You are on page 1of 108

Giri: Sosyoloji, ama ne iin? Sosyoloji, farkl biimlerde dnlebilir.

En basit yolu, tepeleme kitap dolu, sra sra dizilmi uzun ktphane raflarn dnmektir. Btn kitaplarn balklarnda, altbalklarnda ya da iindekiler listesinde "sosyoloji" szc yer alr (zaten bu yzden ktphane grevlisi onlar bu raflara dizmitir). Kitaplarn zerinde kendilerine sosyolog diyen (yani, retmenlik ya da aratrma grevi yaparken resmi unvanlar sosyolog olan) yazarlarn isimleri vardr. Bu kitaplar ve yazarlarn dnmek demek, sosyolojinin uyguland ve retildii uzun yllar boyunca birikmi bir bilgi ynn dnmektir. Ve bylelikle sosyolojiyi bir tr kitap ciltleme gelenei olarak; bu alana yeni ayak basanlarn, ister uygulamac sosyologlar olmay isterse de yalnzca sosyolojinin sunduu neyse onu elde etmeyi amalasnlar, ilk bata almalar, tketmeleri ve sindirmeleri gerekli ciltler dolusu bilgi olarak dnebilirsiniz. Ya da daha iyisi sosyolojiyi durmak bilmeksizin yeni birilerinin girdii bir alan olarak dnn (nihayetinde, kitap raflarna her zaman yeni kitaplar eklenir); sosyolojiyi, canl bir ilgi, yeni deneyimler karsnda kabul edilmi anlatlarn durmakszn snanmas, biriktirilmi bilgiye durmakszn ekler yaplmas ve bu sre iinde bilginin deitirilmesi olarak, ksaca bitmek bilmez bir faaliyet olarak dnebilirsiniz. Sosyolojiyi bu ekilde dnmek gayet doal grnyor. Bu, nihayetinde "X nedir?" tr bir soruya yant verirken izlediimiz yoldur. rnein, "Aslan nedir?" sorusuyla karlatmzda parmamzla hayvanat bahesinde bir kafese konmu belli bir hayvan ya da bir kitaptaki resmi gsteririz. ngilizce bilmeyen birinin "Kurunkalem nedir?" sorusu karsnda cebimizden belli bir nesneyi karp gsteririz. ki rnekte de belli bir szckle belli bir nesne arasnda bir balant arayp buluruz. Szckleri, nesnelere gnderme yapan, nesneleri temsil eden eyler olarak alrz; her szck bizi ister bir hayvan ister yazma arac olsun zgn bir nesneye gnderir. Sz konusu szcn gnderme yapt byle bir nesne bulmak (yani szcn gndergesini bulmak) balang sorusunun doru ve faydal bir yantdr. Bir kere byle bir yant bulduumda, daha sonra karlaacam bilmediim bir szcn, neye, hangi balantyla ve hangi koullarda gnderme yaptna

bakarak nasl kullanlacan bilirim. Bahsettiimiz yant tr bana tam da bunu, verili bir szc nasl kullanacam retir. Bu yant bana nesnenin kendisi, sorduum szcn gnderge-si olarak gsterilmi ey hakknda bilgi vermez. Ben yalnzca nesnenin neye benzediini bilirim ve bylplikle gelecekte de onu szcn temsili ettii ey olarak tanyacam demektir. Bundan dolay parmakla, gsterine ynteminin bana retecei eyin snrlar, hem de okjdar snrlar vardr. Szcn gnderme yapt nesnenin ne olduunu bulur bulmaz, muhtemelen hemen yeni sorulara geerim: "Bu nesnenin zgnl nereden geliyor? Baka nesnelerden fark nereden geliyor ki onu ayr bir isimle aryoruz?" Bu 10 bir aslandr. Ama kaplan deildir. Bu bir kurunkalemdir. Ama tkenmez kalem deildir. Eer bu hayvana aslan demem doru, kaplan demem yanlsa, onda aslanda olan ama kaplanda olmayan bir eyin (aslan kaplan deil aslan yapan bir eyin) olmas gerekir. Aslanlar kaplanlardan ayran belli bir farkllk olmaldr. Ancak bu farkll kefedersek, "aslan" szcnn temsil ettii nesneyi bilmekten ayr olarak aslanlar gerekten aslan yapan eyin ne olduunu bilebiliriz. Dolaysyla sosyoloji hakkndaki soruya verilen ilk yant bizi tam olarak tatmin etmekten uzaktr. Daha baka eyleri dnmemiz gerekiyor. "Sosyoloji" szcnn belli bir bilgi ynm ve ayn anda ona eklemeler yaparak bu bilgiyi kullanan belli pratikleri temsil ettiine ikna olduktan sonra, artk o bilgi ve pratikler hakknda yeni sorular sormann zaman gelmitir. Bir eyi dierlerinden farkl olarak "sosyolojik" yapan nedir? Bir eyi teki bilgi ynlarndan ve teki bilgi kullanma/retme pratiklerinden farkl klan nedir? Aslnda, sosyoloji kitaplaryla dolu kitap raflarna baktmzda gzmze arpan ilk ey baka raflar olacaktr. ou niversite ktphanesinde, muhtemelen hepsi de "sosyoloji"den baka isimler tayan, szgelimi etiketlerinde "tarih", "siyasal bilimler", "hukuk", "sosyal politika", "ekonomi" yazan kitaplarn en yakn raflara yerletirilmi olduunu greceksiniz. Bu gibi raflar birbirine yakn olacak ekilde dzenleyen ktphaneciler belki okuyucularn rahat ve istedikleri kitab kolayca bulmalarn dnmtr. Sosyoloji raflarna gz gezdiren okuyucularn zaman zaman, rnein tarih ya da siyasal bilimler raflarna konmu bir kitab arayacaklarn ve bu kitaplar, rnein fizik ya da makine mhendislii rafla-rndaki kitaplardan daha sk arayacaklarn varsayn slardr (ya da biz yle olduunu tahmin edebiliriz). Baka bir ifadeyle, ktphaneciler sosyolojinin konusunun bir bakma "siyasal bilimler" ya da "ekonomi" ad altndaki bilgi ynnn konusuna daha yakn olduunu, belki ayrca sosyoloji kitaplaryla hemen yaknna dizilmi kitaplar arasndaki farklln sosyolojiyle, rnein kimya ya da tp bilimleri arasndaki farklla kyasla daha az dillendirilmekte, belli belirsiz, biraz da tartmal olduunu varsa3'mlardr. Akllarndan bu dnceler gemi olsun ya da olmasn, ktphaneciler doru olan yapmtr. Yan yana dizilmi bilgi kmelerinin ortak ok eyleri vardr. Hepsi de insan rn dnyayla, dnyann insan etkinliklerinin izlerini tayan, insanlarn eylemleri olmakszn var olmas dnlemeye paras ya da bojmtlaryla ilgilidir. Tarih, hukuk, ekonomi, siyasal bilimler, sosyoloji, hepsi de insan eylemlerini ve bunlarn sonularn tartr. Bu da paylatklar ok ey olduu anlamna gelir ve dolaysyla gerekten ayn gruba girerler. Gelgelelim, eer btn bu bilgi kmeleri ayn alan aratryorlarsa, onlar birbirinden ayran ey, varsa, nedir? "Farkllk yaratan farkllk", blnmeyi ve ayr isimleri hakllatran ey nedir? Btn benzerliklerine ve ortak ilgileri ve alanlarna ramen, hangi gerekeyle tarihin sosyoloji olmadnda ve ikisinin birden siyaset bilimi olmadnda srar edebiliriz? Bu sorulara hemen hi dnmeden yant yaptrrz: Bilgi kmeleri arasndaki blnme, inceledikleri dnyadaki blnml yanstmaldr. Onlar birbirinden farkllatran insan eylemleri ya da insan eylemlerinin zellikleridir ve bilgi kmeleri arasndaki blnme bu olgunun bilincine varlmasndan baka bir ey deildir. Bundan dolay deriz ki, sosyoloji halihazrda sregelen ya da zamanla deimeyen genel nitelikli eylemler zerinde younlarken, tarih, gemite gereklemi ve bugn artk olmayan eylemlerle ilgilidir; sosyoloji dikkatini bizim toplumumuzda (ne anlama geliyorsa) gerekleen eylemlere ya da bir toplumdan tekine deimeyen eylem trlerine verirken, antropoloji, bizimkinden uzak ve farkl toplumlardaki insan eylemlerini anlatr. Sosyolojinin teki yakn akrabalarna gelince "kesin" yant vermek biraz zor olacaktr ancak yine de unlar syleyebiliriz: Siyasal bilimler, arlkl olarak iktidar ve ynetimle ilgili eylemleri tartr; ekonomi, mal ve hizmetlerin retilmesi ve datlmas kadar kaynaklarn kullanlmas ile ilgili eylemleri ele alr; hukuk, insan davrann dzenleyen normlar ve bu normlarn/kurallarn nasl ifade edildii, ykmllkler getirdii ve uyguland ile ilgilidir... imdiye kadar anlatlanlar nda, ayn yoldan ilerleyerek sosyolojinin teki disiplin-12

lerin dikkatinden kam eylerden beslenen bir tr arlk disiplin olduunu grebiliriz. teki disiplinler kendi mikroskoplar allna ne kadar ok ey alrlarsa sosyolojiye o kadar az ey kalr; sanki "orada", insan dnyasnda, zgn aratrma dallan tarafndan ikin niteliklerine bal olarak ayrtnlmay ve seilip alnmay bekleyen snrl sayda olgu vardr. Sorumuza verilen byle "kesin" bir yantn ierdii sorun udur: Bu yant ancak bize aikr ve tartmasz doru gelen baka ou inan gibi, kiinin szn etmeden kabul eder grnd btn varsaymlara daha yakndan bakmadmz srece kesinliini korur. Her eyden nce, insan eylemlerinin belli sayda ayr tipe blnd fikri de nereden kt? Nereden mi, eylemlerin bu ekilde snflandrlm olmas ve bu snflandrmada her dosyaya ayr bir isim verilmi olmasndan (yle ki ne zaman politikadan, ne zaman ekonomiden ve ne zaman hukuki meselelerden bahsedeceimizi ve nerede neyi bulacamz biliriz); ve bakalar deil de belli tr eylemler zerinde aratrma yapmaya, etrafl grler sunmaya, yol gstermeye ya da tavsiyelerde bulunmaya tek kendilerinin hakk olduu iddiasnda bulunan bilgili ve gvenilir bir grup uzmann olmasndan. Ancak biz soruturmamz bir adm daha ileri gtrelim: "Kendi bana" insan dnyasnn ne olduunu nasl bilebiliriz? Yani, ekonomi, politika ya da sosyal politika biiminde paralanmadan nce ve bylesi bir paralanmadan bamsz olarak insan dnyasn nasl bilebiliriz? Hi kukusuz, bunu kendi hayat deneyimimizden renmiyoruz. Kimse imdi politika sonra ekonomi dnyasnda yaamaz; kimse ngiltere'den Gney Amerika'ya gitmekle sosyolojiden antropolojiye gemi olmaz ya da bir yl daha yalandnda tarihten sosyolojiye gemez. Eer yaarken bylesi alanlar ayrabiliyorsak, eer bu eylemin burada ve imdi politikaya ait olduunu dierinin de ekonomik karakter tadn syleyebiliyor-sak, bunun tek nedeni bize her eyden nce bu tr ayrmlar yapmann retilmi olmasdr. Dolaysyla gerekten dnyann kendisini deil, dnyayla ilikimizi biliriz; bir bakma, dnya imgemizi, dilden ve eitimden kazandmz yap taslarndan skca rlm bir modeli pratie geiririz. Demek ki, akademik disiplinler arasndaki farkllklardan yansyan biimiyle insan dnyasnda doal bir blnmenin olmadn syleyebiliriz. Tersine, insan dnyasnn zihnimizde tadmz ve sonra yaptmz ilere uyguladmz zihinsel haritasnda grnenler, insan eylemleriyle uraan akademisyenler arasndaki iblmnn sonucudur; bu, her bir alann uzmanlarnn ayrlmasyla ve her bir grubun hkmettikleri alana neyin ait olup neyin olmadna karar verme hakkyla desteklenip pekitirilen bir iblmdr. inde yaadmz dnyaya yapsn kazandran da bu iblmdr. Bundan dolay, gizimizi zmek ve "farkllk yaratan farklln" sakland yeri bulmak istiyorsak, balangta drst bir biimde dnyann doal yapsn bize gsteriyor gibi grnen, kerametleri kendinden menkul disiplinlerin pratiklerine baksak iyi olur. Artk aradaki fark douran eyin ilk bata bu pratiklerin kendisi olduunu kestirebiliriz; eer bir yanstma varsa, bu bizim sandmzn tam tersi yndedir. eitli alma alanlarnn pratikleri birbirlerinden nasl ayrlrlar? lk bakta bunlar, alma konulan olarak setikleri eylere kar tutumlar bakmndan ok az farkllk gsterir ya da hi farkllk gstermezler. Hepsi kendi konulan ile ilgilenirken ayn davran kurallarna uyar. Hepsi ilgili olgularn tmn toplamaya gayret eder; hepsi olgular hakknda herhangi bir kukuyu ortadan kaldrmaya alr; olgular denetlenir ve yeniden denetlenir ve bu yzden olgular hakkndaki hain bilgi gvenilir olur; hepsi olgular hakknda yaptklar nermeleri aka, belirsizlie yer brakmakszn anlalabilecek ve nermeyi trettikleri kantla ve yine gelecekte mevcut olabilecek herhangi bir kantla snanabilecek biime sokmaya alrlar; hepsi yaptklar ya da savunduklar nermeler arasndaki elikileri ayklamaya ya da ortadan kaldrmaya alrlar ki ayn zamanda doru olabilecek iki nerme birden ortaya atlmam olsun. Ksacas, hepsi verdikleri szlere sadk kalmaya, bulgularn sorumlu bir biimde (yani, doruya gtreceine inanlan bir biimde) elde etmeye ve sunmaya alrlar. Byle yapmadklar takdirde eletirilmeye ve iddialarn geri ekmeye hazrdrlar. Demek 14 ki, uzmanlarn grevlerinin ve hikmetlerinin, yani mesleki sorumluluklarnn nasl anlalaca ve uygulanacana ilikin hibir farkllk yoktur. Muhtemelen, akademik pratiklerde ou baka zellikleri bakmndan da bir farkllk bulamayacaz. Akademik uzmanlk iddiasnda olan ve iddias kabul gren herkes olgular toplayp ilemekte benzer yollar izler: zerinde altklar eyleri ya doal ortamlarnda (rnein, evinde, kamusal ilikilerinde, i ve elence yerlerinde "normal" gnlk hayatlarn yaayan insanlar) ya da zel olarak tasarlanp sk bir biimde kontrol edilmi deney koullarnda (rnein, bilerek tasarlanm dzenekler iinde insan tepkileri gzlendiinde ya da insanlar olur olmaz karklklar ortadan kaldrmak zere

tasarlanm sorulara yant vermeye ynlendirildiklerinde) gzlerler; bu da olmazsa, gemite yaplm benzer gzlemlerden (rnein, kilise kaytlar, nfus saymlan, polis arivleri) elde edilen kantlan kendi olgular olarak kullanrlar. Btn akademisyenler biriktirdikleri ve tetkik ettikleri olgulardan sonular karrken ve bunlar dorular ya da rtrken ayn genel mantk kurallarn izlerler. Grnd kadaryla "farkllk yaratan farkllk" araymzda son umudumuz, her inceleme dal iin tipik sorularda, farkl disiplinlerden dnrlerin insan eylemlerine bakarken, onlar inceler ve aklarken gr alarn (biliselperspektifler) belirleyen sorularda ve bu gibi sorularn rettii bilgiyi dzene sokup insan hayatnn verili bir blmnn modeline ya da boyutuna katmak iin kullanlan ilkelerde yatmaktadr. ok kaba bir yaklamla, rnein ekonomi, birincil olarak insan eylemlerinin maliyetleri ile sonular arasndaki ilikiye bakacaktr. Muhtemelen insan eylemlerine, bu eylemleri gerekletirenlerin, yani aktrlerin ya da faillerin erimek ve kendilerine en yararl olacak biimde kullanmak istedikleri kt kaynaklarn idaresi asndan bakacaktr. Dolaysyla ekonomi, failler aras ilikileri, arz ve talebin dzenledii mallar ile hizmetlerin yaratlmas ve mbadelesinin unsurlar olarak grecektir. Son olarak ekonomi, kaynaklarn yaratlmas, elde edilmesi ve eitli talepler arasnda datl-' mas srecine ilikin bir modele gre bulgularn dzene sokacak tr. Siyasal bilimler ise, en azndan baka faillerin fiili ya da tahmini tutumlarn deitiren ya da onlar tarafndan deitirilen (genellikle g ve nfuz bal altnda tartlan bir etki) zellikte insan eylemleri ile ilgilenecektir. Siyaset, insan eylemlerini bylesi g ve niifuzlardaki dengesizlik asndan ele alacaktr; belli failler, etkileim srecinden muhataplarna oranla davranlar daha kkl bir deiiklie uram olarak kacaktr. Siyasal bilimler muhtemelen bulgularn g, tahakkm, otorite vb. kavramlar etrafnda rgtleyecektir; bu kavramlarn hepsi ilikide taraflarn mcadelesini verdikleri eyleri elde etme anslarndaki farkllamaya gnderme yapar. Ekonominin ve siyasal bilimlerin bu ilgileri (beeri bilimlerin geri kalanlar tarafndan gzetilen ilgi alanlar gibi) hibir biimde sosyolojiye yabanc deildir. Bunu sosyoloji rencilerine nerilen herhangi bir okuma listesini grr grmez anlayacaksnz; bu liste neredeyse kesin olarak kendilerini tarihi, siyasal bilimci ya da antropolog olarak adlandran ve bu snfa sokulan dnrlerin kaleme ald birka almay ierecektir. Ne var ki, dier sosyal aratrma dallar gibi sosyolojinin de kendi yorumlama ilkeleri kadar kendi bilisel perspektifi, insan eylemlerini soruturmak zere kendi soru kalplar vardr. Geici bir ilk zet olarak diyebiliriz ki, sosyolojiyi farkl bir yere koyan ve ona belirleyici karakterini veren ey, insan eylemlerini geni apl oluumlarn eleri olarak grme alkanldr- bu oluumlar ise karlkl bir bamllk (eyleme giriilme ihtimalinin ve eylemin baar ansnn teki faillerin kimler olduu ya da ne yapabileceklerine bal olarak deitii bir durum anlamnda bamllk) ana taklm faillerin rastlantsal olmayan birliktelii biiminde dnlebilir. Sosyologlar bu ekilde hep birlikte aa taklmann insan faillerin muhtemel ve fiili davranlar asndan sonularnn neler olduunu soracaktr. Bu gibi ilgiler sosyolojik aratrmann nesnesine biim verir; oluumlar, yani karlkl bamllk alar, eylemin karlkl koullaycl ve faillerin zgrlklerinin genilemesi ya da daralmas sosyolojinin en arlkl olarak zerinde durduu meselelerdir. Senin benim gibi tek tek failler 16 sosyolojik almann gr alanna bir karlkl bamllk a iindeki birimler, yeler ya da ortaklar olma kapasiteleriyle girecektir. Denebilir ki, sosyolojinin merkezi sorusu udur: Ne yaparlarsa yapsnlar ya da yapabilir olurlarsa olsunlar, insanlarn baka insanlara baml olmalar ne anlamda nemlidir; insanlarn her zaman ve kanlmaz olarak baka insanlarla ortaklk, iletiim, mbadele, rekabet, elbirlii halinde yaamalar ne anlamda nemlidir? te sosyolojik tartmann zel alann oluturan ve sosyolojiyi beeri ve sosyal bilimlerin grece zerk bir dal olarak tanmlayan (ve ne aratrma amacyla seilmi insanlar ve olaylarn ayr bir koleksiyonu ne de teki inceleme alanlarnn ihmal ettii trden belli bir insan eylemleri dizisi olan) bu soru trdr. Sonuta diyebiliriz ki, sosyoloji en bata insan dnyas hakknda bir dnme biimidir; ilke olarak ayn dnya hakknda baka yollarla da dnebilirsiniz. Sosyolojik dnce tarzndan ayrlan teki yollar arasnda saduyu zel bir yer igal eder. Belki dier akademik dallardan daha ok sosyoloji, kendi yeri ve pratii iin nemi tartlmaz sorunlarla dolu olan saduyuyla (hayatmzdaki gnlk ilerimizi yrtmek iin faydalandmz zengin ancak dank, sistematik olmayan, genelde balantlar belirsiz ve sze dklemeyen bilgi ile) ilgilidir. Aslnda ok az bilim dal saduyuyla ilikisini aktan dile getirir; ou, saduyunun brakn bir sorun oluturduuna, mevcut olduuna bile deinmez. ou bilim dal kendileri gibi saygn ve sistematik bir

aratrma izgisi izleyen dier bilim dallaryla onu birletiren kprlere ya da onlardan ayran snrlara gre kendini tanmlama peindedir. Saduyuyla, izilen snrlar ya da yap talarn yerinden oynatacak lde ortak bir zemini paylatn dnmez. Kabul etmek gerekir ki, onlarn bu ilgisizlikleri yersiz deildir. Saduyunun rnein fiziin, kimyann, astronominin ya da jeolojinin ilgilendii konular hakknda syleyecek hemen hemen hibir eyi yoktur (ve saduyunun bu gibi konularda syleyebildikleri de, onlar karmak bulgularn sradan insanlarn kavrayabilecei ve anlayabilecei hale getirmeyi baardklar oranda bu bilimlerin kendileri sayesinde olur). Fiziin ya da astronominin ilgilendii konular sradan insanlarn gr ufkuna, yani senin benim gnlk deneyimimiz erevesine pek girmez. Ve bu yzden biz, uzman olmayan sradan insanlar, bu gibi konular hakknda bilim insanlarnn yardm, hatta verdikleri eitim olmakszn bir kanya varamayz. Bu ve benzeri bilimlerin aratrd konular yalnzca sradan insanlarn akl sr erdiremedii ok zel koullarda, rnein milyonlarca dolarlk bir hzlandrcnn ekrannda, dev bir teleskopun merceinde ya da bin feet derinliinde bir kuyunun dibinde ortaya karlar. Ancak bilimciler onlar grebilir ve onlar zerinde deney yapabilir; bu konular ve olaylar verili bilim dalnn, hatta onun seilmi uygulaymclarnn tekelindeki bir mlktr; hem de meslekten olmayan kimsenin ortak olamad bir mlk. almalarnn hammaddesini salayan deneyimin biricik sahibi olan bilimcilerin o materyalin ilenme, zmlenme ve yorumlanma biimleri zerinde tam bir denetimleri vardr. Bu sreten kan rnler baka bilimcilerin, ama sadece onlarn, kl krk yaran deerlendirmelerine dayanmak zorundadr. Onlar kamuoyuyla, saduyuyla ya da uzman olmayan grlerin herhangi bir baka biimiyle yarmak zorunda kalmazlar; bunun tek nedeni, zerinde altklar ve laf ettikleri konularda kamuoyu ya da saduyuya zg bir gr bulunmamasdr. Sosyolojiye gelince iler ok farkldr. Sosyolojinin alma alannda dev hzlandrclara ya da radyoteleskoplara benzer bir ey yoktur. Sosyolojik bulgu iin hammadde salayan btn deneyimler, sosyolojik bilgiyi oluturan hemen her ey sradan insanlarn normal gnlk hayatlarnda yaadklar eylerdir; deneyim, bazen pratikte mmkn olmasa da, ilke olarak herkese aktr; ve deneyim bir sosyologun byteci altna girmeden nce zaten herkes tarafndan, sosyolog olmayan, sosyolojik dili kullanma ve olaylar sosyolojik gr asndan grme eitimi almam bir kii tarafndan yaanmtr. Nihayetinde hepimiz baka insanlarla birlikte yaarz ve birbirimizi etkileriz. Hepimiz elde ettiklerimizin baka insanlarn yaptklarna bal olduunu ok iyi biliriz. Hepimiz birok kere arkadalarla ya da yabanclarla iletiim kopukluunun acsn ekimsizdir. Sosyolojinin bahsettii her ey zaten hayatmzda olmu eylerdir. Zaten yle olmas da gerekir, aksi halde hayatmz yrtemezdik. Bakalaryla birlikte yaamak iin bir sr bilgiye ihtiya duyarz ve saduyu bu bilginin addr. Gnlk rutinlerin iine iyice daldmzda, olup bitenlerin m zerinde pek durup dnmeyiz; hatta zel deneyimimizi kalarnn bana gelenlerle karlatrmaya, bireysel olandaki ,vc olan, tikel olandaki genel olan grmeye frsatmz hi olma/.; yologlarn bizim yerimize yaptklar tam da budur. Biz onlarda isel hayat hikyemizin baka insanlarla paylatmz tarih i K sil rldn bize gstermelerini bekleriz. Ne var ki, sosyoh bu kadar derine insinler ya da inmesinler, yola kmak iin sc ve benimle paylatklar gndelik hayat deneyiminden, her bir zin gnlk hayatna girmi ham bilgiden baka bir hareket nok n yoktur. Yalnzca bu nedenden dolay sosyologlar, fizikileri biyologlarn rneini ne kadar sk biimde izlerlerse izlesink almalarnn konusuna ne kadar uzak dururlarsa dursunlar ( senin ve benim hayat deneyimlerime tarafsz ve uzaktan bakar gzlemcinin yapt gibi "orada darda" bir ey olarak baksn kavramaya altklar deneyimin i bilgisinden tamamen k* mazlar. Ne kadar abalarlarsa abalasnlar, sosyologlar yorun maya altklar deneyimin iki yannda da, ayn zamanda hen hem de d yznde de kalmaya mecburdurlar. (Sosyologlarn l gularm kaydederken ve genel nermelerini kaleme alrken "l zamirini ne kadar sk kullandklarna dikkat edin. "Biz" hem c an hem de allan iine alan bir "nesne"yi belirtir. Bir fiziki kendileri ile molekller arasndaki ilikiden bahsederken "biz" mirini kullandn tahayyl edebilir inisiniz? Ya da kendileri yldzlar hakknda bir genelleme yaparken "biz" diyen astronom n?) Sosyoloji ile saduyu arasndaki zel iliki hakknda syle ek daha baka eyler de var. Modern fizikilerin ya da astrono larn gzlemleyip zerine teori rettii fenomenler masum ve h zulmam bir biimde, ilenmemi, etiketlerden, hazr tanmlan! ve n yorumlardan zgr (yani, yorumlarn ortaya kmasn sal yacak deneyleri kuran fizikilerin nceden yapt trden yorum! dnda) ortaya kar. Onlar kendilerine isim versin diye, kendiln ni teki fenomenlerin arasna katsn ve kendilerinden doru dzgi bir btn olutursun diye, ksaca kendilerine anlam versin diye fizikileri ya da

astronomlar beklerler. Ancak nceden hi anlam verilmemi byle teiniz ve el dememi fenomenlerin sosyolojik karlklar, eer varsa, birka tane vardr. Sosyologlarn aratrd trden insan eylemleri ve etkileimleri, ne kadar dalm, blk prk olursa olsun, hepsi faillerin kendileri tarafndan isimlendirilmi ve teorize edilmitir. Sosyolog onlar irdelemeye balamadan nce, saduyusal bilginin nesnesi olmulardr. Aileler, rgtler, akrabalk ilikileri, komuluk ilikileri, ehirler ve kyler, milletler ve kilise cemaatleri ve dzenli insan etkileimiyle bir arada tutulan baka gruplamalar zaten faillerce anlamlandrlm ve nemleri belirlenmitir, yle ki failler eylemleri srasnda bu anlamlarn tayclar olduklarn bilirler ve ona gre davranrlar. Sradan failler ve meslekten sosyologlar onlardan bahsederken ayn isimleri, ayn dili kullanmak zorunda kalacaklardr. Sosyologlarn kullanabilecekleri her terim senin benim gibi "sradan" insanlarn saduyusal bilgisi tarafndan verilmi anlamlar ile son derece yklenmi olacaktr. Yukarda aklanan nedenden dolay sosyoloji, saduyuyla, kimya ya da jeoloji gibi bilimlerin gsterdii marur skneti gsteremeyecek kadar yakndan ilgilidir. Sen ve ben insann karlkl bamllndan ve insan etkileiminden bahsedebiliriz, hem de bunu yetkinlikle yaparz. Hepimiz onlar uygulamaz ve yaamaz myz? Sosyolojik sylem herkese aktr; herkese katlmas iin yaplm daimi bir davet deildir ama aka belirlenmi ya da almaz snrlar da koymamtr. Gvenlii nceden garantiye alnmam belli belirsiz snrlaryla (sradan deneyimle eriilemeyecek konular aratran bilimlerin tersine), sosyolojinin sosyal bilgi zerindeki egemenlii, konusu zerinde yetkin hkmler verme hakk her zaman itiraza aktr. te bu yzden, uygun sosyolojik bilgiyle her zaman sosyolojik fikirlerle dolu olan saduyu arasna snr ekmek, tutarl bir bilgi kmesi olarak sosyolojinin kimlii asndan ok nemli bir konudur; ve sosyologlarn bu konuya dier bilimcilerden daha fazla dikkat etmesinin nedeni de budur. Sosyolojinin ve saduyunun -senin ve benim hayat hakkndaki 20 "ham" bilgimizin- paylatklar konuyu, yani insan deneyimini ele al biimleri arasnda en azndan drt temel farkllk sayabiliriz. ncelikle, saduyudan farkl olarak (baka, daha ok gevek ve daha az ihtiyatl bir biimde zdenetimli olduu sylenen bilgi biimlerinden ayr olan) sosyoloji, bilimin bir vasf olduu kabul edilen sorumlu konumann kat kurallarna kendini uydurmaya gayret eder. Buna gre, sosyologlardan beklenen, mevcut kantlarla desteklenmi nermeler ile ancak geici, snanmam bir tahmin statsne hak kazanabilecek nermeler arasnda herkesin grebilecei ve anlayabilecei ayrmlar yapmaya byk zen gstermeleridir. Sosyologlar, en ok gnl verdikleri ve iddetle savunduklar inanlar bile olsa, yalnzca kendi inanlarndan kaynaklanan fikirleri, bilimin genelde saygn otoritesini tayan snanm bulgular olarak gstermekten saknacaklardr. Sorumlu konuma kurallar kiiden "iyerinin" -nihai sonuca gtren ve gvenilirliinin garantisi olma iddiasndaki btn srecin- kaplarn snrsz bir kamusal irdeleme iin ardna kadar amasn talep eder; bu kalc davet yeniden snayacak ve diyelim ki bulgularn yanl olduunu kantlayacak herkese ak olmaldr. Sorumlu konuma, konusuna ilikin yaplm teki nermelerle de ilikilendirilmelidir; ne kadar kart ve bu yzden de yersiz olurlarsa olsunlar, teki grleri grmezlikten gelemez ya da sessizlikle geitiremez. Sorumlu konumann kurallar bir kere drst biimde ve titizlikle gzetilirse, ortaya kan nermelerin gvenilirlikleri, inanlrlklar ve hatta pratik yararllklarnn byk oranda artaca, garanti olmasa bile umulur. Bilimin tasdik ettii inanlarn gvenilir olduuna ilikin ortak dncemiz, arlkla bilimcilerin gerekten sorumlu konumann kurallarm izleyecekleri ve bir btn olarak bilim mesleinin, her yesinin her defasnda buna uyup uymadn denetleyecei umuduna dayanr. Bilimcilerin kendilerine sorarsanz, onlar da sunduklar bilginin stnlnden yana bir argman olarak sorumlu konumann erdemlerine iaret ederler. kinci farkllk yarg oluturmak iin materyalin karld alann bykl ile ilikilidir. Meslekten olmayan oumuz asndan, byle bir alan bizim kendi yaam dnyamzla, yaptmz ey ler, karlatmz insanlar, izleyeceimiz amalar ve baka insanlarn kendileri iin koyduklarn tahmin ettiimiz amalan ile snrldr. Bu, oumuzun pek yetemedii ya da byle bir aba sarf etmekten holanmad lde kaynak ve zaman gerektireceinden, yapsak bile nadiren, kendimizi gnlk kayglannz dzeyinden kurtarp daha geni bir deneyim ufkundan bakmak zere yukarya ekeriz. Ne var ki, hayat artlarnn muazzam eitlilii veri alndnda, yalnzca kiisel hayatmzn dnyasna dayanan her deneyim zorunlu olarak ksmi ve ok byk bir ihtimalle tek yanl olacaktr. Bu gibi sorunlar ancak kiilerin hayatlarn yaadklar dnyalar okluundan karlan btn baka deneyimler bir araya getirilir ve karlatrlrsa giderilebilir. Kart girift bamllklar ve balan-tsallklar a -tek bir kiinin hayat hikyesinden baklarak gzlene-meyecek kadar geni bir alana

uzanan bir a- gibi kiisel deneyimin eksiklii de ancak o zaman ortaya kacaktr. Ufuklarn bylesine genilemesinin toplam sonucu, bireysel hayat hikyesi ile engin sosyal sreler deryas arasndaki sk ban, bireyin belki farknda olmad ve kesinlikle denetleyemeyecei o ban kefi olacaktr. te bu nedenden dolay, sosyologlarn bireysel hayat dnyasnn sunduundan daha geni bir bak as araylar byk bir farkllk yaratr; yalnzca nicel bir farkllk (daha ok veri, tek tek rnek olaylar yerine daha ok olgu ve istatistik veri) deil nitelik ve bilginin kullanm bakmndan da bir farkllk yaratr. Hayatta kendine zg amalar gden ve bana gelecekleri daha fazla denetlemek iin mcadele eden senin benim gibi insanlar iin, sosyolojik bilgi saduyunun veremedii bir eyler sunar. Sosyoloji ile saduyu arasndaki nc farkllk tek tek her kiinin insan gerekliine anlam verme biimleriyle; kiilerin meraklarn gidermek iin, neden bu deil de unun olduunu ya da durumun neden byle olduunu nasl aklamaya kalktklar ile ilikilidir. Benim gibi senin de, kendi deneylerinden kalkarak eylemlerinin "yaratcs" olduunu bildiini dnyorum; biliyorsun ki (zorunlu olarak senin eyleminin sonulan olmasa da) yaptn ey senin maksadnn, umudunun ya da niyetinin rndr. Sen normal olarak yaptn, ister bir nesneye sahip olmay arzu etmi 22 ol, ister retmeninden bir "aferin" almay, isterse arkadalarm inelemelerine bir son vermeyi amalam ol, arzu ettiin bir duru mu yaratmak iin yaparsn. Gayet doal olarak eylemini duunun biimin sana btn teki eylemleri anlaml klman iin bir mod-hizmeti grr. Bu gibi eylemleri, niyetlerini kendi deneyimlerindc bildiin bakalarna atfta bulunarak aklarsn. Bu, elbette, akla ma aralarmz yalnzca emsal oluturan kendi dnyamzdan elde ettiimiz mddete, evremizdeki insan dnyasn anlamlandrabil diimiz tek yoldur. Genelde dnyada olan biten her eyi birilerinin kasti eylemlerinin sonucu olarak alglama eilimi tarz. Olanlardan sorumlu kiiler ararz ve bulduumuzda da aratrmamzn tamamlandna inanrz. Houmuza giden her olayn arkasnda birilerinin iyi niyetinin, holanmadmz her olayn arkasnda da birilerinin kt niyetinin yattn varsayarz. Bir durumun, kimlii belli "birilerinin" bilinli eyleminin sonucu olmadm kabul etmek bizim iin zordur ve herhangi bir can skc durumun, birilerinin bir yerlerde doru olan yapar yapmaz dzelebileceine ilikin inancmzdan yle kolay vazgemeyiz. Politikaclar, gazeteciler ya da ekonomi danmanlar gibi, bizim iin herhangi biri olmaktan te olan kiiler dnyay bizim admza yorumlarlar, stelik yorumlan bizim eilimimizle uyum iindedir ve onlar, sanki devlet ya da ekonomi bizim gibi tek tek bireyler iin dzenlenmi de ihtiyalar ile talepleri olabilirmi gibi "devletin ihtiyalarndan" ve "ekonominin taleplerinden" bahsederler. Dier yandan onlar milletlerin, devletlerin ve (bu trden oluumlarn yaplarnda derinlere ilemi) ekonomik sistemlerin karmak sorunlarm sanki birinin isimlendi-rebilecei, kamera karsna koyabilecei ve grme yapabilecei birka bireyin dnceleriyle faaliyetlerinin sonularymasna resmederler. Sosyoloji bu kiiselletirilmi dnya grne kar kar. Sosyoloji gzlemlerine bireysel failler ve tekil eylemler yerine oluumlardan (bamllk alarndan) yola karken, tamamen kiisel ve zel olan kendi dncelerimiz ve ilerimiz de dahil, insan dnyasn anlamann anahtar olarak bildiimiz o gdlenmi birey metaforunun yerinde olmadn gsterir. Kii sosyolojik olarak dnrken insanlk halini, hem gdlerimizi hem de eylemli ligimizin sonularn aklayan en acmasz gereklikleri, yani insanlarn karlkl bamllnn ok katl alarn zmleyerek anlamlandrmaya alr. Son olarak dnyay ve kendimizi anlamamzda saduyunun gcnn (saduyunun sorgulanamazl, kiinin kendini olumlamasn salama kapasitesi), hkmlerinin grnteki tartma gtrmez karakterine bal olduunu hatrlayalm. Bu, saduyumuzu biimlendiren ama ayn zamanda onun tarafndan biimlendirilen gnlk hayatn rutin, tekdze doasna dayanan dngdr. Gnbirlik ilerimizin ounu oluturan allagelmi ve tekdze hareketlerimizi srdrdke ok fazla kendimizi irdeleme ve zmleme gerei duymayz. Yeteri kadar sklkla yinelendiinde eyler bildik hale gelirler ve bildik eyler kendi kendilerini aklarlar; soru vs kuku dourmazlar. Bir bakma grnmezdirler. nsanlar "her ey her zamanki gibi", "herkes her zamanki gibi" dedikleri srece sorulacak soru ve neredeyse yaplacak hibir ey yoktur. Ainalk yalnzca sorgulaycln ve eletirinin deil, ayn zamanda yenilik araynn ve deitirme cesaretinin de en amansz dmandr. Alkanlklarn ve karlkl olarak birbirlerini pekitiren inanlarn hkm altndaki bu bildik dnya ile karlatnda, sosyoloji herkesin iine burnunu sokan ve sklkla sinir bozucu bir yabanc gibi davranr. Sosyoloji "sakinler" arasnda kimsenin brakn yantlanmay, sorulduunu bile hatrlamad sorular sorarak rahat ve sessiz hayat tarzn bozar. Bu gibi sorular belli olan eyleri bulmacalara dntrr; bildik olan bilmedikletirir. Anszn hayatn gnlk ak masaya yatrlr. Artk o yalnzca olas tarzlardan biri, tek ve esiz

olmayan, "doal" olmayan bir hayat tarz olarak grnr. Rutini sorgulamak ve bozmak herkesin houna gitmeyebilir; o gne kadar "kendi bildiince sregelmi" eylerin rasyonel zmlemesini istediinden, birok kii bilmedikletirmenin meydan okuyuuna fke duyar. (Kipling'in yksndeki krkaya dnn... Krk ayann krkn da rahatlkla kullanarak gzel gzel yrrken karsna kan bir dalkavuk, onun esiz hafzasna vgler dzmeye balar ve hibir zaman yirmi birinci ayandan nce on ikinci ya da otuz beinciden nce yirmi dokuzuncuyu atmadn 24 syler. Acmaszca zbilin kazandrlan zavall krkayak artk bir adm bile atamaz olur.) Bazlar kendilerini aalanm hissedebilirler; o zamana kadar bildikleri ve bundan gurur duyduklar eyler imdi deerden dm, belki de deersiz ve komik olduklar gsterilmitir; bu tr bir oka urayan kimse honut kalmaz. Ne var ki, fke anlalr bile olsa bilmedikletirmenin yararlan da vardr. En nemlisi, o kiinin hayatn daha bilinli, daha kavrayl ve belki de daha zgr ve denetimli yaamasnn, daha nce dnlmemi imknlarn nn aabilir. Hayat bilinli bir biimde yaamann gsterilen abaya dediini dnen herkes iin sosyoloji hararetle sklan bir yardm eli olacaktr. Sosyoloji saduyuyla srekli ve yakn bir diyalogu korumakla birlikte, onun snrlln amay amalar; saduyunun doal olarak nn tkama eilimi duyduu imknlarn nn amaya alr. Ortak saduyusal bilgimize hitap ederken ve meydan okurken, sosyoloji bizi deneyimlerimizi yeniden deerlendirmeye, muhtemel yorumlarnn daha birounu kefetmeye ve sonuta eylerin bugn olduklar gibi ya da bizim olduklarna inandmz (daha dorusu hibir zaman olmam olabileceklerini dnmediimiz) gibi olduklar konusunda daha eletirel, daha az uzlamac olmaya sevk edebilir, yreklendirebilir. Sosyolojik dnme sanatnn salayaca temel hizmetin her birimizi ve hepimizi daha duyarl klmak olduunu syleyebiliriz; duygularmz keskinletirebilir, gzlerimizi daha fazla aabilir, yle ki imdiye kadar mevcut ancak grnmez olan insanlk durumlarn kefedebiliriz. Hayatlarmzn bariz olarak doal, kanlmaz, deitirilmez ve ebedi zelliklerinin, insan gcnn ve insan kaynaklarnn kullanlmasyla ortaya km olduklarn bir kere anladktan sonra, artk onlarn kendi eylemimiz de dahil insan eyleminden bak olduunu ve insan eylemine geit vermediklerini kabul etmemiz zor olacaktr. Sosyolojik dnmek, denebilir ki, kendi bana bir g, sabitleme kart bir gtr. Besbelli sabitlemni haliyle o gne kadar baskc

26 zgrlmn baka herkesin zgrlnden daha gl olduunun garantisi yoktur ve bu da o insanlarn zgrlklerini benimkinden farkl bir hayat yaamakta kullanmay tercih etmi olabilecekleri anlamna gelir. Seme zgrlmz ancak bu koullarda hayata geirilebilir. Tam da sz edilen nedenlerden dolay, kolektif zgrln salam zeminine oturtarak bireysel zgrln glendirilmesi normalde savunucular tarafndan tek sosyal dzen diye sunulan mevcut g ilikileri zerinde ykc bir etkide bulunabilir. te bu nedenden dolay, sosyal dzeni kontrol eden hkmetler ve teki g sahipleri (zellikle yurttalarnn zgrln snrlama ve halka "zorunlu", "kanlmaz" ya da "akla uygun tek yol" olarak sunulan, boyun eilmesi gereken kurallara kar direnilerini zayflatma eilimindeki hkmetler) sk sk sosyolojiyi "politik ihanet"lc sularlar. Sosyolojinin "bozguncu etkisine" kar yeni bir kampanyaya tank olduunuzda hi kukuya kaplmadan yurttalarn hayatlarnn baskc dzenleniine direnme kapasitesine kar baka bir saldrnn tezghta olduunu varsayabilirsiniz. ou kez bu kampanyalar, kolektif haklarn mevcut zynetim ve zsavunma biimlerini, baka bir ifadeyle, bireysel zgrln kolektif dayanaklarn hedef alan sert nlemlere denk der. Sosyolojinin, gszn gc olduu sylenir. Ne var ki bu her zaman doru deildir. Sosyolojik anlay benimsemi bir kiinin, hayatn "ac gerekleri"nin karsna kard engelleri kaldrabileceinin ve aabileceinin garantisi yoktur; anlayn gc uysal ve .teslimiyeti saduyu ile ittifak yapm bask gleri ile boy le-mez. Ne var ki bu anlay yoksa, kiinin hayatn baaryla ynlendirme ve ortak hayat koullarn kolektif biimde ynetme ans ok zayflayacaktr. Bu kitap tek bir amala, senin benim gibi sradan insanlarn deneyimlerimize derinlemesine bakmasna yardm etmek ve onlara hayatmzn grnte bildik yanlarnn nasl baka bir gzle grlp baka biimde yorumlanabileceini gstermek amacyla kaleme alnmtr. Her blm gnlk hayatmzn, amaz bir biimde karmza kan ama derinlemesine dnmek iin zaman ve frsat bulamadmz bir zellii

zerinde duruyor. Her blm byle bir dnceyi tevik etmeyi; bilgilerinizi "dzeltmeyi" deil geniletmeyi; bir yanln yerine sorgulanamaz bir doruyu koymay deil, bugne kadar tartmasz kabul edilen inanlarn eletirel bir gzle masaya yatrlmasn desteklemeyi; kesinlik iddiasndaki grleri zmleme ve sorgulama ynnde bir alkanlk yaratmay amalyor. Bu kitap, demek oluyor ki, kiisel kullanma yneliktir; insanlar olarak gndelik hayatlarmzda karmza dikilen sorunlarn anlalmasna yardmc olmay amalyor. Bu bakmdan elinizdeki kitap sosyoloji hakkndaki baka birok kitaptan farkldr; gndelik hayatn mant zerinde alan akademik disiplin mantna gre deil, gndelik hayat mantna gre dzenlenmitir. Kendi "hayat biimlerinde", yani meslekten sosyologlarn hayatlarnda karlarna kan sorunlar olmalar nedeniyle meslekten sosyologlar megul eden ok az sayda konuya yle bir deindim ya da onlar tmyle darda braktm. te yandan, genelde sosyolojik akln ana ekseninin kysnda yer alan eylere sradan insanlarn hayatndaki nemleri orannda arlk verilmitir. Bu yzden burada karnza akademik kurumlarda uyguland ve retildii biimiyle kapsaml bir sosyoloji tablosu kmayacak. Byle detayl bir tablo grmek iin okurun baka metinlere ulamas gerekecektir; buna ynelik olarak kitabn sonunda baz neriler yaplmtr. Gndelik deneyimimizi yorumlamay amalayan bir kitap, deneyimin kendisinden daha sistematik olamaz. Bundan dolay anlat, dorusal bir izgi boyunca gelimek yerine dngsel ilerliyor. Baz konular o an tartmakta olduumuz ey nda bir kere daha grlmek zere tekrar ele alnyorlar. Btn kavrama abalan da byle yrr zaten. Kavraytaki her adm bir nceki aamaya yeniden dnmeyi zorunlu klar. Tamamen anladmz dndm/. ey daha nce dikkatimizden kaan yeni soru iaretleri demektir. Bu sre hibir zaman sona ermez ama sre iinde ok ey kazanabiliriz. 28 zgrlk ve bamllk Ayn zamanda hem zgr olmak hem de zgr olmamak deneyimlerimizin belki de en ortak, muhtemelen en artc zelliidir. Bu hi kukusuz sosyolojinin zmeye alt insanlk durumunun en karmak muammalarndan biridir. Gerekten de, sosyoloji tarihindeki ok ey bu muammay zmek iin giriilmi sonu gelmez bir aba olarak aklanabilir. Ben zgrm, yani ben seebilir ve kendi tercihlerimi yapabilirim. Bu kitab okumay srdrebilir ya da okumay brakp kendime bir fincan kahve yapabilirim. Ya da hepsini unutup bir }'iiryii~ e kabilirim. Dahas, btn o sosyoloji almas ve akademik kariyer elde etme projelerini bir kenara brakp kendime bir i aramaya giriebilirim. nk ben btn bunlar yapabilirim; bu kitab okumay srdrmek ve balangtaki sosyoloji almas yapna ve eitimini grme niyetimde srar etmek kukusuz benim seimlerimin sonulardr. Onlar mevcut alternatifler iinden benim setiim eylem biimleridir. Kararlar verebilmek zgrlmn kantdr. Aslnda zgrlk, karar verme ve seme yetiidir. Ben seimlerim hakknda dnmeye fazla zaman harcamasam ve kararlarm alternatif eylem biimlerini yeterince incelemeden versem bile, zaman zaman bakalar bana zgrlm hatrlatr. Denir ki, "Bu senin kararndr, sonularndan da bakas deil sen sorumlusun" ya da "Kimse seni bunu yapmaya zorlamad, sulanacak biri varsa o da sensin". Eer baka insanlarn izin vermedii ya da normal olarak yapmaktan kand bir ey yaparsam (eer, tabiri caizse, bir kural inersem), cezalandrlabilirim. Ceza, yaptklarmdan sorumlu olduumun dorulanmasdr; ceza eer istersem kural inemeyebileceimi gsterir. rnein, geerli bir neden olmakszn devamszlk yapmaktansa bir an evvel snfa koabilirim. Bazen bana kabul etmeyi nceki rnektekiler kadar kolay bulmayabileceim bir biimde zgr olduum ve dolaysyla sorumlu olduum sylenir. rnein, denir ki isiz kalman tamamen senin hatan; hayatn kazanabilirsin, yeter ki sk al. Ya da denir ki, btnyle farkl bir insan olabilirsin, yeter ki diini biraz sk ve kendini daha hevesle iine ver. Eer bu son rnekler, gerekten zgr olup olmadmz ve hayatmzn denetiminin elimizde olup olmadn durup dnmemize yetnemise (gerekten bir i aram olabilirim ama ortalkta i olmadndan bulamayabilirim ya da farkl bir meslee gemek iin ok almmdr, ne var ki arzu ettiim yere girmem engellenmi olabilir), kesinlikle aslnda zgrlmzn snrl olduunu apak biimde gsteren baka birok durum da sayabilirim. Bu durumlar bana kendi bama izleyeceim hedefe karar vermemin ve onu btn kalbimle izlemeye niyetli olmamn baka, kendi szlerime uygun davranabilmemin ve gzettiim amaca erimemin tamamen baka olduunu retmitir.

Her eyden nce, ben baka insanlarn benim gibi ayn amalar iin mcadele ettiklerini ancak hepsinin amalarna eriemedikleri30 ni, nk mevcut dl miktarnn snrl olduunu, yani dl saysnn, peindeki insanlarn saysndan az olduunu rendim. Eer durum buysa, kendimi sonucu btnyle tek bana benim abalarma bal olmayan bir yarmann iinde bulacam. rnein, niversiteye girme yarna katlabilirim ve fark edebilirim ki mevcut her bo yer iin yirmi aday vardr; adaylarn ou gerekli btn niteliklere sahiptir ve zgrlklerini gayet iyi kullanmakta, rencilerden istenen ve beklenen her eyi tam tamna yerine getirmektedirler. Bundan baka benim ve onlarn eylemlerimizin sonularnn baka birilerine, ka yer alacana karar veren ve adaylarn becerileriyle gayretlerini deerlendirecek insanlara bal olduunu greceim. Bu insanlar oyunun kurallarn koyarlar, ayn zamanda hakemdirler; kazanann seiminde son sz sylerler. Onlarn takdir hakk vardr; onlarn kendi seme ve karar verme zgrl bu defa benim ve rakiplerimin kaderini belirleyecektir. Ben onlarn kendi eylemleri hakknda karar verme biimlerine balym nk onlarn seme zgrl benim durumumda bir belirsizlik esi olarak durmaktadr. Bu, zerinde hibir denetimim olmamasna ramen abalarmn sonucunu byk oranda etkileyecek bir unsurdur. Ben onlara bamlym nk bu belirsizlik onlarn denetimindedir. Gnn sonunda abalarmn yeteri kadar iyi olup olmadna, niversiteye girmemi salayp salamadna ilikin hkm verecek olan onlardr. ikinci olarak eer kararlarm hayata geireceim aralardan yoksunsam ve onlar nerede bulacam bilmiyorsam, kararllmn ve iyi niyetimin yeterli olmadm renirim. rnein, i peinde koabilirim ve iin bol olduu kuzey blgesine tanmaya karar verebilirim ancak sonra kuzeyde ev fiyatlarnn ve kiralarnn ar yksek olup benim deme gcm atn fark edebilirim. Ya da ehir merkezindeki konutlarn pisliinden kap banliyde daha salkl ve yeil bir blgeye tanmak isteyebilirim ama tanamayacam fark ederim yine, nk iyi ve daha bakml yerleim alanlarndaki evler benim deme gcm amaktadr. Yine, ocuklarmn okulda aldklar eitimi yetersiz bulabilirim ve onlarn imdikinden daha iyi bir eitim almalarm isteyebilirim. Ne var ki, yasadm blgede baka okul yoktur ve bana eer ocuklarmn iyi bir eitim grmesini garanti altna almak istiyorsam, ou kez toplam yllk gelirimden daha yksek olan okul parasn verip onlar daha zengin, daha iyi donanml bir zel okula gndermem gerektii sylenir. Btn bu rneklerin (sizin de sralayabileceiniz daha bakalar gibi) gsterdii udur: Seme zgrl kendi bana kiinin seimlerini hayata geirme zgrln garanti etmez, hele niyet edilen sonulara erime zgrln hi temin etmez. zgr davranabilmem iin, zgr iradeden baka kaynaklara da ihtiyacm vardr. Bu kaynaklardan en ok bilineni paradr. Ancak para hareket zgrlmzn bal olduu tek kaynak deildir. stediim gibi davranma zgrlmn ne yaptma ya da neye sahip olduuma deil kim olduuma bal olduunu fark edebilirim. Belli bir kulbe ya da belli bir ofiste ie girmem rkm, cinsiyetim, yam, etnik grubum ya da milliyetim gibi niteliklerim yznden engellenebilir. B.u sfatlarn hibiri benim irademe ya da eylemime bal deildir ve ne kadar zgr olursam olaym bunlar deitirmeye gcm yetmeyecektir. Buna karlk, benim o kulbe, ie ya da okula girmem, edinilmi beceriler, diploma, daha nceki hizmet srem, tecrbe birikimimin nitelii ya da ocukluumda rendiim ve daha sonra dzeltmek iin klm bile kprdatmadm yerel bir lehe gibi, gemi baarlarma ya da baarszlklarma bal olabilir. Bu gibi durumlarda, beceri ya da sekin bir hizmet sicili yokluu gemiteki seimlerimin nihai sonucu olduundan, aranan niteliklerin benim zgr iradem ve eylemlerimden sorumlu olduum eklindeki ilkelere uygun dmedii sonucuna varabilirim. Ne var ki artk bunu deitirmek iin yapabileceim bir ey yoktur. Benim bugnk zgrlm dnk zgrlm tarafndan snrlanmtr; ben ge-miieki eylemlerim tarafndan "belirlenmi", yani imdiki zgrlm asndan kstlanm olurum. nc olarak diyelim ki Britanya'da domu olduumun ve ngilizcenin ana dilim olduu ve kendimi Britanya'da ve ngilizce konuan insanlar arasnda ok rahat, evimde gibi hissettiimin ayr-dna varabilirim (kesinlikle er ya da ge varacam). Baka yerde, 32 eylemimin sonularnn neler olabileceinden emin deilim, ne yapacam kestiremem ve bu yzden zgrlm elimden alnm hissine kaplrm. Kolayca iletiim kuramam, baka insanlarn yaptklar eylerin anlamn zemem, dolaysyla niyetlerimi ifade etmek ve ardna dtm sonular elde etmek iin ne yapmam gerektiinden emin olamam. Benzer bir altst edici duyguyu yalnzca baka bir lkeyi ziyaret ettiimde deil baka birok durumda da yaarm. Bir ii snf ailesinden geldiimden, zengin, orta snftan

komular arasnda kendimi rahatsz hissedebilirim. Ya da bir Katolik olarak, boanmay ve krtaj hayatn sradan olaylar olarak kabul eden ok zgrlk ve gevek detlere gre yaayamayacamn farkna varabilirim. Bu tr deneyimler hakknda dnmeye zamanm olsayd, muhtemelen kendimi en ok evimde hissettiim grubun da zgrlm snrlad, zgrlm kendisine baml kld sonucuna varrdm. zgrlm tam olarak yaayabildiim yer bu grubun iidir (demek ki, ben ancak bu grup iinde durumu doru deerlendirip bakalarnn onaylad ve duruma uygun den eylem biimini seiyorum). Gelgelelim, benim ait olduum grubun iindeki eylem koullarna bylesine uydurulmu olmam, o grubun dar snrlarn aan engin ve ok az kefedilmi, genelde ylgnlk ve korku saan ak denizlerdeki eylem zgrlm kstlar. Kendi tarzyla ve aralaryla beni eiten grubum zgrlm hayata geirmemi salad gibi, bu pratii kendi toprakla-ryla snrlar. Bu yzden, iinde yer aldm grup, zgr olduum mddete hayatmda mphem bir rol oynar. Bir yandan zgr olmam salarken te yandan zgrlmn snrlarn izerek beni kstlar. Hem kabul edilebilir hem de "gereki" trden istekleri bildirerek, bana bu gibi isteklerin peinden giderken uygun davran biimlerini semeyi reterek ve bana durumu doru okuma yetisi kazandrarak, dolaysyla beni tam da gayretlerimin sonularn etkileyen bakalarnn eylemleri ve niyetleri dorultusunda ynlendirerek zgr olmam salar. Ayn zamanda bu grup, zgrlmn uygun biimde hayata geirilecei alan tespit eder. Btn artlarm gruba borlu olduumdan, kendi grubumun snrlar dna admm atar atmaz ve kendimi farkl isteklerin ileri srld, farkl taktiklerin uygun grld ve baka insanlarn davranlaryla niyetleri arasndaki balantlarn benim beklentilerime ters dt bir evrede bulduumda, grubumdan edindiim btn o esiz beceriler avantaj olmaktan kp birer ayak bana dnrler. Gelgelelim, deneyimimi derinlemesine diinebilirsen ve buna istekliysem, karacam tek sonu bu olmayacaktr. Genellikle zgrlm zerinde bylesine mphem ama ayn zamanda hayati bir rol oynayan bu grubun, zgrce setiim bir grup olmad gibi daha artc bir eyi de kefedeceim. Ben byle bir grubun yesiyim nk onun iinde domuum. Bizatihi zgrlmn alan bir zgr seim konusu deildir. Beni zgr bir insan yapan ve zgrlmn alann korumay srdren bu grup, ister istemez benim hayatma (isteklerime, amalarma, yapacam ve yapmayacam eylemlerime vb.) hkmeder. O grubun bir yesi olmak benim zgr seimim deildi. Tam tersine, bamllmn tezahryd. Ben hibir zaman Fransz, siyah ya da orta snftan olmaya karar vermedim. Kaderimi sknetle ve tevekklle kabul edebilirim ya da onu ksmetim olarak grebilirim; ondan zevk alrm, tutkuyla kucaklarm onu ve onun iin ne gerekirse yaparm - her yerde Franszlmn reklamn yaparm, siyah olmann gzelliinden gurur duyarm ya da hayatm akl banda bir orta snf yesinden beklenecei gibi dikkatli ve temkinli bir biimde yaarm. Gelgelelim, eer grubun bana reva grdn deitirmek ve baka biri olmak istersem, elimden gelenin en fazlasn yapmam gerekecektir. Deitirmek, normalde iinde doduumuz grubun verdii eitime uygun olarak halim selim ve uysal bir biimde yaamak iin gerekli olandan ok daha fazla aba, fedakrlk, kararllk ve dayankllk gerektirir. O zaman kendi grubumu, zaferi kazanmak iin alt etmem gereken en acmasz dman olarak karmda bulacam. Akntyla yzmenin kolayl ile taraf deitirmenin zorluu arasndaki fark doal grubumun omuzlarmda hissettiim arlnn, grubuma bamllmn srrdr. yisiyle ktsyle, ait olduum gruba borlu olduum btn her eye daha yakndan bakp bir dkmn yapacak olursam, karma 34 F3ARKA/Susyolnjifc Dnmek uzun bir liste kacaktr. zet olsun diye listedeki btn kalemleri drt ana kategoriye ayrabilirim. Birincisi, peine dmeye deer amalar ile uruna skntya girmeye demeyenler arasnda yaptm ayrmdr. Orta snftan bir ailenin ocuu olarak dnyaya gelmisem, muhtemelen yksekrenim grmek bana uygun, baarl ve doyurucu bir hayatn vazgeilmez koulu gibi gelecektir; ne var ki eer ansma ii snfndan bir ailenin ocuu olmak dseydi, muhtemelen zorunlu olarak uzun bir eitim gerektirmeyen, ancak hayatm kazanmama ve sonra belki de ailemin geimini salamama izin veren bir meslei hedefleyerek okulu erken yalarda terk etmeyi dnecektim. Demek ki, "zgr seim" kapasitemi uygulayacam maksad grubumdan ediniyorum. kincisi, grubumun bana izlemeyi rettii ama ne ise onu izlerken kullandm aralardr. Bu aralar da grup tarafndan sunulur ve bir kere sunulduktan sonra uralarmda faydalanabildiim "zel sermayem"! -niyetlerimi bakalarna iletmemi salayan konuma ve "beden dili", kendimi bakalarn inkinden farkl amalara vermemi salayan younlama ve genelde eldeki ie uygun olduu dnlen davran

biimleri- olutururlar. ncs, ilgi kurma kstas, tamamlamaya uratm proje iin ilgili ve ilgisiz kiiler ile eyler arasnda ayrm yapma sanatdr. Grubum bana yandalarm, ne dman ne de rakip olanlar kadar, defterden silebileceim, sayg g^terrneye-bileceim ve kmseyebileceim dmanlarm ya da rakiplerimden ayrmay retir. Sonuncu ama ayn oranda nemli bir nokta da "dnyann haritaS'i''dr; bu haritada baka insanlarn haritalarnda grnebilir olan, ancak benim haritamda yalnzca bo alanlar olarak temsil edilebilecek eyler vardr. Byle bir harita, hayatmda oynayaca teki roller yannda, "benim gibi insanlar"a gre izlenecek bir dizi akla yatkn yollar -bir dizi gereki hayat projesi-gsterir. Btn bunlar hesaba katarak syleyecek olursam, ben grubuma ok ey borluyum; gn boyu bana yardm eden ve onlardan mahrum kalrsam gndelik ilerimi yrtmekte tam bir acze deceim btn o bilgileri bana grubum salar. Aslna bakarsak, ou durumda ben btn o bilgilere sahip olduumun ayrdnda olmam. rnein, bana baka insanlarla iletiim kurduum ve onlarn bana ynelik eylemlerinin anlamn zdm ifrenin hangisi olduu sorulsa, her ihtimalde arp kalrm; muhtemelen benden ne istendiini hi anlayamam, soruyu kavradmda ise o ifreyi aklayamam (tpk konutuumuz dili yetkinlikle, akclkla ve hibir glkle karlamadan kullanmakla birlikte, en basit bir gramer kuraln aklayamadmz gibi). Ne olursa olsun, gnlk grevlerin ve karma kan sorunlarn stesinden gelmem iin gerekli bilgi iimde bir yerlerdedir. Bu bilgi, ezberden sayabileceim kurallar biiminde olmasa da, bir biimde emrime amadedir ve dolaysyla bir dizi pratik beceri olarak onlar hayatm boyunca gn be gn rahatlkla kullanrm. Kendimi gvende hissetmem ve nerede ne yapmam gerektiini bulmak iin uzaklara bakma ihtiyac duymamam bu bilgi sayesindedir. Eer btn bu bilgilere aslnda ayrmnda bile olmadan sa-hipsem, bunlarla ilgili ou temel kural, pek hatrlamadm ok erken yalarda edinmi olmam sayesindedir. Bundan dolay, kendi deneyimlerime ya da anlarma dalarak bu bilgiyi nasl edindiime ilikin syleyebileceim ok az ey vardr. Bu bilginin bylesine kk salmas, beni bylesine gl bir biimde kavramas, onu "doal" bir ey olarak elde bir kabul etmem ve nadiren sorgulama gerei duymam, hep bu balanglar unutmam sayesindedir. Gnlk hayat bilgisinin aslnda nasl retildiini ve sonra nasl grubun "eline verildiini" bulmak iin, meslekten psikologlarn ve sosyologlarn yrtt aratrmalarn sonularna bakmam gerekiyor. Sonulara baktmda ise sklkla rahatsz edici olduklarn gryorum. Ak seik ve doal grnen ne varsa imdi, dayana birok grup arasndan tek bir grubun otoritesinden baka bir ey olmayan bir inanlar koleksiyonu olarak karma kyor. Grup standartlarnn bu ekilde iselletirilmesini anlamamza belki de hi kimse Amerikal sosyal psikolog George Herbert Me-ad kadar katkda bulunmamtr. Sosyal hayatn asli becerilerini edinme srecini aklarken arlkla onun ortaya att kavramlar kullanlmaktadr. Bunlar arasnda en bilineni, benliin ikili yapsna, ikiye paralanna iaret eden Ben ve Beni/Bana kavramlardr: Benliin "Beni/Bana" ksm, dsal paradr (daha dorusu, ki36 si tarafndan karlanmas gereken talepler ve uyulmas gereken kalplar biiminde dtan, onu kuatan toplumdan gelen bir ey olarak grnen bir para); teki para da, bu dsal, sosyal istemlerin ve beklentilerin irdelendii, deerlendirildii, kayda geirildii ve nihayet telaffuz edildii isel benlik ekirdei olan "Ben"dir. Benliin biimlenmesinde grubun oynad rol "Beni/Bana" paras araclyla gerekletirilir. ocuklar gzlendiklerini, deerlendirildiklerini, izlendiklerini, belli bir biimde davranmaya sevk edildiklerini ve gereken biimden saparlarsa yola sokulacaklarn renirler. Bu deneyim tekilerin ondan beklentilerinin bir imgesi olarak ocuun gelien benliinde yer eder. Onlar, yani tekiler, belli ki uygun ve uygunsuz davran arasnda ayrm yapmann bir yolunu bilmektedirler. Uygun davran onaylar, hatal davran da normdan sapma olarak cezalandrrlar. dllendirilen ve cezalandrlan eylemlere ilikin anlar zamanla kuraln -neyin beklendii ve neyin beklenmediinin- bilind kavranna, tekilerin kendi hakkndaki imgesi hakknda benliin imgesinden baka bir ey olmayan "Beni/Bana"ya dnr. Dahas, "tekiler" bir biimde evrede olan herhangi bir teki deildir. ocuun ilikiye girdii ok sayda insan iinden bazlar benlik tarafndan nemli tekiler olarak seilir; onlarn bakalarnnkilere gre ok srarl ya da gl bir biimde hissedilen ve bu yzden ok etkili olan deerlendirmeleriyle tepkilerine byk nern verilir. imdiye kadar sylediklerimizden renim ve eitim yoluyla benliin gelimesinin edilgen bir sre olduu, bu ii yalnzca tekilerin yapt, ocuun talimatlarla doldurulduu ve sopa ya da havu yardmyla ayartld, baskland ve boyunlarn bkp onlar izlemeleri iin ilendii gibi yanl bir sonu karlabilir.

Ne var ki, iin dorusu bu deildir. Benlik, ocukla evresi arasndaki bir etkileim iinde geliir. Eylemlilik ve girikenlik etkileimin iki taraf iin de geerlidir. Bunun baka trl olmas da zaten pek mmkn deildir. Her ocuun yapm olmas gereken ilk keiflerden biri "tekilerin" kendi aralarnda farkllatklardr. Onlar nadiren ayn fikirde olurlar, birbiriyle elien ve ayn anda yerine getirilemeyecek olan emirler verirler. Birok durumda, bir emri yerine getirmek tekini duymazdan gelmekten baka bir anlama gelemez. ocuun renmek zorunda olduu ilk becerilerden biri, direnme ve baskya dayanma, bir tutum alma, en azndan d glere kar harekete geme yetisi tarafndan desteklenmeksizin neyin elde edilemeyeceini ayrt etmek ve semek olmutur. Baka bir ifadeyle ocuk, semeyi ve kendi eylemlerinin sorumluluunu almay renir. Benliin "Ben" paras zellikle bu yetileri temsil eder. "Beni/Bana"nm elikili ve tutarsz ierii (eitli nemli tekilerin beklentilerine ilikin elikili iaretler) yznden, "Ben" kenarda kalmal, "Beni/Bana"da iselletirilmi dsal basklara dardan bakar gibi belli bir mesafede durmal, onlar taramal, snflan-drmal ve deerlendirmelidir. Sonuta, bu seimi yapan ve bylelikle sregiden eylemin gerek, hakl "yaratcs" haline gelen "Ben"clir. "Ben" glendike, ocuun kiilii de zerkledir. "Ben"in gc, kiinin "Beni/Bana"da iselletirilmi sosyal basklar snama, gerek glerini ve snrlarn grme, onlara meydan okuma ve sonularna katlanma yetisinde ve buna hazr oluunda ifadesini bulur. "Ben"in "Beni/Bana"dan ayrlmasnda (yani, ortaya kmakta olan benliin, nemli tekilerin taleplerini gzleme, irdeleme ve ynlendirme yetisinde) en hayati ii ocuun rol oynama etkinlii baarr. tekilerin, rnein annenin ya da babann rollerini oyun olarak stlenen ve onlarn, bizatihi ocua kar olanlar da iinde, davranlarn taklit eden ocuk, eyleme stlenilmi bir rol, yaplabilir ya da yaplmayabilir bir ey olarak bakma sanatn renir; eylem durumun gereini yapmak anlamna gelir ve durum deitike eylem de deiir. Bu eylemi yapan, gerek anlamda "Ben" deildir. ocuk byyp de eitli roller hakknda bilgileri biriktike, oyun oynarken yaptklarndan farkl olarak teki rol sahipleriyle ibirlii ve egdm unsurlarn iine alan oyunlar becerebilir. Burada ocuk gerekten zerk bir benlik iin en nemli sanat, yani tekilerin eylemine karlk uygun eylem tarzn semeyi ve tekileri kendi istediini yapmaya ayartmay ya da zorlamay dener. Rol yapma ve oyunlar yoluyla ocuk, dardaki sosyal dnyadan damtlm alkanlklar ve beceriler yannda o dnyada zgr -zerk ve so38 runlu- bir kii olarak davranma yetisi kazanr. Bu kazanm sii de ocuk hepimizin ok iyi bildii kendine zg iki anlanl gelitirir; (dardan biri gibi kendi davranna bakarak, onu i ya da yererek, onu denetlemeye, gerekirse dzeltmeye abala; bir benlie sahip olmak ve (kendi hakknda "Ben aslnda neyi ziyorum?" ve "Ben kimim?" sorular sorarak, yer yer baka larn hayatna dayatmaya alt bir modele isyan ederek v hii hayat" olduunu dnd, kendi gerek kimliine uy; yat yaratma mcadelesine girerek) bir benlik olmak. Ben, tekilerin bana yaptklar ya da yapmaya niyet ettikleri yz yapmay istediim ey ile kendimi yapmakla ykml hissi-ey arasnda bir i atma olarak zgrlkle bamllk aras elikiyi yaann. nemli tekiler, ocuun benliini hi yoktan var etmezle lar daha ok ocuun "doal" (sosyallik ncesi ya da daha do eitim ncesi) eilimleri zerine kendi imgelerini kazrlar. H al eilimler -igdler ya da drtler- btn olarak insan ha da teki hayvanlarn hayatlarna gre daha az rol oynamakla l te, yine de her yeni domu insan varlnn biyolojik donam mevcuttur. Bu igdlerin neler olduu tartmal bir konudu nrlerin bu konudaki fikirleri farkldr ve grnrde sosy denli olan davranlarn ounu biyolojik belirleyenlerle al abasndan tutun, insan davrannn sosyal ekilleniinin nc se snrsz potansiyeli olduu inancna uzanan grleri vard ne de, ou dnr bir toplumun kabul edilebilir davran l rini belirleme ve zorlama hakk olduu iddiasn ve bu iddiay; tek olan argman savunacaktr: Sosyal olarak denetlenen bir ye kanlmazdr nk insanlarn doal eilimleri bir arada malarn imknsz klar, hem de kabul edilemeyecek kadar k tehlikelidir. ou dnr baz doal drtlerin basksnn / le gl olduu ve bu yzden her insan grubu tarafndan u ' bu biimde dzenlenmesi gerektii fikrine katlr. Cinsellik v< drganlk drtleri, gruplarn ancak felaketleri pahasna dencl tna almay dnmeyebilecekleri drtler olarak adlar en sil, tanlardr. Dnrler, bu gibi drtler zgr braklacak olr,s; bir grubun dayanamayacana, drtlerin, sosyal hayat btnyle imknsz klacak kadar iddetli atmalar douracana iaret ederler. Bize anlatldna gre, hayatta kalan btn gruplar bu gibi drtlerin tezahrlerini evcilletirmenin, dizginlemenin, bastrmann ya da olmazsa denetim altna almann etkili yollarn bulmaldr. Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud, benliin geliim srecinin tamamnn ve insan gruplarnn sosyal rgtlenmesinin, sosyal olarak tehlikeli igdlerin, zellikle saldrganlk ve cinsellik igdlerinin davurumlarn kontrol altna

alma ihtiyac ve bu ihtiyaca ynelik pratik abalar nda yorumlanabileceini ileri srmtr. Freud igdlerin asla ortadan kaldrlmadklarn ileri srer; igdler yok edilemezler ancak "bastrlabilir" ve bilinaltna srlebilirler. Onlar bu zindanda tutan ey, grup tarafndan uygulanan basklarn ve taleplerin iselletirilmi bilgisi olan siiperegodur. Sperego, Freud tarafndan bir benzetme ile, bastrlan igdleri bilinaltn- daimi zapturapt altnda tutmak iin toplumun muzaffer ordusu tarafndan "fethedilmi ehirde braklan askeri birlik" olarak anlatlmtr. Ego bu yzden iki g -bilinaltna itilmi ancak yine de kudretli ve asi duran igdler ile drtleri bilinaltnda tutmak ve kapatldklar yerden kamalarn engellemek iin egoyu bastran sperego (Mead'in "Beni/Bana"sna yakn)- arasnda srekli askda durur. Freud'un hipotezini kapsaml tarihsel aratrmalarda izlemi olan Alman asll Britanyal sosyolog Norbert Elias, yaadmz benlik deneyiminin, zellikle hepimizin maruz kald byle bir ikili baskdan doduunu ne srmtr. Ayr ayr benliklerimize kar daha nce sz ettiimiz mulak tutum, iki basknn zt dorultularda hareket ederek bizi biimlendirdii mphem konumun sonucudur. Bir grup iinde yaarken, ben, kendimi kontrol etmek zorundaym. Benlik kontrol edilecek bir eydir ve onu kontrol edecek olan benim... Btn toplumlarn yelerinin doal eilimlerini kontrol altna ald ve izin verilebilir etkileimlerin ufkunu belirlemeye gayret ettii tartma gtrmez. Tartmal olan (bu tam da toplum adna konuan glerin iddia ettii ey olsa bile) doutan gelen zellik40 lerin yalnzca marazi ve anti-sosyal yanlarnn m sre iinde bastrlddr. Bildiimiz kadaryla, insanlarn saldrgan olduklar ve bu yzden dizginlenip evcilletirilmeleri gerektiine ilikin balayc kantlar yoktur. Doal saldrganln patlamas olarak yorum-lanagelen eyler, genelde duygusuzluk ya da nefretin sonucudurlar; bu ikisi de genetik orijinden ok sosyal orijinlidir. Baka bir ifadeyle, gruplarn yelerinin davrann terbiye ve kontrol ettii doru olmakla birlikte, buradan zorunlu olarak gruplarn bu davranlar daha insancl ve ahlaki hale getirdikleri sonucu kmaz. kan tek sonu, bu ileme, gzleme ve dzeltmenin bir sonucu olarak davrann, verili sosyal gruplama tr tarafndan tannan ve pekitirilen kalba daha uygun hale gelmesidir. "Ben" ve "Beni/Bana" oluumu, igdlerin bastrlmas ve sii-peregonun yaratlmas srelerine sklkla sosyalleme ad verilir. Ben, sosyal basklar iselletirme yoluyla bir grup iinde yaamaya ve davranmaya uygun hale getirildiim oranda, toplumun izin verdii biimde davranma ve bylelikle eylemim iin "zgr" ve sorumlu olma becerisi kazandm oranda sosyallemi, yani toplum iinde yaamaya muktedir bir varla dnm olurum. Dolaysyla, sz edilen becerilerin kazanlmasnda bylesine hayati bir rol oynayan bu nemli tekiler, sosyalletirici failler olarak grlebilirler. Fakat kimdir onlar? Grm olduumuz gibi, benliin gelimesinde gerekten etkin olan kuvvet, zorunlu olarak tekilerin kendi niyetleri ve beklentileri deil, ocuun teki insanlarn niyetleri ve beklentileri hakkndaki imgesidir; ve ocuk nemli tekileri seme iini, gr alanna giren birok kii arasndan kendi yapar. Doru, ocuun seme zgrl tam deildir; bir ksm "tekiler" ocuun dnyasna baka "tekilerden" daha etkili bir biimde girer ve bu seime mdahale ederler. Gelgelelim, aprak maksatlarla davranan ve farkl hayat tarzlar srdren insan gruplarnn oluturduu bir dnyada byse de, ocuk seim yapmaktan pek kaamaz; eer tekilerin talepleri elikili ve ayn zamanda karlanamaz nitelikte ise bunlardan bazlarna tekilere gre daha ok dikkat edilmeli ve daha ok nem verilmelidir. Farkllk "zeterek nem (anlam) verme ihtiyac, ocuun dn yas ile snrl deildir. Sen ve ben bu ihtiyac hemen her gn yaarz. Gn be gn ben, hepsi de ayn zamanda bir eyler yapmam isteyen ailemin, arkadalarmn ya da patronlarmn talepleri arasnda seimler yapmak durumunda kalrm. Sevdiim ve saydm baz arkadalar, ayn duygular beslediim baka tekileri honut etmek iin krmak zorunda kalrm. Ne zaman politik grlerimi aklasam, gayet iyi biliyorum ki, tandm ve zen gsterdiim baz insanlar grlerimden holanmayacaklar ve bunlar ifade ettiim iin bana di bileyeceklerdir. Seimlerimin bu gibi tatsz sonularn savuturmak iin yapabileceim fazla ey yoktur. Anlam atfetmek kanlmaz olarak anlamszlk atfetmektir; bir ksm insan nemli grp semek, zorunlu olarak baka birilerinin nemsiz ya da en azndan daha az nemli olduklarn ilan etmektir. Bu, ou zaman birilerinin nefretini zerine ekme tehlikesi demektir. Yaadm evre heterojen, yani almal, ayr idealleri ve hayat tarzlar olan gruplara paralanm olduu oranda bu tehlike byr. Byle bir evrede nemli tekileri semek, birok grup arasndan bir grubu benim referans grubum, davranm kendisine bakarak ltm, hayatmn btn ya da hayatmn zel bir yn iin lt aldm bir grup olarak semek anlamna gelir. Setiim referans grubu

hakknda bildiklerimden yola karak kendi davranlarm deerlendirecek, davranlarmn anlam ve nitelii hakknda sonular karacam. Bu bilgi sayesinde, yaptmn doru olduuna ilikin rahatlatc bir duyguya ya da eylemimin grubun-kinden farkl olduuna ilikin tatsz bir farkndala varacam. Konuma biimimle, kullandm szcklerle, giyinme tarzmla referans grubu rneini izlemeye alacam. Bu gruptan cretkr ya da bama buyruk olup olamayacam, olursam hangi koullarda olacam ve ortak kstaslara ne zaman sessizce boyun eeceimi reneceim. Referans grubum hakkndaki imgemden, dikkat edilmeye deer ve bana yakmayan eylere ilikin dersler karacam. Btn bu yapacaklarm, sanki referans grubumun onayn almaya alyormuum gibi; sanki onun bir yesi, "onlardan biri" olarak kabul grmek, onu hayat tarzmdan honut brakmay arzu-larmm gibi; sanki referans grubumun beni yola getirmek ya da 42 kural inememin bedelini detmek iin uygulayabilecei sn temlerden saknmaya alyormuum gibi yapacam. Ne var ki, referans grubunu davranm ekillendirmede bu sine yetkin bir fail yapan ey, genel olarak benim seimim,. /. imelerim, sonularm ve eylemlerimdir. Gruplara gelince, ou kez umursamaz bir biimde onlarn hayat tarz olduunu sunduum eyi taklit etmekteki ve onlarn kstaslar olduunu sunduum eyi uygulamaktaki zenimin ve gayretimin ayrm deildir. Elbette, gruplarn bazlarna hakl olarak normatif rans gruplar ad verilebilir; nk onlar, en azndan zaman /an davranlarm iin geerli olacak normlar koyarlar, benim ne ' tm gzlerler ve bundan dolay eylemlerimi, dllendirme! da cezalandrmak, olumlamak ya da dzeltmek suretiyle "non olarak etkileyecek" bir konumdadrlar. Bu gruplar arasnda /c le arlkl olan, vaktimin byk bir blmn aralarnda gcc im aile ve arkadalar, retmenlerim, iyerindeki stlerim, sk karlamaktan kanamayacam ve kolaylkla kendilerinden ; lanamayacam komularmdr. Gelgelelim, benim eylemin tepki veren bir konumda bulunmalar, onlar otomatik olarak be referans grubum yapmaz. Ancak ben seersem, onlara nem v rek ilgilerine karlk verdiimde, onlarn muhafzlna kay kalmadmda byle olurlar. Her eye ramen, kendi felaketim hasna da olsa, onlarn basklarna itibar etmeyebilir ve mahkm tikleri kstaslara gre davranmay seebilirim. rnein, komu l inin n bahelerin dzenlenmesine ya da eve ne tr insanlarn nabilecei ve gnn hangi saatlerinde alnabileceine ilikin fi lerine bilerek kulaklarm tkayabilirim. Yine, ar titiz alm arkadalarmn duyduu tepkiye ve onlarn i greve geldi mi l verme ynndeki tercihlerine meydan okuyabilirim. Grup tara dan derin bir ballk ve tutku istendiinde "duymamazlktan jv bilirim". Normatif etki gsterebilmeleri iin, normatif refn gruplar da olsalar, onlara benim referans gruplarm olarak bak ya ve u ya da bu nedenle basklarna direnmekten geri durma taleplerine boyun emeye raz olmam gerekir. Kararn bana kald karlatrmal referans gruplar -samenzilleri dnda kaldm iin yesi olmadm gruplar- rneinde apak ortadadr. Ben karlatrmal gruplar onlar tarafndan grlmeksizin grrm. Verilen anlam bu rnekte tek yanldr; onlar benim varoluuma hi dikkat etmezken, ben onlarn eylemlerini ve kstaslarn nemli bulurum. Aramzdaki uzaklktan dolay onlar genellikle benim eylemlerimi izleme ve deerlendirme yetisinden fiziksel olarak yoksundurlar; bu nedenle sapma gsterdiimde beni cezalandramayacaklar gibi uyum gsterdiimde de dllendiremezler. zellikle kitle iletiim aralar ve televizyon sayesinde hepimiz farkl hayat biimleri hakknda giderek daha fazla bilgi akna maruz kaldmzdan, her ey ada benliklerin biimlenmesinde karlatrmal referans gruplarnn artan rolne iaret etmektedir. Kitlesel medya gnn hkim modasn ve en son sluplar muazzam bir hzla bize ve dnyann en cra kelerine ulatrr. Ayn ekilde, bu medya grsel olarak eriilebilir kld kalplar zerinde otoritesini de kurar; kukusuz medyada gsterilmeye deer bulunan ve dnyann her tarafnda milyonlarca insan tarafndan seyredilecek olan hayat tarzlar, dikkate alnmaya ve eer mmknse taklit edilmeye deer tarzlardr... imdiye kadar yrttm tartmann, sosyalleme srecinin ocukluk deneyimiyle snrl olmadna ilikin doru bir izlenim verdiine inanyorum. Aslnda bu srecin bir sonu yoktur; her zaman zgrlkle bamll birbirleriyle karmak bir etkileime sokan bu sosyalleme hayat boyu srer. Sosyologlar ocuklukta asli sosyal becerilerin iselletirilmesinden hayatn daha sonraki blmnde meydana gelen srekli benlik dnmlerini ayrmak iin bazen ikincil sosyalleme terimini kullanrlar. Dikkatlerini ilk, yani birincil sosyallemenin yetersizlii ya da eksikliinin arpc bir biimde acze dnerek aa kt durumlarda younlatrrlar: rnein bir kii yabanc detleri ve bilmedii dilleri olan uzak bir lkeye ger ve bu yzden yalnzca yeni beceriler edinmesi deil artk bir engel oluturan eskilerini unutmas da gerekir; ya da cra bir

tara kasabasnda yetimi biri byk bir ehre tanr ve youn trafik, lgn kalabalk iinde, gelip geenlerin ve komularn umursamazl karsnda kendini kaybolmu ve aresiz hisseder. Bu tr 44 radikal deiikliklerin muhtemelen youn bir endieye, aslnda sinirsel kntye ve hatta akl hastalna neden olaca ne srlmektedir. Yine ayn arpc sonulan olan bir ikincil sosyalleme durumunun, bireyin tanmas yerine d sosyal koullarn deimesiyle de ortaya kabileceine iaret edilir. Ani bir ekonomik knt, kitlesel iten karmalarn balamas, sava patlamas, aha kalkm bir enflasyon karsnda btn birikimlerin eriyip yok olmas, bir yardm hakknn geri alnmas yoluyla gvenliin kaybolmas ya da tersine iyileme ynnde bolluun ve frsatlarn aniden artmas, yeni ve imdiye kadar dnlmemi frsat kaplarnn almas; tm bunlar bylesi durumlara rnek tekil ederler. Bunlarn hepsi nceki sosyallemenin kazanmlarn "geersizletirir" ve kiinin davrannda artk yeni beceriler ile yeni bilgiler isteyen radikal bir yeniden yaplanmay gerekli klar. Verdiimiz rneklerin ikisi de, ikincil sosyallemenin getirdii sorunlar gzmzn nnde canlandrmamza yardm eder nk bunlar kendi trlerinin en arpc ve en kuvvetli rnekleridir. Daha az arpc biimlerde olsa da, her birimiz neredeyse her gn ikincil sosyalleme sorunlaryla karlarz; en bariz olarak bunu okul deitirdiimizde, niversiteye gittiimizde ya da niversiteden ayrldmzda, yeni bir ie girdiimizde, bekrlktan evlilie adm attmzda, kendimize yeni bir ev satn aldmzda, tandmzda, ana baba olduumuzda, yal bir emekliye dntmzde vb. yaarz. Belki en iyisi sosyallemeyi iki ayr srece ayrmak yerine bitimsiz bir sre olarak dnmektir. zgrlk ile bamlln diyalektii doumla balar ve ancak lmle sona erer. Gelgelelim, bu sonu gelmez diyalektik ilikide iki partner arasndaki denge deiir. ocukluun erken dneminde, kiinin baml olduu grubu seme zgrl, eer varsa bile, ok azdr. Belli bir aile, evre, yre, snf ya da lke iinde doarz. Sorgusuz sualsiz belli bir ulusun ya da sosyal olarak kabul edilmi iki cinsiyetten birinin yeliini stleniriz. Ya ilerledike, yani arlan eylem becerileri ve kaynaklar toplamna sahip olduka, tercih ans geniler; baz bamllklara belki meydan okunup onlar reddedilirken, tekiler gnll olarak istenip benimsenecektir. Ne olursa zgrlk hibir zaman tam olmayacaktr. Hepimizin kendi gemi eylemlerimiz tarafndan belirlenmeye ak olduumuzu hatrlayalm; bu eylemler yznden, her an kendimizi, deiimin bedelleri ok ar ve can skc iken, belli seim anslarnn ne kadar ekici olursa olsun eriilmez olduu bir durumda bulabiliriz. Unutamayacamz kadar fazla sayda alkanlklar olduu gibi, "renmi olmaktan kurtulamayacamz" ok ey de vardr. Erken bir aamada edinilebilir beceriler ve kaynaklar o zaman ihmal edilmitir ve imdi bu kaybolan frsat yeniden ele geirmek iin ok getir. Genel olarak belli bir yatan sonra "yeni bir atlm"n uygulanabilirliini ve ihtimalini ok uzak grrz. Btn insanlar iin bu denge de ayn deildir. Mevcut kaynaklarn, seimi geerli ve gereki bir nerine klmakta oynad rol hatrlayalm. Yine balangtaki sosyal konumlann o kiinin daha sonraki hayat projeleri ve izlenecek kadar ekici bulduu amalan iin koyduu "snrlar" da hatrlayalm. Btn insanlarn zgr olduklarn ve zgr olmaktan baka arelerinin olmadn (yani yaptklarnn sorumluluunu stlenmeye mecbur olduklarn) ama belli bazlarnn tekilerden daha zgr olduunu anlamak iin bu iki unsurun roln dnmek yeter: Bu ikinci grubun snrlar (seim ufuklar) daha genitir ve bir kere yrtmeyi istedikleri hayat projeleri hakknda karara vardklarnda byle bir proje iin gerekli kaynaklarn (para, balantlar, eitim, anlam konuma alkanlklar vb.) ouna sahip olurlar; arzulamakta, arzularn hayata geirmekte ve istedikleri sonulan yaratmakta tekilere gre daha zgrdrler. zgrlk ile bamllk arasndaki orann, bir kiinin ya da belli kiilerden olumu btn bir kategorinin toplumda igal ettii greli konumun gstergesi olduunu syleyebiliriz. Yakndan bakldnda grlyor ki ayrcalkl dediimiz kimselerin zgrl daha ok, bamll daha azdr. Ayrcalksz adm alanlar iin ise tersi dorudur. . Biz ve onlar Sosyal hayatn paradokslarna ilikin keskin gzlemler yapan Adam Smith, bir zamanlar: "uygar toplumda (bir kii) byk kalabalklarn elbirliine ve yardmna ihtiya duyarken, btn hayat birka arkada edinebilmesine ancak yeter" diye yazmtr. Eylemleri hayatnzn yaanr olmas iin vazgeilmez olan btn bu tannamaz ve saylamaz kalabalklar bir dnn (emekleri gnlk patlam msr paynz tabanza getirmekte kullanlanlar; siz keyi dndnzde ukurlarn sizi yutacandan korkmak-szn saatte 70 mil hz yapabilesiniz diye otoyolun

durumunu gzleyenleri; ortak yaamann kurallarna uyarak sizin sokaklarda saldrya urama korkusu yaamadan dolamanz ya da zehirli dumanlardan boulacanz korkusu duymadan havay cierlerinize ekmenizi mmkn klanlar bir dnn). Ayn ekilde tanmadnz ama yine de hayatnz cannzn istedii gibi seme zgrlnze kstlamalar getiren o muazzam kalabalklar da dnn (sizinle ayn trden mallara sahip olmak isteyen ve bu yzden ticari irketlerin fiyatlar yksek tutmalarna izin veren; robotlar canl iilerden daha krl bulan ve bu yzden uygun bir i bulma ansnz azaltan; kendi amalarna ulamakla megulken, kamak iin elinizden pek bir ey gelmeyecek olan kirli havay, grlty, tkanan yollar ve kokmu sular ortaya karan o kalabal). Ve karlatnz insanlarn, sima olarak tandklarnzn, isimlerini hatrladklarnzn bir listesiyle byle bir kalabaln rktc bykln karlatrn. Kukusuz, hayatnz etkileyen btn bu insanlar arasnda tandklarnz ya da duyduklarnzn orannn, hibir zaman karlamadnz ve hakknda bir ey duymadnz insanlarnkine gre ok kk kaldn greceksiniz. Ne kadar kk bir kesimi olduunu ise asla bilemezsiniz... Dnyorum da, insan soyunun (gemi, imdiki ya da gelecekteki) yelerinin bana farkl kapasiteleri varm gibi geliyor. Bazlarna ok sk rastlyorum ve bu yzden de hemen tanyorum onlar; onlardan ne bekleyebileceimi ve neleri bekleyemeyeceimi, beklediim ve istediim eyleri aldmdan nasl emin olacam, eylemlerime benim onlardan istediim biimde tepki gsterdiklerinden nasl emin olacam bildiime inanyorum. Bu insanlarla etkileime girerim, iletiim kurarm; birbirimizle konuuruz, bilgi1-lerimizi paylarz ve bir uzlamaya varma umuduyla ilgi alanmza giren eyleri tartrz. Dierleriyle ancak zaman zaman karlarz; karlamalarmz ya ben ya da teki kiiler zel, gayet zgn hizmetleri almak ya da mbadele etmek istedii zamanlarda, tamamen zel koullarda gerekleir; retmenimle dersler ve seminerler dnda pek karlamam, bir bakkal rayla ancak bir eyler satn alrken karlarm, ansma diimi ok nadir olarak, ancak diimin yaplmas gerektiinde grrm. Bu gibi insanlarla ilikilerime ilevsel ilikiler denebilir. Bu insanlar hayatmda bir ilevi yerine getirirler; ilikimiz bana (ve varsayyorum ki onlara da) ait karlar ve eylemlerle ilgili zellikler tar. ou durumda teki ki48 sinin, o kiinin yerine getirmesini beklediim ilevle ilikili olmayan zellikleriyle ilgilenmem. Dolaysyla bakkal rann aile hayatn, diinin hobilerini, siyasal bilgiler hocamn sanatsal zevklerini aratrmam. Buna karlk onlardan da benzer bir yaklam beklerim. Onlarla ilikimde, zel alanm olarak grdm alan soruturmalarn haksz mdahale olarak deerlendiririm. Byle bir mdahale meydana geldiinde, buna direnirim; bunu nihayetinde belli bir hizmetin mbadelesinden te olmayan ilikimizin yazl olmayan koullarn ktye kullanma ya da ineme durumu olarak alrm. Nihayet, dierleriyle neredeyse hi karlamam. Onlarn hakknda bilgilerim vardr; onlar vardrlar, bilirim ancak grnd kadaryla benim gnlk ilerimle dorudan ilgili olmadklarndan, onlarla dorudan iletiime girme ihtimalini ciddi olarak dnmem. Aslnda onlara ancak gelip geici bir dnce kadar ilgi duyarm. Sosyolojide fenomenolojik okul ad verilen okulun kurucusu Alman asll Amerikal sosyolog Alfred Schutz'a gre, her bireysel bak asndan insan soyunun btn teki yelerinin yerleri, hayali bir izgi zerinde belirtilebilir ve bu izgide, sosyal iliki hacim ve younluk olarak azaldka artacak sosyal mesafe ile llen bir sreklilik tespit edilebilir. Byle bir izgi zerinde kendimi (egomu) balang noktas alarak bana en yakn noktalarn dostlarm olduunu syleyebilirim; onlar gerek anlamda dorudan, yz yze ilikiye girdiim insanlardr. Dostlarm, adalarmn, benimle ayn zaman diliminde yaayan ve en azndan potansiyel olarak yz yze ilikilere girebildiim insanlarn oluturduu geni bir alanda ancak kk bir blgeyi igal ederler. Bu gibi adalarma ilikin pratik deneyimim, elbette kiisel olarak edinilmi bilgiden, insanlar bir kategorinin rneklerinden baka bir ey olmayan (yallar, siyahlar, Yahudiler, Gney Amerikallar, zenginler, futbol fanatikleri, askerler, brokratlar vb.) tiplere ayrma yetimle snrl bir bilgiye kadar eitlilik gsterir. Bir insann, sreklilik izgisi zerindeki verili noktas benden ne kadar uzaksa, benim o insana tepkim (karlamasak da zihinsel yaklamm ya da, eer olursa, kiisel ilikim) kadar onun hakkndaki dncelerim de o kadar genci ve tipik olacaktr. Gelgelelim, adalarm yannda, en azndan insan soyuna ilikin zihinsel haritamda, benim ncellerim ve ardllarm vardr. Onlar adalarmdan, onlarla iletiimimin yarm yamalak, tek yanl olmas ve imdilik, belki de sonsuza dek, byle kalacak olmas bakmndan ayrlrlar. ncellerim bana mesajlar vermi olabilirler (biz byle mesajlara gelenek deriz, tarihsel hafzada korunmutur onlar) ancak biz onlara yant veremeyiz. Ardllarmzla durum tersinedir; adalarmla birlikte, iinde birlikte ya da bireysel

olarak kurduumuz ya da yazdmz eyleri barndran mesajlar brakrz ancak onlarn bize yant vermesini beklemeyiz. Listede yer alan kategorilerin hibirinin sonsuza dek sabitlenmediini aklmzdan karmayalm. Bunlarn "geirgen" snrlar vardr; tek tek insanlar bir kategoriden dierine geerek, sreklilik izgisinde benim dorultum ynnde ya da baka ynde yol alarak, adalarndan ncellerine ya da ardllarndan adalarna kayarak yerlerini deitirebilirler, deitirirler de. Bu iki tip yaknlk -zihinsel ve fiziksel yaknlk- zorunlu olarak akmaz. Kent merkezleri gibi youn nfuslu alanlarda ok az manevi bamz olan insan kalabalklaryla her an fiziksel olarak yan yana yaarz; 3. Blm'de greceimiz gibi, ehrin kalabalk ortamnda fiziksel yaknlk manevi uzaklkla el ele gider. Aslnda, bir ehirde yaamak, zihnimizi ar megul etmesin ve tayabileceimizden ar ahlki ykmllkler dayatmasn diye fiziksel yaknln etkisini "sfrlama" anlamna gelen karmak bir sanat gerektirir; btn ehir sakinleri bu sanat renir ve uygular. Zihinsel ve ahlki yaknlk emsal duygusunu yaama yetimizden (ve istekliliimizden) ibarettir; yani teki kiileri bizim gibi zneler olarak kavrama, onlarn da kendi hedefleri ve bu hedefleri gzetmeye haklar olduunu, bizimkine benzer duygular yaadn, benzer zevk alma ve ac duyma zellikleri tadklarn kabul etme yetimizden ibarettir. Emsal duygusu normal olarak eduyumu, yani kendimizi teki kiilerin yerine koyma, eyleri onlarn gznden grme kabiliyetini ve istekliliini ierir. Emsal duygusu, duygudalk, yani te K kiinin neesiyle neelenme ve tasasyla tasalanma kapasitesi de gerektirir. Bu trden emsal duygusu zihinsel ve ahlki yaknl50 F4ARKA/Ssyolojik Dnmek n en kesin gstergesidir, aslnda bizatihi anlamdr. Mesafe arttk a bu duygu zayflar ve tkenir. "Sreklilikteki kopular" gzmde canlandrmam, aksi hakl dzgn bir sreklilik olacak yerde, blnmeleri alglamam, insan lan farkl tutumlar ve farkl davranlar isteyen kategorilere ayr mam salayan btn bu ayrmlar ve blnmeler arasnda bir ayrn vardr ki, dierlerinden nde durur ve tekilerle ilikilerim zerin de, zihnimde yer edip de davranlarmda somutlanm btn dir blnmelerden daha fazla etki yapar. Bu, "biz" ve "onlar" ayrm dr. "Biz" ve "onlar" yalnzca iki ayr insan grubunu deil, tmiiy le farkl iki tutum arasndaki, duygusal balanma ve antipati, gve ve kuku, gvenlik ve korku, ibirlii ve ekime arasndaki aynn temsil eder. "Biz" ait olduumuz grup anlamna gelir. Bu grup iin de olanlar gayet iyi anlarm ve anladm iin naslsrdreceim bilirim, kendimi gvenli ve evimde hissederim. Bu grup deta binim doal ortamm, iinde olmaktan holandm ve huzur iindi dndm yerdir. "Onlar" ise tersine ne ait olmay isteyebilecein ne de istediim bir grubu anlatr. Dolaysyla o grupta neler oluj bittiine ilikin gzmde canlanan eyler, belli belirsiz ve kopul kopuktur; o grubun ileyiine ilikin pek bilgim yoktur ve bu y/ den o grubun yapt'. her ne ise benim iin genelde kestirilemez v ayn ekilde korkutucu eylerdir. Ben "Onlar"n temkinli tutumunu ve endielerimi ayn geer akeyle geri dediklerinden, kukulan ma karlk kuku duyduklarndan ve benim onlar onaylamadn gibi onlarn da bana hn beslediklerinden kukulanrm. Bundu: dolay, onlardan beklediim karlarma kar hareket etmeleri, ba na zarar vermeyi ve bama bir orap rmeyi istemeleri ve felaketimden mutluluk duymalardr. "Biz" ve "onlar" ayrm bazen sosyolojide i grup ve d gru| ayrm olarak verilir. Bu zt tutumlar ifti birbirlerinden ayrlma/ "d grup" duyusu olmakszn "i grup" duygusu olamaz, ve tabi tersi de geerlidir. Bu kavramsal-davransal ztln iki yesi bi birini tamamlar ve koullandrr; onlar btn anlamlarn ztlan dan alrlar. "Onlarn" olan "bizim" olmaz ve "onlar" "biz" deilcli "biz" ve "onlar" ancak birlikte, karlkl atma iinde anlalabilir. Ben kendi i grubumu ancak belli bir teki grubu "onlar" olarak grdm iin "biz" olarak grrm. ki zt grup deta benim dnya haritamda uzlamaz bir ilikinin iki kutbunda younlamtr ve iki grubu benim iin "gerek" yapan ve sahip olduklarn tahayyl ettiim i birlik ile tutarll inanlr klan ite bu uzlmazlfor. Bu ztlk her eyden nce kendi dnyamn (blnm evren haritamda tekilerin yerini belirleyen snflandrma ilkemin, erevemin) plann karmakta kullandm bir aratr. Ben onu kendi okulum ile komu okul arasndaki; "benim" tuttuum takm ile belal fanatikleriyle birlikte rakip futbol takm arasndaki; hali vakti yerinde olan ve muhtemelen benim gibi vergilerini drste deyenlerle baka insanlarn srtndan geinmek isteyen "asalaklar" arasndaki; elenmekten baka bir ey istemeyen bar tutkunu arkadalarm ile bunu imknszlatrmakta kararl polis gleri arasndaki; bizimle, yani yasalara uyan saygn yurttalarla kurallar hie sayan ve her trl dzenden nefret eden "ayaktakm" arasndaki; bizimle, yani gvenilir, sk alan yetikinlerle lgn, aylak yeni yetmeler arasndaki; bizimle, yani dnyada kendilerine bir yer bulmak ve oray yaanas bir yer klmak isteyen gen insanlarla mi-yadn doldurmu ve yersiz tarzlarna taklp kalm

yal insanlar arasndaki; benim iyi niyetli ve yardmsever milletimle saldrgan, kt niyetli, entrikalar eviren komularmz arasndaki fark ifade etmekte kullanrm. Biz ve onlar, i grup ve d grup, her bir rnekte bizim kendimize zg duygusal renklerimiz kadar ayr ayr zniteliklerimizi de karlkl uzlamazlmzdan tretir. Denebilir ki, bu uzlamazlk ztln iki tarafn da tanmlar. Yine denebilir ki, her bir taraf kendi kimliini, bizim onu zddyla birlikte uzlamazlk oluturan bir ey olarak grmemizden tretir. Bu tespitlerden hareketle gerekten artc bir sonu kartabiliriz: C i grup, tam da i grubun kendi hayali zdddr ve i grubun zkimlii, tutarll, kendi iindeki dayanmas ve duygusal gvenlii iin ona ihtiyac vardr. grubun ihtiyalar erevesinde ibirliine hazr olmak deta bir kart ile ibirliini reddetmenin gerekesidir. Hatta denebilir ki, gerekte bir d gruptan beklenen davran gsteren bir grubun fiili mev-52 cudiyeti ne orada ne de buradadr; byle bir grup yoksa bile, kendi snrlarn izmek ve korumak iin, kendi iinde sadakati ve ibirliini temin etmek iin bir dman varsaymas gereken grubun tutarll ve btnl akna icat edilecektir. Sanki bir yerde kendimi evimdeymi gibi gvende hissetmem iin yabanlln sald korkuya ihtiya duyarm. "eri"nin deerini gerek anlamda vermek iin bir "dar" olmaldr. Bir i gruba atfettiimiz, ondan istediimiz ya da almay umduumuz karlkl duygu ak ve yardmlama iin en iyi model ailedir; bu, zorunlu olarak kendi deneylerimizden, her zaman ho olmayan deneylerimizden, bildiimiz aile deil, "ideal bir aile" olarak tahayyl ettiimiz, olmasn istediimiz ya da hayalini kurduumuz bir ailedir. ou i gruba ynelik tutumlara rengini veren idealler, dayanma, karlkl gven ve "ortak ba" (yani, kar taraf ne zaman yardm istese ne pahasna olursa olsun yardm elini uzatma ykmll tamak ve bu ykmll yerine getirmek) idealleridir. Kiinin, ideal bir ailenin yelerinden bekledii karlkl davran biimidir. Ana babalarn ocuklaryla ideal ilikileri, sevgi ve efkatin, birinin stn gcn ya da etkisini ilikideki zayf tarafn karlar iin kullanmann modelini oluturur. Kar koca arasndaki ideal ilikiler tamamlaycln rneidir; ancak birlikte, kadnn ya da erkein en iyi yapt ileri tekinin hizmetine sunarak ikisinin de deer verdii ve gzettii amaca ulaabilirler. Kardeler arasndaki ideal ilikiler fedakrca yardmlamann, ortak bir dava iin gleri birletirmenin ve "birimiz hepimiz, hepimiz birimiz iin" tr dayanmac bir davrann ilkrneini sunar. Zaman zaman belki fark etmisinizdir, izleyicilerine karlkl ballk duygular alamay isteyen insanlar kardelik metaforlarm kullanmaya baylrlar ve dinleyicilerine "kardeler" ya da "baclar" diye seslenirler. Milli dayanna duygular ve milleti iin kendini feda etmeye hazr olma, lkeden "ana vatanmz" ya da "atalarmzn topra" diye sz ederek salanr. Karlkl yardm, kollama ve arkadalk bundan dolay i grup hayatnn hayali kurallardr. "Biz grubu" iinde saydmz bakalarn dndmzde, aralarnda bir fikir ayrl olsa bile onlann sanki hepsi iin yararl bir zm ve bu konuda genel bir kabul, ilke olarak hem arzu edilir hem de ulalabilir bir eymi gibi davranacaklarn umarz. Bir dostluk havas iinde, barl bir biimde ve kar ortaklnn bilinciyle zm mzakere etmelerini bekleriz. Birinin dierinden ayr dmesi ise aksine, eer sadece btn taraflar "konuya ilikin btn gerekleri grselerdi" ve eitli oyun bozanlarn (onlar ok byk bir ihtimalle "teki tarafn ajanlar, "bizden" grnen "bozgunculardr) kendilerini aldatmalarna meydan vermemi olsalard, savutumlabilecek olan geici bir talihsizlik olarak grlecektir. Btn bunlar, i grup tr ilikileri duygu olarak scak, karlkl anlay ile yrtlen ve bu yzden herkeste herkese kar grubun sk savunusu iin gerekli ballk ve kararll uyandran ilikiler olarak alglamamz salar. Biz grubumuzun ortak yeleri ile olduu gibi zdeletiklerimiz hakkndaki herhangi bir aksi dnceyi hafife almayacamz ortadadr. Eer bylesi dnceleri duyarsak, muhtemelen onlar rtmek ve "haksz yere sulanan"n temiz adn korumak iin elimizden geleni yaparz. Eer i gruba ait insanlarn hi de kusursuz olmayan bir biimde davrandklarna ilikin kantlarla karlarsak, olgular geitirmek ya da bunu kt niyetli dedikodu, zayf iradenin kant ya da dman propagandasnn uydurmalar olarak gz ard etmek iin ok gayret sarf ederiz. Elbette, bunun tersi bizim "onlar" hakknda yapabileceimiz btn sulamalar iin geerlidir. Bu tr sulamalar aksine dorudur. Doru olmalar gerekir. Doru olsalar iyi olur... Tm bunlarn vard yer btn dnmler ve argmanlardan nce gelen bir duygudur; yaanas ho bir yer, gerekten kiinin evi, tpk kiinin evinde olduu gibi snrlar ne pahasna olursa olsun korunmas gereken bir cemaat ya da bir i grup duygusudur. Burada, ieride iler bazen ters gidebilir ama sonuta her zaman bir zm bulunur. nsanlar acmasz ve bencil grnebilirler ancak kii ihtiya duyduunda onlarn yardmna gvenebilir. Her eyden nce, kii onlar anlayabilir ve onlar tarafndan anlaldndan emin olabilir. Onlarn davrannn yanl yorumlanmas ihtimal ddr. Her ey bir yana, kii huzur veren gvenlik duygusunu yaar;

54 eer bir tehlike belirirse kesinlikle zamannda tespit edilcn'l sonra "biz" onunla savamak iin glerimizi birletirecei/.. Bunlar, ne zaman "biz"den bahsetsek hissettiimiz eyle biz bunu birok szckle dile getirmesek ya da asla kendi kcnl ze telaffuz etmesek bile hissederiz. Bunu hissederiz ve nemli < "biz" iine dahil ettiimiz btn bu insanlarn gerekten yap 11 deil bu histir. Onlarn pratikleri hakknda bazen, zellikle < manevi yaknlk fiziksel yaknlkla, sk sk karlamalarla, k iliki ile, yz yze iliki ile birlikte yrtlmyorsa, ok az sn liriz. Byk kk btn i grup imgelerimiz belli hayati zelli bakmndan ortaklk gsterse de, bu imgeleri uyguladmz f. lar kendi ilerinde son derece farkldr. Baz i gruplar hacim rak kktr; aslnda o kadar kktr ki iindeki btn ins; etkileimleri sk ve youn olmas yannda, gnn ou zaman kinliklerinin ounda birbirlerini yakndan gzleyebilirler. Bu yz yze gruplardr. Aile, zellikle bir at altnda yaayan bir; buna en bariz, aslnda birincil rnektir. Ancak bir yandan d, martlarn olabildiince birlikte geiren ve srekli birbirlerinin inin zlemini duyan vefal dostlardan olumu sk gruplar da nebiliriz. Bir arkadalk grubunu iradi olarak seebilir, deii bilir ya da terk edebilirken, ailenin bileimi ancak ksmen bizini imimize bal olmasna ramen, idare edilebilir lleri sayesi iki grup da, ancak yz yze ilikide bulabileceimiz yaknlk l verir. Bylesi gruplar iinde biz bakalarnn gerekte neler yap lan ve nasl yaptklarna bakarak kendi beklentilerimizi ve i< imgelerimizi etkili bir biimde snayabiliriz. Hatta eer fiili tul larnn bizim beklediimi:?; ltlere uymadn fark edersek, d> larnzn davranlarn ideale yaklatrmaya bile gayret ede Holanmadmz eyler iin onlar knayp cezalandrabilir, l landmz eyler iin ise vebilir ve dllendirebiliriz. Bylesi runlarda, ideal imgemiz elle tutulur, "maddi" bir g kazanr; zeltmeci eylemlerimiz araclyla, ideal biz grubunun btn tiyi rinin yaptklar zerinde daimi bir bask uygular. Hatta ideal ini miz sonunda gereklii onayladmz normlarn izgisinde tuonu tahayyl ettiimiz ve olmasn arzuladmz ekle sokar. Gel-gelelim, eer i grup kiinin ancak grubun varsaylan birka yesiyle karlaabilecei kadar bykse, bu geerli deildir. Snf, toplumsal cinsiyet ve millet bu ikinci i grup kategorisinin tipik rnekleridir. Biz sklkla onlarn bildiimiz kk, mah-. rem gruplarn sadece daha byk bir lekteki "sureti" olduklarn tahayyl etsek de, kk grup mahremiyetiyle hibir ortak ynleri yoktur; birlikler, ou kere onlar "biz" olarak dnenlerin kafalarnda kurulur. Tam ve gerek anlamyla hayali cemaatlerdir (ya da daha dorusu cemaat olarak hayalidirler; ortak sergiledikleri zellikler, kendi balarna, hakl olarak ve gvenle sahici biz gruplarn gerekte gstereceklerini dndmz dayanmac eylem ve karlkl anlayn teminat deildir). Aslnda, ayn mevkiden ve gelir dzeyinden, ayn cinsiyetten, ayn dilden ve greneklerden insanlarn meydana getirdii topluluklar derin kar atmalar, savaan hizipler, kolaylkla uzlatrlamayan inanlar ve hedeflerde blnmeler yznden paralanabilir ve sklkla paralanmtr da. Birlikteliklerinde btn bu atlaklar vardr ama stleri bir "biz" imgesi ile boyanmtr. Eer tikel bir snf, toplumsal cinsiyet ya da milletten bahsederken "biz" imgesini kullanyorsam, bizi blen eylere karn bizi birletiren (ya da bizi birletirdiine inandm ve birletireceini umduum) eylere ncelik veriyorum demektir. Bu (birok milliyeti liderin yurtseverlik nutuklarnda grld gibi), hayali bir cemaatin teki yelerine seslenmeye benzer: Farkllklar unutun, kavga etmeyi brakn, ne kadar ortak yanmz olduunu dnn, ortak olduumuz eyler bizi blen her eyden daha nemlidir, o halde saflarmz sklatralm ve ortak davamza sahip kalm. Yz yze iliki gibi bir yaptrcdan yoksun olan snflar, toplumsal cinsiyetler ve milletler kendi kendilerine i grup haline gelemezler; bu hale getirilmeleri gerekir, hem de ou durumda onlar ayran etkili glere ramen. Bir cemaat olarak, benzer eyler hisseden ayn kafadan insanlarn birleik, uyumlu ve ahenk iinde bir bnyesi olarak bir snf, bir toplumsal cinsiyet ve bir millet imgesi, uyumazla dt gereklie dayatlmaldr. Bu dayatma 56 kart gstergelerin sahte ya da anlamsz bulunarak bastrlmalarn ya da gz ard edilmelerini talep eder. Bu dayatma dur durak bilmeden ve gzn krpmadan birlik vazedilmesini de ister. Etkili olabilmesi iin, bu dayatmann pratikleriyle karlarn ve inanlarn hayali birliine can veren eylemcilerden oluan kalc, disiplinli ve alkan bir organa, cemaat adna konuan bir tr meslekten szclere ihtiya duyar. Bu organ (rnein, bir politik parti, sendika, feminist dernek, milli kurtulu komitesi, milli devletlerin hkmetleri) cemaate ait olmann ne anlama geldiini tek tek belirler. Bu r-gan, btn yelerin yardmlamann yeterli dayanaklar olarak szde paylat (ortak tarihsel gelenek, ortak ezilmilik, ortak dil ve detler) gerek ya da hayali

zelliklere iaret ederek birliin gerekelerini salar. Eer buna gc yeterse, kaynaklarn vazettii modele uyumu salamak ve muhalifler ile sapknlar cezalandrmak ya da tecrit etmek iin de kullanr. Ksaca, bu gibi organlarn eylemi byk lekli i gruplarn oluumundan nce vardr. Dolaysyla snf mcadelesi fikri ve onu srdren militanlar, snf bir i grup olarak grme temelinde ykselmi snfsal dayanma eyleminden nce vardr. Benzer bir ekilde, milliyetilik (millete balln btn teki ballklarn nne getii fikri), birleik milli birimlerin ortaya kndan nce gelir. Cemaat fikrini savunan organlar ne kadar heybetli olurlarsa olsunlar ve ne kadar sk alrlarsa alsnlar, gereklikle ilikileri kanlmaz olarak krlgan ve zayftr. Yz yze ilikideki gibi sk bir ala rlmemi olduundan, byk lekli bir cemaatin birlii inanlara ve duygulara yaplan srekli arlarla ayakta tutulmaldr. Bir snrn izilmesi ve savunulmasnn muazzam nemi de buradan doar. Eer dnlen i grupta dayanmann kurulmas bir d gruba kar dmanln vazedilmesi ve uygulanmas eliinde yrtlmyorsa, byk lekli bir i gruba sadakat alama ynnde hibir abann baar ans yoktur. Kiinin kendi grubunun renkleri huzur verici ve i ac iken, dman imgesi donuk ve korkutucu renklerle boyanmn'. Dmanlar ok kurnaz ve entrikacdr. Onlar arkada canls komu maskesi taksalar ya da gnllerinde yatan ileri yapmaktan cayd nisalar da amansz dmanlardr. stediklerini yapmalarna izin verilirse, igal ve istila edecek, kleletirecek ve smreceklerdir: Eer yeteri kadar glyseler aktan aa, eer gerek niyetlerini gizlemek zorunda kalmlarsa alttan alta bunu yapacaklardr. Demek ki, srekli uyank kalmalyz; onlarn deyiiyle, barutumuzu kuru tutmalyz, silahlanmal ve silahlarmz modernletirmeliyiz, dman fark etsin ve zayfln kabul edip kt niyetlerinden vazgesin diye gl olmalyz. D gruba kar, genellikle kar tarafn dmanl ve kt niyetine zorunlu bir yant olarak gsterilen dmanlk, kuku ve saldrganlk bir nyarg dourur ve zamanla bu nyarg tarafndan ilerletilir. nyarg dmanlarda olabilecek herhangi bir erdemin, gerek ya da hayali kusurlarn abartma eilimi ile katlanarak dorudan reddi anlamna gelir. Dman ilan edilenlerin eylemleri yle bir yorumlanr ki, her yaptklar imgelerini daha fazla karartr ve sanki "ne yaparsan yap, ne sylersen syle, yerden yere vurulacak ve sana kar kant olarak kullanlacaktr" ilkesine uygun olarak yaplanlarda ktcl drtler bulunur. nyarglar, d grubun niyetlerinin iyi olabilmesi ya da dmanlar ne sylemise onu demi olabilecekleri ve bar nerilerinin samimi ve gizli drtlerden arnm olabilmesi ihtimalinin kabul edilmesini engeller. "Ktlk impara-torluu"na karsa savata, grnte ne kadar barl ya da bsbtn zararsz olursa olsun, dmann her hamlesi hain emelinin bulunup karlmas iin byte altna yatrlr. nyarg kendini ikili ahlki ltler biiminde de gsterir. grup yelerinin kendilerine doal olarak hak grd ey, d gruptan insanlar iin yapldnda bir ltuf ve iyilik eylemi olacaktr; tersine, i grup yeleri sz konusu olduunda vgye deer bir fedakrlk eylemi olarak el stnde tutulan ey, eer bir d grup yesi tarafndan yaplmsa "sradan insani nezaket" saylp nemsiz grlr ya da grmezden gelinir. En nemlisi, kiinin d grup yelerine kar kendi yapt ktlkler vicdan ahlakyla elimeyen eylermi gibi grlrken, ok daha az zararl eylemlerin dman tarafndan yaplmas durumunda bu eylemlerin iddetle mahkm edilmesi beklenir. nyarg insanlar, d grubun amalar sz konu58 su olduunda, asla hakl grlmeyecek aralarn kendi daval yrtlmesinde kullanlmasn onaylamaya iter. Ayn eyk1 hangi tarafn yaptna bal olarak bazen vgy bazen de yi hak ederek farkl isimler alr. zgrlk savalar ve terr protestocular ve ba belalar, devrim ve isyan gibi kavram il ni dnn. Bu ve benzer kaamaklar, adaletin hakl olarak ve nidan doruya i grubun yannda olduunda -inatla, tekrar ve temiz bir vicdanla- srarl olmamz salar. nyarg eilimi birrnek dalmamtr. Baz insanlarn di yi keskin ve uzlamaz ztlara gre alglamaya ve kendileri farkl olan ya da grnen herkese derin bir kin beslemeye ze yatkn olduklar ok sk grlmektedir. Bu tr bir ynelim rk tumlarda ve eylemlerde -ya da daha genel olarak "yabanc" her eye dmanlk anlamna gelen zenofobi'd& (yabanc dn )- kendini gsterir. Bu arada, nyarglar fazla olan insanlar malde inatla ve tutkuyla tektiplilikten yanadr. Kat davran Is larndan herhangi bir sapmaya pek tahamml edemezler ve bu dolay insanlar hizaya sokan gl bir iktidardan yalladrlar. U davran kalbyla nitelenen insanlarn otoriter kiilie sahip ol lan sylenir. Bakalar evrelerini saran ok eitli hayat tarzi la mutlu yaar ve dehetli farkllklara bile hogryle baka baz insanlarn neden byle bir otoriter kiilie sahip oldu inandrc bir aklama getirilememitir. Pekl denebilir ki, ter kiiliin bir ifadesi olarak nitelediimiz ey, aslnda bu ki; sergiledii iddia edilenleri potasnda eriten bir sosyal 'durumu nucudur. te yandan, daha

yakndan bakldnda nyargm nilii ve iddetindeki deiimlerin, etkilenen kiinin yaadj eylemde bulunduu balamla ilikili olduu anlalr. grup ile d grup arasndaki keskin snrlar fikrine "m olma" ve birinciyi grnte ikinciden gelen tehdide kar kk lkla kollama eilimi, alldk ve bildik hayat koullarnda rt c bir deiikliin yaratt gvensizlik duygusuyla ok yak ilikilidir. Daha ok belirsiz ve daha az kestirilebilir hale geld durum tehlikeli ve bu yzden korkutucu grlmeye balar. nsi' nn o gne kadar hayatla ba etmenin verimli ve etkili yolu olgrd ey, aniden daha az gvenilir hale gelir; insanlar nceden ba ettiklerine inandklar durumun kontroln kaybettikleri duygusuna kaplrlar. Bu yzden deiime kin duyulur. Gl bir biimde "eski tarzlar" (yani bildik ve rahat tarzlar) savunma ihtiyac duyulur ve sonuta ortaya kan saldrganlk yeni gelenlere -eski tarzlar hl gvenle yerlerinde dururken mevcut olmayan ama imdi ortalarda dolaan kiilere- yneltilir. stne stlk, yeni gelenler zaten farkldr; onlarn kendi hayat tarzlar vardr ve bu yzden deiimin elle tutulur timsalidirler. ki kere iki nasl drt ediyorsa ayn ekilde deiimden, eski gvenliin yitip gitmesi, eski detlerin gzden dmesi, imdiki durumun belirsizlii ve gelecein getirebilecei felaketlerden bizatihi yeni gelenler sorumludurlar. Norbert Elias, yerleikler ve darlkllar teorisinde nyarg reten duruma ilikin kapsaml bir analiz sunmaktadr. Darlkllarn ieriye akn etmesi, yeni gelenlerle eski sakinler arasndaki farkllk ne kadar belli belirsiz olsa bile, her zaman yerleik nfusun hayat tarzna bir kafa tutu demektir. Yeni gelenlere yer ama zorunluluundan ve darlkllarn kendilerine yer bulma ihtiyacndan doan gerilim iki taraf da farkllklar abartmaya iter. Farkl koullarda gze arpmadan geitirilebilecek, genelde kk kk zellikler imdi gze batar ve birlikte yaamann nndeki engeller olarak sunulur. Bunlar tiksinti duyulan nesneler haline gelerek kesin ayrln kanlmaz ve kaynamann dnlemez olduuna kant olarak kullanlr. Endie ve dmanca duygular iki tarafta da kaynama noktasna eriir ancak yerleikler bir btn olarak nyarglar temelinde harekete gemek iin daha iyi kaynaklara sahiptirler. Onlar ayn zamanda srf yerleimlerinin uzunluu nedeniyle, o yer zerinde kazanm olduklar haklara da snabilirler ("Buras bizim atalarmzn topradr"). Darlkllar yalnzca yabanc ve farkl olmakla kalmazlar, orada olmaya hak kazanmam "istilaclar" ve igalciler olarak grlrler. Yerleiklerle darlkllar arasndaki karmak iliki i grup ile d grup arasnda byk bir eitlilik gsteren atmalarn, daha genelde ise yaygn ve derin nyarg rneklerinin aklanmasnda ok ie yarar. On dokuzuncu yzyl Avrupa'snda modern anti-se-60 mitizmin douu ve yaygn kabul grsnn, hzla sanayileen bir toplumdaki yksek deiim hzyla Yahudilerin zgrlemesinin akmasna balanabilir - o dnemde Yahudiler kendi gettolarndan ya da kapal cemaatlerinden karak Yahudi olmayan ehir nfusuna karmaya ve "sradan" i alanlarna girmeye balamlard. Fabrikalarn ve ticari mal reten irketlerin rekabeti yznden, altklar varolularn kaybetmek zere olan zanaatkar ve esnaf kesimi, daha nce sokaklarnda grnmeyen yabanclarn geliini, dnyay sarsan karkln inandrc aklamas olarak byk bir evkle kabul ettiler. Ayn ekilde, imparatorluun yava yava paralanmas ardndan gvenliin geleneksel zeminlerinin kaymas, sava sonras Britanya'da kentsel yeniden gelime srecinde kentin bildik ehresinin tahrip edilmesi ve sonra birok insann becerilerine ve hayat beklentilerine denk den endstrilerin ortadan kaybolmas, sonunda Antiller'den ve Pakistan'dan gelenlere ilikin yaygn bir endie dourdu; ve tabii ardndan felaket habercilerine ynelik bir tepki dalgas - bu bazen aka rk bir biimde bazen de "yabanc kltre" direnme maskesi altnda aldatmaca biiminde ifade edilir ("insani temellerde" slm uslde et kesimine kar ya da yemekte geleneksel pancake" yerine chapatti'" veriliyor bahanesi altnda birleik eitime kar protestolar dnn). Bir rnek daha alalm: On dokuzuncu yzyln ikinci yarsnda fabrikalardaki hzl makineleme ve ardndan alma srelerinde vasf aranmaz hale gelmesiyle i gvenlikleri tehdit altna giren vasfl iilerin onlarca yl sren kayglar ve umutsuzluklar, kendilerine "genel" diyen ama ok gemeden yerleik sendikalar tarafndan "vasfsz" payesi biilen iilerin aknna kar bir cepheye dnt. Vasfszlar sendikalara alnmadlar ve ancak vasfl iilerin direniine kar sendikal haklar mcadelesinde baarl olduktan sonra sendikal koruma altna girebildiler. Deiim balayp eski biimlerde sren frsatlar hzla kaybolduunda, benzer srelere gnmzde de rastlanr. Bunu sendikala ini u ya da bu grup iinin ilerini baka sendikann yeleriyle paylamaya cansiparane direnmesinden anlarz; mesleki yetki snrlan zerine yaplan tartmalar belki de yakn dnemde patlayan grevlerin en sk rastlanan nedenidir. Yeni gelenleri tehlikeli darlkllar olarak gsterme ynndeki

yerleik eilimin belki de en arpc rnei, kadnlarn iyerlerinde ve etkili sosyal konumlar zerine rekabette eit hak iddialarna kar malum erkek direniidir. Bir zamanlarn gvenli erkek koruganlarma kadnlarn girii o zamana kadar meydan okunmam kurallar tartmal hale getirir ki, bu nceden her eyin yerli yerinde olduu bir ortama gl ve fkeli bir bozguncu unsuru sokar. Feministlerin eit haklar talebi tehlike duygularn harekete geirmekte, bu da hiddetli tepkiler ve saldrgan tavrlar yaratmaktadr. Muhtemel sonularnn vahameti kadar yerleik-darlkl uzlamazlnn keskinlii, yerleiklerin kavgaclnn darlkl konumuna itilmi grupta, en azndan atekes ihtimalini azaltan simetrik bir karl ortaya karmas ile daha iinden klmaz hale gelir. Amerikal antropolog Gregory Bateson, dman tutumlarn deta dman davran tevik ederek kendi gerekesini salamas eklinde ilerleyen etki-tcpki zincirine schismogenesis* adn takmtr. Her eylem daha gl bir tepkiyi dourduundan, iki taraf da ister istemez derin ve kalc bir blnmeye doru srklenir. Taraflardan birinin karlkl ilikiler zerinde balangta olabilecek kontrol gc ve etkisi artk kaybolmutur. "Mevcut durumun mant" stn gelmitir. Bateson asl olarak iki tr schismogenesisten sz eder. Simetrik schismogenesis durumunda, taraflarn her biri kartnda grd g" belirtilerine tepki gsterir. Rakip ne zaman kuvvet ve kararllk gsterse, daha etkili bir kuvvet ve kararllk yoluna gidilir. "Caydrma inanlr olmaldr" ya da "saldrgana saldrnn skmedii gsterilmelidir" sloganlarn dnn; baz strateji uzmanlarna gre, nkleer fzeler mekanizmasnn devreye sokulmas dman has-mane bir eylem durumunda son pimanln nkleer bir misilleme* Schism: ayrlma, blnme, hizipleme; genesis: yaratl, oluum; "blnmeyle, ihtilafla varolma". {;.n.) 62 yi durdurmayacana ikna edecek biimde otomatik olmaldr. ,'. metrik schismogenesis atan taraflarda kendini ne karma dnv gusunu besler ve rasyonel mzakere ve anlama ihtimalini ge\t l ten ortadan kaldrr. Evlilikte eler arasndaki kendi kendini azdu ztlamay dnn; her iki taraf da uzlama yerine kendi tarznl srar ettike ve iki taraf da ancak kuvvetli bir irade gsterilmesinin ve zayflk gstermeme kararllnn bu amalarna hizmet edrln leceini varsaydka, balangta kk gr ayrlklar taralla dan hibirinin kapatamayaca derin uurumlara dnr. Artk l, raflardan hibiri kavgann balangtaki nedenini hatrlamaz bili-, tersine, iki taraf da imdiki kavgalarnn iddetinin bysne kapl initir. Karlkl sulamalar ve stnlk gsterileri denetimden 11 kar ve evlilik boanmayla son bulur; yeni bir etkileim zinciri dal. kopmutur. Tamamlayc schismogenesis tamamen zt varsaymlardan l gar ama ayn kapya, yani ilikinin kopmasna kar. Eylemlcn schismogenesis dizilii tamamlaycdr nk teki taraf kar ta; fin artan gcnn tezahieriyle karlatnda direniini zayllu Urken, bir taraf teki tarafn zayflk iareti gstermesiyle kararhl n artrr. Bu, tipik olarak tahakkmc ve itaatkr iki partner an sndaki her etkileimde ortaya kan eilimdir. Partnerlerden bi nin kendine gveni ve inanc tekinin rkeklik gstermesini ve im yun emesini besler. Zamanla ikincinin uysall birincinin kendim ne karmas ve kstahl ile el ele yrr. Tamamlayc schisnm genesis rnekleri ok sayda olduu gibi, ierik olarak da ok eil lidir. Bir uta korku salarak btn yreyi koulsuz teslim alm ve ardndan hibir direniin olmamasna bakarak kendi mutlak hki miyetine inandndan, kurbanlarnn kapasitesini aan talepler ileri srmeye balam bir eteyi dnn. Bu ya kurbanlar umutsu/ lua sevk ederek isyan kvlcmn ateler ya da kurbanlarn etenin haraca balad blgeyi terk etmelerine neden olur. teki ula, patron-mteri ilikisini dnebilirsiniz. Hkim (milli, rksal, kl trel, dinsel) ounluk, bir aznln mevcudiyetini ancak aznln canla bala hkim deerleri kabul ettiini ve hkim kurallara gt yaamaya istekli olduunu gstermesi kouluyla kabul edebili Aznlk, yneticileri honut etme telana decek ve onlara yaranmaya alacaktr; egemen grubun talep ettii tavizlerin miktarnn, o grubun kurallaryla deerlerine teslim olunduuna ve bir bakaldr ihtimalinin olmadna gven duymalar ile birlikte arttn kefedecektir. Aznlk ayrca eit partner saylmann bir yolu olarak kendi zgllklerini sergileme stratejisinin ters teptiini de renir. Aznlk bu durumda ya kendi gettolarna ekilecek ya da stratejisini simetrik schismogenesis modeline uygun olarak deitirecektir. Tercih ne olursa olsun, ilikinin kopmas muhtemel sonutur. Ama iyi ki, Bateson'n belirttii gibi, etkileimlerin gsterebilecei nc bir biim daha vardr: karlkllk. Karlkllk bir bakma daha nce tarttmz iki modelin zelliklerini birletirir ancak bunu kendini tahrip eilimlerini krelten bir biimde yapar. Karlkl bir ilikide, her bir tekil etkileim rnei asimetriktir, ancak uzun dnemde iki tarafn eylemleri birbirini dengeler ve bylelikle iliki "eitlenir"; etkileim bir uuruma srklenmeden uzun zaman bu niteliklerini koruyabilir. Ksaca, karlkllk taraflarn her birinin teki tarafn

ihtiyac olan bir eyi karlad- (rnein, ancak hor grlen ve ayrma tabi tutulan aznlk, ounluk yelerinin kand, feci halde ihtiya duyulan ama gelecek vaat etmeyen ileri yapmaya hazr olabilir) bir ilikidir. teki tarafn hizmetlerine bamllk partnerlerden her birinin verdikleri karlnda ar dller talep etmesini engeller. Denebilir ki, karlklln baz biimleri ou etkileimin erevesini oluturur. Her halkrda bu biim, neredeyse tanm gerei her dengeli ve istikrarl iliki erevesinde mevcuttur. Bu, zellikle ertelenmi karlkllk biimini aldnda (rnein, ocuklar kendi ocuklarna bakarak ana babalarnn kendilerine bakmalarnn "karln dediklerinde"), erevenin uzun sre salam kalmasn ve kendini yeniden retmesini salayabilir. Gelgelelim, hibir karlkl iliki erevesinin yer yer simetrik ya da tamamlayc bir ilikiye kayma ve dolaysyla schismogenesis srecini ateleme tehlikesinden tamamen bak olmad aklda tutulmaldr. 64 Yabanclar Geen blmlerde "biz" ve "onlar"n ancak birlikte, birbirleriyle ztlk iinde anlaml olduklarn grdk. Biz ancak biz olmayan tekiler, "onlar" varsa biz oluruz; ve onlar da hep birlikte, bir btn olarak grup olutururlar, bunun tek nedeni de onlarn ayn zni-telikleri paylamalardr: Onlarn hibiri "bizden biri" deildir. Kavramlarn ikisi de kendi anlamlarn, izdikleri ayrm izgisinden tretir. Byle bir blnme olmakszn, kendimizi "onlar" karsna koyma ihtimali olmakszn, kendi kimliimizi anlamlandrmada zorluk ekeriz. te yandan, "yabanclar" bu blnmeye meydan okurlar; denebilir ki, onlar bizatihi ztla -her tr blnmeye, blnmeleri muhafaza eden snrlara ve dolaysyla bunlarn sonucunda ortaya kan sosyal dnyaya- kardrlar. Onlarn nemi, anlamlan ve sosyal hayatta oynadklar rolleri de burada yatar. Srf yerleik hibir kategoriye kolayca uymayan varlklaryla yabanclar, bizatihi kabul edilmi ztlklarn geerliliini nkr ederler. Kartlarn "doal" zniteliklerini yalanc karrlar, keyfiliklerini aa vururlar, krlganlklarn gzler nne sererler. Blnmelerin aslnda ne iin var olduklarn, zeri karalanabildi ya da yeniden izilebilen hayali izgiler olduklarn gsterirler. Karkla meydan vermemek iin, batan yabancnn basite bilinmedik bir kii -iyi tanmadmz, her ynyle tanmadmz ya da hi tanmadmz bir kii- olmadn kaydedelim. Bir ey sylemek gerekirse, bunun tersi dorudur: Yabanclarn dikkate deer zellii byk oranda bildik olmalardr; bir kiiyi yabanc olarak kabul etmek iin, ncelikle onun hakknda hi olmazsa birka ey bilmem gerekir. Her eyden nce, onlarn tekrar tekrar, davetsiz olarak benim gr alanma girmeleri lazmdr: yle ki ben onlar yakn evremde grmeliyim; istesem de istemesem de onlar kesinlikle benim yaadm ve ayrlmadm, ayrlma iaretleri de gstermediim dnyada yaarlar. Byle olmasalard, yabanc deil, olsa olsa "hi kimse" olurlard. Hi kimse dediklerim, ou kere belli belirsiz, dikkatimi ekmeden ve datmadan, gnlk hayatmn baktm ama grmediim arka plannda hareket eden, bir yz, ehresi olmayan ve biri dierinin yerine geebilen ok sayda oluum arasnda kaybolurlar. Onlar duyarm ama ne sylediklerini dinlemem. Yabanclar ise tersine grdm ve dinlediim insanlardr. Tam da onlarn mevcudiyetine dikkat ettiim, onlarn mevcudiyetini grmemezlik edemediim ve basite dikkatimi vermeyi reddederek bu mevcudiyeti ilgisiz klamadm iin, onlar anlamlandrmakta glk ekerim. Onlar deta ne yakn ne de uzaktrlar. Ne "biz"im bir paramzclrlar ne de "onlar"n bir paras. Ne dman ne de dostturlar. Bu nedenle aknlk ve endie yaratrlar. Onlarla tam olarak ne yapacam, onlardan ne bekleyeceimi, onlara nasl davranacam bilemem. Kolaylkla dikkat eksinler ve bir kere dikkat ektikten sonra da tm aklyla anlatabilsinler diye, snrlan mmkn olduunca 66 FSARKA/Ssyljik Djnmek ak ve net izmek, grnd kadaryla insan elinden km dnyada yaayan ve yaamak iin eitilmi insanolu iin ;,"" rece nemli bir konudur. Eer iyice belirlenmi snrlar ncl< n leyeceimize ve her ne olursa olursa arzuladmz amacm. < inek iin rendiimiz davran biimlerinden hangisini yap.' miza ilikin amaz iaretler gndermiyorsa, toplum iinde inak iin gerekli becerilerin hepsi yararsz, ou kere zararl zen dorudan intihar demek olacaktr. Ne var ki, bu snrlar l< > man uzlamsaldr. Snrlarn kart taraflarnda bulunan ii',,| bizi hatal snflandrma yapmaktan kurtaracak kadar birbirk-n farkl deildirler. Ve bu yzden bylesi keskin ve net izgilc i mayan bir gereklikte "evet-hayr" blnmelerini korumak it,ij rekli aba gstermek gerekir. rnein, cemaat kurallarna ht'| kurallarn balayc olduu bir alan ile savaa zg

pragmalikl geerli olduu bir alan arasnda ok nemli grnen o snn inek, hi de ak ve seik olmayan bir duruma yapay (ve dolay la gvenilmez) bir netlik dayalna abasdr her zaman. nsanla! salar bile ok nadiren birbirlerinin "tam ve eksiksiz ztlar" olu Eer bir bakmdan farkllk gsterirlerse, baka bir bakmdan l zerlik gsterirler. Farkllklar bile zt kategorilerin ima edecei lamda, nadiren bariz ve koulsuzdur. ou zellik derece fark iddetli kopulara meydan vermeden, sklkla hissedilmez hi imde birbirinden ayrlabilir. (Schutz'un doal blnmelere u mayan srekli izgi imgesini hatrlayn; yle ki birbirini izleyn insan arasndaki uzaklk sonsuz kk olabilir; izginin soluml; lan btn insanlar sada kalan btn insanlardan tamamen ay bir kategoriye sokan her snr, her kesiklik belli ki ayn ekilde fidir ve savunulmas gtr.) eitli insan niteliklerinin rts ve deiikliklerin derece fark olmas yznden, her bir ayrn gisi kanlmaz olarak snrn iki yannda da, insanlarn aynn gisinin akla getirdii iki zt gruptan birine ya da tekine ait ol ilk elden tannmayaca bir tr gri alan brakacaktr. lemin ancak kanlmaz olan byle bir belirsizlik tehdit olarak g nk durumu iinden klmaz hale getirir ve bir i grup ya d; grup balamnda hangi davrann uygun bir davran olduunu kadaa bir ibirlii ile temkinli ve hasmane bir saknma durumunu kesin olarak ayrt etmeyi son derece gletirir. Dmanlarla savarz, dostlar severiz ve onlara yardm ederiz; ama ne dman ne dost olanlara ne diyeceiz? Ya da hem dman hem dost olanlara? Britanya asll Amerikal sosyal antropolog Mary Douglas, insan uralar arasnda insan yaps dzeni dur durak bilmeksizin "etiketleme" iinin hayati bir rol oynadna iaret etmitir; insan hayat iin can alc farkllklarn ou doal olarak, kendiliklerinden mevcut deildir; bulunmalar ve titizlikle savunulmalar gerekir. (Ortaa'da bir yeralt karikatrnn elden ele dolatrld anlatlr: Karikatrde drt kafa resmedilmi ve u balk konmutur: "Bilin bakalm, hangi kafa Papa'ya, hangisi Prens'e, hangisi kylye, hangisi dilenciye aittir?" Elbette kafalar birbirinin ayndr ve tam tamna benzer olular -rnein, prenslerle dilenciler arasndaki- akl almaz ve kapanmaz farkllklarn hepsinin kafadan, kafann eklinden ve byklnden gelmediini akla getirmektedir. Bunun bir yeralt karikatr olmasna amamal.) Bu amaca ulamak iin, snrlar bulandran ve bylelikle tasary zayflatan, hedeflenen dzeni bozan ve akln hkm srmesi gereken yerde akllan kartran btn bu mulaklk bastrlmal ve yok edilmelidir. Benim yaratmak istediim dzen imgem, benim gzellik ve incelik imgem, ayrmlara uymayan bu dikbal mphem gerekliin tezahrlerine fke duymama neden olur. Silip sprmek iin elimden geleni yaptm pler olsa olsa "darda bir yerde" olan, benim dnya imgemde kesin bir yeri olmayan bir eydir. Eyann doasndan gelen bir yanllk yoktur. Orada olmamas gereken eyin orada olmas ancak onu iren ve ekilmez yapar. te birka rnek. Acmaszca zehirlediimiz ve bitiimiz bitkileri "ot" yapan ey onlarn bahemiz ile vahi doa arasndaki snr korkutucu bir biimde yok sayma eilimi tamasdr. "Ollar" genelde gze ho gelir, gzel kokar ve huzur verirler; eer ormanda ya da bir krda gezerken rastlarsak elbette, onlara vahi hayatn hayranlk veren trleri olarak sayg duyarz. Onlarn "hatas" kesin izgileriyle im alan, iek tarh, sebze ba ve gl bahesi olarak ayrlmas gereken bir yerde davetsiz bitmeleridir. Bizim ngrdii68 mz ahengi bozarlar, tasarmzn bana bela kesilirler. Yemek ta-bamzdaki yiyecee hayranlk duyarz ama ayn yiyecein yatamza ya da yastmza salm haldeki grntsnden ireniriz; bunun nedeni yalnzca yiyecein yerinde olmamas, fiziksel olarak tpatp ayn olsa da iki yerin kesinlikle ayr tutulduu ve biri yemek teki de yatak odas olmak zere ayr ilevler grd evimizin dzenini altst etmesidir. Gururla giydiimiz ok narin ve prl prl ayakkablar bile masann zerine konduunda "pislik" gibi grnr gzmze. Ayn ekilde sa tokalar ya da trnak makaslar da, salarmz ve trnaklarmz normal olarak bedenimizin bir paras olarak kaldklar srece bizim itinayla baktmz ve gurur duyduumuz eyler olmalarna ramen, yerlerinde durmazlarsa ayn gzle grleceklerdir. Baz kimyasal rn irketlerinin tpatp ayn deterjanlar ihtiva eden paketlere farkl etiketler yaptrdklar ortaya kmtr; bu irketler dikkatli bir aratrma sonucunda ou insann, banyo ile mutfan farkn bir kere bile gzden katrmam, dolaysyla asla iki yerde de ayn deterjan kullanmam olmaktan gurur duyduunu renmitir. Benzer birok rnek gibi bu rneklerde de, hepimizin "kirlilik"le savamaya ve eyleri doru (ait olduklar) yere koymaya vb. gsterdiimiz takntl, youn dikkat, dnyamz dzene sokan ve dolaysyla yaanabilir ve kolay hareket edilebilir bir yer klan bu blnmeler arasndaki snr kalc/el dememi ve temiz tutma ihtiyac tarafndan gdlenmitir. grup ile d grup, "biz" ile "onlar" arasndaki snr izgisi en canla bala savunulan ve en fazla dikkat sarf edilen ayrmlara girer. Denebilir ki, d grup, i grup iin faydal hatta vazgeilmezdir nk i grubun

kimliini aa karr ve tutarllyla dayanmasna g katar. Ayn ey iki grup arasnda uzanan biimsiz gri alan iin sylenemez. Bu alan anlalr bir ekilde faydal bir rol oynayamaz; zararl, niteliksiz olarak grlr. Bundan dolay, yurtseverlik ya da partizan dayanma duygularn harekete geirme yoluyla halk destei kazanma derdine den her politikacnn gzde ilkesi udur: "Bizden olmayan, bize kardr". Bylesi bir kategorik blnmede, ara, kararsz ya da doal bir konum iin yer kalmam ir. Eer byle bir yere izin verilirse, bu konumlar doru ya da yanl arasndaki blnmenin sanld kadar mutlak olmad anlamna gelecektir. ok sayda politik parti, kilise ya da milliyeti ya da hi-zipi bir rgtlenme, zamanlarnn ve enerjilerinin ounu yeminli dmanlardan ok kendi muhalifleriyle savata harcar. Genellikle hainlerden ve dneklerden, dpedz bilinen dmanlara gre ok daha youn bir biimde nefret edilir. Bir milliyeti ya da bir parti militan iin, hibir dman kar tarafa geen ya da onu sulamakta yeteri kadar ileri gitmeyen "iimizdeki dman"dan daha aalk ve iren deildir; uzlamac bir tutum dorudan doruya dmanlktan ok daha iddetle knanr. Btn dinlerde, dnmeler aktan aa inansz olanlardan ok daha fazla nefret toplam ve onlara ok daha byk bir kinle zulmedilmitir. "Saflar bozmak", "ortal velveleye vermek", "tarafsz kalmak" liderlerin izleyicilerine yneltebilecei en ar sulardr. Bu ithamlar, milleti, partisi, kilisesi ya da hareketi ile yeminli dmanlar arasndaki blnmenin mutlak olmadn, karlkl anlayn ve hatta anlamann akla yatkn olduunu ya da kendi grubunun erefinin lekesiz olmadn, grubun kendisinin ayplardan arnm ve her zaman hakl olmadn dnen (daha kts, syleyen; en kts bu dncesini eylemiyle gsteren) insanlara yneltilir. Gelgeldim, grubun snr her iki taraftan da tehdit altndadr. Bu snr ieriden, kaknlar, deerlerin ykclar, birliin dmanlar, dnekler damgasn yemi ikircimli insanlar tarafndan andrl-maktadr. Ancak bu snr, "pek bize benzemeyen" ancak sanki yle imiler gibi muamele bekleyen, yanla dmeden yabanclar, "bizden olmayanlar" olarak tanmlayabileceimiz yerlerinden ayrlan ve imdi ne olmadklarna ilikin kolaylkla hataya debileceimiz yerlerde dolanan insanlar tarafndan dardan da saldrya uramakta ve sonula delinmektedir. Bu "geidi" amakla onlar, salam ve dclinmcz olarak gvenilen snrn hi de geirimsiz olmadn gstermilerdir. Tek bana bu gnah bile onlara kin duymaya ve geldikleri yere dnmelerini istemeye yeter; onlarn grleri insan gvensizlie iter; onlarda anlalmaz bir biimde tehlikeli bir eyler vardr. Kendi eski yerlerinden kalkp bizimkine geerek, di-reneneycccimiz korkun ve gizemli bir gce, boy lemeyece70 imiz bir zekya sahip olduklarndan kukulanmamza neden ak bir eyi baarmlardr; bize kar kt niyetler tarlar v( yzden bu korkun stnlklerini muhtemelen bizim zarm1 kullanacaklardr. Onlar varken biz kendimizden emin olamay/ lip bilmeden, yeni gelenlerin tehlikeli ve iren ilere bulall.1 dan kukulanrz. "Acemi aylak" (inancmza kazanlm km "yeni zengin" (birden servete konan ve bugn zengin ve gcli dnk yoksul) ve "sonradan grme" (abucak gl bir kn ykselen, aa tabakadan biri) gibi nitelemelerin hepsi knayn netleyici ve kk drc anlamlar ykldr. Btn bunla dn "orada" iken bugn "burada" olan insanlar iaret eder, hareketlilikleri ve akl sr ermez maharetleri yznden, iradi ul hem burada hem orada olan insanlara gven olmaz; nihayetindi lar geirimsiz ve kusursuz olmas gereken eyi ihlal etmilcd bu ilk gnah unutulamaz ya da balanamaz. Bu gnah alini yazlmtr. Onlar baka nedenlerle de kayg yaratrlar. Onlar aslnda gelenlerdir, bizim hayat tarzmz iin yenidirler, bizim usller ve aralarmz bilmezler. Bu yzden, bizim iin normal ve olan, bizim hayat tarzmzdan "domu" olan ne varsa onlar ie; haf, bazen de artcdr. Onlar bizim tartma gtrmez yol zun erdemine akl sr erdiremezler. Bu yzden onlar nasl ya yacamz bilmediimiz sorular sorarlar nk gemite bi/ dimize "Bunu neden byle yapyorsun? Bunun anlam ne? l trl yapmay denedin mi hi?" tr sorular sormadmz gil na gerek de duymamzdr. Yaama tarzmza, bize gven ver bizi rahatlatan hayat biimine imdi kafa tutuluyor. O hale gel bizden tarzmz savunmamz, aklamamz, haklln gsU miz isteniyor. Tarzmz tartmasz kabul edilmiyor ve dolay artk gvenli grnmyor. Gvenlik kayb hafife geitirilen ey deildir. Ve genelde geitirmeye niyetimiz yok. Bundan yi, bylesi sorulan saldr, tezleri bozgunculuk, karlatrmal kstahlk ve kindarlk olarak gryoruz. Keke "hayatmz s; inak" iin, bu ani gven bunalmndan sorumlu tuttuumuz y; clarn aknna kar saflarmz kapatm olsaydk. Rahatszlk bu ba belalarna kar fkeye dnyor. Yeni gelenler saygl bir biimde sama sapan sorulardan vazgeip sklm pklm otursalar ve enelerini tutsalar bile, gnlk ilerini yrtme biimleri hi kukusuz ayn altst edici etkiyi yaratacaktr. Oradan gelip

burada kalmaya karar veren bu insanlar, bizim hayat tarzmz renmeyi, taklit etmeyi, "bizim gibi" olmay isteyeceklerdir. Hibir ey yapmasalar, ou evlerini tpk bizim gibi demeye, bizim gibi giyinmeye, bizim alma ve elenme biimimizi kopya etmeye alacaktr. Bizim dilimizi konumakla kalmayacaklar, yrymz ve birbirimize hitap biimimizi taklit etmek iin inat bir gayret de gstereceklerdir. Ne kadar byk aba sarf ederlerse etsinler (ya da belki byle byk aba sarf ettikleri iin), en azndan balangta, hata yapmaktan kaamazlar. abalan inandrc grnmez. Davranlar acemice, hantal ve glntr; daha ok bizim tarzmzn bir karikatrne benzer ve bu yzden bizi "gerek ey"in neye benzediini sormak zorunda brakr. Yaptklarnda bir hiciv havas vardr. Biz ise alaya alarak, glerek, "karikatr karikatrletiren" fkralar retip anlatarak beceriksiz taklitleri reddederiz. Ancak glmemize karm bir aclk, kahkaha maskesi altnda bir endie vardr. Tahribat snrl tutmak iin ne yaparsak yapalm, olan olmutur artk. Bilind detlerimiz ve alkanlklarmz arptan aynalarda bize gsterilmitir. Onlara alays bir biimde bakmak, kendi hayatlarmzdan eletirel bir uzaklkta durmak zorunda brakldk. Bu yzden, aktan aa soru sorulma-sa bile, rahatmz kat. Grebileceimiz gibi, yabanclara potansiyel bir tehlike olarak kukuyla bakmak iin ok neden vardr. Eer onlara aktan "bize ait deil" damgas vurulsayd ve bizim tarzmzn bize gre, onlarn tarznn da onlara gre olduunu ve ikisinin kartrlmamas gerektiini kabul eden yabanclar olarak kalsalard, baka bir deyile, eer gr alanmza bir biimde girseler bile onlara itibar etmememize izin verilseydi, grece masum olacaklard. Gelgelelim, ayrm bir zamanlar olduu gibi ak deilse ve kalan akln da kaybedecei ynnde sknt verici bir eilim grlyorsa, sorun kma potansiyeli inanlmaz boyutta artar. Belki balarda glnp 72 geilecek, zerine akalar yaplacak ve alaya alnacak bir ey olarak gzmze grnm olan ey imdi artk dmanla ve hatta saldrganla neden olabilir. Bu yzden, ilk tepki yabanclar "geldikleri yere" (yani, eer orijinal olarak ktklar doal bir mekn varsa; bu, her eyden nce yeni lkelerinde yerleme umuduyla gelmi, etnik olarak yabanc gmenler iin geerlidir) geri gndererek blnmenin yaratt kaybedilmi netlii yeniden oluturmaktr. Bazen bu insanlar ge zorlama ya da hayatlarn, ktnn iyisini tercih edip kendiliklerinden toplu halde brakp gidecek kadar dayanlmaz klma abasna girilir. Eer byle bir hamle direnile karlarsa ya da kitlesel g ettirme u ya da bu nedenden dolay hayata geirilebilir bir neri deilse, soykrm gndeme gelebilir. Vahi fiziksel yok etmenin sorumlusu, fiziksel olarak g ettirme abasnn baarszla uramasdr. Soykrm, "dzenin yeniden salanmas"nn ar ve en iren yntemidir; ne var ki yakn tarih soykrm tehlikesinin hayal rn olmadm ve uluslararas mahkmiyete ve yaygn fke dourmasna ramen, soykrma ynelik eylemlerin patlak vermesinin bir olaslk olarak gz ard edilemeyeceini en dehetli biimde gzler nne sermitir. Gelgelelim, daha az nefret uyandran ve radikal olan baka zmler de seilmiyor deildir. En sk bavurulanlardan biri ayrlmaktr. Ayrlma fiziksel, manevi ya da hem fiziksel hem de manevi olabilir. Fiziksel ayrlk en gzel ifadesini gettolarda ya da etnik rezervlerde, yani yerli halkn yabanc kabul ederek ve yabanc statlerinin ilelebet srmesini isteyerek karmay reddettii insanlarn ikametine ayrlm lkenin belli yreleri ya da alanlarnda bulur. Bazen tahsis edilmi toprak duvarlarla ve hatta daha sk yasal engellerle evrilmitir (Gney Afrika, siyah "yerleim alann" terk etmeyi gei belgesine balamas ve beyazlara ayrlm blgelerde gayrimenkul satna yasak koymas ile bu duruma yakn dnemli ama hi de ilk olmayan bir rnek oluturur). Bazen ayrlm alandan kmak ya da o alana girmek yasal olarak engellenemez ve kt zerinde serbesttir ancak pratikte orada oturanlar kapatldklar blgeden kamazlar ya da kmayacaklardr; bunun nedeni ya "<l an"nn koullarnn onlar iin katlanlamaz hale getirilmesi (fiziksel saldrya urarlar, alaya alnrlar ya da en azndan taciz edilirler) ya da genellikle ihmal edilmi blgelerinde srdrdkleri sefalet dzeyindeki yaam standartlarnn glerinin yetebildii tek standart olmasdr. Yabanc olarak nitelenen insanlarn fizii ve davran yerlilerden kolayca ayrlmadndan, farkll grnr klmak ve yanllkla iliki kurma tehlikesini azaltmak iin sklkla zel kyafetler ya da baka belirleyici iaretler zorunlu hale getirilir. Tamalar sylenen ikaz iaretleri sayesinde, dolamalarna izin verilse bile yabanclar gittikleri yere .deta kendi ayr topraklarn da tarlar. Ve sklkla, belki el emeine dayanan ve hor grlen ama yerliler iin hayati ve vazgeilmez olan hizmetleri grdklerinden (Ortaa Avrupasnda Yahudilerin nakit para ve banka kredisi salamas rneindeki gibi), onlara hareket serbestisi tanmak zorunda kalnmtr.

Toprak esasna gre ayrln tam olmad ya da tmyle uygulanamaz olduu durumlarda, manevi ayrlk nem kazanr. Yabanclarla ilikiler kesinlikle i ilikilerine indirgenir. Sosyal balantlardan saknlr. Kanlmaz fiziksel yaknlamann manevi bir yaknlamaya dnmesini engellemeye aba gsterilir. Hn ya da ak dmanlk bylesi engelleme abalarnda kendini aka gsterir. nyargnn ve hncn rd engelin genellikle en kaln duvarlardan daha etkili olduu bir gerektir. Balantdan etkin saknma devaml olarak kirlenme korkusuyla iirilir; kitabi ya da mecazi anlamda, yabanclarn bulac hastalklar tadklarna, bitli pireli olduklarna, temizlik kurallarna uymadklarna ve dolaysyla salk iin tehlike oluturduklarna ya da zararl fikirler ve alkanlklar yaydklarna, by ya da meum ve kanl tapnma ayinleri yaptklarna, ahlkszlk ve iffetsizlik yaydklarna inanlr. Yabanclar artran her eye, yrme biimlerine, klk kyafetlerine, dinsel ritiiellerine, aile hayatlarna, halta sevdikleri yemeklerin kokusuna hn duyulur. imdiye kadar tartlan ayrlma pratiklerinin hepsi basit bir durumu varsaymtr: Biz, "bizim" aramza kalmaya gelen "onlar"a kar savunmamz gereken "biz", buradayz ve davetsiz misafirin 74 ...-. varlna ramen buray terk etmeyeceiz. "Biz" iin bir ksl lar" iin baka bir kstas varm gibi, kimin hangi gruba ail tartna konusu deildir; gzden karlmamas gereken b sik ve aka farkl kstaslardr. Gelgelelim, bu trden basil rumun ve rettii kesin grevin, iinde yaadmz toplum ne hemen hi denk dmediini grmek kolaydr. Yaadn lum kentsel bir toplumdur; insanlar kalabalklar halinde birli arlar, ok seyahat ederler; gndelik ileri sresince baka i rn oturduu baka alanlara girerler, bir yreden tekine ya renin bir blgesinden tekine geerler. Gn boyunca o ka< insanla karlarz ki hepsini tanmamz imknszdr. ou da, karlatmz insanlarn kstaslarmz karlayp kan dklarndan emin olamayz. Hemen her zaman tam olarak k; madiimiz yeni grntler gzmze arpar ve sesler kula alnr; daha kts durup dnmeye ve anlamak iin san abaya girmeye vaktimiz pek yoktur. Yaadmz dnya da yabanclarla dolu bir evrensel yabanclk dnyas gibidir. Y; lar arasnda, yabancs olduklarmz arasnda yaarz. Byl dnyada, yabanclar kstrlamaz ya'da kstrlm halde tutu lar. Yabanclar birlikte yaamak durumunda olduumuz insa Bu, yukarda anlatlan uygulamalarn yeni koullarda tan la terk edildii anlamna gelmez. Eer karlkl yabanc gruplar btn olarak etkili bir biimde ayrlamam olsa bile, leri ayrmclk uygulamalar ile bir biimde azaltlabilir (ve sizletirilip bylelikle zararszlatnlabilir); gelgelelim bu u malarn artk deimesi gerekir. Daha nce karlatmz ayrmclk yntemlerinden bir nck alalm: Grup yeliinin belirgin, grlr iaretlerini ta Gruba atfedilen byle bir grn yasalarla desteklenebilir, ( "baka biri gibi grnmek" cezalandrlacaktr. Ancak bu yas; dahale olmakszn da baarlabilir. Kentsel tarihin byk bli de yalnzca zengin ve ayrcalkl kesimlerin gsterili, incelik silere gc yetebilirdi; normalde giysiler (her zaman yerel ful gre) yapldklar yerden ok uzaklarda bulunamad iin I; olmayan kiiler grnleri'ndeki parlaklk, sefalet ya da tul tan ayrt edilebilirdi. Gelgelelim, bu artk kolay deil. Hayranlk uyandran ve yksek fiyat biilen giysilerin grece ucuz taklitleri imdilerde o kadar byk miktarlarda retiliyor ki, mtevaz bir geliri olan insanlar bunlar satn alabilirler ve eskitebilirler (yani, hemen herkes bunlar giyebilir). Dahas, taklitler bir btn olarak o kadar aslna benzer yaplyor ki, zellikle belli bir mesafeden baktnzda, onlar gereinden ayrt etmek zordur. Her modaya herkesin ulaabilmesi yznden, elbise geleneksel ayrmc ilevlerini yitirmitir. Bu, giyim kuamdaki yeniliklerin "sosyal anlam"n zamanla deiiklie uratmtr. Bunlarn ou artk kalc olarak herhangi bir zel gelir grubuyla ya da snfla snrl deil; ortaya ktktan ksa bir sre sonra, genelde herkesin eriebilecei bir duruma geliyor. Modalar da yerel zniteliklerini yitirmi ve gerek anlamda "blgeler aras" ya da kozmopolit hale gelmitir. Ayn ya da neredeyse ayrt edilemez giysiler birbirinden ok uzak yerlerde edinilebilir ve edinilmektedir. Elbiseler artk sahiplerinin ya da giyenlerin orijinlerini ve hareketliliklerini aa vurmaktan ok gizler. Bu, grntnn, grnt sahiplerini ayrt etmedii anlamna gelmez; tersine, kadnlarn ve erkeklerin, kendilerine uygun grdkleri referans grubu ile ona gre alglanmay ve yaklalmay istedikleri kapasite hakknda ak bir duyuru yapmak iin yararlandklar balca simgesel aralardan biri giysilerdir. Giysilerimi seerek sanki dnyaya "Bakn, ben uraya aitim, ben byle bir insanm ve ltfen beni byle grn ve ona gre davrann" mesaj veririm. Ve setiim bir giysiyle bilgi verdiim gibi, gz de boyayabilirim; kendimi aksi halde olmama izin verilmeyecek biri klna sokabilir ve sosyal olarak dayatlan snflandrmadan kaabilirim (ya da bir sre kendimi gizleyebilirim). Klk kyafetim artk kimliim hakknda gvenilir bir klavuz

deildir. Ayn ekilde baka insanlarn grnlerinin bilgi deerine de gvenemem. Onlar dardan bakanlar bilerek yanltmak isteyebilirler. Yerinden kolayca sklebilir apoletlerini kh takabilir kh karabilirler. Biraz sonra imdi grndkleri kiiden ok farkl biri klna girebilirler. Grne gre ayrm pratik deerini byk oranda yitirirken, 76 mekna gre ayrm nem kazanmtr. Ortak kentsel yerleim alanlar btn teki trler arasndan arlkl olarak bir tr insann bulunabilecei ya da belli trden insanlarn bulunmayaca alanlara blnmeye balamtr; bylelikle hata ihtimali byk oranda azaltlmtr. zellii olan, seilmilerin girebildii bu alanlarda bile kii hl yabanclar arasndadr ama en azndan artk yabanclarn kabaca bir kategoriye ait olduundan (ya da daha ok, alternatif kategorilerin ounun dlandndan) emin olabilir. Dolaysyla ayrma tabi alanlarn uyumlu hale gelmeleri ancak dlama uygulamalar, seici ve bu yzden snrl kabul uygulamalar ile salanabilir. Kontrol noktas, resepsiyon ve gvenlik grevlileri, hepsi dlama uygulamalarnn belirgin simgeleri ve aralardr. Onlarn mevcudiyeti, koruduklar ve denetledikleri yere ancak seilmi insanlarn girebilecei anlamna gelir. Seim kstaslar deiir. Kontrol noktas rneinde para en nemli kstastr ancak paradan baka, rnein uygun kyafet ya da doru deri rengi gibi talepleri karlamayan bir kiiye giri bileti verilmeyebilir. Resepsiyon ve gvenlik grevlileri girmek isteyen kiinin buna "hakk olup olmadna" karar verir. Girmesine izin verilen kii her kimse, ieride olmaya hakk olduunu kantlamaldr; kant gsterme ykmll btnyle girmek isteyene aittir, ancak yine de kantn tatmin edici olup olmadna karar verme yetkisi girii denetleyenlerin elindedir. Hak kazanma snav, tamamen yabanc kaldklar, kendilerini "tanlamadklar" mddete, giriin herkese kapal olduu bir durum yaratr. Tantma edimi yabanclardan oluan gri, ayrmsz kategorisinin yz olmayan fertlerini "somut bir kii"ye, "yz olan bir ki-i"ye dntrr. Yabancln rahatsz edici donuk kalkan bylelikle en azndan ksmen kaldrlmtr. Korunakl giri kaplar ile belirlenmi snrl toprak paras, d dnyadan farkl olarak yabanclardan kurtarlmtr. Byle korunakl bir yere kim girerse ierideki bakalarnn bir dereceye kadar yabanclara zg olaan mulaklktan arnm olduundan, ieride karlalabilecek bulun insanlarn en azndan seilmi zellikler asndan birbirlerine benzediklerinden ve bu yzden ayn kategoriye ait kiiler olarak muamele -rebileccklerinden emin olabilir. "Hi kimse olabilecek" kiilerin huzurunda olmann getirecei belirsizlik, yalnzca yerel ve geici olarak bile olsa, byk oranda azaltlmtr. Baka bir deyile, girie izin vermeme gc, kentsel hayatn youn nfuslu anonim dnyasnda, seilmi meknlarn grece homojenliini, berrakln salamaya hizmet eder. Hepimiz, zenle bir biimde tandmz insanlarn ancak evimiz dediimiz denetimli mekna girmelerine izin verdiimizde kk bir lekte bu gc uygularz; kaplarmz "tmden yabanc" olanlara kapaldr. Ne var ki, baka insanlarn benzer bir ii bizim admza yapmak iin glerini daha byk oranda kullandklarndan kukumuz yoktur. Bylelikle, ne zaman onlarn koruduklar meknlara girsek kendimizi grece gvende hissederiz. Hayatmzn ou blmnde, kentte yaadmz bir gnmz bylesi korunmal meknlarda geirilen ve bu gibi yerler arasnda gidip gelmelere ayrlan zaman dilimlerine blnmtr (evden kp altmz iyerine, okuduumuz okula, bir kulbe, yerel pub ya da konser salonuna gider ve sonra yine eve dneriz). Dlama uygulayan snrl meknlar arasnda herkesin ya da hemen herkesin bir yabanc olduu serbest girili geni alanlar uzanr. Genelde bylesi ara blgelerde geirdiimiz zaman tamamen ortadan kaldramasak bile en aza indirmeye alrz (rnein, sk korunan bir mekndan bir bakasna, zel bir aracn hava geirmeyen yaltlm kabuuna snrz). Dolaysyla, yabanclar arasnda yaamann en altst edici yan, bir an iin etkisiz klnabilseler, hatta daha az zararl hale gelirile-bilseler bile, onlardan hibir zaman tam olarak kurtulamamamzdr. Btn o incelikli ayrm yntemlerine ramen, fiziksel olarak yakn ancak manevi olarak uzak, davet edilmedikleri halde evremizde dolanan, geli ve gidilerini kontrol edemediimiz insanlarn bize elik etmesinden tamamen kaamayz. Kanamayacamz bir mekn tr olan kamusal meknlarda, bir an iin bile olsun onlarn varln hissetmeksizin bulunanlayz. Yabanclarn mevcudiyetinin hibir saldr tehlikesi tamadndan emin olsak bile (bu asla tamamen inanamayacamz bir eydir), srekli gzlerin zerimizde olduunu, izlendiimizi, irdelendiimizi ve deerlendirildiimizi biliriz; insanlarmzn "zel alan"lar delik deik edilmekte, szlmekte ve ihlal edilmektedir. Bedenlerimiz olmasa bile, ililiMi kendimize saygmz ya da sadece kendimizi tanmlamamz, i,. rinde bir etkimiz olsa da bunun her halkrda artk ok a/, oU yz olmayan kiilerin eline kalmtr. Ne yaparsak yapalm kinlerimizin, bizi gzleyenlerin bizim hakkmzdaki imgesini n etkileyeceini

merak ederiz. Onlarn gr alanlarnda kall' srece, tetikte olmalyz. Tek yapabileceimiz gze arpmam - da ne olursa olsun dikkat ekmekten saknmaktr. Amerikal sosyolog Erving Goffnan, sivil dikkatsizp ehirde yabanclar arasnda yaamay mmkn klan teknikln snda en bata saymtr. Sivil dikkatsizlik, kiinin bakmyor vr < imiyor gibi yapmasdr; ya da en azndan kiinin bakmad j', i| medii ve hepsinden nce evredekilerin ne yaptklaryla il)1 medii havasn verecek bir tavr taknmasdr. Sivil dikkatsi/IH yaln haliyle kendini gz gze gelmekten kanmakta ortaya l," (Gzlerin karlamas her zaman yabanclar arasnda izin veni : lir olandan daha kiisel bir ilikiye davettir; bunun anlam an<M, kalma hakkndan vazgemesi ve baka insanlarn gznde M M mez kalma ynndeki varsaylan hakkndan ve kararllndm ragat ettii ya da bunlar askya ald anlamna gelir.) G/ j gelmekten itinayla saknmak kiinin gzleri ara sra ya da k. baka birine "kaya" bile, dikkat etmediinin alenen ilandr (; h da kiisel karlama amalanmadka kiinin gzlerinin dm m mak ve odaklanmamak kouluyla "kaymasna" izin verilir) II bakmamak da mmkn deildir. Herhangi bir yerleim merkr/m sokaklar ou zaman kalabalktr ve srf bir yerden baka bi \ gitmek bile, arpmadan kanmak iin nnde uzanan yol ile ,> da dikilen ve hareket eden her eyin dikkatle gzlenmesini gen rir. Gzlem yapmadan duramasak bile, bu, bakmzn takldj; sanlar rahatsz ve tedirgin etmeden, hissettirilmeden yaplmalm Kii bakmyortnu gibi yaparak grmelidir; bu, sivil dikkatsi/.lji zdr. Her gn yaadnz, kalabalk bir maazaya girme, bir lj istasyonunun bekleme salonundan geme ya da yalnzca okulu j derken sokakla yrme deneyimlerini dnn; kaldrmda gilv iinde yrmek ya da bir maaza ya da sergideki vitrinleri ayn geitler arasnda dolamak gibi, yapm olmanz gereken btn o kk kk hareketleri dnn; ve yanndan gelip getiiniz saysz yz arasndan ne kadar azn hatrlayabildiinizi, ayn maazada ya da ayn caddede geitiiniz ne kadar az yz betimleyebi-leceinizi dnn. "Dikkat etmeme" yabanclara, nnde gerekten nemli eylerin olup bittii bo bir perde olarak bakma- gibi zor bir sanat ne kadar iyi renmi olduunuza aacaksnz. Yabanclarn birbirlerine kar davranlarnda gzettikleri zenli, incelikli dikkatsizlik, kentsel koullarda yaam srdrme asndan tartmasz ok deerlidir. Ancak bunun sevimsiz sonulan da vardr. Bir kyden ya da kk bir kasabadan yeni gelmi biri genelde byk ehrin kendine zg aldrszh ve souk ilgisizlii karsnda arp kalr. nsanlar sanki teki insanlara dikkat etmezler. Canl olarak insanlara bakmadan gelip geerler. Eer banza kt bir ey gelse, kimsenin klnn kprdamayacana bahse girebilirsiniz. Sizinle onlar arasnda bir saknma duvar, hatta belki de bir antipati duvar ekilmitir; bu, kimsenin amay dnemeyecei bir duvar, kapatma ansnn pek olmad bir mesafedir. nsanlar bouna mitlenecek kadar fiziksel yaknlk iindedirler, ancak ne var ki manevi bakmdan -zihinsel, ahlki olarak: birbirinden sonsuz uzak kalmay baarrlar. Onlar ayran sessizlik ve 'yabanclarn varlnda hissedilen tehlike karsnda becerikli ve vazgeilmez bir silah olarak kullanlan mesafe koyma bir tehdit gibi alglanr. Kalabalkta kaybolmu biri kendi kaynaklaryla babaa braklm hisseder kendini; kii kendini nemsiz, yalnz ve vazgeilebilir hisseder. zel alan tecavz karsnda korumaya dayal gvenlik, yalnzlk olarak geri teper. Yabanclarla birlikte yaamak, deeri bizatihi yabanclar kadar mulak bir sanattr. te yandan, byk ehrin "evrensel yabancl", daha dar ve daha kiisel balamlarda, herkesin iine burnunu sokmay ve me-rakll hak bilecek bakalarnn sala zararl ve can skc gze-timiyle mdahalesinden kurtulu anlamna gelir. Kii artk zel alanna kimseyi sokmadan kamusal bir meknda kalabilir. Sivil dikkatsizliin evrensel uygulanmas sayesinde eriilen "ahlki g-rnmezlik", farkl koullarda akla hayale smayan bir zgrlk alan sunar. Sivil dikkatsizliin yazl olmayan kuralna evrensel olarak uyulduu mddete, kii ehirde grece bir engelle karla-makszn dolaabilir. Yeni, hayrete dren ve zevk veren izlenimlerin hacmi bylelikle geniler. Bu da beraberinde deneyim alannn genilemesini getirir. Kent ortam zek iin bereketli bir topraktr. Byk Alnan sosyolog George Simine!'in iaret ettii gibi, kent hayat ile soyul dnce uyum iindedir ve birlikte geliirler: Soyut dnce, nicel farkll iinde kavranamayan kentsel yaamn olaanst zenginliiyle krklenir ve ayn zamanda genel kavramlar ve.kategorileri kullanma kapasitesi yle bir beceridir ki, onsuz kentsel bir evrede hayatta kalma akln alaca bir ey deildir. Denebilir ki, bunlar meselenin olumlu ynleridir. Gelgelelim, denmesi gereken bir bedel vardr; kayplar olmakszn kazanlar olmaz. Bakalarnn can skc meraklar ile birlikte, sempatik ilgi ve yardm etme istei de kaybolur. Kent yaamnn canl koutur-masyla souk insan ilgisizlii ortaya kar. Daha nce grdmz gibi, genelde sosyal iliki, katlanlar kii olarak ilgisiz ve ba-sz brakan mbadeleye indirgenir. Nakit ba,

srf para miktaryla deerlendirilen karlkl hizmetler, zekya dayal, duygusuz ve tut-kusuz kentsel tutumla yakndan ilgilidir. Bu srete eksik olan, insan ilikilerinin etile niteliidir. Ahlaki anlamn yitirmi ok eitli insan ilikileri artk mmkndr; ah-lkilik ltleri tarafndan deerlendirilmemi ve yarglanmam davranlar kural halini almtr. nsani ilikiler teki kiinin refah ve iyilii iin duyulan bir sorumluluk temelinde yrtld oranda ahlkidir. lk bata, ahlki sorumluluk, kar gzetmemesiyle ayrlr. Drts ne ceza korkusu ne de kiisel kazan hesabdr: Ahlki sorumluluk, imzaladm ve yasal olarak yerine getirmeye mecbur olduum bir szlemede yazl ykmllklerden ya da sz konusu kiinin karlnda ie yarar bir ey verebileceine ve bylelikle abamla onun takdirini kazanacama ilikin ngrmden kaynaklanmaz. teki kiinin ne yaptna ya da ne tr bir kii olduuna da bal deildir. Sorumluluk bencillikten tmyle arnm ve koulsuz olduijiniiddetc al lkidir: Ben baka kjide^sadece o bir kii olduu ve dolaysyla benini sorftljulu^ kincisi sorumluluk onu benim ve yalnzca benim sorumluluum olarak grdm mddete ahlkidir; mzakere edej;nez, bakasna devredilemez. Kendimden bu sorumluluk dnda bahsedemem,ve dnya yznde hibir g beni ^b^sonajiiluluu^laimaktan kurtaramaz. Srf insan olduundan dolay teki iin, herhangi bir teki insan iin duyulan sorumluluun ve zel olarak bunu izleyen yardm etme ve derdine deva olma ynndeki ahlki drtnn argmana, merulatrmaya ya da kanta ihtiyac yoktur. Fiziksel yaknln tersine, saf ve basit olan ahlki yaknlk zellikle bu trden bir sorumluluk getirir. Gelgeldim, "evrensel yabanclk" koullarnda, fiziksel yaknlk ahlki boyutundan syrlmaktadr. Bu, insanlarn artk ahlki yaknlk yaamadan ve bundan dolay eylemlerinin ahlki anlamlarna ilgisiz kalarak birbirleriyle yakn yaayabilecekleri, eylemde bulunabilecekleri ve birbirlerinin hayat koullarn etkileyebilecekleri anlamna gelir. Pratikte bunun anlam, insanlarn ahlki sorumluluun onlar yapmaya zorlad eylemlerden kanabilecekleri ve ahlki sorumluluun yapmalarn yasaklayaca eylemlere giriebilecekleridir. Sivil dikkatsizlik kurallar sayesinde, yabanclara dman muamelesi yaplmaz, bylece ou zaman dmann bana gelebilecek akbetten kurtulurlar; yabanclar dmanlk ve saldrganlk duygularnn hedefi deildir. Ne var ki, dmanlardan farkl olmamak zere yabanclar (ve bu hepimiz "evrensel yabancln" paras olduumuz mddete bizleri de iine alr) ancak ahlki yaknln salayabilecei korunmadan yoksundur. Bu, sivil^dikkatsizlik.ile^ahlk[ilgisizli.k, kalpsizlik ve bakalarnn ihtiyalarn gz ard etme arasnda bir admlk mesafe olduunu gsterir yalnzca. 82 FfiARKA/Sosyulojik Dnmek IV Birlikte ve ayr Muhtemelen sizin de, hem de ok defa, konumanza "hepimi/ hemfikir olduu gibi" ifadesiyle baladnz oluyordur. Em inil teki insanlarn da byle konutuunu duydunuz. Ya da bu ifade gazete makalelerinde, zellikle aslnda bir tr okuyucuya seslem bamakalelerden okuyorsunuz. Ancak hi kendinize bu "hemfiki olan "hepimiz"in kim olduunu sordunuz mu? "Hepimizin bildii gibi" ya da "hepimizin hemfikir olduu bi" ifadelerini kullanmsam, fark gzetmeden benim gibi dn insanlar kastetmi olurum. Hatta dahas byle insanlar seip ol n farkl dnen bakalarndan ayr bir yere koyduumu, bu sev mis topluluun benim iin her halkrda nemli olduunu ima mis ve nemli olann zellikle bakas deil bu seilmi grup oll unu, bu grubun yelerinin ortak fikrinin sylediklerine bir otorite -yeterli, gvenilir ve salam bir otorite- kazandrdn belirtmi olurum. Bu ifadeyi kullanarak kendimle dinleyicilerim ya da okuyucularm arasnda grnmez bir karlkl anlay ba kurmu olurum. Ortak grlerimizin, zerinde konutuumuz konuyu ayn ekilde ve ayn adan grmemizin sayesinde, birlik olduumuzu kastederim. Akla gelen tm bu anlamlar, szn etmeksizin kullandm ifadeye rtk olarak elik etmilerdir. Sanki hem hemfikir olan "biz hepimiz"in birlii hem de hemfikir olmayanlar ortaklaa dikkate almaymz, zerinde kafa yormaya ya da aslnda durumun byle olduuna ilikin kant aramaya ve sunmaya gerek duymayacam kadar doal grnr (ve bunun ayn ekilde izleyicim iin de byle olduunu umarm ya da byle olduunu batan kabul ederim). te cemaatten bahsederken, baka insanlarn muhtemelen reddettii eyleri kabul eden hi de aka tanmlanmam ya da snrlar belirlenmemi byle bir insan topluluu ve baka her eye kafa tutma ve baka

her eyi dikkate almama zerine hemfikir olmaktan gelen byle bir otoritedir aklmzdaki. Gelgelelim biz cemaatin "birlikteliini", birliini, sahici ya da srf arzulanan devamlln ne kadar hakllatrmaya ya da aklamaya alrsak alalm, her eyden nce dndmz, ortak bir manevi otoriteyle kurduumuz manevi birliktir. Bu yoksa, cemaat de yoktur. Btn baka ortak grlerin altnda yatan ve onlar koullayan bir ortak gr, tartma konusu topluluun aslnda bir cemaat olduuna -yani, snrlar iinde grlerin ve tutumlarn paylald ya da paylalmas gerektiine, tek tek her gr (inanld zere, geici olarak) farkl olsa bile fikir birliinin yaratlabilecei ve yaratlacana- ilikin fikir birliidir. Fikir birliinin ya da en azndan fikir birliine yatknln, btn cemaat yelerinin asli, doal gereklii olduu varsaylmtr. Bir cemaat insanlar birletiren unsurlarn, onlar blen unsurlardan daha gl ve daha nemli olduu bir gruptur; yeler arasndaki farkllklar asli -genelde sylendii gibi ar basan- benzerliklerle kyaslandnda nemsiz ya da talidir. Cemaat doal bir birlik olarak dnlr. 84 "Biz hepimiz"in kim olduunu zel olarak aklamak ve paylatmz iddia edilen grlerin gerekten doru ve yerinde olduklarn ve dolaysyla saygya ve inanlmaya layk olduunu kantlamak zorunda kalmaymzn nedeni, ncelikle ima edilen bu ban "doall"dr. Cemaat tr aidiyet kendi basna, teki "doal olgular" gibi ortaya kar; zahmet edilip kurulmas, srdrlmesi ve gzetilmesi gerekmez. Cemaat tr aidiyet tam da buna -onu maksatl sememi, onun var olmas iin hibir ey yapmam olduumuza ve onu geersiz klmak iin hibir ey yapamayacamza- inandmzda en gl ve en gvenli halini alr. Etkili olmalar ve gerekliklerini srdrebilmeleri akna, "hepimizin hemfikir olduu gibi" ifadesiyle ima edilen imgelerin ve nermelerin asla ayrntlarna girilmemesi, asla merkeze alnmamas, asla biimsel bir koda dklmemesi ya da bilinli bir abann nesnesi haline dntrl-memesi daha iyidir. Haklarnda ne kadar az konuulursa ya da ne kadar az dikkat ekilirse etkileri o kadar gl olur. Cemaat, ancak ondan sz edilmedii srece bizim inandmz ey - "doal" birlik- olacaktr. nanlar paylama tartlmad ve bylece meydan okunmadan kald mddete, doal olarak ortaya kar. Byle bir paylama ideal olarak doumdan lme kadar btn hayatlarn ayn evrede geirenler, ne baka meknlara yelken aan ne de farkl yaam tarzlarn deneyen baka gruptan insanlarn ziyaret ettii yalnz insanlar arasnda en gelikin biimiyle ortaya kar. Byle insanlarn, kendi tarzlarna ve usllerine "dardan" bakp zerinde dnmeye, onlar bir aklamaya ya da gerekelendirmeye gerek duyan yabanc ve artc eyler olarak grmeye frsatlar olmaz. Bu tr insanlar neden zel olarak bu ekilde yaadklar, baka deil de neden bu tarza taklp kaldklarn hakl karma ve aklama zorunluluu da hissetmezler. (Burada ideal bir durumu ele aldmz unutmayn. Bylesi ideal koullar gerekten karlayan durumlara nadiren rastlanr. Eski devirlerdeki cra kylerin ve uzak adalarn bu koullar grece yerine getirdikleri varsaylr ama bu varsaym bile derinlemesine incelendiinde ou kez geerliliini yitirir. Cemaat genelde bir gereklik olmaktan ok hi; sav, bir arzu ifadesi, saflar sklatrma ynnde ak bir ardr. Brilanyal byk dnr Raymond Williams'n unutulmaz ifadesiyle, "cemaatin dikkate deer zellii onun daima var olmasdr"). Cemaat gemite hep var olmu olsa da, hakknda sz sylendii anda artk, en azndan tahayyl edilen ideal haliyle, var olmaktan kar. nsanlar en ok, yapay bir birlik yaratma ya da bilinli abalarla gemiin paralanm birliini kurtarma pratik greviyle yz yze geldiklerinde, "doal'' birliin kar koyulmaz glerinden medet umarlar. "Hepimizin hemfikir olduu gibi" eklinde bir ifade kullandmzda, demek ki "doal olarak" hibir zaman var olmam ya da neredeyse paralanmak zere ya da kllerinden yeniden doacak olan anlamlarn ve inanlarn cemaatine hayat vermeye, onu canl tutmaya ya da diriltmeye gayret etmekteyizdir. Bunu da, kabul edildii zere, "doal" cemaatlerin varoluu ve hayatta kalmas iin uygunsuz koullarda -kart inanlarn bir arada var olduklar, gerekliin farkl anlatmlarnn birbirleriyle yart ve her bir grn kendini kar tarafn tezlerine kar savunmak zorunda kald bir dnyada- yaparz. Pratikte, "manevi birlik" olarak cemaat fikri "biz" ile "onlar" arasnda henz var olmayan snrlar izmemizin bir arac olarak hizmet eder; birleik bir eylemi kkrtmak zere grubu seferber etmenin, gruba arnn grubun ortak kaderi ve kar iin yapldna ikna etmenin aracdr. Tekrar edersek, cemaatin "doallna" bavurmak kendi bana birlik arsn etkili klmann bir unsurudur. En gl cemaat kurma giriimleri (ve grlen o ki, en etkilisi), paradoksal olarak bu unsurlardan "insan gcnn zerinde", iradi olarak ne seilebilen ne de reddedilebilen eyler diye bahsederler; onlar bir rk gya

kaderine ve misyonuna balayan "ortak kan", kaltsal karakter yaps ve vatan toprayla ebedi bir ba gibi nitelikler; ya da milleti ilelebet, iyi gnde ve kt gnde balayan, ayr bir varlk klan ortak tarihsel gemi, zaferler ve yenilgiler tarihi, "ortak tarih miras-mz"dr ya da uzak gemite atalarmza inmi bir vahiyden gelen, sonra kyma uratlarak atalarmzn inanlarn ok kutsal ve saygn klm ve bu mirasa yeniden hayat vermeyi kutsal bir dava, ecdadn grevi haline getirmi ortak dindir. Grnte bylesi nesnel "olgulara" seslenmeyi cemaat kuruculuu asndan ze dal yapan ey, medet umulan olgularn srarla arnn insanlarn kontrolleri dnda kalmasdr. Bylesi olgtla gnderme seim unsurunu ve seimin getirdii keyfilii biimde gizler. Cemaat kurmann ard hedefleri onl; seimleri haline getirmek iin, insanlara seim anslarn bir durumda bulunduklar, seimin zaten onlar adna al; takdir-i ilahi tarafndan yaplm olduu anlatlr. Bu gibi da gleri birletirmede gsterilecek isteksizlik, ihanetten ey olamaz. Bylesi bir eyleme kalkanlar kendi doalar rnn hatrasna, onlarn arsna vb. ihanet etmi olur; ya da aptaldr, tarihin onlar adna ta balan verdii karar okuyacak kadar kstah kiilerdir. Gelgelelim, cemaat kurma abalan btn durumlard; aan zorunluluklara bavuramaz, dolaysyla keyfi karak1 layamaz. Birok politik ve dinsel hareket, insanlar daha medikleri ya da kendi iradeleriyle kar kmakta oldukh kirlere kazanarak (din deistirterek) bir inan ve ball yaratma niyetlerini aktan ilan ederler. Bu hareketler bir cemaati, onlara dinsel tarikatin aziz kurucular ya da ka\ uzak grl bir politik lider tarafndan vazedilen dav ballk etrafnda birlemi insanlar cemaati yaratmay an trden bir cemaat kurma eyleminde, kullanlan dil kutsal; tarihsel kaderin ya da snf misyonunun dili deil, iyi l gzn amann, "yeniden domann" ve her eyden ne tin dilidir. ar, gya seim ans olmayan bir duruma di ne yalana kar hakikati semek, nyargy, yanlgy ya t ligin ideolojik arptlmasn reddederek gerek inanc bc iin yaplan asil eyleme yneliktir. nsanlardan "doal c olduklar bir yerde kalmalar deil, cemaate katlmalar is tlnak bir zgrlk eylemi ve yeni bir hayatn balangc nulur; katlmaktan bir zgr irade eylemi olarak sz edil o, kiinin zgrlnn ilk doru tezahrdr. Bu defasn nen ey ise yeni benimsedikleri inanca sadk kalmalar ve lerini davann talepleri neyi gerektiriyorsa ona teslim ctdavaya kazanlanlar zerinde bundan byle uygulanacak olan bas-.kdt^vl^^^eTrrm^^'iySleri iin tarihsel gelenekten medet umanlarnkinden daha az an olmayabilir. nan cemaatleri kendilerini propaganda ile, yani gelecein mminlerini birletirmeyi amalayan yeni bir retiyi vazetmekle snrlayamazlar. nancn gereklerine ballk ritel ile -inan sahiplerinin ortak yelikleri ve kader birliktelikleri teyid edilsin ve ballk pekitirilsin diye, failler olarak katlmalar istenen bir dizi dzenli etkinlik (yurtseverlik gsterileri, parti toplantlar, kilise ayinleri) ile- desteklenmedike asla gerekten gvende olmayacaktr. taleplerinin zorluu ve Politik partilerin ou rnein (devrimci ya da gerici, sa ya da sol, radikal amalar gden ve yelerini sava olarak gren, dolaysyla sapmaz bir sadakat ve tam bir boyun eme isteyen partiler hari), dzenli seim destei salamak ve parti programndm yana bir nebze gnll, "misyonerce" etkinlik yrtmek iin zorunlu olann tesinde bir dnce birlii aramaz.jDnlar^yelerinin hayatlarnn geri kalan ksmn kendi takdirlerine gre yaamalarna izin verirler ve szgelimi aile hayat ya da meslek seimi gibi konularda hkm yermekten kanrlar, te yandan, dinse|_mezfiepebtnMplarak ok daha. talepkr-dr^Pjriyj3dikjanrna ritellerine katlmla yetinmezler; yelerinin btn hayatlan_onrm .gjf aanmg^^ rei dandan gelen baskya ak ve dolaysyla srekli kuatma altnda olduklarndan, yalnzca paylatklar bir dizi inanca deil ayn zamanda yaam biiminin tamamnda bir tektiplie ihtiyalar vardr. nan sajlibinin gndelik ilerim yrtme biimlerinin ba-t^JojliLyeHdenji^ Ayrca' grnte inan sorun^ajiikiai^mjyanjiavran zeriikTe7Tde^drhukum 'vereceklerdir, Hayatn tamamn bir inan ve sadakat gsterisine dntren hizipi cemaatler, yelerinin ballklarn evrenin kukuculuundan ya da dorudan dmanlndan koruma gayretine girer. U rneklerde, bir btn olarak cemaati sosyal hayatn "olaan" aknn dna karma ynnde; yalnzca yelerinin hayatlarn 88 btn zamanlarn dolduracak ekilde kucaklamak, btn ihtiyalar karlamak (ya da karlanmayan ihtiyalarn ihtiya olduunu reddetmek) deil, yeleri btn teki, denetim d ilikilerden ya-ltlamak iin de abalara girilir. yelerinden sadk kalmalar istenen retinin merkezi ilkeleri arasnda "olaan" toplumun tarz ve usullerini sulayarak reddetmek vardr. "Normal" toplum kutsiyeti kalmad iin ya da gnahkrl

yznden, bencilliin ve agzlln hkm srmesi yznden, manevi deerler yerine maddi kayglar geirmesi, bireyin zgrln ayaklar altna almas, insanlar arasndaki mahremiyeti ve duygudal tahrip etmesi, insanlar arasnda eitsizlie neden olmas ve adaletsizlii aha kaldrmas, zorlama dmanlklar ve rekabeti tevik etmesi ve istemesi vb. yznden knanr. Muhtemel sulamalardan hangisinin kullanlaca cemaatin ne karma niyetinde olduu yaam kurallarna baldr....yeler_belkL_ dnyevi hayatn ktlklerinden uzak, tamamen ibadete ve tefekkre vakfedilmi mnzevi bir cemaate ekilmeye davet edilir. Belki de yelere "kemeke"ten uzak durma ve bunun yerine btn yelerin eit olduu, hi kimsenin tekine stnlk salamak istemedii ye ilikilerin srf karlkl yaknlk, samimiyet ve gven temelinde yrtld bir gruba girme d verilir. yelerden normal olarak tiiketiciliin ekiciliine srtlarn dnmeleri, mtevaz ve sade bir hayat srmeleri istenir."Bu tr cemaatler (sklkla komn olarak adlandrlrlar) yelerinin omzuna muazzam bir grev, yani btn zellikleriyle ortak hayatlarn srf sevgi gcyle srdrme grevini ykler. Eer karlkl dmanlklar ya da uzlama yokluu cemaati paralarsa, ikinci bir savunma hatt kurmak iin ne teaml ne de szleme ykmllkleri vardr. Tek yaptrc, komnn ayakta kalmas iin tek ve dolaysyla kanlmaz koul, karlkl sevgidir. Bundan dolay her trl muhalefet lmcl bir tehdit oluturur; hogr bir komnn gcn aan bir lkstr. Bu nedenle cemaatler ne kadar kapsayc olursa, o kadar baskc hale gelirler. Bask, komnleri cemaatlerin en krlgan ve zayf yapmaktan baka bir ie yaramaz. Cemaatler genelde talep ettikleri tektiplie gre (yani, yeleri n den ortak retinin hizmetine sunmalarn istedikleri hayat parasnn byklne gre) farkllk gsterirler. Gelgelelim, ou durumda artlar belirsizdir, iyi tanmlanmamtr; bunlar nceden tayin etmek imknszdr. Cemaat birliinin savunucular yelerinin hayatlarnn manevi olmayan ynlerine ilikin tarafszlklarn ilan etseler bile, savunduklar inanlarn ncelii ve her eyin zerindeki nemi iddiasndan vazgemezler. Potansiyel olarak bu iddia, paylalan reti ile elitiklerinde ya da onunla uyumsuzluk gsterdiklerinde, daha nce tarafszlk ilan edilmi konulara mdahaleye yol aabilecektir. Bu bakmdan, hem grnte "doal" hem de kabul edildii zere "yapnt" olan btn cemaatlerden kesin olarak farkl gruplar da vardr; bunlar yelerini yalnzca tek ve ak olarak belirlenmi bir grev etrafnda bir araya getirirler. Bu gruplarn hedefleri snrl olduundan, yelerinin zamanlan, ilgileri ve disiplinleri zerindeki iddialar da snrldr. Genelde, bu gruplar bilinli olarak yaratldklarn kabul ederler. Burada maksat, cemaatler rneinde gelenein, kader birliinin ya da hakikatni oynadna benzer bir rol oynar. yelerden bu maksada ya da yerine getirilecek greve gre disiplin ya da ballk beklenir. Bu durumda maksatl gruplar ya da rgtlerden-sz.edile.bLu". Bilerek ve aka lan edilmi bir z-smrlama belki de rgtlerin en belirgin ve kesin ayrc zelliidir. ou rgtn yelerinin rgtsel kurallara uymas gerektii alanlar ayrntlandran (ayn anlama gelmek zere, yelerin baka, belirtilmemi yaam alanlarn rgtsel mdahale dnda tutan) yazl tz vardr. Uzlan yerine zsnrlamann varl ya da yokluu cemaatlerle rgtler arasndaki temel farkllk olarak alnrsa, yukarda tarttmz cemaatlerin bazlarnn kendi iddialarnn aksine rgt saylmas gerektii ortaya kar. yelerin rgtsel etkinlie katlmnn ksmi doas farkl bir biimde ifade edilebilir: yeler bir rgte "btn kiilikleri"yle girmezler, sadece rgtte<Yo//cr stlenirler. Rol, elbette tiyatro dilinden alman bir szcktr. nceden belirlenmi ve her aktre rol dalmnda farkl ksmlarn dt senaryoda yazlm akyla bir sahne oyunu, rgtn nasl ilediine dair bir model sunar. Ti90 yatro baka bir bakmdan da bir ilkrnek olarak grlelli aktrleri verilen rollerde kendilerini tketmezler; on hu oyun srasnda nceden belirlenmi karaktere "girerler" dan sonra kmakta zgrdrler (aslnda, beklenen de butlu rgtler yerine getirdikleri grevler asndan belli alanlarnda uzmanlatka, yeleri de bu grevin yerine HI l iin yapmalar beklenen katk asndan uzmanlarlar. HM rol, aym kiinin baka rgtlerde oynayabilecei teki inil mndan olduu kadar, ayn rgtn teki yelerinin oynad bakmndan da ayrlr. Gnn belli bir blmnde ben su:,y retmeniyim; ders verdiim okulda benim rolm, okul nild ktphaneciden ya da alcdan olduu kadar, fizik dersi retmenin ya da baka herhangi bir retmenin rolnden Ancak benim retmen olarak rolm ayn zamanda gm zamanlarnda ya da haftann dier gnlerinde oynadn > lerin istediklerinden farkl beceriler ve eylemler ister. i>yl yerel fotoraflk kulbnn ynetim kurulurdaym; v apartmandaki kiraclar komitesine yeyim; bir yardm km bir otoyol geidi projesine kar mcadele vermek zere y taya kan bir geici komiteye ve bir politik partinin yerci

yeyim. Farkl yerlerde ve zamanlarda ok sayda rol rum; her rol bir biimde farkl insan gruplar iinde oynan gruplarn hibiri benim teki rollerim hakknda pek bir ey ou durumda,Jh.i.kinie aldy.baka rollerle ilgilenme/, ri beni tam_d,ankj3jam^ ve ycu inek iin glerini_bMeU^ m mak isterler. rnein,,fotorafa duyduum ilgiyi geitle n koTtesine tarsam ya da retme iimi politik partinin yesi olarak grevlerimle kartrrsam, ayplanmak, alaya ya da knanmak tehlikesine girmi olabilirim. Tekrar edelim: yelerinin "bedenlerini ve ruhlarn" < i tikleri (yajdj^etmelerTjire^ "fnaatin tersine, rgt, sz konusu kiileri ancak ksmen o. aslTid rgt kiilerden J^ejjfejx^erde ibaret olarak dij sek alma biimlerini daha iyi anlayacaz. Bir rgte p,\\ sanlardan rollerini benimsemeleri (yani, rgt iinde ve rgt iin alrken kendilerini tam olarak yaptklar ie vermeleri ve kendilerini tamamen o an yapmakta olduklar ile zdeletirmeleri) ama ayn zamanda kendileriyle rolleri arasna belli bir mesafe koymalar (yani, bu zel rolle ilgili hak ve grevleri baka etkinliklere ya da yere ait olanlarla kartrmamak iin, bu esnada oynadklarnn yalnzca bir rol olduunu hatrlamalar) beklenir. Aslnda, rollerin belli bir dzene sokulmas rgtn bir zaman diliminde grece istikrarl kalan ve genelde rgt tanmlayan tek zelliidir. Rolleri stlenenler gelir ve gider ancak roller olduklar gibi kalrlar. nsanlar rgt^katjjrjv^rjglter^ayrdrj^ljjr^ve atlr, kabul edilir ve karlr ancak rgt varln srdrr^ye belli_bir_kiinin roln oy-"nanmasma verdii zel renk zamanla deimekle birlikte, rgt temel olarak ayiLkahr.. nsanlar deitirilebilir ya da gzden karlabilirler; nemli olan, birer kii olarak o insanlar deil, ii yerine getirmedeki becerileri ve ii yapmak iin gsterdikleri iradedir. Sosyolojinin kurucularndan biri olan Max Weber ada toplumda rgtlerin her yanda boy vermesini sosyal hayatn srekli rasyonallemesinin bir iareti olarak gryordu. (det ya da alkanlk sonucu dnmeden yaplm bir eylem olan geleneksel eylem ve anlk bir duygulanmla balayan ve sonulan dnlmeden yaplan kontrolsz bir eylem olan duygusal eylemden farkl olarak) rasyonel eylem, yaratlacak amacn aka dile getirildii ve faillerin dnceleriyle abalarn bu amaca ulamak iin en etkili ve ekonomik olabilecek aralar seme iinde younlatrd bir eylemdir. Weber'e gre rgt (Weber "bronun ynetimi" anlamna gelen "brokrasi" terimini kullanr) rasyonal eylemin gereklerine en st dzeydeki uyarlanmadr; aslnda rgt amalan rasyonel" Bir biimde, yani ayn zamanda en yksek verim ve en dk maliyetle gzetmenin_en_uy^un yntemidir. deal tip brokrasi (ka-biredlmi amaca kendini tamamen uyarlad ve her trl sapmadan zgr olduu haliyle brokrasi) ile ilgili mehur anlatmnda Weber, rgtn byle bir rasyonellik arac olabilmesi iin yelerinin eylemlerinde ve kendi arlarnaki ilikilerinde gzetecekleri ilkeleri tek tek saymtr. Bu ilkelerden bazlarna yakndan bakalm. 92 Her eyden nce, rgt iinde insanlar yalnzca stlendikleri rollere ilikin kurallar tarafndan belirlenmi "resmi grevleri" er evesjjde_^eylemde bulunmaldr (yle ki, sosyal kimliin lcki ynlerinin -rnein, aile balantlar, i hayatndaki karlar, /el sempatileri ve antipalileri- ne yaptklarna, nasl yaptklarna ve bakalarmn eylemlerini nasl grdklerine mdahale etmesine i/in verilmezjrRoller mantksal olarak blnmeli ve ayr tutulmaldr. Buna gre, ilk olarak, gerek anlamda rasyonel bir rgt, ortak abaya katlan her bir kii kendi iini yapmakta uzmanlaabilsin diye btn grevleri basit ve temel etkinliklere blmelidir; ikinci olarak herkes, grevin hibir paras gzden kamasn diye grevin tamamnn her unsurundan sorumlu olmaldr; nc olarak grevin her paras iin kimin sorumlu olduu ak olmaldr ki, yetki alanlar akmasn ve bylelikle .elikili kararlardan doabilecek karklk tehlikesine dImesirh^Grevliler stlendikleri rolleri yeri-ne_gejtirirken kiisel zellikleri dikkate almayan soyut kurallara tabi olmaldr (kiisel olmayan ilikilere yn veren ilkeler iin 5. Blm'e bakmz).-:'Grevlilerin tayinleri, terfileri ya da tenzilleri yalnzca o mevki iiTgefekli Becerilere sahip olup oJrnadkarna baklarak yaplmaldr; btn dier deerlendirmeler (soylu snftan ya da'aVmai gelmi olma, politik ya da dinsel inanlar, rk, cinsiyet, vb.) kesinlikle dikkate alnmamal ve personel politikasna etki etmemelidil 'Hem btn olarak rgtn eylemliliinde hem de yelerinin rgtsel hayatnda sreklilik olmaldr; grevli, becerilerini gelitirsin ve pratik deneyim biriktirsin diye rgtte yapt ii "meslek hayarni birparas olarak grmelidir; te yandan rgt de, Kr zamanlar grevde olan grevliler artk ayrlm ya da baka grevlere tayin edilmi bile olsa, ncellerine -rgt adna gemite alnm kararlara- bal kalmaldr. rgtn hayatn kiisel anlar ya da teki!grevlilerin sadakatleri deil, tuttuu dosyalar oluturur.

Gelgelelim, rgtl rasyonel eylemin artlar yalnzca bunlar deildir. Roller blnmekle ve ayr tutulmakla kalmamal ayn zamanda grevin tamamnn i blnmesine denk den bir hiyerari iinde dzenlenmelidir. Bir kii hiyerari iinde ne kadar aalara inerse, grevler ve iler de o kadar uzmanlar, paralanr, odaklanr ve dakikledir; kii ne kadar yukarlara karsa, gr alan o kadar geniler ve amacn btnl gr alanna girer. Bu durumu yaratmak iin iki ey salanmaldr: Emirler basamaklar boyunca giderek daha zgn ve ikircimsin hale gelerek tepeden tabana doru akarken, bilgi de yol boyunca daha kapsaml ve sentetik hale gelerek hiyerari merdiveninin alt basamaklarndan st basamaklarna gemelidir. Tepeden kontrole tabandan disiplinle karlk verilmesi gerekir. deal rasyonel rgt modelinde btn ilkeleri birletiren, herkesin kararlarnn ve davran seimlerinin rgtten yerine getirmesi istenen greve tabi olaca savdr. Bunun dndaki hibir deerlendirmenin dikkate alnmayaca ilan edilmeli ve bylelikle bunlarn kararlan etkilemesine izin verilmemelidir; en iyisi, onlarn ortadan kaldrlmasdr ama olmazsa etkisizletirilmeli ya da gz ard edilmelidirler. Grevliler deta btn kiisel kayglarn ve dardaki taahhtlerini vestiyerde brakmal ve srtlarna sadece resmi grevlerini geirmi olarak makam odalarna girmelidir. rgt bir btn olarak yalnzca iki kaps olan kaln ve geit vermez duvarlarla epeevre kuatlmaldr: rgtten yerine getirmesi beklenen grevin beslenecei "girdi" kaps ve o grevin rgtsel ilemlerinin sonularn -grevin baarlmasn amalayan eylemleri- darya ulatracak "kt" kaps. Grevin gereklerini yapmak ile sonularn retilmesi arasna hibir d etkinin girmesine izin verilmemelidir (bu da rgtsel gizlilik gereidir); rgtsel kurallarn uygulanmasna ve ilan edilmi amaca ynelik en etkili ve ekonomik aralarn seimine hibir mdahale olmamaldr. Ne var ki, ok az rgt bu koullan tam olarak yerine getirebilir. Weber'in ideal rasyonel rgt modelinin altnda yatan sav genellikle hayata geirilemez; sorun byjle bir_savn gerekleebilir olup olmaddr. Srf bir role indirgenmi bir kii gereklikle badamaz bir kurgudur; ve ayn ekilde baka kayglardan etkilenmeyen ve bariz olarak teki insani taahhtler ile ilikisiz tek grevli bir eylem de kurgudur. rgtn yeleri doal olarak herhangi bir kararn getirecei tehlikelerden aksi ynde etkilenebilecek, kendi gelecekleri ile ilgilidirler. Bundan dolay, kukulu ve tartmal konularda kararlar vermekten kanma ynnde yaygn bir t vardr - u malum patlam kestaneleri ateten alma rnei, ; dosyay baka birinin masasna kaydrarak sorumluluktan kn eiliminin halk azyla ifadesidir. Kiinin kendi geleceine tarafndan tanmlanm artlarda kendini koruma, varln , meye) ilikin kayglar, ayn zamanda, almalarm engeli ve kararlarn gzden drerek potansiyel rakiplerin konin daki ilerlemeyi durdurma eilimi de barndrr. Ayrca, ri'. yesi stlerinden ald emri ahlki inanlaryla badatran lir; burada yaplacak tercih rgte itaat ile ahlki ilkelere l arasndadr. Baka baz yeler stlerinin koyduu gizlilik l nn halkn mutluluunu ya da en az rgtsel verimlilik kail la ondan bile.nemli olan baka bir davay tehlikeye soktuj'i nabilirler. te yandan, yeler ilerine gndelik hayatlarn' dklar nyarglarn da tayabilirler. rnein, bir erkek bi verdii emre uymay zor bulabilir ya da bir bakas farkl l> olan kiiden emir almaya fke duyabilir. Dahas, grnte rgtn grevleri ile ilgisiz ve dolay: gtsel karar alma otoritesi olmayan yerlerden gelen bask v karsnda rgt koruyacak geit vermez duvarlar yoktur. ( gt halkn gzndeki imgesine kaytsz kalamaz; tek ban terimlerle hesaplandnda rasyonellik olarak kabul gren a muoyunda, zellikle rgtn hretine zarar verecek kad olan evrelerde, kayg ve fkeye neden olabilecek eylemle leyebilecek bir dncedir bu. Uzak ve ilgisiz alanlarda faal teren ancak yine de belli eylemleri kendi eylem alanlar ii sz ve zararl bulan baka rgtlerden basklar da gelebilir; l

lar yine eylemin "saf rasyonellii"ne verilen ncelie siniri Yine de bir an iin farz edelim ki, ideal modelin ngrl lar mucizevi bir biimde yerine getirilmi olsun: rgts mne katlan kiiler gereklen de stlendikleri rollerine mis ve bir btn olarak rgt, ilan edilmi amacyla ilgisi btn kayglardan ve etkilerden tamamen arnm olsun koullarn yerine gelmesi ne kadar imknsz olursa olsu pratie dkldnde rgtsel eylemin rasyonelliini g: ek midir? deal modele tmyle uyan bir rgt gerekten We~ ber'in umduu kadar rasyonel davranacak mdr? Bunun olmayacana, rasyonel eyleme ynelik ideal zmn tersine rasyonellie saysz engeller karacana ilikin gl tezler vardr. lk olarak modelin akla getirdii emir komuta hiyerarisinde makamn otoritesi ile ilgili teknik becerinin otoritesine ayn arlk verilir; gel gr ki iki farkl temelli otoritenin neden akt ve ahenk iinde kaldndan bahsedilmez. Aslnda, ok byk bir ihtimalle bu ikisi atacaktr (rnein, belki bir ie ilikin kazanlm hak, o ii halihazrda yapanlarn sahip olmad yeni teknik becerilerin ortaya kmasyla tehdit edilebilir ve sonu olarak makamn otoritesi eylemin rasyonalitesinin talep ettii becerilerin gndeme getirilmesini engelleyebilir ya da en azndan geciktirebilir). nce iblm ilkesi de yakay syramaz. Gy_a_yerimlilii ve uzmanl destekleyen bir unsrolan iblm asJoda_eitiiTii yetisizlii denen olguyu retir. Sk skya belirlenmi grevlerin abucak ve yetkinlikle yerine getirilmesinde uzmanlk kazanm yeler, gn getike ilerinin geni bir alana yaylan uzantlarn gremez olurlar ve zamanla mekanik tekrara dnm etkinliin ters sonularn gzden karrlar. yeler, becerilerinin snrll yznden, rutinlerini deien koullara uyarlamaya ve allmadk durumlara gerekli hz ve esneklikle tepki vermeye de yeterince ha/ir deildirler. Baka bir ifadeyle, bir btn olarak rgt kendi mkemmel rasyonellik sevdasnn ana der. rgt donuklar, esnekliini yitirir ve alma yntemleri deien koullara yeterli hzla ayak uyduramaz. Er ya da ge, byle bir rgt giderek daha fazla irrasyonel kararlarn retildii bir fabrikaya dnr. Nihayet, en yce kstas olarak rasyonellie bavuran ideal eylem modeli ikin olarak bu amacndan baka bir sapma tehlikesi -hedefin yerhi(tenj:<Mmj^{jto^^ Btn rMerinTverimlilikleri adna, eylem kapasitelerini yeniden retmeleri gerekir: NejDlursa olsun, bir rgt jrekH olarak kararlar almaya ve eylemler yapmaya_haz|r olnaldr. Byle bir yeniden retim, d mdaJlefejLbajk-la.etkin bir kendini var klma mekanizmas gerektirir. Sorun udur ki, hedef nnde sonunda bu d m96 dahaleler safna decektir. deal modelde, sz konusu mekanizmann rgtn ncelikle yerine getirmesi istenen devden uzun mrl olmasn engelleyecek hibir nlem yoktur. te yandan, her ey kendini var klma kaygsnn, rgtsel etkinliin, rgtn kaynaklarnn ve otoritesinin kapsamnn sonu gelmez biimde yaylmasna neden olaca ihtimalini (aslnda arzusunu) iaret eder. Gerekten, yle olur ki, balangta kurulma nedeni olarak grlen grev rgtn kendini var etme ve bytme ynndeki nne geilmez ilgisi tarafndan ikincil bir konuma diisrlr. Balangtaki hedef asndan ne kadar yararsz hale gelmi olursa olsun, rgtn varln srdrmesi kendi bana bir hedef haline gelir; bu, rgtn kendi baarsnn rasyonelliini lmesine yarayacak yeni hedeftir. Ve bylece insanlarn gruplamalarna ilikin iki modelin de eksik yanlarnn olduunu grdk; ne cemaat imgesi -kiilerin total birlii- ne de rgt modeli -bir grevin rasyonel olarak yerine getirilmesine yarayan rollerin egdm- insanlarn etkileimi pratiini yeteri kadar aklar. Bu modeller yapay olarak ayr, sklkla zt gdleri ve beklentileriyle ayr, kutupsal eylem modelleri izerler. Somut koullarda, somut insan eylemleri byle bir radikal blnmeyi kaldrmaz. Eylemlerimizin "kavramsal erevesi" ile pratikte yaptklarmz arasnda kalc ve giderilemez bir gerilim vardr. Eylemi "sanki" tek bir tutarl ihtiyaca ya da amaca hizmet ediyormu gibi sunan model ereveler, doal olarak pratikte ancak karmak ve girift olabilen eylemi dzene sokma eilimi gsterirler; pratikte her zaman ok sayda ihtiya ve gd tarafndan blnm olan eylemi anlatrma ynnde bir eilim vardr. "Ar" tipler olarak, cemaat ve rgt modelleri, zerinde insanlarn btn pratik etkileimlerinin tespit edilebilecei bir srekliliin u noktalan olarak grlebilir. Somut etkileimler, zt dorultulara eken bu iki g arasnda paralanmtr. Rutin etkileimler, u modellerin tersine karktr; bu etkileimler heterojendir, yani ayn anda mantksal olarak elikili ilkelere tabidir. rnein, cemaat benzeri etkileim biiminin rnei grlen aile, beklenenin aksine, nadir olarak tmyle bir kiisel ilikiler cennetidir; insanlarn bir likte faaliyet

yrtt herhangi bir baka grupta olduu gibi, aile iinde de yerine getirilmesi gereken devler vardr ve bir nebze olsun kiisel olmayan, rgtlcrdekine benzer kstaslarn karakteristik zellikleri ve yaygnlklaryla "btn kii" ilikilerinin arln kirletmemesi dnlemez. te yandan, he^rgtte yeler glerini belli bir sre birletirdikleri insanlarla kiisel balantlar gelitirmekten kaamazlar. yelerin zamanlarnn ou o tekilerle birlik-tc eeiT onlarla hizmet alveriinde bulunurlar, iletiim kurarlar, ortak lgi'lanlar bulurlar, birbirlerine yardm ederler ya da birbirleriyle savarlar, bibirlerinden holanrlar ya da nefret ederler. Er ya da'c gayri resmi bir etkileim biimi -resmi emir komuta ve tabiiyet ilikilerinin resmi paras ile rtebilen ya da rtmeye-bilen grnmez bir kiisel ilikiler a- ortaya kar. Bu iliki biimlerine bulaan insanlar rgt iindeki karlarnn tek rol ve tek grev ilkesinin ima ettiinden daha zengin olduunu fark ederler; rgt kararl ve gsterili bir biimde bunlara ilgisiz kalrken, insanlar bylesi kiisel iletiim ihtiyalarn karlamay isteyecek ve karlayacaktr. Bu eilim ou kez rgtn hkm altndaki insanlar tarafndan bilinli olarak kullanlr ve krklenir. deal modelin dndrdnn tersine, pratikte eer etkileim srf tikel rollere indirgenmezse greve ynelik faaliyetin ok daha verimli olaca bellidir. Okul, bu bakmdan tipik bir rnektir; okul bilgi ve beceri kazandrma ve bunun renciler zerindeki etkilerini deerlendirme gibi iyi tanmlanm bir grev stlenmitir, ne var ki eer okul rencileri ve personeli arasnda bir cemaat ve aidiyet duygusu gelitirmeyi baaramazsa sz konusu grev kesinlikle zaafa urayacaktr. Endstri, hizmetler ya da finans alannda faaliyet yrten birok irket, rgt yrngesinde onlarn kayglarna ve karlarna yaknlaarak alanlarn daha iten ballk gstermeye kkrtmaktadr. Bu irketler, rnein, alanlarna elence ve dinlenme kolaylklar, alveri hizmetleri, hatta yaayacak yer sunmaktadr. Bu ek hizmetlerin hibiri mantksal olarak rgtn ilan edilen ii ve alanlarndan yerine getirmesini bekledii belli bir grev ile ilikili deildir; ancak btn bunlarn "cemaat duygusu" yaratmas ve yelerin kendilerini irketle zdeletirmeye tevik etF7ARK.VSosyulu.iik Dnmek mesi beklenmektedir. rgt ruhuna bariz olarak yabanc olan il lei duygulanmlarn, yelerin rgtn amalarn kendi anm; olarak grmelerini destekleyecei ve bylelikle rasyonellik l, nn ima ettii, kiisellikten tamamen uzak ortamn ters etkilc m raca dnlr. rgtler gibi cemaatler de yelerinin zgr olduunu v;u lar;,bir araya gelmenin, en azndan vazgeilebilecek, kiinin rm deitirebilecei anlamnda, gnll bir edim olduu l , edilir. Baz durumlarda (doal denen cemaatleri hatrlayalm 11 ba katlma balangta zgr bir seimin sonucu olmasa bik1, t lere (daha nce grdmz gibi, bunu hayata geirmekten kl malar ynnde bask grseler bile) her eye karn ayrlma lj tannmtr. G^^ a^rlm'ifnakkn reddi t ve insanlarn zorla rgtn kurallarna boyun edinldii r,",i nei deTvrdir; bu, Erving Goffman'n verdii isimle, tolal | rumlaf rledir.'Ttal kurumlar zoraki cemaatlerdir. Burad lerin haylarmnjbtn Jcl krk yaran dzenlemelere konu i yelerin ihtiyalar rgt teraftndan belirlenmekte ve karlann tadr, izin verilen" ve verilmeyen eylemler rgtsel kurallarla U lenmitf." YtilrklrT asYeri klalar, hapishaneler, akl ha:. leri, deien oranlarda total kurumlar modeline uyar. Bu kumu rn sakinleri gece gndz gzetim altnda tutulurlar (ya da en dan gzetim altnda olmadklarndan emin olamayacaklar U larda tutulurlar), yleJki kurallardan her trl sapma, annda > edilir ve cezalandrlr,^a,dj.jrjmknse nlenir. Total kimim yelerini kendi balarna bir kiisel ilikiler a gelitirmekten < il olarak caydrmalar ile cemaat modelinden kkl bir biimde .. lir. Total kiilie brnme total olarak kiisellikten arnm ili',11 kouluyla i ie gemitir. Denebilir ki, total kurumlarda ba.sh, oynad muazzam rol aklayan, bylesi bir i ieliin uyum luudur. Arzu edilen davran ortaya karmak ve yelerin bilj oturma ve ibirlii yapma iradelerini salamak iin ne manevi lj lamna ne de maddi kazan umudu ie yarar. Bu noktada total \ mm lan n baka bir zellii ortaya kar: Kurallar koyanlarla kini lara tabi olanlar arasndaki keskin blnme. Duygusal balll. hesaplanm zkar yokluunun tek ikamesi olan basknn etki gc, giderilmesi imknsz blnmenin iki taraf arasndaki uuruma baldr. (Baka yerde olduu gibi burada da pratiin ideal modelden farkl olduunu unutmaynz. Kiisel ilikiler, sklkla gzetimciler ile gzetim altndakiler arasndaki uurumu kat ederek total kurumlarda da geliir. Ancak bunlarn kurumun genel ileyiini ve istikrarn bozup bozmad kesinlikle belli deildir. Her eye ramen bunlar etkileimin erevesini baka trden gruplarda olduundan daha az esnek ve krlgan yapmaz.) nsan gruplamalar zerine aratrmalardan edinilen en arpc izlenim sanrm gruplarn eitliliidir. Ne var ki, btn eitlilikleriyle, hepsi de insani etkileim biimleridir. Aslnda bir grubun varoluu da yelerinin

bamsz eylemlerinden oluan kalc bir adan baka bir ey deildir. Bir okulun varlndan bahsetmek, belli bir sayda insann ders (bir kii konuurken tekilerin yzleri ona dnk dinlemeleri ve not almalar eklinde yaplanm bir iletiim faaliyeti) ya da seminer (belli sayda insann bir masa etrafnda oturup srayla konumasndan ibaret bir szel etkileim) ya da uygulama (bir kiinin dierlerine yantlamas iin sorular sormasndan oluan bir etkileim) ad verilen bir rutine girmelerinden ve az sayda dierlerinin dzenli ve sk aralarla tekrarlanan kalplam etkinliklerinden bahsetmektir. Bu etkileimleri iinde grup yeleri, gruba zg doru davran biiminin ne olmas gerektiine ilikin kafalarndaki imgeye gre hareket ederler. Ne var ki, bu imge hibir zaman tam olmad gibi, etkileim srecinde ortaya kabilecek her tr duruma ilikin kesin reeteler de salamaz. deal ereve durmakszn yorumlanr ve yeniden yorumlanr, yelerin pratik eylemleri de ite bu tr yorumlardr. Yorum bizatihi imgenin geri beslemesinden baka bir ey deildir. deal ereve ile rutin pratikler sonu gelmez bir biimde birbirlerini bilgilendirir ve deitirir. Dolaysyla ayr bir varlk olarak bir grubun kendini korumas ve sreklilii sorunu, grubun doru davran kalplan hakkndaki ortak bir zihinsel imgeye uygun olarak yelerinin rutin eylemlerini srdrme sorunuyla zdetir. 100 K. ,.,r....._.. V Armaan ve mbadele Bor faturalar masamn stnde ylm duruyor. Bazlar ok acil; bu arada satn almam gereken eyler de var - ayakkablarm paraland, bir masa lambas olmakszn ge saatlere kadar alamam ve insann her gn yemek yemesi gerekiyor... Ne yapabilirim? Kardeime gidip bor isteyebilirim. Ona durumumu aklarm. ok byk bir ihtimalle, biraz homurdanacak ve bana ileri grlln, tedbirli ve planl yaamann, ayan yorganna gre uzatmann erdemleri zerine bir nutuk ekecek ama sonunda eli czdanna uzanacak ve parasn sayacaktr. Eer paras varsa, ihtiyacm olan paray verecektir. Ya da en azndan gc yedii kadarn. Olmazsa, bankacma gidebilirim. Ancak ona ne kadar /r durumda olduumu anlatmann anlam olmayacaktr. lgilenmez bilr. Onun bana soraca tek soru borcu geri demeyi nasl garanti ede-ceimdir. O borcu faizleriyle birlikte geri demeye yetecek kadar dzenli bir gelirimin olup olmadn bilmek isteyecektir. Bu yzden maa bordrolarm ona gstermek zorundaym; eer bir gayrimenkulum varsa onu teminat olarak gstermem, belki de ipotek ettirmem gerekir. Eer banka yneticisi benim riskli bir mteri olmadma ve borcumu, elbette hatr saylr bir faizle birlikte, geri deyeceime inanrsa, bana paray verecektir. Sorunumu zmek iin bavurduum yere bal olarak birbirinden ok farkl iki tr muamele bekleyebilirim. Kukusuz, yardm alma hakkmn (yetkimin) ne olduuna ilikin iki farkl kavray gsterecek ekilde iki farkl tr soruyla karlaabilirim. Kardeim muhtemelen benim deme gcm soruturmayacaktr; onun iin, bor vermek iyi ve kt i arasnda yaplacak bir seim konusu deildir. nemli olan benim onun kardei olmamdr; onun kardei ve muhta olmakla, ondan yardm istemeye hak kazanrm. Benim ihtiyacm onun ykmlldr. te yandan, banka yneticisi kim olduuma ve istediim paraya ihtiyacm olup olmadna hi bakmaz. Onun bilmek isteyecei tek ey, kendi ya da temsil ettii banka asndan bor vermenin makul ve krl bir i anlamas olup olmaddr. Ahlki ya da baka bir nedenle, bana para vermekle ykml deildir. Kardeim isteimi geri evirecek olursa, bana bor vermeye gcnn yetmediini kantlamak zorunda kalacaktr. Banka yneticisi sz konusu olduunda ise tam tersidir: Eer bana bor vermesini islemisem, borcumu zamannda demeye gcmn olduunu ona kantlamak zorunda olan benim. nsani etkileim ou kez birbiriyle elien iki ilkenin basksna teslim olur; bunlar edeerler mbadelesi ve armaan ilkesidir, edeerlerin mbadelesi durumunda, asl olan zkardr. likinin teki taraf zerk bir kii, ihtiylarn ve'haklarn'meru bir znesi olarak kabul edilebilir; yine de bu ihtiyalar ve haklar ncelikle kiinin kendi karlarnn tam olarak karlanmas nnde snrlamalar ve engeller olarak grlr. Kii her eyden nce bakasnn ihtiyacna karlk, verdii hizmetler iin "adil" bir deme alp almayaca kaygsyla hareket eder. "Bana ne kadarjd^necek?'ll'Burada benim payma ne der?" "Baka bir ey yapamjiahajyi > m?"JATdahll^ erlendirmek ve aTeYnatf~seimler arasnda tercih sras y;i|n iin muhtemel eyleme ilikin sorulan sorulardr. ?SHf ^''''' olduuna ikj_pazarla tutuur. Mjm^jin_ohjii^n jyLa.ol;;, sgainak ve ilemi

kendi ^ararna_hjllejjT^ijn..^.|jnden_g_ck "eyi"yapar! AncjJEjnaanjlaynda durum bu^ deildir. Hm tekilerin ihtiyalar ve haklan eylem iin asli -belki de iri ddr. Sonuta gelseler bile, dller eylemin istenirliiniJr.n makta bir unsur deildir. Edeerlilik kavram tamamen dir. Yalnzca teki kiinin onlara ihtiyac olduu ve kii olan yalarna sayg gsterilmesine hakk olduu iin* mallar val hizmetler salanr. "Armaan" ar]k_derecelerine gre farkllaan geni bi y ler dizisinin ortak addr. "Saf armaan" deta bir "eik k| m"dr; btn pratik durumlar lye vuran bir tr denek l il Bu pratik durumlar idealden deien oranlarda saparlar. En n\ liyle, armaan tamamen karszdr ve alcnn n}j.Ug.y!jb>}kl sz_nj/eriUr d\.Sahipliin ve mbadelenin olaan ltleriyle deerlenil) inde, saf armaan saf bir kayptr; bir kazan varsa o cl ki mantna ters gelen ahlki anlamdaki kazantr- Kayp ur gerekte armaann ahlki deeri de ykselir. Armaann ll geri sunulan mal ve hizmetlerin piyasa deeriyle deil, aksm ci iin oluturduu znel kaypla llr (az veren candan, ren maldan szn hatrlayn). Alcnn niteliinin dikkati-mas, armaann sunulduu alcnn niteliinin ancak alc n insanlar kategorisine girdiinde gz nne alnd anlamn,! Bu nedenle, 2. Blm'de tarttmz, kiinin akrabalar \< dostlarna kar cmertlii aslnda saf armaan koullan maz; bu cmertlik, alclar zel muamele iin seilmi i lar olarak ayr bir yere koymutur. zel insanlar olarak zel -kiisel- bir ilikiler ayla bal oldukH11"1 tekilcnl bir cmertlik bekleme haklan vardr. Sai^arniagf'} dutn maan ona ihtiyac olabilecek -sadece ve sadece ona ili u iin- herhangi bir kiiye sunulur. Saf armaan, aksi halde isin-slTHiac~ak, vericinin belleinde zel bir yer igal etmeyecek olan tekinin insanln tanmaktr. Armaanlar verene ele gelmez, ancak byk huzur veren ahlki tatmin dl -bencil olmama, bakas iivfedakrlk deneyimi-salar. Mbadele ya da kazan aray balamyla keskin bir kart-TnTmdeki bu ahlki tatmin, fedakrln ve sonutaki kaybn verdii ac orannda arlar. Saflk idealini daha net hale getirmek zere, ou dinsel reti armaan vermeyi, onu bir tr mbadele, kiinin gnahlarnn kefareti ve te dnyada mutluluk elde etmenin bir arac sayarakTtevic"ed'er. Muhtaca vermek "hakkn yolu", kiinin kurtuluu iin gerekli iyi ilerden saylarak desteklenir. Bu trden argmanlar kuku gtrmez bir biimde efkat ve armaan verme eilimini glendirmekle birlikte, eit oranda gl kazan arzusuna ii bo bir destek vererek ve bylelikle, istemeyerek bile olsa, bu arzunun otoritesini onaylayarak etki yaratr. Olaanst zor ve acmasz sava ve yabanc igal koullarnda insan davran zerine yaplan aratrmalar gstermektedir ki, armaan vermenin en kahramanca rnekleri -tehlikede olan birinin hayatn kurtarmak iin kendi hayatn feda etme- tamamen drtleri saf~irmaana ok yaklaan insanlar "tramdan gsterilmitir; bli 'nsaTar baka insanlarn yardrhna Koinfy'srf ahlki grevleri -sanki doal, aikr ve ilk akla gelen eymi gibi herhangi bir gereke aramayan bir grev- olarak grmlerdir. Bu aratrmalarn en dikkat eken bulgularndan biri, yardma koanlar arasndaki en fedakrlarnn eylemlerinin esiz bir kahramanlk olduunu anlamakta glk ektikleridir. Onlar byle bir davrann gerektirdii cesareti ve kantlad ahlki erdemi nemsemezler. Bu blmn banda tarttmz iki tr yaklam armaan-m-badele seiminin gnlk tezahrlerinin bir rneini tekil eder. lk bakta, armaan gdsnn ar bast kardeimle ilikimi kiisel bir iliki, alveri mantnn ne kt banka yneticisiyle aramdaki ilikiyi kiisel olmayan bir iliki olarak adlandrabiliriz. Kiisel bir iliki erevesinde olan bitenler neredeyse tamamen bizim, kim olduumuza balyken," her birimizin ne yaptna, yapyor olduuna ve yapacana pek bal deildir; yan, gsrerdiuviz baar kardeiz ve bu yzden ihtiya olduunda birbirimizin yardmna komakla ykmlyz. Sz konusu ihtiyacn kt talih, yanl hesap ya da tedbirsizlik sonucu domu olup olmadnn nemi yoktur (ya da en azndan byle olmaldr). Hatta bana emanet edilen parann "gvende" olup olmamas da -yani, gsterilen baarnn paray geri deyeceime ilikin bir umut verip vermemesi de- nemli deildir. Kiisel olmayan bir ilikide ise bunun tersi dorudur. Burada nemli olan benim kim olduum deil, yalnzca muhtemelen ne yapacamdanJCarmdaki kii benim gelecekteki davranm kestirmek amacyla, Jsenim^gemiteki sicilimle ilgili olacaktr. Sava sonras dnemin en etkili sosyologlarndan biri olan Tal-cott Parsons, nitelikle gsterilen baar arasndaki ztl anlalabilir her trden insani iliki biiminin ilerinden birini semek durumunda kalaca

drt ana ztlktan biri olarak deerlendirmitir. Parsons bu ztlklara kalp deikenler adn vermitir. Ona gre, ilerinden birini seeceiniz dier ztlk ifti evrenselilik ve tikel-cilik iftidir. Teklifim zerine kafa yoran kardeim birok eyi dnebilir ancak yasal dzenlemeler, davran kodlan ya da cari faiz oranlar gibi evrensel ilkeler byk bir ihtimalle bunlar arasnda olmayacaktr. Onun iin ben "bir kategori iindeki numune", belli baz evrensel kurallarn uygulanabilecei bir rnek olay deilim. Ben tikel, ei olmayan bir rneim, onun kardeiyim. Yapaca ne olursa olsun onu benim baka herkesten ayr, emsalsiz bir kii olduum iin yapacaktr ve bu yzden "O benzer baka durumlarda ne yapar?" sorusu yersizdir. Yine, banka yneticisi ile olan durum ok farkldr. Onun iin ben ancak geni bir gemi, mevcut ve gelecekteki bor isteyenler kategorisinin bir yesiyim. Daha nce "benim gibi" bir sr insanla karlaan banka yneticisi sorunu kesinlikle gelecekteki btn benzer durumlar iin geerli evrensel kurallara gre zecektir. Dolaysyla benim kiisel bavurumun sonucu evrensel kurallarn benim durumumun gvenilirlii hakknda verecei karara bal olacaktr. Bir baka kalp deiken de sz konusu iki durumu birbirine /il ilikiler olarak koyar. Benimle kardeim arasndaki iliki ja^f benimle banka yneticisi arasndaki iliki ise zgldr. Kardeimin cmertlirsirf o ana zg keyfi bir tutum, zel olarak bu tek konumada aktardm sknt sonucunda doan anlk bir davran deildir. Bana ynelik kardee yaklam benimle ilgili her eye bulamtr; her ey onu ilgilendirir. Hibirimizin hayatnda teki iin nem tamayan bir ey yoktur. Eer kardeim bu tikel durumda yardmc olma eilimi tayorsa, bu onun genel olarak bana kar hassas olmas ve benim yaptm ve yapm olabileceim her eye ilgi duymas yzndendir. Onun anlay ve zeni parasal konularla snrl olmayacaktr. Banka yneticisi ile durum byle deildir; onun davran zel olarak oradaki ve o anki bavuruya uygundur; benim teklifime tepkisi ve son karar btnyle o duruma ilikin olgulara dayanr ve benim hayatmn ve kiiliimin teki ynleriyle hibir ilikisi yoktur. Bor alma bavurum sz konusu olduu mddete benim iin en nemli eyleri o hakl olarak konu d grecek ve bu yzden onlar deerlendirmeye katmayacaktr. Drdnc ztlk deta teki n talandran bir ztlktr (bunun dierlerinin altnda yatt ve aslnda onlar mmkn kld da pekl savunulabilir). Bu, Parsons'n szckleriyle, hissilik ve hj.^ si yanszlk ztldr. Buna gre, baz etkileimler duygularla -efkat, sempati ya da sevgi- karktr. Bazlar ise "kaytsz", uzak ve duygusuzdur. Kiisel olmayan ilikiler faillerde baarl bir i yapma istei dnda bir duygu dourmaz. Bizatihi failler duygu nesnesi deildirler; onlar ne sever ne sevilir. Eer onlar sk pazarlk koullan dayatr, aldatmay, yalan sylemeyi dener ya da taahhtlerini yerine getirmezse, onlarn bu tavr karsnda belli bir tahammlszlk ve isteksizlik gsterilebilir; yine onlar evkle ve iyi niyetle ibirliine girerlerse -onlar "i yapmann bir zevk olduu" trden kiiler olduunda- arada belli bir sevgi doabilir. Ancak genelde duygular, kiisel ilikiyi anlaml klan unsurlar iken. kiisel olmayan ilikilerin vazgeilmez bir paras deildir. Hem ben hem de kardeim ilikimizi derinden hissederiz. Her ihtimalde, birbirimizi severiz. Dahas, byk bir ihtimalle karlkl eduyuma girebilir ve birimiz dierimiz iin benzer duygular bes100 leriz; kendimi/ uirkmn yi'inr koyul', oickinin halinden anlar, teki partnerin scvinmu ya da ansn i(,'lt/de duyar, kendimizi o neeli olduunda iyi, ac erkliimle kiili hissederiz. Banka yetkilisi ile ilikimde bu geerli d-j'.ildir. ili/, c>k seyrek karlar ve birbirimiz hakknda karsndakinin dtyj'ilam "okuyamayacak" kadar az ey biliriz. Bilsek bile, durum derimez; ancak karmdaki kiinin kefetmeye ya da tahmine alsj'.n duygulan yrttmz iin baarsyla dorudan ilgili olduunda durum farkldr (banka yetkilisini fkelendirmekten saknrm, aksine insani zaaflarn hesaba katp savunmasn gevetmeyi umarak, akalar ya da pohpohlamalar yoluyla iyi yanlarnn aa kmasn isterim). Aksi halde, duygularn yeri yoktur. Dahas, eer duygularn yarglara mdahalesine izin verilirse, gerekte zararl da olabilirler; rnein, banka yetkilim bana acd ve ektiim sknty anlad iin bana bor vermeye karar verir ve bu nedenle benim parasal savrukluumu dikkate almazsa, kolaylkla temsil ettii bankann zarar grmesine neden olabilir. Duygu kiisel ilikilerin vazgeilmez bir paras iken, kiisel olmayan ilikilerde byle bir zellii kalmamtr. Kiisel olmayan ilikilerde, tarafszlk ve serinkanl hesap kiinin ancak kendi zararna gzard edebilecei kurallardr. Kiisel olmayan bir ile karmdaki kiinin ald duygusuz tutum, zellikle ilk elden onlara bavurmama neden olan durum bana ok ac verdiinde, kalbimi krabilir. O zaman, hakl bir gereke olmakszn, benim heyecanma bylesine sinir bozucu bir biimde kaytsz kalan souk tutumu, "brokratlarn kalpsizlikleri ve duygusuzluklar" olarak sulama eilimine gireceim. Bu imge, kiisel olmayan ilikilerin baaryla yrtlmesine engel olacaktr. Bu yzden, sk sk "dinleyen banka", "evet demeyi seven banka"

laflan duyarz; bankalar mterilerine kar kiisellikten uzak tavrlarn (yani, ilgilendikleri mterilerinin kiisel sorunlar ve duygularna deil, paralar olduunu) gizlemeyi krl grrler ve bundan dolay tutamayacaklar ve tutmayacaklar bir sz verirler:JiidjQ]nay,ar^ kilere zg_bjj^anlay_la yjjrtjnfik. Belki de, kiisel ve kiisel olmayan etkileim balamlar arasn- daki en hayati ayrm, faillerin eylemlerinin baars iin gven duyduklar unsurlarda yatar. Hepimiz haklarnda, bilsek bile, ok az bilgi sahibi olduumuz ok sayda insann eylemlerine bal yaarz; planlarmz ve mitlerimizi neredeyse hibir zaman sadakat, gvenilirlik, drstlk, verimlilik vb. gibi onlarn kiisel karakter zelliklerine dayandrmayz. Elimizde bu kadar az bilgi varken, yaplacak ey meseleyi kiisel olmayan bir tarzda zme kavuturma frsat -partnerlerin nasl bir ey olduunu bilmediimiz kiisel nitelikleri ya da yeteneklerine deil, o an karmza kan kim olursa olsun ayn kategori iin her durumda geerli yoldan evrensel kurallara mracaat etme ans- yaratmyorsa, etkileim kesinlikle mmkn olmayacaktr. Snrl kiisel bilginin olduu koullarda, kurallara bavurmak iletiimi mmkn klmann tek yoludur. Dnn, eer tekilerle girdiiniz btn etkileimler onlarn kiisel nitelikleri hakknda yeterli dzeyde yaplan aratrmalardan elde edilen sonulara bal olsayd, ne kadar ok ve lzumsuz bilgi toplamamz gerekirdi. Bu duruma ok daha gereki bir alternatif mbadeleyi ynlendiren birka genel kural kabul etmek ve karmzdaki kiinin de ayn eyi yapacana ve ayn kurallara uyacana gvenmektir. Hayattaki ou ey, aslnda partnerlerin ok az bir kiisel bilgiyle ya da hibir kiisel bilgi olmakszn iletiim kurabilecekleri bir biimde rgtlenmitir. Benim gibi tp bilimi hakknda hibir ey bilmeyen birinin, yardmn istedii doktorlarn tedavi yeteneklerini ve meslee ballklarn deerlendirmek neredeyse imknszdr; krler olsun ki, hastalmla ba etme velileri onlar ye olarak kabul eden Britanya Tabipler Odas ve onlar istihdam eden hastane ynetimi tarafndan onaylanmakta, snanmakta ve belgelenmektedir. Bu yzden ben, sadece durumumu anlatmakla ve karlnda durumun gsterdii ve gerektirdii hizmeti greceimi varsaymakla ve buna gvenmekle yetinirim. Bindiim trenin istediim yere gittiinden emin olmak istediimde, doruyu syleme tutkularn snama kaygsna kaplmakszn, rahatlkla grevli niformas giymi insanlara sorabilirim. Gaz iletmesinden geldiine dair kartn gsteren birine, normalde hi tanmadm bir yabancya yapt10R mm aksine, aratrp soruturmadan kapm aarm. Btn bu ve benzeri durumlarda, kiisel olarak tanmadm baz kiiler (gaz iletmesi ya da Tabipler Odas yneticileri rnein) yetkilerini onayladklar insanlarn ilerini yetkinlikle, kuralna uygun yrteceklerini teyit etme grevi stlenirler. Bylelikle bu tr insanlarn hizmetini gvenle kabul etmemi mmkn klarlar (bu, Britanyal sosyolog Anthony Giddens tarafndan derinlemesine zmlenmi bir olgudur). Ne var ki, tam da ilikilerimizin bu kadar geni bir blmnn kiisel olmayan bir balamda yrtlmesi yznden, kiisel ilikilere duyulan ihtiya ok iddetli ve acildir. Haklarnda belli belirsiz ve stn kr eyler bildiimiz insanlara ne kadar fazla bal hale gelirsek, karlamalarmz ne kadar ok formalite gerei ve gelip geici olursa, kiisel ilikiler alann geniletme, en iyi kiisel olmayan tarzda yerine getirilebilen ilikiler yerine ancak kiisel ilikilere uygun den beklentilerimizi ne karma eilimi o kadar g kazanr. Kiisel olmayan bir dnyann ilgisizliine duyulan fke muhtemelen en gl biimde ailenin ve ocukluk arkadalnn grece scak, sarp sarmalayan, efkatli dnyasn terk ederek i dnyasnn ve meslek hayatnn kaba, duygu olarak souk dnyasna girmek zere olan gen insanlar arasnda hissedilecektir. Bundan dolay, genler insanlar kendi ihtiyalaryla ve mutluluklaryla ok az ilikisi olan baz amalara varmak iin srf aralar olarak hizmet verdii (ya da yle grnd) kat ve kalpsiz dnyay hie sayma abalarna girerler. Bu ilikilerden kaan bazlar, ierisinde ancak kiisel trden ilikilere izin verilen komn benzeri, snrl ve kendine yeterli kk topluluklar kurmaya alr. Ne var ki, bylesi giriimler genel olarak bynn bozulmas ve hayal

krkl ve nihayet baarszlkla sonulanr. Bu deneye kalkanlarn kantladklar tek ey hayat denen karmak iin yalnzca duygusal ballkla yrtlemeyeceidir; byle bir projenin gerek duyaca muazzam duygu yknn ok gemeden katlanlamaz olduu ortaya kar: Kalc sevgi cenneti ryas, iine girildiinde karlkl hainliin bir cehennemine dnr. Bu gibi deneyler, u/un bir zaman diliminde yksek younluklu duygularn srdrlmesi iin, sevgi ile verimlilik kayg lan arasndaki kalc atmadan doan hayal krklklarn gidermek iin sonsuz bir abaya gerek olduunu gsterir, hatta alternatifinin iddetli soukluunun neden olabileceinden daha byk aclar dourur. Kiisel balam hayat urann tamam iin yetersiz kalsa bile, vazgeilmez bir unsurdur. "Derin ve btnlkl" kiisel ilikiler iin duyduumuz zlemin iddetini artran, takldmz kiisel olmayan ballklar ann genilii ve skldr. Ben cret aldm irketin bir alan, ihtiyacm olan ya da ihtiyacm olduuna inandm eyleri satn aldm birok maazann mterisi, beni evden ie ya da iten eve tayan otobsn ya da trenin yolcusu, tiyatronun izleyicisi, desteklediim partinin semeni, doktorumun hastas ve birok baka yerde birok baka eyim. Her yerde benliimin ancak kk bir blmnn orada olduunu hissederim. Baka ynleri o tikel balamda anlamsz olduundan ve istenmediinden, benliimin kalannn karmamas iin srekli kendimi denetlemek durumunda kalrm. Ve bu yzden hibir yerde kendimi tam anlamyla hissedemem; hibir yerde kendimi yuvamda hissedenem. Her ey bir yana, kendimi, her biri farkl insanlar arasnda ve farkl meknlarda olmak zere, oynadm birok farkl roln bir toplam gibi hissetmeye balarm. Peki ama bunlar balayan bir ey var mdr? Sonuta ben -gerek, hakiki "Ben"- kimim? oumuz rollerin yamal bir bohas olduumuza ilikin imgeyi kabul etmeye yanamayz. Ancak er ya da ge "Beni/Bana"lan-mzdan oluan bir oklukla ve hatta onlar arasnda belli bir egdmn de yokluuyla uzlamak zorunda kalrz (1. Blm' hatrlayalm); Ne var ki, "Ben" tektir, ya da en azndan ideal olarak tek olmaldr. Birlik tartmasz olarak "orada dardaki" dnyada kaybolur ve sanki ksmi, tamamen ilevsel etkinleimlerden ibaret bir oklua paralanrken, onu salamak tutarlkl benliklerimize kalmtr. George Simmel'in ok uzun zaman nce.tespit ettii gibi, youn bir nfus ve eitlilik barndran yaadmz dnyada bireyler sonu gelmez anlam ve birlik araynda hep geri kalmaya mahkmdur. D dnya yerine kendimize younlar younlamaz, birlik ve tutarllk iin duyulan bu muazzam istek zkimlik aray l 1.0 olarak kendini gsterir. Girdiimiz kiisel olmayan mbadele ilikilerinin hibiri bu kimlii salamaya yetmeyecektir. Aradmz zkimlik bu mbadelelerin hepsinin tesine "taar". Kiisel olmayan balam onu tam olarak karlayamaz. Tek tek her balamda biz deta bir biimde yerimizden edilmi oluruz: Gerek benliklerimizin etkileimin imdi meydana geldii balamn dnda bir yerlere yerletii hissine kaplrz. Aradmz eyi ancak yaylml ve tikellii ile, nitelie verdii nem ve onu doyuran karlkl sevgi ile kiisel bir balamda bulmay mit edebiliriz. Alman sosyolog Niklas Luhmann zkimlik arayn, kendini ?_l!iSySlL,yg' -sevmek ve sevilmek- ihtiyacnn ilk ve en gl nedeni olarak sunmutur. Sevilmek baka kii tarafndan biricik, benzersiz "grlmek anlamna gelir; sevilmek, seven kiilerin sevilenleri]^ onlarn kendilerine ya"da istemlerine ilikin imgelerini ""halcft"gstermek iin evrensel kurallara bavurmaya gerek duymadklarn kabul eniklen anlamna gelir; sevilmek seven kiinin benliimin, benliime karar verme ve kendi kararmla kendi benliimi seme hakkmn, egemenliini kabul etmesi ve olumlamas anlamna gelir; sevilmek onun benim zerine basa basa ve inatla "ite olduum, yaptm, durduum halimle ben" ifademe.katlmas anlamna gelir. Baka bir ifadeyle, sevilmek anlalmaktr - ya da en azndan ne zaman "Beni anlaman istiyorum!" derken ya da ac iinde "Beni anlyor musun? Beni gerekten anlyor musun?" diye sorarken kullandmz anlamda "anlalmaktr". Anlalmaya duyulan bu zlem birisine benim yerimde olmas, eyleri benim gzmle grmesi, gerekten de srf benim olduu iin saygyla karlanmas gereken bir grmn olduunu daha baka kant istemeden kabul etmesi iin yaplan umutsuz bir ardr. Anlalmaya zlem duyarken aradm benim kendi, zel deneyimimin -igdlerimin, ideal hayat imgemin, kendim, aclarm ve neelerim hakkndaki imgemin- gerek olduunun bir olumlanmasdr. Ben kendi portremin bir onaym isterim. Ben byle bir onaylanmada baka kii tarafndan kabulm, bakasnn aksi halde sadece hayal gcmn, eiHinlerimin bir uydurmas, lgnca bam aln giden fantezilerimin rn olma kukusu tayacak eyi onaylamasn grrm. Byle bir onaylanmay karmdaki kiinin kendimden sz ederken beni ciddiyetle ve ilgiyle dinlemeye isteklilii yoluyla yaratmay mit ederim; partnerim, Luhmann'n deyiiyle, "ilgiyi hak etme

eiini aaya" ekmeli, sylediim her eyi anlaml, dinlemeye ve zerinde dnmeye deer kabul etmelidir. Aslnda isteklerimde bir paradoks vardr. Bir yanda, benliimin, "orada"yken giydiim, o yerden (o arkadatan) dierine geer gemez srtmdan karp atacam rollerin bir toplam deil, emsalsiz bir btn olmasn isterim. Bylelikle, hi kimseye benzememek, baka kimseye deil kendime benzemek -bakalarnn arkndaki ok saydaki diten biri olmamak- isterim. te yanda ise bilirim ki, hibir ey srf ben onu hayal ettiim iin var olmaz. Fantezi ile gereklik arasndaki farkll grrm ve bilirim ki, gerekten var olan ne varsa benim iin olduu gibi bakalar iin de var olmaldr (hepimizin sahip olduu ve onsuz toplum hayatnn anlalamaz olduu gndelik hayat bilgisini hatrlayn; bu bilginin nemli paralarndan biri deneyimlerin ortak olduu, dnyann bakalarna tpk bize grnd gibi grnd inancdr). Ve bylelikle, ben gerekten emsalsiz bir benlik gelitirmekte, deneyimimi esiz klmakta ne kadar baarl olursam, deneyimimin sosyal dzeyde olumlanmasna o kadar ok ihtiya duyarm. Grlyor ki, en azndan ilk bakta, byle bir olumlama ancak sevgi ile gerekleebilir. Paradoksun sonucu, ou insan ihtiyacna kiisel olmayan bir biimde kulak verildii karmak toplumumuzda, sevgi dolu bir iliki ihtiyacnn her zamankinden daha derinden kendini duyurmasdr. Bu, ayn zamanda, sevginin srtland ykn de -ayn ekilde sevenlerin savamas ve zaptetmesi gereken basklarn, gerilimlerin ve engellerin de- korkun olduu anlamna gelir. Bir ak ilikisini zellikle zayf ve krlgan yapan karlkllk ihtiyacdr. Eer sevilmek istiyorsam, setiim partner her halkrda benden karln -sevgiyle karlk vermemi- isteyecektir. Ve bunun anlam, belirtmi olduumuz gibi, mn hizmetine karlk vermem, partnerimin deneyiminin gerekliini olumlayacak e112 kilde davranmam, nasl anlalmay istiyorsam anlamam da gerektiidir. deal olarak her bir partner teki partnerin dnyasnda anlam bulmaya alr. Ancak bu iki gereklik (benimki ve parlneri-minki) kesinlikle zde deildir; daha kts, bu gerekliklerin varsa bile ok az ortak noktas vardr. ki insan ilk defa karlatklarnda, ikisinin de arkalarnda dieriyle paylalmam, kendilerine ait uzun birer hayat vardr. ki ayr biyografi, her ey bir yana aka farkl iki deneyimler ve beklentiler yuma retmitir. imdi onlar yeniden mzakere edilmek durumundadr. En azndan baz bakmlardan bu iki yuman karlkl olarak elitikleri grlecektir. Benim ve partnerimin hemen dorudan bu iki yuman btnyle eit olarak gerek ve kabul edilebilir olduklarn, dzeltmeye ve uzlamaya gerek gstermediklerini kabul etmeye hazr olmas ihtimal ddr. Yumaklardan biri, hatta ikisi de, kalc bir iliki hatrna terk edilecek, dzene sokulacak ya da teslim olacaktr. Ne var ki, byle bir teslimiyet bizatihi akn maksadn ve akn karlamas gereken ihtiyacn kendisini geersiz klacaktr. Eer yeniden mzakere gerekten olursa, partnerlerden ikisi de bunu gzetirse, dlleri byk olur. Ancak mutlu sona giden yol dikenlidir ve bu yolu yarasz beresiz atlatmak byk sabr ve cesaret gerektirir. Amerikal sosyolog Richard Sennett, partnerlerin ikisinin de srarla mahremiyet hakk, kendini partnerine tamamen ama, partnerle kiinin isel dnyas hakkndaki btn, en zel hakikati paylama, btnyle iten olma, yani partner iin ne kadar altst edici olursa olsun hibir eyi saklamama hakk peinde olduklar bir iliki iin "ykc Gemeinschaft" terimini ortaya atmtr. Sennetl'e gre, kiinin partnerinin karsnda ruhunu btn gerekliiyle ortaya sermesi, partnerden zorunlu olarak evk yaratmayacak eylere onay vermesi ve yant verirken ayn ekilde iten ve drst olmas isteneceinden, partnerin omuzlarna katlanlmaz bir arlk bindi-rebilir. Sennett, kalc bir ilikinin, zellikle kalc bir ak ilikisinin karlkl mahremiyet talebinin sallantl zemininde ykselemeyeceine inanr. Partnerlerin birbirlerinden karlayamayacaklar (ya da bedelini dnnce karlamak islemeyecekleri) taleplerde bulunma ihtimali ok fazladr; bu ilikiye bir sre bimeye, bitirmeye ve ekilmeye karar vermek yerine bu yzden ac ekecek, kvrana-cak ve umutsuzlua deceklerdir. Partnerlerden biri ya da teki ekilmeyi ve benliinin olumlanmas ihtiyacna baka yerlerde tatmin aramay seecektir. Dolaysyla, bir kere daha ak ilikisinin krlganlnn -k partnerlerin arad birliin ykclnn- her eyden nce karlkllk koulu yznden olduunu grdk. Paradoksal olarak akn ancak karlk beklentisine girmediimde srebilecek ve gvende olacaktr. Tuhaf grnse de, en az zayf ve krlgan olan, bir armaan olarak verilen aktr: Sevdiimin dnyasn kabul etmeye, o dnyaya girmeye ve karlnda benzer bir ey beklemeksizin onu ieriden anlama abasna girmeye hazrm... Mzakereye, anlamaya ve szlemeye gerek duymuyorum. Gelgelelim, bu yollardan hangisine girersek girelim, mahremiyet

mzakereye alr ve taviz kanlmazdr. Ve partnerlerden birini ya da her ikisini de hafife alnamayacak kadar sabrsz yapan ya da kendisi iin kayg duymasna neden olan ey bizatihi bu mzakere ve uzlamadr. Akn bu kadar zor ve bedeli yksek oluu yznden, karlk beklemeksizin akn yerini, ak ilevi grecek (yani, nce sabrla tam ve iten bir itiraf ierecek biimde i deneyimin olumlanmasm salayacak) bir ilikiye duyulan ihtiya alr. te psikanalitik seanslarn, psikolojik tedavinin, aile danmanlnn vb. artc baarsnn gizi burada yatyor. Artk, bir kiinin en iten duygularn baka birine anlatmas ve sonuta kiinin o ok zendii kimliinin onaylanmas anlamna gelen kendini btnyle ama hakk iin gerekli ey yalnzca para haline gelmitir. Parasal deme analistin ya da terapistin hastalan ya da mterileri ile ilikisini kiisel olmayan bir ilikiye dntrr. Ve bylelikle kii sevmeden sevilebilir. Kii, hizmetlerini saln ald ve bu yzden bir i ilikisinin paras olarak ortak ykmllk altna girdii insanlar hakknda hibir kaygya kaplmakszn, kendisiyle ilgilenilmesini ve kayglarnn paylalmasn salayabilir. Hasta bir sevilme yanlsamas satn alr. (Gelgelelim, unutulmamaldr ki, tek tarafl ak "doaya kar", yani sosyal olarak kabul edilen ak modeliyle iddetli bir uyumazlk icidc olduundan, psikaalilik uygulamann banda genelde <k(a\l l AltKA/Smvoluk nil'.Jln,-!., nm denen bela vardr: Yani, hastann eilim olarak analistin "-mis gibi" davrann bir sevgi ifadesi olarak grme hatasna dmesi ve anlamann tamamyla i benzeri, kiisel olmayan koullarn aan bir tutumla karlk vermesi. Aktarm olgusu terapinin bir ak ikamesi olduunun en gl kant olarak da yorumlanabilir.) Akn (daha dorusu, kimlik onay ilevinin) dier, belki de daha salam bir ikamesini de tketici piyasas salar. Piyasa kiinin kendisi iin bir tane seebilecei ok eitli "kimlikleri" vitrine koyar. Ticari reklamlar satmaya altklar mallan sosyal balamlar iinde, yani tikel bir hayat tarznn bir paras olarak gstermeye zen gsterirler, yle ki muhtemel tketici bilerek sahip olmay istedii byle bir zkimlii satn alabilecektir. Piyasa ayn ekilde, farkl biimlerde kullanlabilen, her biri dierinden farkl olan ve bu biimde kiiselletirmi sonular retecek olan, kimlik yapc aralar salar. Piyasa yoluyla kii kendi yapt kimlik kartnn, uyarlanm benliinin eitli elerini bir araya getirebilir. Kii kendini modern, zgr, zenli bir kadn ya da dnceli, akl banda, efkatli ev kadn olarak; ileriye bakan, kendine gvenli bir kodaman; rahat, sevimli bir dost; gz darda, fiziksel olarak salkl, mao bir erkek olarak ya da btn bunlarn bir karm olarak nasl ifade edebileceini renir. Piyasann sunduu kimliklerin avantaj sosyal onaylaryla birlikte satn alnmalardr ve bylelikle olumlama araynn skntlar kalmamtr. Kimlik kartlar ve hayat tarz simgeleri, yetkin insanlar tarafndan sunulur ve ok sayda insann deneyerek ya da "dikkatini vererek" onaylad bilgilerle desteklenir. Bu yzden sosyal onayn mzakere edilmesine gerek kalmaz; onay, pazarlanan rnn yapsnda deta ta batan vardr. Yaygn olarak elde edilebilir ve poplerlii giderek artan bu tr alternatiflerin varlnda, /.kimlik sorununu karlkl sevgiyle zme drts iin gerekli abann baar ans giderek azalr. Daha nce grdm/ ;',ibi, miizakercli onay seven partnerler iin azap verici bir deneyimdir. Uzun ve kararl abalar olmakszn baar imknszdr. ki laraln da fedakrlk gstermesi gerekir. aba ve fedakrlk lu-lki, .sanki "kolay" ikameler mevcut deilmi gibi, daln sklkla ve byk bir evkle yrtlecektir. Kolayca elde edilebi]ir (gerekli tek fedakrlk bir miktar paradan baka bir ey deildir) ve satclar tarafndan saldrgan bir biimde dolatrlan ikamelerin varlnda, zahmetli, zaman tketen ve sklkla hayal krkl douran bir abaya girmek iin daha az gdlenimin olduu sylenebilir. Piyasaya srlm gz alc, "kusursuz" ve daha kolay alternatifler karsnda salkl esneklik kaybolmaya yz tutar. Sklkla ilk engel, krlgan ak beraberliinin geliimindeki ilk aksilik, partnerlerden birinin ya da her ikisinin geri ekilmesi iin ya da ilikiyi btnyle bitirmesi iin yeterli olacaktr. Sklkla baarszla urayan ak ilikisini "btnleme" ve bylece glendirme ya da diriltme niyetiyle ilk aranan ey ikamelerdir; ne var ki, er ya da ge ikameler o ilikinin orijinal ilevini ortadan kaldrr ve partnerleri ilk bata ilikiyi canlandrmaya iten enerjiyi boaltr. Richard Sennett'in tartt, akn bylesine deerden dmesinin tezahrlerinden biri erotizmin dlanmas ve yerine cinselliin gemesi eilimidir. Erotizm, cinsel arzunun ve son tahlilde bizatihi cinsel ilikinin, evresinde kalc bir ak ilikisinin kurulduu ve srdrld bir eksen olarak konumlanmas, daha nce ok yanl, btnlkl sosyal ilikilere atfedilen btn zellikleri tayan istikrarl bir sosyal birliktelik biimi anlamna gelir. Cinsellik ise cinsel iHkinin tek; birjleve, cinsel arzunun tatmini ilevine indirgenme-

,sidiiYj3y]esi bir indirgeme, genelde, cinsel ilikiyi karlkl sempati ve sorumluluk dourmaktan ve bylelikle eksiksiz bir kiisel birliktelie ilerlemekten alkoymay amalayan zel nlemlerle hayata geirilir. Aktan yoksun cinsellik, partnerden bir amacn yerine bakas geebilen bir arac olarak faydalanld, bir gerilim atma dzeyine indirgenmitir. Dier bir sonu ise cinsellii erotizm balamndan koparmann ak ilikisini nemli oranda zayflatmas olmutur. liki en gl kaynaklarndan birini yitirmi (ya da paylatrmak zorunda kalm) ve istikrarnn savunulmas artk daha da glemitir. Dolaysyla, bir ak ilikisi iki tarafl bir tehdit altnda kalmtr. liki i gerilimin basks altnda kebilir. Ya da kiisel olmayan M r ilikinin, onun ou ya da btn emarelerini tayan baka trden bir ilikinin, yani mbadele ilikisinin karsnda gerileyebilir 116 ya da o ilikiye dnebilir. Banka mterilerinin banka yetkilileriyle girdii ilikiyi ele alrken tipik bir mbadele ilikisini grmtk. Burada nemli olan tek eyin, tikel bir nesne ya da hizmetin ilikinin bir tarafndan dier tarafna geii olduuna deindik; bir nesne el deitirmitir. likilere giren canl insanlar, tayclarn ya da araclarn rollerini oynamaktan te bir ey yapmazlar; onlar mallarn dolamm salarlar ve kolaylatrrlar. Ancak grnte baklar partnerlerinin zerindedir. Aslnda, teki kiilere ikincil, trevsel -istedikleri mallarn muhafzlar ya da sahipleri olarak- bir nem bahederken, onlarn tek ilgi duyduu ey mbadelenin nesnesidir. Onla partnerleri "araclyla" dorudan mallarin kendisini grrler. Partnerin ruh hali alveriin baaryla tamamlanmasn etkilemedii mddete, partnerlerin gz nnde bulunduraca son ey karlanndakilere efkat duygular ya da ruhsal yaknlktr. Ksacas, partnerlerin ilcisi de bencilce davranr; eylemlerin en bata gelen gds mmkn olduu kadar az vermek ve mmkn olduu kadar ok almaktr; ikisi de, dncelerini yalnzca mevcut ie vererek kendi zkarla-rn gzetirler. Amalan bu yzden birbirine kardr. Denebilir ki, kiisel olmayan mbadele ilikisinde faillerin karlar atma halindedir. Bir mbadele ilikisinde hibir ey yalnzca tekinin akna yaplmaz; ilikide daha iyi pazarlk ans getirmedii mddete partnerle ilikili hibir ey nemli deildir. Dolaysyla failler doal olarak tekinin her bir gdsnden kuku duyarlar; aldatlmaktan korkarlar."yank, tetikte ve gz ak kalma gerei duyarlar; gzlerini bir an iin bile tekinin zerinden ayramazlar. tekinin bencilliine kar korunmak isterler; elbette teki tarafn fedakrca davranmasn beklemezler ama adil bir anlama -bir biimde eit bir mbadele olarak grdkleri bir ey- konusunda srar ederler. Bundan dolay, alveri ilikileri balayc bir kural, bir yasa ve yaplan ilemin adil olduuna karar verme yetkisiyle donatlm, ihlal durumunda zorla kararn dayatabildi bir otorite gerektirir. eitli tketici birlikleri, tketiciyi koruma rgtleri ve savclk grevlileri vb. bu koruma ihtiyacna yant vermektedir. Bunlar mcadelenin adil olmasn denetlemek gibi zor bir grev stlenmilerdir. Onlar ayn zamanda gl tarafn zayf tarafn cehaletini ya da safln smrme zgrlne snrlar getirecek olan yasalar iin yetkililere bask yaparlar. Bir ticari ilikinin taraflar gerek anlamda nadiren eit bir konumdadr: Mallar retenler ya da satanlar rnlerinin kalitesi hakknda alclarn ve kullanclarn muhtemelen renebileceklerinden ok daha fazlasn bilirler. Onlar, Ticaret Kanunu gibi bir yasa tarafndan kstlanmadka, rn sahte grnmlerle saf tketicilere okutabilirler. Mallar ne kadar karmak ve teknik olarak incelikli ise, alclarn onlarn gerek niteliklerini ve deerlerini takdir edebilmeleri o kadar azalr. Potansiyel alclar aldatlmaktan kanmak iin bamsz, yani kan olmayan otoritelerden yardm isterler; haklarn aka belirten ve durumu dava konusu yaparak grece tali konumlarn telafi etmelerini salayan bir yasa iin bask yaparlar. Gelgelelim, zellikle partnerlerin mbadele ilikisine yalnzca mallarn alclar olarak mbadele ilevleriyle girmeleri ve sonuta birbirlerine "grnmez" kaldklar iindir ki, onlar ak ilikisi rneinde olduundan ok daha_az_etkilenirler yejbalanrlar. ok daha az ilikidedirler. Ticari ilikinin artlarna uyma sz vermek dnda, zahmetli grevler ya da sorumluluklar stlenmezler. Benliklerinin mevcut ilikiyi ilgilendirmeyen yanlan etkilenmez ve zerkliini korur. Her ey bir yana, zgrlklerinden taviz vermediklerini hissederler ve gelecee ilikin seimleri girdikleri balant tarafndan kstlanmayacaktr. Burada ve imdi girilen ve bitirilen, zaman ve mekn olarak snrl bir iliki erevesinde kald mddete, mbadele kendi dnda "sonu dourmad" gibi kiinin btn kiiliini de ilgilendirmez. (Alveriin kiisel zerklikle balantl olma biiminin, ekonomik ve politik deerlendirmelerde genellikle tartmasz kabul edilen, insan emeinin tekiler gibi bir meta olduu ve bir mbadele nesnesi olarak grlebilecei iddiasn rttne dikkat edelim.

Deitirilebilir mallarn aksine, emek emekiden kopanlamaz. Kiinin emeini satmas, bir kii -belli bir zaman dilimi iin tam bir kii- olarak eylemlerinin artk baka insan-118 larn iradesine ve kararlarna tabi olaca anlamna gelir. Sahip olduu kendisinden koparlabilen bir nesne deil, emekinin benliinin tamamndan vazgeilmi ve baka birinin kontrolne gemitir. Grnteki kiisel olmayan szleme mbadele ilikisine denk den snrlarn ok tesine gemitir.) Ak ve mbadele, zerinde tm insan ilikilerinin yer ald s-rekljJirjTiginin' iki' u "noktasdr. Burada anlattmz biimiyle senin ya da benim deneyimimde nadiren ortaya karlar. Biz onlar srf bir biim, modeller olarak anlattk. ou iliki "katk"tr ve deien oranlarda iki modelin karmndan oluur. ou ak ilikisi "Eer unu yaparsan ben de bunu yapacam" tarz adil bir mbadele oran iin yaplan ticarettekine benzer pazarlk unsurlar barndrr. Tesadfi karlamalar ya da bir kereye mahsus ilikiler hari, bir mbadele ilikisine giren failler uzun sre birbirlerine ilgisiz kalamazlar ve er ya da ge srf para ve maldan baka eyler iin iine girer. Ne var ki, her bir u rnek kark bir iliki iine girilse de, greli kimliini korur. Her biri kendi beklentiler kalbn ve mkemmellie ilikin kendi imgesini korur ve bylelikle faillerin davranm kendi zgn dorultusuna yneltir. Baka insanlarla girdiimiz ilikilerdeki belirsizliklerden ou, bu iki u, tamamlayc ama yine de badamaz beklenti kalb arasndaki gerilimler ve elikilerden hareketle anlalabilir. nsan ilikilerinde mphemliin kural olduu hayatta, model benzeri, yaln: ilikilere pek rastlanmaz. Grlyor ki, dklerimiz ve zlemlerimiz, ayn anda doyurulmalar neredeyse hi mmkn olmayan, ne var ki ayr ayr pelerine dldnde de ayn ekilde tatmini g olan iki ihtiya arasnda paralanmtr. B.unlar aidiyet ve bireysellik ihtiyalardr. Birin-cuhtiya bizi tekilerle gl ve gvenli balar kurmaya sevk eder. Ne^zaman birliktelikten ya da cemaatten dem vursak bu ihtiyac dile getiririz. kinci ihtiya bizi, iinde basklardan bak ve taleplerden zgr olduumuz, yapmaya deer grdmz eyi yaptmz, "kendimiz olduumuz" bir duruma, zel hayata yneltir. ki ihtiya da dayatc ve gldr; ikisinin de basks arttka verili ihtiyacn tatmini azalr. te yandan, biri tatmine ne kadar yaklarsa ayn oranda tekinin ihmal edilmesinin acsn duyarz. zel hayat olmakszn cemaatin aidiyetten ok baskya benzediini, cemaat olmakszn da zel hayatn "kendi olmak" yerine yalnzla benzediini fark ederiz. 120 VI G ve seim Yaptm eyi neden yaparm? Felsefi bir yaklam aray iinde olmadm srece, bu, zerinde durmaya demez basit bir soru olarak grnr. Yant ak deil midir? En azndan, grld kadaryla yledir. Kukusuz, ben bunu yaparm nk... (derslie koarm nk geen dersi kardm iin retmenden azar iittim; klarda durdum, nk orada kardan gelen trafik ok youndu; yemek yaptm, nk karnm ackmt; blucin giydim, nk bugnlerde blucin giyiliyor.) Aklamalarm bylesine basit -aslnda, tartma gerektirmez- yapan ey hepimizin paylat bir alkanla -olaylar onlarn bir nedenin sonulan olduklarna iaret ederek aklama alkanlna- uygun olmalardr. ou durumda, yaptmz ya da bamza gelen eyleri aklamaya sra geldiinde, baka bir eyin de olduu takdirde, aklamay istediimiz olayn mecburen olacana, baka bir ifadeyle, onun kanlmaz ya da en azndan kuvvetle muhtemel olduuna ikna olduumuzda merakmz genelde giderilmi olur. Yolun aasndaki evde neden patlama oldu? nk havagaz tesisatnda kaak vard. Bilirsiniz, gaz son derece yanc bir maddedir ve bir kvlcm dahi onu alevlendirmeye yeter. Hi kimse neden hrsz pencere camn krdnda bir ey duymad? nk herkes uykudayd. Bilirsiniz, insanlar normal olarak uykudayken sesleri duymazlar. Ve dierleri. Aklama araymz, aklamay istediimiz olayn her zaman izledii (bu durumda istisna tanmayan bir balantdan, bir yasadan bahsederiz) ya da ou durumda izledii (bu durumda ise ou kere ortaya kan ama her durumda grlmeyen bir balantdan, bir normdan bahsederiz) bir olay ya da durum bulur bulmaz sona erer. Pemek ki,aiklamalar, aklamay istediimiz olay baka, daha genel bkjJnermeden ya da bir dizi nermeden karlm olabilecek bir nerme olarak gstermekten ibarettir. Olay yle bir biimde anlatrz ki, onu z olarak kestirilebilir bir ey halinde grrz; genel yasa ya da norm ile iinde yasa ve normun kendilerini gster-dikleri belli koullarn mevcudiyeti veri olduunda, o olayn olmas gerekir ve o olayn yerini baka bir olay alamaz. Aklama bir seme, iradi bir ayklama, keyfi bir olay sralamas ihtimaline izin vermez.

Gelgelelim, insan davranlarna uygulandnda bu alldk aklama nemli bir eye deinmeden geer. Deinmedii ey aklamay istediimiz olayn bir kiinin eylemi olduu ve eylemi yapan kiinin bir seim yaptdr. O kii baka trl davranabilirdi. Ortada birden fazla eylem biimi olmasna ramen yalnzca o seilmitir ve bunun zellikle aklanmas gerektii halde aklanmamtr. Bu olay hibir biimde kanlmaz deildi. Ortada onun -hele hele kesinlik iddiasyla- karlabilecei bir genel nermeler dizisi yoktur. Biz bunu o olay olup bittikten sonra kavramaya alabiliriz; geriye dnerek sonradan anlama sayesinde olay -bu eylemi- faillerin yaptklar eyi yaparken izlemek durumunda kalm olabilecekleri belli kurallarn bir sonucu olarak yorumlayabiliriz. Gelgelelim, bu kurallar birden ok davran biimi dourabilirdi. Ve failin onlar izleme gerei yoktu. nsan davran rneinde, yukarda gsterilen trden aklamalar, hikyenin tamam, bilinebilecek her ey olarak tatmin edici deildir. Kendi deneyimimizden eylerin insanlar tarafndan bir maksatla yapldklarn biliriz. nsanlarn gdleri vardr; benim gibi onlar da yaptklar eyi u ya da bu nedenle onlara tercih edilebilir grnen bu durumu yaratmak ya da baarmak iin yaparlar (bu yzden, retmenden azar iitmemek ve dersin, tamamn izlemek iin dzenli olarak derslere girerim; kazalardan kanmak ve hayatta kalmak iin trafik kurallarna titizlikle uyann; alm gidermek ya da konuklarmn gnln ho tutmak iin yemek piiririm; evremdeki ou insann giydii blucini gze batmamak ve phe ekmemek iin giyerim). Demek ki, srf derslere katlmann niversite yetkilileri tarafndan art koulmas yznden belirtilen saatte dershanemde oturuyor olmamda hibir kanlmazlk yoktur; orada oturuyorum nk kurallara uymak istiyorum; u ya da bu nedenle bunun yaplacak doru ey olduunu dnyorum. Gayet hakli olarak bir kazadan kanmak istesem bile, durup yeil n yanmasn beklememde hibir kanlmazlk yoktur; ben ayn ekilde tartmasz bir biimde klarn deime sisteminin, kazalar nlemenin bir arac olarak anlam tadna ve bu nedenle uyulmas gerektiine de inanrm. Yaptm her eyin daima bir alternatifi, bir seim ans vardr. A_ckga_sylersek, onun yerine baka bir e^i yapabilirim. nsan eylemleri, eylem koullan ve faillerin gdleri ayn kalsa bile, eskisinden farkl olabilir. Koullar Bozard edilebilir, gdler darda tutulabilir ve bu ikisinden de farkl sonular karlabilir. Dolaysyla, d koullara ya da genel yasalara iaret etmek bizi insan eyleminin sz konusu olmad durumlardaki gibi tatmin etmez. Biz biliriz ki, bu erkek ya.da u kadn nesnel olarak zde koullarda (onlar alglamalar gibi onlara atfettikleri anlamlar da deitii iin, znel olarak zde olmayan koullarda) farkl davranabilirlerdi. Dolaysyla, eer o eylem biiminin deil de bunun neden seildiini bilmek istersek, failin ald karar dnmemiz maya sra geldiinde, baka bir eyin de olduu takdirde, aklamay istediimiz olayn mecburen olacana, baka bir ifadeyle, onun kanlmaz ya da en azndan kuvvetle muhtemel olduuna ikna olduumuzda merakmz genelde giderilmi olur. Yolun aasndaki evde neden patlama oldu? nk havagaz tesisatnda kaak vard. Bilirsiniz, gaz son derece yanc bir maddedir ve bir kvlcm dahi onu alevlendirmeye yeter. Hi kimse neden hrsz pencere camn krdnda bir ey duymad? nk herkes uykudayd. Bilirsiniz, insanlar normal olarak uykudayken sesleri duymazlar. Ve dierleri. Aklama araymz, aklamay istediimiz olayn her zaman izledii (bu durumda istisna tanmayan bir balantdan, bir yasadan bahsederiz) ya da ou durumda izledii (bu durumda ise ou kere ortaya kan ama her durumda grlmeyen bir balantdan, bir normdan bahsederiz) bir olay ya da durum bulur bulmaz sona erer. Dejrek kjjjjjdamalar, aklamay istediimiz olay baka, daha genel -b'_,nermeden ya da bir dizi nermeden karlm olabilecek bir nerme_ olarak gstermekten ibarettir. Olay yle bir biimde anlatrz ki, onu z olarak kestirilebilir bir ey halinde grrz; genel yasa ya da norm ile iinde yasa ve normun kendilerini gster-1 dikleri belli koullarn mevcudiyeti veri olduunda, o olayn olmas gerekir ve o olayn yerini baka bir olay alamaz. Aklama bir seme, iradi bir ayklama, keyfi bir olay sralamas ihtimaline izin vermez. Gelgelelim, insan davranlarna uygulandnda bu alldk aklama nemli bir eye deinmeden geer. Deinmedii ey aklamay istediimiz olayn bir kiinin eylemi olduu ve eylemi yapan kiinin bir seim yaptdr. O kii baka trl davranabilirdi. Ortada birden fazla eylem biimi olmasna ramen yalnzca o seilmitir ve bunun zellikle aklanmas gerektii halde aklanmamtr. Bu olay hibir biimde kanlmaz deildi. Ortada onun -hele hele kesinlik iddiasyla- karlabilecei bir genel nermeler dizisi yoktur. Biz bunu o olay olup bittikten sonra kavramaya alabiliriz; geriye dnerek sonradan anlama sayesinde olay -bu eylemi- faillerin yaptklar eyi yaparken izlemek durumunda kalm olabilecekleri belli kurallarn bir sonucu olarak yorumlayabiliriz. 122

Gelgelelim, bu kurallar birden ok davran biimi dourabilirdi. Ve failin onlar izleme gerei yoktu. nsan davran rneinde, yukarda gsterilen trden aklamalar, hikyenin tamam, bilinebilecek her ey olarak tatmin edici deildir. Kendi deneyimimizden eylerin insanlar tarafndan bir maksatla yapldklarn biliriz. nsanlarn gdlen vardr; benim gibi onlar da yaptklar eyi u ya da bu nedenle onlara tercih edilebilir grnen bu durumu yaratmak ya da baarmak iin yaparlar (bu yzden, retmenden azar iitmemek ve dersin, tamamm izlemek iin dzenli olarak derslere girerim; kazalardan kanmak ve hayatta kalmak iin trafik kurallarna titizlikle uyarm; alm gidermek ya da konuklanrm gnln ho tutmak iin yemek piiririm; evremdeki ou insann giydii blucini gze batmamak ve phe ekmemek iin giyerim). Demek ki, srf derslere katlmann niversite yetkilileri tarafndan art koulmas yznden belirtilen saatte dershanemde oturuyor olmamda hibir kanlmazlk yoktur; orada oturuyorum nk kurallara uymak istiyorum; u ya da bu nedenle bunun yaplacak doru ey olduunu dnyorum. Gayet hakl olarak bir kazadan kanmak istesem bile, durup yeil n yanmasn beklememde hibir kanlmazlk yoktur; ben ayn ekilde tartmasz bir biimde klarn deiine sisteminin, kazalar nlemenin bir arac olarak anlam tadna ve bu nedenle uyulmas gerektiine de inanrm. Yaptm her eyin daima bir alternatifi, bir seim ans vardr. Akga sylersek, onun yerine baka bir eyi,yapabilirim. nsan eylemleri, eylem koullar ve faillerin gdleri ayn kalsa bile, eskisinden farkl olabilir. Koullar gzard edilebilir, gdler darda Utulabilir ve bu ijkisinden^ de farkl sonular karlabilir. Dolaysyla, d koullara ya da genel yasalara iaret etmek bizi insan eyleminin sz konusu olmad durumlardaki gibi tatmin etmez. Biz biliriz ki, bu erkek ya.da u kadn nesnel olarak zde koullarda (onlar alglamalar gibi onlara atfettikleri anlamlar da deitii iin, znel olarak zde olmayan koullarda) farkl davranabilirlerdi. Dolaysyla, eer o eylem biiminin deil de bunun neden seildiini bilmek istersek, failin ald karar dnmemiz doru olacaktr. Faili bir karar alc, eylemi de karar alma srecinin sonucu olarak dnmekten kaamayz. Elbette karar almann nemli rol oynamad trden bir insan davran da anlalr bir eydir. Baz eylemler neredeyse dnmeksizin yaplr, yani alternatifler zerine bilinli olarak kafa yo-rulmam, bir mzakere konusu haline getirilmemitir. Boyle.st.du-nmsz yaplan davrann iki trnden bahsedebiliriz. Allm (bazen, pek yerinde olmasa bile, geleneksel denen) davramif Knlardan biridir. Sanki bedenimde bir alar saat yerletirilmi gibi, ben normal olarak her gn ayn saatte kalkarm... Yar uykulu bir halde sabah rutinlerime balarm; yzm ykar, dilerimi fralar, tra olurum. Bu rutini yerine getirmek iin karar verdiimi hatrlamyorum; aslnda bunlar yaparken baka eyler dnrm (hi dikkat etmediimden, sklkla aynada yzme bakp tra olup olmadm kontrol etmek durumunda kalrm). Her gn dzenli olarak ayn saatlerde, tam da genellikle yemek yediim saatlerde, karnm ackr. Akam eve geldiimde, deta otomatik olarak yakarm. Karanlk m deil mi dikkat etmem, n karanla kar avantajlarna kafa yormam, birine kar tekini tercih etmem; eylemimin ierii ve maksadn neredeyse hi dnmem. Anca^ genelde yle. olmasalar da, eve dndmde klar ak bulmusam ite o zaman dnmeye balarm... Bu dikkatimi eker nk gnlk rutini sekteye uratr; olaanst bir eyler olmaldr - belki beklenmedik misafirler gelmitir ya da daha kts hrszlar hl ieridedirler... zerinde durup dnmediimiz olaylarn normal seyri aksamtr. Allm hareketler ie yaramayacaktr ve bu yzden gelecek admn ne olacana ilikin dnmek ve bir karar vermek zorunda kalrm. Ya da baka bir rnei ele alalm: Dier odada masann zerinde braktm kitaba.ihtiyacm var. Onu almak iin odaya gittiimde, oday karanlk buluyorum. Doal olarak yakacam ama fark ediyorum ki, biri kanapede uyuyor. Yine, allm bir biimde davranmam. Eer yakarsam, uyuyan uyandrabilirim. Ne var ki, eer el yordamyla kitab bulmaya alrsam, istemeyerek bir sandalyeye arpabilir ya da bir vazoyu krabilirim ve yine uyuyan rahatsz ederim. Koullar artk rutin de124 .. ildir ve alkanlk birden ie yaramaz bir rehber olmutur. Bu durum hi kukusuzJMr' seim gerektirir ve karar verme srecim yine harekete geer. Allm davranp gemite renilenlerin kalan zdr. Bu alkanlk gemite bir noktada edinilir. Ve daha sonra dzenli tekrar sayesinde beni dnme, hesaplama ve karar verme gerekliliinden kurtarr; koullar da dzenli kald mddete, dzenli ve deimez bir seyir iinde bir hareket dierini izler. Gerekten de, eylemlerim ne kadar alkanlk eseriyse, sorulduunda onlar aklamam o kadar zordur. Bu eylemler ancak bir eyler yanl gittiinde dikkatimi eker, bilince kar. Grnte otomatik sabah rutinim bile, kendimi banyosundaki dzenein "olmas gerektii gibi" olmayan, yani benim altm gibi olmayan bir evde bulur

bulmaz ya da diframn krlm, sabunumun yerinden oynam olduunu grr grmez sekteye urar. Allm davranmn etkililii bir bakma eylemimin meydana geldii evrenin dzenlilii ve yerleikliine baldr. Dncemin, oynasa bile, kk bir rol oynad baka bir davran tr vardr. Bu hissi jjylemclir.: Gl duygulanmlardan -aslnda, aklyrtmeyi durduracak, btn ama kayglarn ve eylemin olas sonularn askya alacak kadar gl duygulanmlardan-kaynaklanan eylemdir. Hissi eylem iten gelir ve failin kar kmas kolay deildir; o argu'mln"dhlemezrakln sesine kulaklarn tkamtr. Genellikle duygularn[bir patlamasn yakndan izler. Zaman iinde yolculukla birlikte, tutkularn soumas etkisini gsterir ve artk o eylemi yapmadan nce iki kere dnrm. Huysuz biri olarak, beni kzdran ya da sevdiim ve zen gsterdiim bir kiiyi iteleyip kakalayabilirim. Ya da btn param ani bir acma ya da efkat duygusuyla muhta birine verebilirim. Gelgelelim, bana verdiini dndm bir zararn cn almak iin bir kiiye karanlk bir sokakta pusu kurmaya karar vermisem, bu pek hissi bir eylem olmayacaktr; sz konusu n mzakere bu eylemin, aksine, hesapl bir kararn sonucu olduunu akla getirir. Yine ayn ekilde, eer muhta insanlara sunduum yardm onlarn ya da Tanr'nn gzne girmek iin yaplan maksatl bir abaysa, bu eylem de hissi olma yacaktr, bylesi bir sunum daha ok hesaplanm bir giriim iinde bir adm, bir amaca, bu rnekte, gnahlarmn balanmas ve kurtuluun kazanlmasna ynelik bir ara olacaktr. Bir eylem ancak dmmz, kendiliinden, n mzakere olmakszn yapld ve argmanlara arlk vermenin ve etkilerini hesaplamann zaman gelmeden nce gerekletirilen bir eylem olduu mddete hissidir. Allm ve hissi eylemler genelde irrasyonel eylemler olarak tanmlanr. Bu tanm ^k^sleden^ey^bj^eyjemkrin aptalca, sonusuz, yanl ya da zararl olduklar deildir. Aslnda, bu tanm eylemin faydasna ilikin hibir yarg iermez. ou allm rutinler ok etkili ve faydaldr. Hayatmzda ..vazgeilmez bir yer igal ederler ye ayrca bizi dnmeye -.harcayacamz onca zamandan kurtarrlar, hareketlerimizi daha az zahmetli klarken grevlerimizi yerine getirmemizi kolaylatrrlar. Benzer bir biimde, bir saldrgana vurmak sonuta onu gelecekte bu kt tutumundan vazgeirmenin birok hesapl, "soukkanl" ynteminden daha etkili olabilir. Eylem fayda getirmediinde deil, fayda dncesi eylemden nce gelmediinde, karar vermede bir etken olmadnda irrasyoneldir. Eylem karar vermenin sonucuDolmadndairrasyoneldir. Tersine, zdd olan rasyonel eylem irrasyonel eylemden daha az etkili (ve daha az makul) olabilir. Rasyonel eylem, muhtemel birok eylem biimi arasndan, failin bilinli olarak eylemle varmay amalad sonuca en uygun olduunu dnd bir eylemi semesine dayanr (bu, aracsal rasyonellik rneidir); burada aralar verili amacn gerektirdii eye gre seilmitir. Alternatif olarak, rasyonef eylem deere gre rasyonel olabilir; yani fail iin farkl maksatlarla kullanlabilecek belli aralar mevcuttur ve fail kalanlarn hepsinden daha deerli ("yreklen inand", ekici, arzu edilen, o an en derinden hissedilen bir ihliyala en yakndan ilgili) olduunu dnd bir amac seer. Rasyonelliin aracsal ve deere gre rasyonel eitlerinin ortak /.elliii, ikisinde de aralara amaca gre deer biilmesi ve bunlarn karlkl, jjn\rk ya da Kanlm, yj'unluklarnn, doru ya da yanl:; Kaa arasmla srin yapakrn bavurularak nihai kstas olarak grlmesidir. Uygunluun :;>mia bir yanlsama olduu ortaya kabilir, yaplan hesap criyr baktmzda yanl grnebilir; o eylemi rasyonel klan tek ey ,",e\vkk-.s_l irilen eylemden nce bir hesabn yaplm olmasdr! Btn bu karlkl eletirme, hesaplama, lp bime ve nihayet seme iinin arkasnda yalan temel fikir, o eylemin iradi olduu mddete -fail kontrol dnda ya da anlk bir tutku patlamas ile yapt eyi yapmaya gdmlenmi, itilmi, ekilmi ya da zorlanm deil, zgr bir seim yapm ve eylemi gerekletirmi olduu mddete- rasyonel olduu fikridir. -Ey.tejnlsnmjzi^nje^zajpjn bilinli olarak ve kl krk yardktan sonra seersek, muhtemel sonulan hakknda ngrde bulunuruz. Bunu da, her eyden nce, eylemin hayata geirildii durumun ve yaratmaya altmz etkilerin btnln hesaplayarak yaparz. Daha zgn olarak normalde hesaba kattmz, kaynaklar ve cle-(?;;//j/;r^Kaynaklnrn -cebimdeki banknotlardan oluan bir "nakit" ya da bir banka hesab biiminde ya da kredi almak iin yararlanabileceim deerli mak mlk biiminde- paradan ibaret olabi-Ii?.~Kaynaklanm baka insanlarn benim talep ettiim eyler karlnda mbadele etmeye ihtiya duyduklar eyleri yaratmak jin kollanabileceim becerilerimi, "sosyal sermayemi" de -rnein, elde etitek istediim mal ve hizmetleri ellerinde bulunduran ve bu yzden beni bekleyen ile ilgili olan insanlar nezdindeki konumumu- kapsar. Savunduum ve sayg gsterdiim deerler, ulaabileceim amalar birbirleriyle kyaslamam ve hangisinin en iyi grndn belirlememi salar. Kaynaklarm birok deiik biimde kullanabilirim. Alternatif kullanmlar farkl ekicilik oranlar

tamalar ve farkl nedenlerle ekici olmalar bakmndan birbirin-den~ayrlrr. "Onlar farkl deerleri temsil ederler. Bazlar daha tatmin edici, daha vazgeilmez ya da daha vgye layk grnr. Bazlar en ok fayda salamaya aday olduu iin seilebilir nk elimin altndaki kaynaklarn miktarm artrma ve bylece gelecekteki zgrlmn ufkunu geniletme ihtimaline ak olabilir. Son tahlilde yz poundluk fazladan param yeni bir pikaba, bir tatile, sosyoloji kitaplarna harcama -ya da konut kredisi hesabmda tutmakararma yn veren, sahip olduum deerlerdir. Kaynaklar inin ve deerlerimin toplam tutar bana zgrlk oranm -ne yapabileceimi ve benim durumumumda neyin sz konusu edilemeyeceini- gsterir. Farkl insanlarn farkl zgrlk oranlan vardr. nsanlarn seme zgrlkleri, yapmaya karar verebilecekleri eylemlerin ufku bakmndan farkllk gstermeleri, sosyal eitsizliin (yani, insanlar arasnda ortaya klar bakmndan sosyal olan farkllklarn, insan ilikileriyle meydana getirilip srdrlmekte olan, farkl olarak datlabildi, hatta o ilikideki bir deiimle tmyle ortadan kaldrlabilen trden farkllklarn) zdr. Baz insanlar dierlerinden daha zgrdr; daha fazla kaynaa eriebildikleri iin seim ufuklar daha genitir ve eriebildikleri daha fazla deer vardr (bu deerlerin gzetilmesi onlar iin gereki ve uygulanabilir bir ey iken, daha az ansl olanlar asndan byle bir ey aptallk, altst edici ve sonuta hayal krkl yaratc olur ancak). zgrlk oranlarndaki farkllktan genellikle g farkllklar olarak sz edilir. G aslnda en iyi, hem herhangi bir eylemin arnala7mf zgrce semek hem de aralara hkmetme anlamnda eyleme yetisi olarak anlalr. G, yetkin klma_kapasitesidir. nsan ne"kadrTz gcThlbTlSrsa, seTrrTfku o kadar geni, gereki olarak verebilecei karar miktar o kadar fazla, makul olarak onlarn istediklerini yerine getireceinden emin olurken gereki olarak gzetebilecei sonularn alan o kadar geni olur. Daha az gl ya da gsz olmak, insann dlerine snr koymas ya da zorunlu kaynaklarn yokluuna uygun olarak amalarna erime abalarndan vazgemesi zorunluluu anlamna gelir. G sahibi .olmakJahajizgr pljrak_e^leyebjlrnek demektir; ancak g sahibi olmamak ya da bakalarndan daha az g sahibi olmak, kiinin seim zgrlnn_bakaannc_a_alnm kararlar ta-rafndTn~snTr]^ Hkmettii kaynaklarn, A'nn B'ye A tarafndan tespit edilmi amalara erimek iin zorunlu davran biimleri dayatmasna izin verdiinde; baka bir ifadeyle bu kaynaklar, A'nn, B'nin amalarn A'nn kendi amalarna erimesinin aralar haline getirmesine ya da ayn anlama gelmek zere, B'nin deerlerini A'nn kaynaklarna dntrmesine izin 128 . . verdiklerinde, A'nn B zerinde g sahibi olduunu syleriz. A'nn fiili ya da potansiyel eylemleri olmasayd, B'nin eylemlerinin olduundan farkl olacaklarn tahmin edebiliriz; B'nin amalan baka birinin kaynaklar olduunda ve bu yzden baka birinin amalar iin bir ara olarak kullanldnda, B'nin seim zgrlnden ok ciddi tavizler verilmi olur. B'nin eylemleri artk ze/7c deildir; gdml hale gelmitir. rnein, patronlarm benim zerimde g sahibidirler; eer onlarn koyduklar kurallara ya da emirlerine uymazsam beni iten atabilirler ya da baardklarm onlar asndan rnek tekil ediyorsa beni dllendirebilir ve terfi ettirebilirler. Ne var ki, benim kaynaklarm arasnda atp alma, dllendirme ya da cezalandrma haklar yoktur, ben bunlarn karln veremem. Dahas, patronlarm kartlarn ceplerini dolduracak ekilde oynayabilirler. Benim kar koymam iin i iten geene kadar niyetlerini gizli tutabilirler. Benim iyerindeki durumumu ok ktletirecek ve manevra zgrlm daha fazla kstlayacak kkl yeni dzenlemeler tasarlayabi- s-lirler. Patronlarmn zgrl zerinde, onlarn gizli tasarlarnn benim zerimdeki etkisiyle ayn byklkte bir etki yaratabilmek iin yapabileceim ok az ey olduundan, ben ayn gizlilik silahyla karlk veremem. Patronlarmn gizlilii, benim potansiyel olarak daarcmda saklayabileceim her eyden ok daha ldrc bir silahtr. Ve bu yzden biz birbirimizin durumunu etkileyebil-me asndan son derece eitsiz bir konumdayz. Karlkl ilikimizde g, eit olmayan bir biimde dalmtr; bu, asimetrik bir gJlikisidir. Patronlarm eylemlerini benim seim alanmdan ok daha geni alternatifler arasndan seebilirler. zgrlk oranlarmz arasnda bu kadar byk bir farkllk olmas yznden ben muhtemelen patronlarm ne istiyorsa onu yapacam, yle ki benim kurallarna uyacam hesaba katarlar; eylemlerini tasarlarken benim eylemlerimi ellerindeki kaynaklar arasnda sayabilirler. Benim seim ufkum ne kadar snrlysa, davranm o kadar amaz biimde nceden kestirebilirler. Ben onlar iin daha az sr, denklemlerinde daha az bilinmez bir nicelik ve dolaysyla onlarn konumu asndan onlarn benim iin olduundan daha az bir belirsizlik kayna olurum. Benim onlarn amalarna uygunluuma, tpk sahip olduklar sermaye ya da makineler gibi, tereddtsz gvenilebilir.

zetlersek, g, kiiye, baka insanlarn eylemlerini kendi amalan olarak kullanma yetisi kazandran eydir; daha genel olarak g, kiinin kendi amalarn semesi ve aralarn hesaplamas zerine bakalarnn zgrlnn dayatt kstlamalar azaltma yetisi kazandrr. Kiinin kendi zgrlnn, artmas demek olan baka insanlaun zgrlui.indeki bylesi bir azalma iki yntemle baarlabilir. lk yjjntem, baka balamlarda ne kadar geni grnrse grnsn, kaynaklarn birdenbire yetersiz ya da etkisiz hale getirecek bir biimde tekinin eylem koullarm maniple etmekten ibaret olan cebir uygulamadr. Gdmleydi tarafn ok daha iyi donanml olduu btnyle yeni bir oyun alan yaratlmtr. (Bir soyguncunun kurban ister zengin bir banker, gl bir politikac ya da mehur bir ovmen olsun, baka balamlarda onlara byk bir zgrlk salayan karlkl kaynaklan karanlk ve ssz bir sokakta ban ucu ya da kaba adale gc karsnda kald anda "yetkinletirme" kapasitelerini kaybederler.) zgrlkteki bu ani daralma, deerlerin zorla yeniden biilmesi yoluyla olduu gibi aslnda seim koullarn normalde yksek bir deer biilen eylerin birdenbire nemlerini yitirecekleri bir biimde yeniden belirlenmesi yoluyla da baarlm olabilir. Soyguncuyla bir gece karlamasnda, genellikle agzl biri iin stn deerler olan banknotlar ve kredi kartlaryla dolu bir czdan birdenbire anlamsz hale gelebilir; seim artk daha az ya da daha ok para arasnda deil, hayatla lm arasndadr. Hapishane ya da bir alma kampndaki kurumsallam bask koullarnda, yeni deerler -iyi yiyecek, hafif i, k ya da ziyareti kabul izni, tek bana ya da sk gvenlik koullarnda bir yerde kapatlmaktan kurtulma ya da yalnzca bir gardiyann iyi muamelesieski, bir zamanlar gklere karlan deerleri glgede brakabilir ve uursuz ya da glnecek deerler haline getirebilir. Toplama kamplar gibi u rneklerde, kendini koruma ve hayatta kalma deeri tutsaklarn btn seimlerinin nne geebilir. Dier yntem baskdan daha dolayl ve g sahipleri asndan m RARKA/Susyolojik Dnmek daha masrafldr. Bu yntem bir kiinin teki insanlarn deerlerini kendi kaynaklan hanesine kaydetmesinden, "bakalarnn arzularn kendi karna hizmet eder hale getirnek"ten ibarettir. Daha zgn olarak bu yntemde durum ylesine maniple edilir ki, teki insanlar gzettikleri deerlere ancak g sahibinin koyduu kurallara boyun eerse eriebilir. Bylelikle dmanlarn ldrlmesin-deki heves ve etkililik, kahraman askerin sosyal konumunun madalyalar ve iltler ile yceltilmesi yoluyla (gemite, valyelik ve tmar verme yoluyla) dllendirilir. Becerilerin ve bilginin resmi olarak tannmas, bir rencinin dersleri dzenli izlemesi ve devlerini zamannda teslim etmesi yannda okul ynetmeliklerine uymasna bal hale getirilir. Fabrika iileri, kendilerini vererek sk alma ve idari emirleri koulsuz yerine getirme kouluyla hayat artlarnn iyilemesini (cretinin artmasn) gvence altna alabilir. Bu ekilde, astlarn deerleri stlerinin kaynaklan haline gelir; astlarn dleri ve istekleri gc elinde bulunduranlarn belirledii amalarn hizmetine koulur. Sermayem yoksa, yaamam istihdam edilmeme baldr. Ne var ki, istihdam edilmek iin artlarna uygun olarak hareket etmem gerektii anlamna gelir; zgrl altm sre iinde askya alrm. zgr olarak daha iyi bir hayat standardn -ya da hatta yalnzca hayatta kalmay- kendime gnll balandm bir deer olarak setiimde, artk zgrlmn nemli bir parasn feda etmeden o deere erimemin yolu kalmam olur. Bask uygulayabilen ya da dlleri maniple edebilen kii ayn ekilde benim gz diktiim deerlere eriine ansm deitirebilir. Onlarn kararlar eylemlerimde kullanabileceim kaynaklarn miktarn ya da kullanm biimini etkiler. Onlar, yalnzca dolayl bir yoldan bile olsa, eylemlerimin sonularn da etkiler. Artk dmn "gereki olmadm" grdm iin, gemite gzm diktiim baz deerlerin peinden komaktan vazgeebilirim. Aradaki fark o kadar byktr ki, kapanma ihtimali neredeyse sfrdr; bezginlik ve ac gerekler kapya dayanmtr ve yava yava ulamay umduum amalar (ve aslnda btn hayat planlann) kiinin kurmaktan holand ancak gereklemesi iin kln kprdatmad trden tatl hayaller haline gelmitir. Eylemlerimin yn deimitir; eylemlerim artk daha "gereki" amalara ynelmi, kaynaklarmla yapabileceklerim hakkndaki dncem deimitir ve ben bundan byle muhakeme dzenimi tersine eviririm, yani artk amalarm, aralarma bakarak tayin ederim. htimal o ki, sonuta balangta hayal ettiimden ok daha aza raz olurum. yi de, her eyden nce, benim deerlerim nasl oluurlar? Neden baz amalara deer verirken, tekilere itibar etmem ya da onlar kmserim? Bu deerler benim zgr seimime mi baldr? Onlar iradi olarak alabilir ya da bir kenara atabilir miyim? Ya da onlar, kaynaklarm gibi, teki insanlarn eylemlerinden ve zerinde kontrolm olsa bile ok az olan koullardan etkilenirler mi? u rnek zerinde dnelim: Liseden

sonra dorudan niversiteye gitmek niyetindeydim. Gelgelelim, dostlarm baka trl karar verdi. Mevcut seim anslarm deerlendirerek beni eitime devam etmemin daha mutlu bir hayat salamayacana ikna ettiler; kendimi yllk fedakrla, yar ala mahkm etmek yerine, biraz para kazanarak hayata dorudan atlmam daha iyi olacakt. Onlarn deerlendirmelerini dinledikten sonra, fikrimi deitirdim ve bir okula bavurmak yerine ksa yoldan para kazanacam bir i aramaya baladm. imdi dzenli bir gelirim var; insann cebinde paras olmas ve bu paray sahip olmak istedii eyleri satn almak iin kullanmas ok gzel. Bir sre nce, sendikadan arkadalar ynetimin birka kiiyi iten atarak tasarruf salamak amacyla iyerinin yeniden rgtlenmesi kararn geri ekmesi amacyla greve gitmemiz gerektiini anlattlar. Benim iim ve gelirim gvencedeydi; terfi ihtimalim yksekti ve yeni dzenlemeyle daha da ykselecekti. Dahas, ynetim kurulu bir grev durumunda nemli mterilerin kaybedileceini ve sonula hepimizin iten atlacan duyurmutu. Ben bu ihtimalden hi holanmadm; ne var ki, i arkadalarmn ou i gvenliklerinden nce dayanmay, paradan nce onurlarn dnyorlard ve oylarn grevden yana kullandlar. Oyun bo-zanlk yapmak istemedim ve onlara katldm; ne var ki, imdi belki de iimi, iimle birlikte anladm biimiyle hayatm srdrme zgrlm yitireceim... 132 Bu rnekten de grld gibi, insanlarn eylemlerine yn vermesi iin (yani, ykselen ya da azalan nemlerine gre amalarm dzene sokmas iin) setikleri deerler sosyal etkileim sreci iinde'veTretkileim etkisiyle deiir. Nfuzdan bahsettiimizde aklmzdan geen ite budur. Gcn tersine, nfuz deerleri dorudan deitirir: Nfuz, baz amalarn dierlerine gre daha ekici gstererek ve bylelikle daha fazla abaya deer klarak, nem sralamasnda eitli amalarn greli konumlarnda deiiklik yaratarak kendini gsterir. Deerleri semek, bazlarn tekilerden stn grmek, ncelik tannan~arnaann son tahlilde daha doyurucu olduuna, daha byk haz verdiine, daha itibarl, ahlki bakmdan daha strolduuna, estetik olarak gze daha ho geldiine -btn olarak kiinin uygunluk ve uygunsuzluk anlayyla daha byk bir uyum iinde olduuna- inanmak anlamna gelir. Deerler her zaman bilinli olarak seilmezler. Daha nce grdmz gibi, birok eylemimizi alkanlk gerei, bir rutin iinde yaparz ve onlar neden alternatiflerine tercih ettiimizi aklamak zordur. Gerekten bir yant vermek zorunda kaldmzda, belki "her zaman byle olur" ya da "yle ite" gibi bir eyler syleriz sanki alkanlklarn srd zamann uzunluu o alkanlklara belli bir otorite vermi ya da sanki birok insann byle yapmas kendi bana eylemi arzu edilir klan bir deermi gibi. Ne var ki, bunlarn sorgulama nedeniyle yaplan "zoraki" aklamalar olduklarn hatrlayalm. Sorgulama balamadan nce bunlar sorgulanan kiinin aklnda zorunlu olarak mevcut deildir. Kendinizden de bilirsiniz, alkanlkla yaplan ya da gel.neksel bir eyleme ilikin sylenebilecek tek ey, bu eylemin gerekelendirmeye ihtiya duy-mamasdr. Kendini merulatrma gerei duymad srece bir eylem gelenekseldir; geleneksel eylem meruiyet olmakszn yaplabilen eylemdir; yaniThizmet ettii dnlen deerlere bavurmay gerektirmez. Gele'nekse'l'eyTe'rh, genelde tek bana alkanln gcyle, ayn kalba gre kendini tekrar eder. oumuz stne basa basa geleneki olmadmz (yani, bize zerinde dnme ve dndklerimizi ifade etme frsat verilirse, eskinin ve ebedi olann otoritesine kar kacamz ve istikrarn ve deimezliin ikin deerine inanmadmz) sylesek bile, birok gndelik etkinliimiz geleneksel (allm, rutin ve stnde dnlmemi) niteliktedir. Alakgnlllk ya da baar, drstlk ya da alkanlk, sk alma ya da elenme, tutarllk ya da esneklik ltleri gibi, hayatlarmza yn veren en bildik deerleri (eylemlerimizin zgn amalarm seerken nde gelen deerleri) bir btn olarak ocukluk yllarmzda ediniriz. En azndan bu deerler bilind dzeyde kelti halinde yerlerini alrlar; onlar iradi olarak dile getirebileceimiz ya da ne zaman bir karar alma durumunda kalsak kendi kendimize syleme ihtiyac duyduumuz aka belirlenmi bir dizi ynerge olmaktan ok, vicdann sesidir. Biz ocukluk yllarmzn etkisini hissetmeyiz bile; bu etkilerin baarsnn bir ls de zaten onlarn unutulmu ve artk dsal bir bask olarak alglanmaz olmalarndan gelir. Bu dsal etkinin ayrmna ancak bilinli bir seim yapmak durumunda kaldmzda, yani benimsediimiz deerlere meydan okunduu, kar kld ve onlardan kendilerini merulatrmas istendiinde varrz. Baka insanlarn deerlerini etkileme yetisi otoritenin bir vasfdr. Pigritenin ls, insanlarn verili deerleri srf baka birinin -otorite sahibi kii ya da kurumun- sz'kons^deerleri somutlama-s ya da savunmas nedeniyle kabul etme ihtimalidir. Bir kii ya da rgt belli insanlarn gznde,'Wtaklrn" deerleri savunmalar o insanlar tarafndan bu deerlerin kabul edilmesi ve hayata geirilmesi iin yeterli bir neden grld

oranda, otorite sahibi olabilir. Bir kiinin ya da bir rgtn tad otorite, demek ki baka insanlarn onlarn rneklerini ya da tavsiyelerini izleme ihtimaline indirgenebilir. Bu itaat, bilgelik, doruluk, deneyim, izlenen kaynan ahlki stnl gibi, her anlamda hakl karlabilir. Ne var ki her bir durumda hakllatnlan ey izleyenin byle bir kaynan gsterdii yolun en doru yol olduuna ilikin gvenidir. stn grdmz deerleri son tahlilde kendimiz seeriz. Sonuta izlemeye karar verdiimiz rneklere otorite baheden de, holanmadmz rneklerin otoritesini reddeden de biziz. Kime gveneceimize karar vermeden nce eitli rakip "deer nderleri"nin, kendilerine dair ya da bakalarnn onlara dair rneklerinin stnl ve iyi, gvenilir bir rnek ortaya koyma yetileri hakkndaki iddialar stne kafa yorabiliriz. Bizim iin bir otorite haline gelmesi iin, kii ya da rgt bir meruiyet nedeni, neden kendi tavsiyelerinin (ya da deer sralamalarnn) bakalarna tercih edilerek izlenmesi gerektiini gsteren bir kant ortaya koymaldr. Byle bir meruiyeti zaten biliyoruz: Baz deerlerin sanki srtlarn gelenee dayamalar yznden sayg grdklerini hatrlayalm. Denir ki, onlar zamanla onurlandrlm ve snanmtr. nsan gemie, bu gemii paylaan gruba, birlikte koruduumuz ortak mirasa sadk kalmaldr. Denir ki, tarih miraslarn balar. Tarihin birletirdiini hibir insan ayrmaya cret edemez. Eskilere dayanan erdemler salt eski olduklarndan muhteremdir... Kantlama byle srp gider. Bu genelde hakikati tersine evirir: Yllanml yznden sayg duymak yerine, savunduklar deerleri (bazen yeni damgas tayan, henz kefedilmi deerleri) herkesin benimsemesi iin aba sarf edenler bunlarn eski alarn eseri olduuna dair sahici ya da varsaylan tarihsel kantlar bulup karmak zere yzlerini gemie dnerler. Tarihsel gemi imgesi her zaman semelidir; bu rnekte gemi, mevcut deerlerin saygdeer yana gven duyulmasn salamak zere bir araya getirilmitir. nsanlarn gemie duyduklar sayg mevcut deerler yarnn hizmetine koulmutur. Belli deerlerin atalarmz tarafndan savunulduu bir kere kabul edildiinde, onlar artk ada eletirilere kar daha dayankl hale gelirler; o gzel eski devirler, parlak bir baaryla olmasa bile, tarihin snavndan gemiken, teki deerler hl kendilerini kantlamamlardr. Geleneki meruiyet huzursuzluk ve endieden baka bir ey dourmayan hzl deiim dnemlerinde zellikle ekici hale gelir. ayet kktenci ve daha nceden bilinmeyen yenilik hareketleri eski ve denenmi tarzlarn onarlmas olarak takdim edilirse bu tr meruiyet ie yarar; byle bir sunu bazen, grnd kadaryla, hzl sosyal deiimin neden olduu belirsizlii bir dereceye kadar azaltabilir ve grece gvenli, daha az sancl bir seim sunabilir. Alternatif, yeni deerleri bir vahiy -r aan bir kefin sonucu hakikatin zellikle derin bir kavray ya da bilinmeyen ve bu yzden tehditkr olan gelecein gizini zen gl bir vizyon- olarak savunmak olacaktr. Bu tr argman karizmatik meruiyet ile birlikte gelir. Karizma ilk defa Kilise'nin inananlar zerindeki derin ve kar koyulmaz etkisi zerinde yaplan almalarda dikkat eken bir nitelik olmutur. Karizma kavram bu rnekte inanan kiinin Kilise'nin hakikate ulamada bir ayrcalkla donatlm olduuna, bir kurum olarak Tanr tarafndan insanlar dindar bir hayata ve son tahlilde kurtulua ynlendirmek zere kutsandna inanmas demektir. Gelgelelim, karizma zorunlu olarak dinsel inanlarla ve kurumlarla snrl deildir. Ne zaman belli deerlerin kabul, bu deerlerin szcs ya da szclerinin grlerinin doruluunu ve seimlerinin uygunluunu temin eden insanst niteliklere (olaanst zek, uzak grllk, sradan kadn ve erkeklere kapal olan bilgi kaynaklarna nfuz etme) sahip olduklar inancyla gdlen-mise, karizmadan bahsedebiliriz. Bundan dolay sradan insann sradan aklnn karizmatik insanlarn yaptklarn deerlendirme aralar yoktur ve bu yzden onlarn kavray gcnden kuku duyma hakk da yoktur. Liderlerin karizmas ne kadar glyse, onlarn emirlerinden kuku duymak o kadar g, iddetli bir belirsizlik durumuyla karlatklarnda insanlarn onlarn emirlerine uymalar o kadar huzur vericidir. Yerleik davran biimlerini abucak geersiz klan hzl ve kkl sosyal deiimler anda, hatasz deer seiminin karizmatik "garantilerine" duyulan ihtiya durmakszn artar. Gelgelelim, kurulu kiliseler bu talebin ancak kk bir ksmna yant verebilmektedir. Kiliselerin henz are bulamad ya da bulduu arelerin pek ie yaramad yeni ve eine rastlanmadk sosyal deiimlerin rettii ok sayda seim durumu vardr. Bu, ille de karizmatik otoritenin ilahi biimlerinin itibarlarn kaybettii anlamna gelmez. Televizyonun gzde hatiplerinin, dinsel gurularn ve eit eit mezheplerin sunduu gncel zm nerilerinin gsterdii bir ey varsa, o da insann deerlendirme kapasitesini ok aan sorunlara insanst zmler iin duyulan geni ve yaygn ihtiyatr. Grlmedik boyutlarda artan deer sorunlarna karizmatik -

136 zmler aray ile birlikte, baz politik partiler ve kitlesel sosyal hareketler bir ikame hizmeti grmek iin sahneye karlar. Bunlardan ilki, totaliter partiler dediimiz, komnist ve faist gibi partiler (yandalarndan hayatlarnn her yanyla tam bir teslimiyet isteyen partiler) hem insanst ileri grllne ve yanlmaz bir doru yanl kavrayna gvenilen karizmatik liderler retmesi hem de kendilerini karizmatik otoritenin kolektif tayclarna dntrmeleri bakmndan zellikle kt bir ne sahiptir. zellikle son zellik karizmatik etkiyi tamamyla yeni, daha istikrarl bir temele yerletirir; karizmatik bir rgtn etkisi ilke olarak (ve bazen pratikte) karizmatik liderden daha uzun mrldr. Daha nemlisi, rgt yarasz beresiz ve sregiden otoritesini tehditlerden uzak tutan bu zellik sayesinde rgt yalnzca insanlarn sulanabilecei gemi hatalarn ypratc etkisinden grece muaf hale gelebilir. Bylesi bir lkse, bir btn olarak gevek rgtlenmi kitlesel hareketler sahip deildir (kendini srdrme kapasitesi tayan parti benzeri gl bir rgt kurmay baaramadklar mddete). Onlar da, genellikle, karizmatik otorite iin uygun bir kariyere sahip olan liderlerinin kaderini paylarlar: Poplerlii aksilikler ve yerine getirilemeyen vaatler yznden zayflar zayflamaz ya da kamunun gznde daha baarl (henz ypranmam) mcadelecilerin glgesinde kalr kalmaz, nasl bir kuyruklu yldz gibi ykseldiyse ayn hzla der. Gelgelelim, grlen o ki, karizmatik otoritenin merkezi artk hem dinsel hem de politik lemden uzaklara kaymtr. Kitlesel medyann -mesaj gnderenleri milyonlarca mesaj alcs karsnda grnr ve iitilebilir ancak neredeyse eriilmez klma kapasitesi tayan gl teknolojinin- ortaya k bu kaymada balca rol oynamtr. Bu durumun psikolojik etkisi altst edicidir. TV ahsiyetlerinin ya da TV destekli kamusal ahsiyetlerin tamamen kamuya ak ama ayn oranda eriilmezlikleri, belli ki, gl ve karizmatik etkinin bir kayna olmutur. Tpk gemiteki karizmatik liderler gibi, onlarn da stn yarg yetilerine gvenilir, tek fark bu defa her eyden nce zevkler alannda igren bir yetinin sz konusu olmasdr - yle ki onlar artk bir hayat tarzna ilikin yn belirleyen kiiler haline gelmitir. Denebilir ki stnlk izlenimi, onlarn akl ve izleyenlerinin kitleselliidir. Bizatihi nicelik artk bir otorite -kariznatik halenin sahici taycs- haline gelmitir. Seimlerine yn vermesi ve tavsiyelerde bulunmas iin gzn kamusal ahsiyetlere dikmi ok sayda insan, karizmann gcn pekitirir ve kaynan geerliliine ilikin popler gveni artrr. Kolektif kariznatik etkinin dier bir rneini meslekler oluturur. Onlarn insan seimleri konusunda sz szleme ve karar verme iddialar uzmanlklarna -aksi halde elde edilmesi g bilgiye erime ayrcalklarna ve bu yzden halktan bir kiinin snanmam ve genelde yanl inanlar karsndaki uzmanlklarna- dayanr. Mesleklerin hkmettii bilgi, normal olarak bu bilgiye dayanlarak verilen hkmlere boyun emeleri istenenlerin menzili ve kavray dnda kalr. Hkmlere boyun eilir nk boyun een insanlar karar veren otoritenin kusursuzluunu varsayar; ve onlara boyun een insanlar, ncelikle bir btn olarak mesleklerin kolektif dehasna ve sonra meslek dalnn tek tek yelerini her birinin o dehann yetkin ve gvenilir szcleri olarak davranmasn salamak zere denetleme yetisine sahip olduuna inand mddete hkmler kabul grecektir. rnein, "doktor" o tr zevklerin zararl olduunu syleyene kadar insan iki ve sigara imeyi srdrr; ya da kii kendini en sevdii yiyeceklerden mahrum etme pahasna doktorun salkl kilo hakkndaki grn kabul eder. Mesleklerin kariznatik otoritesi genel bir olgunun -bilimin deerli ve gvenilir bilgi retme yntemi olarak tartlmaz stnlne olan ortak inancmzn- zel bir durumudur. Bilimsel bilgi ile dinsel vahiy arasndaki somut farkllk ne olursa olsun, halktan insanlarn bunlar benimseme mekanizmalar z olarak farkl deildir. ki durumda da, iin srrna ermemi sradan insanlarn bilginin doruluunu snamalarnn bir yolu yoktur - ancak kolektif olarak niteliinin garantisi ile birlikte bilgiyi salayan kii ya da rgtlerin (Kilise, niversite) bilgeliinden ve doruluundan emin olarak gven temelinde o bilgiyi alrlar. imdiye kadar ele aldmz iki meruiyet biiminin -geleneksel ve kariznatik- ortak bir zellii vardr: kisi de kiinin deer sei138 mi yapma hakkndan, o hakk tekil ya da kolektif baka bir faile brakarak vazgetiini ima eder. Seim hakkndan feragat etmek ou zaman sorumluluu bakasna devretmekle birdir. Artk bizim iin seimleri yapan ve sonularnn sorumluluunu -eylemlerimizin sonularna ilikin ahlki sorumluluk da dahil- tayan baka faillerdir (tahayyl ettiimiz haliyle gemi kuaklar ya da gnmzdeki otorite sahibi kurumlar). Gelgelelim, meruiyetin nc tr -yasal rasyonel tr-gr-nte bizatihi deer seimi sorununu ve elik eden kendini haklla-trma acsn ortadan kaldrrarak daha da ileri gider. Bu tr, baz rgtlenmelerin ve kendi adna konumaya yetkili kiilerin, yasann verdii teminatla bize ne tr eylemleri yapabileceimizi

syleme haklan olduunu ima eder ki, ayn ekilde tartmadan boyun emek de yasann bize ykledii grevdir. Hal byleyken, bizatihi tavsiyenin stnl ya da ahlki nitelii nemini yitirmi grnmektedir. Kariznatik otorite sahibi rakipler arasnda seim yapna sorumluluu tamayz (ya da bize yle sylenir). Artk bizim iin otoriteyi seecek olan da, eylemlerimizi belirleyecek olan da kendi kararlarmz deil, yasalar ve yasal hkmlerdir. Yasal-rasyonel merulatrma, eylemi deer seiminden ayrr ve bylelikle onu grnte deerden bamsz yapar. Bir emri yerine getirenlerin yapmalar emredilen eylemin ahlki olup olmadna kafa yormalar gerekmedii gibi, eylemin ahlk snavnda baarsz olmas halinde sorumluluk duymas da gerekmez. Bu balamda kendilerine yneltilen her knama karsnda, tepeden bakan bir ifade taknp fkeyle tepki gsterirler: "Ben sadece yasal stmden aldm emirleri yerine getiriyorum". nsani giriimlerinin gcn ve etkinliini ne kadar artrrsa artrsn, yasal-rasyonel merulatrma potansiyel olarak uursuz sonulara gebedir; nedeni de zellikle bu trn, failleri deer seimi sorumluluklarndan kurtarmaya ve deer seimi meselesini btnyle tartma d brakmaya yatkn olmasdr. Son savataki kitle katliam ve soykrm bylesi sonularn en bariz, ama asla biricik ve istisnai olmayan rneini sergilemitir: Cinayetleri ileyenler ahlki sorumluluklarn reddederek emirlere uyma ynndeki yasal zorunluluklarn gndeme getirmilerdir; gerekte, itaat kararlarnn kendi ahlki seimleri olduu iddiasn reddetmilerdir. Eylemlerin hizmet ettii deerleri, kestirme yoldan emirler zincirini emri yerine getirenin kavray tesine uzatarak, failin gr alam dna karmak grnte eylemi deerden bamsz ve ahlki yargdan muaf klar. Faillere, bir bakma her zaman eylemlerinin sorumluluunu da birlikte getiren zgrlklerinin bedellerinden kurtulu imkn sunar. 140 VII Kendini koruma ve ahlki grev "Ona ihtiyacm var. O benim olmal." Sanki ikinci tmce srf birincide deinilen noktaya daha gl bir vurgu yaparm gibi, sanki1 ikinci tmce birincinin anlamn aa vuruyormu gibi ya da sanki ikinci tmce birincideki olgu nermesinden karlan bariz bir pratik sonumu gibi, sk sk bu iki tmceyi bir rpda syleriz. Sanki bir eye ihtiya duymak sahip olunmas gereken bir eye sahip olmamak -bi yoksunlukanlamna gelmektedir. Ve bu ihtiya olmayan bir eye sahip olma arzusunu kkrtr. "Onajahip olmak" ihtiyacn getirdii bir tr zorunluluk ya da baskdr. "Ona sahip olmalym"; "o", mutlu .olmak iin ya da sanld zere, rahatszlk ve zorluk",' dolaysyla huzursuzluk ve endie durumu olan imdiki muhta durumdan kurtulmak iin ele geirmem gereken bir eydir. Onu ele geirmek kendimi korumamn ve hatta hayatta kalmamn bir kouludur. O olmakszn, olduum kii olarak kalamam. Hayatm sekteye urayacak, hatta katlanlmaz olacaktr. Daha ileriye g-trrsek, hayatm sona erecektir. Sadece refahm deil, fiziksel varoluum da tehlikede olacaktr. Bende olmayan ve zlem duyduum bir eyi iyi klan ey, hayatta kalmam ya da kendimi korumam iin ihtiya duyulur olma niteliidir. yi, deta ihtiyacn br yzdr. Bir eye ihtiya duyduumdan, o e.y iyidir; bir ey ben ona ihtiya tyyorsam iyidir. Bu bir ey birok ey anlamna gelebilir: Para.Jkarlmda piyasadan satn "'ahfabilecek mallar; birok baka insann birlikte abas olmakszn eriilmesi imknsz olan geceleri sessiz bir sokak ya da teiniz hava"ve kirlenmemi su; g sahibLins_anlann eylemlerine bal olhreviilde"gven iinde3jmay.e. kamusal meknlardan gvenle geebilme; baka insanlarn sevgisi, ve bununla birlikte ge-len;'bka insanlarn anlama ve efkat gsterme istenci. Baka bir ifadeyle, herhangi bir "iyi", ihtiya duyduumuz iin ilgi alanmza giren bir nesne olan her ey, her zaman bizi teki insanlarla bir ilikiye gtrr. htiyalarmz, ya onlarn kullanmna hak kazanarak ya da onlara sahip olarak sz konusu iyilere erimedike giderilemez. Ancak bu her zaman teki insanlar ve eylemleriyle ilgilidir. Kendine dnk bile olsa, kendini korumakla ilgilenmek teki insanlarla balarmz glendirir; bu ilgi bizi teki insanlarn eylemlerine ve onlar ynlendiren gdlerine baml klar. Bu gerek ilk bakta ayan beyan ortada deildir. Tersine, grnte, sahip olma genelde tamamen "zel" bir ey, kii ile bu kiinin sahip olduu nesne arasnda bir tr zgn iliki olarak anlalr. "Bu benimki" ya da "Bu bana ait" dediimde en genelde akla gelen imge benimle "bana ait" olan, diyelim, bir kalem, bir kitap ya da bir masa arasnda uzanan grnmez bir ba imgesidir. Sanki nesne (mlk) bir biimde sahibine grnmez bir iliki ile baldr; bu yle bir badr ki, sahipliin znn buna dayandn dnrz. Eer bu satrlar yazdm kt parasnn sahibi bensem, ona ne yapacama ancak ve ancak ben karar veririm. Onu istediim gibi kullanabilirim -ona kitabmn bir blmn yazabilirim, bir ar-

142 kadama mektup yazabilirini ya ila ona bir sandvi sarabilirim; dahas, eer istersem, onu yok edebilirim. (Doru, sahip olduum baz eyleri yok etmem yasalarla engellenmitir: rnein, bahemde-ki yal aac izinsiz kesemcdiim gibi, evimi atee verme hakkm da yoktur. Ancak belli mlklere bu ekilde davranmaktan alkon-mam iin zel bir yasann gerekli olmas, yalnzca sahip olduum eylerin ne olacann ancak ve ancak bana kalm bir ey olduuna ilikin genel ilkenin altnn daha kaln izgilerle izilmesinden baka bir anlama gelmez.) Gelgelelim, popler sahip olma imgesinin gzden kard ve mlkiyet ilikilerine ilikin popler anlatmn ak brakt ey, sahip olmann ayn zamanda her eyden nce bir dlama ilikisi olduudur. unu dnn: Ne zaman "Bu benim" desem, yksek sesle telaffuz etmesem ve genelde hi yle dnmesem bile, kastettiim ayn zamanda bunun senin olmadd da. SahrjahrT nitelikjieildir; her_zapjtf sosyal bir olaydr. Sahip olma ancak ayn zamanda sahip olanla te-kfms^nterSrasnda zel bir ilikiyi de barndrd iin, bir nesne ile sahibi arasnda zel bir iliki barndrr. Bir jeye_sahip olmat tekilere ona ulama imkn vermemek anlamna gelir. Sahip'olma, bundan dolay, karlkl bir bamllk ve dolaysyla benimle tekiler arasnda sk bir iliki kurar, ancak bu ilik; (insanlar) bld kadar (eyleri ve insanlar) balamaz. Sjjhippl: rjQa..oJg^ulkajrlk]bi..hir..uzlarnazlk ilikisi erevesinde, nesneye sahip olanla olmayanjarjL-aynr; sahip_ plan sz konusu nesneyi kullanabilirken (ve yasa ile zel olarak kstlanmadka, ktye kullanabilirken) sahip olmayana byle bir hak tannmaz. Sahip olma ol; gusu insanlar farkllatmr (bir miktar para karmak iin elimi cebime "sokabilirim ancak baka hi kimsenin byle bir ey yapmay; hakk yoktur). Sahip olma ayn zamanda insanlar arasndaki iliki; yi asimetrik hae~de"sokar (g~ tartmamz hatrlayn); sahip olu> 'han nesneye erime haklar ellerinden alnanlar o nesneye ihtiya duyduklarnda ve onu kullanmak istediklerinde sahibinin koydu koullara boyun emek durumundadrlar. Bu yzden, onlarn ihti yalar ve bu ihtiyac karlama ihtiyalar ...onlar^ sahip olanajba mh bir konuma sokar (yani, ihtiyalarn doyurmak iin zorunlu olan iyiler, olduklar ve olmak istedikleri trden kiiler olarak kendilerini korumalar ya da varlklarn srdrebilmeleri iin vazgeilmez olan iyiler, mevcut sahipleri tarafndan atlm bir adm olmakszn elde edilemezler). Bir fabrikadaki makinelerin onlar ileten iiler tarafndan nasl ve hangi amala kullanlacana makinelerin sahibi ya d onun adna hareket etme hakk tannm insanlar karar verir. Mlk sahibi bir cret karlnda istihdam ettii insanlarn zamanlarn satn alrken, bu zamann, tpk fabrika binasndaki makineler gibi, kendi mlk olduunu dnr. Mlk sahibinin bu zamann, eer kullanlacaksa, hangi parasnn dinlenme, ene alma, kahve ime vb. iin kullanlacana karar verme hakk vardr. Bu, kendi bana kullanm hakk olmaktan ok, tekileri dlayan ilev olarak byk bir kskanlkla korunan kullanma ilikin karar verme hakkdr. Karar verme hakk, yani seme zgrl, sahip olanla olmayan arasndaki ayrmn gerek zdr. Burada sahip olmakla olmamak arasndaki fark, zgrlkle bamllk arasndaki farktr. eylere sahip olmak onlara sahip olmayanlarn ne yapmalar gerektiine ilikin karar vermekte zgr olmak demektir -bunun yard nokta aslnda teki "ihsanlarzerinde g sahibi olmaktr. Bu ikisi -sahip_olma ve g- pratikte ayn kapya kar. Bylesi bir durumda bir kiinin mlk tufkusu' arzusundan neredeyse ayrlmaz hale gelir. Her trl sahiplik bler ve ayrr (yani, sahip olmayanlar bakasnn mlknn kullanmndan dlar). Gelgelelim, sahip olma her durumda ve her zaman sahip olan kiiye dlananlar zerinde g salamaz. Sahip olma ancak dlananlarn ihtiyalar sahip olunan nesnelerin kullanmn gerektiriyorsa g verir. alma aralarna, insan emei tarafndan ilenecek hammaddelere, bu ileme srecinin gerekleecei mekanlara sahip olma bylesi bir g salar. (Daha nce ele alnan rnekte, hayatlarn kazanmak iin alanlarn, fabrika sahibi tarafndan denetlenen makine aksamna erimeleri gerekir; alanlar kendilerini korumak, hatta bizatihi hayatlarn srdrmek iin buna ihtiya duyarlar. Bylesi bir buluma olmakszn, alanlarn becerileri ve zamanlar bir ie yaramaz; dolaysyla onlar bu niteliklerini, geimlerini salamak zere, kazan-144 l bir biimde kullanmaya muktedir olamayacaklardr.) Gelgelelim, sahibi tarafndan tketilen mallara sahip olma durumunda bu geerli deildir. Eer bir otomobile, video kamerasna ya da amar makinesine sahipsem, bu benim hayatm onlarn olmad bir duruma gre daha kolay ya da daha elenceli klabilir. Hatta prestijimi artrr - onaylan benim iin nemli olan insanlar nezdinde grdm saygy artrr: Etkilemeyi istediim insanlarn bundan sonra bana hrmet edeceklerini umarak yeni aldm eylerle bbrlenebilirim de. Ancak bu zorunlu olarak bana teki insanlar zerinde g salamaz. Elbette, tekiler bu eyleri kendi

rahatlan ya da elenmeleri iin kullanmay istemedikleri mddete bu geerlidir; bu durumda ben onlarn uymak durumunda olduu kullanm koullar koyarm. Sahip olduumuz ou .ey^ g salamaz; salad bir ey varsa o da teki insanlarn gcnden bamszlktr (artk ihtiya duyduum iyilerin kullanm iin teki insanlarn koyabilecei koullara uymam gerekmez). htiyalarm iinde, teki insanlarn denetimindeki eyleri kullanma hakk istemeksizin, dorudan karlayabileceim ksm arttka, teki insanlar tarafndan koyulan kurallara ve koullara o kadar az uymak durumunda kalrm. Diyebiliriz ki, sahip olma yetkinletire bir zellik tar. zerklii, eylem ve seim zgrln artrr. nsanlarn kendi gdleriyle hareket etmelerini ve kendi deerlerini gzetmelerini salar. Bu ikisi -sahip olma ye zgrlk--ayn kapya kar. Sklkla, zgrlk alann geniletme grevi eyler zerindeki denetimin -sahip olmann- geni-lelmlesranlamna gelir. Sahip olma, ancak bld oranda, bu ilevlerin ikisini de -tekiler zerindeki g ve zerklik ilevleriniyerine getirir. Gerekten de, btn eitlemeleriyle ve her koulda sahip olmak farkllatrma ve dlama demektir. Btn sahip olma biimlerinin altnda yatan ey, tekilerin haklarnn benim haklarm snrlad (ya da tersi) ilkesidir; benim zgrlmn geniletilmesi tekilerin zgrlklerinin daraltlmasn gerektirir. Bu ilke uyarnca, yeterli klma daima (ksmi ve greli olsa da) baka birinin yelersizlemesi ile birlikte gelir. Bu ilke, kendi amalarnn peinden komakla megul insanlar arasnda are bulunmaz bir kar atmas varsayar: Biri nin kazand tekinin kaybettiidir. Durum, kazanan olmayan bir oyundur; paylama ve elbirlii ile hibir ey kazanlamaz (ya da yle olduu varsaylr). Eylem yetisinin kaynaklar zerindeki dlayc denetime bal olduu bir durumda, makul davranmak "herkes kendine" buyruuna uymak demektir. Kendini koruma grevi ite byle grnr bize; grnte bu grevden kan mantktr ve dolaysyla her saduyulu eylemin ilkesi olmaldr. nsan ^eylemi ne zaman byle bir ilkeye^uysa, iliki rekabet biimini alr. Taraflar fiili ya da potansiyel rakiplerini, denetledikleri, denetlemeyi umduklar ya da denetleme hayali kurduklar kaynaklarn kullanmndan dlama arzusuyla hareket ederler. Rakiplerin elde etmek iin yart iyilerin kt olduu kabul edilir; inanlmaktadr ki, onlardan herkesi tatmin edecek kadar yoktur ve belli baz rakipler elde etmek istedikleri miktardan daha aza raz olmaya zorlanmaldr. Baz arzulara ket vurulmasnn gerekli olaca ve dolaysyla kazananlarla kaybedenler arasndaki ilikinin srekli olarak karlkl nefret ve dmanlk tamas gerektii, rekabet fikrinin asli bir zelliidir ve rekabeti tutumun temel varsaymdr. Ayn nedenden dolay, meydan okuyu ve itirazlar karsnda etkin olarak ve kskanlkla savunulmadka, rekabet sonucu kazanlan hibir eyin gven iinde olduu dnlemez. Rekabeti mcadele asla son bulmaz; sonular asla nihai ve tersinmez deildir. Buradan bir dizi nemli sonuca varrz. lkin, her tr rekabet bir tekel eilimini besler. Kazanan taraf kaybedenlere kazanlarna kar kma hakk (ya da en azndan gereki bir beklentisini) tanmayarak kazanlarn gven altna alma ve kalc klma eilimindedir. RekaJ^^edenlerin, belirsiz ve eriilmez bile olsa, nihai amalar rekabeti ortadan kaldrmaktr, rekabeti ilikiler yapsal olarak kendini yok etme eilimi tarlar. Bu ilikiler kendi balarna braklacak olsa, varacaklar yer anslarn keskin biimde kutuplamasdr. Kaynaklar, te tarafta giderek kt hale gelirken, ilikinin bir tarafnda ylmaya ve giderek daha bol hale gelmeye balar. Kaynaklardaki bylesi bir kutuplama, en azndan, kazanan tarafa gelecekteki btn ilikilerin kurallarn dayatma yetisi kazandracak ve kaybedenleri kurallara kar geleme|/|(, FlOARKA/Sosvuljik Dnmek yecek bir konumda brakacaktr. Bylesi bir durumdaki kazanlar bir tekele dntrlecek; tekel, yeri geldiinde, kazanan tarafa bundan sonraki rekabetlerin koullarn dayatma (rnein, baka trl elde edilemeyen mallarn fiyatlarn tespit etme) imkn verecek ve yeni kazanlar kendisine aktarak taraflar arasndaki mevcut uurumu daha da derinletirecektir. kinci olarak tekel sonucu (rekabete dayatlan kstlamalar ile) anslarn durmakszn^ kutupsallamas, uzun vadede kazananlara ve kaybedenlere farkl muamele yaplmasna yol aar. Er ya da ge kazananlar ve kaybedenler "kalc" kategoriler iinde "katlar"lar. Kazananlar kaybedenlerin baarszlndan onlarn doal yeteneksizliklerini sulu bulurlar. Kaybedenlerin kendi talihsizliklerinin kurban olduu ilan edilir. Onlar beceriksiz ya da hain, kararsz ya da yoz, tedbirsiz ya da ahlaken rezil kiiler olarak, yani, ksaca rekabeti baarnn zorunlu bir koulu olarak grlen, ayn zamanda her naslsa saygy hak eden nitelikler de olan niteliklerden yoksun insanlar olarak resmedilir. Byle tanmlandnda, kaybedenler skntlarnn meruiyetinden mahrum edilirler. ektikleri^ strabn kendi hatalarnn eseri olduu kabul edildiinden, kaybedenlerin kendilerinden baka sulayaca kimse olmad gibi, pastadan pay almaya, zelllfle'baarih

olann kazand pay almaya haklar da yoktur. Yoksulun yerilmesi ve alaltlmas varlklnn yaad avantajlarn bir savunusu olarak ie yarar. Yoksul tembel, apal ve savsak olmakla, mahrum edilmi deil batan km -karaktersiz, zoru grnce kaan ve haylazla ve yasalar inemeye meyilli-olmakla maluldr Herkes gibi, onlarn da "kendi edip kendi bulan insanlar" olduu sylenir - onlar kendi kaderlerini semilerdir. Sefaletleri kendi karakterlerinin ve tutumlarnn bir sonucu olarak onlar bulmaktadr. Eer varlkllar ellerindekilerin bir ksmn yoksullarla paylamlarsa, bunun tek nedeni paylaanlarn iyi kalpliliidir, yoksa pay verilenlerin hak etmeleri deil. Ayn ekilde, erkek egemen toplumda, bask altnda olmalar kadnlarn kendi kabahatidir; kadnlarn daha az prestijli ve arzulanr ilevlere hapsedilmesi "doutan" gelen yetmezlikle -an duygusallk, rekabeti ruh ve rasyonellik yoksunluu ya da zek azl ile- aklanr. Rekabetin kurbanlarnn aalanmas insan davranndaki alternatif gdleri -ahlki jwej^_susjurrnannjen etkili yollarndan bindin_Ahlki gdler birok bakmdan kazanma gdleriyle at-r Kazanmaya ynelik eylem, potansiyel rakiplerle ilikilerde kendini^ dnmekten ve acmaszlktan yanadr. Ahlki eylem ise dayanma, kar gzetmeden yardm, muhta durumdaki komuya karlk'istemeden ya da beklemeden yardm etme istei gerektirir. Ahlaki birlmm tekilerin ihtiyalarn dikkate almada ifadesini bulur ve ou zaman kendine snrlama getirmekle ve kiisel kazantan gnll bir feragatle sonulanr. Eer kazan gdlenim-jLkLeylernde gz nnde bulundurulan Fek ey (nasl belirlemi olursam olaym) benim ihtiyalanmsa, ahlki gdlenimi! bir eylemde tekilerin ihtiyalar seimin temel kstas haline gelmitir. lke olarak zkar ve ahTki grev zt ynleri gsterir. ve ev'hayatmiiY^^^ bariz nitelii olduunu ilk kaydeden Max Weber olmutur. Bylesi bir ayrm iki zt eylem kstas arasndaki arpmay nlemenin bir yoludur. Bu etki, yerine gre, kazan ya da ahlki grevin ne kan kayg olduu iki balamn birbirinden koparlmas yoluyla yaratlr. Kii i etkinlii yrtrken aile balarndan uzak durur, baka bir ifadeyle, ahlki grevlerin basklarndan zgrdr. Bundan dolay, baarl bir i yrtmenin gerei olarak dikkat edilmesi gereken tek ey kazantr. Aile hayatna dnldnde, i hayatnn souk Jesaplan unutulabiliryeiyiler aile yeleri arasnda her br yenin ihtiyacna gre paylatrlabilir. deal olarak, aile hayat (aileyi model alan ya da amalayan btn komnal biimlerdeki hayat gibi) kazan" gdlenimlerinden uzak olmaldr. Ayn ekilde, ideal olarak, i etkinlikleri ahlki kayglarn yol at gdlerden etkilenmemelidir.j_ve_.ahlk birlikte yrmez. hayatndaki baar (yani, z olarak rekabeti bir aba) lakn&Jtytumunrasyonellii-/^aJM^rj/ejDU .yeri .geldiinde her dayrannzkar kayglarna hi^tereddtsz tesHm edilmei,demektir. Rasyonellik yrekten ok kafa tarafndan ynlendirilmek demektir. Eylem ancak, eldeki grev en verimli ve en az maliyetle yerine getirildii mddete, rasyoneldir. 148 Daha nce, rgtn (ya da genelde sylendii gibi, brokrasinin) insan davrann ideal rasyonellik koullarna uydurma gayreti olduundan bahsettik. Yine, byle bir aba her eyden nce ahlki kayglar (yani tekilerle tekiler iin, kar gzetmeden ilgilenmek, kendini korumann artlaryla atma iinde olsa bile, bu tavr srdrmek) bir kenara brakmay gerektirir. rgtn her yesinin grevi basit bir seime indirgenir: Emre itaat etmek ya da etmemek. Bu grev ayn zamanda bir btn olarak rgtn gzettii btnsel amacn kk bir parasna indirgenir, yle ki fail eyleminin btn sonularn grmek zorunda deildir. nsanlar, grmedikleri uursuz sonulan olan ve varlklarndan bile haberdar olmadklar insanlar etkileyen eyler yapabilirler - ve bylelikle ahlki bir atma ya da sululuk duygusu yaamakszn (bir silah fabrikasnda ya da evreyi feci halde kirleten ya da potansiyel olarak alkanlk yapan zehirli ilalarn retildii bir iyerinde alarak, hem de ou zaman kt kanaat geimini salama rneinde olduu gibi) en iren ve aalk eyleri bile yapabilirler. En nemlisi, rgt ahlki sorumluluk yerine uygun davrann en stn kstas olarak disiplini koyar ("Ben sadece emirleri yerine getirmekteyim", "yalnzca iimi iyi yapmaya altm" ifadeleri en popler ve tartma gtrmez zrler olacaktr). rgtn yesi stlerinin kurallarna ve emirlerine sk bir biimde uyduu mddete, ahlki kukulardan muaf tutulur. Farkl koullarda dnlemeyecek olan, ahlki bakmdan knanmas gereken bir eylem birdenbire mmkn ve grece yapmas kolay hale gelir. rgtsel disiplinin ahlki sakncalar susturma ya da askya alma kudreti, belli bir saydaki gnllye uydurma bir "bilimsel ara-trma"nn deneklerine ac verici elektrik oku uygulama emrinin verildii malum Stanley Milgram deneylerinde tm plaklyla ortaya kmtr. Zalimliklerinin ulvi bilimsel amacna inanm (iini yapan kiiler olarak onlar gerekten kavrayamaz ya da yargda bulunamaz, ancak hayranlk duyabilirlerdi) ve aratrma projesinden sorumlu bilim insanlarnn gya stn yarglarna gvenen ou gnll emirleri harfi

harfine -kurbanlarnn ac lklarna kulaklarn kapatarak- yerine getirmitir. Deneyin kk lekle ve laboratuvar koullarnda ortaya kard ey, kinci'Dnya Sava ve sonrasndaki soykrm pratiiyle dehet verici boyutlarda sergilenmitir. Milyonlarca Yahudi'ye ynelik olarak tepedeki birka bin Nazi lider ve subaylar tarafndan balatlp denetlenen katliam -ou byk bir ihtimalle, cana yakn komular, sevecen eler ve efkatli ana babalar olan- milyonlarca "sradan insan"n elbirliini gerektiren devasa bir brokratik operasyondu. Bu insanlar kurbanlar gaz odalarna tayan trenleri srmler, zehirli gaz ya da ceset yakma frnlar reten fabrikalarda almlar ve u ya da bu saysz baka yollarla topyekn imha grevine katkda bulunmulardr. Her kiinin "yaplacak bir ii", zlecek bir sorunu vard; i onlarn btn enerjilerini ve fiziksel glerini tketiyor, sorun da btn dncelerini dolduruyordu. Bu insanlar bunlar yapabiliyordu nk eylemlerinin nihai sonularnn, hi deilse ok az ayrmn-daydlar; bu sonulan asla grmyorlard tpk Vietnam kyllerinin tepesine inecek becerikli ykm aralar tasarlayan eitimli insanlarn, kendi bulularn i banda grmedikleri gibi. Nihai sonular megul olduklar basit grevlerden o kadar uzaktayd ki, balant gzlerinden kaabiliyor ya da bilindnda tutulabiliyor-du. Karmak bir rgtlenmenin memurlar, paras olduklar ortak etkinliin nihai sonularnn ayrmnda olsalar bile, o sonu genelde onlar endielendirmeyecek kadar uzaktadr. Uzaklk corafi olmaktan ok zihinsel bir mesele olabilir. Yatay ve dikey iblm yznden, tek tek her kiinin eylemleri bir kural olarak ok sayda teki insann eylemleriyle dolaymldr. Ya kiinin yapt i dorudan sonu retmemekte ya da bu teki insanlarn yapt saysz teki iler sayesinde eylemin uzak hedeflerinden korunmaktadr. Bu yzden, sanki yaplanla eylemin nihai hedefinin bana gelenler arasnda dorudan bir nedensel balant yoktur. Son noktada, kiinin katks nemini kaybeder ve nihai sonu zerindeki etkisi de ciddi bir ahlki sorun olarak grlemeyecek kadar kk grnr. "Ben yanl bir ey yapmadm, beni knaman iin hibir neden yok" normal bir zr tmcesi olacaktr. Nihayetinde, kii plan yapmak, rapor yazmak, belgeleri doldurmak ya da iki kimyasal bilei150 i kartran makineyi ap kapamak kadar masum ve zararsz bir ey yapyor olabilir. nsan egzotik bir lkede kmr olmu vcutlar yle kolaylkla kendi eyleminin sonular olarak, kendinin sorumlu olduu eyler olarak grmeyecektir. Grn olarak masum ilerin ahlki bakmdan rktc sonularna skca gzleri kapamak ayrca rgtsel ilevlerin malum kiisellik dlndan yardm grr. Herhangi bir roln uygun vasflara sahip herkes tarafndan yerine getirilebilmesi her rgln asli zelliidir. Bu yzden, denebilir ki, iin tamamna katkda bulunan, o ii stlenen deil, bizatihi roldr. Eer mevcut grevli roln laykyla oynamyorsa, onun yerine bakas geirilecek ve grev ne olursa olsun yerine getirilecektir. Bu iddia, btn ii uygulanabilir klan sorumluluun uygulayan kiiye deil, role bal olduunda ve roln, oynayann kiiliiyle kartrlmamas gerektiinde srar etmeye kadar vardrlr. Denebilir ki, cinayet mahalline, eylemlerinin somut sonularndan haberdar olmadklarn iddia edemeyecek kadar yakn olanlar bile, brokratik emir-komuta ve iblm balamnda ahlki deerlendirmelerin anlamsz olduunu syleyebilirler, sylemilerdir de. Kendi duygular "ne burada ne orada"dr. Kurbanlara- nefret mi yoksa sempati mi duyduklar konu ddr. Grev onlardan disiplin ister, duygulanmalarn deil. teki rutin rgtl eylemlerde olduu gibi, onlar hemcinsleriyle deil, tayin edilmi hedeflerle urarlar. nsani olmayan amalara hizmet eden brokrasi bu yeteneini yalnzca bnyesinde alanlarn deil ayn zamanda brokratik rgtlenmenin snrlarnn ok tesindekilerin de ahlki gdlenim-lerini susturarak gstermektedir; bunu, yok etmeye ister istemez tank olanlar kadar yok etmek niyetinde olduklarnn da kendini koruma gdlerine hitap ederek yapar. Soykrmn brokratik ynetimi kurbanlarndan birounun yardmn ve kenarda duranlarn ounun da ahlki ilgisizliini elde etmiti. Muhtemel kurbanlar "psikolojik tutsak"lara dntrlmtr; sylenenlere boyun emenin dl olarak iyi muamele grecekleri yanlgsna den bu insanlar sklkla zalimlerinin elinde oyuncak olmu ve kendi felaketlerine yardm etmilerdi. Hl bir eylerin kurtanlabileceinden, baz telilkelerin savuturulabileceinden umutlarn kesmiyorlard, yeter ki zalimler bo yere rencide edilmesinler; bu ibirlii nasl olsa dllendirilirdi. Saysz rnekte, ngrlii uyma denen bu olgu ortaya kmtr: Kurbanlar, niyetlerini nceden tahmin ederek ve bunu zevkle yerine getirerek zalimleri honut etmek iin yollarndan ekilmitir. Her eyden nce, nihai kaderlerinin kamlmazlyla son ana kadar yz yze gelmemilerdir. Yok olmaya giden yolda atlan her bir adm onlara sevimsiz ancak son olmayan ve elbette dnsz de olmayan bir adm olarak sunulmutur; her adm onlar tek bir rasyonel

zm -amaz biimde nihai yok olmay bir para daha yaklatran bir zm- olan aka tanmlanm bir seimle kar karya brakmtr. Soykrm ynetenler bylelikle amalarna asgari dzensizlikle ve neredeyse direnile karlamadan ulamlardr; gaz odalarna giden uzun, uysal yryte denetim iin ok az muhafza gerek duyulmutur. Kenardan seyredenlere gelince, onlarn uymalar ya da en azndan sessiz ve hareketsiz kalmalar, ahlki davranmann ve kurbanlarla dayanmaya girmenin bedelleri arlatrlarak salanmtr. Ahlki bakmdan doru olan semek, ou zaman kendi fiziksel varln tehlikeye atmaktan baka bir anlama gelmeyen, korkun bir cezaya davetiye karmak anlamna gelecekti. Bir kere oyun yksek oynannca, kendini koruma kaygs, rasyonel gerekelerle -"Kendi hayatm ve aileminkini tehlikeye sokmadan kurbanlara yardm edemezdim; en iyi halde tek bir kiiyi kurtarabilirdim, ama baarszlk halinde, on kii lecekti."- bastrlmaya yz tutan ahlki grevleri ve ahlki pimanlklar silip sprr. Hayatta kalma anslarna ilikin nicelik hesab, eylemin ahlki niteliinin nne gemitir. Bunlar kendini koruma gdleri ile ahlki grev gdleri arasndaki nihai ztln an rnekleridir; kabul etmek gerekir ki, nadir ve genelde mahkm edilmi durumlardan karlmlardr. Gel-gelelim, daha lml ve bu nedenle daha az korkun biimlerde, bu ztlk gndelik insan davranna da damgasn vurur. Genelde, herhangi bir rgtsel balamda, kendini korumann en etkili yolu olarak gklere karlan eylemin rasyonellii, ahlki ykmllk pa152 hasna ne karlr. Rasyonel davran, doru seim iin kesin bir zm sunmas ve dorudan kendini koruma ve yceltme duygusuna seslenmesiyle, ahlki grev tarafndan ynlendirilen eylem karsnda belirgin bir stnle sahiptir. Rasyonel tutum, rekabetin getirdii kendini bytme arzusunu tatmin etmekteki baarsyla daha da ekici hale getirilmitir. Kazanann olmad bir rekabette ifadesini bulan ve brokratik rasyonelliin gvenilir silahlarn kuanm olan kendini koruma gds, ahlki kayglar karsna heybetli, belki de almaz bir engel olarak dikilir. Ahlki ykmllklerin ortadan kaldrlmas, tm brokrasinin destek verdii, eylemin insani hedeflerinin istatiksel olarak ele alnmasyla daha da kolaylar. Rakamlar -her trden ierikle doldurulabilir saf formlarolarak grldnde, bu insani hedefler bireyselliklerini yitirir ve insan haklarnn, ahlki ykmllklerin tayclar olarak ayr varolularndan syrlr. Artk onlar, tamamen ilgili rgtsel kurallar ve ltler kmesi tarafndan tanmlanm bir kategorinin unsurlar haline gelmitir. Kiisel biriciklikleri ve dolaysyla biricik bireysel ihtiyalar brokratik eylemin yneldii noktalar olma zelliklerini yitirirler. nemli olan, resmi olarak seildikleri kategoridir ancak. Snflandrma, rgtn karlarn ifade eden bireylerin seilmi ortak vasflarna ilgiyi artrd gibi, . geri kalan tm vasflarn, yani bireyleri ahlki zneler olarak, esiz ve yeri doldurulamaz insan varlklar olarak kuran bireysel znite-liklerin ihmaline izin verir. in dorusu brokrasi, eylemin ahlki gdlenimlerinin hkmsz ilan edilmeye, susturulmaya ya da bir sre iin askya alnmaya yatkn olduu tek balam deildir. Ahlki drtnn bastrlmas ynnde benzer bir etki, neredeyse tm dier zellikleriyle brokratik bir rgtlenmenin serinkanl, hesap rasyonelliiyle taban tabana zt, kr peinde koan ve itah kabartan rekabetten de neredeyse tamamen uzak bir balamda ortaya kar. Bu trden zel tek balam ahlkn en etkili bir susturucusu olarak kendini gsterir Bu, kalabalktr. Belirtmek gerekir ki, kendilerini tanmadklar -baka koullarda karlamadklar, daha nce ilikiye girmedikleri ve onlarla anak geici, tesadfi bir kar etrafnda imdilik "bir araya" geldikleri- ok sayda baka insanla snrl bir alanda sktrlm bulan insanlar, "normal" koullarda makul gremeyecekleri bir biimde davranmaya eilim gsterirler. Davranlarn en vahisi aniden ancak orman yangnyla, rzgrn patlamasyla ya da bulac hastalkla kyaslanabilecek bir biimde kalabalk iinde yaylabilir. Tesadfi bir kalabalk iinde, rnein sk tepi bir pazar yerinde ya da bir tiyatroda, panik kmas halinde kendini korumaktan baka bir ey dnmeyen insanlar srf kendilerine soluk alacak bir alan salamak ya da tehlikeden kurtulmak iin hemcinslerini ineyebilir, tekileri atee atabilir. Bu insanlar baka seferinde onlara hedef gsterilen ve tehlikenin kayna olmakla itham edilen grnteki hainlere saldrabilir ve onlar ldrebilir. Bir kalabalkta, insanlar, kendilerine kalsa hibir failin tek bana ahlki olarak ileyemeyecei sular ileyebilir. Eer kalabalk tek tek her yesinin irendii korkun bir eylemi kolektif olarak gerekletirebiliyorsa, bunun nedeni kalabaln bir yznn olmamasdr. Kalabalkta., bireyler bireyselliklerini yitirirler ve anonim toplulukta "zlrler"; onlar artk ahlki zneler olarak, ahlki grevin hedefleri olarak grlemezler (bu, brokratik iblm ile eriilen uzaklamann etkilerinden farkl bir etki

deildir). Bir lin topluluu ya da bir takmn taraftarlarndan oluan kalabalk, normal olarak muhtemel saldrganlarn ahlki yaptrma tabi oluu yznden iddete kar korunmal olan hemcinslerinin bana gelen iddet eylemleri iin yelerini ahlki Sorumluluktan kurtarr.Bu ve benzer durumlarda, ahlki ykmlln askya alnmas kalabaln anonimliinin ve katlmclar arasnda neredeyse hibir kalc ban olmamasnn sonucudur. Kalabalk topland kadar abuk dalr ve ne kadar egdm salar grnrse grnsn, kalabaln kolektif eylemi herhangi bir biimde srekli etkileimi ne getirir ne de retir. Tek tek yelerinin srf duygusal davranmasn mmkn klan, ite kalabalk eyleminin zellikle bu gelip geici ve mantksz niteliidir. Herhangi bir anda, btn ikazlar gz ard edilir, btn yasaklar rafa kaldrlr, btn ykmllkler geerliliini yitirir, btn kurallar askya alnr. Brokratik bir rgtlenme balamndaki dzenli, duygulardan 154 arnm davran ve kalabaln fke ya da paniinin patlayp bakaldrs iki farkl kutupta yer alyor grnmektedir; ne var ki, ahlki drt ve yasaklar zerindeki etkileri dikkat ekici bir biimde benzerlik tar. Benzer etkilerin benzer nedenleri vardr: Kiiliksiz-letirme, "yzlerin silinmesi", bireysel zerkliin yok edilmesi. Hem kiiler yerine rollerin kurduu ve teki insanlar amaca erime ya da sorun zme yolunda rollere, ok sayda kaynaklara ya da engellere indirgeyen brokrasi hem de birey olarak insanlar yerine birbirinden farksz paracklardan oluan, zelliini yelerinin bireysel niteliklerden deil saylardan alan kalabalk, bir yzden yoksundur ve anonimdir. Hemcinslerinin gznde, insanlar olarak kabul edildikleri mddete kiiler ahlki birer znedir, yani sadece hemcinslerine layk grlen ve her insan iin uygun olan muameleyi (ilikinin taraflarnn kendilerine zg ihtiyalarnn olduunu, bu ihtiyalarn kiinin kendi ihtiyalar kadar geerli ve nemli olduunu ve ayn oranda dikkat ve sayg gsterilmesi gerektiini batan kabul eden bir muameleyi) hak eden varlklardr. Hatta denebilir ki, "ahlki zne" ile "insan varlk" kavramlarnn gstergeleri ayndr; iaret ettikleri alanlar rtn Ne zaman belli kiilere ya da insan kategorilerine kendimize tandmz ahlki sorumluluk tannmaz, o zaman onlara "insanlktan nasibini almam", "kusurlu insan", "eksik insan" ya da dorudan doruya "insan olmayan" muamelesi yaplr. Ahlki ykmllkler evreni (ahlki grevlerin kuatt insanlar toplam) insan trnn tm yelerini iine alabilir ya da almayabilir. ok sayda "ilkel" kabilenin insanlar kendilerine basite "insanolu" anlamna gelen isimler vermitir; teki kabilelere, zellikle ara sra patlayan dmanlk dnda aralarnda bir iliki kurulmam kabilelere, insan stats tam anlamyla tannmamtr. Yabanc kabilelerin ve onlarn yelerinin insanln reddetme, klelere "konuan alet edavat" statsnn yaktrld ve ancak (en azndan ilke olarak) takdir edilen grev asndan yararllklar nda deer biildii kleci toplumlar var olduka srmtr. Snrl insanlk stats, pratikte ahlki tavrn temel gereklerinin -her eyden nce teki insanlarn ihtiyalarna, onlarn kiisel btnl gn ve hayatlarnn kutsalln kabul etmeyi ieren bir sayg-byle bir statnn tayclar ile ilikilerde balayc olmad anlamna gelir. Sanki tarih insanlk fikrinin -ykmllkler evreninin belirgin bir biimde giderek daha fazla kapsayc ve en sonunda insan trnn tamamyla rtme eilimiyle birlikte- durmakszn, adm adm yaylmasndan ibarettir. Ne var ki, daha nce grdmz gibi bu, dz bir izgi boyunca ilerleyen bir sre deildir. amz, snflar, milletler, rklar ve dinler gibi kategorilerin btn insanlarnn ykmllkler evreninden dlanmasn talep eden son derece etkili dnya grlerinin boy gstermesiyle kt bir n kazanmtr. te yandan, brokratik olarak rgtlenmi eylemin mkemmellii artk ahlki engellerin verimlilik hesaplarna etkili bir biimde mdahale edemedii bir noktaya erimektedir. Bu iki unsurun -brokratik ynetim tekniinin getirdii ahlki sorumluluu askya alma ihtimali ile byle bir ihtimali hayata geirmeye hazr ve istekli dnya grlerinin varlnn- bir araya gelmesi ou kere ykmllkler evreninin baaryla snrlanmasna neden olmu, bu da zamanla ok farkl sonulara giden yolu amtr: KomjisM^plmrlarda dman snflara ve onlarn ibirlikileri olarak snflandrlan kiilere kar uygulanan kitle terr7bac~turTu' insan haklar sicillerinden gurur duyan lkelerde sren rksal ve etnik aznlklar zerindeki ayrmclk, ak ak ya da el altndan uygulanan apartheid sistemleri ve Trkiye'de Ermenilerin katlinden, Nazi Almanyasf nda milyonlarca Yahudininrigehenn ve Slavlarn yok edilmesine, Krtlerin gaz bombalaryla boulmasndan kamboya'daki kitle katliamlarna uzanan saysz soykrm rnei., Ykmllkler evreninin snrlar gn-mzelcMrTartimal bir konu olarak kalmtr. Ahlki gdlenimin bastrlmasnda mahir olan brokratik teknolojinin gelimesinin (modern toplumun bir baars olan ahlki duyarlln insan trnn btn yelerine yaylmas kadar) btn bunlar -teoride deilse bile, pratikte- daha tartmal hale getirdii sylenebilir.

Ykmllkler evreninin iinde, teki insanlarn ihtiyalarnn otoritesi tannr. teki insanlarn ihtiyalarnn talep edilmeleri iin meru nedenleri olduu kabul edilir; eer talepler karlanmyorsa, 156 neden karlanmad aklanmal ve sklkla bir tr zr dilenme-lidir. Ne pahasna olursa olsun, tekilerin hayat korunmaldr. Onlarn refahn salamak, anslarn artrmak, toplumun sunaca imknlarn kaplarm onlara amak iin elden ne geliyorsa yaplmaldr. Onlarn yoksulluklar, kt salklar, gndelik hayatlarmdaki skntlar, ayn ykmllkler evreninin tm teki yeleri iin bir meydan okuyu ve bir ihtardr. Bylesi bir meydan okuyu karsnda, kendimi zr dilemekle -onlarn payn artrmak iin neden bu kadar az ey yapldna ve neden daha fazlasnn yaplamadna inandrc bir aklama getirmekle- ykml hissettiimiz gibi, yaplabilecek her eyin yapldn kantlama ykmll de duyarz. Getirilen aklamann doru olmas zorunlu da deildir. rnein, toplumun geneline verilen salk hizmetlerinin iyiletirile-mediini nk "kazanlmayan parann harcanamayacam" duyarz. Ne var ki, byle bir aklamann ardnda gizlenen ey, zengin hastalarn kulland zel ilalardan elde edilen krn "kazan" olarak snflandrlrken, hastane giderlerini karlayamayan insanlara salanan hizmetlerin "giderler" arasnda saylmasdr; byle bir aklama, ihtiyalarn insanlarn deme gcne gre ele alnd gereini gizler. Gelgelelim, hi olmazsa aklamann yaplmas ve kendilerini aklama yapmakla ykml hissedenlerin bir aklama yapm olmalar salk ihtiyalar ihmal edilmi insanlarn en azndan ykmllkler evreninin iinde kaldklarnn kabul edildiini kantlar. tekilerin ihtiyalarnn karlanmadan kalmas ancak ve ancak ihmal edilen "tekilerin" hep birlikte ykmllkler evreninin dna atlmas ya da en azndan, ykmllkler evreni iindeki mevcudiyetlerinin kukulu olduu ya da "hak edilmedii"nin gsterilmesi halinde, baarszlmz olarak hissedilmeyecek ve onu aklama ynnde iten gelen drt arlm byk oranda yitirecektir. Bylesi bir durum hi de ho deildir. "tekileri" grece insan alt bir duruma sokarak ve ardndan talihsizliklerini "insan gibi" davranamaylarma balayarak bu durum yaratlmtr. Buradan sz konusu tekilere, baarszlklarnn iflah olmazl ve onlar tekrar insan iine sokmak iin yaplacak hibir ey olmay yzn den, insan gzyle baklamayaca kararna yalnzca bir adm kalmtr. Onlar, rnein, bizatihi bu dzene ayak uyduramayacaklar iin ilelebet "yerli" ahlk dzenine uyum gsteremeyen "yabanc bir rk" olarak kalacaktr. Kendini koruma ile ahlkigrev birbirine kardr. Hibiri tekinden "daha doal", insan doasnn ikin eilimlerine daha uygun olduunu iddia edemez. Eer biri tekinin nne gemi ve insan eyleminin baat gds haline gelmise, dengesizlik nedeninin izleri genellikle etkileimin sosyal olarak belirlenmi balamna kadar srlebilir. Kendini dnme ve ahlki gdler, rehberlik ettikleri insanlarn zerinde ancak ok snrl bir denetim salayabildikleri koullara bal olarak ne karlar. Ne var ki, koullarn gcnn mutlak olmad bilinmektedir ve elikili iki gd arasnda seim yapmak en olmaz koullarda bile mmkndr. nsann ahlki sorumluluu ya da bu sorumluluun reddi en sonunda d gler ve basklara atfen geitirilemez. VIII Doa ve kltr 158 Acuna ve efkatle kark, "u ksa boylu adama bak. Zavall, doa hi de cmert davranmyor" deriz. Havasn bozan boyu iin adam kabahatli bulmayz. Bildiimiz ou insandan ve kukusuz "normal"den ksa olan boyu gzmze arpar. Ama aklmza birinin, bir yerlerde adam daha uzun boylu yapmay ihmal ettii gelmez. Bildiimiz kadaryla, insann boyunu birileri belirleyemez; boy, deta, doann temyizi olmayan bir hkmdr. Hkm feshetmenin ya da bozmann bir yolu yoktur. nsann onu kabul edip yapabildii kadaryla onunla yaamaktan baka seenei yoktur. Bir baka sefer "Bak, ne kadar iman bir adam" der ve gleriz. "Oburun teki ya da bir birac olsa gerek. Utanmyor da. Bu konuda gerekten bir eyler yapmas gerekir." Boyun tersine, bedenin genili i -yaja bizim olduuna inandmz genilii- normal olarak insann elindedir. Beden daha iman ya da daha zayf yaplabilir. Bu konuda hibir tereddt yoktur. nsann kilosu dzenlenebilir, ayrca dzenlenmeli ve insan abasyla kabul edilebilir standartlara getirilmelidir de. nsan kendi kilolarndan sorumludur, bu konuda ykmllkleri vardr ve eer bu ykmllklerini yerine getirmezse utanmaldr. Bu iki durum birbirinden nasl ayrlr? Neden bunlara son derece farkl biimlerde tepki veririz. Bu sorularn yant insanlarn yapabileceklerine ilikin bilgimizde ve insanlarn neleri yapmalar gerektiine ilikin inancmzda bulunabi]ir._j]ki.iL_Qru_bir eyi yapmaya "insan gcnn" yetip yetmediidir (dnyann bir

parasn ya da bir zelliini kendi isteklerine uygun hale getirmeyi salayacak bilginin, becerinin ya da teknolojinin var olup olmad, insanlar tarafndan elde edilebilir ve kullanlabilir olup olmad). Son-. ra, o "bir eyin" uymas gereken bir standardn, bir normun olup olmad sorusu gelir. Baka bir ifadeyle, insanlar tarafndan deitirilebilir, olduklarndan farkl hale getirilebilir eyler vardr. Bunlara insann gcn aan teki eylerden farkl muamele edilmelidir. Birincisine kltr, ikincisine doa deriz. Bu yzden, bir eyin doann deiir kltrh konusu olduunu sylerken kastettiimiz, o eyin maniple edilebilir ve byle bir maniplasyonun istenen, uygun bir "son durum" olduudur. Gerekten de, eer dnrsek, tek bana "kltr" szcnn kendisi bile ok ey anlatr. Vahi doadan kazand topra dikkatle ileyen ve tarma aan, salacak tohumlar ve ekilecek fideleri seen, bakmn yapan ve doru ekli -yani sz konusu bitki iin uygun grlen ekli- vermek iin byyen dallan budayan bir iftinin ya da bir bahvann emeini akla getirir. Ancak ifti ve bahvan bununla da kalmaz. Ayn zamanda, "kendi balarna" bymekte olan ve bu yzden ekili alandaki sk dzeni bozan, o alanda planlanan verimlilii dren ya da bahenin estetik ideali dna kan istenmeyen misafirleri ve "davetsiz" bitkileri de ayklar. Bitkileri ilk bata -scak ilgi isteyen uygun eyler olarak grlen faydal bitkiler ve biilmesi, ilalanmas, olmazsa yok edilmesi ge160 .<..'.-. reken yabani otlar olmak zere- blen ey verimlilik hesab ya da dzen ve gzellik fikriydi. "eylerin dzenini" zihninde tasarlayan ve ardndan o tasary hayata geirmek, bizatihi gereklii "dzene sokmak", yani dzen tasarlarna daha yakn hale getirmek iin becerileriyle aletlerini kullanan ifti ve bahvandr (ou durumda halihazrda ellerindeki becerileri ve alet edavatlar iftilerin ve bahvanlarn hayal glerine snrlar koyduunu unutmayn; ancak byle bir dzen tasars halihazrda uygulanabilir olduu kadar, mevcut beceri dzeyi olarak anlalacaktr). Onlar, ayn zamanda, dzen ile dzensizlik, norm ile normdan sapma arasndaki ayrmn kstasn da salar. iftilerin ve bahvanlarn ileri, maksatl bir etkinlik ve zel trden bir maksat -gerekliin belli bir kesimine aksi halde olmayacak ve kendisini gerekletirmek iin aba sarf edilmeksizin ortaya kmayacak bir biim dayatmas- olarak kltrn ilk akla gelen rnekleridir. Kltr, eyleri olduklarndan ve aksi halde olacaklarndan farkl yapmak ve onlar bu halde, yapay ekil iinde tut-maktr.,.Kjltr, bir dzen yaratmak ve onu korumak, dzeni bozan vej)u dzen asndan kaos grnen her eyle mcadele etmektir. Kltr, "doa dzeni" (yani, eylerin insan mdahalesi olmakszn olduklar durum) yerine yapay, tasarlanm bir dzen koyma ya da ekleme iidir._Kltr, byle yapay bir dzeni getirmekle kalmaz, ona deer de verir. Ktr,~bir tercin sorunudur. Kltr, bir dzeni erciyi, hatta belki de tek iyi dzen olarak gklere karr. Btn alternatifleri baya ya da tmden dzensizlik olarak tanmlar. Doa ile,kltrn ayrm izgisinin tam olarak nerede izildii, elbette hangi becerilerin ve bilgilerin edinilmi olduuna ve onlar dah~b"rice denenmemi amalar iin kullanma tutkusunun olup olmadna baldr. Genelde, bilim ve teknolojinin gelimesi o za-"mana kadar "doal" olan olgularn muhtemel maniplasyon alann ve bylelikle kltr lemini geniletir. Bataki rneimize dnecek olursak, tp mesleiyle birlikte genetik mhendislii ve kimya endstrisinin yntem ve uygulamalar, pekl insan boyunun uzunluunu doal alandan kltr alanna aktarabilir: Er ya da ge, genlerle oynama teknolojisi ya da vcuttaki organ ve hcrelerin biiyii meini etkileyen ilalar tek tek bireylerin o zaman bir norm haline gelmi arzulanan standart uzunluun altna dmesini engelleyebilir. Gnmzdeki uygun arlk gibi, uygun boy da kolektif bir ilgi alan ve kiisel sorumluluk haline gelir. Ne var ki, her tr kltrn dier bir nemli zelliini gsterdiinden, hayali rneimiz zerinde biraz daha duralm. Eer boy uzunluunun ayarlanmas iin genetik kontrol uygulanrsa, yavrularnn boy uzunluuna karar verecek olan, ana babalardr; ya da bir yasa kabul edilecek ve yurttalarnn uygun boy uzunluuna karar verecek devlet birimleri tayin edilecektir; ya da insann vcut llerinde neyin "anormal" neyin "normal" olduuna doktorlarn tavsiyesine gre karar verilecektir. Durum ne olursa olsun, bedenin sahibi bakalarnn hkmlerini benimsemek zorunda kalacak ya da (gen mhendisliinde olduu gibi) bunu kabul ya da reddi dahi sz konusu olmayacaktr. nsan trnn bir btn olarak artan kudretini (doa karsnda insan trnn artan bamszl ya da zgrl de diyebiliriz buna) gsteren kltrn kendisi bireyin gzne, tpk doa yasalar gibi, kar konamaz bir kader olarak grnebilir.

rneimizin de gsterdii gibi, kltr gerekten de bir insan etkinliidir - ama baz insanlarn baka bazlar zerinden yrttkleri bir etkinliktir. Bahe rneindeki gibi, herhangi bir kltrel srete bahvann kltrleme ve bitkilerin kltrlenmesi rolleri aka belirlenmi ve ayr tutulmutur. "nsan canllar" durumunda bylesi bir aynnn ilk bakta gze arpmamasnn nedeni ou kere "bahvan"n kim olduunun ak olmamasdr. Bireylerin hem ekillendirdii hem de uymaya mecbur olduu normun arkasnda duran otorite bir kural olarak yaylm halde, sklkla anonimdir. Tam olarak nerede durduunu tespit etmek imknszdr. nsan bedenlerini ve dncelerini ekillendiren aman vermez, korkun otorite "kamuoyu", moda, "ortak rza", "uzman gr" ve hatta saduyu -zel olarak hi kimseye ait olmayan, herkesin kanaati- gibi mulak bir kendilik biiminde boy gsterir. Bu yzden, grlen o ki, insanlara rnein kulaklarn deil de dudaklarn boyamak ya da herkesin gz nnde ierken zel bir yerde tek bana iemek f.o Fi l ARKA/Sosyulojik Dnmek gibi eyleri yaptran bizatihi kltrn kakn, ele gelmez ve soyut oluudur. Kltr, yanltc bir "tz" edinmitir; sanki kat, ar, baskn ve kar klmaz bir eydir. Baat hayat biimlerine kar her trden direnii tehlikeli ve zararl bulan kii asndan bakldnda, kltr pekl "orada duran" gerekliin geri kalanndan ayrlmaz bir ey olarak grnebilir. En az doann kendisi kadar "doal"dr. Eer yapnt insanlar tarafndan yaplmak ve bu yzden insan karar, onay ve onu destekleme ynnde rtk rzas dnda bir ey olmamak anlamna geliyorsa, kltrn elbette ok az yapntdr. Bariz olarak insan kaynakl olmakla birlikte, doa gibi kltr de bireyin ufkunun tesinde hayal meyal grnr, etin ve eriilmezdir. Doa-gibj., "neyin nasl olduu"nu temsil eder. Hi kimse toprak kltr ya da bahe kltrnn insan ii olduundan kuku duymazken, benzer bir hakikat "insan kltr" durumunda gizlidir ya da en azndan perdelenmitir. Ne var ki, bu da en az nceki durumlardaki kadar hakikattir. Kendi hayatnzda "insan yaps eler"e daha yakndan baktnzda, muhtemelen bu elerin hayatnza iki yolla girmi olduu dikkatinizden kamayacaktr; ya da, bir dier deyile, yapnt, "insan yapm" dzenin oluturulmas ve srdrlmesinin iki ayr trden eylem gerektirdiini syleyebilirsiniz. Birinci tr eylem evreye, ikincisi_ise_ bireye yneliktir. Birincisi dzenler, bireysel hayat srelerinin iledii balam dzenirEkn^lkcisijDzatihi hayat srednfrg"dlefM"ve"arnlarn' ekillendirir. Birincisi kiinin ya|adlr^ ki, belli davran trleri daha makul, akla yatkn ve sonuta "dierlerine gre seilme ans "daha yksek hale gelir. kincisi insan tahayyl edilebilecek saysz bakalar arasndan belli gdleri ve amlrTsemeye yatkn hale getirir. Belirtmek gerekir ki, analitik baknldafTayri ikftr, uygulamada ve sonuta karlkl olarak birbirlerini dlamadklar gibi, birbirlerinden bamsz da deildir. Benim ve baka herkesin bireysel hayat srelerinin evresi byk oranda kendi gdleri ve amalar olan teki bireylerin de evresidir -ve bylelikle bireysel davran gdleri ve kalplarnn "normatif dzenlenmesi" evrenin toplam dzenlilii ve kestirilebilirli i iinde nemli bir unsurdur. Dzen, rastlantsaldk ya da kaostan, dzenli bir durum varken her eyfn'lam'aliias, her eyin mmkn olmamas ile ayrlr. Akln aldignieredeyse sonsuz saydaki olaylar iinden, yalnzca snrl bir sayda olay gerekleebilir. Farkl olaylar farkl ihtimal oranlar tarlar; baz olaylar tekilere gre daha muhtemeldir. Yapay bir dzen, ihtimal dahilinde olmayan zorunlu ya da kanlmaz hale dntnde (rnein, yumurtalarla domuz pastrmasnn neredeyse imknsz olan birlikteliinin dzenli bir sabah bulumasna dntrlmesi), baaryla kurulmu olur. Dolaysyla, bir dzen tesis etmek olaylardaki ihtimal payn maniple etmektir. Aksi halde rastlantya bal olarak ortaya kacak baz olaylar, baka baz olaylarn olmasn nleyecek engel dikilirken, daha muhtemel -"normal"-khnrlar. Bir dzen tesis etmek ayklamak, semek -ve tercihler ve ncelikler oluturmak, deer bimek- demektir. Deerler arkada durur ve er ge tm yapay dzenlerin yapsna girerler. Bylesi her dzen, olabilirliklerin sapabilecei birok yoldan sadece biri, tm tekilere tercih edilmi biridir. Bu dzen bir kere iyice yerletii, salam ve gvenli hale geldiinde, doal olarak bu "doru"yu unutur, o dzeni dnlebilecek tek dzen olarak alglarz. Artk yle grnr ki, ancak ve ancak tek bir dzen olabilirken, dzensizlik sonsuz bir eitlilik gsterir. zgn, verili bir dzen artk genelde dzenle eanlaml olarak alglanr; btn alternatifler hep birlikte dzensizliin ya da kaosun eitlemeleri snfna sokulurlar. nsan tr olarak, hepimizin dzenli bir evre yaratmada ye onu korumakta kesin kar vardr. Bunun nedeni, davranlarmzn ounun sonradan renilmi olmasdr. Baarl olan -istediimiz sonucu aldfimz," honutluk veren, evremizdeki insanlarn onayn ve vgsn alan- gemi eylemlerimizi hatrlarz. Hafza ve

renme kapasitesi gibi esiz maharetlerimiz sayesinde, her gn daha etkili hayat becerisi edinebiliriz; bilgiyi, becerileri, deneyimi birik-tirebiliriz. Ne var ki, hafza ve renme ancak eylemlerimizin balam genel olarak sabit kald mddete faydal sonular verir. evremizdeki dnyann bu istikran sayesindedir ki ancak daha nce baarl olmu eylemler bugn ve yarn tekrarlanacak olsa muh164 temelen yine baarl olacaktr. Dnsenize, rnein, trafik klarnn renklerinin anlam uyar yaplmakszn deiirse, nasl bir kargaa yaanr! Rastlantsal olarak srekli klk deitiren bir dnyada, hafzajve_remTie nime^ olmaktan_ kp bir bela haline gelir. renmek, gemi tecrbelere gvenmek tam anlamyla intihara dnr. Muntazam ileyen ye bu yzden hayatmzn ounu geirdiimiz evrenin rahatlkla kestirilebilir olduu dzenli dnya kltrel tasarmn...ye Jse.im.in..riindr,..Uygun..olarak tasarlanp yapldnda, binalar muhtemel s deimelerini yle bir snrlar ki dayanlmaz ar ular tmden dlanr. Yollarn yayalara ve aralara ait ksmn ayrmak yayayla hareket halindeki aracn lmle sonulanacak bir karlama ihtimalini nemli oranda azaltr. Bir nehrin iki yakasn birletiren kpr nehri geerken slanma ihtimalini azaltr. ehrin sat deeri ve kira geliri, verilen hizmetlerin nitelii bakmndan farkl blgelere ayrlmas, gelip geerken ya da yrede karlalabilecek insan eitliliini snrlar. Son derece farkl cretlerle, uaklarda ve trenlerde birinci ve ikinci snf blmlerinin ayrlmas ayn ekilde muhtemel yol arkadalarnn eitliliine snrlar getirir. evremizdeki dnya dzeninin karl bizatihi kendi davra-nlarmzdaki dzenliliktir. Yrrken ve ara kullanrken tmyle farkl gzerghlar seeriz. kili bir partide okulda ders verirken ya da i toplantsnda olduu gibi davranmayz. Tatillerde ana babamzn yannda farkl, resmi bir ziyaret yapmakta olduumuz tanmadmz insanlar arasnda farkl davranrz. Patronumuzla m konutuumuza yoksa arkadalarmzla m ene aldmza bal olarak farkl ses tonlar ve farkl szckler kullanrz. Bir yerde sylediimiz ama baka yerde sakndmz szckler vardr. Aleni yaptmz eyler yannda yalnzca bizi gzleyenlerin olmadndan emin olduumuzda yaptmz "zel" eyler de vardr. Dikkate deer olan ey, bir an iin "uygun" bir tutum benimserken, kendimizi tpk bizim gibi davranan bakalarnn yannda bulmamzdr; bir kural olarak grnen eyden kopular da olur ancak bunlar ok seyrek l ir - sanki grnmez bir tr ip hepimizi benzer bir biimde sann.'jlr. Eer arp bu davrann uygun olmad koullarda belli bir balama yakmayacak ekilde davranrsam, muhtemelen utanacam ya da kendimi sulu hissedeceim. Bana pahalya patlayan bir hata ilediimde -rnein, iimi kaybettiimde ya da terfi alamadmda, hretime leke srdmde, deer verdiim bir kiinin sempatisini kazanmay baaramadmda ya da kaybettiimde- pimanlk duyarm. Dier baz durumlarda ise -sanki gizli kalmasn hatta her eyden nce doru olmamasn istediim "gerek benliime" ilikin gizli bir gerei ak etmi gibi- utan duyabilirim. Ho olmayan sonular dourmu bir tutumdan pimanlk duymann tersine, utanma duygumda hesaplanm ya da aslnda rasyonel hibir yan yoktur. Bu duygu pek dnmeksizin ortaya kmtr. Utan, bir kartrmaya, ayr tutulmas gereken eyin arlmasma, gzetilmesi ve korunmas gereken bir ayrmn inenmesine kar otomatik bir tepkidir. Denebilir ki, utan bylesi bir kartrma -farkllklarn ihmal edilmesi- karsnda (kltrel olarak renilmi) bir savunmadr. Utan, davranlarmz doru (yani, kltrel olarak belirlenmi) izgide tutmann arac olarak dnlebilir. imdiye kadar yazdklarmzdan, kltrn -bu yapay dzen kurma iinin- ou kez aksi halde birbirlerinden pek ayr dnlmeyecek olan eyler ya da eylemler arasnda ayrmlar yapmak, farkllatrmak, blmek, paralamak suretiyle baarld ak olsa gerek. Bir lde, insan etkinliinin girmedii ve insani amalara uzak bir yerde, birinin toprak parasn dierininkinden farkl klan ne iaretler ne de itler vardr; bir hayvan gbresi tamamen tekine benzer, kendi bana bir anlamdan yoksundur, onu bir dierinden ayracak hibir ey yoktur. Meskun olmayan l deta biimsizdir. te yandan, kltr almasna konu bir evrede, tekbiim, dz bir toprak yzeyi baz insanlar ekerken dierlerini iten alanlara ya da yalnzca tat aralar ve yalnzca yayalar iin uygun eritlere blnmtr; dnya bir yapya kavumutur. nsanlar stler ve astlara, otorite sahipleriyle sradan kiilere, konuanlarla dinleyen ve dikkate alanlara blnmtr - ve btn bunlar fiziksel yaplarndaki ya da zihinsel erevelerindeki "doal" farkllklar ya da benzerliklere baklmakszn, ya da onlarn savunusu iin, yaplmtr. Zamann tekdze ak kahvalt, kahve molas, le yemei, be ay ya da akam yemei dilimlerine blnmtr. "Fiziksel" bileimleri bakmndan benzer ya da tpatp ayn toplantlar bile, bir seferinde seminer,

baka seferinde konferans, bir dier seferinde ise ziyafet olarak ayrlr. Yemek yenmesi, aylar gibi ayr olaylar halinde farkllatrlr: TV attrmalar ya da mum nda yenen akam yemekleri. Bu ve benzeri ayrmlar, grnd^ kadaryla, iki, alanda birden yaplabilir, JBjrincisi,, eylemin gerekletii ^diuxajln_bjiiTii'ldjr^ kincisi ise eylemin^endisidir. Dnyann paralar zamann akn ayrtrarak belirlenen dnemlere gre kendi ilerinde olduu kadar birbirleriyle de farkllatrlmtr (ayn mekn sabah okul, akam da bir balo salonu, bir oda gndz alma odas, gece yatak odas olabilir; ikisi de sre iinde nitelik deitirmitir). Ayn ekilde, eylemler de_farkllatnlr. Masadaki tutum tamamen masada nelerin olduuna ve kimlerin oturduuna bal olarak deiir. Hatta sof-: ra adab -yemek yerken nasl davrandmz- bile yemein resmi yemek, alldk bir aile yemei ya da sadece dostlar arasnda bir ziyafet olup olmadna gre farkllk gsterir. Yine, iki alan (balam ve eylem, dsal ve isel, nesnel ve znel) ayrmann bir.soyutlama rn olduunu belirtelim. Teorik olarak ayrlm iki alan gerekte birbirinden bamsz deildir. Nasl ak olmadan bir nehir, esinti olmadan rzgr olamazsa, yemee katlanlarn resmi bir biimde davranlar olmakszn resmi yemek ya da baloya zg ruh haliyle danslar olmakszn balo da olmayacaktr. Bir dersi ders yapan retmenlerle rencilerin belli bir davran tarzdr. Teorik olarak birbirinden ayr iki alan pratikte kopmaz balarla baldr -iki ayr kendilikten ok bir madalyonun iki yzdrler. Biri olmadan teki olamaz. Ancak ayn anda ve birlikte var olabilir ve varlklarn koruyabilirler. Kltrel olarak yaratlan dzenin zn oluturan ayrmlar, ayn anda ve paralel, egdml ve ezamanl bir biimde eylemin balamn ve kendisini etkiler. Denebilir ki, evremizdeki dnyada belirlenen ztlklar faillerin davranlarndaki farkllamann kopyasdr ve zt davran kalplarnn yerlemesi evremizdeki dnyann isel blnmelerinde yansr. Hatta bir adm daha ileri gidip davrann farkllamasnn evrenin farkllamasnn zn ya da anlamn oluturduu -ya da tersisylenebilir. B egdrnjilui .ifade; etmenin, bir .dier.yolu., hem kltrel olarak rgtlenmi sosyal dnyann hem de kltrel olarak eitil-miTiyTerii davrannn da yapnt -yani,.,ztll.kJarm.^ardrnyla, ayn_day_ranlagerektiren farkl sosyal balamlarla ayr sosyal. bjlarnlaa_uj^gun_farkh davran kalplarnn "eklemlenmesi"- ol-dujclann^ dahajeknik_bir deyjle^biimli olduklmm). jylernektir. Davran tarzlarnda ne zaman bir ztlk dikkatimizi_ekse (rnein, daha nce" deindiimiz resji ve..gayri.resmi davrann birbirinden ayrlmas),,Jemen^hi; ekinmeden bu^ayrL tarzlarn hayat bulduu sosyal balamda da benzer bir ztln meycut olduunu_-ya da tersini- tahmin edebiliriz. Bu artc "rtme^yi, sosyal gerekliin yaplan ile kltrel olarak belirlenen davrann yaplarnn denklTm temin eden dzenee kirief kotl^denirrBeTki sizin de artk tahmin ettiiniz gibi, kod hereyden nce bir ztlklar sistemidir. Gerekte bu sistemde zt olan ey, faillerin davran ile bu davrann salad sosyal oluumu birbirine balayan iaretlerdir -farkl renk klar, elbisenin paralan, yazlar, sesli ifadeler, tonlamalar, jestler, yz ifadeleri, kokular vb. gibi grnr, duyulabilir, dokunulabilir, koklanabilir nesneler ya da olaylardr. aretler deta ayn anda iki yn -faillerin niyetlerini ve faillerin eylem yrttkleri verili sosyal gereklik kesimini- gsterirler. Ne biri ne de teki bir dierinin yansmasdr. Ne biri ne de teki asli ya da talidir. Tekrarlayacak olursak, ikisi de, ayn kltrel kod zemininde, ancak birlikte vardr. rnein, bir resmi kurumun kapsna aklm "girilmez" tabelasn dnn. Byle bir tabelann kural olarak yalnzca kapnn bir yannda ve tabelann grnd kapnn genellikle kapal olduu dikkatinizi ekmitir (kapnn almas imknsz olsayd, bu tabelaya pek ihtiya duyulmazd). Dolaysyla bu tabela, "kapnn nesnel durumu" hakknda bilgi vermekten ok, aksi halde gereklemeyecek olan bir durum yaratmay ve o durumu srdrmeyi 168 amalayan bir emirdir. Aslnda "girilmez" szcyle yaplan ey kapnn iki yan, zt yanlardan kapya yaklaan iki insan tr ve bu insanlardan girmeleri beklenen ya da girmelerine izin verilen iki davran tr arasnda ayrm yapmaktr. Kapnn tabelal tarafnn arkasnda kalan alan kapya tabela tarafndan yaklaan insanlara yasaklanmtr ancak teki taraftaki insanlar iin ise byle bir kstlama getirilmemitir. aret zellikle bu ayrm gsterir. aretin baard, aksi halde tektip insanlar arasnda ayn ekilde tektip kalacak olan bir alanda bir ayrm yapmaktr. "nsan kltr", insan bireylerin eitimi, kltrel kodun bilgisini vermekten -iaretleri okuma yetisi ve onlar seme ve sergileme becerisi kazandrmaktan- ibarettir. Uygun olarak kltrlenmi tm kiiler hataya

dmeksizin iine girdikleri balamn istek ve beklentilerini tespit edebilir ve kendi tavrlarnn uygun kalbn seerek ona yant verebilirler. Tersinden syleyecek olursak, kltrel bakmdan eitimli tm kiiler, hataya dmeksizin, yaratmaya niyet ettikleri trden bir durumla sonulanma ihtimali yksek bir davran tarzn seme yetisine sahiptir. Kodu "bilen" kimseye ayn zamanda iki ynden mesaj verilir. Bir kavaktaki trafik klar bu iki ynlle iyi bir rnek oluturur. Krmz k srcye nndeki yolun kapal olduunu bildirir. Bu k ayn zamanda srcleri aralarn durdurmaya da sevk eder ki bylelikle nndeki yolu o ynden gelen trafie gerekten kapatr ve apraz yolu aan yeil n verdii bilgiyi dorular. Elbette kod ancak verili bir oluum iindeki tm kiiler benzer bir kltrel eitimden gemilerse i grr. Bu kiilerin hepsi kltrel kodu okumasn renmi olmal ve onu benzer biimde kullanmaldrlar. Aksi halde iaretler iaret olarak grlmeyecektir -okura temsil etmeyi amaladklar nesneleri ya da davran mesajn veremeyecektir; ya da eer okunsa bile farkl, belki de elikili bir biimde okunacaktr. eitli okurlarn eylemleri izgi dna karken, niyet edilen egdm gereklemeyecektir (eer bazlar krmz yanl okusalard ya da baz srcler arabalar nne krmz klar, arkasna da beyaz klar taksalard kavaklarda ira-fiin halini dnebiliyor musunuz?). Bir okula ya da resmi dair ye ilk defa giren kimse ya da tatilde uzak bir lkeyi ziyaret eden kimse mutlaka bu tatsz gerei deneyimlerinden renmi olsa gerek. Aina olduumuz evrenin, kendi evinde olmann verdii rahatlk duygusu zellikle yerel olarak kullanlan kltrel kodun bilgisinden gelir, bu bilginin evredeki herkes tarafndan paylaldna dair gven veren ve iyi bir nedeni olan beklentiyle pekiir. Dolaysyla, kodu bilmek iaretlerin anlamn anlamak, iaretle.TfltOTSp^'fiJ'fiF"''"'1''**1"-1 -'---.,._ _ .., -_ ., .._ ........ ------ -- -- '-' "' ""' ''-'-'' = -' --._..i_ . . ... n n anlamn anlamak iseiaretin_ ortaya kt yerde bir durumu nasl srdreceini ye iaretleri byle bir durum ortaya kmas iin nasl kullanacan bilmek demektir. Anlamak etkili bir biimde eylem yapabilmek ve bylelikle durumun yaplar ile kendi davran arasnda egdm salamaktr. Anlay ikili bir seimi anlatr. aret, onu okuyabilen kiiye, zel trden bir ortam ile zel trden bir davran arasndaki ba gsterir. Sklkla, bir iareti anlamann onun anlamn kavramak olduu sylenir. Ne var ki, bu "anlam kavrama"y bir dnce, kafada zihinsel bir imge uyandrma olarak dnmek hatal olacaktr. Bir dnce (iaretin ieriinin szl "anm"; iaretin kafanzda bir tr "sesli yorumu" -rnein, bu bir krmz ktr ve bu bir dur emri demektir) aslnda iaretin grntsne ya da sesine elik edebilir; ancak bu anlamak iin ne zorunlu ne de yeterlidir. Bizatihi anlay gibi, anjam^kavramak nasl ilerleneceini bilmekten baka bir. ey deildir. Buradan, bir iaretin anlamnn sz gelii onun varlnn ya da yokluunun yapt farkllkta yatt sonucu kar. Baka bir ifadeyle, anlam iaretin teki iaretlerle ilikisinde -ztlnda- yatar. Bir iaretin anlam burada imdi olan durumla olabilecekken olmam teki durumlar arasndaki ayrmdr; daha ak sylersek, bu tek durumla tm tekiler arasndaki ayrmdr. ou zaman -aslnda her halde en basit durumlar dnda- iaret bu ayrm aklamaya ve, her eyden nce, onu "saptama"ya yetmez. Diyebiliriz ki, iaret baz kereler o durumu seip ayrmaya, onu btn ilgililerin dikkatine sunmaya, onlar doru davran semeye zorlamaya ve bylece niyet edilen duruma aslnda gelinmesini salamaya yetecek kadar bilgi iermez. Bir iaret yanl okunabilir ve eer byle bir yanl okuma gerekleirse, hatay dzelte170 ek hibir ey olmayacaktr. rnein, bir askeri niformann grnts bize Hi kukuya yer brakmayacak biimde nmzde duran kiinin silahl kuvvetlerin bir yesi olduunu anlatr; ou sivil iin, bu bilgi karlk "kurgulamak" iin gayet yeterli olacaktr. Karmak g hiyerarileri ve grev blmyle, silahl kuvvetlerin teki yeleri iin, niformann verdii bilgi yeterli olmayacaktr (bir albayla baka bir onbayla ok baka biimlerde ilikiye girilir). Bu yzden, eksik bilgi vermemek iin, bizatihi askeri niformadan baka bir ey olmayan ilk ve genel iaretin zerine rtbe gsteren iaretler "taklr". Ne var ki, bu dikkate deer tek ey deildir; askeri niformalar zerindeki verili bir rtbeyi gsteren iaretler genel olarak verili bir durumu kukuya yer brakmakszn belirlemek iin gereken btn bilgiyi salamak iin mutlak anlamda zorunlu olacak olandan daha byk miktarlarda grnr. Onbayla albay bir ift kar iaretten fazlas ayrr: niformalar farkl kesilmitir, farkl kumatan yaplmtr, dmeleri farkl metaldendir, kollarnda ve omuzlarnda tamamen farkl biimlerde iaretler vardr. Bu iaret fazlalna, teki iaretler tarafndan zaten verilmi bilgiyi ancak oaltan bu yeni karjthklara, tekrar diyebiliriz.

Tekrar, herhangi bir kltrel kodun uygun ilev grmesi iin ok elzem grnyor.JDenebilir ki tekrar, hatalar karsnda bir sigorta, mphemliin tamamen ortadan kaldrldndan ve yanl yorumun olmayacandan emin olmak iin gerekli bir aratr. Tekrar yoksa, tek bir iaretin tesadfen arptlmas ya da gzden karlmas yanl davranlara yol aabilir. Dzenin tamam asndan, iaretlerin verili kartl tarafndan salanan bilginin nemi arttka, tekrar beklentisi de artar. Tekrar aslajsraf deildir. Tersine, tekrar kltrn dzen retme etkinliinde vazgeilmez bir unsurdur. Tekrar^ata^.yapma,.-3!a/^j^anarnaiehli]cesini azaltr; anlamn tam olarak istendii gibi yorumlanmasn salar. Baka bir ifadeyle tekrar, Icltref kodun bir iletiim.-yani, davrann karlkl egd-m-"'aTacr olarak kullanlmasn mmkn klar. zetleyecek olursak, anlaml olan, tek bana iaretler deil, iaretler arasndaki 7<ar-ftliktr_. J^unu|^ anj^^ ve "anlalacak anlamlarn iaretler sisteminde -bir btn olarak klt rel kodda, iaretle gstergesi arasnda olduu varsaylan zel ba-nTrdTclegil, yapt ayrmda- yattdr. in asl, byle bir zel balant hi var olmamtr (bir iaretle temsil ettii ey arasnda doal bir balantnn olduu izlenimi bizatihi kltrn bir rn, kodun renilmesinin bir sonucudur). Dnyann paralan ya da yol atklar eylemlerimizin_rjaralaryla,Jlikisi asndan, iaretler kevfidir. aretler bu paralar .tarafndan gdlenmemitir; onlarla kltreLkod tarafndan iaretJere^atfediJen gsterge ilevi dnda balants yoktur. Bu keyfilik nitelii, kltrel olarak retilmi iaretleri (insan yapm btn iaretleme sistemini) doada bulunabilecek her tr eyden ayrr; kltrel kodun gerek anlamda ncesi yoktur. Bilgimizi doal olgulardan elde ettiimizi sylerken, sklkla doa kendisi hakknda bizi "bilgilendirdii" ve ierdii bilgiyi karmak iin yorumlanmak zorunda olan "iaretler"! kastederiz. Bylelikle, pencere camndan szlen su damlalarn grr ve "Yamur yayor" deriz; bu damlalar yamurun iaretleri olarak grrz. Ya da slak bir kaldrm gzmze iliir ve yamurun yayor olmas gerektii sonucuna varrz. Elimi ocuun alnna koyar ve olaanst scak olduunu anlarsam, "Hasta olsa gerek, doktor aralm", derim. ehir dnda yaptm bir yry esnasnda, yol boyunca belli bir ekildeki izlere dikkat ederim ve yaban tavanlarnn, hem de olduka fazla sayda, ortaya kmaya baladklarn dnrm. Btn bu rneklerde, grdklerim ya da hissettiklerim gremeyeceim bir ey hakknda bilgi verir - ve ite iaretin genellikle yapt da tam olarak budur. Ne var ki, bu gibi iaretlerin karakteristik zellii, daha nce tarttmz kltrel iaretlerin aksine, hepsinin belirlenmi -yani, kendi nedenlerinin sonular- olmalardr. te. bu nedenlerden ben ierdikleri bilgileri "okurum". Yamur pencere camna ve kaldrmlara su damlalar gnderir; hastalk vcut scakln deitirir, ve alndaki atei ykseltir; kumlu bir yolda koan yaban tavanlar zel bir ekilde ayak izleri brakr. Bir kere bu tr nedensel balantlar biliyorsam, gzlediim etkilerden hareketle "grnmez" nedenleri kurgularm. Kafa karklna yol amamak iin, aklyrtme srecinde (keyfi olandan 172 farkl olarak) nedensel olarak belirlenmi ipularndan bahsederken, belki iaretler yerine belirlilerden ya da semptomlardan sz etmek daha iyi olacaktr (ve bylece bir yamur damlas yamurun bir kant, ate basm bir aln hastaln bir belirtisi olur). Ne var ki, kltrel_ iaretler sz konusu olduunda, bu tr nedensel balantlar yoktur. Yamur yolda ayak izlerine neden olamayaca gibi, yaban tavanlar suyun pencereden aa akmasna neden olamaz: Sonu ile nedeni arasnda bire bir iliki vardr. Ancak kltrel olarak belirlenmi eitli ayrmlar, her trden biimin her trden iaretleri tarafndan gsterilebilir. aretler ile temsil ettikleri arasnda nejedensel bir balant ne de bir benzerlik vardr. Eer verili bir kltr iinde, cinsler arasndaki ayrma vurgu yaplyorsa, bu saysz biimde gsterilmi olabilir. Cinse zg modalar (yani, giyilen elbiselerin, yaplan makyajn, yryn, kullanlan szcklerin, hal ve tavrn grn ve biimi) zamanla ve bir yerden bir yere kkten deiebilir, yeter ki erkee ve kadna zg versiyonlar korunsun. Ayn ey, (elikili bir biimde, bazen bir kuan giyimleri ya da sa biimleri ile cinsler arasndaki ayrmcla kar knda ifadesini bulabilen) kuaklar, resmi ve gayri resmi balamlar, (cenaze trenleri gibi) matem zamanlan ve (dnler gibi) neeli zamanlar aras ayrmlar iin de geerlidir. Kltrel iaretler grnr biimlerini zgr olarak deitirebilirler ancak arasndaki kartlk her deiimde srdrlr ve yeniden oluturulur yle ki, ayrma ii -iaretlerin tek ii- laykyla sekteye uramadan yerine getirilir........... Gelgeldim^keyfilik demek her zaman tam seme zgrl demek deildir. aretlerin en zgr olan, kendi kltrel ayrmc ilevlerini yerine getirmekten baka i yapmayan ve insan iletiiminden baka bir ihtiyaca yant vermeyen iaretlerdir. Bunlar her eyden nce dilin iaretleridir. Dil zellikle iletiim ilevi gren bir

iaret sistemidir. Bu yzden,^ dilde (ve yalnzca dilde) iaretlerin keyfiliinin snr yoktur. Btn insanlarn karabildikleri sesler sonsuz sayda tamamen keyfi biimlerde dnme uratlabilir, yeter ki gerekli kartlar retmekten bkmasnlar. eitli dillerde, ayn kartlklar olan ve kz, boy ve gir], garon ve fille, Knabe ve Madchen olarak birbirlerine benzemeyen iftlerin yardmyla kurulabilir. Ancak zgrlk (izin verilebilir keyfilik oran) ou baka iaret sistemlerinde dilde olduu kadar tam deildir. letiim, ilevlerini yerine getirirken, dil dnda btn sistemler teki insan ihtiyalaryla da yakndan ilikilidir ve bu yzden teki ilevler tarafndan balanmtr. rnein, giyecekler keyfi iaretlerle doludur ama ayn zamanda ani hava deiimlerinden etkilenmememizi salar, v-cut sfsrilcorr, derinin"'haissas'paralr iin ek koruma salar ve balayc namus standartlarn ayakta tutar. Bu teki ilevlerin ou kltrel olarak da dzenlenmitir (rnein, derinin hangi paralarnn "hassas" kabul edilecei ve korunma ihtiyacnda olduu byk oranda bir kltr meselesidir; ayaklan deil de gsleri kapatma ihtiyac ya da tersi gibi ayakkab giyme ihtiyac da kltreldir) ancak bunlar srf iletiim ihtiyalarna hizmet etmezler; etek ve oraplar gstergeler olmakla birlikte, vcudu da sararlar. Ayn ekilde, eitli trden yemeklerin ve besin maddelerinin gsterge olarak anlamlar ne kadar zengin ve kesin olurlarsa olsunlar, insan sindirim sisteminin zgnlkleri yerinde durduu mddete her eyin yenebilir olamayacandan, kltrel ayrmlar ifade edebilecek materyallerin snrlar vardr. Dahas, resmi ya da gayri resmi, ay ya da yemek, bir araya geliin zel doasna iaret etme dnda besleyici maddeler salamaldr; bu nihayetinde bir beslenmedir. nsann konuma kapasitesi srf iletiim maksadyla kullanlrken, iletiimin teki aralar semiyotik (anlam tama ve aktarma) ilevle birlikte baka ihtiyalar da karlar. Onlarn kodu adeta, asl olarak iletiimsel olmayan, teki ilevlerin yzeyine kaznmtr. letiim ilevlerinde (ortaya ktklar durumu yaplandran anlaml nesneler ya da olaylar olarak) iaretler her zaman keyfidir. Ama iin tuhaf, "doru drstjdiltrlenmi" insanlara -verili bir kltureT kod TaraTmdan biimlenmi dnyada kolaylkla ve hata yapmakszn hareket edebilen insanlara- bu iaretler hi de keyfi grnmez. Tikel bir dil iinde yetimi herkes iin, bir szcn sesi ile bu szcn gsterdii nesne arasnda bir tr doal, zorunlu ba varm gibi grnr -sanki isimler doal olarak nesnelere aittir 174 ve nesnelerin bykl, rengi ya da esneklii ile birlikte onlarn nitelikleri listesine kaydedilebilirler. teki iletiim aralarna kaznm biimlerin keyfi zellii tamamen dikkatimizden kaabilir; giyecekler giymek iin, yiyecekler yenmek iin ve tat hurdan oraya gitmek iin vardr. Giyilme ya da tketilmeye ek olarak giyecek ya da yiyecein farkl insanlar ve onlarn halihazrda oynadklar farkl roller arasnda ayrm da yaptn; "yenecek eyler" ya da "giyilecek eyler"in ayn zamanda zel bir "tertip" ve yapay sosyal dzen, yaratlmas ve yeniden retilmesine de hizmet ettiini far-ketmek gtr. Bu tr bir krlk, aslnda, kltrel oyunun parasdr. Kltrel olarak biimlenmi eylemlerin zsel olmayan (yani, verili bir etkinliin grnr ieriiyle ilikisiz), dzen kurma ilevinin ne kadar az ayrmnda olursak, bu eylemlerin ayakta tuttuu dzen o kadar gvende olur. Kltr en ok doa klna brnd-nde etkilidir. O zaman yapnt olan ey bizatihi "eyann tabi-at"ndan kaynaklanan, zorunlu ve vazgeilmez grnr; insan kararyla deitirilmesi mmkn olmayan bir eye dnr. Kadnlarla erkeklerin (elbiseleri, oyuncaklar, oynanan oyunlar, arkadalklar, cesaretlendirildikleri ve cesaretlerinin krld ilgi alanlar ya da bo zamanlar geirme biimleri vb. ile doduklar andan balayarak hayat boyu sren kltrel olarak esinlenmi ve srdrlen) son derece farkl sosyal konumlar ve farkl muameleye tabi tutulmalar, bir kere hayatn iindekiler cinsler arasndaki sosyal ayrmn bir biimde nbelirlendiini, insan bedeninin psikolojik yaps gerei, "doal" olduunu kabul ettiklerinde,-gerek anlamda yerleir ve gvenli hale gelir - ve bylelikle, ister konuma ve yrme tarz, ister kullanlan dil isterse duygular dile getirme (ya da getirmeme) tarznda olsun, gerei yerine getirilir ve yaplan hemen her eyde da vurulur. Kadnlar ve erkekler arasnda kltrel olarak retilmi sosyal farkllklar, kadn ve erkek cinsel organlarndaki ve reme fnksiyonlarndaki biyolojik farkllklar kadar doal grnr. Yapntlk, yayd normlarn uzlamsal nitelii (bu normlarn olduklar halinden farkl olabilecekleri gerei) aa karlmadka, kltr ok baarl bir biimde, hibir sorunla karlamaks zn doa klna girebilir. Ve herkes ayn trden kltrel eitime tabi tutulmakta ise herkes ayn normlar ve deerlen iselletirmi ve onlara sadk kalyor ve bilmeden de olsa, gnlk hayatnda bu sadakatini gstermeyi srdryorsa, yapntlk byk bir ihtimalle aa kmayacaktr. Baka bir ifadeyle, alternatif uzlamsal dzenler grlmedii ve bilinmedii mddete, kltr doa gibi grnmeyi ve davranmay srdrr. Gelgelelim, yaadmz trden bir dnyada bu pek mmkn deildir. Kural olan tersidir. Hemen hepimiz ok sayda farkl hayat tarzlarnn

olduunu biliriz. evremizde bizden farkl giyinen, konuan, davranan ve bizimkinden bariz olarak (ya da bize gre bariz olarak) farkl normlara uyan insanlar grrz. Ve bylelikle her hayat tarznn son tahlilde bir seim meselesi olduunun tamamen ayrmna varrz. nsan olmann birden fazla yolu vardr. Pratik olarak her ey bizim yaptmzdan farkl bir yolla yaplabilir; tek bana hi bir yol kanlmaz deildir. Bunlarn her biri bir kltr, bir eitim gerektirse bile, eitimin zorunlu olarak bu yn deil de u yn gsterecei, bu deil de u seimin yaplaca ilk elden kesin deildir. Biliyoruz ki, tek bir kl-_ tr deil, kltrler vardr. Ve eer kltr, oulluu iinde diliin-lefjilrse,""dga~pb"i kabul edilemez. Hibir kltr doa gibi koulsuz itaat bekleyemez. ini bazen taban tabana zt, birok baka hayat tarzlar eliinde yrtmekle birlikte, kltr insan davrann ve dncesini, tam anlamyla evrensel ve rekabetten uzak olmas halinde olabilecei kadar, penesine alamaz. Kltrn hedefledii (her kltrn o nihai "amac" olan) dzenin gerekten gvenli olamayaca gibi, biz de, kltrel eitimin nesneleri, "kltrlenmi" insanlar da gvende olamayz. Kltrel eUrrnimiz_sayesinde; kotarlan dzen son derece krlgan ye savunmaszdr. olas ok saydaki dzenden yalnzca biridir. Onun doru dzen ojup_lmadndan emin olamayz. Hatta onun birok alternatifinden daha iyi olup olmadn da bilemeyiz. Onu dikkatimizi elmeye abalayan teki dzenlere neden tercih etmemiz gerektiini bilmeyiz. Biz yaadmz hayat tarzna sanki dardan bakarz, sanki biz evimizdeki yabanclarz. Kuku duyarz ve sorular sorarz. XklamaTr"ve gven tazelemeye ihtiya duyarz -ve bunlar talep ederiz. Belirsizlik pek ho bir durum deildir. Bu yzden, belirsizlikten ka abalarna olduka sk rastlanr. Kltrel eitimin verdii normlara uyma basks bu yzden genellikle, rnleri -alternatif dzenler- kadar teki kltrlerin normlarn gzden drme ve ktleme gayretleri ile birlikte yrtlr. teki kltrler bir kltr yokluu -"medeniyetten nasibini almam", kaba, tuhaf ve acmasz varlk biimi, insandan ok hayvanlkolarak gsterilir. Alternatif olarak, bu kltrler bozulmann bir rn -narazi, sklkla patolojik, "normaF'den kopu, bir sapma, sapknlk ya da anormallik- olarak resmedilir. Eer teki hayat biimleri kendilerine gre, tam ve geerli kltrler olarak kabul edilseler bile, tuhaf, baya ve ne olduu anlalamayan bir tehdit olarak gsterilecektir; onlar belki teki, daha az itina gsterilecek insanlar iin kabul edilebilir ancak kesinlikle bizim gibi farkl insanlar iin kabul edilemez. Bu ve benzeri btn tepkiler eitli zenofobi (yabanc korkusu) ya da hetero-fobi (farkllk korkusu) biimleridir. Bunlar yalnzca ortak kltrel kod ile salanan krlgan ve istikrarsz dzeni savunma -miiphen-likle mcadele- yntemleridir. Denebilir ki, "b]z" i.le "onlar", "buras" ile "oras", "ierisi" ile "dars" "yerli" ile "yabanc" ayrmlar kltrlerin kurduu ve srdrdiiTen nemli farldlklardan bzlrdK Yaplan bu ayrmlarla, kltrler, kendi blnmez "dzenleri iin hak talep ettikleri ve her tr rekabetten korumak istedikleri alann snrlarn izer. teki kltrlere ancak uzakta kaldklar mddete -yani, btn alveriin engellenmesi ya da bunun sk bir biimde kontrol edilen bir alanla ve ritellemi bir biimle snrlandrlmas koulunda- hogr gsterilebilir: rnein, "yabanc" dkknlar ve lokantalarla ticari ilikiler; "yabanclar"n, itiraf edildii gibi gerektirse bile, asgari etkileim gerektiren ve hayatn baka alanlarna bulamasna izin verilmeyen, el emeine dayal ilere yerletirilmesi; "yabanc" kltr rnlerine, "normal" gnlk hayattan ayr, belli bir mesafede tutulan bo zamanlarda, elence ve ho vakit geirme aralar olarak, bir mzeyle, bir sahneyle, bir ekranla ya da bir konserle snrlanmalar halinde hayranlk duyulabilir. Kltrel etkinliin bu eilimini betimlemenin baka bir yolu, kltrn kural olarak hegemonya -zerinde kendine zg dzenlerinin dikildii normlarn ve deerlerin tekeli- amaladn sylemektir. Kltrler hegemonyalarn kurduklar alanda tektiplilii hedefler ama ayn zamanda bu alanla insan dnyasnn geri kalann kesin izgilerle ayrr. Bundan dolay, kltrler, yaplan gerei hep yaptklar gibi, bir seimi tm dierlerinin zerine kararak hayat biimlerinin eitliine kar kar. Kltr genelde tekileri kendi dinine evirme amal (misyonerce) bir etkinliktir.jDnun amac dn.diime^ne^&siKi~'tsk[d&enm ve inanlarn terk etmeye ve yerine bakalarn benimsemeye ikna etmektir. Kltrn delici ucu, "yabanc etkiler"in rn olarak grlen sapknla (heretiklie) evrilmitir. Sapknlk fke dourur nk ierideki dzeni keyfi ve bir seim meselesi olarak savunmasz brakr ve bylelikle tekelci otoritelerini zayflatarak egemen normlarn kskacn gevetir. Birden fazla kltrel dzenlemenin etki alanlarn belirleyen bariz snr izgileri olmakszn yan yana (yani, kltrel oulculuk koullarnda) var olduklarnda, karlkl hogr tm yakclyla ihtiya duyulan, ama yle kolayca ortaya kmayan bir tutumdur. 178

F12ARKA/Sosyolojik Dnmek IX Devlet ve millet Muhtemelen nnze bir form uzatld ve kimliiniz hakknda baz bilgileri yazmanz istendii anlar yaamsnzdr. Byk bir ihtimalle, her formda ilk olarak adnz yazmanz istenmitir. Sizden yazmanz istedikleri kiisel adnzdr (ailenin teki yeleriyle paylatnz soyadnz ve sizi kan banzn olduu dier kiilerden ayrmak iin yalnzca size verilmi btn teki adlarnz); bu sizi teki hi kimseye benzemeyen esiz, tekrar olmayan bir birey olarak yalnzca sizi gsteren, bu formu dolduran tm tekilerden ayr yere koyan bir isimdir. BjrJ^^imli^iniz^tejpi^e^dikten sonra, ardndan gelen sorular ise tersine^ tekilerle paylatnz zellikleri belirlemeye," sizi" "daha geni kategorilere yerletirmeye "gayret eder. Formu dzenleyen her kimse sizin bu kategorilere (cinsi yet, ya, eitim durumu, meslek, oturduunuz yer) ye olup olmadnz renerek, imdiki konumunuz ya da muhtemel davrannz asndan kiiliinizin belli bir ngr deeri tayabilecek zellikleri hakknda bilgi almay ummu olsalar gerek. Formu kaleme alanlar her eyden nce elbette formu tasarlayan rgtn ve formun sunulaca kiilerin maksad asndan anlaml olan ya da olabilecek konumunuzla ilgilidir (rnein, eer bu bir kredi kart ya da bir banka borcu iin bavuru formuysa, istenen bilgi banka yneticilerinin size ne kadar kredi verilebileceini ve size verilen bir borcun ne kadar risk pay ierdiini takdir etmelerini salayacak trden olmutur). Birok formda milliyetiniz hakknda bir soruyla karlarsnz. Bu soruya "Britanyal" yant verebilirsiniz. Ancak "ngiliz" (ya da "Galli", "sko", "Yahudi" ya da "Yunanl") yant da verebilirsiniz. Belli ki, yantlarn ikisi de milliyet sorusuna verilmi uygun karlklardr. Aicak farkl eylere iaret ederler. "jBritayal"_ola-rak arthd" Britanya ya _ da Birleik : Krallk denen devletin bir yurtta olduunuzu belirtmi olursunuz. "ngiliz" olarak yantladnzda ise ngiliz milletine ait olduunuzu bildirmi olursunuz. Miliyet sorusu iki yant da olas ve kabul edilebilir klar; bu pratikte iki yelik halinin birbirinden aka ayrlmam olduunu ve zaman zaman rttn -ve bu yzden de zaman zaman kartrldn- gsterir. Ne var ki, rnilli-yet_sorusuna L^'Bjritanyal" yazarak yant _verdiinizde, kimliinizin "ngiliz" yazdnzda gsterdiinden olduka farkl bir zelliini gstermi olursunuz. Devlet ve millet kartrlabilir; ancak bunlar olduka farkl eylerdir ve her birine yeliiniz size ok farkl trden ilikilere sokar. lk bata, bir g merkezi tarafndan bir arada tutulan zgn bir toprak paras omaTcslzlhnaeYtetTe^ tesininjledii ajann her ferdi devlete aittir. Aidiyetin bu durumda her eyden nce yasal bir anlam vardr. "Devlet otoritesi", "lke yasalarn" -(devlet onlar byle bir itaatten muaf tutmadka) bu otoritenin tm uyruklar, bir biimde fiziksel olarak orada olan herkes tarafndan uyulmas gereken kurallar- ilan etme ve dayatma 180 yetisi demektir. Eer yasalara uyulmazsa, uymayanlar cezay hak eder. steseler de istemeseler de boyun emeye zorlanrlar. Aslnda devlet tek bana bask uygulama hakkn elinde bulundurur (yasalar savunmak iin silah kullanr, hapsetme yoluyla yasalar ineyenlerin zgrln ellerinden alr ve eer slah ans sfrsa ya da eer yasa ihlali balanamayacak kadar ciddiyse ve lmden daha hafif cezas yoksa ldrr de; devletin emriyle infaz edildiinde ve ancak o zaman, ldrme izni verilebilir, cinayet deil cezalandrma biimi ve kendisi cezalandrlamaz bir ey olarak grlebilir). Fiziksel bask konusundaki devlet tekelinin teki yznde, devletin yetkisi dnda ya da devletin yetkili memurlarndan baka birileri tarafndan herhangi bir g kullanmnn bir ihlal eylemi olarak sulanmas ve bu yzden infaz ve cezalandrlmay hak etmesi vardr. Devlet tarafndan ilan edilen ve korunan yasalar devletin uyruklarnn grevlerini ve haklarn belirler. Grevlerin en nemlisi vergi demektir -gelirlerin belli bir ksmnn, alan ve kendi belirledii yerlerde kullanan devlete verilmesidir. Haklar ise kiisel (rnein, yetkili devlet organlarnn karar baka trl hkmefnedike, kiinin bedenini ve maln mlkn korumas ya da kiinin kanaat ve inanlarn aklama hakk), siyasal (rnein, daha sonra devlet kurumlarnn yneticileri ya da idarecileri haline gelecek temsilcilerin seimine katlmak gibi, devlet birimlerinin oluumuna ve politikasna etki etme hakk) ya da sosyal (bireysel olarak eriilemeyen ya da sz konusu bireyin abalaryla eriilemeyecek asgari geim kaynaklarnn ve temel ihtiyalarn devlet tarafndan temin edilmesi) olabilirler. Bireyi, devletin bir uyruu haline getiren bu gibi haklarn ve devlerin bileimidir. Devlet, uyruklar olmakla ilgili bildiimiz ilk ey, sevmesek de gelir vergisi, katna deer vergisi ve belediye vergisi vermek zorundayz; te yandan, bedenlerimize ya da malmza mlkmze ynelik bir saldr olduunda yetkililere ikayette bulunur ve onlardan yardm isteriz ve tazminat

talep ederiz; eer hayati ihtiyalarmzdan bir ksm tehlikedeyse (eer hava ya da su kirletiliyor, salk ve eitim hizmetleri aksyor ya da yetersiz-se vb.) devlet birimlerini (hkmeti, parlamentoyu, polisi vb.) su lamak aklmza ilk gelen eydir. Devletin bir uyruu olmann haklarn ve devlerin bir bileimi olmas, ayn.zamanda hem korunduumuz hem de ezildiimizi hissetmemize neden olur. Her zaman huzuru bozanlara kar kanatlarn am bir yerlerde bekleyen o rktc gce borlu olduumuzu bildiimiz grece huzurlu bir hayat srdrrz. Alternatifine en ufak kafa yormayz. Devlet izin verilebilir olan izin verilemez olandan ayrma yetkisi olan tek g olduundan ve devlet organlarnn yasal uygulamalarnn bu ayrm kalc ve gvenli klmakta kullanlan tek yntem olduundan, eer devlet cezalandrc yumruunu indirmekten vazgeerse, onun yerine evrensel iddetin ve "orman yasas"nn hkm geeceine inanrz. ,Gv_ejUirnizi ye kafa huzururnuzu_deylete borlu olduumuza ve onsuz gvenlik ve kafa huzuru olmayacana inanrz. Ne var ki birok durumda, devletin zel hayatmza olur olmaz mdahale etmesine fke duyarz. Devletin dayatt kjar_a|lar^kl^j_rah_atmz.^ozacak kadar fazla ve tehlikeli grnr; zgrlmz kstladklarn dnrz. Eer devletin koruyucu ilgisi bir eyleri yapmamz -planlarn engelle karlamadan uygulanabilecei inancyla eylemlerimizi planlamamz- salyorsa, devletin baskc ilevi daha ok acizlik duygusu verir; bu ilev yznden, birok seenek gerekleemez hale gelir. Bu yzden, devlet deneyimimiz ikin olarak elikilidir. yle olur ki, ayn anda ondan holanrz da holanmayz da. Bu iki duygunun nasl dengelenecei ve hangisinin ne kaca ise koullara baldr. Eer varlklysam ve para bir sorun deilse, ocuklarm iin ortalama insanlara sunulanlardan daha iyi eitim teminat elde etme ihtimalim vardr ve bu yzden muhtemelen devletin okul iletmesine ve (oturduklar yerlere bakarak) hangi ocuklarn hangi okullara gireceine karar vermesjne_fkeJKyarm. te yandan, eer gelnm'zel bir~eitm hizmeti satn almama yetmeyecek kadar dkse, devletin^^oruy^ucu^jvejlestekleyici olarak ayn eitim tekelini sevinle karlamam normaldir. O zaman, muhtemelen varlkl insanlarn okullar zerindeki devlet korumaclnn gevetilmesi arlarna fkeyle karlk veririm. Bir kere varlkl ve nfuz sahibi insanlarn ocuklar zel okullara tanrsa, 182 yalnzca daha yoksul ve az nfuzlu ailelerin ocuklarna hizmet edecek devletin verdii eitimin eskisinden daha ktye gidecei ve bylece yetkinletirme gcnden ok ey kaybedecei kukusuna kaplrm. Eer bir fabrikay ynetiyorsam, belki devletin alanlarn grev hakkna getirdii iddetli kstlamalardan honut olurum. Bu kstlamann devletin, baskc rolnn deil, yetkinletirici ilevinin bir tezahr olduunu dnrm. Benim amdan, bu zgrlm artrr; bu iilerime sevimsiz eyler yapmama, iilerin eer haklar varsa kukusuz emek glerini geri ekmekle karlk verecekleri hamleler yapmama izin verir. Grev hakkna getirilen kstlamalar, evremdeki dnyay daha kestirilebilir ve. denetime uygun klarak dzeni koruyan bir uygulama olarak grrm; byle "iyiletirilmi" bir dnyada, manevra zgrlm genileyecektir. Gelgele-lim, eer ben ayn fabrikada iiysem, grevlere getirilen snrlar kukuya ver brakmayacak biimde bir bask eylemidir. zgrlk alanm daralmtr. Patronlara kar direnmenin en etkili yolu artk benim iin kapanmtr. verenlerim benim yeni amazmn tamamen farknda olduklarndan, iyerlerini gelitirirken benim zgrlklerini snrlayan bir unsur olarak misilleme ihtimalimi dikkate almayacaklardr; pazarlk gcmn byk ksmn kaybetmi durumdaym. Artk iverenlerimin birok sevimsiz ve zararl kararna kar kendimi nasl saknacam bilmiyorum. stne stlk, dnyam daha az kestirilebilir hale gelecek ve ben teki insanlarn kaprislerinin kurban olacam. Eskiye oranla iplerin elimden kat hissine kaplacam. Baka bir deyile, iverenime yetkinletiren bir eylem gibi grnen ey benim iin daha ok bir 'bask eylemidir. Ve bylelikle, duruma ve gndemdeki meseleye gre, devletin bu gibi eylemleri baz insanlar iin zgrln art anlamna gelirken tekiler onu bask olarak yaayabilir ve dierlerinin seim imknlarnn artt, geniledii oranda ezildiini dnebilir. Ancak, bir btn olarak herkes devletin bu iki ilevi arasndaki orann deiimiyle yakndan ilgilenecektir. Herkes mmkn olduu kadar yetkinlemeyi tercih ederken, gerekten zorunlu olduu kadar az baskya raz olacaktr. Neyin yetkinleme ve neyin bask olarak alglanaca deiir ancak denetim arzusu ya da en azndan karmn bileimini etkileme arzusu deimez. Hayatlarmzn devletin yaptklarna bal paras byd oranda, bu arzu da byyecek ve iddetlenecektir.

Yetkinletirici ve baskc ilevler arasndaki dengeyi deitirmeyi isterken, devletin uyruklar devlet ilerinin yrtlmesi ile devletin ilan ettii ve uygulad yasalar zerinde daha fazla etki gc talep eder; uyrukjar_yurtta_h_aklarn_kullanrnak.i_sterle.r. Yurtta olmak, uyruk (devletin tayin ettii haklarn ve grevlerin bir taycs) olmaya ek olarak devlet politikasn (yani, bu haklarn ve devlerin tanmn) belirlemede sz hakkna sahip olmaktr. Baka bir deyile yurtta olmak^ peyletin faaliyetine _etki_de_ bulunma ve bylelikle devletin korumaya soyunduu "yasa ve dzen"in tanm ve ynetimine katlma kapasitesi tamak demektir. Pratikte byle bir etkide bulunmak iin yurtta, devlet dzeni karsnda bir oranda zerklik yaamaldr. Devletin uyruklarn eylem yetilerine mdahalesine snrlar getirilmi olmaldr. Burada yine devlet faaliyetinin yetkinletirici-ve baskc zellikleri arasndaki atma ile yz yze geliyoruz. Ancak bu defa yetkinletirme ve bask, devlet politikasn etkileme ynndeki genel kapasite ile ilgilidir ve devletin, eer ortaya karsa, ar isteklerini frenler. Yurtta bizatihi devletin kstlama yetisinin kstlanmasn, devletin yurttalarn devlet politikasn denetleme, deerlendirme ve etkileme yetisini engelleyecek hibir ey yapmamasn, aksine, devletin bu trden denetimi ve etkilemeyi uygulanabilir ve verimli klmakla ykml olmasn talep eder. rnein, eer devlet faaliyeti gizlilil^perdesi_arkasnda yrtlyorsa, eer "sradTfmn'Tarn yneticilerinin niyetleri ve yaptiklari'hakkmda""hicbif fikirleri yoksa, eer bu insanlarn devlet faaliyetinin somut sonularn deerlendirmelerini salayacak verilere ulama imknlar yoksa, yurttalar haklarm tam olarak kullanamazlar. ~ Uyruklar kendilerini yurtta olmak ya da devletin kabaran itahyla tehdit edilen yurttalk statsn korumak iin mcadele etmekle ykml hissettiklerinden, devletle uyruklar arasndaki ili184 kiler genelde gergindir. Bu mcadelede uyruklarn karlat balca engeller devletin vesayet karmaas ve tedaviye ynelik tutumu diye adlandrlabilecek eylerdir. Bjrincisi, uyruklar tam olgunlamam, kendileri iin jeyin iyi olduunu ve gerekte karlarna neyin hizmet ettiini tayin etmekten aciz ve bundan dolay devletin faaliyetlerini yanl anlamaya yatkn ve sonuta devletin, eer ta bandan engel olamamisa, dzeltmesi ve onarmas gereken yanl kararlar alan kiijer^ olarak grme eilimidir. kincisi, devlet yetki-lerininjyruklarma doktorlarn hastalarna muamele ettikleri gibi -uzman rehberlii ve gzetimi olmakszn, kendi balarna zemedikleri sorunlar altnda ezilen bireyler olarak- muamele etme eilimlerine iaret eder; bunlar deta hastann "iinde", bedeninde ve ruhunda yatan sorunlardr ve bu yzden hastaya yol gsterilmesi ve gzlem altna alnmas gerekir, yle ki doktorlarn talimatlarna uy-gTrolfak onlarn bedenleri zerinde allr. Devletin bak asndan uyruklar, her eyden nce devlet tasarrufunun nesneleridir. Onlarn davranlar devletin belirledii haklar ve grevler tarafndan eksiksiz tanmlanmas gereken bir ey olarak grlr; eer devlet byle bir tanmlamay ihmal ederse, uyruklar kendi eylemlerini kendileri belirleyecektir -ve bu byk bir ihtimalle kendilerinin ve hemcinslerinin zararna olacaktr nk onlar birlikte yaamay zorlatran ya da dorudan imkansz klan bencil amalar gderler. Uyruklarn davran, sanki srekli talimatlara ve yasaklara muhtatr. Devlet, bir doktor gibi, uyruklarn sala kavuturmak ve onlar hastalklar karsnda korumak iin oradadr. Eer davran olmas gerektii gibi deilse, hastalk durumunda olduu gibi, uyruun kendisinde yanl giden bir eyler var demektir. Hastaln isel, kiisel nedenleri aa karlmaldr ki, tedaviye gtren davran tevik etmek iin koruyucu (doktor kadar devlet) tarafndan nlem alnabilsin. Doktor hasta ilikisinde olduu gibi, devletle uyruklar arasndaki liflefft^asmeffiktif. Hastalar doktorlarn seebiseler Bile7bir kere doktor seildiinde, hastadan dinlemesi ve itaat etmesi beklenir. Artk hastaya ne yaprnas"gerektiini syleyecek olan doktordur. Doktor tartma deil disiplin bekler. Nihayetinde, hasta hastalnn nedenleri ve sala giden yol bilgisinden ve bu bilgiye gre davranmak iin gerekli karakter gcnden yoksundur (genelde, uzman bilgilerinin ardna gizlenen doktorlar, cehaletin ve sonucundaki bamlln srdn grrler). taat ve koulsuz tabiiyet isteyen doktor, bunu hastann kendi iyilii iin yjgUmjsyler^pe^ yerine getirilmesi isteini ayn biimde hakl karr. Onunki obann gcdr; kendi maraz eilimlerine kar korunmas gereken uyruklarnn "en yksek karlar" iin uygulanan gtr. likideki asimetri en ak haliyle bilgi aknda ortaya kar. Bildiimiz gibi doktor hastalardan eksiksiz bir itiraf bekler. Doktor hastalarndan kendilerini amalarn, hayatlarndaki doktorun eldeki vaka ile ilgili olduunu dnebilecei her ayrnty tek tek saymalarm, ne kadar mahrem ve arkadalar ile akrabalar da dahil, tm teki insanlardan ne kadar saklanm olursa olsun, en derin srlarn vermelerini ister. Ne var ki, doktorlar bu ak yreklilie karlk vermezler. Hastalar hakkndaki bilginin tutulduu dosyalar gizlidir. Ayn ekilde,

doktorlarn hasta hakknda ya da hastadan elde ettii verilerden hareketle kard sonular ve kanaatleri de gizlidir. Bilginin saknlmas yine hastann kendi kar gerekesiyle savunulur; gereinden fazla bilgi zararl olabilir -hastay ya umutsuzlua ve bunalma, huzursuzlua ya da itaatsizlie sevk edebilir. Benzer bir gizlilik stratejisi devlet tarafndan da uygulanr. Devlet kurumlar tarafndan uyruklar hakknda son derece ayrntl bilgi toplanr, ilenir ye saklanrken, devletin .kendi eylemleri hakkndaki veriler, ifas ceza getiren "devlet srr" snfna girer. Devletin ou uyruu bu gizlere eriemezken, gizlilik perdesini ama hakiki olan az sayda insan dierleri zerinde ayr bir stnlk kazanm olur. Devletin gizlilik uygulamas ile birlikte, devletin bilgi toplama zgrl karlkl ilikideki asimetriyi daha da derinletirir. .Taraflarn birbirini etkileme anslar son derece eitsizdir. Bu nedenlerden dolay, yurtta devletin elde etmek istedii hkmran konuma direnme eilimi tar; devlet gcn pskrtmek, inan hayatnn nemli alanlarn devlet denetimi ve mdahalesinden kurtarmak ve bu alanlar zynetime tabi klmak iin aba harcar. Bu abaiar birbirleriyle ilikili ancak farkl ynlerde ilerler. 186 Bunlardan biri blgeciliktir. Devlet gc^yerel zerkliin, aslnda devlet organlaryla yurttalarn her biri ve tamam arasnda dikilen her tr ara gcn doal dmandr; ite kafa tutulan devlet gcnn bu rakip tanmazldr. Yerel karlarn ve sorunlarn zgnl yerel ilerde zynetim iin yeterli bir neden olarak gsterilir; ve bu iradeyi talep eden temsili yerel kurumlar o alandaki insanlara daha yakn durur ve onlarn zgn blgesel sorunlarna kar daha duyarl ve ilgilidir. kipisij,o/7r,a/^eja^mjn_ geersiz klnmasdr Belli bir toprak paras zerinde yaayan herkes, teki belirleyici zelliklerine baklmakszn, devlet gcnn ama yalnzca devlet gcnn uyruklardr; imdi kafa tutulan ise bu ilkedir. teki vasflar srf oturulan yere gre daha anlaml grlerek savunulur. Irk, etnik kken, din, dil, insan hayatnn btnl dnldnde, oturuafyerih ortaklna gre daha byk arlk tadndan, daha nemli bir insan zellii olarak ne karlabilir. Talep edilen "nlanri "zerklii, ayr ynetim hakkdr ve hedef nitertoprak temelli gcn tektiplik^yhndeki basksdr. Bu yzden, en iyi koullarda bile devletle uyruklar arasnda en azndan gerilimin ve gvensizliin izleri her zaman vardr. Bu gibi koullarda, uyruklarnn disiplinini salamak iin, uyruklarnn davranlarnda dzenlilik salayacak bir disiplin gzeten ve talep eden btn gler gibi, devletin, de meruiyjte ihtiyac vardr: Devletin uyruklarn, durumun btn olgularn dikkate almam bile"ols,~ devletin emirlerine uymalarnn gerekliliine ilikin geerli nedenlerin olduuna ikna etmesi gerekir. Meruiyet, uyruklarn devletten gelen ve uygun otoritelerin damgasn tayan ne olursa olsun boyun eilmeye deer olduuna gven duymalarn ve boyun eilmesinin de gerektiine inanmalarn salamay amalar. Kiiden, onun akla uygun bir yasa olduundan emin olmasa ve ya-samn^yapjmasn istedii ey houna gitmese bile, yasaya uymas istenir. Yasaya srf meru otorite tarafndan desteklendiinden uyulmaldr; nk, sylendii zere bu, "lkenin yasasdr". Meroiyet, "bu benim yurdum", "iyisiyle ktsyle benim yurdum" duygusuna dayandnda en gvenli olan, koulsuz ballk gelitirmeyi amalar. Eer bu beniiT^yurdumsa, ben onun servet ve kudretinden ancak fayda grrm:. Bu servet ve kudret genel uzlama ve elbirliine, btn vatandalarn bar iinde yan yana yaamasna ve dzeni korumasna bal olduundan, paylatmz bu yurdun gcnn biz hepimiz ortak kar iin ne gerekiyorsa onu birlik iinde ve rza gstererek yaptmzda artacana inanrz. Eylemimize yn veren yurtseverlik, yani vatan ak, onu gl ve mutlu klma ve onun gcnn ve mutluluunun gerektirdii here-yi yapma iradesidir. Yurtseverin en nde gelen grevi disiplindir; devlete itaat, gerekten de, yurtseverliin en ak iaretidir. Devletin yasalarna herhangi bir kafa tutu kargaay besler ve tam da bu nedenden dolay (konu ne olursa olsun) "yurtsevmezlik"tir. Meruiyet, itaati akl^ye muhakeme yoluyla salamay amalar: Herkesin ita^atjcr^olmas herkes^iin iyidir. Uzlam ve disiplin hepimizin yararnadjrJDemelcki, .atlak ses karmak yerine uyum iinde yaplan bir eylem herkes iin iyi olduundan, benim iin de iyidir - hatta bu onaylamadm bir politikaya boyun ememi gerektirse bile. Gelgelelim, btn hesaplar bir kar hesab davet eder. Eer yurtseverce itaat akl adna talep edilirse, kii pekl bu argman akln bir testine tabi tutabilir. fke duyulan bir politikaya boyun emenin bedelleri karsnda, etkin bir direniin getirebilecei ka-zanmlarnn hesab yaplabilir. Sonuta, direniin boyun emekten daha az bedel ve zarar getirdii ve dolaysyla rza gstermemenin daha iyi olduu grlebilir ya da en azndan buna inanlabilir. Bu yzden, birliin getirebilecei faydalara atfta bulunarak itaat gereini merulatrma abalar hi de ikna edici deildir ve amacna hibir zaman ulaamaz. zellikle kendini rasyonel hesabn bir rn

olarak sunduu iin ve byle sunduu mddete, meruiyet zayf ve gvenilmez, srekli tekrara ve savunmaya muhtatr. te yanda, millete sadakat devlet disiplininin bana bela kesilen i elikilerden zgrdr. Millete ve refahna koulsuz sadakat isteyen milliyetilik akla ya da hesaba gerek duymaz. Kazanm ya da refahn mili davaya sadakatle' hizmetten elde edileceine dair bir vaatte bulunabilir, ama bulunmayabilir de. daha .ok itaati kendi bana bir deer ve bir ama..olarak .ister. Bir milletin yesi olmak bireyiiTkarTkamayaca kadar gl bir kader olarak -ira-188 di olarak giyilip karlamayacak bir nitelik olarak- anlalr. Milliyetilik tek tek yelerine kimliini verenin milleLolduuniLanlatr. MileLdevlet gibi ortak kan kollamak iin girilen bir birlik deildir. Tersine, o btn kar hesaplarn aar ve aslnda karlara anlamn veren milletin birlii, ortak kaderidir. Kendini tamamen tek bir milletle zdeletiren bir devlet (bu kesinlikle ok milliyetli Britanya devleti olamaz) -jn'lli devlet-kendini^ pek gvenilmez bir yolla, fayda hesaplanna atfta bulunarak ..merulatrmaya ahmak yerine, milliyetiliin potansiyelini harekete. gecirebir,Jylilli devlet millet adna konuuyor olma tejrelinde itaat ister ve bundan dolay, kiinin milli kaderine boyun emesi "gbT, Devlet karsndaki disiplin de kendi bana bir ama olarak, herhangi bir baka amaca hizmet etmeyen bir deerdir. Devlete itaatsizlik cezay hak eden bir su- demek ki, yasay i-nemektendaha kt bir eydir: Milli davaya ihanet demektir sulularnn itibarn ellerinden alan ye pnfar insan topluluunun d-na atan iren, ahlksz bir eyjemdir. Devletle millet arasnda karlkl bir tr ekim olmasnn nedeni, belki de, meruiyet ve daha genel olarak tutum birlii salama ihtiyacdr. Devlet milletin otoritesini kendi disiplin talebini glendirmek iin kendine mal ederken, milletler sadakat isteklerini desteklemek zere devletin zorlayc potansiyelini harekete geirmek iin kendilerini devletler halinde yaplandrmaya yatkndr. Ne var ki, btn devletler milli ok madii gibi, btn milletlerin de kendi devletleFf yoktur. Millet nedir? Bu, herkesi tatmin edecek tek bir yant bulunmayan, zorluuyla bilinen bir sorudur. Millet, devlet gibi bir "gereklik" deildir. Devlet, hem haritada hem de belli bir toprak parasnda, kesin olarak izilmi snrrlarLolmas anlamnda "gerek"tir. S-nranrT'tamam kuvvet yoluyla korunmutur, yle ki bir devletten tekine rastgele gei, deyleLsnrlarndan giri ve k devleti "gerek"'Klan" ok gerek, somut direnile karlar. Devletin s-nB"fride'"r5alaycr bir dizi yasa vardr ve yine bu yasalarn mevcudiyetine kulak asmamak, sanki onlar yokmu gibi davranmak tpk teki dier maddi nesnelere kulak asmamann neden olabilecei gibi gnahkrn "hrpalanmasna" ve "cannn yanmasna" yol aabilmesi anlamnda "gerek"tir. Ve bylelikle devleti "gerek" -olmasayd diyemeyeceiniz sert, etin bir direni nesnesi- klan aka tanmlanm bir toprak paras ve aka tanmlanm bir st otorite vardr. Gelgeldim, ayn ey millet iin sylenemez..Millet bandan sonuna bir hayali cemaattir; o ancak yeleri zihinsel ve duygusal olarak kendilerini teki yelerinin ouyla hibir zaman yz yze karlamayacaklar kolektif bir bnye ile "zdeletirdikleri" mddete bir varlk olarak mevcuttur. Millet, hayali olduu kadar, zihinsel bir gerekliktir. Doru, milletler genellikle, gvenle iddia edebilecekleri gibi, zel bir renk ve eni kattklar kalc bir toprak parasn igal ederler. Ne var ki, bu milli renk o toprak parasna, devlet destekli "lke yasas"nn birlii tarafndan dayatlan tektiplilikle kyasla, nadiren bir tektiplik kazandrr. Hatta milletler herhangi bir toprak paras zerinde yaama tekeliyle bile vnemezler. Neredeyse her toprak paras zerinde yan yana yaayan, kendilerini farkl milletlere ait olarak tanmlayan ve farkl milliyetiliklerin kendilerinden sadakat bekledii halklar vardr. Birok toprak paras zerinde, o topran "milli karakteri"ni belirlemeye yetecek kadar arlkl bir konumda olmay brakn, gerekten bir ounluk oluturduu iddiasnda bulunabilecek bir millet yoktur. Milletlerin genellikle ortak bir dille seildii ve birletii de dorudur,,Ancak ortak ve ayr bir dil olduu farz edilen ey byk oranda milliyeti bir kararn (ve sklkla kar klan bir kararn) sonucu ortaya kmtr. Genelde blgesel azlar sz daar, sz dizimi ye deyimleri bakmndan neredeyse karlkl iletiime im kan yermeyen bir zgnlk tarlan^nc^je^varki onlarn kimlikleri tanmmaz^ajijLStkm^^ milli birlii bozacaklar korkusuyla ayr diner olarak kabul grmez. te yanda, grece kk yerel .farkllklarn alt izilir, ayrmlar abartlr ve bylece bir lehe ayr bir dil ve ayr bir milletin ayrc zellii katna karlabilir (rnein, Norvee ile svee, Hollandaca ile Flamanca, Ukraynaca ile Rusa arasndaki farkllklar, iddiaya gre ayn milli dilin eitlemeleri olarak -tannmasa bile- gsterilen birok "yerli" az arasndaki farkllklardan ok daha belirgin deil190

dir). Dahas, insan gruplajjynj^ ler ama yine de kendilerini ayr milletlerden sayabilirler (ngilizce honuaiTGallileri ve sko far, eski Commgnwealth'in ngilizce konuan birok milletini, ortak jiiHeri Almanca olan Almanlar yannda Avusturyallar ve svirelileri.dnn). Ya da svireliler gibi, insanlar ku&^^ lirler. Toprak paras ve dil ayr ve belirleyici bir nedenden dolay da milletin "gereklii"nin unsurlar olarak yeterli deildir: Kii, sz gelimi, onlara girebilir ve onlardan kabilir. Kii, ilke olarak milli ballnn deitiini ilan edebilir. Kii g edebilir ve ait olmad bir millet iinde yaayabilir. Kii baka bir milletin diline hakim olabilir. Eer oturulan toprak paras (unutmayn, bu snrlar korunan bir toprak parasdr) ve bir dil topluluuna katlm (unutmayn, teki dillerin iktidar sahipleri tarafndan kabul edilmemesi yznden kii bir milli dil kullanmak zorunda braklmamtr) tek bana milletin kurucu zellikleri olsalard, millet tm milliyetiliklerin talep ettii mutlak, koulsuz ve ayrks ballk iddiasnda bulunamayacak kadar "gzenekli" ve "tanmsz" olurdu. Eer millet bir seim olmaktan ok kader olarak, bugn hibir insan kuvvetinin deitiremeyecei kadar gemite salam yerlemi bir "olgu" olarak, elini sreni yakan bir "gereklik" olarak be-nimseniyorsa, byle bir talep tamamen inandrc olur. Milliyeti hareketler tam da bunu baarmaya abalar. Kken.miti onlarn balca aracdr. Bu mitin ortaya att ey, kken olarak kltrel bir yaratm olsa bile, tarihsel geliimi srecinde milletin gerek anlamda "doal" bir olgu, insan denetimini aan bir ey haline geldiidir. Sylenceye gre, milletin imdiki yeleri ortak gemileriyle birbirlerine balanmtr. Milli ruh onlarn ortak ve tanmlayc niteliidir. Bu onlar birletirir; ve ayn zamanda, her naslsa kolektif olarak miras alnabilen ancak asla zel olarak edinilemeyen milli ruha hak kazanmakszn ya da katlmaya muktedir olmakszn cemaatlerine girmeyi arzulayabilecek tm teki milletleri ve bireyleri ayr bir yere koyar. Bu sylencenin destekledii, milletlerin "doall" ve millet yeliinin "yazlm" ye miras alnm doas hakkndaki iddia miliyefilii bir elikiye drmekten baka bir ie yaramaz. Bir yan^n_mjllelin herhangi_bir doal_olg_u_kadar nesnel ve somut bir gereklik ve tarihin bir hkm olduu sylenir. te yandan ise bir "gvensizlik iindedir: Birlik ve btnl srekli tehdit altndadr; teki milletler yelerini avlama ya da karma gayreti iindedir; bozguncular sinsice saflar arasna szmaya alr. Millet kendi varln savunmaldr; doal olmasna doaldr ama hl srekli bir uyanklk ve aba olmakszn varln srdremez. Bylelikle, milliyetilikler normal olarak milletin korunmas ve sreklilii iin g -basla uygulama hakk- talep ederler. Devlet j*cbu i iin biilmi kaftandr. Daha nce grdmz gibi, devlet gc bask aralar zerinde tekel anlamna gelir; ancak devlet gc tektip davran kurallar dayatmaya ve herkesin uymas gereken yasalar yrrle koymaya muktedirdir.. Bu yzden, devletin meruiyeti iin milliyetilie ihtiya duyduu kadar, milliyetilik baars iin devlete ihtiya duyar. Milli devlet bu karlkl ekimin rndr. Bir kere devlet milletle zdeetirildiinde (milletin zynetiminin organ olarak gsterildiinde), milliyeti baar ihtimali nemli oranda artar. Milliyetilik artk tek bana sylediklerinin inandrclna ve tutarllna, yelerinin bunlar kabuLetmekte gsterdii gnllle bal kalmak gerei duymaz. Artk elinin altnda baka, ok daha etkili aralar vardr. Devlet gc kamu kurulularnda, mahkemelerde ve temsili organlarda tek bana milli dilin kullanmn zorlama imkn demektir. Devlet gc genelde tercih edilen milli kltrn ve zelde milli edebiyatn ve sanatlarn re-' IcTTgr'artranfrf artrmak iin kamu kaynaklarm seferber etme imkn demektir.^Her eyden nce, hi kimse darda braklmayacak Ve hi kimse etkisi dna kamayacak biimde, ayn anda hem serbest hem de zorunlu klnan eitim zerinde denetim de demektir. Genel eitim devlet snrlar iindeki her vatandan devlete hkim olan milletin deerlerini renmesine, "doutan" yurtsever olmalarna ve bylece pratikte, teoride iddia edilenin, yani milliyetin "doall"nn gereklemesine hizmet eder. Eitimin, yaylm ancak her yerde jvarl hissedilen kltrel 192 basknn ve devletin dayatt davran kurallarnn, toplam etkisi "millet yelii" ile gelen hayat tarzna iliiktir. Bu manevi ba bazen bilinli ve ak bir etnik merkezcilikte; kiinin kendi milletinin ve onunla ilikili her eyin hakl, ahlki olarak vgye layk ve gzel -ve bir alternatifin sunabilecei her eyden ok stn- olduuna ve kiinin kendi milleti iin iyi olan eyin baka herkesin karlarndan nce gelmesi gerektiine duyulan bir inanta kendini gsterir. Bylesine bariz bir etnik merkezcilik -"grup bencillii"-felsefesi telkin edilmese bile zgn, kltrel olarak biimlenmi bir evrede yetimi insanlarn kendilerini o evrede, yalnzca o evrede

yuvalarnda ve gven iinde hissetmeye yatkn olduklar da temel bir gerektir. Bildik olann dndaki koullar, edinilmi becerilerin deerini drr ve bylelikle karkln sorumlusu "ya-banclar"da odaklanan bir rahatszlk, belli belirsiz bir fke, natta dmanlk duygusuna neden olur. Yabanclarn tarzlar onlarn geriliklerinin ya da kstahlklarnn kant olarak grlr, yabanclarn kendileri de bozguncular olarak alglanr. nsan onlarn ayr tutulmasn ya da ortadan kaldrlmasn ister. Milliyetilik kltrel seferler dzenlenmesi -yabanclarn tarzlarn deitrnfreye7irlarTlTarLfrmeye, onlar hkim milletin kltrel otoritesine itaate zorlamaya aba harcanmas- ynnde bir eilimi tevik eder. Kltrej^s^fcjr^jupa^cjsimilasyondur. ("Asimilasyon" terimi kken itibariyle biyolojiden alnmtr; kendini beslemek iin, canl bir organizma evrenin elerini asimile eder, yani "yabanc" varlklar kendi vcudunun hcre ve dokularna dntrr. Bunu yaparak onlar kendine "benzer" klar; bir zamanlar farkl olan ey kendi gibi olur.) Elbette, milliyetilik dediimiz ey her zaman asimilasyonla ilgilidir nk milliyetiliin "doal birlie" sahip olduunu ilan ettii millet, nce genelde farkl ve eitli bir nfusu milli karakter efsaneleri ve sembolleri etrafnda toplayarak yaratlmak zorundadr. Asimilasyon abalan, belli bir toprak paras zerinde devlet hakimiyeti kurmu muzaffer bir milliyetilik o topraklarda oturan birtakm "yabanc" -ister kendi ayr milli kimliklerini ilan eden isterse kltrel birlik srecine girmi nfus tarafndan ayr ve milliyet olarak yabanc muamelesine lahi inin yeliinin "yazlm" ye miras alnm doas hakkndaki iddia miIiyeFiii bir elikiye drmekten baka bir ie yaramaz. Bir yandan rnjlletin_herha_ngi_bir doal olgu kadar nesnel ve somut bir gereklik ve tarihin bir hkm olduu sylenir. te yandan ise bir gvensizlik iindedir: Birlik ve btnl srekli tehdit altndadr; teki milletler yelerini avlama ya da karma gayreti iindedir; bozguncular sinsice saflar arasna szmaya alr. Millet kendi varln savunmaldr; doal olmasna doaldr ama hl srekli bir uyanklk ve aba olmakszn varln srdremez. Bylelikle, milliyetilikler normal olarak milletin korunmas ve sreklilii iin g -bask uygulama hakk- talep ederler. Devlet gc bu i iin biilmi kaftandr. Daha nce grdmz gibi, devlet gc bask aralar zerinde tekel anlamna gelir; ancak devlet gc tektip davran kurallar dayatmaya ve herkesin uymas gereken yasalar yrrle koymaya muktedirdir.. Bu yzden, devletin meruiyeti iin milliyetilie ihtiya duyduu kadar, milliyetilik baars iin devlete ihtiya duyar. Milli devlet bu karlkl ekimin rndr. Bir kere "devlet milletle zdeletirildiinde (milletin zynetiminin organ olarak gsterildiinde), milliyeti baar ihtimali nemli oranda artar. Milliyetilik artk tek bana sylediklerinin inandrclna ve tutarllna, yelerinin bunlar kabuLetmekte gsterdii gnllle bal kalmak gerei duymaz. Artk elinin altnda baka, ok daha etkili aralar vardr. Devlet gc kamu kurulularnda, mahkemelerde ve temsili organlarda tek bana milli dilin kullanmn zorlama imkn demektir. Devlet gc genelde tercih edilen milli kltrn ve zelde milli edebiyatn ve sanatlarn re-' IcMrsr'artlarm'^rtrmak iin kamu kaynaklarn seferber etme imkn demektir._Her eyden nce, hi kimse darda braklmayacak ve hi kimse etkisi dma kamayacak biimde, ayn anda hem serbest hem de zorunlu klnan eitim zerinde denetim de demektir. Genel eitim devlet snrlar iindeki her vatandan devlete hkim olan milletin deerlerini renmesine, "doutan" yurtsever olmalarna ve bylece pratikte, teoride iddia edilenin, yani milliyetin "doall"mn gereklemesine hizmet eder. Eitimin, yaylm ancak her yerde jvarl hissedilen kltrel 192 basknn ve devletin dayatt davran kurallarnn, toplam etkisi "mileTyelii" ile gelen hayat tarzna iliiktir. Bu manevi ba bazen bilinli ve ak bir etnik merkezcilikte; kiinin kendi milletinin ve onunla ilikili her eyin hakl, ahlki olarak vgye layk ve gzel -ve bir alternatifin sunabilecei her eyden ok stn- olduuna ve kiinin kendi milleti iin iyi olan eyin baka herkesin karlarndan nce gelmesi gerektiine duyulan bir inanta kendini gsterir. Bylesine bariz bir etnik merkezcilik -"grup bencillii"-felsefesi telkin edilmese bile zgn, kltrel olarak biimlenmi bir evrede yetimi insanlarn kendilerini o evrede, yalnzca o evrede yuvalarnda ve gven iinde hissetmeye 3'atkn olduklar da temel bir gerektir. Bildik olann dndaki koullar, edinilmi becerilerin deerini drr ve bylelikle karkln sorumlusu "ya-banclar"da odaklanan bir rahatszlk, belli belirsiz bir fke, natta dmanlk duygusuna neden olur. Yabanclarn tarzlar onlarn geriliklerinin ya da kstahlklarnn kant olarak grlr, yabanclarn kendileri de bozguncular olarak alglanr. nsan onlarn ayr tutulmasn ya da ortadan kaldrlmasn ister. Milliyetilik kltrel seferler dzenlenmesi -yabanclarn tarzlarn deitfrneyeT olTlarTiaTidLffmeye, onlar hkini milletin kl-trel_otpritesine itaate zorlamaya aba harcanmas- ynnde bir eilimi tevik

ederTKltrel Aferin amac asimilasyondur. ("Asimilasyon" terimi kken itibariyle biyolojiden alnmtr; kendini beslemek iin, canl bir organizma evrenin elerini asimile eder, yani "yabanc" varlklar kendi vcudunun hcre ve dokularna dntrr. Bunu yaparak onlar kendine "benzer" klar; bir zamanlar farkl olan ey kendi gibi olur.) Elbette, milliyetilik dediimiz ey her zaman asimilasyonla ilgilidir nk milliyetiliin "doal birlie" sahip olduunu ilan ettii millet, nce genelde farkl ve eitli bir nfusu milli karakter efsaneleri ve sembolleri etrafnda toplayarak yaratlmak zorundadr. Asimilasyon abalar, belli bir toprak paras zerinde devlet hakimiyeti kurmu muzaffer bir milliyetilik o topraklarda oturan birtakm "yabanc" -ister kendi ayr milli kimliklerini ilan eden isterse kltrel birlik srecine girmi nfus tarafndan ayr ve milliyet olarak yabanc muamelesine tabi luilan- gruplarla karlatnda, ak ve kendi i elikilerini tamamen ortaya sermi hale gelir. Bylesi durumlarda, asimilasyon sklkla bir din deitirme misyonu -daha ok bir kfiri doru dine dndrme- olarak sunulur. ji garibi, dndrme gayretleri ou kere baarl olmaktan korkuuyormu gibi, yan gnll yrtlr. Bu gayretler milliyeti grte^daima mevcut" olan i elikilerin izini tar. Milliyetiler bir janda kendi milletinin, "nn milli kltr ve karakterinin stnln iddia eder. Dolaysyla byle stn bir milletin evre halklar iin ekicilii beklenen bir eydir; aslnda, tekilerin bu milletin grkemine katlma arzu ve abalar milletin hak ettii stnln bir kant ve fazladan bir onaydr. Dahas, milli bir devlet durumunda, bu devlet otoritesi iin popler bir destei de harekete geirir ve devletin n ayak olduu tektiplie direnen teki otorite kaynaklarn zaafa uratr. te yandan, zellikle ev sahibi milletin "kollar ak", misafirperver tutumuyla kolaylatrldnda, yabanc unsurlarn millet iine dolumas millet yeliinin "doall"na glge drr ve bizatihi milli birlik pnarn kurutur. Grlyor ki, insanlar iradi olarak yerlerini deitirebiliyor. Dn "onlar" olanlar gzlerimizin nnde "biz" olurlar.JBu yzden, sankr'jlliyet basit bir tercih meselesiyni gibi grnr; bir kararn sonucu olmak -btn kararlar gibi- ilke olarak gemite olduundan farkl olabilmek ve hatta karar hkmsz klabilmek demektir. Asimilasyon, eer etkili olmusa, milletin ve millet yeliinin kalc olmayan, iradi karakterini -milliyetiliin srarla gizlemeye alt bir eyi- gzler nne serer. Bu yzden, asimilasyon kltrel seferin yanma ekmeyi ve dndrmeyi amalad halka kar duyulan hnc besler. Onlar dzene ve gvenlie bir tehdit gibi grlrler: Onlar teoride imknsz olan bir eyi baarmlar, insan gc ve denetimi dnda olduuna inanlan bir eyi insan abasyla elde etmilerdir. Onlar bylece iddia edilen doal snrlarn aslnda yapay ve daha kts alabilir olduunu gstermilerdir. Bu yzden, onlarn asimilasyonunun -milliyeti politikann duyurduu hedefin- gerekten baarl ve tam olduunu kabul etmek kolay deildir. Kukucunun gznde, gr194 FI4ARKA/Sosyok)jik Dnmek nte asimile olmu kiiler daha ok dneklere -ister kiisel kazan isterse kafasndan geen daha uursuz bir maksat iin olsun, olduklarndan baka grnmeye alan yapmackl, potansiyel hainlere-benzerler. in garibi, bizatihi asimilasyonun baars blnmenin srekli olduu ve deimeyecei, "gerek asimilasyon"un aslnda mmkn olmad ve kltrel dntrme yoluyla millet kurmann geerli bir proje olmad fikrine arka kar. Milliyetilik bu yzden daha tekin ve daha salam, rk savunma hattna geri ekilebilirjyrk^jmUej^ejjferkl olarak ye kukuya yer bu-akrnayjcakjiirnde, doaya zg_ -kukusuz insan etkisi ve denetimi dnda- bir ey olarak alglanr. Irk fikri, insanlar arasnda ne insan eseri ne de insan abasyla deitirilebilir olduu dnlen trden ayrmlar temsil eder.Jrka_s^kk_kajU^ksz bjr_biyolojik ankdm'vernir: Yani bireysel karakter, kabiliyet ve miza, kafatas ya da bedenin teki paralarnn ekli ve ls gibi, gzlenebilir, dsal niteliklerle yakndan ilikilidir,.ya da genlerin nitelii ile bir daha deimemek zere belirlenmitir. Ne var ki, her durumda bu ..kavray ,_cinsel reme sreci yoluyla bir nesilden dierine geen kaltmsal niteliklere bavurur. Irka kar karya,geldiinde^ eitim tesiim_ojmalidjr.rpoann si deitiremez. Irk, milletin tersine, asimile edilemez; asimilasyon ancak bac bir rkn arln "kirletebilir" ve kalitesini bozar. Bylesi marazi bir olaya meydan vermemek iin, yabanc rklar ayr tutulmal, birbirlerinden tecrit edilmeli ve en iyisi, karm im-knszlatracak gvenli bir uzakla tanmal ve bylece kiinin kendi rk kirlenmeden korunmaldr. Grne gre, asimilasyon ve rklk taban tabana zttr. Ancak ne var ki, onlar ayn kaynaktan doarlar; snr izme kaygs milliyeti eilimde ikilidir. kisi de i elikinin kutuplarndan birine arlk verir. Duruma bal olarak u ya da bu taraf milliyeti hedeflerin izlenmesinde silah olarak kullanlabilir. Ancak ikisi de potansiyel

olarak daima her milliyeti hamlede mevcuttur - sralarn beklerler. Birbirlerini dlamak yerine, karlkl olarak destekleyebilir ve pekitirebilirler. Milliyetiliin gc, sosyal dzenin devlet otoritesi tarafndan tanmland halele yrtlmesinde ve srdrlmesinde oynad balayc rolnden gelir. Milliyetilik yaygn leterofobiyi (yabanc olgusuna ayrdmz blmde tarttmz, yabancya duyulan fke) "kamulatrr" ve bu duyguyu devlete sadakat ve destek, devlet otoritesi kars.mc[a_disiplin salama hizmetinde seferber eder. By-"lelille~^v^t__otoritesi_m daha-elkilDolaif Milliyetilik ayn zamanda devletin g kaynaklarn sosyal gereklii yeni helerofobi arznn ve dolaysyla yeni seferberlik frsatlarnn yaratlmasn salayacak hiimde'deitirmekte de kullanr. Devlet zor kullanma tekelini kskanlkla koruduu iin, kural olarak, etnik ve rk iddet gibi tm zel hesap kesme yollarn tkar. ou durumda devlet kk ayrlklardaki zel giriime izin vermez ve hatta onlar cezalandrr da. Kaynaklarnn tm geri kalanlar gibi milliyetilii bir ve tek sosyal dzenin (yani, devlet tarafndan tanmlanm, srdrlen ve desteklenen dzenin) bir arac olarak kullanrken, ayn zamanda yaygn, kendiliinden ve bu yzden potansiyel olarak dzen bozucu tezahrleri engeller. Milliyetiliin seferber edici potansiyeli bylelikle uygun devlet politikasnn -popler heterofobiyi grnle yanstan ama aslnda pekitiren vatana dndrme ve teki nlemlerle glendirilmi, g kstlayan yasalar yannda, tercihen pahal olmayan ama prestij salayan askeri, ekonomik ya da sportif zaferler yoluyla devletle yurtseverce zdeleme ve milliyeti duygulan okama- emrine koulur. Dnyann byk bir kesiminde, devlet ve millet tarihsel olarak iice gemi^tir^devjetlerjopiurn zerindeki denetimlerini pekitir-mek_ve_srdrdkleri dzeni glendirmek iin milli duygulardan faydalanrken, milletkurma gayretleri gya doal olan ve bu yzden desteklenmesine gerek duyulmayan birlii pekitirmek iin devlet gcne bavurur. Gelgelelim, unutmamak gerekir ki, devlet ve milletin iice gemesinin tarihsel bir olgu olmas onun kanlmazlnn kant deildir. Etnik sadakat ile yerli dile ve detlere ballk, onlarn devlet gcyle ittifaklar sayesinde yerine getirdikleri"politik ileve indirgenemez. Milletle devletin evlilii hibir biimde alnyazs deildir; kendi rzalaryla yaplm bir evliliktir. 196 X Dzen ve kaos Acaba, bir sinemada filmin son grntleri bittikten sonra ekranda beliren listeyi sonuna kadar izlemek iin koltuunuzda oturacak kadar sabrl msnz? Eer sabrlysanz, hi kuku yok, yapmclarn adn -ya da sadece ilevini- anma gerei duyduklar insanlarn bitmek bilmez listesi sizi artmtr. Anlalyor ki, ekran gerisinde alan insanlarn says ekranda grdklerimizden birka misli fazladr. Oyunculardan ok daha fazla grnmeyen yardmclar vardr. Dahas, bu kolektif abaya yaptklar baz katklar dolaysyla firmalarn yalnzca adlar gemitir; kukusuz bu firmalarn her biri, herhangi bir filme katks geenler listesinin alamayaca kadar insan altrmaktadr. Ne var ki, hepsi bu kadar da deildir. Verdikleri hizmetler hi de daha az vazgeilmez olmayan ve onlar sz filinin izlenir hale gelmesi imknsz olacak birka insann ad jenerikte hi gememitir. rnein, ses kaydndan sorumlu firmann ad vardr da, ses kayt aletlerini salayan firmann adn grmeyiz; bu aletleri oluturacak paralan reten firmann adndan bahsedilmedii gibi bu paralanl retilmesi iin hammadde salayan fabrikalarn ad da yoktur; hammaddeleri ya da mamul paralan salayan insanlarn beslenmesi, giydirilmesi, barndrlmas, salkl kalmas, ilerinin gerektirdii beceriler kazandrlmas iin almalar zorunlu olan saysz insann ad da gemez. Bunlarn hepsini isim isim saymann, hatta dolayl olarak onlardan bahsetmenin imkn kesinlikle yoktur. Bu yzden, birileri jenerikte adlar geecek olanlarn listesini bir yerde kesmeye karar vermi olmaldr; ve neyse o karar, keyfi verilmitir. Liste, ayn rahatlkla (ve ayn gerekeyle ya da gereke gstermeksizin) baka bir noktada da kesilebilirdi. Ne kadar dikkatle seilmi olursa olsun, her nokta mecburen rastlantsal ve olumsaldr ve de bu yzden tartma konusudur. Tartma ciddi olduu kadar sonusuzdur da -zira, ne kadar kl krk yararak izilmi olursa olsun, hibir snr "nesnel doru"yu (sadece kaydedilmeyi bekleyen, nesnel olarak varolan ayrmlar) yanstamaz. Bylesi bir snr izgisi iinde kalan hibir insan topluluu gerek anlamda kendine yeterli -filmi yapmak iin yeterli- bir cemaat olarak grlemez; onun kendi iinde bir btnlk olarak "gereklii" bir kesme ileminin rndr. Yalnzca tek bir filmin yapmnda emei geen insanlarn tamam aslnda saymakla bitmez (daha dorusu, bir nokta keyfi olarak seilip kesme ilemi yaplmad takdirde liste uzayp gidecektir). Bu haliyle zaten karmak olan snr izme ilemini biraz daha kark hale getirelim ve diyelim ki, bu insanlarn film iin yaptklar, hayatlarnn geri kalan blmnden

kolayca ayrlamaz; filmin yapmna katklar, film yapmndaki rolleriyle balants, olsa bile ok gevek olan baka kayglar ve ilgi alanlarn kapsayan hayat etkinliklerinin sadece bir yndr. Dolaysyla filmin yapmnda emei geenler listesinin nerede kesileceine karar verirken, iki anlamda keyfi bir blme ilemi yaplr. ie gemi karlkl baml insan hayatlarndan oluan youn bir ilikiler andan, kesilip geri kalandan 198 ayrld iin, "kendi bana bir gereklik" gibi grnen ince bir dilim alnmtr; sanki bu bir yanda kendi iinde yeterli olup te yanda ortak amaca ve ileve gre isel btnlk tamaktadr. Aslnda, ikisi de doru deildir. Dorusu u ki, iddia edilen tm o bamsz ya da zerk birimler, insan dnyasna zg grnte "zynetimli", tutarl tm o alt kmeler gvenilmez, krlgan bir doaya sahip kmelerdir; hepsi engin ve snrsz, srekli ve ayrlmaz bir gereklikten aka belli, baedilebilir kk dnyalar kesmek iin giriilen youn gayretlerin rndr. Filmin sonunda gsterilen jenerik rneinde, kesme ilemi grece kk sonu douran bir ilemdi. Olsa olsa, adlar gemeyen katk sahipleri adaletin yerine getirilmesi ve hizmetlerinin neminin kamuoyu nnde onaylanmas talebiyle ilemi dava konusu yapabilirler. Ne var ki, rnek hibir biimde masum olmayan tezahrleriyle bilinen, ok genel bir belaya iaret ediyor. Bir yandan aksi halde ok az eyleri ortak olan insanlara ayn koullar dayatrken, te yanda ekonomik ve kltrel balarla skca kenetlenmi insanlar arasna kama sokacak biimde, devlet snrlarnn kestirip atlmas abalarn dnn. Yine, her bir partnerin iine girdii, evlilik ilikisinin yalnzca bir ynn, hem de bamsz ve hatta belirleyici olmayan bir ynn oluturduu, ok ynl karlkl bamllklar gzard ederken, bir evlilii kurtarmak iin alnan nlemleri dnn. Tahmin edilebilecei gibi, bu trden yapay snrlar izme, belirleme ve koruma gayretleri, "doal" (yani, salam, direngen ve deimez) blnmeler ve mesafeler eriyip daldka ve insan hayatlar (hatta birbirlerinden muazzam corafi ya da manevi uzaklkta olan hayatlar) birbirine skca bal hale geldike, giderek artan bir ilgi konusu haline gelmitir - aslnda iddetli bir takntya dnmtr. Bir snr ne kadar az "doal"sa, karmak gereklii o kadar gz gre gre bozar, savunmas o kadar fazla dikkat ve bilinli aba ister, o kadar ok baskya ve iddete davetiye karr. En fazla barl ve en az korunan devlet snrlar, btnyle bakldnda, "kendi iine bakan" isel birliktelii olan nfusun yerletii toprak parasnn snrlaryla bir biimde rtr. Sk ve youn ekonomik ve kltrel alveri iindeki alanlar boydan boya kesen snrlar neredeyse her zaman atmann ve silahl mcadelenin bir hedefi olmutur. Baka bir rnek alalm: Cinsel iliki erotik aktan ve "doal olarak ait olduu" istikrarl, ok ynl ortak yaam ilikilerinden giderek daja fazla koparken, giderek artan bir endie oda, byyen teknik yenilik drts ve yer yer iddete dklen ruhsal gerilim, haline de gelmitir. Diyebiliriz ki, bir blnmenin nemi, yaplma ve savunulma iddeti, krlgan hyla ve karmak insan gerekliine verdii zararn boyutlaryla birlikte artar. Sadakatle boyun eilneyecei hemen hemen belli ayrmlar iin die di, gze gz kavga verilir; ayrmlar sulandrmadan koruma mcadelesi, ayrmn amacm gerekletirmek iin verilen mcadeleden bile daha vahi hale gelir. ,^Z>> Bu, ou kiinin, modern toplum dediimiz eyin, dnyann yaadmz kesiminde" -yaklak yz yl nce kurulan ve hl iinde yaadmz toplum trnn- belirgin bir iareti olduunu dnd bir durumdur. Daha nce yaygn olan koullarda (onlar mevcut koullardan ayrmak iin, sklkla "pre-modern" terimi kullanlr), kategoriler aras ayrmlarn ve blnmln korunmasna genelde gnmze kyasla daha az dikkat edilir ve daha az gayret sarf edilirdi; bunun nedeni zellikle farkllklarn doal, insann herhangi bir bilinli abasn gerektirmeyen bir ey olarak g-rlmesiydi. Farkllklar kuku gtrmez, daimi ve deimez, insan mdahalesinden bamszd. Aslnda, insan eseri bile deillerdi. Tersine, farkllklar, iinde her eyin ve herkesin yerinin nceden takdir edildii ve sonsuza dek olduklar gibi kalmaya yazgl olduu, "lahi DzerTin paralar olarak alglanyordu. Bir asil doduu andan itibaren bir asildi ve asillerin yapt hemen hibir ey onlar bu niteliklerinden mahrum brakamaz ve baka biri yapamazd. Ayn ey genelde ehirli halk kadar kyl serfler iin de geerliydi (aksi halde geit Vermez olan ayrmlar arasnda yalnzca dar bir gei alann sava ve ibadet salyordu; bu durum din adaml ve askerlik mesleine verilen dikkatin olaanst artna ve kilise ile ordu hiyerarilerinin oluturulmas, korunmas ve srdrlmesine * Yazar Britanya'da yayor, (.n.) 200 byk katkda bulunmutur). Aslnda insanlk durumu, dnyann geriye kalanyla ayn biimde salamca kurulmu ve yerlemi bir durum olarak grlyordu: Bundan dolay, "doa" ile "kltr", "doal" ile "insan

eseri" yasalar, doal ve insani dzenler arasnda ayrm yapmann nedeni yoktu. Bunlar sanki yerinden oynatlmas imknsz o ayn sert kayadan uyulmulard. Kabaca on altnc yzyln sonuna doru, Bat Avrupa'da, bu ahenkli ve yekpare dnya tablosu dald (Britanya'da, bu hemen 1. Elizabeth'in tahta k ardndan olmutur). "lahi olu zinci-ri"nin hibir yerleik taksimine tam uymayan insanlarn saysnda ve grnrlnde (ve dolaysyla onlar iyice tanmlanm ve ok sk gz altnda tutulan bir yere oturtma ynndeki kayglarda) ani bir ykseli grlrken, yasama faaliyetlerinin temposu da artt; ok eski zamanlardan beri kendi haline braklm hayat alanlarn dzenleyen yasalar yrrle kondu; kurallara uyulup uyulmadn aratrmak, izlemek ve kurallar korumak ve inat edenleri silahszlandrmak ve gszletirmek zere uzman birimler yaratld. Sosyal blnmeler ve ayrmlar artk bir irdeleme, ngr, tasarm, planlama ve her eyden nce bilinli, rgtl ve uzmanlam aba konusu haline gelmiti. Sosyal dzenin, ormanlarn, denizlerin ya da ayrlarn aksine bir insan rn olduu, ancak insan znelerin kavrayabilecei ve alabilecei nlemlerle srekli desteklenmedike sonunun gelecei yava yava, aa kyordu. nsani blnmeler artk "doal" grlmyordu. Bir insan rn olarak onlar iyile-tirilebilirler ya da ktletirilebilirlerdi. Durum ne olursa olsun, onlar keyfi ve yapayd ve yle de kalacakt. nsani dzen sanatn, bilginin ve teknolojinin bir konusu olmutu. Bu yeni imge doay ve toplumu kesin izgilerle ayrr. Doa ve toplumun ayn zamanda, "kefedildii" de sylenebilir. Aslnda kefedilen doa ya da toplum deil, onlar arasndaki ayrm, zellikle her birinin yettii ya da istedii pratikler arasndaki ayrmd. nsanlk durumu giderek daha fazla yasama, ynetim ve bilinli manipiilasyonun rnleri olarak ortaya ktka, "doa" insan glerinin henz ekillendiremedii ya da ekillendirme arzusu duymad hereyin, yani, kendi mant tarafndan ynetilen ve kendi amalan iin kullanp kullanmamak insanlara kalm hereyin kocaman bir deposu roln stlenmiti. Filozoflar, krallar ve parlamentolar tarafndan dzenlenen yasalarla benzerlik kurarak "doa yasalan"ndan bahsetmeye ama ayn zamanda bu yasalar ncekilerden ayrmaya baladlar. "Doa yasalar" kraln yasalarna benziyordu (yani, uyulmas zorunluydu ve cezai yaptrmlarla silahlanmt) ancak kraliyet kararnamelerinden farkl olarak doa yasalarnn kabul edilebilir hibir insan yazar yoktu (bu yzden, onlarn gc, ister Tanr'nn iradesi ve idrak edilemez maksatla yrrle konmu, isterse, kalamaz bir zorunluluk gerei, dorudan kozmik maddelerin dzenlendii biimde nedensel olarak belirlenmi olsun, insan stdr). Olaylarn birbiri ardndan dzenli ak, uyumlu paralarn ahenkli bir birlii, eylerin kendilerinden beklendii gibi kalacaklar bir durum olarak dzen fikri modern zamanlarda domamtr. Yine de, ayrks olarak modern olan dzene duyulan ilgi, onun hakknda bir eyler yapmaya duyulan yakc istek, bir ey yaplmad takdirde dzenin kaosa dnecei korkusudur. (Kaos eyleri dzenlemekte baarszla uram bir aba olarak dnlr; ngrlen ve kurulmaya kalklan dzenden farkl bir durum, bu yzden, alternatif bir dzen olarak deil dzen denilen eyin yokluu olarak alglanr. Onu bylesine dzensiz yapan ey gzlemcinin olaylarn akn denetlemedeki, evreden istenen yant almadaki, planlanmam ve arzulanmayan kendiliinden oluumlar engellemek ya da ortadan kaldrmadaki yetersizliidir. Ksaca, belirsizliktir.) Modern bir toplumda, grlen o ki dzen ile kaos arasnda ancak insan faaliyetlerinin titiz bir ynetimi durabilir. Ne var ki, yukarda grdmz gibi, bamllklar ann herhangi bir kesiminin, hayat etkinlikleri evreninden karlm herhangi bir bileik ama ayn zamanda ksmi eylemin, snrlar keyfidir ve bu yzden geirgen, kolaylkla nfuz edilebilir ve tartmaldr. Her zaman ksmi olan bir dzenin ynetimi bu yzden her zaman eksiklidir, mkemmel olmaktan uzaktr ve yle kalacaktr. Yapay olarak izilmi snrlar para para eden ve yneticilerin tasarlarna etki eden ok sayda d bamllklar ve hesap d insan 202 amalan ve drtleri vardr. Planlanan ve ynetilen kesim kayan kumlara dikilen bir kulbeden, rzgrda savrulan bir adrdan ya da daha dorusu, ieriini srekli deitirirken eklini koruyan, hzla akan bir nehirdeki girdaptan baka bir ey olamaz. En iyi halde, engin kaos (yani, olaylarn plansz ve tasarlanmam ak) ummanna serpitirilmi dzen (geici ve krlgan) adacklarndan bahsedebiliriz. En amansz dzen kurma gayretleri grece zerk alt btnlkler (merkezka gler zerinde merkezcil glerin ortalama arlnn bir miktar daha fazla olmas, isel balantlarda bir miktar daha fazla younluk ve bir miktar daha az sonucu etkileyen d balar ile seilen btnlkler) yaratlabilir. D ekme zerinde i tutmann stnl her zaman grelidir, tam deildir. Buna gre, kaos zerinde dzenin zaferi hibir zaman tam ya da nihai deildir. Grnen hedefe asla varlamazken, mcadele hi bitmeyecektir.

Bunu sylediimizde, nceki blmlerde birok kez yaptmz gzlemlerden genel sonular karmaktan te bir ey yapm olmuyoruz. Btn insanlar bir toprak parasnn yrngesine ya da bir rgt ak ve net bir biimde ayr kategorilere sokmaya zorlamann, onlar ya "biz" ya da "onlar", ya yabanclar ya da yerliler, ya dostlar ya da dmanlar olarak snflandrmann zorluklarn dnn. Her zaman ne ierde ne darda olan mevcudiyetleri tablonun arln bozan ve davran ynnn netliini zayflatan yabanclar-ok sayda insan kaldndan, bylesi bir ayrm yapmak iin netlie ulama abalarnn en iten olannn dahi baarszlkla sonulandn grrz. Tam da tm dikotoniter -her tr ikili snflandrmalar- insanlk durumunun karmaklna uygun dmedii iin, onu ok ynl gereklie dayatma abasnn kendisi, kaos tehlikesini gidermeyen ve tasarlanan dzenin tamamlanmasn ilelebet erteleyen daha ok mphemlik yaratr. Ya da, yelerinin davranlarn yneticiler tarafndan tespit edilmi tek bir amaca tabi klmaya ve onlar, bro saatleri dnda yaadklar teki gruplardan getirebilecekleri tm teki gdler ve arzulardan arndrmaya altnda her brokratik rgtn karlat zorluklan; ya da rgt iindeki btn insan ilikilerini rgtsel grevin tamamlanmasyla ilgili mbadeleye indirgemek iin verilen umutsuz mcadeleyi hatrlayn -yle ki burada kiisel tutkular, kskanlklar, sempatiler, dmanlklar ya da ahlki motiflerin brokratik hiyerarinin tepesinden tanmlanm o tek amaca ynelik dlayc younlamaya mdahale etmesine izin verilmez. Bu balamdaki en amansz gayretler, orijinal olarak rgtsel yapnn program ve tznde zetlenmi berrak, ahenkli imgeyi hayata geirmekte baarszla mahkmdur. yle olunca da, ortaya srekli sadakatsizlik, ikiyzllk, itaatsizlik, ihanet ikyetleri kar. Yapay bir dzen kurma abalan ideal hedefleri karsnda yetersiz kalmaya mahkmdur. Bunlar grece zerklik adacklar oluturabilirler ancak ayn zamanda yapay olarak kesilmi adaca yakn toprak parasn mphemliin gri bir alanna dntrrler. Bu nedenle bu abalar srmeye mecburdur ve hi durmayacaktr. Mp-hemlik (dzensizliin ya da kaosun z) btn ak ve net projelerin, istisna tanmayan snflandrmalarn -yani, gerekliin elerini sanki onlar gerekten ayr ve blnm, sanki onlar her snr da-tmazmt, sanki onlar tek ama yalnzca tek bir ayrma aitmi gibi ele almann- kanlmaz sonucudur. Mphemlik, insanlar ve onlarn ok saydaki zelliklerinin i ve d, faydal ve zararl, ilgili ve ilgisiz ve anlamsz olarak kesin izgileriyle ayrlabilecei -ya da en azndan ayrlmas gerektii- varsaymndan kar. Her dikotomi mphemlik retir; her dzen araynda zorunlu olarak boy gsteren dikotomik gr olmasayd, mphemlik de olmazd. Dikotomik "ya bu, ya teki" gr bizatihi zerinde btncl, her yerde hazr ve nazr denetimin yaygnlatrlabilecei grece zerk kuatlm paraya ynelik bir drtnn rndr. Her tr gcn snrlar olduundan, bir btn olarak evren zerinde denetim salamak insan potansiyelinin tesinde olduundan ve hatta en cretli insan dlerinden bile katndan, dzen yaratma pratikte daima dzenli alan geri kalan dzensiz kesimden, yabandan ayrma, snrsz kaos ummanmn ortasnda dzen adasnn snrlarn izine anlamna gelir. Sorun bu ayrma, bu it ekmenin nasl etkili klnaca, aday istila eden ummana engel olacak sk bir barajn nasl ina edilecei, mphemlik dalgasna nasl gs gerileceidir. 204 . Dzen inas mphemlik karsnda sava sanatnn kullanlmasn gerektirir. Dzen kurmak belirsizlikle savaa tutumaktr. Her grece zerk dzen adacnda, her eyin yalnlatrlmas-na (yani, her isime yant veren ak seik bir nesne trnn olduu ve her nesnenin ilk bakta tannabilecek ve kartrlmas zor bir isim tad duruma erimeye) zen gsterilir. Bu elbette btn teki anlamlarn, 'teki kapasiteler"in, planlanmam zelliklerin, eylerin ve szcklerin yasaklanmasn, bastrlmasn ya da ilgisiz olarak ilan edilip gzard edilmesini gerektirir. Bu ifte amaca ulamak iin, snflandrma kstaslar bir yerden tamamen denetlenebilir ve karara balanabilir olmaldr -o yerden sz konusu para bir btn olarak dzenlenip ynetiliyor olmaldr (yneticiler lekelinin -ieri ile dar arasndaki snrn nerede ekileceine ayrcalkl karar verme hakk, alanlarna giren her eyi tek bana tanmlama yetkinlii- dzeni korumann ve rnphemliklen saknmann zorunlu nkouludur; ayn zamanda belki de gdsdr). Byle bir merkezi denetime gelmeyen kstas, bu yzden, genelde yasad ilan edilir; pratikte bunlar uzaklatrmak, bastrmak ya da olmazsa etkisiz klmak iin aba sarfedilir. Mphemlik, karsnda tm bastrma yollarnn ve tm sembolik glerin dikildii dmandr. Her Ortodoksluk muhafznn sapknlara ve muhaliflere kar verdii mcadeleyi hatrlayn. Ve bunun yeminli

dmanlar -dnekler ya da hainler- karsnda verilen savatan daha iddetli ve acmasz olduunu da hatrlayn. Harita zerinde hayali bir hat izilir. Sonra da buna "devlet snr" ad verilir. Silahl insanlar snr aan "yetkisiz" hareketleri savuturmak iin snr boyunca nbet tutarlar. Bu insanlar herkesin onlar yetkili kiiler hatt kimin geip kimin geemeyeceine karar verme hakk olan kiiler- olarak tanmalarn salayan niformalar giyerler. Yine de onlara gerek kapc denemez. Onlar, snrlarn koruduklar devletin bakentinde bir yerlerde oturan baka otoritenin temsilcileri, araclar olarak davranrlar. te kimin snn gemeye yetkili olduuna ve kimin durdurulup geri evrileceine iradi olarak karar veren bu uzak otoritedir. Bu otorite ilk kategoriye giren insanlara pasaport verir ve tekileri tanmlayan yasakl insanlar listesi oluturur. Bu otorite tm otoritelerin yaptn yapar: zellikleri hibir biimde karlkl dlayc olmayan ve birbirlerinden sonsuz biimlerde farkllaan (ve birbirlerine benzeyen) byk saylarda insanlar kesin olarak, birbirini karlkl dlayan iki takma ayrmaya alr. te iradesini hayata geirmekle megul byle bir otoritenin ve ok saydaki aracnn srekli gz akl sayesinde belli bir insan topluluu devlet uyruklar olarak kapasitelerini birletirerek devletin kararsz kimliini korurlar. Kii bu toplulua ya aittir ya da deildir; nc bir ihtimal, ara stat, belirsizlik yoktur. Bu kalp sonsuza kadar tekrarlanr. Ne zaman kapda niformal ya da silahl insanlar grseniz, bu kalbn geerli olduunu fark edeceksiniz. Bazen, ieriye girmenize izin verilmesi iin, belli bir futbol takmnn onaylanm ve kabul edilmi bir fanatii olarak sizi oyunu izleyen tm yetkisiz taraftarlardan ayran bir kimlik kart gstermeniz gerekir. Ya da ev sahibinin sizi partinin bir konuu olarak snflandrdn kantlayan bir davetiye. Ya da sizi "bizden biri", kulp iinden biri olarak tanmlayan bir ye kart. Ya da iin havasnda olanlarn veya ilgin kitaplara gz taklan rastgele ziyaretilerin okumasndan farkl olarak sizin ktphanedeki kitaplar okumanzn yasal olduunu bildiren bir renci kart... Eer byle bir kart, pasaport ya da davetiye gsteremezseniz, her halde kapdan geri evrileceksiniz demektir. Eer bir biimde ieri girmenin bir yolunu bulmu ve tespit edilmiseniz, en iyi halde sizden kmanz istenecektir. O alan, ayn kurallara uymalar, ayn otorite tarafndan belirlenen ve yrtlen ayn disipline boyun emeleri beklenen zel trden bir grup insan iin ayrlmtr. Davetsiz mevcudiyetiniz bu otoritenin hkimiyetini zayflatr. Otoritenin denetledii kuatlm alann greli zerklii, etkileimi rastlantya brakan ve bu yzden dzen ve intizama girmeyen gler ve etkilere aldka, dizginlenmemi mphemdik tarafndan teslim alnabilir ya da andrlabir. Genel olarak sylersek, bir devlet ya da teki rgtler zgn ama her zaman kararsz trden dzenlerini (ve dolaysyla kimliklerini ya da greli zerkliklerini) uzayp giden bir zaman boyunca ancak muhafzlar grevlerinin banda olduu mddete -kap baz insanlarn ya da kiiliin baz zelliklerinin suratna ka206 pad mddete- korunup srdrlebilir. Fiziki kaplar ya da fiziki snrlar kapatmak kolay olmaz ancak en azndan teknik olarak net bir meseledir. te yandan, bir insan kiiliini izin verilen ve darda tutulmas gereken paralara ayrmak ve bu iki para arasndaki iletiimi yasaklamak ok daha karmak bir meseledir. Tm teki ballklar reddeden ya da askya alan rgte sadakat, yaratlmasnn zorluuyla bilinir ve sklkla en hnerli ve yaratc kestirme yollarn kullanlmasna esin kayna olmutur. Bir irketin ya da bir kurumun alanlarnn sendikalara ya da politik hareketlere ye olmalar engellenebilir. Ya da rgte ait olmayan insanlar ile rgtsel meseleleri konumak, dnmek ve tartmak yasaklanabilir (eer bu kural inerlerse, onlar bu "yaban-clar"m fikir ve yarglarn rgt otoritelerinin resmi grleri ile kyaslayabilir ve bu ikincilerin sylendii gibi tartlmaz olmadklarn fark edebilirler). Devlet memurlarna devlet organlarnn faaliyetleri ve amalar ile ilgili bilgiyi ifa etmesini, bu bilgiyi btn yurttalarn hizmetine sokmak kamu yararna, yani tanm gerei, devlet birimlerinde alanlardan baka insanlarn karlarna olsa bile, yasaklayan malum Devlet Srlar Yasas'n hatrlayn. rgtlerin bilgi akn engelleme eilimlerinin nedeni, yapay olarak izilmi snrlar boyunca uzanan kiisel balarn ve kiiliin birliinin tehlikeli bir belirsizlik olarak yorumlanmas ve bu yzden -rgtlerin ve yneticilerinin bak asndan- dzene en ciddi tehdit haline gelmesidir. Casuslar ve hainleri yaratan, srlarn korunmasdr; ya da daha dorusu, aksi halde masum ve "doal" baz insan eylemlerine ihanet ve bozgunculuk damgas vuran srlarn korunmasdr. Kanlmaz olarak btn yapay olarak izilmi snrlar kuatan mphemlik alan ile bu mphemlii etkisiz hale getirmek ve bastrmay hedefleyen incelikli strateji dizisi ufku toprak ya da ilev dzeyinde (her zaman greli ve kararsz) zerkliin tek sonucu deildir. Doal ballk ve bamllk alar yrtlr ve paralara ayrlr, yapay

olarak dikilmi snrlar zerinden iletiim durdurulur -ve bylelikle snr izmek hi kimsenin kestiremedii, hesaplayamad ya da arzulamad saysz yan etkiler de dourur. Greli zerk birimlerin birinde karlalan soruna uygun, rasyonel bir zm listesi oluturur. Bu otorite tm otoritelerin yaptn yapar: zellikleri hibir biimde karlkl dlayc olmayan ve birbirlerinden sonsuz biimlerde farkllaan (ve birbirlerine benzeyen) byk saylarda insanlar kesin olarak, birbirini karlkl dlayan iki takma ayrmaya alr. te iradesini hayata geirmekle megul byle bir otoritenin ve ok saydaki aracnn srekli gz akl sayesinde belli bir insan topluluu devlet uyruklar olarak kapasitelerini birletirerek devletin kararsz kimliini korurlar. Kii bu toplulua ya aittir ya da deildir; nc bir ihtimal, ara stat, belirsizlik yoktur. Bu kalp sonsuza kadar tekrarlanr. Ne zaman kapda niformal ya da silahl insanlar grseniz, bu kalbn geerli olduunu fark edeceksiniz. Bazen, ieriye girmenize izin verilmesi iin, belli bir futbol takmnn onaylanm ve kabul edilmi bir fanatii olarak sizi oyunu izleyen tm yetkisiz taraftarlardan ayran bir kimlik kart gstermeniz gerekir. Ya da ev sahibinin sizi partinin bir konuu olarak snflandrdn kantlayan bir davetiye. Ya da sizi "bizden biri", kulp iinden biri olarak tanmlayan bir ye kart. Ya da iin havasnda olanlarn veya ilgin kitaplara gz taklan rastgele ziyaretilerin okumasndan farkl olarak sizin ktphanedeki kitaplar okumanzn yasal olduunu bildiren bir renci kart... Eer byle bir kart, pasaport ya da davetiye gsteremezseniz, her halde kapdan geri evrileceksiniz demektir. Eer bir biimde ieri girmenin bir yolunu bulmu ve tespit edilmiseniz, en iyi halde sizden kmanz istenecektir. O alan, ayn kurallara uymalar, ayn otorite tarafndan belirlenen ve yrtlen ayn disipline boyun emeleri beklenen zel trden bir grup insan iin ayrlmtr. Davetsiz mevcudiyetiniz bu otoritenin hkimiyetini zayflatr. Otoritenin denetledii kuatlm alann greli zerklii, etkileimi rastlantya brakan ve bu yzden dzen ve intizama girmeyen gler ve etkilere aldka, dizginlenmemi mphemlik tarafndan teslim alnabilir ya da andrlabilir. Genel olarak sylersek, bir devlet ya da teki rgtler zgn ama her zaman kararsz trden dzenlerini (ve dolaysyla kimliklerini ya da greli zerkliklerini) uzayp giden bir zaman boyunca ancak muhafzlar grevlerinin banda olduu mddete -kap baz insanlarn ya da kiiliin baz zelliklerinin suratna ka-206 pand mddete- korunup srdrlebilir. Fiziki kaplar ya da fiziki snrlar kapatmak kolay olmaz ancak en azndan teknik olarak net bir meseledir. te yandan, bir insan kiiliini izin verilen ve darda tutulmas gereken paralara ayrmak ve bu iki para arasndaki iletiimi yasaklamak ok daha karmak bir meseledir. Tm teki ballklar reddeden ya da askya alan rgte sadakat, yaratlmasnn zorluuyla bilinir ve sklkla en hnerli ve yaratc kestirme yollarn kullanlmasna esin kayna olmutur. Bir irketin ya da bir kurumun alanlarnn sendikalara ya da politik hareketlere ye olmalar engellenebilir. Ya da rgte ait olmayan insanlar ile rgtsel meseleleri konumak, dnmek ve tartmak yasaklanabilir (eer bu kural inerlerse, onlar bu "yaban-clar"m fikir ve yarglarn rgt otoritelerinin resmi grleri ile kyaslayabilir ve bu ikincilerin sylendii gibi tartlmaz olmadklarn fark edebilirler). Devlet memurlarna devlet organlarnn faaliyetleri ve amalar ile ilgili bilgiyi ifa etmesini, bu bilgiyi btn yurttalarn hizmetine sokmak kamu yararna, yani tanm gerei, devlet birimlerinde alanlardan baka insanlarn karlarna olsa bile, yasaklayan malum Devlet Srlar Yasas'm hatrlayn. rgtlerin bilgi akn engelleme eilimlerinin nedeni, yapay olarak izilmi snrlar boyunca uzanan kiisel balarn ve kiiliin birliinin tehlikeli bir belirsizlik olarak yorumlanmas ve bu yzden -rgtlerin ve yneticilerinin bak asndan- dzene en ciddi tehdit haline gelmesidir. Casuslar ve hainleri yaratan, srlarn korunmasdr; ya da daha dorusu, aksi halde masum ve "doal" baz insan eylemlerine ihanet ve bozgunculuk damgas vuran srlarn korunmasdr. Kanlmaz olarak btn yapay olarak izilmi snrlar kuatan mphemlik alan ile bu mphemlii etkisiz hale getirmek ve bastrmay hedefleyen incelikli strateji dizisi ufku toprak ya da ilev dzeyinde (her zaman greli ve kararsz) zerkliin tek sonucu deildir. Doal ballk ve bamllk alar yrtlr ve paralara ayrlr, yapay olarak dikilmi snrlar zerinden iletiim durdurulur -ve bylelikle snr izmek hi kimsenin kestiremedii, hesaplayamad ya da arzulamad saysz yan etkiler de dourur. Greli zerk birimlerin birinde karlalan soruna uygun, rasyonel bir zm olarak grnen ey bizatihi baka birim iin sorun haline gelir. Grnlerinin tersine, birimler sk bir biimde birbirlerine baml olduklarndan, sorun zme etkinlii sonula ilk bata o ii stlenmi birimin ayana dolanr. Bu, balangtaki sorunun srekli zmn beklenenden daha zorlatracak, hatta btnyle imknsz klacak ekilde, durumun tm dengesinde hesapta ve planda olmayan bir kaymaya yol aar. Bu gibi yan etkilerin malum rnei, zm arayclarnn

pratiklerinde ve tahayyllerinde megul olduklar snrl toprak parasna ister yakn ister uzak olsun, herhangi bir lkenin ve halkn varoluunu tehlikeye sokacandan korkulan, gezegenimizin ekolojik ve iklim dengesinin tahrip edilmesidir. Yeryznn doal kaynaklan, sorunlar daha iinden klmaz hale getirerek ve sorunun srekli bir zme kavuturulmasn daha da zor-latrarak tketilmitir. Endstriyel rgtlenmeler havay ve suyu kirletmi ve bylelikle insan sal ve kentsel gelimeden sorumlu olanlarn bana yeni birok belal sorun karmtr. Kendi yrttkleri faaliyetlerin rgtlenmesini iyiletirme gayreti iindeki irketler emek gcnn kullanlmasn rasyonelletirmitir ancak bu ayn zamanda iilerinden birounun gereksiz olduunun ilan ve kronik isizlik, sefalet adacklar ve knt alanlarnn getirdii yeni sorunlar anlamna gelmitir. Bir zamanlar hareketlilik ve ulam sorununu zecei umut-edilen zel otolarn ve otoyollarn, havaalanlarnn ve uaklarn mantar gibi oalmas trafik tkankl, hava kirlilii ve grlt yaratyor, insanlarn tm yerleim alanlarn tahrip ediyor ve birok yerleim alann oturulmaz klacak ekilde kltr hayatnn ve hizmet sunulmasnn merkezilemesine yol ayor; bu yzden yolculuk, bir yanda daha zor ve yorucu hale gelirken, te yanda ok daha zorunlu (iyerleri artk yerleim alanlarndan ok uzakta) ya da her zamankinden daha ekici (birka gnlk tatil iin bile olsa "ondan kap uzaklamak") hale geldi. Yetmezmi gibi, otomobiller ve uaklar zmeyi amaladklar sorunu tersine azdrmak ve arlatrmakla kalmam, gelecekte zmlerin uygulanabilirliini de azaltmtr. Hibir ey yapmam-larsa, geniletme vaadinde bulunduklar kolektif zgrl daralt-mlardr. 208 Bu aknlk grnd kadaryla evrenseldir ve hibir ka yolu da sunmaz. Kkleri, iinde yaadmz dnya ile birlikte insan trnn tamamn kucaklamakszn yapamayan btnden yapay olarak koparlan herhangi bir varln zerkliinin greliliin-de yatar. zerklik en iyimser bakla ksmidir, en ktmser bakla ise tmden hayal rndr: zerklik sklkla ancak tm failler arasndaki ve her failin yapt eyler arasndaki ok eitli ve zengin balantlar karsnda kr olduumuz ya da gzlerimizi bile bile kapadmz iin ortaya kan bir durum gibi grnr (Bu beni ilgilendirmez. Bu benim sorumluluumda deil. Kardeimin vekili ben miyim? Her koyun kendi bacandan aslr. Sona kalan dona kalr). Herhangi bir sorunun zmnn planlanmas ve hayata geirilmesinde hesaba katlan unsurlarn says, verili sorunun kaynakland durumu etkileyen ya da ona bal olan unsurlar toplamndan her zaman daha kktr. Hatta denebilir ki, g, yani dzeni tasarlama, yrrle koyma ve koruma kapasitesi, ihmal edilmediklerinde bizatihi dzeni imknsz klan ok sayda unsuru g-zard etme, ihmal etme, bir kenara koyma yetisinden ibarettir. G sahibi olmak, baka eyler yannda, neyin nemli neyin nemsiz olduuna; neyin dzen mcadelesi asndan anlaml olduu, neyin kayg duyulacak bir ey olmadna karar vermeye muktedir olmaktr. Ne var ki, sorun, bu yapldnda anlamsz grlen unsurlarn varlklarn kaybetmemeleridir. Anlamllk ve anlamszlk tayini her zaman olumsal olduundan (yani, anlamllk izgisinin belli bir biimde izilebilmesinin arlkl bir nedeni yoktur; bu izgi ok deiik biimlerde izilebilir), karar ateli tartmalara konu olabilir ve sklkla olur da. Mo-' dern an eiinde, r ac g mcadeleleri himaye sisteminden, baz modern dnrler tarafndan esefle karlanan ve baz modern protesto hareketlerinin kar kt nakit bana gei etrafnda geliti. Fabrika sahiplerinin "makine kolu"nun (iilere verilen bu isim, iverenler iin onlarn birer koldan ibaret olduu mesajn iletir) kaderine kar akl almaz ilgisizlikleri karsnda, gelimeye balayan fabrika sistemini eletirenler en stten en alta herkesi iine alarak "byk bir aile" gibi duran zanaat atlyelerinin, hatta krsal malikne sisteminin pratiklerini hatrlyordu. Atlyenin ve topran efendisi acmasz, despot bir patron olabilir ve iilerin aln terini acmaszca smrebilirdi ancak iiler de ondan ihtiyalarna zen gstermesini ve -eer en kts baa gelirse- onlar felaketten kurtarmasn beklerdi. iler kendilerine yaayacak bir yer salanmasn, hastalk ya da doal afet durumunda yardm edilmesini, hatta yalanp ie yaramaz hale geldiklerinde gelir balanmasn bekleyebilirdi. Eskinin detlerinin tam tersine, bu tr beklentiler fabrika sahipleri tarafndan meru kabul edilemezdi. Onlar altrdklar iilere alma saatlerinde kullandklar emeklerinin karln dyordu, gerisi -srarla belirttikleri gibi- iilerin kendi sorumluluuna kalmt. Eletirmenler ve fabrika iilerinin szcleri bu tr "suya sabuna dokumay" karsnda fke duyuyordu. Bu kiiler fabrika disiplininin talep ettii her gn srekli, bkknlk veren ve yorucu abann iileri fiziki olarak tkettiine ve manevi olarak yprattna ve bylesine derinden etkilenen ayn bireyler ile ailelerinin hayatlar iin fabrika patronlarnn herhangi bir sorumluluk stlenmeye yanamadna; makine kollar fabrika rejiminin ynetimindeki arklar arasndan ktklarnda "insan artklan"na dntklerine (artk olarak snflanan fabrika retiminin teki paralan gibi, iiler de retim plan asndan

ie yaramaz olarak deerlendiriliyorlard; onlar nihai rnn, krl kullanm imknlar tkendii iin ilgi oda olmaktan kan, dikkat edilmeyen ve sonuta basite frlatlp atlan vazgeilmez bir paras idiler) iaret ediyorlard. Eletirmenler ayn zamanda fabrika sahipleri ile makine kollar arasndaki ilikinin aslnda basit bir cret karlnda emek gc alveriiyle snrl olmadna iaret ediyorlard: Emek iinin kiiliinden koparlp yaltlamayaca gibi, toplam bir nakit de patronun kiiliinden ayrlamaz. "Emek vermek" btn kiiyi, bedenini ve ruhunu, patron tarafndan belirlenen greve ve patron tarafndan karar verilen alma ritmine tabi klmak anlamna gelir. Gzlerini yalnzca "kullanl" rne dikmi patronlar bunu kabul etmekten lesiye nefret etseler bile, iiden cret karlnda btn kiiliini ve zgrln vermesi istenir. Fabrika sahiplerinin kiralad iiler zerindeki gc, kendini zellikle grnte 210 FI4ARKA/Sosyoloiik Dnmek denk eylerin mbadelesindeki bu asimetriden yakay syrmalarnda gsteriyordu. verenler almann anlamn belirliyordu ve ilgilendikleri meselenin ne olup ne olmadna karar verme hakkn kendilerine saklyorlard -bu hakk iilerine tanmyorlard. Ayn ekilde, iilerin daha iyi alma koullar ve retim srecinin ileyiinde ve bu srete kendi rollerini ve grevlerini belirlemede daha fazla sz hakk iin verdikleri mcadele iverenlerin fabrika dzeninin snrlar ve ieriini belirleme hakkna kar verilen bir mcadeleye dnmek zorundayd. Fabrika sisteminin snrlarnn tanmlanmas zerine iiler ile iverenler arasndaki mcadele, btn dzen tanmlarnn zorunlu olarak ateleyecei trden atmaya yalnzca bir rnektir. Her tanm olumsal olduundan ve son tahlilde yalnzca birilerinin onu uygulama gcne dayandndan, ilke olarak tartmaldr ve aslnda zararl etkilerinin kurban olanlarn itirazlaryla karlaacaktr. rnein, taze su kaynaklarnn kirletilmesini, zehirli atklarn dklmesini ya da yeni bir maden ocann veya yeni bir otoyolun evreye verdii zarar kimin karlamas gerektiine ilikin bitip tkenmek bilmez ateli bir tartma duyarsnz. Bu tr tartmalar tarafsz, nesnel zmler olmadndan ve yalnzca g mcadelesi ile zlebileceinden, ilke olarak sonsuza dek srer. Birisinin art pekl baka birinin hayat koulunun nemli bir esi olabilir. Anlamazlk konular olduu noktadan dnen greli zerk varla bal olarak farkl grnr ve anlamlar tamamen bu ksmi dzenlerde igal ettikleri yerden trer. Sklkla ok sayda kart basklar tarafndan hrpalanan bu konular sonuta hi kimsenin nceden planlamad ve hi kimsenin kabul edilebilir bulmad bir biim alr. ok sayda ksmi dzen tarafndan etkilenmi olduundan, kalkp hi kimse bunlara "benim sorumluluum" demez. Modern zamanlarda, insan eyleminin teknolojik aralarnn gc ve onunla birlikte uygulamann sonular da gelitiinden, sorun ok daha yakc bir hale gelmitir. Her bir dzen adac daha fazla biimlendirilebilr, rasyonellemi, daha iyi denetlenir ve daha etkin uygulanr hale geldiinden, ok sayda bylesi mkemmelle-tirilmi ksmi dzenler tam bir kaosa neden olur. Planlanm, maksari, rasyonel olarak tasarlanm ve sk biimde denetlenen eylem-lerin uzak sonulan kestirilemeyen, denetlenemeyen birer kargaa olarak geri teper.-Sera etkisinin olas korkun sonularn dnn - daha fazla verimlilik ve daha fazla retim adna giriilen saysz abann nceden tahmin edilemeyen toplam rn (her bir aba, tek bana alndnda, elden geldiince bilimsel olarak yrtlm ve her zaman eldeki i asndan ok iyi gerekelendirilmiti); ya da evreye genetik olarak yeni tasarlanm canl organizma eitleri salmann henz tahayyl edilemeyen sonularm dnn - bunlarn her biri ayr ayr bilimsel bir amaca ok iyi hizmet ediyor ama hepsi bir araya geldiinde, ekolojik dengeyi hi kimsenin kestire-medii bir biimde deitirecekleri kesindir. Nihayetinde, atmosfere her zehirli madde boaltlmas yalnzca u ya da bu greli zerk rgtlenmenin karlat zgn bir sorun asndan gayet anlalr ve iten olarak en iyi, en rasyonel (en retken ve en az maliyetli) zm araynn bir yan rndr. Yeni kefedilen her virs ya da bakterinin aka.tanmlanm bir amac ve yerine getirecei somut bir faydal grevi yardr; rnein, msr ve buday tarlalarnda verimi tehdit eden zel olarak zararl bir parazitin yok edilmesi. nsan genlerinin maniplasyonu, eer izin verilirse, ayn ekilde byle arzulanan, dorudan hedeflere ynelecektir; rnein, zel bir kusurun ya da belli bir hastala kar zayfln nlenmesi. Ne var ki, btn bu durumlarda, zerinde "odaklanlan" durumdaki deiiklikler ok sayda teki "odak d" eyi etkilemeden edemez; bu planlanmam ve nceden kestirilemez etkiler orijinal, bir zamanlar can skan ancak imdi baaryla zlen sorundan daha zararl olabilir. Tarmdan alnan rn artrmakta kullanlan suni dllendirici-ler meseleyi tm plaklyla ortaya serer. Topra besleyen nitrat, ilan edilen etkisini gsterir, yani rn birka katna karr. Gelge-lelim,

yamur damlalar gbrenin byk bir ksmn yeraltndaki su kaynaklarna tar, bylelikle yeni ve daha az uursuz olmayan bir sorun doar: Suyu tketilecek hale sokmak iin suyun topland yeralt havzalarnn temizlenmesi. Yeni sorun, hi kukusuz eski reaksiyonun sonularm ortadan kaldrmak iin yeni kimyasal reaksiyonlardan yararlanacak artma tesislerinin kurulmasn gerektirir. 212 Er ya da ge yeni ilemin de kendine zg kirletici etkilerinin olduu kefedilecektir: Bu ilemler artk su yalaklarn doldurmu olan zehirli yosunlara bereketli beslenme alanlar yaratr. Demek ki, kaosa kar mcadele grnr bir sonuca ulamaks-zn srp gidecektir. Ne var ki, ele geirilip zaptedilecek kaos, artan bir oranda, sorun zme yeni sorunlarn yaratlmasna neden olduundan ve her yeni sorunla tpk eski yntemlerle -mevcut sorunu zmenin en ksa, en ucuz, "en makul" yolunu bulmakla grevlendirilen bir ekip tayin etmekle- baedilemediinden, insann maksatl, dzen kurma etkinliinin bir rn olacaktr. Srete teki unsurlar ne kadar ok hesap d braklrsa, tutulan yol o kadar ok kestirme, ucuz ve rasyonel olacaktr. imdiye kadar bulduklarmz u ekilde toparlayabiliriz: Kaos yerine dzen getirme, yakn evremizdeki dnya parasn kural tanr, kestirilebilir ve denetlenebilir klma mcadelesi sonusuz kalmaya mahkmdur nk bu mcadelenin kendisi kendi baarsna en nemli engeli oluturur: Kaos, dzensiz (kural ineyen, kestirilemez ve denetlenemez) olgularn ou zellikle dar bir alana odaklanm, hedefli, grev ynsemeli, tek sorun zc eylemlerden doar. nsan dnyasnn bir parasn, insan etkinliinin zgn bir alann dzenli klma ynnde atlan her yeni adm, eski sorunlar ortadan kaldrsa bile, yeni sorunlar yaratr. Her yeni adm yeni trden mphemlikler dourur ve bylelikle -benzer sonular douracak- daha baka admlarn atlmasn zorunlu klar. Baka bir ifadeyle, modern yapay dzen araynn baars bizatihi kendi en derin, en kayg yaratan zaafnn nedenidir. nsanlk durumunun ynetilemez btnln, kkl ve zamanla snr-lanmil yznden tam olarak gzlenebilir, denetlenebilir ve ynlendirilebilir olan, ok sayda kk, dolaymsz grevlere paralamak insan eylemine eine raslanmam bir verimlilik kazandrmtr. Eldeki i ne kadar ok kesin, snrl ve aka tanmlanm olursa, o kadar baaryla yaplabilir. Aslnda, i yapmann zel olarak modern tarz, parasal deerine gre (yani, verili maliyete karlk elde edilen dorudan sonuca gre) lld mddete, tm leki tarzlardan hi tartmasz stndr. Modern eylem biimi rasyonel -fiili sonulan amalanan eye gre len ve kaynaklarla emek gc harcamalarn hesaplayan arasal akln gerekleri- olarak tanmlandnda, kastedilen tam da budur. Ne var ki, burada gzden karlan ey, btn maliyetlerin deil, yalnzca faillerin kendilerinden doan maliyetlerin hesaba katld; btn sonularn deil, yalnzca failler tarafndan ya da failler adna belirlenen grevin tamam ile ilgili sonularn gzlendii gereidir. te yandan, eer tm kayp ve kazanlar hesaba katlacak olsayd (eer bylesine olaanst tutkulu bir giriim hereyden nce uygulanabilir olsayd), i yapmann modern tarz stnlnden ok ey kaybederdi. O zaman, saysz ksmi ve ayr rasyonel eylemin sonucunun daha fazla, daha az deil, tam bir irrasyonellik olduu pekl ortaya kabilirdi. Ve sorun zmekteki en arpc baarlarn zm gerektiren sorunlar toplamna yenilerini eklemekten baka ie yaramad. Bu belki de, tm modern toplumlarn en bariz gstergesi olan dzen aray ve mphemlikle mcadelenin en bktrc ama kanlmaz i elikisidir. Biz hepimiz hayatlarmz yerine getirilecek devler ve zlecek sorunlarn bir koleksiyonu olarak dnmeye altrldk. Bir sorun bir kere tespit edildiinde, alageldiimiz zere, grevin onunla nasl baa kacamz aka gsteren bir biimde onu tam olarak tanmlamak olduunu dnrz (canmz skldnda, moralimiz bozulduunda ya da bunaldmzda ilk tepkimiz "Sorunum ne?" diye sormak ve onunla nasl baedileceine dair uzman tavsiyesine bavurmaktr). Bu bir kere yapldnda, can skan sorunu defetmenin artk sadece doru kaynaklan bulma ve kendini sabrla iine verme meselesi olduunu sanrz. ayet hibir ey olmam ve sorun halledilememise, kendi cehaletimizi, ihmalimizi, tembelliimizi ya da beceriksizliimizi sulu buluruz (ayet moral bozukluu srerse, bu durumu ya skntlarla mcadele kararllmzn yokluu ya da ele alnan "sorun"un nedenlerini yanl tanmlamamzla aklarz). Gelgelelim, hayal krkl ve aknlk ne kadar karmak olursa olsun, doru bilgi, beceri ve abayla, her bir durumun sonlu bir dizi soruna paralanabileceine, bu sorunlarn her biriyle baarl bir biimde baedilebileceine (zararsz hale getirilebilece214

i ya da ortadan kaldrlabileceine) inancmz eksilmez. Ksaca, hayat urann tek tek sorunlara paralanabileceine ve her sorunun bir zm, her zmn de zgn bir arac ve yntemi olduuna, yoksa bulunmas gerektiine inanrz. te bu inan hem modern zamanlarn parlak baarlarnn nedenidir hem de, szkonusu baarlarn ard sra gelen tehlikeler ve hayal krklklar ile karlatka bugn artk bilimsel ve teknolojik srecin toplam bedeli saymaya baladmz, gnmz toplumlarndaki oalan endielerin sorumlusudur. Ksaca greceimiz gibi, modern durumun bu yapsal belirsizliinin tam bir kopyasn hayatlarmz planlama ve yaama tarzmzda buluruz. Hayat urana dalmak Sizin gibi (umarm) ben de zeki ve becerikli biriyim. Evde pek ok ey yapabilirim. rnein, elektrik devre anahtarn, bir duyu ya da prizi tamir edebilirim. Hatta bu amala tornavida, sigortalar, eitli apta kablolar bile bulundururum. Ancak bazen yle olur ki, alet edavat kutusunda gerekli eyi bulamam; rnein, masa lambam odann farkl bir kesine yerletirmem gerek ve bu yzden bir uzatma kablosuna ihtiyacm var ama yeterli uzunlukta kablom yok. Ama nereden bulacam bilirim; bir elektrikinin ihtiya duyabilecei btn malzemeleri stokta bulunduran zel dkknlar var. Ev ilerini yapmak iin gerek duyulan her eyi bulunduran kendi bana 3'aplabilecek iler iin malzeme satan dkknlar da var. Bir kere byle bir dkkna gittim; kabloyu zemine raptetmek iin ihtiya 216 duyduum iviler buldum ancak ivileri ararken daha nce grmediim trden birka ara gere gzme arpt. Bunlarn her biri, eer yerinde kullanlrlarsa, yaadm hayat biimine bir eyler ekler. rnein, voltaj ayarl bir anahtar, n iddetini deitirme imkn salar. Bir baka elektronik anahtar gnein douuna ya da batna gre ya da benim nceden ayarladm zamana gre kendi bana yakp sndrecektir. Bu aletleri daha nce hi kullanmadm ama bana parlak bir fikir gibi geldiler. Kullanmlarn ve tam olarak nasl altrlacaklarn aklayan bir kitap ilgiyle okudum. Onlardan satn aldm ve eve yerletirdim. Ancak onlarn tamirinin eski anahtarlara gre daha zor olduunu fark ettim. Bozulduklarnda, tornavida pek ie yaramyor. Bir kere lehimlenmi, almyorlar ve benim gibi acemi bir tenekecinin amas imknsz. Baka bir alet satn almam ve eskisinin yerine koymam gerek. Baz ara gere yedek paralarla gelir, yle ki neyse onu tamamyla atmadan bir paras yerine bakasn koyabilirim. Tm bunlar birok elektrikli aygttan faydalanma imkn verir. Kukusuz, geceleri karanlkta oturmaktan kurtulmak iin elektrikten faydalanrm. Ancak ok sayda baka kullanmlar da vardr ve yllar getike bu say katlanarak artmaktadr. rnein, gmleklerimi leende ykadm gnleri hl hatrlarm. imdi onlar elektrikli amar makinesine koyuyorum. Yllar nce otomatik bir amar makinesi satn aldm; o zamandan beri, bu makinelere uygun zel bir deterjan alyorum (hatrladm kadaryla, makinalar otomatik olmadan byle bir deterjan yoktu). Geen yldan bu yana bulaklar mutfak lavabosunda elimle ykamyorum. imdi bir elektrikli bulak makinem ve bulak makinelerine zel sv deterjanm var. Birka gn nce bulak makinemde bir eyler ters gitmeye balad. Ne yapacam ardm. Kk bir partinin bulaklarn ykamak bana neredeyse imknsz bir angarya gibi geldi, halbuki getiimiz yl ka kere ykamtm... Bu yetmezmi gibi, elektrikli tra makinem de tkanmaz m! Onsuz tra olmay gerekten unutmuum. ki gn trasz dolatm; benimki gibi tra makineleri iin gerekli btn yedek paralar bulunduran bir tamirci dkknn daha yeni buldum. Ve elbette, birka saat aralksz enerji kesintisi uygulandnda, o unutamadmz genel grev vard. Gerek bir karabasand. Radyom sustu, televizyonum karard. Akamlarm nasl geireceimi bilmiyordum. Kitap m? Gzlerimin mum nda okumaya uygun olmadn fark ettim. Ardndan, kesintinin en iddetle uyguland zaman, telefonlar da kesilmez mi! Birden dostlarm ve i arkadalarm gzme sonsuz uzak ve eriilmez grndler. Dnyam, kelimenin tam anlamyla, ykld... O dehetli dnyada tek bana terk edilmilik duygusunu hatrlyorum da, gn be gn zerinde bir an bile olsun dnmeden yaptm basit eyler aniden nasl baedece-imi bilmediim ar birer yke dntler. Btn bunlar syledikten sonra, tekrar bata sylediklerim zerine -zeki ve becerikli biri olduum, gnlk hayatta ihtiya duyduum trden her eyi yapabildiim hakknda- dnmeye balyorum. imdi her eyin eskisi kadar basit olmadn gryorum. Beni byle akll, kendine gvenen bir kii yaptn dndm becerilerim beni hi de bamsz klmyor. Tam tersine, beni dkknlara, elektrik santrallerine, ok sayda uzman ve tasarmcnn yapt saysz kefe, rettikleri ara gerece, oluturduklar arelere ve talimatlara tutsak ediyor. Onlar olmakszn hayatm yaayamam. Geriye dnp baktmda, onlara bamllmn yllar getike arttn grebiliyorum. Uzun zaman nce, tra olmak iin sradan bir ustura kullanrdm. Kukusuz, usturay yapamazdm ancak bir kere bir ustura

edindiimde onu kolaylkla bileyebilir, parlatabilir, srekli hizmete hazr tutabilirdim (bu arada, ilk usturam bana veren babamd; hayatnn byk blmnde gnbirlik kulland iki usturasndan birini vermiti bana). Sonra u jilet taklan emniyetli tra makineleri kt ve birden benim eski gvenilir usturam gzme hantal, hi de dnegeldiim gibi uygun olmayan, hatta bir biimde pespaye bir ey gibi grnmeye balad; sanki onu kullanmak beni eski kafal, geri bir kii yapyordu. yi de, jiletler kullanldnda krleiyor ve bir daha keskinletirilemiyordu, yani hi de bana gre deildi. Her defasnda yeni bir jilet satn almay hatrlamak zorundaydm. Dkknlarda birok deiik marka jilet vard ve en iyisini semek iin aklm kullanmalydm. oalan bir seim 218 zgrlmn olduu hissi uyand bende; ne ki yapamadm ey vitrindeki markalardan herhangi birini satn almamakt. Nihayetinde, her gn tra olmak zorundaydm. Zamanla, elektrikli tra makineleri kt ve eski hikye tekrarlanmaya balad. Neredeyse bir gecede jiletler ltlarn byk oranda yitirdi; ekici yeni aletlerle kyaslandnda, jiletler pek ie yaramaz grnyordu. Ve kendi kendime durmadan ne yapp edip de bir elektrikli tra makinesi alsam diye sormaya baladm; daha almam mydm? Neden? Niyetim gerekten u eski moda eylere taklp kalmak myd? Sonra, dayanamadm ve bir tane aldm. imdi elektrik olmakszn tra olamam. Eer bozulursa, onu ne tamir edebilir ne de tra eder hale getirebilirim. Artk, bu meselede bana yardm edecek bir tamirci ustasna ihtiyacm var. Her yeni admda, yeni beceriler edinmek zorundaydm ve baaryla o iin altndan kalktm. Diyebilirim ki, imdi en yeni teknolojilerin maharetli bir ustas olmakla gurur duyuyorum. Ne var ki, her yeni admda becerilerimi uygulayacak daha karmak "teknolojik nesnelere" ihtiya duyuyordum. Onlarn nasl altklarm her gn biraz daha az biliyordum. Eer bir ey bozulursa onlar yeniden alr hale getirmekte artk her gn daha az baarl oluyordum. Evvelden yaptm ayn eyi yapmak iin giderek daha karmak ara gerece ihtiya duyuyordum; onlar artk niyetimle iin baarlmas arasnda engel tekil ediyordu. Artk byle aletler olmadan yapamazdm. Onlar olmakszn eyleri nasl yaptm unuttum. Yeni aralarda odaklanan yeni becerilerim eski yeteneklerimi aryordu. Eski gnlerin daha basit aletleriyle, eski becerim de geip gitmiti. Hatrladm kadaryla, eyleri bir zamanlar uygulayabildiim ama artk unuttuum yapmann yolu yordam elektrikli tra makinesinin dmesini ap kapatmaktan daha fazla zen, daha fazla eitim, deneyim ve dikkat gerektiriyordu. Sanki, iin zor ksmlar aletlere devredilmiti. Sanki, gemi becerilerimin bir ksm kullandm aletlere tanm ve orada "kilitli" duruyordu; belki de, bu yzden onlara bylesine skca bal hale gelmitim. imdi uzaklarda kalm genlik gnlerimde, tra olmak herkesin rutin olarak yaptklar bir eydi. renme (srf yzn kesmemek iin) gerekiyordu elbette ancak bu hemen hi kimse iin zel bilgi isteyen zel bir beceri gerektirmiyordu. Tra olmak iin gerekli her ey herkesin elindeydi; zaten tra olma becerilerinin byle evrensel dalm yznden tra uzmanlar ve tra teknolojisine ayrlm belli bir yer yoktu. imdi herey deiti. Tra olma ilemi titiz bilimsel almalarn konusu haline geldi. nce tra temel paralara ayrld ve her bir para ayrntlaryla irdelendi: eitli tr derilerin yumuakl, yzn farkl blgelerindeki kllarn alar, ban hareket biimi ile kllarn kesilme hz arasndaki iliki vb. zmlenen her para daha sonra yerine getirilmesi zorunlu olan kendine zg gerekleriyle bir sorun olarak sunuldu; her sorunun da bir zm olmalyd. Sonra eitli zmler tasarland, denendi, kyasland; sonuta, ilerinden en iyi (en verimli, ya da en ekici ve bu yzden sat ans en yksek) olduu dnlen biri seildi ve ardndan kalan sorunlarn zmleriyle bir araya getirilerek son rn karld. Her biri son derece zgn alanlara ait bir uzman bilgisini temsil eden dzinelerle uzman nihai rne katkda bulundu; bu kiiler yalnzca bu mesele -tra- ile ilgili aratrma ekiplerinde alyordu ve bu yzden gnlk ilerine giderken yzlerinin temiz ve przsz olmasndan baka bir ey dnmeyen senin ve benim gibi sradan insanlarn eriemeyecekleri kadar derinliine konuyu irdeleyip yetkinlemiti. Ve demeyi sprmek, imleri bimek, allar kesmek, yemek piirmek ya da bulaklar ykamak gibi, baka eyler de tran akbetine uramtr. Tm bu ilerde, teknolojik ara ve gerelere hapsedilmi uzmanlk, bir zamanlar herkesin elinde olan becerileri devralm, parlatm ve keskinletirmitir. Artk i yapmak iin o uzmanla ve o teknolojiye ihtiya duyuyoruz. Ayn zamanda eski, gereksiz ve unutulanlarn yerine yenilerini de koymamz gerekiyor: Bu defa doru teknolojik aralar bulma ve altrma becerilerine ihtiyacmz var. Kullandmz ve onsuz yaayamadmz tm o teknoloji dediimiz ey, kefedilmeden ve kullanlabilir hale getirilmeden, yapmakta olduumuz iler tarafndan zaten hazrlanm bir alan devralmad. Onlar mmkn klan teknoloji olmakszn asla olamaya-

220 ak, hayatmzda olduka merkezi bir yer igal eden, birok ey vardr. Radyolar, mzik setlerini, televizyonlar, bilgisayarlan ^\. unun. Gndeme gelileri daha nceleri hi mevcut olmayan yeni imknlarn nn amtr. Akamlarmz diziler ve filmler seyrederek geirme uygulanabilir bir fikir deilken, ona ihtiyacmz yokmu grnyordu; ama imdi televizyonumuz boztlsa yok]rjunu hisseder ve kahroluruz. Grnyor ki, ona olan ihtiyac bi? yarattk. Evde bir bilgisayara sahip olmak imkn dahiline girmeden nce bilgisayar oyunlarna da bir ihtiya duymuyorduk. Mzil gederi ve kk mzik aletleri ortada yokken her eyin arka plan grlts olarak mzik ihtiyac da yoktu. Bu durumlarda, teknolojinin kendi ihtiyacn yaratt grlyor: Aslnda, yeni tr bir ihtiya. Bu yeni teknolojik nesneler eyleri yapmann eski biimlerini,-, yerini almazlar; onlar bizi daha nce hi yapmadmz eyler yapmaya sevkederler ve eer onlar yapmamsak bizi mutsuz ederler. yleyse, uzmanlk ve teknolojinin sahip olduumuz bir ihtiyaca karlk olarak ortaya kt doru deildir. Sklkla, bize uz. manlklarn ve rnlerini sunan insanlar ilk bata bizi sunduklar eylere gerekten ihtiya duyduumuza ikna etmelidir. Kald ki yeni rnlerin ok temelli, sorgulanmayan ihtiyalara hitap ettii durumlarda bile (daha nce tarttmz tra makineleri gibi)t eer yeni aletlerin cazibesi ile deitirme hevesine kaplmamsalt o jn_ tiyalanmz eskiden olduu gibi karlamay srdrebiliriz Demek ki, byle durumlarda bile yeni teknoloji basite ihtiyaca karlk deildir. Yeni teknolojilerin ortaya k hibir biimde popler talep tarafndan belirlenmemitir; onlarn kullanlabilir hale gelmesiyle belirlenen daha ok taleptir. nceden ihtiya var olsun ya da olmasn, yeni rnler iin talep, onlarn piyasaya knn crdndan gelir. O halde, yeni, daha derin, daha odaklanm, daha zellemi uzmanlk ve daha incelikli teknolojik aletlerin ortaya knn sebebi nedir? Muhtemel yant, uzmanln ve teknolojinin gelimesinin fazladan herhangi bir nedene ihtiya duymadan kendini tetikleyen, kendini yelkinletiren bir sre olduudur. Aratrma ara ve <jere-ciyle donanm bir uzmanlar ekibi olduunda, onlarn yalnza bir rgt faaliyetinin mantnn gemek, rakiplerinden stnln kantlamak ihtiyac ya da kiinin iine duyduu srf insani ilgi ve heyecann- yn verdii yeni rnler ve neriler ortaya atacandan emin olabilirsiniz. rnler genellikle kullanmlar belirlenmeden bilimsel ya da teknolojik olarak uygulanabilir hale gelirler: Bu teknolojiye sahibiz, nasl kullanabiliriz? Ve madem ki teknolojimiz var, onu kullanmamak dnlebilir mi? zmler sorunlardan nce gelir: zmler zebilecekleri sorunlar arar. Baka bir deyile, uzman gr ya da teknolojik nesneler ortaya kp da zm olduklarm iddia edene kadar, ou kez, hayatn bir paras bir sorun, zm iin yanp tutuan birey olarak alglanmaz. Ancak o zaman, muhtemel kullanclar sz konusu nesnenin gerekten de kullanm deeri olduuna ikna grevi ortaya kar. Muhtemel kullanclarn inandrlmas gerekir, aksi halde o nesneyi para harcamaya deer grmeyecekler, onu satn almayacaklardr. Sen ve ben, ister szl talimatlar biiminde isterse kullandmz teknolojik aletlere mahkum edilme biiminde olsun, uzmanln tketicileriyiz. Aslnda, kendi darack zel alanlar dndaki hayatlarnn saysz ynleriyle uzmanlarn kendileri de dahil olmak zere, herkes yledir. Uzmanln ou hayatlarmza davetsiz, izin bile istemeksizin girerler. rnein, polisin hz snrn aan srcleri tespit etmek, gstericileri datmak, kaaklarn kimliini belirlemek ya da arzu edilmeyen faaliyetler yrtt dnlen bir gruba szmak iin kulland giderek daha fazla incelikli hale gelen teknolojiyi dnn. Ya da eitli devlet ve zel kurumlarn kulland enformasyon teknolojisini dnn; hakknzda akllara durgunluk verecek kadar fazla veri toplam ve belirsiz bir gelecekte, yeri geldiinde -zorunlu olarak yararnza olmamak zere- kullanmak zere depolam olabilirler. Bu ve benzeri uzmanlk ve teknoloji kullanmlar gayet aka zgrlmz kstlar, baz seimleri daha az faydal ya da dorudan imknsz klar. Hatta, ar durumlarda, bizi bakalarnn keyfi kararlarnn aresiz kurbanlar da yapabilirler. Ne var ki, ou teknoloji bizim kiisel kullanmmz iin tasarlanmtr; seim ufkumuzu snrlamay deil geniletmeyi, bizi daha zgr, hayatlarmz daha fazla denetleyebilir klmay vaat eder. Bu gibi durumlarda, yeni teknolojiyi benimserken ayn zamanda ona bal hale de geliriz; bu ok daha az gze arpar. Genelde, yeni teknolojik imknlar zgrletirici ya da hayat zenginletirici olarak sevinle karlarz; onlar eski eyleri daha hzl ve daha az yorularak yapmamz ya da eskiden hi yapamadmz eyleri yapabilmemizi salar. Teknolojiyi sevinle karlarz nk onun gerekten de amalad eyi yaoabileceine inanrz -geriye bu inancn yerinde ve salam olduuna ikna edilmek kalr. kna edilmemiz gerekir -duyduklarmza gvenebileceimiz biimde bize anlatlsn- nk kendi bamza bilmemizin bir yolu yok. Yeni teknolojik imknlarn gerekten ihtiyacm karlayp karlamayacan bilemem,

hele nceden kesinlikle bilemem. (Bu, gerekten de, servis yaptmda verdiim partiyi bir baarya dntrecek iki tr mdr? Bu, gerekten de, kalabalk bir caddede, gzel gen erkek ve kadnlarn beni yalnzca beni- fark etmelerini salayacak koku mudur? Bu, gerekten de, beyaz gerekten beyaz ve her eyi gerekten lekesiz yapacak, herkesin fark etmesini salayacak deterjan mdr? Ve b'u onlar iin yaptklarma zellikle dikkatlerini ekmek istediim insanlarn kran duymalarn ve dost olmalarn salayacak mdr?) Bazen benim sunulan teknolojik kefin karlamay amalad trden bir ihtiyacmn olduundan bile emin deilim (zel bir ampuanla derimi ovmadka, derimde gremediim "derin kirlerin" sabunla ykamakla geip gemeyeceinden emin deilim; halmda elektrikli sprgenin baa kmakta aresiz kald korkun ve mide bulandrc bakterilerin cirit att ve bu yzden ayrca zel bir hal bakterisi ldrc deterjana ihtiyacmn olup olmadnda emin deilim; eer dilerimi fralamadan nce azm u iedeki sv ile ykamazsam dilerimde can skc, itah kesici maddeler birikip birikmeyeceinden emin deilim; bana odak seici, zaman ayarl, film oynatabilen tam otomatik -sylendiine gre, benim gibi birini de iyi bir fotoraf yapacak- yeni bir makine gsterilene kadar, sadk eski fotoraf makinemin komik denecek kadar ilkel ve ie yaramaz olduunu bilmiyordum). Btn bunlar bir kere bana anlatldnda, belki de acil olarak karlanmas gerektii sylenen ihtiyalar karlamak iin bana anlatlan rnlerden elde etmeyi isteyeceim. Bir kere gerekten bu ihtiyalarmn olduu kafama dank ettikten sonra, onlar iin birey yapmamak yanl olurdu. Eer hibir ey yokmu gibi ama biliyorum, vard- devam edersem, cehaletime vererek kendimi mazur gremezdim. Bugnden itibaren, hibir ey yapmamak ihmalkrln, ilgisizliin, kaln kafalln ya da acizliin kant olacaktr; bunlarn her biri de, bir biimde deerimi drecek ve baka insanlarn ve kendimin gznde saygm kalmayacaktr. Aileme, sevdiim insanlara ya da benim korumama terk edilmi kendi bedenime zen gstermediim, onlarn ihtiyalarn karlayamadm hissine kaplacam; iimi grevimi ihmal ettiim ya da yerine getiremediim duygusu kaplayacak. Sululuk duyacam, utanacam ya da kahrolacam. Birdenbire, daha nce yaptklarm ve yapma biimlerim tatmin edici olmaktan uzaklaacaklar ve hi kukusuz onlar artk vnlecek, gurur duyulacak eyler olmaktan kacaktr. Kendi gzmde ve bakalarnn gznde saygm yeniden kazanmak iin, eyleri laykyla yapmam salayacak ve bana onlar yapma gc kazandracak o becerikli ve gl nesneleri edinmekten baka yolum yoktur. Hi kukusuz, edinmek satn almak demektir. O ahane, becerikli ve gl eyler ou kez mea olarak ortaya karlar; yani, pa-zarlanrlar -satlmak iin retilirler, satlrlar ve karlnda para alnr. Birileri bu paray elde etmek iin onu bana satmak isterler; yani kr etmek iin. Ama bu amacna erimek iin, nce beni sunduklar metaya sahip olmak akna paramdan ayrlmaya deeceine -metan gerekten mbadele deerini, deyeceim fiyat hakl karan kullanm deerinin olduuna (sk sk duyduumuz gibi, onun verdiimiz paray hakettiine)- inandrmak zorundadrlar. rnlerini satmak isteyen (rnlerini satlabilir metalara dntren) insanlar, bu rnler iin zaten ar kalabalk piyasada bir yer bulmak zorundadrlar. Bu insanlar eski rnleri miyadn doldurmu, ie yaramaz, baya gstermelidirler (Kelime ilemciler ortalkta cirit atarken daktilo kullanmaya kim cret edebilir?). Ve bylelikle zemin hazrlandktan sonra, ikna grevi yerine getirilmeli224 dir: Satclar rnlerinin vaat ettii fayda iin arzumu kamlamal ve bylelikle beni onlara'sahip olmak adna fedakrlkta bulunmaya (para kazanmak, biriktirmek ve harcamak iin sk almaya) hazrlamaldr. Onlar bunu, en bariz olarak, reklamlar (rnein, TV ilanlar) yardmyla yaparlar. Reklam iki etki yaratmaldr: lkin, reklam bana ihtiyalarm ile onlar karlayacak becerilere ilikin kavraymn yetersiz olduunu, gerekten neye ihtiyacm olduu ve gerekten ne yapmam gerektii hakknda yarglarmn geersiz olduunu anlatmaldr; sonra, cehaletimi ya da yetersiz yargm, daha iyi bilenleri dinleyerek ortadan kaldrmann gvenilir yollarnn olduunu anlatmaldr. ou ilanda, eski tarzlarnda srar eden insanlar cahil ya da eski kafal olarak alay konusudur; ve bu insanlarn karsna doru yolu gstererek cehaletlerini kantlayan gvenilir bir otorite kar. Byle bir otorite bir bilim insan, otomobil teknolojisinde, bankaclkta ya da sigortaclkta birinci snf bir uzman, gvenilir ve iyi niyetli bir karakter, efkatli ve deneyimli bir anne, rnn yapmay amalad trden iin bilgili, tecrbeli ustas ya da milyonlarca teki insann da seyretmekten holandn bilerek, insanlarn gpta ile izledikleri mehur bir kii imgesinde somutlanr. Son rnek gsteriyor ki, saylar kendi bana gereken otoriteyi tayabilir (nihayetinde, hepimiz "ok saydaki insann yanl

olamayacana" ve "insann tm insanlar her zaman aptal yerine koyamayacana" inanrz); baz reklamlar bize yalnzca ou insann bunu yaptn, giderek daha fazla insann deitirdiini, onu tercih ettiini bildirir. Her reklam metni .ve her ilan bizi zel bir rn satn almamz iin yreklendirmeyi ve kkrtmay amalar. Ancak bunlar arasnda, metalara, metalarn bulunabilecei piyasalara (maazalar, dkknlar) ve onlara sahip olmaya kar ilgimizi artrrlar. Eer genel ilgi halihazrda iyice yerlememi ve alveri hayatn gnlk bir olgusuna dnmemise, tek bir ilann mesaj tutumumuz zerinde pek etkili olamaz. Baka bir ifadeyle, reklam ajanslarnn "ikna gayretleri" zaten yerleik olan tketici tutumuna seslenir -ve zamanla onu pekitirir. Bir tketici tutumuna sahip olmak ve onu sergilemek ne anlama gelir? nce, hayat belirlenebilen, az ya da ok tanmlanabilen, seilip ayrlabilen ve baa klabilen sorunlar dizisi olarak kavramak, sonra bu gibi sorunlarla baa kmann, kiinin onlar zmenin sululua ya da utan duygusuna kaplmadan ihmal edemeyecei bir devi olduuna inanmaktr. nc olarak bunun anlam, her sorun iin zaten bilinen ya da gelecekte ortaya kabilecek trden bir zm olduuna gvenmektir: zm, uzmanlar, stn bilgili insanlar tarafndan hazrlanan zel bir nesne ya da reete olabilir; kiinin grevi onu bulmaktr. Drdnc olarak bu gibi nesnelerin ya da reetelerin zde mevcut olduunu, onlarn para karl edinilebileceini ve alveriin onlar edinmenin bir yolu olduunu varsaymaktr. Ve nihayet, yaama sanatn renme iini bylesi nesneleri ve reeteleri bulma becerisi edinme gayreti olarak yorumlamak ve bulduunda onlara sahip olma gc alveri becerileri ve satn alma gc- kazanmaktr ("amar ykama sorununun zm" iin gerek duyulan ey el abukluu ve ninenizin vn duymu olabilecei sk alma ak deil, en iyi deterjan ve amar makinesi tespit etme marifeti ve bunlar satn alma gcdr). Tketici davran bir sorundan dierine, adm adm hayatn tamamn piyasaya balar; her arzuyu ve her abay satn alnabilecek bir ara ya da bir uzmanlk arayna yneltir. Hayatn geni kurgusu zerindeki denetim sorununu (ou insann asla baaramayaca bir ey), en azndan ilke olarak eriebileceiniz ok sayda kk satn alma edimlerine indirger. Bu davran, deta, meseleleri kamusal olarak alglanmayacaklar ekle sokarak zellerini" devleri sosyal olarak grlmeyecekleri biimde bireysellerini: Kendimi ve hayatm iyiletirmek, kltrlemek ve anlatrmak, yetmezliklerimin ve hayatta yoluma dikilen teki can skc engellerin stesinden gelmek artk benim grevim (ve inanmaya tevik edildiim gibi, yerine getirebileceim de bir grevim) olmutur. Bylelikle, youn trafiin dayanlmaz grlts hemen ift cam taklmas drtsne dntrlr. Kirlenen kent havasna kar gz damlalar satn alnr. Ev kadnlarnn ve annelerin ar iten boulduu durumun stesinden bir kutu ar kesici ve hzla etki eden ba-ars haplar ile gelinir. Toplu ulam aralarnn dklmesine yaR.AUKA/Smvnlmik nt bir otomobil almak ve dolaysyla, toplu ulamn daha fazla felce uratlmasna ek olarak, grltye, hava kirliliine ve ac veren gerginlik etkilerine katkda bulunmaktr. Aslnda hayatm benim bireysel meselem yapan tketici davrandr; ve beni birey yapan da tketim faaliyetidir (insanlar hemen her zaman teki insanlarla birlikte yaratrlar, retirler; gelgelelim, tkettikleri ou eyi tek bana, kiisel zevklerine gre tketirler). Sonu olarak grld kadaryla, ben sanki satn aldm ve sahip olduum ok sayda eyden olumu bir kiiyim: Bana ne satn aldn, hangi dkkndan satn aldn syle, sana kim olduunu syleyeyim. Grlyor ki, titizlikle seilmi mallar yardmyla olmak istediim her eyi, olmaya deer grdm her eyi olabilirim. Tpk grevim ve sorumluluum olan sorunlarmla baa kmak gibi, kii olarak kimliimi, z varlm biimlendirmek, kendimi somut biri haline getirmek benim, yalnzca benim isimdir: Bu kimlik her zaman benim amalarmn, metanetimin ve kararllmn bir gstergesi olacak ve ben sonuta bu kimliin getirdii her-ey iin her zaman bir yant bulmakla sorumlu olacam. Kendime alabileceim her eit model piyasadadr: Seim yapabileceim bugn rabet gren ok model vardr ancak yarn ve yarndan sonra daha fazlas olacaktr. Modeller toplanmas gereken tm kk paralaryla, ve nasl bir araya getirileceini adm adm aklayan talimatlaryla bir btn olutururlar: Kendi kendine yapabildiin gerek "kimlik kartlar". Reklamclar bize grnte tek, zgn bir ihtiyaca yant veren tek, zgn rnler sunduklarnda bile, genelde bize onlarn (ima edildii gibi) doal olarak ait olduklar hayat tarznn tm plaklyla resmedilmi arkaplann gsterirler. Reklamlarda insanlarn giyim kuamlarnn, dillerinin, bo zamanlar geirmelerinin ve hatta fiziksel biimlerinin srf kyaslanmas bile bizi sekin bir parfm, kk otomobiller, lks otomobiller, kedi ya da kpek mamalar ilanlarnda boy gsterenlerin-kiyle ayn zellikleri tayan belli bir bira imeye tevik etmeyi amalar. Kukusuz her rnn bir "adres"le birlikte

ortaya ktn fark edeceksiniz. Satlan ey, yalnzca dorudan rnn kullanm deeri deil, onun ayrlmaz bir paras olan btnlkl, zel bir ha yat tarznn yap talan olarak simgesel anlamdr. Modellerin poplerlikleri zamanla deiir: Moda olurlar ve. gzden derler. retim ve tketim arkn iler tutmak iin, satn alma hevesinin snmesine asla izin verilemez. ayet rnleri grnrdeki faydalarn saladklar mddete elde tutacak olsak, piyasa faaliyeti ok gemeden ker. Moda olgusu bu felaketi nler. eyler, yararllklarn kaybettikleri iin deil, moda olmaktan ktklar -grnlerinden, dnn tketicileri tarafndan seilmi ve alnm mallar olarak kolayca tannabildii ve bylelikle mevcudiyetleri sahiplerinin gnmzn gelimi ve saygn bir tketicisi olarak imdiki statsne glge drd- iin elden karlrlar ve yerlerine yenileri konur. Bu staty korumak iin, piyasann sunduu deiimlerin gerisinde kalnmamaldr. Onlar elde etmek kiinin sosyal yetkinliini yeniden onaylar; ancak baka birok tketici de aynsn yaptnda, balangta ayrcalk anlamna gelen moda paralar bylelikle "bildik" ya da "kaba" hale gelmi olacandan, yerlerine sabrszlkla baka bir ey konacaktr. Modeller ayn zamanda u ya da bu sosyal evrede sahip olduu poplerlik oranna ve o evrenin kendi mdavimlerine kazandraca saygnn miktarna gre de deiir. Bu yzden, modeller farkl olarak ekicidir. Belli bir modeli seerek, onun tm zorunlu tehizatn saln alarak ve onu canla bala uygulayarak, ben kendimi byle bir modeli onaylayan ve onu alamet-i farikas, yeliinin grnr bir iareti olarak benimseyen grubun yesi yaparm. Kendimi o grubun yesi yapmam iin gruba zg elbiseleri giymek, gruba zg plaklar satn almak, gruba zg mzii dinlemek, gruba zg TV programlarn ve filmleri izlemek ve tartmak, odamn duvarlarn gruba zg sslerle bezemek, akamlarm gruba zg yollarla ve gruba zg yerlerde geirmek vb. gibi iaretleri gstermem dnda bir ey yapmam gerekmez, ya da hemen hemen gerekmez. Kabileye zg eyalar satn alarak ve sergileyerek "kabileye katlabilirim". Bu, kimlik aray iinde katldm "kabileler"in, kiflerin uzak lkelerde bulduklar kabilelerden ok farkl olduklar (aslnda, bunlarn aka tanmlanm yelerden oluan, yeleri kabul etme228 ye ya da karmaya, davranlarn denetlemeye ve grup standartlaryla ayn izgide tutmaya ve yelerini uyuma zorlamaya zen gsteren baka gruplara benzemedikleri) anlamna gelir. Kiinin semboller satn alarak katld "kabileleri" kabaca gerek kabilelerle ayn yapan ey, ikisinin de kendilerini teki gruplardan ayr yere koymalar ve kendi ayr kimliklerinin altn izmek ve karklktan saknmak iin kendilerine bir sr vgler dzmeleri; ikisinin de kendi kimliklerini yelerine vermeleri - onlar vekleten tanmlamalardr. Ancak burada benzerlik sona erer ve kesin bir fark ortaya kar: "Kabileler" (yanl anlamadan kanmak iin onlara bundan byle yeni kabileler diyelim) kendilerinin ye olduklarn ilan edenlerle hi ilgilenmezler. Kimin ieride kalma hakk olduuna ve kimin darda tutulmas gerektiine karar verecek ne bir ihtiyarlar heyeti ya da kurullar, ne de kabul komiteleri vardr. Onlar ne muhafz ne de snr bekisine sahiptir. yelerinin davrannn doruluunu ilan edebilecek ne yetkili kurumlar, ne de yce mahkemeleri vardr. Ksaca, yelerini denetlemez ve uyumluluk oranlarn gzlemeye kalkmazlar. Bylelikle, yeni kabileler sz konusu olduunda, kii onlara iradi olarak katlabilir ve onlar terkedebilir. Grnd kadaryla, yalnzca elbise deitirme, dairesini deme ve bo zamanlarn farkl yerlerde geirme yoluyla bir yeni kabileden tekine zgrce dolalabilir (yani, kabilenin tmn ilgilendiren kimlik taklabilir ya da karlabilir). Yeni kabilelerin kaplar (eer kap denen bir ey varsa) herkese aktr. Ya da yle grnyor. Yeni kabileler giri klara muhafz koymakla ilgilenmiyor olsalar bile, bu ii yapan bir bakas var: Piyasa. Yeni kabileler z olarak hayat tarzlardr ve hayat tarzlar, grdmz gibi, neredeyse tamamen tketim tarzlarndan baka bir ey deildir. Tketim imkn -her tarzn her tketimi- piyasada, pazarlanan metalarn satn alnmas eyleminde ortaya kar. nce onlar satn almakszn tketilebilecek ok az ey vardr -ve bedavaya gelen tketim mallan, metalar olarak edinilmemi bu inallar ou durumda kabul edilebilir hayat tarzlarnn yap talan olarak kabul grmezler. Eer bunlardan bir ksm zgn bir hayat tarzna katkda bulunuyorsa, o tarz normal olarak hor grlr, cazibeden ve prestijden yoksundur, ona tepeden baklr, kimseye ilgin gelmez, hatta onu uygulayan insanlar kk drr (aralarndan yoksun olduklarndan seme zgrlkleri snrl, seici olmayan, tketimlerini karln demedikleri eylerle snrlayan, dolaysyla tketiciler olarak davranamayan bu insanlar piyasadan dlanmaldrlar, dlanrlar da; bu insanlarn iinde bulunduklar durum yoksulluk olarak tanmlanr. Bir tketiciler toplumunda, yoksulluk tketici tercihinin snrlanmas ya da yokluu anlamna gelir).

Her biri farkl bir hayat tarz sergileyen yeni kabilelerin derin ve geni ufuklu mevcudiyetinin hayatlarmz zerinde gl ancak tartmal bir etkisi vardr. Biz imdi bir kiisel nitelikten tekine gemekte, olmak istediimiz ve yapmak istediimiz eyi semekte zgrz. Grnen o ki, hibir kuvvet bizi yolumuzdan alkoyamaz, hibir d imknsz, "sosyal mevkimizle" uyumsuz deildir. Bu, hakl olarak zgrleme hissi verir: Hibir ayak ba tarafndan aa ekilmeme, her eyin ilke olarak eriilebilir ya da en azndan hayal edilebileceimiz dzeyde olmas, nihai ve geri alnamaz koulun olmamas gibi rahatlatc bir deneyim. Gelgelelim, kalc ya da geici, varacamz her bir nokta tamamen kendi seimimize bal ve gemite zgrlmz kullanma biimimizin sonucu gibi grnd mddete, sulanacak (ya da tatmin oranmza bal olarak, vlecek) biri varsa o da ancak kendimiz oluruz. Biz hepimiz "kendi yaptmz kiileriz" ve tekrar tekrar bize hatrlatlan budur: Tutkularmzn snrn daraltmann hakl bir gerekesi yoktur. Ne kadar uzakta olursa olsun, bir yeni kabilenin her hayat tarz bir kafa tututur. Eer onu cazip buluyorsak, o bizimkinden daha ok vlyor, bizimkinden daha ho ya da saygn olduu iddia ediliyor ise bir biimde mahrumiyet duyarz. Onun aklmz eldiini, bizi kendine ektiini hissederiz ve ona katlmak iin elimizden geleni yaparz. Mevcut hayat tarzmz parltsndan ok ey yitirmitir. Artk bir zamanlar olduu gibi bizi tatmin etmez olur. Bu yzden, abalarmzn sonu yoktur. "Ulatm, yaptm, imdi geveyebilir ve rahatma bakabilirim" diyebileceimiz hibir nokta yoktur. Tam da uzun sren bir gayretin meyvalarm yemee hazrlanrken, ufukta cazip yeni bir ey belirir ve ziyafet balamadan bitmitir. 230 zgrlmn bir sonucu (yani, tketici seimi yapma zgrl, farkl tketim tarzlarn benimseyerek ya da reddederek kendimi baka biri yapma zgrl), grnd kadaryla, ilelebet mahrumiyet iinde kalmaya mahkum edilmi olmaktr. Her an ayartc yeni bir eyin tm plaklyla belirmesi ve grnte eriilir olmas her baar sevincini kursakta brakr. Snr engin gkyz olunca, yeryzndeki hibir hedef bizi tatmin etmeye yetmez. Orta yerler-, de caka satlan hayat tarzlar yalnzca saysz ve eitli olmakla kalmazlar, ayn zamanda sklkla deer olarak, uygulayclarna bahettii ayrkslk duygusu olarak farkl grlrler. Hepimiz kendimizi kltrleriz, ancak az ya da ok rafine -yksek, orta, aa- kltrler vardr. En iyisinden azna raz okluumuz andan itibaren artk bizim ok prestijli olmayan sosyal mevkinizin yar gnll bir kendini kltrleme gayretinin doal sonucu olduuna inanmaktan baka aremiz kalmamtr. Hikye bununla da bitmez. En rafine bile olsa, teki insanlarn hayat tarzlarn bylesine gz kamatrc ve eriilebilir klan ey, gizlilik iinde yaanmamalardr. Tersine, onlar ayartc bir biimde yakn ve davetkrdr; aslnda, yeni kabileler kaln duvarlar, mazgallar ve kuleler ile korunan kalelerde yaamazlar ve kararl her yolcu onlara eriebilir ve ieri girebilir. Gelgelelim, ksa sre nce grdmz gibi, giri grnd kadar serbest deildir; bu zel zgr-lkszl bylesine kt ve kahredici klan ey gerek muhafzlarn grnmezliidir. Gerek muhafzlar - piyasa gleri- niformalar giymezler ve onlar (ihtiyalarn ve karlanmalarnn, grnr olmak zorunda ve bu yzden halkn protestolar karsnda zayf ve kolektif reform abalarnn kolay bir hedefi olan, devlet tarafndan dzenlenmesinden farkl olarak) servencinin nihai baars ya da baarszl konusunda herhangi bir sorumluluk almaya yanamazlar. Yenilgi durumunda, aresiz yolcular bunun hi tartmasz kendi hatalar olduuna inanmaldrlar. Kendilerine, karakterlerinin gllne, zeklarna, becerilerine, gdlenimlerine, tahamml derecelerine olan inanlarn kaybetme riskine girerler. Yanl yapann kendileri olduu sonucuna varacaklar ve belki de hatal kiiliklerinin tamiri iin bir uzmann, bir psikolojik analizci nin yardmn isteyeceklerdir. Uzman onlarn kukularn dorulayacaktr: Evet, koullarda yanl olan bir ey yok, kusur ierde, onlar kukusuz hep orada olan frsatlar yakalamaktan alkoyan yenilmi olann paralanan benliinde gizli. Uzman hayal krklna uram kiiye hayal krkln yeniden yanstacaktr. Hayal krklnn dourduu fke bylelikle yaylmayacak ve d dnyaya y-neltilmeyecektir. Amalanan yolu tkayan grnmez muhafzlar, grnmez ve eskisinden daha gvenli olarak yerlerinde kalrlar. Ve onlarn bylesine ekici renklerde boyadklar d alemleri de gzden dmemi olacak, cazibelerini ve ayartma glerini koruyacaklardr: Onlar her trl abaya deer, ve ancak sen u ya da bu nedenle byle bir abaya girmek iin kendini zorlamayabilirsin. Baarsz bylece ayn zamanda geriye dnp nafile yere benimsemeye can attklar hayat tarzlarn yerin dibine batrma gibi cazip bir teselliden de mahrum braklr ("Kedi yetiemedii ciere murdar dermi" ataszndeki teselli: Elde edemedim tamam da, zaten uramaya demezdi, sonuta ok ey kaybetmedim. Yaplan tespitlere gre, stn ve yksek tatmin gcne

sahip olarak reklam yaplan hedeflere erimekteki baarszlk, sk sk, o hedeflere ynelen, ancak daha sonra genellikle onlara erimekle vnen insanlara da srayan, bir hn, kin ve garez duygusuna yol aar.) Gelgelelim, mevcut koullarda ne kadar akla yatkn olarak grnrse grnsn, zel olarak gz dikilen bir hayat tarzn yakalamaktaki baarszlk buna kalkan insanlarn hatas deildir. En incelikli hayat tarzlar bile, eer baaryla pazarlanacaksa, evrensel olarak elde edilebilir olarak gsterilmeleri gerekir: Onlarn szde eriilebilirlikleri ayartclklarnn zorunlu kouludur. Onlar tketicilerin alveri gdlenimlerini ve ilgilerini kkrtrlar nk muhtemel alclar pelerine dtkleri modellerin gpta edilecek ve hayranlk duyulacak eyler olmalarnn dnda elde edilebileceklerine, bu modellerin yalnzca saygn bir dncenin deil, pratik eylemin de meru nesneleri olduklarna inanrlar. te bu sunum (piyasann terk edilmesine meydan vermeyen sunum) sosyal mevkilerini kendileri belirleyen zgr seiciler olarak kapasiteleriyle tketicilerin eitliini savunur. Varsaylan bu eitlik nda, bakalar232 nn sahip olduu mallan elde etmedeki baarszlk yakksz ve onur krcdr. Ancak baarszlk aslnda kanlmazdr. Alternatif hayat tarzlarnn sahiden eriilebilirlii muhtemel uygulayclarnn onlara yetebilmeleri, basite sylersek, harcayabilecekleri para tarafndan belirlenir. plak gerek udur ki, baz insanlarn tekilerden daha ok paras ve dolaysyla daha fazla pratik seim zgrl vardr. zel olarak, byk miktarlarda para (piyasann gerek giri bileti ve piyasann sunduu harikalar lkesine gerek pasaport) sahibi olanlarn gc en vlen, gpta edilen ve bu yzden en prestijli ve hayranlk duyulan tarzlara yetebilir. in dorusu, tam imdi okuduklarnz bir totoloji -hakknda konutuu eyleri aklarm gibi grnrken tanmlayan bir nerme: Belli byklkteki bir servetin sahibi olan grece az saydaki insan tarafndan ancak elde edilebilir tarzlar, ayn zamanda en sekin ve takdire ayan tarzlar olarak grlrler. Hayranlk uyandran az sayda olmalardr, onlar ahane klan da pratik eriilemezlikleridir. Elde edilir edilmez, bu yzden, sekin ayrkslk iaretleri, olaanst sosyal konum olarak, grkemini yitirir. Onlar "en iyi insanlarn" iaretleridir; onlar "en iyi hayat tarzlar"dr nk "en iyi insanlar" tarafndan yaanrlar. Hem metalar hem de onlar kullanan insanlar (burada metan asli kullanmlarndan biri, belki de asli kullanm sergilemektir) grdkleri yksek itibar zellikle onlarn bu "evliliklerinden alrlar. Btn metalarn zerine ilitirilmi bir fiyat etiketi vardr. Bu etiketler potansiyel tketiciler havuzunu seer. Bunlar tketicilerin sonuta alacaklar kararlan dorudan belirlemezler; kararlar zgr olarak alnr yine. Ancak etiketler geree uygun olanla uygulanabilir olan arasndaki snr izer; bu verili tketicinin aamayaca bir snrdr. Piyasann ne kard ve reklamn yapt grnrdeki eit ansn arkasnda tketicilerin pratik eitsizlii -yani, son derece farkl pratik seim zgrl oranlan- gizlenir. Bu eitsizlik ayn anda hem bir bask hem de bir drt olarak hissedilir. Eitsizlik, kendine sayg asndan daha nce zerinde durulan tm mara-zi sonularyla birlikte, acl bir mahrumiyet deneyimi retir ama ayn zamanda kiinin tketici kapasitesini artrmas ynnde hrsl gayretlerinin -piyasa nimetleri iin dinmek bilmez bir istei gven altna alan gayretlerin-fitilini ateler. Bylelikle, eitliin bayraktarln yapmasna ramen, piyasa tketicilerden oluan bir toplumda eitsizlik retir ve srdrr. Tipik olarak piyasann getirdii ya da piyasann hizmet ettii eitsizlik canl tutulur ve fiyat mekanizmas yoluyla durmakszn yeniden retilir. Pazarlanan hayat tarzlar peine dlen bir ayrcalk bahederler nk fiyat etiketleri onlara yeterli serveti olmayan tketicilerin erimesini engeller; ve bu ayrcalk bahedici ilev onlarn ekim gcn artrr ve bu da onlara ilitirilen fiyatlarn ykselmesine hizmet eder. Gnn sonunda, anlalr ki, pazarlanan hayat tarzlar eit olarak, hatta rastgele datlmyor; her biri genellikle toplumun zel bir kesiminde younlayor ve bylelikle sosyal mevkinin bir nian olma rol stleniyor. Hayat tarzlarnn genellikle snfa zg olduklar sylenebilir. Onlarn hepsi maazalardan elde edebilir olan paralarn toplam olmas onlar eitliin bir arac klmaz ama durmakszn somut eitsizliin kabul edilebilirliini kemiren bir unsur haline getirir. Bu son durum, grece yoksul ve muhta durumda olanlar iin, mallarn ve mlklerin ak ak ta batan igal edilmi olan, sklkla miras yoluyla edinilmi ve deitirilemez, sosyal mevkilere ayrld bir duruma kyasla, daha az katlanlabilir, dayanlmas ok g bir eydir. Bylesine batan belli bir eitsizlik karsnda, piyasann ne kard ve ayakta tuttuu tketici eitsizlii gerekten ar basar. Piyasa servet ve gelir eitsizlii zerinde ykselir ama zmre ayrmlarn tanmaz. O fiyat etiketleri dnda tm eitsizlik vastalarnn deerini drr. Mallar bedellerini demeye gc yeten herkese ak olmaldr. Hayat tarzlar -tm hayat tarzlar- yakalamay bilenlerin hizmetindedir. Satn alma gc

piyasann tanyaca, hak kazandran tek yetkilidir. te bu nedenledir ki, piyasa arlkl bir tketici toplumunda tm teki, batan belli eitsizliklere kar direni ei grlmemi bir oranda artar. Belli rklardan ya da etnik gruplardan ye kabul etmeyen sekin kulpleri, "yanl deri rengine" sahip olduklar iin mterilerinin girmelerine izin vermeyen lokantalar ya da oteller, mlkleri benzer nedenlerle satmayan ko234 misyonclar, hepsi top ateine tutulur. Sosyal farkllamadaki piyasa destekli kstaslarn aman vermez gc, grne baklrsa, btn rakiplerini saf d brakmtr: Parann" satn alamayaca mal yoktur. Pazar ynsemeli mahrumiyet ile rk ya da etnik kken temelindeki mahrumiyet ok sk rtr. "Kendileri iin tayin edilmi" kstlamalarla aa bir konumda tutulan gruplar ayn zamanda genel olarak dk cretli ilerde altrlrlar, yle ki "daha iyi konumdaki insanlar"n payna den hayat tarzlarna gleri yetmez. Bu durumda, mahrumiyetin nceden tayin edilmilii gizli kalr. Grnr eitsizlikler yoksul rkn ya da etnik grubun yelerinin yetersiz becerileri, verimlilikleri ya da kavraylar sonucu olarak geitirilir; doutan gelen kusurlar olmasayd, onlar da herkes gibi baarl olurlard. Kskandklar ve taklit etmek istedikleri insanlar gibi olmak, eer isterlerse ve isteklerine uygun davramlarsa, kendi ellerindedir. Ne var ki, teki trl, yeleri piyasa koullarnda baarl olmakla birlikte hl "daha iyi hayat tarzlan"nn kaplar yzlerine kapanan sefil kategorinin durumunda, bu aklama mmkn deildir. Parasal olarak, onlar kulbn yksek aidatm ya da otelin yksek cretini deyebilirler ama yine de girileri engellenir. Mahrumiyetlerinin nceden belirlenmi nitelii bylelikle aa kar; vaat edilenin tersine, parann her eyi satn alamadn ve dolaysyla toplumda insani yerleim iin, esenlikleri ve itibarlar iin, sebatla para kazanp sonra harcamaktan daha baka eyler vardr. Bu bulgular insan zgrlnn teminat olarak serbest piyasaya olan gvenlerini sarsar. Bildiimiz kadaryla, insanlar bilet almaya glerinin yetip yetmemesi bakmndan ayrlabilirler ancak hi kimse bir kere bilet aldktan sonra kapdan evrilemez. Bir piyasa toplumunda, nceden belirlenmi frsat farkllklar hakl gsterilemez ve tan da bu yzden tahamml edilemez. te bu yzden-, "satn alma gc" temelindekiler dnda tm ayrmlara kar bir bakaldrnn ban aynna tabi rklarn, etnik gruplarn, dinsel cemaatlerin, dil topluluklarnn varlkl, daha baarl yeleri ekmitir (bir dereceye kadar, feminist mcadele de gcn tketim toplumunun "ruluna" ya da en azndan vaatlerine yabanc ayrmlardan alr). "Kendini yapan kiilerin", hayat tarz "kabileleri"nin serpilip gelimesinin, tketim kalplar yoluyla farkllamasnn yaand a ayn zamanda rksal, etnik, dinsel ya da cinsiyet ayrmclna kar direnilerin de adr; bu insan haklan iin -yani, ilke olarak bizim yaadmz trdeki toplumun inanlarna gre, bir birey olarak herhangi bir insann abalaryla stesinden gelinemeyecek olanlar dnda, her tr kstlamann kaldrlmas iin- kararl mcadelelerin verildii bir adr. 236 XII Sosyolojide tarzlar ve aralar Blm blm, paylatmz gndelik deneyimler dnyas iinde birlikte yolculuk ettik. Sosyolojiyi de bize rehberlik yapsn diye davet ettik: Sosyolojiye, eer gndelik kayg ve sorunlarmz yol boyunca karmza kacak olursa, grdmz ve yaptmz ey hakknda yorum yapma ii verildi. Herhangi bir rehberli gezide olduu gibi, rehberimizin nemli hibir eyi kanmadmzdan emin olmamz salayacan ve tek bamza kalsak mutlaka gzden karacak olduumuz eylere dikkat ekeceini umduk. Ayn zamanda rehberimizden, bize ancak stn kr bildiimiz eyleri aklamasn -onlar hakknda bilmediimiz hikyeler anlatmasn-da bekledik. Rehberli gezimizin sonunda eyleri balangtakinclen daha iyi bilir ve kavrar hale geleceimizi umduk; bu gezinin ardn dan gnlk hayat uralarmza yeniden daldmzda, karlatmz sorunlarla baa kmak iin daha iyi donanml olacamz umduk- Onlar zme gayretlerimizin zorunlu olarak daha baarl olaca anlamna gelmez bu; ancak artk en azndan sorunlarn ne olduunu ve zmlerinin, eer varsa, neyi gerektirdiini bileceiz. Ben grnd kadaryla sosyolojinin gezimiz boyunca kendisinden istediimiz grevlerin gayet iyi stesinden geldiine inanyorum; ancak o zaman, eer ondan bize bir yorum, gndelik deneyimlerimiz hakknda bir dizi aklayc dipnot salamasndan te eyler yapmasn istemi olsaydk, bizi hayal krklna uratacakt. Yorum tam da sosyolojinin yapmak zorunda olduu eydir. Sosyoloji, gnlk hayatlarmzda elde ettiimiz ve kullandmz bilginin anlamasdr: nk sosyoloji plak gzn tespit edemeyecei baz incelikli ayrmlar ve ilk bakta hemen belli olmayan baz balantlar aa karr; ayn zamanda haritay gnlk deneyimlerimiz ufkunun tesine uzatr, bylece mesken edindiimiz topraklarn kendi bamza

kefetme ansmzn olmad dnyaya ne kadar uyduunu grebiliriz. Sosyoloji olmakszn bildiklerimiz ile onun yorumlarn iittikten sonra bildiklerimiz arasndaki fark doru ile yanl arasndaki fark deildir (ancak kabul edelim ki, sosyolojinin urada burada yanl dncelerimizi dzelttii de olur); fark asl olarak yaadklarmzn ancak ve ancak bir biimde tanmlanabilecei ve aklanabileceine inanmak ile muhtemel ve makul- anlatmlarn saysnn ok fazla olduunu bilmek arasndadr. O halde sosyoloji, anlam araymzn sonu deil, araymz srdrmemiz iin bir tevik ve merakn kaybolduu ve arayn durduu honutluk hali iin bir engeldir. Denir ki, sosyolojinin yapabilecei en iyi hizmet, grnteki benzer eyleri beklenmedik alardan gstererek ve bylece tm bildik eyleri ve zgvenleri zayflatarak "ar aksak ilerleyen hayal gcn kkrtmak"tr. Gelgelelim, genel anlamda sylersek, "sosyal bilim" olarak (yani, sradan grler ve kanlar karsnda stnlk iddia eden ve eylerin gerekten nasl olduu hakknda gvenilir, salam ve doru bilgiye sahip olduuna inanlan bir bilgi demeti olarak) sosyolo23K jinin verebilecei ve vermesi gerektii hizmetlere ilikin birbirinden ok farkl iki beklenti vardr. Beklentilerden biri sosyolojiyi sorunlarmzn ne olduunu, onlara ilikin neler yapacamz ve onlardan nasl kurtulacamz anlatma vaadinde bulunan trden teki uzmanlk alanlaryla ayn kaba koyar. Sosyoloji bir tr kendi iini kendin yap brifingi ya da hayat sanatn -istediklerimizi nasl elde edeceimizi, yolumuza dikilen herhangi bir engelin zerinden nasl atlayacamz ya da kenarndan nasl geeceimizi- reten bir ders kitab olarak grlr. Bylesi bir beklentinin varaca yer, durumumuza ilikin eitli unsurlarn nasl birbirine bal olduu bilgisini bir kere edinmisek, o durumun denetimini ele geirmekte, onu amalarmza boyun edirmekte ya da en azndan bu amalara daha iyi hizmet etmeye zorlamakta zgr olacamz umududur. Bu, son tahlilde, bilimsel bilgi dediimiz eydir. Biz o bilgiye ok yksek bir paye veririz nk inanrz ki, onun salad bilgelik kiinin olaylarn nasl gelieceini kestirmesini salayan trdendir; ve olaylarn geliim seyrini (bylelikle kiinin kendi eyleminin sonularn da) kestirme yetisi kiinin zgr ve rasyonel davranmasn -yani, ancak ve ancak arzulanan sonulan vermeyi garanti eden trden hamleler yapmasnsalayacaktr. teki beklenti ncekiyle yakndan ilikilidir ancak o arasal olarak faydallk fikrinin altnda yatan varsaymlar -nceki beklentinin dile getirme ihtiyac duymad nclleri- aa vurur. Bir durumun denetimini elinde bulundurmak, u ya da bu biimde (her zaman o durumun paralar olan) teki insanlarn istediimizi elde etmemize yardmc olacaklar ekilde davranmaya ayartmak, zorlamak ya da olmazsa sebep olmak anlamna gelmelidir. Bir kural olarak durumun denetimini elinde bulundurmak teki insanlarn denetimini elinde bulundurmaktan baka bir anlama gelemez (nihayetinde, bu normalde, "arkadalar kazanma ve insanlar etkileme" yolu olarak yaama sanatnn gereidir). kinci beklentide, bu bakalarn denetleme arzusu ne kar. Sosyolojinin hizmetlerine, onlarn, bir nceki blmde iinde yaadmz modern zamanlarn ayrc bir zellii olduunu grdmz dzen salama ve kaosu uzaklatrma gayretlerine yardmc olacaklar umuduyla bel balanr. nsan eylemlerinin isel kaynaklarn kefederek sosyologdan, insanlardan gstermeleri istenen trden davran ortaya karmak ya da alternatif olarak tasarlanan dzen modelinin uygun grmedii her davran ortadan kaldrmak iin, eylerin nasl dzenlenmesi gerektiine ilikin pratik olarak faydal bilgiyi salamas beklenir. te bu yzden, fabrika sahipleri sosyologlara grevlerin nasl nleneceini, yabanc bir lkeyi igal eden silahl glerin komutanlar gerillalarla nasl mcadele edileceini sorabilir; polis kuvvetleri gsterici kalabalnn nasl datlaca ve potansiyel asilerin nasl etkisiz tutulacana ilikin pratik neriler bekleyebilir; ticari irket yneticileri muhtemel alclar rnleri satn almaya ikna etmenin en iyi yollarn isteyebilir; halkla ilikiler grevlileri anlamal olduklar politikaclar nasl daha popler ve seilebilir yapabileceklerini aratrabilirler; politikaclar ise hukuku ve dzeni korumann -yani, vatandalar tercihen gnll olarak ama boyun emekten holanmadklarnda da, yasalara boyun edirmenin- yntemleri konusunda tavsiyeler isteyebilir. Btn bu taleplerin vard yer: Sosyologlar baz insanlara, zgrlklerini snrlayacak ve davranlarn daha fazla kestirilebilir klacak ekilde, zgrln nasl azaltlaca konusunda tavsiyelerde bulunmaldr. Konu edilen insanlarn kendi eylemlerinin zneleri olmaktan, baka insanlarn eylemlerinin nesnelerine nasl dntrleceinin; pratikte, insan eylemine ilikin olarak insanlarn yaptklar eyin dardan uygulanan baskyla tamamyla belirlendii bir tr "bilardo topu" modelinin nasl gerekletirileceinin bilgisi istenmektedir. nsan eylemi byle bir "bilardo topu" modeline ne kadar yaklarsa, sosyolojik hizmetler

dnlen amalar iin o kadar faydal olacaktr. nsanlar, seiciler ve karar vericiler olmaktan karlamazsa bile, eylemlerinin dsal balam ylesine mani-piile edilecektir ki, yaplan seimlerin ve alnan kararlarn maniplatrlerin isteklerine kar gelmesi tamamen imkanszlaacaktr. Genelde, bu trden beklentiler sosyolojinin bilimsel olmasna, yani, bolca grlen pratik yararll -getirdii somut faydalar- yznden byk sayg gren yerleik bilimlerin kalplarna uygun 240 olarak etkinliklerini ve ardndan rnlerini biimlendirmesi talebine kar. Sosyoloji, rnein fizik ya da kimyann salad gibi kesin, pratik olarak faydal ve etkili reeteler vermelidir. Bandan beri bu ve benzer bilimler kesin tanmlanm bir bilgi elde etmeyi hedeflemektedir: Sonuta, alma nesneleri zerinde tam hakimiyete yol aan trden bir bilgi. "Doa" demek olan nesne kendi iradesi ve maksadndan uzaklatrlmtr, yle ki nesne, hi tereddtsz onu kendi ihtiyalarnn daha iyi karlanmas iin kullanmak isteyen insanlarn irade ve maksatlarna tamamen boyun edirilebildi. "Doal" nesnelerini betimlemekte kullanlan bilim dili, maksat ya da anlama gnderme yapan tm terimleri titizlikle ayklad; byle bir temizlik hareketinden geriye bir "nesnel" dil, nesnelerin eylemi, rettii deil, kabul ettii oranda kuran bir dil kald; nesnelerini, deimeksizin "kr" olarak, yani herhangi bir zgr amac ve niyeti olmayan bir ey olarak betimlenen d glerin darbelerine maruz kalan nesneler olarak kuran bir dil. Byle tanmlandnda, doal dnya "herkesin mal", ekilmeyi ve bilinli olarak insan yerleimine uygun olacak ekilde tasarlanm bir alana dntrlmeyi bekleyen bakir bir toprak paras olarak kavrand. Bilimin nesnellii, bulgularn, amalar olan insan ile bu amalara gre biimlen-dirilmeye ve kalba dklmeye yazgl doa arasndaki kapatlamaz uurumu vurgulayan duygusuz, teknik bir dille aklamasnda ifadesini bulmutur. Bilimin ilan edilen amac "insan trnn doa zerinde hkimiyeti"ne yardmc olmakt. Dnya zihinlerdeki bu maksatla kefedildi. Doa zerinde allacakt ki, insann usta elleri ona istedii ekli nasl vereceini bilecekti (rnein, heykeltralar ve onlarn bir insan ekline dntrmeyi istedikleri mermer kalplarn dnn. Amacna ulamak iin, heykeltra nce tan yapsal niteliklerini renmelidir. Mermeri krmadan kesmek ve yontmak zere g uygulanabilecek belli dorultular vardr. Kafasnda tad biimi mermere dayatmak -ta tasarsna boyun edirmek- iin, heykeltra bu dorultulan nasl tanyacan renmelidir. Arad bilgi cansz ta iradesine boyun edirecek ve ahenk ve gzellik fikirlerine gre onu yeniden biimlendirmesini salayacaktr). Bilimsel bilginin izledii yol bu dur: Bilimin nesnesini aklamak, u ya da bu olduunda ne olacan kestirme yetisi kazanmaktr; bylesi bir kehanet yetisi ile kii eylem yapabilecekti -yani artk zaptedilmi ve uysal gerekliin bir paras zerine, seilen amaca daha iyi hizmet edecek tasar kaz-nacakt. Gereklik, her' eyden nce insann maksatl etkinliine kar bir direni olarak grld. Bilimin hedefi bu direniin nasl krlacan bulmakt. Sonuta dnyann zaptedilmesi insanln doal kstlamalardan kurtuluu, bir bakma kolektif zgrlmzn artmas anlamna gelecekti. Die dokunur her bilginin, bu bilim modeliyle badamas tevik edildi ve beklendi. Genel kabul grmeye, akademik dnyada bir yer, kamusal kaynaklardan bir pay almaya aday her tr bilgi, doa bilimlerine benzediini, dnyay insan maksatlarna daha uygun yapmamz salayacak ekilde benzer faydal, pratik bir talimat verebildiini kantlamak zorundayd. Doa bilimleri tarafndan konmu kstaslara uyma basks muazzamd ve kar koyulmas hemen hemen imknszd. Sosyal dzen mimarlarnn ya da tasarmclarnn roln oynamay akllarndan bile geirmemi olsalar bile, istedikleri tek ey insanlk koulunu daha eksiksiz kavramak olsa bile, sosyolojinin kurucu babalarnn hkim bilim modelini "iyi bilginin ve her tr kavray tarznn ilkrnei olarak zmnen ya da aktan kabul etmekten baka areleri yoktu. Bu yzden, insan hayat ve faaliyetlerinin aratrlmasnda doa bilimleri tarafndan kullanlan yntemler kadar kesin ve nesnel yntemlerin dnlebileceini ve sonuta ayn ekilde kesin ve nesnel bir bilgiye ulalabileceini gstermek zorunda kaldlar. Sosyolojinin kendisini bilim katna karabileceini ve dolaysyla akademi ailesine onun yal ve sekin yeleriyle eit temelde kabul edilebileceini kant-lamalydlar. Bu ihtiya, bir kere akademik retim ve aratrma dnyasndaki teki bilimler arasnda yer almaya kararl olduktan sonra, benimsenen sosyolojik sylemin biimini aklamakta ok ie yarad. Sosyolojiyi "bilimsel" klma abas syleme hkim oldu; bu grev katlmclarnn ilgi alanlar arasnda ba sraya oturdu. Tomurcuklanan akademik sosyolojinin meydan okuyulara karlk verebilel,| FlfiARKA/Sosyolcjik Dnmek cei strateji vard. de denendi ve sonuta de yerleik sosyolojinin ald ekli belirledi.

lk stratejinin en iyi rnei Fransa'da akademik sosyolojinin kurucusu Emile Durkhein'n retileridir. Durkheim, bilimsel stat peindeki btn bilgi alanlarnn paylat bir bilim modelinin olduunu veri olarak ald. Bu model, her eyden nce, nesnellii ile alma nesnesine almay yapan zneden tamamen farkl olarak aratrmacnn tetkikine tabi klnabilen, gzlenebilen ve kesinlikle yansz ve ayr bir dil iinde aklanabilen, "orada" bir ey olarak ele almasyla nitelendi. Her bilim ayn ekilde hareket ederken, bilimsel disiplinler birbirlerinden ancak ayn trden nesnel bak gerekliin ayr alanlarna yneltmeleriyle ayrlr; dnya, deta parsellere blnr ve bu parsellerin her biri ait olduu bilimsel disiplin tarafndan aratrlr. Aratrmaclar hep ayndr, hepsi ayn tr teknik beceriyle donanm ve ayn kurallara ve davran koduna tabi bir etkinlik yrtrler. Ve zerinde altklar gereklik hepsi iin ayndr, her zaman "orada" gzlenmeyi, tanmlanmay ve aklanmay bekleyen eylerden olumutur. Bilimsel disiplinleri birbirinden ayran tek ey aratrma alanlarnn ayrldr. eitli bilim dallan dnyay kendi aralarnda bltrr ve her biri kendi parasyla, kendi "eyler koleksiyonu" ile megul olur. Eer bilimin yapt buysa, sosyolojinin bilim iinde bir yer bulmas, bir bilim haline gelmesi iin mevcut bilimsel disiplinlerin henz ele almadklar bir dnya kesimi bulmas arttr. Denizleri dolaan bir kaif gibi, sosyoloji hi kimsenin henz egemenlik iddiasnda bulunmayan bir kara paras kefetmelidir ki, kendi bilimsel yetkinliinin ve otoritesinin rakipsiz alann oluturabsin. Basite sylersek, bir bilim olarak ve ayr, egemen, bilimsel bir disiplin olarak sosyoloji ancak o gne kadar ihmal edilmi bir "eyler koleksiyonu"nun hl bilimsel tetkike konu edilmeyi bekler bulunmasyla merulatnlablirdi. Durkheim, zel olarak sosyal olgularn -zelde hibir kiiye ait olmayan kolektif fenomenlerin (ortak inanlar ve davran kalplar gibi)- olduklar haliyle eyler olarak ele alnabileceklerini ve teki eyler gibi nesnel, ayr bir biimde aratrlabileceini ileri sr yordu. Aslnda, bu fenomenler sizin ve benim gibi bireylerin gznde gerekliin geri kalamyla ayn grnr: Somut ve inatdrlar ve onlarn olmamasn ileyemeyeceimiz gibi onlar tanyp tanmamamzdan bamsz olarak vardrlar. Tpk ona baksam da bakmasam da, onu dnsem de dnmesem de, odamda belli bir yer igal eden masa ve sandalye gibi, onlar, bilsek de bilmesek de oradadrlar. .Dahas, onlar ancak felaketim pahasna ihmal edebilirim. Eer sanki onlar yokmu gibi davranrsam, fena halde cezalandrlrm (eer doal yerekimi yasasn grmezden gelip odadan kmak iin kap yerine pencereyi kullanrsam, cezaya arptrlrm - kolum bacam krlr. Eer bir sosyal normu -almaya kar yasalar ve ahlk kurallarn- grmezden gelirsem, yine cezaya arptrlrm; hapse atlrm ya da hemcinslerim tarafndan lanetlenirim). in asl, bir sosyal normun mevcudiyetini zor bir yoldan -normu inediimizde ve bu yzden istemeden kendimize kar cezai yaptrmlarn "fitilini atelediimizde"reniriz. Bu yzden, diyebiliriz-ki, kukusuz insansz olmayacaksa da, sosyal fenomenler birey olarak insann iinde deil dndadr. Doa ve onun mutlak yasalar ile birlikte, her insann nesnel evresinin, herhangi bir insan eylemi ya da btn olarak insan hayatnn, dsal koullarn olutururlar. Onlarn glerine tabi insanlara sorarak sosyal fenomenler hakknda bireyler renmek anlamsz olacaktr (umak yerine yryen insanlarn kanaatlerini toparlayarak yerekimi yasas zerine aratrma yaplamaz). nsanlara sormak yoluyla elde edilebilecek enformasyon bulank, ksmi ve yanltc olacaktr: Sorularmz ynelttiimiz insanlar, aratrmas yaplan fenomenleri onlar bulmu ya da yaratm olmadklarndan, onlar zaten olduu gibi ve hazr bulduklar ve ou kez onlarla ki-sa bir an iin ve bir ynyle karlamak dnda karlamadklarndan (yani, mevcudiyetlerinden haberdar olmadklarndan), syleyecekleri ok fazla deildir. Bu yzden, sosyal olgular dorudan, nesnel olarak, "dardan", sistematik gzlem yoluyla, zellikle "oradaki" eylerin geri kalan zerinde alrken olduu gibi aratrlmaldr. Durkheim, nemli bir anlamda, sosyal olgularn doal olgular244 : i1 3a dan farkl olduu fikrine katlr. Doann yasasn ^ dndan gelen zarar arasndaki balant otomatiktir; ir* (ya da hikimsenin tasarm) ile gndeme getirilmez, munu inemekle norm ineyenlerin maruz kaldkla'^ balant tersine "insan yapsdr. Belli davranlar, b^etw ni failine zarar verdii iin deil, toplum onu mahkyt^1 cezalandrlr (bylelikle, alma hrsza zarar vermez, (1t^ bile salayabilir; eer hrsz sonuta ceza grrse, buny ^ ned^ ni sosyal duygularn hrszlk karsnda ar basmasd'(ji igel^ lim, bu farkllk sosyal

normlarn "eylere benzer" mt^ Va ^ stlerinde nesnel aratrmann uygulanabilirliim de ,a , ' ['k tersine, bu farkllk normlarn "eylere benzer" doiy^ s bulunur nk normlar dzenliliin ve insan davrann^ syla bizatihi toplumsal dzenin, rastlantsal olmayan ^ malzemesi ve etkin nedenleri olarak ortaya karlar. Irv^ snn sahici aklamasn mmkn klan zihinsel du^j psikologlarn istekle aratrdklar trden bireysel dU'dav deil, bu gibi "eylere benzer" sosyal olgulardr, ina) b^ doru olarak anlatmay ve aklamay isteyen sosyolog ancak bireyin kendisinin bize anlatabilecei -ve bu y^ ok ln\ ruhunun" gzlemlenemez ve nfuz edilemez "gizler ^n <K ^ maya mahkm- bireysel psie, niyetler ve zel anlaml' Ve *"*%_ dan gemekte ve bunun yerine dardan gzleneble^r^! *\ malde onlara bakan her gzlemciye ayn grnen feno r ar^_ trmaya arlk vermekte hakldr (ona bu salk verilir^ Bu, sosyolojinin bilimsel statsn savunmak iin h ^ 'le muhtemel stratejilerden biridir. ok farkl bir strat^jm^ ber'in eserleriyle birlikte ortaya kmtr. "Bilimsel %jj nin ak ve ancak bir yolunun olduu ve bu yzden sos/ - n d bilimlerinin pratiklerini sorgusuz sualsiz taklit etmesi ^ ^_ ri iddetle reddedilir. Bunun yerine Weber, sosyoloji^,-,, ln. ^ limsel bilgiden beklenen kesinlikten birey kaybetmedi ^ \_ yoloji tarafndan incelenen insan gereklii doa biU' ili^,^nc);lll aratrlan insani olmayan dnyadan farkl ise doa ayn ekilde farkl olmas gerektiini savunmutur nsan gereklii, insan faillerin eylemlerine anlam katmalary-la, farkldr, aslnda esizdir. Faillerin gdleri vardr; kendilerine koyduklar amalara erimek iin eylem yaparlar. Onlarn eylemlerini aklayan bylesi amalardr. Bu nedenle, fiziksel maddelerin uzamsal hareketleri ya da kimyasal tepkimelerin aksine, insan eylemlerinin aklanmak yerine anlalmaya ihtiyac vardr. Daha ak bir deyile, insan eylemini aklamak onu anlamak, fail tarafndan ona bahedilen anlam kavramaktr. nsan eylemlerinin anlaml olmas ve bu yzden zel tr bir aratrmaya ihtiya duymas Weber'in kefi deildir. Tersine, bu fikir anlambilim'in -bir edebi metinde, bir tabloda ya da yaratc bir insan ruhunun baka bir rnnde yatan "anlamn kefi"nin teorisi ve pratii- kurulmasndan beri, uzun zamandr bilinmekteydi. An-lambilimsel incelemeler bouna bilimsel stat kazanmak iin mcadele veriyordu. Anlambilim teorisyenleri, anlambilimsel almann yntemi ve bulgularnn bilimin yntemlerinin ve sonularnn olduunu gsterdii kadar, nesnel olabileceini, yani, anlambilimsel incelemenin ynteminin kurallar izleyen herhangi bir aratrmacnn ayn sonulara ulaabilecekleri kesinlikte bir sisteme balanabileceini gsterme zorluuyla kar karya kaldlar. Bylesi bir bilimsel ideal, grnd kadaryla, anlambilimciler iin eriilemez bir eydi. yle ki, anlamn kavramak iin, metnin yorumcular "kendilerini yazarn yerine koymal", metni yazarnn gznden grmeli, yazarnn dncelerini dnmeliydiler; ksaca, yazar gibi olmaya, dnmeye, aklyrtmeye ve duymaya almalydlar (bu tr, kendini yazarn hayatna ve ruhuna "aktarma", yazarn deneyimini yeniden yaama ve kopya etme abasna eduyum deniyordu). Bu, yazarla sahici bir yaknlama ve muazzam bir hayal gc gerektirir; ve sonular herkesin eit baaryla uygulayabilecei tektip bir ynteme deil, tek bir yorumcunun emsalsiz maharetlerine bal olacaktr. Bu yzden, yorumlama sreci bir btn olarak bilimden ok sanata aittir. Eer yorumcular son derece farkl yorumlar yaparlarsa, rakip neriler arasndan zengin, daha geni al, derin, estetik olarak ho ya da hi deilse tekilerden daha doyurucu olan biri seilebilir; ancak bunlar holanmadmz 246 yorumun yanl ama tercih ettiimiz yorumun doru olduunu sylememizi salayacak nedenler deildir. Ve doru olduu kesinlikle teyit edilemeyen ya da yanll kantlanamayan bir tez bilime ait olamaz. Ne var ki Weber, onlar anlamay amalayan (yani anlambilim gibi anlamlarn kavramaya abalayan) bir insan eylemleri incelemesi olarak sosyolojinin bilimsel bilginin ayrc zellii olan nesnellik dzeyine eriebileceinde srar etti. Baka bir ifadeyle, We-ber sosyolojinin znel insan gerekliinin nesnel bilgisini yaratabileceini, ve yaratmas gerektiini srarla belirtti. Kukusuz, tm insan eylemleri byle yorumlanamaz nk eylemlerimizin ou ya geleneksel ya da hissidir onlara alkanlklar ya da duygular yn verir. ki durumda da eylem dnmszdr fkeyle davrandmda ya da bir rutini izlediimde, ne eylemim zerine kafa yorarm ne de zel amalar gderim; eylemimi zel bir amaca ynelik bir ara olarak tasarlamadm gibi denetlemem de. Geleneksel ve hissi eylemler, tpk doal fenomenler gibi zihnimin denetleyemedii unsurlar tarafndan belirlenirler; ve doal fenomenler gibi, en iyi nedenleri gsterildiinde kavranrlar. Nedensel bir aklama yerine bir anlam kavray iin, rasyonel eylemler, yani dnml eylemler, hesapl eylemler, bilinli olarak benimsenmi ve denetlenen ve bilinli olarak

dnlm bir amac hedefleyen eylemler ("iin" eylemleri) gereklidir. Gelenekler eitli ve duygulanmlar dorudan doruya kiisel ve zel olsalar bile, amalarmz onlar baarmak iin setiimiz aralarla lmeye kalkmamzn altnda yatan gereke btn insanlar iin ortaktr. Bylelikle, gzlediim eylemin anlamn failin aklndan neler getiini tahmin ederek, "dnceleri dnerek" (baka bir ifadeyle, enpatiyle) deil, eylemi, anlaml olan ve bu yzden eylemi benim iin ve herhangi bir baka gzlemci iin anlaml klan bir motifle eletirerek karabilirim. Okul arkadanza fkeyle vurmanz, eer ben hibir zaman gl duygular yaamam halim'selim bir kiiysem, benim iin hibir anlama gelmeyebilir. Ancak eer ben "sabahladnz", gece ge saatlere kadar bir makale yazdnz grrsem, grdm eyin anlamn kolaylkla zebilirim (ve herkes bunu yapabilir) nk makale yazmann bilgi edinmenin mkemmel, snanm bir yolu olduunu biliyorum. Grnd kadaryla Weber, ksaca unu varsayyor: Bir rasyonel akl baka bir rasyonel akl tanyabilir; aratrlan eylemler rasyonel olduklar (hesaplanm, bir ama gden) mddete, rasyonel olarak anlalabilir bir neden deil, bir anlam ortaya srerek aklanabilir. Sosyolojik bilginin bu yzden bilimden aa kalmas gerekmez. Tam tersine, onun yalnzca betimlemekle kalmad nesnelerini -insan nesnelerini- ayn zamanda anlayabilmesiyle bilim zerinde ak bir stnl vardr. Ne kadar batan sona kefedilmi olursa olsun, bilimin betimledii dnya anlamsz durur (aa hakknda her eyi bilebilirsiniz ama aac "anlayamazsnz"). Sosyoloji bilimden tesine gider - o zerinde alt gerekliin anlamm yakalar. Sosyal aratrmalar bilim katna karmay hedefleyen nc bir strateji daha vardr: Bilim gibi, sosyolojinin de dorudan ve etkili pratik uygulamasnn olduunu gstermek. Bu strateji zel bir gayretkelikle, pragmatik kafa yaps ve pratik baary, deerin ve nihayet hakikatin yce kstas olarak gren bir lkede, Amerika Birleik Devletleri'nde, sosyolojinin nde gelen isimleri taafndan uygulanmaktadr. Avrupal meslektalarndan farkl olarak ilk Amerikal sosyologlarn yaptklar iin doas hakknda teoriler yapmaya pek vakitleri yoktu; onlar sosyolojik pratiin felsefi hak-llatrlmas ile ilgilenmediler. Bunun yerine, onlar byk bir hevesle sosyolojik aratrmann temin edebilecei trden bilginin yllar boyu arpc sonular alarak kullanlmakta olan bilimsel bilgiyle tamamen ayn biimde kullanlabileceini gstermeye giritiler; bu bilgi de ngrlerde bulunmak ve gereklii "maniple etmek" iin, gereklii ne olursa olsun ve nasl tanmlanm ve seilmi olurlarsa olsunlar, ihtiyalarmz ve niyetlerimize yant verecek biimde deitirmek iin kullanlabilirdi. Bu nc strateji arln sosyal tehis yntemlerinin (sosyal hayatn belli alanlarnda ilerin tam olarak nasl yrdn ayrntlaryla gsteren incelemeler) ve insan davrannn genel teorisini (yani, bu tr davranlar belirleyen unsurlar; bu gibi unsurlarn ek-248 siksiz bir bilgisinin insan davrann ngrlebilir ve maniple edilebilir klabilecei umut ediliyordu) gelitirmeye verdi. Bandan beri, sosyolojinin pratik bir yannn olduu dnlyordu. Sosyolojinin bu zellii, artan su oranlar, ocuk sular, alkolizm, fuhu, aile balarnn zayflamas vb. gibi belli bal sosyal sorunlarn karsna karld. Sosyoloji sosyal tannma ansn, nasl jeoloji ve fizik, gkdelenlerin inasna yardmc oluyorsa, ayn ekilde sosyal srelerin ynetimine yardmc olma vaadi zerine kurdu. Baka bir ifadeyle, sosyoloji kendini sosyal dzenin kuruluu ve srdrlmesi hizmetine soktu. Sosyal yneticilerin, teki insanlarn davranlarn ynlendirme grevini stlenen insanlarn kayglarn paylat. Pratik yararllk vaadi idari faaliyetin her yeni alannda yank buldu ve savunuldu. Fabrikalarda ve madenlerde uzlamazlklar zmek ve atmalar nlemek iin, sava yorgunu askeri birliklerdeki gen askerlerin uyumunu kolaylatrmak iin, yeni ticari rnlerin piyasaya karlmasna yardm etmek iin, eski hkmllerin rehabilitasyonu iin, sosyal refah harcamalarnn verimliliini artrmak iin sosyologlarn hizmetlerinden faydalanld. Bu strateji Francis Bacon'n "doaya itaat ederek boyun edirmek" formlne ok yaknd; doruyu yararllk, enformasyonu denetim, bilgiyi g ile kaynatryordu. Bu strateji, sosyolojik bilginin geerliliini sosyal dzenin ynetimine, dzeni ynetenlerin grd ve dile getirdii biimiyle "sorunlar"n zmne salayabilecei pratik faydalar ile kantlamak zere, g sahiplerinin meydan okuyuunu kabul ediyordu. Ayn ekilde, byle bir strateji izleyen sosyoloji idarecilerin bak asn benimsemek, toplumu "tepeden" bir maniplasyon nesnesi, ona verilmek istenen biime daha kolay uyum salayp girebilmesi iin i yapsnn daha iyi renilmesi gereken sert materyal olarak grmek zorunda kalmt. Sosyolojik ve idari ilgi alanlarnn kaynamas, sosyolojinin devletin, endstriyel ya da askeri ynetim evrelerinin gzne girmesini salamt salamasna ama bu onu tepedeki gcn denetimini gnlden

destekledikleri deerlere, zellikle bireysel zgrlk ve komnal zynetime kar bir tehdit olarak alglayanlarn eletirilerine maruz brakt. Eletirmenler, tartlan bu stratejinin izlenmesinin taraf tutma ve sosyal gcn mevcut asimetrisine aktif bir destek verme anlamna geldiine iaret ediyorlard. Onlar srarla, sosyolojinin salad bilgi ve pratik zm nerilerinin onlardan faydalanmay isteyen herkese eit olarak hizmet edebilecei ve bu yzden ntr ve tarafsz grlebilecei iddiasnn doru olmadn belirtiyorlard. Yneticilerin bak asndan kurgulanm bilgiyi herkes kullanamaz; o bilginin uygulanmas, her eyden nce, ancak yneticilerin elinde olan ve onlarn kullanabildii kaynaklar ister. Demek ki, sosyoloji zaten ipleri elinde tutanlarn denetim glerine g katar; zaten elleri gl olanlarn ansn daha da artrr. Bylelikle, eitsizlik ve sosyal adaletsizlik davasna hizmet edilmi olur. Sosyoloji bylelikle eletiri oklarn zerine ekti. rnleri, uzlamalar pek mmkn olmayan basklara maruz kalmtr. Bir tarafn sosyolojiden yapmasn istedii eyi teki taraf ktln nedeni olarak grmekte ve ona kar kararllkla direnmektedir. Tartmal olma kabahati tek bana sosyolojinin stne atlamaz. Sosyoloji genelde toplumu paralayan somut bir sosyal atmann, bir i elikinin kurban olmutur; bu onun zemeyecei bir elikidir. eliki modern toplumun doasndan gelen, bizatihi rasyonel-letirme projesinde yatar. Rasyonellik iki kenar keskin bir kltr. Bir yanda, insan bireylerinin kendi eylemleri zerinde daha fazla denetim kazanmalarna yardm eder. Grdmz gibi, rasyonel hesap eylemi failin amalarna daha uygun hale getirilebilir ve bylelikle verimliliini artrabilir. Genel olarak bakldnda grlr ki rasyonel bireylerin amalarna ulama ihtimali plan ve hesap yapmayan Ve eylemleri zerine kafa yormayan bireylere gre daha fazladr. te yandan, bir kere bireysel eylem evresine -genelde toplum rgtlenmesine- uygulandnda, rasyonel analiz pekl bireysel tercihlerin ufkunu daraltabilir ya da bireylerin amalar peinden gitmek iin faydalanabilecekleri aralar havuzunu kurutabilir. Taban tabana zt bir etki yaratabilir, yani bireysel zgrl snrlayabilir. Sonu olarak rasyonelliin muhtemel kullanmlar ikin olarak badamazdr ve tartmal kalmaya mahkmdur. 2M> Sosyolojiyi kuatan tartmalar yalnzca rasyonelliin ift yzl doasn yanstr. Sosyolojinin bunu deitirmek iin yapabilecei ok ey yoktur ve bu yzden tartma srecektir. G sahipleri sosyolojiyi uyruklar zerindeki hakimiyetlerini zayflatmak ve sosyal huzursuzluk ve bozgunculuk dedikleri eyi kkrtmakla sulamaya devam edecektir. Mevcut kaynaklan ellerinde tutanlar tarafndan dayatlan soluk kesen kstlamalar karsnda hayat tarzlarn savunan insanlar sosyologlar can dmanlarnn danmanlar ve akl hocalar klnda grdklerinde hayrete dmeye ya da zntye kaplmaya devam edeceklerdir. Her bir durumda, sulamalarn dozu atmann mevcut iddetini yanstacaktr. ki cepheden saldrya urayan sosyoloji bilimsel statsnn derinlemesine sorgulandna tank olur. Muhalifleri canla bala sosyolojik bilginin geerliliinin gayrimeru klnmasyla uramaktadr ve bilimsel stat verilmemesi de bu amalarna hizmet eder. Belki de, sosyologlar bilim insanlar olma statleri konusunda bu kadar duyarl klan ve hem akademik dnyay hem de kamuoyunu sosyologlarn rettii bilginin bilimsel bulgulara atfedilen kstaslara uygun doruluk deeri tayabildiine ikna etmek iin hi durmadan yeni abalara iten ey, akademik dnyadaki az sayda daln kar karya kald bu ikili saldrdr. abalar sonusuz kalmtr. Ne var ki, bu abalar ayn zamanda dikkatleri sosyolojik dncenin gnlk hayata verebilecei gerek hizmetten de uzaklatrm-tr. Dzenli bir vizyon, dzenin bir vizyonu olarak her bilgi, bir dnya yorumu ierir. Genelde inandmz gibi, eyleri olduklar haliyle yanstmaz; eyler, daha ok, sahip olduumuz bilgiyle varlk kazanrlar: Sanki, ham, olgunlamam duygularmz bilgimizin elekten geirerek onlar iin hazrlad kategoriler, snflar, trler biimindeki blmelere ald eyler iinde younlamtr. Bilgimiz arttka grdmz eyler artar, dnyada ayrmna vardmz farkl eylerin says artar. Ya da, daha dorusu, "ok bilgiliyim" demekle "dnyada ok eyin ayrmndaym" demek ayn anlama gelir. Eer resim sanat zerinde alyorsam, daha nce bende hep ayn izlenimi brakan "krmzlk" artk "krmzlar ailesi'Yin giderek artan sayda zgn ve son derece farkl yelerine ayrrlar: Artk Ad-rianople krmzsn, alev kzlln, pleme krmzsn, Hindistan krmzsn, Japon krmzsn, lal rengini, koyu krmzy, yakut rengini, al, parlak krmzy, kan rengini, gl krmzsn, cart krmzy, Napoli krmzsn, Pompei krmzsn, ran krmzsn ve srekli artan sayda teki krmzlar birbirinden farkl grrm. Sanattan bihaber, eitimsiz'bir kii ile okuldan yetimi bir sanat ya da bir sanat eletirmeni, bir uzman arasndaki fark ikincinin gayet aikr (ve "doal") olarak farkl ve ayr grd renkleri

gremeyen birincide kendini gsterir. Bu fark ayn zamanda birinci ki- sinin sahip olduu genelde "krmzl" grme, tm nesnelerin ayn renk krm;-nn eitli tonlarna boyandn alglama yetisini kaybetmi ikinci kiide kendini gsterir. Btn alanlarda, bilgi edinme nasl yeni ayrmlara gidileceini, tektip olann nasl paral klnacan, ayrmlarn nasl daha derinletirileceini, geni snflarn nasl dar snflara paralanacan renmekten ibarettir, bylelikle deneyimin yorumu daha zenginleir ve eitlenir. Sklkla, insanlarn sahip olduklar eitimin kullandklar szcklerin zenginlii (dillerinin ne kadar szck ierdii) ile lldn duyarz. Baz eylere "ho" diyebiliriz; ancak "holuklar" daja zgnletirilebilir ve o zaman grlr ki, byle betimlenen eyler eitli nedenlerle -zevk verici, leziz, nazik, uygun, zevkli ya da "dorusunu yapan"- "ho" olarak yaanmtr. Demek ki, deneyimin ve sz daarnn zenginlii birlikte artyor. Dil, halihazrda olanlar aktarmak zere, "dardan" gelmez. Dil bandan beri hayatn iindedir. Aslnda, dilin bir hayat biimi olduunu ve her dilin -ngilizce, ince, Portekizce, ii snf dili, "zppe" dili, kamu grevlilerinin "resmi" dili, yeralt dnyasnn argosu, yeniyetme etelerinin azlan, sanat eletirmeninin dili, gemicilerin, nkleer fizikilerin, cerrahlarn ya da madencilerin dili-kendi balarna bir hayat biimi olduunu syleyebiliriz. Her biri birlikte bir dnya haritas (ya da dnyann zgl bir kesimini) ve bir davran kodunu paralel ve egdml iki dzen, iki ayrm 252 dzlemi (biri algnn, teki de davran pratiinin dzlemi) '~>a^j meydana getirir. Her bir hayat biiminin iinde, harita ve kc*^ mak halindedir. Onlar ayr ayr dnebiliriz ancak pratikte \^-^-rinden ayramayz. eylerin isimleri arasnda yaplan aynini^ Qn_ lan n niteliklerindeki -ve dolaysyla kul tanmlar ndaki ve c\ . kar tutumumuzdaki- farkll alglamamz yanstr; ancak '>jte]j^ farklarn tanmamz onlara kar tutumumuzdaki ve tutumun^ nedeni olan beklentilerimizdeki farkll yanstr. imdi rv 1*1 ^ J^ vardmza bir bakalm: Anlamak nasl devam edileceim b^mek tir. Ya da tersi: Eer nasl devam edileceini biliyorsak, anla,^ demektir. te tam da bu rtme, ikisi -eylem biimimiz ve d^ _ yi grme biimimiz- arasndaki bu ahenk yznden farkll^ eylerin kendilerinde olduklarn, bizi kuatan dnyann ayrtrdmz ayr paralara blnm olduunu, isimlerin drlm eylere "ait" olduklarn sanrz. Hayat biimleri sonsuzdur. Kukusuz, her biri dierinden - , ldr; ayrmlar, nihayetinde, onlar ayr hayat biimleri yapa^ lerdir. Ancak bunlar birbirlerinden almaz duvarlarla ayrlm^m tr; bunlar, ilerinde her eye sahip, ierdikleri her ey onlara, ^ac]g_ ce onlara ait, kendine yeterli kapal dnyalar olarak dnln>eme_ lidir. Hayat biimleri dzenli, paylalan kalplardr -ancak slWj,a biri dierinin zerine eklenmitir. rtrler ve toplam hayat qe yiminin seilmi alanlar iin yarrlar. Hayat biimleri deta ja j^_ 1 seimler ve toplam dnyann ayn paralarnn ve ortak nav^^cjan karlan ayn eylerin alternatif dzenlenileridir. Bir gn btv n_ ca, ben birok hayat biimini yaarm; ancak hangi biimi y^ sam yaayaym, yanmda teki biimlerden bir para tarm ^ , ki, altm aratrma grubundaki davran tarzm zel nayatrrc}a katldm tarzlarn blgesel ve yerel zelliinin "kusurlarn^ ba_ rndnr; bu yresel hayat biiminde yer almam zamanla ait ^^_ um ve hayatlarn paylatm zel bir dini tarikatin izlerini vb.). Hayatm boyunca yaadm her hayat biimi iinde, far^ ,,' dizi insanla bilgileri ve davran kodlarn paylarm; ve bu i|^san_ larn her biri katldklar hayat biimlerinin tek bir bileimini y _ yabilir. Bu nedenle, hibir hayat biimi "an" olmad gibi, sonsuza dek verili de deildir. Benim bir hayat biimine giriim kendi adma pasif bir yol yordam renme sreci olmad gibi, imdi boyun emek niyetinde olduum kat kurallara uysunlar diye fikirlerimin ve yetilerimin eilip bklmesi, ekle sokulmas ve kesilip biilmesi sreci de deildir. Benim bir hayat biimine giriim dahil olduum hayat biimini deitirir: ikimiz de deiiriz; yeni girdiim hayat biiminin ieriini (iimde tadm teki hayat biimleri eklinde) deitirme meziyetim vardr, yle ki benim giriimden sonra bu hayat tarz ncekinden farkldr. Ve bylelikle her zaman deiir. Her bir katlm (bir hayat biimini oluturan dili renme, hkim olma ve uygulama) yaratc bir eylem, bir dntrme eylemidir. Baka bir ifadeyle, onlar paylaan cemaatler gibi diller de ak ulu ve dinamik oluumlardr. Ancak daimi bir deiim durumunda var olabilirler. Bu yzden, kafa karkl, iletiimin kopmas tehlikeleri kadar, anlama sorunlar hibir zaman yakamz brakmaz. Kendi tarzlar ve ayr yorumlaryla dilin kullanclar durmakszn farkl hayat biimi trlerini etkileime soktuklarndan, her szcn zoraki, kesin, mecburi bir tanmn yapmak suretiyle dilin ierdii yorumlar "dondurarak" iletiimi kusursuzlatrmak iin giriilen abalar hibir ie yaramaz. Bylesi her etkileim srecinde, anlamlar belli belirsiz, ancak srekli ve kanlmaz bir deiime maruz kalrlar. Anlamlar

yeni renkler kazanr, bir zamanlar uzak olduklar gnderge-lerle eleir, eski anlamlar yerlerinden eder ve bizatihi dili deitirmemesi dnlemeyecek birok baka deiime urar. Ortak anlay yaratmay, farkllklar kazmay, yorum birliine erimeyi amalayan eylemlerden oluan iletiim srecinin, bir hayat biiminin sabit kalmasn engellediini syleyebiliriz. Hayat tarznn bu aknlk verici niteliini kavramak iin, bir nehrin kvrlarak akn dnn; her bir kvrm sanki sregiden bir ekli varm ve bu yzden srp giden bir zaman zarfnda "ayn kalyormu", "kimliini" koruyormu gibi grnr, halbuki gayet iyi bildiimiz gibi, tek bir su molekln bile birka saniye dnda bnyesinde tutamaz, ierii srekli bir ak durumundadr. Bunun kvrmn bir zayfl olduunu ve onun gvenlii -hayatta kalmas- iin nehrin durdurulmasnn iyi olacan dnyorsanz, unutmayn ki byle bir olay kvrmn "lm" anlamna gelir. O daimi bir ak ve hep deien, bu arada hep farkl organik ve inorganik maddeler tayan, su niteliklerinin tamas olmakszn "yaayamaz" (eklini, ayr biimini ve kalc kimliini koruyamaz). Demek ki diller, hayat biimleri, nehirlerin kendileri gibi kvrmlar, ancak ve ancak esnek, durmakszn ak halinde yeni maddeleri bnyesine katabilir ve "tkenenleri" brakabilir olduklarndan canl kalrlar, kimliklerini, greli zerkliklerini korurlar. Ne var ki, bu hayat biimlerinin (tm dillerin, tm bilgi kalplarnn) kapal, kat, deiime direngen hale geldiinde lecekleri anlamna gelir. Nihai kodlama halinde varlklarn srdremezler ve bu kesinlik hali kodlama abalarn kkrtan eydir. Baka bir ifadeyle, dillerin ve genelde bilginin hayatta kalmas, tutarlln korumas ve ie yaramas iin mphem lige ihtiyac vardr. Gelgelelim, "karmakark" gereklii dzene sokmakla ilgili gler iin bu mphemlik hedefleri nnde bir engelden baka bir-ey deildir. Onlar doal olarak aknty dondurmaya, denetledikleri bilgiye davetsiz katlan her veriyi engellemeye, zerlerindeki tekellerini gven altna almay istedikleri "hayat biimini" kapatmaya can atarlar. "Biraz da" rekabet yokluu sayesinde, mphem olmayan bilgi aray ile gereklii dzene sokma, zgvenli, etkili eyleme hazr hale getirme gayreti tek bir potada erir. Belli bir durumun tam denetimini istemek, szcklerin anlamlarnn asla kukuya yer brakmad ve atmad, her szcn amaz bir biimde gstergesine iaret ettii ve bu bir ve tek ban onu kullanan herkes iin balayc olduu kesin bir "dilbilimsel harita" iin mcadele etmektir. Bu gibi nedenlerden dolay, bilginin mphenlii, dur durak bilmeksizin, belli bilgileri zorunlu ve sorgulanmaz -ortodok-si- olarak "sabitleme" abalarna; ancak ve ancak bu bilginin hatasz, kusursuz ya da her halkrda daha iyi (daha gvenilir, salam ve faydal) olduu inancn alamaya; ve ayn anlama gelmek zere, alternatif bilgi biimlerini adi, gln hurafeler, nyarglar, sabit fikirler ya da cehaletin tezahrleri statsnde eyler olarak -ama her durumda bir sapknlk, hakikate mahkum edilmesi gereken bir ihanet olarak- aalamaya neden olur. Bu iki ynl (ortodoksinin konumunu gven altna almak ile sapknl engellemek-ya da ortadan kaldrmak) abann amac yorum zerinde denetim salamaktr. Sz konusu g muhtemel yorumlardan hangisinin seilmesi ve doru yorum olarak balayc klnmasna karar verme hakkn tek bana elinde tutmay amalar (gerein belirlenmesinde, rakip versiyonlarn birou yanl, ancak bir tanesi doru olabilir; yanl oktur ama yalnzca bir doru vardr; rakipsizlik tekeli, ayrcal isteme creti hakikat fikrinin kendinde vardr). G tekeli aray bir alternatifin yandalarna, dnce oulculuuna kar genel bir hogrszlk iinde, muhalifler roln, sansr ve ar rneklerde ortadan kaldrmay (Engizisyon dneminde dinsizlerin yaklmas, Stalin'in temizlik harekt iinde muhaliflerin kuruna dizilmesi ve ada dikta rejimlerindeki fikir sulular gibi) reva grmekte kendini gsterir. Doas gerei sosyoloji, "kapatma" ve "dondurma" ii iin zellikle uygun deildir. Sosyoloji gndelik hayat deneyiminin devam olarak yaplan bir yorum, teki yorumlardan beslenen ve ardndan onlar besleyen bir yorumdur. Sosyoloji, edebiyat, sanat ve felsefe gibi insan deneyiminin yorumuyla ilgilenen teki sylemlerle rekabete girmez, kuvvetleri paylatrr. Sosyolojik dnmek, en azndan, herhangi bir yorumun ayrcalna ve kusursuzluuna duyulan gveni zayflatr. Deneyimlerin, hayat biimlerinin oulluunu ne karr; her birinin kendi bana bir kendilik, kendine zg bir mant olan bir dnya olduunu gsterirken, ayn zamanda grnte kendine yettii ve eksiinin olmad yalann gzler nne serer. Sosyolojik dnmek deneyimlerin akna ve deito-kuuna engel olmak yle dursun, nlerini aar. zet olarak, o "ak dondurma" ve giri noktalarn tkama abalarn gten drrken, mphemlik miktarna katkda bulunur. Kafalarn tasarladklar dzene takm glerin bak asndan, sosyoloji dnyann "karmakarkl"nn bir paras, bir zm olmak yerine bir sorundur. Sosyolojinin insan hayatna ve insanlarn bir arada yaamalarna vermek iin ok hazr olduu byk hizmet, paylalan zgrl-

256 gn vazgeilmez bir koulu olarak karlkl anlay ve hogry ykseltmektir. Sosyolojik dnmek hogry besleyen anlay ve anlay mmkn klan hogry artrmaktan baka bir ey deildir. Amerikal felsefeci Richard Rorty'nin deyiiyle, "eer zgrle zen gsterirsek, hakikat ve iyilik kendi balarnn aresine bakmasn bilirler". Sosyolojik dnmek, zgrlk davasna hizmet eder. Daha fazlas iin ek okuma nerileri En iyi ihtimalle, bu kitabn size alayabilecei ey, bir sosyoloji zevki, sosyolojik bulgular ve yorumlardan elde edilebileceklerin sezgisidir. imdiye kadar sosyolojinin ne olduuna, hayatnza ve evrenizdeki dnyaya nasl k tutabileceine ilikin kabaca bir fikir edinmi olmalsnz. Yine de bilginizin tam olduu yanlgsna kaplmayn. Henz sosyolojinin biriktirdii ve almalarn srdrmek isleyenlere sunabilecei zengin bilginin tkendii yerin yaknna bile gelmediniz. Okulunuzun ktphanesine gidin ve sosyoloji kitaplaryla dolu raflara yle bir bakn. Okunacak ne kadar ok kitap olduunu ve bu kitaplarn bahsettii ne kadar ekici ve itah kabartan konular bulunduunu greceksiniz. Gerekten de sosyoloji, gnlk ilgi alanlarmzn nemli meseleleriyle megul olurken 75^ FI7AKK.V$mvl>jik Dii^imk btn modern dnceyi derinden etkileyen uzun bir dnce geleneine sahip bir akademik disiplindir. Ayn zamanda, her yeni aratrmann bulgularn ve yeni fikirleri zaten arpc olan baarlar hanesine ekleyerek her gn byyen bir disiplindir de. Ktphane ziyaretinin sizi aknla drmesi kuvvetle muhtemeldir; sizi orada bekleyen bilgi birikiminin muazzanl karsnda yklm olabilirsiniz ve bu yzden daha fazla alma evkiniz krlm ya da dikkatiniz tamamen dalm olabilir. Tamam da, yklmayn hemen, kap kurtulmann ekiciliine de teslim olmayn. Sosyolojik bilgi devasa grnebilir ancak o bilginin ou bildiiniz ve kuvvetle hissettiiniz eylerle ilgileniyor ve yaadnz deneyimlerle ayn havadan alyor. Greceksiniz ki, abanzn karln i'azlasyla alacaksnz ve bu kesinlikle gcnz aan bir aba olmayacak. Ayrca ansnza arlkl olarak sizin ve benzer bir grev karsnda aran teki insanlara yardm etmek, sosyolojik bilginin ana gvdesine grece sancsz bir yoldan ulatrmak iin yazlm sosyoloji kitaplar var. imdi bu kitaplarn bazlarn, hepsini deil elbette, sralayp ksaca tartacaz. Aada saydklarm her eyi kapsayan bir envanter deil, bir semedir. Ancak ilerledike, gelecek admnz hangi ynde atacanza ilikin artan bir gven kazanacaksnz; giderek daha fazla kendi yarglarnza gvenebilecek, ne hakknda okumak istediinizi ve onlar nerede bulacanz bileceksiniz. Belki, balang kitab Anthony Giddens'n Sosyoloji'sidir. Mevcut sosyoloji haritalar iinde en kapsamls olan bu kitap, tm sosyoloji almalar iinde en gncel olandr - olabildiince eksiksizdir. Muhtemelen btn kitab bir kerede zmlemekte .zorlanacaksnz ama bu yaplacak en nemli ey deildir zaten. Bu kitaba bir kaynak ve bir rehber olarak bakn. O size sosyoloji almalarnda neler bulabileceinizi ve oralarda ne tr nermelerle karlaabileceinizi anlatacaktr; siz ondan sonra younlaacanz ve derinlemesine aratracanz alanlar bulup seebilirsiniz. Gzergh siz yolculua kmadan nce gayet iyi hazrlanm olduundan, yolunuzu kaybetme ihtimaliniz pek yoktur. Kalklan iin durumuna ilikin sistematik zeller (ki bu alan da Giddens'n kitab en iyilerinden biridir) alana her yeni giren iin son derece faydal ve vazgeilmez yardmlar salamakla birlikte, kaynaklarla -sosyolojik sylemi biimlendirmi ve ana temalar ile temel kavramlarn kazandrm insanlarn yazdklanyla- dorudan kurulacak bir iletiimin yerini hibir ey tutamaz. Ortak deneyimi kavramak ve anlamak iin, zihni zorlayan bu eserlerin tuttuu k gereklidir; anlatnn nasl yava yava ve zahmetli bir ura vererek kurulduuna ve mevcut biimine nasl ulatna ilikin bir "izlenim" edinmek gereklidir; tm bilge insanlarn neyin peinde olduklarn, neyin "onlara itibar kazandrdn", nelere merak saldklarn ve hangi sorunlar zmek istediklerini anlamak gereklidir. Tm bu nedenlerden dolay, sosyolojik dnmeye balaynz "klasikleri" en azndan klasik metinlerin bir rneini- okumadan tamam sayamazsnz. Bu metinler arasndan, sizin iin seilmi ve bu yzden insann gzn korkutan bu ii kolaylatran ok sayda derleme yaplmtr. Bunlardan en kapsaml olan, Lewis A. Coser ve Bernard Rosenberg tarafndan hazrlanm Sociological Theory: A Book of Readings (Sosyoloji Teorisi: Okuma Paralar) kitabdr (bu kitabn toplam be basks yaplmtr ve hepsi de ksmen yeniden gzden geirilmi bir semedir). Bu kitap sosyolojik aratrmann belli bal temalarna gre blmlere ayrlmtr, yle ki, eitli teorik anmlarn ayn konudaki anlaymza nasl katkda bulunduunu ve bu katklarn birbirlerini nasl hem eletirip hem de tamamladklarn greceksiniz. Dier faydal "rnek kitaplar" farkl bir biimde, tek bir seilmi teori, nde gelen tek bir yazar etrafnda

rgtlenmitir, bylelikle siz de, tartlan ok eitli mesf le-ler tutarl bir biimde uygulanrken, btncl yaklamn tutarlln grebilirsiniz. Bu kategoriye giren kitaplar arasnda zellikle deinmeden geilemeyecek olanlar, (J. E. T. Eldridge'in derledii) Max Weber, (A. Giddens'n derledii) Emile Drkheim, (T. Botto-more ve Rubel'in derledii) Kar! Marx semeleridir. Georg Sim-mel zerine bunlara benzer bir derleme yoktur ancak onun fikirlerini, makalelerinin toplam olan (K. P. Etzkorn'un derledii) The Conflic! in Modem Cltnre (Modern Kltrde atma) ve (D. N. Levine'n derledii) On Jndividality andSocial Forms (Bireylik ve 260 Sosyal Biimler zerine) kitaplarnda bulabilirsiniz. Eer sosyolojik yaklamlar zerine grece basit bir biimde anlatlm genel bir bak edinmek istiyorsanz, Stephen Mennell'n Sociological Theory: Uses and Unities (Sosyoloji Teorisi: Kullanmlar ve Balaklar) ihtiyacnza ok iyi yant verecektir. eitli sosyolojik bak alarna ilikin olaanst aydnlatc bir girii David Frisby ve Derek Sayer tarafndan kaleme alnm olan Soci-ety (Toplum) adl ksa kitapta bulabilirsiniz; bu kitap gayet ak olarak bir teorik anmn sosyal gereklii alglama biimimizde yaratabilecei farkll gsteriyor. Nihayet, gl bir biimde sosyolojinin yerine getirmesi gereken greve ve insan yaamnda oynamas istenen role ilikin farkl anlaylar arasndaki atmalar ortaya seren iki nemli kitap var. Biri, C. Wright Mills'in, otuz sene nce yazlmasna ramen canlln ve gncelliini koruyan The Sociological Imagiation (Sosyolojik Tahayyl) kitabdr. kincisi, Peter Berger'in, sosyologlarn getiimiz on ylda karlarna kan ilgi alanlarn, kukulan ve seim imkanlarn aka belirleyen In-vitation to Sociology: A Hnmanisfic Perspective (Sosyolojiye Giri: Hmanist Bir Anm) kitabdr. Gvenilir sosyolojik beceriler edinmek ne kadar vazgeilmez olursa olsun, hibir orandaki teorik netlik, "eylem iindeki" sosyolojiye bir bakn verdiini -zel deneyimden ya da popler tartmadan gayet iyi bildiimiz olgularn daha iyi kavranmas iin, bilisel anm ve bir dolu model kavraylarn kullanma yetisiniveremeyecektir. En sistematik ders kitaplarnn rettiklerinden daha fazla sosyolojik beceriler renebileceimiz baarl almalarn parlak rnekleri saymakla bitmez. Krisham Kumar'm Pmphecy and Progress (Kehanet ve lerleme) kitab, iinde yaadmz dnya -endstriyel dnya, modern dnya- ve deimesinin yn hakknda nasl dnebileceimizi gsteriyor. Sz konusu kitab okuduunuzda, bu dnyann hikyesini anlatmann birden fazla biiminin olduunu ve her hikyenin gerek pay tamakla birlikte eksik kaldn greceksiniz. Ayrca zaman getike nceden tercih edilen hikyelerin gzden dtn ve imdi daha gvenilir grnen baka hikyelere yerlerini brakun; teki hikyelerin de tersine, zamanlarnn tesine uzanp bizim iin aktarmaya niyet etmedii deneylerimizin anlamlarn biimlendirdiini greceksiniz. Kumar'n kitabm dikkatle okuduunuzda, bilgi ile gereklik, kolektif olarak dnyann neye benzediini dnme biimimiz ile kolektif olarak dnyay bu hale nasl getirdiimiz arasndaki iinden klmaz, iki boyutlu iliki hakknda ok ey reneceksiniz. Benedict Anderson'n Imagined Communities: Reflections on the Orijin and Spread of National i sm kitab Kumar'n kitabn tamamlamaktadr. Bu kitap bize, milletlerinki gibi en nemli hikyelerin bazlarnn, milli cemaatlerin, milli davalarn nasl retildiini ve sonuta nasl eylemlerimize, ballklarmza ve dmanlklarmza etki ettiini, yle ki iin sonuna gelindiinde bu imgelerin yalnzca aktarma ve yansttklar iddiasnda bulunduklar gerekliin el abukluuyla yaratldn; imgelerin pekitii ve deta "hayatn deimez gerekleri" haline geldiklerini gsterecektir. Gelge-lelim. anlatlan ve izlenen hikyeler ok eitli ve genelde birbirleriyle uyumsuz olduklarndan, ortaya kardklar gereklik berrak olmaktan uzaktr; gerekliin mphemlii yalnzca imgelerin badamazln -ima ettikleri aklk ve kesinlik ile insani koullarn ok sayda karlkl bamsz basklara tabi tutulmasndan doan belirsizlik arasndaki uzlamazl- yanstr. Mary Douglas'n Prity and Dangcr (Anlk ve Tehlike) kitab size her bir hikyenin eksik ve geici doasndan k yolu bulmak iin hepimizin giritii abalan; dnya imgesini berrak, dorudan ve yaln klna ve dnyay byle bir imgeye zorlama (yani "keleri yontma", net snrlar izme ve onlar ihlallere kar koruma, snr aan her eyi bastrma - ki bunlarn hepsinin birden ok anlam vardr) gayretlerimizi anlatacaktr. Mary Douglas'tan bu trden tm abalarn nafile olduunu, miiphemliin ilelebet bizimle olacan nk yaadmz dnyann bilgimizin ztlklar halinde tasarladndan ve yaln farkllklarn kabul edebileceinden ve zmle-yebileceinden daha "akc" olduunu reneceksiniz; ancak ayn * 'Hayali Cemaatler: Milliyetiliin Kkenleri ve Yaylmas, ev.: skender Savar, Metis Yay., 1993. 262

zamanda hayat dediimiz ura srdrmek iin akla ihtiyacmz olduundan abalarn duramadm ve durmayacan da reneceksiniz. Erwin Goffman'n Stigna ve Presentation of elf in Everyday Life (Gnlk Hayatta Benliin Sunuluu) kitaplar her birimizin, eylerin olduklar gibi olmayabilecekleri ihtimaliyle ya da onlarn olduklarndan farkl grnr klma ihtiyacyla, bu kanlmaz mp-hemlikle baetmek iin nasl abaladmz gsterecektir. Bu iki kitap en belirgin kayglarmz zerinde durur: zkimliin zahmetli ve hi bitmeyen kuruluu ve sonular evremizdeki insanlara kabul ettirme ynndeki youn ancak sklkla hayal krkl yaratan gayretler. Bu kitaplarda, bir rol iyi oynamay bilmenin bir ey, ancak bakalarn onu iyi oynadnza inandrmann tamamen baka bir ey olduunu; ve bylelikle srf grntlerle karlatmzda neden sklkla kendimizi rahatsz hissettiimizi ve meselenin derinlerine -evremizdeki insanlarn gerekte kim olduklarn bulmaya-inmek istediimizi greceksiniz. ki cephede de, abalar sonusuz kalmaya mahkmdur ve ilikilerimiz son tahlilde, salam temelli olabilen ya da olmayabilen gvene dayanr. Richard Sennett ve Jonathan Cobb'un H idde n Injuries o/Class (Snfn Gizli Yaralar) kitab size kiinin kendi kimliini kurmas ve onu kabul ettirmesi uranda mzakereye oturan taraflarn durumlarnn eit olmadn gsterecektir. Baz kiiler byk etki yapan -otorite tayan- hikyeleri anlatrlar ya da tekrarlarlar; baz bakalar onlara bakmak ve bylesi otorite tayan hikyeler nda kendi niteliklerini tartmak durumundadr; onlarn kendi hikyelerinin, ayet kurmu olsalar bile, kabul grme ans pek yoktur. Tali konumlarda kaldklar mddete, bu teki insanlar onlarn aa durumlarn anlatan ve bundan da onlar kabahatli bulan resmi hikyelere hn duymay srdreceklerdir; ancak sanki bu hikyeler doruymu gibi davranmaktan baka yapabilecekleri bir ey yoktur. Balktaki "gizli yara" onurun zedelenmesidir. Kiinin sayg duymad deerler iin mcadele vermesi, snfla ilikili olsun olmasn herhangi bir eitsizlik durumunda insanlara en ok ac veren hakarettir. Dick Hebdidge'in Hitliif* in the Lift/n (Ik Altnda Saklanmak) ;itabj size ayn anda hem mphemlik hem de eitsizlik koullarnla yaamann sorunlarn retecektir. Byle bir hayatn zorluunu ancak ayn zamanda kuaklar boyu genlerin bulduu ve izledii mcadele yollarn reneceksiniz. Sonunda, "genlik kltr" gi->i grnte tuhaf ve artc fenomenleri daha iyi anlayacaksnz: !u egzotik ve ok edici grntnn ardnda hor grlmeyi gurur uymaya dntrme, baskya direnme, bamllklar ummannda ir zgrlk adas yaratma, sesini olabildiince duyurma ve dinletime ihtiyacn greceksiniz. Hebdidge'in almalar bamllk e zgrlk, kstlama ile zerklik arasndaki karmak, diyalektik ilikiyi daha iyi grmenize yardm edecektir. Bu kitaplar (ve umarm, bunu izleyecek dierlerini) okuduu-.zda, yalnzca her bir kitabn size ne anlattna deil, ayn zamanda iyi sosyolojik eserlerin yazlabildii ok saydaki farkl s-ba da dikkat edin. smi saylan kitaplarn her biri hemen her a-n -konularn seme ve savunma yollarnda, konularn ele aldkr bak alarnda, her bir konuya ilikin tezlerini savunma yolla-da- farkldr. Farkllklar "iyi" ve "kt" sosyoloji arasnda deildir (elbette, ancak yine de sonuta "iyi" sosyoloji kadar "kt" syolojinin de olduunu greceksiniz). Farkllklarn mevcudiyeti neyimlerimizin eitli, ok ynl, mphem ve ok sayda, bazen ikili, yorumlara bal olduunu kantlar. Tm bu farkllklarna men ismi saylan kitaplar birletiren ey hepsinin de deneyime rlk vermesi, karmakln hafife almamas ve aklk yokken rm gibi yapmamas, kolay ve basit aklamalar peine dmesidir; tersine, aa karmak ve anlamak istedikleri gnlk ha-: uramzn bu karmakldr. Hepsini "iyi sosyoloji" -ve by-ine faydal, bylesine heyecan verici okuma- rnekleri yapan ' de zaten budur.