonra neshedilerek zilhicce aynda yaplmaya balanmtr. Hz. Hseyin ile aile fertlerinin 10 Muharrem 61de (10 Ekim 680) Kerbelda ehid edilmesi zerine muharrem ay baka bir anlam kazanm, a iin bu tarih Hz. Hseyinin intikamn alma ahdinin tazelendii bir matem gn olmutur. zellikle randa 10 Muharremde tziye ad verilen trenlerin dzenlenmesi, yas merasimlerinde atlarn sylenmesi ve makteli Hseyin tr eserlerin okunmas gelenek halini almtr. Muharrem ayndaki matem yinlerinin en mehuru yn-i skvrdir. ilikte byk nem tayan bu yin Bveyhler dneminde resm bir hviyet kazanmtr. Muizzddevle, 352 (963) ylnda muharrem aynn ilk on gnn Hz. Hseyinin Kerbeldaki ehdeti iin matem zaman olarak iln etmi, ilerin bu gnlerde toplu olarak alayp yas tutma, zincirlerle kendilerini dvme eklindeki matem trenleri bugne kadar devam etmitir. Anadoludaki Alev-Bekta geleneinde de muharrem aynn zel bir yeri vardr. Baz peygamberlerin kurtulu gnleriyle drdnc imam Zeynelbidnin kurtuluu iin tutulacak orular ve Kerbelda Hz. Hseyin ile dier ehidlerin yasnn tutulmas amacyla yaplacak faaliyetler bir erknla dzenlenmitir. Bu ayn ilk on veya on iki gnnde oru tutulmas gerekir. Bu gnlerde tra olunmamas, amar deitirilmemesi ve ykanlmamas, cinsel ilikide bulunulmamas, elenceden uzak durulmas, atlar, mersiyeler ve nefesler okunmas gibi uygulamalar yaygndr. Baz yerlerde su iilmemesi eklindeki su orucu detine de rastlanmaktadr. Ayrca Fuzlnin Hadkats-suad adl eserinin okunmas yaygn bir gelenektir (Noyan, s. 86-87; Tur, s. 184-196). Hz. merin halifelii devrinde 17 (638) ylnda Resl-i Ekremin Mekkeden Medineye hicretinin resm takvim balangc olarak kabul edilmesiyle muharrem hicr yln ilk ay olarak belirlenmitir. Arap hkmdarlar yeni yln ilk gnne sayg gsterir ve tebrikleri kabul etmek zere trenler dzenlerlerdi. Osmanllar dneminde de muharrem aynda devlet erkn padiahn huzuruna karak yeni yl tebrik eder ve padiahtan muharremiyye denilen hediyeleri alrlar, kendileri de maiyetlerindeki kiilere muharremiyye verirlerdi. Ayrca airler tarafndan yeni yla ait manzumeler yazlrd. Muharrem aynda bilhassa tekke ve camilerde okunan Kerbel Vakasna dair ilhiler muharremiyye olarak adlandrlmtr. Gnmzde Msr, Tunus, Cezayir ve Fas gibi lkelerde bu ayda eitli kutlama trenleri dzenlenmektedir.

BBLYOGRAFYA

bn Dreyd, Cemheretl-lua, Haydarbd 1345, II, 142, 355; III, 47, 290, 489; Lisnl-Arab, emr, rm, dvr, sfr, nse, vcb md.leri; Kms Tercmesi, IV, 232; Wensinck, elMucem, rm md.; Buhr, Bedl-al, 2, Mez, 77, avm, 69, Tevd, 24; Mslim, ym, 202-203, asme, 29; Eb Dvd, Mensik, 67; Nes, yml-leyl, 6; Yahy b. Ziyd el-Ferr, el-Eyym vel-leyl ve-hr (nr. brhim el-Ebyr), Kahire 1400/1980, s. 41, 47-49, 52; Ezrak, Abru Mekke (Melhas), I, 183-185, 287; Taber, Cmiul-beyn (Bulak), X, 92-93; XXX, 107; Mesd, Mrc-eheb (Abdlhamd), II, 80, 204-205, 207, 280; Brn, elrl-bye anil-urnil-liye (nr. C. E. Sachau), Leipzig 1923, s. 60-63, 69, 329-331; Ahmed b. Hseyin el-Beyhak, Feill-evt (nr. Adnn Abdurrahman Mecd el-Kays), Mekke 1410/1990, s. 426-456; Ebl-Ferec bnl-Cevz, el-Mevt (nr. Abdurrahman M. Osman), [bask yeri yok] 1403/1983 (Drl-fikr), II, 122-123, 199-204; Zekeriyy b. Muhammed el-Kazvn, Acibl-malt, Beyrut, ts. (Dr-arkil-Arab), s. 68-69; Nevev, el-Mecm, VI, 382383; Nveyr, Nihyetl-ereb, I, 157-159, 165; bn Kayyim el-Cevziyye, Zdl-med, II, 66-77; Kalkaend, ubul-a (emseddin), II, 401-405; Syt, el-Mzhir f ulmil-lua ve envih (nr. M. Ahmed Cdelmevl v.dr.), Kahire, ts. (Dru ihyil-ktbil-Arabiyye), I, 300-301; Diyarbekr, Trul-ams, Kahire 1283, I, 360-361; Abdlgan b. smil en-Nablus, Feilhr vel-eyym (nr. Mustafa Abdlkdir At), Beyrut 1406/1986, s. 15-19, 70-75; evkn, Neyll-evr, IV, 269-274; Cevd Ali, el-Mufaal, VIII, 454-461; M. Tayyib Gkbilgin, Osmanl Paleografya ve Diplomatik lmi, stanbul 1979, s. 47, 76; Ethem Ruhi Flal, mmiyye as, stanbul 1984, s. 181-182; Bedri Noyan, Bektilik Alevlik Nedir?, Ankara 1985, s. 86-87; Vehbe ez-Zhayl, el-Fhl-slm ve edilleth, Dmak 1405/1985, II, 584, 590-591; Seyit Dervi Tur, Erknname, stanbul 2002, s. 184-196; Metin And, Ritelden Drama: Kerbel-Muharrem-Taziye, stanbul 2002, s. 33-75; E. Litmann, ber die Ehrennamen und Neubenennungen der islamischen Monate, Isl., VIII (1918), s. 227-236; Seyyid Abdlhlik en-Nakv, Tau esmi-hrilArabiyye ve eyymil-sb, efetl-Hind, XIII/4, New Delhi 1962, s. 14-15; Pakaln, II, 565567; M. Plessner, Muharrem, A, VIII, 506-507; a.mlf., al-Muharram, EI (ng.), VII, 464. M. Kmil Yaarolu

MUHARREM HLM EFEND


(bk. KSETRKMEN, Muharrem Hilmi).

MUHARREMT
) ( Evlenilmesi haram olan kadnlar anlamnda fkh terimi. Hurmet kknden tretilmi olup szlkte yasaklananlar anlamna gelen muharremt fkhta biri geni, dieri dar olmak zere iki mnada kullanlr. Geni anlamyla muharremt dinen haram klnan, yasaklanan eyleri (bk. HARAM), dar anlamyla da evlenilmesi haram olan kadnlar ifade eder. Evlenilmesi yasak erkek ve kadn hsm mnasndaki mahrem terimi kapsamnda bulunan kadnlar dim evlenme engeli sz konusu olduu iin el-muharremtl-mebbede, geici bir engel sebebiyle evlenilmesi haram olanlar ise el-muharremtl-muvakkate diye anlr. Her iki durumda yasaklk hkm hem erkek hem kadn iin sz konusudur. Kurn- Kermde evlilie ilikin hkmlere ayrntl biimde yer verilirken evlenilmesi haram olan kadnlar da saylmtr. Muharremtn aklanmasna Chiliye dnemi nikh trlerinden olan vey anneyle evlenme yasann tebliiyle balanm, babalarn evlendii kadnlarla evlenmek edepsizlik, iren bir fiil ve kt bir yol olarak nitelenmitir (en-Nis 4/22). Mteakip yette kan (nesep) ve st (rad) hsmlyla shr hsmlktan dolay evlenilmesi haram olan kadnlar yle sralanmtr: Anneleriniz, kzlarnz, kz kardeleriniz, halalarnz, teyzeleriniz, erkek karde kzlar, kz karde kzlar, sizi emziren stanneleriniz, stbaclarnz, elerinizin anneleri, kendileriyle birletiiniz elerinizden olup evlerinizde bulunan vey kzlarnz size haram klnmtr. Eer -nikhladnz elerinizle-birlememi olursanz -evliliiniz son bulduunda-kzlaryla evlenmenizde sizin iin saknca yoktur. Kendi sulbnzden olan oullarnzn eleriyle evlenmeniz ve iki kz kardei birlikte nikhnz altnda tutmanz da size haram klnmtr; ancak geen gemitir, Allah ok balayc, ok esirgeyicidir (en-Nis 4/23). Daha sonra evli kadnlarla evlenmenin de haram, saylanlarn dnda kalan kadnlarla evlenmenin ise hell olduu belirtilmitir (en-Nis 4/24). Ayrca Kurn- Kermde iddet bekleyen kadnla evlenmenin yasakland (el-Bakara 2/235), bir kimsenin defa ( talkla) boad ei bir bakasyla evlenip bu evlilik sona ermeden onunla tekrar evlenmesinin hell olmad (el-Bakara 2/230), tek kadnla evlilik esas olmakla birlikte artlarna uyarak birden fazla kadnla evlenmek isteyen erkek iin bu saynn drtle snrl olduu, yani drtten fazla kadn nikh altnda tutmasnn yasakland (en-Nis 4/3) bildirilmitir. nceleri mslmanlarn din ayrm yapmakszn istedikleri kimselerle evlenmeleri serbestken (Cesss, I, 335; Eb Bekir bnl-Arab, IV, 1788; bn Kesr, IV, 351) Medineye hicretin ardndan kadn olsun erkek olsun kfir ve mriklerle evlenmeleri yasaklanm (el-Mmtehine 60/10), Medine dneminin sonlarna doru mslman erkeklerin Ehl-i kitaptan olan iffetli kadnlarla evlenmelerine izin verilmi, mslman kadnlarn gayri mslimlerle evlenme yasa devam etmitir (el-Bakara 2/221; el-Mide 5/5). te yandan evlenmenin cins arzular tatminin tesinde nefsi ktlkten koruma ve neslin insan onuruna uygun biimde devamn salama gibi bir amala mer klndn ifade eden, iffetin nemini vurgulayan, gayri mer ilikileri yasaklayan yetlerden ve zellikle zina fiilini ileyenlerin iffetli kiilerle evlenmeye lyk grlmedii izlenimini veren slptan (en-Nr 24/3) hareketle baz limler, zina edenlerin iffetli kimselerle evlenemeyecei veya belli artlar altnda evlenebilecei sonucuna ulamlardr. Yine, slmiyette klelik kurumunun tedrc ekilde sona ermesini salayacak tedbirler alnmas yannda klelerin daha insan bir muameleye tbi tutulmas iin iyiletirmeler yaplm

olmakla birlikte Kurn- Kermde criyelerin bu statlerinden kaynaklanan baz glkler sebebiyle hr erkeklerin onlarla evlenmeleri baz artlara balandndan (en-Nis 4/25) fkh literatrnde mlkiyet ilikisi de bir tr evlenme engeli olarak yer almtr. Hz. Peygamberin evlenme yasaklar hakknda aklama ve uygulamalar vardr. Nitekim, Kadn halas, teyzesi, erkek veya kz kardeinin kz zerine (onlarla birlikte) nikhlanamaz; eer bunu yaparsanz akrabalk balarn koparm olursunuz hadisiyle (Buhr, Nik, 27; Mslim, Nik, 37-38) Nis sresinin 24. yetinde geen, ki kz kardei birlikte nikhnz altnda tutmanz size haram klnd ifadesine; Nesep sebebiyle haram olanlar st emme sebebiyle de haram olur hadisiyle de (Buhr, Nik, 20; Mslim, Ra, 1; bn Mce, Nik, 34), Sizi emziren stanneleriniz, stbaclarnz haram klnd ifadesine hkmn kapsam geniletilerek aklk getirilmitir. Resl-i Ekrem ayrca muhtemelen Mecslerde yakn akraba evliliinin yaygn olmasndan dolay mslmanlarn onlarla evlenmesini yasaklam (Ahmed b. Hseyin el-Beyhak, IX, 192), yeni mslman olup slmiyetteki evlenme yasaklarna uymayanlara mdahalede bulunmutur (Tirmiz, Nik, 33, 34; Abdullah b. Ysuf ez-Zeyla, III, 169). Dier taraftan Kurn- Kermde haram olduu belirtilenler dndaki akraba ile evlenmeyi yasaklamamakla birlikte neslin salkl ve gl olmas iin akraba olmayanlarla evlenmeyi tavsiye etmitir (bn Mce, Nik, 46; Gazzl, II, 53; Abdel Rahim Omran, s. 27, 39). slmda hayatn eitli alanlarna dair pek ok dzenleme Kuran ve Snnetin genel ilkeleri erevesinde ictihada ve slm toplumunun takdirine braklrken evlenme ve aile hakkndaki belli bal hkmlerin bizzat Kuran veya Hz. Peygamber tarafndan belirlenmi olmas slm dininin evlilik ve aile kurumuna verdii nemin ak bir ifadesidir. Evlilikle ilgili birtakm kayt ve artlara yer verilmesinin ve baz kiiler arasnda evlenme yasa konmasnn temel amac ise insan neslinin insan onuruna yarar bir mkemmellikte srdrlmesine, kadn ve erkeklerin evlilikten doan haklarnn gzetilmesine ve ocuklarn salkl bir aile eitimi almasna imkn veren bir ortamn hazrlanmas, mahremiyet telakkisinin din ve hukuk gvence altna alnmasdr. lk devirlerden itibaren mslman toplumlarda evlenme engellerine hassasiyetle uyulmu, klasik fkh literatrnde nikh akdinin unsur ve artlar ele alnrken evlenecek iftler arasnda er bir evlenme engelinin bulunmamas zerinde nemle durulmu ve baz eserlerde konu mstakil balklar altnda incelenmitir. Esasen Kuran ve Snnetle sabit olan evlenme engellerinin pek ou hakknda icm olutuu, fkh limlerinin bu konudaki gr farkllnn ise ayrntlarda bulunduu grlr. Devaml Evlenme Engelleri. a) Kan (nesep) hsml. Semav dinlerde ve hemen btn hukuk ve ahlk sistemlerinde belirli derecedeki hsmlar arasnda evlilik yasaklanmtr. Yasaklama snrlarnn dar veya geni tutulmas bu sistemin oturduu temel inan ve felsefe, toplumun gelenekleri, ahlk telakkileri ve aileye verdii nemle yakndan ilgilidir. slmda evlenme engeli olarak kan hsmlnn derecesi konusunda orta bir yol tutulmu olup bu yasan kapsamndaki kadnlar drt grupta toplanr: 1. Usul (st soy hsmlar). Anne ile anne ve baba tarafndan btn nineler. 2. Fr (alt soy hsmlar). Kzlarla kz ve oul tarafndan btn kz torunlar. 3. Anne ve babann fru. Kz kardelerle kz ve erkek kardelerin kzlar ve kz torunlar. 4. Dede ve ninelerin sadece birinci derece fru. Halalar ve teyzeler. Anne, baba, dede, nine, hala ve teyzelerin hala ve teyzeleri de bu grubun hkmlerine

tbidir. nceki gruplarda batndan batna srp giden haramlk bu grupta yalnz birinci dereceyle snrl olduundan amca, teyze, hala ve day kzlaryla evlenilebilir (el-Ahzb 33/50). b) St (rad) hsml. Bu, ocukla z annesi dnda kendisine stn veren kadn ve onun belli derecedeki akrabalar arasnda meydana gelen hsml ifade eder. St veren kadn stn emen veya ien ocuun stannesi, kadnn stnn gelmesine sebep olan kocas stbabas olur. Dolaysyla stanne ve stbabann nesep, st ve shr hsmlar bu ocuun da akrabas saylr. Ancak st emen ocuun btn akrabas deil kendisiyle birlikte sadece ei, ocuklar ve torunlar stanne ve stbabann akrabas olur. Buna gre st hsml sebebiyle evlenilmesi ebediyen haram olan kadnlar unlardr: 1. Stanne ile stanne ve stbaba tarafndan btn stnineler. 2. Stkzlar ve stkz torunlar. 3. Stanne ve stbabann nesep ve st ynnden alt soyu, yani bir kimsenin stkzkardeleriyle st cihetinden erkek veya kz kardelerinin nesep ve st cihetinden kzlar ve kz torunlar. 4. Sthala ve stteyzeler. 5. Ein stanne ve stnineleri. 6. Ein st ynnden alt soyu, yani baka bir erkekle evli iken st verdii kzlar ile bunlar vastasyla kz torunlar. 7. St ynnden st soyun eleri, yani kiinin st vey anneleri ve st vey nineleri. 8. St cihetinden oul ve erkek torunlarn eleri (ayrca bk. RAD). c) Kayn hsml (shr hsmlk, mushere). Evlenmeden doan hsmlk sebebiyle evlenilmesi ebediyen haram olan kadnlar drt grupta toplanr: 1. Babann ve dedelerin eleri, yani kiinin vey anneleri ve vey nineleri. 2. Oul ve erkek torunlarn eleri. 3. Kaynvlide ile ein baba ve anne tarafndan nineleri. 4. Ein baka kocadan olan kzlar ile kz torunlar. Ancak son gruptakilerin muharremt kapsamna girmesi iin nikh akdi yeterli olmayp zifafn da gereklemesi gerekir. te yandan zina yoluyla vuku bulan cinsel iliki de Haneflere gre evlenme engeli oluturur, yani kii zina ettii kiinin usul ve fru ile evlenemez. filerde ise bu yolla evlenme engeli meydana gelmez (ayrca bk. SIHRYYET). Geici Evlenme Engelleri. a) Bakasnn ei olma. Evli kadnla evlenmek haram olduu gibi lm veya boanma iddeti bekleyen kadnla evlenmek de yasaklanmtr. b) ki mahrem kadnla birlikte evlenme. ki kadndan birinin erkek olduu farzedildiinde bunlarn birbiriyle evlenmesi ebediyen haramsa kiinin bunlar ayn anda nikh altnda tutmas ciz deildir. Buna gre bir kimsenin, ei henz nikh altndayken onun mesel kz kardeiyle veya halasyla evlenemez. c) defa boama. Bir erkein eini defa boamas onunla yeniden evlenmesi iin geici bir engel tekil eder. Bu engel, kadnn bir bakasyla geerli bir evlilik yaptktan sonra ikinci kocasnn lm veya boamasyla ortadan kalkar. Bu durumda ilk koca boam olduu eiyle tekrar evlenebilir (el-Bakara 2/230). d) Beinci kadn. Ayn zamanda drtten fazla kadnla evlilik yasaklanmtr (bk. OK EVLLK). Drt kadnla evli olan kimse beinci bir kadnla evlenemeyecei gibi bunlardan birini boadnda onun iddet sresi bitmeden bir baka kadnla evlenemez. e) Lin. Karsnn zina ettiini veya ocuunun zina mahsul olduunu iddia edip bunu drt ahitle ispat edemeyen koca hkim huzurunda karsyla hususi bir ekilde yeminleir (en-Nr 24/6-9). Lin ad verilen bu yeminleme tamam olunca hkim elerin ayrlmasna karar verir. Bu yolla ayrlan ift, Eb Hanfeye gre koca yalan sylediini itiraf ederse tekrar evlilie dnebilir; Eb Ysufa ve dier mezhep imamlarna gre ise dnemez. f) Din fark. Birok dinde baka din mensuplaryla evlenme yasaklanm, hatta bazlarnda farkl mezheplere bal kimseler arasnda evlilik yaplmasna da olumsuz baklmtr. slm dininde bu konuda kadn ve erkek bakmndan ortak olan yasaklk sebebi dier tarafn inan esaslarnda irk bulunan bir dine mensup olmasdr. Bu husus Bakara sresinin 221. yetinde aka belirtildii gibi Mmtehine sresinin 10. yetiyle ve buna dayal olarak yaplan tatbikatla teyit edilmitir. Baz limler, bu yetlerde geen mrik ve kfir kelimelerinin mslman olmayan anlamnda kullanldn dnd iin mslmanlarn hangi dinden olursa olsun gayri mslimlerle

evlenmelerinin yasak olduu, fakat Mide sresinin 5. yetiyle getirilen istisna sebebiyle mslman erkeklerin Ehl-i kitap kadnlaryla evlenebilecekleri kanaatindedir. Baz limler ise Kuran dilinde mrik kelimesinin bata Arabistan putperestleri olmak zere ilh bir kitab benimsemeyen ve irk inancna sahip inkrclar iin kullanldn, Allahn birliine, asl bozulmu olsa da ilh bir kitaba ve peygamberlere iman eden Ehl-i kitabn bu kapsamda saylmasnn kesin olmadn, dolaysyla sadece Bakara sresinin 221. yetine dayanlarak mslman erkeklerin Ehl-i kitap kadnlarla ve mslman kadnlarn Ehl-i kitap erkeklerle evlenmelerinin ciz olup olmad hkmne varlamayacan, ancak Mide sresinin 5. yetinden mslman erkeklerin Ehl-i kitap kadnlarla evlenmesinin ciz olduu hkmnn anlaldn ifade etmilerdir. Bu grte olanlar da Mmtehine sresinin 10. yeti yannda Allahn mminler aleyhine kfirlere asla bir yol vermeyeceini ifade eden Nis sresinin 141 ve insanlar mminkfir olarak iki ana gruba ayran Tegbn sresinin 2. yetleri bata olmak zere baka delilleri dikkate alarak mslman kadnlarn Ehl-i kitap erkeklerle evlenmesinin ciz olmad noktasnda ilk gruptakilerle birletiklerinden sonu itibariyle bu hususta bir icm meydana gelmi, slm toplumlarnda ilk devirlerden itibaren grlen uygulama da bu istikamette olmutur. te yandan baz kaynaklarda Mmtehine sresinin, Kfir kadnlar nikhnzda tutmayn melindeki yeti nzil olduu zaman bu yetin gereini yerine getirerek mrik hanmlarn boayanlar arasnda bulunan Hz. merin (Eb Bekir bnl-Arab, IV, 1788; bn Kesr, IV, 351) mslman erkeklerin Ehl-i kitap kadnlarla evlenmesini -haram saymamakla birlikte-ho karlamad ve Ehl-i kitap bir kadnla evlenen Medin Valisi Huzeyfe b. Yemndan hanmn boamasn istedii nakledilir (Cesss, I, 332-333; II, 324). Bu delillere dayanan baz fakihler, zorunlu olmadka mslman erkeklerin Ehl-i kitap kadnlarla evlenmesini mekruh diye nitelemitir. Ehl-i kitap olsa da slmdan dnen (mrted) kadnla evlenmenin ciz olmad hususunda gr birlii vardr. g) Mlkiyet ilikisi. Fkh literatrnde klelik statsyle balantl geici evlenme engellerine de temas edilir. Buna gre hr olan mslman erkek ve kadn bakasnn mlkiyeti altndaki criye ve kle ile belli artlar dahilinde evlenebilirse de kendi mlknde bulunan criye ve kle ile evlenemez. Yine hr bir kadnla evli kiinin ayrca bir criye ile evlenmesi ciz deildir. Dier taraftan fkh eserlerinde akl hastal, cinsel iktidarszlk gibi durumlar evlenme engeli deil evlenme akdinin fesih sebepleri arasnda mtalaa edilmitir. 1917 tarihli Hukk- ile Kararnmesinde fkh limlerinin zerinde ittifak ettii evlenme engelleri ayr ayr saylm (md. 13-19) ve mslman bir kadnn gayri mslim erkekle akdettii nikh btl olarak nitelendirilmitir (md. 58). Klelik-criyelik statsyle ilgili engeller ve lin ise evlenme engeli olarak zikredilmemitir. Kararnmenin 20-32. maddeleri arasnda bulunan iki faslda hristiyan ve yahudilerin kendi aralarndaki evlenme engellerine yer verilmitir. Evlenme engelinin bulunmamas baz fakihlerce nikh akdinin inikad artlar ve bazlarnca shhat artlar arasnda saylrken bir ksm fakihler tarafndan evlenme engelleri ittifak edilenler ve ittifak edilmeyenler eklinde iki ksma ayrlarak birinci gruptakiler inikad, ikinci gruba girenler shhat art olarak deerlendirilmitir. Hanefler, ibadetler dnda kalan mer amellerin eksikliklerini incelerken genellikle btl ve fsid eklinde iki dereceli bir geersizlik meyyidesinden sz ederse de nikh akdinde bu ayrmn yaplp yaplmayaca hususu tartmaldr. Yine bu mezhebe gre inikad artlarndan biri eksik olan nikh akdinin btl olacanda ve hukuk sonu dourmayacanda gr birlii bulunmakla birlikte muharremt ile evlenmenin hangi tr artn ihlli saylaca ve

hukuk sonular konusunda farkl deerlendirmeler yaplmtr (bk. FESAD). Esbb- mcibe lyihasndan anlaldna gre Hukk- ile Kararnmesinde, akid yaplrken evlenme engellerine riayetsizlik halinde uygulanacak hukuk meyyideler Eb Hanfenin grleri esas alnarak dzenlenmi, dolaysyla mslman bir kadnn gayri mslim bir erkekle evlenmesi btl, dier evlenme engellerinin bulunduu hallerde yaplan evlilikler ise fsid olarak nitelendirilmitir (md. 53, 54, 58). Buna gre evlenme engeli bulunmas halinde yaplan evlenme akdi -ister btl ister fsid olarak nitelendirilsin-geersizdir; taraflar kendiliklerinden ayrlmazlarsa mahkemece ayrlmalar salanr. Ayrca kararnmede (md. 75, 76) zifaf meydana gelsin veya gelmesin btl nikha hibir sonu balanmayaca, zifaf meydana gelmesi halinde fsid nikha sadece mehir, iddet, nesep ve hrmet-i mushere hkmlerinin balanaca ifade edilmitir. Haneflerin dndaki mezhep fakihleri ise ibadetlerde olduu gibi mumeltta da fesad ve butln e anlaml olarak kullandklarndan bu tr bir ihllin sonucu mutlak anlamda geersizliktir.

BBLYOGRAFYA

Buhr, Nik, 20, 27; Mslim, Nik, 37-38, Ra, 1; bn Mce, Nik, 34, 46; Tirmiz, Nik, 33, 34; fi, el-m, V, 168-170, 180-191; Cesss, Akml-urn, I, 332-336; II, 112139, 324-328; III, 438; Ahmed b. Hseyin el-Beyhak, es-Snenl-kbr, Haydarbd 1356, IX,192; bn Hazm, el-Muall, IX, 5-9; Serahs, el-Mebs, IV, 194-212; Gazzl, y, Kahire 1387/1967, II, 47-53; Eb Bekir bnl-Arab, Akml-urn, Beyrut 1392/1972, I, 156-157; IV, 1788; Ksn, Bedi, II, 256-272; III, 1-5; bn Rd, Bidyetl-mctehid, Kahire 1975, II, 34-35; bn Kudme, el-Mun, Kahire, ts., VI, 567-600; Muhakkk el-Hill, eriul-slm f mesilil-ell vel-arm (nr. Abdlhseyin M. Ali), Beyrut 1403/1983, II, 248; Karf, el-Fur, Kahire 1347, III, 115-129; Osman b. Ali ez-Zeyla, Tebynl-ai, Bulak 1313, II, 101-116; bn Kayyim elCevziyye, Zdl-med, Kahire 1390/1970, IV, 7-20; Abdullah b. Ysuf ez-Zeyla, Nabr-rye, [bask yeri yok] 1393/1973 (el-Mektebetl-slmiyye), III, 168, 169, 217; bn Kesr, Tefsrlurnil-am, Beyrut 1388/1969, I, 258; II, 20, 21; IV, 351; bnl-Hmm, Fetul-adr, II, 357-389; Ali b. Sleyman el-Merdv, el-nf f marifetir-rci minel-ilf (nr. M. Hmid elFk), Beyrut 1376/1957, VIII, 113-207; Tecrid Tercemesi, XI, 268-289; irbn, Munil-mutc, III, 174-200; Buht, Kefl-n, V, 69-84; ah Veliyyullah ed-Dihlev, ccetullhil-blia, Beyrut, ts. (Drl-marife), II, 131-134; bn bidn, Reddl-mutr (Kahire), III, 28-50, 131, 209; Hukk- ile Kararnmesi, stanbul 1336, md. 13-19, 20-32, 53, 54, 58, 75, 76; Elmall, Hak Dini, II, 771-772; M. Mustafa eleb, Akml-sre fil-slm, Beyrut 1397/1977, s. 163-250; el-Emr brhim el-Fekk, el-Muarremt minen-nis fil-slm, Hartum 1398/1977-78, s. 157-222; Emr Abdlazz, el-Enkitl-fside, Amman 1982, I, 90, 129-362; M. Muhyiddin Abdlhamd, elAvl-aiyye, Beyrut 1404/1984, s. 21, 42-67; Bilmen, Kamus2, II, 24-27, 34-36, 76-114; M. Akif Aydn, slm-Osmanl Aile Hukuku, stanbul 1985, s. 18, 20, 28-29, 194; Vehbe ez-Zhayl, elFhl-slm ve edilleth, Dmak 1405/1985, VII, 19-178; Hamdullah, slm Peygamberi (Tu), I, 647; Abdlkerm Zeydn, el-Mufaal f akmil-mere vel-beytil-mslim fi-eratilslmiyye, Beyrut 1413/1993, VI, 199-289; Abdel Rahim Omran, slm Kltrnde Aile Plnlamas, Ankara 1995, s. 27, 39; Hayreddin Karaman v.dr., Kuran Yolu, Ankara 2003, I, 239-240; II, 30-31, 177; amil Dac, slm Aile Hukukunda Evlenme Engelleri II, AFD, XLI (2000), s. 143; H.

brahim Acar, Evlenme Engeli Olarak Din Fark, EAFD, sy. 17 (2002), s. 27-52; Nihat Dalgn, Mslman Bayann Ehl-i Kitap Erkekle Evlenmesi, slm Hukuku Aratrmalar Dergisi, sy. 2, Konya 2003, s. 131-156; Muarremtn-nik, Mv.F, XXXVI, 209-225. Fahrettin Atar

MUHARREMYYE
) ( Trk edebiyatnda Kerbel Olayn anlatan mersiyelerle bunlarn bestelenmi ekillerinin ve yeni yl tebrik iin yazlm iirlerin genel ad. Hz. Hseyin ile aile mensuplar ve taraftarlarndan yetmi kadar kiinin 10 Muharrem 61 (10 Ekim 680) tarihinde Emev Halifesi Yezd kuvvetlerince Kerbelda ehid edilmesi sebebiyle duyulan znty ifade etmek, bu vesileyle Ehl-i beyt sevgisini gnllere yerletirmek iin yazlan iirlere muharremiyye denilmi, ayrca Hz. Ali, Hasan ve Hseyin sevgisini ileyen manzumeler de bu kapsamda deerlendirilmitir. Bunlarn ilhi veya tevih formuyla bestelenmi ekillerine de muharrem ilhileri veya muharremiyye ad verilmitir. Hz. Hseyine yaplan zulmleri anp alayanlarn cennete gireceine dair i kaynakl rivayetler (bu rivayetler iin bk. Muhammed er-Reyehr, VI, 324-327) ve onun iin alayanlar taklit ederek alar grnenlerin de ayn ekilde mkfatlandrlacana inanlmas halk Kerbel Olayn anmaya ve airleri bu konuda iir yazmaya zendirmitir. Bu iirler, ilerin dzenledii matem trenlerinde ve Ehl-i beyt muhabbetine nem veren Snn tarikat evrelerinin muharrem aynda yaptklar zikir ve yinlerde besteli veya bestesiz olarak okunagelmitir. airler bu iirlerle itibarlarnn artacana ve mafirete nil olacaklarna inanmtr. Fuzl bu hususu, Tekrr- zikr-i vka-i det-i Kerbel / Makbl-i hs u m u sgr kibrdr / Takrr edenlere sebeb-i izz ihtiam / Tahrr edenlere eref-i rzigrdr ktasnda ve, Yd et Fuzl l-i ab hlin eyle h / Kim berk- h ile yaklr hrmen-i gnh // nlemek l-i neb v mslmna phesiz / Bende-i l-i abya mcib-i gufrn olur eklindeki beyitlerinde ifade etmitir. Trk edebiyatnda muharremiyyelerin ne zamandan itibaren yazlmaya baland bilinmemektedir. Ancak gerek Orta Asya gerekse Anadolu sahasnda ou btn ve i telakkilere sahip dervi zmrelerinin muharrem trenleri yaptklar ve bu trenlerde Kerbel Olayn anlatan iirler okuduklar tahmin edilebilir. Mevln Celleddn-i Rm de Farsa bir Kerbel mersiyesi kaleme alm ve Menevde bu vesileyle yaplan trenleri tasvir ederken taknlklardan saknlmasn tavsiye etmitir. Dolaysyla Trk edebiyatnda bu manzumelerin XII. yzyldan itibaren yazldn sylemek mmkndr. Muharremiyyeler XV. yzyldan itibaren gelimeye ve XVI. yzylda yaygnlk kazanmaya balamtr. Bu konudaki en eski rnek Yazcolu Mehmedin (. 855/1451) Muhammediyyesindeki Veftl-Hasan vel-Hseyin balkl elli drt beyitlik manzumedir. Kerbel Olayn Snn yaklamla Hz. Peygamberin olay vukuundan nce haber veren bir mcizesi eklinde ele alan, ancak Yezde lneti de ieren bu manzumenin baz ksmlar muhammediyyehan denilen sanatkrlar tarafndan muharrem aynda yaplan toplantlarda msiki eliinde okunmutur (DA, XXIX, 219-221). Bunu Sinan Paann Tazarrunmesindeki Nat- emrl-mminn Hseyin radyallh anh balkl mensur mersiye takip eder. Halk arasnda Ynus Emreye nisbet edilmekle birlikte aslnda k Ynusa ait olan,

ehidlerin seremesi / Enbiynn bar ba / Evliynn gz ya / Hasan ile Hseyindir msralaryla balayan ve asrlardr okunagelen dokuz ktalk manzume de ilk rnekler arasnda yer alr. XVI. yzylda Fuzlnin Hadkats-suad adl mensur makteli bir muharremiyye nitelii tamaktadr. Eserde yer alan mersiyeler ise muharremiyyelerin en mkemmel klasik rnekleridir. Fuzlyi Hayret, Saf, emsi Paa, l Mustafa Efendi, Rh-i Badd, Ubeyd ve Viran takip eder. Bunlardan l Mustafa on , Rh drt mersiyesiyle dikkat ekmektedir. Muharremiyye trne ilginin artt XVII. yzylda Fash Ahmed Dede, Kafzde Fiz, Seyyid Nizamolu, Ar, Sabr, mer Fud, Sabh, Feridun, Cem, Nil ve Netnin Kerbel mersiyesi yazdklar tesbit edilmitir (alayan, s. 37). Birr Mehmed Dede, Km, Nazm, smil Belg, Sez-yi Glen, Cemleddin Uk, Behit, Thir, Skt, Him Baba, Zhd XVIII. yzylda muharremiyye yazan airlerdir. Skt ve Him Babann drder manzumesiyle bu yzyln nde gelen mersiye airleri olduu sylenebilir. XIX. yzylda muharremiyye yazan air saysnda byk bir art grlmektedir. Kzm Paa, Osman ems Efendi, eref Hanm, rzd, Mustafa Zek Efendi, Hoca Neet, Selm, Ref-i Kly, Keecizde zzet Molla, eyh Mtak, Leskofal Galib, Nevres-i Cedd, Yeniehirli Avni, Ayd Mehmed, Lebb, Hakk Bey, dile Sultan, Leyl Hanm, Murad Molla, Ziy Paa, Muallim Feyzi, Mebn, bnrred Ali Ferruh, Mehmed Ali Hilmi Dedebaba, Murad Emr, Mustafa sm ve Hersekli rif Hikmet bunlar arasnda zikredilebilir. Bunlardan bazlarnn birden ok mersiyesi bulunmaktadr. Makld-i Ak sahibi Kzm Paa ile biri elli bentlik muhammes olmak zere be mersiyesi bulunan Osman ems Efendi XIX. yzyln en byk mersiye airleridir. Edib Harb, Sdeddin Srr, Smih Rifat Bey, Mehmed Memduh Paa, Sdk Baba, Kanbalakzde Hazm, Fahm, Mehmed emseddin (Ulusoy), Ahmet Remzi (Akyrek), Thirlmevlev, Keml Efendi, Abdurrahman Smi, Alvarl Muhammed Lutfi, Yusuf Fahir Baba (Ataer), Hseyin emsi Ergne gibi isimler bu gelenein son halkalarn oluturur. Bunlarn iinde iirlerini Nefyislenfs adl bir rislede toplayan Smih Rifat ve elli beyitlik Mersiye-i mm- Hseyin aleyhisselm adl manzumesiyle Keml Efendi nemlidir. Baz Kerbel mersiyeleri mstakil risleler halinde baslmtr. Kzm Paann Makld-i Ak ile (stanbul 1301) Osman ems Efendinin Mersiye-i Cenb- Seyyid-hedas (stanbul 1327) bunlarn en tannmdr. Muharremiyyelerde nazm ekli olarak gazel, kaside, murabba, muhammes, mseddes, msemmen, terkibibend ve terciibend kullanlmtr (bk. a.g.e., s. 46). Klasik bir muharremiyyede Kerbel Olaynn ayrntl tasvirini matem zaman olan muharrem aynn geldiini belirten ifadeler takip eder. Felee sitem, Hz. Hseyinin yasn tutmann gereklilii vurgulanp soyunun vlmesinin ardndan manzume Ehl-i beyte zulmeden Yezd, imr ve dier isimlere lnetle sona erer. Kerbel Olay halk ve k edebiyatnda da yaygn olarak ilenmi, bu tr iirlere mersiyenin yan sra muharremlik ad verilmitir. Bilhassa Alev ve Bekta evrelerinde bu konuya dair yzlerce manzume yazlmtr. k Ynustan balayp gnmze kadar devam eden bu tr iirlerin en tannmlar Dedemolu (XVII. yzyl), Kalb, Noksn Baba (XVIII. yzyl), Deli Boran, Mirt

(XIX. yzyl), Yozgatl Hzn, Hill, Fakr, Sefil Ali, Dne Sultan, Seyyah Dede, Rz, rif Abdal, Dervi Kemal, Hseyin rakman (XX. yzyl) gibi airlere aittir. Bnyamin alayan Kerbel mersiyeleri zerinde bir doktora tezi hazrlayarak bu iirleri bir araya toplamtr (bk. bibl.). Divan edebiyatnda, muharrem aynn ilk gn balayan yeni yl dolaysyla airlerin padiaha ve devlet byklerine sunduklar tebrik kasidelerine de muharremiyye denilmitir. Bu vesileyle sarayda yaplan trenlerde padiahn kaside takdim eden airlere ve devlet adamlarna verdii hediyelerle devlet adamlarnn yannda alanlara dattklar ihsanlar da ayn isimle anlmtr. Zamanla gelenek halini alan bu uygulamada, senenin ilk gn ele geen para veya hediye sebebiyle o yln bolluk ve bereket iinde geeceine inanlmasnn nemli rol vardr.

BBLYOGRAFYA

Yazcolu Mehmed, Muhammediye (haz. mil elebiolu), stanbul 1996, II, 305-308; Sinan Paa, Tazarrunme (nr. Mertol Tulum), stanbul 1971, s. 276-278; Hayret, Dvan (haz. Mehmed avuolu - M. Ali Tanyeri), stanbul 1981, s. 9-12; Fuzul, Hadkats-sed (haz. eyma Gngr), Ankara 1987, s. 432, 434, 480-482; zege, Katalog, III, 1112-1113; Thirlmevlev, Edebiyat Lgat, stanbul 1973, s. 102; Muhammed er-Reyehr, Mznl-ikme, Tahran 1362 h./1404, VI, 324-328; Mustafa Tat, k Yunus ve Dier Yunuslarn iirleri, Ankara 1991, s. 47-48; Bnyamin alayan, Kerbel Mersiyeleri (doktora tezi, 1997), Gazi niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, tr.yer.; Nurettin Albayrak, Ansiklopedik Halk Edebiyat Terimleri Szl, stanbul 2004, s. 396400; Abdullah Uman, Smih Rfatn Nefesleri: Nefyisl-Enfs, MTAD, sy. 8 (1997), s. 535554; Pakaln, II, 566-567; Mustafa Uzun, Kzm Paa, DA, XXV, 152; a.mlf., Kerbel, a.e., XXV, 275; Nihat Azamat, Keml Efendi, a.e., XXV, 236; Nuri zcan, Mersiye, a.e., XXIX, 219-221; Mustafa sen, Mersiye, a.e., XXIX, 218-219; a.mlf., Mersiye, TDEA, VI, 273-274. Mustafa Uzun

el-MUHARRER
) ( Rfinin (. 623/1226) Nevev tarafndan Minhc-libn adyla ihtisar edilen fi fkhna dair eseri (bk. MNHCt-TLBN; RF, Abdlkerm b. Muhammed).

el-MUHARRERl-VECZ
) ( bn Atyye el-Endelsnin (. 541/1147) rivayet ve dirayet metodunu birlikte kulland Kurn- Kerm tefsiri (bk. BN ATIYYE el-ENDELS).

MUHASARA
() Meskn ve mstahkem bir yeri ele geirmek iin yaplan kuatma hareketi. Szlkte etrafn evirmek, kuatmak, ablukaya almak anlamndaki hasr kknden treyen muhsara kelimesi ele geirme amacyla bir yerin etrafn sarp mdafilerin dar kmasn ve yardm almasn engelleme mnas tar. Ak arazide dmann abluka altna alnmas da sonu bakmndan muhasara olmakla birlikte buna evirme hareketi denilmekte, muhasara, yalnz kale ve mstahkem mevkilerle meskn mahallerin kuatlmas hallerinde kullanlmaktadr. Muhasara hareketi ve tekniklerinin tarihi Antikalara kadar iner. lkalarda salam duvarlarla evrili yerleri ele geirmek iin kuatma taktiklerinin uyguland bilinmektedir. Eski Yunan, Msr ve randa kuatma teknik ve vastalar zamanla daha da gelimitir. Mslman Araplarn daha nceden herhangi bir muhasara tecrbesi bulunmuyordu. Hz. Peygamber zamanndaki ilk kuatma savalar, Medineli yahudilerle sava srecine girilince kale veya tahkimli mahallelerde oturan Kaynuk, Nadr, Kurayza ve Hayber mensuplarna kar yaplmtr. Hendek Gazvesi mslmanlarn yaad ilk kuatlma tecrbesidir ve onlarn zaferiyle sonulanmtr. Mstahkem bir yere kurulmam olan ve etrafnda sur bulunmayan Medine gibi bir dzlk ehrini savunmada izlenen taktik ve strateji bu kuatma savan harp tarihindeki en nemli rneklerden biri haline getirmitir. Resl-i Ekrem dneminin ilk muhasaralar daima fetihle neticelenirken Tifin mstahkem surlar karsnda baar kazanlamam ve yaklak yirmi gn sonra ordu geri ekilmitir. Bundaki en byk etkenin, surlarn salamlnn yan sra mslmanlarn yeni yeni rendikleri mancnk ve debbbe (surlara yaklamakta yararlanlan bir tr zrhl ara) gibi sava gerelerini kullanmakta acemilik ekmeleri ve ok iyi savunma yapan Tiflilerin zellikle baarl arrde (hedefe ok isabetli atlar yapabilen yakn mesafe mancn) atlaryla mslmanlarn nce debbbelerini yakp sonra balarna ta ve ok yadrmalar olduu sylenebilir (bk. TF GAZVES). Muhasaralarda dmann yardm alabilecei yollarn kontrol altnda tutulmas savan seyrini etkilemesi bakmndan byk bir stratejik neme sahiptir. Bu sebeple kararghlar dmann atc silhlarnn menzili dnda kalan, kuatlan yerin giri noktalaryla buralara gelen yollarn gzetlenebildii alanlarda kurulmaktayd. Hz. Eb Bekir dneminde Hadramut blgesindeki Nceyr Kalesinin muhasaras srasnda kalenin kapsndan birinin kontrol edilememesi Kindelilerin buradan saladklar yardmla uzun sre direnmelerine yol am ve muhasara ancak sz konusu kapdan girilerin engellenmesi zerine sonulandrlabilmitir. Muhasara edilenler tarafndan uygulanan savunma taktii, eer sz konusu yer bir akarsuyun yaknnda ve dzlkte bulunuyorsa suyu o yne evirmek suretiyle araziyi bataklk haline getirmekti. Fihl (rdn) muhasarasnda slm ordusu daha nce alk olmad bu durumla karlam ve askerler, Bizansllarn Beysn nehrini Fihl ovasna aktarak meydana getirdikleri bataklkta ok zor artlar altnda yrttkleri, kaynaklara ztr-reda (kuvvetli balk) olay ismiyle geen yaklak drt aylk bir kuatmadan sonra ehri fethedebilmilerdir. Muhasaralarn sresi karlkl g dengelerinin

durumuna, sava ara gerelerine ve alnan savunma nlemlerine gre deiiklik gsteriyordu; birka gn srenler olduu gibi birka yl devam edenler de vard. Bazan da uzun sre sonu alnamayan muhasara kaldrlyor ve ardndan baz deiikliklerle yeniden balatlyordu. Mesel nce Amr b. s, arkasndan Yezd b. Eb Sfyn ve daha sonra Muviye b. Eb Sfyn tarafndan srdrlen Filistinin sahil ehri Kaysriye kuatmas yaklak yedi ylda neticelendirilmi ve Muviye bunu, ancak bir yahudi ajann kendisine emn verilmesi karlnda ehre giren su kanalnn yerini gstermesi sayesinde baarmtr. Bazan da uzun sreli muhasaralar dmann teslimiyle sonulanyor ve bunda genellikle yiyecek stoklarnn tkenmesi etkili oluyordu. Balangta mslmanlarn muhasara savalarnda belirgin bir taktik ve stratejileri olmamsa da zamanla kuattklar yerin durumuna ve dmann alm olduu savunma nlemlerine gre deiik taktikler gelitirmilerdir. Araplarn daha ok meydan savalarnda baarl olduunu gren Bizansllar ve Ssnler, zellikle Yermk ve Kdisiyede uradklar byk yenilgilerden sonra mslmanlar ak arazi yerine kale veya mstahkem ehirlerde karlama politikas gtmlerdir. Kale veya etraf surlarla, bazan da ayrca ii su dolu hendeklerle evrili mstahkem ehirlerin muhasarasndan uzun sre netice alnamad zaman ilk bavurulan yntemlerden biri ajanlardan yararlanlarak su kanal ve ka tneli gibi gizli yollar renmek olmutur. eri giren ajanlar dmann durumu hakknda bilgi topladklar gibi zaman zaman da kaplar amlardr. Bunun ilgin bir rnei, Abbs Halifesi Eb Cafer el-Mansr dneminde Taberistana gnderilen kumandanlardan Ebl-Hsib Merzktur. Ebl-Hsib, bizzat kaleye girip dvlm bir grnmle st ba dank halde Taberistan idarecisi ispehbede snm ve dier kumandanlar tarafndan hain kabul edilerek kararghtan kovulduunu, eer kendisine ilgi gsterilirse mslmanlarn srlarn aklayacan sylemitir. spehbedin gvenini kazanan Merzk daha sonra rendii btn bilgileri bakumandana szdrm ve bir hile ile kaplar ap kalenin dmesini salamtr (Belzr, s. 334). Kuatlan yerin nakliye yollarn ve su kanallarn kesme, surlarn ve kaplarn dibinde ate yakma, yangn ve panik karmak iin ieriye arrdelerle neft ve ylan, yan, akrep doldurulmu mlekler atma, halat ve merdivenlerle surlara kma, surlar ykmak ve kaplar krmak iin mancnk, arrde, debbbe ve keb (koba) gibi silhlardan yararlanmann yan sra dman teslim olmaya zorlamak iin yazl ahidnmeler veya moral bozucu haberler, iirler vb. hazrlayp oklarla ieri frlatma gibi taktik ve stratejiler de uygulanan dier yntemlerin balcalardr. Baz muhasaralarda geri ekilme izlenimi verilerek ni bir basknla sonu alnmtr. Lazkiye muhasarasnda Ubde b. Smit, askerlerini surlarn yaknlarnda kazdrd byk ukurlara saklayp muhasaray kaldrd izlenimini vermi ve mslmanlarn ekildiini zanneden Lazkiyeliler kaplarn atklar zaman ni bir hcumla ehri ele geirmitir (a.g.e., s. 138). Kuatmalarda zaman zaman farkl diplomatik yntemlere de bavurulmutur. Mesel halkn ileri gelenlerine gizli eliler gnderilmi ve onlarla irtibat kurularak idareciler devre d braklmtr. sfahan kuatan Abdullah b. Bdeyl bu yolla ehrin kaplarn halka atrm ve ynetici areyi kamakta bulmutur. Uzun muhasaralar mslman askerlerini hayli uratrmakla birlikte dmann srekli gzetim altnda tutulmasn salad iin faydal olmu, bylece dman tarafndan gelebilecek tehlike bir bakma kendiliinden ortadan kalkmtr. Ayrca Yermk ve Kdisiye gibi byk savalardan sonra dalan Bizans ve Ssn askerleri sndklar kale ve mstahkem ehirlerde bu yolla uzun sre hareketsiz

braklmlardr. te yandan muhasara srasnda ayr ayr yerlerde savaan dman askerlerinin aralarndaki iletiim kopmu ve bu durum dman g birliinden yoksun brakmtr. Kale ierisine skan insanlarn yiyecek sknts gibi birtakm zorluklarla karlamas ve idarecilerin bunlara are bulamamas da halkn onlardan kopmasna ve mslmanlara yaklamasna zemin hazrlamtr. Mslmanlar Hz. Osman zamanndan itibaren deniz muhasaras ile karlam ve bunda da baarl olmutur. Suriye valisi Muviye Kbrstaki fetihlerini muhasara yoluyla yapm, daha sonra Rodos, Sicilya, stanbul seferleri gibi birok asker harekt denizden kuatma ile gerekletirilmitir. Emevler ve Abbsler zamanndaki en nemli muhasara savalar arasnda stanbul kuatmalar bata gelmektedir ve bunlarn en dikkat ekici zellii ehrin hem karadan hem denizden kuatlmasdr. Muhasara savalarnda mancnk daha ok kale surlarn tahrip edebilecek ar talarn, arrdeler ise daha hafif talarla kzdrlm demir paralar gibi yaralayc ve neft gibi yakc maddelerin atmnda kullanlmtr. Medineli yahudilerin Hayber muhasarasnda mslman askerlere kar kullandklar mancnk kale fethedilince mslmanlarn eline gemi ve bata Tif olmak zere daha sonraki kuatmalarn vazgeilmez silh olmutur. Mslmanlar ileriki dnemlerde mancn gelitirmilerdir. Surlarda gedik amak ya da alan gedii geniletmek amacyla demirden yaplan koba kullanlm, ayn amala debbbelerden de faydalanlmtr. Muhasaralarda ayrca dman askerlerini etkisiz hale getirmek amacyla zellikle yetenekli okular byk rol oynamtr. Kaleye kabilmek iin ahap ve halat merdivenler, kuatma zincirleri ve halatlar da muhasaralarda kullanlan dier baz sava ara gereleridir.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, r md.; Tcl-ars, r md.; Buhr, Mez, 9, 38, 56, 170, Edeb, 68, Tevd, 14, 31; Mslim, Cihd, 82; Eb Dvd, Cihd, 90, 115, Ceniz, 16, arc, 19, 36; Tirmiz, Siyer, 48, Diyt, 14; Belzr, Ft (Rdvn), s. 67, 138, 334, 424-425, ayrca bk. tr.yer.; bn Sad, e-abat, II, 73, 76, 159; VII, 15; Makdis, el-Bed vet-tr, III, 157; IV, 273; V, 21; VI, 43; bnl-Cevz, el-Muntaam (At), V, 59; VI, 12; VIII, 261; X, 36, 198; Ykt, Muceml-bldn, I, 148, 307; II, 511; III, 184, 423; IV, 12, 25, 156, 246, 262, 265; V, 256, 288; Eb me, Kitbr-Ravateyn (nr. brhim ez-Zeybek), Beyrut 1418/1997, I, 32, 57, 118, 120, 123, 138, 181, 259, 322, 349; II, 185, 332; III, 335; IV, 26, 41, 49, 53, 165, 243, 290, 418; bn Tarberd, en-Ncmz-zhire, I, 13, 20, 115, 164; VI, 29, 329; VIII, 5; X, 225; XIV, 54; XV, 201; Makkar, Nefu-b, I, 270, 275; IV, 382, 403; VI, 353, 398; Selv, el-sti, I, 79, 170; II, 109; E. Honigmann, Bizans Devletinin Dou Snr (trc. Fikret Iltan), stanbul 1970, s. 93, 96, 104, 108; A. J. Butler, The Arab Conquest of Egypt, Oxford 1978, s. 194, 226-230; Hitti, slm Tarihi, I, 226, 229, 231-232, 253; F. McGraw Donner, The Early Islamic Conquests, Princeton 1981, s. 129-134, 137139, 149-155, 173-176; Fruk mer, en-Nuuml-slmiyye, Ayn 1983, s. 188-189, 208-211; Hlid Csim el-Cenb, Tanmtl-ceyil-Arabiyyil-slm fil-aril-mev, Badad 1984, s. 188192; Vefk ed-Dakdk, el-Cndiyye f ahdid-Devletil-meviyye, Beyrut 1985, s. 214-218, 230236, 263-272; M. Zeki Terzi, Abbsler Dneminde Asker Tekilt (doktora tezi, 1986), A Sosyal Bilimler Enstits, s. 100, 135-137; a.mlf., Hz. Peygamber ve Hulef-i Ridn Dneminde Asker

Tekilt, Samsun 1990, s. 90-92, 121-125; Numn Sbit, el-Askeriyye f ahdil-Abbsiyyn (nr. Hmid Ahmed el-Verd), Badad 1987, s. 149-162, 215-225; W. E. Kaegi, Byzantium and the Early Islamic Conquests, Cambridge 1992, s. 101-110; Mustafa Fayda, Allahn Klc Halid Bin Velid, stanbul 1992, s. 285-286, 335, 344-346, 390-397; A. Christophilopoulou, Byzantine History (trc. T. Cullen), Amsterdam 1993, II, 39-41; M. Canard, Tarih ve Efsaneye Gre Araplarn stanbul Seferleri (trc. smail Hami Danimend), stanbul Enstits Dergisi, sy. 1, stanbul 1955, s. 213-225; Ahmed Bedr, et-Tanml-asker indel-Arbil-mslimn, Dirst triyye, sy. 4, Dmak 1401/1981, s. 139-143; Cl. Cahen, ir, EI (ng.), III, 469-470; G. S. Colin, ir, a.e., III, 470; C. E. Bosworth, ir, a.e., III, 470-472; D. Ayalon, ir, a.e., III, 472-476; S. A. A. Rizvi, ir, a.e., III, 481-483; Semavi Eyice, Kale, DA, XXIV, 234-238. srafil Balc Osmanllarda. Osmanllar kuatma tekniklerinde daha ilk fetihlerden itibaren kazandklar tecrbeyle byk bir gelime salamtr. lk dnemlerde Osmanllarn baaryla uygulad usul, kuatlacak kale civarnda ve ulam yollar zerinde bulunan hkim noktalara havale kuleleri ina etmek ve buralara kuvvet yerletirerek hedeflenen yeri srekli gzetleyip daryla irtibatn kesmekti. Bylece uygulanan bir eit abluka ile kalenin zayf ve zapt kolay noktalar, ahali ve yneticilerin durumu tesbit edilir, kuatma altndakilerin durumunun ktletii renilince kuatmann asker harekt ksm balatlr, genellikle de kale iindekiler alktan teslime mecbur braklrd. Nitekim znik, zmit ve Bursa gibi byk kaleler havale denilen bu mukabil istihkmlarla tecrit edilip seneler sren ablukalarla drlmtr. Ortaa Avrupasnda kale muhasaralarnda kullanlmaya balanan top ve ateli silhlar Osmanllar daha da gelitirip etkili hale getirmi ve kuatmalarda yeni bir r amlardr. II. Murad devrinden itibaren ateli silhlarn kalelerin ele geirilmesinde n plana kt anlalmaktadr. zellikle Ftih Sultan Mehmedin stanbul kuatmas muhasara teknik ve taktikleri asndan bir dnm noktas olmutur. Bu kuatmada hem eski muhasara vastalarndan hem de gelitirilen yeni teknik ve silhlardan yararlanlm, top ilk defa surlar ykmakta en etkili silh olarak ne kmtr. Birka topun bir arada belli blgeleri hedef al ve zel bir at teknii surlarn yklmasn salayan balca faktr olmutur. Ftihin gelitirip dzene koyduu topuluk ve muhasara sanat daha sonraki devirlerde byk aama gstermitir. Balkanlara ve Orta Avrupaya ynelen asker harektlar srasnda Osmanl ordusu, savunma duvarlarn ve mstahkem ehirleri ele geirmekte uygulad taktikler ve teknik donanmlaryla nemli bir baar kazanmtr. Kuatacaklar kalenin civarn aknclara tahrip ettiren Osmanllar, ardndan kalabalk kuvvetlerle harekta giriip mevzilerini dman istihkmlarna hkim noktalara kurar, muhasaray srarla srdrrlerdi. Planl harekt sayesinde kuatmalarda malzeme sknts fazla ekilmez, bol cephane ve mhimmat bulundurulurdu. Osmanllar olduka uzun bir hazrlk safhasndan sonra muhasaraya balard. Bu amala eyalet ve sancaklara hkmler gnderilip orduya katlmalar emredilir ve gerekli hazrlklar yaplrd.

Dmann yardm alabilecei yerlere aknlar dzenlenir, ehrin yakn evresiyle balantlar kesilip giri klar nlenir, civardaki halk baka yerlere nakledilirdi. slm sava usul gerei kuatmalarda nce kar tarafa mektup veya eli yollanarak kan aktlmamas iin kaleyi teslim etmeleri tavsiye edilir, kabul durumunda muhafzlara ve ahaliye eman verilirdi. Toplarn mevzilendirilmesi muhasaralarda nem verilen bir husustu. Toplarn toprak ve kumla rtlerek kefedilmesi nlenir, kayalk alanlarda toplar iin hususi mevziler dzenlenip setler yaplrd. Osmanllar kuatma alannda da toplar dkerdi. Ftih Sultan Mehmedin kodra nlerinde, deve ve katrlarla bakr ve dkm levazm getirtip dalarda frnlar kurdurmak suretiyle byk toplar dktrtt bilinmektedir. Giritte uzun sren Kandiye muhasarasnda da top dkm yaplmtr. Muhasara toplar genellikle orduyla birlikte nakledilirdi. Kuatmann baarsz olduu hallerde bazan hzla geri ekilmek gerektiinden toplarn kar tarafn eline gemesini nlemek iin paraland yahut topraa gmld de olurdu. Muhasara toplar 80, 100 ve 120 libre arlnda imal edilirdi. Kullanlan toplar ise bazaluka (bacaluka), basilik, havan, balyemez, kolonborna, h / darbzen, ayka, akaloz, arha, obs idi. Muhasaralarda kullanlan toplarn en dikkat ekici rnei, 1 kental (100 kg.) arlkta demir glle atabilen 180 kental (18 ton) arlndaki bazalukadr. Top says ihtiyaca gre dzenlenmekteydi. 1453te byk toplar gnde yedi sekiz, 1478-1479da kodrada daha kk apl olanlar gnde 131-194, 1522 Rodosta basilikler 130 defa at yapmt. Toplarn at menzili hakknda yeterli bilgi bulunmamakla birlikte XVI ve XVII. yzyllar iin 720 m. tahmin edilmektedir. Muhasaralarda kullanlan tfeklerin at mesafesi ise 500-600 kadem (187,5-225 m.) olarak belirtilir. Mermiler etkili ve isabetli at iin koyun derisine sarlrd. Osmanllarda yuvarlak diye anlan top glleleri ta, demir, kurun, granit, mermer ve bronzdan yaplrd. 1453te toplar tatan glle atyordu. h topunun att gllelerin arl 12 kantar (677 kg.), barut hakk 200 libre idi. 1474 ve 1478 kodra muhasaralarnda 13 kantar (733 kg.) arlnda, 1522 Rodosta 11-12 palme (yaklak 120 cm.) apnda, 1639da Badatta 18, 20 ve 25, Kandiyede 5, 7 ve 9 okkalk glleler kullanlmtr. Glleler kuatma sonunda yeniden kullanlmak zere toplatlrd. Muhasara silhlar olarak nceleri koba, ta veya ok atan mancnk (katapult), ahap mteharrik sava kuleleri kullanlrken ateli silhlar ve topun kullanmyla bunlar nemini kaybetmeye balamtr. Dier muhasara tehizat olarak barut, barut kesesi, kumbara (humbara), kazan, mlek, yangn ve el kumbaras, ie, tun el kumbaras (Kandiyede gnde 1000 adet kullanlmt), gnderli kumbara, demir, kurun, bakr, am sakz, gherile, zift, kkrt, bal mumu, ya, keten tohumu ya, gaz, katran, katranl paavra, yorgan paralar, neft, kirpas, yn, pamuk, fitil, yanc ve ldrc karmlar, aydnlatma mermileri, aatan ve ipten merdivenler, halatlar, kancalar, zincir, kazma, krek, manivela kolu, balta, rs, krk, kereste, ivi, kazan, uval, koyun, kei ve kz derisi, yk arabalar sralanabilir. Tarihte ilk yangn bombas 1478 kodra, infilakl tahrip bombas ise 1480 Rodos muhasarasnda kullanlmtr. Osmanllar, muhasaralarda d hendek ve surlara yaklamak amacyla saa sola eri br san yollar yaparak her hcum kolu iin 10 metrede bir mevziler kurup aralarn gizli yollarla birletirir, gerektiinde birok hcum kolunu tek kol haline getirirlerdi. Mevziler 1,5 m. uzunluunda kum torbalar vb. maddelerle takviye edilirdi. Bunun yannda ilk defa 1422de grlen tekerlekli ahap sava kuleleri etkili lde 1453te stanbul ve 1596da Eride kullanlm, Sigetvarda ayn amala kale etrafna odunlar ylp toprak ve fk uvallarndan yaplan byk bir kule zerinden hcuma

kalklmt. Hendeklere al, odun vb. kum torbalar ylarak tututurulur, bazan da kale burlar hendekle evrilip ileri su doldurulurdu. Yer altnda tneller aarak surlar ykmak amacyla kullanlan lamlardan stanbul ve kodra muhasaralarnda yararlanlmtr. Lamlar surlarn yarm mil ilerisinden kazlmakta, dman lamclarn ni basknla pskrtp tehlike annda geri ekilme taktii uygulanmakta, faaliyetler gizlilikle yrtlmekteydi. te yandan kazlan tneller kale suru altna kadar getirilir, buraya barut ylarak patlatlr ve stndeki surlar kertilirdi. Eri kuatmas bu tip bir tnel mcadelesine sahne olmu, alan karlkl tneller birbirine rastlaynca yer altnda kk apl bir sava cereyan etmiti. Muhasara hattnn kurulmasnda ve asker yerleimde ilk ilerden biri toprak srme denilen siper kazma faaliyetidir. Toplarn isabetli ekilde mevzilendirilmesi ve karargh tanzimi noktasndan muhasaralarn nemli bir unsuru olan metrisler byk ve geni olarak tertip edilmekte, ancak bu siperler yamurdan olumsuz ynde etkilenmekteydi. Muhasara hatt umumiyetle uyguland gibi merkez, sa ve sol olmak zere , 1522 Rodosta artlar gerei be, Lefkoede ise yedi kol halinde dzenlenmitir. Muhasaralarn sonunda anlama artlaryla teslim olma (vire) durumunda kaledeki mdafilerin can ve malna dokunulmaz, sivil halkn kalmas yahut gitmesi kendi tercihine braklrd. Kale muhafzlarna istendiinde hatt- emn verilmekte, kale halk bazan aileleri ve mallaryla birlikte stanbula nakledilmekteydi. Savala alnan ehirlerin stats ve onlara nasl davranlaca ise tamamen Osmanl idarecilerinin tasarrufunda olurdu. Bu durumda bazan kale kumandan ve muhafzlar idam edilebilir veya esir alnr, ierideki sivil halk da srlebilirdi. Fetih neticesinde yenieriler ocaklarnn sarl kzll sancaklarn kaleye eker, surlar stnde ezanlar okunur, top enlikleri yaplr, mehter takm zafer havas alard. slm anane gerei fetihnmeler dzenlenir, ehrin byk kilisesi camiye evrilir, mer ve askere zafer mkfat datlr, ehir ve kale hemen tamir ve tahkim edilir, gerektiinde fethedilen yer yeni bir eyalet merkezi yaplrd. Osmanllar XVI ve XVII. yzyllarda muhasara usul ve istihkmn ok gelitirmiler ve bunda byk bir tecrbe sahibi olarak kuattklar yerleri genellikle kolayca ele geirmilerdir. XVII. yzyl sonundan itibaren Avrupada gelien sava usulleri kale kuatmalar yerine ak alan muharebelerine odaklanm, Osmanllar bu yeni sisteme ayak uydurmakta zorluk ekmitir.

BBLYOGRAFYA

Kalkaend, ubul-a (emseddin), I, 488-489; II, 148-154; Ner, Cihannm (Unat), II, 691, 693, 721; bn Kemal, Tevrh-i l-i Osmn, II, tr.yer.; VII, tr.yer.; Hadd, Tevrh-i l-i Osmn (1299-1523) (nr. Necdet ztrk), stanbul 1991, s. 45, 47-48, 63, 112, 202, 240; Anonim Tevrh-i l-i Osmn (nr. F. Giese, haz. Nihat Azamat), stanbul 1992, s. 11, 15, 31; Ahmed Refik [Altnay], Devr-i Sleyman- Kanunde Birinci Viyana Muhasaras, stanbul 1288 h., s. 7-26; a.mlf., Mefhir-i Askeriyye Sahifeleri, stanbul 1325, s. 70, 72, 229, 233, 293; Uzunarl, Kapukulu Ocaklar, II,

tr.yer.; a.mlf., Osmanl Tarihi, I-III/1, tr.yer.; Mahmd t Hattb, el-Mualatl-askeriyye filurnil-Kerm, Beyrut 1386/1966, I, 185-186; Danimend, Kronoloji2, I-III, tr.yer.; Selahattin Tansel, Osmanl Kaynaklarna Gre Fatih Sultan Mehmedin Siyas ve Asker Faaliyeti, Ankara 1985, s. 34, 39, 43, 48, 50-51, 63-111; V. J. Parry, Savalk (trc. Yusuf Yazar), slm Tarihi Kltr ve Medeniyeti, stanbul 1989, IV, 399-422; a.mlf., ir, EI (ng.), III, 476-481; Feridun M. Emecen, stanbulun Fethi Olay ve Meseleleri, stanbul 2003, s. 37-38. Mehmet Canatar

MUHASEBE KALEM
(bk. BAMUHASEBE KALEM).

MUHSB
() Eb Abdillh Hris b. Esed el-Muhsib el-Anez (. 243/857) lk sflerden, hadis, kelm ve tefsir limi. Muhtemelen 165 (781) veya 170 (786) ylnda Basrada dnyaya geldi. Reba kabilesinin Aneze koluna mensuptur. Nefis muhasebesi hususundaki titizliinden dolay Muhsib diye tannmtr (Semn, IX, 76; bnl-Esr, el-Lbb, III, 171). Mutezilenin merkezi Basrada doup bym ve babasnn da bu mezhebi benimsemi olmas Muhsibnin Mutezileyi yakndan tanmasna, hatta balangta bu mezhepten etkilenmesine sebep oldu. Gen yata Badata giderek Vek b. Cerrh, Sleyman b. Dvd, reyh b. Ynus, Eb Ubeyd Ksm b. Sellm gibi limlerden din ilimleri tahsil etti. Ayn zamanda mam finin rencisi olduu nakledilmektedir. Muhsibnin bu dnemde Mutezile mezhebine mensup olan babasyla anlaamad, babasndan kalan miras bu sebeple reddettii kaydedilmektedir. Mirasn 30.000 veya 70.000 dirhem tuttuu eklindeki kaytlar onun zengin bir aileden geldiini ortaya koymaktadr. Bu srada ocuk yata olan Cneyd-i Baddnin, evlerine gelen Muhsibye yiyecek verdiini belirten rivayetler (Eb Nuaym, X, 7475) onun genlik yllarnda fakir bir hayat yaadn gstermekle birlikte Eb Hamza el-Badd ile aralarnda geen konumadan ileri yalarda mal durumunun iyi olduu anlalmaktadr (Serrc, s. 398). Genlik dneminde Badatta hadis meclislerine devam eden Muhsib, Selef akdesi ve ehl-i hads anlaynn arlkl olarak hissedildii en-Neiud-dniyyeyi bu sralarda yazm olmaldr. Onun bu devrede bir zhid grubuyla karlamas hayatnn dnm noktasn oluturmu, bu tarihten sonra tasavvuf kimlii n plana kmaya balamtr. Ancak eserlerinde bu toplulua mensup olanlardan herhangi birinin ismini zikretmez. Muhsibnin halkul-Kurn konusunda Mutezile gibi dnmeyen, liderliini Ahmed b. Hanbelin yapt ehl-i hads zmresine kar Halife Memnun emriyle uygulanan bask dnemindeki (bk. MHNE) durumu hakknda yeterli bilgi bulunmamaktadr. nzivya ekildii iin bu devirde sknt grmedii yolundaki aklamalar gerei tam olarak yanstmamaktadr. te yandan onun bu dnemde bir ara Mutezileye yaknlatn, fakat Hanbellerin basks sonucunda bu tutumundan vazgetii ileri srlmektedir (EI [ng.], III, 699). Fakat bn Askirin, Muhsib ve arkada bn Kllbn Memnun fsk olduunu ileri srerek meclisinde bulunmay ciz grmediklerini ve Kuran zerinde tartmay kabul etmediklerini kaydetmesi bu grn doru olmadn gstermektedir. Bu skntl devrede Mutezileye cevap vermeye alan Muhsibnin bu akma sert eletirileri, Horasan Valisi Abdullah b. Thire yapt gnderme sebebiyle 218-230 (833-845) yllar arasnda yazlm olmas gereken Fehml-urn adl eserinde yer almaktadr. Bask dneminin nihayete erdii 234ten (849) sonra yazlan er-Riyede de Mutezileyi tenkit etmektedir. Ancak bu eserlerde Mutezileyi kendi usulleriyle eletirmesi Selef limleri tarafndan sulanmasna sebep oldu. zellikle Fehml-urnda yer alan grlerinin Ahmed b. Hanbel taraftarlarnn tepkisini

ektii anlalmaktadr. Mutezileye reddiye yazarken onlarn grlerini uzun uzadya anlatarak yaylmalarna yol at, bu sebeple bn Hanbelin onu desteklemedii (Zeheb, Almn-nbel, XII, 111-112) ve gnahn itiraf etmedike tvbesinin kabul edilmeyeceini syledii belirtilmektedir (bn Eb Yal, I, 68). Ayrca dnemin nl sfsi Ser es-Sakatnin, Cneyd-i Baddye Muhsibnin ilmini ve edebini alp kelm grlerini ve reddiyelerini brakmasn sylemesi, onun kelma ynelmesinden dolay baz sfler arasnda da ho karlanmadn gstermektedir (Eb Tlib el-Mekk, II, 95-96). te yandan bn Hanbelin bir gn gizlice Muhsibnin sohbetine katld, sohbet sonunda alayarak onu takdir ettii, fakat bu tr sohbetleri kendi taraftar iin uygun grmedii rivayet edilmektedir (Ebl-Fid bn Kesr, el-Bidye, X, 344); ancak Zeheb bu rivayeti gvenilir bulmaz (Trul-slm, s. 208; Mznl-itidl, II, 165). Mutezile konusundaki tavr sebebiyle Hanbellerin basklarna dayanamayarak evinde inzivaya ekilen Muhsib, bir sre sonra Badattan ayrlmak zorunda kald. ehre ancak bn Hanbelin vefatndan sonra dnebildi. Vefat ettiinde cenazesinde sadece drt kiinin bulunmas, Ahmed b. Hanbel nderliindeki hadisilerin onun hakkndaki olumsuz tavryla ilgili grlmektedir (Slem, s. 56; Semn, V, 208; Zeheb, Mznl-itidl, II, 165). Muhasibnin Mstansriyye Klliyesine defnedildii kaydedilirse de buradaki mezarn ona ait olmad tesbit edilmitir (Nc Marf, I, 217218). Muhsibyi bir hadis rvisi olarak ele alan Zeheb onu, hocalar arasnda hadis rivayetiyle tannmayan kiiler bulunduunu ifade eden sadk f nefsih tabiriyle nitelendirmi (Mznlitidl, II, 165), bn Hacer el-Askaln ise makbul terimini kullanmtr (Tarbt-tehb, s. 145). Muhsibnin genliinde hadis evrelerinde bulunduu, bu evreden uzaklap tasavvufa yaklanca kulland hadislerin deerinin dt tarzndaki grler gerei yanstmamaktadr. Fehmlurn, er-Riye gibi eserleri ve bn Mesrktan rivayet edilen Kitbl-ybesi senedli hadis rivayetleriyle doludur. Bu sebeple Muhsibnin tasavvufa ynelmesinden sonra da hadis konusundaki hassasiyetinin devam ettiini kabul etmek daha doru olur. Tefsirle de uraan Muhsib eserlerinde bn Abbas, bn Mesd, Mchid b. Cebr, At b. Eb Rebh gibi mfessirlerden nakiller yapm ve yer yer baz yetleri tefsir etmitir. Onun erRiyeden sonra en hacimli eseri olan Fehml-urn tefsir usulne dairdir. Gnmze ulamayan Fehms-snenin de Kuran tarihiyle ilgili bilgiler ihtiva ettii belirtilmektedir. Muhsibnin Muhammed b. Nasr gibi baz kiilere fkh dersi verdii kaydedilmektedir (bnl-Esr, el-Kmil, VII, 282). zellikle er-Riyesinde fkhla ilgili konularda zaman zaman Hanef ve filerce doru saylan grleri zikrettii ve rey, hccet, kyas, istinbat, hkm gibi fkh usul terimlerini kulland grlmektedir. Meksib adl eseri kitbl-harc ve kitbl-emvl tr eserlerin kk bir rnei grnmndedir. bn Kllb ve Ebl-Abbas el-Kalnis ile birlikte Ehl-i snnet kelmnn kurucularndan saylan Muhsib (Abdlkhir el-Badd, Uld-dn, s. 308; ehristn, I, 80-81), almalarnda Ehl-i snnet akdesine kar zararl kabul ettii btn akmlarn bidat olduunu ortaya koymu, eitli vesilelerle Mutezil, Rfiz, Mrci ve Hricleri eletirmi, zellikle Mutezile ile olan tartmalarnda onlarn aklc metodunu kullanmtr. Ahmed b. Hanbel, Kuran lafzlarnn mahlk,

fakat bunlarn Allah katnda tad mnalarn (muhteva) kadm olduunu syleyen Muhsibnin bu fikrine kar karak halk uyaracan sylemitir (bn Eb Yal, I, 62-63; Zeheb, Trul-slm, s. 209-210). Muhsibnin kelma dair grleri ve bidat mezheplerine ynelttii eletirilerin bir ksm ehristnnin el-Milel ven-nialinde yer almaktadr. Baz ada mellifler Ebl-Hasan Earnin Muhsibden etkilendiini ileri srmlerdir (DA, XI, 446). Muhsibnin asl nemli yan sfliidir. Ahmed Emn onun tasavvufu felsefeye yaklatran ilk sf olduunu syler (uhrl-slm, I, 227). Gen yata zhidler topluluuna katlan Muhsibnin, itikad ve tasavvuf dncesi ynyle Hasan- Basr geleneine bal olduu hem kaynaklardan hem eserlerinden anlalmaktadr. Ferdddin Attrn kendisine nisbet ettii bir szden hareketle (Tezkiretl-evliya, s. 298) tasavvuf hayata otuz yalarnda girdii sylenmekle beraber bu tarihten daha nce tasavvufa ynelmi olmaldr. Eb Sleyman ed-Drn, Znnn el-Msr ve Bir el-Hf gibi sflerin etkilerini tayan Muhsibnin Ahmed b. sm el-Antk ile mnasebetleri hakknda farkl grler mevcuttur. lk kaynaklar Antkyi Muhsibnin yat, sonraki kaynaklar mridi olarak gsterirken ada aratrmaclar Antkyi Muhsibnin eyhi diye kabul eder (EI [ng.], III, 699). Muhsib sflerin athiye trndeki ifadelerinden uzak durmay tercih etmi ve Eb Hamza elBadd gibi athiyyta meyilli talebelerine sert uyarlarda bulunmutur (Serrc, s. 398; Hcvr, s. 291). bn Haff eriatla tasavvufu birletiren be eyh arasnda Muhsibnin adn da sayar (Kueyr, s. 122). Muhsibnin tasavvuf dncesinin temel kavramlar zhd, nefis muhasebesi ve havf ile rec eklinde zetlenebilir. Nefsin srekli muhasebe altnda tutulmas gerektiini syleyen Muhsib nefsin kendisinden ok nitelikleri zerinde durmay tercih etmitir. O nefsi insann hata yapan, gaflete den olumsuz melekesi olarak grr. Ona gre nefsin bu yanllklar bilinli bir tercihe dayanmaz; nefis kendisi iin iyi olann nerede bulunduunu bilmediinden hataya der. Nefsin tabiatn deitirmek mmkn olmad gibi onu ldrmek de mmkn deildir. nsann yaps ve temel zellikleri kiiye gre deiiklik arzetmez. Nefis, akla kar bir g eklinde insann i dnyasnda srekli bir mcadele ortamnn teekklne sebep olur. Akl insann karar mekanizmasn, kalp bu kararlar uygulama gayretini temsil eder. Kalpteki belli bir niyete dnmemi arlar kulu iyiye veya ktye ynelten hiss yahut fikr bir nitelik tar. Daha nce Mutezile tarafndan kullanlan ve havtr denen bu n dncelerin kayna Muhsibye gre Allah, eytan ya da nefistir. Onun bu konuyla ilgili Mutezile kaynakl kavramlar kullanmas, bn Hanbelin talebelerinden Eb Zra erRz gibi Selef ulems tarafndan bidat olarak deerlendirilmitir (Hatb, VIII, 213). Nefis muhasebesinin temelini mrifet, havf ve recya dayandran ve Allah, eytan, nefs-i emmreyi, Allah iin yaplan ameli bilmek eklinde drt tr mrifetten bahseden Muhsibnin kavrama ahlk bir anlam ykledii ve daha ok taklide dayal bilinsiz sf hayatna kar ihls hedef alan bir yaanty ve bilinci mrifet olarak kabul ettii grlmektedir. Muhsib, nefis muhasebesinde baar salayabilmek iin bu tr bir mrifetin elik etmesi artyla niyet, irade, ehvetleri terk, tvbe, halvet, riyzet, zikir, tefekkr, takv, murakabe ve vera gibi unsurlar gerekli grr. Onun mrifete dair drtl tasnifi ve muhasebe ehlinin sahip olduu on zellikle ilgili tesbitleri Abdlkdir-i Geyln tarafndan tekrar edilmitir (el-unye, II, 184-187). Riy konusunda ilk sfler zerinde derin etkiler brakan yaklamlar Muhsibde melmet damarn varlna iaret

etmektedir. Onun genlik alarnda olduka kat bir zhd anlayna sahip bulunduu belirtilmektedir. Bu dnemde yazd en-Neiud-dniyyede mal edinmeyi byk bir fitne olarak grerek mala kar ak tavr alm, daha sonra yazd Kitbl-Mesil fiz-zhd ve KitblMeksibde ise maln kendisinin deil kalpteki mal sevgisinin insan iin tehlikeli saylacan sylemi, bu hataya dlmemesi artyla mal sahibi olmakta bir saknca grmemitir. Tasavvufta hal kavram zerinde duran, kanaat, zhd, ns, yakn, havf, muhabbet, hay, sdk ve ihls gibi kavramlar hal diye ortaya koyan, hallerin kontrol altnda tutulmas ve Kitap ve Snnete dayandrlmas gerektiini syleyen ilk sflerden biri de Muhsibdir. Eb Sad el-Harrzn Kitb-d adl eserinde onun nsle ilgili grlerinin etkisi hissedilir. Kendisine Muhsibiyye adl bir tarikat nisbet eden Hcvr, Muhsibnin rzay makam deil hal saydn ve rza mezhebinin kurucusu olduunu syler ve rza ile ilgili grlerini ayrntl biimde anlatr (Keflmacb, s. 283-287). Onun tasavvuftaki makam kavramnn terimlemesinde de etkisinin bulunduu sylenebilir. adalarndan Cneyd-i Badd, Ebl-Hseyin en-Nr, bn At, bn Mesrk, bn Haff, Eb Hamza el-Badd, sonraki dnemden Sehl et-Tster, Hakm et-Tirmiz, Eb Tlib el-Mekk, Eb Nasr es-Serrc, Muhammed b. Hseyin es-Slem, Abdlkerm el-Kueyr ve Gazzl, Muhsibnin etkisinde kalan sfler arasnda saylabilir. Kzerniyye tarikatnn pri Eb shak Kzernnin (. 426/1035) bir ara bn Haff, Eb Amr ed-Dmak ve Muhsibnin tasavvuf yollar arasnda kararsz kalmas, Muhsibiyye yolunun V. (XI.) yzylda varln srdrdn gstermektedir. zeliyye tarikatnda er-Riye okuma geleneinin Muhsibnin bu tarikat zerindeki uzak etkilerine rnek tekil ettii belirtilmektedir (Smith, s. 266-267; EI [ng.], III, 699). Eserleri. ok sayda almas bulunduu belirtilen Muhsibnin tesbit edilebilen yirmi alt eserinden yirmi ikisi gnmze ulamtr. 1. er-Riye li-uillh vel-ym bih. Riy, nefsin tannmas, kibir, aldanma ve haset gibi konulardan ayrntl biimde sz eden eser Muhsibnin en tannm almasdr. Tasavvuf ahlkna dair kitaplara kaynaklk etmi olan er-Riyenin son blm sonraki dnemlerde tasavvuf evrelerinde dbl-mrd diye tannan eserlerin ilk rneklerindendir (nr. Margaret Smith, London 1935; nr. Abdlhalm Mahmd - Abdlbk Srr, Kahire 1958; nr. Abdlkdir Ahmed At, Kahire 1970). Kitabn Trke iki tercmesi vardr (trc. Abdlhakim Yce, Kalb Hayat, zmir 1997; trc. ahin Filiz - Hlya Kk, er-Riye: Nefis Muhasebesinin Temelleri, stanbul 1998). er-Riye, zzeddin bn Abdsselm tarafndan Madr-Riye adyla ihtisar edilmitir (Beyrut 1995). 2. dbn-nfs (Risle fil-al) (nr. Abdlkdir Ahmed At, Beyrut 1988; nr. Muhammed Abdlazz Ahmed, Kahire 1992; nr. Mecd Feth es-Seyyid, Bed men enbe ilallh ile birlikte, Kahire 1992). 3. Kitbt-Tevehhm bikefil-avl ve eril-al. lm sekert, kabir azab ve hiret halleri gibi hususlarn gz nne getirilerek hayata yn verilmesi gerektiine dair olan eser (nr. Arberry, Kahire 1937; nr. Muhammed Osman el-Hut, Kahire 1984; nr. Abdlkdir Ahmed At, Beyrut 1986) Franszcaya (trc. Andr Roman, Etude stylistique du Kitab at-Tawahhum le livre de la vision des fins dernires dal-Muhasibi, Bulletin dtudes orientales, XXXI [Damas 1980], s. 167-266) ve Trkeye (trc. Abdlaziz Hatip, stanbul 1995) evrilmitir. 4. en-Neiud-dniyye ven-nefetl-udsiyye linefi cemil-beriyye. mmetin ihtilflar, zhidler topluluunun stnlkleri, maln en byk fesat sebebi olmas, kanaat, tevazu, akln erefi gibi konularn ele alnd eserin mukaddimesi ksmen de olsa tasavvuf evrelerinde yazlan ilk otobiyografi saylr. Gazzlnin el-Mnna rnek oluturan

eserin zenginliin kalp zerindeki olumsuz etkileriyle ilgili blm Gazzl tarafndan aynen iktibas edilmitir (nr. Abdlkdir Ahmed At, Kahire 1965; nr. Muhammed Abdlazz Ahmed, Kahire 1992). 5. el-ad ver-rc ilallh. Allaha yneli, tvbe, nefis muhasebesi, vera, zhd, takv, hikmet, muhabbet, hay gibi konular ihtiva eder (nr. Hseyin Kuvvetl, et-Taavvufl-al filslm adyla, Beyrut 1978; nr. Abdlkdir Ahmed At, Vey iinde, Beyrut 1986). Eser son tarafnda eksiklik bulunan At neri esas alnarak Trkeye evrilmitir (trc. Osman Arpaukuru, Allah Aray. Manev Gelimenin Aamalar, stanbul 2001). 6. Bed men enbe ilallh. Nefis terbiyesi ve tvbe edenlerin makamlar gibi konularla ilgilidir (nr. Hellmut Ritter, Glckstadt 1935; nr. Abdlkdir Ahmed At, Vey iinde, Beyrut 1986; nr. Mecd Feth es-Seyyid, dbn-nfs ile birlikte, Kahire 1992). 7. Mutaar min kitbi fehmi-al. Eserde namaza dair konular ele alnmtr (nr. Muhammed Osman el-Hut, Riyad 1984; nr. Abdlkdir Ahmed At, Vey iinde, Beyrut 1986). 8. Fehml-urn ve manh. Muhsibnin er-Riyeden sonraki en hacimli eseridir. Kitapta Kurann anlalmas, stnlkleri, Allahn sfatlar, isimleri, ilh irade, nesih, Kurann mahlk olup olmad, deiik frkalarn grleri ve bunlarn yanllklar gibi konular zerinde durulmutur (nr. Hseyin Kuvvetl, Beyrut 1971). 9. Mhiyyetl-al ve manh ve itilfn-ns fh (nr. Abdlkdir Ahmed At, Kitbl-Meksib, Kitbl-Mesil fiz-zhd ve Kitbl-Mesil f amlil-ulb ile birlikte, Kahire 1969; nr. Hseyin Kuvvetl, Fehmlurn ile birlikte, Beyrut 1971; nr. Mustafa Abdlkdir At, Beyrut 1986). 10. Kitbl-Meksib vel-vera ve-bht. Eserde rzk, tevekkl, alma, vera ve Selefin yeme ime konusundaki tavryla ilgili limlerin grleri nakledilip yorumlanmtr (nr. Abdlkdir Ahmed At, Mhiyyetl-al, Kitbl-Mesil fiz-zhd ve Kitbl-Mesil f amlil-ulb ile birlikte, Kahire 1969; nr. Muhammed Osman el-Hut, Kahire 1984). 11. Kitbl-Mesil f amlil-ulb vel-cevrih. Eserde nfile ibadetler, evrd, kalbin amelleri gibi konular ele alnmtr (nr. Abdlkdir Ahmed At, Kitbl-Meksib, Mhiyyetl-al ve Kitbl-Mesil fiz-zhd ile birlikte, Kahire 1969; nr. Mustafa Abdlkdir At, Kitbl-Mesil fiz-zhd ile birlikte, Kahire 1986). 12. Kitbl-Mesil fiz-zhd ve ayrih (nr. Abdlkdir Ahmed At, Kitbl-Meksib, Mhiyyetl-al ve Kitbl-Mesil f amlil-ulb ile birlikte, Kahire 1969; nr. Mustafa Abdlkdir At, Kitbl-Mesil f amlil-ulb ile birlikte, Kahire 1986). 13. erul-marife ve beln-naa (Kahire 1969; Beyrut 1987, nr. Slih Ahmed e-m, Dmak 1993; nr. Mehd Feth es-Seyyid, Tanta 1993). 14. Risletl-Msteridn. Snnete uymann gereklilii, niyet, takv, nefis muhasebesi, kalbi bozan eyler, sdk, sabr, kanaat, zhd, ns, rza gibi konularn akland eser birok defa baslm, Trkeye de evrilmitir (trc. Ali Arslan, Hak Rehberi RisletlMsteridn Tercmesi, stanbul 1968; trc. Faruk Beer, Selef Tasavvuf, stanbul 1990). 15. Kitbl-alve vet-tenaul fil- ibdt ve deractil-bidn. Zhd, halvet, riyzet, nefis muhasebesi, mcahede yollar gibi konular ihtiva eder (nr. Abduh Halfe el-Yes, Meri, sy. 48 [Beyrut 1954], s. 182-191; sy. 49/1 [Beyrut 1955], s. 43-54; sy. 49/4-5, s. 451-490). 16. Fal min kitbil-aame. Yerin, gn ve iindekilerin yaratl, Allahn varl ve birliinin delilleri, Allahn sfatlar ve gnderdii kitaplar gibi konulara dairdir (nr. Abdlkdir Ahmed At, el resil f adetil-mslim liri el-Musib vel-azzl adl eser iinde Vadetn-nim ve vadniyyetullh adyla, Kahire 1977). 17. Kitb-abr ver-r (nr. Otto Spies, Islamica, VI [Leipzig 1934], s. 283-289). 18. Akmt-tevbe ve reddi melimil-ibd vel-al minh ablel-med (nr. Abdlkdir Ahmed At, Kahire 1977). 19. Vey (nr. Abdlkdir Ahmed At, Kahire 1986). 20. Kitbn-Naa lilibn vel-far beyne ehlit-ta vel-mdden. Tek nshas bilinmektedir (TDCF Ktp., smail

Saib, nr. 1/3319). 21. Kitbl-ybe. Tek yazma nshas Princeton niversitesi Ktphanesinde olup (nr. 2053/3) Sleymaniye Ktphanesinde mikrofilmi bulunmaktadr (Mikrofilm Arivi, nr. 2525). 22. el-Murabe vel-musebe (Chester Beatty Library, nr. 4893; Berlin Staatsbibliothek, Oct. nr. 1435; Shc Ktp., Tasavvuf, nr. 136). Muhsibnin Fehms-snen, Kitbd-Dim ve Alul-akm adl eserleri gnmze ulamamtr. almalar arasnda saylan Kitbt-Tenbh al amlil-ulb, Fal min Kitbilaame adl eserinin sonunda yer alan yarm sayfalk bir metinden ibarettir. Ayrca eserlerinde yer alan tarifler Mutaarl-men adyla bir araya toplanmtr (Bengal Ktp., nr. 1167/6; Princeton niversitesi Ktp., nr. 2053/4, Princeton nshasnn mikrofilmi Sleymaniye Ktphanesindedir, Mikrofilm Arivi, nr. 2525). Muhsibye nisbet edilen et-Tefekkr vel-itibr (bnn-Nedm, s. 230) Chize, Dev dil-ulb (Massignon, Essai, s. 226-227) Ahmed b. sm el-Antkye aittir. el-Ba ven-nr adl eser de (Mutebetn-nefs ile birlikte, Kahire 1969) ona ait deildir.

BBLYOGRAFYA

Ear, Malt (Ritter), s. 627; Serrc, el-Lma: slm Tasavvufu (trc. H. Kmil Ylmaz), stanbul 1996, s. 44, 398; Kelbz, Taarruf (Uluda), s. 147, 155, 273; bnn-Nedm, el-Fihrist (nr. brhim Ramazan), Beyrut 1993, s. 230; Eb Tlib el-Mekk, Ktl-kulb (trc. Muharrem Tan), stanbul 1999, II, 95-96, 127; Slem, abat, s. 56-60; Abdlkhir el-Badd, Uld-dn, Beyrut 1401/1981, s. 308, 341; a.mlf., Mezhepler Arasndaki Farklar (trc. Ethem Ruhi Flal), Ankara 1991, s. 283; Eb Nuaym, ilye, X, 73-110; Hatb, Tru Badd, VIII, 211-216; Kueyr, Risle (Uluda), s. 120, 122, 137, 249, 255-257; Hcvr, Kefl-mahcb (Uluda), s. 228, 283-287, 291; Gazzl, y, stanbul 1968, III, 245-251; bn Eb Yal, abatl-anbile, I, 62-63, 68, 233235; ehristn, el-Milel ven-nial (nr. Ahmed Fehm Muhammed), Beyrut 1990, I, 80-81; Seman, el-Ensb (Brd), V, 208; IX, 76-78; Abdlkdir-i Geyln, el-unye li-libi aril-a, Kahire 1375/1956, II, 184-187; bn Askir, Tebyn keibil-mfter, s. 119-120; bnl-Cevz, fatafve (nr. Abdsselm Muhammed Hrn), Beyrut 1992, II, 207; a.mlf., Telbs bls (nr. sm Fris el-Hristn), Beyrut 1994, s. 180, 198-199; Ferdddin Attr, Tezkiretl-evliya (trc. Sleyman Uluda), stanbul 1982, s. 297-302; bnl-Esr, el-Kmil, VII, 84, 282; a.mlf., el-Lbb, III, 171; bnl-Arab, el-Fttl-Mekkiyye (nr. Osman Yahy - Th Abdlbk Srr), Kahire 1992, IV, 260; VIII, 482; bns-Salh, abatl-fuahi-fiiyye (nr. Muhyiddin Ali Necb), Beyrut 1413/1992, I, 438-441; Nevev, Mutaaru abatil-fuah (nr. dil Abdlmevcd - Ali Muavvaz), Beyrut 1416/1995, s. 390-392; bn Hallikn, Vefeyt, I, 157-158; Mizz, TehblKeml, V, 208-212; Zeheb, Almn-nbel, V, 208; XII, 111-112; a.mlf., Trul-slm: sene 241-250, s. 205-210; a.mlf., el-ber, I, 346; a.mlf., Mznl-itidl (nr. Ali M. Muavvaz v.dr.), Beyrut 1416/1995, II, 164-166; bnl-Verd, Tru bnil-Verd, Beyrut 1417/1996, I, 219; Safed, el-Vf, XI, 257-258; Ebl-Fid bn Kesr, el-Bidye ven-nihye (nr. Ali Muhammed Muavvaz v.dr.), Beyrut, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye), X, 297, 331, 344; a.mlf., abatl-fuahifiiyyn (nr. Ahmed mer Him - M. Zeynhm M. Azeb), Kahire 1413/1993, I, 126; Yfi, Mirtl-cinn, Kahire 1413/1993, II, 142-143; Sbk, abat (Tanh), II, 275-284; Zerke, elBurhn f ulmil-urn (nr. Ysuf Abdurrahman el-Maral), Beyrut 1994, I, 332; bn Haldn,

ifs-sil: Tasavvufun Mahiyeti (trc. Sleyman Uluda), stanbul 1984, s. 151-153, 245-251, 276277; a.mlf., Mukaddime (trc. Sleyman Uluda), stanbul 1988, II, 1115-1118; bn Hacer el-Askaln, Tarbt-Tehb (nr. Muhammed Avvme), Halep 1992, s. 145; a.mlf., Tehbt-Tehb (nr. Mustafa Abdlkdir At), Beyrut 1994, II, 123-125; Makkr, Nefu-b, V, 288, 302; bnl-md, eert (Arnat), III, 197-198; L. Massignon, Recueil de textes indits, Paris 1929, s. 17; a.mlf., Essai sur les origines du lexique technique de la mystique musulmane, Paris 1954, s. 226-227; a.mlf., Musib, EI (ng.), III, 699-700; M. Smith, An Early Mystic of Baghdad: A Study of the Life and Teaching of rith b. Asad al-Musib, London 1935; Ahmed Emn, uhrl-slm, Kahire 1945, I, 227-228; J. van Ess, Die Gedankenwelt des rith al-Musib, Bonn 1961; a.mlf., Muhsib, A, VIII, 507-510; Abdlhalm Mahmd, sts-sirn el-ri b. Esed el-Musib, Kahire 1973; Hseyin Aydn, Muhsibnin Tasavvuf Felsefesi, Ankara 1976; Nc Marf, Tru ulemilMstanriyye, Kahire 1396/1976, I, 217-218; W. Montgomery Watt, slm Dncesinin Teekkl Devri (trc. Ethem Ruhi Flal), Ankara 1981, s. 350-351; Abdullah Aydnl, Dou Devrinde Tasavvuf ve Hadis, stanbul 1986, s. 201-224; Emrullah ler, Muhsib ve Fehml-Kurn (yksek lisans tezi, 1989), A Sosyal Bilimler Enstits; Berekt M. Murd, aiz-zhd vettaavvuf indel-ri b. Esed el-Musib, Cezayir 1992; Aidit Ghazali, Economic Thought of Abd Allah Harith al-Muhasibi, Readings in Islamic Economic Thought (ed. Abul-Hasan M. Sadeq - Aidit Ghazali), Kuala Lumpur 1992, s. 59-65; E. Griffini, Lista dei Manoscritti Arabi Nuovo Fondo della Biblioteca Ambrosiana di Milano, RSO, VIII (1919-20), s. 241-367; A. J. Arberry, Notes on Islamic Manuscripts Recently Acquired by the India Office Library, IC, VIII/1 (1939), s. 440-458; K. Schoonover, al-Muhasib and His Book Riya, MW, XXXIX/1 (1949), s. 26-35 (ayn makalenin tercmesi iin bk. Muhsib ve er-Riye Adl Eseri [trc. Ali Bolat], Tasavvuf, XII, Ankara 2003, s. 293-301); evkiye nalck, al-Hris b. Asad al-Muhsib ve Kitb al-Kasd, DDl., II/1 (1971), s. 49-76; M. Allard, Comment comprendre le Coran selon Muhsib, BEO, XXIX (1977), s. 5-16; A. Roman, Etude stylistique du Kitb at-Tawahhum le livre de la vision des fins dernires dal-Muhsib, a.e., XXXI (1980), s. 167-266; Hseyin el-Kuvvetl, el-Mualau-f ledel-Musib, avliyyt feril-dbil-Arabiyye, I, Beyrut 1981, s. 197-202; a.mlf., elMualaul-Musib f siy arih, a.e., s. 279-287; R. Arnaldez, al-Musib, EI (ng.), VII, 466-467; R. L. Nettler, al-Musib, Encyclopedia of Arabic Literature (ed. J. S. Meisami - P. Starkey), London 1998, II, 545; rfan Abdlhamid, Ear, Ebl-Hasan, DA, XI, 446. Zafer Erginli

MUHSBYYE
() Hris el-Muhsibye (. 243/857) nisbet edilen bir tarikat (bk. MUHSB).

MUHASSAB
(bk. EBTAH).

el-MUHASSAL
) ( Fahreddin er-Rznin (. 606/1210) kelma dair eseri. Mellif kitabnn mukaddimesinde, lim ve hakmlerden oluan bir grubun kendisinden kelm ilminin temel ilkelerini ieren muhtasar bir eser yazmasn talep ettiklerini belirtmektedir. Baz yazma nshalarnda (mesel bk. Kprl Ktp., nr. 851; Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 2152; Konya Ysuf Aa Ktp., nr. 5082/1) kitabna el-Muaal adn verdii kaydedilmektedir. Eser zerine erh yazanlardan Nasrddn-i Ts de Rznin almasn el-Muaal olarak zikretmektedir (Tell-Muaal, s. 15-16). Bir ksm nshalarn mukaddimesinde ise kitabn ad el-Envrl-vmiyye f esrril-kelmiyye eklinde yazlmtr. Bu nshalarda eserin Kvmddin zzlmelik diye nitelendirilen bir kiiye ithaf edildiinin belirtilmesinden hareketle ikinci ismin daha doru olduunu sylemek mmkndr (sz edilen nshalar hakknda bk. Atay, XXVI [1983], s. 11). Kitabn ad Ktib elebi tarafndan Muaal efkril-mteaddimn vel-mteairn minelkemi vel-mtekellimn eklinde kaydedilmi (Kef-unn, II, 1614), matbu nshalarda ise bataki drt kelimeden sonra minel-ulem vel-kem vel-mtekellimn biiminde yazlmtr. Eser drt blmden (rkn) olumaktadr. Kelm ilminin rknleri baln tayan ve epistemolojiye ayrlan birinci blm mukaddimeden meydana gelmektedir. Birinci mukaddimede tasavvur ve tasdik kategorisindeki idrak ele alnm, duyu yoluyla edinilen bilgilerle apak bilgilere (hissiyyt, bedhiyyt) ynelik kabul, red ve eletiri konumundaki grlere yer verilmitir. kinci mukaddime istidll, nc mukaddime delil bahsini iermektedir. Varlk konusuna tahsis edilen ikinci blmde bilinenler mevcd ve madm gruplarna ayrldktan sonra madm hakknda Snn kelmclarla felsife ve Mutezilenin grleri ilenmi, ardndan mevcd vcip ve mmkin ksmlarna blnerek her birinin zelliklerine temas edilmitir. Daha sonra filozoflarn mmkin anlay belirtilmi, kelmclarn yaratlm telakkisi ele alnarak cevher, araz ve cisim zerinde durulmu, bu arada ilim, akl, kudret, irade gibi zellii bulunan arazlara deinilmi, ardndan cisimlerin, dolaysyla lemin hudsuna geilmi, bu konuda felsife ve Mutezile gibi farkl gr sahipleriyle olan tartmalara yer verilmitir. Eserin nc blm ilhiyyta tahsis edilmi olup zt, Allahn sfatlar, fiilleri ve isimleri olmak zere drt ksma ayrlmtr. Birinci ksmda Allahn varl huds ve imkn delilleriyle ispat edilmeye allm, ikincisinde ilh sfatlar selb ve sbt gruplar halinde zikredilmi, nc ksmda fiil sfatlar anlatlm, hsn ve kubuh ile vcb alellah meseleleri ilenmitir. Drdnc ksm birka satrdan ibaret olup burada bir eyin ismiyle mahiyeti arasndaki mnasebete deinilerek zt- ilhiyyeye teorik olarak nihayetsiz isimlerin nisbet edilebilecei belirtilmitir. Semiyyt konularna ayrlan drdnc blm drt ksm halinde dzenlenmitir. Birinci ksmda nbvvet bahsi mcize ve ismet sfat erevesinde ele alnm, ikincisinde har-i cismn ve ayrca byk gnah ileyenlerin uhrev sorumluluu tartlm, nc ksmda esm ve ahkm bal altnda imann tarifi ve unsurlar gibi baz meselelere deinilmitir. Drdnc ksmda daha ok a gruplarnn telakkilerine yer verilerek immet meselesine bak yaplmtr. Kitap, Keysniyye ile Zeydiyyenin tli frkalar ve mmiyyenin immetle ilgili baz grlerinin deerlendirilmesiyle sona ermektedir.

el-Muaal mellifin el-Melibl-liye adl eserinin muhtasar ekli kabul etmek mmkndr. Rz bu almasnda daha ok filozoflarla, ayrca Mutezile ve Kerrmiyye gibi mezheplerle olan ihtilfl konulara yer vermitir. Dier teliflerinde olduu gibi bu kitabnda da ayrntl bir i sistem kullanm, meselelerin genel konumunu zihinde zaptedip ileniin seyrini takip etmeyi gletirmitir. Eb Mansr el-Mtrdyi ve mensuplarn bildii, tefsirinde onun Tevltl-urnna atflar yapt halde muhaliflere kar Snn kelmn mterek anlaynn zikredilmesi srasnda sadece Earleri kastederek bizim ashabmz, bizden baka btn frkalar ifadelerine yer vermi (s. 178, 189), bu davran yznden Nasrddn-i Tsnin eletirilerine mruz kalmtr (TellMuaal, s. 178). el-Muaal felsef konular kelma dercetme ve i plan asndan Seyfeddin elmid, Beyzv, Adudddin el-c ve Teftzn gibi limleri etkilemitir. Eserin eitli ktphanelerde birok nshas bulunmaktadr. Bunlar arasnda Sleymaniye (Ayasofya, nr. 2351; Crullah Efendi, nr. 1261; Ftih, nr. 2901), Topkap Saray Mzesi (III. Ahmed, nr. 3199), Konya Ysuf Aa (nr. 5082/1) ktphaneleriyle Drl-ktbil-Msriyyedeki (Teymur, nr. 268) nshalarn zikretmek mmkndr. Eser tesbit edilebildii kadaryla iki defa Nasrddn-i Tsnin erhiyle birlikte baslmtr (Kahire 1323; Th Abdrraf Sadn tashihiyle [bk. bibl.]). Arthur Stanley Tritton, ilk bask ile British Museumda bulunan (MS, Or., nr. 3753) nsha arasndaki farklar ieren bir liste yaymlamtr (bk. bibl.). Kitabn her iki basks da baarl deildir. Hseyin Atay eseri nce Kelma Giri [el-Muhassal] adyla Trkeye evirmi (Ankara 1978, s. 202), daha sonra nerini gerekletirmitir (Kahire 1991). Mellifinin mehur olmas yannda felsef konularn kelma dercedilmesi, ayrca erh ve hiye tr eserlere ilgi gsterilmesinin balang dnemine rastlamas gibi sebeplerle el-Muaal limlerin ilgisini ekmi ve zerinde almalar yaplmtr. Kitabn ilk rihi Rznin talebelerinden brhim b. Ali es-Slem olup erhi el-Muaaln nc blmnn balarna kadar olan ksmn iermektedir (Rgb Paa Ktp., nr. 792). bn Ebl-Haddin talikat sondan biraz eksiktir ( Ktp., AY, nr. 3297). smddin el-sferyn eser iin bir erh, Tceddin bnt-Trkmn bir talik kaleme almtr. Nasrddn-i Tsnin Tell-Muaal Nadl-Muaal diye de anlmaktadr. Bu adlandrmadan da anlalaca zere eser (Kef-unn, II, 1974) daha ok eletiri niteliinde bir almadr (TSMK, III. Ahmed, nr. 669; Kahire 1323, el-Muaal ile birlikte; Kahire, ts. TellMuhaal zerine bn Kemmne ve daha bakalar tarafndan almalar yaplmtr (a.g.e., II, 1614). Ali b. mer el-Ktibnin de el-Mufaal f eril-Muaal adl bir eseri mevcuttur (Rgb Paa Ktp., nr. 791; Hac Selim Aa Ktp., nr. 659). bn Haldnun Lbbl-Muaal f ulid-dni, adndan da anlalaca zere, el-Muaaln zeti niteliindedir (bk. DA, XIX, 541).

BBLYOGRAFYA

Fahreddin er-Rz, el-Muaal (nr. Th Abdrraf Sad), Kahire, ts. (Mektebetl-klliyytilEzheriyye); a.mlf., Kelma Giri [el-Muhassal] (trc. Hseyin Atay), Ankara 1978, s. 5-12;

Nasrddn-i Ts, Tell-Muaal (Fahreddin er-Rz, el-Muaal iinde, nr. Th Abdrraf Sad), s. 15-16, 178; bn Haldn, Lbbl-Muaal f ulid-dn (nr. Refk el-Acem), Beyrut 1995, neredenin girii, s. 18-22; Kef-unn, II, 1614, 1974; A. Schmlders, Essai sur les coles philosophies, Paris 1842 (ed. Fuat Sezgin), Frankfurt 1999, s. 88; Brockelmann, GAL, I, 405; Suppl., I, 924; A. S. Tritton, Al-Muaal by Muammad b. Umar ar-Rz, Oriens, XVIII-XIX (1967), s. 335-346; Hseyin Atay, Dirse murene beyne urril-Muaal ve mevf Fariddn er-Rz min ilmil-kelm, AFD, XXVI (1983), s. 1-58; Sleyman Uluda, bn Haldn, DA, XIX, 541. lyas elebi

el-MUHASSAS
) ( bn Sdenin (. 458/1066) konularna gre dzenlenen Arapa szl. Eb Ubeyd Ksm b. Sellmn el-arbl-muannefi eklinde tertip edilmi olup kadm szlk limlerinin eitli konularda yazd rislelerin muhtevalarn bir araya getiren hacimli ansiklopedik bir szlktr. Mellif, el-Muaa ile el-Mukem (vel-muul-aam) adl iki byk szln Dniye Emri Mchid el-mirnin istei zerine kaleme almtr. bn Sde eserin giri ksmnda elMukemi yazdktan sonra edip, air, hatip ve yazarlara en uygununu seme imkn salamak zere e anlaml kelimeleri bir araya getiren ve bunlarn nanslarna temas eden bu szl kaleme almay gerekli grdn belirtmektedir (I, 10). Mellif szlnn uzun giri ksmnda dilin (lugat) etimolojisi ve tanm, dillerin douuyla ilgili teorilerin deerlendirilmesi, kaynaklar ile bunlarn eletirisi gibi konular ele almtr (I, 2-15). Eser Kitbl-nsn, Kitbn-Nis, Kitbl-ayl, Kitbl-ari ... gibi on yedi blme, bunlar da farkl hacimlerde alt balklara (bab) ayrlmtr. Baz bablar bamsz birer blm niteliinde olduu gibi bazlar da ana blmle ilgisiz grnmektedir. Bununla birlikte her blmde yer alan kelimeler ayn konu etrafnda kmelendirildiinden kitap geni lde mterdif kelime ve deyimlerle bunlar arasndaki farklar kapsamaktadr. el-Muaa Asma, Eb Ubeyde, Eb Zeyd el-Ensr, Eb Ubeyd, Ferr, Eb Htim es-Sicistn, Nadr b. meyl, Lihyn, bnl-Arb, Saleb, bns-Sikkt, bn Kuteybe, Mberred, Krnneml, Eb Hanfe ed-Dnever gibi kadm dil ve szlk limlerinin, ou tek konuya ayrlm szlk risleleri olan eserlerini ihtiva ettii gibi Eb Ali el-Fris, Srf, bns-Serrc, Rummn ve bn Cinnnin konuyla ilgili eserleri, Sbeveyhinin el-Kitb, Muhammed b. Ksm el-Enbrnin Kitbz-Zhiri ile Hall b. Ahmedin Kitbl-Ayn, bn Dreydin el-Cemhere, Eb Ali elKlnin el-Bri adl szlkleri de onun temel kaynaklarn tekil eder (el-Muaa, I, 11-14). Bunun yannda kitapta mellife ait sarf ve nahve dair grlere de yer verilmitir. el-Muaa, Th b. Mahmdun bakanlnda Muhammed Mahmd et-Trkz e-inkt ve Muhammed Abduhun da iinde bulunduu bir heyetin tashihiyle be cilt (on yedi cz) halinde baslm (Kahire 1316-1321), Muhammed et-Tlib (Tunus 1375/1956) ve Abdsselm Muhammed Hrn (Kahire 1389/1969; gelitirilmi 2. bask, Beyrut 1411/1991) eserin deiik indekslerini hazrlamtr.

BBLYOGRAFYA

bn Sde, el-Muaa, Beyrut, ts. (Drl-fikr); Sid el-Endels, abatl-mem (nr. L. eyho), Beyrut 1916, s. 77; Brockelmann, GAL, I, 376; Suppl., I, 542; Muhammed et-Tlib, el-Muaa

libn Sde, Tunus 1956, bk. Mukaddime; a.mlf., Ibn Sda, EI (ng.), III, 940; J. A. Haywood, Ibn Sda (d. 458/1066): The Greatest Andalusian Lexicographer, Actas, Madrid 1964, s. 309-316; Elbr Habb Mutlak, el-areketl-luaviyye fil-Endels, Beyrut 1967, s. 351-382; R. Hamzoui, Importance du Muaa dIbn Sda dans la lexicographie arabe moderne, Actas del II Coloquio Hispano-Tunecino de estudios histricos, Madrid 1973, s. 215-233; Abdlkerm en-Nam, bn Sde, Badad 1984, tr.yer.; Slihiyye, el-Mucem-mil, III, 242-243; D. Cabanelas, El-Mujaa de Ibn Sda de Murcia, Miscelanea de estudios rabes y Hebraicos, X, Granada 1961, s. 7-36; Mahmd brhim er-Rdvn, M lem yner minel-Muaa libn Sde, MMMA (Kahire), XLV/1 (1422/2001), s. 49-125. Sahbn Halft

MUHASSIL
) ( Devlete ait vergi ve resimleri toplayan grevlilere verilen ad. Arapa tahsl masdarndan treyen, tahsil edici anlamndaki muhassl kelimesi Osmanl Devletinden nce Anadolu Seluklularnda kullanlmtr. Muhassllar Osmanl Devletinde kurulutan itibaren Anadoluda ve Rumelide cizye, r, det-i anm, imdd- seferiyye ve hazariyye, slriyye, mukabele, bedel-i nzl, avrz, ispene vb. adlarla anlan vergilerin tarh ve tahsilinde grev yapmlardr. Muhassl unvan ve yetkileri dnemlere gre deiiklik gstermi, muhassllar vergi toplamann yan sra idar vazifeler de stlenmilerdir. Genellikle byk haslarn, zemetlerin vergi gelirlerini toplayan bu grevliler tarada mahallinde tesbit edilirdi. Tahrir defterlerinde muhassl diye kaytl birok ahsa rastlanmas has ve vakf topraklarnn yaygnlyla ilgili olabilir. Ancak bunlarn saysnn fazla oluu sz konusu grevin nitelii hakknda baz tereddtlere yol amtr. Bunlarn bir ksmnn ilim tahsil eden anlamnda muhassl olarak kaydedildii ve aslnda talebe durumunda olup vergi toplamakla alkalar bulunmad zerinde durulmutur. Bununla birlikte sz konusu durumun her blge iin genelletirilemeyecei aktr. Klasik dnemde umumiyetle mahall unsurlardan seilen muhassllar giderek kendi blgelerinde nfuzlu ahslar haline geldiler. Bylece mahall idarede yeni bir sosyal snfn ortaya kna zemin hazrlanm oldu. XVII. yzyldan itibaren muhassllk daha farkl bir mahiyete brnd, bunlar idar yetkilerle donatldlar. XVII. yzyln balarndan itibaren timar ve zemetlerde yaplan deiiklikler sonucunda bir ksmnn mlikne haline konulmas zerine Anadoluda Saruhan, Hudvendigr, Karesi, Canik sancaklar ile Halep, Musul eyaletleri sancaklar ve Mora, Sakz, Sisam, daha sonra Girit ve Taoz adalar, ayrca Rumelide baz sancaklarn gelirlerini toplamakla grevli memurlar muhassl unvanyla adlandrlm (muhassll-emvl), ayn zamanda buralarn ynetiminden de sorumlu tutulmutur. 1742de ran savalar srasnda eyalet tarznda emaneten ynetilen Kbrs adas da sadret hass olarak belirlenmi, ancak muhassl tayin edilen kimselerin kt idareleri yznden yeniden eski ekline dndrlmtr. Ayrca bu yzyln bandan itibaren mzul vezir ve sadrazamlar sancaklarda muhassl sfatyla grevlendirilmitir. Muhassl tayin edilen kiiler bizzat grev yerine gitmedikleri zaman vekilleri vastasyla idareyi yrtmlerdir. XVIII. yzyldan itibaren muhassllklar daha youn biimde yerli ailelerin eline gemi, bunlar mtesellimler gibi yolsuzluklara kartklarndan haklarnda ikyetler olmutur. Mesel Canik muhassllna getirilen Canikli Hac Ali Paa devleti en ok uratran yerli hnedan reislerinden biridir. XIX. yzyl balarnda pek ok sancak muhassllk eklinde ynetilmeye balanmtr. Bunlardan Teke sanca 1812de muhassllk eklinde idare edilmesi artyla Karaman Valisi Ali Paaya ilhaken verilmitir. Yine Darphne-i mire tarafndan ynetilen ve devletin en byk muktaalarndan olan Bolu ile Viranehir sancaklar 3 Mart 1825te voyvodalktan karlp

muhasslla evrilmitir. Glhane Hatt- Hmyunu ile, teden beri halk ve devleti zarara uratan ve ikyetlere sebep olan iltizam usulnn kaldrlacana dair karar alnm, bu karar erevesinde eitli isimlerle alnan vergilerin yerine herkesten geliri orannda tek bir verginin tahsil edilmesi esas benimsenmitir. Bylece devletin gelirlerinin toplanmasnda nemli rol oynayan ve halkla devlet arasnda araclk eden mltezimlere iten el ektirilerek vergileri toplamakla vazifeli ve dorudan merkeze bal olan muhassl- emvl adl grevliler tayin edilmitir. Muhassllk sisteminin uygulanmasna merkeze yakn eyaletlerden balanm, kendilerine yardmc olmak zere muhassllarn yanna birer mal, emlk ve nfus ktibi verilmitir. 25 Ocak 1840 tarihinde karlan bir nizamnme ile muhassllarn tayin ve alma esaslar belirlenmitir. Buna gre hazinenin btn gelir kaytlar ve defterler muhassllara verilecek, kayd bulunmayanlar belirlenip hazineye bildirilecekti. Nfus ve mlk saymnn yapl tarz ve bu ilerde grev alan kiilerin masraflarnn karlanma artlar da tesbit edilmitir. Eski gelirlerin lavedilip yerine yeni bir sistem getirilmeye allrken devletin rutin giderlerini karlamak zere halktan geici olarak pein bir verginin alnmas kararlatrlmtr. Daha sonra yeni usule gre vergi yazm ilemleri tamamlanp halkn deyecei gerek vergi oran ortaya knca daha nce denen pein vergi bu mebladan dlecekti. Muhassllara yardmc olmak, vergilerin tesbit ve tevzii ve bu konularla ilgili grmeler yapmak zere sancak merkezlerinde birer muhassllk meclisi (byk meclis) tekil edilecekti. Meclis muhassl, hkim, mft, asker zbiti, mahallin ileri gelenlerinden dirayetli ve iyi halli drt temsilci ve iki ktipten olumaktayd. Blgede gayri mslimler de yayorsa bunlar metropolit ve kocabalarndan belirlenen iki kiiyle temsil edilecekti. Ancak uygulamada ikiden fazla gayri mslim unsur ve cemaatin bulunduu yerlerde temsilcilerin nasl seilecei meselesi ortaya km ve bu durum Meclisi Vlda ele alnarak byle yerlerde her cemaatin bir kiiyle temsil edilmesi kararlatrlmtr. Meclis haftada iki gn toplanacakt. Eyalet merkezlerinde ise mirin bakanlnda daha geni yetkilerle grev yapan ayn nitelikte meclisler oluturulacakt. Muhassl bulunmayan kk kazalar birleerek muhassln tayin edecei bir vekilin bakanlnda kk meclisler kurabilecekti. Bu meclisin yeleri mft, nib ve yrenin ileri gelenlerinden seilecek kiilerdi. Kylerde ise imam ve muhtarlar ky ilgilendiren konular karara balayacakt. Gayri mslimlerin kylerinde bu grev kocabalar tarafndan gerekletirilecekti. mam, muhtar veya kocabalarn ald kararlar byk meclisin onayndan sonra geerli olabilecekti. Byk meclislerin vergi sular ve suistimalleri konusunda kesin yarglama hakk mevcuttu. Bu haklarn nizam mahkemelerin kurulmasna kadar kullanmtr. Meclisin yarg kararnn kesinlemesi davann nemine gre Meclisi Vlnn tasdikiyle mmknd. Vergi toplama ilerinde askerler de muhassllara yardm edecekti. Toplanacak hazine gelirlerinin muhafaza edilmesi grevi sancak ileri gelenlerinden meclise seilecek olan sandk eminine verilmiti. Devlet bu sistemle, dier alanlarda olduu gibi mal sahada da merkez bir yapya gitmek ve mahall yneticilerin hazine gelirlerini kendi karlarna gre kullanmalarnn nne gemek istemiti. Ancak menfaatleri zedelenen vali, sancak beyi, mtesellim gibi tara yneticilerinin yannda mahall eraf da bu karardan memnun olmamt. Bu yzden yeni dzenlemeleri baarszla uratmak iin halk

eitli sylentilerle kkrttlar. Kkrtmalar baz yerlerde sonu verdi; nitekim byle bir tahrik neticesinde ortaya kan olayda Tokatta bir muhassl ldrld. Bunlarn yannda baz yerlerde muhassllar mahall erafn basksyla gerekli vergiyi toplayamazken baz yerlerde merkezin gzne girmek isteyen bir ksm grevlilerin fazla vergi koyduu grlmtr. Bu gibi uygulamalar ve baz muhassllarn kanunlara aykr ekilde halktan toplad paralar ve yapm olduu yolsuzluklar da huzursuzlua yol amtr. Dier bir nemli husus da meclislere tayin edilmesi gereken mahall temsilcilerin birok yerde merkez tarafndan iten el ektirilmek istenen yan ve eraf arasndan seilmesiydi. te yandan bunlar, kendi aralarnda mevcut anlamazlklar meclislere tayarak meclislerin istenen dorultuda almasn sekteye uratmlardr. Bylece meclisler, mslman ve gayri mslim halkn temsilcilerinin ynetime katlmasna deil taradaki nfuzlu ahsiyetlerin eski durumlarn muhafaza etmesine yardmc olmutur. Ksa sre uygulanan muhassllk sisteminden beklenen fayda salanamam, 1840 ve 1841 yllarna ait devlet gelirlerinde byk azalmalar meydana gelmitir. te yandan maliyede gelirler aleyhinde ortaya kan bu farkn bir ekilde giderilmesi gerekiyordu. Devlet bu a kt para emisyonuyla kapatmak istemi ve Osmanl Devletinde ilk defa kt para karlmtr. Paraya olan ihtiya o derece cildi ki ilk kt paralar yllk % 12,5 faizle piyasaya srlmt. Bu faiz oran o dnemde piyasada olan eshamdan birka puan daha yksekti. Bu olumsuz neticeler zerine muhassllk sistemi 1842 ylnn banda kaldrlarak eski iltizam usulne dnlmtr. Bu tarihten itibaren muhassllklar birletirilip eyaletlere defterdar adyla daha geni yetkilerle donatlm maliye memurlar gnderilmitir. Muhassllk meclisleri ise memleket meclisi ad altnda faaliyetlerini 1849 dzenlemesine kadar srdrm, bu tarihte de eyalet meclisleri ismini almtr.

BBLYOGRAFYA

Selnik, Trih (pirli), II, 839, 860; Lutf, Trih, VI, 153-158; VII, 34-36; Abdurrahman Vefik, Teklif Kavidi, stanbul 1330, II, 7-38; Ziya Karamursal, Osmanl Mal Tarihi Hakknda Tetkikler, Ankara 1940, s. 59, 138; M. aatay Uluay, XVII. Asrda Saruhanda Ekyalk ve Halk Hareketleri, stanbul 1944, s. 102, 103, 105, 119, 189, 190, 323, 324; Uzunarl, Merkez-Bahriye, s. 165, 216, 382, 386; lber Ortayl, Tanzimattan Sonra Mahalli dareler (1840-1878), Ankara 1974, s. 13-29; Ycel zkaya, Osmanl mparatorluunda ynlk, Ankara 1977, s. 142, 371; Reat Kaynar, Mustafa Reid Paa ve Tanzimat, Ankara 1985, s. 237-284; Musa adrc, Tanzimatn Uygulanmas ve Karlalan Glkler (1840-1856), Mustafa Reid Paa ve Dnemi Semineri (Bildiriler), Ankara 1985, s. 97-104; a.mlf., Osmanl mparatorluunda Eyalet ve Sancaklarda Meclislerin Oluturulmas, Ord. Prof. Yusuf Hikmet Bayura Armaan, Ankara 1985, s. 261-268; a.mlf., Tanzimat Dneminde Anadolu Kentlerinin Sosyal ve Ekonomik Yaplar, Ankara 1991, s. 15, 22, 191-192, 208-218, 340-341, 351; a.mlf., Tanzimattan Cumhuriyete lke Ynetimi, TCTA, I, 212-213; Feridun M. Emecen, XVI. Asrda Manisa Kazs, Ankara 1989, s. 126-127; Hasan Mool, eriyye Sicillerine Gre XIX. Yzyln lk Yarsnda Antalya (doktora tezi,

1990), A Sosyal Bilimler Enstits; enol elik, Osmanl Tara Tekilatnda el Sanca: 15001584 (doktora tezi, 1994), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 99, 108; Ali Akyldz, Osmanl Finans Sisteminde Dnm Noktas: Kt Para ve Sosyo-Ekonomik Etkileri, stanbul 1996, s. 27-30; Ayla Efe, Muhassllk Tekilt (doktora tezi, 2002), Anadolu niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; Fehmi Aksu, Ylanl Oullarna Dair Vesikalar, n, sy. 54-55, Isparta 1938, s. 758-766; Halil nalck, Tanzimatn Uygulanmas ve Sosyal Tepkileri, TTK Belleten, XXVIII/112 (1964), s. 623648; Pakaln, II, 569-570. Ycel zkaya - Ali Akyldz

MUHASSIL
) ( Osmanllarda XV ve XVI. yzyllarda medrese rencileri iin kullanlan bir tabir. Arapa tahsl masdarndan treyen ve meydana getiren, hsl eden anlamn tayan muhassl kelimesi, devlete ait gelirleri toplayan grevliler ya da merkezden taraya gnderilen idarecilerin (XIX. yzyl) unvandr. Ancak Osmanl tahrir defterlerinde terimin ilmiye tekilt iinde bir baka kesimi ifade etmek zere de kullanld grlr. Bu ikincisinde tahsil edilenin ilim olduu anlalmaktadr. Muhassln bu mnay ne zaman kazand kesin olarak tesbit edilememekle birlikte XVI. yzyln balarna ait defterlerde terime rastlanmas (BA, TD, nr. 47, s. 185, 186, 189, 197, 208 vd.) en azndan XV. yzyln son eyreinden itibaren bu anlama geldiine iaret eder. Tahrir defterlerine dayal olarak XV-XVI. yzyl Osmanl ehir ve blge tarihiyle ilgili yaplan baz almalarda bu tabir kelimenin vergi tahsildar mnasndan hareketle ele alnmakta ve buna gre yorumlanmaktadr. Halbuki tahrir defterlerinde bu statdeki ahslar iin dlen erhler tabirin farkl bir anlama geldiini ortaya koymaktadr. el sancana ait 1555 tarihli mufassal bir tahrir defterinde muhassl olarak kaydedilen ahslarn isimleri yannda, Tahsilden feragat ederlerse raiyyet resmi alna (BA, TD, nr. 272, s. 21); glden feragat ederse resm-i raiyyet talep oluna (BA, TD, nr. 272, s. 183); Tahsilden feragat ederse raiyyet ola (BA, TD, nr. 272, s. 419); glden feragat ederse resm vere (BA, TD, nr. 272, s. 424) gibi aklayc bilgiler bulunmaktadr. Bunun yannda 936da (1530) Gelibolu ehrinde oturan yirmi bir muhassldan birinin isminin yanna dlen muhassl- ilm ibaresi de (BA, TD, nr. 434, vr. 12a) durumu akla kavuturmaktadr. Defterlerde olduka fazla sayda muhassla rastlanmas, bir ehirde veya blgede bu kadar ok vergi tahsildarnn bulunamayacan dndrmektedir. Nitekim 1530lu yllarn balarna ait Anadolu Vilyeti Muhasebe cmal Defterindeki kaytlara gre Ktahya sancanda 433, Menteede 284, Kocaelide 183, Boluda 363 ve Karesi sancanda 101 muhassl mevcuttur. Yine XVI. yzyl boyunca birbirine yakn tarihlerde baz ehir merkezlerinde tesbit edilen muhassl says, bunlarn vergi tahsildar olarak kabul edilmesine ihtimal verilemeyecek kadar yksektir. Sz konusu dnemde nfusu yaklak 2950 olan Mulada on , 2000 civarnda nfusa sahip Milasta sekiz, nfusu 750800 olan Pein ehrinde iki, nfusu ancak 2200 bulan Eskiehirde yirmi bir ve 7700 nfuslu Geliboluda yirmi bir adet vergi tahsildarnn bulunmas mmkn grnmemektedir. 1572de Eskiehirin sekiz mahallesinde kaytl yirmi bir muhassln dokuzu medresenin bulunduu (oban) Mustafa Paa mahallesinde oturmaktayd. Gebe cemaatleri arasnda (BA, TD, nr. 47, s. 180, 181; nr. 61, s. 22) ve ky sakinleri iinde de bu statde ahslar mevcuttu. Osmanl yaya-msellem tahririne alt defterlerde de muhassl tabirine rastlanr. 972 (1565) tarihli bir yaya defterinde (BA, TD, nr. 360) yamaklar arasnda krk iki adet muhassl kaydedilmi, 986 (1578) tarihli bir bakasnda da (BA, TD, nr. 573) yirmi yaya / piyade yamann muhassl olduuna dair erh dlmtr. Bunlarn dier piyade yamaklar gibi sefere katlmadklar, ancak feragat ederlerse sefere gitmekle ykml tutulacaklar belirtilmitir (BA, TD, nr. 360, s. 126-127; nr. 573, s. 91). Burada kastedilen feragat muhtemelen tahsilden vazgemedir. Bir piyade yamann isminin altna muhassl ve duac ibaresinin kaydedilmesi de (BA, TD, nr. 573, s. 104) muhassln ilmiye

mesleiyle ilikisini ortaya koymaktadr. Ayrca muhassl olarak kaydedilen iki piyade yamann on iki-on yanda olduuna dair kaytlar (BA, TD, nr. 573, s. 71, 190-192) muhassllarn yalarnn tayininde nemli bir ipucudur. Muhassllara ait kaytlarn ounun mcerret (gen bekr erkek) statsndeki ahslar arasnda bulunmas (BA, TD, nr. 61, s. 159, 162) bunlarn ortalama on beyirmi yalarnda, yani renim anda olduunu gstermektedir. Defterlerde muhassllarn ilim tahsiliyle uraan kiiler olduuna dair baka iaretlere de rastlanr. Baz muhassllarn yakn akrabalar iinde kad, nib, mderris, dnimend, mlzim, muallim, ktip, vakf nzr, viz ve nsih, imam, hatip, mezzin, hfz, eyh, dervi vb. kimselerin bulunmas dikkat ekicidir (BA, TD, nr. 61, s. 162; nr. 338, s. 65; nr. 573, s. 104). Ayrca defterlerden takip edilebilen kaytlarda bir tarihte muhassl olarak yazlan ahslardan bir ksmnn daha sonra kad, nib, mderris ve mtevelli diye zikredildii grlmektedir (BA, TD, nr. 337, vr. 56a; nr. 360, s. 151; nr. 573, s. 80). Eskiehirde bir cami hakknda bilgi veren bir vakf defterinde (TK.KKA, TD, nr. 541, vr. 20b) muhassllara Kuran kraat etmeleri karlnda bir deirmene ait gelirin balandnn kaydedilmesi, yine Adanadaki bir medrese ile ilgili kaytta medresenin yanndaki imarethneden medresede kalan muhassllara yemek verilmesinin art koulmas (BA, TD, nr. 969, s. 854) ve iki kanunnme metninde medrese eitimini bitirip grev almak iin mlzemete gelenlerden muhassln diye bahsedilmesi (Knunnme-i Ehl-i lm, nr. 1935, vr. 94b-95b; Knunnme-i Sultan Sleyman Han, vr. 122b-123b), XV ve XVI. yzyllarda tahrir defterlerinde muhassl diye kaydedilen kiilerin ounun medrese rencisi olduunu ortaya koymaktadr. XVII. yzylda klasik tahrir sisteminden vazgeilmesiyle birlikte bu tr kaytlar da ortadan kalkm olmaldr.

BBLYOGRAFYA

BA, TD, nr. 47, s. 180, 181, 185, 186, 189, 197, 208 vd.; nr. 61, s. 22, 159, 162; nr. 166; nr. 272, s. 21, 183, 419, 424; nr. 337, vr. 56a; nr. 338, s. 65; nr. 360, s. 126-127, 151; nr. 434, vr. 12a; nr. 573, s. 71, 80, 91, 104, 190-192; nr. 969, s. 854; TK.KKA, TD, nr. 110; nr. 145, 541, vr. 20b; nr. 569; Knunnme-i Ehl-i lm, TSMK, Revan Kk, nr. 1935, vr. 94b-95b; Knunnme-i Sultan Sleyman Han, Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 1970, vr. 122b-123b; Bahaeddin Yediyldz, Ordu Kazas Sosyal Tarihi: 1455-1613, Ankara 1985, s. 91; Ylmaz Kurt, XVI. Yzyl Adana Tarihi (doktora tezi, 1992), Hacettepe niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, s. 83; 438 Numaral Muhsebe-i Vilyet-i Anadolu Defteri (nr. Ahmet zkln v.dr.), Ankara 1993-94, I-II; enol elik, Osmanl Tara Tekilatnda el Sanca: 1500-1584 (doktora tezi, 1994), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 172-173; brahim Sezgin, XV. ve XVI. Asrlarda Gelibolu Kazasnn Sosyal ve Ekonomik Tarihi (doktora tezi, 1998), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 39; Feridun M. Emecen, Osmanllarda Yerleik Hayat, ehirliler ve Kyller, Osmanl, Ankara 1999, IV, 94; Sezai Sevim, Tahrir Defterlerindeki Muhassl Deyimi zerine Baz Bilgiler, Uluslararas Kuruluunun 700. Yl Dnmnde Btn Ynleriyle Osmanl Devleti Kongresi, Bildiriler (haz. Aladdin Akz v.dr.), Konya 2000, s. 219-226; M. etin Varlk, XVI. Yzylda Ktahya

Sancanda Yerleme ve Vergi Nfusu, TTK Belleten, LII/202 (1988), s. 165. Zeki Mete

MUHASSN b. AL b. EB TLB
) ( Hz. Alinin Ftmadan olan, anne karnnda veya kk yata ld belirtilen olu. Ahmed b. Hanbelin naklettii bir rivayete gre Hz. Ali, oullar Hasan ve Hseyinde olduu gibi nc oluna da Harb adn koymay ve Eb Harb diye anlmay istemi, fakat her defasnda Reslullah bu ad beenmeyerek baka isim koymu, sonuncusunu da Muhassin (Muhsin) diye adlandrmtr (Msned, I, 98, 118). bn Hacerin isnadn sahih grd (el-be, VI, 243) bu rivayetteki bilgi Taber (Tr, V, 153) ve Yakb (Tr, II, 213) gibi baz tarihilerin eserlerinde de yer alr. bn Sad, Hz. Alinin Ftmadan ve dier elerinden olan ocuklar hakknda bilgi verirken Muhassinden sz etmez ve saydklarnn dnda onun bir ocuunun olduuna dair salkl bilgi bulunmadn kaydeder (e-abat, III, 19-20). bn Kuteybe ise Hasan ve Hseyinden sonra Muhassinin adn zikreder ve kk yata ldn belirtir (el-Marif, s. 210, 211). bn Eb eybenin naklettii bir rivayete gre Hz. Ali ile Zbeyr, Eb Bekirin hilfetine kar Hz. Ftmann evinde faaliyet gstermeye balam, durumdan haberdar olan Hz. mer, Ftmay ziyaret ederek Reslullah ile kendisinin en ok sevdii insanlar olduunu, fakat bu durumun hilfet aleyhtarlarnn evinde toplanmaya devam ettikleri takdirde evini yakmasna engel olmayacan sylemi, Hz. Ftma da toplantlara engel olmutur (el-Muannef, VII, 432). i mellifleri de Hz. Ftmann Muhassin adnda bir ocuunun olduunu syler. Onlara gre Ftma, mm Klsmden sonra tekrar hamile kalm ve Resl-i Ekrem doumdan nce ocuun ismini Muhassin koymutur. ilere gre Muhassin daha anne karnnda iken Hz. Peygamberin vefat zerine Eb Bekire biat edilmesinin ardndan Hz. mer biat almak iin Alinin evine baskn dzenlemi, olumlu cevap alamaynca evi yakma tehdidinde bulunmu, nihayet kapya dayandnda kap arkasnda bulunan Ftmann kaburga kemikleri krlm ve ocuunu zayi etmitir. Bu iddia balca tr kaynakta yer almaktadr. 1. i mellifleri yahut i temayll limler tarafndan kaleme alnan immetle ilgili eserler. Taberye nisbet edilen Delill-immede (s. 2829) Hz. merin ad anlmadan ev basknna temas edilmekte ve bu srada Ftmann ocuunu kaybettii, hatta bu hadisenin onun lmne yol at ileri srlmektedir. Mesd, Mrcehebde ve Ali evld hakknda nemli bilgiler ieren et-Tenbhte konuya hi temas etmezken kendisine aidiyeti tartmal olan btl-vayyede (s. 146) olay nakledilmektedir. 2. Nazzmdan bahseden baz eserler. Mutezile kelmcs Nazzmn Alinin immeti hakknda nas bulunduu, fakat merin bunu gizledii, onun ayrca Ftmann karnna vurarak Muhassini drmesine sebep olduunu syledii kaydedilir (mesel bk. Safed, VI, 17). Bu bilgiler baz mezhepler tarihi kaynaklarna da girmitir (mesel bk. ehristn, I, 50-51). 3. lk dnem i limlerinden Selm b. Kays el-Hillnin Al adl eserinde yer alan bilgiler. Selm b. Kaysn Ebn b. Eb yden naklettii uzun rivayette i melliflerinin tekrarlad bilgi etraflca verilmitir (Meclis, XLIII, 197198). ann temel anlayn tekil eden immet hakknda nas bulunduu yolundaki iddiay pekitirmek ve Hz. mer aleyhine delil oluturmak amacyla ne srlen bu rivayet zamanla baz i kelm kitaplarna yansmtr. Mesel Feyz-i Kn, ann nemli kelm kaynaklarndan biri saylan eserinde ev basknn anlattktan sonra Ftmaya merin deil onun emriyle amcasnn olu Kunfzn vurduunu ve Ftmann ald kam darbeleri yznden ocuunu kaybettiini

sylemitir (lml-yan, II, 687). Bu rivayet Ftma hakkndaki monografi almalarnda da yer almtr (mesel bk. M. Kzm el-Kazvn, s. 326-327; brhim Emn, s. 204-210). te yandan Ahmed b. Hanbelin el-Msnedinde konuyla ilgili olarak nakledilen rivayetler (bu rivayetlerin isnadlarnn hasen, rvilerinin -biri hari- Buhr ve Mslimin de rvileri olduu, Hn b. Hnnin ise Snen melliflerinin rvileri arasnda yer ald eklindeki deerlendirme iin bk. Msned [Arnat], II, 159-160, 264. dipnot) dorudan Hz. Alinin ifadesini tamaktadr. Buna gre Hasan, Hseyin ve Muhassinin doumlar mnasebetiyle Hz. Peygamber kznn evine gidip, Olumu bana gsterin, ona ne isim koydunuz? diye sormu, her defasnda Harb cevabn alnca bunu beenmeyerek bilinen isimleri vermitir. Bu rivayet, i melliflerinin ocuun anne karnnda iken ld eklindeki iddialarn rtmektedir. ann ilk tabaka rvilerinden Selm b. Kaysn sahih rivayetlerinin bulunduu kabul edilmekle birlikte sz konusu rivayetin yer ald Al isimli kitap hakknda i limleri tereddt gstermi, kendisini gvenilir sayan limler de bu kitabn uydurma sayldn ve buradaki rivayetlere gvenilemeyeceini sylemitir (Ebl-Ksm el-H, VIII, 216-228). i limleri ayrca Selm b. Kaysn bu rivayeti ald Ebn b. Eb yn zayf bir rvi olduunu belirtmitir (a.g.e., I, 141). Dier taraftan bn Hacer, Hz. Ftmann merin darbesi yznden Muhassini drd yolunda bir rivayet nakleden Ahmed b. Muhammed b. Ser b. Yahynn yalanc olduu hususunda ricl limlerinin ittifak ettiini aktarmtr (Lisnl-Mzn, I, 268). Sonu olarak Ahmed b. Hanbelin naklettii rivayetin ak beyan bata olmak zere konuya yer veren Snn limleri Muhassinin doduktan sonra ldn kaydetmektedir. bn Eb eybenin rivayetinde Muhassinle ilgili bir beyan yoktur. i limlerinin ileri srd grlerin ise sbt asndan ikna edici olmad ve kendilerine has hilfet telakkisini destekleyecek bir ekle brndrld anlalmaktadr. iler Muhassinin htrasna zel makamlar tahsis etmi, hakknda tziyeler dzenlemi, ar i frkalarndan Nusayrler sabah namazn Muhassine ayrmtr (Flal, s. 152; A, VIII, 510).

BBLYOGRAFYA

Msned, I, 98, 118; a.e. (Arnat), II, 159, 160, 264; bn Sad, e-abat, III, 19-20; bn Eb eybe, el-Muannef (nr. Keml Ysuf el-Ht), Beyrut 1409/1989, VII, 432; bn Kuteybe, el-Marif (Ukke), s. 210-211; Yakb, Tr, II, 213; Taber, Tr (Ebl-Fazl), V, 153; a.mlf., Delillimme, Beyrut 1408/1988, s. 28-29; Ali b. Hseyin el-Mesd, btl-vayye, Kum 1417/1996, s. 146; ehristn, el-Milel ven-nial (nr. Muhammed Fehm Muhammed), Beyrut 1410/1990, I, 5051; Zeheb, Almn-nbel, II, 119; Safed, el-Vf, VI, 17; bn Hacer, el-be (Bicv), VI, 243; a.mlf., Lisnl-Mzn, I, 268; Feyz-i Kn, lml-yan, Kum 1358 h./1400, II, 686-687; Meclis, Birl-envr, Beyrut 1403/1983, XLIII, 170, 197-199; Ethem Ruhi Flal, amzda tikd slm Mezhepleri, stanbul 1980, s. 152; g Bzrg-i Tahrn, e-era il tenfi-a, Beyrut 1403/1983, II, 152-159; M. Kzm elKazvn, Fmatz-Zehr, Beyrut 1404/1984, s. 324-327; Ebl-Ksm el-H, Mucem riclil-

ad, Beyrut 1409/1989, I, 141; VIII, 216-228; Ahmed er-Rahmn, Fmatz-Zehr, Beyrut 1411/1991, II, 519-544; brhim Emn, rnek slm Kadn Hz. Ftm (trc. Fahrettin Altan - Seyyid Seccd Hseyn), Kum 1412/1992, s. 204-210; yide Tlib, Fmatz-Zehr, Beyrut 1418/1998, s. 221-227; Louis Massignon, Muhassin b. Ali, A, VIII, 510-511; M. Yaar Kandemir, Ftma, DA, XII, 221. lyas zm

MUHASSR
) ( Mina ile Mzdelife arasnda bir vadi (bk. MNA; MZDELFE).

MUHA SNAN
(bk. SNAN EFEND).

MUHATAP
Osmanllarda padiahn huzurunda yaplan tefsir derslerine mzakereci olarak katlan lim (bk. HUZUR DERSLER).

MUHAYR en-NADR
() Abdullh (el-Husayn) b. ez-Zbeyr b. Bt en-Nadr el-srl (. 3/625) Sahb. Asl ad Husayn olup slmiyeti kabul edince Hz. Peygamber kendisine Abdullah adn vermitir. Muhayr isminin mahiyeti hakknda kaynaklarda bilgi yer almamakla birlikte Huz bunun mihr kelimesiyle ilgisi olabileceine iaret etmekte (Tarcd-delltis-semiyye, s. 564), szlklerde bu kelimeye cmert; uzun boylu, yakkl gibi anlamlar verilmektedir (Lisanl-Arab, r md.). Aslen Medinede yaayan Ben Kaynuk kabilesinin Salebe b. Ftyevn kolundan olup Ben Nadr yurdunda ikamet ettii iin Nadr nisbesiyle anlmtr. Muhayr, Tevrat iyi bilen ve geni hurma baheleri bulunan zengin bir kimse idi. Resl-i Ekrem, hem onun hem de Abdullah b. Selmn dinlerini iyi bilmeleri ve selim bir ftrata sahip olmalar sebebiyle slmiyeti kabul edeceklerini umuyordu. Fakat Muhayr, muhtemelen dindalarnn kendisine olan saygsndan dolay Uhud Gazvesine (3/625) kadar dininden vazgemedi. Hz. Peygamber, Uhud Gazvesi iin yola knca Muhayr yahudilere Reslullaha yardm etmeleri gerektiini syledi. Onlarn, Bugn sebt (abat) gndr, bu gnde biz ona yardm edemeyiz demeleri zerine artk sebt gn diye bir eyin kalmadn belirterek Reslullahn huzuruna kt ve mslman oldu; ardndan mslmanlarla birlikte savaa katld. Bir sre sonra yaraland ve mallarnn tamamn Hz. Peygambere vasiyet etti, daha sonra da ehid oldu. Savaa kmadan nce yaknlarna, lmesi halinde mallarnn tasarruf yetkisini Resl-i Ekreme braktn syledii de rivayet edilmitir (Taber, II, 73). Hz. Peygamber, Uhud Gazvesinden dnnce her biri sulak blgelerdeki Ben Nadr arazileri arasnda yer alan Mseb, Sfiye, Delll, Hasn, Burka, Avf (Arf) ve Merubet mmi brhm adl hurma bahelerini 7 (629) ylnda mslmanlarn kullanm iin vakfetti (bn ebbe, I, 111). Muhayrka ait olan bu mallar, Ben Kaynukdan intikal etmi olup Resl-i Ekremin ailesi ve fakir mslmanlar iin yapt harcamalarn nemli kaynaklarndan biriydi. Hurmalklar daha sonraki dnemlerde halifelerin tasarrufuna geti. Muhayrkn hurma bahelerinin Reslullah tarafndan mslmanlara vakfedilmesi slmda ilk vakf kimin yapt tartmasn gndeme getirmi, bazlar Hz. merin maln vakfetmesini, bazlar da Muhayrkn Hz. Peygambere vasiyet edip onun da mslmanlara vakfetmesini ilk uygulama olarak kabul etmitir. bn Sad, dier kaynaklarn aksine Muhayrkn slmiyeti benimsemediini, bu yzden cenaze namaz klnmadan mslman mezarlnn bitiiine defnedildiini, Resl-i Ekremin ona hayr duada bulunmadn, onun iin sadece, Muhayr yahudilerin en hayrlsyd dediini belirtmi (eabat, I, 501), bn Hacerin el-besi (VI, 57) dnda sahbe biyografilerine dair eserlerde Muhayrkn hayatna yer verilmemitir.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, r md.; bn Sad, e-abat, I, 501-503; bn ebbe, Trul-Mednetilmnevvere, I, 110-111; Taber, Tr (Ebl-Fazl), II, 73; Sheyl, er-Ravl-nf, II, 375; III, 287288; Ykt, Muceml-bldn, V, 241, 290; Kel, el-ktif (nr. Kemleddin zzeddin Ali), Beyrut 1417/1997, I, 360; II, 78; Nevev, eru Mslim, XII, 82; bn Kesr, es-Sre, IV, 37-38; a.mlf., el-Bidye, III, 237; Ali b. Muhammed el-Huz, Tarcd-delltis-semiyye (nr. hsan Abbas), Beyrut 1405/1985, s. 564; bn Hacer, el-be (Bicv), VI, 57; a.mlf., Fetul-br (Hatb), V, 472; VI, 234; Bedreddin el-Ayn, Umdetl-r, Kahire, ts. (drett-tbatil-mnriyye), XV, 20; Kksal, slm Tarihi (Medine), III, 107-108; Abdlhay el-Kettn, Hz. Peygamberin Ynetimi: etTertbl-idriyye (trc. Ahmet zel), stanbul 2003, I, 586-587. brahim Hatibolu

MUHAYYELT
() Doru ve kabul edilebilir olsun veya olmasn, insanda sevin ve rahatlama yahut nefret ve sknt duygular uyandran hkmler iin kullanlan mantk terimi (bk. BE SANAT; ZANNYYT).

MUHAYYER
() Trk msikisinde bir makam ad. Trk msikisinin ok eski makamlarndan biri olup hseyn makamnn inici eklinden ibarettir. Abdlbki Nsr Dede muhayyeri terkipler arasnda zikreder. Dgh perdesi zerinde kurulu olan dizisi, bu perdedeki hseyn belisine hseyn perdesinde bir uak drtlsnn eklenmesiyle meydana gelmitir. Dizi, tamamen hseyn makam dizisinin ayns olmas sebebiyle bu makam basit makamlar ierisinde yer alr. Ancak muhayyer inici seyirli bir makam olduundan tiz durak muhayyer perdesi civarndan seyre balanr. Makamn gls de bu perde olduu iin yarm karar yine ayn perdede yaplr. Bu sebeple muhayyer perdesi zerinde bir seyir alanna ihtiya vardr. Bu alan da durak perdesi zerindeki hseyn belisinin tiz durak muhayyer perdesi zerine simetrik olarak grlmesiyle elde edilir. Bylece hem makamn genilemesi yaplm, hem de tabii seyir alan ortaya km olur. Makamn birinci mertebe gls tiz durak muhayyer perdesinde uak veya hseyn enisiyle yarm karar, ikinci mertebe gls hseyn perdesi zerinde uak enisiyle asma karar yaplr. Makamn dier asma kararlar ise nevda rastl (evi perdesini acemle deitirmek suretiyle), yine nevda bselikli, rghta rghl, segh perdesinde segh veya ferahnkli kararlardr. Rast perdesine dld takdirde burada da rastl asma karar yaplabilir. Nota yazmnda donanmna hseyn makamnda olduu gibi si iin koma bemol, fa iin bakiye diyezi yazlr. Makamn yedeni ise sol (rast) perdesidir. Muhayyer makamnn seyrine inici bir makam olduu iin tiz durak muhayyer perdesi civarndan balanr. Bu perde zerindeki tiz blgede gezinilip muhayyer perdesinde yarm karar yaplr. Daha sonra orta blgenin seslerinde kark gezinilip gerekli asma kararlar ve makamn dier zellikleri gsterilerek dgh perdesinde hseyn dizisiyle tam karar yaplr. Muhayyer makam Trk msikisinin din ve din d szl eserleriyle saz eserlerinde, klasik sanat ve halk msikisinin hemen her formunda ok beenilerek kullanlmtr. Solakzde Mehmed Hemdemnin darb- fetih, Sultan I. Mahmud ile Tanbr Cemil Beyin devr-i kebr usulndeki perevleri; Nazmin zencir usulnde, Gnl dp hm- giys-yi yre kalmtr, Tosunzde Abdullahn muhammes usulnde, Derd-i hicrna tabbim bir dev bilmez misin? msrayla balayan besteleri; Hac Sdullah Aann, Hl-i siyeh-i gerdeni nzik tenindedir msrayla balayan ar semisiyle, Bir elif ekti yine sneme cnan bu gece msrayla balayan yrk semisi; d Nevres Beyin aksak usulnde, Gn kavutu su karard beni zme gzelim, Rahmi Beyin curcuna usulnde, Yetmez mi sana bister blin kucam msrayla balayan arklar; Zeki Dedenin, rde v eyd klan yrin cemlidir beni, Muallim smil Hakk Beyin, Bir fen dny imisin byle bilmezdim seni msrayla balayan dyek usulndeki ilhileri bu makamn en gzel rnekleri arasndadr.

BBLYOGRAFYA

Abdlbk Nsr Dede, Tedkk u Tahkk, Sleymaniye Ktp., Nfiz Paa, nr. 1242/1, vr. 16a, 29a; Him Bey, Msik Mecmas, stanbul 1280, s. 33; Tanbr Cemil Bey, Rehberi Msik, stanbul 1321, s. 82-83; Subhi Ezgi, Nazar-Amel Trk Musikisi, stanbul 1933, I, 95, 102-105; zkan, TMNU, s. 162-165; H. Sdeddin Arel, Trk Msksi Nazariyat Dersleri, Ankara 1991, s. 50. smail Hakk zkan

MUHAYYER-BSELK
() Trk msikisinde bir birleik makam. XVI. yzyldan beri kullanlmakta olup sonuna bselik dizi paras, drtls veya belisinin ilvesiyle meydana getirilen ve bselikliler adyla anlan makamlar grubundandr. nici seyirde bir makam olan muhayyer-bseliin karar perdesi, muhayyer ve bselik makamlarnn da karar perdesi olan dghtr. Makamn yaps, muhayyer makamna bselik dizisi veya belisinin eklenmesi eklindedir. Bu makamda bseliin daha ok belisi tercih edildiinden bseliin btn dizisinin kullanld muhayyer-bselik eserler ok azdr. Muhayyer-bselik makamnn gls, nce muhayyer makamnn btn zellikleriyle icra edilmesinden dolay muhayyer makamnda olduu gibi muhayyer perdesidir. Makamn dier asma kararlar da yine muhayyer makamnn asma kararlar olan hseynde uakl, nevda rastl ve bselikli, rghta rghl, seghta segh veya ferahnkl kararlardr. Nota yazmnda donanmna muhayyer makamnda olduu gibi si iin koma bemol, fa iin bakiye diyezi yazlr. Ancak bu makamn yedeni muhayyer makamnn yedeni olan sol (rast) perdesi deildir. Dizinin sonuna bseliin eklenmesinden dolay muhayyer bselik makamnn yedeni, ayn zamanda bselik makamnn da yedeni olan bakiye diyezli sol (nm zirgle) perdesidir. Muhayyer bselik makamnn seyrine muhayyer makam ile balanacandan tiz durak muhayyer perdesi civarndan seyre girilir. Bu tiz blgede gezinilip muhayyer perdesinde uak veya hseyn enisiyle yarm kararlar yapldktan sonra orta blgeye geilir. Burada da kark olarak muhayyer makamnn zellikleri belirtilip dolaldktan sonra dgh perdesine kadar inilip muhayyer makam sona erdirilir. Buradan itibaren bselik dizi veya belisine geilerek orada da gezinildikten sonra dgh perdesinde bselikli ve yedenli tam karar yaplr. Tanbr sakn darb- fetih pereviyle saz semisi, Delllzde smil Efendinin zencir usulnde, ekme zahm- dil iin merheme zahmet cn, hafif usulnde, Kmet-i yre nazar kl nahl-i mevzun byledir msralaryla balayan besteleriyle, Kul olurdum halk- lem olmasa kulun eer msrayla balayan ar semisi ve, Cevher gibi rzn olaym byle gerektir msrayla balayan yrk semisi; Him Beyin aksak usulnde, Gnl dt o dildre msrayla balayan arks ve Zeki Dedenin sofyan usulnde, Mcrimleriz sileriz y rabbi affeyle bizi msrayla balayan ilhisi bu makamn rnekleri arasndadr.

BBLYOGRAFYA

Him Bey, Msik Mecmuas, stanbul 1280, s. 36; Subhi Ezgi, Nazar-Amel Trk Musikisi,

stanbul 1933-40, I, 210; IV, 260-261; zkan, TMNU, s. 383; H. Sdeddin Arel, Trk Msiksi Nazariyat Dersleri, Ankara 1991, s. 264, 271. smail Hakk zkan

MUHAYYER-KRD
( ) Trk msikisinde bir birleik makam. 150-200 yllk bir gemii vardr. Trk msikisinde krdliler ve bselikliler adyla anlan iki grup birleik makam arasnda krdliler bir makamn icrasndan sonra yerinde krd drtl, beli veya dizisinin bir blmyle karar eden makamlardr. Sadece birtakm makamlar iin sz konusu olan bu ilem sonucunda Trk zevkinin beenisi dorultusunda isimleri ve saylar belli krdli birleik makamlar meydana gelmitir. Bu ekilde krd ile karar eden gruptaki makamlardan biri de muhayyer-krddir. Bu makam da gruptaki dier makamlar gibi inici bir seyir takip eder ve dgh perdesinde karar verir. Makamn asl yaps muhayyer makam dizisinin sonuna bir krd drtl, beli veya dizi parasnn eklenmesiyle olumutur. Bu durumda muhayyer makamnn icrasndan sonra dgh perdesinde krd ile karar verildiinde muhayyer-krd makam meydana gelir. Muhayyer-krd makamnn gls muhayyer perdesidir ve bu perdede uak veya hseyn enisiyle yarm karar yaplr. Dier asma kararlar muhayyer makamnda olduu gibi nevda rast veya bselikli, rghta rgahl, seghta segh veya ferahnkl kararlarla muhayyer makamnn durak perdesi olan, fakat imdi bir asma karar durumunda bulunan dgh perdesinde uak veya hseynli asma karardr. nk bu perdede muhayyer dizisi nihayete erdikten sonra geilecek olan krd ile dgh perdesinde karar edilecektir. Bu durumda muhayyer-krd makamnn asl seyrinde nce muhayyer makam btn gerekleriyle icra edilip ardndan krdye geilerek karar verileceinden makamn bu eitteki kullanmnda donanmna muhayyer makam gibi si iin koma bemol, fa iin bakiye diyezi yazlr; krdye geildiinde ve bu arada yaplan dier deiiklikler eser iinde gsterilir. Makamn yedeni sol (rast) perdesidir. lkemizde zellikle son krk yl iinde bu makam yukarda anlatlan biimiyle hemen hi kullanlmayp tamamen inici bir krd dizisine muhayyer-krd ad verilerek birtakm eserlerin meydana getirildii grlmektedir. Byle bir dizinin muhayyer-krd ismiyle bile uyumad ve sadece inici bir krd dizisinden ibaret olduu bir gerektir. Hseyin Sadeddin Arel ve Ylmaz ztuna tarafndan bu makamn bir baka eidinin muhayyersnble makamnn sonuna krdnin eklenmesiyle olutuu ileri srlmse de bu yeni makam muhayyer-krdnin dier bir tr olmaktan ok muhayyer-snblenin bir baka eididir. Bu durumda da ona ancak muhayyer-snble-krd denilebilir. Muhayyer-krd makamna rnek olarak Zeki Dedenin darb- fetih usulnde, Arz- niyzm sana geri cemledir; Hac Fik Beyin muhammes usulnde, Kayd etme dklsn ruh- hy-gerdeye kkl msralaryla balayan besteleri; Zeki Dedenin, ga ekerdim seni prhenin olsam

msrayla balayan yrk semisi verilebilir.

BBLYOGRAFYA

Him Bey, Msik Mecmuas, stanbul 1280, s. 37; Tanbr Cemil Bey, Rehberi Msik, stanbul 1321, s. 100; Subhi Ezgi, Nazar-Amel Trk Musikisi, stanbul 1940, IV, 264; zkan, TMNU, s. 383; H. Sdeddin Arel, Trk Msksi Nazariyat Dersleri, Ankara 1991, s. 264-265, 282-285, 288. smail Hakk zkan

MUHAYYER-SNBLE
() Trk msikisinde bir birleik makam. Trk msikisinin en eski makamlarndandr; Abdlbki Nsr Dede tarafndan terkipler arasnda zikredilir. Eski ad snble olup ierisinde nihvend bir geki bulunmaktayd. Sultan III. Selim devrinden itibaren yapsnn deiiklie urad ve adnn muhayyer-snble olduu anlalmaktadr. Bu deiiklik bizzat padiahn bu makamda besteledii eserlerde gzlenmektedir. Dgh perdesinde karar eden ve inici karakterde bir makam olan muhayyer-snblenin genel olarak yaps, acem perdesindeki rgh dizisinin bir ksm ile sab makam dizisinin birbirine eklenmesinden ibaretse de baz farkl ekillerde de kullanlmtr. Muhayyer-snble makamnn ematik gsterilii ve dizileri yledir: Asl yaps yukarda zikredilen bu makama bestekrlar baz deiiklikler yapmak suretiyle daha renkli bir zellik kazandrmlardr. Bu deiikliklerden biri, yukardaki dizinin bana muhayyerde bir hicaz drtlsyle sonuna, yani sab dizisinden sonra bir krd l veya drtls getirilerek (sab zemzeme) makamn, muhayyerde zirgleli hicaz drtls + acemde rgh belisi + yerinde sab makam dizisi + yerinde krd l veya drtls ekline sokulmas suretiyle yaplmtr. Bir dier deiiklik de acemde rgh belisi + nevda acemli hseyn dizisi + rghta hicaz ailesi makamlar + yerinde krd l veya drtls biiminde ekillenmitir. Makam hangi biimde teekkl ederse etsin gl muhayyer perdesi olup bu perdede krd enili yarm karar yaplr. kinci mertebe gl sab makamnn da gls olan rgh perdesidir ve bu perdede zirgleli hicaz enisiyle asma karar yaplr. Makamn dier asma kararlar acemde rghl, dik hisarda hzzaml kallar ile sab makamnn dier asma kararlardr (ayrca bk. SAB). Nota yazmnda donanmna sab makam gibi si iin koma bemol, re iin bakiye bemol yazlr. Makamn yedeni sol (rast) perdesidir. Esasen geni bir seyir alanna sahip olan makam ayrca geniletilmez. Hangi ekil olursa olsun muhayyer-snble makamnn seyrine muhayyer perdesi civarndan balanr. Bu blgedeki enide dolalp muhayyerde krdli yarm karar yaplr. Bu arada acem perdesinde rghl kallar da yapldktan sonra sab makam dizisine geilip bu makamn zellikleri gsterilerek gezinilmesinin ardndan dgh perdesinde sab enili tam karar yaplr. Vardakosta Ahmed Aann remel usulnde, Cm- emelim bde-i lalinle dolunca, ar enber usulnde, Zebn- ak anlar sana benzer iveger var m? gftesiyle balayan besteleri; III. Selimin, Dem o demlerdir ki edip hemdem-i lfet beni msrayla balayan ar semisi; Hac Sdullah Aann, hm heme lutfun umar bu ftdecik msrayla balayan yrk semisi; Vardakosta Ahmed Aann devr-i revn usulnde, Ey nihl-i ive bir nevres fidanmsn benim

msrayla balayan arks bu makamn rnekleri arasndadr.

BBLYOGRAFYA

Abdlbk Nsr Dede, Tedkk u Tahkk, Sleymaniye Ktp., Nfiz Paa, nr. 1242/1, vr. 15b, 24a; Him Bey, Msik Mecmas, stanbul 1280, s. 34; Subhi Ezgi, Nazar-Amel Trk Musikisi, stanbul 1933-40, I, 156-159, 177; IV, 251; zkan, TMNU, s. 369-372; H. Sdeddin Arel, Trk Msksi Nazariyat Dersleri, Ankara 1991, s. 255-256, 282. smail Hakk zkan

MUHAYYERLK
zellikle satm szlemesinde taraflardan birinin veya her ikisinin akdi onama yahut feshetme hakkna sahip olmas, dolaysyla ilgili taraf asndan akdin balayc olmaktan kmas anlamnda fkh terimi. Hayr kknden tretilen ve iki eyden daha iyi olan semek anlamna gelen muhayyerlik Arapa hyr kelimesinin Trkedeki karldr. Fkh terimi olarak, tannan seim hakkna gre hyrart ve hyrr-rye gibi tamlamalar iinde kullanlmakla birlikte borlar hukuku balamnda muhayyerlik iin anlamaya veya er bir gerekeye dayanarak taraflardan birinin veya her ikisinin akdi onama yahut feshetme klarndan birini (tayin muhayyerliinde birka mebden birini) seme hakkna sahip olmas eklinde genel bir tanm verilebilir. Klasik fkh doktrininde muhayyerlik konusu daha ok satm szlemesi erevesinde ele alnm ve muhayyerliin sz konusu olabilecei hukuk ilemler byk lde bu akidle olan benzerliine gre belirlenmitir. Muhayyerliin meruiyet gerekesi iradenin olabildiince salkl biimde gereklemesini temin etmek, taraflardan biri veya her ikisi iin sz konusu olabilecek aldanma ve zarar grme riskini ortadan kaldrmak yahut en aza indirmek diye aklanr. Yaps bakmndan balayc olmayan akidlerde taraflardan biri veya her ikisinin tek tarafl iradeyle akde son verebilmesi kural iken yaps itibariyle balayc akidde muhayyerlik hakk kullanlarak akdin feshedilmesi sadece o hak erevesinde kalan durumlarla snrl istisna bir hkmdr. kisi arasnda dier bir fark feshin etkisinde grlr. Balayc olmayan akidlerde feshin geriye dnk etkisi yoktur; buna karlk muhayyerlik sebebiyle feshin etkisi geriye dnk olup akid hi kurulmam gibi kabul edilir. te yandan muhayyerlik dolaysyla fesihle fsid olmas yznden akde son verilmesi, mevkuf olan akdin onanmamas ve ikle yoluyla fesih arasnda da birtakm farklar bulunmaktadr (Mv.F, XX, 42-44). Muhayyerlikler klasik fkh doktrininde eitli alardan taksim ve tasnif edilmitir. Mezheplerin benimsedii terminolojide farkllklar olsa da genel bir bakla bu ayrmlar ylece zetlenebilir: Kayna asndan muhayyerlik hkm ve irad ksmlarna ayrlr. Dorudan doruya eran tannm bir gerekeye dayanyorsa hkm (baz ada yazarlarn isimlendirmesiyle kanun), akdin taraflarnn iradesinden kaynaklanyorsa irad (arta bal) muhayyerlik sz konusudur. art, nakit ve tayin muhayyerlikleri, ayrca Haneflere gre ayp muhayyerlii dndakiler hkm ksmna girer. Amac bakmndan muhayyerlikler terevv ve naksa diye ikiye ayrlr; akdin ilgili tarafna daha iyi dnme veya eksiklii giderip yarar elde etme imkn verenler birinci, hukuken bulunmas ngrlen bir durumun eksikliinden dolay tannanlar ikinci grubun kapsamndadr. Konusu bakmndan deiik ayrmlara tbi tutulan muhayyerlikler iin otuzu akn isim zikredilmektedir. Gabn, hyanet, kemiyet, istihkak, nece, teferrukus-safka, art koulmu vasfn bulunmamas muhayyerlikleri bunlardan bazlardr (a.g.e., XX, 44-46; Haskef bu saynn on yediye ulatn ifade eder, bk. ed-Drrlmutr, IV, 565-566). Muhayyerlikler, kendileriyle amalanan maslahatn gereklemesine imkn vermek zere akdin hkmnn sbtuna veya balayclna eitli dzeylerde engel olur. Mesel art muhayyerlii akdin hkmnn sbtuna (muhayyerliin satcya ait olmas durumunda mebin mlkiyetinden kmasna), grme muhayyerlii sabit olmu hkmn tamamlna, ayp muhayyerlii ilerlik kazanm akdin balayclna engel olur (bnl-Hmm, V, 498). Sadece art ve ayp

muhayyerlikleri btn mezheplerce kabul edilmi olup grme ve tayin muhayyerliklerinin meruiyeti tartmaldr. Literatrde ayrca borlar hukukuyla dorudan ilgili olmayan bul muhayyerlii (baba veya dedesi dndaki bir veli tarafndan evlendirilen kn bula erdiinde evlilii feshetme hakkna sahip olmas), baz kefretlerde mkellefin belli seeneklerden birini tercih edebilmesi gibi baka muhayyerliklerden de sz edilmektedir. Trk hukukunda muhayyerlikler zel isimler altnda dzenlenmemekle birlikte bu konudaki ihtiyalarn daha ok st kavram olarak seimlik haklar ve yetkiler kapsamnda ele alnabilecek dzenlemelerle veya taraflara tannan hukuk imknlarla karland sylenebilir. Satcnn zapta ve ayba kar tekeffl borcunda alcnn kanun gerei seimlik haklara sahip olmas bu durumun rneklerindendir. Ayrca baz muhayyerlik hkmlerinin borlar hukukunun szleme grmelerine son verme hakk, kanun art-irad art gibi temel kavramlar erevesinde deerlendirilmesi mmkndr. A) artl (rad) Muhayyerlikler. Taraflarn aka art komasna bal olarak doan en temel muhayyerliktir. Literatrde tayin ve nakd muhayyerlikleri de art muhayyerliiyle birlikte incelenir. Dier ekollerin farkl tasnif mantklarna gre genelde art muhayyerliinin karsnda konumlandrlan ayp muhayyerlii Hanef ekolnde dolayl bir yorumla artl muhayyerlikler arasnda mtalaa edilir. 1. art Muhayyerlii. Hyr, hyr-art ve beyul-hyr gibi balklar altnda incelenen art muhayyerlii satm ve icre gibi bedel deiimi esas zerine kurulu, feshe elverili balayc akidlerde taraflarn anlamasna bal olarak birinin veya her ikisinin muayyen bir sre ierisinde akdi onama (imza, iczet) yahut feshetme hakkna / yetkisine sahip olmasn ifade eder. art muhayyerliinin bu hakkn sahibine akdi tek tarafl feshetme yetkisi verdii hususunda gr birlii vardr. Muhayyerlik hakknn nc bir ahsa ait klnmas Zfer b. Hzeyl ve baz fi fakihleri, muhayyerliin akdin yaplmasndan sonra sz konusu edilmesi de fi ve Hanbeller dnda mmkn grlr (muhayyerliin nc bir ahsa ait klnmasnn bunu art koan tarafn / taraflarn muhayyerliinden bamsz dnlp dnlemeyecei tartmas iin bk. Nevev, IX, 195-198; bnl-Hmm, V, 516; muhayyerliin akdin kurulmasndan sonra gndeme getirilmesi hakknda bk. bn Kudme, VI, 30; Nevev, IX, 194, 199, 374; Slih el-Ezher, II, 35). art muhayyerliinin alc ve satcdan her biri veya ayn anda her ikisi iin cizlii hususunda bir iki istisna dnda gr birlii bulunmaktadr. Bu konuda temel dayanak, alm satmda hep aldatld ikyetinde bulunan Habbn b. Mnkza Hz. Peygamberin syledii u szdr: Alm satm yaptnda de ki: Aldatma yok ve benim gn muhayyerlik hakkm var (Buhr, By, 48). Nevev, art muhayyerliine ruhsat veren hadislerin sbut ve dellet asndan baz zaaflar ierdiine temas ederek bu konudaki en gl delilin icm olduunu syler (el-Mecm, IX, 190). Mbdele temeline dayanan akidlerin arta balanmaya elverili bulunmad ve balayclk ifade edecei genel kuralna aykr olduunu belirtmekle birlikte btn ekoller art muhayyerliinin ihtiya gerekesiyle mer klnd kanaatindedir. Ancak Sfyn es-Sevr, bn brme ve baz Zhirlerin, garar ierdii ve satm szlemesinin yapsna aykr olduu gibi gerekelerle art muhayyerliini ciz grmedikleri veya ilgili hadisteki ifadeye binaen muhayyerlik hakkn sadece alc iin geerli kabul ettikleri ynnde rivayet bulunmaktadr (bn Rd, II, 174; bnl-Hmm, V, 500). lgili hadiste sadece alm satm iin sz konusu edildiinden art muhayyerliinin baka hukuk ilemlerde geerlilii bunlarn satm akdine benzerlikleri dikkate alnarak tesbit edilmitir. Buna gre

art muhayyerlii kural olarak rib cereyan etmeyen, karlkl bedel esasna dayanan, feshe elverili ve balayc nitelikteki hukuk ilemlerde sz konusu olabilir. Bu hususta ekoller arasnda ortaya kan snrl farkllklar, sz konusu akid veya hukuk ilemin yap ve mahiyetine ilikin gr ayrlklarndan kaynaklanmaktadr (bn Kudme, VI, 48, 431; VII, 545; X, 279; Nevev, IX, 175-178; bn Nceym, VI, 3-4). art muhayyerliinin sresi konusunda eilim vardr. a) lgili hadiste gnlk sreden sz edildii iin Eb Hanfe, fi ve Zfere gre bu sreyi aan muhayyerlik art akdi fsid klar. Daha fazla bir sre art koulmakla birlikte muhayyerliin gn ierisinde kullanlmas durumunda Zfere gre akdin sahih hale gelmesi mmkn deilken Eb Hanfeye gre mmkndr. filere gre fsid zaten btl anlamna geldiinden byle bir akid hibir ekilde sahihe dnmez (meclis dalmadan nce muhayyerliin gne ekilmesi durumunda akdin sahihe dneceini savunan gr iin bk. Nevev, IX, 190, 194). b) Hkmn amacndan hareket eden Eb Ysuf ve Muhammed ile Hanbel ve Caferler, taraflarn belli olmak artyla muhayyerlik sresini istedikleri gibi kararlatrabileceini syler. c) Mlikler, muhayyerlik sresinin satma konu edilen maln cinsine gre mtat olan sreyi amamas gerektii kanaatindedir. Muhayyerlik sresi kural olarak akdin kurulmasndan itibaren balar. Ancak meclis muhayyerliini kabul eden fi ve Hanbel ekollerinde bu srenin taraflarn bedenen birbirinden ayrlmasndan itibaren balayacan ileri srenler de vardr. Klasik fkh doktrininde satm szlemesi, bedellerdeki mlkiyet hakknn karlkl el deitirmesi hkmnn hukuk sebebi (illet) olarak nitelenir. llet varken hkmn bulunmamas dnlemezse de muhayyerlikler satmn hkm olan mlkiyetin intikaline eitli derecelerde engel olur. art muhayyerliinin hkmn balamasna engel oluunu anlatmak zere -zellikle satc bakmndanbyle bir akdin ismen ve mnen illet olmakla birlikte hkmen illet olmad, yani hkm hakknda inikad etmedii sylenir. art muhayyerlii bulunan akid bu ynyle mevkuf akidle rtr. Muhayyerliin bedellerin mlkiyeti zerindeki etkisi, dier bir ifadeyle muhayyerlik sresince mal ve semenin mlkiyetinin ve maln zayi / telef olmas durumunda hasar / tazmin sorumluluunun kime ait olaca konusunda ekollerin farkl yaklamlar bulunmaktadr. Hanef ekolnde muhayyerliin bedeller zerindeki etkisi ayrntl biimde incelenmitir. a) Muhayyerlik hakknn satcya ait olmas durumunda mal satcnn mlkiyetinden kmaz. Satcnn izniyle kabzetmi bile olsa alcnn meb zerinde tasarrufta bulunma hakk yoktur ve kendi elinde zayi olmas halinde maln semenini deil kymetini tazminle ykmldr. Maln kabzdan nce zayi olmas durumunda muhayyerlik hakknn kime ait olduuna baklmakszn -muhayyerlik art bulunmayan akidde olduu gibi-akid infisah eder ve mteriye bir ey lzm gelmez. Satcnn muhayyerlii halinde akid mteri iin balayc olacandan semen mterinin mlkiyetinden kar; Eb Ysuf ve Muhammede gre satcnn mlkiyetine geer, Eb Hanfeye gre gemez. b) Muhayyerlik hakknn mteriye ait olmas durumunda mebin mlkiyeti satcdan kar; Eb Ysuf ve Muhammede gre mterinin mlkiyetine geer, Eb Hanfeye gre gemez (gerekesi ve rnekleri iin bk. Ksn, V, 265). Satn alnan malda kabzdan sonra gerekleen kesb, galle gibi asldan domayan artlarn akdin feshedilmesi halinde kime ait olaca meselesi de bu gr ayrlna gre zmlenmi olup Eb Hanfe bu trden artlarn satcya iade edilecei, Eb Ysuf ve Muhammed ise mteriye ait olaca grndedir (satn alnan malda kabzdan sonra gerekleen ne tr artlarn feshe mani olaca konusunda bk. el-

Fetval-Hindiyye, III, 48). Maln mterinin elinde zayi olmas veya muhayyerlik sresi ierisinde dzelmeyecek biimde aypl hale gelmesi durumunda mterinin semeni demesi gerekir. Mterinin muhayyerlii halinde semenin mlkiyeti mteriden kmayaca iin satc bu sre zarfnda semenin kendisine denmesini talep edemez. c) Her iki tarafn birlikte muhayyerlik hakkna sahip olmas durumunda meb ve semenin mlkiyetinde hibir deime olmaz. Mlik ekolnde satlan mal muhayyerlik sresince satcnn mlkiyetindedir. Bu sre ierisinde gerek geliri gerekse kabzdan nce hasar sorumluluu kendisine aittir (ehbeddin el-Karf, V, 31, 44). Satlan maln kabzdan sonra zayi olmas durumunda tazmin sorumluluunun kime ait olaca maln cinsine ve mterinin kusurlu olup olmamasna gre deiiklik gsterir. Mteri muhayyerlik sresince satlan maldan deneme amac dnda yararlanmay, satc da mterinin demede bulunmasn art koamaz. fi ekolnde meclis muhayyerlii ve art muhayyerlii bulunan satm akdinde mlkiyetin akdin yaplmasyla intikal edecei, muhayyerlik sresinin dolmasyla intikal edecei ve muhayyerlik hakknn ne ynde kullanlacana karar verilecei na kadar askda kalaca eklinde yaklam vardr. Farkl deerlendirmeler bulunmakla birlikte bu yaklamlarda genellikle muhayyerliin hangi tarafa ait olduu hususunda ayrm yaplmaz (muhayyerlik sresinde malda meydana gelen artn kime ait olaca gibi meselelerin bu yaklamlara gre farkl zmleri iin bk. Nevev, IX, 211219). Maln muhayyerlik sresi ierisinde mterinin elinde zayi olmas muhayyer olan tarafn fesih ve imza hakkn etkilemez. Muhayyer olan satc bu durumda akdi feshederse mterinin semeni deil maln kymetini demesi gerekir; akde onay verirse mterinin semen mi yoksa kymet mi deyecei, muhayyerlik sresinde mlkiyetin kime ait olacana ilikin yaklamlara gre farkllk gsterir (farkl ihtimallere gre ortaya kan ayrntl hkmler iin bk. a.g.e., IX, 219-222). Hanbel ekolnde kabul gren gr, muhayyerlik kime ait olursa olsun mlkiyetin muhayyerlik sresinin dolmasna bal olmakszn bizzat akidle mteriye intikal edecei ve akid ister onama ister fesihle sonulansn bu sre zarfnda meydana gelecek munfasl artlarn mteriye ait olaca ve taraflarn muhayyerlik sresi ierisinde satlan malda tasarruf haklarnn bulunmad ynndedir. Muhayyerlik sresince bedelin / semenin tesliminin gerekli deil mmkn olduu Mlikler dnda genel olarak kabul edilmekle birlikte teslimin art koulmasnn akdi fsid klp klmayaca tartmaldr. Yine muhayyerlik sresi dolmadan satm konusu mal zerinde fa hakknn kullanlp kullanlamayaca hususunda mezhepler arasnda gr ayrlklar vardr. u durumlarda art muhayyerlii sona erer: a) Muhayyerlik hakk sahibinin sresi iinde ak biimde veya satm, hibe vb. bir tasarrufta bulunmak gibi dolayl bir yolla akdi onamas veya feshetmesi (buradaki onamann fuzlnin satmndaki iczetten farkl olarak ina anlam iermedii hakknda bk. Ksn, V, 264). Eb Hanfeye ve Muhammede gre fesih beyannn geerlilii iin dier tarafn muhayyerlik sresi ierisinde bundan haberdar olmas gerekir; Eb Ysuf, Mlik, fi, Ahmed ve Zfere gre ise gerekmez. Dolayl (fiil) fesih durumunda ise kar tarafn bilgisinin aranmayaca konusunda Hanef imamlar fikir birlii iindedir (bnl-Hmm, V, 511-513). Mezheplerin, bu tr tasarruflarn taraflarn durumuna gre iczet veya fesih anlam tamas ve hukuk sonularyla ilgili farkl deerlendirmeleri vardr. b) Onama yahut fesih olmakszn muhayyerlik sresinin dolmas. Bu durumda akid balayc hale gelir; ancak Mlik mezhebinde bu konu, maln satcnn veya alcnn

elinde bulunmas ve srenin kesin olarak belirlenmi olup olmamas ihtimalleri ayrt edilerek ele alnm ve duruma gre farkl zmlere ulalmtr. c) Akid konusu maln muhayyerlik hakkna sahip olan tarafn elinde -ister kendi fiili isterse tabii fet veya bakasnn fiiliyle olsun-fesih imknn ortadan kaldracak ekilde zayi olmas veya aypl hale gelmesi (satlan maldaki muttasl artlarn hkmnn buna gre belirlenecei hakknda bk. Ksn, V, 270). Hanbel ekolndeki iki grten birine gre byle bir durumda taraflarn muhayyerlikleri ortadan kalkar, mteri semen demek durumunda kalr; dierine gre ise satcnn muhayyerlii kalkmaz, akdi feshedip maln kymetini isteyebilir. d) Hanef ve Hanbellere gre muhayyerlik hakkna sahip olan tarafn lmesi. art muhayyerliini sahibinin irade ve tercihine bal ahs bir hak olarak gren Haneflere ve ekseri Hanbellere gre -ister satcya ister mteriye ait olsun-bu hak vrislere intikal etmez; bunu akdin bir sonucu ve mal bir hak olarak deerlendiren fiye gre ise intikal eder; Mlikin gr de bu yndedir. Hak her iki tarafa ait olup ikisi birden lrse akid tamam olur, biri lrse dierinin muhayyerlii devam eder. Muhayyerlik hakk olmayan tarafn lmesi muhayyerlik sahibini etkilemez. Yine hak sahibinin baylmas veya akl dengesini kaybetmesi halinde art muhayyerlii fi ve Mliklere gre velisine intikal eder; Haneflere gre ise bu durumun srenin dolmasna kadar devam etmesi halinde -biztihi bu sebeple deil sresi iinde ihtiyar bir hak kullanm olmad iin-muhayyerlik der. 2. Tayin Muhayyerlii. Kymet yahut vasflar farkl birka eyin fiyatlar ayr ayr belirtilerek alcnn bunlardan dilediini almas veya satcnn dilediini vermesi kaydyla yaplan satm szlemesinde tannan seim hakkdr. fi, Ahmed b. Hanbel ve Zfer, akdin konusunda bir tr belirsizlik bulunduu iin tayin muhayyerliini ciz grmemilerdir. Hanefler ve Mlikler de bu durumun kural olarak akdi ifsat edeceini kabul etmekle birlikte art muhayyerliinin cevaz gerekesi olan bir sre dnme ihtiyacnn bu konuda da geerli olduu ve bu ynde bir teaml olutuu iin tayin muhayyerliini istihsanen ciz grmlerdir. Ancak tayin muhayyerliinin mahiyeti, seilecek mal adedinin ten, tayin sresinin gnden fazla olup olmayaca ve tayin muhayyerliinin sadece mteriye ait olup olmad hususu tartmaldr; konu kaynaklarda daha ok alcya tannan bir hak eklinde ilenir. Meruiyet delili ve ekseri hkmleri bakmndan aralarnda sk bir iliki bulunduundan tayin muhayyerlii art muhayyerliinin alt blm gibi ele alnr. Hatta Haneflerde iki eilimden arlkl olan, tayin muhayyerliinin ancak art muhayyerliiyle birlikte bulunabilecei ynndedir. art muhayyerliiyle birletiinde sre zaten snrl olmakla beraber yalnz tayin muhayyerliinin sz konusu olmas halinde seim iinin srncemede kalmamas iin sre tayini gerekli grlr. Tayin muhayyerlii bulunan satm akdinde kabzedilen eylerden muayyen olmayan birinin mlkiyeti mteri iin sabit hale gelir, dieri mlikin temlik ve sbt amal olmayan izniyle kabzedildiinden mterinin elinde emanet hkmnde bulunur. Belirleme yapldktan sonra mlkiyeti alcya ait olduu kesinleen meb ile ilgili sonular akdin inikad vaktinden itibaren domu saylr. Kabzdan nce mallardan biri helk olursa satm akdi btl olmaz, mteri kalan mal semeniyle alp almamakta muhayyerdir; fakat hepsi helk olmusa szleme btl hale gelir. Kabzdan sonra mallardan biri mterinin elinde zayi olur veya aypl hale gelirse bunun alcnn mlkiyetine geen mal olduu kabul edilir ve semenini demekle ykml olur; elde kalan veya aypsz mal ise emanet hkmnde olduu kesinletiinden satcya iade edilir. Elinde tutmaya devam eder ve telef olursa bunu da tazminle ykml olur. Kabzdan sonra her ikisinin mterinin elinde zayi olmas halinde hangisinin

meb ve hangisinin emanet olduu bilinemediinden alc her ikisinin semeninin yarsn der (a.g.e., V, 262). Mlikler yalnz art muhayyerlii ieren satma beyu hyr, yalnz tayin muhayyerlii ierene beyu ihtiyr, her ikisini kapsayana beyu hyr ve ihtiyr adn verir. art muhayyerliinde de iki maln sz konusu olduu varsaylarak bunlarn her birinde mallarn sadece birinin zayi olmas, her ikisinin zayi olmas yahut seim yapmadan muhayyerlik sresinin dolmas ihtimallerine gre balca dokuz durumla karlald belirtilir. a) Beyu hyrda her iki mal meb hkmnde olup mteri bunlar kabzetmise birinin veya her ikisinin zayi olduunu iddia ettiinde tazminle ykml olur, seim yapmadan muhayyerlik sresi dolmusa her ikisini almas gerekir. b) Beyu ihtiyr sz konusu ise durumda da her bir maln semenin yarsn demekle ykml olur. c) ki muhayyerlik tr birletiinde her ikisinin zayi olduunu iddia ederse sadece birinin tam semenini der, sadece birinin zayi olduunu sylerse bunun yarsn tazmin eder ve kalan seme hakkna sahip olur; seim yapmadan muhayyerlik sresi dolmusa kendisine bir ey lzm gelmez (Muhammed b. Abdullah elHara, V, 123-125; Muhammed Ahmed ed-Desk, III, 106). Tayin muhayyerlii, mterinin mallardan birini setiini aka belirtmesi veya mallardan birinde onu setii anlamna gelecek bir tasarrufta bulunmas ile sona erer. Ayrca -yukarda belirtildii gibiHaneflere gre kabzdan nce her iki maln ve kabzdan sonra ister birinin ister her ikisinin helk olmasyla muhayyerlik zorunlu olarak son bulur. Mliklere gre ise zorunlu sona erme btn mallarn helk olmas durumunda sz konusudur. Belirlenen srenin dolmas da tayin muhayyerliini sona erdirir; ancak Haneflere gre mteri kazen seim yapmaya zorlanabilir. Mliklere gre ise bu durumda her birinin yarsnn semenini demekle ykml olur. Tayin muhayyerlii, art muhayyerliinden farkl olarak mterinin lmyle sona ermeyip vrislere intikal eder. Vris mallardan birini seip almak durumundadr. Satm bedeli henz denmemise terekeden denir. 3. Nakit Muhayyerlii. Belirli sre iinde mterinin semeni dememesi veya satcnn semeni iade etmesi halinde satmn gereklemeyeceinin kararlatrlmasdr. fi mezhebinde ar basan yaklama gre bu artla yaplan satm muhayyerliin kime ait olduuna baklmakszn btldr. Nakit muhayyerliini ciz gren Hanef, Mlik ve Hanbel mezhepleri ve bir ksm fi fakihleri ise bunun art muhayyerlii anlamnda olduunu ne srer. Ancak art muhayyerliinde anlan sre getiinde akid kesinleirken bunda anlan sre zarfnda deme yaplmad takdirde akid fsid olur. Nakit muhayyerliinin gnden fazla bir sreye balanmasn Eb Hanfe ve Eb Ysuf ciz grmezken mam Muhammed ciz grr. Hanbel ekolnde de muayyen olmas kaydyla srenin gnden fazla olabilecei kabul edilir. Belirlenen sre dolduu halde deme yaplmazsa infisahtan m yoksa butlndan m sz edilecei tartmaldr. 4. Ayp Muhayyerlii. Taraflardan birinin akdin konusunu oluturan bedellerden birinde, zellikle mterinin satn ald malda deer drc veya akidden beklenen hakl maksad engelleyen bir kusur bulunduunu farketmesi zerine bu gerekeyle akdi fesih hakkna sahip olmasdr. Btn ekollerce kabul edilen bu muhayyerliin meruiyeti aklanrken haksz kazanc yasaklayan ve akidlerde rza esasna vurgu yapan baz yet ve hadislerle akl ve icm delillerine atfta bulunulur (Abdullah b. Muhammed b. Ahmed et-Tayyr, s. 120-123). Bununla birlikte Hanefler ayp muhayyerliini dolayl bir yorumla irad muhayyerlikler

kapsamnda ele alr. yle ki: Satma konu olan eyin aypsz olmas delleten art koulmu kabul edildiinden bu artn gereklememesi durumunda mteri iin muhayyerlik hakk domaktadr. Bu yaklamn bir sonucu olarak Hanef ekolnde er kaynakl olan ryet muhayyerliinin sarih skatla dmesi mmkn grlmezken irad saylan ayp muhayyerliinin bu yolla decei kabul edilmektedir. Ayp muhayyerlii Haneflere gre icre, ksmet, mal karl sulh, kasten ldrmede sulh bedeli, mehir ve muhlea bedelinde de geerlidir. Mlikler ayp muhayyerliinin kural olarak muvaza akidlerinde sz konusu edilebileceini, hibe ve sadaka gibi muvaza kast bulunmayan ilemlerde geerli olmadn belirtir (nikh akdinde ayp muhayyerliinin bulunup bulunmad tartmas iin bk. bn Kudme, X, 61-62). Muhayyerliin sabit olmas iin u artlarn bulunmas gerekir. a) Akid konusu maln emsalinde normal saylmayan ve deerinde eksiklik oluturan bir aybn ortaya kmas. filer bu artn deerlendirilmesinde akidden beklenen hakl maksad engelleme, Hanbeller eyann aynndaki noksanlk kriterine arlk verirler. b) Aybn kadm olmas yani akdin yaplmasndan veya maln teslim alnmasndan nce var olmas. c) Mterinin akid nnda veya kabz esnasnda bundan haberdar olmamas. d) Fesih ncesinde aybn ortadan kalkmam olmas. e) Satc tarafndan ayptan ber olma artnn koulmam olmas (bu artn mutlak olup olamayaca hakkndaki gr ayrlklar iin bk. Ksn, V, 276-278; Vehbe ez-Zhayl, IV, 262-263). Ayp sebebiyle muhayyerlik hakknn sbtu belirli bir sreyle snrl olmayp aybn ortaya kmas ile sabit olur. Muhayyerlik hakkna temel tekil eden aybn tesbiti iin herkesin anlayabilecei ak ayplarda hkimin veya onun tayin ettii emin kiinin bakmas yeterli olurken ihtisas gerektiren ayplarda uzmanlarn grne bavurulur. Ayp muhayyerliinin hkm, ilerlik kazanm olan akdi balayc olmaktan karmas ve bu hakkn sahibine tek tarafl olarak akdi feshetme yetkisi vermesidir; bu takdirde mal iade ederek dedii bedeli geri alr. Bununla birlikte muhayyerlik hakkna sahip olan mteri dilerse ayn bedelle mal elinde tutabilir ve bu yndeki iradesini aklamasyla akid balayc hale gelir. filere ve Ahmed b. Hanbelden bir rivayete gre fesih beyannn ve iadenin hemen yaplmas gerekir; Haneflere ve Hanbellerde sahih kabul edilen gre gre rzaya dellet edecek bir sz veya davranta bulunmad srece yaplabilir; Mliklere gre ise bir gn ierisinde veya rzasnn bulunmadn yeminle teyit ederse iki gn iinde iade edebilir. Aybn mal henz satcnn elindeyken sbut bulmas durumunda, mahkeme kararna veya karlkl rzaya gerek olmakszn mterinin akidden vazgetii ve mal iade ettii ynndeki beyan ile feshin gerekleeceinde gr birlii vardr. Aybn mteri tarafndan maln teslim alnmasndan sonra sbut bulmas halinde Hanefler feshin ancak mahkeme karar veya karlkl rza ile olacan ne srerler; fi ve Hanbellere gre buna gerek yoktur, fesih beyannda bulunmas yeterlidir. Feshin geerlilii iin muhayyerlik hakknn dmemi olmas, maln teslim alnd hal zere bulunmas, kar tarafn fesihten haberdar olmas ve feshin satc aleyhine akdin blnmesine yol amamas arttr. Mesel lyle veya tartyla satlan bir mal alp bir ksmnn aypl olduunu gren mterinin salamlar elinde tutup aypl olanlar iade etmesi akdin blnmesi anlamna gelir. Aypl maln iadesi mmkn olduu halde mterinin bunu elinde tutup ayp dolaysyla meydana gelen deer farkn satcdan isteyip isteyemeyecei veya henz dememise satm parasndan dp demeyecei sorusuna Hanef ve filer olumsuz, Hanbeller olumlu cevap verirler. Mliklerin yaklam ise aybn ok olmas durumunda Hanef ve filerin, orta dzeyde bulunmas halinde

Hanbellerin grne paraleldir. Satcnn aybn yol at eksiklii telfi etmeye raz olmas mterinin iade hakkn engellemez; fakat Haneflere, Mliklere ve filerdeki bir yoruma gre iade hakkn kullanmaktan vazgeme konusunda mterinin satc ile bir mal karlnda anlamas mmkndr. art ve grme muhayyerliklerinde ise kural olarak mcerret haklar karlnda bir bedel almak ciz olmad iin mterinin muhayyerlik hakkn kullanmama karlnda satcyla bir mal mukabilinde anlamas ittifakla ciz grlmemitir. adenin kendisinden kaynaklanan bir sebeple imknsz hale gelmesi durumunda mteri satcya deer noksanln tazmin talebiyle rc edemezse de kendisinden kaynaklanmamsa rc edebilir. Rc hakk mterinin bundan vazgetiini aklamasyla ve ayba aka veya dolayl biimde rza gstermesiyle der. Ayp muhayyerliinin vrislere intikal edecei hususunda kayda deer bir tartma yoktur. Ayp muhayyerliini dren sebepler ylece sralanabilir: a) Mterinin ald maln aypl olduunu rendikten sonra ak biimde veya mal satla karmas gibi dolayl olarak ayba rza gstermesi. b) Mterinin muhayyerlik hakkn ak ekilde veya dolayl olarak satcy ayptan ibra ederek iskat etmesi. c) Satn alnan maln zayi olmas. d) Satlan malda eksilme veya artma meydana gelmesi (hangi tr ve kimden kaynaklanan eksilme veya artlarn fesih sebebi olaca hakknda bk. Ksn, V, 284-286; ayrca bk. AYIP). B) er (Hkm) Muhayyerlikler. 1. Ryet Muhayyerlii. Mterinin grmeksizin satn ald mal grdnde akdi fesih hakkna sahip olmasdr. Bir eyi grmeden satn alma halinde vasfn bilinmezlii rzay haleldar ettii ve bu durum akdin hkmnn tamamlanmasna yani mlkiyetin balayclna mani olduundan mteri iin muhayyerlik hakk domakta ve akdi onun asndan balayc olmaktan karmaktadr. Akid meclisinde hazr olmayan bir maln satlmasn fi ciz grmezken Hanefler kendisine veya bulunduu yere iaret edilmesi, Mlikler ve baz kk farklarla Hanbeller ise tavsif edilmesi ve kabzdan nce vasfnn deimeyeceinden emin olunmas artyla ciz grrler. Mlikler, Hanbeller ve Caferlere gre mal tavsif edildii ekilde karsa mterinin muhayyerlik hakk ortadan kalkar ve akid balayc olur; Hanefler bu durumda da grme muhayyerliinin srecei fikrindedir. Mlik ve Ahmed b. Hanbelden nakledilen iki rivayetten birinde bunlarn gaip maln satmn ciz grmedikleri, dolaysyla grme muhayyerliini kabul etmedikleri, Mlikten gelen ikinci rivayete gre ise onun ryet muhayyerliini mterinin bunu art komasna balad belirtilir. Grme muhayyerliinin temel dayana, grmedii eyi satn alan kimsenin muhayyer olduuna dair Hz. Peygamberden rivayet edilen hadisle (Drekutn, III, 4, 5; Ahmed b. Hseyin el-Beyhak, V, 268) sahbeye atfedilen uygulamadr. Bu muhayyerlii gerekelendirme sadedinde Hanefler sz konusu hadis ve uygulamaya ilveten inikad iin bedellerden biri olan semeni grmek art olmad gibi satlan mal grmenin de art olmadn ve ilgili tarafa fesih hakk tannmas halinde grmemenin taraflar arasnda bir ekimeye yol amayacan sylemilerdir. Ryet muhayyerlii art muhayyerlii gibi karlkl bedel esasna dayanan, feshe elverili ve balayc nitelikteki hukuk ilemlerde sz konusu olabilir; selem akdinde olduu gibi muayyen bir eyin tavsif yoluyla satmnda ise grme muhayyerlii sabit olmaz. Maln nceden grlm olmas

muhayyerlii kaldrr. Ancak aradan mal mteri asndan mlm olmaktan karacak bir srenin gemesi halinde muhayyerlik hakk doar. Numune ile satlan eylerde numunenin grlmesi satn alnacak maln grlmesi hkmndedir. Hanef ve Mlik mezheplerinde grme muhayyerlii yalnz maln mlkiyet veya kullanm hakkn iktisap eden tarafa tannrken baz Hanef fakihleriyle Hanbeller ve Zhirlere gre satc ve kiralayan gibi temlik eden tarafa da tannmas gerekir. Ryet muhayyerlii maln bilgi edinmeye yetecek lde grlmesi nnda sabit olur. Nelerin bu anlamda grme saylaca maln cinsine ve teamle gre deiiklik gstermektedir. Grme muhayyerlii eran sabit olduu iin Haneflere gre grmeden nceki iczetle akid balayc hale gelmeyecei gibi muhayyerlik hakkndan vazgetiini aka sylemesiyle de (sarih skat) mterinin bu hakk dmez. Buna mukabil grme muhayyerliine deil akdin bilinmezlik tamasna binaen fesih hakknn maln grlmesinden nce kullanlabilecei kabul edilmitir. Grme muhayyerlii sebebiyle feshin geerli olmas iin Eb Hanfe ve mam Muhammed satcnn bunu bilmesini art koarken Eb Ysuf bunu gerekli grmez (kr iin sabit olan muhayyerliin nasl kalkaca konusunda bk. Eb Bekir elHaddd, I, 252). Grme muhayyerlii bedellerde mlkiyetin sbutuna deil balayclna engel olduundan bedellerin mlkiyeti muhayyerlik art iermeyen akidlerde olduu gibi akdin yapld anda el deitirir ve balayc olmamakla birlikte mteri satlan mala, satc da semene mlik olur. Dolaysyla mterinin grmeden satn ald mal zerinde grmeden nce bir bakasna satma, rehin verme gibi bir tasarrufta bulunmas mmkndr, bu suretle satm balayc hale gelmi olur. art ve ayp muhayyerliklerini dren sebepler grme muhayyerliini de drr. Aralarndaki temel fark, grme muhayyerliinin hukkullah kapsamnda (kamu dzeninden) saylmas sebebiyle sarih skatla dmemesidir. Hanefler ve Hanbeller grme muhayyerliinin vrislere intikal etmeyecei, Mlikler ise intikal edecei grndedir. 2. Meclis Muhayyerlii. Akid meclisinden bedenen ayrlmadklar srece taraflarn mnferit iradeleriyle akidden vazgeme hakkna sahip olmalardr. Alc ve satc ayrlmadklar srece muhayyerdirler hadisini (Buhr, By, 44, 45; Mslim, By, 43, 44) bedenen ayrlma eklinde yorumlayan fi ve Hanbel ekollerinde taraflara byle bir hak tannrken Hanef ve Mlik ekollerinde bu hadis szle ayrlma olarak yorumlanm ve taraflarn iradelerini birbirine uygun biimde beyan etmesinden sonra -ayrca arta balanmamsa-tek tarafl olarak bundan vazgeemeyecekleri ilkesi benimsenmitir. Meclis muhayyerliini kabul edenlere gre bu hak, taraflarn bedenen birbirlerinden ayrlmalar veya akdin balayc olmasn tercih ettiklerini bildirmeleriyle sona erer. fi ekolnde arlkl gr meclis muhayyerliinin vrislere intikal edecei ynndedir. lm daha byk bir ayrlk olarak deerlendiren Hanbellere gre taraflardan birinin lm meclis muhayyerliini ortadan kaldrr; bu mezhepteki dier bir gr lenin bu konuda vasiyetinin bulunup bulunmadn esas alma ynndedir. fi ekolnde meclis muhayyerlii sresince satlan maln mlkiyetinin ve hasar sorumluluunun kime ait olduu ynnde farkl gr bulunmaktadr. Bir gre gre maln mlkiyeti satcya, bir gre gre mteriye aittir, nc gre gre ise sonulan keyfiyetine bal olarak akid mevkuf saylr. Hanbel mezhebinde kabul gren gr, meclis muhayyerliinin varlna ramen mlkiyetin mteriye intikal edecei ynndedir (ayrca bk. MECLS).

BBLYOGRAFYA

Tehnev, Kef, II, 1304-1305; Buhr, By, 44, 45, 48; Mslim, By, 43-44; Sahnn, el-Mdevvene, Beyrut 1994, III, 206-237; Drekutn, es-Snen (nr. Abdullah Him Yemn elMeden), Kahire, ts. (Drl-mehsin), III, 4, 5; bn Hazm, el-Muall (nr. M. Mnr ed-Dmak), Kahire 1350, VIII, 370-378; Ahmed b. Hseyin el-Beyhak, es-Snenl-kbr, Haydarbd 1352, V, 268; Ksn, Bedi, V, 157, 201, 228, 261-306; Kdhn, el-Fetv, II, 178-222; Burhneddin elMergnn, el-Hidye, [bask yeri ve tarihi yok] (el-Mektebetl-slmiyye), III, 27-41; bn Rd, Bidyetl-mctehid, stanbul 1985, II, 129-130, 144-153, 174-178; bn Kudme, el-Mun (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk - Abdlfetth M. el-Hulv), Kahire 1989, VI, 10-50, 431; VII, 447448, 545; X, 61-62, 279; Muhakkk el-Hill, el-Mutaarn-nfi f fhil-mmiyye, Kahire, ts. (Vezretl-evkf), I, 121-122; Nevev, el-Mecm, IX, 174-225, 374; ehbeddin el-Karf, eahre (nr. Muhammed B Hubze), Beyrut 1994, V, 20-120; Beyzv, el-yetl-uv (nr. Ali Muhyiddin el-Karad), [bask yeri ve tarihi yok] (Drn-nasr), I, 475-481; bn Czey, elavnnl-fhiyye, Beyrut, ts. (Drl-kalem), s. 180; Eb Bekir el-Haddd, el-Cevheretnneyyire, stanbul 1323, I, 246-258; bnl-Hmm, Fetul-adr, Kahire, ts. (el-MatbaatlMeymeniyye), V, 497-546; Burhneddin bn Mflih, el-Mbdi f eril-Muni (nr. M. Zheyr e-v), Beyrut 1980, IV, 60, 63-104; Molla Hsrev, Drerl-kkm, stanbul 1317, II, 151-168; Rass, eru uddi bn Arafe (nr. Muhammed Ebl-Ecfn - Thir el-Mamr), Beyrut 1993, II, 378-379; bn Nceym, el-Barr-ri, VI, 2-74; irbn, Munil-mutc, Beyrut, ts. (Dru ihyit-trsil-Arab), II, 43-63; Abdurrahman eyhzde, Mecmaul-enhur, stanbul 1328, II, 2353; el-Fetval-Hindiyye, III, 38-102; Haskef, ed-Drrl-mutr (bn bidn, Reddl-mutr [Kahire] iinde), IV, 565-604; Muhammed b. Abdullah el-Hara, eru Mutaar all, Beyrut, ts. (Dru Sdr), V, 109-162; Muhammed Ahmed ed-Desk, iye ale-eril-kebr, [bask yeri ve tarihi yok] (Drl-fikr), III, 91-159; bn bidn, Reddl-mutr (Kahire), IV, 565-604; Mecelle, md. 300-360; Kadri Paa, Mridl-ayrn, md. 328-341; Abdrrezzk Ahmed es-Senhr, Medirl-a fil-fhil-slm, Kahire 1967, V, 130-131, 198-261, 280-285; Mustafa Ahmed ezZerk, el-Fhl-slm fi evbihil-cedd, Dmak 1968, I, 444-460, 577-578; M. Eb Zehre, elMilkiyye ve naariyyetl-ad fi-eratil-slmiyye, Kahire 1977, s. 384-410; Abdullah b. Muhammed b. Ahmed et-Tayyr, yrl-meclis vel-ayb fil-fhil-slm, Riyad 1400; Bilmen, Kamus2, VI, 55-85; Slih el-Ezher, Cevhirl-ikll, Beyrut, ts. (Drl-marife), II, 34-55; Vehbe ez-Zhayl, el-Fhl-slm ve edilleth, Dmak 1405/1985, IV, 250-275; Hayreddin Karaman, Mukayeseli slm Hukuku, stanbul 1987, II, 283-300, 308; Ali el-Bedr Ahmed e-erkv, elyrt fil-bey, [bask yeri yok] 1990; A. Faruk Kulu, slm Hukukunda Satm Akdine likin Muhayyerlikler (yksek lisans tezi 1991), M Sosyal Bilimler Enstits; Ahmet Yaar, slm Borlar Hukukuna Gre Satm Akdinde Ayp Muhayyerlii ve Hukuki Sonular (doktora tezi 1993), Dokuz Eyll niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; mer Sleyman el-Ekar, yr-ar filby ve tabuh f mumeltil-merifil-slmiyye, Mecellet-era ved-dirstilslmiyye, V/10, Kveyt 1988, s. 13-42; Muhammad Masum Billah, Caveat Emptor Versus Khiyr al-Ayb, The American Journal of Islamic Social Sciences, XIV/2, Herndon 1997, s. 208-230; A. M. Delcambre, iyr, EI (ng.), V, 25; yr, Mv.F, XX, 41-184; fa, a.e., XXVI, 145146.

H. Yunus Apaydn

MUHAYYSA b. MESD
() Eb Sad Muhayyisa b. Mesd b. Kb el-Evs el-Ensr Sahb. Hicretten nce mslman oldu. Uhud, Hendek gazvelerine ve daha sonraki gazvelere katld. slm dmanl ile tannan yahudi air Kb b. Erefin katlinin ardndan Hz. Peygamberin yahudileri ldrmeye izin verdiine dair duyduu bir haber zerine aabeyi Huveyyisa ile dostluk ve dayanma yemini yapm olan yahudi tccar bn Sneyneyi ldrd. Bunu renen Huveyyisa, Sana o kadar iyilii dokunan birini nasl ldrrsn? diyerek Muhayyisay dvd. Muhayyisa da, Onu ldrmemi emreden kii seni ldrmemi istese hi tereddt etmeden senin de boynunu vururum anlamnda bir iir inad etti. Huveyyisa kardeini kendisine bu derece balayan dini renmek istedi ve Resl-i Ekremin yanna gittiklerinde mslman oldu. Bu olayn, Ben Evsin mttefiki Ben Kurayzann Hendek Gazvesinde mslmanlara ihanet etmesi ve bundan dolay erkeklerinin katledilmesi zerine meydana geldii de rivayet edilmektedir. Hayber kuatmas devam ederken (7/628) Hz. Peygamber, Muhayyisay bir mfreze ile halkn slma davet etmesi iin nemli bir yahudi yerleim merkezi olan Fedeke gnderdi. Muhayyisa orada iki gn kalarak Fedek yahudilerini slma davet etti. Bu daveti kabul etmezlerse Resl-i Ekremin ehirlerini igal edeceini, Hayberlilerin bana gelenlerin onlarn bana da geleceini bildirdi. nceleri Muhayyisay nemsemeyen Fedek halk, Hayberden gelen haberler zerine durumun ciddiyetini anlayp Reslullaha birka temsilci gnderdi. Fedekliler, mahsullerinin yarsn vermek ve mslmanlarn istedii anda blgeyi terketmek artyla anlama yaptlar. Muhayyisa ve arkadalar Hayberin fethinde bulunmadklar halde ganimetten pay aldlar, ayrca kendilerine humustan belli bir maa baland. Muhayyisa ile Huveyyisann ad kasme ile ilgili bir olayda da gemektedir. Bir ktlk srasnda Muhayyisa, Abdullah b. Sehl b. Zeyd ile Haybere hurma toplamaya gitmiti. Her biri ayr yerlerde alm, Muhayyisa, Abdullahn alt yere gittiinde onun boynu krlarak bir ukura atlm olduunu grmt. Bunun zerine Medineye dnen Muhayyisa, kardei Huveyyisa ve maktuln kardei Abdurrahman ile birlikte Hz. Peygamberin yanna giderek cinayeti yahudilerin ilemi olabileceini syledi. Resl-i Ekrem bu iddialar iin yemin etmelerini isteyince hadiseyi grmedikleri iin yemin etmediler. Olay Hayberlilerden de soruturan Reslullah, onlarn cinayeti ilemediklerine dair yemin etmeleri zerine anlamazla son vermek iin maktuln diyetini beytlmlden dedi. Bedir ehlinden olduu sylenen Muhayyisa Eslem b. Hriin kz Sheyme ile evlendi. Bu evlilikten ocuu olup olmad bilinmemekte, dier hanm Hind bint Amrdan Harm, Dihye ve Reb adl oullarnn doduu rivayet edilmektedir. Muhayyisann olu Sad da sahbdir (bn Hacer, el-be, II, 36). Torunu Harm b. Sad, Muhayyisadan da rivayetleri olan sika bir muhaddistir (bn Hacer, Tehbt-Tehb, II, 223).

Muhayyisann hacamat yapmak ya da klesine yaptrmak iin Hz. Peygamberden izin istedii, bu iten elde ettii kazanc hayvanlarna ve klelerine harcamak artyla ondan izin ald belirtilmektedir. Onun Resl-i Ekremden olan rivayetlerinin de bu konuyla ilgili olduu anlalmaktadr (Msned, V, 435-436).

BBLYOGRAFYA

el-Muvaa, asme, 1, 2; Msned, IV, 2, 3, 142; V, 435-436; Buhr, ul, 7, Cizye, 12, Edeb, 89, Akm, 38; Mslim, asme, 1, 3, 4, 6; bn Mce, Diyt, 28; Eb Dvd, Diyt, 8; Tirmiz, Diyt, 23; Nes, asme, 1-4; bn shak, es-Sre, s. 300; Vkd, el-Mez, I, 192; II, 515, 551, 684, 695, 706-707, 713-715; bn Him, es-Sre, II, 58-59, 273, 336-337; bn Sad, e-abat, VIII, 333, 396; bn Abdlber, el-stib, III, 498-501; bnl-Esr, sdl-be (Benn), II, 74-75; V, 119-120; a.mlf., el-Kmil, II, 224-225; bn Kesr, el-Bidye, IV, 8-9; bn Hacer, el-be, I, 363-364; II, 36; a.mlf., Tehbt-Tehb, II, 223; Tecrid Tercemesi, VIII, 468470; X, 282; L. Caetani, slm Tarihi (trc. Hseyin Cahid), stanbul 1925, V, 155-157, 188-189; Hseyin Algl, Fedek, DA, XII, 294; M. Hamdullah, Hayber, a.e., XVII, 22; Ali Bardakolu, Kasme, a.e., XXIV, 528. Asri ubukcu

MUHZT
() Cemaatle namazda ayn hizada bulunmak anlamnda fkh terimi. Szlkte ayn hizada olmak mnasna gelen muhzt kelimesi, fkhta cemaatin imamla veya kadnlarn erkeklerle ayn hizada bulunmasn ifade eden bir terim olup ikincisine muhztn-nis denir. Fakihlerin ounluuna gre cemaatle namazda imama uymann geerli saylabilmesi iin imamn cemaatle ayn hizada olmayp nde bulunmas arttr (bk. KTD). te yandan Haneflere gre kadnla erkein ayn hizada olmas da baz artlarn varl halinde erkein namaznn bozulmasna yol aar. Saflarn dzenli tutulmasnn cemaatle namazn eksiksiz edas iin gerekli bulunduunu belirten Resl-i Ekrem (Buhr, En, 71; Mslim, alt, 124, 126) saf dzeninin nasl olacan kendi uygulamalaryla gstermitir. Gerek Hz. Peygamberin bu uygulamalarn (rnekler iin bk. Msned, II, 336; Buhr, alt, 20, En, 78, 161, 164; bn Mce, met-alt, 44; Eb Dvd, alt, 69, 70) gerekse konuya ilikin baz ifadelerini (Mslim, alt, 122-123; Eb Dvd, alt, 95) gz nne alan fkh limleri imamn arkasnda nce yetikin erkeklerin, ardndan ocuklarn, daha sonra da kadnlarn yer alacan belirtmitir. Cemaate katlmalar durumunda kadnlarn namaz en arka safta klmalarnn istenmesi tabii ve ftr sebeplere dayanan, erkeklerin ve kadnlarn namaz srasnda hu iinde olmalarn hedefleyen bir tedbirdir. Resl-i Ekremin mescide gelen kadnlara gzel koku srnmemelerini emretmesi (Mslim, alt, 142), erkeklerin ilk safta ve kadnlarn kendi saflarnn sonunda durmasn zendirmesi de (Mslim, alt, 132; Eb Dvd, alt, 97) bu konudaki dzenlemenin kar cinslerin bir arada bulunmasnn mbed dbn ve ibadet huunu zedeleyecek durumlara yol amasn nleme gibi bir ama gttn gstermektedir. Fakihler, cemaatle namazda kadnlarn erkeklerle birlikte ayn hizada veya onlarn n tarafnda namaz klmasnn uygun olmayaca noktasnda birlemitir. Haneflerin dndaki mezhebe gre bu ekilde namaz klnmas mekruh olmakla birlikte namaz bozmaz. Hanef limlerine gre ise u artlarn bulunmas halinde erkein namaz bozulur: 1. Kadnn ayann erkein ayayla ayn hizada veya daha nde olmas. Kadnn aya daha arkada bulunup da rk ve secde halinde vcudunun bir blmnn erkekle ayn hizaya gelmesi veya onu gemesi muhzt saylmaz. 2. Namazn mutlak yani rklu ve secdeli olmas. Bu zellii tamad iin cenaze namaznda ve tilvet secdesinde kadnlarla ayn hizada bulunmak namaz bozmaz. 3. Kadnn bul ana ulam veya yaklam olmas. 4. Kadnn temyiz gcne sahip bulunmas. 5. Kadnlarla erkeklerin ayn namaz ayn imama uyarak klmas. Yan yana durup ayn namaz tek balarna klmalar veya biri imama uyduu halde dierinin yalnz bana klmas durumunda namaz bozulmaz. Yine bir veya birka rekat klndktan sonra imama uyan erkek ve kadn (mesbk) imam selm verdikten sonra bu rekatlar tamamlarken muhzt meydana gelmesi namaz bozmaz; nk bu esnada mnferit hkmndedirler. 6. Kadnla erkek arasnda muhzta engel bir durumun bulunmamas. Aralarnda 1 arn (yaklak 50 cm.) yksekliinde bir engel, bir kii sacak kadar boluk, perde, stun yahut duvar olmas halinde namaz bozulmaz. 7. Kadnla erkek arasnda mekn birliinin bulunmas. Mesel

birinin mescidin st katnda, dierinin alt katnda ayn hizada namaz klmas namazn geerliliine engel tekil etmez. 8. Kadnla erkein ynlerinin bir olmas. Mesel Kbenin iinde ayn hizada, fakat baka ynlere dnerek cemaatle namaz klmalar namazn shhatini etkilemez. 9. Muhztn en az namazn bir rknn eda edecek kadar bir sre devam etmesi. 10. mamn namaza balarken kadnlar iin de immete niyet etmi olmas. Aksi takdirde kadnlarn imama uymas sahih olmayacandan kadnn erkekle ayn safta durmas halinde erkein deil kadnn namaz bozulur. Hanef imamlarndan Zfere gre ise imam niyet etmese dahi kadnlar erkek cemaatiyle birlikte namaz klabilirler. Bu artlarn hepsi birlikte bulunduu takdirde ister mahrem ister nmahrem olsun erkeklerle ayn safta namaz klan kadnn iki yannda bulunan birer erkekle arkasnda bulunan erkein namaz bozulur. Kadn says birden fazla ise yanlardaki birer kii ile arkadaki o sayda erkein namaz bozulur. Bu artlara btn olarak bakldnda Hanef mezhebinde cemaatle namaz belli bir disiplin iinde eda etme gayretinin ne kt grlr. Muhztn sadece erkein namaznn geerliliini etkilemesi hkm, Abdullah b. Mesddan mevkuf olarak nakledilen bir hadisin namazda cemaati tanzim grevinin erkeklere yklenmi olduu ynndeki yorumuna dayandrlmaktadr (Bedreddin el-Ayn, el-Binye, II, 328-329; Umdetl-r, IV, 451). zellikle hac srasnda ve kalabalk umre zamanlarnda Mescidi Harmda ve Mescidi Nebevde muhzt konusunda ounluun grne uyulmas byk kolaylk salamaktadr. Nitekim benzeri bir uygulama olarak namaz klan kimsenin nnden geilmemesi hususunda hassasiyet gsteren Hz. Peygamberin Mescidi Harmda namaz klarken stre koymayp nnden insanlarn getii rivayet edilmekte (Msned, VI, 399; Eb Dvd, Mensik, 88) ve Haneflerin de iinde bulunduu pek ok fakihin bu dorultuda bir yaklam sergiledii grlmektedir (Mv.F., XXXVII, 240-241).

BBLYOGRAFYA

Msned, II, 336; VI, 399; Buhr, alt, 20, En, 71, 78, 161, 164; Mslim, alt, 122-124, 126, 132, 142; bn Mce, met-alt, 44; Eb Dvd, alt, 69, 70, 95, 96, 97, Mensik, 88; Abdrrezzk es-Sann, el-Muannef (nr. Habbrrahman el-Azam), Beyrut 1970, II, 407-408; III, 148-149; Ksn, Bedi, I, 158-159, 187, 316; bn Kudme, el-Mun, II, 36-37; Nevev, elMecm, IV, 296-302; Osman b. Ali ez-Zeyl, Tebynl-ai, Bulak 1313, I, 136-139; Bedreddin el-Ayn, el-Binye, Beyrut 1400/1980, II, 328-343; a.mlf., Umdetl-r, Kahire 1392/1972, IV, 451; bnl-Hmm, Fetul-adr, I, 352-365; bn Nceym, el-Barr-ri, I, 375380; emseddin er-Reml, Nihyetl-mutc, Kahire 1315, II, 186-187; Muhammed b. Abdullah elHara, eru Mutaar all, Bulak 1318, II, 29; Mut, Mv.F, XXXVI, 171-175; elMescidl-arm, a.e., XXXVII, 240-241; Beir Gzbenli, Muhztun-Nis, slmda nan badet ve Gnlk Yaay Ansiklopedisi, stanbul 1997, III, 326-328. H. brahim Acar

MUHBR
( ) 1867de stanbulda, 1868de Londrada yaymlanan siyas gazete. stanbul Devresi. lk says 25 ban 1283 (1 Ocak 1867) tarihinde kan ve haftada gn yaymlanan gazetenin sahibi Diyarbekirli Filip Efendidir. Filip Efendi stanbula gelip matbaalarda hizmetli olarak almaya balam, bir mddet sonra deta Osmanl basnnn patronu konumuna ulamtr. Muhbirden baka Hakik, stanbul, Veledl-cevib, Mecma-i Marif, Terakk, Vakit gazetelerinin de sahibi olmu, her dnemde gazetelerini sattracak politikalar takip etmitir (Filip Efendinin sahip olduu yayn organlar iin bk. Ebzziy Mehmed Tevfik, s. 56, 74, 77-78, 83). Filip Efendi, Muhbiri karmaya karar verdii srada ehzade Camiinde vaaz ve ders veren Ali Suvinin hretinden yararlanmak iin ona muharrirlik teklif eder. Teklifi kabul eden Ali Suvi ilk saysndan itibaren Muhbirin srekli yazar, Londra devresinde de sahibi olur. Sade bir dil kullanmaya alan Ali Suvi gazeteyi yalnz haber veren bir vasta deil okuyucusunu uyandran, bilgi kazandran bir mektep olarak grr (Muhbir, nr. 28, 4 Mart 1867). Muhbirin neri srasnda Kararnme-i l diye bilinen nizamnme yrrlkteydi. Buna ramen Ali Suvi ihtiyatl davranmyor, padiah tarafndan yurt dna srlm Mustafa Fzl Paann Belikadaki Nord gazetesine yazd, kendisini Jn Trklerin lideri diye tantan yazsn Courrier dorientdan iktibas edip yaymlyor (Muhbir, nr. 20, 21 ubat 1867), onun Giritteki mslmanlara yapt yardm gazetenin birinci sayfasnda iln ediyordu (Muhbir, nr. 31, 9 Mart 1867). Muhbirin yine 31. saysnda Belgrad Kalesinin Srbistana terkedilmesini eletiren bir yaz yaymlanr. Bunun zerine gazete 32. sayda bir ay sreyle kapatlr ve Ali Suvi Kastamonuya srlr. Filip Efendi bir beyannme nerederek Bbliden gazetesinin niin kapatldn sorar. Nmk Kemal sz konusu beyannmeyi Tasvr-i Efkrda yaymlar, ayrca kapatmay eletiren bir yorum ekler. 25 Nisan 1867de yeniden kan gazete 55. sayda (27 Mays 1867) tekrar kapatlr. Yine Kastamonuya srlen Ali Suvinin bu dnemde gazeteye yaz veremedii, ancak 47. saydan sonra Kaydl-mevcd saydl-mefkud adl bir eserinin corafyayla ilgili ksmnn tefrika edildii grlmektedir. Muhbirdeki yazlarn arl eitim konusundadr. lkokullardan medreselere kadar eitimin problemleri, mfredat, metot, fen derslerinin ihmalindeki yanllk, eski eitim sisteminin eksiklikleri gibi konular gazetede Maarif bal altnda ele alnmtr. Politikaya da arlk veren gazetenin daha ilk saysnda Ali Suvinin, ou o gnk Osmanl toplumuna yabanc olan birtakm siyas terimlerin akland Tarift isimli bir tefrikas kmtr. Dhiliyye genel bal altndaki yazlar genellikle Girit ve Msr meseleleriyle Belgrad Kalesinin Srbistana terkedilmesi konularna ayrlmtr. Bunun yannda Giritte mslman ahaliye yardm toplamak amacyla gazetenin am olduu kampanyaya, ayrca fakirlere ve hayr kurumlarna yardm etmeye dair olan yazlar Muhbirde nemli bir yer tutar. Nmk Kemal, daha sonra Tasvr-i Efkrda kan bir mektubunda Muhbirin yaymlarna ve Ali Suviye vgler yadrm, Rznme-i Cerde-i Havdisin niri

Alfred Churchill de gazeteye methiyeler dzmtr (Rznme-i Cerde-i Havdis, nr. 455, 29 Ocak 1867). Muhbir bu dneminde ynetime kar ciddi muhalefet yapabilen ilk Trk gazetesidir. Londra Devresi. Sultan Abdlazizin iradesiyle Msr Hidivliindeki hakkndan mahrum edilen, buna karlk aabeyi smil Paann verdii 4,5 milyon sterlinlik byk servetiyle Avrupada yaayan Mustafa Fzl Paa, Osmanl ynetimine kar muhalefet amacyla Nmk Kemal ve Ziy Beyle (Paa) beraber Ali Suviyi de yanna arr. Ali Suvi, Mustafa Fzl Paann mal desteiyle Muhbiri Londrada yeniden yaymlamaya balar (31 Austos 1867). Gazete daha ilk saysnda, Muhbir doru sylemek yasak olmayan bir memleket bulur, yine kar cmlesiyle Bbliye meydan okuyordu. Haftada bir kan ve yayn kesintiye urayan Muhbirin bu dnemi elli say devam etmitir. Muhbirin 1. saysnda Ali Suvi gazetenin karl amacn iki maddede zetliyordu: ark ahalisinin eitim ve medeniyette ileri gitmesini salayacak yeni fikirleri serbeste yazmak, Avrupallarn arkllar hakkndaki yanl telakkilerini dzeltmek. Gazete sadece Trkleri deil Avrupa kamuoyunu da hedef alyor, baln ayrca Le Mukhbir eklinde yazyordu. 8-12. saylarn Franszca zetleri gazeteye eklenirken 37. sayda ngilizce zetler de gazeteye dahil edilmi ve 38. saydan itibaren Le Mukhbir ibaresi The Mukhbire evrilmitir. Ali Suvi, daha ilk sayda Mustafa Fzl Paann ve dier arkadalarnn tepkisini zerine ekmi, gazeteyi hemen hemen kendine mal etmitir. Yeni Osmanllkla ilgili anlay da Mustafa Fzl Paa ve dier arkadalarnn anlayndan farkldr. Bu durumda Nmk Kemal ile Ziy Bey, Ali Suviye yazdklar 22 Mays 1868 tarihli mektupta Muhbirin son sayfasna baslan Yeni Osmanllar Cemiyeti ambleminin kaldrlmasn isterler; ancak Ali Suvi amblemi basmaya devam eder. Yeni Osmanllar, 29 Haziran 1868 tarihinden itibaren Londrada yine Mustafa Fzl Paann mal desteiyle Hrriyet gazetesini karmaya balarlar. Bu arada bask iin kullanlan harfler Ali Suvinin elinden alnr; 38. saydan itibaren gazetenin ebad kltlerek ncil Cemiyetinin Osmanlca ncil basmak iin kulland harflerle baslr. Neticede Ali Suvi gazetenin nerini srdremez ve 3 Kasm 168 tarihli 50. says ile yaymna son verir. Londra devresinde Muhbirde genellikle Osmanl Devletinde gayri mslimlere kt muamele yapld iddialarna cevaplar, merut bir idare kurulmas, Bbli ynetiminin sert bir dille eletirilmesi, Giritte ba gsteren isyan hareketiyle ilgili haber ve yorumlar, Osmanl Devletinin d devletlere borlanmasnn tenkidi gibi meselelere arlk verilmitir. Gazetenin 19. saysnda balayan Emrz- Dhiliyye serisinde eitli meseleler yannda taklitilik, iki alkanl, lkede zerinde anlalacak bir resm dilin olmamas gibi konular ele alnmtr. Muhbirin Osmanl lkesine sokulmas da yasaklanmtr (Bbli ile ngiliz makamlar arasnda konuya dair yazmalarla ilgili belgeler ngiliz Devlet Arivi Public Record Officede bulunmaktadr: PRO, F. O. 195/894, nr. 42; F. O. 195/893, nr. 35; F. O. 195/842; F. O. 195/876; F. O, 195/832; F. O. 195/898). stanbulda Muhbir okuyanlar takibata uram, zaman zaman gazeteler topluca imha edilmitir. Bu sk takibattan dolay Muhbirin saylar karaborsaya dm ve bir saysnn 4 liraya satld olmutur (Pakaln, II, 36-37). Ebzziya Tevfikin bir mektubunda Ali Suvinin resminin de yksek fiyatla alc bulduu ifade edilmektedir (elik, Ali Suavi ve Dnemi, s. 167, 748). Gazetede baslan birok bamakale, Londrada kan Public Opinion gazetesi tarafndan ngilizceye evrilerek yaymlanmtr (Public Opinion, 7 September 1867, 5 October 1867, 22 February 1868,

14 March 1868, 18 April 1868, 30 May 1868, 20 June 1868). Ayrca The Levant Herald, La Turquie, Le Stamboul, Rznme-i Cerde-i Havdis, stanbul, Journal des dbats, Le Mmorial diplomatique gazetelerinde Muhbirin yurda sokulmamas ve nerettii yazlarla ilgili pek ok haber ve yorum vardr. Muhbirin stanbul basklarnn koleksiyonlar eitli ktphanelerde (Duman, Katalog, s. 278; Eski Harfli Trke Sreli Yaynlar Katalou, s. 178), Londra basks koleksiyonunun mikrofilmleri ise Mill Ktphanede bulunmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Ebzziy Mehmed Tevfik, Salnme-i Hadka, stanbul 1290, s. 56, 74, 77-78, 83; M. Zeki Pakaln, Tanzimat Maliye Nazrlar, stanbul 1940, II, 36-37; Midhat Cemal [Kuntay], Sarkl htillci Ali Suavi, stanbul 1946, s. 25-35; Nmk Kemlin Huss Mektuplar (haz. Fevziye Abdullah Tansel), Ankara 1967, I, tr.yer.; ayrca bk. Dizin; Hasan Duman, Katalog, s. 278; Eski Harfli Trke Sreli Yaynlar Toplu Katalou, Ankara 1987, s. 178; Hseyin elik, Ali Suavi, Ankara 1993, s. 8-10, 1523; a.mlf., Ali Suavi ve Dnemi, stanbul 1994, s. 71-80, 97-179, 748, ayrca bk. tr.yer.; Zeki Tatan, Muhbir Gazetesinin Sistematik Tahlili (yksek lisans tezi, 1994), Yznc Yl niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; Hasan Eren, Muhbir, TA, XXIV, 392-393; hsan Sungu, Muhbir Gazetesi, AA, II, 401-404; Mustafa Kutlu - Tanju Oral, Muhbir, TDEA, VI, 426-427. Hseyin elik

MUHDESN
() Mvelledn adyla da anlan ve iirleri Arap grameriyle szlk biliminde hid olarak kabul edilmeyen airler tabakas iin kullanlan terim (bk. MVELLEDN).

MUHB
) ( Sf olmadklar halde sflie ve tarikat ehline yaknlk duyanlar iin kullanlan bir terim. Szlkte seven, dost anlamna gelen muhib (muhibb) kelimesi, balangta sevgi zerinde fazla duran ilk sfler tarafndan k mnasnda kullanlmtr. Bu dnemde ak yerine hub ve mahabbet (muhabbet), k yerine muhib terimleri grlmektedir. Ser es-Sakat, iki kiiden her birinin dierini kendisi olarak grmedike sahih bir muhabbetin gereklemeyeceini sylerken bununla ak kastetmitir (Kueyr, s. 618). Allah sevgisini (muhabbetullah) tasavvuf anlaynn temeli kabul ettiinden Semnn b. Hamza (Abdullah) Semnn el-Muhib diye tannmtr. te yandan tasavvufun ilk dnemlerinden itibaren sf veya tarikat ehli olmadklar halde tarikat ehline kar sevgi besleyenlere de muhib denilmitir. Bu anlamda muhib Hak dostlarnn dostu olan kiidir. Sfler ve tarikat ehli kendi yollarna ilgi duyup sevgi besleyen muhibleri takdir etmi, bir bakma kendilerinden saymlardr. Cneyd-i Badd, Sflik iddia edenleri takdir ediniz ki gerek sf olsunlar, eer himmetleri yce olmasayd baka bir ey iddia ederlerdi demi, Ceml-i Mevsl, Hak dostlarna dost olanlarn onlarn hal, remiz ve iaretlerinin muhibbi olduklarn belirtip ilgiyle sevgi arasndaki alkaya dikkat ekmitir. Kueyr, Kii sevdiiyle beraberdir hadisini (Buhr, Edeb, 69; Mslim, Birr, 165) zikrederek muhib olmann nemine iaret etmitir (er-Risle, s. 616, 624). Bu balamda tasavvufta vellerle gnlden birliktelik nemli bir mertebedir. Shreverd, bir araya gelip Hakk zikredenlerin faziletinden bahsederken onlarn arasnda tesadfen bulunan bir kiinin de bedbaht olmayacan bildiren hadise (Buhr, Daavt, 66) dikkat ekmitir (Avrifl-marif, s. 70). Sfler, Bir kavme benzeyen onlardandr hadisini (Msned, II, 50; Eb Dvd, Libs, 4) Vellere benzemeye zenen onlarn zmresindendir eklinde yorumlamlardr. Sflie zenenlerin arasnda gayri samimi ve karc kiiler her dnemde bulunagelmi, sfler mdde, sahtekr, mukallit, mustasvf adn verdikleri bu riyakrlara kar evrelerindeki insanlar srekli uyarmlardr. Muhib terimi, tarikatlar dneminde bir tarikata intisap etme hazrlnda olan kiiler iin de kullanlmtr. Tasavvufta hrka giymekle amalanan eylerden biri de tarikata girenlerin birbirine benzemesini salamaktr. Dervilerin kyafetlerinin ayn olmas gnllerinin de benzemesi ve birlemesine sebep olur (Yahy b. Ahmed el-Bharz, s. 23). Mevlevlik ve Bektalikte tarikata intisap eden kiiye muhib denir ve tarikat hiyerarisinde ilk dereceyi temsil eder.

BBLYOGRAFYA

Tehnev, Kef, I, 299; Msned, II, 50; Buhr, Daavt, 66, Edeb, 69; Mslim, Birr, 165; Eb Dvd, Libs, 4; Slem, abat, s. 195, 408, 561; Kueyr, er-Risle (nr. Abdlhalm

Mahmd), Kahire 1966, s. 616, 618, 624; ehbeddin es-Shreverd, Avrifl-marif, Beyrut 1966, s. 65, 70; Yahy b. Ahmed el-Bharz, Evrdl-abb ve ful-db (nr. rec Efr), Tahran 1358 h., s. 23, 273, 288; Lmi, Nefeht Tercmesi, s. 14-22; Abdlbaki Glpnarl, Mevlev db ve Erkn, stanbul 1963, s. 28. Sleyman Uluda

MUHBBN
( ) II. Merutiyetin ilnndan sonra yaymlanan siyas, din ve tasavvuf dergi. lk says 22 Austos 1325te (4 Eyll 1909), Mtk- hrriyyeti tmme olan bilcmle muhibbn- Mertiyyetin ner-i efkr olarak her ay ba nerolunur (2. saydan itibaren her ayn on beinde) balyla stanbulda kan Muhibbn 12. saysnn (23 Austos 1326 / 5 Eyll 1910) ardndan yaymna iki ay ara vermi, ikinci ylnn ilk says 20 Knunuevvel 1326da (2 Ocak 1911) neredilmitir. Bu dnemde 4 Mart 1328 (17 Mart 1912) tarihine kadar dokuz say daha km (7 ve 8. saylar bir arada), uzun bir aradan sonra 14 Temmuz 1334 (1918) tarihli nshasyla nc dnem yaymna balamtr. Bu dnemin 5. says 1 Mays 1335 (1919) tarihini tamaktadr. Daha sonra Muhibbnn yaymna devam edip etmedii bilinmemektedir. Sahibi ve mesul mdr Hacbeyzde Ahmed Muhtar (Yeta), Mill Ktphanedeki koleksiyonunun sonunda yer alan 27 Kasm 1935 tarihli mektubunda Muhibbn ka say kardn hatrlayamadn, Manizde Hac Hseyin adl bir hasmnn kendisini igal kuvvetlerine ikyet ettiini, bunun zerine Bursaya hicret etmek zorunda kaldn, Muhibbn orada iki say daha nerettiini, bunlar Heyet-i Vekleye gndermek zere be-on adet bastrdn syler. Knyesinde gazete olduu kaydedilmekle birlikte Muhibbnn daha ok bir dergi nitelii tad grlmektedir. Hacbeyzde Ahmed Muhtar, Muhibbnn ilk saysnda yer alan mukaddimede kendini Rif Dergh post nakibliinde bulunmu bir tarikat mensubu olarak tantr. Merutiyetin ilnndan bir yl nce Pariste bulunduunu, ramazan ayn ttihat ve Terakk mensuplaryla geirdiini, bu srada dzenlenen toplantlardan inklptan sonra yaplacak ilk iin cami dersleriyle tekke grevlerinin slah olduunu ifade ettiini, bu grleri daha nceki yllarda Pariste yaymlad Feryad gazetesinde de savunduunu, istibdat idaresi bertaraf edilince Muhibbn karmak zere faaliyete getiini ve gazete iin gerekli sermayeyi salamak amacyla ramazan aynda Beyaztta ticar bir sergi atn anlatr. lim ve edepten mahrum, riya kisvesine brnm ulem ile mrnde bir defa bile dergha gitmemi, yabanc dervilerin eriat namna yaptklar dinsizliklerden hay ettiini syleyen Ahmed Muhtarn Muhibbnn yayn ilkelerini aklarken yer verdii, i ne demek olduunu retmek ve hepimizin velinimeti olan kyllerin haklarn izhar etmek eklindeki ifadeleri dikkat ekicidir. Ayn yazda Muhibbnn temel ilkesinin tasavvufu herkesin anlayaca bir dille ortaya koyarak kamuoyunu aydnlatmak olacann sylenmesine ramen ilk saylarnda siyas makalelerin n plana kt, ayrca Osmanl yemek kltrne dair yazlara yer verildii, okuyuculardan gelen birka yaz, iir ve iktibaslar dnda gazetenin btn yazlarnn Ahmed Muhtar tarafndan kaleme alnd grlmektedir. te yandan Muhibbn idaresine mracaat edildii takdirde sigara kdndan fabrika aletlerine kadar her trl eyann taraya hzla gnderileceine, tarada retilen her trl rne mteri bulunacana, verimsiz tarlalarn toprandan rnek gnderilirse uygun il temin edileceine, bir sanat renmek isteyenlere hoca tavsiye edileceine dair duyurulardan gazetenin ticar bir iletme gibi alt anlalmaktadr. Gazetenin ilk yl abonelerinin % 10unu hristiyan vatandalarn oluturmas bununla ilgilidir.

Muhibbnn 5. saysnn kapana Mithat Paann tam sayfa fotoraf konularak altna Meyih-i Hlidiyyeden ehd-i hrriyyet merhum Ahmed Midhat Paa ibaresi yazlm, paa hakknda 6. saydan ikinci dnemin 5. saysna kadar on iki say devam eden bir tefrika yaymlanmtr. Bir yln muhasebesinin yapld 12. sayda, Muhibbnn yalnz menfaatini dnen Muviye tynetli ehasa el deil selm vermeye tenezzl etmez bir Alev olduu iln edilmi; gazeteyi destekleyen Kosova, Kalkandelen, Selnik, Manastr, Girit, Yanya, Msr ve kodra gibi yerlerdeki farkl tarikatlara mensup eyhlerin isimlerine yer verilmitir. Kurulu hazrlklar, Abdlhamid devrinde Fizana srlen ve orada vefat eden Aakakan Bedev Dergh eyhi Nil Efendi tarafndan balatlan Cemiyyet-i Sfiyye-i ttihdiyyenin faaliyete gemesi iin giriimlerde bulunan Muhibbn bu konuda baarl olamamtr. eyhlislm Ms Kzm Efendi bakanlnda kurulan Cemiyyet-i Sfiyyenin faaliyete balamas zerine (1327r./ 1911) Muhibbn, Ms Kzm Efendiye, cemiyete ve cemiyet tarafndan yaymlanan Tasavvuf mecmuasna kar tavr alm, cemiyetin al trenine sadece on dokuz eyhin katldn yazarak Cemiyyet-i Sfiyyenin tarikat camiasn temsil edemeyeceini ima etmitir. Bal, Siyasetten baka her eyden bahseder eklinde deitirilen Muhibbnn, nc dneminde Rza Tevfik (Blkba), Smih Rifat ve Bah Said yaz kadrosuna katlmtr. Rza Tevfikin, Gel dervi evrd kar koynundan / Hidyet vermemi o kitap sana ve Smih Rifatn, Ezelden km ben Muhammed Mustafya / Fed olsun haytm btn l-i abya msralaryla balayan nefesleri bu dnemin ilk saysnda yaymlanmtr (14 Temmuz 1334/1918). Daha sonraki saylarda Rza Tevfikin Olanlar eyhi brhim Efendinin tasavvufun tanmlarn ieren manzumesinin erhi Hikmeti Sfiyye balyla tefrika edilmitir. Gazete sahibinin sadret makamna yazd, Bektaliin artk serbeste faaliyet gstermesine izin verilmesini isteyen dilekenin metnini nereden Muhibbnn (8 Ternisni 1334/8 Kasm 1918, sy. 3) bu son dneminde Bekta merebinin n plana kt grlmektedir.

BBLYOGRAFYA

Muhibbn, DA Ktp., Dergi nr. 1076 (Mill Ktphane koleksiyonunun fotokopisi); Trkiye Maarif Tarihi, I, 30; Mustafa Kara, Din, Hayat, Sanat Asndan Tekkeler ve Zaviyeler, stanbul 1999, s. 229; a.mlf., Metinlerle Gnmz Tasavvuf Hareketleri: 1839-2000, stanbul 2002, s. 40 vd.; Cengiz Gndodu, Osmanlnn Son Dneminde Yaynlanan Tasavvuf Muhteval Muhibban Dergisi ve 1327/1911 Yl 4. Saysnda Yer Alan Baz Makaleler, Tasavvuf, sy. 7, Ankara 2001, s. 293 vd. Mustafa Kara

MUHBB
() Kann Sultan Sleymann iirlerinde kulland mahlas (bk. SLEYMAN I).

MUHBB, Muhammed Emn


( ) Muhammed el-Emn b. Fazlillh b. Muhibbillh el-Muhibb el-Ulvn el-Hamev ed-Dmak (. 1111/1699) Arap dili ve edebiyat limi, air ve tarihi. 1061 (1651) ylnda Dmakta dodu. X-XI. (XVI-XVII.) yzyllarda lim, air, edip, fakih ve kadlar yetitiren, atalarndan birinin Memlkler dneminde Dvnl-cey bakanl (nzrl-cey) yapmasndan dolay Beyt nzril-cey adyla da tannan Dmakl Muhibb ailesine mensuptur. stanbul ve Bursada, ayrca Dmakta mderrislik, Kahirede ve Beyrutta kadlk yapm, ou gnmze kadar ulamayan eitli eserler yazm olan Fazlullah el-Muhibbnin oludur. Byk dedesi yksek ilm grevlerde bulunan, bazlar yaymlanm birok eserin sahibi ve eyhlislm ivizde Mehmed Efendinin yakn dostu Ebl-Fazl Muhibbddin Muhammeddir. Hayatnn ilk yirmi be yln Dmakta geiren Muhammed Emn ilk bilgilerini babasndan ald. Onun stanbul ve Bursada bulunduu drt yl boyunca (1662-1666) yetitirilmesi iini Dmak Mahkemesinde kad nibi olan amcas ile ayn yerde ktiplik yapan days stlendi. Yirmi be yana kadar, ulatl-eeri ile Nefatr-Reynesinde kendilerinden vgyle sz ettii bnl-md elHanbel, Haskef, Mencek b. Muhammed, smil b. Ali el-Hik ve Abdlgan en-Nablus gibi hocalardan Arap dili ve edebiyat, belgat, tefsir, hadis, fkh, usul ve tasavvuf okudu. Bu srada Halvetlie intisap ederek tarikatn esaslarn rendi. 1086-1092 (1675-1681) yllar arasnda ilmini gelitirmek amacyla nce Bursa ve Edirnede, be yl da stanbulda bulundu. Edirnede Abdlkdir el-Baddden iznetl-edeb adl eserini okudu ve Bakad Mehmed Efendinin tefsir derslerine katld. stanbulda stat tanyarak himayesine girdii zzet Mehmed Efendinin zellikle Arap iiri ve edebiyat derslerine devam etti ve onun zengin ktphanesinden yararland. Yine bu ehirde nl hocalardan tefsir, hadis, fkh, mantk, kraat, nahiv ve belgat dersleri ald. Bu srete birok edip ve airle dostluk kurdu; Trke ve Farsasn gelitirip Trk ve Fars iirleriyle ilgilendi, bunlardan Arapaya eviriler yapt. zzet Mehmed Efendinin vefatnn (13 evval 1092 / 26 Ekim 1681) ertesi gn Dmaka dnmek iin stanbuldan ayrlan Muhibb znts sebebiyle bir mddet uzlet hayat yaadktan sonra telifle ilgilendi. Biyografik bir eser olan Nefatr-Reyne zerinde alrken Hicaz ve Yemen ediplerinin eksik olduunu grerek hem bu malzemeyi temin etmek hem de hac grevini yerine getirmek amacyla 1100 (1689) yl ortalarnda Mekkeye gitti. Orada kald iki yl boyunca kendisine teklif edilen kad nibliini yrtrken birok lim ve ediple tanp onlardan faydaland ve eserinin eksikliklerini tamamlad. Dmaka dnnde ilm almalarn srdrd. Bir sre sonra Msra kad tayin edilen (Haziran 1692) stanbuldan tand Abdlbki rif Efendinin kad niblii teklifi zerine Kahireye geti. Burada Msrl limlerle o srada Kahirede bulunan hocas Abdlgan en-Nablusden yararland. 1107de (1695) Dmaka dnnce Emniyye Medresesine mderris oldu. 18 Cemziyelevvel 1111

(11 Kasm 1699) tarihinde vefat etti ve Zehebiye Kabristannda defnedildi. Hakknda Dmak debsndan birok kimse mersiye yazmtr (eyl Nefatir-Reyne, s. 429-444). Eserleri. 1. ulatl-eer f aynil-arnil-d aer (I-IV, Kahire 1284; Beyrut, ts.). slm dnyasnn eitli lkelerinde 1001-1100 (1592-1688) yllar arasnda yaam nl kiilerin biyografisini ieren alfabetik bir eserdir. Mevcut basksnda 1289 biyografi yer almasna karlk Sult ile Murdnin 6000 ksur biyografi ierdiini belirtmeleri (a.g.e., s. 402; Silkd-drer, IV, 86), kitabn mellife ait el-Alm adl daha geni almadan semeler olduu grn dorulamakta ve bu rakamla asl eserin muhtevasnn kastedildii anlalmaktadr. ulatl-eer Ali b. Abdlhay el-Gazz tarafndan Mutrt adyla ihtisar edilmitir (yazmalar iin bk. Brockelmann, GAL Suppl., II, 403). 2. el-Alm. Btn zamanlarn nl ahsiyetlerine dair biyografik bir eserdir. 6000den fazla biyografi ieren kitabn (ul-meknn, II, 270) mm harfine ait bir msveddenin Leipzigde bulunduu kaydedilmektedir (EI2 [Fr.], VII, 469). 3. NefatrReyne ve reat lil-ne. ehbeddin el-Hafcnin Reynetl-elibb ve zehret (nzhet)l-aytid-dny adl kitabna (nr. Abdlfetth Muhammed el-Hulv, I-II, Kahire 1387/1967) yazlan bir zeyildir ve Reynetl-elibbnn iki kat hacmindedir. Muhibb ada lim, edip ve airleri memleketleri olan Dmak, Halep, Anadolu, Irak-Bahreyn, Yemen, Hicaz, Msr ve Marib blgelerine gre sekiz blmde ele alm ve almalarndan rnekler vermitir. Anonim bir muhtasar da bulunan eseri (Drl-ktbil-Msriyye, Edeb, nr. 1280) Abdlfetth Muhammed el-Hulv ok ayrntl bir indeksle birlikte neretmitir (I-V, Kahire 1387-1389/1967-1969). Mellif bu eserine bir zeyil yazd gibi (a.bk.) rencilerinden Muhammed bns-Semmnn da kitaba bir zeyli vardr. 4. eyl Nefatir-Reyne (eyln-Nefa ve neyll-mina). Eserin Muhibbnin vefat zerine eksik kalan ksmlarn rencisi Sult tamamlamtr. Dmak, Medine ve Halep esas alnarak dzenlenen otuz biyografi ierir (nr. Abdlfetth Muhammed el-Hulv, Kahire 1391/1971). 5. M yuavvel aleyhi fil-muf vel-muf ileyh. Eb Mansr es-Selibnin Arap dilinde deyim ve atasz gibi kullanlan 1244 isim tamlamasnn anlamlar ile syleni sebepleri zerine kaleme ald imrl-ulb fil-mufi vel-mensb adl eserine yaplan ilvelerle, mkil kelimelerin izah ve alfabetik olarak dzenlenmesiyle meydana getirilmitir (Sleymaniye Ktp., ir Efendi, nr. 388, Ayasofya, nr. 4236, Damad brhim Paa, nr. 956; tf Efendi Ktp., nr. 2247; Nuruosmaniye Ktp., nr. 4854; TSMK, III. Ahmed, nr. 2455). Haytzde Seyyid eref Halil, bu esere dayanarak drt ciltlik Ravatl-erf fil-muf ileyh vel-muf adl bir alma hazrlamtr. 6. Cenel-cenneteyn f nevayil-menneyeyn. Muhibbnin bir nceki esere zeyil olarak yazdn syledii (s. 5) bu almas Arap dilindeki gerek ikillerle (msenn) talb slbu zere gelen mecazi ikiller hakkndadr (Dmak 1348/1929; Beyrut 1981). 7. ed-Drrl-merf fi-fati vel-mevf (Murd, IV, 86). Arapada kullanlan sfat tamlamas eklindeki tabir ve deyilere dair olmaldr. 8. Ratl-erv clibets-srr vel-efr. Arap meselleriyle vecize ve deyileri (hikemiyat) zerine yazlm recez vezninde didaktik bir urczedir (Ahlwardt, VII, 147). Halep Ahmediyye Ktphanesinde yazma nshasnn bulunduu kaydedilen Kitbl-Emlin de ayn eser olmas muhtemeldir. 9. ad (Sev)s-sebl fm fil-luatil-Arabiyye mined-dal. Arapadaki yabanc kkenli kelimelere dair geni kapsaml alfabetik bir almadr (nr. Osman Mahmd es-Sn, Riyad 1415/1994). 10. a al Dvnil-Mtenebb (eru Dvnil-Mtenebb, nr. Ahmed b. Muhammed b. Ali el-Ensr el-Yemen e-irvn, Kalkta 1230/1814). 11. Dvn. Hz. Peygambere vg niteliinde uzun bir maksre ile balayan eser Muhibbnin nemli kiileri ven iirlerinden olumutur (Ahlwardt, VII, 146-147). erdii iirlerin kafiyelerine gre deil ahslarn nem srasna gre dzenlenmesiyle dikkat eker. 12. en-Nms iye alel-ms (Murd, IV, 86).

Muhibbnin ayrca el-Eml ve erul-Mare (lil-arcenn) adl iki eserinin bulunduu kaydedilmektedir. Muhibbnin divanndan baka Nefatr-Reynesinde iirlerinden bol miktarda rnekler, bakalarnn iirlerine yazd nazreler ve baz manzum mektuplar bulunmaktadr. Ayrca ulatleerinde ve Murdnin Silkd-drerinde (IV, 87-91) iirleri yer almtr. Yine, kendisinin yazd ve rencilerinden Muhammed es-Sultnin dzenleyip ikmal ettii eyl Nefatir-Reynenin sonuna Sult tarafndan eklenen biyografisinin ounu da iirlerinden verilen rnekler tekil eder (s. 402-428). BBLYOGRAFYA : M. Emn el-Muhibb, Nefatr-Reyne (nr. Abdlfetth M. el-Hulv), Kahire 1387/1967, neredenin girii I, 3-32; a.mlf., eyl Nefatir-Reyne (nr. Abdlfetth M. el-Hulv), Kahire 1391 /1971, s. 400-444, ayrca bk. neredenin girii, s. 1-2; a.mlf., Cenel-cenneteyn, Dmak 1348 /1929, s. 5; Hafc, Reynetl-elibb, neredenin girii, I, 34-35; Murd, Silkd-drer, IV, 86-91; bn , Tercim bai ayni Dma min ulemih ve debih, Beyrut 1886, s. 97-101; Ahlwardt, Verzeichnis, VII, 146-147; IX, 362; Brockelmann, GAL, II, 377-379; Suppl., I, 500; II, 403-404; a.mlf., Muibb, EI (Fr.), VII, 468-469; ul-meknn, I, 432, 447, 528; II, 227, 270, 428, 514, 617, 669; Hediyyetl-rifn, II, 307; C. Zeydn, db (Dayf), III, 318; Selhaddin elMneccid, el-Merrined-Dmayyn fil-ahdil-Omn ve ruhml-maa, Beyrut 1964, s. 57-58; a.mlf., Muceml-merrined-Dmayyn, Beyrut 1398/1978, s. 331-332; Abdlcebbr Abdurrahman, Zeirt-tril-Arab el-slm, [bask yeri yok] 1403/1983, III, 816-817; Leyl es-Sabb, Min almil-fikril-Arab fil-aril-Omniyyil-evvel: Muammed el-Emn el-Muibb, Dmak 1406/1986, s. 41-144, ayrca bk. tr.yer.; Slihiyye, elMucem-mil, V, 52-54; F. Wstenfeld, Die Gelehrtenfamilie Muibb in Damaskus, Abhandlungen der Gesellschaft der Wissenschaften zu Gttingen, XXX/3, Berlin 1884, s. 1-28; Muhsin Cemleddin, Alm debil-Yemen f Nefatir-Reyne lil-Muibb, el-kll, VIII/12, Sana 1990, s. 150-158; Cevat zgi, Haytzde Seyyid eref Halil, DA, XVII, 17; smail Durmu, Kartcenn, a.e., XXIV, 519. smail Durmu

MUHBBULLAH b. ABDEKR
(bk. BHR).

MUHBBDDN el-HATB
) ( Muhibbddn b. Ebil-Feth Muhammed b. Abdilkdir el-Hatb (1886-1969) Suriyeli fikir adam, gazeteci ve nir. amda dodu. Babas Zhiriyye Ktphanesinin genel mdrl grevinde bulunmutur. lk reniminin ardndan iddye kaydoldu. Babasnn bir yl sonra vefat zerine (1897) Thir elCezirnin yardmyla renimine devam etti. Liseyi Beyrutta tamamlad (1905). stanbula gidip Edebiyat ve Hukuk fakltelerine kaydolduysa da sadece hukuk renimini srdrd. stanbulda Arap asll rencilerle karlaan Muhibbddin el-Hatb, bunlarn Arap kltrnden uzak kaldklar kanaatine vararak Cemiyyetn-nehdatil-Arabiyye adl bir dernek kurdu. Ancak almalarnn Trk evrelerce ho karlanmayacan anlayp 1907de renimini tamamlamadan ama dnd ve orada cemiyetin ubesini amaya alt. Ayn yl ngilterenin Yemen Konsolosluu, Osmanl hukukuna vkf, Arapay ve Osmanlcay bilen birinin gnderilmesini talep edince Msra uradktan sonra Yemene gitti. Msrda Thir el-Cezir, Muhammed Krd Ali, Abdullah Cevdet ve M. Red Rz ile grt. Yemendeki grevi srasnda devlet ricliyle iyi ilikiler kurdu. Bu arada ttihat ve Terakk Cemiyetinin brosunu at (Cemiyyet-r el-Osmniyye). Ayrca Yemende Cerdetl-Arab adyla bir gazete ile bir matbaa kurdu. II. Merutiyetin iln zerine stanbula dnerek Hukuk Fakltesinde renimine devam edip mezun oldu. Ardndan Kahireye geerek el-Meyyed gazetesinin yazar kadrosu arasna girdi; zellikle Protestan misyonerlerinin slm dnyasndaki faaliyetlerini anlatan Franszca makalelerin tercmesini stlendi. Bu yazlar gazetede neredildiinde Msr kamuoyu byk tepki gsterdi. 1913te Kahirede kurulan Hizbllmerkeziyye el-idriyyenin idare meclisi yesi ve ikinci sekreteri oldu. Ayn yl Paris ve Beyrutta alan Cemiyyetl-Arabiyye el-fettn Msrdaki temsilciliini yapt. I. Dnya Sava baladnda kendisi ve bir rencisi, Arap rgtleri tarafndan krfez lkelerindeki liderlerle grmek zere grevlendirildi. nce Adene gitti, ardndan Bombaya yapt yolculuk srasnda Kveytte ngilizler tarafndan tutukland; dokuz ay sonra serbest braklnca Msra dnd. 1916 ylnda erf Hseyinin daveti zerine Mekkeye giden Muhibbddin el-Hatb burada elMatbaatl-emriyyeyi kurdu ve Cerdetl-ble adl gazetenin bayazarln stlendi, erf Hseyinin mstearln yapt. Bu dnemde Osmanl Devleti tarafndan hakknda gyab idam hkm verildi. 1918de Osmanl Devletinin amdan ekilmesi ve Prens Faysal ordusunun ehre girmesinin ardndan ama geldi. 1919da Suriye matbuat mdr ve el-me gazetesinin bayazar oldu, ayn zamanda Cemiyyetl-Arabiyye el-fettn merkez ynetim kurulu yeliine getirildi. Franszlarn ama girmesinden (1920) sonra amdan Yafaya, oradan da Kahireye gitti. Kahirede bir yaynevi (el-Mektebets-Selefiyye) ve matbaa kurarak faaliyetlerini srdrd. elEhrm gazetesindeki yazarlnn yan sra (1920-1925) ez-Zehr ile el-Fet dergilerini kard; ikinci derginin yaym Ekim 1948e kadar devam etti. Mecelletl-vnil-mslimn yaymlanmaya balannca bayazarlk grevini stlendi. Muhammed Hdr Hseyinin Ezher eyhlii zamannda Mecelletl-Ezherin de bana getirildi ve bu grevi alt yl kadar srd. Msrda Amerikan

misyonerlik grubu olarak bilinen Dr-bbnil-Meshiyyeye karlk Cemiyyet-bbnilmslimni kurdu ve sekreterliini yrtt. O dnemde kaleme ald el-rriyye f bildil-efl adl makalesiyle baz dost lkeleri incittii iin bir ay hapse mahkm edildi. Muhibbddin el-Hatb 30 Aralk 1969 tarihinde Kahirede vefat etti. Muhibbddin el-Hatbin renim hayat slm dnyasnda byk alkantlarn yaand bir dneme rastlamtr. Lise yllarnda onunla ilgilenen Thir el-Cezirden etkilendiini bizzat kendisi sylemektedir (Enver el-Cnd, s. 384). slm dnyasnn I. Dnya Savandan sonra yaad ar artlar, siyas ve din akmlarn etkinlii gibi faktrler kiiliinin olumasnda rol oynamtr. Eserlerinin byk bir ksmnda bunun yansmalarn grmek mmkndr. Ayrca Msrdaki hvn- Mslimn ile olan mnasebetleri onun mnev yapsnda etkili olmutur. ttihad ve Terakk Cemiyeti ile ilikileri, bir dnemden sonra kendisinin slm grlerinin cemiyetin anlayyla badamad kanaatine varmas zerine kesilmitir. zerinde durduu en nemli konu slm lkelerinin birlemesi ve bu birlemede Arap milletinin lyk olduu yeri almasyd. Bu birlik kavram iinde dnyadaki btn mslman toplumlarn bir vatan tekil ettii fikri de mevcuttu. Akaidde Selef telakkisini benimseyen Muhibbddin, Ehl-i beyte olan sempatisine ramen bu konudaki ar grlere kar km ve baz i kesimleriyle tartmalara girmitir. Cemleddn-i Efgn ile Muhammed Abduhu etkilendii hocalar arasnda zikretmektedir. Muhibbddin ilmin evrensel, kltrn Arapa, eitimin de slm olmasnn gerektiini dnyordu. Arapann halk diliyle yazlmasna iddetle kar km, misyonerlik, Batllama ve Bahlik akmlaryla mcadele etmitir. Ticnler aleyhindeki yazlar yznden kendisine er-Reddl-mstebn f dai iftirati Muibbiddn al messisiaratit-Tcniyye adyla bir reddiye yazlmtr (Hartum 1957). Eserleri. A) Telif Eserleri. Tavmn e-ems (Abdlfetth Katln ile birlikte, Kahire 1336); Tru Mednetiz-zehr (Kahire 1343); ttichl-mevctil-beeriyye f Cezretil-Arab (Kahire 1344/1974); el-Ezher mhi ve ruh vel-cet il lih (Kahire 1345); Tr (Kahire 1347); el-uul-ara lil-ss ellet me aleyh dn-a elmmiyye el-naeriyye (Muhammed Nasfin mukaddimesiyle, Cidde 1380; Riyad 1390; Kahire 1390, 1393); eser Urducaya ve ilik (mamiyye-snaeriyye) Din Esaslarnn Grnen izgileri adyla Trkeye evrilmitir (bask yeri ve tarihi yok); amelet risletil-slm elevveln (Kahire 1952); Mecmus-snne (Mahmd el-Mellh ve Muhammed Behcet el-Baytrla birlikte, I-II, Cidde 1966); el-slm davetl-a vel-ayr (mslman toplumlarn yaad din bunalmlara are bulunmas ve slmn doru anlatlmas amacyla kaleme alnmtr, Kahire 1971); elBahiyye (Beyrut, ts. [Mektebetl-Menr]); el-ada (edeb semeler mecmuas olup eitli tarihlerde on drt cilt halinde yaymlanmtr). B) Tahkik ve Neirleri. bn Fris, e-ib (Kahire 1328); bn Kuteybe, Kitbl-Meysir vel-d (Kahire 1342, 1385/1965); Eb shak brhim b. Abdullah el-Ktib en-Necrem, Eymnl-Arab fil-Chiliyye (Kahire 1343); bn Kuteybe, Edebl-ktib (Abdsselm Muhammed Hrn ile birlikte, Kahire 1345/1927); Lisnddin bnl-Hatb, el-Lematl-bedriyye fid-devletin-Nariyye (Kahire 1347); Ebl-Al el-Maarr, Resil beyne Ebil-Al el-Maarr vedid-dutilFmiyyn (Kahire 1349/1930); bn Sn, Esbb udil-urf (Kahire 1352); bnl-Hik elHemdn, el-kll (I-X, Kahire 1368/1949; Beyrut 1407/1987); Emn el-Hulvn, Mutaaru Meliis-Sud (Kahire 1371/1953); Mahmd kr el-ls, el-Minatl-ilhiyye (Kahire

1373/1953); Zeheb, el-Mnte min minhcil-itidl (bn Teymiyyeye ait Minhcs-snnenin Zeheb tarafndan yaplan muhtasardr, Kahire 1374/1954; Riyad 1409, 1413/1993); bn Teymiyye, Cevb ehlil-ilm vel-mn (Kahire 1375, 1405; Riyad 1413); Mslim el-Ksm, ed-Dotor aluddn el-sm 1305-1334 ruh (Kahire 1379); bn Kayyim el-Cevziyye, arul-hicreteyn ve bbs-sadeteyn (Kahire 1394/1974; Beyrut 1982); Eb Bekir bnl-Arab, el-Avm minel-avm (ashapla ilgili blmn notlar ilvesiyle neri, Kahire 1371, 1399); bn Hacer elAskaln, Fetul-br (M. Fud Abdlbk ve Kusay Muhibbddin el-Hatb ile birlikte, Kahire 1407/1986-87; Beyrut, ts. [Drl-marife]). Ayrca A. le Chateliernin la Conqute du monde musulman adl eserini (el-re alel-lemilslm, nce el-Fet dergisinde yaymlanm, ardndan kitap halinde baslmtr [Kahire 1350; Cidde 1350]); Halide Edip Advarn Ateten Gmlek isimli romann (ams min nr, Kahire 1341); Ahmed uaybn Devlet ve Cemiyetini (ed-Devle vel-cema, Kahire 1912) ve Gazi Ahmed Muhtar Paann Serirl-Kurnn Arapaya evirmitir. Muhibbddin el-Hatbin byk ksm telif 1500 akn makalesi Cerdetl-Arab, Cerdetl-ble, Mecelletl-Ezher, el-Meyyed, el-me, el-Ehrm, ez-Zehr, el-Fet, Mecelletl-vnil-Mslimn gibi gazete ve dergilerde yaymlanmtr.

BBLYOGRAFYA

Muhibbddin el-Hatb, Muibbddn el-ab (terceme tiyye), Dmak 1399; M. Ceml e-tt, Tercim ayni Dma, Dmak 1367/1948, s. 65-66; Zfir el-Ksm, Mekteb Anber, Beyrut 1964, tr.yer.; Ahmed Kudme, Melim ve alm f bildil-Arab, Dmak 1965, I, 380; Hilmi Ziya lken, Trkiyede ada Dnce Tarihi, Konya 1966, I, 237-240; Adnn el-Hatb, e-ey hir el-Cezir, Kahire 1971, s. 41-51; Sleyman Ms, Muibbddn el-ab, elMtemerd-devl e-n li-tri bildi-m, Dmak 1978, II, 113-132; Enver el-Cnd, Almd-dave vel-fikr, Kahire 1981, s. 381-396; Zirikl, el-Alm (Fethullah), V, 282; M. Mut el-Hfz - Nizr Abza, Tru ulemi Dma, Dmak 1406/1986, II, 847-862; M. Abdllatf Slih el-Ferfr, Alm Dma, Dmak 1408/1987, s. 237-238; M. Abdurrahman Burc, Muibbddn el-ab ve devrh fil-areketil-Arabiyye: 1906-1920, Kahire 1990, s. 7-148; a.mlf., Dirse fil-fikrit-terbev li-Muibbiddn el-ab f bai veih, el-aytl-fikriyye fil-vilytil-Arabiyye enel-ahdil-Omn, Zavn 1990, I, 93-99; Ebl-Vef el-Merg, Muibbddn el-ab kem arefth, ME, sy. 10 (1970), s. 776-779; Sheyle er-Rmv, Cnib min faliyyti Muibbiddn el-ab (el-Cnibs-shaf), Dirst triyye, sy. 33-34, Dmak 1989, s. 23-48. Muhammed Harb - Muhammed Arui

MUHBBDDN et-TABER
) ( Ebl-Abbs (Eb Cafer) Muhibbddn Ahmed b. Abdillh b. Muhammed et-Taber el-Mekk (. 694/1295) Mekke kads, muhaddis ve fi fakihi. 17 Cemziyelhir 615te (10 Eyll 1218) Mekkede dnyaya geldi. Bu tarihten on gn, hatta bir yl nce doduu da zikredilmitir. Hz. Hseyine dayanan ve alt yzyllk bir ilim geleneine sahip bulunan bir aileye mensuptur. Babasnn dedesi Eb Bekir Muhammed b. brhim et-Taberistn, 580 (1184) yl civarnda Taberistandan g edip Mekkeye mcvir olmutur. Muhibbddin et-Taber, Eb Dvdun es-Snen, Kd yzn e-if ve Vhidnin el-Vasnn rivayet iczetini Mekkede Ebl-Hasan bnl-Mukayyer el-Baddden, Buhrnin el-Cmiu-ainin bir ksmnn rivayet iczetini Abdurrahman b. Eb Haramden, tamamnn rivayet iczetini ise babasnn amcalar Takyyddin Ali ve Kemleddin Yakb b. Eb Bekirden, au Mslim ve au bn ibbnn rivayet iczetini de erefeddin Muhammed b. Abdullah b. Ebl-Fazl el-Mrsden ald. Ayrca Baheddin bnl-Cmmeyz ve uayb b. Yahy bnz-Zafernden hadis rendi. Kendisinden Abdlmmin b. Halef ed-Dimyt, Ebl-Hasan bnl-Attr, Alemddin el-Birzl, Muhammed b. Ahmed el-Kastalln, Kutbddin el-Haleb, Eb Hayyn el-Endels, ayrca her biri Mekke kads olan olu Cemleddin Muhammed ile torunu Necmeddin Muhammed b. Muhammed ilim tahsil etti. Zeheb de olu Cemleddinin ve onun vastasyla Muhibbddin et-Tabernin rivayet ettii eserlerin iczetini almtr (el-Muceml-muta, I, 22-23). Muhibbddin et-Tabernin hretini duyan Yemen Sultan el-Melikl-Muzaffer er-Reslnin Muhibbddini Yemene davet ettii, hem kendisinin hem olu Sultan el-Melikl-Meyyed er-Reslnin ondan hadis okuduu bilinmektedir. Muhibbddin, el-Melikl-Muzafferin istei zerine bu aileye ait olan Mekkedeki Mansriyye Medresesinde ayda 50 dinar maala ders verdi. 2 Cemziyelhir 694te (19 Nisan 1295) Mekkede vefat eden Muhibbddin et-Taber orada defnedildi. Ayn yln ramazan aynda ld de sylenmektedir. Kaynaklarn verdii bilgiler karsnda bnlKaysernnin onun vefat tarihini 674 ylnn Cemziyelhiri (Aralk 1275) eklinde kaydetmesi bir zhl eseri olarak deerlendirilmelidir (Tekiretl-uff, IV, 1474). Muhibbddin et-Taber, Mekke kads olarak grev yapp fetva vermi, ilm kudret ve hreti sebebiyle eyhlharem lakabyla anlmtr. Onun yedi ocuu dnyaya gelmi, bunlardan ailenin ilim geleneini srdren limler yetimitir. nc nesilden torunu Ebl-Hayr Zeynddin Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Muhibbddin Ahmed bunlardan biridir. Eserleri. 1. el-Akml-kbr (yetl-ikm f edil-akm). Alt cilt olduu sylenen bu almada (Safed, VII, 135) sahih ve hasen hadislerden baka zayf hadislere de yer verilmi, eser zayf hadisler hakknda aklama yaplmad iin eletirilmitir (Kef-unn, I, 20). Kitabn stanbul ktphanelerinde eitli nshalar bulunmaktadr (Kprl Ktp., Fzl Ahmed Paa, nr. 236; Millet Ktp., Feyzullah Efendi, nr. 652, 653). Mellifin talebesi Yfinin Trinde naklettiine gre olu Cemleddin, babasnn byke bir cilt halinde el-Akml-vs

(Meslekn-nebh f telit-Tenbh) ve 1015 hadis ihtiva eden el-Akm-ur (TarrtTenbh) adl iki eserinin daha olduunu belirtmitir. 2. ulat siyeri seyyidil-beer. Hindistanda neredilen eseri (1343) daha sonra Talll b. Ceml er-Rif yaymlamtr (Mekke-Riyad 1418/1997). 3. et-Tevk ilel-beytil-at (Beyrut 1419/1998). 4. ayrl-r f ziyreti mmilur (el-r li-di mmil-ur ve evb lik) (nr. Mustafa es-Sekk, Beyrut, ts. [elMektebetl-ilmiyye], Kahire 1367/1947, 1390/1970). Mellif bu almasna dayanarak daha sonra afvetl-r f fati accetil-Muafy kaleme almtr. accetl-Muaf allallh aleyhi ve sellem adyla yaymlanan kitap da (Kahire 1981; Medine, ts. [Mektebets-sekfe]; Beyrut, ts. [Drl-ktbil-ilmiyye]) bu eser olmaldr. 5. es-Simu-emn f menbi mmehtil-mminn (nr. Rgb et-Tabbh, Halep 1328, 1346; Kahire 1402/1983; Beyrut 1418/1997). 6. er-Riynnaire f feil (menb)il-aere. Aere-i mbeere hakkndadr (I-II, Kahire 1327, 1953; I-IV, Beyrut 1405/1984; I-II, Beyrut 1405/1984; nr. s b. Abdullah b. Muhammed b. Mni el-Himyer, 1-11, Beyrut 1996). 7. Zeirl-ub f menbi evil-urb. Ehl-i beytin faziletine dairdir (nr. Hsmeddin el-Kuds, Kahire 1356/1937; Badat 1967; nr. Muhammed Mustafa Ebl-Al, IIV, Kahire 1388/1969; tashih Sleyman Hasan Abdlvehhb, I-II, Tanta 1372/1953; nr. s b. Abdullah el-Himyer, I-II, Beyrut 1996; Beyrut 1974). 8. Tarbl-merm f arbil-sm b. Sellm. Eb Ubeyd Ksm b. Sellmn arbl-adindeki, hadislerin alfabetik olarak tertip edildii kk bir almadr. Ayn konuya dair ed-Drrl-menr lil-melikil-manr da muhtemelen bu eserdir. 9. Mutaaru Avrifil-marif. ehbeddin es-Shreverdye ait eserin muhtasardr (Sleymaniye Ktp., Sleymaniye, nr. 1028, vr. 112-172). 10. eru arbi edi Cmiil-ul f ediir-Resl. Sytnin eseriyle ilgilidir (Sleymaniye Ktp., Musall Medresesi, nr. 1950). 11. rdl-fah il marifetil-edilletit-Tenbh. Eb shak e-rzye ait eser zerine yaplm bir almadr (Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 803). 12. el-Muarrer lilMelikil-Muaffer. aayndaki hadislerden ahkma dair olanlarn bir araya getirildii kitab mellif daha sonra el-Umde adyla ihtisar etmitir. Kitab Muhammed b. brhim er-Ran edDmaknin de ihtisar ettii kaydedilmektedir. 13. Ed mkile. Brockelmann eserin bir nshasnn Medinede bulunduunu belirtmektedir (GAL, I, 445). 14. erut-Tenbh. Eb shak erznin fi fkhna dair eserinin on cilt halindeki erhi olduu sylenmektedir. Bu alma zerine mellif en-Nketl-kbr, en-Nkets-sur, Mutaarut-Tenbh gibi eserler kaleme almtr. 15. e-rzl-Mheeb f telil-Mheeb. Eb shak e-rznin el-Mheebinin telhis edildii bu iki ciltlik almann msvedde halinde kald zikredilmektedir. 16. stilbeyn f meseleti-ervn. Kbenin adrvanyla ilgili bir fetvadan ibaret olduu belirtilmektedir (Berlin Staatsbibliothek, nr. 5536/10). Mellif ayrca bnl-Ecdbnin fkhl-luga mahiyetindeki Kifyetl-mteaff adl eserini manzum hale getirmitir (DA, XXI, 21). Tabernin bunlardan baka el-Udd-drriyye vel-meyeatl-Mekkiyye el-Muafferiyye, Avifn-nura f tafli-avf alel-umre, Tertb Cmiil-mesnd libnil-Cevz, el-Kf f arbil-urn, elabesl-esn f kefi arbil-man gibi almalarnn bulunduu kaydedilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Muhibbddin et-Taber, ulat siyeri seyyidil-beer (nr. Talll b. Ceml er-Rif), Mekke-Riyad 1418/1997, neredenin girii, s. 7-15; a.mlf., el-r li-di mmil-ur (nr. Mustafa es-Sekk),

Kahire 1390/1970, neredenin girii, s. 9-11, 17-23; a.mlf., er-Riyn-naire f menbil-aere (nr. s b. Abdullah b. Muhammed b. Mni el-Himyer), Beyrut 1996, neredenin girii, I, 29-56; bnlKaysern, Tekiretl-uff (nr. Hamd Abdlmecd es-Selef), Riyad 1415, IV, 1474; Ykt, Muceml-deb, XVI, 10; Zeheb, el-Muceml-muta bil-muaddin (nr. M. Habb el-Hle), Tif 1408/1988, I, 22-23; Safed, el-Vf, VII, 135; Ebl-Mehsin el-Hseyn, eyl Tekiretil-uff (nr. Hsmeddin el-Kuds), Beyrut, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye), I, 85; Sbk, abat (Tanh), VIII, 18-19; Fs, el-d-emn, III, 61-72; Kef-unn, I, 20, 79, 465, 491, 727; II, 1177; Brockelmann, GAL, I, 444-445; Suppl., I, 615; Sezgin, GAS, VIII, 85-87; Kettn, erRisletl-mstetrafe (zbek), s. 220, 407; M. Habb el-Hle, et-Tr vel-merrin bi-Mekke, Mekke 1994, s. 53-58; F. Bauden, al-abar, EI (ng.), X, 16-17; Hffening, Taber, A, XI, 593-594; Ahmet Turan Arslan, bnl-Ecdb, DA, XXI, 21. brahim Hatibolu

MUHT
() Kurn- Kermde Allaha nisbet edilen isimlerden biri. Szlkte grp gzetmek, savunup korumak anlamndaki havt (hta, hyta) kknn ifl kalbndan (ihta) treyen muht kelimesi bir eyin etrafn eviren, bir eyi ve bir hususu btn ynleriyle bilen demektir. Rgb el-sfahn ihata kavramnn iki mnaya geldiini syler. Birinci anlam cisimlere ynelik olup, Filn yeri ihata ettim rneinde ve, Allah her eyi ihata edendir, her ynyle koruyandr yetinde (en-Nis 4/126; Fusslet 41/54) grlr. kinci anlam bilmektir. Bir eyi ilmiyle ihata etmek onun varlna, cinsine, miktarna, keyfiyetine, meydana getirilmesiyle ne amalandna, kendisinden ne elde edilebileceine vkf olmak demektir. Byle bir vukuf sadece Allaha mahsustur (el-Mfredt, v md.). hata kavram Kurn- Kermde be yette mzi kalbnda, sekiz yette muht eklinde Allaha izfe edilmitir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, v md.). Fiil kalbyla izfe edilenler ilh kudret ve ilim mnasna gelmektedir (Taber, XV, 137; Mtrd, vr. 424a). Muht ismiyle Allaha nisbet edilen ihata kavramlarnn ounda ilmiyle kuatma anlamna ynelik bir slp hkim olup bir ksmnda da kudret mnas mevcuttur. Bakara sresinin, Allah kfirleri ihata edendir melindeki yetinde (2/19) muht, kfirlerin ilh kudretin dna kamayacaklar ve eninde sonunda yenilgiye urayacaklar eklinde yorumlanmtr (Zeccc, s. 46-47). Muht kelimesi bn Hacerin Kurandan derledii esm-i hsn arasnda mevcuttur (DA, XI, 408). Tirmiz ve bn Mcenin listesinde gememekle birlikte yine Eb Hreyreden rivayet edilip Hkim en-Nsbrnin el-Mstedrekinde yer ald bildirilen listede bulunmaktadr (Eb Bekir bnlArab, vr. 63a; M. Abdrraf el-Mnv, I, 333; kr. Hkim, I, 64). Muht, Halm tarafndan Cenb- Hakk acz ve gafletten tenzih asndan zt-selb, ilim ve kudretle ilgisi bakmndan zt-sbt sfatlar iinde mtalaa edilmi, Eb Bekir bnl-Arab ise muhti kudret sfat erevesinde ele almtr. Muht doksan dokuz esm-i hsndan alm, habr, latf, muhs ve vsi isimleriyle anlam yaknl iinde bulunur.

BBLYOGRAFYA

Rgb el-sfahn, el-Mfredt, v md.; bnl-Esr, en-Nihye, v md.; Lisnl-Arab, v md.; Kmus Tercmesi, III, 39-40; M. F. Abdlbk, el-Mucem, v md.; Taber, Cmiul-beyn (nr. Sdk Ceml el-Attr), Beyrut 1415/1995, XV, 137; Zeccc, Tefsru esmillhil-sn (nr. Ahmed Ysuf ed-Dekkk), Beyrut 1395/1975, s. 46-47; Mtrd, Tevltl-urn, Hac Selim Aa Ktp., nr. 40, vr. 424a; Hattb, end-du (nr. Ahmed Ysuf ed-Dekkk), Dmak 1404/1984, s. 102; Eb Abdullah el-Halm, el-Minhc f uabil-mn (nr. M. Hilm M. Fde),

Beyrut 1399/1979, I, 195, 198-199; Hkim, el-Mstedrek (At), I, 63-64; Abdlkhir el-Badd, elEsm ve-ft, Kayseri Rid Efendi Ktp., nr. 497, vr. 169b; Eb Bekir bnl-Arab, el-Emedla, Hac Selim Aa Ktp., nr. 499, vr. 63a-b; M. Abdrraf el-Mnv, et-Teysr bi-erilCmii-ar, Kahire 1286, I, 333; Bekir Topalolu, Esm-i Hsn, DA, XI, 408. Bekir Topalolu

el-MUHT
(bk. KTBl-MUHT).

el-MUHT
() Shib b. Abbd (. 385/995) tarafndan hazrlanan Arapa szlk (bk. SHB b. ABBD).

MUHTl-MARF
() Trkede ilk kapsaml ansiklopedi giriimi. Balang halinde kalm baz ansiklopedi almalarndan sonra Trkede modern bir anlayla hazrlanmaya balanan genel konulu ilk ansiklopedi giriimidir. Sahibi ve yaymcs kdam karan Ahmed Cevdet, bamuharriri Emrullah Efendi olan eserin sur Nazr-Habal maddesine kadar gelen 639 sayfalk I. cildi 1318de (1900) neredilmitir. Emrullah Efendi Muhtl-marif terkibini ansiklopedi kelimesine karlk olarak kullanmtr. Eserin nerinden nceki hazrlk dneminde kdam gazetesinde Ansiklopedi yahut Muhtl-marif st balyla 26 Kasm 1897 - 17 Nisan 1899 tarihleri arasnda ellinin zerinde imzasz makale kmtr. Emrullah Efendi tarafndan kaleme alnd bilinen bu yazlarn (Levend, Trk Edebiyat Tarihi, s. 471-472) ilkinde (14 Ternisni 1313 / 26 Kasm 1897, nr. 1208) giriilen iin mahiyeti anlatlmakta, byle bir eserin sanat ve ilim dilinin gelimesine salayaca katkya iaret edilmektedir. Ba tarafna marif-i beeriyyenin tanm ve snflandrlmasna dair uzun bir mukaddimenin konulmas tasarlanan ansiklopedide her ilim ve fennin, sanat ve meslein tarifi, ksmlar yer alacak ve ilimler etrafl ekilde ortaya konulacaktr. Ayrca Muhtl-marife dahil edilecek ulm ve maariften ilim ve fenler ksmnn dkm verilmi, vahiy ve nakle mstenid ilimler ve ulm-i akliyye genel ayrmndan sonra 120den fazla alt balk sralanmtr. Buradaki dncelerden bazlarnn zaman iinde gelitirildii grlmektedir. Emrullah Efendi, dier yazlarn birini felsefeye ayrdktan sonra ulm-i lisniyye zerinde durmu, Rauf Yekt Bey Muhtlmarifte Istlaht- Msikiyye (29 Mays 1314 / 10 Haziran 1898, nr. 1405) ve Ali Kemal kdamn Ulm-i Lisniyye Muharriri Fzlna (4, 25 Temmuz 1314 / 16 Temmuz, 6 Austos 1898, nr. 1441, 1462) adl makaleleri kaleme alm, Said Bey Tercme-i Galattn on altnc defterine konuyla ilgili bir fkra yazmtr. Dil ve zellikle terim meselesinin ne kt bu tartmalarda Trkede yeni terimlerin ortaya konulmas srasnda takip edilecek metot anlatlmtr. Ancak neredilen tek cildin bana uzun mukaddime yerine eserin yaymlanmasndaki amac aklayan ksa bir yaz konulmakla yetinilmitir. Bu teebbsten on yl kadar sonra Emrullah Efendi, Maarif nzrl srasnda Veliaht Ysuf zzeddin Efendinin desteiyle ikinci bir alma balatm, 3 ubat 1911de Beyazt Ktphanesinde yaplan toplantnn ardndan ansiklopedinin yeniden karlmas iin Yeni Muhtl-marif Cemiyeti adyla bir dernek kurulmu, ilm bir kurul oluturulmu ve durum bir beyannme ile iln edilmitir (25 ubat 1911). Cemiyetin fahr bakan olan Emrullah Efendi yaz heyeti bakanln da stlenmitir. Dernein yeleri kurucular heyeti, yaz ve ilim heyetleriyle fahr yelerden oluacakt. dar iler, kuruculardan Edirne mebusu Fik ve matbaa sahibi emekli erknharp binbas Kn beylere verilmiti. Cemiyetin kurulu amalar arasnda Osmanl fen ve ilim dili iin geerli olan veya yeni kullanlmas

dnlen terim ve tabirlerin belirlenmesi, edeb ve ilm dilin olgunlatrlmas maksadyla alma balatlmas nde gelmektedir. Buna bal olarak bir ansiklopedinin hazrlanmas ve bir sreli yaynn karlmas hedeflenmitir. Bu yayn organ, Yeni Muhtl-marif Cemiyeti Gazetesi adyla 27 Nisan 1911de neredilmeye balanmtr. Bamuharriri Emrullah Efendi, sorumlu mdr Kn olan ve on be gnde bir yaymlanan gazete 2 Eyll 1911 tarihine kadar yedi say karlabilmitir. Gazetede Yeni Muhtl-marif Cemiyetinin amalar ve faaliyetleri dorultusundaki yazlara arlk verilmitir. Drt say devam eden Ansiklopedilerin Lzum ve Faydas balkl makale dnda 2. saydan itibaren Yeni Muhtl-marifin program yaymlanm, 6. sayda da ilk formasnn kt iln edilmitir (10 Austos 1911). Drt ylda yazlmas planlanan ansiklopedinin 1000er sayfalk otuz cilt tutaca kaydedilmi, cemiyet bnyesinde kurulmu olan on ilim ubesiyle bunlara ayrlan yaklak sayfalar da belirtilmitir. Ayrca bu ilim ubelerine katk salamak zere 200n zerinde ilim adamnn vaadde bulunduu ifade edilmitir. Yeni Muhtl-marif yalnz bir ansiklopedi deil ayn zamanda Trkenin btn kelimelerini, deyim ve terimlerini ihtiva eden bir szlk olacakt. Bunun iin Franszlarn son byk ansiklopedisi (La Grande encyclopdie) rnek kabul edilmiti. Yeni Muhtl-marif resimli olacakt. 1328de (1912) sriye maddesine kadar 752 sayfalk I. cildi yaymlanan Yeni Muhtl-marif genellikle Muhtl-marifle ayn ierie sahiptir. Maddelerde baz dzeltmeler ve ilveler yaplm, bylece modern ansiklopedi dzenine biraz daha yaklalmtr. Deiik ilim adamlarna ait maddeleriyle Yeni Muhtl-marif dnemi iinde olduka zengin bilgiler veren bir ansiklopedi grnmndedir. Pek ok madde alt tabirlerle geniletilmi, yer yer ekil ve krokiler konmu, gerektike kavramlarn Franszca karlklar gsterilmitir. Edebiyatla ilgili maddelerde Arapa, Farsa ve Trke nazm paralar rnek olarak verilmitir. Baz maddeler de (elif 47, at 92, sr- atka 42 sayfa) olduka uzun ve ayrntl olularyla dikkati ekmektedir. Madde melliflerinin imzalarna ise ndiren rastlanmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Agh Srr Levend, Trk Dilinde Gelime ve Sadeleme Evreleri, Ankara 1960, s. 199-200, 204, 206, 246, 250, 253, 369; a.mlf., Trk Edebiyat Tarihi, Ankara 1988, I, 471-473; Nuri Akbayar, Ansiklopediciliimizin lk 80 Yl, Trkiyede Dergiler Ansiklopediler (1849-1984), stanbul 1984, s. 219-234; Ekmeleddin hsanolu, Modernleme Sreci inde Osmanl Devletinde lm ve Meslek Cemiyetleme Hareketlerine Genel Bir Bak, Osmanl lm ve Meslek Cemiyetleri (haz. Ekmeleddin hsanolu), stanbul 1987, s. 29; Yeni Muhtl-Marif Cemiyeti, Osmanl Mhendis ve Mimar Cemiyeti Mecmuas, sy. 12, stanbul 1326/1910, s. 337-339. lim Kahraman

MUHTl-MUHT
() Butrus el-Bustnnin (. 1300/1883) hazrlad Arapadan Arapaya ilk modern szlk. 1860l yllarda telifine balanan eserde Frzbdnin el-msl-mui esas alnm, bu eserin erhi Tcl-ars ile birlikte birok kaynaktan faydalanlp madde ve anlam eksiklikleri giderilmitir. Zemahernin Essl-bela adl szlndeki usule uyularak kelimeler kk harflerine gre alfabetik sralanmtr. Her kkte nce mcerred fiillerin mzi, muzri ve masdarlar, ardndan mezd fiiller ve daha sonra o kkten treyen isimler kaydedilmitir. Bylece nceki szlklerin ounda uygulanan kkn son harfine gre alfabetik dizimden kaynaklanan yanllklar, nks kelimelerin bablar ile vavl veya yl olmalarndan doan zorluklar, tremi kelimelerin rastgele dizilmesi sebebiyle aranan kelimenin bulunmas gl ortadan kaldrlmtr. Szlkte elmsl-mute yer alan zel isimlerin terkedilmesine karlk III-IV. (IX-X.) yzyllardan itibaren Arapaya girmeye balayan yeni kelimelerle (mvelled, dahl), avamn kulland kelimeler ve terimler alnmtr. Bu sebeple esere el-msl-muten daha kapsaml olduunu ifade etmek zere Mul-mu ad verilmitir. Szlkte hid olarak yet ve hadislerle kadm Arap iirinden rneklerin kullanlmasnn yannda, lugatta ve gramerde II. (VIII.) yzyln yarsndan sonra yaam olan airlerin iirleriyle istihad edilemeyecei teamlne ramen, Zemahernin Essl-belasnda yapt gibi bunlarn iirlerine de yer verilmitir. Mul-mute gerekletirilen yenilikler Arebl-mevrid (Sad b. Abdullah e-ertn), el-Bustn (Abdullah b. Mhl el-Bustn), el-Mncid (Luvs Malf el-Yes) ve el-Muceml-vas (Kahire Arap Dil Kurumu) gibi szlklerle srdrlmtr. Mul-mu, zellikle Suriye ve Lbnan blgesinde halk azndaki bir ksm kelimelere yer verilmesi, yanl ve eksik nakiller yaplmas, baz yet ve hadislerin anlamnn deiiklie uratlarak kullanlmas, slm tabir ve terimlerden ziyade Hristiyanla ait tabir ve terimlerin alnmas, bilinmeyen bir kelimenin yine bilinmeyen bir kelime ile karlanmas ve kelimelerde eskilerin kapal tarif ve izahlarnn aynen tekrarlanmas gibi hususlar asndan eletirilmitir. lk defa iki cilt halinde baslan Mul-mu (I-II, Beyrut 1867-1870) daha sonra tek cilt olarak yaymlanmtr (Beyrut 1966, 1977). Mellif eserini Sultan Abdlazize ithaf etmi, baslnca da kendisine sunmu, Sultan Abdlaziz onu yksek bir nian ve 250 altn lira ile dllendirmitir. Mul-muin basm devam ederken mellif kitabn byk bir hacme ulatn grnce eserini url-Mu adyla ksaltarak tek cilt halinde neretmitir (Beyrut 1869). Ahmed Fris e-idyk Tavb sihmit-tal al uril-Mu ismiyle bir kitap yazmtr (stanbul 1288/1871).

BBLYOGRAFYA

Butrus el-Bustn, Mul-mu, Beyrut 1867-70; a.mlf., urul-Mu, Beyrut 1869; brhim b. Nsif el-Yzc, Tenbhtl-Yzc al Muil-Bustn (nr. Selm emn - Cbrn en-Nehhs), skenderiye 1933, tr.yer.; Hseyin Nassr, el-Muceml-Arab: Neeth ve teavvrh, Kahire 1968, II, 711-716; Eml Bed Yakb, el-Meciml-luaviyyetl-Arabiyye, Beyrut 1985, s. 138-142; Ali Tevfk elHamed, Burus el-Bustn ve chdhl-mucemiyye, FilMucemiyyetil-Arabiyyetil-mura, Beyrut 1987, s. 305-335; Ahmed Muhtar mer, elBal-luav indel-Arab, Kahire 1988, s. 310; Ysr Abdlgan Abdullah, Mucemlmecimil-Arabiyye, Beyrut 1411/1991, s. 254-255; Ysuf Kazma el-Hr, Racln sb liarih: el-Muallim Burus el-Bustn, Beyrut 1994, s. 80-94; Adnn el-Hatb, el-MucemlArab beynel-m vel-r, Beyrut 1414/1994, s. 52; Ahmed M. Matk, el-Mecimlluaviyyetl-Arabiyye, Ebzab 1420/1999, s. 63-65, 153; Anistas Mr el-Kermel, el-Bustn fil-mzn, MMADm., XI (1931), s. 226-236; Ens el-Makdis, el-Fnnl-edebiyye ve almh fin-nehatil-Arabiyyetil-ade, Beyrut 1978, s. 211-217; M. Slih Tevfk, Mul-mu liBurus el-Busn, Mecellet Cmiatil-mm Muammed b. Sud el-slmiyye, sy. 16, Riyad 1417/1996, s. 371-410. Hulsi Kl

MUHKEM
() Baka bir ihtimal tamayan ak mnal yet ve hadislerle fkh usulnde aklk bakmndan en st dzeydeki lafz tr iin kullanlan bir terim. Szlkte salam klnm, d etkilere ve bozulmalara kar korunmu gibi mnalara gelen muhkem kelimesinin tefsir ve hadis ilimlerindeki terim anlam hakknda farkl grler bulunmakla birlikte genel kabule gre baka bir ihtimal tamayan ak mnal yet ve hadisleri ifade eder; fkh usul terminolojisinde ise aklk bakmndan yaplan sralamada en st dzeye yerletirilen lafz trnn addr. Kuranda muhkem bir srenin indirilmesine temas eden yet (Muhammed 47/20) yannda, bu kelimenin masdar olan ihkmdan tretilmi fiillerle kitabn yetlerinin muhkem klnmasndan (Hd 11/1) ve Allahn kendi yetlerini salam biimde -peygamberin kalbine-yerletirmesinden (el-Hac 22/52) sz eden iki yet bulunmakla birlikte, kitabn yetlerini muhkemat ve mtebihat eklinde bir ayrma tbi tutan l-i mrn sresinin 7. yetinin yorumu, bu terimin ve kart olan mtebihin anlam ve kapsamn belirlemede en nemli rol oynamtr. Belirtilen yetteki ayrmn szn sahibi asndan ve nefsl-emrde deil sadece muhatap asndan olduu ve kitabn anas olarak nitelenen muhkemlerin mtebihat iin asl tekil ettii genel kabul grmekle beraber buradaki muhkem ve mtebihten ne kastedildii hususunda eitli aklamalar yaplmtr. Bunlarn balcalar unlardr: 1. Muhkem, mnaya delleti baka beyana ihtiya duyurmayacak lde ak, mtebih, mnas insanlarn tamamna veya birouna kapal ve ayrca beyana muhta olan; 2. Muhkem tek mnal olup tevile ihtiya duyurmayan, mtebih birden fazla mnaya ihtimalli olup kolayca anlalamayan; 3. Muhkem, kendisiyle ne kastedildii delletinin akl sebebiyle veya tevil yoluyla anlalabilen, mtebih, hurf- mukattaa ve kyamet vakti gibi mnas ancak Allah tarafndan bilinen; 4. Muhkem farzlar, hell ve haramlar, vad ve vadi bildiren, mtebih kssalar ve misalleri ieren; 5. Muhkem hem iman edilen hem kendisiyle amel olunan, mtebih amel olunmayp sadece inanlan; 6. Muhkem mensuh olmayan veya kendisi neshetme konumunda bulunan, mtebih neshedilen; 7. Muhkem illeti aklla idrak edilebilen, mtebih -namaz rekatlarnn saylar gibi-illeti bilinemeyen demektir. Tek bana muhkem iin yaplm baz aklamalar da vardr. Mesel bn Abbasn Hz. Peygamber devrinde muhkemi okuduunu syledii ve bununla mufassal sreleri kastettii nakledilir. te yandan Rgb el-sfahn yetleri mutlak olarak muhkem, mutlak olarak mtebih ve bir ynden muhkem, bir ynden mtebih olanlar eklinde e ayrr (anlan yetin nzl sebebi ve farkl dnce ekollerinin bu konudaki yaklamlar iin bk. MTEBH). Gerek muhkem hakknda yaplan aklamalarda gerekse bu terimin deiik ilim dallarndaki kullanmlarnda, lafzn mnaya delleti, nesih, lafzla bildirilen mnann bilgi (sbut) deeri, lafzn bildirdii (muhberi) olmak zere drt bak asnn bulunduu grlr. Bunlardan ilk ikisinin esas alnmas daha yaygndr. Muhkemi birinci adan inceleyen Gazzl, muhkem ve mtebihten maksadn ne olduu hakknda nakl delil bulunmadna gre lugav vaza bavurmak gerekeceini, bu erevede muhkemin ikl ve ihtimal sz konusu olmayacak derecede mnas ak ve zhirine yahut eliki izfe edilemeyecek bir tevile gre dzgn bir mna ifade eden sz eklinde iki anlam bulunduunu, ancak bunlardan ikincisinin mtebih kart olmadn, dolaysyla muhkeme sadece

ilk anlamn verilebileceini ileri srer. Bu balamda nemli bir husus terimin sadece mfred lafz iin kullanlp kullanlmaddr. Yine bir yetin srf muhberinde mphemlik bulunmasnn o yetin muhkem olmasna engel tekil etmeyeceine dikkat edilmelidir. Mesel kyametin kopacan bildiren yetler mnaya delleti itibariyle muhkemdir, fakat haber verdikleri olayn zaman ve keyfiyeti bakmndan mphemlikler sz konusudur. lk iki bak asna gre bir tasnif yapan Zerke muhkemin zel anlamda kullanldnda mensuhun zddn, genel anlamda kullanldnda mnas baka eye ihtiya duyurmayacak lde ak lafz ifade ettiini belirtir. Frda muhkem daha ok mensuhun kartn ifade eder; ancak bu hususta ilk dnem limlerince nesih kavramnn baz yorum eitlerini de kapsayacak ekilde kullanld gzden uzak tutulmamaldr (bk. NESH). Muhkemin bilgi deeri balamnda ele aln daha ok kelm tartmalarnda, ayrca terimi zel bir lafz taksimi iinde inceleyen Hanef usulnde grlr. Muhkemi lafzn muhberi itibariyle incelemeye alan ve bir ksmna yukarda temas edilen grler arasnda, el-kmnda muhkem ve mtebihleri naslarda bildirilen konulardan hareketle istikr yoluyla tesbite alan bn Hazmn yaklam dikkat ekici bir rnek tekil eder. Hadislerdeki baz ifadelerin yorumunda da muhkem-mtebih ayrm yaplm, bilhassa hell ve haramn apak olduunu ve bunun dnda pheli durumlar bulunduunu bildiren hadis (Buhr, mn, 37, By, 2) bu anlay destekleyen bir delil olarak grlmtr. Ayrca hadis rivayetinde muhkem olma kriterinden yararlanlm, hadis muhkem ise dili bilen kiinin mna ile rivayet edebilecei, buna karlk tahsise ak veya mecaz olmas muhtemel bir lafz sz konusu ise dili bilme yannda fkhta ehliyet artn tayanlarn bu yolla rivayette bulunabilecei sylenmitir (Serahs, I, 356; Zafer Ahmed et-Tehnev, s. 47). te yandan hadis usul terimi olarak muhkem zhiren de olsa murazadan slim olan (ayn nitelikteki baka haberle atmayan) makbul haber anlamnda kullanlmaktadr. Eer iki makbul haber teruz halindeyse ve cem yoluyla ikisiyle amel mmknse her ikisine muhkem denilip denilmeyecei hususu tartmaldr. Muhkem ve mtebih konusunda ortaya konan gr ve yorumlarn kelm ve fkh evrelerinde gelien tartmalardan ve dille ilgili tahlillerden kaynaklanan youn bir arka plan bulunmaktadr; bunlarn salkl bir deerlendirmeye tbi tutulmas ancak o balam ierisinde incelenmesiyle mmkn olabilir. Konunun kelm ilmindeki nemi, zellikle ilh sfatlar ve mtebih yetlerin teviliyle ilgili tartmalarda ortaya kar. Dilin nakli meselesini gndeme getiren ve bir lde fkh usulne de yansyan bu tartmalar srasnda bir btn olarak dilin nakil ve dellet itibariyle kesinlik tayp tamad, dolaysyla bunun naslarn muhkemlii ve akl mukaddimelerle ilikisi ele alnmtr. Bir taraf -tevtren nakledilmemesi ve farkl ihtimallere ak kullanmlarnn bulunmas gibi sebeplerle-dilin kendinde muhkemlik tamadn ve lafzlarn dellet ettii mnalarn muhkemliklerini akl mukaddimelerden aldn, dolaysyla mtebihatn bu mukaddimelere binaen tevil edilmesi gerektiini ileri srerken dier taraf dilin btnyle olmasa da ksmen mtevtir olduunu ileri srm ve tevilde bizzat lugata ve nassn zhirine bal kalnmas gerektiini savunmutur (Kd Abdlcebbr, s. 1-39; bn Kayyim el-Cevziyye, II, 632 vd.). Gnmze ulaan fkh usul eserleri iinde ilk muhkem tarifi Cesssa ait olup birden fazla mnaya ihtimalli olmayan eklindedir ve konu mtebihin kart olarak l-i mrn sresinin 7. yetinin yorumu erevesinde ele alnmtr. Cessstan sonraki Hanef usulcleri, bu terimi mnaya delletindeki aklk ve kapallk asndan yaptklar drderli lafz tasnifi ierisinde (zhir, nas,

mfesser, muhkem ve haf, mkil, mcmel, mtebih) inceler. Aklk bakmndan lafz ayrmnda en st sraya yerletirilen muhkem iin mnaya delleti ak ve kesin olan, tevil, tahsis ve Hz. Peygamberin hayatnda dahi nesih ihtimali tamayan lafz diye bir tanm verilir. Sz konusu tasnif gnmze ulaan eserler iinde ilk olarak Tavml-edillede grlr. Debs, zuhur bakmndan drde ayrd lafzlardan biri olan muhkemi deime ihtimali tamayan bir hccetle kendisiyle kastedilenin salamlatrld (sz) eklinde tarif eder ve bu delil dolaysyla nesih ihtimaline kapal hale geldiini belirtir. Daha sonraki Hanef usulcleri bu drtl ayrm muhafaza etmi olsalar da mtekaddimnin tasnifinde bu lafzlarn birbirine tedhl mmkn iken mteahhirn tarafndan yaplan ayrmda her bir terimin snrlar daha ak biimde belirlenmitir. Bata muhkem olmak zere bu drt terimin rneklendirilmesinde ihtilf vardr. Genel kabul gren gre gre muhkemi dierlerinden ayran temel l onun mna bakmndan neshe ihtimalinin bulunmamasdr. Buradaki mna bakmndan kaydyla bir hkmn, lafz neshedildii halde kendisinin bki kalabilmesi durumuna iaret edilmi olmaktadr. te yandan baz usulclerin belirttii gibi muhkem mfesserden vuzuh bakmndan deil kuvvet ynnden stndr. Mteahhir Hanef usulcleri, muhkem terimini li-aynih ve li-gayrih eklinde niteleyerek iki farkl kapsamda kullanrlar. Anlan drtl taksim iinde aklk bakmndan en st dzeye yerletirilen muhkem, li-aynih muhkem olarak anlr. Zira bu kapsamdaki lafzlarn neshedilemezlii biztihi nassn ieriinden kaynaklanan bir zelliktir, dolaysyla bunlarn dellet ettii hkmlerin Hz. Peygamberin salnda dahi neshi dnlemez. Bunlar da iki grupta toplanabilir. Birinci grupta Allahn varlna ve birliine, meleklere iman gibi dinin inan esaslar ile zaman ve mekna gre deiiklik arzetmeyen adalet, ana babaya sayg, ahde vefa gibi temel ahlk ilkeleri yer alr. kinci gruptakiler ise amel konulardaki baz ayrntlarla ilgili olmakla birlikte deimeyeceine dair kayt tayan hkmlerdir. Mesel iffetli kadnlara iftira ettii sabit olanlarn ahitliklerinin kabul edilmeyeceini (en-Nr 24/4), Reslullahn vefatndan sonra onun eleriyle evlenilemeyeceini (elAhzb 33/53) bildiren yetlerde asla anlamndaki tebd kayd bu hkmlerin muhkem olarak nitelenmesi sonucunu dourmutur. Bu tr muhkemin hkm inanlmas ve amel edilmesinin kesin biimde gerekli olmas, zhirinden baka mnaya ekilememesi ve anlamnn iptal edilememesidir. te yandan muhkemle dier vzh lafzlar arasnda teruz bulunduu kanaatine varlrsa muhkemin tercih edilmesi gerekir. Muhkem li-gayrih neshedilemezliin nassn ieriinden deil nas dndaki bir sebepten, yani vahyin kesilmesinden kaynaklanan durumlar ifade eder. Buna gre Hz. Peygamberin vefatndan sonra nesih meydana gelmesi ihtimali bulunmadndan delleti ak olan btn lafzlar artk muhkem kabul edilir. Dier bir ifadeyle yukarda sz edilen ayrmda zhir, nas, mfesser, muhkem terimleriyle belirtilen lafzlar muhkem li-gayrih kapsamnda saylr. Nitekim baz limler, fkh usul terminolojisiyle tefsirlerde geen muhkem ve mtebih kartl arasnda iliki kurarken muhkem li-gayrih trn esas alrlar. Kfiyeci de ibaresi ihtimal ve itibahtan korunmu olup mnas vzh olan lafzlar eklinde tanmlad muhkemin fkh usulndeki delleti ak lafzlarn drdn de kapsadn bildirmitir. Muhkem li-gayrih kapsamndaki drt trn bilgi ve balayclk deeri ele alnrken hepsinin amel bakmndan kesin olduu, ancak farkl derecelerde bulunduu (Hanef-Mtrdlere gre sadece muhkem ve mfesserin kesin olduu), kesinlikten yakn ve tumenne olmak zere iki farkl bilgi dzeyinin kastedildii ve dar anlamda muhkemin yakn bildirdii ifade edilir. Bir baka husus da dar anlamda muhkem lafzn esasen sbut ve dellet asndan kesin olmas gerektiidir. nk Haneflerin ounluuna gre vuzuh bakmndan muhkem veya mfesser olan bir lafz eer hd

haberde yer almsa mtevtiren nakledilen ve vuzuha daha aa derecede olan bir lafz ona tercih edilir. Bu bak as esas alndnda muhkem (li-aynih) mtevtir veya icm ile sabit olan hkm anlamna gelecektir. Esasen bu tasnif ve tarifler riin kelm hakknda yaplm olmakla birlikte mkelleflerin irade beyanlar hakknda da kullanlr. Hanefler dndaki usulclerde muhkem fkh usulne has bir terim olarak ele alnmam, daha ok ilgili yetin (l-i mrn 3/7) tefsiri erevesinde incelenmitir. Bununla birlikte zellikle Fahreddin er-Rzden itibaren bir ksm usulcler tarafndan muhkemin nas ve zhiri kapsad sylenmitir. Umumi hatlaryla cumhurun terminolojisinde zhirin Haneflerdeki zhir ve nassa, nassn da Haneflerdeki mfessere tekabl ettii dikkate alnrsa cumhurun mteahhirnine gre muhkemin Haneflerdeki zhir, nas ve mfesseri iine alan geni kapsaml bir terim olduu sylenebilir.

BBLYOGRAFYA

Buhr, mn, 37, By, 2; bn Kuteybe, Tevl mkilil-urn (nr. Seyyid Ahmed Sakr), Kahire 1393/1973, s. 15-17, 98-102; Taber, Cmiul-beyn, III, 170-186; Ear, Malt (Ritter), s. 222-224; Cesss, el-Ful fil-ul (nr. Uceyl Csim en-Neem), Kveyt 1405/1985, I, 373-377; Kd Abdlcebbr, Mtebihl-urn (nr. Adnn M. Zerzr), Kahire 1969, s. 1-39; Debs, Tavml-edille (nr. Hall Muhyiddin el-Meys), Beyrut 1421/2001, s. 116-117; bn Hazm, elkm, Kahire 1404, V, 520 vd.; mml-Haremeyn el-Cveyn, el-Burhn f ulil-fh (nr. Abdlazm ed-Db), Mansre 1418, I, 283-285; Serahs, el-Ul, stanbul 1990, I, 163-166, 356; Gazzl, el-Mstaf, Bulak 1322, I, 106; Fahreddin er-Rz, el-Mal (nr. Th Cbir Feyyz elAlvn), Beyrut 1412/1992, I, 230-231; bnl-Arab, Reddl-mtebih ilel-mukem minelytil-urniyye vel-edin-nebeviyye, Kahire 1977; Takyyddin bn Teymiyye, elMsevvede f ulil-fh (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Kahire, ts. (Drl-Meden), I, 144; Abdlazz el-Buhr, Kefl-esrr, stanbul 1308, I, 51-52; bn Kayyim el-Cevziyye, e-aviulmrsele (nr. Ali b. Muhammed Dahlullah), Riyad 1418/1998, II, 632 vd.; Teftzn, et-Telv (nr. M. Adnn Derv), Beyrut 1419/1998, I, 274-279, 284-286; Kfiyeci, et-Teysr f avidi ilmittefsr (nr. Nsr b. Muhammed el-Matrd), Dmak 1990, s. 184-187; Molla Hsrev, Mirtlul, stanbul, ts. (Fazilet Neriyat), I, 42-43, 189-192; Syt, el-tn (Bug), I, 639-670; Eb Sad el-Hdim, Mecmiul-ai (Gzelhisr, Menfiud-dei iinde), stanbul 1308, s. 73-74; Ali Haydar Efendi, Usul-i Fkh Dersleri, stanbul, ts. (dal Neriyat), s. 175-179; Elmall, Hak Dini, II, 1035-1044; Zafer Ahmed et-Tehnev, avid f ulmil-ad (nr. Abdlfetth Eb Gudde), Halep 1392/1972, s. 46-47; M. Edb Slih, Tefsrn-nu fil-fhil-slm, Beyrut 1404/1984, I, 139-141, 171-226; Nasr Hmid Eb Zeyd, el-ttichl-al fit-tefsr: Dirse f ayyetil-mec fil-urn indel-Mutezile, Beyrut 1996, s. 164-190. Tuncay Baolu

el-MUHKEM
() Eb Amr ed-Dnnin (. 444/1053) mushaflarn harekelenmesi ve noktalanmasna dair eseri. Tam ad el-Mukem f nail-meif olan kitabn ksa mukaddimesinde mellif eserini mushaflarn harekelenmesi ve noktalanmas ile kullanlan dier iaretlerin tarih geliimini, limlerin bu meselelere dair grlerini, ihtilf ve ittifak noktalarn, Seleften bu ile uraanlarn usullerini aklamak zere kaleme aldn belirtir. Konularn bab ve fasllara ayrlarak incelendii eserde nce mushaflarda uygulanan hareke, nokta, tahms ve tar iaretleri, sre ve yet balarnda iaret kullanmann tarihesi, bu konuda sahbe ve tbinden nakledilen grler ve daha sonraki gelimeler ele alnarak bunlarn deerlendirilmesi yaplmtr. Ardndan hec harflerinin says, yazl biimi, tertibi, bunlara nokta konmasnn sebepleri, harekelerin mahiyeti, konulu yerleri, ihtils, ihf, imm, revm, edde, skn, med, tenvin, idgam vb. iin kullanlan iaretler anlatlm; hemzenin tek veya ift olarak bulunmas, elif, y ve vav ile olan ilikisi zerinde durulmutur. Bir kelimede bulunan iki elif, iki y ve iki vavdan birinin hazfedilmesiyle ziyade klnan eliflerin durumu, yazdan hazfedilen harflerle ziyade klnan harflere konulan iaret ve lm- tarfin hemzesi hakknda bilgi verilmitir. Eserin sonunda mellif Basra ve Kfe ekolne mensup baz nahivcilerin, zellikle Hall b. Ahmed, bn Mchid, bnl-Mnd ve bn Etenin grlerine yer vermi, limlerin harekelemede benimsedii usullerle elif, hemze, vav ve lmelif zerinde durmutur. el-Mukemin kaynaklarn balca grupta ele almak mmkndr. Birinci grup Dnden nce yazlm olup gnmze ulamayan eserlerdir. Bunlar arasnda Eb Htim es-Sicistn, bn Sahnn, bn Mchid, bnl-Mnd, bn Ete gibi limlerin almalar zikredilebilir (mesel bk. s. 7, 21, 23, 26, 210, 216, 221). kinci grup kaynaklar mellifin inceleme imkn bulduu eitli blgelere ait eski mushaflar tekil eder (mesel bk. s. 8, 20, 30, 32, 86, 117, 174, 184). Bu mushaflardaki iml zelliklerinin aktarlm olmas esere ayr bir deer kazandrd gibi tarih yazma mushaflarn bu hususiyetlerine bakarak hangi dnem ve blgeye ait olduklarn tesbit etmek mmkndr. nc grup kaynak, Dnnin sahbe ve tbine ulaan senedlerle hocalarndan naklettii bilgiler olup bu malzeme kitapta nemli bir yer tutmaktadr. Mellif aktard bilgileri deerlendirerek tercihlerde bulunmu; bu arada Ali b. Hamza el-Kis, Hall b. Ahmed, Yahy b. Ziyd el-Ferr, Sbeveyhi ve Ahfe gibi dilcilerin grlerini belirtmitir. Yer yer soru-cevap metodunu kullanm, ayrca Medine, Kfe, Basra, Endls gibi blgelerdeki farkl uygulamalara iaret etmitir. Eb Amr ed-Dnnin et-Tenbh alen-na ve-ekl adl eseriyle (Kef-unn, I, 493), resm-i mushafla ilgili olarak kaleme ald el-Muniin sonunda yer alan (nr. Otto Pretzl, stanbul 1932; nr. Muhammed Ahmed Dehmn, Dmak 1359/1940, 1403/1983) ve el-Mukemin zeti durumunda olan Kitbn-Na ve-ekl isimli bir almas daha vardr. zzet Hasan tarafndan Ankara niversitesi Dil ve Tarih-Corafya Fakltesi Ktphanesinde bulunan (Mustafa n, nr. 34-B), 71-80. varaklar eksik bir nshaya dayanlarak neredilen eseri (Dmak

1379/1960, 1986) Gnim Kaddr Hamed, eksik olan ksmn bir baka nshadan tamamlayp Mecellet Klliyyetil-mmil-Aamda Evrun ayru menre min Kitbil-Mukem balyla (Badad 1978, sy. 4) yaymlamtr (et-Tadd, neredenin girii, s. 29). el-Mukem, Meymn b. Msid el-Masmd (. 816/1413) tarafndan ed-Drretl-celiyye adyla nazma evrilmi olup bunun bir nshas Drl-ktbiz-Zhiriyyede (nr. 8371) kaytldr (zzet Hasan, I, 360).

BBLYOGRAFYA

Dn, el-Mukem f nail-meif (nr. zzet Hasan), Dmak 1379/1960, ayrca bk. neredenin girii, s. 20-25; a.mlf., et-Tadd fil-itn vet-tecvd (nr. Gnim Kaddr Hamed), Badad 1407/1988, neredenin girii, s. 29; bnl-Cezer, yetn-Nihye, I, 505; Kef-unn, I, 493; II, 1617; Brockelmann, GAL Suppl., I, 720; zzet Hasan, Fihris mati Dril-ktbi-hiriyye, Dmak 1381/1962, I, 360; Abdurrahman etin, Eb Amr ed-Dn, Hayat, Eserleri ve CmiulBeyn (doktora tezi, 1980), U lhiyat Fakltesi, s. 136. Abdurrahman etin

el-MUHKEM
() bn Sdenin (. 458/1066) mehric-i hurfa gre tertip ettii szl. Tam ad el-Mukem vel-mul-aam olup Dniye Emri Ebl-cey Mchid b. Abdullah elmirnin istei zerine kaleme alnmtr. Eser, Hall b. Ahmedin Kitbl-Aynnda uygulad ve Eb Bekir ez-Zbeydnin Mutaarl-Aynnda gerekletirdii dzeltmeler gz nnde bulundurularak mehric-i hurf sistemine gre yazlmtr. Sralamada ilk harfin esas alnd szlkte hanerenin boaz nahiyesinden kan harflerle balanmakta ve eser dudak harflerinde sona ermektedir. Hall b. Ahmedin taklb sisteminin de uyguland szlkte bir kk oluturan harflerin farkl dizilileriyle ortaya kan kkler ve trevleri ayn yerde toplanmtr. Eserin Hallin KitblAyn ile Muhammed b. Ahmed el-Ezhernin Tehbl-luasndan fark, nceki kitap ve rislelerde dank halde bulunan szlk malzemelerinin bir araya toplanmas, kelimelerin aklanmasnda daha dikkatli davranlmas, szlklerde yer alan sarf ve nahiv hatalarnn dzeltilmesi eklinde zetlenebilir. bn Sde kelimelerin Kuran ve hadislerle irtibatlandrlmas hususunda Ezheryi takip etmitir. Eserde dzenli oullara, mmli masdar, ism-i zamn, ism-i mekn ve taaccb fiili gibi kurall trevlere yer verilmemek suretiyle ihtisar salanmtr. Fiili olmayan veya lzm fiilden treyen ism-i mefller, masdar bulunmayan veya masdar baka kkten gelen fiiller, mzi kipi kullanlmayan fiiller, yine az kullanlan nisbet, tasgr ve cemiler gibi kural d kelimeler ise belirtilmi, bu arada youn biimde nahiv ve sarf mlmat verilmitir. Hall b. Ahmedin Kitbl-Ayn, Eb Ubeyd Ksm b. Sellmn el-arbl-muannefi, Eb Amr e-eybnnin Kitbl-Cmi, bns-Sikktin Ilul-man, Salebin el-Fai, bn Dreydin el-Cemheresiyle tefsirler ve hadis erhleri, Sbeveyhinin el-Kitb ile Eb Ali elFris, Ebl-Hasan er-Rummn, Krunneml ve bn Cinnnin Arap gramerine dair eserleri szln balca kaynaklarn oluturmaktadr. bn Manzr, el-Mukemin hemen tamamna LisnlArabnda yer verdii gibi Frzbd de el-msl-muinde byk lde ondan istifade etmitir. Tamam on iki cilt olan szlk Mahedl-mahtttil-Arabiyye tarafndan yaymlanmtr (I, nr. Mustafa es-Sekk - Hseyin Nassr, Kahire 1377/1958; II, nr. Abdssettr Ahmed Ferrc, Kahire 1377/1958; III, nr. ie Abdurrahman, Kahire 1377/1958; IV, nr. Abdssettr Ahmed Ferrc, Kahire 1388/1968; V, nr. brhim el-Ebyr, Kahire 1391/1971; VI, nr. Murd Kmil, Kahire 1392/1972; VII, nr. Muhammed Ali en-Neccr, Kahire 1393/1973; VIII, nr. Yahy el-Hab Abdlvehhb Seyyid Avadullah, Kahire 1417/1996; IX, nr. Mustafa Hicz - Hall Yahy Nm, Kahire 1418/1997; X, nr. Mustafa Hicz, Kahire 1418/1997; XI, nr. Mustafa Hicz - Abdlazz Berhm, Kahire 1419/1998; XII, nr. Mustafa Hicz - Hamd Abdlmecd, Kahire 1420/1999).

BBLYOGRAFYA

Elbr Habb Mutlak, el-areketl-luaviyye fil-Endels, Beyrut 1967, s. 351-382; Hseyin Nassr, el-Muceml-Arab: Neeth ve teavvrh, Kahire 1968, I, 372-392; Slihiyye, el-Mucemmil, III, 243; Abdlvehhb es-Sbn, Uynl-melleft (nr. Mahmd Fhr), Halep 1413/1992, I, 214-215; Abdlvehhb brhim Eb Sleyman, Kitbetl-bail-ilm, Cidde 1403/1983, s. 528-529; Abdlazz el-slmbl, Mukem bn Sde beyne-ayyi ven-ner, ME, XXVIII/2 (1956), s. 157-160. Sahbn Halft

MUHLS
(bk. HLS).

MUHRM
(bk. HRAM).

MUHRZ b. NADLE
() Eb Nadle el-Ahrem Muhriz b. Nadle (Ndle) b. Abdillh el-Esed el-Kure (. 6/627) Sahb. Yaklak 590 ylnda Mekkede dodu. Ahrem lakabyla ve frisn-neb unvanyla bilinir. Babasnn adnn Vehb olduu da kaydedilir. Kardei Muhammed de mslman olup Medineye hicret etmitir. lk mslmanlardan olan Muhriz mriklerin ez ve cefalarna metanetle kar koydu ve inancndan tviz vermedi. Hz. Peygamberin yanndan hi ayrlmayp onu mdafaa edenler arasnda yer ald. Hicrete izin verilmesinden sonra dier muhacirlerle beraber Medineye g etti ve Abdleheloullar mahallesine yerleti. Resl-i Ekrem onu ensardan Umre b. Hazm ile karde yapt. Bedir ve Uhud gazveleri bata olmak zere Reslullahn btn seferlerine katlan Muhriz b. Nadle savalarda ok nemli hizmetlerde bulundu. 6 (627) ylnda Gatafn kabilesinin Fezre kolundan Uyeyne b. Hsn kumandasnda krk kiilik bir kuvvet, Medine yaknndaki Gbede Hz. Peygamberin develerinin yayld meraya baskn dzenleyip develeri karmt. Resl-i Ekremin onlarn arkasndan gnderdii Sad b. Zeyd kumandasnda sekiz kiilik nc svari birliinde Muhriz de vard. Mslmanlarn kendilerine yetimek zere olduunu gren Uyeyne ve arkadalar pusu kurup beklemeye baladlar. Mslmanlar arasnda yer alan Seleme b. Ekva bu tehlikeli durumu sezerek mriklere saldrmakta olan Muhrizi durdurmaya alt. Fakat Muhriz ona, Allaha ve hiret gnne inanyor, cennet ve cehennemin hak olduunu biliyorsan benimle ehdet arasna girme, ehid olmam engelleme! diyerek hcum etti ve Abdurrahman b. Uyeyne el-Fezr tarafndan ehid edildi. Baz kaynaklarda onu ehid edenin Mesade b. Hakeme olduu kaydedilir (bn Abdlber, III, 1365). Muhrizin cesedi Medineye gtrlerek Bak Kabristanna defnedildi.

BBLYOGRAFYA

Mslim, Cihd, 132; Eb Dvd, Cihd, 147; Vkd, el-Mez, I, 7, 140, 154, 537-539; bn Him, es-Sre, II, 472, 679; III, 293-296; bn Sad, e-abat, II, 81-83; III, 89-90, 486; bn Habb, el-Muabber, s. 72; Taber, Trul-mem vel-mlk, Beyrut 1411/1991, II, 105-106; bn Abdlber, el-stb (Bicv), III, 1364-1365; bn Mkl, el-kml, I, 37; bnl-Esr, sdl-be, IV, 297-298; bn Hacer, el-be (Bicv), V, 783; Hseyin Algl, Gbe Gazvesi, DA, XIII, 268. Mehmet Efendiolu

MUHSAN
(bk. HSAN).

MUHS
() Allahn isimlerinden (esm-i hsn) biri. Szlkte saymak, miktarn bilmek; ezberleyip kavramak anlamndaki ihs masdarndan sfat olan muhs kelimesi sayp ayrntlaryla tesbit eden demektir. Allaha nisbet edildiinde gizli ikr her eyi tek tek ve btn ayrntlaryla bilen mnasna gelir (bnl-Esr, en-Nihye, y md.; Lisnl-Arab, y md.). bnl-Cevz, ihs kavramnn yer ald metinlerin balamndan hareketle kelimenin Kuranda u be anlamda kullanldn syler: Zaptedip belirlemek, yazp kaydetmek, g yetirmek, saymak, bilmek (Nzhetl-ayn, s. 118119). hs kavram on bir yette yer almakta, bunlarn beinde mzi sgasyla zt- ilhiyyeye izfe edilmektedir. Bu yetlerde geen ihs kavramnn ilgi alannn var olan her yaratk (kinat), insanlar ve onlarn iyi yahut kt davranlarndan ibaret olduu anlalmaktadr (M. F. Abdlbk, elMucem, ay md.). Mtrd, insanlarn ortaya koyduu btn amelleri Allahn tek tek tesbit ettiini bildiren yette (el-Mcdile 58/6) ihsnn bir tehdit ve uyar ierdiini syler (Tevltlurn, vr. 768b). hs kavram bilmek (ilim) mnasna alnd takdirde Kurn- Kermin birok yetinde geen ilim sfatyla birlemi olur (bk. ALM; LM). Saymak anlamndaki ad (add) kavram bir yette tek bana, bir yette de ihs ile birlikte Allaha izfe edilmitir (Meryem 19/84, 94). Muhs sadece Tirmiznin esm-i hsn listesinde yer almaktadr (Daavt, 82). Hz. Peygamberin baldz Esmdan rivayet edildiine gre kendisi mal imknlara sahip bulunduunu syleyerek Allah yolunda harcama yapp yapmayacan Reslullaha sormu, Reslullah da u cevab vermitir: Allah rzs iin bakalarna yardmda bulun, hem de verirken inceden inceye hesap olma (ihs), aksi takdirde Allah da sana hesapl bir ekilde lutufta bulunur (Buhr, Hibe, 15; Mslim, Zekt, 88). limler, nicelik ve nitelii bilinmeyen bir eyin bu zelliklerinin anlalmas iin saylp incelenmesi gibi bir anlam tayan ihs kavramnn Allaha nisbeti asndan nasl yorumlanaca hususunda eitli grler ileri srmlerdir. Eb Mansr el-Mtrd, Allahn her eyi bir bir saydn ifade eden yetin tefsirinde (el-Cin 72/28) ilh ilmin say altna girmi olan her eyi kuatt, hibir konunun bu ilme kapal kalmad eklinde bir yorum getirmi (a.g.e., vr. 836b), Kd Abdlcebbr ile Gazzl de buna yakn bir yaklam benimsemilerdir (bk. bibl.). Halm, Allahn her eyi tek tek saymasn, miktar fazla olan, pepee olup biten ve srekli biimde konumlar deien nesne ve olaylarn yaratklar tarafndan bilinememesi gibi bir aczin Ondan nefyedilmesi mnasna almtr (el-Minhc, I, 198-199). Abdlkhir el-Badd ihsnn ierdii sayma anlamnn zt- ilhiyyeye nisbet edilemeyeceini, kavramn hasy ve ihs kklerinde bulunan bilme ve g yetirme mnalarnn daha uygun olduunu kaydetmitir (el-Esm ve-ft, vr. 168b-169a).

Abdlkerm el-Kueyr muhs ismini beer erevede olmasa da sayma mnasnda kabul etmi ve mistik bir yaklamla bunun insan zerindeki etkisini yle anlatmtr: Kii, nefeslerinin Allah tarafndan sayldn ve duyularnn kontrol altnda tutulduunu bilirse Cenb- Hakkn kendisine yakn olup onu gzetlediini hisseder. Bylece mazhar klnd ilh lutuflarn saylamayacak kadar ok olduunu anlar ve zamann bunlarn krn eda etmekle geirir; onun bu hali lutuflarn daha da artmasna vesile olur (et-Tabr fit-tekr, s. 73). Muhs Allahn zt isimleri iinde yer alr ve alm, latf, muht, ehd, kdir ve muktedir isimleriyle anlam yaknl iinde bulunur.

BBLYOGRAFYA

bnl-Esr, en-Nihye, y md.; Lisnl-Arab, y md.; M. F. Abdlbk, el-Mucem, ay md.; Buhr, Hibe, 15; Mslim, Zekt, 88; Tirmiz, Daavt, 82; Mtrd, Tevltlurn, Hac Selim Aa Ktp., nr. 40, vr. 768b, 836b; Hattb, end-du (nr. Ahmed Ysuf ed-Dekkk), Dmak 1404/1984, s. 79; Eb Abdullah el-Halm, el-Minhc f uabil-mn (nr. Hilm M. Fde), Beyrut 1399/1979, I, 198-199; Kd Abdlcebbr, el-Mun, V, 228; Abdlkhir elBadd, el-Esm ve-ft, Kayseri Rid Efendi Ktp., nr. 497, vr. 168b-169a; Kueyr, et-Tabr fit-tekr (nr. brhim Besyn), Kahire 1968, s. 73; Gazzl, el-Maadl-esn (Fazluh), s. 37, 141-142, 173; bnl-Cevz, Nzhetl-ayn, s. 118-119; Fahreddin er-Rz, Levmiul-beyyint (nr. Th Abdrraf Sad), Beyrut 1404/1984, s. 303-304. Bekir Topalolu

MUHSN
(bk. HSAN).

MUHSN el-EMN
( ) Eb Muhammed el-Bkr Muhsin b. Abdilkerm b. Al el-Emn el-Hseyn el-mil (1867-1952) Suriyeli ilerin son dnem mctehidlerinden, tarihi ve biyografi yazar. Lbnann gneyindeki Cebelimilde Merciuyna bal akr kynde dodu. Baz kaynaklarda 1282de (1865) dnyaya geldii kaydedilirse de kendisi doum tarihinin 1284 (1867) olduunu belirtir. Hseyin (Zddema) b. Zeyd b. Ali b. Hseyinin soyundan gelen tannm bir ulem ailesine mensuptur. Byk dedeleri Irakn Hille ehrinden gelerek akrya yerlemi ve buradaki ilerin rehberliini yapmlardr. Emn lakabn babasnn dedesi Muhammed el-Emnden dolay almtr. Muhsin el-Emn ilk eitimini annesi, babas ve amcasnn olu Seyyid Muhammed Hseyinden ald. Sarf ve nahiv okuduktan sonra 1297de (1880) Aytazzat kyndeki medreseye gnderildi, Seyyid Cevd Murtaznn yannda bilgisini ilerletti. Bu hocasnn Iraka gitmesi zerine Bintcbeyl kyndeki medreseye kaydoldu (1301 /1884), Seyyid Necb Fazlullah el-Ayntden belgat, mantk, fkh ve usul dersleri ald. Ayrca eyh Ms errenin talebesi oldu, bu hocasnn 1304te (1887) lmnn ardndan kyne dnd. Burada bir sre Arap dili ve edebiyat dersleri verdi. Askere arldnda bir ara kynden ayrlp Balebek ve Humusta sakland. Daha sonra Beyrutta imtihan verince askerlikten muaf tutuldu. Ardndan Lbnan i ulemsnn nde gelenlerinden Hseyin Muniyyenin tavsiyesiyle yksek renim iin Necefe gnderildi (1308/1891). O srada ann nemli ilim merkezlerinden olan Necefte fkh, fkh usul ve felsefe okudu. Ahmed Kerbel, g Rz Hemedn, Molla Fethullah sfahn, Muhammed Bkr Necmbd, Mirza Hasan rz, Kzm Yezd, Hasan Mmekn ve Ahund Molla (Muhammed Kzm Horasn) ders ald hocalarndan bazlardr. renimini tamamlayp bilgisiyle adn duyurunca Dmak ve Cebelimil ileri tarafndan merci-i takld olarak davet edildi. Bunun zerine Dmaka gidip oraya yerleti (1319/1901). Dmakta i toplumunun son derece geri kaldn, kabile ve din ihtilflar iinde olduunu gren Muhsin el-Emn okullar slahla ie balad, kzlar iin yeni okullar at. Mfredat programlarn yeniden dzenledi, okutulacak din kitaplar kaleme ald. Ayrca bidat ve hurafelerle mcadele etti. zellikle muharrem trenlerinde insanlarn elleriyle yz ve balarna, zincirle srtlarna vurmalarna kar kt; bunun dinen haram ve aklen yanl bir davran olduunu ileri srd. Hz. Hseyinin yasnn dier slm byklerinin anlmasnda olduu gibi daha anlaml ve mutedil bir ekilde tutulmas gerektiini, bu arada vuku bulmayan birok eyin olmu gibi gsterilmemesini istedi. Geleneksel trenleri savunan ve kendisini Vehhblik ve zndklkla sulayan, ban eyh Abdlhseyin Sdkn ektii gl bir muhalefete ramen grlerinde srar etti. Bu konuda eitli eserler yazd. Necefte merci-i taklid yetullah Ebl-Hasan sfahn de zincirle dvnmenin haram olduuna dair bir fetva verdi. I. Dnya Sava yllarnda Dmak gvenli bulmayan Muhsin el-Emn akrya g etti ve savan

ardndan tekrar Dmaka dnd. 1933te sekizinci imam Ali er-Rznn Meheddeki kabrini ziyaret amacyla rana gitti. Dokuz ay kadar kald randa limlerle grt, slahat bir nder olarak sayg grd. 1941de Dmaktaki Mecmaul-ilmiyyil-Arabye ye seildi ve lmne kadar bu kurumun faal yelerinden biri oldu. Hayatnn son aylarn tedavi iin gittii Beyrutta geiren Muhsin el-Emn 30 Mart 1952de vefat etti. Cenazesi ertesi gn Dmaka gtrlerek Bblkebr karsndaki mezarlkta Seyyide Zeyneb Hareminin ana girii yaknna defnedildi. Islahatl yannda zhid kiiliiyle de tannan Muhsin el-Emn, geri kalmln ve mslmanlar arasnda birliin salanamamasnn balca sebepleri olarak cehalet ve taassupla beraber siyaseti gsterir. Dinin siyas g ve stnlk iin bir ara gibi kullanlmasnn batan beri devam ettiini, cehalet ve siyasetin birbirini krklediini belirtir. Hilfet konusunda ann genel bak asna bal kalmakla birlikte bunun dinin temel esaslarndan saylp saylmamas konusunda daha esnek bir tavr taknd anlalmaktadr. a hadis kaynaklarndaki her bilginin doruluunun iddia edilemeyeceini, bunlarn shhat derecesinin aratrlmas ve sahih grlse bile Kuran, snnet, icm ve akla aykr olanlarn reddedilmesi gerektiini vurgular. Ehl-i snnet ile a arasndaki ihtilflarn giderilip aralarnda birlik kurulmasn isteyen Muhsin el-Emn, bu ihtilflarn ancak dinin znn kavranmas ve gemiin fazla kartrlmamasyla ortadan kaldrlabileceini syler. Mslman birliinin de yalnz din ve ruh anlamda salanabileceini, bunun coraf ve siyas bir temele dayanmasnn mmkn olmadn belirtir. Eserleri. Muhsin el-Emnin en nemli almas Ayn-a*dr. snaeriyye asnn imamlar ile ulem ve ileri gelenlerinin biyografisine dair nemli bir kaynaktr. Mellifin elli yl kadar sren bir alma sonunda telif ettii eser nce czler halinde baslm (Hanbb, s. 75; Ali Murtaz el-Emn, s. 140-143), daha sonra olu Hasan el-Emn tarafndan biri indeks olmak zere on bir cilt halinde yaymlanmtr (Beyrut 1403/1983). Hasan el-Emn gerek babasnn vefatndan sonra lenler, gerekse onun eserine alamad veya haklarnda az bilgi verdii kiilerle ilgili olarak Mstedrekt Ayni-a adyla bir zeyil kaleme almtr (I-IV, Beyrut 1408-1412/1987-1992). ok sayda eser kaleme alm olan Muhsin el-Emnin dier almalar da unlardr: el-unlmena f reddi m evredeh ibl-Menr ale-a (Dmak 1327), M. Red Rzya reddiyedir; aul-yan f lzmit-telf beynel-mslimn (Sayda 1331); ed-Drretl-behiyye f tabil-mevzni-eriyye alel-urfiyye (Dmak 1332); er-Raul-matm fil-menr velmanm (I-II, Sayda 1332-1333, 1348); el-Burhn al vcdi ibiz-zamn (Dmak 1333, 1346); Levicl-ecn f matelil-seyn (Edaul-abr ve ed-Drrn-nale birlikte, Bombay 1338; Necef 1373, 1381, 1383; Sayda 1331; ilk eserle beraber, Sayda 1353); Edaul-abr f atil-a bi-er (Bombay 1338; Sayda 1353; Necef 1373); ed-Drr-emn f ehemmi m yecib marifeth alel-mslimn (Sayda 1340; Dmak 1349, 1366/1947); et-Tenzh li-amliebh (Beyrut 1343, 1346; Sayda 1347); el-Meclis-eniyye f menbi ve meibin-neb veliretin-nebeviyye (I-IV, Sayda 1343, 1351; Necef 1370-1372; I-II, Beyrut 1398/1978); nullim al imetil-metim (Sayda 1343, el-Meclis-eniyyenin IV. cildinde); eru Tebratil-mteallimn (Dmak 1343, 1349, bnl-Mutahhar el-Hillnin fkha dair eserinin erhidir); Kefl-irtiyb f etbi Muammed b. Abdilvehhb (el-Udd-drriyye f reddi bhtil-Vehhbiyye adl 400 beyti akn manzumesiyle birlikte, Dmak 1346, 1347); Medinl-cevhir ve nzhetl-avr f ulmil-evil vel-evir (I-III, Sayda 1347-1352; Dmak 1349-1353; I-IV, Beyrut 1401-1403/1981-1983); Miftul-cennt fil-ediye vel-aml ve-alavt vez-ziyrt (I-III, Dmak 1352; Beyrut 1961, 1969); Eb Firs el-amdn (Dmak

1360/1941, 1945); ed-Drrn-na f meris-sbi-ehd (Dmak 1365, 3. bs., Hz. Hseyinle ilgili mersiyeler antolojisidir); Dvnl-Emril-mminn anir-rivyeti-aa (Dmak 1366); Acib akmil-Emril-mminn (Dmak 1366); Eb Nvs (Dmak 1366/1947); elAleviyytl-irn (Dmak 1367, Hz. Aliyi ve Ehl-i beyti methetmek iin yazlan iirleri ve aklamalarn ihtiva eder); Dibil el-uz (Dmak 1368); au Cebeli mil (Beyrut 1380/1961, 1403/1983); arbl-Cemel ve arb ffn (Beyrut 1969); RaaltsSeyyid Musin elEmn (Beyrut 1973); e-a beynel-ai vel-evhm (Naul-Vea f nadi aidi-a Ms Crullahn Kitbl-Veasna reddiyedir. akr - Beyrut 1395/1975; Beyrut 1397/1977, 4. bs. 1983, dier eserleri iin bk. Muhsin el-Emn, Ayn-a, X, 371-373; Ali Murtaz el-Emn, s. 136-150; Hd Fazlullah, s. 282-287; DMT, II, 533-534).

BBLYOGRAFYA

Muhsin el-Emn, Medinl-cevhir, Beyrut 1403/1983, IV; a.mlf., Ayn-a, X, 333-446 (bu iki eserde mellifin kendi yazd biyografisi ve hakknda yazlanlar yer almaktadr); M. Slih elKzm, Asenl-eer f men edreknhu fil-arnir-rbi aer, Badad 1352/1923, s. 31-36; Hnbb, Fihrist, bk. ndeks, s. 27, 75; Zirikl, el-Alm (Fethullah), V, 287; M. Mut el-Hfz Nizr Abza, Tru ulemi Dma, Beyrut 1406/1986, II, 633-636; M. Abdllatf Slih elFerfr, Alm Dma, Dmak 1408/1987, s. 238-239; Ali Murtaz el-Emn, es-Seyyid Musin elEmn: Sreth ve nitch, Beyrut 1413/1992; el-Muliul-slm es-Seyyid Musin el-Emn f ikrhs-seneviyyetil-erban, Dmak 1412/1992; M. Mehd el-Msev, Asenl-veda f tercimi eheri mctehid-a, Beyrut 1413/1993, II, 85-87; Hd Fazlullah, es-Seyyid Musin elEmn: el-Menl-fikriyye vel-mevfl-liyye, Beyrut 1413/1993; Emn mil, DMT, II, 529-534; Muhammed Ensr, Emn, Musin, DMB, X, 279-280. Ahmet zel

MUHSN-i KAYSER
( ) (. 761/1360) Hanef fakihi. Hayat hakknda yeterli bilgi yoktur. Ad kaynaklarda Abdlmuhsin olarak da kaydedilmektedir. lk eitimini bata babas Mecdddin Muhammed olmak zere eitli limlerden ald. Tahsil iin gittii Suriyede tefsir ve hadis, Msrda fkh okudu. renimini tamamladktan sonra dnd Kayseride birok talebe yetitirdi. Takprizde, Nianc Mehmed Paa ve Bursal Mehmed Thir gibi biyografi yazarlarnn Orhan Bey devri ulems arasnda sayd Muhsin-i Kayseryi bir Anadolu limi olarak nitelemek daha dorudur. nk onun Osmanl hkimiyet blgesinde yaadna dair bilgi bulunmad gibi memleketi Kayseri de lmnden sonra Osmanl topraklarna katlmtr. Muhsin-i Kaysernin fkh ilmini ve zellikle miras hukukunu adalar arasnda en iyi bilenlerden olduu belirtilmekte (Takprizde, s. 11), Arap edebiyat, beyn ve aruza da hkim olduu anlalmaktadr. Eserlerini devrin hkim anlay uyarnca Arapa kaleme almtr. Kayseride len ve Kazanclar Camii civarnda defnedilen Muhsin-i Kaysernin vefat tarihi olarak 755 (1354) ve 761 (1360) yllar verilmekteyse de eru Kitbin-Necdiyyt adl eserini 759 (1358) ylnda tamamladna gre (vr. 211b) ikinci tarih doru olmaldr. Eserleri. 1. Cmiud-drer. Muhammed b. Muhammed es-Secvendnin el-FerisSirciyyesinin manzum hale getirilmi eklidir. 736 (1335) ylnda kaleme alnan 166 beyitlik bu risle yirmi dokuz blm halinde dzenlenmitir. Eserin Sleymaniye Ktphanesinde ok sayda yazma nshas vardr (Lleli, nr. 1296, 3662; ehid Ali Paa, nr. 1007, 1097; Serez, nr. 1204; smihan Sultan, nr. 245). 2. eru Cmiid-drer (eru Manmetil-feri) (Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 1294, 1295; Yozgat, nr. 707; Serez, nr. 1219; Kl Ali Paa, nr. 1027). Zekeriyyzde Yahy Efendi bu erh zerine bir talik yazmtr. 3. erul-Mutaar f ilmil-ar (erular, eru aril-Endels). Ebl-Cey el-Endels el-Ensrnin el-Mutaar f ilmil-ar adl kitabnn erhidir. Pek ok yazma nshas bulunan kitap Musin el-ayer alel-Endels adyla baslmtr (smddin Mustafa b. Abdullah skdrnin bu erhten de faydalanarak yazd el-Mutaar f ilmil-arun Trke tercme ve erhiyle birlikte, stanbul 1261, 1270, 1286, 1308). Bu erh zerine Krn tarafndan bir hiye yazlmtr. 4. eru Kitbin-Necdiyyt. Ebverdnin Irkyyt, Necdiyyt ve Vecdiyyt adyla ksma ayrlan divannn ikinci ksmnn erhidir (bu eserlerin yazma nshalar iin bk. Brockelmann, GAL, I, 293, 378; Suppl., I, 544, 651). Kaynaklarda Muhsin-i Kayserye iyet yetil-beyn ve Risle fil-fh gibi eserler de nisbet edilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Muhsin-i Kayser, eru Kitbin-Necdiyyt, Sleymaniye Ktp., Reslkttb, nr. 856, vr. 211b; Takprizde, e-ei, s. 10-11; a.e.: Tercme-i ekik-i Numniyye (trc. Mehmed Mecd), stanbul 1269/1853, s. 31; Kef-unn, I, 540; II, 1135, 1251, 1252, 1868; Kdir, Nerl-men, III, 6; Fihristl-Ktbnetil-idviyye, IV, 195; Sicill-i Osmn, III, 401; Osmanl Mellifleri, I, 227, 351; Brockelmann, GAL, I, 293, 378; Suppl., I, 544, 651; ul-meknn, I, 353; Hediyyetlrifn, I, 36, 621; Kehhle, Muceml-mellifn, VI, 172-173; H. Mehmed Zeki Koer, Kayseri Ulems, stanbul 1983, s. 44-45; Zirikl, el-Alm (Fethullah), IV, 152; Muhsin lyas Suba, Kayserinin Manev Mimarlar, Kayseri 1995, s. 124-125; Recep Cici, XIV. Yzylda Kayserili Bir Fakih: Abdulmuhsin Kayser ve almalar, XIII. ve XIV. Yzyllarda Kayseride Bilim ve Din Sempozyumu, Ankara 1998, s. 95-107. Recep Cici

MUHSNZDE ABDULLAH HAMD


(bk. ABDULLAH HAMD BEY).

MUHSNZDE MEHMED PAA


(. 1188/1774) Osmanl sadrazam. Tahminen 1116da (1704) stanbulda Molla Grn mahallesinde dodu. 1143 (1730) ylnda meydana gelen Patrona Halil syan bastrlrken yenieri aal grevinde bulunan ve sonradan sadrazam olan Muhsinzde Abdullah Paann oludur. Ailenin ad, Abdullah Paann babas Halep tccarlarndan Muhsin elebiden gelir. Eitimi ve hayatnn ilk yllar hakknda bilgi bulunmayan Muhsinzde Mehmedin silhorlukla kapcbalar arasna alnd, otuz yalarnda iken babasnn Bender Kalesi muhafzlna tayini zerine onunla beraber gittii bilinmektedir. 1150de (1737) babasnn sadrazam olmasyla kapclar kethdlna getirildi ve ertesi yl vezirlikle Mara valiliine gnderildi. Ardndan nebaht, Bender ve tekrar Mara valisi oldu. 1160 Reblevvelinde (Mart 1747) Adana valiliine tayin edilerek Anadoluda ekya takibi ve teftiiyle grevlendirildi. 1162-1163te (1749-1750) zi, Hotin ve ardndan ikinci defa zi valilii yapt. 1165 (1752) ylndan sonra yine Hotin, nebaht, Eriboz ve Nibolu muhafzlklarnda bulundu; 1170 Muharreminde (Ekim 1756) ziye gnderildi. Bu ksa valilikleri srasnda Rumelideki kalelerin durumu hakknda ok iyi bilgi sahibi olduu dnlebilir. 1171 evvalinde (Haziran 1758) Halep ve ardndan Anadolu valiliine getirilmek suretiyle stanbula davet edilerek uzun sredir nianl durduu, o sralarda otuz yalarnda bulunan III. Ahmedin kz Esm Sultan ile evlendirildi (16 evval 1171 / 23 Haziran 1758). stanbulda Kadrgadaki Esm Sultann saraynda bir yla yakn bir sre oturduktan sonra Anadolu valisi olarak Ktahyaya gitti. Muharrem 1174te (Austos 1760) Bosna valiliine tayin edildi. Bosnaya gitmeden nce bir mddet stanbulda oturdu ve 1174 Zilkade (Haziran 1761) balarnda Bosnaya hareket etti. Valilii srasnda Bosnann durumunu bir dereceye kadar dzeltmede baar gsterdi. 1175te (1762) Rumeli, ban 1176da (ubat 1763) yine Bosna, Cemziyelevvel 1177de (Kasm 1763) Rumeli valiliine getirildi. Bu grevde iken 7 evval 1178de (30 Mart 1765) Kse (Bhir) Mustafa Paann yerine sadrazam oldu. Muhsinzde Mehmed Paann sadretine rastlayan 1765-1768 yllar Kbrs, Grcistan, Arabistan ve Msrda bu dnemde baz hadiseler cereyan etmekle beraber genellikle sakin geti. Ancak Anadolu ve Rumelide mahall bir g oda olarak sivrilen eraf arasnda yanlk iin iddetli mcadeleler oluyordu. Mehmed Paa bu mcadeleyi yattrmak iin nce Zilkade 1178de (Mays 1765) Rumeli ve ban 1179da (Ocak 1766) Anadolu taraflarna fermanlar gnderip kazalarda yanlk vazifesinin sadrazamn mektubu veya kimesiyle bizzat verileceini bildirdi. Bu suretle kazalar hkmet merkezinin denetimi altnda tutmaya alt. Mehmed Paann bu siyaseti, tarada yar mstakil bir ekilde hkimiyet kurmada baarl olan apanoullar ve Karaosmanoullar gibi byk nfuza sahip yana kar takip ettii siyasetle birlikte ele alndnda onun merkezletirme politikasna arlk verdii sylenebilir. Bu arada Lehistanda giderek artan Rus nfuzunun yol at gelimeler, Osmanl Devleti ile Rusya arasndaki mnasebetlerin gerginlemesine sebebiyet vermekteydi. Mehmed Paa, Rumelideki kalelerin savunmasnn iyi durumda olmadn bildiinden bir savan balamasn tehlikeli buluyor, ihtiyatl hareket edilmesini istiyordu; ancak III. Mustafa ile baz devlet

erkn sava taraftaryd. Bu sebeple sadrazamn kar k acz belirtisi olarak grld ve 23 Reblevvel 1182de (7 Austos 1768) grevinden alnd. Kendisine sayg gsterildiinden mallar msadere edilmedi ve Bozcaadaya zorunlu ikameti iin emir verildi. Bozcaadaya gitmek zere hareket eden ve bir sre Geliboluda kalan Mehmed Paa ikinci bir emirle Rodosa sevkedildi (Cemziyelevvel 1182 / Eyll 1768). Bir ay sonra Rusyaya sava ilnnn arkasndan Ocak 1769da Anadolu ve Rumeliye gnderilen fermanlarla Muhsinzde Mehmed Paann yanlk tevcihiyle ilgili dzenlemesine son verildi. Rusya ile sava baladnda Muhsinzde Mehmed Paa, 16 Reblevvel 1183te (20 Temmuz 1769) grevlendirildii Morada Anabolu Kalesi muhafazasnda bulunuyordu. Tuna boylarnda sava cereyan ederken Mora yarmadasnda Rum isyan kt. Bunun zerine Mora seraskeri tayin edilen Mehmed Paa, Makedonya ile Teselya gibi Mora yarmadasnn kuzeyinde yer alan kazalarn yanlarna mektup gndererek isyann bastrlmas iin yardm istedi. Trhalal Nimetzde, Yeniehirli Mderris Osman Bey, Kapcba smil Aa, atalcal Ali Aa, zdinli Beyzde Ysuf Aa askerleriyle Tripolise (Tripolitsa) geldiler. 23 Zilhicce 1183te (19 Nisan 1770) yaplan savata Rumlarla onlara yardmc olan Ruslar bozguna uratld ve isyan bastrld. Morada yeniden denetimi salayan Mehmed Paa, gsterdii baar zerine ban 1184te (Aralk 1770) Bosna valiliiyle beraber Rumeli seraskeri tayin edildi. Daha sonra bu grevine Vidin, Eflak ve Bodan seraskerlikleri de eklendi. Vidinden hareketle Yergye gelen (Receb 1185 / Ekim 1771) Muhsinzde Mehmed Paann maiyetinde 30-40.000 askerin bulunduu ve aralarnda birok yan kuvvetinin de olduu anlalmaktadr. Bu srada Bkre muhasarasnda Serdrekrem Silhdar Mehmed Paann malbiyetiyle Muhsinzde Mehmed Paa ikinci defa sadrazam ve serdrekrem tayin edildi (20 ban 1185 / 28 Kasm 1771). 19 Aralkta Osmanl ordusunun karargh umnuya geldi. Ordunun yetersiz olduunu iyi bildiinden Rusya ile hemen bar giriiminde bulundu ve 27 Safer 1186da (30 Mays 1772) iki devlet arasnda drt aylk bir mtareke imzaland. Ardndan barn gereklemesi iin grmelere devam edildiyse de bir yandan Rusyann ok ar artlar ileri srmesi, te yandan ordunun gerek durumunu bilmeyen stanbuldaki baz devlet erknnn kar kmas yznden mzakereler kesildi. 26 Receb 1186da (23 Ekim 1772) Bkrete yeniden balayan grmeler sonunda Muhsinzde Mehmed Paa, Rusyann ileri srd ar artlara ramen artk bar akdinden baka bir are kalmadn grd. Fakat Ruslarn Krm ve Ker, Yenikale ve Klburun gibi mstahkem mevkilerin terkini istemeleri stanbulda tepkiyle karlanmakta, zellikle ulemnn muhalefeti bar yaplmasna engel tekil etmekteydi. Zilhicce 1186da (Mart 1773) iki devlet arasnda silhl atmalar tekrar balad. Ancak gc tkenmi, disiplinsiz ve takviye grmeyen Osmanl ordusunun baar elde etmesi hemen hemen imknszd. Rus ordusu Tuna nehrini geerek umnudaki Osmanl kararghn kuatt. Bu durumda Ruslarn ileri srd ar artlar kabul etmekten baka are bulunmadn gren Muhsinzde Mehmed Paa, sadret kethds Ahmed Resm Efendiyi barn yaplaca Kk Kaynarca kasabasna yollad. Barn gereklemesinden sonra hastal da iyice arttndan tahtrevanla stanbula hareket etti (22 Cemziyelevvel 1188 / 31 Temmuz 1774) ve Karinbd kasabasna yaklaldnda ld (26 Cemziyelevvel 1188 / 4 Austos 1774). Cenazesi nce Karinbdda yan Abdi Aann hnesine defnedildi, ardndan Edirneye getirilip burada Eskicami hazresine gmld. On gn sonra Esm Sultann arzusuyla bu ikinci mezarndan da karlarak stanbulda Eyp Mezarlna defnedildi (emdnzde, III, 27-28).

yi bir devlet adam olmakla beraber ikinci sadreti srasnda hastal sebebiyle makamnda braklmasnn byk bir hata olduu ve yaplan ar antlamada kendisinin bu durumunun oluturduu zafiyetin nemli bir pay bulunduu belirtilir. Mehmed Paay yakndan tanyan Ahmed Resm Efendi, onun Avrupa devletlerinin durumuna dair pek ok yaz okuyarak siyas gelimeler hakknda bilgi edindiini, tecrbeli, temkinli, vakur bir devlet adam olduunu yazar. Devlet adaml yannda bir baka zellii tarikat ehli olmasdr. Muhsinzde, Cerrh tarikatnn nde gelen bir mensubudur ve tarikatn kurucusu Nreddin Cerrhnin (. 1133/1721) hayat hakknda yazlm olan ilk eserin de mellifidir. blmden oluan bu manzum eserin nshalar mevcut deilse de baz ksmlar deiik kaynaklarda gnmze kadar gelmitir. Muhsinzde, Nreddin Cerrhnin drdnc halefi olarak 1175te (1761-62) tekkeye eyh olan Moral Yahy Efendinin mridi ve halifelerindendir. Nreddin Cerrh Tekkesine deerli yazmalardan oluan bir ktphane vakfetmi, ancak ktphane 1782 Balat yangnnda yanmtr (Yola, s. 1, 74, 109-111). Ayrca stanbulda Hocapaada bir han bulunduundan sz edilir.

BBLYOGRAFYA

emdnzde, Mrit-tevrh (Aktepe), III, 27-28; Ahmed Resm, Hulsatl-itibr, stanbul 1282, tr.yer.; Uzunarl, Osmanl Tarihi, IV, 399-404, 418; Yuzo Nagata, Muhsinzde Mehmed Paa ve yanlk Messesesi, Tokyo 1976, tr.yer.; enay Yola, Schejch Nureddin Mehmed Cerrahi und sein Orden (1721-1925), Berlin 1982, s. 1, 2, 11-13, 22, 74, 109-111; A. H. de Groot, Mehmed Pasha, Musinzde, EI (ng.), VI, 998. Yuzo Nagata

MUHTCOULLARI
() X. yzyldan XI. yzyln ortalarna kadar Mvernnehirin aganiyn blgesinde hkm sren bir hnedan. Muhtcoullarnn (l-i Muhtc) etnik kkenlerine dair kesin bilgi bulunmamaktadr. Araplar Mvernnehirde ilk grndkleri zaman agniyn blgesini agn-hudt denilen bir hnedan ynetmekteydi. Bundan hareketle hnedann Fars asll olduu ve hnedana adn veren Muhtc b. Ahmedin agn-hudt hnedannn torunlar arasnda yer ald sylenebilir. te yandan blgeyi fethetmek iin gelen Araplarn ran halkna kart, Muhtcoullarnn kkeninin bu Araplara dayand ileri srlmektedir. Muhtc b. Ahmed ile olu Muzaffere dair yeterli bilgi yoktur. Kaynaklarda hakknda bilgi verilen ilk hnedan yesi Eb Bekir Muhammed b. Muzaffer b. Muhtc, Smnlerin Sstana hkim olmak iin gnderdii orduda kumandanlk yapt. Bir sre sonra Smn Emri II. Nasr tarafndan Fergana valiliine tayin edildi, ardndan Horasana gnderildi. Bu srada Emr II. Nasrn saltanat davasna kalkan kardei Yahyy malp etti ve durumu bir mektupla II. Nasra bildirdi. Bu baarlarndan dolay II. Nasr, Belh ve Tohristann idaresini de ona verdi (929-930). Eb Bekir Muhammed, Ziyr hnedannn kurucusu Merdvic b. Ziyrn Crcna kar harekete gemesi zerine Nbura ekilmek zorunda kalnca Merdvic ehri ele geirdi. Bir sre sonra Crcn geri alan II. Nasr, Eb Bekir Muhammedi 321de (933) Horasan ordular kumandan tayin etti. Ertesi yl tekrar Crcna gnderilen Eb Bekir Muhammed, Ziyrlerden Mkn b. Kk Crcn ele geirip Nbura doru ilerlediinden savaacak gc kalmayp Serahsa gitti. Emr II. Nasr, bu srada hastalanan Eb Bekiri grevden alp yerine olu Eb Ali Ahmedi Horasan ordular kumandanlna getirdi (324/936). Eb Bekir Muhammed 329da (941) ld ve agniynda defnedildi. Eb Ali Ahmed, Horasana geldiinde ilk ii Deylemli mahall kuvvetlere Smn Devletinin stnln yeniden kabul ettirmek oldu. Daha sonra blgenin baehri Crcna yryp yedi ay sren bir kuatmann ardndan ehri ele geirdi (328/940). Bveyhler, Eb Aliyi srekli olarak Ziyrlerden Vemgr (Vumgr) zerine harekete tevik ediyorlard. Eb Ali, 329 yl Muharreminde (Ekim 940) Bveyhlerle anlap Vemgrin ynetimindeki Reye yrd. Onun Bveyhler ile ittifak yaptn haber alan Vemgr de Mkn b. Kk ile anlat. ki taraf Rey civarndaki shakbdda savaa tututu (21 Reblevvel 329 / 24 Aralk 940). Mkn sava srasnda ld, Vemgr Taberistna kat. Reye sahip olan Eb Ali k burada geirdi. Ertesi yl Zencan, Ebher, Kazvin, Kum, Kerec, Nihvend ve Dnever gibi ehirleri zaptetti. Onun baarlar sayesinde Smn Devleti bat ynnde en geni snrlara ulat. Eb Ali, daha sonra Vemgr Sryi ele geirince Mkn b. Kknin amcas Hasan b. Frzn ile birlikte Sryi kuatt. Vemgrin Smnlere itaatini salayp Horasana dnd. te yandan Emr II. Nasrn lmnn ardndan kumandanlar arasnda anlamazlklar kt (331/943). Yeni emr I. Nh, Eb Aliye Bveyhlerin zaptettii Reyi geri almasn emretti.

Ordusunun ounluunu oluturan Krtlerin ihaneti yznden malp olan Eb Ali daha sonra tekrar Rey zerine yrd. Rknddevle onun kalabalk bir orduyla geldiini renince ehri terketti. Eb Ali Reyi ele geirdi ve Kuzey Ciblin dier yerleim merkezlerine de hkim oldu. Kardei EblAbbas Fazl Cibl blgesini ynetmekle grevlendirdi. Emr Nh, Nburda bulunduu srada halktan bir topluluun Eb Ali ve adamlarnn hrszlk ve tecavzlerinden ikyeti olunca Eb Aliyi grevinden alp yerine brhim b. Simcru tayin etti (Ramazan 333 / Nisan-Mays 945). Bu srada Eb Alinin idaresindeki askerler, Nhun amcas brhim b. Ahmedi Smn Devletinin bana getirmeye karar verdiler. Eb Ali de isyanclarn tehdidi karsnda onlara uymak zorunda kald. Musulda bulunan brhim b. Ahmed daveti alnca hemen Eb Alinin yanna geldi (334/946). Eb Ali ve brhim, Nbur ve Mervi ele geirip Smnlerin merkezi Buharaya doru ilerlediler. Bu esnada Smn askerleri maalar denmedii gerekesiyle ayaklandlar. Eb Aliye direnemeyeceini anlayan Emr Nh ehri terkedip Semerkanta gitti. Eb Ali Buharaya girdi ve ehirde hutbeyi brhim b. Ahmed adna okuttu (Cemziyelhir 335 / Ocak 947). Ancak ok gemeden Eb Ali ile brhim b. Ahmedin aras ald. brhim, Buhara halkndan bir grup ile anlap emirlikten vazgeti ve Emr Nha tbi oldu. Kendisini ortadan kaldrmak isteyen Smn kuvvetlerini malp ederek Buharay zapteden Eb Ali, Smn tahtna Emr Nhun kardei Eb Cafer Muhammedi geirdi. Fakat baz ordu mensuplarnn davranlar yznden Semerkanta gitmek zere yola kt. Onun Buharadan ayrlmas zerine brhim b. Ahmed ve Eb Cafer, Nhtan af dilediler. Emr Nh daha sonra Buharaya dnd (Ramazan 335/Nisan 947) ve Eb Alinin tekrar harekete gemesini nlemek iin agniyn ele geirmek amacyla hazrlklarn tamamlad. Eb Ali, Emr Nhun ordusuyla Harceng denilen yerde savaa tututu ve yenilerek agniyna geri dnd (Cemziyelevvel 336 / Kasm-Aralk 947). ki ordu agniyna yaklak 12 km. uzaklkta tekrar karlat (Reblevvel 337/Eyll 948); bu sava da Smn ordusu kazand. ok gemeden evredeki hkmdarlardan gelen yardmlarla glenen Eb Ali ile Smn ordusu arasnda antlama saland ve Horasan valilii ona verildi. agniyn ve Tirmizde yerine olu Eb Mansr Nasr brakarak blgeden ayrlan Eb Ali (Ramazan 340 / ubat 952) nce Hrizmi, ardndan Horasan dzene soktu. Bu srada Crcnn hkimiyeti iin Bveyhlerden Rknddevle ile mcadele etmekte olan Vemgr, Emr Nhtan yardm talep etti. Emr Nhun isteiyle harekete geen Eb Ali, Vemgr ile birlikte Reye yrd (Reblevvel 342 / Temmuz-Austos 953). Eb Ali, Taberek Kalesine ekilen Rknddevleyi ay sreyle kuattysa da kesin baar kazanamad. Neticede iki taraf arasnda antlama yapld. Buna gre Rknddevle, Smnlere her yl 200.000 dinar deyecekti. Vemgr, daha sonra Emr Nha mektup gnderip Eb Alinin samimi davranmadn ve Rknddevleye meylettiini bildirince Emr Nh onu Horasan valiliinden azletti. Eb Ali de Rknddevlenin yardmyla Abbs Halifesi Mut-Lillhtan Horasana vali tayin edildiine dair bir ferman ald. Bylece gc artan Eb Ali, Horasana dnerek Nbura hkim oldu ve blgede eline geirdii yerlerde hutbeyi Abbs halifesi adna okuttu. Emr Nhun lmnn ardndan yerine geen olu Abdlmelik, Horasan sipehslr Eb Sad Bekir b. Mlik el-Fergnye Eb Aliyi blgeden uzaklatrmasn emretti (343/954). Eb Ali, onun karsnda tutunamayp Reye Rknddevlenin yanna kat. Eb Ali ve Rknddevle Smnler ile bar yapmak zorunda kaldlar. Eb Ali bu olaydan sonra bir salgn hastalk srasnda Reyde ld (344/955) ve cenazesi agniyna getirilerek burada defnedildi. stn meziyetlere sahip, cesur ve

karakter sahibi bir kii olan Emr Ali, Avf tarafndan emr-i lim ve cihn- ilm unvanyla zikredilir (Lbb, I, 27). Eb Alinin yerine olu veya torunu olduu tahmin edilen Fahrddevle Ebl-Muzaffer Muhammed geti. Onun idaresi srasnda Eb Alinin yeeni Thir b. Fazl bir ara agniyn blgesine sahip oldu. air ve sanatkrlar himaye eden, kendisi de air ve hatip olan Thir b. Fazln 381 (991) ylnda Belhte ldrlmesi zerine Fahrddevle Ebl-Muzaffer Muhammed tekrar agniyn ynetmeye balad. air Ferruh-i Sstn, agniyna gittii srada (1015) burada Fahrddevle Ebl-Muzaffer hkm sryordu. Dakk ve Ferruh-i Sstn gibi dnemin byk airleri, Gaznelilerin vasal olarak len Fahrddevle Ebl-Muzafferden vgyle sz ederler. Abbs Halifesi Kim-Biemrillhn 424 (1033) ylnda ynetecei lkelerle ilgili olarak Gazneli Sultan Mesuda gnderdii menurda agniynn da ad gemektedir. Bu bilgiden, agniynn bu tarihte Gaznelilere tbi blgeler arasnda yer ald anlalmaktadr. Ayn tarihte blge, Gaznelilerin damad ve muhtemelen Muhtcoullarndan olan Ebl-Ksm isimli bir ahsn idaresindeydi. Zaman zaman Karahanllardan Ali Teginoullarnn blgeye yaptklar aknlar nlemek iin Trk kabilelerinden asker toplad kaydedilen Ebl-Ksmn 430da (1039) gen yata ve geride bir vris brakmadan lmesiyle Muhtcoullar hnedan ortadan kalkm oldu. Muhtcoullar, ran edebiyat tarihinde mehur airlerin hmisi olarak nemli rol oynamtr. Dakk, Mnck-i Tirmiz, Ferruh-i Sstn ve Lebb gibi airler bu hnedan hakknda methiyeler yazmlardr. Muhtcoullar ilim adamlarn da himaye etmitir. Eb Zeyd el-Belh uverl-elm ve eru m le f uddil-felsefe adl eserlerini Eb Bekir Muhammed adna kaleme alm, Eb Ali Sel-lm-i Nbr Kitb Abri vlti orsn yine onun iin telif etmitir. bn Fergn da Cevmiul-ulm adl eserini Eb Ali adna yazmtr.

BBLYOGRAFYA

bn Miskeveyh, Tecribl-mem, V, 5-6, 106-108, 109, 164-169, 172; Muhammed b. Abdlcebbr el-Utb, Tr-i Yemn (trc. Cerbzekn, nr. Cafer-i ir), Tahran 1345 h., s. 94; Gerdz, Zeynl-abr (nr. Abdlhay Habb), Tahran 1347 h., s. 83-85, 124, 152-160, 168; Muhammed b. Hseyin el-Beyhak, Tr (nr. Ksm Gan - Ali Ekber Feyyz), Tahran 1324 h., s. 265, 291, 492495, 501-502, 558, 563, 569; Nizm-i Arz, ehr Male (nr. Muhammed Kazvn), Tahran 1333, s. 58-59; Ykt, Muceml-deb, III, 67, 68, 80; bnl-Esr, el-Kmil, bk. ndeks; Avf, Lbb, I, 27; Mrhnd, Ravat-af, IV, 45-49; Browne, LHP, II, 124-128; Zambaur, Manuel, s. 204; V. V. Barthold, Mool stilsna Kadar Trkistan (haz. Hakk Dursun Yldz), stanbul 1981, s. 94, 96, 313-315, 373, 376; a.mlf., aaniyan, A, III, 265-266; Erdoan Meril, Muhtacoullar, Prof.Dr. Fikret Iltana 80. Doum Yl Armaan, stanbul 1995, s. 67-92; a.mlf., Simcurler I, TD, XXXII (1979), s. 73-76; a.mlf., Simcurler II. brahim b. Simcr, TED, X-XI (1981), s. 92-94; Ahmed Ate, Farrux aniyna Ne Zaman Gitti?, M, IV (1961), s. 32; Azzullah Bayat, l-i Mutc (mer-y gn), Berresh-yi Tr, sy. 56, Tahran 1975, s. 272; C. E. Bosworth, The Rulers of Chaghniyn in Early Islamic Times, Iran, XIX, London 1981, ayr basm, s. 1-20; a.mlf.,

Mutdjids, EI (ng.), VII, 477; a.mlf., l-e Motj, EIr., I, 764-766; Sdk Seccd, l-i Mutc, DMB, II, 132-137. Erdoan Meril

MUHTAR
( ) Szlkte seilmi anlamna gelen muhtr terim olarak mahalle veya kyn ilerini ynetmek iin atanm / seilmi idareci demektir. Kelime, muhtarlk tekilt kurulmadan nce mahalle, ky ve kasabann nde gelen gvenilir kiileriyle (BA, HH, nr. 17923-A, 28377) esnafn ileri gelenlerini de nitelerdi (BA, HH, nr. 29886). Bunun yannda Avrupa lkeleri, ran ve Hindistanla ticaret yapan beratl hayriye tccarnn stanbulda kendilerini temsil etmek zere aralarndan setikleri kiiler iin de kullanlr. Tccar muhtarlarnn says iki olup sular sabit olmadka azledilemezlerdi. Grevleri hayriye tccar arasna katlmak isteyenlerin namuslu, drst ve dindar kiiler olup olmadn aratrmakt. Tccar ehbenderiyle birlikte yaptklar bu aratrmann neticesi msbet olursa ilgili tccar iin bir ehdetnme hazrlayp hayriye tccar nzrna gnderirlerdi. Nzr ehdetnmeyi hkmete arzeder ve hkmet konuyu uygun grrse tccarn berat hazrlanrd (stanbul Mftl eriye Sicilleri Arivi, stanbul Kadl Mahkemesi, nr. 188, vr. 1a-7b). Bunun dnda muhtar kelimesi, Osmanllarn sosyal yapsnda baz zmrelerin seilmi temsilcileri iin de kullanlmtr. Yine belirli bir zmrenin veya yabanc devlet hkmdar ve idarecisinin durumuna iaret etmek zere bunlarn elkb ierisinde resm bir hitap olarak da yer almtr. Ftih Sultan Mehmedin tekilt kanunnmesinde defterdarlar iin yazlan elkbda bu kelime muhtrl-kber eklinde grlr. Eflak-Bodan voyvodalar elkb esnasnda da muhtrl-meril-milletil-Meshiyye ibaresi yer alr. Benzer bir ifade dier hristiyan hkmdar ve devlet ricli, hatta ngiltere kraliesi elkb iinde de kullanlmtr. Muhtarlk tekilt ilk defa 1829da stanbulda ve bild-i selsede (skdar, Galata ve Eyp) uygulamaya konuldu. Bunda ama stanbula g kontrol etmek, mahallelere giri k denetim altna alarak gvenlii salamak ve ynetim aleyhinde yaplan dedikodular nlemekti. lk muhtarlar tayin yoluyla i bana getirildi (Lutf, II, 173). Tekilt stanbul dnda 1833ten itibaren nce Kastamonuda oluturuldu. Kastamonu sancana bal Takprde yan Hac merin halka kt davranmas ve fazla vergi toplamas zerine ortadan kaldrlmasnn ardndan mtesellim Mustafa Aa, onun yerine yeni yan setirmeyerek stanbulda uygulanmakta olan muhtarlk usuln getirdi. Her mahallede halk nezdinde saygnl olan, tecrbeli, namuslu ve becerikli kimselerden setii iki kiiyi muhtr- evvel ve muhtr- sn adyla tayin etti. Ayrca mahalle imamlarn muhtarlara, muhtarlar mahalle skinlerine ve mahalle ileri gelenlerini de birbirine kefil yaparak durumu stanbula bildirdi (BA, HH, nr. A-C, 24029). Bu sistem bir bakma II. Mahmudun nfuzunu yok etmek istedii yanln yerine ikame edilmiti. Gayri mslimlerin yaad yerlere ise muhtarlarn grd vazifeleri yerine getirmek iin khyalar atand. Gayri mslim ky ve mahallelerinin eskiden olduu gibi kocabalar tarafndan ynetildii eklinde iddialar varsa da (adrc, XXXIV/ 135 [1970], s. 411) belgeler buralara khyalarn ksa bir dnem iin dahi olsa tayin edilmi olduunu gsterir (BA, HH, nr. 24235, A, 29521, A). Nitekim khyalarn baz yolsuzluklara karmalar sonucunda hkmetin, kendi cemaatleri arasnda meydana gelen bu gibi olumsuzluklar nlemeleri iin hahamban ve patrikleri uyardna dair kaytlara

rastlanr (BA, HH, nr. 19258, C). Bu problemler sebebiyle gayri mslim mahalle / kylerin eskiden olduu gibi kocabalarca ynetilmesi srdrld ve ancak 1860ta Rumelide bulunan muhbir ve kocabalklar muhtarla dntrld (BA, A. MKT. NZD, nr. 328/98). Halkn muhtarlk uygulamasndan memnun olduunun anlalmasndan sonra tekiltn yaygnlatrlmas iin lkenin her tarafna emirler gnderildi. 1833 ylndan itibaren Ankara (BA, HH, nr. 19281, C), Sivas (BA, HH, nr. 19281, B, 22313, H), Aydn (BA, HH, nr. 19281, A) gibi Anadolu ehirlerinde muhtarlk oluturuldu ve lkenin dier yreleriyle Rumeliye (BA, HH, nr. 24235, A) doru yaygnlatrld. Seilen muhtarlarn isimleri kad tarafndan deftere kaydedilip defterler defter nzrna ve oradan da cerde nezretine gnderiliyor, isimler padiahn onayndan getikten sonra darphnede adlarna mhrler kazdrlarak muhtarlara yollanyordu. Mahalle / kyde gvenlii salamak, verginin tevziine ve toplanmasna yardmc olmak muhtarlarn balca grevleriydi. Bu sebeple muhtarlar gelenlerin seyahat belgelerini (mrr tezkiresi) kontrol eder, tezkiresizleri geri gnderir, kurallara uygun biimde yerlemek isteyenlere yer gsterir, yeni gelenlere kefil bulur veya kendisi kefil olur, ismini deftere kaydedip defter nzrna bildirirdi. Baka yere gitmek isteyenlere defter nzrnn onay ile mahkemenin verecei mrr tezkiresine temel tekil etmek zere ahsn ekli ile anne ve baba ad, gitmek istedii yer ve orada kalaca sreyi belirtir bir mhrl pusula verirdi. Doum ve lmlerin, baka yere g eden veya gelenlerin kaytlarn tutar, gn gnne defter nzrna bildirirdi. Muhtarlar, 1830-1831 nfus saymnn ardndan sancaklarda tekil edilen defter nzrlklarna ve nzrlklar da stanbulda kurulan Cerde Nezretine baland. Ancak idar bakmdan denetimleri nezrete deil sancak mtesellimlerine aitti. 27 Eyll 1841 tarihli bir belgeden Tanzimatn ilnnn hemen sonrasna kadar muhtar ve kocabalarn vergiden muaf tutulduu anlalmaktadr. Muhassllk sisteminin kurulmasyla birlikte bu muafiyetler kaldrld. Buna karlk kylerinin byklne gre muhassllk malndan kendilerine yllk 30 ile 1000 kuru arasnda deien oranlarda maa balanmas kararlatrld (BA, Cevdet-Dahiliye, nr. 12783) ve bu karar baz yrelerde ksa sreli de olsa uyguland (Efe, s. 91, 131). Fakat bir ksm muhassllarn muhtarlara yksek maalar tahsis etmesinin bteye getirdii byk yk gz nnde bulundurularak fazla srdrlmedi. 1864 Vilyet Nizamnmesiyle ky ynetimi yeniden dzenlenince mslmanlarn ve gayri mslimlerin beraberce yaad kylerde her cemaatin kendi muhtarn ve ihtiyar heyetini semesi kararlatrld. htiyar meclisi ky / mahalle idaresindeki yerini ilk defa bu nizamnmeyle ald. mamlarn ve gayri mslimlerin ruhan liderlerinin de ye olduu, ye says ile on iki arasnda deien bu meclisin grevi cemaat yeleri arasndaki anlamazlklar zmek, cemaatlere den vergiyi kiilere paylatrp toplanmas iini denetlemek, korucu ve bekileri semek, gerekirse muhtar kaymakama ikyet edip azlini istemekti. Muhtarn grevleri vergi toplanmas, belediye hizmetleri, eme, okul ve mbedlerin bakm ve onarm, beki ve korucularn idaresi, devletin resm teblilerinin halka duyurulmas, nfus kaytlarnn tutulmas, veraset davalarnda mahkemelere yardmc olunmas eklinde giderek geniledi. Bir yolsuzluk sebebiyle tahkikat geirip suu sabit grlen muhtarlar dorudan veya ihtiyar meclisinin istei zerine grevden alnabilirdi. Nizamnme, muhtar ve ihtiyar meclisi seimlerinin ylda bir defa yaplmasn ngrmekle birlikte

bunun gerekletirilebildiini sylemek gtr. Bu sebeple bir kere seilen muhtar bazan senelerce grevini srdrebiliyordu. te yandan muhtarlarn vergi ktipleri vastasyla alt ayda bir grlmesi gereken hesaplar ok defa yllarca incelenmediinden halktan tahsil edilen vergi gelirleri uzun sre zimmetlerinde kalyor, bu da devleti zarara uratyordu (BA, DH. TMIK. nr. 27/71,S). Muhtarlk ve ihtiyar meclisi seimlerinde oy kullanabilmek iin yllk asgari 50 kuru vergi vermek, Osmanl uyruklu ve erkek olmak, on sekiz yan doldurmak; seilebilmek iin de otuz yan doldurmak ve ylda en az 100 kuru vergi vermek gerekiyordu. Bu son art uygulamada skntya yol at; zira baz yerleim yerlerinde 100 kuru vergi veren kimse bulunamad. Bunun zerine muhtarlarn en ok vergi verenler arasndan seilmesi eklinde bir zm bulundu (BA, DH. MU, nr. 101/12). Muhtar ve ihtiyar heyeti seimleri yapldktan sonra seim sonular, altnda kyn ileri gelenlerinin mhrlerinin yer ald bir mazbatayla arzedilirdi. Burada gze arpan en nemli husus, mazbatada imzas bulunan ahslarn seilenlere kefil olmalar ve bunlardan birinin hazineye ait gelirlerden zimmetine para geirmesi veya herhangi bir yolsuzlua karmas durumunda devletin zararn deyeceklerini taahht etmeleriydi (BA, Y. PRK. UM, 57/113). 9 Knunusni 1286 (21 Ocak 1871) tarihli dre-i Ummiyye-i Vilyt Nizamnmesiyle ihtiyar meclisleri ve muhtarn zerinde kontrol yetkisi olan nahiye mdrl oluturulunca muhtarlar artk devletle iletiimini ky ile kaza arasnda bir idar birim olarak yerini alan nahiye mdr vastasyla gerekletirmeye balad. 13 Mart 1329 (26 Mart 1913) tarihli dre-i Ummiyye-i Vilyt Knn- Muvakkati ile 1864 ve 1871 tarihli nizamnmeler yrrlkten kaldrld. Yeni kanunda ky ve mahalle idaresiyle ilgili herhangi bir hkm yoktu. Bu durum, muhtarlk ve ihtiyar heyetlerinin sz konusu geici kanunla lavedildii anlamna gelmekle beraber bunlar fiil olarak grevlerini srdrdler. Dahiliye Nezreti, bu hukuk boluu doldurmak iin bir ara stanbulda muhtar ve ihtiyar heyeti seimlerinde kullanlmak amacyla hazrlanm olan tlimat btn vilyetlere gndererek muhtar ve ihtiyar heyeti seimlerinin bu tlimata gre yaplmasn istedi. Tlimata gre seilen muhtar ve ihtiyar heyeti yeleri o mahallin en yksek mlkiye memurunun onay ile tayin edilmekteydi. Grevleri de nceki nizamnmelerde belirlenenlerden farkl olup mebus seimi, askerlik, tapu ve nfus gibi eitli konulardaki muamelelere esas olacak ilmuhaberleri dzenlemekti. Muhtar ve ihtiyar heyetleri bylece herhangi bir kanun dayana olmakszn 1934 ylna kadar grevlerine devam ettiler. 10 Haziran 1933 tarihinde kabul edilen ve 1 Ocak 1934ten itibaren yrrle giren, belediye tekilt olan yerlerde muhtar ve ihtiyar heyetlerinin lavn ngren 2295 numaral kanunla grevlerinin nemli bir ksm belediyelere devredildi. Ancak uygulamada baz problemlerin ortaya kmas zerine 10 Nisan 1944 tarihli ve 4541 sayl ehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve htiyar Heyetleri Tekiline Dair Kanunla muhtarlk ve muhtarn bakanl altnda olan ihtiyar heyetleri tekrar oluturuldu. Muhtarlarn grevleri kanunda ayrntl biimde tesbit edilmiti. Kanuna gre muhtar veya ihtiyar heyetleri, yaptklar hizmet karlnda i sahiplerinden vilyet idare heyetinin belirleyecei bir miktar har alacak ve bunu dzenledikleri belgenin zerine not edeceklerdi. Tahsil edilen har muhtarlara aitti. 29 Austos 1977 tarihli ve 2108 sayl Muhtar denek ve Sosyal Gvenlik Yasas ile il zel idareleri vastasyla verilmek kaydyla muhtarlara aylk denek tahsis edildi; ayrca herhangi bir sosyal gvenlik kurumuna bal olmayan muhtarlar Ba-Kur kapsamna alnd. te yandan hizmetlerden almakta olduklar harlar yine tahsile devam ettiler. Muhtarlk ve ihtiyar heyetlerinden oluan ky / mahalle tekilt, Osmanl Devletinin dalmasndan sonra zellikle Suriye, rdn ve Filistin gibi blgelerde uzunca bir mddet daha varln srdrd.

BBLYOGRAFYA

BA, HH, nr. 17923-A, 19258, C, 19281, A-D, H, 22313, A-C, 24029, H, 24234, A, 24235, A, 25064, C, 27865-A, 28377, 29521, A, 29886; BA, A. MKT. NZD, nr. 328/98; BA, A. MKT. UM, 527/94; 530/67; BA, Cevdet-Dahiliye, nr. 5396, 12783; BA, DH. MU, nr. 101/12; BA, DH. TMIK. nr. 27/71 S; BA, Y. PRK. UM, nr. 26/58, lef 11; nr. 57/113; BA, ZB, nr. 59/10; stanbul Mftl eriye Sicilleri Arivi, stanbul Kadl Mahkemesi, nr. 188, vr. 1a-7b; Dstur, Birinci tertip, stanbul 1289, I, 618-620, 636-639, 647-648; kinci tertip, stanbul 1332, V, 186-216; nc tertip, XXV, 227-234; Beinci tertip, XVI/2, s. 2456-2457; Lutf, Trih, II, 173; V, 35; Sddk Tmerkan, Trkiyede Belediyeler (Tarihi Geliimi ve Bugnk Durumu), stanbul 1946, s. 368-376; lber Ortayl, Tanzimattan Cumhuriyete Yerel Ynetim Gelenei, stanbul 1985, s. 100-108; zcan Mert, XVIII. ve XIX. Yzyllarda Osmanl mparatorluunda Kocabalk Deyimi, Seimleri ve Kocabalk ddialar, Prof. Dr. Hakk Dursun Yldz Armaan, Ankara 1995, s. 401-407; Ayla Efe, Muhassllk Tekilt (doktora tezi, 2002), Anadolu niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, s. 29, 91, 131; Takvm-i Vek-yi, nr. 73, stanbul 7 ban 1249, s. 2-3; nr. 81, 5 Zilhicce 1249, s. 2-3; Musa adrc, Trkiyede Muhtarlk Tekiltnn Kurulmas zerine Bir nceleme, TTK Belleten, XXXIV/135 (1970), s. 409-420; Galip Eken, Sivas Eyaletinde Muhtarln Tesisi ve Muhtarlarn Kimliine Dair, TY, XX/148-149 (2000), s. 518-525; C. V. Findley, Mukhtr, EI (ng.), VII, 519521. Ali Akyldz

el-MUHTR
() Hanef fakihi Mevslnin (. 683/1284) mezhep fkhnn temel metinlerinden biri saylan eseri (bk. MEVSIL, Abdullah b. Mahmd).

MUHTR b. AVF
(bk. EB HAMZA e-R).

MUHTR el-KNT
(bk. KNT).

MUHTAR PAA
(bk. GAZ AHMED MUHTAR PAA).

MUHTR es-SEKAF
() Eb shk Muhtr b. Eb Ubeyd b. Mesd es-Sekaf (. 67/687) Hz. Hseyinin intikamn almak amacyla ayaklanan siyas-din lider. Tifin hkim kabilesi Sakfe mensup olup hicretin 1. ylnda (622) dnyaya geldi. Babas Eb Ubeyd es-Sekafnin kumanda ettii Kpr Muharebesinde ehid dmesi zerine amcas Sad b. Mesd tarafndan bytld. Hz. Aliyi destekleyen amcasnn Cemel Vakasndan sonra vali tayin edildii Medinde bulundu ve 37 (657-58) ylnda amcas Hriclerle savat srada yerine bakt. Sadn yannda byk ihtimalle Hz. Ali taraftar olarak yetimiti. Bununla birlikte amcasn, 41de (661) Medine urayan Hz. Hasan tutuklayp Muviyeye teslim etmesi iin ynlendirmeye alt da sylenmektedir. Emevlerin kurulu gnlerinde Kfeye yerleen Muhtr nceleri siyasetten uzak durdu. 51 (671) ylnda Hz. Ali taraftar Hucr b. Ad aleyhinde ahitlik yapmad iin hapse atld. I. Yezd zamannda Hz. Hseyin adna biat almak zere Kfeye gelen Mslim b. Aklin Vali Ubeydullah b. Ziyd tarafndan ldrlmesine (60/680) gsterdii tepki yznden ikinci defa hapse atlan ve ancak enitesi Abdullah b. merin araclyla serbest braklan Muhtr, Hz. Hseyinin intikamn alacan syleyerek Abdullah b. Zbeyr ile grmek iin Mekkeye ve onu aktan biat almaya ikna edemeyince de Tife gitti. Bir yl sonra Mekkeye geri geldi ve aktan biat almaya balayan Abdullah b. Zbeyre katlp 64te (683) ehri kuatan Emev ordusuna kar savat. I. Yezdin lmnn ardndan Abdullah b. Zbeyrden bekledii ilgiyi gremeyince Hz. Ali taraftarlarnn yardmn temin edeceini syleyerek Kfeye dnd. Ancak szn tutmad gibi Hz. Hseyinin intikamn almak iin balatlan Tevvbn hareketine de katlmad. Hz. Alinin dier oullarndan Muhammed b. Hanefiyyenin kendisini emr tayin ettiini ileri srp onun adna faaliyete geti. Davetini, zellikle Ali evldna kar byk muhabbet besleyen ve Emev idarecilerince baz haklarndan mahrum brakldklar gibi Abdullah b. Zbeyr tarafndan da ihmal edilen gayri Arap unsurlara (mevl) yneltti. Bunun zerine Abdullah b. Zbeyrin valisi tarafndan tutukland ve hapisten yine Abdullah b. merin araya girmesiyle kurtuldu. Muhtr es-Sekaf daha geni kitleleri etkileyebilmek iin, nfuz sahibi liderlerden Hz. Alinin nl kumandan Eterin olu brhime mehd lakabn verdii Muhammed b. Hanefiyyenin azndan bir mektup yazp gtrerek onu kendi safna ekmeyi baard. brhim ile birlikte 14 Reblevvel 66 (19 Ekim 685) tarihinde Hz. Hseyinin intikamn almak zere isyan balatmaya karar verdiler. Ancak durumdan haberdar olan valinin mdahalesi yznden isyan bir gn nce balatld ve Kfelilerin de yardmyla baarya ulalarak ehir ele geirildi. Arkasndan Muhtr, Kitap ve Snnete tbi olma, Ehl-i beytin intikamn alma, haksz yere kan aktanlarla savama ve zayflar mdafaa etme artyla biat almaya balad; bu arada atmalarn bitmesinden sonra muhaliflerine kar sert davranlmasn yasaklad. Bu isyanda nemli rol oynayan mevlye byk yaknlk gsteren Muhtr kendilerini Arap asll mslmanlarla eit tutmu ve askerlerinin ounu (Dneverye gre 40.000 kii; bk. el-Abrvl, s. 300), zellikle muhafz birliini onlardan semiti. Bu yzden Araplardan 10.000 kii,

Muhtrn Allahn kendilerine ganimet olarak verdii insanlar ganimetlerine ortak ettiini syleyip Basraya gitti (a.g.e., s. 304). Kfenin ele geirilmesinden sonra Muhtr, brhim b. Eteri Ubeydullah b. Ziydn zerine gnderdi. Mevlnin kendileriyle eit tutulmasna tepki gsteren Arap eraf bunu frsat bilerek ayaklandysa da bn Eterin niden geri dnmesiyle isyan bastrld. Muhtr, bu olaylarn ardndan nceki politikasn deitirip Kerbel Vakasna karan Kfelilerin tamamn ldrterek evlerini yktrd (Zilhicce 66 / Temmuz 686). O srada Abdullah b. Zbeyr de hacca gelen Muhammed b. Hanefiyye ve yaknlarn kendisine biata arm ve reddetmeleri zerine onlar Zemzem Kuyusu civarndaki bir binada tutuklatp evrelerine odun ydrarak verdii sre dolunca yakmakla tehdit etmiti. Muhammed b. Hanefiyyenin yazd bir mektupla gelimelerden haberdar olan Muhtr, Eb Abdullah el-Cedel kumandasnda 150 kiilik bir svari birlii gndererek onlar kurtard. Ardndan tekrar Ubeydullahn zerine giden brhim b. Eter, Hzir nehri kysnda onu ar bir hezimete uratt (9 Muharrem 67 / 5 Austos 686); kendisi dahil askerlerinin byk ksm kltan geirildi. Muhammed b. Hanefiyyenin kurtarlmas ve bu zafer Muhtrn hretini daha da arttrd. Bunun zerine bnz-Zbeyr, kendisi iin gittike daha byk bir tehlike halini alan Muhtr durdurmak amacyla kardei Musab Basra valiliine tayin etti. Kfeden gelen Araplar sayesinde g kazanan ordusuyla Kfeye yryen Musab drt aylk bir kuatmadan sonra ehri ele geirdi. Yapt son huru hareketi srasnda ldrlen Muhtrn cesedi paralanarak sa eli Kfe Camiinin cmle kapsna asld (14 Ramazan 67 / 3 Nisan 687). slm tarihinin nemli ahsiyetlerinden ve nl hatiplerinden olan Muhtr es-Sekaf, mevl ile Kfedeki Hz. Ali taraftarlarn birletirerek Araplar dndaki mslmanlar da olaylarn iine sokmu ve sadece Kerbel Vakasnn intikamn almakla kalmayp asl hedefini tekil eden Emevlerin ykln da etkilemitir. Ali evld taraftarlnn siyas hareketten din bir inanca dnmesine zemin hazrlayan fikirleri ksa zamanda Abbs daveti halini alarak Kfeden Horasana sram ve sonuta Emevlerin ortadan kaldrlmasna yol amtr. Bu bakmdan Muhtr gelecei ekillendiren byk simalardan biri saylmtr (Wellhausen, Arap Devleti ve Sukutu, s. 240). Ayn zamanda bir mezhep lideri hviyetiyle kendini gsteren Muhtr es-Sekaf hakknda hemen btn kaynaklarda srasyla Hric, Zbeyr ve i olduu, daha sonra Hz. Hseyinin intikamn almak iin ortaya ktnda anlalmaz ifadelerle eitli gizli ilimlerden bahsederek farkl dncelerin domasna sebebiyet verdii eklinde deerlendirmeler yaplmtr. Baz kaynaklarda ise khinler gibi gayba dair birtakm szler syledii, peygamberler gibi meleklerin getirdii vahiyle yahut imamn bildirmesiyle meydana gelecek hadiseleri nceden bildii ve haber verdikleri gereklemedii takdirde Allahn bilgi ve iradesinin deitiini ileri srd (bk. BED) nakledilmektedir (Badd, s. 47-48; ehristn, I, 147-150). te yandan gvenilir hadis kitaplarnda yer alan ve gelecekte ortaya kacana iaret edilen yalancnn (Msned, II, 87, 91-92; Mslim, Feil-abe, 229; Tirmiz, Fiten, 44, Menb, 73) Muhtr olduunu dnenler grlm (bn Kesr, XII, 71) ve onun peygamberlik iddiasna dair H. D. van Gelder tarafndan Mohtr de valsche Propheet adyla bir kitap yazlmtr (Leiden 1888). Kaynaklarda Muhtr hakknda verilen ilgin bir bilgi de onun Hz. Aliden kaldn syledii, sriloullarnn tabutuna benzer bir krs ihdas ederek uur getirmesi iin yannda savalara gtrd eklindedir. Ancak bu bilgiler gnmzde Muhtrn muhaliflerinin uydurduu aslsz haberler olarak da deerlendirilmektedir (Ali Sm en-Ner, II, 47). Muhtrn, adna hareket ettii Muhammed b. Hanefiyye ile ilikisine dair rivayetler de ak deildir. Kaynaklarda,

Muhammed b. Hanefiyyenin onunla herhangi bir balantsnn bulunmadn belirtmesine ramen faaliyetlerine engel olmad veya olamad eklindeki bilgiler yannda daha kuvvetli bir ihtimalle onun hareketini destekler mahiyette szler syledii, hatta Kfedeki taraftarlarna bu hususta emir verdii ve aabeyi Hseyinin intikamn almasndan dolay memnun kald eklinde rivayetler de yer almaktadr; nitekim Ehl-i beyt imamlar da onu vgyle anmlardr (bk. a.g.e., II, 50). Eb Mihnef, aberl-Mutr ve bn Ziyd adyla bir eser yazmtr (Sezgin, I, 309). slm tarihinde ilk defa mehdlik fikrini ortaya atanlardan biri olan Muhtrn ar dnce ve inanlar daha ok lmnden sonra eitli isimler altnda (bunlardan Muhtriyye dorudan kendi adn tamaktadr) gelitirilerek mezhep haline getirilmitir (bk. HAEBYYE; KEYSNYYE). Gliyye ismi de ilk defa ona bal Kfeli bir grup i iin kullanlmtr (bk. GLYYE).

BBLYOGRAFYA

Msned, II, 87, 91-92; Mslim, Feil-abe, 229; Tirmiz, Fiten, 44, Menb, 73; bn Sad, e-abat, V, 97-105, 147-148; Halfe b. Hayyt, et-Tr (mer), s. 263-268; bn Kuteybe, el-Marif (Ukke), s. 400-401; Belzr, Ensb (Zekkr), VI, 375-455; Dnever, el-Abrvl, s. 288-308; Mberred, el-Kmil (nr. M. Ahmed ed-Dl), Beyrut 1406/1986, III, 1192-1197; Yakb, Tr, II, 258-265; Taber, Tr (Ebl-Fazl), V, 569-582; VI, 38-77, 93-116; ayrca bk. ndeks; bn Asem el-Kf, Kitbl-Ft (nr. Sheyl Zekkr), Beyrut 1412/1992, II, 252-353; Ear, Malt (Ritter), s. 18-23; Mesd, Mrc-eheb (Abdlhamd), III, 83-108; Badd, elFar (Abdlhamd), s. 38-53; ehristn, el-Milel (Kln), I, 147-150; bnl-Esr, el-Kmil, IV, 168-175, 211-254, 257-278; ayrca bk. ndeks; Nveyr, Nihyetl-ereb, XXI, 7-54; bn Kesr, elBidye ven-nihye (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk), Cze 1417/1997, XII, 5-72; bn Hacer, el-be, III, 518-520; J. Wellhausen, Arap Devleti ve Sukutu (trc. Fikret Iltan), Ankara 1963, s. 32, 107, 115-116, 240; a.mlf., slmiyetin lk Devrinde Din Siyas Muhalefet Partileri (trc. Fikret Iltan), Ankara 1989, s. 121-156; Sezgin, GAS, I, 309; Ali Sm en-Ner, Neetl-fikril-felsef fil-slm, Kahire 1977, II, 46-54; W. Montgomery Watt, slm Dncesinin Teekkl Devri (trc. Ethem Ruhi Flal), Ankara 1981, s. 53-57; Abdlmnim Mcid, et-Trus-siys lid-devletilArabiyye: Arl-ulefil-meviyyn, Kahire 1982, II, 112-124; Hind Gassn Eb-ar, areketl-Mutr b. Eb Ubeyd e-eaf fil-Kfe, Amman 1983; Hasan Yaarolu, Muhtar esSakaf (yksek lisans tezi, 1991), M Sosyal Bilimler Enstits; Hasan Onat, Emevler Devri Hareketleri ve Gnmz lii, Ankara 1993, s. 93-114; K. A. Fariq, The Story of an Arab Diplomat, Studies in Islam, III/2, New Delhi 1966, s. 53-80; III/3, s. 119-142; III/4, s. 227-241; IV/1 (1967), s. 5-59; G. Levi Della Vida, Muhtr, A, VIII, 513-516; G. R. Hawting, al-Mukhtr b. Ab Ubayd, EI (Fr.), VII, 521-524; Asri ubuku, Eb Ubeyd es-Sekaf, DA, X, 249. smail Yiit

MUHTRT
() Arap edebiyatnda edeb metin ve iirlerden derlenmi kitap tr, antoloji. Arapada muhtr (muhtrt), ihtiyr (ihtiyrt), mntehab (mntehabt) vb. adlarla anlan, belli llere gre seilmi iirlerin bir araya getirildii mecmualarn ilk rnei, Hammd er-Rviyenin (. 160/777 [?]) Chiliye airlerinin muallaka kasidelerini toplad rivayet edilen elMuallats-seb adl derlemesidir. Mufaddal ed-Dabbnin el-tiyrt (el-Mufaaliyyt) krk yedisi Chiliyeden, on drd muhadramndan, alts slm devirden altm yedi aire ait 128 kaside ihtiva eder. Asmanin el-Amaiyyt ise bir nceki eserin tamamlaycs niteliinde olup krk drd Chiliye airi, on drd muhadram air, yedisi slm dnemine ait, yedisi devri belirsiz toplam yetmi iki airin doksan iki (veya yetmi yedi) kasidesini ierir. Ahfe el-Asgar bu iki mecmuay Kitbl-tiyreyn adyla birletirerek erhederken elli iir ilve etmitir. Belli bir kabilenin airlerinden semeleri kapsayan mecmualar arasnda Skkernin eru ErilHeliyyni (Dvnl-Heliyyn) zamanmza ulamtr (Kahire 1364-1369, 1383-1385, 1387, 1388, 1389). bn Cinn bu eseri et-Temm f tefsri Eri Heyl mimm afeleh Eb Sad esSkker adyla ikmal etmitir (nr. Ahmed Nc el-Kays v.dr., Badad 1962). bnn-Nedm, Muhammed b. Abdlmelik el-Esednin (. 210/825) Kitb Meiri Ben Esed ve erihsn bu trn ilk rnei kabul eder (el-Fihrist, s. 49). Eb Zeyd el-Kurenin Cemheret eril-Arab (nr. Muhammed Ali el-Him, I-II, Dmak 1406/1986) iir hakknda geni bilgi ieren mukaddimesi ve tertibiyle ncekilerden farkldr. Chiliye ve ilk slm asr airlerinin krk dokuz iirini toplayan mecmua ilki muallakta ayrlm yedi blmden oluur ve her blmde yedi iir yer alr (bk. CEMHERET ERl-ARAB). Eb Hill el-Asker, Dvnl-mensinde 100 konuda ediplerce en gzel iir kabul edilmi paralar bir araya getirmitir. Eb Glib bn Meymnun Mntehe-aleb min eril-Arab on blm (cz) olup iirleri evhid olarak kullanlan Arap airlerinden her blmde en az 100 iirin yer ald 1000i akn rnek mevcuttur. Eserin zamanmza ulaan ksmn Muhammed Nebl Tureyf neretmitir (I-IX, Beyrut 1420/1999; ayrca bk. MNTEHEt-TALEB). Birinci blm kahramanlk iirlerine ayrld iin hamse adyla tannan mecmua trn ilk defa ortaya koyan Eb Temmmdr. Onun titiz bir seimle oluturduu on blmlk el-amsetlkbrs ile ndir rastlanan iirlerden oluturduu el-amset-ursnn ardndan rencisi Buhtrnin el-amsesi gelir. Ebl-Abbas Ahmed b. Abdsselm el-Crv et-Tdelnin elamsetl-Maribiyyesi, mellifin afvetl-edeb ve (nubet) dvni (kelmi)l-Arab adl daha geni derlemesinin muhtasardr (nr. M. Rdvn ed-Dye, I-II, Dmak 1411/1991). Dokuz blmden meydana gelen antolojinin en belirgin zellii iinde mstakil bir hamse blmnn yer almamasdr. Mecmuaya bu adn verilmesi kavramn antoloji karl olarak kullanlr hale geldiini gstermektedir (bu trdeki dier eserler iin bk. HAMSE). Arap edebiyatnda tek konu etrafnda derlenmi antolojilerden bn Dvd ez-Zhirnin Kitbz-

Zehresi ile bn Hazmn avul-ammesinde kendilerine ve bakalarna ait akla ilgili birok iir toplanmtr. Ebl-Veld smil b. mir el-Himyer, el-Bed f vafir-reb adl eserinde yine ak konusunda Arap-spanyol karakterli iirlerden semeler yapmtr. Eb Mansr es-Selib, Kenzlkttbnda ktip ve ediplerin zel ve resm yazmalarnda malzeme olarak kullanabilecekleri beyit ve ktalar bir araya getirmitir. Safednin, tek konu etrafnda kendisine ve baka airlere ait iirlerden derledii birok muhtrt arasnda Tenfs-sem binsikbid-dem, Kefl-l f vafil-al, Refz-zll f vafil-hill, Cerr-eyl f vafil-ayl, et-Tenbh alet-tebh gibi eserleri zikredilebilir. bn Eb Avnn mensur tebih rneklerine de yer verdii Kitbt-Tebht ile (nr. Muhammed Abdlmud Han, London 1950) bnl-Kettnnin Endls iirinden semeleri ieren Kitbt-Tebht da burada anlmaldr (bk. TEBH). bn Senlmlkn Dr-rz f amelil-mveat (nr. Cevdet er-Rikb, Dmak 1368/1949) mveah tr iirin teorisiyle pratiine dair zengin bir ierie sahiptir. Safed, Tevut-tev adl eserinde (nr. Albr Habb Mutlak, Beyrut 1386/1966) Endls, Msr ve Suriye airlerinden setii mveahlarla bunlara yazd nazreleri ve dier mveahlarn toplamtr (bk. MVEAH). Muhtrt arasnda tannm bir airden yaplm semeleri ihtiva eden eserler de vardr. Hlidiyynn el-Mutr min iri Ber (Ebt-Thir smil et-Tcibnin erhiyle birlikte, nr. Muhammed Bedreddin el-Alev, Aligarh 1353/1934), el-Mutr min iri bnid-Dmeyne (nr. Muhtrddin Ahmed, Aligarh 1383/1963), tiyru iril-Butr, tiyru iri Mslim b. el-Veld ve abruh, tiyru iril-abbz el-Beled, tiyru iri bnil-Mutezi; Abdlkhir elCrcnnin el-Mutr min iril-Mtenebb vel-Butr ve Eb Temmm (nr. Abdlazz elMeymen, e-arifl-edebiyye iinde, Kahire 1937) adl eserleri bunlardandr. IV. (X.) yzylda eski ile yeni iirin zellikleri ve birbirlerine olan stnlkleri gibi konularn tartlmas ayn temada eski ve yeni iirlerin derlendii antolojilerin ortaya kmasna vesile olmutur. Hlidiyynn el-Ebh ven-neir min eril-mteaddimn vel-Chiliyye velmuaramni (nr. Muhammed Ysuf, I-II, Kahire 1378/1958), bn Sad el-Maribnin Dou ve Bat iirinden benzer olanlar bir araya getirdii Unvnl-murt vel-muribt (Kahire 1286/1869) bunlar arasnda zikredilebilir. airlerin biyografileri hakkndaki eserlerde onlardan seilmi iirler de muhtrt zellii tar. bn Sellm el-Cumahnin abat fuli-uar, Muhammed b. Habbin Kitb men nsibe il mmih mine-uar, bn Kuteybenin e-ir ve-uar, Eb Bekir es-Slnin Kitb Abri-uaril-muden, zellikle Ebl-Ferec el-sfahnnin kendi zamanna kadar bestelenmi gfteleri derledii, bu vesileyle airlerin hayat hikyeleri ve maceralaryla dier iirlerinden zengin malzemeyi toplad Kitbl-Ensi, Merzbnnin Mucem-uar ile Ern-nis, Selibnin kendi nesliyle bir nceki nesilden airleri blgelerine gre ayrarak hayat hikyeleri, haber ve htralaryla iirlerinden setii zengin malzemeyi bir araya getirdii Yetmetd-dehri bu konuda nemli almalardandr. Feth b. Hkn el-Kays, alidl-iyn ile Mamaul-enfs adl eserlerinde Endlsn nlleriyle edip ve airlerinden semelere de yer vermitir. Kendisini Selib ile Feth b. Hknn halefi gibi gren Ebn-Nr smddin Osman b. Ali el-mernin Dou airleri ve iirleri hakkndaki er-Ravn-nar f tercemeti debil-ar da bu tr eserlerdendir. bn Masm, Envrr-reb f en-vil-bed adl bediyyesinin erhinde toplam 12.000 beyte ulaan rnekleri toplamtr. Eski Arap iirinden yapt semelerle antoloji tertip eden ada mellifler arasnda Brd (Mutrtl-Brd) ve Ali Ahmed Sad (Dvn-

iril-Arab) zikredilebilir (konuyla ilgili dier eserler iin bk. Brockelmann, GAL Suppl., III, 994-995, 1002-1003). drs Belmelh muhtrt konusunda bir doktora hazrlam (bk. bibl.) ve bu almasnda kadm iirin kalc olmasnn ve yaygnlnn psikososyal sebeplerini incelemitir (ayrca bk. MECMUA; MNTEHABT).

BBLYOGRAFYA

bnn-Nedm, el-Fihrist (Flgel), s. 42-43, 49; Brockelmann, GAL, I, 368-369; II, 46-102, 439-441, 668-671; Suppl., III, 994-995, 1002-1003; Nihad M. etin, Eski Arap iiri, stanbul 1973, s. 14-17, 31, 33-34, 40-41; drs Belmelh, el-Mutrt-iriyye ve echizet telha indel-Arab min illil-Mufaaliyyt ve amseti Eb Temmm, Rabat 1995; A. Hamori, Mukhtrt, EI (ng.), VII, 526-528; Nasrullah Hacmftolu, Abdlkhir el-Crcn, DA, I, 248; Ali akir Ergin, elAsmaiyyt, a.e., III, 500; Nasuhi nal Karaarslan, Brd, Mahmud Smi Paa, a.e., V, 91; Hulsi Kl, Ebl-Ferec el-sfahn, a.e., X, 317-318; Saffet Kse, bn Dvd ez-Zhir, a.e., XIX, 410; Hseyin Yazc, bn Kuteybe, a.e., XX, 147; Hseyin Elmal, bn-ecer, a.e., XXI, 219; Ramazan een, mdddin el-sfahn, a.e., XXII, 175. Tevfik Rt Topuzolu

MUHTR
( ) Eb mer Sircddn Osmn b. mer Muhtr-yi Gaznev (. 513/1119dan sonra) Gaznelilerin son dneminde yaayan Fars airi. 467 veya 468 (1074 veya 1075) ylnda dodu. Babasnn ad baz kaynaklarda Muhammed olarak kaydedilmektedir. Tahsili hakknda yeterli bilgi bulunmamakla birlikte eserlerinden iyi bir renim grd anlalmaktadr. iirlerinde nceleri adn (Osman) mahlas diye yazarken daha sonra Muhtr mahlasn kullanmtr. Bu mahlas, hakknda kaside yazd Eb Nasr Muhammed Mstevfnin kendisine verdii Muhtr-uar unvanndan alnm olmaldr (Dvn- akm Mutr-i aznev, s. 190-191). Muhtr ayrca hce ve hakm lakaplaryla da anlr. Muhtr, yirmi bir yalarnda iken Gazneli Hkmdar brhim b. Mesdun sarayna girdi. lk kasidesini seyyids-seltn dedii bu hkmdar adna yazd ve saraydaki airler arasnda temayz etti. Bu hkmdarn lmnn ardndan yerine geen olu III. Mesudun airlere kar ilgisizlii sebebiyle Hindistanda Kdra gitti. Burada kald sre iinde (490-493/1097-1100) ehrin valisi Muhammed b. Hatb ve Lahorda bulunan nl air Mesd-i Sad-i Selmn iin kasideler syledi. Bir sre sonra gittii Belhin ileri gelenlerine kasideler yazd, saray airi Hasan Amd ile tant. Ayrca Saffrlerden Sstan Hkmdar Nasr b. Halefe kasideler gnderdi. Belhten gittii Kirmanda Seluklu Hkmdar I. Muizzddin Arslan ah ve dier nde gelen kimseler iin kasideler syledi. Bu srada III. Mesudun Hindistanda kazand zaferleri vd ve Gazneye dnmek iin izin istedii bir fetihnme yazp vezir Kutbddin Ysuf b. Yakb araclyla ona gnderdi. Ancak bundan bir sonu alamadndan Gazneye bu hkmdarn lmnden (508/1115) sonra dnebildi. Bu arada Tabesin smil yneticilerinden Yemnddevle smil b. Glekye ithaf ettii Hnernme adl eserini kaleme ald. Muhtr, Gazneye gidince III. Mesudun yerine geen olu Arslan ah tarafndan iyi karland; Muhtr de onun tahta kn kasidelerle kutlad. Bu hkmdar tarafndan melik-uar tayin edilen Muhtr bylece hayatnn en rahat dnemini yaad. Hakknda otuza yakn kaside yazd Arslan ah 511de (1117) kardei Behram ah tarafndan tahttan uzaklatrlnca Muhtr de gzden dt. Divannda Behram ah iin syledii sadece bir kaside bulunmas da (a.g.e., s. 500-501) bunu teyit etmektedir. Muhtr hayatnn son dnemini Mvernnehir ve Semerkanta yapt seyahatlerle geirdi. Semerkantta Bat Karahanl Hkmdar Arslan Hann sarayna girdi. Ardndan Horasana geti. Ancak burada haklarnda kaside yazd kiilerin ad bilinmemektedir. Divannda 513ten (1119) sonraki tarihlerde yazd iirlerine rastlanmadna gre onun bu yl iinde veya ksa bir sre sonra ld tahmin edilebilir. Dolaysyla tezkirelerin verdii 534 (1139-40) tarihi ve sonraki tarihler doru deildir. Hnernme adl eserini ithaf ettii smil emri Yemnddevleyi vmesine ve kendisini on ikinci imam Mehd el-Muntazara benzetmesine bakarak i olduu ileri srlmse de onun yzlerce Snnyi de methetmi olmas bunun aksini gstermektedir. Ayrca Gazneli saraynda

bulunmas da Snn kabul edilmesi iin yeterli delildir. Eserleri. 1. Dvn. airler arasnda byk rabet gren Muhtrnin divanndaki kasideler yazldklar blgelere gre Gazneviyyt, Kirmniyyt, Semerkandiyyt ve belirli bir yere nisbet edilmeyen iirler olmak zere drt gruba ayrlr. Bunlar ayn zamanda hayatnn dnemleriyle de ilgilidir. Divannda ayrca terkibibendler, gazeller, kta ve rubler yer alr. Eser, ilk defa Rkneddin Hmyun Ferruh tarafndan Dvn- akm Mutr-yi aznev adyla yaymlanmtr (Tahran 1336 h.). Daha sonra Celleddin Hm, Ta-i Dvn- akm Mutr-i aznev ismiyle ikinci nerini gerekletirmitir (Tahran 1340 h./1961). 2. Hnernme-i Yemn. Bu felsef mesnevi kinatn kozmolojik bir tantm ile balar. Zodyak kua, gezegenler ve drt unsurun (ate, su, hava ve toprak) gelimesini, miza ve mevsimleri, mevld-i selse (hayvanlar, bitkiler ve madenler), Hz. demin yaratl, Allah ve peygamberler, kmil insan gibi konular ierir. Bu tr bir eser ilk defa Muhtr tarafndan yazlm, Sen adatl-aasnda onu takip etmitir. Yakn zamana kadar Muhtrnin eseri kabul edilen ehriyrnmenin (Saf, amse-sery der rn, s. 311-315) ona ait olmad ileri srlmektedir (Storey, V/2, 432-434). Firdevsnin hnmesinden hareketle kaleme alnan ehriyrnmenin konusunu, Rstemin torununun olu ehriyr b. Berznun Hindistandaki savalaryla ilgili olaylar meydana getirir. Bunun Muhtrye ait olamayacan syleyenler eserdeki ifade ve nazm bozukluklarn delil gstermekte ve eserin, III. Mesudun Hindistan seferlerinden esinlenen Hintli bir air tarafndan X-XI. (XVI-XVII.) yzyllarda yazldn belirtmektedirler. ehriyrnme Gulm Hseyin Bigdil tarafndan yaymlanmtr (Tahran 1358 h.). Muhtrnin Fars edebiyatnda Trkistan veya Horasan slbu denilen tarzda (sebk-i Horasn) yazd kasidelerinde Unsur, Ferruh-i Sstn ve Ezrak-i Herev gibi airlerin etkileri grlr ve iirlerinde onlarn kulland pek ok mazmuna rastlanr. Nitekim Muhammed b. Habb adnda bir kiiye sunduu kasidesiyle Ferruhnin ade-i Smntiyyesi arasnda byk benzerlik vardr. Bununla birlikte Muhtr hibir zaman takliti bir air olarak grlemez. fade kabiliyeti, geni bilgisi ve anlatmdaki sadelii onu dier airlerden ayrr. Muhtr bed sanatndaki hneri ve bilmeceleriyle de (istnh) nldr.

BBLYOGRAFYA

Muhtr, Dvn- akm Mutr-yi aznev (nr. Rkneddin Hmyun Ferruh), Tahran 1336 h., s. 190-191, 500-501, ayrca bk. tr.yer.; a.mlf., ehriyrnme (nr. Gulm Hseyin Begdil), Tahran 1358 h., s. 1-16; Devletah, Tekire, s. 76; Emn-i Ahmed-i Rz, Heft lm (nr. Cevd Fzl), [bask yeri ve tarihi yok], I, 324-331; Lutf Ali Beg, tekede-i er, Tahran 1337 h., s. 118-121; Rz Kul Han Hidyet, Mecmaul-fua, Tahran 1295, I, 598-607; Rieu, Catalogue of the Persian Manuscripts, II, 542-543; Storey, Persian Literature, V/2, s. 428-435; Rzzde-i afak, Tr-i Edebiyyt- rn, Tahran 1324 h., s. 255-256; Tebrz, Reynetl-edeb, V, 261; Saf, Edebiyyt, II, 501-508; a.mlf., amse-sery der rn, Tahran 1363 h., s. 311-315; Celleddin Hm, Mutrnme: Muaddime-i Dvn- Omn Mutr, Tahran 1361 h.; J. T. P. de Bruijn, Of Piety

and Poetry: The Interaction of Religion and Literatur in the Life and Works of Hakim Sanai of Ghazne, Leiden 1983, bk. Fihrist; Gulm Hseyin Begdil, ehriyrnme-i Mutr-yi aznev, yende, VI/1-2, Tahran 1359 h., s. 77-86; Julie S. Meisami, Mutr, EI (ng.), VII, 535-536. Mrsel ztrk

MUHTRYYE
() Muhtr es-Sekafye (. 67/687) nisbet edilen bir Keysniyye frkas (bk. KEYSNYYE).

MUHTRs-SIHH
() smil b. Hammd el-Cevhernin Tcl-lua adl szlne Muhammed b. Eb Bekir er-Rz (. 666/1268den sonra) tarafndan yazlan muhtasar (bk. TCl-LUGA).

MUHTASAR
() Bir eserin zet halinde kaleme alnmasndan meydana gelen telif tr. Szlkte bel mnasndaki hasr kknn iftil kalbndan tremi bir sfat olan muhtasar ksaltlm, zetlenmi demektir. Kelime, hacimli bir eserin zetlenmi ekli iin olduu gibi bir konunun ana hatlaryla ksaca yazlm ekli iin de kullanlmtr (Lisnl-Arab, r md.; Kmus Tercmesi, II, 294-295). Muhtasar ile (ihtisr) mcez (cz), ayrca mlahhas (telhs), hulsa, mhezzeb (tehzb), muhtr (ihtiyr), mntek (intik), mntehab (intihb) ve mcerred (tecrd) kelimeleri arasnda anlam benzerlii bulunmakla birlikte baz farklar da mevcuttur. Muhtasarda bir eserin ksaltlmas, mlahhasta zetlenmesi temel dncedir. Mhezzebde hareket noktas eseri yeniden gzden geirmek, ondaki fazla ve zayf bilgileri ayklamak suretiyle ksaltma yapmaktr. Muhtr, mntek ve mntehabda bir eserin muhtevasndan semeler yaplr. Mcerredde ise delil, sened vb. bilgilerin ayklanmas sz konusudur. Bu farklara ramen sz edilen kavramlarn hepsinde ksaltma yapma ortak noktadr. Muhtasarlar, eitli dnemlerde ilgi grm hacimli kitaplarn kullanm srasnda ortaya kan zorluklarn yaand bir devreden sonra bu zorluklar giderici zetlerin meydana getirilmesi ihtiyacndan domutur. Bu tr eserler Arap edebiyatnda IV. (X.) yzyldan nce ndir olarak grlr. Bu yzylda bn Abdrabbihin el-dl-ferdi ile Ebl-Ferec el-sfahnnin el-Ensi gibi hacimli eserlerin telif edilmesi zetlerinin yazlmasna sebep olmutur. htisar faaliyetlerinin nemli sebeplerini u ekilde sralamak mmkndr: 1. Ders kitab olarak okutulan eserlerde renci iin gereksiz grlen ksmlarn karlmas, anlalmayan noktalarn ak ve zl biimde ifade edilmesi. Abdlkhir el-Crcnnin el-Avmill-mie, bn Him en-Nahvnin atrn-ned, Birgivnin el-Avmil ve hrl-esrr nahve dair yazlm bu tr muhtasarlardandr. 2. Baz eserlerde yer alan bilgilerin kaynaklar durumundaki isnad zinciri hacimlerinin kabarmasna yol at gibi bilgi aknn kesintiye uramasna da sebep olmutur. elEnnin ihtisarlarnda bu sakncalarn ortadan kaldrlmasnn amaland grlmektedir. Frzbd de el-msl-muinde benzer bir amala dilcilerin ve rvilerin isimlerini zikretmemitir. 3. Bir ksm eserlerin konular gerei belli bir kltr dzeyine sahip okuyucular tarafndan glkle anlalmas. Teftznnin, Tell-Mift zerine yazd el-Muavvel isimli erhini ihtisar ederek Mutaarl-Menyi kaleme almasnn sebeplerinden biri budur. 4. Baz eserlerin bir ksm muhtevasnn sonraki devirlerin insanlarna hitap etmez duruma gelmesi. EblFerec el-sfahnnin el-Ensine yaplan ihtisarlarda ark ve bestelerle ilgili ksmlarn karlmas bunun rneklerinden biridir. htisarlarn bir ksm bizzat eserin mellifi tarafndan gerekletirilmitir: bn Ebl-sban Tarrt-Tabrini et-Tabr adl daha hacimli eserinden ksaltmas, Frzbdnin el-msl-muini el-Lmiul-muleminden hulsa etmesi gibi. Muhtasarlar genellikle asl eserin yorumu konumunda bulunduundan her ihtisar belirli bir ferdlie sahiptir. Bu durum muhtevalar fazlaca hacimli olan edebiyat kitaplarnda aka grlmektedir. Bir yazar eserde yer alan iirleri seerken elendirici hikye, fkra ve kssalar, bir dieri de tarih

hikyeleri tercih edebilir. Baz ksaltclar telhislerine asl eserde kapal grdkleri noktalar aklayc ilveler yapnca orijinal eserin hacmini aan muhtasarlar ortaya kmtr. Nitekim Muhammed b. Eb Bekir er-Rz, Mutr- adl eserinde Cevhernin szln zetlemekle kalmam, Muhammed b. Ahmed el-Ezhernin Tehbl-luas gibi dier baz szlklerden ilvelerde bulunmutur. Hatb el-Kazvnnin Sekkknin Miftul-ulmunun belgata dair nc blm iin yazd Tell-Miftta hem ksaltma hem yeniden dzenleme hem de kendisinden ve bakalarndan ilveler yapmaktadr. Dzensiz olan veya plan karmak grnen eserlerde ihtisar es-nasnda metin yeniden dzenlenmitir. el-Ennin baz muhtasarlarnda muhtevann alfabetik veya kronolojik olarak tanzim edilmesi, Abdlkhir el-Crcnnin Esrrlbelas ile Delill-icznn hulsas olan Fahreddin er-Rznin Nihyetl-cznda asl eserin karmak tertibinin daha iyi bir tasnife kavuturulmas bu trn rneklerindendir. slm telif geleneinde ihtisarlarla erh ve hiyeler, ilim ve kltr tarihinde metinler etrafnda nesilden nesile sregelen ilm faaliyet ve tartmalarn ortaya konmas bakmndan nemlidir. Bilhassa edeb metinler zerine yazlan ihtisar ve erhler arasnda lim ve rencilerin taleplerinin dikkate alnd eserler bulunduu gibi yazarnn zevkini yanstmak veya hitap ettii kitlenin beklentilerine cevap vermek amacyla telif edilenler de vardr (Encyclopedia of Arabic Literature, I, 24). Arap edebiyat alannda meydana getirilmi balca muhtasarlar unlardr: Arap gramerinin zamanmza ulaan ilk hacimli eseri olan Sbeveyhinin el-Kitbndaki sarfla ilgili malzemeyi karp ihtisar eden, yeni dzenleme ve eklemelerle ortaya koyan Eb Osman el-Mzin olmutur. Zemaher de ayn eserde yer alan nahiv ve sarfa dair malzemeyi yeni bir dzenleme, ihtisar ve baz ilveler yaparak el-Mufaaln kaleme almtr. bnl-Hcib, el-Mufaal ayn yntemle ihtisar edip nahivle ilgili olanlar el-Kfiyede, sarfla ilgili bilgileri de e-fiyede toplamtr. elMufaal ayrca mellifi tarafndan el-Enmec adyla ihtisar edildii gibi Ebl-Bek el-Ukber de eseri el-Muaal ismiyle erhetmi ve erhini el-Msterid adyla ihtisar etmitir (yazma nshas iin bk. Brockelmann, GAL, I, 347). Eb Ali el-Frisnin el-, bnl-Hcibin el-Kfiyesi, bn Cinnnin el-Luma ve et-Tarfi, Mutarriznin el-Mib, bn Mlik et-Tnin el-Elfiyyesi ile el-Fevid ve Teshll-Fevidi, bn Usfr el-blnin el-Muarrib ile el-Mmtii, Eb Hayyn el-Endelsnin el-Lematl-bedriyyesi ve bn Himn Munil-lebbi zerine bazlar melliflerince, ou bakalar tarafndan olmak zere birok ihtisar meydana getirilmi, bunlarn bir ksmna yazlan erhler de ihtisar edilmitir. Beyzvnin el-Kfiye iin kaleme ald Lbbl-elbb adl ihtisarla Tceddin el-sferynnin el-Miba yazd erh ve bunun ihtisar trn rneklerinden bazlardr. Hall b. Ahmedin Kitbl-Aynna Eb Bekir ez-Zbeydnin yazd Mutaaru KitbilAyndan sonra Cevhernin e- iin Muhammed b. Eb Bekir er-Rznin kaleme ald Mutr- ile bunun iin Dvd-i Kars ve Ay Mehmed Efendinin yapt ihtisarlar dnda birok telhis yazlmtr. bn Dreydin el-Cemheresi, Zemahernin Essl-belas, bn Sdenin el-Mukemi, Ykt el-Hamevnin Muceml-bldn ve Frzbdnin el-msl-muinin de ihtisarlar yaplmtr. Arap belgatnda ihtisarlarn Sekkknin Miftul-ulmunun belgata dair olan nc blmnn telhis edilmesinde younlat grlmektedir. Eserin bu ksm, belgat retiminde

grd ilgi dolaysyla bata Hatb el-Kazvnnin Tel-l-Mift olmak zere bnn-Nzmn el-Mib fitiril-Mift, Adudddin el-cnin el-Fevidl-yiyyesi gibi eserlere konu olmutur. Belgat klasiklerinin banda gelen Hatb el-Kazvnnin Tell-Mift da umumiyetle Telt-Tel adyla ehbeddin Shib Ahmed b. Muhammed, Lutfullah Tokad, Zeynddin Abdurrahman el-Ayn, Muhammed b. Eb Bekir bn Cema, Pervz er-Rm, Hamza el-Aydn, Hdr el-Ams (nbbl-bela), Zekeriyy el-Ensr (el-Mlaa) tarafndan ihtisar edilmitir. Ayrca Aristonun Rhetoricasn filozof bn Rd Tell-abe adyla ksaltmtr. Arap edebiyatnn dier eserleri arasnda Chizin el-Beyn vet-tebyni, Ebl-Ferec elsfahnnin el-Ensi ile bn Abdrabbihin el-dl-ferdinden semeler tarznda birok ihtisar yaplmtr. bn Manzrun Mutrl-En fil-abr vet-tehnsi, Muhammed el-Hudr ve dierleri tarafndan telif edilen Mutrl-dil-ferd ile (Kahire 1331/1913) A. Wormhoudt - W. Penn-Collegein al-Id al-farid: Selections (1981, 1989) adl semeleri, el-Beyn vet-tebynden Mnteabt adyla yaplan semeler bunlar arasnda yer alr (Kef-unn, I, 129-130; Brockelmann, GAL Suppl., I, 251). bn Rein el-Umdesi, erf er-Radnin Nehcl-belas, bhnin el-Msteraf, Sytnin Buyetl-vut ve Takprizdenin Mevztl-ulmu da ihtisar edilmitir (Brockelmann, GAL Suppl., I, 706 vd.; II, 196, 481, 1043). Her yazarn zgn anlay, zevk ve lsne gre bir airden veya eitli airlerden muhtrt (antoloji) adyla yapt semeler de bir bakma ihtisar saylr. Bu tr eserlerin en eskisi Mufaddal ed-Dabbnin el-Mufaaliyyt ile Asmanin el-Asmaiyytdr. Daha sonra hamse tr antolojiler ortaya kmtr. Bir bilim alanyla ilgili bilgileri zl bir ekilde anlatan ve umumiyetle el-mukaddime, el-muhtasar adlaryla anlan, s b. Abdlazz el-Cezl, bn currm, bn Bbez ve Hlid el-Ezhernin el-Muaddime fin-navleri ile Zemahernin Muaddimetl-edebi gibi eserler temel bilgilerin derlendii metinlerdir. Osmanl mellifleri, zellikle medreselerde okutulan kitaplarla sarf-nahiv ve belgat konularndaki Arapa ve Farsa hacimli eserlerin yine kendi dillerinde muhtasarlarn yapmtr. Bunun dnda din konulardan dil ve edebiyata, tarih ve corafyaya, matematik ve tbba kadar ok geni bir yelpazede ana hatlaryla bilgi aktaran muhtasarlar telifine ynelmilerdir. Muhtasar baln tayan Trke yazlm eserleri kaydeden M. Seyfettin zege bunlardan 250 kadarn tesbit etmitir (Katalog, III, 1201-1215). Ayn eserde mntehabt adn tayan altm be (III, 1266-1272), hulsa balkl altm drt (II, 603-610) ve mlahhas adl on (III, 1258-1259) eser belirlenmitir. Ktphane kataloglar tarandnda yazma ve matbu olarak says bir hayli artacak olan bu eserlerin bir blm Kef-unn ve zeyilleriyle Osmanl Melliflerinde yer almtr.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, r md.; Tehnev, Kef (Dahrc), I, 114; Kmus Tercmesi, II, 294-295; Kef-unn, I, 129, 130; II, 1071-1073, 1169, 1299-1300, 1310, 1333, 1373, 1546, 1562, 1563, 1594, 1623, 1630-1631, 1708, 1733, 1754, 1764, 1767, 1776, 1790; Brockelmann, GAL, I, 134, 347,

353, 361, 376; ayrca bk. tr.yer.; Suppl., I, 173, 196, 197, 226, 251, 516, 519, 706 vd., 880, 965; II, 196, 481, 1043; ayrca bk. tr.yer.; ul-meknn, I, 47, 49, 318, 319, 433, 437; ayrca bk. tr.yer.; zege, Katalog, II, 603-610; III, 1201-1215, 1258-1259, 1266-1272; Bustn, DM, II, 618-620; Cengiz Orhonlu, Telhs, A, XII/1, s. 148-149; el-msl-slm, I, 492-493; H. Kilpatrick, Abridgements, Encyclopedia of Arabic Literature (ed. J. S. Meisami - P. Starkey), London 1998, I, 23-24. smail Durmu TEFSR. Tefsir alannda kaleme alnm eserlerin, mellifleri veya bakalar tarafndan ksaltlmas yaygn bir uygulamadr. Baz tefsirler ncekilerin muhtasar olduu halde mellifleri bunu ifade etmemitir. lk hacimli tefsirlerden olan Tabernin Cmiul-beyn, Eb Yahy Muhammed b. Sumdih et-Tcb tarafndan Mutaar min Tefsril-mm e-aber adyla ihtisar edilmitir. Muhammed Ali es-Sbn ve Slih Ahmed Rz eserin ikinci bir muhtasarn hazrlamtr. Cmiul-beyn bir heyet tarafndan zetlenerek Farsaya evrilmitir. J. Cooper, W. F. Madelung ve A. Jones tefsiri muhtasar olarak ngilizceye tercme etmitir. Pierre Godnin yapt muhtasar bir Franszca eviri de bulunmaktadr (DA, VII, 106-107). Vhid el-Bas, el-Vas f tefsril-urnil-mecd ve el-Vecz f tefsril-urnil-azz adyla birbirinin muhtasar olarak tefsir yazmtr. Diryet tefsirinin en nemli teliflerinden olan Zemaherye ait el-Kef zerine eitli ihtisar almalar yaplmtr. Kaynaklarda Tabersnin Mutaarl-Kefndan sz edilir (Zirikl, V, 148). Muhammed b. Ali el-Ensrnin MutaarlKef ile Abdullah b. Hd ez-Zeydnin ayn adl eseri ve Muhammed Sddk Hasan Hann ulatl-Kef dier ihtisar almalarndandr. Abdlkerm b. Ali el-Irk, hocas bnlMneyyirin el-Kefta yer alan itizl grleri reddetmek amacyla kaleme ald el-ntif adl eserindeki arlklar gidermek iin el-nf mutaarl-ntif minel-Kef telif etmitir. bn Him en-Nahv bu iki eseri ksaltarak Mutaarl-ntif minel-Kef meydana getirmitir. Kd Beyzvnin Envrt-tenzli mstakil bir telif gibi grnyorsa da gerekte el-Kefn bir zeti mahiyetindedir (kr. Kef-unn, I, 187; II, 1481). Ebl-Berekt en-Nesef, Medrikt-tenzli ile bir bakma el-Kef ikinci bir ihtisara tbi tutmutur. Aralarndaki ciddi benzerlikler dolaysyla Nesefnin eserini Envrt-tenzlin muhtasar olarak grenler de vardr. Eb Hayyn elEndels, el-Barl-muinde el-Keftan byk lde istifade etmi ve onu zetlemitir. i mfessirlerinden Tabersnin Mecmaul-beynn Zeynddin Ali b. Ynus Zbdetl-beynilmntez min Mecmail-beyn, brhim Kutubah diye bilinen Hoceg-i rz Mutaaru Mecmail-beyn ve Takyyddin brhim el-Kefam uratn-nar ve ulatt-tefsr ismiyle ihtisar etmitir (DA, XXVIII, 257). Ebl-Ferec bnl-Cevz, kbeti bilinmeyen el-Mun adl ok geni tefsirini kendisi ihtisar ederek Zdl-mesri ortaya koymu, bunu da ksaltp Teysrl-beyn f tefsril-urn ve bu iki eseri zetleyerek Tekiretl-erb f tefsril-arbi meydana getirmitir. Fahreddin er-Rznin Meftul-ayb Burhneddin en-Nesef tarafndan el-Mutaar bil-v, Nizmeddin en-Nsbr tarafndan aribl-urn ve reibl-furn ve Kd Muhammed er-Rg tarafndan et-Tenvr fit-tefsr mutaart-Tefsril-kebr adyla ihtisar edilmitir

(Kef-unn, II, 1756-1757; DA, XXVIII, 350). Beyzvnin Envrt-tenzlini Muhammed b. Muhammed b. Abdurrahman (a.g.e., XI, 261) ve bnl-md Mutaaru Envrit-tenzl ve esrrit-tevl adyla ihtisar etmitir. Ebl-Berekt enNesefnin Medrikt-tenzl ve aiut-tevli Burhneddin en-Nesef, Ahmed b. Aybek elmd, Eb Muhammed Zeynddin Abdurrahman b. Eb Bekir el-Ayn ve Eb Abdullah Sddk b. mer el-Herev tarafndan ayr ayr ksaltlmtr (etiner, s. 50). Ali b. Muhammed el-Hzinin telif ettii Lbbt-tevl f menit-tenzl, Ferr el-Begavnin Melimt-tenzlinden yaplm bir zet nitelii tar. eyh Abdlgan ed-Dakar Lbbt-tevli Mutaaru Tefsril-zin adyla ksmen ihtisar etmitir. Eb Hayyn el-Endels, el-Barl-mu adl tefsirini en-Nehrl-md minel-Bar ismiyle ksaltmsa da bu muhtasar fazla rabet grmemitir. Ebl-Fid bn Kesrin Tefsrl-urnil-ami Muhammed Ali es-Sbn tarafndan Mutaaru Tefsri bn Ker ve Muhammed Nesb er-Rif tarafndan Teysrl-aliyyil-adr litiri Tefri bn Ker adyla ihtisar edilmitir. Hdr b. Abdurrahman el-Ezd ed-Dmaknin et-Tibyn f tefsril-urnn Ayntb Muhammed (Mehmed) b. Hamza el-Hanef zetleyerek Trkeye aktarmtr. Osmanl dneminin en mehur halk tefsiri olan eser Tercemett-Tibyn f tefsril-Kurn, Tercme-i Tibyn, Tefsr-i Tibyn adlaryla oka istinsah edilmi ve baslmtr. Sleyman Fhir bu tercmeyi Kurn- Kerm Meli ve Tefsiri: Tibyan Tefsiri ismiyle zetleyip sadeletirmitir. Hseyin Viz-i Kifnin Mevhib-i Aliyye adl Farsa tefsiri, smil Ferruh Efendi tarafndan Tefsr-i Mevkib adyla muhtasar olarak Trkeye aktarlmtr. smil Hakk Bursevnin Rul-beynn Muhammed Ali es-Sbn Tenvrl-ehn min Tefsri Ril-beyn adyla ksaltmtr. Bunun yannda hulsatt-tefsr, lbbt-tefsr, uynt-tefsr, zbdett-tefsr adyla ve zetleme yoluyla hazrlanan tefsirler de mevcut olup bunlar genellikle pratik ihtiyalar gidermek iin basit bir slpla hazrlanmtr (bazlar iin bk. Mollaibrahimolu, s. 73, 265, 397, 409, 453-461). Kuran ilimlerine dair eserler iinde bn Hleveyhin gnmze ulamayan rbl-urn rbl-rtis-seb ve ilelh, el-Bed fil-rt adl eseri ise Mutaar f evilurn min Kitbil-Bed adyla kendisi tarafndan ihtisar edilmitir. rb elne sre isimli kitabnn iki ayr muhtasar vardr. Ebl-Ferec bnl-Cevznin Fnnl-efnn f uyni ulmilurn Mutaaru Fnnil-efnn f ulmil-urn ismiyle ksaltlmtr (Brockelmann, I, 663). bn Recebe gre bnl-Cevz Nzhetl-aynin-nevir f ilmil-vch ven-neir adl kitabn el-Vch ven-nevir fil-vch ven-neir ismiyle ihtisar etmitir (e-eyl al abatil-anbile, I, 416). bnl-Cevznin el-Muaff bi-ekffi ehlir-rus min ilmin-nsi vel-mens adl eseri de Nsiul-urn ve mensuh (Nevsiul-urn, Umdetr-rsi f marifetil-mens ven-nsi) adl kendi eserinin muhtasardr.

BBLYOGRAFYA

bnl-Cevz, Nzhetl-ayn, neredenin girii, s. 76; Zeheb, Almn-nbel, XXI, 368; bn

Receb, e-eyl al abatil-anbile, Beyrut, ts. (Drl-marife), I, 416, 417; Hseyin Viz-i Kif, Tefsr-i Mevkib (trc. smil Ferruh Efendi), stanbul 1320, tercme edenin nsz, s. 3; Kef-unn, I, 187; II, 1477, 1481, 1627, 1756-1757; Sicill-i Osmn, I, 389; Osmanl Mellifleri, I, 129; Brockelmann, GAL, I, 663; Hediyyetl-rifn, I, 604; Cevdet Muhammed Muhammed elMehd, el-Vid ve menhech fit-tefsr, Kahire 1978, s. 86-87; Zirikl, el-Alm (Fethullah), V, 148; Bedreddin etiner, Ebl-Berekt en-Nesef ve Medrik Tefsri, stanbul 1995, s. 50; Sleyman Mollaibrahimolu, Sleymaniye Ktphanesinde Bulunan Yazma Tefsirler, stanbul 2002, s. 73, 197199, 265, 397, 409, 453-461; Abdlhamit Birk, Osmanlca Tefsir Tercmeleri ve Hseyin Viz-i Kifnin Mevhib-i Aliyyesi, slm Aratrmalar Dergisi, XVII/1, Ankara 2004, s. 60; smail Cerraholu, Cmiul-beyn an tevli yil-Kurn, DA, VII, 106-107; a.mlf., Envrt-tenzl ve esrrt-tevl, a.e., XI, 261; Musa Kzm Ylmaz, Mecmaul-beyn, a.e., XXVIII, 257; Lutfullah Cebeci, Mefthul-gayb, a.e., XXVIII, 350. Abdlhamit Birk HADS. Muhtasar tr kitaplar hadis ilminde de yaygndr. Sahbe dneminde sahfelere yazmak suretiyle balayan hadis kitbeti bir mddet sonra czlerin ve ardndan kitaplarn telifine dnm, II. (VIII.) yzyln ortalarndan itibaren cmi, muvatta, musannef ve msned tr hacimli eserler kaleme alnmtr. Nitekim slm ilimler sahasnda telif edilen ilk hacimli eserler hadis kitaplardr. Muhaddisler, hadis derleme yolculuklar srasnda topladklar rivayetleri belli usullerle tasnif etmeye almlardr. Esasen konularna gre tasnif edilen ilk hadis kitaplarn birer muhtasar olarak dnmek mmkndr. nk bu eserler, mellifin derledii pek ok rivayet arasndan onun artlarna uygun olanlarn seilmesiyle meydana getirilmitir. Mesel ilk hacimli eserlerden biri olan mam Mlikin el-Muvaa balangta 10.000 (veya 4000) hadis ihtiva ederken sonradan musannifi tarafndan ihtisar edilince bu say 1720ye dmtr. Ahmed b. Hanbelin el-Msnedi, Buhr ve Mslimin el-Cmiu-aleri gibi eserler de yzbinlerce rivayet arasndan seilerek oluturulmutur. lk dnemlerde hadis kitaplarnda rivayetler senedleriyle birlikte zikredilirken hadislerin kaynaklara intikalinden sonra IV. (X.) asrn ortalarndan itibaren senedler hazfedilip hadisler sadece metinleriyle yazlmaya balanmtr. Hacimli eserlerin telif edilmesinden ve bunlarn erhlerinin kaleme alnmasndan sonra bu eserlerdeki bilgilere kolayca ulama, erhlerde zamanla eskiyen bilgileri ayklama ve bunlar mkerrer rivayetlerden arndrma ihtiyac muhtasar eserlerin kaleme alnmasna vesile olmutur. Bunlara genellikle muhtasar denilmekle birlikte balklarnda hulsa, ihtisr, telhs, mlahhas, tehzb, takrb, mntek, muhtr, muktetaf ve mntehab gibi kelimeler kullanlmtr. Hadis metinlerinin yan sra usul ve ricl kitaplar dahil hadis ilimlerinin her alannda pek ok muhtasar eserle karlamak mmkndr. Metin zeti anlamndaki ilk muhtasarlardan biri Kbisnin mam Mlikin el-Muvaan zetledii Kitb Mlil-Muvaa adl eseridir. Ebl-Veld el-Bc de Tahvnin Mkill-rn Mutaar min Mkilil-r (Mutaaru Mkilil-r) adyla ihtisar etmi, bu muhtasar daha sonra Ceml el-Malat el-Mutaar minel-Mutaar min Mkililr ismiyle ikinci defa zetlemitir. Mnzir, Mslimin el-Cmiu-aini Mutaaru ai Mslim, Eb Dvdun es-Snenini Mutaaru Sneni Eb Dvd, Eb Cafer mer el-Kazvn,

Beyhaknin uabl-mnn Mutaaru uabil-mn; Hatb et-Tebrz, Begavnin Mebussnne adl eserini Miktl-Meb, Zeheb, Ahmed b. Hseyin el-Beyhaknin es-Snenlkbrsn Mutaars-Snenil-kbr, Hkim en-Nsbrnin el-Mstedrek ale-aayn isimli eserini Tell-Mstedrek; bn Hacer el-Askaln, Mnzirnin et-Terb vet-terhbini Mutaart-Terb vet-terhb, kendisine ait Fetul-br isimli Buhr erhini de tfl-r bitiri Fetil-br; Muhammed b. Abdlbk ez-Zrkn, emseddin es-Sehvnin elMadl-asenesini Mutaarl-Madil-asene; Ysuf b. smil en-Nebhn, Nevevnin Riy-linini Mutaaru Kitbi Riyi-lin adyla ihtisar etmitir. Hadis usul kitaplarndan zellikle bns-Salhn Muaddimesini birok muhaddis ksaltmtr. Nevevnin etTarb vet-teysri, Aleddin bnt-Trkmnnin Mutaaru Ulmil-adi ve bn Kesrin tiru Ulmil-adi bunlar arasnda saylabilir. Ricl kitaplar zerinde VII. (XIII.) yzyldan sonra pek ok ihtisar almas yaplmtr. Bunlarn iinde en ok ihtisar edilen eser Ysuf b. Abdurrahman el-Mizznin Tehbl-Keml f esmirriclidir. Zeheb bu eseri nce Tehbt-Tehb adyla ksaltm, daha sonra bunu el-Kif f marifeti men leh rivye fil-Ktbis-sitte ismiyle yeniden zetlemitir. Mizznin TehblKemlini Tehbt-Tehb adyla ihtisar eden bn Hacer el-Askaln daha sonra bu eserini zetleyerek Tarbt-Tehb adn vermitir. Safiyyddin Ahmed b. Abdullah el-Hazrec, Zehebnin Tehbt-Tehbini ulat Tehbi Tehbil-Keml ismiyle zetlemitir. bn Adnin nemli ricl kitaplarndan el-Kmil f uafir-riclini Makrz Mutaarl-Kmil fi-uaf ve ilelil-ad; Ebl-Ksm bn Askirin Tru Medneti Dman da ada melliflerden Abdlkdir Bedrn Tehb Tri Dma adyla ihtisar etmitir. Bir eserin adndaki muhtasar kelimesi her zaman onun bir baka eserin ihtisar olduunu gstermez. Hadis limleri, bir konu hakknda zet bilgi vermek zere kaleme aldklar eserlerine de muhtasar adn vermilerdir. Hatb el-Baddnin Mutaaru naati ehlil-ad, Tbnin el-ula f ulil-ad, bnl-Cezernin Mutaar f ilmil-ad, Seyyid erf el-Crcnnin el-Mutaar f ulil-ad adl eserleri bu tr almalardandr. Hadis metinlerine dair baz muhtasarlar Trkeye evrilmi ve erhedilmitir. Buhrnin el-Cmiu-ainin muhtasar olan Ahmed b. Ahmed ez-Zebdnin et-Tecrdari Babanzde Ahmed Naim ve Kmil Miras tarafndan Sahh-i Buhr Muhtasar Tecrd-i Sarh Tercemesi ve erhi adyla tercme ve erhedilmitir. brahim Canan, Mecdddin bnl-Esrin Cmiul-ulnn muhtasar olan bnd-Deyban Teysrl-vln Ktb Sitte Muhtasar Tercme ve erhi ismiyle erhetmitir. Sytnin el-Cmiul-kebr (Cemul-cevmi) adl eserinden yine kendisinin ihtisar ettii 10.010 hadisi ihtiva eden el-Cmiu-arden setikleri 3894 hadisi smail Mutlu, aban Den ve Abdlaziz Hatip Cmius-Sagr Muhtasar Tercme ve erhi adyla yaymlamlardr.

BBLYOGRAFYA

Hazrec, ulat Tehb, neredenin girii, s. 6-11; Kef-unn, I, 35-36; Salih Karacabey, Hadiste htisar ve Muhtasar Rivayetten Kaynaklanan Problemler, U lhiyat Fakltesi Dergisi, XI/1, Bursa 2002, s. 53-70; el-msl-slm, I, 492-493; Abdullah Aydnl, htisr, DA, XXI, 572-573; H. Kilpatrick, Abridgements, Encyclopedia of Arabic Literature (ed. J. S. Meisami - P. Starkey), London 1998, I, 23-24. Mehmet Efendiolu FIKIH. Muhtasar, fkh ilminin tarihiyle dorudan irtibatl bir telif geleneini temsil etmektedir. Bu ad tayan ilk fkh eserleri, III. (IX.) yzylda mezhep imamlarnn halkasna dahil kiiler tarafndan kaleme alnmtr. mam finin talebesi Mzennin Mutaarl-Mzensi gibi, mezhep imamnn ders halkasnda retilen fkh bilgilerin mellif tarafndan zaptedilebilen ksmn ana hatlaryla kaydetmeyi hedefleyen bu eserlerin mezhep birikimini kuatmak gibi bir amac bulunmamaktadr. Fkh muhtasarlarnn zel bir telif ekli ve mstakil bir literatr halini ald devir mezheplerin teekkl srelerinin tamamland IV. (X.) yzyldr. lk fkh erhlerinin de ortaya kt bu dnemde Hanef limi Hkim e-ehdin kaleme ald el-Kf ve Hanbel fakihi Hraknin elMutaar gibi eserler, ilk defa mezhep imam ile talebelerinin mesaisini gelien fkh diliyle kapsama hedefi gden almalar olarak nitelendirilebilir. Haneflerden Kerhnin el-Mutaar ve Mlik bnl-Cellbn et-Tefri gibi mezhep birikiminin kaynaklar arasnda yaplan farkl tercihleri temsil eden bu eserlerin byk bir ksm ayn zamanda mezheplerin farkl corafyalarda gelimi evrelerinin anlay ve katklarn da yanstmaktadr. VI. (XII.) yzyln sonundan itibaren muhtasar gelenei mezhep kavramyla ilikisi, fkh eitimi iindeki yeri, metin zellikleri ve slm toplumuna etkisi gibi birok adan yeni bir dneme girmitir. fi fakihi Nevevnin Minhclibni, Hanef Nesefnin Kenzd-deii ve Mlik bnl-Hcibin Cmiul-mmeht gibi zerinde en ok alma yaplan ve slm fkh tarihindeki en etkili metinler arasnda yer alan eserlerin byk bir ksmn bu dnemde kaleme alnan muhtasarlar tekil etmektedir. zellikle mezhep imamlarndan itibaren mezhep iinde gerekletirilmi fkh mesainin btnn deerlendirme ve yorumlamada gsterdikleri baar ile ne kan bu muhtasarlar, ksa srede fkh eitiminin ve hatta btn fkh faaliyetlerin merkez metinleri haline gelmitir. Mezhep birikimini bilgi ve delil kayna olma asndan hiyerarik bir ekilde sistemletiren ve bu amala yeni terminolojiler gelitiren bu eserlerin her cmlesi, ihtiva ettii hkmlerin yan sra belirli bir mezhep erevesinde fkhn meseleleri, usul ve literatrne dair ortaya km tartmalara da zmnen atfta bulunmaktadr. VI. (XII.) yzyln sonundan itibaren ortaya kan muhtasarlarla fkh tarihinde mteahhirn devri olarak adlandrlan zaman dilimi arasnda yakn bir iliki bulunmakta, bu devrin ayrc zelliklerinden biri olarak sz konusu muhtasarlarn ortaya k ve slm dnyas zerinde daha nce grlmedik derecede etkili olular gsterilmektedir. Mteahhirn devrinde gerek fkh eitimi ve literatr ile fetva ve kaz faaliyetlerinin merkez metinlerini, gerekse slm toplumlarndaki ilmihal bilgisi, fkh kltr ve idar uygulamalarn temel kaynaklarn bu dnemde ortaya km fkh muhtasarlar tekil etmektedir. Bu sebeple fkh muhtasarlar, slm medeniyeti tarihinde toplumla en youn ve srekli ilikiye sahip eserler arasnda yer almaktadr.

Mezhep iinde uygulamaya esas olacak hkmleri belirleyen muhtasarlar aslnda mezhebin ve dolaysyla taklidin snrlarn belirleyen eserlerdir. Zira fkh ilmi erevesinde farkl grlerin delil ve kar delillerini tartan kitaplardan farkl olarak muhtasarlar, fert ve toplum asndan mezhebe mensubiyetin getirdii hak ve sorumluluklarn bilinebilir ve uygulanabilir olmasnda byk bir paya sahiptir. Mezhebi veciz bir slp, her bir unsuru ilenmi ibareler ve zengin bir terminolojiyle ifade eden muhtasarlarn geni kapsaml olma, fetva ve kaznn yan sra ilgili idar ve brokratik uygulamalara da hitap etme, belirli kii veya gruba deil bir corafyann tamamna tatbik edilebilen hkmler dizisini temsil etme ve o corafyada meruiyet kayna olarak benimsenme asndan modern kanunlatrmalarnkine paralel bir ileve sahip olduu sylenebilir. Muhtasarlarn, ihtiva ettikleri hkmlerin vaz hususunda kanunlatrmalarn temsil ettii siyas iradeye sahip olmamakla beraber, zellikle mteahhirn devrinde uygulamaya esas olmalar asndan siyas irade ile desteklendikleri ve mer hukuk kayna olarak kabul edildikleri grlmektedir. Muhtasarlarn fkh faaliyetlerin eksenini tekil etmeye balamas bu gelimeye kar birtakm endielerin de ortaya kmasna sebep olmutur. slm tarihinde muhtasarlara kar oluan muhalif tavr fkhn slm medeniyeti tarihindeki ana geliim izgisine ynelik itirazlar, ge dnem ihy hareketlerinin tenkitlerini, daha nceki dnemlerden nisbeten farkl bir mteahhirn fkhnn ortaya kmasndan duyulan rahatszl ve muhtasarlarn merkez metinler haline geliinin zellikle fkh eitiminde dourduu meseleler karsndaki endieleri de iinde barndran bir harekettir. Ancak muhtasarlara kar slm corafyasnn hemen her yerinde dile getirilen bu endielerin ounluunun muhtasarlarn dorudan kendisiyle deil, fkh faaliyetlerde ve zellikle fkh eitiminde muhtasarlarla yetinilmesiyle ilgili olduu anlalmaktadr. Nitekim fkh muhtasar telif etmi veya okutmu yahut bu eserler zerine eitli almalar kaleme alm olan fakihlerin de muhtasarlarn hkimiyetinden ikyet etmesi ve birok mellifin bu hali fkh sahasnda gsterilen gayretlerin azalmasna ve nceki nesillere nisbetle daha az himmet gsterilmesine balamas sz konusu itirazlarn k noktasna iaret etmektedir. slm dnyasna modernizmin giriiyle ortaya kan ve fkhn mstakil bir disiplin halini almasnn ardndan teekkl etmi birok messese ve literatrn modern hayatn ihtiyalarna cevap veremediini ne sren anlaylarn balca tenkit noktalarndan biri de fkh muhtasarlar olmutur. Sz konusu anlaylarn slm medeniyetinde olumsuz grd hemen her eyi iinde barndran muhtasarlar, modern dnemde yazlan slm hukuk tarihine dair eserlerde akln donuklamasnn, taklit karanlnn ve fkhn zayflamasnn balca sebebi olarak deerlendirilmitir. Muhtasarlara temas eden modern almalarn biroundaki hkim telakki bu telif geleneini ksa ve zet olmak gibi birka slp zelliine irca etmektedir. Halbuki erhler gibi muhtasarlar da belirli slp ve kompozisyon zelliklerine irca edilemeyecek kadar geni bir telif geleneini temsil etmektedir. Muhtasar telifi ksa fkh metni retme abas anlamna gelmemekte, fkh literatrnde ok hacimli muhtasarlarn varl yannda birok ksa fkh metni de muhtasar gelenei dnda deerlendirilmektedir. Ayrca muhtasarlar baka eserlerin zeti olmadklar gibi ihtiva ettikleri bilgileri en veciz ekilde ifade eden yksek edebiyat rnleri de deildir. te yandan slm dnyasnda en ok kabul gren muhtasarlardan bazlar dil ve slp asndan birtakm hatalar barndrmaktadr. Hatta bu eserlerden bir ksm mellifleri tarafndan eksik veya msvedde halinde braklm metinlerdir. Yine fkh eitiminin ilk basama iin hazrlanm ders kitab olmak da

muhtasarlarn ortak zellii deildir. Fkha giri metinleri muhtasarlardan ayr bir telif geleneini meydana getirdii gibi bazlar yalnz fetva ve kaz faaliyetlerine ynelik olarak hazrlanan muhtasarlarn metin ve muhteva zellikleri de byle bir eitim iin uygun saylmaz. Muhtasarlarn esas farkll, mellifin ve onun mntesibi olduu evrenin mezhep birikimi hakkndaki telakkilerini, akl yrtmelerini, tercihlerini temsil etmesi ve bu hususlar muvacehesinde mezhep birikimini yeniden okumasnda yatmaktadr. Telhis ad verilen almalar ise muhtasardan farkl ekilde bir fkh metni zerine kaleme alnm eserlerdir. Telhis, zellikle asrlar nce yazlm metinleri gelien fkh diliyle yeniden ifade etmeye ynelik olarak hazrlanan ve bazan metnin yeniden tasnifini de ieren bir telif trdr. Telhis kavramnda bir metni ksaltma unsuru daima bulunmakta, fakat bu ksaltmann ekli ve boyutlar deiebilmektedir. Fkh literatrndeki tannm birok telhis, esas aldklar metinleri kendi dnemlerinin ilim dnyasna tercme etmede baarl olmu almalardr. eybnnin el-Cmiulkebri zerine Hltnin kaleme ald Tel gibi eserler asl metin zerine yaplan almalarn azalmasna, hatta sona ermesine ve daha sonraki erh, hiye ve nazm faaliyetlerinin kendi zerinde younlamasna sebep olmutur (fkh alanndaki muhtasar metinler iin bk. FIKIH; HANBEL MEZHEB; HANEF MEZHEB; MLK MEZHEB; F MEZHEB).

BBLYOGRAFYA

Tehnev, Kef (Dahrc), I, 114-115; Kef-unn, II, 1622-1636; ul-meknn, I, 47-50; II, 447-451; Eyyp Said Kaya, Mezheblerin Teekklnden Sonra Fkh stidll (doktora tezi, 2001), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 176-177; el-msl-slm, I, 492-493; H. Kilpatrick, Abridgements, Encyclopedia of Arabic Literature (ed. J. S. Meisami - P. Starkey), London 1998, I, 23-24. Eyyp Said Kaya KELM. Kelm literatrnde muhtasar trnde yazlm eserlerin nemli bir yeri vardr. Hacimli olmayan ilk dnem akaid risleleri muhtasar eserler grubuna dahil edilebilir. Eb Hanfeye nisbet edilen itikad konulara dair be risle, Ebl-Hzeyl el-Allfn el-Ull-amsesi, Tahvnin el-Adetaviyyesi, Ahmed b. Hanbelin er-Red alez-zenda vel-Cehmiyyesi ile olu Abdullah tarafndan derlenen tid Ehlis-snnesi, Ebl-Hasan el-Earnin el-Mutaar fit-tevd velader, Ul Ehlis-snne vel-cema, Risle il ehli-er ve el-bne an ulid-diyne adl eserleri, Eb Seleme es-Semerkandnin Cmel ulid-dni bunlara rnek gsterilebilir. Muhtasar eser yazmna mteahhirn devrinde de devam edildii, bilhassa medreselerde okutulan kitaplarn genellikle bu ekilde kaleme alnd grlmektedir. Bu tr eserler arasnda Cveynnin elAdetn-Nimiyyesi, Gazzlnin avidl-aidi ile lcml-avm an ilmilkelm, Necmeddin en-Nesefnin el-Aid adl rislesi, Ali b. Osman el-nin el-Eml ve Hzr Beyin el-adetn-nniyye isimli manzum risleleri saylabilir.

IV. (X.) yzyldan sonra dier slm ilimlerde olduu gibi kelm sahasnda da Kd Abdlcebbrn el-Munsi, mml-Haremeyn el-Cveynnin e-mili, Seyfeddin el-midnin Ebkrl-efkr gibi olduka hacimli eserlerin yazlmasna baland grlmektedir. Okuma, anlama, istinsah etme zorluu vb. sebeplerle bu eserlerin muhtasar, mlahhas, mhezzeb, mcez, mcerred, muhtr gibi n balklarla zetlenmesi yoluna gidilmitir. Bu trn baz rneklerine ilk dnemlerde de rastlanmakta olup bunlarn balcalarn ylece sralamak mmkndr: Eb Yal el-Ferrnn elMutemed f ulid-dninden kendisinin yapt Mutaarl-Mutemed f ulid-dn, Cveynnin e-mil adl eserinin mellifi tarafndan yaplm ihtisar olduu sylenen el-rd ve bunun zeti olan Mutaaru Kitbil-rd ile ayn mellifin Lmaul-edillesinin zetini tekil eden Mutaaru Lmail-edille, Nreddin es-Sbnnin el-Kifye fil-hidyesinin muhtasar el-Bidye f ulid-dn, Seyfeddin el-midnin Ebkrl-efkrnn muhtasar olarak telif ettii Rumzlknzu (Kef-unn, I, 4), Fahreddin er-Rznin el-Muaal iin Nasrddn-i Ts tarafndan Tell-Muaal (Nadl-Muaal) adyla yazlan zet, bn Teymiyyenin Minhcs-snnesi zerine Zehebnin el-Mnteh min Minhcil-itidl f nai kelmi ehlil-itizl (Mutaaru Minhcis-snne) adyla yapt alma, bn Kayyim el-Cevziyyenin er-Runa Mutaaru Kitbir-R ve e-aviul-mrselesine Mutaar-aviil-mrsele adyla kendisinin yapt ihtisarlar, Adudddin el-cnin el-Mevf adl eserine kendisinin yazd belirtilen Mutaarl-Mevf (a.g.e., II, 1892), Muhammed b. Ahmed el-Kurtubnin et-Tekiresinden Abdlvehhb e-arnnin Mutaaru Tekiretil-urub adyla yapt zet, Feyz-i Knnin lml-yan adl eserine Envrl-ikme ve el-Marif adlaryla kendisinin yazd muhtasarlar. Adndan hareketle bn Frekin Mcerred malti-ey Ebil-asan el-Ear baln tayan derlemesini de muhtasar eserler iinde zikretmek mmkndr. Osmanl dneminde kelm sahasnda balangta muhtasar olarak telif edilmi baz risleler yannda hacimli bir eser iken daha sonra ihtisar edilmi birok telif bulunmaktadr. Bunlarn bir ksm unlardr: Abdlkdir-i Geyln, Mutaar f ilmi uld-dn; Eb shak brhim b. Abdurrahman el-Fezr, el-Mutaar f ulid-dn; Ubeydullah b. Muhammed es-Semerkand, Mutaaru ulilkelm; Teftzn, ulat ilmil-kelm; Muhammed b. Ysuf es-Sens, Mutaaru Umdeti ehlit-tevf vet-tesdd f eri Adetis-Sensiyye; Birgiv, Muhtasar ment erhi; Ali el-Kr, Mutaarl-evf f eril-esmil-sn; Halmnin el-Minhc f uabil-mnnn Aleddin Konev tarafndan el-btihc Mutaarl-Minhc (Mutaaru Minhcid-dn f uabil-mn) adyla yaplan zeti, brhim b. brhim el-Leknnin Cevherett-tevd adl muhtasar eserinin erhi olan Umdetl-mrd li-Cevheretit-tevdin muhtasar mahiyetindeki Tel-t-tecrd li-Umdetilmrd, Beyzzde Ahmed Efendinin mm- zamn akaid rislelerinden derleyerek oluturduu ve daha sonra rtl-merm min ibrtil-mm adyla erhettii el-Ull-mnfe lil-mm Eb anfe.

BBLYOGRAFYA

Nreddin es-Sbn, Mtrdiyye Akaidi (trc. Bekir Topalolu), Ankara 1982, s. 32; Kef-unn,

I, 4, 620; II, 1892; Beyzzde Ahmed Efendi, rtl-merm min ibrtil-imm (nr. Ysuf Abdrrezzk), Kahire 1368/1949, s. 18; a.mlf., mam- Azam Eb Hanfenin tikad Grleri (trc. lyas elebi), stanbul 1996, s. 26; ul-meknn, II, 1630; Bustn, DM, II, 618; el-mslslm, I, 493, 662. lyas elebi

SLM TARH ve MEDENYET.

slm tarih yazmnda da ihtisar bir telif tr olarak kabul edilmi ve birok muhtasar yazlmtr. bn Haldn, yeni bir eser telif etmenin yedi sebebini sayarken bunlardan birinin okuyucuyu usandracak derecede uzun yazlm eserlerin telhis edilmesi olduunu belirtir. Bir ilim dalndaki eserlerin okluunun o ilmin tahsiline engel olacan syleyen bn Haldn bunun yannda bir ilim dalna ait eserlerin ok muhtasar olmasn da doru bulmaz ve bunun belgat ihll ettii gibi konuyu anlamay gletirdiini ileri srer (Mukaddime, II, 1279, 1280, 1283, 1284). Ktib elebi de muhtasarn bir telif tr olduunu belirtir (Kef-unn, I, 35). bnl-Esr daha nce yazlan tarih kitaplarndan bazlarnn birok sened ve rivayeti ihtiva etmesi yznden uzadn, bazlarnn ise yeterli mlmat veremeyecek kadar muhtasar olduunu belirttikten sonra kendisinin eserini bunlara dikkat ederek kaleme aldn belirtir (el-Kmil, I, 2). slm tarihinde ihtisar almalar daha ziyade IV. (X.) yzyldan itibaren kendini gstermitir. Bu yzyla kadar siyer, ensb, tabakat ve genel tarih gibi alanlarda telif edilen eserlerdeki birok bilgi ve rivayet Muhammed b. Cerr et-Tabernin Trur-rusl (mem) vel-mlk adl eserinde bir araya getirilmi, bylece sonraki mellifler iin bilgilere topluca ulama imkn domutur. Esasen Taber de balangta daha uzun bir metin oluturmu, ancak ardndan bunu ksaltarak gnmze ulaan kitabn kaleme almtr (Kef-unn, I, 297-298). Tarihiler, IV. (X.) yzyldan nceki dnem iin bilgileri yeniden derlemeksizin olaylar Taberden ihtisar etmeyi tercih etmilerdir. Bylece umumi tarih yazmak isteyen bir mellif daha nce telif edilen bir veya birka esere mracaat eder, bunlardaki bilgileri bazan iktibas eder, ok defa da bu eserleri ksaltrd. Kendi dnemine gelince gzlemlerine, toplad ifah bilgilere ve resm belgelere dayanarak eserini tamamlard. Mesel zzeddin bnl-Esr, el-Kmilde IV. (X.) yzyl ncesi iin Taberyi esas alrken bnlEsrden bir asr sonra el-Mutaarn yazan Ebl-Fid, eserini bnl-Esr bata olmak zere eitli kaynaklardan ihtisarla telif ettiini belirtmektedir. slm tarih yazclnda muhtasar eserlerin says olduka fazladr. Bunlardan bir ksm ylece sralanabilir: bn Him, bn shakn yazd, Abbs Halifesi Mansrun ok geni bulmas zerine yeniden gzden geirip ksaltt es-Sresini es-Sretn-nebeviyye adyla tekrar ihtisar etmi, bu eserin de eitli muhtasarlar yaplmtr (a.g.e., II, 1012-1013). Bunlardan brhim b. Muhammed elMurahhal e-finin eare f mutaaris-Sre ve mdddin el-Vstnin Mutaaru Sreti bn Him adl eserleri nemlidir. Abdsselm Muhammed Hrnun Tehb Sreti bn Him ile Muhammed Aff ez-Zubnin ve Msrda bir heyetin yapt esere dair muhtasarlar da burada kaydedilmelidir. bn Abdrabbihin el-dl-ferdi Eb shak brhim b. Abdurrahman el-Vd

el-Kays ve bn Manzr tarafndan ihtisar edilmitir. Ebl-Ferec el-sfahnnin el-En adl eserinin gnmze kadar ondan fazla muhtasar yaplmtr. Bunlar arasnda bnl-Vezr el-Marib, Msebbih, bn Nky, bn Vsl ve bn Manzrun almalar zikredilebilir. Ebl-Ksm bn Askirin Tru medneti Dmann pek ok muhtasar yazlmtr. Eb me el-Makdis eseri iki defa ihtisar etmitir. bn Manzr da kitab Mutaaru Tri Dma adyla ksaltm, Syt eserden baz semeler yaparak Tufetl-mkir fil-mnte min Tri bn Askir adl eserini, Ahmed b. Abdddim el-Makdis de kitaptan setii blmlerle Fihetl-meclisini yazmtr. Ayrca Bedreddin el-Ayn de eseri zetlemitir. smil b. Muhammed el-Cerrhn yapt muhtasar eldl-Fir bi-Tri bn Askir adn tamaktadr. Abdlkdir Bedrnn ihtisar Tehb Tri Dma ismiyle yaymlanmtr. Bndr, mdddin el-sfahnnin el-Beru-m adl eserini Senel-Ber-m, ayn mellifin Nuretl-fetre ve uretl-are (fre) isimli kitabn Zbdetn-Nura ve nubetl-ura adyla ksaltmtr. Ebl-Ferec bnl-Cevz, Eb Nuaym elsfahnnin ilyetl-evliy adl eserindeki bir ksm rivayetleri zetlemi veya karm, bunun yannda baz yeni ahslar ilve ederek fat-afvesini kaleme almtr. bnl-Cevznin elMuntaamn Musannifek adyla bilinen Ali b. Muhammed Mutaarl-Muntaam ve mlteatlmltezem ismiyle ihtisar etmitir. zzeddin bnl-Esrin el-Lbb f tehbil-Ensb Semnnin Kitbl-Ensbnn bir muhtasardr. Syt de bnl-Esrin el-Lbbn Lbbl-Lbb f tarril-ensb adyla ksaltmtr. bnd-Dbeysnin eyl Tri Mednetis-selm Baddn zetleyen Zeheb eserine el-Mutaarl-mutc ileyhi min Tri bnid-Dbey adn vermitir. bn Myesserin Abru Mrn (Tru Mr) Makrz el-Mnte min Abri Mr ismiyle ihtisar etmitir. bn Halliknn Vefeytl-ayn aralarnda mellifin olu Ms b. Ahmed ile bn Habb el-Haleb ve Bedreddin el-Aynnin de bulunduu birok kii tarafndan ksaltlmtr. bn Hacer elAskaln, bn Kesrin el-Bidyesinden baz olaylar seip ihtisar etmi, ayrca baz ilvelerde bulunmutur. Eser, M verede miner-rivye fil-Bidye ven-nihye (Tell-Bidye ven-nihye) adyla bilinmektedir. Nehrevlnin el-lm bi-almi Beytillhi (Beledillhi)l-arm adl eserini mellifin yeeni Abdlkerm b. Muhibbddin el-Kutb lm ulemil-alm bibinil-Mescidil-arm ismiyle ksaltmtr. Osmanl tarihiliinde de bu tr eserlere rastlanr. Umumi bir tarih kaleme alan Mustafa Cenbnin el-Aylemz-zirinin Arapa muhtasar Nihyetl-merm adn tar. Bu muhtasar Drr-i Meknn (Glen-i Tevrh) adyla Trkeye tercme edilmitir. Ayrca Ebl-Abbas Ahmed b. Ysuf el-Karamn el-Aylemz-ziri Abrd-dvel adyla ksaltmtr. Baz tarihiler kendi almalarn ihtisar ederek yeni eserler meydana getirmilerdir. Ali b. Hseyin el-Mesd Abrz-zamn isimli kitabn ksaltp el-Kitbl-Evsa, bunu da ksaltmak suretiyle Mrc-ehebi telif etmitir. Ebl-Ferec bnl-Cevz, el-Muntaam f tril-mlk vel-mem adl eserini ksaltm ve buna da rl-ud f tril-uhd ismini vermitir. bnl-Adm, Buyet-alebini Zbdetl-aleb min tri aleb, Eb me el-Makdis Kitbr-Ravateynini Uynr-Ravateyn f abrid-devleteyn en-Nriyye ve-aliyye (Mutaarr-Ravateyn) adyla ksaltmtr. bnl-br, Srynce yazd umumi tarihini Tru mutaarid-dvel (Mutaaru trid-dvel) adyla ihtisar etmitir. Zeheb Trul-slmn el-ber f aberi men aber ismiyle ksaltmtr. Ayn mellifin Dvell-slm da Trulslmn muhtasar durumundadr. zzeddin bn Cema, el-Mutaarl-Kebr (es-Sretl-kbr) adyla bilinen kitabn ihtisar ederek el-Mutaar-arini (es-Sret-ur) kaleme almtr. Takyyddin el-Fs, ifl-arm bi-abril-Beledil-armn drt defa ksaltm ve bu

eserlerine Tufetl-kirm bi-abril-Beledil-arm, Tall-merm min tril-Beledil-arm, Hd evil-efhm il tril-Beledil-arm ve ez-Zhrl-muteafe min tri Mekketelmerrefe adlarn vermitir. Fs, Mekke hakknda en geni ansiklopedik eser olarak bilinen elds-semn f tril-beledil-emn isimli kitabn da Ucletl-r lir-rb f tri mmilur adyla ksaltmtr. Takyyddin bn Kd hbe, bn Kesrin el-Bidye ven-nihye, Zehebnin Trul-slm ve Birzlnin el-Mutef adl eserlerine be ciltlik bir zeyil yazm, daha sonra bu zeyli iki cilt halinde ihtisar etmitir. Bedreddin el-Ayn, dl-cmn (Trul-Bedr) adl umumi tarihini kardei ehbeddin Ahmedle birlikte Tru-ihb ismiyle sekiz cilt, ayrca yalnz olarak Trul-Bedr f evfi ehlil-ar adyla cilt halinde ksaltmtr. bn Tarberd, en-Ncmzzhiresini el-Envrz-zhire vel-kevkibl-bhire minen-Ncmiz-zhire, Safednin el-Vf bil-vefeytna zeyil olarak yazd el-Menhel-fyi de ed-Dell-f alel-Menheli-f ismiyle ihtisar etmitir. bn ys, Bediuz-zhrunu Cevhirs-slk fil-ulef vel-mlk ismiyle ksaltmtr. Osmanl tarihisi Matrak Nasuh, bir dnya tarihi eklinde hazrlad Mecmaut-tevrhini Cmit-tevrh adyla ihtisar etmi, Osmanl tarihine ait ksm da mstakil bir cilt halinde yeniden hazrlamtr. l Mustafa Efendi Knhl-ahbrn ksaltarak Fusll-hal velakd adl eserini meydana getirmitir. Belirli bir eserin ihtisar sz konusu olmadan bir hususta bilgi vermek amacyla telif edilen muhtasar trleri de vardr. Mesel bn Abdlber enNemer siyere dair kitabna ed-Drer fitiril-mez ves-siyer adn vermitir. bn Ebd-Demin Hz. Peygamber dnemiyle balayp 628 (1231) ylna kadar gelen eseri Kitbt-Tril-slmiyyil-mutaar ismini tamaktadr. bns-Snin, 595-606 (1199-1209) yllarna ait IX. cildi gnmze ulaan el-Cmiul-mutaar f unvnit-tevr ve uynis-siyer adl eseri dier bir rnektir. Abdlvhid el-Merrk, Muvahhidler devri bata olmak zere Endls tarihi ve hkmdarlar hakknda bilgi vermek iin kaleme ald eserine elMucib f teli abril-Marib ismini vermitir. Kfiyecinin el-Mutaar f ilmit-tri, mellifin tarihle ilgili grlerini ksa bir ekilde anlatmak zere kaleme ald bir kitaptr. EblFid, el-Mutaar f abril-beer adl umumi tarihinin mukaddimesinde, kitabn geni hacimli eserlere bavurmaya ihtiya kalmayacak ekilde deiik melliflerin almalarndan ihtisar ettiini belirtmitir. Bbrller devri tarihisi Abdlkdir Bedn, Hindistan tarihine dair eserine Mnteabt-tevr ismini vermitir. Osmanl tarihiliinde de zellikle Muhtasar Trh-i slm (Mizanc Murad), Muhtasar Trh-i Umm (Mizanc Murad), Muhtasar Trh-i Beer, Nam Trihi Muhtasar, Muhtasar Osmanl Trihi gibi eserler dikkat eker. Ahmed Cvid Bey, XVII ve XVIII. yzyl Osmanl tarihilerinin eserlerinden yapt semeleri Mntehabt- Cvid Bey ad altnda toplamtr. Baz mellifler, bir eseri ihtisar ettikten sonra o esere daha sonraki dnemlere ait olaylar da ilve etmilerdir. Bylece bir telif tr olarak hem ihtisar hem zeyil ayn almada bir araya getirilmitir. Mesel Zeynddin bnl-Verd Tetimmetl-Mutaar f abril-beer, bn Habb el-Haleb elFevidl-mnteh ve Ebl-Veld bn-hne Rav (Ravat)l-menr isimli eserlerinde Ebl-Fidnn el-Mutaarn zetlemi ve esere kendi dnemlerine kadar gelen birer zeyil yazmlardr. Hasan Beyzde, Hoca Sdeddin Efendinin Tct-tevrhini ksaltmakla kalmam, ona kendi zamanndaki olaylar da eklemi, bylece Telhs-i Tct-tevrh adl eserini kaleme almtr. Ayn ekilde Msr Valisi Ahmed Paann ktibi l, Nehrevlnin el-Berul-Yemn filfetil-Omn isimli kitabn tercme ederek kendi zamanndaki tarih olaylar da ilve etmi ve almasna Telu Berl-Yemn adn vermitir (A, XII/1, s. 149).

te yandan baz mellifler hacimli eserleri ihtisar etmekle mehur olmutur. bn Manzr, bn Sadn e-abatl-kbr, Chizin Kitbl-ayevn, Ebl-Ferec el- sfahnnin el-En, bn Abdrabbihin el-dl-ferd, bn Bessm e-enternnin e-are f mesini ehlil-Cezre, Hatb el-Baddnin Tru Badd, bn Askirin Tru Medneti Dma, Selibnin Yetmetddehr ve Eb shak el-Husrnin Zehrl-dbn zetlemitir. Safed onun ihtisar etmedii hemen hibir hacimli kitap kalmadn, olu Kutbddin de mrnn sonlarna doru gzlerini kaybedecek ekilde ok kitap okuyup bunlar ihtisar eden babasnn vefatnda kendi hattyla 500 cilt muhtasar braktn syler (Safed, V, 56-57). Takyyddin bn Kd hbe, bn Habb el-Halebnin Drretl-eslk f devletil-Etrkinden semeler yaparak Mnteab Drretil-eslk, Zehebnin elberini ihtisar edip Mutaarl-berini telif etmitir. bn Kd hbe, Ebl-Ksm bn Askirin Tru Medneti Dma, Zehebnin Trul-slm, Nsrddin bnl-Furtn Truddvel vel-mlk, bn Dokmakn Nzhetl-enm f tril-slm gibi eserlerinden semeler yaparak baka eserler de hazrlamtr.

BBLYOGRAFYA

bnn-Nedm, el-Fihrist (Teceddd), s. 291; bn Askir, Tru Dma (Amr), I, neredenin girii, s. 35; bnl-Esr, el-Kmil, I, 2; Ebl-Fid, el-Mutaar f abril-beer, Beyrut 1375/1956, I, 1011; Safed, el-Vf, V, 56-57; bn Haldn, Mukaddime (trc. Sleyman Uluda), stanbul 1983, II, 1279, 1280, 1283, 1284; Kef-unn, I, 27, 35, 294, 297-298; II, 1012-1013; Babinger (ok), s. 332, 347, 423; Ramazan een, Mslmanlarda Tarih-Corafya Yazcl, stanbul 1998, s. 54, 186, 187; Chase F. Robinson, Islamic Historiography, Cambridge 2003, s. 178; R. Stephen Humphreys, slam Tarih Metodolojisi -Bir Sosyal Tarih Uygulamas- (trc. Murtaza Bedir - Fuat Aydn), stanbul 2004, s. 168; Cengiz Orhonlu, Telhs, A, XII/1, s. 149. Casim Avc

el-MUHTASAR
() Ebl-Ksm el-Hraknin (. 334/946) Hanbel fkhna dair ilk klasik metin kabul edilen eseri (bk. HIRAK).

el-MUHTASAR
() Kudrnin (. 428/1037) Hanef fkhna dair eseri. Hanef mezhebinde en ok gvenilen temel metinlerden biridir. Mlik literatrnde Hall b. shak elCndnin el-Mutaar iin olduu gibi Hanef literatrnde de el-kitb dendii zaman Kudrnin bu eseri kastedilir (Kef-unn, II, 1633). Yaklak 12.000 meseleyi ierdii sylenen el-Mutaar (a.g.e., II, 1631), dier klasik fkh eserlerinde olduu gibi kitap ve bab sistemine gre dzenlenmitir. Birinci kitap tahret, son kitap feriz olup genellikle tahret, namaz, oru, zekt, hac, alveri, boama, cinayetler ve dava gibi geni muhteval konular eitli alt balklara (bab) ayrlm, dier blmler ise kitab bal altnda ilenmitir. Mellif kk bir risle yazmak amacyla balad eserin by blmn biraz uzatm, rehin blmnden itibaren orta bir seviye tutturmutur; bu sebeple baz konularn ksa, bazlarnn genie ilendii grlr. zl muhtevas dolaysyla eserde Kuran ve Snnetten delillere ok az yer verilmi, Hanef mezhebi dndaki mezheplerin grlerine temas edilmemitir. Mezhep imamlar arasndaki hiyerari gzetilerek Eb Hanfenin veya onun bulunduu tarafn grleri birinci srada ele alnm, daha sonra Eb Ysuf ve Muhammed b. Hasann ittifak ettii hususlar, Eb Ysufun tek bana kald ve Muhammed b. Hasann tek bana savunduu grler zikredilmitir. Kudr, el-Mutaar yazarken yararland kaynaklar hakknda bilgi vermemekle birlikte yaplan karlatrmalardan eserde hem muhteva hem sistem bakmndan Eb Cafer et-Tahvnin elMutaarndan byk lde istifade edildii anlalmaktadr; hatta Kudrnin bu eserinin Tahvnin el-Mutaarnn bir zeti olduu sylenebilir (her iki eserin sistematikleri iin bk. Kudr, s. 251-255; Tahv, s. 445-476). el-Mutaar dzenli sistematii, zengin muhtevas ve sade slbuyla Hanef fkh tarihinde hem ders kitab hem temel bavuru kayna olarak hret kazanmtr. Aleddin es-Semerkand, Tufetlfuah adl eserini yazarken Kudrnin kitabn esas ald, hatta onu erhe giritii gibi (Tufetlfuah, I, 5) Burhneddin el-Mergnn, Hanef mezhebinin temel kitaplarndan olan el-Hidyesini byk lde Muhammed b. Hasan e-eybnnin el-Cmiu-ari ile el-Mutaardan, Muzafferrddin bns-St de Mecmaul-bareyni el-Mutaar ile Eb Hafs en-Nesefnin elManmetn-Nesefiyyesinden yararlanarak yazmtr. Osmanl medreselerinde ders kitab olarak okutulan brhim el-Halebnin Mlteal-eburunun ana kaynaklarndan biri de Kudrnin bu eseridir. el-Mutaarn birok erh ve talik ile gnmze ulamas da Hanef mezhebi kaynaklar arasndaki yerini gstermektedir. Eser birok defa baslmtr (stanbul 1271, 1281, 1282, 1291, 1293, 1300, 1303, 1304, 1309, 1310, 1317, 1318, 1319, 1323, 1966, 1967; Delhi 1847, 1292; Lahor 1287/1870; Leknev 1876; Bombay 1303; Kazan 1890, 1909; Kahire 1324, 1948, 1957; nr. Kmil

Muhammed Muhammed Uveyza, Beyrut 1418/1997). erhleri. 1. Eb Bekir el-Haddd, es-Sircl-vehhc (yazma nshalar iin bk. Sezgin, I, 454). Birgivnin muteber saylmayan zayf kitaplardan biri olduunu syledii eseri (Kef-unn, II, 1631) bizzat Haddd el-Cevheretn-neyyire adyla ksaltm (stanbul 1301, 1306, 1314; I-II, kenarnda Meydnnin el-Lbb ile birlikte, 1316-1321; I-II, kenarnda el-Lbb ile birlikte, Kahire 1322; Delhi 1327; Lahor 1328), Ahmed b. Muhammed b. kbal de el-Bar-hir ismiyle tecrd ve ihtisar etmitir. 2. Abdlgan b. Tlib el-Meydn, el-Lbb f eril-Kitb. En tannm erhidir (stanbul 1275, 1315, 1316, 1323; Kahire 1330, 1331, 1346, 1354; nr. Muhammed Muhyiddin Abdlhamd, I-IV, Kahire 1381/1961, 1383/1963; nr. Abdlmecd Tume el-Haleb, I-II, Beyrut 1418/1998; nr. Abdrrezzk el-Mehd, I-III, Beyrut 1415/1994). 3. Muhammed k lh elBeren, et-Teshl-arr li-mesilil-udr (I-II, stanbul, ts.). Kitap soru-cevap eklinde dzenlenirken el-Mutaarn sistematiinde kk deiiklikler yaplm ve eserde bulunmayan baz balklar ilve edilmitir. 4. Crullah ez-Zemaher, eru Mutaaril-udr (Adana l Halk Ktp., nr. 35). 5. Habbz, eru Mutaaril-udr (tf Efendi Ktp., nr. 906). 6. Eb Nasr Ahmed b. Muhammed el-Akta el-Badd, eru Mutaaril-udr (Sleymaniye Ktp., Molla elebi, nr. 54; Mahmud Paa, nr. 185; Karaelebizde Hsmeddin, nr. 128, 129). bn Kutluboa, eserdeki garb hadisleri eru arbil-edil-mekre f eri Mutaaril-udr lil-Ata adyla erhetmitir (Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 839, 1768). 7. Hherzde, eru Mutaaril-udr (Sleymaniye Ktp., Sleymaniye, nr. 499; Yenicami, 404). Eser Fevidl-udr (Sleymaniye Ktp., Hasan Hsn Paa, nr. 421), eru mkiltil-udr (Sleymaniye Ktp., ehid Ali Paa, nr. 847) ve all mkiltil-udr (Sleymaniye Ktp., Hsrev Paa, nr. 92) adyla da anlr. Sleymaniye Ktphanesindeki (Badatl Vehbi Efendi, nr. 501) Mkilt udr isimli eser de bu erhin muhtasar niteliindedir. 8. Muhammed b. Ahmed el-sbcb, Zdl-fuah (Millet Ktp., Murad Molla, nr. 904; Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 1001, Yenicami, nr. 466; Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 1176). 9. Muhtr b. Mahmd ez-Zhid, el-Mcteb / eru Mutaariludr (Sleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 1262, Esad Efendi, nr. 741, Beir Aa, nr. 264; Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 1177; Millet Ktp., Feyzullah Efendi, nr. 807, 808). 10. Hsmeddin Ali b. Ahmed el-Mekk er-Rz, ulatd-delil f tenil-mesil (Sleymaniye Ktp., Hafd Efendi, nr. 74, Erzincan, nr. 45; Beyazt Devlet Ktp., Bayezid, nr. 8816, Veliyyddin Efendi, nr. 1175; Tire le Halk Ktp., Dier Vakflar, nr. 696). Tceddin bnt-Trkmn, bu erh iin anlalmas zor olan konularla ihmal edilen baz meseleler ve hadislerinin tahrci hakknda talikat yazmtr. Bu erhin hadislerini e-uru vel-vesil il marifeti edi ulatid-delil adl eserinde tahrc eden Abdlkdir el-Kure, ulatd-delili ayrca erhettii gibi burada ve el-Hidyede adlar geen limleri ksaca tantt bir eser de kaleme almtr. Hsmeddin Ali b. Ahmed er-Rz, Muhammed b. Hasan e-eybnnin el-Cmiu-ar ve Tahvnin el-Mutaar gibi baz temel metinlerde bulunup da Kudrnin muhtasarndaki hkmlere uymayan meseleleri Tekmiletl-udr adl eserinde toplam, bunu ulatd-delilin sistematiine uygun ekilde dzenlemi ve daha sonra bu tekmileyi de erhetmitir. 11. Ysuf b. mer es-Sf el-Bezzr (Nebrei eyh mer), Cmiul-mumert vel-mkilt (Sleymaniye Ktp., Yenicami, nr. 467). Bu erhin banda fkh ilminin fazileti, fkh limleri, fetva vermenin artlar, fetvann db, ictihad ve taklid gibi konulara dair bir blm bulunmaktadr. 12. Muhammed b. Ysuf es-Semerkand, el-Fhnnfi (Amasya Beyazt l Halk Ktp., nr. 488, 540; Adyaman l Halk Ktp., nr. 6, 49; Diyarbakr l Halk Ktp., nr. 3922). 13. Ebl-Mel Abdrrab b. Mansr el-Gaznev, Mltemesl-ivn (Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 1775; Yenicami, nr. 466). 14. Eb Abdullah Redddin Mahmd b.

Ramazan er-Rm, el-Yenbi f marifetil-ul vet-tefri (yazma nshalar iin bk. Sezgin, I, 453). 15. bn Kutluboa, Taul-udr. 16 ban 868 (24 Nisan 1464) tarihli mellif hatt nshas Chester Beatty Libraryde (nr. 5040) bulunan eser, ktphane kaytlarnda et-Terc vet-ten alel-udr (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 601; ehid Ali Paa, nr. 915/1), et-Terc vet-ta alel-udr (Sleymaniye Ktp., Sleymaniye, nr. 500), Tau Mutaaril-udr (Sleymaniye Ktp., Serez, nr. 1074), eru mkiltil-udr ( Ktp., AY, nr. 2642) ve iye al Mutaaril-udr (Millet Ktp., Murad Molla, nr. 796) adyla da gemektedir. evket Kersnin Medine el-Cmiatlslmiyyede yksek lisans tezi olarak nere hazrlad eser (1417/1996, Klliyyet-era) Eb Muhammed erf Maribzde tarafndan Trkeye evrilmitir (Sezgin, I, 455). 16. Abdrrahim b. Ali el-mid, el-Mhimm-arr (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 728-730; Lleli, nr. 1016). 17. Eb Yakb Ysuf b. Fazl el-Erzincn, erul-udr (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 731). 18. Abdullah b. Hseyin b. Hasan b. Hmid, adiul-uyn f eri Mutaaril-udr (Beyazt Devlet Ktp., Bayezid, nr. 2376, 2378; Kayseri Rid Efendi Ktp., Rid Efendi, nr. 1355). 19. Bedreddin Ahmed b. Muhammed er-Rz (bnl-Muzaffer), eru Mutaaril(Mkilti)udr (Sleymaniye Ktp., orlulu Ali Paa, nr. 211; Lleli, nr. 1160, 1161). 20. lys b. Ali, eru Mutaaril-udr (Hac Selim Aa Ktp., Aziz Mahmud Hdy, nr. 773). 21. mer b. Dnimend, eru Mutaaril-udr (Sleymaniye Ktp., Hafd Efendi, nr. 76). 22. Bostanzde, eru Mutaaril-udr (zmir Mill Ktp., Yazmalar Katalogu, nr. 1577). 23. Cemleddin Mutahhar b. Hseyin el-Yezd, el-Lbb eru Mutaaril-udr (orum l Halk Ktp., nr. 1528). Kaynaklarda ayrca el-Mutaara bnl-Muhaddis er-Resan, smil b. Hseyin el-Beyhak, Muhammed b. Resl el-Mkn, Muhammed b. Abdullah e-ibl, Eb shak brhim b. Abdlkerm el-Mevsl, Muhammed ah b. Muhammed (bnl-Hc), Ebl-Abbas Muhammed b. Ahmed elMahbb, Nsr b. Hseyin el-Alev el-Best, Nasr b. Muhammed el-Huttel, bn Vehbn gibi melliflerin erh ve hiye yazdklar belirtilmektedir. fi fakihi Abdrrahm b. Muhammed el-Mevsl, Zahrddin Muhammed b. mer en-Nevcbz, mfessir ve edip Mn el-Mutaar ihtisar etmi, Ebl-Muzaffer Muhammed b. Esad el-Hakm ile Eb Bekir b. Ali el-mil de eseri nazma ekmitir (Kef-unn, II, 1632, 1634; Sezgin, I, 455). Tercmeleri. el-Mutaar Ch. Solvet Franszcaya (Paris 1829), Rosenmller cihadla ilgili ksmn Latinceye (Analecta Arabica, Leipzig 1825-1826), G. N. Bousquet - L. Bercher mumelta dair bir blmn Franszcaya (Le statut personel en droit musulman hanafite, Tunus, ts.), Georg Helmsdrfer, nikhla ilgili ksmn Des Abul Hasan Ahmed ben Mohammed el Koduri aus Bagdad moslemitisches Eherecht nach hanefitischen Grundschriften herausgegeben adyla Almancaya (Frankfurt 1822, 1832) tercme etmitir. Eserin Trkeye ilk evirisinin ne zaman yapld tesbit edilememitir. Londrada School of Oriental and African Studiesin retim yelerinden Mr. Mundynin zel kitaplnda kaytl (nr. 89) Trke Kudr evirisinin ba taraf eksik olup 888 (1483) ylnda istinsah edilmitir. Eser, Trklerin edeb yaz dilinden slm sonras Ouz yaz diline gei aamasnda yazlm bir kitap olarak nitelenmektedir (Korkmaz, s. 231). Ayrca Bursa Eski Yazma ve Basma Eserler Ktphanesinde (Haraolu, nr. 558) mellifi belli olmayan, 949da (1542) istinsah edilmi Tercme-i Kudr adl bir eser bulunmaktadr.

el-Mutaarn bilinen dier Trke evirileri unlardr: 1. Muhammed Emin Fehim Paa, Tercme-i Kudr (Kitbl-Azz fil-Muhtasaril-Kudr; stanbul 1281, 1304, 1309, 1314, 1315, 1316, 1320, 1323). Azziyye adyla mehur olan tercmede eserin metni kelime veya cmleler halinde parantez ierisinde yazlm, arkasndan Trkesi verilmitir. 2. Hseyin Hsn, Sual ve Cevapl Kudr erf Tercmesi (stanbul 1329). Eserin tahretten hacca kadar olan blmleri maddeler haline getirilerek tercme edilmitir. 3. smil Mfd Efendi, Tercme-i Muhtasari Kudr (stanbul, ts.). 4. Muzaffer Ozak, Kudr-i erif Tercmesi: Sualli-Cevapl (stanbul 1958). 5. Sleyman Fahri, Kudr Metin ve Tercmesi (stanbul 1967, 1979). 6. Ali Arslan, Kudr Metni Tercemesi (stanbul, ts., Arslan Yaynlar). 7. Seyyid Fahreddin, Kudr Tercmesi (Isparta Uluborlu Aleddin le Halk Ktp., nr. 2194).

BBLYOGRAFYA

Kudr, el-Mutaar (nr. Kmil Muhammed Muhammed Uveyza), Beyrut 1418/1997; Tahv, elMutaar (nr. Ebl-Vef el-Efgn), Kahire 1370/1950, s. 445-476; Aleddin es-Semerkand, Tufetl-fuah, Beyrut 1405/1984, I, 5; Kef-unn, II, 1631-1634; M. k lh el-Beren, etTeshl-arr li-mesilil-udr (nr. Abdlhafz el-Mezhir el-Mekk), stanbul, ts., neredenin girii, I, 3-7; Brockelmann, GAL, I, 183-184; Suppl., I, 295; ul-meknn, II, 450; A. J. Arberry, The Chester Beatty Library a Handlist of the Arabic Manuscripts, Dublin 1964, VII, 14, 181; Sezgin, GAS, I, 452-455; Zeynep Korkmaz, Eski Bir Kudr evirisi, XI. Trk Dil Kurultaynda Okunan Bilimsel Bildiriler (1966), Ankara 1968, s. 225-231; Abdlvehhb brhim Eb Sleyman, Kitbetl-bail-ilm, Cidde 1403/1983, s. 334-335; Ahmet zel, Hanefi Fkh limleri, Ankara 1990, s. 37, 49, 57, 67, 70, 89, 93, 115; Abdullah Muhlis, eru Mutaaril-udr el-msemm ulatd-delil f tenil-mesil, MMADm., XVI /11-12 (1941), s. 506-511; M. Ben Cheneb, al-udr, EI (ng.), V, 345. Ferhat Koca

el-MUHTASAR
() Eb c el-sfahnnin (. 500/1107den sonra) fi fkhna dair eseri. et-Tarb fil-fh ve yetl-itir adlaryla da bilinen eser fi fkhn zetleyen kk hacimli bir kitaptr. Mellif nszde eserin rencilerin kolayca anlayp ezberleyebilecei, mam finin mezhebine gre belli bal meselelerin taksimatna ve hkmlerine yer veren zl bir metin olduunu belirtir. el-Mutaar kitab ve fasl tertibine gre dzenlenmi olup ilki ahret, sonuncusu It olmak zere on alt kitaptan meydana gelmitir. Muhtemelen fkh eitiminin ilk basama iin kaleme alndndan Mverdnin el-n ve Gazzlnin el-Veczi gibi ayn dnemde telif edilmi fi muhtasarlarna nisbetle kitapta bilhassa vaz hkmler kapsamndaki terimlerin ok az kullanld grlmektedir. Bu zelliiyle eser, Abdullah b. Abdurrahman el-Hadramnin el-Muaddimetlaramiyyesi ve Zekeriyy el-Ensrnin Tarr Tenil-Lbbndan daha ksa ve basit bir metindir. Pek ok defa baslan et-Tarbi (Bombay 1297; Kahire 1314, 1344, 1345, 1347, 1374/1955; nr. Muhyiddin el-Cerrh, Dmak 1969; Beyrut 1985; nr. Muhammed Lebb, Tanta 1413/1993) S. Keijzer (Prcis de jurisprudence musulmane par Abou Chodja, Leiden 1859) ile G. H. Bousquet (Abrg de la loi musulmane selon le rite limam El-Chafii par Abou Chodja, Revue algrienne de jgislation et de jurisprudence, I [Alger 1935], s. 193-207) Franszcaya ve Abdullah Eliolu Trkeye (afi lmihali, stanbul, ts.) tercme etmitir. el-Mutaar zerine kaleme alnm erh ve hiyelerin belli ballar unlardr: 1. Takyyddin bn Dakkuld, Tufetl-lebb f erit-Tarb. erhin temel zellii, metindeki hkmlerin naslarla ve bilhassa ahkm hadisleriyle irtibatnn kurulmasdr (nr. Sabr b. Selme hin, Riyad 1420/1999). 2. Takyyddin el-Hsn, Kifyetl-ayr f alli yetil-itir. Eserde aklamalarn yannda birok fkh mesele mezhep literatrne atf yaplarak ele alnmaktadr (I-II, Kahire 1350; Kum 1410; nr. Abdullah el-Ensr, Beyrut, ts.; nr. Ali Abdlhamd Ebl-Hayr - Muhammed Vehb Sleyman, Beyrut 1996). 3. bn Ksm el-Gazz, Fetul-arbil-mcb f eri elfit-Tarb (el-avllmutr f eri yetil-itir). Metinde yer almayan meselelere pek temas etmeyen ve lugav tahlillere arlk veren ksa bir erhtir (Bulak 1271, 1285, 1298; Kahire 1278, 1279, 1285, 1289; nr. L. W. C. van den Berg, Leiden 1895, Franszca tercmesiyle birlikte). Bu erh zerine Ahmed b. Ahmed el-Kalyb, brhim b. Muhammed el-Birmv (Bulak 1287, 1298; Kahire 1279, 1287, 1298) ve brhim b. Muhammed el-Bcr (Bulak 1273, 1285, 1298; Kahire 1303, 1326) hiye yazmtr. 4. bn Abdsselm el-Menf, el-n f eri Mutaari Eb c. Mellif bu erhini Tenflesm bi-alli el-fi Mutaari Eb c adyla ihtisar etmitir (Kef-unn, II, 1625). 5. Hatb e-irbn, el-n f alli elfi Eb c. Eserin en ok tannan erhi olup (Kahire 1277, 1282, 1284, 1306, 1307; Bulak 1291, 1293; Halep 1412/1991) hiyeleri arasnda Ahmed b. Ahmed elKalybnin hiyesiyle Sleyman b. Muhammed el-Bceyrimnin Tufetl-abb al erilabi (I-IV, Bulak 1284; Kahire 1310; Beyrut 1398/1978, 1996, 2000) zikredilebilir. 6. bn Ksm el-Abbd, Fetul-affr. 7. Ebl-Fazl Veliyyddin el-Basr, en-Nihye (nr. Zekeriyy Umeyrt, Beyrut 1995). erefeddin Yahy b. Nreddin Ms el-mrt, et-Tarbi Nihyett-tedrb f namitTarb adyla manzum hale getirmitir (a.g.e., II, 1191; Brockelmann, GAL Suppl., I, 677). Mustafa Db el-Bug da eser zerine et-Tehb f edilleti metnil-ye vet-Tarb adyla bir alma

yapmtr (Dmak 1983, 3. bs.).

BBLYOGRAFYA

bn Dakkuld, Tufetl-lebb f erit-Tarb (nr. Sabr b. Selme hin), Riyad 1420/1999, s. 14-15; Kef-unn, II, 1191, 1625; Serks, Mucem, I, 318, 509, 529, 553; II, 1416; Th. W. Juynboll, Handleiding, Leiden 1930, s. 374-375; Brockelmann, GAL, I, 492-493; Suppl., I, 676-677; ul-meknn, II, 447-448; N. P. Aghnides, An Introduction to Mohammedan Law and a Bibliography, Lahore 1981, s. 188; Slihiyye, el-Mucem-mil, III, 360-361; Cl. Gilliot, Textes arabes anciens dits en Egypte au cours des annes 1994 1996, MIDEO, XXIII (1997), s. 383; J. Schacht, Ab Shudj, EI (ng.), I, 150-151; Fermrz Hc Menihr, Eb c sfahn, DMB, V, 594-595; Ahmet zel, Fkh, DA., XIII, 18. M. Kmil Yaarolu

el-MUHTASAR
() bnl-Hcibin (. 646/1249) fkh usulne dair eseri. Mutaarl-ul, el-Mutaarl-ul, Mutaaru bnil-cib el-ul (el-al, fil-ul), Mutaarl-Mnteh gibi isimlerle anlan eser, mellifin Seyfeddin el-midnin el-km ile bunun zerine yapt ihtisar almasnn yine kendisi tarafndan yaplm zetidir (bn Kesr, elBidye, XIII, 176; bn Haldn, s. 427; Kef-unn, I, 17; II, 1853). Kitabn usul kaydyla birlikte anlmas, yazarn Mlik mezhebinin istikrar dneminde fr alannda yazlm en temel metinlerden biri olan Cmiul-mmeht adl dier muhtasarndan ayrt edilebilmesi iindir. MutaarlMntehnn asl olan ilk muhtasar bn Haldn tarafndan el-Mutaarl-kebr diye anlrken Ahmed Cevdet Paann Mukaddime Tercmesinde Mntehel-vl vel-emel f ilmeyil-ul vel-cedel eklinde kaydedilmi (Mukaddime-i bn Haldnun Fasl- Sdisinin Tercemesi, s. 56), eserin baz basklarnda da (Kahire 1326; Beyrut 1405/1985) bu isim esas alnmtr. Bununla birlikte kaynaklarda daha yaygn olarak kullanlan isim Mntehes-sl (sl) vel-emel f ilmeyil-ul vel-cedeldir (Makkar, II, 665; Kef-unn, II, 1625, 1853-1855; Sddk Hasan Han, III, 34; Hediyyetl-rifn, I, 655; kr. Serks, I, 72). Mntehes-sul eklindeki adlandrmann ise (EI2 [ng.], III, 781) yanl olduu anlalmaktadr (Kef-unn, II, 1857). Mtekellimn metoduna gre yazlm fkh usul kitaplarnn olgunluk aamasn temsil eden iki nemli eserden biri midnin el-km, dieri Fahreddin er-Rznin el-Maldr. Kd Abdlcebbrn el-Umed, mml-Haremeyn el-Cveynnin el-Burhn, Ebl-Hseyin elBasrnin el-Mutemed ve Gazzlnin el-Mstafsn zetleyen ve bunlarn ierdii usul konularn yeni bir sistematik iinde ele alan bu iki eser, daha sonra gelien fkh usul edebiyatn byk lde etkilemi olup bu konuda Mutaarl-Mntehnn da nemli katks vardr. Zira mid ile Rznin sistemletirerek aktardklar birikimi zetleyen bu kitap, gerek mtekellimn metoduna gerekse karma metoda gre kaleme alnan sonraki fkh usul eserlerince esas alnan son muhtasar kabul edilebilir. Nitekim bnl-Hcibin ardndan bilhassa mtekellimn fkh usul edebiyat artk byk lde erh ve hiyelerle devam etmitir. Dier taraftan Ear fkh usul gelenei ierisinde zellikle mantn usule dahil edilmesiyle belirginleen mteahhirn izgisinin Rz-mid-bnl-Hcib eklinde ifade edildii grlr (bn Teymiyye, Mecmu fetv, XIII, 59; XX, 403, 408; er-Red alel-manyyn, s. 418). Hatta bnl-Hcib, dil ilimlerinde olduu gibi fkh usul alannda da mant belirleyici konuma getirdii iin eletirilmitir. Bu adan bakldnda bnl-Hcib ve Mutaarl-Mnteh zerinde Rz etkisinin daha belirgin olduu sylenebilir. Ftm hkimiyeti sebebiyle retim halkalar zayflayan Msr Mlikleri arasnda teorik fkh almalar geri kalrken bnl-Hcibin fkh usulne dair her iki eseri bu evrede fkh usulnn geliimi asndan bir dnm noktas tekil etmitir (avuolu, s. 21, 64). Dier taraftan -bnlKassr ve Ebl-Veld el-Bc gibi erken dnem usul yazarlar bir yana-byk lde Ear / mtekellimn izgisinde gelien Mlik usul literatr ierisinde mantk merkezli usul anlayn da yine bnl-Hcibin el-Mntehs ve el-Mutaar ile balatmak mmkndr. Zira Eb Bekir

bnl-Arab ve Mzer gibi daha nceki Ear-Mlik usulcleri arasnda mantk ilmine ve dolaysyla mantn fkh usulne dahil edilmesine kar bir tavr sz konusu iken bnl-Hcib ile birlikte Rz ekol ya da mteahhirn metodu Mlik usul ierisinde yeni bir izgi olarak ortaya kmtr (Sad Gurb, s. 18, 21; M. Hlid Mesd, s. 66, 100, 144). Eserin konu sistematii midnin el-kmndakine paralel biimde mebd, sem (er) deliller, ictihad ve tercih baln tayan drt blm zerine kurulmutur. Birinci blm fkh usulne giri nitelii tayan temel bilgilerle (mebd) ilgilidir. Fkh usulnn tanm, konusu, amac / faydas ve yararland ilimler hakknda olduka ayrntl bilginin verildii bu blmde usul konularnn daha iyi anlalabilmesi iin gerekli olan mantk, kelm ve dil ilimleriyle ilgili kavram ve meselelerin yan sra er hkm de ele alnmtr. Kitabn byk bir ksmn oluturan ikinci blm er delillere ayrlmtr. bnl-Hcib burada kitap, snnet, icm, kyas ve istidll eklinde be er delil zerinde durur. mid, istidll ad altnda yalnzca kendisinin makbul birer delil olarak kabul ettii mantk kyas ve trleriyle istishbl-hlden sz ederken bnl-Hcib eru men kablen, mezhebs-sahb, istihsan ve meslih-i mrseleyi de istidll kapsamnda ele almtr. Onun, sz konusu hkm kayna ve yntemlerini delil olarak kabul edilip edilmediine bakmakszn nitelikleri itibariyle tasnif ettii ve nas, icm ve kyas (er) dnda kalan btn akl yrtme ve hkm karma yntemlerini istidll bal altnda toplad anlalmaktadr. Mantk kyas ve trlerini ise kitabn bandaki mebd blmnde ele almtr. eru men kableny delil kabul ederek midye, dolaysyla Ear grne muhalefet eden bnl-Hcib mezhebs-sahb, istihsan ve meslih-i mrsele konularnda mid ile ayn fikirdedir. Bu adan bakldnda Mutaarl-Mntehnn bir Mlik usul kitab olup olmad tartmal hale gelmektedir. Zira mid, mezhebs-sahbnin delil olduunu syleyenler arasnda Mliki de sayd halde bnlHcib buna hi deinmeksizin delil olmad grn tercih eder (el-km, II, 385-390; Mutaarl-Mnteh, II, 457). er deliller iinde nemli bir yeri olduu konusunda bilhassa Mlikten ve bnl-Ksmdan pek ok ey nakledilen ve Mlikler arasnda ihtilfl olan istihsann delil olmad hususunda midyi aynen tekrarlayan bnl-Hcib sadece finin ve Earfilerin yaklamn zetlemi gibidir (el-km, II, 390-394; Mutaarl-Mnteh, II, 457-459). Maslahat- mrsele konusunda ise Gazzl ve Rz izgisine muhalefet eden midnin tavrn aynen benimsemi, bu arada byle bir delilin Mlike nisbet edilmesini kesin bir dille reddetmitir (elkm, II, 394-395; Mutaarl-Mnteh, II, 460). Aslnda Mlikin ve Mlik usulclerin grlerine atfta bulunulmamas, gerek Mntehes-sln gerekse Mutaarl-Mntehnn genelinde dikkat eken bir husustur. Bunun belki tek istisnas ve bnl-Hcibin Mlik kimliinin ak bir biimde ortaya kt yer icm bal altnda Medine icmnn tartld meseledir. midnin aksine nce Mlikin Medine icmnn delil olduuna dair grn ortaya koyup ounluun grne kar savunan bnl-Hcibin bu konudaki tercihi, Mlikler arasnda Medine icmn sadece sahbe icm ya da rivayete dayanan Medine ameliyle snrlamayp en geni tutan eilimden yanadr (el-km, I, 206-209; Mutaarl-Mnteh, I, 131-133). nc ve drdnc blmler olduka snrl bir hacme sahip olup ilkinde ictihad, taklid, fetva ve mft ile ilgili meseleler, ikincisinde nakl ve akl deliller arasndaki teruz trleri ve teruzu gidermek iin bavurulacak tercih yollar ele alnmaktadr (Wael b. Hallaq, mellifin nc blmdeki bir ifadesinden fetva ehliyeti konusunda midye nisbetle daha msamahakr dnd sonucunu karmaktadr, bk. A History of Islamic Legal Theories, s. 143-145; Authority Continuity, s. 68-69).

bnl-Hcibin btn eserlerinde grld gibi el-Mutaar da olduka veciz ve kapal bir slpla kaleme alnm olmasna ramen (Safed, IV, 226; Kef-unn, II, 1354) yazarnn salnda medreselerde ders kitab olarak okutulmaya balanm ve ksa zamanda Fahreddin er-Rznin elMnteabnn yerini alarak en mehur fkh usul metinlerinden biri haline gelmitir (Safed, XIX, 494). nemli sayda erh ve hiye yannda mehur hadis limlerince yaplm tahrc almalarna konu olmas bu hretin bir gstergesidir. VIII-IX. (XIV-XV.) yzyllarda belirli ilim dallarnda yaygn biimde okunan kitaplar arasnda bnl-Hcibin eserlerinin sarf, nahiv ve aruz yannda fkh usul alannda da nemli bir yere sahip olduu grlmektedir (Kalkaend, I, 539-540, 542, 548549). Ayrca Emr es-Sannnin kaydettiine gre Mutaarl-Mnteh XI-XII. (XVII-XVIII.) yzyllarda Zeydler arasnda en yaygn fkh usul metinlerinden biriydi (Tavul-efkr, II, 227). Sadrerann Tenul-ul ve Molla Fenrnin Full-bedyii gibi karma metotla yazlm fkh usul eserlerinin kaynaklar arasnda bulunan Mutaarl-Mnteh (Kef-unn, I, 496; II, 1267), ayn zamanda Osmanl medreselerinde okutulan ve Osmanl fkh bilginlerini etkileyen balca eserler arasnda yer alyordu (Uzunarl, s. 22; Cici, s. 43-44). Daha ok erh ve hiyeleriyle birlikte baslan kitabn mstakil neirleri de yaplmtr (Kahire 1326, Bihrnin Msellembtu ile birlikte; nr. abn Muhammed smil, Kahire 1393/1973). erh ve Hiyeleri. Ellinin zerinde erhi olan Mutaarl-Mntehy erhedenler arasnda emseddin Muhammed b. Muhammed es-Sefkus, Ebl-Abbas Ahmed b. drs el-Bic, Yahy b. Ms er-Rahn, Ahmed b. mer b. Ali er-Raba, Muhammed b. Abdurrahman b. Asker el-Badd, Ebl-Abbas Ahmed b. Muhammed el-skender (bnt-Tenes), Behrm b. Abdullah ed-Demr, Ebl-Ksm Muhibbddin Muhammed b. Muhammed en-Nveyr el-Meymn ve Bedreddin elKarf gibi Mlikler de bulunmakla birlikte zellikle Ear-filerin okluu dikkat ekmektedir. 1. Adudddin el-c, eru Mutaaril-Mnteh. erhler arasnda en ok tutulan ve zerine en fazla hiye yaplandr. Yeterince ak ve anlalr olmad iin izahna ihtiya duyulduu belirtilen (Kef-unn, II, 1854) bu erh zerine yazlm hiyelerin en mehurlar Sadeddin et-Teftzn ile Seyyid erf el-Crcnye aittir. Dnce ve eserleriyle Dou slm dnyasnn ilim geleneinde belirleyici etkileri olan bu limlerin anlan almalar Mutaarl-Mntehnn elde ettii hrette nemli bir paya sahip olmaldr. Nitekim eser genellikle bu erh ve hiyeleriyle birlikte neredilmitir (I-II, stanbul 13071310; Bulak 1316-1317, Teftzn, Crcn ve Crcnnin hiyesine Hasan el-Herevnin hiyeleriyle birlikte; Kahire 1319, Teftznnin hiyesiyle birlikte; nr. Fd Nsf - Trk Yahy, Beyrut 1421/2000). Adudddin el-cnin rencisi Seyfeddin el-Ebher (TSMK, III. Ahmed, nr. 1330; Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 725; tf Efendi Ktp., tf Efendi, nr. 1599), Mirzacn Habbullah b. Abdullah e-rz (Sleymaniye Ktp., Kl Ali Paa, nr. 317, ehid Ali Paa, nr. 623; Kprl Ktp., Fzl Ahmed Paa, nr. 489; Tire le Halk Ktp., Necib Paa, nr. 195) ve Celleddin ed-Devvn (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 693) gibi daha pek ok lim Adudddin el-cnin erhi zerine hiye yazmtr. Seyyid erf el-Crcnnin hiyesi iin de Hasan el-Herev, Molla Hsrev (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 471; Hamidiye, nr. 424, 437; Damad brhim Paa, nr. 229, 453), Hatibzde Muhyiddin Efendi (tf Efendi Ktp., nr. 672; Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 471, Esad Efendi, nr. 693; Tire le Halk Ktp., Necib Paa, nr. 196) ve Muhammed b. Abdlhamd el-Kefev (Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 723, 726; Ftih, nr. 1278) gibi limler hiye kaleme almtr (emseddin el-Kirmn, hocas Adudddin el-cnin erhi dnda MutaarlMnteh zerine yazlm yedi mehur erh daha bulunduunu belirterek unlar zikreder): 2.

Kutbddn-i rz, eru Mutaaril-Mnteh (Medine el-Cmiatl-slmiyyede yksek lisans tezi olarak baz blmleri Sveyd Cuma Meync ve Murd Bdye tarafndan nere hazrlanmtr, 1415-1416/1995). 3. Hasan b. erefah, alll-ad vel-al f eri Mutaaris-sl vel-emel (Sleymaniye Ktp., Karaelebizde Hsmeddin, nr. 85; eru Mutaaril-Mnteh, Beyazt Devlet Ktp., Bayezid, nr. 1735). 4. bnl-Mutahhar el-Hill, yetl-vl ve us-sbl f eri Mutaar Mntehes-sl vel-emel (Sleymaniye Ktp., Yazma Balar, nr. 154; rperdnin bu erh zerine yazd hiye iin bk. Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 1351/1). 5. Mahmd b. Abdurrahman el-sfahn, Beynl-Mutaar (nr. Muhammed Mazhar Beka, I-II, Mekke 1406/1986). 6. emseddin Muhammed b. Muzaffer el-Halhl el-Hatb, eru Mutaaril-Mnteh (Kprl Ktp., Mehmed sm Bey, nr. 224). 7. Zeynddin Ali b. Rzbihn el-Hunc, el-Muteber f erilMutaar (rz, s. 202; Kef-unn, II, 1854). 8. Bedreddin Muhammed b. Esad et-Tster, Mecmaud-drer (Brockelmann, GAL Suppl., I, 537; Zirikl, VI, 32). 9. emseddin el-Kirmn, enNud ver-rudd. Anlan yedi erhin yan sra dier baz erhlerden daha yararlanarak derleme niteliinde bir alma olup (bandan fkh kurallarn sonuna kadar Muhammed Ber dem tarafndan el-Cmiatl-slmiyyede [Medine 1416/1995] yksek lisans tezi olarak tahkik edilmitir) yedi erhi ierdii iin es-Sebats-seyyre veya el-Kevkibs-seba gibi isimlerle de anlmaktadr (bn Kd hbe, III, 180; bn Hacer el-Askaln, VI, 66-67). Kef-unnda bu erh tantlrken mellif adnn Ekmeleddin el-Bbert olarak kaydedilmesi (II, 1854) muhtemelen onun erhiyle isim benzerliinden kaynaklanan bir hatadr. 10. Kd Beyzv, Mirdl-efhm f mebdiil-akm eru Mutaaril-Mntehes-sl vel-emel (TSMK, III. Ahmed, nr. 770). 11. Ziyeddin Abdlazz b. Muhammed et-Ts, Kifr-rumz ve muhirl-knz eru Mutaar bnil-cib fil-ul (Riyad Muhammed b. Sud niversitesinde vaz b. Muhammed b. Sad elKaran ve Yahy Abdullah el-Gmid tarafndan yksek lisans tezi olarak nere hazrlanmtr, 1407/1987). 12. Tceddin es-Sbk, Reful-cib an Mutaar bnil-cib (nr. Ali Muhammed Muavvez - dil Ahmed, I-IV, Beyrut 1419/1999). 13. Ebl-Berekt en-Nesef, el-Vf eru Mutaaril-Mnteh (Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 1363, Crullah Efendi, nr. 527; Nuruosmaniye Ktp., nr. 1337; Beyazt Devlet Ktp., Bayezid, nr. 1805). 14. Ekmeleddin el-Bbert, er-Rudd vennud (nr. Terhb b. Rebn ed-Devser, Medine 1415/1995; ayrca Dayfullah b. Slih b. Avn elmer tarafndan el-Cmiatl-slmiyyede doktora tezi olarak nere hazrlanmtr, 1415/1994). 15. Makbl, Necu-lib bi-Mutaar bnil-cib (Mektebetl-Haremil-Mekk, nr. 1534). bnl-Hcibin Mutaar adnda iki ayr almas bulunmasnn zaman zaman karkla yol at ve Mutaarl-Mnteh erhi olarak kaydedilen baz eserlerin onun Cmiul-mmeht adl dier muhtasar zerine yaplm erhler olduu anlalmaktadr. Hall b. shak el-Cnd, Muhammed b. Muhammed el-Makkar ve Eb Ysir Muhammed b. Ammr el-Mlikye nisbet edilen erhler byledir (Kef-unn, II, 1855, 1856; Hediyyetl-rifn, I, 352; M. Hlid Mesd, s. 100). te yandan Mutaarl-Mnteh erhlerinden nemli bir ksmnn Badatl smil Paa tarafndan Mntehes-sl erhi olarak kaydedildii grlmektedir (Hediyyetl-rifn, I, 7, 151, 157, 273, 308, 389, 505, 666). Kaynaklarda bnl-Hcibin bu eseri zerine yapld zikredilen tek ihtisar almas Cabernin el-Kitbl-Muteber fitiril-Mutaardr (Kef-unn, II, 1856; Hediyyetl-rifn, I, 7). Abdurrahman b. mer el-Bulkn ve Kvmddin Muhammed Mehd el-Kazvn el-Mutaar manzum hale getirmitir (Kef-unn, II, 1856; Hediyyetl-rifn, I, 275, 613).

Tahrcleri. 1. Ebl-Fid bn Kesr, Tufet-lib bi-marifeti edi Mutaar bnil-cib (nr. Abdlgan b. Humeyd b. Mahmd el-Kbeys, Mekke 1406/1986). Eser ayrca Abdullah b. Abdurrahman el-Muhaysin tarafndan Cmiatl-mm Muhammed b. Sud el-slmiyyede (Riyad 1406) yksek lisans tezi olarak nere hazrlanmtr. 2. bn Hacer el-Askaln, Muvfaatl-ubrilaber f tarci edil-Mutaar (nr. Hamd Abdlmecd es-Selef - Subh es-Smerr, I-II, Riyad 1412, 1414/1993). Eserin bir ksmn Abdullah b. Ahmed b. Sleyman elHamed Cmiatlslmiyyede (Medine 1404) doktora tezi olarak nere hazrlamtr. 3. Bedreddin ez-Zerke, elMuteber f tarci edil-Minhc vel-Mutaar (nr. Hamd Abdlmecd es-Selef, Kveyt 1404). Kd Beyzvnin Minhcl-vl ile bnl-Hcibin Mutaarl-Mntehsnda bulunan hadislerin tahrcidir. 4. bnl-Mlakkn, yetl-memlir-rb f marifeti edi bnil-cib (Sleymaniye Ktp., Damad brhim Paa, nr. 396/1). 5. emseddin bn Abdlhd (Brockelmann, GAL, I, 373; Mntehes-sl ve Mutaarl-Mnteh zerine yaplan almalar iin bk. Kefunn, II, 1853-1857; Abdullah Muhammed el-Habe, s. 1575-1590). Bessm Ali, bnl-Hcibin bu kitabndan hareketle onun usul dncesini ortaya koymak iin el-Fikrl-ul inde bnil-cib adyla bir yksek lisans tezi hazrlamtr (1405, Cmiat mmil-kur [Mekke]).

BBLYOGRAFYA

bnl-Hcib, Mutaarl-Mnteh, stanbul 1307-10, I-II; Seyfeddin el-mid, el-km f ulilakm (nr. brhim el-Acz), Beyrut 1405/1985, I, 206-209; II, 361-367, 376-395; bn Teymiyye, Mecmu fetv, XIII, 59; XX, 403, 408; a.mlf., er-Red alel-manyyn, Beyrut, ts. (Drlmarife), s. 418; Sbk, e-abat (Tanh), VIII, 16; X, 46; Safed, el-Vf, II, 164; IV, 226; XIX, 494; bn Kesr, el-Bidye, XIII, 176; a.mlf., Tufet-lib bi-marifeti edi Mutaar bnilcib (nr. Abdlgan b. Humeyd b. Mahmd el-Kbeys), Mekke 1406/1985, neredenin girii, s. 85-86; bn Ferhn, ed-Dbcl-mheb (nr. Memn b. Muhyiddin), Beyrut 1996, s. 139, 269, 306, 417, 437; Cneyd-i rz, eddl-izr (nr. Muhammed Kazvn - kbl-i Atiyn), Tahran 1328 h., s. 202, 212-213; bn Haldn, Muaddime (nr. Derv el-Cveyd), Beyrut 1416/1996, s. 422, 427; Kalkaend, ubul-a (emseddin), I, 539-540, 542, 548-549; bn Kd hbe, abatfiiyye, III, 180; bn Hacer el-Askaln, ed-Drerl-kmine (nr. M. Abdlmud Han), Haydarbd 1972, VI, 66-67; Bedreddin el-Karf, Tevud-Dbc (nr. Ahmed e-teyv), Beyrut 1403/1983, s. 56, 83, 221-222; Makkar, Nefu-b, II, 665; Kef-unn, I, 17, 496; II, 1267, 1354, 1625, 1853-1857; Emr es-Sann, Tavul-efkr (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Medine, ts. (el-Mektebets-selefiyye), II, 227; Ahmed Cevdet Paa, Mukaddime-i bn Haldnun Fasl- Sdisinin Tercemesi, stanbul 1277, s. 56; Sddk Hasan Han, Ebcedl-ulm (nr. Abdlcebbr Zekkr), Dmak 1978, III, 34, 58; Serks, Mucem, I, 72; Brockelmann, GAL, I, 372-373; Suppl., I, 537-538; ul-meknn, II, 572-573; Hediyyetl-rifn, I, 7, 151, 157, 221, 223, 273, 275, 308, 352, 389, 505, 541, 553, 575, 613, 655, 666, 798; Uzunarl, lmiye Tekilt, s. 22; Abdlvehhb Hallf, slm Hukuk Felsefesi: lm uslil-fkh (trc. Hseyin Atay), Ankara 1973, tercme edenin girii, s. 106-112; Zirikl, el-Alm (Fethullah), VI, 32; Sad Gurb, bn Arafe vel-menziulal, Tunus 1993, s. 18, 21; M. Hlid Mesd, slm Hukuk Teorisi (trc. Muharrem Kl), stanbul 1997, s. 66, 100, 144; Wael b. Hallaq, A History of Islamic Legal Theories, Cambridge 1997, s. 129, 143-145; a.mlf.,

Authority Continuity and Change in Islamic Law, Cambridge 2001, s. 68-69; Recep Cici, Osmanl Dnemi slm Hukuku almalar: Kurulutan Fatih Devrinin Sonuna Kadar, Bursa 2001, s. 43-44; Ali Hakan avuolu, Irak Mlik Ekol (doktora tezi, 2004), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 21, 63-64; Abdullah Muhammed el-Habe, Cmiu-r vel-av, Ebzab 1425/2004, s. 15751590; M. Ben Cheneb, bnl-Hcib, A, V/2, s. 857; a.mlf., all b. Is, EI (ng.), IV, 964; H. Fleisch, Ibn al-ib, a.e., III, 781. Ferhat Koca

el-MUHTASAR
() Ebl-Fidnn (. 732/1331) umumi tarih trndeki eseri. Tam ad el-Mutaar f abril-beer (el-Mutaar f tril-beer, Tru Ebil-Fid) olan eserin mukaddimesinde mellif kaynaklarn akladktan sonra tarihiler arasndaki ihtilflara temas eder. Bu arada Tevrat nshalar hakknda bilgi verir. Ayrca mehur tarih kitaplarndan derlediini syledii, peygamberler arasndaki zaman dilimini gsteren bir cetvel koyar. ki blmden oluan eserin be ksma ayrlan birinci blm Hz. demden itibaren peygamberler tarihi, slm ncesi dnemde yaam eitli dinlere mensup kavimler, milletler ve devletlerle Arap kabilelerine dair bilgi ihtiva eder. Bu ksm Resl-i Ekremin atalar ve Fil Vakas ile nihayete erer. Hz. Peygamberin doumuyla balayan ikinci ksmda 729 yl sonuna (Ekim 1329) kadar meydana gelen hadiseler ve bu dnemde kurulan devletler kronolojik srayla ele alnr. 730-749 (1330-1348) yllar arasnda cereyan eden olaylar, nirler tarafndan bnl-Verdnin Tetimmetl-mutaarndan iktibas edilerek esere eklenmitir. Ebl-Fid, el-Mutaarn 628 (1231) ylna kadar olan ksmnda zzeddin bnl-Esrin el-Kmil fit-trini zetleyerek kitabna almtr. Bunun dnda Eb s Ahmed b. Ali el-Mneccimin Kitbl-beyn an tri sin zamnil-lem al seblil-cce vel-burhn, Hamza elsfahnnin Tru sin mlkil-ar vel-enbiy, Brnnin el-nnl-Mesd, el-rlbye, Tau m lil-Hind, Sid el-Endelsnin abatl-mem, bn Miskeveyhin Tecriblmem, Umre el-Yemennin Trul-Yemen, Abdlazz b. eddd es-Sanhcnin el-Cem velbeyn f abril-ayrevn (Trul-ayrevn), Ali b. Zfirin ed-Dvell-mnaa, bn Mnkzn Kitbl-tibr, ehristnnin el-Milel ven-nial, bn Sad el-Maribnin el-Murib f ulel-Marib, bn Vsln Mferricl-krb, bnl-Admin Buyet-aleb f tri aleb ve bn Ebd-Demin et-Trul-kebrinden (et-Trul-Muaffer) istifade etmi, bunlardan bazsn eserin mukaddimesinde aklamtr. Mellifin gnmze ulamayan baz kitaplar da kaynak olarak kulland anlalmaktadr. Sade bir slpla yazlan el-Mutarn Ebl-Fidnn bizzat katld veya grd olaylar anlatt ksmlar Eyybler ve Memlkler tarihi asndan birinci derecede kaynak durumundadr. Mellif kaynaklardaki bilgileri tahkik ve teyit etmeden kullanmam, bu arada kendi sahalarnda uzman kiilerin eserlerine bavurmay da ihmal etmemitir. Nitekim onun Firavunlar ve Msr tarihi konusunda bn Hannn et-Tabernin, Yunan filozoflar hakknda ehristn ve bnl-Kftnin, Moollar ve Hrizmliler hakknda Nesevnin, Halep tarihi konusunda bnl-Admin eserlerini kaynak olarak kulland grlmektedir. te yandan doruyu yanltan, gerei hurafe ve efsaneden ayrt etmek iin zen gstermi, hurafelerin nasl ortaya ktn anlatarak okuyucuyu uyarm, olaylar o gne ve gelecee etkisi asndan deerlendirmitir. Ksas- enbiy konusunda verdii bilgilerde Ebl-Fid da dier tarihiler gibi Kitb- Muaddese dayanmtr. Tevrattan bilgi naklederken Tevratn brnce, Greke ve Smirce nshalar arasnda bulunan farkllklara iaret etmesi ve Greke Tevratn daha doru olduunu sylemesi mellifin bu

konuda da bilgi sahibi olduunu gstermektedir. Eser ayrca Hintliler, Yunanllar, inliler gibi milletlerin zellikleri, ilim ve sanatlar hakknda mlmat iermektedir. Kitapta din, edeb, ilm, itima ve siyas hareketlerin yan sra Eb Bekir er-Rz, Frb, bn Sn, Nasrddn-i Ts, mam fi, Sbeveyhi, Yahy b. Ziyd el-Ferr, Chiz, Muhammed b. Cerr et-Taber, zzeddin bnl-Esr ve Fahreddin er-Rz gibi lim ve filozoflar hakknda da deerli bilgiler bulunmaktadr. Ebl-Fid, olaylar dier umumi tarihiler gibi hicretten itibaren kronolojik bir srayla kaydettikten sonra o yl vefat eden mehur ahslarn hayatna dair mlmat vermi, zellikle lugat ve edebiyat limleri, airler, tabipler, mhendisler ve filozoflarn hayatn ok sanatl ifadelerle anlatmtr. Zeynddin bnl-Verd Tetimmetl-Mutaar f abril-beer (Tru bnil-Verd), bn Habb elHaleb el-Fevidl-mnteh min tri ibi am Ebil-Fid, Ebl-Veld bn-hne Rav (Ravt)l-menr f ilmil-evil vel-evir adl almalarnda el-Mutaar zetlemi ve esere kendi dnemlerine kadar gelen birer zeyil yazmlardr. el-Mutaar ok erken tarihlerde arkiyatlarn ilgisini ekmi ve baz ksmlar bata Latince olmak zere eitli dillere evrilerek Arapa aslyla birlikte yaymlanmtr (Latince trc. J. Gagnier, Ismal Abulfedae de vita et rebus gestis Mohammedis, Oxford 1722-23; J. J. Reiske - J. G. Chr. Adler, Abulfeda Annales Muslemici, Leipzig 1654; Copenhagen 1789-94; F. W. C. Umbreit, Historia Emiromum al Omrah ex Abulfeda, London, ts.; Heinrich Leberecht Fleischer, Abulfedae Historia anteislamica, Leipzig 1831; Latince trc. G. W. Freytag [1831]; Fr. trc. ve notlar: Noel des Vergers, Vie de Mohammed, Paris 1837; Baron Mac-Guckin de Slane, Annales dAbul-Fida, RHC.Or., I, 746-750; ng. trc. W. Murray, Life of Mohammed, London, ts.; Urduca trc. Delhi 1856; ng. trc. P. M. Holt, The Memoirs of a Syrian Prince, Ab al-Fid, Sultan of Hamh [672-732/1273-1331], Wiesbaden 1983). Eserin Arapa metni drt cz (iki cilt) olarak ilk defa 1286da (1869) stanbulda baslm ve daha sonra eitli basklar yaplmtr (Kahire 1325; Badad 1968[?]; Kahire 1332; Beyrut 13751381/1956-1961; nr. Mahmd Deyyb, I-II, Beyrut 1417/1997; nr. Muhammed Zeynhm Muhammed Azeb, Yahy Seyyid Hseyin, Muhammed Fahr el-Vasf, I-III, Kahire 1998-1999).

BBLYOGRAFYA

Ebl-Fid, el-Mutaar f abril-beer (nr. M. Zeynhm M. Azeb v.dr.), Kahire 1998-99, mellifin mukaddimesi, I, 12 vd., Hseyin Mnisin nsz, I, 7-11; M. emseddin [Gnaltay], slmda Tarih ve Mverrihler, stanbul 1339-42, s. 213-217; Brockelmann, GAL, II, 55-57; Suppl., II, 44; a.mlf., Eblfid, A, IV, 78; Abbas el-Azzv, et-Tarf bil-merrin f ahdil-Mool vet-Trkmn, Badad 1376/1957, s. 168-169; The Historians of the Middle East (ed. B. Lewis - P. M. Holt), London 1962, s. 296, 409; Sarton, Introduction, III/1, s. 794; N, Elissef, Nr ad-Dn, Damas 1967, I, 64-66; F. Rosenthal, A History of Muslim Historiography, Leiden 1968, s. 55, 78, 91, 146; D. P. Little, An Introduction to Mamlk Historiography, Wiesbaden 1970, s. 42-47; C. Zeydn, db, II/3, s. 196-197; Zeki Velid Togan, Tarihte Usl, stanbul 1985, s. 187; kir Mustafa, et-

Trul-Arab vel-merrin, Beyrut 1993, IV, 40-41; Ramazan een, Mslmanlarda TarihCorafya Yazcl, stanbul 1998, s. 179-180; M. Kmil Ayd, Ebl-Fid el-Melikl-allme, MMLADm., L (1979), s. 57; H. A. R. Gibb, Abul-Fid, EI (ng.), I, 118-119; nyetullah Rz, Ebl-Fid, DMB, VI, 117; M. Rz Nc, Tr-i Ebl-Fid, Dninme-i Cihn- slm, Tahran 1380/2002, VI, 186-187. Abdlkerim zaydn

el-MUHTASAR
() Hall b. shak el-Cndnin (. 776/1374) Mlik fkhna dair eseri. bnl-Hcibin (. 646/1249) Mutaaru bnil-cib olarak tannan Cmiul-mmeht ile birlikte Mlik mezhep birikiminin sistematik sunumunu yapan almalar, gelimi teknik terimlerin kullanld muhtasarlarn telifinde bir dnm noktas tekil etmi, Hall b. shak el-Cndnin elMutaar da bu izginin en yaygn ve etkili eseri olmutur. bnl-Hcibin muhtasar, fetva ve kaz sahalarnda Mlik mezhebi mensuplar iin delil deeri olan nermelerin yan sra mezhep ii istidll vastalaryla hkm elde edebilen fakihlerin bilgi kayna olarak yararlanabilecei dier grlere de yer vermekteydi. Hall b. shakn baarlarndan biri, kendisinden nceki literatrden farkl ekilde Mlik fakihleri iin delil deerine sahip meselelerden oluan ortak bir metin tekil etmesidir. Eser, fkh hkm niha olarak belirtilmeyen birok meseleyi iermekle beraber bu meselelerin mezhep iinde nasl deerlendirileceine ynelik bir rehber vazifesi grmektedir. Yirmi be ylda tamamland rivayet edilen el-Mutaar, ksa srede Mlik fkhnn retildii ilim halkalarnda ders kitab haline gelmi olsa da aslnda fetva ve kaz sahalarnda Mlik mezhebine gre hkm vermek mevkiinde olan fakihler iin kaleme alnmtr. Nitekim fkh ilminin dil ve meselelerinin bilinmesi bu eseri anlamak iin yeterli olmamakta, Mlik tarihi ve literatrnn yan sra Hallin ders halkasndan itibaren eseri zmlemek amacyla yaplan almalar hakknda da bilgi sahibi olmak gerekmektedir. Hall b. shak, mukaddimesinde eserini terim veya rumuz haline getirilen bir dizi kelime ile rdn ifade eder (Mutaarl-Allme all, s. 7). Buna gre kitapta fh Sahnnun el-Mdevvenesini, vvile el-Mdevvene rihleri tarafndan farkl yorumlanan meseleleri, hilf, Mlik fakihlerinin ounluunun hakknda ortak bir gr sahibi olmad ve mellifin de bir tercihte bulunmad meseleleri, kavleyn ve akvl, Mlik mezhep birikimi iinde birden fazla grn tercih edilip uyguland meseleleri, tereddd mtekaddimn devrinde yaayan fakihlerden herhangi bir grn aktarlmad meseleleri, lev, Mlik mezhebini temsil eden grle dier mezheplerin grlerinin mukayese edildii meseleleri ifade etmektedir. Ayrca eserde, Mlik mezhebinin teekkl devrinin ardndan fr-i fkh sahasnda bu mezhebe nemli katklarda bulunmu mctehidlerin grleri iin de terimler gelitirilmitir. Buna gre ihtiyr Ebl-Hasan el-Lahmnin, terch Eb Bekir bn Ynus es-Skllnin, zuhr bn Rd el-Ceddin ve kavl Mzernin almalarn belirtmektedir. Bu drt terim, yukarda getii gibi masdar olarak zikredildiinde anlan Mlik fakihlerinin el-Mdevvene zerine yazd erhlere iaret eder. te yandan sz konusu terimlerden tretilen fiiller bu kiilerin kendi ictihad ve grlerini belirtirken ayn kavramlardan tretilen isimler, dier Mlik fakihlerinin grleri arasndan bu drt fakihin yapt tercihleri ifade etmektedir. Ad geen drt mctehid iin kullanlan terimlerin kelime anlamlar ile bu kiilerin Mlik fkh tarihi iindeki mevkileri arasnda iliki olduu eser zerinde alan birok mellif tarafndan belirtilmektedir. Mesel Hall b. shakn bn Ynus iin tercih kelimesini kullanm olmasnn bu fakihin mezhep iinde ictihad ve tahrclerinden ziyade tercihleriyle tannmasndan kaynakland sylenir (mesel bk. Muhammed l, I, 24). Eserde bu drt kii dndaki Mlik mctehidlerinin tercihleri suhhih ve ustuhsine kelimeleriyle belirtilmitir. Mezhebi temsil eden bir hkmn bulunmad durumlar akvl, hilf ve tereddd gibi

terimler kullanarak farkl alardan tasnif etmesi el-Mutaarn en nemli zelliklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu terimlerle ifade edilen meseleler hakkndaki grlerini bnl-Hcibin elMutaarna yazd et-Tav adl erhte aklayan mellif, el-Mutaarda sz konusu meselelerde mezhep birikiminin hangi adan incelenip mezhep ii fkh istidllin nasl kullanlacana dair zmn tekliflere yer vermektedir. Yukardakiler dnda mellif tarafndan belirtilmedii halde baka kelimelerin terim olarak kullanlp kullanlmad ve eserin mukaddimesinde zikredilen terimlerin kullanlnda bir tutarszln bulunup bulunmad tartlmtr. Ajentunmobiye gre esere has terimlerin kullanlnda bir tutarszlktan bahsetmek zellikle eserin belirli yerleri iin mmkn olduu halde Oloyedeye gre byle bir tutarszlktan sz edilemez (HI, XII/1 [1989], s. 87). Kitabn mellif tarafndan nikh bahsine kadar kaleme alnp geri kalannn talebeleri tarafndan hocalarnn vefatnn ardndan notlarnn bir araya getirilerek tamamland ynndeki rivayet, Ajentunmobinin tutarszlklarn el-Mutaarn son eyreinde grldne dair kanaatini (IS, XXV/3 [1986], s. 284) desteklemektedir. Gerek mefhum gerek mesele seviyesinde youn bir metin olan el-Mutaarn anlalmasnn zorluu hakkndaki umumi kanaate, baz ada melliflerin eserde kullanlan kelimelerin fkh diline ina herkes tarafndan bilinebilecek cinsten olduu gerekesiyle kar kmasna ramen kitabn mtat Arapa sz dizimine ve ilm slbuna uymayan ibarelerle rl olmas bu itirazn isabetli olmadn gstermektedir. el-Mutaar, nceki ve sonraki nermelere srekli atflarn yapld, yalnzca bu metni zmleme kltrne sahip okuyucularn anlayabilecei cmleler ieren bir fkh kitabdr. el-Mutaarn Cmiul-mmehtn ihtisar olduuna dair baz tarih ve tabakat kitaplarnda rastlanan ifadeleri, Hallin ihtisar konusunda bnl-Hcibin takipisi olduu ve onun eserinden faydaland eklinde anlamak isabetli olacaktr. Her iki eseri mukayese eden birok Mlik fakihi, Hallin kitabnn kavram ve muhteva olarak Cmiul-mmehttan daha farkl ve zengin olduu hususunda mttefiktir. el-Mutaar rihleri eserin ka mesele ihtiva ettii hususunu tartm ve ok farkl rakamlar ileri srmlerdir. Bu tartmada kitabn muhtevas mantk ve mefhum olarak ikiye ayrlm, metnin zelliklerinden dolay mantk asndan dahi ka mesele ihtiva ettii hakknda bir ittifaka varlamamtr. Hacv, Mlik fkhn reten baz hocalarn el-Mutaarn kapsad meseleleri yalnzca ortaya koyarak ders yapmasna ramen bu derslerin krk yldan fazla devam ettiini belirtmektedir (el-Fikrs-sm, IV, 460). Bertell ise baz meselelerin sadece Hallin eserinin mantk veya mefhumunda yer aldn, Mlik literatrnn baka bir metninde bulunmadn ifade etmektedir (Fetu-ekr, s. 125). nce Msr Mlik evresinde, hemen ardndan frkyede ve IX. (XV.) yzyln balarnda Maribde yaylan el-Mutaar inceleyen birok limin okutmakta olduu bnl-Hcibin ve bn Arafenin muhtasarlarn terkettiine dair rivayetler bulunmaktadr. VIII. (XIV.) yzyldan sonra Mlik fkhnn byk lde Hall b. shakn el-Mutaar ekseninde gelitii ve bu eserin gerek fkh eitiminde gerekse fetva ve kaz sahalarnda balca kaynak haline gelerek kendisinden nce kaleme alnm metinleri glgede brakt grlmekte, Nsrddin el-Leknnin, Biz -Mlik olmaktan ziyade-Hallyiz sz de (Ahmed Bb et-Tinbkt, Neyll-ibtihc, s. 171) eserin Mlik fkh tarihinde ne kadar merkez bir yeri bulunduuna iaret etmektedir. Bu gelimenin, bnyesinde hem ehl-i hads anlayndan ve ihy hareketlerinden etkilenmi fakihlerin, hem mteahhirn dneminde fkhn ald ekilden rahatsz olarak erken dnem metinlerine dnlmesini isteyen

limlerin, hem de fkh eitimini bir muhtasar metin erevesinde yrtmenin sakncalarna dikkat eken Mliklerin yer ald zellikle Marib merkezli bir muhalefet akmnn teekkl etmesine sebep olduu anlalmaktadr (bk. MLK MEZHEB). Hanef ulemsnn Kudrnin el-Mutaar iin kulland gibi mteahhirn devri Mliklerinin elKitb olarak adlandrdklar Hall b. shakn el-Mutaar, modernleme sreciyle birlikte slm dnyasnda ortaya kan dnce hareketlerinin etkisiyle nemini ksmen yitirmise de klasik fkh eitimi ve fetva sahalarnda merkez metinlerden biri olma zelliini korumaktadr. el-Mutaar, XIX. yzyln ilk yarsnda Kuzey ve Orta Afrikadaki smrge idarelerinin ilgisini ekmi ve bu sebeple ilk basklar Pariste yaplm (nr. G. Richebe, 1855, 1883; nr. G. Delphin, 1900), daha sonra slm dnyasnda yaymlanmtr (Bulak 1293; Kahire 1304, 1309; Kostantne 1878; Cezayir 1889, 1908). Nicolas Perronun dipnotlar ve farkl erhlerden iktibas ettii aklamalarla beraber Prcis de jurisprudence musulmane ou principles de lgislation musulmane civile et religieuse selon le rite malekite par Khall Ibn-Ishak adyla neredilen Franszca tercmesinin (Paris 1848-1854) eksik olduu ifade edilmektedir. Bir baka Franszca eviri N. Seignette tarafndan Code musulman par Khall: Rite malekite, statut reel ismiyle yaymlanmtr (orijinal metniyle birlikte, Kostantne 1878-1883; Paris 1911). Edmond Fagnan, eser iin Perron tercmesini esas alarak Concordances du manuel de droit de Sidi Hall adyla hacimli bir indeks hazrlam (Alger 1889), ayrca cihad ve nikh bablarn Le djihad ou guerre sainte selon lcole malekite (Alger 1908) ve Mariage et repudiation balklaryla Franszcaya tercme etmitir (Alger 1909). Nijerya smrge hkmeti iin F. H. Huxtonn yapt ngilizce evirinin (London 1916) aslnda eserin zeti olduu ve Nicolas Perronun tercmesinden yararlanlarak hazrland anlalmaktadr. el-Mutaarn ngilizceye tam tercmesi Alexander David Russel ile Abdullah elMemn es-Shreverd tarafndan yaplmtr (London, ts.). Eseri Ignazio Guidi ve David Santillana Muhtasar o Sommario del Diritto Malechita di Hall Ibn Ishaq adyla talyancaya evirmitir (I-II, Milano 1919, 1926). XX. yzyl boyunca slm dnyasnda birok defa baslan eseri Ahmed Ali Harekt, meseleleri numaralandrp ihtiraz ifadeleri ve metne sonradan eklenen kelimeleri belirterek neretmitir (Beyrut 1995). erhleri. el-Mutaar, slm medeniyeti tarihinde hakknda en ok erh yazlan kitaplar arasnda yer almaktadr. Mteahhirn devri Mlikliinde fkh eitimi amacyla kullanlan balca eser oluunun yan sra youn, zor ve kendine has terimlerle rl metin yaps da kitap hakknda bu kadar ok alma yaplm olmasnn sebepleri arasnda saylmaktadr. Slimye gre yalnz Bat Sahrda esere dair kaleme alnan erh, hiye, nazm gibi almalarn says 1500 amaktadr (Nedvetlmm Mlik, III, 265). el-Mutaar zerine yazlan erhlerin balcalar unlardr: 1. Behrm b. Abdullah ed-Demr (. 805/1402), e-erul-kebr, e-erul-evsa, e-eru-ar. Bu erh, Mlik evrelerinde yaygn olarak kullanlan el-Mutaar erhleri arasnda en erken kaleme alnanlar olarak tannmaktadr. Mlik halkalarnda e-erul-evsan daha ok tannd kaydedilmekle beraber sz konusu almalar arasnda kompozisyon ve muhteva asndan ne kan eserin, notlar halindeki msveddelerini Behrmn bir talebesinin dzenlemesiyle meydana gelen e-eru-ar olduu belirtilir. 2. Muhammed b. Ysuf el-Mevvk, et-Tc vel-ikll (Hattbn erhiyle birlikte, III, Kahire 1328-1329; I-VI, Kahire 1331; I-VI, Beyrut 1398; I-VIII, Beyrut 1416/1995). nceki erhlerden farkl olarak metindeki her nermenin Mlik literatrndeki kaynaklarn tesbite almakta ve bu kaynaklarda bulduu en veciz ve el-Mutaardaki nermelere en yakn ifadeleri

aklama niteliinde zikretmektedir. 3. bn Gz el-Mikns, ifl-all f alli mufeli all. Behrmn erhlerinde eksik kalan yahut mellif tarafndan hatal kabul edilen meseleler zerinde younlamas ile temayz etmektedir. Mehur rihlerden Hattbn vd ve yararland erhler arasnda yer alr. 4. Muhammed b. Muhammed el-Hattb, Mevhibl-cell f eri Mutaari all (Mevvkn erhiyle birlikte baslmtr). Bu erh, kendisinden sonra el-Mutaar zerine eser yazanlarn mstani kalamad tek kitap olarak hret bulmutur. 5. Ali b. Muhammed el-chr, eerul-kebr, e-erul-vas, e-eru-ar. Bunlardan zellikle e-erul-kebr daha nceki erhlerin nakil ve tahrc hatalarn gstermesiyle ne kmaktadr. chrnin balatt erh gelenei, muhteva ve slp asndan kendisine has bir tarz gelitirerek el-Mutaar erhleri iinde ayr bir grup tekil etmekte, bu gelenee mensup olan ou Msrl Mlik fakihlerine Echire ad verilmektedir. Abdlbk b. Ysuf ez-Zrkn, Muhammed b. Abdullah el-Hara ve braht, Echirenin en tannm rihleri arasnda saylr. Echirenin tercih ve aklamalar mezhep gelenei iinde ayr bir delil deerine sahip olmu ve onlarn ortak grleri birok meselede rcih olarak kabul edilmitir. Echirenin ge dnem Msr Mlikliinin mezhebe katklarn temsil ettii sylenebilir. Nitekim Msr Mliklii XI. (XVII.) yzyln ikinci yarsndan itibaren Echire geleneini esas alm ve bu gelenein katk ve grlerini muteber kabul etmitir. Her ne kadar Echirenin grlerini eletiren fakihler Msrda da var olmusa da bu gelenei tenkit eden esas almalar Kuzey Afrikada yaplmtr. Birok Kuzey Afrikal fakih, bu erh geleneinin rnlerini mezhep literatrnn gvenilir eserleri arasnda kabul etmemektedir. Ge dnem Kuzey Afrika Mlikliinin almalarn younlatrd balca sahalardan biri Echirenin eserlerinde grdkleri hatalardr. Sz konusu almalar arasnda Tvd-Bennn-Ruhn-Cennn izgisi zellikle zikredilmelidir. 6. Abdlbk b. Ysuf ez-Zrkn, er al Mutaari all (I-IV, Bulak 1303, 1310; Muhammed b. Hasan el-Bennnnin hiyesiyle birlikte; I-VIII, Beyrut, ts.). En tannm erhlerden biri olup Ali el-chrnin erhlerinden yararlanlarak hazrlanmtr. Birok mellif, bu eserin daha nceki erhlere ihtiya brakmayacak bir muhteva zenginliine sahip bulunduunu ifade etmekle birlikte eserin ok sayda hatasnn olduu anlalmaktadr. Kuzey Afrika ulemsnn Echireyi eletirirken zerinde en ok durduklar eser Zrknnin bu erhi olmutur. Ali b. Ahmed el-Adevnin iye al eriz-Zrn al Mutaari alli, Muhammed b. Hasan elBennnnin el-Fetur-rabbn f m zehele anh ez-Zrnsi, Muhammed bn Sde et-Tvdnin liul-emn al meliiz-Zrnsi ve Muhammed b. Ahmed er-Ruhnnin Evaulmeslik ve eshell-mer il sebki ibrzi-ey Abdilb adl eseri, Zrkn erhini tenkit ve hatalarna iaret etmek amacyla kaleme alnan balca hiyeler olup bunlardan zellikle Tvd ve Bennnnin eserleri olmadan Zrkn erhinin okunmasna izin verilmedii kaydedilmektedir. Hocas Muhammed b. Hasan et-Ttvn el-Cenevnin Zrkn, Hattb, Mevvk, Rams ve Bennnye dair yazd notlar da esas alan Ruhn ise bu hiyeler zerine Echirenin ulaamad eserlerden de istifade ederek geni ve iktibaslarla dolu bir eser kaleme almtr. el-Emrl-Kebr es-Snbvnin iye al eri Abdilb ez-Zrn al all adl kitab da Zrkn erhinin hatalarna dairdir. Muhammed b. Meden Cennn, Ruhnnin hiyesini ihtisar etmi ve naslarla irtibatn yeniden kurmutur. Zrkn erhinin ayrntl bir analitik indeksi, Kveyt Vezretl-evkf veunl-slmiyye tarafndan eserin Beyrut 1978 basks esas alnarak hazrlatlmtr (Fihris eriz-Zrn al Mutaari all fil-fhil-Mlik, Kveyt 1407/1986). 7. Muhammed b. Abdullah el-Hara, e-erul-kebr al Mutaari all, e-eru-ar al Mutaari all. Hara, her iki erhini de babasnn el-Mutaar hakknda tuttuu kaytlardan istifade ederek yazmtr. el-Mutaar zerine yazlan erhlerin en tannmlarndan olan her iki erhe dair birok

hiye kaleme alnmakla beraber kk erhin Maribde daha ok yaygn olduu belirtilmektedir. Muhammed b. Muhammed el-Attr ez-Zimm ve Ali b. Ahmed el-Adevnin hiyeleri Haranin eseri hakknda kaleme alnan en tannm almalardr. Byk erh hem mstakil olarak (I-V, Kahire 1306) hem Adev hiyesiyle birlikte (I-VIII, Bulak 1299, 1318, 1319) yaymlanmtr. 8. Eb Ali bn Rahhl, eru Mutaari all. Hemen hemen Mlik mezhebinin btn metinlerini ihtiva ettii sylenen eserin baz nshalarnn on be cilt olduu kaydedilmektedir. 9. Ahmed b. Abdlazz esSicilms el-Hill, Nrl-baar f eril-Mutaar. Tamamlanmam olmasna ramen kulland mezhep kaynaklar, literatr tenkidi, yer verdii fkh usul ve kll kaide bilgilerinden tr srekli mracaat edilen bir erh olmutur. Nbiga Muhammed b. Amer el-Galvnin mezhep literatrn ve birikimini ele alan Blayiyye adl manzumesi byk lde bu erhin ilgili ksmlarnn nazmedilmi halidir. 10. Derdr, eru Mutaari all. Eserin en mehur erhleri arasnda saylan kitap daha nceki erhlerden farkl tercih ve aklamalar ile dikkati eker. Zrkn, braht ve Haraden istifade edilerek kaleme alnan eser Kuzey Afrikada fetva kayna saylan erhler arasnda kabul edilmitir. Muhammed b. Ahmed ed-Desknin iyetd-Des ale-erilkebr li-Derdr al Mutaar adyla bilinen hiyesi eser zerine yazlm hiyelerin en tannmdr (ad geen erhle birlikte, I-IV, Bulak 1282, 1287; Kahire 1303, 1310). Bu hiyenin, XIII. (XIX.) yzyln ortalarnda yaam Mlik limlerinin fetva ve kaz sahasnda en ok bavurduklar ve en sk atf yaptklar eser olduu belirtilmektedir. 11. el-Emrl-Kebr es-Snbv, el-kll eru Mutaari all. Dorudan alkal grmedii bilgilere yer vermeyen ve el-Mutaarn metnine uygun slbu sebebiyle Mlik evrelerinde kabul gren erhlerden biridir. 12. Muhammed l, Mineul-cell al Mutaari all. Msr bamfts olan mellifin bu erhi yine kendisine ait hiyesiyle birlikte baslmtr (I-IV, Bulak 1294; Beyrut 2003). Bunlarn dnda Ali b. Hasan bnl-Furt, Abdullah b. Mikdd el-Akfehs, bn Merzk el-Hafd, Bist, bn Sirc, brhim b. Fyid ez-Zevv, bnl-Ezrak el-Grnt, Ahmed b. Abdurrahman Halevlev, Ahmed ez-Zerrk, Nsrddin el-Lekn, bnn-Nsh et-Trablus, Menf, Muhammed b. brhim et-Tet, Bedreddin el-Karf, Slim b. Muhammed es-Senhr, Ahmed Bb et-Tinbkt, bn ir el-Fs, Ahmed b. Sad el-Mceyld, brhim b. Mer e-braht, Ahmed b. Ksm el-Bn, Cesss lakabyla tannan Muhammed b. Ksm el-Fs, Muhammed el-Emn b. Ahmed el-Cekennin erhleri de burada zikredilmelidir. el-Mutaarn metni zerine hiye kaleme alan balca Mlik fakihleri arasnda emseddin Muhammed b. Hasan el-Lekn, Meymn b. Ms et-Tahh, Abdurrahman b. Ali el-chr, Muhammed b. Mahmd el-Venker Bayu, bn ir el-Fs, Hamdn b. Muhammed b. Ms, Muhammed b. Ahmed Meyyre, Ahmed b. Muhammed el-Makkar, Muhammed b. Ahmed el-Misnv anlabilir. el-Mutaar nazmetme almalarnn en tannmlar iinde Ahmed b. Ksm el-Bnnin Nam fuli Mutaari alli yer almaktadr. Ayrca el-Mutaarn belirli ynleri ve zelliklerini ileyen risle ve zeyil formlarnda kaleme alnm bir telif geleneinden sz edilebilir. bn Azzm elKayrevnnin (Ksm b. Muhammed) Terciml-Mutaaril-all adl eseri bu gelenein bir paras kabul edilmelidir.

BBLYOGRAFYA

Cnd, Mutaarl-Allme all f fhil-mm Mlik (nr. Ahmed Ali Harekt), Beyrut 1415/1995, tr.yer.; Ahmed Bb et-Tinbkt, Neyll-ibtihc, Trablus 1408/1989, tr.yer.; a.mlf., Kifyetl-mutc (nr. Muhammed Mut), Rabat 1421/2000, I-II, tr.yer.; Kef-unn, II, 16281629; Muhammed b. Abdullah el-Hara, el-ara al Mutaari all, Beyrut, ts. (Dru Sdr), I, 39-49; Tlib Muhammed b. Eb Bekir es-Sddk el-Bertell, Fetu-ekr f marifeti ayni ulemit-Tekrr (nr. M. brhim el-Kettn - Muhammed Hacc), Beyrut 1401/1981, s. 125; elEmrl-Kebr es-Snbv, el-kll eru Mutasari all (nr. Ebl-Fazl Abdullah es-Sddk elGumr), Kahire, ts. (Mektebetl-Kahire), neredenin girii, s. v-t; Muhammed l, Minaul-cell eru Mutaaril-Allme all (nr. Abdlcell Abdsselm), Beyrut 2003, I, 11-26; Muhammed el-Emn b. Ahmed Zeydn el-Ceken e-inkt, eru all b. s el-Mlik (Naat-uaf ve irdl-aviy), Beyrut 1413/1993, I, 16, 34; Muhammed el-Ber Zfir el-Ezher, elYevt-emne (abatl-Mlikiyye), Kahire 1420/2000, tr.yer.; Serks, Mucem, I, 780, 820, 836, 870, 876, 966; Mahlf, eceretn-nr, I-II, tr.yer.; Brockelmann, GAL, II, 102-103; Suppl., II, 96-99; ul-meknn, II, 449; A. S. Fulton - M. Lings, Second Supplementary Catalogue of Arabic Printed Books in the British Museum, London 1959, s. 410; A. G. Ellis, Catalogue of Arabic Books in the British Museum, London 1967, I, 852-853; M. bid el-Fs, Fihris mati iznetil-araviyyn, Drlbeyz 1399-1400/1979-80, I-II, tr.yer.; J. S. Trimingham, The Influence of Islam Upon Africa, London 1980, s. 62; el-Cln es-Slim, idmetl-mehebil-Mlik fiaril-Maribiyye, Nedvetl-mm Mlik, Fas 1400/1980, III, 261-301; Abdlazz Binabdullah, Malemetl-fhil-Mlik, Beyrut 1403/1983, s. 53-189; Hacv, el-Fikrs-sm f tril-fhil-slm (nr. Eymen Slih abn), Beyrut 1416/1995, I-IV, tr.yer.; Muhammed Riyz, Ull-fetv vel-a fil-mehebil-Mlik, Drlbeyz 1419/1998, s. 488, 507-508, 530-531, 596-597; M. brhim Ali, Ilul-meheb indel-Mlikiyye, Dbey 1421/2000, tr.yer.; A. D. H. Bivar - M. Hiskett, The Arabic Literature of Nigeria to 1804: A Provisional Account, BSOAS, XXV/1 (1962), s. 145; Musa Ali Ajetunmobi, A Critical Study of Mukhtasar Khall, IS, XXV/3 (1986), s. 275-288; I. O. Oloyede, Mukhtasar Khall and the Understanding of Islamic Law in Nigeria, HI, XII/1 (1989), s. 83-90; Moh. Ben Cheneb, all b. Is, EI (ng.), IV, 964; Cengiz Kallek, Cnd, DA, VIII, 116-117. Eyyp Said Kaya

MUHTASARl-MEN
() Eb Yakub es-Sekkknin Miftul-ulmunun nc blmne Hatb el-Kazvnnin yazd Tell-Miftn Sadeddin et-Teftzn (. 792/1390) tarafndan yaplan muhtasar erhi (bk. MFTHUl-ULM).

MUHTELEFN FH
() Gvenilirlii hakknda ihtilf edilen rvi veya hadis anlamnda terim. Szlkte ihtilf edilmi anlamna gelen muhtelefn fh tabiri, terim olarak rivayet ettii hadis baz limler tarafndan kabul edilip bazlarnca edilmeyen rvi mnasnda kullanlmaktadr. Ayrca sahih veya zayf olduu konusunda ihtilf bulunan hadis ve hakknda gr birlii bulunmayan din meseleleri de ifade etmektedir. Bu anlam karlamak zere bazan fhi halfn, fhi hulfn, fhi hilfn ve uhtlife fh tabirleri de geer. Mtekaddimn dnemi hadis limleri muhtelefn fhi terim mnasnda pek kullanmamlardr. Nitekim cerh ve tadl terimlerine dair ilk eserlerin mellifleri olan bn Eb Htim ve bns-Salh e-ehrezr bu tabirden sz etmemitir. Terime ilk defa Endlsl Eb Ali el-Gassn yer vermi, hadis rvilerini makbul, merdud, biri muhtelefn fh olmak zere yedi tabakaya ayrm, son tabakadaki rvilerin dil olup olmadnn bilinmediini, onlarn baz rivayetlerde tek kaldn (teferrd) belirtmi, bunlarn rivayetlerini bir ksm muhaddisler kabul ederken bir ksmnn reddettiini sylemitir (Tecrid Tercemesi, I, 209). Zeheb ve Zeynddin el-Irk beli tasniflerinde bunlar cerhin beinci mertebesinde, Syt ve emseddin es-Sehv altl tasniflerinde cerhin altnc mertebesinde saymlardr. Buna gre muhtelefn fh cerhin en hafif mertebesindeki lafzlarndan biridir. Bu mertebedeki rviler bir ksm limlerce gvenilir bulunduundan bazan sika rvilerin en alt mertebesinde kabul edilmitir. Bu mertebede yer alan rvilerin hadisleri delil olarak kullanlmayp sadece itibar (gvenilir baka senedleri bulunup bulunmadn aratrma) iin yazlr. Genelde cerh ve tadl asndan rvinin durumunu tesbit iin kullanlan muhtelefn fh tabiri sahih olup olmad konusunda ihtilf edilen hadisleri de ifade eder. Nitekim bns-Salh sahih hadisi mttefekun aleyh ve muhtelefn fh olmak zere ikiye ayrm, muhtelefn fh sahih tabiriyle, mttefekun aleyh olan sahih hadisteki baz zellikleri tamad iin sahih olup olmad hususunda limlerin ihtilf ettii hadis eitlerini kastetmitir. Dier bir ifadeyle muhtelefn fh olan sahih hadisler mrsel olan, gvenilir mdellis rviler tarafndan kimden duyulduu aka belirtilmeden rivayet edilen, birok gvenilir rvi tarafndan msned olarak nakledildii halde bir sika tarafndan mrsel olarak rivayet edilen, hadis konusunda uzman saylmayan gvenilir kimseler veya szne gvenilir bidat ehli tarafndan nakledilen hadislerdir (a.g.e., s. 208). Bu tr hadisler sahih olmakla birlikte deer itibariyle mttefekun aleyh olan sahih hadislerden bir mertebe sonra gelir.

BBLYOGRAFYA

bns-Salh, Ulml-ad, s. 13-14; Zeheb, Mznl-itidl, I, 4; Irk, Fetul-mu, s. 177-

178; emseddin es-Sehv, Fetul-mu, Beyrut 1403/1983, I, 372; Syt, Tedrbr-rv (nr. Abdlvehhb Abdllatf), Beyrut 1409/1989, I, 346; Emr es-Sann, Tavul-efkr (nr. Salh b. Muhammed b. Uveyza), Beyrut 1417/1997, II, 168; Leknev, er-Ref vet-tekml, s. 144, 154; Tecrid Tercemesi, Mukaddime, I, 208, 209, 396. Mehmet Efendiolu

MUHTELFl-HADS
() Birbirine ztm gibi grnen hadisleri inceleyen bilim dal. Szlkte birbiriyle uyumamak, birbirine denk olmamak anlamndaki ihtilf masdarndan treyen muhtelif kelimesi muhtelef eklinde de okunur. htilfl-hads diye de anlan bu ilim, gvenilir bir hadisin yine gvenilir olan baka bir hadis veya birok hadise zt grnmesinin sebeplerini aratrr ve bunu gidermenin yollarn inceler. Hadislerde ihtilf genelde aralarnda nesih ilikisi bulunan rivayetlerde grlr. Bunun dnda birbirine denk iki hadisten birinin dierine her bakmdan ters dmesi durumunda da ihtilftan sz edilebilir. Muhtelifl-hads yalnz hadisler arasndaki ihtilf, mkill-hads ise hadisin hadisle ve dier delillerle elikisini ele ald halde hadis usul mellifleri bns-Salha uyarak genellikle bu iki ilim daln birbirinden ayrmamlardr. Aralarnda ihtilf bulunan rivayetlerin bir ksmn mam Muhammed Kitbl-cce al ehlil-Medne vel-rda ele alm, mam fi de sahbe arasndaki ihtilflar ve dier mezhep mensuplaryla kendisi arasndaki ihtilfl konular incelemi (el-m, VII, 172-200, 201-284), er-Rislesinde hadisler arasndaki ihtilf konusunu teorik adan ele alp ihtilfn zmn temin edecek ilkeleri belirlemi, ayrca bu sahada ilk mstakil eseri telif ettii iin muhtelifl-hads ilminin kurucusu kabul edilmitir. htilf Sebepleri. Genellikle muhataplarn yanl anlamasna yol aan ihtilaf sebeplerinden biri hadislerdeki ifade zellikleridir. Konumalarnda ak ifadeler kullanan Hz. Peygamber muhataplarnn durumunu dikkate alarak bazan mecaz, kinaye, temsil gibi edeb sanatlardan yararlanmtr. O dnemde bilinen bu tr ifadeler sonraki devirlerde yeterince anlalamad iin hadislerin farkl ekillerde yorumlanmasna ve ihtilfl zannedilmesine sebep olmutur. Ayrca Arapada lafz ve mnalar birbirine yakn (mtebih) ve birka ekilde okunmas mmkn kelimeler bulunmaktadr. Mesel dede mnasndaki ced kelimesi (Buhr, En, 155) cid okunduunda azimle almak anlamna gelir. Zamirlerin yanl yere gnderilmesi de ihtilf kayna olabilmektedir. Nitekim Resl-i Ekrem arap, l hayvan, domuz ve putlarn satnn haram olduunu sylemi, kendisine lm hayvann i ya ile gemi cillanmas, deri yalanmas ve bu yan kandillerde kullanlmas hususu sorulduunda, Hayr, o haramdr demitir (Buhr, By, 112). Bu hadiste geen o zamirinin sat veya sz konusu nesneden eitli ekillerde faydalanma fiilleriyle ilikilendirilmesine gre mna deieceinden konuyla ilgili dier hadislerle bu hadis arasnda ihtilf durumu doabilmektedir. Reslullahn davranlarnn doru anlalmas iin maksadnn ve teri konumunun bilinmesi gerekmektedir. Onun muallim ve mrid, devlet reisi ve ordu kumandan gibi sfatlarla yapt aklamalar ve verdii hkmler arasndaki fark dikkate alnmadnda hadisler arasnda ihtilf bulunduu zannedilebilir. Benzer grnen meselelerin gerekte birbirinden ayr olmas da bu zann glendirir. Hz. Peygamberin bir konudaki uygulamalar farkl ve grnrde elikili olsa da hadislerin doru anlalmas iin bu uygulamalarn birlikte rivayet edilmesine zen gsterilmitir. Mesel onun bazan ayakta, bazan oturarak su itii hadis kitaplarnda nakledilmi (Tirmiz, Eribe,

11, 12), bu uygulamalarndan birinin ruhsat, dierinin faziletli hkm bildirdii sylenerek rivayetler yorumlanmtr. Resl-i Ekremin mslmanlara kolaylk olsun diye farkl uygulamalar zaman zaman bilerek yapt da olmutur. htilfn hadisin rivayetinden kaynakland da grlmektedir. Sahblerin Hz. Peygamberin yaptklarn ondan grdkleri gibi, duyduklarn ise anladklar ekilde nakletmeleri sebebiyle hadisler arasnda bir ihtilfn mevcut olmas durumunda bu ihtilf Reslullahtan deil sahbeden kaynaklanmtr (Tahv, II, 90). Mesel Mekkenin fethi srasnda Hz. Peygamber Bill-i Habe, sme b. Zeyd ve Osman b. Talha gibi sahblerle Kbenin iine girmi, Bill, Resl-i Ekremin orada namaz kldn (Buhr, alt, 30, 81, 96, 97; Mslim, ac, 388-394), sme ise dua ettiini (Mslim, ac, 395, 396) sylemitir. Muhtemelen sme, Kbenin iinde kendisi dua ile megul olduundan Hz. Peygamberin namaz kldn farketmemitir. Sahbler ve daha sonraki rviler hadisleri bazan mnasn esas alarak kendi cmleleriyle nakletmilerdir. Ahmed b. Hanbel hadis hfzlar yannda Arapann inceliklerine vkf, anlam bozacak hususlar ayrabilenlerin mna ile rivayetlerinin ciz olduunu sylemitir (bn Receb, I, 427). Ancak mna ile rivayet zamanla hadisin gerek ifadesinin unutulmasna, anlamay kolaylatran karnelerin rivayet srasnda zikredilmemesine, ar ihtisara ve hadis lafzlarnn takdim-tehiri (kalb) gibi rivayet hatalarna yol at iin hadislerin ihtilfl zannedilmesinin en nemli sebeplerinden birini tekil etmitir. Bu tr hadisler arasnda ihtilf grldnde lafzen rivayet edilen hadisler tercih edilmitir. Baz hadis rvileri, naklettikleri sz veya olay kendileri iyi bildikleri iin daha sonra gelenlerin de kolayca anlayabileceklerini dnerek rivayette ihtisar cihetine gitmi ve ihtilflarn ortaya kmasna sebep olmutur. Reslullahn criyelerin para kazanmasn yasakladna dair rivayet byledir (Buhr, By, 113, cre, 20). Muhtasar bir ekilde nakledildii iin Kuran ve mehur snnetle elitii sanlan bu hadisin farkl rivayetleri incelenince Hz. Peygamberin criyelerin gayri ahlk yollardan elde ettikleri kazanlar yasaklad anlalmtr (Tahv, II, 82). Hadiste geen garb kelimeleri ve anlam kapal ifadeleri aklamak iin yaplan eklemelerin (idrc) hadis metninden zannedilmesi de ihtilflara yol am, ayn ekilde hadislerde grlen tashf ve tahrf zaman zaman metinlerin yanl anlalmasna sebep olmutur. htilf Giderme Yollar. Hadis limleri rivayetler arasndaki ihtilflar gidermek iin cem ve telif, nesih, tercih ve tevakkuf gibi yntemlere bavurmulardr. Bunlarn sralanmas hususunda teorik tartmalar yaplmsa da ihtilf gibi grnen noktalar gidermeye alan limler ok defa konunun muhtevasna gre bir yntem belirlemiler, bazan da birka yntemi birlikte uygulamlardr. Bunlardan nesih ve tercih daha kesin bir zm yolu olmakla birlikte hadislerden birinin ihmal edilmesine meydan verdii iin gerekli olmadka bunlara bavurulmamtr. Cem ve telif hkm karmaya elverili iki ihtilfl hadisin birlikte deerlendirilmesidir (sme Abdullah el-Hayyt, s. 142). Bu metodu anlatmak iin ilk dnem mellifleri daha ok haml ve tevch, usul limleri ise cem ve telif terimlerini kullanmlardr. Aslnda bir tevilden ibaret olan ve ok farkl ekillerde uygulanabilen cem ve telifte ihtilf gidermek genellikle haml, tahsis ve takyid yollarndan biriyle olur. Haml, elikili grnen iki hadisten her birinin farkl hususlara tevcih edilerek yorumlanmas olup vrd artlarnn bilinmesine baldr. htilfl hadislerden birinin ruhsat, dierinin azmet ya da birinin mubah dierinin faziletli olan bildirdii sylenerek bu ihtilfn giderilmesine allmtr. Hadisler arasndaki ihtilf yerine gre durum, nitelik, zaman veya mekn

farkllna hamledilerek zmlenmitir (bk. CEM ve TELF). Tahsisin gereklemesi iin muhasss denilen ayr bir delile ihtiya vardr. htilfl zannedilen iki hadisten birinin m, dierinin onu tahsis eden muhasss olmas hadislerde sk karlalan bir durumdur. Mesel bir hadiste yamurla sulanan ziraat mahsullerinde r verilmesi emredilmi (Buhr, Zekt, 55), dier bir hadiste ise 5 vesaktan az mahsullerde zekt verilmeyecei belirtilmitir (Buhr, Zekt, 4). mam fi ikinci hadisin birinci hadisi tahsis ettiini sylemitir (el-m, VII, 180). Takyidde biri mutlak, dieri mukayyed iki hadisten mukayyed olann mutlak takyit etmesiyle bu hadisler arasndaki ihtilf zmlenmi olur. Mesel soan ve sarmsak yemenin mubah olduunu bildiren hadisler yannda (Mslim, Eribe, 171) bunlar yiyenlerin mescide gelmesini yasaklayan hadisler de vardr (Buhr, En, 160). Bu hadisler ilk bakta ihtilfl gibi grnmekteyse de soan ve sarmsak gibi kt kokan yiyecekleri mescide gelmemek kaydyla yemenin bir sakncasnn olmadn sylemek suretiyle problem zlmektedir. Hadisler arasndaki ihtilf gidermede nesih nemli bir yere sahiptir. Nesih, devam edecei zannedilen er bir hkmn daha sonra gelen bir nasla sona erdirilmesi olup (Ebl-Bek, s. 892) haberlerde deil sadece hkm bildiren hadislerde grlr; kll kaideler ve ebed olduu bildirilen hkmlerde deil teferruata dair meselelerle ilgili hkmlerde gerekleir. Neshe dair eser yazan ilk mellifin bn ihb ez-Zhr olmas veya onun hadis tedvini esnasnda nsih ve mensuh rivayetleri birlikte tedvin etmesi, ilk tedvin faaliyetiyle beraber muhaddislerin nsih ve mensuh hadisleri belirlediklerini gstermektedir. Bir hkmn neshedildii bunu Hz. Peygamberin aka bildirmesinden anlalr. Sahbnin, Falan hkm neshedildi veya, Reslullah bize nce unu emretti, sonra onu yasaklad demesi yahut uygulamalardan birinin daha sonra olduunu bildirmesi de bir konuda neshin bulunduunu gsterir. Hanefler, sahblerin Hz. Peygamberin snnetine bilerek muhalefet etmeyecekleri gerekesiyle onlardan birinin rivayet ettii hadisi terketmesini ya da aksini yapmasn neshin delili kabul etmitir. Neshin bilinmesinin yollarndan biri de tarihtir. Tarih aka belirtilmemise hkmler arasndaki ncelik ve sonralk ictihadla bilinir. Birbiriyle eliik hadislerin vrd tarihleri belli ise sonraki rivayetin ncekini neshettiine hkmedilir. Rivayetlerde tarih aka zikredilmedii zaman bunu baka yollarla anlamak mmkndr. mmetin icm ile hadisin mensuh olduuna hkmedilebilecei iddias kabul grmemi, icmn ancak nesih ihtimalini hatra getiren bir delile dayanarak sabit olabilecei ne srlmtr. Aralarnda ihtilf bulunan hadislerden birinin nsih, dierinin mensuh olduunu tesbit etmek mmkn olmazsa nc zm yolu hadislerden birini tercih etmektir. htilfl grnen hadislerin her ynyle birbirine denklii mmkn olmadndan bu tr rivayetler eitli ynlerden karlatrlm ve birini dierine tercih etme ynleri aratrlmtr. Bunlarn ya rviler ve isnadlarla veya metinler yahut hadisin hkmyle ilgili olduunu ya da hadisin dnda bir sebebi bulunduunu sylemek mmkndr (Abdullatf Abdullah Azz el-Berzenc, II, 151 vd.). Bu tercih sebepleri arasnda teorik olarak bir ncelik sralamas yapmak mmknse de pratikte bunun bir deeri bulunmamaktadr. Zira uygulamada ok sayda tercih sebebinin elimesi durumu ile karlamak neredeyse imknsz gibidir.

htilfl iki rivayetten birinin rvisi sahb, dieri sahb olduu bilinmeyen bir kii ise hadiseyi bizzat grme veya duyma ihtimali bulunduu iin sahbnin rivayeti, rvilerin ikisi de sahb ise olay bizzat yaayan rvinin rivayeti, bir hadiseyi zetleyerek anlatan sahbnin rivayetine o olay olduu gibi anlatan sahbnin rivayeti tercih edilir. Bir sahbnin Hz. Peygambere daha yakn, ilim ve anlaynn daha stn olmas, uzmanlk alanyla ilgili rivayette bulunmas gibi tercih sebepleri de vardr. Hfzas kuvvetli, dil, fkh ve gramer bilen, rivayet ettii konu hakknda bilgi sahibi olan, hadisi mna ile deil lafzan rivayet eden, hfzadan deil kitaptan nakleden rvinin rivayeti bu nitelikleri tamayan rvilerin rivayetlerine tercih edilir. Rvinin mehur olmas, hadisilerle birlikte bulunmas ve Medineli olmas gibi hususlar da tercih sebepleri arasnda zikredilmitir. snadn muttasl olmas, rvinin hadisi duyarak aldn gsteren lafzlaryla nakletmesi de birer tercih sebebidir. Metinle ilgili tercih sebeplerine gelince vrd sebebi zikredilen hadis zikredilmeyene, lafz ihtilfl ve muztarib olmayan fasih hadis byle olana tercih edilir. zellikle fakihler bir hkm aka ifade eden hadislerin tercih edilmesi gerektiini belirtirler. Tahsis bildiren hadis metni umumi olana, mukayyed mutlaka, hakikat mecaza ve mecaz mtereke tercih edildii gibi tehdit anlam tayan tamayana, nehiy emre, nehiy ve emir mubahlk bildiren hadise tercih edilir. Hkm hafif olan ar olana, msbet olan menfiye tercih etmek ve ihtiyata daha uygun olan rivayeti benimsemek de birer tercih sebebidir. Hadisin Kurana, mehur snnete, kyasa, mmetin ve Medinelilerin ameline uygun olmas, rvinin rivayet ettii hadisle amel etmesi, bir hadisi Hulef-yi Ridnin de uygulamas birer tercih sebebidir. Mrsel veya mnkat bir rivayetin destekledii hadis byle bir destei olmayana, Buhr ve Mslimin birlikte e-alerine ald hadisler de dierlerine tercih edilir. Tercih metodu iki hadisten birinin terkedilmesini gerektirdii iin son zm yolu kabul edilmitir. Btn bu zm yollar yeterli olmadnda ihtilfl hadisler yine de reddedilmeyip bir karar vermeden beklenilir, buna tevakkuf denir. Mutezile kelmclar, ihtilf durumunda delillerin her ikisinin birden drlmesi (teskut) gerektiini sylemilerse de (Chiz, el-Omniyye, s. 145148) onlarn oka bavurduu bu metoda Ehl-i snnet limleri itibar etmemiler, hadisler arasnda cem, nesh ve tercih metotlarndan biriyle zlemeyecek bir ihtilfn bulunmadn belirtmilerdir. Tevakkufun nazar olduunu, uygulamada rneinin az bulunduunu syleyerek tevakkufa daha ok metafizik konulardaki mkil ve mtebih hadislerde bavurmulardr. Literatr. Muhtelifl-hads konusu hadis ilimlerinin bir tr olarak hadis usul kitaplarnda ele alnmsa da bu hususla ilgili ayrntl bilgileri daha ok fkh usul eserlerinin teruz bahislerinde bulmak mmkndr. Bu konuda ilk telifin mam finin tilfl-adi olduu bilinmektedir (nr. mir Ahmed Haydar, Beyrut 1405/1985; nr. Muhammed Ahmed Abdlazz, Beyrut 1406/1986). fiden sonra Ali b. Medn gnmze ulap ulamad bilinmeyen Kitb tilfil-ad adl eserini telif etmitir (Hkim en-Nsbr, s. 71), Muhammed b. Cerr et-Taber Tehbl-r, Tahv eru Menil-r adl kitaplarnda hadisler arasndaki ihtilflar incelemilerdir. eru Menil-r hem hacmi hem metodu ve muhtelifl-hadsin karakteristik zelliklerini yanstmas asndan bu ilmin en nemli kitabdr. Tahv, eru Mkilil-rnda da hadisler arasndaki ihtilflar yannda hadise ynelik dier itirazlar da deerlendirmitir. bn Kuteybenin Tevl mutelifil-adi (nr. Mahmd ehbenderzde, Kahire 1326/1908, 1362, 1386/1966; Mekke 1406/1986, Beyrut 1988) Mutezilenin, aralarnda ihtilf bulunduunu iddia ettikleri hadislerle ilgili itirazlarna cevap vermek maksadyla kaleme alnmtr. Abdlcell b. Ms el-Kasrnin Tenbhl-

efhm (enm) f mkili edih aleyhisselm (eru Mkilil-ad) adl eseri baz hadislerde geen mkil lafzlara dairdir (Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 409; Mahmud Paa, nr. 107). Gnmzde de muhtelifl-hadsi deiik ynleriyle ele alan almalar yaplmtr. Bunlar arasnda Ahmed Hasan Rdvnn Mesil f tevlil-ed (Kahire 1398), Abdlhamd Mustafa Mahmd Eb ehdenin tilfl-ad ve inyetl-muaddin bih (yksek lisans tezi, 1404, Cmiatl-mm Muhammed b. Sud el-slmiyye), Muhammed Red Halfenin et-Telf beyne mutelifil-ad (Kahire 1405/1984), Abdullah b. Ali en-Necd el-Kasmnin Mkiltledin-Nebeviyye ve beynh (nr. Hall el-Meys, Beyrut 1985), Hasan Muzaffer er-Reznun Defut-teru an mutelifil-ad (Ebzab 1406), sme b. Abdullah Hayytn Muteliflad ve mevfn-nd vel-muaddin minh (Mekke 1986) ve Mutelifl-ad beynelmuaddin vel-uliyyn el-fuah (Riyad 1421/2001), Abdllatf es-Seyyid Ali Slimin elMenhecl-slm f ilmi mutelifil-ad, menhecl-mm e-fi (skenderiye 1412/1992), Nfiz Hseyin Hammdn Mutelifl-ad beynel-fuah vel-muaddin (Mansre 1414/1993), Abdlmecd Muhammed smilin Menhect-tevf vet-terc beyne mutelifil-ad ve eeruh fil-fhil-slm (Demmm 1417/1997), Abdullah abnn avbiul-itilf f mznis-snne (Kahire 1997) ve smail Ltfi akann Hadislerde Grlen htilaflar ve zm Yollar: Muhtelifl-Hads lmi (stanbul 1982, 1996) adl eserlerini zikretmek mmkndr. Gerard Lecomteun Un exemple dvolution de la controverse en Islam: De lIhtlf al-Hadt dalfi au Muhtalif al-Hadt dIbn Qutayba adl makalesi (St.I, XXVII [1967], s. 5-40) Trkeye evrilmi (bk. bibl.), smail Ltfi akan da Hadis Usl Kitaplarnda htilfl-hads balyla bir makale kaleme almtr (MFD, sy. 4 [1986], s. 75-116).

BBLYOGRAFYA

Buhr, En, 155, 160, alt, 30, 81, 96, 97, Zekt, 4, 55, By, 112, 113, cre, 20; Mslim, ac, 388-396, Eribe, 171; Tirmiz, Eribe, 11, 12, lim, 6; Muhammed b. Hasan e-eybn, el-cce al ehlil-Medne (nr. Seyyid Mehd Hasan el-Kln), Beyrut 1983, I, 223261; fi, el-m, Beyrut 1990, VII, 172-200, 201-284; a.mlf., tilfl-ad (nr. M. Ahmed Abdlazz), Beyrut 1986; Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, arbl-ad, Beyrut 1396/1976, I, 257259; Chiz, el-Beyn vet-tebyn (nr. Hasan es-Sendb), Tunus 1990, II, 115; a.mlf., elOmniyye (nr. Abdsselm M. Hrn), Kahire 1374/1955, s. 145-148; bn Kuteybe, Tevl mutelifil-ad (nr. Abdlkdir Ahmed At), Beyrut 1408/1988; Tahv, eru Mkilil-r (nr. uayb el-Arnat), Beyrut 1415/1994, II, 81-86, 90; Hasan b. Abdullah el-Asker, Taftlmuaddin f arbil-ad (nr. Ahmed Abdf), Beyrut 1408/1988, s. 3-103; Hkim enNsbr, Marifet ulmil-ad (nr. Seyyid Muazzam Hseyin), Medine-Beyrut 1397/1977, s. 71, 122-130; bn Hazm, el-km (nr. M. Ahmed Abdlazz), Kahire, ts., IV, 564-633; Eb Cafer et-Ts, el-stibr (nr. Seyyid Hasan el-Msev), Tahran 1970, I, 2-5; emsleimme es-Serahs, elUl (nr. Ebl-Vef el-Efgn), Haydarbd 1372, II, 12-86; Hzim, el-tibr fin-nsi velmens minel-r (nr. Abdlmut Emn Kalac), Kahire 1410/1989, s. 45, 59-90; bns-Salh,

Ulml-ad, s. 284-288; bn Teymiyye, Reful-melm anil-eimmetil-alm, Kahire 1991, s. 36-40; bn Receb, eru lelit-Tirmi (nr. Hemmm Abdrrahm Sad), Zerk / rdn 1987, I, 427; emseddin es-Sehv, Fetul-mu (nr. Ali Hseyin Ali), Kahire 1995, IV, 65-69; Syt, Tedrbr-rv (nr. Abdlvehhb Abdllatf), Medine 1972, s. 196-202; Ebl-Bek, el-Klliyyt, s. 892; Emr es-Sann, Tavul-efkr (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Kahire 1366, II, 423-426; Leknev, el-Ecvibetl-fla (nr. Abdlfetth Eb Gudde), Kahire 1984, s. 182-221; Abdllatf Abdullah Azz el-Berzenc, et-Teru vet-terc beynel-edilleti-eriyye, Badad 1977, II, 151 vd.; Slih Avaz, Dirst fit-teru vet-terc indel-uliyyn, Kahire 1400/1980; smail L. akan, Hadislerde Grlen htilaflar ve zm Yollar: Muhtelifl-Hads lmi, stanbul 1982, s. 3337; M. Red Halfe, et-Telf beyne mutelifil-ad, Kahire 1984; M. brhim M. el-Hifnv, etTeru vet-terc indel-uliyyn, Kahire 1986; sme Abdullah el-Hayyt, Mutelifl-ad ve mevfn-nd vel-muaddin minh, Mekke 1986, s. 142; Muhammed Muhammed es-Semh, Menhecl-ad f ulmil-ad, Kahire, ts., s. 103-123; G. Lecomte, finin htilflhadsinden bn Kuteybenin Muhtelifl-hadsine (trc. brahim Kfi Dnmez), slm Medeniyeti Dergisi, V/1, stanbul 1981, s. 3-37; Ahmed Pket, tilfl-ad, DMB, VII, 168-170. Ayhan Tekine

MUHTELT
(bk. HTLT).

MUHTESB
(bk. HSBE).

MUHTEEM-i KN
( ) ems-uar Kemlddn Al b. Ahmed Kn (. 996/1588) ranl air. 905te (1500) Knda dodu. Eserlerinden iyi bir eitim ald anlalmaktadr. reniminden sonra bir sre babasnn meslei olan kuma ticaretiyle uratysa da airliin daha kazanl olduunu dnerek mesleini brakt ve kendini iir alannda yetitirmek zere dnemin nl airlerinden Sdk-i Esterbdnin yanna gitti. Ayrca Hayt-i Tn, Vah-i Bfk ve Zamr-i sfahn gibi airlerle mektuplat. Bir mddet sonra yazd iirler Kazvini baehir edinen Safev hkmdar I. Tahmasbn saraynda beenildi. Muhteem, I. Tahmasb ve ocuklarndan smil, Muhammed Hudbende, Hamza ve kz Perhan iin kasideler yazd. Ayrca kardei Abdlgan araclyla Hindistanda Bbrl Hkmdar Ekber aha ve onun ordu kumandan Mirza Abdrrahim Han ile Dekken hkmdarna gnderdii kasideler byk takdir grd. Ancak I. Tahmasb, din muhteval iirleri kasidelere tercih ettii iin daha ok bu tr iirlere yneldi. Hz. Hseyinin ehid edilii ve Kerbel Vakas hakknda yazd on iki bendlik (kta) mersiye ile byk bir ne kavutu. Mersiyesi gnmzde de tziye trenlerinde okunmaktadr. Daha sonra gelen birok airin yetimesi yolunda bir r aan bu mersiye dolaysyla kendisine emsuar unvan verildi. I. Tahmasbn ardndan tahta geen olu II. smilin de hizmetinde bulunan Muhteem-i Kn Reblevvel 996da (ubat 1588) Knda vefat etti. Muhteem-i Kn, Evhadddn-i Enver ile Hkn-i irvn gibi airlerin etkisinde yazd iirlerinde son derece baarl olmutur. Bundan dolay ikinci Hkn diye anlr. air, kaside ve mersiye tr dnda tarih ve muamma alanlarnda da mehur olmutur. Muhteem, lmnden nce iirlerinin dzenlenmesini rencilerinden Mr Tak-i Kye vasiyet ettiinden Mr Tak bunlar klliyat halinde derlemi ve esere bir de mukaddime eklemitir. Klliyat yedi blmden meydana gelmektedir. 1. eybiyye (din ve din d kasideler); 2. ebbiyye (genlik dnemi iirleri); 3. Sabiyye (gazeller); 4. Celliyye (tr Cell adl rakkaseye olan sevgisini dile getirdii gazellerle mektuplar); 5. Nakl-i Uk (gazeller ve nesirler); 6. Zarriyyt (tarihler); 7. Muammeyt. Klliyat nce ta basmas olarak Bombay (1304) ve Tebrizde (1320), daha sonra Tahranda (1337 h., 1344 h.) baslm, Mihr Ali Grgn tarafndan Dvn- Mevln Muteem-i Kn adyla neredilmitir (Tahran 1344 h.). Abdlhseyin Nev ve Mehd Sadr eseri Heft Dvn- Muteemi Kn adyla yeniden yaymlamlardr (Tahran 1380 h.). Hz. Hseyinle ilgili mersiyesi de Devzdeh Bend-i Muteem (Tahran 1354 h., 1325 h.) ve Terkb-i Bend-i Mevln Muteem-i Kn der Res ve ehdet-i Seyyid-hed seyin b. Al (Tahran 1365 h.) adyla neredilmitir. Muhammed Sad Abdlmmin Ramazan, Kahire Cmiat Ayniems klliyyetldbda Muteem el-Kn: Aruh beth iruh maa tercemeti kitbih bi-unvn Mcten ez Er-i Muteem-i Kn minel-Frisiyye ilel-Arabiyye adyla bir doktora tezi hazrlamtr (1970).

BBLYOGRAFYA

Sm Mirza, Tufe-i Sm (nr. Vahd Destgird), Tahran 1314 h., s. 190; Muhammed Thir-i Nasrbd, Tekire-i Narbd (nr. Vahd Destgird), Tahran 1361 h., s. 517-518; Tebrz, Reynetl-edeb, V, 225-231; Nefs, Tr-i Nam u Ner, I, 443-444; FME, I, 487-489; Browne, LHP, IV, 162, 172, 173-177; Rypka, HIL, s. 298; Mnzev, Fihrist, III, 1892-1897, 2514-2516; H. Mass, Le chant funbre de Mohtacham-e Kchn en mmoire de son frre Khdje Abd al-Ghani, Ydnme-i rn-yi Minorsk (nr. Mcteb Mnov - rec Efr), Tahran 1348 h., s. 131-138; a.mlf., Pomes consacrs aux imms (le shiisme imamite), Paris 1970, s. 273-276; Hnbb, Fihrist, II, 1568-1569, 2366-2367; IV, 4119; Saf, Edebiyyt, V/2, s. 792-799; a.mlf., Persian Literature in the Safavid Period, CHIr., VI, 954, 958; g Bzrg-i Tahrn, e-era il tenfi-a, Beyrut 1403/1983, V, 126; XV, 6; Dihhud, Luatnme, XXIV, 512; J. T. P. de Bruijn, Mutaam- Kn, EI (ng.), VII, 477-478. Rza Kurtulu

MUHY
() Allahn isimlerinden (esm-i hsn) biri. Szlkte diri ve canl olmak, yaamak anlamndaki hayt (hayevn) kknn ifl kalbndan sfat olan muhy yaatan, dirilten demektir. Allahn ismi veya sfat olarak hayatla ilgisi bulunan varlkta hayat yaratan, can veren diye aklanr. Yine hayat kknden tremi olan hay ismi be yette Allaha nisbet edilmitir (bk. HAY). hy kavram fiil sgalaryla krk yedi, muhy de iki yerde zt- ilhiyyeye izfe edilmitir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, yy md.). Bu yetlerde ihy ibtiden can vermek, ldkten sonra tekrar diriltmek, yamur indirmek suretiyle yeryzn bitkilerle donatp ihy etmek, mnev adan l durumunda bulunan kalpleri ilh hidyet ve mrifetle canlandrmak, iman edip yararl iler grenleri dnyada ve hirette mutlu klmak gibi mnalar tar (Hattb, s. 79-80; bnl-Cevz, s. 253-254). Kurn- Kermin yirmiden fazla yetinde ihy kavram, Cenb- Hakkn tabiatn ileyii iin koyduu kanunlar erevesinde ihrc (bir eyi baka bir eyden retip karma) kavramyla ifade edilmitir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, irc md.). Yamur vastasyla topraktan her trl bitki ve besinin, bebein ana karnndan, llerin kabirlerinden diri olarak karlmas gibi. Birka yette de lden diri ve diriden l karld ifade edilir (mesel bk. l-i mrn 3/27; el-Enm 6/95; erRm 30/19). Taber, bu tr yetleri yorumlayan mfessirlerin grlerini nutfeden canl varln, canl varlktan nutfenin karlmas, ekirdekten aacn, aatan ekirdein veya kfirden mminin ve mminden kfirin karlmas eklinde sralam, bunlardan ilkini daha isabetli kabul etmitir (Cmiul-beyn, III, 304-307, kr. Rgb el-sfahn, el-Mfredt, yy md.). Mfessirlerin kendi dnemlerindeki bilim ve anlay erevesinde ileri srdkleri grleri bugnn ilm bulgularyla zenginletirmek mmkndr. Kuranda genel anlamyla halk kavramnn iinde diriltmek mnasnn bulunduu, ldkten sonra diriltmek iin ayrca bas kavramnn kullanld bilinmektedir. Kuranda ihy fiilinin getii birok yette imte fiili de yer alr. lmek mnasndaki mevt kknn ifl kalbndan sfat olan mmt kelimesi Kuranda bulunmamakla birlikte ayn kalptan treyen fiil sgalar yirmi yette Allaha nisbet edilmi, ayrca lmne veya iinin bitirilmesine hkmetmek anlamna gelen ve kaz kavramyla oluan eitli ifadeler de zt- ilhye izfe edilmitir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, y, mvt md.leri). Ruhunu kabzetmek, hayatna son vermek mnasndaki teveff kavramnn grld on civarndaki yette fiil konumundaki bu kavramlarn da fili zt- ilhiyyedir (a.g.e., teveff md.). Bu yetler arasnda, Hz. Msnn risletine inandklar iin Firavun tarafndan lmle tehdit edilen sihirbazlarn, Rabbimiz! Bize sabr ve metanet ihsan et ve sana yrekten balanan kimseler olarak canmz al! (el-Arf 7/126) ve Hz. Ysufun, Ey gkleri ve yeri yaratan! Sen dnyada da hirette de benim velnimetimsin. Canm sana yrekten balanan biri olarak al ve beni iyiler arasna kat! (Ysuf 12/101) eklindeki dualar da yer alr. Muhy ve mmt isimleri Tirmiz ve bn Mcenin esm-i hsn listesinde bulunmaktadr (Daavt, 82; Du, 10). Ayrca birok hadis rivayetinde hem ihy ve imte hem dier

kavramlar fiil sgalaryla zt- ilhye nisbet edilmitir (Wensinck, el-Mucem, iy, imte, ab, teveff md.leri). Hz. Peygamberin cenaze namaznda okuduu dua iinde u cmle de geer: Allahm! Bizden ibtiden hayat verdiin kimseyi slm zere yaat, hayatna son verdiin kimsenin ruhunu da iman zere al! (bn Mce, Ceniz, 23; Eb Dvd, Ceniz, 60; Tirmiz, Ceniz, 38). Resl-i Ekremin yataa girerken okunmasn tavsiye ettii duada da ihy, imte ve teveff kavramlar dikkat ekici bir lafz-mna hengi iinde yer almaktadr: Allahm! Canm veren de sensin, alacak olan da sensin. Hayatmn devam etmesi de sona ermesi de senin elindedir. Fni vcudumu yaatrsan onu lutfunla koru, ldrecek olursan onu affet! Allahm! Senden salk ve esenlik dilerim (Mslim, ikir, 60). Yaatma ve ldrme kavramlarnn Kurn- Kermde ve hadis metinlerinde ska gemesinin hikmetini tevhid ilkesinde aramak gerekir. nk tabiatn ileyiinde lm kalm, dier bir ifadeyle oluum ve deiim ilkesinin hkim olduu grlmektedir. Bu ilke kiinin ruh ve mnev dnyasnda da geerlidir. Hayr ve errin, yarar ve zararn niha mercii sonsuz kudret sahibi olan Allahtr (elEnbiy 21/16-35). limler, Allaha izfe edilen ihy ve imte kavramlarn hayatla ilikisi bulunan varlklarda hayatiyeti veya lm yaratma mnasnda kabul etmilerdir. Gazzl ihy ve imtenin cd kavramyla balantl olduunu syler. cadn meydana getirdii ey hayat ise ihy, lm ise imte fiili gereklemi olur (el-Maadl-esn, s. 142). Eb Bekir bnl-Arab, Allahn yaratma fiilinin on bir tecellisini ylece sralamtr: btiden demi yaratmas, ondan beer trn meydana getirmesi, sperm ve dl yata vastasyla remeyi salamas, sorguya tbi tutulmalar iin mkellefleri kabrinde canlandrmas, kyamette btn insanlar yeniden diriltmesi, Kuranda belirtildii gibi (l-i mrn 3/169-171), ehidlere kyamet gnnden nce hayat vermesi, hadislerde haber verildii zere (Msned, I, 72), hayvanlarn da kyamet gnnde canlandrlmas yamur indirmek suretiyle yeryznn bitkiyle donatlmas, kalplerin iman nuruyla ihy edilmesi, znt ve keder yznden lm derecesine gelmi gnllerin nee ve sevinle hayata kavuturulmas, iyi insanlarn htrasnn yaatlmas (el-Emedl-a, vr. 114a). Muhy ve mmt isimleri Allahn fiil isim ve sfatlar grubu iinde yer alr ve kbz-bst, bri, hlik, musavvir, mud isimleriyle anlam yaknl iinde bulunur.

BBLYOGRAFYA

Rgb el-sfahh, el-Mfredt, yy, md.; Wensinck, el-Mucem, iy, imte, ab, teveff md.leri; M. F. Abdlbk, el-Mucem, yy, irc, y, b, mvt, teveff, md.leri; Msned, I, 72; Mslim, ikir, 60; bn Mce, Du, 10, Ceniz, 23; Eb Dvd, Ceniz, 60; Tirmiz, Daavt, 82, Ceniz, 38; Taber, Cmiul-beyn (nr. Sdk Ceml elAttr), Beyrut 1415/1995, III, 304-307; Zeccc, Tefsr esmillhil-sn (nr. Ahmed Ysuf edDekkk), Beyrut 1395/1975, s. 56; Hattb, end-du (nr. Ahmed Ysuf ed-Dekkk), Dmak 1404/1984, s. 79-80; Kd Abdlcebbr, el-Mun, XX/2, s. 199-200; Abdlkhir el-Badd, elEsm ve-ft, Kayseri Raid Efendi Ktp., nr. 497, vr. 169b; Kueyr, et-Tabr fit-tekr (nr. brhim Besyn), Kahire 1968, s. 75; Gazzl, el-Maadl-esn (Fazluh), s. 142, 174; Eb Bekir

bnl-Arab, el-Emedl-a, Hac Selim Aa Ktp., nr. 499, vr. 113b-114a; bnl-Cevz, Nzhetl-ayn, s. 253-254. Bekir Topalolu

MUHY-i GLEN
() (. 1017/1608den sonra) Halvet-Glen eyhi, Bliblen adl yapma bir dil icat eden lim ve air. 935te (1529) Edirnede dodu. Asl ad Muhammed, lakab Muhyiddindir. Gleniyye tarikatna mensup olmasndan dolay Muhy-i Glen diye tannr. Hayat hakknda bilinenler, Menkb- brhim Glen bata olmak zere eitli eserlerinde verdii bilgilerle ada Cemleddin Hulvnin Lemeztna dayanmaktadr. Menkbdaki bilgilerden (s. 348-349) dedesi Eb Tlibin brhim Glennin mridi olduu, razda ticaretle uraan Eb Tlibin Akkoyunlulardan raz Valisi Sf Hallin halka yapt zulmlerden kap ailesiyle birlikte Kazvine gittii, babas Fethullahn burada doduu, dedesinin kzlbalar tarafndan ldrlmesi zerine Edirneye gidip yerletikleri anlalmaktadr. Hulv, Muhynin babasnn Ekmekizde diye tanndn, kardelerinin defterdarlk grevinde bulunduunu syler (Lemezt, s. 557). Sekiz on yalarnda iken bir Nakibend eyhinin yanna evltlk olarak verildiini, eyhin oluyla birlikte Edirnede Beyazt Medresesinde okuduklarn belirten Muhy (Reeht- Muhy, vr. 2a) 952de (1545) stanbulda bulunduunu syler (a.g.e., vr. 14b). Menkbda, 953 (1546) ylnda Ebssud Efendi ile Glen eyhi Muhyiddin Karamnnin meclislerine devam ettiini, Kann Sultan Sleymana yazd kasideleri Kapaas Haydar Aa vastasyla sultana ulatrdn, Farsaya hkimiyeti sebebiyle aann kendisine kk Acem, tarih drmedeki maharetinden dolay Ebssudun shib-i trh diye hitap ettiini (s. 382), Haydar Aann evinde yaplan bir toplantda air Zt, Sehb, brhim Glennin torunu ehnme-i l-i Osman mellifi rif Fethullah elebi ve o esnada henz aa olan emsi Paa ile tantn anlatr (s. 413). Bu srada henz on sekiz yanda olan Muhy stanbula ne zaman gittii ve bu kiilerle nasl tant konusunda bir ey sylememektedir. Bununla birlikte dedesinin brhim Glennin mridi ve rif Fethullahn brhim Glennin torunu olduu dikkate alnarak onunla ailece tantklar, Muhynin stanbula rif Fethullahn yanna gittii ve onun vastasyla bu evreyle grt sylenebilir. te yandan Muhynin stanbula devlet idaresinde alan aabeyinin yanna gittii ileri srlmektedir (Menkb, neredenin girii, s. VIII). Hulv, Muhynin bir gn elinde Muhyiddin bnl-Arabnin Ful-ikemiyle Edirne Eskicamiine gittiini, namaz klarken kitab yanna koyduunu, bu srada birinin gelip kitaba baktn, bu kiinin Fuu bulduu yerde yakmasyla tannan ivizde Muhyiddin Mehmed Efendi olduunu, kendisini mlhid diye azarlayp ar szler sylediini ve hapse attrdn, gnlerce hapiste kaldn, bir gece kadnn kendisini sorguya ektiini, Fuun baz yerlerini okutup eriata uygun olup olmadn sorduunu, verdii cevaplarn beenilmesi zerine affedildiini anlatr (Lemezt, s. 557-558). Bu hadiseyi Muhynin kendisinden dinlediini syleyen Hulv olayn cereyan ettii tarih konusunda bilgi vermez. Ancak eyhlislm ivizde 954te (1547) ldne gre olay

bu tarihten nce ve Muhy henz ocuk denilebilecek yata iken cereyan etmi olmaldr. 954 (1547) yln da stanbulda geiren Muhy 957-959 (1550-1552) yllar arasnda Edirnede ikamet etti. 1552 yl sonunda Kahireye gitti. Hulvnin ifadelerinden, aabeyinin o srada Kahirede defterdarlk yapt ve brhim Glennin olu eyh Ahmed Haylnin mridi olduu anlalmaktadr (a.g.e., s. 556). Kahireye gider gitmez kad nibi olarak tayin edilen Muhy bir sre sonra Ahmed Haylye intisap etti. Bunun ardndan grevinden ayrlmak istediyse de Kad Bki Efendinin srar zerine vazgeti. Bu dnemde eyhinin kzyla evlendi. Cemleddn-i Hazrec adl bir limden felekiyyt ve vefk ilimlerini rendi. Bir yandan da Msra badefterdar tayin edilen Bayezid elebinin oluna Menev okuttu. Ksa zamanda seyr slkn tamamlayp hilfet ald ve 963 (1556) ylnda muhtemelen eyhiyle birlikte Edirneye gitti. ki yl kadar Edirnede ve stanbulda kaldktan sonra Kahireye dndnde Glen Derghnda trbedarlk yapmaya balad. 972de (1564-65) Tomanbayn emrlerinden Tarabayn evine yerleti. 985 (1577) ylnda stanbulda olduu anlalan Muhynin Msrdan ne zaman dnd bilinmemektedir. 1008de (1600) Menkb- brhim Glenyi yazmakta olduu, 1013te (1604) mam finin makamnda uzlete ekildii bilinen Muhynin vefat tarihini Hulv 1013 (1604), Bursal Mehmed Thir 1014 (1605) olarak verir. Eserlerini ieren mecmuada (a.bk.) yer alan bir tarih msrann ebced deerinin 1017yi (1608) gstermesi onun bu tarihten sonra vefat etmi olabileceini dndrmektedir. Eserleri. 200 kitap yazdn belirten Muhynin tasavvuf, dil, edebiyat, tarih, hadis, tefsir ve ahlka dair krk eseri gnmze ulamtr. Bunlarn otuz yedisi Msr Hidviyye Ktphanesindeki bir mecmuada toplanmtr (nr. 7128; SAM Ktp., fotokopi nsha, nr. 8906). Bu mecmuada bulunan balca eserler srasyla unlardr: 1. Nefhatl-esrr (vr. 1b-24a). Eserin ba tarafnda, bakalar gibi gemiteki hikyeleri deil grdklerini yazmak istediini belirten Muhy, 997de (1589) kaleme ald 2252 beyitlik bu manzum eserinde hocas Cemleddn-i Hazrecden, kad nibliinden, tarikata intisabndan, eyhinden, devlet riclinden ve seyr slk dneminden bahseder. 2. Kavid-i Bliblen (vr. 47b-87a). Muhy Trkler, Araplar ve Farslar iin Bliblen ( ) adn verdii yapma bir dil icat etmitir. Eser bu dilin kurallarn anlatmaktadr. Muhy, sekiz blmden oluan eserin mukaddime niteliindeki ilk blmnde 973 (1565-66) ylnda Allahtan, kullanlan diller dnda ilimlerin yazlmasn ve anlatlmasn salayacak yeni bir dil talep ettiini ve bu arzusuna kavutuunu, daha nce hi kimsenin byle bir dil meydana getirmediini syler. erhl-emsile ve tecddd-deftir adl ikinci blmde masdarlar, etken ve edilgen fiiller, fiilden treme isim ve sfatlar, fiil ekimleri ve atlar ilenmitir. Bnyd- Ulm ve Lyk- Fm balkl nc blmde ettirgen ve dnl atlar ve yap bilgisi verilmi, fiillerdeki mna inceliklerini gsteren ekler ayrntl biimde gsterilmitir. Sarfl-vch adl drdnc blmde fiiller nl saylarna gre snflandrlm ve ses deiiklikleri ele alnmtr. Beinci blm zamirlere, altnc blm sz dizimine, yedinci blm lugatlara, sekizinci blm kendisine kefolunan terimlere ayrlmtr (geni bilgi iin bk. Ko, IX, 465-467). Fransz arkiyats Silvestre de Sacynin 1813te yaymlad bir makaleyle ilim dnyasna tantt eseri (bk. bibl.) Bursal Mehmed Thir Trke bir lugat olarak kaydetmitir (Osmanl Mellifleri, I, 163). Eser Midhat Sertolu ve Mustafa Ko tarafndan ayrntl biimde tantlmtr (bk. bibl.). 3. Ahlk- Kirm (vr. 87b-146b). Ad ebced hesabyla yazld tarihi (993/1585) gsteren eserin Hidviyye Ktphanesindeki mecmuann dnda iki nshas daha bulunmaktadr (Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 3496 [Sret-i Murd- Cihan adyla, mellif hatt];

Nuruosmaniye Ktp., nr. 2261). Eseri Abdullah Tmsek neretmitir (stanbul 2004). 4. Dvn (vr. 271b-303a). Eserde sadece gazeller yer almakta olup klasik bir divan oluturan dier blmler mecmuann farkl yerlerinde bulunmaktadr. Bunlar bir araya getirildiinde dilde (Farsa, Arapa, Trke) iir syleyen Muhynin iirlerinin geni hacimli bir divan tekil edecek kadar ok olduu grlr. 5. Mesdir-i Elsine-i Erbaa (vr. 402b-407a). Muhy-i Glennin Bliblen dili iin tertip ettii szlktr. Eserde 392 Farsa masdarn ilk harflerinin nl deerine gre alfabetik olarak Trke, Arapa ve Bliblen dilinde karlklar yer almaktadr. Mecmuada bulunan dier eserler unlardr: Hdel-Haremeyn, Tefsr-i Sretl-kadr, Kitb- Meb, Kitb- Hakkul-yakn, Risle fil-akid, Fyzl-vel, Risle-i m beynel-ieyn, Silseletl-k, erh-i Hads-i Cibrl, Kef-i ehrl-mn ve srru usturlbil-ihsn, erh-i Hads-i Erban, Ahlk- Kerm, Hsn Dil, Elfiye, Kalb-i hakkatl-hakik, Risle-i emsiyye, cd- Esm, Nazre-i Dvn- Hce Sleymn, Gazlenme (manzum), Gazlenme (mensur), Muhtasar lm-i Mevcdt, Mukattat, Risle-i Vka, Risle-i Muammeyt, Risle-i Arz- Hl, erh-i Mstezd- Muhy, Risle f esmillhil-hsn, Nefeht- Misk-i Anber, Tahmst, Terc-i Bend, Lugaz, Murabbat. Muhynin bunlarn dnda Trkiye ktphanelerinde drt eseri daha bulunmaktadr. Msr Kads Bki Efendinin istei zerine 988de (1580) yazmaya balayp on alt yl sonra tamamlad Bnyd ir-i rifte (Risle-i Kfiye, Ktp., TY, nr. 1906) Arap, Fars ve Trk edebiyatlarnda kafiye konusu ayrntl biimde incelenmitir. eyhi Ahmed Haylnin arzusuyla 977de (1569-70) balayp 1013te (1604) tamamlad Menkb- brhim Glen menkbnme olmaktan ok bir tarih kitab niteliindedir. Eser, brhim Glen ve etrafndakilerin hal tercmeleriyle birlikte Akkoyunlular ynetimindeki Azerbaycandan Osmanl ynetimindeki Msra kadar siyas, tarih, din, sosyal ve etnik durum, nl kiiler, lim ve airler hakknda orijinal bilgiler ihtiva eder. Ayrca mellifin Osmanl ricliyle yakn temas iinde bulunmas dolaysyla eser Osmanl tarihi asndan da nemlidir. Menkb- brhim Glen, Tahsin Yazc tarafndan yazma nshasna dayanlarak geni bir incelemeyle birlikte yaymlanmtr (Ankara 1982). Reeht- Muhy, Fahreddn-i Safnin Ubeydullah- Ahrr ve Nakibend silsilesine mensup dier eyhlerin biyografilerine dair Reet adl eserinin zetlenip ayn zamanda ilvelerle geniletilmi tercmesidir. Tercmeden ziyade bir telif nitelii tayan Reeht- Muhynin 977 (1569-70) tarihli mellif hatt tek yazma nshas Yap ve Kredi Bankas Sermet ifter Ktphanesindedir (nr. 302). Muhynin menkbda zikrettii (s. 31), gnmze ulamayan eserleri arasnda olduu sylenen Zencr-i Zeheb (Menkb, neredenin girii, s. XXIV) Reeht- Muhynin dier addr (Tosun, s. 157). Muhynin Gl-i Sad Berg adl eseri manzum yz hadis erhi olup Beyazt Devlet Ktphanesinde iki nshas kaytldr (nr. 1231/1, 1234). Muhy-i Glennin menkbda zikrettii Mehidl-vcd, Mevcid-hd ve Ahlk- Kirmda geen Hakikulhikem adl eserleri gnmze ulamamtr.

BBLYOGRAFYA

Muhy-i Glen, Menkb, tr.yer., ayrca bk. neredenin girii, s. VII-XXVII; a.mlf., Reeht-

Muhy, Yap Kredi Sermet ifter Aratrma Ktp., nr. 302, vr. 2a vd., 14b; Hulv, Lemezt- Hulviyye (nr. M. Serhan Tayi), stanbul 1993, s. 556-559; A. I. S. de Sacy, Kitab al-maqasd wa fasl almarasd. Le capital des objets recherch et le chapitre des choses attendres ou dictionnaire de ldiome Balabalan, Notices et extraits de manuscrits de la Bibliothque Impriale, Paris 1813, IX, 365-996; Dastn, Fihrist, s. 235-238; Osmanl Mellifleri, I, 162-163; Mustafa Ko, Osmanlda Esperanto, lk Yapma Dil Balaybelen lk Yapma Dilin Kurucusu Muhy-i Glen, Osmanl, Ankara 1999, IX, 463-467; Necdet Tosun, Baheddin Nakbend: Hayat, Grleri, Tarikat, stanbul 2002, s. 157, 188; Midhat Sertolu, lk Milletleraras Dili Bir Trk cad Etmiti, Hayat Tarih Mecmuas, II/1, stanbul 1966, s. 66-68. Tahsin Yazc

MUHY-i LR
( ) (. 933/1526-27) ranl air, Ftul-aremeyn adl eserin yazar. Hayatna dair fazla bilgi yoktur. Nisbesinden Basra krfezindeki Lr adasndan olduu anlalmaktadr ve muhtemelen burada domutur. Genliinde raza giderek Celleddin edDevvnnin rencisi oldu. Baz kaynaklarda Devvnnin ondan ders ald belirtiliyorsa da (Sehv, VII, 133) bunun aksi sz konusu olmaldr. Felsefe bilgisini bnl-Frzin et-Tiyyetlkbr adl kasidesine yapt erhte gsterdii kaydedilir. Lrnin bilinen tek eseri olan Ftul-aremeyn, Mekke ve Medine ehirlerinin tasviriyle hac mensikini ihtiva eden bir mesnevidir. air, Farsa manzum hac seyahatnmelerinin en nemlilerinden saylan bu eserini hac yolculuu dnnde 911 (1506) ylnda yazm ve Gucert Sultan II. Muzaffer aha sunmutur. Yaklak 1100 beyitten meydana gelen mesnevi baz nshalarnda yanllkla Abdurrahman- Cmye, bazlarnda Abdlkdir-i Geylnye nisbet edilmektedir. Eyp Sabri Paa da Mirtl-Haremeyninin kaynaklar arasnda bulunan eseri Cmye izfe etmitir. Menevnin birok nshas mukaddes yerleri gsteren ekillerle sslenmitir. Ftul-aremeyn nce Abdlkdir-i Geylnnin eseri olarak Hindistanda birka defa baslm (Leknev 1875, 1893; Delhi 1875), daha sonra Lrye nisbetle yaymlanmtr (nr. Ali Muhaddis, Tahran 1366; nr. Resl Caferiyn, Kum 1373). Resl Caferiyn, yazd girite eserin edeb ve din adan nemini ortaya koymutur. Ftul-aremeyn Muhy-i Glen tarafndan HdelHaremeyn adyla manzum olarak Trkeye tercme edilmitir (Hidiviyye Ktp., nr. 7128, vr. 24b47a).

BBLYOGRAFYA

Sehv, e-avl-lmi, VII, 133; Sm Mirza, Tufe-i Sm (nr. Vahd Destgird), Tahran 1314 h., s. 130; Lutf Ali Beg, tekede (nr. Cafer-i ehd), Tahran 1336 h., s. 305; Rieu, Catalogue of the Persian Manuscripts, II, 655; Tebrz, Reynetl-edeb, V, 251; FME, s. 475-476; Mnzev, Fihrist, IV, 3016-3018; a.mlf., Fihristvre-i Kitbh-yi Frs, Tahran 1374 h., I, 144-145; g Bzrg-i Tahrn, e-era il tenfi-a, Beyrut 1403/1983, XIX, 119-120; E. Berthels, Muyil-dn Lr, EI (ng.), VII, 478. Adnan Karaismailolu

MUHYDDN ELEB
(bk. FENRZDE MUHYDDN ELEB).

MUHYDDN EFEND, Ahmed


(1852-1909) Kdir eyhi, Meclisi Meyih reisi. stanbul Tophanede Kdirhne Tekkesinde dodu. Kdiriyye tarikatnn Rmiyye kolunun pri ve ad geen tekkenin bnisi eyh smil Rmnin soyundan olup tekkenin eyhi erefeddin Efendinin oludur. Kabatataki Avnizde mahalle mektebine girdi. Kl Ali Paa Camii hatibi Hoca Seyfeddin Efendinin yannda hfzln tamamlad. Saray hocas diye bilinen Mehmed Efendiden Arapa rendi. Hfz Slih Efendiden sls ve nesih meketti. 1874 ylnda Meihat Mektb Kaleminde greve balad. Beyazt Camiinde Akehirli Hoca Ahmed Efendiden tefsir ve hadis okuyup iczet ald (1882). Babasnn vefatnn (1884) ardndan Kdirhnede eyh olan Muhyiddin Efendi 1890 ylnda II. Abdlhamid tarafndan bir kta mecidiye ile dllendirildi. 3 Ocak 1897de Meclisi Meyih reisliine tayin edildi. Hseyin Vassf, onun bir tarikat mensubuna yakmayacak baz teebbslerde bulunduunu ve Meclisi Meyih reisliine bunlarn sonucunda getirildiini syler (Sefne, I, 88). Muhyiddin Efendi 1902de Osmanl devlet nian ald. 1906 ylnda Rodosa srld ve 7 Eyll 1909 tarihinde orada vefat etti; naa stanbula getirilerek Kdirhne hazresine defnedildi. Yerine olu Abdekr Efendi eyh oldu. Meclisi Meyih reislii srasnda tekke ve tarikatlarn daha verimli bir ekilde almas iin gayret gsteren Muhyiddin Efendi, nceki yllarda balayan stanbul tekkelerinin tarihini yazma faaliyetini yakndan takip etmi ve konuyla ilgili risleler kaleme almtr. Ancak devrin yneticilerine yaknlamak iin meyihin gnln incitmi, tekke mensuplar srgne gnderilmesini kendilerine kar taknd bu olumsuz tavra balamlardr. Muhyiddin Efendi tpla zel olarak ilgilenmi, zehirlenmeler zerindeki almas onu zehirli bitkileri incelemeye ve iek yetitiriciliine yneltmi, kendi dneminde Kdirhne bir iek bahesine dnmtr. Eserleri. 1. M Hasal- mrm. eitli eserlerden alnm tasavvuf arlkl konulardaki notlarla baz biyografi ve htrat tr bilgileri ieren hacimli bir eserdir. 2. Kebr Tark- Sfiyye Silsilenmesi. Mellif, 1908 ylnda tamamlad eserin yirmi be yl akn bir almann rn olduunu syler. Kitapta btn tarikatlarn silsileleri ematik olarak gsterilmitir. 3. Tomr- Teky. stanbulda bulunan deiik tarikatlara mensup 259 tekke ksaca tantlmtr. 4. Ftvvetnme-i Tarkat. Ftvvet ve tarikat db, tasavvuf terimleri, Abdlkdir-i Geylnnin elunye adl eserinden semeler ve Kbenin inasyla ilgili bilgilerin kaydedildii on iki defterden meydana gelmitir. 5. Mecma-y lhiyyt. Ynus Emre, Erefolu Rm, Seyyid Nizamolu gibi sf airlerin tekkelerde okunan ilhilerinden derlenmitir. Muhyiddin Efendinin ayrca kfenme adl bir eseriyle 1897-1890 yllar arasnda tuttuu notlar ieren drt adet cep defteri bulunmaktadr. Eserlerinin tamam torununun olu Misbah Erkmenkulun elindedir. Muhyiddin Efendiye nisbet edilen Glzr- Kdirden Bir Yaprak adl sekiz sayfalk risle (stanbul 1332) Emirgn Dergh eyhi Muhyiddin Efendiye aittir.

BBLYOGRAFYA

Ayvansary, Hadkatl-cevmi, II, 67; Sicill-i Osmn, III, 317; Osmanl Mellifleri, I, 25-26; Hseyin Vassf, Sefne, I, 88; V. Mirmirolu - Nuri Ebussuudolu, Tophane Kadir Asitanesi Tarihi, stanbul 1947, s. 5-6; Zkir kr, Mecma-i Teky (Tay), s. 45-46; Muhibbn, sy. 3, stanbul 1325, s. 32; Mustafa S. Kaalin, Ahmed Muhyiddin (1852-1909=57) (Seyyid Srr Ali, Tuhfe-i Rm: Kdirler sitnesinin Manzum Tarihesi [nr. Mustafa S. Kaalin] iinde), stanbul 1992, s. 262-268. Mustafa S. Kaalin

MUHYDDN BNl-ARAB
(bk. BNl-ARAB, Muhyiddin).

MUHYDDN KARAMN
(. 957/1550) Halvet-Glen tarikatna mensup eyh. Hakknda hazrlanan mahkeme sicil zaptnda (a.bk.) ad Mehmed, babasnn ad Hzr eklinde kaydedilmitir. Memleketi Karamana nisbetle Karamanl eyh diye mehur olmutur. Din ilimleri tahsil edip etmedii bilinmeyen eyhin ayn sicilde mm olduuna vurgu yaplr. Menkb- brhim Glen mellifi Muhy-i Glen, Msra gidip Halvetiyye-Gleniyye tarikatnn kurucusu brhim Glenye intisap eden Muhyiddin Karamnnin burada Msr Valisi oban Mustafa Paann dikkatini ektiini, Mustafa Paa stanbula arldktan sonra brhim Glenden Gebzede yaptrd klliyenin (oban Mustafa Paa Klliyesi) hankahna Muhyiddin Karamnyi eyh olarak grevlendirmesini istediini syler. Muhynin anlattna gre Glen, Karamnnin seyr slkn tamamlamas gerektiine iaret etmi ve bu haliyle grevlendirilirse Hallc- Mansr gibi idam edilebileceini sylemi, Mustafa Paa ise korumas altnda bulunan eyhe hi kimsenin bir ey yapamayacan belirterek ona gvence vermitir (Menkb, s. 379, 381). Klliye 930 (1524) ylnda ina edildiine gre Muhyiddin Karamn Gebzeye bu tarihte veya daha sonra gelmi olmaldr. Burada ve stanbulda birok mrid edinen Karamnnin ardndan Edirneye gittii anlalmaktadr. Baz grleri yznden zndklkla sulanan Muhyiddin Karamn, eyhlislm Ebssud Efendinin fetvasyla 957de (1550) idam edilmitir. Matrak Nasuh, Trh-i Sultan Sleyman (Sleymannme) adl eserinde onun birtakm eytn vesveselere ve nefsn kuruntulara kaplarak dinden kt (Yurdaydn, II, 169-170), Nevzde At ise vahdet-i vcd meselesinde hata ettii (Zeyl-i ekik, s. 63) iin katledildiini syler. Ebssud Efendi de Karamnnin kesin naslarla sabit olan eriat hkmlerini inkr ederek zndk olduu ve Hz. Peygamberi tahkir ettii iin idam edildiini belirtir (Dzda, s. 310). Muhyiddin Karamnnin idam tarihini At ve Muhy 957, Matrak Nasuh ise gn ve ay zikredip 3 ban 957 (17 Austos 1550) olarak verir (Yurdaydn, II, 169). Ahmet Yaar Ocakn, Karamn hakkndaki mahkeme sicilinin banda lm tarihiyle ilgili dnemin airlerinden Kandnin drd Karamnye lnet msrann 950 tarihini gsterdiini sylemesi (Osmanl Toplumunda Zndklar, s. 321) doru deildir; zira bu msra 957ye karlk gelmektedir. Sicil defterinde Karamn ile ilgili kaydn ncesinde yer alan kaytlarda 957 ve 958 tarihlerinin bulunmas da 957 tarihinin doru olduunu gstermektedir (Ernsal, XXIV [2004], s. 146-147). Karamnnin lm hakknda ayrca l- hk (domuz lei) ve, Tume-i seg d Karamn peld (Pis Karamn kpeklere lokma oldu) eklinde ar hakaret ieren tarihler de drlmtr (a.g.e., s. 146). Matrak Nasuh onun idam edildikten sonra bir ata balanarak srklendiini yazar (Yurdaydn, II, 170). Banda Sicill-i eyh Karamn ez-Zndk ibaresi bulunan iki sayfalk sicil kayd (stanbul eriyye Sicilleri Arivi, Rumeli Sadreti Mahkemesi Sicili, nr. 20/2, vr. 105b-106a) onun hakknda ileri srlen grleri ortaya koymaktadr. Burada adlar saylan on ahidin ifadesine gre Karamn, Allahn vcudundan baka varlk olmadn, Allah ile (vcibl-vcd) mahlk (mmkinl-vcd)

arasnda hibir fark bulunmadn, ztn bir, isimlerin farkl olduunu, ulhiyyeti btn eyaya isnat etmeyenlerin kfir sayldn, hristiyanlarn ulhiyyeti e hasrettikleri iin kfre girdiklerini, eriatn emirlerinin itibar olduunu, bir eyi haram kabul edersen haram, hell kabul edersen hell olacan, dnyada haram diye bir eyin bulunmadn, livta ve zinann hell sayldn, ldkten sonra dirilmenin gereklemeyeceini, btn evliya ve enbiyaya verilenlerin kendisinde bilfiil mevcut olduunu, Reslullah, Ali, eyh Attr ve shib-i Fussl-hikem (bnl-Arab) dnda kendisinden stn bir kimsenin bulunmadn, Allah grmenin ne dnyada ne de hirette mmkn olduunu, mmkndr diyenlerin yalanc sayldn ileri srmtr. Bu iddialara Muhyiddin Karamnnin cevap verip vermedii bilinmemektedir. Ebssud Efendinin eyhin idamndan sonra verdii bir fetvadan onun grlerinden vazgetiini defalarca aklayarak tvbe ettii, fakat bunun tutuklanmasndan sonra gerekletii iin kabul edilmedii anlalmaktadr (Dzda, s. 310). Muhy-i Glen, Menkbnda Ebssud Efendinin talebesi olduunu syleyerek kendisinden vgyle sz ettii halde Karamnnin idam konusunda onun hisleriyle hareket ettiini belirtir. Muhy, Muhyiddin Karamnnin Gebzedeki hankahn eyhliini yrtt srada 931de (1525) Ebssud Efendinin klliyenin medresesine mderris tayin edildiini, burada iki talebesinin medreseyi brakp Karamnye mrid olmasndan rahatszlk duyup onun hakknda kt szler sylediini, bu sebeple aralarnda bir husumet doduunu, eyhin sohbetleri esnasnda, Niin bu meclislere iviolu ve Yavsolu (Ebssud) gelmez, niin kendilerine yazk ederler? diyerek Ebssud Efendiyi kmser tarzda konutuunu belirtir. Yine Muhynin anlattna gre Ebssud Efendi, Rumeli kazaskeri olduktan sonra Kann Sultan Sleyman ile birlikte Edirnede bulunduu bir srada baz kiilerin ikyetini dikkate alarak Karamnyi Sultan Bayezid Camiinde bir ulem heyetiyle birlikte sorguya ekmi, fakat eyh sorulan sorulara uygun cevaplar vermesi zerine serbest braklmtr. ahitlerin mahkemede yalan sylediini kaydeden Muhy, Karamnnin sohbetlerini kendisinin de dinlediini, konumalarnda eriata aykr hibir ey duymadn belirtmektedir; bununla birlikte sohbetleri esnasnda halk kmsemesinin ve btn eyh, mft ve limlerin kendi meclisine katlp istifade etmesi gerektiini ileri srmesinin bir gurur eseri olduunu ve bu tavrnn kendisine zarar verdiini ifade etmektedir (Menkb, s. 360, 378-383). Ancak Ebssud Efendi ile Muhyiddin Karamn hakknda bu bilgileri veren ve deerlendirmeleri yapan Muhy-i Glennin Karamn ile ayn tarikata mensup olduu unutulmamaldr. Muhyiddin Karamnnin idamndan sonra onun haksz yere ldrldne inananlarn saysnn ciddi boyutlara ulat Ebssud Efendinin fetvalarndan anlalmaktadr. Ebssud Efendi, Karamnnin hangi gerekeyle idam edildiini aklamakla yetinmeyip grlerinden vazgetiini defalarca belirttii halde niin kabul edilmediini, ahitlerin deiik zamanlardaki ifadelerinin birbiriyle elimesinin bir kusur tekil edip etmediini, verdii hkmde Hanef mezhebi dna kp kmadn da aklamak zorunda kalmtr. Hatta, Ulem taassup ettiler, zulmen katlettiler diyenlerin zndk saylacan ve onlarn da katledilmesinin gerekeceini belirten bir fetva ile (Dzda, s. 310-312) dedikodularn nne gemeyi hedefledii anlalmaktadr. Nitekim idamnn ardndan Karamn taraftarlar iddetli takibata uram, air mridlerinden Sil (k elebi, vr. 148b) ve Sn hesaba ekildikten sonra serbest braklm (Knhl-Ahbrn Tezkire Ksm, s. 296), Halvet-Glen eyhlerinden Hasan Zarf ise Nakibendiyye eyhi Mahmud Efendiye mrid olup tekkesine snmak suretiyle takipten kurtulmutur (At, s. 201). Muhynin de baz sulamalarla bask altna alnmaya alld grlmektedir (Menkb, s. 362).

BBLYOGRAFYA

stanbul eriyye Sicilleri Arivi, Rumeli Sadreti Mahkemesi Sicili, nr. 20/2, vr. 105b-106a; k elebi, Meir-uar, vr. 148b; Knhl-Ahbrn Tezkire Ksm (haz. Mustafa sen), Ankara 1994, s. 296; Muhy-i Glen, Menkb, s. 141, 360, 362, 378-383; At, Zeyl-i ekik, s. 63, 201; Sicill-i Osmn, IV, 372; Ahmed Refik Gr, Osmanl mparatorluunda Kadlk Messesesi (doktora tezi, 1971), Ed. Fak., s. 129-130; Hseyin Gazi Yurdaydn, Dnce ve Bilim Tarihi, Trkiye Tarihi, stanbul 1988, II, 169-171; lknur Altu, Gebze oban Mustafa Paa Klliyesi, Ankara 1989, s. 27; smail Safa stn, Heresy and Legitimacy in the Ottoman Empire in the Sixteenth Century (doktora tezi, 1991), University of Manchester, s. 133-138; Ahmet Yaar Ocak, Kann Sultan Sleyman Devrinde Bir Osmanl Heretii: eyh Muhyiddn-i Karamn, Prof. Dr. Bekir Ktkoluna Armaan, stanbul 1991, s. 473-484; a.mlf., Osmanl Toplumunda Zndklar ve Mlhidler (15-17. Yzyllar), stanbul 1998, s. 318-327, 357-363; M. Erturul Dzda, eyhlislm Ebussud Efendinin Fetvalarna Gre Kanun Devrinde Osmanl Hayat: Fetv-y Ebussud Efendi, stanbul 1998, s. 310-312; Reat ngren, Osmanllarda Tasavvuf, stanbul 2000, s. 300-307; a.mlf., eratn Kestii Parmak: Kann Sultan Sleyman Devrinde dam Edilen Tarkat eyhleri, LAM Aratrma Dergisi, I/1, stanbul 1996, s. 132-136; smail E. Ernsal, XV-XVI. Asr Osmanl Zendeka ve lhad Tarihine Bir Katk, Osm.Ar., XXIV (2004), s. 145-148; M. Cavid Baysun, Ebssud Efendi, A, IV, 94-95; Ahmet Akgndz, Ebssud Efendi, DA, X, 365, 367 (bu sayfa ile ilgili bir tashih iin bk. XI. cildin sonundaki Dzeltme). Reat ngren

MUHYDDN MEHMED, Hatibzde


(. 940/1534) Osmanl limi. 27 ban 864 (17 Haziran 1460) tarihinde Amasyada dodu. Babasnn ad Hatib Kasm, dedesinin ad Ykubdur. Hatibzde ve bnl-Hatb diye anlr. Devrin ilim ve kltr merkezi olan Amasyadaki hocalardan ders alarak tefsir, hadis, fkh, kraat gibi alanlarda kendini yetitirdi; cifr, msiki, vefk gibi konularda da temayz etti. Amasya ve Bursada eitli medreselerde mderrislik yapt; ayrca ehzade Ahmede ders okuttu. Ardndan stanbula tayin edildi; Edirne ve tekrar Amasyadaki retim faaliyetinden sonra yeniden stanbula arld. Yavuz Sultan Selimin Ayasofya Camii civarnda yaptrd medresenin ilk mderrisi oldu. Ardndan Semniye medreselerinden birinde grevlendirildi ve lmne kadar burada mderrislik yapt. 2 Zilkade 940 (15 Mays 1534) tarihinde vefat etti, Kemalpaazdenin kldrd cenaze namazndan sonra Eypte defnedildi. Muhyiddin Mehmed kanaatkrl ve ibadete dknlyle tannmtr. Eserleri. 1. Ravul-ayril-mnteab min Rebil-ebrr. Zemaherye ait eserin ihtisar edilmesi ve baz ilvelerin yaplmasyla meydana gelen muhdart ve siyasetnme trnde bir kitaptr (Kahire 1279, 1292, 1307, 1380). k elebi, eseri II. Selime takdim edilmek zere Trkeye evirmitir. 2. Risle f mevtil-ulm (Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 3743). 3. iye al erisSeyyid alel-Feri. Muhammed b. Muhammed es-Secvendnin el-Ferius-sirciyyesine Seyyid erf el-Crcnnin yazd erhin hiyesidir (Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 2505; Millet Ktp., Ali Emr Efendi, nr. 4318; Amasya Beyazt l Halk Ktp., nr. 1361). 4. iye al eril-Viye. Tcerann Viyetr-rivye adl eseri iin Sadrerann kaleme ald erhin hiyesidir (Sleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 1117; Millet Ktp., Ali Emr Efendi, nr. 4318). 5. nbl-af f a bil-Muaf. Kann Sultan Sleyman iin telif edilmitir (Sleymaniye Ktp., elebi Abdullah Efendi, nr. 405; Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 484). 6. Risle-i Cifr (Sleymaniye Ktp., Him Paa, nr. 103). Bunlarn dnda kaynaklarda Muhyiddin Mehmedin Tuhfetl-uk (Trke manzume), Risle fir-rye vel-kelm, Risle fil-ble ve marifeti semtih, Risle f mutrtil-ilm adl eserleri zikredilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Mecd, ekik Tercmesi, I, 398-399; Kef-unn, I, 170, 833, 894, 916; II, 1248, 1905, 2022; bnl-md, eert, VIII, 242-243; Serks, Mucem, II, 94; Hediyyetl-rifn, II, 235; Zirikl, elAlm, VII, 229; Kehhle, Muceml-mellifn, XI, 148. Ali Turgut

MUHYDDN MEHMED EFEND


(bk. VZDE MUHYDDN MEHMED EFEND).

MUHYDDN MEHMED AH
(. 957/1550) Osmanl limi ve tarihisi. Fahreddin er-Rznin soyundan gelmektedir. II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kann Sultan Sleyman dnemlerinde eyhlislmlk yapan Zenbilli Ali Efendinin byk oludur. Molla elebi ve Zenbillizde diye hret bulmutur. Osmanllarn ilk devrinde yetien ve Karamanoullar Beyliinin snrlar iindeki Aksarayda mderrislik yapan Cemleddin Aksary ailesine mensup olan dier ilim ve devlet adamlar gibi baz kaynaklarda Ceml nisbesiyle de kaydedilir. Muhyiddin Mehmed ilk derslerini anne tarafndan dedesi Hsamzde Mustafa Efendiden ald. Daha sonra babasndan ve Meyyedzde Abdurrahman Efendiden akl ve nakl ilimleri tahsil etti. Medrese eitimini tamamlaynca stanbulda Murad Paa ve Dvud Paa medreselerinde mderrislik yapt. Ardndan Sahn- Semn mderrisliine tayin edildi. Buradan Edirne kadlna gnderildi. Bir sre sonra kadlktan alnnca stanbula dnd ve tekrar Sahn mderrisliine getirildi. ok gemeden ikinci defa Edirne kadlna tayin edildi. Edirne kadlndan nc defa Sahn mderrisliine tayini yaplnca stanbula dnd. Bu grevde iken kendi isteiyle ve gnlk 100 ake tekat ulfesiyle emekliye ayrld. Mstakimzde Sleyman Sdeddin, Molla elebinin kazaskerlik yaptn kaydederse de (Mecelletn-nib, vr. 242a) onun kazaskerlik grevine getirildiine dair dnemin eserlerinde herhangi bir kayt bulunmamaktadr. Mstakimzde, muhtemelen Muhyiddin Mehmed ah kazaskerlik yapan Fenrzde Muhyiddin Mehmed ah Efendi ile kartrmtr. stanbulda vefat eden Muhyiddin Mehmed, Zeyrek Yokuunda Zenbilli Ali Efendi Muallimhnesinin bitiiinde babasnn kabri yanna defnedildi. Kaynaklarda, pek ok ilimle uraan bir lim olarak tantlan Muhyiddin Mehmedin feriz, usul ve fr konularnda akran arasnda stn olduu vurgulanr. Ayn zamanda air olup Farsa ve Trke iirleri vardr. Medreseyi bitirince cretsiz olarak mlzemet dnemi geirmek zorunda kalanlarn ikametleri iin stanbulda ok sayda hcre ina ettirmi, hcrelerde kalan mlzmlara gnde 1er ake harlk vermitir. Muhyiddin Mehmed ah hrete kavuturan eseri, Cemleddinin Osmanl Trih ve Mverrihleri: yne-i Zuref adl kitabnda Mehmed Muhyiddin Tarihi dedii (s. 10) Trh-i l-i Osmndr. Daha nce kaleme alnm anonim Tevrh-i l-i Osmnlardan yararlanlarak hazrlanan kitap, Osmanl Devletinin kuruluundan balayp Kann Sultan Sleymann ran seferinden stanbula dnne kadar (evil-i Zilhicce 956 / Aralk 1549) gelmektedir. Trh-i l-i Osmnn yalnz 895ten (1490) sonraki ksm Muhyiddin Mehmed aha ait olup nceki blmler dier Tevrh-i l-i Osmnlarn metinleriyle ayndr. Yurt dnda ve stanbulda Millet Ktphanesinde (Ali Emri Efendi, Tarih, nr. 15) yazma nshalar bulunan eserin iki ayr metni vardr. lki olduka ksa olup nce Joannes Gaudier (Spiegel) tarafndan Almancaya tercme edilmi (Frankfurt 1567); ardndan bu tercmeye dayanan Joannes Leunclavius (Hans Lwenklau) ilveler de yaparak Latince (Frankfurt 1588, 1596) ve Almanca (Frankfurt 1590) olarak neretmitir. Eserin daha geni Latince bir nerini de yine

Leunclavius gerekletirmitir (Frankfurt 1591). Ayrca bu metinlerin tamam Almanca olarak yaymlanmtr (Frankfurt 1595). Muhyiddin Mehmedin Burhneddin el-Mergnnnin el-Hidye adl eserine bir talikat olduu da kaydedilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Takprizde, e-ei, TSMK, Revan Kk, nr. 1597, vr. 100b; Ramazanzde Mehmed elebi, Trh-i Nianc, stanbul 1290, s. 193; Mecd, ekik Tercmesi, s. 304, 389-390; At, Zeyl-i ekik, s. 35, 230, 249; Kef-unn, I, 284; bnl-md, eert, VIII, 311; Evliya elebi, Seyahatnme, I, 346; Mstakimzde, Mecelletn-nib, Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 628, vr. 242a; Karslzde Cemleddin Mehmed, Osmanl Trih ve Mverrihleri: yne-i Zuref, stanbul 1314, s. 10, 25; Tayyarzde At Bey, Trih, stanbul 1292, I, 110; Sicill-i Osmn, III, 488; IV, 345; Osmanl Mellifleri, III, 63; Kon-yal, Nide Aksaray Tarihi, II, 2545; Babinger (ok), s. 81-82; Yusuf Kkda, II. Byezid, Yavuz ve Kann Devirlerinde Ceml Ailesi, stanbul 1995, s. 132134; Th. Menzel, Muhyid-Din Mehmed, A, VIII, 555-556. Yusuf Kkda

MUHYDDN MUHAMMED YAVS


(bk. EYH YAVS).

MUHYDDN MN
(bk. MN).

MUHYYYE
(bk. EKBERYYE).

MUHZIR
() Mahkemelerde daval ve davacy mahkeme huzuruna celbeden grevli, yksek rtbeli bir yenieri kumandannn unvan. Szlkte huzura getiren, hazr bulunduran anlamna gelir. Klasik slm hukuku kaynaklarnda daval ve davacy mahkemeye sevkeden memur iin avn ve mh kelimeleri de kullanlmtr. Osmanl dneminde Konya ve Kayseri gibi baz Anadolu ehirlerinde muhzrla birlikte ahne (hne) ad da grlr (Baykara, s. 205, 212). Mahkeme ktipliine ihtiya duyulmayan kk kadlklarda da muhzr bulunur ve kitbet iini kad veya muhzr yapard. Mahkemede hazr bulunmas istenen kiiye kad tarafndan bir celb kd (mrsele) karlr, muhzr da bununla ilgili ahs mahkemeye arrd. Muhzrn zor kullanma yetkisi yoksa da baz durumlarda kadnn talebiyle yanna asker alabilirdi. Muhkeme srasnda mahkemedeki asayiin temini de muhzrn grevlerindendi. Zaman zaman merkezden kadlk blgesindeki sulularn takibi, silerin yakalanmas, soruturmalarda yardmc olma gibi hususlarda zel vazifelerle de ykml klnabilirdi. Bilhassa stanbula yakn yerlerdeki kadlklarda kadlarn merkeze yazd arzlar muhzr veya muhzrba gtrrd. Eer konuyla ilgili bir ferman kmsa bu ferman da alp kadya teslim ederdi (BA, MD, nr. III, hk. 636, 637; nr. V, hk. 172, 214, 1225, 1783). Muhzr, mahkemenin bulunduu yerin ahalisi arasndan zellikle daha nce bu grevi yapm kiilerden veya bir ekilde devlet grevi alm (asker) gruplarn mensuplarndan seilirdi. Sivil halktan muhzr tayin edilemezdi. Nitekim haklarnda merkeze yaplan ikyetlerde bazlarnn raiyyet olu olduklar halde bu grevde bulunduklar belirtilir (BA, MD, nr. V, hk. 223). Muhzrlar tayin ve azil yetkisi kadlara verilmitir (BA, MD, nr. V, hk. 282; nr. LI, hk. 261). Kad bunun iin uygun grd kiiyi merkeze arzeder ve tayin merkezden beratla yaplrd. Dierleri gibi padiahlarn cls zamanlarnda beratlar yenilenir, genellikle haklarnda bir ikyet olmad mddete grevlerini srdrebilirlerdi. Byk kadlklarda birden fazla muhzr bulunur, byle yerlere bir de muhzrba tayin edilirdi. stanbul kadl muhzrbasnn kapkulu svarileri blne geebilme hakk vard (BA, MD, nr. IV, s. 56; Uzunarl, Kapukulu Ocaklar, II, 144). Davann konusuna gre mahkemece alnan harlar deimekle birlikte sonulanm bir davadan muhzrlarn XVI ve XVII. yzyllarda yzde iki ake ihzriye aldklar tesbit edilmi olup bu miktar kanunnme ile belirlenmiti. XVII. yzylda mahkeme hccetleri, nikh akdi, sicile kayt, tasdik ve arzlardan muhzrlarn da aralarnda bulunduu mahkeme hademeleri iin 5 ake tahsil ediliyordu (Tevki Abdurrahman Paa, s. 542). XVIII. yzylda avrz ve bedel-i nzl hnelerinin tesbiti iin mahkeme harcnn yannda muhzriyye creti olarak 3 kuru kaydedilmitir. Nfusu youn olan byk ehirlerde ihzriye harc hayli yksek rakamlara ulayordu. Bu yerlerde muhzrlara bir miktar ulfe tayin edilerek ihzriye gelirlerinin kalan miktarna hazine tarafndan el konulurdu. Kayseri ve Ktahya gibi yerlerde ihzriye timar eklinde kapkullarna tahsis edilmiti. Geliri yksek olan baz yerlerde muhzrbalar grevleri banda bizzat bulunmayp yerlerine iltizam yoluyla vekil tayin edebilirlerdi ve bu vazife devirlerini mhrl temesskle yaparlard.

Anadolu ve Rumeli kazaskerlerinin kendi konaklarnda akdettikleri divanlarda yirmier muhzr ve birer muhzrba grev yapard. Muhzrbalar genellikle kapclar kethds kendine bal kapclardan tayin ederdi. Bunlar terfi ettiklerinde timarla dergh- l avuluuna geerdi. Kazaskerlerin Dvn- Hmyun toplantlarna gtrlp getirilmesi de muhzrlarn vazifelerindendi. Bunlar ayrca kazasker arzn ilgili kalemlere gtrr ve kan ferman alp yerlerine ulatrrlard. Muhzrba kapc keesi bal ile at zerinde, muhzrlar ise mcevveze ile yaya olarak kazaskerlerin n sra yrrlerdi (Hezrfen Hseyin Efendi, s. 202). Hakknda ikyet olan kadlarn teftiine zaman zaman muhzr aalar da gnderilmekteydi (Taylesanizde, I, 190). Kazaskerlerin divanlarndaki muhzrlarn belirli bir maa yoktu. Kadlklarda olduu gibi ihzriye creti de alamazlard. Kendilerine kad ve mderris tayinlerinde mjdecilik ad altnda belli bir tahsisat ayrlmt. Kad tayininde kadnn bir ayl hesap edilerek yars berat resmi olarak, yars da kazaskere alnr, bu ikinci hissenin bete biri ktipler, muhzrba, muhzrlar ve divitdr arasnda paylatrlrd (Hezrfen Hseyin Efendi, s. 204). XVIII. yzylda muhzrlar, taradaki kadlarn stanbuldaki resm ilerini takip etmek zere kap kethdlklarn da yapyordu. 1208 (1793-94) ylnda Kadlar Kanununa yaplan bir ilve ile muhzrlardan bakasnn kadlara kap kethdl yapmas yasaklanmt. stanbul kads sadrazamdan ayr olarak stanbul esnafn denetlemeye ktnda maiyetinde muhzrlar da bulunurdu. Bunlar krmz mcevveze takarlar, yenieri muhzrlar gibi ellerinde falaka, sopa ve terazi tarlar, usulszl tesbit edilenlerin cezalarn uygularlard. Bunlardan baka Yenieri Ocanda grev yapan muhzr aa, Yenieri Ocann Dvn- Hmyunda ve Bblideki ilerini takip eden yksek rtbeli yenieri kumandan idi. Bu grev Yavuz Sultan Selim devrinde ihdas edilmitir. Muhzr aa, Yenieri Ocanda blk numaras sabit olmayan ve muhzr aa ortas denilen bir ortaya kumanda etmekteydi. XVII. yzylda zaman zaman 26, 27 ve 34. blkler, XVIII. yzylda 28. blk muhzr aa bl olmutur. Bu orta 201 yenieriden oluuyordu (Ahmed Cevad, I, 85). Rtbesi, aa blklerinin en yksei olan kul kethds, kethd bey ve baavutan sonra geliyordu. Yenieri aas karsnda ata binme ve sar izme giyme izni sadece bunlara verilmiti. Muhzr aalar terfi ettiinde XVI ve XVII. yzyllarda hasekilie getirilirken (Hezrfen Hseyin Efendi, s. 146) daha sonralar dereceleri hasekileri gemi ve turnacbala ykselmeye balamlard; kdemli ve yal olanlar ise samsoncuba olurdu. Muhzr aann balca grevi, btn yenierilerin Dvn- Hmyun ve Bblideki resm ilerini takip etmekti. Bblide yaplan toplantlara yenieri aasnn katlmamas durumunda ocakla ilgili iler hakknda Aakapsna giderek yenieri aasna bilgi verirdi. Yenieriler iin eyalet ve kazalara, yine yenieriler ve ocakla ilgili yenieri aasna hitben divandan km hkmleri yerine ulatrrd. Davas olan yenierileri sadrazamn huzuruna getirmek, stanbulda su ilemi yenierileri tutuklamak, bunlar sadrazamn isteiyle Bblide cezalandrmak veya cezalandrlmak zere blklerine teslim etmek gibi iler grrd. Yenieri kanununa gre yenierileri kendi zbitlerinden bakas cezalandramazd (Terft- Kadme, s. 90-91); ancak muhzr aann rtbesi dier orta zbitlerine nazaran yksek olduundan onun cezalandrmasnda da bir saknca yoktu. Muhzr aann emrinde bakap kethdsna bal altm yenieriden oluan bir kuvvet sadrazamn korumaln yapar, divanda veya Bblide sadrazam tarafndan verilen hkmleri yerine getirirdi. Sadrazam esnaf teftie kt zaman muhzr aa sprgesiyle sadrazamn sa zengisi nnde, muhzrlar skfleriyle arkada esnaf cezalandrlmakta kullanlan aletleri tayarak yrrlerdi. Bu srada esnafa verilen cezalar bunlar tarafndan uygulanrd (Tevki Abdurrahman Paa, s. 542).

Muhzr aa blndeki yenierilerin bir ksm, haseki aa blyle birlikte tulu vezir rtbesindeki vezirlerin kapsnda muhzrlk yapard. Muhzr aann yaz ilerini bir ktip yrtmekteydi (BA, MD, nr V, hk. 4, 172; nr. XII, hk. 101, 149). Bu ktip, muhzr aa adna Dvn- Hmyunda ve Bblide Yenieri Oca ve yenierilerin kitbet ileriyle urar, dairelerdeki resm ilerini takip ederdi. Bblide Sadret Kethds Dairesine bal bir bro tahsis edilmiti (Doan, s. 74). Muhzr aa sadrazam sefere ktnda onunla birlikte sefere katlr, merkezdeki sadret kaymakamnn yanna da muhzr aa vekili tayin edilirdi (Taylesanizde, s. 279). Yenieri Ocann ilgasyla muhzr aalk kaldrlm, yerine tomruk aal ihdas edilmi, maiyetindeki muhzrlara da kavas ad verilmitir.

BBLYOGRAFYA

BA, MD, nr. III, hk. 636, 637; nr. IV, s. 56; nr. V, hk. 4, 172, 214, 223, 282, 1225, 1783; nr. XII, hk. 101, 149; nr. LI, hk. 261; nr. LXVII, s. 324; nr. CVI, s. 106; Sultann Emir Defteri: 51 Numaral Mhimme Defteri (haz. Hikmet lker), stanbul 2003, s. 73, 88, 135-136, 151; Tevki Abdurrahman Paa, Knunnme (MTM, I/3 [1331]), s. 542; Hezrfen Hseyin Efendi, Telhsl-beyn f Kavnn-i l-i Osmn (haz. Sevim lgrel), Ankara 1998, s. 146, 202, 204; Taylesanizde Hfz Abdullah Efendi Tarihi: stanbulun Uzun Drt Yl (haz. Feridun M. Emecen), stanbul 2003, I, 107, 180, 190, 267, 279; Ahmed Cevad, Trh-i Asker-i Osmn, stanbul 1297, I, 42, 85; Terft- Kadme, s. 71, 82, 90-91; Uzunarl, Kapukulu Ocaklar, I, 208-211; II, 144; a.mlf., lmiye Tekilt, s. 90, 111, 155, 158, 257, 259; Ycel zkaya, XVIII. Yzylda Osmanl Kurumlar ve Osmanl Toplum Yaants, Ankara 1985, s. 223-225, 226-227; Ahmet Akgndz, eriyye Sicilleri: Mahiyeti, Toplu Katalou ve Seme Hkmler, stanbul 1988, I, 72-73; a.mlf., Osmanl Kanunnameleri ve Hukuk Tahlilleri, stanbul 1991-93, III, 108, 173; VI, 488; lber Ortayl, Hukuk ve dare Adam Olarak Osmanl Devletinde Kad, Ankara 1994, s. 64-65; Muzaffer Doan, Sadret Kethdl: 1730-1836 (doktora tezi, 1995), M Trkiyat Aratrmalar Enstits, s. 74; Tuncer Baykara, Osmanl Tara Tekiltnda XVIII. Yzylda Grev ve Grevliler (Anadolu), Ankara 1990, s. 14-15, 205, 211, 212; P. G. nciciyan, XVIII. Asrn Sonunda Osmanl Devleti (trc. O. Bogosyan), Hayat Tarih Mecmuas, I/4, stanbul 1965, s. 67; I/9 (1965), s. 37-38; I/12 (1966), s. 67; Pakaln, II, 572-573; Fahrettin Atar, Mahkeme, DA, XXVII, 340. Recep Ahskal

MUD
() Mbdiin mukabili olarak kullanlan Allahn isimlerinden biri (bk. MBD).

MUD
() Medreselerde mderris yardmcsna verilen ad. Szlkte tekrarlayan anlamna gelen mud kelimesi, medreselerde mderrisin verdii dersi arkadalarna tekrar eden ve mderrise yardmc olan retim elemandr. Mudlik grevi ide terimiyle ifade edilirdi. Mud kelimesine yukardaki anlamda V. (XI.) yzyl ncesi kaynaklarnda rastlanmamas, bu meslein Nizmiye medreselerinin kurulmasyla ortaya kt eklinde yorumlanmaktadr. Ancak gelenein kaynan Hz. Peygamber dnemine kadar gtrenler vardr. Rivayete gre Resl-i Ekrem ders halkasndan kalktktan sonra ashaptan bazlar Abdullah b. Revhann etrafnda toplanr, Reslullahn rettii ekilde beraberce zikrederlerdi; Abdullah da onlarla din konular mzakere ederdi (kr. Msned, I, 230; II, 132; III, 265; Heysem, X, 76; Abdlhay el-Kettn, III, 42). Medrese ncesinde mescidlerde, drssnne veya drlhadislerdeki iml meclislerinde, mid da denilen hadis derslerinde aslnda kendisi de hadis talebesi olan ve hocann sylediklerini o anda tekrarlayan msteml adl yardmc elemanlar vard. Fakat bunlar daha ok hocann sesini duyurabilmek iin tekrar ederlerdi. Esasen ok kalabalk olmayan fkh meclislerinde grev yapan mud ise ders srasnda hocayla beraber oturur, ders bittikten sonra dier rencilere dersi tekrarlard. Mudler genellikle dierlerine gre daha ileri seviyede olan rencilerden seilirdi. Ancak mezun olmu bir renci veya krss bulunmayan bir fkh limi de bu greve tayin edilebilirdi. Mderris en zeki, en kabiliyetli ve alkan rencisini mud seerdi. Mudlerin mezun olduktan sonra iyice olgunlamadan ve hocas grevi brakmadan krs igal etmesi ilim geleneine aykr saylrd. Hoca tayin edilmedii dnemlerde ise midler de ders vermitir. Nitekim daha nce mderrislik grevinde bulunanlar da mudlik yapabiliyordu. Fakat mderris sfat ile ders veren mudler onlarn ald maa alamazd. Medreselerde genellikle her hocann bir veya iki mudi olurdu. Mstansriyye Medresesinde ise drt mezhep mderrisinden her birinin drder mudi vard. Badat ziyareti esnasnda bir derse katlan bn Battta, mderrisin ders srasnda sanda ve solunda yer alan mudlerden ve hocann kyafetinden sz etmektedir. Burada ayrca mudlik grevi yannda drssnne veya drlhadis blmnde hadis eyhlerinin kril-hads denilen yardmclar vard. Bunlar daha sonra meihat makamna ykselirdi. Eyybler dneminde mudlik nemli bir mevki haline gelmitir. Nsriyye ve Salhiyye medreselerinde her mderrisin iki mudi bulunmaktayd. Mudlerin ald maa grevlerinin nemi ve zamann iktisad artlarna bal olarak deimektedir. Mstansriyye vakfiyesine gre fkh medresesi mudlerinin ayl 3 dinardr. Bunun yannda gnlk yiyecek ihtiyalar karlanmaktadr. Otuz kadar yetim ocuun okuduu drlkurn hocasna (eyh mukr) yardmc olan mudin maa aylk 1 dinar 20 krattr. Konyada bulunan pliki (Altun-aba) Medresesinin 598 (1202) tarihli vakfiyesine gre mudin yllk creti 240 dinardr (DA, XXVIII, 326).

Osmanl medrese sisteminde de mud ayn anlamda kullanlmtr. Ftih Sultan Mehmedin yaptrd Sahn- Semn medreselerinin her birinde birer mud bulunuyordu. Ftihin vakfiyesinde mudlerin kabiliyetli renciler arasndan seilecei, akran iinde iyi yetimi ve mhir olanlarn mud olabilecei, bunlara gnlk 5er ake verilecei kaydedilmektedir. Mudler, sadece mderrisin okuttuu derslerin tekrar ve mzakeresiyle deil ayn zamanda talebenin gzetimiyle de ilgileniyordu. eyhlislmlar, vakfiyesi gerei ayn zamanda Beyazt Medresesi mderrislii yaptklarndan alt ayda bir defa medrese mudine ve muzaf denilen mud yardmcsna na mlzemet verirlerdi. Bu sistem XVIII. yzylda yeniden dzenlenmitir. Dorudan hocaya bal olan mudler mderrislik yolunda en kuvvetli adaylard. Nitekim vefat eden, grevi deien veya baka bir medreseye tayin edilen mderrisin, ellerinde beratlar bulunan mudlerinin mlzemete kaydedilecei kanunnmelerinde belirtilmitir. Fakat bu sistemde zamanla aksamalar olmutur. XVII. yzyl balarnda Koi Bey, 1005 (1596-97) ylna gelinceye kadar Sahn- Semn mudlerinin mderrisler kadar itibarl sayldn, medreselerde uzun sre ilimle megul olmadka mlzm yazlmadklarn syler ve artk bu kuraln bozulduunu bildirir (Risle, s. 34). Ancak XVII. yzyldan nce de bu sistemde nemli problemler olduuna dair kaytlara rastlanmaktadr. Mesel 963te (1556) Edirnede erefeli Medresenin mderrisi vefat edince mudi Muhyiddin Efendinin mlzm olmasn Kann Sultan Sleymann olu Bayezid rica etmi ve tayin artlarna uygun olmamasna ramen bu istek yerine getirilmitir. Ulem mesleini dzenlemek iin yaplan slahatlar sebebiyle karlan emirlerde mderrislie gei artlar belirtilirken mudlik zerinde de nemle durulmutur. Mudlik, II. Merutiyetin ardndan idd programlarnn geniletilmesiyle oluturulan sultnlerde hemen hemen ayn vazifeyi grmek zere ihdas edilmise de daha sonra kaldrlmtr.

BBLYOGRAFYA

Msned, I, 230; II, 132; III, 265; bn Abdlber enNemer, Cmiu beynil-ilm (nr. Abdurrahman M. Osman), Medine 1388/1968, I, 50; Semn, Edebl-iml vel-istiml (nr. M. Weisweiler), Beyrut 1401/1981, s. 84-108; bnl-Cevz, el-Muntaam, V, 171; IX, 68; mdddin el-sfahn, Tru devleti l-i Selc, Kahire 1900, s. 33, 57; bnl-Mstevf, Tru Erbil (nr. Sm esSakkr), Badad 1980, I, 237; bn Hallikn, Vefeyt, I, 5; III, 219; VII, 86-87; el-avdil-cmia (nr. Mustafa Cevd), Badad 1351/1932, s. 55, 57, 58, 346, 445, 449, 456; Bedreddin bn Cema, Tekirets-smi vel-mtekellim f edebil-lim vel-mteallim (nr. Seyyid Muhammed Him en-Nedv), Haydarbd 1354, s. 15; bn Battt, er-Rile, Paris 1938, I, 141-142; Sbk, abat (Tanh), V, 41, 226; snev, abat-fiiyye, II, 616; Heysem, Mecmauz-zevid, Kahire-Beyrut 1407, X, 76; Semhd, Vefl-vef bi-abri dril-Muaf, Beyrut 1968, II, 440, 445; Abdlkdir b. eyh b. Abdullah el-Ayders, en-Nrs-sfir, Badad 1934, s. 99, 135-136; Koi Bey, Risle (Akst), s. 34; Abdlhay el-Kettn, et-Tertbl-idriyye (zel), III, 42; Ahmed eleb, Trut-terbiyetil-slmiyye, Beyrut 1954, s. 237-241; Uzunarl, lmiye Tekilt, s. 7-8, 66, 69, 79, 244, 247, 275; A. Bailey - S. Reit, Universal History of the World, the west in the Middle Ages, New York 1966, VI, 491; Nc Marf, Tru ulemil-Mstanriyye, Kahire 1396/1976, I, 144 vd., 218, 219, 258; G. Makdisi, The Rise of Colleges: Institutions of Learning in Islam and the West, Edinburgh 1981, s. 103, 127, 173, 192-195, 213, 214; Sm es-Sakkr, Lema an nilareketil-ilmiyye fil-icz f adril-slm, en-Nedvetl-lemiyyet-lie li-dirsti

tril-Cezretil-Arabiyye, Riyad 1982, III/2, s. 35-93; a.mlf., el-Medresetl-Mstanriyye, el-Ur, II/2, Riyad 1987, s. 25-45; Hisham Nashabe, Muslim educational Institutions, Beirut 1989, s. 110, 156 vd.; Pakaln, II, 573; Nebi Bozkurt, Medrese, DA, XXVIII, 326. Sm es-Sakkr

MUD AHMED EFEND


(. 1057/1647) Osmanl eyhlislm. Ysuf adl bir kiinin oludur. Biyografisini veren kaynaklarn ounda Tokata bal Kazovada doduu belirtilirse de bu bilgi eyhde yer alan, Vilyet-i Anadoluda Kazda nahiyesinde zhir ve nmyan olduu ifadesinin yanl anlalmasndan kaynaklanmtr. Kazda blgesi Tokatn Kazovas olmayp Bat Anadoluda Edremit krfezinin kuzeyinde bulunur. Tahsil iin stanbula giden Ahmed Efendi, Knalzde Fehmi Mehmed Efendiden ders ald. Ali Paa-y Cedd (Semiz Ali Paa) Medresesinde onun mudi olduu iin bu lakapla anld. Cemziyelhir 1003te (ubat 1595) Knalzdeden mlzemet ald ve mderrislie balad. 40 ake medreseden mzul olduktan sonra srasyla evval 1021de (Aralk 1612) Topkapda sur iinde Ahmed Paa Medresesine, Cemziyelevvel 1023te (Haziran 1614) Mahmud Paa Medresesine, Zilhicce 1027de (KasmAralk 1618) Gazanfer Aa Medresesine, Reblhir 1029da (Mart 1620) Sahn- Semn medreselerinden birine, ban 1031de (Haziran 1622) Haseki Sultan Medresesine, Receb 1032de (Mays 1623) Yavuz Sultan Selim (Sultan Selm-i Kadm) Medresesine, Cemziyelhir 1033te (Nisan 1624) Sleymaniye medreselerinden birine, Cemziyelhir 1034te (Mart -Nisan 1625) Sleymaniye Drlhadisine tayin edildi. Ardndan kadla geti ve Cemziyelhir 1035te (Mart 1626) am kads oldu. Zilkade 1036da (Temmuz-Austos 1627) azledildi. Safer 1039da (Eyll-Ekim 1629) Kahire kadlna gnderildi ve Receb 1040a (ubat 1631) kadar grev yapt. Buradaki kadl srasnda daha sonra sadrazam olan Sultanzde Mehmed Paa ile dostluk kurdu. Onun ileride ykselmesinde bu dostluun nemli rolnn bulunduu anlalmaktadr. Reblevvel 1043te (Eyll 1633) Edirne ve Receb 1045te (Aralk 1635 - Ocak 1636) stanbul kadlklarna getirildi. Zilkade 1046da (Nisan 1637) Anadolu kazaskerliine tayin edilen Ahmed Efendi, IV. Muradn Badat seferine katlmak zere hazrlk yapt srada cereyan eden bir olay yznden azledildi (5 Muharrem 1048 / 19 Mays 1638). Kaynaklara gre, ordu skdarda iken eyhlislm Zekeriyyzde Yahy Efendiden mlzemet alm olan Molla Hseyin adl bir kii medreseye tayini iin Rumeli kazaskerine dilekeyle bavurmu ve Rumeli kazaskeri divannda hakk olan medresenin kendisine verilmediini yksek sesle sylemi, Ahmed Efendi de sinirlenerek azarlad bu mderris adaynn kendisine karlk vermesi zerine onu denekle dvmt. eyhlislm Yahy Efendi, talebesine byle muamele edilmesinden dolay zlm, bu gelimeleri renen IV. Murad ilim erbabna daha nazik davranlmasn, ikyetlerinin dikkate alnmasn bildirmek zere mushibi Hseyin Paay Ahmed Efendiye gndermi, Ahmed Efendi ise kendisinin ilmiye riclinin tayin ve azli konusunda kurallara hassasiyetle uyduunu, kimsenin iltimasyla ve rvetle i yapmadn sert bir slpla ona bildirmi, paa da bu cevab abartl bir ekilde IV. Murada arzetmiti. Bu durum zerine Ahmed Efendi, grevden alnp kadlk ve mftlk verilerek Belgrada yollanmt (Ktib elebi, II, 193; Nam, III, 312-314).

Ahmed Efendinin mzuliyet dnemi ksa srd. Zilkade 1049da (Mart 1640) ikinci defa Anadolu kazaskeri, Cemziyelevvel 1051de (Austos 1641) ikinci defa Rumeli kazaskeri oldu. Reblevvel 1054te (Mays 1644) emekliye sevkedildi. Emeklilii dneminde katld bir mevlid cemiyeti srasnda gelien olaylar ona eyhlislmlk yolunu at. Namnn belirttiine gre trende, Anadolu kazaskeri olan Cinci Hseyin Efendi ilmiye terifatna aykr olarak Mud Ahmed Efendinin st tarafna oturmu, bundan rahatszlk duyan Ahmed Efendi, hmisi Sadrazam Sultanzde Mehmed Paaya ikyette bulunmu, sadrazam da bunun ancak eyhlislm olmakla hallolacan sylemitir. Bunun zerine Ahmed Efendi paraya byk zaaf olan Sultanzdeye 70 kese vermi, Sultanzde onu eyhlislm yapmay baaramamsa da Silhdar Ysuf Paaya tavsiyede bulunmutur. Ahmed Efendi 30 kese de Ysuf Paaya vermi ve sonunda eyhlislm olmutur (Trih, IV, 72-73). 29 Zilkade 1055te (16 Ocak 1646) Ebsaid Mehmed Efendinin yerine eyhlislmla getirilen Ahmed Efendi (a.g.e., IV, 164), 20 Reblevvel 1057de (25 Nisan 1647) lmne kadar bir yl ay on gn meihat makamnda kald. Vech ve Namnn eserlerinde 20 Muharrem olarak verilen lm tarihi yanltr. Salnda evinin yaknnda inasna balanan medrese vasiyeti zerine lmnden ksa bir sre sonra tamamland ve yannda yaptrlan trbeye defnedildi. Ahmed Efendinin kararl bir kii olduu, birok hakszla kar koyduu kaynaklarda belirtilmektedir. ada Karaelebizde Abdlaziz Efendi de onun hakknda genellikle olumlu ifadeler kullanr. Mud Ahmed Efendinin yaptrd medrese, Ftih Camiinin Hali tarafnda Kad emesi soka banda yer almakta olup odalarndan sadece biri gnmze kadar gelebilmitir. 1869 ylndaki tesbite gre medresede bir dersim grev yapmakta ve on sekiz talebe ders grmekteydi; 1918de yangnlarda evleri yananlarn ikametine tahsis edilmiti (Ktkolu, s. 197).

BBLYOGRAFYA

Topular Ktibi Abdlkdir (Kadr) Efendi Tarihi (haz. Ziya Ylmazer), Ankara 2003, II, 1036, 1052, 1069, 1157; Ktib elebi, Fezleke, II, 193; Karaelebizde Abdlaziz Efendi, Ravzatl-ebrr Zeyli (haz. Nevzat Kaya), Ankara 2003, s. 37, 126; Vech Hasan, Trih (nr. Bugra Atsz, Das Osmanische Reich um die Mitte des 17. Jahrhunderts iinde), Mnchen 1977, vr. 33a; Evliya elebi, Seyahatnme, II, 19; Nam, Trih, III, 263, 311-314, 418, 433; IV, 71-73, 74, 111, 164, 214, 222; eyh, Vekyiul-fuzal, I, 137-138; Ayvansary, Hadkatl-cevmi, I, 220; Hammer (At Bey), X, 35; Devhatl-meyih, s. 52-54; Sicill-i Osmn, IV, 504; lmiyye Salnmesi, s. 453-455; Uzunarl, Osmanl Tarihi, III/2, s. 466-467; Danimend, Kronoloji2, V, 123; Mbahat S. Ktkolu, XX. Asra Erien stanbul Medreseleri, Ankara 2000, s. 31, 196-197; Zeyneb Ahunbay, Muid Ahmed Efendi Medresesi, DBst.A, V, 596-597. Mehmet pirli

MUN el-MSKN
() Munddn el-Miskn Muhammed Emn b. erefiddn el-Hc Muhammed el-Ferh el-Herev (. 907/1501-1502) Hadis limi, viz ve kad. Hayatna dair ok az bilgi vardr. Otuz bir yl hadis tahsil ettii ve bu sre iinde cuma gnleri Herat Camiinde vaaz verdii belirtilmi, krk yl kadar sren vizlik grevi yannda bir yl kadar da Herat kadlnda bulunduu ve bu vazifeden kendi isteiyle ayrld zikredilmitir. yi bir hattat olduu bilinen Mun 907de (1501-1502) vefat etti ve Herat yaknlarnda Hce Abdullah- Herevnin trbesi civarnda kardei Kad Nizmeddin Muhammedin kabri yanna defnedildi. lm tarihi 909 (1503) ve 911 (1505) olarak da kaydedilmitir. Molla Miskn diye tannmasndan dolay ayn lakab tayan Hanef fakihi Munddin Muhammed b. Abdullah ile kartrlmtr. Eserleri. 1. Mericn-nbvve* f medricil-ftvve. 866da (1462) kaleme alnmaya balanan ve daha sonra geniletilen bu Farsa eser 891de (1486) tamamlanmtr (Leknev 1292). Kitab Cellzde Mustafa elebi Delil-i Nbvvet-i Muhammed ve emil-i Ftvvet-i Ahmed, Altparmak Mehmed Efendi Mericn-nbvve Tercmesi (Altparmak) adyla Trkeye evirmitir (stanbul 1257). 2. adiul-ai f kefi esrrid-dei. Bir blm tamamlanp gerisinin msvedde halinde kald belirtilen Farsa bir tefsir olup Ysuf sresiyle ilgili blm, Cafer Seccd tarafndan Tefsr-i adiul-ai: smet-i Sre-i Ysuf adyla yaymlanmtr (Tahran 1346, 1364). 3. Asenl-aa (Tefsr-i Sre-i Ysuf) (Tahran 1278). Farsa olan eser yanllkla Munddin Cveynye nisbet edilerek yaymlanmtr. Mektebet meclisin-nvvbdaki nshann da (nr. 789) itye izfe edilmesi doru deildir (Ali evvh shak, II, 104). 4. Barddrer. Farsa-Arapa hacimli bir tefsir almasdr. Eserin Mlk sresinden Kurn- Kermin sonuna kadar olan blmn iine alan bir cildi gnmze ulamtr (g Bzrg-i Tahrn, III, 38; Sleymaniye Ktp., ehid Ali Paa, nr. 1511). 5. Ravatl-vin f edi seyyidil-mrseln. Krk hadis trnde Farsa bir eser olup vizlerin vasflar, vaaz ve ilim meclisleri gibi konulara, ayrca vaaz rneklerine yer verilmitir (Sleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 1829, 1830). 6. Mucizt- Msev (Tr-i Msev ve a-i Msev). Hz. Msnn hayatna dair yetlere ve yahudi efsanelerine dayanlarak kaleme alnan bir hikye kitabdr. 904te (1498-99) tamamlanan eserin bir nshas India Officete kaytldr (Eth, Catalogue of Persian Manuscripts, I, 1547). 7. el-Va f esrri (tefsri)l-Ftia. Mellifin, iki blm halindeki bu Farsa eserin birinci blmnde hamd kavram zerinde durduu, ikinci blmnde melden sonra tefsir ksmna geerek her birine asl adn verdii yedi ksmda yetleri tefsir ettii belirtilmektedir. el-Vann birka nshasnn gnmze ulat, Kerbeldaki Ktbhne-i Caferiyyede bir nshasnn bulunduu kaydedilmektedir (DMT, IV, 526). 8. Tefsru sretil-Ftia. Bir nceki esere zeyil olarak kaleme alnmtr. 9. Mircnme (a-i Mirc). 10. Dvn. Mellifin Mun, Mun ve Mun-i Miskn mahlaslaryla yazd iirleri ihtiva etmektedir. Mun elMisknin btn eserlerini kendisinin Ziyaretgh dedii, bugn Mezrerif adyla bilinen yerde

yazd kaydedilmektedir

BBLYOGRAFYA

Kef-unn, I, 224, 933; Hndmr, abbs-siyer, IV, 340; Eth, Catalogue of Persian Manuscripts, I, 1547 (nr. 2853, 2854); a.mlf., Neupersische Litteratur, Grundriss der Iranischen Philologie (ed. W. Geiger - E. Kuhn), Strassburg 1896-1904, II, 235, 319-320, 358; Brockelmann, GAL Suppl., II, 278; Storey, Persian Literature, I/1, s. 11-12, 162-163, 187-189; I/2, s. 1194, 1250; Tebrz, Reynetl-edeb, V, 350-351; Nefs, Tr-i Nam u Ner, I, 242; g Bzrg-i Tahrn, e-era il tenfi-a, Beyrut 1403/1983, III, 37-38; IX, 1078; XVII, 108; XXI, 184; XXV, 12; Ali evvh shak, Mucem muanneftil-urnil-Kerm, Riyad 1404/1984, II, 104-105, 133; M. Tayyib Gkbilgin, Cellzde, A, III, 62; E. Berthels, Mun al-Miskn, EI (ng.), VII, 481; DMT, IV, 526-527; Adnan Karaismailolu, Altparmak Mehmed Efendi, DA, II, 542. Abdlkadir enel

MUNl-HKKM
) ( Aleddin et-Trablusnin (. 844/1440) slm muhkeme hukukuna dair eseri (bk. TRABLUS, Aleddin).

MUNl-MFT
() Pr Mehmed skbnin (. 1030/1621) fetvalarn bir araya getiren mecmua (bk. PR MEHMED SKB).

MUNDDN MRN
() Munddn mrn Dihlev (. 792/1390 [?]) Hintli fakih ve Arap dili limi. Delhide dodu ve tahsilini burada tamamlad. VIII. (XIV.) yzylda Hindistanda yetien limlerin en mehuru saylr. Kuvvetli bir muhkeme yeteneine sahip bulunmas yannda mantk, kelm, fkh, usl-i fkh, belgat gibi ilimlerde yetimi bir limdi (Abdlhay el-Hasen, II, 161). Zamann renci yetitirmek ve evresindeki insanlara faydal olmakla geirdi. Kendi dneminde Hindistanda yetien limlerin byk ounluu onun rencisi olduundan Abdlhak b. Seyfeddin ed-Dihlev kendisinden std- ehr diye sz eder (Abrl-ayr, s. 313). nceleri itiyye tarikatnn eyhlerine ve zellikle ada olan r- Dehlye kar olumsuz duygular tamasna ramen daha sonra zhd ve takvsna ahit oldu; hastalandnda kendisini r- Dehlye gtren ve eyhin duasyla iyilemesine vesile olan rencisi Muhammed b. Ahmed Hcegnin tesiriyle itiyyeye intisap etti (a.g.e., s. 312). Gulm Munddin Abdullahn belirttiine gre bir sre sonra r- Dehlden hilfet ald. Munddin mrn, Sultan Muhammed b. Tulukun iltifatna mazhar oldu. Daima sultanla beraber olup onun din konularda danmanln yapan drt fakihten biridir (Yahy b. Ahmed es-Sirhind, s. 115). Sultan kendisini, devrinin en byk limlerinden olan Adudddin el-cyi Del-hiye davet edip oraya yerlemesini salamak iin raza gnderdi. Ancak Adudddin el-cnin razdan ayrlmasn istemeyen Sultan Eb shak e-rz, onun gitmesine msaade etmedii gibi mrnye birok ihsanda bulunarak razda kalmasn temin etti. Hayatnn geri kalan ksmn burada geiren mrn retim faaliyetleriyle megul oldu ve ok sayda renci yetitirdi. Muhammed shak Batt ve eyh Muhammed krm onun razdan Delhiye dndn ve burada vefat ettiini belirtmektedir (Fuah-yi Hind, I, 305; b- Kever, s. 424). mrnnin lm tarihi bilinmemektedir. Abrlayrn niri doum tarihini 683 (1284) diye gsterirken lm tarihi olarak da kaynak belirtmeden 792 (1390) yln vermektedir (s. 313). Eserleri. ou Hanef fkhnn nemli eserlerine ve medresede okutulan kitaplara hiye ve erh nitelii tayan almalar arasnda Sadeddin et-Teftznnin et-Telvi, Ebl-Berekt enNesefnin Hanef fkhna dair Kenzd-deii ve fkh usulne dair Menrl-envr, Ahskesnin fkh usulne dair el-Mnteab f ulil-mehebine yazd hiyelerle Eb Yakb esSekkknin Miftul-ulm ve Hatb el-Kazvnnin Tell-Mift zerine yazd erhler anlabilir (eserlerinin yazma nshalar iin bk. Zubaid Ahmad, s. 311-312, 452-453). BBLYOGRAFYA : Abdlhak ed-Dihlev, Abrl-ayr (trc. Sbhn Mahmd - M. Fzl), Delhi 1414/1994, s. 311314; Muhammed Gavs, Glzr- Ebrr, Asiatic Society of Bengal, Ivanow, nr. 97, vr. 22-23; Gulm Munddin, Mericl-vilye, K. A. Nizami zel ktphanesi, I, 450-451; Yahy b. Ahmed es-

Sirhind, Tr-i Mbrek h (nr. M. Hidyet Hseyin), Kalkta 1931, s. 115; zd- Bilgrm, Meirl-kirm, Agra 1328/1910, s. 184-185; a.mlf., Sbatl-mercn f ri Hindustn (nr. M. Fazlurrahman), Aligarh 1976, I, 90-91; Sddk Hasan Han, Ebcedl-ulm, Beyrut 1978, III, 218; Fakr Muhammed, adiul-anefiyye, Leknev 1906, s. 304-305; Abdlhay el-Hasen, Nzhetlavr, II, 161; Rahmn Ali, Tekire-i Ulemey Hind (trc. M. Eyyb Kdir), Karai 1961, s. 499-500; Zubaid Ahmad, The Contribution of Indo-Pakistan to Arabic Literature, Lahore 1968, s. 311-312, 452-453; M. shak Batt, Fuah-yi Hind, Lahor 1974, I, 304-305; The History of India (ed. H. M. Elliot - J. Dowson), Delhi 1990, VI, 486; Muhammed krm, b- Kever, Lahor 1992, s. 424; M. Hidayet Hosain, mrn, A, V/2, s. 987; a.mlf., el-mrn, UDM, XIV/2, s. 251-252; K. A. Nizami, al-Imrn, EI (ng.), III, 1176. K. A. Nzam

MUNDDN-i SFZR
() Munddn Muhammedi sfizr Zemc (. 899/1494ten sonra) Ravztl-cennt adl eseriyle tannan ranl tarihi, mn, hattat ve air. Hayat hakknda fazla bilgi yoktur. Tahsilini ilerletmek iin 873te (1468-69) Herata gittii ve Ravtl-cennt 897-899 (1492-1494) yllar arasnda yazd bilinmekte, buradan IX. (XV.) yzyln ikinci yars ile X. (XVI.) yzyln ilk eyrei iinde yaam olduu tahmin edilmektedir. Nisbelerinden, Afganistann batsndaki Sebzevr- Hert da denilen sfizra (Esfizr) bal Zemte (Zemic) doduu anlalmaktadr. Badatl smil Paa, babasnn adn Abdullah ve lm tarihini 915 (1509) olarak veriyorsa da (Hediyyetl-rifn, II, 225) baka bir kaynakta yer almayan bu bilgiyi ihtiyatla karlamak gerekir. sfizr, Heratta renimini tamamladktan sonra Timurlu Hkmdar Hseyin Baykara tarafndan saltanatn resm mhrn tama makam olan nianahlik grevine getirildi. Kendisine bu grevin verilmesinde lim kiiliinin ve hattatlnn yan sra slp sahibi bir mn olmasnn da pay vardr; nitekim sadece nianahlikle kalmam, in ve mektuplama ileriyle de ilgilenmitir. Ayrca iirleri vardr. sfizr sarayda bulunduu sre iinde nce vezir, arkasndan sadrazam olan Kvmddin Nizmlmlk-i Hafden himaye grd. Kvmddinin daha sonra Hseyin Baykara tarafndan iki olu ile birlikte ldrlmesinin sfizryi nasl etkiledii bilinmemektedir. sfizr Herat Medresesinde hat dersleri de vermitir. lm tarihi kesin olarak bilinmemekteyse de Ravtl-cennt adl eserini 899da (1494) tamamladna gre bu tarihten sonra lm olmaldr. Eserleri. 1. Ravtl-cennt f evfi medneti Hert. Kvmddin Nizmlmlk-i Hafnin istei zerine yazlan kitap yirmi alt ana blm (ravza) ve birok alt blmden (vech, emen) olumutur. Eserde Herattan baka Horasan blgesindeki Nbur, Merv, Belh, Gazne, Kuhistan, Sstan, Sebzevr, Cveyn, sferyin ve sfizr gibi yerlerin tarih ve corafyas, mimari eserleri, zira ve ticar hayatlar ve yetitirdikleri nl kiiler hakknda nemli bilgiler bulunmakta, ayrca slm fthatndan Hseyin Baykarann yirmi beinci ylna (899/1494) kadar geen zaman iinde meydana gelen olaylarla ilgili geni aklamalar yer almaktadr. Heratla ilgili olarak zellikle Abdurrahman Fm, Eb shak el-Haddd, Seyf-i Herev ve Reb Puengnin eserlerinden faydalanlarak ehrin Kertler, hruh ve Hseyin Baykara dnemlerindeki durumuna ve Baykarann sarayndaki emr, lim ve sanatkrlara dair bol malzeme verilmektedir. Bu kitaplardan faydalanan Emn-i Ahmed-i Rz, Heft lminde eserden Tr-i Mbrek h adyla birok nakil yapmtr. Barbier de Meynard, Ravtl-cenntn baz ksmlarn Extrait de la chronique persan dHerat bal altnda Franszca evirileriyle birlikte yaymlam (JA, XVI [1860], s. 461-520; XVII [1861], s. 438-457, 473-522; XX [1862], s. 268-319), daha sonra Seyyid Muhammed Kzm mm eserin tamamnn iki cilt halinde tahkikli nerini yapmtr (Tahran 1338-1339 h.). 2. Teressl (avnn). Herat saray divanyla ilgili birtakm ferman ve mektuplardan oluan eserin bir nshasnn Londra India Office Ktphanesinde bulunduu belirtilmektedir (Eth, I, 1131).

Kaynaklarda sfizrye bunlarn dnda baz eserler nisbet edilmise de bunlar ya mellif veya eser adnn benzerliinden dolay ona mal edilmi almalardr. 1. Ravtl-ulem el-uref fittercim (Hediyyetl-rifn, II, 225; Ktib elebi mellifinin mehul olduunu syler, Kefunn, I, 922); 2. erul-Kfiye (Hediyyetl-rifn, II, 225; Ktib elebi, eserin Munddin Muhammed Emn el-Herevye ait bulunduunu kaydeder. Kef-znn, II, 1373); 3. Mericnnbvve (Kmsl-alm, VI, 4336); 4. Ravatl-vin (a.g.e., a.y.); 5. Tr-i Mev (a.g.e., a.y.). Son eser Mun el-Miskne aittir.

BBLYOGRAFYA

Munddn-i sfizr, Ravtl-cennt (nr. Muhammed Kzm mm), Tahran 1338-39 h., neredenin girii; Hndmr, abbs-siyer (nr. M. Debr-i Siyk), Tahran 1362 h., IV, 348; Emni Ahmed-i Rz, Heft lm (nr. Cevd Fzl), Tahran 1341 h./1962, II, 283; Kef-unn, I, 921922; II, 1373; Rieu, Catalogue of the Persian Manuscripts, I, 206-207; Browne, LHP, III, 430-431; Storey, Persian Literature, I, 355-356; Hediyyetl-rifn, II, 225; Saf, Edebiyyt, IV, 537-538; a.mlf., Gencne-i San, Tahran 1362 h., VI, 85-87; Nefs, Tr-i Nam u Ner, I, 252; Eth, Catalogue of Persian Manuscripts, I, 1131; Ahmed-i Mnzev, Fihrisvre-i Kitbh-y Frs, Tahran 1374 h., I, 221; Kmsl-alm, VI, 4336; Maria E. Subtelny, Esfezr, EIr., VIII, 595-596; fk Hmid Him, Esfizr, DMB, VIII, 331-333. Tahsin Yazc

MUNDDN-i K
() Eb Nasr Munddn Nasrd-devle Muhtassl-mlk Ahmed b. Fazl b. Mahmd-i K (Kn) (. 521/1127) Sultan Sencerin veziri. Hayatnn ilk dnemine ait fazla bilgi yoktur. Devlet hizmetine ilk defa Byk Seluklu Hkmdar Melikah dneminde (1072-1092), Emr Kaman Kuzey ve Kuzeybat randaki vilyetlerin bir ksmn ynetmekle grevlendirdii days Nshulmlk tarafndan alnd ve aabeyi o blgenin nibliine tayin edilirken kendisi de onun yanna ktip olarak verildi. Sultan Berkyarukun (10921104) ilk zamanlarnda da Dvnr-resilde ktiplik yapt. Ardndan yine Nshulmlkn araclyla Muhammed Taparn ei Gevher Hatunun hizmetinde grevlendirilip arkasndan muhtemelen Sadlmlk-i bnin vezirliinin (1105-1107) sonlarna doru Dvnr-resilin bana getirildi ve bu grevi Eb Nasr Ziylmlk Ahmed b. Nizmlmlkn vezirlii zamannda da (1107-1111) srdrd. Seluklularn bu dnemdeki st dzey grevlilerini iddetle eletiren Bndr, Munddini de bilgisizlik, erdemsizlik ve Farsa, Arapa yazlarnda yetersizlikle sular; bununla beraber dier mnlerden daha mahir bir yazc olduunu da kaydeder (Zbdetn-Nusra, s. 99). Munddinin 502de (1109) Dvnr-resilin banda bulunduu srada, vezirlik hevesinde olan ve amacna ulamak iin her yola bavuran sfahann nfuzlu yneticisi Kad smil b. Ubeydullah elHatb, aralarnda Munddinin de bulunduu yaklak 100 emr ve saray grevlisi hakknda bir smil vastasyla yalan ihbarda bulundu. Munddin hemen grevden alnp tutuklandysa da smil el-Hatbnin, emellerine alet ettii smiller tarafndan ldrlmesi ve evirdii entrikann anlalmas zerine birka ay sonra serbest brakld. Ancak olay Sultan Muhammed Taparn gveninin sarslmasna yol atndan Munddine vazifesi geri verilmedi; ksa bir mddet sonra da Hatrlmlk-i Meybdnin ikinci vezirlik dneminde (1110-1117) Dvn- stf bakanlna getirildi. Hatrlmlkn azli zerine Muhammed Tapar vezirlii Munddine teklif ettiyse de o bunu kabul etmekten kand. Ardndan Dvn- stf bakanlndan uzaklatrld gibi 50.000 dinar demeye mahkm edildi ve btn mallarna el konuldu. Munddin bu durumdan kurtulunca 513te (1119) savatan dnen Sultan Sencere Save ehrinde katld. Sencer de yeeni Mahmd b. Muhammed Tapar malp ederek ele geirdii Rey ehrinin ynetimini ona brakt; daha sonra da onu vezirlik makamna getirdi (518/1124). ncelikle smillere (Btnler) kar yapt mcadeleye hz veren Munddin, 520 (1126) ylnda Trz (Tureysis) ve Beyhak zerine byk bir sefer dzenledi; smillerin ldrlmesini, mallarna el konulmasn ve aile fertlerinin esir alnmasn emretti. Onun smil kymyla ilgili emirlerinin yerine getirilmesinden sonra (bnl-Esr, X, 631-632), o zamana kadar bu frka ile yz yze gelmekten uzak durmaya alan Sultan Senceri merkez sleri Alamuta saldrmaya ikna ettiine dair rivayetler pheyle karlanmaktadr (Kymen, II, 150).

Munddn-i K, 26 Safer 521 (13 Mart 1127) tarihinde en nemli rakiplerinden olan Ebl-Ksm Dergeznnin anlat, smillerin onun ahrna seyis olarak soktuklar bir fedi tarafndan ldrld; cenazesi Merve gtrlerek orada defnedildi. Munddn-i K dindar, cmert ve hayr sever bir kiilie sahipti. bnl-Esr onun Btnlerle yapt mcadeleden vgyle sz eder ve bundan dolay Allahn kendisini ehitlikle dllendirdiini syler (el-Kmil, X, 647). Kaynaklarn ounda dirayetli ve dil bir vezir olarak nitelendirilen, Necmeddn-i Kummnin Trul-vzer adl eserinde (s. 203) vezirlik dnemine yd-i ekber denildii belirtilen Munddn imar faaliyetlerine byk nem vermi, lkenin eitli yerlerinde medrese, hastahane, cami ve kervansaray yaptrmtr. Munddini, kendisine mertebesinden dk grev verilmesine sebep olduu iin hicveden ve bu yzden tutuklanp mallarna el konulan Eb Thir-i Htn hari Muizz, Sen, Ebverd ve Errecn gibi Seluklu dnemi airleri methetmitir. Kardei Ebl-Fazl Mecdddin Ubeydullah da Sencer devrinde onun maiyetinde alm, ocuklarndan Eb Thir Fahreddin smil, Irak Seluklu Sultan Arslanah b. Turul zamannda vezirlik yapmtr,

BBLYOGRAFYA

Ebverd, Dvn, Beyrut 1317/1938, s. 7, 293-294; Muizz, Dvn (nr. Abbas kbl), Tahran 1318 h., s. 68-70, 157, 564-567, 763-767; Sen, Dvn (nr. Muzhir-i Musaff), Tahran 1336/1957, s. 253-255; Ahmed b. Muhammed Errecn, Dvn (nr. Ahmed b. Abbas el-Ezher), Beyrut 1307/1928, s. 22-25, 229; Rvend, Rat-udr (Ate), I, 163; II, 306, 335, 336, 340, 359; bnl-Esr, elKmil, X, 631-647; Bndr, Zbdetn-Nusra (Burslan), s. 72, 97, 99-102, 106-107, 109, 114, 138139; Sbt bnl-Cevz, Mirtz-zamn, VIII/1, s. 125; Nsrddin Mn-i Kirmn, Nesimlesr (nr. Celleddin Hseyn Urmev), Tahran 1364/1945, s. 64-68; Hndmr, Dstrl-vzer (nr. Sad-i Nefs), Tahran 1317, s. 168, 194-199; ster, Meclisl-mminn, Tahran 1365 h., II, 462-466; Necmeddin Ebr-Rec Kumm, Trul-vzer (nr. M. Tak Dnipejh), Tahran 1363 h., s. 203, 215; Seyfeddin Hac b. Nizm Akl, rl-vzer (nr. Celleddin Hseyn Urmev), Tahran 1347 h., s. 248-249; Abbas kbl, Vezret der Ahd-i Seln-i Bzrg-i Selc (nr. M. Tak Dnipejh), Tahran 1338 h., s. 254-260; C. L. Klausner, The Seljuk Vezirate: A Study of Civil Administration 1055-1194, Cambridge 1973, s. 50, 92, 106, 107, 127, 133; Mehmet Altay Kymen, Byk Seluklu mparatorluu Tarihi: kinci mparatorluk Devri, Ankara 1984, II, 150-152; B. Lewis, Haler (trc. Ali Aktan), stanbul 1995, s. 55-57; Ebl-Fazl Hatb, Eb Nar- K, DMB, VI, 321-323. Mehmet Kanar

MUNDDN SLEYMAN PERVNE


() (. 676/1277) Anadolu Seluklular tarihinde bir dneme adn veren devlet adam. II. Gyseddin Keyhusrevin veziri Mhezzebddin Ali ed-Deylemnin (baz kaynaklarda K [Kn], Kr) oludur. Babas 641 (1243) ylnda Moollarla bar yapmak zere Mugana giderken Munddini ve kardelerini de yannda gtrd. Kaynaklarda ad ilk defa Tokat emri olarak zikredilen Munddinin (EI2 [ng.], VII, 479) Erzincan serlekerlii (subalk) gibi nemli bir mevkii elde etmek iin devrin gl kumandanlarndan Seyfeddin Torumtay ile nfuz mcadelesine girdii ve Baycu Noyann desteiyle Erzincan subalna getirildii kaydedilir (bn Bb, II, 129, 152-153). Anadolu Seluklu Sultan II. zzeddin Keykvusun hizmetinde emr-i hcib (melikl-hccb) olarak grev ald anlalan Munddin baarl hizmetleriyle sultana rahat bir dnem yaatt (Kaymaz, s. 59-60). Sultan II. zzeddin Keykvusun 654te (1256) Sultanhan savanda Moollara yenilip kamas zerine IV. Klcarslan sultan iln edildi. Bu yeni dnemde Pervne Nizmeddin Hurid nib-i saltanat, Munddin Sleyman pervane olarak grev ald (a.g.e., s. 65-66). Munddin Sleyman Pervne, Nizmeddin Huridin ayn yl Anadoluda bulunan Hoca Noyann ldrlmesinden sorumlu tutulup idam edilmesiyle geni yetkilere sahip bir emr eklinde hkm srmeye balad (a.g.e., s. 68). Trkmenler tarafndan desteklenen II. zzeddin Keykvusun Konyaya hareket etmesi zerine IV. Klcarslan nce Kayseriye, oradan da Munddin Sleyman Pervne ile birlikte Tokata gitti (656/1258). Munddin, Hlgnun Suriye seferine kmadan nce Byk Kaan Mengnn yarl gereince II. zzeddin Keykvus ile IV. Klcarslan Tebrize ararak lkeyi ikiye taksim etmesi srasnda (4 ban 657 / 27 Temmuz 1259) nemli rol oynad ve taksimden sonra Shib Ata, II. zzeddin Keykvusun vezirliine getirilirken kendisi IV. Klcarslann veziri oldu. 659da (1261) Shib Atay kendi yerine IV. Klcarslann vezirlii teklifiyle yanna ekti. Bunun zerine Memlk Sultan Baybarstan da umduu yardm gremeyen II. zzeddin Keykvus Bizansa kat. Bylece IV. Klcarslann rakipsiz kalmasn salayan Munddin Sleyman, onu Konyaya giderek tek bana Anadolu Seluklu tahtna kmas iin tevik etti. Baycu Noyan da IV. Klcarslann hkmdarln Malatyada ve dier baz vilyetlerde kabul ettirmeye alt. Munddin Sleyman, bu tarihten sonra devlet zerindeki kontroln gittike arttrarak iktidar tamamen eline geirdi. Mool basksnn en iddetli dneminde ilhan ve kumandanlarnn gven ve dostluklarn kazanmas, itibar ve gcnn daha da artmasna ve ksa zamanda siyas rakiplerini ortadan kaldrarak mutlak bir otorite kurmasna yol at. Her ne kadar tahtta IV. Klcarslan oturuyorsa da gerekte devleti yneten kii Munddin Sleyman Pervne idi (Aksary, s. 65). IV. Klcarslan ile Sleyman Pervne 663 (1265) ylnda lhanl tahtna kan Abaka Hann yanna giderek kendisini kutladlar ve deerli hediyeler sundular; bu arada Sinopu Rumlarn elinden kurtarmak istediklerini syleyip ondan izin aldlar. Anadoluya dnlerinde sultan Konyada kalrken Sleyman Pervne Tokat, Niksar ve Samsun yrelerinden toplad askerlerle Sinop zerine

yrd ve iddetli bir kuatmayla ehri ele geirip kiliseye evrilmi olan camileri yeniden ibadete at (664/1266). Fetihnmelerle btn slm lkelerine ve Abaka Hana duyurulan bu zafer onun nfuzunu ve kudretini daha da arttrd. Sleyman Pervne bu gcne dayanp Klcarslandan Sinopun kendisine temlik edilmesini istedi ve sultan Abaka Hann desteini salam olan Pervneye boyun emek zorunda kald; ehrin ona verildiini gsteren temliknmeyi de mehur tarihi bn Bb kaleme ald. Pervne bu olaydan sonra arasnn ald Klcarslan Abaka Hana ktlemekten geri durmad ve onu ortadan kaldrp tahta kk yataki olu Gyseddin Keyhusrevi geirmeyi planlad. Bu arada Abaka Hana Klcarslann Memlk sultan ile birlikte hareket ettiini bildirdi. Abaka da ona kendisini Anadoluda ilhann nibi olarak grdn syleyip sultann ortadan kaldrlmas iin izin verdi. ok gemeden Pervnenin tertibiyle IV. Klcarslan ldrld (664/1266) ve yerine III. Gyseddin Keyhusrev tahta karld. Pervne nemli makamlara kendi adamlarn yerletirmiti; kzn da yeni sultanla evlendirdi. Ancak daha nce yerini verdii Vezir Shib Ata hl makamn korumaktayd ve Sleyman Pervne iin nemli bir rakipti. Bu sebeple Pervne onu, lhanl hkmdarna kar eski sultan II. zzeddin Keykvus ile i birlii yapmakla sulayarak tevkif etti. Vezir bu durumdan, Tebrize kaan kk olunun hadiseyi Abaka Hana anlatmas ve ondan bir yarlk getirmesi sayesinde kurtulabildi. Shib Atann Abaka Hann nazarnda yeniden itibar kazanmas Sleyman Pervneye duyulan gvenin sarslmasna yol at. Sleyman Pervne, devlet iinde mutlak otorite kurmak dncesiyle Moollara yaranmaya alrken rakip grd devlet adamlarn ok defa Memlk Sultan Baybars veya II. zzeddin Keykvus ile i birlii yapmakla sulard. Ancak Abaka Han nezdinde itibar kaybetmeye baladn anlaynca bu defa kendisi Baybarsa gizlice bir mektup gndererek Moollar Anadoludan karmak iin onunla i birliine hazr olduunu bildirdi. Bu srada Abaka Han, aralarndaki anlamazlklar halletmek zere Pervneyi ve Mool kumandanlarn huzuruna ard. Tebrize giden Pervne, Abaka Hana balln arzetti ve baz noyanlarn Anadoluda iledikleri zulmlerden halkn ikyeti olduunu syledi. Abaka Han, Acay ve Samagar noyanlar geri arp yerlerine Tudavun ve Toku noyanlar gnderdi ve btn Seluklu beylerini onlarn emrine verdi. Sleyman Pervnenin Tebrize gittii srada Hatrolu erefeddin ile dier baz beyler Moollara ba kaldrdlar ve Memlk Sultan Baybarsa haber yollayp onu Anadoluya davet ettiler; ancak Baybars o yl gelmesinin mmkn olmadn bildirdi. Bu arada 30.000 kiilik bir Mool ordusu Anadoluya geldi ve isyan bastrd (Cemziyelevvel 675 / Ekim 1276). Hatrolu erefeddin, idamndan nce yarglanmas srasnda Munddin Pervnenin de Baybarsla mektuplatn aklad ve bu durum daha sonra Pervnenin idamnda byk rol oynad. Sultan Baybars, Anadoluyu Mool istilsndan kurtarmak iin 675te (1277) 30.000 kiilik bir kuvvetle Halepten yola kt ve nisan aynda Elbistan ovasna ulat. Burada yaplan savata Tudavun ve Toku noyanlarn kumanda ettii 15-16.000 kiilik Mool ordusu kesin bir yenilgiye urad (10 Zilkade 675 / 15 Nisan 1277). Mool saflarnda yer alan Munddin Pervnenin emrindeki Seluklu askerleri ciddi biimde savamadklar gibi ya taraf deitirmi ya da kumandanlaryla birlikte Memlk ordusuna esir dm yahut teslim olmulard; Pervnenin olu ve torunu da bunlarn arasndayd. Munddin Pervne savan neticesini grdkten sonra Kayseriye kat ve ailesiyle birlikte burada bulunan III. Gyseddin Keyhusrevi yanna alarak Tokata gitti. Sultan Baybars ardndan Kayseriye yneldi ve halkn sevin gsterileri arasnda ehre girdi; hemen arkasndan da Pervneye haber gnderip huzuruna gelmesini bildirdi. Fakat Pervne on be gn sre isteyip bu arada Abaka ile temasa gemeye alt. Pervnenin ikiyzl siyasetini anlayan ve ayrca

Abaka Hann byk bir orduyla Anadoluya yaklatn duyan Baybars ordusunda erzak skntsnn da balamasyla birlikte Suriyeye ekildi. Onun ekilmesinden sonra Abaka Han, Erzincan-Divrii yoluyla Elbistana ulat; Pervne de III. Gyseddin Keyhusrev ve Vezir Shib Ata ile birlikte onun yanna gitti. Sava meydann gezerken Mool kumandan ve askerlerinin cesetleri yannda Seluklu cesedine rastlamayan Abaka Han ok fkelendi ve Munddin Pervneyi Memlk sultanyla i birlii yapmakla sulad. Pervne her ne kadar Baybarsn geliinden haberinin olmadn sylediyse de o srada yanlarnda bulunan Emr zzeddin Aybeg, Abakaya onun Memlk sultanyla srekli haberletiini ve kendisini Anadoluya gelmesi iin tevik ettiini aklad. Abaka Han, Kongurtay Noyan Anadolunun idaresiyle grevlendirip Munddin Pervne ile Shib Atay yanna alarak Azerbaycana dnd; yolda urad btn ehir ve kasabalarn yamalanmas ve halklarnn ldrlmesi emrini verdi. Moollarn bu intikam seferinde 200.000 Trk ldrd rivayet edilir. Mallarna el konulan ve iktlar geri alnan Munddin Pervne, lhanl hkmdarlarnn yazlk merkezi olan Aladaa varldnda yargland. Savata ldrlen Toku ve Tudavun noyanlarn elerinin alamasndan etkilenen Abaka Han, baz kumandanlarnn da sraryla Munddini yaknlaryla birlikte 1 Reblevvel 676da (2 Austos 1277) idam ettirdi. Ermeni tarihisi Hayton, Munddin Pervnenin cesedinin Mool gelenekleri uyarnca ikiye ayrldn ve yenildiini yazar (EI2 [ng.], VII, 479). lhanl devlet adam emseddin el-Cveyn, Pervnenin lmnden duyduu znty, Sleyman artk yok, eytanlar zgr diyerek ifade etmitir. Munddin Pervne taht kavgalarnn srd, Mool zulm ve smrsnn artt, devlet otoritesinin sarsld bir dnemde mahirne siyasetiyle lkeyi uzunca bir sre refah ierisinde idare etmeyi baarmtr. Onun ldrlmesinden sonra Moollar mal basklarn daha da arttrmlardr. Ancak Munddinin Moollarla Memlklere kar gtt istikrarsz ve drst olmayan siyaset, bu arada ihtiraslar yznden kendine rakip grd devlet adamlarn, kumandanlar ve hatta sultan ortadan kaldrmas hem ahsna hem devlete ok pahalya mal olmu, sonuta Sleyman Pervne bir devrin kuruluu kadar kn de hazrlayan kii olarak tarihe gemitir. 1277-1322 yllar arasnda Sinopta hkm sren Pervneoullar Beylii onun ocuklar tarafndan kurulmutur. Sleyman Pervne limleri korumu, medrese ve zviyelerde huzur iinde eitim yaplmasn salamtr. Tokatta mridi olduu Fahreddn-i Irk iin bir hankah, halen faal durumda bulunan ve kendi adyla anlan bir hamam, bugn mze olarak kullanlan bir ifhne (bk. GKMEDRESE), Kayseride bir medrese ve Merzifonda bir cami yaptrm, Trabzon Komnenoslarnn igali (1261) srasnda tamamen yklan Sinoptaki Aleddin Camiini ihya ettirmitir. Mevln Celleddn-i Rm, Fhi m fh adl eserini yakn dostu ve mridi olan Munddin Pervneye sunmutur. Mevlnnn kabri zerine bir trbe yaplmas emrini verenler arasnda Munddin Pervne ve ei Grc Hatunun da olduu rivayet edilir.

BBLYOGRAFYA

bn Bb, el-Evmirl-Aliyye: Seluknme (trc. Mrsel ztrk), Ankara 1996, II, 129, 152-153, 155-156, 159, 164-170, 172-174, 179-187, 196-201; zzeddin bn eddd, Trul-Meliki-hir (nr. Ahmed Hutayt), Beyrut 1403/1983, s. 34-35, 77-79, 107-108, 122-129; Ebl-Ferec, Trih, II,

587-588, 591, 597-600, 602; Redddin Fazlullh- Hemedn, Cmiut-tevr (nr. Abdlkerim Aliolu Alizde), Bak 1957, s. 144-147; Aksary, Msmeretl-abr, s. 42-118; a.e. (trc. Mrsel ztrk), Ankara 2000, s. 33-90; bns-Suk, Tl Kitbi Vefeytil-ayn (nr. ve trc. J. Sublet), Dmak 1974, s. 79-80, 102-103; bnd-Devdr, Kenzd-drer, VIII, 139-141, 164, 177-178, 188-189, 191-207; Eflk, Menbl-rifn, I-II, bk. ndeks; Mneccimba, Cmiud-dvel: Seluklular Tarihi (nr. ve trc. Ali ngl), zmir 2001, II, 98, 100-102, 104-106, 112, 114-118; Anadolu Seluklular Devleti Tarihi (nr. ve trc. Feridun Nafiz Uzluk), Ankara 1952, s. 32, 35-36, 39-40; Spuler, ran Moollar, s. 65, 84-85, 414, 420; Nejat Kaymaz, Pervane Munddin Sleyman, Ankara 1970; Cl. Cahen, Osmanllardan nce Anadoluda Trkler (trc. Yldz Moran), stanbul 1984, s. 270-285; Osman Turan, Trkiye Seluklular Hakknda Resm Vesikalar, Ankara 1988, s. 5, 31, 52, 148, 157-158; a.mlf., Seluklular Zamannda Trkiye, stanbul 1993, s. 485-557; Erdoan Meril, Mslman-Trk Devletleri Tarihi, Ankara 1993, s. 156-161, 302, 312, 325; C. Hillenbrand, Mun al-Dn Parwna: The Servant of Two Masters?, Miscellanea Arabica et Islamica (ed. F. de Jong), Leuven 1993, s. 267-274; a.mlf., Mun al-Dn Sulaymn Parwna, EI (ng.), VII, 479-480; R. Amitai-Preiss, Mongols and Mamluks, Cambridge 1996, s. 159-163; M. akir lktar, Sinopta Selukler Zamanna Ait Tarih Eserler, Trk Tarih, Arkeologya ve Etnografya Dergisi, sy. 5, stanbul 1949, s. 115, 140-143, 146-147; Mehmet ayrda, Kayseride Pervne Bey Medresesi, VD, XXVI (1997), s. 225-236; J. H. Kramers, Muin-d-din, A, VIII, 556-557; Besim Darkot, Sinop, a.e., X, 684-685; Tokat, YA, X, 7153; Ali Sevim, Keyhusrev III, DA, XXV, 351-352; Faruk Smer, Keykvus II, a.e., XXV, 356; a.mlf., Klcarslan IV, a.e., XXV, 404-405. Muharrem Kesik

MUNDDN-i YEZD
() Munddn Cemlddn Al b. Celliddn Muhammed Yezd (. 789/1387) ranl lim ve tarihi. rann Yezd ehrinde dodu. lhanllarn siyas glerini yitirmesinden sonra Yezd, sfahan ve Fars blgelerine hkim olan Muzaffer Sultan Emr Mbrizddinin yaknlarndan ve dnemin itibarl kiilerinden olan Celleddn-i Yezdnin oludur. Emr Mbrizddinin olu ah cn eitimiyle grevlendirildii iin Muallimi Yezd unvanyla tannr. Tahsiline Yezd ve razda Kad Adudddin el-cnin yannda balayan Munddin ondan Arap dili ve edebiyat, kelm, fkh ve tefsir okudu. renimini tamamladktan sonra babasnn araclyla 744 (1343-44) ylnda Muzaffer saraynda din ve siyas konularda szc olarak greve balad. Bunun yannda emrin olu ah cn eitimiyle grevlendirildi. Vazifeye balad tarihten itibaren emrin sefer ve seyahatlerinde yannda bulundu. Gen yata, Snn bir hnedan olan Muzafferlerin propagandasn yapma, muhaliflerine kar onlar savunma grevini stlenmi olmas ve onlarla yakn ilikiler iinde bulunmas onun ahsiyetini ve dnce yapsn derinden etkilemi olmaldr. Baarl hizmetleriyle Muzafferler nezdinde din bir otorite konumuna ykselen Munddin, daha sonra seyyidlerin eitimi iin kurulmu olan Kirmandaki Drs-siydeye mderris olarak tayin edildi (755/1354). Mevhib-i lh adl eserinin ilk ksmlarn 757de (1356) sfahanda Emr Mbrizddine ve olu ah ca okuduuna gre bu yllarda eser yazmakla da megul olduu anlalmaktadr. Tercemei Refn-neiini 774 (1372-73) ylnda tamamlayan Munddin Yezdde vefat etti. Kendi yaptrd, inas henz tamamlanm caminin yanndaki trbeye defnedildi. 1081 (1670-71) ylnda bir onarm geiren cami gnmzde halen ayaktadr. Eserleri. 1. Mevhib-i lh. Muzafferler dnemini anlatan tek eser olup Tr-i Muaffer ve Hmynnme adyla da tannr. Vassfn lhanllar hakkndaki almasndan sonra Farsa tarih eserleri iinde edeb adan en deerlisi olarak kabul edilir. Munddin kitabn Emr Mbrizddin adna yazmaya balam, ancak emrin eserin tamamlanmasndan nce vefat zerine (765/1364) olu ah ca takdim etmitir (767/1366). Mahmd-i Ktb adl bir mellif, kitaba Muzafferlerin 795 (1393) ylnda Timur tarafndan yklmasna kadar olan dnemi de ilve etmi, bu arada dilini de sadeletirerek kitab yeniden kaleme almtr. Eserin bir ksm neredilmitir (Mevhib-i lh der Tr-i l-i Muaffer, nr. Sad-i Nefs, Tahran 1326 h.). 2. Tercemei Refn-neiil-mniyye ve kefl-feiil-Ynniyye. ehbeddin es-Shreverdnin Refn-nei adl eserinin Farsaya evirisi olmakla birlikte tercmeden ok bir erh nitelii tamaktadr. Filozoflarn dncelerine kar kp Snn grleri ve zhd esasl tasavvufu anlatan eser randa tasavvufun yaylma srecinde yazlm nemli bir kaynaktr. Munddin, 774 (1372-73) ylnda Yezdde tamamlad kitabn ah cn yeeni Nusretddin Yahyya ithaf etmitir. Eserde, Munddinin ranl airlerden ve zellikle Sad-i rzden alntlar yapt halde ada Hfz- rzden tek bir msra bile almamas dikkat ekmektedir. Onun ah c dine yneltmek istedii ve bu sebeple o dnemde dindar bir air olarak grlmeyen Hfzdan alnt yapmad ileri srlmektedir. Tercemei

Ref Necb Myil-i Herev tarafndan bir giri ve eitli indekslerle beraber neredilmitir (Tahran 1365 h.). Munddn-i Yezdnin bunlarn dnda Nzhets-srr, Esss-salana ve Mnet adl eserlerinin bulunduu kaydedilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Munddn-i Yezd, Mevhib-i lh der Tr-i l-i Muaffer (nr. Sad-i Nefs), Tahran 1326 h., neredenin girii; ehbeddin es-Shreverd, Tercemei Refn-neiil-mniyye ve keflfeiil-Ynniyye (trc. Munddn-i Yezd, nr. Necb Myil-i Herev), Tahran 1365 h., neredenin girii, s. 23-31; Cafer b. Muhammed Cafer, Tr-i Yezd (nr. rec Efr), Tahran 1338 h., s. 78; Kef-unn, I, 685; Browne, LHP, III, 359-360; Storey, Persian Literature, I, 277; Saf, Edebiyyt, III, 1300; rec Efr, Ydgrh-i Yezd, Tahran 1345 h., II, 227-228; Rypka, HIL, s. 318; A. Hartmann, Eine orthodoxe Polemik gegen Philosophen und Freidenker -eine zeitgenssische Schrift gegen f?- Mun ud-Dn Yazd und sein Tarama-yi Raf an-naai, Isl., LVI/2 (1979), s. 274-293; a.mlf., Mun al-Dn, EI (ng.), VII, 480-481. Angelka Hartmann

MUIR, Sir William


(1819-1905) sko asll ngiliz arkiyats ve slm tarihisi. Glasgowda dodu; Edinburg ve Glasgow niversitelerinde okudu. 1837den itibaren otuz dokuz yl sreyle Hindistanda ngiliz Dou Hindistan irketinin eitli ynetim kademelerinde, irketin siyas statsnn iptalinden sonra da yeni kurulan Hindistan Genel Valilii hkmetinin Dileri Bakanlnda ve koloninin kuzeybat eyaleti bakan yardmclnda bulundu. Sipahi ayaklanmas srasnda (1857) nemli grevler stlendi ve Agra Correspondence During the Mutiny adl eserinde (1896) bu ayaklanmayla ilgili anlarna yer verdi. 1876da emekli olunca ngiliz hkmetinin Hindistan leri Bakan Lord Salisburynin davetini kabul ederek ngiltereye dnd ve Londradaki Hindistan Konseyine dahil edildi. Bu arada Royal Asiatic Societynin bakanlna (1884) ve Edinburg niversitesi rektrlne (1885-1903) seildi. 1867de valyelik (sir) unvanna lyk grlen Muir, 2 Temmuz 1905te ldnde ilm almalarndan dolay biri altn madalya olmak zere eitli dller alm, kendisine birok niversite tarafndan eref doktoru pyesi verilmi ve Edinburg niversitesinde adna bir enstit (Arap ve slm aratrmalar) alm bulunuyordu. Asl uzmanlk alan, aabeyi John Muir gibi Sanskrit dili ve edebiyat olan, onunla birlikte Edinburg niversitesinde bu daln krssn kuran (1862) ve Kralie Victoriann Hinte renmesine yardm eden William Muir kendini daha ok Arap ve slm aratrmalarna vermi ve asl nn bu alanda kazanmtr. Ancak eserlerinden, onun bu alana ynelmesindeki asl sebebin ilim tutkusundan ok gerek st dzeylerde grev yapt ngiliz smrge idaresinin politikasna, gerekse dindar kiiliiyle aktif biimde katld misyonerlik faaliyetlerine destek salamak, bu arada zellikle Kurann ve tefsir kaynaklarnn gerekte hristiyan vahyini teyit ettiini ispatlamak, slm ve peygamberini ilm tarafszlktan uzak ykc eletirileriyle ypratmak olduu anlalmaktadr. Muir, resm grevlerinin ve ilm meguliyetlerinin yannda eitim faaliyetleriyle de ilgilenmi ve soylu ailesinin servetinden de harcama yaparak Allahbddaki Muir Koleji ve niversitesi bata olmak zere Hindistann birok yerinde hristiyan eitimi veren okullar amtr. Eserleri. 1. The Life of Mahomet (I-IV, London 1858-1861; T. H. Weir tarafndan 1876 ve 1894te ksaltlm yeni basklar yaplmtr). bn Him, Vkd, Taber gibi kaynaklara dayanarak ve ksmen A. Sprengerin Life of Muhammadinin etkisi altnda kalarak yazlan eser, XIX. yzylda Batda Hz. Peygamber hakknda yaplan en hacimli alma olmas yannda ngilizcede Arapa kaynaklar kullanlarak telif edilen ilk alma olma zelliine de sahiptir. Buna ve Ortaa Avrupasndaki konuyla ilgili polemik ve nefret dolu yaynlardan byk lde bir krlma tekil etmesine ramen Hristiyanln daha saf bir din olduuna inanan mellif, Resl-i Ekrem hakknda yer yer saldrgan bir dil kullanmaktan geri durmam ve eserini Hz. Muhammedin peygamberliinin uydurma, kendisine indiini syledii vahyin bilin altndan gelen eyler olduu esasna dayandrmtr. Mellifin Sources for the Biography of Mahomet-the Coran and Tradition adl almas da kitapla birlikte yaymlanmtr. 2. Annals of the Early Caliphate (London 1883). Bir nceki eserin devam mahiyetindedir. Hulef-yi Ridn ve Kerbel Vakasna (61/680) kadar Emev dnemlerini iine alr. Eserin ikinci basks The Caliphate: Its Rise, Decline and Fall adyla

(London 1891; 1924te T. H. Weir tarafndan gzden geirilen yeni bir basks gerekletirilmitir), btn Emev ve Abbs halifelerini kapsayacak ekilde geniletilmi olarak yaplmtr. Her iki versiyon iin kullanlan ana kaynaklar Taber ve bnl-Esr ile Gustav Weilin Geschichte der Chalifenidir. Muir bu almasnda Hristiyanln aksine slmn deiime kapal olduu, insanln gelimesine uyum salayacak esnek bir yapsnn bulunmad, toplumu yceltecek ve sosyal hayat arndrp ynlendirecek bir zel-lik tamad ve zgrlk kavramn tanmad gibi iddialara yer vermektedir. 3. The Mameluke or Slave Dynasty of Egypt 1260-1517 (London 1896). Eser, Hallar ve Eyyblerden bahsettikten sonra ilk dnem Memlk idarecileri zerine kaleme alnm geni bir giriin ardndan ayrntl biimde Baybars dnemiyle balar. Bunda da Makrz, Ebl-Mehsin bn Tarberd ve bn ys ile birlikte yine Weilin Geschichtesi ana kaynaktr. 4. The Coran, and the Testimony it Bears to the Holy Scriptures (Agra 1856; Urduca trc. London 1878). Muir bu almasnda baz Kuran yetlerinin ve tefsir kaynaklarnn hristiyan vahyini teyit ettiini gstermeye almtr (Powell, s. 261). Ayrca Kurann kutsal kitaplarn en zor anlalan olduunu ve baz blmlerinin Hz. Muhammed tarafndan yazldn iddia eder. Muirin dier kapsaml incelemeleri The Apology of al-Kindi (London 1882-1887), The Mohammedan Controversy (London 1897) ve Extracts from the Coran, in the Original, with English Rendering (London 1880) adl eserleridir.

BBLYOGRAFYA

Dictionary of National Biography Supplement II (1901-11), New York 1912, s. 659-661; The Student, Edinburgh University Magazine, Sir William Muir Number, 1905; The Times, London 12 July 1905; J. Fck, Die Arabischen Studien in Europa, Leipzig 1955, s. 180-181; Necb el-Akk, elMsterin, Kahire 1980, II, 59; Abdurrahman Bedev, Mevsatl-msterin, Beyrut 1984, s. 404-405; Avril A. Powell, Muslims and Missionaries in Pre-Mutiny India, Richmond-Surrey 1993, s. 261-262; Jabal Muhammad Buaben, Image of the Prophet Muhammad in the West: A Study of Muir, Margoliouth and Watt, Leicester 1996, s. 21-47; C. E. Bosworth, The Study of Islam in British Scholarship, Mapping Islamic Studies (ed. A. Nanji), New York 1997, s. 45-67; Sir Charles J. Lyall, Sir William Muir, JRAS (1905), s. 875-879; Muir, Sir William, EAm., XIX, 551; Muir, Sir William, EBr., XV, 977. Chrstne Woodhead

MUZ
) ( Allahn isimlerinden (esm-i hsn) biri. Szlkte dengi ve benzeri bulunamayacak derecede deerli ve erefli, gl ve yenilmez olmak mnasnda masdar ve g, iddet, yenilmezlik anlamnda isim olarak kullanlan izz (izzet) kknn ifl kalbndan tremi bir sfat olan muiz (muizz) aziz klan demektir. Allaha nisbet edildiinde diledii kimseyi ycelten, gl ve deerli klan mnasna gelir (bnl-Esr, enNihye, azz md.; Lisnl-Arab, azz md.; Frzbd, el-msl-mu, azz md.). Muiz ismi Kurn- Kermde gememektedir. Fakat esm-i hsn iinde yer alan azz doksan bir ve izzet alt yette zt- ilhiyyeye izfe edilmitir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, azz md.). zzet kavram bir yette tazzden gelen mzi (Ysn 36/14), bir yette de izz masdarndan muzri fiil eklinde Allaha nisbet edilmitir (l-i mrn 3/26). Muiz ismini doksan dokuz esm-i hsn listesine alan rvinin l-i mrn sresindeki yetten yararland anlalmaktadr: De ki: Ey mlkn ve mutlak hkimiyetin sahibi olan Allahm! Sen mlk dilediine verir, dilediinden geri alrsn; dilediini yceltir, dilediini alaltrsn. Btn iyilikler senin elindedir. phesiz ki sen her eye kdirsin. Burada yer alan iki yetin genel muhtevas irk inancn reddedip tevhid ilkesini pekitirmektedir. Hz. Peygamberden rivayet edilen hadis de bu yorumu desteklemektedir: Allahn ycelik ve stnln dile getiren yet (yetl-izz) udur: Her trl vg ocuk edinmeyen, hkimiyette orta bulunmayan, cizlikten tr dost ve yardmcya ihtiyac olmayan Allaha zgdr. Sen Onu hep byle ycelterek an (el-sr 17/111; Msned, III, 439-440; evkn, III, 257). Muiz ismi hem bn Mce hem Tirmiz rivayetinde yer alm (Du, 10; Daavt, 82), ayrca eitli hadislerde azz, izzet kelimeleriyle eazze fiili Allaha nisbet edilmitir. zz (aziz klmak, yceltmek) masdarndan gelen bu fiilin mefullerinin Muhammed, slm, Allahn dini, mslmanlar ve Allahn diledii kimselerden olutuu grlmektedir (Wensinck, el-Mucem, IV, 203-205). Muiz esm-i hsn hadisinde mzil (mzill) ismiyle birlikte zikredilmitir. Bunun kayna olan yette de iki isim yan yana getirilmitir. Mzil kelimesi zelil olmak, hor grlmek anlamndaki zll (zillet, mezellet) kknn ifl kalbndan bir sfat olup zelil, hakir ve alak duruma dren demektir. Zt- ilhiyyeye nisbet edildiinde diledii kimseyi hor ve hakir duruma drp btn stnlk niteliklerini ondan kaldran mnasna gelir (bnl-Esr, en-Nihye, ll md.; Frzbd, el-msl-mu, ll md.). Mzil Kuranda gememekte, muiz isminde olduu gibi tretildii kkn masdarndan gelen fiil eklinde Allaha izfe edilmektedir (l-i mrn 3/26). Bunun yannda bir yette zl kavram Allahtan nefyedilmekte (el-sr 17/111), bir yette de buzay tanr edinen sriloullarna Allahtan bir gazap gelecei ve zillete urayacaklar ifade edilirken dolayl olarak izll kavram Ona nisbet edilmektedir (el-Arf 7/152). Tezll (boyun edirmek) ve bir yardmc fiille birlikte ayn anlama gelen zell kelimeleri de zt- ilhiyyeye izfe edilmitir (Ysn 36/72; elMlk 67/15). Mzil esm-i hsn rivayetlerinde yer alm, ayrca fiil kalplarnda Allaha nisbet edilmitir (Wensinck, el-Mucem, II, 183-184).

limler, muiz-mzil isimlerinin kart olmakla birlikte zt- ilhiyyeye nisbetleri asndan beraber kullanlmasnn gerektiini vurgulam ve buna kbz-bst, hfd-rfi gibi isimleri rnek gstermilerdir. l-i mrn sresindeki yetin konumu (3/26), ayrca mslmanlarla birlikte yaadklar halde inkrclar arasnda g ve eref arayan mnafklarn yanlgya dtn, btn izzetin Allah nezdinde bulunduunu ifade eden yet (en-Nis 4/138-139) ve Ben Mustali Gazvesi dnnde mslmanlar gsz zanneden mnafklarn onlar Medineden karacaklarn sylemeleri zerine, Asl stnlk (izzet) Allahn, peygamberinin ve mminlerindir (el-Mnfikn 63/8; bk. Taber, XXVIII, 146-147) melindeki yetten anlalaca zere Cenb- Hakkn birini aziz klmas madd olmaktan ok mnev alanla ilgilidir. Kueyr, bu iki ismin hem dnya hem hiret hayatnda geerli olduunu belirttikten ve muizzin, zhidden muvahhide kadar ykselen mnev mertebe sahiplerini nasl ycelttiini ifade ettikten sonra Allahn kullarn aziz klnn temel ilkesi olarak kanaati gstermitir. Zira aalanmann asl sebebi hrsa kaplmaktr. Bykler yle demitir: Allah hibir kulu nefsinin zilletini gsterecek uuru lutfettii kimse kadar aziz, hibir kulu da nefsinin yceliini vehmettirecek duyguyu verdii kimse kadar zelil klmamtr (et-Tabr, s. 4749). Gazzl de gerek anlamdaki mlk ve hkimiyetin bir eye veya bir kimseye bamlln dourduu zilletten, aa arzularn basks ve cehalet tasmasndan kurtulmakta olduunu belirtir. Onun cehaletten kastettii ey kiinin kendi nefsinin tuzaklarn bilmemesidir (el-Maadl-esn, s. 95). Muiz ve mzil baz grler bir yana (Eb Bekir bnl-Arab, vr. 115b; Fahreddin er-Rz, s. 245) Allahn fiil sfatlar grubuna girer. Muiz ismiyle azz, dr-nfi, hfd-rfi ve kbz-bst isimleri, ayrca mlikl-mlk arasnda anlam ilikisi vardr.

BBLYOGRAFYA

bnl-Esr, en-Nihye, azz, ll md.leri; Lisnl-Arab, azz md.; Frzbd, elmsl-mu, azz, ll md.leri; Wensinck, el-Mucem, II, 183-184; IV, 203-205; M. F. Abdlbk, el-Mucem, azz md.; Msned, III, 439-440; bn Mce, Du, 10; Tirmiz, Daavt, 82; Taber, Cmiul-beyn (nr. Sdk Ceml el-Attr), Beyrut 1415/1995, XXVIII, 146-147; Zeccc, Tefsru esmillhil-sn (nr. Ahmed Ysuf ed-Dekkk), Beyrut 1395/1975, s. 41; Eb Abdullah el-Halm, el-Minhc f uabil-mn (nr. Hilm M. Fde), Beyrut 1399/1979, I, 200, 208; bn Frek, Mcerredl-Malt, s. 53; Abdlkhir el-Badd, el-Esm ve-ft, Kayseri Raid Efendi Ktp., nr. 497, vr. 199b-200a; Kueyr, et-Tabr fit-tekr (nr. brhim Besyn), Kahire 1968, s. 47-49; Gazzl, el-Maadl-esn (Fahluh), s. 95; Eb Bekir bnlArab, el-Emedl-a, Hac Selim Aa Ktp., nr. 499, vr. 115b-116a; Fahreddin er-Rz, Levmiul-beyyint (nr. Th Abdrraf Sad), Beyrut 1404/1984, s. 245-246; evkn, Fetuladr, Kahire 1349-51, III, 257. Bekir Topalolu

MUZ b. BDS
) ( Eb Temm erefddevle Muizz b. Bds b. Mansr b. Bulukkn b. Zr et-Temm es-Sanhc (. 454/1062) frkye Zr hkmdar (1016-1062). 5 Cemziyelevvel 398de (17 Ocak 1008) Mansriyede dodu. Babas Bds b. Mansrun 30 Zilkade 406da (10 Mays 1016) Hammdlerin merkezi Kalat Ben Hammd kuatmas srasnda ni lm zerine Mehdiyede hkmdar iln edildi (21 veya 23 Zilhicce 406 / 31 Mays veya 2 Haziran 1016). Ksa bir sre sonra da baehir Mansriyeye gitti ve Trablus Valisi Eb Abdullah Muhammed b. Hasan kendisine vezir ve shibl-cey tayin etti. Kayrevanda ramazan bayram kutlamalar srasnda dzenlenen bir suikasta mruz kaldysa da bundan kurtuldu (1 evval 407 / 3 Mart 1017). Daha nce de yine Kayrevanda Mansriyeye geldiinin ertesi gn yaplan trenler srasnda Snnlerle iler arasnda atma km ve ok sayda i lmt. Suikast teebbsnn ardndan Ftm Halifesi Hkim-Biemrillh, Ftm-leri destekleyen gen hkmdara hilat gnderip erefddevle lakabn verdi. Muiz, babas Bds b. Mansrun lmyle yarm kalan Hammd seferini srdrd ve iki tarafn ok zayiat verdii savata stnlk salad (30 Reblevvel 408 / 26 Austos 1017). Taraflar arasnda imzalanan antlama sonucu Zrlerin, biri Hammd b. Bulukknin soyundan gelen ve Kalat Ben Hammd merkez edinen Hammdler, dieri Bds b. Mansrun soyundan olup Kayrevan merkez edinen Zrler olmak zere iki kola ayrlmas kabul edildi. Aralarnda kurulan dostluk, Muizzin kz kardeiyle Abdullah b. Hammd arasnda gerekletirilen evlilikle pekitirildi. Ancak bu iyi ilikiler, Hammd el-Berbernin lm zerine yerine geen olu Kid zamannda 432 (1040-41) ylnda tekrar bozulmu ve Kid Kalat Ben Hammd kuatan Muiz ile bar yapmak zorunda kalmtr (434/1042-43). Ftm Halifesi Hkim-Biemrillh, Muizze verdii destei srdrd ve kendisine deerli talarla ssl bir klla birlikte hilat ve pek ok hediye gnderdi (411/1020). yl sonra Halife Zhir elFtm de Muizze erefddevle ve Adudha lakabn verdi. Muiz on be yana geldiinde, kendi bana hareket etmeye balayan ve devlet gelirlerini yedi yldr elinde tutan veziri Eb Abdullah Muhammedi idam ettirip mallarna el koydu (7 Reblhir 413 / 10 Temmuz 1022); yerine Ebl-Behr bn Halfu getirerek zerinde bask hissetmedii bir ynetim ortam oluturdu. Muizzin hkmdarlnn otuz be yl baz i karklklar yaanmakla birlikte genelde baarl geti ve lkede refah dzeyi ykseldi. Ancak ounluu Mlik mezhebine mensup olan halk i hkimiyetini benimsemi deildi. lkenin iinde bulunduu artlar dikkate alan Muiz, Ftm hilfetinin zellikle Vezir Ebl-Ksm Ali b. Ahmed el-Cercernin lmnn ardndan zayflad dnemde Abbs Halifesi Kim-Biemrillhn adna hutbe okutmaya balad (441/1049 veya 443/1051). Bunun zerine Ftm Halifesi Mstansr-Billh, Muizzi cezalandrmak iin Ben Hill

ve Ben Sleym Arap kabilelerini Kuzey Afrikaya g ettirdi. Doudan gelen Ben Hillin topraklarn istils srasnda Muiz ok zor gnler yaad. O yllarda lkede grlen salgn hastalk, kuraklk ve ktlk nfusun byk oranda azalmasna ve ekonomik adan ciddi kayplara sebep olduundan Hill yaylmasna kar konulamad. zellikle 11 Zilhicce 443 (14 Nisan 1052) tarihinde Kbis ile Kayrevan arasndaki Hayderanda meydana gelen savata Muiz ar bir yenilgiye urad ve be yldan beri Hilllerin ablukas altnda bulunan Kayrevanda daha fazla kalamayacan anlayarak olu Temmin valilik yapt Mehdiyeye gitti (27 ban 449 / 29 Ekim 1057). Muizzin ayrlmasndan sonra Kayrevan bedev Araplar tarafndan yamaland ve sahil eridi hari lkenin tamam Ben Hillin eline geti. Hill istilsnn etkilerini en aza indirmek isteyen Muiz, 446 (1054-55) veya 449 (1057) ylnda tekrar Ftm halifesi adna hutbe okutmak zorunda kald. 24 ban 454 (2 Eyll 1062) tarihinde de Kayrevanda vefat etti. ocuk yata babasndan ciddi problemleri olan bir ynetim devralan Muiz, bunlarn stesinden gelmeye alt krk alt yllk emirlik dneminde halkn refaha kavuturup balca ehirleri grkemli yaplarla sslemise de ldnde olu Temme halk yoksulluk iinde bulunan, topraklar blnp paralanm bir lke brakmtr. Ayn zamanda edip ve air olan ve kendisine Umdetlkttb ve uddet evil-elbb adl bir eser nisbet edilen Muiz, Kazzz, Eb shak el-Husr, bn Re el-Kayrevn, bn eref el-Kayrevn, bnr-Rakk ve Eb mrn el-Fs gibi air, edip ve limleri himaye etmi, zellikle hocas air ve astronomi limi Ali b. Ebr-Ricle byk sayg gstererek ona saraynda mneccimlik ve vezirlik grevleri vermitir. Kaynaklarda gzel ahlkl, kan dkmekten holanmayan, mtevazi, yumuak kalpli ve cmert bir kii olarak nitelendirilen Muiz b. Bds, Mansriye yaknnda ina ettirdii ve Hre Hkmdar Numn b. Mnzirin sarayndan hareketle Havarnak adn verdii grkemli saray ile n kazanmtr.

BBLYOGRAFYA

Muiz b. Bds, Umdetl-kttb ve uddet evil-elbb (nr. Necb Myil el-Herev - sm Mekkiyye), Mehed 1409, neredenin mukaddimesi, s. 12-16; bnl-Esr, el-Kmil, IX, 256-259, 294-295, 327-328, 340, 349, 355, 377, 450, 492, 521, 566-569; bn Hallikn, Vefeyt, V, 233-235; bn zr, el-Beynl-murib, I, 266-298; Nveyr, Nihyetl-ereb, XXIV, 199-218; bnl-Hatb, Amll-alm (nr. Seyyid Kesrev Hasan), Beyrut 1424/2003, II, 323-324; bn Haldn, el-ber, VI, 158-159; bn Eb Dnr, el-Mnis f abri fryye ve Tnis, Beyrut 1993, s. 102-106; Abduh Abdlazz Kalkle, el-Belul-edeb lil-Muiz b. Bds, Riyad 1403/1983, s. 29-36; Hady Roger Idris, al-Muizz ben Bds grandeur et dcadence de la civilisation kairouanaise, Les Africains (ed. Ch. A. Julien v.dr.), Paris 1990, XII, 225-251; a.mlf., ed-Devlet-anhciyye (trc. Hammd es-Shil), Beyrut 1992, I, 165-284; zel B Yahy, el-aytl-edebiyye bi-fryye f ahdi Ben Zr (trc. Muhammed el-Arab Abdrrezzk), Tunus 1999, I, 320-323; G. Marais, Zrler, A, XIII, 576; M. Talbi, al-Muizz b. Bds, EI (ng.), VII, 481-484; Amin Tibi, Zrids, a.e., XI, 514. Casim Avc

MUZ-LDNLLH
) ( Eb Temm el-Muiz-Lidnillh Mead b. sml b. el-Kim-Biemrillh Muhammed el-Ftm (. 365/975) Ftm halifesi (953-975). 11 Ramazan 319da (27 Eyll 931) Ftmlerin baehri Mehdiyede dodu. Halife MansrBillhn oludur. Dedesi Kim-Biemrillh eitimiyle bizzat megul oldu ve sarayda iyi bir eitim grd. Mansr-Billhn veliaht tayin edip salnda halktan biat ald Muiz-Lidnillh, 29 evval 341de (19 Mart 953) veya 7 Zilhiccede (25 Nisan) hilfet makamna geti. Ertesi yl isyanc Hevvre kabilesini ve dier kabilelerden baz sileri itaat altna ald. Devlet erknn Berberlere kar iyi davranmalar konusunda uyard ve bu siyasetiyle ksa zamanda btn Marib topraklarnda Ftm hkimiyetini tesis etti. Cevher es-Skll, Zr b. Mend gibi kabiliyetli ahslar kefederek onlara byk mansblar verdi. Muizzin Endls ele geirmek istemesi zerine Endls Emev Halifesi III. Abdurrahman, Kuzey Afrikada stratejik nemi olan baz ehirleri Ftmlere bask yapabilecei mevkiler haline getirdi. Bu srada Endls Emev kuvvetleri Sicilya yaknlarndaki Ftm keif gemilerine saldrd. Muiz de Sicilya Valisi Hasan b. Ali el-Kelbyi Emev donanmasn vurmak ve spanya sahillerine baskn yapmakla grevlendirdi. Hasan b. Ali, 344te (955-56) kk bir donanmayla Meriyede (Almeria) Emev donanmasn yenilgiye uratt. Bunun zerine III. Abdurrahman, ertesi yl Bizans mparatoru VII. Konstantinos ile ittifak yaparak baz Ftm limanlarn tahrip etti. Ftm donanmas da Sicilya yaknlarnda Bizans donanmasna ar zayiat verdirdi. Bizans imparatoru, Muiz-Lidnillha hara deyip hediyeler gndererek bar istedi. Taraflar arasnda be yllk bir sre iin bar antlamas imzaland (346/957). te yandan III. Abdurrahman sava hazrlklarna devam ederek btn limanlarna kuvvet yd. Ftmlerin Sicilya valisi Hasan b. Aliyi malp eden Endls Emev kuvvetleri Kuzey Afrika limanlarna basknlar dzenledi. Marib-i Aksda halkn Ftmler aleyhine dnd bu dnemde baz Ftm emrleri Emevlere katld. Bunun zerine Muiz 347 (958) ylnda Cevher es-Skllyi byk bir orduyla Maribe sevketti. Sicilmse ve Fas zaptedip Tanca ve Sebte (Ceuta) dnda btn Maribi Ftm hkimiyetine alan Cevher birka ay sonra Kayrevana dnd. spanyadan vazgeen Muiz, Kuzey Afrikadaki durumunu korumak ve hdlerin hkimiyetindeki Msra ynelmek niyetindeydi. Bu srada Girit adasnda Bizansllarn saldrsna urayan mslmanlar Muizden yardm istedi. Halife kendisi yardm ettii gibi hdleri de onlara yardm etmeye tevik etti. te yandan Bizansllara haber gnderip adadaki mslmanlar rahatsz etmemelerini bildirdi. Ancak Bizansllar, mttefikleri olan Endls Emevleri ile anlap bir yllk kuatmadan sonra Giritin kuzey kysndaki Kandiyeyi (Candia) ele geirdiler. 15 Muharrem 350den (6 Mart 961) itibaren btn ada zaptedildi. Muiz, Girit adasn kurtarmak iin teebbslerde bulunduysa da kendisi dorudan mdahale edemedi. 351de (962) Ftmlerin Sicilya vali nibi Ahmed b. Hasan el-Kelb, Bizansn himayesindeki Tabermn (Taormina) Kalesini ele geirip adn Muizziye olarak deitirdi. Ftm ordusu, Sicilyadaki son Bizans kalesi Rametta yaknlarnda Bizans ordusunu malp etti ve

btn Sicilya Ftm hkimiyetine girdi (353/964). Ftmlerle Bizans arasnda 356 (967) ylnda bir bar antlamas imzaland. Bizans karsnda kazanlan bu zafer btn slm dnyasnda sevinle karland. Msr hkimi Kfr el-hdnin lmnn (357/968) ardndan Msrda grlen ekonomik kriz, ktlk ve pahallk yznden halkla idareciler ve asker arasnda meydana gelen atmalar srasnda Msrn ileri gelenleri Muizze mektup gnderip lkelerine asker sevketmesini istediler. Muiz 358 (969) ylnda Cevher es-Skllyi byk bir ordu ile Msra yollad. Ftm ordusu ay sonra skenderiyeye ulatnda hd ordusu Msr terketmiti. Msr ileri gelenleri, Vezir Ebl-Fazl bnl-Furtn bakanlnda Cevherin Czedeki kararghna giderek ballklarn bildirdiler. 17 ban 358de (6 Temmuz 969) Fustata giren Cevher, Abbs Halifesi Mut-Lillh adna okunmakta olan hutbeye son verip hutbeyi Cmiul-atkte Muiz adna okuttu. Fustatn kuzeyinde Kahire ehrinin temellerini att, Ezher Camii ve Medresesinin inasn balatt. 358 (969) ylna kadar Ftmlere bal kalan Karmatler bu tarihten itibaren onlara kar tavr aldlar. Eb Mslim adyla bilinen ve Ali evld arasnda mehd olarak tannmak isteyen Abdullah b. Ubeydullah b. Thir bu konuda baarsz olunca Karmatlere katld. Bunun zerine Cevher, Zilkade 358de (Eyll 969) Cafer b. Felh el-Ktmyi byk bir ordu ile Suriye blgesine gnderdi. Muharrem 359da (Kasm-Aralk 969) Dmakta hutbe Muiz-Lidnillh adna okundu. Muiz, mahall yneticilere madd imknlar salayarak Hicazda da adna hutbe okutmay baard. Cafer b. Felh, Hasan el-Asam kumandasndaki Karmat kuvvetleri karsnda Suriyeden ekilmek zorunda kald. Cevherin yollad yardmc kuvvetleri Yafada kuatan Karmatler ksa zamanda Kahire nlerinde karargh kurdu. Baz Karmat kumandanlar ile temasa geen Cevher 3 Reblevvel 361de (24 Aralk 971) Karmatleri yenilgiye uratt. Bu srada Msra gitmek iin Mansriyeden yola kan Muiz Ramazan 362de (Haziran 973) Kahireye ulat. Burada ncelikle lkenin ekonomik durumunu ele ald ve ed-dnrl-Muizz adyla yeni bir para bastrd. 363 (974) yl hac mevsiminde Mekke ve Medinede hutbe onun adna okundu (bnl-Esr, VIII, 647). Muiz, ertesi yl Msr halk arasndaki saygnlndan endielendii Cevheri azledip yerine bn Killisi getirdi. Ftmlerin Msr zaptetmesinin ardndan Muizzin btn gayretlerine ramen biat alamad Deylem, Azerbaycan ve Bahreyn Karmatlerinin gizli Ftm dmanl aa kt. Karmatler, Hasan el-Asam kumandasnda Ahsdan hareket ederek Msra doru yrmeye baladlar. Muiz onlarla mcadele iin ordusunu ve donanmasn glendirdi, yeni kurduu tersanelerde 600 gemi ina ettirdi. 363 (974) ylnda Ayniemste konaklayan Karmat ordusu her tarafta yamaya ve soyguna balad. Muiz, ok tehlikeli bir duruma gelen bu hareketi aralarna ihtilf sokarak nlemeyi dnd ve bunda muvaffak oldu. Karmatler, Msr seferinde baarl olamamakla birlikte Suriyeyi bir sre daha ellerinde tutmaya devam ettiler. Bu dnemde eski Bveyh kumandanlarndan Alp Tegin etTrk, Dmak halknn isteiyle ehre girdi. Ardndan Muiz, Dmak valiliini kendisine vermek zere Alp Tegini Msra ard, fakat Alp Tegin bu teklifi reddetti. Onun zerine sefer hazrl yaparken hastalanan Muiz ksa bir mddet sonra vefat etti (11 Reblhir 365 / 18 Aralk 975). 17 Reblhir 365te (24 Aralk 975) ld de rivayet edilir. Yerine geen olu Azz-Billh tarafndan lm uzun sre gizlendikten sonra kurban bayramnda akland (10 Zilhicce 365 / 9 Austos 976). Cesur, cmert, alak gnll, ileri grl, yumuak tabiatl, halkna kar dil bir hkmdar olarak tanmlanan Muiz-Lidnillh, Doudaki honutsuz smilleri tekrar kazanmak ve smil hareketinin

ideolojik birliini yeniden salamak iin ciddi bir aba gsteren ilk Ftm halifesidir. Yapt reform, muhalif smillerin ounluunca kabul edilen immet anlayna ksm bir dn temsil etmektedir. Bu grler, nl smil fakihi Kd Numn b. Muhammedin eserleri bata olmak zere nemli smil limlerinin kitaplarnda bizzat kendisine atfedilen baz yazlarda ifade edilmitir. Muiz, Ftm dncesine Yeni Efltuncu dncenin girmesine izin vermi, bunun sonucunda daha nce muhalif smillerce savunulan bu grler Ftm dleri ve limler tarafndan kabul edilmeye balanmtr. Onun sayesinde Horasan, Sstan ve Mltan smilleri byk lde Ftm davas evresinde birlemi, bu blgelerde Ftm hkimiyeti resmen tannmtr. Ancak Muiz, smillerin Karmat grubunu kazanma konusunda fazla baarl olamamtr. Ftmlerin Maribdeki hkimiyetleri kesin ekilde Muiz-Lidnillh dneminde gerekletirilmi, Ftmler onun zamannda mahall bir devlet olmaktan kp byk bir imparatorluk haline gelmitir. Muiz, ayn zamanda smil davetini Ftm hkimiyeti dndaki topraklara da yaymaya alan ilk smil imamdr. Ayrca smil fkhnn bir klliyat halinde derlenmesi iin gayret sarfetmi ve Kd Numn byle bir eser yazmakla grevlendirmitir. Kd Numnn hazrlad Deiml-slm, Muizden itibaren btn Ftm halifeleri tarafndan bir kanun klliyat kabul edilmitir. Ftmlerin sembol olarak beyaz elbise (hilfet cbbesi) giyen Muiz dneminde Msrda din alanda deiik uygulamalar yaplmtr. lk uygulama ramazanla ilgilidir. Cevher es-Skllnin emriyle ryet-i hill dikkate alnmakszn her yl otuz gn oru tutulmas esas getirilmi ve bu uygulama Ftmlerin yklna kadar devam etmitir. kinci deiiklik olarak ezana hayye al hayril-amel ibaresi ilve edilmi, bunu din konulardaki dier uygulamalar takip etmitir. Muizzin eitli ilimlere ilgi duyduu, tp ve eczacla nem verdii, bu konularda eser yazlmasn tevik ettii, Latinceyi, Slav ve Sudan dilleri gibi baz dilleri bildii, maiyetindekilere tek kadnla evlenmelerini tavsiye ettii belirtilmektedir. 353 (964) ylnda bir dnya haritas yaplmasn, bu haritada ehir, da, nehir, deniz ve yol adlarnn altn veya gmle yazlmasn emretmi, haritann yapm iin 22.000 dinar ayrlmtr. Muiz, ayn zamanda muhtelif vesilelerle byk trenler dzenleyen ilk Ftm halifesidir. Cuma ve bayram gnleriyle cumartesi ve sal gnlerinde ve ramazan ay boyunca byk alaylar ve ihtifaller tertip eder, din ve siyas mnasebetlerle halka yemek ikram eder ve ihsanlarda bulunurdu. i dnyasnda nemli bir yeri olan Gadr-i Hum gnn (18 Zilhicce) 362 (19 Eyll 973) ylnda Msrda resm bayram iln etmi, yine onun dneminden itibaren Msrda Hz. Peygamberin doum gn resmen kutlanmaya balanmtr. Vezir bn Killis, Muiz-Lid-nillhn emri zerine Uslc b. Hasan ile i birlii yaparak hara, gmrk, cizye ve vakf kaynaklarn gzden geirip Msrda yeni bir vergi sistemi kurmu, bu sayede devlet gelirlerinde byk artlar olmutur. Muiz ayrca camiler, yollar, kprler ve trbeler yaptrarak Msr deta yeniden ina etmitir. Kendisi de edebiyatla uraan Muiz birok edip ve airi himaye etmi, onlarn vglerini kazanmtr. bn Hnnin Muiz hakkndaki iirleri (el-Muizziyyt) mstakil bir divan tekil edecek kadar oktur. Muiz-Lidnillha nisbet edilen baz eserler unlardr: el-Mnct evil-ediye, Ediyetl-eyymis-seba, er-Risletl-Mesiyye, Risletl-Muiz ilel-asan b. Amed elarma, Sicilll-Muiz il Celem b. eybn, Kitbr-Rava, Risletl-Muiz il bai dutih, Rislet cmiatil-cevhir bi-rivyeti-ey Eb s el-Mrid (Poonawala, s. 68-70). Ayrca Kd Numn b. Muhammedin Deiml-slm adl eserinde onun da byk katksnn olduu kabul edilmektedir (A, IX, 350). bn Zlk Sretl-Muiz Lidnillh adyla bir eser yazmtr.

BBLYOGRAFYA

Kind, el-Vlt vel-ut, Beyrut 1908, s. 298, 584; bnl-Kalnis, Tru Dma (Zekkr), s. 428; bnl-Cevz, el-Muntaam, XIV, 139, 150, 210-211; bn Hammd es-Sanhc, Abru mlki Ben Ubeyd ve srethm (nr. Tihm Nakra - Abdlhalm Uveys), Riyad, ts. (Drl-ulm), s. 8392; bnl-Esr, el-Kmil, VIII, 497-498, 524-525, 543-545, 556-558, 590-592, 596-599, 610, 614616, 620-625, 638-641, 647, 663-664; bnl-Ebbr, el-ullets-siyer (nr. Hseyin Mnis), Kahire 1985, I, 172, 291, 296, 304-306; II, 389, 391-393; bn Myesser, el-Mnte min abri Mr (nr. Eymen Fud Seyyid), Kahire 1981, s. 159-163, 164; bn Hallikn, Vefeyt, V, 224-228; bn zr, el-Beynl-murib, I, 221-223; Zeheb, Almn-nbel, XV, 159-167; Makrz, el-, I, 351-354, 470; a.mlf., ttil-unef (nr. Cemleddin e-eyyl), Kahire 1416/1996, I, 134-235; dris mdddin, Trul-ulefil-Fmiyyn bil-Marib: el-sml- min kitbi Uynilabr (nr. Muhammed el-Yalv), Beyrut 1985, s. 523-740; bn Eb Dnr, el-Mnis f abri fryye ve Tnis, Beyrut 1993, s. 93-95; B. Lewis, The Origins of Ismilism, Cambridge 1940, s. 5, 7, 16, 35, 68, 81, 84, 86, 89; Hasan brhim Hasan - Th Ahmed eref, el-Muiz-Lidnillh, Kahire 1963; Hasan brhim Hasan, Trud-devletil-Fmiyye, Kahire 1981, s. 93-156, ayrca bk. ndeks; smail K. Poonawala, Biobibliography of Isml Literature (ed. T. Joseph), California 1977, s. 68-70; Ms Lukbl, el-Muiz-Lidnillh ve cln cedd min Ktme min illi veatin Fmiyyetin mura, Ell-mtemeril-evvel li-tril-Maribil-Arab ve aretih, Tunus 1979, I, 195-216; Cebril Sleyman Cebbr, el-Mlk-uar, Beyrut 1401/1981, s. 194196; M. Th el-Hcir, Meralett-teeyyu fil-maribil-Arab ve eeruh fil-aytiledebiyye, Beyrut 1983, s. 59-88; S. M. Stern, Studies in Early Ismlism, Leiden 1983, s. 256-288; a.mlf., An Embassy of the Byzantine Emperor to the Fatimid Caliph al-Muizz, Byzantion, XX, Bruxelles 1950, s. 239-258; Muhammed el-Yalv, bn Hn el-Marib el-Endels (320/931362/973): ird-devletil-Fmiyye, Beyrut 1405/1985, tr.yer.; OLeary, A Short History of the Fatimid Khalifate, Delhi 1987, s. 93-114; Eymen Fud Seyyid, ed-Devletl-Fmiyye f Mr, Kahire 1413/1992, s. 60-95, ayrca bk. ndeks; a.mlf., Ftmler, DA, XII, 230-231, 234, 238; H. Halm, The Empire of the Mahdi: The Rise of the Fatimids (trc. M. Bonner), Leiden-New York 1996, s. 338-420; Farhad Daftary, A Short History of the Ismailis: Traditions of a Muslim Community, Edinburgh 1998, s. 55, 67, 75-79, 80-81, 87, 95; a.mlf., Muhalif slmn 1400 Yl smiller: Tarih ve Kuram (trc. Ercment zkaya), Ankara 2001, s. 196, 210-218; a.mlf., Ismaili Literature: A Bibliography of Sources and Studies, London-New York 2004, s. 27-28, 30-31, 132-133; Adam Mez, Onuncu Yzylda slm Medeniyeti: slmn Rnesans (trc. Salih aban), stanbul 2000, s. 25, 65, 174, 334, 355, 412, 419, 443, 454; M. Brett, The Rise of the Fatimids: The World of the Mediterranean and the Middle East in the Tenth Century, Leiden-Boston 2001, bk. ndeks; H. A. R. Gibb, Muiz li-Dnil-lh, A, VIII, 558-560; Fyzee, Nmn, a.e., IX, 349-350; F. Dachraoui, alMuizz li-Dn Allh, EI (ng.), VII, 485-489. Asri ubukcu

MUZZ
) ( Eb Abdillh Emr-uar Muhammed b. Abdilmelik-i Nbr (. 518-521/1124-1127 yllar aras) ranl kaside airi. 440 (1048-49) yl civarnda Nburda dodu. Babas Sultan Alparslann emr-uars Abdlmelik Burhndir. Bata babas olmak zere eitli limler tarafndan yetitirildii divanndan anlalmakta ve bu konuda babas ile vnmektedir. 465teki (1072) lmnden nce babas onu Sultan Melikahn himayesine verdi. Ancak ilk zamanlar hkmdardan ilgi grmedi. Melikahn damad Al-yi Fermurz, ramazan hillinin grlmesi dolaysyla hkmdar hakknda ona bir iir syletince hkmdarn dikkatini ekti ve kendisine hediyeler verildi. Arkasndan baka iirler yazd. Melikahn Muizzd-dny ved-dn lakabndan dolay Muizz mahlasn ald ve hkmdarn nedimi oldu. Melikahn 485te (1092) vefatndan sonra ba gsteren karklklar sebebiyle Herat, Nbur ve sfahana gitti. Buralarda kald sre iinde Seluklulardan Berkyaruk ve Gyseddin Muhammed Tapar gibi hkmdarlarla Melikahn lmnn ardndan hkmdarlk iddiasnda bulunan kardei Arslan Argun, ayrca Emr Eb c- Habe ve Melikahn oullar ile vezirleri hakknda kasideler yazd. Nihayet Sencer hkmdar olunca onun hizmetine girdi ve Sencerin saraynda melik-uarla ykseldi. Sencer kendisine sfahan ehrinin gelirlerinden maa balad. Hkmdarn 511 (1117) ylndan nceki bir tarihte adrndan att bir ok Muizzye isabet ederek yaralanmasna sebep oldu. Avfnin onun bu yzden hemen ldn kaydetmesi gerekle badamaz. Zira air divannn eitli yerlerinde bu olaya atfta bulunmakta ve sonradan iyiletiini kaydetmektedir. Bununla beraber Sennin Muizznin vefatndan dolay yazd bir iirden onun iyilemeyen bu yaradan dolay ld anlalmaktadr. Son olarak Sencerin veziri Munddn-i K hakknda kaside yazdna ve daha sonraki devlet adamlaryla ilgili iiri bulunmadna baklarak Knin grevde bulunduu 518-521 (1124-1127) yllar arasnda vefat ettii sylenebilir. ran edebiyatnda klasik dnemin nemli birka airi arasnda yer alan Muizz hkmdarlarn ihsanlaryla Smnler devrinde Rdek, Gazneliler dneminde Ferruh-i Sstn ve Unsr gibi rahat bir hayat srmtr. Muizz, kasidelerinde Ferruh-i Sstn, Unsr ve Menihr gibi airlerin etkisi grlmekle birlikte onlardan samimi ve sade slbuyla ayrlr; iirlerinde kolayca anlalabilen kelimeleri tercih eder. Bunlarda yeni mazmun ve kavramlar kullanmas gazelin gelimesine de yardmc olmutur. Muizz kasideye ok konulu bir ekil kazandrma eilimindedir. Bizzat hayatyla ilgili eitli manzumelerinde yoksulluunu tasvir eder ve bu yoksulluun hmisi tarafndan giderildiini syler. Kasidelerindeki birok nesb karlkl konuma eklindedir. Muizz divannn eski nshalar Safevler dneminden teye gemez; dolaysyla bu nshalara dayanlarak hazrlanan bir metnin airin asl divann yanstabilecei phelidir. Eser, Abbas kbl-i tiyn tarafndan Dvn- Emr Muizz-yi Nbr adyla Tahranda baslm (1318 h.), bunu Nsir Heyyirnin Klliyyt- Dvn- Muizz isimli yaym (Tahran 1362 h., 1382 h.) ve

Muhammed b. Abdlmelik Nbrnin neri (Tahran 1379 h.) takip etmitir.

BBLYOGRAFYA

Muizz, Dvn (nr. Abbas kbl-i stiyn), Tahran 1318 h., neredenin girii, s. I-XV; Nizm-i Arz, ehr Male (nr. Muhammed Kazvn), Leyden 1909, s. 40-43; Avf, Lbb, II, 69-86; Ali r Nev, Tekire-i Meclisn-nefis (trc. Ali Asgar-i Hikmet), Tahran 1363 h., s. 346-347; Devletah, Tekire (nr. Muhammed Abbs), Tahran 1337 h., s. 65-68; Storey, Persian Literature, V/2, s. 421-425; Browne, LHP, II, 327-330; Saf, Edebiyyt, II, 508-525; Nefs, Tr-i Nam u Ner, s. 83; A. J. Arberry, Classical Persian Literature, London 1967, s. 110-125; Rypka, HIL, s. 194-195; Eth, Tr-i Edebiyyt, s. 107-108; Bedzzaman Frzanfer, San Sanvern, Tahran 1369 h., s. 230-234; E. Berthels, Muizz, A, VIII, 560-561; Julie S. Meisami, Muizz, EI (ng.), VII, 489-490. Adnan Karaismailolu

MUZZDDEVLE
) ( Ebl-Hseyn Ahmed b. Eb c Bveyh b. Fenn Hsrev ed-Deylem (. 356/967) Irak Bveyhlerinin kurucusu ve ilk hkmdar (945-967). 303 (915-16) ylnda dodu. On dokuz yanda iken aabeyi mdddevle Ebl-Hasan Ali tarafndan lyslerin idaresinde bulunan Kirman zaptetmekle grevlendirildi. Blgeyi direnile karlamadan ele geirdiyse de orada Bveyh hkimiyetinin pek kolay kurulamayacan dnen Ebl-Hasan Alinin emriyle geri ekilmek zorunda kald (bn Miskeveyh, I, 352-356). 326da (938), Emrlmer bn Ri ve kumandan Beckeme kar mdddevleden yardm isteyen Eb Abdullah el-Berdye destek vermek zere Hzistana gnderildi. Beckemi malp eden Ebl-Hseyin Ahmed, Ahvaza hkim olduktan sonra Berdleri etkisiz hale getirip blgede Bveyh hkimiyetini kurdu. Bylece Hzistan ynetmeye balayan ve buray, gcn byk lde yitirmi olan Abbslerin elindeki Iraka yapaca asker hareketler iin bir s olarak kullanan Ebl-Hseyin Ahmed, nceleri Basra ve Vst gibi Gney Irak ehirlerine baarszlkla sonulanan birok sefer dzenledi. Baarszlklarn sebebi Badatta Trk asll Emr Tznn emrl-merlk mevkiinde bulunmas idi. Tznn lm ve yerine geen bn rzdn selefinin yeteneklerine sahip bulunmamas, ayrca bu srada Vst Valisi Yinln taraf deitirerek kendisine tbi olmas, EblHseyin Ahmedin hibir direnile karlamadan Badata girip iktidar ele geirmesine frsat verdi (11 Cemziyelevvel 334 / 19 Aralk 945). Ebl-Hseyin Ahmed, Halife Mstekf-Billhn huzuruna karak biat etti ve halife ona Muizzddevle, kardeleri Ebl-Hasan Aliye mdddevle, Eb Ali Hasana da Rknddevle lakaplarn verdi. Halife tarafndan emrl-mer tayin edilen Muizzddevle, krk gn sonra kendisine komplo dzenledii sulamasyla halifeyi tahttan indirip gzlerine mil ektirerek yerine Muktedir-Billhn olu Ebl-Ksm Fazl Mut-Lillh unvanyla tahta kard (Mesd, IV, 371, 372; bn Miskeveyh, II, 86-87). Muizzddevle, Badata yerlemesinden lmne kadar geen yirmi iki yl boyunca emrl-mer sfatyla burada hkm srd ve bu mddet ierisinde Iraktaki Bveyh hkimiyetini kabul etmek istemeyen Hamdnler, Berdler, Karmatler ve Vst ile Basra / attlarap arasndaki Bathada hkm sren hinler ile devaml mcadele halinde oldu; bu srada Basra gibi birok nemli Irak ehrini ele geirdi. Bathaya dzenledii bir asker harekt srasnda hastalanarak Badata dnd ve 17 Reblhir 356da (1 Nisan 967) ld. Cenazesi nce saraynn bahesine gmld; 358de (969) Badatta, iler tarafndan mukaddes kabul edilen Kzmiyyenin Kurey Mezarlnda yaplan bir trbeye nakledildi. Yerine olu Bahtiyr geti. Muizzddevlenin Irak ele geirmesinden sonra i Bveyh hnedannn Irak kolu ile Snn Abbs hilfetinin zoraki birlikteliine dayanan ve bu hnedann yklna kadar bir asrdan fazla devam eden bir sre balamtr. Bveyhlerde balangta bir i hilfeti kurma dncesi mevcutsa da baz sebeplerle bu dnceden vazgetikleri grlr. Bveyh topraklarnda halkn ounluunun Snn olmas, bir i hilfetinin Bveyh iktidarnn bekas iin ileride tehlike yaratabilecei ihtimalinin bulunmas, Smnler gibi Snn hasm devletlerin etkisi ve Bveyh ordusunda Snn

Trk unsurunun yer almas bu sebepler arasnda saylabilir. Abbs hilfetinin devamna karar verildiinde Muizzddevle ve dier Bveyh emrleri halifenin devlet bakan sfatn ve bu makamn baz teorik imtiyazlarn tanm, bununla beraber halife, fiilen daha nceden kaybetmeye balad icra gcn neredeyse tamamen yitirmitir. Muizzddevle halifeye belirli bir maa balam ve onun zel mlk ve arazilerinin ynetimi iin bir ktip grevlendirmitir (Mesd, IV, 372, 385; bn Miskeveyh, II, 87, 107-108). Halifenin bir i hkmdar tarafndan tahta karlp indirilmesi, bu makamn baka hnedanlar nezdindeki hukuk konumunu olumsuz ynde etkilemi ve Smnler, Abbslere sadk olmalarna ramen uzun bir mddet Mut-Lillhn halifeliini kabul etmeyip gz altndaki Mstekf-Billh halife tanmay srdrmtr. Hzistan ynetimi srasnda mdddevleye baml hareket eden Muizzddevle, Askerimkremde bir darphne kurdurmu, 330 (942) ylndan itibaren kendi adna para bastrm ve eitli glerin mcadele ettii Irak gibi ok kark bir blgeye Bveyh hkimiyetini kalc bir ekilde yerletirmitir. Iraktaki ynetimi boyunca bata asker maalarnn denmesi olmak zere ekonomik skntlar ve mal glklerle karlamtr. Nakit deyemedii maalar iin kumandan ve askerlere arazi ikt ettiyse de bu uygulama, zaman ierisinde Irakta arazilerin verimsiz hale gelmesi ve tarm gelirinin dmesi gibi olumsuz sonular dourmutur. Buna karlk tarm gelitirmek ve ihmal edilen Badatn sulama sistemini faaliyete geirmek iin baz su kanallarnn onarmn gerekletirmitir. Bu arada mal skntlara ramen 350de (961) byk meblalar harcayarak Badatn Bbemmsiye semtinde kendisi iin muhteem bir saray ina ettirmitir. 355 (966) ylnda Badatn Habslcedd mevkiinde bir bmristan yaptrmaya balam, ancak lm zerine inaat yarm kalmtr. Muizzddevle dier birinci nesil Bveyh emrleri gibi ann Zeydiyye koluna mensuptur. Bveyhlerin Snn Abbs hilfetiyle uzlamasn salayan tarih artlar yle grnyor ki Muizzddevlenin i-Snn siyasetinin snrlarn da tayin etmi, onun a merkezli dnmesini ve bu mezhebi siyas araca dntren bir politikaya ynelmesini engellemitir. Fakat yine de iktidar deiiklii sebebiyle hassasiyeti artan Snnleri fazla tahrik etmeden ilere birtakm imknlar salamtr. Onun zamanndan itibaren nakiblik (nikbe) kurumu iki ksma ayrlm ve nceden Abbs nikbeti iinde yer alan Hz. Ali soyundan gelenler kendilerine ait bamsz bir Aleviyyn / Tlibiyyn nakiblii elde etmitir. Muizzddevle uzun bir zaman Hz. Ali evld ierisinde Zeydiyyeye mensup olanlar desteklemi, fakat hayatnn sonuna doru mmiyye mensuplar da nem kazanmaya balam ve ilerinden biri nakiblik kurumunun bana gemeyi baarmtr. Onun dneminde iler toplumsal hayatta din ve itima birtakm faaliyetlerle kendilerini belli etmitir. 352 (963) ylndan itibaren r matemiyle Gadr-i Hum bayramnn grkemli trenlerle icrasna balanmsa da bu trenler ilerle Snnler arasndaki gerilimi arttrm ve zellikle Badatta bu iki grup arasnda srp giden atmalara sebep olmutur.

BBLYOGRAFYA

Eb Bekir es-Sl, Abrr-R-Billh vel-Mtta-Lillh (nr. J. H. Dunne), Beyrut 1403/1983, s. 233, 262-263, 284-285; Mesd, Mrc-eheb (Abdlhamd), IV, 371, 372, 385; Eb Ali etTenh, Nivrl-muara (nr. Abbd e-lec), Kahire 1392/1972, IV, 171, 217-219; bn Miskeveyh, Tecribl-mem, I-II, tr.yer.; Hill b. Muhassin es-Sb, et-Tr (nr. H. F. Amedroz D. S. Margoliouth), Kahire 1337/1919, s. 342, 409; Muhammed b. Abdlmelik el-Hemedn, Tekmilet Tri-aber (Taber, Tr [Ebl-Fazl], XI iinde), s. 353, 354-355, 392, 397, 399, 400, 404, 407-408, 419, 429, 431, 432; bnl-Cevz, el-Muntaam, VI, 340, 356-357, 365; VII, 2, 15, 16, 19, 23, 33, 38, 39, 48; VIII, 31, 39; bnl-Esr, el-Kmil, VIII, 324-326, 333-337, 340-343, 408-409, 445, 449-451, 453-455, 469, 477, 481-482, 496, 507, 510, 512, 514, 516, 520, 522-524, 549-550, 553-554, 565, 567-568, 575-577; bn Hallikn, Vefeyt, I, 174-177; Mafizullah Kabir, The Buwayhid Dynasty of Baghdad, Calcutta 1964, s. 6-14, 124, 134-135, 146-147, 148, 169, 173-174, 205 vd.; a.mlf., The Relation of the Buwayhid Amirs with the Abbasid Caliphs, JPHS, II/3 (1954), s. 233; a.mlf., A Distinguished Alid Family of Baghdd during the Buwayhid Period, Journal of the Asiatic Society of Pakistan, sy. 9, Karachi 1964, s. 50; S. Lane-Poole, Catalogue of Oriental Coins in the British Museum, Bologna 1967, II, 197, 199, 200, 201, 202, 203; Artuk, slm Sikkeler Katalou, I, 327, 329-332; brhim Selmn el-Krev, el-Bveyhiyyn vel-ilfetl-Abbsiyye, Kveyt 1402/1982, s. 110-113, 118-120, 172-174, 189-194; Ahmet Gner, Bveyhlerin i-Snn Siyaseti, zmir 1999, s. 21 vd., 39, 44, 48, 49-51, 56, 103, 106, 130, 132, 133, 178, 219; Krks Avvd, ed-Drl-Muizz min eheri mebn Badd fil-arnir-rbi lil-hicre, Sumer, X/2, Badad 1954, s. 197-217; C. E. Bosworth, Military Organisation under the Byids of Persia and Iraq, Oriens, XVIII-XIX (1967), s. 155, 159 vd.; K. V. Zettersten, Muizz-d-Devle, A, VIII, 561-562; a.mlf. - [H. Busse], Muizz al-Dawla, EI (ng.), VII, 484-485. Ahmet Gner

MUZZDDN MUHAMMED
) ( Muizzddn (ihbddn) Muhammed b. Bahiddn Sm (. 602/1206) Gurlu hkmdar (1203-1206) (bk. GURLULAR).

MUKABELE
(bk. SEM).

MUKABELE
() Bir bakasnn Kurn- Kermi okuyuunu takip etmek ve bu suretle hatim indirme anlamnda kraat terimi. Szlkte iki eyi birbiriyle karlatrmak anlamna gelen mukbele, aylarda ve bilhassa ramazanlarda cami, mescid ve evlerde daha ok sabah, le, ikindi namazlar ncesinde hfzlar tarafndan okunan Kuran takip etmek suretiyle hatim indirme geleneine ad olmu, zamanla hfzlarn bu okuyular iin de ayn terim kullanlmtr. Bu gelenek, Cebrilin ramazan aylarnda her gece Hz. Peygambere gelerek o ana kadar nzil olan yet ve sreleri karlkl okuyup kontrol etmelerine dayanr (bk. ARZA). Kurann ramazan aynda nzil olmaya balamas, bu ayda yaplan amellerin dier zamanlara gre daha faziletli kabul edilmesi de gelenein yaygnlamasnda etkili olmutur. Resl-i Ekremin vefatndan nceki son ramazanda mukabele iki defa gereklemitir (Buhr, Bedl-vay, 5, Bedl-al, 6, stin, 43; Mslim, Feil-abe, 98, 99), buna arza-i ahre denir (bn Sad, II, 195). Sahbeden bazlar ramazan ay gelince aile fertlerini toplayarak onlara mukabele okurlard (Nevev, s. 131 vd.). Kuran gzel okuyan birinden dinleme ve yanlsz hatmetmekle ilgili baz naslar vardr. Hz. Peygamber ashabn iinde gzel Kuran okuyanlar dinler, bazan gz yalarn tutamad olurdu. Bir hadiste, Allahn evlerinden birinde Onun kitabn okuyan ve mzakere eden cemaati rahmetin kaplayaca, onlar meleklerin kuataca ve Allah Telnn o mecliste yer alanlar kendi nezdinde bulunanlara bildirecei kaydedilir (Mslim, ikir, 38; Eb Dvd, Vitir, 14; Tirmiz, rt, 12). Allahn evlerinden genellikle mescidler anlalrsa da bu iin yapld mektep, medrese, hankah ve meskenler de buna dahil edilmitir. slm lkelerinde saraylarda da mukabele okuyan hfzlar bulundurulmutur. bn Hallikn, Hrnrredin hanm Zbeydenin Kuran ezberleyen 100 kadar criyesinin olduundan ve saraynda onlar dinlediinden sz eder. stanbulda Topkap Saray Mzesi Hrka-i Sadet Dairesinde gnn hemen her saatinde mukabele okuma gelenei gnmzde de srdrlmektedir. Bugn slm dnyasnda yaatlan mukabele geleneinde esasta bir deiiklik yoktur. Makedonya gibi baz Balkan lkelerinde mukabeleye aylar girince balanmakta, recep, ban ve ramazan aylarnda hatim indirilmektedir. Eski stanbul ramazanlarnda camilerde mukabele okumaya ramazandan on be gn nce balanr (Balkhne Nzr Ali Rz Bey, s. 38), hatim duas Kadir gecesi ncesi ikindi namaznda yaplrd (a.g.e., Bas. 64). Osmanllar dneminde namazlardan nce birer cz mukabele okumakla grevli olan ve kendilerine czhan denilen cami grevlileri vard (Pakaln, I, 318). Ayrca baz byk konaklarda gzel sesli imam ve mezzinler grevlendirilir ve sahurdan sonra mukabele okunurdu (Balkhne Nzr Ali Rz Bey, s. 34). stanbulda Eyp Sultan Camii ve Trbesinde okunan hatimlerin ayr bir fazileti olduu kabul edilir, Uzunar esnaf her yl ramazanda Eyp Sultan Camiinde mukabele okuturdu (Ergin, I, 555). III. Selimin ramazanlarda Eypte Eb Eyyb el-Ensrnin trbesinde veya sarayda Hrka-i Sadet Dairesinde okunan hatimlere itirakinden sz edilmi, bu hatimlerden bazlarnn krat-i seba zere okunduu belirtilmitir (III. Selimin Srktibi Ahmed Efendi Tarafndan Tutulan Rznme, s. 13, 16, 188, 212,

245). Gnmzde Trkiyede ramazan mukabeleleri genellikle ramazann ilk gn balar ve arefe gn tamamlanarak duas yaplr. Duann Kadir gecesinde yapld da olur. Bilhassa k gecelerinde imsakten hemen sonra camiye gidenler sabah namazndan nce okunan mukabeleye katlmakta, ramazan iin zel din yaynlar hazrlayan baz radyo ve televizyonlarda da mukabele daha ok bu vakitte okunmaktadr. stanbulda bilhassa seltin camilerinde ramazan gnlerinde tannm hfzlar gnmzde de mukabele okumaktadr. Ayrca hanmlarn evlerde bir araya gelip mukabele dinleme gelenei de yaygndr. Bu meclislerde bir hfzn okuduu mukabele takip edildii gibi bir hfzn kayda alnm kraatini dinleme de giderek yaygnlk kazanmaktadr. Mukabelede her cz bir kii veya birden ok hfz tarafndan okunabilmektedir. Hfzlaryla nl Msrda ramazanlarda cami ve evlerde, radyo ve televizyonlarda mukabele okunur. Devaml Kuran tilveti yayn yapan radyolar da vardr. Radyo ve televizyonlarda mukabele okuyacak hfzlar zel bir kurul tarafndan seilir. Msr d lkelere ramazan aylarnda hfzlar gnderirse de bunlar genellikle mukabele yerine ksa sreli Kuran tilvetini tercih ederler. Fasta Merakete drl-Kurn ramazan boyunca byk ilgi grr, radyo ve televizyonlarda okunan mukabeleler de takip edilir. Hint alt ktasnda cami, mescid ve evlerde Trkiyedekine benzer bir mukabele gelenei olumamtr. Ndiren hfzlarn okuduu Kurann dinlenmesi eklinde bir usul gzlenmekteyse de ounlukla mukabele olarak hfzlarn birbirini dinlemesi trnden bir uygulama mevcuttur. Bu bire bir olabildii gibi zellikle ramazan aynda bir hfzn okuyuunun birden fazla hfz tarafndan dinlenmesi eklinde de olur. Mukabele okuyan kiinin hfz da olsa mushafa bakarak okumas daha faziletli grlm, dinleyenlerin rahat takip edebilmeleri asndan mukabelenin orta bir hzla (tertl zere) okunmas tavsiye edilmitir.

BBLYOGRAFYA

Buhr, Bedl-vay, 5, Feill-urn, 32, 33, 35, Bedl-al, 6, Menb, 25, stin, 43; Mslim, Feil-abe, 98, 99, ikir, 38; Eb Dvd, Vitir, 14; Tirmiz, rt, 12; bn Sad, e-abat, II, 195; curr, Alu ameletil-urn (nr. Abdlazz b. Abdlfetth el-Kr), Medine 1408/1987, s. 33 vd., 67 vd.; Nevev, et-Tibyn f dbi ameletilurn (nr. Abdlkdir Arnat), Kveyt 1409/1988, s. 27 vd., 131 vd.; bn Hallikn, Vefeyt, III, 314; bnl-Hac el-Abder, el-Medal, Kahire 1401/1981, II, 224, 225 vd., 294 vd.; III. Selimin Srktibi Ahmed Efendi Tarafndan Tutulan Rznme (nr. V. Sema Arkan), Ankara 1993, s. 13, 16, 188, 212, 245; Osman Nuri Ergin, Mecelle-i Umr- Belediyye (stanbul 1330-38), stanbul 1995, I, 555; Balkhne Nzr Ali Rz Bey, stanbulda Ramazan Mevsimi (nr. Ali kr oruk), stanbul 1998, s. 34, 38, 49, 64; Uzunarl, lmiye Tekilt, s. 185; K. Nelson, The Art of Reciting the Quran, Austin 1985, s. 139, 140; Sheyl nver, Bir Ramazan Binbir stanbul (nr. smail Kara), stanbul 1997, s. 18; M. Buitelaar, Fasting and Feasting in Morocco, Casablanca 1988, s. 50 vd.;

Recep Akaku, Ramazan ve Mukabele Okuma Gelenei, Diyanet Dergisi, XXVI/2, Ankara 1990, s. 61 vd.; Pakaln, I, 318; Abdurrahman etin, Hatim, DA, XVI, 468-469. Nebi Bozkurt

MUKABELE
() Talebenin hocasndan yazd hadisleri onun nshasyla karlatrarak kontrol etmesi. Szlkte iki eyi birbiriyle karlatrmak anlamna gelen mukbele kelimesi, hadis terimi olarak talebenin hocasndan ald hadisleri ihtiva eden yazl nshasn hocasndaki asl nsha ile veya bu nshayla daha nce karlatrlp tashih edilmi bir baka nshayla karlatrarak kontrol etmesi mnasnda kullanlmaktadr. Bu kontrol ilemine muraza da denir. Bir muhaddisin hadis dersinde veya iml meclisinde yazlan bir nshann aslna harfiyen uygun olup olmadnn kontrol edilmesi iin yaplan mukabelenin salamlk bakmndan en makbul, hadisi yazan talebenin hocasyla bizzat grp onu kendi kitabndan hadis rivayet ederken takip etmesi suretiyle yaptdr. Mukabele ii tli nshann, bir bakas tarafndan farkl zaman veya meknda aslyla veya aslnn aslyla karlatrlmak suretiyle yaplabildii gibi, daha nce asl nshayla karlatrlp tashih edilmi olan benzeri dier bir nshayla da yaplabilmektedir. Mukabelede nshalarn farkl hatlarla yazlmas nem tamaz; nemli olan, hocadan istinsah edilen nshann hocann elindeki asl nsha ile kelime ve mna bakmndan ayn olmasdr. Hadisleri istinsah ederken yaplan hatalar nlemek iin gelitirilen bu yntem, Hz. Peygamberin ald vahiyleri Cebril ile mukabele etmesi (arza*) uygulamasna dayanr. Daha sonraki dnemlerde mukabele ii yaygn hale gelmi ve bu yntem muhaddisler tarafndan hadis yazmnn vazgeilmez artlarndan biri olarak kabul edilmitir. Bu sebeple bir hadis limi, talebesine kendisinden yazd hadisleri rivayet etme iznini (iczet) vermi olsa da muhaddislerin ouna gre o nshann mukabele yaplmadan rivayeti ciz deildir; ancak bu tr bir rivayet sz konusu nshann mukabele edilmediini belirtmek artyla yaplabilir. Nitekim Urve b. Zbeyr, olu Hima hocasndan yazd hadisleri onun aslyla karlatrp karlatrmadn sormu, bunu yapmadn renince, yleyse yazm saylmazsn demitir. Baz muhaddisler, hadis limlerinin ekserisi tarafndan kayt konusunda dikkatli bir talebenin yazd nshann mukabele edilmesine gerek grmemilerse de bu gr ounluk tarafndan kabul edilmemitir. Mukabele srasnda mecliste bulunup da elinde herhangi bir nsha olmayan dinleyicilerin, en azndan mukabele yapan talebenin nshasna bakarak hocay takip etmesi hadis bilginlerince tavsiye edilmitir.

BBLYOGRAFYA

Hatb el-Badd, el-Kifye, Beyrut 1409/1988, s. 237-240; Semn, Edebl-iml vel-istiml (nr. M. Weisweiler), Beyrut 1401/1981, s. 77-79; bns-Salh, Muaddime (nr. ie Abdurrahman), Kahire 1411/1990, s. 375-378; Bedreddin ez-Zerke, en-Nket al Muaddimeti bni-al (nr. Zeynelbidn b. Muhammed Bell Freyc), Riyad 1419/1998, III, 580-585; Burhneddin el-Ebns, e-eel-feyy min Ulmi bni-al (nr. Eb Abdullah M. Ali Semek), Beyrut 1418/1998, s. 232-234; bnl-Mlakkn, el-Muni f ulmil-ad (nr.

Abdullah b. Ysuf el-Cdey), hs 1413/1992, I, 353-357; emseddin es-Sehv, Fetul-mu (nr. M. Abdlmuhsin el-Ketb), Medine 1388/1968, II, 165-172; Syt, Tedrbr-rv (nr. Abdlvehhb Abdllatf), Beyrut 1409/1988, II, 77-79; Thir el-Cezir, Tevchn-naar, Beyrut, ts. (Drl-marife), s. 349-350; Mcteba Uur, Ansiklopedik Hadis Terimleri Szl, Ankara 1992, s. 267. Ataullah ahyar

MUKABELE
() Bir sz iinde geen iki veya daha fazla unsurdan sonra her birinin kartn yahut ilgilisini srasyla zikretmek anlamnda edeb sanat. Szlkte yz yze gelmek; iki eyi birbiriyle karlatrmak mnalarna gelen mukbele bed ilminde anlam gzelletiren sz sanatlarndan biri olup tekbl adyla da geer. Mukabelede gzelliin kayna kart veya uyuan anlamlar arasndaki dizim armonisidir. Mesel, Artk onlar az glsnler, ok alasnlar ifadesinde (et-Tevbe 9/82) yer alan az ve glsnler nclleri (mukaddemt) ok ve alasnlar ikincilleriyle (sneviyyt) kar karya getirilmitir. Mukabele sanat, bu rnekte grld zere zt unsurlar arasnda gerekletii gibi ikincilleri ncllere uygun unsurlar arasnda da grlebilir. Allah, rahmetinin bir tecellisi olarak sizin iin gece ve gndz vakitlerini dzenledi ki birinde dinlenesiniz, dierinde Onun kereminden rzknz arayasnz rneinde (el-Kasas 28/73) gece ile dinlenme ve gndz ile rzk arama uygunluk mnasebeti iinde bulunur. Mukabelenin sanat ynnden en st dzeyde kabul edilen ekli kartlar arasnda tezat armonisi biiminde gereklemi olandr. Bu zellii sebebiyle, bata Hatb elKazvn olmak zere onun Tell-Miftna erh yazan belgat limleri mukabeleyi tezat sanat iinde yer alan bir tr olarak grmlerdir. Halbuki tezat, bir ifadede sadece iki zt unsurun bir arada zikredilmesi eklinde gerekleirken mukabelede en az drt kart enin oluturduu bir armoni sz konusudur. Buna dikkat eken bn Re, zt unsurlarn ikiyi amas halinde bu sanatn mukabele adn alacan sylemektedir (el-Umde, II, 14-15). Ayrca mukabelede ikincil elerin ncllerin srasna gre dizilmi olmas arttr, tezatta ise byle bir durum sz konusu deildir. Yine mukabele hem kart hem uyuan eler arasnda olabilirken tezat sadece iki zt arasnda gerekleir (bn Ebl-sba, s. 179-184; Eb Amr Muhammed b. Muhammed et-Tenh, s. 179; Safiyyddin el-Hill, s. 75). Ziyeddin bnl-Esr, tezada mukabele adnn verilmesini daha uygun grerek mukabele ismi altnda taksim ettii baz tezat nevilerini ele almtr (el-Meels-sir, III, 143-166). iirde mukabele btn unsurlaryla bir beyit iinde gerekleir. lk msrada ncl unsurlara, ikinci msrada ikincil unsurlara srasyla yer verilir. Mukabelenin beyit iinde veya ardarda gelen mensur ifade erevesinde ikinin ikiyle, n le, drdn drtle, bein bele ve altnn altyla karlatrlmas eklinde on iki eye kadar kart veya uyuan unsurlar bir araya getiren trleri vardr. Mukabelede gzellik ve estetik szn tabii seyri iinde dizilmi kart elerin says nisbetinde artar. Yukarda geen rnekler ikinin ikiyle mukabelesi trndendi. Dier baz nevileri de u rneklerde grlmektedir: Onlara temiz eyleri hell klar, yine n le mukabelesi: onlara pis eyleri yasaklar (el-Arf 7/157). Kart unsurlar: Hell klar-haram klar, onlarn lehine / aleyhine, temiz eyler-pis eyler. Altnn altyla mukabelesi: Klenin banda eref tac var, onu ssleyen / Hrrn ayanda aalk zinciri, onu alaltan Kart eler: zerinde-iinde, ba-ayak, kle-hr, ta-zincir, izzet-zillet, ssleyenalaltan.

Kudme b. Cafere gre mukabelenin iki unsuru arasnda kartlk veya uygunluk ilgisinin bulunmay onun kymetini drr. Mesel, nsanlarn ne hayrlsyla arkadalk ettim ne de fsk olanyla ifadesinde mukabele kusurludur, nk hayrlnn mukabili fsk deil errdir (Nad-ir, s. 193-194; Eb Hill el-Asker, s. 339). bn Re de mukabeleyi oluturan unsurlar arasndaki tezat ve blmleme mkemmelliinin nemini vurgulamtr (el-Umde, II, 19). Tesbit edilebildii kadaryla mukabeleyi terim anlamnda ilk kullanan ve tanmn yapan edip Kudme b. Caferin dedesi Kudme b. Ziyd el-Badddir (Htim, I, 152). Kudme b. Cafer ise shhatl-mukbelt, fesdl-mukbelt, tashhul-mukbele balklar altnda konuyu ele alm, bu arada dedesinin tanmn da nakletmitir (Nad-ir, s. 141-142, 193-194; Cevhirl-elfz, s. 56). Daha sonra gelen Eb Hill el-Asker, Fahreddin er-Rz, Sekkk ve bn Ebl-sba gibi mellifler tanm daha ak ve yaln hale getirmilerdir. Sekkkden itibaren mukabele sanat bed ilminde mna sanatlar arasnda yerini alm, bediyye nzmlar da trle ilgili gzel rnekler ortaya koymulardr.

BBLYOGRAFYA

Kudme b. Cafer, Nad-ir (nr. M. Abdlmnim el-Hafc), Beyrut, ts. (Drl-ktbililmiyye), s. 141-142, 193-194; a.mlf., Cevhirl-elf (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Kahire 1350/1932, s. 5-6; Htim, ilyetl-muara (nr. Cafer el-Kettn), Badad 1979, I, 152; Eb Hill el-Asker, Kitb-nateyn (nr. Mfd M. Kumeyha), Beyrut 1404/1984, s. 339, 371-374; bn Re el-Kayrevn, el-Umde (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Kahire 1353/1934, II, 14-20; Eb Yakb es-Sekkk, Miftul-ulm (nr. Nam Zerzr), Beyrut 1403/1983, s. 424; Ziyeddin bnl-Esr, el-Meels-sir (nr. Ahmed el-Havf - Bedev Tabne), Riyad 1403/1983, III, 143166; bn Ebl-sba, Tarrt-Tabr (nr. Hifn M. eref), Kahire 1383, s. 179-184; Hatb elKazvn, el- f ulmil-bela (nr. M. Abdlmnim Hafc), Kahire 1400/1980, s. 485-488; Yahy b. Hamza el-Alev, e-rzl-mteammin li-esrril-bela, Beyrut 1402/1982, II, 377-391; Eb Amr Muhammed b. Muhammed et-Tenh, el-Aal-arb f ilmil-beyn, Kahire 1327, s. 179; Safiyyddin el-Hill, erul-Kfiyetil-bediyye (nr. Nesb Nev), Dmak 1403/1983, s. 75; Zerke, el-Burhn, III, 458 vd.; bn Hicce, iznetl-edeb, Kahire 1304, s. 57-59. smail Durmu

MUKABELE KAYDI
slm telif geleneinde yazma eserlerin gvenilirliini belirleyen kaytlardan biri. Tarihi ok eskilere kadar giden, hatta Resl-i Ekremin zamannda varl tesbit edilebilen bu kayda II (VIII) ve III. (IX.) yzyllarda rz veya muraza denirdi (muraza iin bk. Ritter, VI [1953], s. 8687; rz ve mukabele kayd iin bk. Radyyddin es-Sgn, vr. 230b; ayrca mukabelenin mnayla ilgili gelimesi iin bk. Sl, s. 120-122). Mukabele kayd, bir yazma eserin sonundaki ketebe veya istinsah kaydnn hiyesinde bazan tashih kaydyla birlikte yer alr (mesel bk. Mberred, nr. 1507, vr. 311a; nr. 1508, vr. 1a, 172a; Rislet Eb Bekr e-dd il Al b. Eb lib ve cevbh anh, mukabele kayd, vr. 12b). Belega mukbeleten, belegal-rzu, belega mukbeleten ve tashhan, belegatil-mukbele, kbile (kbilet), kbile ve suhhiha (kbilet ve suhhihat), riza, razah, kbeleh, belegal-arzu gibi ibarelerle belirtilen bu kaydn zaman iinde baz kurallar olumu ve tarih boyunca genellikle u iki ekilde ilenmitir: 1. Mukabelenin en yaygn tr olan ilk tarz istinsah kaydnn bir nevi devam saylr. Mstensih, yazd nshada ekseriyetle cmle sonuna gelecek ekilde baz aralklarla iaretini koyard. stinsah ii bittikten sonra tekrar baa dnerek yazd nshay istinsaha esas ald nsha ile karlatrr ve bu arada atlamalar, tekrarlar ve hatalar tashih ederek iaretine geldiinde iine bir nokta ( )koyard. Bazan iaretiyle nokta karlatrma esnasnda birlikte konurdu. Ancak bu iaret VI. (XII.) yzylda bu grevini yitirmi ve artk ss olarak kullanlmaya balanm, zamanla noktalama iaretine dnmtr. Dier taraftan mstensihler zellikle bab, fasl gibi ksmlarn sonuna denk getirmeye altklar ara verme yerlerinde kenara yukardaki ibarelerden birini yazarlard. Eer atlamalar varsa atlamann olduu yere 6 veya 2 iareti konur, iaretin ynndeki ( dzeltildi) ibaresi yazlrd. Bu kenara atlanan ksm veya kelime yazlarak altna yahut yanna ekilde eseri karlatran ktip, yazmann en sonuna ok defa mukabele iinin bittiini belirten ksa bir cmle ile birlikte bazan tarih eklerdi. 2. Bir yazmann istinsaha esas olan nshasndan baka bir veya birden ok nsha ile karlatrlmas bugnk edisyon kritik almasna yakn bir tarz olan bu tr mukabelede hatadan ok karlalan farkl hususlar bazan dzeltilerek, ok defa tashih edilmeden hiyeye kaydedilirdi. Bundan maksat karlatrlan eserin farkl yollarla gelen rivayetlerini ve eer varsa farklarn iaretleyerek mellifin kaleminden km en doru ekli bulmaktr. Bu tr mukabelede grlen farkn altna bir remiz konurdu. Bu remizler genellikle bir baka nsha mnasna gelen , , harflerinden ibarettir. Bu remiz karlatrlan deiik nshaya iaret ederdi. Karlatrlan nshada bir fazlalk varsa bir iaretle bunun da yeri belirtilirdi. Ayrca yazma eser sahibi daha gvenilir bulduu bir nshay elde ettiinde yanln stn izmek, st ibaresini ksmna izgi ekmek, eksik kelime, beyit veya cmleyi sayfa kenarna yazp yanna koymak suretiyle kendi nshasn dzelttiini belirtirdi. XV. yzyldan itibaren zellikle Osmanl sahasnda edeb eserlerde bu uygulamaya daha ok rastlanmaktadr. Mukabele kaytlarnda bazan tarih bulunur (mesel bk. Zeheb, mukabele kayd, vr. 349a), bazan da bulunmazd (mesel bk. Cemleddin el-Konev, mukabele kayd, vr. 39b). Bu kayt eserin dnemini

tesbit bakmndan aratrmacya k tutmaktadr. Dier taraftan eer eserin istinsah tarihi mevcut deilse birinci tarza gre istinsah mukabele tarihinden nce yaplm demektir. kinci tarz bir mukabelede tarih varsa bu da nshann bu tarihten nce istinsah edildiini belirtmektedir. Her iki mukabele tarz bazan bir eserin cz ve bablarnn sonunda bulunurdu.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, bl md.; Mberred, el-Muteab, Kprl Ktp., Fzl Ahmed Paa, nr. 1507, mukabele kayd, vr. 311a; nr. 1508, mukabele kayd, vr.1a, 172a; Sl, Edebl-kttb, s. 120-122; Rislet Eb Bekr e-dd il Al b. Eb lib ve cevbh anh maa erih eru Eb ayyn et-Tevd, Kprl Ktp., Fzl Ahmed Paa, nr. 1600, mukabele kayd, vr. 12b; Radyyddin es-Sgn, el-Czr-rbi min Kitbil-Ubbiz-zhir vel-lbbil-fir, Kprl Ktp., Fzl Ahmed Paa, nr. 1551, mukabele kayd, vr. 230b; Zeheb, Mtebihl-esm vel-ensb vel-kn vel-elb, Kprl Ktp., Fzl Ahmed Paa, nr. 386, mukabele kayd, vr. 349a; Cemleddin elKonev, el-Mutemed f edil-Msned, Kprl Ktp., Fzl Ahmed Paa, nr. 419, mukabele kayd, vr. 39b; Ramazan een v.dr., Fihris mati Mektebeti Kprl, stanbul 1406/1986, I, 31-32; H. Ritter, Autographs in Turkish Libraries, Oriens, VI (1953), s. 86-87; F. Rosenthal, Mubala, EI (ng.), VII, 490-491 (maddenin yazmnda ayrca Nihad M. etinin ders notlarndan faydalanlmtr). Hseyin Yazc

MUKBELE bil-MSL
() Bir davrana aynyla veya benzeriyle karlk verme anlamnda fkh terimi. Szlkte ayn ekilde, benzeriyle karlk vermek mnasna gelen mukbele bil-misl, klasik slm hukuk literatrnde kavram olarak szlk anlam erevesinde ele alnm, sadece devletler aras ilikilerde deil zel hukukta ve kamu hukukunun dier dallarnda da geni bir kapsam ve kullanma sahip olmutur. Gerek fkh kitaplarnda gerekse dier kaynaklarda bu kavram karlamak zere mukbele yannda mczt (Serahs, el-Mebs, II, 185, 199, 204; XI, 50; erus-Siyeril-kebr, V, 1790, 2134-2135, 2142; bnl-Hmm, II, 228; evkn, Fetul-adr, I, 192), mczt bil-misl (Ksn, VII, 246), el-mczt bi-mislih (bn bidn, IV, 66) ve mkfee (Serahs, erus-Siyerilkebr, V, 2142; Esad b. Muhammed el-Kerbis, I, 82; evkn, Fetul-adr, I, 192) gibi kelime ve terkiplerin kullanld grlr. Ancak mkfeenin daha ok, iyilie kar misliyle veya fazlasyla karlk verme anlamn ifade ettii belirtilmitir (et-Tarft, mkfee md.). Cizye kelimesinin de mczt kknden geldii, zira bu verginin zimmlerden can ve mal gvenliklerinin salanmas ve slm lkesinde kalmalar karlnda alnd kaydedilir (bn Hacer el-Heytem, IX, 274; Muhammed b. Abdullah el-Hara, III, 143). Esasen geni anlamda ksas ve damn da (deme sorumluluu) bu prensibe dayanr. Modern devletler hukukunda birbirinden baz farklarla ayrlan u uygulama temelde mukabele kavramyla aklanr: Bir devletin daha nce meydana gelen bir hak ihlline kar hukuka aykr muameleye bavurmas (Fr. represailles, ng. reprisals), hukuka aykrlk sz konusu olmamakla birlikte kendi menfaatlerini ihll eden muameleye benzeri ekilde karlk vermesi (retorsion, retortion) ve baka bir devletin kendi vatandana uygulad muamelenin aynn onun vatandana uygulamas (reciprocity). Bu fiillerin birbiriyle benzerlii veya farkll konusunda gr ayrlklar bulunduu gibi Trke ve Arapa karlklar hususunda da mellifler arasnda birliin mevcut olmad ve bir kavramn dieri yerine kullanld ska grlmektedir. Burada karkla yol amamas iin srasyla mukbele bil-misl (zararla mukabele), misilleme ve karlkllk (mtekbiliyet) kavramlar tercih edilecektir. Mukbele bil-mislin kkleri ok eski tarihlere kadar uzanr. Hamurabi kanunlarnda (md. 196-200) bu konuda dzenlemeler olduu gibi eski Yunanllar ve Araplar da mukbele bil-misli biliyordu. Bu uygulama Hz. Ms eriatnda ve daha sonra Kuranda yer almtr (M. Abdlmnim Abdlhlik, s. 233). lk zamanlarda ahslar da mukbele bil-mislde bulunma hakkna sahipti; eski Yunanda yrrlkte olan bir yasaya gre bir Atinalnn yakn yabanc bir lkede ldrlr ve devlet ktili cezalandrmaktan kanrsa bu ahs o lkeden kiiyi yarglanmak zere Atinaya getirebilirdi. Ortaada ve hatta XVIII. yzyln sonlarna kadar devletler baka bir devletin veya tebaasnn haksz ve tazmin edilmemi fiillerine kar kendi vatandalarna bir belge verir, onlar da buna dayanarak kendisine veya malna ynelik zararlar tazmin amacyla baz hareketlere giriebilirdi. Daha sonralar byle bir durumda devletler bizzat harekete gemitir (Ltem, s. 662; ayrca bk. Alsan, II, 375).

Batda geleneksel ve modern devletler hukukunda mukbele bil-misl veya zararla mukabelenin (reprisal) tarifinde farkllk vardr. lkinde tarifin temel unsuru devletin hakk, ikincisinde hukuk kuraldr. Bu sebeple geleneksel devletler hukukuna gre mukbele bil-misl, genel olarak bir devletin yapt eyleme kar dier devletin benzer ekilde onun hakkn inemesidir. Devletler hukukundaki gelimenin bir sonucu olarak modern hukukta ise bir devletin hukuka aykr eylemine kar dier devletin ona zarar vermek iin yine devletler hukuku kurallarna aykr olarak verdii karlk eklinde tarif edilmitir (Muhammed Baheddin Bt, s. 209; M. Abdlmnim Abdlhli, s. 231-232). Birlemi Milletler Szlemesinde milletleraras mnasebetlerde kuvvet kullanm ve kuvvetle tehdit yasaklanmakla beraber mer mdafaa gibi baz durumlarda devletin g kullanmasna izin verilmitir. Bir devletin iledii devlet suu sebebiyle ortaya kan anlamazl zmeye zorlamak iin dier bir devletin ona kar giritii eylem olan mukbele bil-misle hak ihllinde bulunan devleti hukuka sayg gstermeye zorlamak iin istisna ekilde bavurulur (Cafer Abdsselm, s. 710-711). Tek bana byle bir fiil devletler hukukuna aykr olmakla birlikte yine bu hukuka aykr bir davrana karlk tekil etmesi ona meruiyet kazandrr ve aralarnda fark bulunsa da bir nevi mer mdafaa saylr (Le Fur, s. 470, 472; Alsan, II, 374; Muhammed Baheddin Bt, s. 43). Mukbele bil-mislin mer kabul edilmesi tecavze urayan devletin hakkn mtecavizden alacak, urad zarar giderecek milletleraras bir otoritenin bulunmamasnn tabii bir sonucudur. Hukuka dayal bir milletleraras otoritenin varl ve devletlerin iledikleri sularn milletleraras alanda cezalandrlmas ynnde dzenlemelere gidilmesi durumunda mukbele bil-mislin de gerekesini kaybedecei aktr (Muhammed Baheddin Bt, s. 215; M. Abdlmnim Abdlhli, s. 246; Mukbele bil-misle bavurabilmek iin gerekli artlar hakknda ayrca bk. s. 235-237; Ltem, s. 661-664). Mer mdafaa ile mukbele bil-misl bir devletin saldrsna kar bir davran olma noktasnda birleirse de mer mdafaann amac silhl ve gayri mer bir tecavze kar koymak, tecavz nlemeye almaktr. Bu haliyle mer mdafaa bir savunma zellii tarken mukbele bil-mislin amac saldrgan devleti saldrsn srdrmekten alkoymak ve yaptna karlk vermek olup bu zelliiyle ceza anlam tar. Ayrca mer mdafaa mevcut bir tecavze hemen karlk vermeyi ifade eder, tecavz sona erdikten sonra mer mdafaadan sz edilemez; mukbele bil-misl ise tecavzn sona ermesinin ardndan gerekleir. Birlemi Milletler Szlemesi (md. 51) devletlere mer mdafaa hakk tanmakta, tecavzn gayri mer, halen mevcut ve silhl olmasn, kuvvet kullanmnn bu tecavz nleyici tek vasta ve ona denk bulunmasn art komaktadr (Muhammed el-Lf, s. 109). Bar zamannda silhl mukbele bil-misl misilleme (retorsion) uygulamasyla kartrlr. Misilleme, gerek uygulamann tabiat gerekse hukuk kuralna aykrlk asndan bundan tamamen farkl olup silhl kuvvet kullanmaya ve dolaysyla hukuka aykrla dayanmaz (Muhammed Baheddin Bt, s. 235). Bir devlet, devletler hukukuna aykr olmamakla birlikte baka bir devletin menfaatlerini ihll eden baz uygulamalarda bulunur ve menfaati ihll edilen devlet de bir tr ksas olarak onun menfaatine ayn ekilde dokunmak suretiyle karlk verirse misilleme sz konusu olur (Ltem, s. 660). Misilleme savaa varmayan zorlama trlerinden biri olup bir devletin kendisine kar bir baka devlete yaplan adaletsiz, dostlua uymayan, fakat milletleraras hukuka

yasaklanmam bir eyleme ayn biimde karlk vermesidir. Mukbele bil-misl bir hakkn ihlli sebebiyle bavurulan muamele olup yine bir hakkn ihlli amacn gderken bir devletin kendisine kar yaplan muameleye aynyla mukabelede bulunmas olan misilleme ise ilk harekete geen devlete kar yapt muamelenin dilce olmadn duyurmak ve bu hareketinden vazgeirmek amacn tar (Alsan, II, 373). Bylece devletler hukuku ilminde misilleme, anlamazlklar zmenin ve hukuk kuraln ihll etmeden zarar gidermenin bir yolu olarak grlp Birlemi Milletler Antlamasna aykr saylmamtr (a.g.e., II, 373; Ltem, s. 660; Cafer Abdsselm, s. 711; Semh Fevkalde, s. 372; M. Abdlmnim Abdlhli, s. 231; Snmezolu, s. 325; elikel, s. 60). Karlkllk (reciprocity), devletler hukuku rfnn bir kural olup bir devletin baka bir devlet tarafndan kendi vatandalarna, diplomatik temsilcilerine veya tccarlarna kar ba vurulan uygulamann aynsn yapmasn ifade eder. Bu rf devletlerin eitliine ve devletleraras mcamelenin gereklerine dayanr ve devletleraras ilikileri ihlle herhangi bir sorumluluun terettp etmedii alanlarda uygulanr (Semh Fevkalde, s. 350-351). Milletleraras hukukta temel haklar dnda yabanclara tannan haklar ve baz kolaylklar karlkllk artna balanmtr. Bu kuraln yerine getirilmesini salamak iin de kendi vatandalarna o haklar tanmayan devletin vatandalarna ayn haklar tannmaz, yahut bir devletin kendi vatandalarna yapt farkl ve ar muameleye ayn ekilde karlk verilir (Tekinalp, s. 19). Karlkllk, yabanclara haklar verilmesi konusunda devletlerin uygulad sistemlerden biri olup antlamaya dayanmas halinde siyas veya ahd karlkllk, bir devletin mevzuatnda veya fiilen kendi vatandalarna tand haklar o devletin vatandalarna tanmaya da kanun veya fiil karlkllk denir. Misilleme ile karlkllk birbirine benzerse de aralarnda fark vardr. Misillemede yaplan misillemenin ayn nitelik ve arlkta olmas aranmaz; karlkllkta ise ilem konusu ne ise kstlama da sadece o konuda yaplr. Bununla birlikte misillemede duruma uygunluk bulunmas aranr (a.g.e., s. 21). slmda. slm hukukunda misliyle karlk verme trleri yukarda iaret edilen ve farkl bir milletler aras hukuk sreci sonunda oluan mukbele bil-misl, misilleme ve karlkllk eklindeki ayrm erevesinde ele alnmamakla birlikte bunlar da kapsayacak daha geni bir yelpazede incelenmitir. Ayrca slm hukukularnn mukbele bil-misl kavramna i hukukla ilgili birok dzenlemenin fikr temellerini izah ederken ska bavurduu grlr. Kurn- Kerm hakszlk ve tecavzlere denk bir ceza ile karlk verilmesi zerinde nemle durur. Hudeybiye Antlamas ncesinde mslmanlarn Mekkeye umre iin gitmelerinin engellenmesi zerine nzil olan, Dokunulmazlklar karlkldr; kim size saldrrsa siz de ona size yapt saldrnn misliyle saldrn. Allahtan korkun ve bilin ki Allah saknanlarla beraberdir (el-Bakara 2/194) ve Uhudda Hz. Hamzann ehid edilip kendisine msle yaplmasna karlk Hz. Peygamberin de onlara bu ekilde muamele edeceini belirtmesi zerine inen, Eer ceza verecekseniz size yaplan eziyetin misliyle ceza verin. Eer sabrederseniz elbette bu sabredenler iin daha hayrldr (en-Nahl 16/126), melindeki yetlerle, Bir ktln cezas ona denk bir ktlktr. Kim balar ve bar salarsa onun mkfat Allaha aittir. Dorusu Allah zalimleri sevmez (e-r 42/40) ve, Kim kendisine yaplan eziyetin misliyle karlk verir de sonra kendisine yine saldrlrsa Allah ona mutlaka yardm edecektir. Allah ok balayc ve mafiret edicidir (el-Hac 22/60) melindeki yetler mukbele bil-misl kavramnn Kurandaki dayanaklardr. Bu yetlerde saldrya verilen karln saldr, uranlan bir eziyete verilen karln eziyet ve yaplan ktle verilen karln ktlk diye anlmasnn Arap dilindeki

mukbeletl-kelm bi-mislih kural erevesinde mecazi birer anlatm olduu ve aslnda bu ifadelerin anlan trden karlklarn meruiyetini gsterdii belirtilmitir (Cesss, I, 31; Serahs, elMebs, XI, 50; bnl-Cevz, I, 200; Kurtub, II, 354). te yandan bu naslarda, yaplan bir ktle ve uranlan saldrya karlk verilmesi mer kabul edilmekle birlikte bu yola bavurmamann tavsiye edilmesi dikkat ekmektedir. Bu yetler, gereklemi bir tecavz ve hakszlk durumundan sz etmekle birlikte, dier tarafn hyanet edip antlamay bozaca ynnde kuvvetli emarelerin bulunmas halinde anlamann bozularak bunun kendilerine bildirileceini hkme balayan yet (elEnfl 8/58), tecavzden nce mukbele bil-misl tedbiri almann meruiyetine dayanak olarak grlmtr. Hz. Peygamberin tatbikatnda mukbele bil-misl rneklerine ska rastlanr. Bunlardan bazlar yledir: 1. Krz b. Cbir el-Fihr, mslman olmadan nce 2. yln Reblevvel aynda (Eyll 623) Mekkelilerden oluan bir eteyle Medinenin kenar mahallelerine saldrp baz insanlar ldrerek mallarn yamalam ve srlerini alp gtrmt. Durumu renen Reslullah kk bir birliin banda bizzat kendisi onun peine dm, birka gnlk takipten sonra Sefevn vadisine kadar gidildii halde Krz yakalamak mmkn olmam ve geri dnlmtr. Buna lk Bedir Gazvesi veya Sefevn Gazvesi denir (Vkd, II, 568-569; bn Him, I, 601). 2. Bedir Gazvesinden bir ay sonra Medineye hicret etmekte olan Hz. Peygamberin kz Zeynebe rastlayan Hebbr b. Esved onu rahatsz ederek deveden dmesine ve karnndaki ocuu kaybetmesine sebep olmu, bunun zerine Resl-i Ekrem Hebbr yakalayp cezalandrmak iin bir asker birlik gndermi, fakat Hebbr yakalanamamtr (bn Him, I, 654-657). 3. Eb Sfyn, Bedir malbiyetine karlk vermek amacyla 200 svariyle birlikte Medineye gelmi, evredeki bir hurmal yakp ensardan bir kiiyi ve mttefikini ldrmt. Hz. Peygamber bir birlikle onun peine dm, Karkaratlkdr denilen yere kadar gidip kimseyi bulamaynca geri dnmtr. Bu sefer Sevik Gazvesi diye anlr (a.g.e., II, 44-45). 4. Ben Kurayza yahudileri Hendek Gazvesi srasnda Kurey ve mttefikleriyle i birlii yaparak Resl-i Ekremle olan antlamalarn bozduklar iin savatan hemen sonra bertaraf edilmilerdi (Vkd, II, 496-518; bn Him, II, 220-221, 233-241). 5. Ayn savata mttefik ordusuna destek veren Ben Esed kabilesine kar Ukke b. Mihsn kumandasnda Gamreye gnderilen seriyyenin amac da misilleme idi (Vkd, II, 550). 6. Hz. Peygamberin mektubunu Bizans hkmdarna gtren Dihye b. Halfe el-Kelb dnte Ben Czm kabilesinin saldrsna urayarak soyulunca Reslulllah bu kabile zerine Zeyd b. Hrise kumandasnda bir birlik sevkedip sulular cezalandrmt (bn Him, II, 612-613). Saldr hazrlklar yapld renilince beklemeden mukbele bil-misl yoluna girildii de grlmektedir. Uhud Savanda mriklerin galip gelmesi baz kabileleri mslmanlara kar cesaretlendirmiti. Ben Esed kabilesinin Medineye baskn yapacan haber alan Reslullah, Eb Seleme el-Mahzm kumandasnda 150 kiilik bir seriyye gndermi, seriyye Ben Esedin obanlarn esir alarak srlerini ele geirince kabile mensuplar atmay gze alamayp geri ekilmitir (Vkd, I, 340-346). Kureyi destekleyen Ben Lihyn kabilesi reisi Hlid b. Sfynn Uhud Savann hemen ardndan Hz. Peygambere kar komu kabilelerden asker toplad renilince Reslullah, Abdullah b. neys el-Chenyi kabile reisi Hlid b. Sfyn ldrmekle grevlendirmi, o da grevini baaryla yerine getirmitir (bn Him, II, 619-620). Bu olaydan yaklak bir ay sonra Adal ve Kre kabilelerine gnderilen alt veya on kiilik retici heyeti Rec suyu civarnda Ben Lihyn kabilesinin saldrsna uram, bir ksm ehid edilmi, Mekkeye gtrlerek Kureye teslim edilenler de onlar tarafndan ldrlmt. Bu olayn ardndan

Reslullah misilleme iin uygun bir frsat kollam ve 5 (626) ylnda 200 kiilik bir birlikle Ben Lihynn zerine yrmtr. Bunu haber alan kabile dalara ekildiinden Hz. Peygamber onlarn topraklarnda iki gn kaldktan sonra geri dnmtr (a.g.e., II, 169-172, 279-280). Kurey kabilesinin mttefiki olan Ben Mustaliin Medineye saldr hazrlklar yapt haber alnnca Resl-i Ekrem onlarn zerine yrm ve Mreys mevkiinde yaplan savata dman malp edilmitir (Vkd, I, 404-413; bn Him, II, 289-297). 7. yln evval aynda (ubat 629) Gatafn kabilesinin Medineye saldr hazrl iinde olduu renilince Ber b. Sad kumandasnda 300 kiilik bir birlik sevkedilmi, dman atmay gze alamayp dalm ve mslmanlar ele geirdikleri birok ganimetle geri dnmtr (Vkd, II, 727-731). Mslman hukukular, gerek i hukuk gerekse milletleraras hukuku ilgilendiren konularda mukabele kavram zerinde durmu, mahiyet ve snrlarn tartmtr. Haklarn korunmasna ilikin birok tedbir ve dzenlemenin insann tabiatnda mevcut karlk verme duygusuna dayandna dikkat eken Cesss, borlarn yazlmasn tavsiye eden yetin (el-Bakara 2/282) uyarsna ramen bu tr ilikilerde bir belge dzenlenmemesi, ahit tutulmayp rehin alnmamas halinde hak inkr edilince insanlarn dier tarafa ayn ekilde veya daha fazlasyla karlk verip onu daha ok zarara uratabileceini, sonuta her iki tarafn bundan madd ve mnev zarar greceini belirtir (Akmlurn, I, 535). te yandan fakihler, insan hayatna ve vcut btnlne kar ilenen kastl sularda kural olarak suluya madura verdii zarara denk bir cezann uygulanacan, ksasta eitliin esas olduunu, daha fazlasnn saldrgana zulm saylacan, udvn (zulm, hakszlk) damnnda (tazmin) mmseletin art olduunu ve bunun, Kim size saldrrsa siz de ona size yapt saldrnn misliyle saldrn. Allahtan korkun ve bilin ki Allah saknanlarla beraberdir melindeki yete (el-Bakara 2/194) dayandn (Serahs, el-Mebs, XXVI, 126, 133-135; bn Nceym, VIII, 139), ayn ekilde gasbedilen maln telefi ve iadesine imkn bulunmamas halinde misl ise misliyle, deilse kymetiyle tazmin edileceini, nk gasb damnnn itid (zulm, hakszlk) damn olduunu ve bunun da anlan nas gerei (el-Bakara 2/194) ancak misliyle mer saylacan ifade eder (Ksn, VII, 150, 168). Yine fkh kitaplarnda mer mdafaa incelenirken savunmada zorunluluk ve savunma ile saldr arasnda bir orann bulunmas art zerinde nemle durulur. Hanbel ulemsndan bn Kudme ev sahibinin, evine izinsiz giren mtecavizi nce szl olarak uyarp kmasn isteyeceini, eer karsa kendisine vuramayacan, kmad takdirde onu defedeceini bildii en hafif eyle kendisine vuracan, mesel sopa ile karabileceini sanyorsa demir kullanamayacan, onu bir darbeyle etkisiz klmas halinde ikinci darbeyi indiremeyeceini, kamas durumunda ldremeyeceini, nk asl maksadn onu tecavznden vazgeirmek olduunu syler (el-Mun, VIII, 329-330). bn Kayyim, ksas kavramnn temelde mukbele bil-misle dayanmakla birlikte verilen zarara ayn ekilde karlkta bulunmann ksasn amacna her zaman uygun dmeyeceine, itlfa her durumda misliyle mukabelede bulunmann zalimlerin deti olduuna, bu tr hak ihlllerinden doan zararlarn telef edilen eyin tazminiyle giderileceine, burada misliyle mukabelenin btnyle mefsedet olduuna ve mesel birinin olunu ldren kimsenin olunun ldrlemeyeceine dikkat eker. Bununla birlikte mal itlf sz konusu olunca baz durumlarda mukbele bil-mislin ciz olduu bir ksm limlerce kabul edilmitir. Dmann benzer davranna karlk olarak ve psikolojik bask amacyla mallarnn telef edilebilecei, ancak bir mslmann, klesini ldrmesine misilleme olarak dmann klesini ldremeyecei veya atn boazlamasna karlk onun atn boazlayamayaca belirtilmitir. Byle bir davran hak etmeyene yaplan bir zulm saylr; bu konuda snnetteki

uygulama benzerin itlf deil misliyle tazmin eklindedir (lml-muvan, II, 123). Hz. Peygamberin ortaya koyduu, Zarar verme ve zarara zararla mukabelede bulunma yoktur prensibiyle (bn Mce, Ahm, 17) fukahann bu dorultuda gelitirdii, Zarar misliyle izle edilemez kural da (Burhneddin bn Mflih, V, 224; ayrca bk. Mecelle, md. 19, 25) bunu aklar mahiyettedir. bn Kayyim, kiinin kendisine ynelik bir zulm ve aldatmay nlemek veya meydana gelmise izle etmek iin tedbir almasnn ciz sayldn ve izlesi mmkn deilse mukbele bilmislde bulunmasnn cevaz konusunda iki farkl durum sz konusu olduunu belirtir. Eer eylem, kiiye iki iirmek veya mahremiyle zina etmek gibi Allah hakk sebebiyle haram bir fiil ise, yine bir kimsenin dieri aleyhine yalan sylemesi, yalan ahitlik yapmas veya iftirada bulunmas gibi gnah bir fiil sz konusu ise mukbele bil-misl ciz deildir; malna ynelik bir hakszlk durumunda ayn ekilde karlk verip veremeyecei hususunda yaklam mevcuttur. Arla varan birinci gruba gre mesel hakszla urayan kii dierinin kapsn skebilir, duvarn ykabilir, evinin tavann kertebilir. Tam aksini savunan ikinci grup karlk vermemesi gerektiini ve mtecavizin bir emanet veya alaca kendisinde bulunsa bile ona haber vermeden hakk kadarn almasnn ciz olmadn belirtir. Dier bir grup ise orta yolu tutarak eer hak sahiplii babalk, ocukluk, elik gibi infak gerektiren ak bir sebebe dayanyorsa ona bildirmeden hakk kadarn alabileceini, hak sebebi karz, mebin semeni gibi ak deilse ona bildirmeden hakkn almasnn ciz olmadn ileri srer (lml-muvan, IV, 26-27). Fakihler baz akd bor ilikileri dolaysyla da misliyle mukabele fikri zerinde durur. Mesel rib konusu ilenirken ayn cinsten mallarn eit miktarda olmayan mbadelesinin, yani bu konuda mukbele bil-misl gereklememesinin faize yol at belirtilir (Nevev, X, 177; ehbeddin el-Karf, II, 86; ayrca bk. Serahs, el-Mebs, XII, 118; XXVI, 136; bnl-Hmm, VI, 166). Yine alacaklnn zimmetinin cins, sfat ve eda vakti bakmndan borludaki alacann misliyle megul olmas halinde mukbele bil-misl olarak borlunun da zimmetten ber olaca, karlkl borlarn decei kabul edilir ki Trkede takas ad verilen bu durum mukssa terimiyle ifade edilir (Ali b. Ahmed el-Adev, VI,16; Mv.F, XXXII, 264). slm hukukular, yabanc tccardan alnacak gmrk vergisi veya diplomatik temsilcilerin sahip olacaklar imtiyazlar konusuyla ilgili olarak da mukbele bil-misl prensibini ve snrlarn tartmtr. Hz. mer mslman tccardan 1/40, zimmden 1/20 orannda vergi alnmasn istediinde harblerin mslman tccardan ne kadar vergi aldn sormu ve 1/10 cevabn alnca onlardan ayn oranda vergi alnmasn emretmiti. Buna gre mslman tccardan hangi oranda vergi alnyorsa ister tccar ister eli olsun getirdii ticaret malndan ayns alnr; hi alnmyorsa onlardan da alnmaz. Harblere bu ekilde davranmann, kendilerine tannan can ve mal gvenliinin amacna ve ticar ilikilerin srdrlmesine daha uygun olduu belirtilmitir (Serahs, el-Mebs, II, 199; erus-Siyeril-kebr, V, 1789-1790, 2134-2135; eleb, I, 285). Serahs misillemeye yol aacak davranlardan saknmak gerektiine dikkat eker ve mesel silh dndaki mallarn dman lkesine ihrac yasaklanrsa onlarn da ayn yasa uygulayabileceklerini ve bundan mslmanlarn zarar greceini (el-Mebs, X, 92); evkn, onlarn mslman tccardan vergi almamalar halinde mslmanlarn da onlardan almamasnn maslahat gerei olduunu, aksi takdirde mslman tccarlarn zarara urayacan (es-Seyll-cerrr, II, 101, 103) belirtir. Serahs bir yerde, harbnin ticaret malnn nisab miktarndan (200 dirhem) az olmas halinde eer kendileri ayn artlarda mslman tccardan vergi alyorsa onlardan da alnacan, bir baka yerde ise bu miktarn altnda kalan maldan hukuken ve rfen vergi alnmamas sebebiyle onlardan da alnmayacan, onlar bu durumda mslmandan alp hakszlk yapsalar bile mslmanlarn aynsn yapmamas gerektiini syler. Mesel harbler mslman tccarn elinden btn maln alsa kendilerine verilen emana

aykr olaca iin ayn muamelenin onlara yaplamayacan belirtir (el-Mebs, II, 199-200). Onlarn mslman tccarn btn mallarn almalar halinde Hanef mezhebinde tercih edilen grn, mslmanlarn da onlarn mallarnn tamamn deil kendilerini lkelerine gtrecek miktar brakp kalan almalar, zayf grn ise aynsn yapmalarn nlemek iin mallarnn tamamnn alnmas gerektii ynnde olduunu kaydeden bnl-Hmm emandan sonra byle bir muamelenin eman bozma saylacan, harblerin bunu det edinmelerinin mslmanlarn da aynsn yapmasn mer klmadn, mslmanlarn byle bir davrantan menedildiini, nitekim onlarn, lkelerine emanla giren bir mslman ldrmeleri halinde aynsnn kendilerine yaplamayacan belirtir (Fetul-adr, II, 228). Bunun gibi mukbele bil-misl olarak ikence de mer grlmemitir. Hz. Peygamberin, Uhud gn amcas Hz. Hamzaya yaplanlar grnce imkn bulmas halinde mriklerden otuz kiiye ayn eyi yapacana yemin etmesi zerine yet nzil olmu (en-Nahl 16/126), o da yemini iin kefret demitir (bn Him, II, 91, 95-96; bn Kesr, II, 592). Hukukular da ikence konusunda mukbele bil-misl uygulanamayacan belirtir. Abdullah b. mir, bir sava sonrasnda Hz. Eb Bekire bir dman liderinin ban getirdiinde o bunu ho karlamam, Abdullah onlarn da mslmanlara byle yaptn syleyince, Farslar ile Bizansllar m rnek alacam? demitir (Ahmed b. Hseyin el-Beyhak, IX, 132; Nevev, XIX, 314; bn Kudme, VIII, 494). Diplomatik temsilcilerin can ve mal gvenlii konusunda hem slmda hem slmn zuhuru srasndaki milletleraras rfte karlkllk art koulmamakla birlikte (evkn, es-Seyll-cerrr, IV, 560) bunlarn sahip olduklar mal imtiyazlar, ticaret veya gmrk vergisi muafiyetleriyle ilgili olarak da mukbele bil-misl konusu gndeme gelmitir. Eliler ticaret amac tamayan ahs mallarnda gmrk muafiyetine sahiptir. Ticarete gelince Muhammed b. Hasan e-eybn, gayri mslim devletin kendi elilerinin ticaret malndan bir ey alnmamasn art komas halinde onlarn mslman elilere ynelik uygulamasna baklacan ve eer bir ey almyorlarsa ileri srdkleri bu artn kabul edilip uyulmas gerektiini belirtir. Onlar mslman eliler iin bu art kabul ettikten sonra buna uymazlarsa kendi elileri hakknda mslmanlarn da bu art kabul etmemesi gerekir; ancak kabul edilmise onlarn muamelesine baklmakszn ahde vefa gsterilmesi icap eder (Serahs, erus-Siyeril-kebr, V, 1790; ayrca bk. Cafer Abdsselm, s. 291; Osman Cuma Damriyye, II, 864-865, 867-868). Serahs onlara eman verildii takdirde buna aykr davranmaya ruhsat bulunmadn, onlarn mslmana verdikleri emana aykr hareket etmelerinin kendilerine ayn ekilde davranlmasn mer klmayacan syler. Mesel mslman rehineleri ldrmeleri halinde karlk olarak onlarn rehinelerini ldrmek hell olmaz (erus-Siyeril-kebr, V, 1791). Serahs, dier eserinde de bu hususa temas ederek dmanla yaplan antlamann garantisi olarak rehine tetisi yaplmas ve bir taraf rehineleri ldrdnde dier tarafn da ayn uygulamada bulunabileceinin hkme balanmas durumunda dmanlar mslman rehineleri ldrseler bile dman rehinelerinin ldrlemeyeceini belirtir. nk rehineler susuz olup antlamaya aykr davranan onlar deildir. Zira Cenb- Hak kimsenin bir bakasnn ykn ekemeyeceini, onun yaptndan sorumlu tutulamayacan bildirmitir (Ftr 35/18). Ancak rehineler dmann glenmemesi iin geri verilmeyip zimm statsnde braklr, nk bu durumu kendileri de batan kabul etmitir (elMebs, X, 129). slmda savan meruiyeti temelde mukbele bil-misl kavramna dayanmaktadr. Mekke dneminde

mslmanlarn savamalar, kendilerine ynelik zulm ve hakszlklara silhla karlk vermeleri yasakt. Hicret srasnda bu konuda nzil olan ilk yette kendilerine sava alan mslmanlara uradklar hakszlk sebebiyle savama izni verildii belirtilmekte (el-Hac 22/39), daha sonraki baz yetlerde de sava ilk olarak mslmanlarn deil mriklerin balatt ifade edilmekte (et-Tevbe 9/13) ve mslmanlarn kendileriyle savaanlarla savamalar, ancak ar gitmemeleri emredilmektedir (el-Bakara 2/190). Dmann tecavz ve hakszl savan yani mukabelenin merluk sebebi olduu gibi merluk snrnn almamas, bir hakszlk giderilirken yeni bir hakszla yol almamas hususunda hassasiyet gsterilmesi istenmektedir. Fkh limlerinin kendi dnemlerindeki artlar erevesinde mukbele bil-misl konusunda ortaya koyduklar grler deerlendirildiinde, ilgili yetler ve Hz. Peygamberin uygulamalar ile toplumun maslahat dorultusunda sonulara ularken misilleme ve karlkta adalet lleri ve zaruret snrlarnn gzetilmesi, hakszlktan saknma, sularn ahslii ve dolaysyla suu olmayanlarn cezalandrlmamas, verilecek karln uranlan zarara uygun olmas gibi temel prensiplere bal kalmaya altklar grlr.

BBLYOGRAFYA

et-Tarft, mkfee md.; bn Mce, Akm, 17; Vkd, el-Mez, I, 340-346, 404-413; II, 496-518, 550, 568-569, 727-731; bn Him, es-Sre2, I, 601, 654-657; II, 44-45, 91, 95-96, 169172, 220-221, 233-241, 279-280, 289-297, 612-613, 619-620; Cesss, Akml-urn, I, 31, 535; Ahmed b. Hseyin el-Beyhak, es-Snenl-kbr, Haydarbd 1344, IX, 132; Serahs, el-Mebs, II, 185, 199-200, 204; X, 92, 129; XI, 50; XII, 118; XXVI, 126, 133-136; a.mlf., erus-Siyeril-kebr (nr. Abdlazz Ahmed), Kahire 1972, V, 1789-1791, 2134-2135, 2142; Esad b. Muhammed elKerbs, el-Fur (nr. Muhammed Tamm), Kveyt 1402/1982, I, 82; Ksn, Bedi, VII, 150, 168, 246; bnl-Cevz, Zdl-mesr, I, 200; Kurtub, el-Cmi, II, 354; Nevev, el-Mecm, VII, 382; X, 177; XIX, 314; ehbeddin el-Karf, el-Fur, Kahire 1347, II, 86; bn Kudme, el-Mun (Herrs), VIII, 329-330, 494; bn Kayyim el-Cevziyye, lml-muvan, II, 123; IV, 26-27; bn Kesr, Tefsrl-urn, II, 592; bnl-Hmm, Fetul-adr, II, 228; VI, 166; Burhneddin bn Mflih, el-Mbdi f eril-Muni (nr. M. Zheyr e-v), Beyrut 1400/1980, V, 224; bn Nceym, el-Barr-ri, VIII, 139; bn Hacer el-Heytem, Tufetl-mutc, Kahire 1315, IX, 274; eleb, iye al Tebynil-ai, Bulak 1313, I, 285; Muhammed b. Abdullah el-Hara, eru Mutaar all, Bulak 1318, III, 143; Ali b. Ahmed el-Adev, iye al eril-ara (a.e. iinde), VI, 16; evkn, Fetul-adr, I, 192; a.mlf., es-Seyll-cerrr (nr. Mahmd brhim Zyed), Beyrut 1405/1985, II, 101, 103; IV, 560; bn bidn, Reddl-mutr, IV, 66; Mecelle, md. 19, 25; Cemil Bilsel, Devletler Hukuku, stanbul 1941, s. 302, 321-323; Louis Le Fur, Devletler Umum Hukuku (trc. inasi Z. Devrin), Ankara 1942, s. 470-478; Zeki Mesud Alsan, Yeni Devletler Hukuku, Ankara 1951, II, 372-375; lhan Ltem, Devletler Hukuku Dersleri, stanbul 1958, s. 659687; Ylmaz Altu, Yabanclarn Hukuk Durumu, stanbul 1968, s. 13, 71, 198, 200, 212, 216-217, 231, 233, 241-243, 250, 252, 255-258; Muhammed Baheddin Bt, el-Mumele bil-mil filnnid-dveliyyil-cin, Kahire 1974; Cafer Abdsselm, avidl-altid-devliyye filnnid-dvel ve fi-eratil-slmiyye, Kahire 1401/1981, s. 261, 271, 272, 273, 284-286,

291, 710-711; sm Cbir, el-Vafetl-unliyye ved-diblmsiyye fil-nn vel-mmrese, Beyrut 1986, s. 200-205, 232, 681-686; Semh Fevkalde, Mucemd-diblmsiyye venid-devliyye, Beyrut 1986, s. 350-351, 366-367, 372; Glren Tekinalp, Trk Yabanclar Hukuku, stanbul 1988, s. 19-21; Ergin Nomer, Devletler Husus Hukuku, stanbul 1988, s. 330-337, 442-444, 462, 481, 483; M. Abdlmnim Abdlhli, el-Cerimd-devliyye, Kahire 1989, s. 229-247; Muhammed el-Lf, Naart f akmil-arb ves-silm, Trablus 1989, s. 108-109, 111113, 328, 357, 390; Documents on the Laws of War (ed. A. Roberts - R. Guelff), Oxford 1989, s. 15, 188, 209, 222, 284, 342, 400, 416-419, 470, 480; Faruk Snmezolu, Uluslararas likiler Szl, stanbul 1996, s. 325; Aysel elikel, Yabanclar Hukuku, stanbul 1998, s. 56-63; Aslan Gndz, Milletleraras Hukuk: Temel Belgeler-rnek Kararlar, stanbul 1998, s. 45-51; Osman Cuma Damriyye, Ull-altid-devliyye f fhil-mm Muammed b. el-asan e-eybn, Amman 1419 /1999, II, 861, 864-868, 1139, 1215; Ahmet zel, slm Hukuku ve Modern Devletler Hukukunda Mukabele Bilmisil / Misilleme / Karlkllk, slm Hukuku Aratrmalar Dergisi, sy. 5, Konya 2005, s. 49-66; Mv.F, XXXII, 264. Ahmet zel

el-MUKBEST
() Eb Hayyn et-Tevhdnin (. 414/1023) felsef, din, ilm ve edeb konularda ahit olduu sohbet ve tartmalarn tutana mahiyetindeki eseri. slm ilim, dnce, kltr ve medeniyetinin en parlak bir dneminde yaayan, IV. (X.) yzyln ikinci yarsnda Badat ve evresinde felsefe, din ve ilim alanlar ile edeb konularda yaplan sohbet ve tartmalara tank olan Eb Hayyn et-Tevhd, 360-390 (970-1000) yllar arasnda tesbit ettii bu zengin birikimi bir dostunun istei zerine hayatnn sonlarna doru ortaya koymutur (elMubest, s. 54-55). Eser felsefeden manta, kelmdan tasavvufa, dilden edebiyata kadar dnemin felsef ve ilm otoritelerinden yaplan alntlardan (mukbest) olumaktadr. Tevhd, sz konusu toplantlarda dinlediklerini olduu gibi aktardn ya da ieriine sadk kalarak onlar kendi slbuyla naklettiini veya sz edilen limlerin eserlerinden konuyla ilgili iktibaslar yaptn anlatr (a.g.e., s. 282). Eser bir mukaddime, 106 mukbese ve bir htimeden olumaktadr. Ktib eleb alntlarn saysn yanllkla 103 olarak vermi (Kef-unn, II, 1778), Brockelmann da bu bilgiyi aynen aktarmtr (GAL, I, 283; Suppl., I, 436). Alntlarn elli drd Tevhdnin hocas Eb Sleyman es-Sicistn ile ilgili olup bu durum eserin yardan fazlasnn Sicistnnin felsef grlerini yansttn gstermektedir. Sicistn, Frbnin talebelerinden olan ve hocasnn lmnn ardndan Badat mantk okulunu temsil eden Yahy b. Adnin rencisidir. Bu sebeple Tevhd, eserinde hocasndan dinlediklerine veya dorudan hocasnn kendisine yazdrdklarna ok geni yer ayrmtr; baka dnrlerin grlerini aktarrken de sk sk hocasna gndermelerde bulunur. Tevhdnin bu eseri, Frbden sonra bn Snya kadar geen yarm asrlk srede slm felsefesi alannda kimlerin yetitii ve grlerinin nelerden ibaret olduu konusunda balca kaynak niteliindedir. Bunun yannda el-Mubest Ebl-Feth en-Nevinn, Ebl-Abbas el-Buhr, Ebl-Hayr el-Yehd, bnl-Hammr, bns-Semh, Eb Bekir es-Saymer, Eb Zekeriyy es-Saymer, Eb Muhammed elArz, bn Zra, s b. Ali b. s, Gulm- Zhal, Eb Bekir el-Kums, Eb shak en-Nusayb, Nazf er-Rm, Vehb b. Ay gibi mslman, hristiyan, yahudi ve Sbi lim ve dnrlerinin eitli konular nasl bir hogr ve hrriyet ortamnda tarttklarn gstermesi bakmndan nemlidir. Arap edebiyatnda Chizden sonra en parlak slp sahibi olan Tevhd, filozoflarn edibi ve ediplerin filozofu olarak tannmsa da (Keilani, s. 45) kendine has felsef bir gr ortaya koymayp sadece aktarc konumunda kald iin onu filozof deil baarl bir felsefeci ve aa tank olan bir kltr tarihisi saymak daha doru olur. Tevhd, el-Mubestta klasik felsefenin btn disiplinlerine ait birok problemi kendine has airane bir slpla gndeme getirir. Onun felsef meselelere yaklamndaki hkim rengin Yeni Efltuncu doktrin olduu grlr. Ancak problemlerin sistematik incelenmesinden ziyade sz ve slp gzellii n planda tutulduundan eser felsef olmaktan ok hikemiyat trndeki literatr hatrlatmaktadr. Bu adan bakldnda, Frbye gre rasyonel dncenin eseri olan bir problem Sicistnnin topluluunda zerinde parlak konumalar yaplan bir konu mahiyetini almtr (de Boer, s. 157) eklindeki gre hak vermek gerekir.

el-Mubest felsef terimlere geni yer vermesi asndan ayr bir neme sahiptir. Mesel 90. mukbesede yakndan tand Ebl-Hasan el-mirden olduka fazla felsef fragman naklettikten sonra (s. 270-282) 91. mukbesede 121 felsefe teriminin tarifine yer verir; bunlar, gramerciler dahil olmak zere dnemin birok limine gstererek onlarn bu konudaki eletirilerini almak istediini, nihayet hocas Sicistnnin, Temelde anlam veriyorsa ifadedeki kusura aldrma demesi zerine bu terimlere kitabnda ayr bir bahis ayrdn anlatr (a.g.e., s. 282-300). Tevhd hocasnn yannda, sonradan Batlamyusa isnat edildii ve VIII. yzylda Arapaya evrildii sanlan Kitbemereden sz edince Sicistn, zamannn elverdii lde fizik ve metafizikle ilgili hikemiyat trnden 100 fragman ona yazdrr; o da altm ikinci mukbeseyi bu konuya tahsis eder (a.g.e., s. 200-217). Bunlar felsef adan olduu gibi kltr tarihi asndan da nem tamaktadr. Tam nshas Leiden niversitesi Ktphanesinde (Bibliothecae Academia Lugduno Batava, nr. 1443) bulunan eser, ilk defa Mirz Hseyin e-rz tarafndan tabask tekniiyle yaymlanmtr (Bombay 1306). Hasan es-Sendb bu baskda tesbit ettii hatalar dzelterek ikinci bir nerini gerekletirmise de (Kahire 1347) bu baskda da baz hatalar bulunmaktadr. Tevhd zerine yksek lisans tezi hazrlayan (1949) Muhyiddin farkl aralklarla el-Mubestn baz blmlerini yaymlam (Abdlemr el-Asem, s. 197-200), eserin ilm nerini Muhammed Tevfk Hseyin yapmtr (Badat 1970, 1989). Ayrca Daniel Watrigant Al-Muqbast dAb Hayyn al-Tawhd adyla iki ciltlik doktora almas hazrlam olup (Universite de Paris IV-Sorbonne, 1974) II. cildi eserin edisyon kritiinden ibarettir, fakat bu alma yaymlanmamtr. Ali elakn gerekletirdii neir ise (Beyrut 1986) Muhammed Tevfk Hseyinin nerine yeni bir katkda bulunmamtr.

BBLYOGRAFYA

Eb Hayyn et-Tevhd, el-Mubest (nr. M. Tevfk Hseyin), Beyrut 1989; a.mlf., el resil (nr. brhim el-Kln), Beyrut 1951, s. 45; Kef-unn, II, 1778; Abdlemr el-Asem, Eb ayyn et-Tevd, Beyrut 1913; Brockelmann, GAL, I, 283; Suppl., I, 436; Ibrahim Keilani, Ab ayyn at-Tawd, Beyrouth 1950, s. 45-61; T. J. de Boer, slmda Felsefe Tarihi (trc. Yaar Kutluay), Ankara 2000, s. 157; K. A. Farik, Abu-Hayyan at-Tavhidi and His Kitabul-Mukabasat, IC, XXVIII (1954), s. 372-388; Mahmut Kaya, el-mt vel-munese, DA, XXII, 239-240. Mahmut Kaya

MUKADDES
(bk. KUTSYET).

MUKADDES EMANETLER
) ( Hz. Peygamberle dier baz peygamberlere, sahbe ve slm bykleriyle Haremeyne ait eya. nemli bir ksm Yavuz Sultan Selimin Msr fethi srasnda ve daha sonra oradan getirilenlerden, bir ksm devlet yetkililerinin satn almasyla oluan, bir ksm da ngilizlerin eline gememesi veya herhangi bir yamaya uramamas iin Trk askerleri Hicazdan ekilirken Medine mdafii Fahreddin Paann (Trkkan) stanbula gndermesiyle Topkap Sarayna intikal eden mukaddes eyann (emnt- mbreke, emnt- mukaddese) 605 adedi Mukaddes Emanetler Dairesinde, bazlar da hazine, silh, kuma ve ktphane blmlerinde bulunmaktadr. Hz. Peygambere ait olan veya onun tarafndan kullanlan eyay sahbler ve ardndan gelen nesiller byk bir titizlikle korumulardr. Buhr, Hz. Peygamberin zrh, ass, klc, barda ve mhr gibi taksiminden sz edilmeyen ve kendisinden sonraki halifelerce kullanlan eyas ve vefatndan sonra sahbe ve dierlerinin teberrk edegeldikleri salar, ayakkablar, kap kacana ait bab ad altnda bir balk amtr (Farl-umus, 5). Baz rivayetlerden mm Selemede onun bir miktar sann (Buhr, Libs, 66), Hz. iede bir hrkasnn (Msned, VI, 348; Mslim, Libs, 10) bulunduu ve insanlarn bunlardan, Hz. Yakbun alamaktan grmez hale gelen gzlerinin Hz. Ysufun gmleini srmesiyle iyilemesi rneinden hareketle (Ysuf 12/93, 96) ifa ve teberrk amacyla kullandklar renilmektedir. Sahbe, Reslullahn tra srasnda sa ve sakalndan kesilen telleri muhafaza etmitir; bunlarn bir tekine sahip olmay btn dnyaya deimeyeceini syleyenler vardr (Buhr, Vu, 33). Hilfet konusunda ihtilf knca Emevler insanlar kendilerine balamak iin Hz. Peygamberin minberi, hrkas ve sanca gibi baz eyasna sahip olmak istemiler, bu arada Muviye sonralar hilfet sembollerinden biri haline gelen hrkasna 20.000 dirhem demitir (DA, XVII, 375). mer b. Abdlazzin, odasnn yanndaki odada yer alan Resl-i Ekreme ait hurma liflerinden rlm bir serir, ii hurma lifiyle doldurulmu deri bir yastk, yorgan olarak kulland kadife bir rt, byke bir tabak, bir su tas, bir elbise, bir el deirmeni ve bir sada ziyaretine gelen Kureylilere gsterdii rivayet edilir. Son Emev halifesi II. Mervnn hizmetinde bulunanlardan biri, onu ldren mir b. smile kendisinin balanmas karlnda Himoullarnn eline gememesi iin saklanan bu eyann yerini gstermi ve karlan eya onun tarafndan Ebl-Abbas es-Seffha teslim edilmitir (Mesd, III, 246-247). Abbslere intikal eden ve Hlgnun Badat igali srasnda Msra kaan Abbs hnedan mensuplar tarafndan birlikte gtrlen htra eya Yavuz Sultan Selimin Msr fethiyle Osmanllarn eline gemitir. Evliya elebinin verdii bilgiye gre bu eya, Kansu Gavrinin Osmanllar karsnda malp olmas halinde gemilere ykletilerek Maribe karlmas iin skenderiye Kalesinde bekletilen Msr hazinesi arasnda bulunmutur ve unlardan ibarettir: zerinde aslan tasviri ve kf hatla nasrun minellah yazs olan krmz bir sancak, mcevher kakmal bir kutu iinde Hz. Peygamberin Uhud Gazvesinde krlan dii (dendn- sadet), bir tutam lihye-i sadet (sakal- erif), srmedan ve mili, hurma lifinden rlerek ii ziftle svanm bir adet

abdest ibrii, sanavber aacndan bir tesbih, bir kta imirden naln, bir as, pp- erif, iki kta hrka-i erif, hurma lifi, sarya mil beyaz pamuklu ince dokuma bir hilat, bir kara kl, bir deve yn kuak, bir deve yn rid, bir deve yn destr- erif ve beyaz szen arakyye. Bunlar i ie altn sim ilemeli bohalara sarlm ve zerlerine Hz muhalleft Reslillah yazlmt. Evliya elebi, Yavuz Sultan Selimin bunlar yzne gzne srp efat y Reslellah diyerek bizzat mhrlediini belirtir. Bu bohalarla birlikte Hz. Ysufa izfe edilen bir sark, bir bak, bir gne saati ve drt halifenin kllar gemiyle stanbula yollanmtr (Seyahatnme, X, 122-124). Evliya elebi tarafndan emanetler arasnda saylan sancak- erifin yine Msrdan, fakat Kann Sultan Sleyman dneminde getirildii de sylenmektedir (Danimend, II, 43). Msrn fethinin ardndan Memlklerin nfuzu altnda olan Haremeyn de Osmanl hkimiyetini tanm ve Mekke Emri erf II. Berekt b. Muhammed el-Hasen, Kbenin anahtarlaryla birlikte yannda muhafaza ettii baz mukaddes e-yay Kahirede bulunan padiaha gndermitir. Bunlarn halen mevcut mukaddes emanetlerin hangileri olduu bilinmemekteyse de daha ok Haremeyne ait eya arasnda bulunmalar muhtemeldir. Hz. Peygambere ve ashaba izfe edilen bir ksm eya ile Kbe anahtarlar, Hacerlesved mahfazas, altn oluk gibi emanetler de sonradan stanbula yollanmtr. Seyyid Lokmnn ehinhnme ( Ktp., FY, nr. 1404, vr. 23a-25a) ve Zbdett-tevrh (TSMK, Hazine, nr. 1321, vr. 102b) adl eserlerinde anlattna gre Reslullahn Uhud Gazvesinde kulland ve daha sonra Hz. mere hediye ettii, srasyla Emevler, Abbsler ve Sultan Baybars elBundukdrnin eline geen kl stanbula getirilerek III. Murada sunulmutur. Halen mzede korunan ve bir ksm sergilenen eyann en nemlileri unlardr: Hrka-i sadet. Kb b. Zheyrin slma girerken huzurunda syledii kasideyi ok beenen Hz. Peygamberin, srtndan karp kendisine bizzat giydirdii hrkadr (brde). Sz konusu kasideye de, bugn bulunduu Mukaddes Emanetler Dairesine de dier adn veren hrka Reslullahn en nde gelen emaneti saylmaktadr (bk. HIRKA-i SADET). Sancak- erif (liv-i sadet). Hz. Peygamberin Ukb adl sanca olduu sanlan asl sancak- erif zamanla ypranarak deta toz ve krnt yn haline geldiinden yeil atlas bir torba iinde, Osmanllar tarafndan yaplan ve ordunun banda byk seferlere gtrlen yeni bir sancak- erifle birlikte gm bir sandk iinde muhafaza edilmektedir (nr. 21/19; geni bilgi iin bk. Aydn, s. 70-84). Nme-i sadetler. Mukavksa (nr. 21/174), Ahs Valisi Mnzir b. Svya (nr. 21/397), peygamberlik iddiasnda bulunan Mseylimetlkezzba (nr. 21/169) ve Gassn Emri Hris b. Eb emire (nr. 21/674) gnderilen bu mektuplar malzeme ve yaz karakteri bakmndan ayn blmde muhafaza edilen, vahiy ktiplerinin deri zerine yazd Kuran srelerine (Kadr [nr. 21/674], Teksr [nr. 21/293], Hmeze [nr. 21/395], Tebbet [nr. 21/294]) benzemektedir. Hz. Osmann mushaf. Hz. Osmana nisbet edilen mushaf (Hrka-i Sadet, nr. 32) her ne kadar byk bir tarih deer tamaktaysa da yaz karakteri ve tezyinat bakmndan Hz. Osmandan biraz daha sonraya ait olduunu dndrmektedir. Dendn- sadet. Resl-i Ekremin Uhud Gazvesinde krlan diinin parasdr ve VI. Mehmed tarafndan yaptrlan murassa bir kutu iinde muhafaza edilmektedir (bk. DENDN- SADET). Sakal- erifler (lihye-i sadetler; nr. 21/35, 402, 457). Hz. Eb Bekire izfe edilen bir sakal teli ile birlikte (nr. 21/462) zel cam mahfazalarda korunmaktadr. Ancak bunlardan bazlarnn birka bukle yapacak derecede uzun olmas, Reslullahn sakaln bir tutamdan fazla uzatmamasna karlk salarn zaman zaman omuzlarna kadar uzatt bilgisi gz nne alndnda sakal deil sa teli olduunu gstermektedir (resim iin bk. a.g.e., s. 103-105). Kavs-i sadet (kemn- peygamber; nr. 21/69). 118 cm. uzunluunda bir yay olup kam

cinsi boumlu bir aatandr; altn yaldz ve savat sslemeli gm mahfazas I. Ahmed tarafndan yaptrlmtr. As-i Nebev (nr. 21/66). Hz. Peygambere izfe edilen 148 cm. uzunluunda ve altgen kesitinde olan as, hakkndaki kayda gre Ravza-i Mutahharann imar srasnda deitirilen ahap aksamdan yaplm ve teberrken muhafaza edilmitir; ularnda biri daha uzun topuzlu gm gemeler bulunmaktadr. Dikdrtgen kesitli bir baka as da ayn ekilde Kbenin tamiri esnasnda yaplmtr ve ularndaki gm gemeler savat yazldr. Naleyn-i sadet (naleyn-i erfeyn). Hz. Peygambere nisbet edilen ayakkablardr (bk. NAL-i ERF). Kadem-i erifler (nak- kadem-i sadet). Hz. Peygambere izfe edilen ayak izleridir (bk. KADEM-i ERF). Mhr-i sadet (nr. 21/167). XIX. yzylda Badatta bulunarak stanbula gnderilen dikdrtgen yzk ta eklindeki krmz akik mhrn zerinde Muhammed reslullah yazldr. Ancak Hz. Peygamberin mektuplarnda basks bulunan asl mhr-i sadet olmayp (Hz. Osman tarafndan kuyuya drlmtr; bk. BRERS) sonradan yaplm bir kopyasdr. Kadeh-i erif (nr. 21/37). Sahbler, Resl-i Ekremin kulland kendisine ait olmayan eyay da muhafaza etmitir. Bunun bir rnei, mer b. Abdlazzin koruduu eya arasnda bulunduu sanlan bu su tasdr. Bir gn Hz. Peygamber Ben Side glgeliinde otururken on be yandaki Sehl b. Saddan su istemi, Sehl de ona su verdii aa tas saklayp daha sonra bunu kendisinden isteyen mer b. Abdlazze hediye etmitir (Buhr, Eribe, 30; Mslim, Eribe, 88). Birka el deitiren tas gmle kaplanarak zerine o zamana kadarki hikyesini anlatan yaz eritleri kaznmtr. Teyemmm ta (nr. 21/676). Mze kaytlarnda Hz. Peygamberin gaz srasnda teyemmm iin kulland belirtilen, milttan nce VII. yzyl Yeni Asur dnemine ait iviyazl bir tablettir. Ancak esasen kkl (9 4 2 cm.) sebebiyle teyemmme uygun olmayan, gnete kurutulmu bu kil tabletin mbarek emanetler arasna eyann saray iindeki nakilleri srasnda yanllkla kart anlalmaktadr (, s. 99). Hz. Ftmann gmlei (kams-i fahrn-nis; nr. 21/464). Sonraki dnemlerde zerine nesih hatla yet ve vefkler yazlm ilemesiz, sade bir i gmleidir. Hz. Ftmann hrkas (nr. 21/459). Krm Hanlar sllesinden Ftma Sultann terekesi arasnda bulunup stanbula getirilmi devety rengi ynl kumatan mavi astarl, gs rme dmeli, yakasz, geni kollu, feraceyi andran ilemesiz sade bir hrkadr. Hz. Hseyinin gmlei (kams-i seyyid-hed; Envanter nr. 21/74). Beyaz kalnca bir kumatan, ksa kollu ve yakaszdr; n aklnda sekiz yuvarlak dme bulunmaktadr. Hz. Hseyine ait elbise paras (Envanter nr. 21/479). zerinde kan lekeleri bulunan bir hrkaya ait olmas muhtemel kuma parasdr. Hz. Msnn ass (nr. 21/65). 122 cm. uzunluunda ucuna yakn bir yerden budakl dzgn bir aa daldr. Hz. Ysufun sar (nr. 21/89). Yavuz Sultan Selimin Msr zaptettiinde bir sre kulland ve ondan sonraki baz padiahlarn cls merasimlerinde giydikleri, kahverengi kadife klh zerine sarlm beyaz tlbent sarktr. Hz. brhimin (veya Hz. Nhun) tenceresi (nr. 21/465). Silisli granitten oyularak yaplm ve yontu izleri tesviye edilmeden braklm 12 cm. yksekliinde, 22 cm. az apnda ve dibi azndan geni kazan formunda kk bir ta kaptr. Silindir eklindeki kutusu zerinde yer alan kayttan mukaddes emanetler arasna 1058 (1648) ylnda girdii renilmektedir. Hz. Yahynn kol ve kafa tas kemikleri (nr. 2/2742). Kol eklinde altn yaldzl gm bir mahfaza iinde korunan kurumu bir kol ve yuvarlak bir murassa mahfaza iinde saklanan bir kafa tas parasndan ibarettir. Ftih Sultan Mehmed dneminde (14511481) saraya intikal etmi, ardndan Cem Sultan ellerinde tutmalar iin Rodos valyelerine gnderilmi, daha sonra da korunduu Lefkoe Kalesinde bulunarak 993te (1585) tekrar stanbula getirilmitir (Aydn, s. 158-159). Syf-i mbreke. kisi Hz. Peygambere (nr. 21/129, 130), biri Hz. Dvda (nr. 21/137), biri Hz. Eb Bekire (nr. 21/131), Hz. mere (nr. 21/132, 133, 134), bei Hz. Osmana (nr. 21/135; 1/203, 204, 298; 2/3775), biri Hz. Aliye (nr. 21/138), drd Hlid b. Velde (nr. 21/144, 145, 146, 147), ikisi Muz b. Cebele (nr. 1/299, 301), biri Ammr b. Ysire

(nr. 21/149), biri Cafer-i Tayyra (nr. 21/143), biri Zbeyr b. Avvma (nr. 21/140), biri Sad b. Ubdeye (nr. 1/110), biri Drr b. Ezvere (nr. 1/207), biri de Hz. Alinin torunu Zeynelbidne (nr. 21/139) nisbet edilen kllarn ikisi (nr. 21/142, 148) isim vermeden sadece sahbe klc olarak kaytlara geirilmitir. Ayrca Reslullahn ktibi Ebl-Hasana izfe edilen bir klcn da (nr. 21/141) yine Hz. Aliye ait olmas gerekir; nk bu knyeyi tayan ktip Hudeybiye Antlamasnn metnini kaleme alan Hz. Alidir. Bir ksm silh blmnde bulunan kllara sonradan ou murassa kabza ve knlar yaplmtr. Mukaddes emanetlerin bir blm de Haremeyne, zellikle Kbeye ve Reslullahn kabrine ait olanlardr. Bunlar arasnda Kbenin kilit ve anahtarlar (mesel bk. nr. 21/16; 2/2293; 2/2666), Hacerlesved mahfazalar (nr. 2/2521), Tvbe kaps kanad (nr. 21/128), Kbe oluklar (nr. 21/722, 21/230), Kbenin kapsnn ve Ravza-i Mutahharann rtleri (nr. 24/30, 46, 798; 21/94, 103), minberi erif sancaklar (nr. 21/96), Hz. Peygamberin kabrine ait rtler (nr. 21/116, 123) ve toprak (nr. 21/58), Hz. Eb Bekirin, Hz. Ftmann ve Hz. merin kabir rtleri (nr. 21/119, 121, 122) yer almaktadr. Mukaddes emanetler arasnda ayrca Hz. Ftmaya nisbet edilen ok sonraki dnemlere ait bir seccade, bir duvakla (?) Kerbel topra, Veysel Karannin klh ve mm- zamn cbbesiyle birok eya daha bulunmaktadr. Mukaddes emanetlerin bir ksm nceleri Hazne-i Hmyunda muhafaza edilirken II. Mahmud dneminde (1808-1839) Has Oda Kasrna alnmtr. Burann temizlii, buhurlanmas ve korunmas gibi iler iin en byk zbitleri has odaba olan krk kadar hizmetli grev yapyordu. Bizzat padiah da kendisini bu grevlilerden biri kabul eder, hrka-i sadet sandnn ve bulunduu odann anahtarn yannda tutard. I. Dnya Sava esnasnda dman eline geer korkusuyla Konyaya tanan mukaddes eya Cumhuriyet dneminde de byk sayg grm ve II. Dnya Sava srasnda Nideye gtrlmtr.. Hz. Peygamberle ilgili eya ashaptan itibaren mslmanlar tarafndan byk sayg grm ve bereketi umulmutur. slm limleri de mukaddes emanetlere gsterilen sayg, teberrk ve tevessln mahiyetini tartmlardr. Bazlar tevessl ve teberrk ayrmlar, teberrk olumlu, tevessl olumsuz karlamlardr. Zeheb bu eyaya sayg gstermeyi Hz. Peygamberi sevmenin iareti sayar (Almn-nbel, IV, 42-43). Baz limler ise bunu mushafn cildine ve yapraklarna gsterilen saygya benzetirler.

BBLYOGRAFYA

TSMA, Envanter Defteri, nr. 21; Msned, VI, 40, 61, 241, 348; Buhr, Libs, 66, Farlumus, 5, Cihd, 110, Vu, 33, Eribe, 30; Mslim, Libs, 10, Feil, 83-85, Eribe, 88; Nes, ble, 13; bn al-Kalb, Putlar Kitab: Kitb al-Asnm (trc. ve nr. Beyza Dngen), Ankara 1969, tercme, s. 26, metin, s. 5; Ezrak, Abru Mekke (Melhas), s. 223-224; Mesd, Mrc-eheb (nr. Ysuf Esad Dgr), Kum 1984, III, 246-247; Mverd, el-Akms-

sulniyye (nr. Ahmed Mbrek el-Badd), Kahire-Kveyt 1409/1989, s. 222-223; Ebl-Ferec bnl-Cevz, el-Vef bi-avlil-Muaf (nr. Mustafa Abdlvhid), Kahire 1386/1966, II, 555556; bnl-Esr, el-Kmil, II, 276; bn Teymiyye, Mecmu fetv, I, 281; Zeheb, Almnnbel, IV, 42-43; bn Battta, Seyahatnme, I, 42; II, 260-263; bn Kesr, el-Bidye, VI, 6-8; Makrz, el-a, I, 418; II, 429; bn Hacer, el-be, III, 296; Tecrid Tercemesi, VIII, 349-350; bn ys, Bediuz-zhr, V, 190; Diyarbekr, Trul-ams, Kahire 1283, II, 121; Selnik, Trih (pirli), s. 322, 493, 611; Lokman b. Seyyid Hseyin, ehnhnme, Ktp., FY, nr. 1404, vr. 23a25a; a.mlf., Zbdett-tevrh, TSMK, Hazine, nr. 1321, vr. 102b; Evliya elebi, Seyahatnme, X, 122-124; emdnzde, Mrit-tevrh (Aktepe), I, 11; II/A, s. 79-80; Ahmed Rsim, Menkb- slm, stanbul 1326, s. 340; Mirtl-Haremeyn, I/2, s. 673-676; Muhsin el-Emn, Kefl-irtiyb f et-bi Muammed b. Abdilvehhb, Dmak 1347, s. 212; Elmall, Hak Dini, I, 493; Uzunarl, Saray Tekilt, s. 32, 187, 255-256, 322-328; Danimend, Kronoloji, II, 43; Tahsin z, Hrka-i Saadet Dairesi ve Emnt- Mukaddese, stanbul 1953, s. 5-46; Ahmed Teymur Paa, el-rnnebeviyye, Kahire 1971, s. 19-121; Hamdullah, slm Peygamberi, I, 320-429, 650-660; II, 1082, 1091; Muazzez , Topkap Saray Mzesi Mukaddes Emanetler Hazinesinde Hz. Muhammetin Teyemmm Ta Ad Altnda Saklanan iviyazl Bir Tablet, Kemal a Armaan, stanbul 1984, s. 97-110; Sad Ramazan el-Bt, Fhs-sre, Beyrut 1386/1967, II, 151, 152; Nsr b. Abdurrahman b. Muhammed el-Cdey, et-Teberrk envuh ve akmh, Riyad 1414, s. 253-258, 352-358, 382-383, 483-504; Mehmet Nermi Haskan, Eyp Tarihi, stanbul 1993, I, 184-185; Hilmi Aydn, Hrka-i Saadet Dairesi ve Mukaddes Emanetler, stanbul 2004; D. S. Margoliouth, Relics of the Prophet Mohammed, MW, XXVII (1937), s. 20-27; Hsameddin Aksu, Sultan III. Murad ehinahnamesi, STY, IX-X (1980), s. 1-11; Nebi Bozkurt, Mukaddes Emanetlerin Tarihi ve Osmanl Devletine ntikali, MFD, sy. 13-15 (1997), s. 7 vd.; Kasm Kufral, Hrka-i erf, A, V/1, s. 450-452; M. Tayyib Gkbilgin, Sancak- erf, a.e., X, 189-191; Nurhan Atasoy, Hrka-i Sadet, DA, XVII, 374, 375, 376, 377. Nebi Bozkurt

MUKADDES EMANETLER DARES


Topkap Saray bnyesinde mukaddes emanetlerin muhafaza edildii ve sergilendii blm. Topkap Saray kompleksi iinde nc avluyu oluturan Enderun Meydannn kuzeybat kesinde yer alr. Kare planl bir zemin kat zerine yaplm uzun bir sofaya bitiik iki oda ile sonradan bunlara ilve edilen birka odadan oluur. Tayyarzde At Beyin verdii bilgiye dayanlarak binann mukaddes emanetlerin muhafazas iin Yavuz Sultan Selim tarafndan ina ettirildii belirtilirse de Ftih Sultan Mehmed dneminden kalma inili Kkn bodrum kat ile benzerlii ve halen mevcut baz ahap ilerinde Ftihin adnn bulunmas binann onun zamannda yapldn gstermektedir. Yap zamanla tamir, tdil ve ilvelerle birtakm deiikliklere uramtr. Mukaddes emanetler Osmanllara intikal edince nceleri Harem-i Hmyuna konulmuken sonradan padiahn kendisiyle grmeye gelenleri kabul ettii arzhne, padiahn dinlendii bitiiindeki Has Oda ve bunlara uzun sofayla birlikte kare planl bir drtl oluturan Has Oda, Has Oda Kasr ve sultann k odas olarak da bilinen yap, bilhassa II. Mahmudun saltanat srasnda tamamen mukaddes emanetlere tahsis edilerek Hrka-i Sadet, Emnt- Mukaddese veya Mukaddes Emanetler Dairesi olarak anlmtr. XVII ve XVIII. yzyl Osmanl kaynaklarnda buradan Hrka-i Sadet Odas diye bahsedilirken XIX. yzyl balarnda Tayyarzde At daireyi, rid-y erif beyt-i mnfi ve hrka-i sadet beyt-i mebrkesi gibi ifadelerle anar (Trih, I, 93 vd.). Mukaddes Emanetler Dairesinin asln oluturan Has Oda Kasr, nceleri Hasodallar Kouu olarak kullanld tahmin edilen biri apraz, dierleri beik tonozlarla rtlm yine kare planl bir zemin kat zerine oturmaktadr. Buradan krk basamakl bir merdivenle daireye klmaktayd. Alt katn zemini Enderun avlusundan 9,5 m. kadar aadadr. Binann Hali cephesi saak ve fru sistemleri sonradan bozularak bir teras ve ift sra stunlu kubbe ve apraz tonozlarla rtl revaklar yapldndan kou olan alt kat kapanm ve bir bodrum grnm almtr. Daire dtan yaklak 23,5 23,5 m. ebadnda olup geni bir kemerle ayrlan iki blml bir sofa ve iki odadan meydana gelir. D duvarlar genellikle 1,5 m. civarnda, odalar ve sofay ayran eksen duvarlar ise yaklak 3,10 metredir. Sofa ile Destiml Odas arasndaki duvar 1,90 m. olup dierlerinden farkllk arzeder. Has Oda Kasr drt kubbe ile rtlmtr. Bunlardan hrka-i sadetin bulunduu kedeki asl Has Odann (Taht Odas) kubbesi zeminden yaklak 16,70 m., dierleri 15er m. yksekliktedir. Enderun Meydanndan buraya, alnlnda III. Ahmedin hattyla kelime-i tevhidin yer ald yayvan kemerli bir kapdan girilir. Kapnn iki yannda inilerle kapl d duvara simetrik olarak yerletirilmi mermer iki levhada tura eklinde sada cihan mliki hkn- emced, solda eriat sliki Sultan Ahmed ibareleri yazldr. Sofa, geni bir kemerin ikiye ayrd pandantiflerle geii salanan ve aydnlk fenerli olan iki kubbe ile rtldr; ndeki kubbeli birimin ortasnda fskyeli mermer bir adrvan yer ald iin adrvanl sofa diye anlmaktadr. Eni 9 metreye yaklaan sofann arka ksmnda ykseklii 44 cm., genilii 5,40 m. olan bir seki bulunur. n zemininde ortada yer alan ve kble istikametini gsteren demeden burasnn grevlilerce mescid olarak kullanld anlalmaktadr. Sofann duvarlar kemer zengileri hizasna kadar inilerle kapldr. Bitkisel, geometrik, intemani, baklava vb. trde motiflerden byk panolar eklinde iniler

XVI-XVIII. yzyllara aittir. Sofann st ksm, kemeri ve kubbeleri ini desenler taklit edilerek kalem ileriyle sslenmitir. Burada Kbe kaps, Kbenin altn oluu, anahtarlar ve sahbe kllar gibi baz eyalar sergilenmektedir. Sofann dousunda yer alan ve padiahn Enderundaki arz aalaryla grt bir kabul salonu olan ilk odaya arzhne denilir, ayrca vlide sultann padiah olan oluna arslanm diye hitap etmesinden dolay arslanhne denildii de sylenir. Meknn zerini rten kubbenin kasnanda drt pencere vardr. Duvarlar XVI-XVIII. yzyllara tarihlendirilen znik inileri ile kaplanm olup stte mekan evreleyen kitabede Ahzb sresinin 38-44. yetleri yazlmtr. Arzhnede gnmzde nme-i sadet, kadem-i sadet, mhr-i sadet, dendn- sadet, sakal- erifler, kabir topra ve dier baz emanetler sergilenmektedir. Arzhnenin gneydouya bakan duvarnda yer alan bir kapdan Mukaddes Emanetler Hazinesi (Silhdar Hazinesi) ad verilen blme geilmektedir. Arzhnenin bitiiindeki oda saltanat tahtnn burada yer almasndan dolay Has Oda olarak adlandrlmtr. XVIII. yzylda ykseltilip bugnk halini alan ve dierlerine gre daha yksek olan kubbe kemerli on iki penceresi bulunan bir kasnak zerine oturmu olup tepesinde bir aydnlk feneri vardr. Kelerden kubbe kasnana geite grlen Memlk tarz mukarnaslar sebebiyle dairenin Yavuz Sultan Selimin Msrdan getirdii ustalar tarafndan yapld veya onarld kabul edilmektedir. 1916da yenilenen kubbe kalem ii tezyinata sahip olup kaburgal grnm verecek ekilde birbirine gemeli yarm daire eritler arasnda yaldz stilize dal, yaprak ve iek motifleriyle sslenmitir. Aydnlk feneri evresinde siyah zemin zerine yaldzla Ahzb sresinin 45-47. yetleri, kasnan altndaki eritte ise Feth sresinin 1-8. yetleri yer almaktadr. Duvarlar XVI. yzyl sonlarna tarihlendirilen sralt tekniindeki znik inileriyle kaplanmtr. iniler krmz, mavi, lcivert ve beyaz zemin zerine bahar iekleri, karanfiller, erik dallar, karlkl tavus kular, rmler, in bulutlar ve deiik stilize motiflerle bezenmitir. stteki yaz kuanda lcivert zemin zerine beyaz sls hatla Bsrnnin adetl-brdesinden beyitler mevcuttur. Odann sofaya bakan duvarnda barok-empire karm bir mine yer alr. Dairenin stnde grlen tek baca bu ocaa ait olup gnmzde havalandrma amacyla kullanlmaktadr. Ocan rokoko motiflerle sslenmi balnn ortasnda bulunan II. Mahmud turasndan burann XIX. yzyln ilk yarsnda yapld anlalr. Onun hemen sanda sol kede mevcut taht Evliya elebinin babas Dervi Mehmed Zllnin eseridir. I. Ahmed zamannda tahtn arkasnda kuzeydou duvarnda hrka-i sadetin ve baz eyann konulmas iin st ste iki ni almtr. Daha sonra oda tamamen mukaddes emanetlere tahsis edilince II. Mahmud tarafndan tahtn odaya bakan iki cephesi sklp taklabilen alt gm ebeke ile kapatlmtr. Girift dal, yaprak ve iek motifleriyle bir dantel grnts verilen panolarn ereve ekline getirilmi st ksmlarnda sls hatla, Allhmme salli al nebiyyir-rahme, Allhmme salli al efil-mme, Allhmme salli al kifil-gumme, Allhmme salli al mcliz-zulme, Allhmme salli al mlin-nime, Allhmme salli al mtir-rahme ibareleri yer almaktadr. ebekenin st simle ilenmi uha perdelerle rl iken bugn kaldrlmtr. Kemeri zerindeki alnlkta cel sls hatla Hz. Peygambere salt selmn yer ald sofadan odaya girite Osmanl kakmaclk sanatnn son byk ustas Sedefkr Vsf tarafndan yaplm sedef ve baa kakmal hendes motiflerle bezenmi ift kanatl bir kap bulunmaktadr. Odann kuzeydou ve kuzeybat duvarlarnda ikier pencere vardr. Arzhneye alan kaps gnmzde cameknla kapatlm olup burada Resl-i Ekremin hrkasndan baka iki klc, yay ve

sancak- erifi muhafaza edilmektedir. adrvanl sofann arkasnda solda eskiden Has Oda kouu olarak kullanlan blm yer alr. Dikdrtgen planl odada bulunan kitbelerden meknn birka defa tamir grd anlalmaktadr (en eskisi 1027/1618, sonuncusu 1232/1817 tarihlidir). IV. Murad zamannda kubbe ile rtld ve duvarlarnn inilerle kapland bilinmektedir. Kasnanda drt pencere grlen kubbenin ii pandantifler ve kemerler yaldz arlkl bir kalem ii tezyinata sahiptir. Duvarlar kaplayan inilerin st ksmlarnda Has Odada olduu gibi adetl-brdeden beyitler yazlmtr. Oda, XIX. yzyldan sonra hrka-i sadet ziyaretilerine hediye edilmek zere ortasnda ve kenarlarnda kalpla ve bask tekniiyle beyitler yazlm destimal denilen tlbentlerin hazrlanp saklanmas iin kullanldndan Destiml Odas olarak anlmaktadr. Mukaddes emanetlerin nemli bir blm gnmzde bu odada muhafaza edilmektedir. Dairenin gney ksmnda eskiden, Emanet Hazinesi nnden balayan ve ortada sofann d kesinden bir zikzak izerek Destiml Odas nnde devam eden on kubbeli bir revak bulunmaktayd. XIX. yzylda revakn sofann gneybatsna den Destiml Odas nndeki ksm sofann n duvarnn devam niteliinde, ancak daha ince (yaklak 9 cm.) bir duvarla kapatlp Mukaddes Emanetler Dairesi grevlilerine yeni bir kou yaplmtr. Bu tdiltta revaklar olduu gibi braklarak nde kalan ksmn st beik bir tonozla kapatlp yaklak 12 x 23 m. geniliinde bir oda elde edilmitir. Bu odann n ksmna dta kalan revakn devam niteliinde yaplan ilve ile on bir kubbeli yeni bir revak oluturulmutur. Has Oda Kasrnn Halie bakan iki cephesi de yalnz drt kubbeli blok devamnca on bir kubbeli bir revakla evrilidir. Revaka sonradan apraz tonozlarla rtl bir sra daha eklenmi, bu tarafa ayrca yeni bir teras ve havuz yaplmtr. Bu duvarn d ksmnda ona srtn veren bir eme bulunmaktadr. emenin barok alnl ortasnda II. Mahmudun turas ve altnda hizmetlerini ven ve dua ieren 1238 (1823) tarihli talik hatla bir kitbe yer alr. len padiah ve ehzadelerin cenazeleri burada revak altna kurulan bir adr iinde ykanp kefenlenirdi. Tabuta konan cenaze, Hrka-i Sadet Dairesinin giri kapsnn solunda revak nndeki mermer seki zerine konulup helllik dilenir ve tezkiye edilirdi. Burann hemen kesinde mermer bilezikli ve bronz kapakl kuyu nceleri su amal kullanlrken daha sonra Has Oda temizliinden kan tozlarn hrmeten muhafaza edildii bir yer olmutur. Dairenin giri kapsnn sa tarafndaki mermer dibek buhur elde edilecek malzemenin ezilip hazrlanmasnda kullanlmaktayd. Dairenin temizlik ve buhur maddelerinin sakland dolaplarn anahtarlar tlbent aasnda bulunurdu. Ramazan aynn on ikinci gn hrka-i sadet ve dier emanetler Revan Kkne nakledilip daire sprlr, inili duvarlar, niler, kaplar gl suyuna batrlm sngerlerle silinir, ardndan d ve amber yaklarak daire ttslenirdi. Has Oda aalarnca hrka-i sadet tekrar getirilip yerine konulur, Ramazann on beinde merasimle ziyarete alrd. III. Murad dneminden halifeliin kaldrlmasna kadar Mukaddes Emanetler Dairesi, Osmanl padiahlarnn en nemli ibadet ve merasim meknyd. Padiahlar tahta knca ilk biat burada alr, kzlarnn nikh trenleri burada yaplr, savalarda cepheye gtrlecek sancak- erif buradan karlrd. Clsun on beinci gn yeni padiahn Mukaddes Emanetler Dairesine gitmesi ve kayt defterlerini gzden geirmesi detti. Ayrca eitli vesilelerle yaplan dualar burada icra olunurdu. Cuma geceleri yats namaznn ardndan Hrka-i Sadet Dairesinde Kuran okunur, ehzadelerin hatim, padiahlarn irsl-i lihye dua ve merasimleri bu dairenin nnde gerekletirilirdi. XVIII. yzyl sonlarnda Lleli eyhinin her cuma akam namaz sonras sarayda Hrka-i Sadet Dairesi nnde beklemesi deti getirilmiti

(Taylesanizde Hfz Abdullah Efendi Tarihi, s. 135, 327, 357). Hrka-i Sadet Dairesinin padiahn kendisinin de iinde sayld krk kadar grevlisi bulunmaktayd. Has Oda hademelerinden drt kiinin Hrka-i Sadet Dairesinde kalarak nbetle Kurn- Kerm okumas kanundu. Gemi yllarda eitli sebeplerden dolay baz aksamalar olmusa da 1996 ylndan itibaren gelenek yeniden canlandrlmaya allmtr.

BBLYOGRAFYA

emdnzde, Mrit-tevrh (Aktepe), I, 7, 11, 28; II, 79-80; Taylesanizde Hfz Abdullah Efendi Tarihi: stanbulun Uzun Drt Yl :1785-1789 (haz. Feridun M. Emecen), stanbul 2003, s. 135, 183, 327, 357, 363; Tayyarzde At Bey, Trih, stanbul 1292, I, 93 vd.; Lutf, Trih, V, 31; VI, 111; Halil Ethem [Eldem], Topkap Saray, stanbul 1931; Uzunarl, Saray Tekilt, s. 32, 33, 186-187, 203, 251, 324-325, 348; Tahsin z, Hrka-i Saadet Dairesi ve Emnt- Mukaddese, stanbul 1953, s. 5 vd.; Ziya Erkins, Topkap Saray, stanbul 1959; R. Ekrem Kou, Topkap Saray, stanbul, ts.; Sedad Hakk Eldem - Feridun Akozan, Topkap Saray: Bir Mimar Aratrma, stanbul 1982, s. 9, 26, 27, 29, 54, 60, 74, 75, 77, 78, lv. 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 85; Glru Necipolu, Architecture, Ceremonial and Power: The Topkapi Palace in the Fifteenth and Sixteenth Centuries, New York 1991; Deniz Esemenli, Mekanlar-Zamanlar, Topkap Saray, stanbul 2000, s. 63, 66, 67; Hilmi Aydn, Hrka-i Saadet Dairesi ve Kutsal Emanetler, a.e., s. 152 vd.; a.mlf., Hrka-i Saadet Dairesi ve Mukaddes Emanetler, stanbul 2004, s. 17 vd.; Necdet Sakaolu, Tarihi, Meknlar, Kitabeleri ve Anlar ile Saray- Hmayun: Topkap Saray, stanbul 2002, s. 205 vd. Nebi Bozkurt - Doan Yava

MUKADDES
(bk. MAKDS, Muhammed b. Ahmed).

MUKADDM
) ( Allahn isimlerinden (esm-i hsn) biri. Szlkte ne gemek, nde bulunmak anlamndaki kadm (kudm) kknn tefl kalbndan tremi bir sfat olan mukaddim ne geiren, ne alan demektir. Allaha nisbet edildiinde diledii eyi ne alan, nde bulunduran mnasna gelir. Kurn- Kermin bir yetinde kadm, bir yetinde ise takdm kavram gemi zaman kalbnda Allaha izfe edilmitir. Bir gn Allahn huzuruna kmay akllarndan geirmeyen, kibre kaplp ileri derecede taknlk gsteren kimselerin dnya hayatnda iyilikle alkal bir amelleri olmusa bu amel hirette Allahn tasarruf (kadm) ve iradesiyle havaya salm zerreler gibi yok edilecektir (el-Furkn 25/21-23). Yine inat, iyilie engel olan, saldrgan, tereddtler iinde bocalayan ve Allahtan bakasna akn nitelikler nisbet eden kimsenin cehenneme atlmas emredildiinde onun su orta ile tartmaya girecei srada Cenb- Hakkn, Benim huzurumda ekimeyin, zira size daha nce uyar gndermitim (takdm) diyecei ifade edilmektedir (Kf 50/24-28). Kuranda ayrca ne geip iyilik yapma, arkada kalp ktlk ileme fiili kula nisbet edilirken bu iler Allahn dilemesine balanm (el-Mddessir 74/37) ve dolayl olarak sz edilen iki fiil Allaha da izfe edilmitir (Mtrd, vr. 847a). Mukaddim, esm-i hsn listesinde ve dier hadis rivayetlerinde muahhir ismiyle birlikte zikredilmitir. Geriye brakmak, geride tutmak anlamndaki tehr kknden sfat olan muahhir geriye brakan, erteleyen demektir. Tehr kk eitli fiil sgalaryla on yette Allaha nisbet edilmitir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, ar md.). Mukaddim ve muahhir isimleri doksan dokuz esm-i hsnnn Tirmiz rivayetinde yer alm (Daavt, 82), tehr kknden tremi eitli fiil kalplarn ieren hadis rivayetlerinde bu kavram Allaha izfe edilmitir (Wensinck, el-Mucem, ar md.). Hz. Peygamber tarafndan namazn banda iftitah tekbirinin hemen ardndan veya selmdan sonra okunduu bildirilen ve farkl metinlerle zikredilen uzunca hadisin sonu yledir: Allahm! Sana teslim oldum, sana inandm, sana dayandm, sana yneldim, senin uruna mcadele verdim, seni hakem bildim. Allahm! nce yaptm, sonra ileyeceim, gizlediim, aa vurduum gnahlarm affet, ne geiren de geride brakan da sensin, yegne mbud yine sensin (Buhr, Teheccd, 1, Daavt, 9, 60; Mslim, Msfirn, 201, ikir, 70; bk. Wensinck, el-Mucem, dm md.). limler, birbirini dengeleyen mukaddim-muahhir isimlerinin birlikte zikredilmesine dikkat ekerler. Bu iki ismin kapsamna madd varlklarn yannda mnev husus ve konumlar da girer. Eb shak ezZeccc, mukaddim ismini aklarken kendi irade ve tercihine gre hkmen veya fiilen ne geirilmesi gereken eyi ne geiren ifadesini kullanmak suretiyle iki hususa da iaret etmitir (Tefsru esmillhil-sn, s. 59). lh isimlerin ve sfatlarn tecellilerinin rn olan tabiatn gerek kurulu gerekse ileyii belli bir dzene yani ncesonra, etki-tepki mnasebetine baldr. Mellifler, bu hususa temas etmekle beraber mukaddim-muahhir isimleri iin daha ok mnev

alanlar belirlemitir. Esm-i hsn erhine dair eserini tasavvuf bir neve ile kaleme alan Gazzl mukaddim-muahhiri kendisine yaklatran-kendisinden uzaklatran diye aklam ve Allaha en yakn olan varlklar melekler, peygamberler, veller ve limler eklinde sralamtr. Ona gre kullarn Allaha yaklamas ilim ve amelle deil Onun takdim ve tehiriyle gerekleir (elMaadl-esn, s. 145-146; kr. Hattb, s. 86-87). Gazzl bu sralamasnda mminlerin ounluunu tekil eden halk tabakasna (avam) yer vermemitir. Ayrca baka bir kategoride bulunan meleklerle Allah vergisi olan nbvvet makamna sahip kimselerden sonra yer alan insanlarn Allaha yaknlnn ilim ve amelle olaca ilh dinler tarafndan bildirildii halde Gazzl bu hususa iaret etmemitir. Cenb- Hakkn madd ve mnev lemlerin dzenini kurup onlar ynettii konusunda phe yoktur; duygu ve dnce selmetine mazhar klnm bir mminin buna itiraz etmesi de sz konusu deildir. Ancak tertip ve dzenin yine Allah tarafndan belirlenen ilke ve kurallar mevcut olup kulun sorumluluu ve Allah nezdindeki konumu bu ilke ve kurallar erevesinde ekillenir. Mukaddim ve muahhir isimleri fiil-kevn sfatlar iinde yer alr. Bu isimler, yaratlmlara ynelik ilh fiiller iinde denge salama esasna bal olan dr-nfi, hfd-rfi, kbz-bst, muhy-mmt ve muiz-mzil isim gruplaryla konum benzerlii arzeder.

BBLYOGRAFYA

bnl-Esr, en-Nihye, ar, dm md.leri; Lisnl-Arab, ar, dm md.leri; Wensinck, elMucem, ar, dm md.leri; M. F. Abdlbk, el-Mucem, ar md.; Buhr, Teheccd, 1, Daavt, 9, 60; Mslim, Msfirn, 201, ikir, 70; Tirmiz, Daavt, 82; Zeccc, Tefsru esmillhil-sn (nr. Ahmed Ysuf ed-Dekkk), Beyrut 1399/1979, s. 59; Mtrd, Tevltlurn, Hac Selim Aa Ktp., nr. 40, vr. 847a; Hattb, end-du (nr. Ahmed Ysuf edDekkk), Dmak 1404/1984, s. 86-87; Eb Abdullah el-Halm, el-Minhc f uabil-mn (nr. Hilm M. Fde), Beyrut 1399/1979, I, 200, 207-208; Abdlkhir el-Badd, el-Esm ve-ft, Kayseri Rid Efendi Ktp., nr. 497, vr. 200b-201a; Kueyr, et-Tabr fit-tekr (nr. brhim Besyn), Kahire 1968, s. 82; Gazzl, el-Maadl-esn (Fazluh), s. 145-146; Fahreddin er-Rz, Levmiul-beyyint (nr. Th Abdrraf Sad), Beyrut 1404/1984, s. 322-325. Bekir Topalolu

MUKADDME
) ( Kyasta kendilerinden sonucun karld nermelerden her biri iin kullanlan mantk terimi (bk. KIYAS).

MUKADDME
) ( slm kitap telif geleneinde eserlerin bandaki nsz veya giriin ad. Szlkte ne gemek anlamndaki kudm masdarnn tefl kalbndan ism-i fili olan mukaddime kelimesinin anlamndan (ne geen) hareketle ordunun nc birliine mukaddimetl-cey ad verilmi, buradan istiare yoluyla kitaplarn ve ilm bahislerin banda yer alan nsz, sunu ve giri yazlarna da mukaddime denilmitir. Arap dilinde mukaddime terimi ilk defa kyas ve istidllde bir karmn veya sonu nermesinin kendilerine dayand ncl nermeler kmesinden her biri karlnda mantk ilminde ortaya km, daha sonra kelm ilminde ve fkh usulnde kullanlmaya balanmtr (bk. KIYAS). Kelimenin nsz veya giri anlamn kazanmas bu sreten sonradr. Klasik kaynaklarda mukaddimenin mukaddimetl-kitb (nsz) ve mukaddimetl-ilim (giri) eklinde iki ksma ayrld grlmektedir. Mukaddimetl-kitb mahiyetindeki girilerde eserin ad, yazl sebebi, konusu, amac, nemi, balca blmleri ve muhtevas tantlr, kime ithaf edildii belirtilir, telifinde izlenen yntemden ve karlalan glklerden sz edilir. Ziyeddin bnlEsrin el-Meels-siri, Safednin el-Vf bil-vefeyt, Zemleknnin et-Tibyn f ilmilbeynnda grld gibi baz mukaddimelerde ayn konuda daha nce yazlm eser ve kaynaklarn adlar ile bunlarn eletirileri de yer alr. Mukaddimetl-ilimde ise telifin ait olduu ilim dalnn tanm, konusu, amac, yarar gibi temel bilgiler verilir. Bu tr mukaddimeler bazan mstakil bir kitap olacak hacme ulaabildii gibi bazan bir kitabn ana blmlerine (bab) ve alt balklarna (fasl) mukaddimetl-bb ve mukaddimetl-fasl diye adlandrlan giriler de yazlmtr. Mukaddimenin yan sra medhal, ftiha(tl-kitb), dbce, temhd, tavte, hutbe, tasdr, takdm, takdime, sadrl-kitb, risletl-kitb gibi birok terim kullanlmtr. Mukaddime ve tavteyi Chiz (Risletl-mesil, IV, 65), mukaddimetl-kitb Zemaher (el-Fi, I, 46), medhali Hamza elsfahn (Sevirl-eml, s. 46), takdimeyi Hattb (arbl-ad, I, 52) ilk defa terim olarak kullanmtr. Hutbenin ise Eb Hayyn et-Tevhd (el-Beir ve-eir, III, 76) ve Selibde (Yetmetd-dehr, IV, 7) grld zere IV. (X.) yzyldan itibaren yaygnlk kazand anlalmaktadr (Abbas Erhle, s. 57-67). Ftihatl-kitbn ksaltlm ekli olan ftiha kelimesi, Kurann bir bakma mukaddimesi mahiyetindeki Ftiha sresi iin ilk defa Hz. Peygamber tarafndan kullanlmtr (mesel bk. Msned, II, 241, 428, 478; III, 2; Eb Dvd, Vitir, 23, Tb, 19; Tirmiz, Mevt, 69, 116; Nes, Ceniz, 22). Ftiha sresinin besmele ile balamas, ardndan hamd, tevhid, hiret inanc, ibadet gibi temel din konularn besmele-hamd ve dua cmleleri arasna mkemmel bir uyumla yerletirilmesi mslman yazarlara bu konuda ilham kayna olmutur. Mukaddimelerin ba tarafndaki besmele ve hamdele ifadeleri Ftiha sresinin, salvele, Hz. Peygambere salt ve selm getirilmesini emreden yet ve hadislerin etkisiyle ekillenmitir. II. (VIII.) yzyl ile III. (IX.) yzyln ortalarna kadar yazlm eserlerin ounda mukaddime olarak yalnz balang duas olan besmelehamdele-salvelenin bulunduu, bazan sadece besmele ve ksa bir dua ile yetinildii grlr.

Farsadan Arapaya geen dbce kltme ismi olarak bir tr has ipek paras anlamna gelir. Yazma eserlerin genellikle tezhip ve yaldzlarla ssl ilk sayfalar iin kullanlan kelime buradan hareketle kitap mukaddimesi anlamn kazanarak yaygnlamtr. ounlukla eseri tahkik eden veya yaymlayan tarafndan yazlan temhdde okuyucuyu eserde ele alnan konulara hazrlayc temel bilgilere yer verilir. Bu maksatla tavte (yrnecek yolu dzeltme) kelimesi de kullanlmtr. Daha ok muhakkk veya nir tarafndan kaleme alnan tasdrde ise (sunu) eser hakkndaki ahs deerlendirmelerle bunun hazrlanmasnda yahut yaymlanmasnda yardmc olan kii veya kurumlara teekkr edilir. Ayrca her bask iin yeni bir tasdr yazlmas ve eserin bir nceki baskdan farklarnn belirtilmesi birok eserde izlenen bir yoldur. Mukaddime, Arap edebiyatnda III. (IX.) yzyln ortalarna doru Chizin ve rencisi bn Kuteybenin eserleriyle ekillenmi, IV. (X.) yzylda olgunlaarak bamsz edeb bir tr haline gelmitir. Mukaddime slbunun gelimesinde bnl-Mukaffa, Chiz ve bnl-Mutez gibi ediplerle edebiyat ve belgat limlerinin yazl ve szl kompozisyonlarn balang ksmlarnn nasl olmas gerektiine dair verdikleri teorik bilgilerin etkisi olmutur. Geleneksel anlamyla mukaddime hutbetl-kitb ad verilen balang ksm ile asl ksm ve biti (htime) olmak zere blmden meydana gelir. Hutbetl-kitb besmele, Allaha hamd sen (hamdele), Hz. Peygamber ile onun soyuna ve ashabna salt selm (salvele) ksmndan oluur. Hamdele veya salvele cmleleriyle ithaf ifadeleri arasna eserin konusuna ve gayesine iaret eden uygun ifadelerin yerletirilmesi usta yazarlarn detidir (bk. BERAT-i STHLL). Mukaddimenin asl ksmna emm bad / ve bad eklindeki bir ibareyle geilir. Bu ibare ok eski zamanlardan beri konuma, hutbe, hitabe ve mektuplarn hamdele ve salvele ksmndan asl konuya geite kullanlagelen bir kliedir. Mukaddimenin asl ksmnda yazar telif sebebini aklar; zamann devlet reisinin vlmesine, eserin adyla muhtevasna ve bazan kaynaklarna ilikin bilgilere yer verilir. Biti ksmnda Allaha hamd sen, Peygambere salt selmdan sonra ilh yardm ve baar talebinde bulunmak dettir. Mukaddimelerin zellikle birinci ve nc blmleri olan dua ksmlarnda secili kelimeler kullanlarak sanatl nesrin en gzel rnekleri ortaya konmutur. III. (IX.) yzyldan nce kaleme alnan baz eserlerdeki mukaddimelerin bu eserlerin melliflerine ait olup olmad hususu tartmaldr. Nitekim II. (VIII.) asrda yazlan bnl-Mukaffa, Muktil b. Sleyman, Eb Hanfe, mam Mlik, Sbeveyhi, mam Muhammed gibi melliflerin kitaplarnda mukaddime grlmez. Ancak Kitb Sbeveyhinin ba tarafnda yer alan kelime ve eitleri, kelm nevileri, msned-msnedn ileyh, lafz-mna ilikisi, lafzlarn zikir ve hazfi, iir zaruretleri gibi bablar mukaddimetl-ilim gibi kabul edilmi ve nemi dolaysyla mstakil olarak erhedilmitir. III. (IX.) yzyln balarnda vefat eden mam fi, Kutrub, Yahy b. Ziyd el-Ferr, Eb Ubeyde Mamer b. Msenn, Asma, Eb Ubeyd Ksm b. Sellm gibi melliflerin eserleri de mukaddimesizdir. Bunlarn bazlarnda sadece besmele ile bir iki kelimelik dua, bazlarnda ksa bir hamdele-salveleye rastlanr. Ayn dnemde yaayan bn Sellm el-Cumahnin abat fuliuar adl kitabnn ba tarafnda iir teorisine dair mukaddimetl-ilm niteliinde uzun bir blm yer alr. Halef el-Ahmere nisbet edilen Muaddime fin-navin mukaddimesi, eserin Halef adnda veya Ahmer lakabnda muahhar bir yazara ait olabileceini dndrmektedir (DA, XV, 236). Ayn ekilde Arap dilinin ilk szl olan ve Hall b. Ahmede (. 175/791) izfe edilen KitblAynn mukaddimesindeki ayrntl bilgiler de mukaddimenin telifinde Hallden sonra gelen bir heyetin rolnn bulunduu izlenimini uyandrmaktadr.

slm literatrde mstakil uzun mukaddime yazma geleneini balatan Cesss Akml-urnna mukaddime olarak iki eser yazdn, birincisinin Muaddime f ulit-tevd, ikincisinin Tave f ulil-fh (Ull-fh) adn tadn syler. Bu iki mukaddime asl eserden daha hacimlidir. Uzun mukaddimeler arasnda bn Haldnun Muaddimesinin zel bir yeri vardr. Mellifin, genel tarihle ilgili Kitbl-berinin birinci blm olarak kaleme ald eser Muaddime adyla bamsz bir kitap gibi kabul edilmitir. te yandan bn Kuteybenin Edebl-ktibinin mukaddimesi kitabn hacmine gre uzun bulunarak eletirilmitir. Safednin, el-Vfsine yazd tarih metodolojisine dair elli be sayfalk mukaddime de nemi sebebiyle asl eserden ok nce neredilmitir. Bunun gibi nemli grlerek yalnz mukaddimeleri erhedilen eserler de vardr: Mbrek b. Fhrn eru ubeti Edebil-ktib (libn uteybe), Frzbdnin Nubet (Buyet)r-ref min ubetil-Kef adl eserleri gibi. Gnmzde ilm eserlerde eskilerin nsz ve giri gelenei fazla bir deiiklie uramadan devam etmektedir. II. (VIII.) yzyln ikinci yarsndan itibaren mukaddime adyla, bir ilmin ana konularn zet halinde ele alan eserlerin yazld grlr. Halef el-Ahmer, Eb mer el-Cerm ve bn Frisin elMuaddime fin-nav adl eserleri, bn Bbezn el-Muaddimetl-musibe f fennilArabiyyesi, bn currmun el-Muaddimetl-currmiyyesi, Muhammed b. Hseyin esSlemnin el-Muaddime fit-taavvufu, Ahmed b. Muhammed el-Gaznevnin el-Muaddimetlazneviyye fil-fril-anefiyyesi, bnl-Cezernin el-Muaddimetl-Cezeriyye fit-tecvdi bunlar arasnda zikredilebilir.

BBLYOGRAFYA

Zemaher, el-Fi, I, 46; Tehnev, Kef, II, 1215-1218; Msned, II, 241, 428, 478; III, 2; Eb Dvd, Vitir, 23, b, 19; Tirmiz, Mevt, 69, 116; Nes, Ceniz, 22; bnl-Mukaffa, el-Man (bn Bihrz, uddl-man iinde, nr. M. Tak Dnipejh), Tahran 1398/1978, s. 1, 9, 63-64, 101, ayrca bk. neredenin girii, s. yek-hetdhet; Chiz, Risletl-mesil vel-cevbt fil-marife (Resill-Ci iinde, nr. Abdsselm M. Hrn), Kahire 1399/1979, IV, 65; Hamza el-sfahn, Sevirl-eml al efal (nr. Fehm Sad), Beyrut 1409/1988, s. 46; Hattb, arbl-ad (nr. Abdlkerm brhim el-Azbv), Dmak 1402/1982, I, 52; Eb Hayyn et-Tevhd, el-Beir ve-eir (nr. Vedd el-Kd), Beyrut 1408/1988, III, 76; Selib, Yetmetd-dehr (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Kahire 1377/1957, IV, 7; Kurtub, el-Cmi, XV, 162-164; P. Freimark, Das Vorwort als Literarische form in der Arabischen Literatur, Mnster 1967, tr.yer.; a.mlf., Muaddima, EI (ng.), VII, 495-496; H. Horst, Besondere Formen der Kunstprosa, Grundriss der Arabischen Philologie, Literaturwissenschaft (nr. H. Gtje), Wiesbaden 1987, II, 221-237; Abbas Erhle, Muaddimetl-kitb fit-tril-slm ve hcisl-ibd, Merake 2003, tr.yer.; G. Schoeler, Die Frage der Schriftlichen oder Mndlichen berlieferung im frhen Islam, Isl., LXII (1985), s. 201-230; brahim Hilmi Karsl, Tarihsel Geliimleri tibariyle Tefsr Mukaddimelerine Dair Bir nceleme, EAFD, XX (2003), s. 225-260; M. Talbi, Ibn aldn, EI (ng.), III, 828-831; M. Plessner, Muaddam, a.e., VII, 492; Dihhud, Luatnme,

XXVI/A, s. 909-913; Tevfik Rt Topuzolu, Fasll-hitb, DA, XII, 216-217; smail Durmu, Halef el-Ahmer, a.e., XV, 236; a.mlf., ktidb, a.e., XXII, 56; A. al-Azmeh, Muqaddima, Encyclopedia of Arabic Literature (nr. J. S. Meisami - P. Starkey), London 1998, II, 551-552. smail Durmu TRK EDEBYATI. Osmanl kitap telif geleneinde mukaddime kavram ve bunu ifade iin kullanlan terimler, bu konuda slm medeniyeti erevesinde gelimi ekil ve muhteva ile hemen hemen ayn zelliklere sahiptir. Trke eserlerde mukaddime ile e anlaml olarak takdim, ifde-i mahssa, meram, ifde-i merm, medhal, nsz, sunu, sunu, birka sz, balang, giri gibi ekiller de kullanlmtr. Beynl-unvn adl rislesinde mukaddimenin Osmanl kltrndeki uygulamasna temas eden Ahmed Cevdet Paa konuyu hutbe-i kitb ve dbce bal altnda iki ksma ayrarak incelemitir. Osmanl dneminde yazlan kitaplarda mukaddimenin hutbe-i kitb ad verilen ilk ksmnda besmele, hamdele ve salveleye yer verilerek klasik melliflerin uygulamasnn srdrld grlmektedir. Kitabn besmele ve hamdele ile balamas, besmelesiz ve hamdelesiz balayan ilerin bereketsiz olduunu bildiren hadislere (bn Mce, Nik, 19; Eb Dvd, Edeb, 126; Acln, II, 174), salvele ile balamas da Hz. Peygambere salt selm emreden yete (elAhzb 33/56) ve Resl-i Ekremin bu konudaki tavsiyelerine dayanmaktadr. Mensur eserlerde hamdele ve salveleyi kitabn konusuna uygun ibarelerle dzenlemeye byk zen gsteren mellifler bunu sanat glerini ortaya koymak bakmndan nemli bulmulardr. Bu anlayn en gzel rnekleri hutbe mukaddimelerinde grlmektedir. Mensur eserlerde ve zellikle mesnevilerde XIV. yzyldan itibaren mstakil besmele manzumelerinin kaleme alnmas rabet bulmutur. Mesel Bursal Ahmed Paa divanna, Bismillhir-rahmnir-rahm / Oldu n unvn- kelm- kadm matlal sekiz beyitlik bir besmele manzumesiyle balamtr. Manzum eserlerde bazan bir iki beyit halinde grlen hamdele yerine tevhid, salvele yerine nat yazlmasnn bu uygulamann gelimesiyle ortaya kt sylenebilir. Esasen her iki iir trnn iinde hamd ve salt selmn yannda ilgili yet ve hadislerin de iktibas edildii grlmektedir. Bu uygulamann en eski rneini yine Ahmed Paann divannda bulmak mmkndr. Ahmed Paa, bazan baka airlerde de grld zere birka beyitlik Arapa hamdele ksmn takiben uzun bir iir halinde tevhid, mnct ve nat beyitleri kaleme alm, ardndan Sultan Bayezidi verek mukaddimesini ona dua ederek bitirmitir. Mukaddimenin dbce ksm genellikle Farsa veya Arapa bir ibare ile balar. Ayrca hutbe-i kitb ile dbceyi birbirinden ayran emm bad / ve bade / bade z gibi ibarelerin zellikle mensur eserlerde bundan sonra / ... -den sonra // imdi veya mlm ola ki eklinde Trkeletirildii grlmektedir. Bu ifadelerin ardndan bata beret-i istihll olmak zere bed sanatlarna dayanarak kitabn, mellifin ve eserin takdim edildii kiinin ismini, eserin hangi ilme ait olduunu, telif sebebini secili ifadelerle, musanna ve klfetli cmlelerle bazan mstakil balklar aarak zikretmek yaygn bir uygulamadr. Bu anlayn en ar rnei olarak Mustafa Skb Dedenin Sefne-i Nefse-i Mevleviyyn (Kahire 1283) gsterilebilir.

Ahmed Cevdet Paa, kitaplarn dbce ksmnda bulunmas gereken hususlar mellifin yeni bir ilim ortaya koymas halinde bu konuda okuyucularn bilgilendirmesi, bir ilim dalnda daha nce yaplm tasniflere dair bilgi verilmesi, ilim dalnn meselelerinin iyice belirlenmesi veya ilgili olduklar baka ilim dallar karsndaki durumunun tartlarak sonulandrlmas, nceki melliflerin telif ve tasnifte yaptklar hatalarn dzeltilmesi, bir ilmin kark olan meselelerinin yeniden tertip edilmesine dair teklif ve tesbitler, eski hacimli eserlerin yeni deiiklikler gz nne alnarak ksaltlp dzenlenmesi (telhis) hakknda bilgiler, eski limlerin kitaplarnn mulak olan ksmlarn aklayp anlalr hale getirmek iin yaplm iler (erh ve hiye konusunda verilecek bilgiler) eklinde sralamaktadr. Trke divanlarda genellikle mukaddime bulunmamaktadr. stanbul ktphanelerinde tesbit edilen 492 aire ait 2500n zerindeki divan nshasndan sadece otuz sekizinin mukaddimesi olduu ve bunlarn ounda mukaddime yerine dbce, bir ikisinde iftith ve ifade kelimelerinin kullanld grlmektedir. Divan dbceleri beyitten krk yapraa kadar farkl hacimlerde olmakla birlikte ou ortalama birka sayfadr. Divanlarn ekseriyetinde dbce bulunmamas, airler arasnda bu eserlere mukaddime yazma geleneinin yerlememesine ve mstensihlerin bunlar istinsah etme konusundaki isteksizliklerine balanmaktadr. Aslnda dbcesi bulunan divan nshalarnn ancak bir veya birkanda dbceye rastlanmas da bu gr dorulamaktadr (ayrca bk. DBCE). uar tezkirelerinin mukaddimeleri manzum-mensur uzun metinler olarak dikkat ekmektedir. Anadolu sahasnda ilk tezkire saylan Seh Beyin eserinin mukaddimesi alt, Latfnin otuz sayfa, Ahdnin Glen-i uarsnn mukaddimesi yedi varak, Knalzde Hasan elebiye ait Tezkiretuarnn mukaddimesi yetmi sayfaya yakndr. Bunlarda ok sanatl ifadelerle iir ve airlik hakknda din ve estetik deerlendirmeler yapld, eserin tertibi ve muhtevasna dair bilgi verildii, vlen kiiler hakknda mstakil iirler yazld grlmektedir.

BBLYOGRAFYA

Latf, Tezkire, s. 3-32; Acln, Kefl-af, II, 174; Ahmed Cevdet Paa, Beynl-unvn, stanbul 1289, s. 4-8, 32-34; Tahir zgr, Trke Dvn Dbceleri, Ankara 1990; Harun Tolasa, Klasik Edebiyatmzda Dvn nsz (Dbce)leri; Lami Dvn nsz ve (Buna Gre) Dvn iiri Sanat Gr, JTS, III (1979), s. 385-402; Mustafa Uzun, Besmele, DA, V, 538-539; Tevfik Rt Topuzolu, Fasll-hitb, a.e., XII, 216-217. Mustafa Uzun YEN TRK EDEBYATI. Tanzimat ncesinde baslan eserlerin mukaddimelerinde geleneksel uygulamann devam ettii, Tanzimattan sonra yaymlanan kitaplarda ise bunun daha belirli ve kategorik kalplara girdii dikkati eker. Bu dnemde yazlan kitaplarn mukaddimeleri mellif, eser ve okuyucu arasnda bir ara metin

oluturmu ve edeb-ilm eserlerin vazgeilmez bir paras haline gelmitir. Yine bu dnemde baslm baz kitaplarn i kapanda ve eser adnn hemen altnda mukaddimeye benzer ksa bilgilerin yer ald grlmektedir. XIX. yzylda mellif kitabn mahiyetine, konusuna, blmlerine, hangi ihtiyatan doduuna ve nasl hazrlandna dair bilgi verdikten sonra dnemin padiahna kranlarn ifade eden cmlelerle mukaddimeyi sona erdirir. II. Merutiyetten ve Cumhuriyetten sonra nsz ad da verilen mukaddimelerde teekkr fasl eserin ortaya kmasnda bizzat yardm gemi kiilere ynelir. Mellifin dnda ndiren, eserin yaymlanmasn salayan editrn bir mukaddime yazd da grlr. Mellifin vefatndan sonra bulunmu veya derlenmi eserlerde ise mukaddime yazma ii derleyiciye veya editre kalmtr. Tercmelerde de mellifin orijinal mukaddimesi dnda evirenin mellifi ve eseri tantc bir mukaddimesi bulunabilir. iir, roman, tiyatro gibi edeb almalarda mukaddime yaygn olmamakla birlikte zellikle XIX. yzylda yeni bir trn veya herhangi bir yeniliin ilkleri olma iddiasn tayan eserlerde bu yenilii aklayan bazan olduka uzun mukaddimeler yazlmtr. Nmk Kemalin Celleddin Harzemah adl tiyatro eserinin ilk nerinden sonra kaleme ald, ayr bir kitap halinde de yaymlanan Mukaddime-i Cell, mukaddime snrlarn aarak mellifin tiyatro ve edebiyat hakkndaki grlerini ifade eden bamsz bir alma hviyeti kazanmtr. Bunun gibi Abdlhak Hmidin Makber mukaddimesi ile Ahmed Himin Piyalenin ba tarafna koyduu iir Hakknda Baz Mlhazalar da trnn nemli metinlerindendir. Garip mukaddimesi de Orhan Veli ve arkadalarnn iir grlerinin bir beyannmesi zellii tar. Baz iir kitaplarnn ve antolojilerin manzum mukaddimeleri eseri okuyucuya hissettirmek maksadyla kaleme alnm, daha ok poetik deeri olabilecek metinlerdir. Mehmed kifin ilk Safahatndaki balksz beyitler, Tevfik Fikretin Rubb- ikestesinin bandaki kta ile Krilerime adl manzumesi, Ahmed Himin Piyale ve Gl Saatlerinin bandaki ktalar gibi. Ziy Paann bir antoloji olan Harbta yazd 795 beyitlik manzum mukaddime de muhtevas dolaysyla mukaddime mahiyetini amakta, deta btn bir divan iirini belli bal ahsiyetleriyle deerlendiren, giri mahiyetinde bir edebiyat tarihi zellii tamaktadr.

BBLYOGRAFYA

nsz, ML, IX, 767; nsz, TDEA, VII, 192-193. M. Orhan Okay

MUKADDME
) ( bn Haldnun (. 808/1406) tarih felsefesini, itima ve beer ilimleri temellendirdii toplum metafiziine dair eseri. Mellifin, yedi blmden meydana gelen dnya tarihi niteliindeki Kitbl-ber ve dvnlmbtede vel-aber f eyymil-Arab vel-Acem vel-Berber ve men erahm min evissulnil-ekber adl eserine giri olarak yazd Muaddimede, muhtemelen Fahreddin er-Rz geleneindeki el-mukaddimtn-nazariyye anlayndan hareketle tarih yazmnn n artlar kabul edilebilecek esaslar ve tarihin incelemesi gereken konular ele alnmaktadr. Muaddime tarih yazcl yntemini iermesinin yannda tarihin konusu olan eyleri var olmalar bakmndan inceledii iin bir ontoloji, toplumsal hayatn eitli yanlarn usul ve kavidiyle ele almas bakmndan bir siyaset, iktisat, eitim, ilim ve her eyden nce bir tarih felsefesi kitabdr (Abdurrahman Bedev, s. 63-67). lk bakta ansiklopedi karakteri gstermekle birlikte ansiklopedik bir eser olmayp insan ve onun vastasyla olup biten her eyi aklama iddiasn tayan, bn Haldnun umran ilmi adn verdii byk bir teori, varlkla irtibatn kopararak buhrana dm olan o dnemdeki slm toplumunun bu irtibat yeniden salamasna yardmc olmak amacyla gelitirilmi bir toplum metafiziidir. Fahreddin er-Rznin kelm felsefletirirken veya kelm felsefe ile mezcederken gelitirdii yntemi bn Haldn Muaddimede baz deiiklikler yaparak uygulamtr (Muaddime, III, 1164). Bu yntemin en nemli zellii, daha nceki rivayet ve grleri ciddi bir eletiri szgecinden geirdikten sonra bunlar tamamen yeni bir tasnif iinde usul, kavid ve havdis eklinde ele almasdr (el-Mebil-meriyye, I, 88-89). Bunlardan usul, her eyin kendilerine bal bulunduu ve kendilerinin kendi dnda baka bir eye bal olmad esaslar ifade ederken kavid, insanlarn kendileri zerinden usulle irtibat kurduu daha alt ilke ve kurallar belirtmektedir. Btn mesele, insanlarn her an kar karya bulunduu hadiselerin kaideler zerinden usulle irtibatlandrlmasdr ve btn dnce buna ynelik olarak gereklemektedir. bn Haldn, Rz ile ortaya ktn ve onun tarafndan gelitirildiini aka syledii bu yenilikleri eserinde uygulam, ancak usul ve kavidi Muaddimede, havdis ksmn Kitbl-berin dier ciltlerinde ele alm, nihayet kendi dnemini eserin sonuna ekledii otobiyografisi zerinden anlatmtr. Muaddime, tarih ilminin zhir ve btn cihetlerini ve bunlardan ikincisinin hikmetten saylmas gereken bir ilim olduunu izah eden bir girile balar ve alt blmden oluur. bn Haldn birinci blm usule ayrm, burada insan toplumu dedii umrann dayand esaslar ele almtr. Bu esaslar asabiyet, corafya ve nbvvet olarak sralanmaktadr. Asabiyet insanlarn hayatta kalmalarnn n art olan her trl dayanmay, corafya insanlarn iine doduklar, kendisiyle zorunlu biimde irtibat halinde bulunduklar ve bu sebeple tesirine mruz kalarak kendi varolularn bu tesir erevesinde srdrdkleri fizik evreyi ifade eder. Nbvvet, umran iin ilk ikisi kadar zorunlu olmasa da tahakkuk ettiinde dierleri gibi insanlar zorunlu biimde ekillendiren bir esas olarak ele alnmaktadr. Bu esaslarn her biri insan hayatna girii ve bu hayat ierisinde edindii yer asndan tasvir edilmektedir.

kinci ve nc blmler, insan toplumunun veya toplumsal hayatn zorunlu biimde gerekleen en temel iki kategorisi olan bedevlik ve hadarlik konusuna ayrlmtr. bn Haldn bedevlii almas zorunlu bir merhale diye kabul eder, ancak geriye dn olmayan bir merhale olarak ele almaz. te yandan hadarlik de kalc bir hal deildir ve zaman ierisinde bir zlmeye (fesad) ynelik olarak yaanr. Bu zlme neticesinde hadarler, genellikle bedevlerin istilsna urayp onlarn tekil edecei yeni bir hadrenin malzemesi olurlar. kinci ve nc blm, bir taraftan toplum teorisi gibi grnrken dier taraftan bir siyaset analizi ve bir siyas varlk eklinde devletin varlk ve ileyiinin metafizik tasviri olarak ortaya kmaktadr. nc blmde bn Haldn sadece dar anlamyla bir siyaset felsefesi gelitirmez, bunun tesinde slm toplumlarnn tarih geliimini esas alarak dindevlet ilikisini de tartr. Bu erevede dini devletin varl ve devam iin zorunlu kabul etmez, ancak ahlkn zorunlu olduunu belirtir. Fakat bu tesbitin bir peygambere ve onun getirdii vahye muhatap olmam insan topluluklar iin sz konusu edildiini, bir toplum vahye muhatap olmu ve bunu kabul etmise o toplumda vahyin corafya ve asabiyet gibi zorunlu bir esas haline geleceini syler. bn Haldnun konular ele al ekli baz aratrmaclar onun ampirist olduunu dndrecek kadar tasvirdir. Ancak onun yapt tasvirler dar anlamda bir gzlem olmayp fenomenolojik tasvir eklinde kavranmal ve metafizikte takip edilen bir yntem olarak dikkate alnmaldr (Muaddime, II, 521-842). Drdnc blm devletin ortaya kmasnn neticelerini ele alr. Bu neticeler esas itibariyle beldeler ve ehirlerden oluan yerleim birimleridir. Yerleim birimleri insan hayat iin btn ihtiyalar karlamay zorunlu klar; bir ihtiyac karlama tarz yeni ihtiyalar dourur. Bylece yerleim birimleri kendileriyle birlikte ayn zamanda pazarlarn ve ticar hayatn ortaya kmasna imkn hazrlar. Bu blmde bn Haldn yerleik hayatn ve zellikle ehirlerin ortaya kard imkn ve sorunlar ele alr. Burada yer alan konunun daha ayrntl biimde ilendii beinci blmde bn Haldn iktisad hayatn deerlerden r bir tasvirini yapmaya alr. Drdnc ve zellikle beinci blm dikkate alan birok iktisat tarihisi bn Haldnu iktisat ilminin kurucusu olarak kabul etmektedir (mesel bk. konomie aus Al-Muqaddima, nr. Daiber v.dr., Stuttgart 2000; ayrca Spenglerin bir makalesi iin bk. bibl.). Altnc blmde bilhassa slm toplumundaki ilimler ve eitim retimle ilgili konular ele alnmaktadr. bn Haldn ilimlerin umranda en son ortaya ktn, bu sebeple ilimlere dair konularn en son ele alnmasnn uygun olacan syler. bn Haldn hem el-beri hem Muaddimeyi, olaylar asllar ile irtibat ierisinde kavramay unutmu bulunan slm toplumuna bu hususta yardmc olmak amacyla kaleme almtr. Bu ynden eser slah ve tecdid literatr nitelii tar. Nitekim eitli aratrmaclar da Muaddimenin slm dnyasnda yaanan krizden k yolu aramak iin yazldn ifade etmitir. Eser her ne kadar dnya tarihinin girii olarak telif edilmise de bizzat mellifi tarafndan mstakil bir kitap muamelesi grm, daha sonra nirler, mtercimler ve aratrmaclar da genellikle onu mstakil eser eklinde deerlendirmitir (The Muqaddimah, trc. Rosenthal tercme edenin girii, I, s. LXVIII). Gerekten Muaddime, hem muhteva hem slp ve kullanlan terimler bakmndan Kitbl-berden farkldr. Dier ciltlerde daha ok rivayet slbunu kullanan bn Haldn, Muaddimede metafizik dahil olmak zere toplumsal hayat kendisine konu edinen birok disiplinin terimlerini yeni balamlar ierisinde ve metafiziin gerektirdii tasvir bir tarzda kullanmtr. Bu slp her ne kadar mutlak ekilde yeni olmasa da toplumsal alan sz konusu edildiinde olduka yenidir ve bu haliyle mellifin yeni bir ilim

(umran ilmi) tedvin etme iddias ile rtmektedir (kr. a.g.e., I, s. LXIX). Mellif, Muaddimenin ilk msveddesini 779 (1377) ylnda be ay iinde tamamladn ifade etmektedir (Muaddime, III, 1365). Daha sonra eser zerinde baz tashihler, eklemeler ve karmalar yapmtr. Kitabn tam olarak ne zaman tamamlandn sylemek olduka gtr. Muhtelif yazmalar inceleyen Rosenthal, bn Haldnun ilk msvedde zerinde almalarna devam ettiini, ancak bu almalarn btnn elden geirilmesi anlamnda bir redaksiyon olmayp eitli blmlerine dlen erh niteliinde eklemeler olduunu sylemektedir (The Muqaddimah, trc. Rosenthal, tercme edenin girii, I, s. CIV-CVII). Baz yazmalarda bulunmayan ve daha ok felsef bir ierik tayan hususlar daha sonra eklenmi olmaldr. bn Haldn eserini telif ederken bata tarih kitaplar ve siyaset teorisiyle ilgili eserler olmak zere ok sayda kaynaktan istifade etmi, bunlarn bir ksmndan iktibaslarda bulunmutur. Ancak onun yntem olarak faydaland kaynan Mvernnehir ilim gelenei ve zellikle Fahreddin er-Rz metafizii olduu sylenebilir (Muaddime, III, 1164). Bu sebeple Muaddimenin eski ve bilinen bir yntemi yeni bir alana, tarih ve toplum alanna uygulamak gibi olduka nemli bir ii baardn sylemek mmkndr. Eser Msrda, Kuzey Afrikada ve Endlste nemli takipiler bulmakla birlikte bn Haldn ve Muaddimenin en nemli takipileri Osmanl ilim dnyasnda ortaya kmtr. Kitabn byk bir ilgi grmesi bn Haldnla ilgili almalarn esas itibariyle Muaddime hakknda olmasyla birlikte dnldnde daha iyi anlalr. Bu sebeple bn Haldna dair almalarn ve bu konudaki literatrn byk lde Muaddime hakknda olmas, bn Haldnun etkisi diye ifade edilenlerin ayn zamanda Muaddimenin etkisi olarak grlmesini gerektirmektedir. Trkiye ktphanelerinde mevcut Muaddime yazmalarnn says eserin grd ilginin bir belirtisi eklinde kabul edilebilir (yazmalarn bir ksm iin bk. Ahmed Abdsselm, s. 9-17; ayrca The Muqaddimah, trc. Rosenthal, tercme edenin girii, I, s. LXXXVIII-XCIX; Abdurrahman Bedev, s. 142-161). Muaddimeye erh yazlmamas bir ilgisizlik olarak yorumlanabilirse de erh ve hiyelerin daha ok ders kitab zellii tayan eserlere yapld dikkate alndnda bunun yanltc bir hkm olduu sylenebilir. te yandan bn Haldnun takipilerinin bulunmas onun her eyi ile benimsendii anlamna gelmez. Muaddime, zellikle ilimler tasnifi ve eitim anlay asndan Osmanllarda takipi bulduu gibi devletlerin zaman ierisinde mrlerini tamamlayaca tezi en azndan aksi gsterilmesi gereken bir meydan okuma diye kavranmtr. Her eyden nce Muaddime Fahreddin er-Rz gelenei iinde telif edilmi olduundan yine ayn gelenekten beslenen Osmanl dncesinin en azndan esaslar itibariyle yabancs deildir (Fleischer, s. 48). Bu hususta Osmanl ulemsnn konumunu gstermek iin, Ktib elebi ve Nam gibi eserlerinde ondan dorudan iktibaslarda bulunan lim ve tarihilerin yannda Przde Mehmed Shib Efendinin Muaddimenin telifinden yaklak 350 yl sonra yapt tercmeyi incelemek yeterlidir. Bu tercme bir tr yeniden telif olduu iin ilk bakta, baz kelime ve terimlerde aynen brakldndan Arapadaki baz sz dizimi elerinin yer deitirmesi gibi grnse de gerekte bn Haldnun dncesinin ve Muaddimenin bir yeniden dnlmesi olarak nem arzetmektedir. Ktphanelerde ok sayda yazma nshas bulunan bu tercme, Osmanl ulemsnn eserle olan derin fikr irtibatnn da bir iareti olarak kabul edilebilir (bu konuda baz isimler iin bk. The Muqaddimah, trc. Rosenthal, tercme edenin girii, I, s. LXVI-LXVII; Mukaddime, trc. Uluda, tercme edenin girii, I, 188-191; Abdurrahman Bedev, s. 217-218).

Muaddimenin ok sayda neri yaplmtr. lk Arapa neri Nasr el-Hrn tarafndan Msrda (Bulak 1274), dier bir neri ise Etienne-Marc Quatremre tarafndan Prolgomnes dlbn-Khaldoun adyla cilt halinde Fransada (Paris 1858) gerekletirilmitir. Daha sonra Kitbl-berin ilk cildi olarak veya mstakil ekilde birok defa yaymlanmakla birlikte (mesel Kahire, ts.; nr. Derv Cveyd, 2. bs., Beyrut 1415/1995; Kahire, ts.) en gvenilir neri Ali Abdlvhid Vf tarafndan yaplmtr (ilk basks Kahire 1958; bu nerin bir deerlendirmesi iin bk. Mukaddime, trc. Uluda, tercme edenin girii, I, 174-175; yaplan muhtelif neirler iin bk. Abdurrahman Bedev, s. 265-270). Muaddimenin tamamna yakn ksmnn ilk tercmesi, Przde Mehmed Shib Efendi tarafndan 1143 (1730-31) ylnda gerekletirilerek I. Mahmuda takdim edilmitir. Bu srada ok sayda nshas incelenip eserin tam bir tercmesi yaplmaya allmtr. Ancak mtercim eserin ilimlere ayrlm olan altnc blmn tercme edememitir. Bu blmn feriz ilmine kadar olan ksmn smil Ferruh Efendi Trkeye evirmi ve bu haliyle ilk neri yapldktan sonra (Bulak 1274; stanbul 1275) altnc kitap Ahmed Cevdet Paa tarafndan yeniden tercme edilmitir (stanbul 1277). Muaddimenin daha sonra da Trkeye evirileri yaplmtr. Bunlardan en nemlileri Zakir Kadiri Ugan ile (Mukaddime, I-III, Ankara 1954) Sleyman Uludan (Mukaddime, I-II, stanbul 1982) evirileridir. Bunlarn yannda Turan Dursun (Mukaddime, I-II, Ankara 1989) ve Halil Kendir de (Mukaddime, I-II, stanbul 2004) eseri tercme etmitir. Batda kendi trnde herhangi bir yerde ve zamanda herhangi bir zihin tarafndan yaratlm en byk eser diye tanmlanan (Toynbee, III, 322) Muaddimeden iktibaslar ve tercmeler XVIII. yzyln son yarsnda balam ve XIX. yzylda artarak devam etmitir. lk defa Franszcaya tam evirisi Mac-Guckin de Slane tarafndan gerekletirilmitir (I-III, Paris 1862-1868). Mtercim bu eviriyi Przde Mehmed Shib Efendinin tercmesiyle karlatrarak yaptn belirtmektedir (Le Prolgomnes dIbn Khaldoun, tercme edenin girii, I, s. CXIV). Muaddimeyi daha sonra Vincent Monteil yeniden Franszcaya (I-III, Beyrut 1967), Franz Rosenthal ngilizceye (I-III, London 1958) tercme etmitir. Bu tercmeden nce Charles Issawi tarafndan yaplan semeler An Arab Philosophy of History: Selections from the Prolegomena of Ibn Khaldun of Tunis adyla neredildii gibi (London 1950) Rosenthalin tercmesinden N. J. Dawoodun yapt bir ihtisar da defalarca baslmtr (The Muqaddimah, London 1967, 1978, 1987, 9. bs., Princeton 1989). Eserin byk bir ksm Annemarie Schimmel tarafndan Almancaya evrilerek Ibn Chaldun: Ausgewaehlte Abschnitte aus der muqaddima ismiyle yaymlanm (Tbingen 1951), son zamanlarda Matthias Paetzold Buch der Beispiele adyla yine ksmen tercmesini yapmtr (Leipzig 1992). Muaddime ayrca Latince, talyanca, Urduca, Hinte, Portekizce, brnce ve Farsa gibi ok sayda dile tamamen veya ksmen tercme edilmitir (bu tercmelerin bir ksmnn listesi iin bk. Mukaddime, trc. Uluda, tercme edenin girii, I, 175-176).

BBLYOGRAFYA

bn Haldn, Muaddimet bn aldn (nr. Ali Abdlvhid Vf), Kahire 1401, I-III; a.mlf., Les

Prolgomnes dIbn Khaldoun (trc. de Slane), Paris 1934, G. Boutholn nsz, I, s. VII-XXIV; ayrca bk. tercme edenin girii, I, s. XVII-CXVI; a.mlf., The Muqaddimah (trc. F. Rosenthal), London 1958, tercme edenin girii, I, s. XXIX-CXV; a.mlf., a.e. (trc. Sleyman Uluda), stanbul 1988, tercme edenin girii, I, 17-195; a.mlf., konomie aus Al-Muqaddima (nr. ve trc. Daiber v.dr., ed. K. D. Grske v.dr.), Stuttgart 2000; Fahreddin er-Rz, el-Mebil-meriyye (nr. Muhammed el-Mutasm-Billh el-Badd), Beyrut 1410/1990, I, 88-89; A. Toynbee, A Study of History: The Growth of Civilizations, New York 1962, III, 322; Zeki Velid Togan, Tarihte Usl, stanbul 1969, s. 157-166; Abdurrahman Bedev, Melleft bn aldn, Libya-Tunus 1979, s. 63283; C. Fleischer, Royal Authority, Dynastic Cyclism and Ibn Khaldunism in Sixteenth Century Ottoman Letters, Ibn Khaldun and Islamic Ideology (ed. B. Lawrence), Leiden 1984, s. 46-68; Ahmed Abdsselm, Maut bn aldn f mektebti Trkiye, Tunus 1985; R. Wrsch, Kitb alIbar, Grosses Werklexikon der Philosophie (ed. Fr. Volpi), Stuttgart 2004, I, 735; J. J. Spengler, Economic Thought of Islam: Ibn Khaldn, Comparative Studies in Society and History, VI/3, Cambridge 1964, s. 268-306; Cengiz Tomar, bn Haldn, DA, XX, 9-10. Tahsin Grgn

el-MUKADDME fit-TEVHD
(bk. AKADs-SENS).

el-MUKADDMETl-CURRMYYE
) ( bn currmun (. 723/1323) Arap gramerine dair muhtasar eseri (bk. BN CURRM).

el-MUKADDMETl-CEZERYYE
) ( bnl-Cezernin (. 833/1429) tecvid ilmine dair manzum eseri (bk. BNl-CEZER).

MUKADDMETl-EDEB
) ( Zemaher (. 538/1144) tarafndan yazlan szlk. Tefsir, hadis, kelm, dil ve edebiyat limi Zemahernin Arapa renmek isteyen Hrizmahlar Devleti Hkmdar Atsz b. Muhammed iin kaleme ald eser Arapa kelimelerle ksa cmlelerden oluan bir szlktr. Zemahernin muhtemelen lmnden birka yl nce yazd Muaddimetledeb isimler, fiiller, harfler, isim ekimi ve fiil ekimi olmak zere be blme ayrlr. simler blm eserin drtte birini, fiiller blm drtte n oluturur. Dier blmler ise birka sayfadan ibarettir. simler blmnde kelimeler konularna gre sralanm ve her ismin okluk ekli de kaydedilmitir. Bu blm u konulardaki kelimeleri ierir: Zaman kavramlar, gkyz, yeryz, madenler, yollar ve yolculuklar, su ve sularda yaayan varlklar, bitkiler, iekler, tarm, meyve ve sebzeler, yerleim birimleri, canl varlklar ve eitli soyut kavramlar, din terimler, zanaatlar, meslekler ve bunlarla ilgili aletler, eczahane ve bakkaliye nesneleri, yemekler, giyim kuam, saylar, at ve silhlar, evcil ve yabani hayvanlar, kular, renk isimleri. Zamirler, zarflar, nlemler ve dier baz gramer unsurlar da bu blmde incelenmitir. Fiiller blmnde, fiiller bab denen kalplara gre az harflilerden ok harflilere doru gruplandrlm, her bab kendi iinde ilgili fiilin harflerinin trne ve Arapada uygulanan alfabetik sraya gre dzenlenmitir. Ayrca her fiilin masdar ve gerekiyorsa geni zaman kipi de gsterilmitir. Harfler blmnde isim ve fiil dnda kalan dier gramer unsurlarna yer verilmi, son iki blmde isim ve fiil ekimleri ele alnmtr. Muaddimetl-edebde kelime, ibare ve ksa cmlelerden oluan Arapa metnin altnda nshalarn ounda tercmeler bulunmaktadr. Bunlarn nemli bir ksm Trke (Hrizm Trkesi), Farsa, ikisi XIV. yzyldan itibaren unutulan ran dili Hrizmce, biri Moolca satr alt tercmelidir. Eserin mellif nshas elde bulunmadndan bu tercmelerin Zemaherye ait olup olmad bilinmemektedir. J. G. Wetzstein ile onun grne katlan Carl Brockelmann, Muaddimetl-edebi Arapa-Farsa szlk sayarken Zeki Velidi Togan Trkeyi de dikkate alr. Nuri Ycenin eserin eitli nshalar zerinde yapt aratrmalarda u noktalar ne kmaktadr: Zemaher, eseri Arapa renmek isteyen Atsz b. Muhammede ithaf ettiine gre satr alt tercmelerini de onun ana dili olan Trke ile vermi olmaldr. Nitekim eserin en eski nshalar Arapa metnin Trke veya Trke arlkl tercmelerini iermektedir. Bu durum, Trke satr alt tercmelerin bizzat mellif tarafndan yaplm olabileceini dndrmektedir. Zemaher nsznde Atszn yce adnn her zaman, her yerde ve btn dillerde anlmasn istediini kaydetmektedir. Burada btn diller ifadesiyle o devirde ilim dili olan Arapa yannda Hrizm blgesinde bilinen Trke, Farsa ve Hrizmceyi de kastetmi olmaldr. Btn bunlar dikkate alndnda Zemaher, eer Muaddimetl-edebe Arapann dnda bir dille satr alt tercme yazmsa bunun ncelikle Hrizm Trkesi ile olmas gerektii ortaya kmaktadr. Ancak o zamanlarda Hrizm blgesinde yaygn bir dil olan Farsa ile de tercme vermi olmas muhtemeldir. Muaddimetl-edebin gnmze ulaan en eski nshalar XIII-XV. yzyllara aittir. Bunlarn says

yirmiden fazla olup ou Hrizm Trkesi, bazlar da Farsa satr alt tercmelidir (Mukaddimetledeb, neredenin girii, s. 9). Daha sonra istinsah edilen nshalardaki tercmeler ise Farsa, aatayca ve Osmanl Trkesiyledir. Muaddimetl-edeb, yedi nshasna dayanlarak ilk defa Arapa-Farsa metin ve Arapa-Latince indeksle birlikte J. G. Wetzstein tarafndan yaymlanmtr (Samachscharii Lexicon arabicum persicum, I-II, Leipzig 1844-1850). shak Hocas Ahmed Efendinin 1117 (1705) ylnda Aksal-ereb f tercemetil-Mukaddimetil-edeb adyla Osmanl Trkesine yapt eviri bu tarihten 190 yl sonra baslabilmitir (I-II, stanbul 1313; bk. AKSAlEREB). A. Fitretin 1926da Buharada bn Sn Ktphanesinde rastlad Farsa, aatayca ve Moolca tercmeli bir nshay Nicholas Poppe neretmitir (Mongolskiy slovar Mukaddimat aladab, I-III, Moskova-Leningrad 1938-1939, III. cilt indeks). Zeki Velidi Togan, Konyada bulduu ran dili Hrizmce satr alt tercmeli nemli bir nshay tpkbasm ile birlikte yaymlam (Horezmce Tercmeli Muqaddimat al-adab, stanbul 1951), Johannes Benzing bu nsha zerinde alarak Hrizmce, Arapa, Farsa transkripsiyonlu metni Latince ve Almanca evirisiyle birlikte neretmitir (Das chwaresmische Sprachmaterial einer Handschrift der Muqaddimat al-adab von Zamaxsar, Wiesbaden 1968). Benzing her iki nshadaki Hrizmce malzemeyi daha sonra bir dizinde toplamtr: Chwaresmischer Wortindex. Mit einer Einleitung von H. Humbach. Herausgegeben von Z. Taraf (Wiesbaden 1983). M. Kzm mm, ran Meclis Ktphanesindeki yedi nshann Arapa metin ve Farsa evirilerini yaymlamtr (Prev-i Edeb y Muaddimetl-edeb, I-III, Tahran 1342-1343 h./ 1963-1965). Muaddimetl-edebdeki Hrizm Trkesi dil malzemesi zerine A. N. Borovkov, Karl Heinrich Menges, Ananiasz Zajaczkowski gibi ilim adamlar eitli makaleler yazmtr (geni bilgi iin bk. Mukaddimetl-edeb, neredenin girii, s. 12-14). Hrizm Trkesini ieren en kapsaml yaym Nuri Yce yapm (Mukaddimetl-edeb [Zemaher], Hvrizm Trkesi ile Tercmeli uter Nshas, Ankara 1988, 1993) ve nshalardaki ndir kelimelerle ilgili aratrmalarn u makalelerde ele almtr: Neu festgestellte Wrter und Wortbedeutungen im Choresmtrkischen (I) (CAJ, XXVI/3-4 [1982], s. 301-308); (II) (Religious and Lay Symbolism in the Altaic World and Other Papers [Wiesbaden 1989], s. 434-442); (III) (TM, XX [1997], s. 453-461); Zemahernin Mukaddimetl-edebinde geen problemli birka kelime (Uluslararas Trk Dili Kongresi 1988, Ankara 1996, s. 251-254). Muaddimetl-edeb Arapa, Farsa ve Orta Trke sz varl bakmndan zengin bir hazine niteliindedir. zellikle Mvernnehir ve evresindeki Trk lehelerinin baz ndir kelimelerini iermesi nemini daha da arttrmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Zemaher, Mukaddimetl-edeb (haz. Nuri Yce), Ankara 1988, ayrca bk. neredenin girii, s. 9, 12-14; Kef-unn, II, 1798; Serks, Mucem, II, 974; Brockelmann, GAL, I, 291; Suppl., I, 511; N. Poppe, Eine viersprachige Zamaxari-Handschrift (I): Das aataitrkische Sprachmaterial, ZDMG, CI (1951), s. 301-332; Zeki Velidi Togan, Zimahernin Dou Trkesi ile Tercmeli Mukaddimetl-edebi, TM, XIV (1964), s. 81-92; Nuri Yce, ez-Zemaher el-Hvrizm, Hayat ve Eserleri, TDED, XXVI (1993), s. 305-309; a.mlf., Zemaher, A, XIII, 512-513.

Nuri Yce

MUKADDMET BNs-SALH
) ( bns-Salh e-ehrezrnin (. 643/1245) usl-i hadse dair mehur eseri. Tam ad Marifet envi ilmil-ad olup Ulml-ad ve Aal-emel ve-ev f ulmi adir-Resl diye de bilinen eserini bns-Salh, Erefiyye Drlhadisinde hocala balad 630 (1233) ylndan itibaren kaleme almaya balam, yazd ksmlar talebelerine iml etmi ve almasn 634te (1237) tamamlamtr. Mellif Rmhrmznin el-Muaddil-flna, Hkim en-Nsbrnin Marifet ulmil-adine Hatb el-Baddnin bata el-Kifye ve el-Cmi lialr-rv adl eserleri olmak zere onun usl-i hadsin hemen her konuyla ilgili kitaplarna ve dier usul almalarna dayanarak meydana getirdii eserinde Hkim en-Nsbrnin elli iki blm halinde ele ald hadis konularn altm bee karm ve bu alma yazld dnemde usl-i hadsin yeniden ihyas olarak kabul edilmitir. Eserin mukaddimesinde hadis ilminin ve onunla megul olanlarn deerinden, bu ilmin dier ilimler iin tad nemden sz eden mellif insanlarn hadis dinleyip yazmakla yetindiklerini, hadisleri anlamaya gayret etmediklerini, iyi yetimi muhaddislerin azaldn grdkten sonra eserini kaleme almaya karar verdiini sylemektedir. Ardndan ele ald sahih, hasen, zayf, merf, mevkuf, makt, mrsel, mudal, mevz hadis; sem, kitbet, marifet dbil-muhaddis, muhtelifl-hads, sahbe, elkbl-muhaddisn, evtnr-ruvt, marifet esbbil-hads gibi konularn fihristini kaydetmektedir. Her konuya dair eitli tarifler verildikten sonra bunlarn en dorusuna iaret edilen eserde bazan da herhangi bir tercih yaplmamtr. nemli grlen baz bilgiler fevid mhimme ve tefrt gibi balklar altnda ayrca zikredilmi, her blmden sonra o konuda yazlan eserlerin adlar kaydedilmitir. bns-Salh daha nceki usulclerin aksine bilgileri senedsiz olarak nakletmitir. Zeynddin el-Irknin usl-i hadse dair en deerli alma kabul ettii, buna karlk bn Hacer elAskalnnin daha nceki eserleri gzel zetlemekle birlikte tertibinin iyi olmadn syledii Muaddime, sahasnda ilk derli toplu eser olduu iin byk ilgi grm, zerinde erh, ihtisar, ikmal vb. almalar yaplmtr. Bu almalarn bir ksm erh diye anlmakla beraber bunlarn nemli bir blm hiye mahiyetindedir. Moultay b. Kl Ilu bni-alnda mellife baz eletiriler yneltmitir. Bedreddin ez-Zerke, en-Nket al Muaddimeti bni-al adl eserinde (I-III, nr. Zeynelbidn b. Muhammed Belfreyc, Riyad 1419/1998) Muaddimede okunmas veya anlalmas zor olan ksmlar halletmek, hatal aktarldn dnd yerleri tashih etmek ve bns-Salhn grlerine katlmad yerlerde kendi grn belirtmek suretiyle eseri erhetmitir. Zeynddin elIrk esere dair biri manzum olmak zere iki alma yapm, et-Tayd vel- lim ulia ve ulia min Muaddimetibni-al (Nket bni-al) adn verdii birinci eserinde (dieri iin a.bk.) bns-Salhn tertibini aynen koruyarak yer yer aklamalar yapm, bazan itirazlarn belirtmi, bazan da bns-Salha yneltilen eletirileri cevaplandrmtr (I-II, Kahire 1353; I-II, Beyrut, ts. [Dr ihyit-trsil-Arab]; nr. Muhammed Rgb et-Tabbh, Halep 1350; Beyrut 1405; nr. Abdurrahman Muhammed Osman, Medine 1389; Kahire 1389/1969, 1400/1980; Beyrut

1401/1981; Beyrut 1412/1991. sme Abdullah Hayyt eser zerinde bir doktora almas yapmtr [1408/1987, Cmiat mmil-kur klliyyet-era]). bn Hacer el-Askaln de Irknin bu eserdeki elli kadar grn tenkit etmek zere el-f bi-tekmlin-Nket al bni-aln kaleme almtr. Muaddimeyi muhtemelen ilk defa Nevev rd ullbil-ai il marifeti sneni ayrilali (s.a.) adyla ihtisar etmi (I-II, nr. Abdlbr Fethullah es-Selef, Medine 1408/1987; nr Nreddin Itr, Dmak 1408/1988), ardndan bu eserini et-Tarb vet-teysr li-marifeti snenilberin-ner ismiyle ikinci defa zetlemitir (Paris 1320 [Franszca tercmesiyle birlikte]; Kahire 1351, 1388; Beyrut 1405; nr. Abdullah mer el-Brd, Beyrut 1406/1986). Kitab ayrca William Marais Franszcaya evirmitir (Le Taqrib de en-Nawawi, traduit et annot, JA, 9e srie XVI [1900], s. 315-346, 478-531; XVII [1901], s. 101-149, 193-232, 524-540; XVIII [1901], s. 61-146). Byk ilgi gren et-Tarbi Zeynddin el-Irk, Burhneddin brhim b. Muhammed el-Kabkb, emseddin es-Sehv gibi limler erhetmi, fakat Sytnin Tedrbr-rv f eri TarbinNevevsi daha ok ilgi grmtr (Kahire 1307; nr. Abdvehhb Abdllatf, I-II, Kahire 1385/1966; I-II, Medine 1392, 1396; I-II, Beyrut 1399, 1409; I-II, Riyad 1400; nr. zzet Ali Atyye, I-II, Kahire 1400-1405; nr. Ahmed mer Him, I-II, Beyrut 1409; nr. Eb Kuteybe Nazar Muhammed el-Fryb, I-II, Beyrut 1414/1994). Muaddimet bni-al ihtisar almalar daha sonralar devam etmi, Bedreddin bn Cema ona nemli aklama, dzeltme ve ilveler yaparak almasna el-Menhelr-rev f ulmil-adin-nebev adn vermi (nr. Muhyiddin Abdurrahman Ramazan, Dmak 1406/1986; Beyrut 1990), torunu bn Cema Muhammed b. Eb Bekir bu eseri el-Menhecs-sev ismiyle erhetmitir. Ardndan Tb el-ula f ulil-ad (nr. Subh es-Smerr, Badat 1391/1971; Beyrut 1985), bnl-Lebbn Mutaru Ulmil-ad (Kitb f Ulmil-ad), Aleddin bnt-Trkmn el-Mnteab f Ulmil-ad (Mutaaru Ulmil-ad, Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 390; ehid Ali Paa, nr. 2762, vr. 90a-115a; Mektebetl-esed [Dmak], Mustalahul-hads, nr. 13509) adl almalarn kaleme alm, EblFid bn Kesr tiru Ulmil-adinde (eru tiril-ad) esere nemli ilveler yapm (nr. Salh Muhammed Muhammed Uveyda, Beyrut 1409/1989), Ahmed Muhammed kir bu muhtasar el-Bil-a adyla erhetmitir (Kahire 1355, 1370, 1377/1958; Beyrut 1387; RiyadDmak 1414/1994, 1417/1996; nr. Ali b. Hasan b. Ali el-Haleb, I-II, Riyad 1415/1995, Nsrddin el-Elbnnin notlaryla). bnl-Mlakkn, el-Muni f ulmil-adinde (I-II, nr. Abdullah Ysuf el-Ced, Riyad 1413/1992) eseri ihtisar ederken onu yeniden dzenleyip ilveler yapm, daha sonra bu almasn et-Tekire ismiyle bir daha zetlemitir (nr. Ali Hasan Ali Abdlhamd, Amman 1408). mer b. Resln el-Bulkn, Mesinl-l f tamni Kitbi bnial adn verdii muhtasarnda (nr. ie Abdurrahman, Kahire 1394/1974) bns-Salhn eserine be blm daha ekleyerek hadis ilimlerinin saysn yetmie karm, Bulknnin talebesi bn Habb diye tannan Ebl-z Thir b. Hasan el-Haleb de Mesinl-l nazma ekmitir. Eserin tertibini beenmeyen bn Hacer el-Askaln onu 812de (1409) Nubetl-fiker ismiyle yeniden dzenleyip ihtisar etmi (Kahire 1303 [Mecm mtemil al resili el adyla bnlCezernin Nebe min ediye nebeviyye ve Birgivnin Mualaul-adi ile birlikte], 1352/1934, 1357/1938; Lahor 1305 [tabask]; Delhi 1328, 1905 [Snen bn Mce ve dierleriyle birlikte], 1332/1913, stanbul 1329) ve esere krk kadar blm eklemi, ardndan bu almasn Nzhetnnaar f tavi Nubetil-fiker adyla erhederek 818de (1415) tamamlamtr (nr. W. Nassau Lees v.dr., Kalkta 1279/1862; Kahire 1252 [Ezher limlerinden oluan bir komisyon tarafndan], 1301,

1308, 1323, 1327, 1352, 1353, 1368, 1395/1975, 1401 [shak Azzzun notlaryla birlikte], 1411/1990; stanbul 1288, 1305, 1327; Delhi 1332; Cavnpr 1339/1920; Cidde 1406/1986; Beyrut 1406/1986 [bn Abdlhak el-Baddnin avidl-ul ile birlikte], 1409 [Salh Muhammed Muhammed Uveydann notlaryla birlikte]; Riyad 1416/1996 [el-Manmetl-Beyniyye ile]; nr. Muhammed Gys es-Sabb, Dmak 1399; nr. Nreddin Itr, Dmak 1413/1992; nr. Amr Abdlmnim Selm, Kahire 1415/1995). Nubetl-fiker ve erhi, usl-i hads konularn zl bir ekilde ele almas yannda mellifinin hreti sebebiyle byk ilgi grm, medreselerde ders kitab olarak okutulmu, bu iki eser zerine muhtasarlar, erhler ve hiyeler yazlm, manzum hale getirilmi ve eitli dillere tercme edilmitir. bn Hacer el-Askalnnin ada Kemleddin Eb Abdullah Muhammed b. Muhammed b. Hasan e-mnn Nubetl-fikeri mellifinden nce 817de (1414) Behcetn-naar, bn Hacer el-Askalnnin olu Ebl-Mel Bedreddin Muhammed de Netcetn-naar adyla erhetmitir. Ayrca eser zerinde Muhammed b. Abdullah el-Haranin Mnteher-rabe f alli elfin-Nube (Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 664) ve smil Hakk Bursevnin eru Nubetil-fiker (Bursa Eski Yazma ve Basma Eserler Ktp., Genel, nr. 35-37 [mellif hatt]; Sleymaniye Ktp., Kasidecizde Sleyman Srr, nr. 46, Pertevniyal, nr. 186-187; Beyazt Devlet Ktp., nr. 804) adl almalarnn bulunduu bilinmektedir. Nubetl-fiker ve erhi zerine birok hiye yazlmtr. Bunlardan bn Kutluboann el-avll-mbteker al eri Nubetil-fiker (iye al erin-Nube, iye al Nzhetin-naar) (Drl-ktbilMsriyye, Talat, Hadis, nr. 165; Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 672, Serez, nr. 620, ehid Ali Paa, nr. 336, 348), Ali el-Krnin eru eri Nubetil-fiker f mualati ehlil-eer (stanbul 1327; Beyrut 1398; nr. Muhammed Nizr Temm - Heysem Nizr Temm, Beyrut, ts. [Drl-Erkam], Abdlfetth Eb Guddenin giriiyle birlikte), Muhammed Abdrraf el-Mnvnin el-Yevt ved-drer eru eri Nubetil-fiker (nr. Eb Abdullah Reb b. Muhammed es-Sud, I-II, Riyad 1411/1991, 1413/1993; Mnvnin bundan daha hacimli Netcetl-fiker f eri Nubetil-fiker adl bir eseri daha vardr), brhim b. brhim el-Leknnin al-vaar min Nzhetin-naar f tavi Nubetil-fiker (yazma nshalar iin bk. Drl-ktbil-Msriyye, nr. 275), Muhammed Ekrem b. Abdurrahman en-Nasrpr es-Sindnin mnn-naar eru Nubetil-fiker (nr. Eb Sad Gulm Mustafa el-Ksm, Haydarbd, ts. [Haydar Press]), Muhammed b. Abdlhd esSindnin Behcetn-naar al Nubetil-fiker (Mektebet medreseti Ber Aa [Medine], Usllhads, nr. 7), Kemleddin bn Eb erfin iye al erin-Nube (Netcetn-naar f eri Nubetil-fiker [Hac Selim Aa Ktp., nr. 147], Tala al erin-Nube [Sleymaniye Ktp., Hekimolu Ali Paa, nr. 1573]), Muhammed Abdullah et-Tnk el-Ahmed el-Hindnin dddrer f cdi Nzhetin-naar (Delhi 1332), Abdullah b. Hseyin Htr es-Semn el-Adevnin iyet Lad-drer bi-eri metni Nubetil-fiker (Kahire 1323, 1356/1938) adl hiyeleri ve Ali b. Hasan b. Ali b. Abdlhamd el-Haleb el-Esernin en-Nket al Nzhetin-naar f tavi Nubetil-fiker isimli almas (Demmm 1416/1995) zikredilebilir. Radyyddin bnl-Hanbel Menun-Nube al erin-Nube adl hiyesini afvl-eer f afvi ulmil-eer ismiyle ihtisar etmi (Kahire 1326; nr. Abdlfetth Eb Gudde, Beyrut 1408), Muhammed Murtaz ezZebd de muhtasarna Blatl-erb f mualai ril-abb adn vermitir (Kahire 1326; nr. Abdlfetth Eb Gudde, Beyrut 1408, afvl-eerle birlikte). Nubetl-fikeri nazmen ifade etme gayretleri asrlar boyu devam etmi, eseri ilk defa erheden Kemleddin e-mnn onu er-Rtbe f erin-Nube (Namu Nubetil-fiker) adyla nazmetmi (nr. Muhammed b. mer Sem el-Cezir, Breyde 1415/1994), Takyyddin e-mnn de babasnn bu almasn el-lir-rtbe f eri namin-Nube ismiyle erhetmitir (Drl-ktbil-Msriyye, nr. 449; Teymriyye, nr. 163, B.

23.336). zzeddin el-Askaln manzum almasna Nzhetn-naar nam Nubetil-fiker (Drlktbil-Msriyye, Mecmu Talat, nr. 880), Burhneddin bn Eb erf Namu Nubetil-fiker, Eb Hmid b. Ebl-Mehsin Ysuf b. Muhammed el-Fs dd-drer f nami Nubetil-fiker adn vermi, Emr es-Sann Nubetl-fikeri aabs-skker ismiyle manzum hale getirmi, ardndan onu sbll-maar adyla erhetmi, bu erh Muhammed Refk el-Eser tarafndan yaymlanmtr (Riyad 1417/1996). aabs-skkeri Abdlkerm Murd el-Eser Saul-maar adyla erhetmitir (Mekke 1380; Medine 1405). Nubetl-fikerin Trke tercmeleri arasnda Muhammed b. mer elskilibnin Tercemei Nuhbetil-fiker (Edirne Selimiye Ktp., nr. 911; Ktp., TY, nr. 1668), Ahmed b. Abdullah b. Ali Ftih el-Arsnin Tercemei Nuhbetil-fiker (stanbul 1261, 1327) ve Abdnnfi ffet Efendinin el-Eserl-muteber (Enfaul-eser) f tercemei Nuhbetil-fiker (Mamretlazz 1301) adl eserleri saylabilir. Talt Koyiit, Nzhetn-naar Hadis Istlahlar Hakknda Nuhbetl-fiker erhi adyla Trkeye evirmitir (Ankara 1971). Muaddimet bni-al zerinde tannm muhaddislerin manzum almalar bulunmaktadr. bns-Salhn talebesi am Kdlkudt Eb Abdullah ehbeddin Muhammed b. Ahmed b. Hall el-Huveyy Aal-emel ves-sl f ulmi adir-Resl adl urczesini meydana getirmi (Manmet bn all, Drl-ktbil-Msriyye, Mustalah, nr. 256), Zeynddin el-Irk, ksaca el-Elfiyye diye anlan Tebratl-mbted ve tekiretl-mnteh isimli almasnda (et-Tebra vet-tekire, nr. Mahmd Reb, Kahire 1355/1937) hadis usul konularnn kolayca ezberlenebilmesi iin eseri bns-Salhn tertibine uyarak 1002 beyitte zetlemi ve bunu daha sonra Fetul-mu bi-eri Elfiyyetil-ad adyla erhetmitir (Leknev 1303/1885, tabask; nr. Salh Muhammed Muhammed Uveyda, Beyrut 1413). el-Elfiyyeyi emseddin es-Sehv, Bik, Zekeriyy el-Ensr, Emr Pdiah, Muhammed Abdrraf el-Mnv ve chr gibi limler de erhetmitir (DA, XI, 29). bn Hacer el-Askaln, bu esere olan itirazlarn ortaya koymak zere en-Nket alel-Elfiyyeyi kaleme almaya balam, fakat bu alma yarm kalmtr (Syt, s. 47). Muaddimeyi Syt de Namd-drer f ilmil-eer (Elfiyyetl-ad) adyla 1000 beyitte zetlemi (nr. Ahmed b. Ysuf el-Kdir, Dmak 2000, Zeynddin el-Irknin Elfiyyesiyle birlikte), ardndan bunu el-Barlle zear f eri Elfiyyetil-eer ismiyle erhetmi, Sytnin Elfiyyesini de Muhammed b. Ali b. dem b. Ms el-Vellv sf evil-vaar bi-eri Namid-drer adyla erhetmitir. Muaddime pek ok defa yaymlanmtr (nr. Abdlhay el-Leknev, Leknev 1304 [tabask], 1314; Kahire 1326; Bombay 1357 Dmak 1392; nr. Muhammed Rgb et-Tabbh, Halep 1350 [Zeynddin el-Irknin erhiyle birlikte], Tabbh bu iki eser zerindeki taliklerine el-Mib al Muaddimeti bni-al adn vermitir; nr. Nreddin Itr, Medine-Halep 1386/1966, 1392; Dmak 1404, 1406; Beyrut 1398; nr. ie Abdurrahman, Kahire 1974, 1411/1990; Sse 1988).

BBLYOGRAFYA

bns-Salh, Ulml-ad, neredenin girii, s. 17-22; a.e.: Muaddimet bni-al ve Mesinl-l (nr. ie Abdurrahman), Kahire 1411/1990, neredenin girii, s. 39, 52-62; bn

Hacer el-Askaln, eru Nubetil-fiker (nr. Nreddin Itr), Dmak 1413/1992, neredenin girii, s. 18-22, 35-36; Syt, Naml-iyn (nr. Philip K. Hitti), New York 1927, s. 47; Radyyddin bnl-Hanbel, afvl-eer f afvi ulmil-eer (nr. Abdlfetth Eb Gudde), Beyrut 1408, neredenin girii, s. 17-30; Ali el-Kr, eru eri Nubetil-fiker f mualati ehlil-eer (nr. M. Nizr Temm - Heysem Nizr Temm), Beyrut, ts., neredenlerin girii, s. 106-116; Kef-unn, I, 465; II, 1161-1163, 1936-1937; Kettn, er-Risletl-mstetrafe (zbek), s. 432-434; Brockelmann, GAL, I, 440-442; Suppl., I, 610-612; Drl-ktbil-Mriyye, Fihristl-mat I: Mualaulad, Kahire 1375/1956, s. 160-161, 175-176, 223, 258-259, 275, 318; kir Mahmd Abdlmnim, bn acer el-Asaln ve dirset muanneftih ve menhecih ve mevridih f kitbihil-be, Badad 1978, I, 288-299; Mahmd et-Tahhn, el-f el-ab el-Badd ve eeruh f ulmil-ad, Beyrut 1401/1981, s. 450-461, 474-477; Halil brahim Kutlay, el-mm Al el-r ve eeruh f ilmil-ad, Beyrut 1408/1987, s. 170-173; Slihiyye, el-Mucemmil, II, 157-158; III, 464-465; Mcteba Uur, Hadis limleri Edebiyat, Ankara 1996, s. 145-148; a.mlf., el-Elfiyye, DA, XI, 29. M. Yaar Kandemir

MUKALLD
(bk. TAKLD).

MUKANNA el-HORASN
() (. 161/778 [?]) Abbsler devrinde Mvernnehirde peygamberlik ve ilhlk iddiasyla ortaya kan isyanc. Ad At, Hakm, Him b. Hakm ve Him b. Hakm olarak kaydedilmektedir. Ancak Abbslerle giritii savalarda taraftarlarnn kendisinden Ey Him, bize yardm et! diye niyazda bulunmalarndan adnn Him olduu anlalmaktadr. aln yzne rtt yeil bir rt (kna) veya altn bir pee ile gizledii iin Mukanna (rtl) lakabyla hret bulmutur. Aslen Belhli olup genlik yllarnda Merv yaknlarndaki Kve (Kze, Kre) kyne yerleen Mukannan kassrlk yapt, sihirle urat ve bu dnemde Eb Mslim-i Horasn hareketinin iinde yer ald nakledilmektedir. Badd, Mukannan Eb Mslime ar ballk gsteren ve onu Hz. Peygamberden daha stn kabul eden Rizmiyye frkasna mensup olduunu syler. Abbs ihtilli srasnda Eb Mslimin ordusunda kumandan (veya divan ktibi) olarak grev yapmtr. Mukannan Horasan Valisi Abdlcebbr el-Ezdnin hizmetinde alt rivayet edilir. Mukanna, muhtemelen Abdlcebbr el-Ezdnin Abbslere kar isyan ettii 141 (759) ylnda Horasanda peygamberliini iln etti; ancak yakalanp Badata gnderildi. Burada birka yl hapsedildi ve ardndan serbest brakld. Bu tarihten sonraki faaliyetleri hakknda bilgi bulunmayan Mukanna, Halife Mehd-Billh dneminde 157 (774), 159 (776) veya 161 (778) ylnda ulhiyyetin kendisinde tecessm ettiini, fakat insanlarn onu ilh sretinde grmelerinin mmkn olmadn, zira nurundan tutuup yanacaklarn, Allahn nce dem, ardndan Nh, brhim ve Hz. Muhammede kadar dier peygamberlerin, Hz. Muhammedden sonra Hz. Ali ile oullarnn ve Eb Mslimin sretlerinde ve en sonunda kendisinin sretinde grndn syleyip ulhiyyet iddia etmeye balad. Horasann her tarafna dler gndererek taraftar kazanmaya alt ve nisbeten baarl oldu. Horasan Valisi Humeyd b. Kahtabenin kendisini tutuklamak zere harekete getiini renince Mervi terkedip damad Abdullah b. Amrn d olarak faaliyet gsterdii Mvernnehire yerlemeye karar verdi. Mervden ayrlarak Kee (Ki) gitti. Bu blgede Abbslere muhalif baz gruplarla gebe Trkleri ve Sodlu kylleri kendisine balad. Grlerini yaymak iin mahall idarecilerden yardm talep etti. Onun bu dnemde mensuplarndan her trl imkn kullanarak servet temin etmelerini istedii, zinay mubah ve btn haramlar hell kld, bata namaz ve oru olmak zere ibadetleri ilga ettii, muhaliflerini ldrtmekten ekinmedii ve daha nce tbi olduu Eb Mslimin Hz. Peygambere kar stnln iddia ettii belirtilmektedir. Bu srada Mukanna Ke yaknnda bulunan Siym (Senm) Kalesine yerleti. Kete toplanan Mukannaa bal kuvvetler burada baz binalar ve kaleleri ele geirerek Abbslere kar isyan hareketini balatt. Halifenin gnderdii kuvvetlerle Mukanna taraftarlar arasnda birok atma meydana geldi ve ona bal kuvvetler Mvernnehirin her tarafna yaylmaya balad. Bunun zerine Buhara Valisi Hseyin b. Muz ile ehrin kads mir b. mrn asker ve gnlllerden oluan bir orduyu Neraha sevkettiler. Bu ordu balangta 700 isyancy ldrdyse de (Receb 159 / Mays 776) isyan bastrlamad. Daha sonra Halife Mehd-Billh blgeye Cebril b. Yahy ve

kardei Yezd kumandasnda bir ordu gnderdi. Yine ksm baarlar kazanlmakla birlikte kesin bir netice alnamad. Nihayet Muz b. Mslim kumandasndaki ordu 161 (778) ylnda Mukanna taraftarlarn byk bir hezimete uratt. Cann kurtarabilenler Mukannan ikamet ettii Siym Kalesine sndlar. evresinde hendekler kazlm ve tahkim edilmi olan kalenin etrafnda muharebeyi srdren Muz b. Mslim kumanday Herat Emri Sad el-Haraye devretti. Uzun sren kuatma sonunda Mukanna kuvvetlerinin bir ksm gizlice Sad el-Haraden eman diledi. stekleri kabul edilince 30.000e yakn Mukanna taraftar kaleden ayrld. 2000 kadar taraftaryla mcadeleye devam eden Mukannan malp olacan anlaynca kalenin ortasna byk bir ate yaktrarak mevcut hayvanlar, mallar ve elbiseleri atee atp yakt, ardndan btn ailesini toplayp beraberlii srdrmek isteyenlerin birlikte semaya ykselebilmeleri iin kendilerini atee atmalarn bildirdii, nce ailesiyle birlikte kendisinin, ardndan yaknlar ve mensuplarnn atee atlayp yandklar, kaleye giren halifeye bal glerin her tarafn bo, yanm ve tahrip edilmi olduunu grdkleri kaydedilmektedir (bnl-Esr, VI, 51-52). Bir baka rivayette ise Mukanna ve taraftarlarnn itikleri zehirli ikiden dolay ldkleri (Taber, VIII, 144), Mukannan bann kesilerek Sad el-Hara tarafndan o srada Halepte bulunan Halife Mehdye gnderildii belirtilmektedir (bnl-Esr, VI, 52). Onun lm tarihini Nveyr 159 (776), bnl-Esr 161 (778), Taber 163 (780) ve Brn 169 (785) olarak kaydetmitir. Mukannan baz taraftarlarnn inanlarn gnmzde Ke, Nerah ve Buharada srdrdkleri bilinmektedir. Onun grlerini benimseyenlerin oluturduu ar mebbihe frkas Mukannaiyye diye anlmaktadr. Etrafnda toplanan kitlenin fakir kyl ve gebelerden olutuu dikkate alnrsa Mukannan isyannn aslnda Orta Asyann kyl ve iftilerden meydana gelen halkyla Mvernnehirde hkim olan Abbs ynetimi arasndaki sosyal bir mcadeleden ibaret olduu sylenebilir.

BBLYOGRAFYA

Chiz, el-Beyn vet-tebyn, III, 101-103; Taber, Tr (Ebl-Fazl), VIII, 135, 144, 148; Nerah, Tru Bur (trc. ve nr. Emn Abdlmecd Bedev - Nasrullah Mbeir et-Trz), Kahire 1385/1965, s. 24, 94-101, 103; Makdis, el-Bed vet-tar, VI, 97-98; Badd, el-Far (Abdlhamd), s. 257-259; Brn, el-rl-biye (nr. E. Sachau), Leipzig 1923, s. 211; bn Hazm, el-Fal (Umeyre), II, 273; sferyn, et-Tebr (Ht), s. 130-132; ehristn, el-Milel (nr. Muhammed Bedrn), Kahire 1951, s. 299; bnl-Esr, el-Kmil, VI, 38-39, 51-52; bn Hallikn, Vefeyt, III, 263-264; Nveyr, Nihyetl-ereb, XXII, 109-111; Browne, LHP, I, 318-323; E. L. Daniel, The Political and Social History of Khurasan under Abbasid Rule: 747-820, Minneapolis 1979, s. 137-147; V. V. Barthold, Mool stilsna Kadar Trkistan (haz. Hakk Dursun Yldz), Ankara 1990, s. 16, 144, 215-216, 549; tf kr Eb Avz, ez-Zendea vez-zendia, Amman, ts. (Drl-fikr), s. 127-128; A. Y. Yakubovskii, Vosstanie Mukanny Drizhenic hyudei u belyka odezhdakh, SV, V (1948), s. 35-54; . Babr Gndodu, Hiam b. Hakm el-Mukanna ve Mukannaiyye Hareketi (yksek lisans tezi, 2001), A Sosyal Bilimler Enstits, tr.yer.; al-

Muanna, EI (ng.), VII, 500. Mustafa z

MUKANNAYYE
() Mukanna el-Horasnye (. 161/778 [?]) nisbet edilen ar Mebbihe frkas (bk. MUKANNA el-HORASN).

MUKRAZA
(bk. MUDREBE).

MUKRBl-HADS
() Rivayetleri sika muhaddislerin rivayetine yakn olan rvi anlamnda tadl terimi. Szlkte yakn olmak, yaklamak mnasndaki kurb kknn mfale kalbndan tretilen mukrib kelimesi kalitesiz ve ucuz mal, iyi-kt aras, orta halli ey veya kimse demektir (Lisnl-Arab, rb md.). Hadis terimi olarak rivayet ettii hadis sika rvilerin rivayetine yakn olan, dier bir ifadeyle hadisi z veya mnker olmayan rvi iin kullanlan dk seviyede bir tadl lafzdr. Mukreb eklinde de zikredilmitir. lk defa mam Mlik tarafndan kullanld dnlen bu lafzla ayn veya yakn anlamda olmak zere hadsh hadsn mukrib, m akrabe hadseh, semuh mukrib, hlh mukrib, mukribl-hl, mukribl-emr, mukribl-hak gibi tabirlere de rastlanmaktadr. Ayn kkten mtekrib de bu mnada bir tadl lafzdr. Genellikle rviyi niteleyen bu kavram bazan isndn mukrib, senedh mukrib gibi isnad, bazan da hadsn mukrib gibi hadisi niteleyen bir sfat olarak da zikredilmitir. lk dnem ricl ve usul limlerinin cerh ve tadl lafzlar tasnifinde yer almayan mukribl-hads terkibi bilindii kadaryla ilk defa bns-Salh tarafndan ele alnm (Ulml-ad, s. 60), fakat cerh ve tadlin hangi mertebesinde olduu belirtilmemitir. Cerh ve tadl lafzlarn giderek daha ayrntl biimde tasnif eden sonraki hadis usulclerinin bir ksm bu terimi son mertebedeki tadl lafzlarndan sayarken Syt, Murtaz ez-Zebd ve Tehnev gibi limlerin yan sra ada baz aratrmaclar onu sondan bir nceki mertebede bulunan tadl lafzlar arasnda zikretmitir (Bulatl-erb, s. 203; avid f ulmil-ad, s. 249). Bu durum kavramn orta halli kimse anlamna da uygun dmektedir. Nitekim hadis ve ricl kaynaklarnda mukribl-hads olarak nitelendirilen birok rvinin hadis mnekkidleri tarafndan ayn zamanda sika, slihul-hads, eyh, mstakml-hads, sahhul-hads, hasenl-hads, l bese bih / bi-ahbrih gibi iyi veya orta derecede tadl lafzlaryla ifade edilmesi, hatta Ahmed b. Hanbel, Buhr ve Tirmiz gibi muhaddismnekkidlerin mukribl-hads dedikleri kimseleri salam saymalar rivayetlerindeki baz hatalara ramen bu gr glendirmektedir (Tirmiz, alt, 146, Tefsrl-urn, 45; Ahmed b. Hanbel, I, 126; bn Eb Htim, el-Cer vet-tadl, III, 149, 580; VIII, 201, 308). Dier taraftan bu tabiri mutlak mnada en hafif cerh lafzlarndan sayanlar olduu gibi mukrib ile mukreb arasnda harekeden doan bir anlam fark bulunduu gerekesiyle birincisinin vasat bir rvi anlamnda bir tadl ifadesi, ikincisinin dk seviyeli bir rvi mnasnda bir cerh lafz olduunu ileri sren hadis ve dil limleri yannda rvinin bsbtn terkini gerektiren ar cerh lafzlarndan olduunu syleyenler de vardr (Syt, I, 349; Kastalln, I, 16). Bu farkl yaklamlara ramen hadis limlerinin ounluuna gre bir nevi vg anlam tayan mukribl-hl tabiriyle nitelendirilen rvi, salam ve gvenilir bir kimse olmasa da tamamen terkedilecek kadar zayf saylmaz. Ancak byle bir rvinin tek bana rivayet ettii hadis delil deeri tamayp gvenilir rvilerin hadisleriyle karlatrmak zere (itibr) yazlr (Sehv, I, 367) ve makbul rvilerin rivayetleriyle badamas halinde kabul edilebilir.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, rb md.; Tirmiz, alt, 146, Tefsrl-urn, 45; Ahmed b. Hanbel, ellel (Koyiit), I, 126, 277; bn Eb Htim, el-Cer vet-tadl, I, 25; II, 170; III, 149, 367, 579580; IV, 103; VI, 163; VII, 317; VIII, 201, 308, 435; IX, 282; a.mlf., lell-ad, Beyrut 1405/1985, I, 317; bns-Salh, Ulml-ad, Kahire, ts. (el-Mektebetl-Mtenebb), s. 60; Zeheb, Almn-nbel, II, 198; VII, 383; a.mlf., Mznl-itidl, I, 35; III, 140-141; a.mlf., elMa (nr. Abdlfetth Eb Gudde), Beyrut 1405, s. 42, 77-78; emseddin es-Sehv, Fetulmu, Beyrut 1403/1982, I, 366, 367; Syt, Tedrbr-rv (nr. Abdlvehhb Abdllatf), Beyrut 1399/1979, I, 349; Kastalln, rds-sr, Beyrut, ts. (Dru ihyit-trsil-Arab), I, 16; M. Murtaz ez-Zebd, Blatl-erb (nr. Abdlfetth Eb Gudde), Beyrut 1408, s. 203; Zafer Ahmed et-Tehnev, avid f ulmil-ad (nr. Abdlfetth Eb Gudde), Beyrut 1392/1972, s. 249, 250; Mcteba Uur, Ansiklopedik Hadis Terimleri Szl, Ankara 1992, s. 267; Ahmet Ycel, Hadis Istlahlarnn Douu ve Geliimi, stanbul 1996, s. 126; a.mlf., Hadis minde Tenkit Terimleri ve lgili almalar, stanbul 1998, s. 84, 88, 138; Emin kkutlu, Hadiste Ricl Tenkdi, stanbul 1997, s. 176. Emin kkutlu

MUKARNAS
(/ ) slm mimarisinde uygulanan bir gei unsuru. Mukarnes imlsyla da yazlan mukarnas kelimesi son dneme ait Arapa, Farsa ve Osmanlca szlklerde kademeli kntlar olan basamakl atma tavan; kubbe; bir balk tr; rengrenk alacal ileme gibi anlamlarla karlanmakta, buna mukabil klasik szlklerde yer almamaktadr. Redhauseta halk arasnda kullanlmayan ilm bir tabir olduu belirtilen kelimenin Greke kornis (korni) kelimesinden Arapalatrlarak tretilmi olduu kabul edilmektedir (A, VIII, 564; EI [ng.], VII, 501). Ancak The Encyclopaedia of Islamda ileri srlen, kelimenin bir halk tabiri olabilecei gr Bat dillerinden tretildii kabul ile eliir ve esasen kelime halk arasnda kullanlmamaktadr. Bu durumda mukarnasn, Batllama hareketinin balarnda Bat dillerine ait ilm terimlerin slm terminolojiye evrilmesi almalar srasnda ve zellikle mimarinin Jugendstil / art nouveau tarznn etkisinde kald dnemde Almanca karniesten tretilmi olduu dnlebilir. Ayrca kelimeyi treten mimarn bunu Arapada bir benzerinin bulunduunu bilmeden yapt da sylenebilir. nk klasik Arapa szlklerde Osmanllarn da ranllarn da kullanmadklar, dolaysyla szlklerine almadklar, eskiden beri bilinen baka bir mukarnes / mukarnas kelimesi daha bulunmakta (Lane, VII, 2519) ve av ahini / atmacas anlamna gelmektedir (kelimenin kkeni konusunda ileri srlm farkl grler iin bk. SA, II, 965). Petekler dizisi ya da hcreler halinde istiflenmi grnt veren mukarnas, bulunduu yerde hem tayc hem ssleyici ilev grdnden statik ve plastik grevleri birlikte stlenerek dier formlara gre ok farkl bir zellik tar. Mukarnas, geometrik bir tasarmn nc boyuta aktarlm bir uygulamas olduu iin kglge oyunlaryla soyut anlamlara alabilen, bu sebeple de grn olarak mslman sanatnn tasvirden uzak duran anlayna cevap veren bir bulutur. Dz yzeylerde olduu kadar takap ve mihrap kavsaralarnda ska karlalan bu unsur, mimari bnyeye bal biimde yapm srasndaki teknolojik sreten doduu gibi ahap ya da al malzemenin oyularak ekillendirilmesiyle de btn iinden ortaya kabilir. Her durumda kullanld yere gre genel slba katlm olduka zengindir. Mukarnasn boyut deitirme imknlar ok ynl olduundan yaln diziler halinde ilerleyen gen ya da prizmatik formlardan teekkl ettii gibi ii motif dolgulu hcreler halinde farkl dorultularda yaylan, hatta baz trlerinde damla eklinde sarktlar yaparak plastik etkisi arttrlm rnekleri de vardr. Mukarnas iilii, denedii eitlemelere gre pek ok durumda zerinde yer ald yapy tarihlendiren ya da lkelere gre yapya kimlik veren zellikler sunar. Mimaride konsol ya da kemer gibi unsurlara gre tayc ve grsel ilevleri stlenmekle birlikte yatay ve dey dorultuda zengin imknlarla retilebilen, zellikle ibkey dnlerde, kubbelerin i yzeylerinde, stun balklarn kavrayan konumlarda kolayca uygulanabilmesi, ksacas bir yzeyden tekine geerken salad akkan doku stnl mukarnasa bir kullanm rahatl getirmi, gei ve dn ilevlerini rahata salamas yannda ahap, tula, ta, ini gibi eitli malzemeyle retilebildii iin Orta Asyadan Endlse kadar genileyen bir kltr corafyasnda uzun sre mslman mimarlara teknolojik bir stnlk salamtr.

Mukarnasn daha ok slm mimarisinde yaygnlk kazanm olmas bu unsurun sadece teknolojik bir zme cevap vermediini, fakat inanlarla rten soyut armlara da ak bir biimlenme olduunu gstermektedir. Doadaki hibir ekle tam olarak benzemeyen, glge-k etkileriyle arm unsurlar ortaya koyan mukarnas, slm estetii balamnda tam anlamyla zenginletirici (tezyin) bir unsurdur. Bylesine gl bir etkiyle mimariye katlan bu unsurun kayna kesin olarak bilinmemektedir. lk rnekler konusu tartmaldr. Mukarnasn V. (XI.) yzylda Msrda ortaya kt, bilinen ilk rnein Kahirede 478 (1085) tarihli Cy Camiindeki (Bedr el-Ceml Mehedi) minarede grld ileri srlr. Buna gre krk yl sonra ayn ehirdeki Akmer Camiinin cephesinde, ni dolgularnda ve ke elemanlarnda tekrarlanmaktadr. Her iki rnein de Fustattaki Ebs-Sud Hamamnda bulunmu boyal stuko paralarla balantl olduu varsaylr. Ayrca Kahire ve Asvandaki baz trbelerin pandantif kesiminde tekrarlanan bu unsur, Keppel A. Cameron Creswell tarafndan stalaktit pandantif olarak tanmlanr. Stalaktit sarktl ya da damlal bir oluumdur. Mukarnas nc boyuta tayan bu oluum daha ileri bir aamay temsil eder, bu sebeple de daha ge tarihlerin rn olmaldr. Bir baka gr en erken rneklerin Nburda bulunduunu kabul eder. IX veya X. yzyla ait bu rnekler yine boyal stuko paralardr. ran blgesinde konut mimarisine ait olan bu rnekler ni paralar olarak yorumlanr. Mukarnasn d mimarideki ilk kullanm iin Mzenderandaki 413 (1022) tarihli Lain Trbesi gsterilirken Smerrnn kuzeyinde mam Dur Trbesindeki mukarnasl kubbenin en eski rnek olabilecei de ileri srlr. Ksacas mukarnasn XI. yzylda Msrda doup Orta Asyaya doru yayldn kabul edenler olduu gibi slm dnyasndaki merkez konumundan dolay Badat ve evresini kaynak olarak kabul edenler de vardr. Ayrca al malzemenin ilenme kolayl, keser ya da keskiyle ahap zerinde alan ustalarn kolayca elde edebilecekleri sonular olarak mukarnasn malzeme ve teknikle de yakndan ilgili olabileceini dnenler vardr. Ssnlerden beri ran blgesindeki antsal yaplarda temel malzeme olan tula, Ortaa slm mimarisi srecinde de zengin uygulamalarn konusu olmaya devam etmitir. XII. yzyln banda ele alnan Glpyegn Camiinde mihrap nndeki kubbeye gei mukarnasl tromp rneinin devs lekli bir uygulamas olarak dikkati eker. Kubbe kasnanda 4 metreye yakn bir geile sekizgene dntrlen uygulama plak tula tekniinin en gl mukarnas denemesidir. Esas olarak byk bir sivri kemer sorunu zmekte, ancak oluan derin ke boluu yeniden paralanarak stten gelen yk daha kk birimlerle aaya aktarlmaktadr. Bir mihrap kavsaras formu tekrarlanrken tromp yzeyinden bir kemerle alnan yk duvarlara indirilip farkl mukarnas hcrelerine datlarak dengelenmektedir. Kubbeden gelen tonlarca arl dey tayclara aktaran bu gei, ykn bykln hissettirmeyecek lde paralayarak grnty yumuatmaktadr. Tula dokunun mukarnas formuyla bylesine rasyonel birleimi, daha sonraki dnemlerde bir ss mimarisine dnerek arkitektonik etkisini kaybeder. Ayn yapnn Bat eyvan daha ge bir dnemde Safevler tarafndan bezenmi (1112/1700-1701), renkli inilerle olabildiince zenginletirilmitir. 12 metreyi bulan duvar boyutlaryla drtgen planl alt yap yukarya doru karken katmanlar halinde daraltlr. Arap lkelerinde ve Anadoluda tercih edilen bu uygulama mihrap kavsaralarnn bytlm bir modeli gibi durmakta, renkli fakat bask bir i mekn atmosferi olumaktadr.

Mukarnasn d yzeylerdeki uygulamas en etkili grnleriyle minare erefelerinin kmalarnda grlmektedir. Bu konumda bir kule eklinde ykseltilmi gvdenin en uygun yerinde yaplan geniletme ilemi mukarnasla salanr. Kk ve birbiriyle balantl olarak ykselen prizmatik paralar konsol ilevi grmekte, her katmanda biraz daha tarlan mukarnas dizileri erefe altnda gerek bir tabaka oluturmaktadr. sfahann Glbahar blgesindeki Hce Alem Minaresi bu tr uygulamann en iyi rneklerinden biriydi. 1934te yklan minare XIV. yzyln sonu veya XV. yzyln bana tarihlenmekteydi. Bir lhanl eseri olan minarenin erefe kesiminde mozaik inilerle ustaca dolgulanm yzeyler k-glge ve renk etkilerini topluca veriyordu. Bir yldz kesitine dnen gvdenin st ksm dairesel planl erefe platformuna balanrken prizmatik krlmalar tayan bir mukarnas sistemi tula-ini beraberliinin btn avantajlarn da stnde tadndan etkili bir grsel ant niteliindeydi. Seluklu ve Osmanl ynetim srecinde Anadoludaki slm mimarisi yeni bir slp kazanarak yoluna devam ederken mimarideki nemli dnmlerden biri malzemede olmutur. Bir baka deyile tuladan taa geerken baz mimari unsurlar bu deiime uymu, yeni ortaya kan formlar mukarnas uygulamalarn da etkilemitir. meknda mukarnas, tromptaki yerini pandantifin erisel yzeyine terkederken mihrap kavsarasnda tula veya ta malzemedeki yerini korumu, hatta XIII. yzyl Seluklu camilerinde inili mukarnas bir sre daha kullanlmtr. Buna karlk d yzeylerde dekorasyonun younlat takaplar, mukarnasn gelierek eitlendii mimari unsurlar eklinde dikkati ekmeye devam etmitir. Seluklu baehri Konyada dnemin nl kurumlarndan biri olan Karatay Medresesinin (649/1251) takaps pek ok bakmdan ta iiliinin tipik gstergelerini sergiler. Mimar bilinmemekle birlikte aml bir ustann (Muhammed b. Havln ed-Dmak) ad zerinde durulmaktadr. ki renkli mermer malzeme, dmler, gemeler yannda dz atkl giriin stndeki mukarnasl kavsara XIII. yzyl ortalarnda ulalm olgun bir ta iiliini yanstr. Sivri kemerin iinde katmanlar halinde daralarak ykselen petek sralar glgelenen girinti iinde yeterince hareketli bir doku oluturmakta, yaprak motifleriyle detaylandrlan kk hcreler takap genelindeki etkiye katlmaktadr. XV. yzyldan sonra mukarnasn giderek sarkt formlarna doru eitlemeler yapt, pskl ya da damlalar (sarktlar) halinde zenginletii grlr. Ancak hangi eitleme olursa olsun mukarnasta ilke, tepede daralan ibkey dnl kavsara yzeyinin tabandaki dikdrtgen kesitli planla bulumasn salamak, yatayla deyi kavisli bir yzeyle balamaktr.

BBLYOGRAFYA

Lane, Lexicon, VII, 2519; Steingass, Dictionary, s. 1293; Websters Third, s. 508; Mevlt Sar, elMevrid: Arapa-Trke Lgat, stanbul 1982, s. 1223; Redhause Yeni Trke-ngilizce Szlk, stanbul 1984, s. 795; J. Rosenthal, Lorigine des stalactites de larchitecture orientale, Paris 1938; a.mlf., Pendentifs: Trompenin Stalaktiten, Leipzig 1912; a.mlf., Pendentifs: Trompes et stalactites

dans larchitecture orientale, Paris 1928; Celal Esad Arseven, Les arts dcoratifs turcs, stanbul, ts. (Mill Eitim Basmevi), s. 102-112; Fatin Uluengin, Stalaktit Planlarnn Hendesesi, Milletleraras Birinci Trk Sanatlar Kongresi (Ankara 19-24 Ekim 1959), Kongreye Sunulan Tebliler, Ankara 1962, s. 380-382; A. Petersen, Dictionary of Islamic Architecture, London 1966, s. 206-208; L. Golvin, Essai sur larchitecture religieuse musulmane, Paris 1970, I, 154-159; U. Harb, Il-Chanidische Stalaktitengewlbe: Beitrage zu Entwurf, Form und Bautechnik (doktora tezi, 1974), Universitt Wien; a.mlf., Islamische Stalaktitengewlbe, Berlin 1978; Ayla dekan, Osmanl ncesi Anadolu Trk Mimarisinde Mukarnasl Portal rtleri (doktora tezi, 1977), stanbul Teknik niversitesi Mimarlk Fakltesi; a.mlf., Erken Dnem Osmanl Mukarnasl Kap Nii rtleri (doentlik tezi, 1981), stanbul Teknik niversitesi Mimarlk Fakltesi; a.mlf., Mukarnas gesinde Bezemesel eitlilik, Prof. H. Kemali Sylemezoluna, stanbul 1982, s. 87-96; a.mlf., Mukarnas Onarm le lgili Gzlemler, Rlve ve Restorasyon Dergisi, sy. 4, Ankara 1982, s. 65-70; a.mlf., Some Observations on Mukarnas Decoration of the Portal Coverings of the Sinan Period, II. Uluslararas Trk ve slam Bilim ve Teknoloji Tarihi Kongresi, stanbul 1986, II, 115-124; K. A. C. Creswell, The Muslim Architecture of Egypt, New York 1978, I, 251-253; Seluk Mlayim, Tarih Kitabeli Bir Mukarnas Balk, Aslanapa Armaan, stanbul 1996, s. 151-162; Halil brahim Kunt, Konya Seluklu Portallerinde Geometrik ve Mukarnas Tezyinat (yksek lisans tezi, 1998), S Sosyal Bilimler Enstits; E. Pauty, Contribution a ltude des stalactites, BIFAO, XXIX (1929), s. 129-153; L. Hautecoeur, De la trompe aux mukarnas, Gazette des beaux arts, VI, Paris 1931, s. 27-51; R. P. Spiers, Haney Comb (Stalactite) Vaulting, Architecture East and West, sy. 13-14, London 1965, s. 44-56; Ylmaz nge, Anadolu Mimari Sanatnda Ahap Stalaktit Stun Balklar, nasya, IV/37, Ankara 1968, s. 6-9; C. Williams, The Mosque af al-Aqmar, Muqarnas, I, Leiden 1983, s. 37-52; Yasser Tabbaa, The Muqarnas Dome: Its Origin and Meaning, a.e., III (1985), s. 61-74; M. J. Bloom, The Introduction of the Muqarnas into Egypt, a.e., V (1988), s. 21-28; E. Diez - Oktay Aslanapa, Mukarnas, A, VIII, 564-567; A. Fernandez-Puertas, Muarba, EI (ng.), VII, 500-501; Doris Behrens-Abouseif, Muarnas, a.e., VII, 501-506; Karnas, SA, II, 963-966. Seluk Mlyim

MUKARREBN
) ( Meleklerden ve insanlardan Allaha yakn klnanlar anlamnda bir Kuran terimi. Szlkte yakn olmak, yaklamak mnasndaki kurb kknn tefl kalbndan treyen mukarrebn kelimesi oul eklinde bir sfattr. sim olarak da kullanlan kurb sadece fiziksel yaknlk iin deil kiinin bir bakasnn yanndaki itibar ve deerinin yksekliini de ifade eder. Rgb el-sfahn kurbun Kuranda mekn, zaman, nesep, itibar, himaye ve kudret konumunda getiini belirtmi, bunlara yetlerden rnekler vermitir. Bu rneklerin incelenmesinden son kullanln dorudan veya dolayl olarak Allahla ilgili olduu anlalmaktadr (el-Mfredt, rb md.). Mukarrebn sekiz yette yer almakta, bunlarn ikisinde insanlar arasndaki yaknl ifade etmektedir (el-Arf 7/114; e-uar 26/42). Dier yetlerde ise meleklerden veya insanlardan mukarreb olanlar konu edinilir. Bu erevede mukarrebn meleklerinin cnu gnlden Allaha kullukta bulunduklar (en-Nis 4/172) ve illiyyne ahit olduklar (el-Mutaffifn 83/21) beyan edilmektedir. te yandan kyamet gn ashbl-meymene, ashbl-meeme ve sbikn eklinde snflandrlan grup iinde en yksek derecede bulunan sbiknun mukarrebn olduklar, onlarn nam cennetinde bulunacaklar (elVka 56/10-12; kr. DA, I, 391) ve kendilerine has bir emeden (tesnm) iecekleri (el-Mutaffifn 83/28) aklanr; bu mertebeye ulaan kiinin rahatlk, gzel rzk ve nimetlerle donatlm olaca belirtilir (el-Vka 56/88-89). Kuranda ayrca Hz. snn Allah katndaki deerinin byklne onun mukarrebn arasnda yer ald vurgulanarak dikkat ekilir (l-i mrn 3/45). Kurn- Kermde kurb kknden treyen baka kelimelerle kulun Allaha, Onun da kula yaknlna temas eden yetler vardr. Cenb- Hak, Hz. Msy kendisiyle gizli konuulan kimse (neciy) gibi (M. Thir bn r, XVI, 55) mnev yaknla eritirdiini beyan etmi (Meryem 19/51-52), son peygambere de, Bana secde et ve yakla emrini vermitir (el-Alak 96/19). Kuranda Allahn kullarna olan yaknl baz yetlerde dua, tvbe ve balanma dileklerine olumlu cevap verme balamnda zikredilmi, bazlarnda ise yardm ve rahmetinin yaknl eklinde belirtilmitir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, rb md.). Hadislerde gece ibadeti (Tirmiz, Daavt, 101) ve fakirlerin sevilmesi (Tirmiz, Zhd, 37), mminin mukarrebn mertebesine ykselmesine vesile olacak davranlar arasnda zikredilmitir. zellikle namazda okunan Kuranla Allaha yaknlk elde edildii bildirilmi (Tirmiz, evbl-urn, 17) ve namazda en yakn halin secde n olduu (Msned, II, 421; Mslim, alt, 215) ifade edilmitir. Kiinin Allaha ynelii arttka Allahn da ona icbetinin artaca (Buhr, Tevd, 50; Mslim, ikir ved-da, 20-22), ilh kurbun gecenin son yarsnda daha fazla tecelli ettii (Nes, Mevt, 35) haber verilmitir. Hz. Peygamberin mukarrebnle beraber olmak iin gece dua ettii de nakledilmektedir (Tirmiz, Daavt, 30). Herhangi bir varlkla yaratc arasnda fiziksel yaknlktan bahsetmek mmkn olmadna gre Allah ile yarattklar arasndaki yaknlktan mnev deerin kastedildii aktr. Mukarrebn makamndaki meleklerin ar tayan ve onun etrafnda bulunan Cebril, srfil, Mkil ve Azril gibi byk meleklerden ibaret olduu, onlarn insanlardan stn bir konumda bulunduu kabul edilmektedir (Zemaher, II, 184-185; Fahreddin er-Rz, XI, 93-94). Mminlerden ne geenlerin mukarrebn

eklinde adlandrlmas kurtulua eren insanlarn hirette tek bir statde bulunmadn gstermektedir. slm limleri, mukarrebn makamna ulaanlarn kimler olduu konusunda eitli aklamalar yapmlardr. Kelimenin anlam alann daraltarak mukarrebni Allaha ve resulne imanda ne geenler veya ilk muhacirler ya da kblenin deitirilmesinden nce iman edip iki kbleye ynelik namaz klanlar eklinde anlayanlarn yan sra btn hayat boyunca hayrl iler yapanlar, ilmi hevsna galip gelenler, dnyada hayra komada nde olanlar, nefsin isteklerini terkedip fazilet ve takvda mmetin sekinleri konumunda bulunanlar gibi geni yorum yapanlar da vardr. Bunlardan sonuncusunun naslarn ruhuna daha uygun dtn sylemek mmkndr. nk vahiy ilk mslmanlarn zel konumlarna, onlarn sbiknun ilkleri olduuna (et-Tevbe 9/100), kendi aralarnda da farkl dereceleri bulunduuna (el-Hadd 57/10) dikkat ekmekle birlikte hibir snrlama getirmeksizin insan Allaha yaknlatran eyin mal ve evlt zenginlii deil iman ve slih amel olduunu vurgulamakta (Sebe 34/37), Allaha ve hiret gnne iman edenlerin, Ona yakn klnma midiyle infakta bulunduklarn zikretmekte (et-Tevbe 9/99), mminlerin, hicret edenlerin, Allah yolunda mallar ve canlaryla savaanlarn Allah katnda byk dereceleri olduunu beyan etmektedir (et-Tevbe 9/20-21). Dier taraftan Allaha ve resulne itaat edenlerin peygamberler, sddklar, ehidler ve slihlerle beraber olacan mjdelemektedir ki bu yet de bir anlamda mukarrebnin kimler olabileceini de gstermektedir (en-Nis 4/69). Tasavvuf litertrnde mnev makamlardan biri olarak kabul edilen mukarrebn zerinde zellikle durulmu, kiinin bu dereceye nasl ulaaca aklanmaya allmtr (bk. KURB). Takrb (yakn klnma), kullarn fazilet ve takv sahibi bir hayat geirmelerinin karl olarak verilmekle birlikte aslnda Allahn kuluna byk bir lutuf ve ikram olup yaratklarn rableri katnda ulaaca en yce mnev makam ifade etmektedir.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, rb md.; Rgb el-sfahn, el-Mfredt, rb md.; M. F. Abdlbk, elMucem, rb md.; Msned, II, 421; Buhr, Tevd, 50; Mslim, ikir ved-du, 20-22, alt, 215; Tirmiz, Daavt, 30, 101, Zhd, 37, evbl-urn, 17; Nes, Mevt, 35, bs, 3; Taber, Cmiul-beyn, Beyrut 1420/1999, XI, 626-627; XII, 495; Zemaher, elKef (nr. dil Ahmed Abdlmevcd v.dr.), Riyad 1418/1998, II, 184-185; VI, 22; Fahreddin erRz, Meftul-ayb, Beyrut 1421/2000, XI, 93-94; XVI, 134-135; XXIX, 128, 129, 175; bn Kesr, Tefsrl-urn (nr. Hn el-Hc), Kahire, ts., VII, 394, 416; Elmall, Hak Dini, IV, 2607; VII, 4704-4705; M. Thir bn r, et-Tarr vet-tenvr, Beyrut 1420/2000, XVI, 55; Y. evki Yavuz, Adn, DA, I, 391; lyas zm, lliyyn, a.e., XXII, 123-124. Hlya Alper

MUKARRR
) ( Osmanllarda padiahn huzurunda yaplan tefsir derslerinde ders takrir eden lim (bk. HUZUR DERSLER).

MUKSEME
() Hara arazisi mahsulnn belli bir orannn tahsili esasna dayal vergi usuln ifade eden fkh terimi (bk. HARA).

MUKSSA
(bk. TAKAS).

MUKTAA
() Osmanl maliyesinde vergi gelir birimini ifade eden bir terim. Szlkte kesmek mnasndaki Arapa kat kknden treyen muktaa kesimek demektir. Belirli bir miktar zerinde karlkl anlama olarak tanmlanabilecek bir genel anlam vardr. Zamana ve sektrlere gre deien eitli kullanm trleri bu lugat mnasndan kaynaklanr. Tarihi Abbslere kadar gitmekle birlikte Seluklularn son zamanlarnda ve zellikle lhanllar dneminde yaygnlam grnen ekliyle muktaa vergilerin belirli bir mebla karlnda iltizama verilmesi anlamnda kullanlmtr. Osmanllar da balangta daha ziyade bu anlamda muktaaya vermek, muktaaya almak / tutmak veya sadece muktaa tabirleriyle devlete ait bir ksm vergilerin iltizama verilmesini kastetmilerdir. Bu dnemde muktaa kavram ayn zamanda szlemede kararlatrlm olan mebla mnasn da ieriyordu. Muktaa, devlete ait bir ksm vergi ve resimlerin belirli bir mebla karlnda iltizama verilmesi mnasndan zamanla iltizamn konusu olan vergi birimi anlamna doru kaymtr. Osmanl mal metinlerine gre XV. yzyln ortalarndan balayarak yzyln sonlarnda tamamlanm grnen bu deime ile muktaa kelimesi, XIX. yzyln ortalarna kadar geerli kalan esas terim olarak hazineye ait bir ksm vergilerden oluturulmu birer mal birim muhtevasn kazanmtr. Muktaa kelimesi balangtan beri, mlkiyeti devlete veya vakflara ait araziden ve arsalardan ifraz edilerek zel ahslara veya kurumlara kiralanan paralar iin yaplan kira szlemesini ve denen kiray ifade etmek zere muktaa-i zemn veya muktaal gibi tabirlerde de kullanlmtr. Muktaa ayrca vergi mkellefinden retimin hacmine gre alnmas gereken r, hara vb. vergilerin sabit bir mebla olarak belirlenmi olmas anlamna da geliyordu. Bu anlamda makt kelimesi de kullanlrd. Bu anlama gelmek zere Rumelide kesim (Barkan, Kanunlar, s. 314), Gneydouda ve Suriye blgesinde dimos (a.g.e., I, 215, 220) kelimelerine de rastlanr. Makt kelimesi isim olarak makta eklinde muktaa gibi vergi birimini ifade ederdi. Ancak bu iki terim arasnda slp kaygsn aan bir anlam fark pek grlmez. Herhangi bir vergi birimi iin muktaa- r / tahms / gmrk gibi ifadeler kullanlabildii gibi makta- r / tahms / gmrk ifadeleri de kullanlr. Aralarndaki farkn slp snrlarn amadn gsteren kaytlara da rastlanmaktadr. stanbulda kahve deirmeni muktaasyla ilgili 1099 (1688) tarihli bir kaytta muktaa- makta- tahms-i kahve ... (BA, KK, nr. 5035, s. 31) ibaresine karlk Sirozdaki ttn dnm resmine dair 1199 (1785) ylna ait bir belgede makta-i iltizm- muktaa-i resm-i dnm-i duhn- kaz-i Siroz ... (BA, KK, nr. 5203, s. 43) ifadeleri de grlr. Osmanl maliye uzmanlarnn zihninde bu iki terimin muhtevalar arasnda hibir farkn bulunmad yazdklar mal metinlerde bunlarn birbirinin yerine kullanlmasndan da anlalmaktadr. Bununla birlikte mal birim olarak daha ok muktaa terimi tercih edilmitir. Bu birimlerin znde iltizam mefhumu kdn filigran gibi hep ikin (mndemi) kalmtr. Dolaysyla mtat olarak iltizamla toplanmayan avrz ve nzl vergileriyle cizyenin byk blm muktaa kategorisine genellikle girmez. Esas itibariyle mslman olan ve olmayan Romanlara (Kptler) ait cizyeler de dahil olmak zere ekonominin btn sektrlerindeki retim ve mbdeleden

alnmakta olan her trl vergi ve resimleri ihtiva eden geni bir yelpaze iindeki ok eitli gelir unsurlar muktaa birimlerini meydana getirirdi. Bu deiik vergi ve resimlerden oluturulan muktaalar byk bir eitlilik gsterirdi. Hazineye salad yllk gelir bakmndan birka yz akeden 10-20 milyon akeye kadar deien byklkte muktaalar olduu gibi bir ky veya mezraa snrlar iinde kalan muktaalar yannda bir kaza veya sanca kapsayan, hatta birok eyaleti iine alanlar da vard. Mal kapasiteleriyle mekn snrlar bakmndan gzlemlenen bu eitlilii belirli bir yapsal tipolojiye sdracak mant kefetmek olduka zordur. Bununla beraber ampirik bir gzlem olarak muktaalarn byk bir blm iin geerli grnen u tesbiti yapmak mmkndr: Muktaalarn ierdii vergi unsurlarnn eitliliiyle kapsad meknn genilii arasnda genellikle ters orant bulunur, yani muktaann ierdii vergi ve resimlerin eidi arttka kapsad meknn snr daralmakta, buna karlk tek bir vergi unsuru ieren muktaann mekn snr o lde genilemektedir. Matematik bir dille ifade edilirse muktaalar, genellikle ierdikleri vergi unsurunun says ile kapladklar meknn geniliini gsteren iki eksen arasnda hiperbole benzer bir erinin zerinde yer alma eilimindedir. Mesel hazine gelirlerinin % 1i kadarn salayan ttn gmr muktaas tek unsurlu bir birim olarak imparatorluun tamamn kapsamak zere sadece on kadar muktaa halinde rgtlenmiti. Kahve tketiminden alnan resmin bte gelirlerine katks % 1e yakn byklkteki muktaas da tek unsurlu bir birimdi ve imparatorluk leinde biri stanbulda, dieri Suriyede merkezlenmi iki muktaadan ibaretti. Pamuk ve ipliinin ihracatndan alnan mr resme ait muktaa da tek unsurlu idi ve stanbul hari olmak zere btn imparatorluu kapsayan tek muktaa halinde rgtlenmiti. Ayn ekilde ipekten alnan mzan (tart) resmi muktaas ipek ve ipekli retim ve tketiminin balca merkezleri olan stanbul, Bursa, zmir, Edirne ve Selniki iine alan tek unsurlu bir byk muktaa idi. Buna karlk Konya ve Kbrsta ayr birer muktaa olarak rgtlenmi bulunan mzan resmi muktaalar ise daha snrl blgelere indirgenmi birimler olduu iin bac, damga, mumhne, boyahne gibi baka vergi unsurlarnn eklenmesinden oluan birer demet halinde zenginletirilmi bulunuyordu. Says binleri aan muktaalar bu ekilde gruplandrmak ancak bir blm iin geerlidir. Baka blm de hiperbolden ok an erisine benzer bir yap zellii gsterir. Burada muktaann mekn boyutu ile ierdii vergi unsurunun says arasndaki iliki yledir: Bir uta ky ve mezra gibi ok dar alanda olanlar, dier uta bir veya birka eyaleti kapsayacak genilikte olanlar az unsurlu, aralarda yer alan nahiye ve kaza gibi orta boy meknlardakiler ise ok unsurlu birimlerden oluma eilimindeydiler. Ksacas btn muktaalar kapsayacak tek bir modelden bahsetmek mmkn deildir. Muktaalarn byle deiik tipolojik yaplar iinde bulunmasn belirli bir motif veya sebebe balamann imkn olmad muhakkaktr. Bununla beraber etki dereceleri farkl birka sebepten bahsetmek mmkndr. Her eyden nce muktaalarn hazine nazarnda birer mal hesap birimi olarak gelirleri bakmndan istikrar ve az ok nceden grlebilirlik zellii tamas nemliydi. Muktaann kaplad alann genilii veya ierdii vergi unsurlarnn says arttka salad gelirin yllk istikrar da artard. Zira bir alanda veya unsurda meydana gelen bir deimenin dierlerindeki deimeme veya aksi ynde bir deime ile dengelenmesi ihtimali sz konusu idi. Muktaa gelirlerinde istikrar hazine

bakmndan yalnz harcamalar gvenle yapma imkn vermekle kalmaz, ayn zamanda nceden grme ansn arttrarak risk ihtimalini drecei iin mltezimlerin daha az krla, yani daha yksek bir bedelle muktaalar kabul etmelerini salard. Muktaalarn oluturulmasnda dikkat edilen nemli bir nokta da vergilendirme masraflarnn fazla olmamas idi. Brt gelirinin genel olarak % 5-20si arasnda deien bir masraf oran normal saylrd. Muktaann iltizam veya emanetle idare edilmesi arasnda bu bakmdan bir fark bulunmazd. Zira vergilendirme masraflarnn fazla olmas, mesel % 30-50 gibi yksek oranlara varmas, Osmanl maliye otoritelerince halkn gereksiz ve ar bir vergi yk altna sokulmas diye dnld iin ya vergi ortadan kaldrlr yahut vergilendirme maliyetini drecek ekilde baka vergi unsurlar ile birletirilerek bir demet haline getirilirdi. Bu sayede snrl bir blge iinde ok sayda vergilendirme grevlilerinin toplanmas da nlenmi olurdu. Mekn snrlar daraldka muktaay oluturan vergi unsurlarnn arttrlmasnn nemli bir sebebi bu idi. O kadar ki normal olarak muktaa kategorisine girmeyen avrz ve cizyenin de bu saikle muktaalara baland baz ndir rnekler de mevcuttur. Devletin iktisad hayatla alkas sadece vergi haklarndan ibaret deildi. Mr toprak rejimiyle balantl, fakat onunla snrl saylamayacak iktisad alka ve faaliyetleri de mevcuttu. retim faktrleri olan toprak, emek ve sermaye zerinde kurmaya alt kontrol erevesinde devlet madencilik, ziraat, esnaflk ve ticaret alanlarnda birok kurulu ve faaliyetin de dorudan sahibiydi. Madencilikte zellikle altn ve gm madenlerinin hemen tamam ile bakr ve kurun madenlerinin en byk blm, ap madenleriyle tuzlalarn tamam, ziraatta pirin ekimine gerekli alt yap tesisleri devlete ait olduu gibi esnaf imaltnn az ok nemli fizik sermaye gerektiren kuma apre tesisleri (mengene), boya ve basma atlyeleri, mum imalthaneleri, kahve deirmenleri vb. alanlarda pek ok kuruluun da balca sahibi devletti. Btn bu kurulularn hemen tamam birer muktaa olarak rgtlenmi bulunuyordu. Geni imparatorluun byk eitlilik iindeki bu muktaalar ksmen bulunduklar blgelere, ksmen de muhtevalarna gre olduka karmak grnen gruplandrmalarla stanbulda defterdarla bal olarak XVI. yzyln ortalarndan XVII. yzyln balarna kadar esas profilleriyle teekkl etmi bulunan, en by ve nemlisi Bamuhasebe olmak zere balca Maden, Bamuktaa, Haslar, Haremeyn Muhasebesi, Haremeyn Muktaas, Bursa, stanbul, Kefe, Avlonya ve Eriboz adyla bilinen gelir brolarnda kayt, kontrol ve takip ediliyordu. Merkezdeki bu brolarda kaytl muktaalarn birim says XVII. yzyln sonlarnda 400-500 kadard (Tabakolu, s. 87-107). Ancak bu saynn bir blm tek bir muktaay deil bir grup muktaay temsil eden birimlerden oluuyordu. Byk ounluu Bamuhasebe Brosunda kaytl bulunan Tokat, Diyarbekir, Mardin, Halep, Kbrs, skp, Kefe gibi daha ok uzak blgelerde yer alan grup halindeki muktaalarn ynetimi voyvodalk, muhassllk veya nezaret eklinde rgtlenmi olarak birer birim gibi muamele grrd. Her birimde yer alan muktaalarn says mesel Tokat voyvodalnda 1070te (1660) yirmi drde, Halep muhassllnda 1102de (1690) otuz bire ulayordu. Zamanla hem merkezde kaytl birim says hem grup halindeki birimlerde yer alan muktaa says byk lde artma eiliminde olmutur. Osmanl bteleri balca ana kategoriden oluuyordu: Emlk ve araziye tasarruf eden mslman ve gayri mslim reayann dedii avrz ve nzl vergileri, gayri mslim salkl ve alan

erkeklerden alnan cizye ve muktaalar. Timar sistemi iinde yer alan dirlikler bte rakamlarna girmedii gibi muktaa sektrnn de dnda kalrd. Fakat muhteva itibariyle potansiyel olarak bu kategoriden sadece muktaaya dnebilecek trde vergi ve resimlerden olutuu iin zamanla timar sistemi daraldka bu dirlikler de muktaa sektrnn bymesini salayan nemli bir faktr oldu. Bte gelirlerinin XVI. yzylda yardan biraz fazlasn temin eden muktaalarn oran XVII. yzylda muhtemelen bu faktrn etkisiyle yava yava artarak % 66ya kadar yseldi (akr, s. 207208). Ancak XVII. yzyln sonlarndaki sava dneminde btenin dier kategorilerinde, zellikle 1102deki (1690) reformdan sonra cizye gelirlerinde byk bir art olunca muktaalarn oran bir miktar azalarak 1104te (1692-93) % 47ye kadar geriledi. Bu orana tekabl eden gelirin yllk hacmi 4,2 milyon kuru kadard. Muktaa sektr daha sonraki yllarda hzla bymeye devam ederek 1175te (1761-62) % 60a yakn bir artla 6,7 milyon kurua ulat. Fakat btedeki oran daha da dk olarak % 46 civarnda kald. Bununla birlikte muktaa sektrndeki fiil byme bu hacim ve oran rakamlarnn gsterdiinden aslnda ok daha byk oldu. Ancak bunu XVII. yzyln sonlarndan itibaren bte rakamlarnda bulmann imkn yoktur. Zira bu dnemde muktaa sektrne dayanarak balatlm olan bir nevi i borlanma uygulamasndaki kurumsal dzenleme, muktaa sektrnden borca karlk yaplan demeleri bte kaytlarnn dnda brakmaktayd. Bu i borlanma, muktaa iltizam rejimini kkl ekilde deitirmi olan mlikne sistemiyle gereklemitir (bk. MLKNE). 1106da (1695) uygulamaya konulan bu yeni sistemde hazineye verdii kredi anlamndaki muaccelesinin karlnda muktaay lnceye kadar elinde bulunduracak olan mliknecinin kazanmakta olduu faiz geliri bte kaytlarnda yer almazd. Mlikne olarak verilen muktaalardan hazineye denmekte olan ve mal ad verilen yllk vergiler de sistemin mant gerei dondurulmu olduu iin muktaa sektr mlikneye dntke bteye yansyan ynyle tam bir durgunluk perdesi altna girmi oluyordu. Mlikne sistemi hzla genileyerek XVIII. yzyln ortalarndan sonra muktaa sektrnn hemen hemen tamamn kapsar hale geldike bu durgunluk perdesi de ayn lde genilemitir. Her trl art gizleyici bu perdeye ramen muktaa sektrnde 1104 (1692-93) ile 1175 (1762) arasnda % 60a yakn bir bymenin gerekleebilmesi, kolayca tahmin edilebilecei gibi yeni muktaalarn sektre girmesinden kaynaklanmtr. Bu husus defterdarlk brolarnda kaytl muktaalarn saysndaki deimede aka grlmektedir. Gerekten bu brolarda kaytl muktaalarn 1102de (1690) 440 kadar olan says 1161de (1748) % 126dan fazla artarak 997ye ykselmitir (Tabakolu, s. 84-107). Ayrca grup halindeki birimlerin bnyesinde yer alan muktaalarn saysnda da art olmutur. Merkezde tek muktaa olarak kaytl bulunan mesel Tokat voyvodalnda 1070te (1660) yirmi drt olan muktaa says (BA, MAD, nr. 2519, s. 75) 1169da (1756) yetmi sekize ulam (BA, MAD, nr. 10198, s. 230-259), benzer ekilde Halep muhassllna bal muktaalarn 1084te (1673) yirmi olan says 1692de otuz bire (BA, TD, nr. 834, s. 2-3, 6-7), 1117de de (1705) seksen bire ykselmitir (BA, MAD, nr. 10150, s. 91-93). Muktaa sektrnn genilemesini salayan balca faktrler ylece zetlenebilir: Her eyden nce timar sistemindeki daralma hzlanm ve buradaki birok dirlik padiah haslarna katlarak muktaa haline getirilmitir. kinci olarak ekonomide kaydedilen gelimeler, bilhassa ticaret ve mbdeledeki artlar sonucu ortaya kan yeni baz i alanlaryla birlikte, eskiden beri mevcut olduu halde vergi d kalm bulunan bir ksm alanlarn da vergilendirilmesini salamak zere birok yeni muktaa meydana getirilmitir. Ayrca devletin zellikle XVIII. yzyln balarndan itibaren genilettii iktisad faaliyet ve yatrmlar da yeni muktaalarn olumasna katkda bulunmutur. Nihayet zel

mlkiyet alannda kalan birok tesisi de (tahmshne, mumhne, enfiye ve kuma imalthaneleri vb.) Osmanl maliyesi XVIII. yzylda mlikne sistemi iinde birer muktaa haline getirmekte saknca grmemitir. Bu da Osmanl vergilendirme sisteminin, hazineye denecek vergiyi her trl iktisad faaliyetin deta meruiyet temeli ve referans erevesi sayma eiliminin bir ifadesi olarak muktaa sektrn genileten faktrler arasnda kaydedilmelidir. Bu yeni muktaalarn hemen hepsi mlikne olarak verildii iin kaytlar yaplrken balanm olan yllk vergi miktarlar da bir daha deimemek zere dondurulmu bulunuyordu. Muktaalarn gelirlerinde zamanla meydana gelen artlar hazineye yatrdklar muaccelelerin faizi olarak dorudan mliknecilere intikal ettii ve dolaysyla bte rakamlarnda hibir ekilde yer almad iin muktaa sektr, XVIII. yzyln ilk yarsnda sayca % 126 orannda geniledii halde btede yer alan hacmindeki art % 60tan ibaret kalm ve bte iindeki oran da gerilemeye devam etmitir. Buna karlk muktaa sektrndeki bu gelir fazlalarn faiz olarak kazanabilmek iin mliknecilerin hazineye yatrm olduklar muaccelelerden oluan kredi stoku hzla bymtr. 1115te (1703) 1 milyon kuru olan stok 1768de 10 milyon kurua yaklamtr (Gen, s. 139). Karlnda mliknecilere denmekte olan faiz miktarn tam olarak hesaplamak ok zor olmakla birlikte bu stokun % 30u ile 40 arasnda tahmin edilebilir ki bu da 3-4 milyon kuru demektir. Bu tarihlerde mesel 1175 (1761-62) btesindeki muktaalara ait 6,7 milyon kuruluk gelirle karlatrlrsa yaklak yars kadar bir meblan da mliknecilere faiz olarak intikal ettii tahmin edilebilir. Bu da muktaa sektrnde oluan gelirlerin potansiyel toplamnn 1/3 kadarnn mliknecilere gittii anlamna gelir. Osmanl maliye otoriteleri, mlikne sistemindeki borlanmann ok yksek faiz demeleriyle gerekletiini grdkleri iin muktaa sektrn bu i bor yknden kurtarmak zere bir dizi tedbiri uygulamaya koydular. Bu tedbirlerin ilki, 1173e (1760) doru gelirleri hzla artan bir ksm muktaalarn mliknelikten karlarak devlet adna Darphnenin idaresine verilmesidir. Bu da mliknecilerin kazanmakta olduu faizlerin bir blmn hazineye intikal ettirmeye imkn verdi. Ancak Osmanl-Rus sava (1768-1774) sonunda tekrar byk apta borlanma ihtiyac dounca mlikneyi yeniden geniletmek yerine yeni bir borlanma metodu olarak esham sistemini denediler. Daha dk faizle borlanmaya imkn veren bu yeni sistemde de borcun temeli muktaalard. Fakat mlikneden farkl olarak burada muktaalarn ynetimi devletin elinde kalyor ve borcu veren esham sahibine belirli sabit bir faiz deniyordu. denen faizler mliknedekinden hem daha dkt hem de hangi bor iin ne kadar faiz denecei batan belirleniyordu; yani maliye esham sistemiyle daha effaf bir borlanma ortam salam oluyordu (bk. ESHAM). Bu tarihten itibaren mlikne sektr yava yava daraltlrken borlanma ihtiyac da bu yeni sistem iinde karlanyordu. Her iki borlanma sistemi de pahal yntemlerdi. Giderek artan faiz demelerinden kurtulmak iin Osmanl maliyesinin bavurduu ikinci nemli tedbir, 2 Mart 1793te uygulamaya konan Nizm- Ceddi finanse etmeye ynelik rd- Cedd Hazinesinin oluturulmasdr. Bu yeni hazine, muktaa sektrn i borcun ar faiz yknden tamamyla kurtarmak zere her iki borlanma sistemlerinin nce genilemesini durduracak, sonra da yava yava daralmasn salayacakt. Ama muktaa gelirleri zerindeki devlet kontroln arttrmakt. Ancak gelirlerin tamam hazineye aktarlsa bile giderlere yetmeyecei iin i borlanmaya son vermenin mmkn olmad ksa zamanda anlalnca mlikneden ziyade esham sistemi tercih edildi. Zira bu sistemde muktaa ynetimi maliyenin kontrolnde kalyor ve faiz haddi de piyasann imkn verdii lde

mliknedekinden daha dk tutulabiliyordu. rd- Cedd Hazinesi ayaklanma ile 1807de ortadan kaldrlnca ayn fonksiyonu grmek zere nce Darphne, 1827den sonra da yeni kurulan Muktaat Hazinesi devreye sokuldu. Bu yeni kuruluun hedefi de mlikne sahiplerine denmekte olan faizi azaltarak muktaa sektr zerindeki devlet kontroln arttrmakt. Btn bu tedbir ve denemelerin ana hedefi, devletle muktaa sektr arasnda herhangi bir zmrenin uzun vadeli haklarla yerleerek yksek paylar almasn nlemek zere muktaa sektrndeki vergi potansiyelini mmkn olduunca maliyenin kontrol altna almakt. Bu amaca ulamak zere Tanzimatn banda mlikneyle beraber iltizamn da tamamyla kaldrlmasna karar verildi. Mlikne sona erdirildi; ancak iltizamn kaldrlarak yerine modern ve rasyonel bir emanet rejiminin kurulmas imparatorluun sonuna kadar tamamlanamad. Tanzimatla birlikte vergi telakkisinde meydana gelen deimelerin sonucu olarak muktaa kavram ilevini yava yava kaybetti. ltizama verme anlamnda maktan ihale tabiri yaygn biimde kullanld. Fakat iltizama verilen vergi birimi anlamnda muktaa kavram, 1860lardan itibaren giderek seyrekleen bir kullanmla metinlerden ve zihinlerden giderek silindi. Yalnz vakflarda ve mr arazi hukukunda muktaa-i zemn ve muktaal tabirleri iinde imparatorluun sonuna kadar devam etti (ayrca bk. HARA; HAVLE; HKR; LTZAM).

BBLYOGRAFYA

BA, KK, nr. 5035, s. 31; nr. 5203, s. 43; BA, MAD, nr. 2519, s. 75; nr. 10150, s. 91-93; nr. 10198, s. 230-259; BA, TD, nr. 834, s. 2-3, 6-7; Hicr 835 Tarihli Sret-i Defteri Sancak-i Arvanid (nr. Halil nalck), Ankara 1987, s. XXXIV-XXXV, 5, 33, 38; Knnnme-i Suln ber Mceb-i rf-i Osmn (nr. Robert Anhegger - Halil nalck), Ankara 1956, s. 24-26, 47, 53, 60, 74, 80; Sleyman Sd, Defteri Muktesid, stanbul 1307, II, 57, 100; Kavnn ve Nizmt ve Mukarrert- Mliyye Mecmuas, stanbul 1328, s. 167, 201-202; Barkan, Kanunlar, s. 215, 220, 314; a.mlf., Timar, A, XII/1, s. 286-333; F. Lkkegaard, Islamic Taxation in the Classic Period, Copenhagen 1950, s. 102115; Bilmen, Kamus, IV, 166, 180, 271; Gkbilgin, Edirne ve Paa Livs, s. 87-160; Ahmet Tabakolu, Gerileme Dnemine Girerken Osmanl Mliyesi, stanbul 1985, s. 84-107; Ahmet Akgndz, slm Hukukunda ve Osmanl Tatbikatnda Vakf Messesesi, Ankara 1988, s. 392; A. K. S. Lambton, Continuity and Change in Medieval Persia, London 1988, s. 191, 204; Osman Turan, Trkiye Seluklular Hakknda Resm Vesikalar, Ankara 1988, s. 35; a.mlf., kt, A, V/2, s. 949959; Halil nalck, Osmanl mparatorluunun Ekonomik ve Sosyal Tarih I: 1300-1600 (trc. Halil Berktay), stanbul 2000, s. 150; Mehmet Gen, Osmanl mparatorluunda Devlet ve Ekonomi, stanbul 2002, tr.yer.; Baki akr, Osmanl Mukataa Sistemi (XVI-XVIII. Yzyl), stanbul 2003; Mustafa Demirci, slamn lk Asrnda Toprak Sistemi, stanbul 2003, s. 242, 262; Halil Sahilliolu, Bir Mltezim Defterine Gre XV. Yzyl Sonunda Osmanl Darphane Mukataalar, FM, XXIII/1-4 (1963), s. 145-218; Abdul Azz al-Dr, The Origins of Iqa in Islam, Al-Abhath, XXII/1-2, Beirut 1969, s. 3-22; D. S. Goffman, The Makt System and the Jewish Community of the 16th Century Safed, Osm.Ar., sy. 3 (1982), s. 81-90; Cl. Cahen, Ik, EI (Fr.), III, 1115-1118; C. E. Bosworth, Muaa, a.e., VII, 508; H. Gerber, Muaa, a.e., VII, 508.

Mehmet Gen

MUKTAALI VAKIF
Yerin mlkiyetinin vakfa, bina ve aalarn mlkiyetinin mutasarrfa ait olduu vakf tr. Muktaa kelimesi, slm tarihinde deiik srelerden gemi bir maliye hukuku terimi olup mlkiyeti devlete veya vakflara ait yerlerin belli durumlarda zel ahs yahut kurumlara kiralanmasna ve denen kira bedeline muktaa-i zemn, icre-i zemn ve ksaca muktaal denmitir (bk. MUKTAA). Muktaal vakf tabiri de uzun sreli bir kira szlemesiyle arsas / arazisi zerinde bina yaplmasna / aa dikilmesine izin verilen vakf trn ifade eder. Arabistanda ve Kuzey Afrikada buna genellikle hikr ad verilir. Vakf akarlarn ksa sreli ve bir defaya mahsus kiraya verilmesi esas olmakla birlikte (bk. CRE-i VHDE), zaman iinde ortaya kan ihtiyalar zerine ve belli artlarn yerine getirilmesi kaydyla hem pein bir mebla hem de yllk kira bedeli alnarak uzun sreli kiralanmasna cevaz verilmitir. Vakf hayrata gelir getiren pek ok ev ve dkkn yangn vb. fetlere mruz kalp vakf bteleri bunlar tamire yeterli olamaynca ncelikle bu mallarn tamiri iin vakf arsann veya binann gerek deerine yakn bir meblala her yl sonunda da cz bir kira bedeli alnarak kiraya verilmesi yoluna gidilmiti (bk. CRETEYN). Bunun da iletilemedii durumlarda yine bir tr uzun sreli kiralama yntemi olan, fakat kiracnn vakf yeri zerinde -kendi mlk olmak zere-bina yapmasna ve aa dikmesine msaade edilmesi hkmn ieren muktaa usulne bavurulmutur. cre-i vhideli bir vakf akarn muktaaya balanabilmesi iin kullanlmas ve yararlanlmas imknsz hale gelecek ekilde harap olmas, yeniden ihyas iin vakfn elinde yeterli sermayenin bulunmamas, icre, mzraa ve mskt gibi akidlerle gelir veya karz- hasen gibi bir yolla dn temin edilememesi, crete mahsuben vakf imar edecek bir tlibin kmamas ve faydalanmaya elverili baka bir malla deimenin mmkn olmamas gerekir (Kprl, XVII/3-4 [1951], s. 711712). Bu artlar tayan vakf yerin muktaaya verilmesi ilemi, mtevellinin muvafakati yannda hkimin karar ve sultann izniyle tamam olur; vakfiyede bu ynde hkm bulunmas halinde hkimin kararna ve sultann iznine gerek yoktur. Mr arazide ise memurun izni yeterlidir. Balangta muktaal vakf uygulamas, vakfn yerinde mlk bina yapma veya aa dikme art ieren bir tr uzun sreli kira szlemesi nitelii tayordu. Bu usulde kira mddetini yaplan bina veya dikilen aalarn mr belirliyor, icre-i zemin denilen muktaa bedeli de ecr-i mislden aa olamyor, gerektiinde bu bedel gnn artlarna gre ykseltilebiliyordu. Daha sonralar, ilk kiralama srasnda bedel-i muktaa adyla arsann kymetine yakn bir para ve ayrca her sene icre-i zemin ismiyle bir miktar kira bedeli alnr hale gelmi, bu ekliyle muktaal vakflar icreteynli vakflara benzemitir (a.g.e., XVII/3-4 [1951], s. 713). Bununla birlikte aralarnda nemli farklar bulunmaktadr. creteynli vakflarda mutasarrftan pein olarak alnan para ile (muaccele) vakfn ihyasna gidilmekte ve bu ekilde meydana getirilen tesisler vakfn mlk olmaktadr. Dier bir ifadeyle icreteynli vakflarda hem zemin hem daha sonra zemin zerinde meydana getirilen her trl art deer arsa vakfnn mlkiyetindedir. Buna karlk muktaal vakflarda pein alnan icre-i muaccele cr giderlere harcanmak zere normal vakf gelirlerine eklenmekte, dolaysyla yalnz zemin vakfn mlkiyetinde kalmakta, mutasarrf tarafndan ina edilen bina ve dikilen aalarn mlkiyeti ihya ilemini gerekletiren ahsa ait olmaktadr (ztrk, Trk Yenileme Tarihi

erevesinde Vakf Messesesi, s. 257). Muktaal vakf akarlarnda zemin aa ve binalara tbi olup bunlarn mlkiyetine sahip olan kii zeminin de tasarruf hakkn elde eder. Mesel bir kimse yeri muktaal vakf olan evinin binasn veya bahesinin aalarn satsa kendi tasarrufunda kalacan aka belirtmemise yer de alcnn tasarrufuna girer, bunun iin ayrca mtevellinin iznine gerek yoktur. Fakat ister zerinde bina / aa bulunsun ister bulunmasn yalnz yerin fera iin mtevellinin iznine ihtiya vardr ve mlk ksmlarn satm sz konusu edilmemise lehine feragat edilen kii onlar zerinde tasarruf yetkisine sahip olmaz. Muktaal zemin zerindeki bina ve aalar menkul mal gibi dnldnden bunlar hakknda fa hkmleri uygulanmaz (mer Hilmi, s. 140-144). Muktaal vakfta mutasarrfn yapt bina veya diktii aalar bir cihete vakfetmesi mmkndr; eer bunlar arsann mevkuf olduu cihete vakfedilmise muktaa bedelinin denmesine gerek yoktur. Baka bir cihete vakfedilmesi halinde yer ile zerindeki bina ve aalar baka baka vakflara ait olacandan, st hakknn sahibi olan vakfn icre-i zemni arsa vakfna demesi gerekir (a.g.e., s. 140). Muktaal vakf mutasarrfnn sahip olduu ayn hak hayat boyunca kendinde kalyor ve lmnden sonra miraslarna intikal ediyordu. Ancak muktaal vakfn arsas / arazisi zerinde bina / aa varsa bunlarn mlkiyeti ve yer zerindeki tasarruf hakk mutasarrfn miraslarna er miras kaidelerine gre, bina ve aa yoksa tasarruf hakk sadece erkek ve kz ocuklarna eit olarak intikal ediyordu. Muktaal tanmaz tahsisat kabilinden olan gayri sahih vakflardan ise bu takdirde mr arazinin intikal hkmleri uygulanyor ve tanmaz sekiz dereceye kadar vrislere intikal ediyordu (a.g.e., s. 140-141, 144). 6 Mart 1913 tarihli Emvl-i Gayr-i Menkle ntiklt Knn- Muvakkati, ne zaman ina edilmi olursa olsun ve lm hangi tarihte meydana gelirse gelsin zerinde atl bina (musakkaf) bulunan vakflarda intikalin er miras kaidelerine gre yaplaca hkmn getirince muktaal vakflarn bu kapsamda saylp saylmayaca hususunda ihtilf edilmise de uygulama, musakkaf olmayan mstegallt- vakfiyyede mlk aksam mevcut deilse anlan knn- muvakkat hkmlerinin, mlk aksam mevcutsa feriz kaidelerinin uygulanmas ynnde olmutur (Akgndz, s. 493). Arsas / arazisi zerinde bina / aa bulunduka ve hi yatrm yaplmam olsa bile yllk icre-i zemni dendike muktaal tanmazn mutasarrfnn elinden alnmas sz konusu deildir. Fakat arsa / arazi zerinde binadan / aalardan eser kalmaz, yenileri yaplmaz / dikilmez ve muktaa bedeli de denmezse muktaa ilemi feshedilip onu usulne uygun bir ekilde ihya edecek tlibine icar olunur. nk bu durumda muktaa muamelesinin feshedilmemesi hem vakf hem de mutasarrfnn zararnadr (mer Hilmi, s. 143; Berki, Vakflar I, s. 146). Muktaal vakf uygulamas balangta ok reva grm bir icre ekliydi. Zira henz intikal halleri tevs olunmam bulunan icreteynli vakflarda mutasarrfn lm durumunda tasarruf hakk ancak ocuklara geiyor, e pay sahibi olamyordu. Muktaal vakflarda ise arazi zerinde bina veya aa bulunmas halinde feriz hkmleri gereince e de miras olabilmekteydi (Kprl, XVII/3-4 [1951], s. 716). teden beri icreteynli olan vakf bir yer, gerek Osmanl tebaas gerekse yabanc uyruklu kimseler tarafndan okul veya hastahane gibi kamuya yararl bir messese haline getirildiinde mtevellinin

uygun gr ve sultann izniyle o yerin muktaaya balanp muktaal vakfa dntrlmesi gerekir (mer Hilmi, s. 145; Berki, Vakflar I, s. 149). Byle icreteynli vakf yerlerde fera, intikal ve mahlliyet gibi muameleler cereyan etmeyeceinden 16 Ramazan 1299 (31 Temmuz 1882) tarihli irde-i seniyye gereince vakfta meydana gelecek zararlara karlk olmak zere o yerin emlk tahrir defterinde kaytl bulunan muhammen bedelinin binde onu nisbetinde yllk muktaa tahsis edilmesi Evkf- Hmyun Hazinesince usul haline getirilmitir (mer Hilmi, s. 145). II. Merutiyet sonrasnda bu uygulamann yllk muktaa bedeli yzde ona ykseltilerek icre-i vhideli vakf yerlere de temil edildii grlmektedir. Ariv kaytlarnda, II. Merutiyetin ilnndan sonra icre-i vhideli pek ok vakf arsann mevcut kymetinin yzde onu nisbetinde bir bedel karlnda muktaaya balanarak zerine zellikle gayri mslimler iin okul, hastahane, kilise, lojman vb. binalarn yaplmasna izin verildiine dair Osmanl lkesinde yzlerce rnek bulmak mmkndr. na edilecek okullarda Marif-i Ummiyye Nizamnmesinin 129. maddesi hkmlerine (VGMA, 1331: 949/130; 1332: 949/97; Dstur, Birinci tertip, II, 184-219), kilise ve lojman yaplmas halinde Dersadet ve Tevb-i Rum Patrikhnesi Hakkndaki Mukarrert- hire ahkmna (VGMA 1332: 949/169; Dstur, Birinci tertip, II, 902-907) uyulmas istenmektedir. Ayrca muktaa uygulamas, belediyelerin yol ve meydan geniletmeleri ve imar plan uygulamalaryla (VGMA, 1326: 947/88; 1328: 948/142-150, 181-183, 191, 201-202; 1328: 949/192-201; 1332: 949/192-201) kamu yatrmlarnda (VGMA, 1328: 948/181-191) bavurulan bir yol haline gelmitir. Yine kaytlarda yer alan bilgiler, bu dnemde vakf yerlerin muktaaya balanmas uygulamasnn deta bir sat ekli olarak kullanldn gstermektedir (ztrk, Trk Yenileme Tarihi erevesinde Vakf Messesesi, s. 257-260). Osmanl devrinde yrrle konan icreteynli ve muktaal vakf yerlerle ilgili intikal kanunlar, Trk Meden Kanununun yrrle girdii 4 Ekim 1926 tarihine kadar Cumhuriyet dneminde de uygulanmtr. Douundan 1926 ylna kadar srekli mutasarrflar lehine ve vakflar aleyhine deiiklik gsteren icreteynli ve muktaal vakflar o yla ait bte kanununun 7. maddesiyle nce dondurulmu, 5 Haziran 1935 tarihinde kabul edilen 2762 sayl Vakflar Kanunu ile de tasfiyeye tbi tutulmutur. Bu kanunun 26. maddesi artk vakf mallarn icreteyn ve muktaaya balanamayacan, 27. maddesi de ncekilerin icre-i meccelelerinin yirmi misli bir tviz bedeli karlnda mutasarrflarnn mlkiyetine geirilmesini hkme balam, ancak baka kanunlar da karlmasna ramen (1945, 1983, 1995te) tviz bedellerinin denmesi konusunda gnmze kadar sren bir karmaa yaanmtr (a.g.e., s. 260-262). Kann Sultan Sleyman devrinde resm bir hukuk messesesi haline gelen ve XIX. yzylda eitli sebeplerle genileyerek vakf sektrnde bozulmalara yol aan icreteynli ve muktaal vakflarn tasfiyesi deiik alardan eletirilmitir. Ali Himmet Berkiye gre icreteynin ilgas yerinde olmakla birlikte muktaann mutlak biimde engellenmesi yerine slah cihetine gidilmesi daha uygun olurdu. Ayrca her iki vakf trnde tviz bedellerinin gerek deerin ok altnda tutulmas vakflar ve kamuyu byk zarara uratmtr (Vakflar II, s. 108-109).

BBLYOGRAFYA

VGMA, 1326: 947/88; 1328: 948/142-150, 181-191, 201-202; 1328: 949/192-201; 1331: 949/130; 1332: 949/97, 169, 192-201; Dstur, Birinci tertip, stanbul 1289, II, 184-219, 902-907; Muhammed Kadri Paa, nnl-adl vel-inf, Kahire 1893, s. 332-333, 336-337; mer Hilmi, Ahkmlevkf, stanbul 1307, s. 11, 85, 140-146, 276, 283-284; a.mlf. - smet Sungurbey, Eski Vakflarn Temel Kitab, stanbul 1978, s. 217-219, 587-605; Elmall Muhammed Hamdi, rdl-ahlf f ahkmil-evkf, stanbul 1330, s. 88-89; Ali Haydar, Tertbs-sunf f ahkmil-vukf, stanbul 1340, s. 1031, 1043, 1065-1066, 1068-1072; Eblul Mardin, Ahkm- Evkf, stanbul 1340, s. 5055; Ali Himmet Berki, Vakflar I, stanbul 1940, s. 146, 148-149; a.e. II, Ankara 1950, s. 20-21, 108109; a.mlf., Vakfa Dair Yazlan Eserlerle Vakfiye ve Benzeri Vesikalarda Geen Istlah ve Tbirler, Ankara 1966, s. 38; Fikri Grzumar, Vakf Gayrimenkul Mallar ile rf Belde Tasarruflar, Ankara 1949, s. 23; Hseyin Hatemi, Meden Hukuk Tzelkiileri I, stanbul 1979, s. 744-765; Nazif ztrk, Menei ve Tarih Geliimi Asndan Vakflar, Ankara 1983, s. 107; a.mlf., Trk Yenileme Tarihi erevesinde Vakf Messesesi, Ankara 1995, s. 91, 251-262; Ahmet Akgndz, slm Hukukunda ve Osmanl Tatbikatnda Vakf Messesesi, stanbul 1996, s. 488, 493; Blent Kprl, Evvelki Hukukumuzda Vakf Neviyetleri ve careteynli Vakflar, Hukuk Fakltesi Mecmuas, XVII/3-4, stanbul 1951, s. 685-716; XVIII/1-2 (1952), s. 215-257. Nazif ztrk

MUKTL b. SLEYMAN
() Ebl-Hasen Muktil b. Sleymn b. Ber el-Ezd el-Belh (. 150/767) Kuran batan sona kadar tefsir eden ilk mfessir. Belhte muhtemelen 80 (699) yl civarnda dodu. Bu ehirde yetitikten sonra bir sre Mervde yaad. Emevlerin Horasan valisi Nasr b. Seyyrn kumandanlarndan Selm (Slim) b. Ahvez elMzinnin yannda byk itibar grd. Emevlere kar mcadele eden Hris b. Sreyc ile yaplan bar grmelerine Selm b. Ahvez adna katld. lk kelmclardan Cehm b. Safvn ile Belhte itikad konularda tartt ve ilh sfatlarn ispat ynndeki tezini savunan bir kitap yazd. Emevlerin Horasandaki nfuzu zayflaynca Basraya gitti ve burada At b. Eb Rebh, bn ihb ez-Zhr, Atyye el-Avf gibi limlerden faydaland. Hayatnn son yirmi yln kapsayan bu dnemde Badat, Beyrut, Mekke gibi ehirleri dolat. Badatta Abbs halifelerinden Eb Cafer el-Mansr ve halife olmadan nce Mehd-Billh ile ilm sohbetlerde bulundu. Daha sonra Basraya dnd ve burada vefat etti. Muktil b. Sleyman akaid ve tefsirle ilgilenmitir. Akaide dair grleri hususunda kaynaklarda farkl bilgiler yer almsa da tenzihte ar giden ilk kelmclar karsnda Sftiyye grubunun temsilcilerinden olduunda phe yoktur. aya, Mebbihe ve Mrcieye nisbet edilmesi yannda baz i kaynaklarna gre Muhammed el-Bkr ve Cafer es-Sdkn tbileri arasnda yer alr (DMT, IV, 479). Bir ksm kaynaklarda ise Zeydiyyeden saylr (bnn-Nedm, s. 227). Allahn cisim olduuna ve arta bulunduuna inand hususunda eski kaynaklarla baz yeni aratrmalar birlemektedir (Ear, s. 152-153; Nesef, I, 119, 161; Ali Sm en-Ner, I, 289-291). Muktil b. Sleymana tebih ve tecsim grnn nisbet edilmesi ada baz ilim adamlarnca tarafgir bir deerlendirme olarak nitelendirilmise de (Nasr Hmid Eb Zeyd, s. 148-154; elik, s. 118-119; Gilliot, CCLXXIX [1991], s. 39-92) Eb Hanfe ve Eb Ysuf bata olmak zere (bn Hacer, X, 281) bu deerlendirmeyi yapan Ebl-Hasan el-Ear ve Ebl-Mun en-Nesef gibi limlerin bu ekilde itham edilmesi isabetli grnmemektedir. Aslnda Muktil hakkndaki farkl deerlendirmeler onun yaad dnemde Horasandaki fikr ve siyas atmalardan kaynaklanmaktadr. Zeydiyye ve a taraftarlarnn bulunduu ve zellikle Mrcie taraftarlarnn hkim olduu Horasan blgesinde fikir ayrlklar siyas atmalarda saf belirleme hususunda etkili olmutur. Ancak bunun mutlak anlamda belirleyici olduunu sylemek gtr. Kaynaklarda aktarlan bilgiler, frkalarn kendi iinde hem siyas hem fikr cephede yeknesak bir hareket olmadn gstermektedir. Her ikisi de Mrci kabul edilen Muktil b. Sleyman ile Cehm b. Safvn ayn fikr btnle sahip bulunmadklar gibi ayn siyas tavr da benimsememilerdir (Ear, s. 132, 151). Kaynaklarda Cehmin Muattla, Muktilin ise Mebbiheden olduu sylenir. Yine Muktil bir Mrci saylmasna ramen iktidara kar yaplan Mrci tabanl isyanlara katlmamtr (Taber, IV, 292-293). Halbuki Cehm, Emevlere isyan eden Hris b. Sreycin isyannda Hrisin

danmanln yapmtr. Bu durum, dnemin ahsiyetlerinin belirli baz tanmlama iine sokulamayacan gstermektedir. Kiiler hakkndaki nitelemeler ortamla ilgili olarak yaplmakta ve her zaman btnl yanstmamaktadr. Bu sebeple sz konusu nitelemeler yapldnda bir mezhebe mensup olmann veya nisbet edilmenin temel gerekesi dikkate alnmaldr. Muktil b. Sleymann Mrci oluunda esas alnmas gereken husus bn Hazmn belirttii gibi Mrcienin temel unsuru olan iman-amel mnasebetidir (el-Fal, II, 269). Muktil b. Sleyman, iman ile ameli ayrmakta ve byk gnah ileyen kimsenin mmin olduunu kabul etmektedir. Ayrca iman tasdik diye tanmlamasna ramen onu mrifetle ilikilendirmekte, iman ile ameli bir nevi mrifetin dereceleri olarak deerlendirmektedir. Bu adan yetersiz bir amelle imann mmkn olup olmayaca tartmalarnn gndemin en nemli konusunu tekil ettii Horasanda Mrci tanmlamasna girmektedir. Halbuki Muktil siyas tavrlarnda Mrcie ile ayn safta grlmemektedir. te yandan muhalif frkalar arasnda yaplan tartmalardaki maksad aan ifadeler ve bunlara dayanlarak retilen yarglar, dnrler hakknda yaygn nitelemeler haline getirilmitir. Muktilin Mcessime ve Mebbiheden olduunu ileri sren ve gnmze ulaan hibir eserinde bulunmayan ar tebihi dnceleri ona nisbet eden deerlendirmelerin, Cehm b. Safvn ve bakalaryla bilhassa Allahn zt ve sfatlar hakknda yapt tartmalar dikkate alndnda (bn Kesr, IX, 350) bu balamda deerlendirilmesi daha doru grnmektedir. Bu tr sorunlarn zm iin iki ayr Muktil b. Sleymann yaad ve bunlardan tefsir sahibi olann Mebbihe ve Mcessimeye mensup olduu sylenilmise de (Seksek, s. 40) bu iddia kaynaklarda aktarlan bilgilerle uyumamaktadr. Zeydiyye veya mmiyyeye mensup olduuna ilikin rivayetler bulunmaktadr. Ancak Muktilin mezheb anlamda bir i olduunu kabul etmek hem eserlerindeki grleriyle hem Emevlere yaknl ve baz grmelerde onlar temsil etmesi gereiyle badamaz. Gnah ilemenin mmine zarar vermeyecei, dolaysyla onun cehenneme girmeyecei, sadece srattan geerken cehennem ateinin scakln hissederek bir tr azaba urayaca eklindeki grler Muktile atfedilmi (Ear, s. 151; ehristn, I, 143) ve Mrcieye nclk yapt ileri srlmtr. Ear, Muktil taraftarlarnn, Allah cisimdir, insan sretindedir; eti, kan, sa, kemii vardr; el, ayak, ba ve gz gibi organlara sahiptir; bununla beraber O hibir eye benzemez, hibir ey de Ona benzemez dediklerini nakletmektedir (Malt, s. 153). bn Hazm ise bu szlerin dorudan Muktil b. Sleymana ait olduunu sylemektedir (el-Fal, V, 74). Sonraki mellifler de bu iddiada bulunan Muktiliyye adl bir Mebbihe frkasn kendisine nisbet etmilerdir (Makdis, V, 141; Abdlkdir-i Geyln, I, 447-448). Ancak Muktil hakknda nakledilen ve ar tebihi (antropomorfizm) ifade eden grlere onun gnmze ulaan eserlerinde rastlanmad gibi bunlarn ou eserlerinin muhtevas ile elimektedir. Nitekim yukarda kaydedilen szleri ehristn, Rfizlerden Dvd el-Cevribye nisbet etmektedir (el-Milel, I, 103-105). ehristnnin Muktile izfetle naklettikleri ise genellikle onun eserlerinde yazdklar ile uyum iinde olup baz aratrmaclar da Muktilin Mrcie-i hlisadan deil Ehl-i snnet Mrciesinden olduunu (Nasr Hmid Eb Zeyd, s. 148-149), bazlar ise ilk bakta tebih gibi grnen aklamalarnn aslnda Kuran ve Snnete uyduunu, her ne kadar Mutezil anlay asndan sz konusu aklamalar tebih kabul edilse de Ehl-i snnet llerine gre Muktilin Mebbiheden saylamayacan dnmektedir (elik, s. 96-97). te yandan et-Tefsrl-kebri nereden ehhte, Muktilin istiv, ar, krs, sk ve yemnullah hususunda tecsme dtn, dier haber sfatlar ise tevil ettiini belirtmektedir (Tefsr Mutil b. Sleymn, V, 98-110). Maklt kitaplarnda geen ar ithamlar Muktilin eserlerinde ortaya koyduu grlerle uyumamakla birlikte et-Tefsrl-kebrde tebih ifade eden bir ksm nakil ve izahlarn bulunduu da bir gerektir (a.g.e., I, 213; III, 685). Bu sebeple

onun yorum ve aklamalarnda kelm anlama ile kelmn konusu olan varl anlama arasnda dorudan bir iliki kurarak bir meselenin mutlak gayb alanna ait olmasyla hem gayb hem duyu alanyla ilgili oluunu birbirinden ayrd sonucuna varlabilir. Buna gre Muktil mutlak gayba dair yetleri akl karmlarla tevil cihetine gitmemektedir; nk nakl bir delil olmadan bu tr naslarn aklanamayacan dnmekte ve sadece yetin zikrettii gerekliin Kuran genelindeki paralel anlatmlarna bavurarak ilgili rivayetleri sralamaktadr. Aklama trnden syledikleri ise daha ok rivayetlerin muhtevasndan bir btnlk oluturmaya yneliktir. Bu tr bir tevil tarz, asl itibariyle mevcut malzemenin aktarlmasndan ve Selefe has bir yaklamla ifadeleri olduu gibi kabul etmekten ibarettir. Buna karlk gayb boyutu olmakla birlikte aslnda duyulur leme dair yetlerden teekkl eden ikinci ksmla tamamen duyulur lemle ilgili yetlerden oluan nc ksmda ya dorudan lugav aklamalar ya da istidll ve rivayetleri kullanarak yetin yorumunu ortaya koymaktadr. Bu ynyle Muktil Selef yaklamndan ayrlmakta ve Selefin yorumlamaktan kand haber sfatlar tevil etmektedir. Dolaysyla Muktilin yaklam bir ifade tarz olup onun tebihe dtn sylemek isabetli deildir (Trker, s. 57-61). Peygamberlerin ismet sfatna sahip olduklarna dair Muktilin gr daha sonra kelm ilminde benimsenmi ve kendisi ismet inancnn temelini oluturan lim olarak kabul edilmitir (Gilliot, CCLXXIX [1991], s. 84). Muktilin ilm ahsiyetinde ne kan yn tefsirciliidir. Her ne kadar kendisinden nce Sad b. Cbeyr, Hasan- Basr, Amr b. Ubeyd, Mchid b. Cebr, krime el-Berber ve bn Creyc gibi limler Kuran tefsiriyle megul olmularsa da onlarn tefsirleri hem ksmdir hem de tamam gnmze ulamamtr. Muktile atfedilen eserler onun nsih-mensuh, muhkem-mtebih, vchnezir gibi tefsir ilminin ana meseleleriyle ilgilendiini ve bu konularda kitaplar yazarak bu ilmin inasnda nemli rol oynadn gstermektedir. Muktil yeti yetle tefsir etmi, rivayet ve dirayet yntemini birlikte kullanmtr. Bu sebeple Mtrd gibi sistematik ve kapsayc olmasa da akl tefsir yntemini kullanan ilk mfessir kabul edilmitir. Katdeden olduka yararlanm, otuz civarnda rviden yapt nakillerin ounda isnad zinciri bulunmayp bunlar Kelb, Eb Slih gibi yalanc olarak bilinen rvilere dayandrmtr (M. Hseyin ez-Zeheb, s. 142). snadn ilmin senedi sayld bir dnemde almalarna konu olan malzemeyi salam rivayetlerle sunmamas ve elikili senedlerle aktarmas sebebiyle eletirilmi ve hadis limlerince metrk ve mehcrl-kavl kabul edilmitir (Buhr, II, 237; Hatb, XIII, 167-169; Zeheb, Mznl-itidl, IV, 172). Dnemin tahammll-ilm anlay, bir kimsenin tahsil etmek istedii ilmi o ilme vkf hocalarn ders halkasna katlarak rivayet hakkn elde etmeyi ve bu ilim anlay ierisinde ilim tedrsinde bulunmay gerektirmekteydi. Anlald kadaryla Muktil bu esaslara tam anlamyla riayet etmeyerek iitmedii kimselerden rivayette bulunmu ve bu sebeple insanlarn ilmini toplad ve bu ahslardan iitmedii halde bunlara dayanarak tefsir ettii sulamalarna mruz kalmtr (Zeheb, Mznl-itidl, V, 505). Bununla birlikte bn Ad, Muktil b. Sleymann naklettii hadislerin ounun sahih olduunu, birok sika ve mruf rvinin ondan rivayette bulunduunu ve zaafna ramen hadislerinin yazldn belirtmektedir (a.g.e., V, 506). Crcn de ayn deerlendirmeyi yaparak Muktilin Tefsrl-amsi mie ye adl eserinde birok msned ve merf hadis olduunu sylemektedir (bn Ad, VI, 2431). Hadisteki eletirilere ramen tefsirdeki otoritesi Muktili hakl bir ne kavuturmu ve ihtiyatla da

olsa erken dnemden itibaren eserlerine bavurulmutur. Mtrd bazan eletirmekle birlikte onun yorumlarna temas etmitir (Tevltl-urn, I, 227). Ebl-Leys es-Semerkand ise Muktilden yapt ok saydaki rivayetle ondan yararlanma srecine katlm, daha sonra Saleb el-Kef velbeynnda Muktile ait tefsirin farkl tariklerini derleyerek bu sreci hzlandrm, ardndan gelen Vhid, Ferr el-Begav, Muhammed b. Ahmed el-Kurtub, Ebl-Berekt en-Nesef, bn Kesr gibi mfessirler de ayn yolu izlemitir. Bedreddin ez-Zerke ve Syt gibi mteahhir mfessirler Muktile ynelik eletirilere atfta bulunmakla beraber tefsirinden faydalanm, Ebssud Efendi onun hakknda saygl ifadeler kullanmtr (rdl-alis-selm, III, 270; VI, 278). Eserleri. 1. et-Tefsrl-kebr. Tefsru Mutil b. Sleymn adyla Abdullah Mahmd ehhte tarafndan neredilen eserde (I-V, Kahire 1979-1989) yer alan ve genellikle isnad zincirleri bulunmayan rivayetlerin byk bir ksmnn hadis mecmualarnda mevcut olduu tesbit edilmitir (Tefsru Mutil b. Sleymn, V, 51). Tefsirin Muktil b. Sleymana nisbet edilmesinin zor olduunu syleyen Muhammed Hseyin ez-Zehebye gre eserde 144 (761) ylnda domu olan Yahy b. Ziyd el-Ferrdan nakiller yaplmas dikkat ekicidir. Zira onun henz alt yanda bulunan bir ocuktan rivayette bulunmas mmkn deildir (el-sriliyyt, s. 142-152). Bu durum tefsirin Muktilden sonra yazldn veya en azndan ona baz ilvelerin yapldn dndrmektedir. 2. el-Vch ven-neir. Birden fazla anlama gelen 185 kelimenin Kuranda hangi mnalarda kullanldn inceleyen eser daha sonra ayn konuda yaplan almalar iin kaynak olmutur. Nitekim Yahy b. Sellmn et-Terf: Tefsrl-urn adl eseriyle bu kitap arasnda byk apta benzerlik tesbit edilmitir. Ayrca Hakm et-Tirmiznin Tal neiril-urn el-Vch venneirin bir erhi ve eletirisi olarak grlm, hatta elde mevcut el-Vch ven-neirin bunun eksik bir nshasna dayand belirtilmitir (Muhammed e-zel, sy. 15 [1977], s. 120-121). Abdullah Mahmd ehhte (el-Ebh ven-neir fil-urnil-Kerm, Kahire 1395/1975, 1414/1994) ve Ali zekin (stanbul 1993) yaymlad eseri M. Beir Eryarsoy Kuran Terimleri Szl adyla Trkeye evirmitir (stanbul 2004). 3. Tefsrl-amsi mie ye minel-urn. Fkha dair yetlerin incelendii eseri Isaiah Goldfeld neretmi (if Amr [Filistin] 1980), M. Beir Eryarsoy Ahkm yetleri Tefsiri (stanbul 2005) adyla Trkeye evirmitir. Muktil b. Sleymann kaynaklarda ad geen dier eserleri de unlardr: el-rt, Mtebihl-urn, Nevdirt-tefsr, en-Nsi vel-mens, el-Cevbt fil-urn, et-Tadm vet-ter, el-Asm vel-lut, er-Red alel-aderiyye. Muktil b. Sleymann ilm kiilii ve eserleri zamanmzda eitli aratrmalara konu olmutur. Bunlar arasnda M. M. al-Sawwafn Muqtil b. Sleymn an Early Zaidi Theologian with Special Reference to his Tafsr al-khamsi miat ya (doktora tezi, 1969, Oxford University), Fevzi Hamurcunun Muktil b. Sleyman ve Kitbu Tefsril-hamsi mie ye Adl Eseri (doktora tezi, 1995, A Sosyal Bilimler Enstits), bey b. Ali el-din Tefsru Mutil b. Sleymn: Tefsrl-amsi mie ye fil-emr ven-nehy vel-ell vel-arm (yksek lisans tezi, 1409, el-Cmiatl-slmiyye [Medine]), mer Trkerin Muktil b. Sleymann Kurn Tevil Yntemi (yksek lisans tezi, 1999, Sakarya niversitesi Sosyal Bilimler Enstits) ve brahim elikin Muktil b. Sleyman ve Tefsirdeki Metodu (Bursa 2000) adl almalar saylabilir.

BBLYOGRAFYA

Muktil b. Sleyman, Tefsru Mutil b. Sleymn (nr. Abdullah Mahmd ehhte), Kahire 197989, I-V, tr.yer.; Yahy b. Sellm, et-Terf: Tefsrul-urn mimm itebehet esmh ve tearrafet menh (nr. Hind eleb), Tunus 1979, neredenin girii, s. 29-30; Buhr, et-Truar, II, 237; Taber, Tr (Ebl-Fazl), IV, 292-293; VII, 330-331; Ear, Malt (Ritter), s. 132, 151-153, 209; bn Eb Htim, el-Cer vet-tadl, VIII, 354-355; Mtrd, Kitbt-Tevd (nr. Bekir Topalolu - Muhammed Arui), Ankara 1423 /2003, s. 556; a.mlf., Tevltl-urn (nr. Ahmet Vanlolu - Bekir Topalolu), stanbul 2005, I, 227; bn Hibbn, el-Mecrn, III, 14-16; Makdis, el-Bed vet-tr, V, 141; Ebl-Hseyin el-Malat, et-Tenbh ver-red (nr. M. Zhid Kevser), Badad-Beyrut 1388/1968, s. 71-79; bn Ad, el-Kmil, VI, 2431; bnn-Nedm, el-Fihrist (Teceddd), s. 227; bn Hazm, el-Fal (Umeyre), II, 269; V, 74; Hatb, Tru Badd, XIII, 167-169; Eb Abdullah Hseyin b. Muhammed ed-Dmegn, el-Vch ven-neir (nr. M. Hasan EblAzm ez-Zeft), Kahire 1412/1992, I, 3; Nesef, Tebratl-edille (Salam), I, 119, 161, 164; II, 766; ehristn, el-Milel (Kln), I, 103-105, 143; Abdlkdir-i Geyln, el-unye li-lib aril-a (nr. Ferec Tevfk el-Veld), Badad, ts. (Mektebet-arkil-cedd), I, 447-448; Seksek, el-Burhn f marifeti aidi ehlil-edyn (nr. Bessm Ali Selme), Zerk (rdn), 1988, s. 40; Zeheb, Mznl-itidl, IV, 172, 173-175; V, 505, 506; a.mlf., Trul-slm: sene 121-140, s. 66-67; sene 141-160, s. 639-642; bn Kesr, el-Bidye, IX, 350; bn Hacer, Tehbt-Tehb, X, 279-285; Ebssud Efendi, rdl-alis-selm, Beyrut 1990, III, 270; VI, 278; IX, 94; Kef-unn, I, 459; Brockelmann, GAL Suppl., I, 332; Ali Sm en-Ner, Neetl-fikril-felsef fil-slm, Kahire 1977, I, 289-291; J. Wansbrough, Quranic Studies, Oxford 1977, s. 143; Nasr Hmid Eb Zeyd, el-ttichl-al fit-tefsr: dirse f ayyetil-mecz fil-urn indel-Mutezile, Beyrut 1983, s. 147-154; M. Hseyin ez-Zeheb, el-sriliyyt fit-tefsr vel-ad, Dmak 1985, s. 142-152; Abdlhamd Seyyid Tlib, arbl-urn, riclh ve menhichm min bn Abbs il Eb ayyn, Kveyt 1986, s. 59-66; J. van Ess, Theologie und Gesellschaft im 2. und 3. Jahrhundert Hidschra, Berlin 1992, II, 517, 522, 525, 528-529; mer Trker, Muktil b. Sleymann Kurn Tevil Yntemi (yksek lisans tezi, 1999), Sakarya niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, s. 57-61; brahim elik, Muktil b. Sleymn ve Tefsirdeki Metodu, Bursa 2000, s. 96-97, 118-119; Muhammed el-Ars, Mutil b. Sleymn mfessiren lil-urn (yksek lisans tezi, 2001-2002), Cmiat Mennbe, s. 97, 145; Cbir b. drs b. Ali Emr, Malett-tebh ve mevf ehlis-snne minh, Riyad 1422/2002, I, 323-340; Muhammed e-zel, en-Neir fil-urnil-Kerm beyne Mutil b. Sleymn el-Belh ve beyne Muammed b. Al el-akm et-Tirmiz, el-LisnlArab, sy. 15, Rabat 1977, s. 120-121; Cl. Gilliot, Mukatil grande exgte tradistionniste et thologien maudit, JA, CCLXXIX (1991), s. 39-92; DMT, IV, 479. mer Trker

MUKTLYYE
() Muktil b. Sleymana (. 150/767) nisbetle anlan bir frka (bk. MUKTL b. SLEYMAN).

MUKATTAT
(bk. HURF- MUKATTAA).

MUKAVKIS
() (. 21/642 [?]) Msrn fethi srasndaki skenderiye patrii ve Bizansn Msr genel valisi. Mukavks (Mukavkas) kelimesinin kkeni kesin biimde tesbit edilememi olup daha ok, Bizans kaynaklarnda ad Kyros eklinde verilen piskoposun skenderiyeye tayin edilmeden nce grev yapt Kolkhisin Kafkasyada bulunmasndan dolay tad Greke Kaukasios (Kafkasyal) lakabnn Kptce araclyla Arapaya gemi biimi olabilecei ihtimali zerinde durulmaktadr (EI2[ng], VII, 511). slm kaynaklarnda Creyc b. Mn (b. Kurkub) veya bn Kurkub (Karkab) elYunn adlaryla ve Shib (Melik) Msr, Melik (mil, Emr) al Msr ve Melikl-(Azml-, Shibl-, Emrl-)Kbt gibi unvanlarla anlan Mukavksn milliyeti konusunda da farkl grler bulunmaktadr. Msr tarihi aratrmaclarndan Hseyin Mnis, fetih srasnda yaplan Babilon ve skenderiye antlamalarndaki baz maddeleri dikkate alarak onun Kpt olduunu sylemekte ve gerek Hz. Peygamberin 7 (628) ylnda gnderdii slma davet mektubunda Mukavksa AzmlKbt eklinde hitap etmesi, gerekse onun cevab mektubunda kendini yine ayn unvanla tantmas bu kanaati glendirmektedir. Genellikle slm tarihileriyle Batl aratrmaclar, Mukavksn Bizans mparatoru Herakleiosun Ssnleri Ninevda 627 ylnda yenmesinden sonra Msra tayin edildii hususunda ittifak halindedir. Ancak slm kaynaklar skenderiyenin fethinden (21/642) bahsederken onun on bir yldan beri burada grev yaptn bildirmektedir, bu durumda tayin yl 631 olmaktadr. Herakleios, imparatorluk iinde birbiriyle inan mcadelesi halinde bulunan hristiyanlar birletirmek amacyla monotheletismus (Hz. sda bir tek iradenin varl) inancn ortaya atp her blgeye yeni patrikler tayin ederken Msra da Mukavks yollam ve onu din grevinin yannda mal, mlk, asker yetkilerle donatarak Msr genel valisi yapmtr. slm kaynaklar, Mukavksn ylda 19 milyon dinar vergi demekle ykml olan halktan 20 milyon dinar topladn ve Kptlere bu hususta bask yaptn bildirmektedir. Pek ok Batl aratrmac onun bu baskc tutumu karsnda Kptlerin ya yeni din anlay kabul etmek ya da Msrdan kamak zorunda kaldklarn belirtir. Mukavksn mslmanlarla ciddi anlamdaki ilk mnasebeti, Hz. Peygamberin 7 (628) ylnda kendisine gnderdii slma davet mektubu ile balamtr. Bu mektubun uydurma olduunu iddia eden baz aratrmaclar bulunmakla birlikte slm tarihi kaynaklar ittifakla byle bir mektubun yazldndan bahsetmektedir. Mukavks mektubu getiren Htb b. Eb Bel-teay be gn sreyle misafir etmi, bu arada Resl-i Ekrem ve slm hakknda eitli bilgiler aldktan sonra cevab bir mektupla ve criyelerinden Mriye ile Srn adl iki kz karde, bir hadm kle, 1000 miskal altn, kymetli elbise ve kumalar, gzel kokular, bir merkep ve bir katrdan (dldl) oluan deerli hediyelerle birlikte onu uurlamtr. Hz. Peygamber dneminde bu mektuplama dnda Mukavks ile mslmanlarn baka bir ilikisine rastlanmamaktadr. Hz. Eb Bekirin de halifelii srasnda yine Htb b. Eb Bel-tea ile bir mektup yollad Mukavksn Htbla mahiyeti bilinmeyen bir antlama imzalad nakledilmektedir. Hz. mer dneminde ise onun Msrn fazla kan dklmeden

ele geirilmesinde nemli rol oynad, bir yandan savamaya kararl grnen Bizans kumandanlarn teslim olmalar iin ikna etmeye alrken bir yandan da direnmeyen Kptlerin Amr b. sa hem klavuzluk yapmalarn hem de ordusunun btn ihtiyalarn karlamalarn, yollar ve kprleri onarmalarn salamtr. Mukavks, Babilon Antlamasnn ardndan Rum kumandanlarn ikyeti zerine mparator Herakleios tarafndan stanbula arlarak vatan hainlii sulamasyla sonra grevinden alnp srgne gnderilmise de 641de Herakleiosun lm zerine tekrar Msra vali tayin edilmitir. Ertesi yl Bizans kumandanlarnn direnmesine ramen Amr ile anlama yapan ve skenderiyeyi, dolaysyla Msrn tamamn mslmanlara teslim eden Mukavksn ehrin 25 (646) ylndaki ikinci fethi srasnda Msrda olup olmad konusu ihtilfldr; Butler ise onun 21 Mart 642de ldn sylemektedir (The Arab Conquest of Egypt, s. 361).

BBLYOGRAFYA

Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, Kitbl-Emvl (nr. M. Hall Herrs), Kahire 1401/1981, s. 240; bn Sad, e-abat, I, 260-261; IV, 285-286; VIII, 212, 216, 260-261; bn Abdlhakem, Ftu Mr (Torrey), s. 37, 45-47, 53, 58-59, 64-76, 80, 82-84, 109, 127, 130-131, 176, 191-192; Belzr, Fth (Fayda), s. 144, 216-223; Yakb, Kitbl-Bldn, s. 330, 337, 339-340; John Bishop of Nikiu, The Chronicle of John Bishop of Nikiu (trc. R. H. Charles), London 1916, tr.yer.; Taber, Tr (Ebl-Fazl), II, 644-645; IV, 102, 108; bnl-Btrk, et-Trul-mecm (nr. L. eyho v.dr.), Beyrut 1909, s. 26; Kudme b. Cafer, el-arc (Zebd), s. 119, 337-340; Nveyr, Nihyetl-ereb, XIX, 287-288, 290, 291-303, 307-309; Makrz, el-a, I, 100, 163-164, 167, 169, 177, 183-184, 211, 213-214, 226, 264-269, 289-293; II, 121, 178; bn ys, Bediuz-zhr, I, 8994, 98-101, 107, 118-119; A. J. Butler, The Arab Conquest of Egypt (ed. P. M. Fraser), Oxford 1978, s. 361, 508-526; a.e.: Fetul-Arab li-Mr (trc. M. Ferd Eb Hadd), Kahire 1351/1933, s. 62-82, 104-116, 162-170, 187-192, 219-222, 227-231, 245-253, 256-284; M. Hamdullah, slm Peygamberi (Tu), I, 340, 343-344; a.mlf., elVesius-siysiyye, Kahire 1941, s. 49-53; Tahsin z, Hrka-i Saadet Dairesi ve Emnt- Mukaddese, stanbul 1953, s. 29-32, rs. 12, 13; brhim Ahmed el-Adev, ed-Devletl-slmiyye ve mbarriyyetr-Rm, Kahire 1958, s. 35, 60-61; Seyyid Abdlazz Slim, Trul-skenderiyye ve areth fil-aril-slm, skenderiye 1982, s. 53, 79, 81; G. Ostrogorsky, Bizans Devleti Tarihi (trc. Fikret Iltan), Ankara 1986, s. 55, 88-89, 93-108, 405; Mustafa Fayda, Hz. mer Zamannda Gayr- Mslimler, stanbul 1989, s. 161-162, 164; Nadir zkuyumcu, Fethinden Emevlerin Sonuna Kadar Msr ve Kuzey Afrika: 18-132/639-750 (doktora tezi, 1993), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 1-64; A. Grohmann, Mukavks, A, VIII, 569-572; K. hrnberg, alMukawis, EI (ng.), VII, 511-513. Nadir zkuyumcu

MUKYEDA
(bk. TRAMPA).

MUKAYYED
() Belirli olmayan bir ferdi veya fertleri gsteren ve bir sfatla kaytlanm olan lafz anlamnda fkh usul terimi (bk. MUTLAK).

MUKILLN
() Az sayda hadis rivayet eden sahbler iin kullanlan bir terim (bk. MKSRN).

MUKM
(bk. SEFER).

MUKT
() Allahn isimlerinden (esm-i hsn) biri. Szlkte korumak, birine hayatiyetini srdrecek kadar gda vermek; gc yetmek mnalarndaki kavt (kyte) kknn ifl kalbndan treyen mukt bedenlerin ve ruhlarn gdasn veren, gc yetip koruyan demektir. Rgb el-sfahnnin de iinde bulunduu bir grup lugat limine gre muktn asl anlam koruyup himaye edendir, zir hayatiyeti srdrecek gday vermek birini koruyup yaatma anlamnn vazgeilmez sonucudur (el-Mfredt, vt md.; Tcl-ars, vt md.; kr. Kmus Tercmesi, vt md.). Mukt ismi bir yette gemektedir. Kuranda Hz. Peygambere Allah yolunda savamas, mminleri de lm korkusunu yenmeleri hususunda tevik etmesi emredildikten ve kfirlerin gcnn neticede Allah tarafndan krlaca bildirildikten sonra gzel bir efaatte bulunan kimsenin ondan bir nasibinin, kt efaatte bulunan kimsenin de bu eyleminden kendisine dnecek kt bir sonucun olaca ifade edilmekte, ardndan Allah her eye g yetiren ve gzetleyip koruyandr denilmektedir (en-Nis 4/84-85). Burada efaat kavramnn mer veya gayri mer bir yolda savaan kimseye elik etmek mnasna geldiini syleyen Taber mukt kelimesine de muktedir anlamn vermitir (Cmiul-beyn, V, 253-256). Dnyann yaratlmasn anlatan bir yette Allahn bu lemde canllar iin eitli gda imknlar yerletirdiinden bahsedilirken bu ilh fiil kt (besin) kelimesinin oulu olan akvt lafzyla belirtilmitir (Fusslet 41/10). Tirmiznin rivayet ettii esm-i hsn hadisinde mukt ismi de yer almtr (Daavt, 82). Ayrca Hz. Peygamberin, bazan ardarda nfile oru tuttuunu grp kendisine zenen sahbleri bundan menederken, Bana zenmeyin, nk rabbim beni yedirip iirir demesi (Buhr, avm, 48; Mslim, ym, 57) mukt isminin bir aklamas niteliindedir. Yine Resl-i Ekremin, ev halknn bir anlamda szlanmasna sebep olacak kadar sade bir hayat yaadn nakleden muhaddisler onun, Allahm, Muhammed ailesinin rzkn sadece yetecek derecede lutfet! eklinde dua ettiini kaydeder (Msned, II, 232, 446; Buhr, Ri, 17; Mslim, Zhd, 18-19; kr. el-Ahzb 33/2829). Burada da mukt sfat yardmc bir fiil vastasyla zt- ilhiyyeye nisbet edilmitir. Esm-i hsn rihleri, mukt ismini daha ok bedenlerin ve dolaysyla ruhlarn gdasn veren eklindeki szlk anlamna uygun biimde aklamtr. Buna gre Nis sresindeki mna (4/85) lzm bir muhtevaya dayanm olur. Halm, mukta hayatiyetin gereklerini salayan mnas verdikten sonra Allahn canllar birbirini besleyecek bir mekanizma ile yarattn ifade etmitir. yle ki, canllarn bnyesinden baz eyler zamanla zmlenerek ayrlr ve dier canllarn da besinini salar. Bu, yaratcnn planlad zamana kadar devam eder (el-Minhc f uabil-mn, I, 203; Beyhak, I, 120). Kueyr ise Allahn canllarn besinini farkl ekillerde yarattn syler. Cenb- Hak, insanlarn ve dier canllarn gdasn eitli yiyecek ve iecekler, meleklerin gdasn tat ve tesbih, ruhlarn gdasn nesne ve olaylarn mahiyetine vkf olup onlar akletmek eklinde dzenlemitir. Btn gzelliklerin dzeni aklla mmkn olur. Allah akldan daha erefli ve daha gzel bir ey yaratmam ve kimse akln tamamna sahip klnmamtr (et-Tabr fit-tekr, s. 60-

61). Mukt bedenlerin ve ruhlarn gdasn veren mnasyla fiil, g yetiren anlamyla zt-sbt sfatlar iinde yer alr. lk muhtevasyla mukt, bst, kbz, latf, rezzk, mun, muhy; ikinci muhtevasyla kdir, kav, metn ve muktedir isimleriyle anlam yaknl iinde bulunur. Mukt, koruyup gzeten mnasna alnd takdirde hafz ismiyle de ilikili olur.

BBLYOGRAFYA

Rgb el-sfahn, el-Mfredt, vt md.; bnl-Esr, en-Nihye, vt md.; Lisnl-Arab, vt md.; Tcl-ars, vt md.; Kmus Tercmesi, vt md.; Msned, II, 232, 446; Buhr, avm, 48, Ri, 17; Mslim, yam, 57, Zhd, 18-19; Tirmiz, Daavt, 82; Taber, Cmiulbeyn (nr. Sdk Ceml el-Attr), Beyrut 1415/1995, V, 253-256; Eb Abdullah el-Halm, elMinhc f uabil-mn (nr. Hilm M. Fde), Beyrut 1399/1979, I, 203; Abdlkhir el-Badd, elEsm ve-ft, Kayseri Rid Efendi Ktp., nr. 497, vr. 264a-b; Beyhak, el-Esm ve-ft (mdddin), I, 120; Kueyr, et-Tabr fit-tekr (nr. brhim Besyn), Kahire 1968, s. 60-61; Gazzl, el-Maadl-esn (Fazluh), s. 123, 174; Eb Bekir bnl-Arab, el-Emedl-a, Hac Selim Aa Ktp., nr. 499, vr. 58b, 60b-61a, 123a-124a; Fahreddin er-Rz, Levmiul-beyyint (nr. Th Abdrraf Sad), Beyrut 1404/1984, s. 273-274. Bekir Topalolu

el-MUKN
() Eb Amr ed-Dnnin (. 444/1053) ilk mushaflarn imlsna dair eseri. slm limleri, Hz. Osmann yazdrd ilk mushaflar arasndaki baz farkllklar ve ayn mushafta mkerrer olarak geen baz kelimelerin deiik iml ile yazlm olmas gibi sebeplerle bunlarn iml zellikleri (resml-meshif) zerinde durmu, II. (VIII.) yzyln balarndan itibaren konuyla ilgili almalar yaplmtr. Yedi kraat imamlarndan bn mir Yahsub, Ali b. Hamza el-Kis, Halef b. Him, Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, Eb Htim es-Sicistn ve Eb Yal el-Ferr bu alanda eser veren ilk melliflerdendir. Eb Amr ed-Dnnin tam ad elMuni f marifeti mersmi meifi ehlil-emr olan almasyla bu konu zirveye ulamtr. Mellif, el-Munide resm-i hatla ilgili daha geni bir almas olduundan sz ediyorsa da (s. 30) bu eserinin gnmze ulap ulamad bilinmemektedir. Eb Abdullah Muhammed b. Muhammed el-Harrzn da Dnnin el-Muni adl iki eseri bulunduunu syledii belirtilmitir (Gnim Kaddr elHamed, s. 174). Dn eserin mukaddimesinde Medine, Mekke, Kfe, Basra, am ve Irakn dier ehirlerindeki ilk mushaflarla Hz. Osmann imam diye adlandrlan zel mushaf ve bu mushaftan istinsah edilerek Kfe, Basra ve ama gnderilen nshalarla ilgili olarak hocalarndan dinledii rivayetlere bu almasnda yer vereceini sylemi, ezberlenmesi kolay olsun diye aklamalara girmeyeceini ifade etmitir. Mellif konular yirmi bir blmde (bab) ele alm, baz blmleri alt balklara (fasl) ayrarak incelemi, rivayete dayal pek ok bilgi yannda Gz b. Kaysn Kitb Hicissnne adl eserinden de yararlanmtr. lk blmde Kurn- Kermin cemi, mushaf haline getirilii, ka nsha olarak oaltld ve nerelere gnderildii gibi konulara yer verilmi, daha sonraki blmlerde srasyla ihtisar iin elif, y ve vvn hazfedilmesiyle yazlan kelimeler ( yerine gibi), bir mnaya dellet etmek zere elif ilve edilerek yazlanlar (Ahzb sresindeki [33/10, 66, 67] kelimelerinin eklinde yazlmas gibi), fazla olarak veya bir mnaya iaret iin y harfi eklenenler ( yerine gibi), ihtisar olsun diye iki ydan birinin hazfedildii kelimeler ( yerine gibi), hemze yerine y ile yazlanlar ( yerine gibi), vv ilve edilerek yazlan kelimeler ( gibi), hemze sebebiyle vv ile yazlanlar ( gibi), hemzenin yazlyla ilgili kurallar, elif yerine y ile yazlan kelimeler ( gibi), vv yerine y ile yazlanlar ( gibi), iki lmdan birinin hazfedilmesiyle yazlanlar ( gibi), tek lafz gibi okunduu halde aslna uygun olarak ayr yazlanlar ( gibi), kelimenin mennes olduunu gsteren hlarn ak t ile yazld kelimeler ( gibi), ilk mushaflarn hepsinde Kurn- Kermin bandan sonuna kadar ayn iml ile yazlan kelimeler, ilk mushaflar arasnda hazif ve ispat konusunda farkl yazlanlar, Irakllara ait mushaflarda ayn iml ile yazlan kelimeler, Hz. Osmana ait nshadan istinsah edilen Hicaz, Irak ve am mushaflar arasnda mevcut farkllklar srelerine iaret edilerek belirtilmi, son olarak Hz. Osmann eitli merkezlere gnderdii mushaflar arasndaki farkllklarn sebepleri aklanmtr.

Daha sonra telif edilen konuyla ilgili hemen btn almalarn deimez kayna olan el-Muni, Ksm b. Frruh e-tb tarafndan Alet etrbil-aid f esnel-mad adyla manzum hale getirilmi, bu kasde-i riyyesinde tb, Dnnin eserine alt kelimenin imlsyla ilgili bilgi eklemitir. eitli basklar yaplan (Kahire 1282, 1329; Mecmua f rt iinde, Kahire 1302, 1308) ve Hseyin Rizev tarafndan Aklet etrbil-kasid f es-nel-maksd Tercmesi adyla Trkeye evrilen ( Ktp., TY, nr. 5868) eser zerine birok erh yazlmtr. 1. Alemddin esSehv, Kitbl-Vesle il kefil-Ale (nr. Muhammed el-drs, Riyad 1424/2003). Eseri ayrca Talll Ahmed Al Dn, Medine el-Cmiatl-slmiyyede yksek lisans tezi olarak nere hazrlamtr (1415/1994). 2. Eb Bekir b. Abdlgan el-Lebb, ed-Drret-ale f eri ebytilAle. Rabat Muhammed el-Hmis niversitesinde Abdlli Ayt Zabl tarafndan yksek lisans tezi olarak nere hazrlanmtr (1412/1992). 3. Ebl-Abbas Ahmed b. Muhammed el-Merdv elMakdis, el-Mfd f eril-ad (erul-adetir-Riyye) (tf Efendi Ktp., nr. 29; Sleymaniye Ktp., Reid Efendi, nr. 1255). 4. Burhneddin el-Caber, Cemlet erbbil-merd f eri Aleti etrbil-aid (Sleymaniye Ktp., Reid Efendi, nr. 1255, Kadzde Mehmed, nr. 7). Rabatta Mustafa el-Bahyv tarafndan tez almas olarak nere hazrlanmtr (1410/1990). 5. bnl-Ksh, Tel-l-fevid ve tarbl-mtebid Aleti etrbil-aid (nr. Abdlfetth el-Kd, Kahire 1368/1949, 2004). 6. Ali el-Kr, el-Hibts-seniyyetil-aliyye al ebytibiyye er-Riyye (tf Efendi Ktp., nr. 38). mmlkur niversitesinde Abdurrahman esSdeys tarafndan tez olarak nere hazrlanmtr (1421/2000). 7. Ms Crullah, eru Aleti etrbil-aid (Kazan 1908). Msr eyhlkurrs Muhammed Ali Halef el-Hseyn tarafndan yazlan ve 1342den (1923-24) itibaren -Hz. Osmann mushaflarnn imlsna uygunluu gryle-Kahirede ve dier baz islm lkelerinde basm srdrlen mushaf nshalarnn imlsnn belirlenmesinde bn Eb Dvdun Kitbl-Meifi ile birlikte esas alnan iki kaynaktan biri olan el-Munide mellifin kadm baz mushaflar iin grdm, buldum, inceledim gibi ifadeler kullanmas (mesel bk. s. 25, 53, 54, 55, 56, 63, 65) eserin nemini arttrmaktadr. el-Muni ile ilk defa Fransz arkiyats Silvestre de Sacy ilgilenmi ve son blmn Franszcaya evirmitir (Trait sur lorthographe primitive de lAlcoran by Abou Amrou Othman ben Sad ben Othman Mokri, Notices et extraits des manuscrits de la Bibliothque Nationale, VIII [Paris 1810], s. 290-332). Otto Pretzl, eseri Kitbl-Muni f resmi meifil-emr maa Kitbin-Na adyla mellifin Kitbn-Na ve-ekl adl rislesiyle birlikte yaymlam (stanbul 1932), daha sonra da Muhammed Ahmed Dehmn el-Muni f marifeti mersmi meifi ehlilemr maa Kitbin-Na (Dmak 1359/1940, 1403/1983) ve Muhammed Sdk Kamhv elMuni f resmi meifil-emr maa Kitbin-Na (Kahire 1978) ismiyle neretmitir.

BBLYOGRAFYA

et-Tenzlr-rabbn bir-resmil-Omn (nr. Abdurrahman Muhammed), Kahire 1348, s. 491; Dn, el-Muni (nr. M. Ahmed Dehmn), Dmak 1403/1983; Alemddin es-Sehv, KitblVesle il kefil-Ale (nr. M. el-drs), Riyad 1424/2003, s. 451, ayrca bk. neredenin girii, s.

63-65; Brockelmann, GAL, I, 517, 521-522; Suppl., I, 719, 726-727; Abdsselm Ahmed el-Kenn, el-Medresetl-urniyye fil-Marib minel-fetil-slm il bn Ayye, Rabat 1401/1981, s. 88-92; Gnim Kaddr elHamed, Resml-muaf, Badad 1402/1982, s. 168 vd.; M. Muhtr Veled Ebbh, Trul-rt fil-meri vel-marib, skenderiye 1422/2001, s. 282-287. Tayyar Altkula

el-MUKN
() Hanbel fakihi Muvaffakuddin bn Kudmenin (. 620/1223) fkha dair eseri. Tam ad el-Muni f fhi mmis-snne Amed b. anbel e-eybn olan eser (I-II, Kahire 13221323; I-III, 1341/1923, 1382/1962; I-IV, 1400/1980; I-III, Riyad 1400/1980, 1982; Katar 1393), Hanbel mezhebinde tercih edilen grler dorultusunda kaleme alnmtr. bn Kudme mukaddimede eserin, fkh hkmlerin byk ksmn ihtiva etmesi iin delil ve gerekelerden arndrlarak yazlm orta hacimde bir kitap olmakla birlikte yararl ve ezberleyenler iin bakasna ihtiya duyurmayacak (mukni) zellikte olduunu belirtmitir. zl muhtevas ve gzel tertibiyle mteahhirn Hanbel fakihleri tarafndan ok tutulan el-Muni daha sonra kaleme alnan kitaplar iin temel tekil etmi, zerine birok erh ve hiye yazlmtr (Kef-unn, II, 1809-1810; ul-meknn, II, 548-549). 1. e-erul-kebr (nr. M. Red Rz, I-XII, Kahire 1341-1348 I-XIV, Beyrut 1392/1972, el-Mun ile birlikte). Mellifin yeeni EblFerec bn Kudmenin bu almas el-Muni zerine yaplan ilk erhtir. e-f adyla da anlan eserde Hraknin el-Mutaarna bn Kudmenin yazd el-Mun adl byk erh esas alnm, ayrca onda bulunmayan birtakm mesele ve rivayetler eklenmitir. rih nce el-Muniin metnini aklam, ardndan konuyla ilgili grleri zikredip delillerini ayrntl biimde inceledikten sonra kendi tercihini belirtmitir. 2. el-Muli al ebvbil-Muni (nr. Zheyr e-v, Beyrut 1401/1981). Eb Abdullah emseddin Muhammed b. Ebl-Feth el-Balye ait bu erhte elMunideki kelimelerin szlk ve terim mnalar aklanm, bu ynyle eser slm hukuku kavramlarna dair bir szlk nitelii kazanmtr. Ahmed b. Hanbel bata olmak zere kitapta ad geen ahslarn ksa tercme-i hallerinin verildii son ksmna Muhammed Ber el-Erbl tarafndan hazrlanan Mucem elfzl-fkhil-Hanbel adl bir isim ve kavram fihristi konmutur. 3. elMbdi f eril-Muni (nr. M. Zheyr e-v, I-X, Beyrut 1393-1401/1973-1981; nr. Muhammed Hasan Muhammed Hasan smil, I-VIII, Beyrut 1418/1997). Burhneddin bn Mflihin Hanbel fkh ansiklopedisi mahiyetindeki bu eseri el-Muniin en byk erhidir. bn Mflih, elMunide gemeyen baz konular fer, tenbih, nemli hikmetleri de fide bal altnda vermitir. 4. el-nf f marifetir-rci minel-ilf al mehebil-mmil-mbeccel Amed b. anbel (nr. M. Hmid el-Fk, I-XII, Kahire 1374-1378/1955-1958; Beyrut 1406/1986). Ali b. Sleyman el-Merdvnin bu erhinde mezhepte tercih edilen sahih grler geni biimde anlatlm, her meselenin delilleri zikredilmitir. Merdv bu erhini daha sonra et-Tenul-mbi f tarril-Muni (nr. Muhibbddn el-Hatb, Kahire, ts. [el-Matbaats-Selefiyye]; nr. Muhammed Hasan Muhammed Hasan smil - Ahmed Ferd el-Mezd, Beyrut 1424/2004) ve Ebl-Ymn elUleym el-tf adyla ksaltmtr. Hanbel literatrnde nemli bir yere sahip olan et-Tenulmbi zerine Haccv, avit-Ten fil-fh al mehebil-mm Amed b. anbel adyla bir hiye yazm (nr. Yahy b. Ahmed b. Yahy el-Crd, Kahire 1412/1992; Medine 1416/1995), bnn-Neccr el-Fth de el-Muni ve et-Tenul-mbie baz ekleme ve karmalar yaparak Mntehel-irdt f cemil-Muni maat-Ten ve ziydt adl kitabn meydana getirmi

(Buhtnin erhiyle birlikte, I-III, Beyrut, ts.; nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk, I-V, Beyrut 1419/1999) ve bunu Menet lin-nh adyla erhetmitir (nr. Abdlmelik b. Abdullah b. Dhey, I-IX, Beyrut 1416/1996). Buht, Mntehel-irdt zerine Deiu lin-nh li-eril-Mnteh (eru Mntehel-irdt) adl bir erh ile (I-III, Beyrut 1996; I-III, Beyrut, ts.; Riyad 1380/1960; I-IV, Kahire 1319-1320, Kefl-nn kenarnda) rd lin-nh li-Deiil-Mnteh adl bir hiye yazmtr. Mer b. Ysuf el-Kerm, Mntehel-irdt ile Haccvnin el-n li-libil-intif adl eserini yetl-mnteh fil-cem beynel-n vel-Mnteh adyla bir araya getirmitir (nr. M. Ceml e-att - M. Zheyr e-v, I-III, Dmak 1378). el-Muni ile et-Tenul-mbi arasndaki mnasebet ve iaretlerle ilgili olarak Ahmed b. Abdullah el-Asker el-Menhec fil-cem beynelMuni vet-Ten (tamamlanmam), Ahmed b. Muhammed b. Ahmed e-veyk et-Tav filcem beynel-Muni vet-Ten (nr. Nsr b. Abdullah b. Abdlazz el-Meymn, I-III, Mekke 1418/1997) adyla birer eser yazmtr. el-Munii ayrca Ebl-Mehsin Ysuf b. Muhammed elMakdis, Ebl-Ymn el-Uleym, bnl-Mnecc da erhetmitir (el-Muni zerine yazlan erh ve hiye almalar iin bk. Abdullah Muhammed el-Habe, III, 1832-1837). Haccv eseri Zdl-mstani fitiril-Muni ismiyle ksaltm (Kahire 1343, 1345-1379; 6. bs., Mekke 1348; Mutaarl-Muni f fhil-mm Amed, nr. Ahmed Muhammed kir, Beyrut 1406/1986, bn Abdlhak el-Baddnin avidl-ul ve medl-ful ve bn Hacer elAskalnnin eru Nubetil-fiker adl kitabyla bir arada), Hanbel mezhebinde tercih edilen grleri ieren bu muhtasar da Buht er-Ravl-mrbi bi-eri Zdil-mstani adyla erhetmitir (Dmak 1304; Hindistan 1305; Kahire 1324, 1340, 1343, 1345, 1348, 1352, 1379; Mekke 1348; nr. Ahmed Muhammed kir - Ali Muhammed kir, Kahire 1954; nr. Muhammed Abdurrahman Avad, Beyrut 1405/1985; nr. Abdurrahman b. Nsr es-Sad - Abdlkudds Muhammed Nezr, Beyrut 1417/1996). Abdurrahman b. Muhammed b. Ksm el-sm en-Necd bu esere iyetr-Ravil-mrbi adl geni bir hiye yazmtr (nr. Abdullah b. Abdurrahman b. Cibrn - Sad b. Abdurrahman b. Ksm, I-VII, bask yeri yok, 1416). el-Muni zerine Abdurrahman b. Mahmd b. Ubeydn el-Bal Zevidl-Kf vel-Muarrer alel-Muni (Dmak 1379/1959) ve Ysuf b. Muhammed el-Merdv Kifyetl-mstani f edilletil-Muni (nr. Abdullah b. Muhammed b. yid ez-Zehrn, 1411/1990, yksek lisans tezi, I-III, Mekke, mmlkur niversitesi) isimli almalar yapmlardr. Zdl-mstani Suudi Arabistanda orta dereceli din okullarda, er-Ravl-mrbi ise baz fakltelerde ders kitab olarak okutulmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Muvaffakuddin bn Kudme, el-Mun (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk - Abdlfetth M. elHulv), Kahire 1412/1992, neredenlerin girii, I, 5-56; Ebl-Ferec bn Kudme, e-erul-kebr (bn Kudme, el-Mun iinde), I, 3-4; Ali b. Sleyman el-Merdv, el-nf f marifetir-rci minel-ilf (nr. M. Hmid el-Fk), Kahire 1374/1955, I, 3-19; Haccv, avit-ten (nr. Yahy b. Ahmed Yahy el-Crd), Kahire 1412/1992, neredenin girii, I, 32; Kef-unn, II, 1809-1810; Abdlkdir Bedrn, el-Medal il mehebil-mm Amed b. anbel, Kahire 1342, s.

220-223, 227; ul-meknn, II, 548-549; Abdlvehhb brhim Eb Sleyman, Kitbetl-baililm, Cidde 1403/1983, s. 371, 372-373, 376-379; Abdullah b. Ali es-Sbey, ed-Drrlmnaad f esmi ktbi mehebil-mm Amed (nr. mer b. Garme el-Amr), Beyrut 1416/1996, s. 114, 117, 170, 172, 174, 177, 178, 181, 182, 189, 229, 231, 270-271, 273, 275, 289290, 292, 294, 296, 299, 307, 309, 316, 323, 327; Ferhat Koca, slm Hukuk Tarihinde Selef Sylem, Ankara 2002, s. 84, 103-105, 220, 229-235; Abdullah Muhammed el-Habe, Cmiur vel-av, Ebzab 1425/2004, III, 1832-1837; Kmil Ceml el-Asel, Mcrddin elUleym el-anbel: Merriul-uds, nan cedd an aytih ve nau ceyli kitbihil-nsilcell, Dirst, XII/8, Amman 1985, s. 118-122; Mahmd Mz, eylislm bn udme elMadis, leml-ktb, XVII/1, Riyad 1416/1996, s. 39-41. Ferhat Koca

MUKR
(bk. KIRAAT).

MUKSIT
() Allahn isimlerinden (esm-i hsn) biri. Szlkte dil olmak anlamndaki kst kknn ifl kalbndan tremi bir sfat olan mukst adaletle hkmeden, dil demektir. Mukst ismi Kuranda Allaha nisbet edilmemekle birlikte kst ve ikst kavramlar zt- ilhiyyeyi niteleme erevesinde kullanlmaktadr. Kinat yaratan ve yneten mutlak kudret ve hikmet sahibi varln birliine bizzat Allahn, meleklerin ve ilim erbabnn ehadet ettiini ifade eden yette yer alan adaleti ayakta tutan (kimen bil-kst) nitelemesinin (l-i mrn 3/18) Allaha rci olduu mfessirlerin byk ounluu tarafndan kabul edilmektedir (Taber, III, 285-286; Fahreddin er-Rz, VII, 222). Kst kelimesi bir yette, iman edip faydal iler yapanlarn adaletle mkfatlandrlacann bildirilmesi balamnda zt- ilhiyyeye nisbet edilmi (Ynus 10/4), iki yette de hirette insanlar arasnda hakkaniyetle hkmedilecei beyan edilirken kst kavram dolayl olarak Allaha izfe edilmitir (Ynus 10/47, 54). Ayn muhteva dier bir yette, Biz kyamet gnnde doru ve hassas teraziler kurarz, artk kimse en kk bir hakszla uratlmaz eklinde ifade edilmitir (el-Enbiy 21/47). Bunlardan baka borlanmalarda kk byk her eyin kayt altna alnmasnn gerektiini (el-Bakara 2/282) ve Allahn adaleti emrettiini bildiren yetlerde de (el-Arf 7/29) Ona ynelik bir muhteva tamaktadr (ayrca bk. KIST). Mukst ismi, doksan dokuz esm-i hsnya yer veren bn Mce ve Tirmiz rivayetlerinde yer almtr (Du, 10, Daavt, 82). Bir hadiste Cenb- Hakkn uyumad, esasen byle bir eyin Onun anna lyk olmad ifade edildikten sonra Onun adaletin simgesi olan teraziyi (kst) ykseltip aaya indirmek suretiyle insanlarn amellerini kontrol ettii ve rzklarn ayarlad belirtilmitir (Msned, IV, 395, 401, 405; Mslim, mn, 293-295; bn Mce, Muaddime, 13; Nevev, III, 13). Ebl-Hasan el-Ear, mukst ismine dil mnas verdikten sonra adlin yerli yerinde ve dengeli i grme; hakkaniyetle hkm verme anlamlarn gz nnde bulundurmu olmaldr ki ilh adaletin iki ekilde gerekletiini kaydeder. Bunlardan biri tabiat dengeli ve henkli bir ekilde yaratp ynetmek, dieri de hakkaniyetle hkmetmektir (bn Frek, s. 56). Ayn yorum Fahreddin er-Rzde de grlr. Eb Mansr el-Mtrd, hiret hayatnn mevcudiyetinin hikmetlerinden birinin Allahn iman ve slih amel sahiplerine adl ile karlk vermesinden ibaret olduunu beyan eden yetin tefsirinde (Ynus 10/4) kst kavramn yle aklar: Allah dnyada ayrm yapmadan dostunu da dmann da rzklandrm, buna karlk hi kimsenin fizik yapsnda dost veya dman olduunu gsteren bir almet yaratmamtr. hirette ise dost ile dman ayr muamelelere tbi tutulacak, mukst isminin tecellisi olarak dostlar hak ettiklerinin fazlasyla mkfatlandrlrken dmanlar sadece yaptklarnn karlnda cezaya arptrlacaktr; ayrca Allahn dostlar ve dmanlar bu durumlarn gsteren almetler tayacaklardr (Tevltl-urn, vr. 320b). Eb Abdullah elHalm, mukst ismine kullarna kendi ztndan adalet duygusu lutfeden veya kullarndan her birine kendi fazlndan pay ayran anlamn vermitir (el-Minhc, I, 207). Esm-i hsny mistik yaklamlarla da yorumlayan Gazzl muksta mazlumun hakkn zalimden alan mnasn vermi,

bunun en mkemmel eklinin ise mazlumun yannda zalimin rzasn elde etmek suretiyle gerekletiini sylemi, ancak byle bir eye sadece Allahn muktedir olduunu belirtmitir. Gazzl kulun mukst isminden edinebilecei nasibi de yle aklamtr: nce mazlumun kendisinde bulunan hakkn vermek, ardndan bakasnda olan hakkn alp ona teslim etmek ve nefsi iin bakasndan intikam almamak. Allahn kevn-fiil isim ve sfatlar arasnda yer alan mukst adl, hakem, latf ve mntakm isimleriyle anlam yaknl iinde bulunur.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, s md.; Msned, IV, 395, 401, 405; Mslim, mn, 293-295; bn Mce, Muaddime, 13, Du, 10; Tirmiz, Daavt, 82; Taber, Cmiul-beyn (nr. Sdk Ceml el-Attr), Beyrut 1415/1995, III, 285-286; Mtrd, Tevltl-urn, Hac Selim Aa Ktp., nr. 40, vr. 320b; Eb Abdullah el-Halm, el-Minhc f uabil-mn (nr. Hilm M. Fde), Beyrut 1399/1979, I, 200, 207; bn Frek, Mcerredl-Malt, s. 56; Abdlkhir el-Badd, el-Esm ve-ft, Kayseri Rid Efendi Ktp., nr. 497, vr. 201a-202a; Gazzl, el-Maadl-esn (Fazluh), s. 153-154; Eb Bekir bnl-Arab, el-Emedl-a, Hac Selim Aa Ktp., nr. 499, vr. 126a-b; Fahreddin er-Rz, Meftul-ayb (nr. Th Abdrraf Sad), Beyrut 1404/1984, VII, 222-223; Nevev, eru Mslim, III, 13. Bekir Topalolu

MUKTEDAB
() Aruz sisteminde bir bahir. Hall b. Ahmedin aruz sisteminde mtebihe diye adlandrlan drdnc dairede beinci, klasik genel sralamada ise on nc bahir olarak yer alr (DA, III, 428; IV, 484). Bahrin ad kesip koparmak, budamak anlamndaki kadb kknden iftil kalbnn sfat ekli olup kesilip koparlm demektir. Asl vezni bir msrada mstefiln meflt mstefiln eklinde olan mnserih bahrinin her msrann ilk tefilesini tekil eden mstefilnn kesilip atlmas suretiyle elde edilmi bir vezin olduundan bu adla anlmtr. Hall b. Ahmedin daire sisteminde tam ve sahih ekli bir atrda (msra) meflt mstefiln mstefilndr (- - -/ - --/- --). Ancak uygulamada her iki atrn sonundaki mstefiln czlerinin dmesiyle mecz (bir cz dm) hali olan meflt mstefiln (- - -/- --) ekliyle kullanlr. Bahrin bir aruzu ve bir darb vardr. Mecz beytin aruzu ve darb konumundaki mstefiln tefileleri tayy kural (drdnc skin harfin drlmesi) uygulanarak mfteiln (-) olur ve vezin bir atrda meflt mfteiln (- - -/--) ekline girer. Hav tefilesi olan mefltde ise zihaf kaideleri olarak habn (ikinci skin harfin drlmesi) ve tayy uygulanr. Ancak tefiledeki murkabet (yanyana gelen iki hafif sebebin skin harflerinin ayn anda drlmesi veya sabit kalmasnn ciz olmamas) dolaysyla yukarda zikredilen iki zihaf kaidesi (habn ve tayy) ayn anda bir tefilede tatbik edilemez. Bu durumda meflt ( )tefilesinin fe ve vav harflerinin birlikte drlmesi gerekirdi. Bu mmkn olmamakla birlikte habn ve tayy kuralndan yalnz birinin uygulanmas icap eder. Bu sebeple meflt tefilesinin fe veya vav harfi drlebilir. Meflt ya habn (birinci hafif sebebin skin harfi olan fenin hazfi) kural tatbik edilerek melt ( )ekline dntrlr ki bu, pratikte hareke ve skn says bakmndan bunun edeeri olan meflye nakledilerek kullanlr veya tayy (ikinci hafif sebebin skin harfi olan vavn hazfi) kural uygulanarak mefultye ( )dnr. Bu da pratikte edeeri olan filt ( )tefilesine nakledilerek kullanlr. Kfeli aruz limleri, muktedab bahrinin haiv tefilesi olan mefltde habl (habn ve tayyin birlikte iletilmesi) kural uygulanarak elde edilen meult ( )eklini kabul etmilerdir. Meflt tefilesine anlan zihaf kaideleri uygulanmadan asl ekliyle kullanlna dair rnekler ok az olup muzri ve mctes bahirleri gibi eski Arap iirinde ok ndir olarak kullanlm vezinlerdendir. Bu sebeple eski Arap iirinde muktedab bahrinin kullanld kaside ve iirin bulunmad grn ileri srenler olmusa da Hz. Peygamber zamannda bu bahirde yazlm iirlerin mevcudiyetini kaydedenler de olmutur (Hatb et-Tebrz, s. 168). Muktedab bahrinin kulaa ho gelen bir ritmi vardr. Eb Nvsn bir kasidesiyle modern devir airlerinden Ahmed evknin baz kasideleri bunun delili olarak gsterilir (Mahmd Fhr, s. 120 vd.). Ayrca bu bahirde yazlm zhd ve hikemiyata dair baz iirlerle gazel rnekleri de bulunmaktadr. smil b. Hammd el-Cevhernin tertibinde bu bahir yer almaz. Ona gre bahrin asl recezdir (Kitb Aril-varaa, s. 56). Aruza dair klasik kitaplarda ve bunlara muhteva bakmndan sadk kalan yeni eserlerde muktedab

bahrinin yukarda saylan vezinleri zikredilir. Ancak airlerin nazm tekniinde yaptklar yenilikleri de gz nne alarak yazlan eserlerde bahrin baka vezinlerine de yer verilmitir. Cell el-Hanef bahrin aadaki vezinlerini de tesbit etmi ve baz rnekler vermitir (el-Ar, s. 124-135): 1. - - -/- -- / - -// - - -/- -- /- - - - /-- // - -/- - - /- -- // -- /- - 2. -- /- -- // --/- - 3. - -/-- // --/-- -/-- //- -/-4. -- -/ - - - // --/-- -/ - - - // --/-5. -- -/- -- // --/- - 6. --/- - - // --/- - 7. -- /- - - // --/- 8. --/- - - // --/Muktedab bahri Trk iirinde hemen hemen hi kullanlmamtr.

BBLYOGRAFYA

Kmus Tercmesi, I, 438; bn Abdrabbih, el-dl-ferd, V, 473; smil b. Hammd el-Cevher, Kitb Aril-varaa (nr. Slih Ceml Bedev), Mekke 1406/1985, s. 56; bn Re elKayrevn, el-Umde (nr. Muhammed Karkazn), Beyrut 1408/1988, I, 269-294; Hatb et-Tebrz, el-Vf fil-ar vel-avf (nr. mer Yahy - Fahreddin Kabve), Dmak 1399/1979, s. 167169; bn Eb eneb, Tufetl-edeb, Paris 1954, s. 82-84; Saf Huls, Fennt-tai-ir velfiye, Beyrut 1966, s. 170-172; Cell el-Hanef, el-Ar, Badad 1398/1977-78, s. 124-135; Abdrrz Ali, el-Ar vel-fiye, Musul 1409/1989, s. 149-152; Mahmd Fhr, Sefnetuar, Halep 1410/1990, s. 120-124; Eml Bed Yakb, el-Muceml-mufaal f ilmil-ar

vel-fiye ve fnni-ir, Beyrut 1411/1991, s. 142-146; M. Ali e-evbike - Enver Eb Sveylim, Mucem mualatil-ar vel-fiye, Amman 1411/1991, s. 276; Gotthold Weil, Arz, A, I, 620, 629; G. Meredith-Owens, Ar, EI (ng.), I, 690; Nihad M. etin, Arz, DA, III, 428, 432; a.mlf., Bahir, a.e., IV, 484. Tevfik Rt Topuzolu

el-MUKTEDAB
() Mberredin (. 286/900) Arap gramerine dair eseri (bk. MBERRED).

MUKTED
(bk. KTD).

MUKTED-BEMRLLH
() Ebl-Ksm el-Mukted-Biemrillh Abdullh b. Muhammed b. Abdillh el-Abbs (. 487/1094) Abbs halifesi (1075-1094). 8 Cemziyelevvel 448de (24 Temmuz 1056) Badatta dodu. Kim-Biemrillhn torunudur; halifenin tek olu ve veliahd olan babas onun doumundan alt ay nce lmt. Dedesinin 12 ban 467de (2 Nisan 1075) vefat zerine yerine geirildi. Mukted-Biemrillh, halifelik makamna oturduktan sonra Seluklu Sultan Melikaha saltanatn onaylayan bir menur gnderdi ve biatn ald. Melikah ile veziri Nizmlmlk, balangta bar bir politika izleyerek halifeyi uzaktan kontrol etme yoluna gittilerse de daha sonra onu bamsz bir g olmaktan karmaya ve otoritesini zayflatmaya karar verdiler. Bylece aralar bozulmaya ve istikrarsz bir dnem yaanmaya balad. Bunun zerine, veliahtl srasnda dedesi tarafndan Alparslann kzyla evlendirilen Mukted, 474 (1081-82) ylnda veziri Fahrddevle bn Cehri sfahana yollayarak Melikahn kz Mh-Meleke tlip oldu. Ertesi yl da fi fakihi Eb shak e-rznin bakanlnda gnderdii bir elilik heyetiyle durumu iyiletirmeye alt; ancak kayda deer bir baar elde edemedi. Nihayet drt yl sonra beklenen cevap geldi ve Mh-Melek ile Muktednin evliliine izin verildi. Suriye seferini takip eden gnlerde Badata gelen Melikah byk trenlerle karland (4 Zilhicce 479 / 12 Mart 1087), ardndan kendisine Dounun ve Batnn hkmdar unvan verilip bunun almeti olarak iki kl kuatld. Uzun pazarlklarn ardndan Melikah iki emrini sfahana yollayarak ei Terken Hatunun refakatinde kzn ve Seluklu Devletinin zenginliini gzler nne seren muhteem eyizini Badata getirtti ve benzerine az rastlanr bir dn yapld. Ancak sultan, iine sindiremedii anlalan bu siyas evliliin gereklemesi srasnda dnde hazr bulunmak yerine ava kmay tercih etti (Kafesolu, Sultan Melikah, s. 98). Nitekim evlilik uzun srmedi ve iki yl gemeden Melikah, Muktednin dnden sonra hareminden vazgeme artna uymamas sebebiyle kzn halife ile evliliinden olan olu Ebl-Fazl Cafer ile birlikte sfahana getirtti. 484te (1091) Badata yapt ikinci ziyarette de halifenin varln umursamayarak ikametghn kendisi seti. Halifeye de veliahdn deitirip yerine Ebl-Fazl Caferi tayin etmesi iin haber gnderdi; Mukted-Biemrillhn buna kar kmas zerine de sfahana geri dnd (Reblevvel 485 / Nisan 1092). Ancak alt ay sonra byk bir debdebeyle nc defa Badata geldi ve halifeden Badat hemen terkederek baehrini baka bir yere almasn istedi; ldrlen Nizmlmlkn yerine getirdii yeni veziri Tclmlkn ricas zerine de ona biraz sre tand. Muktedyi bu zor durumdan Melikahn bir av partisinde yedii etten zehirlenerek lmesi (16 evval 485 / 19 Kasm 1092) kurtard. Fakat sultann beklenmedik lm onu da Terken Hatun gibi zan altnda brakt. Mukted-Biemrillh, Melikahn Badat ilk ziyaretinden itibaren sadece slm mmetinin mnev liderliiyle yetinmek durumunda kalmt. Buna ramen immet btn hukuk ve siyas kurumlarn tartmasz kayna olarak kald. Hilfetin yokluunda mmet hukuk bir istikrarszla, hatta kargaaya itilebilirdi. Bylece Abbs halifeliinin korunmas zorunluluu, halkn byk ounluu arasnda etkisini srdren

Btnliin immet retisine kar merkez bir denge unsuru eklinde ortaya kt. 483te (1090) Basra Karmatler tarafndan vahice yamalanmt. Ayn yl Suriye, el-Cezre ve randa smil propagandasnn merkezleri alm, Hasan Sabbh, Kazvinde Alamut Kalesini ele geirip smil Devletini kurmutu. Nizmlmlk ile Melikahn lmnden sonra Mukted-Biemrillh tevars ettii haklarnn tekrar farkna vard. Melikahn ei Terken Hatun ile yapt sultanlk hakkndaki grmeler srasnda ortaya koyduu tutum halifenin yeniden kendine gvenmeye baladn gstermektedir. Mukted, Terken Hatunun Melikahn tahtna kard henz ocuk yataki olu ehzade Mahmdu tam yetkili mer sultan olarak tanmay reddetti ve onun rte ermesine kadar ordu ve vergi ilerinin Emr ner ile Vezir Tclmlkn idaresi altnda kalmas gerektii hususunda srarc davrand. Muktednin Mahmdu bu artlarla mer sultan olarak tanmas zerine Seluklular onun olu Ebl-Fazl Caferi geri verdiler; ancak ocuk ertesi yl ld. Sonraki yllarda ise Seluklu miras etrafnda vuku bulan mcadelede halifenin rakip sultanlardan en gl olann meruiyetini salamaktan baka bir seenei kalmad. Nizmlmlkn memlkleri sultanla Melikahn byk olu ve Mahmdun (. 487/1094) rakibi Berkyaruku aday gsterdiler. Berkyaruk, Terken Hatun tarafndan sfahanda mahpus tutuluyordu. Memlkler onu hapishaneden kardlar ve Rey ehrine gtrp sultan iln ettiler. Halife de onun biatn kabul ederek Badatta saltanatna merluk kazandrmak zorunda kald. Mukted-Biemrillh 15 Muharrem 487 (4 ubat 1094) tarihinde beklenmedik bir anda ld ve cenazesi lm gizlendii iin gn sonra defnedildi. Mukted-Biemrillh, son bir iki yl hari kendinden nceki halifelere nazaran huzur ve skn iinde hkm srmtr. Bunda, Seluklu Sultan Melikahn btn mahall hnedanlar itaat altna almasnn byk rol vardr. Mukted dneminde Abbs halifeliinin Ftm halifelii karsndaki nfuzu artm ve el-Cezre, Suriye, Filistin, Hicaz ve Yemende hutbeler Abbsler adna okunmutur. Badatta ilerle Snnler, zaman zaman da Snnler arasnda kan mezhep atmalar Seluklu Sultan Melikah ile veziri Nizmlmlkn mdahaleleriyle nlenmitir. Kgarl Mahmud, Dvn lugtit-Trkn halifeliinin ikinci ylnda Mukted-Biemrillha sunmutur (I, 3-4). Besim Atalayn, Dvn lugtit-Trk Tercmesinde eserin MuktedBiemrillhn olu Ebl-Ksm Abdullaha takdim edildiini sylemesi hata olup (I, 4-5; ayrca bk. DA, IX, 446); anlan knye ve isim Mukted-Biemrillha aittir.

BBLYOGRAFYA

Dvn lugtit-Trk, I, 3-4; Dvn lugtit-Trk Tercmesi, I, 4-5; Gazzl, Feiul-Bniyye (nr. Abdurrahman Bedev), Kahire 1383/1964, s. 186; bnl-mrn, el-nb f tril-ulef (nr. Ksm es-Smerr), Kahire 1973, s. 201-205; bnl-Cevz, el-Muntaam, VIII, 211, 215, 240, 249, 273 vd., 284 vd., 305-318, 323; IX, 2 vd., 15, 30, 35 vd., 39, 44-47, 62 vd., 81 vd.; Sbt bnlCevz, Mirtz-zamn (nr. Ali Sevim), Ankara 1968, s. 186 vd., 219 vd., 223, 241 vd., 293; bnl-Esr, el-Kmil, bk. ndeks; Bndr, Zbdetn-Nura, s. 50 vd.; a.e. (Burslan), bk. ndeks; Zeheb, Almn-nbel, XVIII, 318-324; brahim Kafesolu, Sultan Melikah Devrinde Byk Seluklu mparatorluu, stanbul 1953, s. 12-13, 27, 32, 39, 46-47, 94-98, 126-127, 153, 182, 188190, 205-208, 210; a.mlf., Melikah, A, VII, 670, 672; G. Makdis, bn Al, Dmak 1963, bk.

ndeks; C. E. Bosworth, The Political and Dynastic History of the Iranian World (A.D. 10001217), CHIr., V, 99-102, 212 vd.; E. Glassen, Der Mittlere Weg, Wiesbaden 1981, bk. ndeks; T. Nagel, Die Festung des Glaubens, Mnchen 1988, bk. ndeks; Eric J. Hanne, The Caliphate Revisited: The Abbasids of 11th and 12th Century Baghdad (doktora tezi, 1998), The University of Michigan, s. 220 vd.; Abdlkerim zaydn, Sultan Berkyaruk Devri Seluklu Tarihi (485-498/10921104), stanbul 2001, bk. ndeks; a.mlf., Melikah, DA, XXIX, 55-57; Fikret Iltan, Muted, A, VIII, 573-575; Angelika Hartmann, al-Mutad, EI (ng.), VII, 540-541; Mustafa S. Kaalin, Dvn lugtit-Trk, DA, IX, 446. Angelka Hartmann

MUKTEDR
() Allahn isimlerinden (esm-i hsn) biri. Szlkte gc yetmek; l ile yapmak, planlamak mnalarndaki kadr (kudret) kknn iftil kalbndan tremi bir sfat olup gc yettii fiilen sabit olan demektir (Rgb el-sfahn, elMfredt, dr md.; Lisnl-Arab, dr md.). Muktedir ismi Allaha izfe edildii drt yette bir ii gerekletirmeye fiilen g yetiren anlamn ifade etmektedir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, dr md.; bk. KDR). Muktedir, Eb Hreyreden nakledilen doksan dokuz esm-i hsnnn Tirmiz rivayetinde yer almtr (Daavt, 82). Naslarda Allaha nisbet edilen kdir, kadr ve muktedir isimlerinden birincisi ve ncs esm-i hsn listesinde mevcuttur. Bu ismin kdirden balamak zere gittike zenginleen bir anlam ierdii kabul edilir. Zira ayn kkten gelen kelimelerin harfleri arttka mnalar da glenir (Zeccc, s. 59). Buna gre muktedir, zt- ilhiyyeye kudret izfe eden kavramlar iinde muhtevas en zengin olan isimdir. Kudret kknden treyen kdir ve kadrde kudretin kullanlaca hususlarda bir tr snrlama sz konusu iken muktedirde byle bir durum yoktur (Hattb, s. 86). Ayrca kdir ve kadr g yetirme sfatn Allaha izfe ederken muktedir, gerekletirilenden hareketle ayn sfat fiil mnada zt- ilhiyyeye nisbet etmektedir (Eb Abdullah el-Halm, I, 194). Eb Bekir bnl-Arab ise muktedirin dier iki isimden daha zengin bir ierie sahip olduu yolundaki kanaatin delilden yoksun bulunduunu belirtmekte ve iftil kalbndan gelen bu kelimenin ihtisas ifade ettiini, yani kudretin sadece Allaha zg bir sfat mahiyeti tad hususunu kantladn syler. nsan da belli bir kudrete sahiptir, ancak onun kudreti kendinden olmayp Allah tarafndan verilmitir (el-Emedla, vr. 59b-60a). Abdlkerm el-Kueyr, Allahn her eye g yetirdiini, fakat icraata gemeyip baladn, her eyi bildiini, ancak acele ve kzgnlkla muamele etmediini belirtir (bk. bibl.). Muktedir Allahn zt-sbt isim ve sfatlar iinde yer alr. Halm, onun eylem gerekletirmeye ynelik muhtevasna dikkat ekerek fiil sfatlar iinde de yer alabileceini syler (bk. bibl.). Muktedir kdir ve kavden baka cebbr, azz ve kahhr isimleriyle anlam yaknl iinde bulunur.

BBLYOGRAFYA

Rgb el-sfahn, el-Mfredt, dr md.; Lisnl-Arb, dr md.; M. F. Abdlbk, elMucem, dr md.; Tirmiz, Daavt, 82; Zeccc, Tefsru esmillhil-sn (nr. Ahmed Ysuf ed-Dekkk), Beyrut 1395/1975, s. 59; Hattb, end-du (nr. Ahmed Ysuf edDekkk), Dmak 1404/1984, s. 86; Eb Abdullah el-Halm, el-Minhc f uabil-mn (nr. Hilm M. Fde), Beyrut 1399/1979, I, 194; Kueyr, et-Tabr fit-tekr (nr. brhim Besyn), Kahire 1968, s. 81; Eb Bekir bnl-Arab, el-Emedl-a, Hac Selim Aa Ktp., nr. 499, vr. 59b-60a; Fahreddin er-Rz, Levmiul-beyyint (nr. Th Abdrraf Sad), Beyrut 1404/1984, s. 321-322.

Bekir Topalolu

MUKTEDR-BLLH
( ) Ebl-Fazl el-Muktedir-Billh Cafer b. Ahmed el-Mutazd-Billh el-Abbs (. 320/932) Abbs halifesi (908-932). 22 Ramazan 282de (14 Kasm 895) dodu. Halife Mutazd-Billhn olu olup annesi Trk asll Seyyide aab Hatundur. Halife Mktef-Billhn hastal arlanca Vezir Abbas b. Hasan elCercer yerine kimin getirilecei konusunda divan ktipleriyle istiare etti ve grmeler sonunda Mktef-Billhn kardei Cafer, Muktedir-Billh lakabyla halife iln edildi (13 Zilkade 295 / 14 Austos 908). Bunda Mktef-Billhn lm deindeyken yerine Caferi vasiyet etmesinin nemli rol oynad sylenebilir. Halifenin yann kklnden istifade edip devleti tek bana ynetmeye balayan Vezir Abbas, bir sre sonra Muktedirin yerine Eb Abdullah Muhammed b. Mutemid-Alellah halife yapmaya karar verdi ve kendisiyle mektuplaarak anlamaya vard. Plann gerekletirebilmek iin Smn hkmdarnn hcibi Pars (Bars) yardma ard. Ancak bu srada Eb Abdullah Muhammed ile Shib-urta bn Amraveyh arasnda anlamazlk kt. Muhammed b. Mutemid fkelenip fel geirdi ve ertesi gn vefat etti. Bylece Muktediri hilfetten uzaklatrma abalarnn ilki sonusuz kaldysa da Vezir Abbasn bu husustaki almalar sona ermedi. Bata kendisi olmak zere ileri gelen devlet adamlar, kumandanlar, kad ve ktiplerin ou Abdullah b. Mutez-Billh halife yapmak istiyordu. Bu konuda kendisiyle grp onayn aldlar ve iktidar deiikliini kan dkmeden gerekletirmeye karar verdiler. Ancak vezir, ksa bir sre sonra Muktedirin hilfette kalmasnn kendi karlar asndan daha doru olacan dnmeye balad. Bunun zerine kumandanlardan Hseyin b. Hamdan b. Hamdn, Bedr el-Acem ve Vasf b. Svr Tekin veziri ldrp ertesi gn Muktedir-Billh halederek yerine bnl-Mutezzi Murtaz-Billh (Rz-Billh, Muntasf-Billh) lakabyla halife iln ettiler (21 Reblevvel 296 / 18 Aralk 908). Eb Abdullah bnl-Cerrh da vezir oldu. Her tarafa mektuplar yollayp halife olduunu bildiren bnl-Mutez, Muktedir-Billha da haber gndererek yerini terketmesini istedi. Muktedir, hazrlklarn tamamlayp hilfet merkezinden ayrlmak zereyken yakn adamlarndan bir ksm kar koymay teklif etti. Cesaretlenen Muktedir taraftarlarn silhlandrd. Onlarn daha gl olduunu gren bnl-Mutez veziri Muhammed b. Dvd b. Cerrh ile birlikte Badattan ayrld. Bu olaylar srasnda Badat apulcular tarafndan yamaland. Bir sre sonra nfuzlu kumandan Mnis el-Muzafferin destekledii Muktedir-Billh tekrar halife iln edildi. Muktedir, bnl-Furt el-klyi vezir, Mnis el-Muzafferi shib-urta tayin edip Badatta dzeni salamaya alt. Muktedir-Billh dneminde Deylem ve Taberistan Ali evldnn faaliyetlerine sahne oldu. Zeydlerden Hasan el-Utr blgede hkmdarln iln edip halktan biat ald (Cemziyelhir 301 / Ocak 914). nl mutasavvf Hallc- Mansr 309 (922) ylnda Vezir Hmid b. Abbasn sraryla yarglanp idam edildi.

Bahreyn Karmatlerinin reisi Eb Thir el-Cennb 311de (923) Basray istil ederek birok kiiyi ldrd. Ertesi yl Mekkeden dnmekte olan bir hac kafilesini yamalayp kltan geirdi. Badatta Vezir bnl-Furtn Karmatlerle i birlii yaptna dair sylentilerin kmas halk ayaklandrd. Bu srada Eb Thir el-Cennb, Halife Muktedire haber gnderip Basra ve Ahvazn kendisine verilmesini istedi, istei reddedilince hac adaylarnn yolunu kesti. Bu yzden 313 (925) ylnda hacca gidilmedi. 315te (927) Karmatler Kfe zerine yrynce halife Ysuf b. Ebs-Scdan yardm istedi. Ysufun Karmatler karsnda malp olup ldrlmesi Badatta endieleri arttrd. Mnisin Bleyk kumandasnda gnderdii kuvvetler de yenilince halk Badat terkederek Horasana gitmek zere seferber oldu. 316 (928) ylnda Rahbeyi alp Karksiy ve Rakkaya yryen Karmatler 8 Zilhicce 317de (12 Ocak 930) Kbeye baskn dzenleyip binlerce hacy katlettiler ve Hacerlesvedi yerinden skp Hecere gtrdler. Hacerlesved 339 (950-51) ylna kadar Karmatlerin elinde kald. Eb Thir el-Cennb 318de (930) Uman ele geirdi. 317 (929) ylnda Badatta Muktedir-Billh hilfetten uzaklatrmak iin isyan balatld; sonuta yerine kardei Muhammed b. Mutazd-Billh, Khir-Billh lakabyla halife iln edildi (15 Muharrem 317 / 28 ubat 929). Ancak siler, Khir-Billhn askerlerin isteini karlayamayacan anlayp iki gn sonra Muktedir-Billh tekrar hilfete getirdiler. Bizans mparatorluu ile mcadele Muktedir-Billh devrinde de srdrld. Bizans kuvvetleri 298de (911) Lazkiyeyi igal ederek ok sayda mslman esir ald. 305te (917-18) Bizansllar bar talebinde bulundu. ki yl sonra taraflar arasnda bar imzalandysa da bu durum uzun srmedi. Bizans ordusu 314te (926) Malatyay yamalad. Ertesi yl rmniyedeki baz slm ehirleri igal edildi (315/927). Ayn yl Tarsus Valisi Smel kumandasndaki Abbs ordular Bizans topraklarna saldrd. Yaplan savata galip gelen Bizansllar esir aldklar 400 mslman katlettiler. Ardndan Debl ehrine saldrp mslmanlarla savaa tututular. Bu savata mslmanlar Bizansllar yenerek ok sayda esir aldlar. Smel, Tarsusa dnerken Bizans ordusuyla bir defa daha savaa girdi ve onlar bozguna uratp saysz ganimet ele geirdi. 316da (928) Kuzey Mezopotamyay istil eden Bizansllar ertesi yldan itibaren zaptettikleri ehirlerden ekilmek zorunda kaldlar. Smel 319 Reblevvelinde (Nisan 931) Bizans topraklarna saldrd. Yaplan savata 600 Rum ldrld ve 3000 esir alnd. Daha sonra byk bir orduyla Bizans zerine tekrar sefere kan Smel Ammriyeyi (Amorium) ele geirdi ve ileri harektna devam ederek Ankaraya kadar ulat. ok sayda esir ve bol miktarda ganimetle Tarsusa dnd (30 Ramazan 319 / 16 Ekim 931). Rumlar, onun ardndan Ermenilerin kkrtmasyla Ahlat ve civarna saldrp birok mslman ldrdler. Bunu haber alan Ysuf b. Ebs-Scn gulm Mflih kar saldrya geti. Gnll mcahidlerin de katld bu sefer sonunda rmniye topraklarndan bol ganimetler elde edildi. Ayn yl Samsata (Smeyst) saldran Rumlar, Musul Valisi Sad b. Hamdnn yardm iin harekete gemesi zerine geri ekildiler. Sad orada bir kumandan vekil brakp Bizans topraklarna akn dzenledi ve byk bir zafer kazand. Bu dnemde Halife Muktedir ile kendisini grevinden uzaklatrmak istedii sylenen Mnis elMuzaffer arasndaki ilikiler bozuldu. Bir zm bulunamaynca Mnis halifeye kzp Badat terkederek Musula gitti. 3 Safer 320de (14 ubat 932) Musulu ele geirip Hamdnlerin hazinelerine ve topraklarna el koydu. Ardndan Badat zerine yrd. Halifeye bal kuvvetlerle

Mnisin ordusu emmsiyede kar karya geldi. Daha savan banda halifenin birlikleri bozguna urayp dald. MuktedirBillh Maribli ve Berber askerler tarafndan ldrld (27 evval 320 / 31 Ekim 932). Yerine kardei Khir-Billh geti. Bveyhlerin Badat istilsna kadar en uzun sre halifelik yapan Muktedir-Billh sk sk vezir deitirmesiyle tannr. Onun devrinde hazinenin gelir kaynaklar azalm, Sevddan ylda 100 milyon dirhem vergi alnrken 306da (918-19) bu miktar 31 milyon dirheme kadar dm, bu arada sarayn masraflar da artmtr. Saraynda 11.000 Rum ve Sudanl hizmetinin olduu ve onun dneminde haremin nfuzunun artt rivayet edilir. Vezir bnl-Cerrh Ali b. s sarayn masraflarn ksmaya altysa da baarl olamamtr. Ftmler ve Hamdnler bu devirde bamsz birer devlet olmutur. Muktedir-Billhn eitli faaliyetleri arasnda Badatta kendi adyla anlan bir bmristan (Bmristnl-Muktedir) yaptrmas, Diyarbekir surlarn yeniden ina ettirmesi, baz yksek memur ve kumandanlara verilen iktlar iin Dvn iktil-vzery kurmas ve dil-Bulgar Hanlna aralarnda mehur seyyah bn Fadlnn bulunduu bir heyet gndermesi de yer almaktadr.

BBLYOGRAFYA

Taber, Tr (Ebl-Fazl), bk. ndeks; Mesd, Mrc-eheb (Abdlhamd), IV, 292-311; Arb b. Sad, lat Tri-aber (Taber, Tr [Ebl-Fazl], XI iinde), s. 27-156; bn Miskeveyh, Tecribl-mem, I, 2-241; Hill b. Muhassin es-Sb, Rsm dril-ilfe (nr. Mhl Avvd), Beyrut 1406/1986, s. 7-13, 17, 20, 25, 27-28, 38, 47, 49, 61, 67-68, 71, 76, 77, 94, 130-131; a.mlf., el-Vzer (nr. Hasan ez-Zeyn), Beyrut 1990, bk. ndeks; Muhammed b. Abdlmelik el-Hemedn, Tekmilet Tri-aber (Taber, Tr [Ebl-Fazl], XI iinde), s. 191-273; bnl-mrn, elnb f tril-ulef (nr. Ksm es-Smerr), Leiden 1973, s. 153-160; bnl-Esr, el-Kmil, VII, 474, 514; VIII, 8, 248, 257, 290, 291, 326, 491; bnt-Tktak, el-Far (nr. Muhammed vaz brhim Bek - Ali el-Crim Bek), Msr, ts. (Drl-marif), s. 232-247; Ktb, Fevtl-Vefeyt, I, 284-285; Hudar, Muart: Abbsiyye, s. 335-339; G. le Strange, Baghdad during the Abbasid Caliphate, Oxford 1924, s. 115, 120, 154, 195, 206, 231, 255-257; a.mlf., The Lands of the Eastern Caliphate, Cambridge 1966, s. 241-242; D. Sourdel, Le vizirat abbaside de 749 936, Damas 1960, II, 387-469; H. Kennedy, The Prophet and the Age of the Caliphates, London 1986, s. 185, 187195, 229; Zekeriya Kitap, Abbasi Hilafetinde rnek Bir Trk Anas: aab Hatun, stanbul 1991; Hmid Guneym Sad, ed-Devletl-Abbsiyye ve merkizl-uv f ahdil-Mutedir-Billh 295-320, Mecellet Klliyyetil-ulmil-ictimiyye, III, Riyad 1979, s. 101-135; K. V. Zettersten - [C. E. Bosworth], al-Mutadir, EI (ng.), VII, 541-542. Abdlkerim zaydn

MUKTEF-LEMRLLH
() Eb Abdillh el-Muktef-Liemrillh Muhammed (Hseyn) b. Ahmed el-Mstazhir-Billh b. elMukted-Biemrillh Abdillh el-Abbs (. 555/1160) Abbs halifesi (1136-1160). 12 Reblhir 489da (9 Nisan 1096) do-du. Babas Halife Mstazhir-Billhtr. Halife olmadan nceki hayatna dair kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. Irak Seluklu Sultan Mesd b. Muhammed Tapar, Halife Rid-Billh ile mdddin Zengnin Badattan ayrldklarn renince elli gnden fazla bir sreden beri kuatt ehre girdi (15 Zilkade 530 / 15 Austos 1136). Ertesi gn kad ve hdu arp onlara Rid-Billhn msum insanlarn kann dktn ve hilfet makamyla badamayacak iler yaptn syledi. Bunun zerine halifenin grevden uzaklatrlmas gerektiine karar verildi (bnl-Cevz, X, 60). Sultan Mesud, Rid-Billhn haledilmesinden (Zilkade 530 / Austos 1136) sonra yerine kimin getirilecei konusunda Byk Seluklu Sultan Sencerin fikrini sordu. Sencer de Vezir erefeddin Ali b. Tarrd ez-Zeyneb, Shiblmahzen Kemleddin Hamza b. Talha el-Baklm ve Ktiblin Seddddevle bnl-Enbrnin uygun grecekleri kiinin hilfete geirilebileceini syledi. Sultan Mesud, onlarla grtkten sonra Halife Mstazhir-Billhn olu Eb Abdullah Muhammedin halifelik iin en uygun kii olduuna karar verdi. Sultan Mesud, Eb Abdullah Muhammed ile grp baz artlarda onunla anlat. Buna gre yeni halife kendisi aleyhinde icraatta bulunmayacak, dnyev yetkileri temsil eden almetleri kullanmayacak, MstazhirBillhn iktlaryla yetinecek ve Trk memlk satn alp istihdam etmeyecekti. Vezir erefeddin Ali, anlama artlarn tesbit ettikten sonra Sultan Mesud hilfet merkezinden ayrld. Ardndan MuktefLiemrillh lakabyla halife iln edilen Eb Abdullah Muhammede biat edildi (18 Zilkade 530 / 18 Austos 1136; a.g.e., X, 61). Muktef-Liemrillh, erefeddin Ali b. Tarrd ez-Zeynebyi vezir, onun amcas Ebl-Ksm Ali b. Hseyin ez-Zeynebyi kdlkudt, Kemleddin Hamza b. Talhay hazinedar tayin etti. Bu srada Rid-Billhn elisi grme talebinde bulunduysa da kabul edilmedi. mdddin Zengnin elisi Kemleddin Muhammed b. Abdullah e-ehrezr huzura girince ondan yeni halifeye biat etmesi istendi. Ancak eli Rid-Billhn henz grevde olduunu syleyip biat etmedi. Sarfeyn, Derbihrn ve Harbnn mdddin Zengye mlk olarak verildii, ayrca yeni lakaplar tevcih edildiinin bildirilmesi zerine mdddin Zeng biat etti ve Musulda Muktef adna hutbe okuttu. Sultan Sencer de Muktefye bir eli gnderip biat ettiini bildirdi. Badatta okunan hutbelerde halifeden sonra Sencer ve Mesudun adlar da zikredilmeye baland. Bu esnada Sultan Mesuda kar ittifak yapan Fars hkimi Mengpars, Hzistan Emri Boz-aba ve Melik Dvd, Rid-Billh tekrar hilfet makamna getirmek istedilerse de Sultan Mesud onlar yenilgiye uratt. Bir sre sonra da Rid-Billh ldrld (25 Ramazan 532 / 6 Haziran 1138). Sultan Mesudun Emr Has Bege gsterdii yaknlktan rahatsz olan emseddin ldeniz, Emr Kaysar, Alp Ku Gnhar, Hcib Tatar gibi kumandanlar sultann yanndan uzaklap Iraka doru yneldiler. Halife, viz Muzaffer b. Erder el-bdyi gnderip halk rahatsz edici hareketlerden

saknmalarn istediyse de dinlemediler. Kumandanlarn Melik Muhammed b. Mahmd ile birlikte Badata gelmesi zerine halife asker toplamaya balad. Gnlerce sren atmalarda ok sayda insan ld. Daha sonra halifeden zr dileyen kumandanlar Iraktan ayrld. Muktef-Liemrillh, Sultan Mesudun lmnn ardndan (547/1152) daha rahat hareket edebilecei bir ortam buldu. Sultan Mesudun yerine geen Melikah b. Mahmd Slrgird kumandasndaki bir orduyu Hilleye sevketti. Ancak Sultan Mesudun lmnden sonra halifeden korkup Tekrte kaan Badat ahnesi Mesud Bill (Bill), Slrgirdi hileyle ldrtp ehre hkim oldu. Bunun zerine halife vezirini gndererek Hilleyi ele geirdi; Kfe ve Vst da zaptedildi. te yandan Emr Has Beg, Safer 548de (Mays 1153) Sultan Melikah tevkif edip yerine kardei Muhammed b. Mahmdu sultan iln etti. Ayn yl Tekrti kuatan Halife Muktef baarl olamayp Badata dnd. Ertesi yl Tekrt valisine gnderdii eli tutuklannca zerine sefere kt, fakat yine sonu alamadan geri dnd (30 Reblevvel 549 / 14 Haziran 1154). Mesud Bill, Alp Ku Gnhar ve Trek, Sultan Muhammedi Irak zerine yrmeye tevik ettiler. stekleri gereklemeyince Mesud Bill, Tekrtte bulunan Melik Arslanah b. Turulu hapishaneden kartp sultan iln etti. 30 Receb 549 (10 Ekim 1154) tarihinde Bakb yaknlarnda yaplan savata halifenin ordusu yenildi. Ardndan halife bizzat hcuma geip Mesud Bill, Alp Ku ve dierlerini tam bir bozguna uratt. Badata dnen halife, Mesud Bill ve Trekin Vst yama ve tahrip ettiini duyunca Vezir Ebl-Muzaffer bn Hbeyreyi bir orduyla oraya gnderdi; vezir onlar malup etti. Irak Seluklu Sultan Sleyman ah b. Muhammed b. Melikah, Muharrem 551de (Mart 1156) Halife Muktef-Liemrillhn huzuruna karak itaat arzedeceine ve Iraka saldrmayacana dair yemin etti. Halife de onu Gysd-dny ved-dn lakabyla sultan iln etti ve adna hutbe okuttu. Muktef, Hemedan Meliki Melikah b. Mahmda haber gnderip Sleyman aha itaat etmesini istedi. Melikah bu teklifi kabul ederek 2000 svari ile ona katld. Sleyman ah ile Melikah, Azerbaycan Atabegi ldenizle birleip byk bir kuvvet oluturdular. Sultan Muhammed b. Mahmd, bu gelimelerden haberdar olunca Musul Atabegi Kutbddin Mevdd b. mdddin Zeng ve nibi Ali Kkten yardm istedi. Gelen yardmlarla Sleyman ah zerine yrd. Halife Muktefnin destekledii Sleyman ahn ordusu yenildi (Cemziyelevvel 551 / Temmuz 1156). Sultan Muhammed, bu olayn ardndan Muktefye haber yollayp Badatta ve Irakn dier ehirlerinde kendi adna hutbe okutmasn istedi. stei reddedilince Hemedandan Iraka yrd. Kutbddin Mevdd ile Ali Kk de yardmc birlikler gndermeyi vaad ettiler. Sultan Muhammed, Zilhicce 551de (Ocak-ubat 1157) Badat kuatmaya balaynca halk ciddi skntlarla karlat. Halife Badatn bat yakasnn boaltlmasn istedi. Sultan Muhammed ve Ali Kk 20 Muharrem 552de (4 Mart 1157) harekete geip Rakka yaknlarnda durdular. 3 Safer (17 Mart 1157) gn meydana gelen iddetli sava srasnda birok kii hayatn kaybetti. Muhasara devam ederken ldeniz ve oullarnn Melik Arslanah b. Turul ve Melikah ile birlikte Hemedan istil ettikleri haberi geldi. Bunun zerine Sultan Muhammed kuatmaya son verip Hemedana hareket etti (24 Reblevvel 552 / 6 Mays 1157).

Muktef-Liemrillhn 554 (1159) ylnda yakaland ar bir hastalktan kurtulmas Badatta bir hafta sren enliklerle kutland; ancak halife ertesi yl vefat etti (2 Reblevvel 555 / 12 Mart 1160). Bveyh istilsndan sonra Irakta tek bana hkimiyet kuran yegne Abbs halifesi olan MuktefLiemrillh otorite sahibi bir kiiydi. Savalara bizzat katlm, istihbarat iin byk paralar harcam, Sultan Mesuda sz vermesine ramen siyas hkimiyet tesis etmeye almtr. Sultan Mesudun onu halife semekle iyi bir i yaptn syledii nakledilmektedir (bnl-Esr, XI, 44); dier bir rivayette ise Muktefyi halife setiine piman olmutur (Ebl-Ferec, II, 373). Muktef-Liemrillh, Sultan Mesudun kz kardei Ftma Hatun, Mesud da halifenin kz ile evlenerek Seluklu ve Abbs hanedanlar arasnda akrabalk ba kurdular. Muktefnin yerine olu Mstencid-Billh geti.

BBLYOGRAFYA

bnl-Kalnis, Tru Dma (Amedroz), s. 176, 256-257, 261, 273, 302-303, 328, 332, 343; Azim Tarihi: Seluklularla lgili Blmler: h. 430-538 (trc. ve nr. Ali Sevim), Ankara 1988, s. 5960; bnl-Ezrak el-Frik, Tru Meyyfrin ve mid (nr. Bedev Abdllatf Avad), Beyrut 1974, s. 37-38, 242-243; bnl-Cevz, el-Muntaam, X, 60-197; Rvend, Rhats-sudr (Ate), II, 255, 271; Abrd-devletis-Selckyye (Lugal), s. 76, 84, 91-97, 100-108; bnl-Esr, el-Kmil, bk. ndeks; Bndr, Zbdetn-Nusra (Burslan), s. 169, 178, 195, 202-203, 213, 215, 218, 221, 226, 232, 254, 255-261; Sbt bnl-Cevz, Mirtz-zamn, VIII/1, s. 37, 74, 82, 92, 174, 186, 224, 235237, 256, 263, 265, 347; bnl-Adm, Zbdetl-aleb, II, 260, 264, 269; Ebl-Ferec, Trih, II, 372-373, 394, 398; bnt-Tktak, el-Far (nr. Muhammed vaz brhim Bek - Ali el-Crim Bek), Msr, ts. (Drl-marif), s. 275-281; Redddin Fazlullh- Hemedn, Cmiut-tevr (nr. Ahmed Ate), Ankara 1960, s. 115, 128, 138, 139, 140; Hindah es-Shib, Tecribs-selef (nr. Abbas kbl), Tahran 1357 h., s. 93, 299, 300, 303-306, 311; Mstevf, Tr-i Gzde (Nev), bk. ndeks; Mneccimba, Cmiud-dvel: Seluklular Tarihi (nr. ve trc. Ali ngl), zmir 2000, I, 156-187; C. E. Bosworth, The Political and Dynastic History of the Iranian World (A. D. 10001217), CHIr., V, 121, 127-129, 133, 150, 167-168, 175, 214; Mehmet Altay Kymen, Byk Seluklu mparatorluu Tarihi, Ankara 1984, II, 298-303, 386; brahim Kafesolu, Harezmahlar Devleti Tarihi, Ankara 1984, s. 26-27, 54, 63-64, 75-76; W. Muir, The Caliphate its Rise, Decline and Fall, London 1984, s. 579-580; Erdoan Meril, Mslman-Trk Devletleri Tarihi, Ankara 1993, s. 8, 75, 77-79, 218; E. J. Hanne, The Caliphate Revisited: The Abbasids of 11th and 12th Century Baghdad (doktora tezi, 1998), The University of Michigan, s. 343-356; Glay n Bezer, Begteginliler (Erbilde Bir Trk Beylii), stanbul 2000, s. 19, 39, 41, 44, 48; Faruk Smer, Mesd, A, VIII, 138-140; M. Th. Houtsma, Muhammed, a.e., VIII, 481; K. V. Zettersten, Muktef, a.e., VIII, 576-577; a.mlf., al-Mutaf, EI (ng.), VII, 543-544; Carole Hillenbrand, Rshid, a.e., VIII, 439. Abdlkerim zaydn

MUKTEN, Baheddin
() Ebl-Hasen Bahddn el-Mukten Al b. Ahmed es-Semmk (. 434/1042) Drzlikte peygamber derecesinde grlen drt huddun drdncs (bk. DRZLK).

el-MUKTETAF
() 1876-1952 yllar arasnda Beyrut ve Kahirede yaymlanan aylk ilm ve edeb dergi. 1876 ylnn ortalarnda Beyrut Amerikan niversitesinden yeni mezun olan Yakb Sarrf ile Fris Nimrin gayretleriyle kurulmu ve toplam 121 cilt kmtr. Derginin amac ncelikle Avrupada meydana gelen ada ilm ykselie ayak uydurmak, ilm yenilikleri ve gelimeleri yakndan takip ederek modern bilim ve teknolojiyi Arap okuyucusuna ulatrmaktr. Ad geen kurucular, balangtan itibaren konularn seimi ve derginin gelitirilmesine byk zen gstermilerdir. lim, edebiyat, sanat, fen, ziraat, ticaret, tarih eser, ada keif ve icatlar gibi geni bir yelpazede yaym hayatn srdren el-Muteaf ksa zamanda yaygnlaarak hrete kavumu ve byk bir okuyucu kitlesine hitap etme imkn bulmutur. Arapa dergiler iinde en uzun soluklu olmasyla da Arapa dergilerin pri (eyhul-mecelltil-Arabiyye) diye nitelendirilmitir. Sultan Abdlazizin hogrsn frsat bilen el-Muteaf yazarlar Osmanl Devletinde temsil edilen ark hayatn ve Osmanl sultan ile onun valilerini eletirmeye balamlardr. Daha sonra dergi Bat devletlerinde gerekletirilen yeniliklerle Batnn elde ettii, lkeleri Suriyenin de ulamasn gerekli grdkleri ykselie dikkat ekmeye, dolaysyla kamuoyu oluturmaya almlardr. Ancak bu durum birok Suriyelinin iddetli tepkisini ekmi, Osmanl Devletinin meseleye el koymasna ve Suriye basnn kontrol altna almasna yol amtr. Bunun zerine ngilizlerin Msr igalini savunacak olan el-Muaam gazetesini karmak zere Lord Cromerin yapt daveti frsat bilen Yakb Sarrf ile Fris Nimr Kahireye g etmitir. el-Muteafn Kahiredeki ilk says 1 Ocak 1884te karlm ve bu say derginin IX. cildinin altnc saysn oluturmutur. Dergi, Msrdaki yaym hayatnn zerinden bir yl gemeden limler ve idareciler tarafndan byk ilgi grmtr. Bilim ve teknoloji konularn kolay anlalr bir ekilde anlatan makalelere yer verilen dergide yeni ilm keif ve haberlerin duyurulduu bir blm bulunmaktadr. Ayrca okuyuculardan gelen sorular ve bunlara verilen cevaplar mstakil bir blm tekil etmektedir. Setii konularla son ilm gelimelerin izlenmesi hususunda byk bir misyon stlenmi olan dergi kendi anlayna uygun den yazlar slm diniyle elise bile yaymlamaktan ekinmemitir. Bu yzden el-Muteaf ile Mrn hristiyanlarca Beyrutta yaymlanan el-Ber gazetesi arasnda birok tartma kmtr. Bunlarn en mehuru insann maymundan trediini iddia eden Darwinin evrim teorisidir. el-Muteaf bu konuda Darwini savunurken el-Ber gazetesi bunun semav dinlerle elien aslsz bir teori olduunu ispata almtr. Dergide arlkl olarak pozitif bilimlere dair yazlara yer verilmi olmakla birlikte eitli sosyal konularla ilgili yazlar da yaymlanmtr. Bunlar arasnda Ceml Nahlenin Asur tarihi (III, 50-52, 73-76, 102-103), Harvey Porterin tarih felsefesi (VI, 29-31), brhim el-Yzicnin Sm dillerin asl (VI, 140-144; VII, 177-182), Ved el-Hrnin kadn haklar (VII, 17-22), Muhammed Hseyin Heykelin irade hrriyeti (L, 113-120), Hasan Mahmdun ada edebiyatta hikye (LXXXV, 11-16) ve Muhammed Mtevellnin slm filozofu Kindye dair (LXXXV, 159-164) makaleleri zikredilebilir. Derginin dim yazarlar arasnda tpta Bere Zelzel, Emn Malf, Nikola

Nimr, Selm el-Mevsl ve brhim eddd; lugatta ve dilde brhim el-Yzic, Sleyman el-Bustn ve Hseyin el-Cisr; iirde Emr ekb Arslan, Ved el-Hr, Ahmed evk, Hfz brhim, Esad Dgr; tarihte Corc Zeydn, skender Malf, Huneyn el-Hr; basnda Abdlkdir Hamza, Ahmed Teymr, Muhammed Krd Ali, Corc el-Hr; edebiyat ve msbet ilimlerde Ksm Emn, Mahmd B el-Felek, Refk el-Azm ve Sleyman el-Abd gibi isimler dikkat eker. Yetmi alt yllk yaym hayatnn dokuz yln Suriyede, altm yedi yln Msrda geiren dergide Yakb Sarrf, Fud Sarrf, Bir Fris, smil Mazhar, Nikola el-Haddd ve Sebr el-Cisr bayazarlk grevini yrtmtr.

BBLYOGRAFYA

Filib d Tarrz, Tru-fetil-Arabiyye, Beyrut 1913, II, 52-57; emseddin er-Rif, Tru-fetis-Sriyye, Kahire 1969, I, 95-102; Fruk Eb Zeyd, e-fetl-Arabiyyetlmuhcire, Kahire 1985, s. 61, 66; A. Ayalon, The Press in the Arab Middle East, New York 1995, s. 52-53; Fud Sarrf, Yab arrf ve Mecelletl-Muteaf, ed-Dirstl-edebiyye, Beyrut 1964, s. 35-50; el-Muteaf, Mv.A, II, 1730. Muhammed Harb

MULADES
(bk. MVELLEDN).

MUMBA
Hindistann nemli ehirlerinden Bombaya 1995te verilen yeni ad (bk. BOMBAY).

MNS
() r Muhammed Mrb Mnis b. Avaz b. im Bey Hvek (1778-1829) zbekistanl tarihi ve air. 1 Reblevvel 1192de (30 Mart 1778) Hve Hanlnn merkezi Hvede dodu. Asl ad r Muhammed olup iirlerinde kulland Mnis mahlasyla mehur olmutur. Mrblk (sulama nzrl) grevini yrten zbek Yz kabilesine mensup aristokrat bir ailenin ocuudur. Babas Avazbiy Mrb, Avaz nak Han zamannda (1790-1804) mrblk yapmtr. Dedesi im Bey, r Gazi Hann nemli emrlerindendi. Byk dedesi Hseyinkul ise Trkistan Trklerinde en yksek rtbe olan atabeglik vazifesinde bulunmutu. Mnis, ilk renimini babasnn ky Kiyatta tamamladktan sonra Hve medreselerinde din ilimler okudu. Babasnn vefat ettii yl (1800) Avaz nak Hann saraynda ferman ktibi olarak greve balad. Avaz Hann ardndan Hve han olan ltzer Han tarafndan 1805te Kungrat hnedannn tarihini yazmakla grevlendirildi. Bir yl sonra Buhara ordusuyla yaplan savata len byk kardeinin yerine mrblk vazifesine getirildi. ltzer Hann lm zerine Hrizmde kan karklklar srasnda grevinden ayrlmak zorunda kald. 1806da Muhammed Rahim Han ynetime hkim olunca onun nedim ve mushibleri arasna girdi, yeniden mrblk vazifesine getirildi ve hann emriyle Firdevsl-ikbl adl eserini yazmaya devam etti. Rahim Han tarafndan Mrhndn Ravat-af isimli tarih kitabn Trkeye evirmekle grevlendirilince (1819) almasna ikinci defa ara verdi. Rahim Hann 1825te lmnn ardndan Allahkul Hann emriyle Firdevslikbli yeniden yazmaya balad, bir yandan da tercme iini devam ettirdi. Eserini Safer 1227 (Mart 1812) tarihine kadar getiren Mnis, Allahkul Hann Horasan seferi dnnde kolera salgn srasnda ld (Zilhicce 1244 / Haziran 1829). Eserleri. 1. Firdevsl-ikbl. XIX. yzylda Hvede parlak bir devir yaayan aatay edebiyatnn canlanma dneminin ilk temsilcilerinden olan Mnis, asl nn lmnden sonra yeeni ve talebesi air Muhammed Rz geh tarafndan tamamlanan Firdevsl-ikbl isimli aatayca tarihine borludur. Mellif eserini bir mukaddime ile be blm (bab) halinde dzenlemitir. Birinci blmde Hz. demden Hz. Nhun ocuklarna kadar geen devreyi, ikinci blmde Yfesten Kungratlara kadar Mool hnedanlarn, nc blmde Cengiz ve ahfadn, drdnc blmde ltzer Hana kadar Kungrat hanlarn, beinci blmde ltzer Han ve Muhammed Rahim dnemlerini ele almtr. Eserin byk ksmn oluturan son blmde olaylar bizzat gzlemlerine veya onlarn ahitlerinden dinlediklerine dayanarak anlatan Mnisin nesri sade ve aktr. XVII ve XIX. yzyllar Orta Asya tarihi hakknda yazlan en nemli kaynaklardan biri olan Firdevsl-ikbl Leningradda bulunan, biri mellif hatt iki nshasna dayanlarak Yuri Bregel tarafndan yaymlanmtr (Shir Muhammad Mrb Mnis - Muhammad Rz Mrb gah, Firdaws al-Iqbl History of Khorezm, Leiden 1988). Eserin bir nshas da stanbul niversitesi Ktphanesinde bulunmaktadr (TY, nr. 82). 2. Mnisl-uk. Yaad dnemde Trkistann en byk edip ve airi olarak kabul edilen Mnis iirlerini ilk defa 1804 ylnda kk bir divanda toplam, 1815te

8446 beyitlik byk bir divan tertip etmi, 1815-1820 yllar arasnda Mnisl-uk adn verdii divann hazrlamtr. Saray hattatlarnn birok defa istinsah ettii bu divan 1880de Hvede tabask olarak yaymlanmtr. Nizm-i Gencev, Hsrev-i Dihlev, Hfz- rz, Sad-i rz, Evhadddin Enver gibi ran airleriyle Ali r Nev, Lutf, Mereb, Bbr gibi Orta Asya Trk airlerinden etkilenen Mnisin iir dilinin Nevye daha yakn olduu grlmektedir. Divanndan yaplan semeler zbekistanda birok defa baslmtr (Tanlangan Eserler, Takent 1957; Saylanma, Takent 1980). iirlerinden baz rnekler Trkiye Dndaki Trk Edebiyatlar Antolojisinde yer almaktadr (XV, 162-164). eyh Sleyman Buhr, Lugat- aataynda (stanbul 1298) Mnisin birok beytini hid olarak kullanmtr. Mnisin lmyle eksik kalan Ravat-af tercmesi yeeni geh tarafndan tamamlanmtr.

BBLYOGRAFYA

Balangcndan Gnmze Kadar Trkiye Dndaki Trk Edebiyatlar Antolojisi: zbek Edebiyat II, Ankara 2000, XV, 161-164; Abdlkadir, XIX-uncu Asr Trkistan air ve Tarihilerinden r Mehmet Munis, AYB, II/13 (1933), s. 17-20; Yu. Bregel, Munis, EI (Fr.), VII, 575; a.mlf., gah, a.e.: Suppl. (Fr.), I, 46; geh, Muhammed Rz, DA, I, 449; Mehmet Saray, Hve Hanl, a.e., XVIII, 170. smail Yiit

MNS el-MUZAFFER
() Ebl-Hasen Mnis el-Muzaffer (. 321/933) Trk asll Abbs kumandan. Muhtemelen 231 (845-46) ylnda dodu. Abbs Halifesi Mutazd-Billhn memlklerindendir. 267de (880-81) Zenc isyannn bastrlmasnda grev ald. 287de (900) shib-urtatil-asker (ordughn asayiinden sorumlu kumandan) tayin edildi. Mktef-Billh dneminde grevinden alnarak Mekkeye srgne gnderildi. Muktedir-Billh hilfete gelince Mnisi Badata arp kendisine geni yetkiler verdi. Mnis, baz kumandanlarla kad ve ktiplerin Muktediri tahttan indirip bnl-Mutezzi halife ilan ettikleri isyann ertesi gn ou saray gulmlarndan oluan taraftarlarnn banda harekete geerek isyanclara kar stnlk salad. Yalnz bir gn oturabildii tahtn brakp kamak zorunda kalan bnl-Mutez sakland yerde yakalanarak ldrld. Bu olay, Mnisin Halife Muktedir ve annesi aab nezdindeki itibarn daha da arttrd. 296-297 (909-910) yllarnda Bizans zerine yaz seferlerine gnderildi. kinci seferinden dnnde Farstaki isyan bastrmakla grevlendirildi. Bu yllardan itibaren vezir tayinlerine mdahale etmeye balad. 301302de (914-915) Msra saldran Ftm ordularn geri pskrtt. 303 (916) ylnda el-Cezrede ayaklanan Hseyin b. Hamdn b. Hamdnu, ertesi yl Azerbaycanda isyan eden Ysuf b. EbsSc itaat altna ald. 306da (918) Ftm saldrsna kar Msr savunmak zere bu lkeye gitti. Daha sonra Ysuf b. Ebs-Sc Erdeblde esir alp Badata gtrd (307/919-20). Ardndan yine Msra saldran Ftm ordusunu ar bir yenilgiye uratt. Bu baarsndan dolay kendisine halife tarafndan Muzaffer lakab verildi (Eb Bekir es-Sl, s. 224). Vezir bnl-Furt el-klnin nc vezirlii srasnda srgne gnderilip ldrlmesinde (312/924) nemli rol oynayan Mnis el-Muzaffer bu tarihten itibaren sarayn kontroln tamamen ele geirdi. Baz tarihilerin ifadesine gre halife gibi davranmaya balad. Emrindeki 9000 kiilik birliiyle Badatta en gl kumandan olan Mnis 315te (927) Karmatlere kar Badat baaryla savundu. Halife 316 (928) ylnda onun teklifiyle bn Mukleyi vezir tayin etti. bn Mukle ile Mnis liderliinde hareket eden Trk kumandanlar arasndaki dayanma ve kumandanlarn ynetimi btnyle ele geirmeleri halifenin Mnisin aleyhine dnmesine yol at. Bu srada vezirin grevden alnmas halife ile Mnis arasndaki anlamazln artmasna sebep oldu. Mesele, Mnisin de onaylad bir ahsn vezirlie getirilmesiyle geici olarak zld. Ancak Mnisin Bizans seferine kaca srada halife tarafndan tertiplenen bir suikastla ldrlecei sylentisinin yaylmas ortam bir anda gerginletirdi. Haberin aslsz olduunun anlalmasndan sonra sefere kan Mnis, Rakkada iken emrl-merlk grevinden alnp yerine halifenin daysnn olu Dnever ve Hulvn hkimi Hrn b. Garbin getirileceini renince hemen Badata dnd ve grevine devam etti (317/929). Ayn yl Muktedir-Billh tahtndan indirilip yerine Khir-Billh getirildi. Fakat Mnis iki gn sonra Muktediri tekrar tahta kard. Bu dnemde vezir tayini yznden halifeyle yine aras alan Mnis 320de (932) ordusunun banda Musula gitti, Hamdn emrlerini yenerek ehri ele geirdi. Dokuz ay burada kaldktan sonra yeni katlmlarla glenen ordusunun banda Badat zerine yrd. Badat dnda emmsiyede yaplan savata Halife

Muktedir ldrld (27 evval 320 / 31 Ekim 932). Mnis onun yerine olu Ebl-Abbas Ahmedi halife yapmak istiyordu. Ancak birlikte hareket ettii Eb Yakb shak b. smil en-Nevbahtnin muhalefeti zerine Khir-Billh tekrar halifelik tahtna oturttu. Bir sre sonra Khirin kendisi ve arkadalar aleyhine bir komplo hazrl iinde olduunu renince onu tahttan indirip yerine Mktef-Billhn olu Eb Ahmedi halife yapmak iin harekete geti. Bu amala arkadalaryla gizli bir toplant yapt. Fakat daha erken davranan Khir-Billhn adamlar tarafndan dzenlenen bir suikast sonucu ldrld (ban 321 / Austos 933). nceleri emrl-cy, daha sonra emrl-mer lakabn kullanan Mnis, Abbs ynetimine fiilen hkim olan kumandanlarn en mehurlarndan olup kazand nfuz bakmndan ncekileri geride brakmtr. Emrl-merlk grevinin kurumsallamasyla bu makama gelen kumandanlar onu taklit ederek halifeleri emir altna almlardr. Mnis el-Muzaffer ada Mnis el-Hzin ile (Mnis elFahl) kartrlmamaldr.

BBLYOGRAFYA

Kind, el-Vlt vel-ut (Guest), s. 273-274, 277-278; Taber, Tr (Ebl-Fazl), IX, 140-143, 149; Eb Bekir es-Sl, smn min abril-Mutedir-Billh el-Abbs (nr. Halef Red Numn), Badad 1999, bk. ndeks; Mesd, Mrc-eheb (Abdlhamd), IV, 310-311, 313; Arb b. Sad, lat Trit-aber (Taber, Tr [Ebl-Fazl], XI, iinde), s. 32-36, 66-68, 72-78, 104109, 136-138; ayrca bk. ndeks; bn Miskeveyh, Tecribl-mem, I, bk. ndeks; Hill b. Muhassin es-Sb, el-Vzer (nr. Hasan ez-Zeyn), Beyrut 1990, bk. ndeks; bn Hallikn, Vefeyt, III, 76; V, 19; Zeheb, Almn-nbel, XV, 56-57; D. Sourdel, Le vizirat abbside de 749 936, Damas 1959-60, bk. ndeks; Tevfk Sultn el-Yzbek, el-Vezre: Neeth ve teavvrh fid-DevletilAbbsiyye, Badad 1390/1970, s. 167, 172, 178-189, 211-213; H. Kennedy, The Prophet and the Age of the Caliphates, London 1986, s. 189-190, 193-195, 313-314; H. Bowen, Munis alMuaffar, EI (ng.), VII, 575. smail Yiit

MURBAHA
() Al fiyat veya maliyet zerine belli bir kr ilvesiyle yaplan bir tr gvene dayal sat szlemesi anlamnda fkh terimi. Szlkte artma, kr, ticar kazan anlamndaki ribh kknden treyen ve kazandrma, kr hakk tanma mnasna gelen murbaha terim olarak bir maln al fiyat veya maliyeti zerine belirli bir kr konarak satlmasn ifade eder (burada mufale babnn mareket anlam tamad hakknda bk. Muhammed b. Abdullah el-Hara, V, 171). Fkhta bey akdi satm parasnn (semen) belirleni ekli asndan iki ana grupta incelenir. Semen, satm konusu maln (meb) satcya maliyetinden bamsz olarak taraflarn pazarlk etmesi yoluyla belirlenirse buna beyul-msveme denir; satmn yaygn ekli budur. Semenin satcnn maliyet konusundaki beyanna gre belirlenmesi durumunda ise gvene dayal satm trlerinden (byulemne) sz edilir; bunlar da fiyat satcnn ald bedelden dkse vada, yksekse murbaha, ald bedele eitse tevliye adn alr. zellikle piyasay bilmeyen mteriye gvenilirlii yksek bir alm yapma imkn salayan murbahann ekimeye ve haksz kazanca yol amamas iin artlar ve hkmleri fkhta ayrntl biimde incelenmitir. ki tarafl bir hukuk iliki olan klasik anlamdaki murbaha yannda bu kavram -baz kaytlar eklenerek-gnmz zel finans kurumlarnn en nemli ilemlerinden biri olan ve taraf ilgilendiren bir muameleyi ifade etmek iin de kullanlr. Ribh kelimesinin trevi olan fiil bir yette (el-Bakara 2/16) ve deiik trevleri hadislerde (Wensinck, el-Mucem, rb md.) gemekle birlikte Kuranda ve hadislerde murbaha kelimesine rastlanmamaktadr. Maln al fiyatna veya maliyetine makt bir kr ilvesiyle yaplan murbaha, satm akdiyle ilgili genel hkmn (el-Bakara 2/275; en-Nis 4/29) kapsamnda sayldndan cevaz hususunda gr ayrl bulunmamaktadr. Ancak Mlikler, doru beyan edilmediinde kabilecek sorunlar dolaysyla byle satlar tercihe ayan bulmaz. Al fiyat veya maliyete nisb kr eklenerek yaplan murbahay da ounluk tecviz etmekle birlikte baz fakihler ciz grmez, bazlar mekruh sayar. Murbahann sahih olmas iin satm akdinde arananlar yannda u artlarn gereklemi olmas gerekir: a) nceki satm szlemesi sahih olmaldr. nk murbaha nceki semen esas alnarak yaplan bir akiddir. Halbuki fsid akidde Haneflere gre mlkiyet sonucu dosa da belirlenen fiyat (semen-i msemm) deil mebin kymeti veya misli dikkate alnr; cumhura gre ise byle bir akid zaten mlkiyet sonucu dourmaz. Dier taraftan Hanef ve filere gre murbahaya konu olacak maln satcya mutlaka satm yoluyla gemesi gerekmez; hibe ve vasiyet gibi bir yolla mlkiyeti kazanlan bir mal da kymeti belirlenerek murbahaya konu yaplabilir. b) Al fiyat taraflarca biliniyor olmaldr. Al fiyatna nelerin dahil saylaca ve bunu etkileyen deiiklikler murbaha hkmleri arasnda geni bir yer tutar. Al fiyat akid meclisi dalmadan nce mteriye bildirilmezse murbaha geersiz olur. c) nceki szlemede semen ayn cinsten ribev bir malla deiilmi olmamaldr. Ribev mallarn kendi cinsleriyle eit miktarda ve pein mbdelesi art klnd iin murbahal satlmas halinde alnan fazlalk kr deil faiz olur. d) Kr taraflarca

biliniyor olmaldr. Zira kr sat bedelinin bir ksmn tekil etmektedir; sat bedelinin bilinmesi ise beyin artlarndandr. Kr, mlm ve muayyen olmak kaydyla gerek misliyyattan gerekse kyemiyyattan, nceki semenle ayn veya farkl cinsten olabilir. Hanef, fi ve Hanbellerin konuyla ilgili hkmlerinden, kr hesaplamasnda satcnn ilk satcya dedii satm paras yannda maliyete dahil dier unsurlarn da esas alnaca anlalmaktadr (Atyye Feyyz, s. 53). Mlikler ise maliyete dahil edilip edilmeyecek unsurlar ele alrken bunlarn kra yanstlp yanstlmayaca hususunda bir ayrm yaparlar (a. bk.). Yukarda belirtildii zere, krn al fiyatna veya maliyete oranla belirlenmesini mekruh sayanlar hatta ciz grmeyenler vardr. e) Haneflere gre nceki satm szlemesinde semen misliyyattan olmaldr. nk murbaha nceki semenin zerine kr konarak yaplan bir satmdr. nceki semen kyem mal ise bunun deeri bilinmediinden murbahann semeni de belirsiz kalr. Ancak bu mal mlkiyetinde bulunduran kimseyle oran belirleyerek deil makt bir kr ilvesiyle murbaha yaplabilir. filere gre bir kimse kyem mal karlnda satn ald bir mal, Aldm fiyata veya bana maliyetine satyorum diyerek satabilir; ancak kyem mal karlnda aldn ve deerini mteriye bildirmesi gerekir. Baz afi fakihlerine gre ise maln niteliini belirtmesi gerekli olmayp deerini sylemesi yeterlidir. Benzeri grler Hanbellerde de mevcuttur. Mliklerde ilk akiddeki semenin misl olup olmamasna ve mterinin elinde bulunup bulunmamasna gre farkl grler ve rivayetler vardr (Mv.F, XXXVI, 320-321). Murbahada satcnn al fiyat / maln kendisine maliyeti ve maln durumu hakkndaki beyanlar bu akde balanacak hkmler asndan zel bir nem tar. Eer satc, fkh terminolojisinde mal alrken borland ey anlamnda kullanlan (Ksn, V, 222) resl-mle (sermaye) yani al fiyatna (ilk semen) neleri dahil saydn mteriye aklamsa bunlarn tamamn sermayeye ekleyebilir. Buna karlk, Bana u fiyata mal oldu eklinde bir beyanda bulunmusa onun zerine bir ilve yapmas ciz olmaz. Bu iki noktada fakihler gr birlii iindedir. Fakat taraflarca bu konuya yeterli aklk getirilmeden akid yaplmas, zellikle satcnn bana mal olduu fiyata eklinde genel bir ifade kullanmas sk rastlanan bir durum olduundan fkh doktrinleri nelerin fiyata veya maliyete dahil saylaca, nelerin saylmayaca hususunda ller gelitirmiler ve zmler retmilerdir. Maliyet esasna gre yaplan murbahada Haneflerin benimsedii temel kural, ticar rfe gre maliyete eklenebilen btn harcamalarn sermayeye ilve edilebilmesidir. Buna gre nakliye, boyama, eirme, tabaklama ve aalandrma gibi maln aynnda veya kymetinde art salayan harcamalar sermayeye ilve edilebilir; oban, beki creti ve satcnn ahs giderleri gibi mala katma deer salamayan harcamalarla satcnn kendi emeine veya bakas tarafndan karlksz yaplanlara mukabil bir cret sermayeye ilve edilemez. Mlikler bu konuda durumu birbirinden ayrt ederler. a) Malda gzle grlr bir iyileme (deer art) salayan boyama ve ykama gibi masraflar sermayeye eklenir (maliyet hesabna dahil edilir) ve kra yanstlr. b) Satcnn bizzat yapamayaca ve maln deerinde art meydana getirmeyen uzun mesafeye nakil ve depolama gibi masraflar sermayeye eklenir ama kra yanstlmaz. c) Satcnn bizzat yapabilecei ve maln deerinde art meydana getirmeyen simsarlk, drme ve paketleme gibi masraflar sermayeye eklenmeyecei gibi kra da yanstlmaz. Mlik fakihlerinin de bu llerin uygulanmasnda ticar rfe ska atfta bulunduklar grlr. fi, Cafer ve Zeydlere gre hamal ve kileci creti gibi sat ileminin gereklerinden olan masraflar yannda hayvan semirtme, tedavi ettirme gibi mala deer kazandrma amac tayan harcamalar da sermayeye eklenir; srf koruma amal harcamalarla satcnn veya karlksz olarak bakasnn emeiyle oluan katklar eklenmez. Hanbeller, bana mal oluuna gre diye genel bir ifade kullanlmasn tasvip etmezler ve alcya ayr ayr aklamak

kaydyla satcnn mala deer katan masraflar ve ister kendisinin ister cretle altrd kiinin bu nitelikteki emeinin cretini sermayeye ekleyebileceini sylerler. Maln al fiyatyla ilgili dier meselelerin belli ballar unlardr: 1. Hanef, fi ve Hanbellere gre murbahada esas alnacak semen satcnn ilk satcya demeyi taahht ettii bedeldir. Daha sonra fiilen farkl bir deme yapmsa, mesel akidde demenin dinar zerinden yaplaca kararlatrld halde taraflarn anlamasyla deme dirhemle yaplmsa ilk kararlatrlan dikkate alnr. Mlik mezhebinde ise satcnn gerek szlemeyle taahht ettiini gerekse fiilen dediini alcya aklamas kaydyla taraflar bunlardan birini esas alabilir. 2. Satcnn ald maln fiyatnda -akdin balayclk kazanmasndan nce-herhangi bir sebeple bir indirim veya ilve gerekleirse bunun murbahaya yanstlaca hususunda fakihler gr birlii iindedir. ndirim veya ilve akdin balayclk kazanmasndan sonra olursa gr vardr. a) Haneflere ve Zeydlere gre bu, akdin aslna bal bir durum olup murbahaya yanstlr. b) fi ve Hanbeller bunun nceki akdin taraflar arasnda bir teberru ilikisi gibi dnlmesi gerektii ve murbahaya yanstlmayaca kanaatindedir. c) Mliklere gre ise alc muhayyerdir. sterse indirim veya ilve yaplmakszn kararlatrdklar semenle mal alr; isterse satcdan kendisine yaplan indirimin yanstlmasn talep eder, kabul ederse mal tutar, etmezse geri verir. 3. Satc, mal -babas ve ocuu gibi-piyasa artlarndan farkl fiyata almas muhtemel kiilerden almsa veya gabne uramsa bu durumu beyan etmesi gerekir. Eb Ysuf ve Muhammed b. Hasan e-eybnye gre ise yaknlardan yaplan alm aklamak gerekmez. 4. Satcnn mal vadeli alm olmas murbahada fiyat etkilemez; ancak bu durumu beyan etmesi gerekir. 5. Fakihlerin ounluu, taraflarca akid srasnda bilinmesi artyla maln stnde yazl olan semen (etiket fiyat) zerinden murbaha yoluyla satlmasnda saknca grmez. Al fiyatyla yakn ilikisi dolaysyla murbahada akde konu olan maln durumu zerinde de nemle durulmutur. Bu konuyla ilgili meselelerin balcalar unlardr: 1. Murbaha yoluyla satlan maln deerinde satcnn bunu al tarihinden sonra piyasann etkisiyle meydana gelen deiikliin dikkate alnmayaca hususunda ittifak vardr (sat tarihindeki deerin esas alnmasna imkn veren ada formller ve eletirisi iin bk. Atyye Feyyz, s. 43-44). Ancak deiiklii biliyorsa satcnn bunu aklamas gerekir. 2. Satcnn mal ald esnada mevcut (yavru, meyve, st, yn gibi) semereleri alcya beyan etmesi gerekir; nk bunlar ayr tutulaca zel olarak belirtmemise mebin bir parasn oluturur; satc tketmi veya alkoymusa bunlarn karln semenden tenzil eder. Satcnn mal aldktan sonra kendi mlkiyetindeyken oluan ve mala bitiik olmayan (munfasl) art ve semereleri fakihlerin ounluuna gre yalnz kendisine aittir, mal bunlardan ayr olarak ald bedel zerinden satabilir, semenden tenzil etmesi gerekmez. Fakat bu gruptaki fakihlerden Mliklere gre maln alm zerinden uzun zaman getiini alcya bildirmelidir. Haneflere gre ise bunlar maln aslna tbidir, alcya beyan edilmesi gerekir. 3. Satcnn elindeyken malda ister tabii fet sebebiyle ister kendisinin yahut bakasnn fiiliyle eksilme olmu veya mal aypl hale gelmise satcnn bunu beyan etmesi gerekir; ancak Eb Hanfe ve bir rivayete gre Muhammed b. Hasan tabii fet durumunda beyana gerek olmad ve ald bedel zerinden satabilecei kanaatindedir. Beyandan maksat eksilme veya aybn kendi elinde meydana geldiini aklamasdr, malda ayp bulunduu ise her hlkrda aklanmaldr. 4. Murbaha konusu maldan yararlanmak satcnn tabii hakk olup bu kullanm neticesinde kendisinin veya bakasnn fiiliyle malda eksilme olmam yahut

mal aypl hale gelmemise bunu beyan etmesi ve satm bedelinden bir indirim yapmas gerekmez. Mliklere gre uzun sre kullanma durumunda bunun alcya bildirilmesi mstehaptr. 5. Toptan alnan mallarn bir ksmnn murbaha yoluyla satlmasnda ilke maln niteliine gre zarara yol amadan teslim edilebilmesi ve semende belirsizliin bulunmamasdr. Buna gre misl nitelikteki maln bir miktarnn birim fiyat zerinden murbaha yoluyla satlmas ittifakla cizdir. fi ve Hanbellerde hkim kanaat, kyem mallarn da toplam fiyatn satlan ksma takdir kymeti zerinden paylatrlmas yoluyla murbahaya konu edilebilecei ynndedir. Haneflere gre ise beyan edilmeden byle bir sat ciz olmaz. Ortak mlkiyete konu bir malda paydalarn kendi hisselerini murbaha yoluyla satmas hususunda da ayn ilke vb. yaklamlar sz konusudur. Murbaha gvene dayal bir akid olduundan satc gerek fiyat / maliyet gerekse satm konusu maln durumu hakknda mterinin almla ilgili irade ve tercihini etkileyecek hususlarda yeterli aklama yapmakla ykml olduu gibi bu aklamalarn doru olmamas akde balanacak hkmleri etkiler. Gerek d beyann gveni ktye kullanmaktan veya hatadan kaynaklanmas halleriyle bunun anlald srada satm konusu maln mevcut olup olmamas ihtimalleri birbirinden ayrt edilerek ele alndnda pek ok ayrnt ve mezhep ii farkl gr ortaya kmakla birlikte murbaha asndan zel nemi olan hyanetin ortaya kmas durumudur. Mezheplerin bu konuyla ilgili temel yaklamlar ylece zetlenebilir: a) Hyanet semenin miktarndaysa Eb Hanfe ve Muhammed ile filerdeki bir gre ve Zeydlere gre alc semenin tamam karlnda mal alp almamakta serbesttir, fakat gerek miktara gre semenden indirim yaplmasn talep edemez; Eb Ysufa gre ise semenden indirim yaplr, ama mterinin muhayyerlik hakk yoktur. Mliklere gre satc indirim yaparsa mteri almak zorundadr, yapmazsa alp almamakta serbesttir. filerde daha stn kabul edilen gre ve Hanbellere gre bu durum akdin shhatini etkilemez, satcnn gerek miktara gre semenden ve krdan indirim yapmas gerekir, alcya muhayyerlik hakk tannmaz. Zhirlere gre bu durumun akde tesiri yoktur. b) Hyanet semenin niteliindeyse, mesel vadeli ald halde bunu alcya bildirmemise Eb Hanfe ve Muhammed ile fi, Hanbel ve Zeydlere gre alc mal satcnn belirttii fiyata alp almamakta muhayyerdir; Eb Ysuf mteriye muhayyerlik tannmayaca, fakat ticar teamllere gre vadeye tekabl eden miktarn semenden dlmesi, denmise alcya iade edilmesi gerektii kanaatindedir. c) Tabii fet sebebiyle maln aypl hale geldii gizlenmise Eb Hanfe ve Muhammed ile Mlik, fi ve Zeydlere gre mteri satcnn belirttii fiyattan mal alp almamakta muhayyerdir. Eb Ysuf ile Hanbellere ve Zhirlere gre ayba tekabl eden miktar semenden dlr, ancak mterinin muhayyerlik hakk yoktur (Ahmed Slim Abdullah Mlhim, s. 69-71; ayrca bk. GALAT; HATA; HLE; MUHAYYERLK; TARR). Satcnn hyaneti mterinin lmnden veya maln onun tarafndan ksmen ya da tamamen tketilmesinden yahut iadeyi engelleyecek kadar aypl hale gelmesinden sonra ortaya karsa Haneflere gre alcnn muhayyerlii der; Eb Hanfeye ve Muhammedin mehur kavline gre bu durumda fiyatn tamam balaycln korurken Eb Ysufa gre aldatlan miktar ve bunun kra yansyan yzdesi tutarnca indirim yaplr. mam Mlike gre satc maln gerek al fiyatyla krn toplam olan mebla veya -yanl beyana gre krl fiyat amamak zere-mterinin onu kabzettii gnk kymetini tutup aradaki fark iade etmelidir. Gnmzde deiik lkelerde faizsiz bankaclk tezine dayal olarak faaliyet gsteren finans kurumlarnn ilem hacmi iinde en byk paya sahip olan ve alm satm ciz her trl mal ihtiyacnn finansmannda kullanlan satn alma tlimat zerine murbaha ileminin (Arapada elmurbaha lil-mir bi-ir, Trkiyedeki uygulamada retim destei ve bireysel finansman

destei) gerekleme biimi ana hatlaryla yledir: Fon kullanmak isteyen mteri mal bulur, satc ile grr, akdi kesinletirmemek artyla pazarlk da yapabilir, maln niteliklerini ve bedelini belirten bir proforma fatura ile finans kurumuna talebini bildirir. Kurum tarafndan gerekli incelemeler yapldktan sonra mterinin talebi olumlu karlanrsa istedii mal satcdan pein bedelle szl veya yazl olarak satn alnr ve bedeli dorudan satcya denerek kendisinden maln mterinin belirttii adrese teslim edilmesi istenir. Satn alma ilemi gerekletikten sonra mal mteriye belirlenen bedel (fatura tutar + kr) zerinden takside balanarak satlr. Alc demeleri anlamaya varlan deme plan uyarnca finans kurumuna yapar. Birok bakmdan klasik anlamdaki murbahadan farkllklar tayan bu ilemin (Refik Ynus el-Msr, Mecellet Mecmail-fhilslm, V/2 [1988], s. 1138-1140) meruiyet temelleri izah edilirken genellikle -alcnn tlimat balayc saylmasa da-sahbe dneminden beri, piyasay iyi bilen kimselerin tecrbesinden yararlanma ve / veya finansman salama amacyla buna benzer yntemlerin uygulanageldii ve klasik literatrde ele alnd belirtilir (rnekler ve bu tr muamelelerin geliim seyri hakknda bk. Sud Muhammed er-Rubeya, s. 17-24). Bu tr murbahann yararlar, sakncalar ve problemleri 1970lerden beri birok ilm toplantda ele alnm, konuyu fkh, iktisat, pozitif hukuk ve muhasebe teknikleri asndan inceleyen zengin bir literatr olumutur. Zaruret ve maslahat ilkelerinin iletilmesi ve mezheplerin grlerinin karma biimde uygulanmas (telfk) gibi fkh usulyle ve bu muameleye arlk verilmesinin sz konusu kurumlarn mahiyetine etkisi ve ekonomik sonular gibi iktisatla ilgili olanlar yannda dorudan murbaha ilemi hakkndaki tartmalarn daha ok u noktalarda younlat grlmektedir: Mterinin finans kurumunun mlkiyetinde olmayan bir mal satn alma, kurumun da bunu satma vaadini veya bunlardan birini balayc saymann fkh kurallarna uygun olup olmad, bu ilemin faiz almaya ynelik hile nitelii tayp tamad, bir satta iki sat ve kiinin sahibi olmad mal satmas gibi eran yasaklanm muameleler kapsamna girip girmedii, maln kurum tarafndan kabz ve hasar sorumluluu problemi, zellikle finans kurumunun malla hibir ilikisinin kalmamas sonucunu douran faturann dorudan mteriye kesilmesi uygulamas, finans kurumunun maliyet fiyatna hangi masraflar ykleyebilecei, baz durumlarda mteriyle kurum arasnda veklet ilikisi kurulmas, mterinin satcya n deme yapmas, finans kurumuna yaplacak erken deme iin indirim ve ge deme iin mahrum kalnan kr adyla ceza hkmnn konmas, baz finans kurumlarnn er kurallara uymada hassasiyet gstermemesi sebebiyle teoride kabul edilen esaslarn uygulamaya doru yanstlmamas. Bu arada baz yazarlar, bir ksm sorunlarn yasal dzenlemelerden ve teknik zorunluluklardan kaynaklandn ve murbaha uygulamalarnn kurumdan kuruma farkllklar tadn belirtirler. 1970lerden bu yana baz deiiklikler geiren murbaha gnmzde Batdaki bankalarda da kullanm alan bulan bir finansman yntemidir (ayrca bk. FAZ; HLE; NE; KAPARO). te yandan Osmanllarda faizle para vermeye, zellikle kanun snrn stnde faiz art ieren bor mukavelesine ve ar krla sat yapmaya murbaha, faizle para verenlere murbahac deniyordu. zinsiz olarak faizle dn vermeyi det edinmi kimseler iin tefeci tabiri kullanlrd. XVI. yzyln ortalarndan itibaren Anadoluya yaylan kapkullar ile dier askerlerin ve emeklilerinin murbaha ve iltizam yoluyla ekonomik ynden glenip yanlara katlmasnn Osmanlnn siyas, iktisad ve itima dengelerinin bozulmasnda etkili olduu, yann bir yandan iltizama katlmak ve iftiye bor vermek suretiyle servetini arttrrken dier yandan da ilerini dzeltme veya vergisini deyebilmek iin bor alan halk kendisine daha baml hale getirdii grlmektedir. zellikle 1596dan sonra bir ksm murbahaclk kurban olan binlerce insan Cell saldrlarndan kurtulabilmek iin civardaki emniyetli ehir ve kasabalara, stanbula, hatta Rumeliye kamtr. 1609da I. Ahmed,

reyy tefecilerden ve ehl-i rfn bask ve haksz salgunlarndan korumay amalayan bir adletnme karmtr. Osmanl idaresince 22 Mart 1303 (3 Nisan 1887) tarihinde karlan ve faiz hadlerini % 9 ile snrlandran tzk de Murbaha Nizamnmesi adn tayordu.

BBLYOGRAFYA

Wensinck, el-Mucem, rb md.; fi, el-m, III, 33; Sahnn, el-Mdevvene, IV, 226-242; bn Hazm, el-Muall, IX, 14-15; Serahs, el-Mebs, XIII, 78-91; XXX, 237-241; bn Rd (el-Ced), elMuaddimtl-mmehhidt (nr. Sad Ahmed Arb), Beyrut 1408/1988, II, 55-59, 125-137; Ksn, Bedi, V, 220-226; bn Rd, Bidyetl-mctehid, II, 187-189; Muvaffakuddin bn Kudme, el-Mun (nr. M. Slim Muhaysin - abn M. smil), Riyad, ts. (Mektebetr-Riydilhadse), IV, 198-209; Nevev, el-Mecm, XIII, 3-14; a.mlf., Ravat-libn (nr. dil Ahmed Abdlmevcd - Ali M. Muavvaz), Beyrut 1412/1992, III, 185-194; bn Czey, el-avnnlfhiyye, Beyrut, ts. (Drl-kalem), s. 174-175; bnl-Murtaz, el-Barz-zer, Sana 1409/1988, III, 377-379; bnl-Hmm, Fetul-adr, VI, 494-510; emseddin er-Reml, Nihyetl-mutc, Beyrut 1404/1984, IV, 106, 111-118; Buht, Kefl-n, III, 229-235; Muhammed b. Abdullah el-Hara, eru Mutaar all, Bulak 1318, V, 171-180; Hr el-mil, Vesil-a (nr. Muhammed er-Rz), Beyrut, ts. (Dru hyit-trsil-Arab), XII, 383-387; Muhammed b. Ahmed ed-Desk, iye ale-eril-kebr, Kahire 1328 [bask yeri ve tarihi yok] (Drl-fikr), III, 159-170; bn bidn, Reddl-mutr (Kahire), V, 132-142; Ali Haydar, Drerl-hkkm, stanbul 1330, I, 593-600; Sm Hasan Hammd, Tavrl-amlil-marifiyye bim yettefiu ve-eratl-slmiyye, Kahire 1976, s. 476-483; M. Cevd Maniyye, Fhlmm Cafer e-d, Beyrut 1404/1984, III, 256-259; Abdlhamd Mahmd el-Bal, Fhlmurbaa fit-tabil-itidiyyil-mur, Kahire 1985; M. ehht el-Cnd, Adl-murbaa beynel-fhil-slm vet-temlil-marif, Kahire 1406/1986; Syed Hamed Abdul Rehman Alkaff, al-Murabaha in Theory and Practice, Karachi 1986; Ysuf el-Kardv, Beyul-murbaa lil-mir bi-ir kem tcrhil-merifil-slmiyye, Kahire 1987; Ahmed Ali Abdullah, elMurbaa, ulh ve akmh ve tabth fil-merifil-slmiyye, Hartum 1987; Ahmed Slim Abdullah Mlhim, Beyul-murbaa ve tabth fil-merifil-slmiyye, Amman 1410/1989; M. Salh M. es-Sv, Mkiletl-istimr fil-bnkil-slmiyye ve keyfe lecehel-slm, Mansre 1410/1990, s. 195-240, 628-654, 660-661; Refk Ynus el-Msr, Beyul-murbaa lilmir bi-ir fil-merifil-slmiyye, Beyrut 1996; a.mlf., Beyul-murbaa lil-mir biir, Mecellet Mecmail-fhil-slm, V/2, Cidde 1409/1988, s. 1127-1179; Feyyz Abdlmnim Haseneyn, Beyul-murbaa fil-merifil-slmiyye, Kahire 1996; Eb Hzim Yahy smil d, Beyul-murbaa fil-bnkil-slmiyye beynel-illi vel-urme, Amman 1996; Atyye Feyyz, et-Tabtl-marifiyye li-beyil-murbaa f avil-fhil-slm, Kahire 1419/1999; Sud Muhammed er-Rubeya, yat-temvl bil-murbaa, Kveyt 1421/2000; Bekir Reyhn, et-Temvl bil-murbaa fil-merifil-slm, rdn 2004; Servet Bayndr, Faizsiz Bankaclk lemlerinin slm Fkhndaki Yeri (doktora tezi, 2004), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 48-65; Hasan Abdullah el-Emn, el-stimrl-lribev f nii adil-murbaa, edDirstl-slmiyye, XX/4, slmbd 1985,

s. 5-40; Mecellet Mecmail-fhil-slm, V/2, Cidde 1409/1988, s. 965-1600; Keml Tevfk M. el-Hattb, el-ab vel-ilzm bil-vad f adil-murbaa lil-mir bi-ir fil-fhilslm, Mte lil-bu ved-dirst, XV/1, Mte 2000, s. 233-259; Murbaa, Mv.F, XXXVI, 318-328. brahim Kfi Dnmez

MURABBA
() Divan iirinde, drder msralk bendlerden oluan musammat nazm eklindeki manzume (bk. MUSAMMAT).

MURABBA BESTE
(bk. BESTE).

MURBIT
(bk. RBT).

MURBITLAR
() Kuzey Afrika, Endls ve Balear adalarnda hkm sren Berber hnedan ve devleti (1056-1147). Hnedan adn, din limi Abdullah b. Ysnin Senegal nehri zerindeki bir adada ina ettirdii ribttan almtr. Devleti kuran kabilelerden Lemtneye nisbetle ed-Devletl-Lemtniyye, mensuplar yzlerini bir peeyle rttkleri iin el-Mtelessimn, el-Mlessimn diye de isimlendirilir. Kuzey Afrika, V. (XI.) yzyln ilk yarsnda Zente kabilesinden mstakil emirlikler tarafndan ynetiliyordu. Bunlardan Cdlenin reisi Yahy b. brhim 427de (1036) hac dn Kayrevanda Mlik fakihi Eb mrn el-Fs ile grrken, III. (IX.) yzylda slma girmekle birlikte din kltr bakmndan zayf kalan bu kabileler arasnda tebli faaliyeti balatmay dndn syleyince Eb mrn talebesi Veccc b. Zellnun bu konuda kendisine yardmc olacan bildirdi. Veccc da bu i iin talebelerinden Abdullah b. Ysn el-Cezlyi grevlendirdi. nce Cdle, ardndan Lemtne kabilesinin yurduna giden Abdullah b. Ysn, olumlu bir sonu alamaynca Lemtne kabilesi liderlerinden Yahy b. merle ve dier baz talebeleriyle birlikte Senegal nehri zerindeki bir adaya yerleip burada bir ribt yaptrd. Talebeleriyle beraber tebli ve cihad hareketi balatarak Cdle ve Lemtne bata olmak zere Sanhceye mensup kabileleri itaat altna ald (434/1042-43). Din otoriteyi elinde tutan Abdullah ordunun kumandanlna Cdlenin reisi Yahy b. brhimi, o lnce de Yahy b. meri getirdi. 445 (1053) ylnda Bat Sudan-Kuzey Afrika kervan yolunun nemli ticaret merkezi Sicilmse zaptedildi. Abdullah b. Ysn, Yahy b. merin lm zerine yerine kardei Eb Bekiri tayin etti (447/1055). Eb Bekir kuzeye ynelerek Ftmlerin elindeki Ss blgesinin merkezi Trdnta hkim oldu. Ardndan Marib-i Aksya giren Abdullah b. Ysne bal kuvvetler Amt Zentenin elinden aldlar ve buray geici baehir edinerek Murbtlar Devletini kurdular (448/1056). Bat Sudandaki Gne Krall topraklarna girip Evdegut ehrini igal ettiler. Daha sonra iki kol halinde kuzeydeki Gumre ve putperest Bergavta kabilelerinin zerine yrdler. Abdullah b. Ysnin lmnn (451/1059) ardndan Eb Bekir b. mer nce Bergavtay itaat altna ald, Lemtne ile Cdle arasnda nemli bir ihtilf kt duyulunca Fas blgesinin ynetimini amcazdesi Ysuf b. Tfne brakp bu ihtilf zmek iin Sahrya gitti (453/1061). Ertesi yl Merake ehrinin inaatn balatan Eb Bekir, 460 (1068) ylna kadar Riften Tancaya uzanan blgeyi kontrol altna almay baard. Daha sonra Sudana ynelip Gne Devletine bal birok merkezi ele geirdi. Dnte Merake yaknlarnda Ysuf b. Tfn ve kalabalk ordusu tarafndan karland (465/1073). Ysufun ordusunun ihtiamn grnce endieye kaplan Eb Bekir devlet riclinin nnde tahtn Ysufa devrettiini aklad ve ordusunun banda tekrar Sahrya dnd. 469 (1076-77) ylnda Gne Devletinin baehrini hkimiyeti altna ald, slmiyeti kabul eden kraln makamnda brakt. Emrindeki birlikler ksa srede Bat Sudan ve blgedeki altn madenlerini ele geirdi. Blge halknn byk bir ksm slmiyeti bu dnemde kabul etti. Eb Bekir 480de (1087) ld. te yandan Ysuf b. Tfn, Marib-i Aksnn nemli sahil ehri Tancay ele geirdi (470/107778) ve Marib-i Evsata ynelerek Vecde (Vcde), Tilimsn ve Vehrn alp Cezayir ehrine kadar

ulat (1080). Cezayirde gnmze ulaan bir cami (el-Cmiul-kebr) ina ettirdi. Daha sonra Sebteye (Ceuta) hkim oldu (477/1084). Tuleytulann (Toledo) igalinden sonra Kastilya (Castilla) ve Aragon krallklar karsnda zor duruma den Endlsteki mslman emirlikler Ysuf b. Tfnden yardm istediler. On Endls emrinin imzalad davet mektubunu alan Ysuf, Cezretlhadrnn (Algeciras) kendisine verilmesi artyla Endlse geti (479/1086). bliye (Sevilla), Grnata, Mleka (Malaga) ve Batalyevsten (Badajoz) gelen Endls kuvvetlerinin katld ordusuyla Zellkada (Saclarias) Kastilya kralna kar kesin bir zafer kazand (12 Receb 479 / 23 Ekim 1086). Yaklak bir asrdr zaferi unutan Endls mslmanlarn yok olmaktan kurtaran Ysuf, hristiyan yaylmasn durduran bu zaferin ardndan Abbs Halifesi MuktedBiemrillhtan emrl-mslimn ve nsrddin unvanlarn ald. Maribde nib olarak brakt olu Eb Bekirin ldn duyunca hemen Merakee dnd. Badat Abbs Halifesi MstazhirBillha eli gnderip saltanatnn meruiyeti iin ondan menur istedi. Ardndan halife ve kendisi adna para bastrd, hutbelerde onun adn da okuttu. Ysuf, mslman emrlerin yeniden birbirleriyle mcadeleye girmesi ve Kastilya kralnn tekrar saldrlara balamas zerine 481 (1088) ylnda ikinci defa Endlse geti. Gazzl ve bn Eb Rendeka et-Turt gibi fakihlerin, anlamazla den ve birbirlerine kar hristiyan krallklardan yardm isteyen Endls emrleriyle savamann ciz olduuna dair fetva vermeleri zerine 483te (1090) nc defa Endlse geen Ysuf b. Tfn, Grnata ve Mlekay zaptettikten sonra Kuzey Afrikaya dnd. Endlste brakt kuvvetler, Kastilya kralyla anlaan Abbd Emri bn Abbd el-Mutemid-Alellahn elinden Kurtuba ve bliyeyi, Znnnlerden baehir Belensiyeyi ve Eftaslerden Batalyevsi ald. Bu srada Balear adalar da ele geirildi. Bylece anlama yaplan Sarakusta Hdleri hari Endlsteki mslman emirliklerin topraklar Murbt lkesine katlm oldu. Ysuf, 496 (1103) ylnda iki olu Eb Thir Temm ve Ali ile birlikte tekrar Endlse geti. Kurtubada kumandan, vali ve kabile reislerini toplayarak onlara olu Aliyi veliaht tayin ettiini aklad ve ona biat etmelerini istedi. 17.000 kiilik bir orduyu nemli merkezlere datp Maribe dnd. Ksa bir sre sonra Merakete ld (3 Muharrem 500 / 4 Eyll 1106). Ysuf b. Tfn dnemin en byk slm devletlerinden birini kurmu ve birbirleriyle mcadele eden kk emirliklere blnm Maribde siyas birlii tesis ederek lkesinin snrlarn Tunustan Atlas Okyanusuna, Nijer nehrinden spanyada Ebro nehrine kadar geniletmi, Endlste sona ermek zere olan slm varlnn devamn salamtr. Murbtlarn Endlsteki hkimiyeti yarm asrdan fazla devam etmi, bu srenin ilk yirmi be ylnda istikrar salanm ve hristiyan krallklara kar nemli baarlar elde edilmitir. kinci dnemde fakihlerin, mahall emrlerin ve ar vergilerden bunalan halkn Murbtlardan desteini ekmesi ve aleyhteki faaliyetleri yznden karklklar km, bundan istifade eden hristiyanlar Murbtlar karsnda st ste baarlar kazanmaya balamtr. Kastilya Krall bir Hal ordusuyla Meriyeyi (1147), Katalonya Kontluu da Turte (1148) ve Lrideyi (1149) ele geirmitir. Hristiyan istilsnn hzla yayld bu dnemde Endls mslmanlarnn imdadna bu defa Muvahhidler yetimitir. Babasndan zengin bir hazine ve gl bir ordu devralan Ali b. Ysuf Endlsteki cihad hareketini devam ettirdi. Onun Endlse ilk geiinde Kastilyaya kar kazand Ucls (Uklic) zaferi Murbtlar spanyada gcnn doruuna kard (501/1108). Endlse ikinci geiinde Tuleytulay kuatt; ancak gl bir direnile karlanca muhasaray kaldrmak zorunda kald (506/1112-13), bununla birlikte Madrid ve civarndaki baz merkezler ele geirildi. Be yl sonra

bne (Lizbon) alnd ve Hdlerin merkezi Sarakusta ilhak edildi. 1116 ylnda Pisa, Cenova, Berelne (Barselona) ve bir yl nce mttefik glerinin eline geen Mayurka, Minorka ve Ybise adalar geri alnd. Ertesi yl Sarakusta, Aragon kralnn himayesine snm olan Sarakusta Emri Abdlmelik mdddevle ve Aragon ordular tarafndan igal edildi. Bir yl sonra Abdlmeliki ehirden karan Aragon kral, zerine gnderilen Murbt ordularn bozguna uratt. 515te (1121) Kurtubada kan isyan ve karklklar bastrmak iin bir defa daha Endlse geen Ali b. Ysuf, bn Tmertin Ssta isyan ettiini renince Maribe dnmek zorunda kald. yl sonra Ss blgesini eline geiren bn Tmert liderliindeki Muvahhidler, Merakee saldrlar dzenlemeye baladlar. Endlste Aragon Kral Grnatadaki hristiyanlarn tevikiyle Grnatay kuattysa da iddetli bir savunmayla karlanca geri ekilmek zorunda kald (1127). Murbtlar 534te (113940) Muvahhidlere kar byk bir zafer kazandlar. Ancak Ali b. Ysufun son yllarnda Maribdeki merkezlerin byk bir ksm Muvahhidlerin eline geti. Otuz yedi yl hkm sren Ali byk lde Mlik fakihlerinin tesiri altnda kalm, bu dnemde onlarn etkisiyle kelm ve felsefe yasaklanm, Gazzlnin y ulmid-dni bata olmak zere baz kitaplar yaklmtr. Ali b. Ysuf imar ilerine nem vermi, Merake ehri geniletilip byk bir baehir haline dntrlmtr. 537de (1143) len Ali b. Ysufun yerine tahta kan olu Tfn iki yl kadar sren hkmdarlk dnemini Muvahhidlerle savaarak geirdi. Bu savalarda hristiyan birliklerinin kumandan Reverterden byk yardm grd. Ancak bu kumandann gayretleri devleti yklmaktan kurtarmaya yetmedi. Merakein gneyindeki dalk blgeyi ele geiren Abdlmmin el-Km liderliindeki Muvahhidler 538 (1144) ylnda kazandklar zaferle Murbtlara ar bir darbe vurdular. Yenilginin ardndan Tilimsn yaknlarnda Muvahhid kuvvetlerine kar iki ay boyunca direnen Tfn b. Ali, Tilimsn terkederek Vehrna (Oran) snd. Sahilde yaptrm olduu mstahkem kalede Muvahhid kuvvetleri tarafndan sktrlnca geceleyin tek bana kamaya alrken bir uurumdan derek ld (Ramazan 539 / Mart 1145). Tfnin ld duyulunca Merakete kk yataki olu brhime biat edildi, ancak amcas shak b. Ali onun hkmdarln tanmad. Bunun zerine Merakete i sava balad. Muvahhid kuvvetleri Fas, Miknse, Sel ehirlerini ve nihayet Merakei ele geirerek shak b. Ali ve brhim b. Tfni ldrp Murbtlar ortadan kaldrdlar (18 evval 541 / 23 Mart 1147). Muvahhidler Merakei aldktan sonra Endlse yneldiler. Murbt hkimiyetini tekrar kurmaya alan Ben Gniyeden Endls Valisi Yahy b. Ali elMessfnin 543te (1148) Grnatada lmyle Endlsteki Murbt hkimiyeti de sona ermi oldu. Murbtlar Devletinin k yirmi be yl gibi ok ksa bir sre iinde gereklemi ve 1121de balayan sre 1147de tamamlanmtr. Bununla beraber Ben Gniye, Murbtlar adna Balear adalar ve frkiyede VII. (XIII.) yzyla kadar hkm srmeye devam etmitir. Murbtlar, Zente Beberlerinden birok kabile veya kabile federasyonunun hkim olduu bir mozaik grnmndeki Bat Maribi Mlik mezhebine bal din bir anlay erevesinde birletirmiler, ilk defa Kuzey Afrikay ve Endls hkimiyeti altna alan gl bir devlet kurarak mlkt-tavif dneminde ke balayan Endlsn drt asr daha mslmanlarn elinde kalmasnda byk rol oynamlardr. Murbtlarn ortaya k, Fas ve btn Kuzey Afrikay nemli bir blge haline getirmitir. Murbtlar, Kuzey Afrika ve Endls slm tarihinde nemli rol oynadklar gibi Sudan, Sahr, Moritanya, Mali, Nijer Cumhuriyeti ve Kuzey Nijeryann tarihinde izleri gnmze kadar gelen tesirler icra etmilerdir. slm dini Bat Sudanda Murbtlar dneminde yaylm, Tinbkt ve Cenne ehirleri ksa sre iinde nemli merkezler haline gelmitir. Murbtlar

dneminde Maribde mimari ve kltrel alanda Endls tarz hkim olmutur. Fastaki Karaviyyn Camiinde, Meraketeki Kubbetl-Brdiyyn ve Tilimsnda asl ekliyle bugne ulaabilmi tek Murbt camisi olan el-Cmiul-kebrde Endls mimarisinin ak tesirleri grlmektedir. Murbtlar Abbs halifeliinin mnev stnln tanmlar, bayraklarna ve saltanat paralarnn zerine Abbs halifesinin adn yazmlar, hutbelerde onlarn adlarn da zikretmilerdir. Komu mslman emirliklerle dostane mnasebetler kurmulardr. Sadece Msrda hkm sren iFtmlere kar mesafeli durmular ve Ftm lkesinden geen hac yolunu kullanmayp hac kafilelerini Yukar Sudan zerinden Hicaza gndermilerdir. Tekilt. Murbtlar Devletinin banda emr veya emrl-Murbtn unvanl bir hkmdar bulunuyordu. Ysuf b. Tfn, Zellka zaferinin ardndan emrl-mslimn unvann almtr (bn Eb Zer, s. 149). Murbtlar, Ysuf b. Tfnin olu Aliyi veliaht tayin etmesiyle verasete dayal saltanat haline gelmitir. Veliahdn byk oul olmas art bulunmamaktayd; sultan, ulem ve devlet ricline danarak oullar arasndan ehil grdn bu makama getirirdi. Mutlak hkmdarlk sz konusu olmakla birlikte Murbt sultanlar batan itibaren ray vazgeilmez bir prensip haline getirmilerdir. Ysuf b. Tfn devlet adamlar ve Mlik fakihleriyle istiare etmeden karar almazd. Ulemnn nfuzu Ali b. Ysuf dneminden itibaren grlmemi derecede artm, hkmdar onlarn sznden kamaz hale gelmitir. Murbtlar Devleti asker temel zerine kurulmutu. Hkmdar, valiler ve kadlar birer kumandand. Siyas ve asker grevler genellikle Lemtne ve Cdle kabilesi liderlerine verilirdi. Vezir unvan tayan divan ktiplerinin bir ksm asker snftan ve sultann yakn akrabalar arasndan, dierleri mlkt-tavif saraylarnda alm bn Bcce gibi Endlsl ilim adamlarndan seilirdi. Din, adl grevlerle divanlarda umumiyetle Endlsl ilim adamlar istihdam edilirdi. Valiler Lemtne ve Cdle reislerinden seilir, Endlste nib unvan tayan bir genel vali bulunurdu; bu grev det olarak veliahda verilirdi. Grnata veya Kurtubada oturan nib Endlsteki dier vali ve kadlar tayin ve azil yetkisine sahipti; bakumandanlk yannda mezlim mahkemesine de bakanlk ederdi. lkenin Meraketen sonra ikinci baehri durumundaki Fas ehri valiliine sultann yaknlar getirilirdi. Merkez tekiltnda grevli emrlerin banda yer alan el-vezrl-kebr eitli devlet ilerini yrten ve vezir unvan tayan divan ktiplerinin bakanyd. Bu divanlardan Dvn- n devlet yazmalarn, Dvn- Ganim ve Nafakt- Cnd asker ileri, Dvn- Darib mal ileri yrtr, Dvn- Mstahlas devlet arazilerinin ynetimiyle ilgilenirdi. Murbtlar kuvvetli bir kara ordusuna ve gl bir donanmaya sahipti. Orduda arlk svari birliklerine verilmiti. Ysuf b. Tfn zamannda svari birliklerinin mevcudu 100.000i amt. Sultan bu kuvvetlerden 17.000ini Endlste muhtelif ehirlerde yerletirmi, snr boylarnda hristiyanlarla savata tecrbe kazanm Endls birliklerini grevlendirmiti. Sebte ve Tancann alnmasnn ardndan bu iki ehirdeki tersanelerden ve Endlsl denizcilerden yararlanlarak kuvvetli bir donanma kurulmutur. Endlse geiten sonra donanmaya daha da nem verilmi, denizciliin glenmesi d ticarette de etkili olmutur. Murbt ordusunda nde ok ve mzrak kullanan yaya ve hafif svari birlikleri, sa ve sol cenahla merkezde ar svari birlikleri grev yapard. Seme askerlerden tekil edilen art ksm dorudan hkmdar veya bakumandan tarafndan ynetilirdi. Endlsl askerler ayr birlikler halinde savaa katlrd. Kadlk messesesi Murbtlar devrinde son derece nemli bir makam haline gelmi, bu greve getirilen ve ou Endlsl olan fakihlere byk yetkiler verilmitir. Ysuf b. Tfn devlet

meselelerinde onlarn grn almay kural haline getirmiti. Kadlarn yetki bakmndan valiler, kumandanlar ve dier devlet riclinin nne gemesi ykl dneminde onlar alternatif liderler haline getirmitir. Nitekim devletin ykl esnasnda Grnata, Kurtuba, Mleka, Belensiye (Valencia) ve Mrsiyede (Murcia) kan isyanlara bu ehirlerin kadlar liderlik etmitir. Kadlarn banda biri Maribde, dieri Endlste grev yapan iki bakad (kdlcema) bulunurdu. Marib bakadsna kdl-hadra ve kdl-Marib de denilirdi. Dier kadlarn tayininde gr alnr, vali tayinlerinde de etkili olurdu. Mslmanlarla zimmler arasndaki davalara mslman kadlar, zimmlerin kendi aralarndaki davalara da kendi hkimleri bakard. Ali b. Ysuf zamannda ayrca asker kadlk grevi ihdas edilmitir. Kudtl-mahalle (kudtl-cnd) denilen asker kadlar savalara da katlrd. Adl grevlerden mezlim mahkemesi bakanln sultan, veliaht veya vezr-i kebr yapard. Dier adl grevlilerden shibl-medne (shibl-leyl) unvan tayan shiburta emniyet ve asayiten, shibl-mevrs miras ilerinden, muhtesib arpazardan sorumluydu. lim ve Kltr Hayat. Murbtlar zellikle Endlste parlak bir ilm ve fikr harekete miras oldular. Endls emrlerinin saraylarnda yetimi pek ok ktip Murbt saraynda grevlendirilmitir. Dindar bir hkmdar olan Ysuf b. Tfnin meclisleri ou Endlsl olan limlerle dolup tayordu. Ysuf b. Tfn, kendisine kar derin bir muhabbet besleyen Dou slm dnyasnn byk limi Gazzlye hayrand. Mlkt-tavif meselesinde olduu gibi ihtiya duyduunda onun fetvasna bavururdu. te yandan Endlsn ilhakndan sonra Endlsl limlerin Kuzey Afrikaya gelerek Merake ve Fas gibi ehirlere yerlemesi iki yaka arasndaki ilm irtibat glendirmitir. Bu arada ok sayda lim Dou slm dnyasna giderek uzun srelerle oralarda kalmtr. Ali b. Ysuf dneminden itibaren nfuzlarn iyice arttran Mlik fakihleri mantk, kelm ve felsefe ilimlerine kar olumsuz bir tavr ortaya koymulardr. Kurtuba kads bn Hamdnin fetvasyla Gazzlnin y ulmid-dni yakld gibi dier baz kelm ve felsefe kitaplar da yaklmtr. Bununla birlikte Murbtlar zamannda byk limler yetimitir. Kraat ilminde EblHasan bnl-Bzi, olu Eb Cafer bnl-Bzi, bn Azme el-bl, Eb Abdullah Muhammed b. Sad el-Makkar ve Ahmed b. Muhammed el-Lahm ile tefsirde bn Atyye el-Endels ve Eb Bekir bnl-Arab bunlarn en nemlileridir. Devrin hadis limlerinin banda Endls muhaddislerinin imam saylan Eb Ali es-Sadef, Eb Ali el-Gassn, Eb Abdullah Muhammed b. Hseyin es-Sebt, Ebl-Veld bnd-Debb, Eb Bekir bnl-Arab, Kd yz, Abdullah b. Ali er-Rut, EblKsm Ahmed b. mer et-Temm ve bns-Sakr el-Hazrec gelmektedir. Murbtlar hukuk alannda Mlik fkhnn mutlak anlamda hkim olduu, fakihlerin de sistemde yer ald bir dzen kurmutur. Ebl-Veld el-Bc, Muhammed b. Ahmed el-Ceyyn, bn Rd el-Ced, Eb Bekir bnl-Arab fkh ve usl-i fkh alannda temayz eden limlerdendir. Fakihlerin olumsuz tutumuna ramen bu dnemde Eb Abdullah Muhammed b. Halef el-lbr ve Ebl-Abbas Ahmed b. Abdurrahman esSarakust gibi kelmclar ve bnl-Arf, yakn dostu bn Berrecn, bn Ks gibi sfler yetimitir. Murbtlar devrinde felsefe, riyz ve tabii ilimler alannda nceki dnemin uzants olarak bir gelime grlmektedir. Murbt saraynda vezirlik ve tabiplik yapan bn Bcce felsefenin yannda riyziye, msiki ve tabiat ilimlerinde de otoriteydi. bns-Sd el-Batalyevs ve Ebs-Salt ed-Dn bu ilimlerde yetien dier limlerdir. bn Med riyziye, Batda Geber adyla bilinen ve Batlamyusun yanllarn dzeltmek iin Kitbl-Heye f lil-Mecist adl eseri yazan Cbir b. Eflah astronomi alannda almtr. Tp ilminde bn Rd, Ebl-Al bn Zhr, olu ve bu ailenin nc ve en mehur hekimi Eb Mervn bn Zhr gibi byk hekimler yetimitir. Nahiv ve lugat ilimlerinde bns-Sd el-Batalyevs, Eb Bekir bn Meymn, bn Him el-Lahm ve Ebl-Abbas Ahmed b. Abdlcell et-Tdmr gibi limler vardr. Arap nesir ve iiri Dvn- nda

grevlendirilen Endlsl edipler ve ktipler sayesinde parlak bir dnem yaamtr. Muhammed b. Abdurrahman el-Ukayl, Ahmed b. Ali b. Seyyid el-Kinn, Hafsa er-Rekniyye, bn Hamds, Ahmed b. Hreyre, bn Hafce, Am et-Tutl, Ysuf b. Tfn ve olu Alinin ktibi bn Abdn el-Fihr ile bn Kuzmn bu devirde yetien nemli airlerdir. Murbtlar dneminde yetien edip ve tarihiler Endls ve Endls edebiyat tarihinin nemli eserlerini kaleme almlardr. Abdullah b. brhim elHicr, Eb Bekir Yahy b. Muhammed el-Ensr, bns-Sayraf, Kd yz, bn Bekvl, bn Bessm e-entern, bn Hafce, bns-Sd el-Batalyevs, bn Ebl-Hsl ve Feth b. Hkn elKays bunlarn en mehurlardr (geni bilgi iin bk. Nykl, s. 219-235). Murbt sarayna intisap eden Muhammed b. Hasan el-Murd, Emr Eb Bekir b. merin istei zerine Maribde yazlan ilk siyasetnme olan el-re f tedbril-imreyi yazmtr. bn Eb Rendeka et-Turtnin Sirclmlk adl eseri de bir siyasetnmedir. Ziraat alannda Zehrl-bstn ve nzhetl-ehn isimli eseriyle tannan Muhammed b. Mlik et-Tner de bu dnemde yetimitir. tima ve ktisad Hayat. Murbt toplumu mslmanlar, hristiyanlar ve yahudilerden meydana geliyordu. Ekseriyeti tekil eden mslmanlar, devleti kuran asker snf olan Murbtlar ve dier kesimler olarak ikiye ayrlyordu. Kurulu yllarnda sade bir hayat yaayan ve cihada byk nem veren kabile reisleri, Ysuf b. Tfnin vefatndan sonra Endlsten etkilenip saraylar ve kkler yaptrarak lks bir hayat tarzn benimsemi ve cihad ruhunu kaybetmilerdir. Marib ve Endlste Murbtlar tarafndan salanan istikrar ve bir lde madd refah bn Tmertin isyanna kadar devam etmitir. Ysuf b. Tfn, sadece er vergilerle yetinerek nceden alnmakta olan dier vergileri kaldrnca devlet ihtiyalarn karlayamaz hale gelmi, bunun zerine cihad ykn paylatrmak iin yeni vergiler koymutur. Dnyann en zengin yahudilerinden olan Lucena yahudilerinden cizye dnda da vergi almtr. Ali b. Ysuf alnp satlan her mal zerine vergi koyarak vergi kapsamn geniletmitir. Murbtlarda topraklar arzulmahzen (mstahlas) denilen mr araziler, kabilelere verilen iktlar, vakf arazileri ve zel mlklerden oluuyordu. Dvn- Mstahlas devlet arazilerinin ynetimiyle ilgilenirdi. Devletin kuruluundan nce blgede kervan ticaretinden en fazla istifade eden Sanhce kabilesi, kurulutan itibaren bu ticareti daha da glendirerek Marib ve Endlste nemli bir iktisad rol oynamtr. Altn kayna Bat Sudana ulaan kervan yollar sayesinde d ticarette byk bir ilerleme kaydedilmitir. Murbt hkmdarlar 450 (1058) ylndan itibaren kendi adlarna sikke bastrmtr. Paralarn zerinde Abdullah emrl-mminn ibaresi yer alyordu. Yaygn kanaate gre bu isim ve unvanla Abbs Halifesi Kim-Biemrillh kastediliyordu. Onun lmnden sonra da ibarede bir deiiklik yaplmamtr. Para birimleri olan dinar XI. yzyln ortalarndan itibaren lkeleraras ticarette nem kazanm, on be merkezde baslan ve Murbt denilen dinarlar btn Akdeniz limanlarna yaylm, hatta Avrupada taklitleri baslmtr. Bu dnemde Murbt dinarnn stanbula kadar ulat bildirilmektedir. Murbt idarecileri Endlsl zenaat erbabndan istifade ederek Maribde ziraat ve endstriyi gelitirmi ve iki yaka arasnda sk bir ticar hareket balatlmtr.

BBLYOGRAFYA

Abdullah b. Bulukkn, et-Tibyn (nr. Emn Tevfk et-Tb), Rabat 1995, s. 121-176; Bekr, elMeslik, II, 858-865; erf el-drs, Nzhetl-mt, Beyrut 1409/1989, s. 233-236; bnl-Esr, el-Kmil, X, 151-155, 187-193, 417-418, 558-559, 569-584; Abdlvhid el-Merrk, el-Mucib f teli abril-Marib (nr. M. Sad el-Iryn), Kahire 1963, s. 147-241; a.mlf., VeiulMurbn vel-Muvaidn (nr. Hseyin Mnis), Kahire 1997; bnl-Ebbr, el-ullets-siyer (nr. Hseyin Mnis), Kahire 1985, II, 85-102, 186-198; bn zr, el-Beynl-murib, IV; Nveyr, Nihyetl-ereb, XXIV, 253-277; bn Eb Zer, Ensl-murib (nr. C. J. Tornberg), Rabat 1973, s. 119-171; el-ulell-meviyye f ikril-abril-Merrkiyye (nr. Sheyl Zekkr - Abdlkdir Zimme), Drlbeyz 1399/1979, s. 15-141; bnl-Hatb, el-a, III, 446-454; IV, 58-59, 347-354; bn Haldn, el-ber, VI, 181-205; Mahmd Makd, Nzhetl-enr f acibit-tevr velabr (nr. Ali ez-Zevr - Muhammed Mahfz), Beyrut 1988, I, 431-449; Ysuf Ebh, TrulEndels f ahdil-Murbn vel-Muvaidn (trc. M. Abdullah nn), Kahire 1417/1996, I, 67-124, 178-246; II, 232-262; Selv, el-sti, II, 3-77; A. R. Nykl, Hispano-Arabic Poetry, Baltimore 1946, s. 219-315; Hasan Ahmed Mahmd, ym devletil-Murbn, Kahire 1956; M. Vlid Ddh, Mefhml-mlk fil-Marib, Beyrut 1964, s. 99-122; M. Abdullah nn, Arl-Murbn vel-Muvaidn fil-Marib vel-Endels, Kahire 1383/1964, I/1, s. 1-474; Eb Bekir b. Ali esSanhc, Abrl-Mehd b. Tmert ve bidyet devletil-Muvaidn, Rabat 1971, s. 13-76; Hasan Ali Hasan, el-aretl-slmiyye fil-Marib vel-Endels: Arl-Murbn vel-Muvaidn, Kahire 1980, s. 18-44, 52-62; Ch. A. Julien, Histoire de lAfrique du Nord: Tunisie-Algrie-Moroc, Paris 1980, II, 76-102; Seyyid Abdlazz Slim, el-Maribl-kebr, Beyrut 1981, II, 690-766; J. Cuoq, Histoire de lislamisation de lAfrique de lOuest, Paris 1984, s. 29-50; brhim Harekt, elMarib abret-tr, Drlbeyz 1405/1984, I, 151-232; Sadn Abbas Nasrullah, DevletlMurbn, Beyrut 1985; M. Mecd Sad, e-ir f ahdil-Murbn vel-Muvaidn bil-Endels, Beyrut 1985; hsan Abbas, Trul-edebil-Endels: Ar-avif vel-Murbn, Beyrut 1985, s. 29-31, 45-50, 65-70, 257-278; Hasan brhim, slm Tarihi, V, 141-160, 378-385; Habb elCenhn, Dirst fit-tril-itid vel-ictim lil-Maribil-slm, Beyrut 1986, s. 89-103; Mustafa Behcet, el-ttichl-slm fi-iril-Endels f ahdey mlki-avif vel-Murbn (doktora tezi, 1986), Cmiat Asyt Klliyyetl-lugatil-Arabiyye; Hamd Abdlmnim M. Hseyin, Trul-Marib vel-Endels f aril-Murbn: Devlet Al b. Ysuf el-Murb, skenderiye 1986; Mustafa brhim el-Mn, Medresett-tefsr fil-Endels, Beyrut 1406/1986, s. 89-91, 149-193, 251-283, 329-392, 474-501, 538-559; Mustafa ez-Zebbh, Fnnn-neril-edeb bil-Endels f llil-Murbn, Drlbeyz 1987; Jamil M. Abun-Nasr, A History of the Maghrib in the Islamic Period, London 1987, tr.yer.; smet Abdllatf Dende, el-Endels f nihyetilMurbn ve mstehillil-Muvaidn, Beyrut 1988, s. 25-136; a.mlf., Devrl-Murbn f nerilslm f arbi fry, Beyrut 1408/1988, s. 27-168; a.mlf., Ev cedde alel-Murbn, Beyrut 1991; V. Lagardre, Les Almoravides jusquau rgne de Ysuf b. Tfn (1039-1106), Paris 1989; Mn Hasan Ahmed Mahmd, Tfn b. Al b. Ysuf, Kahire 1990; I. Hrbek - J. Devisse, Les Almoravides, Histoire gnrale de lAfrique, Paris 1990, III, 365-395; P. Guichard, Les musulmans de Valence et la reconqute (XIe-XIIIe sicles), Damas 1990-91, I, 82-100; II, tr.yer.; G. Marais, La Berbrie musulmane et lorient au moyen ge, Drlbeyz 1991, s. 238-275; D. Urvoy, The Ulam of al-Andalus, The Legacy of Muslim Spain (ed. Salma Khadra Jayyusi), Leiden 1992, s. 865-868; Hseyin Mnis, Trul-Marib ve areth, Beyrut 1412/1992, II, 5-95; brhim elKdir Bt, el-Marib vel-Endels f aril-Murbn, Beyrut 1993; Abdlfetth Mukallid elGuneym, Mevsat tril-Maribil-Arab, Kahire 1414/1994, II, 101-191; Abdlhak el-

Mern, irl-cihd fil-edebil-Marib I (doktora tezi, 1996), Fas Cmiat Sd Muhammed b. Abdullah, s. 225-391; Hasan Cellb, ed-Devletl-Murbyye, Merake 1418/1997; Keml Seyyid Eb Mustafa, Trul-Endels el-itid f ari devleteyil-Murbn vel-Muvaidn, skenderiye, ts. (Merkezl-skenderiye lil-kitb), s. 40-61, 337-377; J. Bosch Vil, Los Almoravides, Granada 1998; M. Mahmd Abdullah b. Biyye, el-Eers-siys lil-ulem f aril-Murbn, Beyrut 1421/2000; Smiye Mustafa M. Mesad, el-aytl-itidiyye velictimiyye f ilmi rna f areyil-Murbn vel-Muvaidn, Kahire 1423/2003; J. F. Torres, Tesorillo de dinares Almorvides hallado en la Alcazaba de Almera, Coins and Coinage of al-Andalus (ed. Fuat Sezgin), Frankfurt 2003, VI, 87-97; Ltfi eyban, Reconquista: Endlste Mslman-Hristiyan likileri, stanbul 2003, tr.yer.; H. Terrasse, Lart de lempire almoravide: ses sources et son volution, St.I, III (1955), s. 25-34; E. Lvi-Provenal, Le titre souverain des Almoravides et sa lgitimation parle Califat Abbside, Arabica, II, Leiden 1955, s. 265-288; A. Launois, Influence des docteurs Malkites sur le monnayage Zrde de type Sunnite et sur celui des Almoravides, a.e., XI (1964), s. 127-150; Ahmed Muhtr el-Abbd, e-afatl-l min tril-Murbn, Cmiatl-skenderiyye Mecellet Klliyyetil-db, XXI, skenderiye 1967, s. 47-79; H. T. Norris, New Evidence on the Life of Abdullh b. Ysn and the Origins of the Almoravid Movement, JAfr. H, XII/2 (1971), s. 255-268; a.mlf., al-Murbin, EI (ng.), VII, 584-589; M. J. Viguera, Las Cartas de al-Gazl y al-uru al-Soberano Almorvid Yusuf b. Tufn, al-Andalus, XLII, Madrid 1977, s. 341-351; R. A. Messiev, Quantitative Analysis of Almoravid Dinars, JESHO, XXIII/1-2 (1980), s. 102-118; F. Meier, Almoraviden und marabute, WI, XXI/1-4 (1981), s. 115-163; Salh Abdlhd Mustafa, shml-Murbn f neril-slm fiimlil-fr ves-Sdnil-arb, el-Merriul-Arab, XII/31, Badad 1987, s. 203-213; D. Lange, The Almoravids and the Islamization of the Great States of West Africa, Res orientales, VI, Paris 1994, s. 65-76; a.mlf., The Almoravid Expansion and Downfall of Ghana, Isl., LXXIII (1996), s. 313-351; N. Leutzion, The Almoravids in the Sahara and Bild al-Sdn: A Study in Arab Historiography, Jerusalem Studies in Arabic and Islam, XXV, Jerusalem 2001, s. 133-152; inasi Altunda, Murbtlar, A, VIII, 580-586; P. Chalmeta, al-Murbin, EI (ng.), VII, 589-591; Ch. Ewert, Almoravid Art, Dictionary of the Middle Ages (ed. J. R. Strayer), New York 1982, I, 196197. smail Yiit

MURAD I
() (. 791/1389) Osmanl padiah (1362-1389). 726da (1326) dodu. Babas Orhan Bey, annesi Yarhisar tekfurunun kz Nilfer (Llfer) Hatundur. Kaynaklarda ve kitbelerde bey, emr-i azam, han, hudvendigr, padiah, sultnsseltn, melikl-mlk gibi unvanlarla anlr. Osmanl tarihlerinde yaygn olarak Gazi Hnkr ve Hudvendigr eklinde geer. Srp ve Bulgar kaynaklarnda Tsar, byk emr; bir Ceneviz belgesinde dominus armiratorum Turchie unvanna rastlanr. Byk kardei Sleyman ayn anneden domutur. Dier kardeleri Sultan, brhim, Halil ve Kasm baka annelerdendir. Tahta kt srada bunlardan brhim ve Halil hayattayd. Orhan Bey, zmit fethine hareket etmeden nce (737/1337) ona Bursa ile Bey sancan verdi. Murad on iki yanda kk yandan beri lalas olan hin ile (drs) birlikte Bursa Bey sancana gnderildi (Ner, I, 162-164). zmitin fethinden sonra Sultany (Eskiehir) sancana nakledildi. Rumeli ftihi olarak anlan kardei Sleyman Paann lmesi zerine 758de (1357) lalas hin ile birlikte nemli bir kuvvetle Rumeliye gnderildi. Orada 1362ye kadar ehzade sfatyla ftuhatta bulundu. Osmanl kroniklerinde bu faaliyeti tahta clsundan sonraya yerletirilmi ve bu yanllk modern tarihileri birtakm hatal varsaymlara gtrmtr. Papalk ve Bizans Hal donanmasnn 760ta (1359) Lapseki ve Saros krfezi karmasn nleyen ehzade Muradn emrinde Lala hin gibi yetenekli bir kumandann yan sra Evrenos (Evrenuz) ve Hac lbey gibi serhad beyleri de bulunuyordu. Ancak kk kardei Halilin Rum korsanlarnca esir alnp Foaya gtrlmesi, babas Orhann olunun kurtarlmas iin mparator V. Yuannis Paleolog ile anlamas srasnda Rumelideki asker faaliyetlerini bir sre durdurmak zorunda kald. Halilin kurtarlp teslim edilmesi zerine (evval-Zilkade 760 / Eyll-Ekim 1359) fetih harektna yeniden balad. 1360-1361deki faaliyetlerini belirli bir plana gre icra etti. nce Edirneye gelebilecek asker yardmlar kesmek iin aknclar stanbul nlerine kadar gnderdi. stanbul-Edirne yolu zerindeki balca kaleler olan Bantoz (Panados), orlu (Tsurullos), Misini (Mosunopolis), Lleburgaz (Verguli) ve Babaeski (Bulgarufigon) ele geirildi (nalck, Edirne, s. 146). te yandan Meri nehrine doru Gney Trakya yol kavanda Kean Kalesi, Edirnenin gneyinde Trakyann ikinci byk merkezi Dimetoka (Didymoteikhon) Kalesi zaptedildi (761/1360 veya 762/1361). Bylece Edirne her trl yardmdan tecrit edildi. 762 (1361) baharnda ehzade Murad, Rumeli kuvvetlerini emri altnda toplayp Edirne zerine yrd. Edirnenin 55 km. dousunda Babaeskide karargh kurup Lala hin kumandasnda orduyu ileri gnderdi. Edirne tekfuru onu Sazldere vadisi nnde karladysa da bozguna urad ve Edirneye ekildi; geceleyin Meri zerinden gemiyle Eneze kat. Ardndan Edirne halk ehri teslim etti (28 Cemziyelhir 762 / 5 Mays 1361). Murad ordusuyla Kum Kalesi kapsndan ehre girdi (Oru b. dil, vr. 41a). Daha sonra Edirneyi gvence altna almak iin Lala hin ile birlikte

kuzeyde Bulgaristana ait Eski Zara ve Yukar Meri vadisinde Filibe dorultusunda sefere kt. Fakat bu srada Bursa kads andarl Kara Halilden Sultan Orhann lm haberi geldi (Cemziyelevvel 763 / Mart 1362). znik ve Eskiehirde bulunan kardeleri brhimin (o zaman alt yanda) ve Halilin (on alt yanda) adamlar, Karaman ve Eretna kuvvetlerinin desteiyle ehzadeler adna Bursada taht ele geirmek iin harekete getikleri gibi Orhan Beyin lmn frsat bilen Amasya emrlerinden Bahtiyar Bey de Ankaray alm, Karamanolu 757de (1356) Osmanllarn eline gemi olan Sivrihisar blgesini igal etmiti. Murad, Rumelide lalas hini u / uc beyleri zerinde beylerbeyi tayin edip Rumeliden ayrlarak Bursaya ulat ve Kad andarl Kara Halil ile bulutu. andarl o gelinceye kadar duruma hkim olmu, bylece Murad gvenle tahta kabilmiti. Bu arada Edirnede oturan Beylerbeyi Lala hin, Eski Zara ve Filibeyi eman ile teslim almt. Meri vadisinde nemli bir ehir olan Filibe, Osmanl rivayetine gre uzun bir kuatma sonunda 765te (herhalde mild 1364 bahar veya yaznda) teslim olmutu. Buras 767de (1366) Murad Rumelide iken Beylerbeyi Lala hinin u merkezi olacak, hin oradan htiman ve Samakov istikametinde aknlara balayacaktr. I. Murad tahta getikten sonra 766 (1365) ylna kadar Karaman ve Eretna tehdidi yznden Anadoluda kald. Eretnaolu Mehmedi tahta karan Karamanolu Aleddin, Ankaraya hkim olan Bahtiyar Beyle ittifak halinde Osmanl topraklarna saldrd. I. Murad, 1362 kn Bursada geirdikten sonra gl bir ordu toplayarak ertesi yln baharnda sefere kt. Eretnann Mool birliklerini (Barmbay ve Samagar airet kuvvetleri) Eskiehir blgesinde bozguna uratt, Karaman ordusunu pskrtt. Bunun zerine kuatma altnda bulunan Ankara ahleri kalenin anahtarlarn getirip teslim ettiler. Karaman ve Eretna tehdidi bylece ortadan kalkt. 1364te Anadoluda Trkmen beylikleri ve Msrda Memlklere kar genel bir Hal seferi hazrlklar yaplmaktayd. Safer 767de (Ekim 1365) on alt kadrga, 10.000 asker tayan altm sekiz gemi ile Kbrs Kral Pierrein ordusu skenderiyeyi ele geirmi, Msrn zengin ticaret liman yama ve yangnda harabeye dnmt. skenderiye yama ve katliam Avrupada slma kar kazanlm en byk zaferlerden biri olarak kutland. Ertesi yl papaln genel Hal plan dahilinde Osmanllara kar Savua Kontu VI. Amedeo kumandasnda bir Hal ordusu Geliboluyu ald (Zilhicce 767 / Austos 1366). I. Murad, Bizansa ve Hallara kar Trakyadaki fetihleri korumak ve stanbul dorultusunda yeni fetihler yapmak iin daha nce Receb 767de (Mart 1366) Rumeliye gemi, Gelibolu Boaz yoluyla Malkaraya gelmiti. drs-i Bitlisye gre be yl Rumelide kalan I. Murad bu zaman zarfnda Bizans ve Bulgar topraklarnda birok fetihte bulundu. Meri nehri zerinde Edirne yaknnda irmen (irmianon / Tshronomen) stne kuvvet gnderdi, kale eman dileyip teslim oldu. I. Murad, Lala hin ve Gazi Evrenos emrindeki kuvvetleri Malkaraya ard; kuvvetlerinin arkasn gvenceye almak iin Lala hini Meri aznda Ferecik (Fire, Vira) zerine gnderdi, kendisi de Bizansa kar harekete geti. stanbul yaknnda ncezi kuatp ald, oradan Burgaz dalar tarafna ynelerek stanbula yakn atalburgaz (atalca) ve Kkekmece yaknnda iki kaleyi ele geirdi. Lala hin, Ferecik fethini tamamlayp onunla bulutu ve birlikte Karadeniz kysnda

Polunya (Apolunia, Sozopol, Szebolu) Hisar zerine yrdler, ancak buray ele geiremediler. Savua kroniine gre Amedeo kaleyi 1366 Ekiminde Bulgarlardan alm ve Skafidada Osmanl gemilerini yakmt. Osmanl kuatmas, kale henz Amedeonun elinde iken 1366 Ekimi ile 1367 Nisan arasnda cereyan etmi olmaldr. Anonim tarihler Muradn kaleyi on be gn kuattn, fakat alamayp hayal krkl iinde Devletl Kabaaa (bugn haritalarda Sozopoln 100 km. batsnda Devletliaa) mevkiine ekildiini belirtir. Rumelide kald srada ilkin Dimetokada oturmu, Edirnede saray inasn emretmi, inaat bitince oraya gemiti (770/1369). Bizansa kar 1366 seferinde I. Murad balangta Bulgar ar Aleksandr ile birlikte hareket etmiti. Bizans imparatoru Bulgaristana ait Sozopol (Szebolu), Mesembria (Misivri) ve Anchialos (Ahyolu) kalelerini ele geirmek istediinden Bulgar ar Aleksandr Murad ile mttefik olmutu. Amedeo bu kaleleri alp Bizansa verdi ve ar ile anlat. 1366 yl sonlarnda I. Muradn Bulgar ar ile ittifak son bulmu ve Bulgar topraklar Osmanl saldrlarna alm bulunuyordu. 769 (1368) baharnda I. Murad, Dou Bulgaristanda nemli asker harekta giriti. Balkan da geitlerini kontrol eden Aydos (Aets) ve Karin ovas (Karnobat / Karinbd) zerine yrd; Aydos savasz teslim oldu, Karin ovas da kolaylkla ele geirildi. Oradan yenilgiyle ricat ettii Sozopol zerine gelip kaleyi kuatt ve eman ile teslim ald (Osmanl rivayetlerinde 779/1377 tarihi yanltr). 770 (1369) knda Edirne Saraynda kald. O yln baharnda Bizansa kar yeniden harekta geerek Trakyada Istranca (bugn Yldz) dalar eteinde Pnarhisar, Krkkilise (Krklareli) ve Vize kalelerini ele geirdi. Sultan Muradn stanbul dorultusunda Trakyada yapt bu fetihler stanbulda panie yol at. mparator V. Yuannis, son are olarak Katoliklii tanma pahasna Batdan bir Hal ordusunu harekete geirmek amacyla papann yanna gitmeye karar verdi (Halecki, s. 169-212). I. Murad, 1368-1369da Bulgaristan ve Bizansa kar hareket ederken ayn zamanda Kara Timurta Beyi Tunca vadisinde Kzlaa Yenicesi (Elhovo) ve Yanbolu (Yamboli), Lala hini Samakov ve htiman zerine gndermiti (herhalde 1369 bahar ve yaz). Timurta, Kzlaa Yenicesi ve Yanboluyu alp ok miktarda ganimetle Edirneye dnd. Lala hin ise byk kuvvetlerle hareket ederek Rodop ve Balkan silsileleri arasnda tarih Kapulu-Derbende (Trayan-Kaps, XIX. yzyl haritalarnda Kapucuk) dayanm, oradan htiman ovasna inmi, halk eman gvencesiyle Osmanl himayesi altna almt. Ardndan gneye dnp Samakova yrd. Srp (Laz) askerinin byk kuvvetlerle igal etmi bulunduu amurluovada etin bir sava verdi. Samakov yolunu at ve nemli demir madeni bulunan bu ehri Osmanl hkimiyeti altna soktu. htimann ele geirilmesiyle Sofya dorultusunda ana yol alm oluyordu. Lala hinin bundan sonraki aknlar bu istikamette olacaktr. Bizans diplomasisi, Hal giriimlerini daha ziyade Osmanllar zerine ekmek iin youn aba gsteriyordu (a.g.e., s. 82, 85). V. Urbann (1362-1370) papa seilmesi Hal seferlerinin Osmanllara kar younlamas sonucunu verdi. Bu srada talyada iki yla yakn kalan imparator (Austos 1369 - Nisan 1371), Trklere kar hibir siyas yarar salayamamt (a.g.e., s. 233). Aslnda Amedeonun Geliboluyu ele geirip Bizansa teslim etmesi (14 Haziran 1367) Rumelide Osmanllar iin kritik bir durum ortaya karmt ve stanbulda papa ve Latinlerle i birliini zorunlu gren Bat-Katolik yanls partiyi kuvvetlendirmiti. I. Murad, Gelibolunun iadesi iin bask yapyordu. irmen savandan nce Serez Despotu Uglyeann elileri stanbula geldii srada I. Murad, Bizansa Gelibolunun teslimi art ile bar nerdi (a.g.e., s. 243). 1367-1370 dneminde I. Muradn Trakyadaki fetihleri stanbulda korku ve tela sebep olmu, imparator sultana eli heyeti

gndererek (Kydonesn Geliboluya ait non reddenda nutku: a.g.e., s. 241) uzlamay denemi, I. Murad Gelibolunun geri verilmesinde srar etmiti. Kydenosa gre Trkler, Rodop dahil Trakyann nemli bir blmn ellerinde tutmaktayd. stanbul halk bir hapiste veya kafesteki hayvanlar gibi ehirde kapal kalmt. Makedonya Srp Despotu Jovan Uglyeadan stanbula gelen Srp heyeti, ortak dman olan Trklere kar ittifak bir izdivala glendirme teklifini getirmi ve para sunmutur. Kydenosa gre, yardm ancak talyanlar ve Macarlar gibi para ve asker bakmndan zengin Bat lkelerinden gelebilirdi. I. Murad, Gelibolu geri verilmedike bar yapmayacan bildirdi. stanbuldaki ounluk Gelibolunun teslimine razyd. Kydenos ve Latin yanllar ise uzlamaya karydlar. Sonunda Srplarn ittifak teklifi kabul edildi. V. Yuannis Paleolog ve Srp Despotu Jovan Uglyea, Trkleri Trakyadan tamamyla srp karmak dncesindeydi. Uglyea gneyde Evrenosun, kuzeyde Meri vadisinde Hac lbey ve Lala hinin ilerlemesini tehlikeli gryordu. 1360tan bu yana Trkler aknlarn Athos manastrlar blgesine kadar gtrmlerdi. Uglyea, Patrik Kallistosun lmnden sonra da Trklere kar Bizans ile ittifak fikrini hararetle srdrd (Ostrogorski, s. 127), stanbuldan yeni patrik Philotheos anlama iin Sereze znik metropolitini gnderdi. Srp ve Bizans patriklikleri arasndaki problem zld ve anlama imzaland (1368). Mays 1371de kiliselerin birlii iln edildi. Uglyeann despotluu Serez merkez olmak zere Rum ve Trklerle snrdat. Bat Makedonyada Uglyeann kardei ve mttefiki Kral Vulkainin topra Prizren, skp ve Prilepi iine alyordu. Ostrogorskiye gre, Vulkainin sefere katlm olmas Srplar bakmndan irmen savann nemini gstermektedir. Saldr karar 772 (1371) baharnda alnd. Srp ordusu, Trakyadan Arnavutluka kadar uzayan blgedeki yerli Rum ve Srp kuvvetlerinden olumaktayd. Rumelide Lala hin, Srp ordusunun yry karsnda Bursadaki I. Muraddan yardm istedi. Srp ordusu gl bir direnile karlamadan Meriin sol kysnda irmene kadar ilerledi. Edirne tehlike altna girdi. Lala hinden imdat haberini alan I. Murad Anadolu kuvvetlerini toplayp harekete geti. Boaza kadar geldiyse de buraya ve Geliboluya Srplarn mttefiki olan Bizansllar hkim olduundan geemedi. Ayrca Bursa-Lapseki yolu zerinde Karabigay da (Pegae) gerisinde brakamazd. Osmanl sava meclisi, o yaz muazzam surlarn arkasnda denizden destek alan Pegae Kalesinin alnmasna karar verdi. Ordu kaleye kara tarafndan saldrrken Aydnck (Edincik) deniz ssnden ldutan kumandasnda (mezar ve camisi Edincikte) gelen Osmanl donanmas denizden yardm kesmekle grevlendirildi. Sultan denizden ve karadan yagm, genel saldr iln etti. Biga kuatmasnn 1371 yaznda olduu kesindir (Osmanl rivayetinde verilen 766/1364-65 tarihi yanltr). Osmanl rivayetine gre irmen veya Srp Snd sava (15 Reblevvel 773 / 26 Eyll 1371) Hac lbei idaresindeki nc Osmanl kuvvetlerinin ni bir basknyla sonuland. Srplar bu gece baskn neticesi kan karklkta birbirine girdi; ou Merie dp bouldu ve tam bir bozguna urad. Savan ayrntlar Osmanl kaynaklarndan kpaazde ve Nerde verilir ve Srp Snd diye de anlr. Anonim tevrh-i l-i Osmnlarda ise Srplar datan Hac lbeidir. Savan tarihi Osmanl kaynaklarnda 766 (1364-65) olarak verilirse de hristiyan kaynaklar doru tarihi 26 Eyll 1371 eklinde kaydeder. Srp keii saiyaya gre ise Despot Uglyea, blgedeki btn Srp ve Rum

askerleri toplayp kardei Vulkain ile birlikte Trkleri Makedonyadan (Trakya) kovmak iin hareket etti. Srp ve Rum askerleri 60.000i buluyordu. saiyaya gre ancak Srp nderleri Allahn emirlerine kar geldikleri iin bu kt kbete uradlar. Bat tarafndaki hristiyanlar (br Srp knezleri) yardma gelmedi. I. Murad Anadoluda Biga kuatmasndayd. Savatan sonra Makedonyadaki Srp prensleri Vulkainin olu Kral Marko, Despot Draga, kardei Konstantin, I. Murada ba eip haragzr olmay kabul ettiler. Uglyeann topraklarna ailesi sahip kmad. Bizans imparatoru bir beratla olu Manuel Paleologosa Srp boyunduruundan kurtulmu Bizans ehirlerini tevcih etti. 1373te Kavalada Rum Alexios, Trklerden ve Srplardan baz ehirleri zaptettiini Venedike bildiriyor, ertesi yl Venedik vatandaln alyordu. Papalk hristiyanlarn bana gelen bu felketi ancak 1372 ilkbaharnda rendi. Papa XI. Gregor, Macar kralna 1372 tarihli yazsnda Trklerin Srp magnatlarn hkimiyet altna aldklar, bylece Macaristan, Srbistan ve Arnavutlukun arasna sokulduklar, Adriyatik denizi kylarndaki limanlara kadar gelmelerinden korkulduu ve Trklerin Hristiyanlk snrlar dna atlmas gerektiinden sz edilmektedir. Meri sava srasnda len Vulkainin miras zerinde anlamazlk kt. kodradan Georg Bali, Prizreni ele geirdi (1372); Jupan, Nikola Altomanoviin hcumuna urad. Duann imparatorluu rakip yerel prensliklere blnm bulunuyordu. Bu gelimeler I. Murad Balkanlarda stn bir hkmdar durumuna getiriyor, Tuna ve Adriyatike doru yeni fetihleri kolaylatryordu. Papa, Venedike gnderdii 13 Kasm 1372 tarihli bullasnda Osmanl zaferinden Bizans ve Srp Krallna kar bir zafer olarak sz etmiti. Papa, daha nceki bir mektubunda Muradn Bizans topraklarna byk bir saldrda bulunduunu da belirtmiti. Sz konusu Osmanl fetihleri, KrkkiliseVize kalelerinin fethiyle sonulanan harekttan ibarettir. Papann bu szleri de Bizansn Srplarla ittifak etmi olduunda kuku brakmaz. irmendeki yenilgi haberi zerine papa, bir Hal seferi hazrlamak iin Thebeste (Livadia) ilgili hristiyan hkmetlerinin bir araya gelip grmelerini istedi. Venedik, Cenova, Kbrs, Yunanistandaki btn Latin devletleri ve Aragon kral toplantya davet edildi. O zaman Levantta Batl Latinler, Pera, zmir, Atina, Rodos, Kbrs, Antalya, Ege adalar ve Morada hkimdiler. Trk istilsn durdurmann yollarnn konuulduu toplantdan bir sonu alnamad. I. Murada kar imparatorla anlama yapan ve hararetli bir Hal yanls olan Papa V. Urban 1370te lm bulunuyordu. Kiliselerin birlii ve Trklere kar Hal tasarlar suya dt. Borca batm, kk bir cretli asker grubu ile stanbula dnen imparator irmende olan biteni rendi. Bizans iin btn umutlar kaybolmutu. mparator, stanbulda Osmanllar ile anlama yanllarna katlmaktan baka are kalmadn grd; dier Balkan hnedanlar gibi I. Muradn haragzr olmay kabul etti (1372 k); ylda 15.000 hyperper (1 hyperper yarm Venedik altn) deyecek ve sultann seferlerine askeriyle bir vasal olarak katlacakt. mparatorun Osmanl sultannn vasal olmas I. Murad iin son derece nemli bir baar idi. Bylece Gelibolu Boazndan Rumeliye tehlikesiz geme imkn douyor, Rumelide Osmanl hkimiyeti gvence altna alnyordu. Son haber Romada aknlk dourmutu ve imparatorun Trklerle ittifak ettii, birlikte sefere kt syleniyordu. 775 (1373) sonbaharnda imparatorun, byk olu Andronikin hukukunu ineyip kk olu Manueli ortak imparator iln etmesi, Muradla bir anlamann sonucu olabilir (Halecki, s. 303; kr. Barker, s. 20). mparator, papaya gnderdii mesajlarda Murad ile yaplan

anlamann geici bir bar olduunu sylyor, papa ile ilikilerini kesmemeye alyor, zr olarak Macar kralnn vaadini yerine getirip ordusuyla hareket etmediini ekliyor ve papann Macar kraln harekete gemeye tevik etmesini istiyordu. Papa, Macar kralna bu konuyu bildirmekte gecikmedi. Papa, 1375te stanbulun Trkler tarafndan igal edilmesi ihtimalinden ciddi olarak kayg iindeydi (Halecki, s. 306-307). Egedeki Latin kolonileri Anadoludan gda maddeleri, zellikle buday almadan yaayamazd. Papalk iin imdi cil konu, Trkleri Batya yaylmaktan alkoymakt. Papa, Hal seferi iin endljanslar datp para toplad gibi, Trklerle ticaret yapan hristiyanlar aforoz ediyordu. Tebrizden stanbula gelen bir piskoposun gzlemine gre, imparatorla anlama arefesinde birok Trk stanbula gelmi, ehir sanki onlarn igalinde imi gibi bir grnt ortaya kmt (a.g.e., s. 308). I. Muradn Batdaki gelimelerden korkusu yoktu. Trklere kar Balkanlarda Hal seferi iin Macar kral dnlyordu. Macar Kral Louis, papaya mektubunda (a.g.e., s. 266) Meri zaferinden sonra Bulgaristan ve Srbistanda Osmanllarn geni blgeleri ele geirdiklerini ve dorudan doruya Macar topraklarn tehdit ettiklerini vurgular; kendisinin 1374 Maysnda harekete geeceini bildirir. Tunann gney kylarnda Macar banlklar kurulmu olup Srplar, Bulgarlar ve Bosna, Osmanl fetihleri kadar Macarlardan da ekinmekteydi. Kral ok gemeden Dalmayada rakibi Venedike kar sava iln etti. Aslnda Macar kralnn Kuzey Balkanlarda Tunann gneyinde yaylma giriimleri I. Muradn iine yaramaktayd. I. Muradn haragzrln kabul etmekle beraber imparator papalkla sk temas srdryordu. stanbul ve Selnik kuatma altndayd. 1367den beri Geliboluyu elinde tutan imparator papaya, Rumeli ile Anadolu arasnda gidi gelii kontrol iin Boazda on iki kadrgann srekli devriye gezmesini nerdi; masraf ilgili devletler salayacakt (a.g.e., s. 274). irmen zaferinden sonra I. Murad, drs-i Bitlisnin rivayetine gre, 773-775 (1372-1374) yllar arasnda ikinci defa getii Rumelide nemli fetihlerde bulunmutur (Trakyada 1366-1370 yllarndaki fetihler kaynaklarda yanl olarak 1372 ylnda gsterilir). 773 hicr yl bahar 1372 ylna, 775 yl bahar ise 1374 baharna rastlar (sefer mevsimi daima bahardadr). drs-i Bitlisye gre 772 (1370) yaznda Lala hin Saryar savan kazanr ve Rilya (Rila) da eteindeki blge halkn itaat altna alp Filibeye dner. Rila Manastr keilerine muafiyet berat ilk defa bu tarihte verilmi olmaldr (Nedkoff, 805 tarihli berat). Bylece Sofya aknlara almtr (o srada sultan Bursada idi). Lala hin, Kostantin-ili (Kstendil) taraflarnda baz yerleri igal etmiti. Yine bu kaynaa gre 773 (1372) baharnda I. Murad, Lala hinin fetihlerini tamamlamak zere byk bir ordu ile Rumeliye geti, Velbujd hkimi Konstantin zerine yrd. Tekfur boyun edi ve kalelerin anahtarlarn getirip teslim etti. I. Murad onu haragzr olarak blgesinde brakt. 791de (1389) I. Murad Kosovaya hareket ettii srada Kstendil hkimi Konstantin, sultann ordusuna katlp orduya erzak salayacaktr. 10 Nisan 1372de Osmanl kuvvetleri ilk defa Selniki kuatr ve ekilir. I. Murad, Osmanl zaferinden yararlanan Srp knezlerinin ve Bizansn, Uglyeann mirasna konmasna gz yumamazd. Herhalde 1372 ve 1373 yllarnda I. Murad Rumelide bulunuyordu. mparatorun Osmanl haragzrln kabul edip bu sfatla sultann ordusuna katld kesindir; o srada stanbul ve Bursada braklm olan Andronikos ve Savc Beyin birlikte isyanlarna dair Bizans ve Bat kaynaklarnda kesin bilgiler vardr. Savc Bey isyan hakknda Osmanl rivayeti 787 (1385) tarihini verir ki yanltr. mparator Ioannesin byk olu Andronikos Palaiologos ve ehzade Savc Bey 1373 Mays banda harekete getiler. Savc Bey Bursada kendini sultan, Andronikos stanbulda kendini imparator iln etti. Bizans kaynaklarna gre 25 Mays 1373te Boaziinde Pikridionda her

ikisi savata yenilgiye urad, Andronikos babasna teslim olurken (30 Mays) Savc Bey Trakyaya kap Dimetoka Hisarna snd, orada 7 Eylle kadar dayand (Dlger, [1961], s. 329-332). Osmanl rivayeti ise farkldr. Buna gre Bursada Savc Bey isyan ettiinde I. Murad Edirnede idi. syan duyunca Boaz geip Biga tarafna geldi ve isyandan habersiz grnerek olunu buraya srek avna ard. Savc Bey etrafndaki yaknlarnn kkrtmasyla hazineyi datm ve kendi adna hutbe okutmutu. Savc Bey babasnn davetine gitmedi, asker toplayp kar koymaya karar verdi. Bunun zerine I. Murad Bursaya yrd; Bursa yaknnda Kite ovasndaki karlamada ehzade ele geti; yandalar kltan geirildi. I. Murad olunun suunu itiraf ile itaat etmesini istedi, tte bulundu. ehzade sert szlerle kar koydu ve babasn hiddetlendirdi. I. Murad, bir daha tahta geme imknn ortadan kaldrmak iin olunun gzlerine mil ektirdi. Bir Bizans kroniine gre de (Barker, s. 20, not 47) Savc Bey on ay on gn babasndan kat. Onun bu zaman zarfnda Dimetokadan Bursaya dnd anlalyor. Bu takdirde Kite ovasndaki arpmann 1374 baharnda olduu ortaya kar. I. Murad, 1373 baharnda V. Ioannesten denizi gemek zere gemiler hazrlanmasn istemiti (Thiriet, Rgestes, I, 541; 14 Temmuz 1374). Sultann Ioannes ile birlikte 1373te Edirnede olduuna phe yoktur. Osmanl rivayetinde Kite sava hakknda verilen ayrntlar herhalde hikyenin kalan ksmn tamamlamaktadr. Osmanl rivayetine gre I. Murad, 775 balarnda (Haziran 1373) andarl Kara Halil Hayreddin ile Rumelide idi. Kendisi Edirnede oturup Hayreddin ile Gazi Evrenosa Serez istikametinde ileri harektta bulunma emrini verdi. Beylerbeyi Lala hini de Bat Bulgaristan zerine gnderdi. Hayreddin Paa Gmlcine (Komotini) u merkezinde oturdu. Evrenos Bey Buri (Borukale, Pros), skeeyi (Xanthi), eman ile aldktan sonra daha batda Marulyaya (Maronia, Avrathisar) yneldi ve buray da teslim ald. Kalenin hkimi bir prenses olduundan Trkler kaleye Avrathisar adn verdiler. Hayreddin Paann Serez zerine gnderdii Kara Balaban buray alamad ve ehri srekli abluka altnda tuttu. drs-i Bitlisye gre I. Murad nc defa Rumeliye geip Bulgar ar iman (Susmanos) zerine yrd. Bulgar ar, Srp knezleri gibi itaat edeceini syleyerek yllk hara ve pke ile sultann huzuruna kt; yaplan anlamaya gre iman sultann her seferine katlacakt. K Rumelide geiren I. Murad, Timurta bil-istikll beylerbeyi yapp Bursaya dnd. Timurta 1375-1381 dneminde Rumelide nemli reformlar gerekletirdi, yerli hristiyan askerlere timar verilerek eski topraklarnn bir ksmnda Osmanl ordusunda hizmet artyla yerlerinde braklmas saland. Bu reform Osmanllarn Balkanllamas srecinde nemli bir adm oldu. Her eyden nce Balkanlarda yerli asker gruplarn direnci nlendi, Osmanl ordusu, mslman ve hristiyan erlerle bir Balkan ordusu haline geldi, Murada Anadoludaki rakiplerine kar ezici bir stnlk salad. slm memleketlerinden gelip padiahn hizmetine giren Arap, Acem ve Trkler sarayda sipahi olanlar blklerine alnd. Bu kapkulu sipahileri, Bizans imparatorunun hassa alayna benzemekteydi. Daha nemli bir reform ise, timarl ordusunda yaygn bir honutsuzluk sebebi olan, len timar erinin timarnn alnp bakasna verilmesi uygulamas yerine timarn lenin oullar arasnda bltrlmesi kuralnn getirilmesiydi. Bu srada Osmanl diplomasisinin en ok ilgilendii ey Geliboluyu geri almakt. 1376 Austosunda IV. Andronikos (kr edilmi, fakat iyilemiti), Cenevizlilerin ve I. Muradn yardmyla stanbulda tekrar imparatorluk tahtn ele geirdi. Andronikos, babas V. Ioannesi ve oullarn zindana att. Tenedosu (Bozcaada) Cenevizlilere vermeyi vaad ettiyse de, Venedikliler aday igal edince

Cenevizliler ile sava balad; Andronikos, Geliboluyu I. Murada teslim etti (779/1377). I. Murad 1379da siyasetini deitirdi. Reblevvel 781de (Haziran 1379) V. Ioannes zindandan kurtulup skdara onun yanna kamay baard. I. Murada daha fazla hara deme, ordusuna yardmc asker gnderme ve Anadoluda Philadelphiay (Alaehir) teslim etme vaadinde bulundu. Andronikos, Peraya Cenevizlilerin yanna snd ve 1381de babasyla yaplan bir anlamaya kadar mcadeleyi srdrd. Gelibolu Boazn kontrol eden Tenedos adasn elde etmek iki byk deniz gc olan Venedik ile Cenova arasnda bir mcadele konusu oldu