You are on page 1of 1465

MANSA MEVLEVHNES

Saruhanolu shak Bey tarafndan XIV. yzyln ikinci yarsnda kurulan Mevlev sitnesi. Saruhan Beyin torunu shak elebi tarafndan Saruhanoullarnn baehri Manisann en eski yerleim merkezlerinden biri olan Spil da eteinde, Evliya elebinin kaydettii, cmle kaps zerindeki kitbeye gre 770te (1368-69) ina ettirilmitir. shak elebinin 1366-1379 yllar arasnda yaptrd Ulucami Klliyesine dahil olmakla birlikte klliyenin uzanda bulunan mevlevhne Saruhanoullarna ait en eski eserlerden biridir. Eski Manisa Mevlevhnesi olarak bilinen yap gnmzde Manisa il merkezinin gneydousunda Yukar Tabakhane mahallesinde tenha bir yamacn srtnda, eskiden Mevlevhne ba denilen mesirenin yannda olup bugn Mill Park ierisinde kalmtr. Yap byk restorasyon hatalarna ramen orijinalliini koruyabilen en eski Mevlev sitnesidir. Asl kaybolan ve Ftih Sultan Mehmed dneminde yeniden yazlan shak elebi vakfiyesinde, Saruhan ili beyi shak elebinin Manisann en yksek yerine bir ulucami ve medrese ile camiye e mevkide, Mevlevlii Bat Anadoluda yaymak ve yaatmak amacyla bir mevlevhne yaptrd kaydedilmektedir. Vakfiyede belirtildiine gre kuruluunda mevlevhnede bir eyh, bir imam ve mezzin, bir nzr, bir kayym, bir ktip, bir mesnevhan, yini okuyacak gzel sesli iki hnende grevlendirilecek, yemek ii iin bir vekilhar ve bir a grev yapacakt. Manisa merkez nahiyelerinden Karaolanl ky ile Akcahavl, atalkilise gibi kyleri ve timarlar ile iki hamamn geliri ulucami, medrese ve mevlevhneye tahsis edilmitir. Mevlevhne, Saruhanoullar devrinde olduu gibi Osmanl dneminde de faaliyetini devam ettirmitir. Manisann II. Selimden itibaren ehzadelerin gnderildii yegne sancak merkezi olma gelenei Mevlevlerce de benimsenmi, Konyadaki elebinin yerine geecek olan elebi nce Manisaya eyh tayin edilmitir. XVI. yzyln sonunda mevlevhne vakfnn madd gcnn artt ve mtevelllik, eyhlik gibi birok grevin Mevln ailesine mensup kiilerin elinde topland grlmektedir. Mevlevhnede yetimi birok air arasnda Blblnmesi ve bir divan olan Attr Birr Mevlev ile Kmil ve Dervi Ahmed Mevlev adl iki Manisal airden sz edilebilir. Evliya elebinin kaydettii kitbeye gre mevlevhnenin mimar Emetullaholu Hac Osmandr. Baz yazarlar ve zellikle aatay Uluay, shak Beyin yaptrd medresenin kitbesinde Mimar Emed b. Osman yazld iin medresenin de mevlevhnenin de Emed b. Osman adl mimar tarafndan yapldn, Evliya elebinin mimarn adn yanl yazdn sylemitir. XVII. yzyla ait er sicillerden mevlevhnenin sk sk onarm geirdii anlalmakta ve bu tamir keiflerinden binann durumu ve fonksiyonlar hakknda bilgi edinilmektedir. Bu dnemde mevlevhnede bir mescid, kubbeli, orta sofal, ahap demeli, kalem ileriyle sslenmi bir semhne, bir mutrip yeri, alt katta bir eyh odas, alt dervi hcresi, gneydousunda ocakl bir mutfak, dousunda bir kiler, ayrca darda kiremit rtl bir terasn yer ald ve dam zerine tuz serpilmesi sebebiyle kubbe etrafndaki meknlarn st rtsnn dz toprak dam olmas gerektii anlalmaktadr.

Mevlevliin Bat Anadoludaki en gl merkezi olan mevlevhne 1870ten nce kendi haline terkedilmi ve ehir merkezine yakn yeni bir mevlevhne ina edilmitir. ok harap bir durumda olan eski mevlevhne ancak 1961-1962de Vakflar Genel Mdrl tarafndan restorasyona alnm, eitli aralklarla srdrlen ve 1982de tamamlanan bu restorasyon almalarnda yklm olan beden duvarlar, orta kubbe, dier tavan ksmlar ile son cemaat yerinin rts ve direkleri yaplmtr. Asl hviyetiyle badamayan kt restorasyonlar geirmi olan mevlevhne st kat demesi ihya edilmediinden gnmzde bu kata ait, er sicil kaytlarndaki tariflere uymayan merdivenlere, kap azlarna ve pencerelere sahiptir. Mevlevhne 1983-1992 yllar arasnda Manisa Mzesi slm Mezar Talar ve Kitbeler Seksiyonu olarak kullanlm, daha sonra Celal Bayar niversitesinin bir kitapl ve tarih aratrmalar blm olarak hizmete girmitir. Kk bir tepe zerine oturan kareye yakn dikdrtgen planl (27,6 20,25 m.) mevlevhne binasnn dou ve gney cepheleri ehre bakar. Gneybat istikametinden mevlevhneye ulaan yol binann nce gney, sonra bat cephelerini dolap kuzey giri cephesine ular. Yapnn yksek cephe duvarlar ana bina ve sundurma olarak ikiye blnm olup mstahkem bir grnm arzeder. st dz dam atnn ortasnda kk bir kubbe bulunur. Duvarlarda alan kk pencereler dikdrtgen veya sivri kemerlidir. Yapnn dou ve bat cepheleri birbirine benzemektedir. Gney cephesi dier cephelere nazaran simetrik bir dzen gsterir. Kuzey giri cephesinde kare kesitli drt beton direk ve dou ile bat duvar zerine oturan 5,50 20,25 m. lsnde bir sundurma yer alr. Takap gibi dzenlenmi giri ince uzun dikdrtgen bir ni eklindedir. Ni iine bask yuvarlak kemerli bir kap almtr. Kap zerinde bir, bat yannda iki adet, dou yannda bir sivri kemerli fil gzl pencere bulunur. Moloz ta ve tuladan ina edilen yapda zellikle ke dnlerinde kesme ta malzeme, kemer ve tonoz rglerinde tula, beden duvarlarnda yma moloz ta arasnda tula, alt pencerelerin sve ve lentolarnda yekpre kesme ta kullanlmtr. Duvarlar 1 m. kalnlndadr. Saaklarda iki sra tula kirpi saaklara rastlanr; at saann altndaki rtenler de dikkati eker. Mevlevhnenin alt kat kapal avlulu medrese veya zviye planna benzeyen, merkez kubbeli, kapal orta avlu ve drt eyvanl simetrik havari bir plan emasna sahiptir. Simetrik grnen plan biraz yamuk olup ou alar 90 derece deildir. Kapdan girilince apraz tonozla rtl kk bir giri hol eyvanna gelinir. Bu holn batsnda ve dousunda birer oda yer alr; batdaki 4,36 4,40 m. ebatl dolap nili oda kare plana yakndr ve dierinden biraz kktr, nk dou odasnn giriinde st kata kan bir merdiven yer alr. Mescid olarak kullanlm gneydeki eyvan dierlerinden daha byktr. Sivri kemer alnlkl eyvanlarn zeri beik tonozlarla rtl olup sivri kemerler zerine orta avlunun kubbesi oturur. Kubbeye pandantiflerle geilir. Semhne olarak kullanlm, kare planl (7,20 7,20 m.), giri eyvan holyle kotu ayn olan orta avlunun etraf yerden 50 cm. kadar ykseklikte bir setle evrilidir. 6 7,90 m. ebadndaki ana mescid-eyvan geni bir sivri tonozla rtl olup iki sra halinde ikier pencereyle aydnlatlmtr. Buradaki yan duvarlarda bulunan bo braklm derin nilerin ahap kapakl dolaplar olduu sylenebilir. Mescid-eyvann iki yannda 4,70 8,80 m. ebadndaki simetrik ke odalar yamuk dikdrtgen planldr ve ikisine de avludaki ke kaplarndan girilmektedir. Ortalar kemerle ikiye ayrlm, bylece her sahn iki apraz tonozla rtlm ve ortalarna kat seviyesinde asl mee olmas gereken ikier gergi kirii

atlmtr. Douda ve batda iki, kble tarafnda bir pencere, ayrca her ikisinin mescid duvarnda kt restore edilmi birer byk ocak bulunmaktadr. Sivri kemerli tonozla rtl, 3 4,60 m. ebadnda karlkl iki yan eyvann geni seti sonunda ikier basamakla klan penceresiz, 1,80 1,70 m. ebadnda, alak ve karanlk ikier kk dervi hcresi vardr. Mevlevhnenin ikinci kat plan gneye doru ak U planl olup gney eyvan, orta avlu, gneybat ve gneydou ke odalarnn dnda kalan ke odalar ve dervi hcreleri stnde yer alyordu. Ancak restorasyonlarda ikinci katn demesi ihya edilmediinden merdivenlerden st kat meknlarna ulalamamaktadr. Dou yan eyvannn kuzey duvarnda atya kadar kan dar bir merdiven mevcut olmakla birlikte giri holndeki merdivende olduu gibi st kat demesi yaplmadndan ve buradaki merdiven sahanlndan almas gereken kap azlar almadndan, alt kat iki dervi odasnn stndeki yaklak 1,90 4,75 m. ebatl meknla kuzeydou st kat odasna girilememektedir. Gnmzdeki yapnn iinde ve dnda ssleme yoktur. Ancak 1105 (1693) tarihli er sicil kaydnda nakkaa 60 ake deme yapld belirtildiine gre, i meknlarda zellikle semhne kubbesinin iiyle pandantiflerin sval yzeylerinin kalem ileriyle sslenmi olabilecei dnlmektedir. Eski Manisa Mevlevhnesinin plan emasnda, merkez kubbeli orta avlu etrafna yerletirilen simetrik havari drt eyvanla, Orta Asya meneli olup Seluklular ve Beylikler dneminde hem medrese hem tarikat yaplarnda ska rastlanan eski plan geleneklerinin devam ettirildii grlmektedir. XIV. yzyln ikinci yarsna ait bu eski plan geleneklerine burada ayrca mevlevhne plannn olgun simetrisi, binann iki katl oluu, ocak ve bacalarn tesis edilmi olmas gibi yeni zellikler de eklenmitir. Trk mimarisinin bilinen en eski tasarm emas olan, Orta Asya ve zellikle Horasan blgesinde sivil mimariye de uygulanan, evhankah tipi ilk tarikat tesislerinde devam ettirilen mehur plan emasnn mevlevhne olarak mimari fonksiyon asndan en iyi ekilde nasl zlebilecei ve kullanlabilecei Manisa Mevlevhnesinde ortaya konulmutur. evresindeki eyvanlardan daha alak kotlu merkezdeki kubbeli orta avlu sem meydan olarak deerlendirilmi, eyvanlar mutrip maksresi, mescid ve zvvr mahfilleri olarak kullanlmtr. Cmle kaps stnde bulunan mutrip maksresinin hem yksekte hem tam mihraba (dolaysyla eyh postuna) kar tasarmnn daha sonra yaplan semhnelerde XX. yzyla kadar devam ettirildii dikkati ekmektedir. Sem meydan daha dk kotta bulunduu iin eyvandaki mahfillerinden rahata grlebilmekteydi. Kede kalan odalar eyh odas, matbah- erif, kiler gibi fonksiyonlar iin kullanlm ve dier hcreler muhtemelen barnma ve eitim ihtiyalarna tahsis edilmitir. Ancak btn sitneimaret mimari fonksiyonlar bir at altnda icra edildii iin mevlevhne byynce bu plan emas bir sitne iin yetersiz kaldndan 1870te terkedilip ehrin iinde Ali Bey Camiinin yannda yeni bir mevlevhne ina edilmitir. XIX. yzylda yaplan mevlevhnelerin mimari anlayn yanstan yeni mevlevhnede bir avlu etrafnda tecrid edilmi semhne, trbe, matbah- erif, dedegn hcreleri ve haremlik-selmlk blmleri vard. Semhnenin dairev, galerili sem meydan plan emas Ktahya, Bursa, Kahire ve Samsun mevlevhnelerini andrmakta olup son devrin olgun semhne zmlerinden biridir. 1933te Vakflar daresi mevlevhneyi 100.000 liraya satm, alan kii mevlevhnenin matbah- erif dndaki btn blmlerini yktrmtr. Manzumeden 2000 ylna kalanlar sadece arka giri, matbah- erif, havuz, semhnenin beden duvar kalntlar ve bu duvarlarn zerinde bulunduu setten ibaretti. Daha sonra belediye mevlevhnenin kalntlarn ykarak arsasn park haline getirmitir.

BBLYOGRAFYA

BA, TD, nr. 398, 1520 Tarihli Vakf Defteri, s. 5-10; VGMA, Esas 8/1, sra 841, Manisa ve Nifte shak elebi Veledi Saruhan Vakf, H. 866/M. 1462 Tarihli Arapa Vakfiyesi, 22. Mcedded Anadolu Defteri, nr. 608, s. 318-319, sra 129; Tapu Kadastro Genel Mdrl, Tahrir Defteri, nr. 544, vr. 10b [h. 1115 / m. 1704 Tarihli] 1575 Tarihli Saruhan Sanca Vakf Defterinde shak elebi Veledi Saruhan Vakfnn tam bir nshas; Evliya elebi, Seyahatnme, IX, 75; smail Hakk [Uzunarl], Kitbeler, stanbul 1929, II, 75-76; A. Gabriel, Monuments turcs dAnatolie, Paris 1934, II, 123-125; M. aatay Uluay - brahim Gken, Manisa Tarihi, stanbul 1939, s. 91-92; M. aatay Uluay, Saruhanoullar ve Eserlerine Dair Vesikalar, stanbul 1940-46, I, 34-36, 81-82; II, 16, 22-23, 30, 93-96; a.mlf., Manisa nlleri, stanbul 1946, s. 91-93; brahim Gken, Manisa Tarihinde Vakflar ve Hayrlar, stanbul 1946, I, 184, 187-188; a.mlf., Saruhan Zaviye ve Yatrlar, stanbul 1946, s. 19-20, 23-24; Metin Szen, Anadolu Medreseleri, stanbul 1970, I, 63, 183-187; Nusret Kkl, Dnk Manisa, Ankara 1970, s. 21; a.mlf., Saruhanllar Devrinde Manisa (4), Manisa, sy. 7, Manisa 1984, s. 7-11; G. Goodwin, A History of Ottoman Architecture, London 1971, s. 2; Oktay Aslanapa, Yzyllar Boyunca Trk Sanat (XIV. Yzyl), Ankara 1977, s. 130; Kefi Karadanman, Manisa Tarihi Eser ve Kitabeleri, Manisa, ts., s. 4-6; a.mlf., Manisada Mevlevilik, Manisa, sy. 1 (1982), s. 36-38; Abdlbki Glpnarl, Mevlndan Sonra Mevlevlik, stanbul 1983, s. 86, 177, 263, 335; Hakk Acun, Manisa Mevlevhnesi, IX. Vakf Haftas Kitab: 2-4 Aralk 1991, Ankara 1992, s. 109-111; a.mlf., Manisada Trk Devri Yaplar, Ankara 1999, s. 350-368, 379; Feridun Emecen, Saruhanoullar ve Mevlevilik, Ekrem Hakk Ayverdi Htra Kitab, stanbul 1995, s. 282-297; . Barihda Tanrkorur, Manisa Mevlevhanesi Restorasyonu: Tenkid ve Teklif, a.e., s. 331-361; a.mlf., Trkiye Mevlevhanelerinin Mimar zellikleri (doktora tezi, 2000), S Sosyal Bilimler Enstits, s. 76-92, 398-402, izim IV.1-6, XXII.1-2, rs. IV.1-28, XXII.1-3; Sezai Kk, Manisa Mevlevihanesi, Manisa Aratrmalar, Manisa 2002, II, 15-19; Mjgn Cunbur, Manisa Mevlevhnesinden Yetien ki air, Birinci Uluslararas Mevln, Mesnev ve Mevlevhneler Sempozyumu (19-21 Aralk 2001), Manisa 2002, s. 267-274; Semavi Eyice, lk Osmanl Devrinin Din-tima Bir Messesesi: Zviyeler ve Zviyeli-Camiler, FM, XXIII/1-2 (1962-63), s. 21; Mevlevihanenin Restorasyon almalar Srdrlyor, Manisa, sy. 3 (1982), s. 53; Nuran Tezcan, Manisa Mevlevhanesi, Osm.Ar., XIV (1995), s. 193-199; Mustafa Demir, Saruhanoullar Devrinde Manisa maretleri, Manisa, sy. 14 (1997), s. 60-62. Barihda Tanrkorur

MANSA ULUCAM
(bk. ULUCAM).

MANOULLARI
Lbnanda Drz ailelerinden biri (bk. FAHREDDN, Manolu).

MANSABDR
() Hindistanda Bbrl devlet brokrasisinde yksek rtbeli asker ve sivil grevli. Bbrl devlet brokrasisinde grev yapan asker ve sivil memurlar belli bir rtbe ile (mansab) derecelendirilmi bir tekiltlanma yapsna sahiptiler. darenin deiik kademelerinde belli bir maa veya gelir karl toprak tahsisiyle vazife yapma anlamna gelen mansabdrlk, esasen Hindistana Trkler tarafndan getirilmekle birlikte bir sistem olarak Ekber ah tarafndan 15731574te gelitirilmi ve uygulamaya konulmutur. deme ekillerini ve barndrmakla ykml bulunulan askerlerin celb, tlim ve snfn (piyade, svari ve fil says) dzenleyen sicilleri de bizzat Ekber ah tesbit etmitir. Ebl-Fazl el-Allmye gre mansabdrlar, dehb ile (onba, on askere kumanda eden) deh-hezr (10.000 askere kumanda edenler) arasnda barndrdklar ve kumanda ettikleri asker saysna gre onluk rakamlarla ifade edilen rtbelere ayrlrd. Bunlardan 5000 zeri rtbeler sadece hkmdarn oullar iin tahsis edilmiti ve onlar emr diye adlandrlrd. Ekber ah, balangta rtbe saysn Allah lafznn ebced sistemindeki saysal karl olan 66 ksm olarak dnmt. Ancak n-i Ekbernin yazld 1595 ylnda bu say 33 olarak kaydedilmitir. Ekber ah devrinde 1671 mansabdrn 412si 200 ile 5000 rtbesinde, geri kalanlar da 150 ile on rtbesinde idi. Sistemin balang dneminde rtbeyi belirten rakam, ayn zamanda deme kategorisini ve barndrmakla ykml bulunulan asker saysn da gsteriyordu. 1595-1597den itibaren rtbe rakamlar ift olarak (zt ve svr) belirlenmeye baland. Bunlardan zt olan maa statsn, svr da asker says ile bunlarn masraflarn ifade ediyordu. Maalar, barndrlan svari ve bunlarn temin edecei at saysna gre dzenleniyordu. Bir at ve atl temin edene yek es-peh (sipahi), iki at getirene d espeh, at getirene seh espeh deniyordu. Mansabdrlarn maalar ya nakit olarak deniyor ya da bunun karl kendilerine tahsis edilen arazinin (cgr) gelirinden hesaplanyordu. ah Cihan dneminin resm vakanvisi Abdlhamd Lhrye gre vazifeli, bulunduu blgede cgre sahip olan mansabdr rtbesinin gsterdii rakamn te biri kadar svari barndrmakla ykml iken baka bir eyalete cgr verildiyse bu rakam drtte bire dyordu. Mesel 3000 rtbesindeki bir mansabdr cgri grev blgesinde ise 1000 svari ile, baka blgede ise 750 svari ile ykml idi. Drtte bir esasna gre hesaplandnda ah Cihann saltanatnn (1628-1657) yirminci ylnda mansabdrlarn sorumluluundaki svari saysnn 185.000 civarnda olduu ortaya kmaktadr. Mansabdrlar, lkedeki nfuzlu e-rafn ya da eyaletlerin ikinci derecede nemli yneticisi olan bahi-i memlikin tavsiyesi zerine bizzat hkmdarn takdiriyle tayin edilirdi. Mansabdrlk babadan oula gememekle birlikte grevde olan bir mansabdrn oluna genellikle dk rtbeli mansablar verilebilirdi. Ancak bunlarn terfileri kendi yeteneklerine gre yaplrd. ran ve Orta Asyadaki devlet grevlerinden ayrlarak Bbrl hizmetine giren tannm soylulara konumlarna uygun mansablar verilmesi yaygn bir uygulama idi. Bunlarn terfileri de sadakatleri ve kabiliyetlerine gre olurdu. Hindu racalar da Bbrl Devletine balandklarnda durumlarna uygun mansablarla taltif edilirlerdi ve genellikle daha nce hkim olduklar topraklar cgr olarak kendilerinde braklrd. Bunlarn gelirleri maa ve masraflarn karlamakta yetersiz kalrsa baka cgrler verilirdi. Bu durum Hindu racalarnn devlete tbi olmalarn tevik ederdi. Mansabdr

tayini devletin ihtiya duyduu brokrasinin btn alanlarnda yaplrd. Ekber ahn ktibi olan Ebl-Fazl el-Allm ve ah Cihann vezirlerinden Sdullah Han da yksek rtbeli mansab sahibi idiler. Sadakat ve kabiliyet yannda rtbenin gereini yapabilme terfi iin yeterli olurken bunlarn zaaf halinde tenzl-i rtbe kanlmazd. Mansabdrlara rtbelerinin yan sra hkmdarn takdirine bal olarak unvanlar da verilirdi. Ekber ah dneminde en byk unvan olarak hn- hnn, Cihangir zamannda ise emrl-mer tabirleri kullanlrd. Uygulamada cil durumlarda asker sevkiyat talebiyle karlaan mansabdrlar bunun iin gereken madd mebla bulmakta zorluk ektiklerinde devlet hazinesinden bor almalar mmknd. Bu uygulamaya msadet deniliyordu. Hkmdar, mansabdrlara tahsis ettii araziyi mansabdr hayatta iken ondan alp bakasna verebildii gibi bir mansabdrn vefat halinde sahip olduu mlk dorudan devlete dnyordu. Mansabdrlarn grev yerleri ve arazileri zaman zaman deitirilerek srekli bir g oluturacak yaplanma ierisinde olmalar engelleniyordu. Yine bu amala mansabdrlarn byk ksmn Hindistana dardan gelmi memurlar tekil ediyordu. Mansabdrlk sistemi dorudan hkmdara bal olarak iledii ve btn ceza ve taltifler dorudan hkmdardan geldii iin devletin gl olduu dnemlerde belli bir disiplin ierisinde hkmdara sadakatle ileyen, bu sebeple de Bbrl genilemesinde fonksiyonel olan bir sistemdi. Ancak Evrengzbin saltanatnn sonlarna doru bozulmann ilk iaretleri grlmeye baland. Evrengzbin ardndan yksek rtbeli mansablarn liyakat ve ihtiya llerinden ok hkmdarlarn yaknlarna verilmeye balanmas sistemin etkinliini ve ilerliini sarst. Mansabdr zerinde devlet otoritesinin zayflamasyla da kendi aralarnda mevcut olan rekabet ve blgesel hkimiyet mcadelesi had safhaya ulat; sonunda bu durum devletin yklna sebep olan etkenlerden biri oldu.

BBLYOGRAFYA

Beren, Tr-i Frz h (nr. Seyyid Ahmed Han), Kalkta 1860-62, s. 145; Nizmeddin Ahmed, abat- Ekber, Kalkta 1935, III, 456; Ebl-Fazl el-Allm, Ekbernme, Kalkta 1873-87, III, 69, 117, 219, 671, 717; a.mlf., n-i Ekber, Kalkta 1867-77, I, 176, 179, 191, 222-232; Abdlkdir el-Bedn, Mnteabt-tevr, Kalkta 1864-69, II, 190-191; Cihangir, Tzk-i Cihngr (nr. Seyyid Ahmed Han), Aligarh 1864, s. 4, 195; Abdlhamd Lahor, Pdihnme, Kalkta 1869-72, II, 506, 715-717; Ebl-Feth Geyln, Ruat, Lahor 1968, s. 15-16, 20-21, 27; Abd al-Aziz, Mansabdari System and the Mughal Army, London 1945, s. 147-149; Irfan Habib, The Agrarian System of Mughal India (1556-1707), Bombay 1963, s. 253-266; M. Athar Ali, The Mughal Nobility under Augrangzib, Bombay 1966, s. 7-66; I. Husain Qureshi, The Administration of the Mughal Empire, Karachi 1966, s. 84-114; Shireen Moosvi, The Economy of the Mughal Empire, Bombay 1987, s. 202-247; W. H. Moreland, Rank (Mansab) in the Mughal State Service, JRAS (1936), s. 650-655; J. F. Richards, Manab and Manabdr, EI (ng.), VI, 422. Sayd Athar Abbas Rzv

MANSIB
(bk. CH).

MANSIB
() Osmanl devlet tekiltnda vakf grevleri dndaki memuriyetler iin kullanlan terim. Szlkte tayin edilecek yer anlamna gelir. Osmanl tekiltnda vakftaki grevler iin cihet, devlet tekiltndaki memuriyetler iin mansb (oulu mensb) kelimesi kullanlmtr. Osmanl idar yaplanmasnn belirgin hale geldii XVI. yzyldan itibaren asker ve sivil grevler iin mensb- seyfiyye; yarg, eitim ve baz din grevler iin mensb- ilmiyye; brokrasideki grevler iin mensb- kalemiyye eklinde bir snflandrma yapld dikkati eker. Sonuncu gruptaki yksek brokratlarn alts (nianc, defterdar [kk- evvel, sn ve slis], reslkttb ve defter emini) mensb- sitte olarak adlandrlr. Bu mansblara tayinler usulne uygun ekilde vekl-i mutlak sfatyla sadrazama aitti (Sadrazam olanlar ... cem-i mensb- seyfiyye ve ilmiyyenin tevcih ve azlinde ... vekl-i mutlaktr, Tevki Abdurrahman Paa, s. 498). Sadrazam Lutfi Paa, grev / mansb sahiplerinin itibar ve bamszlklarnn korunmas, haklarndaki ikyetlerin iyice aratrlarak haksz yere azledilmemeleri, rznme, muhasebe, kitbet vb. mansblarn ehline verilmesi konusunda sadrazamn ok dikkat etmesi gerektiini belirtir (safnme, s. 62, 65, 73-74). Mansb sahiplerinin tayinleri azli gerektiren bir sebep olmadka bir yllk sre iin yaplrd. Bu sre bitmeden nce hizmetlerinden memnun kalnanlarn ya kendi mracaatlar veya mirlerinin st makamlara teklifleriyle grevlerinde kalmalarna izin verilir, buna ibka veya mukarrer denilirdi. lmiye mansblarn eyhlislm iret-i aliyyesiyle sadrazama teklif eder, sadrazam da, aretleri mcibince tevcih olunmak buyuruldu derkenarn yazarak muvafakatini bildirirdi. Bu tayinler ikili, l ve mneccimba tayinlerinde olduu gibi bazan drtl, hatta mansb talebinde bulunann arzuhaliyle birlikte beli mutabakatla olurdu. Bir mneccimbann tayin talebini hekimba eyhlislma sunar, eyhlislm sadrazama teklif eder, o da padiaha sunar ve padiahn tasvibiyle tayin gerekleirdi. Mansblarda ibka ilemi genellikle ramazan bayramndan hemen sonra evval aynn ilk haftasnda yaplrd. Vezir, beylerbeyi ve sancak beyleri, ocak aalar, devlet ricli ve Dvn- Hmyun hcegn iin olmak zere drt liste (defter) veya bazan birletirilerek iki liste dzenlenirdi. Bu listelerin kenarlarna sadrazam ibk veya tevcih kaytlarn der, padiahn uygun grd deiiklikleri iaretlemesi iin bir telhisle arzederdi. Padiah listelerde yapt deiiklii sadrazama geri gnderir, bu deiikliklere gre sadrazam yeniden dzenleyerek niha iradesini almak zere tekrar padiaha sunard. kan hatt- hmyundan sonra sadrazam buyruldusuyla yeni mansb sahiplerinin rus ve beratlar hazrlanrd. Tayin srasnda stanbulda bulunan byk mansb sahipleri, kapkuluna ulfe kt zaman yeni memuriyetleri sebebiyle padiah tarafndan kabul edilirdi. Osmanl arivlerinde mansb tevcihleri ve bunlarla ilgili muameleyi ihtiva eden onlarca defter tr bulunmaktadr. ok defa rus defterlerinde olduu gibi grev deiiklikleri, terakkiler ksa notlar halinde defterlere ilenirdi. Bir makamn fiilen verilmesine mansb, makamn sadece rtbe ve unvannn verilmesine ise pye denilirdi. Mansb tevcihlerinden sonra padiah bata olmak zere baz yetkililere pkeler sunulmas

kanunnmelerde yerini alm bir usuld. Ancak bu uygulama daha ilerilere gtrlerek iyi bir greve tayin iin pkee ilveten ayrca hediyeler takdim edilmesi veya greve baladktan sonra ksa srede azledilmemesi iin yetkililere hediyeler gnderilmesi det olmutu. Bu husus, Osmanl vekyinmeleri ve tekilt tarihiyle ilgili eserlerde mansb sat olarak anlp ok ar bir ekilde eletirilir. Selnik Tarihinde ve Nam Tarihinde hediye ve pke ad altnda mansblarn alenen alnp satlmas ve ak arttrma ile elde edilmesi konularnda rnekler yer alr. Kurulu dnemlerinde yetimi eleman ihtiyac dolaysyla deiik mansblara tayin edilenler grevlerinde uzun sre kalmlarsa da XVI. yzyln ikinci yarsndan itibaren medrese ve Enderundan yetienler oalnca devlet bu kiileri snrl saydaki grevlere tayinde zorluklarla karlamtr. Buna zm olarak pye usulnn uygulamaya konulmas, mansbda kalma srelerinin bir veya iki yl ile snrlandrlmas, yeni grevler ihdas edilmesi gibi tedbirler alnmtr. Mansb sahiplerine maa ve deiik ekillerde dirlik tahsisi gibi iki tr deme yaplmaktayd. Tanzimat dneminde devlet tekiltnda nemli deiiklikler olduu gibi grev anlay ve dalmnda da nemli yenilikler yaplmtr. Bu gelimeleri Tanzimattan itibaren dzenli olarak kan salnmelerden takip etmek mmkndr.

BBLYOGRAFYA

Lutfi Paa, safnme (nr. Mbahat Ktkolu, Prof. Dr. Bekir Ktkoluna Armaan iinde), stanbul 1991, s. 62, 65, 73-74; Selnik, Trih (pirli), s. 409, tr.yer.; Tevki Abdurrahman Paa, Kanunnme (MTM, 1/3 [1331] iinde), s. 494-544; Nam, Trih, IV, 284-285; V, 519; Uzunarl, Medhal, bk. ndeks; amlf., Merkez-Bahriye, tr.yer.; Ahmet Mumcu, Osmanl Devletinde Rvet (zellikle Adl Rvet), stanbul 1985, s. 89-92; Muzaffer Doan, Osmanl mparatorluunda Makam Vergisi: Caize, Trk Kltr ncelemeleri Dergisi, sy. 7, stanbul 2002, s. 34-75; Pakaln, II, 403. Mehmet pirli

MANSUR
( ) Trk msikisi alglarndan neyin bir trne ve bir saz akorduna verilen ad (bk. NEY).

MANSR
(bk. EYH MANSR).

MANSR
() Eb Cafer el-Mansr Abdullh b. Muhammed b. Al el-Him el-Abbs (. 158/775) Abbs halifesi (754-775). 7 Zilhicce 95te (23 Austos 714) Humeymede dnyaya geldi. Doum tarihiyle ilgili olarak 90-101 (708-719) yllar arasnda deien baka rivayetler de vardr. Babas Muhammed b. Ali el-Abbs, annesi Sellme adl bir criyedir. Arap geleneine uyularak iyi Arapa renmesi ve salkl bir gen olarak yetimesi iin le gnderildi. Yedi yana geldiinde kabilenin dier ocuklaryla birlikte kttba gitti. Ardndan hadis, fkh, ensb, fesahat ve belgat dersleri ald. Eb Tlibin soyundan gelen Abdullah b. Muviyenin Bat randa balatt isyana katld. Abdullah b. Muviye tarafndan zec ehrine vergi tahsil etmek zere gnderildi. Ancak Mansr toplad vergileri Abdullaha gndermeyip Basraya kanca yakalanp hapse atld. Bir sre sonra hapisten kurtulup Humeymede grevli olan kardei mam brhimin yanna gitti ve halife oluncaya kadar orada kald. 132 (749-50) ylnda Humeymeden Kfeye gelen Abbs ailesi fertleri arasnda Eb Cafer el-Mansr da vard. Burada ilk Abbs halifesi kardei Ebl-Abbas es-Seffh iin biat ald ve onun btn ileriyle ilgilendi. Ebl-Abbas es-Seffh tarafndan Eb Mslim-i Horasnden biat almak zere Merve gnderildi. Ancak burada Eb Mslimden ilgi grmedi ve dnnde halifeye onu ortadan kaldrmasn tavsiye etti. Ebl-Abbas, Mansru Emevlerin son Irak valisi olan Eb Hlid bn Hbeyre zerine gnderdi. Mansr, Hasan b. Kahtabeye bal kuvvetleri de yanna alarak bn Hbeyrenin bulunduu Vst kuatt. Abbs ordusu karsnda Vst savunmaya devam eden bn Hbeyre bir sre sonra Mansrun bar teklifini baz artlarla kabul ederek teslim oldu. Ancak Mansr, halifenin ve Eb Mslimin basklar sonucu eman verdii halde bn Hbeyreyi ldrtt. Ardndan Harran kuatan shak b. Mslim el-Ukaylye kar sefere memur edilen Mansr ehirde Abbs hkimiyetini tekrar tesis etti. Vst ele geirdikten sonra byk itibar kazand, el-Cezre ve rmniye valiliine getirildi (133/750-51). Bu grevi srasnda Emev kumandanlarn kendi safna ekmeyi baard. Ayn yl halifenin emriyle Bizans kuatmasna kar Kemah tahkim etti. 136 (754) ylnda hac emri oldu. Halife Ebl-Abbas es-Seffh kardei Mansru birinci, yeeni s b. Msy ikinci veliaht tayin etmiti. Mansr Mekkede iken Ebl-Abbas es-Seffh vefat etti (136/754). s b. Ms, Mansra bir mektup gnderip durumu bildirdii gibi Enbrda bulunan Himlerden de biat ald. Hemen yola kan Mansra yolda Eb Mslim-i Horasn ile Himler ve dier kumandanlar biat ettiler. Mansr, halifeliinin ilk ylnda Abbslerin kuruluunda nemli rol oynayan amcas Abdullah b. Ali b. Abdullah ile uramak zorunda kald. Abdullah, Mansra biat etmeyi reddederek byk bir orduyla Harrana gitti. Mansr onu itaat altna alma grevini Eb Mslime verdi. Abdullah b. Ali, Nusaybin yaknlarnda cereyan eden savata malp oldu ve Basraya kat (136/754), burada hapsedildii evde vefat etti (147/764).

Abdullah b. Alinin isyann bastrdktan sonra Eb Mslimin giderek itibar ve kuvvet kazanmasndan rahatsz olan Mansr onu ortadan kaldrmaya karar verdi. Bir suikast dzenleyerek Eb Mslimi ldrtt (24 ban 137 / 12 ubat 755). Bu olay zerine Horasanda birok isyan ve karklk kt. Bunlarn banda bir Mecs olan Snbz ile shak et-Trknin isyanlar gelir. Birincisi 137de (754-55), ikincisi de 139da (756-57) bastrld. Halifeyi tanr, Eb Mslimi de peygamber olarak kabul eden Rvendlerin balatt isyan da bastrlarak bu topluluun tamam kltan geirildi (141/758). Peygamberlik iddiasnda bulunan stdssin Bdgsteki isyan da bastrld ve Horasanda devlet otoritesi tesis edildi (145-151/762-768). Halife Mansru megul eden nemli meselelerden biri de Ali evldnn balatt isyanlardr. Bunlardan Muhammed b. Abdullah el-Mehd Medinede halifeliini iln ederek halktan biat ald (1 Receb 145 / 25 Eyll 762). mam Mlikin derslerinde bask altnda meydana gelen boamann geersiz olduuna dair hadisi rivayet etmesi Mansrun haline hkmedip Muhammed b. Abdullaha biat tevik ettii eklinde yorumlanm ve bu yzden tutuklanp kendisine dayak atlmtr. Mansr, Msr ve Suriyeden Medineye erzak sevkiyatn engelledii gibi s b. Ms kumandasndaki orduyu da onun zerine gnderdi. ok etin geen arpmalar srasnda Muhammed b. Abdullah ldrld (Ramazan 145 / Aralk 762). Onun lmnden ksa bir sre nce kardei brhim Basrada isyan edip Kfe zerine yrd. s b. Ms, brhimi Bhamr denilen yerde bozguna uratt; bylece brhim de bertaraf edildi. Ermeni asll Bizans ordusu kumandan Kusann Erzurumu yamalamas zerine Mansr bir ordu gnderip ehri kurtard (139/756). Dier taraftan Mansr, V. Konstantinosun tahta gemesiyle balayan Bizans saldrlarna kar asker saysn arttrd; Kafkaslarda slm topraklarna giren Hazarlara kar tedbir alp mstahkem kaleler yaptrd. Mansr, Endlse geerek orada bir devlet kuran (138/755-56) Abdurrahman b. Muviye b. Him ortadan kaldrmak iin ok uratysa da baarl olamad ve sonunda onunla anlama yoluna gitti, eliler gnderip gnln ald. Kuzey Afrikada Hricler isyan edip karklklar karnca 155 (772) ylnda Yezd b. Htim el-Mhelleb isyanlar bastrp Abbs hkimiyetini tesis etti. 140 (758), 147 (765), 148 (766) ve 152 (769) yllarnda hacca giden Halife Mansr 158de (775) tekrar hacca giderken yolda rahatszland ve Birimeymn denilen yerde vefat etti (6 Zilhicce 158 / 7 Ekim 775). Kabrinin belli olmamas iin 100 ayr mezar yeri kazld. Daha sonra Birimeymne yakn bir yerde veya Cennetl-muallda defnedildi. Yerine veliaht iln ettii olu Muhammed elMehd geti. Abbslerin gerek kurucusu saylan Eb Cafer el-Mansr ayn zamanda ok ynl bir lim ve airdi. Aratrmaya merakl bir kii olup edip, air ve limleri himaye ederdi. Mantk, felsefe, aritmetik, geometri, astronomi, tp ve tarihe yakn ilgi duyard. Akll ve ileri grl bir hkmdar olan Mansr gzel ahlkyla tannmakla birlikte cimrilii ve para biriktirmeye dknlyle de nldr. Vefat ettiinde hazinede 600 milyon dirhem ve 4 milyon dinar vard. Aile fertlerine ve halka kar ok iyi muamele ederdi. i ve sanatkrlarn cretlerinin hesaplanmasnda ok hassas davrandndan ebd-devnik (metelik babas) ve Mansr ed-Devnik lakaplaryla tannmtr. Merkez kontrol salamak iin devletin siyasetini bizzat kendisi takip eder, vergi memurlarna dil davranmalarn tembihler, berd tekiltna zel nem verirdi. Hibir zaman vezirlerinin nfuzu altna girmemitir.

Halife Mansr dneminde ilm ve kltrel faaliyetler younluk kazanm, Sanskrite, Srynce, Kptce ve klasik Yunancadan eitli eserler tercme edilmitir. Yuhann b. Btr, Muhammed b. brhim el-Fezr, Abdullah b. Mukaffa, Curcs b. Cibrl ve Patrik Sergios gibi ahsiyetler Arapaya eviriler yapmlardr. Bu dnemde hadis, fkh, tefsir gibi ilimler bamsz birer bilim dal haline gelmi, tedvin ve tasnif faaliyetleri hz kazanmtr. bn shak mehur eserini Mansrun istei zerine yazm, Mufaddal ed-Dbb de onun arzusuyla bir iir antolojisi hazrlamtr. Ayrca nahiv, aruz ve Arap diline dair eitli eserler kaleme alnmtr. Akl ve nakl ilimlerde byk bir gelime olmu, bu alanlarda ok sayda lim yetimitir. Mansr imar faaliyetleriyle de yakndan ilgilenmi, Badattan baka Himiyye ve Rfika adl ehirleri kurdurmutur. Trkler Halife Mansr dneminden itibaren slm dnyasna nfuz etmeye balamlardr. Sugr ve Avsm blgelerinde Trk askerleri de istihdam edilmitir.

BBLYOGRAFYA

Halfe b. Hayyt, Tr (mer), bk. ndeks; Yakb, Tr, II, 364-380; Taber, Tr (Ebl-Fazl), bk. ndeks; Mesd, Mrc-eheb (Abdlhamd), III, 294-318; Ebl-Ferec el-sfahn, Metil-libiyyn (nr. Ahmed Sakr), Kahire 1949, s. 179-399; Hatb, Tru Badd, I, 62-98; Agobios b. Kostantin el-Menbic, el-Mnteab min Tril-Menbic (nr. mer Abdsselm Tedmr), Trablus 1406/1986, s. 119-131; bnl-Esr, el-Kmil, bk. ndeks; G. le Strange, Baghdad During the Abbasid Caliphate, Oxford 1924, bk. ndeks; Ahmed Zeki Safvet, Cemheret resililArab f uril-Arabiyyetiz-zhire, Beyrut, ts. (el-Mektebetl-ilmiyye), III, 10-12; IV, 368372; D. Sourdel, Le vizirat abbside de 749 936, Damas 1959-60, bk. ndeks; Abdlcebbr elCmerd, Dhiyetl-Arab Eb Cafer el-Manr, Beyrut 1963; Abdsselm Rstem, Eb Cafer el-Manr, Kahire 1965; Ali Edhem, Eb Cafer el-Manr, Kahire 1969; J. Lassner, Did the Caliph Abu Jafer al-Mansur Murder his Uncle Abdullah b. Ali and Other Problems with in the Ruling House of the Abbasids, Studies in Memory of Gaston Wiet (ed. M. Rosen-Ayalon), Jerusalem 1977, s. 69-99; a.mlf., Provincial Administration under the Early Abbasids: Abu Jafar al-Mansur and the Governors of the Haramayn, St.I, XLIX (1979), s. 39-54; Baron Carra de Vaux, Mfekkirl-slm (trc. dil Zaytir), Kahire 1979, s. 13 vd.; Cebril Sleyman Cebbr, elMlk-uar, Beyrut 1401/1981, I, 100-105; H. Kennedy, The Early Abbasid Caliphate, London 1981, s. 57-95; a.mlf., al-Manr, EI (ng.), VI, 427-428; Red Abdullah el-Cmeyl, Dirst f tril-ilfetil-Abbsiyye, Rabat 1984, s. 31-47; Bessm el-Asel, el-Manr el-id el-Manr el-Abbs, Eb Cafer Abdullh, Beyrut 1406/1986; D. Gutas, Greek Thought, Arabic Culture, London 1999, s. 28-60; Glgn Uyar, Siys ve tima Hayatta Ali-Ftma Evld (260/873e Kadar) (doktora tezi, 2003), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 120 vd.; A. Dietrich, Das politische Testament des zweiten Abbasidenkalifen al-Mansr, Isl., XXX/2-3 (1952), s. 133-165; M. Qasim Zaman, Routinization of Revolutionary Charisma: Notes on the Abbasid Caliphs alMansr and al-Mahd, IS, XXIX/3 (1990), s. 251-275; K. V. Zettersten, el-Mansr, A, VII, 295296. Nahide Bozkurt

MANSR, bn Eb mir
() Eb mir Muhammed b. Abdillh b. Muhammed b. Abdillh b. mir b. Eb mir el-Mefir (. 392/1002) Endls Emev Devletinin baveziri. 326da (938) Turruta dodu. Hristiyan kaynaklarnda Almanzor olarak geer. Yemen kkenli bir ulem ailesine mensuptur. Aileden Trk b. Ziyd ile birlikte Endlse ilk geen kii olan Abdlmelik b. mir el-Mefir, Cezretlhadr blgesinde kendisine ikt edilen Turru Kalesine yerleti. Zamanla kalabalklaan ve daha ok ilimle hret bulan aileden hadis ve fkh limleri, ktiplik ve kadlk yapan idareciler kt. Mansrun dedesi Eb mir Muhammed bliye (Sevilla) kadl yapm, babas Abdullah hadis ve fkh limi olarak tannmtr. Annesi Kurtubann (Cordoba) nfuzlu ailelerinden Ben Birtle mensuptu. Mansr kk yata gittii Kurtubada edebiyat, hadis ve fkh tahsil etti. Hocalar arasnda Eb Ali el-Kl, Eb Bekir b. Muviye, Eb Bekir bnl-Ktyye gibi dnemin nl limleri bulunmaktayd. Kurtuba bakadsnn yannda ktip olarak greve balayan Mansr daha sonra Reyye (Regio) kadlna tayin edildi. Zeks ve insanlarla kolayca anlaabilmesi sayesinde ksa srede tannmaya balad ve saraya girmeyi baard. 356 (967) ylnda Endls Emev Halifesi II. Hakemin veliaht olan olu Abdurrahmann mallarn ynetmekle grevlendirildi. Bu srada hkmdarn spanyol asll ei Subh ile tant, onun yakn ilgi ve desteini kazanarak darphnenin bana getirildi. ok gemeden hazinenin teftii de kendisine verildi. Bu ekildeki ykselii ve saraydaki faaliyetleri grevini suistimal ettiine dair ikyetlere sebep olunca II. Hakem tarafndan sorguland, ancak ikyetleri hakl karacak bir durum tesbit edilemedi. Bu olayn ardndan srasyla bliye ve Sebte (Ceuta) kadlklarna tayin edildi. 359da (970) veliaht Abdurrahmann lm zerine II. Hakemin hayatta kalan ve Subhtan doma tek olu olan Himn mallarn ynetmekle grevlendirildi. 361de (972) Kurtubann asayi ve gvenliinden sorumlu olmak zere shib-urtatil-vst tayin edildi. Bu grevi srasnda, Ftmlerle mcadele etmek zere Maribde bulunan ordu kumandan Glib b. Abdurrahmann ar harcamalarda bulunduuna dair ikyetler sebebiyle halife tarafndan tefti iin Maribe gnderildi. Bu vesileyle kumandanlar, Berber yneticileri ve kabile reisleriyle yakn ilikiler kurdu. 363te (974) ordu ile birlikte Kurtubaya dnd. ki yl sonra II. Hakemin vefatndan ksa bir sre nce veliaht olarak Hima biatin salanmasnda nemli rol oynad. Ayn ekilde II. Hakem vefat ettiinde ounluunu saklibenin tekil ettii bir kesimin hilfete halifenin amcas Mugre b. Abdurrahman karma teebbsne kar Himn halife iln edilmesi iin Vezir Cafer b. Osman el-Mushaf ile birlikte byk aba harcad. II. Him halife olunca Mushaf bavezir (hcib), Mansr da Subhun desteiyle vezir tayin edildi. Bu srada Endlsteki anlamazlklar ve Ftmlerle olan mcadele sebebiyle hristiyan aknlar artm ve Kurtubay tehdit eder hale gelmiti. Bu aknlar durdurma grevi Mansra verildi. Mansrun 366 (977) ylnda Kastilya (Katle) Krall topraklarna dzenledii seferden muzaffer olarak ve bol ganimetle Kurtubaya dnmesi devlet iindeki konumunu glendirdi. Bu ykseliiyle Hcib

Mushafyi tedirgin etmekle birlikte ona saygda kusur etmemeye byk zen gsterdi. Mushaf ile Mednetslimin asker valisi olan Glib b. Abdurrahman arasndaki soukluktan yararlanma yoluna gitti. Glibi yanna ekip Mushafyi saf d brakmaya alt. Bunun iin 366 (977) ylnda Glibe Mushafyi hciblik iin yeterli grmediini syledi. Ardndan Glibin kz ile evlenerek onunla akrabalk ba kurdu. Bir yl sonra hristiyanlara ynelik ikinci ve kaynpederiyle birlikte kt nc seferden de galibiyetle ve bol miktarda ganimetle dnmesi onu daha da glendirdi. Kurtubaya shibl-medne olarak tayin edildi. ok gemeden zl-vizreteyn unvanyla taltif edildi. Mushafnin azledilmesi zerine II. Him tarafndan hciblie getirildi. Mansr hcib olduktan sonra II. Him tamamen kontrol altna ald. Onun Mednetzzehrda vaktini elenceyle geirmesini salayarak devlet ilerine karmasna engel oldu. Devlet ilerinde mstakil kalmak iin Vdilkebr (Guadalquivir) nehrinin kenarnda Mednetzzhire adyla Mednetzzehrya benzer yeni bir ehir kurdurdu ve btn devlet dairelerini oraya tad. Ardndan vilyetlere mektuplar yollayarak bundan byle vergilerin yeni merkeze gnderilmesini istedi. Dier taraftan vezirlii srasnda orduda balad yeniletirme almalarn srdrd. Bu erevede Berberlerden ve aralarnda Leonlu, Kastilyal ve Navarrallarn bulunduu kuzeyli hristiyanlardan mteekkil gl bir ordu kurdu. Kabile sistemine gre orduda grev yapan Arap birliklerini kabile dzenini dikkate almakszn yeni ordu iinde datt. Ayrca daha nce III. Abdurrahman tarafndan oluturulan ve yalnz saklibeden meydana gelen saray muhafzlarnn gcn byk lde snrlad. Asker ikt sisteminin braklp maal asker sisteme geildiinden yeni ordu Endlsten ok iktidara bal bir ordu haline geldi. Ancak bu icraatlar Kurtubada baz ciddi rahatszlklara sebep oldu. Kurtubann nde gelen ailelerinin, fakihlerin, airlerin ve saklibenin de iinde yer ald muhalefet cephesi, Emev sarayn Mansrdan kurtarmak iin II. Him ldrp yerine III. Abdurrahmann torunu Abdurrahman b. Ubeydullah tahta karmak zere bir suikast dzenledi, ancak baarl olamad. Bu arada felsefeyle ilgilenmenin halk arasnda sapklk olarak kabul edildii Kurtubada baz fakihler tarafndan hcibin felsefeye merak sard haberlerinin yaylmas zerine Mansr, sylentilerin aslsz olduunu ispatlamak iin II. Hakem tarafndan zenginletirilen saray ktphanesinde mevcut, fakihler tarafndan zararl kabul edilen btn eserleri imha ettirdi. bn Eb mir el-Mansrun ynetimde tek adam olmaya ynelik politikas kayn pederi Glibi de muhalefet safna itti. Emev sllesine son derece sadk olan bu nl kumandan, saklibenin gcnn azaltlmas ile birlikte zellikle II. Himn saraya kapatlarak devlet ilerinden uzaklatrlmas zerine Emev hnedann ykmaya almakla sulad damad Mansra kar kendisini halifenin haklarnn koruyucusu iln etti. Bu durum, iki taraf 371 (981) ylnda entvecent (San Vicente) Kalesi yaknnda sava alannda kar karya getirdi. Daha ok snr blgesi birliklerinden oluan Glibin ordusu, Kuzey Afrikadan yeni getirilen Berber birlikleriyle desteklenen Mansrun ordusu karsnda balangta baarl olduysa da Glibin atndan derek lmesi zerine bozguna uramaktan kurtulamad. Mansr bu olayn hemen ardndan kt Liyn (Leon) seferinden de byk bir zaferle dnnce Endlste ilk defa olmak zere el-Mansr-Billh unvann ald ve saray miri oldu (371/981). Kendi adna para bastrd gibi cuma hutbelerinde halifenin adyla birlikte onun ismi de zikredilmeye baland. Hatta bu gelimeler sonucunda elde ettii fiil hkmdarlk konumunun kendisinde halifeliini iln etme dncesini dourduu, ancak bunun iin istiarede bulunduu bn Zerb, bnl-Mekv, Usayl gibi fakihlerle bn Ayy ve bn Futays gibi vezirlerden ounun muhalefet etmesi zerine bundan vazgetii rivayet edilmektedir.

Mansrun d politikasnda arlk merkezini Endlse ynelik olarak kuzeyde hristiyan krallklarndan, gneyde (Maribde) i Ftmlerden kaynaklanan tehditlerin bertaraf edilmesi oluturmutur. Mansr Endlsn kuzeyinde bulunan Kastilya, Leon ve Navarra (Neberre) krallklarnn hkmettikleri topraklara elliden fazla sefer dzenledi ve bunlarn hepsinden galip kt. Bu seferlerle, sz konusu prensliklerin III. Abdurrahman dneminden beri Kurtubaya olan bamllklarn pekitirdii gibi zaman zaman kendi politikasna uygun prenslerin tahta oturmasn salamak suretiyle onlarn i ilerine mdahale etme gcn de elde etti. Maribde ise III. Abdurrahman ve II. Hakemin siyasetini aynen srdrd. Bunun iin Ftmlere kar Emev yanls mahall Berber hnedanlarn destekledi. 381 (991) ylnda olu Abdlmelik lehine hciblikten feragat eden Mansr 386da (996) hkmdarlara mahsus es-Seyyid el-Melikl-Kerm lakabn ald. Bir yl sonra da olu Abdlmelik b. Mansrun Fasa girmesi blgedeki Endls Emev nfuzunu daha da pekitirdi. bn Eb mir el-Mansr, Kastilya zerine dzenledii elli ikinci seferinden dnerken Mednetslimde hastaland ve ksa sre sonra vefat etti. Torunu Abdlazz b. Abdurrahman mlkt-taviften biri olan mirlerin kurucusudur. Mansrun mstebit ve hedefine varmak iin her yolu mubah gren bir kiilie sahip olduu eklinde deerlendirmeler yaplm olmakla birlikte onun zamannda Endlste III. Abdurrahmanla balayp II. Hakemle devam eden istikrar ve gelimenin srdrld grlmektedir. Bu baarda Eb Mervn bn heyd, Muhammed b. Cehver, bn Ayy, bn Hudayr ve Ahmed b. Hazm gibi dnemin en yetenekli idarecileriyle birlikte almasnn nemli rol vard. Yeni bir saltanat ehri olarak Mednetzzhirenin inas, Kurtuba Ulucamiinin geniletilmesi, Belynete baheler iinde bir saray ve sahilde bir kale inas, Vdilkebr zerindeki Romallar dneminden kalma byk kprnn restore edilmesi, yeni yollar ve kprler yaplmas onun dneminde gerekletirilen belli bal imar faaliyetleridir. Sefere kmad zamanlarda dzenledii haftalk ilim meclislerine dnemin nl bilginleri katlrd. Sefere karken yannda airlerin ve tarihilerin bulunmasna zen gsterirdi; nitekim 980 ylnda kt Kastilya seferi esnasnda beraberinde krk bir air ve tarihinin bulunduu kaydedilmektedir. bn Derrc ve Ebl-Mugre bn Hazm onun himaye ettii airlerdendir. Felsefeye olan merak bilinmekle birlikte fakihlerin tepkisini ekmemek iin bu alandan uzak dururdu. Dneminde matematik ve astronomi renimi yaygnlam, Ebl-Ksm el-Mecrt astronomi alanndaki orijinal almalarn onun zamannda gerekletirmitir. zel hekimi, bnl-Heysem diye tannan Abdurrahman b. shak mshiller ve genel tp konular zerine eserler kaleme almtr.

BBLYOGRAFYA

bn Hazm, Natl-ars (nr. hsan Abbas), Beyrut 1987, s. 107; Humeyd, Cevetl-mutebis (nr. M. Tvt et-Tanc), Kahire 1953, s. 73-74; bn Bessm e-entern, e-are, I/1, s. 417-418 (fihrist); IV/1, s. 988-989 (fihrist); Dabb, Buyetl-mltemis (Ebyr), s. 21; bnl-Kerdebs, Trul-Endels (nr. Ahmed Muhtr el-Abbd), Madrid 1971, s. 62-65; bnl-Esr, el-Kmil, Kahire 1353, VII, 83-84; Abdlvhid el-Merrk, el-Mucib f telsi abril-Marib (nr. M. Sad el-Uryn), Kahire

1383/1963, s. 72 vd.; bnl-Ebbr, el-ullets-siyer (nr. Hseyin Mnis), Kahire 1985, I, 257259, 268-277; bn Hallikn, Vefeyt, II, 488; bn zr, el-Beynl-murib, Leiden 1951, s. 251-301; Zeheb, Almn-nbel, Beyrut 1413, XVI, 480; bnl-Hatb, el-a, I, 466, 493; II, 102-108; a.mlf., Amll-alm (nr. E. Lvi-Provenal), Beyrut 1956, s. 59 vd.; Makkar, Nefu-b, bk. ndeks; R. Dozy, Histoire des musulmans dEspagne, Leyde 1861, III, 111-258; E. Lvi-Provenal, Histoire de lEspagne Musulmane, Paris-Leiden 1950, II, 197-290; a.mlf., Mansur, A, VII, 302305; M. Abdullah nn, ed-Devletl-miriyye, Kahire 1958; a.mlf., Devletl-slm fil-Endels, Kahire 1408/1988, II, 517-587; Ali Edhem, el-Manr el-Endels, Kahire 1974; W. M. Watt - P. Cachia, A History of Islamic Spain, Edinburgh 1977, s. 81-84; Anwar G. Chejne, Espana musulmana, Madrid 1980, s. 44-47; F. J. Simonet, Historia de los Mozarabes de Espaa, Madrid 1983, tr.yer.; Bessm el-Asel, el-cib el-Manr, Beyrut 1405/1985; C. S. Albornoz, La Espana musulmana, Madrid 1986, I, 474-506; Abdlmecd Nana, Trud-devletil-meviyye fil-Endels, Beyrut 1986, s. 419-469; Abdurrahman Ali el-Hajj, Christian States in Northern Spain During the Umayyad Period (138-366/755-976), IQ, IX/1-2 (1965), s. 51-53; Luis Seco de Lucena Paredes, New Light on the Military Campaigns of Almanzor, a.e., XIV/3 (1970), s. 126-142; P. Guichard, Al-Manr ou al-Mansr bi-llh? Les Laqab/s Amirides daprs la numismatique et les documents officiels, Archologie islamique, V, Paris 1995, s. 47-53; Ltfi eyban, Endls Emev Hanedanna Kar Bir ktidr Denemesi: Endls Emev Hciblerinden el-Mansr Muhammed bn Eb mir, slm Aratrmalar, XI/3-4, Ankara 1998, s. 250-272; P. Chalmeta, al-Manr, EI (ng.), VI, 430-432; Abdlkerim zaydn, mirler, DA, III, 72-73. Mehmet zdemir

MANSR b. AMMR
( ) (. 225/840) lk zhidlerden. Merv yaknlarnda Dandanakanda dodu. Knyesi Ebs-Serdir. lk renimini Mervde tamamladktan sonra Badata gitti. Tahsiline bir sre Basrada devam etti. Gzel konumas ve hitabet gcyle tannd. am ve Msrda yapt vaazlarla dikkati ekti. mrnn son yllarn Badatta geirdi ve burada vefat etti. O dnemde daha ziyade ranllarda grlen etkili konuma gc ve dinleyenleri coturup alatmasndan hareketle onun ran asll olduu sylenebilirse de Massignonun ileri srd gibi i olduunu kabul etmek mmkn deildir. nk szlerinde bu gr destekleyen bir ifade bulunmamaktadr. Mansr b. Ammrn tasavvufa ynelmesine yolda bulduu, zerinde besmele yazl kda sayg gstermesinin sebep olduu kaydedilmektedir. Ayn yllarda Badatta yaayan Bir el-Hf ile grm, Ahmed b. Ebl-Havrnin sohbetlerine katlmtr. Vaaz ve sohbetlerinde nefis terbiyesi zerinde zellikle duran Mansr b. Ammra gre nefsini bilen kii riyzet ve mchedeyle, rabbini bilen kii ise ibadet ve taatle Onun rzsn kazanmaya alr (Slem, s. 136). Nefsin arzularna muhalefet ederek selmete ulaan gnl phe ve mnev kirlerden temizlendii iin hikmetin kayna olur. Hikmet riflerin gnlnde tasdik, zhidlerin gnlnde lutuf, bidlerin gnlnde ilh baar, mridlerin gnlnde tefekkr ve limlerin gnlnde tezekkr olarak ortaya kar. Kulun en iyi elbisesi alak gnlllk, rifin en gzel elbisesi takvdr. Mansr b. Ammrn bu grlerinden hareket eden Muhammed Cell eref onun tasavvuf anlaynn nefis, kalp ve takv olarak esasa dayandn sylemektedir (Dirst fit-taavvufil-slm, s. 93113). Mansr b. Ammr, tasavvuf konularn yan sra kelm meseleleriyle de ilgilenip bu alandaki tartmalara katlan zhidlerdendir. III. (IX.) yzylda kelmclarn en ok tartt Kurann mahlk olup olmamas ve istiv konularyla ilgili olarak Bir b. Gys el-Mers ile mektuplaan Mansr b. Ammra gre Allahn dndaki her ey mahlktur, ancak Allahn kelm olduu iin Kuran mahlk deildir. Mansr, istiv konusunu aklamann zor olduunu ifade ederek bu hususta soru sormann bidat sayldn, konunun btnne iman edilmesi gerektiini syler. Hadis ilmiyle de megul olan Mansrun rivayet ettii hadisleri Eb Nuaym ilyetl-evliyda nakletmi, bu hadisleri Eb Bekir b. Ahmed el-Hemedn bir araya getirmitir (Sleymaniye Ktp., ehid Ali Paa, nr. 546). bn Ad ve Drekutn onun rivayet ettii hadislerin zayf olduunu belirtmektedir. bnn-Nedmden itibaren (el-Fihrist, s. 114) kaynaklarda Mansr b. Ammrn baz risleler kaleme aldndan bahsedilmekteyse de bunlar gnmze ulamamtr. Din-ahlk konulara dair bu rislelerine Meclis f ikril-mevt, Meclis f sni-ann billh, Meclist-tekfriyye fil-azv gibi

meclis kelimesiyle balayan adlar verdii kaydedilmektedir (Sezgin, I, 637). Mansr b. Ammr, heyecanla anlattklarn kendi hayatnda uygulamadaki zaafndan dolay Bir elHf tarafndan eletirilmi (Hatb, XIII, 72), vizlikten gelir elde etmesi de knanmasna sebep olmutur.

BBLYOGRAFYA

bnn-Nedm, el-Fihrist, s. 114; Slem, abat, s. 130-136; Eb Nuaym, ilye, IX, 325-331; Kueyr, er-Risle, s. 423-424; Hcvr, Kefl-mahcb (Uluda), s. 227-228; Hatb, Tru Badd, XIII, 71-79; Herev, abat, s. 123; bnl-Cevz, el-u vel-mekkirn (nr. M. L. Swartz), Beyrut 1986, s. 86-87; a.mlf., fat-afve, II, 173; Ferdddin Attr, Tekiretl-evliy, Tahran 1346 h., s. 225-228; bnl-Mulakkn, abatl-evliy (nr. Nreddin erbe), Kahire 1393/1973, s. 286; bn Hacer, Lisnl-Mzn, VI, 98-100; Sezgin, GAS, I, 637-638; M. Cell eref, Dirst fit-taavvufil-slm, Beyrut 1404/1984, s. 93-113. Ethem Cebeciolu

MANSR el-FTIM
() Ebt-Thir el-Mansr-Billh (Binasrillh) sml b. el-Kim-Biemrillh Muhammed b. Ubeydillh el-Ftm (. 341/953) Ftm halifesi (946-953). 301 Ramazannda (Nisan 914) Rakkdede dnyaya geldi. Mehdiye veya Kayrevanda 302 veya 303 (915-916) ylnda doduu da rivayet edilmektedir. Annesi Kerme adl bir criyedir. Babas KimBiemrillh, 7 Ramazan 334te (12 Nisan 946) veliaht tayin edip biat ald ve ynetime katlma yetkisi verdii Mansru, 316 (928) ylndan beri Ftm aleyhtar faaliyetleri yrten bz-Hric lideri Eb Yezd en-Nkkr ile savaa memur etmiti. Biattan birka hafta sonra babas vefat etti (13 evval 334 / 18 Mays 946). Mansr, devlete kar ayaklanan Eb Yezd en-Nkkrnin bu haberi duymasn nlemek amacyla babasn gizlice defnetti. Babasnn lmn iki yl gizlemeyi baararak bu zaman zarfnda meydana gelen ayaklanmalara kar mcadele eden Mansr, Berber ve Arap kabilelerini etrafnda toplad. Sicilya askerleriyle de i birlii yaparak byk bir g oluturdu. 19 evval 334te (24 Mays 946) Mehdiyeden Eb Yezd en-Nkkrye kar bir mfreze sevketti. gn sonra Sse nnde malp edilen Eb Yezd Kayrevana hareket ettiyse de ehre giremedi. Mansr ertesi gn Kayrevana girince Eb Yezd batya doru ekildi. Onu takibe devam eden Mansr, 26 Reblevvel 335te (25 Ekim 946) Kayrevandan ayrlarak Begyeye ulat, Eb Yezdi Biskreye kadar takip ettikten sonra Tubneye dnd. 12 Cemziyelevvel 335te (9 Aralk 946) Makkara civarnda Eb Yezdi bozguna uratp Mesleye girdi. Eb Yezdi aramak amacyla ehirden ayrlnca Eb Yezd Mesleyi kuatma altna ald. Mansr ancak 5 Receb 335te (30 Ocak 947) Mesleye hkim olabildi. 22 Muharrem 336da (13 Austos 947) Eb Yezdin snd Kiyne ehrini zaptederek kendisini yaral vaziyette esir ald. Eb Yezd be gn sonra lnce cesedini Mehdiyede halka tehir etti. Gen Ftm Devleti iin bir tehdit oluturan ve Berber kabileleri, Endls Emev Halifesi III. Abdurrahman, Marib ve zellikle Thertliler tarafndan desteklenen Eb Yezd en-Nkkrnin isyan bylece sona erdi. III. Abdurrahman, Ftmlere muhalefet eden Mikns lideri Ms b. Ebl-fiye ile Berber kabilelerini Ftmler aleyhine kkrtt. Zente kabilesini de Ftmlerin mttefiki Sanhcenin reisi Zr b. Menda kar savaa tevik etti. Thertteki Rstemler Devleti gibi Maribdeki kk devletlerle de salam ilikiler kurarak Ftm halifesine ba kaldranlar destekleyen III. Abdurrahman, Ftmlerden Sicilyay geri almay dnen Bizansllarla ittifak oluturdu. Msrdaki hdlerle iyi ilikiler kurarak i mezhebiyle sava iin Msra Mlik fakihler gnderdi. Mansr bunun zerine nce III. Abdurrahman adna hutbe okutan Therte yneldi, ksa bir sre Thertte kaldktan sonra buraya Ben frenden Yal b. Muhammedi vali tayin edip Kayrevana

gitmek zere yola kt. Kayrevana gnderdii menurda babas Kim-Biemrillhn vefat ettiini, sava dolaysyla bunu gizlediini ve el-Mansr-Billh unvanyla hilfet makamna getiini belirtti. Thertten ayrlarak nfuzunu salamlatrmak zere Kartacaya ve dier baz ehirlere uradktan sonra Mansriyeye geldi, burada bir kahraman gibi karland. Mansr lkede istikrar salamak zere iken Eb Yezd en-Nkkrnin olu Fazl, Avrs ve Kafsada isyan etti. Zilkade 336da (Mays 948) ldrlerek bertaraf edilen Fazln kardeleri Endls Emev Devletine snd. ve d dmanlarn saldrlarna kar Mansr gl bir donanma kurmutu. 334 (945-46) ylnda Hasan b. Ali el-Kelb kumandasndaki bu donanma Meriye (Almaria) ehrine saldrarak limanda demirlemi gemileri yakt, ehir halkndan birok kii esir alnd. Bu olay zerine Endls Emev donanmas bir yl sonra Afrika sahillerine hcum edip Sse blgesini tahrip etti. Ftm kaynaklarnda, VII. Konstantinos zamannda Bizansllarn Ftmlerin elindeki Sicilya adasn geri almak iin giritikleri teebbslere kar koymada donanmann byk rol oynad belirtilmekte, ayrca Mehdiyede bulunan tersane ve 900 sava gemisinin nemi de vurgulanmaktadr. Mansr bunlardan ve Ftmlere Aleblerden kalan Sicilya ve Maribdeki dzenli deniz gcnden faydalanm, daha sonra bunlar gelitirerek devletin gcn arttrmtr. Ramazan 341de (ubat 953) dinlenmek amacyla Cell ehrine giden Mansr yolda iddetli bir souk ve yamurla karlat. Mansriyeye dnerken maiyetindeki birok kii hayatn kaybetti. Kendisi de hastaland ve 28 evval 341de (18 Mart 953) Mansriyede vefat etti. Mehdiye ehrine gtrlerek orada defnedildi. Yerine olu Muiz-Lidnillh geti. Akll ve cesaretli, yerinde konumasn bilen iyi bir hatip ve sabrl bir kii olan Mansr, zamannn ounu ayaklanmalar bastrmaya ve lkenin birliini salamaya vermitir. Karmat lideri Eb Thir el-Cennbnin 317de (929) skp gtrd Hacerlesvedin yerine iade edilmesini emretmi, bunun zerine Hacerlesved 339da (950-51) Mekkeye getirilerek yerine konulmutur. Bu arada eitli vergileri kaldrm, vergi konusunda halka hogrl davranlmasn istemitir. Hem zimmler hem mslmanlar iin geerli olan bu karar sayesinde sknet ve bar salanm, vergi sisteminde adalet temin edilmitir. Kendi adyla anlan Mansriye (Sabra) ehrinin inasn emreden Mansr, Mehdiyenin yerine Mansriyeyi baehir yaparak buraya yerlemitir (336/947-48). ehri saraylarla sslemi ve kurduu pazar yerleriyle zenginletirmitir. air Ebl-Ksm el-Fezr onun iin bir kaside yazmtr (bk.bibl.).

BBLYOGRAFYA

Ali b. Zfir, Abrd-dvelil-mnaa (nr. A. Ferr), Kahire 1972, s. 18-20; bn Hammd esSanhc, Abru mlki Ben Ubeyd ve srethm (nr. Tihm Nakra - Abdlhalm Uveys), RiyadKahire 1401/1981, s. 59-83; bn Hallikn, Vefeyt, I, 234-236; bn zr, el-Beynl-murib, I, 218221; Makrz, ttil-unef (nr. Cemleddin e-eyyl), Kahire 1416/1996, I, 88-91; a.mlf., elMuaffel-kebr (nr. Muhammed el-Yalv), Beyrut 1407/1987, s. 142-192; drs mdddin elKure, Uynl-abr ve fnnil-r (nr. Mustafa Glib), Beyrut, ts. (Drl-Endels), s. 231341; Ebl-Ksm el-Fezr, el-adetl-fezriyye f medil-alfetil-Fm el-Manr (nr. Mustafa ez-Zemerl), Beyrut 1995, neredenin girii, s. 5-74; Hasan brhim Hasan, Trud-

devletil-Fmiyye, Kahire 1981, s. 89-92; Muhammed el-Yalv, el-Edeb bi-fryye fil-ahdilFm (296-365 h.), Beyrut 1986, s. 149-185; Eymen Fud Seyyid, ed-Devletl-Fmiyye f Mr, Kahire 1413/1992, s. 59-60, 62; H. Halm, The Empire of the Mahdi: The Rise of the Fatimids, Leiden 1996, s. 310-337; F. Dachraoui, al-Manr-Billh, EI (ng.), VI, 434-435. Ksm Abduh Ksm

MANSR FEHM
( ) (1886-1959) Msrl ilim ve fikir adam, deneme yazar. Mansreye bal Talhda dodu. Marib asll bir ailenin ocuudur. lk renimini Mansrede, orta renimini Kahiredeki bir Fransz lisesinde tamamlad. Hukuk Mektebi rencisi iken Msr (Kahire) niversitesinin felsefe alannda retim eleman yetitirmek amacyla at bir snav kazanarak Sorbonne niversitesinde felsefe tahsili yapmak zere 1908de Fransaya gnderildi. Fransada kald be yl boyunca bir yandan felsefe ve sosyoloji alannda lisans renimini srdrrken bir yandan da tabiat bilimleri ve zellikle fizik corafya, fizyoloji, embriyoloji gibi alanlardaki derslere katld. Ayrca sosyal bilimlerde metodoloji konusunda kendini yetitirmeye alt ve Fransz sosyolojisinin nde gelen temsilcilerinden olan sosyoloji hocas Lvy Bruhln etkisinde kald. Bu arada Fransz dili ve edebiyat yannda Arap dili ve kltryle ilgili eserler okuyarak ileri dzeyde birikim elde etti. Sorbonneda felsefe alannda doktora almasna balayan Mansr Fehm, o sralarda Msrda Ksm Emnin nderliinde bir grup aydn tarafndan gndemde tutulan kadnn haklar ve zgrl problemiyle ilgili tartmalarn da etkisiyle kadnn slmdaki durumu hakknda bir tez hazrlamaya karar verdi. Doktora almasn tamamladnda Msr niversitesi yetkilileri, iinde din telakkilere aykr grlerin yer almas sebebiyle tezinin kabul edilmemesi ynnde giriimde bulundularsa da bu giriim sonu vermedi ve Mansr Fehm doktor unvann ald. Ardndan lkesine dnerek 1913te Kahire niversitesi Edebiyat Fakltesinde felsefe tarihi hocas olarak greve balad. Ancak doktora teziyle ilgili dine aykrlk iddialar srd ve bu yzden alt ay sonra grevinden uzaklatrld. Dncelerini ve eletirici slbunu gzden geirip bir zihn deiim sreci yaad alt yllk ayrlktan sonra tekrar eski fakltesinde grevlendirilen Mansr Fehm ayn niversitede doent ve profesr oldu; Edebiyat Fakltesi dekanl yapt. Drl-ktbil-Msriyye mdrln yrtt. Ardndan skenderiye niversitesi rektrlne getirilen Mansr Fehm bu grevindeyken 1946da emekliye ayrld. Mansr Fehm, 1933 ylnda Kahirede kurulan Mecmaul-lugatil-Arabiyyenin yirmi kiiden oluan birinci bilim kuruluna ye olarak seildi; bir yl sonra yaplan ilk toplantda kurumun sekreterliine getirildi. Hayatnn sonuna kadar devam ettirdii bu grevi srasnda (Ahmed Fud el-Ehvn, XIX/2 [1961], s. 2) bilim ve sanat alanlarna dair terimlere Arapa karlklar bulunmas, yeni kavramlar iin Arapa kelimeler tretilmesi, bilimsel toplantlar dzenlenmesi gibi pek ok faaliyetiyle kurumun verimliliine katk salad. Ayrca el-Mecmaul-ilmiyyl-Arab (Dmak), el-Mecmaulilmiyyl-rn ve el-Mecmaul-ilmiyyl-Irk adl kurulularla Msr Mslman Genler Cemiyeti, Kzlay Dernei, Arap Birlii gibi kurumlarn yesiydi; bu arada Demokrat Partinin kurucular arasnda yer ald. I. Dnya Savandan nce el-Cerdede, sava esnasnda Muhammed Hseyin Heykel, Mustafa Abdrrzk, Th Hseyin ve Abdlhamd Hamd ile birlikte kardklar haftalk

es-Sfr, el-Ehrm, el-Hill ve Fett-ar gazetelerinde denemeler yazd. ok sayda bilimsel toplantya katlarak toplum ve ahlk meselelerine dair bildiriler sundu. 27 Mart 1959 tarihinde Kahirede vefat etti. Mansr Fehmnin ilk basks La condition de la femme dans la tradition et lvolution de lIslamisme balyla yaymlanan doktora tezi (Paris 1913) bizzat kendi ifadesinden de anlald gibi (La condition, s. 20) pozitivizmin nde gelen temsilcilerinden yahudi asll hocas Lvy Bruhln etkisinde hazrlanm olup eserde slm ncesi dnemde kadnn durumu, Hz. Muhammed ve kadn, kadnn rtnmesi ve evine kapanmas, slmda criyelik, slm hukukunda kadn, slm aile yapsnda eler arasndaki ban geveklii ve bunda sosyal sebeplerin rol gibi konular incelenmitir. Tam bir arkiyat slbuyla kaleme alnd, yaklam ve muhtevaya da byk lde msterik zihniyetin hkim olduu grlen eserde uydurma veya shhati tartmal baz rivayetlerden de yararlanlarak zellikle Resl-i Ekreme irkin isnatlarda bulunulmutur (mesel bk. a.g.e., s. 37, 59). Eser ciddi eletirilere hedef olmutur. Msrn o dnemdeki etkili ilim ve fikir adamlarndan Muhammed Lutf Cuma, el-Meyyed gazetesinde (28 Ocak 1914) yaymlanan uzun bir yazsnda Mansr Fehmnin uydurma veya zayf rivayetlere dayanarak, ayrca bunlar kt niyetle yorumlamak suretiyle Hz. Peygamber ve slmiyet hakknda iftiralarda bulunduunu sylemi, bata Resl-i Ekremin ok kadnla evlilii meselesi olmak zere eserde ileri srlen iddialar cevaplandrmtr. M. Seyyid Kln, kendisi tarafndan neredilen ehristnnin elMilel ven-nialinin II. cildine ekledii 109 sayfalk zeyilde, Kuran ve Hz. Peygamberin hayat hakknda kendilerini kfre gtrebilecek iddialar ortaya atan ada yazarlar hakknda bilgi verirken ilk srada Mansr Fehmyi zikretmitir (s. 81-83). Ancak Kln -Resl-i Ekremi ve slm dinini vc bir konumasndan da rnek vererek-Mansr Fehmnin 1915 ylndan itibaren olumsuz fikirleri terkettiini, slm dinine balln ispatlayan pek ok konuma ve makalesinin bulunduunu belirtmektedir. te yandan brhim Medkr, Ahmed Fud el-Ehvn gibi baz fikir adamlar, eserlerindeki olumsuz grlere katlmamakla birlikte Mansr Fehmye kar taknlan tepkisel tavr dnce ve bilim zgrlne aykr bularak eletirmilerdir. Mansr Fehm, kitap telifinden ziyade toplumun aydnlatlmas bakmndan daha yararl olacan ifade ettii (Ahmed Fud el-Ehvn, XIX/2 [1961], s. 4) radyo konumalar ve toplantlaryla, ayrca gazete yazlaryla tannmtr. 1915-1930 yllar arasnda eitli gazetelerde yaymlad yazlarn aart nefs balkl kitapta bir araya getirmi (Kahire 1930), ou sanat felsefesiyle ilgili olmak zere baz yazlar 1961de Kahire niversitesi Edebiyat Fakltesinin dergisinde yaymlanmtr (Mecellet Klliyetil-db, XIX/2 [1961], s. 7-46). Mansr Fehmnin Msr halknn ekonomik sefaleti, siyasal alanda halk iradesinin zayfl, Bat ile kltrel ilikilerin doru ve yanl ynleri gibi konularla ahlk problemlerinin ele alnd yazlar muhtevalar yannda slp gzelliiyle de byk takdir toplam, yazar bu hususta Msrn tannm edebiyatlarndan Mustafa Lutf elMenfeltye ok ey borlu olduunu belirtmitir (Brockelmann, III, 212).

BBLYOGRAFYA

Mansr Fehm, La condition de la femme dans lIslam, Paris 1990, tr.yer.; Brockelmann, GAL Suppl., III, 211-212; Kehhle, Muceml-mellifn, XIII, 16-17; M. Seyyid Kln, eyll-Milel ven-nial (ehristn, elMilel [Kln] iinde), s. 81, 83; M. Mehd Allm, el-Mecmaiyyn f amsne men, Kahire 1406/1986, s. 362-365; Zirikl, el-Alm, Beyrut 1997, VII, 302; Ahmed Fud el-Ehvn, Manr Fehm, Mecellet Klliyyetil-db: Cmiatl-hire, XIX/2, Kahire 1961, s. 1-6; brhim Medkr, el-Merm ed-Doktor Manr Fehm, MMLA, XXII (1967), s. 353360. Mustafa arc

MANSR el-HAMMD
( ) (. 498/1105) Hammd emri (1089-1105) (bk. HAMMDLER).

MANSR b. MUTEMR
(bk. BNl-MUTEMR).

MANSR el-MUVAHHD
(bk. EB YSUF el-MANSR).

MANSR enNEMER
(bk. NEMER).

MANSR b. NH I
() Eb Slih el-Emrs-Sedd Mansr b. Nh b. Nasr es-Smn (. 365/976) Smn hkmdar (961-976). Kardei Abdlmelikin lm zerine Trk asll nfuzlu kumandanlardan Alp Teginin isteiyle kk yataki olu Nasr, Vezir Eb Ali Belam tarafndan hkmdar iln edildi (11 evval 350 / 23 Kasm 961). Ancak Nasrn saltanat bir gn srd. Mansr b. Nh ertesi gn ulem, meyih, hnedan mensuplar, hassa kuvvetleri ve zellikle ocukluundan beri arkada olan Fik el-Hassa adl kumandann desteiyle tahta karlp kendisine biat edildi. Alp Teginin Mansrun yerine amcasn tahta karmak istedii de rivayet edilir (Mstevf, s. 382). Mansr, hkmdar olmasna kar kt iin Alp Tegini grevinden uzaklatrd. Bunun zerine Alp Tegin toplad kuvvetlerle Smn baehri Buharay ele geirmek istedi. Ancak askerlerin ve devlet adamlarnn Mansrun safna getiklerini grnce vazgeip Belhe ekildi. Mansrun, zerine gnderdii orduyu yenilgiye uratt ve aralarnda Mansrun daysnn da bulunduu kumandanlar esir ald (Reblevvel 351 / Nisan 962). Ayn yl Smnlerin en utaki snrlarna ekilen ve Levik hnedanndan Eb Aliyi malp ederek Gazneye giren Alp Tegin bylece Gazneliler Devletinin temellerini atm oldu. Mansr, daha sonra Eb Cafer adl kumandannn idaresindeki bir orduyu Gazneye sevkettiyse de Smn ordusu malp olmaktan kurtulamad ve ar kayplar verdi (Nizmlmlk, metin, s. 123-124, trc., s. 82). Czcn, Alp Teginin Mansr b. Nhtan ald menurla Gaznede mer bir otorite tesis ettiini kaydeder (abat- Nr, I, 211). Alp Teginin Mansr b. Nha kar yar bamsz hareket ettii Kbil yaknlarndaki Pervnda baslan iki sikkeden de anlalmaktadr. Alp Teginin yerine geen olu Eb shak brhim Buharaya giderek Emr Mansrdan menur alm, bu olayn ardndan Gazneli-Smn ilikileri olumlu bir gelime seyri takip etmitir. Nitekim Eb shak brhim, 353-354 (964-965) yllarnda Levik hnedan Gazneyi igal edince Mansrun yardmyla tekrar Gazneye dnebilmitir (354/965). Alp Teginin lmnden sonra baslan Gazneli paralarnda Mansr b. Nhun ad da yer almaktadr. Mansr, Alp Tegine kar verdii baarl mcadele sebebiyle Eb Mansr Muhammed b. Abdrrezzk Horasan ordular bakumandanlna getirdi. Ancak Horasanda halka zulmedip ehirleri yamalamas ve Bveyh Emri Rknddevle ile i birlii yapmas zerine onu azlederek yerine Ebl-Hasan Muhammed b. brhim es-Simcryi tayin etti (Zilhicce 350 / Ocak 962). Sstan hkimi Halef es-Saffrn hacca giderken yerine vekil brakt Thir b. Hseyinin iktidar ele geirip isyan etmesi zerine Halef Buharaya gidip Mansr b. Nhtan yardm istedi. Mansr asker sevkederek Halefin Sstana dnmesini salad (354/965). Thir, Halefin askerlerini terhis ettiini grnce tekrar Sstan ele geirdi; Halef de yine Mansrun gnderdii Smn kuvvetlerinin yardmyla lkesine dnebildi. Ancak Halef, Buharaya yollamakta olduu vergi ve hediyeleri

gndermemeye balaynca onunla Mansr arasndaki ilikiler bozuldu. Bunun zerine Mansr, Sstana Hseyin b. Thir kumandasnda bir ordu sevketti (354/965). Yedi yl boyunca devam eden savalar yaplan bir antlamayla sona erdi ve Halef Smnler adna hutbe okutmay kabul etti. bnl-Esr, Halefin isyann Smnlerde ortaya kan ilk zaaf almeti olarak gsterir ve bu olaydan sonra evredeki emrlerin Smn topraklarna gz dikmeye baladn belirtir (el-Kmil, VIII, 564). Mansr b. Nh 356da (967) Ziyr Hkmdar Vemgr ile grt. Bu grmede iki hkmdar Bveyhlere kar birlikte hareket etmeye karar verdi. Bunun zerine Mansr, Horasan ordular bakumandan Ebl-Hasan Muhammed b. brhim es-Simcryi byk bir orduyla Vemgrin emrine verdi. Vemgr, Bveyh Hkmdar Rknddevle ile olu Adudddevlenin kar harekete getii srada vefat etti. Yerine geen olu Bstnun Rknddevle ile anlamas bu i birliini sonusuz brakt (Muharrem 357 / Aralk 967). Mansr b. Nh, 359da (970) Kirman hkimiyeti altna almak zere Sleyman b. Eb Ali b. lysa yardmc birlikler gnderdi, fakat sefer baarszlkla sonuland. Bveyhlerle Smnler arasnda 356 (967) ylnda balayan mcadele 361de (971-72) yaplan bir antlamayla sona erdi. Buna gre Bveyhler, Mansr b. Nha yllk 150.000 dinar vergi deyecekti. Bu antlamada Horasan ordular bakumandan Ebl-Hasan Muhammed es-Simcr nemli rol oynam, antlamann imzalanmasna Horasan, Fars ve Irak eraf da tanklk etmitir. Antlamadan sonra Mansr Adudddevlenin kzyla evlendi. Mansr 11 veya 15 evval 365te (12 veya 16 Haziran 976) Buharada vefat etti. 366 (977) ylnda ld de rivayet edilir. Yerine on yandaki olu Ebl-Ksm Nh geti. ada corafyac bn Havkal onu gzel ahlkl, yetenekli, dnemindeki hkmdarlarn en dili ve en ihtiyatls, ileri grl, azimli ve iyi niyetli olarak tavsif eder (retl-ar, I, 472). Baz tarih ve tefsir kitaplar Mansrun emriyle Arapadan Farsaya tercme edilmitir. Veziri Eb Ali Belam, Tabernin Trini baz ilvelerle Farsaya evirmitir. mar faaliyetleriyle de ilgilenen Mansrun 354 (965) ylnda Krek-i Aleviyyn denilen yerde yaptrm olduu saray Smnler devri sonuna kadar ayakta kalmtr. II. Nasrn Rgistanda ina ettirdii, kendi hkmdarlnn ilk yllarnda yanan saray onartm, ayrca Rgistan dar geldii iin Semtn ky yolu zerinde yeni bir musall yaptrm, mihrap ve minberi iin byk paralar harcamtr (360/971).

BBLYOGRAFYA

Nerah, Tru Bur (trc. ve nr. Emn Abdlmecd Bedev - Nasrullah Mbeir et-Trz), Kahire 1385/1965, s. 78, 134; bn Havkal, retl-ar, I, 469, 472; Gerdz, Zeynl-abr (nr. Abdlhay Habb), Tahran 1347 h., s. 98-100, 152, 161-164, 171; Nizmlmlk, Siysetnme (nr. ve trc. Mehmet Altay Kymen), Ankara 1999, metin, s. 116-124, tercme, s. 77-82; bnl-Esr, elKmil, VIII, 535, 544, 563-564, 577-578, 586, 609, 626, 673, 683; Czcn, abat- Nr, I, 211-

212; bnl-br, Tru mutaarid-dvel (nr. Antn Slihn el-Yes), Beyrut 1890, s. 168, 171; Mstevf, Tr-i Gzde (Nev), s. 381-382; Ahmed el-Menn, el-Fetul-vehb al tri Eb Nar el-Utb, Kahire 1286, I, 349-350; C. E. Bosworth, The Ghaznavids, their Empire in Afghanistan and Eastern Iran: 994-1040, Edinburg 1963, s. 38-39; a.mlf., Smnids, EI (ng.), VIII, 1027-1028; Artuk, slm Sikkeler Katalou, I, 318-319; Hasan brhim, slm Tarihi, III, 451-452; sm Abdrraf el-Fk, ed-Dvell-slmiyyetl-mstaille fi-ar, Kahire 1987, s. 18-19; V. V. Barthold, Mool stilsna Kadar Trkistan (haz. Hakk Dursun Yldz), Ankara 1990, s. 11, 114, 116, 267-270, 288; a.mlf., Manr b. N, EI (ng.), VI, 432-433; Erdoan Meril, Simcriler III, TD, sy. 33 (1982), s. 117-122. Abdlkerim zaydn

MANSR b. NH II
() Ebl-Hris Mansr b. Nh b. Mansr es-Smn (. 389/999) Smn hkmdar (997-999). II. Nh 13 Receb 387de (22 Temmuz 997) vefat edince yerine veliaht olan olu Mansr geti. Mansr, Smnleri iinde bulunduu zaaftan kurtarp devlet otoritesini temin etmek istediyse de ynetim kumandanlarndan Fik el-Hassa ile veziri EblMuzaffer Muhammed b. brhim el-Berganin elinde kald. sfcbda Smnlere bal olarak hkm sren Eb Mansr Muhammed b. Hseyin isyan edip Karahanl Hkmdar lig Han Nasr b. Aliden yardm isteyince Nasr b. Ali yardm bahanesiyle Semerkant zerine yrd. Baz Smn devlet adamlar da Karahanllarla i birlii yaptlar. lig Han Nasrn ordughna getirilen Fik elHassa saygyla karland. Fikin 3000 kiilik svari birliinin banda baehir Buharaya gnderildiini haber alan Mansr mle kat. Fik, Smnlere hizmet amacyla geldiini ve kendisine sadk kalacan bildirip Mansru Buharaya dnmeye raz etti. Buhara meyihi de Mansra haber gnderip onu Buharaya dnmeye ikna etti. Nfuzlu kumandanlardan Begtzn, Horasan ordular bakumandanlna getirildi. Fikin tahrikiyle Horasan ele geirmek iin harekete geen Kuhistan hkimi Ebl-Ksm Simcr malp edildi (Reblevvel 388 / Mart 998). Bu srada Mahmd- Gaznev kardei smil ile Gazneli taht iin mcadele ediyordu. Mahmudun kardeiyle megul olduu srada Horasan Smnler tarafndan igal edilmiti. Mahmud kardeini malp ederek tahta knca Mansra ballk arzetti ve Horasann eskiden olduu gibi yine kendisine braklmasn istedi. Mansr cevabnda Belh, Tirmiz, Mvernnehir, Bst, Herat ve civarn kendi hkimiyetine tevdi ettiini, Begtznn idaresine brakt Horasan ise ondan alp kendisine veremeyeceini bildirdi. Mahmd- Gaznev, Ebl-Hasan Hamlyi Buharaya gnderip israr etti. Mansr yine kabul etmeyince blgeyi zorla ele geirmeye karar verdi ve Nbura yrd. Begtzn ehri tahliye edip Serahsta karargh kurmu olan Mansrun yanna gitti. Mahmd- Gaznev savamadan Nburdan ayrlp Merverrza ekilince Begtzn tekrar Nburu zaptetti. Daha sonra kuvvetleriyle birlikte Mansrun yanna gitti. Fakat burada hkmdardan bekledii ilgiyi gremeyince onun kendisi aleyhine Mahmd- Gaznev ile i birlii yapt kanaatine vard. Durumu Fike anlatp desteini salad. Mansr, Serahs yaknlarnda bir av partisinden dnerken Fik ve Begtzn tarafndan tutukland (12 Safer 389 / 2 ubat 999). Begtznn teklifiyle gzlerine mil ekilip Buharaya gnderildi. Yerine kk yataki kardei Abdlmelik b. Nh b. Mansr Smn hkmdar iln edildi. Mahmd- Gaznev bu olaya ok fkelendi ve Mansrun intikamn alacan syleyerek iki kumandan cezalandrmak niyetiyle Serahsa yrdyse de Fik ve Begtzn Merve katlar. II. Mansr b. Nh fikr ve ahlk meziyetleriyle temayz etmi, cesur bir hkmdard. Bununla beraber lkede asayi ve huzuru iddet yoluyla salamaya alt ve kumandanlarn nfuz ve kontrol altna girdii iin eletirilmitir. Onun zamannda lke topraklar klm, tahttan

indirilmesinden sonra Karahanllar bata Siriderya havzas olmak zere Smn topraklarn istil etmeye balamlardr.

BBLYOGRAFYA

Nerah, Taru Bur (trc. ve nr. Emn Abdlmecd Bedev - Nasrullah Mbeir et-Trz), Kahire 1385/1965, s. 146-148; Gerdz, Zeynl-abr (nr. Abdlhay Habb), Tahran 1347 h., s. 171-172; bnl-Esr, el-Kmil, IX, 129-130, 139, 145-146, 149; Czcn, abat- Nr, I, 214215; Nveyr, Nihyetl-ereb, XXV, 367-368; Ahmed el-Menn, el-Fetul-vehb al tri Eb Nar el-Utb, Kahire 1286, I, 350; Muhammad Nazm, The Life and Times of Sultan Mahmud of Ghazna, Cambridge 1931, s. 38, 41-43, 183; C. E. Bosworth, The Ghaznavids, their Empire in Afghanistan and Eastern Iran: 994-1040, Edinburgh 1963, s. 45-46; sm Abdrraf el-Fk, edDvell-slmiyyetl-mstaille fi-ar, Kahire 1987, s. 73-74; V. V. Barthold, Mool stilsna Kadar Trkistan (haz. Hakk Dursun Yldz), Ankara 1990, s. 283-286; a.mlf., Mansr b. Nh, A, VII, 305. Goulnara Baltanova

MANSR es-SAD
(bk. AHMED el-MANSR).

MANSR b. SELM
() Ebl-Muzaffer Vechddn Mansr b. Selm b. Mansr el-Hemdn el-skender (. 673/1275) Fkh, hadis ve tarih limi. 8 Safer 607de (1 Austos 1210) skenderiyede dodu. bnl-mdiyye olarak da bilinir. lk renimini skenderiyede grd. Ardndan Msr, Suriye ve Irak blgelerini dolat; Dmak, Hama, Halep, Harran, Musul ve Mekkeye gitti. Badatta bir sre kalp hadis ve fkh tahsil etti. Hocalar arasndan Muhammed b. md el-Harrn, skenderiyeli Mlik fakihi ve kraat limi Ebl-Ksm Abdurrahman b. Abdlmecd es-Safrv, bnl-Kat diye bilinen Ebl-Hasan Muhammed b. Ahmed el-Badd, bn Rzbih olarak anlan muhaddis Ebl-Hasan Ali b. Eb Bekir zikredilebilir. lm seyahatlerini tamamladktan sonra 639da (1241-42) skenderiyeye dnd ve ehrin muhtesibi oldu. Bu arada Silefnin diliyye (Hfzyye) adyla bilinen medresesine hoca tayin edildi. Talebeleri iinde Abdlmmin b. Halef ed-Dimyt gibi limler bulunmaktadr. Mansr b. Selm fi mezhebine mensup, hadis retimiyle megul olan mnekkit bir limdi. Okuttuu hadis kitaplar arasnda finin es-Sneninin Mzen rivayetinin yer ald bilinmektedir. Mansr 21 evval 673te (19 Nisan 1275) skenderiyede vefat etti. 677de (1278) ld de sylenmektedir. Eserleri. 1. ed-Drret(Drer)s-seniyye f tri(abri)l-skenderiyye. bn Hacer el-Askaln bu eserden faydalanmtr (Lisnl-Mzn, IV, 56, 139). 2. Tufet ehlil-ad f li icztil-adm bil-ad. Hocalaryla hocalarnn hocalarnn, onlarn da baz hocalarnn iczet kaytlarn gvenilir eserlerden toplayp bir araya getirdii, bunlardan kendisine muttasl bir senedle ulaanlarla ad geen hocalarn hayatlar hakknda ksa bilgiler verdii bir kitaptr. Eser alfabetik olup ad Muhammed olanlar en bata zikredilmitir. Georges Vajda bu almay bir makalesinde deerlendirmitir (bk. bibl.). 3. eyl Tekmiletil-kml. bn Mklnn el-kmline bn Nuktann Tekmiletl-kml adyla yazd zeylin zeylidir. Kahirede bir nshasnn olduu bildirilmektedir. bn Hacerin el-Mtelif ismiyle bahsettii eser (Lisnl-Mzn, III, 308) bu kitap olmaldr. 4. eylt-Tayd li-Marifeti ruvtis-snen (riclis-snen) vel-mesnd. bn Nuktann etTaydine yazd bir zeyildir. Mansr b. Selmin kaynaklarda ad geen dier eserlerinden bazlar unlardr: el-Erbanel-bldniyye (Georges Vajda bu eserin Silefye ait olduunu, Mansrun onu tahrc ettiini kaydeder), Meyeat bnil-Burhn Muammed b. Abdirramn el-Ezd, Meyeat bnil-Madisiyye Muammed b. el-asan es-Sefkus, el-Mstecd min fevidi Badd, Reyyl ve nsl-vi.

BBLYOGRAFYA

Birzl, Meyeat il-ut Bedreddin bn Cema (nr. Muvaffak b. Abdullah b. Abdlkdir),

Beyrut 1408/1988, II, 544-547; Zeheb, Almn-nbel, XXIII, 296; a.mlf., Tekiretl-uff, IV, 1467-1468; Fs, eylt-Tayd f ruvtis-snen vel-mesnd (nr. Keml Ysuf el-Ht), Beyrut 1410/1990, I, 347; II, 285; bn Hacer, Lisnl-Mzn, III, 308; IV, 56, 139; Syt, abatl-uff (Lecne), s. 512; Kef-unn, I, 281-282; II, 1637; aul-meknn, I, 458, 545, 604; Hediyyetl-rifn, II, 474; Kettn, er-Risletl-msetrafe, s. 117; Brockelmann, GAL, I, 355; Suppl., I, 573, 602; Zirikl, el-Alm (Fethullah), VII, 300; G. Vajda, La liste dautorits (Tufat Ahl al-ad f l zat al-Qadm bil-ad) de Manr b. Salm Wah ad-Dn alHamdn, JA, CCLIII (1965), s. 341-406. Abdullah Aydnl

MANSR b. ZZN
() Ebl-Mugre Mansr b. Zzn es-Sekaf el-Vst (. 129/747) Muhaddis. Abdullah b. mer (. 73/693) henz hayatta iken doduu kaydedilir. Sakf kabilesinden Abdullah b. Aklin zatls olduu iin Sekaf nisbesiyle anlr. Hacccn kapcs olan babas ile kardei Hlid sika rvilerdendir (bn Hibbn, IV, 266; VI, 256). Verk adl olunun da rvi olduu, kardei Mugre b. Zznn olu Eb mir Srr ile kz kardeinin olu Mstelim b. Sad el-Vstnin hadis rivayet ettii bilinmektedir. Hasan- Basr, bn Srn, Muviye b. Kurre, At b. Eb Rebh, Amr b. Dnr, Nfi ve Katde b. Dimeden hadis rivayet etti. Enes b. Mlik ve Nfiden yapt rivayetlerin mrsel olduu belirtilmektedir. Kendisinden ube b. Haccc, Eb Avne el-Vst, Heym b. Ber, hadis hfz Cerr b. Hzim el-Ezd, Halef b. Halfe el-Eca, yeeni Srr b. Mugre gibi muhaddisler rivayette bulundular. Hem ilim hem zhd hayat bakmndan Vstn stad kabul edilir. Hayatnn son yllarna doru Vsta 9 fersah mesafedeki Mbreke yerleti. Vaktinin ounu namaz ve zikirle geirdii iin rencileri ondan ancak yats namazndan sonra hadis yazma imkn bulabilirlerdi. Mansrun vefat ettii yl hfza kaybna urad anlalmaktadr (Buhr, et-Truar, II, 30). limlerin ou onun 129da (747) ldn kabul etmektedir. 127 (745), 128 (746), veba salgnnn olduu 131 (748-49) ylnda ld de sylenmektedir. ok kalabalk bir cemaatin katld cenazesinde hristiyan, Mecs ve yahudilerin de bulunduu belirtilmektedir. Zeheb onun Vsttaki kabrinin ziyaret edildiini kaydeder (Almn-nbel, V, 442). Sika bir rvi olan Mansrun 400 hadis rivayet ettii, rivayetlerinin Ktb-i Sittede bulunduu bilinmektedir. Bu rivayetlerin byk ounluu talebesi Heym b. Ber yoluyla gelmektedir. Onun dnyaya deer vermedii, ibadete dkn olduu, Kuran sk sk hatmettii ifade edilmektedir. Mansrun talebesi Heym hocasnn ok ibadet ettiini anlatrken, lm melei kapda bekliyor deseler daha fazla ibadet edemezdi der. Nesnin Mansrun rivayetlerini Msned Manr b. Zn adl bir eserde toplad kaydedilmektedir (Syt, II, 364).

BBLYOGRAFYA

bn Sad, e-abat, VII, 311; Ahmed b. Hanbel, el-lel (Vasiyyullah), I, 542; III, 472; Buhr, etTrul-kebr, VII, 346; a.mlf., et-Tru-ar, II, 30; Bahel, Tru Vs (nr. C. Avvd), Beyrut 1406/1986, s. 81-83; bn Eb Htim, el-Cer vet-tadl, I, 367; IV, 54; VIII, 172, 438; bn Hibbn, e-it, IV, 266; VI, 256; VII, 474-475; Eb Nuaym, ilye, III, 57-59; bnl-Cevz, fat-afve, III, 11-13; Mizz, Tehbl-Keml, XXVIII, 523-526; XXX, 282; Zeheb, Tekiretl-uff, I, 141142; a.mlf., Almn-nbel, V, 441-442; bn Hacer, Tehbt-Tehb, X, 306-307; Syt, Tedrbr-rv (nr. Abdlvehhb Abdllatf), Kahire 1385/1966, II, 364.

Abdullah Aydnl

MANSR-BLLH, Abdullah b. Hamza


( ) el-Mansr-Billh Abdullh b. Hazma b. Sleymn el-Hasen ez-Zeyd (. 614/1217) Yemende hkm sren Zeydler Devletinin hkmdarlarndan (1187-1217). 21 Reblhir 561de (24 ubat 1166) Hemdn yaknlarndaki Ayanda dodu. Hz. Hasann soyundandr. Zeyd limi Eb Muhammed Hasan b. Muhammed er-Ressstan ilim rendi. Zeydlerin 532-566 (1137-1171) yllar arasnda Cevf, Necran, Sade, Zhir ve Zebdde kurduklar hkimiyet Hemdnlerden Hamdddevle Htim ile olu Ali b. Htim dneminde zayflamt. Daha sonraki yllarda Selhaddn-i Eyyb kardei el-Melikl-Azz Tutegini Yemenin idaresine memur etti. Tutegin Receb 579da (Kasm 1183) Yemene giderek ynetime hkim oldu. Abdullah b. Hamza drt yl sonra Mansr-Billh lakabyla imamln (halifelik) iln etti (583/1187). Onun 13 Reblevvel 594te (23 Ocak 1198) cuma camisinde halktan biat alarak imamln iln ettii de rivayet edilmektedir (Eymen Fud Seyyid, Trul-mehib, s. 267). Mansr-Billh, Tutegin 585te (1189) Sanaya girince kararghn Sadeye nakletti. 587de (1191) Yemeni kontrol altna alan Tutegin 593 (1197) ylna kadar orada kald. Bu dnemde mam Mansr-Billhn otoritesi sadece Kuzey Yemenle snrl kald. Hemdnlerden Ali b. Htim 593te (1197) kardei Biri gnderip ona biat arzetti. Sadeyi kendine karargh yapan Mansr-Billh 594 yl sonunda veya 595 banda (1198 sonlar) Sanaya girdi. Ayn yl Zemr ve civarn ele geirdi. Emrinde 12.000 svari ve ok sayda piyade vard. Tuteginin olu smil 597de (1201) MansrBillhn kararghna saldrarak 6000 kiiyi ldrd. Bunun zerine Mansr-Billh tekrar kuzeye ekilmesine ramen (bnl-Esr, XII, 172) hkimiyeti Hicaza kadar yayld. Mekke Emri Katde b. drs 598de (1202) ona biat etti ve Mekkede adna hutbe okuttu. Gln ve Deyleme de dler gnderip buradaki halktan imam sfatyla biat ald. Blgedeki camilerde hutbe onun adna okundu. Mansr-Billh, hreti her tarafa yaylnca devrin gl hkmdarlarndan Hrizmah Aleddin Muhammed b. Tekie de eli gnderip kendisine biat etmesini istedi. 600 (1204) ylnda Zafr Kalesini tamir ettirip orada oturmaya balayan Mansr-Billh ertesi yl Seyyid Katde b. drse Mehed-i Hseyini tamir ettirmesini istedi. 603te (1206-1207) Zeydiyyenin bir kolu olan ve Mutarrif e-ihb (. 459/1067den sonra) tarafndan kurulan Mutarrifiyye mezhebi mensuplaryla itikad konularda tartt ve kendilerine ok sayda mektup yazd. Sonunda Mansr-Billh onlarn kfir olduuna, kadn ve ocuklarnn esir alnabileceine ve mallarnn mubah sayldna, mezheplerini terketmedikleri takdirde kltan geirilmelerine hkmetti. Mutarrifiyyenin yurtlarn drlharp kabul eden Mansr-Billh nce onlarla fikr mcadeleye girdi ve dncelerinden vazgemediklerini grnce sava iln edip yurtlarn tahrip etti. Onun gayretiyle pek ok kii Mutarrifiyye mezhebinden ayrld. 610da (1213) Mutarrifiyyeden Muhammed b. Mansr b. Mufaddal adl bir kii Mansr-Billh ile mcadeleye giriti. Onu imam olarak tanyan ran ve Masnaa halk ile savat. Himyer kabilelerinin ehirlerindeki birok kiinin

Muhammed b. Mansra tbi olmas zerine Mansr-Billh onlarla savamak zere bir ordu hazrlad ve kumandanlna kardei Yahy b. Hamzay getirdi. Yahy onlar malp etti, bir ksmn ldrp birounu esir ald. mam Mansr kendisini halife tanmadklar iin onlarn kann mubah sayd. Ertesi yl Mutarrifiyyenin Senadaki mescidinin ve Vaka ehrinin tahrip edilmesini emretti. Mutarrifiyye mensuplarnn hicret ettikleri ve hicre adn verdikleri yerleim merkezleri de Mansr-Billh tarafndan tamamen tahrip edildi. Mutarrifiyyeden bnn-Nessh adl bir kii, Abbs Halifesi Nsr-Lidnillha mektup gnderip onu Mansr-Billha kar savaa tahrik etti ve Yemene asker gndermesini istedi. bnn-Nesshn daha sonra bundan dolay pimanlk duyup Mansr-Billhtan zr diledii ve hatta onu ven bir iir yazd rivayet edilir (Eymen Fud Seyyid, Mediru tril-Yemen, s. 118). Bunun zerine Halife Nsr-Lidnillh, bir yandan para datarak Yemenli Araplar Mansr-Billha kar isyana tevik etti, bir yandan da Eyyb Hkmdar el-Melikl-Kmil Muhammede haber gnderip Yemene asker sevketmesini istedi. O da olu el-Melikl-Mesd Selhaddin Ysuf Atsz bir orduyla Yemene gnderdi. Kahireden yola kan Atsz nce Mekkeye gidip hac farzasn eda ettikten sonra Safer 612de (Haziran 1215) Yemene ulat ve mer b. Resl kumandasndaki birlikleri MansrBillh zerine sevketti. Mansr-Billh bulunduu kaleyi terkedip Kevkebn civarna ekildi. Burada kendisi ve taraftarlar iin byk bir karargh yaptrd. Eyyblerle Mansr-Billh arasndaki savalar bar yaplncaya kadar devam etti. Zilhicce 613te (Mart 1217) Kevkebn Kalesine gitmek zere yola kan Mansr-Billh Bevne ulanca hastaland. Kevkebna vardklarnda hastal arlat. Buna ramen halkn ileriyle ilgilenmeye devam etti. 12 Muharrem 614te (21 Nisan 1217) Kevkebnda vefat etti ve nce orada defnedildi, daha sonra na Zafr Kalesine gtrlerek orada topraa verildi. Kabri ziyaretghtr. Yerine olu zzeddin Muhammed geti. Mansr-Billh fesahat ve belgat sahibi bir kiiydi, ayn zamanda airdi. Kendisini Abbs Halifesi Nsr-Ldinillh ile eit seviyede grm ve ona kar dmanca bir tavr taknmtr. Zeyd kaynaklar Yemendeki hibir imamn onun kadar eser yazmadn belirtir. Says altm geen eserlerinden bazlar unlardr: er-Risletl-fria beynez-Zeydiyye vel-mria fil-kelm alel-Muarrifiyye, er-Risletn-nia li-ehlil-mn bi-bildil-Cl ve Deylemn vel-Irayn ve orsn, el-Kif lil-ikl fil-far beynet-teeyyu vel-itizl, e-f fil-cevb alerRisletil-ria (dier eserleri iin bk. GAL, I, 509; Suppl., I, 701; Abdullah Muhammed el-Habe, s. 594-600).

BBLYOGRAFYA

bnl-Esr, el-Kmil, XII, 171-172; Abdlbk b. Abdlmecd el-Yemn, Trul-Yemen (Behcetz-Zemen f tril-Yemen) (nr. Mustafa Hicz), Beyrut 1985, s. 82-83; Fs, el-demn, VII, 492-493; Hseyin b. Ahmed el-Ar, Bulul-merm f eri miskil-itm (nr. Anists Mr el-Kermel), Kahire 1939, s. 43; Brockelmann, GAL, I, 509; Suppl., I, 701; Eymen Fud Seyyid, Mediru tril-Yemen fil-aril-slm, Kahire 1974, s. 117-118; a.mlf., Trul-mehibid-

dniyye f bildil-Yemen, Kahire 1405, s. 267-270, 285-290; G. R. Smith, The Ayybids and Early Raslids in the Yemen (567-594/1173-1295), A Study of Ibn Htims Kitb al-Simt, Cambridge 1978, II, 76-78, 81, 94-95; Ramazan een, Salhaddin Devrinde Eyybler Devleti, stanbul 1983, s. 56-57; Abdullah b. Abdlkerm el-Crf, el-Muteaf min tril-Yemen, Beyrut 1407/1987, s. 129, 181-182; Abdullah Muhammed el-Habe, Medirl-fikril-slm fil-Yemen, Beyrut 1408/1988, s. 594-600; E. van Donzel, al-Manr-Billh, EI (ng.), VI, 433-434; W. Madelung, Muarrifiyya, a.e., VII, 772-773. Abdlkerim zaydn

MANSR-BLLH, Ksm b. Muhammed


( ) el-Mansr-Billh bnr-Red el-Ksm b. Muhammed b. Al ez-Zeyd (. 1029/1620) Zeyd imam, Yemende Ksmiyye Devletinin kurucusu. 12 Safer 967de (13 Kasm 1559) muhtemelen erefin kuzeybatsndaki Zeyd blgesinde dodu. Soyu, Yemende ilk Zeyd hkimiyetini kuran Hd-lelhak Yahy b. Hseyine (. 298/911) ulamaktadr. Babas Muhammed b. Ali, Zeyd mam Mtevekil-Alellah Yahydan sonra ynetimi eline geiren olu Mutahharn askeri olup Vezir Koca Sinan Paa ile K Hucnda yaplan savaa katlmt. Ksm b. Muhammed renim yana geldiinde blgedeki Zeyd limlerinden ilim tahsil etti. zellikle Ehnmda mam Hasan b. Ali ile irtibat kurduu, bu zatn Yemen Valisi Hasan Paa ile ihtilfa dp stanbula srgn edilmesine kadar ondan ilim rendii bilinmektedir. Ardndan Yemende eitli yerlere giderek ilmini gelitiren Ksm, olgunluk yana ulatnda immetini iln edip memleketini iine dt zor artlardan kurtarmaya karar verdi. Ona gre 1569 ylnda Yemeni ele geiren Osmanllarn uygulad bask, halka yklenen ar vergi ve mal klfetler, bir ksm vali, asker, kumandan ve memurlarn kt idaresi, gayri ahlk tavrlar, kendilerine yardmc olan ailelerle iyi mnasebetler kurup dierlerinin nefretini celbetmeleri isyan etmek iin yeterli sebeplerdi. Osmanl grevlileri arasndaki baz meseleler ve huzursuzluklar da ona uygun bir ortam oluturuyordu. Yemen Valisi Hasan Paann son zamanlarnda 27 Muharrem 1006da (9 Eyll 1597) Hucrun kuzeyinde bulunan Haddlkre (Ceddlkre) adl bir kyde imamln iln eden Ksm b. Muhammed, 1006 yl Safer aynn ilk gnlerinde (Eyll 1597 ortalar) faaliyetlerini fiilen yrtmeye balad. evredeki btn kabilelere mektuplar, kitaplar ve siyas mahiyette risleler gndererek onlar idareye kar kendisini desteklemeye ard (rnek mektup ve ifadeler iin bk. Mustafa Slim, s. 343). zellikle Yemenin kuzeyinde bulunan kabilelerden byk destek gren Ksm b. Muhammed ksa zamanda cemaatini oluturmay baard. Sanann kuzeybatsndaki Zeyd merkezlerinden Hucr, Ehnm ve Hacce beldelerinde balayan isyan sratle gneydeki Hayme, Senhn ve nise srad. Bir ksm mahall yneticiler de isyana katldlar. Kethd Sinann ordu kumandanlna tayiniyle durum Osmanllarn lehine dnd. mam Ksm, Ehnm blgesindeki ehre Kalesinde kuatld. Kalede on be ay kadar direndikten sonra yerine olu Meyyed-Billh Muhammedi brakarak kuzeydeki Berat dalarna ekildi (Muharrem 1011 / Temmuz 1602). Muhammed, kaleden kacak adamlarna dokunulmayp istedikleri yere gitmelerine izin verilmesi ve kendisinin Kevkebn hkimi Ahmed b. Muhammed emseddinin gzetimine girmesi artyla Osmanl kuvvetleriyle anlat (Muharrem 1011 / Temmuz 1602). Berat dalarnda yerleen, orada karargh olarak kulland bir mescid ina eden, evresine birok fakihi toplayan mam Ksm, kendisini ziyaret eden ok sayda mensubuna tlimatlar verirken bunlarn getirdii mal ve paralar da kabul ederek iktisaden gleniyordu. Beratta uzun sre Osmanl tesirinden uzak yaadktan sonra Osmanllara kar ikinci defa harekete geti. Sinan Paann halefi

olan Cfer Paann 11 Zilhicce 1016da (28 Mart 1608) Ksm ile on yllk bir bar antlamas yapmasyla durum yatr gibi oldu. Osmanllar onun Kuzey Yemendeki Ehnm, Azr, Vdia ve Hayme gibi beldeler zerindeki hkimiyetini kabul ettiler, olu Muhammedi de serbest braktlar. 1022 (1613) ylnda Osmanl idar kademelerindeki ekimeler mam Ksm yeniden harekete geirdi. Cfer Paann yerine geen brhim Paann ni lm zerine kethd Abdullah elebinin barn srecei konusundaki taahhtlerine itibar etmeyerek saldrya geti (Topular Ktibi, s. 495-497). Ksa zamanda Hacce, Afar, Zhir ve yl Yezd da gibi yerlerde hkimiyet kurmay baard. Bir mddet Sadeyi ele geirdiyse de tekrar vali tayin edilen Cfer Paa Sadeyi geri ald. ki aylk bir sre iinde her iki taraf arasnda eitli arpmalar meydana geldi. 1025te (1616) Cfer Paa, kendisinin azledilip yerine Mehmed Paann tayin edildii haberini alnca mam Ksmla iki tarafn elinde bulunan topraklarn kendilerinde kalmas artyla bir yllk bir mtareke yapt (1 Receb 1025 / 15 Temmuz 1616). mam Ksm bylece elindeki topraklar geniletmek iin nemli bir frsat elde etmi oluyordu. Ertesi yl dmanlklar artarak devam etti. Yemende mutlak hkimiyeti salamak isteyen ve mtarekenin uzatlmas teklifini reddeden Vali Mehmed Paa sava tekrar balatt. yl sren sava sonunda Osmanl kuvvetleri nemli bir baar salayamad. Buna karlk mam Ksmn kuvvetleri kuzeydeki topraklarn genileterek Sade, Hamr ve Kevkebna hkim oldu. Bu srada silerin ele geirdikleri ateli silhlardan rahatszlk duyan Osmanllar, bu defa her iki tarafn haklarnn sakl kalmas ve imamn hapiste bulunan oullarndan Hasan dnda dierlerinin salverilmesi artyla bar yaptlar (Cemziyelevvel 1028 / Nisan-Mays 1619). mam Ksm bu anlamadan ksa bir sre sonra 12 Reblevvel 1029 (16 ubat 1620) tarihinde vefat etti. Be Osmanl valisine kar yirmi yl akn bir sre mcadele eden Ksm b. Muhammedin lm esnasnda kendisine bal gler Osmanllarn merkezi olan Sana dnda kontrol ellerinde bulunduruyorlard. Onun baarlar Mansr-Billh lakabyla anlmasn salamtr. lmnden sonra be olundan Muhammed ve smil kendisine halef oldular. mam Ksmn kurduu, evltlar vastasyla devam eden Zeyd Ksm immeti 1962 ylnda Yemende cumhuriyet iln edilinceye kadar varln srdrmtr. Eserleri. Zeyd-Mutezil inancn benimseyen mam Ksmn zellikle tefsir, hadis, akaid ve fkh sahasndaki derin bilgisi yannda din tatbikat evresinde sayg hissi uyandrm, siyas ve asker baarsnda ilm yn etkili olmutur. Saylar krka ulaan eserlerinden bazlar unlardr: 1. Tefsrl-urn. et-Tefsr-ann diye bilinen ve Ftiha sresinden Mide sresinin sonuna kadar be srenin tefsirini ihtiva eden bir almadr. 2. Ecvibet mesili- fil-urnilKerm. Kurandaki mkil ve mtebih yetlerin tefsirini iermektedir. 3. el-tim biablillhil-metn. Mellif, Zeyd mezhebine dair bir fkh klliyat zellii tayan rivayet arlkl bu eserinde tahret, namaz, zekt ve oru blmlerini tamamlayabilmi, geri kalan fkh bablarn Ahmed b. Ysuf Zebre Envrt-tamm el-mria biavi (f tetimmeti)l-tim adyla ikmal etmitir (Amman 1983; nr. Yahy Abdlkerm el-Fudayl, I-V, Sana 1408/1987, Ahmed b. Ysuf Zebrenin tetimmesiyle birlikte). mam Ksm eserine uzunca bir mukaddime yazarak (I, 5-169) dinde tefrikaya dmenin haram olduunu ve Ehl-i beyte uymann gerekliliini anlatm, baz hadis ve fkh usul konularn ele almtr. Gerek eserin aslnda gerekse tetimmesinde bata Zeyd b. Alinin el-Mecmu olmak zere birok Zeyd ve Snn fkh eserinden iktibaslarda bulunulmu, Ktb-i Sitteden ve Snnlere ait dier hadis kaynaklarndan geni biimde istifade edilmi, zaman zaman bu eserlerde yer alan hadisler tenkide tbi tutulmutur. 4. Kitbl-Ess li-aidil-eys (nr. Albert Nasr Ndir, Beyrut 1980; nr. Muhammed Ksm Abdullah el-Him, Sada 1994). Usuld-dnle ilgili olan eser Dvd b. Hd es-Sad, Ahmed b. Muhammed Lokmn, Ahmed b.

Muhammed e-eref (erul-Essil-kebr: if udrin-ns bi-eril-Ess, nr. Ahmed Atullah rif, Sana 1991; Uddetl-eys f eri menil-Ess; erul-Essi-ar, Sana 1995) tarafndan erhedilmitir. 5. el-rd f tefsril-ictihd. 6. Mirtl-vul. Usl-i fkhla ilgili olan bu eser mellifin torunu Emr Muhammed b. Hasan tarafndan erhedilmitir. 7. Mesil ve Cevbth. zzeddin Muhammed b. Alinin sorduu sorulara verilen cevaplar ihtiva eder. 8. etTar lil-ibd. Fesat kimselere yardmc olunmamas gerektii hususunda yazlm bir eserdir. 9. Mirt-ullb il ilmil-irb. 10. el-Vaiyyets-seniyye. Olu Meyyed-Billh Muhammede vasiyetidir (mellifin eserleri ve yazma nshalar hakknda geni bilgi iin bk. Abdullah Muhammed el-Habe, Medir, s. 663-669).

BBLYOGRAFYA

Topular Ktibi Abdlkadir Efendi, Trih (haz. Ziya Ylmazer, doktora tezi, 1990), Sosyal Bilimler Enstits, s. 495-497; Muhibb, ulatl-eer, I, 845-847; II, 73-76, 217; III, 293-297; IV, 296-299; evkn, el-Bedr-li, II, 47-50; Ahmed Rid, Trh-i Yemen ve Sana, stanbul 1291, I, 170-223; tf Paa, Yemen Tarihi, stanbul 1326, s. 86-96; Brockelmann, GAL, II, 405; Suppl., II, 559; ul-meknn, II, 469; Hediyyetl-rifn, I, 833; Uzunarl, Osmanl Tarihi, III/1, s. 28; Abdullah b. Abdlkerm el-Crf, el-Muteaf min tril-Yemen, Kahire 1951, s. 141-144; Muhammed es-Sevr, Hih hiyel-Yemen, Kahire 1969, s. 324-325; Mustafa Slim, el-FetulOmniyyl-evvel lil-Yemen, Kahire 1969, s. 338-369; Abdullah Muhammed el-Habe, Melleft kkmil-Yemen, Wiesbaden 1979, s. 128-136; a.mlf., Medirl-fikril-slm filYemen, Beyrut 1408/1988, s. 661-669; g Bzrg-i Tahrn, e-era il tenfi-a, Beyrut 1403/1983, II, 3; Ahmed Mahmd Subh, ez-Zeydiyye, Kahire 1404/1984, s. 596; DM, V, 505; J. R. Blackburn, al-Manr Billah, EI (ng.), VI, 436-437. Mustafa z

MANSRE
() Fetihten sonra Sind blgesinde bugnk Haydarbdn kuzeydousunda mslmanlar tarafndan kurulan ve blgenin merkezi olan ehir (bk. SND).

MANSRE
() Mernler tarafndan Tilimsn yaknnda kurulan kasaba (bk. TLMSN).

MANSRE
() Msrda Dekahliye idar blmnn merkezi olan ehir. 616da (1219) Eyyb Sultan el-Melikl-Kmil Muhammed tarafndan, Dimyat igal eden Hallara kar Nilin Dimyat kolunun dou kysnda bir asker karargh olarak kuruldu. ehre Mansre adnn verilmesi Hallara kar burada bir zafer kazanlmasyla alkaldr. ehir, genellikle Hal seferlerinden bahseden kaynaklar ve Batl tarihiler tarafndan Mansre evresinde gerekleen savalar dolaysyla sz konusu edilmekte ve tarih nemi bu erevede belirgin hale gelmektedir. Bir karargh olarak kurulmakla birlikte el-Melikl-Kmil ehirde sokaklar oluturarak ve kasr, ev, hamam, camiler ina ettirerek burasn kalc bir yerleim merkezine dntrd, Nil tarafn da surla evirtti (Makrz, I, 231). Mansre hakkndaki ilk bilgileri corafyac Ykt elHamev vermektedir (Muceml-bldn, V, 245). Nil nehrinin Dimyat ve mm Tannh (mnrrummn) kollarnn arasnda yer alan ehir, dou deltasnn iki nemli su yolunu kontrol ederek Kahire iin ileri bir karakol durumuna gelmiti. Kral Jean de Brienne ve Kardinal Legate Pelagius kumandasndaki Hallarn Temmuz-Austos 1221deki ilerleyileri Mansre nlerinde durduruldu. Nil sularnn tamasn hesaba katmayan Hallarn ka yollar mslmanlarn su bentlerini amasyla birlikte kapand; sonunda Hallar, el-Melikl-Kmilin artlarn kabul ederek Dimyattan ekilmek zorunda kaldlar (DA, XIV, 540). Mansre, VII. Hal Seferi srasnda da nemli bir rol oynamtr. 1249 Maysnda Fransa Kral IX. Saint Louis kumandasnda Kbrstan yola kan Hal ordusuna kar duramayan mslmanlar Dimyat boaltarak Mansreye ekildiler, bylece Dimyat tekrar Hallarn eline geti. Fransadan takviye kuvvetlerin gelmesiyle glenen Hallar, bu arada Sultan el-Meliks-Slih Eyybun Mansrede lmnden sonra Kahirede karklklarn kmas zerine Kahireye yrmeye karar verdiler. 5 Zilkade 647 (9 ubat 1250) tarihinde Bahr mm kolunu (sonradan Bahrssagr) geerek Mansre yaknlarndaki mslman kararghna girdiler ve buradakilerin ounu katlettiler. Baskn srasnda ldrlen kumandan Fahreddinin yerine geen Baybars Mansreye giren Hallar tuzaa drd, bunlardan pek az cann kurtarabildi. Bu arada Eyyb Hkmdar el-Melikl-Muazzam Turan ah 1 ubat 1250de Mansre ordughna gelerek sultan olmu ve Hal ordusuna yiyecek tayan gemileri ele geirmiti. Hal ordusunun durumunun ktlemesi zerine Kral Louis, Kuds karlnda Dimyat brakmay teklif ettiyse de kabul edilmedi. Nihayet 3 Muharrem 648de (7 Nisan 1250) kral ve ordusundan geri kalanlar mslmanlar tarafndan esir alndlar ve 3 Saferde (7 Mays) Dimyatn boaltlmas ve ykl bir fidye karlnda serbest brakldlar (a.g.e., XIV, 541). Mansre, Memlk sultanlar zamannda Dekahliye idar blmne (muhafaza) bal kald. 933te (1527) Osmanl Valisi Hadm Sleyman Paa dvnl-hkm mnrrummndan ulamnn daha elverili olmasndan dolay Mansreye tad ve buray Dekahliye blgesinin merkezi yapt; bu durum gnmze kadar devam etti. 1826da Mansre altm kyl bir ksmn merkezi oldu (ksm ynetim olarak muhafazann bir alt birimi olup 1871de merkez adn almtr).

ubat 1863te yerel mahkemelerin tekrar oluturulmasyla birlikte Mansrede de bir ube ald. 21 Kasm 1893te Dahiliye Nezreti dier baz ehirlerle birlikte Mansrede bir komisyon kurulmasn kararlatrd. Bu komisyonlar bulunduklar blgelerle ilgili bilgileri nezrete aktarmakla grevliydiler. Komisyonlar vastasyla yerleim alanlar valiliin ynetimi altna getirilmitir. Gnmzde Mansre Nil deltasnn kuzeydou blmnn ticaret ve ulam merkezi olup Kahireye yaklak 120 km., Akdeniz sahiline 60 km. uzaklktadr. Zekzk ve Kahireye kara ve demiryoluyla baldr. Pamuk, pirin ve keten gibi tarm rnlerinin pazar durumunda olan Mansrenin evresinde ayrca rr ve eltik tarm yaplmakta olup bunlarla balantl olarak tekstil, un iletmeleri, st rnleri, ya ve sabun sanayii gelimitir. Ayrca ehirde matbaa ve yaynclk sektr de olduka canldr. XIX. yzyldan itibaren Deltada pamuk retiminin oalmasyla birlikte Mansrenin nfusu hzla artmtr: 1821-1826da 8500, 1846da 9886, 1900de 27.000, 1917de 49.000, 1970te 218.000, 1996da 369.600, 2003te 432.100 (tah.). ehirde 1973 ylnda alan ve on alt fakltesi olan Mansre niversitesi mevcuttur. el-Ezher niversitesinin Akaid ve Arap Dili fakltelerinin bir ubesi de burada bulunmaktadr. ehrin tarih yaplar arasnda Sanga Camii ve Kral IX. Saint Louisin adn tayan kale (Aziz Louis Kalesi) yer almaktadr. Ayrca bu kraln VII. Hal Seferi srasnda bn Lokmn adl bir kadnn evinde esir alnmasndan dolay buras bir mzeye evrilmitir. Mansreden Msr ve Arap dnyasnn mehur baz ahsiyetleri yetimitir. air Ali Mahmd Th, Kevkeb-ark lakapl arkc mm Glsm ve gazeteci-yazar Ens Mansr bunlar arasnda saylabilir. slm dnyasnda Mansre adn tayan daha baka ehirler de vardr (Ykt, V, 244256).

BBLYOGRAFYA

Ykt, Muceml-bldn (Cnd), V, 244-256; bn Vsl, Mferricl-krb, IV, 95-105; V, 165, 296; Makrz, a, I, 231-232; J. Maspero - G. Wiet, Matriaux pour servir la gographie de lEgypte, Caire 1919 Frankfurt 1992, s. 198-199; Muhammed Remz, el-msl-corf lilbildil-Mriyye min ahdi udemil-Mriyyn il sene 1945, Kahire 1954-55, II/1, s. 213-227; Fr. Gabrieli, Arab Historians of the Crusades (trc. E. D. Costello), London 1984, s. 286-292, 302; Runciman, Hal Seferleri Tarihi, III, 147, 225-231, 238; J. H. Kramers, Mansre, A, VII, 307; H. Halm, al-Manra, EI (ng.), VI, 440; In Demirkent, Hallar, DA, XIV, 540-541. Hilal Grgn

MANSRE HAZNES
(bk. HAZNE).

MANSRYYE
() Ar ilerden Eb Mansr el-clnin (. 123/741 [?]) mensuplarna verilen ad (bk. EB MANSR el-CL).

MANSURNME
( ) Niyznin (XV. yzyl) Hallc- Mansra dair manzum menkbnmesi. Hallc- Mansrun hayatn, tasavvuf grlerini, kerametlerini ve ldrln anlatan Mansurnme, Ferdddin Attra ait olduu sylenen Farsa sekiz bin beyitlik Cevher-t ile (Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 234/2) yine onun Tekiretl-evliy adl eserindeki Hallca dair blmn serbest, muhtasar bir evirisi niteliindedir. XIV. yzyln sonlaryla XV. yzyl balarnda yaad sanlan Niyz mahlasl bir airin yazd eser baz muahhar nshalarnda Niyz-i Msrye (. 1105/1694) atfedilir. Niyz-i Msr ile ilgili kaynaklarda byle bir eserin ismi gemedii gibi eserin dilinin Niyz-i Msrnin yaad dnemden daha eski olduu grlmektedir. smail Hikmet Ertaylan bir kaynaa dayanmadan eserin Ahmed-i Dye (. 824/1421) ait olduunu syler. Bursal Mehmed Thirin, Mrd-i Aydnnin Niyzye nazre olarak yazdn syledii Mansurnme-i Hallc esasen Niyznin eseriyle ayndr. Vasfi Mahir Kocatrk, Agh Srr Levendin yazar bilinmeyen din hikyelerden biri olarak deerlendirdii eserin dili ve imlsndan hareketle Yldrm Bayezid devri airlerinden Niyzye ait olduunu ileri srer. Bu tahminlere gre Mansurnme mellifinin, uar tezkirelerinde geen Niyz mahlasl on airden Yldrm Bayezid devrinde yaam, Dervi Niyz veya Niyz-i Kadm adyla anlan air olduu sylenebilir. Dervi Niyz, l Mustafa Efendi ve Riyzye gre Geliboluda; Latf, Seh Bey, Mecd ve Ali Envere gre Bursada; Knalzde Hasan elebiye gre Serezde domutur. Seh, Riyz ve smil Belin, adn lys b. lys cddin olarak kaydettikleri Niyz devrin tannm airlerinden Molla Vildnn kardeidir. Mecd, Dimatokada kadlk yaparken tasavvufa ynelen Niyznin Hac Halfeye, Seh ise Emr Sultana intisap ettiini syler. airin lm tarihi olarak Riyz ve Mecdnin verdii 914 (1508) yl olduka ge bir tarihtir. Mecd kabrinin Bursada olduunu kaydeder. Mansurnmenin kayna Farsa eserler olduuna gre airin Farsay iyi bildii anlalmaktadr. Aruzu da iyi kullanmasndan hareketle tezkirelerde Mansurnme mellifinin Arapa, Farsa ve Trke ilk mrettep divanlarn sahibi bulunduu sylenen Niyz ile ayn kii olduu tahmin edilebilir. l Mustafa Efendinin, Kudem-y Rm olan Ahmed ve eyh ve Ahmed Paa bunlarn peyrevidir dedii Niyznin Yldrm Bayezide takdim ettii divanlar Timurun Anadoluyu tahribi srasnda kaybolmutur. Thirlmevlevnin tantt bir mecmuada yer alan (Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 682) eytann Hz. Peygambere Baz Sualler Sorup Cevap Aldna Dair adl mesnevi de muhtemelen Dervi Niyzye aittir. Mansurnmenin en eski yazmalar 936 (1530) ve 997 (1589) tarihlidir. Daha ge dneme ait dier nshalarda eserin muhtelif airlere atfedilmesinin yannda beyit saysndaki deiiklikler dikkati ekmektedir. Nsha farklarnn pek az olduu en eski yazmaya gre Mansurnme 1066 beyitten meydana gelmektedir (bk. Mansrnme, neredenin girii, s. 82-83). Mesnevi nazm ekliyle ve filtn filtn filn kalbyla yazlan Mansurnme vezin ynyle devrine gre olduka baarldr. Beyitlerde baz tekrarlar olmakla birlikte yer yer sanatkrane syleyilere de

rastlanmaktadr. Konunun mahiyeti, airin dilinin sade, slbunun akc olmas ve orijinal ifade kalplar kullanmas sebebiyle sz konusu tekrarlar hissedilmemektedir. Mstakil blm balklar bulunmayan eserde tevhid ve nat niteliini tayan ilk on beyitten sonra ak konusuna temas edilerek esas bahse girilir. Bu blmde Mansrun Cenb- Hakka ak, fen cmndan ak arab imesi, ak hallerinin zuhur etmeye balamas, eitli kerametler gstermesi, sihirbazlkla sulanmas, zindana atl, devlet riclinin fitneye sebebiyet verdii gerekesiyle Hallc ikna etmesi iin Cneyd-i Baddden ricada bulunmas, Hallcn enelhak davasndan vazgememesi ve bunun zerine ldrlmesi iin fetva karlmas, aslmas, yaklp kllerinin Dicleye savrulmas, nihayet ldrldkten sonra gsterdii kerametler anlatlr. Hallc- Mansrun durumunun yorumland sonraki beyitlerde air, Allaha aklla deil akla varlabilecei grn akl ve ak arasndaki diyaloglarla ilemitir. Eser dua ve Hz. Peygambere salt selmla sona erer. lk defa tabask olarak Mansr- Badd (stanbul 1261), ardndan Mansr- Baddnin Vukt- Mehresini Mbeyyin Manzme (stanbul 1288) adyla baslan eser Mustafa Tatc tarafndan bir incelemeyle birlikte yaymlanmtr.

BBLYOGRAFYA

Niyz, Mansrnme (nr. Mustafa Tatc), stanbul 1994, neredenin girii, s. 81-95; Seh, Tezkire (Kut), s. 240-241; Latf, Tezkire (haz. Mustafa sen), Ankara 1990, s. 358; Mecd, ekik Tercmesi, s. 355; Knalzde, Tezkire, II, 1024; Bel, Gldeste, stanbul 1278, s. 505; Osmanl Mellifleri, II, 415; smail Hikmet Ertaylan, Ahmed-i D: Hayat ve Eserleri, stanbul 1952, s. 127; Vasfi Mahir Kocatrk, Trk Edebiyat Tarihi, Ankara 1970, s. 165; Knhl-Ahbrn Tezkire Ksm (haz. Mustafa sen), Ankara 1994, s. 102; Thirlmevlev, Bizim Lehe Edebiyatnn lk Divan Sahibi Bursal Niyznin Bir Mesnevsi, slm Yolu, sy. 4, stanbul 1951, s. 14-15; L. Massignon, Hallc, A, V, 170. Mustafa Tatc

MANSUROLU, Mecdut
(1910-1960) Trk dili limi. 4 Eyll 1910 tarihinde zmirde dodu. zmir erafndan olan babas, stanbul Drlfnunu Hukuk Fakltesinde fkh tarihi mderrislii yapan Mansrzde Said Bey, annesi elebizde Halil Efendinin kz Zehr Hanmdr. Babasnn Mtarekeden sonra ngilizlerin elinden Rodosa kamas dolaysyla ilkokulu Rodosta ve zmirde okudu. Orta renimini zmir Amerikan Kolejinde tamamlad (1931). stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi Trk Dili ve Edebiyat Blmn bitirdi (1936). Ayn yl doktora yapmak zere devlet bursuyla Almanyaya gnderildi. 1936-1939 yllarnda Leipzig ve Berlin niversitelerinde okudu; Annemarie von Gabainin derslerini takip etti; ancak II. Dnya Savann balamasyla doktorasn tamamlayamadan yurda dnd. 1940ta stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi Trk Dili ve Edebiyat Blmne asistan olarak tayin edildi ve Reit Rahmeti Aratn yannda almaya balad. Trkiyat Enstits ile slm Ansiklopedisinin almalarna katld. 1945te XIII. Asr Eski Anadolu Trkesi Metinleri ve ndeksi adl teziyle doktor, 1949da XIII. Asr Eski Anadolu Trkesi Metinlerinin Grameri adl almas ile doent oldu. Bu arada bir yl kadar Maarif Vekleti Yksek Tahsil Umum Mdrlnde ube mdr olarak grev yapt. 1960 ylnda profesrle ykseltildi, ancak kadrosunun onaylanmasndan bir gn sonra ld (27 Austos). Mansurolu, Trkiye Trkolojisinin Ragp Hulusi zden, Ahmet Caferolu ve Reit Rahmeti Arat neslinden sonra gelen en gl temsilcilerindendi. ngilizce, Almanca ve Franszca bilen Mansurolunun bu dillerde yaymlanm makaleleri vardr. Eserleri. Bilimsel alma alan Trkiye Trkesi ve zellikle Eski Anadolu Trkesi olan Mecdut Mansurolu, en eskileri XIII. yzyla tarihlenen bu dnem metinlerinden Mevln Celleddn-i Rmnin baz Trke beyitleriyle Sultan Veledin Trke manzumelerini, Ahmed Fakihin arhnmesini, Hoca Dehhn ve eyyad Hamzann gazellerini neretmi, bylece Trkiye Trkesinin ilk devrelerini aydnlatmtr. Yaymlanm kitabnn da Eski Anadolu Trkesi alannda olmas onun bu sahadaki almalarnn younluunu gsterir. 1. Anadolu Trkesi (XIII. Asr). Dehhan ve Manzumeleri (stanbul 1947). Bu almada eitli kaynaklarda tesbit edilen Dehhnye ait iirler neredilmi, ancak daha sonra bu gazellerden bazlarnn Dehhnye ait olmad anlalmtr (DA, XVIII, 188). 2. Ahmed Fakih, arhnme (stanbul 1956). Transkripsiyonlu metin verildikten sonra eserin iml, ses ve yap zellikleri ayrntl biimde incelenmi, kelime ve eklerin karma diziniyle metnin tpkbasm verilmitir. 3. Sultan Veledin Trke Manzumeleri (stanbul 1958). Mevln Celleddn-i Rmnin olu Sultan Veledin eitli eserlerinde dank olarak yer alan Trke iirleri bir araya toplanarak yaymlanm, bunlarn dil zellikleri ayrntl biimde ilenerek metinlerin sz varl ortaya konulmutur. Eserin sonunda metinlerin tpkbasm da yer almaktadr. Mecdut Mansurolu, doktora ve doentlik tezleri ile bu arada yapt dier almalar sonucunda Anadoluda Trk yaz dilinin douu ve gelimesi hakknda yeni fikirler gelitirmi, Bat bilim dnyasnda o gne kadar kabul edilenin aksine Anadolu Trkesinin Orta Asya Trk yaz dilinden

kopuk olmadn, onun bir devam olduunu savunmutur. Philologie Turcicae Fundamentaya yazd Das Altosmanische (1959) balkl incelemesi bu dnemin ilk derli toplu grameri olma zelliini tar. Mansurolunun Orta Asya slm-Trk yaz dilinin ilk dnemiyle megul olmas, bir ynyle onun Eski Anadolu Trkesi zerindeki almalarn tamamlayc niteliktedir. Bu alanda en nemli yazs Fundamentada yaymlanm olan Das Karakhanidische (nr. 102) baln tamaktadr. Bu alma ayn zamanda Karahanl Trkesinin ilk grameridir. Onomastik ve diyalektolojiyle de ilgilenen Mansurolu Eski Anadolu Trkesinde rastlanan baz unvan ve adlar da incelemitir. Anadoluda gelien Trk yaz dilinin balangc konusunda almalar yapm, bu yaz dilinin nceki dnemlerle olan balarn aratrm, mterek Orta Asya Trkesinin ilk devresi olan Karahanl Trkesi ile ilgili aratrmalar yaymlamtr. Umumi Trkenin eitli yap bilgisi meseleleri ve Anadolu azlar sahasnda da almalar bulunan Mansurolu ayrca dil bilgisi terminolojisi ve dilde sadeleme konularyla megul olmutur. Avrupa Trkolojisinde hakl bir hret kazanan Mansurolunun yazlarnn byk bir ksm dergi sayfalarnda kalmtr (eserlerinin ve makalelerinin tam listesi Eckmann ve Timurtan yazlarnda yer almaktadr, bk. bibl.).

BBLYOGRAFYA

Ed. Fak. Arivindeki zlk Dosyas, nr. 21; J. Eckmann, Mecdut Mansurolu, TDED, X (1960), s. V-XVI; Faruk Kadri Timurta, lmnn 5. Yldnmnde Prof. Dr. Mecdut Mansurolu, TK, III/35 (1965), s. 857-863; Mustafa Kutlu, Mansurolu, Mecdut, TDEA, VI, 140141. Hayati Develi

MANSRl-YEMEN
(bk. BN HAVEB).

MANTIK
() Dnme faaliyetinde zihni hatalardan koruyan, doru dnmenin kurallarn, llerini ve yntemlerini gsteren ilim yahut sanat. Etimoloji ve Tanm. Szlkte konumak anlamna gelen Arapa nutk kknden tretilmitir. bn Manzr nutku kelmn e anlamls olarak gsterir (Lisnl-Arab, n md.). Rgb el-sfahn, nutk kelimesinin genellikle dilin kard ve kulaklarn duyduu kesik sesler iin kullanldn ifade ettikten sonra insann dndaki varlklar iin de ndiren ve yalnz ses anlamnda kullanlabildiini syler (el-Mfredt, n md.). Nitekim Kurandaki mantkut-tayr ifadesine (en-Neml 27/16) dayanlarak mantk kelimesinin insann dndaki varlklar hakknda da kullanlabilecei belirtilmitir (Lisnl-Arab, n md.). Ancak Rgb el-sfahn, Hz. Sleymann ku seslerini anlamas dolaysyla yette ku sesine nutk denildiini, zira bir eyden bir anlam karan herkes iin o eyin ntk (konuan), anlamayana gre de smit (susan) olduunu belirtir. Nutk kelimesi eski Yunancada hem akl hem konuma, sz mnasna gelen logosun karldr. Mantkla ilgili Greke yazlarn Arapaya tercmesini kolaylatrmak, bu eserleri zetlemek, erhetmek ve yorumlamak iin Arapada yeni kelimeler tretme veya kullanlan kelimelere yeni anlamlar ykleme ihtiyac duyulmu, bu erevede nutk ve mantk da logosu karlayacak ekilde yeni anlamlar kazanmtr. Frbnin incelemesine gre bu srete nutk kelimesine de l bir anlam yklenmitir. a) Kendisiyle insanlarn akledilirleri (maklt) kavrad g. Bu gle ilimler ve sanatlar kazanlr, iyi ve kt birbirinden ayrt edilir. b) Kavrama yoluyla insan ruhunda oluan makuller. Eskiler bu makulleri i konuma diye adlandrr. c) Dil aracl ile dncenin ifade edilmesi. Buna da eskiler d konuma demilerdir (limlerin Saym, s. 78; et-Tave, I, 59). slm mantklar, genellikle mant bilinenden bilinmeyenin elde edilmesine vasta olan ilim (Kutbddin er-Rz, eru-emsiyye, s. 10); kurallarna uyulduunda zihni hataya dmekten koruyan bir fen (et-Tarift, el-Man md.; Ali b. mer el-Kazvn, s. 3); insan fikrin sahihini fsidinden ayrmaya muktedir klacak kurallar veren alet ilmi (Ali Sedad, Mznl-ukl, s. 6) eklinde tanmlamlardr. Mantk, hataya dmenin mmkn olduu btn durumlarda dnme gcn doru yne sevkedecek imknlar kapsayan bir sanat, aklla bulunup ortaya karlmaya elverili olan her bilgi konusunda kiiyi yanltan koruyacak eyleri reten bir tekniktir. Dile gre dil bilgisinin ilevi ne ise akla gre mantn ilevi de odur. Dil bilgisi, konumada yanl yapmann mmkn olduu durumlarda dili yanltan koruduu gibi mantk da soyut ve kll mefhumlar kavramada akln hataya dmesini nlemekte, bunun iin kurallar ortaya koymaktadr (Frb, etTave, s. 55). Mantk hem ilim hem de yntem (alet, sanat) olarak ele alnmtr. Buna gre mantk biri teorik, dieri pratik olmak zere iki zellie sahiptir. Teorik ynyle mantkl dnme denilen dnme biimini tesbit eder; bu ynyle bir ilimdir. Pratik yn ise bu ilmin uygulanmasn, yani akl yrtmelerin

doruluunu salayan kurallar ortaya koyma metotlarn gsterir; bu tarafyla da bir sanattr. Mantk ilminin sanat (teknik) ynnn neminden dolay birok slm mantks bu dalda yazdklar eserlerine ilml-mzn, fenn-i mzn, lisnl-mzn, mznl-ukl, miyrl-ilm, mifthul-fnn, el-kstsl-mstakm gibi adlar vermilerdir. slm mantklarn megul eden meselelerden biri de mantn felsefenin bir aleti mi yoksa onun bir blm m olduu hususudur. Bu konudaki tartmalar eski alarda da yaplmt; Efltuncular mant felsefenin hem bir blm hem de aleti, Meler sadece aleti, Stoaclar da bir blm olarak kabul etmilerdi. slm mantk tarihi mantn felsefenin aleti olduu dncesine ilikin referanslarla doludur. Fakat bir ksm mantklar mantktan bazan alet, bazan da ilim, dolaysyla felsefenin bir blm diye bahsederler. Mesel bn Sn mant felsefenin hem aleti hem blm saymada bir eliki grmez. Ona gre eliki iddias, felsefe teriminin iki farkl anlamda kullanlmasndan kaynaklanan bir yanlgdr. Bir anlamyla felsefe, zhir ve zihn mnaya gelecek ekilde iki trl var olua sahip olan ve blnebilen eyler hakknda bir aratrma olup bu tanma gre mantk felsefenin bir blm saylmamaldr; ancak sz konusu aratrma iin faydal olduu mddete mantk felsefenin ayn zamanda bir aletidir. te yandan felsefe, zhir ve zihn ayrm gzetmeksizin btn teorik konulara ilikin btncl bak asna sahip bir aratrma olarak anlaldnda mantk hem felsefenin bir blm hem de onun dier blmlerinin bir aleti olarak grlmelidir (Shams Inati, II, 814). Mslman mantklar arasnda bu grn de temsilcileri bulunmakla birlikte zamanla mantn dier ilimler iin bir alet olduu eklindeki anlay yaygnlk kazanm, hatta onun bir alet ilmi sayld yaplan mantk tanmlarnda zellikle vurgulanmtr (mesel bk. et-Tarft, el-Man md.; Tehnev, I, 34; Gazzl, Miyrl-ilm, s. 59; Kefunn, II, 1862; zmirli smail Hakk, Miyrl-ulm, s. 8). Mantk, koymu olduu llere uyulduunda zihni dncede yanla dmekten korumay ama edinir; kiiye, geerli dnce ile bozuk ve geersiz dnceyi birbirinden ayrt etme gcn kazandrmay hedefler (Molla Fenr, s. 3; zmirli smail Hakk, Felsefe Dersleri, s. 39). Sonuta mantk, doru ve tutarl dnme demek olan mantkl dnmenin kural ve yasalarn gsteren bir ilimdir. Doru ve tutarl dnme ise btn ilimler iin gerekli olan temel bir metottur. Bu sebeple ilimlerin snflandrlmasnda mantk en bata yer alm, hatta ilimlerin ilmi saylmtr. Mantk hataya dmemesi iin zihni uyarmakla kalmaz, dzgn dnmek iin salam ller ve bol temrinler de verir. Bu l ve temrinler kavramlar, hkmler, akl yrtme yollar ve ilimlerin takip edecei metotlarla ilgilidir. Mantk, fikir binasnn salam tulalardan (kavramlar) nasl kurulmas gerektiinin, bu tulalarn uygun ekilde yerletirilerek salam bir ekilde nasl harlanacann (nermeler) ve duvarn (karm) salam ve dzgn biimde nasl ykseltileceinin llerini verir; fikir binasnn bu usule uygun olarak ina edilip edilmediini ler. Bundan dolay Frb, mant yap ustasn yanl lme ve yanl inadan koruyan cetvel, pergel, akul, su terazisi ve rp kullanmna benzetmitir (limlerin Saym, s. 68-69). Mslman filozof ve mantklar, mantk konularn titizlikle incelemelerinin gerekelerini gsterme ve kendi felsef eserlerine bu alanla balamalarnn sebeplerini belirtme gereini duymular; bu konuda zellikle Frb, Eb Sleyman es-Sicistn, bn Sn ve Gzzl etkin abalar gstermilerdir. Mesel Frb mantn bilgiye, bilginin de insann niha gayesi olan mutlulua ulatran bir anahtar olduunu savunur. Eer mutlulua ulalmak isteniyorsa mantk tam olarak

anlalmal ve yeterli lde ondan istifade edilmelidir. Bu noktada u hususun iyi anlalmas gerektii ortaya kmaktadr: Bilginin tabiat, mantn bilgiye ulatrmada gerekli olmasnn sebebi, bilginin mutlulua ulatrma ekli. Birinci ve ikinci hususlar bu filozoflarn mantkla ilgili yazlarnda ayrntl biimde tartlmken (mesel bk. Frb, a.g.e., s. 68 vd.; Mutluluk Yoluna Yneltme, s. 55) ncsne mantk kitaplarnda sadece temas edilmi, metafizik, ahlk ve tasavvufa dair eserlerde ise ayrntl olarak ilenmitir. Tarih. a) Grek Dncesi. Aristo ncesinde Grek dnrleri, gerek tabiat gerekse insan ve toplum incelemelerinde mantksal yasa ve ilkeleri kullanmlard. Elea okulu ve Sofistlerin almalar mantk biliminin kurulmas iin bir hazrlk mahiyetindedir. Mesel Parmenides (. m.. 450) ve rencisi Zenona (. m.. 430) gre varlk vardr, yokluk yoktur; hareket ve deime grnten ibarettir. Bu ifadelerde zdelik ve elimezlik ilkelerinin ilkel formu grlmektedir. Ayrca Zenonun delillerinde ad konmasa da hulf kyas (reductio ad absurdum) kullanlmaktadr. Bu iki filozoftaki gl diyalektik sebebiyle onlara mantn habercileri gzyle bakanlar bile olmutur. Sofistler ise bu dnemde pheci bir diyalektik ortaya koymular, her delilin bir kar delille rtlebileceini savunmulardr. Bu ar kukucu tutumun Sokrat, Efltun ve Aristoya kavramlar tanmlamak ve hkme salam mesnetler bulmak iin genel geer ncllere dayanmann zorunlu olduu fikrini ilham etmi olabilecei dnlmektedir. Sokrat, mrn geerli dorunun var olduunu savunmaya ve erdemli bir hayat srmenin gerekliliine adam, inandrc olmas iin tutarl olmaya son derece nem vermitir. Onun abas kullanlan terimlerin genel tanmn verebilmekti. Bylece mantk asndan bakldnda Sokrat, dnce tarihinde kavram konusunu ilk defa aka ele alan ve tanm teorisine nclk eden filozof olmutur. Aristodan nce mantn bir sistem olarak kurulmasn salayacak n hazrlklar yaplm, bir birikim meydana gelmi bulunuyordu. Aristo, bu birikimden de yararlanmak suretiyle akl yrtmeyi bir ilke haline getirip mant bir disiplin olarak kurmu, doru dnmeyi gerekletirecek ve insan zihninin dnrken hata yapmasn nleyecek ilkeler zerinde durmu ve ilk defa bu hususta kurallar koymutur. Aristoya gre esasen mantk bir bilim deil herhangi bir bilimle ilgilenmeden nce renilmesi gereken genel bilgilerdir, yani ilimler iin bir alettir. Nitekim filozof kendi sisteminde ve ilimler snflamasnda manta ayr bir yer vermemitir. Aristoya gre mantk ilmin aleti veya biimi olup bilimlere giri konumunda bulunduu iin onun mantk hakkndaki eserlerine kendisinden sonra (m.. III. yzyl sonlarnda) Organon ad verilmitir. Bununla birlikte Aristoya gre varln yasalar dncenin de yasalar olduundan mantk, ilmin aleti olduu gibi ontolojik karaktere brnerek ilmin kendisini de konu edinmi olur. Aristonun Organonu u alt kitaptan oluur: Kategoriler (Categorias), nermeler (Peri Hermeneias), I. Analitikler (Analytica Prioa [Kyas]), II. Analitikler (Analytica Posteriora [Burhan]), Topika (Cedel), Sofistik Deliller (De Sophisticis Elenchis [Safsata]). Mantklar daha sonra Organona, yine Aristoya ait olan Retorika (hitabet) ve De Poetika (iir) adl eserlerle Porphyriosun (Furfriys) Eisagoge (sc, el-Medal) adl eserini de eklemilerdir. Bylece klasik mantk klliyat dokuz kitap haline getirilmi ve asrlarca bu ekilde anlp okutulmutur. Bu kitaplarda kavramlar, hkmler, akl yrtmeler, eitli ispat ve rtme ekilleri zerinde durulmu, akl yrtmelerden ise en ok kyasa nem verilmitir. Aristodan sonra Stoaclar mant metafizikten ayrarak ekil ve dille ilgili bir bilim haline getirmeye almlarsa da gerek slm dnyasnda

gerekse Batda Aristonun mantk anlay yzyllar boyunca hkim olmu, Stoaclarn dnceleri bu anlay iinde erimi, Aristo tek otorite olarak devam etmitir. b) slm Dncesi. slm kltr dnyasnda mantk almalar Aristonun eserlerinin Arapaya evrilmesiyle balamtr. Grek mantnn Arapaya tercmesi almalarnn IV. (X.) yzyllarda doruk noktasna ulat bilinmektedir. Bu tercme faaliyetinin balca sebepleri unlardr: 1. slmn yayld yerlerdeki hristiyan, yahudi ve ran kaynakl deiik inan gruplar kendi itikadlarn Grek dnyasndan aldklar mantk metoduyla savunuyorlard. Bu durum, mslmanlar da kendi delillerinin tertibinde bir klavuz bulmak iin Yunan mantn tanyp renmeye yneltmitir. Abbs Halifesi Eb Cafer el-Mansrun ahs otoritesi, ilim ak ve din sevgisi, hilfeti srasnda mantk eserlerinin Arapaya evrilmesinde nemli bir mil olmutur (Muhammed el-Behiy, s. 184). 2. Kurn- Kermde doru bilgi edinme, aratrma, akln doru kullanma, inceleme, ibret alma, tefekkr ve tezekkr etme, bir eyin bilincine varma, fkhetme gibi kavramlarn yer ald ok sayda emir ve tavsiyelerle akl faaliyetlere dikkat ekilmesi, yine Hz. Peygamberin, Muz b. Cebelin hkm verirken Kitap ve Snnette zmn bulamad meselelerde kendi reyi ile karar vereceini bildirmesinden memnun olduunu belirten ifadelerinde grld gibi akl kant ve istidll yntemini onaylayc bir tavr ortaya koymas mslmanlarn manta ynelmesinde etkili olmutur (bk. DNME). 3. Bu dnemde din ve itikad tartmalarn dnda genel dnce seviyesinde geerli olan hakikat lsnn ve mantk tartma metotlarnn bilinmesine kar duyulan ihtiya da mslmanlar mantk eserlerini tercme etmeye zorlayan bir sebeptir (Emirolu, Ana Hatlaryla Klasik Mantk, s. 48-49). Mild III. yzylda Organon yorumcularndan Ammonios Saccas, Aristonun alt mantk kitabna Retorika ve De Poetika adl iki eseriyle Porphyriosun be tmeli konu alan Eisagogesini (sc) eklemi, slm mantklar da bu dokuz kitaptan her birini mantn bir blm saymtr. Greke mantk eserlerinin Arapaya tercmesi hareketi ilk aamalarda Aristonun Kategoriler (KitblMalt), nermeler (Kitbl-bre) ve I. Analitikler (Kitbl-ys) adl eserleri kadar Porphyriosun scsi zerinde de younlamtr. Son eser Aristonun mantk kitaplarna giri (elMedal) olarak dnlmtr. Bu dnemde ayn zamanda Aristonun rihlerinden olan Theophrastus, skender Afrods, Themistius, Ammonius ve John Philoponusun eserlerine de ilgi gsterildi. Grekeden Arapaya tercme faaliyetine en ok katkda bulunan isimler unlardr: 1. Abdullah bnl-Mukaffa. Baz Arapa kaynaklara gre bnl-Mukaffa, Greke mantk literatrnden Arapaya ilk eviri yapan kiidir. Bu eviriler arasnda Aristonun Kategorileri, nermeleri ve I. Analitikleriyle Porphyriosun scsi vardr (bnn-Nedm, s. 581; bnl-Kft, s. 36). 2. Yuhann (Yahy) b. Btr. Arapa ve Yunancaya olan vukufundan tr felsefe kitaplarnn tercmesi iine bakan tayin edilmi ve I. Analitikleri tercme etmitir (Kumeyr, s. 174; Mcid Fahr, s. 18). 3. Abdullah b. Nime el-Hms. Aristonun Sofistikas zerinde Srynce bir tercme yapm, bu tercme daha sonra Arapaya nakledilen Sofistikaya esas tekil etmitir (bnn-Nedm, s. 249; bnl-Kft, s. 28). 4. Huneyn b. shak. Beytlhikmenin reisi olan bu zat, Greke eserleri Srynceye ve Arapaya evirenlerin en mehuru olarak kabul edilir (Kumeyr, s. 176). 5. shak b. Huneyn. Bazan Srynceden, bazan Yunanca asllarndan Arapaya sc dnda hemen btn mantk klliyatn nakletmitir (Rescher, s. 147, 150). 6. Eb Osman Sad b. Yakb ed-

Dmak. Hristiyan iken ihtid etmi bir tabip olan Eb Osman, Aristonun Topikasnn ilk yedi blm ile scnin evirisini yapmtr (a.g.e., s. 283-284). 7. Eb Bir Mett b. Ynus. Frbnin hocas olan Nestr mantks Eb Bir, Srynceden Arapaya ok sayda eviri yapm olup bunlardan nemli bir ksm mantkla ilgilidir. Bu almalar sebebiyle daha salnda resl-mantkyyn pyesine erimitir. Aristonun II. Analitiklerini Arapaya ilk tercme eden kiidir. De Poetikay ve onun skender Afrodsye ait Srynce bir erhini, I. Analitiklerin Themistiusa ait yine Srynce erhini Arapaya evirmi, scnin bir blmn Arapa erhetmi, ayn eserin eitli blmlerine Arapa erhler yazmtr (a.g.e., s. 290-292). 8. Eb Zekeriyy Yahy b. Ad. Yakb mezhebinden olup Frbden sonra en tannm mantklardan biridir. Kategoriler, Analitikler, Topika, Sofistika ve De Poetikay Arapaya evirmi, bu kitaplarla ilgili olarak ahs aratrmalar ortaya koymutur (Keklik, I, 56). IX ve X. yzyllarda Greke mantk eserleri zerinde ayrca erhler, ihtisarlar, hatta dzeltmeler yaplmtr. bn Rd gibi daha sonraki rihler tarafndan rnek alnp gelitirilen bu erhler byk, orta ve kk hacimli olmak zere eittir. Byk hacimli erhler metinden alnan bir pasajla bu pasajn uzun bir mzakeresinden meydana gelmektedir. Orta hacimli erhler, metindeki bir pasajn bir paragraf ve bu paragrafn mzakeresinden olumaktadr. Kk hacimli erhler ise metnin ana fikrinin bir zeti niteliindedir. Grek mant zerine yazlan Arapa erhler ve nce Douda, ardndan Batda olmak zere slm mantndaki reticilik IV. (X.) yzyldan X. (XVI.) yzyla kadar gelime gstermitir. Eb Bekir er-Rz, Frb, bn Sn ve bn Rd bata gelen rihlerdendir (Inati, II, 803). Tercme faaliyetleri zamanla mslmanlar arasnda byk mantklarn yetimesine ortam hazrlam olup felsefenin dier alanlarnda olduu gibi bu konuda da Frb ve bn Sn en bata gelen isimlerdir. Grek mantn kendi filolojik ve kltrel amalarna uygun ekilde deitiren, manta orijinal ksmlar dahil eden ve bu alann slm dnyasnda daha da gelitirilmesine zemin hazrlayan ilk ve en nl slm mantks Frbdir. Aristonun eserlerini byk bir dirayetle erhederek slm dnyasnda tannmasnda nemli rol oynadndan ona Muallimi Sn unvan verilmitir. Frb, Aristonun Organon ad altnda toplanan mantk kitaplarn kk muhtasarlar eklinde toplu olarak ele ald gibi onlar ayr ayr inceleyerek daha geni zetler yapm, nihayet erhler veya byk muhtasarlar halinde geniletmitir. Bu arada mantkta ihtiya duyulan konularda kk risleler yazmtr. Onun mantk eserleri, slm leminde daha sonra yetiecek olan mantklara temel oluturma hizmetini grmtr. hvn- Safya ait elli iki risleden oluan er-Resilde on-on drdnc risleler srasyla sgc, kategoriler (maklt), nermeler (brmniys), I. Analitikler ve II. Analitiklere ayrlmtr. Krk birinci rislede de tanm (el-hudd ver-rusm) konusu ilenmitir. Mant hem bamsz bir ilim hem dier ilimlerin arac olarak gren hvn- Saf mantkla matematik arasnda ilevleri asndan bir paralellik kurmutur. Buna gre matematik duyulur eylerden akledilirlere, mantk fizikten metafizie geite bir alet ilevi grr (er-Resil, I, 427). Mantk alannda ilk mslman sistemci dnr bn Sndr. Byk bir zihin gcne sahip olan bn Sn kendisinden ncekilerin hatalarn dzeltmi, yeni grler ne srm, btn mantk disiplinlerini ilgilendiren nemli yenilikler ortaya koymutur. bn Sn, Porphyriosun scsi ile Aristonun mantk klliyatn incelemi ve mant dokuz blm halinde ilemitir. Kitb-if,

el-rt vet-tenbht, Kitbn-Nect, Manul-Meriyyn, Uynl-ikme gibi eserlerinin ilk ksmlarn mantk incelemelerine ayrm, bylece kendisinden sonra gelenlere zengin malzeme brakmtr. bn Snnn Urcze fil-man adl ksa rislesinde kaydettiine gre Allah ve Onun yaratt akln eserlerini tanmakta, bunlar tasavvur etmekte ve lem-i mahssu kavramakta tek alet mantk ilmidir ve btn ilimler ancak onun kurallarna dayanarak geliebilir. ok ynl bir lim ve fikir adam olan bn Hazm, et-Tarb li-addil-man isimli eserinde sc ile Aristonun mantk klliyatn esas alan Frbnin sistemini devam ettirmitir. Bununla birlikte Frbden farkl olarak bn Hazm, Organonun birinci kitabn (Kategoriler = Kitbl-Malt) elEsml-mfrede, ikinci kitabn (nermeler = Kitbl-bre) Kitbl-hbr eklinde adlandrr; sonraki drt kitab da el-Burhn balyla tek blmde toplar. Dier mantklar gibi bn Hazm da mantkta en byk gayenin burhan olduunu kabul etmesine ramen kyas reddeden temel tutumu sebebiyle slm mantklarnn Kitbl-Burhn balyla ele aldklar II. Analitiklere zel bir yer ayrmaz. Bunun yannda bir fkh ve kelm limi olarak terimlerini ve rneklerini daha ok slm kltrnden, hatta bazan yet ve hadislerden semi, din kavramlar kullanm, mantk kavramlarn Arapa kelimelerle ifade etmeye zen gstermi, kyasn er konularda delil olamayacan savunmutur. Gazzlnin mantk ilmine kayda deer bir yenilik getirdii sylenemezse de bu ilmin slm dnyasnda meruiyet kazanmasnda ve dier slm ilimler iin bir usul ve alet olarak kullanlmasnda en byk pay ona aittir (a. bk.). Esasn Aristo mantnn oluturduu, Frb ve bn Sn geleneine uygun olarak yazlm ve medreselerde yzyllar boyunca okutulmu eserlerden olan scnin mellifi Esrddin el-Ebher, er-Rislet-emsiyye fil-avidil-manyyenin yazar Necmeddin Ali b. mer el-Ktib elKazvn sonraki dnemin en tannm mantklarndandr. XV. yzyl sonlarnda tamim edilen tedrs kanunnmesine gre Osmanl medreselerinin eitli kademelerinde nahvi, ardndan sc, eemsiyye, erul-Meli okutulurdu (zgi, I, 51). es-Slleml-mrevna adl manzum mantk kitabnn mellifi Abdurrahman el-Ahdar, Hocazde Muslihuddin Efendi, Yanyal Esad Efendi, mantk sahasnda eitli eserleriyle smil Gelenbev gibi isimler de zamanlarnn nemli mantklarndandr. Tanzimat devrinde Ahmed Cevdet Paa ile olu Ali Sedad son dnem Trk mantk tarihinin byk isimlerindendir. XIV. yzyln sonlarndan itibaren slm mant reticilikten uzaklaarak ounlukla eski grlerin tekrar ve erh zerine erhlerle ders kitab eklinde bir tablo izmitir. Bilhassa Ktibnin e-emsiyyesi, Sirceddin el-Urmevnin Meliul-envr ve bu eserler zerine yazlan erhler bu dnemin erhlerinin konusu olmutur. c) Nahivciler-Mantklar Tartmas. Antik dneme ait mantk eserlerinin Arapaya evrilmesinin ardndan mantk ilmine gsterilen itibar baz slm gruplar tarafndan gl bir tepkiyle karlamtr. Bunlar arasnda ilk srada gramerciler (nahviyyn) yer alyordu. Gramerciler manta kendi dinlerine, dillerine ve gramerlerine meydan okuyan gayri slm bir medeniyetin unsuru olarak bakmtr. Onlarn manta kar koyular IV. (X.) yzylda doruk noktasna ulamtr. Mantk kartl ile mehur olan gramerciler arasnda Ebl-Abbas N el-Ekber, bn Kuteybe, Ziyeddin bnl-Esr ve Eb Bir Mett b. Ynus ile yapt bir mnazara ile tannan Eb Sad es-Srf (bu mnazara iin bk. Eb Hayyn et-Tevhd, el-mt vel-mnese, s. 104-129) nde geliyordu. Bir Yunan filozofunun (Aristo) kendi dilinin yaps erevesinde ortaya koyduu bir icada kar mantklarn bu derece

itibar gstermesine ynelik gl bir itiraz ieren sz konusu tartmada Srfnin hakllnn Vezir bn Furt tarafndan onaylanmas, o dnemin genel temaylnn mantk ve mantk kartl ynnde olduuna iaret etmektedir. Gramerciler temelde u hususlar ne srmlerdir: 1. Cedeldeki veya geometri ve say ilmindeki kurallar kullanma alkanl kazanm olmak mantkl dnme iin yeterlidir. 2. Doutan gl zeks olan birinin mantn ilk bilgileri olmadan da salam bir dnceye sahip olmas mmkndr. 3. Kendi bana yeterli olan gramerin aksine mantk dile, zellikle de gramere baldr ve ona yerini brakabilir. Sonu olarak dzgn ifadeyi bozuk ifadeden ayrmann yolu mantktan deil gramerden geer. Bir dilden dier bir dile tercme edilen yazlarda ortaya kan anlam kaymalar mantksal zmlemelerle deil her iki dilin gramerine vkf olmakla giderilebilir. u halde mantk ilimler iin zorunlu deildir; devaml muhkemede bulunma, doutan getirilen zek veya gramer mantn yerini alabilir. Frb ve bn Sn gibi mantklar bu itirazlara kar, felsefeye ve sonuta mutlulua ulamada mantn gerekli olduunu savunarak dilin, zellikle de gramerin bu konuda oynad role iaret etmilerdir. Mesel Frb ilk itiraza yle karlk verir: Byle bir iddia ileri srmek, iir ezberleme alkanl kazanmann gramatik anlamda dzgn konuma iin yeterli olacan ve kiiyi gramer hatalarna kar koruyacan ileri srmekle ayn anlama gelir. Frb ikinci itiraz da, leri srdnz iddia, gramerin kurallar olmadan da dilin dzgn bir ekilde kullanlabilecei iddiasyla benzerlik tar eklinde cevaplandrr (limlerin Saym, s. 73-74). bn Sn ikinci itiraza verilen cevab daha da gelitirir. Ona gre insann doutan zihninde doru bir tanm ve delilin bulunmas mmkndr; ancak bu bir yetenein sonucu deildir, dolaysyla baka durumlarda yanla dmekten insan koruyamaz. Byle birinin dncesinde isabet etmesi atcnn hedefi rastgele tutturmasna benzer. bn Sn, manta ihtiyac ortadan kaldracak bir yetenee sahip olunsa bile onu yanla dmekten korumann mmkn olmadn farketmitir. Bu durum sz konusu yetenee tam olarak hkim olmama, ihmalkrlk ve dier sebeplerden dolay onu etkili bir ekilde kullanmann imknszlndan kaynaklanmaktadr. bn Sn bir taraftan mantkla gramer, dier taraftan mantkla aruz arasndaki fark gsterir. Ona gre Allahn hidayeti dnda hibir ey doru dnceye varmada mantn roln stlenemez (en-Nect, s. 43). Mantklarn nc itirazla ilgili grlerine gelince, mesel Frb gramerle mantk arasnda benzerlik yannda farkllklarn da bulunduunu hatrlatr. Mantk dnceyi veya makulleri, gramer ise ifadeleri yneten kurallar manzumesi olmas bakmndan ikisi arasnda benzerlik vardr. Bununla birlikte mantk herhangi bir zaman, yer ve dil fark gzetmeksizin insan dncesine mahsus olan tmel kurallar ve bu dnceye dellet eden ifadeler manzumesi, gramer ise sadece belirli bir dile mahsus olan zel kurallar manzumesidir (limlerin Saym, s. 76-77). Frb mant kolaylatrmada gramerin nemli bir rol olduunu kabul etmitir. Fakat gramer sanat konuulan, mantk ise aklla kavranlan eyin doruluuyla ilgili bilgi verir; ayn ekilde gramer ana dilini konuan bir kimseye alkanlyla doru konuma gc kazandrrken mantk kavranlan eyde doruluu elde etme gc kazandrr. Gramer sanat dili dzelttii gibi mantk sanat da zihni dzeltir (bk. a.g.e., s. 77; Mutluluk Yoluna Yneltme, s. 56). bn Sn da bir mantk iin ifadelerin aratrlmasnn zorunlu olduunu, fakat onun mantk

olmasndan dolay makulleri kavrama, diyalog ve iletiimi kolaylatrma amac dnda kelimelerle birinci derecede ilgilenmesinin gerekli olmadn belirtmektedir. bn Snya gre sadece bu sebepten mantn baz ksmlarnda lafzlar konusu incelenmektedir. Ancak makullere tekabl eden lafzlar hakknda konuma da makuller hakknda konuma anlamna gelir. Yine de bundan lafzlarn mantn konusu olduu sonucu kmaz (Inati, II, 813). bn Snnn dilmantk ilikisinde hedefledii ey dilin dnceye yani zihindeki fikirlere mutabk klnmasdr. nk dilin delleti deiebildii halde dnceninki deimez. Frb ve bn Snnn bu dnceleri, slm kltr dnyasnda daha sonra yetien mantklar zerinde etkili olmu ve mantk kitaplarnda mebhisl-elfz konusuna yer verilmitir. Gramercilerle mantklar arasndaki bu tartma her iki alann hedefini, fonksiyonunu ve aralarndaki ilikiyi grme asndan faydal olmutur. Mesel nahivci Eb Sad es-Srfnin mantk Eb Bir Matt b. Ynusa ynelttii itirazlardan mantn dilsel bir ilevi bulunduu ve gramerin mantk iin bir n hazrlk olduu eklinde bir sonu karlabilir. Bu tartmada Srfnin mantn ancak iinden kt dile uygulanabilecei neticesine ulamas artcdr. Bylece o Aristo mantn Grekeye hapsetmi olmaktadr. Srfnin, mant doru akl yrtme yntemi deil doru konuma sanat olarak grmesinin sebebi, Kitbl-abenin Aristodan sonra mantn bir blm olarak Organona ilve edilmesinde aranabilir. Bir grup mslman dnr ise mantklarla gramerciler arasndaki tartmada orta bir yol tutmutur. Eb Sleyman es-Sicistn ve rencisi Eb Hayyn et-Tevhdnin nderlik ettii bu grup her mantk dorusunun gramer dorusu, her gramer dorusunun da mantk dorusu olduunu ileri srmtr. Mantkla gramer ayn nesnenin iki yz gibidir; mantk ifadelerin i yzn, gramer ise d yzn dzenler (el-Mubest, s. 169-172). d) slm Kltr Dnyasnda Mantk Aleyhtarl. slm lkelerinde Grek mantnn deerini belirtmede ve kullanlmasn savunmada byk gayret sarfeden taraftarlarn yan sra onu tamamyla gereksiz grenler de vard. Birinci gruptan olan bn Rd, Grek mantn neredeyse tamamen benimsemitir. Frb, bn Sn, bn Hazm, Gzzl ve bn Haldn gibileri ise Aristo mantnn temel prensiplerinin byk bir ksmn kendi kltr, dil ve din inanlarna uyacak ekilde gelitirerek kabul etmilerdir. Takyyddin bn Teymiyye, bn Kayyim el-Cevziyye ve Syt gibi limler ise mant tamamyla reddetmilerdir. Onlar Aristo mantnn mslmann iine yaramayaca, Hz. Peygamber ve ashabnn kullanmad bir bidat sayld, ilimleri buna dayandrmann zorunlu olmad, dnceyi yanla dmekten koruyaca iddiasna ramen bu iddiasn gerekletiremedii gibi gerekelerle bu ilme cephe almlar, hatta onunla megul olmay haram saymlardr. Mantk aleyhtarln u sebeplere balamak mmkndr: 1. slm dncesini yabanc etkilerden koruma gayreti; 2. Din ilimlerin ihmal edilecei kaygs; 3. Mantn hem giri eklinin (mslmanlar eski mantk literatrn yahudi, hristiyan, Mecs ve Sbi mtercimler vastasyla tandlar), hem kavramlarnn ve konularnn (kategoriler, tmeller, analitikler, cevher, modalite, dedksiyon, endksiyon, diyalektik, retorika, safsata vb.) ilk anda mslmanlar tarafndan yadrganacak mahiyette olmas; 4. Mantktaki baz prensiplerin geleneksel kelm metotlarna ters dmesi (eski kelmclarn kulland kelm delilleriyle yeni mantk usul birbirine benzemiyordu; mesel iniks- edille

[delil iptal edilince medll de btl olur] kelm mantnn esasn tekil ettii halde mantklar tarafndan geersiz saylmtr); 5. Dnceyi ksrlatrd, zevk yolunu tkad iddias (zellikle sfler her eyi mantk lsne vurmaya kar olmular ve bunun dnceyi ksrlatrdn ileri srmlerdir); 6. lm faaliyetleri manta dayandrmann zaruri olmad anlay; 7. Hiss gerekeler (dogmatik dnme, n yargl bakma, kar taraf kk grme temayl vb.). Bu sebeplerle baz kelm limleri Aristo mantn haram saymlarsa da mantn birinci blm olan kategoriler hari daha sonraki kelmclar bu ilmin tedrsine cevaz vermilerdir (Emirolu, Ana Hatlaryla Klasik Mantk, s. 51-52). Bu itirazlara karlk Frb, nazar-kesb ilimlerin tahsilinde iyi bir vasta olmasndan dolay mant resl-ulm, bn Sn btn ilimlerin daha iyi anlalmasna hizmet ettii iin huddml-ulm diye adlandrmtr. Seyyid erf el-Crcn, Meliul-envrda bu ilmi anlamayanlarn onun faydasn da inkr ettiklerini belirtmitir. Mantn meruluk kazanmasnda Gazzl zel bir yere sahiptir. Mantk ilmini Snn slm kelmna sokmay baaran Gazzlye gre mantn dine ne olumlu ne de olumsuz bir etkisi vardr. Mantkta ele alnan meselelerin hibiri dinin ana konularyla ilgili olmadndan onun red ve inkr edilmesi gerekmez (el-Mn, s. 26). Gazzlnin bu tutumuna aranlar veya Takyyddin bn Teymiyye gibi tepki gsterenler de bulunmasna ramen itirazlar zamanla iddetini yitirmi, muhaliflerin says gittike azalmtr. Bylece slm leminde meruiyeti daha da pekitirilen mantk ilmi hzl bir ekilde yaylm, sonunda onu renmenin farz- kifye olduuna karar verilmitir. e) Osmanl Medreselerinde Mantk. Osmanllara intikal eden temel mantk kitaplarnda mantk konular tasavvurt (kavram mant) ve tasdkt (hkm mant) olmak zere iki temel balk altnda toplanmaktadr. Genel olarak szlerin incelenmesi ve dellet bahsi mantn dier konularna bir giri gibi dnlp mantk kitaplarnn bana konulurken tasavvurtn balang ilkeleri olarak be kll ve maksad olarak da tanm bahsi yer almaktadr. Ardndan tasdktn ilkeleri olarak nermeler, maksad olarak da kyas veya burhan gelmektedir. Bir bakma kyas teorisini btnleyen be sanat ise en sona braklmakta, bylece klasik mantn dokuz blm farkl bir tertiple sralanmaktadr. Bu ekliyle mantk sistematii Osmanl ncesi dnemden itibaren deta klie haline gelmitir. Osmanl ilim tarihinde mantklar ve mantk eitimi zerinde etkili olan temel kitaplar, bata Ebhernin scsi olmak zere Trk mantklarndan Muhammed b. Eref es-Semerkandnin ssl-efkr f tail-esrr, Urmevnin Meliul-envr ve Molla Fenrnin eruemsiyyesidir. Bunlar iin saysz erh ve hiye yazlmtr. slm kltrnn ortak mal olarak Osmanllara intikal eden mirasn taycs olan bu eserlerin muhtevas, XIX. yzyln son eyreine kadar zde hemen hibir deiiklie uramadan hkim anlay olmu, lkenin her tarafnda medrese eitiminde nemli bir yer tutmutur. Bu muhteva, Aristonun mantk anlayna dayal Frb ve bn Sn geleneine bal mantk anlaydr. Esasen bu slm mantnn tanmlayc karakteridir (Bingl, Osmanl, VIII, 233). Ancak XV. yzyldan itibaren Tanzimata kadar smil Gelenbev dnda Osmanllarda mantk alannda orijinal telif eser grmek pek mmkn olmad gibi XVI. yzyldan sonra hzla gelien Batdaki yeni bilim ve mantk anlayndan izlere de son asra kadar rastlanmamtr.

Osmanllarda akl ilimlere ve dolaysyla mantk ilmine iyi gzle bakmayanlar da kmtr (zgi, I, 117 vd.). Ktib elebinin kaydettiine gre fikirde yanltan korunmak iin istidll ve nazar kitaplar yazlm, adna da mzan ilmi ve mantk ilmi denmiken daha sonra baz kimseler slmiyetin balangcnda bir maslahat iin ortaya konan rivayetleri grp akllarn kullanmadan srf taklitle donup kalmlardr. Asln sorup dnmeden red ve inkr etmiler, felsefe ilimleri diye ktleyip cahil iken bilgin geinmilerdir (Mznl-hak, s. 18, 20-21). Tanzimat dneminde slahna allan medrese programlarnda mantk yine yer alm ve eitli eitim kademelerinde okutulmak zere bilhassa XIX. yzyln ikinci yarsndan itibaren ok sayda Trke mantk kitab yazlmtr. Bunlarn ana kayna yine Ebhernin scsidir. sc tercme veya erhedilerek yeni teliflerde onun plan esas alnmsa da bunlar arasnda geleneksel olmayanlar da vardr. Ali Sedadn Avrupadaki yeni mantk akmlarn da iine alan ilk Trke telif mantk kitab Mznl-ukl fil-mantk vel-usl byle bir eserdir. Kitap 1885te yaymlandnda Trk fikir hayatna hl Frb - bn Sn geleneine uygun mantk anlay hkimdi. Avrupada ise XVI. yzyldan itibaren bilimlerde metot sorunu mantk konular arasnda ele alnmaya balanm, XX. yzylda sembolik mantk almalar hzlanmtr. Ali Sedaddan sonra Batnn etkisiyle mantkta eski anlayn terkedildii ve mantk problemlerinin Avrupa tarzda ele alnd grlmektedir. Cumhuriyetin ilk yllarn da iine alan bu dnemde, pedagojik amala yaymlanan eserlerin dnda Yenia felsefesinde ortaya kan baz yeni metafizik mantklar, George Boole ile balayan cebirsel mant ve bunun gelimelerinden doan lojistii tantan eserler de vardr. Pedagojik amal mantk kitaplarnda Avrupada bu konuda yaplan yaynlar rnek alnm, zellikle liseler iin yazlanlarda mantk konular sr mantk ve tatbik mantk olmak zere iki blme ayrlarak birinci blmde Aristo mantna pek az yer verilirken ikinci blmde ayrntl biimde ilimlerde metot konusu ilenmitir. Bu kitaplar arasnda eviri olanlar da vardr (bk. Literatr). slm mantklar mantk ilminde baz yenilikler yapmlardr. Bunlarn bir ksm -Aristonun Organon ad altnda toplanan kitaplarn tertibi, bunlara yeni kitaplarn eklenmesi veya bazlarnn karlmas, dille ilgili baz terimlerin ve bir ksm metafizik kavramlarn sokulmas gibi- ekldir; bir ksm da -tasavvur ve tasdik ayrm, tanmn tam ve eksik eklinde ikiye ayrlmas, artl nerme eitlerinin inceden inceye ele alnmas, klller konusundaki sentezlemeci tavr gibidoktrinal yeniliklerdir (Bayraktar, s. 164-166). slm mantklar belirli alanlarda otorite idiler; mesel Grek mant ile Arap gramerini, slm dininin retilerini ve daha birok eyi uzlatrmlardr. Fakat slm mantnn eitli alanlardaki orijinalliinin ne kadar olduunu tam anlamyla belirlemek mmkn deildir (Inati, II, 819). Zira hem slm mant sahasndaki yazlarn hem ondan ncekilerin ou kaybolduu gibi mevcutlarn bir ksm da hl baslmamtr. f) Yeniada Batda Mantk. Rnesansla balayan tabiat bilimlerindeki gelimeler karsnda esasn kyasn oluturduu Aristo mantnn metot olarak yetersizlii ortaya km, Bacon ve Descartes sayesinde kyasn yetersizlii grlerek yeni metotlar aranm, zellikle Bacon tmdengelime kar tmevarm metodunu esas almtr. Yenia felsefesinde ilimlerde metot meselesinin mantkta arlk kazanmas ve mantk kitaplarna metot bahsinin eklenmesi mantn dier blmlerinin byk lde ihmal edilmesine sebep olmu, bu gelime mantn zne yeni bir ey

katmamtr. nk bu blmde ele alnan bilimler snflamas, bilimlerin konular, metotlar, ilkeleri vb. meseleler mantktan ok bilim felsefesinin sahasna girmektedir. Mantkta asl gelime XIX. yzyln ikinci yarsnda balayan ve lojistik, yeni mantk, modern mantk diye de anlan sembolik mantk almalaryla olmutur (ner, Klasik Mantk, s. 11). Modern mantk anlay temelde dil probleminden domutur. Klasik mantkta da dil nemlidir, hatta Aristonun mant dile gre dzenlediini sylemek mmkndr. Fakat bu mantkla modern mantn dile bak farkldr. Klasik mantkta dil, gelien ve deien insan dncesini ifadede zorunlu ve dinamik bir vastadr. Semboller statik kalplar olduundan her an deiebilen dnceleri zengin bir ekilde ifade etme gleri yoktur. Modern mantk taraftarlarna gre ise dil sadece dnceleri deil duygular da ifade ettiinden d dnyay karlamada yetersiz kald gibi belirsiz, ok sesli, ok anlaml szcklerle yanla da ara olmaktadr. Bylece modern mantk anlayn savunanlar, mant ierikten soyutlayarak evrensel / matematiksel yani sembolik bir dil kullanma yoluna girmilerdir. Modern mantn ilk mjdecisi olarak Raymond Lulle (. 1315) grlr. Lulle mant mekanik bir sanat olarak kabul ediyor, tamamen biime ait gryordu. Byk lde Lullen etkisinde kalan Leibnitz (William-Morthe, s. 242), bir taraftan Aristo mant zerinde almalar yaparken dier taraftan yeni bir mantk kurmay denemitir. Leibnitz, akl yrtme kurallarnn matematik kurallar gibi olmas iin mantkta akl yrtmenin nermelerin ieriinden tamamen bamsz bir ekilde ilenmesini istiyordu. Leibnitz bu sisteme carakteristique universelle diyordu (a.g.e., s. 327). Asl sembolik mantk almalar ise XIX. yzyln ikinci yarsnda Augustus de Morgan, George Boole ve Stanley Jevons ile balar. Bu ngiliz mantklar, cebirin ilem ve iaretlerini manta uygulayarak matematii manta bir eit temel yapmak istemilerse de mantk alan matematikten daha geni olduu iin mantn bu yolda gelimesi mmkn olmamtr. XIX. yzyln sonlarna doru kmeler teorisindeki paradokslar meselesi matematikilerin dikkatini mantk zerine ekmi, Bertrand Russel bu paradokslarn kklerinin derinde olduunu gstermitir. Paradokslardan kanmak iin mantk aratrmalarna ynelmek gerekir. Paradokslar kkl bir mesele ortaya koyuyordu, klasik mantk ise bunlar zemiyordu. Russel ve Whiteheadin yaymladklar Principia Matematica adl eserle lojistik denen yeni mantk kurulmutur. Bu sembolik mantkt. Bu eserden sonra XX. yzyln balarnda yeni mantn ikinci byk eseri olarak Hilbert ve Bernaysn birlikte kardklar Grundlagen der Mathematik grlr. Matematii temellendirmek iin kurulan bu yeni mantk ngiliz mantklarnn giriimlerinin aksine baar salam ve yeni mantk almalar bu ynde gelimitir (ner, Klasik Mantk, s. 12). Ancak bu mantk, en modern biimiyle bile balang aamas dnda dorudan felsef bir nem tamamakta, ileri aamalarnda ise felsefeden ok matematiin konusu saylmaktadr. ki deerli mantk (nermeler mant ve nicelik mant) G. Frage tarafndan kurulmu, Russell, Whitehead ve Hilbert tarafndan imdiki biimiyle ortaya konulmutur. ok deerli mantk sistemlerini ise J. Lukasiewicz ve E. L. Post kurmutur. Hans Reichenbach da ihtimaliyet mant adyla sonsuz sayda doruluk deerli bir mantk sistemi gelitirmitir. Modern mantk, Trk niversitelerine Reichenbachn stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesinde 1938de verdii lojistik dersleriyle girmi, 1942de Ankara niversitesi Dil ve Tarih-Corafya Fakltesinde, 1965te Ortadou Teknik niversitesinde okutulmaya balanmtr. Birok lkede henz deneme safhasnda olan bu mantn, 1967-1968lerden itibaren Trkiyede baz liselerde de

tecrbe mahiyetinde okutulmasna karar verilmitir. Ana Konular ve Problemler. Mantk fikir binasnn yap talar olan kavramlar, kavramlardan oluan nermeleri, nermeler aras ilikileri, nermeler vastasyla dzgn karmlarda bulunmann l ve kurallarn inceler. Ksacas mantk delilleri, bilinenlerden bilinmeyenlere ulama yollarn gsterir. Aristocu izgiye gre bilgi tasavvur ve tasdik diye iki ksma ayrlr. Bu ayrm Arapa mantk kitaplarnn ortak zelliidir. Tasavvur, bir objenin -temsil ettii dnlen dtaki gereklie tekabl etsin veya etmesin-hkmnden uzak olarak zihinde kavranmasdr (bn Sn, el-rt vettenbht, s. 49). Bu zihn obje basit, mnferit ve mrekkep olarak e ayrlr. Mesel Allah basit, insan mnferit, ahlkl veya akll hayvan mrekkep kavramlardr (bk. TASAVVUR). Tasdik ise hkm vermek suretiyle bir objenin temsil ettii dtaki gereklikle tam olarak uyuacak ekilde kavranmasdr. Ancak bu, tasdikin her zaman doru olduu anlamna gelmez, tasdik doru da yanl da olabilir (bk. TASDK). Aristo gibi slm mantklar da kyas en gvenilir delil ekli, burhan da en gvenilir kyas ekli kabul etmilerdir. Kyas ncllerin sonucu zorunlu kld bir sz veya iddiadr (bk. KIYAS). Burhan ise ncllerin kesinliinin zorunlu biimde sonucun kesinliine gtrd kyastr (bk. BURHAN). Burhanda bir prensip olarak ilev gren tanm konunun mahiyetinin illetini tayin eder ki bu illet orta terimdir. Bu sebeple burhan bir sonucun dayand tanmn tam olmas gerekir. Dier iki delil ekli olan temsil (analoji) ve istikr ise (tmevarm) zann bilgi verir, yani bunlar ierik deeri asndan zayf delillerdir. Mantn zerinde durduu kavramlar nermelere, nermeler de kyasa n hazrlktr. Kyastan sonra ilenen be sanat ise kyasn uygulanma alandr. Bunlardan mantk konularnn kyas merkez alnarak ilendii anlalmaktadr. slm mantklar, Aristonun mantk klliyatna (Kategoriler, nermeler, Kyas, Burhan, Cedel, Hitabet, iir ve Sofistika) giri olarak Porphyriosun scsini de ekleyip mant dokuz ksmda ele almlardr. slm mantklarna gre mantn bu dokuz blmnden ilk ikisinin ierdii konular tasavvurt, dier yedisi tasdkt olarak adlandrlr. Bat literatrnde bu konulardan ilk drdne formal (biimsel / sr), dier beine informal (ieriksel / madd) mantk denmitir. slm mantklarnn kitaplarnda ilk drt konu ar basm, bunlarn muhtevalar mantn asl konusunu tekil etmitir. Kyasn uygulama alan olan dier be konu ise ilm ve pratik hayattaki nemine ramen fazla ilenmemitir. Medreselerde asrlarca klasik mantk bu dzenle incelenmitir. Cevher (tz), nicelik (kemmiyet), nitelik (keyfiyet), grelik (izfet-nisbet), mekn, zaman, durum (vaz), sahip olma (mlkiyelik), etki (fiil) ve edilgi (infil) kavramlarndan oluan kategoriler btn varlklar beyan etmemize yarayan ekiller demektir (Keklik, slm Mantk Tarihi ve Frb Mant, II, 17). Dier bir ifadeyle kategoriler temel yklemler, temel kavramlardr. Aristoya gre gerek bilgi, tmel olarak oluturulan ve her eyi iine alan hkmler vastasyla ortaya kar. Hkm denilen ey ise iki terimden oluur. Bu terimlerden biri konuya dellet eden mefhum, dieri bu konu hakkndaki bir ifadedir. Mnferit olmas artyla bir konu hakknda on trl konuma imknna sahibiz. Bu sebeple Aristo buna kategoriler ismini vermi, slm mantnda da maklt denilmitir (bk. MAKULT). Klasik mantn nermeler (kitbl-kazy / kitbl-ibre) blmnde nermenin unsurlar, nerme

eitleri ve nermeler aras ilikiler ele alnr. nerme bir hkmn dille ifadesidir. Hkm ise iki fikirle (konu) yklem arasnda bir iliki kurmak, bir fikri dierinde dorulamak yahut reddetmektir. slm mantklar nermenin bu ift ynl temel niteliini gz nnde tutarak onu, Syleyene bu sznde dorudur yahut yanltr demenin geerli olduu szdr eklinde tanmlamlardr (bn Sn, Uynl-ikme, I, 4; Ali b. mer el-Kazvn, s. 10). slm mantklar mantkta lafzlar ve kategorilere tasavvurt, nermeleri ve delilleri ieren bundan sonraki ksma da tasdkt demilerdir. Tanm ve blme ilemleri her ne kadar nerme formunda ise de hkmn yan sra bir hkm farzetmeyi de iermedii iin bunlar gerekte nerme olmayp tasavvurlar ksmnda deerlendirilir. Tanm tanmlanann yerine, tanmlanan da tanm yerine geebilir. Tanm ve blmeye itiraz edilemezse de nermeye itiraz edilebilir (zmirli smail Hakk, Miyrl-ulm, s. 35). nerme birden fazla terimle yaplm, bir istei (in) deil bir durumu bildiren (ihbr) iddia veya hkmdr. Mantk nermeler aras ilikileri konu alr; doru veya yanl bir iddia ileri srmeyen soru, emir, dua ve temenni ifadeleri ve bunlarn ilikileriyle uramaz. Bir nermede konu (mevz), yklem (mahml) ve ba (rbta) denilen unsur bulunur (bk. NERME). slm mantklar klasik mantn balca konularndan olan kyas terimini, nermelerden kurulu bir delildir ki o nermeler konulduunda ondan zaruri olarak dier bir nermenin kmas gerekir eklinde tanmlamlardr (Frb, Kitbl-ysi-ar, s. 59; bn Sn, Uynl-ikme, I, 5; Gazzl, Miakkn-naar, s. 90). Kyas, sonuta sebebini iinde tayan bir hkme varmaktr ki bu sebep orta terimdir. Esas itibariyle orta terimin grevi bir kavramdan dierine geerken arac olmak, bylece iki hkm arasndaki ilikiyi salayarak sonuta byk terimdeki hkmn kk terime de iletilmesini temin etmektir. nceden verilen nermenin her birine ncl (mukaddime), onlardan zorunlu olarak kan nermeye de sonu (netice, matlp) denir. Tam ve dzenli her kyasta byk, kk ve orta olmak zere en az terim ve nerme bulunur. Byk terim sonuta yklem olan, kk terim sonuta konu olarak bulunan terimdir; orta terim ise bykle kk terim arasnda balant kurmay, illet birliini bulmay ve karlatrma yapmay salar. ncllerden iinde byk terimin bulunduu nermeye byk nerme (kbr), kk terimin bulunduu nermeye kk nerme (sur) denir. ncller kabul edilince bunlardan zorunlu olarak kan nc nermeye ise sonu ad verilir. Kyas, dnen ve akl yrtmede bulunan insann hataya dmemesini salar. Bundan dolay bata Frb olmak zere birok slm mantks mant ve onun temel konusunu tekil eden kyas bir binann yapm iin gerekli olan aletlere benzetmitir. hvn- Saf da kyas iirde aruza ve nesirde nahiv sanatlarna, ilm-i ncmda usturlaba, alverite l ve tart aletleriyle hesap ilmine benzetir (er-Resil, I, 424). slm mantnn dier bir konusu olan istikr (tmevarm) zihnin zellerden genellere, tikellerden tmellere, misallerden kaidelere veya olaylardan kanunlara doru k eklindeki dnce tarz olarak tanmlanr. Dier bir ifadeyle istikr bir btnn paralarna dayanarak btn hakknda hkm vermek demektir (Gazzl, Miakkn-naar, s. 112; smail Fenni, Lgate-i Felsefe, s. 353). Tmevarmn tam (formel) ve nks (eksik) diye iki ekli vardr. Eer bir btn oluturan paralarn veya bir snf oluturan bireylerin hepsini inceleyerek o btn veya o snf hakknda hkm verilirse buna tam tmevarm denilir. Bu tr tmevarma sr istikr, binefsih istikr, kys- mukassim ad da verilmitir (Ali Sedad, Mznl-ukl, s. 99). Btn meydana getiren paralarn hepsine deil bir

ksmna dayanlarak o btn hakknda hkm verilmesine eksik tme varm denilir. Tmevarm tmel deildir, istisnas bulunabilir; zorunlu deildir, aksi dnlebilir (bk. STKR). Bir karm veya akl yrtme olarak temsil, iki ey veya iki olay arasndaki benzerlie dayanarak bunlardan biri hakknda verilen bir hkm dieri hakknda da vermektir (Gazzl, Miyrl-ilm, s. 134; zmirli smail Hakk, Fenn-i Menhic, s. 13). bn Sn temsili hidi gibe delil getirme eklinde tanmlar (Uynl-ikme, I, 10). Temsilde ortak zelliklerin says ne kadar ok olursa sonucun doru olma ihtimali de o kadar artar (bk. TEMSL). slm mantklar mantk kitaplarn tasdik trleri ve be sanatla tamamlar. Tasdik iki kavram arasnda bir ba kurmaktr. Bu bala iki kavram ya birbirine yaklatrlr veya birbirinden uzaklatrlr, bylece olumlu veya olumsuz bir hkm ortaya kar. Eer zihin iki kavram arasnda byle bir ba kuramaz ve bir karara varamazsa tasdik gereklemez; zihnin bu tutumuna ek denir. slm mantklarna gre bu yaknlatrma veya uzaklatrmada zihin drt farkl durumda bulunabilir; dolaysyla yakn, taklit, cehl-i mrekkeb ve zan denilen drt trl tasdik gerekleebilir (Ahmed Cevdet, s. 99-100). Bu tasdik trleri bir hkm vermeyi ve verilen hkm sabitlik, eminlik ve doruluk bakmndan incelemeyi konu edinir. Klasik mantn esas blmn kyas tekil eder, kavramlarn ve nermelerin incelenmesi kyasa hazrlktr. Kyastan sonra ele alnan ve onun uygulama alan olan be sanat ise kurulan delilleri ierik veya doruluk derecesine gre inceler. Bu sebeple klasik mantn bu son blm daha ok delillerin ieriiyle ilgilidir. Kyas ncllerin ierik deerine, salam bilgi veri srasna gre burhan, cedel, hitabet, iir ve safsata olarak bee ayrlr. Bu be delil trnden kyas kurmak ve onlar usulne uygun biimde kullanmak da bir mahareti gerektirdiinden bu delillere sanat denmitir. slm dnyasnda bunlar iin be sanat tabirini ilk kullanan mantknn Frb olduu tahmin edilmektedir (limlerin Saym, s. 79). Kyasta kullanlan nermeler ierdikleri bilgilerin doruluk derecesine gre balca yedi ksmda incelenmitir. Bunlar yakniyyt, mehrt, msellemt, makblt, zanniyyt, muhayyelt ve vehmiyyttr. Be sanat bu nermelerle kurulur. Be sanat oluturan delillerden, ierdikleri bilgilerin kesinlik derecesine gre burhan ierik deerleri asndan en kuvvetli olan yakniyyt tr nermelerle, cedel mehrt ve msellemt ile, hitbet makblt ve zanniyyt ile, iir muhayyelt ile, mugalata ise vehmiyyt ile kurulur. Mtekaddimnden olan mantklarn aksine sonraki mantklarn kitaplarnda be sanata fazla yer verilmedii, ounlukla bunlarn tanmlaryla yetinildii grlr (bk. BE SANAT). Literatr. slm dnce tarihinin balangcndan itibaren kesintisiz devam eden mantk almalar ok geni bir yekn tutmakta olup bu eserlerin nemli bir ksm gnmze kadar ulamamtr; ulaanlarn ou da el yazmas halinde bulunmaktadr. Bu alandaki almalar Aristonun eserlerinin Arapaya tercme edilmesiyle balam, mslman mantklarn teliflerinde nemli lde Aristo mant temel alnmtr. Mantk alannda ilk telif almas yapan mslman dnrn Yakb b. shak el-Kind olduu sylenebilir (Bayraktar, s. 135). Nitekim Kind, Aristo mantn sekiz kitap olarak kabul edip incelemi; ayrca Risle f medalil-man el-Mstevf, Risle f medalilman bitirin ve cz, tiru Kitbi sc li-Furfriys, Risle f evtil-ams, F adi Arisols fil-Malt, Risle f Maltil-aer, tiru Kitbi Bar Ermnys, Tefsru

Analial-l adl eserleri kaleme almtr. II. Analitikleri Risle bi-czin vetirin filburhnil-man ad altnda erhetmi, Sofistika ile ilgili olarak Risle fil-tirz min udaisSfisiyyni yazm, Poetikay da Mutaaru Kitbi Buati adyla ihtisar etmitir (Kaya, s. 80111). III-IV. (IX-X.) yzyllar, orijinal kitaplarn yazlmaya baland slm mantk klliyatnn teekkl devresidir. Bu dnemde mantk almalar Frb ile en yksek dzeye ulamtr. Frb, Aristonun mantk klliyatnn erh, tefsir ve muhtasarlarn hazrlamtr. Ayrca l-ulmda mantk ilmini zorunlu klan sebepleri, bu ilmin faydalarn, ona duyulan ihtiyac ve dilmantk ilikisini ortaya koyan filozofun Menil-al, el-Mesill-felsefiyye vel-ecvibet anh, el-Elflmstamele fil-man, et-Tave, el-Full-amse, sc (el-Medal), Kitb eril-yan isimli eserleri de manta dairdir. slm mantk tarihinde mant ayrntl biimde ele alan ve ona klasik eklini veren dnr bn Sndr. Onun en nemli eserleri olan e-if, en-Nect ve el-rt vet-tenbht ile Dninme-i Al, Uynl-ikme, el-ikmetl-meriyye, el-Hidye, el-ikmetl-aryyenin ilk blmleri mantk hakkndadr. Ayrca Mesill-arbiyye adl eserinde mantk konularn incelemitir. Mantk ilmini yeterince ihata edememi kimsenin bilgilerine gvenilemeyeceini syleyerek (elMstaf, I, 10) bu ilmin din ve din d ilimler iin bir giri ve ara olduunu savunan, bylece slm dnyasnda zellikle er ilimler evresinde mantn meruiyet kazanmasn salayan en nemli isim Gazzldir. Gazzl Miyrl-ilm, Miakkn-naar f ilmil-man, el-sslmstam, ifl-all, Lbbn-naar, Tasnl-meiz, el-Mebd vel-yt adl kitaplaryla mant slm dncesinde vazgeilmez bir l olarak benimsetmitir. VI. (XII.) yzylda mantk alannda Endlste yetien slm filozoflarnn en nde gelen ismi bn Rddr. Ancak onun, Aristonun mantk klliyat zerinde yapt almalar dnda bu konuya dair yirmi kadar eser yazd kaydedilmekle birlikte bunlardan sadece Al Keyfiyyetil-ay balkl rislesi gnmze kadar gelmitir. Bu sebeple bn Rd, mantk alannda zellikle sc ile Aristonun Organonu iinde yer alan Burhn dndaki sekiz kitaba ksa ve orta lde, Burhna ise byk hacimde yazd erhlerle tannr. VI. (XII.) yzyln bir dier slm mantks, Yunan mantn slm leminde artk klie haline getiren Fahreddin er-Rzdir. el-Mlaa fil-ikme vel-man, el-ytl-beyyint fil-man ve el-Manul-kebr adl kitaplar yannda bn Snnn eserlerine yazd erhlerde de mantk konular yer almaktadr (Rescher, s. 414-415). Ayn yzyln en nemli mantks olarak bilinen emseddin es-Semerkand bu alanda ssl-efkr f tahil-esrr adl bir kitap yazmtr. Seyfeddin elmidnin Deiul-ai fil-man adl eseri yannda Keft-temvht ile bn Snnn elrt vet-tenbhtna yazd hiyelerde de mantk konularna yer verilmitir (a.g.e., s. 421). VII. (XIII.) yzyl dnrlerinden Ebl-Berekt el-Baddnin Kitbl-Muteber fil-ikmesinin birinci blm manta dairdir. Abdllatf el-Badd, Aristonun Organonu ile scye erhler, Frbnin mantk erhlerine hiyelerle birlikte says yirmiyi bulan mantk almas yapmsa da bunlarn hibiri gnmze ulamamtr (a.g.e., s. 429-430). Eb Abdullah Efdalddin el-Hnecnin

Kefl-esrr an avmiil-efkr balkl geni kapsaml kitabyla el-Cmel ve Kitbl-Mcez fil-man adl kk eserleri de mantk alannda ok tannmtr. Bu dnemin nde gelen dnrlerinden Nasrddn-i Ts, Essl-tibs fil-man ve Kitbt-Tecrd f ilmil-man adl eserleri telif etmi, bn Snnn el-rt vet-Tenbhtna yazd erhte Fahreddin er-Rznin bn Snya eletirilerine cevap vermitir. VII. (XIII.) yzyln en nemli mantks hi phesiz Kad Sirceddin Muhammed b. Eb Bekir elUrmevdir. Onun el-Menhic fil-man vel-ikme ve Mealiul-envr fil-man ile Hnecnin el-Mcezine yazd erh ok mehurdur. Ayrca Beynl-a adl eserinin bir blm manta dairdir. Necmeddin Ali b. mer el-Kazvn el-Ktibnin, hocas emseddin esSemerkandnin ismine atfen yazd er-Rislet-emsiyye fil-avidil-manyye slm dnyasnda en ok ilgi gren mantk kitaplarndan olup ok sayda erhi yazlmtr. Hnecnin Kefl-esrrna bir erh yazm olan Ktibnin Cmiud-dei f kefil-ai, ikmetl-ayn ve Aynlavid fil-man vel-ikme adl eserlerinde de mantk blmleri bulunmaktadr. Ayn yzyln byk mantklarndan Esrddin el-Ebhernin Hidyetl-ikme isimli eserinin ilk blm manta dairdir. Onun sc fil-man ve Kefl-ai f tarrid-dei gibi mantk risleleri de ok mehurdur (Bingl, Gelenbevnin Mantk Anlay, s. 13). bn Vsl Muhammed b. Slim elHamevnin Nubetl-fikeri ile bn Kemmnenin el-Cedd fil-ikmesi de slm mantk literatr arasnda anlmaya deer eserlerdendir. VII. (XIII.) yzyldan sonra yazlan mantk kitaplar daha ok nemli eserlerin erh ve hiyeleriyle snrl kalmtr. Kutbddn-i rznin, Kazvnnin kitabna yazd eru ikmetil-ayn ve bunun telhisi, yine ayn mellifin bn Snnn el-rt vet-tenbhtna yazd erh ve iye alelrt bu tr eserlere rnek gsterilebilir. Bu yzyln mantklar arasnda Mznl-ss ve Aynn-naar f ilmil-cedel adl eserlerin sahibi emseddin es-Semerkandyi, Nasrddn-i Tsnin Kitbt-Tecrd f ilmil-manna eru Tecrdil-man (el-Cevhern-nad) ve Ktibnin e-emsiyyesine el-avidl-celiyye adyla birer erh yazan bnl-Mutahhar elHillyi de zikretmek gerekir (Rescher, s. 466, 469, 473). VII. (XIII.) yzyldan sonraki mantklarn nemli bir ksm ayn zamanda kelmcdr. Bunlardan Sadrera diye tannan Ubeydullah b. Mesd b. Mahmd Sadreddinin Tadll-ulm adl eserinin Tadll-mzn ksm mantkla ilgilidir. Adudddin el-c el-Mevfn birinci ksmn mantk bahislerine ayrmtr. Kutbddin er-Rz etTahtn Risle f Menit-taavvur vet-tad, Risle fil-Klliyyt ve Leifl-esrr balkl eserleri yannda Urmevnin Meliul-envrna Levmiul-esrr ve Ali b. mer el-Ktibnin eru Risleti-emsiyye f avaidil-manyyesine Tarru avidil-manyye adyla erhler yazmtr. VIII. (XIV.) yzyln nl Selef limi bn Teymiyye, slm kltr dnyasnda Aristocu mantk anlayna kar olmasyla tannm, bata er-Red alel-manyyn ve Nal-man olmak zere birok eserinde Aristo geleneine dayanan manta ynelttii eletirileriyle kendine zg bir mantk gr gelitirmitir. bn Teymiyyenin rencisi bn Kayyim el-Cevziyyenin Akmn-naar da ayn dorultuda yazlmtr. Bu yzyln mantk almalar arasnda bn Haldnun Muaddimesine de iaret etmek gerekir. Ayn dnemde yaayan Sadeddin et-Teftzn Cill-man adl eseriyle mantkta yeni bir r am, bundan dolay kendisinden nce gelenlere mtekaddimn, sonra

gelenlere de mteahhirn denilmitir. Onun Tehbl-man vel-kelm adl eseri de nemlidir. Ayrca Ebhernin scsine erh, Kazvnnin e-emsiyyesine erh ve hiye yazmtr. IX. (XV.) yzyln Trk mantklarndan olan Molla Fenr, Ebhernin scsine yazd Risle-i Esriyye balkl erhiyle adn duyurmu, eser asrlarca medreselerde okutulmutur. Molla Fenr, Kutbddin er-Rznin ve Seyyid erf el-Crcnnin emsiyyeler zerine yaptklar almalar bata olmak zere birok mantk kitabn erhetmitir (Mehmed Ali Ayn, X/3 [1928], s. 54). Ayn dnemin limlerinden Seyyid erf el-Crcnnin eserleri hl nemini korumaktadr. eru Meliil-envra yazd hiye ile gen yata adn duyuran Crcnnin iye al eri ikmetil-ayn, iye al eri Hidyetil-ikme, iye al eri ekkil-rt, iye al eri Meliil-envr, iye al eri-emsiyye balkl eserleri hiyeleri olduu asl eserlerden daha ok itibar grmtr. Crcnnin bunlardan baka Risle fil-man, Risle-i Velediyye, el-Ull-manyye, Risle f akmit-tarf gibi eserleri de vardr (Gm, s. 83154). XV ve XVI. yzyllarda slm dnyasnda mantk almalarnn eski hareketliliini kaybettii, erh ve hiyelerin dnda bir almann yaplmad grlmektedir. Kdzde diye bilinen Ms b. Mahmd b. Mahmd er-Rm, Kazvnnin ikmetl-aynna bir erh ile Kutbddin er-Rznin, Urmevnin Meliul-envr iin kaleme ald erhine hiye yazmtr. Kfiyec adyla tannan Muhyiddin Eb Abdullah b. Sleyman er-Rm de Teftznnin Tehbl-man iin bir erh kaleme almtr. Kd Mr Meybd ise Ebhernin Hidyetl-ikmesine Mr diye mehur bir erh yazm, ayrca Ali b. mer el-Ktibnin e-emsiyyesiyle ikmetl-aynn erhetmitir. XV. yzyln sonunda Celleddin ed-Devvn er-Risletl-Burhniyye, el-Mlat vel-mulat, eru eri-emsiyye (Kazvnnin e-emsiyyesine Crcnnin yazd erhe erh), eru eri Meliil-envr (Urmevnin eserine Crcnnin yazd erhe erh), el-Mesill-manyye ve Risle fil-mulat balkl eserleriyle mantk alannda zikredilmeyi hak eden bir limdir (Rescher, s. 496, 506, 524, 531). Eb Zeyd Abdurrahman el-Ahdarnin 1533 ylnda yazd es-Sllemlmrevna f ilmil-man, Esrddin el-Ebhernin scsinin manzum ekli olup XVI. yzyln klasiklemi eserlerindendir. Kara Dvud zmitnin et-Taavvurt vet-tadt ve iye al Meliil-envr (Urmevnin Meliul-envrna hiye) balkl eserleriyle Mevztl-ulm mellifi Takprizdenin el-Cmi adl kitabn da zikretmek gerekir. XVI. yzyl limlerinden Hasan Kf Akhisrnin el-Kf fil-mantk, Abdrrahim irvnnin er-Risle fil-Man adl birer mantk kitab vardr (balangtan X. [XVI.] yzyl ortalarna kadar yazlan balca mantk kitaplar iin bk. Rescher, s. 121-563). XVII ve XVIII. yzyllarda mantk adna yaplan erh ve hiyeler bu ilmin esas gayesinden uzaklatrldn gstermektedir. Ancak smil Gelenbevyi bu hkmn dnda tutmak gerekir. Mantk, matematik ve kelm sahasndaki eserleriyle XVIII. yzyl Osmanl kltrnn en nemli simalarndan olan Gelenbev mantkta mteahhirnin en byk ismi saylr. el-Burhn (f ilmilman ve fennil-mzn, Burhn- Gelenbev, Mzn- Gelenbev, Mznl-Burhn), Risletlys, Risletl-imkn, Risle fil-vsa, Risle f manet-tasm gibi kitaplar yannda Ebhernin scsine erh, Teftznnin Tehbl-man vel-kelmna hiye yazmtr. Gelenbevden sonra pek ok mantk kitab yazlmsa da bunlar daha ok pedagojik amalar n planda tutularak mekteplerde okutulmak zere kaleme alnmtr. Ebhernin scsinin Ali Haydar tarafndan yaplan Hediyecik adl tercmesi (zmir 1309), zmirli smail Hakknn ayn esere Miyrl-ulm

adyla yazd Trke erh (stanbul 1315), Ahdarnin es-Sllem adl manzum eserine Rfat tarafndan yazlan Vesletl-kn adl tercme ve erh (stanbul 1317), Ahmed Cevdetin Miyr- Sedd (stanbul 1293) ve Mehmed Tevfikin Gyetl-beyn f ilmil-mzn (stanbul 1306) adl eserleri bu tr almalardan bazlardr. Bunlara M. Fzln liseler iin yazd lm-i Mantk (stanbul 1329), Reat Nurinin Emil Boiractan tercme ettii lm-i Mantk (stanbul 1331), zmirli smail Hakknn niversiteler iin yazd, Aristo mantn yeni anlayla ileyen Felsefe Dersleri (stanbul 1330), Ahmed Naimin Rabierden evirdii lm-i Mantk (stanbul 1335/1338 r.), Hasan li Ycelin Sr ve Tatbik Mantk ile (Ankara 1938, 1961) Mantk Dersleri (Ankara 1978), Hilmi Ziya lkenin Mantk Tarihi (stanbul 1942), Von Asterin Bilgi Teorisi ve Mantk (trc. Macit Gkberk, stanbul 1972, 1994) gibi daha baka eserleri de ilve etmek mmkndr. Lojistik hakknda ilk bilgiler Trkiyeye Slih Zekinin Henri Poincarden yapt tercmelerle girmeye balamtr. 1933 ylnda Drlfnunun stanbul niversitesine dntrlmesinin ardndan Trkiyede klasik mantk ve metodoloji alannda olduu gibi daha sonra modern mantk alannda da nemli kitaplar ve makaleler yaymlanmtr. Necati ner Klasik Mantk (Ankara 1970) ve afak Ural Temel Mantk (stanbul 1985) adl kitaplarnda klasik mantk konularnda Avrupal mantklarn grlerine de yer vermilerdir. Klasik mantk ve tarihiyle ilgili almalar da yaplm olup bazlar unlardr: Nihat Keklik, slm Mantk Tarihi ve Frbi Mant (stanbul 1969); Hamdi Ragp Atademir, Aristonun Mantk ve lim Anlay (Ankara 1974); Kwame Gyekye, Arabic Logic: Ibn al-Tayyibs Commentary on Porhyrys Eisagoge (New York 1979); Muhammed Tak Mderris, el-Manul-slm: Ulh ve menhich (Beyrut 1981); Ziya Muvahhid, Der mid be-Man- Cedd (Tahran 1373); Tahir Yaren, slm Kltrnde Mantk almalarna Kar Fikirler (baslmam doktora tezi, Ankara 1982) ve bn Sina Mantna Giri (Ankara 1996); Cafer l-i Ysn, el-Manus-Snev (Beyrut 1983); Muhammed Mhir Abdlkhir, el-Man ve menhicl-ba (Beyrut 1985); Ahmed etTayyib, Medal li-dirsetil-man (Kahire 1986); Ali Sm en-Ner, Menhicl-ba inde mfekkiril-slm (Beyrut 1984); Muhammed C. Ferhn, Dirst f ilmil-man indel-Arab (Musul 1987); Miklos Maroth, Ibn Sina und die peripatetische Aussagenlogik (Leiden 1989); Naci Bolay, Frb ve bn Snda Kavram Anlay (stanbul 1989) ve bn Sn Mantnda nermeler (stanbul 1994); Muhammed Beyym Mehrn, Medal ilel-mans-sr (Kahire 1989); Refk Acem, el-Man indel-azzl (Beyrut 1990); Mustafa Tabtab, el-Mfekkirnel-mslimn f muvcehetil-manl-Ynn (trc. Abdurrahman Bel, Beyrut 1990); Renate Wrsch, Avicennas Bearbeitungen der Aristotelischen Rhetorik: ein Beitrag zum Fortleben antiken Bildungsgutes in der islamischen Welt (Berlin 1991); Shukri B. Abed, Aristotelian Logic and the Arabic Language in alFarabi (New York 1991); Abdlkudds Bingl, Gelenbevnin Mantk Anlay (stanbul 1993) ve Klasik Mantkn Tanm Teorisi (stanbul 1993); Ali Verd, Manu bn aldn f avi aretih ve aiyyetih (London 1994); Ysuf Mahmd, el-Manus-sr: et-Taavvurt et-tadt (Doha 1994); Joep Lameer, Al-Farabi and Aristotelian Syllogistics: Greek Theory and Islamic Practice (Leiden 1994); brahim Emirolu, Mantk Yanllar (stanbul 1993), Ana Hatlaryla Klasik Mantk (Bursa 1999); Mahmd Muhammed Ali Muhammed, el-Alt beynel-man vel-fh inde mfekkiril-slm (el-Harem 2000; ayrca bk. Kz, AFD, XLIII/1 [2002], s. 135-169).

BBLYOGRAFYA

Rgb el-sfahn, el-Mfredt, n md.; Lisnl-Arab, n md.; et-Tarft, el-Man md.; Tehnev, Kef, I, 34, 39, 746; Frb, Full-meden (trc. Hanifi zcan), zmir 1987, s. 48; a.mlf., limlerin Saym (trc. Ahmet Ate), stanbul 1990, s. 67-91; a.mlf., Kitbl-ysi-ar (nr. ve trc. Mbahat Kyel), Ankara 1990, s. 59, 73, 93; a.mlf., el-Man indel-Frb (nr. Refk el-Acem), Beyrut 1985-86, I-III, tr.yer.; a.mlf., et-Tave (el-Man indel-Frb iinde), I, 55, 59; a.mlf., Mutluluk Yoluna Yneltme (trc. Hanifi zcan), zmir 1993, s. 53-57; bnn-Nedm, elFihrist (trc. B. Dodge), New York 1970, s. 249, 581; Eb Hayyn et-Tevhd, el-mt velmnese (nr. Ahmed Emn - Ahmed ez-Zeyn), Beyrut 1373/1953, s. 104-129, 114; a.mlf., elMubest (nr. M. Tevfk Hseyin), Tahran 1987, s. 116, 123, 169-172, 366; bn Sn, el-rt vet-tenbht (nr. Sleyman Dnya), Beyrut 1413/1992, s. 27, 34, 41, 49, 56-57, 103, 117, 184; a.mlf., en-Nect, Kahire 1321, s. 43, 73-74, 122-123, 126; a.mlf., Uynl-ikme (Resil iinde, nr. Hilmi Ziya lken), Ankara 1953, I, 2-5, 10-11; bn Hazm, et-Tarb li-addil-man (Resil bn azm el-Endels iinde, nr. hsan Abbas), Beyrut 1983, I, 105-106; Gazzl, Miakkn-naar, Beyrut 1994, s. 90, 92, 112, 145, 161; a.mlf., Miyrl-ilm, Msr 1329, tr.yer.; a.mlf., elMstaf, Beyrut 1335, I, 10; a.mlf., el-Mn mine-all, Kahire, ts. (Mektebetl-Cnd), s. 26; hvn- Saf, er-Resil, Beyrut 1376/1957, I, 424-428; bnl-Kft, brl-ulem (Lippert), s. 28, 36, 369; Esrddin el-Ebher, sc (Molla Fenr, eru sc iinde), zmir 1302, s. 78; Ali b. mer el-Kazvn, e-emsiyye fil-avidil-manyye, stanbul 1290, s. 3, 10, 16, 31; Sirceddin el-Urmev, Meliul-envr, stanbul 1303, tr.yer.; Kutbddin er-Rz, eruemsiyye, stanbul 1288, s. 10; a.mlf., erut-Taavvurt vet-tadt, stanbul 1304, s. 109, 176; bn Haldn, Mukaddime (trc. Sleyman Uluda), stanbul 1983, II, 1072; Molla Fenr, eru sc, zmir 1302, s. 3; Kef-unn, I, 23, 46; II, 1862-1863; a.mlf., Mznl-hak (trc. Orhan aik Gkyay), stanbul 1980, s. 18, 20-21; Ebl-Bek, el-Klliyt, stanbul 1287, s. 621; Ahmed Cevdet, Miyr- Sedd, stanbul 1303, tr.yer.; Ali Sedad, Lisnl-mzn, stanbul, ts., s. 49-51; a.mlf., Mznl-ukl fil-mantk vel-usl, stanbul 1303, tr.yer.; zmirli smail Hakk, Miyrlulm, stanbul 1315, s. 8, 28, 35, 49, 66, 87-89; a.mlf., Fenn-i Menhic (Mthodologie), stanbul 1329, s. 13; a.mlf., Felsefe Dersleri, stanbul 1330, s. 37-41, 232, 266; Slih Zeki, Mzn- Tefekkr, stanbul 1332, s. 5 vd.; smail Fenn, Lugate-i Felsefe, stanbul 1341, s. 174-175, 353; Muhammed el-Behiy, slm Dncesinin lhi Taraf (trc. Fuat Sezgin), stanbul 1948, s. 184; Necati ner, Tanzimattan Sonra Trkiyede lim ve Mantk Anlay, Ankara 1967, s. 8, 16-17, 62; a.mlf., Klasik Mantk, Ankara 1982, s. 11-12; a.mlf., Felsefe Yolunda Dnceler, stanbul 1995, s. 135; a.mlf., Mantk Baba Oul Ahmet Cevdet - Ali Sedat, Erdem, II/6, Ankara 1987, s. 798-799; Nihat Keklik, slm Mantk Tarihi ve Frb Mant, stanbul 1969, I, 45, 55-56, 61-66; II, 17, 61-82; Y. Kumeyr, slm Felsefesinin Kaynaklar (trc. Fahrettin Olguner), stanbul 1976, s. 174, 176; Mahmut Kaya, slm Kaynaklar Inda Aristoteles ve Felsefesi, stanbul 1983, s. 80-111; smet Parmakszolu, bn Sina ve Mantk Risalesi, Ankara, ts. (Kltr ve Turizm Bakanl), s. 11, 14, 17; Sadreddin Gm, Seyyid erif Crcn ve Arap Dilindeki Yeri, stanbul 1984, s. 83-154; N. Rescher, Teavvrl-manl-Arab (trc. Muhammed Mihrn), Kahire 1985, tr.yer.; Mcid Fahr, slm Felsefesi Tarihi (trc. Kasm Turhan), stanbul 1987, s. 18; Mehmet Bayraktar, slm Felsefesine Giri, Ankara 1988, s. 41, 135, 164-166; K. William-Martha, The Development of Logic, Oxford 1991, s. 159-175, 242, 327; brahim Emirolu, Mantk Yanllar, stanbul 1993, s. 107 vd., 175 vd.; a.mlf., Ana Hatlaryla Klasik Mantk, Bursa 1999, tr.yer.; Abdulkudds Bingl, Gelenbevnin Mantk Anlay, stanbul 1993, s. 5-21, 13, 139; a.mlf., Osmanllarda Mantk Bilimi

erii, Medrese Eitimindeki Yeri Ve Osmanl Mantklar, Osmanl, Ankara 1999, VIII, 233, 235, 237; Shams Inati, Logic, History of Islamic Philosophy (ed. Seyyed Hossein Nasr - O. Leaman), London 1996, II, 803-819; Necip Taylan, Mantk, stanbul 1996, s. 87; Cevat zgi, Osmanl Medreselerinde lim, stanbul 1997, I, 51, 71-72, 83, 85, 94, 109, 116, 117 vd., 168-169; II, 279; Mehmed Ali Ayn, Trk Mantklar, DFM, X/3 (1928), s. 51, 52-53, 54, 56, 58-60; smail Kz, slm Mantk Klliyatnn Teekkl, Felsefe Dnyas, XXX/2, Ankara 1992, s. 91-112; a.mlf., Modern Trk Dncesinde Mantk almalar, AFD, XLIII/1 (2002), s. 135-169; S. Van Den Berg, Mantk, A, VII, 307-310; R. Arnaldez, Man, EI (ng.), VI, 442-452. brahim Emirolu

MANTIKUt-TAYR
() Ferdddin Attrn (. 618/1221) tasavvuf mesnevisi. Baz nshalarnda ad Malt- uyr, Mamt- uyr, uyrnme eklinde kaytl olan ve nshalar arasndaki farkllklar dikkate alndnda 5000 beyti biraz aan eser otuz bir blm (makale) halinde remel bahriyle kaleme alnmtr. Hamd, tevhid, mnct, nat ve drt halife ile ashabn vgsne ayrlan bir giriin ardndan mesnevi hdhde merhaba ile balar ve 583 yl Receb aynn 20. gn (25 Eyll 1187) tamamland kaydedilen bir htime ile sona erer. Hellmut Rittere gre Manu-ayra konu olan asl hikyeyi daha nce Muhammed (Ahmed) el-Gazzl hem Arapa hem Farsa yazm olduu Rislet-ayr adl eserinde ilemitir (A, II, 8-9). Kurn- Kermde geen (en-Neml 27/16) mantkut-tayr terkibini Attrdan nce bn Sn, Hkn ve Muhammed elGazzl de kullanmtr. Eserin adnda yer alan mantk kelimesinin sylemek, konumak, lisn- hl ile anlatmak gibi anlamlar vardr. Ku demek olan tayr ise slikleri temsil etmektedir. Allahn zuhur ve taayynn temsil eden smurg hem kesreti hem vahdeti gstermektedir. Nitekim Farsa smurg otuz ku anlamna geldii gibi birleik halde bununla vahdet kastedilmitir. Esasen kelime Arap edebiyatndaki anka gibi ismi olup cismi olmayan efsanev bir kuun addr. Manu-ayrn konusu ksaca yledir: Kular kendi aralarnda toplanp hibir lkenin padiahsz olmadn, padiahsz lkede nizam ve intizam kurulamayacan belirtirler. Aralarnda bulunan ve mridi temsil eden, Sleyman peygamberin mahremi ve postacs hdhd (en-Neml 27/20-30) bu konuda onlara yol gstereceini syler. Hdhdn nclnde toplanrlar. Fakat yolun uzak ve skntl olduunu anlaynca blbl, papaan, tavus, kaz, keklik, hm, doan, balkl, bayku ve dier baz kular birer mazeret ileri srerek yolculuktan vazgemek isterler. Hdhd kularn hepsine cevap vererek onlar ikna eder. Sonunda btn kular hdhdn klavuzluunda yola karlar. Yolculuk esnasnda bitkin ve yorgun den binlerce ku hdhdden phelerinin giderilmesini ister. Hdhd her birinin soru ve itirazlarna cevaplar verir; nlerinde talep, ak, mrifet, istina, tevhid, hayret, fakru fen denilen yedi vadinin bulunduunu (W. Skalmowski, bu yedi vadiyi tasavvuf bakmdan ksaca deerlendirerek Manu-ayrdaki metinleri ngilizce tercmeleriyle birlikte yaymlamtr, bk. bibl.), bunlar geince padiahlar olan smurga ulaacaklarn anlatr. Tekrar yola koyulan kulardan sadece otuzu hasta ve yorgun durumda bu vadileri ap yce bir derghn nne ular. Burada bir postac gelip onlarn smurgu sorduklarn anlaynca nlerine birer kt paras koyarak okumalarn syler. Ktlar okuyan kular btn yaptklarnn yazl olduunu grp arrlar. Bu srada smurg da tecelli eder. Fakat grdkleri smurg kendilerinden baka bir varlk deildir. Smurgda kendilerini, kendilerinde smurgu grp hayretler iinde kalrlar. Bu arada bir ses duyulur: Siz buraya otuz ku geldiniz, otuz ku grndnz; daha fazla veya daha eksik gelseydiniz yine o kadar grnrdnz; buras bir aynadr. Neticede hepsi smurgda fni olur, artk ne yol ne yolcu ne de klavuz vardr. Glge gnete kaybolur. Menzil-i maksda vsl olan otuz ku aradklar smurgun kendileri olduunu anlar. Attr Manu-ayrda vahdeti vcd inancn anlatmtr. Buna gre var olan sadece vcd- mutlaktr. Btn kudret Ondadr. nsann kinatta varlk halinde grdkleri, vcd- mutlakn bir

ayna hkmnde olan adem-i mutlakla karlamasndan doan eitli grnlerden ibarettir. Allah eitli ekillerde tecelli ettiinden btn eya ve yaratklar bir varla sahip gibi grnr. Aslnda bu grnen eylerin gerek varl yoktur. Attr eserinde bu inanc kularn dilinden temsil bir tarzda hikye etmi, hdhd ile eitli kular arasnda geen konumalar aracl ile tasavvuf dncelerini aklamtr. air, hdhdn azndan kularn soru ve itirazlarna cevap verirken konuya uygun den baka hikyeler de anlatr. Birou Tekiretl-evliy adl eserinde geen bu hikyeler arasnda fikr bir balant vardr. Manu-ayrdaki hikyeler birka dnda genelde ksa olup bazan be beyitte sona erer, ardndan gelen beyitler hikye mnasebetiyle Attrn aktard fikirlerdir. Onun anlattklar o kadar beenilmitir ki Mevln Celleddn-i Rm de bazlarn alp ayn vezinde yazd Menevsinde ilemitir. Manu-ayrn nemli bir yan da airin Hulef-yi Ridni methedip onlar arasnda fark gzetmediini sylemesi ve halife seiminde Hz. Alinin yannda yer almayan sahbenin hakl sayldn belirterek bu gibi ilerle uramann gereksiz olduunu aklamasdr. Bu konuda taassup gsterenleri knayarak Snn-i mcadelesinin tamamyla taassuptan doma abes bir ey olduunu ifade eder. Bata Trkiye ve ran olmak zere dnyann eitli ktphanelerinde pek ok yazma nshas bulunan Manu-ayr birok defa baslm, ilk defa ta basmas olarak Cavnprda yaymlanmtr (ts.). Necmddevle Abdlgaffrn (sfahan 1313 h.), Zklmlk Muhammedin (Tahran 1319 h.), M. Cevd Mehrun (Tebriz 1334 h.) ve Seyyid Sdk Gevhernin (Tahran 1348 h.) hazrladklar yaynlar daha gvenilir kabul edilmektedir. Ahmed Nc el-Kaysnin Kahire niversitesi arkiyat Blmnde hazrlad Arnme ev Kitb Ferdiddn el-Aar en-Nbr ve Kitbh Manu-ayr adl hacimli doktora tezi baslmtr (Badad 1968). Bed Muhammed Cuma Manu-ayr Arapaya tercme etmitir (Kahire 1975). Manu-ayr zerinde ok allan, nazreler yazlan ve erhedilen bir eser olmutur. Seyyid Ali Hemedn Manu-ayrdan muhtasar bir antoloji meydana getirmi, Menev rihi Prizrenli em de bu eseri erhetmitir (Kefunn, II, 1864). Trk edebiyatnda nemli yeri ve etkisi olan mesneviyi Glehr manzum olarak 717de (1317) Trkeye evirmitir. Manu-ayr veya Glennme adn tayan eserin htime blmnde Glehr, Manu-ayr esas almakla birlikte baka bir eser meydana getirdiini ve eserinin telif sayldn sylemektedir. Mjgn Cunburun doktora almasna (Ankara 1952) konu olan bu tercme incelendiinde Glehrnin konu ve tertip asndan Manu-ayr esas ald ve ona bir nazre yazd anlalr. Manu-ayr manzum olarak Mevlev Fed Dede Mantkul-esrr (Mill Ktp., Yazmalar, nr. A. 3341), Karatoval Zaf Pr Mehmed Glen-i Smurg (Cem Dilin, baslmam lisans tezi, Ankara 1968) ve Kadzde eyh Mehmed nirkus-sadr (TDK Ktp., Fotokopi, nr. 38) adyla Trkeye evirmitir. Abdlbaki Glpnarlnn yazar ve eseri hakknda bir girile aklamalardan meydana gelen mensur tercmesi de baslmtr (I-II, Ankara 1945-1946; stanbul 1962). Trk edebiyatnda Attrn Manu-ayr rnek tutularak yahut ondan ilham alnarak yazlan eserler de vardr. Ali r Nevnin Lisnt-tayr (Mustafa Canpolat, baslmam doentlik tezi, Ankara 1972), Dervi emseddinin Deh Mrgu (Hasan Aksoy, Kularn Mnazaras -Deh Murg-, stanbul 1998) bunlardandr.

Manu-ayr Avrupaya ilk tantan kii Hammerdir. M. Garcin de Tassy eserin metnini nerettii gibi Mantic uttair ou le langage des oiseaux adyla Franszcaya tercme etmitir (Paris 1857). Baron Erik Hermelin bu metne dayanarak eseri Almancaya evirmitir (Stockholm 1929). R. P. Masani tarafndan bir blm ngilizceye tercme edilmi ve 1924te The Conference of Birds adyla yaymlanmtr. Tam metni ayn adla Efham Derbendi ile D. Davis tarafndan tercme edilmitir (Harmondsworth 1984). Manu-ayr Hindistanda da birok defa baslmtr.

BBLYOGRAFYA

Attr, Manu-ayr (nr. M. Cevd Mekr), Tebriz 1334 h.; a.e. (trc. Abdlbaki Glpnarl), stanbul 1962, tercme edenin nsz, s. I-XVI; a.mlf., Tekiretl-evliy (nr. Muhammed b. Abdlvehhb Kazvn), Tahran 1346 h., neredenin girii, s. 2-10; a.mlf., Blblnme, Ayasofya Ktp., nr. 3857, vr. 363b-367a; Glehr, Mantkut-tayr (nr. Agh Srr Levend), stanbul 1957, neredenin nsz, s. 5-29; Devletah, Tekire (nr. Muhammed Ramazn), Tahran 1338 h., s. 140144; Kef-unn, II, 1864; Saf, Edebiyyt, II, 863; Browne, LHP, II, 512-513; Sad-i Nefs, Cstc der Avl r- Ferdddn-i Ar- Nbr, Tahran 1320 h., s. 122-167; Mjgn Cunbur, Glehr ve Mantkut-tayr (doktora tezi, 1952), ADTCF; H. Ritter, Das Meer der Seele: Mensch, Welt und Gott in den Geschichten des Farduddn Attr, Leiden 1955; a.mlf., Mantiq attair oder Maqmt attuyr, Oriens, XI (1958), s. 48-56; a.mlf., Attr, A, II, 8-9; a.mlf., Ar, EI (ng.), I, 753; Bedzzaman Frzanfer, er-i Avl Nad u Tall-i r- Ferdddn-i Ar- Nbr, Tahran 1961; FME, s. 81, 92-94; Nihad Sami Banarl, Resimli Trk Edebiyat Tarihi, stanbul 1971, I, 377-380; Kitbins-yi rn, Tahran 1366 h., VII, 866-870; Seyyid Cafer Seccd, Mevf maal-Ar ve Manu-ayr, ed-Dirstl-slmiyye, IX/2, slmbd 1974, s. 4459; W. Skalmowski, The Seven Valleys of Ar, Orientalia Loveniencia Periodica, sy. 23, Leuven 1992, s. 281-302. H. Ahmet Sevgi

MANTRAN, Robert
(1917-1999) Osmanl ve slm tarihi uzman. 19 Ocak 1917 tarihinde Pariste dodu. Orta renimini Pariste Condercet Lisesinde tamamlad. Sorbonne niversitesinde tarih-corafya renimi grd, ayrca Ecole des Langues Orientales Vivantestan diploma ald (1945). Burada Fransz Trkologu Jean Denynin rencisi oldu. Ecole Pratique des Hautes Etudesde Jean Sauvagetnin derslerini takip etti. Onun Bizans aratrmalarndan Osmanl tarihi alanna kaymasnda Jean Sauvagetnin nemli etkisi olmutur. Mantran 1939 ylnda silh altna alnd ve 1940ta yaplan savalarda gsterdii baardan tr sava madalyasyla dllendirildi. Alman igali srasnda direni hareketi iinde Parisin kurtarlmas eylemine katld. II. Dnya Savann sonlarna doru yakn arkada Nikita Eliseff ile birlikte am Fransz Aratrmalar Enstitsnde grevlendirildi. Burada bulunan hocas Sauvaget, mer Lutfi Barkan tarafndan yaymlanan Kanunlarn (stanbul 1943) Suriye ile ilgili blmlerini Franszcaya evirmeye balamt. Bu alma ortaklaa yrtld ve hocasnn lm zerine Rglements fiscaux ottomans. Les provinces syriennes (Beyrouth-Damas 1951) adyla kendisi tarafndan bitirilerek bastrld. Mantran amdan Beyruta geti. Burada bir sre kaldktan sonra stanbula gitti. Jean Deny, rencisine Trkiyede M. Fuad Kprl ve Adnan Advar grmesini tavsiye etmiti. Bunlarn dnda Selim Nzhet Gerek, Sabri Esat Siyavugil, M. Tayyip Gkbilgin, Mehmet Cavit Baysun ve mer Lutfi Barkan gibi Trk bilim adamlaryla tant ve dostluk kurdu. zellikle mer Lutfi Barkan onun iin bir yol gsterici oldu. stanbul Fransz Arkeoloji Enstitsnde burslu olarak grevli bulunan Mantran ayn zamanda Galatasaray Lisesinde de retmenlik yapyordu. 1946 ve 1947 yllarnda Bursaya yapt iki gezi buradaki kitbelerin derlenmesine frsat vermi oldu. nce Bursann Arapa kitbelerini derledi ve bunlar aklamalarla Franszcaya evirdi. Ardndan Bursann Trke kitbelerini toplad ve yaymlad. Mantrann bu abas byk bir anlam tamaktadr. nk allageldii zere o zamana kadar Arapa kitbelerin derlenmesine ncelik verildii halde Trke kitbeler ihmal ediliyordu. Halbuki II. Merutiyet dneminde giderek glenen, slm sanatndan bamsz bir Trk sanatnn var olduu gr zellikle Mimar Kemleddin Bey tarafndan savunulmu ve Albert-Louis Gabriel bu gr temel bir tez olarak kabul etmiti. Mantran da bu gr benimsemitir. te yandan Mantran, stanbul ktphanelerinde ve zellikle Baveklet Arivinde (Babakanlk Osmanl Arivi) almalarn srdrd. 1949 Eyll-Ekim aylarnda ksa bir sre stanbulda bulunan hocas Sauvaget, XVII. yzyln ikinci yars stanbulu iin paha biilmez bir kaynak olan Evliya elebi seyahatnmesinden yola karak Trk ve Fransz arivlerinin, yabanc seyahatnmelerin nda yaplacak bir aratrmann esaslar zerine rencisine baz tavsiyelerde bulundu. Bu arada Centre National de la Recherche Scientifique (CNRS) kadrolarnda grevlendirilmesi Mantrann kendisini tamamen bilimsel aratrmalara vermesini salad. 1952de Histoire de la Turquie (1952) yaymland. Bunu La Turquie (1955) balkl kitab izledi. 1959da Pariste baslan siyah-beyaz resimlerle bezenmi Trsors de la Turquie balkl eserin giri blmn Michel de Saint-Pierre

kaleme alm, dier btn aklamalar ve notlar Mantran tarafndan yazlmtr. Mantran, 1955-1961 yllar arasnda Tunusta grevlendirilen Mantran, Tunus niversitesinin yeniden yaplanmasnda nemli rol oynad gibi Edebiyat Fakltesi ve Yksek retmen Okulunda da ders verdi. Tunuslu gen bilim adamlarnn yetimesinde nemli grevler stlendi. Bunlarn Trk arivlerinde almasn destekledi. Ayrca Osmanl Devletinin Tunusta ve Kuzey Afrikadaki varln konu alan ariv belgelerine dayal pek ok zgn aratrmaya imza att. Tunusta Darel Beyde bulunan Trke belgelerin bir dkmn hazrlad (Tunus-Paris, 1961) ve bunu doktora tezi olarak sundu. Devlet doktorasn da 1962de tamamlad ve 9 Mart 1963te Sorbonneda savundu. Tez stanbul dans la seconde moiti du XVIIe sicle. Essai dhistoire institutionnelle, conomique et sociale baln tayordu. Bu alma Fernand Braudel tarafndan ynetilmi ve stn takdir derecesiyle kabul edilmitir. Mantran, Evliya elebi seyahatnmesiyle Osman Nuri Erginin Mecelle-i Umr- Belediyyesi, Trk, Fransz, Venedik ariv kaynaklaryla seyahatnmelerden yola karak XVII. yzyln ikinci yarsnda stanbulun kurumsal, ekonomik ve toplumsal tarihini ortaya koymu oldu. Onun bu almas, 1970ten sonra giderek hz kazanan ehir tarihiliinin gelimesine nemli katkda bulunmu ve bir model ilevi grmtr. Mantrann stanbul zerindeki aratrmalar bu eseriyle snrl kalmad. stanbulu deiik alardan ele alan aratrmalar sreli yaynlarda, armaan kitaplarnda ve kongre bildirilerinde yaymland. Bu almalarn bir blm Variorum Reprints dizisinde yer ald (lEmpire ottoman du XVIe au XVIIIe sicle, Londra 1984). te yandan Mantran, Kann Sultan Sleyman ve halefleri dneminde stanbulun gnlk yaamn ele alan daha geni okuyucu kitlesine ynelik bir eser de hazrlad (La vie quotidienne Constantinople au temps de Soliman le magnifique et ses successeurs, Paris 1965, 1990). Bunlarn yannda Fayard yaynevinin balatt Dnyann Byk ehirleri dizisi balamnda stanbulun tarihini bir btn olarak ileyen eseriyle de bu konuda son szn sylemi oldu (Paris 1996). Yer yer grsel malzemeyle desteklenmi olan stanbulun tarihi, efsanelerle rlm dnemlerden balayarak Bizans ve Osmanl yzyllarn iine almakta ve ehrin tarih geliimi 1950 ylna kadar uzanmaktadr. 1960tan sonra slm aratrmalarnn nemli bir merkezi haline gelmeye balayan Aixen-Provencea davet edilince Tunustan ayrlan Mantran burada Trk Dili ve Uygarl Krssn kurdu (1961) ve emekli oluncaya kadar (1985) bu ehirde kald; Paristen gelen arlar geri evirdi; emekli olduktan sonra da Provence niversitesindeki derslerini srdrd. 24 Eyll 1999da burada ld. Mantran, uluslararas dzeyde birok bilimsel kuruluun akademik ve idar kadrosunda grev almtr. Ayn zamanda Trk Tarih Kurumunun eref yesiydi. 1992 ylndan beri Encyclopdie de lIslamn (EI) ynetim kurulunda yer alyordu. UNESCOnun da danmanlar arasndayd. 1990da Fransa Enstitsne bal Acadmie des Inscriptions et Belles Lettres yeliine seilmiti. Kendisine Lgion dHonneur ve Palmes Acadmiques nianlar verilmiti. Mantran, Aixen-Provenceda slm aratrmalarnn ynlendirilmesinde de nemli rol oynad. Buradaki Science Politiqueste Ortadou zerine dersler verdi. Ayrca Bat slm ve Akdeniz dnyasna ynelik bir derginin (Revue de loccident musulman et de la Mditerrane) karlmasna

katkda bulundu. te yandan Akdeniz Afrikasna dair aratrmalar yapan bir enstitnn (Centre de Recherche sur lAfrique Mditerranenne [IREMAM]) mdrln de yrtyordu. slm tarihi ve dnyasn kapsayan abalar iki nemli eserin ortaya kmasn salamtr. Bunlardan biri Maurice Flory ile birlikte yaptklar ortak almadr ve gnmzdeki Arap lkelerinin siyas sistemlerini incelemektedir (Les politiques des pays arabes, Paris 1968). Dier almas slm tarihinin balangcna kadar gitmekte ve VII-XI. yzyllardaki yaylma srecini ele almaktadr (Lexpansion musulmane, VIIe-XIe sicles, Paris 1969). Centre National de la Recherche Scientifiquein yaymlad ortak bir almann rn olan LEgypte au XIXe sicle (Paris 1982) balkl esere olan katksn slm tarihi aratrmalarnn bir uzants olarak deerlendirmek gerekir. Fransz Trkologlarnn ortak abalaryla hazrlanan Histoire de lEmpire ottomann (Paris-Fayard 1989) editrln de Mantran stlendi. Eserin yazl gerekesini aklayan nszle XVII. yzylda Osmanl Devleti, XVIII. yzylda Osmanl Devleti zerinde Avrupa basks ve Dou sorununun balangc (1774-1839) gibi blmler onun tarafndan yazlmtr. Eser Trkeye (Osmanl mparatorluu Tarihi, I-II, stanbul 1999) ve talyancaya evrilmitir. Mantrann belli bal eserleri ve birok makalesi de Trkeye tercme edilmitir (XVII. Yzyln kinci Yarsnda stanbul, trc. Mehmet Ali Klbay - Enver zcan, I-II, stanbul 1986; Ankara 1990; XVI-XVIII. Yzyllarda Osmanl mparatorluu, trc. Mehmet Ali Klbay, stanbul 1995).

BBLYOGRAFYA

Jean-Louis Bacqu-Grammont, Travaux turcologiques franais, Turcica, VII, Paris 1975, s. 288291; Server Tanilli, Robert Mantranla Sylei, TT, sy. 15 (1985), s. 44-45; a.mlf., Robert Mantrann Arkasndan, Cumhuriyet, stanbul 1 Ekim 1999; Abdlcelil Temimi, Curriculum Vitae du Professeur Robert Mantran, Mecellett-triyyetil Maribiyye, sy. 47-48, Tunus 1987, s. 9-15; G. Veinstein, In memoriam Robert Mantran (1917-1999), Turcica, XXXII (2000), s. 5-6; R. Deguilhem, In memoriam Robert Mantran (1917-1999), TSAB, XXIV/2 (2000), s. 130-133; A. Raymond, Obituaire: Robert Mantran (1917-1999), Revue des mondes musulmans et de la Mditerrane, sy. 89-90, Aixen-Provence 2000, s. 376-382; Zeki Arkan, Turkoloji Aratrmalarnn Byk Kayb Prof. Dr. Robert Mantran (1917-1999), Osm.Ar., XXI (2001), s. 11-30; Mantran, Robert, ABr., XXII, 10. Zeki Arkan

MANTK
() Szde zikri geen ve ifade edilen mna anlamnda usl-i fkh terimi. Szlkte konumak, sylemek mnasndaki nutk kknden ism-i mefl olan mantk konuulan, sylenen, szde belirtilmi olan anlamna gelir. Usl-i fkh terimi olarak szn sylendii alanda dellet ettii mna eklinde tarif edilmi ve bu mnann zikredilen lafzn hkm ve bir hali niteliinde olduu belirtilmitir. Bu hkmn sylenip sylenmemesi nemli deildir. Sz edilen mnaya konuma (nutk) yoluyla ulald iin mantk ad verilmitir. Mesel, Onlardan (ana baba) biri veya her ikisi senin yannda yalanrsa kendilerine f bile deme; onlar azarlama; ikisine de gzel sz syle yetinin (el-sr 17/23) bizzat lafzndan ak bir ekilde ana babaya kar f demenin haram olduu anlalmaktadr. Sz konusu yetten karlan bu mnaya mantk, byle bir karmda bulunmaya da mantkun delleti ad verilir. Seyfeddin el-mid, iktiznn delletinde sakl hkmler szn sylendii alanda bizzat lafzdan anlald halde bunlardan hibirine lafzn mantku denemeyeceini belirterek mantkun yukarda verilen tanmnn doru olmayacan ileri srer ve kendisi mantku szn sylendii alanda delletinden kesin olarak anlalan mna eklinde tanmlar (el-km f ulil-akm, III, 62). Ancak midnin aksine dier tanm sahipleri iktiznn delletini gayri sarih mantk kapsam iinde grmektedir (a. bk.). slm hukukular, slmn temel kaynaklar olan Kuran ve Snneti yorumlama faaliyetleri srasnda sz konusu naslarda iki tr anlam (dellet) bulunduuna dikkat ekmilerdir. Bunlardan birincisi naslarn aka ifade ettii anlamlar (mantk), ikincisi naslarda aka belirtilmemekle birlikte onlardan anlalan mnalardr (mefhum). evknnin de iaret ettii gibi lafzlar, kendilerinden karlan anlamlarn birer kalb niteliinde olduundan (rdl-ful, s. 178) onlardan bazan aka ve dorudan doruya bir anlam elde edilir; bazan da eitli karmlar yoluyla bir mnaya ulalr. zellikle usulcler, naslarn yorumlanmas srecinde elde edilen bu iki anlamn gerek balayclk / dellet derecelerini tesbit etmek gerekse bu anlamlara ulaabilmek iin takip edilmesi gereken yntemleri belirlemek amacyla geni metodolojik tartmalar yapmlardr. Fkh usul tarihinde, genellikle Hanef usul limlerinin gelitirdii ve bu sebeple Hanef veya fukaha metodu ad verilen yntemde lafzlar kullanldklar mnaya delletinin ekli, yani mnann dorudan veya dolayl bir yolla ifade edilmesi asndan ibare, iaret, dellet ve iktiz olmak zere drt ksmda incelenmitir. Mtekellimn metodunu benimseyen usulclerin ounluunu oluturan bilginler tarafndan ise lafzlarn hkmlere delletleri konusu mantkun delleti ve mefhmun delleti ana balklar altnda ele alnmtr (bk. DELLET). Abdlazz elBuhrnin belirttiine gre Haneflerin ibare, iaret ve iktiz adn verdii dellet trlerini fi usulcleri mantkun delleti kabilinden saymaktadr (Kefl-esrr, II, 253). slm hukuk usulnn genel sistematii iinde mantk, lafzn kullanld kalp ve cmleden aka ve dorudan doruya anlalan bir mna olmas itibariyle yorum merdiveninin birinci basaman tekil eder. Bu sebeple anlamlarn en ak ve kuvvetlisi olup mna konusunda asl niteliindedir ve mefhumdan nce gelir. Mantkun dier anlamlar ierisindeki bu ncelik ve kuvveti sebebiyle onun

nitelik ve niceliklerinin tesbit edilmesi metodolojik adan daha da nemli hale gelmitir. Lafzn sylendii alandaki mnasnn (mantk) er (hukuk) bir mna ifade edebilmesi iin bazan kullanld cmle ierisinde birtakm takdirlerde bulunmak gerekebilir. Bu sebeple usulcler mantku (mantkun delletini) sarih ve gayri sarih olmak zere iki ksma ayrmlardr. 1. Sarih Mantk. Lafzn kendisi iin vazolunduu mnaya mutabakat veya tazammun yoluyla delletidir. Burada sadece lafzn bir dildeki szlk anlamn bilmekle baka bir eyin araclna gerek duyulmakszn yalnz okumak, sylemek veya iitmekle dorudan anlamna ulalmaktadr. Bir lafzn kendisi iin vazolunduu mnay tam olarak ifade eder biimde kullanlmasna mutabakat (delletl-mutbaka), mnann bir ksmn ifade etmek zere kullanlmasna tazammun (delletttazammun) ad verilir. Mesel insan kelimesinin bilinen varlk anlamnda kullanlmas mutabakat delleti, canl veya konuan anlamnda kullanlmas bir tazammun delletidir. Sarih mantk Hanef usul terminolojisinde bizzat lafzn sgasnn gsterdii anlam demek olan ibarenin delletiyle paralellik gsterir. Nas ve zhir lafzlarn delletleri de sarih mantk kapsamnda deerlendirilir. Mantk, ifade ettii mnadan baka bir mnaya yorumlanma ihtimali bulunmazsa nas, yoruma ak ve bakasna ihtimali bulunmakla birlikte bu ihtimal tercihe ayan deilse zhir ve tercihe ayan olmayan mnaya bir delilden dolay yorumlanmsa mevvel adn alr (Syt, II, 740; evkn, s. 178). Yorum metodolojilerini mantk-mefhum ayrm zerine kuran mtekellimn metoduna mensup usulclere gre, sevkedildikleri mnaya aka dellet eden ve kendisinden karlan hkmde szn asl syleni sebebini tekil eden nas lafzlarla kendisi duyulunca mnas derhal anlalan ve mnasnn anlalmas herhangi bir dnmeye ve baka bir delile ihtiya duymayacak kadar ak olan zhir lafzlarn anlamlaryla aksine bir delil bulunmadka amel etmek gerekir. Mesel, Allah alverii hell, riby haram klmtr yeti (el-Bakara 2/275) nas yoluyla, alm satmla ribnn ayn eyler olmayp birbirinden farkl kabul edilmesi gerektiini ve zhiriyle de alm satmn hell, ribnn haram olduunu gstermektedir. 2. Gayri Sarih Mantk. Lafzn kendisi iin vazolunmad, ancak iltizam yoluyla kendisine dellet ettii anlamdr. ltizam, lafza er (hukuk) bir anlam verebilmek iin hric bir unsura ihtiya duyulmas halidir. Byle hric bir unsurun yardmyla elde edilen mnaya delletl-iltizm denir. ltizam yoluyla sz konusu mnann anlalmas srecinde zihin lafzn anlamndan onu gerekli klan hric unsura doru bir gei yapar. Eer bu zihinsel gei yaplmazsa sz konusu mnaya ulamak mmkn olmaz (Seyfeddin el-mid, I, 17). Muhtemelen bu sebeple Teftzn, mefhumla gayri sarih mantk arasndaki farkn tartlabilir olduunu ileri srer (iye al eri Mutaaril-Mnteh, II, 171). Mtekellimn metodunu benimseyen usulcler gayri sarih mantku ve delletini iktiz, ima ve iaretin delletleri olmak zere ksmda incelemilerdir. Ancak Seyfeddin el-mid, metnin delletlerini manzumun delleti ve manzum olmayann delleti ksmlarna ayrdktan sonra saylan ksma (iktiz, ima ve iaret) mantkun mukabili olan mefhumu da ekleyerek hepsine birlikte manzum olmayann delleti iinde yer verir (el-km f ulil-akm, III, 60-62). a) ktiznn Delleti. Szde kastedilen ve szn akl veya din asndan doru bir anlam ifade edebilmesi kendisinin var saylmasna bal olan ek ifadedir. Burada sz syleyenin kastettii anlamn doru bir ekilde kavranabilmesi iin byle bir takdire ihtiya bulunmakta ve dolaysyla mantk olann doru anlalabilmesi mantk olmayan bir ifadenin mantk olarak kabul edilmesine bal olmaktadr. Bir nassn hkm ifade etmesi iin metinde byle bir ilvenin var saylmas bir zorunluluksa bu var sayma olmadan nasla amel imkn bulunmaz. Takdiri gerekli klan bu nassa

muktez, takdir edilen mnaya ise muktez denir. Mesel Hz. Peygamberin, mmetimden hata, unutma ve zorlandklar sz ve fiilleri kaldrlmtr hadisinin (bn Mce, al, 16) zhirinden mmette hata, unutma ve ikrahtan hibirisinin bulunmad anlalmaktadr. Halbuki bu durum mmetin birok hata ve unutkanla dt gereine aykrdr. Bu takdirde sz konusu hadisin doru anlalabilmesi ve vkaya aykr dmemesi iin, cmlede gnah vb. bir kelimenin bulunduunun var saylmas (takdir) gerekir. Bu takdir sonucunda hadis, mmetimden hata, unutma ve zorlandklar sz ve fiillerin gnah kaldrlmtr eklinde anlalr. Burada szn gnah kelimesine delletine iktiznn delleti ad verilir. b) mann Delleti. Bu tr dellette akl veya din asndan szn doru olarak anlalmas kendisine bal olmasa da sz, syleyenin maksadna dahil olan bir hkmle (vasf) bir arada bulunmakta ve bu hkm vb.nin tall ifade etmek zere orada bulunmamas anlamsz olacandan aka belirtilmese bile ondan bu tall anlalmakta ve ona dellet etmektedir. Buna tenbh ad da verilir. Mesel Hz. Peygamber dneminde bir hadise meydana geldiinde durum Resl-i Ekreme intikal ettirilince hemen arkasndan bir hkm vermi olsa bu hal ima yoluyla meydana gelen olayn verilen hkmn illeti olduunu gsterir. Nitekim bir bedev, Reslullaha gelip ramazanda gndzn bilerek eiyle cins mnasebette bulunduunu syleyince Resl-i Ekrem bir kle zat etmesini istemitir ki (Buhr, avm, 30-31) bu ifade cins mnasebetin kle zat etmenin illeti olduunu gsterir. Zira byle bir durumda Peygamberin verdii cevap, Cins mnasebette bulunursan kefret de eklinde alglanmaktadr. c) aretin Delleti. Lafzn, sevkediliinin asl veya ikinci derecede (tbi) gayesini tekil etmemekle birlikte yine de dil ve mantk kurallar erevesinde lafzdan dolayl olarak karlabilen ve szn er ynden doru anlalmas kendisine bal olmayan bir mnaya dellet etmesidir. Mesel Kurn- Kermde ocuun babaya nisbet edilmesinden hareketle (el-Bakara 2/233) doktrinde ocuun nafakasnn sadece babaya ait olaca, babann muhta olmas halinde karlksz olarak ocuunun mal zerinde kendi mlk gibi tasarrufta bulunaca gibi hkmler, yet bizzat bunlar ifade etmek zere sevkedilmedii halde yetin iaretinin delleti yoluyla karlmtr. Burada nas, ibaresiyle mnaya dellet etmemekle birlikte iltizam yoluyla bu mnay gstermektedir. Ebl-Usr elPezdev ve emsleimme es-Serahs, iaretle sabit olan hkmn nassn ibaresiyle sabit olan hkm gibi olduunu sylemi (Kenzl-vl, II, 252; el-Ul, I, 254), Abdlazz el-Buhr de iaretin delletinin balayclk bakmndan ibarenin delletine denk bulunduunu ifade etmitir (Keflesrr, II, 210).

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, n md.; Tehnev, Kef, II, 1420-1421; Buhr, avm, 30-31; bn Mce, al, 16; Pezdev, Kenzl-vl, stanbul 1310, I, 30, 46-47, 68; II, 34, 210-211, 235-239, 252; emsleimme es-Serahs, el-Ul (nr. Ebl-Vef el-Efgn), Beyrut 1393/1973, I, 124, 236-254; Aleddin es-Semerkand, Mznl-ul (nr. M. Zeki Abdlber), Katar 1404/1984, s. 349-350, 397, 401-405; Seyfeddin el-mid, el-km f ulil-akm, Kahire 1387/1968, I, 16-17; II, 119, 229-

231, 305; III, 60-62, 67; bnl-Hcib, Mutaarl-Mnteh, Bulak 1317, II, 171-185, 234-235; Abdlazz el-Buhr, Kefl-esrr, stanbul 1310, II, 43, 210, 253; tkn, et-Tebyn (nr. Sbir Nasr Mustafa Osman), Kveyt 1420/1999, I, 325-328; Teftzn, iye al eri Mutaaril-Mnteh libnil-cib, Bulak 1317, II, 171-172; Syt, el-tn (Bug), II, 740-741; evkn, rdl-ful, Beyrut, ts. (Drl-marife), s. 131-132, 178, 182-183; Muhammed Vef, Delletl-ibi-er alel-km: el-Man vel-mefhm, Kahire 1404/1984, s. 4-7; Refk el-Acem, Mevsat mualati ulil-fh indel-mslimn, Beyrut 1988, II, 1580-1582; Zekiyddin abn, slm Hukuk lminin Esaslar (trc. brahim Kfi Dnmez), Ankara 1990, s. 333-344; Ferhat Koca, slm Hukuk Metodolojisinde Tahsis, stanbul 1996, s. 85-89, 142-144. Ferhat Koca

MANYASOLU MAHMUD
II. Murad devrinde (1421-1451) yetien Osmanl limi. Daha ok Manyasolu diye hret bulan Mahmud bu lakab Manyas kadl yapm olan babasnn adna nisbetle almtr. Kaynaklarda ve eserlerinde yer alan bilgiler, hayatnn nemli ksmlarn aydnlatacak nitelikte deildir. Bursal Mehmed Thir Manyasta doduunu ve skpte yetitiini syler (Osmanl Mellifleri, II, 15). Manyastan skpe giden Manyasolu tahsilini orada tamamlam, eserlerinin bir ksmn da skpte yazmtr. Daha sonra Edirneye gelerek baz medreselerde mderrislik yapm ve burada vefat etmitir. Doum tarihi gibi lm tarihi de belli deildir. Manyasolu Mahmud hadis, fkh, kelm, tefsir gibi din ilimlerde stn bir seviyeye erimi ve akranlar arasnda sekin bir mevkiye ykselmitir (Mecd, s. 123). Bunun yannda ilm-i hesbla, ilm-i tlsm ve ilm-i nrenc ad verilen by ve tlsmla da uram, bu ilmin acayip ve garip eylerinden bahseden, hayvanlar ve madenler ile tarih ve isimlerin srlar hakknda aklamalarda bulunan bir de eser yazmtr. Baz eserlerinde Arapa ve Farsa iirlerine rastlanmas iir yazabilecek kadar bu dillere vkf olduunu gstermektedir. Ayrca Glistn nazmen tercme etmesi, eserleri iinde manzum paralarn bulunmas ve bir ksm nazre mecmualarnda manzumelerine rastlanmas (mesel bk. mer b. Mezd, s. 52, 168) onun iirle de uratn gstermektedir. Eserleri. 1. Glistn Tercmesi. Sadnin Glistnnn Anadolu sahasnda ilk evirisini yapan Manyasolu Mahmudun biri manzum ve ilveli, dieri mensur ve muhtasar olmak zere iki Glistn tercmesi bulunmaktadr. a) lveli manzum tercme. Manyasolu Mahmudun Glistn nce serbest bir ekilde tercme etmeye balad, fakat sonradan bundan vazgeerek daha muhtasar ve aslna sadk bir tercme meydana getirdii anlalmaktadr. Tercmede zaman zaman metnin aslndan uzaklalp baka hikye ve fkralar da anlatlmtr. Eserde hikye ve manzume balklar belirtilmemi, ancak manzum ksmlarn Farsalar da yazlarak altna Trke tercmeleri kaydedilmitir. Manyasolu Mahmudun, manzumeleri tercme ederken hayli zorland ve Farsa ksmlardan bazlarn eviride de aynen koruduu grlmektedir. Ancak tercme yarm kalm olup sekiz blmden oluan Glistnn sadece drdnc blmnn sonuna kadar olan ksm evrilmitir. Tercme 833te (1430) tamamlanmtr. Dil bakmndan sade olan bu evirinin bilinen tek nshas stanbul niversitesi Ktphanesinde kaytldr (TY, nr. 3010). b) Muhtasar mensur tercme. Manyasolu Mahmud, manzum tercmeden vazgetikten sonra Glistn mensur olarak ve daha ksa bir biimde Trkeye evirip II. Murada takdim etmi ve mensur evirisini de ayn tarihte tamamlamtr. Bu tercmesinde setii hikyeleri Trkeye aktarrken aslna sadk kalmaya alm, ancak eviride baz ksmlar atlamtr. Tercmenin biri Sleymaniye Ktphanesinde (Crullah Efendi, nr. 1648), dieri stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi Trk Dili ve Edebiyat Blm Seminer Kitaplnda (nr. 3778, [eksik]) olmak zere iki nshas bilinmektedir. Glistnn mensur tercmesi gramer incelemesiyle birlikte Mustafa zkan tarafndan yaymlanmtr (bk. bibl.). 2. Acebl-acyib. 841de (1438) skpte yazlp II. Murada ithaf edilen ansiklopedik bir eserdir. On bir blmden oluan kitabn birinci ve ikinci blmleri er hkmlere ayrlmtr. Hesap ilminin menzilleri zerinde durulan nc blmde birler, onlar, yzler, binler gibi say hneleri ve

arpma, karma, toplama gibi ilemler konu edilmektedir. Bu ynyle eser Osmanl Trklerinde yazlan ilk aritmetik kitab kabul edilmektedir (Advar, s. 24). Drdnc blm hesap ilminin eitlerine, beinci blm madenlerin ve hayvanlarn yararlarna ayrlmtr. Altnc blmde bitkilerden ve hayvan rnlerinden yaplan terkipler ve bunlarn srr zerinde durulmaktadr. Yedinci blmde her ayn bann ve sonunun nasl hesaplanaca, ayn ve gnein hangi burta olduunun nasl anlalaca gibi konulardan bahsedilmektedir. Sekizinci blm Kuran srelerinin faziletlerine ayrlmtr, dokuzuncu blm dua hakkndadr. Onuncu blmde esm-i hsn ele alnmakta, on birinci blmde harflerin srr anlatlmaktadr. Sade bir dille kaleme alnan eserin ktphanelerde pek ok nshas bulunmaktadr (mesel Ed. Fak., Trk Dili ve Edebiyat Blm Seminer Kitapl, nr. 4460; Sleymaniye Ktp., Badatl Vehbi Efendi, nr. 943, 1690, Hekimolu, nr. 5422; Ktp., TY, nr. 1801; TSMK, Yazmalar, nr. 705; Nuruosmaniye Ktp., nr. 4975).

BBLYOGRAFYA

Mahmd b. Kd-i Manys, Glistan Tercmesi: Giri-nceleme-Metin-Szlk (haz. Mustafa zkan), Ankara 1992; Seyf-i Sary, Glistan Tercmesi (haz. Ali Fehmi Karamanlolu), stanbul 1978; Mecd, ekik Tercmesi, stanbul 1269, s. 123; Kef-unn, II, 1504; mer b. Mezd, Mecmatn-nezir (haz. Mustafa Canpolat), Ankara 1982, s. 52, 168; Osmanl Mellifleri, II, 15; Kilisli Rifat, Glistan Tercmesi, stanbul 1941; Karatay, Trke Yazmalar, I, 479; Abdlhak Adnan Advar, Osmanl Trklerinde lim, stanbul 1970, s. 24. Mustafa zkan

MANZUM
(bk. NAZIM).

el-MANZMETn-NESEFYYE
() Necmeddin en-Nesefnin (. 537/1142) hilf ilmine dair eseri. slm hukuk tarihinde manzum fkh kitab yazma geleneinin muhtemelen ilk rneini tekil eden eser Hanef mezhebine ait ilk hilf almalarndan biridir. Kaynaklarda ve ktphane kaytlarnda elManme fil-ilfiyyt, Manme fil-ilf, Manmetl-ilfiyyt, Manmetn-Nesef fil-ilf, Naml-ilfiyyt ve el-Mutead fil-ilf gibi adlarla anlmaktadr. Nesef eserini Namlilfiyyt olarak isimlendirir ve 14 Safer 504 (1 Eyll 1110) tarihinde tamamladn belirtir. Mellifin kitabn sonundaki ifadesine gre manzume toplam 2666 beyitten meydana gelmektedir, Ktib elebi ise beyit saysn 2669 olarak verir. el-Manmetn-Nesefiyye on blmden meydana gelmekte ve her blmde bir imamn dier imamlarla olan gr ayrlklar sralanmaktadr. Birinci blmde Eb Hanfenin, ikinci blmde Eb Ysufun ve nc blmde Muhammed b. Hasan e-eybnnin grleri ayr ayr anlatlmakta, daha sonra Eb Hanfenin Eb Ysufla, ardndan mam Muhammedle birletikleri grler, Eb Ysuf ile Muhammedin ittifak ettikleri grler, bu imamn birbirinden ayrld grler, bundan sonra da Zfer b. Hzeyl, mam fi ve mam Mlikin grleri birer blmde anlatlmaktadr. Eserde Ahmed b. Hanbelin grlerine yer verilmez. mamlarn bu farkl ictihadlar, her blmde tekrarlanan klasik fkh kitaplar sistematii ierisinde namaz, oru, hac, zekt, hudd ... gibi alt balklar (kitab) halinde verilmektedir. Zaman zaman mezhep iinde tercih edilen grler de belirtilmitir. Bu almann, Eb Zeyd ed-Debsye nisbet edilen ve kavaidden hareketle ictihad farklarn ele alan Tessn-naar adl eserle benzer blm balklarn tamas dikkat ekicidir. Manzume mezhep ii hilfiyata geni yer veren bir alma olmas bakmndan da nem tamaktadr. Eserde vezin gerei olarak Eb Hanfe iin bazan stat, birinci, Eb Ysuf iin Yakb, ikinci, Muhammed iin eybn, bnl-Hasan isim ve sfatlar kullanlmtr. Tertibi, dilinin sadelii ve kolay ezberlenmesi gibi ynleriyle uzunca bir sre medreselerde fkh retiminde nemli yer tutan eseri Takprizde fkh bilgisi iin yeterli olacak kitaplar arasnda sayar (Miftus-sade, III, 15). Ktphanelerde ok sayda nshasnn bulunmas ve zerinde birok erh yaplmas yaygn biimde okunduunu gstermektedir (baz nshalar iin bk. Sleymaniye Ktp., Amcazde Hseyin Paa, nr. 232, Ftih, nr. 2177; Millet Ktp., Ali Emr Efendi, Arapa, nr. 4566; Ktp., AY, nr. 1256, 6338; Beyazt Devlet Ktp., Bayezid, nr. 2177, 2240; Hac Selim Aa Ktp., Kemanke Emr Hoca, nr. 109). Haneflerce byk nem verilen el-Manmetn-Nesefiyye zerinde erh, ihtisar ve tercme eklinde eitli almalar yaplmtr. erhleri: 1. Aleddin el-smend, Avnd-dirye ve mutelifr-rivye f eri Manmetin-Nesef (Sleymaniye Ktp., Damad brhim Paa, nr. 573; Lleli, nr. 1041). Ayn mellife arl-mesil ve ard-delil eru Manmetin-Nesef adyla (Sleymaniye Ktp., ehid Ali Paa, nr. 764; ir Efendi, nr. 1171; Yazma Balar, nr. 2288) baka bir erh de nisbet edilmektedir (Kef-unn, II, 1636, 1868). 2. Ebl-Mehmid Mahmd b. Muhammed el-Buhr el-Efenc, aiul-Manme (Sleymaniye Ktp., Badatl Vehbi Efendi,

nr. 429; Ftih, nr. 1697, 1822; Beir Aa, nr. 269). Mellifin yedi yl akn srede tamamlad eser ull-meml adyla da anlmaktadr (Brockelmann, GAL, I, 550; Suppl., I, 761). 3. Tceddin Muhammed b. Mahmd ez-Zevzen, Mlteal-bir min mnteal-abr (Sleymaniye Ktp., Yenicami, nr. 474; Lleli, nr. 1046; ehid Ali Paa, nr. 849). 4. Ebl-Berekt en-Nesef, elMstaf f eri Manmetin-Nesef fil-ilf (Sleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 1304; Crullah Efendi, nr. 755, 756; Ftih, 1841-1848; Lleli, nr. 979). Nesef bu erhini daha sonra el-Muaff adyla ihtisar etmitir (Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 746; Damad brhim Paa, nr. 570, 571; Ftih, nr. 1821, 1823-1826; Yazma Balar, nr. 1034). 5. Hattb b. Ebl-Ksm Karahisr, el-Kf f eri Namil-i-lfiyyt lin-Nesef (Sleymaniye Ktp., Damad brhim Paa, nr. 572, Ftih, nr. 1814-1820, 1827, 2177, Lleli, nr. 1044, Serez, nr. 697; Manisa l Halk Ktp., nr. 503). 6. Ebl-Hasan Ali b. Muhammed b. Ali, eru Manmetin-Nesef (Hac Selim Aa Ktp., nr. 382). 7. erefeddin Muhammed b. Ali Dihkn en-Nesef, eru Manmetin-Nesef fil-ilfiyyt (Sleymaniye Ktp., Turhan Vlide Sultan, nr. 134; Ftih, nr. 1828). 8. Radyyddin brhim b. Sleyman el-Hamev el-Mantk, el-Cevhirl-mamme f eril-Manme (Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 1050; Millet Ktp., Feyzullah Efendi, nr. 821, 822). 9. Eb Bekir Muhammed el-Haddd, Nrl-mstenr (Millet Ktp., Murad Molla, nr. 919). 10. Nsrddin Neb b. Mrsel Tokad, eru Namil-ilfiyyt lin-Nesef (Sleymaniye Ktp., Hasan Hsn Paa, nr. 382). Kaynaklarda Eb shak Cemleddin brhim b. Ahmed el-Mevsl, Ali b. Hseyin es-Sud, Kdhan, Musannifek, Muhammed b. Hasan el-Kevkib el-Haleb gibi limlerin de bu manzumeyi erhettikleri belirtilmektedir (Kef-unn, II, 1868; Brockelmann, GAL, I, 550; Suppl., I, 761). Tercmeleri. Eseri Hama hkimi brhim b. Mustafa b. Alir el-Melfdev (el-Mleyfedev) nce manzum olarak Trkeye evirmi, ardndan ksa baz aklamalarla erhetmitir. Manzume 731-732 (1331-1332) yllar gibi erken bir tarihte Anadolu dndaki bir blgede (Hama-Suriye) Ouz Trkesine tercme edilmi ve bu tercme Trk dilinin en nemli ydigrlarndan biri olarak kabul edilmitir. evirinin British Museumda bulunan tek nshas, Milan Adamovic tarafndan Die Rechtslehre des Imm an-Nasaf in Turkischer Bearbeitung vom jahre 1332 (Stuttgart 1990) ve Azmi Bilgin tarafndan Nazml-Hilfiyyat Tercmesi (Ankara 1996) adyla transkripsiyonlu metin ve tpkbasm olarak yaymlanmtr. Manzumenin Arapa aslna gre ba tarafndan alt blmn eksik olduu bu tercmede 1600 civarnda beyit yer almaktadr. Muhtasarlar. Ebl-Veld bn-hne, el-Manmetn-Nesefiyyeye Ahmed b. Hanbelin grlerini de ilve etmi ve eseri 1000 beyit halinde ksaltmtr. Ebl-Ksm Abdurrahman b. Muhammed el-Lahm de ilfiyytl-mm Amed b. anbel adyla (Brockelmann, GAL Suppl., I, 762) yaklak 580 beyitten oluan bir eser yazarak manzumenin Ahmed b. Hanbelin grleriyle ilgili eksikliini gidermeye almtr. Muzafferddin bns-St, Mecmaul-bareyn adl eserinde Kudrnin el-Mutaar ile Nesefnin bu eserini bir araya getirmitir.

BBLYOGRAFYA

Necmeddin en-Nesef, el-Manmetn-Nesefiyye, Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 2177; eru

fiddn en-Nesef li-Kitbil-Mnteab f ulil-meheb (nr. Salim t, doktora tezi, 1408/1988), DA Ktp., nr. 8693, neredenin girii, I, 37-38; brhim b. Mustafa b. Alir elMelfdev, Nazml-Hilfiyyt Tercmesi (haz. Azmi Bilgin), Ankara 1996, hazrlayann girii, s. 1823; Kure, el-Cevhirl-muyye, I, 66, 84; II, 166; Takprizde, Miftus-sade, III, 15; Kef-unn, II, 1636, 1867-1868; Ahlwardt, Verzeichnis, IV, 279; Brockelmann, GAL, I, 477, 550; Suppl., I, 761-762; M. Adamovic, Die Rechtslehre des Imm an-Nasaf in Turkischer Bearbeitung vom jahre 1332, Stuttgart 1990, s. 2-10; W. Madelung, Al-al-Dn Samarqand, EIr., I, 782-783. Ferhat Koca

MANZR b. ZEBBN
( ) Manzr b. Zebbn b. Seyyr el-Fezr (. 25/645) Sahb, muhadram air. Hasan b. Hasan b. Alinin anne tarafndan dedesi ve Gatafnn kollarndan Fezre kabilesinin reisi olduu belirtilmektedir. Annesinin ona olan hmilelii uzun srdnden kendisine Manzr (yolu beklenen) adnn verildii sylenmektedir. Manzrun tannmasn salayan olay, babas ldkten sonra onun elerinden Mleyke (Melke) bint Hrice el-Mzeniyye ile (mm Havle) evlenmesidir (nikh- makt). Bu evlilikten Him, Abdlcebbr ve Havle adl ocuklar dodu. Manzrun vey annesiyle evlenmesinin Hz. Peygamber zamannda slmiyeti kabul etmesinden sonra olduu rivayet edilmektedir. Olay haber alan Resl-i Ekremin onun ldrlmesi iin Ber b. zibin days Eb Brde b. Niyr veya Hris b. Amr bir seriyye ile birlikte grevlendirdii sylenmekte, ancak iin nasl sonuland hakknda bilgi bulunmad gibi rivayette Manzrun ad da gememektedir (Msned, IV, 290). Hz. Eb Bekirin hilfeti dneminde Manzr ile Mleykenin nikhlarn rendii, her ikisini Medineye getirterek bu evlilie son verdii de nakledilmektedir. Dier bir rivayete gre ise bu evlilii Hz. mer renmi, ifti Medineye getirtmi, Manzra arap itii ve babasnn kars ile evlendii sylentilerinin doru olup olmadn sormu, o da sylenenlerin doru olduunu sylemi, ancak bunlarn haram sayldna dair bilgisi bulunmadna yemin etmi, halife onu birka saat hapsettikten sonra bu evlilii feshetmitir. Mleyke ile ilgili olarak da iki farkl rivayet bulunmaktadr. Birincisine gre Hz. mer einden ayrlan Mleykenin bakmn kimin stleneceini sormu, bu grevi Abdurrahman b. Avf stlenerek onu evine gtrm, daha sonra onun kald ev drl-Mleyke diye anlmtr. Mleykeyi Talha b. Ubeydullahn nikhlad da sylenmektedir. Manzrun ok sevdii einden ayrlmasnn acsn iirlerle dile getirdii, onunla karlat zaman kendilerini ayranlar lnetledii ileri srlmektedir. Babalarnzn evlendii kadnlarla evlenmeyin yetinin (en-Nis 4/22) Manzr hakknda nzil olduu sylenmekteyse de benzeri olaylar ok grld iin bu tr rivayetleri ihtiyatla karlamak gerekir. Nitekim tefsirlerde bu yetin nzl sebebi ve yorumu konularnda Manzrun ad gememektedir. yi bir air olan Manzrun einden ayrlmasndan duyduu elemi dile getiren birka msrandan baka iirlerine rastlanmamaktadr. Manzrun Mleyke ile evlilii dnda Hz. Eb Bekir zamannda kart bir olay daha nakledilmektedir. 11 (632) ylnda Fezre kabilesinden toplanan zekt mallarn Hrice b. Hsn elFezrnin zekt memurunun elinden alp tekrar kabilesine gtrmesi zerine Hz. Eb Bekir 100 kiiyle bu kabileye doru yola km, kendilerini Hrice b. Hsn ile Manzr b. Zebbnn ynettii Gatafnllar karlam, Manzr ve dier isyanclar mslmanlar karsnda tutunamayp kamlardr.

BBLYOGRAFYA

Msned, IV, 290; bn Habb, el-Muabber, s. 325-326; Ebl-Ferec el-sfahn, el-En, Beyrut 1958, XII, 181-192; XXIII, 502-510; Merzbn, Mucem-uar (nr. F. Krenkow), Kahire 1354, s. 374; Hatb el-Badd, el-Esml-mbheme (nr. zzeddin Ali es-Seyyid), Kahire 1405/1984, s. 469-471; bnl-Esr, sdl-be, V, 272-273; Kurtub, el-Cmi, Beyrut 1965, III, 103-104; bn Hacer, el-be (Bicv), VI, 220-224; VII, 36-37; VIII, 134-135. Asri ubuku

MARA
(bk. KAHRAMANMARA).

MARA ULUCAM
(bk. ULUCAM).

MARA, Seyyid ehbeddin


() Seyyid ihbddn Muhammed Hseyn b. Mahmd b. Al el-Mara el-Hseyn (1897-1990) i fkh, hadis ve biyografi limi. Necefte dodu. Nesebinin otuz nc batnda Ali b. Hseyin Zeynelbidne ulat rivayet edilir. lk renimini bata babas ve byk annesi Bb ems Begm olmak zere Necefteki hocalardan tamamlad. Aralarnda Seyyid Rz Msev Bahrn, Muhammed Mara Rafsancn, Abdlkerim Hir, Muhammed Hseyin Kiflgt gibi isimlerin de bulunduu limlerden ders ald. Bu arada eitli kiilerden matematik, astronomi ve tp rendi. Daha sonra gittii Smerr ve Kzmeynde yl sreyle Hasan es-Sadr, Mehd Hlis ve dier i limlerinin derslerine devam etti. Ardndan Necefe dnerek Muhammed Cevd Belg ve Mirza Ali Ekber Yezdden kelmla ilgili bilgilerini gelitirip ictihad iczeti ald. 1924te rana giden Mara, Tahranda bir yl kadar kaldktan sonra bir davet zerine Kuma gitti ve hayatnn hemen tamamn burada eitim ve retim faaliyetleriyle geirdi. Kumda daha ok g Necef adyla mehur oldu. Derslerinin verimlilii sayesinde renci says byk lde artt. Mara, rann din hayat zerinde etkili olacak ok sayda kiinin yetimesine nclk yapmtr (Ali Rz Yezd, s. 82-83, ayrca bk. ndeks). 1963te Pehlev rejimiyle mcadele eden ulemnn yannda yer alan Mara, 1977 ylndan itibaren ortaya kan olaylarda rejimle mcadelesini srdrerek Pehlev hnedannn yklmasnda etkili oldu. 1979da gerekletirilen inklptan sonra randa itibarl bir ilim adam olarak ilm ve itima faaliyetlerini srdrd. Bu esnada kendisine ulaan mal imknlar, bata Kum olmak zere rann eitli ehirlerinde ve yurt dnda ktphane, okul, cami gibi tesislerin yapm ve i ulemsnn eserlerinin neredilmesi iin sarfetti. Mara 1 Eyll 1990 tarihinde vefat etti ve Kumda ina ettirdii umumi ktphanenin giri ksmnda defnedildi. hretini daha ok, Kitbhne-i Umm-i yetullah Mara adyla Kumda tesis ettii byk ktphaneye borlu olan Mara, 1966 ylnda rem (bugnk adyla yetullah Mara) caddesindeki medresesinin nc katn ktphane olarak ayrm, Necefte bulunduu dnemden itibaren toplad kitaplar buraya yerletirmiti. Bir sre sonra medresenin karsnda ina edilen ktphane binas 1979da yaplan ilvelerle 1500 mye karlmtr. eitli kataloglar, sreli yaynlar, mikrofilm, bilgisayar, kitap cildi, aratrma ve yayn, milletleraras ilikiler, kitap mbdelesi ve ktphanecilik hizmetleri birimlerinden oluan ktphanede 500.000in zerinde matbu ve 25.000 kadar yazma eser, 8000i akn mikrofilm, 3000 civarnda fotokopi halinde eser ve abone olunmu 1000e yakn dergi bulunmaktadr. Yazmalar iinde ok kymetli ve ndir eserler mevcuttur. Ktphanenin idaresi bnisinin vasiyeti gereince olu Mahmda intikal etmi olup daha sonra da aileye mensup kimseler tarafndan yrtlecektir. Halen ktphane giderlerinin % 70i devlet tarafndan, % 30u eitli hayr kurumlarnca karlanmaktadr. Eserleri. Bata hadis, fkh, akaid, ahlk ve biyografi olmak zere eitli alanlarda ou

neredilmemi 100 kadar eser telif eden Maranin kitaplarndan bazlar unlardr: 1. adlkis (Kum 1356). Hz. Peygamberin Ehl-i beytinin fertlerini belirlemek zere absnn altna ald kiileri konu edinen ve aca nem atfedilen hadisin senedini ortaya koyan Farsa bir risledir. 2. el- al avil-urn ves-Snne. cilt halindeki bu alma dil el-Alev tarafndan yaymlanmtr (Kum 1415). 3. Sebln-nect (Kum 1374). man ve ahlkla ilgilidir. 4. el-Lelilmuntaama ved-drer-emne. Hz. Alinin ve i byklerinin szlerini nakleden bir eserdir (Tahran, ts.). 5. el-Eftasiyye (Kum 1351). Hasan Eftas b. Ali Asgarn nesebine dairdir. 6. Lmatn-nr ve-iy f tercemetisSeyyid Ebir-R (Tahran 1343 h.). Fazlullah b. Ali erRvendnin biyografisi hakkndadr. 7. Mnyetr-ricl f eri Nubetil-mal. Hasan elBurcirdnin Nubetl-maline bir taliktir. 8. Talat l-a. Kad Nrullah etTsternin eseri zerine yazlm olan ve elli cilde ulaaca tahmin edilen bu almann yirmi yedi cildi yaymlanm olup halen Kumda neri devam etmektedir. 9. Mselselt. Mellifin mm, Zeyd ve Snn limlerinden ald iczet mecmuas olup olu Hasan Mara tarafndan toplanarak neredilmitir (Kum 1416). Maranin bunlardan baka Meccert- l-i Reslillh, bn Inebenin Umdet-libi zerine erh ve hiye niteliinde yazd abatn-nessbn, Mualat- Fkiyye, el-yetl-uv, eru Melimil-ul, av Resili ey el-Enr, erul-Lematid-Dmayye, elFevidr-ricliyye, Tercims-sdt, el-Mehid vel-mezrt, el-ble gibi almalar vardr (eserlerinin bir listesi iin bk. el-, I, 459-465; Ali Rza Yezd, s. 179-181). Baslmam eserlerinin nshalar ve eitli kitaplara yazd nsz, tantm ve takrizlerin el yazs sretleri Kumdaki ktphanesinde muhafaza edilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Seyyid ehbeddin el-Mara, el- al avil-urn ves-Snne (nr. dil el-Alev), Kum 1415, Mahmd el-Maranin girii, I, 9-11, 459-465; The Public Library of Ayatallah al-Uzma Marashi Najafi at Kum, Kum, ts.; g Bzrg-i Tahrn, e-era il tenfi-a, Beyrut 1403/1983, II, 260; VI, 378; XII, 140, 215; XVIII, 264, 355; XXIII, 204; Ali el-Fzl el-Kin enNecef, Mucem mellifi-a, Kum 1405, s. 390; M. Momen, An Introduction to Shii Islam, London 1985, s. 317; Ali Rza Yezd, yne-i Dnivern, Kum 1372 h., s. 82-83, 177-181. Seyyid Mahmd Mara

MARA, Zahrddin
() Seyyid Zahrddn b. Nasriddn b. Kemliddn el-Hseyn el-Mara (. 894/1489dan sonra) ranl devlet adam ve tarihi. 815te (1412) Taberistann ml ehrinde dodu. Hz. Ali soyundan olup Mara kkenlidir. Tarikat eyhi olan dedelerinden Kvmddin bamsz bir ynetim kurmak amacyla 750de (1349) ayakland; oullar ve mridlerinin yardm ile Mzenderann byk bir ksmn ele geirdi ve Maraler hnedann kurdu (760/1359). Kvmddinin yerine geen olu Kemleddin, Timur tarafndan ocuklar ve kardeleriyle birlikte Mvernnehire srld (795/1393). Kemleddinin 801 (139899) ylnda Kgarda lmnn ardndan ailenin srgne gnderilmi olan mensuplar geri dnp Mzenderan tekrar ele geirdiler. Nasrddin, Srde hkm sren kardei Seyyid Alinin ynetimi altnda kald. Seyyid Ali tarafndan iki defa eli olarak hruh Mirzaya gnderilen Nasrddin 836da (1432-33) ld. Yerine geen olu Zahrddn-i Mara, 1456-1461 yllar arasnda Rstemler hnedan iindeki anlamazlklar gidermeye alt. 873te (1468-69) Kazvini ele geirme teebbsnde bulundu. 885te (1480) tekrar Rstemler arasndaki anlamazlklar zmlemek iin gayret gsterdi. Ayn yl Grcistandaki ordunun bakumandanlna tayin edilen Zahrddn-i Mara, Tr-i Gln adl eserini 894te (1489) tamamladna gre bu tarihten sonra lm olmaldr. Eserleri. 1. Tr-i aberistn ve Ryn ve Mzendern. Mellif eserinin giriinde, kitabn Mevln Evliyullah ml ve Ali b. Cemleddn-i Rynnin eserlerine dayandn kaydeder ve kendisinin sadece iki blm eklediini syler. Ancak and eserlerin bn sfendiyrn Tr-i aberistnnn hemen hemen ayn olduu halde ondan hi sz etmez. Bu durum, yararland iki eserde de bn sfendiyrdan istifade edildiine dair herhangi bir kayt bulunmamasndan kaynaklanm olmaldr. Mzenderan hkimlerinden Krkiy Mirza Al-i Lhcn adna kaleme alnan eser 881de (1476) tamamlanmtr. lk defa Bern Dorn tarafndan Almanca evirisiyle birlikte Geschichte von Taberistan, Ruyan und Masanderan adyla baslan kitab (St. Ptersbourg 1850) daha sonra A. yn (Tahran 1333 h.), Muhammed Hseyn-i Tesbh (Tahran 1345, 1361 h.) ve Menihr-i Stde (Tahran 1364 h.) yaymlamtr. 2. Tr-i Gln ve Deylemistn. Bu iki yerde hkm sren Kiyler hakknda yazlm en eski mahall kaynaklardan biridir. Tarih olaylar 880 (1475) ylndan balatan eser bir mukaddime ile alt blmden meydana gelmitir. Birok olaya mellifin bizzat ahit olmas ve bazan eletirilerini yanstmas asndan nem tar. 894 (1489) ylnda tamamlanp Gln ve Deylemistanda hkm sren Krkiy Sultan Mirza Ali b. Sultan Muhammede ithaf edilen eser H. L. Rabino (Ret 1330 h.) ve Menihr-i Stde (Tahran 1347 h.) tarafndan yaymlanmtr. Maranin Tr-i Crcn ve Rey ile Dvn- ir adl iki eserinin daha bulunduu kaydedilmektedir (Tr-i aberistn, yetullah Mara Necefnin girii, s. 40-41).

BBLYOGRAFYA

Ferhengi Frs, V, 1121; Zahrddn-i Mara, Tr-i aberistn ve Ryn ve Mzendern (nr. M. Hseyin Tesbh), Tahran 1361 h., M. Cevd Mekrun girii, s. 7-38; yetullah Mara Necefnin girii, s. 39-43; Seyyid Ahmed Kesrevnin girii, s. 44-96; Storey, Persian Literature, I, 361, 363; Mehn Fehm, Tr-i aberistn ve Ryn ve Mzendern, Dninme-i Cihn- slm, Tahran 1380 h., VI, 228-229; a.mlf., Tr-i Gln ve Deylemistn, a.e., VI, 246-247; Qyamuddin Rayee, Zahrddin, A, XIII, 459; J. Calmard, Maras, EI (ng.), VI, 516; C. E. Bosworth, ahr al-Dn Mara, a.e., XI, 393-394. Tahsin Yazc

MARALER
( ) XIV-XVI. yzyllar arasnda rann Mzenderan blgesinde hkm sren bir hnedan. Aslen Maral (Kahramanmara) olduu iin Maraler (Maraiyyn) diye anlan hnedann kurucusu Seyyid Kvmddin b. Abdullah Maranin soyu mam Ali Zeynelbidne dayandrlmaktadr. ml yaknlarnda Dbda yetien Kvmddin, mam Ali er-Rznn Meheddeki trbesini ziyareti srasnda (muhtemelen 741-743/1340-1342 yllar aras) bir ay kadar Horasandaki Serbedrlerin liderlerinden eyh Hasan-i Crnin halifesi Seyyid zzeddin Sgendnin zviyesine misafir oldu ve onun ihtillci fikirlerinden etkilendi. On yl sonra tekrar ziyaret ettii Sgendnin lmnn ardndan Mzenderana dnd ve Horasanda isyankr bir yapda ekillenmi olan a grlerini teblie balad. Bir sre sonra Seyyid Kvmddinin glenmesinden endielenen blgenin mahall hkimi Kiy Efrsiyb onu zindana attrdysa da mrid ve taraftarlarnn yardmyla kurtulmay baard. Bunun zerine asker birlikle saldrya geen Kiy Efrsiyb, Db yaknlarnda Seyyid Kvmddinin yaklak 300 derviten oluan ordusuna yenilerek ldrld (760/1359). Zaferin ardndan Seyyid Kvmddin mle girdi ve burada siyas hkimiyetini tesis etti. Mr-i Bzrg lakabyla anlan Seyyid Kvmddinin ml ele geirmesi blgedeki dier bir siyas g olan Kiy-Celller hnedann endielendirdi. Bu hnedann lideri Fahreddin Cell, Kvmddini bertaraf etmek iin mle yrdyse de byk bir hezimete urad. Bu baardan sonra Maraler hkimiyet alanlarn genilettiler. Bu srada hnedann asker ve siyas faaliyetlerinde n plana kan Seyyid Kvmddinin olu Kemleddin, Celllerin merkezi Sryi ele geirip Fahreddin Celli bertaraf etti. Onun baars ve dier mahall hnedanlara kar kazand zaferler Mzenderann tamamna yaknnn Maralerin hkimiyetine girmesine sebep oldu. Bundan sonra Maralerin asker harekt daha ok Kvmddinin oullarndan Seyyid Fahreddinin kumandasnda gney ynnde younlat; Lapr ve Sevdkh, ardndan da Frzkh teslim alnd. Maraler, Rstemdrlarn hkimiyetindeki bat blgelerine yneldiklerinde de Mrndette Melik Kubd hezimete uratp (782/1380) Kra kadar olan kesimi zaptettiler; ertesi yl Lekterde yaplan, Melik Kubdn ldrld ikinci savata Rstemdr ordusunu tamamen dattlar. Bir yandan da mahall hkimlerin elindeki Krd ve Levender kalelerinin itaat altna alnmasyla Lricn blgesine hkim oldular. lhanl mirasna sahip olmak isteyen mahall hkmdarlar arasndaki mcadelelerin yan sra bu baarlar, Vtn kendisine merkez seen Seyyid Fahreddine Kazvin, Tlekn ve Alamutu ele geirmesi iin zemin hazrlad. Douda Horasann bir ksmnda hkm sren Emr Vel ile yaptklar sava kazanan Maraler Esterbd aldlar (781/1379). Ancak bu srada Timur tehlikesinin belirmesi yznden bar yolunu setiler ve muhtemelen onun gei yolu zerinde yer alacan dndkleri Esterbd tekrar Emr Velye brakp Mzenderana dndler. Esterbda yryen Timurun kolaylkla ehri ele geirmesinden etkilenen Seyyid Kemleddin, olu Gyseddini de yanna alarak deerli hediyelerle birlikte huzura kt ve itaatini arzetti (787/1385); arkasndan da onun adna sikke bastrd (Hfz-i Ebr, II, 628). Ancak btn bunlar ve Seyyid Kemleddinin olu Gyseddini hediyelerle birlikte tekrar gndermesi, Irk- Acemden Horasana dnerek Mzenderana yrmeye hazrlanan Timuru durdurmaya yetmedi. Bunun zerine Maraler, gl

bir orduyla Mzenderna giren Timuru Karatogn sahrasnda karladlarsa da neticede Mhneser Kalesine ekilmek ve 8 Zilhicce 794 (26 Ekim 1392) tarihinde teslim olmak zorunda kaldlar. Kendilerini Rfizlikle sulayan Timurun Seyyid Kemleddine Ehl-i snnete girmeleri nasihatini vermesi, onun siyas hkimiyetin yan sra Maralerin i hareketini bastrmak iin Mzenderana girdiini gstermektedir. Timurun bu nasihati zhiren kabul edildiyse de sonuta Maralere tbi olanlarn byk bir ksm kltan geirildi (Hndmr, III, 346). Mvernnehire gtrlen Seyyid Kemleddin eleriyle birlikte gemiye bindirilip Hrizme, oullar Takente, dier hnedan mensuplar ise Semerkanta gnderildi. Sr ve ml ele geiren Timur, yapt byk katliamlarn ardndan Sryi Kiy Efrsiybn olu skender eyhye verdi. Maralerden bazlar Timurun lmnden (1405) sonra olu hruhun izniyle Mzenderana geri dndlerse de bir daha burada gl bir hkimiyet kuramadlar. Maraler, XVI. yzyln balarnda i Safevlerin btn rana hkim olmasnn ardndan onlara bal mahall din-siyas hkimler statsnde blgedeki varlklarn devam ettirdiler. nde gelen yelerinin ah I. Abbas zamannda (1587-1629) eitli yerlere datlmasndan sonra da siyas nemlerini bsbtn yitirerek eski ve kkl bir aileye mensup seyyidler olarak rann farkl blgelerinde yaadlar. Bugn rann yan sra Ortadounun birok ehrinde kkleri Maralere dayanan nemli aileler bulunmaktadr. Maralerin yetitirdii pek ok lim ran tarihinde nemli rol oynamtr. Bunlar arasnda, uzun yllar Kumda din ve ilm faaliyetlerde bulunan ve muazzam bir ktphanenin kurucusu olan yetullah ehbeddin Muhammed Marayi zikretmek mmkndr.

BBLYOGRAFYA

Evliyullah ml, Tr-i Ryn (nr. Menihr Stde), Tahran 1348 ., s. 201-205; Nizmeddin m, Zafernme (trc. Necati Lugal), Ankara 1949, s. 117-118, 153-158; Hfz- Ebr, Zbdetttevr (nr. Seyyid Keml Hc Seyyid Cevd), Tahran 1378/1999, I, 314; II, 628, 652, 745-749; erefeddin, afernme (Urumbayev), s. 473-478; Zahrddn-i Mara, Tr-i aberistn ve Ryn ve Mzendern (nr. M. Hseyin Tesbh), Tahran 1368/1989, s. 164-336; Devleth, Tekiretuar (nr. Muhammed Ramazn), Tahran 1366/1987, s. 212-217; Hndmr, abbs-siyer (nr. M. Debr-i Siyk), Tahran 1362/1983, III, 337-356; Eskandar Bag Monshi, History of Shah Abbas the Great (trc. R. M. Savory), Boulder 1978, I, 62-63, 312-313, 358-362; Mr Teymr-i Mara, Tr-i nedn-i Mara-yi Mzendern (nr. Menihr Stde), Tahran 2536/1977; H. L. Rabino, Mzandarn and Astarbd, London 1928, s. 35, 45-50, 53, 142-143; a.mlf., Les dynasties du Mzandarn, JA, CCXXVIII (1936), s. 397-474; Yakb-i jend, ym-i -yi Serbedrn, Tahran 1363/1984, s. 245-327; smail Aka, Timur ve Devleti, Ankara 1991, s. 12, 18; V. V. Barthold, Cygh-i Menti-i Erf-i Dery-yi azar der-Tr-i Cihn-i slm (trc. Leyl Robene), Tahran 1375/1996, s. 104, 112-119; Menihr Stde, Dervn-i Mzendern, Tr, I/2, Tahran 2536/1977, s. 7-29; J. Calmard, Marais, EI (ng.), VI, 510-518. Osman Gazi zgdenli

MARALI AHMED THR EFEND


(1885-1954) Kad, dersim, viz, Halvet-bn eyhi. Marata dodu. Mara vilyeti ktiplerinden Berberzde Nef Efendi ile Hzanoullarndan Esma Hanmn oludur. Dedesi Ahmed Efendi vilyet baktibi idi. Ahmed Thir Efendinin ocukluu Marata geti. Medrese tahsilini Kayseride tamamlad. Prda olaca medrese arkadalar Hseyin Avni (Konukman) ve Yozgatl Ysuf Bahri (Nefesli) beylerle birlikte stanbula giderek yksek renime balad. Drlfnunun Ulm-i Riyziyye ve Tabiyye ubesi ile Hukuk ubesinin ikisini birlikte okuyarak mezun oldu. Daha sonra Medresetl-kudta girdi. mer Nasuhi (Bilmen) ve Bekir Hki (Yener) onun bu medresede beraber okuduu arkadalardr. Ahmed Thir Efendi, Ftih trbedar diye tannan Halvet - bn eyhi Ahmed Ami Efendiye bu yllarda intisap etti. Medresetl-kudt bitiren Ahmed Thir Efendi (1914), askerliini I. Dnya Sava yllarnda Kafkas cephesinde nc Ordu kumandan Vehib Paann hukuk maviri olarak tamamladktan sonra Sivasn Suehri kazasna kad tayin edildi. Sivas Kongresinin yapld tarihe kadar (1919) burada kadlk ve kaymakam vekillii yapt. Ardndan stanbula dnd ve Beyazt dersim oldu. Cumhuriyet devrinde dersimlk messesinin kaldrlmas zerine Ayasofya Camiinde viz olarak grevlendirildi. Ayasofya Camii mzeye dntrlnce (1934) vaazlarn cuma namazndan sonra Sultan Ahmed, pazar gnleri le namazndan sonra Nuruosmaniye camilerinde 1953 ylnn ortalarna kadar srdrd. Bu grevinin yan sra Nisan 1941de Beyazt Devlet Ktphanesinde Ktphaneler Tasnif Heyeti yesi olarak alt. 1951 ylnda emekli oldu. 1947de ciddi bir rahatszlk geiren Ahmed Thir Efendi 1954 Temmuzunda mide kanamas geirdi ve 11 Temmuz 1954te Haydarpaa Numune Hastahanesinde vefat etti. Ertesi gn Beyazt Camiinde klnan cenaze namaznn ardndan vasiyeti gerei Ftih Camii hazresinde mridi Ahmed Ami Efendinin yannda topraa verildi. Drlfnunda okuduu yllarda arkadalar Hseyin Avni ve Ysuf Bahri beylerle mrid aray iine girip bu amala stanbuldaki tekke eyhlerini ziyaret eden, ancak aradklar nitelikteki eyhi bir trl bulamayan Ahmed Thir Efendi, son olarak adn duyduu Hamzav - Melm kutbu Seyyid Abdlkdir-i Belhye gittiklerinde Belh, nasiplerinin Ftih trbedarnda olduunu syleyerek onlar Ahmed Ami Efendiye gndermi, arkadalarndan bir gn sonra trbedar ziyaret eden Ahmed Thir Efendinin tarikata intisab bu ziyaret srasnda gereklemitir. Mridinin lmnn ardndan irad makamna geen Kayserili Mehmed Tevfik Efendiye balanan Ahmed Thir Efendi onun 1927de vefat zerine halifesi olarak irad faaliyetine balad. Soyad kanunu knca mridinin adna telmihen Memi soyadn ald. Ahmed Thir Efendi Arap, Fars ve eski Trk edebiyatlarn iyi bilir, vaazlarnda yet ve hadislerden sonra genellikle Mevln Celleddn-i Rmnin Menevsi ile Dvn- Kebrinden beyitler okuyup bunlar herkesin anlayabilecei bir dille aklard. Kendisi de mridleri gibi sohbet, muhabbet, hizmet ve rbtay esas alan bir seyr slk usuln benimsemi, mensuplarn Koskadaki evinde, dnemin aydnlarnn devam ettii

Beyazttaki Kllk Kahvehanesinde, Beyazt Devlet Ktphanesindeki odasnda ve yaz aylarn geirdii engelkydeki Sultan Vahdeddin Kknde kabul edip sohbet yoluyla irad etmitir. Tarikat silsilesi Ahmed Ami Efendi, mer el-Halvet, Bosnal Mehmed Tevfik Efendi vastasyla Halvet-bn tarikatnn Kuadaviyye (Kuadal) kolunun pri Kuadal brhim Efendiye ular. Kllk Kahvehanesinde yapt sohbetlerde Evrenoszde Smi Bey, Mustafa Efendi (zeren), Hasan Nevres, Miralay Hilmi anltop, Muzaffer Ozak, Mehmed Ali Yitik, Vehbi Glolu, Fethi Gemuhluolu gibi mridlerinin yan sra Babanzde Ahmed Naim Bey, Muhiddin Raif, Neyzen Tevfik, Abdlbaki Glpnarl gibi dnemin nemli ahsiyetleriyle niversite rencileri katlmtr. zellikle Mevln ve Menev konusunda Ahmed Thir Efendiden istifade eden Abdlbaki Glpnarlnn birka defa ona intisap etmeyi istedii, ancak onun bunu kabul etmedii bilinmektedir. Mensuplar arasnda Hocaefendi diye anlan Ahmed Thir Efendinin mridi Ahmed Ami Efendinin methine dair Farsa bir manzumesiyle Sultan Ahmed ve Nuruosmaniye camilerinde verdii baz vaazlarndan derlenmi bir metnin bulunduu kaydedilmekteyse de bunlar henz yaymlanmamtr. Sahip olduu hukuk, fen ve ilhiyat diplomalarnn kendisine tasavvuf yolunda hibir faydas olmadn syleyen Ahmed Thir Efendinin, Reslullah Allahn harem dairesidir; insan bir aaca benzer, kk Allah, gvdesi Muhammed, yapraklar da kendisidir; kii alarak kkyle gvdesini bulmal; mkevvenat btn teferruatyla beraber insann kendisinde mevcuttur, sahibi de beraber; insanda ak- ilh o kadar fazla olmal ki atei yakmal gibi irfan anlamlar tayan 131 vecizesi Muhabbet zerine adl kitapta yer almaktadr. Burada ayrca mensuplarndan mer Lutfi Toygara yazlm on be mektubu da bulunmaktadr. Yirmi drt vecizesiyle baz mektuplarndan seme paralar Abdullah Kucur tarafndan yaymlanmtr.

BBLYOGRAFYA

lmiyye Salnmesi (haz. Seyit Ali Kahraman v.dr.), stanbul 1998, s. 225, 660; Mahir z, Yllarn zi, stanbul 1975, s. 230; Muzaffer Gkman, Kitaplar Arasnda 44 Yl, stanbul 1977, s. 140; mer Ltfi Toygar, Muhabbet zerine, stanbul, ts., s. 12-72; Abdullah Kucur, Hoca Ahmed Tahir Memi Efendi, Sahbeden Gnmze Allah Dostlar, stanbul 1996, X, 21-31. Nihat Azamat

MARAZ- MEVT
() Kiinin ed ehliyetini kstlayan lm hastal anlamnda fkh terimi. Szlkte lm hastal demek olan maraz- mevt (marazl-mevt) rfte ve fkh literatrnde, tbben ve hayat tecrbelerine gre lmcl olan ve araya shhat hali girmeden lmle sonulanan hastaln addr. Byle bir hastaln kiiyi dier zamanlarda ve normal artlarda ynelmeyecei veya yrrle koymayaca baz hukuk ilemleri yapmaya sevkedebilecei dnlerek fkh doktrininde lm hastasnn hukuk tasarruflar i irade-d irade uyumazl, akidlerde kast ve sikin rol, hacir, hakkn ktye kullanm, fkh usulnde ehliyet ve sedd-i zeri gibi alardan ele alnm, bunun sonucu olarak da vris ve alacakllarn haklarna ilien hukuk ilemler asndan ed ehliyetine baz kstlamalar getirilmesi gndeme gelmitir. lmle ilikisi olmakszn tek bana hastalk, kiiyi bedenen ve ruhen etkilese de iradeyi sakatlayan bir durum olmadka kural olarak ed ehliyetine tesir etmez; Allah ve kul haklarn drmez. Ayakta namaz klamayacak kadar hasta olan kimsenin namazn oturarak veya ima ile klabilmesi, oru tutmaya gc yetmeyenin orucunu kazya brakabilmesi, hac ibadetinde hastalar iin salanan kolaylklar, kudret artna bal din ykmllklerde hastaln ruhsat sebebi saylmas sebebiyledir. lmle sonulanan hastaln vcb (hak) ehliyetini olmasa da ed (fiil) ehliyetini etkilemesi ve kstlamann hakl bir sebebi grlmesi ise bundan farkl bir durumdur. Burada lm hastalnn kiinin iradesini ve bilincini zayflataca ve yapt ilemleri bu sebeple sakat hale getirecei noktasndan deil, kiinin byle bir durumda irade ve akid hrriyetini normal zamandakinden farkl olarak nc ahslara beklenmedik bir yarar veya zarar getirecek ekilde kullanabilecei ve bu esnadaki irade beyannn gerek iradesini ve durumu yanstmayabilecei tezinden hareket edilir. lm hastasnn ehliyetinin belli tr ilemler asndan kstlanmas grnde olanlar byle bir ihtimale ve ilgili ahslarn haklarn korumaya ncelik verirken kar gr sahipleri, akid ve irade hrriyetiyle ilgili genel ilkeleri ve objektif ltleri iletmeye ncelik vermilerdir. Fkh mezheplerinin akidlerde ve hukuk ilemlerde sik ve niyete mi yoksa da akseden irade beyanna m ncelik verilecei konusundaki eilimleri de lm hastasnn tasarruflarnn hkmn belirleyici olmutur. Mlikler ve onlara yakn biimde Hanbellerin birinci, belli lde Haneflerin, bir ileri boyutta filerin ve mmiyyenin ikinci eilimde olduu, Zhirlerin ise bu ikinci eilimin ncs durumunda bulunduu grlr. artlar. Bir hastaln lm hastal saylabilmesi iin onun hastann lmne sebep tekil etmesi ve hastann bu hastaln sonunda lmesi yeterli olsa da fakihler konuyu kiinin ed ehliyeti, hastay hukuk ilem yapmaya sevkeden sik asndan ele ald iin klasik fkh literatrnde lm hastal lme yol aan deil lmle sonulanan hastalk eklinde tanmlanm ve lm hastalnn tantmnda hastann lm korkusu ve kanaati iinde olmasna zel bir vurgu yaplmtr (Serahs, VI, 168; XII, 97; XX, 84; Ksn, VII, 224, 371; bn Kudme, IV, 406; VI, 193, 202-203; X, 370; Osman b. Ali ez-Zeyla, II, 250; VI, 196; emseddin er-Reml, VI, 60-61). lm hastalnn tanmnda hastann lecei kanaat veya korkusu iinde bulunmas kayd konunun kiinin ed ehliyeti asndan ele alnmas sebebiyledir. Hastaln galiben lmle sonulanmas, hastann tek bana gnlk

ihtiyalarn gidermekten ve ibadetlerini ifadan ciz olmas gibi artlardan sz edenler hem hastaln tanmna objektif bir lt getirmeyi hem de hastann bu ruh halini aklamay hedeflerler. Hastann yataa baml olmas ise genelde aranmaz (Bedreddin Simv, II, 238; el-Fetval-Hindiyye, IV, 176, 402; bn bidn, III, 384-385; Mecelle, md. 1595). te yandan lmcl ve korkutucu olmakla birlikte lmle sonulanmayan, hastann iyiletii hastalklar da bu gruba girmez. Fakihlerin ounluu hastalk sresiyle ilgili bir kayt ileri srmezken bazlar hastaln bir seneyi amamasn art komaktadr. Bu gr Mecellede de benimsenmitir (md. 1595). lm hastalnn ehliyeti kstlayan bir hal olarak grlmesinin asl gerekesi, hastann irade beyann i iradesine ve gerek duruma uygun biimde kullanmama ihtimali olduundan lm hastalnn tanmnda hastann galiben lm korkusu / kanaati iinde bulunmas nemli bir unsur olarak yer alr (Ksn, III, 224). Buna gre hastalk cinsinden olmasa bile lm korkusunun yaand ve ekseriyetle lme gtren durumlar da kyas yoluyla lm hastal hkmnde kabul edilmitir. Daha gl veya denk bir kiiyle dello veya kavga, savaa itirak, lme mahkmiyet, yrtc hayvanlarn penesine dmek, gemi paralandktan sonra denize atlmak byle grlmse de bunlarn hangi artlarda ve ne tr ilemler asndan lm hastal saylaca fakihler arasnda tartmal kalmtr (a.g.e., III, 224; bn Kudme, VI, 204-206; bn bidn, III, 385-386). Mesel Zhiriyye ve mmiyye fakihleri genelde buna katlmaz; ounluun kanaatinin aksine Mlikler frtna varken deniz yolculuuna kmay, Hanefler de lm tehlikesi bulunmas halinde savaa katlmay, esir dmeyi ve zindana atlmay lm hastal hkmnde kabul etmezler. Hamilelii dahi lm hastal hkmnde gren fakihler vardr. Bir hastalk veya durumun ne derece lm riski tad iinde bulunulan artlarla, teknik ve tbb gelimelerle de yakndan alkal olduundan klasik dnem fakihlerinin lm hastal hkmnde kabul ettii birok durum bugn ayn hkme tbi olmazken zamanmzda ortaya kan baz yeni durumlar ise lm hastal hkmnde kabul edilebilir. Hukuk lemlere Etkisi. Zhiriyye mezhebi ve baz mmiyye fakihleri hari slm hukukularnn ounluu, lm hastalnda ve bu hkmde olan durumlarda kiinin alacakl ve vrislerinin haklarn ihll edecek ekilde baz ilemler yapabileceini gz nne alp bu durumdaki kimsenin bir ksm tasarruflarnn kstlanmas gerektiini bir tedbir olarak ileri srmlerdir. Ancak korunmas gereken hakkn mahiyetindeki deikenlik ve hastann bir bakasna zarar verme niyetine muttali olma imknnn zorluu sebebiyle bu konuda genel bir kstlama getirmek yerine hukuk ilem trne gre hastann ed ehliyetine kstlama getirme yolu tercih edilmitir. vazl Akidler. lm hastas kural olarak ticaretten, satm, kira vb. ivazl akidleri yapmaktan menedilemez. nk ivazl akitler, asl itibariyle tek tarafl kr veya zarar salayan deil karlklar aras dengenin bulunduu akidler grubunu ifade eder. Ancak bu akidlerin geerlilii genellikle alacaklya ve vrise zarar vermemesi ve aldanmann bulunmamas artlarna balanmtr. lm hastasnn satm akdi maln vrise veya nc ahsa satmas, deer bedeliyle veya dk bedelle satmas, borlu olup olmamas gibi durumlara gre farkl hkmler alr. Borsuz lm hastas maln yabanc birine deer bedelle veya az aldanma ile (gabn-i yesr) sattnda bunda bir saknca yoktur. Dk bedelle sat bir bakasna borcu bulunduu halde yaptysa ve borcu da btn mallarn kapsayacak kadar oksa hak sahibi olan alacakllarn lm hastasnn mallar zerinde hacr hakk doar; sat ancak alacakllarn icazetiyle geerli hale gelir. Ancak borcu azsa maln deer

kymetiyle veya gabn-i yesr ile satmas geerlidir. nk lm hastasnn da malnn te biri kadar vasiyet ve teberruda bulunma hakk vardr. Vrislerden birine maln deer bedeliyle satsa cumhura gre bu sat ciz, Eb Hanfeye gre ise ithama yol aaca gerekesiyle fsittir. Ancak dier vrisler bu sat onaylarsa ciz olacanda herkes mttefiktir. Eer hasta deer kymetinden daha dk bir fiyatla vrise sat yaparsa bu akid eklen satm akdi ise de gerekte teberru sayldndan geerli olmaz. Fakat dier vrisler bu akdi onaylarsa bu durumda haklarndan vazgemi ve haklarn drm olacaklarndan akid geerlilik kazanr. Haneflere gre menfaatler mal saylmad, dolaysyla miras olarak braklmad ve esasen kira akdi lmle de sona erecei iin lm hastas maln dk deerle kiraya verebilir. Cumhura gre ise menfaat mal sayldndan icre akdi satm hkmlerine tbidir. Teberru Akidleri. Kiinin bir bakasna yarar salama veya zarar verme niyeti ncelikli olarak teberru akidleri yoluyla gerekleir. Bunun iin de lm hastasnn teberru grubunda yer alan veya bu mahiyette olan tasarruflar ayr bir dikkat konusudur. Borcu mal varlna denk veya onu am olan hastann gerek vrise gerek yabanc birine yapm olduu hibe, vakf, vasiyet gibi teberru maksatl tasarrufu geerli olmaz ve alacakllara bu tr tasarruflarn iptalini talep hakk tannr (Mecelle, md. 880). Hastann borluyu ibr etmesinin veya alacakllardan yalnz birine olan borcunun demesinin ciz grlmeyii de alacakllarn hukukunu koruma dncesine dayanr. Hasta iken ald maln bedelini veya bor ald mebl demesi ise bu mahiyette olmadndan geerli saylmtr ( a.g.e., md. 1604). Ayn ekilde vrisi bulunmayan hastann terikenin bortan fazla olan ksmn teberru etmesi, baka vrisi bulunmayan kar ve kocann mallarn birbirlerine hibeleri de sahihtir (a.g.e., md. 877, 878). nk burada hakk ihll edilen bir vris ve alacakl bulunmamaktadr. Terikenin bortan fazla olmas durumunda alacakllar iin bir zarar bahis mevzuu olmamakla beraber yabanclara teberruda bulunmas vrisleri zarara uratacandan, hastann hibe ve vakf gibi teberru maksatl tasarruflarndan mal varlnn te birini aan ksm vasiyete kyas edilerek ancak miraslarnn rzasyla geerli saylmtr. Terikenin bortan fazla olmas halinde hasta, vrislerden birine teberruda bulunursa bunun geerlilii dier vrislerin izin veya iczetine baldr (a.g.e., md. 879). Hastann vrisin bor veya alacana kefil olmas durumunda da hkm ayndr (a.g.e., md. 1605). krar. Hastann, vrislerinden birine veya bir nc ahsa bir mal (ayn) veya bor (deyn) ikrarnda bulunmas halinde Zhiriyye, bzyye mezhepleriyle baz mmiyye fakihleri, hasta ile salkl kiinin ikrar arasnda fark gzetmeyerek bu ikrar geerli sayarken fakihlerin ounluu, dier vrislerin ve alacakllarn haklarn korumaya ncelik vermek maksadyla baz kayt ve kstlamalar getirmitir. Mesel borsuz hasta yabanc bir ahs lehine bor ikrarnda bulunmusa bn merden gelen bir haberi esas alan cumhur bu ikrar onun btn mal hakknda geerli kabul ederken Hanbeller kyas iletip ikrar sadece malnn te biri hakknda geerli sayarlar. Eer hasta borlu olduu halde bir yabanc lehine bor ikrarnda bulunmusa Hanefler bu ikrarn shhatini kabul eder, ancak hastalk halinde ikrar edilen borcun salkl iken sabit olan borlardan sonra deneceini sylerler. filer ve mmiyye deme ncelii bakmndan iki bor arasnda bir fark gzetmez. Hastann mal hem salkl hem hasta iken ikrar edilen borlar karlyorsa Hanbellerin gr de byledir. Mlikler ise byle bir ikrar thmet ve ibeden uzak olmas halinde sahih sayarlar. Vrislerden biri lehine yaplan ikrarn mal (ayn) veya bor (deyn) ikrar olmasna, vrisin miraslk vasfn ne zaman kazandna, ikrar edilen borcun beyyine ile ispat edilip edilmemesine gre farkl hkmler vardr. Fakihlerin ortak amac hastann vrislerinden birine olan gerek borcunu ikrar etmesine imkn tanmak, fakat bu yolla bir vrise zel bir yarar salamann ve vrisler arasnda

ayrmclk yapmasnn da nne gemek olmakla birlikte yntem ve ncelik farkllklar bu konuda farkl grlere ve zm nerilerine yol amtr. Hastann bir kadnn kendi zevcesi olduunu ikrar etmesini Hanefler, mmiyye ve Hanbellerden bir grup sahih kabul ederken dierleri konuyu vris lehine ikrarda bulunma erevesinde deerlendirmilerdir. Hastann zevcesi lehine mehir ikrarn Mlikler thmetle balantl olarak deerlendirirken cumhur mehr-i misl snrndaki ikrarn sahih olduu grndedir. Evlenme ve Boanma. lm hastasnn evlenmesi, yabanc bir kadn miras ve mehir alacakls yaparak vrislere zarar verme kastyla da olabileceinden fakihler arasnda tartma konusu olmu, ounluk byle bir ihtimali deil da vurulan irade beyann esas alarak mehr-i misille yaplan byle bir evlilii sahih grm, aralarnda miras hkmlerinin cereyan edeceini sylemitir. Mehr-i misli aan ksmn denmesi vrislerin rzsna baldr. mam Mlike gre ise burada artk kastn esas alnmas gerekir, onun iin de bu nikh fsittir; aralarnda miras hkmleri cereyan etmez. lm hastasnn boamas gerek boama iradesiyle yaplm olabilecei gibi eini mirastan mahrum etmek maksadyla da yaplm olabilir. Bu ikinci durumu hayli yksek bir ihtimal olarak gren fakihler, eini boayan hastann talkn geerli kabul etmise de boama hakkn ktye kullanmasn nleyici baz tedbirler getirmeye almlardr. Buna gre, mesel hasta karsn ric talkla boar ve iddet iinde vefat ederse kadn kocasna miras olur. Boama bin talkla yaplmsa cumhura gre iddeti iinde, Hanbellere gre baka birisiyle evlenmedike, Mliklere gre ise iddeti sona ersin veya ermesin, iddet sonrasnda evlensin veya evlenmesin kocasna miras olur.

BBLYOGRAFYA

Serahs, el-Mebs, VI, 168; XII, 97; XX, 84; Ksn, Bedi, III, 221-224; VII, 224, 371; bn Rd, Bidyetl-mctehid, II, 68-69; bn Kudme, el-Mun, Kahire 1389/1969, IV, 406; VI, 193208; X, 370; Muhakkk el-Hill, eriul-slm f mesilil-ell vel-arm (nr. Abdlhseyin M. Ali), Beyrut 1403/1983, II, 260-262; Osman b. Ali ez-Zeyla, Tebynl-ai, Bulak 1313-15, II, 250; VI, 196; Bedreddin Simav, Cmiul-fuleyn, Kahire 1979, II, 238; emseddin er-Reml, Nihyetl-mutc, Beyrut 1404/1984, V, 69-70; VI, 60-64; el-Fetval-Hindiyye, IV, 176, 402; bn bidn, Reddl-mutr (Kahire), III, 383-386; Mecelle, md. 877-880, 1595-1605; Bilmen, Kamus2, I, 231-232; Mustafa Ahmed ez-Zerk, el-Fhl-slm f evbihil-cedd, Dmak 1967, II, 799-807; Abdlkerm Zeydn, Mecma Bu fhiyye, Badad 1396/1976, s. 249-270; Subh Mahmesn, el-Mebdi-eriyye vel-nniyye, Beyrut 1981, s. 130-143; a.mlf., en-Naariyyetl-amme lil-mcebt vel-ud, Beyrut 1983, s. 389-401; Hayreddin Karaman, Mukayeseli slm Hukuku, stanbul 1982, II, 116-120; Bedrn Ebl-Ayneyn Bedrn, Trul-fhil-slm ve naariyyetlmlkiyye vel-ud, Beyrut, ts. (Drn-nehdatil-Arabiyye), s. 445-451; Numn Abdrrezzk esSmerr, Taarruftl-mar maraal-mevt fi-era ve nn, Riyad 1403/1983; Muhammed l-i Bahrlulm, Uybl-irde fi-eratil-slmiyye, Beyrut 1984, s. 438-479; Eb Bekir smil M. Mk, Akml-mar fil-fhil-slm: el-bdt vel-avl-aiyye, Riyad 1404/1984, s. 165-220; Ali Muhyiddin el-Karad, Mebder-r fil-ud, Beyrut 1406/1985,

I, 500-506; M. Cafer emseddin, el-Vayye ve akmh fil-fhil-slm, Beyrut 1985, s. 252265; M. Mustafa eleb, el-Medal fit-tarf bil-fhil-slm, Beyrut 1405/1985, s. 510-517; Hseyin Halef el-Cbr, Avrl-ehliyye indel-uliyyn, Mekke 1408/1988, s. 295-309; H. Yanagihashi, The Doctrinal Development of Marad al-Mawt in the Formative Period of Islamic Law, Islamic Law and Society, V/3, Leiden 1998, s. 326-358; Maral-mevt, Mv.F, XXXVII, 529. Ali Bakkal

MARCO POLO
(. 1324) Bat dnyasna Asya ve Uzakdouyu tantan Venedikli seyyah. Hayat ve seyahatleri hakkndaki bilgiler kesinlik kazanmam olmakla birlikte 1254te Venedikte doduu ve tccar bir aileye mensup bulunduu belirtilir. Babas Nicol ve amcas Matteo stanbul, Krm, Volga blgesi, Bulgar ve Saray ehirleriyle randan ine uzanan kesimde ticar faaliyette bulunmular, 1260-1269 yllarndaki seyahatleriyle Pekine ulap Kubilay ile grmlerdi. lkelerine dndkten iki yl sonra Papa Gregorio tarafndan tekrar Pekine gnderildiklerinde yanlarna Marco Polo ile iki de misyoner aldlar. 1271-1274 yllar arasnda srdrlen bu seyahat esnasnda Kubilay Han onlar yazlk saraynda kabul etti. Kk yata bulunan Marco Polo burada mahall dilleri rendi, birok olaya ahit oldu. Bu arada baz resm grevler stlendi. 1292de ailesiyle birlikte dn yolculuuna balad. On drt gemi ve 700 mrettebattan oluan filo on be ay sonra ran krfezindeki Hrmz Limanna ulat. Burada, Kubilay Han tarafndan Argun Hana gnderilen Prenses Cocacine (Moolcas Kkein / mavi) saraya kadar refakat ettiler ve Argun Han ld iin Gzn Hana misafir oldular. 1295 ylnda Venedik ehrine dnen grubu ahali byk bir merakla karladysa da onlarn anlattklarn hibir ekilde dikkate almad. Venedikliler ile Cenovallar arasnda 1298de sava patlak verince Marco Polo askere alnd. Curzola sava denilen arpma sonucunda yenilen donanmas ile birlikte esir edilip zindana atld. Ayn kouta bulunan Pisal Rustichello adndaki bir esir, ondan dinlediklerini 1299 ylnda beraberce tahliye olmalarnn ardndan kaleme ald. Eser devrin en ok okunan yaz dili olan Franszca ile yazlmt. Marco Polo lkesinde evlendi ve ocuk sahibi oldu; babas Nicolo 1300de, kendisi 1324te ld ve San Lorenzo Kilisesine gmld. Yaad evi Venedik Belediyesi muhafaza edip mahalleye de adn verdi. Marco Polonun seyahati srasndaki gzlemlerini ihtiva eden ve Batda edebiyat, kltr ve doubilim alanlarnda nemli bir yere sahip olan eserin asl metni hnz ele gememitir. talyanlar eseri Il Milione (Milione) balyla anarlar ve bu ismi atalar arasnda bulunan Emilione adl bir kiiye dayandrrlar. Franszca ad Le divisament dou monde olup mevcut en eski tarihli metin bu dildedir. ngilizler, XIX. yzyl boyunca Hakluyt Society serisi iinde bu seyyahn eserini kendi dillerine kazandrmlardr. Marco Polonun kitab bir seyahatnme zellii tar. Gezip grd yerlerin iktisad, zira, ticar zenginliini anlatan Marco Polo idar sistemlere dair bilgiler verir. Yer yer olaan st olaylarla sslenen eserde dier baz seyyah, tccar ve misyonerler tarafndan yazlan kitaplardan iktibaslarn bulunmas metnin gerekleri yanstmas konusunda tartmalara yol amtr. Ayrca in Seddi ve ay hakknda hibir bilginin mevcut olmamas aratrmaclarca garip karlanmtr. Hatta Marco Polonun ine hi gitmedii ve eserde yer alan bilgilerin tamamen uydurma bir zellik tad iddia edilmitir. Seyahatnmede zellikle Trk ve slm lemi hakknda yer alan zl bilgiler dikkat ekicidir. Yola ktktan sonra Marco Polo ve yanndakiler, Laiazzo (gnmzde ad Yumurtalk, tarih ve resm ad Ayas) Limanndan karaya kp bugnk Gneydou Anadolu topraklarn gemilerdir; bu blge

eserde Turcomannia vilyeti olarak anlmtr. Hayvanclkla geinen blge halknn dnyann en gzel ipek hallarn dokuduklar anlatlr; bu arada Ermenilerle Rumlarn ticaret ve zanaatla uratklar kaydedilir. Erzincanda mkemmel buchareme (Buhara ii) ve bambagia (pamuk) imal edildii belirtilip Grcistan snrnda bir yerde Hz. Nhun gemisinin bulunduu yazlr. Bu arada Akkoyunlular ile Karakoyunlular adasndaki atmalar aktarlr. Daha sonra rana girilir ve btn Orta Asya katedilir. rann Tebriz ehri ve dier byk ehirleri anlatlp Hz. snn doumunu haber veren byc rivayeti nakledilir. Hrmz, Yezd ve Kirman geilip, Orta Asyada dnyann ats Pamirle karlalr. Gobi l alr, Moolistan ve Trkistana inilir ve 1275 ylnda Kubilay Hann huzuruna klr. Marco Polonun bu lkede on yedi yl sren ikameti hakknda verdii mlmat eserin esas konusunu tekil eder. Devrin hkmdarnn devlet merkezi ve dier blgeler hakknda bilgi aktarlr. Ticar mallarla insanlarn faydalandklar bitkiler, yiyecekler ve ieceklerden sz edilir. Zipangu (Zipagu) diye adlandrlan Japonya hakknda ilgin notlara yer verilir. Marco Polo ailesinin dn gzergh, in sahilinden deniz yoluyla ran krfezi ve oradan kara yoluyla Trabzon ve tekrar denizden stanbul, Eriboz adas ve Venediktir. stinsah edilen eitli dillerdeki yazma nshalardan sonra matbaann Venedik ehrinde kurulmasn takip eden yllardan balayarak ok sayda basl metin olumutur. Bir ksm yazmalar iin minyatrler, basl kitaplar iin gravrler hazrlanmtr (bunlarn dkm iin bk. Watanabe, Marco Polo Bibliography [1477-1983], tr.yer.). Verdii bilgiler Ge Ortaa Avrupasnda ok ilgi eken ve hayal, zengin Dou ve Uzakdou imajnn olumasnda byk rol olan kitap gnmze gelinceye kadar eitli ynleriyle incelenmitir. Dil, edebiyat ve kltr uzmanlar, Marco Polodan kalma metinlerin tasnif ve nitelendirilmesi zerinde durarak asl nshaya en yakn bir metin elde etmeye almlardr. 1928de Luigi Foscolo Benedetto tarafndan byk lde tasnifi yaplan bu incelemelerin 1975 ylnda yeni bir eklini Valeria Bertolucci Pizzorusso ortaya koymutur. Ayrca eserde Trke ve Trk lemiyle ilgili mlmat toplayan Giorgio R. Cardona tahlil bir dizinini hazrlarken btn neriyat bir araya getirmitir (a. bk.). Marco Polo ve eseri Trk aratrmaclar arasnda da ilgi grm ve Bat dillerine yaplan evirileri aracl ile kullanlmtr. Ancak metnin tamamnn ilm usullere uygun ve tamamlayc notlarla Trkeye bir tercmesi henz yaplmamtr. H. Yule tarafndan neri gerekletirilen ngilizce metniyle Franszcaya aktarlan metinlerden baz kaytlar iktibas edilmi ve baz eksik eviriler yaplmtr. Neirleri. Milione, versione toscana del Trecento, Edizione critica a cura di Valeria Bertolucci Pizzorusso. Indice ragionato di Giorgio R. Cardona, Milano 1975; Il Milione Introduzione e note di Marcello Ciccuto con un saggio di Anthony Burgess e le miniature a colori del codice di Oxford (Milano 1982); Milione, a cura di Ettore Mazzali, (Milano 1982); Il Milione veneto (a cura di A. Barbieri - A. Andreose; Venezia 1999); M. G. Pauthier, Le livre de Marco Polo citoyen de Venise conseiller priv et commis saire imprial de Khoubilai-Khn: Redig en franais sous sa dicte en 1298 par Rusticien de Pise, publi pour la premire fois daprs trois manuscrits inedits de la Bibliothque Imprial de Paris, prsentant la rdaction primitive du Livre, revue par Marc Pol, luimme et donne par lui, en 1302, Thibault de Cpoy, accompagne de variantes, de lexlication des motz hors dusage (Paris 1865); The Book of sir Marco Polo (translated-ed. H. Yule; London 1903, third edition); H. Cordier, Sir Marco Polo (London 1920); Il Milione Prima edizione integrale a cura di Luigi Foscolo Benedetto (Firenze 1928); P. V. de la Blache, Marco Polonun Seyahati, Avrupa ile Asyann Mnasebat (trc. Emirolu Ziya;

stanbul 1932); C. Moule - P. Pelliot, Marco Polo. The Description of the World I-II (London 1938); Fuad Carm, Marco Polo ve bn Batuta: Yazdklarnn ou Trklerle lgili Dnyann En nemli ki Seyyah (stanbul 1966); mer Gngren, Marco Polonun Geziler Kitab (stanbul 1985); R. M. Ruggeri, Marco Polo. Il Milione Introduzione, edizione del testo toscano (Ottimo) note illustrative, esegetiche, linguistiche, repertori onomastici e lessicali (Firenze 1986); J. Larner, Marco Polo and the Discovery of the World (New Haven 1999).

BBLYOGRAFYA

Nel Centenario della nascita di Marco Polo, Venezia 1955; P. Pelliot, Notes on Marco Polo, Paris 1959; H. Watanabe, Marco Polo Bibliografi, Bunken, Tokyo 1963, X, 24-38; a.mlf., Marco Polo Bibliography (1477-1983), Tokyo 1986; L. Olschki, LAsia di Marco Polo Introduzione alla lettura e allo studio del Milione, Venezia 1978; Marco Polo, Venezia e lOriente, Milano 1981; A. M. Piemontese, Bibliografia Italiana dellIran (1462-1982), Napoli 1982, I, 137-140, 175; II, 867; F. Brunello, Marco Polo e le merci dellOriente, Vicenza 1986; R. M. della Rocca, Sulle orme di Marco Polo, Italia che scrive, sy. 31 (1954), s. 12-122; G. Tucci, Marco Polo, a.e., s. 107-112; R. Almagia, Importanza geografica del viaggio di Marco Polo, a.e., s. 113-115; G. Scognamillo, Saggio di bibliografia poliana, a.e., s. 143-148; Mahmut H. akirolu, Venedikli Seyyah Marco Polo ve Eseri (Hakknda Yaplan En Yeni Metin Neri Vesilesiyle), Erdem, VI/17, Ankara 1990, s. 587-602; Turgut Akpnar, Yzyllardr Dnya-y Aldatan Venedikli Marco Polo ini Grd M?, TT, XXXV/209 (2001), s. 335-338; U. Tucci, Il libro di Marco Polo tra filologia e informatica, Studi Veneziani, XLIII, Venezia 2002, s. 77-93; C. Errera, Marco Polo, Enciclopedia Italiana, Roma 1935, XXVII, 719-723. Mahmut H. akirolu

MARAIS, Georges
(1876-1962) Fransz arkiyats. Rennesde dodu; Breton aslldr. Yksek renimini Paris Gzel Sanatlar Enstitsnde tamamlad. Doktorasn yaptktan sonra 1919da Cezayir niversitesi Edebiyat Fakltesi slm Eserleri Krssne retim yesi olarak tayin edildi ve bu grevini 1944 ylna kadar yrtt. 1931de ayrca niversiteye bal Dou Aratrmalar Enstitsnn mdrlne getirildi. Yazarlar ve Edebiyatlar Birlii ile Fransz Enstits Gzel Sanatlar Akademisine ye seildi. Yetitirdii rencileri ve meslektalar, onun 80. ya gn iin I. cildi kendi makalelerinden oluturulan iki ciltlik bir armaan kitab yaymladlar (bk. bibl.). 20 Mays 1962 tarihinde ld. Mtevazi, cmert ve alkan kiiliiyle tannmtr. Georges Marais, Bat slm medeniyeti uzmanyd. Kuzey Afrikadaki mslman millet ve devletlerinin tarih, politik, sosyal, ekonomik ve kltrel yaplar zerine alm, bu konularla ilgili birok kitap ve makale yazmtr. Bu almalarnda Marais zellikle Kuzey Afrikann mimarisini, kk el sanatlarn, dokuma, giyim, hat, ssleme, halclk ve minyatrcln mahall nitelikleri ve yresel zellikleriyle ele alp tantm, bylece Bat slm medeniyetine ait z deerlerin ortaya karlmasna nemli katklarda bulunmutur. Eserleri. 1. Monuments arabes de Tlemcen (Paris 1903). Tilimsndaki Arap mimarisi zerine aabeyi William Maraisin de yardmyla hazrlad ilk kitabdr. 2. La mosque de Walid Damas (1906). amda Emev Halifesi Veld b. Abdlmelik tarafndan yaptrlan Emeviyye Camii hakkndadr. 3. Les arabes en Berbrie du XIe au XIVe sicle (Constantin-Paris 1913). XI-XIV. yzyllar arasnda Berber blgesinde yaayan Araplar inceledii doktora tezidir. 4. Manuel dart musulman, larchitecture, I-II (Paris 1926-1927). Kuzey Afrika kk el sanatlarn ve mimarisini ayrntl biimde inceleyen nemli bir kaynaktr. Eser daha sonra gzden geirilerek geniletilmi ve Larchitecture musulmane doccident adyla yeniden baslmtr (Paris 1954). 5. Le costume musulman dAlger (Paris 1930). Cezayir mslmanlarnn giyim tarz hakkndadr. 6. La Berbrie musulmane et lorient au moyenge (Paris 1946). Doktora tezinde inceledii konulardan birounu yeniden ele alp deerlendirdii ve Ortaa Kuzey Afrikas ile Dou slm dnyasn mukayese ettii bir almadr. 7. Algrie mdivale. Monuments et paysages historiques (Paris 1957). Ortaa Cezayirinin tarih grnm ve bideleri hakkndadr. 8. Les bijoux musulmans de lAfrique du nord (Alger 1958). Kuzey Afrika kuyumculuu ve taklaryla ilgilidir. 9. Villes et campagnes dAlgrie, album (Paris 1958). Cezayirin krsal kesimlerini fotoraflarla tantan bir albmdr. 10. La miniature musulmane (Alger 1960). 11. Lart musulman (Paris 1962). Kuzey Afrika arlkl olarak genel anlamda slm sanatn inceler (1955e kadar baslan eserlerinin tam listesi iin bk. Mlanges dhistoire, I [1957], s. 257-260; 1955ten sonraki eserlerini kapsayan ek liste iin bk. Brunschvig, XI/1 [1964], s. 3-4).

BBLYOGRAFYA

Mlanges dhistoire et darchologie de loccident musulman, Alger 1957, I, 257-260, ayrca bk. nsz; Necb el-Akk, el-Msterin, Kahire 1958, I, 253-255; D. Reig, Homo orientaliste, Paris 1988, s. 116; R. Brunschvig, Hommage Georges Marais, Arabica, XI/1, Leiden 1964, s. 1-4. Sabri Hizmetli

MARDN
Gneydou Anadolu blgesinde ehir ve bu ehrin merkez olduu il. Mardin-Midyat eiinin gney yamalar zerinde, Yukar Dicle havzasn el-Cezre ovasna balayan en elverili geit yerinde ran, Azerbaycan ve Anadoludan gelip Suriye, el-Cezre ve Iraka giden kadm yollara hkim bir konumda denizden 1000-1100 m. ykseklikte bir srt zerinde kurulmutur. ehrin 100 m. kadar yukarsnda heybetli kalesi bulunur. Tarih. el-Cezrenin Diyarbekir blgesinde yer alan ehrin ne zaman ve nasl kurulduu hakknda kesin bilgi yoktur. Mardin ad Srynce kaynaklarda Marde, Arapa kaynaklarda Mridn eklinde kaydedilir. Kelimenin menei hakknda farkl grler ileri srlmektedir. Modern aratrmaclar Mardin kelimesinin sava bir kavim olan Mardelerle ilgili olduunu, Mardelerin ran hkmdarlarndan Erder (226-240) tarafndan buraya yerletirildiini zikreder. Mardinin gerek adnn Merdin olarak halk arasnda hret bulduu ve kaleler anlamna geldii de ne srlen grler arasndadr. Bu adn, ehrin tabii savunma yeri olma ve gzetleme faaliyetlerini yapmaya uygun bulunma zellikleriyle ilgili olmas muhtemeldir. ehrin bugnk ad Arapa kaynaklarda geen Mridnden gelmitir. Ticar ve asker bakmdan nemli bir konuma sahip olmasna ramen adna lka kaynaklarnda rastlanmamaktadr. Mardin ad ilk defa milttan sonra IV. yzyl Roma tarihilerinden Ammianus Marcellinusta gemektedir. slmiyetin blgeye yaylna kadar olan dnemde Mardin ikinci derecede bir kale konumunda kalmtr. Nitekim Iustinianos dneminin (527565) nl tarihisi Prokopios, ehri Margdis adyla mid ile Dr arasnda ikinci derecedeki kaleler iinde zikreder. Mardinin, XI. yzyln sonlarna kadar stratejik konumu dolaysyla asker amal bir kale yerleimi olmann tesine geemedii anlalmaktadr. Roma mparatorluunun ve ardndan Dou Romann Ssnlerle olan mcadelesi srasnda asker bakmdan nem kazanan ehir, 19 (640) ylnda Hz. merin kumandanlarndan yz b. Ganm tarafndan bar yoluyla alnd. X. yzyldan itibaren el-Cezrenin nemli ehirleri arasnda yer ald. XII. yzyl boyunca Diyarbekirin siyas, sosyal ve ekonomik merkezi haline geldi. Bu durum XIII ve XIV. yzyllarda da ayn ekilde srd. Mardin adnn ilk getii slm kaynaklarndan biri Eb Ysufun (. 182/798) Kitbl-arcdr. Eserde slm fethi ncesi el-Cezre topraklarnn Bizans ve Ssnlere ait blmleri anlatlrken Mardin ile dalk kesimindeki Dr ve Tr Abdnin Bizansllarn, Mardinin hemen gneyinden balayarak Sincara kadar uzanan ovann ise ranllarn hkimiyetinde olduu kaydedilmektedir (s. 139). Belzr de Mardinin, Tr Abdn ve Dr ile beraber 19 (640) ylnda yz b. Ganm kumandasndaki slm ordusu tarafndan fethedildiini belirtir ve ardndan blgede youn bir Arap isknnn olduunu kaydeder (Fth, s. 252). yz b. Ganmdan sonra Mardinin de iinde yer ald el-Cezre valiliine srasyla Habb b. Mesleme ve Umeyr b. Sad tayin edildi. Hz. Osman, Suriye valiliine ilveten el-Cezre topraklarn da Muviye b. Eb Sfynn idaresine verdi. Muviye blgeye kendi gitmeyip yerine nce Habb b.

Meslemeyi, ardndan Dahhk b. Kays el-Fihryi gnderdi. Hz. Ali halife olunca blge valiliine Mlik el-Eter getirildiyse de Dahhk karsnda tutunamayp Musula ekildi. Muviye iktidar ele geirdiinde Numn b. Ber el-Cezre valiliine tayin edildi. Blgenin son Emev valisi Ebn b. Yezd b. Muhammed idi. Abbslerden Abdullah b. Ali b. Abdullah el-Cezreye hkim olunca Ms b. Kb buraya vali olarak gnderdi. Daha sonra Halife Ebl-Abbas es-Seffh kardei Eb Cafer el-Mansru blgenin valiliine getirdi. Bu srada Mardine hkim olan Hriclerin Harriyye (muhakkime-i l) koluna mensup Ben Reba kabilesi reisi Breyke isyan etti (132/750). Eb Cafer el-Mansr Breykenin zerine yryp onu bozguna uratt (133/750-51). Breyke sava meydannda hayatn kaybetti (Taber, VII, 447). 279 (892) ylnda Ahmed b. s b. eyh adl bir kii, o srada shak b. Kndackn olu Muhammedin idaresinde bulunan Mardini ele geirdi (a.g.e., X, 31). Hamdnler hnedanna adn veren Hamdn b. Hamdn 272de (885) Mardin Kalesini zaptetti. Abbs Halifesi Mutazd-Billh ehri onun elinden almak iin bizzat sefere ktysa da muvaffak olamad (279/892). Halife daha sonra Trk kumandanlaryla beraber Mardini tekrar kuatnca (281/894) Hamdn, olu Hseyini kalede brakp ehri terketmek zorunda kald. Hseyin Mardini Mutazd-Billha teslim etti (a.g.e., X, 38). X. yzyln sonlarna doru Hamdnlerin blge zerindeki nfuzlarnn zayflamasyla el-Cezre blgesi, Meyyfrikn merkezli Mervnler ile Nusaybin ve Musul merkezli Ukayller arasnda paylald. Bu konumuyla Mardin XI. yzyln son eyreine kadar iki emirliin arasnda sk sk el deitirdi. Byk Seluklu Sultan Melikah 478de (1085) ehirdeki Mervn hkimiyetine son verdi. Bu dnem, Mardin ve yresi dahil olmak zere el-Cezrenin tamamnda yeni bir etnik unsur olan Trk yerleiminin balangcn oluturdu. Blge, XI. yzyln sonu ile XII. yzyln balarndan itibaren Trkmen glerinin kontrol altna girdi. 485te (1092) Melikahn vefatyla ortaya kan saltanat mcadelesinde bir ara ehri ele geiren Berkyaruk Mardine arkc bir kiiyi vali tayin etti (bnlEsr, X, 391). Mardin, 496dan (1103) itibaren el-Cezrede younlaan Trkmen ailelerinin en byklerinden olan Artuklularn eline geti ve Hsnkeyf Artuklularnn ynetiminde kald. Hsnkeyf hkimi Skmen b. Artukun 498 (1104) ylnda lm zerine olu brhim Mardine, kardei lgazi Hsnkeyfya hkim oldu. lgazi daha sonra yeeni brhimin elinde bulunan Mardini ald ve tabakt- lgziyye denilen Mardin Artuklu kolunu kurdu (500/1106). Bylece Mardinde yaklak asr srecek olan Artuklular dnemi balad ve ehrin gelimesi hzland. Mardin bu dnemde kale dna taan mahalleleri, saraylar, camileri, medreseleri, hanlar, hamamlar, arlar, pazar yerleriyle gerek anlamda bir ehir hviyetine kavutu ve bir bakma tarihinin en parlak dnemini yaad. ehrin Musul-Halep arasndaki gzergha hkim bir konumda bulunmas da nemini arttrd. Ancak bu dnemde Mardin zaman zaman tahribata yol aan saldrlara mruz kald. Bunlardan en nemlisi, 542de (1147) Atabeg mdddin Zengnin olu Musul Emri Seyfeddin Gazi tarafndan gerekletirilen ve ehrin yklmasna sebep olan saldrdr. Bunu Eyyblerin ehre ynelik hcumlar izledi. 579 (1183) ylnda Selhaddn-i Eyyb ehrin gneyine kadar ilerlediyse de buray ele geiremedi. Ancak 581de (1185) Mardin Artuklu Beylii onun hkimiyetini tanmak zorunda kald. 594te (1198) el-Melikl-dil ehri igal edip yamalad, fakat kaleyi alamad. 599 (1203) ylnda olu el-Melikl-Erefi Mardin zerine sevketti, ancak ehri yine zaptedemedi. Bunun zerine Halep Eyyb Hkmdar el-Melikz-Zhir, Mardin Artuklular ile bar yapmak iin el-Melikl-dilden izin istedi. Onun da kabul etmesi zerine 150.000 dinar para gndermesi, sikkelerde adna yer vermesi ve her istediinde asker yardmda bulunmas artyla antlama saland (Ebl-Ferec, Tru Mutaarid-dvel, s. 226). Bylece Mardin Artuklular Eyyblere tbi hale geldi. Mardin, Artuklu Meliki Sultan I. Aleddin Keykubad zamannda (1220-1237) Anadolu

Seluklularna tbi oldu. 657de (1259) Hlg Han, Mardin hkimi Necmeddin Gazi Sadden kendisine tbi olmasn istedi. O da olu el-Melikl-Muzaffer Kara Arslan Hlgnun huzuruna gnderip tarafszln korudu. Ertesi yl Hlgnun olu Yamuta bal kuvvetler sekiz ay boyunca Mardini kuatt. Sonunda bir rivayete gre el-Melikl-Muzaffer Kara Arslan halkn bana daha ok felket gelmesini nlemek iin babasn ldrp lhanllara tbi oldu (658/1260). Ardndan Hlgyu ziyaret edip kymetli hediyeler sundu ve onun tarafndan Mardin hkimi olarak tannd (659/1261). Mardin 1366da Karakoyunlu Bayram Hoca ve 1383te Karakoyunlu Kara Mehmed tarafndan kuatldysa da alnamad. Mardin ve yresi iki defa Timurun saldrsna urad. 796daki (1394) ilk saldrda ehir ve Cmi-i Kebr tahrip edildi. 803 evvalindeki (Mays 1401) saldrda ise Timur kaleye giremedi, ehri tahrip edip Badat tarafna gitti. Timur ikinci muhasaradan sonra yreye Akkoyunlu Karaylk Osman Beyi gnderdi. Akkoyunlular bu havaliye yerletiler ve ehir iin nemli bir tehdit unsuru haline geldiler. Akkoyunlu tehlikesine kar Artuklu melikleri onlarn rakipleri olan Karakoyunlularla dostane mnasebetler kurdular. Nitekim 1405te Timurun lmnn ardndan Kara Ysuf, amdan o blgede dank halde bulunan Trkmenlerle beraber Mardin blgesine geldi; Melik Mecdddin s tarafndan iyi karlanarak kendisine byk ikramlarda bulunuldu. Karaylk Osman, bir ara Kara Ysufun blgede bulunmayndan yararlanarak Mardini muhasaraya teebbs ettiyse de baarl olamad. Karakoyunlu Kara Ysuf Bey Mu yresinde bulunduu srada Mecdddin snn yerine geen Mardin hkimi Artuklu el-Meliks-Slih ehbeddin Ahmedin elisi gelip Akkoyunlularn Mardin zerine yrdn haber verdi. Bunun zerine Kara Ysuf Bey, Karaylk Osman bozguna uratp Mardine geldi (1409). el-MeliksSlihi kzlarndan biriyle evlendirip Musula gnderdi, kendi beylerinden birini de Mardine tayin etti. el-Meliks-Slihin bir sre sonra Musulda lmyle Artuklu hnedan tarihe kart (812/1409). Karakoyunlularn hkimiyeti altnda bulunduu dnemde ehir merkezden gnderilen valiler tarafndan ynetildi. XV. yzyln ilk yarsnda hzlanan Karakoyunlu-Akkoyunlu mcadelesi ehri etkiledi. Kara Ysufun lm zerine yerine geen olu skender, Karaylk Osman Beyi malup etti (824/1421). Karakoyunlu hkimiyeti yrede 835 (1432) ylna kadar srd. Bu tarihte Karaylk Osman Bey, Karakoyunlularn muhafz olarak braktklar Emr Nsrdan Mardini teslim ald. Emr Nsr, Osmanl Hkmdar II. Murada bavurduysa da bir netice elde edemedi. Akkoyunlularn eline gemesinden sonra Karakoyunlular ehri tekrar ele geirmeye teebbs ettiler. Karakoyunlu Hkmdar Cihanahn kumandanlarndan Rstem Tarhan 855te (1451) ehri igal edip yamalad, ancak kaleyi alamad. Mardindeki Akkoyunlu hkimiyeti XVI. yzyln balarna kadar srd. Bu dnemde Karaylk Osmann olu Hamza Bey, torunu Cihangir Mirza ve bunun olu Kasm Mardini ynetti. Bunlarn her biri Mardin ve evresinde imar faaliyetlerinde bulundu; birok eser meydana getirdi ve bunlara bal vakflar kurdu. XV. yzyln sonlarndan itibaren Safevlerin nfuzu altna giren Mardin 913te (1507) ah smil tarafndan igal edildi. Ustacalu Muhammed blgeye vali olarak gnderildi. ah smil ile 23 Austos 1514te yaplan ve Osmanl ordusunun galibiyetiyle sonulanan aldran Sava blgenin

kaderini deitirdi. Bu savata len Ustacalunun yerine kardei Karahan geerek umumi kararghn Mardinde kurdu. Blgenin kesin olarak Osmanl idaresine girmesinin ardndan hkimiyet sahalar tamamen daralan Safevler sadece kaleyi ellerinde tutuyorlard. Karahann baarsz Diyarbekir kuatmasndan sonra (Eyll 1515) onu izleyen Osmanl kuvvetleri Mardin nlerine geldi. Bu srada Karahan ehirde durmayarak Sincara gitmiti. Osmanl kuvvetleri iinde bulunan drs-i Bitlis ve Hsnkeyf hkimi Eyyb Meliki Halil, Mardin halkyla anlaarak ehri teslim ald. Fakat Safev kuvvetleri kaleye ekildi (Ekim 1515). Ardndan Diyarbekir Beylerbeyi Bykl Mehmed Paaya bal kuvvetler Mardine girdiyse de birka gn kalp buradan ayrld. ehrin boaltldn haber alan Karahan Sincardan hareketle Mardine yeniden hkim oldu. Haber duyulunca Osmanl kuvvetleri takviye alan Karahan zerine yrd; nce yenilgiye uradlarsa da sonunda Bykl Mehmed Paa idaresindeki Osmanl ordusu Kohisar (bugnk Kzltepe) yaknlarnda Dede Kargn sahrasnda Koruk mevkiinde Karahan yendi (Mays 1516). Hemen ardndan Mardin kuatld ve toplarla dvld. Mercidbk Savann kazanlmasndan sonra Bykl Mehmed Paa, kuvvetleriyle ehir nlerine gelip muhasaray iddetlendirdi ve 1516 sonlarnda (veya Mays 1517) buray zaptetti. Osmanl idaresi altnda Mardinde nemli bir hadise cereyan etmedi. Yalnz XIX. yzylda baz olaylarla kar karya kald. 1832de ehirde merkez idareye kar kk apl bir bakaldr oldu. Osmanl birlikleri ehri kuatp asayii yeniden salad. Mehmed Ali Paann kuvvetleri Suriye blgesini igal ederken Mill aireti ehri ele geirdiyse de bu ksa srd. 1839daki Nizip malbiyeti durumu daha da kark hale getirdi. Kavalal brhim Paann etkisi ehirde srd. Gnderdii vali ehre geldi, siler ise kaleyi ellerinde bulunduruyorlard (1840). Vali bir ayaklanma srasnda ldrld. Daha sonra ehir kontrol altna alnd. 1847deki kolera toplu lmlere yol at, hastalk 1865te tekrar ortaya kt. 1891 ylnda iinde 100 dkkn bulunan kapal ar yand. 1895te etraftaki eteler ehre saldrnca baz karklklar ortaya ktysa da az sonra duruma hkim olundu. Mondros Mtarekesinin ardndan Mardin herhangi bir yabanc igaline uramad. ngilizlerin Musulu igalleri srasnda baz karklklar vuku buldu. Mill Mcadele yllarnda ngilizlerin kkrtmasyla yrede Ali Bat airetinin balatt ayaklanma Mardini etkilemedi. 9 Ocak 1920de birka Fransz subay ehre geldi, fakat bunlar mit ettikleri destei bulamaynca geri dndler. Fizik Yap, Nfus ve Ekonomi. Mardinin dikkat ekici zellii ele geirilmesi imknsz grnmyle muhteem kalesidir. Kale ehrin hemen yukarsndaki tepenin zirvesinde kurulmutur. Doudan batya 800 m. kadar uzunluu olan, genilii 30-150 m. arasnda deien bir sahay igal eder. Ortaa kaynaklarnda el-Bzl-eheb (boz ahin) ismiyle bilinen kale Hamdnler (Hamdn b. Hasan) tarafndan ina ettirilmitir. Kalenin bir ksm sarp yarlardan olumakta, meylin nisbeten azald ksmlarda ise duvarlar bulunmaktadr. Kalenin gney cephesinin orta ksmnda bugn hl ayakta duran bir de kule vardr. Kaps gney tarafnda olup tek bir kla ehre balanmtr. Ortaada Mardin kale eteinde, kaleden 200 m. geniliinde plak ve dik yamala ayrlm, meyilli bir sath zerinde doudan batya 2500 m. uzunluunda ve 500 m. geniliinde bir ehirdi. Bu alan ierisinde her trl din, itima ve ticar yaplarla donatlarak iskn edildii devrin kaynaklarnda zikredilir. 577 (1181) ylnda Mardini ziyaret eden bn Cbeyr ehrin bir dan yamacnda yer aldn, mmur bir ehir olduunu, ayn zamanda dnyada mehur olan byk bir kaleye sahip bulunduunu belirtir (er-Rile, s. 215).

zzeddin bn eddd, Mardin hakknda XIII. yzyln ikinci yarsna ait ayrntl bilgi verir ve ehrin yksek olmayan bir sur ve hendekle evrili olduunu kaydeder (el-Alul-are, s. 543). Daha nceki kaynaklarn hibirinde ehrin surlarla evrili bulunduuna ilikin bir bilgi olmad gibi bunu ima edebilecek bir iaret de mevcut deildir. Dolaysyla bu surlarn, muhtemelen daha nce sk sk saldrya urayan kale dndaki asl ehri (rabat) gvenlik altna almak maksadyla XIII. yzyln ilk yarsnda ina edilmi olduu sylenebilir. Surlarn drd kullanlmakta olan alt kaps vard. Blgeden bahseden XIII. yzyl melliflerinden Kazvn, Yktun verdii bilgileri aynen naklederken bn Sad el-Marib de kaleyi ksaca tanttktan sonra ehirdeki dokuma retiminin kalitesine dikkat eker (Kitbl-Corfy, s. 157). Mardinin Moollara tbi olduu dneme ait en orijinal bilgiler ise XIV. yzyln ilk eyreinde ehri ziyaret eden bn Batttann seyahatnmesinde bulunur. Burada Mardinin da eteinde kurulu, slm beldelerinin en byk ve en gzellerinden biri olduu, arlarnn ok iyi bir ekilde ina edildii ve eitli dokuma imalthanelerinin yannda deiik zviyelerin, imarethanelerinin olduu, tepede yer alan byk kalesine Kalat-ehb dendii bildirilir (er-Rile, s. 238-239). Dnemin bir dier mellifi Mstevf, Mardinin Diyarbekir ehirleri ierisinde vergi oran en yksek olan ehirler arasnda olduunu belirtir (Nzhetl-ulb, s. 105). 1471 ylnda Urfadan Mardine gelen Venedikli tccar J. Barbaro ehirde 300 kadar evin bulunduunu yazar. Buna gre Osmanl idaresine gemeden nce ehirde 1500 kiinin yaamakta olduu tahmin edilebilir. Osmanl dnemine ait ilk tahrirde dokuz mahalle tesbit edilmitir (Bb- Cedd, Zerrka, Ksss, Bbl-hammre, Klsiye, emsiye, Zeytn, Kmil ve Bmristan, Yahdiyyn). Mahalle says XVI. yzyl boyunca ayn kalm, nfus ise giderek art gstermitir. 1518de 8200 civarnda olan nfus 1526da 10.000, 1540ta 14.000 ve 1564te 18.000 dolayna ykselmitir. ehirde drt din topluluk iinde mslmanlar 1518de % 41, 1526da % 38,8, 1540ta % 34,9, 1564te % 27,9 gibi oranlarla d eilimi gsterirken hristiyanlar 1518de % 48,7 iken 1564te % 62,1e karak art kaydetmilerdir. Bunun sebebi tam olarak anlalmamakla birlikte kylerden ehre doru olan glere balanabilir. Yahudiler ve emsler daha kk topluluklar halindeydi (Gyn, XVI. Yzylda Mardin Sanca, s. 97-107). XVII. yzylda Mardinin fizik durumunu koruduu anlalmaktadr. XVIII. yzyl sonlarnda buray gren Carsten Niebuhr 3000 hnenin 2000inin mslmanlardan, dierlerinin hristiyan ve on hnenin yahudilerden olutuunu yazar. G. A. Olivier 12.000 nfus tahmin ederken 1807de Dupre 20.000 Trk, 3200 yahudi, 2000 Ermeni Katolik, 400 Keldn, 800 yahudi, 800 ems, 40 Ermeni Ortodokstan bahseder. Kinneir 1816da toplam nfusu 1500 Ermeni 11.000, Buckingham 20.000, 1837de Soughtgate 3000 aile, 1878de Geary 16.000 kii olarak belirtir. Osmanl kaytlarn kullanan Cuinet (1890) nfusu 25.000 diye gsterir. Bunun 15.700 mslmandr. Dierleri Gregoryen, Katolik ve Protestan mezhebinden Ermeniler, Katolik Keldnler, Sryn, Yakb ve yahudilerdir. Mardin Mara-Musul, Diyarbekir-Musul ve Halep-Musul yollar (pek yolu) zerinde olmas sebebiyle canl bir ticarete sahipti. Transit ticaretin ehre ekonomik katks bykt. ehir merkezinde ve civarda mevcut kylerin bir ksmnda dokumaclk yaygnd. Mardinde kirihne, darphne, boyahne, bozahne, debbahne, emhne ile susam ya imalthaneleri bulunuyordu. ehirdeki kk iletmelerle ba ve bahe tarmnn blge ekonomisinde nemli bir yeri vard. Ayrca ehri evreleyen krsal alandaki tarmsal faaliyetlerle hayvanclk ekonomik ynden canllk

gstermekteydi. Osmanl dneminde tarmn olduka revata olmasna ramen Mardin ve yresinde ilk sray transit ticaretin getirileriyle kk lekteki sna iletmeler almt. XIX. yzylda ehir tarm rnlerinin pazarland bir merkez olarak n plana kt. Sabun retimi, iplik, bez ve ipekli imalt ile deri ileme tesisleri vard. XX. yzyl balarnda ehirde yirmi cami, krk be mescid, on kilise, manastr, medrese, bir idd, ibtid mektep, be sbyan mektebi, hristiyan mektebi, bir han, 1080 dkkn ve maaza olduu tesbit edilmitir. dar Yap. Anadolunun gneydousunda bulunan yerler Osmanl hkimiyeti altna alnp merkez mid olmak zere Diyarbekir vilyeti tekil edildiinde Mardin buraya bal bir sancak oldu (924/1518). Coraf adan el-Cezrenin bir blmn oluturan Mardin idar bakmdan Bizansllar zamanndan beri Diyarbekire bal idi. Mardin sanca dahilinde en nemli iskn yeri sancak merkezi olan Mardindi. 1518de Mardin livsna bal yerler olarak Mardin kazas ile Savur ve Nusaybin nahiyeleri belirtilmektedir. Ayrca beylerbeyi haslar zikredilirken Sincar yaknlarndaki Haburun da ilk tahrirde Mardine bal nahiyeler arasnda yer aldnn grlmesine ramen (BA, TD, nr. 64, s. 239) daha sonraki tahrirlerde belirtilmemektedir. Bu tahrir, Mardinin Osmanllara intikalinden sonraki ilk idar tekilt aksettirmektedir. 1518de sancakta Mardin ehri, Savur ve Nusaybin kasabalar ile birlikte 247 ky bulunmaktayd. Bu kylerden 196s Mardine, elli biri Savura ve on Nusaybine balyd. 932 (1526) ylndaki idar yapda Mardin, Savur ve Nusaybin liv olarak belirtilmekte ve Berriyecik bu sancan kazasn tekil etmekteydi. Bu tarihte ehir ve kasaba saysnda deiiklik olmamasna ramen ky ve mezraa saysnda artlar olmutur. Mardin kazasna bal 305 ky, yirmi be mezraa, Savur kazasna bal elli yedi ky, yetmi yedi mezraa, Berriyecik kazasna bal 141 ky ve krk mezraa yer almaktadr. 1540 ylnda idar yapda fazla bir deiikliin olmad grlmektedir. Bu tarihte kaza olarak sadece Mardin gemektedir. Mardin kazas ve ona bal Duraclu nahiyesi ve sancak dahilindeki meskn yerlerde bir kale, iki kasaba merkezi (nefs), 258 ky ve 113 mezraa vard. Nusaybin bu tarihte Mardinden kopuk olarak grnmesine ramen ancak 1550ye doru mstakil sancak olmutur (Gyn, XVI. Yzylda Mardin Sanca, s. 44). 1540 ylndan itibaren Mardinin sancak olarak zikredildii grlmektedir. 964te (1557) Mardin mid livsna bal bir nahiye, 972de (1564-65) kaza olarak belirtilmekte ve buraya bal Karadere, Kh-i Mardin, Dnb, Turaclu, kszal, Gkekaya, Zerkan, Doanck, Dehleki nahiyeleri yer almaktadr. Mardinin 1560 ylndan itibaren sancak hviyetini kaybettii anlalmaktadr. Nitekim XVII. yzylda Diyarbekire bal bir kaza konumundayd. XVIII. yzylda ise Badat eyaletine bal bir kaza oldu, bu statsn XIX. yzyln ilk yarsnda da srdrd ve Badata bal voyvodalar tarafndan idare edildi. Mardin, 1840l yllarda ehrin ileri gelen airetlerinden olan Mill ailesinin idaresine verilmitir (a.g.e., s. 46). 1840-1845 yllar arasnda Mardinin Musula baland ve valinin gnderdii vekil tarafndan ynetildii belirtilir. 1845te Mardin tekrar sancak statsn kazanm, 1869 ylndan Cumhuriyetin kuruluuna kadar geen zaman ierisinde ilk dnemde olduu gibi Diyarbekire bal sancak konumunu srdrmtr. Mardin sancanda yaayanlar, ehir ve kylerdeki yerleik halk ile airet halindeki gebe topluluklardan oluuyordu. Bunlar etnik ve din bakmdan mslmanlar, hristiyanlar, yahudiler ve emsler olarak zikredilebilir. Mardin ve yresinde Akkoyunlular zamannda bu hnedana mensup Karaylk Osmann olu Hamza Beyin Trkman perkendelerin Mardin etrafna iskn hizmetine tayin olunduu kaytlarda gemektedir. Akkoyunlulardan nce bu blgeye hkim olan

Artukoullarnn da bir Trk hnedan olduu gz nne alnrsa kendileriyle birlikte birok Trk topluluunun blgeye gelip yerletii anlalr. Nitekim yerleim yerlerinin ekserisinin Trke adlar tamas blgenin etnik kimlii hususunda belirleyici bir unsurdur. Cumhuriyet balarnda Diyarbakr ilinden ayrlarak kurulan Mardin ilinin merkezi olan Mardin ehri, eskiden olduu gibi bugn de tarmsal ticaret merkezi olma zelliini srdrmektedir. Bunun dnda sanayi tesisi olarak imento fabrikas, iplik fabrikas, fosfat iletmeleri, yem fabrikas, boru ve kire fabrikalar ile bunlarn yan sanayileri gibi kurululara sahiptir. Gda sektrnde de nemli gelime gsteren Mardin unlu mmuller, st ve st rnleri, ya ve yem sanayiinde nemli atlmlar yapmtr. Uluslaras tamaclk Mardinde nemli yer tutmaktadr. Gneydou Anadolu Projesindeki (GAP) ilk, Suriye ve Iraka en yakn tek serbest blgenin Mardinde kurulmu olmas yre d yatrmclarn Mardine ynelmesini salamtr. Cumhuriyet dneminin balarnda yaplan ilk nfus saymnda (1927) 22.249 olarak tesbit edilen nfus sonraki yllarda 20.000in de altna dt (1945te 18.522, 1950de 19.354). Ardndan yava yava artmaya balayan nfus 1955te 24.379, 1970te 33.740, 1990da 53.005, 2000 ylnda ise 65.072ye ulat. Mardin ehrinin merkez olduu Mardin ili anlurfa, Diyarbakr, Batman ve rnak illeriyle komudur. Ayrca gneyden Suriye topraklaryla snrlanr. Merkez ileden baka Dargeit, Derik, Kzltepe, Mazda, Midyat, Nusaybin, merli, Savu ve Yeilli adl on ileye ayrlr. 8806 km geniliindeki Mardin ilinin snrlar iinde 2000 yl nfus saymna gre 705.098 kii yayordu, nfus younluu ise 80 idi. Diyanet leri Bakanlna ait 2002 yl istatistiklerine gre Mardinde il ve ile merkezlerinde 248, kasabalarda altm alt ve kylerde 556 olmak zere toplam 870 cami bulunmaktadr. l merkezindeki cami says elli betir.

BBLYOGRAFYA

BA, TD, nr. 64, s. 203-324; nr. 200, s. 373-458, 761-898; nr. 998, s. 6-51; BA, KK, Rus, nr. 208, s. 117; nr. 210, s. 119; nr. 211, s. 30; nr. 241, s. 314; BA, MAD, nr. 100, s. 15b; nr. 4540, s. 9; nr. 7547, s. 6; nr. 17642, s. 297-361; Eb Ysuf, Kitbl-Harc (trc. smail Karakaya), Ankara 1982, s. 139, 142; Belzr, Fth (Fayda), s. 252; Taber, Tr (Ebl-Fazl), VII, 447; X, 31, 38; bn Havkal, retl-ar (nr. M. J. de Goeje), Beyrut, ts., s. 214; erf el-drs, Nzhetl-mt, Beyrut 1989, II, 662; Semn, el-Ensb (Brd), V, 162; bnl-Ezrak el-Frik, Trhu Meyyfrin ve mid (nr. Bedev Abdllatf Avad), Kahire 1959; a.e.: Artuklular Ksm (trc. Ahmet Savran), Erzurum 1992, s. 99-106; bn Cbeyr, er-Rile, Beyrut, ts. (Dru Sdr), s. 215; Ykt, Muceml-bldn (Cnd), V, 46-47; bnl-Esr, el-Kmil, bk. ndeks; a.e. (trc. Abdlkerim zaydn), stanbul 1987, IX, 123-126; X, 391; XII, 316-317; bn Bb, el-Evmirl-Aliyye: Seluknme (trc. Mrsel ztrk), Ankara 1996, I, 279; II, 48, 55, 143; zzeddin bn eddd, el-Alul-are f zikri meri-m vel-Cezre (nr. Yahy Zekeriyy Abbre), Dmak 1978, III/2, s. 552-555; bn Sad

el-Marib, Kitbl-Corfy (nr. smil el-Arab), Beyrut 1970, s. 157, 172; Ebl-Ferec, Trih, I, 56; II, 348, 354, 356, 362, 430, 440, 470, 471, 475, 507, 544, 575, 610-612, 630; a.mlf., Tru mutaarid-dvel (nr. Antn Slihn el-Yes), Beyrut 1890, s. 101, 150, 202, 206, 208, 219, 225, 226, 236, 239, 280; Ebl-Fid, el-Mutaar f abril-beer (nr. Mahmd Deyyb), Beyrut 1417/1997, II, 219; Mstevf, Nzhetl-ulb (Strange), s. 105, ayrca bk. ndeks; bn Battta, erRile, Beyrut, ts. (Dru Sdr), s. 238-239; Kalkaend, ubul-a, IV, 316; Abdlgani Efendi, Mardin Tarihi (nr. Burhan Zengin), Ankara 1999; Tarih ve Corafya Lugat, III, 718-733; Gabriel, Voyages, s. 3-5, 7-8; a.mlf., Mardin ve Diyarbekir Vilayetlerinde cra Olunmu Bir Arkeologya Seyahati Hakknda Rapor, Trk Tarih, Arkeologya ve Etnografya Dergisi, sy. 1, stanbul 1933, s. 134-149; M. Canard, Historie de la dynastie des hamdanides de Jazra et de Syrie, Paris 1951, I, 299; E. Honigmann, Bizans Devletinin Dou Snr (trc. Fikret Iltan), stanbul 1970, s. 6; Ara Altun, Mardinde Trk Devri Mimarisi, stanbul 1971; In Demirkent, Urfa Hal Kontluu Tarihi (10981118), stanbul 1974, bk. ndeks; a.e. (1118-1146), Ankara 1987, bk. ndeks; mdddin Hall, elmrtl-Artuyye fil-Cezre ve-m: 465-812 h./1072-1409 m., Beyrut 1400/1980, tr.yer.; L. Ilisch, Geschicte der Artuqidenherrschaft von Mardin Zwischen Mamluken und Mongolen: 12601410, Mnster 1984, s. 212-213; Osman Turan, Seluklular Zamannda Trkiye Tarihi, stanbul 1984, bk. ndeks; Hasan meysn, Mednet Mardin minel-fetil-Arab il sene 1515 m./921 h., Beyrut 1407/1987, s. 71-82, 113-129, 375-387; G. Vth, Die Geschichte der artuqidischen Frstentmer in Syrien und der Gazral-Furtya (496-812/1002-1409), Berlin 1987, bk. ndeks; Abdlkerim zaydn, Sultan Muhammed Tapar Devri Seluklu Tarihi (498-511/1105-1118), Ankara 1990, s. 54, 63, 108, 126, 127, 132; a.mlf., Sultan Berkyaruk Devri Seluklu Tarihi (485-498/1092-1104), stanbul 2001, s. 109, 130, 166, 171; smail Aka, Timur ve Devleti, Ankara 1991, s. 20, 26, 30, 46; Nejat Gyn, XVI. Yzylda Mardin Sanca, Ankara 1991; a.mlf., Evliya elebinin Mardin ve Yresi Hakknda Yazdklar, MTAD, sy. 4 (1989), s. 225-227; E. Fsun Aliolu, Mardin ehir Dokusu ve Evler, stanbul 2000; Suavi Aydn v.dr., Mardin: Airet-Cemaat-Devlet, stanbul 2000; Cl. Cahen, Le Diyr Bakr au temps des premiers urtuides, JA, CCXXVII (1935), s. 219-277; C. Hillenbrand, The Career of Najm al-Dn l Ghz, Isl., LVIII/2 (1981), s. 250-292; a.mlf., The Establishment of Artuqid Power in Diyrbakr in the Twelfth Century, St.I, LIV (1981), s. 129-153; V. Minorsky, Mardin, A, VII, 317-322; a.mlf. - [C. E. Bosworth], Mrdn, EI (ng.), VI, 539-542. Mehmet Tatemir MMAR. Mardin adndan ilk defa IV. yzylda Ammianus Marcellinus bahsetmekle birlikte ehrin kurulduu tepenin gney kesiminde prehistorik izlere rastlanr. Bugn ehirde Artuklu, Akkoyunlu ve Osmanl dnemlerinden nemli yaplar bulunmaktadr. Savunma Amal Yaplar. Mardinin etrafn eviren ve XIX. yzyln sonlarna kadar var olduu bilinen surlarnn ne zaman ve kimler tarafndan yapld kesin olarak belli deildir. Kaynaklarda 281de (894) Halife Mutazd-Billhn Mardine yrd, Hamdn b. Hamdn kaarken olunun kaleyi teslim ettii ve tahkimatn da yktrld belirtilir. X. yzylda Hamdnler tarafndan ina

edildii ileri srlen surlarn XIII. yzylda bir hendekle evrili olduu ve Bbs-sr, Bb- Ksss, Bbz-zeyt, Bb- avat, Bb- Cedd ve Bbl-hammre adl alt kapsnn bulunduu bilinir. Bugn ehrin ana caddesinin iki ucundaki yerlerden biri Diyarbakr Kaps, dieri Savur Kaps adn tar. Mardin Kalesi kuzeyde denizden ykseklii 1200 m. olan kayalk tepeye kurulmu olup btn Mezopotamya ovasna hkimdir. Tepe zerinde falez eklindeki kayalklar tabii bir kale oluturur, yap gneyinde tek bir girie sahiptir. Gnmzde tek burcu kalan kalenin duvar tahkimat da azdr. Dapr kalenin daha eski olduunu ve Bizans dneminde onarm grdn belirtir. Ancak mevcut ksmlar ve bur, zerindeki markalar ve giri kaps stnde yakn zamana kadar duran yazt ve kabartmalara baklarak Akkoyunlu devrine mal edilirse de giri koridorunun tonoz rgs Artuklu mimari tekniine kuvvetle baldr. lk devirlerden itibaren iinde yerleimler bulunan kalede, Artuklu devri iaretlerini tayan kk lde bir klliye ile Akkoyunlulara nisbet edilen caminin (Hzr Camii, Kale Camii) kalntlar dnda Akkoyunlu sara-y olduu belirlenen iki katl konaksaray ve hamam kalntlar mevcuttu. Klliyeler. ehirde Artuklular dnemine ait iki klliye bulunur. Bunlardan halkn Mristan dedii Emnddin Klliyesi XII. yzyln ilk yarsnda ina edilmi olup cami, medrese, eme ve hamamdan oluur (bk. EMNDDN KLLYES). Artuklulara ait dier klliye ise Necmeddin Klliyesidir (Cmiul-Asfar). Mardin Artuklu Beyi I. Necmeddin lgazinin 1122de Silvanda lp Mardine getirilerek burada gmld dncesi hkimdir. Emnddin zamannda yapmna balanlan klliye Necmeddin lgazi tarafndan tamamlanmtr. Emnddin Klliyesinin gneydousunda yer alan bu yapdan birbirini kesen iki beik tonozlu mekn ve eklerinin izleriyle dou yannda kare bir minare kalnts durmaktadr. Cami ve Mescidler. Mardin camilerinde harim enine gelien bir plana sahip olup mihraba paralel nefler tonoz rtl ve mihrap n kubbelidir. Harimin nnde bir avlu mevcuttur. Bu zelliklere sahip en erken tarihli yap ulucamidir. Cami enine gelien dikdrtgen planl olup mihraba paralel nefi vardr. Kubbe dilimli formu ile mihrab, kaps ve minaresindeki sistemleriyle yap dikkat ekicidir (bk. ULUCAM). Bbs-sr (Melik Mahmud) Camii, mihrap n kubbeli ve iki yanda beik tonozlu enine gelien plan tipini srdren bir dier Artuklu yapsdr. Avlunun dousunda ve kuzeyinde eitli byklklerde meknlar yer alr. Cami XIV. yzyln nc eyreine tarihlenir. Abdllatif (Latifiye) Camii 772 (1371) tarihlidir. Enine gelien planda mihraba paralel iki nefli bir yap olup mihrap nnde nefler bir kubbe ile kesilmitir. Revakl avlunun dou ve bat kanatlarnda iki kat halinde medrese yer alr (bk. ABDLLATF CAM). Artuklu devrinin sonlarna tarihlenen Sleyman Paa (Molla Hari) Camii kareye yakn planda mihraba paralel iki nefli olup her iki nefte mihrap nnde birer apraz tonozla rtldr. Mihrap istiridye kabuu eklinde dzenlenmitir. eyh abuk Camii enine dikdrtgen planl ve mihraba paralel iki nefli bir yapdr. Giriin gneyinde trbe ya da zikir yeri olmas muhtemel bir mekn bulunur. Caminin tekke (hankah, zviye) fonksiyonuna sahip bir yap olduu anlalmaktadr. Hamd (eyh Zebn) Camii XIV. yzylda yaplm olmaldr. Enine dikdrtgen planl yapnn dou ynnde bir i avlu, bat ynnde kubbeli ve tonozlu meknlar vardr. Buradaki farkl birimlerin varlndan, yapnn sadece bir cami deil benzer plan gsteren tekke ya da zviye gibi kullanlmak zere yaplm olduu dnlebilir. Mardinde Osmanl dneminden fazla rnek bulunmaz. Bu devre ait ilk yap Kseyri Camiidir. Yap, gneyde beik tonoz rtl ana meknla bunun batsnda kuzeye doru kareye yakn ek meknlar ve bunlar arasnda yer alan hazreden oluur. Kitbesinde 967

(1559-60) tarihi vardr. Reyhniye Camii fevkan ekliyle dikkati eker. Mevcut kitbelerin XIX. yzyla iaret etmesine karlk XVI. yzyl balarnda kurulmu, XVIII ve XIX. yzyllarda onarmlar grmtr. Enine gelien planda yap mihraba paralel iki nefli ve mihrap n kubbelidir. Mihrap nii istiridye kabuu eklinde dzenlenmitir. eyh Mahmud Trk (eyh Ali) Camiinin bnisi ve tarihi hakknda fazla bilgi yoktur. XVI. yzyl kaytlarnda rastlanan yapnn XV. yzyla ait olabilecei gibi daha erken tarihli olmas da mmkndr. Yaln grnl yap kareye yakn planda mihraba paralel iki beik tonozla rtlmtr. Zairi (eyh Muhammed ez-Zerrr = Zarrr) Camii enine gelien planda iki nefli ve mihrap n kubbeli bir yapdr. Kitbesi 1102 (1690-91) tarihini verir. Hac mer (Halfe) Camii enine dikdrtgen planl olup beik tonozla rtldr. Tekke fonksiyonunda olabilecei dnlen yapnn tarihi hakknda aydnlatc bilgi olmamakla birlikte XVIII. yzyln ilk yarsnda yapld kabul edilir. Bir Bizans apelinin stne ina edildii sanlan, XV. yzyl kaytlarnda bnisi olarak eyh Mehmed Dnr adnn yazl olduu Pamuk Camii (eyh Mehmed Dnr Camii), yapm tarihi hakknda herhangi bir ipucu bulunmayan Arap (Azap) Camii (Azaplar Aas Mescidi ile isim benzerlii kurulursa XVI. yzyl kaytlarnda mevcut grnmektedir), XVIII. yzyldan kalan eyh erran Mescidi ehirdeki dier Osmanl camileridir. Manastr ve Kiliseler. Mardin ve civarnda farkl inanlara hizmet eden birok kilise ve manastr bulunmaktadr. Bu dzende Srynlere ait yaplar ne kar. ehirdeki en nemli Sryn yaps merkeze 5 km. uzaklktaki Deyrzzafaran Manastr topluluudur. IV. yzylda kurulup Sryn-i Kadm cemaatinin din merkezi olan manastr IX-X. yzyllarda parlak yllarn yaar. 1293-1932 yllar arasnda patriklik merkezi olarak hizmet vermitir. Manastrn en byk zellii, Sryn-i Kadm patriklerinin ounun (elli iki patrik) mezarnn burada zel bir yerde korunmu olmasdr. eitli eklemeler ve onarmlarla gnmze gelen yapda farkl dnemlere ait kilise (Mor Hananyo, Meryem Ana, Mor Petrus) ve bir apel vardr. Meryem Ana Kilisesindeki mozaik ve apsis ksm IV. yzyla kadar iner. Deyrzzafaran Manastrnn kuzeyindeki dada kayalara oyulmu belirli mesafelerde Meryem Ana ve Theodoros tapnaklar, Mar Ykub, Mar zozoil, Mar Behnam manastrlaryla Mar Ysuf Savmaas bulunmaktadr. ehirde ve civarnda zellikle an kulelerinin mimarisiyle dikkat eken kiliseler, Deyribuhre-Mar stefanos Manastr, Mar Mihail (186), Krklar (569), Surp Kevork (569), Behirmiz (569), Mart muni (1125te onarlm), Meryem Ana (1820), Mar Ysuf (1885) ve Bulus (1914) kiliseleridir. Zviye ve Trbeler. Genellikle ok fonksiyonlu Mardin yaplarnda zviye-tekke olarak kullanlanlar ounluu oluturur. XV. yzyln kolonizasyon hareketlerinde nemli olduklar anlalan Mardin zviyeleri Akkoyunlu yaplardr; bunlardan salam olarak gnmze ulaan en nemli para Hamza-i Kebr Zviyesinin trbesidir. Akkoyunlu Karaylk Osmann olu Hamza Beye (1435-1444) maledilen yap kitbesinden anlald kadaryla 842de (1438-39) yaptrlmtr. Ortada dilimli kubbeyle rtl trbe drt ynde beik tonozlarla havari ekilde dzenlenmitir. Bu plan zelliiyle Anadoluda tek rnek olan trbenin kapsnda sekizgen mozaik inili pano yer alr. Cihangir Bey Zviyesi dikdrtgen planl olup ortada apraz tonoz, iki yanda beik tonozlarla rtldr; yap, douda iinde bir ocak nii bulunan yldz tonozlu kare bir giri blmne sahiptir. Bnisinin Akkoyunlu Cihangir Bey (1444-1469) olduu sanlr. Yine Akkoyunlularn Hamza-i Sagr Zviyesi kitbeli, nili ara eyvan ve ek ksmyla belki de en byk Mardin zviyesi olup kesin plan hakknda bilgi yoktur. Abdlgan Efendiye gre 879 (1474-75) ylnda ina edilmitir. XV-XVI. yzyllara tarihlenen eyh Kasm Halvet Trbe-Mescidi, gneyinde hazresi ve batda yazlk namazgh olan kk kare planl apraz tonozlu bir yapdr. Altnda basamaklarla inilen beik tonozlu mumyalk

ksm bulunur. ehrin dnda Mardinin dousunda Savur yolu zerindeki eyh Hmid trbeleri XIX. yzyl sonuna ait olmakla birlikte tekke-zviye olarak da kullanlmtr. Kare planl ve kubbe ile rtl drt trbe meknyla beik tonoz rtl mescid ksmnn birlemesinden meydana gelmitir. Medreseler. Artuklu devrinde Mardinde nemli medreseler yaplmtr. Anadolunun ilk ak avlulu, revakl, iki katl, iki eyvanl medresesi olan Hatuniye (Sitti Radviyye / Radaviyye) Medresesi, Mardin Artuklu Hkmdar II. Kutbddin lgazinin saltanat srasnda (11761184) annesi Sitti Radviyye (Radaviyye, Raziyye) tarafndan yaptrlm, vakfiyesi de 602 (1206) ylnda kble cephesinde ta zerine yazdrlmtr. Ana eyvann dousunda bulunan tromplu kubbeyle rtl mihrapl trbede iki sanduka bulunmaktadr (bk. HATUNYE MEDRESES). Ak avlulu medreseler grubuna giren dier bir yap ehidiye Medresesi olup XIII. yzyln ilk yarsnda ina edilmitir. Kuzey ve bat ynnde yer alan iki eyvan ve bat ynndeki revaklarla ekillenen avlunun gneyinde cami ve trbe, dousunda iki katl medrese odalar yer almaktadr. Mardinin ilk medreseleri olarak kabul edilen Emnddin Medresesi ile Necmeddin Klliyesinin dou kanad da avlu esasna dayanmaktadr. Emnddin Medresesinde ortak bir avlunun kuzeyinde basit, blml, kk lde bir meknla karlald halde Necmeddin Klliyesinde eyvanl bir avlu dikkati eker. XIII. yzyln ilk eyreinde yaplm olabilecei dnlen Mrufiye (Hac Mruf Bey el-Artuk) Medresesi ok geni boyutlara ulaan ve tek avlu dzenini aan bir uygulamaya sahiptir. Kalntlarndan eyvanl, ak avlulu medrese olduu anlalan yapda en nemli yer kuzey blmdr ve ortada kubbe, yanda tonozlu eyvanl bir planda dzenlenmitir. Burada, kuzey eyvandan balayp kubbeli ksmn altndan geerek ak avluya kadar kan ta mozaik deli bir selsebil bulunur. Tek avlu etrafnda sral meknlar dzenini aan plan emas en ak ekliyle Sultan s (Zinciriye) ve Sultan Kasm (Ksmiye) medreselerinde grlmektedir. Sultan s Medresesi, takapsndaki kitbesinden anlald kadaryla Artuklulardan emseddin Dvudun (el-Muzaffer) olu Sultan Mecdddin s tarafndan yaptrlm olup 2 Muharrem 787 (13 ubat 1385) tarihinde tamamlanmtr. Geni bir alan kaplamakta olan yap iki kat zerinde avlu, cami, trbe ve eitli ek meknlardan oluur. Yap, dou ve bat ularndaki dilimli kubbeler ve dou tarafna rastlayan yksek takapsyla dikkat eker. nasna Artuklu devri sonlarnda (XIV. yzyl sonu) balanan Sultan Kasm Medresesinin Akkoyunlular tarafndan XV. yzyln ikinci yarsnda tamamland kabul edilir. Mardin yaplarnn en byklerinden olan medrese tek bir avlu etrafnda dzenlenmi iki katl meknlarla batda yer alan bir mescide sahiptir. Sultan s Medresesi ile baz farkllklar dnda plan, ssleme ve iilik ynnden yakn benzerlik gsterir. Cephede en nemli blmlerden olan takap Sultan s Medresesinin kapsn tekrarlar. Akkoyunlularn XV. yzyl sonu ile XVI. yzyl bana tarihlenen ah Sultan Hatun Medresesi avlu etrafnda iki katl olarak yaplmken ksmen gnmze gelebilmitir. Gneyde yer alan cami ise tamamen yenilenmitir. Mardinde bugn mevcut olmayan XII. yzyl bandan Hsmiye Medresesi, ayn yzyln sonlarndan Muzafferiye Medresesi, ksmen kalntlar bulunan XIII-XIV. yzyllardan eyh Aban (Lbben = Melik Mansr) Medresesi ile Altunboa, Savurkap medreselerinin mimarileri hakknda bilgi yoktur. Hamamlar. Mardinde Artuklu devrinden kalm Anadolunun en eski hamamlarn bulmak mmkndr. Emnddin Klliyesi iindeki Mristan Hamam, XII. yzyln ilk eyreinde havari planl scaklk ksmyla dikkati ekmektedir. ehirdeki ilk Trk hamam olan yapdan yalnzca soyunmalk blm kalmtr. XII. yzyln son eyreinde yaplan Radviyye (Savurkap) Hamamnda soyunmalk dar, uzun bir ekil gstermesine karlk scaklk ortada kubbeli, drt yanda

beik tonozlu, drt eyvanl ve drt kubbeli ke hcresiyle ekillenmitir. XIII. yzyln ikinci yarsna ait Yenikap Hamamnn soyunmal deiik bir plan emas gsterir; bugn bir ksm ayakta olan yapda eyvann ynden birletirilmesiyle oluan soyunmalk beik tonozlu lkla balanr. Buradan yine drt eyvanl ve drt kede tromplu kubbeli odalarn yer ald scakla geilir. XIV. yzyln ilk yarsna ait Mardin Ulucamii Hamamnda yksek kasnakl tromplu kubbeyle rtl soyunmalktan kuzeydeki dar kapyla kare planl ve kubbeli bir ara mekna geilir. Buradan doudaki beik tonoz rtl lkla ve ardndan scakla ulalr. Scaklk ortada kubbeli, drt ynde tonoz rtl drt eyvan ve kelerde kubbeli drt halvet hcresine sahiptir. Trk devri ncesi temellere dayand sanlan Emr Hamamnn inas hakknda bilgi yoktur. Yan yana iki kubbeli yap yldz biimi alma gsteren bir mimari anlaya sahiptir. Kaynaklarda bahsedilen Ksmiye Hamam/ Alaca Hamam ve Keeci Hamam hakknda bilgi bulunmamaktadr. emeler. emeler genellikle eyvanlarn iine ya da kemerli niler olarak yaplmtr. Trk mimarisinde en eski emelerden biri Mardindedir. Artuklulardan Necmedin lgazi tarafndan 1109-1122 yllar arasnda geni bir klliyenin iinde yaptrlan ve bugn pek az ksm kalan hamamn avluya komu olan cephesinin kesinde yer alan eme ifte kemerlidir ve st bir apraz tonozla rtldr. Mevcut emelerin en nemlileri arasnda Ayn Kapak, Ksmiye, Firdevs, Fahriye, Sultan s, Cevheriye, Ayn Sara ve Savurkap emeleri saylabilir. Meskenler. lk sivil mimari dokunun kale iinde balad ehirde kale dnda yerleme kaynaklara gre V. yzylda balamtr. Gnmzde ehir Mardin Kalesinin gneyinde dik yamata yer alr. Mardinde bulunan farkl yap trleri birbirine dar sokaklar, basamakl merdivenler ya da abbara denilen st tonozlu geitlerle balanr. ok defa evlerin altndan geen abbaralar hem sokan hem de evlerin eleman olarak ikili grev stlenmitir. Evler arazinin konumuna gre teraslar eklinde en az iki, veya daha ok katl olarak dzenlenmitir. rt sistemi dtan tamamen dz ve toprak damldr. lk kat, ounlukla stunlara bindirilmi hafif sivri kemerlerin oluturduu U biiminde revakl bir avlu ve avluya alan odalardan meydana gelir. kinci kat, birinci kat odalarnn apraz tonozlar zerine bindirilerek arazinin eimine gre geri ekilmi, teras eklinde ve geni L biimli bir avluyla dier meknlardan olumaktadr. Mardin evlerinin deimez birimi olan eyvan ve eyvana alan odalar ikinci katta yer alr. Genellikle eyvanlarn sonunda kahve oca denilen kk bir mekn vardr. Geni ve uzun pencereler, oda ilerindeki niler ve dolap yerleri i meknda hareketlilik salar. Evlerin zengin i dekorasyonuna karlk sokak cepheleri yalndr. Dar ve yksek duvarlarla konutlardan ayrlan sokaklar deta birbirinin benzeridir. Baz yaplarn konsollara bindirilmi hafif kmalar ve drt mukarnasla yumuatlm kelikleriyle yaan kar darya atmak iin kullanlan pencereli kmalar bir lde sokaklara hareketlilik salar. Evlerin byk ounluu en az yzyllktr. Dier Yaplar. Mardinde bugn tek bir kervansaray ayakta olup XII-XIII. yzyllara tarihlenir. Ana caddenin zerinde dikdrtgen bir avlu etrafnda iki katl revakl meknlardan oluan yap durumunu ksmen korumutur. Giri eyvannn iki yannda beer dkknyla avlu etrafnda apraz tonozlu revaklar arkasnda tonozlu odalara sahiptir. Kuzeyde tek kat yksekliinde bir eyvan ve burada vaktiyle bir eme yer almaktayd. st katta avlunun etrafn eviren revaklar arkasnda aada olduu gibi tonozlu odalar bulunmaktadr. XVI. yzyl kaytlarnda biri Artuklu, ikisi Akkoyunlu vakf olarak geen kervansaraylardan hibir ize rastlanlmaz. Halk arasnda Kaysriye ya da Bedesten (Bezzzistan) adyla tannan yap ulucaminin kuzeyinde ar iindedir. Sadece dtaki dkknlarn

bir ksm deimi olarak kullanlan ve byk ksm yklm olan bedesten, uzunlamasna dikdrtgen planl olup bu blgede nemli bir plan emas ve form ortaya koyarak Osmanl bedestenleriyle paralellik kurulmasna imkn salar. Btn blgede kullanlm olan bir pye etrafnda drt apraz tonoz sistemine dayanan plann byk lde gerekletirildii bir sivil mimari rneidir. Bedestenin 1480-1500 yllar arasnda yaplm olduu sanlr. Reyhniye Camiinin batsnda bat blm yklm olan Revakl arnn tarihi hakknda bilgi yoktur. Ortadaki bir yolun iki yannda revaklardan ve bunlarn arkasnda bulunan birer sra dkkndan oluur. Douda eyvan eklinde tek bir dkkn vardr. Sivil mimari alannda nleri revaklarla rtl karlkl iki sra dkkn dzenine sahip yap bir eit kapal ar zelliini yanstr. Nusaybin yolunda vali kona yanndaki Firdevs Kk, Mardin ev mimarisinin gelimi ve byk llerde uygulanm eklidir. ki kat halindeki kkn ikinci katnda cihannm, nnde bir havuz yer alr. Yapnn havuza bakan ynnde, ortadaki dierlerine gre daha byk ve da takn eyvanla bir oda bulunur. Kk el-Melikl-Mansr II. Necmeddin Gazi zamannda (1294-1312) mevcut olup Artuklu eseridir (bk. FRDEVS KK). Bunlarn dnda XIX. yzyl sonunda ina edilen kla ve idare yaplaryla okullar ehir dokusunda yerlerini almtr.

BBLYOGRAFYA

Ktib Ferd, Mardin Mlk-i Artkiyye Tarihi (nr. Ali Emr), stanbul 1331, s. 31; Abdlgani Fahri Bulduk, Mardin Tarihi (nr. Burhan Zengin), Ankara 1999, s. 227-277; Nazmi Sevgen, Anadolu Kaleleri, Ankara 1959, s. 259-263; Aptullah Kuran, Anadolu Medreseleri, Ankara 1969, I, tr.yer.; Metin Szen, Anadolu Medreseleri, stanbul 1970-72, I-II, tr.yer.; a.mlf., Mardini Korumak Ulusal Grev Olmal, Arkitekt, sy. 435, stanbul 1996, s. 22-26; Ara Altun, Mardinde Trk Devri Mimarisi, stanbul 1971; a.mlf., Anadoluda Artuklu Devri Trk Mimarisinin Gelimesi, stanbul 1978, tr.yer.; a.mlf., Ortaa Trk Mimarisinin Anahtarlar in Bir zet, stanbul 1988, tr.yer.; a.mlf., Mardin Ulu Camii ve ifte Minareler zerine Birka Not, VD, IX (1971), s. 191-200; Hanna Dolapn, Tarihte Mardin, stanbul 1972, s. 128-165; Oktay Aslanapa, Trk Sanat, stanbul 1984, I-II, 8-18; P. Gabriyel Akyz, Mardin linin Merkezinde Civar Kylerinde ve lelerinde Bulunan Kiliselerin ve Manastrlarn Tarihi, stanbul 1998; lhami Msrlolu, Tan ve nancn iiri Mardin, stanbul 1998; Aynur Durukan, Artuklu Mimarisinin Dndrdkleri, 9. Milletleraras Trk Sanatlar Kongresi, Bildiriler, Ankara 1995, II, 51-62; Firdevs Saylan, Mardin Evleri, Trkiyemiz, XVIII/53, stanbul 1987, s. 7-14; Sevil zrek, Gneydouya Sar Yolculuk, Atlas, sy. 5, stanbul 1993, s. 113-120; akir elik, Mardindeki Kltr ve Tabiat Varlklarnn Korunmasna likin almalar, Arkitekt, sy. 435 (1996), s. 27; Kadir Tuta, Mardinden Sesleniler, a.e., sy. 435 (1996), s. 28-29; Fsun Aliolu, Mardin, a.e., sy. 435 (1996), s. 31-44; Tomas erme, Mardin ehri, TT, XXXIV/200 (2000), s. 15-18; V. Minorsky, Mardin, A, VII, 320-322; Mardin, TA, XXIII, 291-293; Mardin, YA, VIII, 5760-5774. Banu Bilgiciolu

MARDN ULUCAM
(bk. ULUCAM).

MARDN, Bedreddin
(bk. SIBTUl-MARDN).

MARDN, Cemleddin
() Eb Muhammed Cemlddn Abdullh b. Hall b. Ysuf el-Mrdn (. 809/1406) Matematiki, muvakkit ve msikiinas. Mardinli bir aileye mensuptur; doum tarihi ve yeri bilinmemektedir. amda bir msikiinas olan babas tarafndan sesinin gzellii sebebiyle Kuran okuyucusu olarak yetitirildi. renimini bitirince Emeviyye Camiinde mezzinlik yapmaya balad. Nisbeleri arasnda bulunan Khir onun Kahireye gittiini ve orada yerletiini gsterirse de muhtemelen bu durum, anne tarafndan dedesi olduu matematiki ve astronom Sbtul-Mardn ile (. 912/1506) kartrlmasndan kaynaklanmaktadr. Mardn genlik ylllarnda amda bulunan astronomi limi bn-trdan ders ald. Byk bir ihtimalle ayn dnemde yine amda ikamet eden ilm-i mkt geleneinin nl ismi emseddin elHallden de istifade etmitir. Memlk devri Kahire-am astronomi ve ilm-i mkt gelenei iinde eitimini tamamlayan Mardn ksa zamanda bir matematiki ve astronom olarak hret kazand. Klasik kaynaklarn nisbeleri iinde zikrettii el-Hsib ve el-Muvakkit gelenein kendisini bu ekilde tanmladn gsterir. rencileri arasnda Memlk matematiki-astronomu Tayboaolu bnl-Mecd de bulunmaktadr. Mardn, amda vefat ettii zaman halk arasnda geni ilmi yannda dindarl ve gzel ahlkyla da biliniyordu. Mardn daha ok vakit cetvelleriyle astronomi aletleri zerine eser yazmtr; ancak bunlarn ounun ktphanelerde ve baz kataloglarda SbtulMardnye mal edildii grlmektedir. Eserleri. 1. el-Muaddime f marifetil-amel bi-rubi-ekkziyye. Kresel astronomiye dair problemleri zmek iin srgl hesap cetveli yerine kullanlabilir bir alet olan dz usturlabn ekkziye tr zerine yazlm bir eserdir. Bu aletle klasik kresel astronominin btn standart matematik problemleri zlebiliyordu. Birok nshas Sbtul-Mardnye nisbet edilen almann David King tarafndan tenkitli neri yaplmtr (Archives internationales dhistoire des sciences, XXIV [Wiesbaden 1974], s. 219-242; a.mlf., Islamic Astronomical Instruments, London 1987, X. makale). 2. Risle fil-amel bil-cedvel el-msemm bi-ebeke. Bir girile birlikte yardmc cetvellerden oluur. Cetvellerin kullanl hakknda ehbeddin Ebl-Abbas Ahmed el-Basat ayrca bir erh yazmtr. Eserin giriini David King inceleyerek yaymlamtr (Archives internationales dhistoire des sciences, XXIV [1974], s. 231-240). 3. el-Varat fil-amel birubid-dire el-le aleyhil-muanart (Kef-unn, II, 2006). Rubu tahtasnn (kuadran) zelliklerini inceleyen esere Sbtul-Mardn ile mehul bir mellif tarafndan (Kinge gre Abdlkdir el-Avfnin rencisi Ali b. Muhammed ed-Dastn olabilir) birer erh yazlmtr. Brockelmann ayrca, Hasan b. Hall el-Kerds et-Tubn adl Cezayir asll Msrl bir mellifin de esere en-Nketz-zhirt adyla bir erh kaleme aldn syler (GAL, II, 218). Ktib elebi ise eserin Sbtul-Mardn tarafndan ihtisar edildiini belirtir (Kef-unn, II, 2006). Cevat zgi, Cemleddine en-Ncmz-zhirt adl bir kitap nisbet eder ve bunu Kavalalzdenin erhettiini, bu erhe de shak b. Hasan et-Tokad tarafndan bir hiye yazldn belirtir (Osmanl

Medreselerinde lim, I, 442). Tubnnin erhiyle zginin bahsettii eser ayn kitap olabilir. Bu bilgiler eserin muvakkitler tarafndan ne kadar ok kullanldn gsterir. 4. ed-Drrl-menr filamel bi-rubid-dstr. Mardnnin en hacimli almas olan eser sins kuadrant ile gne saatlerini altm babda kapsaml bir ekilde inceler; bu sebeple Sittniyye olarak da tannr. Kitap, yazarn rencisi bnl-Mecd tarafndan rds-sil il ulil-mesil adyla erhedilmitir. Mardnnin sins kuadrantyla ilgili ayrca yirmi bablk Mcmeltl-malb fil-amel bi-rubilcyb, on bir bablk yetl-intif fil-amel bil-ba elle f ir avsil-irtif ve otuz bablk er-Risletl-mlaaa fil-amel bir-rubil-mceyyeb adl almas daha vardr. Bunlardan Mcmeltl-malba Ali b. Mm et-Tnis el-Hanef, er-Risletl-mlaaaya Cemleddin Abdlvehhb el-Mardn birer erh yazmlardr. Bu eserler, muhtemelen yazarn zaman ierisindeki tecrbelerini yanstan verilerle zenginletirilerek yeniden kaleme alnm almalardr. Nitekim erRisletl-mlaaann yalnzca Trkiye ktphanelerinde sekizden fazla nshas mevcuttur (a.g.e., I, 438-439). ed-Drrl-menrun kuadrantn kullanmna dair nemli bilgiler ieren mukaddimesi William Hoyt Worrell ve Will Carl Rufus tarafndan incelenmi ve ngilizceye tercme edilmitir (Scripta mathematica, sy. 10 [1944], s. 170-180). 5. Risle fil-amel bi-rubid-dire el-mev fhil-cyb. Ali b. Muhammed el-Heysemnin Ratl-ulb adl sins kuadrantyla ilgili eserinin yirmi babda manzum hale getirilmi eklidir. Mardnnin mehul bir mellif tarafndan yine sins kuadrantyla ilgili Telur-rubil-mceyyeb adl, zamanmza gelmeyen on yedi bablk bir eserine dayanlarak bir risle kaleme alnmtr (eserlerinin yazma nshalar iin bk. Brockelmann, GAL, II, 218; Suppl., II, 218; King, A Survey of the Scientific Manuscripts, V, 66-67). Mardnnin msiki sahasnda da iki eseri mevcuttur. Bunlardan el-Lafur-ri f mevlidi ayrilali, Hz. Peygamberin doum gn trenlerinde okunacak mevlid benzeri nazm ve nesir karm bir almadr. Muaddime f avnnil-enm ise msiki makamlarn Fars sisteminden farkl biimde takdim eder; eser Arap msiki kltrnde byk rabet grmtr. Baz nshalar urcze kelimesiyle balad iin iki ayr alma gibi dnlen eseri Safed Risle fil-msisine mellifin ismini zikretmeden aynen almtr (yazma nshalar iin bk. Shiloah, s. 275-278).

BBLYOGRAFYA

Sehv, e-avl-lmi, V, 19; Kef-unn, II, 2006; Suter, Die Mathematiker, s. 170; Brockelmann, GAL, II, 218; Suppl., II, 218; Sarton, Introduction, III/2, s. 1532-1533; A. Shiloah, The Theory of Music in Arabic Writings (c. 900-1900), Mnchen 1979, s. 275-278; D. King, A Survey of the Scientific Manuscripts in the Egyptian National Library, Kahire 1986, V, 66-67; a.mlf., Islamic Astronomical Instruments, London 1987, X, 219-242; a.mlf., Islamic Mathematical Astronomy, Hampshire 1993, III, 531-555; a.mlf., Al-Maridin, Jamal al-Din and Badr al-Din, Encyclopedia of the History of Science, Technology and Medicine in Non-Western Cultures (ed. H. Selin), Dordrecht 1997, s. 601-602; Cevat zgi, Osmanl Medreselerinde lim, stanbul 1997, I, 438-439, 442. hsan Fazlolu

MARDN, Fahreddin
(bk. FAHREDDN el-MARDN).

MARDN, smil b. brhim


() Ebt-Thir emsddn sml b. brhm b. Gz en-Nmeyr el-Mrdn (. 629/1232) Matematik limi, fakih. bn Fells diye tannmtr; kaynaklarda knyesi Ebl-Fazl ve lakab erefeddin eklinde de geer. Nuaymye gre 544te (1149) Busrda, Kureye gre 593 (1197) veya 594 (1198) ylnda Mardinde dodu. Hocalarndan rznin 578de (1182), Bezzzn 592de (1196) ld gz nne alndnda Kurenin verdii tarihlerin yanl olduu anlalr. Dedesinin Ruhda (Urfa) kadlk, babasnn Dmakta kad niblii yapt rivayet edilir. Tahsiline Dmakta balad ve Eb Thir es-Silefnin rencilerinden Ysuf b. Mel el-Bezzz ile Hibetullah b. Muhammed erzden hadis dinledi. Ardndan Kahireye gitti ve din ilimler yannda mantk, matematik, tp ve dil alanlarnda yetiip Fahriyye Medresesinde Hanef mderrisi oldu. Bir mddet sonra Dmaka geerek zzeddin Aybeg Medresesinde hocalk yapt. Dmak Eyyb Sultan el-Melikl-Muazzam s b. Muhammedin kendisinden nebzin mubahlna dair istedii fetvay vermemesi zerine o srada banda bulunduu Tarhn Medresesinden azledildi ve bu tarihten itibaren derslerini evinde verdi. rencileri arasnda Zekiyyddin el-Birzl, ehbeddin el-Kavs, Mecdddin bnlHalvniyye gibi limler bata gelir. Cemziyelevvel 629da (Mart 1232) Dmakta vefat etti. Nuaym ve bnl-mdn verdii bu tarihe karlk bn Kesr 630da (1233), Kure 637de (123940) ldn syler. Mardn din ilimlerde uzman olmasna, zellikle fkh ve hadis sahalarnda hret kazanmasna ramen daha ok matematik alannda kitap yazmtr. Kendisine taklan ve muhtemelen fels (bakr sikke) kelimesinden tretilen bn Fells lakab onun muhasebe matematiiyle ok uratn gstermektedir. Nitekim eserleri erevesinde bakldnda bata hesap olmak zere cebir ve meshay (misha) tam anlamyla amel hale getirdii grlr. Saylar teorisine ait Kitb ddilisrr f esrril-addnda Nicomachosun slm dnyasnda el-Medal il ilmil-artmtk adyla bilinen kitabn esas almasna ramen onun saylarla ilgili mistik inanlarn benimsemez; bu adan eseri saf bir matematik almas kabul edilebilir. Bu durum Mardnnin hesap alanndaki yneliminde de ortaya kar. nk eserlerinde fakihlerin genel tavrna uyarak hesb- Hindyi deil hesb- hevyi esas almtr. Bu sebeple onun almalar, Hanef fakihlerinin ok erken bir tarihte yazmn balattklar -daha sonra Msr fi okulunun, zellikle bnl-Him, bnl-Mecd ve Bedreddin el-Mardnnin en olgun rneklerini verdikleri-saf, dolaysyla amel matematik klliyat ierisinde saylmaktadr. Eserleri. 1. Kitb ddil-isrr f es-rril-add. Elementer saylarla ilgilidir; bir mukaddime ile blmden oluur (Sleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 2761/7; Esad Efendi, nr. 1178). Nicomachosun Introductio arithmaticaesini temel alan mellif saylar snflandrma ve zelliklerini aklama konusunda Pisagor geleneini takip eder; bu arada yeni say snflar ortaya koyar. Kitapta yirmi be eit saynn tertip edilme ilkeleri ve matematik zellikleri gzden geirilmitir. S. Brentjes eser zerine bir inceleme yapmtr (bk. bibl.). 2. Nibl-abr f isbil-cebr. Bir mukaddime ile

be blmden oluan ve bnl-Ekfn ile Takprizde tarafndan muhtasar eserlerden saylan kitap, slm matematik tarihinde cebir ilmine amel-fkh grnm kazandran ilk almalardandr (Sleymaniye Ktp., Lleli, nr. 2750/3; ehid Ali Paa, nr. 1805; Feyzullah Efendi, nr. 1366). 3. rdl-ussb fil-meft min ilmil-isb. Hesb- hevnin ele alnd, bir mukaddime ile be blm halinde dzenlenmi, yine bnl-Ekfn ile Takprizdeye gre muhtasar bir eserdir (Sleymaniye Ktp., Giresun Yazmalar, nr. 1292). 4. et-Tffa f amlil-misa (Sleymaniye Ktp., Hafd Efendi, nr. 527; zmirli smail Hakk, nr. 3673). Uygulamal geometriyi konu edinen eser Kahirede baslmtr (1310, 1368, Mecmul-mtnil-kebr iinde). Mardnnin bunlardan baka eitli ktphanelerde yazmalar bulunan Mznl-ulm f tail-malm, all adil-ikl f misatil-ekl, Veslet-ullb f marifetil-evt bil-isb ve Mutaar f ilmil-avf adl eserleri vardr (DMB, IV, 413). bnl-Ekfn ve Takprizde ona ilm hisbid-dirhem veddnr sahasnda bir eser daha nisbet ederler.

BBLYOGRAFYA

bnl-Ekfn, rdl-d (nr. M. Fhr v.dr.), Beyrut 1998, s. 84, 86; Safed, el-Vf, IX, 6667; bn Kesr, el-Bidye, XIII, 136; Kure, el-Cevhirl-muyye, I, 390-391; Nuaym, ed-Dris f tril-medris (nr. Cafer el-Hasen), Dmak 1367/1948, I, 540-541; Takprizde, Miftussade, I, 369, 371, 372; Kef-unn, I, 664; II, 1412, 1954; bnl-md, eert, V, 129; Brockelmann, GAL, I, 622; Suppl., I, 860; Sarton, Introduction, II, 703; Sezgin, GAS, V, 76, 166; Ebl-Ksm Kurbn, Zindegnme-i Riydnn- Devre-i slm, Tahran 1365 h., s. 40-41; Cevat zgi, Osmanl Medreselerinde lim, stanbul 1997, I, 244; S. Brentjes, The First Perfect Numbers and Three Types of Amicable Numbers in a Manuscript on Elemantary Number Theory by Ibn Falls, Erdem, IV/11, Ankara 1988, s. 467-483; a.e.: bn Fallsun Elemanter Say Teorisi zerine Olan Bir Yazmasndaki lk Yedi Mkemmel Say ve Dost Saylarnn eidi (trc. Melek Dosay), a.e., IV/11 (1988), s. 485-499; M. Sad Han Kn, bn Fells, DMB, IV, 412-413. hsan Fazlolu

MARGOLIOUTH, David Samuel


(1858-1940) ngiliz arkiyats. Londrada dodu; yahudi asll bir hristiyan din adamnn oludur. Oxford niversitesinde YunanLatin edebiyat ve arkiyat okudu. 1889da ayn niversiteye Arapa profesr olarak tayin edildi ve bu grevini 1937ye kadar srdrd. 1913te Londra niversitesinde Dou Dilleri Blm bakan oldu. 1916-1917 yllarnda Pencap niversitesinde, 1929da Bombay ve Kalkta niversitelerinde konferanslar verdi. 1905ten itibaren 1937ye kadar son yl bakanlk olmak zere Royal Asiatic Societynin ynetim kademelerinde eitli grevlerde bulundu. 23 Mart 1940 tarihinde Londrada ld. Pek ok niversite ve akademik kurulu tarafndan kendisine eitli eref pyeleri verilen Margoliouth British Academynin, Deutsche Orient-Gesellschaftn, American Oriental Societynin, el-Mecmaul-ilmiyyl-Arab ile Mecmaul-lugatil-Arabiyyenin yesiydi. Margoliouth Yakndou tarihi, slm tarihi ve Arap edebiyat alanlarnda dneminin en nde gelen arkiyatlarndan biri olarak kabul edilmitir; ayrca hristiyan ilhiyat, Grek-Latin edebiyat, Sryn ve Ermeni aratrmalarnda da sz sahibiydi. niversitede okuduu dillerden baka brnce, Sanskrite, Farsa, Trke, Ermenice ve Srynce biliyordu. Margoliouthun slmiyatla ilgili aratrmalarnda ok defa bilimsel objektiflikten uzak bir tavr ortaya koyduu grlr. O da dnemin arkiyat evrelerinde benimsenen genel anlaya paralel biimde Kurann vahiy mahsul olmadna ve slmiyetin Yahudilik ve Hristiyanlktan youn bir ekilde etkilendiine inanr. slm toplumunda uygulanan snnetin eski Araplarn rf olduunu, bunlarn Hz. Muhammedin snnetiyle ilgisinin bulunmadn iddia eder; Hz. Muhammedin arkasnda bir hkm ve din karar brakmadn, fkh hkm ve kararlarn kendisine sonradan izfe edildiini ileri srer. Eserleri. 1. The Letters of Abul-Al of Maarrat an-Nomn (Oxford 1898; Badat 1968). EblAl el-Maarrnin rislelerinin neri ve ngilizceye tercmesidir. 2. Mohammed and the Rise of Islam (London 1905, 1923). slm dini ve Hz. Peygamberin biyografisi hakkndadr. 3. Cairo, Jerusalem and Damascus (London 1907). Kahire, Kuds ve amn tarihini konu alan bir eser olup Hlid Esad s ve Ahmed Gassn Sibn tarafndan el-hire Beytl-madis ve Dma adyla Arapaya tercme edilmitir (Dmak 2000). 4. History of Islamic Civilization: Ummayyads and Abbasids Period (London 1907; New Delhi 1978). Corc Zeydnn Trut-temeddnil-slm adl eserinin Emevler ve Abbslerle ilgili drdnc blmnn evirisidir. 5. Mohammedanism (London 1911). 6. The Early Development of Mohammedanism (London 1914). 7. The Eclipse of the Abbaside Caliphate (Oxford-London 1920-1921, Henry Frederich Amedroz ile birlikte), bn Miskeveyhin Tecribl-mem ve tebl-himem adl kitabnn Abbslerin son devriyle Bveyhlere dair ksmnn Eb c er-Rzrvernin zeyliyle beraber yedi cilt halinde neri ve ngilizceye tercmesidir. I-III. ciltler eserin Arapa tenkitli nerini, IV-VI. ciltler tercmesini, VII. cilt notlarla aklamalar ve fihristi ihtiva etmektedir. 8. Relations Between Arabs and Israelites Prior to the Rise of Islam (London 1924). British Academynin himayesinde 1921 ylnda verdii konferanslardan meydana gelmektedir. 9. Lectures on Arabic Historians (Kalkta 1930; Delhi 1977).

Kalkta niversitesindeki konferanslar dizisinden meydana gelen eseri Hseyin Nassr Dirst anil-merrinel-Arab adyla Arapaya evirmitir (Beyrut, ts.). 10. The Renaissance of Islam. Adam Mezin Die Renaissance des Islams adl eserinin tercmesidir (S. Khuda Bakhsh ile birlikte, London 1937). 11. Ul-iril-Arab (trc. Yahy el-Cbr, Beyrut 1988). Chiliye iiriyle ilgili bir eser olup daha nce The Origins of Arabic Poetry balyla Journal of the Royal Asiatic Societyde makale halinde yaymlanmtr (yl: 1925, s. 417-449). Mellif bunlardan baka Ykt el-Hamevnin Muceml-debsn (I-VII, Leiden 1907-1931), Eb Ali et-Tenhnin Nivrl-muara ve abrl-mkeresini (London 1921), Aristonun De Poetica isimli eserinin Mett b. Ynus evirisini (Kitb-ir, London 1887), Eb Hayyn etTevhdnin el-mt vel-munese adl eserinden baz semeleri ngilizce tercmeleriyle birlikte (Some Extracts from the Kitb al-Imt wal-munasah of Ab Hayyn Tauhd, Islamica, II [Leipzig 1926], s. 380-390) yaymlam, Semnnin el-Ensbn (I-XX, Leiden-London 1912) ve R. Geyer ile birlikte Buhtrnin el-amse adl eski Arap iiri antolojisinin tpkbasmn (Leiden 1909) neretmitir. Ayrca The Journal of the Royal Asiatic Society ve Islamic Culture bata olmak zere eitli dergilerde yaymlanm ok sayda makalesi ve ansiklopedi maddesi bulunmaktadr.

BBLYOGRAFYA

C. F. Beckingham, A History of the Royal Asiatic Society: 1823-1973, The Royal Asiatic Society: Its History and Treasures (ed. S. Simmonds - S. Digby), Leiden-London 1979, s. 11, 12, 73, 75; Mustafa es-Sib, el-stir vel-msterin m lehm ve m aleyhim, Beyrut 1979, s. 36-37; Necb el-Akk, el-Msterin, Kahire 1980, II, 77-79; M. Abdlfetth Uleyyn, Ev alelistir, Kveyt 1400/1980, s. 86-90; Abdurrahman Bedev, Mevsatl-msterin, Beyrut 1984, s. 379; M. Mustafa Hidra, Mevf Marciliys (Margoliouth) mine-iril-Arab, Menhicl-msterin fid-dirstil-Arabiyyetil-slmiyye, Riyad 1985, I, 396-438; Zafar Ali Qureshi, Prophet Muhammad and his Western Critics, Lahore 1992, I-II, tr.yer.; Abdlvehhb esSbn, Uynl-melleft (nr. Mahmd Fhr), Halep 1413/1992, I, 80-81; Jabal Muhammad Buaben, Image of the Prophet Muhammed in the West: A Study of Muir, Margoliouth and Watt, Leicester 1996, s. 49-107, 311-316; H. A. R. Gibb, Obituary Notice David Samuel Margoliouth: 1858-1940, JRAS (1940), s. 392-394; A. Jeffery, David Samuel Margoliouth, MW, XXX (1940), s. 295-298; F. Krenkow, David Samuel Margoliouth, IC, XIV/3 (1940), s. 263-265; lhami Ayranc, Batda Peygamber Muhammed (s.a.s.) maj, Diyanet Aylk Dergi, sy. 146, Ankara 2003, s. 28-30; Margoliouth, David Samuel, EJd., XI, 966; M. Yaar Kandemir, Hadis, DA, XV, 62. Kmil Yaarolu

MRB
(bk. MERB).

el-MARFE vet-TRH
() Fesevnin (. 277/890) tarih olaylar ve muhaddislere dair bilgileri ihtiva eden eseri (bk. FESEV).

MRFET
() Allah ve Onun sfatlar, fiilleri, isimleri ve tecellileri hakknda mnev tecrbeyle dorudan elde edilen bilgi anlamnda bir tasavvuf terimi. Szlkte masdar olarak bilmek, tanmak, ikrar etmek, isim olarak bilgi anlamna gelen marifet (irfn) kelimesi ilimle e anlaml gibi kullanlmakla birlikte aralarnda baz farklar vardr. lim tmel ve genel nitelikteki bilgileri, mrifet tikel, zel ve ayrntl bilgileri ifade eder. lmin kart cehil, mrifetin kart inkrdr. Bu sebeple ilim kelimesi her zaman mrifetin yerini tutamaz. lk dnemlerden itibaren sfler, sf olmayan limlerin ulatklar bilgilerden farkl ve kendilerine has bir bilgiye sahip olduklarna inanmlar, bu bilgiyi mrifet, irfan, yakn gibi yine kendilerine has terimlerle ifade edip bunun iin bazan ilim kelimesini de kullanmlardr. Ancak ilim terimini mrifet anlamnda kullandklarnda bunu tasavvuf terminolojiye ait baz sfatlarla niteleyerek ledn ilmi, btn ilmi, esrar ilmi, hal ilmi, makam ilmi, fen-bek ilmi, mkefe ve mhede ilmi gibi tabirler oluturmular, bu tabirlerle mrifet dedikleri ilh esrar ve hakikatlere, nefsin niteliklerine, varlklarn durumuna ve gayb niteliindeki baz hususlara ilikin bilgiyi kastetmilerdir. Mrifetin mukaddimesinin ilim, ilimsiz mrifetin muhal, mrifetsiz ilmin vebal olduuna inanan sfler mrifetin lednn bir ilim sayld grndedir. Onlara gre bu ilimde vehmin tesiri bulunmadndan ismet (msumiyet, saflk) vardr; dier ilimler ise vehmin etkisi altnda olduklar iin saf ve msum deildir. Sfler, slk ile ve yaanarak renilen bu bilgilerin ayn konularda akl istidll ve kyaslarla yahut belli metinleri okumakla elde edilen bilgilerden daha stn olduuna inanrlar. Nitekim Cneyd-i Badd, Mavi gk kubbesinin altnda bizim ilmimizden daha erefli bir ilim olsayd gider onu renirdim demi (Serrc, s. 239), Ruveym b. Ahmed de ilk farzn mrifet tahsil etmek olduunu, mrifet sahibinin (rif) mevlsnn tecellilerini temaa ettiini sylemitir (Kueyr, s. 604). Onlara gre akl ve naklin alan dnda kalan hususlarda vastasz olarak elde edilen mrifet akl ve nakil yoluyla elde edilen bilgiden daha deerli ve daha gvenilirdir. Byle bir bilgiyle Allah tanmaya mrifetullah (el-ilm billh), bu yolla Allah bilen ve tanyanlara da ehl-i marifet, rif, rif billh, ehl-i irfn, lim billh denir. Ben cinleri ve insanlar ancak bana ibadet etmeleri iin yarattm (ez-Zriyt 51/56) melindeki yette geen ibadet etsinler ifadesini sfler beni tansnlar eklinde yorumlamlardr. nk ibadet ibadet edilenin bilinmesine (mrifet) baldr. Bilinmeyene ibadet edilmez, dolaysyla mrifetsiz ibadetin bir anlam yoktur. Sflere gre, Allahn, kalbini slma at bir kimse rabbinden bir nur zere deil mi? (ez-Zmer 39/22); Ey iman edenler! Eer takv zerinde olursanz O size bir furkan verir (el-Enfl 8/29) melindeki yetlerde geen nur ve furkan kelimeleri de mrifete iaret etmektedir. Sflerin kuts hadis olarak kabul ettikleri, Ben bir gizli hazine idim, tannmaya muhabbet ettim ve lemi tannmak iin yarattm ifadesi onlara gre lemin yaratl gayesinin muhabbet ve mrifetullah olduunu gstermektedir. Bu sebeple btn varlklarn

ftratnda mrifet arzusu vardr. Mutasavvflara gre mrifet kalbin Allahla olan hayat, Allah sfat ve isimleriyle tanyann nitelii, birbirini izleyen nurlarla Hakkn kalplere domas, ilh bir nat / vasf (Serrc, s. 56; Kelbz, s. 63; Kueyr, s. 601), kalbe atlan bir nurla i aydnla kavuma hali, kalp gzyle ilh gerekleri grmektir. Bu tarifler sz konusu bilginin mahiyetini tantmaktan ziyade kayna, elde edili yolu ve biimi, gerekleme artlar, gvenilirlii, eitleri, etkileri ve sonular gibi hususlarla ilgili olup bunlarn her biri mrifetin ayr bir ynne vurgu yapmas bakmndan nemlidir. Tarifler zerinde dnerek mrifet hakknda genel bir kanaat sahibi olmak mmknse de bunun zne nfuz etmek slke ve mnev tecrbeye baldr. Tannan, ama szle tantlamayan bir bilgi, bir duygu ve bir aydnlanma hali olan mrifetin yakn, zevk, vecd, fen, huzur gibi tasavvuf hallerle de yakn ilikisi vardr. Mrifet konusundaki tariflerin yetersiz kalmas ve bu yolda ilerleyen sflerin gittike Hakla ilgili bilinmezliklerin arttn grmeleri onlar, Mrifet Hakkn bilinmeyeceini bilmektir deme noktasna ulatrmtr. Mrifet Allah, insan ve lemle ilgili kapsaml bir bilgi olmakla beraber tasavvufta esas olan mrifetullah denen zel bilgidir. lem ve nefis hakkndaki mrifet ise Allah tanmann arac olmas bakmndan deerlidir. Bu sebeple mrifetullah Allahn zt, sfatlar, fiilleri ve isimleri hakkndaki bilgi eklinde tanmlanmtr. Fakat Allah bu ekilde tanmak da insann kendini tanmasna (marifetn-nefs) baldr. Nefsini bilen kimsenin rabbini bileceini belirten hadis de (Syt, el-v, II, 451-455; ed-Drerl-mnteire, s. 185) bunu anlatmaktadr. Eb Sad el-Harrz ayn kavram, Nefsini bilmeyen rabbini bilemez eklinde ifade etmitir. nsann nefsini bilmesi rabbini bilmesinin balangc, rabbini bilmesi nefsini bilmesinin neticesidir; yani insan nefsinin sfatlarnda rif olmadka rabbinin sfatlarn idrak edemez. Tasavvuf anlamyla ilk defa mrifetten bahseden Znnn el-Msrye gre esasen Allah tam olarak bilmek ve tanmak mmkn deildir. Bu sebeple Allahn zt hakknda tefekkre dalmak cehalettir. Mrifetin hakikati de hayretten ibarettir (Cm, s. 29). Byezd-i Bistm de Allahn zt hakkndaki mrifet iddiasn cehalet olarak nitelemi ve, Mrifetin hakikatine dair olan bilgi de hayrettir demitir (Slem, s. 74). Bylece Allah tanmay gaye edinen sfler en sonunda insan olunun Onu tanmaktan ciz olduu kanaatine varmlardr. Eb Sad el-Arb, Allah hakkndaki mrifetin insann bu konuda bilgisizliini itiraf etmesinden ibaret olduunu sylemi, Sehl b. Abdullah etTster de, Mrifet insann Hak konusunda chil olduunu bilmesidir demitir (a.g.e., s. 230, 428). Mutasavvflar Hz. Eb Bekire atfettikleri, Allah hakknda mrifet sahibi olmann biricik yolu insann Onun hakknda mrifet sahibi olmaktan ciz olduunu idrak etmesidir szn (Serrc, s. 57) bu konudaki dncelerinin temeli haline getirmilerdir. Cneyd-i Badd bu hususu, Allahtan baka Allah tanyan yoktur cmlesiyle ifade etmitir. Mutasavvflar, Onlar Allah takdir edemediler melindeki yeti (el-Enm 6/91), Onu tam olarak tanyamadlar eklinde anlamlardr. Genellikle mrifet dille anlatlan ve retilen bir ey olmaktan ok susarak anlalan ve renilen bir eydir. Bundan dolay Znnn el-Msrnin, tasavvuf yoluna girmek isteyenlerin mrifet ehlinin yannda skt etmelerini ve mrifet iddiasnda bulunmamalarn tavsiye ettii kaydedilmektedir (Slem, s. 26). nemli olan sadece dilin deil nefsin ve zihnin de susmas, Haktan bakasyla megul olmamasdr. Skt tefekkr temin ettii lde mrifet tahsil etmenin aracdr.

Gazzl mrifeti, Allahn kulunun kalbine att bir nurla kulun daha nce isimlerini bildii eyleri ak seik grmesi eklinde tanmlamtr (y, I, 26-27). Buna gre mrifet srf bir lutuf olarak Allahn kuluna verdii bir ktr. Hz. Alinin, Allah Allahla, Ondan bakasn da Onun nuru ile tandm sznn anlam budur (Hcvr, s. 344). Allah kendisini kime tantrsa Onu ancak o tanr (Kelbz, s. 63). Cneyd-i Badd tarife (tantma) ve taarrufa (tannma) dayanan iki mrifetten bahseder. Taarruf Allahn kendisini, kendisiyle ilikisi asndan da eyay kuluna tantmas, tarif ise d dnya (fk) ve i dnya da (enfs) kudretinin eserlerini ona gstermesidir (Fusslet 41/53). lki havassn, ikincisi avamn mrifetidir. Taarruf Allahn lutfuyla Onu dorudan tanma, tarif dolayl olarak Hakkn kendisini kuluna tantmasdr. Sflere gre Allah kullarna, Ben sizin rabbiniz deil miyim? (el-Arf 7/172) eklinde soru sorarak kendisini onlara ezelde tantmtr. Bu anlamda mrifet ezeldir. Dnyaya gelen insanlardan bir ksm bu mrifeti itiraf, bir ksm inkr eder. Bundan dolay Hakka dair mrifetin zaruri olduunu ileri srenler de olmutur (Kelbz, s. 65; Hcvr, s. 348). Hak vergisi olan mrifetin artma ve eksilme kabul edip etmeyecei tartlm, genellikle mrifetin aklk ve kesinlik derecesini ifade eden yaknin duruma gre artaca veya eksilecei kabul edilmitir (Hcvr, s. 348). Mrifetin en mkemmel eklinde rivayet yoluyla bilinen din hususlarn hakikatleri kula zahmetsiz ve klfetsiz olarak gzle grlr gibi ak bir ekilde bildirilir. Bu bilginin elde edilmesinde kulun amelinin ve zhir ilimlerine sahip olmasnn hibir tesiri yoktur; dorudan Haktan gelip bunda vehim, akl ve dncenin dahli olmadndan nuru gayet parlaktr. Gazzlnin hakiki mrifet ve yakni mhede dedii, sddk ve mukarrebn denilen yksek seviyedeki dindarlarn mrifeti de budur (y, I, 27; III, 11, 15). Fakat herkesin mrifeti ayn seviyede olmadndan mrifetin eitli derecelerinden bahsedilmitir. Hcvr Allah hakkndaki mrifetin biri ilm, dieri hl olmak zere iki trnden sz eder. lm mrifet her eyin temelidir. nk cinler ve insanlar srf Allah tanmak iin yaratlmtr (ez-Zriyt 51/56). Sfler, ilm mrifet yannda kulun Allaha kar tutum ve duruunun salkl olmas anlamnda ikinci bir mrifetten bahsetmiler, bunun ilm mrifetten daha faziletli olduunu, zira salkl bir halin daima salkl bir ilmi gerektirmekle beraber salkl bir ilmin her zaman salkl bir hali iermediini sylemilerdir (Kefl-macb, s. 342; Serrc, s. 64). Abdurrahman- Cmye gre mrifetin drt mertebesi vardr. Slik birinci mertebede bakt her eyi Hakla balantl olarak grr; ikinci mertebede grd her eserin Hakkn hangi sfatyla ilikili olduunu bilir; nc mertebede Hakkn sfatlarla tecelli etmesinin hikmetini kavrar; drdnc mertebede ilh ilmi kendi mrifeti eklinde alglar. Slik Hakka ne kadar yaklarsa mrifeti o kadar artar (Nefet, s. 5). Sfler mrifetin her zaman kermetten daha faziletli olduunu, abdestin bozulmasyla kermetin zil olacan, bunun iin daima abdestli bulunmak gerektiini, buna karlk gusle ihtiya halinde bile mrifetin riften ayrlmadn, nk kermetin amel, mrifetin Hakkn lutuf ve inayeti olduunu sylemilerdir. Sflerin, dorudan Allah tarafndan bahedilen mrifetin nakil ve akl yoluyla edinilen din bilgilerden daha stn olduunu sylemeleri bu bilgilerin nemsenmedii eklinde anlalmaya msaittir. Bunun farknda olan sfler mrifetin nakil ve akl yoluyla elde edilen bilgileri geersiz

klmadn ve onlarn deerini azaltmadn ifade etmi, aksine mrifetin salkl ve geerli olmas iin Kurana ve hadise aykr dmemesini art komulardr. Znnn el-Msr mrifet nurunun takv nurunu sndrmemesi, zhir ilme aykr den btn bir ilimden sz edilmemesi ve ilh lutuflarn Allahn mahremiyet perdelerini yrtmaya sebep olmamas gerektiini sylemitir. Eb Sad elHarrz, zhir ve er hkmlere aykr den btn btn bilgileri ilke olarak geersiz saym, Eb Sleyman ed-Drn mrifetin salkl olduuna Kuran ve hadisin ahitlik etmesini art komu, Cneyd-i Badd sadece Kuran ve Snnet erevesindeki mrifetin geerli olduunu vurgulamtr (Kueyr, s. 86, 107, 129, 608). Buna ramen slmdan nce mevcut olan gnostisizm (irfniyye) akm hristiyan ilhiyyt iin olduu gibi slm iin de tehlike oluturmutur. Gnostikler gibi, ilh sr ve hakikatlerin slk ve riyzet neticesinde hsl olan ilhamla bilineceini, bu yolla elde edilen bilgilerin naslarda verilen bilgilerden stn olduunu, hatta irfan sahibi riflerden ibadet etme ykmllnn deceini savunan grlere mslman toplumlarnda da rastlanmtr. Sana yakn gelinceye kadar rabbine ibadet et melindeki yeti (el-Hicr 15/99) bu ynde yorumlayanlar vardr (Gazzl, y, III, 393). Hcvr, ehl-i ilhm ve ilhmiyye dedii bu akmn mensuplarn eletirerek tasavvuftaki mrifet ve irfann bu akmla ilgisi bulunmadn, zira mrifetin hidayetten kaynaklanan er ve nebev bir bilgi olduunu belirtmitir (Kefl-macb, s. 347). Muhammed b. Hseyin es-Slem, Abdlkerm b. Hevzin el-Kueyr ve Gazzl gibi sfler de sz konusu tehlikeye dikkat ekmilerdir (ayrca bk. BLG; LM).

BBLYOGRAFYA

Rgb el-sfahn, el-Mfredt, arf md.; Tehnev, Kef, II, 996; Hris el-Muhsib, el-Vey, Beyrut 1406/1986, s. 88, 279; Hakm et-Tirmiz, atml-evliy (nr. Osman smil Yahy), Beyrut 1965, s. 482, 569; Serrc, el-Lma, Kahire 1966, s. 56, 57, 63, 64, 239, 531, 538; Kelbz, etTaarruf, s. 63, 65, 66, 132; Eb Tlib el-Mekk, tl-ulb, Kahire 1961, I, 262, 285, 339, 364; II, 168-179; Slem, abat, Kahire 1949, s. 26, 74, 230, 428, 559, 561; Kueyr, er-Risle (nr. Abdlhalm Mahmd), Kahire 1966, s. 26, 47, 86, 107, 129, 141, 601, 604, 608; Hcvr, Keflmacb, s. 341-354; Herev, abat, Tahran 1351, s. 47, 639; Gazzl, y, Kahire 1939, I, 26-27; III, 2-25, 393; IV, 301, 399; a.mlf., el-Maadl-esn, Kahire 1322, s. 22-32; a.mlf., Miktlenvr (nr. Ebl-Al el-Aff), Kahire 1383/1964, s. 51, 76; Fahreddin er-Rz, Meftul-ayb, II, 205-209; Ferdddin Attr, Tekiretl-evliy, Tahran 1346 h., s. 94, 892; bnl-Arab, elFtt, II, 152, 189; a.mlf., Fu (Aff), s. 69; a.mlf., Kitbl-Marife (nr. Sad Abdlfetth), Beyrut 1993; ehbeddin es-Shreverd, Avrifl-marif, Beyrut 1966, s. 538-542; Mevln, Mesnev, stanbul 1974, IV, 151; Kn, Leifl-ilm (nr. Sad Abdlfetth), Kahire 1996, II, 32; bn Kayyim el-Cevziyye, Medrics-slikn, Kahire 1403/1983, III, 349, 385; bnl-Hatb, Ravatt-tarf, Beyrut 1983, s. 234-418, 504; Haydar el-ml, Cmiul-esrr, Tahran 1979, s. 80, 473; Cm, Nefet, Tahran 1370, s. 5, 7, 29; Syt, el-v lil-fetv, Beyrut, ts. (Drlkitbil-Arab), II, 451-455; a.mlf., ed-Drerl-mnteire (nr. Muhammed b. Lutf es-Sabb), Riyad 1403/1983, s. 163, 185; Ankarav, Minhcl-fukara, Bulak 1256/1840, s. 264; Ebl-Bek, el-Klliyyt, Bulak 1253, s. 246, 349; brhim Hakk Erzurum, Marifetnme, stanbul 1310, s. 385; Ebl-Al el-Aff, et-Taavvuf evretn riyye fil-slm, Kahire 1963, s. 92, 246, 253; Abdlmuhsin el-Hseyn, el-Marife indel-akm etTirmi, Kahire, ts.; Sad Bsl, Menhecl-

ba anil-marife indel-azzl, Beyrut, ts. (Drl-kitbil-Lbnn), s. 230-234; Ahmet Avni Konuk, Tedbrt- lhiyye Tercme ve erhi (haz. Mustafa Tahral), stanbul 1992, s. 20, 170, 354356; Hasan Bezn, el-Marife indel-azzl, Beyrut 1997, s. 203, 234; Gerhard Bwering, Erfn, EIr., VIII, 551; lhan Kutluer, lim, DA, XXII, 112; mer Mahir Alper, rfniyye, a.e., XXII, 445-446. Sleyman Uluda

MARFET-i NEFS
() Kiinin kendini bilmesi anlamnda bir tasavvuf, ahlk ve felsefe terimi. Szlkte bilme, tanma anlamndaki marifet ile nefs kelimelerinden oluan marifet-i nefs (marifetn-nefs) terkibi felsefede zihnin varl kavrama srecinin, ahlkta insann ruhunu kt huylardan arndrp stn meziyetlerle donanarak kemale ulama gayretinin, tasavvufta Hakkn bilgisine ulama abasnn balangc olarak gsterilmitir. Yakb b. shak el-Kind, Risle f uddil-ey ve rsmih adl felsefe terimleri szlnde eski filozoflarn (kudem) felsefe hakkndaki tanmlarn alt noktada toplam, bunlardan birini de insann kendini tanmas eklinde zetlemitir. nk insann kendi varl cisim (beden) ve nefisten (ruh) ibaret olup Kindye gre kendinde bu iki temel varlk kategorisini tanyan kii, bu ekilde madde ve ruhtan ibaret olan d dnyay da tanma imknna ulam olacaktr. Hukemnn insana kk lem demesinin sebebi de budur. slm ahlk literatrnde marifet-i nefs insann kendi ruh dnyasnn ahlk boyutunu, karakter yapsn, ahlka temel oluturan glerini, yeteneklerini ve zaaflarn tanmasn ifade etmekte, bu aba ahlk eitim ve gelimenin, yani kiinin ruhunu kt huylardan arndrp erdemlerle bezemesinin ilk art olarak grlmektedir. Bu sebeple bn Miskeveyhin Tehbl-al, Mverdnin Edebd-dny ved-dni, Rgb el-sfahnnin e-era il mekrimi-eras gibi sistematik ahlk kitaplarnn ou insann ahlk yapsn ve karakterini tanmasna yardmc olan bilgilerle balar. Nitekim bn Miskeveyh, kitabnn ilk satrlarnda eseri yazmaktaki gayesini kendimize hepsi de gzel olan fiillere kaynaklk edecek bir ahlk kazandrma eklinde zetledikten sonra bunun yolunu da ncelikle nefsimizin ne olduunu ve nasl bir ey olduunu, bizde niin var klndn, nefsin glerinin ve yeteneklerinin neler olduunu bilmek eklinde gstermi, ardndan nsan Nefsinin Tantlmas bal altnda konuyu ayrntl biimde incelemitir. nsan merkezli bir bilgi teorisini esas alan tasavvuf dncede insann kendini tanmas temel ilkedir. Sf nefsi hakknda edindii bilgiden hareket ederek Hakkn bilgisine ular. nsann Hakka dair bilgisi nefsine dair bilgisi lsnde olduundan Hakk daha iyi bilmesi iin nefsini / kendini daha iyi bilmesi gerekir. Tasavvufta Hakka dair bilgiye marifet-i Hak (marifetullah), slikin kendine dair bilgisine de marifet-i nefs denir. Eb Sad el-Harrzn, Nefsinde olan bilmeyen rabbini nasl bilebilir sz (Slem, s. 231) daha sonra, Nefsini bilen rabbini bilir eklinde tasavvuf bir vecizeye dnm ve zamanla hadis olarak literatre gemitir (Acln, II, 262). Sfler, insann kendini bilmesinin nemine baz yetlerde iaret edildiine kanidirler. nsanlara fkta ve nefislerinde yetlerimizi gstereceiz ki onun hak olduu onlara ikr olsun (Fusslet 41/53); nanc tam olanlar iin yeryznde yetler vardr, nefislerinizde de yle, grmyor musunuz? (ez-Zriyt 51/21) melindeki yetler bunlara rnektir. Bu yetlerdeki iaretlerden hareket eden sfler Hak Telnn fkta ve enfste, yani d ve i lemde tecelli ettiini ifade eder, ancak i lemdeki yet ve tecellilerin daha ak ve daha kesin olduunu kabul ederler. Bu bakmdan insann

kendi mahiyeti zerinde dnerek kendi varl, hayatnn anlam ve gayesi hakknda sorular sorup cevap aramas kendisi hakknda bilgi sahibi olmasn salar ve bu bilgi onu Allaha gtrr. Mutasavvflar, Allahn insann i leminde daha ak ekilde tecelli ettiine inandklarndan Hakk en iyi bilmenin ve tanmann yolu olarak insann zn tanmasn gstermilerdir. D lemden Allaha ulamaya seyr-i fk, i lemden ulamaya seyr-i enfs diyen mutasavvflarn tercih ettii yol ikincisidir (mm- Rabbn, II, 60-69). Nefisle Allah arasndaki ilikiye hem olumlu hem olumsuz ynden baklr. nce olumlu sfatlar Allaha, olumsuzlar nefse nisbet edilir. Nefsi fni, zelil, zalim, cahil ve cimri olarak bilmek Allah bki, aziz, dil, alm ve cmert olarak tanmak anlamna gelir. Allah rab olarak bilmenin art nefsi kul olarak tanmaktr. te yandan adalet, ilim, merhamet ve cmertlik gibi sfatlar Allah ile insan arasnda ortaktr. Aradaki fark bunlardan Allaha nisbet edilenlerin tam ve mkemmel, insana ait olanlarn eksik olmasdr. Aslnda kuldaki bu tr sfatlar da Allahn ona bir lutfudur. Esas itibariyle ktl emreden nefisten iyi bir ey gelmeyecei iin, Sana gelen iyi ey Allahtan, kt ey nefsindendir buyurulmutur (en-Nis 4/79). nsandaki gzel ahlkn kayna da nefis deil Allahtr. Buna gre gzel huylarn kaynan bilmek insan Allah tanmaya gtrr (Gazzl, y, III, 399). nsan Allahn halifesi olduundan Onun sfat insann da sfatdr. O, mutlak olarak ihtiyasz bir varlk iken insan her an Ona muhtatr. Bu hususu bilen kimse Onu da bilir ve tanr (bnl-Arab, el-Ftt, I, 375; II, 394, 749; Fu, s. 69, 91). nsan kk lem, lemi byk insan olarak niteleyen mutasavvflar insanla lem arasnda ortak ynler ve benzerlikler tesbit etmilerdir. Bu bakmdan insann kendini bilmesi lemi ve hemcinsini tanmas anlamna da gelir (brhim Hakk Erzurm, s. 222-225). nsann madd ve d lemden ok kendini tanmas gerektii hususuna genellikle btn dinlerde, zellikle mistik ekollerde dikkat ekilmi, baz filozoflar da bu hususu vurgulamlardr. Sokratn Delf Mbedindeki, Kendini bil sz mutasavvflar da etkilemitir. Ynus Emrenin, lim ilim bilmektir / lim kendin bilmektir / Sen kendini bilmezsin / Ya nice okumaktr; Hac Bayrm- Velnin, Bayram zn bildi / Bileni anda buldu Bulan ol kendi oldu Sen seni bil sen seni gibi msralarnda tasavvufun bu gr zl bir ekilde dile getirilmitir.

BBLYOGRAFYA

Hris el-Muhsib, er-Riye li-ullh (nr. Abdlkdir Ahmed At), Kahire 1970, s. 385, 393; Kind, Resil (nr. M. Abdlhd Eb Rde), Kahire 1398/1978, s. 122-123; Hakm et-Tirmiz, Edebn-nefs, Kahire 1947, tr.yer.; bn Miskeveyh, Tehbl-al (nr. bnl-Hatb), Kahire 1398, s. 28; Gazzl, y, Kahire 1939, III, 399; a.mlf., el-Maadl-esn, Kahire 1322, s. 30; Slem, abat, s. 231; bnl-Arab, el-Ftt, Kahire 1293, I, 375, 394; II, 249, 394, 749; a.mlf., Fu, Kahire 1947, s. 69, 91, 92; Necmeddn-i Dye, Mirdl-ibd, Tahran 1352, s. 98; mm- Rabbn, Mektbt, stanbul 1277, II, 60-69; Acln, Kefl-af, II, 262; brhim Hakk Erzurum, Marifetnme, stanbul 1310, s. 222-225, 385. Sleyman Uluda

MRFETNME
() brhim Hakk Erzurmnin (. 1194/1780) bata ahlk ve tasavvuf konularna yer veren ok ynl eseri. Eserin giriinde telifinin 1170 (1757) ylnda tamamland ifade edilmi, mellif, olu Seyyid Ahmed Nam iin kaleme ald eserinin yazl amacn ve plann da belirtmitir. Dnya ve hiretin insan iin, insann da yaratcsn bilmek iin halkedildiini, ancak rabbi bilmenin nefsi bilmeye, nefsi bilmenin de kiinin hem kendi madd varln hem fizik lemini bilmesine bal olduunu syleyen mellif bu sebeple eserinde astronomi, fizyoloji, psikoloji ve hikmetin yan sra kalb ilimlerden ve irfan alanndan faydalanarak aklamalar yaptn kaydetmitir. Kitabnn bir mukaddime, ana blm ve bir htimeden olutuunu belirten brhim Hakk olunun ahsnda okuyucularna eserden karaca sonular, alaca dersleri zet halinde anlatmaktadr. Mrifetnmede ana blmler (fen) bab, fasl ve nevi adyla alt balklara ayrlmtr. Drt fasldan meydana gelen mukaddimenin ilk fasl dnya ve hiret lemlerinin kurulu ve ileyiiyle ilgili olarak seksen civarnda yetle balamakta, ardndan tefsir ve hadis ehline dayandrlarak ou hurafelerden oluan eski kozmografya bilgilerine yer verilmektedir. Mukaddimenin son konularn kyamet almetleri, sra fleniten itibaren hiret halleri ve meknlar tekil etmektedir. bab ve yirmi drt fasldan meydana gelen birinci blm madde leminin yaratl ve zelliklerine ayrlm olup birinci bab slm filozoflarnn vcb ve imkn yntemi erevesinde isbt- vcible balam, Me gelenekteki be cevher, dokuz araz hakknda ksa bilgi verilmitir. Ardndan akllar, nefisler, felekler ve drt unsurdan sz edilmi, maddenin balang noktas olan amurdan bitkiye, oradan hayvana ve nihayet insana doru gelien bir tr tekml sreci anlatlm, nr-i ilhden balayp topraa ini ve oradan nr-i ilhye ykseli eklindeki devirden sz edilmitir. Birinci bab hesap ilmiyle devam etmekte ve hendese bahisleriyle son bulmaktadr. On fasldan oluan ikinci babda lemin kre eklinde olduu belirtildikten sonra yetlerle de istidllde bulunularak ehl-i heyet ve hkem yntemiyle felekler leminin kurulu ve ileyii, burlar, Zhalden balayp en alttaki ay felei dahil yedi gezegen hakknda geni bilgi verilmi, muhtelif ekiller izilmi ve cetveller dzenlenmitir. nc babda ay alt dnyas (ecsm- sfliyye) ve drt unsur zerinde durulmu, bu lemdeki oluum ve deiimlerle mellifin heyet-i cedde dedii Copernicus sistemi anlatlmtr. Bu babn muhtelif fasllarnda eitli ekil ve cetvellerle eski ve yeni astronomi bilgilerine dair uygulama rnekleri gsterilmitir. kinci blm be bab ve on sekiz fasldan oluur. lk drt babda fizyolojinin faydalar, fizyoloji yardmyla insan bedeninin tantlmas, beden ve ruh mnasebeti, organlarn almas, damarlar, nefs-i tabiyye, nefs-i nebtiyye, nefs-i hayvniyye, zhir ve btn duyular hakknda bilgi verilmi, drdnc babn son faslnda organlarn eklinden hareketle kiinin psikolojik yeteneklerini ve ahlkn tahmin etme (ilm-i kyfet) teknii anlatlmtr. Beinci babda insann madd ve psikolojik zellikleriyle d dnya, zaman ve mekn, ayrca lem-i insanla lem-i hiret arasnda benzerlik ve

bir tr iliki kurma tecrbesi zerinde durulmu, buna kiinin kendi varl, sfatlar ve tasarruflarndan esinlenerek Allahn varl, sfatlar ve tasarruflar hakknda fikir edinmesi konusu eklenmi, insn- kmilin almetleri incelenmitir. Beden sal, illar, salkla ilgileri asndan yiyecek ve iecekler ve giyim ekli hakknda aklamalarda bulunulmutur. Mrifetnmenin nc blm be bab, yirmi yedi fasldan meydana gelmektedir. Eserin ilk iki blmnn nc blme giri tekil ettiini sylemek mmkndr. Kitabn banda belirttii gibi mellif birinci blmle okuyucunun d lemi, ikincisiyle kendini tanmasn amalam, nc blmyle de msivya vkf olduktan sonra ondan ayrlarak mrifetullah ve kurb-i ilh saadetini bulup burada kalmasn hedeflemitir. nc blmn birinci babnda Kitap ve Snnete uymann nemi vurgulanm, mellifin dneminden itibaren gnmze kadar Snn bir akde olarak tekrar edilen, Hud rabbim nebim hakk Muhammeddir reslullah / Hem slm dnidir dnim kitbmdr kelmullah diye balayan 116 beyitlik manzume ile akaidin tashihi istenmi, ardndan temizlik hkmleriyle namaz hakknda bilgi verilmitir. Daha sonra dnyann nemsizlii, bek leminin ehemmiyeti ve Allaha gnl balamann gereklilii zerinde durulmutur. Feyiz ve irfan merkezi olan kalbin mahiyeti ve zellikleriyle akln mahiyeti ve kalple mnasebeti ele alnm, Snn tasavvuf anlay erevesinde tasavvufun kavram ve konularna olduka yaln bir slpla geni biimde yer verilmitir. Halk arasnda hret bulan ve, Hak erleri hayr eyler / Zannetme ki gayr eyler beytiyle balayan, Tefvznme adn verdii otuz bir beyitlik manzume nc babn sonunda yer almaktadr. Evliyaya ait ilim, evliyann stn vasflar ve kerametleri, sekin vellerin tercih ettii Nakibend tarikatnn erkn ve hakikatleriyle yntemleri de nc blmn konular arasndadr. Blmn son babnda seyr slkn hal ve merhaleleri ele alnm, nefsin mertebeleri anlatlm, mellifin ve babas Osman Efendinin eyhi olan ve Fakrullah diye tannan smil Tillovnin tercme-i hline, babasnn ve kendisinin ona intisap ediine dair bilgilere yer verilmitir. Eserin drt fasldan meydana gelen htimesi her snftan insanla birlikte yaamann db konusundadr. Burada Resl-i Ekremin rnek alnmasnn gerei belirtildikten sonra insanlara ynelik davranlarn nezaket, efkat ve merhamet erevesinde yrtlmesine vurgu yapan birok yet, hadis, mehur sz sralanm ve farkl snflara mensup kiilerin davranlarnda riayet edecekleri grg kurallar anlatlmtr. Ardndan din limleriyle evliya zmresinin umr-i hriciyyesine dair db ve erkna yer verilmi, eitli organlar vastasyla ilenebilecek gnahlar tek tek saylm ve bunlarn sebepleri anlatlmtr. Htimenin sonunda kolayca ezberlemenin on yolu, unutmann on sebebi, fakirlie gtren krk sebep, zenginlie gtren yirmi hareket tarz sralanmtr. Hacimli bir eser olan Mrifetnmede ve zellikle nc blmde bir ksm Arapa ve Farsa olan ok sayda manzume yer almakta, kitapta ayrca yirmi iki ekil ve eitli cetveller bulunmaktadr. Mrifetnme tasavvuf, ahlk, kelm ve fkh gibi ilimlerle aritmetik, geometri, astronomi, fizyoloji ve psikoloji gibi disiplinlere dair dnemindeki bilgi ve kltr kuatan ansiklopedik nitelikte bir eser olup mellifin astronomi, corafya vb. alanlardaki yeni baz gelimelere vukufunu gstermekte, bilhassa tasavvuf-ahlk blmlerdeki ifade ve slp zellii onun samimi dindarln ve tasavvuf ilkelere gnlden balln yanstmaktadr. brhim Hakknn Allaha ykselen ak, yaratlmlara ynelen sevgi ve efkati daha ok manzumelerinde etkileyici bir atmosfer meydana getirmektedir. Eser Osmanl tasavvufunun tipik ve canl bir rneidir. Dnyann anlam ve deeri, kalbin mahiyeti ve mrifetullahla ilgisi gibi konulara dair aklamalarnda, tasavvuf adna ortaya km olan bhlik taraftarlarna yneltilen eletirilerde ve zellikle ahlk konularda Gazzlnin y ulmid-

dninden geni lde faydalanld anlalmaktadr. Mellif, insan anatomisi ve fizyolojisi konularnda bn Snnn el-nn fi-bbndan yararlanmakla birlikte kendi gzlemlerini de geni lde ortaya koymutur. Yine psikoloji ve insann ahlkna temel oluturan glerle ilgili bilgiler bn Snc gelenein bir devamdr. Mrifetnmede ilenen konularn ait olduklar alanlara gre ehl-i tefsr ve hadis, ehl-i hikmet, ehl-i hisb, ehl-i heyet, ehl-i irfana ve ehlullaha sk sk gndermeler yaplmtr. Kozmografya hakkndaki nakil ve yorumlar kaynak zikredilmeksizin tefsir ve hadis limlerine nisbet edilmise de genellikle sriliyat trnden rivayetlere dayanmakta olup bu bilgilerin kaynann, Celleddin es-Sytnin el-Heyets-seniyye fil-heyetis-snniyye balkl eseri gibi (nr. Anton M. Heinen, Beyrut 1982) Kuran ve sahih snnetle slm bilim tarihinin gerek verileriyle ilgisi olmayan bilim d literatre ve geleneksel halk inanlarna dayand belirtilmektedir (hsanolu, LVI/217 [1992], s. 753-754). Mellif, kendi tercihi olan yeni astronomiye dair aklamalara gemeden nce muhtemelen cahil ve mutaassp evrelerin tepkisini ekmemek iin ou hurafelere dayanan eski astronomiyi ve yaratl senaryosunu tantma ihtiyacn duymutur. Copernicus sistemini yanstan yeni astronomideki kaynann ise Ktib elebinin Cihannms olduu bilinmektedir. Bu arada Macellann dnyay dolamas ve Kristof Kolombun Amerika ktasn kefi konusundaki bilgiler de (s. 114-120) Mehmed Sud Efendiye nisbet edilen Trh-i Hind-i Garbden alnmtr (Advar, s. 78, 165). Mrifetnmenin brahim Hakknn en nemli eseri olduu bilinmektedir. Onun Urvetl-slm, Nuhbetl-kelm ve lfetl-enm adl eserleri byk lde Mrifetnmeden yapt alntlarla meydana gelmitir (DA, XXI, 310). Eserin birok yazma nshasnn bulunduu anlalmaktadr. Sadece Sleymaniye Ktphanesindeki nshalarnn says yirmiyi amaktadr (mesel Esad Efendi, nr. 1902; Ftih, nr. 2851; Hasan Hsn Paa, nr. 787; Hlet Efendi, nr. 185). Kitabn birok basks yaplm (Bulak 1251, 1280; Kahire 1255; Kazan 1261; stanbul 1284, 1294, 1310, 1328, 1330, 1971, 1980, 1984), Turgut Ulusoy tarafndan konular arasnda takdim tehir yaplarak ve baz ksmlar karlmak suretiyle (stanbul 1972-1974), ayrca Durali Ylmaz - Hsn Kl (stanbul, ts. [elik Yaynlar]) ve Faruk Meyan tarafndan (stanbul 1999) bugnk Trkeye aktarlmtr. Eser hakknda yaplan almalarn ou mellifi ve onun bata astronomi olmak zere ilim anlay etrafnda gerekletirilmitir. Bunlar arasnda mil elebiolunun Erzurumlu brahim Hakk adl eseri, Mehmet Ali Ayninin eyh brahim Hakk ve Ekmeleddin hsanolunun Bat Bilimi ve Osmanl Dnyas adl makaleleriyle (bk. bibl.) Abdlkuddus Bingln Erzurumlu brahim Hakknn lim Anlay isimli yazs (Felsefe Dnyas, sy. 7 [Mart 1993], s. 14-20) zikredilebilir (Mrifetnmenin yazma nshalar, basklar ve zerinde yaplan almalar iin bk. smet Binark - Nejat Seferciolu, Erzurumlu brahim Hakk Bibliyografyas, Ankara 1977, s. 15-18, 24-36).

BBLYOGRAFYA

brhim Hakk Erzurm, Mrifetnme, stanbul 1330; Abdlhak Adnan Advar, Osmanl Trklerinde lim, stanbul 1943, s. 78, 163-166; mil elebiolu, Erzurumlu brahim Hakk, Ankara 1988, s. 2931; Mehmed Ali Ayni, eyh brhim Hakk, DEFM, sy. 2 (1332), s. 117-130; Sadi Irmak, Tp Tarihi: brahim Hakk (1703-1780) ve Pozitif limler, Tp Fakltesi Mecmuas, XXXVI, stanbul 1973, s. 153-168; Ekmeleddin hsanolu, Bat Bilimi ve Osmanl Dnyas: Bir nceleme rnei

Olarak Modern Astronominin Osmanlya Girii, TTK Belleten, LVI/217 (1992), s. 749-757; Abdlbaki Glpnarl, brahim Hakk, Erzurumlu, TA, XIX, 507-508; Mustafa arc, brhim Hakk Erzurm, DA, XXI, 306-310. Bekir Topalolu

MARFETl-KURRl-KBR
) ( Zehebnin (. 748/1348) kraat limlerinin biyografilerine dair eseri. Kaynaklarda genellikle abatl-urr diye zikredilen eserin tam ad Marifetl-urril-kibr ale-abati vel-ardr. Berlin nshasnn kapanda (nr. 3140) abatl-urr, Kprl Ktphanesindeki nshasnda (nr. 1116) abatl-urril-mehrn yazl ise de mellifin kontrolnden gemi Rabat (nr. 119) ve Paris (nr. 3084) nshalarnda eser Marifetl-urrilkibr ale-abati vel-ar olarak adlandrldndan yaplan neirlerinde bu isim tercih edilmitir. Mellif tabakalar halinde dzenledii biyografileri Hz. Osmandan balayarak kendi adalarna kadar getirmitir. Kitabna kurrnn nde gelenlerini (kurr-i kibr) almsa da bu kurala uymad da olmutur (mesel bk. II, 709). Eserin telifi srasnda gz nnde bulundurulan dier bir husus da biyografilerine yer verilen kraat limlerinin hangi hocalardan okuduklarnn ve kendilerinden kimlerin istifade ettiinin belirtilmesidir. Ancak Zeheb yer yer bu kural da ihll etmitir (II, 727). Kurrnn biyografisine dair eserler erken dnemlerden itibaren yazlmaya balanmsa da Zehebden nce telif edilenlerden hibirinin gnmze ulamamas, ayrca Marifetl-urrnn kendi alannda zamanmza kadar gelen iki eserden biri olmas ve dierinin de (bnl-Cezerye ait yetnNihye) iki temel kaynandan birini tekil etmesi onun nemini arttrmtr (bnl-Cezer, 1,3). bn Hacer el-Askaln, Zehebnin Trul-slm adl eserinden sz ederken onun bu kitabndan eitli muhtasarlar meydana getirdiini, abatl-urrnn (Marifetl-urr) bunlardan biri olduunu sylemise de bu doru deildir. Zira Marifetl-urrda yer alan pek ok biyografi Trul-slmda bulunmad gibi Marifetl-urrdaki biyografilerde mevcut birok bilgi de Trul-slmda ihmal edilmitir. Marifetl-urrnn nshalar zerinde yaplan incelemelerden anlaldna gre eser defa kaleme alnm, ikinci ve nc yazmlar srasnda esere yeni biyografiler ve bilgiler eklenmitir. Nasr b. Selmn el-Menbicnin (. 719/1319) biyografisini yazarken onun hayatta olduunun kaydedilmesinden anlalaca zere (II, 736) eserin ilk telifi 719dan (1319) nce tamamlanm olup bu nshada 734 biyografi yer almaktadr. 1018 biyografi ihtiva eden, bir nceki dzenlemeye gre biyografiler arasnda baz takdim ve tehirlerin yapld Paris Bibliothque Nationaledeki nshann (nr. 2084) mukabele kaydnda belirtilen istinsah tarihinin 21 ban 724 (13 Austos 1324) ve melliften dinlenerek yaplm tashih kaydnn 9 Cemziyelhir 725 (23 Mays 1325) olduu dikkate alndnda eserin ikinci tertibinin bu tarihlere yakn bir zamanda gerekletiini sylemek mmkndr. 1217 biyografiye yer verilen nc yazm ise Reblevvel 730da (Ocak 1330) tamamlanm olup bizzat Zehebnin kaydettii gibi bu srada esere yeni biyografiler ve bilgiler eklenmi (III, 516), takdim ve tehirler yaplmtr. Mellif daha sonra kitap iin on bir biyografiden oluan bir zeyil kaleme almtr. Telif srasnda hayatta olan baz limlerin vefat tarihlerinin yazlm olmas, mellifin bu eseriyle en azndan ban 747 (Kasm-Aralk 1346) tarihine kadar ilgisini

srdrdn ve ona baz notlar eklediini gstermektedir (bu tr rnekler iin bk. III, 1180, 1183, 1187, 1196, 1204, 1227). Marifetl-urr ilk defa Muhammed Seyyid Cdlhak tarafndan iki cilt halinde neredilmi olup (Kahire 1969) 721 biyografi ieren bu bask Selhaddin el-Mneccid ve eserin dier nairleri tarafndan ar bir dille eletirilmitir. 734 biyografi ihtiva eden ikinci neri Ber Avvd Marf, uayb el-Arnat ve Slih Mehd Abbasn tahkikiyle yine iki cilt olarak yaplm (Beyrut 1404/1984), mellifin en son almalarnn ve notlarnn yer ald nc neri, biri fihristlere ayrlmak zere drt cilt halinde Tayyar Altkula tarafndan gerekletirilmitir (stanbul 1995). Eserin bu nerinde Zehebnin ve Affddin Abdullah b. Muhammed el-Matarnin (. 765/1363) zeyilleriyle birlikte 1241 biyografi yer almaktadr. Bu nere ayrca mellifin hayatnn anlatld ve 273 eserinin tantld bir mukaddime eklenmitir.

BBLYOGRAFYA

Zeheb, Marifetl-urr, II, 736; ayrca bk. neredenin girii, I, 13-14; a.e. (Altkula), II, 709, 727; III, 516, 1180, 1183, 1187, 1196, 1204, 1227; ayrca bk. neredenin girii, I, 9, 65-92; bnlCezer, yetn-Nihye, I, 3; bn Hacer, ed-Drerl-kmine, III, 337; Selhaddin el-Mneccid, Marifetl-urril-kibr ale-abat vel-ar li-eheb, MMLADm., XLIX/1 (1394/1974), s. 133-137. Tayyar Altkula

MARFETs-SAHBE
() lk dnemlerde sahbenin hayatna dair eserlerin ve hadis usul kitaplarnda sahbe hakknda verilen bilgilerin ortak ad. Szlkte bilgi anlamndaki marife ile sahbe kelimesinden meydana gelen terkip sahblerin hayatna dair nakledilen rivayetler, bilgiler ve szler mnasna gelmektedir. Marife kelimesi ilk dnemlerden itibaren hakknda bilgi edinilmek istenen kii, yer ve konularla birlikte marifetlbldn, marifetl-kurr, marifetr-ricl, marifet ulmil-hads eklinde kullanlm, marifets-sahbe tabiriyle de ashaba dair bilgiler kastedilmitir. Ashap Kuran yetlerinin ahidi, Hz. Peygamberin hadislerinin bir paras ve rvisi, siyer ve megznin fiilen iinde bulunmu birer unsuru, Resl-i Ekremden sonraki devrin etkili ahsiyetleri olduundan mslmanlar onlarla ilgili bilgileri nakletmeye byk nem vermilerdir. Daha I. (VII.) yzylda tefsir, hadis, siyer, megz ve ensba dair rivayetlerin yazl metinler halinde veya ifah olarak nakledilmesiyle sahbe bilgisi sonraki nesillere intikal etmeye balam, bu bilgiler tefsir ve hadisle ilgili rivayetler yoluyla dank bir ekilde ve siyer, megz, en-sb kitaplaryla ilk asra dair tarih bilgiler arasnda youn olarak ve daha dzenli biimde gelmitir (Muhammed b. Smil esSlem, s. 313 vd.). Sahblerin zellikle isim ve saylarna dair yazl belgeler daha Reslullah dneminde ortaya konmu, hicretin ardndan Medinede yaplan nfus saym ile daha sonra gerekleen savalara katlan sahblerin isim ve saylarna dair nemli bilgiler nakledilmitir. Ancak bunlarla ilgili salkl bilgiler Hz. mer tarafndan oluturulan divanda yer alm, sahbe tabakatna dair eserler de byk lde bu divana dayanmtr. Hz. mer 20 (641) ylnda fetihlerle artan devletin fey gelirlerini dzenli bir ekilde datmak zere divan denilen bir tekilt kurmu, bunun iin kabile mensuplar tesbit edilmi, mevl ile birlikte muhacir ve ensarn adlar yazlm, bunlarn zellikle slma giriteki ncelii gz nnde bulundurularak dine yaptklar hizmetlere, Hz. Peygambere olan yaknlklarna ve onunla beraber mcadelelerine gre kendilerine maa balanmtr. Bu divann Urve b. Zbeyr b. Avvm, Ebn b. Osman b. Affn, bn ihb ez-Zhr, Ms b. Ukbe, bn shak ve Eb Maer esSind gibi ilk megz mellifleri tarafndan szl ve yazl olarak nakledildii anlalmaktadr. Ensb limlerinin de faydaland divan Vkd, Vau mer ed-devvn ve tanfl-abil ve mertibih ve ensbih adl eserinde (bnn-Nedm, s. 111) deerlendirmi, bu alma, ashaba dair isim listelerini koruduu gibi kabile esas gz nne alnarak yazlacak tabakat kitaplarna nclk etmitir. Nitekim talebesi bn Sad e-abatl-kbrsn divana gre tasnif etmi, eserinin III. cildine Bedir Gazvesine katlan muhacirlerle balam, onlar kabilelerine gre sraladktan sonra ensardan Bedir Gazvesinde bulunanlara, bu gazveye katlmayan muhacir ve ensarla Mekke fethinden nce slma girenlere iaret etmitir. Sahbe hakknda bilgi veren ve neseb esasna gre yazlan Halfe b. Hayytn Kitb-abat, Belzrnin Ensbl-erf ve bn Eb smn el-d

vel-mensiyle ensb konusundaki belli bal kitaplarn telifinde bu divann etkisi olmutur (Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, neredenin girii, s. 195 vd.). III. (IX.) yzyldan itibaren hadis rvileri hakknda kaleme alnan eserlerde genellikle sahbeye ayrlan blmler bulunmasna ramen Kitb Abin-neb ve Esm-abe gibi eserler yazm olan (DA, VI, 371) Buhrden sonra sahbeye dair mstakil eserler kaleme alnmaya balanmtr. Esms-sahbe, kitbs-sahbe, trhus-sahbe, mucems-sahbe, tesmiyet ashbin-neb gibi adlarla anlan bu eserler arasnda marifets-sahbe adyla telif edilenler dikkat ekmektedir. Marifets-sahbe tr almalar genellikle btn ashap hakknda bilgi vermek amacyla kaleme alnan eserler olup Eb Bekir Ahmed b. Abdullah el-Berk (. 270/883) (Kettn, s. 127-128), Eb Mansr el-Bverd (Kef-unn, II, 1739), Eb Abdullah bn Mende (DA, XX, 178), Eb Nuaym el-sfahn (a.g.e., X, 203), Mstafir ve Eb Muhammed Abdullah b. Muhammed el-Kaysernnin (Kef-unn, II, 1739) Marifet-abeleri bunlarn belli ballardr. Belli zellikleri olan ya da bir blgeye yerleen sahbleri tantmak maksadyla yazlan eserler de vardr. Heysem b. Adnin Men rev anin-neb mine-abe (bnn-Nedm, s. 112), Ali b. Mednnin Marifet men nezele sirel-bldn mine-abe (Kettn, s. 127) ve Abdssamed b. Sad el-Hmsnin Men nezele Hm mine-abe (Muhammed b. brhim e-eybn, s. 231) adl eserleri bu almalar arasnda saylabilir. Trn gnmze ulaan en hacimli kitab Eb Nuaym el-sfahnnin Marifet-abesidir. Mellif eserinde muhacirleri ve ensar tantp onlarn faziletlerine iaret etmekte, Bedir Gazvesi ile Hudeybiyede bulunanlarn saysn ve deerini gsteren rivayetleri sralamakta, ashabn faziletlerine, zelliklerine ve saylarna dair bilgiler nakletmekte, nce aere-i mbeereyi ve ad Muhammed olanlar ele almakta, ardndan alfabetik sraya gre dier sahbleri tantmaktadr. Kitabn sonunda knyesiyle bilinenleri ve kadn sahbleri zikretmektedir. Eb Nuaym, her sahb iin onun naklettii hadislerden veya hakknda rivayet edilenlerden rnekler vermekte, zaman zaman bunlarn shhatini deerlendirmektedir. Marifet-abenin mkemmel bir nshas iki cilt halinde gnmze kadar gelmi (TSMK, III. Ahmed, nr. 497), bu nshann bandan itibaren Sevr esSlemnin biyografisine kadar olan ksmn Muhammed Rz b. Hc Osman yaymlamtr (I-III, Medine-Riyad 1408/1988). V. (XI.) yzyla kadar telif edilen marifets-sahbe tr eserler daha sonra btn sahbleri bir araya toplamay hedef alan almalarn, zellikle de bn Abdlber enNemernin el-stib, zzeddin bnl-Esrin sdl-be ve bn Hacer el-Askalnnin el-be adl eserlerinin birinci derecede kayna olmutur. Hadis usulne dair eserler yazlmaya balannca sahbeyle ilgili teorik bilgiler bu eserlerde marifets-sahbe bal altnda verilmitir. Bilindii kadaryla sahbe hakkndaki bilgileri bir usul konusu olarak ilk defa ele alan kii Hkim en-Nsbr olup bu bilgileri Marifet ulmiladinde Marifets-sahbe bal altnda zetlemitir. bns-Salh e-ehrezr marifetssahbe konusunu hadis ilimlerinden biri olarak ele alm, sahbeye dair daha nceki usl-i hads kitaplarnda verilen bilgileri genileterek bu balk altnda kaydetmitir (Ulml-ad, s. 291301). Ardndan Nevev rd ullbil-aite (s. 193-199), bn Kesr tiru ulmil-adte (Ahmed Muhammed kir, s. 179-191), Zeynddin el-Irk Fetul-mute (s. 342-365) ve Syt Tedrbr-rvde (II, 206-234) ayn metodu takip etmitir. Fezils-sahbe konusu da marifetssahbenin bir daldr (bk. FEZLs-SAHBE).

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, arf md.; Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, en-Neseb (nr. Meryem M. Hayrddir), Beyrut 1410/1989, neredenin girii, s. 61-144, 195 vd.; bn Sad, e-abat, III, 6 vd.; bnnNedm, el-Fihrist (Teceddd), s. 111, 112; Hkim en-Nsbr, Marifet ulmil-ad, Beyrut, ts. (el-Mektebt-ticr lit-tba), s. 22-25; Eb Nuaym el-sfahn, Marifet-abe (nr. M. Rz b. Hc Osman), Medine-Riyad 1408/1988, I, 105 vd.; Hatb el-Badd, el-Kifye (nr. Ahmed mer Him), Beyrut 1406/1986, s. 63-70; bns-Salh, Ulml-ad, s. 291-301; Nevev, rd ullbil-ai (nr. Nreddin Itr), Beyrut 1411/1991, s. 193-199; Irk, Fetul-mu, s. 342-365; Syt, Tedrbr-rv (nr. Abdlvehhb Abdllatf), Beyrut 1399/1979, II, 206-234; Kef-unn, II, 1739; J. Horovitz, el-Mezil-l ve mellifh (trc. Hseyin Nassr), Kahire 1369/1949, s. 3 vd.; Ahmed Muhammed kir, el-Bil-a, Kahire 1377/1958, s. 179-191; Kettn, er-Risletl-msterafe, s. 51, 127-128; Sezgin, GAS (Ar.), I/1, s. 439; Muhammed b. brhim e-eybn, Mucem m llife ani-abe ve mmehtil-mminn ve lil-beyt, Kveyt 1414/1993, s. 219-220, 231; Muhammed b. Smil es-Slem, Menhec kitbetit-trilslm, Mekke 1418/1998, s. 313 vd.; kir Mahmd Abdlmnim, Teavvrt-telf f marifeti-abe, Mecelletl-Bail-ilm vet-tril-slm, sy. 4, Mekke 1401/1981, s. 351-364; M. Mustafa el-Azam, Buhr, Muhammed b. smil, DA, VI, 371; Abdlazz ed-Dr, Divan, a.e., IX, 378; Osman Trer, Eb Nuaym el-sfahn, a.e., X, 203; M. Yaar Kandemir, bn Mende, Eb Abdullah, a.e., XX, 178. Mehmet Efendiolu

MARFET ULMl-HADS
() Hkim en-Nsbrnin (. 405/1014) hadis usulne dair eseri. Marifet ulil-ad olarak da anlan eser, bilindii kadaryla Rmhrmznin el-Muaddilflnn ardndan hadis usulne dair kaleme alnan ikinci almadr. Hkim en-Nsbr, snnet ilimleri konusunda insanlarn bilgisizce konumasn ve bidatlara dalmasn nlemek amacyla telif etmeye karar verdiini syledii bu eserinde usl-i hads ile ilgili elli iki konuya temas ederek kendi dnemine kadar yazlan en geni usul kitabn ortaya koymutur. Hadis usul konularnn tam mnasyla ekillenmedii bir dnemde kaleme alnan eserde birtakm usul meselelerine yer vermeyen mellif bunlar el-Medal f ilmil-ad (Beyrut-Halep 1352/1932) ve el-Medal il marifeti-aayn gibi eserlerinde ele almtr. nceledii usul konularn senedleriyle birlikte zikreden mellif, bu almasnda gerekli dikkati gstermeden hadis yazmaya kalkan rencilere rehberlik etmeyi hedeflemitir (Marifet ulmil-ad, s. 1-2). Onun bu eserinde belli usul konularna yer vermemesi almasnn dzenli olmad eletirisine yol amtr (Kettn, s. 314). Marifet ulmil-adte her konu nev bal altnda aklanm ve sened, metin, ricl ilmi, hadis rivayet db gibi meseleler byk lde dzensiz bir ekilde sralanm, daha sonralar usul konular iinde yer almayan Hz. Peygamberin gazveleri, eitli itikad frka mensuplarnn deerlendirilmesi meseleleri de birer blm kabul edilmitir. Hadis usul konularn ulml-hads tabiriyle ifade eden ve bunu eserinin isminde kullanan ilk muhaddis muhtemelen Hkim enNsbrdir. almada balklar muhtevay yanstacak ekilde ayrntl olarak konulmu, hemen her meselede mellifin kanaati o blmn sonunda aklanmtr. Ancak tarifler, terimlerin yerleip yaygnlat ileriki dnemlerde olduu gibi btn ynleriyle ele alnmamtr. bn Haldn ve Thir el-Cezir gibi limler eserin deeri zerine nemli aklamalar yapmlardr (Hatb el-Badd, neredenin girii, s. 220). Bilhassa Thir el-Cezir Tevchn-naarnda, Marifet ulmil-adin henz ndir yazmalar arasnda bulunduu bir dnemde ondan uzun iktibaslar ve zetler yapm (I, 182-188), eitli aklamalarda bulunmu, hatta bunlar kitabna dahil ettii halde (I, 290-291) ok yerde kaynana iaret etmemitir. Seyyid Muazzam Hseyin Marifet ulmil-adin sekiz nshasn karlatrarak eseri yaymlam (Haydarbd 1935), daha sonra bu neir esas alnarak kitabn birok basks yaplmtr (Kahire 1368/1937; Beyrut 1965; Medine-Beyrut 1397/1977 ofset bask). Eser Marif-i ad adyla Urducaya evrilmitir (trc. Cafer ah Phulvr, Lahor 1970). Eb Nuaym el-sfahnnin el-Mstarec al kitbi Ulmil-ad lil-kim adl bir kitap kaleme ald belirtilmektedir. Abdullah b. Sleym b. Selme es-Sid Menhecl-kim en-Nsbr f kitbih Marifeti ulmil-ad ve tarcil-edil-merfa adyla bir yksek lisans tezi hazrlam (1408, Cmiat mmil-kur klliyyet-era), Muhammed b. brhim Lhaydn da

Tertb edi Marifeti ulmil-ad ismiyle eserdeki hadisler zerine bir alma yapm ve bunu Abdullah b. Zbeyr el-Humeydnin el-Msnedi zerine yapt almasnn sonunda yaymlamtr (Riyad 1408/1988).

BBLYOGRAFYA

Hkim en-Nsbr, Marifet ulmil-ad (nr. Seyyid Muazzam Hseyin), Haydarbd 1935 Medine-Beyrut 1397/1977; a.mlf., el-Medal il Kitbil-kll (nr. Fud Abdlmnim Ahmed), skenderiye 1403/1983; Hatb el-Badd, er-Rile f alebil-ad (nr. Nreddin Itr), Beyrut 1395/1975, neredenin girii, s. 220; Brockelmann, GAL Suppl., I, 276; Mahmd et-Tahhn, el-f el-ab el-Badd ve eeruh f ulmil-ad, Beyrut 1401/1981, s. 405-413; Muhammed Abdlazz el-Havl, Tru fnnil-adin-nebev, Beyrut 1406/1986, s. 25; Thir el-Cezir, Tevchn-naar (nr. Abdlfetth Eb Gudde), Beyrut 1416/1995, I, 13, 182-188, 290-291; Mcteba Uur, Hadis limleri Edebiyat, Ankara 1996, s. 134-135; Kettn, er-Risletl-mstetrafe (zbek), s. 314. brahim Hatibolu

MRF TEKKES
stanbul-Kartalda Rifiyyenin Mrifiyye kolunun sitnesi ve pr makam olan tekke. Kartal ilesi avuolu mahallesinde Ankara caddesi zerinde yer alan tekke, Rifiyyenin Mrifiyye kolunu tesis eden Seyyid Mehmed Mrif (. 1842) tarafndan kurulmutur. Tevhidhne binasnn mimari zellikleri tekkenin 1818 ylnda yaptrldna ilikin kaytlar desteklemektedir. 1785 dolaylarnda Msrdan stanbula gelerek tekkesini kurduu rivayet edilen Mehmed Mrifnin tarikat yaplarnn ounun tarihesinde grld zere balangta tarikat faaliyetlerini evinde yrtt, daha sonra ayn yere tam teekkll bir tekke ina ettirdii dnlebilir. Nitekim halifelerinden eyh Ali Kuzunun 1805ten nce Kasmpaada bir zviye tesis etmi olmas, Kartaldaki tarikat faaliyetinin sitnenin kuruluundan en az on yl nce baladn kantlamaktadr. Tevhidhne, trbe, harem, selmlk, dervi hcreleri, mutfak gibi birimlerden olutuu bilinen Mrif Tekkesinin binalar 1894 depreminde hasar grm, bu tarihten hemen sonra onarma geilmitir. Tekkelerin kapatlmasnn (1925) ardndan son eyhin ailesi tarafndan konut olarak kullanlmaya devam edilen harem dairesi dndaki blmler harap olmaya yz tutmu, 1940tan sonra tevhidhne ve trbe hari dier birimler ortadan kalkmtr. Bninin neslinden Mehmet Mrif Yalvatorunlar 1964 civarnda tevhidhne ve trbeyi tamir ettirmi, evre sakinlerinin yardmyla 1976da tekrar onarlan tevhidhne bu tarihten itibaren cami olarak kullanlmaya balanm, 1980de trbe tekrar onarm geirmi, tevhidhneye son cemaat yeri, minare ve adrvan eklenmitir. Eski stanbulun uzak banliylerinden Kartaln gney snrnda Kartal-Pendik yolu zerinde iskn alannn dnda tesis edilen ve yakn zamana kadar evresi bostanlarla kapl olan Mrif Tekkesi gnmzde olduka youn bir yerleme dokusuyla kuatlm bulunmaktadr. Tekkenin yerinde daha nce gziyn- Rmdan bu semte adn vermi olan Kartal Babann makamnn bulunduu rivayet edilir. Tevhidhne arsann batsnda Ankara caddesi zerinde yer almakta, bunun kuzeyinde trbeyle kk hazre bulunmakta, ortadan kalkm olan dier birimlerin ise konumlar tesbit edilememektedir. Ancak tevhidhnedeki kadnlar mahfiline ait bamsz giriin douya almasndan hareketle harem dairesinin bu ynde bulunduu sylenebilir. Dikdrtgen bir alan (10,30 8,80 m.) kaplayan tevhidhne iki katl olup duvarlar moloz ta ve tula ile rlm, zeri krma atyla kapatlmtr. Aslnda alaturka kiremitlerle kapl olmas gereken at halen inko levhalarla kapldr. Yap ardiye olarak kullanlan bir bodrumun zerine oturur. Tevhidhnenin plan, duvarlarn snrlad dikdrtgenin iine yerletirilmi 6,30 m. apnda bir daireden meydana gelmektedir. yinlere tahsis edilmi olan bu yuvarlak planl kesim, mihrap-cmle kaps ekseni zerine ve mihraba teet olarak yerletirilmitir. at altnda gizlenen badd sval kubbe iki kat yksekliindeki daire planl blm talandrr. Dikdrtgenle daire arasnda kalan ve yin alann ynden (bat, dou ve kuzey) kuatan iki katl mahfillerin snrnda eit aralklarla on ikier adet ahap dikme sralanr. Her iki katta da ikisi mihrap duvarna gmlm bulunan bu dikmeler daire kesitli olup Dor nizamnda balklarla donatlmtr. Zemin katta kuzey duvarnn ekseninde sepet kulpu biiminde bir kemere sahip olan giri, gney duvarnn ekseninde de yarm daire planl ve yuvarlak kemerli mihrap yer alr. Bu katta gney ve kuzey

duvarlarnda ikier, bat ve dou duvarlarnda er, st katta ise her duvarda ikier pencere alm, btn bu aklklar sepet kulpu biiminde kemerlerle geilmitir. Tevhidhne binasnda kullanlan kemer tipi, ayrca yuvarlak kemer ve Dor nizamnda balklar, II. Mahmud dneminde Osmanl mimarisini etkilemeye balayan Fransa kaynakl empire slbundan alnmtr. Yapda hibir sslemeye yer verilmemi olmas da ayn slbun etkisiyle aklanabilir. D grnmyle tek katl sradan bir konutu andran trbe kgir duvarl ve krma atl basit bir yapdr. Dikdrtgen planl (7,60 6,00 m.) esas trbe meknnn kuzeyinde, yine dikdrtgen planl (2,75 1,60 m.) bir giri blm bulunur. Sepet kulpu biiminde kemerleri olan sekiz adet pencereyle aydnlanan ve kk bir mihrapla donatlm bulunan trbede tekkenin drt postniini, ayrca ikinci postniin eyh Ali Sbit Efendinin ei Ense Hanm, kz erife Hdiye Hanm ve olu eyh Seyyid Ahmed-i Sayyd gmldr. Trbenin yanndaki kk hazrede tekkenin baz mensuplarna ait kabirler vardr. Tekkenin ortadan kalkm bulunan blmlerinin mimari zellikleri tesbit edilememitir. Ancak padiahlardan, tekkenin zengin mensuplarndan ve Evkaf Nezretinden gelen yardmlar sayesinde mutfan bir imaret gibi faaliyet gsterdii, eyh dairesi olarak anlan selmln byk ta merdivenli geni kaps zerinde sitne-i Mrifiyye yazl bir kitbenin bulunduu bilinmektedir. Mrif Tekkesinin mimari adan en ilgin yn tevhidhnedeki yin alannn yuvarlak planl olarak tasarlanmas ve on iki adet dikmeyle kuatlmasdr. On iki imam sembolize eden bu dzenleme on iki terkli Rif tc- erifinde grld gibi Bektalerin kulland hemen btn tarikat eyasnda, ayrca bu tarikatn stanbuldaki en nemli tesisi olan Merdivenky Tekkesinde meydan evinin tasarmnda da karmza kmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Hseyin Vassf, Sefne, V, 270; Necmi Tarkan, Kartalda Kurulmu Bir Tarikat: Marifiye, stanbul 1964; M. Baha Tanman, Maarif Tekkesi, DBst.A, V, 232-233; Ekrem In, Rfalik, a.e., VI, 328. M. Baha Tanman

MRKA
(bk. HRCLER).

MRYE
( ) Mriye bint emn el-Kbtiyye (. 16/637) Hz. Peygamberin criyesi. Babas Msrn Sad blgesinden ve Kbt denilen yerli halkndandr. Ancak onun aslen ranl veya Rum olabilecei de kaydedilmi (Hamdullah, II, 745), annesinin hristiyan bir Rum olduu belirtilmitir. Hz. Peygamber, hicretin 7. (628) ylnda komu lkelerin hkmdarlarn slmiyete davet etmeye balaynca Bizansn skenderiye valisi ve Msr mukavks olan Creyc b. Mnya da Htb b. Eb Beltea ile bir mektup gnderdi. Mektubu okuyup ona deer verdii, hatta benimsemesine ramen Bizans imparatorundan ekindii iin slmiyeti kabul etmedii ileri srlen Creyc b. Mn (Belzr, I, 449), Resl-i Ekreme yazd cevab mektupla birlikte criyelerinden Mriye ile kz kardei Srni, bir rivayete gre de bunlarla birlikte baka iki criyeyi (Taber, II, 128), Mriyenin amcasnn olu Mebr adl hadm aasn, ayrca 1000 miskal altn, kymetli elbiseler, kumalar, gzel kokular, bir merkep, bir katr (bk. DLDL) vb. hediyeler yollad. Htb b. Eb Belteann Medineye dnerken yanndakilere slmiyeti anlatt, Mriye ile Srnin mslman olduu, Mebrun ise daha sonra Resl-i Ekrem hayattayken slmiyeti kabul ettii veya Mriye ile Srnin Medinede Hz. Peygamberin teblii zerine slma girdii zikredilmektedir (bn Sad, I, 134; Zbeyr b. Bekkr, s. 56). Reslullah Mriyeyi kendine criye olarak ald, Srni de air Hassn b. Sbite hediye etti. Mriye bir mddet mm Sleym bint Milhnn (baz kaynaklara gre Hrise b. Numn) evinde misafir edildi, ardndan Medinenin Avl (liye) semtindeki Kuf blgesinde bulunan bir eve yerletirildi. Baz kt niyetli kimselerin (aya gre Hz. ienin, bk. eyh Mfd, s. 5) Mriye ile onun hizmetinde bulunan bir Kbt veya Msrdan birlikte geldikleri hadm kle hakknda dedikodu karmas zerine Reslullah bu iddiay aratrmak iin Hz. Aliyi grevlendirdi; Kbtnin de hadm olduu ortaya knca dedikodu kapand. Hz. Hatice dnda hibir hanmndan ocuu olmayan Resl-i Ekremin 8 ylnn Zilhicce aynda (Nisan 630) Mriyeden bir erkek ocuu dnyaya gelince (bk. BRHM) Mriye mmveled statsne geerek hrriyetine kavutu. Gzel bir hanm olduu belirtilen Mriyeye Resl-i Ekremin ilgi gstermesi bata Hz. ie olmak zere dier elerinin kskanmasna yol at. Bir defasnda Hafsa, evinde bulunmad srada Reslullahn orada Mriye ile beraber olduunu renince ok zlm, Hz. Peygamber de bu konuyu kapatmasn tembih ederek artk Mriyeyi kendine haram kldna dair yemin etmiti. Bunu Peygamber hanmlar iin bir mjde kabul eden Hafsa durumu Hz. ieye haber verince Resl-i Ekreme hitaben, elerini memnun etmek iin Allahn hell kldn kendisine haram klmasn doru bulmayan yetler (et-Tahrm 66/1-2) nzil olmutur (Eb Dvd, s. 201-202). Bu yetlerin, Hz. Peygamberin dier ei Zeyneb bint Cahn evinde bal erbeti imesini kskanan hanmlarna bal kendisine haram kldn sylemesi zerine

indii de kaydedilmi (Buhr, Tefsr, 66/1), bu arada her iki olayn da yetin nzl sebebi olabilecei belirtilmitir (bn Hacer, Fetul-br, VIII, 525). Mriye Medinede vefat etti, cenaze namaz Hz. mer tarafndan kldrldktan sonra Cennetlbakde defnedildi. Mriye dolaysyla Msrllar kendine hsm kabul eden Resl-i Ekrem, ileride Msr fethedildii zaman halkna iyi davranlmasn tavsiye etmi (Mslim, Feil-abe, 226, 227) ve bu tavsiyesi yerine getirilmitir.

BBLYOGRAFYA

Buhr, Tefsr, 66/1; Mslim, Feil-abe, 226, 227; Eb Dvd, el-Mersl (nr. uayb el-Arnat), Beyrut 1408/1988, s. 201-202; Drekutn, es-Snen, Kahire, ts. (Drl-mehsin), I, 144; IV, 41-42, 131, 132; Hkim, el-Mstedrek (At), IV, 41-43, 45; bn Sad, e-abat, I, 134-137; VIII, 212-216; Zbeyr b. Bekkr, el-Mnteab min kitbi Ezvcin-neb (nr. Sekne e-ihb), Beyrut 1403/1983, s. 55-62; Belzr, Ensb, I, 448-450; Taber, Tr, Beyrut 1407, II, 128, 141, 177, 214, 216; eyh Mfd, Risle avle aberi Mriye (nr. Mehd es-Sabh, el-Mesilniyye iinde), Beyrut 1414/1993; bn Hazm, el-Muall, IX, 18, 219; bn Abdlber, el-stb, IV, 410-413; Ykt, Muceml-bldn, I, 249; II, 276; V, 138; Nevev, eru Mslim, X, 76, 77; XVI, 97; bn Hacer, el-be (Bicv), VIII, 111-112; a.mlf., Fetul-br (Hatb), VIII, 525; Hamdullah, slm Peygamberi, I, 340-344, II, 745-746; M. Ali Mahlf el-Adev, Mriye el-byye, Kahire 1406/1986; F. Buhl, Mriye, A, VII, 340-341; a.mlf., Mriya, EI (ng.), VI, 575. Aynur Uraler

MARTINI, Raymundus
(1230 - 1284) spanyol arkiyats, Dominiken misyoner. spanyann kuzeydousundaki Subiratsta dodu ve Dominiken misyoner-rahibi olarak yetiti; bu arada iyi derecede Arapa ve brnce rendi. 1250 ylnda kendisine, grevlerini baaryla gerekletirip slma kar daha iyi mcadele edebilmeleri iin misyoner-rahiplere mslman dillerinin retilmesi gerektiine inanan tarikat liderleri tarafndan bu amala aratrma ve alma yapma grevi verildi. Bunun zerine o srada hristiyanlarla iyi ilikiler iinde olan ve topraklarnda faaliyet gstermelerine, konsolosluklar amalarna izin veren Hafslerin ynetimindeki Tunusa gitti ve burada misyonerler iin bir Arapa okulu at. 1264te yahudilerin elindeki mevcut kitaplar incelemek iin kurulan komisyona ye seildi. 1270te Fransa Kral IX. Louisnin Tunusa kar balatt VIII. Hal Seferinde kraliyet danman olarak grev ald. 1281de Barcelonadaki brnce okuluna retmen tayin edildi ve yl sonra bu ehirde ld. Arapa, brnce, Keldnce, Greke ve Latince bilen Martini, Tevrat ve dier yahudi kutsal kaynaklar ile Kuran zerine incelemeler yapt. a-i Bur ve a-i Mslime, slm dncesine, zellikle slm felsefesine ve kelma vkf olan Martini bn Sn, Gazzl, bn Rd ve Fahreddin er-Rz gibi lim ve filozoflarn eserlerini incelemi, onlardan etkilenmi ve baz grlerini temellendirmede bu eserlerden faydalanmtr. Eserleri. 1. Pugio Fidei adversus Mauros et Judaeus. 1278 ylnda Latince ve brnce olarak kaleme alnan eser hristiyan akaidinin savunmasdr ve Dominiken tarikat yeleri iin bir el kitab mahiyetinde hazrlanmtr. zellikle yahudilerin Hz. snn meshliine ve tesls inancna ynelttikleri eletirilere kar bir savunma olan almada Ahd-i Atk bata olmak zere Mina ve Midra gibi yahudi kaynaklarndan pasajlar aktarlarak hristiyan grleri temellendirilmeye allmtr. Bunlarn dnda slm kaynaklarna da bavurulmu ve Meryemin peygamber karakterine delil olmas iin baz yetlere dayanld gibi Meryemden ve Hz. sdan bahseden hadislere de yer verilmitir. Baz blmlerde ise Allahlem ilikisi, hiret ve nefsin lmszl gibi metafizik konularna temas edilerek bu erevede bn Snnn el-rt vet-tenbht, Gazzlnin el-Mn mine-alli, Tehftl-felsifesi, Miktl-envr ve Mznlameli, bn Rdn Tehft Tehftil-felsifesi ve Fahreddin er-Rznin el-Mebilmeriyyesinden temel referans kitaplar olarak faydalanlmtr. Eser ilk defa Joseph de Voisinin mukaddimesi ve notlaryla birlikte neredilmi (Paris 1651), daha sonra J. B. Carpzov tarafndan ilvelerle birlikte tekrar baslmtr (Leipzig 1687). 2. Explanatio symboli apostolorum ad edita fidelium institutionem. Resullerin grevleri hakknda olan eseri James March yaymlamtr (Barcelona 1908). 3. Sretn mura lil-urn. Adndan, Kurandaki bir srenin benzerinin ortaya konulmasna alld anlalan eser gnmze ulamamtr (Abdurrahman Bedev, s. 214215). 4. Capistrum Judaeorum. Yahudilikle ilgili olup zamanmza intikal etmemitir. Bunlarn dnda Martiniye baz kitaplar atfedilmekteyse de bunlarn ona aidiyeti phelidir (New Catholic Encyclopedia, XII, 104).

BBLYOGRAFYA

J. W. Fck, Die Arabischen Studien in Europa, Leipzig 1955, s. 15-16; Necb el-Akk, elMsterin, Kahire 1964, I, 131; Abdurrahman Bedev, Mevsatl-msterin, Beyrut 1984, s. 213-215; Slim el-Hc, e-hiretl-istiryye ve eeruh aled-dirstil-slmiyye, Malta 1991, s. 52; P. F. Mulhern, Raymond Martini, New Catholic Encyclopedia, Washington 1981, XII, 104; A. Duval, Raymond Martin, Catholicisme, XII, 527-528. mer Mahir Alper

MARTOLOS
Osmanl asker tekiltnda eitli hizmetler gren zel bir snf. Baz kaynaklarda martoloz, martiloz vb. ekillerde yazlan kelime, Bizans mparatorluunda bir milis kuvvetinin ad olan armatolos veya amartolosa balanr. Osmanl asker gruplar iine ilk defa ne zaman girdii bilinmemekle birlikte bunun olduka erken bir tarihte gereklemi bulunduu kabul edilir ve kesin hatlaryla II. Murad zamannda 1421-1438 yllar arasnda ortaya kt belirtilir. Baz Osmanl kroniklerinde Osman Gazinin negl tekfuruna kar giritii harekt srasnda ve olu Orhan Beyin Konur Kalesini fethederken martoloslardan haberci veya casus olarak yararlandklar nakledilir (kpaazde, s. 5, 50). Ayn ekilde II. Kosova Sava (852/1448) ncesinde II. Muradn da casus olarak martolos kulland (Ner, II, 659), olu Ftih Sultan Mehmed devrinde aknc kumandanlar Mihalolu Ali ve skender beylerin Macaristana ynelik aknlar srasnda hristiyan kyafetinde mslman martoloslar istihdam ettikleri bilinmektedir. XV. yzyln ikinci yarsndan itibaren martoloslar Anadoluda zellikle Ftihin Karaman ve Akkoyunlu seferlerinde, Trabzonda ise derbenti olarak kullanlmtr. Genellikle ganimet ve macera peinde koan hristiyanlardan toplanan ve XV. yzylda sadece serhat blgelerinde grev yapan martoloslar, Kann Sultan Sleyman devrinden itibaren i blgelerde muhafz ve derbentilik greviyle de istihdam edilmitir. Ordu hizmetindeki martolos tekilt bat snr blgelerinde gelime gstererek XV. yzyln ikinci yarsnda ve XVI. yzyln balarnda bilhassa Kuzeybat Bulgaristan, Kuzey Srbistan, Bosna, Dalmaya ve Peleponese kadar uzanan blgelerde glendi. Bunun balca sebebi, Kuzey Srbistann Macaristana en yakn blge oluu ve burann savunulmasnda martoloslara byk ihtiya duyulmasdr. Ayrca bata Belgrad ve Semendire olmak zere blgedeki nemli ehirlerin kendilerine mahsus martolos birlikleriyle Tuna gemilerinde hizmet veren martoloslar da vard (BA, MD, nr. 5, s. 621, hk. 1728). Snr boylarndaki martoloslar blgenin gvenliini salamakla da ykml idiler. Zaman zaman yama harekt yaparak keif ve haber alma grevini ifa etmeleri bakmndan Aknclar hatrlatrlar. Venedik, Macaristan ve Avusturyaya ynelik seferlere katldklar gibi Sava ve Tunann kuzeyine de kaydrldlar. Macaristann ve Erdelin fethinden sonra bu blgelerin hemen her yerinde bulundular; zellikle Avusturya snrndaki ehirlerde glendirildiler. Gney Slav taraflarnda Ulahlarn (Vlach) bu grevi stlendii grlmektedir (Vasic, TD, sy. 31 [1977], s. 50-51). ok defa denetim altna alnamayan martoloslarn zamanla kontrol mesele olmu, hatta bu husus 1568 Osmanl-Avusturya antlamasnda hkme balanmtr. Ancak XVI. yzyln ikinci yarsndan itibaren ekyaln artmas sebebiyle i gvenliin kuvvetlendirilmesi iin martoloslar da grevlendirilmeye baland. Bir nevi jandarmalk yapan i gvenlik mensuplarnn yksek rtbeli mirlerine serdar, babu gibi unvanlar verilirdi. Martoloslarn asker gc XVI. yzyl ortalarnda zirveye ulat, ardndan giderek azald. 15921593ten itibaren hz kazanan Osmanl-Avusturya savalar dneminde bir blm Osmanl hizmetinden kt ve eitli ayaklanmalara katld, bazlar da Avusturya tarafna geti. Bylece saylar azalan martoloslar daha sonra tekrar canlandrlmaya alldysa da XVII. yzyln ikinci yarsnda Osmanl asker yapsnn zayflamasna paralel olarak nemini kaybetti. Evliya elebi, bu

asr ortalarnda hangi kalede ne kadar martolos bulunduu hakknda rakamlar verir. Hepsi ulfeli olan ordu hizmetindeki martoloslarn maalar bulunduklar yerin vergisinden denirse de martolosbann denetiminde bazan martolos akas adyla halktan para toplama yoluna da gidilirdi. Baz martoloslar ve aileleri cizye ve r dndaki avrz tr vergilerden muaf tutulurdu. Ancak bu uygulama zamana ve yere gre farkl olur, bazan cizyeden de muaf olabilirlerdi. Srbistan martoloslarnn ou miras braklabilen batinalara sahipti. htiya halinde hristiyan ve mslman halktan martolos yazm yaplabilirdi. Srekli tehlike altndaki yerlerin martoloslar ulfeli deil muaf statsndeydi. Kendilerine mahsus kyafetleri ve sancaklar olan martoloslar blkler halinde ve genellikle yaya olarak hizmet ederler, Adriyatik ve Tuna donanmalarna gerekli mhimmat salarlard. Kaynaklarda cemat-i martolosn eklinde geen birliklerin kumandanlar sermartolosn, aa-i martolosn, yzba, odaba, kethd, alemdar ve kul avuu idi. Martolos blkbal XVII. yzylda ortaya kmtr. XVII. yzylda sefer martoloslar ortadan kalkarken i hizmet martoloslar etkili bir organizasyona kavuturuldu. Yerleim birimlerindeki martolos tekilt mahall makamlarn giriimiyle kurulur, merkez otoritenin onayndan sonra resmiyet kazanrd. Grev alacak olanlar bulunduklar yerin imtiyazl ve gvenilir kiilerinden seilir, seim beylerbeyi veya merkez idarece tasdik edildikten sonra kesinleirdi. gvenlikte hizmet eden martoloslar, grevlerini martolosbann ilgili kadlk makamyla olan szlemesine gre yaparlard; belli sre bittiinde grevleri yenilenebilirdi. hizmet martoloslar gvenlik grevleri dnda kendi yrelerinde mr mal tahsili, topran devaml meskn olmas, ilenmesi, maden muhafzl (BA, MD, nr. 90, s. 263, hk. 329) ve gebelerin isknyla ilgilenirdi. Tahrir yaplmas ve vergi toplanmas gibi ilerde de devlet grevlilerine yardmc olurlard. Balkanlarda daha ziyade mlk ve adl mercilerin gvenlik grevlileri olarak hizmet verir, kurulu dzenin devam iin gayret gsterirlerdi; gerektiinde sefere de gnderilirlerdi. Martolosluk hizmeti Osmanl Avrupasnn hemen her yerine yaylm olduundan tekilt iinde birok etnik ve din unsur bulunmaktayd. Ancak zellikle Ortodoks hristiyanlar arlktayd. Yahudiler pek ndir olarak yer almakta, Trkler ve mslmanlar ise bilhassa Arnavutluk ve Bosnadaki tekiltta grev yapmaktayd. XVII. yzyl sonlarndan itibaren Osmanl Avrupasnda artan olumsuzluklar martoloslar da etkilemeye balad. Merkez idarenin slah giriimi martoloslarn kar koymas yznden sonu vermeyince bu defa sadece mslmanlarn martolos yaplmasna alld, fakat baarl olunamad. Martoloslar XVII. yzylda derbend tekiltna balanarak devlete para vermeye baladlar. Bylece derbendlerde grevli askerlerin cretlerini karladlarsa da zamanla mahall gvenlik sistemi halkn karlkl ferd garantisine ve ortak sorumluluuna devredildi. 1715 ylna ait bir kaytta martolosbadan Venedik esiri gelmesi zerine kendisinin 1100 kuru bahile taltif edildiinin belirtilmesi (Rid, IV, 72) tekiltn baz yerlerde hl faaliyette olduunu gsterir. Ancak 1133te (1721) Rumeli Beylerbeyi Osman Paa martoloslar dzene sokmakla grevlendirilmi, bunun mmkn olmamas zerine martolos tekilt lavedilmitir. Bunlarn yerine mslman reydan muhafazac ve beki adlaryla yeni bir zmre tekiline allm, fakat bundan da sonu kmaynca martoloslar baz blgelerde kk gruplar halinde XIX. yzyl ortalarna kadar faaliyetlerini srdrmlerdir.

BBLYOGRAFYA

BA, MD, nr. 3, s. 185, hk. 511; s. 282, hk. 822; s. 330, hk. 960; s. 432, hk. 1293; s. 538, hk. 1585; nr. 5, s. 564, hk. 1556; s. 621, hk. 1728; s. 674, hk. 1893; nr. 6, s. 104, hk. 216; s. 182, hk. 393; nr. 7, s. 40, hk. 113-114; s. 42, hk. 121; s. 59-60, hk. 114; s. 62, hk. 170; s. 70, hk. 192; s. 321, hk. 923; s. 335, hk. 963; s. 375-377, hk. 1080-1082; s. 394, hk. 1128; s. 398, hk. 1143; s. 613, hk. 1722; s. 825, hk. 2260; s. 944, hk. 2597; nr. 12, s. 124, hk. 294; s. 191, hk. 404; s. 232, hk. 484; s. 316, hk. 626; s. 331, hk. 677; s. 566, hk. 1079; nr. 82, s. 93, hk. 183, 185; nr. 90, s. 263, hk. 329; s. 300, hk. 367; s. 394, hk. 477; kpaazde, Trih, s. 5, 50, 134; Tursun Bey, Trh-i Ebl-Feth (nr. Mertol Tulum), stanbul 1977, s. 96, 98-99, 137; Ner, Cihannm (Unat), II, 635, 659; bn Keml, Tevrh-i l-i Osmn, VII, 258; Selnik, Trih (pirli), II, 737; Cafer yn, Tevrh-i Cedd-i Vilyet-i ngrs (nr. Mehmet Kiriiolu), stanbul 2001, s. 70; Evliya elebi, Seyahatnme, V, 389, 399, 402, 406; VI, 255, 261, 527; VII, 46, 163, 171, 186, 370, 392, 445; VIII, 146, 189, 193, 381, 736, 755; Nam, Trih, I, 90; Anonim Osmanl Tarihi: 1099-1116/1688-1704 (nr. Abdlkadir zcan), Ankara 2000, s. 58, 59; Rid, Trih, IV, 72; Hammer, HEO, VII, 297; Barkan, Kanunlar, s. 302, 317; M. Vasic, Martolosi u Jugoslaviskim Zemljama Pod Turskom Vladavinom, Sarajevo 1967; a.mlf., The Martoloses in Macedonia, La Macdonia et les macdoniens dans le pass, Skopje 1970, s. 103117; a.mlf., Osmanl mparatorluunda Martoloslar (trc. Kemal Beydilli), TD, sy. 31 (1977), s. 4764; Halil nalck, Fatih Devri zerinde Tetkikler ve Vesikalar I, Ankara 1987, s. 57, 155, 168, 178181; Cengiz Orhonlu, Osmanl mparatorluunda Derbend Tekilat, stanbul 1990, s. 17, 37, 65, 76, 85-96, 97, 98, 100, 126, 134-138, 141; Ahmet Akgndz, Osmanl Kanunnmeleri ve Hukuk Tahlilleri, stanbul 1990-94, I, 529; III, 412; V, 273, 281, 289, 300, 351, 354-355, 374; VI, 359, 423; VII, 491; D. J. Popovi, O martolosima u turskoj vojsci, Prilozi za knjizevnost, jezik, istorija i folklor, VIII, Beograd 1928, s. 214-229; R. Anhegger, Martoloslar Hakknda, TM, VII-VIII/1 (1942), s. 282-320; a.mlf., Mulnin Hnkrnmesi, TD, I/1 (1949), s. 156; a.mlf., Martolos, A, VII, 341-344; Bilge Keser, Osmanl Devletinde Martolos Tekilat, Atatrk niversitesi Trkiyat Aratrmalar Enstits Dergisi, sy. 12, Erzurum 1999, s. 267-275; E. Rossi - [W. J. Griswold], Martolos, EI (Fr.), VI, 598; Abdlkadir zcan, Casus, DA, VII, 167. Abdlkadir zcan

MARF
(bk. EMR bil-MARF NEHY anil-MNKER).

MARF
() Sahih hadis anlamnda terim. Szlkte bilmek mnasna gelen irfn kknden tretilen marf kelimesi bilinen, mlm olan nesne anlamndadr. Hadis terimi olarak gvenilir rvinin zayf rviye muhalefet edip rivayet ettii hadis demektir. Dier bir ifadeyle zayf hadis trlerinden mnkerin karsnda yer alan sahih bir hadis eididir. Terimin ilk defa III. (IX.) yzylda kart olan mnkerden sonra ortaya kt anlalmaktadr. II. (VIII.) yzylda, baz zayf rvilerin gvenilir rvilere muhalif olarak hadis rivayet ettikleri ve sika da olsa bir ksm rvilerin muhaddisler arasnda yaygn ekilde bilinmeyen rivayetler naklettikleri grlnce bata Yahy b. Sad el-Kattn olmak zere mnekkit hadisiler bu rvileri cerh iin mnkerl-hads, bu tr rivayetler iin de mnker hadis tabirini kullanmaya balamlar, daha sonra zayf rvilerle rivayetlerinin karsnda yer alan sahih hadise marf adn vermilerdir. III. (IX.) yzylda muhaddisler makbul hadisi sahih ve hasen terimleriyle ifade etmekle beraber bunlarn yerine bazan ceyyid, mstakm, sbit, nebl ve slih gibi kelimelerle birlikte marf terimine de yer vermilerdir. Hadis usul kaynaklarnda bu terim iin bn Eb Htim tarafndan nakledilen bir rivayet rnek olarak gsterilmi ve kart olan mnkerle birbirini aklayacak ekilde bir cmle ierisinde kullanlmtr. bn Eb Htimin Hubeyyib b. Habb - Eb shak - Ayzr b. Hureys - bn Abbas tarikiyle Hz. Peygamberden tahri ettii, Kim namaz klar, zekt verir, hacc eder, oru tutar ve misafirini arlarsa cennete girer melindeki hadisi Eb Htim er-Rz deerlendirirken onun mnker olduunu sylemi, sika olan baka rvilerin bunu Eb shaktan bn Abbasn sz olarak (mevkuf) rivayet ettiklerini belirtmi ve, Marf olan da budur demitir (bn Hacer, Nzhetnnaar, s. 69-70). Zayf bir rvi olan Hubeyyib, hadisi Resl-i Ekremin sz (merf) diye naklederken gvenilir rviler olan Eb shak ve bakalar bunu bn Abbasn sz olarak rivayet etmiler, bylece zayf olan Hubeyyibin rivayeti mnker, sika olan Eb shakn rivayeti marf adn almtr (Tecrid Tercemesi, Mukaddime, I, 125-126). III (IX) ve IV. (X.) yzyllarda sahih ve hasen terimlerinin hadis literatrne iyice yerlemesi zerine marf vb. terimler ihmal edilmi, marf kelimesi daha ok mnker hadis bahsinde ele alnmtr. Nitekim ilk hadis usulclerinden Rmhrmz, Hkim en-Nsbr ve Hatb el-Badd bu terime yer vermedikleri gibi daha sonra gelen ve hadis terimlerini en geni ekilde ele alan bns-Salh, Nevev ve bn Kesr gibi usulcler de marf hadise hi temas etmeyip kart olan mnkeri belirtmekle yetinmilerdir. Bu tutumu doru bulmayan Syt eserlerinde marfa yer vermedikleri iin bns-Salh ve Nevevyi eletirmitir (Tedrbr-rv, I, 241). Marf hadisi en geni ekilde bn Hacer el-Askaln tarif ederek sika rvinin rivayetine zayf bir rvi muhalefet ettiinde sikann rivayetine marf, dierine mnker denileceini sylemi (Nzhetn-naar, s. 69), onun tarifi daha sonraki hadis usulcleri tarafndan da benimsenmitir. Baz muhaddisler marfu mehuln karl olarak kullanm ve bu terimle hadis ilminde hret kazanp rivayeti birden fazla rvi yoluyla nakledilen kimseyi kastetmilerdir. Marf hadis, deer itibariyle

sahih ve hasen hadisle ayn konumda bulunduundan din konularda delil olarak kabul edilmi, kart olan mnker ise zayf saylp reddedilmitir.

BBLYOGRAFYA

Mslim, Muaddime, 1/7; bns-Salh, Ulml-ad, s. 80-82; Nevev, rd ullbilai (nr. Nreddin Itr), Beyrut 1411/1991, s. 96; Irk, Fetul-mu, s. 87-89; bn Hacer, Tehbt-Tehb, VIII, 388; a.mlf., Nzhetn-naar f tavi Nubetil-fiker (nr. Nreddin Itr), Dmak 1413/1992, s. 69-70; Syt, Tedrbr-rv (nr. Abdlvehhb Abdllatf), Beyrut 1399/1979, I, 177-178, 241; Thir el-Cezir, Tevchn-naar, Beyrut, ts. (Drl-marife), s. 220223; Tecrid Tercemesi, Mukaddime, I, 125-126, 249; Abdullah Sirceddin, eru ManmetilBeyniyye, Halep 1398, s. 165-166; Talt Koyiit, Hadis Istlahlar, Ankara 1980, s. 211; Subh es-Slih, Hads limleri ve Hads Istlahlar (trc. M. Yaar Kandemir), Ankara 1981, s. 171-173; Ahmed mer Him, avid ulil-ad, Beyrut 1404/1984, s. 116; Mahmd et-Tahhn, Teysru mualail-ad, Riyad 1407/1987, s. 98; Abdullah Aydnl, Hadis Istlahlar Szl, stanbul 1987, s. 93-94; Mcteba Uur, Ansiklopedik Hadis Terimleri Szl, Ankara 1992, s. 210. Mehmet Efendiolu

MARF-i KERH
() Ebl-Mahfz Marf b. Frzn el-Kerh (. 200/815-16 [?]) Irakl zhid ve sf. Badatn Kerh mahallesinde dodu (Hatb, XIII, 199). Smerr yaknndaki Kerh-i Bcedd veya ehrizor civarndaki Kerh-i Cddndan olduu da kaydedilmektedir (Ykt, IV, 255). Hristiyan veya bir rivayete gre Vstl Sbi bir ailenin olu olan Marfun ocukluunda ailesi tarafndan hristiyan bir hocaya teslim edildii, tesls inancna kar kt iin hocas kendisini dvnce ailesini terkedip kat, yllar sren bu ayrl srasnda sekizinci imam Ali er-Rz ile karlat, onun vastasyla mslman olduu, eve dndnde evlt hasretiyle yanan anne ve babasnn da ona uyup mslman olduklar btn kaynaklarda belirtilmektedir. Baz kaynaklarda babasnn adnn Ali olarak gemesi (Slem, s. 84) onun slmiyeti kabul ettikten sonra bu ad alm olabileceini akla getirmektedir. Marfun zhd hayatna ynelmesi, Dvd et-Tnin mridi Ebl-Abbas bnsSemmk vastasyla olmutur. Kfede vaazn dinledii bns-Semmkn Allahtan yz eviren kimseden Allahn da yz evireceini, Allaha btn kalbiyle ynelen kimseye Onun rahmetiyle yneleceini ve btn mahlkat ona ynelteceini ifade eden szlerinden ok etkilendiini, Allaha ynelip efendisi mam Ali er-Rznn hizmeti dnda btn meguliyetini ve maln terkettiini sylemesi Marf-i Kerhnin Ali er-Rz ile mnasebetinin srekli olduunu gstermektedir. Nitekim Ali er-Rznn kapcs olduu, i bir grup onu ziyaret ederken meydana gelen izdiham srasnda kemiklerinin krlp bir sre sonra ld kaydedilmektedir (a.g.e., s. 84). Zeheb, muhtemelen Ali er-Rznn kapcsnn adnn da Marf olduunu syleyerek bu rivayeti doru kabul etmez (Almn-nbel, IX, 343). Onun mam Ali er-Rznn kapcs olduuna dair Snn kaynaklarnda da yer alan bu bilgi i evrelerinde genel kabul grmekle birlikte baz i mellifleri tarafndan eski i tabakat kitaplarnda Marfun adnn gememesi sebebiyle pheyle karlanmtr. Bir ksm eserlerde Marfun mam Cafer es-Sdkn yaknlarndan olduu kaydedilmekteyse de bu rivayet onun Marf-i Mekk adl biriyle kartrlmasndan kaynaklanmaktadr (Masm Ali ah, II, 289). Kendisinden naklettii bir sznden (Feridddin Attr, s. 294) Marfun Dvd et-T ile de grt anlalmaktadr. Nitekim bu sz kaydeden Attrdan nceki kaynaklarda da onun Dvd et-T ile grt belirtilmektedir. bn Teymiyye, Marf-i Kerhnin Kerh dna kmadn ileri srerek Ali er-Rz vastasyla mslman olup ondan hrka giydiine ve Dvd et-Tnin sohbetlerine katldna dair bilgilerin doru olmadn sylemi (Minhcs-snne, VIII, 44), Eb Nuaym el-sfahn ve Ebl-Ferec bnl-Cevz gibi melliflerin bu tr bilgilere yer vermemi olmasn da dayanaklar arasnda zikretmitir. Ancak bnl-Cevz, Menb Marf el-Ker ve abruh adl eserinde onun Ali erRz vastasyla mslman olduunu kaydetmekte ve Dvd et-Tnin sohbetlerine katldn da Muhammed b. Hseyin es-Slemden naklen zikretmektedir (s. 51, 57). te yandan Marfun Kerh dna kt kaynaklarda belirtilmektedir. Zeheb de Slemnin bu kaydnn doru olmadn

belirterek bn Teymiyye ile ayn kanaati paylamtr (Almn-nbel, IX, 339). Onun Dvd etT ile grmediini ileri sren i mellifleri de vardr (Abdlhseyin Zerrnkb , s. 114). Marf-i Kerhnin 200 (815-16) veya 201 (816-17) ylnda Badatta vefat ettii belirtilmekle birlikte 204 (819-20) tarihini verenler de vardr. Zviyesinin bulunduu yere defnedilen Marf-i Kerhnin kabrinin evresinde kendi adyla anlan bir kabristan olumu ve mezarnn zerine bir cami ina edilmitir. Marf-i Kerhnin mnev tasarrufunun lmnden sonra devam ettiine inanldndan ksa bir sre iinde kabri ziyaretgh haline gelmitir. lk kaynaklardan itibaren nakledilen, Marfun kabri tecrbe edilmi bir iltr sz (Slem, s. 85; bnl-Cevz, Menb Marf el-Ker, s. 200) yaygndr. Tasavvufta vel kabirlerini ziyaret edip ifa bulma gelenei muhtemelen Marfun kabrinin grd bu ilgiden sonra balamtr. XVII. yzylda Badat ziyaret eden Evliya elebi trbe etrafnda oluan kltrden bahsetmektedir. Tasavvuf tarihinin en byk ahsiyetlerinden olan Marf-i Kerhnin nemi daha ok Kdiriyye, Halvetiyye, Nakibendiyye, Rifiyye, Deskyye, Mevleviyye, Safeviyye, Nimetullhiyye, Nurbahiyye, Bektaiyye gibi Snn ve i birok tarikatn silsilesinin kendisiyle devam etmesinden kaynaklanmaktadr. Bu silsilelerin ilki Ali er-Rz, Ms el-Kzm, Cafer es-Sdk, Muhammed elBkr, Ali Zeynelbidn ve Hseyin b. Ali vastasyla Hz. Aliye ular. On iki imamdan yedisinin yer ald silsiletz-zeheb denilen bu silsileyi sadece Nakibendler (Muhammed Prs, s. 28), Cafer es-Sdktan sonra Ksm b. Muhammed b. Eb Bekir ve Selmn- Fris vastasyla Hz. Eb Bekire de ulatrrlar. Dier silsile Dvd et-T, Habb el-Acem ve Hasan- Basr vastasyla yine Hz. Aliye varr. nc bir silsile de Ferkad es-Sebah, Hasan- Basr, Enes b. Mlik vastasyla Hz. Aliye ular (bnn-Nedm, s. 260). Marf-i Kerhnin talebelerinden en nde geleni, birok silsilenin kendisiyle devam ettii Cneyd-i Baddnin eyhi Ser es-Sakatdir. Ayrca Marftan sonra mridleri ehbeddin Ahmed Tebrz, srfil el-Marib, Eb Hamza Muhammed el-Badd ile de farkl silsileler olumutur. Ahmed b. Hanbel bata olmak zere Yahy b. Man, Bir el-Hf gibi dnemin nemli simalarnn Marf-i Kerhyi ziyaret edip kendisiyle baz konular istiare ettikleri, Marfun ilimde yetersiz olduunu syleyen birine Ahmed b. Hanbelin, limle elde edilmek istenen ey Marfun ulat mertebedir cevabn verdii, onun duas makbul saylan abdal zmresinden olduunu syledii kaydedilmektedir. Sfyn b. Uyeyne ve Abdlvehhb el-Verrkn da Marfun bykl ve kermetleriyle ilgili szleri vardr. Gazzl y ulmid-dnde Marfun eitli szlerini nakletmi, Mevln Celleddn-i Rm Menevde (II, 71) onun byklnn mam Ali er-Rz gibi bir zata hizmet etmesinden kaynaklandna iaret ederek, Marf, Hz. Peygamberin haremine beki oldu da ak halifesi kesildi, nefesleri Tanr nefesi oldu demitir. Marf-i Kerh zhidliiyle tannm, duas kabul edildiine inanld iin daha salnda zviyesi herkesin rabet ettii bir yer haline gelmitir. Mridi Ser es-Sakatye, Allahtan bir ey dilersen Marfun hrmetine diyerek iste eklindeki nasihati, tasavvuf tarihinde eyhlerden istimdad ve tevessl geleneini balatan ilk rnek olmas bakmndan nemlidir. Onun Ali er-Rzdan huruf ilmini rendii nakledilir. Slem ve Hcvir,

Marfu ftvvet ehli sfler arasnda saymtr. Ftvvet ehlinin almetlerini vefal olmak, karlk beklemeden vmek ve istenmeden vermek eklinde ifade eden Marf-i Kerh tasavvufu, Hakikatleri elde etmek ve halkn elindekilerden midi kesmektir eklinde tarif etmitir. Ayrca onun ilh aktan ilk sz edenlerden olduu nakledilir. Akn ancak Allahn lutfu olduunu, kazanlan bir ey olmadn sylemesi tasavvuf dncesi zerinde ciddi etki yapmtr. Marf-i Kerh hadis rivayetinde de bulunmutur. Bekir b. Huneys, Reb b. Sabh, Abdullah b. Ms ve bns-Semmktan hadis alm, kendisinden Halef b. Him, Ser es-Sakat, Zekeriyy b. Yahy el-Mervez, Yahy b. Eb Tlib rivayette bulunmutur. bnl-Cevz onun rivayet ettii yedi hadisin tahrcini yapmtr. bnl-Cevz, Menb Marf el-Ker ve abruh adyla yirmi yedi blmden oluan bir eser kaleme almtr. Tasavvufa ve sflere birok eletiri ynelten bnl-Cevznin Marfun faziletlerini anlatan byle bir eser yazmas, onun grlerini srdren bn Teymiyyenin Marf-i Kerhyi eletirmemesine sebep olmutur. Muhtemelen her ikisini de etkileyen Ahmed b. Hanbelin onun hakkndaki olumlu tavrdr. Marf-i Kerhnin eser telif ettiine dair kaynaklarda bilgi bulunmamaktadr. Ona nisbet edilen Ft-i Erban isimli risle brhim Edhem Girid tarafndan tercme edilip neredilmitir (stanbul 1312). Krk blmden oluan rislede ilh ak konusu ele alnmaktadr.

BBLYOGRAFYA

bnn-Nedm, el-Fihrist, Kahire 1348, s. 260; Eb Tlib el-Mekk, tl-ulb, Kahire 1310, I, 9; Slem, abat, s. 83-90; Eb Nuaym, ilye, VIII, 360-368; Hatb, Tru Badd, XIII, 199-209; Kueyr, Risle (Uluda), bk. ndeks; Hcvr, Kefl-mahcb (Uluda), s. 212-213, 216; Eb Yal, abatl-anbile (nr. M. Hmid el-Fk), Kahire 1371/1952, I, 382-389; bnl-Cevz, fat-afve, II, 318-324; a.mlf., Menb Marf el-Ker ve abruh (nr. Abdullah M. elCbr), Beyrut 1985; ayrca bk. neredenin girii, s. 9-28; Ferdddin Attr, Tezkiretl-evliya (trc. Sleyman Uluda), Bursa 1984, s. 294, 349-354; Ykt, Muceml-bldn, IV, 255; Mevln, Mesnev, II, 71; bn Hallikn, Vefeyt, V, 231-233; Takyyddin bn Teymiyye, Minhcs-snne (nr. M. Red Slim), Riyad 1406/1986, IV, 61-62; VIII, 44; Zeheb, el-ber, I, 262; a.mlf., Almn-nbel, IX, 339-345; Yfi, Mirtl-cenn (Cbr), I, 463-465; bnl-Mlakkn, abatl-evliy (nr. Nreddin erbe), Kahire 1406/1986, s. 280-285; Muhammed Prs, Risle-i Kudsiyye (trc. Necdet Tosun), stanbul 1998, s. 28; bn Tarberd, en-Ncmz-zhire, II, 166-167; Cm, Nefeht, s. 38-39; arn, e-abat, I, 61-62; Mnv, el-Kevkib (nr. Abdlhamd Slih Hamdn), Kahire, ts. (el-Mektebetl-Ezheriyye), I, 488-491; Cemleddin elHulv, Lemezt- Hulviyye, Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 281, vr. 90b-94b; bnl-md, eert, I, 360; Evliya elebi, Seyahatnme, V, 4; Ahmed Rifat, Mirtl-maksd, stanbul 1293, s. 28-29; Mehmed kr, Silsilenme, Hac Selimaa Ktp., Hdy Kitaplar, nr. 1098, s. 7, 15, 17, 23, 29, 39, 56-57, 59; Masm Ali ah, ari, II, 287-293, 299; Kmil Mustafa e-eyb, e-la beynet-taavvuf vet-teeyyu, Beyrut 1982, s. 386-390, 458, 467; Muhammed Cell eref, Dirst

fit-taavvufil-slm, Beyrut 1984, s. 115-131; Abdlhseyin Zerrnkb, Dnble-i Cstc der Taavvuf-i rn, Tahran 1369 h., s. 113-114; Mustafa Kara, Maruf Kerh ve Tasavvuf-ia likisi zerine, Hareket, sy. 16-17, stanbul 1980, s. 3-14; Tahsin Yazc, Mrf Kerh, A, VII, 344-345; R. A. Nicholson - [R. W. J. Austin], Marf al-Kar, EI (ng.), VI, 613-614. Reat ngren

MARF-i KERH KLLYES


Badatta Marf-i Kerhnin kabri etrafnda ekillenen klliye. Badatta ayn adla anlan mahallede Eski Halife Mezarl iinde bulunmaktadr. Marf-i Kerh 200 (815-16) ylnda lnce bugnk trbesinin bulunduu yere gmlm, daha sonra uzun bir zaman iinde etrafnda klliye gelimitir. Kaynaklarda IX. yzylda ok sayda ziyaretisi olduu belirtilen trbenin ne zaman yapld kesin olarak bilinmemektedir. 459da (1067) tamir edildii, 612de (1215) Halife Nsr-Lidnillh tarafndan yenilenip yanna bir cami eklendii kaydedilir. 1086da (1675) Osmanllarn Badat valisi Abdurrahman Paa, 1101de (1690) mer Paa, 1310da (1892-93) Hasan Paa ve 1312de (1894) II. Abdlhamid tarafndan tamir ettirilmi ve birtakm ilveler yaplmtr. 1954te klliyenin zviye, han ve misafirhane blmleri yklarak yerleri mezarlk haline getirilmitir. Klliye, 1967 ve 1974 yllarnda Irak Vakflar Bakanlnca yaplan restorasyon srasnda bugnk ekliyle yeniden dzenlenmi, cami-trbe kompleksi dnda zgn yap zelliini kaybetmitir. Gnmzde mezarln ortasnda kalan klliyeye 500 metreyi aan bir yolla ulalmaktadr. Klliyenin ilk blmn yeni yaplan iki katl, dikdrtgen planl tekke hcreleriyle temizlik ve mutfak birimleri oluturmaktadr. Alt katta iki tarafl sekiler zerinde mezar sandukalar yer almaktadr. Bu blmn devamndaki cami-trbe kompleksinin etraf kaln duvarlarla evrilmitir. Cami ve trbeye kuzeyden yksek sivri kemerli bir takapyla girilmektedir. En dtaki inili yet kitbesi 1974te yenilenmitir. Kemerin stnde betondan bir saak uzanmaktadr. ki kanatl ahap kapyla kemer arasnda bulunan alt satrlk kartulu ini kitbede 1312 (1894) tarihiyle Sultan Abdlhamidin ad ve turas yer almaktadr. Kemeri eviren silme tuladan rlm, gen boluklara kvrk dallar ve aralarna yazlar serpitirilmitir. Marf-i Kerh Camii kbleye gre dik dzenlenmi dikdrtgen planl bir yapdr. Giri blmnn iki yannda minareye ve mahfile klan merdivenler yer almaktadr. Harim mekn yarm duvar ve kemerle iki sahna ayrlmtr. Daha geni olan bat blm ortada kubbe, kuzeyde eyvan biiminde bir sivri kemer, mihrap nnde ise beik tonozla rtldr. Doudaki beik tonozlu dar blm, kuzeyde Marf-i Kerhnin mezar odasna ulaan dehlizin merdiven boluuna, gneyden trbe gvdesine almaktadr. Trbe sebebiyle harimin mekn btnl bozulmu, mihrap ana eksen zerinde olmasna ramen kble cephesi dzensiz bir grnm kazanmtr. Tula rgl mihrap nii geometrik motiflerle sslenmi bir kavsarayla sonulanmaktadr. Etraf yet yazl geni bir kitbe kua ile evrilmitir. Sanat zellii olmayan ahap minber son onarmda konulmutur. Cami, bat duvarndaki zeminden kubbeye kadar ykselen kemer iinde, dou duvarnda giri kaps zerinde ve kubbe kasnanda alan pencerelerle aydnlatlmaktadr. Orta mekn rten ve pandantiflerle geii salanan kubbe duvar ve yarm pyelere yaslanan kemerler zerine oturtulmutur. Kasnakta inili, kubbe merkezinde kalem ii yet kitabeleriyle 1312 (1894) tarihi mevcuttur. Kubbe dtan mifer biiminde ekillendirilmi, zeri yeil renkli desensiz inilerle kaplanmtr. Caminin gneydou kesinde yer alan Marf-i Kerh Trbesi alttaki cenazelikle birlikte iki katl olarak dzenlenmitir. Kk lekteki kare planl trbe gvdesi tromplara yaslanan yksek kasnakl

bir kubbeyle rtlmtr. Bu kubbe de iten ve dtan bitki sslemeli inilerle kaplanmtr. Kuakta geni bir yet kitbesi yer almaktadr. Trbenin kble duvarnda bir mihrap nii, batda cami harimine alan bir hcet penceresi bulunmaktadr. Meknn ortasna yerletirilen Marf-i Kerhnin sandukas ahaptan yaplmtr ve stnde metal bir ebeke mevcuttur. Cami-trbe kompleksinin mimarisinde ta ve tula malzeme kullanlm, dolgu duvar tekniinde rlen alt yap ile rt sistemi iten ve dtan harla svanmtr. Yapda az sayda pencere olmasna ramen aydnlk ve ferah bir mekn etkisi vardr. Caminin kuzeybat kesindeki tula minare Badatn en eski minareleri arasnda yer almaktadr. Sekizgen kaide zerinde ykselen silindirik gvdesi ve tipik erefesiyle Seluklu slbunu yanstmaktadr. ki silme kuak dnda gvde sslemesiz braklmtr. erefenin alt, eit aralklarla dizilmi iki deiik boyuttaki mukarnas dizisiyle donatlmtr. Mukarnas dizisinin altnda, hcrelerin genilii orannda ekillendirilmi rm ve palmetlerden oluan ince ilemeli bitki kompozisyonlar mevcuttur. Geni panolardan biri 612 (1215) tarihini tayan kitbelik eklinde dzenlenmitir. Dz tula rgl petek ve erefe korkuluundaki inili ssleme kuaklar ile dilimli ve yeil inili klh minarenin uzaktan dikkati eken unsurlardr. Eski fotoraflarda Osmanl dneminde klhn iek motifli inilerle kapl olduu grlmektedir. Marf-i Kerh Klliyesinin tamam gnmze kadar gelmemi olsa da Seluklu dneminden kalan minaresi, Osmanl mimarisinin slp ve belgelerini zerinde tayan cami ve trbesiyle Badattaki Trk mimari eserlerinin nemli bir rneini tekil etmektedir. Kubbelerdeki ini kaplamalar mahall gelenein bir yansmasdr. Tarih kaynaklarda caminin trbeye sonradan eklendii kaydedilirse de plan ve mimari zellikleri gnmze ulaabilen bu iki yapnn ayn anda tasarlandn gstermektedir.

BBLYOGRAFYA

bnl-Esr, el-Kmil, X, 55; bn Hallikn, Vefeyt, IV, 319; bn Tarberd, Ncmz-zhire, Kahire 1936, II, 166-167; F. Sarre - H. Herzfeld, Archaeologische Reise im Euphrat und Tigris Gebiet, Berlin 1911-20, II, 172; L. Massignon, Mission en Mesopotamie, Le Caire 1912, s. 108; Mahmd kr el-ls, Tru mescidi Badd ve ruh, Badad 1346, s. 120; Abbas el-Azzv, Trul-Ir beynel-itilleyn, Badad 1935-41, V, 110-126; Beir Fransis, Badd: Truh ve ruh, Badad 1959, s. 14; C. Niebuhr, Reisebeschreibung nach Arabien und anderen umliegenden Lndern (nr. D. Henze), Graz 1968, II, 302; Ynus brhim es-Smerr, Tru mescidi Baddilade, Badad 1977, s. 295; H. Hall Hammd, ez-Zerifl-cidriyye f ri Badd, Badad 1980, s. 58-59; Abdsselm Uluam, Iraktaki Trk Mimari Eserleri, Ankara 1989, s. 27-30, 308310; Mustafa Cevd, el-mrl-slmiye, Smer, III, Badad 1949, s. 55; V. Strika, Marf alKarkh Shrine, Annali (The Islamic Architecture of Baghdad), Suppl., nr. 52, Annali vol. 47, Napoli 1987, s. 14-17. Abdsselm Uluam

MARF er-RUSF
() Marf b. Abdilgan Mahmd er-Rusf (1875-1945) Irakl air ve edip. Badatn gneyindeki Rusfe semtinde dodu. Babas Kerkkte yerlemi olan Cebbre airetine mensup bir jandarma, annesi Ftma bint Csim, emmer kabilesine mensup Karagl airetindendi. Rusf, Kuran ezberledikten sonra girdii Badat Asker Rdiyesinin drdnc snfnda kalnca buradan ayrlp dnemin lim ve ediplerinden Mahmd kr el-lsden ders almaya balad. Din ilimlerle Arap dili ve edebiyat alannda lsden baka Abbas el-Kassb ve Ksm el-Kaysnin yannda on yl kadar sren bu zel tahsil devresinden sonra Badattaki ilk ve orta dereceli okullarda retmenlik yapmaya balad. Bir taraftan da yazd iirleri Msrda zellikle elMeyyed gazetesiyle el-Muteaf dergisine gnderiyordu. ekil ve muhteva bakmndan beenilen iirleri sayesinde hreti Arap lkelerine yayld. Merutiyetin ardndan kdam gazetesi sahibi Ahmed Cevdet Bey, gazetenin Arapa olarak karmay dnd ekinin ynetimi iin Rusfyi stanbula davet etti. Ancak Rusf stanbula gittiinde projeden vazgeilmi olduunu rendi. Buna ramen bir sre stanbulda ikamet etti; bu mddet zarfnda Otuzbir Mart Vakasna ahit oldu. Ardndan Selnike gitti, orada yaklak bir ay kadar kaldktan sonra lkesine dnerken Lbnana urad ve o zamana kadar yazd iirlerini ihtiva eden divann Beyrutta bastrd. Divan Arap dnyasnda ve zellikle Badatta byk yank uyandrd. Rusf Badata gelince Badd gazetesinin yaz ileri blm efliinde almaya balad. Fakat ok gemeden stanbuldan gelen bir davet zerine ikinci defa oraya gitti ve Medrese-i Mlkiyye-i liyede Arap dili ve edebiyat dersi okuttu; Seblrredda bir yla yakn sre yaz yazd. Ayrca Evkaf Nezretine bal Medresetl-viznde Arapa hitabet dersleri vermekle grevlendirildi. Rusf bu srada Mntefik sancandan milletvekili seilerek Osmanl Meclisi Mebsanna girdi. I. Dnya Savann sonlarna kadar stanbulda kalan Rusfnin hayatnda bu dnemin nemli bir yeri olmutur. Burada miletvekilliinin yan sra eitli mekteplerde hocalk, gazete ve dergilerde yazarlk yapm, ilm ve edeb evrelerde air ve ediplerle dostluk kurmu ve bildii Trke sayesinde Batdaki akmlar Trke kaynaklardan renme imknn bulmutur. Nmk Kemal, Recizde Mahmud Ekrem, Tevfik Fikret gibi edip ve airlerin eserlerini okumu, onlarn ele aldklar konulardan etkilenmi ve bunlar Badata dndkten sonra kendi yaz ve iirlerine yanstmtr. Rusf evliliini de yine bu dnemde stanbulda yapmtr. I. Dnya Savandan sonra stanbuldan ayrlan Rusf nce ama gitti. Fakat orada yneticilerden umduu ilgiyi bulamaynca kendisine teklif edilen Kuds Medresetlmuallimn retmenliini kabul etti. Burada bir sre alarak 1921 ylnda lkesine dnd. Maarif Vekleti bnyesinde faaliyet gsteren Lecnett-terceme vet-tarb bakan vekilliine getirildi. 1923te Badatta yayn hayat ay kadar sren Emel gazetesini karmaya balad. Ardndan srasyla Maarif mfettilii, Drlmuallimn Arap dili ve edebiyat hocal ve Lecnetl-stlhtil-ilmiyye bakanl

grevlerini yrtt. Bir dnem milletvekillii de yapm olan Rusf dncelerini ekinmeden ortaya koyduu iin siyas basklara mruz kald; bunun zerine bir keye ekilerek mnzevi bir hayat yaamaya balad. mrnn son yllarnda Badatn zamiyye mahallesinde kk bir dkkn altrarak geimini salamaya alt. ada Arap iirinin neoklasik airlerinin banda gelen Rusfnin eserleri incelendiinde onun edebiyatta, Sanat toplum iindir ilkesine bal kald grlr. iir ve nesirlerinde dnce zgrl, bilginin yaygnlatrlmas, cehaletin ortadan kaldrlmas, genlere gven duygusunun alanmas, yoksullarn desteklenmesi, kzlarn ada yntemlerle eitilmesi ve slm dininin temel kaynaklara gre anlatlmas gerektii konular zerinde durur. Eserleri. 1. Dvn. lk defa 1910 ylnda Muhyiddin el-Hayyt ve Mustafa el-Galynnin dzenlemesi ve lugate ilvesiyle Beyrutta baslan esere daha sonraki basklarnda Rusfnin birok yeni iiri eklenmitir (Beyrut 1932, I-V, 1972-1977; I-II, 1959). 2. Deful-hcne f irtiillkne (stanbul 1331). Osmanl Trkesinden derlenen, asl Arapa olup baka anlamlarda kullanlan ve Araplarn Osmanllardan alp mnalarn bilmeden kullandklar kelimelere dairdir. 3. Nefu-b fil-abet vel-ab (stanbul 1915, 1336). stanbulda Medresetl-viznde verdii hitbet derslerinin konularn kapsamaktadr. 4. el-Endl-medresiyye (Kuds 1920). Kudste retmen okulunda grevliyken yazd, notalaryla birlikte okul arklarndan olumaktadr. 5. r Ebil-Al el-Maarr (nr. Abdlhamd er-Red, Badad 1955). Maarrnin el-Lzmiyyt adl divanndan yapt semelerin erhidir. 6. Al Bbi sicni Ebil-Al (Badad 1946). Th Hseyinin Maa Ebil-Al el-Maarr adl eseri hakknda yazd reddiye ve talikattr. 7. Resilt-talt (Badad 1944, 1957). Zek Mbrekin et-Taavvufl-slm ve en-Nerlfenn adl eserleriyle Caetaninin slm Tarihi zerine kaleme ald talikatdr. 8. Nara icmliyye f aytil-Mtenebb (nr. brhim el-Alev, Badad 1959). 9. Kitbl-let vel-edt ve m yetbeuhm minel-melbis vel-merf vel-hent (nr. Abdlhamd er-Red, Badad 1980). Halkn kulland yabanc kkenli alet ve aralarn isimlerinin Arapalatrlmasna dairdir. Rusf, Nmk Kemalin Rya adl eserini Rivyetr-ry adyla Arapaya evirmitir (Badad 1909). Marf er-Rusfnin ayrca Arap dili zerine verdii konferanslar, baslmam baz eserleri, gazete ve dergilerde eitli makaleleri bulunmaktadr (Ksm el-Hattt, II, 719-721). Marf er-Rusf hakknda ok sayda eser yazlm olup bunlardan bazlar unlardr: Mustafa Ali, Marf er-Ruf (Badad 1948); Abdlhamd er-Red, er-Ruf: ayth, ruh, iruh (Badad 1988); Abdllatf erre, er-Ruf: Dirse talliyye (Beyrut 1960); Bedev Ahmed Tabne, Marf er-Ruf (Kahire 1947; eletirel bir deerlendirmedir); Abdsshib ekr, Abariyyetr-Ruf (Badad 1958); Hdr Abbas es-Slih, er-Ruf, lat bih, vaiyyeth, mellefth (Badad 1948) ve iriyyetr-Ruf: Dirse edebiyye (Badad 1390/1970); Ahmed Matlb, er-Ruf, rhl-luaviyye ven-nadiyye (Kahire 1970); Ksm el-Hattt - Mustafa Abdllatf es-Sehart - M. Abdlmnim Hafc, Marf er-Ruf irl-Arabil-kebr: ayath ve iruh (Kahire 1391/1971); Hill Nc, el-avmiyye vel-itirkiyye f irir-Ruf (Beyrut 1959); Necdet Feth Saffet, Marf er-Ruf (London-Riyad 1988); Sad el-Bedr, rrRuf fis-siyse ved-dn vel-ictim (Badad 1951).

BBLYOGRAFYA

Marf er-Rusf, Dvn, Beyrut 1983-86, I-II, tr.yer.; Rafl Batt, el-Edebl-ar fil-IrlArab, Badad 1923, s. 67-96; Brockelmann, GAL Suppl., III, 488-489; Ysuf zzeddin, e-irulIryyl-ad, Kahire 1960, bk. ndeks; M. M. Badawi, A Critical Introduction to Modern Arabic Poetry, Cambridge 1975, s. 55-62; Abdrrezzk el-Hill, ez-Zehv, Kahire 1976; Safa Khulusi, Marf ar-Rusf in Jerusalem, Arabic and Islamic Garland Presented to Abdul-Laif ibwi, London 1977, s. 147-152; a.mlf., Marf er-Rusf, BSOAS, XIII/3 (1950), s. 616-626; Salm Kh. Jayyusi, Trends and Movements in Modern Arabic Poetry, Leiden 1977, s. 181-188; M. Krd Ali, elMurn, Dmak 1401/1980, s. 440-467; Ahmed Matlb, arekett-tarb fil-Ir, Kveyt 1983, s. 102-117; a.mlf., er-Ruf en-nd, Mecellet Klliyyetil-db, sy. 12, Badad 1969, s. 124-133; a.mlf., er-Ruf: rh fil-luati ven-nad, Mecellet Mahedil-bu veddirstil-Arabiyye, sy. 1, Kahire 1969, s. 193-203; a.mlf., Marf er-Rusfnin Arap Dili ve Edebiyatyla lgili Eserleri (trc. Taceddin Uzun), S lhiyat Fakltesi Dergisi, sy. 2, Konya 1987, s. 291-298; Hann el-Fhr, el-Mcez fil-edebil-Arab ve trih, Beyrut 1985, IV, 572-599; Ksm el-Hattt, aytr-Ruf (Rusf, Dvn iinde), Beyrut 1986, II, 691-722; Vemz Ceml mer Nazm, el-Crs-siysiyye vel-fikriyye vel-ictimiyye lil-areketil-avmiyyetil-Arabiyyetilistilliyye fil-Ir, Beyrut 1986, s. 78-83; Ahmet Savran, XIX. Yzyl Osmanllar Dneminde Arap Edebiyat, Erzurum 1987, s. 214-219; A. Miquel, Sur Marf al-Ruf, Studies in Honour of Clifford Edmund Bosworth vol. I. Hunter of the East: Arabic and Semitic Studies, Leiden 2000, s. 32-39; Abdrrahm el-Kettn - Abdlazz Badd, el-Mfd f tercimi-uar vel-deb velulem vel-fuah, Drlbeyz 1421/2000, s. 374 vd.; L. eyho, er-Rufiyyt verReyniyyt, el-Mer, XIII (1910), s. 379-388; M. Hseyn el-Arec, et-Tarf ven-nad: ellet vel-edt lir-Ruf, MMLADm., LXVI/1 (1991), s. 107-128; Encyclopedia of Arabic Literature (ed. J. S. Meisami - P. Starkey), London 1998, II, 667; Ahmet Ate, Mrf Rusf, A, VII, 345-346; S. Moreh, Marf al-Ruf, EI (ng.), VI, 614-617. Erol Ayyldz

MRNLER
Kurucusu Aziz Mrna nisbet edilen ve V. yzyldan itibaren arlkl olarak Lbnanda yaayan bir hristiyan cemaati. IV. yzyln ikinci yarsnda yaad ve V. yzyln balarnda ld tahmin edilen Aziz Mrn (Maron), Suriyenin batsnda si nehri kylarnda Antakya Kilisesine bal bir rahip olarak mnzevi bir hayat srmtr. Mrnlerin kkeni, kurucularnn kabri etrafnda ina edilen manastrda toplanan cemaate dayanmaktadr. Zamanla mntesipleri artarak blgede yeni manastrlar kuran Mrn cemaatinin, sdaki insanlk ve ilhlk unsurlarnn birbirine denk olduu eklindeki Ortodoks diyofizit anlayn teyit edildii Kadky Konsilini (451) kabul ederek monofizitlie kar tavr almalar, Dou kiliseleri iinde mstakil bir kilise olma yolundaki ilk ciddi admlar olmutur. Mrnler, konsil kararlarn kabul etmeyen birok kiliseye ve manastra kar mcadele balatmlardr. Bu mcadele, yerel kiliselerden Yakblerle aralarnn almasna ve eitli olaylarn meydana gelmesine sebep olmutur. 517 ylnda Papa Hormisdasa gnderilen bir mektupta, Suriyede Mrn keilerle birlikte dier manastrlara ait 350 keiin bu mcadeleler esnasnda monofizitler tarafndan katledildii belirtilmektedir. Nitekim bu olay her yl 31 Temmuzda Mrnlerce anlmaktadr. Bizans mparatoru Herakleios, lkenin dousunu tek bir at altnda toplamak amacyla stanbul Piskoposu Sergiustan snn tabiatyla ilgili bu akde problemini giderecek ve monofizit Dou kiliselerini de ikna edebilecek bir yol bulmasn istemi, o da insanlk ve ilhlk unsurlarn e oranda bulunduran sda tek iradenin varln kabul eden monotelist anlay gelitirmitir. Ancak Herakleiosun siyas amal bu giriimi Dou kiliseleri ve zellikle Yakbler tarafndan iddetle reddedilirken dier Dou kiliselerinden farkl olarak Mrnlerin Kadky Konsilini kabul etmeleri onlar Bizans imparatoru ile birlikte hareket etmeye sevketmi, bu birliktelikten yola karak baz kilise tarihileri Mrnlerin de monotelist olduklarn ileri srmlerdir. Mrnlerin Bizansla bu doktriner ballklar, IX. yzyla ait baz metinlerde onlarn Mrn Melkitler olarak adlandrlmasna sebep olmutur. Blge kiliseleri arasnda yalnz kalan Mrnler daha gvenli bulduklar Lbnan dalarna g etmilerdir. Sonradan blgeye hkim olan Emevler, Abbsler, Memlkler ve Osmanllar dneminde de Lbnan dalarnn sarp kayalklar onlar iin kilise ve manastrlarn ina ettikleri d etkilerden soyutlanm snak yerleri olmutur. Kadky Konsilinin diyofizit anlayn benimseyerek monofizitlie kar kan Mrnlerin bu tavr Roma Katolik kilisesi tarafndan Hal seferlerine kadar hi dikkate alnmamtr. Blgeye gelen Hallar cokuyla karlayan Mrnler onlara rehberlik edip yardmc olmak suretiyle gvenlerini kazanmlar ve kendilerine Katolik kilisesiyle irtibata gemenin yolunu amlardr. Hal Franklarla gerekletirdikleri bu dostane temaslar kiliselerinin Katolik dnyasyla giderek yaknlamasn salamtr. Mrnler, Roma Katolik kilisesiyle ilikilerini gelitirerek balla kadar gtrme abas adna

sinodlar toplamlar ve yin birliinden Mrn patriinin papann onay ile greve balamasna, hatta Mrn kilisesinin Vatikan tarafndan denetlenmesine kadar Katolik kilisesinin ileri srd birok art ve III. Alexandern papaln kabul etmilerdir. Bunun zerine Mrn patrii Lateran Konsiline (1215) katlmtr. Memlkler dneminde blge Beredeki sorumlu mukaddemler tarafndan ynetildi, bylece Mrnlerin Roma ile ilikileri de zayflamaya balad. Hatta XV. yzylda Mrnler arasnda monotelizm anlay tekrar ba gsterdi. Buna ramen Mrnler, Floransa Konsilinde de Papa IV. Eugeniusa ballk mektubunu sunan Beyrutlu Fransisken rahip John tarafndan temsil edildi. 1445te Kbrs Bapiskoposu Eliasn Mrnler arasnda ortaya kan monotelist sapknlklar reddetmesi ve Romaya ballklarn iln etmesi zerine Katolik kilisesiyle ilikilerde ilerleme srecine girildiyse de XVI ve XVII. yzyllara kadar bir istikrar mmkn olmad. Fakat Mrnlerle Roma arasndaki ilikiler V. Lateran Konsilinden (1512-1517) sonra neredeyse kesintisiz devam etmitir. Mercidbk Muharebesi ile Suriye, Lbnan ve rdn Osmanllar tarafndan fethedildikten sonra da (1516) blgedeki Mrnler, ynetimden grdkleri msamahann yan sra coraf artlar sayesinde dinlerini ve geleneklerini korudular. Mrn patrii ynetim tarafndan cemaatin ba olarak emr-ark unvan ile tannd. Mrnlerle Katolik kilisesi arasndaki ilikilerin gelitirilmesi ynnde Cizvit rahibi John Elianonun gsterdii youn gayretler neticesinde Papa XIII. Gregory, 1584 ylnda Romada Mrn din adamlarnn yetitirilmesi iin bir eitim merkezi kurdu. Kitb- Mukaddes bilgini ve dilci Gabriel Sionitann yan sra Vatikan Ktphanesinde ktphanecilik yapan Abraham Ecchellensis, Joseph Simon es-Semn ve Halep Bapiskoposu Cermns Ferht, gnmzde de Cizvitlerin ynetiminde faaliyetlerini srdren bu okulun yetitirdii nemli renciler arasnda yer almaktadr. XIX. yzylda Mrnlerle ayn blgede yaayan Drzler arasndaki ilikiler bozularak atmalara dnt, 1860 ylnda binlerce Mrn ldrld. Bunun zerine ok sayda Mrn blgeden ayrlp bata Avrupa ve Amerika olmak zere eitli lkelere g etti. Daha sonra Mrnler, yerli olmayan bir hristiyan yetkilinin ynetiminde Osmanl Devleti iinde zerk bir idar yap kazandlar. I. Dnya Savandan sonra bu topraklar Osmanl Devletinin elinden knca Mrnler Franszlarn himayesi altnda kendi kendilerini ynettiler; 1943te bamsz Lbnan Devleti kurulduunda lkedeki nemli din cemaatlerden birini oluturdular. Hristiyan, mslman ve Drz partilerin meydana getirdii bir koalisyonla ynetilen Lbnanda cumhurbakan Mrnler arasndan seilmektedir. Mrn Patriklii. Mrnler, kiliselerinin Antakya Kilisesinden bamsz olarak kuruluunu VII. yzyln balarnda yaadna inanlan Aziz Yuhanna Marona (Saint Jean Maron) dayandrsalar da hristiyan tarihileri arasnda byle bir ahsn gerekten yaayp yaamad konusu tartmaldr. Antakya Patrii II. Anastasen 609da lmesiyle bu makamn 742 ylna kadar bo kald ve Halife Himn onay ile Mrn Kilisesi patrikliine III. Etiennein getirildii bilinmektedir. Baz dnemlerde cemaatin kendi patriklerini setii de kaynaklarda belirtilmektedir. Gnmzde patrik piskoposlar kurulu tarafndan seilmekte, Vatikann onay ile greve balamaktadr. Kilisenin ynetiminde patrie bal olarak grev yapan piskoposluklarn sekizi Lbnan Da Sinodunda (1736) belirlenmi olup 1906da Sr ve Sayda piskoposluklarnn birbirinden ayrlmas ve 1946da

Msr piskoposluunun kurulmasyla bu say ona kmtr. Beyrut, Balebek, Gibail, Sayda, Trablusam, Sr ve Kbrs piskoposluu Lbnanda, Halep ve am piskoposluklar Suriyede, Kahire Mrn piskoposluu Msrda yer almaktadr. Bunlarn dnda grevli piskoposlar bulunmamakla birlikte Nusaybin, Tarsus, Arca di Fenicia ve Rakkada da piskoposluk makamlar mevcuttur. Mrn patrikleri tarihte farkl sebeplerle deiik yerlerde ikamet etmise de gnmzde patriklik Bkerkede (Lbnan) bulunmaktadr. badet. Dou kiliseleri iinde bandan itibaren Katolik karaktere sahip tek kilise olmas Mrn kilisesini sonradan Romaya balanan kiliselerden ayrmaktadr. Mrnlerin ibadet gelenei Antakya Kilisesine ait zellikler tamaktadr. Balangta yin dili olarak Sryncenin rm lehesi kullanlm, gnmzde ise Sryn alfabesiyle Arapa (Karn) yaygnlk kazanmtr. Evharistiya yininde mayasz ekmek kullanlmaktadr. Evlilik ve vaftiz trenleriyle oru gibi ibadetler, Roma Katolik geleneinden unsurlar tamakla birlikte Sryn geleneine gre icra edilmektedir. te yandan eskiden olduu gibi kiliseye bal manastrlarn faaliyetleri din hayata canllk kazandrmaya devam etmektedir. Kltrel Hayat. Mrn cemaatinin modern hayat yaama sreci XIX. yzylda balamtr. Bu sreci besleyen Bat kaynakl damarlardan biri Katolik kilisesi, dieri Amerikan Protestan misyon tekiltlardr. Bu temas, Papa XIII. Gregorynin Romada Mrn okulunu amasndan nce Mrn rencilerin Romaya gitmesiyle balamtr. Okul, cemaate din adam yetitirilmesi yannda Batdaki arkiyat almalarna belli lde zemin hazrlayacak ilim adamlarnn eitilmesini de salamtr. Nitekim Grammatica Linguae Syriacae (Rome 1596) adl, Latincedeki ilk Srynce gramer kitab bu okuldan yetien Jurjis Amrah tarafndan hazrlanm, Latincede yaymlanan dier Srynce gramer kitaplar da Avrupal arkiyatlarn Srynceyi renmesine yardmc olmutur. Pariste Royal Collgede Sm dilleri dersleri veren Gabriel Sionita, Grammatica Arabica Maronitarum in Libros Quinque Divisa adl (Lutetiae 1616), Latince yaymlanm ilk Arapa gramer kitaplarndan birini kaleme almtr. Sionitadan sonra ayn okulda grev yapan Abraham Ecchellensis Breveis, Institutio Linguae Arabicae adyla Arapa (Rome 1628) ve Linguae Syriacae Sive Chaldaicae Perbrevis Institutio ismiyle Srynce (Rome 1628) gramer kitaplar yazmtr. zellikle Semn ailesine mensup din adamlarndan Joseph Simon es-Semn Arapa, Srynce ve Greke ok sayda yazma eseri eitli yollarla Vatikan Ktphanesine salam ve bunlarn kataloglarn neretmitir (Bibliotheca Orintalis Clemetino-Vaticana [Rome 1719-1728]). Fransz Katoliklerinin yardmyla Beyrutta alan Saint Joseph niversitesinde Arap dili ve kltryle ilgili kapsaml aratrmalar yaplm, Arapada tenkitli metin neri almalarna metodik katklarda bulunulmutur. Ayrca niversiteye bal olarak Katolik yaynevi kurulmutur (1853). te yandan Luvs eyhonun editrlnde kmaya balayan Katolik niversitesinin al-Mashriq adl sreli yaynnda Arap edebiyat, tarihi ve kltryle ilgili ilm makalelerin neri devam etmekte olup eyhonun yaymlad Mecnil-edeb f adiil-Arab adl dokuz ciltlik katalog (Beyrut 188283) Arap edebiyatyla ilgili nemli eserler arasnda yer almaktadr. Lbnann ilk gazetelerinden biri olan adatl-abr da Mrnler tarafndan karlmtr (1859). Gnmzde toplam nfuslar 1,5 milyona ulaan Mrnler, bata Lbnan olmak zere (500.000i akn) Ortadounun eitli lkelerinde zellikle Suriye ve Msr ile daha ok ekonomik sebeplerle g ettikleri Fransa, Amerika Birleik Devletleri, Kanada, baz Gney Amerika lkeleri ve

Avustralyada yaamaktadr. Halen Mrn kilisesi patrikliini, 1985 ylnda seilen ve Antakya ve Btn Dounun patrii unvanyla Bkerkede ikamet eden Nasrullah Butrus Sfeir yrtmektedir.

BBLYOGRAFYA

R. Janin, Les glises orientales et les rites orientaux, Paris 1926, s. 541-569; P. Dib, Maronite (Eglise), Dictionnaire de thologie catholique, Paris 1928, X, 1-142; a.mlf., Histoire de lglise maronite, Beyrouth 1962; Aziz S. Atiya, A History of Eastern Christianity, London 1968, s. 391-423; J. Leroy, Lglise maronite, Histoire des religions (ed. Henri-Charles Puech), Paris 1972, II, 890894; J. R. Strayer, Maronite Church, Dictionnary of the Middle Ages (ed. J. R. Strayer), New York 1987, VIII, 149-150; Jean-Michel Billioud, Histoire des chrtiens dorient, Paris 1995, s. 193-210; S. Vailh, Origines religieuses des maronites, Echos dorient, sy. 2, Paris 1900, s. 96-102; sy. 3 (1901), s. 154-162; sy. 5 (1902), s. 281-285; a.mlf., Lglise maronite, du V au IX sicle, a.e., sy. 60 (1906), s. 257-268; sy. 61 (1906), s. 344-351; G. Zananiri, Maronite (Eglise), Catholicisme, VIII, 703-704; Asad Abu Khalil, Maronites, Encyclopedia of the Modern Middle East (ed. R. S. Simon v.dr.), New York 1996, III, 1173-1174. smail Tapnar

MRT
(bk. HRT ve MRT).

MARZT
() Cevdet Paann (. 1895) 1839-1876 yllar arasndaki tarih ve siyas olaylar anlatt eseri (bk. CEVDET PAA).

MARZT
() eyhlislm Ebssud Efendinin (. 982/1574) Kann Sultan Sleymana sunduu fetvalarn bir araya getiren mecmua. Mft ve kadlarn sadrazam ve padiaha arzettikleri meselelere marz denmektedir. Ebssud Efendinin hayat boyunca verdii binlerce fetva iinden bu mecmuada yer alanlar mahkemelerce zorunlu olarak uygulanan bir tr kanun hkm haline dnmesi iin Kann Sultan Sleymana sunulduundan padiaha arzedilen fetvalar anlamnda Marzt diye anlmtr. Fetvalar genelde mftlere sunulan somut olaylarla ilgili olarak verilir ve kadlar balayc deildir. Marztta yer alan fetvalar ise somut bir problemi zmeye deil, uygulanan hukuk kuraln deitirme ve kadlar zorunlu biimde bu yeni ictihad / kural uygulamaya ynlendirme maksadna yneliktir. Osmanl Devletinde zellikle XVI. yzyldan itibaren Anadolu ve Rumelide grev yapan kadlar sadece Hanef mezhebi iindeki hkim gre gre hkm verebilirlerdi; farkl mezheplerden bir grn kadlarn ahs tercihleriyle uygulanmas sz konusu deildi. Kadlarn grev alanlarn ve srelerini snrlama yetkisine sahip olan padiahn ayn erevede onlarn yetkilerini snrlamas da mmknd (Mecelle, md. 1801). Kady belli mezheplerin ve hukukularn grleriyle snrlama da bu yetki erevesindeydi. Osmanl hukukunda nemli bir yeri olan Kann dneminin nl eyhlislm Ebssud Efendi, kamu yararn ve dnemin ihtiyalarn gz nne alarak farkl bir mezhebin veya Hanef mezhebi ierisindeki farkl bir grn uygulanmasn istediinde bunun gerekliliini bir fetva ile Kann Sultan Sleymana arzetmi, padiah da fetva istikametinde uygulamaya gidilmesini emretmitir. Bylece aslnda ilm bir mtalaa olan fetvalar zorunlu biimde uygulanmas gereken bir hukuk kuralna dnmtr. slm-Osmanl hukukunun dnemin ihtiyalar nda esnek bir ortamda uygulanmasnda bu tr fetvalarn nemli bir yeri vardr. Muhtelif zamanlarda Kannye arzedilerek onay alnm olan fetvalar Ebssud Efendinin vefatndan sonra bir araya getirilmi, muhtemelen yeni eyhlislm Hmid Efendi tarafndan II. Selim dneminde de yrrlkte kalmas iin bu padiahn onayna sunulmutur. Marzt fkh kitaplarnn sistematiine gre tertip edilmi ve on drt kitapla (namaz, zekt, nikh, cihad, kaak kle, gib, vakf, satm, yarglama, ahitlik, dava, gasp, ksmet, kira) eitli hkmlere ait blmlere ayrlmtr. Ahmet Akgndzn yaymlad nsha altm be fetvadan olumaktadr. Bu fetvalar ierisinde bula ermi gen kzlarn evlenmesi iin velilerinin rzsn alma mecburiyeti getiren, kocadaki akl hastaln boanma sebebi sayan, davalarn zaman amn yeniden dzenleyen fetvalar zellikle dikkat ekmektedir (bk. IV, 38, 39, 56; Aydn, s. 96-99, 115-122). Trkiye ktphanelerinde birok yazma nshas bulunan Marzt nce eksik bir nshas esas alnp Mill Tetebblar Mecmasnda (II [1913], s. 337-348), daha sonra tamam Almanca tercmesiyle birlikte Paul Horster (Zur Anwendung des islamischen Rechts im 16. Jahrhundert, Stuttgard 1935) ve muhtelif nshalara dayanlarak Ahmet Akgndz tarafndan Osmanl Kanunnameleri adl eser iinde neredilmitir (bk. IV, 32-75).

BBLYOGRAFYA

Ebssud Efendi, Marzt (Ahmet Akgndz, Osmanl Kanunnmeleri ve Hukuk Tahlilleri iinde), stanbul 1992, IV, 32-75; Mecelle, md. 16, 1660-1974; M. kif Aydn, slm-Osmanl Aile Hukuku, stanbul 1985, s. 96-99, 115-122; Osmanl Kanunnmeleri, MTM, II (1913), s. 337-348; M. Cavid Baysun, Ebssud Efendi, A, IV, 95-96. Ahmet Akgndz

MASAR
( ) Muharrem, safer ve reblevvel aylarnn ksaltmasndan tekil edilmi olup kapkuluna ayda bir verilen maan (mevcib) sz konusu zaman dilimine iaret eden bir tabir (bk. MEVCB).

MASAVVA
( ) Eritrenin en byk liman ehri. Kzldenizin bat kysnda Dehlek takmadalarnn karsnda yer alan, birbirine mendireklerle balanm Tevlud ve Masavva (Musavva) adalaryla Cerar ve Abdlkdir yarmadalar zerine kurulmutur. Masavva adasndan gelen ad Bat kaynaklarnda ve modern atlaslarda Massawa (Massaoua) veya Mitsiwa eklinde geer; ehrin klasik Arap kaynaklar ve halk arasndaki dier bir ad da Bdidir (Bsi). 1000 250 m. boyutlarndaki Masavva adas 1500 m. uzunluunda rhtm grevi yapan ve zerinden kara ve demir yollar geen bir mendirekle karaya balanmtr. Baehir Asmaraya kara, demir ve hava yollaryla baldr. Milttan nce III. binyldan itibaren Msrdan Kzldenize giden gemilerin Masavva adasna urad ve baz tcir ve seyyhlarn blgeyi ziyaret ettii bilinmektedir. slmiyetin balarnda Masavvan bir srgn yeri olduu anlalmakta ve mesel iki mptels air Eb Mihcen esSekafnin Hz. mer tarafndan bu adaya srgnle cezalandrld nakledilmektedir (Taber, IV, 38). Mesd, son Emev halifesi II. Mervnn ldrlmesinden sonra olu Abdullahn Ciddeye katn ve oradan Bdie ulatn kaydeder (et-Tenbh, s. 330). 132 (750) ylnda Bece kabilelerinin eline geen Masavva, X. yzylda Kzldeniz sahilleriyle birlikte Habeistana balyd ve zengin maden yataklaryla, byk nem tayan limanyla altn ticaretinde aktif rol oynamaktayd. XII-XIV. yzyllarda Masavva kendilerine sultan diyen Dehlek emrlerinin hkimiyetinde bulunmakta ve yerli bir nib tarafndan ynetilmekteydi. Ancak XIII. yzylda Ykt el-Hamev burann harap bir vaziyette olduunu kaydeder (Muceml-bldn, I, 385). Adann XIV. yzyln sonunda yine Habe topraklarna katld, XVI. yzylda ise tekrar Dehlekin himaye ve kontrolne girdii anlalmaktadr. XVI. yzyln balarnda Gucert dahil eitli blgelerden gelen ticaret gemilerinin limana uradndan sz edilir. Ayn yzylda Masavva, mitburnunun kefedilmesinden ve Portekizlilerin blge ticaretini ele geirme mcadelelerinden olumsuz ynde etkilenmise de Etiyopyann balca limanlarndan biri olarak nemini srdrmtr. 1520 ylnda Masavvaa gelen Portekizliler, Etiyopya Kral Lebna Dengelle (II. David), yaptklar anlama sonucunda halknn tamam mslman olan liman teslim aldlar ve camisini kiliseye evirdiler. XVI. yzyln ortalarnda Batl misyoner ve seyyahlarn Etiyopyaya giri kaps konumunu alan Masavva, 2 Cemziyelhir 964te (2 Nisan 1557) zdemir Paa tarafndan Osmanl topraklarna katld; ardndan da Habe eyaletine bal bir sancak merkezi haline getirildi. 986 (1578) ylnda Osmanlyerli kuvvetleriyle kan atmalarda Habeler galip geldilerse de Masavva Trklerin elinde kalmaya devam etti. Ertesi yl Habe Beylerbeyi Hzr Paa buray civaryla birlikte Habe kuvvetlerinden temizledi ve beylerbeyilik merkezi yapt. Ancak pratikte ynetim yerli Bece kabilesine mensup bir nibin elindeydi; beylerbeyi Sevkinde oturmaktayd. XVII. yzyln ikinci eyreinde Etiyopyada Katoliklii seen kraln halk putperest sayarak yeniden vaftiz ettirmek istemesi zerine kan isyandan sonra yeni kral Fasilidas (1632-1667) Katolik misyonerleri lkesinden kard ve Romadan gnderilecek yeni misyonerlerin Masavva Limanndan karaya

kp Etiyopyaya girmelerinin engellenmesi iin Habe eyaleti beylerbeyi ile bir anlama yapt (DA, XI, 494). 1058 (1648) ylnda Yemen Zeyd mam Mtevekkil-Alellah tarafndan Etiyopya Kral Fasilidasa gnderilen elilik heyetinin bakan Hasan b. Ahmed el-Haym, Sevkinde oturan Trk paas (Mehmed Paa) ve Masavvadaki nibinin izni ve saladklar gvenlik tedbirleriyle sekiz gn kaldklar liman zerinden Yemene dndklerini belirtir (Sretl-abee, s. 162, 164, 167-168). 1083te (1672) Habe eyaletini gezen Evliya elebi eyalet merkezi Masavva hakknda bilgi vermekte, limana Portekiz, ngiltere, Hindistan, in, Yemen ve civar blgelerden gelen gemilerin uradn kaydetmektedir. Masavvada 1600 civarnda ev bulunduunu syleyen Evliya elebi bu arada zdemir Paa ve eyh Ceml camilerinden de bahseder (Seyahatnme, X, 942-946). Masavvada grev yapan Osmanl asker ve memurlar yerli halktan kadnlarla evlenerek byk nfuz sahibi bir zmre haline geldiler. Masavvadaki Trk varl ve zellikle Habe eyaleti beylerbeyinin buradaki nibleri Habelerle ilikilerin zaman zaman gerginlemesine sebep olmutur. Etiyopya krallar genellikle Masavva liman zerinde hkimiyet iddiasnda bulunmularsa da gerek idare daima yerli niblerin elinde kalmaya devam etmitir. XIX. yzyln balarnda nib drs, ngilizlerin Etiyopya ile iliki kurmalarn engellemeye alm, ancak baarl olamamtr. 1846 ylnda Sultan Abdlmecid tarafndan Msr Hidivi Mehmed Ali Paaya Sevkin ile birlikte slyne olarak verilen Masavva blgede nfuz mcadelesi yapan Msr, ngiltere, talya ve Habeistann politikalarnda nemli bir unsur haline geldi. Mehmed Ali Paann lm (1849) zerine Hicaz valisinin kontrolne geen ada, Hidiv smil Paa zamannda Dehlek ve Sevkin ile birlikte Msr emlkine dahil edilerek kaymakamlk statsnde tekiltlandrld (1865). Bylece Osmanl hkimiyeti fiilen sona eren Masavva daha sonra smil Paa, yeni kurduu ve bana Fransann eski Masavva konsolosu S. Werner Mnzingeri vali tayin ettii Dou Sudan vilyetine balad (1873). Mnzinger bir dolgu yaptrarak buray Tevlud adas ile, onu da ana karayla birletirdi ve geileri crete tbi tuttu. Masavva bu dnemde de Osmanl hkimiyetinden beri uygulanan yntemle yine yerli nibler tarafndan ynetilmeye devam etti. 1874ten sonra smil Paa, Masavva zerinde hak iddia eden Etiyopyaya kar asker sefer dzenledi. 1876da Kral IV. Yohannes iddiasn srdrmekle beraber anlama yoluna gitti ve arpmalar durdu. Osmanl hkmetinin 1879da Hidiv smil Paay azletmesinin ardndan Msrn ve hkimiyetinde bulunan Kzldeniz limanlarnn kontrol gerekte ngilterenin eline gemiti. ngiltere, Masavva Limanndan Habeistana gidecek veya buradan gelecek olan silh ve mhimmat dahil btn mallarn geiini serbest brakt (1884 Adwa Antlamas). Kral IV. Yohannes, Msr birliklerinin Masavvadan ekilmesi zerine ngiltere Kraliesi Victoriaya mektup yazarak burann kendisine verilmesini istediyse de olumlu cevap alamad. XIX. yzyln son eyreinde Franszlarn Kzldenizde yeni bir g olarak ortaya kmas karsnda ngiltere talya ile ittifak araylarna girmi, bu arada 1881-1883 hesaplarna gre Masavvan giderlerinin gelirini ok amas sonucu liman elde tutmann Msr iin krl olmayaca anlalmt. 1882de gneydeki Assab smrgeletiren talyanlar bu durumdan faydalanarak 5 ubat 1885te Masavvaa girdiler ve ksa srede evrenin hkimiyetini de ele geirdiler; arkasndan 1884te Msr, Etiyopya ve ngiltere arasnda imzalanan Adwa Antlamasna ramen silh ve

mhimmatn Etiyopyaya transit geiine izin vermedikleri gibi Msrn blgedeki hkimiyetini tanmadklarn belli ettiler. Bu gelimeler neticesinde 1887 ylnda talya ile Etiyopya arasnda atma kt ve talyan birlikleri yenilgiye urad. Fakat talyanlar, daha sonra ldrlen Kral IV. Yohannesin yerine geen II. Menelik ile yaptklar Wichale (Uccialli) Antlamas ile Kzldeniz kysndaki baz topraklar ele geirdiler (2 Mays 1889). Antlamaya gre Masavva talyaya braklyor, II. Menelik de bu limandan vergiden muaf bir ekilde silh ithal etme hakk kazanyordu. talyanlar 1896 ylnda yine yenilmelerine ramen Eritreyi ve talya-Etiyopya savanda (19351936) nemli bir s vazifesi gren Masavva elde tutmay baardlar. 1941 ylnda ngilizlerin eline geen Masavva, 1952de Etiyopya-Eritre Federasyonunun kurulmasna kadar onlarn ynetiminde kald. Bugn ise 1993 ylnda bamszln iln eden Eritrenin nemli bir ticaret ve turizm merkezidir. Nfusun (2003: 30.700) ounluunun mslman olduu Masavvada Hanef mezhebi yaygndr ve Kdir tarikat geni lde taraftar bulmutur.

BBLYOGRAFYA

Taber, Tr (Ebl-Fazl), IV, 38; Mesd, et-Tenbh, s. 330; Ykt, Muceml-bldn (Cnd), I, 385; Hasan b. Ahmed el-Haym, Sretl-abee (nr. Murd Kmil), Beyrut 1412/1991, s. 143, 144, 162, 164, 167-168; Evliya elebi, Seyahatnme, X, 942-946; J. S. Trimingham, Islam in Ethiopia, London 1952, s. 92, 98, 100, 104, 116, 120, 132, 137, 169, 221, 232, 249; Cengiz Orhonlu, Osmanl mparatorluunun Gney Siyaseti: Habe Eyaleti, stanbul 1974, s. 20, 30, 43, 47, 91, 117, 134, 137, 146, 148, 150, 151, 160, 178; a.mlf., Habe Eyaleti, DA, XIV, 363-367; The Cambridge History of Africa (ed. J. E. Flint), Cambridge 1976, V, 31, 44, 51, 56, 68, 79, 89, 93, 98; a.e. (ed. R. Oliver G. N. Sanderson), Cambridge 1985, VI, 36, 141, 645, 652, 656, 669; E. van Donzel, Foreign Relations of Ethiopia: 1642-1700, Leiden 1979; s. 9, 57, 83, 143, 145, 218; a.mlf., Maawwa, EI (ng.), VI, 641-644; Mahmd kir, Ertry vel-abee, Beyrut 1408/1988, s. 19, 34; Gl Avde, rtriy, Amman 1409/1989, s. 27, 29, 31, 37, 42; Kmsl-alm, VI, 4312-4313; Davut Dursun, Eritre, DA, XI, 302-304; Levent ztrk, Etiyopya, a.e., XI, 491-496. Casim Avc

MSERCEVEYH
( ) Emevler dneminde yaam hekim ve mtercim. Ad baz kaynaklarda Msercis olarak geer (bnn-Nedm, s. 347) ve kelime Farsada Msercye eklinde telaffuz edilir. Mserceveyhin hayatna dair fazla bilgi yoktur. Yahudi kkenli bir ranl olup Cndipr Tp Okulunda tahsil grm ve Basrada yaamtr (bnl-Kft, s. 213); bn Clcl ise onun Yahudilii seen bir Sryn olduunu syler (abatl-ebb, s. 61). Emev halifelerinden Mervn b. Hakem dneminde (684-685) hayatta olduu anlalan Mserceveyh, skenderiyeli rahip Ahron b. Ayunun daha nce Srynceye evrilen Knnn Arapaya aktarm, bu arada asl otuz blmden (makale) oluan metne iki blm daha eklemitir (a.g.e., s. 16). Rivayete gre Halife mer b. Abdlazz bu eseri sarayn Hazinl-ktbnde bulmu ve krk gn istihre yaptktan sonra yararl olduuna kanaat getirerek halkn istifadesine sunulmasn emretmitir (a.g.e., a.y.). Bu durum, slm devletinin balang dneminde bu adla anlan bir ktphanenin bulunduunu gstermektedir ki ilim ve medeniyet tarihi asndan dikkate deer bir husustur. bnlKft, Mserceveyhin ad geen eseri mer b. Abdlazzin istei zerine Arapaya evirdiini sylyorsa da onun Mervn b. Hakem dneminde yaad gr ar basmaktadr. Ayrca baz klasik kaynaklar, Mserceveyh ile Abbslerin saray airi Eb Nvs (. 198/813) arasnda geen bir olaya yer vermektedir (bnl-Kft, s. 213; bn Eb Usaybia, s. 233); ancak zaman bakmndan bu da mmkn deildir. te yandan Albert Dietrich, Mnteab vnil-ikmede sz edilen (s. 20, 88) ve Hipokratn talebeleri arasnda saylan Masergisi Mserceveyh ile ayn kii sanarak haksz yere eserin mellifini eletirmitir (EI [ng.], VI, 641). Halbuki ortada sadece bir isim benzerlii sz konusudur ve aslnda bu hatann eseri nereden Douglas Morton Dunloptan kaynakland anlalmaktadr ( Eb Sleyman es-Sicistn, s. 191). Eserleri. 1. Kitb uval-eime ve menfiih ve marrih. 2. Kitb uval-ar ve menfiih ve marrih. bnn-Nedm ve bnl-Kftnin haber verdii bu iki eser gnmze ulamamtr. 3. F Ebdlil-edviye ve ma yem mame ayrih minh. Muadil illar hakknda yazlan bu kk risle gnmze kadar gelebilmi ve ngilizceye tercme edilmitir (EI [ng.], VI, 641). 4. Kitb fil-ayn. 5. Kitb fil-a. bn Eb Usaybiann zikrettii bu iki eser zamanmza ulamamtr (Uynl-enb, s. 234). 6. Knn. Farmakolojiye dair olan bu eserin imdiye kadar izine rastlanmamsa da sonraki hekimlerin bundan byk lde yararland anlalmaktadr. Eb Bekir er-Rz, el-v adl eserinde klel-yahd (yahudi der ki) ibaresiyle Mserceveyhe 171 yerde gnderme yapmtr (Sezgin, III, 207).

BBLYOGRAFYA

Eb Sleyman es-Sicistn, Mnteab vnil-ikme (nr. D. M. Dunlop), Lahey 1979, s. 20, 88,

191; bn Clcl, abatl-ebb (nr. Fud Seyyid), Beyrut 1405/1985, s. 16, 61; bnn-Nedm, el-Fihrist (Teceddd), s. 347, 355; bnl-Kft, brl-ulem, s. 213-214; bn Eb Usaybia, Uynl-enb, s. 232-234; Brockelmann, GAL Suppl., I, 417; Sezgin, GAS, III, 206-207; M. Ullmann, Die Medizin im Islam, Leiden 1970, s. 23; Keml es-Smerr, Mutaaru tri-bbilArab, Badad 1404/1984, I, 205-206; A. Dietrich, Msarawayh, EI (ng.), VI, 640-641. Mahmut Kaya

MSERCS, Eb Ali
() Eb Al el-Hseyn b. Muhammed b. Ahmed el-Msercis en-Nsbr (. 365/976) Hadis hfz. 297 (910) veya 298de (911) Nburda dodu. Abdullah b. Mbrekin zatls olan byk dedesi muhaddis Eb Ali Hasan b. s b. Msercis en-Nsbrden dolay bu nisbeyle anlmaktadr. lm gelenee sahip bir aileden gelen Msercis, tahsiline bir hadis limi olan dedesiyle Zhlnin talebelerinden olan babasndan temel slm ilimleri renerek balad. bn Huzeyme, Muhammed b. shak es-Serrc ve bn-ark gibi limlerden hadis dinledi. 321de (933) balad ilm seyahatleri srasnda bn Ziyd en-Nsbr ve bnl-Mehmilden, ayrca am ve Irakta birok limden hadis rivayet etti. Daha sonra Msra giderek orada uzun sre ikamet eden Msercis pek ok rivayet derledi, fkh ve hadis konusunda eserler yazmaya balad. bn ihb ez-Zhrnin rivayet ettii hadisleri bir araya getirdi ve onlar ok iyi derecede ezberledi. Bundan dolay kendisinin ezZhriyys-sagr diye anld belirtilmektedir. 9 Receb 365 (13 Mart 976) tarihinde vefat eden Msercisnin cenaze namazn fi limlerinden olan yeeni Muhammed b. Ali el-Msercis kldrd. Gvenilir bir muhaddis olarak kabul edilen Msercisyi, birlikte hadis mzakere ettikleri Hkim en-Nsbr kaydettii rivayetlerin okluunu ifade etmek zere asrnn gemisi diye nitelendirmektedir. Msercisnin naklettii herhangi bir hadisin kendisine ulamadn syleyen Zeheb ona ait haberlerin Beyhaknin kitaplar arasnda bulunabileceini sylemektedir. Hkim en-Nsbr, Msercisnin kendi hattyla 1300, mstensih kalemiyle 3000 cz aabilecek hacimde el-Msnedl-kebr adyla bir eser telif ettiini ve bu genilikte baka bir msnedin yazlmadn belirtir. Zeheb bu eserin 150 cilt kadar olduunu tahmin etmektedir (Almnnbel, XVI, 289; Bedrn, IV, 355). Msercisnin bundan baka, Buhr ve Mslimin elCmiu-aleri zerine mstahrec trnde kaleme ald ve tamamlayamadan ld belirtilen eserleri yannda el-Mez vel-abil, el-Meyi ve el-Ebvb adl almalarndan da bahsedilmektedir.

BBLYOGRAFYA

bnl-Cevz, el-Muntaam (At), XIV, 244; Zeheb, Almn-nbel, XVI, 287-289; Yfi, Mirtl-cenn, II, 381; Bedrn, Tehb Tri Dma, IV, 354, 355; Zirikl, el-Alm (Fethullah), II, 253-254; Kettn, er-Risletl-mstetrafe (zbek), s. 22, 102, 223, 224. Mustafa Ertrk

MSERCS, Ebl-Hasan
() Ebl-Hasen Muhammed b. Al b. Sehl el-Msercis en-Nsbr (. 384/994) fi fakihi. Anne tarafndan dedesi olan Eb Ali Hasan b. s b. Msercis en-Nsbrden dolay Msercis nisbesiyle anlmtr. nceden hristiyan olan Hasan b. s, Abdullah b. Mbrek vastasyla mslman olduktan sonra bnl-Mbrek bata olmak zere bn Uyeyne, Vek, Eb Muviye edDarr gibi muhaddislerden hadis dinledi ve ilmiyle tannd. Ahmed b. Hanbel, Buhr, Mslim, Eb Zra er-Rz ve Eb Htim er-Rz gibi muhaddisler de ondan hadis dinlediler (Nevev, I/2, s. 213). ocuklar ve torunlar Msercis nisbesiyle anlmtr. Ebl-Hasan el-Msercis 340l (951) yllara kadar Nbur ve Reyden baka Badat, Kfe, Basra, Hicaz, Kahire, Halep ve Dmaka ilim yolculuklar yaparak zamannn nde gelen limlerinden ders ald. Eb shak el-Merveznin ilim meclisine katld ve onunla birlikte Kahireye gitti. Merveznin vefat zerine Badata geerek bn Eb Hreyrenin yardmcs oldu ve onun meclisten ayrlmasndan sonra derslerini idare etti. Hocalar arasnda bunlardan baka days Memmil b. Hasan b. s b. Msercis el-Msercis, Mekk b. Abdn, Ebl-Hasan bn Hazlem, Eb Sad bnlArb, Eb Tlib mer b. Reb b. Sleyman el-Hab, bn Dse gibi limler vardr. Ayrca Mzen ile Ynus b. Abdlal es-Sadefnin rencilerinden ders ald zikredilir. 344 (955) ylnda Horasana dnen Msercis lmne kadar retimle megul oldu. Hkim enNsbr, Ebt-Tayyib et-Taber, Eb Nuaym el-sfahn, smil b. Ahmed el-Hr ve smil b. Abdurrahman es-Sbn onun en mehur talebeleridir. Horasan blgesinde filerin nde gelen imamlarndan ve mezhebi en iyi bilenlerden kabul edilen Msercis baz kaynaklara gre yetmi alt, kaynaklarn ouna ve talebesi Hkim en-Nsbrye gre ise seksen alt yanda 5 Cemziyelhir 384 (17 Temmuz 994) tarihinde Horasanda vefat etti. Msercis, fi mezhebinde mam finin ictihadnn bulunmad sahalarda onun usulne uygun olarak ictihad edebilecek ilm seviyeye sahip olan ashbl-vch arasnda saylmtr. Msercisyi, Hz. Peygambere ulaan iczet zincirindeki hocalar iinde sayan Nevev (I/1, s. 18), baz konularda ona nisbet edilen ictihadlarn Eb shak e-rznin el-Mheebi ile kendisinin Ravatlibninde zikredildiini belirtir (a.g.e., I/2, s. 212).

BBLYOGRAFYA

Eb sm el-Abbd, abatl-fuahi-fiiyye (nr. G. Vitestam), Leiden 1964, s. 100-101;

rz, abatl-fuah, s. 116; bn Askir, Tru Dma, XV, 720-721; bns-Salh, abatl-fuahi-fiiyye (nr. Muhyiddin Ali Necb), Beyrut 1413/1992, II, 863; Nevev, Tehb, I/1, s. 18; I/2, s. 212-214; bn Hallikn, Vefeyt, IV, 202; Zeheb, Trul-slm: sene 381400, s. 85-86; Safed, el-Vf, Wiesbaden 1394/1974, IV, 115-116; Sbk, abat (Tanh), IV, 121; snev, abat-fiiyye, Beyrut 1996, s. 365; Ebl-Fid bn Kesr, abatl-fuahifiiyyn (nr. Ahmed mer Him - M. Zeynhm M. Azeb), Kahire 1413/1993, I, 334-335; bnl-Mlakkn, el-dl-mheb f abati ameletil-meheb (nr. Eymen Nasr el-Ezher Seyyid Mhenn), Beyrut 1417/1997, s. 63; bn Kd hbe, abat-fiiyye, I, 166; Syt, snl-muara, I, 313, 400; M. Hasan Heyto, el-ctihd ve abat mctehid e-fiiyye, Beyrut 1409/1988, s. 169-170. Kemal Yldz

MASSA
(bk. MSS).

MSV
( ) Allahtan baka her ey anlamnda bir tasavvuf terimi. Szlkte ey anlamna gelen m ile baka, gayr anlamndaki siv kelimesinden tretilmi bir tabir olan msiv msivallah, msivel-Hak eklinde de kullanlr. Tasavvufta yaygnl sebebiyle ok defa msiv demekle yetinilir. Tasavvuf yoluna yeni girmi veya bu yolda olmakla birlikte vahdet makamna erememi slikler Hakkn varl (vcd) ve Hakkn gayrinin varl (mevcdt) olarak iki varlk grr. Hakkn gayri kabul edilen varlklara tasavvufta msiv ad verilir. Bu balamda Cenb- Hakkn ahadiyyet mertebesinden sonraki btn mertebelerde ve lemlerdeki zuhuru msivdr. Ancak msiv denildiinde bu anlam deil ehdet lemi denilen lem ve bu lemde Hakkn gayriyet perdeleriyle zuhur ettii yerler (mezhir) anlalr. Buna gre evren, dnya, dnyadaki her ey, insan, insann btn ilgileri, yapp etmeleri, zihnindeki sretler ve bilgiler msiv olarak nitelenir. Msiv saylan eylerin taayyn itibariyle Hakkn gayri olmakla birlikte btnda Hakkn ayn olduunu dnen muhakkk sfler, slikleri Hakkn ztna yneltmek iin bunlarn Hak ile kul arasndaki perdeler ve engeller olduunu, tasavvuf yoluna giren kimsenin Hakka erebilmesi iin bu perdeleri ortadan kaldrmas gerektiini sylemilerdir. Alik ad da verilen bu perdelerin ortadan kaldrlmas, insann gnlndeki ve zihnindeki Allahtan gayri her eyi silip atmasyla mmkndr. Baz sfler insann gnln ilh tecellilerin yansd parlak bir aynaya, msivy da yansmay engelleyen tozlara benzetmi, ilh tecellilerin yansmas iin aynann tozlardan silinip temizlenmesini art komulardr. Hseyin Lmeknnin, Pk eyle gnl emesin t durulunca msra bu grn bir ifadesidir. Mal mlk, servet dknl, byklenme, gsteri, haset vb. kt huylar msiv sayld gibi ibadetler ve gzel ahlk davranlar da msivdr. Sfler kef, ilham ve kermet gibi hususlar da msiv olarak grmler, bunlardan kurtulmann glne dikkat ekmilerdir. Telvin halindeki sflerde msivya kar bir meyil olabilirse de temkin makamnda olanlar gnllerinde Haktan bakasna yer vermezler. Tasavvufta gzel ahlk davran ve hallerin genellikle mertebesinden sz edilir. Mesel tvbenin mertebesi vardr. Birinci mertebede avam gnahlar iin, ikinci mertebede havas gnahlarnn yan sra gaflet halleri iin, nc mertebede havassl-havas Allahtan gayri her ey iin tvbe eder ve artk msiv akla gelmez (Kueyr, s. 260; Herev, s. 6, 7; ). te yandan tvbe insann fiili olduundan o da msivdr, tvbeden de tvbe etmek gerekir. Rbia el-Adeviyye, Bizim tvbemiz tvbeye muhtatr szyle bunu anlatmak istemitir. Sflerin, Ebrra gre sevap olan iler Hak ile kurbiyet salam olanlara gre gnahtr sznn anlam da budur. Tasavvufta terk-i dny, terk-i ukb, terk-i hest, terk-i terk diye zetlenen drt terk aslnda msivy terktir. ibl tasavvufu, Kaygsz bir ekilde Allahla olan birlikteliktir veya, Hibir olguyu ve yarat grmemektir eklinde tarif ederken msivya taklp Haktan uzak kalnmamas gerektiine iaret

etmitir (Kueyr, s. 554). Sfler, ki nalnn kar melindeki yeti de (Th 20/12), Dnya ve hireti terket eklinde yorumlamlardr (Gazzl, Miktl-envr, s. 70); nk cennet ve oradaki nimetler de msiv olup sfnin murad bunun tesindedir. Hakka giden yoldaki en byk engellerden biri slikin kendi varldr. Msiv olan bu engelin de kaldrlmas (terk-i hest) arttr. Nitekim Byezd-i Bistmye nefsini terkedip Hakka yle gitmesi ilham edildii kaydedilmektedir. Hseyin Lmekn, Vcdumdur gnhm ol sebebden her gn hm var msranda bu durumu anlatmtr. Mutasavvf airlerin divanlarnda msivdan kurtulmann gereine temas eden birok iire rastlanmaktadr. Tasavvuf kaynaklarnda tevhid konusu anlatlrken msivya zellikle vurgu yaplmtr. Sflere gre Hak Tel hakknda insann zihninde oluan tasavvurlar, bilgiler, hayaller ve inanlar ne kadar mkemmel ve doru olursa olsun msivdr. Allah hakkndaki mrifet de byledir. Znnn el-Msr, Allah hakknda zihninde her ne oluursa olusun bil ki o Allah deildir, Allah ondan bakadr szyle bu hususa iaret etmitir. Hakkn tecellilerini temaa edip mest olan veller air Lebd b. Rebann Allahtan baka her ey btldr (Dvn, s. 132) msran tasviple nakleden Hz. Peygamberin (Buhr, Edeb, 90; Mslim, ir, 3-6) hadisine dayanarak msivya fen ve zevl gzyle bakm, ki cihanda Allahtan baka bir ey yok szn sk sk tekrarlamlardr (Gazzl, y, IV, 252). Haktan gayri hibir ey grmeyen ve bilmeyen tevhid ehli iin msiv diye bir ey sz konusu deildir.

BBLYOGRAFYA

Buhr, Edeb, 90; Mslim, ir, 3-6; Lebd b. Reba, Dvn, Beyrut, ts. (Dru Sdr), s. 132; Serrc, el-Lm, s. 49, 52, 531, 538; Kelbz, et-Taarruf, s. 131; Kueyr, er-Risle, Kahire 1966, s. 34, 260, 554, 583, 605; Hcvr, Kefl-macb (Uluda), s. 171, 523, 602; Herev, Menzil, s. 6-7; Gazzl, y, Kahire 1939, IV, 252; a.mlf., Miktl-envr, Kahire 1964, s. 70; bn Kayyim el-Cevziyye, Medrics-slikn, Beyrut 1983, III, 395; Lmi, Nefeht Tercmesi, s. 420; Ankarv, Minhcl-fukar, Bulak 1256/1840, s. 86-93, 272-278; el-Mucem-f, s. 621622; Ahmed Avni Konuk, Tedbirat- lahiyye Tercme ve erhi (haz. Mustafa Tahral), stanbul 1992, s. 17, 24, 362. Sleyman Uluda

MSYET
() Mer emir ve isteklere uymama anlamnda bir terim. Szlkte itaatten ayrlmak, sz dinlememek, ounluk tarafndan onaylanan davranlara uyum salamamak mnasndaki isyn kknden masdar ve isim olup itat kelimesinin kartdr. Abdlkhir el-Badd msiyete itaatten kma, gnah ileme; bir davrantan imtina etme, ona kar direnme anlamn vermi (Uld-dn, s. 252), msiyetle zenbi ayn konumda gren Ebl-Bek ise bu kavramlar kiinin kasten iledii haram fiil olarak tanmlam, isyan ykmllk getiren belli bir emre kar kmak deil mutlak olarak emre muhalefet diye mnalandrmtr; si ise karlnda sevap beklemedii yasaklanm bir fiili ileyen kimsedir (el-Klliyyt, s. 40-41). Msiyetle cnh, zenb, vizr ve ism kelimeleri arasnda anlam yaknl bulunmaktadr (bk. GNAH). Msiyet kavram Kurn- Kermin otuz iki yetinde gemektedir. Bunlarn ikisi msiyet, biri isyan, ikisi as (si) eklinde olup dierleri muhtelif fiil kalplarndadr (M. F. Abdlbk, el-Mucem, ay md.). Msiyet veya isyan mutlak ekilde kullanldnda Allaha ynelik olarak kabul edilir. yette Allaha ve resulne, on bir yette resule, bir yette de ana babaya atfen kullanlmtr. nsann onuruna ve yaratl amacna uygun biimde hayatn srdrmesi, fert olarak ve toplum iinde varln koruyabilmesi iin bir devlet kurumunun ve onun yetkililerinin bulunmas gerektiine gre Kuranda mer erevede devlet ricline (ll-emr) kar klmayp itaatte bulunulmas emredilmi, bunun iin itaat kavram kullanlm, devlet ricline itaat Allaha ve resulne itaat izgisinde zikredilerek kamu dzeninin nemi vurgulanmtr (en-Nis 4/59). Kuranda ana babaya itaat birr ve ihsan kelimeleriyle, hadis metinlerinde onlara kar kma akk, ukk kavramlaryla ifade edilmitir (Wensinck, el-Mucem, a md.; M. F. Abdlbk, el-Mucem, birr, isn md.leri;). Hadis rivayetlerinde de msiyet kavram Kurandaki kullanlna paralel biimde oka zikredilmektedir. Kurn- Kermde Hz. deme nisbet edilen memnu aatan yeme msiyeti (Th 20/121) hadiste de grlmekte, kyamet gnnde hesap ncesi uzun bekleyi sebebiyle bunalan insanlarn Allah nezdinde efaatte bulunmas iin Hz. deme ba vurduklarnda onun memnu aatan yemi olmas yznden efaat talebinde bulunamayacan syleyecei nakledilmektedir (Buhr, Tefsr, 17/5; Mslim, mn, 327). Birok hadiste Hz. Peygamber kendisine itaatin cennete girme, kar kmann de bundan vazgeme anlamna geldii belirtilmektedir. Kurandaki beyanlarla da rten bu hususun (l-i mrn 3/31-32, 132; en-Nis 4/59, 80; Muhammed 47/33) bir yandan Reslullahn mahhas bir rehber oluu, te yandan mslman toplumunun varln koruyup srdrmesinin en nemli faktr konumunda bulunuuyla yorumlanmas mmkndr (Wensinck, Mucem, ay, va md.leri). Resl-i Ekremin Hz. Aliye her cuma gecesi okumak zere rettii duann u cmle ile balamas dikkat ekicidir: Allahm! Sayende hayatta kaldm srece msiyetlerden uzak kalmay kolaylatrmak suretiyle bana merhamet et! (Tirmiz, Daavt, 114). nsan melekle eytann baz zelliklerini tayan bir yaratla sahiptir. Beer drtler veya dardan gelen baz etkilerle Allaha, resulne ve kamu dzenini temsil eden devlet ricliyle ortak deerlere

kar msiyet diye nitelendirilen davranlarda bulunabilir. Kiinin isyan eylemlerinin gnah veya su konumundaki sonular Allah, resul ve kamu diye ifade edilebilecek hedeften birine ynelik olabilir. nkr (kfr, irk), kutsal deerlerle alay etme niteliindeki msiyetlerle kamuya ynelik itaatsizlikler byk sulardan saylr. Kiinin kendi nefsinde ve evresinde ibret verici birok olayn gereklemesine ramen msiyetini srarla srdrmesi, isyann gizlemeyip ortaya koymas ve bakalar iin kt rnek olmasna zemin hazrlamas, onun dnya huzuru ve hiret mutluluunun tahribi asndan esef verici bir olgudur (Buhr, Edeb, 60; Mslim, Zhd, 52). Ancak ana baba gibi saygya deer kiilere itaat mer ve kamuca benimsenmi konularda olur. Yaratana si olacak yerde yaratlma itaat yoktur eklinde ifade edilen ilke hem Kurn- Kerm hem de Hz. Peygamberin beyanlaryla desteklenmitir (el-Ankebt 29/8; Lokmn 31/15; Buhr, d, 1; Mslim, mre, 39). lenen msiyet sebebiyle pimanlk duyma ve onu bir daha yapmama azmini tama Allaha, resulne ve kamuya dn anlamna geldiinden mnev arnmaya vesile olarak deerlendirilir (bk. TAAT; TVBE).

BBLYOGRAFYA

Rgb el-sfahn, el-Mfredt, ay md.; Lisnl-Arab, ay md.; Tehnev, Kef (Dahrc), II, 908; Wensinck, el-Mucem, a, ay, va md.leri; M. F. Abdlbk, elMucem, a, ay, birr, isn, va md.leri; Buhr, Tefsr, 17/5, Edeb, 60, d, 1; Mslim, mn, 327, Zhd, 52, mre, 39; Tirmiz, Daavt, 114; Abdlkhir elBadd, Uld-dn, stanbul 1346, s. 252; Ebl-Bek, el-Klliyyt, s. 40-41, 656; Acln, Kefl-af, s. 365-366. Bekir Topalolu

MASKAT
() Uman Sultanlnn baehri. Arabistan yarmadasnn gneydou sahilinde olup eskiden beri denizcilikle uraan Uman halknn balca ticaret limandr. Bununla birlikte Portekiz igali (1507) ncesi dnemin slm corafyaclar buradan pek nemli bir yer olarak bahsetmezler. bnl-Fakh, Hindistana ve ine giden gemilerin bu limandan su aldklarn belirtirken Makdis ehri meyveleri bol gzel bir liman ehri olarak tanmlar. VII. (XIII.) yzylda bnl-Mcvir, Maskatn blgede seyahat eden gemilerin urak yeri olduunu syler. ehrin nemi XVI. yzyln balarnda Portekizlilerin blgeye gelmesiyle ortaya kmtr. nceleri Dou Arabistan sahillerinin kuzey kesimlerinde bulunan Suhr ile i taraflarda kalan Rustk ve Nezve buraya nisbetle daha fazla dikkat eken yerlerdi. Ancak Basra krfezine girii salayan Hrmz Boaz ile birlikte Maskatn da nemi artt. nk buras Basra krfezini kontrol etmek isteyen gler iin nemli bir konuma sahipti. Bunu ilk kefedenler Portekizliler ile spanyollar ve daha sonra Hollandallar ile ngilizler oldu. Osmanl Devleti de Basra krfezi ve Hindistan ticaret yoluna hkimiyeti dolaysyla, 1552de ele geirdii fakat ksa bir sre sonra Portekizlilere kaptrd Maskatn yerli halkn ynetiminde kalmas hususunda aba harcad ve smrgeci glere kar verilen mcadeleleri destekledi. Basra krfezinde yeniden hkimiyet kuran Portekizliler, muhtemel Trk basknlarna kar ehrin liman kontrol eden iki kesine iki kale ina ettiler; gnmzde de mevcut olan bu kaleler Cell (St. John) ve Mirn (Fort Capital) adlaryla bilinmektedir. 1630da rann desteiyle Portekizlilerden Maskat geri alan Yarubler Hindistan, Dou Afrika kylar ve Zengibarla ticaretlerini geniletme yolunda bu liman ehrini bir s olarak kullandlar. bzyye mezhebine bal Uman halknn kart Maskat i savalarnda 40.000 kii hayatn kaybetti. Hinvlerle Gfirler arasndaki iddetli mcadelelerle ran Hkmdar Ndir ahn Hint seferi srasnda Maskat ele geirmesi Yarublerin son dnemlerine rastlar. Yarublerin ardndan gelen B Sad hnedan dneminde Maskat gl devletlerin sahip kmak istedikleri bir yer oldu. Hnedann kurucusu Ahmed b. Sad Maskat ranllarn igalinden kurtard. ran Devleti ile Maskat imam arasnda balayan bu mcadele dneminde Kerm Han Zend, Osmanl idaresindeki Basray kuatma altna aldnda (1775) Maskattan yardm geldi; bylece Osmanl Devleti ile Maskat arasnda balayan iyi ilikiler uzun sre devam etti. Dou Afrika limanlarndan Zengibar ve Kilve ile yaplan ticaret Maskat zerinden Hindistana baland, bu durum ehrin gelimesine yol at. Bu arada ngilizlerin siyas ve ticar merkezlerini kar ran kylarndaki Benderabbastan (bugn Benderhumeyn) buraya tamalaryla (1763) ehir blgenin en nemli liman oldu; Umann baehrinin i kesimlerdeki Rustktan Maskata tanmas (1784) nemini daha da arttrd. 1798de ngilizler burada dim temsilcilik kurdular. Ayn yl Msr igal eden Napolyon Bonapartn da konsolosluk amasyla (1803) Maskat Basra krfezi-Hindistan-Afrika ticaret ve siyasetinde ok hareketli bir merkez haline geldi. zellikle Basra ile olan ticaret Maskat Liman iin ok nemliydi; bu sebeple Seyyid Sultan b. Ahmed (1792-1804) karlkl gmrk uygulamasna dahi ynelmi ve bu ticaretin nn amt. Hindistann Malabar sahilindeki ehirlerle yaplan ticarete % 6 vergi

uygulanyordu. Seyyid Sultann lm zerine bir ara ynetimi ele geiren yeeni Bedir b. Seyf dneminde (1804-1806) Maskat ok zenginleti. Bedir b. Seyfi ldrerek tahta geen Seyyid Sultann olu Sad b. Sultan ynetim merkezini Maskattan Zengibara tad. nceleri bu iki ehirde de ikamet eden Sad b. Sultan daha sonra Zengibarda oturmay tercih etti. ldnde olu Sveyn Maskatta, dier olu Mcid Zengibarda kald. Bu yllardan itibaren Maskat nemini yitirmeye balad. 1899da ehirde kan veba salgn halkn baka yerlere g etmesine yol at. Ancak buharl motorlarn icadndan sonra Maskatn gemiler iin kmr deposu haline gelmesi buray yeniden hareketlendirdi. ehir konumu itibariyle yksek tonajl gemiler iin tabii bir liman tekil ediyor, dnya ticaretinde bulunan en byk gemiler dahi buraya uruyordu. Bugn ise gemiler daha ok Maskatn hemen bitiiindeki Matrah Limanna yanamaktadr. Halen Maskat Mn el-Fahldeki petrol liman, geni yollar, dzenli ehircilie uygun tnelleri, st geitleri, hava alan ve Sultan Kbs niversitesi ile Bat ehirlerindeki normlar yakalam bir merkez durumundadr. Son tahminlere gre ehrin nfusu 410.000, Mednetikbs, Matrah, Kurum, Ruv ve Sb gibi yerleim yerlerini de ihtiva eden Maskat idar biriminin nfusu ise 660.000 civarndadr.

BBLYOGRAFYA

bnl-Fakh, Mutaaru Kitbil-Bldn (nr. M. J. de Goeje), Leiden 1302, s. 11, 12; Makdis, Asent-tesm, s. 93; bnl-Mcvir, Trul-mstebr (nr. O. Lfgren), Leiden 1954, s. 284; Vsf, Trih (lgrel), s. 368; bn Rzeyk, el-Fetul-mbn f sretis-sdetil-B Sadiyyn (nr. Abdlmnim mir - Muhammed Mrs), Maskat 1397/1977, s. 370; C. Niebuhr, Travels Through Arabia (trc. R. Heron), Edinburgh 1792, II, 122-123; Cevdet, Trih, II, 148-149; Slim, Tufetlayn bi-sreti ehl-i Umn, Kahire 1380/1961, II, 62-65, 245, 265, 273; Delll-alc (Trih), I, 9-14, 236, 440-448; II, 670, 683, 748-752, 803; IV, 1840-1880; C. G. Miles, The Countries and Tribes of the Persian Gulf, London 1919, s. 462-469; Slim b. Hammd b. mis es-Siyb, sflayn f ensbi ehli Umn, Beyrut 1965, s. 163-164; a.mlf., Umn abret-tr, Uman 14011402/1980-82, I, 63-64; III, 267, 313-315; IV, 129, 137, 170, 234; W. Phillips, Oman: A History, Beyrut 1971, s. 69-71, 91, 124-125; I. Skeet, Muscat and Oman, London 1974; W. D. Peyton, Old Oman, London 1983; H. Allen, The State of Muscat in the Gulf and East Africa, IJMES, XIV (1982), s. 117-127; A. Grohmann, Maskat, A, VII, 348-351; J. C. Wilkinson, Masat, EI (ng.), VI, 734-736. Mustafa L. Bilge

MASLAHAT
() er hkmlerin ierdii veya akl ve tecrbe yoluyla belirlenmekle beraber bunlarla uyum iinde olan faydalar anlamnda fkh ve usl-i fkh terimi. Maslahat, szlkte doru, dzgn ve kusursuz olma; iyilik, uygunluk, yarayllk gibi mnalar ieren salh kelimesinden tretilmi olup bir eyin maksada uygun zellikte olmas, fesadn zdd, iyi, uygun, elverili, yararl, iyi olana ulatran anlamlarna gelir; isim olarak oulu meslihtir (Lisnl-Arab, l md.; Tcl-ars, l md.; Tf, erul-Erban, s. 18-19). Hem kalp hem mna bakmndan maslahatla uygunluk tayan menfaat kelimesi hazzn elde edilmesi ve korunmas eklinde aklanr (eya hukukundaki zel anlam iin bk. MENFAAT). Bunlarn kart mefsedet ve mazarrattr. Geni anlamyla maslahat faydann salanmas yannda zararn savulmasn, menfaat de haz (lezzet) ve hazza vasta olann temini ve korunmas yannda ac (elem) ve acya vasta olann giderilmesini kapsar. Fkh literatrnde maslahat ruh veya beden, ferd veya itima olsun, dnyev ve uhrev faydalarn salanmasn ve zararlarn giderilmesini belirten bir terim olarak kullanlr; fakat maslahatn bu son anlam daha ok def-i mefsedet eklinde ayr bir prensip olarak incelenir (bk. MEFSEDET). Terim anlam verilirken maslahatn riin amalaryla snrlandrlmas, onun hkmlerin dayanan oluturabilmesi asndan zel bir nemi haiz olduu gibi bu husustaki tartmalar kavramn fkh literatrndeki terimleme srecine ve fkh usulnde tuttuu yere de k tutucu niteliktedir (a. bk.). Salh kknn deiik trevleri gerek Kurn- Kermde gerekse hadislerde sk sk gemekte (bk. M. F. Abdlbk, el-Mucem, l md.; Wensinck, el-Mucem, l md.), maslahat eklindeki kullanma ise sadece bir hadiste rastlanmaktadr (Nes, Eymn, 45). bn Abdsselm meslih ve mefsidden hayrer, nefdr (zarar), hasenat-seyyiat diye de sz edildiini, Kuranda hasenatn meslih, seyyiatn mefsid anlamnda kullanmnn arlkta olduunu belirtir (el-avidl-kbr, I, 7). Menfaat kelimesinin oulu olan menfi ve ayn anlama gelen nef kelimeleriyle bu kkn trevleri birok yette gemektedir (bk. M. F. Abdlbk, el-Mucem, nefa md.). Allahn isimlerinden olan dr ve nfi zarar ve nefi yaratan eklinde aklanr (bn Frek, s. 56). Kurn- Kermin birok yetinde insann ve evrenin bo yere deil bir gaye iin yaratlm olduu belirtilmi, pek ok hadiste de bu temay destekleyen ifadeler yer almtr. Bu durum, slm limlerini Allahn fiilleri kapsamnda mtalaa edilen ilh hkmlerin amac zerinde dnmeye sevketmi; baz kelm problemleriyle birlikte ele alnmas sebebiyle bu konuda farkl eilimler ve teoriler ortaya km olsa da byk ounluk, hkmlerin konulu amacnn kullarn dnya ve hiretteki maslahatn salamak ve gerek mutlulua eritirmek olduu hususunda fikir birlii iinde olmutur (bk. HKMET; LLET; MAKSID-ERA). Dolaysyla maslahat dncesi, er hkmlerin amalarn belirleme (tall) ve yaplan bu belirleme nda gerek naslarn yorumlanmas gerekse hakknda nas bulunmayan er-amel meselelerin zme kavuturulmas faaliyetinin eksenini oluturmutur. Maslahat Dikkate Almann Meruiyet Delilleri. Uygunluk ve elverililik anlamyla maslahat

gzetme ilkesinin er dayanaklar aklanrken daha ok ontolojik delillere bavurulur. Allahn, yaratt her varla maslahatna olan eye ynelme yetisi verdii (Th 20/50), fakat canszlar tabiat kanunlarna boyun edirerek, hayvanlar gerek bu ekilde gerekse onlara verdii ilham (igd) yoluyla, insan ise btn bu yollarn yan sra dnme yetenei vererek bu sonuca ynelttii, yaratlmlar iinde insann hem dnya hem hiret hayatna elverili varlk olma zelliiyle sekin klnd, birok yetten de (zellikle el-Bakara 2/30) anlald zere Allahn insanlara ancak insann yetenekli olduu grevler ykledii belirtilir (Rgb el-sfahn, s. 90-91, 104-105, 124-127). er hkmlerin gayeleri balamnda maslahat gzetme ilkesinin dayanaklarn Kurann ve Hz. Peygamberin rahmet olma zelliine, yine Kurann t, ifa, hidayet ve rahmet oluuna (Ynus 10/ 57-58; el-Enbiy 21/107; el-Csiye 45/20), Peygamberin arsnn hayat verici olduuna (elEnfl 8/24) dikkat eken, salh, slih ameli ven ve fesad yeren, Allahn kullara zorluk deil kolaylk murat ettiini belirten, insanlara yararl olan davranlar ve kolaylatrmay zendiren, buna karlk zararl davranlar ve glk karmay yasaklayan yetler ve hadisler oluturur (Tf, erul-Erban, s. 15-16, 19-20, 22-23; M. Sad Ramazan el-Bt, s. 73). bn Abdsselm, Kurann amalarnn dorudan veya dolayl biimde meslihi salama ve mefsidden kanma zerinde younlatn syler; eriat inceleyen, Kitap ve Snnetin maksatlarn kavrayan kimsenin btn emredilenlerin maslahat temin, mefsedeti giderme veya her ikisi iin, nehyedilenlerin de bunun aksi iin olduunu kolayca greceini ifade eder (el-avidl-kbr, I, 11-12; el-Fevid, s. 53). Kurn- Kermin pek ok hkmn peinden -aka veya iaret yoluyla-bununla gdlen gayeyi belirtmesi maslahat gzetmenin fiil rneklerini tekil ettii gibi, genel prensiplere arlk veren bir slbu benimsemesi ve ter dzenleme konusunda olabildiince ana noktalarla yetinip yeni durumlarn dzenlenmesi iin snnete ve ictihada geni bir alan brakmas da maslahat ilkesinin nemine yaplan bir vurgu anlam tar. Snnetin bu konudaki yaklamnn da ana izgileri itibariyle Kurandaki gibi olduu grlr. bn Kayyim, emredilenin iyiliini ve nehyedilenin ktln gsteren vasflarn varln kabul etmeyip hkmlerin talline kar kanlar eletirirken fkhn hibir alannda bu anlayn zerine hkm bina etmenin dnlemeyeceini ifade eder ve bu grn desteklemek iin unlar syler: Kuran ve Reslullahn snneti, gerek yaratlmlarn varlk sebeplerini gerekse hkmlerin konu gayelerini aklamann (hikmet ve maslahatlaryla tallin) rnekleriyle dolu olduu halde bu metoda nasl itibar edilebilir? Eer bu rnekler 100 veya 200 yerde olsayd bunlar sayardk, fakat deiik biimlerde olmak zere 1000den fazla yerde gemektedir (Miftu dris-sade, II, 22). te yandan slm limlerinin pek ok er delil ve hkmn ortak noktasn oluturduunu ittifakla kabul ettii baz temel kaideler de maslahat gzetme ilkesinin dayanaklar arasnda zikredilir. Mesel riin yasaklad eylemlerin kk gnahlar (sagir) ve byk gnahlar (kebir) eklinde bir ayrma tbi tutulmas ve bunlara farkl sonular balanmas sz konusu eylemlerin ierdii zararn derece farkllndan kaynaklanmaktadr (zzeddin bn Abdsselm, el-avidl-kbr, I, 29-37); nitekim naslarda aka belirtilmeyen benzer eylemler deerlendirilirken bu esasa gre hkm verilmitir. Ykmlln temelini oluturan temyiz gcne sahip olma ve ergenlik ana ulam bulunma artlarnn gereklemesine bal olmakszn baz kusursuz sorumluluk hallerinin kabul edilmesi esas, kendi kusuru olmad halde zarara urayanlarn madur olmasn nleme yani onlarn maslahatn gzetme gerekesine dayaldr. Bir mefsedete yol amamas ve bir maslahat zayi etmemesi artyla eriatta rflerin dikkate alnmas

kaidesi insanlarn yararna olan dzenlemelerin genel bir tasvip grdnn delillerindendir. Yine hukuk ilemlerin niteliklerinin, geerlilik artlarnn ve bunlara aykrln sonularnn her bir hukuk muamelenin salayaca yararlar dikkate alnarak farkl farkl olmas da maslahat gzetme anlayn yanstmaktadr (M. Sad Ramazan el-Bt, s. 70-78). Fkh Literatrndeki Yeri. Esas itibariyle maslahat kavramnn, Naslar nasl yorumlanmal ve uygulanmal? sorusunun yan sra, Naslarda zel olarak deinilmemi olaylar, ana kaynaklardaki hkmlere hkim olan ruh ve dnceye uygun biimde nasl zme kavuturulabilir? sorularna cevap arayan, ksaca ictihad faaliyetini slm terinin zne ve amacna gre denetlemeye ynelen zihn abann rn olduu sylenebilir. yle ki, Hz. Peygamberin vefatyla birlikte yeni eramel olaylarn hkmnn vahiyle bildirilmesi sreci sona erdii gibi ictihad yoluyla ulalan zmlerin vahiy tarafndan kontrol edilmesi imkn da ortadan kalkm bulunuyordu. Buna karlk deiik millerin etkisiyle ictihad faaliyeti yeni bir ivme kazanm ve bu alandaki gelimeler kendine zg metotlar olan fkh doktrinlerinin ortaya kmas sonucunu beraberinde getirmiti. Sahbe dneminden itibaren ortaya konan ictihad sonularla bilhassa mezhep imamlar dneminde fkh zmlerin izah sadedinde yaplan ilm mnakaalar dikkatle incelendiinde -mctehidin tercihlerini ynlendiren temel anlay ve dncelerin teorik olarak ifade edilmesinden ve ilgili kavramlarn inceltilmesinden ok pratik zm retme yn ar basan-bu srete de hkmlerin konu amalar ve bu amalarn ortak bir ifadesi saylabilecek maslahat fikrinin belirleyici bir role sahip olduu grlr. Sahbe dnemindeki ictihadlarda maslahat dncesine vurgu yapan szlere ska rastlanr. Mesel Yemme savanda ok sayda hfzn ehid dmesi zerine Kurann cemi konusu mzakere edilirken Hz. Eb Bekir, Hz. mer ve Zeyd b. Sbit arasnda geen konumalarda birka defa tekrar edilen, Bu var ya, Allaha andolsun hayrl bir i ifadesi (Buhr, Feill-urn, 3) farkl dnen taraf ikna hususunda etkileyici bir role sahip olmutu ve buradaki anahtar szcn (hayr) planlanan iin mslmanlar iin salayaca yarar (maslahat) belirttii akt. Yine Hz. Alinin, zanaatkrlarn kendilerine emanet edilen eyann korunmasnda titiz davranmamalar ve bunun hak kaybna yol amas karsnda onlara tazmin ykmll getiren ictihadnn gerekesini aklarken syledii sz maslahatla ayn kkten gelen slah kelimesini iermekteydi ki bu da onun toplumun salahn salayacak bir zm hedeflediini gsteriyordu (tb, el-tim, II, 119). Sevd arazisinin taksimiyle ilgili tartmalar esnasnda Hz. merin kar gr sahiplerini ikna etmek iin syledii szlerde de ana fikrin maslahat ve zellikle kamu yarar (Eb Ysufun ifadesiyle ummn-nef) mlhazalar olduu aka grlyordu (Eb Ysuf, s. 26-29). Ancak mezheplerin oluumu ve istikrar kazanmasyla sonulanan bu srete benzer rneklere bolca rastlanmakla beraber rey kelimesinin maslahat fikrini de kapsayan emsiye bir kavram olmas yannda ayn fikri belirtmek veya kapsamak zere daha ok man (oulu men) ve maksad (oulu maksd) kelimelerinin, yer yer de illet ve hikmet kavramlarnn kullanlmas sebebiyle maslahat kelimesinin fazla ne kmad grlr (Zerk, s. 58-60; Reysn, s. 26-28; maslahat ve istislh terimlerinin teknik veya yar teknik kullanmlarnn ilk rnekleri hakknda bk. Hallaq, s. 132; Opwis, s. 9-26). Her bir fkh doktrinine ait ictihadlarn fikr rgsn aklamaya ynelik teorik incelemelerin ve kavramlatrma almalarnn arlk kazand mteakip dnemde, maslahat kavramnn ikincisi birincisinin uzants saylabilecek balca iki anlamda kullanld daha ak biimde grlebilmektedir: a) Naslarda yer alan hkmlerin amalar ve yarar fikri balamndaki sonular, semereleri; b) Gerek naslarda yer alan hkmleri uygularken gerekse naslarda hkm zel olarak belirtilmeyen er meseleler iin karm yaparken ulalan zmlerin bu amalar ve yararlarla rtp rtmediini belirleyen kriter. Bu anlamlarn metodolojiye yanstlmas

konusunda ise -ictihad metotlarnn adlandrlmas ve iletilmesinde terim birliinin salanamamasnn yan sra maslahatn btn ictihad trlerinde etkili ve fkhn hemen her alanna uzanan kapsaml bir kavram oluu sebebiyle-yaklam farkllklarnn, dolaysyla bu kavramn fkh usul literatrndeki kullanmnda bir dankln bulunduu grlr. Fkh usul eserlerinde maslahatn terim anlamn belirleyici tartmalara daha ok illet kavramnn incelendii blmlerle maslahatn mstakil bir delil saylp saylamayacann ele alnd yerlerde rastlanr. lletin deiik alardan geni incelemelere tbi tutulduu usul blmlerinin maslahat zerinde younlaan ksm mnsebe kavramn mihver edinir. Dolaysyla, gerek naslarn yorumunda gerekse nas kapsamna girmeyen yeni olaylara zm retilmesinde maslahatn stlendii ilevi daha iyi gzlemleyebilmek iin bu eserlerde geni incelemelere konu edilmi olan mnsebe kavram etrafndaki tartmalarn gz nnde bulundurulmas gerekir. Hukuk felsefesi ve metodolojisi asndan zengin tartmalar ieren ve gerekte yorum dahil btn ictihad trleri bakmndan byk nem tayan bu konunun daha ok anlan eserlerin kyas blmlerinde (bazlarnda bunun yan sra meslih-i mrsele veya istislh bahislerinde) ele alnmas bir bakma maslahat dncesine tannmak istenen ilevin snrlandrlmas anlam tar. Szlk mnas uygunluk demek olan mnsebe kelimesi, geni anlamyla olay ile olaya balanan hkm arasnda mkul bir dengenin bulunmasn ifade etmektedir. Bu dengenin belirlenmesinde esas alnan nitelik el-vasfl-mnsib diye anlr, bir vasf mnasip kabul etmenin lt de maslahat iermesidir. Usulclerin bir ksm bu vasfn akl llere gre herhangi bir maslahat, dierleri ise hkmn ter klnmasyla hedeflenen maslahat gerekletirme zelliini esas almtr. Allahn fiil ve hkmlerinin g illetlerinin bulunup bulunamayaca tartmasyla balantl olan ve gerekte kelm ilmini ilgilendiren bu gr ayrl bir yana braklacak olursa bir vasf mnasip saymann temel kriteri maslahat ihtiva etmesidir. Tf mnasibin tanmnda ihtilf edilse de bunun nemli bir konu olduunu, eriatn hatta varln yrngesini oluturduunu, zira akl mnasebete uygunluk tamayan varlktan sz edilemeyeceini belirterek konunun ontolojik boyutuna dikkat eker. Fkh alannda mnasebetin trlerinin umumhusus, aklk-kapallk, gl-zayf olma, hemen kabul edilip edilmeme bakmndan eitlilik gsterdiini, uygunluu gizli kalana teabbd, ak olana muallel dendiini ifade eder (er Mutaarir-Rava, III, 382, 385). Dar anlamyla mnsebe ise hkmn illetini tesbit iin bavurulan bir metodun addr. yle ki, er bir hkmn illeti nas veya icm yoluyla tesbit edilemiyorsa istinbat (ictihad karm) yoluna bavurulur; illetin istinbat yoluyla belirlenmesinin en nemli ekli mnsebedir. Mesel hamr (arap) Kuran tarafndan aka yasaklanmtr. Haramlk hkm ile bu hkmn kendisine baland arap ime olay arasnda mkul bir denge vardr; bize bu dengenin bulunduunu syleten temel kriter (mnasip vasf) bu iecein insan aklnda olumsuz deiiklikler meydana getirme, dolaysyla ferde ve fertler aras ilikilere zarar verme zellii tamasdr; fakat, arap kpk att iin veya kpte sakland iin haram klnmtr dersek bu mnasip olmaz (Gazzl, el-Mstaf, II, 297). Ancak olayla olaya balanan hkm arasnda mkul bir dengenin bulunduunu belirlemek, bu belirlemede esas alnan niteliin (el-vasfl-mnsib) illet saylp varlk ve yokluk itibariyle hkmn buna bal olduunu kabul etmek ve buna dayanarak yeni hkmler karmak iin yeterli olmayp bu vasfn eran da dikkate alnp alnmadn belirlemek gerekir. Mnasip vasfn naslardaki dzenlemelerden destek alp almadn ortaya karmak iin yaplan tasnife gre nas tarafndan dikkate alnana elmnsibl-muteber, olumsuz deerlendirilene el-mnsibl-mlg, olumlu veya olumsuz deerlendirmeye tbi tutulmam olana el-mnsibl-mrsel denir. el-Mnsibl-muteber de

naslardaki dzenlemelere uygunluk derecesi bakmndan drt kademe halinde ele alnmtr. Bunlar aynnn (kendisi) hkmn aynnda, aynnn hkmn cinsinde, cinsinin hkmn aynnda, cinsinin hkmn cinsinde dikkate alnm olmas eklinde ifade edilir. Bunlardan en st derecedeki uygunlua el-mnsibl-messir ad verilmitir (messiri daima mnasibin eidi olarak dnmemek gerektii hususu ayr bir meseledir). Daha aa derecedeki uygunluk halleri konusunda ise usul eserlerinde olduka karmak bir terminolojinin bulunduu grlr. Balca ekilde tasvir edilen bu durumlar messirin alt kademeleri olarak takdim edenlerin yan sra el-mnsibl-mlimin eitleri olarak deerlendirenler de vardr. el-Mnsibl-garb tabiriyle ne kastedildii hususunda fikir birlii olmad iin ya geersizlii ittifakla kabul edilen veya ictihada ak olan mnsebe tr olarak gsterilir. zet olarak sebr ve taksim, tardaks gibi metotlarn mantk kurallarna gre gelitirilmesine mukabil mnsebe hkmn zne inilip nce akla uygunluk tesbiti yaplmasn, daha sonra bu mkul vasf ve ban naslardaki dzenlemelerle de uygunluk tadnn belirlenmesini ifade eden bir metot olduundan g yorum ve gaye eksenli boluk doldurma ictihadnn vazgeilmez aracdr (Tf, er Mutaarir-Rava, III, 381-403; M. Mustafa eleb, s. 239-277). Maslahatn mstakil bir delil saylp saylamayaca konusu mrsel maslahatlara dayal ictihadn tartld yerlerde ele alnr. Meslih-i mrsele temeline dayal ictihadlar yapma hususunda hret sahibi olan Mlik mezhebinin bu konudaki yaklam daha nce de fkh ve usul evrelerinde geni yank bulmu olmakla beraber bu ictihad trn eletirel biimde gndeme getirip konuya ilikin bir teori gelitirme abas ortaya koyma bakmndan Gazzl bir dnm noktas olarak kabul edilir. Gazzl, el-Mstaf adl eserinin istislh delilini ele ald blmnde nce maslahat kavramnn, yarar salama ve zarar giderme eklindeki yaygn anlamna deinir ve kendisinin hayatn idamesi iin insanlarn bu ynde bir eilim gstermesi anlamn deil dinin (er) amalarn muhafaza anlamn kastettiini, erin mkelleflerle ilgili amalarnn da onlarn din, can, akl, nesil ve mallarn koruma olmak zere be ana noktada toplandn belirtir. Bu be temelin korunmasn ieren her ey maslahattr, bunlarn ihlline yol aan her ey mefsedet olduu gibi bu ihlllerin ortadan kaldrlmas da maslahattr. Gazzlnin, bu ifadenin hemen ardndan kyas bahsinde muhayyel ve mnsib mna derken bu cinsi kastettiini belirtmesi onun maslahata dayal ictihad konusundaki anlayn doru ortaya koyabilme asndan zel bir nem tar. Kendisinin mnsib ve meslih-i mrsele / istislh konusundaki baka aklamalaryla bu ifadesi birlikte deerlendirildiinde u sonuca ulalabilmektedir: Nas veya icm kapsamna girmeyen din-hukuk bir meselede sadece akl uygunlua ve yaygn anlam esas alnarak maslahata gre hkm verilemez; ya muayyen bir nastaki dzenlemeyle yeni olaya verilecek hkm arasnda bir ama birliinin bulunduu belirlenmeli -ki buna dayal olarak yaplan ictihad kyas adn alr-, yahut naslarn genel gayelerine baklarak bu tr bir ama birliinin varlndan emin olunmaldr. Naslarn genel gayeleri yukarda belirtilen be temel deerin korunmas eklinde zetlenebilirse de bunlar geni kapsaml nermeler olduundan bunlara dayal uygulamann dier er dzenlemelerle uygunluk tamamas halinde (Gazzl bu durum iin garb tabirini kullanr) sz edilen ama birliinden emin olmay salayc ltlerin devreye sokulmas gerekir. Bunlar maslahatn vazgeilemez (zarur), kesin (kat) ve btn mmeti ilgilendirir tarzda kapsaml (kll) olmasdr. Be temel deerin korunmas nem derecesi asndan yaplan maslahat tasnifi iinde zarriyyt arasnda yer aldna ve Gazzlnin kastettii terim anlamndaki maslahatn belirleyici zellii de bu olduuna gre buna ilve olarak aranan artlar katlik ve klllik olmaktadr. Hciyt ve tahsniyyt grubuna giren maslahatlar ise muayyen bir asln ahitlii halinde dayanak olabilir; ancak mctehid bunlarn da zarriyyt mertebesine konmas gerektii kanaatine ulaabilir. u halde Gazzlye gre, hakknda muayyen bir

nasta olumlu veya olumsuz deerlendirme bulunmad iin meslih-i mrsele olarak anlan ve mutlak biimde ele alnarak kabul veya reddi ynnde gr belirtilen maslahatlar nce zel bir incelemeye tbi tutulmaldr. Eer yukarda belirtilen terim anlamna uygun ise, yani erin amalarn korumaya ynelik bir maslahat ise bu zaten Kitap ve Snnetten saysz delille desteklenen bir hccettir. Muayyen bir nassa dayal olmad iin kyas denmeyip maslahat- mrsele diye anlmas uyulmasn tartmal hale getirecek bir gereke olamaz, aksine bunun kesin bir hccet olduunu kabul etmek gerekir. Ancak zarur, kat ve kll olma artlarn izah ederken yararland, bir grup mslman askerin dman tarafndan siper edinilmesi rneinde er dzenlemelerle uygunluk tamadn belirttii maslahat esasen yasak olan bir fiil (msum bir kiinin ldrlmesi) olduu iin onun bu konudaki gr deiik yorumlara yol amtr. Sbk, Gazzlnin bu ifadelerini maslahat belirtilen artlar tayorsa kabulnde ittifak bulunduu, tamyorsa farkl grler ileri srlebilecei eklinde anlamak gerektii kanaatindedir (farkl deerlendirmeler iin bk. Hseyin Hmid Hassn, s. 424-465; Abdlmecd et-Trk, s. 276-280; M. Sad Ramazan el-Bt, s. 340-346). te yandan Gazzl, verdii rneklerde maslahata itibar edilmesi ynndeki arlkl eilime baklarak istislhn beinci delil saylmasnn nerilebileceini dikkatten karmaz; fakat kendisi byle bir nerinin kabul edilemeyeceini belirtir ve kaynak deerini haiz delilleri kitap, snnet, icm ve akl olmak zere drt ile snrlandrmakta srar eder. zet olarak ona gre, yeni bir din-hukuk mesele ya kitap, snnet ve icm tarafndan onayland bilinen muayyen bir maslahata dayal olarak ya da -yukarda belirtilen erevede kalmak kaydyla- ok saydaki nassn onaylad ilke dzeyindeki maslahatlar esas alnarak zme kavuturulabilir. Bunlardan ilk yntemin kyas olarak adlandrlmas tabii olmakla birlikte ikinci yntem iin Gazzl ak bir neride bulunmamaktadr; burada kulland erin tanklk ettii ifadesiyle bu tr de kastettiinin kabul edilmesi halinde sonuta bunu da kyas kapsamnda mtalaa ettii neticesine ulalr. Bununla birlikte mstakil bir delil saylmamak ve anlan artlara uygun olmak kaydyla bundan istislh veya mrsel maslahat olarak sz edilmesine raz olduu anlalmaktadr (bk. el-Mstaf, I, 284-315, [zellikle bk. 286-287, 295-296, 297-298, 310-315]; II, 296-306; ifl-all, s. 142-266; Gazzl sonrasnda maslahat anlaynn -Rz, Karf, bn Teymiyye, Tf ve tb rnekleri erevesindegeni bir incelemesi iin bk. Opwis, s. 63-352). Maslahatn Ksmlar. Maslahat deiik alardan tasnife tbi tutulmutur. Hakknda er deerlendirmenin bulunup bulunmamas bakmndan maslahat, kyas bahsinde mnasip vasfn taksiminde izlenen metoda paralel olarak gruba ayrlr. Muayyen bir nasla geerli saylana elmaslahatl-mutebere, geersiz saylana el-maslahatl-mlgt, geerli yahut geersiz olduuna dair deerlendirme yaplmam olana el-maslahatl-mrsele ad verilir. Usulclerce genel kabul gren bu ayrma zellikle son iki ktaki isimlendirme asndan baz eletiriler yneltilmitir (M. Mustafa eleb, s. 281-282; Ahmed Reysn, s. 260-263). Bilindii kadaryla temelleri Cveyn tarafndan atlp (el-Burhn, II, 923-964) Gazzl tarafndan gelitirilen bir ayrma gre maslahat, fert ve toplum hayatndaki nem derecesi ve karlanan ihtiyacn tr asndan zarriyyt, hciyat ve tahsniyyt eklinde gruplandrlr. Bu sralama ayn zamanda, slm terinin ana gayelerinin korunmas hedeflenen yararlarn nemine gre derecelendirilmesini ifade eder. Zarriyyt, gerek hiret saadetinin kazanlmas gerekse dnya hayatnda insana yarar biimde ve dzeyde dirlik-dzenlik ve esenliin salanmas ve korunmas bakmndan toplum ve bireyler iin vazgeilmez olan deerlerin ve bunlarn korunmasyla elde edilen

yararlarn toplu ifadesidir. slm limleri din, can, akl, nesil ve maln muhafazas eklinde be (baz eserlerde rz eklenerek alt) maddede zetlenen zarriyytn baz zel naslarla desteklenmesinin yan sra ok sayda yet ve hadisten tmevarm yoluyla karlm sonular olduunu, hatta dier ilh dinlerin de ortak noktalarn tekil ettiini, bunlarn korunmasndan maksadn ise hem varlk kazanmalar hem de varlklarn srdrebilmeleri iin gerekli nlemlerin alnmas olduunu belirtirler. Nitekim slmn ana kaynaklarndan anlaldna gre Allah, dinin varl iin kendisine ve bildirdiklerine iman edilmesini buyurup baz ibadetleri farz klm, dinin varln tehdit eden millerin ortadan kaldrlmas iin de cihad emretmi ve dine saldr nitelii tayan eylemleri yasaklamtr. Cann varln temin iin insan soyunun ona yarar biimde devamna zemin hazrlayan evlilii mer klm, insan varl ve ahsiyetinin gelimesini, yetkinlemesini salayacak yollar zendirmi, cana, can btnlne ve ahsiyete ynelik saldrlar yasaklamtr. Akl ve dnme gcn insan varlnn en deerli esi saym, gelimesi ve aktivitesi iin gerekli madd ve mnev artlarn hazrlanmasn, zellikle retim, eitim ve tefekkr tevik etmi, iki ime gibi akla zarar verici eylemleri yasaklamtr. nsan neslinin devamn salayacak bir ontolojik dzen var ettiini bildirip neslin mer biimde srmesinin yegne yolu olan evlilik kurumunun muhafazasn bu varl ayakta tutma olarak kabul etmi, nesillerin salkl olarak devam etmesi ve gelimesinin nndeki engellerin kaldrlmasn istemi, soylarn karmasna yol aan zinay ve neslin korunmasn tehdit eden eylemleri yasaklamtr. nsan mal edinme eilimi tayan bir varlk olarak yarattn belirtip dnya hayatnn vazgeilmez gereklerinden olan maln mer yollardan elde edilmesini tevik etmi, maln ve mer kazan dncesinin korunmas amacyla hrszl ve haksz kazan salama yollarn menetmitir. Ayrca btn bu deerlerin korunmasna ynelik ihlller iin ceza ve hukuk yaptrmlar koymutur. Esasen adalet, hrriyet, eitlik, gvenlik vb. deerler bu be temel gayenin almlar olmakla beraber bunlarn belirtilen tasnife eklenmesiyle ilgili neriler her dnemde bu konuda ne kan kavramlarn nemine zel bir vurgu anlam tar. Hciyat, zarriyyt dzeyinde olmamakla beraber insanlarn hayatlarn skntya dmeden ve kolaylk iinde srdrebilmeleri iin muhta olduklar dzenlemeler ve bunlarn salad yararlar demektir. Suyun bulunmad veya kullanlamad durumlarda teyemmm edilmesi, ramazanda hasta veya yolcu olan ykmlnn orucunu erteleyebilmesi hkmleri hciyatn ibadetler alanndaki, avlanmaya ve av etinin yenmesine msaade edilmesi hell-haramlar alanndaki, kira, selem vb. szlemelerin mer klnmas hukuk ilikiler alanndaki rnekleri arasnda saylr. htiya kavramnn dar anlam bu gruptakilere tekabl ederse de her gruptaki gereksinimleri ifade edecek biimde geni anlamda kullanm da sz konusudur (bk. HTYA). Tahsniyyt ise hayat gzelletirmeyi hedefleyen ve insan mkemmeli aramaya tevik eden -zarriyyt ve hciyat dzeyine kmam- dzenlemeleri ve bunlarn salad yararlar ifade eder. Bunlarn ortak zellii bireyi ve toplumu erdemli, sekin ve uygar olmaya, bu adan baka kiileri ve toplumlar imrendirecek bir dzeye kma gayreti gstermeye ynelten dzenlemeler olmasdr. badetlerdeki temizlik hkmleri, israftan kanma gerei, yeme ime dbyla ilgili hkmler, henz sonulanmam akid grmesine katlmann tasvip edilmemesi, savata kadn, ocuk ve din adamlarnn ldrlmesinin yasaklanmas tahsniyytn rneklerindendir. tb, bu esasn korunmasnn riin maksad olduunu gsteren delilin nakl ve kesin nitelikte olmas gerektiini, zira bunun er asllarn da temelini tekil ettiini belirttikten sonra muhtemel delillere ksaca gz atar ve sonu itibariyle bu tesbitin kll olsun cz olsun btn er delillerin tmevarm yoluyla incelenmesiyle ulalan ortak anlama (el-istikrl-manev) dayandn ifade eder. Yine onun aklamalarna gre bu kllnin amalad her gruba ait maslahatn bunlarn kapsamna giren baz czlerde gereklememesi sz konusu tasnifi ve asl amac ortadan kaldrmaz. Mesel sulunun cezalandrlmasndaki gaye sularn nlenmesidir ve baz

olaylarda bu gayenin gereklememi olmas bu gruptaki hkmlerin temel karakterini ve meruiyetini etkilemez, yani bunlarn kamu dzeni asndan tad nemi ortadan kaldrmaz. Bunlarn yan sra zarriyyt, hciyat ve tahsniyytn her biriyle ilgili tamamlayc hkmlerden de (tekmile ve tetimme) sz edilir ki bunlarn lt, bulunmamas halinde tamamlad zarur, hc ve tahsnnin asl hikmetinin ortadan kalkmamasdr. Mesel emsal nafakas ve ecr-i misl hkmleri, sarholuk veren ikinin aznn ve ribnn yasaklanmas, namaz farzasyla hedeflenen gayeyi pekitirmek iin ezan okunmas ve namazn cemaatle klnmasnn istenmesi zarriyytn, yolculuk srasnda namazlarn ksaltlmasna msaade edilmesi hkmnn yan sra ayn durumda baz namazlarn cemine izin verilmesi hciyatn, kurban hkmnn pei sra kurban edilecek hayvann en iyiler arasndan seilmesinin tavsiye edilmesi tahsniyytn tamamlayclarna rnek gsterilir. tb anlan kme arasnda da bu tr bir tamamlama ilikisi bulunduuna, yani hciyatn zarriyyt iin, tahsniyytn da hciyat iin tetimme tekil ettiine dikkat eker. Zarriyyt, hciyat ve tahsniyyt arasndaki snrlar belirleyen kesin ltler bulunmad gibi bu konuda belli ltler veya tanmlar zerinde mutabakat salansa bile fkh bir hkmn bu gruplardan hangisine dahil edilmesinin uygun olaca hususunda fikir birlii edilmesinin beklenemeyecei aktr. Zira gerek bu gruplandrmalar gerekse her bir grubun kapsamna giren hkmlerin belirlenmesi ictihad olup -tbnin ifadelerinden anlaldna gre-byle bir derecelendirme yapmann asl amac er hkmlerin birbirinden kopuk dzenlemeler olmadn ortaya koymak, maslahatlar arasndaki ince dengeyi yakalayabilmek iin fikr bir hazrlk salamak, asl yarar da cz bir meselede tereddt edilmesi halinde hkmler arasndaki fikr rgy gz nnde bulundurarak onu kll bakla deerlendirmeye almak, birine bakarak dierini feda etmeyi hedeflemeksizin her bir cznin bu kll bak kontrolnde anlaml kaldndan emin olmak, bununla birlikte bir tercih zorunluluu doduunda fakihin hangi maslahat stn tutmasnn uygun olacana karar verirken tutarl davranmasna yardmc olmaktr. Merkezinde zarriyyt bulunan ve i ie gemi katmanlara benzetilebilecek olan bu grup arasndaki sralama ayn zamanda ncelikler hiyerarisini belirttiinden bunlar arasnda tercih zorunluluu doduunda evvel zarurnin, sonra hcnin, daha sonra tahsnnin korunmas esastr. tb, zarurnin mutlak olarak ihlle urad var sayldnda hc ve tahsnnin de ihlle uramasnn kanlmaz olacan, aksinin ise sz konusu olmadn, fakat tahsnnin mutlak ihlli halinde hcnin, bunun mutlak ihlli halinde de zarurnin bir ekilde ihlle urayabileceini belirtir. Onun bu konudaki aklamalarn ylece zetlemek mmkndr: Bu kmeler arasndaki iliki asl-fer veya mevsuf-vasf ilikisine benzetilebilir; mesel satm szlemesinin meruiyetinin kabul edilmedii var saylsa satmn geerlilii iin bilinmezlik (cehalet) ve belirsizliin (garar) yasak saylmasnn bir anlam kalmaz; yine bir kimseden namaz vecbesinin skt olmas halinde artk kraat, tekbir ve dua gibi bu ibadete bal olan fiiller de skt olur. Bununla birlikte hc ve tahsn -bazan mukaddime, bazan bitiik unsur, bazan da eklenti eklinde olmak zere-zarurye hazrlama ve onun en iyi biimde gereklemesini salama ilevini stlendiinden bunlar zarurnin etrafn evreleyen ihata duvar gibi dnmek mmkndr; dolaysyla bu kuakta meydana gelen ihlllerin nemli bir dzeye ulamas halinde zarurnin de tehlikeye dmesi, en azndan belli blgelerinden yara almas muhtemeldir. Zarriyyt oluturan deerlerin kendi iindeki nem sralamasnn din, can, akl, nesil ve maln muhafazas eklinde olmas gerektiini savunanlar ounlukta olmakla beraber farkl sralama nerenler de vardr. Bu durum daha ok, belirtilen kavramlarn almna ilikin farkl bak alarnn bulunmasndan ve

deerlendirmede esas alnan rneklerin zelliinden kaynaklanmaktadr. Baz ada yazarlar, tahsniyytn menduplardan ve ksmen de mubahlardan olutuu ynndeki bir n kabulden hareketle bir ksm klasik usulclerin farz dzeyindeki hkmleri bu grubun rnekleri arasnda saymasn eletirirlerse de meslihin nem derecesi asndan byle dikey bir sralamaya tbi tutulmasnn zorunlu olarak farzlar (vcipler), menduplar, mubahlar tasnifini iermediine dikkat edilmelidir. Nitekim -ayn yazarlarn almalarnda da grld zere-haram ve tahrmen mekruh dzeyindeki pek ok hkmn bu grubun rnekleri arasnda saylmas da bunu teyit etmektedir (iaret edilen yaklam destekledii izlenimi veren zzeddin bn Abdsselmn tasnif ve rneklendirmesini her grubun arlkl zellii olarak anlamak daha isabetli grnmektedir, bk. el-Fevid, s. 38-39). Yine bu gruplandrmadan, zarriyyta dahil olmayanlarn -zellikle tahsniyytn-deersizler veya deeri dk olanlar anlamnn karlmas yanl olur. Zira bu sralama maslahatlar arasnda bir tercih gerei duyulduunda hangisinin stn tutulacan tesbit ynyle bir hiyerari belirtmekle birlikte asl gaye, alt kademedekilerin deersizliini veya az deerli olduunu belirtmek deil er hkmlerin bir deerler manzumesi oluturduunu ortaya koymak, yerli yerince ileyen bir dzen olabilmesi iin henk ve dengenin nasl salanabileceini gstermektir. te yandan tahsniyyt iyi insan, iyi kul, iyi mslman olmann inceliklerini kavrayabilme, hayata geirebilme, kalite ve estetii yakalama abas iinde olma gibi bir anlam da tar. Zarur ve hc olanlar hayatn ak iinde genellikle kendi varln zorunlu klarsa da tahsniyyt daha bir ilgi, dikkat, zen ve zveri gerektirir, bu da bireyin ve toplumun uygarlk yolunda srekli mesafe katetmesi sonucunu beraberinde getirir. slm medeniyetini sekin klan eserlerin ve kltr grnmlerinin temelinde byle bir idrak ve zihniyetin yattnda ise phe yoktur. Tahsniyyt erevesinde yer alan temizlik hkmlerinin suyun temini ve kullanm konusunda mslman toplumlar baka kltr ve medeniyet mensuplarn imrendirecek ve onlar iin numune tekil edecek bir dzeye eritirmi olmas, zarur ve hc dzeyinde olmamakla beraber ibadet mahallerinin ve yaznn gzelletirilmesi ihtiyacndan hareketle muhteem sanat eserlerinin ortaya konmu bulunmas bu hususu teyit eden rnekler arasnda zikredilebilir. Yine baz yazarlarca tahsniyytn ahlk alanla snrl olduu n kabulnden hareketle tbye ahlk deerlere en son srada yer verdii eletirisinin yneltilmesi, bu ayrmn temelindeki dnce hakknda yanl bir kanaat edinilmesine yol amaktadr. Gerekte -ierdii kuraln mahiyeti uygun olduu lde-bu kmelerden her birinin ahlk alanla ilgisi bulunmaktadr; mesel haksz yere cana kyma ahlken kt bir fiildir ve bunun nlenmesi zarriyyt kmesine yerletirilmitir; tahsniyytn tantmnda yer alan mekriml-ahlk ifadesi ise bu grubun ahlk erdemlerle olan youn ilgisini belirtmektedir (bu tasnif hakknda bilgi iin bk. Gazzl, el-Mstaf, I, 286-293; tb, el-Muvfat, II, 8-25; IV, 27-32; M. Thir b. r, s. 79-83; M. Sad Ramazan el-Bt, s. 218-223; Pekcan, s. 117-280). bn Abdsselmn maslahat ayrmlarnda uhrev ve dnyev eklindeki taksim belirgin biimde ne kar. Mellif, maslahat ve mefsedetleri teklif hkm terminolojisine (vcip, mendup, mubah, haram ve mekruhlara), grevlerin ayn veya kif oluuna, kesin, zann veya vehim kaynakl olmasna, hakiki veya mecazi oluuna, snrlarnn aka belirlenip belirlenemeyiine, sonularnn hemen grlp grlmeyiine, iyilik ve ktlk derecesine, salad hak ve sonularn ncelik durumuna gre vb. alardan baka ayrmlara da tbi tutmaktadr (el-Fevid, s. 39, 41, 42, 54, 81-83, 99-101; elavidl-kbr, I, 7-15, 18, 59-62, 70-84). Baz yazarlar, maslahatlarn uhrev ve dnyev eklinde ikiye ayrlp inan ve ibadetlerle ilgili hkmlerin birinci, mumeltla ilgili hkmlerin ikinci grup maslahatlar iin konduunun belirtilmesini, birinci gruba girenlerin aklla ak bir

biimde kavranabilecek gerekelere dayanmamas, ikinci gruptakilerin ise yeni olaylara gei yapmay salayacak ak illetlere dayal olmas ynyle isabetli bulmakla beraber maslahat kavramnn z asndan konuya bakldnda bu ayrma gerek bulunmadn savunurlar. Zira slm anlaya gre insan hayat ancak varlk amacna uygun btncl bir bak iinde ele alndnda gerek anlamn kazanr; btn bu hkmler dnya ve hiret saadetini temin amacnda birletiine gre salanan yararn dorudan veya dolayl olmas bu sonucu etkilemez. Mesel bir mslmann inanlarna bal ve ibadetlerinde titiz olmas, beer ilikilerinde sorumluluk bilincini glendirip devlerini yerine getirmede daha zenli davranmas ve bakalarnn hakkna daha saygl olmas sonucunu beraberinde getiriyorsa bu maslahatn sadece uhrev olduunu, ayn ekilde dnyada kendisi ve bakalar iin yapt yararl faaliyetleri inan ve ibadetlerinin zorunlu kld ahlk deerlerle denetliyorsa bu maslahatn sadece dnyev olduu sylenemez. Esasen Allah haklar ve kul haklar eklindeki ayrmn baz fkh hkmler asndan bir lt grevi yapmas bir yana, sonuta btn er hkmlerin Allahn iradesine ram olma ve bunlarn hedefledii maslahatn da insanlarn dnya ve hiret mutluluunu salama noktasnda kesitii dikkate alnrsa bir ynyle bunlarn tamamnn Allah hakk, dier ynyle de tamamnn kul hakk olarak nitelenmesi mmkndr (M. Sad Ramazan el-Bt, s. 49-52, 78-81; maslahat kavram balamnda Allah hakk-kul hakk karlatrmalar iin bk. zzeddin bn Abdsselm, el-avidl-kbr, I, 219-259). bn r, maslahat toplumu veya bireyi hedeflemesi asndan maslaha mme ve maslaha hssa eklinde ikiye ayrr ve Kurn terin byk ounluunda gzetilen maslahatn, yine farz- kifyelerin ounun birinci, Kurn terin bir ksm ve snnetteki terin byk ksmnn ise ikinci trden olduunu belirtir. Ayrca toplumun tamamn, belli gruplarn veya fertlerini ilgilendirmesi asndan da maslahat kll ve cz eklinde bir ayrma tbi tutar; ancak maslaha mme tamlamasn kullanarak aklad kll maslahatlardan mmetin tamamn ilgilendirenlerin saysnn az olduunu ifade eder (Mad-eratil-slmiyye, s. 65-66, 86). Kendisine duyulan ihtiyacn kesin olup olmamas asndan da maslahatlar kat, zann ve vehm ksmlarna ayrr. Hac farzas gibi tevile ak olmayan nasla sabit hkmlerin yan sra, daha nce zarriyyt olarak nitelenen temel deerlerin korunmas gibi tmevarm yoluyla pek ok delilin ortak noktas olarak belirlenen hkmlerin, yine zarur kapsamnda olup aklen elde edilmesinin byk yarar salayacana, aksinin ise byk zarar getireceine hkmedilen durumlarn ierdii yararlar birinci gruba; akl veya nakl olsun zann bilgi salayan delille sabit hkmlerin, mesel yargcn kzgn iken karar vermemesi hkmnn salad yararlar ikinci gruba; uyuturucu kullanma rneinde olduu gibi kiinin houna gitmesini l alarak yararl sayd, fakat iyi incelendiinde zararl olduu anlalan fiillerden beklenen maslahatlar nc gruba girer (a.g.e., s. 86-87). te yandan bn r, er talebe konu olup olmamas bakmndan maslahatlar iki ksma ayrr. Birinci ksm insanlara yaratltan getirdikleri zellikler gerei ak bir haz salayan yararlar oluturur. nsann bunlara olan tabii eilimi sebebiyle eriat bu tr maslahatlarla, onlarn elde edilmesini talep etme eklinde deil sadece nndeki engelleri kaldrma ynyle ilgilenir. Mesel satm ve nikh akidlerinin insanlar iin ok nemli iki maslahat karlad dikkate alnarak bunlara vcb hkmnn balanmas beklenebilirse de bu dzenlemelerin ibha erevesinde kaldn, buna karlk dinin anlan akidlerin insanlarn yeme ime ve oalma gibi tabii ihtiyalarn mer biimde karlanmasn engelleyecek saldr ve snrlandrmalar yasaklad grlr. kinci ksmda ise insanlara ak bir haz salamayan maslahatlar yer alr. Bu tr maslahatlarn nemi fertler tarafndan genellikle ak biimde hissedilmez ve ancak yokluu halinde farkna varlr. Toplumun dirlik dzenlii iin gerekli olan bu maslahatlarn salanmas bazan her bir ferde ayr ayr, bazan da topluma yklenmi birer grev eklinde olmak

zere eran talep edilmi ve yerine getirilmesini salayc yaptrmlar ngrlmtr. ocuklarn nafakasn karlamak, yolda kalm olanlara yardmc olmak birinci gruba, boulmak zere olan birini kurtarmak, etrafa tehlike saan yangn sndrmek ikinci gruba rnek gsterilebilir (a.g.e., s. 73-77). Ayn mellif son olarak meslih ve mefsidle ilgili bir baka ayrmn bulunduunu, fakat bunun fakihin konuya hkimiyetini gerektiren bir ayrm olduunu belirtir. Bu da maslahata, fiille kastedilen yarar veya o fiilin sonucunda oluan yarar olmas asndan bakn ortaya kard ayrmdr. Mellifin burada, kanuna kar hilenin nlenmesi ve aslen mer olan fiillerin kt sonuca gtreceinin anlalmas zerine yasaklanmas (sedd-i zeri) ilkelerinin uygulanmas ve uygulanmamas durumlar arasnda yaplabilecek bir maslahat mukayesesini kastettii anlalmaktadr (a.g.e., s. 87; zamana, evreye ve ahslara gre deiip deimemesi asndan yaplan bir maslahat taksimi iin bk. M. Mustafa eleb, s. 281, 282). Maslahat- Mrsele ve Mezhep mamlarnn Tavr. Maslahat dikkate almann meruiyet delilleri balnda grld zere slm terinin geneline hkim bir dnce anlamyla maslahatn kabul hususunda limler arasnda gr ayrl bulunmamakta, maslahatn naslarn yorumunu etkileyen bir unsur veya yeni olaylarn zmnde er bir dayanak olup olamayaca tartlmakta ve bu konudaki ihtilflarn odak noktasn maslahat- mrsele (oulu meslih-i mrsele) kavram oluturmaktadr. Meslih-i mrsele, geerli veya geersizlii hakknda zel delil (nas ve icm) bulunmad gibi kyas kapsamna da girmeyen, fakat hem akl llere hem dier er dzenlemelerin btnne (maksd-ri) uygunluk tayan menfaatleri ifade eder (tb, el-tim, II, 111, 114-115, 129). Buna gre, akl llere vurulduunda yararl olduu dnlmekle beraber riin kll maksatlarna dahil veya uygun olmayan, hkm nasla belirlenmi veya hkm zerinde icm edilmi ya da -Kitap ve Snnette yaplan atf uyarnca-devlet bakannn (imam) tasarruf ve takdir yetkisine braklm menfaatler, birbiriyle atan ve her biri iin geerlilik veya geersizlik ynnde ahit (zel delil) bulunan maslahatlar ve ister btnyle ister umumunu tahsis veya mutlakn takyid edecek biimde olsun bir nasla veya sahih bir kyasla atan maslahatlar meslih-i mrsele kapsam dnda kalmaktadr. Mrsel maslahat esas alnarak yaplan ictihadda varlan sonucu uygun gsteren vasf el-mnsiblmrsel diye anld gibi izlenen metot iin istislh veya istidll tabiri kullanlr. Bazlar istidlli kitap, snnet, icm ve kyas dnda kalan istihsan ve istishb gibi delilleri kapsar biimde kullanm ve meslih-i mrseleden el-istidlll-mrsel diye sz etmitir. Bt, birok mellif tarafndan ilk dnem mctehidlerinin ve zellikle mam Mlikin nassn umumuna veya mutlakna aykr maslahat- mrseleye dayandna dair rnekler verilmesini, hatta bazlarnca aka Mliklerin maslahat- mrsele ile mmn tahsis ve mutlakn takyit edilebilecei kanaatinde olduklarnn sylenmesini, maslahat- mrselenin gerek snrlarn ve buna dayanmann hkmn belirleme konusunda karkla yol aan en nemli sebep olarak grmektedir. mam Mlikin fetvalarndan delilleri iyice incelenmeden metodik karmlar yaplmas, ok defa da mezhebin kendi bilgi kaynaklarna dayanlmadan ona ve rencilerine gr nisbet edilmesi sebebiyle byle yanl bir kanaatin yaygn hale geldiini, baz aratrmaclarn sahbe ve sonraki mctehidlerin hret bulan fetvalarndan srf maslahatla Kitap veya Snnetin nassnn tahsisine delil gsterdii meseleler incelendiinde bunlarn tamamnn ya bir nassn baka bir nasla tahsisi veya nassn kyasla tahsisi kabilinden olduunun ya da bunlar zerindeki gr ayrlnn tahkkul-ment trnden, yani hkmlerin her bir olaya uygulanyla ilgili ihtilflar olduunun grldn ifade etmektedir.

Mliklerden bu konuda aktarlan birok rnei tahlil bir incelemeye tbi tutan yazar bunlarda mutlaka u durumdan biriyle karlaldn belirtir: Ya mezhepten salam bir ekilde yaplmam nakillerdir yani zhiri itibariyle de sahih deildir, yahut bunlar, kendilerinin kanaatine gre -Kitap, Snnet, zerine kyas edilen bir asl gibi-ittifakla kabul edilen er bir dayanaa istinat etmektedir, yani meslih-i mrsele deildir, ya da kll maksatlar dnda muayyen bir er delile dayanmamakta, fakat -en azndan kendilerine gre-herhangi bir nassn umumuna veya tlakna da aykr dmemektedir (ayrntl bilgi iin bk. M. Sad Ramazan el-Bt, s. 285-306). te yandan usulclerin maslahat- mrsele (istislh) hakkndaki aklamalar incelendiinde bunun kabulnn ihtilfl, hatta tercih edilen gre gre geersiz olduu izlenimi edinilmektedir. Usulclerin gr ayrlklarn naklederken istislh kabul veya reddetmekten maksadn ne olduunu belirlememi olmalar, mam Mlikin bu konudaki tavryla ilgili nakil ve izahlarn farkllklar ve elikiler tamas, mam finin istihsan hakkndaki szlerinin mutlak biimde aktarlmas, onun grnn, riin hkmleri ve tasarruflaryla uyumlu veya maksatlarna dahil olan maslahata dayal ictihad istisna etmeksizin verilmesi, zellikle Cveyn ve dier baz fi limlerince yaplan, finin istislh kabul ettii ynndeki aklamalarn ihmal edilmesi, yine Gazzlnin bilhassa elMstafda istislh bahsindeki izah tarznn farkl anlamalara ak olmas, bu konudaki karmaa ve belirsizliin balca sebepleri olarak zikredilebilir. Meslih-i mrselenin yukarda gsterilen snrlar esas alnarak el-mnsibl-muteberin dereceleri iinde son kademeye yerletirilmesi ve sahbe, tbin ve drt mezhep imamnn ictihadlarna bu adan baklmas halinde hepsinin buna gre hkm verme noktasnda birletii grlr. Ancak mam Mlik meslih-i mrseleyi ictihadlarnda mstakil bir dayanak olarak kabul etmi, dier imam ise bunu kyas, istihsan, rf dikkate alma gibi dier ictihad metot ve ilkeleri kapsamnda mtalaa etmitir. Zhirlerin rey ve kyas konusundaki olumsuz tavrlar gerei mutlak biimde, mmiyye asnn da kaynak telakkileri gerei kesin tarzda akla rci olanlar dnda meslih-i mrseleye gre hkm vermeyi kabul etmedikleri, ann Zeydiyye kolu ile genellikle Hriclerin gnmzde yaayan kolu olarak bilinen bzlerin ise z bakmndan buna olumlu baktklar sonucuna ulalabilmektedir (ayrnt iin bk. Karf, s. 445-447; Tf, er Mutaarir-Rava, III, 213; M. Eb Zehre, el-mm Zeyd, s. 445-451; Mustafa Zeyd, s. 39-64, 152153, 185; Hseyin Hmid Hassn, s. 305-423, 466-528, 569-609; Mustafa Ahmed ez-Zerk, s. 60-87; M. Tak el-Hakm, s. 400-402; M. Sad Ramazan el-Bt, s. 336-346; ayrca bk. STSLH). Maslahatn Meruiyet ltleri. Bt (avbil-malaa s. 105-240), er hkme dayanak olacak maslahatn ltlerini konuyla ilgili doktora tezinde geni biimde incelemi ve bunlar be balk altnda toplamtr. 1. Maslahat maksd-ri kapsamnda olmaldr. riin maksatlar be esasn (din, can, akl, nesil ve mal) korunmasndan ibaret olup bunlarn muhafazasn ieren her ey maslahat, bunlarn tamamnn veya bir ksmnn zayi edilmesine yol aan her ey mefsedettir. Bu temellerin korunmas aamada gerekleir ki usul limlerinin terimiyle bunlar zarriyyt, hciyat ve tahsniyyt adyla anlr. Esasen btn bunlar tek bir kll ama iin birer vasta oluturmaktadr; bu ama, mkelleflerin yaratlrken ve zorunlu yasalarna boyun eerken Allahn kullar olduklar gibi kendilerine verilen iradeyle yapacaklar seimlerde ve davranlarda da Ona kulluk etmeleridir. 2-3. Kitap ve Snnete aykr olmamaldr. Bu konuda iki trl maslahat birbirinden ayrt etmek gerekir. Eer maslahat kendisine kyas edilebilecek bir asla dayanmyorsa, nas ister kat ister zann olsun ve nassa aykrlk ister kll ister cz olsun byle bir maslahat dikkate alnmaz. Kyas temeline dayanmakla beraber kat delille, yani sarih bir yet veya mtevtir snnetle atan maslahatn da hkm budur, zira bu geersiz bir kyastr. Sahbe, tbin ve mezhep imamlar bu

hususta fikir birlii iindedir. Kendisine kyas edilebilir muteber bir asla dayal maslahata gelince, eer nasla arasndaki atma tahsis yoluyla giderilebiliyorsa veya bu tr maslahat haber-i vhid gibi kat olmayan bir delille atyorsa bu durumda konu ictihada aktr; mctehid, iki delil arasndaki dengeyi naslarn anlam inceliklerine ve amalarna nfuz ederek kurmaya ve uygun zm bulmaya alr. Burada dikkat edilmesi gereken husus, yaplan iin gerekte herhangi bir maslahatn nassa tercih edilmesi deil, yine nassn hkmnn uzants saylan bir maslahatla baka bir nassn ierdii maslahat arasndaki dengenin aratrlmas, yani naslar birbiriyle uzlatran bir yorum faaliyeti olduudur. Baz yazarlarn, sahbenin (zellikle Hz. merin) ve mctehid imamlarn nassa aykr maslahatlar geerli kabul ettiine dair zikrettikleri rnekler dikkatle incelendiinde ya bunlarn gerekte nassa aykr olmad (nassn gereinin zaten yle olduu veya yaplan eyin bir tahkkul-ment, yani soyut hkm karma deil soyut kuraln madd olguya uygulanmas ictihad olduu, dolaysyla o olguya zg durumlarla izah edilebildii) veya makbul ve tutarl yntemler erevesinde uzlatrma ictihad (cem ve tevfk) yaparak atmay giderdikleri yahut snnete aykrlktan sz edilen durumlarda Reslullahn ter nitelikte olmayan bir tasarrufunun sz konusu olduu grlmektedir. 4. Kyasa aykr olmamaldr. z itibariyle kyas, nasta hkm gsterilmi olayla (asl) hkmn illeti bakmndan eit durumda olan ve nasta hkm gsterilmemi bir olayda (fer) maslahatn dikkate alnmasndan ibaret olduundan kyasla mutlak maslahat arasnda umum-husus ilikisi vardr; kyas mutlak maslahatn gzetilmesinin yan sra riin itibar ettii illeti de ierir. u halde eran muteber olduuna dair zel delil bulunmayan bir maslahat (maslahat- mrsele) sahih bir kyasla atrsa dikkate alnmaz. eran muteber bir mnasip vasfa dayal maslahat da eer kyastakine gre daha zayf kalyorsa ayn hkme tbidir; bu durumda iki kyasn teruzu sz konusu olduundan kuvvetli olann tercih edilmesi gerekir. Baz mctehid imamlarn kyas maslahatla tahsis ettiklerine delil olarak gsterilen meseleler, zellikle istihsan rnekleri iyi incelendiinde grlr ki gerekte baka bir er delilin etkisiyle kyasn temelini oluturan illet o olayda zaafa uramtr, yoksa srf maslahat gerekesiyle sahih bir kyas terkedilmi deildir. 5. Daha nemli bir maslahatn zayi edilmesine yol amamaldr. Daha nce saylan kriterlere uygun bir maslahatn esas alnmas yine bu kriterlere uygun baka bir maslahatn zayi edilmesine yol aacaksa bunlar arasndaki nem sras esas alnr. nem srasn da adan deerlendirmek gerekir. a) Maslahatlarn z deeri asndan be kll esasn din, nefis, akl, nesil, mal eklindeki sralamas temel lt oluturur ve bunlarn alm olan maslahatlarn zarriyyt, hciyat veya tahsniyyt dzeyinde bulunmasna gre bir tercih yaplr. b) Ayn kll esas ilgilendiren ayn dzeyde iki maslahatn atmas sz konusu olursa bunlarn kapsamllk zelliine baklr; daha geni kesimleri ilgilendiren ve sonular daha kapsaml olan tercih edilir. c) Bunlarn yan sra maslahatn gerekleme ihtimalini dikkate almak ve vukuuna kesin veya kesine yakn nazaryla baklan ne almak gerekir. Maslahat-Mefsedet Dengesi. Maslahat ve mefsedet dengesini geni biimde ileyen bn Kayyim, ontolojik bir bakla bunun yaratma ve buyruk konusunun ince srlarndan biri olduunu belirtir. Maslahat ve mefsedetin katksz olup olmamas asndan fiilleri srf maslahat ieren, maslahat yn ar basan, srf mefsedet ieren, mefsedet yn ar basan, maslahat ve mefsedet yn eit olan eklinde be ksma ayrr; dinlerin bunlardan ilk drd hakknda hkmler getirdiini, ilk iki eidi emredip bunlarn elde edilmesini veya imkn lsnde ikmal edilmesini, nc ve drdnc eidi yasaklayp bunlarn ortadan kaldrlmasn veya imkn lsnde azaltlmasn saladklarn aklar. Srf maslahat (el-maslahatl-hlisa) ve srf mefsedetin (el-mefsedetl-hlisa) bulunup bulunmad

tartmalarna yer veren mellif bu meselede ihtilf ortadan kaldracak mkul izahn u olduunu syler: Eer hlis maslahat denince z itibariyle mefsedet zellii tamayan anlam kastediliyorsa bu trn varlnda phe yoktur. Fakat bununla yapsnda ve kendisine erimek iin girilen yolda hibir meakkat ve eziyetin bulunmamas kastediliyorsa bu anlamda hlis maslahat yoktur (rnekleriyle birlikte bk. bn Kayyim el-Cevziyye, Miftu dris-sade, II, 14-16, 32-37). Srf maslahat ve srf mefsedetin ndir oluu, ok defa ikisinin birlikte bulunuu (zzeddin bn Abdsselm, el-avidl-kbr, I, 19-22), hayat olaylarnn bu adan giriftlikler tamas sebebiyle maslahatlarn kendi aralarnda sralama yaplarak tercih ltleri gelitirilmesi yeterli olmam, maslahat-mefsedet dengesi konusu hukuk dncesinin nemli problemlerinden biri olagelmitir (bu hususta ayrntl bilgi iin bk. zzeddin bn Abdsselm, el-avidl-kbr, I, 40-59, 87-163; ayrca bk. MEFSEDET). Eblul Mardin, Mecelleye hkim telakkileri aklarken mefsedetlerin giderilmesinin yeni menfaatler salanmasna takdim edilecei ilkesinin, dolaysyla -emrivkilerin kabul anlamnda olmak zere-mevcut menfaatlerin korunmasnn esas alnmasna scak baklmamasnn Mecelleyi Bat hukukundan ayran temel bir zellik olduu tesbitini yapmaktadr (Mecelle, md. 30; A, VII, 433). te yandan fkh usul incelemelerinde, er hkmlerde meakkatin biztihi hedeflenen bir ama olmayp riin hikmeti gerei din ykmllkle hedeflenen maslahata ulamada bir vasta konumunda olduuna, dolaysyla din hkmlerin baz meakkatler iermesi olgusuyla btn hkmlerin kullarn meslihi iin konduu ilkesinin elimediine dikkat ekilir (bk. MEAKKAT). Tf ve Maslahat. Maslahat deliller hiyerarisi iinde nas ve icmdan bile nceye yerletirmi olmasyla n yapan Necmeddin et-Tfnin (. 716/1316) kendi dneminde pek ilgi grmeyen bu grnn son asrlarda slm dncesinin yeniden yaplandrlmas iin yaplan arlar ve gelitirilen kar tezler arasnda iyi bir etde tbi tutulmadan sunulup yaygnlk kazanmasnn bu husustaki yanl ve eksik kanaatleri besleyen bir etken olduu sylenebilir. Tf, bu konuya ilikin dncelerini mstakil bir eser veya risle kaleme alarak deil Nevevnin el-Erbanine yapt erhte, Zarar vermek de zarara zararla mukabele etmek de yoktur anlamna gelen hadisi (bn Mce, Akm, 17) aklarken ortaya koymutur. Esasen Tf, bu hadiste zararn nlenmesinden sz edildiini ve zararn bakasna ktlk vermek mnasna geldiini kabul ettii halde maslahatn celbini bunun tabii bir sonucu olarak dnm (erul-Erban, s. 15, 16, 17, 46) ve btn aklamalarn bu anlay zerine bina etmitir. Halbuki geni anlamyla maslahat kavram mefsedetin giderilmesini ierse bile zararn olumsuzlanmas zorunlu olarak maslahatn elde edilmesi anlamn gerekli klmamaktadr; nitekim, Def-i mefsid celb-i menfiden evldr kural (Mecelle, md. 30) mefsedeti giderme ile menfaati temin etmenin iki farkl eyi ifade ettiini gstermektedir. Tfnin, tezini kendi n kabulne gre bu hadisten kard anlam zerine dayandrmas nemli bir eletiri noktas olmakla beraber maslahata riayetin dayanan tekil eden dier deliller -ki kendisi de bunlara deinmektedir (erul-Erban, s. 15-16, 19-20, 2225)- gz nne alnarak bu konudaki grleri deerlendirmeye alnabilir. Tf, ibadetler ve bu gruba girenlerle mumelt ve bu gruba girenler arasnda ayrm yaplmas gerektiini, birincisinin erin hakk olup bunlarn nasl yerine getirileceinin ancak nas veya icm ile bilinebileceini, ikincisinde ise nas ve icm maslahata uygun deilse meslihe riayetin takdim edileceini, zira maslahata riayetin erin bunlarla kastettiinin eksenini oluturduunu savunur ve maslahatn

din nazarndaki nemini ve er deliller arasndaki yerini gstererek nerdii yol iin epistemolojik bir temel hazrlamaya alr. Maslahat dikkate almann zerinde ittifak edilen bir ilke olmasna mukabil icmn hccet oluuna itirazlar ileri srlebilmi olmasn ve naslarn farkllklar ve teruzlar iermesini delil gstererek maslahatn nassa ve icma takdim edilmesi gerektiini savunmas, ilk bakta maslahata riayeti nas ve icma mutlak biimde takdim etmeyi nerdii izlenimi verse de Tfnin bu ifadelerinin balamlar ve konuya ilikin dier aklamalar dikkatli bir incelemeye tbi tutularak onun gerek tezi yle zetlenebilir: Nas ve icm maslahata aykr derse maslahata riayeti onlara takdim etmek gerekir; fakat bu, anlan kaynaklar devre d brakma ve bunlara iermedii anlamlar ykleme eklinde deil -tpk snnetin beyan yoluyla Kurana takdim edilmesi gibi-onlar tahsis ve beyan ederek yaplmaldr. yle ki, nas ve icm btnyle bir zarar ve mefsedet sonucunu beraberinde getiriyorsa iki ihtimal vardr: Eer zarar bunlarn dellet ettii anlamlarn btn ise bunun, Hz. Peygamberin l darara hadisinden (maslahata riayet ilkesinden) yaplm bir istisna kabilinden olmas kanlmazdr. Mesel hadlerle ldrme ve yaralama sularna verilen cezalar byledir. ayet zarar bunlarn medlllerinin bir ksm ise baklr: Eer bu zarar bir delil gerektiriyorsa delile uyulur; zel bir delil gerektirmiyorsa bunlarn Hz. Peygamberin l darara hadisiyle tahsis edilmesi gerekir ki bylece deliller uzlatrlm olsun (a.g.e., s. 15, 16, 17-18, 25, 28, 35, 41, 46). Bu izah gstermektedir ki Tfye gre nas ve icmdan anlalan sonu maslahatla badamyorsa uygun yorum metotlaryla bunlarn uzlatrlmas gerekmektedir. Sz konusu hadis iin yapt uzun erh boyunca hep bu nokta zerinde duran ve takdim kelimesini arlkl olarak bu anlamda kullanan Tf, maslahatn metodolojik etkisini tahlil olarak gsterdii sadece bir yerde (a.g.e., s. 46) bu uzlatrma faaliyetinin sonu vermemesi ihtimaline de temas etmekte ve bu durumda maslahatn dier delillere takdim edileceini sylemektedir. nceki aklamalaryla bu ifadesinin balam birlikte deerlendirildiinde maslahatn takdim edilmesi, zararn nas ve icmn medlllerinin bir ksm olmas ve bu sonucu zel bir delilin gerektirmemesi durumuyla snrldr. Bu da nassn literal anlamyla erin amalarnn eksenini oluturan maslahat arasnda bir atma grlrse ve buradaki zarar grnm tayan sonucun zel bir delil tarafndan -belli bir maslahata binaen-hedeflendii tesbit edilemezse literal anlamn hukukun genel gayeleriyle kontrol edilecei ve bu gayelere ters den bir sonucun tatmin edici saylamayaca, dolaysyla bir boluk doduunun kabul edilecei eklinde yorumlanabilir. Nitekim Tf tezini teyit iin, nasl ki mumelt alannda kanun boluu bulunmas halinde riin kyas deliline gnderme yapt var saylarak bu yolla boluklarn doldurulmas ynne gidiliyorsa, er delilin mkelleflerin akl ve tecrbeyle bilebilecekleri maslahatlar karlamamas durumunda da riin maslahata riayet ilkesine gnderme yaptnn anlalm olacan ifade etmektedir (a.g.e., s. 48). Bylece kanunun lafzyla hkmn amac veya hukukun genel ilkeleri arasnda uygunluk bulunmamas halinde doacak rtl boluklarn da yine genel ilkelerle doldurulmasn nerdii sonucuna ulalabilmektedir. Baz mellifler, onun maslahatn kesin olan er delillere bile takdim edilmesini savunduunu yazarsa da kendisinin koyduu kaytlardan kesin olmayan delilden sz ettii anlald gibi kendisi bu nitelikteki delilin maslahata aykr olabileceini zaten kabul etmemektedir (a.g.e., s. 30). zellikle bir yerde kulland terk kelimesiyle ilgili aklamasndan onun hep zann durumlar kastettii anlam kmaktadr (a.g.e., s. 41). te yandan Tfnin er delillerin zarar iermesini reel bir durum olarak ele almayp bir var saymdan sz ettii anlalmakta (zellikle bk. a.g.e., s. 16), dier eserlerinde teorik anlatmlarna genellikle somut olaylarla aklk getirmeye alt halde bu konudaki teziyle ilgili uzun teorik izahlar yapmasna ramen maslahatn nas veya icma takdimi hususunda bir tek rnek olay zikretmemi olmas da faraziyeye dayal bir neri gelitirdiini ortaya koymaktadr. Nitekim Tf eriatn maslahata nem vermesiyle ilgili deliller zmnnda Ynus

sresinin 58. yetini zikredip bunu aklarken Kurann ierdiinden daha stn yarar bulunmadn ve en yce maslahatn yine onun iinde aranmas gerektiini ifade etmektedir (a.g.e., s. 20). Fkh usul incelemelerinde nasmaslahat ilikisi genellikle nassa aykr maslahat veya nassn maslahatla tahsisi eklinde ele alnd halde Tfnin konuya dair tezinde dikkat eken bir nokta nassa (ve icma) aykr maslahattan hi sz etmemesi, daima nassn (ve icmn) maslahata uygun veya aykr olmas ya da bunlarn birbiriyle uyumlu olup olmamas durumlarn ayrt etmesi (a.g.e., s. 16, 17, 29, 30, 39, 46) ve teruz halinde uzlatrma yorumu nermesidir (a.g.e., s. 16, 17, 18, 25, 28, 41). Yine bu balamda kulland tahsis kelimesinden hareketle, onun tezinin somut bir maslahatla muayyen bir nassn tahsisi meselesini zdeletirmek isabetli olmaz; zira Tfnin ifadelerinden, burada kll anlamda maslahat ilkesinin onun etkileyebilecei gte bir delili, yani zann olan naslar (ve icm) snrlandrmasn kastettii ve ilkesel dzeyde bir tahsisin sz konusu olduu anlalmaktadr. Tf, icmn hcciyetine yaplan itirazlar gndeme getirmekteki amacnn bu delili btnyle itham etmek ve ortadan kaldrmak deil maslahata riayet ilkesinin ne kadar gl bir delil hviyeti tadn gstermek olduunu bizzat ifade ettii gibi (a.g.e., s. 35), yer yer zorlama istidlllere bavursa da icmn delilleri ve balayclk deeri konusunda fkh usul literatrnn yabanc olmad eletiri noktalarn zikretmedeki asl maksadnn gerekletiine kesin gzyle baklabilecek az saydaki icm rnekleriyle teorik anlamdaki icmn ayrt edilmesi gereini (bk. CM) vurgulamak olduu (zellikle bk. a.g.e., s. 32) gzden kamamaktadr. Buna karlk naslarn farkllklar ve teruzlar iermesiyle ne kastettii hususu kapal ve yanltc grnmektedir. Bu noktann aydnlatlmas, onu byle bir tez ileri srmeye iten gerek mili belirleme asndan olduka nemlidir ve bu konuda baz ipular naslarla ilgili bu nitelemesini aklarken verdii bilgilerde sakl bulunmaktadr. Bu bilgiler incelendiinde mellifin, mezhep taassubu ve rekabetiyle ilgili abartl rneklerden hareketle taklit zihniyetini eletirdii, mslman toplumlarn bu sebeple dinin tasvip etmedii bir paralanmlk iine dmesinden yaknd ve snnetle ilgili rivayetlerin elikiler iermesi olgusuna vurgu yapt grlmektedir. Buna gre Tfnin, kendi dneminde ve yine o dnemi hazrlayan yakn gemite hkim ve yaygn hale gelen, naslarn gayelerinden ok lafzlarna sarlma, rivayetlerin salamlk derecesini gzden geirmek yerine mezheb kabulleri ve zmleri nas gibi telakki etme tavrna kar bir tepki ortaya koymaya alt, bir baka anlatmla onun bu tavrnn literalizme -ki kat Zhir anlay aka eletirmektedir (a.g.e., s. 23)-, erhilie ve mezhep telakkilerinin mutlak otorite saylmas anlamnda hukuk pozitivizme kar bir infialin ifadesi olduu sylenebilir. erulErbani srgne gnderildii Ksta kaleme alm olmas da bu grn reaksiyoner bir hlet-i rhiyye ile ortaya konmu olduu ihtimalini glendirmektedir. Tfnin bu tavr, yaanan entelektel sknt ve kar klan anlay bakmndan Avrupada hukuk pozitivizme ve erhilie kar iddetli bir tepki olarak ortaya kan serbest hukuk ekolnn tepkisini andrmakla beraber Tfnin gerek baka eserlerinde benimsedii metodoloji gerekse erul-Erbande yapt aklamalar, burada ileri srd grle hkimin kanunun yorumunda ve kanun boluklarnn doldurulmasnda serbest davranabileceini, hatta kanuna aykr sonulara varabileceini savunan serbest hukuk ekolnn yaklam arasnda tam bir benzerlik kurmaya elvermez. Zira yorumun oyun arac haline getirilmemesi, deliller arasndaki uzlatrma abasnn mkul ller iinde tutulmas, naslara iermedii anlamlar yklenmemesi ve ana kaynaklarn devre d braklmamas gerektiini srarla belirtmesi (a.g.e., s. 17, 44, 46), onun bir yandan kavram hukukuluuna kar karken bir yandan da ihtimale ak olmayan naslarn sonularn olduu ekilde kabul etmek gerektii dncesine sahip

olduunu gstermektedir. Mellif, ihtilfn sebeplerinden birinin rivayetlerin ve naslarn teruzu olduunu belirtmesine ramen devamnda sadece snnetteki farkllklardan ve snnetin tedvini meselesinden sz etmekte, yetlerin anlalmasyla ilgili ihtilfa temas etmemekte, nitekim mteakip balkta bu gerekeyi baka bir adan tekrar ele alrken de snnet malzemesiyle snrl kald grlmektedir (buradaki rneklerden sadece Abdullah b. Mesdun ictihadyla yet arasnda bir ba kurulabilir, fakat bu da maslahatn mnas ak bir nassa tercih edildiine rnek tekil edecek nitelikte deildir). te yandan mellifin naslarn meslih ve benzerleriyle attndan sz etmesi (buradaki ve nahvih ifadesi) ve zikrettii rnekler birlikte deerlendirildiinde konunun srf maslahat kavramyla snrl olmad, mellifin asl hedefinin naslarn, zellikle snnet malzemesinin sadece lafzlaryla yetinilmeyip lafzn hkmn amacyla kontrol edilerek yorumlanmas gerektiini vurgulamak olduu sonucuna varlabilmektedir. Aksi takdirde Mustafa Zeydin belirttii zere (elMalaa, s. 149) Tfnin bir yandan ibadetlerin riin hakk olduunu, zaman, mekn ve keyfiyetinin ancak Onun tarafndan bildirileceini, u halde Onun delillerinden alnmas gerektiini sylerken (erul-Erban, s. 21, 43-46) te yandan -genel bir ekilde-naslarn muhtelif ve mterz olduunu ve ihtilfa yol atn ileri srmesi kendi iinde tutarsz kalmaya mahkm olacaktr. Tf nerdii metodun o zamana kadar bilinenlerden farkl (a.g.e., s. 42-43), hatta ters bir mantk iletilerek dier er delillerin devre d braklmas (a.g.e., s. 41) eklinde alglanacan tahmin etmekle beraber onun maslahat kavram iin ak bir snr izebildiini ve bu konudaki tezini derli toplu bir teori haline getirebildiini sylemek mmkn grnmemektedir. zellikle tezi maslahat gibi izfliklere ok ak bir kavram zerine kurulu olduu halde -somut bir maslahatla ilgili deerlendirmeyi deil ilkenin kabuln kastetse de-maslahata riayet ilkesine dayanld takdirde ihtilfn biteceini sylemesi (a.g.e., s. 41-42) gereklik tamad gibi konunun tabiatna da uygun deildir. te yandan meslih ve mefsidin de teruz edebileceini, o takdirde bu atmann sakncasn giderecek bir kritere ihtiya duyulacan belirtip deiik ihtimaller iin ltler gelitirmeye alan Tfnin iin iinden klmaz durumlarda ( yerde) kuraya bavurulmasn lt olarak nermesi fkh ve hukuk mantndan olduka uzak durmaktadr (a.g.e., s. 46-47). bdt ve mumelt alanlarnn karakteristiiyle ilgili ifadeleri ilk bakta Tfnin din-hukuk ayrm yaplmas gereini savunduunu dndrse de baka aklamalar bu sonucun karlmasna elvermeyecek niteliktedir. Yine konuya ilikin ifadelerinin tamam gz nne alndnda naslarda yer alan hukuk dzenlemelerin tarihsel olduunu dnd neticesini karmak da mmkn grnmemektedir. Son olarak u hususu belirtmekte yarar vardr: Heinrichs, Tfnin bu tezinde maslahat kavramn el-maslahatl-mrsele anlamnda kullandn ifade ederse de (EI [ng.], X, 588), kendisi, mezkr hadisten kard metodun Mlikin yapt ekilde meslih-i mrseleyle hkmetme anlamna gelmeyip ondan daha kapsaml olduunu belirtmektedir (erul-Erban, s. 43). Tfnin bu sznden ve devamndaki ifadesinden, onun mumelt alannda naslara muhalif olan maslahatn mutlak biimde esas alnacan dnd izlenimi ediniliyorsa da (Hseyin Hmid Hassn, s. 534-535) dier aklamalar bunu desteklemediinden burada asl maksadnn kendi maslahat anlaynn Mlikin mrsel maslahat anlayyla snrl olmadn vurgulamak olduunu dnmek daha uygun grnmektedir. Maslahatn Deiik ctihad Trlerindeki Rol ve Etkisi. slm hukuk metodolojisinde delillerin iletilmesiyle ilgili temel kurgu gz nnde bulundurularak maslahatn ictihad metotlarndaki roln ve etkisini ana hatlaryla ylece tasvir etmek mmkndr: 1. Yorum ictihadnda nassn anlamn belirlerken lafz unsurunun gaye unsuruyla dengelenmesinde maslahat fikri ncelikli bir yere sahip

olduu gibi her bir olayda o anlamn gerekleip gereklemediini tesbitte de bu kriter zel bir nemi haiz olacaktr. 2. Nassn kapsamna girmeyen olaylarda ana kural, istishb yani iktiz bir hkmle (hurmet, kerhet, vcb, nedb) yeni bir din ykmlln getirilmemesi, bunun tabii uzants olarak geersizlik (fesad, butln), haktan mahrumiyet gibi yaptrmlar ngrlmemesi ve kiilere yeni bir bor veya ceza sorumluluk yklenmemesi olmakla beraber erevesi ibadetler, helller-haramlar ve hukuk ilikiler eklinde izilebilecek amel bir alann meselelerini konu edinen fkh faaliyetinin doas gerei, karlalan olayla fkhn temel meruiyet kaynaklar olan Kuran ve Snnette zm bulunan olaylar ve bu iki kaynan ierdii ilkeler arasnda fikr bir ba kurularak er adan bir deerlendirme yaplmas -taabbd olarak nitelenen durumlar bir yana- ok defa kanlmaz olmaktadr. Bu fikr ba kurulurken izlenen metodun adlandrlmasnda ve snrlarnn izilmesinde gr ayrlklar olsa da balca iki yolun bulunduu aktr: a) Yeni olayla nasta zm bulunan olay arasnda tikelden tikele gei eklinde bir ba kurularak fkh usulnde ele alnd anlamyla kyas delilinden yararlanmak. ki olay arasnda hkmn konu gerekesi bakmndan tam bir benzerlik (illet birlii) bulunduu kanaatini salayan bir ba kurulabiliyorsa bu metodun kyas olarak adlandrlmasnda, yine yaplan karma yn veren esas milin hkmn gzettii maslahat ve / veya konu amac olduunu kabul hususunda -ilke olarak talli kabul etmeyen eilim bir yana-kkl bir gr ayrl bulunmamaktadr. Ancak konuya ilikin terminolojinin geliim srecinde kurulan bu ban kuvvetine gre kyasn niteliini belirleyici baz kaytlar konduu gibi hukuk emniyeti mlhazalarnn ar basmas, mezhep hkmlerinin tutarlln ispat etme veya bu hkmleri koruma hassasiyeti gibi sebeplerle bu ban disipline edilmesi uruna hkmn gzettii maslahat ve / veya konu amacn feda etmeye varacak bir anlaya kayld grlmektedir. b) Yeni olayla nasta zm bulunan olaylar arasnda tikelden tikele gei eklinde bir ba kurulmas mmkn deilse bu olayla naslardaki kapsaml dzenlemeler ve ilkeler arasnda bir ba kurmak. Fkh zmler klliyatnn oluturulmasnda arlkl bir yere sahip olan ve btn fakihlerce izlenmi olan bu yolun temelinde de -ilke olarak talli kabul etmeyen eilim bir yanayaplan karma naslardaki dzenlemelere hkim olan ruhun, dolaysyla maslahat dncesinin yanstlmas anlay yatmaktadr. Ancak maslahat dncesine vurgu yaplarak istislh adyla anlan bu metodun, kyastaki kadar gvenli bir ba kurulamayaca ve keyfliin nne geilemeyecei kaygsyla mstakil bir delil olarak adlandrlmasna genellikle scak baklmamtr. Bu sebeple belirtilen yol izlenerek bulunan zmlerin bir tr kyas olarak nitelendirilmesi eilimi ar basm olsa da yaplan karmlarn ok defa zaruret, sedd-i zera, rf dikkate alma, umml-belv gibi ilkelerle glendirilmesine ihtiya duyulduu gz nne alnrsa bunun bir genel prensip ictihad olduu kolayca anlalr. te yandan istishb delilinin, olann olduu hal zere braklmas eklinde zetlenebilecek yn de bu anlamda bir ilke grevi yapabilmekte, yani istislhn dayanaklarndan birini oluturabilmekte; buna karlk bu delilin hell-haram konusunda ibhann, sorumluluk konusunda da beret-i zimmetin asl olmasn belirten yn -eer istislh metoduyla zel bir dzenlemeye gerek bulunduu sonucuna varlmamsa-yeni bir din ykmlln getirilmemesi ve kiilere yeni bir bor veya ceza sorumluluk yklenmemesi sonucunun tabii ve devaml dayana olmaktadr. stislh ile istishbn bu yn arasnda salkl bir denge kurulabilmesi, maslahat dncesinin ictihad zmlere naslarn ruhuna hkim olan anlaya uygun biimde yanstlmas asndan byk nemi haiz olup bu konudaki baarnn, Kuran ve Snnetin anlamlarna nfuz ve bu kaynaklardaki hkmlerin amalarn iyi kavrama derecesiyle doru orantl olacan sylemek mmkndr. stihsann baz trlerini (zellikle zaruret sebebiyle istihsan) ve uygulamalarn maslahat gzetme ilkesinin esas alnmas asndan istislh kapsamnda dnmek mmknse de

teknik anlamyla istihsan ister bir benzerlik kurma ileminde ilk hatra gelen zm, isterse sz konusu olayn benzerlerinde allm veya uygulanmas beklenen zm olsun daima kart bir hkmn (kyas) terkedilmesi eklinde gerekletiinden bunu yukarda tasvir edilen temel kurgu iindeki klarn dnda ve her bir kla irtibat kurularak ele almak daha isabetli olur. Bir baka anlatmla istihsan karakterize eden zelliin zm aramak iin takip edilen bir ictihat yntemi olmayp mevcut bir zmden vazgemenin izahn stlenen bir yntem olduu dikkate alnrsa, mesel zaruret sebebiyle istihsanda maslahatn -yukarda genel erevesi verilen istislh metodunda olduu gibi-yeni bir zme ulamann deil mevcut bir zmden vazgemenin dayana olarak bir ilev stlendii grlr. Ancak vazgeilen zmn de zaruret / maslahat ilkesine dayanlarak belirlenmi olduu durumlarda istihsan, baka bir maslahatn daha stn olduuna dair deerlendirmenin metodik ad olarak karmza kar. Yine baz istihsan trlerinin asl ilevinin de 1. kta belirtilen yorum ictihadyla irtibatl olduu ve nassn lafznn gerektirdii zmden hkmn amac veya hukukun genel gayeleri gerekesiyle vazgeilmesini izaha kavuturmak olduu sylenebilir. Deerlendirme. Mslman limler, slmiyetin ftrat dini ve insann da kendi yararna olan eyleri hedeflemesinin ftrat gerei olduunu, yine insan aklnn maksada uygunluk ve uygunsuzluk anlamnda (zzeddin bn Abdsselm, el-avidl-kbr, I, 7-9; Kemleddin bn Eb erf, s. 151-152) iyiyi ve kty, yani dnya ilerinde neyin yararl ve zararl olduunu kavrama gcne sahip bulunduunu kabul etmekle birlikte mkelleflerin fiillerini din sorumluluk balamnda incelerken ve bu adan akln deerini belirlerken ncelikle ele alnan meselede din bildirimin bulunup bulunmamasn esas alrlar. Eer bir meselede din bildirim varsa iyinin ve ktnn lt de odur. Bu bildirimlerin gerekelerini kavrama ve din bildirim bulunmayan durumlar dzenleme hususunda ise kiinin Allaha kar vecbeleri alan ile baka kiilerle ve toplumla ilikileri alann ayrt etmek gerekir. Birinci alandaki hkmlerin gerekelerini kavramaya, dolaysyla bu kapsamdaki ykmllkleri arttrp eksiltmeye akl yeterli ve yetkili deildir. Akln fiillerin iyiliini ve ktln (hsn ve kubuh) idrakteki gcn ve bu idrakin etkisini en st dzeyde tuttuu kabul edilen Mutezile dahil olmak zere btn slm limlerinin buraya kadar fikir birlii iinde olduu grlr. Bireyler aras ve bireytoplum ilikilerini dzenleyen ve naslarda yer alan hkmlere gelince, Zhirlerin ncln yapt anlay bir yana braklrsa slm limlerinin byk ounluu bunlarn gerekelerinin aklla kavranabilecei ve yeni olaylara geiinin salanabilecei kanaatindedir. Bu alanda din bildirim olmadan akln iyiyi ve kty idrak edip edemeyecei sorusuna Earler olumsuz, Mutezile ve Mtrdler olumlu cevap verirken Mutezile akln iyi olarak idrak ettiinin eran da emredilmi, kt olarak idrak ettiinin eran da yasaklanm saylmas gerektiini savunmu, bu noktada Mtrdler onlardan ayrlmtr. Bu anlayn maslahat dncesinin mstakil bir delil saylp saylamayaca, yani hakknda naslarda olumlu veya olumsuz deerlendirme bulunmayan fkh bir meselede zmn, akl ve tecrbeyle belirlenen yarar-zarar durumuna balanp balanamayaca konusunda nemli bir yere sahip olduu grlr. Maslahat, mahiyeti itibariyle bir kaynak olmayp er delillerin ierdii ilke ve hkmlerin tmevarm yntemine gre incelenmesi sonucunda ulalan ve btn bu hkmlerde kullarn dnya ve hiretteki yararlarnn gzetilmi olduu eklinde zetlenebilecek olan kapsaml dnceyi ifade eden bir st kavramdr. slm limleri, bu dncenin btn din-hukuk hkmlerin ortak dokusunu oluturduunu kabul etmekle birlikte gerek klasik, gerekse modern dnemlerde yaplan maslahat tartmalar fkh usul asndan deerlendirildiinde en nemli gr ayrlnn maslahatn ana

kaynaklarda kendisine gnderme yaplm mstakil bir delil saylp saylmad noktasnda dmlendii grlr. Tfnin ncln yapt eilime gre er delillerin tamamndan kan ortak anlam, ibadetler alanna dahil saylmayan konularda akl ve tecrbe yoluyla maslahatn belirlenebileceini gstermektedir. Nas ve icm ile dzenlenmemi bir meselede maslahat belirlemek iin kyasa bavurulmas salkl bir yol olmakla beraber bunun tesinde maslahatlar iin birtakm tasnifler yaparak zorlamaya gitmeye gerek yoktur, erin maslahata yapt toplu gnderme dayanak olarak yeterlidir (eru Mutaarir-Rava, III, 214-215). Hatta Tfye gre kesin olmayan nastan ve bu nitelikteki icmdan kan sonu ile bu yolla belirlenen zmn atmas halinde uzlatrc bir yoruma gidilmesi, bu mmkn olmadnda er hkmlerin eksenini oluturan kesin delil olmas sebebiyle maslahata riayet ilkesine ncelik verilmesi gerekir. Hukuk ilikiler alannn toplumsal gereklikle sk ilikisini (konunun bu ynn ne karan grlerin deerlendirilmesi iin bk. RF) dikkate almann yan sra din sorumluluk balamnda fiillerin iyilii ve ktlnn srf aklla kavranp kavranamayaca ve bu kavramaya hkm bina edilip edilemeyecei konusundaki bakn etkili olduu bu meselede Tf tercihini Allah tenzih asndan gelebilecek eletirilere kar ekincesini koymak suretiyle-Mutezilenin grnden yana yapmtr (erul-Erban, s. 21-22). slm limlerinin ounluuna gre ise naslarda zel bir dzenlemeye konu edilmemi btn fkh meselelerde zmlerin bir ekilde naslara balanmas gerekir. Sadece akl ve tecrbenin belirleyecei maslahat bal bana bir delil saylamaz Konunun fkh usulnde geni tartmalar harekete geiren yn de bu ban nasl kurulaca hususudur. Naslardan karlan geniletilmi nermeler yoluyla da olsa her bir olay nas kapsamna dahil etmeye alan Zhir anlay bir yana, genel kabule gre bu irtibatn ana kaynaklarda yer alan hkmlerin ama unsuru vastasyla kurulmas gerekir. Naslardaki somut dzenlemelerin amacn istikrarl ve gvenli biimde yeni olaylara yanstabilmenin yntemi olan kyas ileminde bu ba illet adn alr. Kyas delilinin salkl iletilmesinde maslahat dncesinin etkisi aktr ve mnasebe bahisleri bu adan zengin tartmalar iermektedir. Kyasa imkn bulunamayan durumlarda zm retirken btn er hkmlerin ortak amacnn kullarn dnyev ve uhrev maslahatlarnn karlanmas olduu ynndeki ortak tesbiti esas alarak naslara aykr olmayan her maslahatn hkme dayanak yaplabileceini ve bunun da ama unsuru bakmndan olayn naslara balanmas anlamna geldiini savunanlar vardr; fakat hkim eilim, bu olumsuz artn yan sra yeni olayn daha nce geerli istidll yntemleriyle elde edilmi zme / zmlere uygunluu belirlenerek ya da naslarda ifadesini bulmu veya onlardan tmevarm yoluyla karlm genel ilke ve kaidelerin kapsamna katlarak dolayl biimde naslara balanmas gerektii ynndedir. Her iki anlaya gre yaplan bu ictihadn fkh usul terminolojisindeki genel ad istislhtr; fakat baz durumlarn kyasn alt trleri, bazlarnn da yorum ictihad olarak deerlendirilmesi mmkndr. Yukarda deinildii zere bu tr ictihadn istihsan, istishb, rf ve sedd-i zeri gibi delillerle ilikilerinde tartmaya ak incelikler bulunmaktadr. Son eilimin savunduu yol, zellikle hukukun mantk shhatini kontrol ederek kendi iinde tutarl fikr rgye sahip bir doktrin oluturabilmek asndan gerekli ve fakihin er-amel meselelere zm ararken hayatn ak iinde tabi biimde iletebilecei bir yntem olmakla beraber her bir olayda bunun nazar bir anlatma kavuturulmas yaplan iin doasna uymad gibi, hukukun etik ve kltrel shhatini kontrol gereini de gz ard etmeyen ictihadlarn yaplabilmesi, bu teorik izahlardan ok ictihad zihniyetinin zinde tutulmasna, fakihin de bir yandan naslarn ruhuna ve gayelerine nfuz edebilmek, dier yandan olayn mahiyetini kavrayp ierdii yarar ve zararlar buna gre deerlendirebilmek iin gerekli birikime ve melekeye sahip olmasna baldr. Nitekim kanunlatrma hareketlerinin ardndan kara Avrupasnda

gelitirilen hukuk metodolojisi incelemelerinde kanun boluklarnn doldurulmas srasnda hkimin kanun koyucunun amacna uygun biimde menfaat durumlarn tesbit edip bunlar tartmas ve deerlendirmesi gerektii, sosyal hayatn ihtiya ve zaruretlerini, eyann tabiatn, ahlk ve adalet llerini, hukuk gvenliini, zellikle hukuk fikrini esas almas, iinde faaliyet gsterdii hukuk sisteminin kymetlerine ve bunlardan kan genel prensiplere uymas gerektii zerinde durulduu gibi, slm muhitinde de ictihad zihniyetini esas alan limlerin naslarda dzenlenmemi meselelerde hkm verirken bu anlaya paralel den uygulamalarda bulunduklar veya bu tavr teorik ifadelere kavuturmaya altklar grlr. Mesel Gazzlnin er-amel hkmlerde sz konusu olan maslahatn, mutlak anlamda bir faydann salanmas veya bir zararn nlenmesinin tesinde hukukun konmasndaki temel gayenin (maksd-er) korunmas olduunu vurgulamas (el-Mstaf, I, 286287) bu anlay yanstan teorik anlatmlara bir rnek olarak gsterilebilir. Bu konuda nemli bir husus, menfaat ltne bavurulurken atan karlarn tartlmas ve bu tartmann da keyfe ya da duyguya gre olmamas, aksine deiik karlarn birbiriyle olan oran bakmndan ortaya kan dzenliliklere uygun bulunmas gerektii, dolaysyla sonu karmalardan ve mantk ilemlerden tamamyla bamsz kalnamayacadr (Aral, s. 158-159). slm limleri de mnasebet bahislerinde zellikle bu dzenliliklere uygunluun nemine dikkat ekmilerdir (mesel bk. Gazzl, el-Mstaf, I, 291-292; II, 296-297). Klasik fkh usul tartmalarnda maslahatn mstakil delil olup olmay ve kyastaki rol n plana kmakla beraber bu dncenin yorum ictihadnda da byk nemi haiz olduunda kuku yoktur. Kanunlatrma hareketlerinin ardndan kara Avrupasnda yorum metotlar konusunda ortaya kan eilimler iinde g unsura arlk veren anlayn daha baarl olduu ve kabule ayan bulunduu grlr ki bu unsuru dikkate almann mnas ksaca, kanun koyucunun hukuk kural koyarken gtt gayeyi, uyumazlk hallerine ve menfaatler atmasna ilikin olarak yapt tercihlere yn veren kymetleri tesbit edip hukuk kuralnn anlamn buna gre belirlemek ve uygulamaktr. zellikle, her hukuk kuralnn mantk deil pratik bir gayeye ynelik olduunu savunan Iheringin fikirlerinden destek alarak gelien bu anlay, mantk metodunu esas alan kavram hukukuluuna kar bir tepki olarak menfaat hukukuluu diye anlan gr ortaya karmtr. Buradaki menfaat terimi, kymet, ruh, gaye, maksat, varlk sebebi, saik, eilim, temele ilikin esas anlamlarn kapsayacak bir ierik tar; onun iin bunlara topluca gayeler ve kymetler yahut kanun koyma politikasnn temelleri dendii gibi bu gr gaye hukukuluu diye de anlr (mre, s. 168-179). Sz konusu dnemde kara Avrupas hukuk evresinde grlen bu zengin fikr alm ve tartmalarn benzerlerine slm hukukunun oluum dneminde de rastlanmakta, mesel bizzat kavram hukukuluunun ncs konumunda olan Hanef mezhebi iinde buna kar bir tepkinin ifadesi saylabilecek gaye eksenli istihsan uygulamalarna gidildii ve bunlarn nemli bir ksmnda riin hkm koymadaki pratik gayeye arlk verildii grlmektedir. Yine, ilk bakta literal yorumun dna talmasnn tasvip edilmedii izlenimi veren lafz bahisleri iyi incelendiinde g unsurun tamamen ihmal edilmedii ve lafzdan kan anlamn gaye unsuruyla kontrol edilmesi iin bir terminoloji gelitirilmeye alld grlr. zellikle kyasn dayand asla ait hkmn amacn (ierdii maslahat) dikkate alarak m bir nassn anlamnn daraltlmasn ifade eden kyasla tahsis bahisleri bu adan zengin tartmalar ihtiva etmektedir. Naslarda yer alan dzenlemelerin maslahat kriterine balanarak uygulanmasna, soyut kuraln her bir somut olaya riin amalarna uygun biimde tatbikiyle ilgili bir deerlendirme yapma anlamna gelen tahkkul-ment ictihad erevesinde scak baklsa da bu yaklamn fkh hkmlerin yeniden ekillendirilmesine yol aacak

bir metot haline getirilmesi, hukuk emniyeti asndan sakncal grlmesinin yannda neticede naslar ve dini temelden deitirme sonucunu beraberinde getirecei endiesiyle tasvip grmemitir. Maslahat kavramnn youn bir ilgiyi hak etmesi ve geni tartmalar harekete geirmesinde phesiz kamu hukukuyla olan sk bann byk pay bulunmaktadr. yle ki, Kuran ve Snnet devlet ynetimi konusunda ok sayda zel dzenleme iermediinden bu ereveye giren veya bir ekilde bu kapsama dahil edilen meseleler arlkl olarak genel ilkelere gre deerlendirilmi, bu ilkelerin ortak kesitini oluturmas sebebiyle de maslahat dncesi merkez bir grev ifa etmitir. Mecellede, Raiyye yani tebaa zerine tasarruf maslahata menttur (md. 58) eklinde tercme edilen kll kaideyle maslahatn bu ilevine gnderme yapld gz nne alndnda bu kavramn fkh dncesinde ve literatrnde olduka nemli bir yer tutmasnn sebepleri daha iyi anlalr. Fakat bu hususta dikkat eken bir nokta, maslahat kavramnn slm tarihi boyunca bir yandan kamu gcn elinde bulunduranlarn yetkilerini er bakmdan temellendirirken, dier yandan limlerin bu yetkilerin ktye kullanlmasn nlemek iin fikir retirken paradoksal biimde yararlandklar bir dayanak olmasdr (Red Rz, VII, 197-198). Bununla birlikte siyset-i eriyye kavramnn snrlar konusunda slm limleri arasnda gr farkllklar bulunsa da maslahat anlaynn bu alanda Batda grlen raison dtat (devletin li menfaatleri, hikmeti hkmet, dil-maslahatil-uly) tarznda bir kavram ve teori ortaya karacak lde esnetildii grlmez. Buna karlk ictihada ak konularda hukuk birliini salamak zere gerek hkimlerin belirli mezhebe veya fakihin grne gre hkm vermelerini istemek (Mecelle, md. 1801) gerekse artlara en uygun grleri kanunlatrmak (Mecelle Cemiyetinin hazrlad Esbb- Mcibe Mazbatasnn son paragraf) suretiyle bu alandaki maslahatn kamu otoritesini temsil eden en st iradenin takdirine gre belirlenmesinin genel kabul grm bir ilke olduu sylenebilir. Muhtemelen Goldziherin slm hukukundaki maslahat kavram ile Romadaki kamu yarar kavram arasnda benzerlik kurmasnn da etkisiyle daha sonra bu konuda Batda yaplan pek ok almada, hatta slm dnyasnda yaplan baz yaymlarda maslahatn (zellikle istislh) kamu yarar veya mterek hayr eklinde tercme edildii veya akland grlmektedir (mesel Schacht, s. 37, 61, 299; Hallaq, s. 89, 112, 131, 132, 182, 214; Chehata, XXIII [1965], s. 25). Goldziherin, Mlik mezhebindeki istislh ve murtl-aslah kavramlarna deindikten sonra, Kyas yolundan ayrlarak halin icap ve zaruretine gre maslahata uygun olan tarz tutmann meruiyeti, Roma hukukunun corrigere jus propter utilitatem publicam (hukukun mme nefi mlhazas ile tashihi; Msev Talmud eriatnda mippene tikkun haolam) yollarndan birini andrr (A, IV, 605) eklinde kurduu benzerliin -iki delilin temel karakteristii bakmndan-istislh deil ancak istihsan hakknda sz konusu olabilecei bir yana, maslahat kavramnn mme menfaatiyle snrlandrlarak tantlmas bu kavramn mahiyetini tehis asndan yanltc olabilmektedir. Fkh ve kelm literatrnde maslahat ve istislh kavramlarnn kamu otoritesinin takdirine braklan hukuk tasarruflar balamnda youn biimde kullanlmasnn yan sra, Romada zel mlkiyete mdahale ilemlerinde kamu yarar gerekesini belirten deyimlerin, kamu yarar kavramnn toplumun zorunlu madd gereksinimleri yannda estetik, artistik vb. duygularn da kapsayacak lde geni tutulduunu gsterdii, Bat hukuk retilerinde grlen, kamu yarar kavramnn geni anlamda btn toplumsal deerleri kucaklayan bir nitelik ve kapsam kazanabildii veya yasalarn kamu yararna ynelik olduu var saymna dayand, hatta tabiat st ya da din kkenli olduu ynndeki izahlarla fkh ve fkh usul eserlerinde maslahat hakknda yer alan baz ifadeler arasnda bir ba kurularak byle bir sonuca ulalm olabilir (nitekim Hrizm, istislah iin kamu yarar anlamn ne karan bir aklama

yapmaktadr, bk. Meftiul-ulm s. 8). Fakat gerek Romada kullanlan necessitas publica (kamusal zorunluluk) ve utilitas publica (kamu yarar) deyimleri, gerekse ada hukuk terminolojisinde ok ilevli bir kavram olmakla beraber ksaca, bir faaliyete devlet ya da kamu faaliyeti nitelii kazandran ve onun kamu hukukuna uygunluunun bir ls olarak kabul edilen kamu yarar kavramnn ierii dikkatle incelendiinde slm hukukunda maslahat ve zellikle maslahat- mrselenin bu kavrama tekabl ettiini sylemek isabetli olmaz. Zira kamu yarar, z itibariyle deiik kii ve gruplarn yararlar arasnda bir denge kurulmasn ve genellikle sayca ok olan grubun karlarnn stn tutulmasn ifade eder. Kamu yarar yannda toplum yarar, ortak iyilik, toplumsal refah / esenlik, genel yarar gibi ou birbirinin yerine kullanlan kavramlarn ortak noktas tamamnn bireysel kardan farkl, onun stnde veya dnda bir yarar / kar belirtmesidir (Karadeniz, s. 2, 33-34; Akllolu, XXIV/2 [1991], s. 3, 6, 7, 15). stislh ile kamu menfaati kavram arasndaki mukayeseyi hakl klabilecek en mkul benzerlik noktas, yukarda deinilen kanun boluunu doldurma (hkimin hukuk kural koymas) faaliyeti yrtlrken menfaatlerin tartlmasnda kamu menfatine uygunluun hesaba katlmas kriterinin nem tamas gibi maslahat- mrseleye dayal ictihadda da bu hususa arlk verilmesi gsterilebilir. Fakat slm hukukunda bu erevedeki sonulara ulalrken dayanlan, Zarar- mm def iin zarar- hs ihtiyar olunur (Mecelle, md, 26) gibi kaideler maslahat dncesinin sadece belirli bir ynn yanstmakta ve genel prensip ictihadnn (istislh) ltlerinden bazlarn oluturmaktadr. Fkh literatrnde maslahat kavram hem ruh hem beden faydalar kapsar biimde kullanldndan bn Abdsselm gibi baz limler maslahatla ilgili incelemelerinde ac ve acya gtren, yine haz ve hazza gtren durumlara zel olarak temas etme ihtiyac duymularsa da esasen konunun bu yn ahlk felsefesini ve mutlulukla ilgili felsef telakkileri ilgilendirmektedir (bk. ELEM; LEZZET; bn Abdsselmn bu konudaki grleri hakknda deerlendirme, onun sf maslahat kuramnn fkh usulne giri safhasn temsil ettii iddias ve eletirisi iin bk. Hakal, s. 84-88, 227). Fkh ve fkh usul terimi olarak bu kavramn asl erevesini, kiinin Allaha kar vecbelerinin yan sra baka kiiler ve toplumla ilikilerinde haklarn ve devlerini dzenleyen kurallarn salayaca yarar anlay oluturmaktadr. Maslahat konusunu inceleyen gnmz slm hukuku yazarlarndan bazlarnn, hayr ve er kavramlarnn deerlendirilmesinde menfaati l alan Batl dnrlerin yarar anlay ile slm limlerinin maslahat anlay arasnda mukayeseler yaptklar grlr. Mesel Eb Zehre, Jeremy Bentham ve John Stuart Mill tarafndan gelitirilen yararclk teorisiyle (utilitarianism) mslman limlerin maslahat konusundaki tahlil ve deerlendirmelerinin tamamen rttn (Mlik, s. 309-327; Mecelletl-nn, XVII [1947], s. 205-243), Bt ise Batl dnrlerin, zellikle ad geen iki filozofun menfaat anlaynn; maslahat ve mefsedet ltlerinin dnya hayatyla snrl olmas, bazlarnca mnev hazlardan sz edilse de neticede menfaatin srf madd hazza gre deerlendirilmesi, dinin menfaatin bir feri olarak grlmesi, yani kendilerinin geerli saydklar baz menfaatlerin hayata geirilmesinde dinden yardm alnmas eklinde zetlenebilecek olan temel noktada mslmanlarn maslahat telakkisinden ayrldn savunmaktadr (avbul-malaa, s. 2844; ayrca bk. Fehm M. Ulvn, s. 91-113). slm hukuk dncesindeki baz yaklamlarla Batdaki faydac teorinin hukuk anlay arasnda (bu konuda bk. Griz, s. 1-8, 62-112, 138-154, 162-184) ksm benzerlikler kurulabilirse de konuya btncl bir bak yapldnda yle bir sonuca ulalmaktadr: Hukukta gaye ve hukukun fonksiyonlar konusunda gr ayrlklar bulunmakla birlikte hukukun stn ilkeleri arasnda mahede edilen derin ve gl tezatlar her zaman hukuk

felsefesinin nemli bir problemi olmutur. Fkh hkmler arasnda da konunun tabiatndan, zellikle dzen fikriyle yarar ve adalet dncesi arasndaki ztlktan kaynaklanan atmalarn bulunmas kanlmaz olmakla beraber slm limlerinin bu ilikileri bir antinomi olarak deil hepsini kuatan daha yksek bir gaye ve ilkenin tabii uzantlar olarak dndkleri sylenebilir. Bu gaye ve ilke meslihul-ibd fil-cil vel-ecl (kullarn dnyada ve hiretteki yararlarn salamak) eklinde formle edilmi ve ksaca maslahat kavramyla ifade edilir olmutur. Bir baka anlatmla kelm mlhazalar balamnda hsn-kubuh anlaynn etkisiyle Ear limlerince maslahatn hikmet, hak, doru gibi mutlak bir deer olarak dnlmemesi gerektiine dikkat ekilmesi bir yana (bn Frek, s. 127-128), slmn ana kaynaklarndan destek alan anlamyla maslahatn adaleti de zmnen ierdii dnldnden slm hukuk eserlerinde adalet kavramnn youn bir kullanmna, zellikle maslahattan ayr ve ona kar iletilen soyut bir kavram olarak ele alnmasna rastlanmad gibi hukuk felsefesi incelemelerinde de adalet fikrinin merkez bir konuma yerletirilmedii grlr. Kuranda ve hadislerde adaletin ve buna anlamca yakn olan kavramlarn arlkl bir yere sahip olmasna ramen (Erdem, s. 44-65) fkh dncesinde byle bir durumun ortaya kmasnda, din bildirime dayal hkmlerin mutlak adalet lt olarak kabul edilmesinin yannda -hep ayn kelimeyle ifade edilmese de-yukarda belirtilen anlamyla maslahatn adaletin hal ve artlara uyarlanma biimi olarak telakki edilmesinin etkili olduu sylenebilir. Nitekim baz limler, er hkmlerin deerlendirilmesi balamnda adalet ile -kk anlamlar arasnda dzgn ve iyi olma mnas da bulunan-maslahat kavramlarn bunlarn e anlaml kabul edildiini dndrecek biimde birbirini teyit iin kullanmlardr (mesel bk. bn Kayyim el-Cevziyye, lml-muvan, III, 3). Fakat belirtmek gerekir ki maslahatla ilgili incelemeler, daha ok bu dncenin ictihad faaliyetindeki metodik rol ve ilgili fkh usul terimleri zerinde younlatndan hukuk felsefesi asndan daha doyurucu deerlendirmeler yaplabilmesi iin her mctehidin, mezhebin veya belirli dnemlere ve corafyalara gre mslman toplumlarn fkh zm tercihlerini bu adan zel bir incelemeye alan, -toplum veya birey yararlarna, ekle veya ze arlk verme gibi-maslahatla ilgili hkim eilimleri tesbit etmeye k tutacak almalara ihtiya bulunmaktadr. Batdaki hukuk incelemeleriyle karlatrma asndan belirtilmesi gereken bir baka husus da bu hukuk evresinde gerek hukukun temellendirilmesi gerekse hak, mlkiyet, kazanlm hak vb. temel hukuk kavramlarnn izah edilmesi srasnda menfaat teorisi zerinde nemle durulmasna karlk benzeri grlerin fkh literatrnde bir nazariye dzeyinde ele alndnn grlmeyiidir. Hukukun kamu hukuku-zel hukuk eklinde iki kola ayrlmasnn izahnda bavurulan menfaat ltnn ise -baz yazarlarca fkhtaki Allah hakkkul hakk mukayesesinin aklanmasnda snrl biimde esas alnmas bir yana-fkh dncesine yabanc olmas tabiidir. Zira Roma hukuku meneli bu ayrm birok hukuk sisteminde olduu gibi slm hukukunda da benimsenmi deildir. slm dncesini yeniden yaplandrmaya ynelik neri ve teorilerde maslahat kavramnn nemli bir referans noktas olduu grlr. Wael B. Hallaq gnmz slm dnyasnda, hukuk teorisini slmn temel deerleriyle ada ve deimekte olan bir toplumun ihtiyalarna uygun bir pozitif hukukun (fr-i fkh) baarl sentezine gtrecek tarzda yeniden formle etme amacnda birleen iki hkim eilim bulunduunu belirtir. Din faydaclk ve din zgrlklk diye adlandraca bu eilimlerin ikisinin de teolojik adan Muhammed Abduh tarafndan benimsenen doktrinin ana hatlarn sorgulamadan aldn, din faydaclarn teorilerini zellikle geleneksel olarak daha snrl kullanm olan hukuk teorisi ve metodolojisinin en nemli esi haline getirecek ekilde genilettikleri kamu yarar (maslahat) terimi zerine dayandrdklarn, ilk ve orta dnem slm hukukularnn ortaya att bir dizi prensibi savunsalar da bunlar daha ok, nemli oranda

deitirerek ve kendi avantajlarna olacak bir hale getirerek szde paylatklarn, din zgrlklerin ise geleneksel hukukular tarafndan gelitirilen prensipleri ve onlarn gelimi olmaktan uzak yorum metotlarn tamamyla bir kenara braktklarn, grldne gre bunlarn Abduhun tezinin rasyonalist yann bu tezin geride brakt mirasla birlikte alm olduklarn, dolaysyla bu anlamda Abduhun paradoksal biimde hem faydaclarn fikir babas hem de zgrlklerin uzaktan entelektel atas olduunun ileri srlebileceini ifade eder. Ona gre birok modern reformlasyonda hukuk dncenin yk ilgin biimde geleneksel hukuk teorisinin tli kavramlarndan olan istislh zerine dmekte, kayda deer tarzda yeniden tanmlanan bu kavram sayesinde bir yandan ilh kaynaklarn temel buyruklarnn gnl alnrken te yandan da maslaha tarafndan merlatrlan ihtiya ve zaruret kavramlar en st mertebeye konarak rahat bir ekilde din naslarn kesin buyruklarnn nne geirilmektedir. Fakat din faydaclarca benimsenen teorilerin iki temel esi olan istislh ve zaruret kavramlarna bu ekilde dayanlmas, kar eilimdeki baz reformcularn hakl olarak belirttikleri zere sbjektiflikten baka bir sonuca gtrmez. Bununla birlikte modern reformun iki eiliminden, dncelerinin ksmen de olsa pratik dzeyde uygulanmasnda baarl olanlarn din faydaclar olduunu (Red Rz ve takipileri), belki bu baarnn, bu eilim tarafndan benimsenen reformist fikirlerin, olmas gereken bir reeteden ziyade hlihazrda hukuk sahnesinde yer alann merlatrlmasn temsil etmesi olgusuyla aklanabileceini dnen Hallaq istislhn yol at sonularn maslaha kavramnn keyf, entelektel ve metodolojik ihtimamdan yoksun olduu kanaatini tayan etkili birok reformcu tarafndan itiraz edilebilir bulunduuna iaret ederek din zgrlklerin din faydaclardan ayrldklar temel noktann, onlarn sadece hukuk aralar deil naslarn buyruklaryla modern dnyann gerekleri arasnda diyalektik bir ba kurmay baaran bir metodoloji ortaya konmas gerei zerinde srar etmeleri olduunu, Shahrur ve Fazlurrahmann da mensubu olduu bu eilimdekilerin sz konusu probleme zinde ve gelecei olduka parlak bir teorik yap oluturan cevaplarnn hukuk diline ve hukuk yoruma btncl ve balamsal yeni bir yaklam temsil ettiini, fakat kendi teorilerinin mevcut hukuk sistemlerine yabanc olmas ve herhangi bir fikrin pratik uygulamas iin vazgeilmez olan siyas g merkezlerinden tecrit edilmi olmalar sebebiyle tamamen marjinal kaldklarn, slm dnyasnn muhtelif evrelerinden nemli bir muhalefetle karlatklarn ve karlamaya devam ettiklerini belirtir. Yazar bu konudaki tesbitlerini yle noktalamaktadr: Bu muhalefet, bir hukuk teorisini yeniden ekillendirme teebbslerini evreleyen krizi sembolize etmektedir. Din faydaclarn sistematik olmayan zorlama fikirleri devletin yasama mercilerinin temel desteini ve halkn tasvibini alrken teorileri hem hukuk hem entelektel adan daha zgn ve daha inandrc olan zgrlkler hl kendilerine taraftar bulabilmi deildir (A History of Islamic Legal Theories, s. 214, 231, 261262). slm hukukunun en nemli st kavramlarndan olan maslahat hakkndaki inceleme ve tartmalar, ictihad messesesinin faal ve hukuk dncesinin yaanan hayatla irtibatl olup olmamasna ilikin meselelerin etkisi bir yana hukuk felsefesi ve metodolojisi asndan bir deerlendirmeye tbi tutulduunda katksz maslahat ve mefsedetin ndir olduunu, ok defa bir maslahat gzetmenin ayn zamanda bir mefsedete de katlanma anlam tadn, dolaysyla dinin atf yapt genel maslahat ilkesinin somut olaylarda gerekletirilmesindeki zorluu kabul etmenin epistemolojik adan u iki sonucu da beraberinde getirdii sylenebilir: a) Beer dzleminde maslahatla ilgili tercihlerin izflii kanlmaz olduundan mutlak hakikat iddias yerine tutarl bir metodoloji

erevesinde her bir ictihadn saygnlnn kabul edilmesi zorunluluu, b) Maslahat ve mefsedetin bylesine i ie ve karmak olduu bir olgular leminde teki dnyann da mutluluunu salayacak salkl tercihler yapabilmenin ve bu konuda gvenli bilgi elde edebilmenin ancak din bildirim yoluyla olabilecei. tb bu hususa temas ederken Mminn sresinin 71. yetini delil gstererek meslihin celbi ve mefsidin definde ncelikli kriterin kiisel arzular olmayp dnya hayatnn hiret hayat iin var edildii gerei olduuna dikkat eker; her bir mkellefin kendisini btn inan, sz ve davranlarnda belirli bir yasann otoritesi altnda hissetmesi gereine vurgu yapar ve er hkmlerin ierdii kll maslahatn da bu olduunu belirtir (el-Muvfat, II, 37-39, 386). Bu sebeple slm limleri vahiyle bildirilenlerin ana gvde olarak korunmasn bu konudaki izflikler karsnda en gvenli yol olarak grmler ve maslahatla ilgili deerlendirmelerde naslara aykr olmamann yan sra naslardaki dzenlemelere uygunluk ltne arlk vermilerdir. Bununla birlikte maslahatla ilgili esaslar zerinde teorik olarak fikir birlii iinde olunmasnn bunlarn her bir olaya uygulanmas srasnda farkl grlerin ortaya kmasn nlemeye yetmeyecei de aktr. Mesel maslahatn naslara aykrlk tamamas kuralnn uygulanmasnda hakemlik yapabilecek yegne ltn nassn zhirine yapmak olduu kabul edildii takdirde bu izflik byk lde giderilebilirse de nasta gzetilen amacn belirlenmesine kap aralayan metodolojiler erevesinde yaplan yorumlarn nemli farkllklar tamas, nasta gzetilen amacn belirlenmesi faaliyetine balannca znelliin dozunun artmas tabii olacaktr. Yine, deerler sralamasnda dinin korunmas ilkesinin ne alnmas gerektii zerinde birleilse bile hangi zmn dinin korunmas saylaca hususunda gr ayrlklarnn kmas kanlmazdr. Btn bunlar dikkate alnarak maslahat konusuna btncl bir bak yapldnda bunun esas itibariyle bir yorum konusu olduu ve canl tartmalarn oda olma zelliini korumaya devam edecei sonucuna varlabilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, l md.; Tcl-ars, l md.; Wensinck, el-Mucem, l md.; M. F. Abdlbk, el-Mucem, l, nfa md.leri; Buhr, Feill-urn, 3; bn Mce, Akm, 17; Nes, Eymn, 45; Eb Ysuf, Kitbl-arc, Kahire 1396, s. 26-29; Muhammed b. Ahmed el-Hrizm, Meftul-ulm, Kahire 1342/1923, s. 6, 8; bn Frek, Mcerredl-Malt, s. 56, 127-128; bn Hazm, el-km (nr. Ahmed kir), Kahire, ts., (Matbaatl-sime), II, 757-792; mml-Haremeyn el-Cveyn, el-Burhn f ulil-fh (nr. Abdlazm ed-Db), Devha 1399, II, 923-964, 1113-1157; Rgb el-sfahn, Tafln-neeteyn ve tals-sadeteyn (nr. Abdlmecd en-Neccr), Beyrut 1988, s. 90-91, 104-105, 124-127; Gazzl, el-Mstaf, Bulak 1324, I, 284-315; II, 296-306; a.mlf., ifl-all (nr. Hamed el-Kbeys), Badad 1390/1971, s. 142-266; zzeddin bn Abdsselm, el-Fevid fitiril-mad: el-avid-ur (nr. yz Hlid et-Tabb), Dmak 1416/1996; a.mlf., el-avidl-kbr: avidl-akm (nr. Nezh Keml Hammd - Osman Cuma Damriyye), Dmak 1421/2000; Karf, eru Tenil-ful (nr. Th Abdrraf Sad), Kahire 1414/1993, s. 445-447; Tf, erul-Erban (nr. Mustafa Zeyd, elMalaa fit-teril-slm ve Necmddn e-f iinde), [bask yeri yok] 1954 (Drl-fikrilArab), tr.yer.; a.mlf., eru Mutaarir-Rava (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk), Beyrut 1989, III, 213-215, 381-403; bn Kayyim el-Cevziyye, Miftu dris-sade, Kahire 1323, II, 1471; a.mlf., lml-muvan, III, 3; tb, el-Muvfat, II, 5-64, 386; IV, 27-32; a.mlf., el-

tim, Kahire, ts. (el-Mektebett-ticriyyetl-kbr), II, 111, 114-115, 119, 129; Kemleddin bn Eb erf, el-Msmere, Bulak 1317, s. 151-171; Mecelle, md. 19, 20, 25-32, 58, 1801; Ahmed Esad, Garb Hukuku Nazariyeleri: Hukukta Gaye, stanbul 1927; M. Eb Zehre, el-mm Zeyd, Kahire, ts. (Drl-fikril-Arab), s. 445-451; a.mlf., Mlik: ayth ve arh rh ve fhh, Kahire 1952, s. 309-340; a.mlf., bn anbel, Kahire 1981, s. 309-326; a.mlf., el-Meliul-mrsele ve mehebl-menfaa fil-fhil-slm, Mecelletl-nn vel-itid, XVII, Kahire 1947, s. 205243; Mustafa Zeyd, el-Malaa fit-teril-slm ve Necmddn e-f, [bask yeri yok] 1954 (Drl-fikril-Arab); Red Rz, Tefsrl-menr, VII, 197-198; Adnan Griz, Faydac Teoriye Gre Ahlk ve Hukuk, Ankara 1963; Rahmi obanolu, Hukukta Gaye Problemi, stanbul 1964; Zahit mre, Medeni Hukuka Giri, stanbul 1971, s. 144-191; J. Schacht, An Introduction to Islamic Law, London 1971, s. 37, 61, 299; Abdlkadir ener, slm Hukukunun Kaynaklarndan Kyas stihsan ve stslah, Ankara 1974; zcan Karadeniz, Romada Kamulatrma ve Kamu Yarar Kavram, Ankara 1975, s. 2, 33-34; M. Thir b. r, Mad-eratil-slmiyye, Tunus 1978, s. 63-87; Hseyin Hmid Hassn, Naariyyetlmalaa fil-fhil-slm, Kahire 1981; M. Mustafa eleb, Talll-akm, Beyrut 1981; brahim Kfi Dnmez, slm Hukukunda Kaynak Kavram ve VIII. Asr slm Hukukularnn Kaynak Kavram zerindeki Metodolojik Ayrlklar (doktora tezi, 1981), Atatrk niversitesi slm limler Fakltesi; M. Tak el-Hakm, el-Ull-mme lil-fhil-muren, Beyrut 1983, s. 400-402; Vecdi Aral, Hukuk Felsefesinin Temel Sorunlar, stanbul, ts.; Abdlmecd et-Trk, Naariyyetl-istil indel-azzl, Eb mid el-azzl: Dirst f fikrih ve arih ve terih, Rabat 1988, s. 275-290; Mustafa Ahmed ez-Zerk, el-stil vel-meliul-mrsele, Dmak 1988; Fehm M. Ulvn, el-yem-arriyye ve madt-teril-slm, [bask yeri yok] 1989 (Matbiulheyetil-Msriyyetil-mme lil-kitb); Fazl Hsn Erdem, slam Hukukunda Adalet Kavram ve Olgusu (doktora tezi, 1992), Sosyal Bilimler Enstits, s. 44-85; Ahmed Reysn, Naariyyetlmad, Herndon 1995; M. H. Kerr, Islamic Reform: The Political and Legal Theories of Muhammad Abduh and Rashid Rda, London 1996; Kif Hamdi Okur, slm Hukuk Metodolojisinde Mnasebet Kavram (yksek lisans tezi, 1997), A Sosyal Bilimler Enstits; Wael b. Hallaq, A History of Islamic Legal Theories, Cambridge 1997; Erturul Boynukaln, slm Hukukunda Gaye Problemi (doktora tezi, 1998), M Sosyal Bilimler Enstits; Abdurrahman Hakal, zzuddin b. Abdisselmda Maslahat Nazariyesi (doktora tezi, 1999), Ondokuz Mays niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; M. I. Dien, Maslaha in Islamic Law: A Source or a Concept? A Framework for Interpretation, Studies in Honour of Clifford Edmund Bosworth (ed. I. R. Netton), Leiden 2000, I, 345-356; M. Sad Ramazan el-Bt, avbil-malaa fi-eratilslmiyye, Beyrut 2001; F. M. M. Opwis, Maslaha: An Intellectual History of a Core Concept in Islamic Legal Theory (doktora tezi, 2001), Yale University; Tuncay Baolu, Hicr Beinci Asr Fkh Usl Eserlerinde llet Tartmalar (doktora tezi, 2001), M Sosyal Bilimler Enstits; Ali Pekcan, slm Hukukunda Gye Problemi: Zarriyyt-Hciyyt-Tahsniyyt, stanbul 2003, s. 117280; Sami Erdem, Tanzimat Sonras Osmanl Hukuk Dncesinde Fkh Usl Kavramlar ve Modern Yaklamlar (doktora tezi, 2003), M Sosyal Bilimler Enstits; Chafik Chehata, Logique juridique et droit musulman, St.I, XXIII (1965), s. 25; Ihsan A. Bagby, The Issue of Maslahah in Classical Islamic Legal Theory, International Journal of Islamic and Arabic Studies, II/2, Bloomington 1985, s. 1-11; Tekin Akllolu, Kamu Yarar Kavram zerine Dnceler, Amme daresi Dergisi, XXIV/2 (1991), s. 3-15; Ferhat Koca, slm Hukukunda Maslahat- Mrsele ve Necmeddin et-Tfnin Bu Konudaki Grlerinin Deerlendirilmesi, LAM Aratrma Dergisi, I/1,

stanbul 1996, s. 93-122; Ignaz Goldziher, Fkh, A, IV, 605; R. Paret, stihsn ve stislh, a.e., V/2, s. 1217-1220; Eblul Mardin, Mecelle, a.e., VII, 433; Madjid Khadduri, Malaa, EI (ng.), VI, 738-740; W. P. Heinrichs, al-f, a.e., X, 588. brahim Kfi Dnmez

MASMDE
() Berber kabilesi. Berberlerin Bernis koluna mensup olup Masmd b. Bernes b. Berrin soyundan gelmektedir. Dier Berber kabilelerinden farkl olarak tarih boyunca iki kk alt kolu hari yerleik hayat srmtr. Farkl isimler altnda kk kabilelere ayrld iin bu kabilenin tamamna Masmide (Masmdeliler) ad da verilmektedir. Masmde, mehur Berber kabilelerinden Sanhce ve Zentelilerle birlikte gnmzde Fas Krallnn nfusunu oluturmaktadr ve Berberlerin nfus bakmndan en kalabalk gurubudur. Zamanmzda daha ok uluh adyla tannan kabilenin anayurdu Mulviya nehriyle Atlas Okyanusu arasnda kalan ve tarihte Marib-i Aks olarak da bilinen bugnk Fas Krallnn kuzeybat blgesidir. Yaadklar coraf alan, Akdeniz sahilindeki Sebteden (Ceuta) batya doru uzanan dalarn arasnda kalan boazlardaki ovalar, Atlas Okyanusu sahilindeki vadilerin evreleri, gneydeki Ss blgesine kadar uzanan Byk Atlas ve Anti Atlas dalarndaki kasaba ve kylerdir. Kabilenin nemli yerleim yerleri Sebte, Bdis, Mikns, Dimnt, Sle, Kz, Amat ve Meraketir. Bnede yaayan Masmdeliler de vardr. Kabile mensuplar drsler, Ftmler, Murbtlar, Muvahhidler, Hafsler ve Mernler zamannda devlet ynetiminde nemli grevler stlenmilerdir. slmiyetin ilk asrlarnda, Akdeniz sahilleriyle Bat Afrikadaki ilk mslman sultanlk olan Gne arasndaki ticaret yollarnn gvenlii Masmde kabilesi tarafndan salanyordu. Balangta daha ziyade tarm ve hayvanclkla geinen Masmdeliler, zellikle X. yzyldan sonra Atlas dalarnn yksek blgelerine ekilerek buralarda ina ettikleri salam kalelerin evresinde yaamaya balamlardr. Masmde kabilesi Gumre, Bergavta ve kabilenin genel adn tayan Masmde adl byk kola ayrlmaktadr. Gumre, kuzeyde Akdeniz sahilinden Seb ile Varglaya kadar uzanan, zellikle Sebte ile Tanca arasndaki boazlarda, Akdeniz ovalarnda ve Rif dalarnn ykseklerinde yaamtr. Bergavta, Sebdan Vd-mmrbye kadar olan btn Atlantik ovalarn, Masmde yurdunun merkezi konumundaki Ssledn veya Bildt-mesn denilen yerlerdeki Sle, Azemmr ve Enfy yurt edinmitir. Marib-i Aksda VII. yzylda nemli bir g olarak ortaya kan kabilenin bu kolu yaklak drt asr blge tarihinde etkili olmutur. Masmde ise gneyde Vdmmrbden Anti Atlas da silsilesine kadar olan blgede ikamet etmitir. Kendi iinde kk kollara ayrlan Gumrenin balca yerleim yerleri Nukr, Bdis, Ttvn, Sebte ve Kasrdr. VIII. yzylda Ms b. Nusayrn blge valilii srasnda slmiyeti kabul eden Gumrelilerden asker birlikler oluturulmu ve bunlar spanyann fethinde kullanlmtr. Gumreliler, blgede yaygn mezhep olan Mlik mezhebi dnda zaman zaman Sufriyye ve a gibi mezheplere ynelmiler, ilerinden bazlar daha da ileri giderek yeni din icat etme yoluna gitmiler ve bu yzden sapklkla itham edilmilerdir. Gumre kabilesi Muvahhidlerin Fasa hkim olmasnn ardndan onlara katlarak Sebtenin 541de (1146-47) ele geirilmesinde grev almtr. Sapklkla sulanan Bergavta ve Gumre kabilesi mensuplar Murbtlar ve Muvahhidler tarafndan acmaszca

ldrlp yurtlarna bedev Araplar ve Zenteliler yerletirilmi, hayatta kalanlar da baka yerlere srlmtr. Masmdelilerin slmlamas Ukbe b. Nfiin 62 (682) ylnda Marib-i Aks seferiyle balamtr. Bu ilk seferin Masmde zerindeki tesiri Ukbenin geri dn sebebiyle ksa srm, Ukbe 88de (707) Marib-i Aksy tekrar ele geirmeye teebbs ettiinde kendisi Der ve Tfllt alrken olunu Ss ve Masmde yurduna sevketmitir. Masmdelilere slmiyeti retmek iin youn gayret sarfedilmi, ilk olarak kabilenin Bergavta kolu Mslmanl kabul etmitir. Byk Atlas dalarnda yaayan Masmde kolu ise daha sonraki tarihlerde slmiyeti benimsemitir. slmn blgede yayld yllarda say, g ve dine ballk bakmndan Masmdeliler dier kabilelerden daima stn bir konumda olmutur. el-Muvaan rvilerinden Yahy b. Yahy el-Leysnin dedesi olan Tancal Kesr b. Vesls b. emll el-Masmd, Trk b. Ziydn saflarnda spanyann fethine katlmtr. Ms b. Nusayr idaresindeki Arap ordular Marib-i Aksda Masmdedilerden ok sayda asker toplamtr. lk dnemde Endlse yerleen Berberlerin ounluu Masmde kabilesine mensuptu. I. Hakem zamannda (796-822) ezne (Sedona, Sidonia) ve Algeciras (el-Cezretl-hadr) kads olan Abbas b. Nsih el-Masmd bunlarn nde gelenlerindendir. Masmdeliler ayrca Portekizin gneyindeki Idanha a Valha, bne (Lizbon) entern (Santarem) ve Kulumriye (Coimbra) dahil birok yeri yurt edinmitir. drslerin k zerine IV. (X.) yzylda mstakil hale gelen Masmdeliler kendi setikleri amgar (eyh) denilen reisleri tarafndan idare edilmitir. 449da (1057) Sstaki Masmdelilerin desteini alan Murbtlar Devletinin kurucusu Abdullah b. Ysn Amat ele geirdi, daha sonra Ysuf b. Tfn 454 (1062) ylnda buray baehir yapt. Sanhcelilerle Masmdelilerin birlikte hareket etmesini salayarak bunlar Zente kabilesinin boyunduruundan kurtard. Masmdeliler, Muvahhid hnedannn kurulmasn salayan ve bir Masmde kabilesi mensubu olan bn Tmertin 515 (1121) ylndaki isyanna kadar Murbtlara tbi idi. bn Tmert, Hezrece ve Heskre gibi Masmdenin alt kollarn itaat altna alp onlarla birlikte Lemtnelilere kar savat. Sanhcelilerin kumandasnda savalara katlan Masmdeliler, Muvahhidler Devletinin kurucusu bn Tmerte byk destek vererek 519 (1125) ylndan itibaren Murbt hkimiyetine ba kaldrdlar ve say bakmndan onlardan ok stn olduklar iin mstakil hareket etmeye baladlar. Yedi yl sren savan ardndan 541de (1146) Fas ehrini, bir yl sonra da Merakei ve ksa zamanda btn Marib-i Aksy, spanyadaki mstakil emirlikleri Murbtlardan alan ou Masmde asll Muvahhidler, 547de (1152) balattklar frkye seferini 553te (1158) tamamlayarak tarihte ilk defa btn Maribi tek hkimiyet altnda topladlar. spanyada hristiyanlarn Reconquista adn verdikleri, Endls mslmanlardan kurtarma hareketinin gecikmesinde etkili oldular. Bu arada Tunustaki Mehdiye ve Erekin (Alarcas) hristiyanlardan geri alnmasn saladlar. Bu kabilenin tarihte rol oynad en nemli hadise, Masmde Devleti diye de adlandrlan Muvahhid hnedannn kuruluunu salamasdr. Bu sebeple 667de (1269) Zente asll Mernler hnedan tarafndan yklncaya kadar Muvahhidlerin tarihi ayn zamanda Masmdelilerin tarihidir. Eb Hafs el-Hinttnin soyundan gelenlerin kurduu Hafs hnedan da aslnda Masmde kkenlidir.

Muvahhidlerin 609da (1212) kb (Las Navas de Tolosa) savanda spanya hristiyanlarna yenilmesi zerine Masmde, Marib-i Aksda bamszln iln eden Mernlerin saldrsna urad. Atlas dalarnda yaayan Masmdeliler bu idar boluktan istifade ederek mstakil hale geldiler. Burada yaayanlar, kuruluunda faal olarak grev aldklar Muvahhidlerin iktidarlarnn ilk yars hari tarih boyunca blgeye hkim iktidarlarn genelde basksna uramadlar. Sad ve Fll hnedanlar da dalk blgelerdeki Masmdelileri yeteri kadar kendilerine balayamadlar. Ancak onlarn mahall idarecilerin etrafnda toplanmasn nleyip din ahsiyetlere ynelterek nfuzlar altnda kalmalarn saladlar. Filller, Mevly Red dneminde ilk defa Ss ve Atlas blgesini hkimiyetleri altna aldlar. Sadece Tzervltta Seyyid Himn kurduu mstakil Masmde emirlii, merkezi l olan blgede XVIII. yzyl sonundan 1886ya kadar hkimiyetini srdrd. Bu tarihten itibaren Masmdelilerin ad kaybolmaya balad. Kabilenin Fransz igali srasnda Sultan Mevly Hasann lmnn ardndan douda baz byk aileler tarafndan idare edildii anlalmaktadr. Rif blgesinin 1926 ylna kadar nce spanyollara, ardndan Franszlara kar bamszlk mcadelesi vermesi, yukar Atlas Masmudelilerinin 1934-1935te Fransz igaline direnmesi blge halknn bamszla dkn olduunu gstermektedir. Masmde ismine gnmzde Fasn kuzeyinde Kasrlkebr civarnda kk bir kabile ad olarak rastlanmaktaysa da lkenin gneyinde bu isim tamamen unutulmutur. bn Haldn, ziraat ve hayvanclk yaparak geinen ve kk kylerde tatan evlerde oturan Atlas Masmdelilerinin kale ve hisarlarndan bahsetmektedir. Masmdelilerin yaad dalk blgelerde bn Tmertin kabrinin bulunduu Tinmellel dnda baka ehir bulunmamaktadr. Ovalarda ise Ysuf b. Tfnin 454te (1062) kurduu Merake, kuzeyde Amat ve Nefs, gneyde gli ve Tamarurtun yan sra ikinci derecede neme sahip kuzeyde afve (ive), Afifan, douda Hha ve Tadnast bulunmaktadr. Byk ticaret yollar Amattan balayp Fas, Sicilmse, Ss, Ben Mags ve gli yurdunu geerek buraya ulayordu. Blgenin belli bal rnleri ceviz, incir, nar, zm, erik, armut, portakal, zeytin ve bademdir. Masmdeliler Hhadaki ormanlar oluturan, blgeye zg arkn denilen aatan ya retiyor, demir, bakr ve gm madenlerini iletiyordu. Ss blgesinde ise eker kamndan eker retimi yaplyordu. bn Haldn ayrca slmn burada yayld ilk asrdan itibaren Masmdenin dinlerine sk skya bal olduunu kaydeder. Masmde kolundan mam Mlikin el-Muvaann rvileri arasnda bulunan Yahy b. Yahy el-Leys gibi ok sayda nemli ahsiyet yetimi, bunlar Endls Emev idaresinde rol oynamtr.

BBLYOGRAFYA

erf el-dris, La gographie dEdrisi (trc. P. A. Jaubert), Amsterdam 1975, s. 209-216; bnl-Esr, el-Kmil, IX, 622; X, 81, 99, 569, 577, 583-584; bn Haldn, Histoire des berbres (trc. de Slane), Paris 1982, I, 169, 194; II, 124-135, 144-157, 161, 171, 259-261; R. Montagne, Les berberes et le Makhzen dans le sud du Maroc, Paris 1930, s. 26-30, 35, 37, 60-68, 186-189, 193-196, 208-216; J. Brignon v.dr., Histoire du Maroc, Paris 1967, s. 58, 62, 76, 81-85, 102-103; Sddk el-Arab, Kitbl-Marib, Beyrut 1404/1984, s. 75, 187, 221; brhim Harekt, Marib abret-tr, Drlbeyz 1405/1984, I-III, tr.yer.; H. T. Norris, The Arab Conquest of the Western Sahara, Beyrut 1986, s. 156, 243, 245; J. M. Abun-Nasr, A History of the Maghrib in the Islamic Period, Cambridge

1987, s. 13, 80, 87, 89-90, 93-95; Abdulvahid Dhann Tha, The Muslim Conquest and Settlement of North Africa and Spain, London 1989, s. 22, 26-29, 76, 169-173; V. Lagardere, Les almoravides, Paris 1989, s. 26-28, 41, 68-74; G. Marais, La Berbrie musulmane et lorient au moyen ge, Paris 1991, s. 40, 126-128, 232-234, 253, 267-269; Hseyin Mnis, Trul-Marib ve arath, Beyrut 1412/1992, II/2-3, s. 44, 58, 76-78, 88, 101, 236; T. K. Park, Masmda, Historical Dictionary of Morocco, London 1996, s. 147; G. S. Colin, Masmde, A, VII, 351-356; a.mlf., Mamda, EI (Fr.), VI, 730-733; Hakk Dursun Yldz, Berberler, DA, V, 479-483; Muhammed Razk, Hafsler, a.e., XV, 125-128; Arif Aytekin, bn Tmert, a.e., XX, 425-427. Ahmet Kavas

MASN
(bk. MEVZ).

MASONLUK
Dnyann en yaygn ve ksmen gizli loca rgtlenmesi, Hr ve Kabul Edilmi Masonlar Topluluunun reti ve uygulamalar. Mason kelimesi Franszca duvar ustas anlamndaki maondan gelir; masonlara farmason veya franmason da (franc maon: serbest duvarc) denir. Masonluun son iki yzyllk gemii genel olarak bilinmekle beraber daha ncesine ait tarihi srlar, efsaneler ve mitlerle kapldr. Son zamanlardaki aratrmalar modern masonluun temelini; Ortaa ngilteresinde duvarc ve katedral inaats meslek birliklerinin (Fr. loge, ng. lodge: loca) gelimesine dayandrmaktadr. Ancak zamanla katedral inaatlarnn azalmas zerine amel (operatif) masonlarn oluturduu localar, ye saylarn en azndan koruyabilmek iin baka meslek gruplarndan da ayn ilkeleri benimseyen kabul edilmi / fahr (speklatif) yeler almaya baladlar. Bylece masonlar amel ve kabul edilmi olmak zere iki ekilde anld. XVII. yzyln sonlarnda kabul edilmi masonlarn says giderek arlk kazand. Bunlarn ounlukta olduu localar, kendilerine tarih kkler kazandrmak amacyla eski tarikatlarn ve valye topluluklarnn mistik yin usullerini benimsemeye baladlar. Kudsteki Sleyman Mbedi masonluk mesleinin balangc olarak benimsendi, bu mbedin mimar olduu kabul edilen Hiram Usta da masonluun pri sayld. 1717de Londrada drt byk mason locasnn birlemesiyle Londra Byk Locas kuruldu. Bundan sonra toplumsal hayatta giderek etkin bir konum kazanan masonluk ngiliz kraliyet ailesinin ve Anglikan kilisesinin desteini alarak hzla geliti, bir taraftan da ngiliz smrgeciliine paralel olarak dnyann pek ok blgesine yayld. Masonluun gnmzde de geerli olan temel kanunlar 1723te rahip James Anderson tarafndan hazrland. Masonluk, XVIII. yzyln balarnda Fransaya giriiyle giderek Aydnlanma ann kavramlar erevesinde siyaset d yapsndan uzaklat. Bunun sonucu olarak Fransz masonlar 1789 Fransz htillinde etkili oldular. Masonluun hrriyeteitlik-kardelik ilkeleri Fransz htillinin de mesaj olarak tarihe geti. Loca yaplanmasndaki biraderlik ve sembolizm, yerini hiyerarik derecelenmeye ve buna uygun ritellere brakt. Ayn dnemde masonluk, sko ve York gelenei olmak zere gnmze kadar devam eden iki ana sisteme ve kola ayrld. sko kolu Fransz, York kolu AngloSakson motiflerini tamaktayd. Bu dnemde masonlua geen riteller arasnda, tarihi Hal seferlerine dayanan ve Kuds muhafaza iin tekiltlanan din karakterli tapnak valyeleri, Malta valyeleri gibi efsaneler en belirgin olanlardr. Masonluun sloganlarndan biri olan ve Tanr iin kullanlan evrenin ulu mimar ifadesi yine bu dnemde retiye yerleti. Anglo-Sakson masonluu daha sonra kendi iinde sko, rlanda ve ngiliz localarna ayrld. XIX ve XX. yzyllarda Anglo-Sakson masonluu ngiltere Krallnn himayesinde Amerika, Kanada, Hindistan, Afrika ve Kuzey Avrupada; daha sekler ve siyas ierikli Fransz kolu ise Avusturya-Macaristan, spanya, Portekiz, talya, Ortadou ve Latin Amerikada yayld. XIX. yzyln sonlarnda bu iki kol Tanrya iman hususunda farkl yaklamlar benimsedii iin birbirinden koptu. 1877de Fransz Byk Dou Locas yelik iin Allaha imann gerekli olmadn kabul ederken genel olarak ngilizce konuulan blgelerde masonluk rejimler ve kurumsallam dinlerle iyi ilikiler

halinde geliti. Masonluk nceleri sadece hristiyanlara ait bir yaplanma iken XIX. yzyldan itibaren yahudiler, mslmanlar ve dier din mensuplar da bu rgtlenmeye kabul edildi. Bununla birlikte masonluun hristiyan-yahudi geleneinin eklektik bir formu mahiyetinde modern ve mstakil bir din olduu ynnde yaygn bir kanaat de vardr. zellikle Fransz geleneinin sekler-rasyonalist ierii ve kendine has din-ahlk retileri bandan beri Katolik kilisesinin muhalefetiyle karlat. 1738de Papa XII. Clement masonluu din d iln etti. Bu anlay 1902ye kadar dier papalar tarafndan da srdrld. Protestan ve Ortodoks dnyasnda bu kadar kat bir tavr sz konusu olmamakla birlikte Amerikadaki baz Lutheryan ve Metodist kiliseler masonluun kilise d deist bir iman ve ahlk sistemi ierdiini, bunun hristiyan inancyla badamadn aklamlardr. Masonluk arlk Rusyasnda yasakland gibi komnizm dneminde de burjuva kapitalizminin bir kurumu saylarak faaliyetlerine izin verilmedi. XX. yzylda dier komnist lkeler ve baz totaliter devletlerde de masonluk yasakland. I. Dnya Sava sonrasnda ye saysnn hzla artt, loca saysnn 1919da 4000e, 1926da 5000e, 1950de 7000e, 1981de 9000e ulat belirtilmektedir (Knight, s. 39). Gnmzde masonluk, dnya apnda 6 milyon civarnda mensubu bulunan evrensel bir rgtlenme haline gelmitir. Her lkedeki masonlar iki ana gelenein birinden iczetli bamsz byk localar tarafndan idare edilmektedir. reti, Ritel ve Tekilt. Masonluk reti ve ritellerinin yzyla yakn bir gemiten bugne deimeden geldii ileri srlmektedir. Genel olarak Tanrya, Tanrnn evrenin ulu mimar olduuna ve lmden sonra bir hayatn bulunduuna inanmak masonlukta nemlidir. Masonlukta ferdin evrenin ulu mimarnn var olu srlarn aratrp renerek olgunlua eritiine inanlr. Masonlar, hayatn her dneminde kendi aralarnda yardmlamak ve birbirlerine destek olmakla grevli olduklarna inanrlar. Riteller, btn localarn bakan olan std- muhteremin bakanlnda mbed ve mahfel de denilen locada icra edilen ve belli hareketleri, konumalar ve yeminleri kapsayan olduka karmak bir seremonidir. Masonluk insanla Tanr, insanla insan ve insanla madde arasndaki ilikileri sembol ve mecazlarla anlatr. Hiyeraride en alt derece olan raklk, insann douundaki zayf ve aresiz durumu temsil eden ocuklukla sembolize edilmitir. Bu dnemde rak btn dillerin yerini tutan sembollerle ifade edilen masonik dili renir. Genlikle sembolize edilen ikinci derecenin adayna (kalfa) daima sebat tavsiye edilir, sanata ve bilime ynlendirilir. Ustalkla sembolize edilen nc derecede ruhun lisanna ilenmi olan semboller nem kazanr. Bu dereceye remz dereceler, 4-33. derecelere felsef dereceler denir. Masonlar birbirine birader, mason olmayana da hric derler. Masonlarn bulunduklar meknlarn, kullandklar malzemelerin, toplant gnlerinin, ritellerdeki hareket ve durularn da sembolik anlamlar vardr. Hakikat nn doudan geldiine inanld iin masonluk esaslarna uygun bir hayat tarznn srdrld yer olan loca doudan batya dikdrtgen eklinde olup douya dnktr. Masonluk retisine gre localarn yldzl tavan gk yzn, dolaysyla masonluun btn insanl kuatmasn, siyah-beyaz damal yer demesi iyi-kt, scaksouk gibi ztlklar temsil eder. Locadaki iki byk tun stundan soldaki gcn, sadaki devamlln semboldr. Loca dnyann sembol, masonun kalbi de locann semboldr. Locadaki

gnye, tesviye ve akul amblemleriyle sembolize edilen ba grevliden std- muhterem ruhu, birinci nzr can, ikinci nzr insandaki bedeni remzeder. ou lkelerde raklk, kalfalk ve ustalk (statlk) eklinde aamal bir sre ihtiva eden yaplanma 33. derecede son bulur. Ancak pek ok yerde bu ana aamalara eklenen saysz ara dereceler sz konusu olabilmektedir. raklk, kalfalk ve statlk derecesine ve bunun zerindeki otuz e kadar her derecenin snflar ve sembolik isimleri vardr. Masonlua yalnz belli bir meslek sahibi ve mesleinde baarl yetikin erkekler ye kabul edilmekle birlikte son yllarda kadnlarn da mason localar kurma giriimleri bulunmaktadr. Tekris ad verilen masonlua giri yin ve merasimleri farkl geleneklerde baz deiiklikler gsterse de yaygn uygulamaya gre aday tekrise hazrlanrken nce zerindeki btn madenleri karr; ardndan lamba, kum saati, tuz, kkrt vb. sembollerin bulunduu bir odada tek bana braklr. Bu arada sorumluluklaryla ilgili soruya cevab ile vasiyetnmesini yazmas istenir. Baz elbiselerini kardktan sonra gzleri bal olarak mbede alnr ve klla tekris edilir. Masonluun btn geleneklerine ve esaslarna gnll uyacana ve masonluk srlarn ifa etmeyeceine dair inand kutsal kitap zerine yemin eder. Bundan sonra locann btn faaliyetlerine ve toplantlarna devam ederek belli aamalardan geip 33. derece masonlua ulaabilir. Hiyerarik yapnn her birimi yln sembolik deeri olduuna inanlan baz gnlerinde bir araya gelir. Byk konsey ylda drt defa, 21 Mart, 25 Haziran, 21 Eyll, 27 Aralk gnlerinde toplanr. Masonlar genel toplant yapmayp en az yedi kiiden oluacak localar halinde faaliyet gsterirler. Yeni bir locann kurulmas byk locann iznine baldr. Ynetici her yl gizli oyla seilir. Btn localarn bakan std- muhteremdir. Masonlukta dou k ve aydnlanmann kayna olarak kabul edildiinden byk localarn ad her dilde byk dou anlamndadr (byk mark, great orient vb.). Din gerekelerin ve tekris merasimlerindeki uygulamalarn dnda masonlara yneltilen yaygn eletirilerin banda bulunduklar lkelerde yerlemi mill, siyas ve ahlk deerlerin ve yaplanmalarn stne karak masonluun ilkeleri dnda her trl otoriteye kar gelmeleri, g merkezlerini ele geirip ynetimlerde sz sahibi olmalar gibi hususlar gelir. Ayrca eletirilerde masonlarn tekiltlanma biimi, kendi anlaylarnda dogmatizmi reddederek akla ve bilimsellie deer verdiklerini, formel din dncelerden uzak olduklarn sylemelerine ramen dinler st yeni deerler sistemi ieren retiler benimsemeleri, bu retilere dayanan evrensel bir birlik tesisini hedeflemeleri, belli oranda Yahudilik efsaneleriyle bezenmi sembolleri ve mistik-ruhan eler tayan merasim ve uygulamalar, kadnlar ve ocuklar dlayan hiyerarik ve oligarik bir yaplanmaya sahip olmalar gibi hususlara sk sk dikkat ekilmekte, bu erevede zaman zaman gnmz Avrupa lkelerinde de gl tepkiler olumaktadr. Masonluun, bazan fazla abartlm muazzam srlarn ve dnya apnda kar konulmas imknsz bir g ve iktidar organizasyonunun ad olarak takdim edilmesinde muhalifleri kadar bizzat masonlarn yaptklar propagandalarn da tesiri olduuna inanlmaktadr. slm Dnyasnda ve Trkiyede Masonluk. XVIII. yzylda Avrupann smrgesi olan veya ticar ilikileri bulunan mslman topraklarna girmeye balayan masonluun bu lkelerdeki ilk faaliyetleri buralarda mevcut Avrupal tccar, asker ve brokratlarn zaman zaman bir araya gelmesi eklinde olup rgtl bir yaplanma tamyordu. Smrgeciliin kalc hale gelmesiyle birlikte yelie yerlilerin de alnd mstakil localar almaya baland. Hindistanda ngiliz Dou Hindistan irketi

mensuplarnca XVIII. yzyln ilk yarsnda Bengal, Madras ve Bombay gibi ehirlerde kurulan localar nceleri sadece ngilizlere akken 1844te sekin Hintlilerin de katlabildii ilk loca oluturuldu. Masonluun Endonezya ve Malezyaya girii de bu irket vastasyla oldu; ilk loca Sumatrada 1765te Bencoolende, Malezyada 1809da Penangda kuruldu. Gney ve Gneydou Asya mslman topraklarnda genel olarak ngiliz, Fransz ve ardndan Hollandallarn kontrolnde gnmze kadar devam eden masonluun ran ve Osmanl topraklarndaki geliimi ksmen farkl bir seyir izledi. randa farmsnr eklinde ifadelendirilen masonlukla ilk tananlarn diplomatlar arasndan kt grlmektedir. Paris elisi Asker Han Afar, 1808de Paristeki sko ritine bal bir locaya ye olan ilk ranl diplomattr. Bundan iki yl sonra rann Londra sefiri Mirza Ebl-Hasan Han rz ve 1818de randan gnderilen be renciden Mirza ah rz ile Mirza Cafer Han tekris edildi. 1856da ran adna Pariste bulunan alt diplomat Paris Locasna katld. Bunlardan Mirza Malkum Han rana dnnce Fransz Bykdou geleneine bal ilk locay kurdu. 1860ta, aralarnda daha sonra rann stanbul sefiri olarak grev yapan Mirza Muhsin Hann da yer ald yeni bir grup ranl masonlua girdi. 1861de Malkum Hann mason cemiyeti (farmshne) ahn fermanyla kapatld. ranl masonlar Avrupa ve stanbuldaki localarda faaliyetlerine devam ettiler. 1873-1890 yllar arasnda stanbulda sefirlik yapan Mirza Muhsin Han bu faaliyetlerin merkezinde bulundu. Muhsin Han, 1890da rana dnnce bir loca kurarak mason faaliyetlerini canlandrmak istediyse de 1899da lmyle bu gereklemedi. 1907de Mirza Malkum Hann taraftarlarndan Abbas Kul Han ayn maksatla Mecma-i demiyyet adl bir cemiyet kurdu, fakat bu teebbs de uzun mrl olmad. Bununla birlikte ranl masonlar 1905-1909 Merutiyet hareketlerinde etkili bir konumda idiler. 1908de oluturulan ve 1927ye kadar faaliyetine devam eden Bdr Locas, XX. yzylda randa Fransz Bykdou geleneine bal kurulan ilk locadr. 1951de Hall Cevhir adl bir gazetecinin at ngiliz ritine bal Pehlev Locas bir mddet sonra Hmyun Locas adn ald ve 1970lerde ok popler hale gelerek ye says 2000e yaklat. Masonluk ran slm Devriminden sonra yasakland. Mason arivlerinin ele geirilmesiyle listelerde ad tesbit edilenler takibata urad. Msra masonluun girii XVIII. yzyln sonunda Fransz igaliyle oldu. XIX. yzyln ortalarndan itibaren buradaki faaliyetler stanbul merkezli Osmanl faaliyetleriyle paralel yrtlmeye alld. 1830da talyanlar skenderiyede Carbonari Locasn kurdular. Cezayirin nl bamszlk kahraman Abdlkdir el-Cezir de 1864te bu locada tekris edildi. 1864te talyan Bykdou Locas, Msr Byk dou kolunun almasna izin verdi ve Kavalal Mehmed Ali Paann olu Halim Paa ayn yl bu locann std- azam oldu. Hidiv Tevfik Paa 1881de Msrdaki btn localarn std- azamlna seildi. Ancak masonluun iyice gn yzne kmas 1882 ngiliz igali sonrasnda gerekleti. Vatanler hareketinin lideri Urb Paann mason olduu iddialar dorulanmamakla birlikte onun taraftarlarndan bazlarnn masonluu bilinmektedir. Bu erevede Cemleddn-i Efgn ile Muhammed Abduh da mason olanlar arasndayd. Tevfik Paadan Kral Fuda kadar btn hidiv ve krallar fahr std- azamlk unvann kabul ettiler, fakat ounun masonlukla ilikisi localarda resimlerinin aslmasndan teye gemedi. Kral Frkun 1952de tahttan indirilmesinden sonra masonluun siyonist balants zerine Arap lkelerinde youn olarak gndeme gelen tartmalar karsnda Msrda da faaliyetlere basklar

geldi. Svey krizinin ardndan Cemal Abdnnsr btn mason faaliyetlerini yasaklad. Masonluk, Osmanl topraklarnda XVIII. yzylda nce sadece Avrupallar arasnda stanbul, Halep, zmir gibi ticar ve siyas merkezlerde grld. stanbulda ilk mason locas 1720de Galatada ald. Bu tarihlerde babasyla birlikte Parise giden Yirmisekiz elebizde Mehmed Said Paa ile Trk matbaaclnn kurucusu brhim Mteferrikann ilk Osmanl masonlar olduu sylenegelmise de bu iddiadan teye gememitir. Osmanllar, bu dnemde genel olarak masonluu gayri mslimlerin kendilerine has bir cemiyeti ve baz bakmlardan hristiyanlarn mezhep-tarikat ekimesi olarak deerlendiriyordu. Nitekim Bblinin 1748de Galata blgesinde faaliyet gsteren bir loca-y kapatmas Ortodoks patrikliinin talebiyle olmutur. XIX. yzyln hemen banda Londrada Osmanl sefiri olan smil Ferruh Efendi ile ktibi Ysuf Efendinin mason olduklar ynndeki bilgiler ise bu dnemde Avrupada bulunan yabanc lke diplomatlarnn lkelerinin karlarna hizmet edebilmek iin Avrupa sosyal hayatna girmek ve genel olarak bu tr loca ilikilerinden istifade etmek maksadyla yrtlen abalar arasnda deerlendirilmelidir. 1853-1856 Krm sava Osmanl masonluunun dnm noktas olmu, Bblinin Rus tehdidine kar Avrupa desteine ihtiya duymas mason faaliyetlerine hogrl bakmasna yol amtr. ngiliz ve Fransz sefirlerinin nclnde Bulver Locas ve Union dOrient Locas Krm savann hemen ardndan kuruldu, bunlar dierleri izledi. Ancak alan localar ayn zamanda Avrupadaki siyas rekabetin yansmalarn da tayordu. nceleri localar ngiliz ve Fransz dillerinde faaliyet gsterirken daha sonra talyan ve Alman nfuzundaki localarn yan sra Rumca, Ermenice ve brncenin asl olduu localar da ald. 1863te Trkeyi esas kabul eden Fransz Union dOrient Locas elli Trk tekris etmeyi baard. Osmanl ulemsnn ise masonluu hl bir Hristiyanlk meselesi olarak grdn, Hoca shak Efendinin 1862 ylnda yazd emsl-hakka adl eserinde masonluun hristiyanlarn eksikliklerini tamamlamak iin meydana karldn, bunlarn slm tanmalar halinde mslman olacaklarn belirten ifadelerinden anlamak mmkndr (s. 104). XIX. yzyln ikinci yarsnda artan Avrupaleme eilimleri, Avrupa yksek snflarnn ve hnedan mensuplarnn mason olmalar ve masonluun sosyal ve entelektel bir stat saylmas gibi sebepler Osmanl sekinleri arasnda da masonluun kabul grmesini tevik etti. Ancak Bbli ve saray evresindekilerin mason olmasnn etkenleri arasnda uluslararas ilikilerde localarn nfuzundan yararlanma fikrinin de olduu sylenebilir. Nitekim Sultan Abdlaziz dnemi bambeyincisi Cemil Bey ile padiahn bayaveri Rauf Beyin masonluklar muhtemelen bu sebepledir. Bu dnemde Bbli politikalarna muhalefet eden Yeni Osmanl aydnlaryla slm dnyasnda yenilemeyi savunan pek ok isim de masonlar arasna katld. Yeni Osmanllarn hmisi Mustafa Fzl Paa, Nmk Kemal, Ali Suvi gibi ahsiyetler bunlardandr. Masonlarn 1789 Fransz htilliyle olan fikr balar, Avrupadan mlhem bir ideoloji gelitiren Yeni Osmanllarn masonlua ilgi gstermesinin nemli millerinden biri olmutur. Bu arada Veliaht Murad Efendi ile iki ehzadesinin de mason olmas masonluun grd ilginin boyutlarna iaret eder. Sultan Abdlazizden sonra tahta geen V. Muradn birka ay iinde tahttan indirilmesi Osmanl masonluunda yeni bir dnem balatt. stat mason olan Cleanti Scalierinin V. Murad tekrar tahta geirme gayretleri, Ali Suvi ve raan Vakas gibi olaylar II. Abdlhamidin masonlua baknda etkili oldu, bylece Osmanl masonluu dnemin genel karakteri erevesinde bir kstlanma sreci yaad. Bu durum masonlarn II. Abdlhamid muhaliflerine destek vermesine, ttihat ve Terakk ile i birlii iine girmesine zemin hazrlad. lk irtibat, Selnikte talyan Bykdou Locasnn std-

azam olan yahudi asll Emanuelle Carasso (Karasu) ile saland. 1901-1908 arasnda bu locada tekris edilen 154 kiiden on sekizi memur, dokuzu subay olmak zere krk ikisi Trk idi. Talat Paa da bu locaya 1903te katlmt. 1909 ylna kadar Osmanl topraklarnda faaliyet gsteren toplam krk be locada 3000 kadar ye bulunduu ve bunlarn byk ounlukla gayri mslimlerden meydana geldii belirtilmektedir. II. Meruiyetin iln ile birlikte yeni dzende kendilerine yer bulmak isteyen binlerce kii, Merutiyetin arka plannda masonlarn bulunduu inancyla kendilerinin de mason olduunu sylemeye balad. Ayn zamanda yeni rejimi nfuzlar altna almak iin ngiliz, Fransz ve talyan localar arasnda bir rekabet canland. ttihatlar, baka bir locaya bal olmak yerine bamsz Osmanl Yksek rasn kurmay tasarladlar. sko ritine bal olarak faaliyetine balayan Trkiye Bykdousu zamanla basnda ve mecliste muhaliflerin youn eletirilerine urad. Eletirilerin younlat husus, slmn masonlukla badamad iddialar ve ttihatlarn eyhlislm Ms Kzm Efendinin de mason olduunu aklamasyd. 1913ten itibaren ttihat ve Terakkye Enver Paa liderliinde mason olmayan asker kanat hkim olunca masonlar siyasetin dnda kaldlar ve sosyal faaliyetlere ynelerek Himye-i Etfl Cemiyeti gibi dernekleri kurdular. 1918 yenilgisinin ardndan ttihat liderler lke dna kanca Trkiye Bykdousunun bana Rz Tevfik geti. Cumhuriyetin ilk yllarnda Besim mer, Servet Yesri, Fikret Takiyeddin, Edip Server gibi isimler Trk Mason Cemiyetinde byk statlk yaptlar. Ayrca Trk Tel Cemiyeti adl baka bir mason cemiyeti faaliyete balad. Cumhuriyetin ilk yllarnda masonlua cephe alnmamakla birlikte n plana da karlmad. 1930larda Trkiyede yirmi loca ve 2000 kadar yenin mevcudiyeti hesaplanyordu. Atatrkn tlimat zerine Trk Mason Cemiyeti btn mal varln halkevlerine devrederek 14 Ekim 1935te almalarna son verip uyku dnemine girdi. ok partili siyas hayata geilince masonluk faaliyetleri 1948de tekrar balad; ardndan masonlukla ilgili tartmalar da yeniden gndeme geldi. 1951de mason localarnn kapatlmas iin meclise verilen teklif reddedildi. 1965te bir siyas liderin masonluuna dair ortaya kan tartmalar Trkiye masonlar arasnda blnmeye yol at ve masonlar gruba ayrld. 1998de uyann ellinci yl, 1999da Trkiye Bykdousunun kuruluunun doksannc yl kutlamalar erevesinde Trkiyedeki baz localar basna gezdirildi. Gnmzde Trkiye masonluunun 160 loca ve 1213.000 yeli bir organizasyon halinde faaliyet gsterdii belirtilmektedir. Genel olarak I. Dnya Savandan sonra kurulan Arap devletlerinde ve dier slm lkelerinde masonluk gittike younlaan siyonizm hareketleriyle ve zellikle srail Devletinin kuruluuyla irtibatlandrlarak yahudilerin slma kar bir komplosu ve Avrupa smrgeciliinin slm lkelerine ynelik bir arac olarak deerlendirilmitir. Bu deerlendirmede Fransz kolunun din deerleri dlayan karakterinin yan sra XX. yzyl balarndaki ngiliz masonluunda yahudilerin tesiri ve srail Devletinin kurulu srecinde ngiliz ve Amerikan masonlarnn almalar etkili olmutur. Bunun neticesinde masonlarn gnmz Arap corafyasnda Lbnan ve Fas dnda rgtl faaliyetleri yasaklanmtr. Fas Byk Locasnn kurulmasna 1999da izin verilmitir. Ancak bata Msr olmak zere baz lkelerde Lions ve Rotary kulp gibi dernekler ad altnda toplandklar sylenmektedir.

BBLYOGRAFYA

Harputlu shak Efendi, emsl-hakka, stanbul 1278, s. 104; Kemalettin Apak, Ana izgileriyle Trkiyede Masonluk Tarihi, stanbul 1958; lhami Soysal, Trkiye ve Dnyada Masonluk ve Masonlar, stanbul 1978; Rait Temel, Masonik Anlatm, [bask yeri yok] 1982; S. Knight, The Brotherhood: The Secret World of Freemasons, London 1984; a.e.: Biraderlik: Masonlarn Gizli Dnyas (trc. Keml ifti), stanbul 1990; ukurova-10. Yl: 1995, [bask yeri ve tarihi yok]; Mustafa el-Amin, al-Islam, Christianity and Freemasonry, Jersey City 1986; Trkiye Byk Locas Birinci Derece Riteli, [bask yeri yok] 1989; Mim Kemal ke, Young Turks, Freemasons, Jews and the Question of Zionism in the ottoman Empire: 1908-1913, III Congress on the Social and Economic History of Turkey (ed. H. W. Lowry - R. S. Hattox), stanbul 1990, s. 29-46; Orhan Kololu, Abdlhamit ve Masonlar, stanbul 1991; a.mlf., ttihatlar ve Masonlar, stanbul 1991; Eski ve Kabul Edilmi Sko Riti Otuznc ve Sonuncu Derecesi Trkiye Yksek ras: tzk, stanbul 1998; Celil Layiktez, Trkiyede Masonluk Tarihi I: Balang (1721-1956), stanbul 1999; P. Dumont, Osmanlclk, Ulusu Akmlar ve Masonluk (trc. Ali Berktay), stanbul 1999; Eski ve Kabul Edilmi Sko Riti Masonluunun Anayasalar ve Nizamlar: 1762-1786 (trc. Sahir Erman), stanbul 2000; Hamid Algar, An Introduction to the History of Freemasonry in Iran, MES, VI/3 (1970), s. 276-296; a.mlf., Freemasonry II, In the Qajar Period, EIr., X, 208-212; E. Kedourie, Young Turks, Freemasons and Jews, MES, VII/1 (1971), s. 89, 104; A. Kudsi-Zadeh, Afghn and Freemasonry in Egypt, JAOS, XCII/1 (1972), s. 23-35; M. kr Haniolu, Notes on the Young Turks and the Freemasons: 1875-1908, MES, XXV/2 (1989), s. 186-197; J. M. Landau, Muslim Opposition to Freemasonry, WI, XXXVI/2 (1996), s. 186-203; Abdul-Hadi Hairi, Farmna, EI Suppl. (ng.), s. 290-292; Mason, ML, VIII, 434-436; Masonluk, Yeni Trk Ansiklopedisi, stanbul 1985, VI, 2219-2222; William H. Stemper, Jr., Freemasons, ER, V, 416419; Hasan Azinfar v.dr., Freemasonry, EIr., X, 205-208, 213-221. Azmi zcan

MASS, Henri
(1886-1969) Fransz arkiyats. Fransann kuzeydousundaki Lunvillede dnyaya geldi. lk ve orta renimini doduu ehirde yaptktan sonra Pariste Ecole des Langues Orientalesde Arapa, Farsa, Trke ve Ecole Pratique des Hautes Etudesde Sanskrite, Eski Farsa ve slmiyat okudu. Arkasndan Kahire Fransz Arkeoloji Enstitsne ye oldu ve 1911-1914 yllarn Msrda geirdi. 1919da Pariste Sad-i rz zerine hazrlad tezle doktorasn tamamlad. 1921de Arapa ve Farsa okutmak zere Cezayir niversitesine davet edildi. 1927 ylna kadar kald Cezayirde ayrca slm sosyolojisi hakknda eitli konferanslar verdi. 1927de Parise dnerek Ecole Nationale des Langues Orientales Vivantesta Farsa ve 1938den itibaren onun yan sra ran tarihi okuttu. Bu arada birok defa rana gitti. 1938de Ecole des Langues Orientalesin mdr yardmcs, 1948de mdr oldu ve bu grevini 1958e kadar srdrd. 1955 ylnda Kahire niversitesinde misafir profesr statsnde Fars edebiyat dersleri veren Mass, am el-Mecmaul-ilmiyyl-Arabnin, Ferhengistn- rnn ve Socit Asiatiquein (Paris) yesiydi. 9 Kasm 1969da geirdii bir trafik kazas sonucu ld. Eserleri. A) Telif Eserleri. Essai sur le pote Saadi, suivie dune bibliographie (Paris 1919); Sad-i rz hakkndaki doktora tezidir; Les popes persanes: Firdovsi et lpope nationale (Paris 1935); Croyances et coutumes persanes (Paris 1938); Anthologie persane (Paris 1950); La lecture du nom dIbn Moyassar (Paris 1923); Le pote bn Zaidoun (Rabat 1921); lIslam (Paris 1930), Halide Edip Advar tarafndan ngilizceye evrilmitir (Beyrut 1970); Le tafsr dAboul-Fotouh Razi (Paris 1950). B) Tercmeleri. 1. bn Sn, Dninme-i l (Le livre de science, I-II, Paris 1955-1958). 2. Abdurrahman- Cm, Bahristn (le Bhristn, Paris 1925). 3. mer Hayym, Nevrznme (le Nowrouznme, Alger 1937). 4. Esed-i Ts, Gerspnmenin bir ksm (Le livre de Gerchasp, Paris 1951). 5. Ebl-Mel, Beynl-edynn bir ksm (Lexpos des religions, RHR, XCIV [1926], s. 17-25). 6. Fahreddin Esad Grgn, Vs Rmn (Le roman de Wis et Rmin, Paris 1959). 7. Ebl-Ksm bns-Sayraf, nn dvnir-resil (Code de la chancellerie poque ftimide, BIFAO, XI [1913], s. 65-120). 8. mdddin el-sfahn, el-Fetul-uss fil-fetil-uds (Al-Fath al-qossi fil-fath al-Qudsi, Paris 1972). C) Neirleri. 1. Ebl-Ksm bn Abdlhakem, Ftu Mr (Le livre de la conqute de lEgypte, Caire 1914). 2. bn Myesser, Abru Mr (Annales dEgypte, les califes fatimides, Caire 1919). 3. Kel, Kitbl-ktif (Kitab al-ktifa, Alger 1931). Massnin ayrca birok almasnn yannda makaleleri ve bata Encyclopaedia of Islamda kanlar olmak zere ok sayda ansiklopedi maddesi bulunmaktadr (dier eserleri iin bk. Mlanges dorientalisme offerts Henri Mass, s. I-XI).

BBLYOGRAFYA

Mlanges dorientalisme offerts Henri Mass, Thran 1963, s. I-XI; Ebl-Ksm- Sehb, Ferhengi verinsn, Tahran, ts., s. 249-250; Necb el-Akk, Mterin, Kahire 1980, I, 273275; Abdurrahman Bedev, Mevsatl-msterin, Beyrut 1984, s. 370-372; G. Lazard, Henri Mass (1886-1969), JA, CCLVII (1969), s. 205-211; Ali Ekber Siys, Henri Masse, Rehnm-yi Kitb, XII/1-2, Tahran 1970, s. 12-16; H. Laoust, Henri Mass (1886-1969), REI, XXXVIII/1 (1970), s. 3-5; Mehd Ren Dmr, Beyd- Profesor Henri Masse, Neriyye-i Dnikede-i Edebiyyt- Ulm-i nsn, XXII/97, Tebriz 1970, s. 1-8; H. Beikbaghban, Henri Mass: Lhomme et luvre, Luqmn, XI/21, Tahran 1994-95, s. 81-95. Rza Kurtulu

MASSIGNON, Louis
(1883-1962) Hallc- Mansr zerine almalaryla tannan Fransz arkiyats. 25 Temmuz 1883te Parisin kuzeyindeki Nogentsur-Marneda dodu. Babas ressam ve heykeltra Fernard Massignon, annesi Marie ne Hovyndir. lk din eitimini annesinden ald. Pariste Louis le Grad Lisesindeki rencilii srasnda arkiyat Henri Masperonun etkisiyle Dou dil, din ve medeniyetlerine ilgi duymaya balad. 1900de liseden mezun oldu. Yksek renimini yapt Paris Ecole des Hautes Etudeste Fransz edebiyat, tarih, arkeoloji okudu ve Sanskrite rendi. Sorbonne niversitesi yllarnda yakn arkadalarndan biri Ernest Renann yeeni Ernest Psichariydi. 1904te Hasan el-Vezzn (Afrikal Leon) zerine yapt, Tableau gographique du Maroc dans les 15 premires annes du XVIe sicle, daprs Lon lAfricain adl almasn tamamlayarak niversite diplomas ald. Ecole des Langues et Civilisations Orientaleste arkiyatlardan Hartwing Derenbourg ve A. Le Chatalierin derslerini takip etti, burada Arapa rendi. 1905 ylnda Cezayirde dzenlenen XIV. Msterikler Kongresine katld. Ignaz Goldziher ve Miguel Asin Palacios ile bu srada tant. Silvain Lvinin rencisi oldu. Ernest Renann kurslarna devam etmesi onu arkiyatla ynlendirdi. Ecole des Langues et Civilisations Orientelesin Arap edebiyat blmnden mezun olduktan sonra Kahire Fransz Arkeoloji Enstitsne tayin edildi (1906). 1907-1908 yllarnda Irakta aratrmalar yapan arkeoloji heyetinde alrken Hallc- Mansr ve tasavvufla ilgilenmeye balad. Blgenin itibarl ulem ailelerinden olan lslerle de bu srada tant. Ali lsden Kuran okumay rendi. Hallcn yaad evreyi tand. Kerbelda bulunduu srada Badat valisi tarafndan ajanlkla sulanarak tutuklandysa da lslerin ve dier dostlarnn giriimiyle serbest brakld. 15 Austos 1908de Kopenhagda dzenlenen XV. Msterikler Kongresinde Badatta medfun veliler konusunda bir tebli sundu. Kongre dn Goldziherin tavsiyesiyle Msra gitti. Ezherde slm ilhiyat konusunda dersler ald. Msrdan, stanbul ktphanelerinde bulunan Hallc- Mansra dair yazmalar incelemek zere stanbula geti ve ardndan Fransaya dnd. Nisan 1912de Atinada toplanan Msterikler Kongresinde Enelhak balkl bir tebli sundu. Goldziher, bu konferansta Massignon ile Hollandal lim C. Snouck Hurgronje ve Alman arkiyats Carl Heinrich Beckeri tantrd. 1912-1913 yllarnda o srada yeni alan Kahire niversitesinde Msr Kral Fudn davetiyle felsefe hocal yapt. I. Dnya Savann balarnda Franszlarn Filistin ve Suriyedeki yksek komiserlii nezdinde yedek subay olarak mavirlik ve tercmanlk grevinde bulundu. stanbulda tahkikini tamamlad Hallcn Kitb-avsnini 1913te Pariste neretti. Bu kitabn yaymlanmasyla Massignon ilim leminde iyi bir yer edinmeye balad. 27 Ocak 1914te Marcelle Dansaert ile evlendi, bu evlilikten ocuu oldu. Mart 1915te cephede grev yapmak zere Fransz hkmetine bavurdu ve austos aynda anakkale ve Makedonyada tercman olarak grevlendirildi. Ertesi yl Sykes-Picot gizli anlamasnda Fransz heyetinde delege olarak yer ald. 1916 yaznda ngiliz ve Franszlarn kurduklar Arap lejyonunda Thomas Edward Lawrence ile birlikte subay olarak alt. Ekim 1917de mttefiklerin Ortadou ordusunun bakumandan Lord Edmond Allenbynin Gazzedeki kararghnda grev yapt ve kasm aynda onunla birlikte Kudse girdi. Kudse Ehl-i kitap mensuplarnn gsterdii saygy grnce bu ehrin din iin de ak

kalmas gerektii grne vard ve hayat boyunca bu grn savunucusu oldu. 28 Nisan 1919da Kudsteki diplomatik grevini tamamlayarak Parise dnd ve College de Francen slm Sosyolojisi Krssne tayin edildi. Aralk 1921de Pariste Gandi ile iki defa grerek ondan ciddi ekilde etkilendi. 24 Mays 1922de Sorbonne niversitesinde Hallc- Mansr zerine hazrlad La Passion dal-Hallj, mystique de lIslam adl tezi savundu. I. Dnya Savann ardndan Revue du Monde Musulman mdrlne getirildi; bu srada, daha sonra otuz yla yakn hocalk yapaca College de Francea vekleten profesr tayin edildi, 1926 ylnda asaleti kabul edildi. Ayn dnemde Fransz Dileri Bakanlna bal Mslman leri Komisyonunda grev yapt ve Franszlarn Suriye-Lbnan siyasetini mavir olarak ynlendirmeye devam etti. 1 Kasm 1932de byk bir hayranlk duyduu Muhammed kbal Parise kendisini ziyarete geldi. 1933te Ecole Pratique des Hautes Etudesn slm Aratrmalar Blmnn bakanlna getirildi. Ayn yl Kahire Arap Dil Akademisi yeliine kabul edildi. Bu yllarda nce Adnan Advar, daha sonra da bu srada doktora yapmak iin Pariste bulunan Nurettin Topudan Trke dersleri ald. 1945 sonlar ve 1946 yl balarnda Fransz hkmeti tarafndan kltrel ilikileri dzenlemek amacyla Msr, Filistin, Suriye, Lbnan, Trkiye, ran, Irak ve Afganistana gnderildi. 1947de ran Aratrmalar Enstitsnn bakanlna getirildi. 1952de Amerika ve Kanadada misafir profesr olarak eitli niversitelerde dersler ve konferanslar verdi. 1921de Pariste Gandi ile karlamasndan sonra onun yaknlarndan ve savunucularndan oldu; Gandi adna kurulan (1954) dernein yllarca bakanln srdrd. Collge de Francedaki grevinden istifa ettikten sonra kendisini tamamen smrgecilik kart faaliyetlere verdi. Tepkilerini genelde haftalk oru tutarak, Fransz smrgelerine gidip yerel temsilcileri bizzat ziyaret ederek gsterdi. Fransisken tarikatna mensup olan Massignon 1954 ylnda Melkit kilisesi papaz tayin edildi. Bergson, Durkheim ve Mauss gibi Fransz dnrlerinden ciddi ekilde etkilendi. Hinduizm, Budizm ve intoizm ile ancak hayatnn sonlarna doru irtibat kurma imkn buldu. Hz. brhimin getirdii dinin iki kolu olarak kabul ettii Hristiyanlkla Mslmanl birbirine yaklatrma gayreti iinde oldu. Institut dEtudes Iraniens, Commit dEntente France-Islam ve Commit France-Maghreb gibi derneklerde kurucu, ye ve bakan olarak grev yapt. Cezayirin Fransaya kar bamszlk savanda aka Cezayir tarafn tuttu. 31 Ekim 1962 tarihinde Pariste len Massignon arkiyatlk alannda sadece Fransada deil btn dnyada derin izler brakt. zel ktphanesini Collge de Francea balad. Dostlar onun adna bir dernek kurarak (Association des Amis de Massignon, 1965) eserlerinin yeniden yaymlanmas ve tercmesiyle megul olmaya baladlar. Paul Claudel, Franois Mauriac, Jacques Maritain, Etienne Gilson, Th Hseyin, Muhammed kbal, Red Rz, Henri Corbin, Thodore Monod, Vincent Mansour Monteil, Maxime Rodinson, Ali erat, Seyyid Hseyin Nasr gibi dnr ve arkiyatlar onun dostlar arasnda zikredilebilir. Massignonun zellikle Henri Corbin zerinde ciddi tesiri olmu ve bir Martin Heidegger uzman olan Corbine Shreverd el-Maktln ikmetl-ir adl eserini vermi, bylece onu slm felsefesine ynlendirmitir. Arap dnyasnda Abdurrahman Bedev ve Abdlhalm Mahmd gibi ilim adamlarn etkilemi, George M. Makdisi, Herbert Mason, Eb Rde ve James Kritzeck dorudan Massignonun rencileri olmutur.

Massignon, kendi fildii kulesinde yaayan bir lim olmaktan ziyade itima ve siyas meselelerin din boyutlaryla ilgilenen bir eylem adamdr. Fransann Kuzey Afrikadaki tutumunu eletiren Massignonun olduka zengin ve fevkalde karmak ok ynl bir kiilii vardr. Hibir Batl ilim adam mslmanlarn sosyal hayat ve rettii fikirlerle Massignon kadar yakndan ilgilenmemitir. Fransann Araplara kar uygulad politikay bir ihanet olarak grm, ancak bu durum bir Fransz milliyetisi olmas bakmndan kendisi iin bir ikilem meydana getirmitir. Ayn ekilde bir taraftan Katolik kilisesine ball, dier taraftan slm sempatisinin ortaya kard elikilerden ac ekmitir. Bugn Vatikann slma kar davrann deitirmesinde Massignonun tesiri olduu kabul edilmektedir. Salnda hazrlanan Mlanges Louis Massignondan (Damascus 1956) itibaren Massignon iin eitli anma kitaplar ve zel saylar yaymlanmtr: Hommage Louis Massignon (Tahran 1962), Louis Massignon (Paris 1962), Mmorial Louis Massignon (Le Caire 1963), Combats pour lhomme, centenaire de la naissance de Louis Massignon (1883-1962) Islamologue (Paris 1983), Centenaire de Louis Massignon (Le Caire 1984), Atti del Convegno sul centanari della nascita di Louis Massignon (Napoli 1985), Prsence de Louis Massignon hommages et tmoignages (nr. Daniel Massignon, Paris 1987), Louis Massignon mystique en dialogue (Paris 1992). nceleri din inanca sahip olmayan Massignon, lise ve niversite renimi srasnda karlat baz papazlar ve zellikle Ernest Psichari, Joris-Karl Huysmans, daha sonra lde yaayan rahip Charles de Foucauld vastasyla hristiyanln yeniden kefetti. Ancak Irakta bulunduu 1908 bahar onun din hayatnda bir dnm noktas oldu. Tutukland srada bir yandan Hallc- Mansru, bir yandan da lm dnrken her iki dinin bir yerlerde birletii ve bunun da tasavvuf olduu yargsna vard. Eserleri ve faaliyetleri gz nnde bulundurulduunda Massignonun btn hayatn Hallc- Mansrun mnev ahsiyetinin ynlendirdii grlr. Massignonun Hristiyanlkla olan ilikisi sade bir tutku deil onun btn hayatn dolduran bir aktr. Bu bakmdan slma, hemen hemen btn kaynaklarn bilmesine ramen genel olarak Hristiyanln ehid, ezilmilik ve sefalet gzlnden bakmaktadr. slm Yahudilik ve Hristiyanlk balamnda brhim dinlerden biri olarak gren Massignon, slmn smilin dini olduuna ve i yapsnda Hacerin gz yalaryla olumu hzn barndrdna inanr. Hatta ona gre Arapa bir gz ya dilidir. Buradan hareketle Massignonun slmla ilgili btn almalarnda bu gz yan ve hzn arad sylenebilir. Massignon, bir taraftan slm sanatnn sembolizmini yahut slm mantnn yapsn, dier taraftan Ortaa finans sistemini veya slm toplumundaki zanaatkr ve esnaf teekkllerini aratrd. te yandan Arapaya ve bilhassa Sm dillere zel bir tutkusu vard. Massignon slm ilh inayetin ak tezahr, Tanrnn Eski Ahidde brhim ve Hacere verdii szn tahakkuku olarak tanmlyor, Hristiyanlk ve Yahudilik dnda kalan monoteistlerin dini olarak gryordu. Massignonun esas tezi slmla Hristiyanlk arasnda byk benzerliklerin bulunduu ve zellikle Hristiyanlktaki ehidler-mazlumlar silsilesinin slmla devam etmi olduudur. Ona gre Hz. Peygamberin kz Ftma ektii straplar bakmndan Hz. Meryemin, Jeanne dArc da Ftmann devamdr. Massignonu mslmanlar asndan nemli klan husus, slm dinini Hz. brhimin bir devam olarak grmekte tereddt eden arkiyatlarn aksine onun bu dini kitb brhim dinleri silsilesinin iinde grmesi ve ilh vahyin slm peygamberiyle devam ettiini kabul etmesidir.

Bununla birlikte birka nemli konuda slm peygamberi ve onun ald vahiyle ilgili sorunlar vardr. Massignona gre Hz. Muhammed, Hz. s gibi Allahla insan arasnda bir arac, bir ruhan olmayp sadece risletle grevli bir insan (el-Arf 7/188) olduundan negatif bir peygamber olabilir. Ancak kendisi, bu negatif peygamber kavram zerinde bir aklama yapmamtr. Massignonun slm dinine, Yahudilik ve Hristiyanla tahrif uyarlar ile yapt hizmetler lsnde olumlu bir ilev ykledii grlmektedir (Parole donne, s. 267). Daha dorusu ona gre slm kendi bana yeni ve orijinal bir ey getirmemi, sadece Hz. Ms ve sya gnderilen vahiyleri aklam ve tamamlamtr. Massignona gre yahudi ve hristiyanlarn aksine her ne kadar Kurann vahiy -o ilham diyor-olma ihtimali gz nne alnabilirse de bu ilhamn hangi artlar altnda gerekletii konusunda pheleri bulunmaktadr. Peygamberin vahiy alrken psikolojik bakmdan tam anlamyla kendinde olmadn, Cebril yerine cin, peri gibi varlklarla ilikide bulunduunu, ald vahiylerin doruluunu kontrol etmek iin -Nahl sresindeki bir yeti de (16/103) delil gsterip-bir Aceme (bu Acem ona gre Nestr asll olan Selmn- Frisdir) sorduunu iddia ederek slm dininin Ortodoksluk gibi brhimin dininden bir sapma olduunu kabul eder. slmn, brhimin smil ve Araplar iin yapt bereketli duaya esrarengiz bir karlk tekil ettii grndedir. Massignona gre slmda Allaha iman edilmedike bar mmkn deildir, hatta gayri merdur. slmda her ne kadar yahudi ve hristiyanlara yer varsa da slm onlarn ticaret, faiz, borsa gibi di ilerle megul olmasna msaade etmekte ve bu aznlklar smrmekle yetinmektedir; hatta hristiyanlar Afrikallar esir alp Amerikaya gnderme detini, Hal seferlerinde kullandklar baz metotlar, asker cinayetleri, kk kzlar diri diri topraa gmme detlerini mslmanlardan renmilerdir. Massignonun uzun yllar slm zerinde almasna ramen byle garip sonulara varmas, onun da dier arkiyatlar gibi pein fikirlerine meruiyet arama kaygs iinde bulunduunu gstermektedir. Massignon, bata tasavvuf olmak zere slm kltrnn birok unsuru zerinde ok eitli almalarn yan sra Bat ile slm dnyasnn kltrel ilikisini ve slm toplumunun sosyoloji ve sosyografisini, mesel IX. yzyl Badatndaki Nestr brokratlarn veya yahudi bankerlerin slm toplumundaki roln ele alan almalar yapmtr. Sosyolojik bak asyla slm kltrn ele ald, slmda ii sosyolojisi balamnda ftvvet tekiltlarn inceleyen almalar yannda Selmn- Fris, Hz. Ftma ve mbhale, ilik ve randaki slm anlayn inceleyen makaleler de yazmtr. slm kltrnde dil, gramer, teoloji ve dnceyi ele alan Massignon, Gazzlnin ncillere gre Meshi nasl takdim ettiini, slmda ruh kavramn, tabiat ve zaman anlayn, rya yorumu gibi meseleleri incelemi, zellikle bn Sebn, Frb, Brn ve bn Sn gibi dnrlerin eserlerine dayanarak Sm dilleri ve bilhassa Arapa zerinde durmutur. Dier taraftan slm sanatnn stil ve formlar hakknda alm, Ashb- Kehf konusunu aratrm, Hz. brhimin duasn makale konusu yapmtr. Bir taraftan saf ilm meselelerle urarken ayn zamanda yaad dnemdeki slm dnyasnn problemleriyle ilgilenmitir. Massignon, hristiyan dnyasnn slm lemiyle diyalogunu balatan en nemli Katolik limlerinden biridir. slm ile kendi diyaloguna balad dnemde Katolik kilisesi geleneksel prensip ve retisini savunmaktayd. Dinler aras diyalogdan bahsetmenin cesaret gerektirdii bu dnemde Massignon hedefine ulamak iin sadece ilm almalarla yetinmeyip baz faaliyetlerde de bulunmu,

dinler aras diyalog konusunda kendinden sonra gelen Katolik nesil iin bir rehber grevi stlenmitir. Hallc- Mansrun ldrlmesiyle Hz. snn armha gerilmesi arasnda paralellik kurarak slmiyetle Hristiyanln en belirgin ve ortak noktasn Hallc- Mansrun ldrlmesinde yakaladn syleyen Massignonun en nemli eseri bu konuda yapt doktora tezidir (La passion dal-Hosayn ibn Mansour alHallj, Martyr, mystique de lIslam excut Bagdad le 26 mars 922, Paris 1922). Massignon bu eserde yalnz Hallcn tasavvuf dnyasn deil ayn zamanda doduu, yetitii, yaad toplumsal ortam eitli ynlerden ok ayrntl bir ekilde incelemitir. arkiyatlar tasavvufu zellikle Hint felsefesi, Yeni Efltunculuk ve Hristiyanln tesiriyle slm dncesine sonradan girmi bir unsur olarak grrken Massignon, Hallc- Mansr almas yoluyla tasavvufun slmn asl bir unsuru olduunu ve kaynan Kurandan aldn savunmutur. slm saf mistisizmin en uygun ileticisi olarak gren Massignona gre bu din Hristiyanlktaki gibi teslsi, kilise hiyerarisi ve sagramenti olmayan sade ve tabii bir dindir. slm, imtiyazl olmalarn istismar eden hristiyan ve yahudilere yaplan eskatolojik bir uyardr; brhim bir din olarak Yahudilik ve Hristiyanln ilk kayna olan brhim gelenee dnmesiyle ikisi arasnda bir uzlamay ve bar temsil eder. Massignon, kitabnn II. cildini Hallcn brakt tesire ayrarak uzun asrlar kapsayan bir aratrmann iine girmitir. Hallc zerine almalarn hayat boyunca srdrm, bu almalarla eser drt cilt olarak yeniden yaymlanmtr (Paris 1975). Massignon ayn zamanda bn Atullah el-skender, Ali ster ve bn Sebn gibi mutasavvf filozoflar da Bat dnyasna tantmtr. Massignonun slm aratrmalarnn dier baz alanlarnda da ciddi katklar olmutur. Tasavvuf ve dier slm almalarndaki en ciddi problemlerden birinin terimleri yeterince anlayamama olduunu tesbit ederek Batl aratrmaclarn dikkatini terimlerin metni anlamadaki nemine ekmitir. Ayn zamanda bibliyografya almalaryla da ilgilenmi, Nusayrlik, Karmatlik hakknda ve Hermetik eserleri ieren almalar hazrlamtr. Bu arada Arapann kayna meselesiyle de uram, bu konuda ilim dnyasna nemli katklarda bulunmutur. Massignon ilk dnem Arap ilii ile de yakndan ilgilenmi, Hz. Ftma ve Selmn- Frisye dair ciddi aratrmalar yapmtr. Hz. Ftmann ahsiyetini daha ok Hristiyanlktaki Hz. Meryeme benzetmi ve her ikisinin de ayn arketipi ortaya koyduunu ifade etmitir. Salman Pak et les prmices spirituelles de lIslam iranien adl eserinde Selmnn Fars dnyasn yeni dine balamadaki sembolik ve tarih roln ele almtr. Edward Said, Sir Hamilton Alexander Roskeen Gibb ile Massignonu dierlerinden ayrarak onlar slmc arkiyatlarn temsilcisi olarak kabul eder (Oryantalizm, s. 435). Massignon arkiyatln analitik ve statik yorumundan daima kanm, klasik arkiyatln slm metin ve problemleri cansz ynlar olarak grmesi, onlara yetersiz kaynak ve aslsz kken arama iddialar, analitik kantlamalar ve kuru ispatlama teebbslerini beenmemi, bir metnin ana temasna, ruhuna ulamak iin disiplin ve gelenek duvarlarn ykmaya alm ve okuyucusuna da bunu tavsiye etmitir. arkiyatl klasik arkiyatlarn ynlendirdii Dounun tarihi, edebiyat veya filolojisiyle snrl grmeyip bu almalarn ilgili olduu alan ve konudan, fikirlerin ise alkal olduu insanlarn ve toplumlarn yaayndan ayr olamayaca grnden hareketle slm ile alkal almalarn slm deerler perspektifinde ele almaya ve anlamaya almtr. Massignon, Batl ilim adamlarnn Kuran hakkndaki yetersiz bilgileri ve mslman toplumlar gerei gibi tanyamamalar sebebiyle slm ve mslman dnrleri ancak dardan anlayabildiklerini, kendisinin

mslmanlarla yakn dostluk kurarak slm ieriden tanma imknna kavutuunu ifade etmektedir. Batnn dou lkelerini igal ettiini ve yllarca smrdn, hatta slma saldrdn syleyen ve Batya bu konuda ok byk sorumluluklar dtne inanan Massignon slm klasik arkiyatlara kar fikren, o devirdeki mazlum mslmanlar da eylemleriyle mdafaa etmeye alm, mesel 1948de Filistinlilerin haklarn siyonizme kar koruyabilmek iin yzlerce mektup yazmtr. Massignon, btn bu olumlu niteliklere sahip olmakla birlikte phesiz iinde bulunduu gelenein ve zellikle Fransz arkiyatlnn etkisindedir. Bu sebeple Dounun kendi kendini anlama yeteneine sahip olmadn, bu konuda Batnn Douya yardmc olmas gerektiini dnr. Ona gre Bat ve zellikle Fransa, slm dnyasn kalkndrc bir politika gelitirmeli ve slm modern dnyann artlarna uydurmann yollarn aramaldr. Dier taraftan Massignon slm bir yandan Avrupaya, te yandan kendi mensuplarnn din taassubuna kar korumak istemi, kendini Douyu yaatmaya adam, bununla birlikte Bat-Dou farkn daima vurgulamay da ihmal etmemitir. Ona gre kefedilmeyi bekleyen bir kendinde olan Dou, bir de Batnn kullanaca Dou vardr. slmn sahih mnev ve mistik ciheti olduunu kabul etmeyen resm arkiyatlar, Massignonun slmn mnev cihetiyle egzistansiyel olarak ilgilenmesini tenkit etmilerdir. Nitekim yakn arkada Sir Hamilton Gibb onu, slmdaki mistik unsurlara ar tutkusundan dolay yanl neticelere ulamak ve Snn slm geleneini gz ard etmekle sulamtr. Henri Corbinin Massignona ynelttii bir baka eletiri ise onun alma tarzyla ilgilidir. Massignon, Corbinin metin almalarnda helikopter metodu dedii bir tarzla alm, zellikle yazma metinleri ciddi ekilde ele almayp metnin bir ksmn inceleyerek edindii intiba ile eser hakknda bilgi vermi, bu sebeple yazma eser tantmnda ciddi hatalar yapmtr. Bununla birlikte birok eserin tantmnda ilim dnyasna katkda bulunmutur. Ayrca slma hristiyan perspektiften bakt veya slmda hristiyan unsurlar arad, slmda strap ve ac ekme ile ehidlik konusunu abartarak ele ald iin eletirilmitir. Massignona bilhassa Henri Corbinin ynelttii bir baka tenkit de onun son dnem tasavvuf dncesini ve zellikle Muhyiddin bnl-Arab, Abdlkerm el-Cl, ebster ve Mevln Celleddn-i Rm gibi mutasavvflarn fikirlerini deerlendirmemesidir. Eserleri. Massignonun genel olarak slm ve slm kltr, Kuran, hadis, felsefe, kelm, tasavvuf, dinler tarihi, Arap dili ve edebiyat, etnoloji, sosyoloji, folklor, edebiyat tarihi, arkeoloji, slm sanatlar ve mimarisi, slm lkelerinin siyas durumu hakknda ok sayda almas bulunmaktadr. Bunlarn 1957 ylna kadar olanlarnn kronolojik bibliyografyas Youakim Mouborac tarafndan hazrlanm (Mlanges Louis Massignon, s. 3-56), ayn aratrmac Massignonun 1962 ylna kadar olan almalarn da ekleyerek bunu yeniden yaymlamtr (Loeuvre de Louis Massignon, Beyrut 1972-1973). Eser Massignonun kitap tantma ve dostluk yazlarn, eitli kitaplara yazd nszleri, katld kongrelerin, verdii ders ve konferanslarn yer, ad ve tarihlerini, Arap basnnda kan yazlaryla siyas raporlarn, onun adna neredilen kitap ve dergilerle buralarda yaymlanan yazlarn listesini iermektedir. nemli baz eserleri unlardr: 1. Edition princeps des Kitb alawsn dal-allj (Paris 1913). Kitb-avsnin tercmesidir. 2. Quatre textes indits, relatif la biographie dal-Hallj (Paris 1914). 3. La Passion dal-Hallaj, martyr mystique de lIslam (I-II, Paris 1922; I-IV, 1975). kinci basksndan Herbert Mason tarafndan ngilizceye evrilmitir (Princeton 1982). 4. Recuil des textes indits concernant lhistoire de la mystique en pays dIslam

(Paris 1929). 5. Le Dwn dal-allj (Paris 1931, 1955, 1981). Hallcn divannn tercmesi olup ikinci basks divann Arapa metnini de ihtiva eder. Eser Leonar Calvera tarafndan spanyolcaya tercme edilmitir (Rosario / Arjantin 1983). 6. Salmn Pk et les prmices spirituelles de lIslam iranien (Tahran 1934). 7. Akhbr al-Hallj (Paul Kraus ile birlikte Paris 1936, 1957, 1975). Quatre textes inditsde yer alan metinlerin Franszca tercmeleriyle birlikte neridir. 8. Essai sur les origines de lexique technique de la mystique musulmane (Paris 1954, 1968). Tasavvufun ve tasavvuf kavramlarnn ortaya kna ve ilk sflere dair kapsaml bir incelemedir. 9. Parole donne (Paris 1962, 1970, 1983). Eserde Massignonun otuz bir makalesi Vincent Mansour Monteil tarafndan derlenerek yaymlanmtr. 10. Opera Minora (nr. Youakim Moubarac, Paris 1969). 207 makaleyi ieren bu ciltlik kitap Hallc- Mansra dair eserlerin dnda Massignonun grlerini tanmak iin en nemli kaynak niteliindedir. Massignonun dier baz eserleri de unlardr: Tableau gographique du Maroc dans les 15 premires annes du XVIe sicle, daprs Lon lAfricain (Alger 1906), Mission en Msopotamie (Kahire 1910), Trul-ltil-felsefiyye (Kahire 1913, 1983), Annuaire du monde musulman: Statistiques, historique, social et conomie (Paris 1924, 1926, 1929), Les forces religieuses et la vie politique (Paris 1946). Paul Claudel-Louis Massignon (1908-1914) (Paris 1973), La correspondance entre Max Van Berchem et Louis Massignon 1907-1919 (Leiden 1980) ve Lhospitalit sacre (Paris 1987) adl kitaplar Massignonun mektuplamalarn ihtiva eder. Bat lkelerinde Massignona dair eitli inceleme kitaplar yaymlanmtr: Jean Morillon, Massignon (Paris 1964); Camille Devret, Massignon et Gandi (Paris 1967); Giulio Bassetti-Sani, Louis Massignon Orientalista Cristiano (Milano 1971); Guy Harpigny, Islam et Christianisme selon Louis Massignon (Louvain 1981); Jacques Mercanton, Ceux quon croit sur parole (Paris 1985); Vincent Mansor Monteil, Le linceul de feu (Paris 1987); Presence de Louis Massignon (nr. Daniel Massignon, Paris 1987); Herbert Mason, Memoir of a Friend: Louis Massignon (Indiana 1988); Jacques Kemell, Jardin donn (Saint-Paul 1993); Pierre Rocalve, Louis Massignon et lIslam (Damas 1993); Christian Destvemau-Jean Moncelon, Massignon (Paris 1994); Louis Massignon et le dialogue des cultures (nr. Daniel Massignon, Paris 1996); Louis Massignon et contemporains (nr. Jacques Keryell, Paris 1997); Louis Massignon au coeur de notre temps (nr. Jacques Keryell, Paris 1999), Louis Massignon et lIran (nr. ve Pierunek - Yann Richard, Paris 2000).

BBLYOGRAFYA

L. Massignon, Les trois prires dAbraham, pre de tous les croyants, Parole donne, Paris 1983, s. 267; Y. Moubarac, Bibliographie de Louis Massignon, Mlanges Louis Massignon, Damascus 1956, I, 3-56; a.mlf., Loeuvre de Louis Massignon, Beyrut 1972-73; D. Massignon, Chronologie, Louis Massignon, Paris 1962, s. 13-17; a.mlf., Le voyage en Msopotamie et la conversion de Louis Massignon en 1908, Islamochristiana, XIV, Roma 1988, s. 127-199; J. J. Waardenburg, lIslam dans le miroir de loccident, Paris 1962, s. 136-140; a.mlf., Massignon: Notes for Further Research, MW, LVI/3 (1966), s. 157-172; a.mlf., L. Massignons Study of Religion and Islam: An Essay a Proposof His Opera Minora, Oriens, XXI-XXII (1968-69), s. 136-158; Necb el-Akk, el-

Msterin, Kahire 1980, I, 263-268; Edward W. Said, Oryantalizm (trc. Nezih Uzel), stanbul 1982; Seyyed Hossein Nasr, Traditional Islam in the Modern World, London 1987, s. 253-272; Fr. Angelier, Louis Massignon: Une courbe de vie (1883-1962), Question de Louis Massignon, Paris 1992, s. 224-253; H. Laoust, Louis Massignon, MW, LIV/4 (1964), s. 300-306; J. Jomier, Le centenaire de la naissance du Professeur Louis Massignon, Islamochristiana, X (1984), s. 39-47; G. Basetti-Sani, Louis Massignon Christian Islamologist, HI, VIII/1 (1985), s. 55-79; Ibrahim Madkour, Massignon, Le grand arabisant, MIDEO, XVII (1986), s. 265-269. Faruk Bilici

MSUM
(bk. SMET).

MASYUMI
Endonezyada btn slm tekiltlarn bir at altnda toplamak zere 1943te kurulan Majlis Syura Muslimin Indonesiann ksaltlm ad (bk. ENDONEZYA).

MALLAH b. ESER
() Mallh b. Eser el-Basr (. 200/815) Yahudi kkenli astrolog ve astronom. Hayat hakknda yeterli bilgi yoktur. Basrann gney blgesinde 112 (730) ylnda doduu tahmin edilir; asl ad Mia b. Eber eklinde verilmektedir (bnl-Kft, s. 327). Mslman olduu konusunda kesin bilgi bulunmamakla birlikte F ymil-ulef adl eserinde slmiyete ve halifelere kar kulland samimi slba, ayrca Mallah adyla anlmasna bakarak slm kabul ettii sylenebilir. Abbs Halifesi Mansrun istei zerine Badatn kuruluunda (145/762) onun kehanetlerinden faydalanlmtr. Astroloji alannda antik Mezopotamya ve Ssn kltr ile Dou Helenizminin skenderiye merkezli bilgi birikimini temsil eden Mallahn slm astrolojisi zerinde sadece kendi zamannda deil daha sonraki dnemlerde de byk etkisi grlr. Eserlerinin pek ounun gnmze ulamas ve birounun Latinceye evrilmi olmas, onun slm dnyasnn yan sra Ortaa Avrupasn da etkilediini gstermektedir. Eserleri. 1. Fil-rnt vel-edyn vel-milel. 198 (814) ylndan ksa bir sre nce yirmi bir blm halinde yazlm olan ve genelde btn insanln, zelde slmn astrolojik tarihini konu alan kitabn sadece bn Hibint tarafndan yaplm bir zeti gnmze ulam, bu alma Edward S. Kennedy ve D. Pingree tarafndan ngilizce evirisi ve geni bir tahliliyle birlikte The Astrological History of Mshallah (Cambridge 1971) adl eserleri iinde neredilmitir (s. 1-25). 2. F ymil-ulef ve marifeti ymi klli melik. Astrolojiyle ilgili genel teorik aklamalardan sonra Hz. Peygamberin ve ardndan Hrnrrede kadarki on sekiz halifenin iktidara geldii tarihlere ait yldz fallarn iermektedir (Kennedy-Pingree, s. 129-143). 3. Kitbl-Mevldil-kebr. On drt blm halinde kaleme alnan eser, mild 36-542 yllar arasndaki doumlarla ilgili on iki yldz faln ihtiva etmektedir. Eserin gnmzde yalnz XII. yzylda Hugo Sanctallensis tarafndan yaplan Latince evirisi bilinmektedir. Mellifin iki Latince versiyonu bulunan Kitbl-Mevld adl dier eseri neredilmitir (a.g.e., s. 145-174). Mallahn rencisi Eb Ali Yahy b. Glib el-Hayytn bu eserden de faydalanarak yazd Kitbl-Mevldi de Batda byk yank uyandrmtr. 4. Kitbl-Emr ver-riy. Giorgio Levi Della Vida tarafndan Franszcaya evrilerek neredilmitir (RSO, XIV [1933-1934], s. 270-281). Latince versiyonunu ise M. A. Sangin yaymlamtr (Brksel 1936). 5. Kitb anatil-usurlb vel-ameli bih. Sadece Latince evirisi gnmze ulaan eseri ilk defa G. Reisch neretmitir (Strasbourg 1512). Daha sonra eitli basklar yaplan bu almann (Strasbourg 1515; Basel 1535, 1538, 1583) en iyi basks R. T. Gunther tarafndan gerekletirilmitir (Oxford 1929). G. P. Gallucci eseri talyancaya evirmi (Venedik 1599), Mallaha atfedilen ayn konudaki dier bir Latince eser de Millas Vallicrosa tarafndan yaymlanmtr (Madrid 1942). Mallah zerine alma yapan P. Kunitzch ise her iki metnin de ona ait olmad kanaatindedir (EI [ng.], VI, 711). 6. De receptione. Yldz fal hakkndadr. Sevillal Johannes (Johannes Hispalensis) tarafndan yaplan Latince evirisi gnmze ulamtr. Bonetus Locatellusun nerettii (Venedik 1493, 1519) bu eviri daha sonra J. Heller tarafndan yeniden baslmtr (Nrnberg 1549). 7. De scientis motus orbis. De elementis et orbitus coelestibus

ve De sphaera mota adlaryla da anlan eser astronomiye dairdir; yalnz Cremonal Gerardn yapt ve I. Stabius ile (Nrnberg 1504) J. Hellerin (Nrnberg 1549) nerettii Latince evirisi gnmze ulamtr. 8. Epistola de rebus eclipsium (De ratione circuli et stellarum). On iki blmden meydana gelen eser yldzlar ve gezegenlerin yeryzne olan etkisiyle ilgilidir. Sevillal Johannesin gerekletirdii Latince evirisi sonraki dnemlere intikal etmi ve defa yaymlanmtr (Bonetus Locatellus, Venedik 1493, 1519; N. Pruckner, Basel 1533, 1551; J. Heller, Nrnberg 1549). bn Ezrann 1148de yapt brnce eviriye Abraham Yagel XVI. yzyln sonlarnda bir erh yazm (DSB, IX, 161) ve B. Goldstein bu brnce versiyona dayanarak eseri ngilizceye evirmitir (Floransa 1964). 9. Kitbl-Marf bis-sbi vel-irn. Astroloji zerine olan alt blm halindeki eserin Saymer ve Kasrn gibi melliflerin Mallahtan yaptklar zetleriyle Sleymaniye Ktphanesinde yer alan bir yazmann (Lleli, nr. 2122) kayna olduu anlalmaktadr. Ayrca De cogitationibus (Venedik 1493, 1519; Nrnberg 1549), De occultis, Liber iudiciorum ve De interpretationibus (Nrnberg 1549) adl almalarn Mallahn bu eserine ait eitli blmlerin Latince evirisi olabilecekleri kaydedilmektedir (a.g.e., IX, 161). 10. KitblEsr. Yldz falna dairdir (Bodleian Ktp., Marsh, nr. 618; Escurial Library, Arabic, nr. 938). Bunlarn dnda Kitb Marai-u, Kitbl-Men, Kitb til-ala, Kitbs-Sehmeyn, Kitbl-urf, Kitbs-Suln, Kitbs-Sefer, Kitbl-km alel-ictimt vel-istiblt, elKitbl-Mur, Kitb-uver vel-km aleyh, Akml-rnt vel-mmzct ve Meftul-a adl eserler de Mallaha nisbet edilmektedir (bnn-Nedm, s. 333; bnl-Kft, s. 327; Sezgin, VII, 103-108).

BBLYOGRAFYA

bnn-Nedm, el-Fihrist (Teceddd), s. 333, 335; bnl-Kft, brl-ulem (Lippert), s. 327; Suter, Die Mathematiker, s. 5-6; Brockelmann, GAL Suppl., I, 391-392; Sarton, Indroduction, I, 531; Sezgin, GAS, VI, 127-129; VII, 102-108, 324; E. S. Kennedy - D. Pingree, The Astrological History of Mshallah, Cambridge 1971, s. 1-25, 129-143, 145-174; D. Pingree, Mallh: Some Sasanian and Syriac Sources, Essays on Islamic Philosophy and Science (ed. G. F. Hourani), Albany 1975, s. 5-14; a.mlf., Mallh, DSB, IX, 159-162; M. Ullmann, Die Natur und Geheimwissen-schaften im Islam, Leiden 1972, s. 303-306; B. R. Goldstein, The Book of Eclipses of Mashaallah, Physis, VI, Florence 1964, s. 206-213; J. Samso, Mallh, EI (ng.), VI, 710-712; R. Lemay, Mallh, Encyclopedia of the History of Science, Technology, and Medicine in Non-Western Cultures (ed. H. Selin), Dordrecht 1997, s. 602-604. mer Mahir Alper

MALLAH
() Daha ok beenme duygusunu anlatmak zere kullanlan bir tabir. Arapada m edat ile dilemek, istemek anlamndaki ey (meet) kknden treyen e fiili ve lafza-i cellden meydana gelen mallah (m allh) Allah dileyince her ey olur mnasna gelir. Bu tabir ilh iradenin her yerde geerli olduunu ifade eden, Allahn diledii olur, dilemedii olmaz anlamndaki hadise de (Eb Dvd, Edeb, 101) iaret etmektedir. Mallah ifadesi Kurn- Kermin drt yetinde yer alr ve bunlarn nde istisna edat olan ill ile kullanlarak Allahn diledii hari mnasna gelir (el-Arf 7/188; Ynus 10/49; el-Al 87/7). Kehf sresindeki yette ise (18/39) biri mmin, dieri mnkir iki kii arasnda geen konumada mminin dierine, Bahene girdiin zaman, Mallah (Allah dilemi de olmu), kuvvet yalnz Allaha aittir deseydin! eklinde tavsiyede bulunduu ifade edilir. Bu yetteki mallahn, bahedeki btn gzelliklerin Allahn iradesiyle meydana geldiini belirtmeye ve lutfettii nimetlere karlk Ona hamdetmeye ynelik olduu anlalmaktadr (kr. Mtrd, vr. 441b). eitli hadis rivayetlerinde mallah ifadesinin kullanld grlmektedir. Hz. Peygamberin, hoa giden bir eyin grlmesi halinde m allah l kuvvete ill billh (Allahn diledii olur, btn g ve kudret Ona aittir) denilmesini (Beyhak, uabl-mn, IV, 90), ayrca sabah kalkldnda veya akam yatmadan nce m allahu kn ve m lem yee lem yekn (Allahn diledii olur, dilemedii olmaz) eklinde dua edilmesini tavsiye ettii nakledilmektedir (Eb Dvd, Edeb, 101). Gzellikleriyle dikkat eken ve ok beenilen eylerin nazardan korunmas amacyla, Ne gzel, Allah kt baklardan saklasn anlamnda mallah demek mslmanlar arasnda yaygn bir gelenek haline gelmitir. Yine nazara kar kk ocuklara, gzel binalara vb. yerlere zerinde mallah ibaresi yazl nazarlklarn taklmas da bir dettir.

BBLYOGRAFYA

Rgb el-sfahn, el-Mfredt, ye md.; Eb Dvd, Edeb, 101; Mtrd, Tevltl-urn, Hac Selim Aa Ktp., nr. 40, vr. 441b; Beyhak, el-Esm ve-ft, s. 207-211; a.mlf., uablmn (nr. M. Sad Besyn), Beyrut 1410/1990, IV, 90; Zemaher, el-Kef (Kahire), II, 485; ls, Rul-men, Beyrut 1997, IX, 402-404; Semh Dgaym, Mevsat mualati ilmilkelmil-slm, Beyrut 1998, I, 646; Mallh, EI (ng.), VI, 710. Kmil Yaarolu

MAK- TS
( ) (. V./XI. yzyln balar) Horasanl bir Trkmen sfsi. IV. (X.) yzyln ikinci yarsyla V. (XI.) yzyln balarnda Horasanda Ts ehrinde yaad ve burada vefat etti. Asl ad Muhammed olmakla beraber daha ok mnev hallerin tesiriyle kendinden geip cezbeli bir ekilde yaadndan Mak- Ts veya Muhammedi Mak diye tannmtr. Hcvr, Horasan sflerini sayarken Makun adn da zikreder, iyi ve gzel bir yaama tarz bulunduunu bildirir (Kefl-macb, s. 216). Muhammed b. Mnevver dnemin nl sfsi Eb Sad-i Ebl-Hayrn onu ok takdir ettiini, byk bir zat olduunu, mnev bir hali bulunduunu syler ve aralarnda geen u olay kaydeder: Eb Sad, Mihneden Nbura giderken Tsa yakn bir kye geldiinde ehre girmek iin bir derviini gndererek Maktan izin istemi, ondan izin kmadan yola devam edemeyen Eb Sad kendisini ziyaret etmi, Mak onu gzel bir ekilde karlayp barna basm, Tsta dikili bulunan mneviyat sancann ksa bir sre sonra Eb Sadin derghna dikileceini syleyerek onun mehur bir sf olacan mjdelemitir (Esrrt-tevd, s. 65-66). Aynlkudt el-Hemedn, Muhammed Hammye ve Ahmed el-Gazzl gibi mutasavvflarn Maku ok takdir ettiklerini, kyamet gn sddkyyet mertebesine ulam vellerin, Keke toprak olsaydk da Mak zerimize bassayd diyeceklerini kaydeder (Nmeh, I, 62; II, 171). Attr ise onu sr denizi diye anar (Mantkut-tayr, II, 146). Meczuplarn aksine gzel giyinen Makun Ts Camiinde Eb Sadin bir sohbetine katld, o srada kendi elbisesine bir dm atarak onun dilini balad, bunun zerine Eb Sadin, Ey asrn sultan, ey varlk leminin serdar! Bu dm z, aslnda yedi g ve yeri balam bulunuyorsun dedii kaydedilmektedir (Cm, s. 314). Makun ada Emr Ali Ab da meczup Trkmenlerdendi. Cm, Aynlkudt el-Hemednden naklen bu iki Trkmen eyhiyle ilgili baka bir menkbe daha anlatr (Nefetl-ns, s. 315). Mak- Ts ve Emr Ali Ab, meczup olmalar sebebiyle dzgn ibadet hayat olmayan ilk Trkmen eyhlerindendir. Daha sonraki dnemlerde Horasan, Mvernnehir, Hrizm, ran ve Anadoluda onlara benzeyen pek ok Trkmen eyhine rastlanmtr. Bu tr meczup derviler btn mslman beldelerinde ermi kiiler olarak kabul edilmitir.

BBLYOGRAFYA

Hcvr, Kefl-macb, s. 216; Muhammed b. Mnevver, Esrrt-tevd (nr. Zebhullah Saf), Tahran 1348 h., s. 65-66; Aynlkudt el-Hemedn, Nmeh (nr. Ali Nak Mnzev), Tahran 1362, I, 62; II, 171; Attr, Mantkut-tayr (trc. Abdlbaki Glpnarl), stanbul 1962, II, 30, 146, 208; Cm,

Nefetl-ns, Tahran 1370 h., s. 314, 315; Ali r Nev, Nesyiml-mahabbe min emyimilftvve (haz. Kemal Eraslan), stanbul 1979, s. 194, 195; M. Fuad Kprl, lk Mutasavvflar (stanbul 1919), Ankara 1966, s. 13; Nasrullah Prcevd, er-i Avl-i ey Muammed Ma- s, Marif, IV/2, Tahran 1366/1987, s. 169-198. Sleyman Uluda

MATBAA
( ) Sert bir basma kalbnn izini daha yumuak bir maddenin zerine baskyla karma esasna dayanan tab etme / basm sanatnn tarihi olduka eskilere dayanr. Kt zerine ilk bask rnekleri inde ortaya kar. Burada 600 ylna doru blok kitap basm yaplmaya balanm, bunu Japonya ve Kore takip etmitir. Uygur Trklerinin IX. yzyldan itibaren in modeline rnek tekil eden aa harflerle bask yaptklar bilinmektedir. Kt imali iinin Doudan Batya yaylmas sonucunda Avrupada aa kalplarla basm yapma teknikleri benimsenmi, tek tek sayfalar baslm, blok kitaplar da bunlardan tremitir. Mteharrik basmn ilk olarak Almanyada Mainz ehrinde Johann Gutenberg tarafndan 1440 ylnda gerekletirildii kabul edilir. 1454-1455 yllarnda Mainzde maden harflerle bask yapan matbaada baslan ilk kitaplara ait rnekler bugne ulamtr. Avrupada XV. yzylda ortaya kan matbaa, asrn sonlarna doru Osmanl Devletine iltica eden spanyol yahudileri tarafndan stanbula getirilmi, bunu Rum ve Ermenilerin kendi matbaalarn kurmalar takip etmi, 1727de de ilk Trk matbaas almtr. Osmanl Devleti. Matbaann Avrupada siyas ve din paralanmann bir mcadele silh olarak devreye girmesi ksa zamanda nem kazanp yaygnlamasna yol amtr. Osmanl Devletinde ise gayri mslim matbaalar zellikle din konulu eserlere arlk vermi ve genelde eitim amac tamaktan teye gememitir. spanyadan g etmi olan David ve Samuel ben Nahmias kardelerin bast, Jacob ben Asherin standart bir hukuk kitab olan Arbaah Turim stanbulda kurulan yahudi matbaasnn ilk rndr (13 Aralk 1493). Bu matbaann hemen 1492deki glerin ardndan alarak faaliyete gemesinin zayf bir ihtimal olarak grlmesi (EI [ng.], VI, 799), Nahmias kardelerin stanbula gelmeden birka yl nce Napolide bir matbaa atklarnn dikkate alnmasyla geerliliini kaybeder. Bu eserde kullanlan harfler daha nce spanya ve Napolide baslan ilk kitaplarnkiyle ayndr. Basmda kullanlan kt ise Kuzey talya kkenlidir. Burada baslm ikinci eser olan Rosh Amanann basm tarihi 1505tir. Oullar Yoseph ve Yaakovla beraber Lizbondan gelen (1492) bir mlteci olarak Selnikte matbaa aan Don Yehuda Gedalya 1504te ilk eserini tabeder (Eski Ahidin ilk be kitab = Pentateuch). zmirdeki matbaa ise Abraham ben Yedidya Gabay tarafndan alr ve 1675e kadar faaliyet gsterir. Bu ehirde 300 yl iinde on iki basmevi tarafndan ounlukla din arlkl olmak zere 400den fazla eser baslr (1838den itibaren Ladino dilinde 117 eser baslmtr). 1710-1778 yllar arasnda stanbulda faaliyet gsteren ve zmirde de bir ube am olan Yano ben Yaakov Eskanazinin kurduu Osmanl Devletinin en byk matbaasnda bu sre iinde 188 eser hazrlanmtr. Yaakovun hurufat dkmhanesinde Mteferrika Matbaas iin gerekli harflerin dkm de yaplmtr (Sevilla-Sharon, s. 90). stanbul, ar bir gelime hz gstermi olmakla beraber XVII. yzyla kadar giderek artan bir etkinlikle yahudi matbaaclnn Venedik ve Amsterdam yannda nde gelen merkezlerinden biri haline gelmitir. Kurulan ilk matbaann yeri belli olmamakla birlikte 1573te stanbula gelen Stephan Gerlach, Sokullu Mehmed Paann Kadrgadaki sarayna inen yol zerinde byle bir matbaann varlna iaret eder. Sabatay Sevi hareketi basm ilerini olumsuz etkilemi ve 1683-1710 yllar arasnda stanbulda ve 1655-1695 yllarnda Selnikte kitap baslmamtr. XIX. yzyla gelinceye

kadar stanbul yahudi matbaaclnn merkezi olarak kalm ve burada 800 kalem eser baslmtr. Daha sonraki tarihlerde Selnik ne kmaya balamtr. stanbulda ilk Ermeni matbaas 1567de alm ve ksa zamanda yahudi matbuatyla kyaslanacak derecede etkin bir yaym hayat yaanmtr. lk matbaann kurucusu olan Tokatl Apkar matbaacl talyada renmi, stanbula dndnde gerekli malzemeyi beraberinde getirmi, Surp Nigoayos Kilisesinde ilk matbaay amt. 1567-1569 yllarnda burada dil bilgisi, takvim ve yin kitaplarndan olumak zere be eser baslmt. Apkarn Emiadzine gitmesiyle Ermeni matbaacl uzun sre kesintiye uramtr. 1677-1678de faaliyet gsteren Eramyan elebi Kmrciyan Matbaas ile yeni bir dnem balamakla beraber burada biri din, dieri Kdsle ilgili olmak zere yalnzca iki kitap yaymlanabilmitir. 1694te kurulan Merzifonlu Kirkor Matbaas krk yl faaliyette bulunmutur. 1700de Asdvadzadur tarafndan oluturulan ve daha sonra Arapyan Matbaas olarak tannacak olan matbaada ok sayda eser baslmtr. Sarkis Tbir Matbaas 1703ten 1752ye kadar faaliyet gstermi ve yine din arlkl olmak zere on eser basmtr. XVIII. yzyln son eyreinde mevcut eitli matbaalar arasnda yirmiden fazla kitap tabeden Hovhannes Asdvadzaduryan Matbaas ve yirmi yl faaliyet gsteren Amira Miricanyann Mayr Tpradun adl matbaas dier baz kk matbaalar yannda ne kmtr. Ermeni matbaacl, Arap harfleri dahil olmak zere eitli hurufat dkm ustalarnn yetimesinde nemli katk salamtr. Nitekim Mhendishne Matbaasnda kullanlan harflerin dkm ve eski basm tezghlarnn onarmnda emei geen ve drt oluyla birlikte alan Bogos Arabolu (Arabyan) 1814te nesih dkmn baaryla gerekletirmi ve 1817de talik hurufat dkmn stlenmitir (Beydilli, Trk Bilim ve Matbaaclk Tarihinde Mhendishne, s. 321). Anadoluda da yaygnlk gsteren Ermeni matbaacl, XIX. yzylda imparatorluun nemli merkezlerinde yaym hayatn etkin olarak srdrmtr. stanbulda ilk Rum matbaas kiliseler arasndaki mcadelenin bir arac olarak kurulmu ve matbaaclk faaliyetine Londrada balayan Nicodemus Metaxas tarafndan 1627de almtr. Beyolunda faaliyete geen bu matbaann bast ilk eser Msevler Aleyhine Bir Risle adn tar. Matbaa 1628de Cizvitlerin basksyla kapanr. Fener Rum Ortodoks Patrikhnesinde kurulan matbaa ise 1798den sonra etkin bir ekilde faaliyet gstermeye balar. XVIII. yzyl boyunca Venedik, Viyana ve Memleketeyn prensliklerinde bulunanlarn yannda Yunanca eser basan Balkanlarn tek ve en nemli matbaas Moschopoliste (Voskopoja) faaliyet gstermi, 1731-1769 yllar arasnda burada yirmi bir eser baslmtr. II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim dnemlerinde zaman zaman, mslmanlarn Arap harfleriyle eser basmalarnn yasaklanm olduu ileri srlm olmakla beraber bunu belgelemek mmkn deildir. Avrupada marib hurufatyla baslan Arapa eserler Osmanl topraklarna erken tarihlerde satlmak zere getirilmitir. 1494te Romada Arapa tabedilen Nasrddn-i Tsnin klides erhinin serbeste satyla ilgili olarak III. Muradn verdii (Zilkade 996 / Ekim 1588), bu eserin basmna ilve edilmi ferman yalnzca Trke basmn ilk rneini tekil etmekle kalmaz, basma kitaplara kar herhangi ciddi bir n yargnn bulunmadn da gsterir. 1666da Arap harfleriyle Trke olarak ilk ncil tercmesinin yaymlanm olduu bilinmektedir. Fanoda (talya) tabedilen Kitb altis-sev Avrupada Arapa olarak yaymlanan ilk din eser

olmu (1514), bunu dier din konulu ve genelde arktaki hristiyanlara hitap eden eitli basmlar izlemitir. Ayn sayfada iki stn halinde Srynce ve Sryn harfleriyle Arapa (Karn) olmak zere iki dilde hazrlanm olarak Kuzey Lbnandaki Aziz Antoni Manastrnda am Mrn Metropoliti Sarkis er-Rizz nclnde baslan Kitbl-Mezmr Osmanl-Arap dnyasnda tabedilen ilk kitaptr (1610). Bu blgede Rumlar ve Mrnler basm ilerinde nc rol oynamlardr. Eflak Voyvodas Constantin Brncoveanunun Ortodoks Araplarn din kitaplarnn tab iin Arapa basm yapmak zere at matbaa (1701), buray ziyaret eden Halep metropoliti Athanasiyus ed-Debbsa hediye edilmi (1704) ve Halepte kurularak faaliyete geen matbaann Arapa olarak bast ilk eser yine bir mezmr kitab olmutur (1706). Bu eser Osmanl-Arap dnyasnda Arapa baslan ilk eser zelliini de tar. Be yl iinde burada hepsi Arapa olmak zere on eser daha baslm ve metropolitlik blgesindeki ruhbana cretsiz olarak datlmtr. Athanasiyusun yardmclnda bulunmu olmakla beraber Katoliklie gemesinden tr Halepten srlen Abdullah ez-Zhir tarafndan veyrdeki (Lbnan) Aziz Yahy Manastrnda tekil edilen matbaa, blgenin 1733-1899 yllar arasnda faaliyetini srdrecek ilk matbaas olmutur. spanyol Cizviti J. E. Nierembergin Arapaya evrilen Mznz-zamn adl eseri burada tabedilen ilk kitaptr. 150 yl iinde matbaada otuz eser baslm, ayrca otuz alt ikinci basm yaplmtr. 1751de Beyrutta Aziz George Manastrnda ilk Rum-Ortodoks matbaas almsa da bu uzun mrl olmam ve burada yalnzca yin kitab baslmtr. 1785te Mrnlere ait bir matbaa Dvvrda (Lbnan) Mr Ms Manastrnda kurulmu, ngiliz ve Amerikan Protestan misyonerlerinin 1820lerde Maltada tesis ettikleri matbaann Arapa basm tezghlar 1834te Beyruta nakledilerek burada bir Amerikan misyonerlik matbaas almtr. Bunu birka yl sonra Cizvit tarikatnn kurduu matbaa (Imprimerie catholique) takip etmitir. XIX. yzyln ikinci yarsnda Beyrut bata olmak zere Suriyenin eitli yerlerinde ounlukla hristiyan Araplar tarafndan pek ok zel matbaa kurulmutur. brnce metinler basmak zere Kudste ilk matbaann en erken 1830da ald tahmin edilmektedir. 1848de bir ta basks (litografya) yapan bir matbaa ile Protestan misyoner matbaas kurulmutur. Daha sonraki yllarda Kuds, her trl misyonerlik faaliyetinin merkezi haline dnerek Arapa ve Trke dahil eitli dillerden eserlerin bulutuu bir yer olmutur. Osmanl Iraknda ilk matbaann Kzmiyede 1821 veya 1830 ylnda ald sanlmaktadr. Ta basks basm yapan bu matbaada yalnzca bir eser tabedilmitir. 1859da Dominiken papaz tarafndan zel ve Midhat Paann valilii srasnda Trke ve Arapa olarak kan ez-Zevr gazetesinin matbaasndan istifadeyle resm bir matbaa almtr (1869). Hicaz vilyetinde ilk matbaa 1882de resm icz gazetesinin matbaasn kullanarak alr ve iki yl sonra litografya ile tanr. Yemen vilyetine ise matbaa Sanada yaymlanan ayn adl haftalk gazetenin basm mnasebetiyle girer (1877). Basm faaliyetlerinin etkin bir ekilde grlecei Msrda ilk matbaa Franszlarn igali srasnda ortaya kar. lk basm rnleri olan Arapa propaganda brorleri, Napolyonun amirallik gemisi Orient skenderiyeye doru yol alrken hazrlanr ve daha sonraki igalin ardndan 1801deki tahliyeye kadar faaliyet gstermek zere bu ehirde kurulur (1798). Msr Valisi Mehmed Ali Paa

zamannda 1821de Kahire Kasrl-ayn Mektebinde alan matbaa ertesi yl Bulaka tanarak (Sinou, s. 185) byk lde geniletilir ve burada Trke, Arapa ve Farsa eserler, Avrupada neredilmi bilimsel eserlerin evirileri ve bir gazete baslr. skenderiyede de bir matbaa kurularak yar resm Moniteur gyptien gazetesi yaymlanr. Bu iki matbaada 1826 yl iinde fen, tarih ve corafyaya da dair altm drt eser tabedilir. Ancak bu kitaplar da stanbulda baslanlar gibi az bir okuyucu kitlesine hitap eder ve pek fazla satlmaz, dolaysyla masraflarnn daima hazine tarafndan karlanmas kanlmaz olur. Osmanl Libyasna (Trablusgarp vilyeti) matbaa 1866da, ilk Arapa eserin 1849da ve ilk litografya matbaasnn 1857de ald Tunusa ise 1845te girmitir. brhim Mteferrikadan nce Trk matbaasnn iletmeye almas iin yabanclarn eitli giriimlerde bulunduuna temas eden kaytlar mevcut olmakla beraber bunlarn shhatini tam olarak tahkik etmek mmkn deildir. ncelikle Venedik kanalyla gzel hurufatl bir matbaa takmnn getirtilmi olduu, ayn ekilde baka bir denemeye bir ngiliz giriimci tarafndan teebbs edildii, her ikisinde de malzemelerin msadere edilerek denize atld, yalnzca ngilizin zararnn dendii, matbaa getirmek isteyen bir mhtedinin ise idam edildii, IV. Mehmed zamannda (1648-1687) yaplan giriimin ulemnn mstensihlerin geim skntsna decekleri uyars zerine sonusuz kald, dier bir teebbsn de sadrazam tarafndan nlendii gibi bilgiler bu anlamdadr (Babinger, s. 8). lk Trk matbaasnn 1727de almasnn (bk. DRTTIBA) genelde bir gecikme olarak deerlendirilmi olmasnn, mevcut okur yazar kitlesi ve medrese talebelerinin gerekli kitaplarla yeterince donatlm olmas, matbaann almasndan sonra baslan eserlerin ve sat miktarlarnn saysal verileri karsnda geerli bir dayana yoktur. Bu gecikmeye, hayatlarn eser oaltmakla kazanan mstensihlerin kar kmasnn sebep olduu iddias da tahmine dayal bir yaktrmadan teye gemez. Byle olmu olsa dahi bu, matbaaya kar Avrupada da ayn kayglardan hareketle belirli tepkilerin olutuu gz nne alndnda arln kaybeder. Nitekim Pariste 6000 mstensih ve kitap ressam matbaaya eytan bir sanat olarak kar ktnda ilerini kaybetme endiesinden hareket etmekteydi. XVIII. yzylda Osmanl topraklarnda 80.000 mstensihin bulunduu (Marsigliden naklen Jorga [Geschichte des Osmanischen Reicher, IV, 362]; yine Marsigliyi kaynak gstererek sayy 90.000 olarak veren Danimend [Kronoloji, IV, 16]; Jale Baysal ise bunu yalnzca stanbulda alan mstensihlerin says olarak verirken hataya der [Mteferrikadan Birinci Merutiyete Kadar Osmanl Trklerinin Bastklar Kitaplar, s. 9]; ayn ekilde EI [ng.], VI, 795) ve bunlarn 6000 kadarnn stanbulda altna dair verilen bilgiler, eserlerin yeterli sayda oaltlabileceini gstermesi yannda ekonomik kayglardan hareketle kar kabilecek nemli bir kitlenin mevcudiyetine de iaret eder. Bu muhtemel mesele bilindii gibi yalnzca din konular dnda kalan eserlerin baslmasna izin verilmesiyle zlr. Ulemnn matbaaya kar karak gecikmenin bir etkeni olduu iddiasnn da kabul edilir bir taraf yoktur. Baslan eserlerde matbaaya meruiyet kazandrmak amacyla eyhlislmn fetva vermesi ve nde gelen ulemnn takrizler yazarak bu ii desteklediini gstermesi dnda brhim Mteferrikadan sonra matbaann iletmesini stlenenlerin kadlklarda bulunmu ilmiye mensuplarndan olduklar ve kitaplarn basma hazrlanmas yannda tashihlerinin de ulemdan oluan heyetler tarafndan yerine getirildii gerei gz ard edilmi grnmektedir. Nitekim matbaada baslacak ilk eserlerin denetim ve tashih ilerinde eski stanbul kads shak Efendi, eski Selnik kads Shib Efendi, eski Galata kads Esad Efendi, Kasmpaa Mevlevhnesi eyhi Ms Efendinin grevlendirildii, 1814-1817 yllarnda skdar Matbaasnda baslan Kmus Tercmesinin mukabelesinin devrin nde gelen limlerinden sm

Efendiye havale edildii bilinmektedir (Beydilli, Trk Bilim ve Matbaaclk Tarihinde Mhendishne, s. 213 vd.). Bununla beraber tashih heyetlerinin ulemdan tekil edilmesinde mutlaka ilmiye snfna mensup olmakla ilgili bir art aramak da hatal bir deerlendirme olurdu. Zira devrin eitilmi kadrolarn oluturduundan bu tr ilerin stesinden ancak bu kesimin gelebilecei aktr. Gayri mslim matbaalarnda baslan eserler de ayn sebepten tr din adamlar tarafndan tashih edilmekteydi. lk zamanlardan beri baarsz ve irkin hurufatla Avrupada Arap harfleriyle baslan eserlerin arkn estetik duygusuna hitap etmedii ve hat sanatnn nefasetine alm gzlerde rahatszlk meydana getirdii kesindir. Buna allmas zaman alm, ancak harf dkmclnn gelimesi de bunda nemli bir tesir icra etmitir. talyada mzik notalarnn uzun zaman elle oaltlan nshalarnn tercih edildii ve daha ucuza mal olmasna ramen matbularna itibar edilmediine dair kaytlar (Babinger, s. 8) bu tr estetik ve psikolojik etkilenmelerle ilgili paralel rneklerdendir. Mteferrika Matbaasna ilk teknik yardmlarn stanbulda faaliyet gsteren gayri mslim matbaalarndan geldii, Ermeni matbaasndan bir bask tezgh alnd, yahudilerden harf dkm iin faydalanld ve gerekli baz malzemelerin Avrupadan getirtildii anlalmaktadr. Yirmisekizelebizde Mehmed Said Efendinin Arapa hurufat dktrme giriiminin pek baarl olmamas zerine, 1725-1732 yllar arasnda Viyanada Trk ehbenderi olarak kalm olan Kazganczde mer Aann yardmyla alt Trk ustas eitim iin Viyana zerinden Hollandaya yollanm ve burada 200-250 kilo kadar Arap harfleri dktrlerek stanbula getirilmitir. mer Aa ayrca matbaada altrlmak zere basmac ustas ve mrettip tedarik ederek stanbula gndermitir. Matbaada sekiz usta ve otuz alt ran alt bildirilmektedir (a.g.e., s. 11). Bu matbaada toplam 12.500 adet olmak zere yirmi cilt halinde on yedi eserin baslm olduu gz nne alndnda baslan eser saysnn azl ve bunun karsnda gayri mslim matbaalarnda daha ok sayda ve daha fazla eser baslm olmas gerei izaha muhta bir keyfiyettir. Bunun sebebini, her iki kesim arasndaki okur yazarlk orannda ve matbu eserlere olan taleplerindeki farkllkta grmek yanltcdr. Trke basml kitaplar, Osmanl Devleti snrlar iinde bu dili anlayan daha kstl bir kesime hitap etmekteyken Yunanca, brnce ve Ermenice kitaplarn bu snrlar dnda yaayan ok daha geni bir kesimin istifadesine sunulabildii ve bu eserlerin yurt dna da sevkedilmekte olduu, dolaysyla ok daha geni bir pazara sahip bulunduu gz nnde tutulmaldr. Mteferrika Matbaasnn 1730 ayaklanmasndan yara almadan kurtulduu ve matbaaya kar bir tepkinin mevcut olmad bilinmektedir. Bu ayaklanmaya stanbuldaki 6000 mstensihin de katld ve matbaa ile birlikte Kthanedeki kt imalthanesinin de tahrip edildii iddialar (Tott, s. 15) gerekleri yanstmad gibi burada kt imaltnn uzun zamandr yaplmad ve yerini oktandr bir bez imalthanesine brakm olduu 1679da stanbula gelen Marsiglinin gzlemleriyle sabittir (Stato militare, s. 138). Bununla beraber matbaann bu kargaadan etkilenmi olarak 1731 senesi iinde faaliyet gstermedii kaydedilmektedir (Babinger, s. 19). Ancak matbaann bu ayaklanmann infial noktalarnn dnda olduu kesindir. 1807de Nizm- Ceddin sona ermesiyle balayan darbe ve kar darbeler dneminde matbaa, bata ada teknik eitimle ilgili pek ok kitabn basld yeni sistemin ayrlmaz bir parasn tekil etmi olarak Nizm- Cedde kar duyulan tepkinin hedefleri

arasna girmitir. 1797den itibaren nce Haskyde yeni alan (1795) Mhendishne-i Berr-i Hmyunun zemin katnda faaliyete balayan ve 1802de Sultan Ahmedde Drssade Aas Mehmed Aa Medresesinin bulunduu Kapalfrn adl semte ksa sreli olarak tandktan sonra 1803te Selimiye Klas civarnda yaplan mstakil binasna yerleerek faaliyetini srdren matbaa reform dneminin nemli gstergelerinden olan Levent iftlii, skdar ve Selimiye klalar gibi asker kurulularla ayn kbete uram (17 Kasm 1808), yaklarak tahrip ve yama edilmitir (Beydilli, Trk Bilim ve Matbaaclk Tarihinde Mhendishne, s. 139-140, 150). Nisan 1824te tekrar stanbul tarafna tanan matbaa ancak 1826dan sonra balayan yeni dnemde etkin bir faaliyet iine girer ve asrn sonlarna doru vilyetlerdeki toplam saysnn yzleri bulduu ve yalnzca stanbulda elli drt byk matbaann faaliyet gsterdii nemli bir gelime ortaya koyar. Bu dnemde matbaa, Osmanl Devletinde temsil edilen uluslarn yalnzca fikr uyan ve ada eitim sahalarnda byk hizmet vermekle kalmaz, ayn zamanda imparatorluun sonunda cereyan eden siyas mcadelelerin en etkili silh olarak kullanlr. Osmanl D lkeler. Rusya Mslmanlar. Rus idaresinde yaayan mslman ahali bilhassa Kazanda nemli bir fikr gelime gstermi, zaman iinde pek ok okulun almas din eserlere duyulan talebi giderek arttrmtr. Eserlerin elle oaltlmas burada da pahalya mal olan zaman alc bir i olduundan XVIII. yzyln sonlarna doru zellikle Kazanda bir matbaa almasna kar byk bir istek domutur. Bu yzyl iinde arlk hkmeti tarafndan Arap harfleriyle baz eylerin basld bilinmektedir. Nitekim Byk Petro, 1722de Kafkas cephesindeki ran sava srasnda halk ranla i birlii yapmamas hususunda uyaran bildiriler bastrm ve bu amala Trk harfleri dktrmt. 1786da Saint Petersburgdaki nor Matbaasnda mahall idareler ve zaptiye nizamnmeleri Tatarca olarak baslmtr. 1787de II. Katharinann emriyle bu matbaada asrn sonuna kadar be bask yapmak zere Kuran basm gerekletirilmitir. 1797de Kazanl tccarlardan Eblgazi Bura, ar I. Pauln izniyle Kazandaki Tatar Gimnazyumunda ilk matbaay amtr. Bu matbaada kullanlan drt tezgh Petersburgda faaliyet gsteren, ancak kapanm olan Asya Matbaasndan arlk hkmeti tarafndan belirli bir iletme bedeli karlnda tahsis edilmitir. Buran -balangtaki Osmanl uygulamasnn tam tersi olarakyalnzca Kuran, dua kitaplar ve dier din eserler basmasna izin verilmi olmas, bunun dnda kalan sahalarda kitap basmasnn yasaklanmas, mslman halkn ada gelimeleri takibine ve entelektel geliimine sekte vurmay amalayan bir tasarrufa iaret etmesi bakmndan anlamldr. Basma hazrlanan nshalar mftlk tarafndan kontrol edilmekteydi. 1801den itibaren burada tabedilen ilk eserler zellikle okullardaki talebeler iin hazrlanan Kuran czleri (Haftiyak), man art (ertl-mn, Elifb) olmu ve bunlar pek ok bask yapmtr. 1802de Kurann tamam tabedilmitir. Ayn yl iinde Sf Allahyarn Trke Fevzn-nect ve Sebtl-cizn adl eserleriyle Birgiv Rislesi baslmtr. Ayn matbaada 1802de tabedilen sekizinci eser stvn Kitabdr. 1805te Buran vefatna kadar burada 11.000 man art, 7000 Haftiyak, 1200 Birgiv Rislesi ve 3000 adet Kuran baslmtr. Kazan Matbaas 1806-1809 yllar arasnda yine tccardan Ysuf smilolu Apanay tarafndan iletilirse de yeni eserlerden ziyade daha nceki basmlarn tekrar neriyle yetinilir (mesel yl iinde 19.500 adet Elifb tekrar baslmtr). 1810-1811 ve 1813-1815 yllarnda ise hi eser baslmamtr. 1804te Kazanda kurulan niversite 1809da Arap harfleriyle basm yapacak olan kendi matbaasn aar. Baz din eserler yannda burada ilk Tatarca ders kitab (1809) ve Tatarca-Rusa bir szlk (1819-1821) gibi zellikle eitimle ilgili kitaplar tabedilir. 1801-1841 yllar arasnda Kazanda baslan btn eserlerin says 201i bulduu

hesaplanmaktadr ki bunun nemli bir basm etkinlii olduu aktr. 1841den sonra zel matbaalar devreye girer. h Yahy tarafndan 1844te alan matbaa bir mslman mteebbisin kurduu ilk zel matbaa olmutur. Burada bata Kuran olmak zere ta basmas eserler tabedilir. Bununla beraber XIX. yzyln ilk yarsndan itibaren zel matbaalarn oalmasna paralel biimde tasavvufla ilgili ve din d eserlerin basmnda da nemli bir art gzlenir. Ferdddin Attra isnat edilen Pendnme, brhim Hakknn Mrifetnmesi, Nasreddin Hoca Letifi, Eb Hanfeden bir tefsir, Ebssud Efendinin Rislesi, Revnaul-slm, Tufetlmlk ve Gazzlnin baz eserleri 1841-1860 yllarnda tabedilmitir. Rusya idaresindeki mslmanlarn matbaa merkezi olarak Kazanda gelien fikr hayat baslan eserlerle takviye bulmu ve Rusyada yaayan mslman halkn kltrel ve din kimliinin korunmas ve gelimesinde en nemli rol oynamtr. Hindistan ve Afganistan Mslmanlar. Tipografik matbaa ilk defa Portekiz Cizvitleri tarafndan 1556da Goada almtr. Bu tarihten itibaren misyonerlik amalarna hizmet etmek iin burada bata ncil olmak zere mahall dillere tercme edilmi eitli din kitaplar tabedilmitir. Bunlarn bir ksm Arap, Fars ve Urdu dillerinde Avrupada baslm olarak ithal edilmitir. Bu dilden basm yapan ilk matbaa 1780lerde ngiliz Dou Hindistan irketi tarafndan Kalktada kurulmutur. Misyonerlik faaliyeti yannda ticar etkinlie de katks sz konusu olduundan ngilizce-Farsa szlkler ilk basmlar iinde nemli yer tutar ve ilk defa byle bir szlk 1780de Maldada (Kuzey Bengal) baslr. Burada da tercih edilen hurufat cinsi nestaliktir. ngiliz smrge idaresi zellikle idar ve tarih sahada bilgilendirmeyi hedef alan eserlerin basmna ncelik verir. ran edebiyatndan Sad-i rzden Pendnme (1788), el-Klliyyt (1791), Dvn- f (1791), Htifnin Leyl v Mecnn (1788), Nahebnin nme (1792) gibi eserleri ran ve Rusya mslmanlarnn da bast kitaplar olarak dikkat ekmektedir. 1792de Kalktada el-Feris-Sirciyye, 1811de Kuran indeksi, 1829da Abdlkdirin Urduca ve 1866da ah Veliyyullahn Farsa Kuran tercmelerinin basks yaplr. Ta basmacl 1820lerde ngiliz Dou Hindistan irketi tarafndan getirilir ve randa da gzlenen ayn sebeplerden tr ksa zamanda byk bir gelime gsterir. eitli yerlerde faaliyet gstermi olarak din ve edebiyat sahasnda ok sayda Urduca ve Farsa eser tabedilir. Afganistana matbaa ngiliz smrge idaresinin genilemesi neticesi olarak girer ve ncelikle Petu dilinde eserler baslr. Bununla beraber mstakil ve etkin bir gelime gstermez. Bu dilde misyonerlik faaliyetiyle ilgili kutsal metinlerin basm genelde Afganistan dnda gerekleir (Bengalde 1818de ncil, 1820de Tevrattan ilk be kitap, daha sonra Londrada baslan Petu dilinde ncil, 1889). Dil bilgisi ve edebiyat rnleri arlkl Afganistana ynelik basm faaliyetleri daha ziyade Hindistan ve Londra merkezli olarak srdrlmtr.

BBLYOGRAFYA

F. Marsigli, Stato militare dellimpero ottomano, Haag-Amsterdam 1732, s. 138; F. Baron de Tott,

Mmoires sur les turcs et les tartares, Amsterdam 1784, s. 15; G. Toderini, Letteratura Turchesca, Venedik 1787, I, tr.yer.; N. Jorga, Geschichte des Osmanischen Reiches, Gotha 1911, IV, 362; F. Babinger, Stambuler Buchwesen im 18. Jahrhundert, Leipzig 1919, tr.yer.; Selim Nzhet [Gerek], Trk Matbaacl, stanbul 1928, tr.yer.; Abdlhak Adnan Advar, Osmanl Trklerinde lim (stanbul 1943) (haz. Aykut Kazancgil - Sevim Tekeli), stanbul 1982, s. 159 vd.; Joseph Nasrallah, Limprimerie au Liban, Harissa 1949, s. 1-62; Danimend, Kronoloji, IV, 16; Osman Ersoy, Trkiyeye Matbaann Girii ve lk Baslan Eserler, Ankara 1959; M. D. Peyfuss, Die Druckerei von Moschopolis: 1731-1769. Buchdruck und Heiligenverehrung im Erzbistum Achrida, Wien 1966, tr.yer.; A. Yaari, Hebrew Printing in Constantinople. Its History and Bibliography, Jerusalem 1967, tr.yer.; Jale Baysal, Mteferrikadan Birinci Merutiyete Kadar Osmanl Trklerinin Bastklar Kitaplar, stanbul 1968; A. G. Karimullin, U istokov tatarskoy knigi, Kazan 1971; M. Sevilla-Sharon, Trkiye Yahudileri: Tarihsel Bak, Jerusalem 1982, s. 88-91; B. Aggoula, Le livre libanaise de 1585 1900, Exposition: Le livre et le Liban jusqu 1900 (ed. C. Aboussouan), Paris 1982, tr.yer.; Wahid Gdoura, Le dbut de limprimerie arabe Istanbul et en Syrie: Evolution de Ienvironment culturel: 1706-1787, Tunis 1985, s. 59-70, 124-187; Orhan Kololu, Basmevi ve Basnn Gecikme Sebepleri ve Sonular, stanbul 1987; Kemal Beydilli, Trk Bilim ve Matbaaclk Tarihinde Mhendishne, Mhendishne Matbaas ve Ktphnesi: 1776-1826, stanbul 1995, tr.yer.; a.mlf., Mhendishne ve skdar Matbaalarnda Baslan Kitaplarn Listesi ve Bir Katalog, stanbul 1997; Turgut Kut - Fatma Tre, Yazmadan Basmaya: Mteferrika, Mhendishane, skdar, stanbul 1996, tr.yer.; M. Schmelzer, Hebrew Manuscripts and Printed Books Among the Sephardim Before and After Expulsion, Crisis and Creativity in the Sephardic World: 1391-1648 (ed. B. R. Gampel), New York 1997, s. 257-266, 380-384; M. Kemper, Sufis und Gelehrte in Tatarien und Baschkirien: 1789-1889, Berlin 1998, s. 43-50; G. Sinou, Kavalal Mehmed Ali Paa, Son Firavun (trc. Ali Cevat Akkoyunlu), stanbul 1999, s. 185; Yaron Ben-Naeh, Hebrew Printing Houses in the Ottoman Empire, Jewish Journalism and Printing Houses in the Ottoman Empire and Modern Turkey, stanbul 2001, s. 73-98; The Beginnings of Printing in the Near and Middle East: Jews, Christians and Muslims, Wiesbaden 2001; Sprachen des Nahen Ostens und die Druckrevolution: Middle Eastern Languages and the Print Revolution (ed. Eva Hanebutt - Benz v.dr.), Westhofen 2002; G. Weil, Die ersten Drucke der Trkei, Zentralblatt fr Bibliothekswesen, XXIV (1907), s. 49-61; E. Layton, Nikodemos Metaxas the First Greek Printer in the Eastern World, Harvard Library Bulletin, XV/2 (1967), s. 140-168; smet Binark, Trkiyeye Matbaann Ge Giriinin Sebepleri zerine, TK, sy. 65 (1968), s. 295-304; W. J. Watson, Ibrahim Mteferrika and Turkish Incunabula, JAOS, LXXXVIII (1968), s. 435-441; Pars Tulac, Osmanl Trkiyesinde Ermeni Matbaacl ve Ermenilerin Trk Matbaaclna Katks, TT, XV/86 (1991), s. 48-56; F. Hitzel, Manuscrits, livres et culture livresque Istanbul, Revue des mondes musulmans et de la Mditerrane, sy. 87-88, Aixen-Provence 1999, s. 19-37; Evangelia Balta, Priodisation et typologie de la production des livres Karamanl, a.e., sy. 87-88 (1999), s. 251-275; J. Strauss, Le livre franais dIstanbul (1730-1908), a.e., sy. 87-88 (1999), s. 277-301; S. Rumpf - Dorner, Die Anfnge des Buchdrucks in der Trkei, Biblos, XLIII/1-2, Wien 1994, s. 33-39; G. Oman, Matbaa (in the Arab World), EI (ng.), VI, 794-799; Gnay Alpay Kut, Mabaa (in Turkey), a.e., VI, 799-803; G. W. Shaw, Matbaa (in Muslim India, in Afghanistan), a.e., VI, 804-807; Vaarag Seropyan, Ermeni Basmevleri, DBst.A, III, 181-183; Turgut Kut, Matbaalar, a.e., V, 308-310. Kemal Beydilli

ran. ran sahasnda ilk bask, tahta kalplarla 1294 ylnda lhanl Geyhatu Hann emriyle kt para basmnda gereklemitir. 1607den sonra sfahana yerleen hristiyan Karmeli mezhebi mensuplar, yanlarnda getirdikleri matbaada ilk defa 1629da Arapa ve Farsa hristiyan din kitaplar bastlar. Safevler zamannda 1641de Ermeniler sfahann Culfa kazasnda kd, hurufat, ve mrekkebinin hazrland Arap harfleriyle bask yapan bir matbaa kurdular. Onlar da burada kendi din ierikli kitaplarn bastlar. Fakat bu matbaadan sfahanl hristiyanlardan baka kimse faydalanamad. Btn ranllarn yararlanaca bir matbaann kurulmas ancak bir asrdan fazla bir zamann gemesiyle gerekleecekti. Bu sre zarfnda lke dnda zellikle Leidende ilk Farsa kitaplar tabedildi. XVIII. yzyln sonuna doru Hindistanda Farsa kitaplarn basm yapld. randa matbaann gecikmesinin bir sebebi de hattatlarn ilerinin kesilecei endiesini tamalar idi. Bununla birlikte birok evre, zellikle lkeye seyahat eden Batllardan matbaann getirilmesi konusunda yardm istedi. Kaynaklarda 1199 (1785) ylnda Behr Limanndan lkeye bir matbaa makinesinin girdiine dair bir kayt vardr. Kaarlar dneminde k Zeynelbidn Tebrz, Rusyadan getirdii matbaay Azerbaycan valisi nib-i saltanat Abbas Mirzann desteiyle 1232de (1817) Tebrizde kurarak ilk almay balatt. Bu matbaa Trke basmahne ismiyle tannd. Burada 1817de baslan ilk kitap Risle-i Cihdiyyedir. 1250 (1834) ylna kadar faaliyet gsteren matbaada son olarak Muhammed Hnin Risle-i blekbisi tabedildi. Londrada bask iini renen Mirza Slih lkeye dnnce 1234te (1819) Tebrizde ikinci bir matbaa kurdu. Daha sonra diplomatik grevle gittii Rusya ve ngiltereden birok bask makinesi yollad. Bunlardan biriyle 1240 (1824-25) yl civarnda Tahranda bir matbaa kuruldu. Bu matbaa 1261 veya 1262 (1846) ylna kadar ak kald. Matbaada kullanlan hurufatn dizimi zordu ve yazmalarda genel olarak tercih edilen nestalik alkanlna ters dmekteydi. Ta basmacl ise bu estetik soruna daha iyi cevap verir ve yazma eser zevkini karlayacak derecede sslemeli eserler basmna imkn salar. Dolaysyla bundan sonra randa ta basmacl (litografi = p-i seng) reva bulmu ve byk gelime gstermitir. Buna n ayak olan Abbas Mirza 1240 (1824-25) ylnda bu sanat renmesi iin Mirza Cafer Tebrzyi Moskovaya gnderdi. Yine onun Tebrizde kurduu matbaada ilk baslan kitaplar Mirza Hseyin hattyla 1248de (1832-33) Kuran ve 1251de (1835) Zdl-med olmutur. 1259da (1843) matbaa ahn emriyle Tahrana tand. Burada ilk defa Net-i sfahnnin Gencne-i Ne adl eseri tabedildi (Tahran 1266). Ardndan ta basmacl rann eitli ehirlerinde hzla yayld. 1254te (1838) razda, 1260ta (1844) sfahanda ve daha sonra dier ran ehirlerinde seng matbaalar kuruldu. 1256da (1840) Urumiyede matbaa aan Amerikal bir misyonerin burada bast ilk kitap Srynce bir metin olmutur. Bylece hareketli hurufatla yaplan baskya 1855-1873 yllarnda bir mddet ara verildi. Ancak Nsrddin ah 1290da (1873) son Avrupa seferinden dnerken stanbuldan kk bir harf dizme makinesi ve matbaa satn alarak Tahrana getirdi. Fazla kullanlmayan bu matbaay Fransz Baron Louis de Norman tamir edip yaymlama iznini ald La Patrie adl gazetesiyle randa Latin harfleriyle ilk basky gerekletirdi. Matbaann rana girmesiyle ok sayda kitap basld. 1852de drlfnunun almas bilim ve teknik

alannda birok eserin baslmasna vesile oldu. randa ilk resimli ta basks, Kaar Muhammed ah zamannda 1259da (1843) Tebrizde baslan Leyl v Mecnndur. Bylece 1844-1846 arasnda bir dzineye yakn resimli ta basks eser yaymlanr. 1264te (1848) Fuzlnin Trke divan kar. Tahranda baslan ilk resimli kitap 1261 (1845) tarihli, Atullah b. Him Viz-i Herevnin Ravatl-mchidnidir. Ta basksyla olan ilk kitaplardan Tahranda baslanlar daha ok Mirza Cafer Hann ulas ve Cm- Cem gibi askerlik, matematik ve astronomiyle, Tebrizdekiler ise Cihnnm, Burhn- Cmi ve Sadnin Klliyyt (1851-1892 aras on be resimli basm) gibi tarih ve edebiyatla ilgili olanlard. Ayrca eitli yerlerde Firdevsnin hnmesi (1848-1904 arasnda resimli be basm), Nizm-i Gencevnin amsesi (1847-1910 arasnda resimli on bask), Binbir Gece Masallar (1855-1902 arasnda resimli yedi bask) tabedilir. 1856da skendernme ve 1875te Hamzanmenin ilk basklar yaplr. Kerbel Vakas ile ilgili pek ok resimli eser yaymlanr. Matbaann yaygnlk kazanmas gazete ve dergilerin kmaya balamasyla e zamanl olmutur. Nitekim ilk gazete 1837de Tahranda kmtr (bk. MATBUAT [ran]). XIX. yzylda Farsa birok kitap yurt dnda da basld. Ancak bu yzyln ikinci yarsnda yine litografi bask byk lde yaygnlk kazand. Nsrddin ah ve onun kurduu yayn dairesinin (dre-i Rznmect- Devlet) bandaki danman Muhammed Hasan Han timadssaltanann almalar ran matbaaclnn yaygnlamasn salarken bunu XX. yzyl banda bir sektr haline getirdi.

BBLYOGRAFYA

Mirza Muhammad Ali Khan Tarbiyat, The Press and Poetry of Modern Persia (trc. E. G. Browne), Cambridge 1914; L. Minasion, Evveln-i pne der rn, Mecma-i Malt- Penemn-i Konre-i Tat- rn, sfahan 1354 h., I, 241-246; O. P. Shcheglova, Iranskaya Litografirovannaya Kniga, Moscow 1979; Yahy rynpr, Ez ab t Nm, Tahran 2535 ., I, 228-234; P. Avery, Printing, The Press and Literature in Modern Iran, CHIr., VII, 815-820; Hseyin Mahbb Erdekn, Tr-i Messest- Temeddn-yi Cedd der rn, Tahran 1370 h., I, 209-222; Bahr, Sebkins, Tahran 1370 h., III, 342-343; Seyyid Ferd Ksm, Rhnm-y Mabt- rn, Tahran 1372 h., s. 11-13; Sh. Bbzde, Tr-i p der rn, Tahran 1378 h.; H. Golpyegn, Tr-i p ve pne der rn, Tahran 1378 h.; U. Marzolph, Persian Illustrated Lithographed Books, The Beginnings of Printing in the Near and Middle East: Jews, Christians and Muslims, Wiesbaden 2001, s. 18; W. Floor, Mabaa (in Persia), EI (ng.), VI, 803-804. Rza Kurtulu Matbaa Hurufat. Harf kelimesinin oulu hurufun oulu olan hurft, Osmanllarda matbaann kuruluundan itibaren bir metni dizmek iin hazrlanan hareket ettirilebilir maden harfler anlamnda kullanlmtr. Huruf alfabedeki btn harfleri, hurufat ise farkl boyut ve ekillerdeki harflerin okluunu ifade eder.

Matbaacln geliim srecinde hurufat yapm eitli aamalar geirmekle birlikte genel uygulama yledir: Harflerden nce elik veya bakrdan kalplar hazrlanr, daha sonra bu kalplarn yardmyla kurun, antimon ve kalaydan oluan ve matbaa metali diye anlan maden alamlar hazrlanarak harflerin dkm yaplr. Hurufat, belli bir dzene gre deiik sayda gz bulunan ve hurufat kasas denilen bir kasaya yerletirilir. Arap harflerinin kullanld dneme ait hurufat kasalarnda 480, Latin harflerinin kullanld dnemde ise 141 veya 118 gz bulunmaktayd. Hurufat kasalara yerletirme tarz mrettibin alma sistemine gre deiiklik gstermektedir. Her harfin birka eidinin bulunmas ve Arap harflerinin bata, ortada ve sonda farkl biimlerde yazlmas hurufat kasasnn dzeninin nemini arttrmtr. Latin alfabesine gre dzenlenen hurufat kasasnn kullanm daha kolaydr. Baskya esas olmak zere elde veya makine ile tertip edilmi harf, rakam, noktalama gibi her trl ekli ifade eden hurufat mrettipler tarafndan kasadan alnp yan yana dizilerek satrlar oluturulur. Satrlar stun veya sayfalara dnp balanr, makineye konulup baslr. Bask ilemi bittikten sonra hurufat matbaa metali olarak yeni hurufat dkmnde kullanlmak zere datlr. Font yahut puntolarna gre her harf yahut iaretin standart bir ykseklii olur, gerek elle dizilen ilk dnemlerde gerekse entertip usul dizgi makinelerinde hurufatn bask gren st yzeyi ayn hizada tertiplenirdi. Hurufatla bask iinde kullanlan btn malzeme punto (yarm milimetreden az bir kalnlk) ve kadrat (on iki puntoluk bir kalnlk) hesab zerine yaplr, bu kalnlk harflere gre deimekle birlikte ykseklii sabit kalrd. Harflerin bask gren yzeyleri zamanla anp kullanlmaz hale geldiinden hazrlanan kalplarda birka defa hurufat dklerek bunlar yedeklenirdi. zellikle elle hazrlanan hurufat kalplarndan zami lde istifade etmek iin bunlarn ok dikkatli kullanlmas gerekirdi. Harfin krlmas, anmas ve ezilmesini nlemek amacyla bask gren yzeylerinin sert bir eye temas etmemesine ve rutubete mruz kalmamasna zen gsterilirdi. Ahmed Rsim, bu tr hurufat kullanan mrettiplerin en gencinin altm yanda ve cami hatibi, imam veya ulemdan olduunu, kasalarn nnde oturup gerekli harfleri birbirine atarak altklarndan bunlarn minder kapl krsde oturduklarn ve iki yanlarnn da minder kapl olduunu syler (Matbat Htralarndan: Muharrir, air, Edip, s. 53). Trklerde maden hurufat kullanm brhim Mteferrika Matbaasnda balamtr. Maden harflerle baslan ilk kitap 1 Recep 1141de (31 Ocak 1729) tamamlanan Vankulu Lugatidir. 31 Ocak 1729dan 1 Aralk 1928 tarihine kadar iki asr basnyayn hayatnda Arap harfleri kullanlmtr. lk hurufat hazrlatan brhim Mteferrikann bu hurufatyla salnda on yedi, kendisinden sonra yedi olmak zere toplam yirmi drt kitap baslmtr. Bu sayya Vankulu Lugatinin ikinci basks da dahildir. Hurufat hazrlayanlarn hepsi Osmanl aznlna mensup sanatkrlard. Ebzziy Tevfik brhim Mteferrikann, harfleri bir hattata yazdrdktan sonra Zambak adl Ermeni kuyumcuya eliklerini hak ve kalplarn imal ettirdiini belirtmektedir (Muharrir, I/3 [1293], s. 71). Avram Galantiye gre brhim Mteferrika Matbaasnda kullanlan harflerin hakkki, 1710da Polonyadan gelip stanbula yerleen Jonah ben Yakob Akenazi adl yahudi bask ustasdr; harfleri yazan hattatn ise kim olduu bilinmemektedir. brhim Mteferrika, padiaha sunduu arz- hlinde Jonahn bask sanatndaki maharetine ve bu konudaki ustalna yer vermekte, ayrca matbaasnda nesih, talik ve dier harf nevilerinin kullanlacan bildirmektedir. Ancak sadece nesih harfler kullanlm olup bunlarn en gzel rnekleri Fenn-i Harb (1207), Fenn-i Lam (1208) ve Fenn-i Muhsara (1209) adl kitaplarda grlmektedir. Bu hurufat brhim Mteferrika Matbaasnda uzun sre kullanld iin bozulmu ve yer yer krlmaya balamtr.

Daha sonra Mhendishne Matbaasnda emei geen Bogos Arabolu (Arabyan), hattat Deli Osman Efendiye yazdrlan nesih harflerinin on alt puntoluk elik kalplarn hazrlam, bu kalplardan dklen hurufat uzun yllar kullanlmtr. Ohannes Mhendisyann 1867de hazrlayp dkt yirmi drt punto ve on alt punto nesih hurufat 1883te ortaya knca Arabolunun on alt punto nesih hurufat battal olmutur. sm Efendinin Kmus Tercmesinde (1230) kullanlan yeni nesih harflerinin elik kalplarn da Bogos Arabolu hazrlamtr. Ali Kuunun Mirt- lem (1239) adl eserinde kullanlan ilk talik hurufat muhtemelen yine Bogos Arabolunun elinden kmtr. Ancak talik hurufatla fazla kitap baslmam olmas bu harflerin pek tutulmadn gstermektedir. Genellikle manzum eserlerin dizgisinde kullanlan talik hurufat Sultan Abdlmecid dneminde yaygnlk kazanmtr. Kazasker Yesrzde Mustafa zzet Efendinin yazd talik harflerinin kalplar Ohannes Mhendisyan tarafndan hazrlanp padiaha sunulmutur. On sekiz puntoluk bu Trk slbu talik hurufat ilk defa Kasabbazde brhim Efendinin Risle-i tidiyye (1258de [1842] iki defa) ve Ali Behcet Efendinin Risle-i Ubeydiyye-i Nakibendiyye (1260/1844) adl kitaplarnda kullanlmtr. Mhendisyan bir sre sonra Rcih Efendinin yazd, daha ok ran slbuna yakn yirmi drt puntoluk talik harflerinin elik kalplarn hazrlam, bu hurufatla Hilye-i Hkn (1264/1848) ve Ahmed kir Paann Ravz- Verd (1269/1853) adl eserleri baslmtr. Hilye-i Hknnin uzunca htimesinden anlaldna gre yeniliklerden holanan Sultan Abdlmecid, Devlet Matbaasnda talik harflerinin tekrar yazdrlp dklmesini istediinde kendisine rnek olarak iki msra gsterilmitir. Buna uygun biimde hazrlanan ve dklen harflerin kesilme ve bitime (ligatr) yerlerinin de tecrbesi iin krk-elli sayfalk bir yaznn tertibi ve bu maksatla bir eserin seilmesi istenince bunun Hilye-i Hkn olmasna karar verilmi, Mehmed Saidin nezaretinde metnini Rcih Efendi, mdn yaz albmlerindekine benzeyen talik hattyla yazmtr. Hilye-i Hknnin htimesi, padiahn bundan byle talik harfleriyle her eit kitabn ve divanlarn baslmasn istediini belirten ifade ile sona ermektedir (Derman, s. 101). Hilye-i Hknnin be deiik deneme basks tesbit edilmitir (Birnbaum, s. 448). Eserin ayrca padiaha sunulmak zere pembe, sar renkli mat ktlara altn yaldzla baslm nshalar da vardr ( Ktp., nr. 81940-81941). Ancak on sekiz ve yirmi drt puntoluk talik hurufatnn kullanlmas hayli g olduundan pek fazla rabet grmemi ve Matbaa-i mirede yllarca metrk halde kalmtr. Ahmed Midhat Efendi matbaa mdrl srasnda bu harflerin kullanlr hale getirilmesini istemitir. Haik Kevorkyan yirmi drt punto talik hurufatnn paralarn 2200den 1600 paraya indirmitir. Ohannes Mhendisyan, Kazasker Mustafa zzet Efendi hattyla yirmi drt punto nesih harfleriyle hazrlad arz- hlini 23 Nisan 1867de Sultan Abdlazize sunmu, bunu ayn puntoyla dizilen Saffetin bir iiri izlemitir (TSMK, Hazine, nr. 2363). Ohannes Mhendisyan ayrca on alt ve alt punto nesihle yirmi drt punto harekeli nesih yannda rika hurufatnn kalplarn da imal etmi, yirmi drt punto rika hari dierlerinin basl birer rneini bir albm halinde II. Abdlhamide sunmutur ( Ktp., Mze, nr. 90025). Mhendisyann elinden kan hurufat alt, on alt, yirmi drt punto nesih; yirmi drt punto rika; on sekiz, yirmi drt punto talik ve yirmi drt punto harekeli nesihtir. Son dnem hurufat yapmcs ve dkmcs Haik Kevorkyann da bu sahadaki hizmetleri byktr.

Bogos Arabolunun torunu Harutyun Arabolu tarafndan hakkk stavrakiye on iki puntoluk nesih hurufat hazrlatlmsa da bunlar Mhendisyann on alt puntoluk hurufat yannda olduka irkin grndnden Haik Kevorkyan on iki puntoluk yeni bir nesih hurufat hazrlam, bu hurufat 1928e kadar kullanlmtr. Haik Kevorkyan, dizgi ilerinde kullanlan nesih hurufat yetersiz kalmaya balaynca Mektebi Sultn hat muallimi Mehmed zzet Efendiye rika harflerini yazdrp on sekiz punto zerinden kalplarn hazrlam, kdam gazetesi sahibi Ahmed Cevdet Beyin isteiyle matbaalarda pek bulunmayan siyah (kaln) hurufatn kalplarn yapm, ayrca 1909-1924 yllar arasnda on iki, on alt, yirmi drt ve krk sekiz puntoluk kf hurufatn hazrlamtr. Yirmi drt puntoluk kf hurufatnn yazlar ise Pulcu Ahmed Beyin elinden kmtr. Krk sekiz puntoluk kf hurufat iin Halil Nihat (Boztepe), Duyup std Rsimden dedim trh / Dizildi hatt- kf krk sekiz punto tarihini drmtr. Haik Kevorkyan on iki, on drt ve otuz alt punto nesih; on alt, yirmi drt punto siyah; on sekiz, otuz alt punto rika; on sekiz punto harekeli nesih; on iki, on alt, yirmi drt ve krk sekiz punto kf olmak zere on iki deiik hurufatn elik ve bakr kalplarn hazrlamtr.

BBLYOGRAFYA

G. Toderini, brahim Mteferrika Matbaas ve Trk Matbaacl (trc. Rikkat Kunt, haz. evket Rado), stanbul 1990, s. 24; Necib sm, Kitab, stanbul 1311; Teotik Labcinciyan, Dib u Dar, stanbul 1912; Ahmed Rsim, Matbat Htralarndan: Muharrir, air, Edib, stanbul 1924, s. 52-55; a.mlf., Hatt- Kf: Haik Keorkyan, kdam, stanbul 18 Austos 1922; a.mlf., Yeni Yirmi Drt Punto Kfi Yaz, a.e., 13 Austos 1924; Selim Nzhet Gerek, Trk Matbaacl I, stanbul 1939; A. Galante, Histoire des juifs de Turquie, Istanbul 1942, II, 87, 90; efik Ergrbz, Matbaaclk Lgat, zmit 1944, s. 8-9, 37, 47-48, 50, 62, 93; Kamil Erin, Matbaaclk Bilgileri I, stanbul 1944, s. 9-10; Osman Ersoy, Trkiyeye Matbaann Girii ve lk Baslan Eserler, Ankara 1959, s. 34-35; The Hebrew Book. An Historical Survey (haz. R. Posner - I. Ta-Shema), Jerusalem 1975; M. Uur Derman, Yaz Sanatnn Eski Matbaaclmza Akisleri, Trk Ktphaneciler Dernei. Basm ve Yaynclmzn 250. Yl Bilimsel Toplants. 10-11 Aralk 1979, Ankara, Bildiriler, Ankara 1980, s. 97-113; E. Birnbaum, An Ottoman Printing Puzzle: The Hilye-i Khaqani of 1264/1848, The Islamic World from Classical to Modern Times: Essays in Honor of Bernard Lewis, Princeton 1989, s. 433-450; Kemal Beydilli, Trk Bilim ve Matbaaclk Tarihinde Mhendishne, Mhendishne Matbaas ve Ktphnesi: 1776-1826, stanbul 1995, s. 321-325; Ziyad Ebzziya, inasi (haz. Hseyin elik), stanbul 1997, s. 184-189, 292-295; Ebzziya Tevfik, htirt- Beda: Tbat, Muharrir, I/3, stanbul 1293, s. 70-74; B. A. Mystakidis, Hkmet-i Osmniyye Tarafndan lk Tesis Olunan Matbaa ve Bunun Neriyat, TOEM, I/5 (1910), s. 322-328; Pars Tulac, Osmanl Trkiyesinde Ermeni Matbaacl ve Ermenilerin Trk Matbaaclna Katks, TT, XV/86 (1991), s. 48-56. Turgut Kut

MATBAA-i MRE
(bk. DRTTIBA).

MATBAA-i EBZZY
() Ebzziy Mehmed Tevfikin (. 1913) kurduu, Trk basn tarihinde nemli yeri olan matbaa. Bask sanatna getirdii yeniliklerle Trk matbaaclk tarihinde bir dnm noktas olup 1881de stanbulda kurulmutur. Daha nce Tasvr-i Efkr gazetesindeki yazlaryla basn hayatna atlan Ebzziy Mehmed Tevfikin matbaaclk mesleine fiilen girii, insinin lm (1871) ve matbaasnn Mustafa Fzl Paa tarafndan terekesinden satn alnmasyla balar. Mustafa Fzl Paa, bakan bulunduu Yeni Osmanllar Cemiyetinin amalar dorultusunda iletilmesi kaydyla matbaay cemiyet yelerinden Nmk Kemal, Kayazde Read, Menprzde Nri ve Ebzziy Mehmed Tevfike balam, daha sonra hisselerin tamam Ebzziyya devredilmitir. insinin ansna hrmeten onun koyduu Tasvr-i Efkr adn koruyarak yaym hayatna giren Ebzziy matbaay nce Sultanhamamna, ardndan Beyolunda Haopulo arsna, daha sonra Bblide Nall Mescidin karsndaki 2 numaral hneye tam, bret, Hadka ve Sirc gazeteleriyle Czdan dergisini ve baz kitaplar bu matbaada bastrmtr (1872-1873). Rodos srgnne giderken matbaay Mihrana kiralam ve yaym faaliyetleri onunla emseddin Smi tarafndan srdrlmtr. Srgn dnnde (1876) matbaa ileri iin bir sre Viyanada bulunmutur. Ebzziy Mehmed Tevfik, 1881de Almanyadan getirttii bask makineleri ve gerekli edevatyla matbaasn Karakyde Eski Mahkeme sokandaki Ticaret Hannda Matbaa-i Ebzziy adyla at. lk baslan eser Reb-i Marifet adl ylln ikinci saysdr (13 Mays 1882). Daha nce Mihran Matbaasnda tabedilen Mecma-i Ebzziy 21. saysndan itibaren (15 Receb 1299 / 2 Haziran 1882) burada yaymna devam etti. Kaliteli basklaryla matbaa iki yl kadar faaliyet gsterdi. Bina yetersiz kalnca Karakyde Avusturya Lisesinin karsnda Kart nar (bugnk nar) sokandaki tarih binaya tand. Burada byk gelime gsteren matbaa, Trkenin yannda Bat dillerinde kullanlan hurufatla her trl kitap ve evrak bast. Bu parlak dnem Ebzziynn 10 Nisan 1900de Konya srgnne kadar devam etti. Bu srada asl grevi devlet memurluu olduu iin matbaacl padiah katnda uygun grlmediinden matbaasnn hazine tarafndan 650 lira karlnda satn alnmak istendii kendisine bildirildi. Ebzziy ok dk bulduu bu miktar kabul etmedi. Srgn sresince mhrlenerek sekiz yl kapal kalan matbaada bakmszlktan byk zarar gren makineler ve dier aletler ilemeyecek hale geldi. II. Merutiyetin ilnndan sonra 2 Austos 1908de stanbula dnen Ebzziy, matbaasndan geri kalan ie yarar malzemeyi alp Sultanahmette Divanyolunda yakn zamana kadar Salk Mzesi olarak kullanlan binann zemin katnda yeniden tesis edip 1909da faaliyete geirdi. nce Yeni Tasvr-i Efkr gazetesini, ardndan srgne giderken yaymna son verdii Mecma-i Ebzziyy karmaya balad (4 Mays 1911). Ancak burada bast kitaplar, Numne-i Edebiyyt- Osmniyyenin altnc ve son basks dnda eski kaliteyi yakalayamad. Ebzziynn vefatnda (27 Ocak 1913) oullar Talha ve Velid beylere geen matbaa Caalolunda eref Efendi sokandaki Mnif Paa Konana tand (22 ubat 1913). Matbaa-i Ebzziy yaymcln burada srdrd ve 1955te tarihe kart. Matbaaclk ve yaymcl yannda Ebzziy Mehmed Tevfik ayn zamanda hattat, hakkk, grafiker, ressam, dekoratr, seramiki ve peyzaj mimar idi; halclk ve ince marangozluk gibi deiik

alanlarda da usta bir sanatkrd. Yeniliklere her zaman ak olan Ebzziy bask, harf, ss, biim gibi eleri dnemin modern grafik sanatna uygun olarak semi, ayrca Avrupada yaptrd klieleri kullanmtr. Renkli basknn yeni yeni gelitii bir devirde bast nefis eserlerine, o dnemin matbaaclk merkezi olan Leipzigde Der Ausschuss fr den Internationalen Graphischen MusterAustausch adyla yaymlanan ylln 1881-1889 yllarnda kan dokuz cildinin her birinde yer verilmitir. Fransa Cumhurbakan Faure basmclndaki baarsndan dolay kendisine liyakat nian gndermi (1898), Times gazetesinde Matbaa-i Ebzziyy ven bir yaz 1310 (1892-93) tarihli Nevsl-i Marifetin d kapanda yaymlanmtr. Ebzziy Mehmed Tevfik Trkiyede kartpostal basmnda da nclk etmi, bu alanda 1897-1900 yllar arasnda almalar olmutur. Bast tesbit edilen ilk kartpostal 28 Reblhir 1306 (1 Ocak 1889) tarihlidir. Ylba iin hazrlanan kartpostaln n yznde talyanca buon capo danno (iyi yllar) ve mbarek ola yazlar bulunmaktadr. Deiik konularda alt ayr seri halinde, zerlerinde genel olarak Yddt- Kostantiniyye / Souvenir de Constantinople ifadesinin yer ald, yirmi sekiz kartpostal tesbit edilmitir. Bast btn kitaplara bir i kapak koymu, baz yaynlarnda ve zellikle yllklarnda miz kullanmtr. Ayrca seri eserler neretmi ve Franszlarn Les hommes illustrs koleksiyonunu rnek alp 1883te yayma balayan Kitbhne-i Mehr serisinde seksen nlnn hayat hikyesi yer almtr. Daha sonra Almanlarn Universal Bibliothek yaymn rnek tutarak 1887den itibaren Kitbhne-i Ebzziyy yaymlam, bu seride de 110 kitap kmtr.

BBLYOGRAFYA

Ebzziya Tevfik, Yeni Osmanllar Tarihi (haz. Ziyad Ebzziya), stanbul 1973-74, I-III; Fahriye Gndodu, Ebzziya Tevfikin Trk Basmclna Getirdii Yenilikler ve Trk Ktphaneciliine Katklar (bilim uzmanl tezi, 1982), Hacettepe niversitesi; a.mlf., Ebzziya Tevfikin Trk Basmclna Getirdii Yenilikler, Trk Ktphaneciler Dernei Blteni, XXXII/1, Ankara 1983, s. 5-10; Alim Gr, Ebzziya Tevfik: Hayat, Dil, Edebiyat, Basn, Yayn ve Matbaacla Katklar, Ankara 1998; Necdet Hayta, Tarih Aratrmalarna Kaynak Olarak Tasviri Efkr Gazetesi (1278/1862-1286/1869), Ankara 2002; Hasan R. Ertu, Yayn Hayatmzda Devir Aan Bir Byk Gazeteci, Yllarboyu Tarih: Yakn Tarih Dergisi, IX/12, stanbul 1982, s. 45-47; mit Bayazolu, Ebzziya Takvimi, Sanat Dnyamz, sy. 42, stanbul 1990, s. 52-64; mer Faruk erifolu, Ebzziya Kartpostallar, a.e., sy. 73 (1999), s. 277-305. Turgut Kut

MATBAH- MRE
( ) Osmanllarda saray mutfa iin kullanlan tabir. Arapa tabh (piirmek) fiilinin ism-i mekn olan matbah kelimesi piirme ileminin yapld yer anlamna gelir. mire ise resm bir sfat belirler. Bylece tabir Osmanl saray tekiltnda nemli bir kurumun ad olarak ortaya kmtr. Bu anlamda ilk saray mutfann Bursadaki ikametgh mahallinde tesis edildii anlalmaktaysa da buna ait bilgiler gnmze ulamamtr. Ancak dier pyitaht merkezi olan Edirnedeki sarayn, stanbulun baehir olmasndan sonra da padiahlar tarafndan sk sk kullanlmas buradaki mutfaklar hakknda bilgi edinilmesini mmkn klmtr. Edirne Sarayndaki matbah- mire Sary- Cedddekine (Topkap Saray) benzer bir ekilde tekiltlandrlmtr. stanbulun fethinden sonra Topkap Saray ina edilirken mutfaklar ikinci avlunun sa tarafnda kurulmu ve bu alan tamamen kaplamtr. Mutfaklar Ftih Sultan Mehmed dneminde drt kubbeli olarak tesis edilmi, ancak zamanla baz deiikliklere uramtr. Bilinen ilk deiiklik Kann Sultan Sleyman dneminde olmu, mutfaklar yaplan tdiltla geniletilmitir. Saray mutfaklarndaki fizik deimede etkili olan en nemli olay Haziran 1574te mutfaklarn tamamen harap olmasna sebep olan yangndr. Yangnn ardndan mutfaklar Mimar Sinan tarafndan geniletilerek yeniden ina edilmitir (Selnik, I, 90). Alay Meydanndan mutfaklar blmne kapdan girilmektedir. Bunlardan birincisi kilr- mire, ikincisi has matbah, ncs helvahne kapsdr. Kiler kapsndan girite sa tarafta vekilhar dairesi bulunuyordu. Hemen karsndaki bugn ariv ve depo olarak kullanlan binalar kiler ve yahne, yahnenin yannda bulunan iki katl bina Alar Camii idi. Bunun hemen yannda mutfaklar vard. Bunlar on kubbe ve on konik klhla rtldr. Mutfaklarn sonunda ekerciler Mescidi de denilen Helvahne Mescidi yer alyordu. Osmanl devlet saraylarnn beslenme iini yrtmekle grevli olan bu teekkl, zellikle Topkap Sarayndaki matbah- mire erevesinde iinde eitli matbahlar, helvahne, kiler, frnlar ve dier krhneleri de barndran idar kurum haline gelmitir. Matbah- Has. Saray halknn yemeklerinin yapld mutfaklarn en nemlisidir. Kaynaklarda sadece padiahn yemeklerinin piirildii mutfak olarak tanmlanan matbah- hassn hesaplarna bakldnda tketilen mal miktarnn fazlal, bu mutfan sorumluluk alannn sadece padiah yemeinin yaplmasyla snrl olmadn ortaya koymaktadr. Tayinat defterlerinden edinilen bilgilere gre haseki sultan ve odalklar da yemeklerini bu mutfaktan almaktayd (BA, D.BM, dosya 1/56). Padiahn yemei matbah- has iinde kuhne ismindeki bir blmde piirilirdi. Dolaysyla kuhne sarayda en kaliteli malzemenin kullanld ve en iyi yemeklerin yapld yer, buna paralel olarak matbah- has da en iyi mutfakt. Matbah- has alar ve kalfalar XVI. yzyl sonunda yirmi bir kii iken XVII. yzyln ilk yarsnda bu say yirmi bee kmtr. Matbah- has alna dier mutfaklarda alp mesleinde belli bir olgunlua erienler tayin edilirdi. Matbah- Aayn. Hakknda yeterli bilgi bulunmayan bu mutfakta saray aalarnn yemekleri piirilirdi. Burada XVI. yzyln ikinci yars balarnda alt a, yedi kalfa alrken yzyln sonunda on a, yirmi kalfa grev yapmaktayd. XVII. yzylda a ve kalfalarn says dmtr. Aalar mutfandan yemek alanlarn dnda mstakil mutfaklara sahip aalar da

bulunmaktayd. Bunlardan matbah- Drssade veya kzlaraas mutfa, Drssade aas ile birlikte haremde hizmet eden harem aalarna ve kethd kadna mahsustu (BA, D.BM, dosya 1/56). Ancak bu mutfak haremdeki btn personele yemek vermezdi. Haremde aalarn dnda kalanlarn yemekleri hareme ait baka bir mutfaktan gelmi olmaldr. Kapaas mutfa da denilen matbah- aa-i Bbssadede ad geen aa ve maiyetinin yemekleri piirilirdi. Bu mutfan ayrca divan memurlarna yemek vermekle de ykml olduu bilinmektedir. Kilerciba, hazinedarba ve saray aas mutfaklarnda ise ait olduklar aalara ve maiyetlerine yemek kard (Kmrciyan, s. 113). Matbah- Glmn- Endern. Saraydaki i olanlarnn yemeklerinin piirildii yerdir. XVI. yzyln ikinci yars balarnda bu mutfakta alan a says sekizdir. Yzyln sonunda on bire kan bu say, XVII. yzyln ilk yllarnda yirmi ikiye ulamsa da yzyl ortalarna doru tekrar XVI. yzyl sonundaki seviyeye inmitir. Matbah- Dvn. Divanda grev yapan paalarn ve eitli rtbedeki grevlilerin yiyecek ihtiyacn karlamakla ykml mutfaktr. XVI. yzyln ikinci yarsnda bir ayla hizmet gren bu mutfakta yzyln sonunda ve XVII. yzyl balarnda sekiz a almaktayd. Ancak bu say XVII. yzyl ortalarna doru e dmtr. Helvahne. Matbah- mireye bal mutfaklardan sonra nemli bir kurulu da helvahnedir. Saray iinde has mutfan yannda bulunan helvahnede eitli erbetler, reeller, helvalar, macunlar, turular, illar, esanslar ve kokulu sabunlar yaplrd. Helvahnede meneke, gl, nilfer, karaba, demirhindi gibi ieklerin yannda dut, unnb, ayva, dinar ve vine gibi meyvelerin de erbetleri yaplmaktayd. Helvahnenin iinde bir blm oluturan reelhnede yaplan reeller ise ok eitliydi. Gnmzde yaplan elma, ayva, armut, kiraz, turun, mumula, kzlck, eftali gibi meyve reelleriyle birlikte kavun, karpuz, ala badem, unnb, hurbze, kabak, patlcan, aa kavunu, ceviz ve limondan da reeller imal edilmekteydi. Helvalarn en mehuru ve byk miktarda tketileni zlbye helvasyd. Dier helvalar ba, zerd ve kestane helvasyla helva-i halkaini idi (BA, KK, Matbah- mire, nr. 7279, s. 2-3; Helvahane Defteri, s. 16). Helvahnenin nemli bir fonksiyonu da eitli hastalklar iin il yaplmasyd. Buralarda il zellii de olan macunlar yaplr, bunlar saray personeline ve ihtiyac olanlara datlrd. XVI. yzyln ikinci yars balarnda on sekiz helvacnn grev yapt birimde yzyl sonlarnda on helvac ve krk dokuz-elli kird almaktayd. Helvahne alanlarnn says XVII. yzyln ilk yarsnda seksen be ile doksan arasnda deimitir. Helvahneyle ilikisi olan aablarn XVI. yzyln sonunda yirmi olan says XVII. yzyln ilk yars sonlarna doru otuza ulamtr. Kilr- mire. Saray mutfaklar iin gelen besin maddeleri biri Brnda, dieri Enderunda bulunan kilerlerde depolanrd. Daha kk olan dorudan kilercibann nezaretindeki i kilerde deerli olan eker ve baharat saklanrd. Mutfaklarn yannda yer alan d kiler, kiler aas tarafndan ynetilirdi. Kilerin masraflar matbah- mire idaresi tarafndan grlr, alanlar hademe-i matbah- mire arasnda yer alrd. Kiler aasnn maiyetinde kethd, masraf ktibi, kiler avuu ve vekilhar bulunurdu. Ayrca vezzn, hoca, pde, mkiyn (tavuk) ktibi ve sebze ktibi kiler grevlilerinin nde gelenleridir. XVI. yzyln son yllarnda 200 kilerci ve altm drt kirdin saysnda XVII. yzyl balarnda yar yarya bir d olmutur. Ancak asrn ilk yars ortalarnda kilerci ve kird saysnda nemli oranda art grlmektedir ki kilerciler 175, kirdler altm drt kii olmutur. Kilercilerin byk bir ksm kilr- mire dnda tarada kilere erzak teminiyle urard. Kilerciler

maalarn erzak salayacaklar blge kadsnn verecei hccet araclyla uygun bir muktaadan alrlard. Gittikleri yerde belli bir yetkiye sahip olan bu grevliler kad ve eer varsa harc- hssa eminine kar sorumlu idiler. Mbyaa srecinde bu iki grevli kilerciye yardm ederdi. Kilerciler, reticiden ve pazarlardan almn yaptklar erzakn parasn yakn muktaalardan tahsil ederek derlerdi. Frnlar. Saray halknn temel gda maddesi olan ekmek ihtiyac has ve harc frnlardan karlanrd. Her iki frn Bb- Hmyun ile Orta Kap arasnda sa tarafta bulunurdu. Has frnda bata padiah olmak zere st rtbeli devlet grevlileriyle hnedana mensup kimseler iin ekmek yaplrd. Bu frnda en iyi malzeme ve en kaliteli buday kullanlrd. Harc frnda has ekmein yannda biraz daha dk kalitede olan fodula ekmei piirilirdi. Genellikle alt seviyeli memurlarn yiyecei olan harc ekmek yksek rtbeli grevlilere de verilirdi. Temel ekmek eitleri bu ikisi olmakla birlikte saray frnlarnda nn- pide, nn- p, nn- mrhur, nn- girde, nn- imm gibi dier ekmekler ve eitli boaa, brek ve simitler de yaplmaktayd. Saray frnlarnda piirilen ekmeklerin gramajnda zaman iinde deimeler olmutur. XV. yzyl sonlarnda 500 gramn zerinde olan has ve harc ekmein arl XVI. yzyl balarndan itibaren 500 gramn altna dmtr. Has frnn banda serhabbzn-i simid (serhabbzn-i hssa) adl frn ilerine ve personeline nezaret eden bir ekmekiba vard. Harc frnn idarecileri ise serhabbzn-i fodula unvanl iki ekmekibayd. XVI. yzyl sonunda has frnda yedi ekmeki, alt piirici, hamurcu, eleki ve otuz sekiz kird bulunurken harc frnda alt ekmeki, yirmi piirici, on bir hamurcu, yedi eleki ve yetmi iki kird alyordu. XVII. yzyln ilk yarsnda has frn ekmekileri drt-yedi, piiricileri alt, hamurcular be-alt, elekileri drt-alt, kirdleri krk birkrk drt kii arasnda deimitir. Buna karlk harc frn ekmekileri iki-, piiricileri on altyirmi bir, hamurcular on -on be, elekileri alt-sekiz, kirdleri ise altm-seksen dokuz kiiden mteekkildi. Has frnn un ve buday ihtiyac tamamna yakn bir oranda Bursadan karlanrd. Bursa saraynda has buday ve has un tedariki iin simidgern- Bursa adyla bir grevli grubu tekil edilmiti. Bunlarn banda bulunan simitiba (uncuba) ayn zamanda Bursa saraynn miriydi (BA, KK, Dvn- Hmyun, nr. 71, s. 698). Dier Krhneler. Matbah- mireye bal dier krhneler yaptklar ilere ve alanlarna gre adlandrlmtr. Bunlarn nde geleni kassbn krhnesidir. Bu kuruluta Osmanl saraynda en fazla tketilen besin maddelerinden olan etler korunur ve piirilmeye hazr duruma gelinceye kadar bunlara eitli ilemler uygulanrd. Saray mutfann koyun ihtiyac koyun emini tarafndan karlanrd. Bu kuruluta kasapba idaresinde grev yapan kasaplar, koyun emininin ynetiminde stanbula gelen ve saraya tahsis edilen koyunlarn kestirilerek sarayda gerekli yerlere ulatrlmasyla ykmlyd. ehir iinde koyun kesimi yasaklanm olmasna ramen imtiyazl bir kurum olan mutfan ihtiyac koyunlarn ehir iinde kesilmesine izin verilirdi. XVI. yzyln ikinci yars balarnda matbah- mireye bal sadece bir kasabn varl tesbit edilmekle birlikte yzyl sonunda krhnede yirmi iki kasap almaktayd. XVII. yzyl balarnda ise saray mutfana bal krk kasap grev yapyordu. Mastgern krhnesi saray halknn st rnleri ihtiyacn karlamakla ykmlyd. Krhne Sultan Ahmed Camii altnda atladkap yolundayd (Evliya elebi, I, 558). Yourtubann nezaretinde alan mastgern krhnesi personeli mutfaklar iin gerekli olan st, yourt, kaymak ve tereya gibi

rnlerin saraya getirtilmesi ve saklanmas ile grevliydiler. Sarayn st rnleri ihtiyacnn byk miktar devlete ait mandralardan karlanrd. Mastgern krhnesinde alan yourtular 1566da iki kii iken bu say XVI. yzyln sonunda on drde km, XVII. yzyln ilk yarsnda da grubun saysnda dikkate deer bir deime olmamtr. Saray mutfa iin alnan sebzelerin saklanmas ve datmyla ilgili ilerin takip edildii yer sebzehnedir. Sebzeler dayanksz besin maddeleri olduu iin stanbulun Anadolu ve Rumeli yakasnda saraya yakn kylerden temin edilirdi. Bu kylerdeki iftiler rettikleri sebzeleri sebzehneye teslim ederler, her hafta sal gnleri saraya gelip paralarn alrlard. Sebzecibann idaresinde olan kuruluta XVI. yzyln ikinci yarsnda , yzyl sonunda yirmi, XVII. yzyln ilk yarsnda ise on be-on alt sebzeci almaktayd. Osmanl saraynda byk miktarda tketilen et sralamasnda koyun etini tavuk eti takip etmektedir. Tavuklarn Osmanl saray iinde mutfaklara dalmasna kadar olan sreteki btn iler tavukular (mkiyniyn) tarafndan takip edilirdi. Hasbahede kurulmu olan mkiyn krhnesinin idarecisi tavukubayd (sermkiyn). XVII. yzyln ilk yarsnda her gn 400-450 tavuun elden geirildii mkiyn krhnesinde Kann Sultan Sleymann son yllarnda (1520-1566) bir kii almaktayken XVI. yzyl sonunda bu say on dokuza ykselmi, XVII. yzyln ilk yarsnda kk deiikliklerle hemen ayn seviyede kalmtr. Btn saray personeline, misafirlere ve bazan da yenierilere yemek veren matbah- mirede eitli kaplar kullanlmaktayd. nemli kimselerin sofralarnda yer alan porselen veya deerli madenlerden yaplm tabaklar uzun sre kullanlabilirdi. Ancak ou personelin yemeklerinin pitii kazan ve karavanalarla yemek koyulan sahanlar bakrdand ve bunlarn belli aralklarla kalaylanmas gerekiyordu. Bakr kap kacaklarn kalaylanma ilemi matbah- mireye bal bir kurulu olan kalgern krhnesinde yaplrd. Kalaycbann idaresinde olan bu atlyede XVI. yzyl sonunda alan kalayclarn on yedi kii olmas, kalaylama ileminin younluunu ve sarayda kullanlan bakr malzemenin bolluunu gstermektedir. Kalayclarn XVII. yzyln ilk yarsnda says yirmi iki idi. Saray halknn su ihtiyac mutfak sakalar tarafndan karlanrd. Sakalar saray iindeki sakahnede istihdam edilirdi (BA, KK, Rus, nr. 260, s. 162). Mutfak sakalarndan baka divan sakalar da vard ki bunlar divandaki grevlilerin ve divana gelen misafirlerin su ihtiyacn karlamakla ykmlydler. Ancak bunlar matbah- mireye bal deillerdi. Sakaba nceleri ayn zamanda kar ve buz ilerine de bakmaktayd; ileriki tarihlerde kar ve buz ilerini ynetmek zere karcbalk ve buzcubalk tekil edilmitir. Mutfak sakalarnn XVI. yzyl sonundaki says on yedi iken XVII. yzyln ikinci yarsnda yirmi ikiye kadar kmtr. Matbah- mire Emaneti mal bakmdan Bamuhasebe Kalemine balyd. Dolaysyla defterdarn denetim alanna giren messesenin ihtiyalar badefterdara bildirilir, onun emriyle gerekli hkmler bu kalemden yazlrd. Nakit ihtiyalar d hazineden (hazne-i mire) veya hazine gelirinin saland muktaa vb. iletmelerden mahsben karlanrd. Bu durum XIX. yzyln ortalarna kadar devam etmitir. 26 Nisan 1838 tarihinde yaplan dzenlemeyle Matbah- mire Emaneti mdrlk haline getirilmi ve darphneye balanmtr. Matbah- mire Mdrl Cumhuriyetin kuruluuyla birlikte ortadan kalkmtr.

dar Personel. Matbah- mire hcegn rtbesinde olan bir emin tarafndan ynetilirdi. Emin kurumun gelir ve giderlerine nezaret etmek, mutfaklarn erzak ihtiyacnn karlanmasn ve erzakn datmn salamak ve yl sonunda messesenin hesabn karmakla ykmlyd. Eminler bazan inm ve sadaka verilmesi gibi farkl ilerle de grevlendirilirdi. Eminlerin mutfak personelinin idaresiyle ilgili yetkileri olmasna ramen tayinler iin arz verme yetkisi kilercibaya aitti ve bu usul Ftih Sultan Mehmed zamannda (1451-1481) kanunlamt (zcan, sy. 33 [1982], s. 34). Eminler arasndaki hiyeraride mutfak emininin yeri son sradadr. Padiah sefere ktnda emin de onunla birlikte maiyetiyle gider, grevini seyyar mutfaklarn kurulduu ordughta devam ettirirdi. Bu durumda stanbulda bir vekili kalrd. Mutfak eminleri padiahlarn av organizasyonlarnda da yer alrd. Matbah- mirenin idar personeli arasnda kethd, ktipler ve mutfak kilercisi eminin yardmclaryd. Kethd mutfaa girip kan erzak kontrol eder, mutfak personeli arasnda kan ihtilflar zerdi. Biri byk, dieri kk iki masraf ktibi mutfak iin dardan yaplan almlarn defterini tutard. Byk ktip ayn zamanda mutfak personelinin mevcibini teslim alr, datmna yardm ederdi. Mutfak kilercisi kilerden kan erzakn muhasebesini tutard. Osmanl saraynda eitli kurumlarda olduu gibi mutfaklarda alan personel de acemi olan kkenliydi ve ocak sistemine gre tekiltlanmt. Her grup blkbalarn nezaretinde olan blklere ayrlmt. Personel her yl birer takm giyecek hakkna sahipti. Maalar ve giyecekleri Piyade Mukabelesi Kaleminde tutulan defterlere gre datlrd. Personelin maa ve giyecekleri aa rtbesiyle mutfak birliklerinin bana getirilen aba tarafndan tevzi edilirdi. Saray mutfaklarnda alan personel mevcudu Kann Sultan Sleymann son yllarnda 629la snrl iken saray nfusunun artmasna paralel olarak bu say XVII. yzyl ortalarnda 1300lere ulamtr. e. Osmanl saraynn iesi, stanbul piyasasndan ve stanbul dndaki blgelerden olmak zere iki ekilde karlanrd. stanbul iindeki almlar pazarlardan veya kapanlardan yaplrd. stanbul dndan gerekleen almlarn bir ksm, grevlendirilen memurlar vastasyla dorudan reticiden veya o blgedeki pazarlardan, bir ksm da zellikle XVII. yzyldan itibaren ocaklk eklinde olmutur. Taradaki muayyen bir retim birimi mutfaa ocaklk tayin edildii gibi zellikle muktaa ve cizye gelirleri olmak zere herhangi bir dzenli kamu geliri de ocaklk haline getirilebilirdi. Bu uygulamadan, devletin ocaklk sistemini taradan yaplacak almlar iin hazr mal kaynak salamak amacyla oluturduu anlalmaktadr. Hkmdar ve ailesinin yaad Osmanl saraynn iesine konu olan mallarn yksek kalitede ve sekin olmas gerekirdi. Gerek stanbul piyasasnda gerekse taradan yaplan almlarda ncelik hakk matbah- mire iin alm yapan memura aitti. Zamann nakliye artlarnn elverisizlii yznden ieye konu olan mallarn genellikle deniz ulamna uygun blgelerden getirilmesi tercih edilirdi. Az sayda mal uzun mesafelerden karayoluyla nakledilirdi. Osmanl saray mutfanda en nemli tketim maddesi olan buday Bursa, Karadenizin bat kylar, Tuna yallar, Yunanistan ve Eflak-Bodandan, yetersizlik durumunda ise Anadolu ehirlerinden salanrd. Sarayda tketilen pirincin ou irsliye olarak Msrdan, geri kalan ksm ocaklk haline getirilen Filibe ve Dramadan elde edilirdi. Kalite olarak Msr pirinci krmz olan dier ikisinden daha stnd. Saray mutfaklarnda eitli yalar kullanlrd. Tketimi dierlerinden fazla olan sade ya hemen tamamen Kefeden ocaklk olarak salanrd. Zeytinya ise Ege blgesinden, zmir ve Midilli ile birlikte Yunanistandaki baz ehirlerden getirilirdi.

XX. yzyla kadar lks tketim mallar arasnda geen, Yenialarda halkn ok aznn kullanabildii eker sarayn vazgeilmez besin maddelerindendi. Helvahne mmullerinde geni bir kullanm alan bulan eker, XVII. yzylda sarayda kahve iiminin yaygnlamasyla birlikte sekinlerin kahveleri iin de tahsis edilmeye balanmtr. Msr irsliyesi iinde nemli bir yekn tutan ekerin az bir ksm Kbrstan ocaklk olarak karlanrd. Osmanl saraynda koyun ve tavuk eti tercih edilir, sr ve dier hayvanlarn eti pek kullanlmazd. Sr etinin hemen tamam pastrmada kullanlrd. Deniz rnlerinden balk ise az miktarda bir tketim payna sahipti. XVI. yzyln ilk yarsnda yllk 20.000 civarnda koyun / kuzu tketiminin yapld sarayda bu say XVII. yzyln ilk yarsnda 100.000e ulamtr. Ayn dnemde tketilen tavuk / pili miktar ise 150.000 civarndayd. Koyunlar Rumeli ve Anadolunun eitli yerlerinden temin edilmekteydi. Eflak ve Bodann kvrck koyunlar sarayda fazlaca talep gren cinslerdi. Rumelideki birok Balkan ehri ve Anadolunun dousundaki baz ehirler saray mutfann et ihtiyacnn nemli bir ksmnn karland yerlerdi. Tavuklar ise Hudvendigr, Tekirda, Gelibolu ve Bolu bata olmak zere Anadolu ve Rumelideki eitli vilyetlerden salanrd. Yumurta stanbula yakn olan ve ocaklk haline getirilen zmitten toplanrd. Dayanksz besin maddeleri olan meyve ve sebzeler ulam artlar dolaysyla stanbuldan ve evre ky ve kasabalardan, Marmara sahillerindeki kazalardan temin edilirdi. Ancak Amasyann kokulu elmas ve Mardinin erii mesafenin uzak olmasna ramen saraya getirilirdi. Kuru meyvelerden eitli zmler, incirler, zerdali, kays, ala badem, fstk, armut ve nar Ege blgesinden salanrd. Her yl grevlendirilen bir memur ihtiya duyulan miktarda kuru meyveyi reticiden veya pazardan satn alr, deniz yoluyla saraya ulatrrd. Baharat Msrdan irsliyesi iinde saraya yollanrd. Ancak kk miktarlarda da olsa Anadolunun baz blgelerinden temin edilenleri de vard. Safranboludan gelen demirhindi ve safran, Limninin tn-i mahtmu kayda deer rneklerdir. Msrdan gelen baharat karabiber, tarn, cevz-i bevv, zencefil, niadr, cevz-i hind, sinmeki, hyarenbih, besbse, demirhindi ve kurtuma arlklyd. Saray mutfaklarnda iki eit tuz tketilirdi. Kalitelisi ve rabet edileni Eflaktan gelirdi, dier eidi ise Kohisar tuzuydu ve Bursadan temin edilirdi. Soutucu olarak genellikle kar ve buz kullanlrd. Bunlarn her ikisi de haftalk olarak Bursann dalarndan ve gllerinden salanrd. XV. yzyln sonlarnda 1,2-1,5 milyon ake harcamann yapld saray mutfanda XVI. yzyln ikinci yarsnda 4,5-5 milyon akelik bir gider sz konusu olmutur. Bu miktar zamanla artmtr. Byk artlarn XVI. yzyl sonundaki fiyat artlarndan sonra gerekletii grlmektedir. Nitekim daha XVII. yzyl balarnda saray mutfann bir yllk gideri 17, 1019-1020 (1610-1611) yllarnda 21, 1024-1025te (1615-1616) 32 milyona, XVII. yzyln ikinci yarsnda 46 milyona ulamtr. Matbah- mire harcamalarnn kamu harcamalar iindeki paynn da zamanla artt grlmektedir. XVI. yzyln ikinci yarsnn balarnda mutfak giderlerinin kamu giderleri iindeki pay % 2,11 iken 1070-1071 (1660-1661) yllarnda bu pay % 6,86ya kmtr.

BBLYOGRAFYA

BA, KK, Matbah- mire, nr. 7094, tr.yer.; nr. 7104, vr. 1b; nr. 7273, s. 2, 3, 14; nr. 7274, tr.yer.; nr. 7279, s. 2-3, 5-6; nr. 7288, s. 118; nr. 7299, tr.yer.; nr. 7381, s. 1 vd.; BA, KK, Rus, nr. 208, s. 25, 161, 193; nr. 209, s. 38, 60; nr. 210, s. 79; nr. 258, s. 37, 62; nr. 260, s. 92, 162; BA, KK, Byk Rznme, nr. 1656, s. 33; nr. 2587, s. 21; BA, KK, Dvn- Hmyun, nr. 63, s. 29; nr. 67, s. 604; nr. 71, s. 108, 681, 698; BA, MD, nr. 2, s. 210; nr. 6, s. 491; nr. 7, s. 270; nr. 14, s. 218; nr. 19, s. 2; nr. 25, s. 50, 71; nr. 43, s. 225; nr. 52, s. 56; nr. 62, s. 215; nr. 73, s. 132, 151; BA, MAD, nr. 236, tr.yer.; nr. 478, s. 1; nr. 1079; nr. 1792, tr.yer.; nr. 1815, s. 154; nr. 2063, s. 16-17; nr. 2448, s. 66 vd.; nr. 2950, s. 16; nr. 3110, s. 82; nr. 3097, s. 13; nr. 4087, s. 33; nr. 4442, s. 8; nr. 4745, s. 2; nr. 4907, s. 17; nr. 6196, s. 1-23; nr. 6278, tr.yer.; nr. 7238, tr.yer.; nr. 7336, s. 42; nr. 7357, tr.yer.; nr. 7534, s. 407, 678, 1048; nr. 15951, tr.yer., nr. 22249, s. 167-179, 202-203, 239-240; BA, D.BM, nr. 136, s. 1-4; nr. 2321, s. 12; nr. 2326, s. 3; BA, D.BM, Matbah- mire, nr. 10509, s. 10-11; nr. 10511, s. 18; nr. 10518, s. 8-9; nr. 10524, s. 19; nr. 10525, s. 5-6; nr. 10527, tr.yer.; nr. 10534, s. 2-3; nr. 10549, s.9, 13; nr. 10552, s. 6-8; nr. 10555, s. 8-11; BA, A.RSK, nr. 1457, s. 8-9; BA, D.BM, dosya 1/56; BA, D.KRZ, nr. 33119, tr.yer.; BA, Bb- Defter Evmir-i Mliye Kalemi, nr. 26279, s. 18; BA, Ali Emr-Murad IV, nr. 146, 693; BA, bnlemin-Saray, nr. 423; BA, bnlemin-Hatt- Hmyn, nr. 210; BA, bnlemin-Tevcihat, nr. 717; stanbul Mftl skdar eriyye Sicilleri, nr. 142, vr. 56a; l Mustafa, Mevidn-nefis f kavidil-meclis (nr. Mehmet eker), Ankara 1997, s. 277, 336; Selnik, Trih (pirli), I, 90, 313, 386-387; II, 465, 845; Ayn Ali, Risle-i Vazfehorn, s. 93; Hezrfen Hseyin Efendi, Telhsl-beyn f Kavnn-i l-i Osmn (nr. Sevim lgrel), Ankara 1998, tr.yer.; Evliya elebi, Seyahatnme, I, 115, 540, 558-559, 568; Eremya elebi Kmrciyan, stanbul Tarihi: XVII. Asrda stanbul (trc. H. D. Andreasyan), stanbul 1988, s. 12, 113; Defterdar Sar Mehmed Paa, Zbde-i Vekyit, Tahlil ve Metin (nr. Abdlkadir zcan), Ankara 1995, s. 59, 60, 290, 363, 503, 524, 687, 750; emzde, Trih (nr. Bekir Ktkolu), stanbul 1993, s. 13, 20, 42, 80; Vsf, Trih (lgrel), s. 86, 210, 329, 378; Ahmed Refik [Altnay], Hicr On Birinci Asrda stanbul Hayat: 1000-1100 (stanbul 1931), stanbul 1988, s. 16; a.mlf., Hicr On kinci Asrda stanbul Hayat: 1100-1200, stanbul 1988, s. 17, 154; a.mlf., On Atnc Asrda stanbul Hayat: 1553-1591, stanbul 1988, s. 114; zzet Kumbaraczde, Hekimba Odas, lk Eczane, Balala Kulesi, stanbul 1933, s. 19; Uzunarl, Saray Tekilt, s. 313-315, 379-384; P. G. nciciyan, XVIII. Asrda stanbul (trc. H. D. Andreasyan), stanbul 1976, s. 30; R. Murphey, Provisioning Istanbul: The State and Subsistence in the Early Modern Middle East, Food and Foodways, [bask yeri yok] 1988, II, 218; A. Greenwood, Istanbuls Meat Provisioning: A Study of the Celebkean System, Chicago 1988, s. 8-9, 13-14, 20, 22; Feridun M. Emecen, XVI. Asrn kinci Yarsnda stanbul ve Sarayn esi in Bat Anadoludan Yaplan Sevkiyt, Tarih Boyunca stanbul Semineri, Bildiriler, stanbul 1989, s. 205-206; a.mlf., Fodula, DA, XIII, 167-170; Glru Necipolu, Architecture, Ceremonial and Power: The Topkap Palace in the Fifteenth and Sixteenth Centuries, New York 1991, s. 69-71; Helvahane Defteri ve Topkap Saraynda Eczaclk (haz. Arslan Terziolu), stanbul 1992, tr.yer.; R. Withers, Byk Efendinin Saray (trc. Cahit Kayra), stanbul 1996, s. 101 vd.; mer Ltfi Barkan, H. 933-934 (M. 1527-1528) Mal Ylna Ait Bte rnei, FM, XV/1-4 (1955), s. 316; a.mlf., 1070-1071 (1660-1661) Tarihli Osmanl Btesi ve Bir Mukayese, a.e., XVII/1-4 (1960), s. 334-336; a.mlf., H. 974-975 (1567-1568) Mal Ylna Ait Bir Bte rnei, a.e., XIX/1-4 (1960), s. 330-332; a.mlf., stanbul Saraylarna Ait Muhasebe Defterleri, TTK Belgeler, IX/13 (1979), tr.yer.; Abdlkadir zcan, Ftihin Tekilt Kannnmesi ve Nizm- lem in Karde Katli Meselesi, TD, sy. 33 (1982), s. 34, 43; Glcan Kongoz, Topkap Saray Mutfaklar, TT, III/15 (1985), s. 166-168; Pakaln, II, 416-420; Halil

nalck, Maba, EI (ng.), VI, 809-810; Erhan Afyoncu, Defteri Hkn, DA, IX, 93. Arif Bilgin

MATBUAT
() Matbt Arapa matb kelimesinin oulu olup bir lkede baslp yaymlanan her trl rn ifade etmekle birlikte daha ok sreli yaynlar, gazete ve dergiler iin kullanlr. Arap basn tarihinde ilk defa 1828de Kavalal Mehmed Ali Paa tarafndan Kahirede kurulan, Arapa ve Trke olarak neredilen gazeteye el-Veiul-Mriyye ad verilmiti. Hall el-Hr, 1858de Beyrutta Arapa ve Franszca olarak adatl-abr gazetesini karm, gnlk gazete anlamnda Franszca journal (curnl) kelimesini kullanmt. Ayn yl Pariste Bercs Brs gazetesinin kurucusu Reyd ed-Dahdh daha kapsaml bir terim olarak sahfeyi tercih etmi, ardndan bu isim birok gazeteci tarafndan benimsenmitir. Gazete ve dergi yaymcl mnasnda shfe (sahfe) kelimesini ilk kullanan kiinin Necb el-Haddd ile Nsf el-Yzic olduu kaydedilir. 1860 ylnda stanbulda elCevib gazetesini kuran Ahmed Fris e-idyk ise cerde kelimesini kullanm, bu isim sonraki dnemlerde yaygnlk kazanmtr. Arap basnnda gazete karl olarak en-nere, evrkulhavdis, el-varakatl-haberiyye, er-risletl-haberiyye gibi isimler de grlmektedir. nceleri cerde ve mecelle kelimeleri ayn anlamda kullanlrken 1884te e-abb adl derginin mdrlne getirilen brhim el-Yzic dergi karlnda mecelleyi kullanm ve bu isim btn dergilerin genel ad olmutur (Tarrz, I, 5-8). Avrupada XV. yzylda icat edilen matbaa, asrn sonlarna doru Osmanl Devletine iltica eden spanyol yahudileri tarafndan stanbula getirilmi, ardndan Rum ve Ermeniler kendi matbaalarn tesis etmilerdir. Osmanl-Arap dnyasnda ilk kitap Kuzey Lbnanda Aziz Antoni Manastrnda (1610) ve Halepte (1706) baslm, ilk Trk matbaas brhim Mteferrika tarafndan 1727de stanbulda kurulmutur. Msrda matbaa Franszlarn bu lkeyi igaliyle faaliyete gemi (1798) ve Msrdan ekilmelerine kadar (1801) faaliyetini srdrmtr. Bu tarihten yirmi yl sonra Mehmed Ali Paann emriyle Bulak Matbaas tesis edilmitir. Irakta ilk matbaann da bu tarihlerde kurulduu sanlmaktadr (bk. MATBAA). Matbuatn gelimesiyle birlikte Arap lkelerinde birok yaynevi almtr. amda el-MektebetzZhiriyye (1878), Msrda Drl-ktb ve el-Mektebetl-Ezheriyye (1879), Beyrutta elMektebet-arkyye (1880) ve Mektebet cmiati Beyrut el-Amrkiyye bunlardan bazlardr. Dier taraftan matbuat halk ktphanelerinin saysnn artmasn da salamtr. stanbulda rnekleri grld gibi Arap dnyasnda da ilim ve edebiyata merakl kimseler ya ahs ktphanelerini vakfetmiler veya mal imknlaryla yeni kurulular meydana getirmilerdir. 1870te Kahirede Drl-ktbil-Msriyye adyla alan ktphane bu sahada bir rnek olarak kaydedilebilir. Kurucusu Ali Paa Mbrek, ktphaneyi Arapa kitaplarn yan sra eitli dillerde kaleme alnm eserlerle donatm, alma saatlerini belirlemi, darya dn verme servislerini hizmete koymu ve bunlar iin bir nizamnme hazrlatmtr. Matbuatn en verimli ve nemli iki kolu gazetecilikle dergiciliktir. Gazeteler ve dergiler Arap lkelerinde, zellikle de Msrda gelime ve kalknma hamlesinin nemli millerinden saylr.

Bunlar sayesinde ilim ve kltr dili olarak tannan yazl Arapa (fasih Arapa) yaygnlk kazanm, ilm, edeb, siyas, tarih ve itima aratrmalar hem say hem kalite bakmndan artmtr. Arapa yaymlanan gazete ve dergilerin balca lkelere gre tarih seyri yledir: Msr. 1798 Fransz igalinin hemen ardndan La Dcade gyptienne ve Le Courrier de lEgypte adl iki gazete karlmaya balanmtr. Bunlarn ilki, el-Mecmaul-ilmiyyl-Msrnin aratrmalarna ve yelerinin tartmalarna yer veriyordu. Dieri ise Msr igal altnda bulunduran Fransz glerinin resm organyd. Arapa yaymlanan ilk gazete ise 1799da Napolyon Bonapartn Kahirede kurduu el-Cenerl Bonabarttr. Mehmed Ali Paa zamannda 1822 ylnda Curnllidv adyla ikinci Arapa gazete karlm, bu gazete 1828de el-Veiul-Mriyye adn almtr. nceleri Arapa ve Trke yaymlanmasna ramen daha sonra ynetimini stlenen Rifa etTahtv tarafndan sadece Arapa olarak neredilmitir. Hidiv smil Paa dneminde lke ynetimine kar duyulan rahatszlk zerine 1866dan itibaren Vdin-Nl ve Eb Nare gibi pek ok gazete karlmtr. Bu arada skenderiyede el-Ehrm (1875), Kahirede el-Muaam gazeteleri yaymlanm, bunlar el-Meyyed (1890), el-Hill (1892), el-Adle (1897), Mr (1896), elCerde (1907), el-Beyn (1911) ve es-Sfr (1915) izlemitir. Balangtan 1929 ylna kadar Kahirede neir hayatna giren gazetelerin says 550ye, dergilerin says 500e yaklamtr. skenderiyede ilk gazeteler et-Tenbh ve el-Kevkeb-ar olup 1929a kadar burada 123 gazete ve seksen dergi neredilmitir (a.g.e., II, 162-213, 274-323). 23 Temmuz 1952 darbesinden sonra Msrda pek ok gazete ve dergi kurulmutur. 1953te ihtillin szcs olarak yaymlanmaya balanan el-Cumhriyye ve 1956da karlan e-ab gazeteleri bunlar arasnda zikredilebilir. 1968de yeni tesislerine tanan el-Ehrm, nl gazeteci Muhammed Hseyin Heykel ynetiminde nemli bir basn kuruluu haline gelmitir. 1970-1981 yllar arasn kapsayan Enver Sedat dneminde ou haftalk olmak zere eitli gazeteler karlmtr. Hsn Mbrek devri gazetecilik asndan rahatlk getirmi, daha nce yasaklanan gazetelerin yaymlanmasna izin verildii gibi yeni dergi ve gazetelerin neri de mmkn olmutur. Suriye-Lbnan. Msrda gazetecilik hareketi, Mehmed Ali Paadan sonra ynetime gelen Abbas ve Said paalar zamannda byk lde duraklam, buna karlk Suriyede devam etmitir. 1858 ylnda Hall el-Hr Beyrutta ilk Arapa gazeteyi adatl-abr adyla yaymlam, bir sre sonra Keecizde Fuad Paann teklifiyle ismi Sriyye olarak deitirilen gazete yar resm hkmet gazetesi haline gelmitir. Ardndan eitli isimlerle gazetelerin neri devam etmitir. lk slm gazete, 1875te Hac Sadeddin Hammde bakanlndaki Cemiyyetl-fnn tarafndan emertl-fnn adyla Beyrutta karlm ve 1908 ylna kadar neir hayatn srdrmtr. Fransz mandasnn kalkmas ve ngiliz askerlerinin lkeyi terketmesinden sonra Suriyede Baas Partisinin yaym organ olan el-Ba gazetesi 1947de faaliyete gemitir. Ardndan Suriyede eitli gazete ve dergiler neir hayatna girmitir. Lbnanl Hall el-Hrnin 1858de kurduu adatl-abrdan itibaren 1929 ylna kadar Beyrutta kan gazete says 180i, Amerikal misyonerlerin 1851de yaymlamaya balad Mecmu fevid dergisinden itibaren ayn tarihe kadar neredilen dergi says 115i buluyordu (a.g.e., II, 4-22, 106118). Dmakta 1865te Rid Paann kurduu Sriyye adl resm gazeteden balayarak 1929a kadar 100e yakn gazete, 1886da Selm ve Hann Unhr tarafndan yaymlanmaya balanan Mirtl-altan itibaren ayn yla kadar krk civarnda dergi karlmtr. Suriyenin Hama, Humus, Halep ve Lazkiye gibi ehirlerinde de birok gazete ve dergi neredilmitir. Halepte

1867de ilk nerini gerekletiren adrl-Furt ve 1869da Ahmed Cevdet Paann kurduu Furt resm gazeteleri gibi burada 1928e kadar elli gazete yaymlanmtr. Irak. Midhat Paann valilii srasnda 1868de Badatta kurduu, daha ok resm metin ve haberleri yaymlayan ez-Zevr gazetesi burada neredilen ilk gazetelerdendir. 1875te hkmet Musulda el-Mevl, 1895te Basrada el-Bara adl gazeteleri karmtr. 1908 ylndan sonra yaym hayatna giren ok saydaki gazete arasnda Badd (1908), er-Rab (1909), Beynen-nehreyn (1909), er-Riy (1910), er-Rufe (1910) ve en-Neha (1913) saylabilir. ngiliz manda ynetimi srasnda balcalar el-Ir, el-Veiul-Iryye ve e-ar olmak zere ok sayda gazete karlmtr. Irakta 14 Temmuz 1958 tarihinde kralln devrilmesi ve asker cuntann ynetime el koymasnn ardndan bata el-Bild olmak zere el-Cumhriyye, el-Ber, el-Arr gibi gazeteler yaymlanmtr. 1968de Abdlkerm Ksmn katlinden sonra i bana gelen Abdsselm rif zamannda el-Cemhr, e-evre, e-ala ve et-Te gazeteleri kurulmutur. 1976da bunlardan sonuncusunun ismi el-Ir olarak deitirilmitir. 1979 ylnda Saddam Hseyinin iktidara gelmesinin ardndan el-disiyye (1981) ve er-Riy (1984) yaymlanmtr. Badatta 1929 ylna kadar 123 gazete neir hayatna girmitir. Cezayir-Tunus-Fas-Libya. 1847de Cezayir ehrinde kmaya balayan el-Mbeir (ArapaFranszca) resm gazetesiyle Tunus ehrinde 1860ta yaymlanan er-Ridt-Tnis resm gazetesi Arapa ilk gazeteler arasnda yer alr. Yine Cezayirde el-slm (1909), Tunusta Neticl-abr (1888) ve Seblr-red (1895), Tancada el-Marib ile (1889) Fransz hkmetinin resm gazetesi es-Sade (1905), Libya Trablusgarpta arblsl-arb ile (resm gazete, 1870) es-Sadetlum (Tunus 1904) ve el-y (Cezayir 1907) dergileri gibi birok gazete ve dergi yaymlanyordu. Amerika-Avrupa. XIX. yzyln sonlaryla XX. yzyln balarnda Suriye ve Lbnandan Amerikaya g eden gayri mslim Araplar tarafndan birok Arapa gazete ve dergi kurulmutur. Amerikada ilk Arapa gazeteyi 1891de brhim ve Necb Arabl Kevkeb Amrika adyla New Yorkta yaymlam, bunu Nam Mkerzelin el-Ar (1894) gazetesi izlemitir. 1921 ylna kadar New Yorkta otuz be Arapa gazete neredilmitir. Bu hareket sonralar Kuzey ve Gney Amerikaya yaylm, zellikle Meksika, Brezilya, Kolombiya, Arjantinde ve baka lkelerde birok Arapa gazete yaym hayatna girmitir. Kaynaklarda bunlarn saysnn elliye ulat kaydedilmektedir. Avrupa lkelerinde de Arapa yaymlanan ilk gazete ve dergiler gayri mslim Araplar tarafndan kurulmutur. Lbnanl Reyd ed-Dahdhn Pariste 1858de nerettii Bercs Brs ve ayn yl Mansr Carlettinin Marsilyada yaymlad Urid gazeteleri en eski Arapa gazetelerdendir. Pariste 1927 ylna kadar otuz be civarnda Arapa gazete neredilmitir. 1916 ylna kadar on bir Arapa gazetenin yaymland Londrada Halepli Rzkullah Hassnun li Sm gazetesiyle (1872) Rcm ve assk il Fris e-idyk dergisi (1868), Louis Sbncnin el-ilfe (1881), el-ttidl-Arab (1881) ve en-Nale (1884) gazeteleriyle yine en-Nale adl dergisi (1877) bunlarn banda yer alr. brhim el-Mveylihnin 1874te talyann Napoli ehrinde nerine balad el-ilfe gazetesi de bu arada zikredilebilir.

BBLYOGRAFYA

L. Mercier, La presse musulmane au Maroc, Rabat 1908, s. 618-630; Filib d Tarrz, Trufetil-Arabiyye, Beyrut 1913-33, I-IV; A. Canal, La littrature arabe et la presse tunisienne de loccupation 1900, Paris 1924, s. 133-204; Refk el-Makdis, Fnn-fe, Dmak 1946, s. 9091; C. Zeydn, db (Dayf), IV, 43-64; evk Dayf, el-Edebl-Arabiyyl-mur f Mr, Kahire 1961, s. 30-37; Ahmed el-Mugz, e-fetl-fenniyye f Mr: Neeth ve teavvrh, Kahire 1978, I, tr.yer.; Hann el-Fhr, el-Mcez fil-edebil-Arab ve trih, Beyrut 1985, IV, 15-16; Fruk Eb Zeyd, e-fetl-Arabiyyetl-muhcire, Kahire 1985; Enver el-Cnd, Tru-fetil-slmiyye, Kahire, ts. (Drl-Ensr), I-II; Sm Abdlazz el-Km, efetl-slmiyye f Mr fil-arnit-tsi aer, Mansre 1413/1992; Vahd Kaddre, Bidyet-batil-Arabiyye f stanbul ve Bildi-m, Riyad-Tunus 1414/1993; mer edDesk, Fil-Edebil-ad, Kahire 1994, I, 39-44; E. Ayalon, fa: The Arab Experiment in Journalism, MES, XXVIII/2 (1992), s. 258-280; Fud Hamd Rzk Fersn, e-batlArabiyye f rbb, leml-ktb, XV/5, Riyad 1415/1994, s. 459-499; M. Hartmann - T. H., Matbuat, A, VII, 362-367; Ph. K. Hitti v.dr., arda, EI (Fr.), II, 476-484; Moncef Chenoufi, fa, a.e., IX, 580-588; P. C. Sadgrove, The Press, Encyclopedia of Arabic Literature (ed. J. S. Meisami - P. Starkey), London 1998, II, 611-613; G. Roper, Printing and Publishing, a.e., II, 613-615. Erol Ayyldz TRK EDEBYATI. Trkiyede ilk Trke gazete, ilk Trk matbaasnn kuruluundan yz yl kadar sonra II. Mahmudun ahs ilgisiyle yaym gerekleen, ad da onun tarafndan konulan Takvm-i Vekyidir (1831). Trk dilinde ilk gazete, bu tarihten birka yl nce Msrda Kavalal Mehmed Ali Paa tarafndan bir stunu Trke, bir stunu Arapa olarak neredilen el-Veiul-Mriyyedir (1828). Trke gazetelerden nce 1796da stanbulda Gazette franaise de Constantinople, 1821-1831 yllar arasnda zmirde Le Spectateur oriental, Le Smyrnen, Le Courrier de Smyrne, Journal de Smyrne gibi Franszca gazeteler karlmtr. Bunlardan zmirde yaymlanan ve Osmanl Devletinin milletleraras alanda menfaatlerini savunan gazetelerle basnn nemi konusunda fikir sahibi olan II. Mahmud; bu gazetelerin nerinde birinci derecede rol sahibi kiilerden Alexandre Blacque stanbula ararak yaymn Takvm-i Vekyi ile paralel srdrecek olan Franszca Le Moniteur ottomann kurulmas grevini vermitir. Devlet eliyle neredilen Takvm-i Vekyiin Arapa, Farsa, Rumca, Ermenice ve Bulgarca nshalar da karlmtr. Takvm-i Vekyiin neir hayatna girmesinden dokuz yl kadar sonra Trke ilk zel gazete olan Cerde-i Havdis, ngilteredeki Morning Herald gazetesinin stanbul muhabirliini yapan William Churchill adl bir ngiliz tciri tarafndan neredilmitir (1840). Devlet yardm grd iin Cerdei Havdis yar resm bir gazete saylmtr. 1860 ylna kadar Trkeden baka dillerde on bein zerinde gazete kmasna ramen Takvm-i Vekyi ve Cerde-i Havdis dnda bir tp dergisi olan Vekyi-i Tbbiyyeden (1849) baka Trke sreli yayna rastlanmamaktadr. 1860ta insinin desteiyle gh Efendi devletten yardm

almadan Tercmn- Ahvli yaymlayarak milleti hkimeden ilk zel gazeteyi karan kii olmutur. insi 24. saydan sonra gazeteden ayrlm, kendi adna yeni bir izin belgesi alarak Tasvri Efkr yaymlamtr (1862). Trke basndaki hareketlenmenin de etkisiyle William Churchillin lmnden sonra Cerde-i Havdis olu Alfred Churchill tarafndan kapatlp daha nce ek olarak verilen Rznme-i Cerde-i Havdis adyla yeni bir gazete karlmtr. Yine bu yllarda Mnif Mehmed Paa Mecma-i Fnnu (1862), Mustafa Refik Mirt yaymlam (1862), ayrca Mecma-i ber-i ntibh (1862) ve Cerde-i Askeriyye (1864) gibi dergiler karlmtr. Trk basnnn kurulu dnemi olarak kabul edilen 1831-1864 yllar aras gazetenin kendini ekillendirmesi, ferd ve itima planda btn hayatn ekillenmesindeki rol bakmndan dikkat ekici zellikler tamaktadr. Dnem iinde Trk dilinde kan drt gazete isimleriyle paralellik gsteren kimlikler ortaya koymutur. Takvm-i Vekyiin mukaddimesinde gazete vakanvisliin yeni bir biimi gibi sunulmu, gazetenin bana bir vakanvis olan Sahaflar eyhizde Esad Efendi getirilmitir. Ancak zellikle II. Mahmudun lmne kadar sadece devlet faaliyetlerinin deil eitim, bilim, sanat ve ticaret haberlerinin de yer ald canl bir yaym organ zellii gstermi, baz ilnlar ve kitap duyurular da yaymlamtr. Bir sre sonra Cerde-i Havdis habere arlk vermi, bilhassa d haberlerle Trk okurlarnn d dnyaya alan penceresi olmutur. Krm Harbi srasnda blgeye sava muhabiri olarak giden William Churchill buradan en taze haberleri gndermitir. 1860 ylna kadar Trke basn reformcu, fakat yaps gerei ynetime kar eletirisiz bir tavr iindedir. Gazete, ilk Trke gazetelerde iinde ahlk, db, ilim ve maariften sz eden eit eit insanlarn bulunduu bir gemiye benzetilmitir. Tercmn- Ahvle yazd mukaddimede insi yepyeni bir anlayla halkn memleket meselelerinde sahip olmas gereken sz hakkna iaret etmi, dnd fikir merkezli gazeteyi gerekletirmek iin Tasvr-i Efkr karm, burada sosyal problemleri, eitimi, d politika konularn eletiren ve gazete makalesinin ilk yetkin rnekleri saylan yazlar yaymlamtr. lk gazeteler haftalk periyotlarla neir hayatna balam, ok defa bunu da gerekletirememitir. Tercmn- Ahvl ve Tasvr-i Efkr nceleri haftada iki gn yaymlanm, daha sonra Tercmn- Ahvl be gne kmtr. Basit bir mizanpajla yaymlanan ilk Trke gazeteden sonra gazetenin gelimi ve rahat okunur bir dzene kavumas insi ile olmutur. Gazete geni bir alanda gcn ortaya koyarken dil zerinde de etkili olmu, dilde sadeleme eilimine hz kazandrmtr. Daha Takvm-i Vekyiin ilk yllarnda II. Mahmud, Esad Efendinin kendisine gnderdii gezi notlar dolaysyla, Umuma nerolunacak eylerde yazlacak elfaz herkesin anlayabilecei surette olmak lzmdr diyerek etrgerdne ve tevsen gibi kelimelerin yerine Trkelerinin kullanlmas gerektii uyarsnda bulunmutur. 5. saysnda Avrupada konuma diliyle yaz dilinin birbirine yakn olduunu, kibar kimselerle hamallarn ayn szlerle konutuunu belirten Cerde-i Havdisin yaz dilinin gelimesine hizmeti olmu, insi Tercmn- Ahvle yazd mukaddimenin bir yerinde gazeteyi umum halkn kolaylkla anlayabilecei mertebede kaleme almann gereine iaret etmitir. Avrupadan alnan kelime ve kavramlarn Trkeye yerlemesinde de basnn rol vardr. Vapur, ceneral, gazete, kolera, fabrika, kambiyo, familya, sigorta vb. Takvm-i Vekyi tarafndan Osmanl toplumuna mal edilmi kelimelerdendir. lk yllardan itibaren gazete iin kullanlan kelimeler de eitlilik gstermi; gazete, cerde, jurnal, mevkte gibi adlarla anlmtr.

1864 ylnda Trk basn iin ilk defa bir matbuat nizamnmesi neredilmitir. III. Napolyonun 1750lerde hazrlatt Fransz Basn Kanunu esas alnarak hazrlanan ve 2 ban 1281de (31 Aralk 1864) yrrle giren bu nizamnme gazete karma, devretme, cevap hakk kullanma gibi hususlar dzenliyor, daha serbest hareket eden yabanc dildeki basnla Trke basn iin eit artlar getiriyordu. Ayrca 1856da bir iradeyle konan, 20 Cemziyelhir 1273 (15 ubat 1857) tarihli Matbuat Nizamnmesiyle yasal bir dzenlemeye balanm olan n sansr kaldryordu. Tercmn Ahvlin Pres Kanunnmesi olarak sz ettii Matbuat Nizamnmesi Trk basn tarafndan olumlu karlanmtr. Ksa bir sre dnda 1909 ylna kadar genel hatlaryla yrrlkte kalan bu nizamnme, n sansr koymamasna ramen getirdii ar para cezalaryla padiah ve ynetim kadrosu, yabanc devlet bakanlar ve temsilcileri hakknda sulayc ve ktleyici yaymlar yaplmasn nlemi oluyordu. Nmk Kemal bata olmak zere yeni bir aydn kuann gazetelerde etkili olmaya balamas, Yeni Osmanllar Cemiyetinin reformcu grlerinin bunlar tarafndan gazetelerde dile getirilmesi, Ali Suvinin 1867de karmaya balad Muhbirde daha sert bir muhalefet sergilemesi gibi gelimeler zerine Sadrazam l Paa, Matbuat Nizamnmesi dnda hkmete uyar ve yaym engelleme imkn veren nl kararnmeyi (Kararnme-i l) neretmitir (1867). Geici olduu bildirilmesine ramen 1909 ylna kadar yrrlkte kalan bu kararnmeye dayanlarak ilk srada Muhbir ve Vatan gazeteleri kapatlmtr. Arkadan gelen srgn memuriyet grevleriyle Tasvr-i Efkr ve Tercmn- Ahvl de yaymna son vermek zorunda kalmtr. Mustafa Fzl Paann daveti zerine Ali Suvi, Nmk Kemal ve Ziy Bey (Paa) Parise gitmilerdir. Yurt dnda bulunduklar srada Paris, Londra, Lyon, Cenevre gibi Avrupa ehirlerinde Muhbir, Hrriyet, Ulm, ttihad vb. gazeteleri karmlar (1867-1871); bylece yurt dnda Trke basn srecini balatmlardr. 1864ten sonra Sultan Abdlaziz dnemi iinde stanbulda Terakk (1868), Basret (1870), bret (1870) gibi Trk basn tarihinin nemli gazeteleri yannda yne-i Vatan (1866), Muhib (1867), Muhibbi Vatan, Utrid (1867), Mmeyyiz (1869), Kevkebi ark (1869), Hakyikul-vekyi (1870), Asr (1870), Devir (1870), Hadka (1870), ilk mizah gazetesi olan Diyojen (1870), Hulsatlvekyi (1870), Medeniyet (1874), Sadkat (1875), stikbal (1875), Vakit (1875) ve Sabah (1876) yaymlanmtr. Bunlardan devlete desteklenen ve yksek sat rakamlarna ulaan Basret, 1871-1872 Alman-Fransz savandaki yaym destei sebebiyle Alman hkmetince dllendirilmitir. bret, 1870 sonlarndan balayarak yurt dndan dnen gazeteci aydnlardan Nmk Kemalin bu meslekte en verimli alt gazete olmu, ateli yazlar yznden birka defa kapatma cezas alm, 1873te kesin olarak yaymna son verilmitir. Basn asndan yaanan skntlara ramen devlet eliyle atlmlarn gerekletii bu dnemde 1865te Rusukta Tuna, 1869da Erzurumda Envr- arkyye, Bursada Hudvendigr, Konya ve Diyarbekirde kendi isimleriyle vilyet gazeteleri karlmaya balanm, 1874te bunlarn says yirmiyi amtr. II. Abdlhamidin tahta geiinden sonra iln edilen Knn- Essnin (Aralk 1876) 12. maddesinde, Matbuat kanun dairesinde serbesttir denilmekteydi. Ayrca hazrlanan basn kanun tasars mecliste kabul edilerek padiahn onayna sunulmu, ancak onaylanmadan kalmtr. 1878de Meclisi Mebsan kapatlm, Knn- Ess askya alnm, nce siyas gazetelere, bir sre sonra her eit gazete ve dergiye, ardndan matbaalarn bast btn yaynlara sansr uygulamas getirilmitir (1888). Bu dnemde mizah dergilerine izin verilmemitir.

Basnda siyaset yasann bulunduu II. Abdlhamid dneminde gazetecilik ikinci planda kalm, Ahmed Midhat Efendi tarafndan 1878de karlmaya balanan ve ansiklopedik gazetecilii ilke edinen Tercmn- Hakkat, dnemin uzun sre yksek sat rakamlarna da ulaan tek gazetesi olarak kalmtr. 1886da haftalk periyotlarla Mzan kmaya balar. Buna karlk dergicilikte Ebzziy Mehmed Tevfikin nclk yapmasyla hem ierik hem kt ve bask kalitesi bakmndan byk bir atlm yaplm, zellikle 1880li yllarn ilk yars Trk dergicilii iin altn dnem olmutur. nceki dnemin Daarck (1872), Krkanbar (1873), Dolap (1873) gibi dergilerinin ardndan Mecma-i Ebzziy (1880), Hazne-i Evrk (1881), Hafta (1881), Mirt- lem (1881), fk (1882), Mecma-i sr (1882), Gne (1884), Gayret (1886), Berk (1886), Tevn-i Aklm (1886), Manzara (1887), Nilfer (1887) gibi dergiler yaym hayatna girmitir. 1890l yllara hem teknik mkemmellik hem de ieriiyle damgasn vuran dergi Ahmed hsann (Tokgz) kard, kndan bir sre sonra Edebiyt- Cedde hareketinin kayna ve oda durumuna gelen Serveti Fnn olur (1891). Ayrca Marif (1891), Resimli Gazete (1891), Mekteb (1891), Malmt (1895) gibi dergiler yaymlanr. 1890l yllarn ikinci yarsna doru Tercmn- Hakkatin yannda dnemin nemli gazetelerinden Ahmed Cevdetin kard kdam neredilir (1894). Onunla rekabet halindeki Sabah ile Sadet ve Tark belirtilmesi gereken dier gazetelerdir. Basnn sk denetim altnda tutulduu II. Abdlhamid dneminde yurt dnda Trke basnn tekrar canland, Hayal (1878), stikbal (1880), Gencne-i Hayl (1881) gibi gazetelerden sonra ttihat ve Terakk Cemiyetinin kurulmasnn ardndan ondan fazla lkede Meveret (1895), Ezan (1896), Mzan (1897), Osmanl (1897), r-y mmet (1902), ctihad (1904) ve Terakk (1906) gibi gazeteler yaymlanmtr. II. Merutiyetin ilnyla beraber basn hayatnda byk bir hareketlenme olmu, gazeteler n sansr uygulamasn yerine getirmeyerek fiilen kaldrmtr. Yedi ay iinde yardan fazlas stanbulda olmak zere 700n zerinde gazete karma izni alnm, ancak yayma balayanlar genellikle ok ksa mrl olmutur. Knn- Ess basnn kanunlar dairesinde serbest olduunu, hibir ekilde n sansr uygulanmayacan belirtmesine ramen Otuzbir Mart Vakasnn ardndan gelen asker sansrle basndaki snrsz hrriyet havas sona ermitir. Bu arada yeni matbuat kanunu km (1909), zerinde birok deiiklik yaplmasna ramen 1931e kadar yrrlkte kalmtr. Yeni kanun baz dzenlemeler yapyor, devletin emniyeti sz konusu olduunda geici kapatma cezas dnda sansr, idar uyar gibi uygulamalara yer vermiyordu. Ancak 1914te I. Dnya Savann balamas dolaysyla asker sansr sava sonuna kadar uygulanmtr. lk aylardaki kargaa ortamna ramen II. Merutiyet dneminde basnda elektriin yaygnlamasyla dizgi ve bask makinelerinin modernlemesi, haber toplamada telgrafn yannda telefonun kullanlmaya balanmas gibi teknik ilerlemeler olmutur. Bu devirde kdam, Sabah, Tercmn- Hakkat yeni ortama uyum salayarak yaym hayatna devam etmi, Tanin (1908) ve Yeni Gazete (1908) kmaya balam, Tasvr-i Efkr yeniden neir hayatna atlm (1909, 1913), Serveti Fnn bir sre gnlk km, ayrca Hukk- Ummiyye (1908), Serbest (1908), Sad-y Millet (1909) gibi ttihat ve Terakkye muhalif gazeteler yaymlanmtr. Srt- Mstakm (1908), Beynlhak (1908), Resimli Kitab (1908), ehbl (1909), Cerde-i Sfiyye (1910), Gen Kalemler (1911), Trk Yurdu (1911), Donanma (1914) ve Yeni Mecmua (1917) dnemin nde gelen dergileri olmutur. stanbul basn Mtreke devrinde yabanc gler ve 1919da padiah tarafndan konulan ikili sansr uygulamasna mruz kalmtr. Bu sansr uygulamalar 1923e kadar devam etmitir.

Mtreke ve Mill Mcadele yllarnda Tasvr-i Efkr, Akam (1918), Yeni Gn (1918), leri (1919) gibi Mill Mcadeleyi destekleyen; kdam gibi harekete sempati duyan; Peyam-Sabah (1920), Alemdar, stanbul gibi muhalif gazeteler yaymn srdrmtr. Mill Mcadele hareketinin baarya ulamas yolunda Konyada Babalk (1911), Erzurumda Albayrak (1913), Afyonkarahisarda t (1918), Adanada Yeni Adana (1918), Kastamonuda Aksz (1919), Edirnede Ahli (1919) gibi gazeteler nemli ilevler yklenmitir. Ankara hkmetinin resm yayn organ Hkimiyyet-i Milliyye (1920), rde-i Milliyyenin (1919) devam olarak yaymn srdrmtr. Dnemin dergileri arasnda Byk Mecmua (1919), mit (1919), Dergh (1921) ve Diyarbakrda karlan Kk Mecmua (1922) bulunmaktadr. mit dndakiler Mill Mcadeleyi desteklemitir. Cumhuriyetin ilnndan sonra Ankaradaki Yeni Gn gazetesi stanbula tanarak Cumhuriyet adyla yaymlanmaya balanmtr (1924). 1923te Yeni Trkiye, Vatan, 1924te Son Telgraf, 1925te Son Saat, 1926da Yeni Ses ve Milliyet, 1928de Resimli Gazete gibi gazeteler; Resimli Ay (1924), Haftalk Mecmua (1925), Hayat (1926), Gne (1927), Uyan (1927) gibi dergiler neredilmitir. 1925 ylnda kan ve iki yl yrrlkte kalan Takrr-i Skn Kanunu ile Hseyin Cahit, Ahmed Cevdet, Velid Ebzziy ve Lutfi Fikri gibi gazeteciler stikll mahkemelerinde yarglanm, Tevhd-i Efkr, Son Telgraf, stikll, Seblrred, Aydnlk, Tanin, Vatan gibi gazeteler kapatlmtr. 1928de alfabenin deimesinin ardndan gazeteler sat bakmndan bir sarsnt dnemi yaam ve hkmetin yardmyla ayakta kalabilmitir. 1931de gdml bir basn ngren yeni Matbuat Kanunu karlmtr. Cumhuriyeti ve devrimleri koruyucu baz nlemler alan, idar tedbir koyan yeni kanun Bakanlar Kurulu kararyla gazete kapatma ve kapatlan gazetelerin sorumlularna yeniden gazete karmama cezas da getirmitir. 1938de basn iin artlar daha da arlatrlm, gazete ve dergi karmak iin garanti mektubu art, bildiri sistemi yerine ruhsat sistemi, bir eit sansr saylabilecek olan okul ve niversite olaylaryla ilgili haberlerin izne balanmas gibi zorunluluklar getirilmitir. 1931-1946 dneminin belli bal gazeteleri arasnda Cumhuriyet, Akam, Tan, Son Posta, Son Telgraf, Vatan, Yeni Sabah, Tanin, Tasvr-i Efkr ve Ankarada kan Ulus bulunmaktadr. 1932de Kadro, 1933te r, Fikir Hareketleri, lk, Varlk, Yedi Gn, 1934te Yeni Adam, 1935te Ycel, Yarmay, 1936da Aa, Kltr Haftas, Gndz, 1938de nsan, 1939da Hareket, 1940ta Tercme, 1941de naralt, 1943te stanbul ve Byk Dou gibi dergiler karlmtr. 1946da ok partili sisteme geilirken gazete kapatma cezas kaldrlmtr. 1950de yeni iktidar bir basn kanunu karm, bir nceki kanunla getirilen gazete karmada tahsil kayd ve teminat yatrma mecburiyeti yeni basn kanununda yer almamtr. Gazete kapatma yetkisi hkmete deil adl mercilere braklmtr. Ancak Neir Yoluyla ve Radyo ile lenen Crmler Hakknda Kanunla ve basn kanununda yaplan baz deiikliklerle kstlamalara gidilmi, basnla iktidarn aras gittike almtr. 1946-1960 yllarnda Hrriyet (1948), Zafer (1949), Milliyet (1950), Dnya (1952), Son Havadis (1953), Tercman (1955) kmaya balar. Bu dnemin edebiyat dergileri arasnda Seilmi Hikyeler (1947), Kaynak (1948), adrvan (1949), Trk Folklor Aratrmalar (1949), Yaprak (1949), Yeditepe (1950), Trk Dili (1951), Mavi (1952), Yeni Ufuklar (1952), Trk Dncesi

(1953) ve stanbul (1953) gibi dergilerle fikir ve haber arlkl Pazar Postas (1951), Forum (1954), Akis (1954) bulunmaktadr. 1960ta bir basn kanunu kabul edilmi, yeni anayasaya basn hrriyetini belirleyen ve genileten maddeler eklenmi, haber, dnce ve kanaatlerin yaymlanmasnn engellenemeyecei hususu teminat altna alnmtr. Daha nceki dnemden Hrriyet, Milliyet, Tercman, Yeni stanbul gelierek devam etmi, Bblide Sabah ve Bugn (1966) yksek sat rakamlarna ulaan gazeteler olmutur. 1968de karlan Gnaydn renkli resimli, az yazl kitle basnnn yeni bir rneini ortaya koymutur. Bu dnemde ayrca Bizim Anadolu, Yeni Asya, Mill Gazete, Orta Dou, Millet, Bayrak, Hergn, Yeni Devir gibi gazeteler neredilmitir. 1960-1980 dneminin dergileri arasnda Dirili (1960), Papirs (1960), Yn (1961), Trk Kltr (1962), Ata (1962), Yeni Dergi (1964), Soyut (1965), Tre (1969), Edebiyat (1969), Yank (1971), Milliyet Sanat Dergisi (1972), Yansma (1972), Trk Edebiyat (1972), Kubbealt Akademi Mecmas (1972), Dnce (1976), Mavera (1976) gibi dergiler bulunmaktadr. 1980den itibaren devletin gazete kd zerindeki sbvansiyonunun kalkmas ve ofset bask sistemine gei byk mal yatrmlar gerektirmitir. Promosyon yar da ar derecelere ulam ve bu yolla geici yksek tirajlar salanmtr. Gazeteler kendi televizyon kanallarn kurma yoluna gitmitir. 1990l yllardaki belli bal gazeteler ve onlara ait televizyon kanallar unlardr: Milliyet (Kanal D), Sabah (ATV), Trkiye (TGRT), Zaman (Samanyolu TV). 1980den sonra yaymlanan dergiler arasnda Yazko Edebiyat (1980), Yneliler (1981), Yazko eviri (1981), Adam Sanat (1985), Yedi klim (1987), Dergh (1990), Sombahar (1990), Hece (Ocak 1997) gibi dergiler bulunmaktadr. Gsteri, Sanat Olay (1981), Gergedan (1987), Kitaplk, E gibi renkli resimli edebiyat; Nokta, Yank, slm, Yeni Gndem, 2000e Doru, Aksiyon gibi haber dergileri de karlmtr. Trkiye Dnda Trke Basn. Rus idaresi altndaki Trk topraklarnda Trke basnn ortaya k XIX. yzyln son eyrei iindedir. 1904 ylna kadar balang dnemini yaayan bu basn, Rusyada merutiyetin ilnyla gelen ksm serbestlik ortamnda gelimeye balam, ancak 1917 Bolevik htillinden sonraki baskyla beraber Trk varln ifade etmekten uzak, parti grlerinin yanstcs durumuna dmtr. arlk idaresi, zer Trklerinin kendi dillerinde sreli yaym yapmasna izin vermemesine ramen Tifliste Rusa kmakta olan Tifliskiye Vedomosti gazetesi, ilve olarak verdii Tatarskaya Vedomostiyi 1832de birka say zer Trkesiyle neretmitir. 1841de Tifliste kan Zakafkaskiy Vestnik gazetesi zer Trkesiyle bir ilveyi 1846ya kadar srdrmtr. Trkler tarafndan 1870lerin banda Rusa olarak Kaspi gazetesi yaymlanmasna ramen Rusya hkimiyetindeki Trk topraklarnda Trke karlan ilk gazete 1875te Bakde on be gnlk olarak neredilen Ekincidir. Kulland sade dil daha sonra yaymlanan zer gazeteleri tarafndan benimsenerek yaygnlam, yzyln sonunda bir gazeteci aydnlar kua ortaya kmtr. 1879da Celleddin ve Hac Said nszde kardeler Tifliste edeb-din haftalk bir dergi olan Ziyy, 1883te dier Trk topluluklarndan yazarlarn da katld Kekl karr. Kekl, nszde kardelerin Trkiyeye srlmesine kadar be yl yaymn devam ettirir. 1903te Mehmet Aa ahtatl tarafndan ark- Rus gazetesi karlm; 1905ten sonraki canllk havas iinde Hac

Zeynelbidin Takiyefin desteiyle Hseyinzde Ali Bey (Turan) tarafndan Hayat (1905), Aaolu Ahmedin bu gazeteden ayrldktan sonra kard rad ile (1905) ardndan bazlar birbirinin devam olarak yaymlanan Tekml (1906), Terakk (1908), ttifak (1908), Sad (1909), Hakikat (1909), Malmt (1911), Sad-y Hak (1912), kbal (1912), Sad-y Kafkas (1914), Yeni kbal (1915), Mehmed Emin Resulzdenin Bakde kard Ak Sz (1915), sosyalistler tarafndan karlan Himmet (1917), ttihad (1917) gibi gazeteler; Molla Nasreddin (1906), Debistan (1906), Hayat gazetesinin devam olarak Fyzt (1906), Nect (1910), Mekteb (1911) ve elle (1913) gibi dergiler yaymlanmtr. Rus idaresindeki Trklerin, uzun mrll ve etkisiyle en fazla tannan yaym organlarnn banda Krmn Bahesaray ehrinde Gaspral smil Beyin 1883te kard Tercmn- Ahvl-i Zaman gelmektedir. nce haftalk, 1903ten sonra haftada iki- gn, 1912den itibaren gnlk olarak karlan gazetede bir fikir adam olan Gaspral dilde, fikirde, ite birlik szleriyle formlletirdii grlerini geni bir corafyaya yayma imkn bulmutur. Krmda kan dier Trke gazeteler arasnda Vatan Hdimi (1906), Millet (1908), Krm Oca (1917), Millet i (1918) ve Al-Bayrak (1918) saylabilir. Kazan Trklerinin gazete karma giriimlerinin tarihi 1834e kadar giderse de 1905te kan Kazan Muhbiri yaymlanabilen ilk gazete olmutur. Ayn yl Fikir, lfet, 1907de zad, Hdi Maksd tarafndan Yldz gazeteleri neredilmitir. Orenburgda Ftih Kermnin bayazarlyla on yl yaymn srdren Vakit, Kuzey Trklnn en nemli gazetesi olmutur. Tang Yldzn (1906) karan Ayaz shak Petersburgda l (1913), Sz (1915), Bizning l (1916) gazetelerini yaymlam, ayrca stanbul Trkesiyle Burhn- Terakk (1910) karlmtr. Belli bal gazeteler arasnda dil (1907), Kuya (1912), Halk (1914), 1917den sonra Kurultay, Kzl Bayrak gibi gazeteler bulunmaktadr. r (1908), ikirtke (1906), Ak Yol (1906), Sym Bike (1913) gibi dergiler ilk akla gelenlerdir. Kazak lehesinde 1906dan itibaren Sirke, Kazakistan gibi baz gazeteler karlmsa da etkili ve toparlayc ilk gazete 1913te Orenburgda Ahmet Baytursun tarafndan yaymlanan Kazak olmutur. Bunun yannda im Dalas (1913), Ala (1916), 1917de Birlik Tav, Sar Arka, Oran, Cz, 1918de Kazak Mungu, Cas Azamat, 1919da Durustukcolu, Ukun, Sahra Tang, Kazak Tili, 1920de Trkistan Gedeyleri, Tili, 1921de Bostandk Tuv, 1923te rtegen, 1924te Kenbagallar Avaz gibi gazetelerle Ay-Kap (1911), Cas Ala (1917), Kzl Kazakistan (1921) ve Moskovada Temir Kazk gibi dergiler saylabilir. Trkistanda karlan ilk Trke gazete Rus genel valisi Kaufmann emriyle ve Rus idaresinin varln devam ettirmek amacyla 1870te Takentte yaymlanan Trkistan Vilayetlerinin Gezitidir. Trkistanda 1905ten itibaren Trkler tarafndan genellikle kndan ksa sre sonra hkmete kapatlan Terakki (1906), Hurid (1906), hret (1910), Tccar (1910), Turan (1912), Semerkant (1913), Sad-i Fergana (1914), Sad-i Trkistan (1914), Telgram Haberleri (1915), ark (1916), 1917den sonra Trk li, Telgraf Haberleri, Hrriyet, Kinge, l Bayra gibi gazeteler neredilmitir. 1908de Akbdda Seyyid Mehdi Kasmn kard Mecma-i Mver-i Bahr-i Hazer ilk Trkmen gazetesidir. Trkmen li (1922) ve Yes Uygur (1923) yaymlanan dergilerdendir.

Osmanl dneminde Tuna (1865), Gne (1875) gibi gazetelerin neredildii Bulgaristanda 18781908 arasnda Filibe, Sofya ve Rusuk bata olmak zere muhtelif ehirlerde krk sekiz gazete yaymlanmtr. Bunlarn yardan fazlas Jn Trklerce kurulmu veya ayn amaca hizmet etmi gazetelerdir. Dnemin gazeteleri arasnda Tarla (1882), Balkan (1885), Varna Postas (1887), Bulgaristan (1888), ttifak (1894), Sebat (1894), Gayret (1895), Malmt (1896), Muvzene (1897), Mdfaa-i Hukk (1901), Uhuvvet (1904), Efkr- Ummiyye (1904), Ahli (1905), Tuna (1905) bulunmaktadr. Bulgaristanda Trk basnnn gelime gsterdii 1908-1944 arasnda Sofya ve Filibe bata olmak zere deiik ehirlerde toplam seksen dokuz dergi ve gazetenin yaymland bilinmektedir. Bunlarn arasnda Balkan, Tuna (1913), Trk Sadas (1915), ifti Bilgisi (1919), Ziy (1920), Ahli (1920), Bulgaristan Trk Muallimleri Mecmuas (1923), Dostluk (1925), Yeni Sz (1925), Rehber (1928), Deliorman (1929), Halk Sesi (1929), Yeni Gn (1934) gibi gazete ve dergiler yer almaktadr. 1944ten Trke gazete yaymnn yasakland 1984e kadar devam eden sosyalist rejim dneminde ise Vatan (1945), Ik (1945), Eyllc ocuk (1946), Yeni Ik Nova Svetlino (1947), Halk Genlii (1948), Yeni Hayat (1954), Rodop Mcadelesi (1960) gibi krka yakn dergi ve gazete neredilmitir. 1879da Romanyaya katlan Dobrucada 1888de yeni idareyi Trklere tantmak iin TrkeRumence Dobruca gazetesi yaymlanmtr. lk Trke gazete brahim Temo tarafndan karlan Harekettir (1896). Sadkat (1897), ark (1898), Sad-i Millet (1898) gibi gazeteler onu izler. 1909da Yakup Hilmi tarafndan bir hayli ilgi gren olpan yaymlanr. Ayn yl stanbulda bastrlp Dobrucada datlan Tongu, Dobruca Sadas, Tevikten sonra Dobrucada kurulan ilk Trk matbaasnda Ik (1914), Mekteb ve Aile (1915) neredilir. Mft Halil Fehminin kard Dobruca ile (1919) Hayat ve Tan (1921), Romanya (1922), Haber (1922), Tuna (1925), Hak Sz (1929), Emel (1930), Trk Birlii (1930), Yldrm (1932), Bora (1938), bu blgede Trke yaymlanan dier belli bal gazete ve dergilerdir. Kbrsta karlan ilk Trke gazete Sadettir (1888). Zaman (1891), Yeni Zaman (1892), Kbrs (1893), Jn Trkleri destekleyen Feryad ile (1899) slm (1907), Snhat (1912) ve ttihat ve Terakk taraftar Vatan (1911), Seyf (1912), buna muhalif Kbrs (1913), I. Dnya Savana kadar kan belli bal gazetelerdir. ngiliz idaresinde Trke yaymlara son verilmi, 1919da Muallim Remzinin kard, Anadolu hareketini destekleyen Sz ngilizler tarafndan kapatlmtr. Yakn dnemde neredilen gazeteler arasnda Halkn Sesi, Bozkurt ve Zaman bulunmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Selim Nzhet [Gerek], Trk Gazetecilii, stanbul 1931; Server skit, Trkiyede Matbuat Rejimleri, stanbul 1939; Hasan Refik Ertu, Basn ve Yayn Hareketleri Tarihi, stanbul 1970; Hfz Topuz, 100 Soruda Trk Basn Tarihi, stanbul 1973; A. D. Jeltyakov, Trkiyenin SosyoPolitik ve Kltrel Hayatnda Basn: 1729-1908, Ankara 1979; M. Nuri nuur, Basn ve Yayn Tarihi, stanbul 1982; a.mlf., Trk Basn Tarihi, stanbul 1992; brahim Yksel, Azerbaycanda Fikir Hayat ve Basn, stanbul 1988; M. Orhan Bayrak, Trkiyede Gazeteler ve Dergiler Szl: 1831-1993, stanbul 1994; Hseyin Memiolu, Bulgaristanda Trk Basn, Bulgaristanda Trk Kltr, Ankara

1995, s. 148-167; Erdal Doan, Edebiyatmzda Dergiler, stanbul 1997; Vedat Gnyol - Reit Rahmeti Arat, Matbuat, A, VII, 367-393; D. Mehmet Doan, Basn, TDEA, I, 315-335; Ziya Bakrc, Dergi, a.e., II, 246-249; Orhan Kololu, Osmanl Basn: erii ve Rejimi, TCTA, I, 67-93; a.mlf., Basn, DBst.A, II, 69-73. lim Kahraman FARS EDEBYATI. randa ilk baslan rn lhanl Hkmdar Geyhatu Han dneminde ao (ran telaffuzuyla cov) ad verilen kt paradr. 19 evval 693te (12 Eyll 1294) karlan bu para, maden para kullanmaya alm olan halk tarafndan tepkiyle karland iin Zilhicce 693te (Kasm 1294) tedavlden kaldrlmtr. randa tabedilen ilk kitaplar Ermeni ve Msevlerin bastklar Ermenice ve brnce din eserlerdir. Arap harfli matbaann kuruluundan (1816) sonra ilk baslan kitap Ebl-Ksm Kimnin 1832 Rusran savana dair Fetinme adl eseridir. Daha sonra Abdrrezzk Bg Dnblnin Mer- Sulnsi ve Kurn- Kerm baslm, bunlar Muhammed Bkr el-Meclisnin Zdl-med adl eseri izlemitir (1835). Tahranda baslan ilk sreli yayn Mirza Slih rznin byk boy ve tek sayfa olarak yaymlad, ancak ad vermedii iin lmnme (Abr- K) adyla anlan gazete olmutur. Resm bir nitelik tayan bu gazetenin ardndan Nsrddin ah dneminde Mirza Tak Hann emriyle 1851de Rznme-i Veyi-i ttifyye adl haftalk bir gazete karlmtr. Bunu Rznme-i lmiyye-i Devleti liyye-i rn (1844), Rznme-i lmiyye-i Devleti rn (1863) ve Rznme-i Devlet (1868) adl gazeteler takip etmitir. Resm nitelikli bu yaynlarn dnda Kaarlar zamannda Tahranda Rznme-i Nim-yi lmiyye (1876), Il (1881) ve Dni (1882) gazeteleri neredilmi, 1883te Muhammed Hasan Han timdssaltanann karmaya balad eref adl resimli aylk gazetede devlet byklerinin portrelerine yer verilmitir. Bu dnemin dier bir resimli gazetesi hinhdir (1905). air ve mn Muhammed Hseyin Ferrgnin yaymlad haftalk Terbiyet gazetesi (1896) ilm ve edeb bir nitelik tamaktayd. Muzafferddin ah zamannda resm olarak karlan ulatl-avdi (1898) haftann be gn yaymlanm, bu gazetede Reuter haber ajansndan geen d haberlere de yer verilmitir. randa yabanc dilde neredilen ilk gazete Louis de Nornam tarafndan karlan Patrie olup (1876) bunu Echo de Perse (1885) ve Alliance franaise (1920) izlemitir. Kaarlar dneminde Tahrann yan sra rann dier ehirlerinde de gazetecilik hzla yaylmtr. Nsrddin ah zamannda razda Fris (1872), Tebrizde Tebrz (1879) gazeteleri neredilmitir. Tebrizde yaymlanan el-add (1897), daha sonra bl adn alacak olan tiyc (1898), haftalk kan ve daha ok ilm bir nitelik tayan Edeb (1900) nemli blgesel gazetelerdir. Ayrca sfahanda Ferheng (1879), Mehedde Biret (1906), orasn (1909) ve Nevbahr (1910), Kanda Sreyy (1910) ve Kan (1911), Hemedanda Adl-i Muaffer (1906), Kazvinde Hidyet (1908) ve Ydigr- nlb (1909) yaym hayatna balamtr.

Bu dnemde ran dnda da Farsa gazetelerin neredildii grlmektedir. Bunlarn en nemlisi, stanbulda 1875te Mirza Necef Kul Han Tebrznin tevikiyle kmaya balayan Aterdir. 1895 ylna kadar bazan gnlk, bazan haftalk olarak yaymlanan bu gazete zellikle randa merutiyet fikrinin ortaya kmasnda etkili olmutur. Yine ran dnda yaymlanan bir baka Farsa gazete, Mirza Melkum Hann Londrada hkmet aleyhine neirleriyle tannan haftalk nndur (1889). Bu gazetenin nemli bir yan da Melkum Hann sade bir slpla yazd makalelerin Farsa nesir dilinin geliimindeki etkisidir. Kahirede 1892 ylnda Mirza Mehd Han Tebrz tarafndan haftalk ikmet dergisi karlm, yine Kahirede 1898de Sreyy adl haftalk bir gazete yaymlanmaya balanmtr. Yurt dnda kan bu gazeteler randa merutiyet idaresinin kurulmasnda son derece nemli rol oynamtr. Bunlardan Kalktada yaymlanan abll-metnin bundan dolay rana girmesi yasaklanmtr. Muzafferddin ah zamannda gazete ve dergiler Vizret-i ntibtn izni ve sadrazamn onay ile yaym hayatna balayabiliyordu. Sadrazam gazeteleri kapatma veya yaymn bir sre durdurma yetkisine sahipti. Bu yzden gazeteler sk sk kapatlm, ran dnda baslan gazetelerin lkeye girmesine izin verilmemitir. Merutiyet nklbnn (1906) ardndan lkede matbuat hayatnda yenilikler olmu, 1908de karlan matbuat kanunu gazetecilerin daha rahat bir ortamda almasn salamtr. Ancak merutiyetin getirdii bu zgr ortam fazla srmemitir. 1908de bir darbeyle merutiyetin kaldrlmas hrriyet taraftar gazetelerin dalmasna sebep olmu, gazeteciler ya cezalandrlm veya lke dna karlmtr. Bir yl sonra meclisin almas zerine gazeteler yeniden kmaya balamtr. Bu dnemde neredilen gazeteler arasnda Mehmed Emin Resulzdenin Tahranda kard rn- Nev (1909), meclis mzakerelerini yaymlayan Rznme-i zd (1906), Dah imzasyla erend Perend adl kesindeki yazlaryla Farsa nesrin en iyi rneklerini veren Ali Ekber Dihhudnn bayazarln yapt Sr-i srfl (1907) ve Msvt (1907) zikretmek gerekir. 1911-1921 yllar, gazete ve dergicilik alannda byk deiikliklerin olduu ve modern ran basnnn temellerinin atld dnemdir. Vaan (1906), Hat (1907), Rehnm (1907), Ar- Cedd (1910), Nevbahr (1910), Sitre-i Rad (1913), Sitre-i rn (1915), ad-yi rn (1917), Mhen (1919), rn- zd (1921), ems (1922) bu devirde yaymlanan gazete ve dergiler arasnda saylabilir. Hseyin Han Kehhlin Tahranda kard, kadnlara hitap eden ilk gazete olan Dnii (1910) Mzeyyens-Sultnann kfesi (1912) ve Sdk Devletbdnin Rznme-i Zenn (1916) izlemitir. Pehlevlerin iktidarlarnn ilk yllarnda muhaliflerine uyguladklar bask politikas matbuat alanna da yansm, bu durum gazete ve dergileri etkilemitir. Bu dnemde kabilen gazetelere ok sk bir sansr uygulanm, siyas haber ve makalelerin yan sra ilnlara bile mdahale edilmitir. eitli gazeteler kapatlm, gazeteci ve yazarlar tutuklanm, Babakan Kavvm Ahmed zamannda ok sayda gazete bu sebeple yaymna son vermek zorunda kalmtr. Sadece rn ve Ilt gazeteleri uyguladklar ihtiyatl neir politikasyla Rz ah Pehlevnin saltanat boyunca yaymlarn srdrebilmitir. Journale Thran, Le messager de Thran, Kayhan International, Tehran Journal ve Die Post dnemin yabanc gazeteleri arasnda yer alr. Mihragn ve Mihr (1893) bu devirde kan edeb ve ilm nitelikli dergiler iinde zikredilebilir. Eitim alannda randa neredilen ilk dergi Mecelle-i Talm ve Terbiyet adyla yayma balayp Amze Pervere ismiyle devam eden resm dergidir. Ayrca ilim, kltr ve edebiyat sahasnda nemli olan Ferhengi rn-Zemn, Rehnm-y Kitb ve Berresih-y Tr adl aylk dergileri de saymak gerekir.

1942 ylnda Rz ahn, olu Muhammed Rz ah Pehlev lehine tahttan feragat etmesinden sonra birok gazeteci ve yazar serbest braklm, eskilerin yan sra Nect- dm ve mmd gibi yeni gazeteler yaym hayatna girmitir. Bhter-i mrz, r, Renfikr gibi nemli gazetelerin yannda Mihr, San, Ydgr, yende gibi haftalk ve aylk dergiler ilm ve kltrel nitelikli yaynlar yapmtr. Ancak Pehlevlerin son dneminde basna sk bir sansr uygulanmtr. ran slm Cumhuriyetinin kurulu aamasnda zgr bir ortam doduysa da bu fazla srmemi, yeni kurulan rejim, muhalifleri bastrmak zere basn sk bir denetim altna almtr. 1990-2000 yllar arasndaki bu dnemde Cihn- slm, renci gazetesi Dni Pejh, Cema, bunun devam us ve byk gazetelerden Neet, Hurdd gibi lml politika yanls basn kurulular rejime muhalefet ve devrimin nde gelenlerine hakaret ettikleri iddiasyla kapatlmtr. Devrimin bandan beri yaymlanan Cumhr-i slm, devrimden sonra yeni rejimin el koyduu Keyhn, Ilt ve 1991 ylnda kmaya balayan Selm randa uzun sre etkili olan gazetelerdir. Son dnemde ran basn reformcu ve muhafazakr eilimli olmak zere iki kanada ayrlmtr. Reformcular arasnda yer alan Hemehr (1992) ve rn (1994) adl gazeteler renkli basnn ilk rneklerini vermitir. Muhafazakr gazetelerin en nemlileri Ebrr ve udstr.

BBLYOGRAFYA

M. Sadr Him, Tr-i Cerid ve Mabt- rn, sfahan 1294 h., I-IV; E. G. Browne, The Press and Poetry of Modern Persia, Cambridge 1914; rnehr, Tahran 1343 h., II, 1247-1263; Yahy rynpr, Ez ab t Nm, Tahran 1351 h., I, 234-252; W. Eilers, Education and Cultural Development in Iran During the Pahlavi Era, Iran under The Pahlavis (ed. G. Lenczowski), Stanford 1978, s. 305, 323-326; Hseyin Mahbb Erdekn, Tr-i Messest- Temeddn-yi Cedd der rn, Tahran 1370 h., I, 222-229; Seyyid Ferd Ksm, Rehnm-y Mabt- rn, Tahran 1372 h.; P. Avery, Printing, The Press and Literature in Modern Iran, CHIr., VII, 815-862; Sami Ouz Ruen akr, Hateminin ran, stanbul 2000, s. 203-225; H. B. Young, The Modern Press in Persia, MW, XXIV (1934), s. 20-25; Ahmed Ate, Matbuat, A, VII, 393-398; H. Mass, arda, EI (ng.), II, 472-473. Tahsin Yazc

MATEM
() Eski Arapada mtem (metem) kelimesi, sevince veya kedere yol aan bir olay dolaysyla bir araya gelmi erkek veya kadnlar topluluu anlamna gelmekte iken zamanla lenin ardndan hissedilen derin znty, zellikle alayp szlamay ifade etmeye balamtr (Lisnl-Arab, etm md.). Ayrca eski Araplarn matem dolaysyla ortaya koyduklar sz ve davran ekilleri iin niyha-nevha (feryat ederek, lklar kopararak lye alama), ned-ndbe (lenin iyiliklerini sayp dkerek alama), ris-mersiye, nay (lm haberini yayma) gibi kelimeler kullanlmtr. Mtem byk felketlerden, zellikle sevilen bir kimsenin kaybedilmesinden duyulan derin znty ve tutulan yas ifade eder. Karlalan felketin, yitirilen eyin ferd veya umumi olmasna gre dourduu ac ve znt, dolaysyla tutulan yas da ferd veya umumi bir karakter tar. Matemin iddeti kaybedilen eye verilen neme, ona kar duyulan sevgiye gre deiir. Matem, sresi ve uygulanma biimi bakmndan kltrden kltre deiiklik gstermekle beraber znty ifadede herkes iin ayn olan belirli davran biimleri sz konusudur. Elence saylabilecek etkinliklerden kanmak, alamak ve yas tutmak, oturup kalmak, sessizlie brnmek, elbiselerini yrtmak, siyah elbiseler giymek, yzn rtmek, salarn kesmek veya san sakaln uzatmak, yemekten imekten kesilmek matemi belirten balca hareket ekilleridir. Eski indeki matem kurallar Konfysln be klasiinden Li Chide yer almakta, lenin statsne ve yaknlna gre farkllk arzetmektedir. Zaman iinde Budist ve Taoist eskatolojiden etkilenen detlere gre matemin dereceleri vardr. Ebeveyn iin matem sresi yirmi yedi aydr. Matem tutan kii bu dnemde ii brakp uzlete ekilir. Dier taraftan giyim, yiyecek ve davranlarla ilgili sk dzenlemeler sz konusudur (DCR, s. 453). Eski Trklerde lm karsnda duyulan acy byk bir teessrle da vurma yaygn ve ortak bir tavr olarak kendini gstermektedir. in kaynaklar yas tutan Trklerin bara ara aladklarn, salarn balarn dattklarn, elbiselerini yrttklarn haber vermektedir. Gktrkler yas tutarken salarn keser, kulaklarn bier ve yzlerini bakla izip yaralard. Krgz-Kazaklarn yas tutma tren ve detleri de Gktrkler ve Ouzlardakine benzemektedir. Sa kesme ve yz yaralama Hunlarda da mevcuttur. Yas detlerinden biri de lenin atnn kuyruunun kesilmesidir. Dier taraftan karalar giyinmek, yasl adra bayrak asmak, elbiseyi ters giymek, ba ak tutmak veya siyah mendil balamak matem almetlerindendir (Gnay-Gngr, s. 87-88). Kitb- Mukaddese gre hirette gz ya, lm, matem, alay ve ac olmayacaktr (Vahiy, 21/4). Ancak bu dnyada lm, yokluk, sknt bulunduu iin znt ve matem de vardr ve Kitb- Mukaddes brnlerin tarihinden eitli matem rnekleri vermektedir. lk matem rnei Hz. brhimin ei Sre iin tuttuu yastr (Tekvn, 23/2). Eyyb peygamber, Eski Ahidin bildirdiine gre oluk ocuu lp mal mlk yok olunca kaftann yrtm, salarn kesmitir; kendisini teselliye gelen dostu da seslerini ykseltip alamtr. Bunlar da kaftanlarn yrtmlar, balar zerine toprak samlar, derdinin ok byk olduunu grdkleri iin yedi gn yedi gece onunla beraber yere oturmular ve hi konumamlardr (Eyub, 1/13-2/13). Kitb- Mukaddeste Peygamber

Hezekiele matem kurallar hakknda bilgi verilmekte (Hezekiel, 24/16-17); ayrca elbiseyi yrtma, ula sarlma, yere oturma, baa kl serpme gibi tasvip edilen veya bedeni kesme, sa yolma gibi tasvip edilmeyen matem trleri zikredilmektedir (The Oxford Dictionary of the Jewish Religion, s. 484-485). Kitb- Mukaddeste en ok geen matem tr elbiseleri yrtmaktr. Bu uygulama sadece brnlere has olmayp Asurlularda (Judith, 14/14), Perslerde (Ester, 4/1), Greklerde ve Romallarda da vard. Hz. Ms zel sebeplerle elbise yrtmay Hrn ve ocuklarna yasaklamtr (Levililer, 10/6), ancak yahudi tarihinde bu uygulama ile sk karlalmaktadr. Bir baka matem almeti de yemekten ve imekten kesilmek yani oru tutmaktr. sriloullarnn gnahlarndan tvbe ettikleri kefret gnnn en belirgin zellii o gnde orulu olmaktr (Levililer, 16/29-31). Kefret gn dnda da baz umumi gnahlar iin veya kraln lmnde ve umumi matemlerde oru tutulmaktadr (Yoel, 1/12-2/17). Yahudilikteki oru gnleri, Kudsn tahribi ve mbedin yklmas gibi tarihlerinin en kt dnemlerinin anld zamanlardr, dolaysyla oru matem almetidir. Genel olarak matem yedi gn srmektedir (Tekvn, 50/10; I. Samuel, 31/13); ancak Ms ve Hrn iin otuz gn (Saylar, 20/29; Tesniye, 34/8), Yakb iin Msrllarn detine uyarak yetmi gn devam etmitir (Tekvn, 50/3). len kiilerin ardndan alamak en belirgin matem lametidir. Yakbun lm zerine Msrllar yetmi gn (Tekvn, 50/3), Hz. Ms iin sriloullar otuz gn alamlardr (Tesniye, 34/8). Ayrca lenin arkasndan zel alayc kadnlar tutulmaktadr. Eski Msrda alayc kadnlar cenazeyi takip ediyor, gerek yolda gerekse mezarlkta salarn yoluyor, alyor, yas tutuyorlard. Tevrat, lnn arkasndan akraba ve yaknlarnn matem tutarken arla kap sa ba yolmalarn, st ba yrtp bedenlerini yaralamalarn yasaklamaktadr (Levililer, 19/28; 21/5; Tesniye, 14/1). Khinler yas tutarken balarn tra etmeyecek, sakallarnn ularn kesmeyecek, bedenlerini yaralamayacaktr (Levililer, 21/5). Yahudi eriat ve gelenei, matem tutan bir kimsenin zntsn yenebilmesi iin birtakm kurallar koymutur. lenin yaknlar, defin tamamlanncaya kadar cenaze iiyle megul olacaklarndan pek ok din ykmllkten muaftrlar. Cenaze defnedildikten sonra matemdeki ahslar ekmek ve yumurtadan oluan yemek iin cenaze evine giderler. Yedi gn sren matem boyunca yas tutanlar yere oturmak zorundadr. Bunlarn tra olmas, ykanmas, almas, Tevrat okumas, cins ilikide bulunmas, ksele ayakkab giymesi, salarn kesmesi, selm alp vermesi, amar ykamas ve yeni ykanm amar giymesi yasaktr. Matem sresince lenin evine tziye ziyaretlerinde bulunulur. Matem boyunca yas tutanlarn yemek ihtiyalar arkadalar veya komularnca karlanr. Matemin yedi gnlk ilk dnemine iva ad verilir. Bundan sonra eloim denilen ve otuz gn sren daha az youn ikinci dnem balar. Bu dnemde salar kesmek, tra olmak, yeni elbiseler giymek ve davetlere gitmek yasaktr. Baz topluluklarda matem otuz gn srerken bazlarnda bir yl devam etmektedir. Matem sresince her gn Kaddi duasn okumak gerekir. Yedi gnlk dnem Rohaanah, Yom Kipur, Sukkot, Fsh ve avuot bayramlarna rastlarsa matem zorunlu olarak sona erer. Eer len kii Tevrat kurallarn ineyen biri ise veya intihar etmise matem kurallarna uyulmaz (Dictionnaire encyclopedique du Judasme, s. 302-304). Eski Ahidde sriloullarnn matem geleneklerine dair verilen rneklerin bir ksm Yeni Ahid dneminde de devam etmi (Matta, 9/23; Luka, 8/52; Resullerin leri, 8/2), ancak Hz. snn lm

ve yeniden dirilii Hristiyanlktaki matem anlaynda nemli bir deiime sebep olmutur. Artk hristiyanlar mitsiz kimseler gibi matem tutmayacaktr (I. Selnikliler, 4/13); zira onlar Yeni Kuds beklemektedir ve orada artk lm, matem, alay ve ac olmayacaktr (Vahiy, 21/4). Hristiyanlkta matem iin alg alnmas, kiralk at yakclar tutulmas, zntnn grltl bir ekilde da vurulmas yasaklanm ve kilise cenaze matemlerindeki arla kar kmtr (DB, V/I, s. 468).

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, etm md.; Tcl-ars, f md.; H. Lesetre, Dchirer ses vetements (Usage de), DB, II/2, s. 1336-1337; a.mlf., Deuil, a.e., II/2, s. 1396-1400; a.mlf., Incision, a.e., III/1, s. 868-869; a.mlf., Pleureuses, a.e., V/1, s. 465-468; E. Jacob, Mourning, IDB, III, 452-454; D. H. Smith, Mourning, DCR, s. 453; Dictionnaire encyclopedique du Judasme (ed. G. Wigoder v.dr.), Paris 1993, s. 302-304; Suzan Alalu v.dr., Yahudilikte Kavram ve Deerler, stanbul 1996, s. 147155; P. Knobel, Mourning, The Oxford Dictionary of the Jewish Religion (ed. R. J. Z. Werblowsky - G. Wigoder), New York 1997, s. 484-485; nver Gnay - Harun Gngr, Trk Din Tarihi, Kayseri 1998, s. 87-88; Yldz Kocasava, Eski Trklerde Yas ve l Gmme Adetleri, Trkler (nr. Hasan Celal Gzel v.dr.), Ankara 2002, III, 67-75; Eref Buharal, Trklerde Matem Almetleri, TDA, sy. 65 (1990), s. 149-159; smail Grkem, Trk Dnyasnda Yas Trenleri ve Atlar, a.e., sy. 77 (1992), s. 157-188; S. G. F. Brandon, Death Rites and Customs, The New Encyclopaedia Britannica: Macropaedia, Chicago 1979, V, 533-538; M. A. Hofer, Mourning Customs (in the Bible), New Catholic Encyclopedia, Washington 1968, X, 54-55; E. K. Mitchell, Death and Disposal of The Dead (Early Christian), ERE, IV, 456-458. mer Faruk Harman Chiliye Dneminde ve slmda Matem. slmiyetten nce Araplarda matem kutsal bir grev olarak telakki edilen sosyal tezahrlerden biriydi. stn ban paralama, salarn kesme, bana toprak atma, amur srme, elbiseyi ters giyme, siyah veya beyaz giyinme, kendi kendini ve zellikle yanaklarn dvme gibi brnlerde ve evredeki dier kltrlerde bulunan matem trleri baz farkllklarla eski Araplarda da vard. Araplar bazan bir yl kadar sren matem mddetince yas elbisesi giyer, lnn kabri zerinde kurban keserlerdi. lenin yiitlik ve cmertlik gibi meziyetlerine gre bu son uygulama lm yl dnmlerinde de tekrarlanrd (Cevd Ali, V, 173-174). Chiliye dnemindeki matem uygulamalarnn banda at yakma geliyordu. zellikle soylular ve zenginler, len kiinin durumuna gre onun hakknda genellikle abartl vgler dzen kadn atlar (niha, nevvha) kiralard, at srasndaki hareketlerine gre bu kadnlara deiik isimler verilirdi. Bazlar hayatta iken kendileri iin at yaklmasn vasiyet eder, meziyetlerinin atlara yanstlmasn isterlerdi. Chiliye airi Tarafe b. Abd Muallaasnda, ldmde bana yarar bir ekilde ala, benim iin yakalarn yrt ey Mabedin kz! diyordu (Hseyin b. Ahmed ez-Zevzen, s. 93). Hz. Peygamberin dedesi Abdlmuttalib de lm deinde iken kzlarn bana toplayarak onlardan lmnden sonra kendisi

iin syleyecekleri mersiyeleri dinlemitir (bn shak, s. 45-46). Kurn- Kermde Araplarn matem uygulamalarna dorudan bir atf yer almamakla birlikte doum ve yaam gibi lmn de tabii karlanarak takdire rza gsterilmesi ve lm hadisesinden hiret iin ders karlmas gerektii bilincini gelitirmeyi hedefleyen pek ok yet bulunmaktadr. Hz. Yakbun, olu Ysufun ld yolundaki haber zerine zntden ve alamaktan gzlerini kaybetmesine ve ac ekmesine ramen kendi kendine sabr- ceml telkin ettii, kederini iine gmd, Ben gam ve kederimi ancak Allaha arzediyorum dedii bildirilerek bir yandan ilh takdire rza gstermenin gereklilii, bir yandan da matemin meruiyeti, mahiyeti ve ls konularnda bir rnek ortaya konmutur (Ysuf 12/18, 83-87, 96; Fahreddin er-Rz, XVIII, 192206). Hadislerde ise Chiliye dneminin uzun sreli ve abartl matem ekilleri ve bu srada gsterilen taknlklardan rnekler zikredilerek bunlarn slmla badamad belirtilmi, felketler karsnda mmkn olduunca sabrl ve metanetli davranmak gerektii telkin edilmitir (bn Hacer, VI, 197-202; evkn, IV, 111-122). Hz. Peygamber bir hadisinde, Yanaklarn dven, yakalarn yrtan ve Chiliye detini srdrenler bizden deildir buyurmutur (Buhr, Ceniz, 36, 38, 39; Mslim, Feil, 67). Hadis rihleri, Chiliye deti ile o dnemin arlklarla dolu matem ekillerinin kastedildiini belirtmiler, bizden deildir ifadesini de slm dbndan sapma olarak aklamlardr. Dier taraftan Resl-i Ekremin lnn arkasndan bara ara alamay, salarn kesmeyi, stn ban paralamay onaylamad bildirilmektedir (Buhr, Ceniz, 37; Mslim, mn, 166). Bununla birlikte eitli hadislerde metanetini koruyup ilh takdire rza gstermek artyla lnn arkasndan ac ekmenin ve bu sebeple alamann tabii bir durum olduu, gzn alamaktan, kalbin zlmekten dolay sorumlu tutulmad, buna karlk elin yaptklarndan, dilin de sylediklerinden sorumlu olduu belirtilmektedir (mesel bk. Msned, I, 204; Buhr, Ceniz, 32; Edeb, 18; Mslim, Ceniz, 16-28; Feil, 62; bn Mce, Ceniz, 60). Kabir ziyaretinde bir saknca grlmemekle birlikte lnn kabri zerinde kurban kesip kan aktma eklindeki Chiliye uygulamas Reslullah tarafndan yasaklanmtr (Msned, III, 197; Eb Dvd, Ceniz, 70). slmdan nce Hicaz blgesinde kocas len Arap kadnlar bir yl sreyle iddet bekleyip yas tutar, bu mddet iinde evinden dar kmaz, yeni elbise giymez, koku srnmez ve salarn taramazd. Hatta bu kadnlarn matem sresince suya el vurmadklar, ykanmadklar, trnaklarn kesmedikleri ve matemden kmalarnn baz kurallar olduu bildirilmektedir (Tcl-ars, f md.). slm dininde kocas len kadnn iddet sresi drt ay on gn olarak belirtilmekte ve hamile olmas durumunda bu sre doumun gerekletii gn sona ermektedir. Bu zaman zarfnda kadnn Chiliye dneminin arlklarna sapmadan kocasnn htrasna sayg niteliinde bir matem havas yaamas istenmitir (bk. HDD). Chiliye devrinde, ldrlen bir kimsenin aile ve akrabalar lenin intikamn alncaya kadar dnya zevklerinden kendilerini mahrum etmeye and ier, bu sre iinde alamazlar, hatta normal matem usullerini uygulamaz, bunu ancak hedeflerine ulatktan sonra yaparlard. Kadnlar ise maktuln kan yerde kald srece matem tutar, erkeklerini intikam almaya tevik ederlerdi (Cevd Ali, V, 156). slm dini kan davas uygulamasn kesin olarak ortadan kaldrd gibi bu tr meseleleri hukuk kurallaryla zme yoluna gitmi, gerek fertlere gerekse cemiyete bu kurallara uyup toplumsal barn glenmesine katkda bulunma ykmlln getirmi, bylece kan davasna bal matem anlay ve

uygulamalarn ortadan kaldrmay hedeflemitir. Bununla birlikte eitli mslman toplumlarda slm ncesinden kalan baz matem ekilleri slm unsurlar da katlarak devam ettirilmi, bir ksm gnmze kadar gelmitir. Seluklu Hkmdar Turul Bey ldnde emr ve hciblerin elbiselerini yrtmak istedikleri, fakat Vezir Amdlmlk elKndrnin buna engel olduu kaydedilmektedir. Baheddin Veled Konyada vefat edince Aleddin Keykubad yedi gn saraydan kmam, krk gn ata binmemi, tahtn brakarak hasra oturmu, cuma mescidinde hfzlara krk gn hatim indirtmi, fakirleri doyurmutur. Mevln Celleddn-i Rmnin cenaze trenine katlanlar da elbiselerini yrtarak salarn yolmular ve yas sresince matem elbisesi giymilerdir. Ftih Sultan Mehmed vefat ettiinde atlarnn kuyruklar kesilip eyerleri ters evrilmi, sarnn yan sra savata kulland yaylar da krlarak tabutunun stne konmutur. Baz matem ekilleri yannda dinde bidat sayld veya ilerine baz bidatlar karm olduu halde devir ve skat, lnn yedinci, krknc ve elli ikinci gnnde yemek verme, helva datma, Kuran okutma gibi uygulamalar gnmzde de devam etmektedir (ada matem gelenei iin bk. AIT).

BBLYOGRAFYA

Tcl-ars, f md., Msned, I, 204; III, 197; Buhr, Ceniz, 32, 36-39, Edeb, 18; Mslim, mn, 166, Ceniz, 16-28, Feil, 62, 67; Eb Dvd, Ceniz, 70; bn Mce, Ceniz, 60; bn shk, es-Sre, s. 45-46; Hseyin b. Ahmed ez-Zevzen, erul-Muallatisseba (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Beyrut, ts. (Mektebet dril-beyn), s. 93; Fahreddin erRz, Meftul-ayb, XVIII, 192-206; bn Hacer, Fetul-br (Sad), VI, 197-202; evkn, Neyll-evr, IV, 111-122; Cevd Ali, el-Mufaal, V, 152-157, 173-174; I. Goldziher, Gesammelte Schriften, Hildesheim 1970, IV, 360-393; Sedat Veyis rnek, Anadolu Folklorunda Yas, I. Uluslararas Trk Folklor Semineri Bildirileri, Ankara 1974, s. 399-409; Handan alayan, Anadolunun Baz Yrelerinde Yas Gelenekleri, V. Milletleraras Trk Halk Kltr Kongresi Gelenek Grenek nanlar Seksiyon Bildirileri, Ankara 1997, s. 87-108; Eref Buharal, Trklerde Matem Almetleri, TDA, sy. 65 (1990), s. 149-159; smail Grkem, Trk Dnyasnda Yas Trenleri ve Atlar, a.e., sy. 77 (1992), s. 157-188. Mustafa arc

MATEMATK
Yunancada orta ve renme, retme anlamlarna gelen mathemata, nazar ilimlerin orta ksmnda yer alan ve aritmetik (ilm-i aded), geometri (ilm-i hendese), astronomi (ilm-i felek) ve msikiyi ihtiva eden ilim dalna alem olmutur; Arapaya telm, tekil haliyle de talm olarak evrilmi ve drt bilim dal ulm-i telm olarak adlandrlmtr. Efltun felsefesinin etkisiyle Aristocu ilimler tasnifinin tesiri neticesinde matematik bilimleri kendi stnde bulunan ilm-i ilhye bir hazrlk olarak grldnden kk anlam altrma yapma olan riyze kelimesine tebihen zihni altran ve hazrlayan mnasnda riyz ilimler olarak isimlendirilmi, daha sonra ksaca btn bu bilimlere riyziyyt ad verilmitir. Yenileme dneminde ise riyziyyt say ve miktarla uraan btn bilim dallarn kuatan bir isim olarak kullanlmaya balanmtr, bugn de modern Arapada kullanlmaya devam edilmektedir. slm medeniyetinde matematik alanndaki almalarn tarih geliimi ele alnmadan nce bu ilmi douran etkenler ana izgileriyle izlenmek istenirse IX. yzyln balarndaki Badata dnmek gerekir. O yllarda eski Yunan matematiinden nemli eserlerin tercme faaliyeti ileri bir seviyeye ulamt. Tercmeler, bir yandan Sbit b. Kurre gibi nde gelen limler tarafndan zamann matematikle ilgili sorunlarna cevap vermek, bir yandan da yalnzca teorik amalar iin deil ayn zamanda olumaya balayan yeni toplumun astronomi, optik, aritmetik, l aletleri gibi alanlardaki ihtiyalarn karlamak iin yaplyordu. IX. yzyln ba Yunan matematiinin Arapalatrlmasnda byk bir dnm noktas tekil etti. Muhammed b. Ms el-Hrizm, hem konusu hem yntemi yeni olan cebir kitabn (a. bk.) bu dnemde ve Badattaki Beytlhikme ortamnda yazd. Cebir, matematiin farkl ve bamsz bir kolu halinde ilk defa bu kitapla gn yzne kt. Hrizmnin slpta getirdii yenilik ve konu edindii cebirsel nicelik arpc bir etki yapt. Eserin ierdii yeni slp algoritma (dzenli hesap teknii) ve ispata dayanyordu. Hrizm aritmetiin cebire, cebirin aritmetie ve her birinin trigonometriye, cebirin klidi geometrik saylar teorisine ve cebirin geometriye, geometrinin cebire olan uygulamalarn srasyla ele ald. Bu uygulamalar yeni bilim dallar ve uygulama alanlarnn domasnda etkili oldu. Cebirdeki polinomlar (ok terimliler), sayma teknikleri, saysal analiz, denklemlerin saysal zm, yeni saylar teorisi, denklemlerin geometrik tersimi bu uygulamalar sonucunda ortaya kt. Bu deiik uygulamalardan, belirsiz denklemler analizi ad altnda cebirin bal bana bir konusu haline gelecek olan tam saylarn diafont analiziyle rasyonel saylarn diafont analizinin ayrlmas gibi baka sonular da elde edildi. Yeni kurulan cebir ilmiyle IX. yzyldan itibaren matematiin farkl dallarnn birbirine tatbiki matematikilerin farkl nicelik trleri arasnda ilem yapma gcn arttrd. Ksaca cebir, konusunun genelliiyle ve slbuyla bu uygulamalar salayabilmi, uygulamalarn eitlilii ve okluu IX. yzyldan itibaren matematiin ehresini deitirmeye balamtr. IX. yzyldan hemen sonra matematik artk eski Yunandaki gibi deildi; byk bir deiime uram ve ufuklar genilemiti. Bu deiimde doal olarak nce eski Yunan aritmetiinin ve geometrisinin gelitirildii grlr. Konikler teorisi, paraleller teorisi, projektif geometri sorunlaryla alan ve hacim hesaplarnda Archimedes yntemleri, izoperimetri problemleri ve geometrik dnmler ilk gelitirilen konulardr. Btn konular Sbit b. Kurre, Kh, bn Sehl, bnl-Heysem gibi en gzde matematikilerin alma alanlarn oluturdu. Bu matematikiler bir taraftan derin incelemeleriyle

kendilerinden nce gelenlerin slbunu koruyarak veya gerektiinde deitirerek bu alanlarn genilemesini saladlar; bir taraftan da eski Yunan matematiinin iinde kalp yaptklar almalarla bu ilim daln baka alanlara tadlar. 1. Cebir. Hrizmnin 197-215 (813-830) yllar arasnda Badatta kaleme ald Kitbl-Mutaar f isbil-cebr vel-mubele adl eseri, iinde cebir terimine rastlanan ilk kitaptr. Eserde mellifin o zamana kadar dnlmemi ak bir ama tad grlr: Kkler araclyla zlebilen bir denklemler teorisi kurmak; yle ki bu teoriyle hem btn hesap ve hendese problemleri zlebilsin hem de ticaret, miras hukuku ve arazi lm gibi konularda karlalabilecek problemlerde kullanlabilsin (bk. HRZM, Muhammed b. Ms). Hrizmnin yaad ve onu takip eden dnemde kendisinin balatt aratrmalarn hemen geniledii grlr. Hrizmnin denklemler teorisinde yrtt yolu takip eden bn Trk gibi isimler onun rnee dayal ispat anlayn daha da gelitirdiler (DA, I, 226). Sbit b. Kurre ise hem Hrizmnin ispatlarn daha salam geometrik temellere oturtmak, hem de ikinci dereceden denklemleri geometrik dile evirmek iin klidin Elementler adl kitabn yeniden ele ald. Matematik tarihinde cebirsel ve geometrik iki yntemi apak bir ekilde birbirinden kesin olarak ayran ve bylece cebirsel srelerin geometrik yorumlarn vererek hem klid geometrisinin hem Hrizm cebrinin denklem zmede kulland yntemlerin ayn sonuca ulatn gsteren kii Sbit b. Kurredir. Onun Hrizmnin denklemlerine getirdii geometrik yorum cebirsel denklemler teorisinin gelimesinde zel bir nem tar. Ancak hemen hemen ayn dnemde geometri problemlerini cebirsel terimlerle ifade eden, baka bir deyile Sbit b. Kurrenin tavrnn tam aksine geometrik yaplar cebirsel dile eviren tamamyla farkl baka bir yorum tarih sahnesine kar. Sbit b. Kurrenin ada olan Mhn, Elementlerin X. kitabndaki baz bikuadratik problemleri cebirsel denklemlere evirmekle kalmaz, ayn zamanda Archimedesin kre ve silindirle ilgili eserinde yer alan bir cisim problemini de nc dereceden bir cebirsel denkleme dntrr. te yandan Hrizmden sonra cebirsel hesap hem kavram hem de muhteva bakmndan geliti. Denilebilir ki Hrizmnin ardndan gelen cebirciler, youn bir ekilde balca matematik teknii olarak cebirsel hesap kavramyla uratlar. Bunlardan Sinn b. Feth bilinmeyen kuvvetleri arpma yoluyla, Eb Kmil ise toplama yoluyla belirledi. Eb Kmilin Kitbl-Cebr vel-mubelesi hem kendi anda hem de cebir tarihinde bir dnm noktas oluturmaktadr. Eb Kmil bu eseriyle cebir bilimine, cebirsel hesap kavramn geniletmenin yannda bugn belirsiz analiz veya rasyonel diafont analiz denilen yeni bir fasl daha ekledi. Kendisinden ncekilerden farkl olarak denklemler teorisini daha sk ispatlara bal bir ekilde inceledi; iki ve terimlilerin hesabn her defasnda sonucu ispatlayarak geniletti ve derinletirdi; hesap ve cebirdeki ilem iaretlerini daha sk tanmlad; hesap kurallarn kesirlerin hesabna uygulad ve sonra da ok bilinmeyenli linear denklem sistemleriyle irrasyonel katsaylara sahip denklemleri aratrd (bk. EB KML). Mhn, Sleyman b. smet, Eb Cafer el-Hzin, Ahmed b. Hseyin el-Ahvz, Yuhann b. Ysuf ve Muhammed b. Abdlazz el-Him gibi matematikiler hesap kavramn irrasyonel saylara uyguladlar ve Elementlerin irrasyonel saylarn geometrik bir incelemesi olan X. kitabn Hrizm cebiri nda yeniden okumaya tbi tuttular. Bu akmla ulalan baarlar yalnzca cebirsel hesabn irrasyonel saylar ierecek ekilde geniletilebileceini deil, ayn zamanda cebirsel ilem anlaynn ne kadar kapsayc olduunu da gsterdi.

Diophantusa ait Aritmetika adl eserin yedi kitabnn Kust b. Lk tarafndan Arapaya evrilmesi ve zellikle bu kitaplarn cebirsel bir dille okunmasyla ikinci bir akm dodu. Mtercimin natl-cebr adyla Arapaya evirdii ve Diophantusun Yunanca terimlerini Hrizmnin cebir diline dntrd bu eser, adnn artrd gibi Hrizmnin eseri asndan bir cebir kitab olmasa da kendi ana nisbetle deikenlerin deitirilmesi, yok edilmesi, yerine konulmas gibi gl cebirsel hesap teknikleri ieriyordu. Kitap, zerine pek ok matematikinin yazd erh ve hiye yannda daha sonra mtercimi Kust b. Lk ve Ebl-Vef el-Bzcn tarafndan tekrar erhedildi. Cebirsel hesabn ilerlemesi ve baka matematik alanlarna el atacak ekilde genilemesiyle ulalan sonularn birikimi bu gen bilim kolunun yenilenmesine yol at ve Hrizmden bir buuk asr sonra yaayan Badatl matematiki Kerec hesap bilimini cebire uygulamak, baka bir deyile hesap biliminin kurallarn ve bu bilimin baz algoritmalarn cebirsel ifadelere, zellikle de ok terimlilere (polynominals) uygulamak iin bir sistem gelitirdi. Bylece m, nZ+ olmak n zere f (x) = akxk eklinde cebirsel k=-m ifadeler zerinde yaplan hesap ilemleri cebirin ana konusunu oluturmaya balad. Kerecnin elFar fil-cebr vel-mubele ve el-Bed f amlil-isb adl iki almas pek ok matematikinin, zerlerine erh ve hiye yazd en ok faydalanlan eserler oldu; ondan sonra cebir kitaplar hem ierik hem tertip bakmndan ciddi deiikliklere urad. Hrizmnin kitab ise Kerecden itibaren nemli, ancak tarih ve ikinci dereceden bir eser olarak grld. Kerecnin cebir tarihindeki etkisini anlayabilmek iin onun XII. yzyldaki takipilerinden olan Semevel elMaribyi ele almak yeterlidir. Semevel almasna cebirsel kuvvet kavramn en genel haliyle tanmlayarak balar ve x0=1 tanm yardmyla xmxn=xm+n, m, nZ kuraln verir. Daha sonra tek terimlilerle ok terimlilerin, zellikle ok terimlilerin blnmesiyle ilgili temel aritmetik ilemlerinin incelenmesine geer; arkasndan kesirleri ok terimliler halkasnn elemanlar yardmyla yaklak olarak ifade etme imknlarn aratrr (bk. SEMEVEL el-MARB). X. yzylda yaayan Eb Cafer el-Hzin, Kh, bn Irk, Brn, Ebl-Cd Muhammed b. Leys ve Muhammed b. Ahmed es-enn gibi birok matematiki nc derece denklemleri geometri diliyle ifade etmeye yneldiler. Bu matematikilerin o dnemde uzay geometrisindeki problemlerin incelenmesinde kullanlan bir teknii, yani konik erileri kesitirme tekniini bu denklemlerin incelenmesine uygulayabilecek bir seviyede olduklar grlr. Cebirsel denklemler teorisinin geometrik bir yorumla incelenmesi Sbit b. Kurrenin yapt gibi cebirsel zmn geometrideki karln bulmak anlamna gelmiyordu; aksine denklemin baka trl elde edilemeyen pozitif kklerini geometri yardmyla belirleme amac tayordu. Ancak matematikilerin bu konudaki teebbsleri mer Hayymn nc veya daha kk dereceli denklemleri incelemek iin ne srd geometrik tasarma kadar tli almalar olmaktan teye geemedi. Hayym, bu denklem

tiplerinden her biri iin iki koniin arakesitiyle belirlenen pozitif bir kk buluyordu. Mesel x3= bx+c, b,cx0 denklemini zmek amacyla bu kk belirlemek iin P={(x, y); by=x} yarparabol ile ayn tepe noktas olan H={(x, y); y=(/+x)x} ekenar hiperboln kesitirdi; bylece bunlarn pozitif kke karlk gelen ikinci bir ortak noktalar olduunu gsterdi. Hayymn sorunun zm iin getirdii temel kavram, boyut kavramyla uygunluk salayacak ekilde tanmlanan ve geometrinin cebire uygulanmasn mmkn klan l birimiyle ilgilidir. te yandan bu uygulama Hayym ilk bakta bir eliki gibi grnen farkl iki yne gtrr. Bir yandan cebir cebirsel denklemler teorisiyle zdeleir, te yandan denklemler teorisi, ok ak bir tarzda olmasa da cebirle geometri arasndaki farkll aar gibi grnr. Bylece Hayymla beraber denklemler teorisi her zamankinden daha ok cebirle geometrinin, zellikle de analitik ispat ve yntemlerin karlat bir alan olmaktan daha fazla bir ey ifade eder hale gelir. Hayym eserinde genellikle matematik tarihilerinin Descartesa atfettikleri nemli iki sonuca ular: nc dereceden btn denklemlerin genel zmn iki konii kesitirerek elde etmek ve uzunluk l birimi yardmyla, Descartesn aksine homojenlik kuralna sadk kalarak geometrik bir hesab gerekletirebilmek. Hayym yalnzca geometrik zmle yetinmez ve nc dereceden denklemin yaklak saysal bir zmn de verme giriiminde bulunur (bk. MER HAYYM). Hayymdan iki nesil sonra bu akmn en nemli eserlerinden biri olan ve Hayymnkine gre ok nemli yenilikler ieren erefeddin et-Tsnin (VI/XII. yzyl) Kitbl-Mudelt ile karlalr. Tsnin genel ve cebirsellikten ok yerel ve analitik zellikler tayan kitabnda denklemlerin snflandrlmas pozitif kklerin bulunup bulunmamasna balanr; baka bir deyile denklemler imknsz hallerden (a. bk.) olup olmadklarna gre snflandrlr ve sralanr. Sz konusu ikili duruma uygun biimde iki ksmdan meydana gelen kitabn birinci ksmnda Ts, Hayym gibi temelde 3 dereceden yirmi denklemin pozitif kklerinin geometrik tesbitini, yalnzca ikinci dereceden denklemler iin diskriminantn belirlenmesini ve nihayet bugn Ruffini-Horner adyla anlan yntem yardmyla saysal zmler bulunmasn ele alr. Bu yntemi yalnzca bir saynn kknn tesbitinde kullanmakla kalmaz, ok terimli denklemlere de uygulamay dnr. Ts de Hayymn yaptna benzer tarzda, denklemlerin birinci veya ikinci dereceye indirgenebilmesi halinde dzlemsel geometri izimlerini ve nc dereceye indirgenebilmeleri halinde de koniklerin oluturduu erilerden ikisinin veya nn yardmyla yaplan izimleri kullanr. Eserin ikinci ksm Tsnin deyimiyle imknsz haller snfna giren, yani pozitif zm iermeyen be denklemin incelenmesine ayrlmtr. Bu be denklem unlardr: (1) x + c = ax; (2) x + c = bx; (3) x + ax + c = bx; (4) x + bx + c = ax; (5) x + c = ax+bx. Ts, Hayymn aksine bu imknsz hallerin yalnzca farkna varmakla kalmam, kesiim noktalarn ve dolaysyla kklerin varln kantlamakla urarken bu halleri kesin biimde belirlemi ve sebeplerini aratrmtr. Tsnin almalar, denklemler teorisinin yalnzca cebirin bir blmnden ibaret olmadn ve ok daha geni bir alan kapsadn gsterir. Ts, denklemlerin geometrik ve saysal zmlerini tek bir teori altnda toplar ve her denklemin zlebilirlik artlarn ortaya koyar; ardndan da zer. Bu tavr onu kulland erileri daha dar bir erevede incelemeye, zellikle de trev denklemi yardmyla nc dereceden bir polinomun maksimumunu sistematik olarak incelemeye gtrr. Saysal zm srasnda ierisinde bir polinomunun trev kavramyla karlalan belirli baz algoritmalar uygulamakla kalmaz, ayn zamanda dominant polinomu kavram yardmyla bu algoritmalar da salamaya alr. Tsnin bu almalarnda ana gre ok yksek seviyede bir matematik sz konusudur. Daha basit bir deyile sembollere dayanmadan yaplan matematiksel bir

aratrmann son snrlarna kadar ulalmtr. Gerekten de Tsnin btn aratrmalar hibir sembol kullanmakszn doal dille ifade edilerek yrtlmtr. Fakat baz defalar doal dil yerine cetveller kullanlm, ancak bu, aratrmalar daha da karmak bir duruma sokmutur. Bu zorluk, yalnz kendi aratrmalarnn gelimesinde deil ayn zamanda sonularn ifadesinde de bir engel oluturmutur. Byk bir ihtimalle Tsnin takipileri bu engelle karlat ve bu durum zellikle matematik kavramnn Descartestan sonra urad deimelere kadar devam etti. 2. Sayma Teknii (kombinatr analiz). lk dnemde sayma tekniiyle ilgili faaliyetler hem dilciler hem cebirciler tarafndan dank bir ekilde yrtlyordu. Bunlar arasnda bir ba kurulmas ve bu tekniin dil bilimi, felsefe, matematik gibi ok farkl sahalarda uygulanabilen bir yntem halini almas daha sonra gerekleti. VIII. yzylda nl dilbilimci Hall b. Ahmed, Kitbl-Aynnda lugatln tecrb zelliini aklletirerek her alanda da uzun sre iz brakan bir isim oldu. Onun Arapada yeni kelimeler tekil edebilmek iin bulduu kombinasyon hesaplama forml harf says n ve 11r5 olmak zere Ar n=r! * nr+ idi. Ahmed b. Hallin hesap yntemine daha sonraki dilbilimcilerin birok eserinde rastlanr. Bu yntem, IX. yzyldan sonra Kind tarafndan gelitirilen kriptolojide de (ifrecilik) yer alm ve ayn yzyln sonlarndan itibaren bn Vahiyye, bn Tabtab ve baka dilbilimciler tarafndan kullanlmtr. Cebirciler de bu yntemle X. yzyln sonlarnda iki terimli katsaylarn hesab iin aritmetik genini oluturma kuraln ifade ve ispat ettiler. Ke n n-1 n-1 rec, ( r ) = ( r-1)+( r ) formln ilk venn ren ve (a + b)n = ( ) an-r br forml r=0 r n ilk gelitirenlerdendir. Cebirciler kombinasyon hesaplarnda birok yeni kural uyguladlar. Mesel Semevel el-Marib bilinmeyenleri ifade eden on sayy sembol olarak alr -bugn bunlara indis ad verilmektedir-ve bunlar altar altar kombine ederek 210 denklemden oluan bir sistem elde eder. Ayrca bu linear sistemin 504 adet uygunluk artn bulmak iin yine kombinasyon hesaplarn kullanr. Cebirsel incelemeler ve dilbilimle ilgili aratrmalar srasnda bulunan kurallar kombinasyon hesaplarna geii salayan somut artlar oluturdu. Bununla birlikte bu hesabn douu aritmetik genle kurulu kuralnn, yani Kerecnin bir hesaplama arac olarak verdii kuraln ak bir ekilde kombinasyon mantyla yorumlanmasnda yatar. Cebircilerin bu yorumu daha nce farketmediini dnmek zordur. Aksine bu yorumun cebirciler tarafndan da farkedildii, fakat bunu ak bir ekilde formle dkmek iin herhangi bir sebebin bulunmad sylenebilir. Kombinasyon hesaplaryla yaplan bu yorumun XIII. yzyldan nce de var olduu, hem Semevelin almalarna hem de matematikifilozof Nasrddn-i Tsnin imdiye kadar bilinmeyen bir eserine dayanarak ileri srlebilir. Sz

konusu eserden anlaldna gre Ts bu yorumu biliyor ve tannan bir kural gibi ifade ediyordu. Ayn ifade tarzna ksmen veya tamamen kendisini takip edenlerde de rastlanr. Ts yazlarnda esas itibariyle, Birden ok nasl kar? eklindeki Yeni Efltuncu felsefe sorusuna matematiksel bir cevap bulmak iin yola kar. Bu incelemesi srasnda n nesnesinin 1 k nnolmak zere kl kombinasyonunu hesaplamak gereini duyar ve n = 12 iin n ( nk )yi hesaplar. Bu hesaplamada k=1 nn ( ) = ( ) eitliinden de yararlanr. kn- k Ts ayrca aritmetik geninin (Kerec geni) tekil tarzn da verir ve 0 p 16 mmn iin ( )( )yi hesaplar. k=0 k p - k Tsden nce olduu gibi Tsden sonra da aritmetik genin kombinasyonlaryla yaplan yorumlar, genin tekil tarz aratrmalar ve sayma tekniiyle ilgili kurallarn tesbit almalar aralksz srd. Kemleddin el-Fris saylar teorisiyle ilgili bir rislesinde bu yorumu tekrar ele ald ve figratif saylarn tekilinde q p q-1 p+q - 1 F = F = ( ) bantsn tesp k=1 k q bit etti. Bu sralarda bnl-Benn el-Merrk kombinatr analizi yorumlamaya alt ve kendisinden nce bilinen kurallar da dikkate alarak rden rye tekrarsz permutasyona ve yine tekrarsz kombinasyona ilikin u kurallar koydu: (n)r=n(n - 1) ... (n - r + 1) (n)n=n!

n (n)r ( ) = r r! Kombinasyon hesab ile dayand temel kavramlar daha sonra da deiik matematik eserlerinde, hatta mstakil almalarda ele alnd; Cemd el-K, bnl-Mlik ed-Dmak, Muhammed Bkr el-Yezd, Takyyddin er-Rsd ve brhim el-Haleb bu konuyla ilgilenen isimlerden yalnzca birkadr. 3. Saysal (nmerik) Analiz. Eski Yunan matematiine kyasla slm matematii ok nemli miktarda saysal algoritma ierir. Cebir bu konunun gelimesinde yalnzca gerekli olan teorik malzemeleri vermekle kalmam, ayn zamanda saysal denklemlerin pozitif kklerinin belirlenmesi iin gelitirilen yntemler gibi bu tekniklerin kullanld ok geni bir uygulama alan da salamtr. Bulunan saysal algoritmalarn okluundan daha da nemli olan husus, bunlarn en dorusunun ve en uygununun seilebilmesi maksadyla birounun karlatrlmas ve matematikte yeni aratrma alanlarnn kefidir. slm matematik tarihinde ilk gnlerinden itibaren karekk ve kpkk bata olmak zere kk hesaplaryla ilgili algoritmik yntemlere rastlanr. Bunlarn bir ksm Yunan, bir ksm Hint kkenlidir; ancak kk hesabnda slm matematikilerinin yapt pek ok bulu mevcuttur. X. yzyl balarndan XVII. yzyla kadar hemen hemen hesap sahasnda yazlm btn eserlerle kk hesabna birer blm ayran cebir kitaplarnda et-takrbl-istilh (yaklak deer) denilen u formller yer almaktadr: N=a+r ve a tam say olr mak zere N=a + ve N=a+r ve 2a+1 r a tam say olmak zere N=a+ . 3a+3a+1 X. yzyln sonunda Kyr b. Lebbn el-Cl gibi matematikiler, kk hesaplarnda Ruffini-Horner yntemine gtren ve kuvvetli bir ihtimalle Hint kl olan bir algoritmay aka kullanyorlard. bnl-Heysem ise bu algoritmay yalnzca bildiini gstermekle kalmam, onu gerekelendirmeye ve salamaya da almtr. Bu algoritmayla varlan dier sonular, daha sonra yazlan pek ok hesap kitabnda olaan yntemler olarak yer almtr. Bu konudaki kitaplarn banda Ali b. Ahmed en-Nesev, Nasrddn-i Ts, bnl-Havvm ve Kemleddin el-Frisnin eserleri zikredilebilir. Yine X. yzyln sonlarndan itibaren aritmetik gen ve iki terimli (binom) formln bilinmesi

sebebiyle n kknn bulunmas iin sz edilen yntemlerin genelletirilmesi ve ilgili algoritmann formlle ifade edilmesi hususunda matematikiler artk pek fazla glkle karlamyorlard. Zamanla kuvvet kaybeden bu giriimler XI. yzylda Brn ve mer Hayym tarafndan tekrar ele alnd. Semevel ise 1172-1173teki almalarnda altm tabanl bir tam saynn n kkn hesaplamak iin yaklak deer kavramn tanmladktan sonra ileride Ruffini-Horner yntemi adn alan yntemi uygulayarak Q= 0; 0, 0, 2, 33, 43, 3, 43, 36, 48, 8, 16, 52, 30 olmak zere f(x)=x5-Q=0 rneini verdi. Bu yntem XII. yzyla kadar kullanlmaya devam etti ve hesb- Hind kitaplarnda yer ald. Daha sonralar Cemd el-Kde ve ondan sonra gelen matematikilerde de bu ynteme ska rastlanr. Bir tam saynn n irrasyonel kknn hesabnda da buna benzer bir durumla karlalr ve Semevelin ortaya bir tam saynn irrasyonel kknn tam olmayan ksmna kesirli saylarla yaklamay salayan bir kural koyduu N-xno kk iin x'=xo+ yani n-1 n n-k [( ) x ]+1 k=l k o N-xno x'=xo+ ilk yaklak deerini (xo+1)n-xno verdii grlr. nterpolasyon yntemleri ise astronomlar arasnda uzunca bir sre kullanlmtr. IX. yzyldan itibaren trigonometrik ve astronomik tablolar oluturmak ve kullanabilmek amacyla gelitirilen yntemlerde interpolasyon yntemleri pek ok defa ele alnd. Bu almalar neticesinde X. yzylda Kemleddin bn Ynus ve Eb Cafer el-Hzin gibi en az iki matematiki ikinci dereceden interpolasyon yntemleri x-x-1 nerdiler. lk matematiki y=y-1+() d 1 1 x-x-1

[ (y-1+y0) + ()y-1] eklin22d de bir ifade verdi. Burada *x-1, y-1+ noktasndan geen bir eriyle tanmlanan parabolik bir interpolasyon sz konusudur. Eb Cafer el-Hzin ise be yzyl sonra deiik bir ifadeyle Cemd el-Kde rastlanlacak parabolik bir interpolasyon verdi. Ancak Brahmaguptann Khandakhadyaka adl zcinin Arapaya tercme edilmesiyle Brnnin bu sahadaki aratrmalar slm matematiindeki interpolasyon yntemleri tarihinde nemli bir dnm noktas oldu. X. yzyl sonlarnda yntemlerin oalmas aratrmalarda yeni sorunlar dourdu. Bunlar arasnda, ncelenen fonksiyonun tablo deerlerini oluturmak iin en doru deeri tesbit etmek maksadyla farkl yntemler nasl karlatrlmaldr? eklinde dile getirilen soru belki de en nemli sorundu. Nitekim Brn bu soruyu kendi kendine sorar ve kutuplarn varlnn dourduu zorluklara karn kotanjant fonksiyonu iin bu farkl yntemleri birbiriyle karlatrmaya balar. Bir sonraki yzylda Semevel bu teebbsleri daha ak bir ekilde srdrr. Ancak matematikiler, bir yandan yeni yntemler zerindeki aratrmalarna devam ederken bir yandan da bunlar astronomi dndaki alanlara uyguladlar. Kemleddin el-Fris, n krlmalarna dair tabloyu hazrlamak iin fark yay (kavsl-hilf) adn verdii yeni bir yntemden yararland. Fakat onun XIV. yzyl balarnda uygulad bu yntem X. yzyl matematikisi Hzine kadar gider; te yandan daha sonra XV. yzylda K tarafndan Zc-i n adl eserinde yeniden ele alnr. Bu durum interpolasyon hesab sahasnda hep ayn gelenein srdrldn gsterir. 4. Belirsiz Denklem Analizi. Belirsiz denklem analizinin (diyofant analiz) cebirden bamsz bir konu olarak ortaya k Hrizmnin takipilerine kadar gider ve zellikle Eb Kmilin 880lere doru yazd Kitbl-Cebr vel-mubele adl kitaba dayanr. Eb Kmil eserinde konular sistematik ekilde dzenlemi ve denklemlerle zm algoritmalarnn yannda yntemleri de ele almtr. Eserin son blmnde otuz sekiz adet ikinci dereceden belirsiz denkleme, drt adet belirsiz linear denklem sistemine, birtakm belirli linear denklem sistemlerine, aritmetik dizilere dntrlebilen baz denklemlere ve aritmetik dizilerin incelenmesine yer verilmitir. Bu incelemeler Eb Kmilin nceden tesbit ettii iki amaca yneliktir: Belirsiz denklemlerle aritmetikilerin urat cebir problemlerinin zm. Belirli denklemlerle belirsiz denklemler arasndaki farka matematik tarihinde bilinebildii kadaryla ilk defa bu kitapta rastlanmaktadr. Eserde otuz sekiz belirsiz denklemin incelenmesi yalnzca bu fark yanstmakla kalmaz, ayn zamanda bunlarn rastgele sralanmadn, mellifin tesbit ettii artlara veya kurallara uygun bir sra takip ettiini gsterir. lk yirmi be denklemin oluturduu birinci grubun rnek olarak inceleyebileceimiz on dokuzuncu problemi ax-x+b=y eklinde dzenlenmitir ve denklemin pozitif rasyonel zmlerini belirleyen yeterli artlar a2 a2 a-t2 verir: y2+( -x)2=b + ()2; x = olat2 a2

rak alnrsa y2+( ) 2 = b + ( )2 olur ve denklem bylece iki kare toplam bir sayy baka iki kareye blme ilemine indirgenmi olur. 26-38. denklemleri kapx2+x=y2 sayan vex2+1=z2 rneini (31. denklem) verebileceimiz ikinci grup on denklemden meydana gelir ve rasyonel olarak parametrelenemez. Belirsiz linear denklemlerin bulunduu nc grup ise x+ay+az+at=u bx+y+bz+bt=u cx+cy+z+ct=u dx+dy+dz+t=u gibi linear denklem sistemlerinden olumaktadr. Belirsiz denklem analizine Eb Kmilin yapt katklar, Diophantusun Aritmetikasnn Kust b. Lk tarafndan natl-cebr adyla tercme edilmesine yol at. Eserin Hrizm cebrinin diliyle evrilmesi hem belirsiz denklem analizine daha farkl kavramlar ve yaklamlar getirdi hem de cebirsel bir karakter kazandrd. Mesel Kerec el-Bed f amlil-isb adl kitabnda Diophantustan farkl olarak dikkatini problemlerle onlarn zmlerine hasretmez, aksine tasnifinde cebirsel ifadeyi oluturan terimlerin saylaryla bu terimlerin kuvvetleri arasndaki farklara arlk verir. Kerec bir taraftan aklamalarn sistematik bir dzende vermeyi amalad, bir taraftan da Eb Kmilin balatt her problem snf iin mmkn olabilen yntemleri vermeyi hedefleyen almalarn daha da ileriye gtrd. el-Far fil-cebr vel-mubele adl eserinde ise bu analizin yalnzca ilkelerini verdi ve bunu yaparken de zellikle a, b, c Z olmak zere ax+bx+c=y denklemini ele ald. Kerecden sonra gelenler, yalnzca eserlerini erhetmekle yetinmeyip ayn zamanda onun izdii yolda ilerlemeye devam ederek nc dereceden belirsiz denklemleri de inceleyecek ekilde istikr yntemini gelitirdiler. Mesel Semevel, el-Bhir fil-cebr adl eserinde el-Bed kitabn erhederken y=ax+b eklindeki denklemleri inceledikten sonra y=ax+bx denklemini de gzden geirdi. Kerecden sonraki matematikilerin rasyonel belirsiz denklem analiziyle ilgili almalarndan dolay bu analizin btn nemli cebir kitaplarnda yer ald rahatlkla sylenebilir. rnek olarak XII. yzyln ilk yarsnda zzeddin ezZencn konuyla ilgili birok problemi Kerec ile Diophantusun ilk drt kitabnn Arapa tercmesinden derlemitir. bnl-Havvm ise el-Fevidl-bahiyyesinde baz belirsiz denklemleri, bu arada asr sonra Fermatn n=3 iin x+y=z eklinde dzenledii denklemi gz nnde bulundurmu, onun eserine hacimli erhler yazan Kemleddin el-Fris ile mdddin el-K de benzer bir tavr srdrmtr. Grld zere belirsiz denklem analiziyle ilgili almalar baz

matematik tarihilerinin iddia ettikleri gibi Kerecde kesilmemi ve XVII. yzyla, Yezdye kadar aralksz srmtr. slm matematikileri zm imknsz problemlerle erken tarihlerden itibaren ilgilenmeye baladlar. XVII. yzylda Fermatn son eklini verdii bir tam saynn kareler toplam eklinde ifade edilip edilemeyecei probleminin ilk hali ilgi odaklarnn banda gelir. Hzinin bir rislesindeki birok teorem bu incelemeyle alkaldr. Hucendnin iki kbik saynn toplamnn kbik olmadn ispata teebbs ettii uzun zamandan beri biliniyordu. Ancak Hzine gre Hucendnin ispatnda hatalar vard. te yandan Eb Cafer bnd-Dye de ayn teoremi ispata almt; fakat onun ispat da hatalyd. Her ne kadar ispatn gerekletirilebilmesi iin Eulere kadar beklemek gerekmise de her eye ramen bu problem slm matematikilerini uratrmaya devam etmitir. Daha sonralar bnl-Havvmda grld zere x4+y4=z4 halinin de imknszl dile getirildi. Tam sayl diofant analizi, zellikle saysal dik-al genler zerindeki aratrmalar, X. yzyln ilk yarsnda bu konudaki almalar balatan matematikilerden sonra da devam etti ve ayn yzyln ikinci yars ile bir sonraki yzyln balarnda Ebl-Cd Muhammed b. Leys, Sicz ve bnlHeysem, ardndan Kemleddin bn Ynus gibi nemli matematikiler tarafndan ele alnd. 5. Klasik Saylar Teorisi. slm dnyasnda saylar teorisi zerinde yaplan aratrmalar erken bir tarihte, IX. yzylda dost saylar teorisini ilk defa ele alan Sbit b. Kurre tarafndan balatld. Sbit b. Kurrenin tamamen klid tarznda balatt bu gelenek Ahmed b. mer el-Kerbs, Ali b. Ahmed el-Antk, Kabs, Ebl-Vef el-Bzcn, Abdlkahir el-Badd, bnl-Heysem, bn Hd ve Kerec gibi matematikiler tarafndan Kemleddin el-Frisnin cebri aritmetiin ilk basit fonksiyonlarna uygulamasna kadar devam ettirildi. Bu akm genel izgileriyle u ekilde zetlenebilir: klid, Elementlerin IX. blmnde mkemmel saylar teorisini verir ve 2p+1-1in asal olmas halinde n=2p(2p+1-1) saysnn mkemmel -yani blenlerinin toplamna eit-olduunu ispat eder. Ancak ne klid ne de bata Nikomakhos olmak zere dier Grek matematikileri dost saylar iin byle bir alma yaptlar. Bu ispattan hareket eden Sbit b. Kurre dost saylar iin de benzer bir teori kurmaya karar vermi ve bugn kendi adyla anlan u nemli teoremi tamamyla klid tarznda ifade ve ispat etmitir: n tam saysnn tam blenlerinin toplam 0(n) ve nnin blenlerinin toplam da (n)=0(n)+n ile gsterildiinde 0(a)=b ve 0(b)=a ise a ve b tam saylar dost saylar diye adlandrlr ve nn1 iin pn = 3.2n-1, qn=9.22n-1-1 alndnda pn-1, pn ve qn asal say ise o takdirde a=2n pn-1 pn ve b =2n qn say ifti dost olur. XIV. yzylda Kemleddin el-Fris bn Kurre teoremini cebirsel metotla ispat etmeyi dnm, bunun iin gerekli olan kombinatr yntemleri ve figratif saylarla ilgili aratrmalar gelitirmitir. Ksaca zetlenirse onun incelemelerinde XVII. yzylda rastlanan haliyle bir elemanter saylar teorisi sz konusudur. Fris, bir tam saynn blenlerinin toplam ile bu blenlerin saysn tesbit iin zorunlu ilkeleri verdikten sonra arpanlara ayrmay ve tam saylarn blenlerini asal arpanlarn says cinsinden hesaplamay inceler. Bu konudaki en nemli sonu kombinezonlarla figratif saylarn zdeletirilmesidir. Frisnin inceledii ilk teorem grubu 0(n) ile ilgilidir ve her ne kadar yalnzca 0(n)yi ele almsa da nermelerinden y arpan fonksiyonu olarak alglad anlalmaktadr. Bu gruba rnek olarak u nerme verilebilir: (p1, p2)=1 olmak zere n=p1, p2 ise 0(n)= p10(p2)+p20(p1)+0(p1)0(p2)dir. Bu da onun 0 (n)=0(p1)0(p2) ifadesini bildiini

gsterir. kinci grup teoremler nnin blenlerinin says olan (n) ile ilgilidir. Mesel: p1, ...pr farkl asal arpanlar olmak zere n=p1, p2, ...pr ise o takdirde 0(n) ile gsterilen nnin paralarnn says 1 + 1 + + ... + r - 1+ye eittir. Fris bu incelemelerinin sonucunda Sbit b. Kurre teoremini ispat eder. Gerekte ispat iin sadece (2npn1pn)=(2nqn)= 2n(pn-1pn+qn)=9.22n-1(2n+1-1) eitliinin gsterilmesi yeterlidir. Birok slm matematikisi gibi Frisnin de nermelerinin ou modern ada Descartes, Deidier, Kersey ve Montmort gibi Batl matematikilere nisbet edilmitir. bnl-Heysem aadaki teoremi ispat etmeye alarak ilk defa mkemmel tek saylar mkemmel ift saylardan ayrmay dener: n bir ift say olduunda aadaki artlar denktir: (1)2p+1-1 asal olmak zere n=2p(2p+1-1) ise 0(n)=n olur. (2) 0(n)=n ise 2p+1-1 asal olmak zere n=2p(2p+11)dir. Bunlardan ilk artn klidin Elementlerinde yer ald (IX, 36) bilinmektedir. bnlHeysem ayrca -sonralar Euler tarafndan ispatlanan-her ift mkemmel saynn klidi biimde olduunu ispat etmeyi dener. Ancak Sbit b. Kurrenin dost saylar konusundaki almalar gibi bnl-Heysemin de mkemmel saylar konusunda sadece gelenein tad ve rettii saylarn hesaplanmasna alt grlr. Bu tr hesaplamalar, bn Fells ve bnl-Mlik ed-Dmak gibi Nikomakhos geleneine yakn olan nisbeten ikinci snf matematikilerin ura alanyd. Bu iki ismin yazdklar o devrin matematikilerinin ilk yedi mkemmel sayy bildiklerini gstermektedir. Saylar teorisi alanndaki aratrmalarn ana hedeflerinden biri dost, denk ve mkemmel saylarn belirlenmesiydi. Bu artlarda matematikilerin benzer bir alma yapmak zere tekrar asal saylara dnmesi artc deildir. Nitekim bnl-Heysemin in kalan ad verilen problemin zmnde yapt da budur. bnl-Heysem, p asal bir say ve 11i, p-1 olmak zere u linear eleim (congruence) sistemini zmek istiyordu: x 1 (mod ii) x 0 (mod p) Bu inceleme srasnda bnl-Heysem asal saylar belirleyen ve sonradan Wilson teoremi diye anlan bir lt verir: n n1 iin aadaki u iki art denktir: (1) n asaldr. (2) (n-1)! - 1 (mod n) Bu eleim sisteminin incelenmesine XII. yzylda bnl-Heysemin takipilerinden Hltde ve talyan Leonardo Fibonaccide rastlanmaktadr. slm matematiinin saylar teorisi zerindeki bu almalarna, Nikomakhos aritmetii izgisini takip eden cebircilerle aritmetikilerin sihirli kareler ve aritmetik oyunlar gibi deiik alanlar iin gelitirdikleri birok aratrmann sonularn da ekleyebiliriz. Ayrca doal tam saylarn kuvvetlerinin toplam, ok kenarl saylar ve linear eleim problemleri de dikkate alnmaldr. Btn bunlar saylar teorisinde nceden bilinenleri gelitiren veya ispat eden bir yn sonutur.

6. Sonsuz Kkler. Sonsuz kklerle kavumazlarn (asimptotik) incelenmesi slm matematiinde matematiksel aratrmalarn temelini oluturur. Bu temel erevesinde IX. yzyldan sonra matematikiler u ana kolda alma balattlar: Alan ve hacimlere ilikin sonsuz kklerin hesab; hilllerin kareletirilmesi; izoperimetrik (eevre) problemlerinin incelenmesi srasnda ortaya kan extrem (en byk) alan ve hacim hesab. Matematikiler alan ve hacimlere ilikin sonsuz kkler hesabyla ilgili nl temel teoremi klidin Elementlerinin X. kitabndan renmilerdir. Teorem yle ifade edilebilir: aa0, bb0 ve aab olmak zere a ile b pozitif iki byklk ve bir dizi de (bn)n1 ise her n iin bnb(b- bk) olur. Bu takdirde yle bir n0 mevcuttur ki nnn0 iin b-bkbadr. Bu teorem zerine almalar srdrlrken Msoullar (bk. BEN MS) Kitb Marifeti mesatil-eklil-basa vel-kriyye adl kitab kaleme aldlar. Bu eser, yalnz slm matematiinde alan ve hacim hesaplaryla ilgili aratrmalar balatmakla kalmad, ayn zamanda XII. yzylda Cremonal Gerard tarafndan Latinceye tercme edilmesiyle Bat bilim dnyas iin de temel bir kaynak oldu. Kitap dairenin mesahasyla, krenin hacmiyle ve iki orta-oran ve bir ann eit paraya blnmesiyle ilgili klasik problemleri ieren ksmdan meydana gelmektedir. Msoullar ifn yntemiyle daire alannn S = r.c / 2 olduunu gsterdiler (r dairenin yar ap, c evresidir). Ancak ispatlarnda Syi S'SS ile, daha sonra da S''>S ile karlatrmadlar; sadece cyi c'cc ve c''cc ile karlatrarak yalnz uzunluklarn oranyla ilgilendiler. Msoullar ayrca nin yaklak hesab iin Archimedes yntemini akladlar ve daire alan hesabnda uyguladklar ynteme benzer bir biimde kre yzeyinin de alann belirlediler. Msoullarnn adalaryla onlar takip edenler bu alandaki almalar etkin bir biimde srdrdler. Sbit b. Kurre daha nce Mhnnin girdii, bir parabol kesitinin (kesme) alann belirleme konusuna birbirini takip eden risle kaleme alarak nemli katklarda bulundu. Bu rislelerden birincisi parabol kesitinin alanna, ikincisi dnel parabolidin hacmine, ncs de silindir kesmeleriyle yanal alanlarnn hesabna ayrlmtr. Archimedesin bu konudaki incelemesinden haberi olmayan Sbit b. Kurre, parabol kesmesinin alann bulmak iin ilk rislesinde on bei aritmetikle ilgili olmak zere yirmi bir adet n sav (lemma) ispat etti. Bu n savlarn incelenmesi, Sbit b. Kurrenin reel kare saylardan oluan kmenin en st snr kavramyla bu snrn teklii hakknda salam ve mkemmel bilgi sahibi olduunu gstermektedir. Onun en st snr belirlemek iin yapt ilem u ekildedir: ABC bir parabol kesiti, AD de BCye karlk gelen ap olsun (ekil 1). Verilen her (0) saysna karlk AD ap iin A, G1, G2, ..., Gn-1, D paras karlk getirilebilir; yle ki (BAC alan)-(BEn-1...E2E1AF1F2...Fn-1C alan) <olur. Baka bir deyile (BAC alan) bu okgenlerin alanlarnn en st snrdr. Sbit b. Kurre ayrca, BHMC alannn 2/3sinin sz konusu okgenlerin alanlarnn en st snr olduunu ayn tarz bir kesinlikle ispat etti ve sonuta ulat teoremi u ekilde dile getirdi: Parabol alan sonsuz olabilir; ancak paralarndan her birinin alan, ayn tabanl ve ykseklii parann yksekliine eit olan paralel kenarlarn 2/3sine eittir. Parabol tanm gz nne alndnda bn Kurrenin kareletirmesinin ao pxdx integralinin deerine eit olduu grlr. bn Kurre ayrca dnel bir parabolidin hacim hesabyla da

ilgilendi ve eik bir silindirle dik bir silindirin eitli tipten dzlemsel kesitlerini ve silindirin minimum ve maksimum kesitleriyle eksenlerini inceledi; daha sonra da elipsin ve elips paralarnn alanlarn belirledi. bn Kurre bu arada, Elipsin alan, yar apnn karesi elipsin eksenlerinin arpmna eit olan bir dairenin alanna eittir teoremini de ispat etti. bn Kurrenin almalar, kendisini takip edenler ve zellikle torunu brhim b. Sinn tarafndan etkin bir ekilde srdrld. Otuz sekiz yanda len bu dhi matematiki, Mhnnin incelemeleri byk babamnkilerden ok daha ileride ve hi birimiz onu geemedik diyerek zntsn dile getirirken dedesinin yirmi nsava gerek duyduu ispattan daha ksa bir ispat vermeye alt ve sonuta, Afin dnmler meshalarn orann deitirmez teorimini ispatlad. XI. yzylda nl matematiki ve fiziki bnl-Heysem, dnel paraboloidin hacim formlyle bir paraboln ordinat ekseni etrafnda dndrlmesiyle elde edilen cismin hacim formlnn ispatn yeniden inceledi. Birinciden daha zor olan ikinci problemde bnl-Heysem, hacmi belirleyebilmek iin ie aritmetikle ilgili baz n savlar ispat ederek balad. ncelemesinin temelini oluturacak ifte eitsizlii kurmak iin ardk n tam saysnn kuvvetlerinin toplamlarn ele ald. Bu mnasebetle aritmetik tarihinde ok nemli sonular elde etti. Bunlardan zellikle ardk ilk tam say nnin herhangi bir tam say kuvvetlerinin toplamn, yani i=1,2,... olmak zere kiyi verdi. Bundan sonra u eitsizlii ortaya koydu: [(n+1) -k2]-(n+1)(n +1)k=0[(n+1)-k2]. Denklemi x=ky2 olan ABCoooooparabol parasnn BC ordinatnn etrafnda dndrlmesiyle elde edilen paraboloid gz nne alndnda (ekil 2). [0, b] kapal aralnn bir alt blm 2m=n artyla n=(yi)0i2m olursa h adm h=2m= n olur. Mi, srasyla ordinat yi ve apsisi xi olan paraboln noktalar olsun; ve ri = c - xi 0 i 2m = n alnsn; o takdirde ri=k(b2-y2i) = kh2 (n2 - i2) yazlabilir. Dier taraftan elde In =k2 h5 (n2-i2)2 ile Cn =k2 h5 (n2 - i2)2 bulunmakta ve yukarda verilen eitsizlikten dolay In 15 VCn elde edilmektedir ki burada V=k2b4.b evre silindirin hacmidir. bnl-Heysemin kullandndan farkl bir dil kullanlrsa, g(y)=ky2 fonksiyonu [0, b] aralnda srekli olduundan hesap u ekli alr: Paraboloidin hacmi v(p)=limk2 h5 (n2 - i2)2. Buradan v(p) = lim k2 (b4 - 2b2 y2i + y4i) h veya v(p) =bo k2 (b4-2b2 y2+y4)dy yahut baka bir ifadeyle v(p) = k2b5 = V bulunur;

burada V evre silindirin hacmidir. 7. ember Yaylar Arasndaki Paralarn Meshas. Erilerle snrl dzlemsel alanlarn belirlenmesine dair problemler ierisinde iki daire yay arasnda kalan alanlarn (hilllerin) yzlm Grek matematiinden beri en eski problemlerden birini tekil eder. bnl-Heysem bu problemi trigonometrik dzleme tar, ok sonralar Eulerle kesinlik kazanan fonksiyonun salad zellikler gibi birok farkl durumu elde etmeye alr ve ie ABC geni zerine drt n sav vermekle balar. lk n savda B asn dik, dier nde ise dar a olarak alr. Bundan sonraki aamada incelemesinin esasn sinx2x 00xx olmak zere f(x) = fonksiyonunun incelenmesi oluturur. Bu drt n sav u ekillerde ifade edilebilir: 1) 00CCAA ise < olur; eer C=A=/4 ise == olacaktr (bk. ekil 3a). (2) -B=B1 olduunda CC kenarlar karlatrarak u nermeleri ispat etti: 1. Srasyla kenar saylar, alanlar ve yar aplar n1, n2; A1, A2; P1, P2 olan iki dzgn okgen P1 ve P2 olsun; buna gre, P1 = P2 ve n11n2 ise A1AA2dir. 2. Dairenin evresi P, alan A ve bir dzgn okgenin evresi P', alan A' olsun. p=p' ise o takdirde AAA' olur. bnl-Heysem, bata Hzin olmak zere kendisinden nce gelen nl matematikilerin aksine ikinci nermeyi ispat etmek iin birinci nermeden yararland ve bunu yaparken emberi dzgn okgenler dizisinin limiti olarak dnd, yani dinamik giriim denilen yolu izledi. Gerekten de bu iki nerme yardmyla verilen belirli bir evreye mlik btn dzlemsel ekiller arasnda en byk alana sahip eklin daire olduunu ispat etti. Eserin cisimlerin yzlmlerinin eitliine ayrlan ikinci ksm, mcessem alarla ilgili bal bana bir kitap oluturan on adet n savla balar ve bnl-Heysemi sonuca gtren iki nerme bu n savlar yardmyla elde edilir. slm matematikilerinin yapt bu almalarn, izoperimetri problemleri gibi eski Yunan mirasndan hareketle gelitirilen geometrideki yeni aratrmalara ve skenderiye okulunun hibir zaman dnmedii cebirsel geometri gibi yeni konulara kap atna ahit olunur. Ayn neme sahip dier geometrik konular, geometrinin eitli matematik alanlarna veya optik ve astronomi gibi sahalara uygulanmasyla gn yzne kmtr. Matematikiler, zellikle sonsuz kklerle ilgili aratrmalarn yaparken geometride noktasal dnmlerin incelenmesinde derinletiler. Koniklerin optik zelliklerinin incelenmesi dioptrik aratrmalar sayesinde gelimeler gsterdi. Bu almalara geometrik uygulamalar, geometrik izimler ve paraleller teorisiyle ilgili geleneksel aratrmalar da ilve edilebilir. Bu dnemde trigonometrinin de tarihte ilk defa geometrinin bir dal olarak ekillendii grlr. Bu gelime ve byme iinde matematikilerle felsefeciler matematiin

felsefesiyle ilgili konulara da eilmilerdir.

BBLYOGRAFYA

Ptolme, La composition mathmatique (trc. N. Halma), Paris 1813, s. 9-10; bnn-Nedm, elFihrist (Teceddd), s. 316; mer el-Hayym, Loeuvre algbrique dal-Khayym (nr. A. Jabbar - R. Rashed), Halep 1981, s. 11-12; Semevel el-Marib, eI-Bhir fil-cebr (nr. Salh Ahmed - Rd Rid), Dmak 1972, s. 37, 77, 104 vd., 232; Slem, el-Muaddimetl-kfiye f isbil-cebr velmubele, Paul Sbt Koleksiyonu, nr. 5, vr. 92v-93r; erefeddin et-Ts, Oeuvres mathmatiques. Algbre et gomtrie au XIIe sicle (trc. R. Rashed), Paris 1986, I, 49-52, 118 vd.; Nasrddn-i Ts, Cevmiul-isb (nr. Ahmed Selm Sadn, el-Eb, XX/2-3 [1967] iinde), s. 141-146, 266 vd.; Kyr b. Lebbn, Principles of Hindu Reckoning (trc. M. Levey - M. Petruck), Madison 1965 (Arapa neri iin bk. Ul isbil-Hind [nr. Ahmed Selm Sadn], MMMA [Kahire] XIII/1 [1967] iinde, s. 55-83); Kemleddin el-Fris, Essl-avid f ulil-Fevid (nr. Mustafa elMevlid), Kahire 1994; bnl-Havvm, el-Fevidl-bahiyye fil-avidil-isbiyye, British Library, Or., nr. 5615, vr. 7b, 8a; K, Miftul-isb (nr. Ahmed Sad ed-Demrd - Muhammed el-Hifn), Kahire 1967, s. 73-74, 79, 121; Takyyddin er-Rsd, Buyet-ullb f ilmil-isb, Paul Sbt Koleksiyonu, nr. 496, vr. 137b-138a; Yezd, Uynl-isb, TSMK, Hazine, nr. 1993, vr. 9b, 20a-b, 49a-b; Pappus, La collection mathmatique (trc. P. V. Eecke), Paris 1933, kitap V, s. 239; A. Rome, Commentaire de Thon dAlexandrie sur le premier livre de la composition mathmatique de Ptolme, Paris 1821; a.mlf., Commentaires de Pappus et Thon dAlexandrie sur lAlmageste, Rome 1936, II, 354 vd.; P. Luckey, Die Rechenkunst bei Gamd B. Masd al-K, Wiesbaden 1951, s. 103; Aydn Sayl, Abdlhamid bni Trkn Katk Denklemlerde Mantk Zaruretler Adl Yazs ve Zaman Cebri: Logical Necessities in Mixed Equations by Abd al-Hamid Turk and the Algebra of His Time, Ankara 1962, s. 145 vd.; H. Hunger - K. Vogel, Ein Byzantinisches Rechenbuch des 15. Jahrhundert, Vienne 1963, s. 32 (36 numaral problem); Banu Musa, DSB, I, 443-446; Rushdi Rashed, Entre arithmtique et algbre, recherches sur lhistoire des mathmatiques arabes, Paris 1984, s. 21, 132 vd., 195-225, 238, 259-299; a.e.: Trur-riyiyyetil-Arabiyye beynelcebr vel-isb (trc. Hseyin Zeynddin), Beyrut 1989; a.mlf., Dioptrique et gomtrie au Xe sicle: Ibn Sahl, al-Quh et Ibn al-Haytham, Paris 1993; a.mlf., Lanalyse diophantienne au Xe sicle, Revue dhistoire des sciences, XXXII/3, Paris 1979, s. 193-222; a.mlf., Ibn al-Haytham et la mesure du parabolode, MTUA, V (1982), s. 191-262; a.mlf., Matriaux pour lhistoire des nombres amiables et de lanalyse combinatoire, a.e., VI (1982), s. 209-278; a.mlf., Nombres amiables, parties aliquotes et nombres figurs aux XIIIe-XIVe sicles, Archive for History of Exact Science, XXVIII, Heidelberg 1983, s. 107-149; a.mlf., Ibn al-Haytham et les nombres parfaits, Historia Mathematica, XVI, California 1989, s. 343-352; a.mlf., Al-Samaval, al-Brn et Brahmagupta: les mthodes dinterpolation, Arabic Sciences and Philosophy, I, Cambridge 1991, s. 101-160; F. Woepcke, Notice sur une thoire ajoute par Thbit Ben Qorrah larithmtique spculative des grecs, JA, IV/2 (1852), s. 420-429; W. Schmidt, Zur Geschichte der Isoperimetrie, Bibliotheca Mathematica, II, Leipzig 1901, s. 5-8; J. Mogenet, Les isoprimtres chez les grecs, Scirinium Lovaniense, Mlanges historiques, 4. seri, XXIV, Louvain 1961, s. 69-78; A. Anbouba, Un Trait dAb Jafar [al-Khazin] sur les triangles rectangles numriques, MTUA, III/1 (1979), s. 134-178.

Rd Rid

MATERYALZM
Madd lemin tesinde herhangi bir varlk alan tanmayan dnya gr. Szlkte materyalizm (Fr. matrialisme) maddecilik (zdekilik) anlamna gelmekte olup Latince materia (madde) kelimesinden tremitir. Var olan her eyin maddeden ibaret olduunu, maddeden bamsz fizik tesi bir alann (metafizik) bulunmadn, bilin, duygu, dnce vb. unsurlarn maddeden kaynaklandn, olup biten her eyin sadece madd sebeplerle aklanabileceini, sonu olarak tabiat st bir gcn mevcut olmadn ileri sren, znde tanrtanmaz (ateist, mlhid) doktrinler btnne verilen addr. Materyalist de bu inanca sahip kiidir. Madde-ruh ayrm yapmayan, birbirinden bamsz varlk-dnce (doa-bilin) dalizmine kar kan materyalizm maddeyi tek gerek kabul etmi ve her eyi ona indirgemitir. Metafizii reddetmesinin tabii bir sonucu olarak spiritalizm, idealizm, rasyonalizm vb. disiplinlerle ters den materyalizm bata Tanr inanc olmak zere yaratl, ibadet, melek, vahiy, peygamberlik, kutsal kitaplar ve hiret gibi din inanlarn birer yanlgdan ibaret olduunu ileri srer. Determinizmi esas alr, tabiatta amalla (teleoloji) imkn tanmaz, varl metafizik sebeplere balayan aklamalara kar kar. Bu durumda materyalizm fizik tesi kanunlar ve tabiat st varlklar reddeden bir teoridir (Smart, s. 203, 240; Armstrong, s. 37). Materyalist dnceye eski in ve Hint kaynaklarnda rastlanmakla birlikte onu sistemli bir disiplin haline getirenler atomcu yaklamlaryla Leukippos, Demokritos, Epikuros ve Lucretius gibi Antika Yunan filozoflar olmutur. Felsef problem olarak varln zn (arche) ve eyann bu zden nasl olutuunu aratran bu dnrler maddenin yaratlmadn ve yok olmayacan ileri srmlerdir. Bunlara gre evren maddeden ve boluktan olumutur; madde de atomlardan meydana gelmitir. Atomlar devaml hareket halinde olup sonsuz ve snrszdr. Boluk eyann ierisinde hareket ettii ey olup var olmann zorunlu artdr. Dnce de bir tr atom hareketidir. Ruh ise canl bir varl canszdan ayran nesne, rafine olmu madd bir varlktr. Vcutla birleen bu ar madde duyumlara imkn tanmaktadr. lm bu birlikteliin zlmesidir. lemi veya gk cisimlerini yneten tabiat st bir g bulunmamaktadr (Lange, s. 1-19; Gaskin, s. 17-26). Yunan felsefesinin nde gelen isimleri olan Sokrat, Efltun ve Aristo materyalizmin varl aklamada yetersiz kaldn gstermilerdir. Akla, dncenin objektif deerine, fert st bir normun (Daimon) varlna inanan, ahlk deerlere nem vererek erdemi n plana karan Sokrat, kulland kll kavramlarla materyalistlerin atomist grlerini kmaza sokmu, bir yandan da materyalizmin asrlarca dmanln yapacak olan Efltunun idealizmine zemin hazrlamtr. Madd lemin olu halinde bulunduunu, belli bir ama dorultusunda ilediini, Tanr tarafndan ekillendirildiini, dolaysyla ezel ve ebedliinden sz edilemeyeceini syleyen, buna karlk idealar dnyasn asl kabul eden Efltun, bata iyi kavram olmak zere ahlk kavramlarn kendi bana bamsz varlklar olduunu, idealar dnyasndan gelen ve geici olarak bedenle buluan ruhun tekrar geldii yere dneceini ve lmszce yaayacan ileri srerek materyalist dnceyi temelden sarsmtr. Maddenin kendisinde gerekleme, hareket veya olu ilkesi bulunmadn, sadece var olmak iin bir tr gereklilik olduunu syleyen Aristo maddeye form kazandran fakat

kendisi madde olmayan, deimeyen, mkemmel ezel ve ebed mutlak form (ilk hareket ettirici) kavramn ortaya koyarak Demokritosun materyalist dncelerini eletirmi, maddenin tesinde ve ncesinde zihindeki tmel kavramlardan ve fenomenler dnyasn anlamaya yarayan kategorilerden sz etmitir. Ortaadaki skolastik felsefenin hkimiyeti neticesinde kendine rahat hareket alan bulamayan materyalist dnce teolojinin de glenmesiyle XVII. yzyla kadar yeni gelimeler kaydedememitir. XVII. yzylla birlikte zellikle fizikteki gelimeler sonucunda materyalizmde yeniden bir canlanma grlmtr. znde din eletirisini ve kilise tepkisini barndran bu srecin temsilcileri arasnda, Epikuroscl yeniden kurmaya alan Pierre Gassendi ile tabiatl esas alarak kiliseye ve teolojiye sava aan Thomas Hobbes bulunmaktadr. XVIII. yzyl Avrupasnda John Toland, Julien de la Mettrie, Denis Diderot ve Baron dHolbach materyalizmin ncleri durumundadr. Metafizie kar sistemli bir pheciliin grld bu dnemde tabiatl esas alan dHolbach tek gerein ezel ve ebed olan madde olduunu, Tanrnn varl gibi tabiat st inanlarn insandaki hayal gcnden ve mistik eilimlerden kaynaklanan temelsiz iddialar sayldn belirtmitir. Baron dHolbachn gl tezlerine ramen Aydnlanma felsefesinin nde gelen iki dnr Ren Descartes ve Immanuel Kant materyalist felsefeye ar bir darbe vurmutur. Ruhun lmszlnden,alglardan kaynaklanmayan, ancak zihinde mkemmel derecede var olan Tanr kavramndan sz etmesinden, Dnyorum, o halde varm ifadesiyle varl bilincin zerine ina etmesinden dolay Descartes materyalistler iin hayal krkl yaratmtr. Yine Kantn duyulur alann (fenomenler dnyasnn) tesinde bilinemeyen (nomen) bir alandan sz etmesi, pratik akl inanc zerine metafizik kurmay denemesi (ahlk gerekelerle Tanr inancna varmas) materyalizmin nne yeni dnemde ciddi engeller karmtr. XIX. yzylla birlikte materyalist dnce yeni boyutlar kazanm, fizik ve kimyann yannda biyoloji, zooloji, tp, psikoloji ve antropoloji gibi bilim dallarndaki gelimelerin etkisiyle metafizik dnceler yava yava bir kenara braklmtr. zellikle Charles R. Darwinin canllarn oluumu ve remesiyle ilgili tezleriyle Ludwig Feuerbachn insan merkezli felsefesi ve Sigmund Freudun psikanalizmle ilgili bulgular materyalist dnceye hz kazandrmtr. Darwine gre bugnk canl yaplar doal bir sre ierisinde basit bir organizmadan gelimi, canl hcreler de nesilden nesile genetik deiime uramtr. Deimenin arkasnda doal gereksinimler yatmaktadr. Doal seleksiyon denilen srete gl canllar varlklarn devam ettirirken evreye uyum salayamayan, rekabet edemeyen zayf canllar yok olup gitmektedir. Darwinin bu fikirleri yaratlla ilgili dinden bamsz alternatif bir gr saylarak heyecanla karlanmtr. Canllarn oluumu konusundaki mekanik aklama tarz yannda gaye ve dzen (telos) fikrini gayesiz madd sebeplerle aklama teebbs Darwini materyalist yapan unsurlardr (Weber, s. 390). Ancak Hristiyanl reddetmi olsa da Tanrnn varln aka inkr etmeyen ve agnostisizmi benimseyen Darwinin (Passmore, s. 40) evrim anlay henz kantlanmayan bir teori olduu gibi zorunlu olarak dine kar da deildir. Ayrca yaratmann evrim sreciyle gereklemesi ve bu anlamda Tanrnn iradesinin yeryznde tecelli etmesi ihtimal d grlmemektedir (Tennant, Philosophical Theology, II, 84). Feuerbach da dini ve Tanr merkezli aklamalar reddederek insan merkezli (antropolojik) bir felsef materyalizm anlay kurmaya almtr. nsan aklnn kendi doasn darya yanstarak yine kendi sretinde yceltilmi ve kiiletirilmi Tanr kavramn yarattn, bylece znden uzaklaarak kendine yabanclatn iddia eden Feuerbach, materyalizme yeni bir boyut kazandran Karl Marx ve Lenin zerinde olduka etkili olmutur.

Materyalist dnceye ivme kazandran bir dier dnr de Sigmund Freuddur. Freud, insanda bilin altna itilen ve tatmin edilmeyen arzularn bnyede rahatszla yol atn belirtmi, bu sebeple fert zerindeki din basklarn kaldrlmasn ve cinsel igdlerinin serbest braklmasn istemitir. Tanr inancn insann ocukluunda yaad korunma duygusuna indirgeyen Freud din inanlar da gereklemesi imknsz olan hayal bir yanlg saymtr. Freudun bilin altndan sz etmesi aslnda materyalizme beklenmedik sorunlar douracakt. Ancak onun iddialarn cinsellik zerine kurmas ve bir anlamda psikolojinin de fizik ilmi gibi kurallara tbi olduuna (psikolojik mekanizm) inanmas materyalizme kap aralam oldu. Freudun hastalar zerindeki bulgularn kolayca genellemesi, Tanr inanc ile ocukluk duygular arasnda yakn ilgi kurmas, Tanrnn baba ve Hz. snn onun olu olarak tasvir edildii hristiyan kltryle alkaldr. Yine onun belli bir n kabulden yola karak sonular nceden ortaya koyarcasna inanszla temel bulmaya almas, metodu tahlil olan psikolojiyi ilm snrlarn dna tarma ve ideolojik davranma olarak deerlendirilmi, Feuerbach ve Marx gibi Freud da indirgemeci ve olaylara tarafl bakmakla eletirilmitir (Popper, s.159-160). XIX. yzyl sonlarnda Karl Marx ve Friedrich Engelsle birlikte materyalizm byk deiiklie uram, diyalektik bir boyut kazanmtr. Hegel mutlak ideyi veya ruhu varln kayna olarak grm ve eyann ondan yayldn ileri srmt. Marx ayn forml tersine evirmi, maddeyi esas alp dnce dahil her eyin ondan kaynaklandn savunmu, bylece tabiat, sosyal hayat ve dnceyi diyalektik bir yntem kullanarak aklamas yannda materyalizmin en kkl tarifini, yani diyalektik materyalizmi de ortaya koymutur. Evrenin maddeden ibaret bulunduunu ve kendi bana var olduunu, maddenin zaman ve mekn bakmndan bilinten nce geldiini, tabiatta olan biten her eyin bilinebildiini ve aklanabildiini ileri sren Marx, diyalektik materyalizmin sonularn insanlk tarihine tayarak srekli deien ve baz evrelerden geen toplumsal yapnn insan bilincini belirlediini, toplumda var olan ideoloji, din, felsefe, sanat, ahlk ve hukuk sistemlerinin retim gcne hkim olan snflarn kar atmas neticesinde ekillendiini, bu srete proleter (ii) iktidarnn oluabilmesi iin burjuvaziye hizmet eden btn din deerlerin (kilise) yklmas ve Tanr inancnn ortadan kaldrlmas gerektiini savunmutur. Marxn bu fikirleri politik devrim nitelii tam, sadece Bat dnyasn deil dier btn toplumlar da etkileyerek materyalizmi zirveye karmtr. Marxn asl amacnn felsef anlamda ateizm saylmad, daha ziyade Hristiyanln insanlatrlm Tanr anlayn ve kiliseyi reddetmek olduu sylense de (Tucker, s. 22) onun dinden kopua ve tanrtanmazla nemli lde kap araladnda phe yoktur. Ancak tarih materyalizm anlay da dier materyalist yaklamlar gibi uzun soluklu olmam, dnyann deien artlarnda nemini yitirmi ve byk hayal krklklar yaayarak XX. yzyln sonuna doru Sovyetler Birliinin dalmas ve komnizmin kmesiyle birlikte insanln gndeminden dmtr. Marksizmin tarih olaylarla ilgili yaklam yanl (Avrupa merkezli) ve uyarlamac olup gerei yanstmamakta, topik bir yap gstermektedir. Bu felsefede idealletirilen bir projeyle gereklemesi zor toplumsal devrimler amalanm, genellemeci bir tutumla btn itima ve tarih olaylarn arkasnda snf atmalarnn ve ekonomik faktrlerin bulunduu ileri srlm, her ey madd gerekelere dayandrlarak etik boyut gz ard edilmi, atmasz bir toplumun oluturulmas

amalanrken devrimin gereklemesi iin iddet dahil her trl yol mubah kabul edilmitir. Eitlik ve zgrlk adna yaplan devrimlerin ardndan snf atmas sona ermemi ve bundan da en ok alan kesim zarar grm, burjuvazinin yerine topluma hkmeden yeni bir snfn hkimiyeti (proleterya) domutur. Beklenenin aksine devrim sanayii ileri durumda olan lkelerde grlmeyip Dou Avrupa, Asya, Afrika ve Latin Amerika gibi duygular smrlen yoksul insanlarn lkelerinde gereklemitir. Marksizmin kendisi din haline sokulmu, ileri gelenleri kutsanm, ortaya her ynyle tutarl, kapsaml ahlk bir sistem konulmam, din sosyal bir olay statsne indirgenerek yanl anlalm, varlkla ilgili temel sorulara cevap getirilememitir (Kellner, s. 8-9; Giddens, s. 3). Marksist ve Leninist dnya grnn ayrlmaz bir paras grlerek bilimsel ateizm ad altnda ortaya konan tarih materyalizm ideolojisinde slm tarihine tek tarafl ve n yargl bir biimde baklm, Marksizmi hakl karacak yorumlara gidilmitir. slmiyetin iinde doduu Arap toplumunun gerekleriyle Kurann getirdii mesajlar arasndaki iliki gz ard edilmi, Hz. Peygamberin risleti, mriklerle olan mcadelesi, kayna Kuranla Snnet olan slm medeniyeti basit yaktrmalarla karalanmaya allmtr. Bu balamda materyalistlerin dini ne kadar doru anladklar da tartmaldr. slmiyetin evrensel bir din olduunu gz ard edip onu birtakm tarih, siyas, ticar ve coraf artlarn glgesinde ele almak, hatta kabile ve saltanat ilikilerine indirgemek materyalistlerin genel tutumu haline gelmitir. slm Dncesi ve Materyalizm. Chiliye toplumunda Allahn varlna ve birliine inanan, az sayda insanlarn oluturduu, Hanfler ad verilen bir topluluun dnda byk ounluk putperestti; ayrca zamann ezelliine inanan, yeryznde cereyan eden olaylarn Tanrdan bamsz olarak dehr denilen bir kaynaktan ortaya ktn ileri sren, hayat basit bir ekilde olu ve yok olu eklinde anlayan, lmden sonra tekrar dirilmeyi reddeden bir topluluk mevcuttu (mesel bk. elEnm 6/29; Ysn 36/77-78; el-Csiye 45/24). Nzil olduu srete eitli vesilelerle Hanflere vgde bulunan Kurn- Kerm putperestleri ve dehrleri iddetle knamtr; onlar yaratl zerinde dnmeye, insanlk tarihinden ibret almaya, gereklerin aratrlmasnda n yarglardan kurtularak samimi, drst ve ahlk davranmaya armtr. Kurann temel retisine gre btn kinat Allah tarafndan Onun zgr iradesiyle muayyen artlarda ve kendine has ileyi kanunlaryla birlikte yaratlmtr. Maddenin kendi bana var olmas, yaratcnn iradesinden bamsz olarak cansz, hareketsiz, tl ve kaotik bir durumdan belirli bir zaman ierisinde canl bir organizmaya dnmesi ve mevcut dzenli halini almas mmkn deildir. Bunun aksini iddia etmek anlay ktl, bilgisizlik ve sapknlktr (mesel bk. elCsiye 45/22-26; et-Tr 52/35-36; el-Vka 56/47-73). Kurn- Kermin bu temel tavrn esas alan balca kelm ekollerinin maddeci dnce karsndaki gl duruu ve tvizsiz tutumuyla Tanr merkezli dnce reten slm felsefesi ve tasavvuf ekollerinin fikir hayatna olan mutlak hkimiyetleri sayesinde slm tarihinde sistemli bir materyalist dncenin ortaya kmad sylenebilir. Bununla birlikte baz ferd teebbslere rastlanm ve metaryalist dnceyi ifade anlamnda dehrlerden, lemin ezel olduunu ve bir yaratcsnn bulunmadn savunan kiilerden sz edilmitir. Kuran da bunlara atfta bulunmu, onlarn dnya hayatndan baka bir eye inanmadklarn ve mevcut hayatlarn zamann ekillendirdiini kabul ettiklerini haber vermitir (el-Csiye 45/24). Dehr nitelemesinin yannda Tanry, peygamberlii, hireti inkr eden, mevcut lemin balangcnn olmadn dnen ve kendilerine muattla,

mlhid, tabiyyn, smeniyye, ezeliyye ve daha ziyade zndk denilen kimselere de rastlanmaktadr (Mtrd, s. 178-190; hvn- Saf, III, 455-456; ehristn, II, 3-5, 235; Abdurrahman Bedev, Min Tril-ild fil-slm, s. 34, 40, 67, 146, 163). Kaynaklarda isimleri zikredilen kiiler arasnda Eb Ali Rec, bn Tlt, Slih b. Abdlkudds, Eb s el-Verrk, Ber b. Brd, Ebl-Athiye, bnr-Rvend, Eb Bekir er-Rz ve bnl-Mukaffa gibi dnrler n plana kmaktadr. Ancak bunlardan Eb Bekir er-Rz ile bnl-Mukaffa gibi bazlarnn eitli gr ve inanlarla ilgili ciddi eletirilerine ramen tanrtanmaz veya materyalist olmad sylenmektedir. Nitekim Eb Bekir er-Rz felsef sisteminde Tanrya yer vermi ve Onu ruh, madde, zaman ve meknla birlikte be ezel ilkeden biri olarak grmtr. Tabiat ve maddeci olduu, ilh hikmeti reddettii, Kurana inanmad sylenen bnr-Rvendnin de maddeci olmad, ona atfedilen fikirlerin hocas Eb s el-Verrka ait bulunduu belirtilmektedir (Abdurrahman Bedev, Min Tril-ild fil-slm, s. 27-28). Ber b. Brdn ve yine iirlerinde zhd ve takvya nem veren EblAthiyenin ne kadar materyalist olduklar da tartmaldr. Eski ran kltrnden geen ve heteredoks diye nitelendirilen baz unsurlar materyalizm olarak anlamamak gerekir. Ayrca yaratln mahiyeti ve lemin, dolaysyla maddenin balangcyla ilgili teorik tartmalar da materyalizmin dnda tutmak lzmdr. Bat dnyasyla youn bir iliki iine giren Osmanl Devletinde XIX. yzyl materyalistlerinin byk tesirleri olmu, eserleri tercme edilerek belli bal eitim kurumlarnda okutulmutur. Viktor Hgo (stanbul 1302), Beer (stanbul 1303), Volter (stanbul 1304) ve ntikad (stanbul 1304) gibi eserleri ve eitli makaleleriyle Beir Fuad, muhtelif evirileri ve Felsefe Mecmuasndaki yazlaryla Bah Tevfik, Trh-i stikbl adl eseri (I-III, stanbul 1331-1332) bata olmak zere eitli tercme ve telifleriyle Cell Nuri (leri), ctihad dergisindeki fizyoloji ve biyoloji muhteval materyalist yazlaryla Abdullah Cevdet, Trh-i Kadm (stanbul 1321) adl iiriyle Tevfik Fikret gibi dnce adamlar, Bchner ve Haeckel bata olmak zere baz materyalist ve pozitivist yazarlarn grlerini Osmanl Devletine tayan kiiler olmutur. Bunlar, slm dnyasnn, iinde bulunduu skntlar amas iin materyalist felsefeyle zde grdkleri bilime sarlmasnn gerekliliinden bahsetmilerdir. Materyalistlere kar karm olduu Ulm gazetesinde yer alan yazlaryla Ali Suvi, Ben Neyim: Hikmeti Maddiyyeye Mdafaa isimli eseriyle (stanbul 1308) Ahmed Midhat, Maddiyyn Mezhebinin zmihlli adl eseriyle (stanbul 1928) smail Fenni (Erturul), btl-i Mezhebi Maddiyyn isimli eseriyle (zmir 1312) smail Ferid, Red ve sbat adl eseriyle (stanbul 1330) Mustafa Efendi (Harputzde), Huzr- Akl Fende Maddiyyn Mesleki Dalleti (stanbul 1332) ve Allah nkr Mmkn mdr (stanbul 1327) isimli eserleriyle Ahmed Hilmi (ehbenderzde), aat-i Mezhebi Neyer adl eseriyle (Dekken 1298/1881) Cemleddn-i Efgn materyalizme kar km ve dine ynelik eletirileri cevaplandrmaya almlardr. Dorudan reddiye yazan bu dnrlerin dnda Said Halim Paa, mer Ferit (Kam), Mehmet Ali Ayni, smail Hakk (zmirli), Mehmet emsettin (Gnaltay), Ahmed Naim, Mehmed kif (Ersoy), Muhammed Hamdi (Yazr) ve Mustafa ekip de (Tun) materyalist dnceyle mcadele etmilerdir. XIX ve XX. yzyllarda Batl materyalist etkilerle slm dnyasnda yeermeye alan maddeci dnce ada fizik, kimya ve biyolojideki gelimelerle birlikte kabuuna ekilmek zorunda

kalmtr. Din kart olarak yaatlmaya allan ve mslmanlarn geleneine, kltrne, rf ve detlerine kar yarglayc, uyarlamac ve indirgemeci baz maddeci dnceler de ideolojik saplantlarn tesine gitmemektedir (ayrca bk. ALLAH; LHD; MAN; MADDE; RUH).

BBLYOGRAFYA

Aristoteles [Aristo], Metafizik (trc. Ahmet Arslan), zmir 1985, I, 70-78; Mtrd, Kitbt-Tevhd Tercmesi (trc. Bekir Topalolu), Ankara 2002, s. 178-190; Ebl-Hseyin el-Malat, et-Tenbh ver-red (nr. S. Dedering), stanbul 1936, tr.yer.; hvn- Saf, er-Resil, Beyrut 1377/1957, III, 455-456; Osman b. Abdullah el-Irk, el-Fraul-mfteria beyne ehliz-zey vez-zendea (nr. Yaar Kutluay), Ankara 1961, s. 86; ehristn, elMilel (Kln), II, 3-5, 235; Nmk Kemal, Renan Mdafaanmesi, stanbul 1326/1908; smail Ferid, btl-i Mezhebi Maddiyyn, zmir 1312; Cemleddin Efgn, Risle f ibli mehebid-dehriyyn (trc. Muhammed Abduh), Msr 1894; Harputzde Mustafa Efendi, Red ve sbat, stanbul 1330; Ahmed Hilmi, Huzr- Akl ve Fende Maddiyyn Mesleki Dalleti, stanbul 1322; a.mlf., Allah nkr Mmkn mdr (s.nr. Necip Taylan - Eyp Onart), stanbul 1977; smail Fenn [Erturul], Kitb- zle-i kk, stanbul 1928; a.mlf., Materyalizmin fls ve slm: Maddiyyn Mezhebinin zmihlli (s.nr. Abdulhalim Klsoy), stanbul 1996, I-II; S. Freud, The Future of an Illusion, London 1934, s. 39-77; Ahmed Emn, ualslm, Beyrut 1954, III, 121, 291-292; K. R. Popper, Philosophy of Science: A Personal Report, British Philosophy in Mid-Century, London 1957, s. 159-160; J. A. Passmore, A Hundred Years of Philosophy, London 1966, s. 40; F. R. Tennant, Philosophical Theology, London 1968, II; a.mlf., Materialism, ERE, VIII, 488-492; G. Cogniot, lka Materyalizmi: Yunan-Roma (trc. Sevim Belli), Ankara 1968; Semre Muhtr el-Leys, ez-Zendea ve-ubiyye, Kahire 1968; Bekir Topalolu, Allahn Varl: sbat-i Vacip, Ankara 1971, s. 153-158; R. Tucker, Philosophy and Myth in Karl Marx, London 1971, s. 22; K. Marx - F. Engels, Din zerine (trc. Kaya Gven), Ankara 1976, s. 51-61; a.mlf.ler - V. . Lenin, Marksist Felsefe Yazlar (trc. Mesut Osman), stanbul 1976, s. 120-148; P. Janet - G. Seailles, Metalib ve Mezahib (trc. Elmall Hamdi Yazr), stanbul 1978; Abdurrahman Bedev, Min Tril-ild fil-slm, Beyrut 1980, s. 27-28, 34, 40, 67, 146, 163; a.mlf., Mevsatl-felsefe, Beyrut 1984, II, 407-408; Hilmi Ziya lken, Tarihi Maddecilie Reddiye, stanbul 1981, s. 61-79; F. A. Lange, Materyalizmin Tarihi ve Gnmzdeki Anlamnn Eletirisi (trc. Ahmet Arslan), zmir 1982, s. 1-19, 30-55; D. Kellner, Herbert Marcuse and the Crisis of Marxism, MacMillan 1984, s. 8-9; Hseyin Atvn, ez-Zendea ve-ubiyye fil-arilAbbs, Beyrut 1984; Murtaza Korlaeli, Pozitivizmin Trkiyeye Girii, stanbul 1986; J. J. C. Smart, Materialism, Essays Metaphysical and Moral (ed. J. J. C. Smart), Oxford 1987, s. 203, 240; Mehmet Akgn, Materyalizmin Trkiyeye Girii ve lk Etkileri, Ankara 1988, s. 11-57, 235-460; J. C. A. Gaskin, Varieties of Unbelief, London 1989, s. 17-26; A. Weber, Felsefe Tarihi (trc. H. Vehbi Eralp), stanbul 1991, s. 34-38, 390; D. M. Armstrong, A Materialist Theory of the Mind, London 1993, s. 5-14, 37; G. Politzer, Felsefenin Temel lkeleri (trc. Enver Aytekin), stanbul 1993, s. 119183; Neet Toku, Trkiyede Anti-Materyalist Felsefe, stanbul 1996; S. Hayri Bolay, Felsefi Doktrinler ve Terimler Szl, Ankara 1996, s. 247-262; a.mlf., Trkiyede Ruhu ve Maddeci Grn Mcadelesi, Ankara, ts. (Aka Yaynlar), s. 32-74; tf kr Eb Avz, ez-Zendea vezzendia, Amman, ts. (Drl-fikr), s. 65-77; A. Giddens, Tarihsel Materyalizmin ada Eletirisi

(trc. mit Tatlcan), stanbul 2000, s. 1-26; Aydn Topalolu, Teizm ya da Ateizm-Tanrtanmazln Felsefi Boyutlar, stanbul 2001; a.mlf., Ateizm ve Eletirisi, Ankara 2002, s. 13, 157-181; Ahmet Yaar Ocak, Trk Heteredoks Tarihinde Zndk, Haric, Rafiz, Mlhid ve Ehl-i Bidat Terimlerine Dair Baz Dnceler, TED, sy. 12 (1982), s. 507-520; C. Keith, Materialism, The Encyclopedia of Philosophy (ed. P. Edwards), New York 1972, V, 179-187. Aydn Topalolu

MATKOVSKI, Aleksandar
(1922-1992) Makedon asll arkiyat. 30 Mays 1922de Kruevoda (Makedonya) dodu. lk renimini Gostivar ve skpte tamamlad. 1941 ylnda Yugoslavya Komnist Partisine ye oldu. 1942de Bulgar gleri tarafndan tutuklanp on yl hapse mahkm edildi. skpteki hapishanede ngilizce, Rusa ve Franszca rendi. 29 Austos 1944te hapisten knca arkadalaryla beraber igalci faist glere kar mcadele etti. II. Dnya Sava srasnda renim imkn bulamayan Matkovski 1947de skp retmen Okulundan mezun oldu. Ayn yl girdii Belgrad Yksek Pedagoji Okulunu 1949da ve skp niversitesi Felsefe Fakltesi Tarih Blmn 1951de bitirdi. 1957 ylna kadar skpteki lisede tarih retmenlii yapt. Ayn yl Zagreb niversitesinde doktorasn vererek Makedonyada tarih blmnde doktor unvan alan ilk kii oldu. Ayrca 1957de girdii Belgrad niversitesi Filoloji Fakltesi arkiyat Blmnden 1961de mezun oldu. Arapa, Farsa ve Trkeyi daha iyi renmek iin yl Kahire, Badat ve stanbulda bulundu. Makedonyaya dndnde skpteki Makedonya Mill Tarih Enstitsnde ilm almalarna devam etti. Kaleme ald aratrmalar dolaysyla eitli dller ald. 1986da Makedonya limler Akademisine (MANU) misafir ye, 1987de emekliye ayrldktan sonra 1991de dim ye seildi. 14 Nisan 1992 tarihinde skpte ld. Makedonca, Srpa, Hrvata, Franszca, ngilizce, Rusa, Bulgarca, Arapa, Farsa ve Trke bilen Matkovskinin ilm almalarnn byk bir ksm Osmanl dnemi Makedonya tarihiyle ilgilidir. Bu konuda Fettah Efendi ve Kemal Arui gibi Makedonyal ilim adamlarndan faydaland bilinmektedir. Her ikisi de onun tevikiyle skpteki Makedonya Mill Tarih Enstitsnde alm ve zellikle Kemal Arui ile ortak makaleler yazmlardr (Muhammed Arui, Kemal Efendi Aruiiirlerim, s. 54-56). Birok milletleraras sempozyumda Osmanl dnemi Balkanlar ve Makedonya tarihi zerine sunduu tebliler ve eitli dergilerde, yllklarda yaymlad makalelerinin says 200 akndr (Aleksandar Trajanovski v.dr., s. 199-205; Muhammed Arui, Kemal Efendi Aruiiirlerim, s. 54-56; Stojanovski, XXVI/1 [1982], s. 7-26). Eserleri. 1. Gjurcin Kokaleski 1775-1863, Prilog kon Prasanjeto za Sozdavanje na Selska, Stocarsko-Trgovska Burzoazija vo Makedonija (Gyurin Kokaleski 1775-1863, Makedonyada ky ve hayvanclk ticaret burjuvazisine bir bak). Doktora tezidir (Skopje 1959). 2. Turski Izvori za Ajdutstvoto i Aramistvoto vo Makedonija 1620-1650 (1620-1650 yllar arasnda Makedonyadaki ekyalk ve harmilie ait Trk kaynaklar; Skopje 1961). Eserin II. cildi 1650-1700 (Skopje 1961), III. cildi 1700-1725 (Skopje 1973), IV. cildi 1725-1775 (Skopje 1979) ve V. cildi 1775-1810 (Skopje 1980) yllarna aittir. 3. Dietot-Krvninata vo Makedonija i na Balkanskiot Poluostrov za Vreme na Turskoto Vladeenje (Osmanl dneminde Makedonya ve Balkan yarmadasnda diyet; Skopje 1973). 4. Kreposnistvoto vo Makedonija vo Vreme na Turskoto Vladeenje (Osmanl dneminde Makedonyada inaatlk; Skopje 1978). 5. Otporot vo Makedonija vo Vremeto na Turskoto Vladeenje (Osmanl dneminde Makedonyadaki direni; I-IV, Skopje 1983). 6. Kanuni i

Fermani za Makedonija (Makedonya ile ilgili kanun ve fermanlar; Skopje 1990). 7. Makedonija vo Delata na Stranskite Patopisci (Yabanc seyyahlarn eserlerinde Makedonya; I-IV, Skopje 1991). 8. Balkanot vo Delata na Stranskite Patopisci vo Vremeto na Turskoto Vladeenje (janiari, haremi, robovi) 1402-1657 (1402-1657 yllar arasnda Osmanl dneminde yabanc seyyahlarn eserlerinde Balkanlar-yenieriler, harem ve kleler; Skopje 1992; eserleri hakknda geni bilgi iin ayrca bk. Trajanovski v.dr., s. 199-205; Stojanovski, XXVI/1 [1982], s. 7-26).

BBLYOGRAFYA

Mustafa eman, Bibliografija Bonjake Knjizevnosti, Zagreb 1994, s. 585; A. Trajanovski v.dr., 50 Godini-Institut za Nacionalna Istorija 1948-1998, Skopje 1998, s. 199-205; Muhammed Arui, Kemal Efendi Arui-iirlerim, skp 1999, s. 54-56; a.mlf., Kemal Arui, DA, XXV, 225-226; A. Stojanovski, D-R Aleksandar Matkovski (Po Povod eeset Godini od Ragjanjeto), Glasnik na Institutot za Nacionalna Istorija, XXVI/1, Skopje 1982, s. 7-26; Aleksandar Matkovski, BiltenMakedonska Akademija na Naukite i Umetnostite, XVIII/1, Skopje 1991, s. 14; M. Pandevski, Akademik Aleksandar Matkovski (1922-1992), a.e., XIX/1 (1992), s. 24. Muhammed Arui - Aleksandar Stojanovsk

MATLA
() Gazel ve kasidenin kafiyeli ilk beyti (bk. BEYT; GAZEL; KASDE).

MATLA- SADEYN
() Abdrrezzk es-Semerkandnin (. 887/1482) Farsa tarih kitab. Tam ad Mala- Sadeyn ve Mecma- Bareyn olan eser, ran lhanl Hkmdar Eb Said Bahadr Hann doumundan (704/1305) Timurlulardan Eb Said Mirza Hann lm ylnn (873/1469) biraz sonrasna kadar geen olaylar anlatr. Kitabn telif tarihi olarak 1470 ve 1475 yllar gsterilirse de bunlardan ikincisinin doru olmas gerekir. ki defterden (cilt) meydana gelen eserin ilk defteri 1305 ylndan balayp Timurun lm yl olan 807 (1405) tarihine kadar gelmekte, ikinci defter 807-874 (1405-1470) yllar arasndaki olaylar ihtiva etmektedir. Mellif her iki ciltte de mukaddime yazmtr. Mala- Sadeyn zellikle 830-874 (1427-1470) yllar iin nemli asl kaynaklardan biridir. Bu ksm birou mellifin ahs mahedelerine dayanan vakalar iine almaktadr. Bilhassa Hindistann o zamanki durumu ve oradaki Trklerin tarihi bakmndan nem tamaktadr. 830 (1427) ylndan nceki bahisler Seyf-i Herevnin Trnme-i Hert, erefeddin Ali Yezdnin afernmesi, Hfz- Ebrnun Zbdett-tevr ve eyl-i Cmiut-tevri ile Muhammed Yezdnin Mevhib ilhiyyesinin zetinden ibarettir. ok rabet grm olan Mala- Sadeynin birok yazma nshas bulunmaktadr. Mellifin 845847 (1441-1443) yllarnda hruhun elisi sfatyla Hindistann eitli yerlerinde bulunduu srada toplad ve eserine koyduu tarih malzemeyi ihtiva eden ksm, Yurinbayef tarafndan Abdrrezzk es-Semerkandnin Hindistan Sefernmesi adyla zbekeye tercme edilerek 1960ta Takentte baslmtr. Ayn ahsn ikinci defterin birinci cznn lugate ilvesiyle zbekeye evirisi de 1969da Takentte yaymlanmtr. Eserin Grcistanla ilgili ksmn Katsitadze, Abdrrezzk- Semerkand ve Grcistan-Malaus-sadeyn mecmaul-bareyn adyla Grcceye tercme etmi, bu tercme, Rusa bir zetle birlikte 1968de Tifliste Grc Bilimler Akademisi Dergisinin 2. saysnda neredilmitir. Eserin Koca Rgb Paa tarafndan yaplm eksik bir evirisi de vardr (A, IX, 597). Ayrca Muhammed ef tarafndan blm halinde Pencapta Oriental College Magazinede yaymlandktan sonra (Mays, Austos, Kasm 1933) Abdlhseyin Nev eseri yeniden neretmitir (Tahran 1353 h.). Mala- Sadeynin baz blmleri Bat dillerine de evrilmitir (Storey, I/1, s. 296-297).

BBLYOGRAFYA

Abdrrezzk es-Semerkand, Mala- Sadeyn (nr. Abdlhseyin Nev), Tahran 1353 h., ayrca bk. neredenin girii; Rieu, Catalogue of the Persian Manuscripts, I, 181-183; Browne, LHP, III, 429430; Storey, Persian Literature, I/1, s. 293-298; Saf, Edebiyyt, IV, 513-514; Zeki Velid Togan, Tarihte Usl, stanbul 1981, s. 200-201; F. Tauer, Timurlular Devrinde Tarihilik (trc. Ahmet Ate), TTK Belleten, XXIX (1965), s. 61-62; Abdlkadir Karahan, Rgb Paa, A, IX, 597; W. Barthold - Mohammad Shaf, Abd al-Razz al-Samarand, EI (ng.), I, 90-91.

Orhan Bilgin

MATLAUl-TKD
() Fuzlnin (. 963/1556) temel akaid ve kelm konularna dair Arapa eseri. Tam ad Malaul-itid f marifetil-mebde vel-med olan kitap drt ana blmden (rkn) olumaktadr. Birinci blm bilgi konusuna ayrlm olup burada ilimle marifet kavramlarnn muhtelif tarifleri yaplm, din veya temel bilginin nakl mi akl mi olduu konular zerinde ksaca durulmu, bilginin (mrifet) eitleri ve elde edili yntemlerine bak yaplmtr. Bu yntemler hakknda verilen bilgiler dikkat ekicidir. Eserin ikinci blm kinatn (lem) mahiyeti ve niteliklerinin bilinmesi hakkndadr. Be alt balktan oluan blmde nce lemin gerek varlnn bulunduu belirtilerek sofistlere ait aksi grn temelsizliine iaret edilmi, ardndan lemin temel maddesi veya ilkesine dair aralarnda Efltun ve Aristonun da bulunduu eski Yunan dnrlerinin, ayrca dalistlerin (Seneviyye) telakkileri sralanmtr. Daha sonra ay st ve ay alt olmak zere filozoflara, aynlar ve arazlar olmak zere kelmclara gre lemi oluturan niteler ve bunlarn kadm veya hdis oluu hususlar ele alnmtr. Blmn lemin nevilerine ayrlan nc ksmnda nce muhakkik ve muallim olan gruplarla bunlara zenen mukallitler, cebir taraftarlar ile insann irade ve ihtiyar sahibi olduunu benimseyenler, ayrca inananlar ve inanmayanlar eklinde bir tasnif yaplmtr; ardndan duyulur lemle gayb lemi, bunlarn birini kabul edip dierini benimsemeyenler, buna bal olarak ortaya kan inan gruplar, madde lemine ait canszlar, bitki ve hayvan trleri gibi tasniflere gidilmitir. Drdnc ksmda nefis (ruh) ve bedenden oluan insann iki temel esi, beinci ksmda varlk trleri asndan melek, eytan ve cin konu edilerek ksa bilgiler verilmitir. Allahn bilinmesi ve bununla ilgili hususlara ayrlan nc blmde filozoflara ait, Birden sadece bir sdr olur ilkesi, yine onlarn lemin kadm oluu telakkisi, vcb ve imkn kavramlar ele alnarak tartlm, ardndan devir ve teselsln imknszlna temas edildikten sonra Allahn varlnn ispatna geilmitir. Mellif bu amala huds, imkn ve keif yntemlerini zikrederek ksaca anlatm, Aristonun muharrik-i evvel deliline deindikten sonra imkn delili hakknda olduka ayrntl bilgi vermi ve isbt- vcibin yannda zt- ilhiyyenin mahiyetini bilmenin imknszln belirtmitir. Blmn drdnc ve beinci ksmlar sfatlar konusuna ayrlmtr. Burada ztsfat mnasebetine temas edildikten sonra Snn kelmnda yer alan sfatlar zerinde durulmu ve baz selb sfatlardan sz edilmitir. Fiil sfatlar bal altnda fiillerin cisimden meydana geldii, Allah cisim olmadndan fiille nitelendirilmeyecei zikredilip bunun Mutezile anlayyla paralellik gsterdii belirtilmi, kelm eserlerinde kadere bal bir konu olarak efl-i ibd bal altnda ilenen ve insann irad fiillerine ilh-beer kudretin etkisini tartan bahse dair ksa bilgi verilmitir. nc blmn son ksmlar hsn-kubuh, hayr-er, vcb alellah konularna ayrlmtr. Mellif hsn ve kubhu tanmlayp Earlerle Mutezilenin bak alarna temas etmitir. Ayrca hayr ve erri slm filozoflarna gre tarif ederek hayr- mahz olan Allahtan er sdr olamayacan sylemi, kt fiillerin oluumunda ilh tesirin bulunup bulunmad konusunda Ear ve Mutezil telakkilerini sralamtr.

Kitabn drdnc blm, kelm eserlerinde temel ilkenin (usl-i selse) ikinci ve ncsn tekil eden nbvvet ve hiret konularn iermektedir. nce insanlarn peygambere olan ihtiyac meselesi ele alnarak konuya filozoflar asndan yaklalm, ardndan insan varlnn organlar, beer tabiat ve akldan olutuu, bedenin esenliinin tabiatn deil akln hkimiyetiyle salanaca rnei topluma uygulanp insanlk lemi bedene, toplumlar organlara, eytan beer-hayvan tabiata, peygamberler de akla denk tutulmu, sonu olarak dnyada dzenin sadece peygamberle salanabilecei vurgulanmtr. Nbvvetin gereklilii hususunda Allah-insan mnasebeti, insan trnn psikolojik ve sosyolojik yaps asndan da bak yaplarak deliller sralanmtr. Daha sonra peygamberlerin ismeti, Hz. Muhammedin nbvvetinin ispat ve dier peygamberlere stnl konular ele alnm, nbvvet messesesine kar yaplabilecek itirazlar sralanp bunlara cevap verilmitir. Kermet konusuna yer verilmeyen eserde immet meselesine temas edilmi, burada devlet bakanlnn zaruri bir kurum olduu belirtilerek Ehl-i snnetin, baz Mutezil gruplarn, i ekollerinin ve Btniyyenin immet telakkileri ksaca anlatlmtr. Drdnc blmn son ksmlar hiret meselelerine ayrlmtr. Mellif, lm sonras ebed hayatn mevcudiyetini dolayl saylabilecek (dnet-tasrh) akl yaklamlarla kantlamaya alm ve dikkat ekici deliller ortaya koymutur. Ardndan kabir hayatnn nakil ve akl yoluyla sabit olduu belirtilmi, mzan, srat, hesaba ekilme, cennet ve cehennemin nakille sbt bulduu kaydedilmitir. Malaul-itid, Snn kelm eserlerine ait plan erevesinde kaleme alnm olup felsefe ile kelmn birletirildii mteahhir dneme ait bir kelm rislesi nitelii tar. Eserde ele alnan konulardan epistemoloji, isbt- vcib, insanln nbvvet messesesine olan ihtiyac ve hiret hayatnn mevcudiyetinin fert ve toplum asndan nemi ksmen ayrntl biimde verilmi, bu arada orijinal fikirler ileri srlmtr. Dier konularda filozoflar, kelmclar ve tasavvuf ehline ait telakkiler zet olarak aktarlm ve hibir meselede Mtrdlie iaret edilmemitir. Nakledilen grler Gazzl sonras kelm kitaplarndan alnm, zellikle felsef bahislere ait anlatmlardaki baz yanllar aynen tekrarlanmtr. Dolaysyla rislenin tpkbasmn gerekletiren Hamit Araslnn, eserin incelenmesinden Fuzlnin eski Yunan ve slm filozoflarnn grlerine tam anlamyla vkf bulunduu yolundaki iddiasna katlmak mmkn deildir (Malaul-itid, [nr. Muhammed b. Tvt et-Tanc], neredenin nsz, s. X-XI). Ktib elebi de Malaul-itid tantrken eserde ele alnan itikad konularn filozoflar ve mmiyye asna ait grler erevesinde ilendiini kaydeder (Kef-unn, II, 1719). Ancak rislenin immet bahsinde (s. 7577) slm ekollerin devlet bakanl hakkndaki telakkilerinin nakledilmesiyle yetinildii ve herhangi bir gre temayl gsterilmedii mahede edilmektedir. Muhammed Tanc bunun bir takyye olabileceini sylemektedir (a.g.e., neredenin nsz, s. XII; kr. A, IV, 690; DA, XIII, 242). Eserin tesbit edilebilen tek nshas Leningrad arkiyat Enstits Ktphanesinde bulunmaktadr (Kprl, AYB, I [1932], s. 447-448). Olduka hatal olan ve mellifin lmnden otuz-otuz be yl sonra istinsah edildii anlalan nshann tpkbasmn Hamit Arasl gerekletirmitir (Bak 1958). Muhammed Tancnin bir nszle birlikte melliften ve mstensihten kaynaklanan hatalarn tashih edilmesi ve nakledilen grlerin kaynaklarnn genellikle gsterilmesi suretiyle nere hazrlad eser Esat Coan ve Kemal Ikn Trke tercmesiyle birlikte yaymlanmtr (Ankara 1962).

BBLYOGRAFYA

Fuzl, Malaul-itid (nr. Muhammed b. Tvt et-Tanc, trc. Esat Coan - Kemal Ik), Ankara 1962, ayrca bk. neredenin nsz, s. VIII-XII; Kef-unn, II, 1719; Sleyman Nazif, Fuzl, stanbul 1343/1925, s. 39-54; Abdlkadir Karahan, Fuzuli: Muhiti, Hayat ve ahsiyeti, stanbul 1949, s. XIV, 126-144; a.mlf., Fuzl, DA, XIII, 242, 245; Metin Yurdagr, Fuzlnin Matlaultikad Adl Eseri ve Akidesi, Fuzl Kitab: 500. Ylnda Fuzl Sempozyumu Bildirileri (haz. Beir Ayvazolu), stanbul 1996, s. 167-173; M. Fuad Kprl, Fuzlnin Yeni Eserleri, AYB, I (1932), s. 447-448; a.mlf., Fuzl, A, IV, 689-690, 696; Mehmet Ali Yekta Sara, Fuzlnin Kelma Dir Matlaulitikad simli Eseri ve nemi, lm Aratrmalar, II, stanbul 1996, s. 111-118; Hilmi Yavuz, Fuzuli, iimi di?, Zaman, stanbul 18 Haziran 2003, s. 17; a.mlf., Fuzulinin iilii, a.e. (25 Haziran 2003), s. 17. Metin Yurdagr

MATRAKI NASUH
(. 971/1564) Osmanl tarihisi ve matematikisi. Hayat hakkndaki bilgiler ok azdr. Nerede, hangi tarihte doduu bilinmemektedir. Kendisinin bulduu matrak oyunu sebebiyle Matrak (Matrak), baz kaynaklarda ise Silhor unvanyla anlr. Kendi ifadelerinden babasnn adnn Abdullah, dedesininkinin Karagz ve ailenin Bosnal olduu anlalmaktadr (Cemll-kttb, vr. 1b). Muhtemelen dedesi veya babas devirme olan Nasuh kk yata saraya alnd ve II. Bayezid zamannda Enderunda eitim grd. Bu esnada saray hocas Snin talebesi oldu (k elebi, vr. 158a). Cemll-kttb ve kemll-hussb adl eserini Yavuz Sultan Selim dneminde telife balad ve ona ithaf etti. O sralarda iyi bir silhor olarak da n kazand. zellikle matrak oyununda akranna stn olan Nasuhun (Cellzde, vr. 197b) silhorluktaki rakipsizliini Kann Sultan Sleymann 936da (1530) verdii berat da gstermektedir. Bu belgeye gre Hayr Beyin valilii srasnda Msra gitmi, orada bulunan nl silhorlarla birlikte trl silh ve mzrak oyunlar yarmalarna katlm, efsanev kahraman Rstem-i Zl gibi hamleler yaparak dier yarmaclar saf d brakmtr (Tuhfetl-guzt, vr. 31b42a). Hayr Bey de Nasuha, Msrdaki silhorlarn kendisine kar koyamadklarn itiraf ettiklerini belirten Arapa bir temessk vermitir. Kann Sultan Sleymann emriyle Muhammed b. Cerr et-Tabernin nl slm tarihini Arapadan Trkeye evirmeye balayan Nasuh 936da (1530) silhorlukla ilgili Tuhfetl-guzt adl bir eser kaleme ald. Bu yln austos aynda padiahn oullar Mustafa, Mehmed ve Selim iin yaplan muhteem snnet dn mnasebetiyle Atmeydannda dzenlenen enliklerde iinde toplar, darbezenleri ve bir hisar iin gerekli olan btn malzemesiyle kttan iki yrr hisar yapt ve bu hisarlardaki askerler bir sava gsterisi sundu. 940 (1534) ylnda Kann Sultan Sleymann kt ilk ran seferine katlan Matrak Nasuh stanbuldan Tebrize, oradan Badata ve Badattan yine Tebriz zerinden stanbula kadar konup glen menzillerin minyatrlerini hazrlad. Matrak Nasuhun hayatnn daha sonraki yllar hakknda bilgi yoksa da kaleme ald tarihinin 968 (1561) ylna kadar gelmesi onun telifatla megul olduuna iaret eder. 16 Ramazan 971de (28 Nisan 1564) ld zaman muhtemelen stabl- mire kethdlnda bulunuyordu. Eserleri. 1. Cemll-kttb ve kemll-hssb. Mellifin 923te (1517) yazd matematie dair bu eserin 966da (1559) istinsah edilmi bir nshas gnmze ulamtr ( Ktp., TY, nr. 2719). ki blmden oluan kitapta rakamlar, drt ilem, kesirler ve lekler zerinde durulmaktadr. 2. Mecmaut-tevrh. Ba ksm Tabernin Trul-mem vel-mlk adl umumi tarihinin tercmesi olan eser Matraknn yapt ilve ve zeyillerle yeni bir hviyet kazanm ve 958 (1551) ylna kadar getirilmitir. Yaratltan Hz. Sleymann lmne kadar olan dnem eserin I. cildini oluturmakta ve bunun iki nshas Viyana Mill Ktphanesinde bulunmaktadr (Cod. Mixt. nr. 999,

1187). II. cilt, efsanev ran Kral Keykubadn hkmdarl ile balayp Ssn Hkmdar Nirevn devri olaylaryla sona ermektedir. III. cilt Hz. Muhammedin doumuyla balamaktadr. Bu cildin Erturul Gazi (. 680/1281-82) zamanna kadar gelen bir nshas Sleymaniye Ktphanesindedir (Ftih, nr. 4278). Bu nshann zellii, Abbsler dnemi tarihini, ardndan ksaca Trklerin meneini, Gazneliler, Seluklular devirlerini ihtiva etmesidir. Ardndan Anadolu Seluklular ve ksaca Osmanllar hakknda verilen bilgiler gelmektedir. Nshann son bal Erturul Bey zamannda Karacahisarn alnmasna dairdir. British Museumda (Or., nr. 12879) Cmiut-tevrh adyla kaytl, birbirini tamamlar mahiyetteki ciltlik yazma ise Mecmauttevrhin muhtasar bir versiyonudur. Mecmaut-tevrhin, Trk tarihi hakkndaki genel bir girile birlikte Kann Sultan Sleyman dnemini de iine alan Osmanl tarihiyle ilgili ksm, iltifat ve teviklerinin sonucu olarak hazrland iin kendisine takdim edildii anlalan Sadrazam Rstem Paaya atfedilerek Rstem Paa Tarihi adyla tannmaktadr. Mecmaut-tevrhin IV. cildi olarak kabul edilebilecek olan Osmanl devrine ait ksmnn mstakil bir nshas tesbit edilememitir. Ancak baz ktphanelerde bu cilde ait Trh-i Sultn Byezid ve Sultn Selm, minyatrl Trh-i Sultn Byezid, minyatrl Trh-i Sultn Selm, Sleymannme, minyatrl Mecm- Menzil, Fetihnme-i Karabodan, minyatrl Trh-i Feth-i iklo gibi mstakil birer eser hviyetinde Nasuhun kaleminden km nshalara rastlanmaktadr. Bu husus eserin bu blmnn ksm ksm yazlm olabileceini akla getirmektedir. Nitekim Mecm- Menzilin bir yerinde grlen Tevrh-i l-i Osmn ibaresi bunu gsterir. British Museumda kaytl (Add., nr. 23586) Trh-i Sultn Byezid ve Sultn Selm adl anonim yazmann byk bir eserin bir blmnden ibaret olduu anlalmakta, ifade ve slp benzerlikleri ise yazmann Matrak Nasuh tarafndan yazlm olduu kanaatini vermektedir. Eserin sadece II. Bayezid devriyle (1481-1512) ilgili bir blmnn yazmas ise minyatrldr. Topkap Saray Mzesi Ktphanesinde bulunan (Revan Kk, nr. 1272) yazmann mellifi tarafndan zel olarak resimlendirildii anlalmaktadr. Trk resim sanat bakmndan son derece ilgi ekici olan nshann iinde II. Bayezid zamannda yaplm seferlerle ilgili olarak Kili, Akkirman, nebaht, Moton ve Glek kale ve ehirleriyle Osmanl donanmasna ait gemilerin resimleri bulunmaktadr. Sleymannme, Mecmaut-tevrhin IV. cildinin Kann Sultan Sleyman devrine (1520-1566) dair ksmdr. Eserin 926-944 (1520-1537) yllar aras olaylarn ihtiva eden blm Topkap Saray Mzesi Ktphanesinde mevcuttur (Revan Kk, nr. 1286). Mellif adnn verilmedii bu yazmann Nasuha ait ve mellif hattyla olduu Mecm- Menzilin yardmyla anlalmaktadr. Yazmada bulunan baz boluklarn Nasuhun bu nshaya da menzil resimleri yapmak istedii, fakat bunu gerekletiremedii dncesini akla getirir. Beyn- Menzil-i Sefer-i Irkeyn* adyla yaymlanan (nr. Hseyin G. Yurdaydn, Ankara 1976) Mecm- Menzil Kann zamannda yaplan ran seferiyle (1533-1536) ilgilidir. Mstakil bir eser gibi Topkap Saray Mzesi Ktphanesinde kaytl (Revan Kk, nr. 1284/2) Fetihnme-i Karabodann da aslnda Sleymannmenin bir paras olduu dnlebilir. Kannnin 945te (1538) kt Karabodan seferi hakkndaki bu fetihnme Aurel Decei tarafndan yaymlanmtr (Fuad Kprl Armaan, stanbul 1953, s. 99-116). Yine Sleymannmenin bir blm olduu halde ayr bir eser gibi ktphane kataloglarna giren, hatta bir yanllk eseri olarak Sinan avua izfe edilerek 1987de tpkbasm yaplan minyatrl Trh-i Feth-i iklo, Estergon ve stolni Belgrad Kannnin 950deki (1543) Macaristan seferiyle ilgili bir yazmadr. Sleymannmenin, 1539-1542 yllar aras olaylarn anlatan herhangi bir nshasna rastlanamamtr. Arkeoloji Ktphanesindeki yazma ise (nr. 379) 950-958 (1543-1551) yllar arasndaki olaylara dairdir. Sleymannmenin, Kannnin 955te (1548) kt ve Matraknn da katld ikinci ran seferine

dair ksmyla ilgili bir yazma da Marburg Devlet Ktphanesinde bulunmaktadr (Hs. Or. Oct, nr. 955). 3. Tuhfetl-guzt. Kann Sultan Slaymann ehzadelerinin snnet dnlerinin yapld 936 (1530) ylnda yazlmtr. Burada fasllar halinde okuluk, kl, kalkan, topuz ve at tlimi gibi silhorlukla ilgili konular ele alnmtr. Eserde bizzat Matrak Nasuh tarafndan yaplm kroki ve resimler de bulunmaktadr (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 2206). 4. Umdetl-hisb. Matrak Nasuhun, 923te (1517) telif ettii Cemll-kttb adl rislesini yeniden ele alp sonuna baz ilveler yaparak meydana getirdii matematie dair eseridir. Ktib elebi (Kef-unn, II, 1520) ve onu takip edenler (Osmanl Mellifleri, III, 305) Matrak Nasuhun Yavuz Sultan Selim iin el-Kenniyye fil-hisb adnda bir eser daha yazdn ileri srerlerse de bu doru deildir. adalar tarafndan divan yaznn Osmanl brolarnda kullanlmasnn mcidi olarak nitelenen Nasuhun ayn zamanda iyi bir nakka olduu belirtilmelidir. Bunun gzel rnekleri Tuhfetl-guzt, Mecm- Menzil vb. eserlerinde grlmektedir.

BBLYOGRAFYA

Matrak Nasuh, Cemll-kttb ve kemll-hssb, Ktp., TY, nr. 2179, vr. 1b; a.mlf., Tuhfetl-guzt, Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 2206, vr. 31b-42a; k elebi, Meiruar, vr. 158a; Cellzde, Tabaktl-memlik, vr. 197b; l, Menkb- Hnervern, s. 61; a.mlf., Knhl-ahbr, British Museum, Or., nr. 7892, vr. 34a; Kef-unn, I, 394; II, 1166, 1520; Mstakimzde, Tuhfe, s. 568; Habb, Hat ve Hatttn, stanbul 1305, s. 159, 257; Sicill-i Osmn, IV, 555; Osmanl Mellifleri, III, 150, 305; Hediyyetl-rifn, II, 494; A. Decei, Fetihnme-i Karabodan (1538) de Nash Matrak, Fuad Kprl Armaan, stanbul 1953, s. 113-124; Hseyin G. Yurdaydn, Matrak Nash, Ankara 1963; a.mlf., Matrak Nashun Sleymannmesi, TTK Bildiriler, V (1960), s. 374-378; a.mlf., Matrak Nashun Minyatrl Yeni ki Eseri, TTK Belleten, sy. 110 (1964), s. 229-233; a.mlf., Matrak Nashun Hayat ve Eserleriyle lgili Yeni Bilgiler, a.e., sy. 114 (1965), s. 329-354; Babinger (ok), s, 74-75; Zeren Akalay, Tarih Konuda lk Osmanl Minyatrleri, STY, II (1968), s. 101-115. Hseyin Gazi Yurdaydn

MATRH
() Yalan sylemekle itham edilen rvi ve bu rvinin naklettii hadis anlamnda terim. Szlkte kaldrp atmak anlamndaki tarh kknden tretilen matrh kaldrlp atlan ey demektir. Terim olarak dinin esaslarna aykr olmasa bile yalanclkla itham edilen, dinin emir ve yasaklarna aykr davranan veya rivayetlerinde oka vehim ve gaflet grlen rvinin tek bana rivayet ettii hadis mnasna gelmektedir. Buna gre matrh hadisle zayf hadis eitlerinden olan metrk hadis arasnda bir fark bulunmamaktadr. Matrh III. (IX.) yzylda terim anlam kazanm ve muhaddisler tarafndan bir eit zayf hadisi gstermek zere ayn kkten gelen mutarrah (atlm), mutarrahul-hads (hadisi atlmtr), matrhul-hads (hadisi atlmtr), tarahh (onu terk ettiler), tarah hadseh (hadisini terkettiler) vb. ifadelerle cerh lafz olarak kullanlmaya balanmtr. Yahy b. Man, Ber b. Meymn el-Horasn gibi yalanc rviler hakknda, Muhaddisler bunlarn hadislerinin atlmas gerektii konusunda ittifak etmitir diyerek matrh tabirini kullanmtr (bn Arrk, I, 42; bn Hacer, I, 412). Matrh kelimesi III. (IX.) yzyldan sonra yerini tamamen metrke brakmtr. Nitekim Rmhrmz, Hkim en-Nsbr, Hatb el-Badd, bns-Salh e-ehrezr, Nevev, bn Kesr, Zeynddin elIrk, bn Hacer el-Askaln ve Syt gibi hadis usulcleri eserlerinde bu terime temas etmemilerdir. Gnmzde yazlan hadis usul eserlerinde matrh bazan metrk bal altnda, bazan da mstakil olarak ele alnmaktadr. Zeynddin el-Irkye gre matrh cerhin nc, Sehvye gre drdnc derecesini ifade eden lafzlardan biridir. Bu lafzla cerhedilen rvinin naklettii hadis deer bakmndan mevzdan biraz stn, zayftan biraz dk olup ona hibir ekilde itibar edilmez ve delil olarak kullanlmaz. Matrh hadisi nakleden rvinin kendisi metrk, hadisi de merduddur.

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, r md.; bn Eb Htim, el-Cer vet-tadl, II, 210; III, 210, 317; Irk, Fetulmu, s. 176; a.mlf., et-Tayd vel- (nr. Abdurrahman M. Osmn), Beyrut 1401/1981, s. 163; bn Hacer, Tehbt-Tehb, Beyrut 1404/1984, I, 412; Syt, Tedrbr-rv (nr. Abdlvehhb Abdllatf), Beyrut 1399/1979, I, 296; bn Arrk, Tenzh-era, I, 42; Leknev, er-Ref vettekml, s. 178; Thir el-Cezir, Tevchn-naar, Beyrut, ts. (Drl-marife), s. 253; Tecrid Tercemesi, Mukaddime, s. 294-295; Talt Koyiit, Hadis Istlahlar, Ankara 1980, s. 211, 428; Ahmed mer Him, avid ulil-ad, Beyrut 1404/1984, s. 117; Abdullah Aydnl, Hadis Istlahlar Szl, stanbul 1987, s. 80, 93-94, 149, 150; Mcteba Uur, Ansiklopedik Hadis Terimleri Szl, Ankara 1992, s. 210, 291, 392; smail L. akan, Hadis Usl, stanbul 2001, s. 137-138.

Mehmet Efendiolu

MATH
(bk. ATEH).

MTRD
() Eb Mansr Muhammed b. Muhammed b. Mahmd el-Mtrd es-Semerkand (. 333/944) Mtrdiyye mezhebinin kurucusu, mfessir ve fakih. Nisbet edildii Mtrd (Mtrt), bugn zbekistan Cumhuriyetinin snrlar iinde bulunan Semerkantn d mahallesidir. 1920de Semerkant ziyaret eden Barthold, Mtrdin ehrin kuzeybatsnda bir ky olduunu belirtir. Hayat hakknda kaynaklarda ok az bilgiye rastlanan Mtrd, Abbslerin merkez otoritelerinin olduka zayflad bir dnemde siyas bakmdan hilfete bal mstakil beyliklerden Smnoullarnn Mvernnehire hkim olduklar devirde yaamtr. Doum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte hocas Rey Kads Muhammed b. Muktil er-Rznin 248 (862) ylnda vefat ettiine dair bilgiden hareketle III. (IX.) yzyln ilk yarsnn ortalarnda dnyaya geldii ve mrnn bir asra yakn olduu tahmin edilmektedir. Nitekim EblYsr el-Pezdev, Mtrdnin Earden (d. 260/874) nce zuhur ettiini kaydetmektedir (Ulddn, s. 70). Kurenin, 268de (881) vefat eden Semerkant Kads Muhammed b. Eslem el-Ezdnin akran olduunu belirtmi olmasn ihtiyatla karlamak gerekir (el-Cevhirl-muyye, III, 92; kr. Nesef, Tebratl-edille, I, 358). Mtrdnin Beyzzde Ahmed Efendi ve Zebd gibi ge dnem limleri tarafndan Ensr nisbesiyle anlmasna ve Kitbt-Tevdin tek yazma nshasnn sayfa kenarnda (vr. 1b) bilinmeyen biri tarafndan kaydedilen nota istinaden gnmzde yazlm baz eserlerde soyunun Eb Eyyb el-Ensrye uzand yolunda ileri srlen iddia isabetli grnmemektedir. Zira bu iddiann mesnedi bulunmad gibi Zebd, bu nisbenin sahih olmas durumunda tpk knyesinin artrd gibi dini desteklemede at rdan dolay verilmi olacan syler ve bu nisbe ile onun soyu arasnda bir iliki kurmaz (tfs-sde, II, 5). Ayrca Necmeddin en-Nesefye gre Eb Eyyb elEnsr soyundan geldii bilinen Semerkant Kads Ebl-Hasan Ali b. Hasan el-Mtrdnin (. 511/1117) babaannesi, Mtrdnin kznn kz (el-and, s. 420), Semnye gre ise ad geen kadnn annesi Mtrdnin kzdr (el-Ensb, XII, 3). Aradaki iki asra yakn sre gz nne alnr ve Ebl-Hasana rencilik yapm olmas sebebiyle Necmeddin en-Nesefnin de bu aileye yaknl dnlrse birinci rivayetin daha doru olduu sylenebilir. Bu sebeple Mtrdnin kz tarafndan torunu olan Kad Ebl-Hasann baba tarafndan nesep ba kartrlarak dorudan Mtrdnin kendisine nisbet edilmi olmas kuvvetle muhtemeldir. Eyyb Ali ve Ali Abdlfetth el-Marib gibi ada Arap yazarlar, Mtrdnin neslinden birinin Eb Eyyb el-Ensrnin torunlarndan biriyle evlenmesinden hareket etmek ve Arap sekinlerinin evlilik konusunda kefet aradklar gerekesine dayanmak suretiyle, Mtrdnin Arap olduunu ileri srmlerse de bu iddia da doru deildir. Zira fkh adan kefet ancak anlamazlk vukuunda sz konusu edilen bir gereke olup taraflarn rzasnn bulunmas halinde problem tekil etmez. Ayrca Mtrd gibi nemli bir limin neslinden gelen biriyle evlenmek kar taraf iin bir onur vesilesi olarak kabul edilmelidir. Araplar genellikle sahbye kadar uzanan soylarn kaydeder ve silsilenin sonuna ona nisbeti ortaya koyacak bir ifade eklerler. Nitekim Ebl-Mun en-Nesef, Semerkant Snn kelm ekoln anlatrken Eb Nasr elyz ve Kad Muhammed b. Eslem el-Ezdnin sahbeye kadar varan nesep silsilelerini vermi, fakat

Mtrdnin ancak dedesini zikredebilmitir. Mtrdnin eserlerindeki dil ve slp da bu eserlerin ana dili Arapa olmayan bir mellifin kaleminden ktn kantlar niteliktedir. Onun teliflerinde kulland dilin girift ve zor olduu eski kaynaklarda ifade edildii gibi (Ebl-Ysr el-Pezdev, s. 3; Aleddin es-Semerkand, Mznl-ul, s. 3; erut-Tevlt, vr. 1b) gnmze kadar gelen eserleri de bu hususu aka gstermektedir. te yandan eserlerindeki birok cmlenin kuruluuna, bilhassa baz fiillerin balalarna bakldnda Arapa gramere aykrl yannda Trke gramere uygunluu grlmektedir. Gerek dil ve slp zellikleri gerekse yaad Semerkant ve evresinin Trklerin ounlukta bulunduu bir blge olmas gz nne alndnda Mtrdnin Trk asll olduunu sylemek gerekir. Onun eserlerinde hestiyye gibi Farsadan tretilmi kelimeler bulunmas (Kitbt-Tevd, s. 7; Nesef, I, 162) ve kaynaklarda gnlk hayatnda Farsay kullandn gsteren baz rivayetlerin yer almas ise (Ahmed b. Ms b. s el-Ke, vr. 316b) Fars asll olmasndan deil Trklerin hkim bulunduu Mvernnehirin ky ve kasabalarnda Trkenin, ehirler ve ilim evrelerinde ise Farsann yaygnlyla (Muhammed Sultn el-Hucend, s. 48) ilikili olmaldr. Mtrd ailesinin fertleri hakknda babas ve dedesinin (Muhammed b. Mahmd) adndan baka bir ey bilinmemektedir. Zebd, baz kaynaklarda dedesinden sonraki ahsn adnn Muhammed olarak zikredildiini belirtir (tfs-sde, II, 5). Eb Mansr knyesinden Mansr adl bir olu olduu dnlebilirse de Mtrd bir yetin tefsirinde knyelerin anlamlar zerinde aklama yaparken Eb Mansr knyesinin rfen, evld olmayan kiiye Mansr adnda olu olmas temennisiyle verilebileceini kaydeder (Tevltl-urn, vr. 905a). rnek olarak bu knyenin seimi bir rastlant deilse kendisinin erkek evld bulunmadnn bir iareti saylabilir. Mtrdnin olu tarafndan nesli devam etseydi onlardan bazlarnn ad kaynaklarda yer alrd. Eb Eyyb el-Ensr neslinden geldii belirtilen Kad Ebl-Hasan Ali b. Hasan b. Ali el-Mtrdnin babaannesi Mtrdnin kznn kzdr. Mtrdnin torunuyla evlenen ahsn ad ise Ali b. Muhammeddir. Kad Ebl-Hasann babas Kad Hasan el-Mtrd ve iki arkada Eb c Muhammed b. Ahmed b. Hamza el-Alev ve Ebl-Hasan Ali b. Hseyin es-Sud kendi zamanlarnda Semerkant Hanef ulemsnn riysetini birlikte stlenmilerdi. O dnemde bu nn ittifak ettii fetva muteber saylr, onlara muhalefet edene itibar edilmezdi. Babaoul dedeleri Mtrdnin mezarnn yaknna defnedilmitir. Mtrd Hanef mezhebinin drdnc, hatta nc kuak limlerindendir. Eb Hanfenin rencilerinden Muhammed e-eybnnin rencisi Eb Sleyman el-Czcnnin talebesi Eb Bekir Ahmed b. shak el-Czcn, Nusayr b. Yahy el-Belh ve Nbur Kads Eb Bekir Muhammed b. Ahmed b. Rec el-Czcn gibi hocalardan ilim tahsil etmise de renimini, henz yirmi yalarnda iken hocas Eb Bekir Ahmed el-Czcn ile birlikte ulem reisliini deruhte eden ve Drl-Czcniyyede ders veren Eb Nasr el-yzden tamamlamtr. Eitim hayat, seyahatleri ve hacca gidip gitmedii, resm bir grev alp almad gibi hususlar bilinmemektedir. Ancak zalim olduu kesinlik derecesinde sbut bulan zamannn sultanna dil diyen ve dolaysyla zulm adaletle vasflandran kimsenin kfre girdii yolunda kanaat belirtmesi (Burhneddin el-Buhr, V, 577), Ebl-Ksm el-Kbyi zalim devlet adamlaryla iliki iinde olduu iin knamas (Kitbt-Tevhd Tercmesi, s. 452) devrin siyaset ve devlet adamlaryla mnasebetlerinin iyi olmadn gstermektedir. Kendisinden Eb Ahmed el-yz, Ebl-Hasan Ali b. Sad er-Rstfen ve Eb Muhammed Abdlkerm b. Ms el-Pezdev gibi limlerin fkh ve

kelm tahsil ettikleri bilinmektedir. Ge dnem kaynaklarnda yer alan, Hakm es-Semerkandnin Mtrdnin rencisi olduu iddias ise dorulanmamtr. Her ikisinin de Eb Nasr el-yzye rencilik yapm olmas, kaynaklarda isimlerinin sk sk birlikte anlmas ve baz menkbelerde birbirine akran olarak gsterilmesi (Necmeddin en-Nesef, el-and, s. 293; Semn, VI, 115; ayrca bk. bn Yahy, vr. 160b-161b), Tevltl-urnda Hakmin grlerine yer verilmi olmas (vr. 255b, 906b) gibi hususlar gz nne alndnda bu iki limin akran olduunun ve aralarnda bilgi alverii bulunduunun kabul edilmesi daha isabetli grnmektedir. te yandan Hakmin Mtrdye kar hrmetkr bir tavr iinde bulunduu ifade edilmektedir (Ahmed b. Ms b. s elKe, vr. 39b). Arthur Stanley Tritton, Hakm es-Semerkandnin Mtrdden fkh ve kelm okuduunu sylemi ve aralarndaki isim benzerliinden hareketle karde olabileceklerini ileri srmse de dedelerinin isimlerinin farkl olmas sebebiyle bu tahminin yanl olduu anlalmaktadr. Ayrca Ebl-Leys es-Semerkandnin muhtemelen ayn ehirde bulunduklar iin Mtrdnin rencisi olduu eklinde ada aratrmalarda yer alan bilgiler de klasik kaynaklarda grlmemektedir. Ebl-Leys, kendi eserinde hibir takdir ifadesine yer vermeden Mtrdnin iki fkh grne atfta bulunmakta, ancak tam aksi grleri tercih etmektedir (Kitbn-Nevzil, vr. 7b, 16b). Ebl-Mun en-Nesef ve bn Fazlullah el-mer, tarih belirtmeden Mtrdnin Ebl-Hasan elEarden (. 324/935-36) ksa bir mddet sonra vefat ettiini kaydederler (Tebratl-edille, I, 360; Meslik, VI, 46). Kure de hocalar Ebl-Hasan bns-Savvf ve Kutbddin el-Halebye dayanarak 333te (944) ldn belirtir ve daha sonra Frzbd, bn Kutluboa, Kefev, Zebd, Leknev gibi limler ayn tarihi benimser. Kevser ise Kutbddin el-Halebden 332 tarihini nakleder (Beyzzde Ahmed Efendi, s. 7). Kure, iki hocasndan ayr ayr nakilde bulunduuna gre burada ayn tarihin verilmi olmas bir bask hatas olmaldr. Zira byk oranda Kureye dayanan Temm 333 yannda 332 yln da kaydeder. Ayrca baz eserlerde 336 (947) tarihi de verilmektedir. Frzbdnin eserinin bir baka nshasnda (el-Mirtl-vefiyye, nr. 671, vr. 74a) yer alan 323 tarihi ise yanl istinsahtan kaynaklanm olmaldr. Mtrd Semerkantn nl kerdze Mezarlna defnedildi. Arkada ve rencisi Hakm es-Semerkand mezar tana u anlamda bir ibare yazdrtt: Buras btn hayatn ilme adayan, gcn ilmin yaygnlamas ve retilmesi yolunda tketen, din yolundaki eserleri vgyle anlan ve mrnn meyvelerini deviren kiinin mezardr (Nesef, I, 358). Barthold, 1920de Semerkanta yapt seyahatte kerdze Mezarlnda Mtrdnin trbesini grdn kaydeder (bk. Mool stilsna Kadar Trkistan, s. 95). Ancak bu mezarlk Soyvetler Birlii dneminde iskna alm ve trbenin bulunduu yer bir evin bahesinde kalmtr. 1991 ylnda Semerkant ziyaret eden bir grup Trk ilim adam sz edilen yerde trbe bulunmadn, kabrinin zerine beton atlp avlu olarak kullanldn ifade etmitir. Mtrdnin imdi Semerkantn Siyab merkez ilesinin kinci ark mahallesi Gucdvn sokanda yer alan mezarnn bulunduu alana 2000 ylnda tamamlanan yeni bir trbe ve etrafna da bir klliye ina edilmitir. Mtrdnin hayat, eserleri, grleri, rencileri ve adalar hakknda bilgi verdii bilinen en eski kaynak Ebl-Mun en-Nesefnin Tebratl-edillesidir. Sonraki eserler Mtrdden zetle bahsetmekte ve bilinenlere yeni bir ey katmamaktadr. ada aratrmalarda da bu bilgiler tekrarlanmaktadr. Bununla birlikte Semerkant Snn kelm ekolne mensup Eb Selemenin Cmel ulid-dn adl eserine yazlan bir erhte Mtrdnin hayat ve kelma dair grleriyle ilgili baz anekdotlara rastlanmaktadr. Mellifi tesbit edilemeyen, ancak bir yerde babasnn adn bn (Eb ?)

Zekeriyy Yahy b. shak eklinde veren (bn Yahy, vr. 161b) bu kitabn mellifi Mtrdnin rencisi Ebl-Hasan er-Rstfennin rencisidir. Eserde Mtrd, Zamannda ilimde, anlayta, mezhepleri bilmede ve takvda yegne idi eklinde tavsif edilmektedir (a.g.e., vr. 161b162a). Hanef kaynaklar dnda ise Mtrdnin ad, tesbit edilebildii kadaryla ilk defa fi limlerinden Eb sm el-Abbdnin 435te (1044) tamamlad el-Fuah-fiiyye adl eserinin giriinde nde gelen Hanef fakihlerinin adlar sralanrken Eb Mansr es-Semerkand eklinde gemektedir. Semn de Mtrdyi torunlarndan Kad Ebl-Hasan el-Mtrdnin biyografisinde anmaktadr (el-Ensb, VI, 155). Fahreddin er-Rz ve Kurtub, tefsirlerinde Mtrdnin grlerine yer verirler, Kurtub onu e-eyh el-imm diye anar (Meftul-ayb, V, 163; VI, 200; XIV, 228; XXIV, 244; XXVII, 188; el-Cmi, VI, 38). Zeheb, Mtrdyi rencisi Abdlkerm el-Pezdevnin biyografisi iinde zikreder ve bu rencisinin kendisinden fkh tahsil ettiini belirtir (Trul-slm, s. 200). bn Fazlullah el-mer, Meslikl-ebr adl eserinin fukahaya ayrd cildinde Hanef mezhebi limleri arasnda vg dolu szlerle Mtrdnin biyografisine ksaca yer verir. Daha sonra Kure ile birlikte Hanef tabakat kitaplarnda Mtrdnin biyografisi mutlaka zikredilegelmitir. ada aratrmalarda Mtrdnin tefsir, kelm, fkh ve usul, mezhepler tarihi alanlarnda nemli mevkiine ramen gerek mezhepler tarihine dair eserlerde gerekse bibliyografik kaynaklarda ihmal edildii belirtilmekte ve sonraki dnemlere ok az eseri intikal eden Earnin mezhebinin yaylmasna karlk Mtrdnin mruz kald bu ihmalle ilgili eitli sebepler ileri srlmektedir. Bunlar arasnda Mtrdnin hilfet merkezi Badattan uzakta yaam olmas, Arap tarihileri tarafndan kastl olarak zikredilmemesi, siyas iktidarla anlamazlk iinde bulunmas sebebiyle Earler gibi devlet imknlarndan yararlanmam olmas, Earliin Nizmiye medreselerinde okutularak slm dnyasnn her tarafna gnderilecek kimseler yetitirilmesine mukabil Mtrdliin resm eitim kurumlarna girememesi, Earliin filer ve Mlikler gibi farkl kitleler tarafndan benimsenmesine ramen Mtrdliin sadece Haneflere mnhasr kalmas, Mtrdliin akla daha fazla nem vermek suretiyle muhafazakr ulemnn ve biyografi melliflerinin ilgi alan dnda kalmas, Hanef evrelerinin Mtrdnin Eb Hanfenin otoritesini glgelemesinden endie etmeleri, eserlerinin dil ve slp asndan problemli oluu gibi bir dizi sebep kaydedilmektedir. Baz aratrmaclar ise Zeheb ve Syt gibi biyografi melliflerinin Mtrdyi Trk olduu iin terkettiklerini ileri srmtr. Ancak bu melliflerin eserlerine bakldnda slm dnyasnda ilm faaliyetlerde bulunan kiilerin mezhep, milliyet vb. zelliklerine baklmakszn biyografilerine yer verildii grlmektedir. Bu hususta, Aleddin es-Semerkandnin dikkat ektii gibi Mtrdnin kendi memleketinde de iki asra yakn bir sre ihmal edildii ve Hanef tabakat kitaplarnda bile hakknda verilen bilgilerin ok snrl olduu gerei unutulmamaldr. Mtrdnin eserlerinde savunduu fikirler Ehl-i snnetin temel grleri olup imanamel ayrm (kebre) konusunda mutedil Mrcie grn benimsemesinin onun Ehl-i snnet izgisi dnda kalmasn gerektirmeyecei gibi Kaderiyyenin mukabili sayd Mrcieyi eletirmesi de byle bir iddiay geersiz hale getirir. Gnmze kadar gelmeyen eserlerinde Ehl-i snnet tabirinin yer alp almad hususunda bir ey sylenemezse de Mtrdnin rencisinin rencisi olan bn Yahy gibi bir lim ayn tabiri ska kullanmaktadr. Aslnda Mtrdden sonra yaygn hale gelen Ehl-i snnet (ehlssnne vel-cema) tabiri, akaid konusunda Reslullah ile ashap cemaatinin yolunu (snnet) takip edenler, yani ashap yoluyla bize aktarlan Hz. Peygamberin slm anlayn benimseyenler demek olup bu tabir namazn kln ekli dahil olmak zere genel slm anlayn iermektedir. Bu da

mslmanlarn byk ounluunun esasen benimsedii bir husustur (Topalolu, s. 109). Mtrdnin ihmal edilii iin ileri srlen sebepler az veya ok etkili olmutur. Nitekim Ebl-Ysr el-Pezdev, Kitbt-Tevd adl eserini yeterli bulmasna ramen onu dil ve slp asndan problemli bulduu iin kendi kitabn yazmay gerekli grmtr (Uld-dn, s. 3). Aleddin esSemerkand de Mtrdnin fkh usulne dair eserlerinin son derece salam delil ve gl istidlllere dayanmasna ramen ilgi grmemelerinden yaknr ve bunun sebebinin lafz ve mnalarnn anlalr olmay veya himmet ve gayret azlnda aranmas gerektiini belirtir. Ona gre fakihlerin Mtrdnin eserlerinde grlen kelm tartmalaryla ilgilenmeyip sadece fkha meyletmeleri yalnz fkh meseleleri ele alan eserlerin yaygnlk kazanmasna sebep olmutur (Mznl-ul, s. 3). Mtrdnin yaad blgenin eitli istillara mruz kalp din eserlerin tahrip edilmesi, ayrca Mvernnehirin Badat, Basra ve Kfe gibi ilim ve kltr merkezlerinden uzakta olmasnn eserlerinin ihmal edilmesindeki etkisinin gz nnde bulundurulmas gerektiine dikkat eken Bekir Topaloluna gre ise bu ihmalin temelinde muhaddislerle fakihlerin Mtrdnin grlerini Mutezileye yakn kabul etmelerinin yatmas kuvvetle muhtemeldir (Kitbt-Tevhd Tercmesi, s. XIV, XVIII). Madelunga gre Mtrdnin grlerinin Mvernnehirin batsnda salam bir yer edinememi olmasnda Hanefliin ana merkezi olan Irakta Ebl-Hasan el-Kerh, Cesss ve Eb Abdullah Hseyin b. Ali es-Saymer gibi nde gelen Hanef limlerinin itikadda Mutezile mezhebini benimsemelerinin byk tesiri olmutur (mam Mturd ve Maturidlik, s. 308). Aslnda Mtrd slm dnyasnda tamamen ihmal edilmi deildir. Grleri ve biyografisine dair baz bilgiler, erken dnemlerden itibaren bilhassa kendisini byk bir otorite kabul eden Mvernnehir Haneflerinin teliflerinde, VII. (XIII.) yzyldan itibaren de ok snrl biimde dier mezheplere ait eserlerde yer almaya balamtr. Bununla birlikte ona ayrlan yerin ok ynl ilm ahsiyetine uygun olduu sylenemez. Kaynaklarda Mtrdnin tasavvuf ynyle ilgili baz kaytlara rastlanmaktadr. Hakknda tpk bir tasavvuf by gibi menkbeler ve ryalar aktarlmakta, Semerkantta Det Ribtnda Hzr ile grp onun duasn ald, kerametleri bulunduu belirtilmekte ve yapt duann kabul edildiine dair bir hadise de nakledilmektedir (Ebl-Ysr el-Pezdev, s. 3; Necmeddin en-Nesef, s. 32, 293; Ahmed b. Ms b. s el-Ke, vr. 316b, 317a; Mahmd b. Sleyman el-Kefev, vr. 105b). Nesefnin Mtrd hakknda tasavvuf terminolojisiyle kulland kudvetl-ferkayn (iki grubun lideri) tabiri ise (el-and, s. 143) zhir ve btn ilimlerinde lider konumunda olduunu artran bir ifadedir. Arkada Hakm es-Semerkandnin aksine Mtrdnin tasavvuf eserlerde bir sf olarak zikredilmemi olmas sorgulanmay gerektirmekle birlikte bu menkbe ve ryalar, onun takipileri tarafndan sonraki dnemlerde nasl alglandn gstermesi bakmndan olduka nemli malzeme tekil etmektedir. Kelbznin mumelt alannda eser veren mehur mutasavvf limler arasnda sayd Hakm es-Semerkandnin Mtrdnin ok yakn arkada olmas aralarnda bilgi alverii bulunduunu dndrmektedir. Nitekim Mtrd Tevltl-urnnda Hakmden nasihat kelimesinin tanmn aktarmaktadr (vr. 255b). Takvya ulamann yollaryla ilgili olarak yapt aklamalar da nemli lde tasavvuf bir karakter tar (a.g.e., vr. 93a-b). Ayrca rencisinin rencisi olan bn Yahy kendisini takv titizliinde tek ahsiyet olarak nitelemektedir (eru Cmeli ulid-dn, vr. 162a). Ancak Kitbt-Tevdde keif ve ilhamn bilgi kaynaklar arasnda yer alamayacan aka ifade eden Mtrd, rencisi Rstfennin Fevid adl eserinden yaplan iki iktibasa gre vellerin peygamberlerden stn olduunu savunanlarn grn reddeder, dnya nimetlerinden istifade edilmesini yadrgayanlara bunlarn insanlarn faydalanmas iin yaratldn

syleyerek kar kard (Ahmed b. Ms b. s el-Ke, vr. 308a, 314b). Mtrd, gerek KitbtTevdde gerekse Tevltl-urnda eitli mnasebetlerle Allaha ve Resulne olan tzim ve muhabbetini zaman zaman etkileyici duygusal ifadelerle dile getirir. Bunun yannda kalplam anlatmlara yer vermez. Kelbznin et-Taarrufunda anlatlanlardan, Mtrd ve evresinin kelma dair grlerinin Mvernnehir mutasavvflar zerinde etkili olduu anlalmaktadr (Nesef, I, 360-361). Hatta bir byk tarikat eyhinin Mtrdnin, zamannda bu mmetin mehdsi olduunu syledii kaydedilmektedir (Zebd, II, 5). Mtrd kelm, tefsir, fkh ve mezhepler tarihi alanlarndaki almalaryla tannmaktadr. KitbtTevd adl eseri Snn kelmnn klasiklerinden biri haline gelmitir. Kaynaklarda zikredilen kitaplarnn isimleri onun Mutezile, Karmita, Revfz gibi frkalarca ileri srlen dncelere kar uzun mcadeleler verdii izlenimini uyandrmaktadr. Sonraki dnemlerde takipileri tarafndan eyh, imam, eyhlislm, imml-hd, aleml-hd, res meyihi Semerkand, imml-mtekellimn, musahhihu akidil-mslimn, imm Ehlis-snne gibi unvanlarla anlmtr. Ebl-Mun en-Nesef, din ve felsef ilimlerde bu alanlarda ileri seviyede bulunanlarn kolay kolay elde edemeyecei eitlilikte bilgilere sahip bir ahsiyet olarak niteledii Mtrdnin dini ihya yolunda aba sarfettiini, hakk destekleme urunda altn, dinin hakikatlerini aratrma ve bunlarn ince mnalaryla derin hikmetlerini ortaya karma dncesiyle yorulduunu belirtir (Tebratl-edille, I, 359; II, 831-832). Kelmda imam olarak kabul edilen Mtrd, akdeyi glendirme ve dini temel grleri erevesinde mdafaa etme konusunda gerek slm d akmlara gerekse Mutezile, Havric ve Btniyye gibi slm mezheplere kar ciddi bir mcadele vermi, ada olduklar halde grtklerine dair herhangi bir kayda rastlanmayan Ebl-Hasan el-Earden daha nce bu alanda etkin bir varlk gstermeye balamtr. Mtrd, ilm evresiyle beraber Mvernnehirde slm dncesinin belli bir istikrara kavumasnda, slmn ve Hanefliin Trkler arasnda yaylmasnda nemli grev yapm ve bu etkisi zaman iinde artarak devam etmitir. Mtrdnin rencisi Rstfenye rencilik yapm olan bn Yahynn kendi dneminde Semerkanttaki Ehl-i snnetin Czcniyye ve yziyye diye bilindiini belirtmesi (eru Cmeli ulid-dn, vr. 121a), bunun yannda Mtrdiyyeden sz etmemesi, IV. (X.) yzyln ikinci yarsnda Semerkant kelm ekolnn henz Mtrdye nisbet edilmediini gstermesi bakmndan dikkat ekicidir. Anlald kadaryla V. (XI.) yzyln ikinci yarsnda bile Mtrd bu ekoln lideri olarak grlmemekteydi. Zira Kitbt-Tevdin dnda kendi zamanna kadar Semerkantl limler tarafndan yazlan kelm eserlerini yetersiz bulan Ebl-Ysr el-Pezdev (. 493/1100), Ehl-i snnet imamlarndan sayd Mtrdnin bu kitabn dil ve slp bakmndan problemli bulduunu belirtmesinin yan sra baz grlerini ak bir biimde eletirerek (Uld-dn, s. 2-3, 203-204, 207-211) ona tam bal olmadn ortaya koymutur. Mtrdyi bir ekol sahibi olarak benimseyen ve kelma dair grlerini merkeze alarak Kitbt-Tevdden sonra ikinci kaynak saylan Tebratl-edilleyi telif eden lim Ebl-Mun en-Nesef olmu, Nesef ile birlikte Mtrdlik bir kelm akm olarak tarihteki yerini almtr. Fahreddin er-Rz, Mvernnehirde yapt mnazaralar konu alan eserinde Eb Mansr el-Mtrdnin Mvernnehirli tbilerinden sz eder ve onlarla yapt tartmay anlatr (Mnart, s. 53). Bundan artk Mtrdliin bir ekol haline geldii, fakat henz Mtrdiyye adnn kullanlmad anlalmaktadr. Nitekim bn Fazlullah elmer, Mtrdiyye adnn Mutezile tarafndan verildiini belirtir. Ona gre Mutezile kelmclar,

Mtrdnin Ehl-i snnet mezhebine verdii gl destee kar duyduklar iddetli fke sebebiyle akaid ve usulde Eb Hanfenin yolunu izleyen Ehl-i snnet mensuplarna Mtrdiyye lakabn takmlardr (Meslik, VI, 46). Sadeddin et-Teftzn Horasan, Irak, am (Suriye) ve dier memleketlerin byk ounluunda Ehl-i snnetin Eariyye, Mvernnehirde ise Mtrdiyye anlaynn yaygn olduunu belirtir ve kendi zamannda bu iki grup arasnda tekvn, imanda istisna ve mukallidin iman gibi baz konularda gr ayrl ktn kaydeder. Ardndan da bu iki grubun ileri gelen limlerinin birbirlerini bidatlk ve sapklkla sulamadklarn vurgular (erulMad, II, 271). Earlik daha ok fi ve Mlikler arasnda, Mtrdlik ise Hanefler arasnda yaylmtr (bk. MTRDYYE). Eserleri. Mtrdnin kendisine aidiyeti kesin olan on eserinden on ikisinin adn, daha -baka eserleri de bulunduunu belirterek-Ebl-Mun en-Nesef kaydetmitir. erul-Cmii-arin varl ise gvenilir klasik kaynaklarda yaplan iktibaslardan renilmektedir. A) Tefsir. Tevltlurn*. Tevlt Ehlis-snne, Tevltl-Mtrdiyye adyla da bilinen eser tefsir asndan ok nemli bir alma olmasnn yan sra kelm, fkh ve fkh usul alanlarnda da zengin bilgi ve nemli grler iermektedir. Ayrca slm frkalar ve slm d akmlarla dinlere ait inan ve grlerin tenkidi bakmndan ihmal edilemeyecek bir kaynaktr. Eser Mtrdnin rencilerine yapt takrirlerden olumutur. Tevltn eitli ktphanelerde krk civarnda nshasnn bulunduu bilinmektedir (Brockelmann, GAL, I, 195; Suppl., I, 346; Muhammed Mustafiz al-Rahman, s. 60-62, 131-145; Sezgin, I/4, s. 40-41). Osmanl limlerinden Llezr, Ftiha sresinin 5. yeti hakknda eserde yer alan aklamalar zerine el-Ytetl-amr adyla bir erh yazmtr (Sleymaniye Ktp., Hafd Efendi, nr. 124, 130). Tevltl-urnn Muhammed Erolu (stanbul 1971), brhim Avadayn - Seyyid Avadayn (Kahire 1971), Muhammed Mstefzrrahman (Badad 1983) ve Bekir Topalolu - Ahmet Vanlolu (stanbul 2003) tarafndan ksm neirleri yaplm, zerinde kitap, makale ve tebli tarznda almalar gerekletirilmitir. B) Kelm. 1. KitbtTevd*. Mtrdnin tam olarak baslm tek eseri olup kelm ilminin temel konularn ele almaktadr. Fethullah Huleyf tarafndan yaplan ve birok yanl ihtiva eden ilk nerinden sonra (Beyrut 1970, 1982; stanbul 1979; skenderiye, ts.) Bekir Topalolu ve Muhammed Arui eseri yeniden yaymlam (Ankara 2003), ayrca Bekir Topalolu kitab Trkeye evirmitir (Ankara 2002). 2. Kitbl-Malt (bu esere atfta bulunan veya ondan iktibas yapan kaynaklar iin bk. Ebl-Ysr el-Pezdev, s. 241; Nesef, I, 52, 162, 405; II, 829, 834). Brockelmannn Kprl ve Sleymaniye (Ftih) ktphanelerinde bu kitaba ait olarak gsterdii nshalarn Mtrdnin eserine ait olmad anlalmtr. 3. Redd Evilil-edille lil-Kab (bir iktibas iin bk. Nesef, II, 567). 4. Redd Tehbil-cedel lil-Kab. 5. Beyn vehmil-Mutezile. 6. Redd Vadil-fss lilKab. 7. Reddl-Ulil-amse li-Eb mer el-Bhil. Bu eserde grleri eletirilen lim, Basra Mutezilesinin ileri gelenlerinden Eb mer Muhammed b. mer b. Sad el-Bhildir. 8. Redd Kitbil-mme li-bair-Revf. 9. er-Red alel-armia (fil-ul). C) Fkh. 1. Mei (Mea)-eri f ulil-fh (iktibaslar iin bk. Nesef, I, 146; II, 784; Aleddin esSemerkand, Mznl-ul, s. 70, 659-660, 699, 746; Lmi, s. 189; Burhneddin el-Buhr, II, 382; Abdlazz el-Buhr, II, 619; III, 662). 2. Kitbl-Cedel f ulil-fh. 3. er-Red alel-armia (fil-fr). 4. erul-Cmii-ar (iktibaslar iin bk. Ebl-Usr el-Pezdev, vr. 113b, 266a; Ksn, VII, 47). Muhammed e-eybnnin Hanef mezhebinin temel kaynaklarndan olan elCmiu-ar adl eserinin erhidir (a. bk.). Mtrdye Nisbet Edilen Eserler. 1. erul-Fhil-ekber (Haydarbd 1321/1904, 1365). Eb

Hanfenin el-Fhl-ebsa adl eserinin Ebl-Leys es-Semerkand tarafndan yaplan erhinin yanllkla Mtrdye ait gsterilerek yaplm neridir (erul-Fhil-ebsa li-Eb anfe, neredenin girii, s. 5-10). 2. Risle fil-aid (elAdetl-Mtrdiyye). Mtrd ekolnn bir mensubu tarafndan yaplan, ekoln sisteminin zeti mahiyetindeki risleyi nce Yusuf Ziya Yrkan tercmesiyle birlikte slm Akaidine Dair Eski Metinler iinde Akaid Rislesi (Ankara 1953) = Risle fil-aid (stanbul 1953) adyla, daha sonra Takyyddin es-Sbknin es-Seyfl-mehr f eri Adeti Eb Manru ile birlikte Mtrdnin Akde Rislesi ve erhi ismiyle (stanbul 2000) M. Saim Yeprem tarafndan tahkik ve tercme edilerek yaymlanmtr. 3. Kitbt-Tevd. Mtrdnin Kitbt-Tevdinden farkl kk bir risle olup Yusuf Ziya Yrkn tarafndan slm Akaidine Dair Eski Metinler iinde tercmesiyle birlikte neredilmitir (stanbul 1953; Ankara 1953). 4. Kitbl-Ul (Uld-dn). Sezgin, Brockelmannn yanl olarak bu eseri Mtrdye nisbet ettiini belirtir. 5. Risle fm l yeczl-vaf aleyhi fil-urn (yazmalar iin bk. Sezgin, I/4, s. 42). 6. Pendnme-i Mtrd (Vey ve mnct, Fevid). Farsa olan risle, Bursa Eski Yazma ve Basma Eserler (Hseyin elebi, nr. 1187) ve Sleymaniye (Ftih, nr. 5426) ktphanelerinde yer alan iki farkl nshaya dayanlarak rec Efr tarafndan neredilmitir (Ferhengi rn Zemn, Tahran 1345h., X, 46-67). 7. Risle-i ey Eb Manr Mtrd (rd). 8. rdl-mbtedin f tecvdi kelmi rabbillemn. 9. Risle-i Cnvr Dr (bu eserlerin nisbetindeki problemler iin bk. Kitbt-Tevhd Tercmesi, tercme edenin girii, s. XXVI, XXIX, XXXI-XXXIV; ayrca Farsa olan son eserin Takent El Yazmalar Ktphanesinde bulunan yazmalar hakknda bk. Yunusovi, s. 278-280). Literatr. a) Trke Eserler. Muhammed Erolu, Eb Mansr el-Mturd ve Tevltl-Kurn (retim yelii tezi, stanbul 1971); Kemal Ik, Mturdnin Kelm Sisteminde man, Allah ve Peygamberlik Anlay (Ankara 1974, 1980); A. Vehbi Ecer, Trk Din Bilgini Mturd (Ankara 1978); M. Saim Yeprem, rade Hrriyeti ve mam Matridi (stanbul 1980, 1984); Mustafa Sait Yazcolu, Matridi ve Nesefiye Gre nsan Hrriyeti Kavram (Ankara 1982, 1992); Hasan ahin, Mturdye Gre Din (Kayseri 1987); Nusrettin Ylmaz, Kelbznin Tasavvuf ve Akaid Alanndaki Grleri ve Matrid ile Mukayesesi (yksek lisans tezi, 1990, E Sosyal Bilimler Enstits); M. Ragp mamolu, mm Eb-Mansr el-Mtrid ve Teviltl-Kurndaki Tefsir Metodu (Ankara 1991); Hanifi zcan, Mtridide Bilgi Problemi (stanbul 1993) ve Matridide Dini oulculuk (stanbul 1995); Mustafa Can, Matridiye Kadar Nbvvete Kar kanlar ve Matridide Nbvvet Anlay (doktora tezi, 1997, M Sosyal Bilimler Enstits); Adil Bebek, Matridde Gnah Problemi (stanbul 1998); H. Sabri Erdem, Maturidi ve bn Teymiyyede Metod Anlay ve Kuran (stanbul 1998); Hseyin Kahraman, Maturidilikte Hadis Kltr (Bursa 2001); Musa Koar, mam Mtrdde Esm-i Hsn (Isparta 2002); Latif Solmaz, Eb Mansr Muhammed Mtrdde Gnah Meselesi (Konya 2002); Talip zde, mam Mturdnin Tefsir Anlay (stanbul 2003). b) Yabanc Dildeki Eserler. Muhammed Mstefzrrahman, An Edition of the First Two Chapters of al-Mtrds Tawlt Ahl al-Sunna (doktora tezi mukaddimesi, 1970, University of London); Ebl-Hayr Muhammed Eyyb Ali, Ebl-Hayr Muhammed, Adetl-slm vel-mm elMtrd (Dakka 1983); Ali Abdlfetth el-Marib, mm Ehlis-snne vel-cema Eb Manr el-Mtrd ve rhl-kelmiyye (Kahire 1985); Belksm el-Gl, Eb Manr el-Mtrd: ayth ve rhl-adiyye (Tunus 1989); Mustafa Ceri, Roots of Synthetic Theology in Islam: A Study of the Theology (Kuala Lumpur 1995); Ulrich Rudolph, al-Mturd und die sunnitische

Theologie in Samarkand (Leiden 1997) (Mtrd ve onun kltr evresiyle ilgili geni bir literatr iin bk. Kutlu, mam Mturd ve Maturidilik, s. 385-432). Erciyes niversitesi Gevher Nesibe Tp Tarihi Enstits tarafndan 14-15 Mart 1986 tarihinde Kayseride Eb Mansur Semerkand-Mturd Kongresi adyla bir toplant yaplm ve burada sunulan tebliler Eb Mansur Semerkand Mturd (862-944) adyla yaymlanmtr (Kayseri 1990). zbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu kararyla 2000 ylnda Mtrdnin 1130. doum yl byk etkinliklerle kutlanm, bu mnasebetle birka kitap, derleme ve makale neredilmitir. Ayrca 17 Kasm 2000 tarihinde Semerkantta Mtrd ansna yaplan trbenin al mnasebetiyle uluslararas bir sempozyum dzenlenmitir.

BBLYOGRAFYA

Mtrd, Tevltl-urn, Hac Selim Aa Ktp., nr. 40, vr. 93a-b, 255b, 905a, 906b; a.mlf., Kitbt-Tevd (nr. Fethullah Huleyf), Beyrut 1986, s. 7, ayrca bk. neredenin girii, s. 1-57; a.mlf., Kitbt-Tevhd Tercmesi (trc. Bekir Topalolu), Ankara 2002, s. 452, ayrca bk. tercme edenin girii, s. XIII-XXXIV; Ebl-Leys es-Semerkand, Kitbn-Nevzil, Ktp., Nadir Eserler, nr. A-3459, vr. 7b, 16b; a.mlf., erul-Fhil-ebsa li-Eb anfe: The Islamic Concept of Belief in the 4th/10th Century: Abl-Lai as-Samarqands Commentary on Ab anfa al-Fiqh al-absa (nr. H. Daiber), Tokyo 1995, neredenin girii, s. 5-10; bn Yahy, eru Cmeli ulid-dn, Sleymaniye Ktp., ehid Ali Paa, nr. 1648, vr. 18b-19a, 20a, 29a, 31a, 34a, 39a, 46b, 61b, 64b, 68a-69a, 88b, 93b, 110a, 117b, 121a, 125a, 127b, 160b-162a; Eb sm el-Abbd, abatlfuahi-fiiyye (nr. G. Vitestam), Leiden 1964, s. 3; Ebl-Usr el-Pezdev, erul-Cmiiar, Sleymaniye Ktp., Crullah Efendi, nr. 605, vr. 113b, 266a; Ebl-Ysr el-Pezdev, Ulddn (nr. H. P. Linss), Kahire 1383/1963, s. 2-3, 70, 203-204, 207-211, 241; Nesef, Tebratledille (Salam), I, 52, 146, 162, 305, 358-361, 405; II, 567, 784, 829, 831-832, 834, 970; ayrca bk. ndeks; Lmi, Kitb f ulil-fh (nr. Abdlmecd Trk), Beyrut 1995, s. 189; Necmeddin enNesef, el-and f ikri ulemi Semerand (nr. Nazar Muhammed el-Fryb), Riyad 1412/1991, s. 32, 143, 293, 311, 420; Aleddin es-Semerkand, Mznl-ul (nr. M. Zek Abdlber), Katar 1404/1984, s. 3, 70, 659-660, 669, 746; a.mlf., erut-Tevlt, Sleymaniye Ktp., Hamidiye, nr. 176; Semn, el-Ensb, VI, 115; XII, 2-3; Ahmed b. Ms b. s el-Ke, Mecmul-avdi vennevzil, Sleymaniye Ktp., Yeni Cami, nr. 547, vr. 37a, 38a, 39a-b, 288b, 301b, 308a, 314b, 316b317a; Ksn, Bedi, VII, 47; Fahreddin er-Rz, Meftul-ayb, Kahire, ts. (el-Matbaatlbehiyye el-Msriyye) Tahran, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye), V, 163; VI, 200; XIV, 228; XXIV, 244; XXVII, 188; a.mlf., Mnart (nr. Fethullah Huleyf), Beyrut 1966, s. 53; Burhneddin elBuhr, el-Mul-Burhn fil-fhin-Numn (nr. Ahmed zz nye), Beyrut 1424/2003, II, 382; V, 577; Kurtub, el-Cmi, VI, 38; Abdlazz el-Buhr, Kefl-esrr (nr. Muhammed elMutasm-Billh el-Badd), Beyrut 1417/1997, II, 619; III, 662; Zeheb, Trul-slm: sene 381400, s. 200; bn Fazlullah el-mer, Meslik, VI, 45-46; Kure, el-Cevhirl-muyye, I, 144; II, 553, 570-571; III, 92, 360-361, 544; IV, 29; Teftzn, erul-Mad, stanbul 1305, II, 108, 264, 271; Frzbd, el-Mirtl-vefiyye f abatil-anefiyye, Sleymaniye Ktp., Reslkttb, nr. 671, vr. 74a; nr. 672, vr. 74a; bn Kutluboa, Tct-tercim f men annefe minel-anefiyye (nr.

brhim Slih), Beyrut 1412/1992, s. 59, 201-202; Takprizde, abatl-fuah (nr. Ahmed Neyle), Musul 1954, s. 56, 63; Mahmd b. Sleyman el-Kefev, Ketib almil-ayr min fuahi mehebin-Numnil-mutr, Sleymaniye Ktp., Reslkttb, nr. 690, vr. 105a-b, 138a, 139a, 155a; Temm, e-abats-seniyye, Sleymaniye Ktp., ehid Ali Paa, nr. 1906, vr. 615b; Kef-unn, I, 335-336; II, 1406; a.mlf., Slleml-vl il abatil-ful, Sleymaniye Ktp., ehid Ali Paa, nr. 1887, vr. 227b, 518b; Beyzzde Ahmed Efendi, rtlmerm min ibrtil-mm (nr. Ysuf Abdrrezzk), Kahire 1368/1949, s. 6-7, 23, 39, 53-56, 331, 333; Zebd, tfs-sde, II, 5-7; Leknev, el-Fevidl-behiyye, s. 65, 195; M. Sultn el-Hucend, kmullhil-vidi-amed, Kahire 1355, s. 48; Brockelmann, GAL, I, 195; Suppl., I, 346; M. Mustafiz al-Rahman, An Edition of the First Two Chapters of al-Mturds, Tawlt Ahl al-Sunna (doktora tezi, 1970), University of London, giri, s. 60-62, 131-145; Sezgin, GAS (Ar.), I/4, s. 40-42; Ali Abdlfetth el-Marib, mm Ehlis-snne vel-cema Eb Manr el-Mtrd ve rhlkelmiyye, Kahire 1405/1985, s. 13; V. V. Barthold, Mool stilsna Kadar Trkistan (haz. Hakk Dursun Yldz), Ankara 1990, s. 95; Mustafa Ceri, Roots of Synthetic Theology in Islm: A Study of the Theology of Ab Manr al-Mturd (d. 333/944), Kuala Lumpur 1995; Bekir Topalolu, Kelm lmi: Giri, stanbul 1996, s. 109; W. Madelung, Mturidiliin Yayl ve Trkler (trc. Muzaffer Tan), mam Mturd ve Maturidilik (haz. Snmez Kutlu), Ankara 2003, s. 308; Snmez Kutlu, Bilinen ve Bilinmeyen Ynleriyle mam Mturd, a.e., s. 17-21, 25-30, 48-51; a.mlf., Eb Mansr el-Mturd ve Maturidi Kltr evresiyle lgili Bibliyografya, a.e., s. 385-432; Ziyadov ovosil Yunusovi, Eb Mansr el-Mturdye Nispet Edilen Eserlerin Takent Yazmalar ve Mturd zerine Yaplan Baz Aratrmalar (trc. Snmez Kutlu - Yuldus Musahanov), a.e., s. 271281; A. S. Tritton, An Early Work From the School of al-Mturd, JRAS, III-IV (1966), s. 96; Ahmet Vehbi Ecer, Matridnin slm Dnyasnda Tannmas, Diyanet Dergisi, XXIII/1, Ankara 1987, s. 12-17; M. Sait zervarl, The Authenticity of the Manuscript of Mturds Kitb alTawd: A Re-examination, slm Aratrmalar Dergisi, sy. 1, stanbul 1997, s. 19-29; D. B. Macdonald - [Ahmed Ate], Mtrd, A, VII, 405-406; R. M. Speight, al-Mturd, ER, IX, 285-286. kr zen Kelma Dair Grleri. Kelm tarihiyle ilgili kaynaklar Snn kelmn kurucusu olarak Ebl-Hasan el-Earyi gsterirse de gnmze intikal eden eserlerden hareket edildii takdirde bu kurucunun Eb Mansr el-Mtrd olduunu sylemek gerekir. Earnin elde bulunup dorudan kendi grlerini yanstan en nemli eseri el-Lmadr. Risle hacmindeki bu almada sadece ilhiyyt bahislerine onun iinde kader konusu ile be sayfalk bir hacim erevesinde imann tarifi ve snrlarna, sayfa iinde de immet meselesine yer verilmi, buna karlk epistemoloji, nbvvet konular, hiret bahisleri, eitli kelm mevzularnda slm frkalar ile dier din ve akmlarn inan ve telakkilerine tatminkr bir ekilde temas edilmemitir. Mtrdden yetmi ksur yl sonra yaayan bn Frek tarafndan telif edilen eserde Earye nisbet edilen, fakat byk ounlukla onun eserlerine atfta bulunmadan veya herhangi bir rivayet zinciri zikredilmeden, una kil oluyor, unu benimsiyordu denmek suretiyle sralanan grler iinde el-Lmadan farkl olarak epistemolojiyle ilgili baz aklamalar yaplm,

on sayfay akn bir hacim iinde baz nbvvet ve hiret meselelerine deinilmitir (Mcerred malt, s. 10-33, 167-180). Mtrdnin Kitbt-Tevdi daha sonra Snn kelm eserlerinin ana plann oluturan temel esas (ilhiyyt, nbvvet, hiret) iermektedir. Geri epistemoloji dnda benzer bir plan Eb Hanfenin akid rislelerini birletiren eserde de grmek mmkndr (Beyzzde Ahmed Efendi, el-Ull-mnfe, tr.yer.). Ancak bu rislelerde konular sistematik olarak deil dank bir ekilde ilenmi veya ksm temaslar yaplmtr. Mtrdnin kelm grleri Tevltl-urnnn eitli yerlerinde de yer almtr. Epistemoloji. Mtrd, dinin gereklilii konusunda ilke olarak iki bilgi kaynandan yararlanmann kanlmaz olduunu syler. Bunlardan biri akl, dieri de nakildir. Ona gre toplumlarn farkl din anlaylarna sahip bulunduu, bunun yannda her bir grubun kendi anlaynn isabetli, dierlerinin hatal olduu yolunda bir kanaat tad ve bu kanaatin atalarndan kendilerine intikal ettii hususu inkr edilemeyecek sosyolojik bir gerektir. Aslnda bir anlamda nakli oluturan toplumsal kabul, tarih boyunca hem yneticilerin hem nbvvet iddiasnda bulunanlarn hem de meslek ve zanaat sahiplerinin nem verdii bir eydir. Akl, kendisinin de bir parasn tekil ettii evrenin sadece yok olmak (fen) iin vcut bulmadna, hikmet erevesinde bek hedefi gzetilerek ina edildiine hkmeder. Evrenin ok farkl, hatta birbirine zt karakterde nitelerden meydana gelmi bir yaps olduu gzlenmektedir. zellikle nesne ve olaylarn birlik ve ayrlk noktalarn seebilen akl yeteneine sahip insan, baka bir ifadeyle dnrlerin younlatrlm evren (el-lems-sagr) dedikleri beer tr sahip klnd miza, arzu ve ihtiraslarla kendi haline braklacak olsa fertler ve toplumlar ekime girdabna der, sonu olarak da yoklua mahkm olurlar. Halbuki olaan st bir dzen arzeden evrenin var edili amac bu deildir. u halde insan trn ve bu trn iinde yaad evreni yaratan yneticinin (mdebbir) toplumlar rehbersiz brakmas hikmete uygun deildir. Bu sebeple bir yandan herkesin gvenle bavuraca peygamberler grevlendirmi, te yandan onlarn bu konumunu belgeleyecek kantlar gndermitir; bu kantlarn banda insan akl yer almaktadr (Kitbt-Tevd, s. 3-7). Mtrd, bu istidlliyle aklla naklin bilgi kayna olma fonksiyonunu kantlamaya almaktadr. Mtrd herkesin ahs telakkisi, sahip klnd ilham, kura ekme veya yz hatlarndan, ayak izlerinden ahkm karma gibi bir temele dayanmayan ve sistematik olmayan yntemlerin epistemolojik bir deer tamadn kabul eder. Ona gre nesne ve olaylarn gerekliine vukuf iin duyularn idraki, haber ve istidll olmak zere bilgi vastas mevcuttur. Duyularn idraki (iyn) temel bir ara olup zaruri ekilde meydana gelen bu tr bilgide zddn tekil eden bilgisizlikten sz etmek mmkn deildir. Aksi iddiada bulunan kimse problem karmak iin inadna davran sergileyen bir tiptir. Ancak duyu vastalarnn rzal olmas, kbus grmesi veya alglayaca cismin ok kk ya da ok uzakta bulunmas gibi durumlar idraki engelleyebilir (a.g.e., s. 12, 18-19; Tevltl-urn, vr. 104b, 204b, 234b, 404a). Mtrd, epistemolojiyi ilgilendiren eitli konular tartrken duyularn algsna olan gvenine sk sk vurgu yapar (Kitbt-Tevd, ndeks eliyn md.). Haber her eyden nce kiinin mensup olduu varlk trn ve soyunu, kendisinin ve her eyin adn renmeyi salayan ve beer hayatnn kurulup devam etmesini temin eden bilgi vastasdr. Haber peygamberlerden gelen haber, tevtr yoluyla sabit olan haber ve haber-i vhid olmak zere e ayrlr. Peygamberlerin doruluu mcizelerle sabit olup verdikleri haberlerin kabul edilmesi akl bir gerekliliktir. Onlardan gelen haber tevtr derecesine kmsa kesin bilgi dourur. Tevtr akln,

nakledenlerin -nicelik ve nitelik asndan-konumunu gz nne alarak haberin doruluuna hkmetmesidir. Mtrd limlerin ictihadlarna dayanan icm da tevtr derecesinde kabul eder. Aslnda limlerden her birinin ilke olarak yanlmas ihtimal dahilindedir. Onlarn farkl yetenek ve arzulara sahip bulunmalarna ramen bir noktada fikir birliine varmalar, hkmn icra etmeyi ve yaratklarn korumay murat eden yce Allahn lutfundan baka bir ey deildir. Bu adan icm mtevtir haber-i resle benzemektedir. Sistematik slm ilimleri tekil eden kelm ve fkh disiplinlerinde nemli bir tartma konusu olan haber-i vhid Mtrdye gre akl tarafndan rvilerin durumu, ifade ettii muhtevann nitelii ve kesinlemi nakil karsndaki konumu alarndan deerlendirilmelidir. Kabul ve red alternatiflerinin hangisi baskn gelirse -yanlma ihtimali bulunmakla birlikte-onunla amel edilmelidir. Aslnda bilgi vastalarnn en stn olan duyu alannda bile arlk kazanan alternatifle i grlmektedir; mesel duyularn yetersiz kal, alglanacak eyin uzakta oluu veya gizli bulunuu gibi (a.g.e., s. 13-15, 1920). Mtrdye gre istidll (nazar), nceki iki bilgi vastasnn deerlendirilmesi iin kanlmaz bir faktrdr. yle ki: Duyulardan uzak olan veya algmza gizli kalan nesnelerin bilinmesi, ayrca bize ulaan bazan elikili haberlerin deerlendirilmesi, peygamberlerin mcizeleriyle sihirbazlarn ve illzyonistlerin gz baclnn ayrt edilmesi akl yrtmekle mmkndr. Nitekim Kurn- Kermin eitli yetlerinde istidll ve tefekkrde bulunma tevik edilmi, bu yntemin geree ulatrd ifade edilmitir (a.g.e., s. 15-16; Tevltl-urn, vr. 74a, 126b, 218a, 368b, 538a). Mtrdnin kulland slptan, onun, istidllin gerekliliini savunurken hem dahildeki muhafazakr grubu hem de felsefeye kar kan akmlar gz nnde bulundurduu anlalmaktadr. Bu adan istidlli reddeden kimsenin bunu yaparken kendisinin de ayn yntemi kullandn sylemektedir. Gerek fizik tabiat tanmak gerekse beer hayat dzenlemek ve karmak olaylarn iinden kabilmek iin akla bavurmann zaruri olduuna dikkat ekerek onun renkleri ve sesleri ayrmada grme ve iitme duyusu gibi bir konumda bulunduunu belirtir. Ayrca insann eitli eilim ve igdlerinin yan sra aklla da donatldn, insann tabiatyla aklnn her zaman uyum iinde bulunmadn ifade eder ve bu durumlarda akla hakem yetkisi tanr. Mtrd, bilgi edinme yollarnn en stn olarak kabul ettii duyu idrakinin bile zihn fonksiyonun yardmyla gerekletiini syler ve bunun iin nce yaplan alglamadan beyinde hsl olan izlenimler olmadan yeni alglamann gerekleemeyeceini rnek olarak gsterir. Fonksiyoner olmalar iin insana verilen dier organlar gibi akln da dumura uramamas mutlaka altrlmasna baldr. Mtrd, akl kullanmaya kar kanlarn nefsn arzulara ve eytn tahriklere mahkm olduklarn belirtir (Kitbt-Tevd, s. 1517, 20-21, 207-210). Onun Snn kelm ekolne model tekil eden bilgi teorisi iinde yer alan duyularn idraki, haber ve akl faktrlerinden her birinin gnmze intikal eden iki eserinde de oka kullanld grlmektedir. Kitbt-Tevdin yet indeksinde yer alan 450ye yakn yetin muhafazakr ekole mensup limlerin akaid kitaplarnda bile yer almadn sylemek mmkndr. Ayn yntemin Tevltl-urnda daha youn bir ekilde kullanld grlr. Mtrdnin hadis rivayetlerine itikad konularda az yer verdii, buna karlk Tevltl-urnda zellikle fkh meselelerinin zmnde bu rivayetlere sklkla bavurduu mahede edilmektedir (bk. Tefsir lmindeki Yeri). Mtrd, her iki eserinde akl duyu ve haber yoluyla elde edilen bilgilerin anlalmas,

yorumlanmas, problemlerinin zlmesi ve deerlendirilmesi iin vazgeilmez bir ara kabul etmi, onu insan olmann, mkellef tutulmann ve geree ulamann temel art olarak grmtr. Akln gerekleri anlamadaki roln gzn renkleri, kulan sesleri ayrmasna benzetmi (a.g.e., s. 17), kendisinden iki asr sonra gelen Gazzl de akl gze, nakli de grmeye zemin hazrlayan gnee benzetmitir (el-tid fil-itid, s. 2). Ulhiyyet. Mtrd, Allahn varln ispat etmek iin evrenin yaratlml (hadesl-ayn) delilini kullanr. Ona gre yaratlmlk bilgi vastasnn her biriyle kantlanabilen bir gerektir. a) Kendisinin kadm olup sanatkrane bir yapya sahip bulunan kinatn btn nitelerini yarattn ve ynettiini syleyen bir varln bu haberi elileri vastasyla insanlara ulamtr. Bunun yannda hibir canlnn kendisinin kadm olup yaratlmlk statsnn stnde bulunduunu ileri srd bilinmemektedir. Esasen bir kimse byle bir iddiada bulunacak olsa zaruri olarak herkes tarafndan yalanc olduu iln edilecektir. te bu yolla canl varlklarn yaratlml kantlanmaktadr. Cansz varlklar ise dierlerinin tasarruf ve ynetimine boyun emitir. b) Duyularn idraki yoluyla yaplacak kantlama acz ve ihtiya esasna dayanr. yle ki: Evreni oluturan her varlk, eitli ynlerden kendisini bakasna baml hale getiren ve yaratlmln simgeleyen zaruretlerle kuatlmtr. Mesel hibir canl, mevcudiyetinin balangcndan haberdar olmad gibi bilgi ve g bakmndan erginlik dneminde iken bile bedeninin bozulan, eskiyip prsyen ksmlarn onarmaya muktedir deildir. phesiz ayn durum cansz varlklarda da gzlenmektedir. Ayrca duyularla alglanan her cismin yapsnda kart zellikler, dtan bir etkinin bulunmamas halinde dalp yok olmasn gerektiren hususiyetler bulunmakta, cisimlerin czlere ve paralara ayrld, onlarn byyp gelitii bilinmektedir. Bunlardan baka tabiat varlklarndan iyi kt, kk byk, gzel irkin vb. olanlarn mevcudiyeti de sz konusudur. Btn bunlar deiim ve yok olu belirtileridir. Kadm olan bir varlkta ise bu tr rzalarn bulunmas mmkn deildir. c) Mtrdnin evrenin yaratlmln istidll yoluyla kantlamak iin kulland delil, yukarda cisimler iin sz konusu edilen deiikliklerin akl yolla deerlendirilmesini andrmaktadr. Mtrd, daha sonra huds-i lem iin kullanlmas gelenek halini alan cevheraraz sylemini ne karmyorsa da dncesinin rgsne gre cisimlerde mahede edilen deiiklikler bu kant iin nemli bir ncl oluturmaktadr. Mtrd, araz yerine sfat kelimesinin kullanlmasnn daha isabetli ve slm terminolojiye daha yakn olduu kanaatindedir, nk Kuranda araz dnya met anlamnda madd nesneler iin kullanlmtr (el-Enfl 8/67; et-Tevbe 9/42; Kitbt-Tevd, s. 27-33). Evrenin kdemi hakknda ileri srlen fikirleri Mtrd alt madde halinde sralamaktadr. a) Duyulur lemde gzlemlendii gibi bir yaratc (mn) olmakszn eylerin birbirinden olumas. b) Hakm olan bir yaratc sayesinde, fakat illet -mll statsnde eylerin zaruri-olarak meydana gelmesi. c) Spermden ve yumurtadan oluan canllar rneinde gzlendii gibi temel maddenin (tynet) kadm, oluumun hdis olmas. d) Temel maddenin kendisine sonradan gelen baz zelliklerle (avrz) dnp tabiat oluturmas. e) Evrenin -kadm asldan-bir yaratc sayesinde vcut bulmas. f) Heyl diye isimlendirilen temel madde ile olumas (a.g.e., s. 51-52). Mtrd sz edilen bu kdemci telakkilerin ortak noktasnn zihinde canlandrlp ekillendirilemeyen (fizik tesi) eylerin kkten reddedilmesi gibi yanl bir yntemden ibaret olduunu syler ve bu yntemle ona dayanlarak ileri srlen grleri her frsatta eletirir. Ayrca o, eserinde duyulur lemin duyular tesi iin hangi adan delil tekil ettii konusuna mstakil bir fasl ayrmtr (a.g.e., s. 47-50). Mtrd, Allahn varl iin hareket noktas oluturan evrenin

yaratlml meselesine baka mnasebetlerle de temas etmektedir (a.g.e., s. 57-62, 93-99, 211233). unu da belirtmek gerekir ki Mtrdnin isbt- vcib yntemi huds delilinden ibaret deildir. Kitbt-Tevdde eitli vesilelerle gaye ve nizam delili erevesine giren istidlller de yapmaktadr (mesel bk. s. 35). Evrenin yaratlml, yani balangta yokken hariten gelen bir tesirle varlk alanna kt kantlannca onun bir yaratcsnn bulunduu artk zorunlu olarak kabul edilir. Mtrd, Allahn varlnn ispatn arlkl olarak evrenin gzlenmesine dayandrd gibi Onun isim ve sfatlarnn mevcudiyetini de ayn ynteme dayandrarak kantlamaya alr. Evrende mahede edilen mkemmel kurulu ve ileyi yaratcsnn ilim, kudret ve irade sahibi olduunu gsterir. Ancak yce yaratcya baz sfatlarn izfe edilmesi, Onunla, ayn sfatlarla nitelendirilen yaratklar arasnda benzerlik oluturup tevhid ilkesini zedelemez mi? Mtrdye gre bu husus dikkatten uzak tutulmamas gereken bir ihtimal olup zhirde bir benzerliin olutuunu sylemek mmkndr. Fakat biz insanlar duyulur lemden elde ettiimiz izlenimlerle alglayan ve dnebilen varlklarz, adlandrma ve nitelendirmeyi de ayn erevede yapabilmekteyiz. Eer gcmz, baka bir varln isimlendirilmedii kelime ve kavramlarla Onu isimlendirmeye kfi gelseydi elbette yle yapardk (a.g.e., s. 147). Aslnda buradaki benzeme sadece sylemdedir; tpk Allahn lim, kdir oluunun eitli dillerde ifade edilmesiyle muhtevada bir farklln meydana gelmemesi gibi. Buna gre Allaha nisbet edilen isimler zt- ilhiyyeye lyk baz mnalar zihinlere yaklatran lafzlardan ibarettir. Bu tr nitelemelerde herhangi bir tebihin olumamas iin, Hibir ey Onun benzeri deildir (e-ra 42/11) anlamndaki ilh beyan sfatlar konusunda herkesin benimsedii bir ilke olmutur (a.g.e., s. 146-151). lh sfatlarla ilgili aklamalarndan Mtrdnin sga bakmndan sfat olan hay, lim, kdir, rahmn gibi kelimelere zt isim, bunlarn kkn tekil eden hayat, ilim, kudret gibi kelimelere de zt sfat dedii anlalmaktadr (a.g.e., s. 70, 100-101, 147). Gnmze intikal eden her iki eserinde de Mtrd, eitli mnasebetlerle mistisizme varan taabbd ifadeler kullanarak zt- ilhiyyeye birok isim veya sfat izfe eder. Daha sonra Snn kelm eserlerinde genellikle kullanlan sfat tasnifi Mtrdde mevcuttur. Buna gre o, Allahn birliini ispat edip her trl tebih belirtisini (yaratlma zg acz ve eksiklik) nefyetmeyi amalayan selb sfatlar (a.g.e., s. 37-69), evrenin yaratl ve ileyiini, Allahn insanlara ynelik mesajn sistematik olarak zt- ilhiyyeye balayan sbt sfatlar (a.g.e., s. 70-78, 100-103), Allahlem ilikisini konu edinen fiil sfatlar (a.g.e., s. 73-82) ele alarak iler. Mtrd, sbt sfatlar iinde yer almakla birlikte kadm (gayr-i mahlk) olup olmamas asndan ayr bir nem tayan kelm sfatn (a.g.e., s. 83-91), irad fiillerin olumasnda kulun pay ile ilh iradenin tesiri ve dolaysyla kader probleminin zmnde bahis mevzuu edilen irade sfatn (a.g.e., s. 92) ve tenzh sfatlar erevesinde Allahn grlebilirliini konu edinen ryetullah meselesini (a.g.e., s. 120-134) ayrca ele alr. Onun ulhiyyet anlaynda tevhid ilkesini sistemletiren selb-tenzh sfatlar byk nem tar. Bu alanda slm mezheplerin ve slm d inan ve akmlarn eletirilmesine byk gayret gstermitir (mesel bk., a.g.e., s. 175180, 239-268). Nbvvet. Snn kelmnn Eariyye kolu nbvvet konusunu, mezhebin kuruluunu tamamlad kabul edilen Bklln ile arlkl olarak gndeme getirmitir. Bkllnden yaklak bir asr nce Mtrd, dneminde nbvvete en byk nemi veren kelmcdr. Aslnda nbvvete kar direni belki de slmiyetin gcn kabul ettirmesinin hemen ardndan-ondan evvel ortaya km ve

delillerini ileri srmeye balamt (Abdurrahman Bedev, tr.yer.; Yavuz, s. 135-168). Mtrdnin nbvvet konusuna nem verme yolunda at r sonraki mellifler tarafndan devam ettirilmitir. Onun hem kelma hem tefsire dair eserlerinin rihi saylan Ebl-Mun en-Nesef, Tebratledillesinde 100 sayfaya yaklaan bir blm nbvvete ayrm ve eseri iin planladn syledii genel ly aan bu hacmin nbvveti inkr eden akmlar karsnda mzur grlmesini istemitir (I, 443-535). Mtrd, Tevltl-urnn eitli yerlerinde bata Hz. Peygamberin nbvvetinin ispat olmak zere konunun muhtelif ynlerine temas eder. Kitbt-Tevdinde de bu hususa dair yer alan yetmi sayfalk blmn yarsndan fazlasn nbvvet messesesinin gerekliliine ayrmtr. Ona gre rislet kurumunu hidayet nderleri, hayr ncleri ve bilge kiilerin benimsemesine ramen u be grup kabul etmemitir: Yaratcy inkr edenler, Onun mevcudiyetini benimsemekle birlikte emir ve yasak eklinde mesaj olabileceini kabul etmeyenler, bunu da benimsemekle beraber insan aklnn tek bana yeterli olup risletten mstani kalnabileceini zannedenler, rislet iddiasnda bulunan kiilerin gsterdii mcizelerin khin, sihirbaz ve gzbaclarn fiilleriyle denk tutulabileceini syleyenler, tarih boyunca ileri srld iddia edilen mcizeleri muhataplarnn bu tr konularda bilgili ve deneyimli olmay realitesine balayanlar (s. 271). Nbvvete kar ileri srlen bu itirazlarn birincisine Mtrd nceki blmde cevap vermi durumdadr. Dierlerini de tek tek ele alarak eitli istidlllerle cevaplandrmaya alr. Onun bu istidlllerinde Allahn hikmetle (isabetli sz ve isabetli fiil) i grd, buna bal olarak ok deerli bir varlk olan insan ve onun uruna yaratt evreni sonsuzlua uzanan bir hedef olmakszn yapp ykmak iin icat etmedii, ilh mesajn klavuzluu bulunmadan dirlik ve dzenin kurulamayaca, tek bana akln ebediyete kadar uzanan bir seyr sefer gelimesini salayamayaca gibi tezleri ne karr ve bunlarn etrafnda akla, insan tabiatna, sosyolojik realiteye, insanlk tarihinin genel kabullerine dayanarak aklamalar yapar (Kitbt-Tevd, s. 272-285). Mtrd, Eb s el-Verrka nisbet ettii mcizelerin kehanet, sihir ve gzbaclkla eit tutulabilecei yolundaki dnceye, bu etkinlikleri gsteren tiplerle peygamberlerin sahip olduu ahsiyet, etkileme gc, mesajlarnn ierii ve kalcl alarndan bak yaparak eletiriler yneltir (a.g.e., s. 286294). Verrkn Kurann iczna dair itirazlarna bnr-Rvendden de destek alarak cevaplar verir (a.g.e., s. 296-313). Eb Mansr el-Mtrdnin Hz. Muhammedin risletini ispat etmek zere kulland delillerden mcize nevileri ve bunlar hiss -akl- haber eklinde tasnife tbi tutmas (a.g.e., s. 314; Tevltlurn, vr. 79a) en azndan kendisinden sonra gelen Mtrdiyye mellifleri iin model oluturmutur (kr. Nesef, I, 487-492; Nreddin es-Sbn, s. 47-53). O, bu tr mcizelerin yan sra yetlerden de destek alarak Hz. Peygamberin mnev portresi zerinde durmutur (Kitbt-Tevd, s. 296, 314-316). Hz. Peygamberin tahsil grmemesine ramen sunduu mesajn kapsam, derinlii ve mantkliine dikkat ekmi, Kuran metninin sanatkrane kurulu ve etkileyiciliini gndeme getirmitir (a.g.e., s. 322-325). Ayrca konuya sosyolojik adan bak yaparak risletle grevlendirildii devirde Peygamberin yakn ve uzak evresinin yeni bir ilh mesaja iddetle ihtiya hissettii, o dnemlerde semav dinlerin zn tekil eden tevhid ve hiret inanc zerinde yeterince durulmad (a.g.e., s. 314, 320) ve Hz. Peygamberin ilh bir dayana olmadan baarya ulaamayaca, fakat bunun fiilen gereklemesi gibi hususlar da kant olarak

kullanmtr (a.g.e., s. 326-330). Mtrd, Hz. Muhammedin Ehl-i kitap dnda kalan topluluklara gnderilmi bir peygamber olabilecei yolunda ileri srlebilecek iddiaya vahiy izgisinin ayn nitelii tad, birinin kabulyle dierinin kabulnn gerekecei eklinde cevap vermitir (a.g.e., s. 331-332; kr. Nreddin es-Sbn, s. 53). Semav dinler Allahn birlii ilkesi, Onun ei ve ocuklarnn bulunmad gerei zerine kurulmuken yahudiler zeyirin, hristiyanlar da Mesh snn Allahn olu olduunu iddia ederek tevhidi zedelemitir (et-Tevbe 9/30). Peygamberlere ve dolaysyla din liderlere beer st niteliklerin atfedilmesi aknln tabiat seviyesine indirilmesi ve dinin yozlatrlmas sonucunu dourur. Ulhiyyet makamnn yceliine byk nem veren Mtrd, eserinin nbvvet blmnn sonunda Hz. sya kendisine intisap ettiklerini syleyenler tarafndan izfe edilen oulluk iddiasn ele alarak eletirmitir (a.g.e., s. 332-340). Kaz ve Kader. Kelm alannda telif edilen eserler bir taraftan nassa, onu anlamakla grevlendirilmi akla, bunlarn birlemesinden oluup slmn zn tekil eden genel kabul grm ilkelere, ayrca fizik ve sosyolojik realiteye dayanarak doru inanc belirlemek, dier taraftan ieride ve darda oluan yanl dn ve inanlar eletirmek gibi ift ynl bir grev stlenmitir. Mtrdnin Kitbt-Tevdinde sistemli bir ekilde ve Tevltl-urnnda mnasebet dtke bu grevin yerine getirildii ve sz edilen hususun bugnk bilgilere gre bir ilki tekil ettii grlmektedir. Bu erevede Mtrd, sorumlu olduu halde insana irade ve davran hrriyeti tanmayan Cebriyye ile ilh kudret ve iradeyi kstlayan, aslah teorisiyle Allaha bir anlamda mkellefiyet ykleyen Mutezileye eletiriler yneltmeyi, yukarda belirtilen ilkeler dahilinde kader hakkndaki doru inanc belirlemeyi stlenmitir. Onun bu konuya ayrd blmn hacmi KitbtTevdin drtte birini amaktadr. Kader ilh sfatlarn ilgi alannn daraltlmamas, mkellefin sorumluluuna hukuk ve ahlk zemin hazrlanmas alarndan gndeme geldii gibi er probleminin zlmesi asndan da gz nnde bulundurulmas gereken bir konudur. Mtrd meseleye sonuncu problemle giri yapmaktadr. Ona gre her eyden nce isabetli sz ve fiil anlamndaki hikmetle zdd olan sefeh, bir eyi yerli yerine koyma mnasndaki adl ile zdd olan cevr ve iyi sonu getiren davran demek olan hayr ile zddn tekil eden er kavramlar akla kavuturulmaldr. Btn mslmanlar, hatta btn din mensuplar bu kavramlarn birinci srasnda yer alan mnalarla Allahn nitelendirilmesi, ikinci sradakilerden Onun tenzih edilmesinin gereini kabul eder. Ancak dalist inanc benimseyenler hikmeti sahibine fayda salayan ey, itizl mensuplar da bakasna fayda salayan ey diye tanmlam ve her iki grup da ilh fiiller iin illet belirlemeyi amalam, ayrca fayday veya vgye deer kbeti kendileri tesbit etmeye almtr. Halbuki Allah hric bir illet olmakszn kendinden hakm, btn ihtiyalardan vreste bir gan ve her eyi kuatan bir almdir. Duyulur lemde kiiyi isabetli sz ve davrantan uzaklatran bilgisizlik ve ihtiya Onun iin bahis konusu deildir (a.g.e., s. 343-346). Mtrdye gre cevr (zulm) ve sefehin irkin, adl ve hikmetin gzel olduunda phe yoktur. Ancak ayn ey bir ahsta veya bir durumda sefeh, dier ahsta ve durumda hikmet olabilir. Konumu hibir durumda deimeyen yalan hari her eyin zt statlerde bulunmas mmkndr. nsann, duyularyla alglad eylerdeki deiikliklere vkf olmas derecesinde sefehhikmet olgularnn neticelerini tesbit etmesi sz konusu deildir. Hibir zarar yoktur ki birinin ondan yararlanmas imkn

dahilinde bulunmasn; bu yararlanma yol gsterip klavuzlukta bulunma, t ve ibrete vesile tekil etme asndan olabilecei gibi nimeti hatrlatma ve musibetten sakndrma gibi baz unsurlar tamas, kinatta yaratma ve emretme yetkisine sahip bulunan varln tantlmas gibi hususlar da olabilir (a.g.e., s. 347). u halde ilh fiillerin hikmetten uzak olmadna mutlak mnada hkmetmenin gerei yannda tek tek her bir olgunun hikmet veya sefeh niteliinin tesbitinin her zaman imkn dahiline girmedii gerei de ortaya kmaktadr (a.g.e., s. 343-351). nsanlarn sorumlu olduklar (irad) fiiller hakknda slm mensuplar ayr gre sahiptir. Cebriyyeye ait olan birinci telakkiye gre bu fiiller gerek anlamda Allaha, mecazi olarak kula izfe edilir. Mutezilenin benimsedii anlaya gre ise kullara ait fiillerin tamam gerek anlamda onlara, mecazi olarak Allaha nisbet edilir. nc bir gr ise her fiilin hakikat mnasnda hem Allaha hem kula izfe edilmesi olup Mtrdnin benimsedii anlay budur. Fiil Allaha halk, kula fiil ve kesb asndan nisbet edilir (a.g.e., s. 357-364). Bu durumda fiilin Allah ile insan arasnda ortaklaa meydana getirildii yolunda bir fikir ileri srlebilirse de Mtrd bunun sz konusu edilemeyeceini syler. nk fiilin yokluktan varlk alanna kmasn btn ayrntlaryla zihinde ekillendirip planlamak insan iin mmkn olmad gibi, kii fiili evre, mekn ve belirleyici boyutlaryla biimlendirip gerekletirmeye de imkn bulamaz. Onun elinde olan ey, yasaklanan veya emredilen hususa ynelik olarak harekete gemek ya da gememekten ibarettir (a.g.e., s. 365366). yle anlalyor ki Mtrd, insann gerekletirdii sradan bir eylemin bile fizik, fizyolojik ve psikolojik birok ayrntsnn bulunduunu, filinin bunlarn sadece bir ksmndan haberdar olup fonksiyoner olabildiini gz nnde bulundurmakta ve eylemin olumasnda kiinin bilgi ve gcnn snrl kaldn kabul etmektedir. Bununla birlikte eylemin bu snrl yn bile onu gerek anlamda fil statsne getirmektedir. Mtrd, mterek fiile rnek olarak iki kiinin bir eyi ekmesi sonucunda kopmasn veya yine iki kiinin bir eyin yerini deitirmesini zikretmektedir. Burada ikisinin fiili ayn gibi grnyorsa da aslnda ortak olan fiilin kendisi deil sonucu, yani kopma veya yer deitirmedir. Buna gre herkesin fiili hakikat mnasnda kendisine aittir. Kimse bakasn onun yapaca fiil iin glendiremez ve onun fiilini yaratmaya muktedir olamaz. Kimse de kendi meknnn veya kendi yapsal kuruluunun dnda herhangi bir fiil gerekletiremez (a.g.e., s. 378379). Mtrd, ruh yetenekleri yerinde bulunan insann gerekletirdii fiillerde kendisini zgr hissedip dilediini yapabilmesini ve bunu insan olmann en stn zellii olarak telakki etmesini de bir delil olarak kullanr (a.g.e., s. 360, 387). Kader meselesinin tartlmasnda -sonraki kelm kitaplarnda grld gibi-istitat (kudret) ve irade konular da gndeme getirilir. Mtrd bu mevzularda da Snn literatre model olacak ekilde aklamalar yapar. Ona gre insana ait fiilin olumasn salayan kudret iki eittir. Birincisi zemin hazrlayc niteliinde olup sebeplerin msait, vastalarn salkl durumda bulunmas, ikincisi de iyi veya kt sonular douran fiilin tam vuku bulaca srada kiide oluan ve fiili gerekletiren kudrettir. Kii birinci tr kudretle mkellef olabilmektedir (a.g.e., s. 410-414, 417-420). Mtrd ayrca, Eb Hanfe gibi ayn kudretin hem itaat hem msiyeti gerekletirebilecei kanaatini tamaktadr (a.g.e., s. 420-424; kr. Beyzzde Ahmed Efendi, rtl-merm, s. 61). radeye gelince Mtrd bu kavramn drt anlamda kullanldn syler. Birincisi temenni niteliinde olup hibir ekilde Allaha nisbet edilmez. kincisi emretme ve arda bulunma, ncs rza gsterip kabul etme eklindedir; bunlarn ikisi de yergiye konu tekil eden hususlarda

zt- brye izfe edilemez. Drdncs bakasnn hkimiyet ve basks altnda bulunmama, planlad fiili hibir engelle karlamadan gerekletirme ve yanlgya dmemedir. Allah niteleyen irade budur. Mtrd bu mnadaki ilh iradeyi ilim sfatyla ilikilendirerek iyi veya kt her eye taalluk ettiini belirtir (a.g.e., s. 458-468); ayrca kader probleminin kapsam iinde mtalaa edilen ecel ve rzk konularna da yer verir (a.g.e., s. 449-457). Byk Gnah. Mtrd, uhrev kurtuluu ve ebed hayatn tasvirini konu edinen semiyyt meselelerine Kitbt-Tevdinde fazla yer vermemitir. Muhtemelen bunun sebebi konunun nakle dayanmas ve sistematik olarak ilenmesinin mmkn olmasdr. Bununla birlikte kelm sistemi iinde yer alan ve hem dnya hem hiret hayatn ilgilendiren imann oluumu ve kaybedilmesi (tekfir) meselesine seksen sayfay aan bir hacim ayrmtr. Onun din anlayndan slmiyetin benimsenmesi kolay, terki zor bir din olduu yolunda bir sonu karmak mmkndr. Ona gre iman kalbin din gerekleri onaylamas demektir. man dairesinden k da din gerekleri reddetmekle olur. Kt davranlarda bulunmaktan ibaret olan gnahlar kalpteki tasdiki etkilemedike iman zedelenmez. Aslnda kk gnah ilemeyen hibir insan yoktur, nk beer tr iyiye de ktye de yetenekli olarak yaratlmtr. Kurn- Kermde peygamberlerin bile kendilerinden sdr olan kk hatalar sebebiyle gz ya dkerek makm- ulhiyyete arz- halde bulunduklar, mit ve korku ile Allaha yalvardklar ifade edilir (a.g.e., s. 525). Mtrd kiiyi gnah ilemeye sevkeden psikolojik faktrleri yle sralar: Nefsn arzularn basks, gaflet, iddetli fke, tarafgirlik, bunlarn yannda tvbe edip affa mazhar olma midi (a.g.e., s. 527). Mtrd, byk kk ayrm yapmadan btn gnahlarn mmini din dairesinin dna kardn ileri sren baz Hricler bir yana, Havric ounluu ile Mutezile kelmclarnn byk gnah ileyeni imandan kardn belirtir. Byk gnah ileyen kimse Hriclere gre kfre girer, Mutezileye gre ise imandan kt halde kfre girmez. Bazlar da kebre ileyeni mnafk statsnde grmektedir (a.g.e., s. 527-531). Mtrd bu anlaylarn hepsini delillerini zikrettikten sonra eletiriye tbi tutar (a.g.e., s. 517-586) ve taraftarlarn nassa, akla ve realiteye ters dme ve insafsz davranma ile niteler. Pratikler alannda kt davranlar sergileyen veya ihmalleri bulunan mminin sahip olduu psikolojiyi tahlil eden Mtrd, bir taraftan realite ile uyumun, dier taraftan mminlere kar ok efkatli ve merhametli diye nitelenen (et-Tevbe 9/128) peygamber ahlkn rneklerini verir. Ona gre irkin dnda kalmak artyla byk gnah ileyen kii o haldeyken bile psikolojik olarak makbul bir eylem (taat) iindedir. Zira azap korkusu, Allahn gazabn celbetme endiesi, rahmetini umma ve keremine gvenme hissi tar. Birer hayr niteliinde olan bu hisler baz itici sebeplerle iledii ktlklere galip gelecek durumdadr (a.g.e., s. 579). Bu noktada Cenb- Hakkn gnahkr mmine lutfettii baz nimetleri hatrlamak gerekir. Allah ylesinin kalbine Allahn ve Allah dostlarnn sevgisini yerletirmi, onlara ait haklara sayg gsterme duygusunu vermitir. Yce yaratcnn bu deerli nimetlerini zayi etmesi dnlemez. Aslnda hangi dine mensup olursa olsun btn insanlar inanlarna ebediyen sdk kalma kararlln tar ve kendilerini dinden uzaklatracak davranlardan nefret ederler. Onlarn inanlarn akl istidll, mcizelerin etkisi veya taklit yoluyla benimsemi olmas sonucu deitirmez (a.g.e., s. 582-584). Mtrd bir yete dayanarak byk gnahlardan kananlarn kk gnahlarnn balanacan

hatrlatr (en-Nis 4/31). Tvbe ile her trl gnahn ortadan kalkaca phesizdir. irk veya kfr dndaki byk gnahlar ise rahmn ve rahm olan Allahn affna mazhar olmak, dnyada veya hirette cezasn ekmek, samimi kulluk ve iyi davranlarda bulunmak (Hd 11/114; el-Furkn 25/70) veya efaate nil olmakla affedilebilir (a.g.e., s. 520, 527). Mtrd, sistemlerinde gnahlarn efaat yoluyla balanmasna yer vermeyen Havric ve Mutezile gruplarn eletirir, bu arada nakl ve akl yollarla efaatin hak olduunu ispata alr (a.g.e., s. 587-598). man ve slm. Din hayatn odak noktasn tekil eden imann oluumu, bu oluumda insan iradesinin rol, imana sahip klmas ve onun korunmas gibi hususlarn eitli slm mezhepleri veya gruplar arasnda tartld bilinmektedir. Mtrd, kelm grlerini sistemletirmek amacyla kaleme ald Kitbt-Tevdinin son blmn bu konulara ayrmtr. Ayn konularn bir ksm ok ksa olarak Earnin el-Lmanda (s. 75-76) ve daha ayrntl bir ekilde bn Frekin McerredlMaltnda da (s. 149-163) yer almtr. Bu meseleler Snn kelmnn sonraki kitaplarnda ilenmitir. Mutezile, Havric, Kerrmiyye ve Haviyye (Mtrd sonuncu grupla baz Selefiyye mensuplarn da kastedebilir) ameli imann bir paras (cz) saydklar iin tanmnda kalbin tasdikinden baka dilin ikrar ve organlarn gerekli grevleri icra etmesini de hesaba katarlar. Buna gre diliyle ikrar etmeyen kimse en azndan dnya hayatnda mmin saylmamakta, byk gnah ileyen kimse de imandan kmaktadr. Mtrd, imann kalbin tasdikinden ibaret olduunu muhtelif yet ve hadislerin yan sra akl istidlllerle de kantlamaya alr (a.g.e., s. 601-611). Mminin ahsnda odaklaan iman olgusunun yaratlm m, ezel mi olduu tartmas iman eyleminin, baka bir ifadeyle hidayetin kulun fiili olup olmad problemine dayanr. Mtrdnin Haviyyeden bir frka dedii bir gruba gre hidayet tamamen Allahn fiili ise iman ezel bir fil-i ilh statsne girer, bu durumda iman etmeyenleri sorumlu tutmak mmkn olmaz (a.g.e., s. 618-624). Yine Mutezile, Havric ve Haviyye, ameli imann bir nitesi saymalarnn sonucunda kiinin kesin olarak mmin olduunu sylemesini doru bulmam ve mesel, Ben inallah mminim eklinde bir ifade (istisna) kullanmasn nermilerdir. Bu anlay, Mtrd tarafndan hem esas hem de usul asndan hatal bulunmutur. Bir defa amel imandan cz deildir. Ayrca din ve inan alannda inallah sylemini kullanmak tereddt ve kararszlk ifade eder. Bu ise nakil ve akl asndan doru olmayan bir davrantr (a.g.e., s. 624-630). Mtrdnin planl ve sistematik olarak Kitbt-Tevdinde, mnasebet dtke Tevltlurnda yer verdii kelm grlerin incelenmesinden, onun en azndan Snn kelmnn kurucusu olduu sonucu ortaya kar. nsan iin bilgi edinme yollarn sistemli bir ekilde ilkin ortaya koyan lim Mtrddir. Onun ekillendirdii bu konu, sonraki mellifler iin model oluturmutur. Snn kelm eserlerinin ana plan Kitbt-Tevde dayanmaktadr. Muhtevann ayrntlar ve ileniinde de byk apta sz edilen eserden istifade edildii anlalmaktadr. Mtrdnin uzaktan hocas saylan Eb Hanfe, ayrca ada Ebl-Hasan el-Ear yaadklar dnem ve evrenin etkisi altnda eserlerinde siyaset ve ynetim (immet) meselelerine yer vermilerdir. Mtrdnin inan esaslaryla dorudan bir mnasebeti bulunmayan bu konuya ilgi gstermemesi onun sistematik ynteminin olumlu bir sonucu olarak deerlendirilmelidir.

Fkhta Hanef mezhebine bal olan Mtrd Tevltl-urnnda bu ekoln grlerini savunur ve eserlerinde Eb Hanfeye olan saygsn dile getirir. Ancak bu, bazlarnn zannettii gibi onun Hanefliin Mvernnehirdeki bir temsilcisi olduu mnasna gelmez (Beyzzade Ahmed Efendi, rtl-merm, s. 23; Rudolph, el-Mturd, s. 135). Mtrd, Tevltnda fiye eletiriler ynelttii halde onun elimizde bulunan bu iki kitabnda Ebl-Hasan el-Ear veya ekolne herhangi bir atfta bulunduu tesbit edilememitir. Eb Mansr el-Mtrdnin Snn kelmnn ve diryet tefsirinin kurucusu olduu halde son yllara kadar mehul kalmasnn sebepleri zerinde eitli aklamalar yaplmtr. Ancak M. Sait Yazcolunun da iaret ettii gibi bu sebepler arasnda Mtrdliin felsef bir temelinin olmad yolunda bir unsurun aranmas hibir ekilde isabetli deildir (AFD, XXVII [1985], s. 289; ayrca bk. Ceri, s. 52-56, 233). eyrek asr nce Kitbt-Tevdin ve Tevltn bir cildinin baslmas Mtrd zerine almalar yaplmasna ve kendisinin eitli aratrmaclarn ilgi oda haline gelmesine vesile olmutur. Yeni aratrmaclar, onun eskiye saygl olmakla birlikte gelenein vasfn tamamen deitirerek yeni bir sistem ortaya koyduunu, Kitbt-Tevdinde muhtelif fikirleri sraladktan sonra meseleyi askda brakmayp sreklilik arzeden zmler sunduunu kabul ederler (Rudolph, elMturd, s. 135-138; kr. Ceri, s. 227-237; Pessagno, AFD, XXXV [1996], s. 435; Isahak, VI/2 [2000], s. 254). imdiye kadar yaplan aratrmalar Mtrdnin kelm ilmini siyas mecradan kard, red-cevap kuruluunu usl-i selse plannda sistemli bir bnyeye kavuturduu, akl-nakil atmasn ortadan kaldrd, alan iinde akla, onun istidll ve tahlillerine nem verdii, semiyyt konularnda bata Kuran olmak zere nakli en ok kullanan kii olduu sonucuna varlmtr. Mtrd her iki eserinde de konular ilerken hayattan kopuk bir teorisyen deildir. Fert ve toplum temelinde beer lemi daima gz nnde tutmu, insan psikolojisini ve toplum realitesini hesaba katmtr. Onun Kitbt-Tevdinin nbvvet ve byk gnah blmlerinde bu bak asnn sonularn grmek mmkndr. Mtrdnin inan konularna yaklam ekli asndan, ayrca ksm bir muhteva bakmndan Eb Hanfeden istifade ettii bilinen bir husustur. Eserlerinde kendilerinden kabul erevesinde nakiller yapt limler bir yana kimlerden yararland veya etkilendii hakknda tahminlerin dnda bir ey sylemek kolay deildir. u bir gerektir ki Kitbt-Tevd plan, slp, yntem, akl-nakil ilikisi ve istidll ekli alarndan nceki ulemnn eserlerine benzememektedir. Eb Mansr el-Mtrdnin etkilerine gelince, onun kurduu ekole mensup kelmclara model tekil ettii phesizdir. Bunlar arasnda Ebl-Ysr el-Pezdev, Ebl-Mun en-Nesef, Nreddin esSbn gibi ahsiyetleri zikretmek mmkndr. Kendisinden sonra gelen Ear kelmclarnn eserlerinde de Mtrdnin sylem ve istidlllerine benzeyen dncelere rastlanmaktadr. Fahreddin er-Rz, ryetullah meselesini tartrken konunun ispat iin ileri srlen akl delillerin salam olmadn, bu sebeple Mtrdye tbi olup ilgili naslarn zhirine gre amel etmenin gerektiini belirtir (Kitbl-Erban, I, 277; kr. Mtrd, Kitbt-Tevd, s. 128). Mtrdnin Rzyi tefsir alannda da etkilediini sylemek mmkndr (bk. Tefsir lmindeki Yeri). Fethullah Huleyf, Kd Abdlcebbrn taklidin iptali konusunda Mtrdnin tesiri altnda kaldn sylemekte ve baz rnekler vermektedir (Kitbt-Tevd, neredenin girii, s. 27-28; kr. Kd

Abdlcebbr, XII, 123). Duncan B. Macdonald, Mtrdnin eskiden beri kendi taraftarlarnca bile ihmal edildiini belirtmekle birlikte nemli kelm konularnda Ear mezhebinin beer ve ahlk hissine derin bir surette nfuz ettiini kaydeder ve unu ekler: Son devrin kendi mezheplerine tamamyla inanm Earleri az veya ok yksek derecede birer Mtrddirler. Macdonald, Muhammed Abduhun slm kelmnn gelimesi ve kaydettii yeni ekil hakknda grlerini belirtirken Mtrdye herhangi bir atfta bulunmadan bizzat kendini Mtrd olarak gsterdiini kaydeder (A, VII, 406). Nitekim Rislett-Tevdin kullarn fiilleri (s. 60-66), hsn ve kubuh (s. 67-75), insanln nbvvete olan ihtiyac (s. 78-83) gibi bahisleri incelendiinde Mtrd izgisinde bir dnce ile karlalr. Onun bu isabetli tehisi, Mtrd kelmnn gnmz problemlerini zmede baarl olaca anlamna gelmektedir.

BBLYOGRAFYA

Mtrd, Kitbt-Tevd (nr. Bekir Topalolu - Muhammed Arui), Ankara 1423/2003, tr.yer., ayrca bk. ndeks el-iyn md.; a.e. (nr. Fethullah Huleyf), Beyrut 1970, neredenin girii, s. 2728; a.mlf., Tevltl-urn, Hac Selim Aa Ktp., nr. 40, vr. 74a, 79a, 104b, 126b, 204b, 218a, 234b, 368b, 404a, 538a; Ear, el-Lma (nr. R. J. McCarthy), Beyrut 1952, s. 75-76; bn Frek, Mcerredl-Malt, s. 10-33, 149-180; Kd Abdlcebbr, el-Mun, XII, 123; Gazzl, el-tid fil-itid (nr. brahim Agh ubuku - Hseyin Atay), Ankara 1962, s. 2; Nesef, Tebratledille (Salam), I, 443-535; Nreddin es-Sbn, el-Bidye f ulid-dn (nr. Bekir Topalolu), Ankara 1411/1991, s. 47-53; Fahreddin er-Rz, Kitbl-Erban (nr. Ahmed Hicz es-Sekk), Kahire 1406/1986, I, 277; Beyzzde Ahmed Efendi, el-Ull-mnfe lil-mm Eb anfe (nr. lyas elebi), stanbul 1416/1996, tr.yer.; a.mlf., rtl-merm min ibrtil-mm (nr. Ysuf Abdrrezzk), Kahire 1368/1949, s. 23, 61; Abdurrahman Bedev, Min Tril-ild fil-slm, Kahire 1945, tr.yer.; Muhammed Abduh, Rislett-Tevd (nr. M. Red Rz), Kahire 1379/1960, s. 60-75, 78-83; R. M. Frank, Notes and Remarks on the Tabai in the Teaching of al-Mturd, Melanges dIslamologie (ed. P. Salmon), Leiden 1974, s. 137-149; Hanifi zcan, Mtrdde Bilgi Problemi, stanbul 1993, tr.yer.; Mustafa Ceri, Roots of Synthetic Theology in Islm: A Study of the Theology of Ab Manr al-Mturd (d. 333/944), Kuala Lumpur 1995, s. 52-56, 227-237; U. Rudolph, al-Mturd und die Sunnitische Theologie in Samarkand, Leiden 1997, s. 5, 11, 135-138, 163-167, 209, 350; a.mlf., Ratio und berlieferung in der Erkenntnislehre al-Asaris und alMturds, ZDMG, CXLII/1 (1992), s. 72-89; Salih Sabri Yavuz, slm Dncesinde Nbvvet, stanbul, ts. (nsan Yaynlar), s. 135-168; Adil Bebek, Mtrdde Gnah Problemi, stanbul 1998, tr.yer.; J. Meric Pessagno, Irda, Ikhtiyr, Qudra, Kasb the View of Ab Mansr al-Mturd, JAOS, CIV/1 (1984), s. 177-191; a.mlf., Mtrdye Gre Akl ve Din Tasdik (trc. lhami Gler), AFD, XXXV (1996), s. 425-435; Mustafa Sait Yazcolu, Mtrd Kelm Ekolnn ki Byk Simas: Eb Mansr Mtrd ve Ebl-Mun en-Nesef, a.e., XXVII (1985), s. 281-298; a.mlf., Mtrd Kelmnda nsan Hrriyeti Meselesi, a.e., XXX (1988), s. 155-169; Aldila Isahak, Salient Features of al-Mturds Theory of Knowledge, al-Shajarah, VI/2, Kuala Lumpur 2001, s. 253-279; D. B. Macdonald - [Ahmed Ate], Mtrd, A, VII, 404-406.

Bekir Topalolu Tefsir lmindeki Yeri. Mtrdnin tefsir anlayna temas eden aratrmaclar genellikle onun tefsir ve tevil ayrmna dikkat ekerler. Tevltl-urnn baz yazma nshalarnn ba tarafnda yer alan ve mellifin tefsir anlayn zetleyen metne gre tefsir, yetin mnasnn neden ibaret olduuna kesinlik derecesinde hkmederek, Allahn murad undan ibarettir demektir. Bu da ancak, yetlerin ne mnasebetle ve hangi konumda nzil olduunu bilen sahblerin yapabilecei bir eydir. Tevil ise bir eyi aslna ve buna bal olarak hedeflenen amacna dndrmek eklindeki szlk ieriinden hareketle (kr. Rgb el-sfahn, el-Mfredt, evl md.) mnay ynelebilecei istikametlere evirmektir. limlerin yapabilecei bu ynlendirmede Allahn muradnn neden ibaret olduu yolunda kesin belirleme yapmak sz konusu deildir. Buna gre tefsir tek hkme bal iken tevil birden fazla mnaya kap aan bir fikr ilemdir (Tevltl-urn, vr. 1b). Esasen Mtrdnin eserine Tevltl-urn adnn verilmesi de bu anlayn bir rndr. Bu ismin bizzat mellifi veya onun tefsir telakkisine vkf rencileri tarafndan verilmi olmas sonucu deitirmez (bk. TEVLTl-KURN). Eserin incelenmesinden mellifinin hem tefsir hem tevil yntemini kulland anlalr. nk bata Abdullah b. Abbas olmak zere sahblerden nakiller yapar. Bunun yannda kendi istidll ve tevcihlerini de kullanr; hem ilm hem takv derecesine ulaan din bir ihtiyatla, Niha gerei bilen Allahtr (vallhu alem) ifadesini sk sk tekrar eder. Mtrdnin murd- ilhyi tesbit etme konusundaki bu yntemini Tabernin isim benzerlii tayan tefsirinde de grmek mmkndr (Cmiul-beyn f tevli yil-urn, I, 52-54). Ancak Kurann anlalmas ve yetlerden hkm karlmas iin tefsir ve usl-i fkh alannda daha sonra genel kabul grm ayrm, yetlerin muhkem-mtebih, mfesser-mbhem gruplarna ayrlmasdr. Bu adan bakldnda Tevltta uygulanan yntemin daha isabetli olduunu sylemek mmkndr (kr. Kitbt-Tevd, s. 352-356). Allah kelmnn tefsir edilmesi ve yetlerden Onun muradnn neden ibaret olduunun ortaya konulmas hususunda ilk dnem limlerinin ihtiyatl davrand bilinmektedir (Taber, I, 54-56). Bu devirlerde, sadece ashaptan nakledilen tefsir niteliindeki aklamalar rivayet eden tbin ve tebeuttbin nesillerinin nakilleriyle Kuranda yer alan belli kelimelerin daha ok gramer ve szlk asndan izah edilmesinden oluan eserler mevcuttu. Eb Ubeyde Mamer b. Msenn et-Teymnin (. 209/824 [?]) Meczl-urn bu tr teliflerin nde gelen bir rneidir. Onun tefsirinde ksmen de olsa gze arpan istidlle dayal aklamalar ve baz rivayetler adalar ve sonraki bir ksm limler tarafndan eletirilmise de Meczl-urn, bata Buhr ve bn Kuteybe olmak zere asrlar boyunca ulemnn bavurduu nemli bir kaynak olmutur (Meczl-urn, neredenin girii, s. 16-17). Tefsir tarihinde Kuran mevcut tertibine gre ve batan sona kadar ilk olarak aklamaya alan limin Taber olduu kabul edilir. Onun Cmiul-beyn rivayetlere dayanmakla birlikte naklettii farkl grler arasnda tercihler yapt da bir gerektir. Ayn nitelikte olmak zere diryet tefsirinin ilk eseri olarak da Fahreddin er-Rznin Meftul-ayb zikredilir (M. Hseyin ez-Zeheb, I, 205207, 288-291; Subh es-Slih, s. 333-335). Halbuki Rzden asra yakn bir zaman nce Mtrdnin Tevlt, yine Rzden yaklak yetmi yl nce Zemahernin el-Kef mevcuttu.

Tefsir disiplininin hadisten ayrlp bamsz bir ilim haline geldii dnemde yaayan Eb Cafer etTaber rivayet ynteminin, Eb Mansr el-Mtrd de diryet ynteminin ilk ve temel tefsir eserini meydana getirmitir. Bugn ou stanbulda olmak zere slm dnyasnda ve Batda krk civarnda yazma nshas bulunan Tevltl-urn takrir veya iml yoluyla meydana getirilmitir. Eser metninde oka hatann mevcudiyeti, ayrca yetlerin tefsirleriyle birlikte sralannda veya bir yeti aklayan ibarelerin takdim tehir asndan yer deitirmesinde gze arpan karklklar da bunu kantlamaktadr. Mtrdnin tefsir ynteminin onun tefsir ve tevil anlayna uygun olarak hem nakle hem akla dayandn sylemek mmkndr. ekil asndan yetlerin tefsirine genellikle kendi anlayn kaydetmekle balar. Aklamalarnda ounlukla isim belirtmeden kle (denildi ki ...) ifadesini kullanarak eitli grleri aktarr. Tevltn brhim Avadayn ve Seyyid Avadayn tarafndan gerekletirilen I. cildinin nerinde mehule yaplan bu tr atflardan bazlarnn kaynaklarn grmek mmkndr. Mtrd, izahlarnda yetin yetle tefsir edilmesinin belki de ilk ve en gzel rneklerini ortaya koyar. Bu muhteva benzerlii asndan olduu gibi hkm birlii veya ztl, yaklam ekli, slp beraberlii, kapal grnen beyanlarn aklanmas niteliinde de olabilir. Sebeb-i nzle ve hadislere dayanlarak yaplan yorumlar da az deildir. Sahb adnn bazan zikredildii bu rivayetlerde isnad zincirine rastlanmaz. Tevlt zerine yaplan ciddi bir almada, sahbe ve tbin tabakalarna mensup olup Mtrdnin kendilerinden nakillerde bulunduu doksana yakn ahsn ad tesbit edilmitir (zde, s. 63-65). Mtrd ayrca bata Ali b. Hamza el-Kis, Yahy b. Ziyd el-Ferr, Eb Ubeyde Mamer b. Msenn, bn Kuteybe, Mberred ve Zeccc olmak zere saylar yirmiyi aan lugat ve tefsir liminden istifade etmi (a.g.e., s. 58-61), fkh konularnda Eb Hanfe ve talebeleri, bn Eb Leyl, Evz, Sfyn es-Sevr, Mlik b. Enes ve fiye atflarda bulunmu, kelm alannda daha ok Mutezile mensuplarnn grlerini nakledip eletirmitir (a.g.e., s. 66). Onun tefsir anlay Kuran Kuranla veya sahih kabul ettii hadis ve haberlerin yan sra semantik yaklamlarla, ayrca akl istidll yoluyla aklamaya dayanr. Mtrd, tbinden itibaren muhtelif ahsiyetlere ait olmak zere naklettii grleri bazan kabul ve red asndan deerlendirmeye tbi tutar, bazan da herhangi bir fikir yrtmeyip bahsin sonunda, Bu meselede aslolan udur ... diyerek tenkit szgecinden geirir. Mesel Kevser sresinin tefsirinde ok mnasna gelen kevser kavramnn (Lisnl-Arab, kr md.) ok ynl ve byk iyilik anlamna geldiini, bunun da Hz. Peygambere verilen nbvvet, ayrca kendisinin meleklerce bilinip anlr olmas, kelime-i ehdet, ezan ve kmet gibi btn mslmanlarn tekrar ettii metinlerde adnn Allah adyla birlikte zikredilmesi gibi zengin bir ierie sahip bulunduunu kaydettikten sonra kevserin cennette bir nehir olduu yolundaki hadise temas eder ve yle bir deerlendirme yapar: Eer bu tr haberler sahihse kevser ondan ibaret olur, bu durumda baka bir ey sylememiz gerekmez. ayet sahih deilse biraz nce naklettiimiz mna daha isabetli grnr; nk Hz. Peygambere nehrin verilmesinde onu ereflendirme asndan zel bir durum bulunmamaktadr. Esasen Allah Tel Muhammed mmetine bundan daha fazlasn vaad etmitir (Tevlt, vr. 903b). Mtrd semantik yaklamlarnda kelimelerin szlk anlamlarna bak yapar, bu mnalar zaman

zaman iirlerle kantlamaya alr. Ancak kelime ve kavramlarn Kurann btnl iinde kazand muhtevay dikkatten uzak tutmaz ve her durumda akln hakemliine bavurur. Nitekim hls sresinin tefsirinde Allah lafznn tremi bir kelime olup olmad, eer tremise hangi kkten geldii konusunda bilgi verdikten sonra kendi kanaatini u ekilde belirtir: Bir kelimenin kk mnasn bilmenin amac onun ne tr bir ilh mesaj ierdii ve nasl bir hkm getirdiinin tesbit edilmesine ynelik olur. Allah kelimesinin tremi olduunu syleyenlerin verdikleri mnalar gerek mbuddan baka varlklara da nisbet edilebilir. Halbuki Onu belirleyen bir lafzn ieriinin bakasna izfe edilmesi sz konusu deildir. Meselenin esas noktas udur ki Allah kendisini tantan ismin bakalarna verilmesini yasaklamtr. Bazlar aksi bir davran sergilemise bu, tanr dedikleri varln kendilerini gerek mbuda yaklatraca zannna baldr ve Kuranda bunu ifade eden yetler mevcuttur (el-Arf 7/28; Ynus 10/18; ez-Zmer 39/3; a.g.e., vr. 206a-b). Mtrdnin dikkat eken bu istidlline gre lafza-i cell tremi bir kelime olmayp insann selim ftratna yerletirilen, kinat yaratan ve idare eden en yce varln Arapa addr. Tevltl-urnn mellifinin tefsir yntemini yanstan ve bu ilimdeki yerinin belirlenmesine k tutan en nemli zellii diryet yoluyla telif edilmi olmasdr. Sistematik Snn kelmnn kurucusu olan Mtrdnin konular ele al ve ileyi yntemi tefsirine de hkim olmutur. Bununla birlikte Tevlt, sonralar ahkml-Kurn veya ir tefsir trnde ortaya kan tefsir eklini almam, Fahreddin er-Rznin Meftul-ayb gibi bir felsefe veya kelm kitab niteliine de brnmemitir. Tevltl-urn diryet tefsirleriyle rivayet tefsirleri arasnda, fakat diryete daha yakn bir zellik tar. Ancak hemen her yette bir akllik ve sistematik yaklam mevcuttur. Eserde zhir mnalar yannda Kurann genel hedefleri, toplumun dnya ve hiret planndaki ihtiyac, gelime ve mutluluu, sosyolojik, kltrel ve ekonomik artlar gz nnde bulundurularak yorum, sentez ve analizler yaplmtr. Mtrd, murd- ilhyi anlamak iin akl ne karmasnn bir sonucu olarak kelimelerin mecazi mnalarn gz nnde bulundurur ve bu anlamda teviller yapar. Mesel gkler, yer ve bunlarda mevcut herkesin Allah tesbih ettiini, Onu vgyle tesbih etmeyen hibir eyin bulunmadn, fakat insanlarn bunu anlayamadn ifade eden yetin tefsirinde (el-sr 17/44) Taber kayda deer bir aklama yapmazken (Cmiul-beyn, X, 116-117) Mtrd bu tesbihin canl ve cansz tabiatn sahip olduu kurulu ve ileyi anlamna gelebileceini ve bu ynyle tabiatn Allahn azamet ve birliine tanklk edeceini syler; bu durumda, Ne var ki siz onlarn tesbihini anlayamazsnz hitabnn inanmayanlara ynelik olduunu kaydeder. Mtrd ikinci bir yorumunda, btnyle tabiatn tesbihinin Allahtan baka kimsenin bilemeyecei gizli bir fonksiyondan ibaret olaca, nc yorumunda ise ses karan tabiat nesnelerinin bu seslerinin tesbih yerine geecei ve bunun hem kendileri hem peygamberler tarafndan farkedilecei grlerini ileri srer (Tevltl-urn, vr. 420a-b). Yine kyamet gnnde amellerin tartlacan, tartlar ar gelenlerin kurtulua ereceini, tartlar hafif gelenlerin ise hsrana urayacan belirten yetlerin tefsirinde (el-Arf 7/89) eitli telakkileri sralayp Hasan- Basrnin gr dahil olmak zere baz yorumlar eletirdikten sonra gerek mnada bir tart ileminin yaplmayaca, bu tr yetlerdeki arlkhafiflik kavramlarnn varln ve etkinliini srdrme-ortadan kalkp yok olma mnalarnda temsil ifadeler olmas ihtimalinin kuvvetli bulunduunu syler ve bu tezi kantlamak iin dier yetlerden rnekler verir (a.g.e., vr. 242b-243a). Mtrd, cennet ve cehennemle ilgili beyanlar da bu beyanlara muhatap olan insan aklnn idrak alanna yaklatrmak amacyla-tevile tbi tutar. Mesel cennette altlarndan rmaklar akan kklerin bulunduundan, erkeklerle ilgili olarak altn

bilezik ve ipek elbiseden sz edilmesinin, ancak yolculuk ve zaruret halinde kullanlacak adr, ayrca oda, kubbeli meknlar vb. eylerin zenti vesilesi olarak zikredilmesinin, ksmen vahyin ilk muhataplar olan Araplarn hayat telakkisine ve genelde insanlarn zevk ve estetik anlaylarna bal, mahiyetleri bilinemeyen temsil anlatmlar olarak anlalmasnn gerektiini syler (a.g.e., vr. 250a, 440b, 604b; zde, s. 267-272). O gn cehenneme Doldun mu? diye sorarz, o da Daha var m? diye cevap verir (Kf 50/30) melindeki yetin tefsiri meyannda Mtrd bu ifadenin temsil olma ihtimaline arlk verir; Buhr ile (Tefsr, 50/1; Eymn, 12; Tevd, 7) Mslimin (Cennet, 37-38) naklettii ve Tabernin arlk verdii gr iin esas kabul ettii hadis rivayetini ise (Cmiul-beyn, XXVI, 218-220) benimsemez. Ona gre bu rivayete dayanarak yaplan yorumlar akl ve nakl delillerle imknszl belgelenen tebih aibesinden kurtulamaz (Tevltlurn, vr. 726a, 727a). Eb Mansr el-Mtrdnin hadis ve haberler iin isnad zikretmedii, dolaysyla bunlarn shhatini hadis usul kurallarna gre irdelemedii bilinmektedir. Ancak bunun, aktard nakilleri kabul ettii anlamna gelmedii yukarda belirtilmiti. Onun nakiller hakkndaki tutumu akla, ayrca kabule mazhar olmu nakle uygun denlerin benimsenmesi, bu nitelii tamayanlarn reddedilmesi ynndedir. Bu hususun dikkat ekici rneklerinden biri de udur: Kuran bir daa indirilmi olsayd dan Allah korkusundan ba eip para para olacan beyan eden yetin (el-Har 59/21) tefsirinde Mtrd, konuyla ilgili olarak ileri srlen grleri -beyn- ilhnin temsil veya hakik olduu alternatifleri arasnda tercih yapmadan-sralar. Ardndan Kelbden nakledilen u rivayeti zikreder: Cenb- Hak, krmz zebercedden levhalar zerine yazlm Tevrat Hz. Msya indirecei zaman meleklere onu tamalarn emretmi, fakat onlar buna g yetirememi, hatta gleri harf harf tamaya bile yetmemitir. Nihayet Allah Tevrat hafifletmi, bylece Ms tarafndan tanabilmitir. Hz. Dvda, s ve Muhammede indirilen vahiyler de ayn mahiyettedir. Mtrdye gre bu haberin gereklik pay varsa sz edilen arlk kitabn levhalarnda deil ierdii ilh mesajn gereine uygun biimde davranlmasnda aranmaldr. Esasen levhalar yeryznde yaayan Hz. Ms tayabildii gibi Kuran da dahil olmak zere dier ilh kitap ve vahiyler tanabilmekte ve yazya geirilebilmektedir. Mtrd bu yetten murd- ilhnin ne olduunu bilmediini ifade etmekte, eer uyarma ve ibret almaya davet etme konumu olmasayd yeti mnas bilinemeyen (mtebih) gruptan sayarak yorumlama cihetine gitmeyeceini sylemektedir (a.g.e., vr. 775a-b). Tefsir yntemi iinde rivayetleri ihmal etmeme ilkesini benimsediinden Mtrd, sriliyat trne giren baz nakillere de yer verir. Gerek bu yetlerin gerekse Kurandaki kssalarn yorumunda nakledilen olaylarn veya bilgi malzemesinin bizim iin nem tamadn, bizden istenen eyin bunlarla amalanan hedeflerin ve ibret alnacak noktalarn belirlenmesinden ibaret olduunu ifade eder. Mtrd tefsirinde kraat vecihlerini ve nzl sebeplerini gstermeyi amalamaz. Ancak yetin mnasnn ondan karlabilecek hkme veya birinin fikrinin eletirilmesine k tutmas halinde bu hususlara yer verir (rnekleri iin bk. zde, s. 182 vd., 190 vd.). Onun tefsirinde hadis ve haberlerde isnadn, dier nakillerde gr sahibiyle eserinin zikredilmemesinin ilim tarihi asndan problem oluturduunu kabul etmek gerekir. Buna karlk Mtrd metin ve fikir tenkidine nem vermi, akl ve sistemli dnmeyi hedef almtr. Bu ynyle Tevlt bn Kesrin Tefsrlurnil-ami deil Cesssn Akml-urn takip etmitir (a.g.e., s. 68-70).

Mtrdnin Tevltl-urnnda kelm, fkh ve usl-i fkh konularna ayr bir nem atfettii grlmektedir. Fkhla ilgili yetlerin tefsirinde beyn- ilhnin fkh almna geni yer ayrm, dier mezheplerin yan sra fi fkhna arlk vermitir. Mtrdnin fiye ve onun ekolne mensup olanlara ynelttii eletiriler, iki mezhep arasndaki fkh tartmalarn boyutlarn gstermesi asndan dikkat ekicidir. Bunun sebepleri arasnda fi fkhnn Mvernnehirde yaylma istidad gstermesi, ayrca fiiyyeden baka sistematik bir fkh dncesine sahip olan alternatif bir mezhebin, dier bir ifadeyle bir rakibin bulunmay gibi hususlar zikredilebilir. Mtrd mnasebet dtke birok akaid konusuna tefsirinde yer vermitir. Allahn isim ve sfatlar, Hz. Muhammedin nbvvetinin ispat ve byk gnahlarn mmini kfre drmedii gibi meseleler en ok vurgulad konularn banda yer alr. Eb Mansr el-Mtrd ile ada bn Cerr et-Tabernin tefsir yntemleri arasnda mushaf tertibine gre yetleri ele alp muhtevalarna gre ksmlara ayrmak, gerektiinde semantik aklamalarda bulunmak, ileri srlen grlerde tercihler yapmak gibi hususlarda benzerlik olduunu sylemek mmkndr. Tefsir tarihinde diryet ynteminin kurucusu olan Mtrdnin ifade, slp ve ileyi asndan Zemaheryi etkilediine muhakkak nazaryla baklmaldr (a.g.e., s. 8485). Ryetullah konusunda Mtrdnin grn benimsediini syleyen Fahreddin er-Rznin (Kitbl-Erban, I, 277) tefsir alannda da Tevlttan yararland phesizdir. Her iki eserde akl istidllin ne karlmas, meselelere yaklam tarz ve ele alnan konularn gruplara ayrlmas bunlardan bazlardr. Her iki mfessir de kelm, fkh ve fkh usuln ilgilendiren mevzularda bazan ayrntya varan aklamalar yapar. Mtrdnin fkh konularna arlk vermesine karlk Rz felsef ve ansiklopedik bilgilere arlk verir. Esasen Rz, tefsirinin be yerinde Mtrdye atf yapmaktadr (Meftul-ayb, V, 163; VI, 200; XIV, 228; XXIV, 244; XXVII, 188). Mfessir Eb Hayyn el-Endels de tefsirinde Tevlta atfta bulunmaktadr (el-Barl-mu, III, 364). Tevltl-urnn fkh ve fkh usul alanndaki tesirleri ayr bir nem tar (bk. Fkh ve Fkh Usulndeki Yeri).

BBLYOGRAFYA

Rgb el-sfahn, el-Mfredt, evl md.; Lisnl-Arab, kr md.; Buhr, Tefsr, 50/1, Eymn, 12, Tevd, 7; Mslim, Cennet, 37-38; Mamer b. Msenn, Meczl-urn (nr. Fuat Sezgin), Kahire 1374/1954, neredenin girii, I, 16-17; Taber, Cmiul-beyn (nr. Sdk Ceml el-Attr), Beyrut 1415/1995, I, 52-56; X, 116-117; XXVI, 218-220; Mtrd, Tevlt, tr.yer.; a.mlf., Tevltl-urn, Hac Selim Aa Ktp., nr. 40, vr. 1b, 242b-243a, 250a, 420a-b, 440b, 604b, 726a, 727a, 775a-b, 903b, 906a-b; a.mlf., Kitbt-Tevd (nr. Bekir Topalolu Muhammed Arui), Ankara 1423/2003, s. 352-356; Fahreddin er-Rz, Meftul-ayb, Kahire, ts. (el-Matbaatl-behiyye el-Msriyye) Tahran, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye), V, 163; VI, 200; XIV, 228; XXIV, 244; XXVII, 188; a.mlf., Kitbl-Erban (nr. Ahmed Hicz es-Sekk), Kahire 1406/1986, I, 277; Eb Hayyn el-Endels, el-Barl-mu, Kahire 1328-29 [bask yeri yok] 1403/1983 (Drl-fikr), III, 364; M. Hseyin ez-Zeheb, et-Tefsr vel-mfessirn, Kahire 1381/1961-62, I, 205-207, 288-291; Subh es-Slih, Mebi f ulmil-urn, Dmak 1382/1962, s. 333-335; Talip zde, Mtrdnin Tefsir Anlay, stanbul 2003, s. 58-61, 63-66,

68-70, 84-85, 182-190 vd., 267-272. Bekir Topalolu Fkh ve Fkh Usulndeki Yeri. Eb Mansr el-Mtrd, genelde slm kltr ve zelde Hanef mezhebi iinde nemli dnm noktalarnn birini tekil eden, fkh usul ve fkh ilimlerinin kavramlarnn titizlikle tanmlanmaya, bu ilimlerin birer disiplin haline gelmeye balad bir devirde yaam, fikirleri ve almalaryla sonraki nesillere ufuk am bir ilim ve fikir adamdr. Yaad dnem bir taraftan din, felsef ve siyas akmlarn sistematik dncelerini oluturduu, muhalifleriyle polemiklere girdii, dier taraftan din ilimlerin metodolojik yapya kavuarak her birinin terminolojisinin olutuu bir dnem olarak kendini gsterir. Mtrd bilhassa teoriyle pratik, usul ile fr irtibatn salayarak ortaya koyduu zmlerle fikirlerin daha saf biimde sunulmasna katk salam ve en azndan yaad corafyadaki ilim lemine kendini kabul ettirmitir. Kelm alanndaki grlerinin yan sra bilhassa fkh usulne ilikin almalar Semerkantllar zerinde etkili olmu ve kendisi zamanla Semerkant fkh okulunun reisi olarak kabul edilmitir. Ancak VI. (XII.) yzyl balarna kadar kendi memleketinde bile grlerinin yeterince incelendiini sylemek mmkn deildir. Nitekim Hanef mezhebinin Mvernnehir ve Horasandaki byk usulcs (meyih-i selse) Eb Zeyd edDebs, Ebl-Usr el-Pezdev ve emsleimme es-Serahs usule dair eserlerinde Mtrdyi ismen hi zikretmemilerdir. Fakat bu durum, ad geen fakihlerin onun usul dncesinden habersiz olduklar anlamna gelmemektedir. Baz kaynaklarn ifadelerinden Mtrdnin bir ksm dncelerini kabul veya reddettikleri (Abdlazz el-Buhr, I, 121, 616) ve ondan sz etmemelerinin sadece usul eserleriyle snrl olup fkha dair teliflerinde kendisinden iktibaslarda bulunduklar anlalmaktadr (mesel bk. Debs, s. 375; Ebl-Usr el-Pezdev, vr. 113b, 266a; Serahs, X, 191; XX, 139). VI. (XII.) yzyl balarnda Ebl-Mun en-Nesef, Mtrdyi Ehl-i snnet kelmnn lideri olarak grp fikirlerini merkeze almak suretiyle Tebratl-edillesini telif etmi olduu gibi rencisi Aleddin es-Semerkand de Semerkant Hanef ekolnn fkh usul alanndaki ana kaynaklardan biri olan Mznl-ul f neticil-ul adl eserinde fkh usuln kelm boyutlaryla birlikte dndn ortaya koymu, Mtrdyi Hanef fkh usul iinde merkez bir konuma yerletirmi ve onun bu disipline dair eserlerinden iktibaslar yaparak mirasn yeniden canlandrma gayreti iine girmitir. Sonraki asrlarda yazlan eserler umumiyetle Semerkandnin bu telifine referansla Mtrdnin grlerine yer vermitir. Fkh dersleri verdii, mesel Ebl-Hasan er-Rstfenye Muhammed b. Hasan e-eybnnin elMebsunun tamamn ve zekt blmne kadar el-Cmiul-kebrini okuttuu bilinen Mtrd (bk. bn Yahy, vr. 162a) dneminde fakih olarak anlmakta, gnmze intikal eden iki eserinde de muhtemelen mstensihler tarafndan eklenmi, Fakih yle dedi ifadesi yer almaktadr. Zamanmzda onun fkh yn fazla bilinmediinden bu ifadede geen fakih kavram daha ok Eb Hanfenin, akaid iin kulland el-fkhl-ekber terkibi erevesinde deerlendirilmitir. Halbuki Mtrd, fkh geleneinin nemli bir temsilcisi olup fkhn hem metodolojisi hem de meseleleri hakknda eserler vermitir. Nitekim sonraki dnemlerde de kendisine Ehl-i snnetin reisi unvannn yan sra Mvernnehir-Semerkant Hanef fkh ekolnn reisi ve en by unvanyla atfta bulunulmutur (Aleddin es-Semerkand, Mznl-ul, s. 3, 191, 280; Lmi, , s. 91, 103,

124, 134, 160; Ebl-Berekt en-Nesef, s. 393; Abdlazz el-Buhr, I, 256, 605; III, 568). Mtrdyi fkh usul tarihi bakmndan olduka merkez bir konumda gren Aleddin esSemerkand, kelmla fkh usul arasnda kkdal ilikisi bulunduu iin fkh usul melliflerinin itikad grlerinin bu konuda yazdklar eserlere yansmasnn kanlmaz olduunu, fkh usul kitaplarnn ounun ya kendilerinden farkl itikad temelleri benimseyen Mutezile yahut frda muhalifleri olan ehl-i hads (filer) tarafndan yazldn belirttikten sonra Hanef usulcleri tarafndan kaleme alnan eserlerin iki ksma ayrldn kaydeder. Ona gre Mtrd ile onun hocalar ve talebeleri gibi er ve akl ilimlere vkf limler tarafndan yazld iin son derece salam ve gl olan ilk gruba giren eserlere gsterilen ilgi, lafzlar ve mnalarnn yabancl ya da himmet ve gayret azl sebebiyle zamanla azalmtr. Gitgide yaygnlk kazanan ikinci grup eserler kavramlarn inceltilmesi ve iyi bir sistematik kurma hususunda baarl olsalar da bunlarn mellifleri usuln (itikad temeller) inceliklerine ve akl meselelere yeterince nfuz edemediklerinden baz konularda muhaliflerin grlerini benimsemilerdir (Mznl-ul, s. 1-3). Fkh usul tarihinin nisbeten az bilinen bir dneminde yaam olmakla beraber fkh gelenei iinde yetien ve dnceleri bu erevede ekillenen Mtrd bu alanla ilgili nemli almalar kaleme almtr. Bunlardan Mei-eri kaynaklarda kendisinden ska iktibas yaplan bir fkh usul eseridir. Kitbl-Cedel ise muhtemelen mml-Haremeyn el-Cveynnin el-Kfiye fil-cedel ve Eb shak e-rznin el-Mane fil-cedel adl eserleri tarznda fkh usulnde kabul edilen delillerin, fkh meselelerin mdafaas ve kar grlerin eletirilmesinde formel olarak nasl kullanlacaklarn konu alan bir eserdir. Gnmze ulat bilinmemekle birlikte Ebl-Mun enNesef ve Aleddin es-Semerkandnin dorudan istifade ettikleri anlalan sz konusu eserlerden baz usul kitaplarnda iktibaslar yer almaktadr. Bugn iin Mtrdnin fkh ve usulne ilikin grlerini dorudan kendi kitaplarndan renme imkn bulunmamaktaysa da Tevltl-urn bu disiplinlerle ilgili bol malzeme iermektedir. Mtrd Tevltta ahkm yetlerinin tefsiri esnasnda uzun tartmalara girmekte, gerek ileri srd grn usulde dayand kural zikretme gerekse ahkmla dorudan ilgili olsun olmasn birok yetten usul kaidesi karma sadedinde fkh usulnn temel konularna aklk getirmektedir. Baz metot ve kaideler farkl yetlerden elde edilebildii iin tefsirin birok yerinde ayn cmlelerle meselenin tekrar edildii grlmektedir. Ancak bu durum, bir usul kuralnn birok yete dayandrlarak ortaya konmas ve Mtrdnin istinbat gcn gstermesi bakmndan nem arzetmektedir. Mtrd bazan da bir yetten birden fazla kaide karmaktadr. Ebl-Mun en-Nesef, Mtrdnin biri usul, dieri fr alannda olmak zere Karmitaya kar iki reddiye yazdn kaydeder (Tebratl-edille, I, 359). Usulle ilgili olduunu syledii birinci eser Karmitann kelm grlerini eletiren bir kitap olmaldr. Zira itikad mezhepler sz konusu olduunda usul terimi genellikle kelm grleri iin kullanlmaktadr. kinci eserin fkhla ilgili olmakla birlikte usl-i fkh da iermesi muhtemeldir. Ayrca Mtrdye erul-Cmii-ar adl bir eser de nisbet edilmektedir. Ebl-Usr el-Pezdevnin, Abdlkerm el-Pezdev tarafndan rivayet edildiini kaydettii bu eser (erul-Cmii-ar, vr. 113b, 266a) Muhammed eeybnye ait el-Cmiu-arin erhidir. Ksn de dorudan bu erhin adn zikrederek uzunca bir alnt yapmaktadr (Bedi, VII, 47). Gerek Ktib elebi ve Abdlhay el-Leknev gibi elCmiu-ar erhleri hakknda bilgi veren kaynaklarda, gerekse gnmzde Mtrdye dair yaplan almalarda eserden sz edilmemesi, bu tr kaynaklarn Ebl-Mun en-Nesefnin Tebratl-edillede verdii kitap listesini tekrarlamaktan te bir ey yapmadklarn gstermekte ve bu husus Mtrdnin baka eserlerinin de bulunabilecei ihtimalini akla getirmektedir. Nitekim

Nesef sralad listenin Mtrdnin eserlerinin tamamn kapsamadn, onun baka kitaplarnn da bulunduunu kaydetmektedir (Tebratl-edille, I, 359). Fkhn Tarifi ve Kaynaklar. Mtrd fkh kavramn, Bir eyin hem kendisini hem de bakasna delletini bilmektir eklinde aklar ve burada yer alan bakas ifadesinin benzer olsun olmasn onun delletiyle bilinen her eyi kapsayacan belirtir. Dier yerlerde ise bir eyi bakasna dellet eden benzeriyle birlikte bilmek, grnenden hareketle grnmeyene vkf olmak yahut ak (zhir) olandan hareketle gizli ve kapal (haf ve btn) olan bilmek eklinde izah eder. Dolaysyla ona gre fkh eyi tek bana bilmekten te bir anlam ifade etmekte ve onu, mnasna nfuz ederek balantl olduu anlam kmesi iinde kavramak gibi daha derin bir muhtevaya tamaktadr. Bu bakmdan fkh bir eyden istidll yoluyla baka bir eyi tanmak demektir. Her ne kadar fkh ve ilim kavramlar gerekte ayn mnaya geliyorsa da Kuranda dnme ve aratrmay gerektiren hususlarla ilgili olarak fkh, duymaya ve habere dayal bilgilerde ise ilim lafz kullanlmtr (Tevltl-urn, vr. 224a, 569a, 787a, 788a). Mtrd, bn Sreyce ait bir eyi benzerine dellet eden mnasyla bilmek eklindeki fkh tanmn eletirerek benzeri (nazr) yerine bakas (gayr) ifadesinin daha isabetli olacan belirtir (a.g.e., vr. 787a, kr. vr. 224a; Mahmd b. Sleyman el-Kefev, vr. 155a). fi mezhebinin nde gelen limlerinden Ebl-Abbas bn Sreyc, fkh bir eyi bilmek ve hakikatini kefetmek eklinde tanmlamaktadr (el-Asm vel-l, vr. 7b). Mtrdnin bn Sreycden naklen verdii tanmla bu tanmn z itibariyle uyumas, yani eyin kendisini bilme ve tanma anlamnn n planda olmas, buna karlk bakasn gsterme ynne deinilmemesi burada eletirilen ahsn Ebl-Abbas bn Sreyc olduunu gstermektedir. bn Sreycin tanm, naslar ve onlarn sadece benzerlik ilikisiyle yani kyas yoluyla dellet ettii anlamlar iermekte olup finin ictihadla kyas terimlerini ayn mnada farkl isimler olarak grmesiyle paralellik arzetmektedir (ayrca bk. zen, mam Mturd ve Maturidilik, s. 214). Buna karlk naslardan hkm elde etme yollarnn kyasla snrlandrlamayacana iaret eden ve ictihad bir eyin tad mna ve fkha ulamann yolu olarak gren Mtrd (Tevltl-urn, vr. 84b) bu kavrama daha kapsaml bir anlam yklemekte, bylece ictihad faaliyetinin kyasla snrl olduunu savunan finin ve bu konuda onu takip edenlerin dncelerini eletirerek kyas dnda da dellet yollarnn bulunduunu savunmaktadr. Fkh hakkndaki bu dncesi Mtrdnin beyan anlayn da etkilemi, bunun bir uzants olarak beyann bir eyin hem kendisini hem bakasn aklamas eklinde iki ynnn bulunduunu ve belli bir say ile snrlandrlamayacan ileri srm, muhtemelen er-Rislede beyan kavramn be kategoride ele alan fiyi eletirmitir (a.g.e., vr. 405b-406a). Ancak Mtrdnin, beyann snrlandrlamayaca tezi mnaya dellet biimlerinin snrlandrlamayaca mnasna gelmemektedir. Ona gre beyan, kastedilen mnann btnn ifade edip etmemesi asndan grupta deerlendirilir: 1. Beyn- Kifye. Btnden birini veya az bir ksmn aklayarak btn beyana gerek brakmayan trdr. Aklanan bir veya az eyden hareketle ictihad veya benzerlerine kyas yoluyla btnn durumu renilebilir. Sz edilen bir veya az eyin bir mna tadn ve bunun ictihad ve tall mahallinde olduunu gsterir. 2. Beyn- Nihye. ctihada mahal brakmayacak biimde btn etraflca aklama. 3. Beyn- Tafsl. Nihayetine ulamamakla birlikte ounluunu aklamak suretiyle hkmn beyan ettii ksmn dna tamamasn ifade eden beyan trdr. nk btn toparlayacak bir mna tayor olsayd ona ziyade olan zikredip bazsn terketmesinin bir

anlam kalmazd (a.g.e., vr. 767a). Sonralar telif edilen birok usul kitabnda beyann eitli biimlerde tasnif edildii grlmektedir. Ancak Mtrdnin yapt bu taksim ve kulland terminolojinin bu eserlerde yer alp almad tesbit edilememitir. Mtrd bilgi edinme yollarn duyular, akl ve sdk haber eklinde snflandran klasik kelm anlaynn nclerindendir. Ona gre din bilginin nakil ve akl olmak zere iki kayna vardr (Kitbt-Tevd, s. 5). Esas itibariyle dine ulamann yolu akl, er bilgiye ulamann yolu nakildir (Eb shak es-Saffr, vr. 22b). Habere dayal din bilgiler (semiyyt) vahiy gelmeksizin renme imkn bulunmayan yahut sadece Allahn bilebilecei hususlardr. Akla dayal bilgiler ise (akliyyt) haklar