You are on page 1of 160

H.K.C.

IJTHRIE

LKA FELSEFES TARH


eviren: Dr. Ahmet Ceyi^ei

G U N D O G A N YAYINLARI

VV.K.C. G U T H R I E l k a Felsefesi Tarihi e v i r e n : Dr. Ahmet Cevizci Gndoan Y a y n l a r

H.K.C. IJTHRIE

LKA FELSEFES TARH


eviren: Dr. Ahmet Ceyi^ei

G U N D O G A N YAYINLARI

W.K.C. G U T H R I E ilka F e l s e f e s i Tarihi eviren: P r . A h m e t Cevizci Gndo^an Yaynlar: 8.01 / Felsefe 99.154.2

Dizisi: 0 4 . 0 1 . 2 Demir

Yayna Hazrlayan: Nurten S c a k y z / Nuran DiJzelti : Nket HUrmeri Dizgi, S a y f a Dzeni : Gndo^an ( Tlin K a l k a n ) K a p a k D z e n l e m e : Gndo^an Grafik Dizgi

&ask, cilt: Aksi Seda Matbaaclk Birinci Bask: Austos 196 1999

kinci B a s k : A u s t o s ISBN:

975-520-166-1 Yaynlar

Gr]io^an

Bayndr Sokak 6 / 3 5 Kzlay / Ankara e mail: g u n d o g a n t r - n e t . n e t . t r e mail: g u n d o g a n y a y turk.net Tel: O 5 1 2 4 5 5 97 9 ( 4 h a t ) Faks: 4 3 2 3 2 50 Yazma Adresi: P.K. 271 Yeniehir / Ankara

NDEKLER I. ANTK YUNAN'A ZG DNME- BMLER .7 29

n.
ZDEK VE BM (yonyahlar ve Phytagoraslar)

ra.
DEVNM SORUNU (Herakleitos, Parmenides ve okular) . . .49

rv
DOA FELSEFESNE TEPK: HMANZME DORU (Sofistler ve Sokrates) V PLATON (dealar retisi) VI PLATON (Sofistlere Verdii Ahlaksal ve Tanrbilimsel Yantlar) .......105 .87 69

vn.
ARSTOTELES (Aristotelesi Evren) VlIL ARSTOTELES (nsan Varhklar) 143 .125

1. BLM ANTK YUNAN'A ZG DNME BMLER

Aadaki sayfalarn kapsam ve ereini ortaya koyma'k iin, yaplacak en iyi ey, hemen, bu sayfalarn,- yksek renimini Yunan Dili ve Yazn dndaki herhangi rencileri iin hazrlanm ksa bir konuda yapan niversite konkfmalara dayandklarn

sylemektir. Bu konumalar boyunca, dinleyicilerin hi Yunanca bilmedikleri, ancak ngiliz Dili, Tarih ya da AAatematik (nk antik Yunan filozoflar arasnda en azndan bir matematiki vard) gibi bir baka konuya duyulan ilginin ya da belki sradan bir okuyucu olmann, onlara Yunan dncelerinin daha sonraki Avrupa dncesinin temelinde bulunduu izlenimini vermi, ve bunun sonunda onlarda, bu Yunan dncelerinin, hereyin tesinde, gerekte ne olduklarn daha kesin olarak bilme istei uyandrm olduu varsayld. Dinleyicilerimiz, yle sanlr ki, bu dncelerle daha nceden zaten karlamlardr, ancak ngiltere, Almanya ya da bir baka yerdeki u ya da bu yazarn, onlar kendi erekleri iin kullanm ve onlar kendi anlnn ve ann niteliine ve koullanna bal olarak hafife boyam, ya da u olabilir, grlerinin biimlenmesinde bu dnceler tarofndan bilinsizce etkilenmi olmasna gre, bir dizi arptlm aynada karlamlardr. Kimileri Platon ve, Aristoteles'in yaptlarnn evirilerini okumu ve onlarn baz blmlerini anlalmas olduka g blmler olarak deerlendirmi olmaldr, nk onlar Yunanistan'da I.O. 4 . yzyldaki entelektel iklimin bir rndrler, oysa okuyucular daha sonraki bir an ve farkl bir lkenin ikliminden onlara geri gtrlmlerdir.

LKA F E L S E F E S TARH

Bu sayntlordan yola karak, benzer bir konumda olabilecek ol^uyuculara, balangcndan itibaren, Yunan felsefesinin bir

zmlemesini ve aklamasn vermeye. Platon ve Aristoteles'i ardllarndan ok kendilerinden nce gelenlerin nda aklamaya ve antik Yunanlnn dnme biimi ve dnyaya baknn kimi temel, vazgeilmez zelliklerine ilikin olarak, birtakm dnceler ortaya koymaya altm ve alacam^'). Onlarn daha sonraki Avrupa'nn ya da kendi lkemizin dnrleri zerine olan etkilerine ok az gnderme yapacam ya da hi yapmayacam. Bu yalnzca, bilgisizliimin bana getirdii snrlamalann deil, ayn zamanda, bir okuyucu iin, kendi okuyu biimine ve ilgili alanlanna bal olarak, byle etkileri meydana karma ve karlatrmalar bizzat kendisi iin yapmann ek daha ilgin ve yararl olaca inancmn bir sonucudur. Benim hecJefim, Yunanllardan bizzat kendilerinde ve kendileri iin sz ederek, byle bir karlatrma iin malzeme ve malzemenin kendisine dayanabilecei salam bir temel vermek olacaktr. Bu mnasebetle okumu olduum varoluuluk zerine olan bir yapt, varoluu felsefenin "soy kt aacm" gya kkne yerletirilmiti. Sokrates'in kartmaktayd. Sokrates, bu ktn varo' 2 0 . yzyl "Kendini bil!" deyiinin yaratcs olduundan, bu szlerle,

luusunun kastettii eyi dnp dnmedii bir yana bu, deyiin Sokrates'in buluu olmayp, eer birine atfetmek gerekiyorsa, yal-

Bunun, yenisi her zaman olanakl olduu gibi, daha nce F. M. Cornford tarafndan Before and Socrates (Sokrates'in ncesi ve sonras), Cambridge University Press, 1932 adl kitapta gerekletirilnni olduu liemen sylenmelidir. Sz konusu kitabn basksnn tkendii ve bugnk koullar altnda, en azndan belirli bir sre iin de olsa, yeni basksnn yaplamayacak olmas, elinizdeki yapt iin en yi hakl klnma yoludur. Cornford'un kitabn elde edecek denli jansl olan okuyucular, bununla birlikte, Cornford'un yaklamnn farkl olduunu ve ayn zamanda, elinizdeki kitabn, biraz daha uzun olduu iin, aktel fnalzeme asndan daha ok ey ierdiini greceklerdir.
o LKA F E L S E F E S TARH

nzca yaratcsnn tanr Apollon olmu olabilecei, Yunan bilgeliinin atasz rneklerinden biri olduu olgusunu gzden kaDelprmaktadr. "Kendini bil!" deyii, en azndan, Apollon'un

hoi'daki tapnann duvarlanna yazlm, eski zamanlardan gelen buyruklardan biri olarak, Sokrates ve baka her Yunanl tarafndan bilinmekteydi. Onun Apollon'un dininin retimlerinin ayrlmaz bir paras olduu nemsiz deildir ve rnek, ne denli kk olursa olsun, ntik dnceye ilikin kk bir taslan bile nlemeye yardmc olabilecei arptma trn ortaya koymaya hizmet eder. nermi olduum yaklam, antik Yunana zg dnme biimleriyie bizim dnme biimimiz arasnda varolan, (rnein) Yunan atomcu bilim anlay ya da Platon'un devlet kuram, daha nceki ve ada Yunan dnyasndaki toprandan, kklerinden kopanld, ve yaltlama iinde, modern atom fizii ya da siyaset kuramnn atas olarak grld zaman, gzden kanlmoya eilimli olunan, farkllklar gsterme avantajna sahip olmak durumundadr. Avrupa'nn, ve Avrupa'yla birlikte, ingiltere'nin Yunan kltrne olan ok byk borlarna karn. Yunanllar bize birok bakmdan, dikkate deer lde yabanc insanlar olarak kalrlar ve onlarn anlklarnn iine girmek gerek ve youn bir abaya gereksinim gsterir, nk o ne denli anlksal donanmmzn, kendimizle birlikte sorgusuz sualsiz ve ou kez bilinsizce tayacak bir biimde, temel paras haline gelirse, denli dnmemek anlamna gelir. Viktorya dnemine zg eitim anlay iinde klasik yaptlar ingiliz centilmenleri iin, yalnzca ahlaksal bakmdan deil, ancak ayn zamanda entelektel bakmdan da rnek olmak zere, gerekli donanm salayacak modeller olarak grldkleri zaman, benzerlikleri fazlasyla vurgulayp, farkllklar gzden karma eilimi ar basyordu. Bakaca bi.rok bakmlardan amas bir halde bulunan klasik yaptlara ynelik, gnmz aratrma ve yorumculuunun da, hem Yunon'a zg dnme biimleri ve dilbilimsel kullanm alkanlklar zerine yaplan ok daha youn bir aratrma etkinliine

LKA F E L S E f E S TARH

ve hem d e , Yunanistan v e b a k a yerlerde y a a m , d a h a nceki in-

sanlarn onlksal donanmlaryla daha geni kapsaml bir tankla .

dayand iin, bu avantaj vardr. Bir lde insanbilimin (antropola


ji) gelimesinin ve bir lde de, baz insanbilimcilerin ulat s a nularm, kendi almalarna olan uygunluklarn gsterecek denli

nfuz edici ve dikkatli olan klasik a yorumcularnn yaptlarnn bir sonucu olarak. Yunan dncesinin gizli temellerini, onlarn, tpk bugn bizim mantk kurallarn ya da dnyann dnmesi olgusunu kabul ettiimiz biimde, sze dkmeden kabul ettikleri nsayntlar deerlendirmek asndan ok daha iyi bir konumda bulunduumuzu, kendimizi beenmilie kaplmadan, syleyebiliriz.Daha balangta, salt bir glk zerinde durma istei ile olmasa da. Yunana zg dnme biimlerini, hi Yunan dili bilgisi olmadan anlamann kolay olmad dobra dobra sylenmelidir. Dil ve dnce birbirlerine ayrlmaz bir biimde balanmlardr ve birbirleri zerinde karlkl olarak etkileimde bulunurlar. Szcklenn, zellikle etkileri entelektel olarak kavranmaktan ok bilinsizce duyulduu iin, onlar kullananlarn anlamn nemli bir parasna katkda bulunduklar, bir tarih ve armlar vardr. ada dillerde bile, zdeksel (maddi) nesneler iin olan az saydaki szck dnda, bir szc bir yabancya, zgn szck tarafndan, - onu kendi lkesinde iiten birinde yaratlan izlenimle fam tamna ayn izlenimi verecek biimde evirmek, pratik olarak, olanakszdr. Bu glkler Yunanllarla, aradan epeyce bir zaman getii iin ve iki modern Avrupal ulus sz konusu olduu zaman, bunlarn birbirleriyle byk lde paylatklar kltrel evrenin Yunanllar iin farkl olmasndan dolay, daha da artar. Yunanca karlklarnn farkl balamlardaki eitli kullanl biimleriyle herhangi bir tanklk olmakszn, "adalet" ya da "erdem" gibi, tek szckten oluan ingilizce edeerlere (muadillere) baml kalmak durumuna dtmz zaman. Yunanca szckleri yalnzca ieriklerinin byk blmnden soymakla kalmayp, onlara, kendi ingilizcemizden, ou kez Yunanlnn kullanm ere-

10

'

LKA F E L S E F E S

TARH

ine yabanc olan armlar aktarrz. yleyse, zaman zaman Yunanca szckler kullanmak ve onlarn nasl kullanldklann, olanakl olduu lde, ak ve seik biimde aklamak zorunludur. Bu durum, okuyucularmzdan bazlarn. Yunanca renmeleri ya da okul sralarnda renilmi, ancak daha sonra, baka eyler, lehine braklm olan Yunanca bilgisini yeniden tazelemeleri iin ayartabilirse, bu hi kukusuz kazan hanemize fazladan yazlacaktr. Ancak elinizdeki kitap, kullanlan herhangi bir Yunan szcn aklanmaya gereksinim gsterdii sayntsnda, her durumda srar edecektir. hlenz pek ilerlemeden, sanyorum birka rnek. Platon gibi bir antik Yunan dnrn anlamak istersek, onun kulland terimlerin hi olmazsa en nemlilerinin, ou eviride zorunlu olarak kendileriyle karlatmz "adalet", "erdem" ve "tann" gibi kaypak, gevek ingilizce edeerleriyle yetinmek yerine, tarihi, yaknlklar ve kullanl biimlerine ilikin olarak bir eyler bilmek nemlidir, dediim zaman kastettiim eyin daha iyi anlalmasna yardmc olacaktr. Bu konuda, Cornford'un kendi Devlet evirisine^*) yazd nszden yaplacak bir alntdan baka hibir ey daha iyi bir balang olamaz: "Mzik", "beden eitimi", "erdem", "felsefe" gibi birok anahtar terim, anlamlarn deitirmiler ya da bir ingiliz'in kulaklan iin yanl armlar almlardr. Jov^ett evirisini*^**) rasgele aan ve dikkatini, bir erkein "erdemi" iin en iyi bekinin

n Yazarn burada, kendisinden alnt yapt kitap, Francis Mcdonald Cornford'un The Republic of Plato (Platon'un Devleti), Giri, eviri ve notlar, Oxford, 1941, adl yaptdr (eviren). \ ) F.M. Cornford'un burada szn ettii eviri: Benjamin Jovvett, The Dialogues of Plato translated info English vvith Analyses and Introductions (Platon'un, zmleme ve Girilerle birlikte, ngilizceye evrilmi Diyaloglar), 4. Bask, yaymlayanlar: D.J. Allan ve H.E. Dala, IV Cilt, Oxford, 1953 (eviren).

LKA F E L S E F E S T A R H

11

"mzikle yumuatlm felsefe olduu" ifadesi (549b'de) zerinde younlatran biri, bayanlarla sz konusu olabilecek dzensiz ve uygunsuz ilikilerden saknmak iin, metafizikle uramaktan artakalan zamanlarda, keman almasnn ok iyi olaca

dncesine hemen inanabilir. Bunda belli bir doruluk pay bulunabilir; ancak o yalnzca, kitabn dier blmlerini okuyup anladktan sonra, onun pek de, Platon'un musikiyle birlemi logosu, aretenin(*) tek gvenilir, salam bekisi olarak betimlerken kastettii ey olmadn bulgulayacaktr. Herhangi bir ahlak ya da metafizik filozofunun yazlarnda orta-

(*) Bu Yunanca szckten arete Ingilizcede virtue, Trkede erdem szcyle karlanmakta olup, antik Yunan felsefesindeki teknik anlam yazar tarafndan ileriki sayfalarda ayrntl olarak aklanacaktr. Musike szcnn fazladan hibir teknik anlam olmayp, dilimize bat dillerinden gemi mzik szcne karlk gelmekte ve bu szcn etimolojik olarak, kkeninde bulunmaktadr. Yazarn, zaten yeterince bilindiini dnd iin, aklamadan brakt logos szcne gelince, kendisine ok eitli tayan anlamlar yle sralanabilir: (1) liki, oran, karlkllk, (2) a) aklama, bir kuram ya da uslamlamann (argmann) ortaya konmas (Herakleitos 50, Parmenides 8.50, Platon, Phaldon 62 d) -b) yasa, davran kural, c) sav, varsaym (Platon, Protagoras 344b, Phaldon 100a) d) neden, temel (Platon, Gorgias 465a, Sofist 265c) e) tanmdan daha geni forml ancak ou kez, nedeni ortaya koyan terim, yani tasmdaki orta terim (Platon, Devlet 497c), f) zel tanm (Platon, Phaidros 245e, Theaeteros 148d Aristoteles, Metafizik 1006^ 5 ve 10035*^ 4), g)dnyann olu s recinde sergilenen yasa (Platon, Devlet 500c) 3- a) ruhun kendi kendine isel tartmas (Platon, Theaetetus 189e, Sofist 263e; Aristoteles, Posterior Anailtics 76b25), b) dnme, usavurme, refleksiyon (Platon, Devlet 529d, Parmanides 135e; Aristoteles; NIkkomakhus Ahlak 1149^35, c) duyusal olarak alglamann karsnda yeralan anlksal kavray (Platon, Devlet 607b), d) bilimsel bilgi ve doru dnme ilemi (Platon, Phadion 73a), e) bir yeti olarak us (Platon, Timaeus 70a, Aristoteles, Nikomakhus Ahlak 1102*^26) (eviren).

12

IKA FELSEFES

TARH

ya kan ve onun felsefesinin temel kavramlar olduklar zerinde genellikle uyuulan 'terimi -srasyla, "adalet", "erdem" ve "tanr" olarak evirdiimiz szckleri- ele alp, inceleyelim. Kendisinden dikoios, adil sfat ve yine, ayn ismin dafa uzun bir biimi olan dikoiosyne "adil olma hali"nin tredii, adalet olarak evrilen. Yunanca szck dikedir. Dikoiosyne szc Devlet'te adaletin doasna ilikin nl tartmada, Platon tarafndan, sk sk kullanlan szcktr. imdi, dikenin zgn anlam, harfi harfine, bir yol ya dd patika olmu olabilir. Bunun, szcn etimolojik kkeni olup olmad sorunu bir yana braklrsa, szcn Yunan yaznnda ald ilk anlam, belirli bir insan snfnn genelde eyleme biimi ya da doann normal seyrinden daha fazla bir ey deildir. Eyleme biiminin doru eyleme olup olmadna ilikin olarak herhangi bir ima bulunmad gibi, szck herhangi bir ykmllk teklifi de iermez. Odysseus'ta Penelope klelere Odysseus'un ne denli iyi bir efendi olduunu anmsatt zaman, onun hibir zaman zalim ya da kibirli olan bir ey yapmadn ya da sylemediini ve de, "kle sahiplerinin dikesinde", edeyile onlar iin bir alkanlk haline gelmi eyleme biiminde olduu gibi, gzdeleri bulunmadn belirtir. Domuz oban Emenaus efendisini, hazrlksz olarak arlamak durumunda kald zaman, "gnlden sunulmu olmakla birlikte, ikram ettiim ey pek azdr, nk her zaman korku iinde yaayan benim gibi bir serfin dikesi budur" diyerek, yiyeceinin basitliinden dolay zr diler. Bir baka deyile, normal olann, beklenmesi gerekenin bu olduunu ortaya koymaktadr. Tpla ilgili konularda yazan Hippokrates, bir hastal betimlerken, yaln bir biimde, "bu belirtilerin sonucu normalde lm deildir" anlamna gelmek zere, "lm, dike esnasnda, bu belirtilerin ardndan gelmez" demektedir^^). Byle bir szck iin, olaylarn normal seyri iinde beklenilmek

(1) Odysseus, IV, 68; XIV, 58, Hippokrates, de volneribus capitis 3.


LKA F E L S E F E S TARH 1^

durumunda olan

biimdeki, tmyle ahlaksal - olmayan

anlam

brakmak ve "bir insandan beklenilen" den bir baka deyile, onun ahlaksal ltlere uygun bir biimde eyleyeceinden, borlarn

deyeceinden, v.b.g.den sz ettiimiz zaman dolayl olarak dile


getirdiimiz bir eyi kabul etmek kolayd. Bu gei erken saylabilecek bir dnemde ortaya kt ve Dike daha Aescylus'un iirinde. Platon'dan tam yz yl nce, Zeus'un yanndaki tahta oturmu grkemli doruluk ruhu olarak, kiiletirildi. Ancak szcn daha nceki anlamnn, onu kullanan ve daha ocukluklannda Homeros'un yaptlarn yksek sesle okumay renmi olan insanlarn anlklarn etkilemekten geri durmas olanakszd. Gerekten de, geride dike szcnn i halinin (akkusativinin), dikenin, "gibi" ya da "benzer bir biimde" anlamna gelen kullanm boyunca, talam bir kalnt kald. Devlet'te "adalet"i tanmlama giriimlerinin son aamasnda, bizim szckle kastettiimiz fikirlere (nosyonlara) az ya da ok karlk gelen birok tanmn kabul edilmeyip, bir kyya atlmasndan sonra, en sonunda kabul edilen tanm yledir: Dikenin peinden giden adamn hali olan adalet, dikoiosyne, "kendi iinle ilgilenmek"ten, yalnzca sana ait olan ii yapmak ya da sana zg olan eyleme biimini izlemekten ve bakalarnn ileriyle ilgilenmeyip, onlarn iini, onlar iin yapmaya kalkmamaktan baka bir ey deildir. Bunca youn tartmadan sonra zerinde anlamaya vanlan bu tanm, bizi zaman zaman "dan fare dourduu" sonucuna gtrmez mi? Eer gtrrse, Platon'un yapm olduu eyin, szcn kendi yaad ada geerli olan anlamlarn yadsma ve belki de, bilinsiz bir tarih duygusuyla, szcn zgn anlamna geri gitme olduunu dnmek biraz daha az ilgin olur. Bu, kklerini, doru eylemin, bir insann kendi yenni bilmesi ve ona sk skya yapmas olarak ortaya konduu Homerosu aristokrasi anlaynn snf ayrmlarndan almaktayd ve yeni bir aristokrasi kuran Platon iin bu kez, ruhbilimsel (psikolojik) deerlendirmelerin belirledii ilevler arasndaki,

14

IKA FELSEFES

TARH

iyiden iyiye dnlp tasarlanm, ayrma dayanan, ancak hereye karn, yine de snf ayrmlar olan snf ayrmlar, devletin temel dayanaklanyd. kinci rneimiz, genelde "erdem" olarak evrilen szcktr. Bu arefe szcdr. Tekil olduu denli oul olarak da kullanlr ve onun hakknda anlalmas gereken ilk ey, onun ingilizce erdem szc gibi, saltk bir biimde kullanlan bir terim olmayp, Aristoteles'in de syledii gibi, greli bir terim olduudur. Arete bir eyde, bir ite iyi olmak anlamna gelmekteydi ve bir Yunanl iin, szc iittii zaman, "neyin ya da kimin aretesi?" diye sormak ok doal bir eydi. Arete szcn ounlukla bamsz bir genifif (-in halinde olan) isim ya da snrlayc bir sfat izlerdi. (Yalnzca dilbilgisini ilgilendirir gibi grnen terimlerden s z ettiim iin zr dilemeyi hi dnmyorum, nk gstermek istediim nokta dilbilgisi ve dncenin, dil ve felsefenin ayrlmaz bir biimde birbirlerinin ilerine girmi olduu ve, "salt dilbilimsel bir konu" diye bir kyya atmak olduka kolay olmakla birlikte, bir dncenin dile getirilmesiyle onun ierii arasnda, gerekte bana eksik bir ayrlk bir olmaddr) Arete Greilerin, yleyse, kendi olan szcktr.

svarilerin, generallerin, ayakkabclarn, klelerin aretesi vardr. S i yasal arete, ev ileri bakmndan arete, askeri arete vardr. Arete gerekte, "yeterlilik", "ehliyet" anlamna gelmekteydi. .. 5 . yzylda, zellikle politikaclarn ve genel konularda konumalar yapan bir hatibin aretesini rettiklerini savlayan, bir gezginci retmenler snf ortaya kt. Bu, her ne denli daha tutucu olanlar siyasal erdem anlaylarna ahlak dahil etseler de, onlarn retimlerinin ncelikle ahlaksal olduu anlamna gelmemekteydi. Onlarn zellikle vurgulamak istedikleri nokta, aretenin pratik ve dorudan doruya, yararl olan doasyd. Arete meslekseldi ve meslekler s z konusu olduunda, areteye mesleki yeterlilik, mesleki ehliyet karlk gelmekteydi. Antik Yunan'da yaygn ve youn bir i , ticaret dnyas varoisayd eer, mesleki yeterlilik olarak arete kendisini ncelikle reklamlarda

LKA F E L S E F E S T A R H

15

gsterecekti. O , anlamdan yana bir kuku olmad zaman, elbette ki, kendi bana kullanlabilirdi. Byle kullanld zaman, onun belirli bir tikel topluluk tarafndan en ok deer verilen yetkinlik trijne karlk geldii anlalacakt. Bu nedenle, hlomeros'un sava-kom utan lan iin, a rete yiitlie karlk gelmektedir. Szcn Sokrates, Platon ve Aristoteles tarafndan kullanl biiminde yeni bir e vard. Onlar szc ontropine, "insansal" sfatyla nitelediler ve dolaysyla, ona genel bir anlam bir insann insan olmak bakmndan yetkinlii, yaamada yetkinlik anlamn yklediler ve bunun ne olduunu bilmediklerini, ancak aratrlmas gereken bir ey olduunu syleyerek, insanlar aknla drdler. Aratrma insann ilevinin ergon, i yo da meslek bulgulanmas anlamna gelmekteydi. Sokrates, Platon ve Aristoteles, tpk bir askerin, bir politikacnn ve bir ayakkabcnn belirli bir ilevi olmas gibi, ortak insanlmzdan dolay, hepimizin yerine getirmek zorunda olduu bir genel ilev olmas

gerektiini savundular. Bunu bulunuz, bylelikle, insansal yetkinliin ya da insann aretesinin neden olutuunun bilgisine ulaacaksnz. Szcn anlamn kendi bana "erdem" szcnn anlamnn yaknlarnda bir yere getiren bu genelleme, bir lde filozoflann bir yeniliiydi ve szcn zsel olarak protik anlam, onlarla bile, hibir zaman ortadan kalkmad. Demek ki, arete balangta bir tikel meslekte beceri ya da ehliyet anlamna gelmekteydi ve byle bir beceri ya da ehliyetin ilgili meslein bilgisine ya da ona ilikin zsel bir kavraya bal olduu kabul edilecektir. Bu nedenle filozoflar fikri, herhangi bir insann, insan olmak sfatyla, sahip olduu ilevi yerine getirmesini ierecek biimde genilettikleri zaman, kal onun bilgiyle olan balantsn

srdrmek durumunda

artc deildir.

"Sokratesi para-

doks"u, onun "Erdem bilgidir", nermesini hemen herkes iitmitir. Onun, Sokratesin bir adana daha ok "Meslei renmedike, ehil, yeterli olamazsn" anlamna geleceini grdm zaman, bu

16

LKA F E L S E F E S

TARH

belki de biraz daha a z paradoksal .grnmeye balar. IJnc rneimiz Yunanca tanr szcdr theos. Platon'un dinsel grlerini anlamaya altmz zaman, din ya da felsefe rencileri olarak, onun of<:tanrc (politeist) mi yoksa tektanrc (monoteist) m gerekte Yunanca kklerden, ancak modern alarda. Yunanca olmayan bir snflamay kapsamak zere tretilen iki szck olduu sorusunu nemseriz. Platon'un szlerini fHristiyan, Hintli ya da baka tannbilimcilerin (teologlarn) szleriyle, (ou zaman eviride) karlatrrz. Ancak, Alman aratrmac VVilamovvitz'in vurgulad nemli bir noktay, edeyile, Platon'un tanrsndan sz ettiimiz zaman anlmzda olan Yunanca bir szcn, theosun ncelikle ykleyici, tasdik edici gc olduu noktasn a-

nmsarsak, Platon'un anadilini dikkate almak daha da nem kazanr. Bir baka deyile. Yunanllar Hristiyanlann ya da Musevilerin yapt gibi, Tann'nn varoluunu ileri srp, daha sonra "Tanr iyidir" "Tann aktr" v.b.g. diyerek, Tann'nn yklemlerini saymaya gemezlerdi. Bunun tersine, yaamda ya da doada sevin ya da korku ynnden dikkate deer olan eylerden o denli etkilenir ya da korkarlard ki, "Bu bir tanndr" ya da "u bir tanrdr" derlerdi. Hristiyan "Tann aktr", oysa antik Yunanl "Ak theostur" ya da "tanrdr" der. Baka bir yazarn da, aklam olduu gibi: "Akn ya da utkunun tanr, ya da daha doru ve dakik bir biimde sylenecek olursa, bir tanr olduu sylenmekle, hereyden nce, onun insandan daha fazla olarak, lme maruz kalmayan, ebedi bir ey olmas ereklenmekteydi. Dnyada ibanda grdmz, bizimle birlikte domam ve biz ldkten sonra do varolmaya devam edecek herhangi bir g, u halde, bir tanr olarak adlandrlabilirdi ve gerekte, byle glerden her biri birer tannydlar"^'). Bu anlk halinde, ve bizde ortaya kan ve bize, belki de kendile. rini bir trl anlayamadmz, ani haz ya do ac duygulan veren birG.M.A. Grube, Plato's Thought (Platon'un Dncesi), Methuen, 1985, s . 150.
LKA F E L S E F E S TARH

17

ok eyin insanst rasna kar bu duyarllkla, bir Yunanl o z o n


"Dostlar a r a s n d a k i muhabbet theostur" benzeri dizeler yai:abilircli.

Gerekte anlam sorununu tmyle soymazsa eer, bu, Platon'daki


tektannclk ya da oktanncla ilikin oka tartlm bir sorunla aka hibir ilintisi olmayan bir anlk halidir. Cambridge'deki bir dizi seminerin ilkinde, Cornford herhangi bir adaki felsefi tartmalarn, alacak lde, ok seyrek olarak dile getirilen ya da hibir zaman dile getirilmeyen bir dizi saynt tarafndan ynetildiine dikkat eker. Bu sayntlar "herhangi bir kltrn tm insanlar tarafndan paylalan gndemdeki geerli anlaylarn temelini olutururlar ve apak bir ey olarak grldklerinden, hibir zaman dile getirilmezler. "O daha sonra VVhitehead'ten yle bir alnt yapar: "Bir an felsefesini eletirirken, dikkatinizi temelde, temsilcilerinin aka savunmak zorunluluunu duyduklan, entelektel konumlar zerinde younlatrmayn. Ayn a iinde birbirlerinden farkllk gsteren dizgelerin tmnn yandalan tarafndan, bilinsizce nceden

varsaylan baz temel sayntlar olacaktr. Bunlara bakn!" te dile ilikin bir bilginin gndeme geldii yerde tam tamna burasdr. Yunanllarn szcklerini kullanma biimleri zerinde younlaarakyalnzca filozoflarn deil, ancak ayn zamanda hatiplerin ve ozanlarn, deiik balamlarda ve durumlarda kullandklar szckler ve onlarn kullanlma biimleri zerinde younlaarakonlarn iinde yaadklan an bilinsiz nsayntlarna ilikin olarak salam bir kavray sahibi olabiliriz. an bilinsiz sayntlarna ilikin bir baka rnek olarak, ilk zamanlarda Yunanllann ve klasik dnem boyunca, ortalama insanlann, byse! (sihirsel) dnce evresine ne denli yakn olduklarn anmsamalyz. Tinlerin ya da tannlann, belirli bir evrede, doann ileyi srecine katldklarr ister dnlm isterse dnlmemi olsun, onlann eylemleri uygun by tekniklerine sahip insanlar, tarafndan etkilenmeye allrd. Byc bu durumda, belirli bir olaylar dizisini balatr ve neden ve etki, sanki bir tfekle hedefe iyice nian
18 LKA F E L S E F E S T A R H .

alp, tfein tetii ekilmicesine, ayn kesinlikle birbirlerini izler. Uygulannal bilim doa yasalarna dayanr. Her ne denli yasalan, bizim bugn hibir biimde inanmadmz trden yasalar olsa bile, by de yledir. Byye temel olan yasalardan en nemli ve en temellisi, bizim iin bugn bu trden hibir ilikisi olmayan eyler orasnda doal bir iliki olduunu ortaya koyan, duygudalk (sempati) yasa:dr. Duygudalk yasasnn etkisi, iki ey byle bir iliki iinde olduk ar zaman, birisinin yapt ya da maruz kald eye, dierinin de ayn biimde yapmas ya da maruz kalmasyla ortaya kar. Bu trden bir iliki, bir insanla onun grnts ya da portresi arasnda varolur. Bu ayn zamanda, bir insanla onun sa krpntlar ya da trnak paralar ya dg hatta, uzun bir iliki nedeniyle, insann kiiliinin ayrlmaz bir paras haline gelmi elbiseleri arasnda varolur, ite, bir dmann ad verilmi olan bir kuklaya (uygun bylerle birlikte) kt davranma, bir baka deyile, onun san ya da elbisesinden bir paray yakma uygulamalar, bunun bir sonucudui^. Duygudalk dahas, eylerle ya da insanlarla onlarn adlar arasnda varolur. Bir dmann adn dz bir levha zerine yazmak, daha sonra adr kazmak (bylelikle, ona ller diyarnn glerini yklemek) ve yakmak, onu yaralayabilir ya da ldrebilirdi. Bu, her ne denli son derece ilkel olsa da, Atina'nn komularnda, i.O. drdnc yzylda, bir baka deyile. Platon ve Aristoteles'in yaad dnemde, ok yaygn olan bir uygulamayd. Byle dnen insanlar iin, ad aka eyin kendisi denli gerekti, ve ona sk skya balyd. "Bir ad" birisinin de sylemi olduu gibi, "bir kiinin, kolu ya da baca denli, bir parasdr". imdi, Platon'un Krolylos adl diyalogu dilin kkeni sorununu ele alr ve byk lde, eylerin adlarnn, onlara "doadan" m yoksa "uylamla" m bal olduu, adlarn eylere, onlarn doal bir paralar olarak m, yoksa keyfi olarak m yklendii sorusuna bir yant bulmaya alr. Soru anlamsz bir soru izlenimini uyandrr ve bizimle onu saatlerce tartabilen insanlar arasnda ince bir perde var gibi

LKA F E L S E F E S T A R H

. 1 9

grnmektedir. Ancak sylemekte olduum bu eyler, ilkel insann, manfk-ncesi bir anlaya (zihniyete) sahip olduunu, bir baka deyile, insansal gelimenin, aktel dnce ilemlerinin bizimkilerinden ok farkl olan, ve mantk adn verdiimiz disipline kendisinde rastlanmayan bir evresinde bulunduunu savunan Levy-Bruhl'n temsil ettii Fransz Okulu insanbilimcilerinin yaptlar nda, daha da ilgin hale gelir. Levy-Bruhl burada szn ettiimiz grlerinden dolay eletirilmitir ve sanyorum ki, hakl olarak eletirilmitir. S z konusu olan, Levy-Bruhl'n dedii gibi, insan anlnn herhangi bir zamanda tmyle farkl izgiler zerinde ilemesi deil de, yalnzca, bilginin o zamanlar ulat dzeyde, insanlarn kendilerinden kalkarak usavurmalar (reasonings) gerekletirdikleri ncllerin, onlan bize ok acayip gelen sonulara gtrecek denli, byk farkllklar farkl olan

gstermesidir.

Her iki durumda,

bizde ve onlarda,

ncllerdir. Belirli eyler, onlarn anlklarnda, bize gre, hi de usa uygun olmayan bir biimde, birbirlerine balanr ya da birbirleriyle zdeletirilir. Platon'un diyalogunda Kratylos'un bak as, o

unlar syledii zaman, tam tamna kendisinde bysel birleim ya da ilikinin olanakl olduu, byle bir anlk halini ele verir: "Bu bana olduka basit bir ey gibi geliyor. Adlan bilen insan eyleri de bilir" Sokrates ona, bununla kendisinin, onun, bir ad bilen bir kiinin bu ad tayan eyi de bilmi olduunu kastetmesini mi anlamas gerektiini sorar ve Kratylos bunun tam tamna kendisinin anlatmak istedii ey olduunu syler. Uslamlamayla (argument) geriletildii zaman, Kratylos'un klamaya szcklerin kkenine ilikin olarak, doast bir a-

bavurmas ilgintir: "Bu gibi konularda en doru a-

klamann, Sokrates, insandan ok daha yksek bir gcn, eyler iin ilk adlar verdiini, yle ki onlarn kanlmaz bir biimde doru adlar olmak zorunda olduklarn dnyorum". Benzer deerlendirmelerin, daha sonra Herokleitos'un, ok

artc bir biimde, ayn anda, onun azndan kan szck, szcn ierdii doruluk (hakikat), kendisinin betimlemekte oldu-

20

LKA F E L S E F E S

TARH

unu dnd dsal gereklik ve onun ate adn verdii ey otan, logos kavramn ele alrken yardm olabilir. Felsefi bir okul denli, dinsel bir tarikat oluturan Phytagoraslar da bundan izler tarlar. -Bunu kantlamak iin de, Pfytagoraslann en eskisi "eyler birer saydrlar" demitir. izgi *" Bunu kantlamak iin de, "1 bir noba (.), 2 bir 3 bir yzey y\ 4 bir katdr / \ Bylelik-

le, saylardan meydana gelmi kat cisimlere sahip olursunuz demitir. Bunu, matematiin soyut anlksal kavramlarndan doann kat gerekliklerine pek de hakl klnamayacak ve gerekte, anlalmaz 'olan bir srama olarak grebiliriz. 4 saysndan yapm olduklar piramit, ta ya da tahta bir piramit olmayp, anln zdeksel olmayan katksz bir kavramyd. Aristoteles daha o zamandan, Phytagoraslarn anlaylarndan, onlar anlayamayacak denli uzak ve ayr dmt ve onlarn "arl olmayan varlklar., arl olan varlklarn eleri yapmalarndan" yaknyordu. Ancak insanbilirrici bize yine "Kullanlmaya hazr hibir soyut kavram olmayan mantk-ncesi anlay sayy, kendisine bir say verilen nesneden, ak ve seik bir biimde, ayramaz" der. Saylar gerekte, baka herey bunlar, is ter nesneler ya da ister salt uylamsal simgeler, szckler ya da adlar, edeyile, nesnelerin kendilerinden ayrmamz gereken iaretler olsunlar gibi, kendilerine zg birtakm bysel iliki ve zelliklerle donatlmlardr. Bu olgulara ilikin bir bilgi bize, Pyhtagoraslara, onlar biraz daha iyi anlayarak, yaklama olana verecektir. Bu konuya bir son vermezden nce, imdiye dek sylemi olduk-

larma ok byk bir nem ve arlk verilmemesi iin, bir uyanda


bulunmak gerei duymaktaym. Phytogoras bir ilkel, bir vahi deildi. lkel anlktan kalkarak, ilkelin anlyla Phytagoras'n anl arasnda kuracamz bir benzeim (analoji) bizi belirli bir yere dek gtrr, ancak daha fazlasna deil. Phytogoras matematik alannda bir keydi. O bakaca birok ey yannda, mzikte sekizlik perde dzeninde deimez matematiksel oranlara karlk gelen uyumlu notalar ve bu matematiksel oranlarn neler olduklarn bulgula-

LKA F E L S E F E S T A R H

21

mt. Matematie olan eiliminin dncesinin tm zerinde derin ve temelli bir etkisi olmutur. Ancak bilinsiz sayntlan, matematiinin biimlenmesine de etki etmitir; burada ne srlen trden dnce ve deerlendirmeler, eer Phytogoros'm retilerine ilikin olarak bildiimiz eylere dikkatlice ve eletirisel bir biimde uygulanrlarsa, bu retilerin bazlannda yatan gizi anlamamzda yardmc olabilirler. Bununla birlikte, bu konuda ll ve titiz olmak gerekir. Yunanllara insanbilimsel (antropolojik) bir yaklam ok ekici olmasna karn, birok iyi yorumcuyu yanl yola srklemitir. By ve efsun, Platon'un zamannda, daha nce de sylemi olduum gibi, yaygn olabilir. Ancak Platon'un byy aka mahkum etmesi de, ayn lde nemlidir. Eer sylemi olduum eyler. Yunan

dnrlerinin, ilkel kabilelerde rastladmz trden, ayn zamanda belirli bir ussal dnceye sahip olan, byc hekimler olduklar izlenimi verirse, bu yararsz olmaktan daha da kt olacaktr. Bunlardan beklenen Yunan dnrlerinin kar karya kaldklar glklere ilikin olarak bir fikir vermeleri ve dolaysyla bu dnrleri incelemeye getiimiz zaman, onlarn ulatklan sonular ve kaydettikleri kimi nemli baarlar daha iyi deerlendirebilmemize yardmc olmalardr, IJstelik, Yunan dncesi tarihi, bir ynyle, bu trden yaygn inan ve sayntlardan tremitir ve yalnzca bu durum, onlara, bir giri olarak, bavurmay uygun ve anlalr klar. Belirli bir an felsefesine ilikin olarak tarihsel bir alma yaparken, hi kukusuz bu an dncesine uygulanacak bir snflama ortaya koymalyz. Gelin Yunan dncesini, bugn kendilerini fila zof olarak gren herkesin zerine uyumayabilecei, ancak antik Yunan filozoflarn inceleme abasna kesinlikle uygun decek bir biimde betimleyelim. Ben kendim, her ne denli uyumazlk ve tartma iin hazr olsam bile. Yunan felsefesinin konulonna ilikin olarak, buradaki ereklerimizi dikkate alarak ortaya koyacam snflamann, hereye karn, antik Yunanllarn entelektel sorunlar iin olduu denli gnmz entelektel sorunlar iin de geerli olduunu dn-

22

LKA F E L S E F E S

TARH

yorum.

Antik Yunan felsefesinin iki temel yan vardr ve gelitike, bir ijncs daha ortaya kar. 1 . Kurgusal ya do bilimsel. Bu, insann iinde yaad evreni, makrokosmosu aklama giriimidir. Son zamanlarda doa bilimleri o denli byijk ve gz kamatrc bir gelime gsterdiler ki, onlar bu gelimenin bir sonucu olarak, felsefeden ayrldlar ve felsefe terimi, sz konuu gelimenin dourduu bak asndan, yalnzca, metafizie karlk gelir oldu. Ancak biz burada kurgusal (speklatif) ya da bilimsel sfatyla, bilim ve felsefeden her ikisinin de ocukluk

dnemlerinde olduklar ve aralarnda hibir snr izgisinin bulunmad bir zaman niteliyor ve byle bir zamandan s z ediyor olacaz. 2. (Ahlaksal ve siyasal ieren) Pratik. Bu, insann kendisine, mikrokosmosa, onun doasna, dnyadaki yerine, baka insanlarla olan ilikilerine ilikin bir almadr. Bunun temelinde yatan gd, geleneksel olarak evrenin doas hakkndaki kurguda olduu gibi, katksz, saf merak olmayp, insan yaam ve insann eylemlerinin nasl iyiletirilip, gelitirilebileceini bulma biimindeki pratik gddr. Tarih srasna gre. Antik Yunan 'da, burada bir yandan insan yaam ve eylemleri zerine'olan nedensel deerlendirmelerle, dier

yandan ahlak felsefesini birbirlerinden ayrmak kouluyla, ikinciden nce birincinin ortaya ktn grmekteyiz. "Ahlaksal dnce, ortaklaa yaamn dourduu gereksinimlerin bir sonucu olarak, doa hakknda dnmeden nce gelir; oysa eylemin ilkelen zerinde dnme, yine ayn nedenlerden dolay, en azndan biraz daha ge balar". fHenri Berr'in Robin'in GreekThought (Yunan Dncesi) adl kitabna yazd nszdeki bu deerlendirmesinin genel bir.geerlilii vardr. Bunu antik Yunan'a uyguladmzda, bir Hesidos, bir Solon, ya da bir Theognis'in zdeyiler ve mecazlarla dolu ah-

LKA F E L S E F E S T A R H

23

bksal bakmdan eitici iirinin; Doa Felsefesinin iyonya'da, .. 6 . yijzyldaki balangcndan nce geldiini grijrijz. Ote yandan, insan eyleminin felsefesi olarak adlandrlabilecek bir' ey

eylemlerimizi bilgi ve kuramn dizgeli bir egdmne (koordinasyonuna) dayandrma giriimi iin, .. 5 . yzyln sonuna dek beklemeliyiz. O , doa felsefesi boyunca duyulan coku dalgas gcn yitirdii ve yandalarnn gveni kukuculuk tarafndan temellerinden sarsld zaman. Sofistler ve Sokrates'le geldi. nc yann felsefe geliip, serpildike ortaya ktn

sylemitim. Bu, mantk ve epistemoloji ya da bilgi kuramn ieren eletirici felsefedir, insanlar yalnzca, greli olarak, daha ileri bir dnce dzeyinde, kendilerine doa tarafndan verilmi olan aralarn, d dnyayla iliki kurmak bakmndan yetersizliklerini, gvenilirliklerini sorgulamaya balarlar. Bilgimiz, son zmlemede neye dayanmaktadr? Duyularmzn tanklna m? Duyularmzn bizi bazen yanltabildiklerini biliyoruz. Onlarn bizi gereklikle, her zaman ilikiye sokacaklarna ilikin olarak kantmz var m? Anlksal ilemlerimiz salam ve gvenilir mi? Kendimize d dnya hakknda daha fazla dnme izni vermezden nce, bu ilemlerin kendileri zerinde almal, onlar zmlemeli ve snamadan geirmeliyiz. Eletirici felsefeye zg sorular ite bunlardr. Eletirici felsefe konu olarak, dncenin bi::zat kendisini almaktadr. O kendisine ilikin olarak bilinli hale gelen felsefedir, hlerakleitos ve Parmenides'in, erken beinci yzyl Yunanistan'nda, kendilerine zg yollardan ortaya koyduklar gibi, bir filozof duyularn tanklndan kuku duymaya balad zaman, eletirici felsefe iin herey hazr hale gelmi demektir. Eletirici (kritik) felsefe, Platon'un yallk dnemine dek byk bir gelime kaydetmedi; ancak byle bir bilime (epistemolojiye) duyulan gereksinmenin kendisini derece derece, giderek artan bir.younluk iinde, hissettirdiini, ilerledike grmek ilgin olacaktr. Felsefenin ilk iki dalma metafiziksel ve ahlaksal dallarna dndmzde; baz filozoflar her ikisiyle de eit lde ilgilenecek
24 LKA F E L S E F E S TARH

ve btnl olan, tek bir dizge kurmay baaracaklardr. Bu, felsefi erei ann birbirlerini tamamlayan iki eilimiyle savamak olan Platon'un kendisi iin ngrd hedefti. Bu eilimler: ,(lj Bilinecek hibir kalc ve srekli gereklik bulunmad temeli zerinde, bilginin olanan yadsyan entelektel kukuculuk ve ( 1 1 ) Ahlaksal anari, yani deimez ve tmel olan hibir eylem lt, belirli bir insana,,belirli bir zamanda en iyi grnenden daha yksek hibir,eylem lt bulunmad gr.,Sz konusu iki eden oluan soruna kapsaml bir zm olarak. Platon, yeri gelince aklamaya alacamz, nl Formlar retisini ne srd. Buna karn, Sokrafes'e eylem alannn ya da Anaxagoras'a kozmik kurgunun ekici gelmesi gibi, ounlukla, farkl filozoflar ilk iki yann biri ya da dieri tarafndan adeta ekimlendiler. Bundan baka, ou zaman, belirli bir an tm bir dncesi, bu iki yandan birine dierinden daha ok eilim gsterir, nk dnce en azndan bir blmyle, iinde bulunulan toplumun durumuna ve koullarna baldr. Filozoflar bolukta dnmezler ve onlarn ulatklar sonular miza x deney (tecrbe) x daha nceki felsefelerin bir rn olarak betimlenebilir. Bir baka deyile, filozoflarn ulatklan sonular, belirli bir mizacn, birok filozofta olduu gibi, daha nceki filozoflardan gelen temel savlar zerinde dnmekle (daha nceki felsefeler) felsefi gelimesi etkilenen s z konusu tikel insana kendisini sunduu biimiyle (deney), d dnyaya kar olan tepkilerdir. Ve, nasl ki hibir iki insann mizac tam olarak ayn deilse, bunun gibi, hibir iki insann d dnyolonnn edeyile, deneyleri da tam tamna ayn olmadndan emin olabiliriz. Felsefenin temel sorunlarna verilen yantlarn, bu denli byk farkllklar gstermi olmalannn nedeni budur. Birbirlerine kart mi-

zalar olan insanlar felsefi sorulara farkl yantlar vermek durumundadrlar. Gerekten de, yantlart eliik bile olmamalar olasdr; yalnzca, aralarnda herhangi bir karlkllk ya da uygunluk olmas, hibir biimde olanakl deildir. Bunlar ierik bakmndan farkl ol-

IKA FELSEFES TARH

25

makla kalmayp, ancak ayn zamanda farkl trden yantlar olacaklardr. Bir rnek bunu daha a k hale getirebilir, iki a d a m n d n y a n n

neden meydana geldiini tarttklarn varsayalm. Biri onun tmyle

sudan, dieri ise tmyle havadan meydana geldiini


sylemektedir. yleyse, her ikisi de ayn soruyu ayn biimde yantlamakta ve gerekte eliik yantlar vermektedirler. Bir uslamlama temelleri vardr, her biri grn desteklemek iin ortak gzlemlennden olgular getirebilir ve birinin dierini ikna ederek, tartmay sona erdirme ans, her zaman vardr. Ancak bir de, Dnya son zmlemede nedir? sorusunun daha a z ak, daha az gzlemlenebilir bir malzeme zennde, fakat daha felsefi bir dzeyde tartldn ve adamlardan birinin dnyann pozitif ve negatif elektnk ykleri, dierinin ise Tann'nn anlndaki bir dnce olduunu ileri srdn varsayalm, ikisinin, tartmayla geen yararl, verimli bir saat geirebilmelerini ya da birlikte epeyce bir ilerleme kaydetmelerini dnmek pek gereki olmaz. Farkl trden insanlardr, bunlar, ikincisi birincisinin elektnk hakknda sylediklerini kabul etmeye, belki de, daha dnden hazrdr, ancak onlarn kendi yantn etkilemesine izin vermez. Benzer bir biimde, birincisi de, diennin sylediinin doruluunu yadsyacak doada olan biri gibi grnmekle birlikte, byk bir olaslkla, onun yantnn doru olabileceini ya da olmayabileceini syleyecek, ancak her durumda, k a nuyla uzaktan yakndan bir ilgisi bulunmad yantn verecektir. Aristoteles'in ebedi soru olarak adlandrd "Gereklik nedir?" s a rusuna verdikleri karlklarla kendilerini ele veren s z konusu iki yant, birbirlerinin her zaman karsnda yer alm olan iki tip felsefeyle ilikilidir. "Gereklik nedir?", sorusu ilk bakta grnd gibi, anlamsz ve kabul edilemez bir soru deildir. Gerekte u anlama gelmektedir: ister tm Evren, ister onun iindeki tikel bir nesne olsun, herhangi bir eyi deerlendirirken, onun zennde dnrken, "O

nedir?" sorusu sorulursa, hemen ortaya koyacamz ey olarak, neyin onun iin zsel ve ayrca neyin onun iin ikincil ve nemsiz oldu-

26

LKA F E L S E F E S T A R H

unu dnyorsunuz? Herhangi biri kendisinin bu iki tip felsefeden hangisine bal olduunu kolaylkla saptayabilir. Sorumuzun bu kez "Bu sra nedir?" olduunu varsaynz ve aadaki iki yanttan hangisinin, s i z i , en uygun yant obrak, kendisine ektiini deerlendiriniz: a)Tahta, b) zerine kitap ve kt konacak bir ey. Hemen grlecei gibi, bu iki yant eliik deildir. Ancak farkl trden ya- ntlardr. Dierinden ok, birinin hemen ve igdsel olarak seilmesi, kiiye miza olarak zdekilie ya da erekbilim'e (teleolojiye) yatkn olduunu gsterir. Bu iki tip felsefeye, doallkla antik Yunanllar arasnda da rastlanmakta olup, bunlar birbirlerinden kolaylkla ayrt edilebilirler.Antik Yunanllardan bazlar eyleri zdeklerine, y da kendilerinin onu adlandrdklan biimiyle, eylerin "kendisinden meydana geldikleri ey"e bavurarak tanmlamaktaydlar. Dierleri ise zsel eyi, kendisine formu da dahil ettikleri erek ya da ilevde grdler, nk (Platon tarafndan Krolylos adl diyalogda iaret edildii gibi) yap ileve hizmet eder ve ileve bamldr. Sra halen sahip olduu biime .(forma), hizmet etmek durumunda olduu erekten dolay, sahiptir. Mekik, dokumac iin belirli bir ilevi yerine getirmek durumunda olduundan dolay, byle biimlenmitir. Demek ki. Yunanlnn anlna kendisini sunan ilk kartlk, zdek (madde) ve, her zaman form fikrinde ierilen ilev fikriyle birlikte olan, biim arasndaki kartlktr. "Gereklik nedir?" biimindeki ebedi soruyu yantlarken, iyonyal dnrler ve atomcular yantlarn zdek bakmndan, buna karn'Phytagoraslar, Sokrates, Platon ve Aristoteles form bakmndan verirler. Filozoflar zdekiler ve erekbilimciler zdek filozoflar ve form filozoflar diye ayrma, amz da iinde olmak zere, her

ada yaplabilecek olan temel bir ayrmdr. stelik, ayrmn her iki taraf da Yunan geleneinde batan beri tam bir aklk ve gle temsil edildiinden, ayrm usumuzdan hi karmazsak, iimiz daha kolaylaacaktr.

LKA F E L S E F E S T A R H

27

I I .

BLM

ZDEK VE BM (yonyahlar ve Phytagoraslar)

Bundan nceki

blijmde,

felsefenin daha sonraki sayfalarda

greceimiz gibi, biri bir yandan, bir btn olarak Evrenin doas ve kkenleriyle, dieri de insan yaam ve eylemiyle uraan iki dal olduunu grdk; ncelikle ve byk lde ahlaksal ve siyasal dnceyle ilgilenebilecek olanlar, Avrupa felsefesinin antik Yunandaki balanglarna gittiimiz zaman, ilk nce birincisiyle, Evren hakkndaki kurguyla karlaacamz konusunda uyarmak isterim. Bu kitapta inceleyeceimiz tm bir tarihsel dnem, ounlukla Sokrates adyla ikiye aynlmaktayd bunun hangi lde hakl klnabilir olduunu sayfalar ilerledike greceiz ve Sokrates ncesi filozoflarn en belirleyici zellikleri, evren hakknda duyulan ateli bir.merakt. Sokrates'in yaad a fiziksel kurguya kar bir tepkiye olacak ve felsefi ilginin insansal ilere dnne tank oldu. Tm byk genellemeler gibi, bu da hi kukusuz, yalnzca yaklak olarak dorudur. Yunan Dnyasnn dou ksmnda, iyonyahlar kendilerini. Evrene ilikin bir bilimsel aklama getirme ynndeki ilk giriimlerin ekimine kaptrm durumdayken, Bat'da Phytagoraslar felsefe idealini, bir _ yaam biimi olarak ve felsefe birliini de, bir tr dinsel dzen olarak kuruyorlard; Sokrates'in byk ardllar Platon ve Aristoteles, in' san yaamnn sorunlarn ihmal etmedikleri gibi, her ikisi de, ayn zamanda iinde yaadmz dnya hakkndaki kurguyla lgilendiler. Platon iin gerekte, insan ruhu merkezde bulunmaktayd; ancak Aristoteles'te doaya ilikin, salt doann kendisi iin, kar gzetmeyen aratrmadan alnan haz doruk noktasna ulat. Aristote-

LKA F E L S E F E S TARH

29

les bilimsel mizaca, herhangi bir baka Yunanldan ok daha fazla sahipti. te yandan, Phytagoraslann insan ruhuna olan ilgileri felsefi olmaktan ok dinsel ve gizemsel bir nitelik tamaktayd. Bununla birlikte, iyonyallar tarafndan sergilendii biimiyle, dsal doaya bu tijrden bir ei daha olmayan bir ynelim, doa felsefesinin I.O. beinci yzyldaki gzle grlr knden ve Sokrates'in, insan yaamn resmin merkezine oturtan srarl sorgulamalarndan sonra, kesinlikle olanaksz hale geldi. Tm bunlarn nasl olup bittiini imdi aratrmaya geeceiz. Avrupa felsefesi, Evrenin sorunlarn, katksz bir biimde

bysel (sihirsel) ya da tanrbilimsel olan aklamalann kabulne kart olarak, yalnzca usla zme giriimi anlamnda, yzyln balarnda. I.O. altnc Kk Asya kylarnda, iyonya'nn ticaretle

uraan, gnen iindeki zengin kentlerinde balad. Bu, Aristoteles'in de syledii gibi, felsefe iin kanlmaz olan fiziksel gnen (refah) ve bo zaman koullarna daha nce ulam bir an rnyd; motifi yaln bir merakt, lyonya ya da Milet Okulu Thales, Anaximandros ve Anaximenes adlaryla temsil edilmektedir ve onu bir okul olarak adlandrmada, her de Milet adl zengin iyonya kentinin yerlisi olduu, yaadklar zaman dilimleri byk lde akt ve en azndan gelenek, onlarn ilikilerini hoca - renci ilikisi olarak betimledii iin, byk bir hakllk pay vardr. Aratrmalarnn nesnesi iki biimde betimlenebilir. Onlar, gzle grlr deimenin oluturduu kaosun her yerinde, srekli ve kalc olan bir ey aryorlard; ve aradklann "Evren neden meydana gelmitir?" sorusunu sormakla bulacaklann dndler. Duyularmzn alglad biimiyle, iinde yaadmz dnya, hi durmadan deien ve duraan olmayan bir ey olarak grnmektedir. O srekli olarak ve gzle grlr bir biimde, geliigzel olan bir deime sergilemektedir. Doal byme ya da gelime sreci srebilir yo da kr dsal gler tarafndan engellenebilir. Her durumda, bu dou ve byme srecini bir bozulma ve rme izlemekte olup tm zaman-

30

LKA F,ELSEfES T A R H

lar boyunca varolan, kalc hibir ey yoktur. Bitelik, birbirleriyle ilikisiz nesnelerin, apak bir biimde sonsuz olan okluunu ve eitliliini gzlemlemekteyiz. Felsefe, bu gzle grijlijr kaos'un gerisinde, duyuyla deilse bile, anlkla ayrt edilebilir olan, gizli bir sreklilik ve birliin varolduu inancyla balar. Bu tmce felsefenin tm iin geerlidir. sylemi olduu gibi: "insan anlnda, deime boyunca varolmaya devam eden ka c bir ey aramd gibi, kkleri derinlere uzanan bir eilim var g'nmektedir. Bunun bir sonucu olarak, aklama- arzusu, yalni2ca yeni ve farkl grnenin, ta batan, beri orada olduunun bugulanmasyla doyurulabilir grnr. Gzle grlr deimenin geisinde yatan bir zdelik, kalc bir zdek, niteliksel deinmelere karn korunan ve araclyla, bu deimelerin' aklanabilecei bir tz (cevher) aray, ite bu durumun bir sonucu(Jur"a). Fesefi dnen anla ilikin bu betimleme sanki zellikle Miletliler iin yazlmtr. Miletliler daha o zamandan birer filozoftular; ve felsefenin temel sorunlar, bildiimiz gibi, alar boyunca pek a z deimitir. Bunun merkezinde ise, bizi evreleyen evrenin gzle grlr eitliliinin ve karklnn gerisinde, usun bulguloyabilecei temelli bir basitlik ve duraanln varolduu inanc yatar. ikinci olarak, bu eski kurgucular (speklatrler) bu duraanlk ve kalcln, evrenin kendisinden meydana geldii zdekte aranmas gerektiini dndler. Bu olanakl fek yant deildi, hi kukusuz. Ayn lde, dnyann zdeksel bileenlerinin sabit bir rme ve yenilenme ak iinde, eitli ve kavranamaz olduklar, ancak srekli, birlik-li ve kavranabilir enin, evrenin yapsnda ya da formunda bulunduu da dnlebilirdi. Yeni zdek geldike, kendisini her zaBir modern yazarn felsefi yntem zerine

L S . Stebbing, A. Modem Introduction to Logic (Manta Modern Bir Giri, Metluen, 2. Basl<, 1933, s. 404.

LKA F E L S E F E S

TARH

man ayn yapya uyduruyorsa eer, anlamaya almamz gereken ey yapdr. Antik Yunan dijnyasnn kendisinde, zdee kar formu

savunanlara, sra daha sonra gelecektir. Balangta, bununla birlikte, sorulan soru, en yaln .biimiyle "Evren neden meydana gelmitir?" sorusuydu. Thales, evrenin sudan ya da nemden meydana geldiini syledi. Thales'in gerek grleri hakknda pek fazla bir ey bilmediimiz ve onu bu sonuca gtren dnce zincirinin ne olduunu yalnzca tahmin edebildiimiz iin, bu, her trden ilgin birok almaa ak olan bir yanttr. En ak ve anlalr aklama, suyun kendisini duyulara, o zaman ' iin hibir biimde olanakl

olmayan herhangi bir bilimsel deney arac olmobzn, buz, su ve buhar olarak, kat, sv ve gaz gibi biim iinde, doal olarak sergilediini dile getirir. Bu, sonu olarak modern yorumcular arasnda en ok rastlanan aklamadr, ancak Aristoteles'in bu konuda olduka farkl bir nerisi olmas ilgi ekicidir. Aristoteles de hi kukusuz, yalnzca tahminde bulunuyordu nk Thales'in yazm olduu herey daha ona gelmeden kaybolmu durumdayd ancak o en azndan bir Yunanlyd ve Thales'e bizden ok daha yaknd. Aristoteles'in tahminleri ve yorumunun niin doru olabileceini

gsterir kimi nedenler ne srmek istiyorum, ancak bu, dier iki M i letli filozofun grlerini grdkten sonra, kendisine dnmekle daha iyi yapacamz bir konudur. Evrenin gerisinde yatan zdein su olduu nermesinin dnda, Thales'in felsefi grleri hakknda pek az bir ey biliyoruz. Onun bir metin ve birtakm anekdotlar olmakszn, yorumlanmas olduka g olan bir ya da iki zdeyii vardr, hlerodotus'da geen, onun byk bir olaslkla I.O. 5 8 5 ylnda olan bir gne tutulmasn nceden tahmin ettiine ilikin yk, onun yaad zaman, yaklak olarak kestirmemiz iin iyi bir bilgi ilevi grmektedir. Ondeyi, Thales'in ele geirmi olduu Babil kaytlannm. yardmyla, kesinlikle olanaksz deildi. Thales'in, Aristoteles ve Theophrastus tarafndan byk bir olaslkla elde edilebilir olan yazlar brakm, kendisinden daha gen

32

LKA F E L S E F E S T A R H '

olan hemehrisiyle, Anaximandros'la ilgili olarak, daha ok ey bilmekteyiz. Bu bilgileri Theophrasfus'un, bize dek ulam olan GrekoRomen derlemelerin temelinde bulunan, Opinions of Naturol Phila sophers (Doa Filozoflannn Grijlerij adl yaptnda bulmaktayz. Anaximandros'un dncesi daha o zamandan belirli bir derinlie ulam durumdayd. O varolan dnyay, drd ^scak ve souk, slak ve kuru birincil olan, kart niteliklerin bir sava alan olarak grd. Evrenin ileyi sreci dairesel bir sretir. Gnein scakl suyu ya da nemi kurutur, buna karn su atei sndrr. Bu dairesel sre, bir evren cetveli zerinde, mevsimlerin dnml olarak ortaya klarnda gzlemlenir ve her ne denli kartlardan her biri bir sre iin egemen olsa bile, denge her seferinde yeniden salanr. imdi, bu nitelikler hakknda zsel olan ey, onlarn birbirleriyle karlkl bir kartlk ilikisi iinde bulunmalan olduu iin buradan Evrenin ilk, temel zdeinin bu niteliklerden biriyle karakterize edilemeyecei sonucu kar Anaximandros, Evrenin ilk zdei bunlardan biri olamaz, demi olmaldr, nk dnce tarihinin bu erken saylabilecek evresinde, nitelik ve zdein farkllamas hemen hi olasl deildir. Anaximandros'a "scak" ya da "souk"tan sz ettii zaman, bir zdei mi yoksa bir nitelii mi kastettii sorulmu olsayd, o byk bir olaslkla, soruyu anlamadn syleyecekti. Anaximandros'a gre, demek ki herey Thales'in dnd gibi, balangta su ya da "nem" olmu olsayd, s ya da ate hibir zaman varolamayacakt, nk su ate dourmaz, ancak tam tersine atei ortodon koldrr .Bu nedenle, o zdein ilk halini, onlon, hereyin tam anlamyla i ie girdii bir karmda, gzle grlemez bir biimde ya da gizil (potansiyel) olarak ieren, iinde birbirlerine dman elerin ya da zelliklenn henz ayr olmad ya da ayrmad, olaanst byklkteki, farkllamam bir kfle olarak tasarlamtr. Bu ktleye Anaximandros, "snrlan olmayan" anlamna gelen, ve daha sonraki Yunanca'da iki temel anlamda kullanlan bir szck ola apeiron adn verdi. Bu anlamlar: (a) dsal o-

LKA F E L S E F E S TARH

, 3 3

brak snrbnmam obn, edeyib uzaysal (mekansal) olarak snrsz olan, ve (b) isel snrlardan yoksun obn, edeyile bileenleri arasnda hibir ayrm ya blijnme gzlemlenmeyen. Anaximandros'un fam obrak, uzaysal sonsuzluk fikrine ulam olmas pek olasl deildir ve balangtaki bu zdek ktlesini, kesinlikle engin ve belirsiz byklkte obn bir ey obrak tasarlamakla birlikte, onun anlndaki ilk ve nde gelen dnce isel ayrmlardan yoksunluktu, nk Anaximandros'un anln kurcalayan sorunu, kartbnn zgn hallerinin ne olduu sorusunu zecek kavram buydu. Balangtaki bu ktle, Anaximandros tarafndan srekli bir devinim iinde bulunan ve bu devinimin sonucu olarak, belirli bir zamanda, onun belirli bir parasnda, kart niteliklerin ya da bu nitelikleri ieren zdeklerin kendilerini ayrmaya baladklar, snrsz bir depo olarak resmedilmiti. Bunun sonucunda Anaximandros'un bir evren tohumu ya da ekirdei, dourgan bir ekirdek terimi organik doa alanndan almt obrak adlandrd ey ortaya kt. Balangta, o modern gkbilimin (astronomi) yakndan tand hzla dnen nebubbra benzer bir ey olmu olmaldr. Daha sonra, souk ve slak e, yava yava younlaarak, merkezde bulut ya da sis tarahndan sarmalanan slak bir toprak ktlesi haline geldi. Bu toprak ktlesi yeryznden baka bir ey deildi. Scak ve kuru ise kendilerinden, evrelerinde, yine kre iinde olmak zere, koyu bir sis ya da dumann dalgaland, ateten halka ya da arklar kopan, ateten bir kre olarak gsterdiler. Bu Anaximandros'un, her biri gerekten de yeryznn evresinde ateten bir halka obn gne, ay ve yldzlar aklama biimidir; bunlar, bizim tarafmzdan, yalnzca, kuatan buharlarda, bir deliin bulunduu bir noktadan grlebilirler ve bu delikten ate, patlayan bir bisiklet tekerinden hava nasl karsa, yle akar. Atein etkisi altnda, yeryznn eitli blgeleri kurudu ve bu blgeler kendilerini evreleyen sudan oynldibr. Bu sre srasnda yaam, ilk kez olarak, scak amurda ya da balkta meydana geldi, nk yaamn kkeni, zerine

34

LKA F E L S E F E S

TARH

scakln etki ettii nemde bulunmaktayd. lk hayvanlar, u halde, balk benzeri hayvanlardr; bunlar, Anaximandros'a gre, dikenli ya da pul pul tabakalarla kaplanm durumdaydlar. Bunlardan, son zmlemede bir tr balktan evrim geirmi olan insan da ilerinde olmak zere, tm kara hayvanlar meydana geldi. Bu aklamada du. yeryz, tpk bir davul gibi, bir silindir bianlklarn uzunca bir

imindeydi ve kresel evrenin merkezinde, desteksiz olarak duruyorBurada, Anaximandros Yunanllarn sreden beri megul etmi olan bir soruya, ierdii dncenin derinliinden dolay, birok ardlnraan bir yant veriyordu. Yeryz neye dayanmaktadr? Eer, Thales'in sylemi olduu gibi, suya dayanyorsa, su neye dayanmaktadr, v.b.g.? Anaximandros hibir eye dayanmadn syler. Dmeme nedeni ise, ok yaln olarak, o bir kresel evrenin merkezinde ve dolaysyla tm noktalardan eit uzaklkta bulunduu iin, onun bir baka dorultu yerine, u ya da bu dorultuda dmesi iin, bir neden bulunmamasdr. Yeryz, iki ayn saman ynnn her birinden tam olarak eit uzakla yerletirilmi olan, ve hangi yne gideceine karar veremedii'iin alktan len eein durumunda bulunmaktadr. Anaximandros'un bu kozmogonisi (evrendoumu). ierdii belirli fantastik elere karn, ussal dncenin douu iin, dikkate deer ve nemli bir baardr. Topran kurumas fikrini i blgelerdeki fosillemi istiridye kabuklannn varlyla ve insann daha aa bir ya-, am biiminden evrim geirdii uslamlasn ise, insann doumdan sonra, kayda deer bir sre iin yardma muhta ve bakalarna baml olduu gzlemiyle destekleyecek biimde, o belirli ller iinde gzlemden yararlanmtr, insann kendisini koruyacak duruma gelinceye dek, anne babas tarafndan baklp korunduu bir sre gemek durumundadr ve bu, Anaximandros'un gzlemlerine gre, baz byk balk trleri tarafndan yaplmtr. Anaximandros

dncesine hakkn verebilmek iin, yalnzca ona geriye dnerek, amzdan bakmakla yetinmemeli, ancak onu ayn zamanda, ve
LKA F E L S E F E S T A R H 35,

yaad an Yunanistan'yla kendi yaad adan ncel<i zamanlarn Yunanistan'lyla olan ilikisi iinde deerlendirmeliyiz. Onun a, doast ve gizemli glere hl eksiksizce inanld, doal glerin insanbiimsel (Antropomorfik) tanrlara, bir Zeus'a ya do bir Poseidonos'a yklendii ve Evrenin kkeninin bu ana dek, ucu buca olmayan ilkel tanrlklar olarak dnlen gkyz ve yeryznn cinsel birlemeleriyle ilgili acayip yklerde arand bir ad. Anaximandros'la birlikte insan usu kendisini savlad ve evrenin ve yaamn kkenine ilikin olarak, ara katksz bir biimde doal olan terimlerle, doru ya da yanl, bir aklama ortaya koydu. Milet Okulunun son temsilcisi olan Anaximenes'e gelince, onun bir kozmogonisi bulunmadn gryor, buna karn, ilk zdek iin yeni bir savla karlayoruz. Bu havadr (gndelik konumada hava ve buu ya da sis anlamna gelen ^ve bir teknik bilimsel terminolojinin bu evresinde, dakikleme henz s z konusu deildir Yunanca aerdir). Doal ya do Anaximenes'in adlandrd biimiyle, eit olarak dalm gsterdii hali iinde, o grnmez atmosferdir, ancak younlaarak buu ve suya ve bylelikle daha sonra, nes'in savlad gibi, toprak ve ta benzeri Anaximekat zdeklere

dnmeye yetilidir. ok daha az youn olduu zamanlarda ise, o ayn zamanda daha scak olur ve atee dnr. Onun temel ilgisi, kendisiyle, ilk zdekte ortaya kacak deimeler sayesinde, okluk ve eitlilik arz eden dnyamzn varla geliinin tasarlanabilecei bir doal sre bulgulama iinde younlam gibi grnmektedir. . Anaximenes'in evreni douran bu doal sre bunun, bilinen herhangi bir doal srete hakl klnmas pek olanakl olmayan parlak ve usta bir tahmin ya da varsaymdan daha fazla bir ey olduu sylenemez. Onun iin Anaximenes, kendisiyle havann neme ve nemin de havaya dntn grdmz, younlama ve seyrekleme olgusunu da kullanmaktayd. souklukla olan Seyreklemenin scaklkla, ya iin, unlamann balantsn gstermek

Anaximenes, dudaklarmz neredeyse kapalyken solup alp verdi-

36

LKA F E L S E F E S

TARH

imiz zaman, kan soluun souk buna karn, dudaklarmz daha fazla atmz zaman daha scak olduuna iaret etti. Anaximenes'in bir tikel gr, tm okulun bak asn iyi bir biimde serimler. O hepsinin en af ve en seyrek biimi iinde, en yksek evren zdei olan havann, ayn zamanda yaam bulunan, bu ruh zdei olduunu savlad. Doas gerei, nefes alp verdiimiz atmosferin tesinde. Evrenin en d^ blgelerinde zdeinin kk bir paras, her hayvan ya da insan varlnn bedeni iinei hapsedilmitir. "Her ne denli gneteki havadan ok daha souk olsa da, dmzdaki havadan daha scak olan ruhumuz" der ardllanndan biri, "havadr". Bu kii, ayn eyi, insann ruhunun, tann Evren olmak zere, "tanrnn kk bir paras" olduunu syleyerek, dile getirmekteydi. Buradan Miletli filozoflarn. Evreni canl bir varlk olarak dndklerini reniyoruz. Tanrbilimsel dnce ve nyarglardan tm artc bamszlklanna karn, bu tek dnce onlarda hl varolmaya devam etmektedir. Gerekten de, o ussal dnce ncesindeki ilkel dnceden kalm bir mirastr, nk hava ya da,nefes olarak bu zdeksel ruh anlay, hi kukusuz, insanbilimcilerin dnyann eitli yerlerindeki vahi insanlar arasnda koutlarn butduklan ilkel bir anlaytr ve antik Yunan'da kesinlikle, dnyann bir btn olarak canl bir yaratk olduu dncesiyle birlemitir. Hereye karn, bu dncenin yine de zorunlu grnm olmasnn, bu antik bilim adamlar iin zel bir nedeni vard. Sorduklar, "Evren neden meydona gelmitir?" sorusundan baka,- bizim iin, yantlanma gereksinimi gsteren bir baka soru daha var gibidir; Evren temeldeyse ve balangta tek bir zdek olarak varolduysa, niin hep byle, l ve duraan bir su ktlesi olarak kalmad? Balangta her ne idiyse, hep yle kalmad? Onu deimeye balatan, ilk motif neydi? Bu bizde ortaya kan bir sorudur, nk biz modern bilim-. den, dsal bir g tarafndan devinime geirilme gereksinimi duyan, kendisinde l ya da eylemsiz olan bir ey olarak zdek fikrini (nosLKA F E L S E F E S T A R H 37

yonunu) miras alm bulunmaktayz. Belki de zdekle gtj arasndaki ayrm, I.O. 6 . yijzylda, iinde yaadmz yijzylda olduu denli ak olan bir ayrm deildi. te yandan, gnmijz doabilimcisi ilk neden sorunuyla uramay kendi yetkin ve uzmanlk alan iinde grmez. Ancak felsefe ilk neden sorununu ihmal edemez ve unutmamak gerekir, burada kendileri iin bilim ve felsefesinin tek bir blnmez bilgi alan oluturduu dnrlerden s z ediyoruz. Onlar bu devinimin nedeni sorununu nasl ele almlardr? Conford'un da dile getirdii gibi, "Altnc yzyl filozoflarn anlayacaksak eer, anlklarmzdan, mekaniksel devinim iindeki atomisfik l zdek kavramn ve. . . zdek ve ruh ikiciliini (dalizmini) kartmalyz", lyonyallar (kendisinin anlad biimiyle), nce, devindirici neden sorununu "tembelce erteledikleri" iin eletiren Aristoteles, bir yerde, onlardan hibirinin topra ilk zdek yapmadna, yorum yapmadan, dikkat eker. Bunun iin, Miletli filozoflarn kesinlikle iyi bir nedenleri vard, Miletli filozoflar, kendi devinimini yine kendisi aklayacak bir zdek istiyorlard ve bir zdein bunu yapmasn tasarlamak, onlarn yaadklar zamanda hl olanaklyd. Biri denizin hi durmadan alkalann, dieri rzgrn esiini dnd ve ussal dncenin balangcnda, onlarn, nedeni gzle grlr bir biimde kendileri olan devinimlerinin doal aklamas, onlarn ebedi olarak canl olmalarndan'olutu. Bu nedenle, her nn de, baka bakmlardan dinin dilinden kanmakla ve zamanlarnn insanbiimciliini tam olarak atmakla birlikte, yine de ilk zdeklerine Tanr ya da "tanrsal olan" adn verdiklerini gryoruz. Anaximandros apeironunu, Aneximenes havasn byle adlandrmaktayd. Aristoteles'in "ruh btnle birleir" anlamna gelecek biimde yorumlad "hlerey tanrlara doludur" deyii Thales'indir. Evrenin kendisinden kt zdek, ayn zamanda yaamn kt zdek olmak gerekir ve Aristoteles'in, Thales'in su seimi hakknda, modern yorumcularn izin verme eiliminde olduklarndan daha fazla syleyecek eyi bulunduunu dnmenin nedeni budur. Aristote-

LKA F E L S E F E S

TARH

les bu konuda unlan sylemektedir: "O su fikrini, byk bir olaslkla, hereyi nemin beslediini ve snn kendisinin bizzat nem tarafndan yaratldn ve nem tarafndan canl tutulduunu... ve tm yaratklarn ersuyunun (menisinin) nemli bir doada olduunu ve suyun nemli eylerin doalarnn kkeninde bulunduunu grerek benimsedi". .. Aristoteles tarafndan . nerilen dnce izgileri, suyu yaam

dncesiyle birletiren grlere karlk gelmektedir: Nemin besinin ve ersuyunun zorunlu bir paras olmas olgusuyla, yaamsal snn, edeyile canl bir bedenin scaklnn, her zaman nemli bir hararet olmas olgusu. (Apak bir olgu olan syla yaam arasndaki iliki zerinde, zsel ve nedensel bir iliki olarak. Yunanllar gnmzde olduundan ok daha fazla srar ediyorlard) Thales'in dncesi bu , olduysa eer, koutunu, yaamn kkenini snn sulu ya da nemli zdek zerindeki eylemiyle aklayan Anaximandros'ta bulmaktayz. Bu dlerin yalnzca "Evren neden meydana gelmitir?" sorusuna bir yant aradklarna bakarak, onlan zdekiler (materyalistler) olarak snflamak olduka ekici gelebilir. Ancak bu yanltc olacaktr, nk zdeki terimi, modern gnlk konumada, eylerin sonsal ve en yksek nedenleri olarak, zdek ve tin (spirit) almaklar arasnda bir seim yapm ve tinsel olana herhangi bir yaratc g yklemeyi aka, yadsm kiiye karlk gelmektedir. Oysa Sokrates ncesidoa filozoflar sz'konusu olduu srece, anlamaya almamz gereken ey zdekle tinin henz birbirlerinden ayrlmam olduu bir anlk halidir, yle ki burada, varln tek ve biricik kayna olan zdein kendisi, tin ya da yaamla bezenmi bir ey olarak grlmektedir. Felsefe ilerledike, ayn anda iki fikri ieren tek bir . kavramn dile getirilmesi giderek zorlar; Yunan Dncesinin ilgin bir baka yn de, onun zdek ve tini birbirleriyle birletiren balann, giderek artan llerde, gerilmesini sergilemesidir. Sorun doruk noktasna ulancaya ve bir ayrlk kanlmaz hale gelinceye dek, o zdee, anlk da iinde olmak zere, giderek daha youn

LKA F E L S E F E S TARH

39

bir biimde, yklenmek durumundadr. lyonyallar inceledikten sonra, imdi Phytagoraslara

gememizin tam srasdr. lk dnem Yunan dncesinin iki temel akmndan, daha sonraki Yunan dncesinde lyonya ve talya gelenekleri olarak s z edilirdi. talya gelenei, doumu itibariyle bir Doulu Yunanl olan ve yaamnn henz balannda, anayurdu Samos'tan yaklak I.. 5 3 0 yllarnda ayrlarak, yerletii ve felsefe cemiyetini kurduu Kraton'un bulunduu. Gney talya'ya g eden Phytagoras'la balar. Phytagoraslar, siyasal nedenlerle eitli basklara maruz kaldlar ve datldlar. Beinci yzylla birlikte, datlm ve srlm Phytagoras topluluklarla Yunanistan'n eitli yrelerinde karlalr. Phytagoras gelenek hakknda hibir ey sylememek ve Yunan felsefesine ilikin olarak tek yanl bir gr vermek, Platon'un anlna gl bir etkisi olan bir eyi atlamak olacaktr. Ancak bu belki, biraz da onlarn retilerinin anlalmasnda karlalan glkler ve tarihlerinin byk bir blmn kuatan karanlk nedeniyle, onlara burada daha fazla yer ayrma isteimizi dengeleyecektir. Bu karanlk ve anlalma glkleri iin iyi ve geerli nedenler vardr. Phytagoraslar arasnda felsefe iin temel gd, iyonyallarda olduu gibi, salt bilimsel merak deildi. Onlar dinsel bir tarikat oluturmaktaydlar ve bu durumun kanlmaz olan kimi sonulan olmutur. retilerinden en azndan bazlar gizli tutuluyordu ve bunlar kendilerinden olmayan sradan insanlara aktarlmamak durumundaydlar. Kurucunun kendisi yceltilmekte ya da yar tanrsal biri olarak grlmekteydi. Bu, hereyden nce kurucunun evresinde, kendisinden tarihsel Phytagoras'n yaam ve retisini karmann son derece g olduu, gizemli bir yk bulutu oluturulduu anlamna gelmekteydi. kinci olarak, her yeni retiyi, kurucunun kendisine

atfetmenin dinsel bir dev olduu dnlmekteydi. Okulun, iero zamanndaki, Romallar arasnda kendisine epey bir taraftar bulan' canlann da kapsayan, uzun bir tarihi olduu da dikkate alnrsa,

40

LKA F E L S E F E S T A R H

ilk zamanlarda hangi dncelerin Phytagoras'm bizzat kendisinin ya da okulun dnceleri olduunu tam tamma saptamak aka . gleir. Dinsel boyutu iinde, Phyfagorasln znde, insan, ruhunun lmszl ye onun yalnzca insanlarn deil, ancak ayn zamanda, dier yaratklarn bedenlerine girme biiminde gerekleen bir dizi ruh g yoluyla evrimine ilikin bir inan bulunmaktayd. Bununla Phytagoras yasaklarn en nemlisi olan hayvan eti yeme yasa yakndan ilikiliydi. Yediimiz sr ya da ku, bir rastlant eseri olarak, bykannemizin ruhunun oturduu yer olabilirdi. Eer durum byleyse, eer ruh g olanakl, ve olaan bir eyse, tm canllar birbirlerine akraba demektir. Buradan da doann kardeliini savlayan Phytagoras reti kar. Bu reti bi-. zim dnebileceimizden daha telere gider, nk canl dnya Phytagoraslar iin bizim koyduumuz snrlarn ok tesine geer. Phytagoraslar gerekten de. Evrenin bir btn olarak, canl bir yaratk olduuna inanmaktaydlar. Bunda lyonyallarla uyuuyorlard, ancak bir yandan da Anaximandros ya da Anaximenes'e yabanc olan kimi sonular kartmaktan geri durmadlar. Bu sonular ussal kaynaklardan ok gizemsel dinden gelmekteydiler. Phytagoraslar evrenin, btne yaylan ve btne yaam veren, nicelike snrsz bir hava ya da nefes tarafndan kuatldna inanyorlard. Bireysel canl varlklara yaam veren de, nanc kalntsndan, imdi Phytagoraslara gre, yine ayn dinsel bir ders eydir. Anaximenes'te ussallatrldn grdmz bu yaygn halk iPhytagoraslarda kartlmaktayd, insann nefesi ya da yaam ile sonsuz ve tanrsal Evrenin nefesi ya da yaam, zsel olarak, bir ve ayndr. Evren bir, ebedi ve tanrsaldr. Buna karn, insanlar ok, blnm ve lmldrler. Ancak insann zsel paras olan ruhu lml deildir ve lmszln kendisinin, tanrsal ruhun, ondan kvlcm olmas olgusuna borludur. koparlarak, lml bir bedene hapsedilmi bir paras, ya da tannsal ruhtan bir

LKA F E L S E F E S TARH

41

nsann demek ki, yaamda, bedenin lekesini silip atmak ve saf bir tin haline gelerek, z itibariyle bal olduu, evrensel tinle yeniden birlemekten oluan bir erei vardr. Ruh kendisini tmyle arndrp saflatrncaya dek, .bir dizi ruh gne katlanmay srdrmek zorundadr. Bu, ruh gnn bireyselliin zorunlu dou ark tamamlanmad srece devam ettii anlamna gelir ancak, Phyfagoraslarda en yksek hedefin, tanrsalla birleme iinde, benin ortadan kaldrlmas olduundan hi kuku yoktur. Phytagoraslar bu inanlar, dier gizemci mezheplerle,

zellikle de Orpheusularla paylamaktaydlar. Ancak Phytagoras'n zgnl, kendileriyle arnp, saflama ve tanrsalla birleme hedefine ulaabileceimiz yollarn neler olduklarn sorduumuz zaman, ortaya kar. Phytagoraslara dek, arnma dinsel birtakm trenlerde, llerden saknma gibi mekanik yasaklar yerine getirmede aranmt. Phytogoras bunlarn ounu korudu, ancak kendi filozof kiiliine uygun kimi yeni yollar getirmekten geri kalmad. Phytagorasln ilk ilkesi olduu sylenebilecek doann kardelii ya da akrabal retisi, by yoluyla gerekleen duygudalk fikriyle birok ortak yn bulunan olduka eski bir inan kalntsyd. Phytogoras lgn ikinci ilkesi ussal ve tmyle .Yunanlya zg olan bir eydir. Bu ilke limit dncesinin yceltilmesiyle birlikte, biim (form) ya da yapnn, Phytogoras tarafndan felsefi aratrmann gerek, uygun nesnesi olarak vurgulanmosdr. Bir klasik diller profesrnn yakn zamanlarda, bir al.treninde yapt konumada do syledii gibi, Yunonllann en zsel ve belirleyici zellikleri "acayip, belirsiz ve biimsize kart olarak, anlalabilir, belirli ve orantl"y yelemeleriyse, Phytogoras Hellenik tinin en nde gelen temsilcisidir. Kendilerinden emin ahlaksal ikiciler olarak, Phytagoraslar iyi eyler ve kt eyler balklar altnda, iki ayr stun dzenlediler, iyi eyler stununda, k, birlik ve erkekle'birlikte, snr (limit) yer almaktadr; buna karn, kt eyler stununa karanlk, okluk ve diiyle birlikte, snrsz yerletirilmitir,

42

LKA F E L S E F E S

TARH

Phytagoras'm dini, grm olduumuz gibi, bir kamutanrclktan jpanteizmden) baka bir ey deildi. Evren tanrsaldr, o bu nedenle iyi ve tek bir btndr. Eer iyi, canl ve bir btn ise, bu diyordu Phytagoras, evren snrlanm olduu ve eitli paralannn birbirleriyle olan ilikilerinde bir dzen sergiledii iindir. Tam ve doyurucu bir yaam dzenlemeye (organizasyona) gereksinme gsterir. Bunu, onlarn tm paralarnn ayarlanm olduklann ve btn canl tutma ereine hizmet ettiklerini gstermek iin, organizmalar diye adlandrdmz, yaayan bireysel yaratklarda grmek durumundayz. (Yunanca organon alet ya da ara anlamna gelmektedir) Ayn ey evren iin de geerlidir. Evrenin, iyi ve canl bir ey olduu denli, tek bir btn olarak sahip adlandrlabildii ve dzenlenmeye tek anlam, yetili onun deimez Evrendeki destekledii snrlara olmasdr. bunu

grnglerin

(fenomenlerin)

dzenliliklerinin

dnlrd..Gndzler geceleri, ve mevsimler mevsimleri, uygun ve deimez bir dzen iinde izlemektedir. Dnen yldzlar ebedi ve yetkin bir dairesel devinim sergilemektedirler. Ksacas, evren, kendisinde dzen, tamlk ve gzellik fikirlerini birletiren, ancak modern bat dillerine tam olarak evirilemeyen kosmos (evren) szcyle adlandmlabilir. Phytagoras'm evreni bu adla adlandran ilk kii olduu sylenir. Doas itibariyle bir filozof olan Phytagoras, kendimizi, zsel bir biimde akraba olduumuza inandmz canl evrenle zdeletirmek istiyorsak, bir yandan eski dinsel kurallar ihmal etmemekle birlikte, ncelikle ve byk lde, onunla zdeleme'yollann aratrmamz ve evrenin neye benzediini saptamamz gerektiini savunuyordu. Byle bir aratrma etkinliinin kendisi, bize yaamlarmz evrenin sergiledii ilkelene daha uygun bir biimde dzenleme olana vermek.yannda, bizi evrenin daha yaknma geti-' rir. Nasl ki Evren bir kosmos ya da dzenli bir btn ise Phytagoras'a gre, her birjmiz de, tpk bunun gibi, ok kk apta birer kosmosuz. B i z insanlar, bykevrenin (makrokosmosunj yapsal ilkeleLKA F E L S E F E S TARH 43

rini, kendilerinde yineleyen organizmalarz. Evrenin yapsal ilkeleri zerinde almakla, kendimizdeki biim ve dzen elerini gelitirir ve tevik ederiz. Kosmos zerinde alan filozof kendi ruhunda kosmios dzenli hale gelir. Phytagoras'm temel ilkeleri ncelikle ve byk lde, matematikseldi. Bunun, saylarla bir batl inancn gerei olarak oynamak anlamna gelmedii, ancak onun matematikte gerek ve nemli ilerlemeler kaydettii, evrensel bir kabul grmtr. Onun gerekletirdii bulgular artc bir biimde tmyle yeniydi. Onlarn ne denli heyecan verici ve yeni bulgular olmu olmalar gerektiinin ayrdmda olmazsak, Phytagoras'm onlara olaanst geni bir uygulama alan kendi dncesine gre, doru ve hakl olarak vermesini anlayla karlayamayz. te yandan, bir baka ilkel dnce kalntsn daha dikkate almalyz. Burada ilkel insann saylarla kendilerine bir say verilen nesneleri, usd bir biimde kartrmas hakknda sylemi olduklarmz anmsamalyz. Ancak Phytagoras'm nemli ve dikkate deer bulgular kendisine, onlarn bu ilkel dnme biimlerini, salt ussal temeller zerinde, rtlemez bir biimde pekitirdikleri ya da doruladklar izlenimini vermi olmaldr. Onun dnceleri zerinde srekli ve byk etkiler brakm, ve matematik felsefesinin temeli olmu olduu sylenen bir bulgusu, daha doru bir deyile, en arpc bulgu mzik alanndayd. Phytagoras mzik gamnn, halen yetkin ses uygunluklar olarak adlandrlan (iki ses arasndaki) perde farklarnn 1 , 2 , 3 ve 4 saylarnn oranlar olarak, aritmetiksel bir biimde dile getirebileceini bulgulad. Bunlar birbirlerine eklendiklerinde 10 yapan saylardr ve 10 says, matematik ve gizemcilik (mistisizm) elerinden llmadk karmda, yetkin say olarak meydana gelen aBu say

adlandrlr.

geometrik bir biimde, tetroktys ad verilen ekille, edeyile ekliyle gsterilmekteydi. Oktav (sekiz notalk ara) 2 : 1 oranyla, bir notada be derece tiz ya da pes olan ara 3 : 2 oranyla, do ile fa arasndaki ara 4 : 3 oranyla retilmekteydi. Phytagoras'a gre, bu, e-

44

LKA F E L S E F E S

TARH

er daha nceden bilinmiyorsa, lir alarken ve belki, deneyerek, ar ar nota bulmaya alrken, insan usuna decek bir ey deildir. Bulgu isel bir dzenin, sesin kendisinin doasmdaki saysal bir dzenlemenin varoluunda yatmaktadr ve Evrenin kendisinin doasyla ilgili bir bulgu tr olarak grnmektedir. Bulgunun serimlemek durumunda olduu genel ilke, snrn (peras), onu snrlanm (peperasmenon) klmak iin, snrsza (opeiron) baskn kmasdr. Bu, evrenin ve evrenin ierdii hereyin meydana geliini aklamak iin, Phytagoraslann kullandklan genel formld ve snnn iyi, snrszn kt olduunu ortaya koyan ahlaksal ve estetik sonula birlemekteydi. Buna gre, bir btn olarak, evrende grdklerini savladklar, snrn baskn kmas ve bir kosmosun oluumu, dnyadaki iyilie ve gzellie bir kantt ve insanlarca izlenecek bir rnekti. Mzik, Phytagoras'n bulgusuna borlu olarak, daha sonraki kuaklar iin, bu ilkenin uygulamadaki en iyi rneini salad. lkenin uygunluu, mziin, Yunanllarn ou gibi, Phytagoras'n da duyarl olduu, gzelliiyle arttrld nk kosmos szc Yunanl iin, dzen denli, gzellik fikrini de iermekteydi. Snrn ses alannda baskn kmasnn, uyumsuzluktan gzellik dourmas, bylelikle snrn iyilikle eitlenmesi iin, ek bir kant oldu. Kart dorultularda alak, yksek ve tiz, p e s b e l i r s i z ve dzensiz bir biimde deien btn bir ses alan, snrsz iin bir rnek olmaktadr. Snr, uygun notalar arasndaki, btn dzene indirgeyen, saysal oranlar dizgesiyle temsil edilmektedir. Deiik notalarn snrlar, anlalr bir plana gre, izilir. Bu plan, ona sonradan insan tarafndan yklenmi deildir, ancak orada uzun zamandr bulgulanmay bekleyen bir ey olarak, bulunmaktadr. Cornford'un szleriyle dile getirecek olursak: "Seste niteliin sonsuz deikenlii, nicelikte dakik ve basit oran yasasyla, dzene indirgenir. Byle tanmlanan dizge, yine de snrsz eyi, notalar arasndaki bo aralklarda ierir; ancak snrsz artk daha fazla dzensiz bir dizi yo da btn deildir; O snrn yo da lnn baskn kmasyla bir dzen, bir kosmos i-

IKA FELSEFES TARH

4S

cinde,snrlanmtr". Phytagoraslar, burada tek bir arpc rnekte kavranan bu

sijrecin, bir btn olarak. Evrende ibanda olan, ynetici bir ilke olduunu vorsoymlardr. Phytagoraslann kozmolojileri ite tam tamna burada, bize kendilerininkini form felsefesi, lyonyallarnkini ise zdek felsefesi olarak adlandrma olana vererek, lyonya tipi kozmolojiden zsel bir biimde farkllk gsterir. yonyallar kartlarn karmndan s z etmekte, ancak yalnzca bununla yetinmekteydiler. Phytagoraslar buna dzen, oran ve l fikirlerini eklediler, bir baka deyile, onlar niceliksel farkllklar vurguladlar. Her bir ayr ey, (hepsine ortak olan) zdeksel elerinden ve bu elerin, birbirleriyle karma oranlarndan dolay, her ne ise o olmutu; ve bir eyler snf, bir bakasndan, zdeksel elerine gre deil de, zdeksel elerin, kendisine gre, birbirleriyle kartklar oran esine gre farkllk gsterdiinden, Phytagoraslar, sz konusu eyler snfn anlamak istiyorsak eer, bu orann, bir baka deyile onlarn yapsn belirleyen yasann, bulgulanmok durumunda olan zsel e olduunu savundular. u holde, vurgulanan ya do nem verilen konu, Phytagoraslorlo birlikte, zdek yerine form oldu. Ozsel olan ey yapyd ve bu yap saysal olarak, niceliksel yoldan dile getirilebilirdi. Felsefenin bu zamandaki gelimemi hali ve manta yo da hatta dilbilgisine ilikin herhangi bir dizgeli aratrma yokluu dikkate alnrsa, Phytagoraslann kendisine henz yeni vardklar kanaatlerini, "Varolan eyler saydan baka bir ey deildir" diyerek dile getirmeleri pek artc olmasa gerektir. Biim ve dzen fikri, Phytagoras dncenin genel izgisini ortaya koyar; burada onun birok bireysel uygulomalonn ayr ayr incelememiz gerekmez. Bununla birlikte, birinden, bir rnek olarak ve o Yunan biliminin olduka nemli bir dolma, kendisinde. Yunan ve son zmlemede Phytagoras dncelerin, tm bir Ortaa boyunca, Hristiyan Bat'do olduu denli, Mslman Dou'da do evrensel bir kabul grm dnceler olarak, kabul edilip benimsendi-

46

LKA F E L S E F E S

TARH

i bir bilim dalma yapm olduu gl etki iin, sz edilebilir. Bu, bilim dal, tptan bakas deildir. Snr ve dzen iyidir ve evrenin ve evrendeki her canl yaratn iyilii, birleimlerinde yer alan elerin doru bir biimde kanmasna (krasis) baldr'. Bu doru, uygun kanm sayesinde, o bir harmonia hali iindedir. Hormonio (uyum), ncelikle mzik alanna uygulanm, acak daha sonra tm bir doa alann kapsayacak biimde geniletilmi olan bir szcktr. Bu reti kk evrene (mikrokosmosa), bedensel saln scak ve souk, kuru ve slak gibi fiziksel kartlarn doru bir oran iinde karmalarna bal olduu kuramyla uygulanmaktayd. Bu kart eler bedende, bir harmonia iindeyseler eer, Platon'un len adl bir diyaloundaki hekimin de syledii gibi, birbirlerine karlkl olarak en ok dman eler, onda uzlatrlm ve kendilerine dostluk iinde yaamalar retilmitir: "En dman elerle, scak ve souk, ac ve tatl, kuru ve slakta olduu gibi, birbirleriyle en keskin biimde kartlam eleri kastediyorum". Kart nitelikler arasnda, doru niceliksel ilikileri Srdrmenin ya da hastalk durumunda olduu gibi, bozulmusa eer, yeniden salamann,, nemine ilikin bu inak (doma) Krofonlu Alkmeon'un alma ve yaptlaryla Phytagoras bir atmosferde balam olan Yunan tbbnn dayand temel talardan biri olmutur. Phytagoras fikirlerin, felsefede ve yaznda, o denli uzun bir tarihleri olmutur ki, dier rnekleri kendilerini hemen kolaylkla ne srerler. rnein, ekici ancak narin gzelliine, Aristoteles'in

iirsellikten yoksun anlnn en ar mantksal saldrlarndan biri yneltmi olduu, krelerin uyurnu retisini, ne yazk ki burada aynntlaryla incelemek olanandan yoksunum. Ancak en azndan, iinden byle korkun bir dncenin doduu bir dnce alanndan bir eyler grm ve bu dncelerin ortaya km olduu dnyay yle bir gzden geirmi bulunuyoruz. Bu da buradaki ereklenmiz gz nne alnrsa, fazlasyla yeterlidir..

LKA F E L S E F E S TARH

47

I I I . BLM DEVNM SORUNU (Herakleitos, Parmenides ve oklar)

Dizide bundan sonra gelen filozof, Antikada bile "Karanlk" ve

"Muamma" takma adlarn alm olan, anlalmas g Heroklietos'tur. Yaad tarihler tam olarak bilinmemekle birlikte, onun felsefe tarihindeki konumu, kendisinin Phytagoros', bizzat adn kullanarak, eletirmesi ve kendisine de Pormenides'in ok belirgin bir biimde, gnderme yapmas olgusuyla yeterince 4yi bir biimde belirlenir. O felsefi etkinliini tam tamna .. altnc yzyldan beinci yzyla dnlrken, srdrm olmaldr. Onun gerekten de anlalmas g bir filozof olduunu

grrsek, bu yalnzca onun aktel olarak yazm olduu birka fragmandan daha fazlasna sahip olamaymzdan deildir. O ak seik olarak, marur ve kendini oka beenmi biriydi ve sabrl ve srekli bir uslamlama izgisi gelitirmek yerine, ortaya, bir biliciye (khine) zg ve gizli anlamlar olan, yaltlanm deyiler atmaktan' holanyordu. O iletiim yntemini, bir eyin "anlamn ne sylyor ne de gizliyor, ancak onu bir im (iaret) ya da simgeyle gsteriyor" dedii, Delphoi tapnandoki bilicinin.yntemine benzetiyordu. Bu birbirleriyle ilikisiz deyilerin gerisinde yatan dncelere, hereye karn, ulamaya almamzda byk yorar vardr. Bunlar, dno: tarihinde ilgin bir evreyi aa karrlar. Phytogoras ve dierlerine ynelttii eletirilerin hedefi, onlarn, dsal doaya ynelik orotrmolannda, olgularn peine

dmeleridir. "Ansiklopedik bilgi bir ok ey bilme akll olmay retmez" diye yazyordu. "yle olsa, Hesiodos'a, Phytogoras'o,
LKA F E L S E F E S T A R H '49

ayrca Xenophanes'e ve Hekataios'a da retirdi" Bu trden bir bilmeye duyular araclyla ulalr, ancak "Gzler ve kulaklar, ruh eer anlaytan yoksunsa, birer kt tank olup karlar" Duyular her bir insana farkl bir dnya gsterirler. Kendinize edeyile, kendi anlnza dnn, hereye ortak olan doruluu (hakikatil, logosu bulgulayacaksnz. Doruluk yolunda atlacak ilk nemli adm, duyulann dorulua gtren birer yol gsterici olma savlarnn rtlmesidir, Doann, Herakleitos'un bulgulamm olduunu ileri srd gizli yasas, hereyin bir atma iinde bulunduunu ve bu atmann yaam iin zsel ve dolaysyla iyi olduunu ortaya koyar. O Phytagoras dingin ve uyumlu evren lksn (idealini) lm lks olarak grp, yadsmtr. "Sava hereyin babasdr" ve "ekime adalettir" diyordu. Bu, byk bir olaslkla, kartlarn birbirlerine srekli olarak tecavz etmelerini, onlarn daha sonra cezasn ekecekleri, bir adaletsizlik olarak betimleyen Anaximandros'a yneltilmiti. imdiye dek filozoflar doada sreklilik ve duraanlk aradlar. Oysa doada sreklilik ve duraanlk bulunmad gibi, hi.kimsenin de durgun ve dingin bir dnya istememesi gerekir. Her ne ki yayorsa, bir baka eyin lm ya da ykm sayesinde yaamaktadr. "Ate havann lmn, hava ise atein lmn yaar; te yandan, su topran lmn toprak da suyun lmn yaar" Phytagoraslar kartlann uyumundan sz etmekteydiler, ancak kartlar, zorla bir araya getirilmeleri dnda, nasl olur da uyum iinde olabilirler? Grnteki uyum ya da dengenin temelinde, yaamn kayna olduu iin, kendi bana iyi bir ey olan, mcadele ya da savam vardr. Bu -savamn bir ynn ya da evresini iyi, dierini kt bir ey olarak grmek samadr. "Evren" diyordu Herakleitos, "belirli ller iinde yanan, belirli ller iinde snen, ancak hep varolan bir atetir. "Onun iyonyahlar gibi, evrenin kendisinden kt bir ilk zdee inanm olduunu dnrsek, ate onun ilk zdei olacakt. Ancak Herakleitos iyonyaSO LKA F E L S E F E S TARH

Ilara hi benzemiyordu; O, Anaximandros gibi, bir kozmogoniye, evrenin bir ilk basit halden balayan evrimine inanmyordu. Evren imdi ne ise "gemite de oydu, gelecekte de o olacakt" ve ate onun doasna ilikin olarak, bir tr simge ilevi grd, iki temel ilkesi, 1) hlerey ekime ve savamdan domutur, 2) Herey sabit bir ak iindedir ilkeleri, en iyi ifadelerini (ve baka hibir ifade tr olanakl deildi) atete bulmaktayd. nk ate hereyden nce, yakarak ve ykarak yaar ve ikinci olarak, ate, bir mm gibi, bir sre iin deimez ve srekli grnebilse de, malzemesini sabit bir biimde deitirmektedir. Eer tm evren byle yayorsa, onu bir tr ate olarak betimlemek uygun der. Herakleitos'un logos anlay garip ve anlalmas g bir

retidir. Logosun, allm "aklama" ya da "betimleme" gibi geleneksel anlamlarndan birine sahip gibi grnd bir deyiinde, Herakleitos. "Beni deil, logosu dinleyin" demektedir. "Aklama" ya da "betimleme" anlamna gelmekle birlikte, logosa burada, ikisinin kar karya gelebilmeleri iin, logosu ortaya koyandan bamsz bir varolu verilmektedir. Logos her zaman doru olmutur ve doru olacaktr; herey ona uygun olarak, geip gider. Logos herkeste ortaktr, ve "ortak olann peinden gidilmelidir" Logos kendisiyle "hereyin herey araclyla ynlendirildii dnce (gnome)" ile zdetir. ok yeni saylabilecek bir yorumcu, Herakleitos'a gre, "nefes alp vermekle, tanrsal logosu iimize ektiimizi", bir baka deyile, evreni yneten tanrsal usun, onda da (i) Phytagoraslarda olduu gibi, bizdeki usla zde,(2) ancak yine de, zdeksel bir ey olduunu, ' sylemektedir. O gerekte kozmik atele ayn eydir, nk bir baka klasik Herakleitos -yorumcusuna gre, "Herakleitos bu atein ussal ve btnn dzenlenmesinden sorumlu olduunu sylemektedir" Ussal ate fikri, hereyi zdek fikrinin tesine gemeden aklamaya kalkmann, o gn iin ne denli zor olduunu gzler nne sermektedir. Yunanllar Herakleitos'un bilmecelerle, gizli anlamlar ieren

LKA F E L S E F E S TARH

51

zdeyilerle konutuunu sylyorlard ve bunun iin iki neden vard. ncelikle, kendi mizac, onun temaa hazz veren, paradoksal bir dilden holanmasna zemin hazrlamaktayd. Bize her on "Tann ve ktlk, bir ve ayn eydir" gibi bir paradoks, "Zaman dama oynayan bir ocuktur; evren' ocuundur" gibi ilgi ekici ancak aldatc bir imge verebilir durumundayd. kinci olarak, anlalmas gt,

nk dnce onunla, daha karmak bir evreye ulam, daha birincelme salam oluyordu. O artk yaln iyonya kozmogonilerini

kabul edemezdi; onun yaam ve dnceyi, zdeksel tzn dar ceketi iine sktrmay kolay ve doal bulmas ise, hi olanakl deildi. Bunlarn ceketi patlatmas kanlmazd. hlerakleitos'un hazrlad atma ve kopu, daha korkun bir biimde gerekleti. Bu dnm, son zmlemede, gc ve getirdii kaytlar Yunan Dncesinde bir dnm noktas oluturan, gl ve etkili bir dnrn dnce ve etkinliklerinin bir sonucu oldu. Bu dnr, yaam 1.0. beinci yzyln ilk yarsnda gemi olan Pormenides'ten, bakas deildi. Platon'un Parmenides adl diyaloguna gre, o .. 4 5 0 ylnda altm be yandayd. Ondo sonra. Yunan felsefesi hibir zaman ayn yo da eskisi gibi olamad, nk Pormenides'ten sonra gelen her filozof. Platon ve Aristoteles bile, onu hesaba katma zorunluluunu duydu ve zaman zaman arl altnda ezildi. Parmenides hlerakleitos'un tam kartyd. Herakleitos iin devinim ve deime olanakl tek gerekliklerdi; oysa Parmenides iin, devinim olanakszd ve gerein tm tek, devinimsiz ve deimez bir zdekten olumaktayd. Bu olaand, allmadk sonuca Parmenides hi te daha a z olaand olmayan, bir dnce zinciriyle ulamt. Parmenides Herakleitos'un fam kartyd. Herakleitos iin devinim ve deime olanakl tek gerekliklerdi; oysa Parmenides iin, devinim olanakszd ve gerein tm tek, devinimsiz ve deimez bir zdekten olumaktayd. Bu olaand, allmadk sonuca PormeniS2 LKA F E L S E F E S TARH

des hi te daha az olaand olmayan, bir dnce zinciriyle ulamt. Cambridge niversitesinde klasik diller zerine doktora

snavlarnda, adaylara yorumlamolon iin verilmi, sahibini imdi onmsayomodm bir tmce vardr. Bu, Yunan felsefesindeki birok sorunun, dilbilgisi, mantk ve metafizii kartrmaktan kaynakland anlamna gelen bir tmceydi. Bu birbirleriyle kartrlmaktaydlar nk o zamanlar hibirinin ayr aratrma konular olarak, varolduu sylenemezdi; ve bu, Pormenides'i anlamaya alrken- anmsamomzn zellikle nemli olduu bir eydir. Mantn yo do hatta dilbilgisinin, imdi en az felsefi dnenlerimizin, bilinsiz anlksal ilemlerinin bir paras olacak biimde, miras aldmz sradan aralarna onlar henz sahip deildiler. Yunanllarn, felsefi dncenin bu evresinde, anlamakta glk ektikleri, bir dnce, bir szcn birden fazla anlam tayabilmesidir. Glklerinin, hi kukusuz, bir szckle nesnesinin tek bir birlik oluturduu, ilkel bysel evreye yakn olmalaryla bir ilikisi vard. "Olmak" (Yunanca einoi, ingilizce to be fiili. ev.) fiili, Yunonco'da, Kutsal Kitapta yer olan u tmcede olduu gibi, "varolmak" anlamna gelmekteydi: "ibrahim varolmazdan nce, ben vardm" Elbette ki gndelik konumada, o siyah, souk, v.b.g., olmak gibi, belirli bir nitelie sahip olmak biimindeki olduka farkl anlam iinde kullanlmaktayd, ancak bu, o ana dek hi kimsenin herhangi bir bilinli dnce yklemedii bir'forkllkt. Modern terimlerle konuacak olursak, fiilin vorolusol ve yklemsel kullonmlan arasndaki farkllk henz akla kavuturulmu deildi. Szcklerin mant zerinde dnen ilk kii olan Pormenides'e bir eyin olduunu sylemek yalnzca onun varolduunu sylemek anlamna gelebilirdi ve'gelmesi gerekirdi ve bu dnce ona gerekliin doas hakknda tanrsal bir esin gibi grnd. Gerekliin doasna ilikin kavraynn tm "olmak" fiiline s z konusu bu tek, metofiziksel gc yklemekten kar. yonyal filozoflar evrenin tek bir ey olduunu.

LKA F E L S E F E S

TARH

53

ancak birok ey haline geldiini (olutuunu) sylennlerdi. Ancak, diyordu Parmenides, bu "haline gelmek" (ingilizce to become fiili. ev. ) szcijnn gerek bir anlam olabilir mi? Bir eyin deitii, rnein onlarn syledii gibi, havann suya ve atee dnijt nasl sylenebilir? Deimek, "var olmayan haline gelmek" anlamna gelir, ancak var olana ilikin olarak, onun var olmadn sylemek, yaln bir biimde, eliiktir. Var olann bir ey olmamas olanakl deildir, nk "olmamak (var olmamak)" varlktan kmak, yok olup gitmek anlamna gelir. Bu durumda o artk daha fazla var olan bir ey olamayacaktr, ancak bu batan beri kabul edilen ve kabul edilmi olmas gereken bir eydi. Parmenides'in bir ve tek balang boyutu (postlas) "O vardr", edeyile, tek bir ey varolur, nermesiydi. Geri kalan herey bunu izledi. (Bu szcklerle anlamsz bir biimde oynama anlamna gelebilir) Ancak bu dnemde Parmenides'in dnceleri ok ciddiye alnd ve yalnzca Platon, olgunluk anda. Sofist adl diyalogunda, her ne denli ayn ."vardr (dr)"(*) szcn kullansalar da, Parmenides ve Parmenides'in kendilerine kar kt kiilenn iki farkl ey kastettikleri noktasn akla kavuturdu. Parmenides'in retisi ayn zamanda yantlanamaz bir retiydi ve bundan birtakm korkun sonular kmaktayd. Bu retiye gre her tr deime ve devinim olanakszdr nk, olanakl olsaydlar, var olann var olmayan haline gelmesini gerektireceklerdi ve var olanak ilikin olarak " O var deildir" demek anlamszdr. Devinim bir ikinci nedenden, bo uzay diye bir eyin olmamasndan dolay da olanakszdr. Uzay yalnzca "gerek eyin, edeyile var olann, var olmad yer" olarak betimlenebilir.

(*)

Is: Ingilizcedel^i "to be" fiilinin nc tekil ahstaki ekimli tali. iki farkl anlama gelir. ncelikle "t is" de olduu gibi, o vardr anlamna gelir. kinci olarak, "t is green" (O yeildir)de olduu gibi, dr (kopula) anlamna gelir. Birincisi "to be" fiilinin varolusal, ikincisi de yklemsel (bir eye bir nitelik ykleme) kullanmna karlk gelmektedir. (ev.)

54

LKA F E L S E F E S

TARH

Ancak var olann bulunmad yerde yalnzca 'olmayan, bir baka deyile, var olmayan elde edersiniz. Gerek evren, edeyile var olan herey, u holde, deimez ve. devinimsiz bir zdek kijtlesi olmaldr ve o ebedi ve deimez bir durgunluk iinde, her zaman kendi kendisiyle ayn kalmaldr. Onun byle grijnmedii sylenebilirse de, bu Pormenides'in cesaretini azoltmoz. insanlarn yaadmz dnya hakknda tasarlad herey, onlarn grdklerini, iittiklerini ve duyduklarn (hissettiklerini) syledikleri herey, diyordu Parmenides, bir yanlsamadan baka bir ey deildir. Dorulua duyular deil de, yalnzca us ulaabilir, ve us tm soyut dnrlerin ilki yaln kendini beenmiliiyle byle diyordu gerekliin tmyle farkl olduunu, deitirilemez bir biimde kantlar. Pormenides'in nemi, onun Yunanllar soyut dnce yoluna sokmu, usun dsal olgulara gitmeden almasn hazrlam ve usun sonularm duyu-algsnn getirdii sonularn stne karm olmasdr. Bu bakmdan Yunanllar iyi ve uygun birer renci oldular ve bazlarna gre, soyut dncedeki stn yetenekleriyle, dsal olgu dnyasn ihmal ederek, Avrupa bilimini bin yllk bir sre iin, yanl bir yola soktular: Bunun iyi mi kt m olduu sorusunu bir kyya otorok, bu sreci biz burada, balangcnda.tanmaya alacaz. Bazlar, onun zdekselle zdeksel olmayan orasnda bir ayrm yapmadn, dolaysyla bu tek gerekliin zdeksel bir ey diye

anlalmas gerektiini savunarak, Pormenides'i bir zdeki olarak snflomlordr. Bu zel soru, bizim zdekselle zdeksel olmayan orosmdo bir oynmn yaplmad bir dnemi incelediimiz dikkate olnrso, nemsiz ve yontlanamoz bir sorundur. nemli olori Pormenides'in gerekliinin, yalnzca dnceyle ulalabilecek, duyusal-,

olmayan bir gereklik olmasdr. Platon iin zdekselle tinsel arasndaki oynm ak seik bir ayrmd. Ancak o bu ayrm daha ok "duyusal" ve "usla anlalabilir" szckleriyle dile getirmekteydi. Parmenides usla anlalabilir olan, duyusal olan tmyle bir kyya otIKA F E I S E F E S TARH 55

mak pahasna yceltti; bu nedenle onu zdekiliin babas olarak adlandrmak adlandrlm olduu gibi ok yanltc olacaktr. Parmendes'len sonra, okluk ve eitlilik arzeden bu evrenin ilkel bir birlikten ktn dile getirecek herhangi bir felsefenin ne srlmesi olanaksz hale geldi. Parmenides lyonya tipi bir zdeksel bircilie ldrc bir darbe indirmiti. Buna ilk tepki, grnler dnyasn, her ne pahasna olursa olsun, kurtarmak oldu. nsanlarn saduyusu Parmenides'e bakaldrd, ve grdmz ve dokunabildiimiz tandk eylerin gerek olmas gerektiini bir temel birlik syledi. Bu inancyla birsaduyu inancnn bundan byle

letirilmesi olanaksz olduundan, ' onlar Parmenides'in nclnn,, gerekliin z gerei bir olduunu syleyen, bu parosna kar ktlar. Bu nedenle, Parmenides'in hemen ardndan gelen filozoflar okcu (pluralist) idiler. Tm Yunan dnrlerinin en by olan Platon'a gelinceye dek, talann, bitkilerin ve hayvanlarn deien da yar' gereklikten daha fazlasn' dnyasna szde y a

yklemeyi kabul etmeyen ve gereklii ve birlii, uzay ve zamann tesindeki bir dnyada arayan birine rastlamyoruz. Ve her ne denli Platon Parmenides'fen ok etkilenmi ve ondan byk bir vgyle sz etmi olsa da, onun yaad dnemde, dncesini biimlemede katks olan baka etkiler de sz konusu oldu. okular Empedokles, Anaxagoras ve Demokritos'un atomcu felsefesi tarafndan temsil ediliyorlard. Empedokles filozof, Phytagoras izgiler zerinde dinsel bir gizemci (mistik) ve byc karm olan ilgin bir kiilikti. Phytagorasln anayurdu olan Bat Yunan

dnyas, bu trden kanmlar retebilecek bir yapdayd ve Empedokles'in anayurdu Sicilya'da, Akragas'fa bulunmaktayd, hlibir a ya da lke byle bir grng yaratamamtr. Empedokles bilgisinin doal gleri denetlemek iin anahtar olduunu, bilgisiyle insanlann rzgrlar durdurabileceini, yamur yadrabileceini ve hatta,

lleri Hades lkesinden geri getirebileceini savlad. Ruh gne byk bir gle inanmaktayd. Tm bunlar onun zsel bir parasdr
56 LKA F E L S E F E S TARH

ve hereye karn dnceye ciddi bir katk olan ve onun hocas olmu olduu sylenen Pormenides'in mantksal tuzandan kanma yolunda ilk giriim olma'nitelii tayan felsefesinden ayrlmazlar. Grnglere bir aklama getirilme durumunda kalndnda,

zdein sonsal (nihai) birliinden vazgemek gerektii iin, Empedokle drt eden (kendisi bunlara "kkler" adn vermekteydi) her birinin, edeyile, toprak, su, hava ve atein, en yksek ve gerek varlklar olduunu ortaya koydu. Ve grngler dnyasn, bu drt kk-zdein deien oranlardaki eitli birleimlerinden oluan bir ey olarak aklad. Gerek bir Phytagoras gibi, belirleyici bir etmen olarak, orana byk bir nem verdi ve hotto baz tikel durumlarda, bu drt enin hangi oranlarda birletiklerini sylemeye bunu hangi temeller zerinde sylediini bilmek ok gtr hozrlondr. rnein, kemiin iki para toprak, iki para su ve drt para ateten olutuunu sylyordu. Bu dnce izgisi zerinde, gerekten varolan herhangi bir eyin deitiini aktel olarak varla gelme yo da yokolma anlamnda kabul etmeye gerek kalmyordu. Gerekten varolduu sylenebilecek "gereklikler" yalnzca drt kk-zdekten ibaretti ve onlar imdiye dek hep varolmulard ve bundan sonra da her zaman varolacaklard. Doal yaratklar."gerek" olmayp, yalnzca bu elerin rastlantsal birleimlerinden ibarettirler. Devinime gelince, hi kukusuz o do olmaldr ve Empedokles devinimin Pormenides'in varolmayan bir ey olduunu kantlad bo uzay saynts olmakszn, ortaya ktn dnmekteydi. Devinimi, o ilerledike suyun hemen onun evresini ve boaltt yerleri doldurduu ve onunla tm noktalarda dorudan iliki iinde bulunduu, bir baln su iindeki devinimi olarak dnmekteydi. Pormenides'ten sonra, iyonyollonn, canl bir ey olarak, kendi kendisini devindiren zdeksel tz fikri, artk savunulabilir bir fikir olmaktan kt ve ayr bir devindirici neden ortaya koymak bir zorunluluk haline geldi. Empedokles Ak ve Nefret olarak adlandrd iki devindirici g ne srd. Empedokles'in fizik zerine olan yaptnda, bunlar, katksz bir biimde fiziksel ekim ve itim etkileri uy-

LKA F E L S E F E S T A R H

,57

gulayan doal gler olarak grnrler. Etkisiyle her enin kendisini dierlerinden ayrmaya alt Nefret ayn zamanda, benzerin benzerine olan, kendisiyle her paracn kendisini ayn eden a lan bakalaryla birletirdii, eilimidir. Ak ise, bileik yaratklar meydana getirmek iin, bir eyi bir bakasyla kartran bir gtr. imdi biri daha sonra dier olmak zere, bu iki g srasyla birbirlerine stnlk salarlar ve evrenin evrimi dairesel bir sre oluturur. En yksek ve stn g ak olduu zamgn, eler bir ktle iinde eriyip, birbirlerine karrlar. stn gelen Nefret olduu zaman da, eler, toprak merkezde ve ate evrede olmak zere, ortak merkezli ayr katlarda varolurlar nk btn kresel bir ey olarak anlalmaktadr. Bizimkisi gibi bir gezegen, karalara ekilmi byk toprak ktleleri ve denizler olarak toplanm byk su ktleleri ve ayn zamanda, farkl elerin bitkiler ve hayvanlar gibi eyler olarak ortaya kan her trden karmlarn sergileyerek, orta katlarda bulunur, Bu glerden bir fiziki gibi sz etmeye yetili olmakla birlikte, Empedokles onlar ayn zomanda, adlarnn artrd psikolojik ve ahlaksal raya sahip olan gler olarak grd. Burada din retmeni kendisini gsterir. Ak, kart cinsleri birletiren, insanlarn iyi dnceler retmelerini ve iyi iler yapmalarn salayan gtr. Ote yandan, nefret ise dnyaya ac ve gnah getiren gtr. Bu dnce de, bizim iin artc olmak bakmndan, bu trden Parmenides'in zdekselretisinden geri kalmaz. Ancak glerin

olmayan gler olarak dnlebildikleri bir dnce evresine, Empedokles'in zamannda bile, henz varmadmz unutmamalyz. z deksel ve zdeksel-olmayan ayrmnn douu iin, daha belli bir srenin gemesi gerekecektir. Devindirici .nedenler devinen zdekfen ayrlm olunca, bu aynmn gerekletiini dnmek olanakl olacakt. Ancak Aristoteles'in dili bunun byle olduunu gstermez. Ak "genilik ve derinlik olarak" dnyaya eittir. O ve nefret bir tr cva gibi, "hereye yaylr". Genelde, bu dizgeleri genel evreleri iinde de olsa yeterince ele almak, aka zorunludur. Buna karn, yine de, getirdii a-

58

LKA F E L S E F E S

TARH

klama olduka ilgin olsa bile, rnein Empedokles'in duyum mekanizmosmr ele alna giremiyoruz. Ancak Empedokles dizgesinin bizzat kendisinden kan garip sonularn birinden, bir baka deyile, dizgenin ayrntlarna girdii zaman, dizgenin sanki bir rostlontymasno, adeta onu kendisine ittii (nk bilimsel gzlem diye, bir ey sz konusu deildi), Dawinci doal ayklanma kuramna yakn bir anlaytan sz etmek ekici olabilir. Empedokles bu bakmdan tam bir doa filozofuydu ve evreninde hibir yaratc tanr, organizmalar bir eree gre ayarlayan hibir anlk bulunmamaktayd. Canl yaratklar da, tpk dier doal cisimler gibi, elerin katksz bir biimde rastlantsal olan karmlarnn sonucudurlar. Empedokles u holde, canl yaratklarn yaplarnn ve organlarnn, nasl olup ta bu denli iyi bir biimde, erek grnts verdiklerini oklomok durumundayd. Gzler ve kulaklar, ayaklar ve eller, sindirim organlar, yerine getirme durumunda olduklan ilevlere, o denli hayranlk verici bir biimde uyarlanmlard ki, bunlonn bu ilevler gz nnde, tutularak tasarlanmadklarna inanmak ok gtr. Ancak, diyordu Empedokles, bu her zaman byle deildir. Balangta korkun ve acayip hayvanlar srn kofasmo benzer kafalar olan insanlar, ayak bacak gibi organlar yerine, aa gibi dallar olon hayvanlar--varolmu olmaldr. Ancak varolu savamnda, varolmaya devam etme eylemine daha a z uygun denler yok olurlar ve yeleri, pratik biimlerde her naslsa bir oraya gelmi olan trler, varolmaya devam ederler. Anaxagoras'la birlikte yeniden lyonya geleneine dnyoruz; elbette Miletoslulorn bn birciliklerine deil de, gizemsel ve dinsel dncelerle, Phytagoraslara zg garip bir biimde, karmam ve salt merak ve renme gdFerinin sonucu olan bir bilimsel etkinlik olarak felsefe etkinliine dnyoruz. Anaxagoras zmir yaknlarndaki Klozomenoe'den, ussal dncenin beiinden gelmiti ve o beinci yzyln ortalarnda, Perikles ve Asposio'nn evresinde bir oraya gelen oydnlonmac ve kukucu evrenin bir yesi olarak,

LKA F E L S E F E S T A R H

59

Atina'da yaad. Atina'da daha sonra dinsizlikle suland ve kentten ayrlmak zorunda brakld. Sulamann gerisindeki gerek neden, hi kukusuz, siyasald ve onu, Perikles'in bir dostu olduu iin, hedef almt; ancak sulama, herey bir yana, olduka bijyijk bir beyoz-scak ta olduunu sylemekle suland. . Anaxagoras, zdein doasna ilikin olarak, cesaret edip burada ayrntl olarak inceleme zorunluluu duymadmz, olduka karmak bir kuram gelitirmiti. Bu kuramn gerisinde yatan gerek anlam yorumcular orasnda hl bir tartma konusu olduktan baka, yle ki, onu, zerinde olduka uzun bir zaman harcomakszn oklamoyo almak olduka zordur, kuram da kendine, felsefenin kendisiyle yetinebilecei bir kuram deildir. Bu kuram, hapisten kanlarn geici olrok kalabilecekleri bir tr yurt ilevi grr ve byk lde, dorudan kendisini izleyen atomcu kurama giden yolu gsterdii iin, ilgi ekicidir. Burada dikkat etmemiz gereken en nemli nokta, onunla ilk kez ve belirttik olarak, zdekle anlk orasnda bir ayrm yaplm olmasdr. O cesaretle yalnzca Empedokles gibi, devinen zdekten ayr bir devindirici neden bulunmas gerektiini sylemekle kalmayp, zdek-olmoyonn, her ne ise, anlk olmas gerektiini dile getirdi*^'^. Anlk evreni ynetir ve ona korklk ve ilgin bir sulamayd. Gnein bir tanr olmayp, Peloppones'ten ok daha

Bazlar, anaxagoras tarafndan anla atfedilen sfatlarn bir ya da ikisinde, bu sfatlara, edeyile katharos ("saf", "katksz") ve leptosa (yerdeki buday tanelerine ya da ho ve hafif cisimlere uygulanan "ince", "ho", "kk") yapan zdeki bir anlayn izlerini bulmulardr. Buna yant olarak, bu insanlara kullanlabilir durumda olan dier sfatlarn neler olduklarn sormak kesinlikle uygundur. Bu, dncenin dilin olanaklarn gemi olmasna verilebilecek iyi bir rnektir. Hi kimse Platon'u, leptos sfatn kullanarak, "ho bir biimde dnmek"ten sz ettii iin, zdeki grnmnden dolay ayplanamaz. Bir an durup dnme, konumamzn, tam da fiziksel nesnelere uygulanan terimlerin, bu trden mecazi kullanmlaryla dolu olduunu gsterecektir. Bunlar kanlmaz olan deyilerdir ve kanlmaz kalacaklardr.

60

LKA F E L S E F E S

TARH

dzensizlikten sonra,

dzen getirmitir. Bylelikle bir Yunanlnn

hibir zaman saltk anlamda bir yaradltan, evreni hilikten meydana getiren bir tanrdan sz, etmediin i ayrdedebiliriz. Evrenin yaradl, zaten varolan bir zdek kargaasna (kaosuna) dzen kosmos yklemekten ya da dzen kabul ettirmekten oluur. Evrenin gerisinde bulunan, evreni yneten ve evrendeki de-

imeleri dzenleyen bir,anlk kavramyla, bu kez salt dinsel bir gelenei kabul etmeyle deil de, ussal dnce yoluyla, tanrc bir bak asna geri dnm gibi oluruz. Anaxagoras yalnzca-Devlet'in tanntanmazlk (ateizm) sulamasyla deerlendirilmeyip ne lye dek Sokrates ve Platonun grleriyle deerlendirilebilir? Kendileri Evrenin ussal bir biimde ynetilmesine tutkulu bir inan besleyen bu filozoflar, Anaxagoras' sert bir biimde eletiriyorlard, nk o, Sokrates ve Platon a gre, her ne denli hereyin en yksek nedeninin anlk olduunu syleyerek ie koyulduysa da, bir eyi bir baka biimde, edeyile mekaniksel yollardan aklamay baard srece, bu saynty pek kullanmamt. Baaramad zaman, anl "pek de istekli olmadan, zorunluluk karsnda ie kartrm", yoksa dier zamanlar, doay tanntanmaz bir bilim adam gibi, fiziksel, zdeksel nedenlerle aklamtr. Aka tinsel tarafta gelime olanaklar sunacak bir biimde ne srlmedii iin, Anaxagoras'n yeni retisini anlamaya almamz gerekmez. Anaxagoras'n Perikles'e tek boynuzlu bir ko verildii zaman; grngy iki kart politikacdan Perikles ve Thukydides koa sahip olann utku kazanaca biiminde yorumlayan bilicinin yksnde serimlenen rasna (karakterine) ilikin olarak tutarl bir resim elde ederiz. Anaxagoras bilicinin yorumundan sonra, hayvann kafatasn amlam (terih etmi) ve anormalliin nedenini, bir baka deyile, hayvann beyninin her zaman olduu gibi, kafatas boluunu (kavite) doldurmadn, ancak kk ve yumurta biimli ve tek boynuzun kkyle dorudan iliki iinde olduunu gstermitir. Plutarkos nsanlarn Anaxagoras'a byk bir sayg beslediklerini, ancak Thukydides toplum dna itildii zaman, biliciye daha ok sayg duyduklarn ekler.

LKA F E L S E F E S TARH

61

Atomcu kuram birleik olarak Leukippos ve Demokritos'a atfedilir, ancak varoluu, onlarn byk ardllar Epikuros tarafndan kukuyla karlanan ve baz modem yorumcular tarafndan yadsnan, Leukippos karanlk bir efredir. Demokritos'a ve yaptlarna ilikin olarak daha ok ey biliyoruz. O Trakya'da bulunan Abdera kentinden a

lan bir Kuzey Yunanistanlyd ve yaklak olarak .. 4 6 0 ylnda domu olup, Anaxagoras'n gen bir adayd. Yaptlar Atina'da pek iyi bilinmiyordu, ancak kendisinin kuzeyli yurtta Aristoteles ona kar byk bir sayg besliyordu ve Aristoteles'in onun hakknda syleyecek ok eyi vard. Atomculuk hi kukusuz, modern grleri bir anlamda

ncelemesinden dolay zel bir ilgi eker. Demokritos'un kuramnn on dokuzuncu yzyla dek znde deimeden kaldn sylemek bir abartma olmaz. Bununla birlikte. Antik Yunan'da, modern zamanlarda bulgulara gtrm ve her kuram ve bulguyu snama olana vermi olan bilimsel deney aralarndan hibirinin bulunmadn unutmamak nemlidir. Yunanllarn, anlksal ynden olanca parlaklklarna karn, yaadklar ada deneysel yntemlerden niin bu denli az yararlandklar ve denetimli deney iin ara buluunda niin hibir ilerleme kaydetmedikleri, karmak bir sorudur. Aristokratik gelenein ve klelerin varlnn hi kukusuz bununla bir ilikisi vard, ancak bunlar kendi balarna yeterli ve doyurucu bir aklama oluturmaktan uzaktrlar, iyonya gelenei iinde yer alan filozoflar, gzlemi olduka snrl bir biimde kullandlar, ancak Aristoteles'in zamanna dek, gzlemden yararlanma, bir saman alevi gibi kendisini deiik aralklarla ve gsz bir biimde gsterdi; buna karn, denetimli deney hakknda, onlarn hibir fikirleri yoktu. Yunanllardan bize kalan miras bir baka yerde, onlarn artc tmdengelimsel usavurma glerinde yatar. Bu dnemdeki baka herkes gibi atomcularn dnceleri de, her ne denli bu onlarn sylemi olduklarnn yalnzca bir parasn yadsmak iin bile olsa, bir gzleri her zaman Parmenides'in ve onun
62 ' LKA F E L S E F E S TARH

Eleac Okuldan olan ardllarnn bktnc montklanno taklarak, biimlendi. Pormenides'in ve ardllarnn glgelerinin onlar do her zaman ayrdnda oldular. Bu nedenle, temel dnceleri, Empedokles ve AnoKogoros'ta olduu gibi, dorudan doruya Pormenides'in, gerek olan bir eyin varla gelemeyecei yo da yokolamoyacamo ilikin savndan dodu., Sonuta, doal nesnelerin gzle grlr dou ve yokolulon, Empedokles'in de sylemi olduu gibi, onlanri, varolanlar adn almaya yalnzca kendilerinin hak kazandklar, bir eler okluunun rastlantsal birleimlerinden doho fazla bir ey olmadklarnn ayrdnda olunarak aklanmalyd. Onlan bu biimde aklamak iin, elerin yo do olanakl tek gerekliklerin, snrsz bir evren boyunca, sonsuz sayda devinimle arpan ve geri ekilen, duyularmzla alglanmayacak denli kk kat cisimler olduklar biimindeki parlak tahmine bavurdular. Bu atomoslar zdein en kk blnemez paracklar olup, sert, blnemez ve, katydlar. Tzsel anlamda kendi kendileriyle zdetiler ve yalnzca ebat ve biim bakmndan farkllk gstermekteydiler. Greli konumlarodaki, devinimlerindeki ve birbirlerinden olan uzoklklonndaki farkllklarla birlikte, yalnzca zellikleri, alglanabilir nesnelerde ortaya kan ve duyularmzn bunlarn ayrdnda olmamz salad tm farkllklar aklamak iin yeterliydi. Bizim kat olarak hissettiimii eyde.atomlar youn bir biimde skmlard. Yumuak eyler atomlar seyrek ve aralkl olan nesnelerdi, doho ok bo uzay (mekn) iermekteydiler ve dolaysyla sktrlmaya yetili olup, dokunmaya kar doho az diren gsteriyorlard. Dier duyular do ayn izgiler zerinde aklanmaktaydlar. Tat olma duyusunda, tatl olan eyler dz atomlardan yaplmlardr, oysa ac yo do keskin tatlara dil zerinde anlk syrklar meydana getirerek, yaplarn tat olma organna yanstan engelli yo do sivri ulu atomlar neden olur. Bu fikrin i . S . 1 6 7 5 gibi, olduka ge saylabilecek bir tarihe dek varolmaya devam.ettiini syleyebiliriz. Bir Fransz kimyacs, Lemery, bu tarihlerde yle diyordu: "Bir eyin gizli doas,, paralarna, onun

LKA F E L S E F E S T A R H

63

rettii tm etkilere karlk gelen biimler yklemekten daha iyi aklanamoz. Hi kimse bu svnn ekiliinin sivri ulu paracklardan dolay olduunu yadsyamaz. Tm deney bunu dorular. Dilimizin, olduka ince ve sivri ulara blnm bir cismin neden olduu

trden bir etkiye benzer bir biimde inelenmesi iin, yalnzca onu tatmamz yeterlidir". Renkler de, nesnelerin yzeylerini oluturan atomlarn deiik konumlaryla aklanmaktayd. Kendisi de hi kukusuz, kk ve yuvarlak olduklar iin olduka hzl bir biimde devinen, olduka kk ve ince atomlardan meydana gelmi cisimsel bir ey olan n nesnelerin yzeyleri zerine dmesiyle, renkleri oluturan atomlar

yzeyden geri gitmekte ya da yansmaktaydlar. En gzel ve en yetkin atomlar kreseldiler; tm atomlarn en hzls ve en kolay uar olan atomlar, hayvanlarn ve insanlarn ruhlarn oluturmaktayd. Buradan da anlalaca gibi, Demokritos'un zdekilii tam bir.

zdekilikti. Demek ki, her tr tz zdeksel tze ve her tr duyum da dokunma duyumuna indirgenmekteydi. Grme de bu yoldan, nesnelerin srekli olarak yzeylerinden, gze giden yol boyunca srklendike' nesnenin biimini az ya da ok koruyan ve atomlardan oluan, lifler ya da zarlar frlatt biimdeki garip ve pek de doyurucu olmayan sayntyla aklanr. Bu yzden, her ne denli grme duyumu da, atomlarla atomlar arasndaki bir dorudan ilikiyle ilgili bir konu olsa da, belirli bir uzaklktan grlen nesnenin doas hakknda yanlmak olanakldr, nk nesneden belirli bir yolu aarak gze gelen

zdeksel imge (suret), yol boyunca arptlabilir ya da bozulabilir. Duyum mekanii atomcular tarafndan olduka ayrntl bir biimde ilenmi ve duyumu, tm eitlilikleri iinde, s z konusu dorudan zdeksel iliki varsaym dnda, herhangi bir baka varsayma

F.V. Cornford'un Before and After Socrates adl kitabnn 26. sayfasndan alnnntr.
64 ' LKA F E L S E F E S TARH

bavurmakszn, aklamaya alrlarken, atomcular olaanst bir yaratclk ve ustalk gstermilerdir. '

Bir ey, hi kukusuz,!Atomcu doa gr asndan temelli bir zorunluluk tar. Atomlarn iinde devinecekleri, bir bo uzay olmak gerekir. Demokritos dncesinin ok nemli ve nitelikli bir yan, Aristoteles'in de vgyle s z ettii gibi, onun soyut bir uslamlamayla yoldan kmayp, bu opokjolgunun hesabn verme azim ve kararll gstermi olmasdr. Burnun bir sonucu olarak, o Pormenides'in boluu yadsmasnn soNunulocak bir yom olmadn gsterdi. Bu saduyuya kart bir girt. Bununla birlikte, byk bir yetkeye tmyle kart, bir biimdi eylediinin ayrdnda olarak, o Pormenides'in boluk konusundaki dncelerine bir okul ocuunun szlnmasylo kar kt, nk Aristoteles'e gre, kar kn u szlere dayandrd: "Var olmayan, var olandan daha a z olmamak zere, varolur". zdeksel atomlar tek gerek tzler ol unca, bo uzayn ayn anlamda gerek olmamas gerekir. Bir k yolu olmas gerektiinin belirsiz bir biimde ayrdnda olan Atomcular, biraz do . "ayn anlamda gerek olmamak" deyiini ortoyo koymaya yetili bir dilin olonoklanndon oldu. Atomcular, iinde babo ve gevek duron sonsuz saydaki mikroskobik cisimle birlikte bir bo uzay verildiinde, cisimlerin kanlmaz bir biimde devineceklerini ve bunlarn devinimlerinin de her dorultuda, erekten yoksun devinimler olacan dnm yararlandlar, ve porodoks tek dayanaklar

grnrler. Atomlar, dall ve engelli atomlar da ilerinde olmak zere, her tr biimde olduklar iin, bu arpmalara, arpmalar,' do karklk ve birleimlere yol aacakt. Bylelikle yava yava, alglanabilir ebatlar olan ynlar olutu ve bir evren meydana geldi. Epikuros yaklak olarak iki yzyl sonra, kuram alp gelitirdii zaman, atomlar yerekimi yznden yo do onun dile getirdii biimiyle, arlklarndan dolay, ncelikle aaya doru devinen eler olarak, tasarlad. Bununla birlikte, her ne denli biim ve, eer
LKA F E L S E f E S TARH 65

kat olan atomlar iseler, arlk bakmndan deiseler de, o atomlarn bir boluk boyunca, ayn hzla deceklerini dnd bu. Yunan anlnn derinlii ve keskinlii iin, nemli bir rnek oluturmaktadr. Bu, onaltnc yzylda, kimi glklerle yalnzca yeniden ortaya konan bir noktayd. Epikuros, yleyse, ilk arpmalar aklayabilmek iin, bir baka ey dnmek durumundayd. Bunun bir sonucu olarak, Epikuros zaman ve uzayn belirsiz bir noktasnda ve bizim iin anlalabilir ve bilinebilir olmayan bir nedenle, bir atomun, aaya doru olan yolundan, olduka kk ve alglanamaz bir sapmayla, kmak durumunda kaldn varsayd. zgn atomcu kuramn zn oluturan kat belirlenimcilikten (determinizmden) byle bir sapmann, evrende zgr istenci olanakl klma gibi ilgin bir sonucu oldu. Yoksa, aksi takdirde, baka herey gibi, insan da, kr ve deitirilemez bir yazgya tmyle konu olacak bir varlk olarak grlmek durumunda kalacakt. Bilimsel olarak konuulduunda, bu geriye doru bir admd ve Demokritos, sonsuz uzayda aa ve yukar kavramlannn hibir anlamlar olmadn ve atomlarn, bir baka dorultuda deil de, belirli bir dorultuda devinmeleri iin hibir neden olamayacan grd zaman, hi kukusuz daha ak seik dnyordu. Atomcular Empedokles'in ekimleyici ve itimleyici gleri ya da Anaxagoras'n Anl trnden hibir ayn devindirici neden ne srmediler. Aristoteles onlar "devinimin kkeni sorununu, tembelce rafa kaldrp, unuttuklar" iin sular. Ancak, Parmenides'in kendisinden kalamaz uslamlamalarndan sonra, boluun varoluunu olumlu ve kesin bir biimde savlamann ne denli yeni ve cesur bir adm olduu ayrt edilirse, bu savn kendisinin, nasl olup da onlara, sorun iin yeterli bir kant olarak grnd kolaylkla anlalabilir. Parmenides, devinimin olanaksz olmasnn nedeninin, eylerin iinde devinecekleri hibir uzay bulunmamas olduunu sylemiti. Bu

snrlamann kaldrlmasyla birlikte, atomlarn geni bir bolukta seyrek ve gevek olarak durduklar saynts kabul edilince, "Niin devin-

66

LKA F E L S E F E S

TARH

sinler?" sorusunu olduu denli, "Niin, devinimsiz olarak durmaya devam etsinler?" sorusunu sormak do, onlara ok uygun gelmi olabilir. Atomcularn, atomlarn devinimine benzer trden bir devinime ilikin gzle grlr bir rnek olgrok kullandklar aklayc rnek, ens i z bir gne okunun, bir kepenkteki bir delik yo da kk bir yarktan karanlk bir odaya girmesine izin verildii zaman, grlen trden bir eye benzer. k demetinde, eitli dorultularda yaylarak, srekli bir dans iinde bulunan toz zerreleri, hi kukusuz, grnrlk dzeyinin ok doho altnda bulunan atomlar deildirler, ancak atomlonn devinimleri de, atomcularn sylediklerine gre, toz zedelerinin devinimlerine benzer bir biimde dnlmtr.

LKA F E L S E F E S T A R H

g7

IV. BLM
DOA FELSEFESNE TEPK: HMANZME DORU (Sofistler ve Soktates)

imdi .. beinci yzyln ikinci yansna ulam bulunuyoruz. Bu tarihte Sokrates yaamnn ortalonndadr ve Platon da yeni domutur yo do domak zeredir (.. 4 2 7 ylnda domutur). Bu, fiziksel kurguya kar olan tepkinin byk bir gle ortaya kt ve filozoflarn dncelerini insan yaamna yneltmeye baladklar bir adr. Filozoflar artk, -benim balarda betimlemi olduum felsefe trlerinden ikincisiyle uramaktadrlar. Bu, fizikilerin sunduu biimiyle, dnyann uzaklna ve anlalmozlna kar saduyunun bakaldrsndan baka bir ey deildi. Sokaktaki adam ya her tr devinimin bir yanlmoso ve gerekliin de devinimsiz bir btn olduunu syleyen Pormenides'e ya da atomlar renksiz, kokusuz, sess i z ve grnmez atomlar ve boluu donakl tek gereklikler c^arak kabul ederek, "grntleri kurtamaya" alan atomcuaro inanma seenekleriyle kar karya kalmt. Her iki resim de rahafafc olmad gibi, zellikle inanlr gibi de deildi. Her durumda, eer fizikilere inanlacaksa, onlarn f ^ s i s ya da eylerin gerek doas dedilderl,. iinde yaar grndumz dnyadan olduka umk ve a ^ bir eydi. Fizikilerin savlan doru cJsayd biie, gerek dnyann doas, her gn olduka farkl bir drjyaylo uramak dunumunda olan sokaktaki adamn yaantis zerinde pek bir fark yarafmayocaki. Bu tutumu anlamak iin, hi kukusuz, bir kez daha doa filozoflarnn savlarn kantlamak in, deneysel kansiamodan timuye yoksun oldukbnm ve bu dnemde uygulamal bilimin bsbir biiminin
LKA F E I S E F E S TARH 9

bulunmadn anmsamamz gerekir. Gnmjz fizikisi de ayn biimde, daktilonun altnda, bono bu denli kat grnen srann, gerekte kat zdekten doho ok bo uzay ieren, fzl bir evrim iindeki bir girdap olduunu sylemektedir. Fizikiye sray bu

biimde tecrbe etmediim karln verebilirim, ancak ona srtm dnemem yo da byle bir gereklik grnn benim iin fibir nem yo do deer tamadn syleyemem. Hepimiz, atomcu bilimin yaamlarmz zerinde yapabilecei pratik etkinin, yalnzca ok zlerek, bilincindeyiz. Yunanl bizden dofa anslyd. O doa filozoflarnn savlarna srtn dnebilirdi ve nitekim dnd de; insan yaamnn doas ve erei zerine olan ok temelli dnceleri, en ozndon bir blmyle bu duruma borluyuz. Byle bir deiimin nedenleri olduka karmaktr. Atina, dier konularda olduu gibi, entelektel konularda do, Yunanistan'n nderlii onaylanm nderiydi, yle ki, Anaxagoras ya do Protagoras gibi. Yunan dnyasnn baka blgelerinden olan dnrler, onun yrngesince ekimlenme ve evlerini Atina'ya tama eilimi gstermekteydiler. Ancak Atina .. 4 3 1 ylnda, otuz yl sonraki ykln hazrlayan uzun ve dehetli bir savaa giriti ve sava yenilgisinin hemen ardndan vebann tm dehetini yaad. Aristoteles'in de ok hakl olarak iaret ettii gibi, herhangi bir kar gzetmeyen aratrma en azndan,' en alt dzeyde bir bo zaman ve rahat zdeksel koullar zorunlu klyorsa, Atina artk hereyin kolay olduu bir yer olmayp, tam tersine insan yaamna ilikin sorunlarn kendilerini giderek ortan llerde duyurduklar bir kent olup kmt. IJstelik, Atina bir demokrasiydi ve her zgr yurttan, salt kendisini birka yl sreyle temsil edecek politikaclar semekle snrlonmayp, gerekte siyasal yaama katlmn gvence altna olacak denli kk bir demokrasiydi. Baz hizmet ve kurumlar halktan kiiler tarafndan doldurulmaktayd ve her yurtta devletin ilerini ynetmede etkin bir rol oynama ansna sahip olduu duygusuna koplabiliyordu. Bu do yine, siyasal yaamn gerisinde yoton ilkeler ve kiinin siyasal yo-

70

LKA F E L S E F E S

TARH

omda baarl olmasn salayacak sanatlar hakknda daha ok ey renme tutkusunu glendirdi. Burada, bununla birlikte, seici olmakta byk bir yarar vardr, bu yzden deiimde ok etkili olan toplumsal ve siyasal.etmenlere ilikin ksa bir aklamadan sonra, en azndan uslamlamamzdaki sreklilii korumak bakmndan, deiimin daha felsefi .olan nedenleri zerinde younlamak istiyorum. Physse ilikin aratrmadan uzaklamakla belirlenen tepki bazen, bakaca eyler yannda, fiziksel bilimin iflas olarak adlandnim olan eye yklenmektedir; biz bu deyiin ne anbma gelebileceini ksaca grmtk. Fiziksel bilimin -Antik Yunan'daki temeli, bata da sylemi olduumuz gibi, grnte deien, ve duraan ve srekli olmayp, yalnzca bir okluk ve eitlilikten oluan bir evrende, sreklilik ya da kalclk arayndan baka bir ey deildi. Sokaktaki adama, fizikiler, gzle grlr bir biimde baarsz grnm olmaldrlar. Doa filozoflan, onu Parmenides'le atomcular arasnda bir seim yapmak zorunda brakmtr. O ya, kendisine gerek grnen hereye duyduu -' nantan vazgemek ve duyumlarnn yanl olduklarn kabul etmek pahasna, dnyann birliini kabul edecekti; ya da okluun arkasndaki birlik dncesinden tmyle vazgeip, sonsuz eitlilikten oluan bir dnya reten, ve, deney dnyasnn, edeyile grlebilen, tadna baklabilen, iitilebilen ve koklanabilen dnyann byk bir blmn oluturan, ikincil niteliklere bile gereklik adn uygun grenleri izleyecekti. hlmanizme doru olan bu tepki, yeni bir snfn. Sofistlerin dousuyla birleir. Sofistlerin bir felsefi okul olmayp, daha ok belirli bir meslein yesi olduklar sk sk sylenmitir. Bu dnemde, szn etmi olduum nedenlenn doal bir sonucu olarak ortaya kan pratik ilerde yol gstencilie duyulan alktan, kendileri iin bir meslek ve yaam biimi reten gezgin retmenlerdi, Sofistler. Bu nedenler, . politikada etkin bir rol alma frsatlarnn giderek artmas, doa filozoflarna kar duyulan youn bir gvensizlik duygusu ve tanrlara i L K A F E L S E F E S TASRH 71

likin

kaba

insanbiimsel geerlilii

resimlerle artan

birlikte, bir

geleneksel kukuculuk

din

retiminin

hakkmda

olarak

zetlenebilir, Sophistes ("bilgelik reten kii") szcnn Sofistler ortaya kncaya dek, kesinlikle aalayc bir onlom yoktu. Gerekte bu gelenein yedi bilgesine verilen add. Szce imdiye dek tmyle yabanc olduu bir renk veren, l , 0 , beinci yzyl Sofistlerinin Atinalnn gznden dm olmalaryd. Sofistleri bir felsefi okul olarak grmek olanaksz olsa do, onlann ortak olarak paylatklar baz temel noktalar vard. Bunlardan birincisi arete retimi olarak betimledikleri retimlerinin, z itibariyle pratik olan doasyd. Pratik nemi. Sofiste zg glerin canl bir reklam olarak, kendisini Olimpiyot Oyunlarnda, zerine kendisinin yapmad fibir ey giymeksizin, gre meydannda elleri zerinde durarak gsteren. Sofist Hippios'n bir yksyle serimienen, bu szcn anlamn daha nce tartmtk, ikinci olarak, Sofistler, daha uygun bir biimde felsefi bir tavr olarok adlandrlabilecek bir eyi, edeyile ortak bir kukuculuu, salt . bilgi olanana duyulan bir gvensizlii paylamaktaydlar. Bu kukuculuk, doa felsefesinin ulam grnd krdmn doal bir sonucuydu. Bilgi iki eye baldr: Bizi gereklikle ilikiye sokabilecek yetilere sahip olma ve bilinecek bir duraan gerekliin vara luu, Bilginin aralar olarak grlen duyular her zaman ok ciddi bir biimde ele alnp eletinlmi, buna karn yerlerine imdiye dek hibir ey konmam olduuna;' Evrenin birliine ve srekliliine ilikin inancn alt kazlrken, buna karn imdiye dek, fiziksel "lnyonn tesinde ve gerisinde, srekli ve bilinebilir bir gerekliin bulunabilecei dncesi de gndeme gelmemi olmadna gre,' Sofistlerle birlikte bir kukuculuk ortaya kmasayd eer, buna yalnzca amak gerekecekti,Felsefenin condomon yo da itici gc kartlktr, lk bolonglor , artk gemite kalnca, her yeni gelime doho nceki dnceye kar olan bir tepkiyi temsil eder. Bu antik Yunan filozoflarnn en
72 ' LKA F E L S E F E S TARH

bykleri olan Sokrates, Platon ve Aristoteles iin'de geerlidir. Onldnn kendi dncelerinin kaynaklarn anlamak iin, kendilerinden hemen nce gelen dnrler zerinde, imdi bizim yaptmz gibi, ana izgileriyle de olsa, durmann kanlmaz olmasnn nedeni ilk kez olarak, bir budur. Ve ayn erekle, imdi bizim ulam bulunduumuz noktay, ahlak ve siyaset felsefesinin Antik Yunan'da kukuculuk ortamnda doduunu (ki bu, ahlak ve siyaset felsefesinin Antik Yunan'da ilk kez olarak ortaya kt'anlamna gelmektedir) kavramak iin zellikle nemlidir. Sokrates'in ve ardllarnn, kendisiyle savamaya tm bir yaamlarn adadklar, ite bu kukuculuktu. Fiziksel alanda, Demokritos ac ve tatl, souk ve scak duyumlarnn salt uylomsal terimler olduklann sylemiti. Ac ve tatl, souk ve scak gerek olan hibir eye karlk gelmiyordu. Bu nedenle bana tatl grnen sana ya da, iyi durumda deilsem eer, bana ac grnebilir, ve ayn su, ellerimden birine scak dierine souk gelebilir. fHerey bedenlerimizdeki atomlarn geici dzeniyle onlann, atomlarn duyusal nesnede de sz konusu olan ayn geici birleimlerine gsterdikleri tepkilerle ilgili bir sorundur. Bu dncelerin deerler alanna geirilmesi artk olduka kolayd ve bu ilk kez olarak, bu dnemde, daha sonraki gelenee gvenirsek eer, Anaxagoras'n bir rencisi olan Atinal Arkhebus tarafndan gerekletirildi.. Ac ve tatlnn, scak ve souun doada hibir varoluu yoksa, ancak bunlar, yalnzca bir biimde, belirli bir zamanda fendimizi nasl hissettiimizle ilintili eyler iseler, adalet ve adaletsizliin, doru ve yanln da ayn biimde gerek olmayan, znel bir varoluu olduunu kabul etmemiz gerekmez mi?, diyordu Arkhebus. Doada insanla insan arasndaki ilikileri yneten hibir saltk ilke olamaz. Bu tmyle oha nasl baktmzla ilgili bir sorundur. Sofistlerin kukucu bak alan, onlarn en iyi bilinen ve en etkili olan iki yesinden, Profagoras ve Gorgias'tan yapacamz a-

lntlarla serimlenebilir. Bir doa filozofunun yaptna verebilecei en gzde balk her zaman, "Doo (physis) yo do Varolan stne" da-

LKA F E L S E F E S T A R H

73

gelmiti. Bu bal tayan birok yapta, bunlarla inceden inceye aloy ederek, yknen Gorgias "Doa yo da Varolmayan IJstne" adl bir kitap yazm ve bu kitabnda u tezi kantlamaya koyulmutu: (o) Hibir ey varolmaz; (b) Herhangi bir ey vorolsoyd bile, biz onu bilemezdik; (c) Herhangi bir eyi bilebilseydik bile, bildiklerimizi komumuza iletemezdik. Protagoras ise din zerine olan grlerini "Tanrlarla ilgili olarak, onlarn varolup varolmadklarn denli, ne biimde olduklarn do bilme olanam yok, nk nmde, konunun karanlk oluu ve insan yaamnn ksal da ilerinde olmak zere, byle bir bilgi iin birok engel vardr" diyerek dile getirmekteydi. Protagoras -Eer Platon'un yorumuna gvenebilirsek eylerin bir insana "grnme" biiminin, bu insann dorusu, bir baka insana grnme biiminin de bu baka insann dorusu olduu anlamna gelen, nl "insan hereyin lsdr" deyiinin sahibidir. eylerin kendilerine farkl grnd iki insandan hibiri, dierini, yanlmakta olduunu

syleyerek, ikna edemez, nk eyler bir insana belirli bir biimde grnyorlarsa, bu, eylerin, her ne denli komusu iin farkl olabilseler de, bu insan iin var olma biimidir. Doruluk tmyle grelidir. Protagoras, bununla birlikte, hibir gr dierinden daha doru olmasa do, bir gr dierinden daha iyi olabilir diyerek, doruluk ve deerlere ilikin olarak, uylamsal (conventionolj grlere kap amtr. Herey, sarl olan birinin gzlerine son grnyorsa eer, gerekten de sardr ve hi kimsenin ona eylerin son olmadklarn sylemeye hakk yoktur. Ancak onun bedeninin iinde bulunduu durumu, eylerin artk ona son grnmeyecei bir biimde deitirmek hekimin zahmetlerine her bakmdan deecek bir itir. Benzer bir biimde, bir insan hrszlk yapmann iyi olduuna itenlikle inanyorsa, bu nerme, ayn insan onun doru olduuna inond srece, dorudur. Ancak hrszlk yapmann kendilerine kt grnd, ve kendileri iin kt olduu byk bir ounluk, onun anlnn iinde bulunduu durumu deitirmeye ve onu, gerekte

74

LKA F E L S E F E S

TARH

daha

doru

deil

de,

daha

iyi, olan

inanlara

gtrmeye

almaldr. Doruluk yo da yanllk bakmndan snama. Sofistlerle birlikte bir kyya atlmakta ve yerine pragmatik bir adan snama geirilmektedir. Sofistlerin kural tanmayan kukuculuklar, geerlilii byk lde tanrsal kkenine duyulan bir inanca dayanan yasann imdiye dek sorgulanmam kutsal dayanan da etkiledi. sparta'nn kurucusu Lykurgos gibi, eski onayosa yapclarnn Apollon'dan esin alm olduklarna inanlrd ve yasa yapclan iin, Delphoi tapnandoki biliciden yardm istemek ve kendi tasarlar iin, t deilse bile, onay almak ok sradan ve allm bir eydi, Antik Yunan'da. Yasann bu dinsel temelinin alt, imdi yalnzca doa felsefesinin, Sofistlerin byk bir haz duyarak kendisiyle yakndan ilgilendikleri, tonntanmaz eilimi tarafndan deil, ancak ayn zamanda, Yunonllann yabanc lkelerle olan ilikilerinin giderek artmas ve yeni smrgelerin kurulmasyla ilikili olarak gndeme gelen, ada yasa koyma etkinlii gibi dsal koullar tarafndan da kazlyordu. Sofistler yaadklar an ocuklarydlar. Yabanc lkelerle giderek ortan ilikiler onlara, farkl iklimlerde yaayan insanlarn yasalar ve gelenekleri arasnda birtakm temel farkllklann vorolobileceini retti. Yeni kazanlan smrgeler iin yasa yapmna gelince, onlar iin, kendi arkadalarndan birine bir anayasa hazrlama grevi verildii zaman, anayasalarn gkten geldiine inanmak zordu. Protogoras'n kendisi .. 4 4 3 ylnda bir anayasa kaleme olmak zere, Atina'nn Gney Itolyo'daki yeni smrgesi Thuri'ye grevle gnderilmiti. Protagoros'n, bizim bugn toplumsal szleme olarak olarak bildiimiz kuram, yasann kkenine ilikin bir kuram diye ilk kez ortaya oton kimse olmas pek artc deildir. Protagoras, insanlarn kendilerini vahi yaratklardan korumak ve daha iyi bir yaam dzeyine ulamak iin topluluklar halinde birlemek zorunda kalm olduklarn sylyordu. Onlarn bu ona dek ne birtakm ahlaksal ltleri ne de yasalar.olmutu, ancak toplum iinde yaamann, e-

LKA F E L S E F E S T A R H

er orman yasalar egemen olursa, olanaksz olaca ksa srede anlald, ve bu yzden onlar, olduka yava akan zahmetli bir sre iinde, kendileriyle gllerin, yalnzca onlarla birlikte gl olduklar iin, gszlere saldrmama ve gszleri soymama sz verdikleri,, yasalarn zorunlu olduklarnn,bilincine vardlar^. Yasalarn ve ahlaksal dizgelerin tannsal kkenli olmayp, yetkinlikten yoksun, ve insan elinden kma olduklarn savlayan bu balang nclnden, artk birbirlerinden byk farkllklar gsteren deiik pratik sonular karsamak olanaklyd. Protagoras'n kendisi, yasalarn ve geleneklerin, zorunlu olduklar iin, varla gelmi olduklarn sylyordu. Protagoras u halde toplumsal szlemeyi savunuyor ve yasaya itaat etmeyi buyuruyordu. Dier daha kktenci (radikal) Sofistler ise ona kar ktlar ve, nasl istiyorsa yle eylemenin glnn doal hakk olduunu dile getirdiler. Hibir ayni olmakszn, hepsi de, ister tanrbilimsel deerlendirmelere dayansnlar ister dayanmasnlar, saltk deer ve ltlerin yokluuna uygun bir biimde eylediler. Sofistler her tr insan eyleminin yalnzca deneye (tecrbeye) dayandn, ve, baka hibir ey tarafndan deil de, yarar elde etmek ya da hedefe ulamak iin bavurulmas gereken yollar ya do areler tarafndan belirlendiini sylyorlard. Doru ve yanl, bilgelik, adalet ve iyilik, her ne denli bazen, sanki onlar da-

Platon'un Protagoras adl diyalogunda Protagoras tarafndan anlatlan sylencenin, nsana tanrlarca verilen tanrsal malzeme ve aralarn, onun aktarmay erekledii ciddi mesajda bir eksiklik yaratmakszn, kartlabilmesi anlamnda, gerekten bir sylencesel (mitolojik) olduunu kabul ediyorum. Bilin ve bir adalet duygusunun insanlarda, Zeus'un buyruu zerine ekilmi olduunun sylenmesine bir anlam vermek de olanakl deildir. Bunun zerinde, yle sanyorum, herkes uyumayacaktr, ancak diyalogda, serimin sylencesel doas zerinde srar edildii (ve bu, masala zg bir girite "Bir varm, bir yokmu" yanstld) gibi, herhangi bir baka yorumun, Protagoras'n din zerine olan baka yerlerdeki grleriyle tutarszla decei aktr.

76

IKA F E l S E f E S

TARH

ha fazla bir eylermi gibi eylemenin ussal olduu savunulabilse bile, birer addan baka bir ey deildiler. ite byle bir dijnce dnyasna S O K R A T E S geldi. Ona daha ilk bakta, entelektel olarak yanl ve ahlaksal olarak zararl grnen genel grn buydu ve o bununla savamay yaamnn en temel ve en nemli ii yapt^^). Sokrates en ok, genellikle "Erdem bilgidir" diye evrilen nl deyiiyle tannr, ve bunun ne anlama geldiini bulmak, retiminin merkezine ynelik en iyi yaklam oluturur. O en iyi tarihsel olarak, bir baka deyile, doa. felsefesinin ve ada -dncenin, onun tm dikkatini zerinde younlatrd ve zmek iin tm gcn harcad, sorunlaryla ve zamann koullaryla plan ilikisi iinde anlalabilir. "Erdem" szcnn, ncelikle belirli'bir ite yeterlilik (ehliyet) anlamna gelen Yunanca arete szcne yanl anmlar yklediini daha nce grmtk. Sokrates'in retisinin kendilerine yneldii kartlannn iki eyi (a) kendilerinin arete reteb ileceklerin i ya da aktarabileceklerini, (b) bilginin, en azndan herkese ortak a larak paylaabilecek bilginin, bir kuruntu olduunu savladklann da grmtk. Bilgi diye bir ey. Sofistlere gre, yoktur. Sokrates'in temel tezi, areteyi bilgiye eitleyerek, yleyse yalnzca onun yaad zamanlan anmsayarak kavrayabileceimiz, lp biilmi bir meydan okuma durumuna ykselmektedir. Sokrates'le ilgili olarak, saduyu sahibi, pratik Atinaly kzdran eylerden biri, (onlar siyaset yeteneini belirleyen eylerin ne olduklarn, ya da ahlaksal ykmllk diye bir eyin bulunup bulunmadn renmek istedikleri zaman) onun her konumada, ayakkabclar ve marangozlar gibi, byle aa ve konumayla gzle grlr bir bi-

Sol<rates'i anlayabilmel< iin, Profesr R. Hacl<forth'un Philosophy, cilt VIII (1933)'te yaymlanan yetkin makalesi zellikle nerilmektedir.
LKA F E L S E f E S TARH 77

imde ilgisi olmayan kiilere bavurmakta srar etmesiydi. Eer, diyordu Sokrates, iyi bir ayakkabc olmak istiyorsanz, ncelikle bir oyokkobnn ne olduunu, ve ne ie yaradn bilmeniz gerekir. Anlnzda, retmeye kalktnz eyin ne olduuna, ve hangi ilevi yerine getireceine nrken ilikin olarak ak ve ayrntl bir dnce ozerinde bir karar vermeye luturmadko, seeceiniz aralar ve malzeme tr, ve onlar kullabavuracanz yntemler almann hibir anlam yoktur. Yunanca szc kullanacak olursak, bir ayakkabcnn arelesi ncelikle ve byk lde, bu bilgiye sahip olmasna balyd. O yapmoy tasarlad eyin doasn ak ve anlalr terimlerle tanmlayobilmeli, ve tanm, yapmay tasarlad eyin kullanm deeri ya do ilevine ilikin bir tmce de iermelidir. Nasl ki, ayn biimde bir askerin yo do devlet adamnn aretesinden s z edilebiliyorsa, tpk bunun gibi, bir ayakkabcnn aretesinden s z etmek de ok doal bir eydi. Bu gibi durumlarda, arete szcnn, bizim erdem szcmzn tersine, oskerin, dev^ let adamnn ya da ayakkabcnn etkinliklerinin ahlaksal boyutuyla zorunlu bir balants yoktu. Arete onlarda bulunan, ve onlon zel mesleklerinde iyi ve baanl klan beceri ya do ehliyet anlamna geliyordu, ve ncelikle bu yararl sanatlar kapsayan ok sradan rnekleri semekle, Sokrates iin, s z konusu her bir meslekte, bu beceri yo do say (kapasitesi) kazanmann bilgiye bal olduunu ve ilk ve en zorunlu bilginin de, her meslekte gz nnde tutulan hedefe yo do eree ilikin bilgi olduunu gstermek zor deildi. G z nnde tutulan eree ilikin olarak ak seik bir kavraya ulaldktan sonra, onu, eree ulamada kullanlacak aralara ilikin bir kavray izleyebilirdi, ancak bunun tersi, Sokrates'e gre, kesinlikle olanakl deildi. yleyse, arete her durumda, ncelikle icra edilecek bir meslee sahip olmaya, ve ikinci olarak, meslein ne olduuna, ve onu icra etmekle neyin ereklendiine ilikin olarak, tam ve eksiksiz bir bilgiye balyd. Eer, diyordu Sokrates, Sofistlerin onu edeyile her insan iin yaamada yeterlilik yo do ehliyet, bece-

78

LKA F E L S E F E S

TARH

r i retme savnda olmalarna benzer bir biimde, areteden bir baka mantkl anlam iinde daha sz edebilme olanamz varsa, burada hepimizin, birer insan varl olarak, yerine getirmek durumunda olduumuz bir ereimiz ya da ilevimiz olmas gerektii sonucu kar. Bu tijmel insansal erdemi kazanmak istiyorsak, yaplacak ilk i, yleyse, insann ilevinin ne olduunu bulgulamaktr. Sokrates'in rencilerinin yaptlarnda karlatmz, onun

retisine ilikin bilgilerden (nk kendisi, deerli ve nemli olan tek eyin, kiisel bir iliki iinde olan iki kii arasnda, soru ve yant yoluyla gerekleecek canl bir dnce alverii olduuna inanarak, hibir ey yazmamt), insann yaamnn evrensel hedef ya da ereinin ne olduuna Jkin temel soruya bir yant kartabileceimizi hi sanmyorum. retisinde insan yaamnn ereinin ne olduuna iFikin soruya ak seik bir yant getirmemi olmas, yle sanyorum, Platon'un, yalnzca hocasnn retisini yinelemekle yetinmeyip, onu bir adm daha teye gtrme iine byk bir g ve tutkuyla sarlmasnn gerisinde yatan temel nedenlerden biri olmutur. S z konusu yantn retisinde bulunmamas aslnda, Sokrates'in rasna ok uygun dmektedir. O her zaman kendisinin hibir ey bilmediini ve, bakalarndan daha bilgeyse eer, bunun yalnzca, bakalarnn bilgisizliklerinin ayrdmda olmadklar yerde, kendisinin bilgisiz olduunun ayrdmda olmasndan kaynaklandn sylyordu. Sokratesi yntemin z, karsndaki konumacy, bir ey bildiini dnd yerde, gerekte bilmedii konusunda ikna etmektir. Bilgisizliin ayrdmda olma, bilginin kazanlmas srecinde zorunlu olan komaz. ilk admdr, nk bilgiye zaten sahip olduunu diyaloga giren hemen herkes, onun kodnen bir kimse, herhangi bir konuda, bilginin kesinlikle peinden Sokrates'le numalannm karsndakini, bir elektrik oku etkisine benzer bir biimde, uyuturduundan yaknmaktayd. Yaam boyunca insanlar arasnda dolaarak, onlara bilgisizliklerini gstermeyi, kendisine verilmi bir grev olarak grd iin, Sokrates'in Atinallar tara-

LKA F E I S E F E S T A R H

79

fndon sevilmemesi hi artc deildi. Atinallar yaptklan yanl her ne denli trajik olsa do Sokrates'i Sofistlerle kartrdklar ve,^ ono Sofistlerin neden olduu bir nefretle baktklar iin, tijmyle oyployomoyz. Sofistler bilginin olanaksz olduunu savunuyorlard; Sokrates ise hemen herkese hibir ey bilmediini gstermiti. Gerekte aradaki farkllk ok derin ve temelliydi; iinkL Sokrates'in eylemi bilginin olanakl olduuna ilikin tutkulu inanca dayanmaktayd, oncok bilgiyi erekleyen aratrma etkinliinin boloyobilmesi iin, hereyden nce, insanlonn ounun anlklarn dolduran szde-bilgi paracklarnn ve yanl dncelerin oluturduu enkazn kaldrlmas gerekiyordu. Sofistlerin kukuculuklannn tam tersine, onun insanlara sunduu, kendisine henz " eriilmemi bir bilgi lk "syd Onlar bir kez bilgiye giden yolu kavramaya grsnlerdi, Sokrotes onlarla birlikte bilgiyi aratrmaya dnden hazrd, ve onun iin her tr felsefe bu "ortak aratrma" dncesinde zetlenebilirdi. N e kendisiyle birlikte aratrmaya katlacak kii ne de kendisi henz doruluu bilmiyorlard, ancak karsndaki dorulua giden yolun bu olduundo, ikna edilirse, onu bulmak umuduyla bir oroyo gelebilirlerdi. Gerek Sokratesilik, onun iin, ncelikle ve byk lde, byle bir ruh halini, bu trden bir anlksal tavr, kendini beenmilikle kartrlmas pek kolay olan bir entelektel tevozuyu temsil eder, nk gerek Sokratesi, yalnzca kendisinin deil, ancak ayn zamanda tm insanln bilgisiz olduunu kabul etmi kiidir, ite Sokrates'in katksn do, herhangi bir pozitif reti btn yerine, bu'tutum oluturdu. yleyse, yeniden onun, arete kazanmak istiyorsak, insann ereini yo do ilevini bulgulama ve tanmlamann zsel bir nhazrlk olduu zerindeki srarna dnecek olursak: S z konusu erek yo do ilevin Sokrates'in kendisi tarafndan, belirttik ve kupkuru terimlerle tanmlanm olmasn beklemeyeceiz. Onun grevi, insanlarn bu zo-

(1) Bkz., Hacicfortl.


gO LKA F E L S E F E S TARH

runluluun ayrdna varmalarn salamak ve kendisiyle, istenilen tanmn aratnlp, bulunabilecei bir yntem nermekti. Bu yntemle kendisi gibi, kendisinin yaknnda olan aratrmaclar do, onu bulmaya koyulabilirlerdi. Ahlaksal dncenin, Sokrates'in yaad an bir zellii olan, dzensizlii ve bozukluu iinde, onun gzne bir olgu, zellikle zarar verici bir ey olarak, arpmaktayd. nsanlarn konumalar, ahlaksal fikirleri betimlemek iin dnlm ok sayda genel terimle adalet, llk, cesaret, v.b.g;, doluydu; S z konusu genel terimleri bu denli zgrce ve rahatlkla kullandklarna gre, Atinallarn bu szcklerin ne anlama geldiini bildiklerini, tm saflm ve itenliimle, dnmeye boladm, ve bunlarn anlamlarn gerekten de bilgisiz biri olan bono syleyeceklerini umutla beklemeye koyuldum, der Sokrates. Ancak onlar sorgulad zaman, o hibirinin kendisine dzgn bir aklama getiremediini grd. Belki de. Sofistlerin retimleri nda, bu terimlerin gerekten de hibir anlam olmad dnlm olmoldr, ancak eer durum byleyse, insanlarn bu genel terimleri kullanmamalar gerekir. Yok eer, bu terimler deimez ve kalc bir anlam tayorlarsa, onlar kullanan insanlar bunlarn ne onlomo geldiklerini syleyebilmelidirler. Bilgeliin, adaletin ve iyiliin ne olduunu bilmedike, bilgece, adil yo da iyi bir biimde eylemekten s z edemezsiniz,. Sokrates'in kukuland gibi, ayn szckleri kullanan farkl insanlar, bu szcklerle .farkl eyler kastediyorlarsa eer, bunlar anlatklarn sanarak, anlamadan konuuyorlar demektir ve sonuta ortaya yalnzca karklk yo do karmaa kar. Karmaa-ayn onda hem entelektel hem de ohlokso^ ynden olur. Entelektel olarak, terimleri sizin kullandnz onlon-;dan farkl bir anlamla kullanan biriyle tortorok, byk bir.olaslkla, bir kavga dnda, hibir yere varamazsnz; ve ahlaksal olarak, gndemdeki genel terimler ahlaksal fikirlere karlk geldikleri zaman, sonu anariden baka bir ey olmaz. Sokrates'in "Erdem bilgidir" diyerek dile getirmek istedii de, ite tam tamna sorunun, bu entelek-

LKA F E L S E F E S T A R H

81

tel ve ahlaksal boyutuydu. stelik kendi anl o denli ak ve ras da o denli salamd ki, insanlarn bu doruluu grmeleri

salandnda, onlarn otomatik olarak doru olan seecekleri, onun gzne apak bir ey olarak grnd. Gerekli olan tek ey, onlarn neyin doru olduunu bulma zahmetine katlanmalarn

salamakt, ite, hi kimsenin bilerek yanl yapmayacan savlayan ikinci nl deyii de, bu dncenin bir sonucu oldu. Eer erdem bilgi ise, erdemsizlik ya da ktlk yalnzca bilgisizlikten kaynaklanr. yleyse, erdemin, adaletin, v.b.g., ne olduuna ilikin bilgiyi kazanmaya nasl balayabiliriz? Sokrates, daha nce de sylemi olduum gibi, hem kendisi hem de bakalar iin bir yntem nerdi. Bilgi bu ynteme gre, iki evrede elde edilir. Bunlar, Aristoteles'in de hakl olarak Sokrates'e atfedebileceimizi syledii, tmevanmsal uslamlama ve genel tanm evreleriydi. Kesinlikle Sokrates'in kendisini de artm olan bu kuru mantksal terimlerin, ilk bakta deerlerle pek bir balants yokmu gibi grnr, oysa Sokrates iin bu balant yaamsal bir nemdeydi, ilk evre, (eer tanmlanmak zere bir araya gelinen terim adalet ise) kendilerine "adalet" adnn uygulanabilecei, zerinde tm aratrmaclarn uyutuu rnekler toplamaktan oluur. Daha sonra, toplanan adil eylem rnekleri, onlarda, onlarn kendisi sayesinde bu ad tadklan ortak bir nitelik bulgulamak iin, incelenir. Bu ortak nitelik, ya da daha ok ortak nitelikler bei, adil eylemler olarak, onlann zn oluturur. Bu z gerekte, adil eylemlerin bireysel olarak, ayrlmaz bir paras olan zamanla ve bakaca koullarla ilintili ilinebel zelliklerden soyutlanmtr ve adaletin tanmna karlk gelir. u halde, tmevanmsal uslamlama. Yunanca karlnn da gsterdii gibi, anl, bir araya getirilmi, ve toplu olarak ele alnm bireysel durum ve rneklerden, onlarn ortak tanmlarna ilikin genel bir kavraya "gtren" bir uslamlama trdr. Sokrates'in, usanmak bilmez sorgulamalarnn kurbanlarnda bul-

82

LKA F E L S E F E S

TARH

duu ynl,

onlarn

yalnzca

birinci

evreyi

yerine

getirmenin,

edeyile, birbirleriyle ilgisi olmayan birka rneklen sz etmenin, ve "u ve u adalettir" demenin yeterli ollduunu dijnmeleriydi: Bu tutum Platon'un Euthyphro adl diyalogunda, Sokrates'le dinliliin anlam hakknda tartan Euthyphro'da ok iyi bir biimde sergilenir. Bu diyalogun konusu, Euthyphro'nun, adgm ldrmek suuyla kendi babas aleyhinde dava amak zere, kendisinin bir dev duygusu olarak niteledii bir duyguyla harekete geirilmi olmas olgusuyla balants iinde, hemen aa kar. Kendisine "dinlilik" szcne ykledii anlamn ne olduu sorulduunda, Euthyphro "Dinlilik (dindarlk) imdi benim yapmakta olduum eydir" yantn verir. Bir baka diyalogda, kendisiyle tartan Menon adl birine Sokrates unlar syler: "Ben senden yalnzca tek bir ey, edeyile erdemin tanmn istedim, sense bana bir erdemler srs verdin" Sokrates onlarn, birok ve eitli doru eylem rnei olsa bile, bu eylemlerin tmnn kendisi sayesinde doru diye nitelendirildikleri ortak bir nitelik ya da raya (karaktere) sahip olmas gerektiini anlamalanm salamak istiyprdu. Byle bir ortak nitelik yoksa, szck anlamszdr. Sokrates'i bu denli sevilmeyen biri yapan, insanlar rahatsz edici sorularnn erei buydu bir erdemler srsnden tek bir eyin, erdemin tanmn karmak. Bu, insana ilk bakta bir mantk altrnas gibi gelmektedir, ancak bu gerekte, Sokrates'e Sofistik retimin

ykc ahlaksal etkileriyle savamann, olanakl grnen tek yoluydu. "Dinlilik nedir?" trnden sorulara yant olarak, "Dinlilik imdi benim yapmakta olduum eydir" yantn veren bu insanlar, tam tamna, olanakl tek davran kuralnn, neyin yararl olduuna olaylann ak iinde, dnmeden karar vermek olduunu syleyecek insanlard. Kabul edilmi hibir kural, evrensel olarak geerli hibir ilke yoktu. Sokrates yaad zamann ok lerisinde olmann cezasn ekti. Ak seik ve dorudan dncesi, alaynn kendilerine ynelmi olduu Sofistlerin dnceleriyle bir tutuldu, ve iki gerici yurtta tarafndan genleri batan karmak ve devletin tanrlarna inanmamakla
LKA F E L S E F E S T A R H 83

suiandi. rencilerinden ve dostlarndan en nllerin onun nn orttrmann olduklar kabul edilmelidir. Bunlardan biri, hakkmda daha fazla ey syleme gereksinimi duymadmz Alkibiodes idi. Dieri ise, Atina'nn I.O. 4 0 4 ylndaki knden sonra, srgnden dnerek iktidar ele geiren ve, kendisinin en sert ve ar yelerinden biri olduu. Otuzlarn ynetimi srasnda gerekleen kanl temizlikten byk lde sorumlu olan, kt ve kinci Kritios't. Sokrates'i sulayanlar onun iin lm cezas istediler. Atina geleneklerine gre, Sokrates'in, yarglar ikisi orasnda bir seim yapma durumunda brakarak, kendisi iin daha hafif bir ceza isteme hakk vard. Kendi nerisi bununla birlikte, Atina halkna iyilik eden bir kimse olarak, kendisine kentin zgrlnn verilmesi gerektii oldu. Her durumda, uygun bir para cezasn deyecek paras olmadn sylyordu. Platon'un ve dier dostlarnn iten tevikleriyle, onlarn deyecei bir para cezas nerdi, ancak bu etkinliklerin onun iin yoomn kendisinden daha nemli olduu temeli zerinde, "botan karc" etkinliklerine bir son vermeyi ykmlenmeyecekti (taahht etmeyecekti). Bu durum Sokrates'i yarglayan yarglara seim yapma olana brakmad ve Sokrotes lm cezasnn infazn beklemek zere, den tutukevine gnderildi. insanlarn, Dostlar, do, bu kez kamasn koloyounun onun lmn lotrocak bir planla, yeniden ortaya ktlar. Kendisinden nefret ebu hepsi olmasa grmeyi arzu etmediklerini ve, Sokrates Atina'dan ayrlp bir baka yerde sesini karmadan yoomo konusunda ikna edilebilmi olsayd, ok daha honut olocoklarn ortaya koyan olaslk ok gldr. Bununla birlikte, o, Atinp yasalarnn yurttalarna salad yorarlardan tm yaam boyunca, payna deni ald ve, ayn yasalar imdi kendisinin lmesini uygun grdne gre, bu korarlanndan kamann kendisi iin adaletsizlik ve nankrlk olaca yantn verdi. Hem kim, Sokrates'in lmekle, imdiye dek tanmad ok doho iyi bir varolua gemediini syleyebilirdi? Byle berrak ve yce bir ruh haliyle, o .. 3 9 9 ylnda, yetmi yandayken zehiri iti.

84

LKA F E L S E F E S

TARH

Sokrates'in sonu, douu ve yetenekleri siyasal yaam iin son derece uygun olan gen dostlarndan biri zerinde, onun politikaya girmedeki isteksizliini son snrna vardracak denli byk bir etki brakt. Her durumda zaten devletin iine drlm olduu durum ve son dnem yneticilerinin arlklan karsnda d knklna uram olan Platon, Sokrates gibi bir adam lme gndermi olan devletin, kendisinin ynetiminde etkin bir rol oynayabilecei bir devlet olmadna karar verdi. Bunun yerine kendisini, ilerinde -hocasnn canl bir resmini verdii bu hayret verici diyaloglan yazmaya ve onun retimini yine bu soylu adamn kendisinin azndan gelitirmeye, pekitirmeye ve geniletmeye adad. Sokrates hakknda sylenebilecek daha ok ey vardr, ancak onun dncesi Platon'un dncesiyle ok yakndan ilikili, ve ikisini birbirinden ayran izgi ak seik olarak seilemeyecek denli belirsiz olduu iin, burada Sokrates'in salt kendisinden ve Sokrates iin, s z etmeye bir son vereceim. Platon zerindeki tartmamz srdrdke, zaman zaman Sokrates'in mesajnn deiik ynlerine geri dnmemiz kanlmazdr ve bu mesajn en iyi bir biimde, Platon'un Sokrates dncesinin eitli ynleri zerinde tekrar tekrar dnmesinin sonucu olan yeni rnlerle ilikisi iinde, anlalabileceini dnyorum.

LKA F E L S E F E S T A R H

8S

V. BLM
PLATON (dealar retisi)

Platon'un ncelikle,

felsefesini en

iyi

biimde,

yle

sanyorum, onu etkisiyle-

felsefi' etkinlii

birbirleriyle ilikili

iki motifin

ynlendirilmi biri olarak grrsek anlayaca,?;. O hereyden nce Sokrates'in zerine ald yce ve onurlu grevi, onun brakmak zorunda kalm olduu noktadan balayarak stlenmek,, hocasnn retimini pekitirmek ve onu kanlmaz sorgu ve sylentilere kar savunmak istemekteydi. Ancak bunda salt Sokrates'e duyduu kiisel muhabbet yo do sayg motifleriyle eylemiyordu. Bu, bamsz bir siyasal, ekonomik ve toplumsal bir model olarak kent-devleti dncesini savunmak, onu savunulmaya deer bir dnce haline getirmek olan ikinci motifine uygun dmekteydi. nk Platon bu geni kapsaml erein en baarl bir biimde, Sokrates'in Sofistlere olan meydan okuyuunu kabul edip, gelitirmekle yerine getirebileceini dnyordu. zgr kent-devletinin kt yazgsna Philip ve iskender'in fetihleri domgosm vurdu. Klasik Yunan yaamnn sz konusu youn, sk birliinin, yar-Doulu bir rnek zerine kurula;! byk krallklarn ortaya kyla silinip sprlmesi gerektiini, bu fetihler ak seik olarak ortaya koydu. Ancak gerekte onlar, bir sreden beri devam edip gitmekte olan bir k srecini, ona son ve kesin darbeyi indirerek, : tamamlamaktan baka bir ey yapmadlar. kn nedenleri bir lde siyasald, hi kukusuz. Kent-devletleri arasndaki savalarn ykc etkileri, yenilginin Atina toplumun kent-devleti biiminde

dzenlenmesinin en yetkin bir biimde, doruk noktasna ulat

LKA F E L S E F E S T A R H

87

yer

zerindeki felaket

getiren

etkisi,

sava sonras

ahlaksal

knt, ve yenilgiyi izleyen dnemde ortaya kan tironlklar, bu nedenler arasnda saylabilir. Felsefi dncenin, bu olumsuzluklar ve honutsuzluklar zerinde ykselen egemen akmlar, kk kent-

devletlerindeki yaamn przsz bir biimde devamnn ok byk lde kendilerine bal olduu geleneklerin, isterseniz kabul edilmi uylamlarn altn kazmada, zerlerine deni fazlasyla yaptlar. Bu durumu tam onlomylo deerlendirebilmek iin, devletle dinin birbirleriyle tam anlamyla zdeletirilmi olduklarn grmemiz gerekir. Antik Yunan'da kiliseyi, devlete baml yo do devlet karsnda ikincil klmak diye bir ey sz konusu deildi. Kilisenin u yo do bu biimde, syleyecek hibir sz yoktu; te yandan devletin kendisinden ayr olarak varolan bir ey de s z konusu deildi. Tanrlara devletin resmi trenleri olan festivallerde topnlrd, ve bu festivallere'katlmak her yurttan allm, sradan devleri ve etkinliklerinin bir parasyd. Atina'da birok tanrya topnlmaklo birlikte, kentin koruyucusu ve bir Atinalnn kalbine en yakn olan tanr Athena'yd; tanrnn adnn kentin adyla akmas do bundand. Din ve yurtseverlik bir ve ayn eydi. Bu, Britanya dininin Britanya'ya tapnmak olmas gibi bir eydi. Atina Akropolisi Afhena'nn tapnoylo ssleniyordu. Atheno'nn festivali Atina takviminin en nemli festivaliydi. Bu orada yasann kkenine dayana duyulan ve kutsonmasnm kknn inanta yasann tannsal do ogeleneksel bulunduunu

nmsomolyz. Nasl ki Yahudi inancnda on buyruk Musa peygambere verilmise, tpk bunun gibi. Yunan yasalar do ilk yosokoyucularo, insanlarn tanrs yo do zel olarak, tm tanrlarn babas Zeus'un szcs yo do peygamberi olan Apollon tarafndan verilmiti. Yunan yurttalarnn byk bir ounluu kiisel ve bireysel din diye bir eyi bilmiyorlard. Kiisel ve bireysel bir din getirmeye alan mezhepler, hibir zaman kent-devletinin birliini salayacak yo do srdrecek denli byk bir etki yapmadlar, ve herhangi bir baar elde ettikleri zaman do, kurulu dzen iin kesinlikle zararl oldular.

88

LKA F E L S E F E S

TARH

Buradan, yerleik dini sorgulamann toplumun btn bir kurulu dzeninin temelini sorgulamak olduu ve kent-devletini savunmann, savunma salt siyasal bir dzeyde kald srece, tam ve yeterli olamayaca sonucu kar. Kent-devletinin yasalarn ve kurumlarn ussal olarak savunma, onlara Evrenin ynetimine ilikin tannc bir anlaytan ayrlamaz olan, saltk (mutlak) ya da akn bir geerlilik . kazandrmak zorundadr. Tm grkemliliine karn, eski Homerosu Panfheonu yeniden eski konumuna dndrmek gerekten de olanaks z olabilirdi, insanlarla birok ortak ynleri bulunan bu tanrlarn zamanlar oktandr geride kalmt, ve, tanntanmaz filozoflann ya da Sofistlerin saldrlar bir yana braklsa bile, onlarn daha ileri ve giderek daha ok aydnlanm bir topluluun vatana balln uzunca bir sre salamalar artk olanakszd. Ancak eer eski insanbiimsel tannlar bir daha geri gelmemecesine gittiyseler, beinci yzyln sonlanna doru, eylem alanndan olduu denli, doa alanndan da byk bir hzla kaybolmakta bakalarnn getirilmeleri gerekiyordu. Dnce alannda, yerleik kurumlarn geleneksel temellerine saldr, ynden gelmekteydi; Doa felsefesinden, Sofistik devinimden ve gizemcilikten. Gizemcilerin (mistiklerin) zerinde burada ok fazla durmayacaz, ancak geerken, ilerinden, retisi, bir insann dininin. Devlete olan devleriyle hibir ilikisi olmayp, salt kendi ruhuyla ilgili olduunu rettii iin, zararl ve ykc olan Orpheus'a atfedilen yazlan kullananlann en nemlileri olduklar, bamsz din hocalarnn varoluunu dile getirebiliriz. Doa felsefesinin oluturduu tehlike, onun tannlann, kentin onlar Homeros'tan miras alm olduu biim iinde, varolmalarnn pek de olanakl olmad dersinde yatar; Sofistlerin oluturduklar tehlike ise, kentin yaslarnn bununla birlikte, hibir tannsal kken ve dayanaklan bulunmadn savlamalaryla ortaya kar: Yasalar insan tarafndan yaplm olup, pekala yaplmayabilirdi de. olan dzen ve sreklilik esini yeniden kurmak iin, onlarn yerine, u ya da bu biimde,

LKA F E L S E F E S TARH

'

89

Bu dnce akmlar etkilerini, Platon'un diyaloglarn yazmaya balad zamandan ksa bir sre nce duyurmaya balamtr. O, bakaca birok ey yannda, salt yaamn siyasal dnceleri gelitirip incelemeye vakfetmek adna, etkin bir politika kariyerinden vazgemi pratik bir siyaset dnr olduu iin, iki yoldan birini semek durumunda kald. Ya kent-devletinin, tm kurumlar ve gelenekleriyle birlikte, gemiin ayrlmaz bir paras olduunu kabul ederek (bugnlerde, etmedii iin zaman zaman eletirilmektedir), ykc glerle birleecek ve onun kn hazrlam olan farkl elerden, kent-devletinin yerini alacak, yeni bir toplum ve yeni bir din kuracakt; ya da kartlarn, yanla dm grndkleri yerlerde rterek, buna karn kendilerinden, hakl grndkleri ve, eksikliinin varolan dzen iin bir gszlk oluturduu bir eyi gsterdikleri yerlerde, yalnzca kendi kafasndaki ereveye g katmak iin yararlanarak, kent-devletini ayakta tutmak iin tm gcn seferber edecekti. Bu almaklardan her ikisinde de, siyasal ve dinsel(ya da metafiziksel) bir arada gitmek zorundadr. Siyasal dncelerin temellerine ilikin hibir gerek reform, insann gerekliin doasna ilikin dncelerinde karln bulacak bir reform olmakszn ortaya kamaz. Tm bunlar Platon iin 'ok ak seikti ve dolaysyla o tm glerini hlellenizm ve kent-devleti tarafna yd. Devleti yaamnn hemen balarnda yaz, ayn konuya bu kez yaamnn sonunda Yasalarla yeniden dn de, onun tm yaam boyunca ayn lkye, kent-devletinin, ortadan kaldrlmas (ilgas) deil de, olumsuz elerden arndrlmas ve glendirilmesine dayanan yeniden lksne grnecek bal biimlenmi (reformdan gstermektedir, geirilmi) Platon'un bir toplum Devlet'inde kaldn

ynetici snflar iinde yer alan birey, bize an bir insafszlk olarak bir biimde, toplumun gnencine gre ok nemsiz klnmak durumundadr. Bunlardan, bir baka deyile devletin en deerli yurttalarndan bir anlamda vazgemek, zel mlkiyeti ve aileyi kaldrmak, ocuklar ailelerinden alp devletin bakm ve gzetimine

90

LKA F E L S E F E S T A R H

vermek, hak ve devlerin, kar konulmaz bir snf oynmlon dizgesine gre, dalm tm bunlar bizde adeta bir ok etkisi yapmaktadr. Diyalogda konumalara katlan dinleyicilerden birinin unlar sylemesi salanr: Yeni dzende devletin bana gemek durumunda olanlara, evleri ve arazileri yo do baka mlkiyetleri olamayaca, ancak sanki cretlilerin Sokrates'in, dostunun eletirisini olduundan doho do gl klmak iin, iaret ettii gibi, bir cretlinin , maan bile olmakszn bir garnizonuymuasno eyleyecekleri iin, mutlu bir yaam nasip olmayacak gibi grnmektedir. Buna verilecek olanakl tek yant udur: "Kent-devletini kurarken ereimiz, bir snfa zel bir mutluluk vermek deil de, bir btn olarak kenti, olanakl olduu lde, mutlu etmektir". nerilen ller, kent-devletinin mantksal sonucuydu ve Platon onun, mantksal Sonucuna doru gtrlmedike ve, iinde bulunulan koullar iinde, zaten ibanda olan ykc glerin gndeme gelmelerine yol aan bireysel kapris ve sapmalardan kurtonlmodka, varln srdrme ans olmadn grd. Kent-devleti yalnzca eer, her yurttan kendisi iin, nitelii ve sasna gre saptanan ilevi kabul etmesine dayanan bircinstenlii (homojenitej yo do, Platon'un onu dile getirirken kullanmay yeleyecei terimi kullanalm, uyumu salayp koruyobilirse, kurtulu iin umut olabilir. Plotonculuun aziz i , hi kukusuz, dostlar kendisi iin ka planlar yaparken, hapiste oturmu lm bekleyen ve kama nerilerine, aa yukar u szlerle karlk veren Sokrotes'ti: "Sanyor musunuz ki, yargnn ko-. rarlornn hibir gc olmaz, onlar bireyler tarafndan geersiz klnr ^ ve ii bo szler haline getirilirlerse, bir devlet varolmaya devam e' debilir ve yklmaktan kurtulabilir?" En nemli, en kritik soru dorudan doruya Sokrates'in kendi retiminden doar. Sokrates kendi yaln, insonlan daha iyi klma ve, kendi deyimiyle, "ruhlarna zen gstermeleri" konusunda ikna etme abasnda, onlara, erdemli bireysel eylemlere adil, cesur, kibar, v. b. eylemler nem vermekle yetinmeyip, bu eylemlerin geriLKA F E L S E F E S T A R H 91

sinde bulunan, adalet, cesaret ya da kibarln doasn anlayabilmek ve tanmlayabilmek iin elinden gelen hereyi yapmalar gerektiini gstermeye alt. Bunun ierdii gijlij, ilk kez olarak, Platon'un kendisinin ortaya koyduu pek sylenemez. Aristoteles'in de syledii gibi, bir btn olarak (doal) eylerin doas zerinde hibir biimde durmayan, oncok tm zamann ve gcn eylemle ilgili sorunlara veren Sokrates'in itenlikli tutkusunun, .. beinci yzyl Yunanistan'n parlak ve kukucu anlklarnda sorular ve eletirilere neden olmas kanlmazd. Soru udur. dn, ey Sokrates, byk bir soynt, adalet yo do erdem diye bir eyin, adalet yo erdemin sergilendii bireysel eylemlerden ayr olarak varolduu soyntsn iermektedir. Ancak saltk odalet yo da erdem gerekten varolur mu? Doru olan, bir dizi insann farkl zamanlarda, farkl koullar altnda, bizim adil diye nitelediimiz bir biimde eylemi olmalardr. Ancak bu ayr ve birbirlerinden bamsz eylemlerden hibirinin, tanmn aradmz yetkin adaletle zde olduu sovlonomoz. Tm bu adil eylemler, yalnzca yetkin adalete, yetkin olmayan rnekler yo do yaklamlar olarak dnlrler. Bununla birlikte, yine de, bireysel adil eylemlerin dnda, neyin vorolduu sylenebilir? Ve eer tmel adaletimiz varolmuyorsa, byle bir yanltc aratrmayla ne kozonlobilirdi? kinci eletiri nesnesi, "ruhuna zen gsterme" ve bunu Sokrates'in , srar ettii bir biimde kiinin kendisini-sorgulomo yntemiyle yapma dyd: nk bu neri de olaanst yeni bir eydi. Yunonllann ou, bir olgu olarak, her iki ayayla do yere salam basan ve grnte yaayan insanlard. lkel inanlardan miras aldklar ve H a meros'to grldkleri biim altnda kabul ederek ycelttikleri, birtakm karanlk ve belirsiz fikirlere sahiptirler. Bunlardan biri, ruhun bedeni canlandran, oncok bu orada, etki yapabilmek iin, kendisi de bedene baml olan bir nefes yo do buhar olduudur. lm srasnda, beden yok olmaktayd ve evsiz barksz kolon phyche ise, anlk ya do gten yoksun olarak, solgun ve glgeli bir varolua derdi.
92 LKA F E L S E F E S TARH

Gizler yoluyla, lmden sonra daha iyi bir eyler umut edenler iin bile, psychenin ahlaksal yetilerin oturduu yer olmas ve bedenden ok daha byk bir nem tamas yeni ve allmadk bir eydi. Bu yeni grleri sz konusu eletirilere kar savunabilmek iin, felsefenin iki yann, metafizii ve ahlak felsefesini bir araya getirmek zorunluluu vard. Bu ise Platona son derece uygun gelen bir iti, nk o Sokrates'e kart olarak, ahlak alanndaki sorunlara olduu denli, gerekliin doasna ilikin sorunlara da, bu sorunlarn salt kendileri iin, youn bir ilgi duymaktayd. i neyin gerek olup, neyin gerek olmadna ilikin, byk bir nem tayan, temel soru zerinde bir karar vermeye gelince. Platon kendisinden nce gelen iki dnr tarafndan, edeyile Herakleitos ve Parmenides tarafndan youn bir biimde etkilenmitir. Herakleitosular zaman ve uzay dnyas iinde yer alan hereyin, kendi deyileriyle akmakta olduklarn dile getirmilerdi. Deime bir an iin bile durmuyordu ve iki farkl ann ikisinde de ayn olan hibir ey yoktu. Bu retinin mantksal sonucu, bir insann belirli bir anda, ksa bir sre nce olduundan farkl olan eye ilikin olarak bilgi sahibi olmasndan sz edilemeyecei iin, bu zaman ve uzay dnyasna ilikin olarak hibir bilgimiz olmayacadr. Bilgi bilinecek duraan bir nesne ister. te yandan Parmenides ise, yalnzca, duyulardan tmyle ayr, ve bamsz olarak i gren anln etkinlii yoluyla bulgulanabilen byle bir duraan gereklik bulunduunu savlamt. Bilginin nesnesi zaman ve deimeden bak olup, deimez ve ebedi olmaldr, oysa duyular bizi yalnzca deien ve yok olanla ilikiye sokar. Phytagoras matematie duyduu derin ilginin de etkisiyle, Pjaton bu dncelerle Sokrates'in ahlak alannda ykseltmi olduu sorular arasnda bir ilgi kurmutur. Onun iin iki ey, yalnzca Sokrates'ten miras kalan saltk ahlaksal ltlerin varoluu deil, ancak ayn zamanda, dnyaya ilikin bir Herakleitosu kuram temeli

zerinde, tm bir bilimsel bilgi olana da tehlikede bulunmaktayd.,


LKA F E L S E F E S T A R H 93

Platon ahlaksal ltlerin varoluuna olduu denli, bilimsel bilginin varoluuna do gl bir inan beslemekteydi, ve bu nedenle, onun iin bu iki konuda .kukucu bir yant dnlemez olduundan, o olanakl olan tek eyi yapt. Bilginin nesnelerinin bir baka deyile tanmlanacak eylerin varolduklarn, ancak bunlonn algsal dnyadan herhangi bir eyle zdeletirilmemeleri gerektiini ne srd. Bunlarn varolular zaman ve uzayn dnda olan ideal bir dnyadayd. Bunlar nl Plotoncu "idealor'dr. Buradan do anlalaca gibi, onlar Platon'un kendilerine verdii, ve biim yo do rnek anlamna gelen Yunanca idea adyla adlandrdlar, ingilizce "idea" szc, yleyse bir ynden, bunlar iin bulunabilecek en kt karlklardan biri olmutur, nk bu szck anlklarmzdan (zihinlerimizin) dnda hibir varoluu olmayan bir eyi nerir, oyso Platon iin yalnzca idealorn tam, yetkin ve bamsz bir varolular vard. Bununla birlikte, ingilizce "idea"^*^ szc, bir baka ynden, bu yetkin ve bamsz varolua yklenen eyin ne olduunu anlamamza yardmc olacaktr. Her ne denli arap ve kriket oyuncular, gen ve frsatlar orasnda ortak olan pek az bir ey var gibi grnse de, iyi bir arap yo do iyi bir kriket oyuncusu, eit genler ve eit frsatlardan sz ettiimiz zaman, bize ayn eyi kastetme yo do dile getirebilme olana veren bir iyilik yo do eitlik "ide"sine so-

ingilizce "idea" szcn Trkede iki farkl anlama karlk gelmek zere, ide ve idea szckleriyle karlamaktayz. Buna gre, ide: tasarm anlamndadr. Bu anlamda ide hem alg ya da duyum ierii, hem de kavramdr. zellikle locke'da, kavramlar ierik olarak algya yakn bir biimde imgeseldirler, ide, Hume'da kavram anlamna gelir. Yenia felsefesinde ide kavram, anlksal yani znel bir ilkedir. dea ise Platoncu Felsefede, kavramlarn karl olan soyut ancak nesnel, tmel varlklar anlamna gelir. Bunlar gerek bilinin konusunu, olutururlar ve somut nesnelerin ortak zelliklerinin varlksal bir gereklik olarak varsaylmasn gerektirirler. Bkz. Arda Denkel, Bilginin Temelleri, stanbul, 18984 (eviren Notu).
94 LKA F E L S E F E S T A R H

hip olduumuzu syleriz. Ayn sfat farkl nesnelere uygulandnda, ortak bir, anlam temeli yoksa, iki insan arasndaki iletiimden, olanaksz olaca iin, vazgeilmelidir. te bu ortak temele, iyilik ya da eitlik idesi ya da kavram adn vermekteyiz, insanlarn ou "iyi" szcn kullanmaya devam etme haklar iin uraacaklar, ve onun bizzat kendisine ait bir anlam olduunu savlayacaklardr. Ancak onun kullanm, her durumda, entelektel bir sorun haline gelir ve, Platoncu inanlarn yorumcular ve aratrmaclar arasnda pek de moda olmad bir zamanda, gnmzde baz filozoflar genel terimleri kullanma savnn yasal olup olmadn sorgulamaya oka eilimlidirler. Bu genel terimleri kullanan bazlarmz doru bir at ya da g-bir at hedefe isabet ettirme ile bir arap arasnda ortak bir ey bulunup bulunmadn, varsa bile bu ortakln neden olutuunu kesinlikle bilmeyiz. Platon bunlarn ortak bir eye sahip olduklarn, ve bu ortakln yalnzca, her ikisinin de iyi ideasndan pay aldklar sayntsyla aklanabileceini dile getirmekteydi, iyilik ya da eitlik idesinden sz etmekte,haklsnz, ancak anlklarmzdan bamsz bir varolua sahip olan, ve zaman ya da deimeden uzakta bulunan, saltk varlklar olduklarna inanmak durumunda olduklarmz da, yalnzca anlktaki ideler ya da kavramlar olarak grdmz bu eylerdir, yoksa bilgi aslsz bir d, nesnesi de bir kuruntu haline gelir. Bu inanla ise, anlalr bir tavrla, bir iyi tanm aramaya koyulabiliriz; bundan sonra ancak, dnyamzn iki farkl grngsn kriket oyuncusu ve arap onlar ortak bir lt hda deerlendirerek, iyi olma ortak ralar iinde anlayabiliriz. u halde, doal dnyann ebedi ve yetkin ilk rneklerini ieren, ideal bir dnya kabul edebiliriz. Deien dnyamzn sahip olduu yar-varolu hali her ne olursa olsun, o bunu ideal dnyann tam ve yetkin varoluundan pay almaya borludur. Bu kendisinde neredeyse dinsel bir inan, hatta gizemsel bir deney ieren bir tavr olduundan ve uslamlamayla tam olarak aklanamayacandan (her ne

denli Platon uslamlamann onsuz olamayacamz ok gl bir bi-"

LKA F E L S E F E S TARH

95

imde kantladn sylese de), Platon iki dnya arasndaki ilikiyi aklamak iin, mecaz bir anlatma bavurur. Aristoteles bunun

nemli bir eksiklik ya da gszlk olduuna dikkat ekmitir; ancak ' baka trls de pek olanakl deildi. deal dnyadan o bazen, dierinin zdeksel eyler iin olanakl olan llerde, yknd bir rnek ya da model bazen de dierinin, onun varoluuna katld ya da varoluundan pay ald bir dnya olarak sz eder. likiyi betimlemek iin en ok kulland szck, aktrn oyundan bir blme ilikin yorumu ile, oyunun yazar tarafndan dnlp, kavrand biimiyle, ilgili' blmn bizzat kendisi tarafndaki ilikiyi neren bir szcktr. retiye, Platon'un yapt gibi, Sokrates yoluyla gelmi bulunuyoruz. Bunun sonucunda da nce afloksal ve entelektel kavramlarla karlarz. Ancak Pla.ton onu tm doal trleri ierecek biimde geniletmitir. Buna gre, atlar yalnzca bir hayvan trnn yeleri olarak grmekle kalmayz, ancak ayn zamanda bize "at" terimini kulJanma ve tanmlama olana veren bir kavrama sahip oluruz, nk zdeksel olmayan dnyada, varlndan zdeksel dnyadaki bireysel atlarn yetkinlikten yoksun bir biimde ve geici olarak pay aldklar, saltk bir at ideali bulunmaktadr. Platon Sokrates'i Phaidon'da apak bir eizusumla (totobjiyle) "Gzel (yani, gzel ideas - ev. ) sayesinde, gzel eylerin gzel olduklar. . . fikrine, tm kalbimle ok yaln ve ak bir biimde ve belki de aptalcasna, hep sadk kaldm"*^^^ biiminde konuturduu zaman, Sokrates, szlerini daha. modern bir terminolojiye evirirsek, unlar sylemek istemektedir: "Onu ait olduu, snf iine yerletirmedike, ki bu da snf-kavram bilgisini gerektirir, bir eye (bir baka deyile, bireysel bir grngye) ilikin olarak bilimsel bir a-

Tam ve dal<il< bir ngilizce karl olmayan, Yunanca kalon szc, geleneksel "gzel" evirisi iinde tam' olarak dile getirilemez. Bu, bununla birlikte, u andaki uslamlamamz etkilemediiden, biz baka zamana ertelenmesi gereken bir sorundur.
96 LKA F E L S E F E S TARH

klama veremeyiz".

Bu son tmce, gnmzde birok insann, her ne denli onlar Ploton'lo s z konusu snf-kvromno, snfn yelerinden bamsz olarak kendisine ait bireysel bir varolu, yo do bireysel bir varoluun sonucu olan sabit ve deimez bir ra yklemek konusunda uyumayacak olsalar da, kesinlikle itiraz etmeyecei bir tmcedir. Eer tm bunlar Platon'a zorunlu sonular grndyseler, o bunu hi kukusuz, kendisinin kimi felsefi kabullerine borluydu, hlereyden nce, Sokrotes'le birlikte u iki temel noktay, bilginin olanakl olduu inancyla saltk ahlaksal ltlerin gerekli olduklar kansn paylayordu. Ve bu inanc paylamak, bize zaman ve uzay dnyasnn dnda ebedi varlklarn var olduklar soynts (ossumption) ortaya konmadan do olanakl grnmekle birlikte, bunu felsefe tarihinin Platon'un yaad ve dnd grebilmek bir iin. dneminde Yunan yapmak, ok daha nceki gt.. Bunu tarihini felsefesinin doho

Herakleitosulonn doal dnyaya ykledikleri srekli ve aralksz ak, Pormenides'in gerek olann ebedi ve devinimsiz olmas gerektii zerindeki srarn yle bir dnmeliyiz. Modern zamanlarn sradan gndelik dncesinde, ok sahip daha yakn Platoncu karlklar idealorn, vdrdr. Eer ancak dnebileceimizden hangi bir kovrama

sktrlacak olurlarsa, bunlar kullananlar, anlklarnda bu trden herolduklarn yadsyacaklardr, gndelik dncenin ya da ortalama insann dncesinin artc bir blm, kullandmz genel terimlere karlk gelen, gerek ve deimez varlklar var oluyorlarmosino, ynlendirilmektedir. Bilimde, Doa Yasalarna sahibiz. Bunlardan her biri, gnmzde o denli deilse bile, en azndan ok yakn bir gemite, sergilendikleri, ve elbette ki hibir zaman tam anlamyla ebiimli (uniformj olmadklar gibi, kendilerini tam tamna aynen yinelemeyen, olaylardan ayn bir varolua sohiplermiesine, ele alnyorlard. Sktnlrsa, bilim adam, bunlonn birtakm pratik kolaylklar olduklar, ve doruluk iin yaklak deerlerden daha fazla hibir ey olmodklon yantn verir. Bunlar olduka gl olaslklara karlk gelirler, doho fazlasna deil. Bununla birlikte, bilimsel kuramlardan oluan grkemli yaplar, doa yasalarnn deimez doruluklar olduklar soynts zerinde
LKA F E L S E F E S T A R H 97

ina edilmilerdir. Ayn doa yasalarnn, dn olduu gibi yarn da geerli olacaklar inanc olmadan, bilim hibir ilerleme kaydedemeyecekti. Ancak bu, onlara akn ve saltk bir geerlilik vermediimiz srece, inantan daha fazla bir ey deildir. Onlar, bir yandan byle bir geerlilie sahip olduklarn yadsrken, sanki bu saltk raya sahiplermi gibi grrz. Ogden ve Richard'n The Meaning of Meaning (Anlamn Anlam) adl kitaplarnn ekinde yorumlanan rnek, bir genel terimi, en azndan gnlk dilde, nesnelletirmeye (objektifletirmeye) ilikin olarak daha iyi bir rnee benzemektedirler. Bu ek bir hekim tarafndan yazlmtr ve rnei, farkl hastalklar iin isim kullanmdr. "Grip" gibi bir szck, hibiri dierinin tam tamna ayns olmayan bir dizi durumu ya da rnei kapsayan genel bir terim iin yetkin bir rnek oluturur. Ancak ou kez ondan saltk ve kendi bana varolan bir ey olarak sz edilir. Bu nokta kendilerine dorudan doruya sunulsa bile, insanlarn byk bir ounluu, yine de gribin bu trden ayr bir varolua sahip olmadn anlamakta byk bir glk eker. Ancak, yazarn da iaret ettii gibi, deneyimizde (tecrbemizde) hastalklar yoktur, yalnzca hibir iki tanesi tam tamna ayn belirti ya da arazlara sahip olmayan, hastalar vardr. "Grip" genel terimi, bireysel durumlarn ya da rneklerin zerinde ve tesinde, gerek hibir eye karlk gelmez. Burada gizli olan ders pratiktir, nk hastal dikkatsiz bir biimde nesnelletirmek, hekimi hastaya pek yararl olmayacak kat ve yetersiz bir yaklama gtrebilir. yleyse, Platon'un bir anlamda, bir oumuzun konuurken ve yazarken, bilinsiz bir biimde varsaydmz eyi, felsefi bir kuram dzeyine ykselttiini, ve savunduunu syleyebiliriz. Bu ise, kullandmz genel terimlere, terimin gerekte kapsad hereyi oluturan deiken bireysel durumlar ya da rneklerin zerinde ve tesinde, karlk gelen deimez bir eyin varoluundan baka bir ey deildir. Farkllk, sradan insann hl Sokrates'in onu bulduu konumda olduu, genel terimleri, onlann ne anlama geldiklerini bilip bilmediini bir an bile dnmeden, zgrce kulland yerde, Platon'un onlann metafiziksel bir gereklie karlk geldiklen inancnda olma-

98

LKA F E L S E F E S

TARH

sidir. Platon bu tavryla, Sokrates'in bunu yopmodka, bir baka deyile bu genel terimlerin tam tamna ne anlama geldiklerini bulgulomodko, hibir yere varamayacamz ortaya koyan dersini onyloyp, srdrmektedir. Yetkin ve zamond bir rnek dnyann varoluu, ve iinde yaadmz dnyann grnglerine atfedebileceimiz gerekliin, her ne olursa olsun, onlarn akn Formlar dnyasnn gerekliinden snrl bir lde pay olmolanno bal olduu kabul edildiinde; Bu ebedi Formlarla, grdmz yaratklarn kimliklerini saptamamz, yo do gerekletirilirken grdmz bir eylemin iyiden yo do gzelden pay oldm belirlememiz iin, kendilerine bavuracak bir boko deyile, kendilerini lt olacak biimde, nasl ve ne zaman bir tanklk kurmuuzdur? Burada Platon, Orpheusulpnn ve Phytagoraslann retileri nda, Sokrates'in bir boko ynn gelitirmekte ve pekitirmektedir. Ayrntlaryla aklanma ve savunulma gereksinimi duyan bir boko Sokratesi dn "insann ruhuna zen gstermesi" d olduunu, ve Platon'un, din alanndaki reformcularn psychenin doas hakkndaki retilerinde, yer/zne sk skya baml insan anlyla akn idealar dnyas orasnda bir yark bulunduunu, doho nce sylemitim. Yine, doho nce de sylemi olduum gibi, geleneksel Yunan inancnda , beden yok olduu zaman, psycfe, imdi yalnzca evsiz barksz bir hayalet olarak, (FHomeros'un betimledii biimiyle, "tpk duman gibi") anlk yo da gten yoksun, uucu ve karanlk birvorlk haline gelmekteydi. Kimbilr, (Sokrates'in lm gn dostlonn, buna inandklar iin ocmoszca sulad gibi) sert bir rzgar estii zaman lmek zellikle tehlikeliydi, nk byle bir rzgar psycheyi kavrad gibi, dnyann drt. bir kesine serpitirebilirdi. Bu trden inanlarn yaratt bir atmosferde, Sokrates'in psychenin bedenden ok daha nemli olduunu, ve ona bedenin elden kmas pahasna do olsa; ok iyi boklmosr gerektiini savlamasnn, bu denli byk bir kukuyio karlanmas pek artc deildir. Platon, hocasnn sz konusu inancndan ald destekle, ruhun z itibariyle, u gelip geici dnyaya deil de, ebed dnyaya

LKA F E L S E F E S

TARH

99

bal

olduunu

ortaya

koyan

Phytagoras

dinsel

retinin

doruluunu bir kez daha onaylad. Ruhun birok dnyasal varoluu olmutur, ve o bu varolularndan nce ve bu varolularnn arasnda, bedenin dnda olduu zaman, hereyin tesindeki gereklii birok kez, bir an iin de olsa, grmtr. Buna gre, bedensel lm ruh iin bir ktlk olmayp, daha ok gerek yaam iin bir yenilenmedir. Beden, ruhun yer/zndeki yaamndan nce tanklk iinde olduu dealar dnyasna uabilmek iin, kurtulmak istedii, bir tutukevi ve bir mezarla karlatrlr. dealar retisi ruhun lmszl ^ya da en azndan bedene girmezden nceki varolu u inancna karlk gelmekte ya da bu inanla birlemektedir. Platon renmeyi bu dnyada bilgi kazanmay bir anmsama sreciyle aklamaktadr. evremizde algladmz eyler, ilk bata bize sahip olduumuza inandmz yetkin ve tmel fikirlerin bilgisini aktaramaz. Ancak bu asl gereklikleri daha nceden dolaysz bir biimde grlediimiz iin, onlarn yeryzndeki soluk ve zayf yansmalannn bize, bir zamanlar bildiimiz, ancak ruhun, zdeksel posasnn pisliinden dolay eklikleri anmsatmalar olanakldr. retinin temel saynts, yetkin olmayann kendi bana, bizi yetkinin bilgisine gtremeyeceidir. Bu dnyadaki hibir iki ey, birbirlerine tam tamna, matematiksel olarak, eit deildir. u halde, anlklarmzda "eit" szcnn gerek anlamna ilikin olarak tanmlanabilir bir ide varsa, onu yalnzca, grdmz ubuklann ya da izdiimiz izgilerin incelenmesinden ve karlatrlmasndan kartm olamayz. Bu fiziksel yaklaklklar zerinde allmaldr, ancak yalnzca onlar anla, bir zamanlar sahip olduu, ve bu nedenle imdi kendisinde gizil olarak bulunan, yetkin bilgiyi yeniden kazanmasnda yardmc olabilecekleri iin. Bilginin kazanlmasnda duyumun rol ite bununla snrldr. Ancak bu onsuz olunamayacak bir eydir, bununla birlikte bu dnyada kazanlan tm bilgi, gerekte anmsamadan baka bir ey olmad iin, hlozof bir kez duyui3gs tarafndan yola sokulunca, ruhu (yani. Platon iin anl) zgr klmak, onu duyu dnyasnn stne ykseltmek ve ona yetkin formlarn bilgisini yeniden kazandrmak iin bedeni olanakl olduu lde
100 LKA F E L S E F E S T A R H

bedenin bu ger-

unutmu olduu,

ihmal edecek ve bedenin isteklerini yumuatmaya bakacaktr. Pla-: ton'un Sokrates'in szleriyle, felsefe "lm iin bir hazrlk"tir ve felsefenin i i , ruhun, bir kez doho lml bir bedenin snrlomalonna dnmek zorunda kalmak yerine, srekli olarak, idealar dnyasnda oturmasn salamaktr. Bilginin doasna ilikin sonsal aklama olarak, ruhun doasyla ilgili bu gr, diyalogun sonundaki sylencenin (mitin) simgesel dilinde olduu denli, diyalektik bir biimde serimlendii Phaidon'un btijnne de yaylr. Bir boko diyalogda, AAenon'do anmsama kuramn, her ne denli kuramn gerektirdii bir din ve felsefe birleimi, Sokrates ona "eylemlerinin hesabn verebilm^i kendi ileri gren rahip ve rohibelerce" savunulan bir reti olarak bavurduu zaman, diyalogun hemen bondo nerilse de, mantksal kantlamaya elverili bir ey olarak, ele olma giriiminde bulunulur. Bununla birlikte, baka yerlerde de, Plotonculuun bu yn, genellikle birok diyalog iin bir tr final sahnesi oluturan, byk sylencelerde ortaya kar. Bu sylencelerden en by ve en nemlisi, ruhun tm bir tarihine, bir dizi bedene giriine, yer/zndeki yaamlar arasnda neler olup bittiine, ve sonunda tmyle arnd zaman, dou arkndan bir doho geri dnmemecesine, nasl kurtulduuna ilikin olarak ayrntl bir oklomor/n getirildii, Devlet'in sonundaki Er sylencesidir. te dnyada grm olduumuz dorulan anmsadmz olgusu, sylencede ruhlarn, yeniden dou iin hazr olduklar zaman, Lethe'ninC") suyundan imek zorunda brakldklar sylenerek oklanr. Doha yeni, kavurucu bir scokto, susuz ve kurak bir dzl . gemek zorunda brakldklar iin, ftursuzca su ime eilimleri vardr, ve ruhlar felsefede ulatklar dereceyi, bu eilime gsterdikleri

Lette: Yunan mitolojisinde, ller diyarnda bulunan ve suyundan ienlere her eyleri unutturan bir nehirdir. Balangta, unutmak anlamna gelen bir fiilden tremi ve bir tanra ad olmutur. Hesiodos'a gre, lethe kavga tanras Eris'in kz ve Gece'nin torunudur. Hades lkesinde bir pnar olmutur, ve suyunu ien ruhlar, gemi yaamlarn ve ektikleri aclar unutup, ller dnyasna yle girerler. Ancak Lethe daha sonra Platon'da unutmay simgeleyen bir rmak haline gelmitir. (ev.)
LKA F E L S E F E S TARH 101

direnle aa vururlar. Bedenden kurtulmak ve dorulukla ebedi bir birlemeye ykselmek nasip olmadka, tm ruhlar, bununla birlikte, bu sudan az da olsa imek zorundadrlar. Bu Lefhe'nin suyu motifine kout rneklere, hem sylencede hem de dinsel mezhepler olmak zere, antik Yunan'da eitli kesimlerde ve yerlerde rastlanabilir ve bu motif Platon'un geleneksel malzemeyi, kendi erekleri iin nasl kullandn ok iyi bir biimde serimler. Platon'un kendi anlnda, bu belki de, bedenin engelleyici zdeinin oluturduu pisliin simgesel bir biimde betimlenmesinden baka bir ey deildir. Yine, bu kez Phaedrus'fa, insan ruhunun birleik doasnn, kendisinde, usu temsil eden bir at arabas srcsnn, biri cesur ve soylu, ve doal olarak srcye itaat etme eiliminde olan, diei-i ise kt olduu gibi, itaat da etmeyen, bir ift at srd bir at arabas resmiyle simgeletirildii, daha nitelikli ve derinlikli bir sylenceyle karlamaktayz. Bu atlardan birincisi, isten ya da istencin gc de iinde olmak zere, insan doasnn cesaret ve kahramanlkla dolu ynne, dieri ise bedensel arzulara karlk gelmektedir. Uzun zaman nce, src rotasn evrenin ta tekerinden, ebedi dorular temaa edebilecei dairesel bir yol zerinde izmiken, kt atn srcsn dinlemeyen inat atlmlar, onu aalara ekmi ve zdek ve deime dnyasna sokmutur. Platon retisinden pek ok eyin sylence biiminde ortaya konmu olduu olgusu, birok insann, Platon'un bunlardan ne kadarnn ciddiye alnmasn istedii konusunda, ak seik bir dnceye sahip olmasn engellemitir. Bu durumda verilebilecek en iyi yant, Platon'un bizzat kendisinin Phaidon'da vermi olduu yanttr. Burada, daha nce de sylemi olduum gibi, ruhun lmszl diyalektik bir kantlamayla serimlenir, ve diyalog daha sonra, ruhun lmnden sonraki yaam hakknda, epeyce bir ayrntnn verildii, uzun bir sylenceyle kapanr. Sylencenin sonunda, Sokrates diyalogda daha nce sylemi olduu hereyi yle toparlamaktadr: "u halde, bu eylerin tam tamna sylemi olduum gibi olduklarn sylemek, saduyu sahibi bir insan iin kolayca kabul edilebilir bir ey de-

102

LKA F E L S E F E S T A R H

ildir; ancak ya bu ya da buna benzer bir eyin ruhlarmz ve ruhlarmzn oturduklar yer hakkndaki doruluu ortaya koymas, (ruhun lijmsz olduu kantlanm olduu iin) bono ok uygun grnmektedir ve onun, bizim gibi dnen bir insan iin, alnmaya deer bir risk olduunu dnmekteyim" idealonn varoluu, ruhun lmszl, ve bilginin anmsama olduu grlerinden hepsinin. Platon tarahndan ciddi ciddi savunulmu felsefi retiler olduklarn kabul etmek durumundayz. Platon insan anlnn, kendi tikel dnme yntemleriyle, ite bu noktann tesine geemeyeceini dnmtr. Ancak bir yandan do, yukardaki sonucun bizzat kendileri, diyalektik usovurma yntemlerinin ulaamayaca doruluk blgelerine inanmay zorunlu klmtr. Sylencenin deeri, bu blgelere giden, ve doho nce ozanlar ve dinsel ynden stn yetilerle bezenmi lxka insanlar tarafndan alm olan bir yolu, bizim iin kullanlr hale getirmesinde yatar. Sylencenin aklamasn, harfi harfine doru olduuna inandmz iin deil de, san bir tantlama iin olduka gizemli olduklarn kabul etmemiz gereken, doruluklara ilikin olarak, olanakl bir aklama sunma arac diye kabul ediyoruz. Platon felsefesine ilikin bylesi ksa bir serimde, insann neyi dahil edip, neyi dta brakacan bilmesi, gerekten de nemli bir sorun olmaktadr. Seim her ne olursa olsun, insan ve anlna ilikin olorok tek yanl bir resimden kanmak- pratik olarak olanakszdr. imdiye dek, idealar kuram gibi ok temelli ve nemli bir retiden sz etmeyi ve onun, ho doal olarak do gsteriyor yo, daha metofiziksel ve hatta, gizemli bir yana yol gstermesine izin vermeyi setim. te yandan, belirli bir retisine deil de. Platona genel bir ilgi duyoilarn en ok okuduklar yaptlar. Devlet ve Yasalar adl diyaloglar olduu iin, ve. bunlarda do en ok Platon'un politika kuramna dikkat edildii iin, bu belki de hakl klmabiiir. Platon'un kendisi iin dev bildii eye hangi ruh haliyle yaklatn anlamak, her bakmdan zseldir ve, en azndan izgileriyle vermi olduumuz temel Devlet iin, burada genel tmne ve bu retilerin

retilerin aa vurduu tinsel ereveye ilikin zl bir bilgi ko-

IKA FELSEFES TARH

103

nlmaz bir n hazrlk oluturur.

Bununla birlikte, imdiye dek oynamamaca-

sylemi olduklarm, gzleri bir daha hi yerinden

sna, bir baka dnya zerinde younlam, ve gz oturduu yerden baka hibir ey grmeyen bir Platon resmi vermesin diye, aklamalarmza bir son vermezden nce, onun rnein Devlet'teki nl maara benzetmesinde alamaya alt dev duygusundan sz etmeliyiz. Yeryz yaamnn byk maarasndaki glge oyununu, dardaki gne yla ykanm gerek dnya iin brakan filozof, der Platon, kanlmaz bir biimde, maaraya dnecek ve daha nceki hapishane arkadalarna, renmi olduu doruluu anlatacaktr. Byle insanlar gerekte Platoncu Devletin ynetici snfm oluturmaldrlar. "Siyasal g ve felsefe birlemedike, dertlerin ard arkas hi kesilmez" Doru ve iyi bir biimde ynetmek iin, devletin yneticileri neredeyse tanrsal olan bir bilgelie ulamak zorundadrlar, bilmeleri nk Devleti iyi lksne gre, dorulukla bu yneteceklerse, salt glgesini deil de, doruluun bizzat kendisini gerekir. Bir baka deyile. Devletin yneticileri, dnyadaki tm iyiliklerin onun soluk ve kararsz birer yansmas olduu, yetkin iyi ideasna ilikin bilgiyi anmsamak durumundadrlar. Bu nedenle, bunlar, ynetmeye hazr hale geldikleri saptanncaya dek, uzun ve zahmetli bir eitim srecine tabi tutulmak durumunda kalrlar. On yedi ya da on sekiz yana dek sren bir nhazrlk eitimini, beden ve askerlik eitimi izlemelidir. Bunu, kendisi de daha sonra felsefenin en yksek ve ar dallarnda be yllk bir ek almaya gtren, on yllk bir ileri matematik renimi izler. Her evrede bir eleme s z konusu olur, ve bu elemeler sonunda seilmi oanlar, yaklak olarak otuz be yalannda, ikincil hizmetler iin hazr hale gelirler. Siyasal g, bu filozoflar iin, bundan byle gnaha tevik edici ya da yoldan karc bir e olmayp, ok ar bir sorumluluk olacak, ancak bunlar bu ar sorumluluu, salt toplumun iyilii iin, stleneceklerdir. Platon'un Devletinde ynetici snf oluturanlarn, her ne denli aydnlanmalarndan dolay, Platon'un

grne gre, gerek anlam iinde en mutlu kiiler olsalar da, hibir biimde en ansl kiiler olmadklan, bu durumun bir kantdr.

104

LKA F E L S E F E S

TARH

VI. BLM
PLATON (Sofistlere Verdii Ahlaksal ve Tanrbilimsel Yantlar)
imdi de onun temel anlaylarndan bazlarn betimleyerek, Platon'un ahlak retisini kimi ayrntlaryla gstermek dileindeyim. Akn formlar retisi, kendinde tam bir yant olmad gibi. Sofistlerden bazlarnn anti-toplumsal diJncelerine getirilen tek yant do deildi. Platon'un gelitirdii bir boko aldn biimi, ruhun en iyi ve en salkl halinin ne olduu sorusunu sormak, ve ruhun en iyi en salkl halinin, kendisi iin hem, doho nceden tank olduumuz, kosmos 'szeijn, hem de "dzgn dzenleme" anlamyla snrlanm, taxis szcn kulland, dzenin varlna (mevcudiyetine) bal olduunda srar etmekti. Bu nedenle, ruhtaki bu dzen kavramyla ne kastedildiini, ve bunun sofstik uslamlamalar rtm olmasndan nasl sz edilebilece|ni aratrmak istiyorum. Hereyden nce, hazrlk olmas bakmndan, kimi temel fikirleri tartmak ve zellikle de, bir on iin Sokrates'in dncelerine dnmek zorunlu olacaktr. Ancak ona fikri, dnce zincirimizin bizi gtrmekte olduu var noktas ustan hi karlmasn diye, imdiden dile getirmekte yarar .gryorum. ,

Topluluklarn ok ufak, ve kltrel koullarn son derece yaln olduu eski toplumlarda, ahlaksal devle kiisel kar orasnda hibir atma gzlenmiyordu. Ritter'in de iaret ettii gibi^^); "Kendisiyle

The Essence of Plato's Philosophy (Platon'un Felsefesinin z), ngilizceye eviren R.A. Alles (Ailen and Unvvin). s. 67.
LKA F E L S E F E S T A R H 105

ayn toplulukta yaayan insanlarla ve bu orada tanrlarla olan ilikilerinde, varolan geleneklere uyan biri yceltilir, sayg grr ve iyi biri olarak deerlendirilir, oysa uymayan biri, kmsenir, cezalandrlr ve kt biri olarak grlrd. Bu koullar altnda yasaya ve geleneklere itaat bireye yorar sobr, buna karn yasay ve gelenekleri ihlal etme, ona zarar getirir. Geleneklere ve yasaya itaat eden birey mutlu ve halinden honut biridir". Bu yaln koullarn ok uzun sreli olmas, ne yazk ki olanakl deildir. Nitekim Yunanllar, dikkatlerin zorunlu olarak haydutluk eylemleri, zellikle de yosoyo ve gelenee iini uydurarokkor koymann, ayn zamanda kiiye kar salad yasad eylemler zerinde younlat doho karmak bir uygarlk evresine ulamlard; bu durumda yasaya itaat, insan olduka mtevaz koullar, ya do hatta bask ve zulm altnda yaamak zorunda brakabiliyordu. Byle bir ortamdan sofstik "doa" ve "yasa" kartl, ve, insann adaletinden yalnzca farkl olmayp, ayn zamanda ondan doho stn ve gzel olan "doann adaleti" anlay dodu. Bu anlay, Platon'un Gorgias adl diyalogunda, her ne denli Sofistlerden nefret ettiini sylese de, Sofistik gr en ar biimi iinde temsil eden, Kollikles tarafndan savunulur. Kollikles bunu Kserkes'in szde-yiitlikleriyle rneklemektedir. Bu anlayn montksol sonucu, iyinin hazza yo do haz verene eitlenmesidir; byle bir eitlemede ise, dev dncesi aka yadsnr. Doann adil insan olan, gl insann kendi hozzno uygun olorok eylemek dnda hibir devi yoktur, hlazclk (hedonizm) bir felsefi reti olarak, artk domutur. f-lem Sokrates hem de Ploton, iyiyle haz veren arasndaki bu eitliin yadsnmosylo yakndan ilgilendiler. rnein halk nnde sylev ekerken, yalnzca halkn houna gitmeye, karsndaki insanlara haz vermeye alan bir hatibin, onlara byk bir zarar yerdiini sylemek dorudur; buna karn, halkn iyiliini erekleyen bir hatip, halkn hi houna gitmeyecek eyler sylemeyi zorunlu grebilir.
106 LKA F E L S E F E S TARH

Ancak eer haz iyi ise, bu trden tmceler kurmak kesinlikle olanakszdr. yleyse, Sokrates ve Platon iyiyle hazz zdeletiren bu insanlarn yanla dtklerini nasl gsterdiler? Sokrates Sofistleri hereyden nce, neyin iyi olduunu salt bencillik dolu bir iyiliin bile ne olduunu anlamak iin, bilgiye duyulan gereksinim zerindeki sraryla karlad. Eer, o u ya da bu biimde, kiisel karmza peinden ojmak zorundaysa, braknz gelecekte bu en azndan aydnlatlm bir kiisel kar olsun. Hazzn zerinde hi. dnmeden koma, yalnzca mutsuzlua gtrebilir. Ancak buradan herkesin de kabul ettii gibi kendi ilerinde haz veren kimi eylemlerin, zararn anlamn yine ac verenle snrlasak bile, bir insana byk zararlar verebilecei kar. Bu, eer haz gerekten de iyiyle, edeyile yaamn en yksek ereinin kendisiyle zde olsayd, olamayacakt. Hazzn kendisi, ou zaman ona arac olabilse de, hibir zaman sonsal (niha) erek olamaz, "iyi'ye eitlemek iin bir baka szce ve bu szcn aklanmasna gereksinme duyarz. Sokrates'in kendisi, bunun iin^ yararl ya da hayrl anlamna gelen, bir baka szck nenr. iyi her zaman yarar veren, hibir zaman zarar vermeyen bir ey olmaldr. Eer iyiyi byle tanmlarsak, kendi ilennde haz veren eylemler, bir yandan yine saf "kiisel-karla ilgili olmak tavrn ortaya koymaya devam ederlerken, dier yandan en yksek lt olarak, en byk yarann ne olduu sorusunu dikkate almak durumunda kalrlar. ok youn bir biimde pratik olan Sokrates, her durumda. Sofistleri kendi temelleri zerinde karlamaktan dd'ha teye gidemezdi. Formle etmi olduu en yksek ltn pragmatik bir boyutu olduunu varsaymak, onun rasna tmyle uygun der. Ancak pragmatik bir temel zerinde bile, eer yol gsterici Sokrates olursa, olduka uzun bir yol alnabilir. Bir anlk hazlar hi dnmeden kabul etmeye kart olarak lp bime gereksinimi bir kez kabul edilince, tm yaam boyunca byk bir gle savunduu nl tezi de,

edeyile yaamlarmzn dzenlenmesi ve ynlendirilmesi iin, bilgi-,

LKA F E L S E F E S T A R H

, 1 0 7

nin zorunlu olduu tezi de kabul edilir. O her tr eylemde neyin hayrl olacan, baka hi kimsenin deil de, yalnzca uzmann zenaatlardan syleyebileceini dile getirmekteydi. Bundan dolay

yapt nl anabjisiyle burada bir kez daha karlarz. Yaamn doru bir biimde dzenlenmesi ve ynlendirilmesi, nasl ki ayakkabcnn ayakkab yapmnda bir ustal olmas zorunluysa, yaama sanatnda bir ustal gerektirir. Platon Protagoras adl diyalogunda, Sokrates gerekte. Sofistlere kar getirdii bir uslamlamada, hazla iyi eitliini savunan biri olarak gsterilmektedir, ancak o "haz" szcn burada bu geni anlamda kullanmaktadr. O lp bimelerimizi dayandracamz hazzn imdiki an olduu denli gelecek zaman da kapsamas gerektiine iaret eder, ancak bunu yapmazdan nce, haz bal altna, dier diyaloglarda hayrl olarak tanmlad, ve Gorgias adl diyalogda hazla iyi eitliine kar kt zaman, hazzn dnda brakt hereyi dahil eder. Gerekte Sokrates'in, iyiye edeer bir ey olarak haz dncesi, modern anlamda "deerler" bal altnda yer alan hereyi, stelik tinsel deerlerin dierlerinden daha ok vurgubnmasyb birlikte, kapsar, iyi ve kt hazbn birbirlerinden ayrabilme olana, tutarl bir hazclk retisi uyarlanrken, lp bime ilkesinin kabul edilmesiyle elde edilir. H a z taraftarlarndan hibiri bunu yadsmaya kalkmad; ancak bununla, hazclk yksek bir ahlaksal dizge haline gelme lsnde aykbnabilirdi. Bundan dolay Sokrates aratrmalarnda tm erdemleri tek bir erdeme indirgedi; ve sz konusu erdemi bilgelik ya da bilgi iyi ve ktye ilikin bilgi obrak tanmlad Platon'un Menon adl diyala gunda, herkese ortak olarak kabul edilen erdemleri saydktan sonra, Sokrates konumasn yle srdrr: "imdi bilgi gibi

gzkmeyen bu erdemleri ele al ve, onlarn bazen yararl olduklar denli, zararl olup olmadklarn dn. rnein'cesaret. Cesaretin bilgelik deil de bir tr pervaszlk ya da olur olmaz her tehlikeye atlma olduunu varsay. Bir insann usuyb lp bimeden atlganlk

108

LKA F E L S E F E S

TARH

gsterdii zaman, kendisine zarar verdii, buna karm usuyla lp bierek atld zaman iyilikle karlat doru deil midir? Tm bu nitelikler eyleme usun yardmyla geirildikleri, ve usla terbiye edildikleri zaman yararl, buna karn us olmadnda zararldrlar. Ksacas , tinin tm giriimleri ve srp giden herey, bilgelik tarafndan ynlendirildii zaman mutlulua, oysa budalalkla belirlendii zaman mutsuzlua gtrr. Bu nedenle, erdem, eer ruhun bir yklemi ve yararl olmamas olanaksz olan bir ey ise, bilgelik olmak zorundadr. nk tm tinsel nitelikler kendilerinde ve kendi bolarna ne yararl ne de zararldrlar, ancak kendileriylebirlikte, bilgelik yo dq budololn bulunmasna bal olarak, yararl yo do zararl olurlar". Sokrates'in savunduu pragmatik ltle yarglandnda, fark yaratan, bir eylemin cesareti yo da adaleti deildir. Her bir durumda fark yaratan, erei, gerekten ve srekli olarak yararl olan, yapay bir biimde doru olup haz verdii iin sahte olan bir eyden oyrmokton baka bir ey olmayan, nousun karmdr. Ben bunun Sokrates retisinin doruk noktasn oluturduuna inanyorum. Sokrates'in hakkn, yalnzca duygusuz ve bencil olan byle bir retinin ulaabilecei en st noktalan tanmak istemezsek eer, veremeyiz. Bu tepe noktalarn neler olduklar, umuyorum, yeterince ak bir biimde belirtilmitir. Platon'a kan yolu gstermek ve temizlemek olan buradaki ereimiz bakmndan, daha ok Sokrates'in eksik

brakt yerleri gstermek istiyorum. Kendi lleri iinde bir ahlaksal reti olarak, onun iin sylenebilecek ok ey vardr, ancak o Sofistler iin hibir zaman tam bir karlk deildi. Doas itibariyle bir hazcnn tam kart bir konumda bulunan Sokrates, hazc uslamlamalar, kartlarn kendi temellerinde vurmak iin, kullanmt.

Ancak bu yolun birtakm snrlamalar vard. Bu yol onlann hazzn insan yaamndaki en ybek erek yo do iyi olmadn kabul etmelerini salad. Ancak haz verenin yerine "yarorl'nn geirilmesi, yine de en ybek erein ne olduu sorusunu sallantda brakt. O bu kez de "Ne iin yararl?" sorusunu gndeme getirmekteydi. Gerekten de
LKA F E L S E F E S T A R H 109

bir insan iin, bugniJn hazlan yarnn bazlaryla akmayacak bir biimde, dikkatlice eylemek kouluyla, fiziksel hazz bile erek olarak alma olana vardr. Yine insann vatandalar ijzerindeki gijcnijn, insan yaamndaki en yksek erek dile getirilebilirdi. Buna ulama sradan hazlarn azaltlmasn, sylediine gre, Hitler'in srm olduu trden sade ve ileli bir yaam gerektirebilir. Sokrates ne denli farkl bir biimde dnrse dnsn hazc lp bime temeli zerinde, buna mantksal bir yant getirilemez. Sokrates'in kendisi, Platon'un diyaloglarnn sonlarnda yer alan sylencelerde yapt gibi, bu trden emalann salt bu dnyadaki yaam dikkate aldklar, oysa lm gerekte haz ya da acnn sonu olmad iin iflas ettikleri karln verebilirdi. Ancak bu kendi iinde, onu inandrc bulmayan birini ikna etmenin kolay olmad bir inan parasndan baka bir ey deildir. PHazc lp bime, u halde kendi bana, doru ve yanl zerinde ortak bir karara varmay gvence altna almak iin yeterli deildir. Her iki insan da ayn ilkeyi temele koyabilir, ancak yine de birbirlerine tmyle kart eylem biimleri seebilirler nk yaamn sonsal ve en yksek ereine ilikin dnceleri karttr. Erek sorunu gndeme geldiinde, hazc lp bime hibir zaman son sz syleyemez. Nerede Sokrates'in dncelerinin emin bitip, olmann nerede g Platon'un olduunu

dncelerinin

baladndan

sylemitim. inde bulunulan kmazdan kurtulma yolunu gsteren, ve, daha nceki ve daha az doyurucu giriim gibi bu da Sokrates'in azndan ne srlen dpha temelli ve salam yant betimlemeye alrken, Sokrates adn brakmay ve Platon adn kullanmay neriyorum. Ancak bu konuda hi kukusuz herkes benimle ayn dnceyi paylamayacaktr. Bu ikinci yanta ilk kez olarak, Gorgias'ta iaret edilir; o daha tam ve ayrntl olarak Devlet'te gelitirilir, ve onun Phytagoras dncelere olan yaknl, yantn, savunmasn yapt hocasndan ok, Platon'a atfedilmesi iin daha fazla neden bulunduunu ortaya koyar.

110

LKA F E L S E F E S

TARH

Gorgias 'ta geici bir sijre iin, Platon gerek yanta doru yava yava ve dikkatle ilerlemekten doho fazla bir ey yapmaz. Bir insan bir ey diyelim ki bir ev yo do bir gemi yapt yo do ina ettii zomon, der Platon, onun eylemlerine ilikin dakik ve salam bir tanm, onun belirli bir zdek aldn ve bu zdek zerine bir biim yklediini dile getirir. O ona biim verir ve bu arada eitli paralarn, o eyin kendi trnde iyi bir ey olmas ve onun ne yapmasn istiyorsa, onu yapmas iin, bir oraya getirir. "Her zenootkar, retecei ey btn, dzenlenmi gzellii olan bir ey olarak ortaya kncaya dek bir parann dier paralarla uyumasn salayarak, her paray dzenleme iinde, gerek ve dzgn yerine oturtur" insan bedeni zerinde alan beden eitimcileri ve hekimler de ayn erei gzetirler, bir boko deyile bedeni, paralan arasnda uyumlu bir iliki bulunan bir btn haline getirmeye alrlar. Bu dorunun tmel bir geerlilii vardr; buna gre, bir eyi kendi trnde iyi bir ey yapan kosmos ve taxistir. yleyse ayn ey ruh iin de sylenebilir: Ruh, iyi olmak iin, paralar, edeyile yetileri ynnden salkl bir dzen sergilemelidir; ve tinsel dnyada kosmos ve taxis esi yosoyo itaatle, adalet ve z-denetimle salanr. S z konusu dncenin ilk kaba tasla budur. Genel terimlerle konuulduunda, Platon'un gstermek istedii nokta, hereyin gerekletirecek belirli bir ilevi bulunduu, ve gndemde olan. herey ne ise, o eyin erdeminin, onun kendi ilevini gerekletirmek hedefine en uygun geldii durum yo do koul olduudur. Platon'un analojileri, .ilevin dzgn bir biimde ve tam onlomylo "ger-

ekletirilmesinin, daha kolay anlalr bir terim kullanacak olursak, dzenlemeye (organizasyona) bal olduunu ortoyo koyar. Platon Kratylos adl diyalogunda, tahta bir mekik yapan bir odam betimler. O mekik yapmak iin gerekli malzemeyi aldktan sonra, tahtay oyarken ve tahta paralarn birletirirken, tm dikkatini her zaman dokumacnn almas zerinde younlatrmak zorundadr. O mekie kendi kaprislerine gre biim vermez, oncok onun sahip olmak

LKA F E L S E F E S T A R H

'

Ul

durumunda olduu yapy denetleyen nceden belirlenmi bir eree sadk kalarak biim verir. Konuya br yanndan bakacak olursak, dokumac, dzgn bir biimde yaplm ve bir btn haline getirilmi bir mekik olmakszn, dzgn bir biimde dokuyamaz. levin dzgn bir biimde gerekletirilmesinin, paralann btne uymas olarak anlalan yapya lemle ilgili olarak, bu diyalogda bal olduunu ortaya koyan ne retinin insan varlna aktarlmas Devlet'te tamamlanr insansal eyallm sofistik grler srlm, ve ktlk yapmaktan uzak durmak iin tek geerli nedenin, insann ktlk yapmann karlnda ktle maruz kalmas olduu dile getirilmitir, insanlar adil bir biimde eylemek iin tevik eden bu gdlerden hibirinin, eylemin kendisinin, eylemin doasnda zaten bulunmas gereken, doruluuyla ilgilenmedii savunulmutur. Ozanlar ve dier ahlak retmenlerinden nemli olan tek eyin, adil bir biimde eylemi olmo grnts vermek olduu dncesi kartlabilirdi, nk onlann grlerinin lehinde olarak syleyebildikleri tek ey, Hades lkesinde doruluun iyiliklerle karlaaca, buna karn adaletsizliin de yine karln greceiydi. Bu eletiri ayn zamanda, te dnyadaki yaamda ortaya kacak yararlan dikkate almak durumunda olsayd bile, doru eylem lt olarak dorulua bir savunma olmak zere getirilen yararlnn uygunsuzluunu aa karmaya da da hizmet eder. Bu lt de baarszla urar, nk bireyciliinden dolay, bir insan iin, tanrlar ilerinde olmak zere, herkesi doru (adil) bir biimde yaamad zaman, doru bir biimde yaad hususunda kandrmak olanakl olsa bile, kendisiyle ona adalet nerilebilecek hibir uslamlama bulunmadn ortaya koyar. Bir baka deyile, bu adaletin, onun bizzat kendisi iin, savunulmas deildir. Platon, salt adaletin kendisinin doasn dikkate alarak, ve adaletin doasnn, adil insann, adil ve erdemli olduu iin, hemen mutlu olmasn salayacak bir yapda olduunu gstererek, byle bir savunma hazrlamak iin sabrszlanmaktadr. Onun n, gelecekte onu ne gibi dl ve ceza-

112

LKA F E L S E F E S

TARH

bnn bekledii sorusu, konuylo ilgisiz bir soru olorok bir kyyo braklr. Platon herkesin kendisine zg bir ergcxu bulunduu savn yineleyerek bolar. rnekler eitli aralardan, gzlerden ve kulaklardan seilir. yleyse, hereyin, ergonunu en iyi biimde gerekletirebilecei koul olarak tanmlanan, kendisine zg bir aretesi vardr, insann ruhu do bu kapsam iinde yer alp, hibir biimde bir ayrl oluturmaz. Ruhun do ynetim ya do dnme yo do herhangi bir ey olarak adlandrabileceimiz, yo do doho yaln ve doho tartmasz bir biimde ussal yaama olarak betimleyebileceimiz, kendi ergonu vardr, ilevi her ne olursa olsun, ruhun voroluundon kuku duyulomoz. Bu nedenle ruhun, s z konusu ilevini baanl bir biimde gerekletirecei bir aretesi yo do en iyi hali olmak zorundadr. Adaletle kastettiimiz de tam tamna bu aretedir. yleyse adil insan, iyi olmamas denli mutlu olmamas do olanaksz olan biridir. Sofist Throsymokhus bu noktada, bu aklamalar doyurucu bulmadn alayc bir biimde dile getirir. Sokrates gerekte ruhun, kendisine adalet yo do erdem ad verilen bu "en iyi hafinin ne olduunu henz belirlememi olduklar iin, hereye karn, konuyla ilgili olarak sylenmesi gereken hereyin, henz sylenmediine dikkat ekerek, uslamlamasn yeni batan zetler. Dorudan doruya ideal Devletin betimlenmesine gtren de hi kukusuz bu ek admdr, nk bu admla, adaleti devlette grmenin doho kolay olduu, ve oncok adaletin doasna ilikin olarak ak seik bir fikre sahip o f duklan zaman, adaleti bireyin ruhunda aramaya geebilecekleri zerinde uyuabilirler. Adalet yo do Yunancadaki dikaiosyne hi kukusuz, gndelik konumada, ncelikle insanla insan orosndoki ilikilerle ilgili bir konudur. Adaleti ncelikle toplumda aramann uygunluu ve onlolrl do buradan kar. Ayn toplulukta yaayan insanlar arasndaki doru ve adil ilikilerin neler olduunu belirlemek, bizi adil bir insanla ne kastedildiini belirleme iinde, doho iyi bir konuma getirir. nk adil insan deyimiyle, kendi kendisiyle ve kom-

LKA F E L S E F E S

TARH

113

usuyb doal olarak iyi ilikiler kurup gelitirmeye alacak bir rada olan bir insan kastedilir. Buradan kalklarak kurulmaya allan devlette, onun da baka herey gibi olaca, ve devletin, iinde insanlarn kendilerini tam anlamyla gerekletirebilecekleri ve mutlu bir yaam srebilecekleri bir topluluk olma durumundaysa, bir organizma olmas gerektii sonucu kar. Devletin tm paralan, btne ve btnn gnencine kendi katklarn yaparak, kendilerine zg ilevleri yerine getirecek bir biimde dzenlenmelidir. Platon bu paralarn saysn olarak tasarlamtr. Bunlardan birincisi, nde gelen temel zelliklen anlksal gce gereksinme gstermek zorunda olan, ynetici snftr, ilevleri ynetmektir ve bunlar, zel bir eitimden gemi anlklonn, herey bir yana, devletin politikasn planlama ve ynlendirme iine komak durumundadrlar. yasad imde, eylemler kinci olarak, iinde ileri devletin savunmas, zsel zellikleri de cesaret olmas gereken, askerler snf gelir. Askerler, yasalar inemek yerine, lkelerinin olan btnln korumaya ve srekliliini salamaya hizmet edecek bidoal atelerini ve korkusuzluklarn ynlendirecek yneticilerin ynetimi altnda eyleyeceklerdir. Yneticilerden ve askerlerden oluan bu iki snf, doal bir sekinler snf oluturacaktr. nc snf sayca en kalabalk olan snf oluturacak, ve bu snf oluturan yelerin ilevleri de aka zdeksel gereksinimleri karlama olacaktr. Yoamn zdeksel yann ilgilendiren herey tarm, retim, ticaret onlann ellerine braklacak ve onlar da, nasl ki insanlorn byk bir ounluu tinsel deerlerden ok zdeksel deerleri seiyorlarsa, tpk bunun gibi, duyuya hitap eden eyleri yelemeleriyle sivrileceklerdir. u halde, Platon'un Devleti kken olarak, bir doal aristokrasi olarak betimlenebilir. Zaman getike, o byk lde,. insanlann yesi olacaklar snfn doularyla belirlendii bir aristokrasi biimini alacaktr nk Platon, herhangi bir snfta, yeni doan bir ocuun hem kaltsal olarak hem de evresel koullar bakmndan,
114 LKA F E L S E F E S TARH

anne ve babasna benzeyeceini ve anne-babasnm snfna uygun bir ye haline geleceini, byk bir gle savunur. Bununla birlikte, eer aa snfn yeleri arasnda olaanst yeteneklerle bezenmi bir ocuk ya do en yksek snfta, bir ynetici olarak yetitirilemeyecek biri karsa, kendileriyle snflororos geiin gerekletirilebilecei uygun yollar yo do aralar bulunmas gerektiini de ekler. Yanl anlamalardan kanmak iin, bu dzenlemedeki belirli

eler zellikle vurgulanmaldr. Platon'un Devletindeki aa snftan modern yazarlar "ynlar" olarak s z ederler, ve bu snf, saysal olarok kesinlikle en byk snftr. Ancak gerekte bu, Platon'un Devletinde zel mlkiyete sahip olmasna izin verilen tek snf olduu iin, Marksist'in szn ettii proleter/adan dikkate deer bir biimde farkllk gsterir. Siyasal yaamn en byk ktlklerinden biri, Ploton'o gre, politikaclann zdee olan dknlkleri ve hrslardr. Bu, Platon'un yaad dnemin yozlam demokrasisinde kesinlikle rastlanan bir ktlkt. Bu nedenle Platon'un erei siyasal gcn e k a nomik gten tam olarak ayrlmas oldu. Bu yolla o tek tutkusu iyi ynetmek olan bir yneticiler snfna ulamay umuyordu. Daha ok zengin olmakla ilgilenenler ^ynetim soflarn 'brakarak ve etkinliklerini ticaretle snrlayarak diledikleri gibi zengin olabilirler. Yneticiler Ispartolmn yaam biimine harfi harfine uyarlar, nk bir tabaktan yemek yemeleri ve yaamn zorunluluklarn ortak olarak poylamolon, sparta'nn kendisini sk skya rnek alr. Yunanllarn kobul ettii drt temel erdemden bilgeliin ideal devlette yneticilerde, cesaretin de askerlerde bulunduunu

grmekteyiz. deal devletin lll yo do z-denetimi, devleti kimin yneteceiyle ilgili olarak, yurttalar arasndaki onlomadon oluur. deal devletin adaleti yo do bir btn olorok erdemi, edeyile onun salkl bir organizma olarak kendisine den ilevi yerine getirebilmesine olonok veren aretesi,, her snfn kendi konumuna zg devleri ve hozlor gnl nzosylo kabul etmesinden, ve baka bir
LKA F E L S E F E S T A R H U5

snfn konumunu ya da ilevlerini zorla almaya kalkmamasndan meydana gelir. u halde artk, aratrmamzn zgn konusunu oluturan bireysel insana dnebiliriz. Onda da parann varlndan s z edilebilir. Vahilerin tersine, onun nousu, dnme ve usavurma gc vardr. kinci olarak, bireysel insan cesaret gsterebilir ve bu, o bir eyin yanl olduunu grd zaman, duyduu kzgnlkla ayn tinsel kaynaktan kar. Yunanllar buna thymos adn vermekteydiler; ve o genelde, insan rasnn canl tinsel paras olarak betimlenebilir. nc olarak insann zdeksel gnen ve birtakm fiziksel doyumlar iin doal bir arzusu vardr. Usla arzular arasnda kabilecek herhangi bir atmada, thymosun ilevi usun yannda yer almaktr, ve bu durumda o isten gcne eit olur. yleyse, yaama ilevini olanakl ve en iyi biimde gerekletirmek iin dzenlenmi salkl bir ruhta, us, btnn politikasna yol gstermesi, btn ynlendirmesi, ve buyurma durumunda olmas gereken paradr. Thymos bir insana, eylerken, usun en iyi yol olarak buyurduu yolu izlemesi iin cesaret verecektir. Benzer bir biimde, fiziksel arzular da, gerekletirmek zere, bedeni besleme ve insan soyunun devamn salama ilevine sahiptirler ve her zaman usun denetimi altnda tutulmak durumundadrlar. Bu, bireye uyguland biimiyle, "Adalet nedir?" sorumuza verilen yanttr. Bu, rann farkl eleri arasndaki uyum, denge ve dzen halidir. Byle uyumlu ve dengeli bir rann, allm anlam iinde, adil diye nitelenen eylem trn gerekletirmekten geri kalmas beklenemez. Bu gre gre, adalet ruhun salkl olma halidir, oysa adaletsizlik bir tr hastalktr. Sofistlerin gittii yoldan tmyle farkl bir biimde dnen byle bir usla. Sofistlerin sorular tmyle anlamsz ve uygunsuz birer soru haline gelir. Eer adalet, Platon'un verdii dakik ve kesin tanm kabul ettiimiz zaman, ruhun bu salkl dzenlemesine karlk gelirse, adaletin adalet yolundan giden bir insana daha ok yarar salayp salamayaca sorusu, bundan byle
116 LKA F E L S E F E S TARH

pek sorulamayacak bir soru olup kar. Ruhun paras yo do insan rosmdoki e soyntsnn, imdiye dek sylemi olduklarmzdon da anlalaca gibi, yalnzca devlete ilikin dzenlemeden yaplan kobo analojiye doyonmadma iaret etmekte yoror vardr. Bunlarn birbirleri zerindeki etkileri karlkldr. Devlette snf olana, gerekte, herey bir yono, incelememizin'zgn konusunu oluturan bireysel rann l doasn sayabilecek durumda olmamza baldr. Ruhlarn tm en salkl yo do en iyi holde deildirler. l yaplan dikkate alndnda, bazlarnda bir enin, dierlerinde ise bir bakasnn, yeterince doal bir biimde, boat duruma getiini gzlemleyebiliriz. Zaten byle olmasayd, Platon'un betimledii biimiyle devlet dnlemezdi, f-ler biri bakasnn, ilevini deil de, solt kendi uygun ilevini yerine getirmekle, btnn adaletine katkda bulunan snfn birlikte bar iinde varolmas, yalnzca bu snflarn, insanla insan arasndaki psikolojik farkllklarn sonucu olduklar soyntsylo anlalabilir. Platon bireyin paral rasn, devlette snfn voroluuna doyondrsoyd, uslamlamas hi kukusuz, umutsuz bir biimde

dngsel olacakt. Ancak Devletin nerdii bu deildir. Platon bunu, anlkta ayn onda vorolon iki kart drtnn ikisinin birden ayn koynokton komayoco biimindeki kendi nclne ek olarak,

gzleme dayandrr. Bu trden kart drtler. Platon'o gre, ortak deneye konu olurlar. Bir insan dehetli bir biimde susamtr, oncok . kendisinden yararlanabilecei tek su kaynann mikroplu oldu-

undan kuku duymaktadr. inde suyu imesini syleyen bir ey, ve kendisini tutup suyu imemesini syleyen bir boko ey vardr. te burada, onun srasyla arzu ve us adn verdii, birbirleriyle,

mcadele iinde bulunan iki e vardr. Ancak bir ncs doho olmok gerekir. Usla arzu orasnda bir atma kt zomon, arzulardan bazlar der, bazlar diren gsterir. (Her ne denli Sokrates bu deyii bilmese de) "Video melioro probogue, deterioro seguor.) (Doho iyi olonlon gryor ve onaylyorum, daha aa olanlar izliLKA F E L S E F E S TARH 117

yorum"

demek

obnokldr.

Us,

sanki

ynetici

bir

sibhl

gmijesine, kararbrm z o r b uygubtmak ister, ve bu nc e thymos, Sokrates'in kendisinden hi bekbnmeyecek bir biimde es getii, isten gc tarafndan sabnr. Ruhun, parabrnn gerei gibi dzenbnmesine dayanan,

sal anlayyla. Sofistler ahlak alannda sonsal karlklarn alrbr. Doayla yasa arasndaki kartlk da, bylelikle bir son bulur, nk salkl ve doal ruh kendi iinde hibir atma iermeyecek, ancak kendisini kanlmaz bir biimde, yasal ve adil eylemlerde dile getirecektir. Bu retinin, ayn anda Sokrates'in kendisinin ulat noktay hi kmsemeksizin, Sokrates'in yaln "Erdem bilgidir" tezini ne denli atn gstermi olduumu umuyorum. Sokrates'in ahlak bamsz bir reti olarak, her ne denli psikolojisi eksikli olabilse, ve Platon'un isel atma olasln belirtik bir biimde kabul etmesi her bakmdan nemli bir ilerlemeye iaret etse de, kuramsal olarak, kusursuz bir anlk zennde ykselen bir yaam biimine gtrebilir. Hazclar kendi temellen zerinde karlama giriimi olarak, o nemli bir yol katetmiti. Ancak bu, zamannn sorular iin tam bir karlk oluturmuyordu. Bu sorular, kartlorn kendi temelleri zerinde karlanmasyla deil de, onlann ereinin ne olduuna ilikin anlaylarnn bir btn olarak yadsnmasyb, ve bunun yenne daha salam temellere dayanan bir baka anlayn geirilmesiyle yantbnabilirlerdi. Nitekim, temele insan psikolojisi alnarak yantbndbr. Sofistler, bununla birlikte, grm olduumuz gibi, doa filozoflarnn ulatklar sonulara da yabanc deildiler, ve grlerini Evrenin, bir btn olarak, oluumuna dayandrdlar. Burada da, doayla yasa arasndaki nl kartl grdklerini itiraf ettiler. Atomculuunki gibi kozmolojiler doada, rastlantdan baka hibir gce yer

brakmamt. Sofistlerin rtlmesini tamamlamak iin, bir ahlak denli, bir metafizik ve bir tanrbilim ortaya koyma zorunluluu vardr. . Bir lde Sofistlerle olan atmasn Platon syleminin temel k
118 ' IKA FELSEFES TARH

noktas yapt iin, bir lde de bu Aristoteles'e getiimizde daha byk bir nem kazanacandan, tonrbilimi, Platon'un brakt Platon'un bu konu hakknda balar ve ikisini korsylediklerini ok ksaca do olsa, zetlemek istiyorum. Aristoteles'in noktadan lotrabilecek konumda bulunmak nemlidir. Yasann tanrbilimsel bir adan savunulmas Yasalarn onuncu kitabnda yer alr. ncelikle, yasaya saldranlarn savunmas yle zetlenebilir. Evrendeki en nemli eyler, tmyle cansz, ustan yoksun bir g olduu iin, ayn zamanda rastlant olarak da adlandnlobilen, doann rnleridir. Evrenin kendisi, mevsimlerin ortoyo k ve seyri, hayvanlar, bitkiler ve cansz doa, hereyden nce, zdein rastlantsal birleimlerinin bir sonucudur. Bundan sonra, kkeni katksz bir biimde insanda bulunan ve doho nemsiz bir g olan sonat ya da tasarm gelir. Sanat pek byk bir gereklii olmayan glgeler yaratr. Yasa, (hukuk) ve onunla birlikte giden inonlor, bu ikinci gcn rnlerinden olup, doru ve yanl gibi d a ol olmayan kavramlaryla doann karsnda yer alr. Adalet, tmyle insan elinden kma bir ey olan yasann sonucudur ve d a odo hibir varoluu yoktur. Bir yerden bir baka yere farkllk gsteren uylamlara gre yaratlm tanrlarn kendileri de insansal tasarmn rnlerinden baka bir ey deildirler. Bu retinin savunduu "doaya uygun yaam", her zaman bakolonno stn gelmekten ve yasa yo do uylama boyun ememekten oluur. Platon'un yant, doayla sonat yo do tasarm orasnda herhangi bir kartlk olmak bir yana, doa ve yasann ayn ey olduklonn ortaya koydu. Sanat anln bir rndr, ve anlk ise doann, rastlantya yalnzca nem bakmndan deil, oncok ayn zamanda zaman bakmndan do ncel olan en yksek tezahr, ve gerekte hereyin ilk nedenidir. Bu ok belirgin olarak, eer kantlanrsa, ahlaksal kuramlar zerinde de geni kapsaml etkileri olacak bir metafiziktir. Platon Sofistik retilerin, ilk nedenin, yaamdan yoksun

zdein, kendisinden doann ikinci bir tezahr olarak yaamn


LKA F E L S E F E S TARH ' 119

kt, rastlantsal bir devinimi olduu sayntlaryla, doann normal, allm dzenini tersine evirdiklerini savunur. Gerekte, nce yaam gelmelidir, ve yaam zdein devinimlerinin ilk nedenidir. Kantlama, her trden deimeyi ieren. Yunanca kinesis szcnn geni anlam iinde devinime ilikin bir zmlemeden balar. Bu sonunda, kendiliinden devinim ve iletilmi devinim olmak zere, iki balk altnda toplanr. Devinime ikinci biimde,neden olan, kendisi de dardan gelen bir etkiyle devindirilmi olduu iin, kendi deviniminden sonraki tm devinimlerin nedeni olsa bile, devinimin ilk balatcs olamaz. Devinimin balatcs, kendisinde devinimin kaynana sahip olduu iin,, devinimi baka hereye iletebilen bir ey olmaldr. Devinimin ebedi mi olduu, yoksa zamanda bir noktada balam m olduu sorusu bir kyya braklacak olursa, ilk ve zgn devinim, nedeni bizzat kendisi olan bir devinim olmaldr. Deney (tecrbe) dnyamzda, kendisine "nedeni bizzat kendisi olan devinim" tanmnn uygulanabilecei bir ey biliyor muyuz? Evet der Platon, birey ve yalnzca tek bir ey vardr, bu tanma uyan: Psyche, edeyile yaam ilkesi. Psyche yleyse hereyin en eskisi ve ilk fail nedenidir. Bu sonu, eer ruh bedenden nce gelirse, ruhun yklemlerinin zdeksel yklemlerden nce gelmek zorunda olduu k i bu da anlk ve istencin beden ve fiziksel gten nce gelecei anlamna gelir ek kanm araclyla, ahlaksz sofistlik retimle yakndan ilgili hale getirilir. Kr bir fiziksel g deil de, ussal tasarmdr, ilk neden... Bir eyde, yani psychede, kendi kendini devindirme, ve, arlksal ve ahlaksal g olarak, yaamn temel yklemlerini birletirme, Platon'a Sokrates'den kalan bir mirastr. Ancak yine de, o. Antik Yunan felsefesinde balangtan beri varolan bir eilimi daha ak klp gelitirmekten baka bir ey yapmamtr.'iyonyahlar, zaman zaman zdekiler olarak adlandrlmalarna karn, zdeki olmaktan o denli uzaktlar ki, devinimin kkeni sorununu, evrenin kendisinden meydana geldii ilk zdein, kendi kendisini devindiren,

120

LKA F E L S E F E S

TARH

edeyile canl bir zdek olduunu varsayarak zdler. Ve Anaximandros ve Anaximenes'in evrenin ilk zdeini, onmlan her Yunanly devinim ve deimeyle ilgili soll mekanik sorunlarn tesine gtren bir szck lon, theos, "Tanr" szcyle odlondrmann doru olduunu dndklerinden hi kuku yoktur. Bu uslamlamada Platon yalnzca, Evrende ortaya kan fiziksel sre ve ilemlerin ilk nedeninin ussal ve ahlakl bir neden olduu noktosylo ilgilenir. Bir mi yoksa birden ok mu tanr olduu konusuyla uzokton yakndan hibir ilgisi olmad gibi, en yksek ruhun, hangi yollarla, zdekte, nedeni olduu devinimi balatt sorusu zerinde de pek durmaz. Bir yandan ahlaksal ktln, te yandan dzensiz devinimin varoluu, hi kukusuz. Evrende, iyi bir ruh denli, botan km ruhlonn do i banda olduu anlamna gelir. Ancak iyi ve ussal olan ruh denetimi elinde tutmaktadr. Bu sonu, yldzlarn ve gnein, rnleri gece ve gndz ve mevsimler olan dnleri gibi, kozmik bir erevede ortoyo kan temel devinimle rin, kendilerinin ustan yoksun gler tarafndan deil de anlk tora fndon ynetildiini dile getiren, bir dzen ve dzenlilik sergiledi olgusundan korsonr'. yi ruh yleyse, en yksek denetim merkezi dir, ve Platon iin nem tayan do yalnzca budur. O, bu sorun yol nzco bir yo do birden ok tanrnn varoluuyla ilgili olduu srece tektonrclk yo do oktonnclk sorununa bir Yunanlya zg kaytszl gsterir, ilk nedenin ie karmas hokknda do, kendisiyle ruhun zdekte devinimi bolotobilecei birka yol nerirken, ve bu konudaki dncelerine unlon syleyerek bir son verirken, yine inaklktan (dogmatizmden) uzak bir tutum iindedir: "Bu, birka deyile, bu yollardan biri yo do bir bakasyla ruhun hereyi denetimi altnda tuttuu kesindir" Buradaki serim sz konusu olduu srece, Ploton'don Aristoteles'e gemek, baz bokmlardon rahatlatc olacaktr, hler iki durumda do, yaplan zetin miktar ve ls, neyin dahil edilip neyih dta braklacana ilikin olarak bir seim yapacak, ve her birinin
LKA F E L S E F E S T A R H .121

felsefesine ilikin zel bir serimleme dzeni, ve her birinin felsefenin farkl yanlarnn birbirlerine nasl balanabilecei zerinde bir karara varacak denli gz pek ve cretli olanlara ar bir sorumluluk yklemektedir. Birisi bunu syledii zaman, Aristoteles s z konusu olduu srece, hereye karn, birtakm temel glkler ortaya konmutur. Bu glkler, yksek derecede karmak olan bir felsefi dizgeyi olduka dar bir zet erevesi iinde aklamaktan kaynaklanan glklerdir. Ancak Aristoteles felsefesinin, hereye karn, bazen kuru ve yavan olabilmekle birlikte, her zaman ussal, ve her szc zene bezene seilmi bir dzyaz olduunu ve dorudan doruya bir felsefi dizge olarak sunulduunu unutmamalyz. Oysa Platon'un diyaloglar o denli farkldr ki, seriminden sonra onlara yeniden dnen biri, balangta, yneldii diyaloga gre, burada dncesi betimlenen yazarn gerekten de Platon olup olmadndan kukuya der. Bu son iki blmde, diyaloglarn ierdikleri felsefi dncelerden temel olan bazlann aklamaya altm. Ancak diyaloglar, felsefe yaptlar olduklar denli, yazn (edebiyat) yaptlan olduklar denli de tiyatro yaptlardrlar. Konumaclann byk bir ustalkla tasarlanp gelitirilen ralar da, yazarn yaratc kiiliinin nemli bir parasn oluturur. Ancak diyaloglarn kapsam iinde yer alan felsefeye olduu denli, iir ve din elenne de nem verip, bir deer bimedii srece, hi kimse Platon'u anlayamaz. Sz konusu elerin deeri de, ne yazk ki kiiden kiiye geBu deer, diyaloglarn okuyucu zerinde yaptklar inlemez.

.dorudan etkide bulunur. Bununla yakndan ilikili olmak, bunu yakndan tanmak bambaka bir eydir. Bu, Platon dncesinin, kendisine daha derinden nfuz etmenin ok arzu edilir bir ey olaca, bir baka btnlkl yann aa vurur; bir baka deyile, bu, felsefeye estetik bir yaklamdan baka bir ey deildir. Platon'a gre, ebedi idealar bize duyu deneyinin anmsattn sylemitim. Bu, yalnzca yaklak olarak eit olan iki ubua bakmakla, anlmzda hemen geometnk eitlik fikrini dikkate aldmz anlamna gelmez. Bu her-

122

LKA F E L S E F E S

TARH

eyden bir yana, filozofun gzellie kar duyarl olduu, ve jbu dnyadaki gzellie gsterdii duyarllktan, idealar dnyasnn tannsal gzelliine getii anlamna gelir. Sempozyum ve Phoedrus'taki unutulmaz konumada do dile getirildii gibi, yalnzca us deil, oncok ayn zamanda gzel olan hereye duyulon ak do, insann donanmnn zorunlu bir parasdr. Plotonculuk hi kukusuz, iki dnyal bir felsefedir ve dnceleri yaadmz dnyann dar erevesi iinde skp kalm olan birinin usundan, Platon'u anlamak dncesi hibir zaman gememelidir. Ancak Platon dncesi, filozof iin, onu bedensel gzellikten baka gzelliklere, oradan arotrmocln gzelliine, ve oradan do ne deien, ne byyen ne de klen, bir parasyla gzel bir parasyla irkin olmayan, oncok her tr tensel renk ve lmlye zg deersiz sprntlerden syrlm, ve, kendisinde gzellik ve doruluun bir olduu, lmsz bir aydnlk iinde parldayan gzelliin kendisinin grsne gtrecek merdivenin ilk basamaklar olmas gereken, yeryz gzelliklerine duyarsz olan biri iin de, ayn biimde kapal bir kitaptr.

LKA F E L S E F E S TARH

|23

V I I . BLM
ARSTOTELES (i) Aristotelesi Evren

'

Aristoteles, bugnlerde pek modo olon bir yntemle, bir filozofu

bize bilgi verecek ona izgileriyle deerlendirme yntemiyle ele, oImrso, bundon Ploton'o gre, ok dofo a z zoror grr; ve ben imdi, tam tommo byle bir yaklam dnyorum. Onlarn her birine ilikin olarak bir sr ayrnt vermek yerine, felsefesinin her bir dalnn temelinde yer olan ona ilkeleri aklayacam. Bununla birlikte, nce yaamnn ona izgilerini vermekte byk bir yorar vardr, Aristoteles, .. 3 8 4 ylnda Kuzey Yunanistan'da, Stogiro'do, damarlarnda domutu, bilim adamlarnn kam dolaan bir Trakyal olorok babas Asklepiolordo olon hekimlerin onk

luturduu esnaf birliinin bir yesi ve Makedonyal-II. Philip'in babasnn zel hekimiydi. Aristoteles on yedi yandayken Atina'ya, Platon'un Akademisine geldi. Bu sralarda. Platon Atina dnda, bundan sonraki on yL iinde birka kez daha ziyaret edecei Sicilya'da bulunuyordu. Okulun bonda bulunon Ploton'un, gelecekte kendisinin en nl rencisi olacak Aristoteles zerinde ok byk bir etki yopm olduundan hi kuku yoktur. Aristoteles Akademi'de Platon'un yirmi yl sonraki lmne dek kald. Aristoteles, en nemlisinin henz yazlm olduu diyaloglarn yorulmak nedir bilmez, alkan bir rencisiydi ve Phaidon'u ilk felsefi denemesi iin kendisine rnek ald. Platon'un lmnden sonra, Atina'dan ayrldnda, hibir zomon Platon geleneinden koptuunu dnmedi, nk en tutucu Plotonculardon biri olon, ve doho sonra okulun nderliini almak zere, Atina'ya dnen Ksenokrotes'le birlikte gidi-

IKA FELSEFES TARH

^25

yordu ve yeni yurtlon bir boko Platoncu evre oldu. Aristoteles iin zaten Atina'da kalmasn gerektirecek bir neden kalmamt. Akademinin bana, Platon'un lmijnden sonra, felsefi grlerini Ksenokrates'in de, Aristoteles'in de pek tutmad, yeeni Speusippus

gemiti ve. stelik, kent bu sralarda OIynthus'un Makedonya kral Philip'in eline gemesiyle ilgili haberlerle alkalanyordu. Makedonya'nn dostlar Atina'da pek sevilmiyordu ve Aristoteles'e, hem babasnn ilikisinden, hem de kendi eiliminden dolay, Makedonya'dan biri gzyle baklyordu. Onun yeni yurdu Kk Asya kylannda, Midilli adasnn tam karsnda bulunan Assos kenti oldu. Burada ilgin ve inn bir topluluk vard. Byk Pers kralnn korumas altnda bulunan bu kk devletin yerel yneticisi zorba kral Hermeias, Platon'un siyaset felsefesiyle ok yakndan ilgilenmi, ve sarayna Akademi'nin, Platon'un kendisi tarahndan nerilmi iki yesini, Erastus ve Koriskos'u konuk olarak davet etmiti. fHermeias kendi llen iinde, Platon'un Sicilya'da bou bouna aram olduu bir filozof kral olmu gibidir. Herey bir yana, o en azndan anayasasn ad geen iki filozofun nerisi zerine deitirmi, ve Platon'un lmnden sonra, Aristoteles ve Ksenokrates'i, de ayn lde scak bir biimde karlamtr. Assos'ta, Aristoteles'in burada kald yl boyunca ders verdii dzenli bir okul bulunmaktayd. O bundan sonra, yaklak olarak krk yalarnda olduu bir srada, dostu ve rencisi olan Theophrastus'un evinin bulunduu, Midilli'ye komu bir adaya geti ve burada iki yl geirdi. Biyoloji zenne olan kitaplanndan edindiimiz ipularna gre, yaptlarna temel oluturan bilimsel malzemenin byk bir ounluunu o burada bir araya getirmitir. Aristoteles buradan .. 3 4 2 ylnda, Makedonya kral Philip'in daveti zenne, bu sralarda onbe ya da onalt yalarnda bulunan skender'in zel retmenliini yapmak zere Pella'ya gitmitir. Aristoteles ve Hermeias arasndaki bir baka ba, Makedonya'ya duyduklan yaknlk ve besledikleri iyi duygular olmu olmaldr. Siyasal ynden salam ve

1^6

LKA F E L S E F E S

TARH

gvenilir bulunmayan birinin prensin zel retmeni olarak seilmesi olanakl deildi, ve Hermeios'o gelince, ertesi y l , Makedonyallarla birlikte byk Pers kralna kar gizli planlar yapt -gerekesiyle tutukland ve ikence edilerek ldrld. Aristoteles'in Delphoi'do, kendisini boydan veren bir heykeli vard ve, hepsinden ilginci, ansna dinsel ilahi biiminde, bize dek gelmi olan, bir iir yazlmt. Atanm olduu zel retmenlik iinin kendisine sunmu olduu olanaklar, snrsz olmu olmaldr, nk Aristoteles Platon'un bir prens eitimcisi olma tutkusunu tmyle paylayordu ve, filozof-kral geleneini, Hellen rknn tm dier rklar zerindeki stnlne duyduu tutkulu inanla birletirmiti. Hellenler tm dnyay ynetebilirlerdi, diyordu Politika adl yaptnda, yalnzca dnya siyasal olarak birletirilebilseydi. Kuzeyde, Philip'in lmne ve skender'in tahta kt .. 3 3 6 ylna dek kald. Doha sonra, iskender, Yunanistan'n barbarlar korsndoki ampiyon atletinin yaptna benzer bir biimde, ikinci bir Achilles olorok, Asya ortalarna dek gittii zomon, Atina'ya geri dnd. Atina'da kendisine ait bir felsefe okulu kurma tasarsn gerekletirmemesi iin, artk siyasal yo da toplumsal, hibir neden kalmamt. Speusippus .. 3 3 9 ylnda lmt ve Akademinin nderlii bu tarihten sonra, Ksenokrates tarafndan baaryla yrtld. Aristoteles demek ki yaklak olorok'bu sralarda, Apollon'un Lykeias blgesine olan yaknlndan dolay. Lise adn verdii okulunu kurmutur. Okulun kurulduu yerde bir peripatos, aalkl bir yry yo do gezinti yeri vard. Aristoteles'in ardllar bu ad daha sonra, kendilerine verdiler ve kendilerini peripatetikler olorok odlondrdlor. Aristoteles okulun iinde bir ktphane kurmutu (bu, Strobo'nun sylediine gre, tarihteki ilk ktphanedir) ve, yaamn kendisine adad bilimsel arotrmo etkinlii iin, birtakm kolaylklar getirmiti. Lise'de, szcn modem onlom iinde, ounlukla felsefi deil de bilimsel bir atmosfer egemendi. Gzde olon bilimler gzlem bilimleriydi, ve renciler bu tr bilimlerin temelini oluturacak malzemeyi toplamoyo, ve Aristoteles'in doho nceden

LKA F E L S E F E S TARH

127

bir araya getirmi olduu verilere yenilerini eklemeye koyulmulard. Bu, bar iinde geen bilimsel aratrma etkinlii, .. 3 2 3 yaznda, iskender'in lm haberi Atina'ya ulat zaman altst oldu. Atina Meclisi bu haberin hemen ardndan. Yunan kentlerini Makedonya garnizonlar olmaktan kurtarmaya karar verdi, iskender'in

lmnden sonra esmeye balayan nefret dalgas iinde, Aristoteles iin bir su, Anaxagoras ve Sokrates'e yneltilmi olan eski dinsizlik suu uyduruldu. Gnll bir srgn olarak, Eriboz adasndaki Khalkis kentine doru yola karken, Aristoteles'in usunda Sokrates vard, ve "Atinallar felsefeye kar ikinci bir gnah ilemekten alkoyma" arzusunda olduunu sylyordu. Khalkis'te yalnzca bir yl yaad ve .. 3 2 2 ylnda, altm iki yandayken ld. Aristoteles'in bir filozof olarak en temel ve belirleyici zellii, bu dnyann tmyle gerek olmayan bir ey olduuna inanmaya kar kan, gl saduyusuydu. Onun anlad biimiyle felsefe, doal dnyay aklama giriiminden baka bir ey deildi ve, felsefe bunu yapamyorsa ya da doal dnyay, yalnzca, z itibariyle doal devinim zelliinden yoksun, gizemli ve akn bir rnek-dnya getirerek aklayabiliyorsa, felsefenin baarsz olduu kesinlikle kabul edilmelidir. Platoncu idealar zerindeki yorumu bu dncesini ok iyi bir biimde yanstmaktadr: "Ancak onlar rnekler ya da modeller olarak adlandrmak, ya da dier eylerden, onlardan pay alan eyler diye s z etmek, ileri bo szcklerle ve iirsel mecazlarla numaktan baka bir ey deildir". yleyse, felsefesinin btne damgasn vuran baat zellii, kanlmaz olarak, Platon'la dt fikir aynldr! nk Aristoteles, grm olduumuz gibi, on yedi yandan balayarak, yirmi yk sreyle Platon'un rencisi, ve dostu olmu bir kiidir. Bir gen insan olarak, o Platon'un iki dnyal felsefesinin tmn idealarko-

retisini, ruhun lmszln ve ruh gn, bu nlan bilginin, te dnyaya ilikin bilginin

dnyada-kazaolarak a-

aamal

nmsanmasndan baka bir ey olmad grn kabul etmiti ve


128 LKA F E L S E F E S TARH

daha sonra, bamsz bir dijijnr olarak, ideolorlo ilgili' gizemli retilerden vazgemek zorunluluunu duyduu zaman bile, Aristoteles kendisini hibir zamon brakmam bir mirastan kimi eleri korudu. Temelde, o, Sokrates ve Platon'un tarafnda kald. Cornford'un da syledii gibi: "Saduyu ve deneysel olguyu temele olon bak osyla, Ploton'o gsterdii tm tepkilere karn, Aristoteles bir Platoncu olmadan duramazd. Dncesini, Ploton'unkinden daha az olmamak zere, hocas tarafndan Sokrates'ten miras alnm, yksek bir erek orama fikri ^eylerin gerek neden yo do aklamalarnn balangta deil de, hedefte ya da erekte aranmas gerektii fikri ynlendirdi"(i) Bir boko deyile, felsefe tarahndan hem yantlanabilir olon, hem de yantlanmas gereken soru, Aristoteles'e gre de, "Niin?" sorusudur. "Nasl?" sorusunu yantlamak yeterli deildir. Doha tam ve kesin bir biimde syleyecek olursak, Aristoteles'in Plotonculuktan ald kalc miras, lardr: (i) Erekbilimsel (teleolojik) bak as, (il) Gerekliin formda bulunduu inanc. O grm olduumuz gibi, ilevi de iermesi Yunanllar iin doal olan formun en yksek nemde olduu fikrinden vazgeemezdi. Bir eyin kendisinden kt ya do varla gelmi olduu zdei bilmek, yalnzca ikincil bir nemdeydi, nk balangtaki zgn zdek, o eyin, farkl bir gelime gstermi olan baka eylerle ortak olarak paylat bir eydi, oysa o eyi bilmek, onu baka, birbirlerine sk skya bal olan, iki grten olumoktoyd. Ploton'don teslim ald ve koruduu bu iki gr, un-

eylerden ayran zellikleri ak seik olorok ortoyo koymok anlamna gelmekteydi. Tanm yleyse, bir eyin kendisine doru gemi, ya da gelimi olduu formu (biimi) betimlemelidir. Bir eyin zn,

F.l^. Cornford, Before and After Socrates (Sokrates'ten nce ve Sonra), s. 89.
LKA F E L S E F E S T A R H 129

ya "kendisinden kf" zdek ya da "kendisine doru gelitii" formda arama sorunu, bize bak asndaki, bugnn dnyasnda olduu denli antik dnyada da, ve filozoflar arasnda olduu denli sradan insanlar arasnda da varolan farkll aa vurur, insann aa yaam trlerinden evrim geirdiini bilenler iin, insan herey bir yana, her nasl olduysa, belirli bir dorultuda gelime gstermi bir maymundan ya da hatta bir protoplazma parasndan baka hibir ey deildir. Bakalar iinse insann z, onu imdi, atalarnn ait olduklar aa yaam biimlerinden ayran niteliklerde yatmaktadr. Bu ikinciler insann zn, onun geride brakm olduu eyde deil de, hem imdiki hem de gelecekteki yetenek ya da gizilglerinde grmektedirler, insann imdi ne yapabileceidir onun biimine bal olan ilevidir nemli olan. Bu iki almak arasnda yaplacak bir seimi belirleyen en yksek neden, byk bir olaslkla, ussal deildir ve iki taraftan birinin dierini uslamlamayla ikna etmesi, hemen hemen olanakszdr. yleyse imdi, bilginin olanakl olduu, ve, bilginin zdein deil de, formun bilgisi olmas gerektii inanlarn Platon denli byk bir gle savunan biriyle kar karya bulunmaktayz. Ancak bu ncllerden Platon, daha nce de grm olduumuz gibi, olanakl tek aklamann, doal dnyada yalnzca ksmi ve geici olarak gerekleen, bir akn ve saltk (mutlak) Formlar dnyas sayntsnda yatt sonucunu karsamtr. Bu zme Aristoteles'in saduyusu bakaldrd, nk iki dnya, edeyile doal dnya ile idealar dnyas arasndaki iliki ve idealarn nedensellii, bu durumda, aklanmadan kalyordu. F-lerey bir yana, bu kuram ilk dnem Yunan felsefesinin,' Aristoteles iin, u ya da bu biimde, bir aklamaya gereksinme gsteren en temel sorununu aklamada en ufak bir yardm sunmuyordu. Bu sorun ise devinim ve deime olgularm aSokrates ve Platon'dan vazgeti; ancak Platon'un etkili klayabilme glnden baka bir ey deildi. Aristoteles bu nedenle, nlemlerle nn almaya alt glk varolmaya devam ediyor

130

lKCA FELSEFES

TARH

gibiydi. Duraan olmayan, siJrekti olarak deimekte olan, varla gelen ve yokolup giden, hibir , iki anda oyn kalmayan grnglerden (fenomenlerden) oluan bir dnya, felsefi-bilginin menziline nasl sokulabilirdi? Balangta do grm olduumuz gibi, inson anlnn gereksindii, istedii bu duraanlk ve sreklilik nerede bulunmaktadr? Aristoteles'in yant, onun felsefesinin temelinde bulunan, birbirleriyle yakndan ilikili iki kavramda yatar: (o) kin (immonent) form kavram, (b) Gizilsellik (dynomis) kavram. (o) ikin Form. Aristoteles'in gr, genel terimlerle konu-

ulduunda, her ne denli dnya ilk bakta srekli ve deimez bir. devinim iinde bulunur, ve bilimsel dncenin, yalnz bomo nesnesi olabilecek deimez hibir doruluk sunmaz grnse bile, f i l o z a fun, ussal, bir ilemle, bu srekli ak zmleyebileceini, ve bu okn gerisinde yoton ve deimeyen birtakm temel ilkeler yo do eler bulunacan ortaya koyar. Bu temel ilke yo do eler, duyusal dnyadan ayn olarak varolan bir dizi tz deildir. Bunlar duyusal dnyada varolurlar ve ayr olarak dnlmeye yetilidirler. Deiebilir eyler olmayp, gerek felsefesinin nesnelerini olutururlar. Bu ilkelerin neler olduklarn sormaya geerken, Aristoteles'in, yalnzca bireysel duyusal nesnenin u odamn, u atn ayr bir varolua sahip olduu biimindeki, saduyu kkenli balang koyutunu (postulasn) anmsomolyz. Tm aratrma bu bireysel nesneyi onlarnok iindir. Bunu yapmak iin, onun hakknda birtakm eyleri kovramolyz. rak, O eyin yesi olduu snf tanmlamal, ve mantksal ola-

onun sahip olduu varsaylan isel yapy zmlemeliyiz.

yleyse, ncelikle bir tmevormsol zmleme yoluyla, varolan, ancak yalnzca somut nesnelerde birleik olarak varolan belirli ortak ilkeleri (bunlar yalnzca birer anlksal soyutlama deildirler) soyutlama abas iinde, evresindeki eyleri incelemeye alan bir filozofu

LKA F E L S E F E S

TARH

gznzde

canbndnn.

Bu ilkeler

hereye

karn,

anlksal bir

ilemle, ayr olarak grlebilirler ve onlar byle grldklerinde, somut nesnenin doasn aklayacaklardr. Byle anlaldnda, doal dnyada bulunan her ayn nesnenin bir birleik olduu anlalr. Gerekte biz onu yine de, Aristoteles tarafndan byle bir nesneye verilen Yunanca szcn Latincedeki karl olan, ve "birbirlerine yaptrlm" anlamna gelen Latince szc kullanarak, somut bir nesne diye adlandryoruz. Byle bir somut nesne, belirli bir anda, belirli bir formel doa tarafndan biimlenen, ya da belirli bir formel doas olan, ve ayn zamanda onun zdei olarak da adlandrlan bir dayanaktan (substratum) oluur. Alglanabilir olan eyler deitikleri, ve deime doa filozoflar tarafndan iki kart ya da iki u beyazdan siyaha, scaktan soua, kkten bye, v.b.g., arasnda ortaya kan bir ey olarak anlald iin, Aristoteles ilk dnem Yunan filozoflar tarafndan kullanlm olan terimi kullanr ve formlan ayn zamanda "kartlar" obrak adlandrr. Kendisinden nce gelen filozoflarn deime sorununa mantksal bir aklama getirmede bu denli zorlanm olmalarnn nedeni, Aristoteles'e gre, bu filozoflarn, deimenin, bu kart niteliklerin birbirlerine deiebileceklerini savlayan nermeye bir onay zorunlu kldn savunmalaryd. Onlar "Bu souk ey scak hale gelmitir" nermesiyle "Scaklk soukluk haline gelmitir" nermesini birbirine kartrmaktaydlar. kinci nerme, Parmenides'in de hemen ve kolaylkla grm olduu gibi, elimezlik ilkesinin ihlalinden baka bir ey deildir, ve olanaksz olan bir nermedir, ite, kendisinde (o elbette ki, hibir zaman plak ve yalnz bana varolmasa gereksinimi buradan domutur. Bu dayanak verildiinde da) hibir nitelik bulunmayan dayana bir koyut olarak ortaya koyma edeyile, bize ok temel ve yaln gelen, tz ilinek ayrm verildiinde bir deime sreci rnein, souma, solma ya da lm ^ s c a k l k , renkte koyuluk ya da yaamn kartlarna, edeyile, s a ukluk, renkte aklk ve lme dnt sylenerek deil de,

132

LKA F E L S E F E S

TARH

scaklk, koyuluk ya do yaamn somut nesneden ayrldklar ve yerlerini bir boko eyin ald sylenerek, oklonobilir. Bu aynmo, Phaldon adl diyalogunda, dncede konkln "kortloro sahip olan eylerle kartlarn kendilerini kartrmann bir sonucu olduunu syleyen Platon tarafndan do iaret edilmitir. Ancak Aristoteles'in zm Ploton'unkinden z itiboriyleiorkllk gsterir, nk Ploton iin, onlann, kendi adlaryla odlandrldklor somut eylere "girdiklerini" yo do "katldklarm" olduu denli, formlonn oyn, ve kendi bolarna olon varolularn do savlamann yoomsol bir nem tad yerde, Aristoteles iin formlar her zomon bir fiziksel cisimde bulunmaktaydlar. |b) Gizilsellik (Dynomisj. Bu kavram gndeme geldiinde,

ncelikle erekbilimin. Platon ve Aristoteles'in onu anlad biimiyle, bir telosun yo do erein, edeyile, etkisi altnda doal dnyann etkinliinin ortoyo kt, bir yetkinliin aktel varoluuna gereksinme duyduu sylenmelidir. Bu, dzenli bir ilerleme fikrinin zorunlu bir nsoynts deildir. Dzenli ilerleme, ilerlemenin kendisine yneldii' bir yetkinliin ya do erein doho nceden, herhangi bir yerde varolduu soynts olmadan do, tmyle olanakl bir kavramdr. Bu gerekte Julian Huxley gibi evrimci bir modern biyolog tarafndan do tutulan bir dncedir; oncok bir Plotoncu bu biimde dnmez.. Aristoteles'in szleriyle, "Nerede bir doho iyi varsa, orada bir en iyi olmaldr" . yo do, bizim deyiimizle, onlarn : kendisine bavurabilecekleri saltk bir lt olmadka, korlatrmolar anlamszdr. Deerler cetveliniz tmyle greli olduu zomon, ilerlemeden sz edemezsiniz yo do gerekte eylerin ileriye mi yoksa geriye mi gittiklerini bilemezsiniz; deerler cetveliniz, eylerin, ondan o z ya do ok eksikli dmelerine boklorok, kendisiyle yarglanabilecekleri bir yetkinlik bir yerlerde varolmadka, greli olmak zorundadr. Bu en ozndon Aristoteles dncesi iin byledir. Bu yetkinlik Aristoteles'in evreninde, zdekten oyr olorok varolan tek katksz form olon, tann tarofmdon salanr. O dnyadaki herhangi bir eyin formu deildir,

LKA F E L S E F E S

TARH

dolaysyla Platon'un, Aristoteles'e alglanabilir eylerin bir tr yararsz ikinci kopyalan olarak grnen, ayn zgl (spesifik) formlarna yeniden dnyor olmayz. Bu en yksek varln doasna daha sonra dneceiz, imdilik duyu dnyas zerinde duralm. Duyu dnyasnda, yeni olduu dnlen her yaratk, ncelikle dourma edimini gerekletirmi olmak, ve ikinci olarak da, yeni yaratn kendisine girecei .ya da geliecei zgl formun bir rnei olmak gibi, iki anlamda nedeni olan bir babaya sahip olmak zorundadr. Daha nceden varolmas gereken, ve babada rneklenen kendi zgl formunu gerekletirmeye almak, yeni doan bebein ya da bitkinin "doas"n oluturur. Evren zaman iinde yaratlm olsayd, Aristoteles'in felsefesinde tavuk yumurtadan nce gelmi olacakt. Aristoteles bu nedenle, evrenin ebedi olarak varolduunu, ve varoluunun, bir btn olarak katksz formun, edeyile Tann'nn ebedi ve saltk yetkinlii tarafndan gvence altna alndn savlar. Bireysel baba.yetkinlii, hi kukusuz greli, ve dolaysyla, gevek olan bir alanda temsil eder. Bcekler zerinde alan bir bilim adam, bcek"ten, salt aradaki fark gzetmek zere, onu "yetkin kartrtlla

latrmak iin, sz eder, ancak o gerekte hibir yetkinlik sergilemez. Bireysel bir yaratk meydana getirmek, trlerin ksmi ve greli dnyasnda nceden beri varolan bir yetkinlii zorunlu klyorsa, bir btn olarak, tm evrenin varoluu da saltk bir yetkinliin varoluunu zorunlu klar. fTer yaratn kendi zgl formunu, yapabildii lde, tam ve dzgn olarak gerekletirmekle, Tann'nn ebedi yetkinliine, kendi snrlar lleri iinde, yknd sylenebilir. Bunu yapma isel itii, bir doal nesnenin doasyla (physis) kastedilen eye karlk gelmektedir. Aristoteles devinimi aklama zorunluundan Yunan dncesi tarihinin ilk dneminin, aklam olmay umduum bir biimde, gndeme getirdii bir zorunluluk o denli etkilenmitir ki, doal nesneleri "kendilerinde bir devinim ve durgunluk ilkesi ieren" eyler olarak tanmlar.

LKA F E L S E F E S

TARH

Doa filozoflarndan bazlar, grm olduumuz gibi, devinimi aklama gl altnda, devinimin varoluunu yadsma gibi, umutsuz bir areye bavuracak denli ezilmilerdir. Platon'un, kendisi (her ne denli son dnem diyaloglarnda, onunlo ilgili olorok fuzursuz olduunu usa getiren paragraflara rostlosok do) doal dnyodoki devinim olgusu karsnda, doal dnyann yolnzco szde bir gereklii olduunu, ve gerekliin fiziksel devinim ve deimeyle ilgisi olmayan, akn bir dnyada aranmas gerektiini sylemek zorunda kalmtr. Doho ok bilime (ve zellikle de biyolojiye) eilimli olon mizacnn etkisiyle, devinimi itenlikle kabul eden Aristoteles ise, devinimin olanaksz olduunu sovloyon Parmenides gibi filozoflara bir yant vermek durumunda kalmtr. Pormenides'in ikilemi, onun yaad dnemde, mantn ve dilin henz belli bir gelime dzeyine erimemi olmasnn bir sonucuydu; bu ikilemden k yoluna. Platon tarafndan, daha nceden iaret edilmiti. Aristoteles ise Pormenides'in ikilemini yle yorumlamaktayd: Olu diye bir ey yoktur, nk ne var olan yeniden oluocoktr (nk o zaten vardr) ne de' bir ey var olmayandan varla gelebilir. Platon bu ikilemin, bunca etkili oluuna karn, "olmak" fiilinin, (a) varolmak ve (b) belirli bir ykleme yo do nitelie sahip olmak (bir inson olmak, scak olmak, v.b.g. ) gibi, olduka farkl, iki anlamda kullanldn grememenin bir sonucu olduunu gstermiti. Byle bir bilgiden de yararlanma olono bulan Aristoteles, kendi zm olorok, gizil (potansiyel) varlkla edimsel (aktel) varlk kavramlarn gndeme getirdi. Gnmzde onsuz yapamadmz bir ayrma karlk gelen bu iki yanl varlk kavramna giden yolu hazrlamak iin, ne denli youn bir dnce etkinliine gereksinim duyulduunu kavramak bizim iin gerekten de zordur. "Var olan"la "var olmayan" arasndaki eski kartlk Aristoteles'e gre, gerek durumu yanstmamaktadr. u yo do bu biimde, hibir eyin varolmad yerde, kesinlikle hibir ey bulunmaz. Hibir Yunanl ex nihilo nihil fit (hiten hibir ey kmaz) deyiini yod-

IKA FELSEFES TARH

^''^

smayacakt, ve Aristoteles'in evrenin ebedi olduunu savunmasnn nedenlerinden biri de buydu. Bu, bununla birlikte, bizi ilgilendiren temel konu deildir. Bu nerme yokluu gerektirmez, ancak bunun yerine, burada belirli bir doas olan bir zdek paras bulunduu pozitif olgusunu gerektirir, yle ki bu zdek paras iin, bir insan haline gelme (olma, oluma) olanar vardr. Bir baka deyile, o gizil olarak insandr. Somut nesnelere ilikin, dayanak-form zmlemesi dikkate alndnda, o embriyonun, insan formundan "yoksunluk" olarak niteledii bir anda sahip olunan dayanaktan olutuunu syleyebilirdi. Bu da yine tmyle olumsuz bir nerme deildir, ancak formu gerekletirmenin gizilselliini gerektirir. Tm doa, Aristoteles felsefesinde, bir erekbilimcinin gzyle grlr, ve ilev kavram burada da nde gelir. rnein, bir gzn ilevi grmektir. Aristotelesi terimlerle konuulduunda, gz formunu ve edimselliini (aktalitesini), gryor olmadka, tam olarak gerekletirmi olamaz. Eer bir gz kr ise, onun z, grden "yoksunluk'la belirlenir. nerme, her ne denli o yeni domu bir yavru kedinin grmeyen gznden daha fazla grmese de, bir bitkinin yaprana uygulanamaz, nk grmek yapran doasn oluturmaz. te yandan, bir bitki yapraklar beyazms olacak bi-

imde, kapal bir yerde bydyse, hakl olarak onlarn, ulamak durumunda olduklar doalar olan, yeillikten yoksunlukla karakterize olduklar sylenebilir. Form bir eyin z ya da gerek doasdr, ve forma tam olarak sahip olma, ekletirmeye edeerdir. Burada betimlenen, (a) ikin form, ve (b) gizil ve edimsel varlk kavramlar, yleyse birbirleriyle ok yakndan ilikili olan kavramlar- dr. Doal yaratklan, onlarn kendi dinamik doalar sayesinde gizilden edimsele doru ilerleyen eyler olarak gsteren gr, anlkta, eylere ilikin olan yetili bir olarak, nitelikler Biri dayanak kendilerinde tarafndan dntrlemez derecelerde vuran ve bibir deitirilemez imlenmeye zmlemeden
136

ilevi dzgn bir^ biimde ger-

farkl

zorunluluunu aa X nlarnn

ayrlamaz.

oluturduu

bir foTARH

LKA F E L S E F E S

torafla, dieri ise bu ileme ilikin bir aklamayla karlatnlabilir. Bununla birlikte, Aristoteles'in anl iin, oklomoyo ncelikle'gereksinim duyan grijngler deime ve devinim olduundan, dizgeye egemen olon, ve mucidine, bilginin her dalnda kuramlar formle ederken byk yorarlar saloyon gr, dynomis ve energeio kavramlarnn belirledii dinamik doa grdr. imdi artk Aristoteles'in Tonn'sno ve,bu Tann'nn evrenle olon ilikisine geebiliriz. Ploton yallnda Tann'y, grm olduumuz gibi, ruh ve ruhu da kendi kendisini devindiren ey olorok tanmlamt. Aristoteles ite bu noktadan balad, oncok burada kolomod, nk bu anlay drst ve insafl usuluunun gereklerini yerine getirmekten uzakt. Tanrs bir balang koyutu olmayp, onu kendi kendisini devindiren ey kavramnn bir olanakszlk olduu sonucuna gtren bir usovurma srecinin son admyd. Devinimden yola kan bu uslamlama, tonrbilim (teoloji) olarak grmeye oltmz bir eyle ilgisizmi gibi grnebilir, ancak hereye karn, Aristoteles'in Tanrsn kovroyobilmemiz bakmndan zsel bir nem tar. hler deime edimi iin, bir dsal neden olmaldr. Bir eyin doasnn, o eyin douton getirdii, belirli bir dorultuda deime ve gelime eilimi yo do sasndan olutuunu ve bu nedenle, oyn zamanda dynomis olorok adlandrldn biliyoruz. O uygun uyorono tepki verme gcdr, oncok ortoyo kan deime iin, tam bir oklomo oluturmaya yetmez. Deime, kendisi olmakszn isel gcn atl kalaca dsal bir neden.ya da uyarana gereksinme duyar. Bir ey, (devinimi balatan neden olarak) fail neden, formel neden (nk doal oluumda, balang yo do k, oyn trn bir yesinden olmaldr) ve (gelimenin kendisine ynelmi olaca erei temsil eden neden olorok) final nedenden oluan ynl bir sayla eylemelidir. Bir onne-bobo yo do olgun bir bitkiden dm bir tohum olmadan, bir ocuk ya do yeni domu bir bitkiye sahip olamazsnz.

LKA F E L S E F E S

TARH

137

Nedeni bizzat yine kendisi olan deimenin olanakszl, iki nermenin bir araya gelmesinden oluur. ncelikle deime ya da devinim bir sretir ya da Aristotelesi terimlerle konuulduunda, devinim srd srece, gndemdeki gizilg (potency) eksikli olarak edimselleir. ikinci olarak, deimenin ajan yo da fail nedeni, daha nceden, deien nesnenin kendisine doru gittii forma ya da edimsellie sahip olmaldr. Bir insann domas iin, yetikin bir insann varolmas gerekir; bir svnn belirli bir dereceye dek stlmas iin, daha nceden, o derecede ya da daha yksek bir derecede bulunan bir ajan ya da fail neden olmak gerekir. Bir eyin kendi deviniminin nedeni olduu nermesi u halde, Aristoteles'in diline evirildiinde, o eyin ayn deime edimi bakmndan hem edimsel hem de gizil olduu anlamna gelecekti; bu ise, ok ak olarak, samadr. Bii' dsal devindirciye, duyulan bu gereksinim, fiziksel dnya iindeki her ayr deime ediminde yerine getirilir. Ancak bu, ayn zamanda bir btn olarak Evren iin de yerine getirilmelidir. Evrene dsal olan bir neden bulunmak gerekir, ve ats ebedi olduuna gre, neden de ebedi olmaldr. Yetkin bir varla, bu yetkinlikten yoksun zdek dnyasnda bulunan tm "daha iyi" ve "daha kt"lere kendisiyle deer biilecek bir "en iyi"ye, deime ve devinimin evren iindeki tm nedenlerinin varlklann son zmlemede kendisineborlu olduklar bir ilk nedene gerek duyulmaktadr. Bir ilk neden olarak, o, dzenliliklerine gn ve gecenin, yaz ve' kn ard arda geliinin, ve dolaysyla yeryzndeki hereyin yaamnn bal olduu, dnen gksel cisimlerin devinimlerine neden olur. Ebedi ve yetkin olduu iin, gereklememi hibir gizilsellik esi iermez ve bu nedenle, felsefi anlamda, gizilsellikten edimsellie doru ilerlemeye karlk gelen devinimden baktr. Bylelikle Devinmeyen Devindirici olarak, Aristoteles'in Tanr kavramna ulam bulunuyoruz. Bu tannsal varln doasn incelemeye gemezden nce, Aristotelesi evrenin genel grn ksaca betimlemek, birok eyi daha ak hale getirecektir. Aristoteles'in evreni kreseldir, ve evresinde

138

IKA FELSEFES

TARH

duraan (sabiti yldzlar kmesi bulunur. Kendisi de kresel olan dnya, evrenin merkezinde devinimsiz olarak durmaktadr. En d krenin iinde, her biri bir dierinin iinde olacok biimde, gezegenleri, gnei ve ay tayan ortak merkezli kreler bulunur. Bu kreler beinci eden, edeyile ateten doho saf olon grnmez bir zdekten, eterden oluurlar. Yldzlar ve gezegenler kendi krelerinde, bir noktada duraan bir biimde durmaktadrlar, ve tm bir krenin dnyle, dnerler. evresinde dtaki dner; ve Krelerden her biri bir eksen gzle grlr yo do bir biimde hzla gezegenlerin eksen

dzensiz olan devinimleri, onlarn krelerinin, duraan yldzlann en kreleriyle ayn evresinde, oyn dnmedikleri, ve her krenin devinimini kendisinden sonra gelen i kreye ilettii vorsaylorok aklanmaktayd. Bu nedenle en dtaki kre bir ayrl olmak kouluyla, her krenin devinimi, onun kendisinin dnda bulunan krelerin devinimleriyle, onun kendi deviniminin bir birleimidir. Gksel cisimlerin gzlemlenebilir devinimlerini bu varsaym zerinde aklamak iin, antik gkbilimciler (astronomlar) tarafndan ustalkl matematiksel zmler nerilmekteydi. Gezegenlerin gzle grlr bir biimde dzensiz olan devinimlerini, farkl dorultulordo dnen bir kreler beinin en ite kolon bir nokta yo do blgesinde elde edilebilecek trden, bir dairesel devinimler toplomno indirgeme, Batl gkbilimciler tarafndan Kepler'in zamanna, dek korunmutu. Eterden oluan gksel krelerin altnda, toprak, su, hovo ve ate gibi aa elerden meydono gelen oyolt evren yer alr. Eterin dairesel, toprok-su ve ote-hovo iftlerinin de srasyla, aa doru ve yukan doru olmak zere, her enin doal bir devinimi vardr. Bylelikle arlk ve hafiflik, elerin kendilerindeki isel bir dynomis olarak aklanr. Geriye yalnzca, eterin ve doloysylo eterden yo do eterin atele karmndan meydana gelen krelerin ve gksel cisimlerin, eski Yunan inancnda olduu gibi, canl ve duygulu, gerekte tonrsal olduklarn eklemek kalyor. .

LKA F E L S E F E S

TARH

Yeniden en yksek Tanrya dnecek olursak; Onun devinimsiz, ebedi ve yetkin olmas gerektiini gstermitik. Buradan onun cisimsiz olmak zorunda olduu da kar. stelik, eer o devinimden bak ise ve ondan hibir para gizil deilse, onun saf edimsellik (Yunanca'da energeio) olmas gerekir, ilevin byk nemini vurgulayan Aristoteles felsefesinde, statik bir durum ya da yap olarak form kazanmann, yine de herhangi bir ey iin, en yksek varlk hali olmadn anmsamalyz. En yksek varlk hali, birtakm yetilere sahip olmaktan deil de, bu yetileri gerekletirmekten, onlar yaama geirmekten oluur. Bu energeiadr. Kinesisin zahmetli bir "byme", "gelime" ya da edimsellik kazanma gc olduu yerde, energeio, edimsellik bir kez kazanlm olunca olanakl klnan ve hibir engel tanmayan bir etkinlik akdr. Dinsel dnen anlk iin, birka nedenden dolay, doyurucu olmayan, devinimsiz ^ya da deimeyen bir ey ve saf form olarak, bu Tanr anlay, ilk bakta grnd denli souk ve statik deildir. Saf edimsellik olarak. Tanr, her ne denli kinesisten bak olsa da, hibir yorgunluk ve zahmet gerektirmeyen, ancak daima haz veren bir etkinlikle, ebedi olarak etkindir. Onun zsel nitelii yaamdr. yleyse, onun etkinlii neden olumaktadr? O ebedi dnceyle meguldr. Aristoteles'in, yaymlanm yaptlanna deil de, yalnzca not defterlerine sahip olmann karlnda, seyrek olarak karlatmz zl deyilerinden birinde, o filozofun amentsn yle zetler; "Anln etkinlii yaamdr" Nous en yksek tezahr iinde yaamdr. Bu, eyleri adm adm usavurma ilemi olan sylloglsmosla ayn deildir. Syllogismos bir kinesistir; yeterince iyi bir biimde ynlendirilmi abalardan sonra s z konusu olabildii gibi, safl bozulmam nous tarafndan kazanlacak bir dl olan, tm bir doruluu (hakikati) ani bir imek akmasyla bir an iin grme dlyle gn gelip de dllendirilmek durumundaysolar, insan varlklarnn yetkinlikten yoksun anlklar iin zorunlu olan, gizilsellikten edimsellie gei srecidir. Bu trden sreler, bildiimiz gibi. Tanr iin kesinlikle sz konusu deildir. O , tek bir anda gerek varlk

140

LKA F E L S E F E S

TARH

dnyasnn tmn temaa eden, stelik de bunu ebedi olarak yopon, sof anlktr. Bu ok porlok bir dncedir, ancak buno felsefi bir vicdonlo son vermiyoruz. "Gerek varlk dnyasnn tm" evet, oncok bu dnya neden olumoktodr? Sonu Tann'nn ebedi dncesinin olanakl tek nesnesinin, yine Tann'nn kendisi, tek tam ve yetkin varlk olduudur. Tm doann ona bal olduu bolong koyutunu yine korumak kouluyla, bizim iin, onun dncesine fiziksel dnyann yorotklann dahil edebilme olanandan s z etmek kesinlikle s z konusu-deildir. O dncesini, kendileri kinesise tabi olon nesneler zerine yneltseydi, kendisi devinimden (kinesisten) bak olamazd. Bylelikle her tr tanrsal mdahale yo do tanrsal koyro olano, Aristoteles felsefesinde, dta braklr. Tonr dnyoyo bokm ve gzetim gstermez. Tanr dnyayla uramaz: O dnyann ayrdnda bile deildir. St. Thomos bu sonucu, Tann'nn kendisine ilikin bilgisinin, varln Tonr'ya borlu olan dnyaya ilikin bilgiyi iermesi gerektiini savunarak, yumuatmaya almtr, oncok S i r Dovid Ross'un do syledii gibi, "Bu olanokl ve verimli bir dnce biimidir, oncok kesinlikle Aristoteles'in gittii yol deildir". . Bu durumda, Tann'nn evrenle olan ilikisi nedir? ve Tanr hangi anlamda evrenin nedenidir? Tanr yetkinliin, kendisi olmakszn doadaki tm dynamisin etkinlikten yoksun bir durumda kalaca, zorunlu dsal erei ya d hedefidir. Ebedi bir kendi kendini temaa etme etkinliine dalm olan Tanr, yalnzca vorjylo (mevcudiyetiyle) doann, kendi tikel krelerinde bu biricik sof formo, ve ebedi olarak etkin olan varla yknerek, kendi lleri iinde form kazanmaya, ve kendilerine zg etkinlikleri gerekletirmeye olon, gizil glerinin ortoyo kmasna neden olur. Tanr evrene karmaz, ancak evren onu arzulamaktan, dool bir itiyle ona ynelmekten hi geri durmaz. Onlann, bir boko zl ifadede zetlenen ilikileri budur: "O, orzu nesnesi olorok etki eder " Duygulu ve bilinli yaratklarda, arzu o z ya do ok bilinli ve gerektir. Doann doho oo dzeylerinde, o belki de yalnzca benzeim yoluyla, orzu

LKA F E L S E F E S TARH

^^1

olarak adlandrlabilir. Ancak o her yerde ayn temel gtijr; doann olgunlama, formu gerekletirme, ve uygun ilevi yerine getirme dynamisi ya da yetiidir. Aristoteles'in biyolojik aratrmalan kendisine, nasl ki cinsler arasnda hibir kat ve deimez snr izgisi yoksa, tpk bunun gibi, doann farkl dijzeylerinin yetileri arasnda da, aka bulgulanmas olanakl hibir yark bulunmadn gstermitir. Baz yaratklara ilikin olarak, onlarn hangi snfa bal olduklarn sylemek olduka zordur. Bu trden gzlemler, onun, duygulu ya da duygusuz, tm doaya yaylan bir isel g ya da elan (hamle, canllk) bir koyut olarak ne srmesini kolaylatrmtr. Aristoteles'in ulam olduu sonular beenmeyebiliriz, ancak onun dncesinin tutarllna hayran olmamak elde deildir. Dizgesi tanrbilimde, dizgenin tm boyunca iyi olduklar grlen ayn temel ilkelerin uygulanmasyla, doruk noktasna ular. Doal oluum ya da yaratmda, babann nedenselliinin en nemli boyutlan, grm olduumuz gibi, formel ve finaldir. O hereyden nce, tam anlamyla biimlenmi yarata, ocuun uyaca bir rnek salayan neden olarak zorunludur. ocuk zaman iinde yaratlm olduu iin, o ayn zamanda bir fail neden olarak eylemelidir; dourma eylemi bata olmak durumundadr. Ancak, dan sonra, trlerin yetkin yelerinin yalnzca, srekli gelimesini rnek ya da model salamak iin varolmalar kouluyla, baba bunkendi isel dynamisi gelecekteki gvence altna alacak olan ocua, ayrca dikkat edip bakm

gstermeye, kuramsal olarak, gereksinim duymaz. Tann'nn evrenle olan ilikisi de, evren hibir biimde yaratlmad, ancak zamann kendisiyle yat olduu iin, zaman iinde bata bulunan hibir yaratma eylemine gerek duyulmamasyla belirlenen zorunlu farkllk dnda, ayndr. Yaratmayla ilgili olarak, Tann'nn evrene kar, bir an iin bile olsa ilgi gstermesine yol aabilecek bir deerlendirme dta braklr, Tanr hereye karn, imdi artk ak olan bir biimde, evrenin varoluu iin zorunludur. Cornford'un deyiini anmsayacak olursak, Aristoteles'te "erek edinme felsefesinin" doruk noktasna ulatn syleyebiliriz.

142

LKA F E L S E F E S

TARH

Vni. BLM
ARSTOTELES (ii) nsan Varlklar

Aristoteles'in, bir btn olorok Evrenin yaps ve ileyiine ilikin grlerini ona izgileriyle vermi bulunuyorum. Bu ksa aklamay tomomlomak iin, en uygun konu, onun insan zerine, edeyile insann doas ve dnyadaki yeri, ve onun kendisine zg ii yo do ilevi zerine olan grleridir. Syleyeceklerim psikoloji ve ahlak olmak zere, kabaca iki blme ayrlabilir. Psikolojiyi, hi kukusuz Yunanca anlam iinde, edeyile, canl ' yarotklordoki yaam esi olan, ve en ozndon beslenme ve reme yetilerini ve oynzomondo, bu yetilere sahip olon yaratklarda, arzular ve duygulor, duyulan ve usu ieren, psycheye ilikin bir oratrmo anlamnda kullanyorum. ,

Baka her konuda olduu gibi, Aristoteles burada do, kendisinden nce gelen dnrlerin grlerine ilikin bir tartmayla bolar. Bu tartmadan, her ne denli bu dnrleri ele al biimi, kendisinin de, duyum ve dnceye ilikin olarak, Empedokles ve atomcular tarafndan nerilmi, ve katksz bir biimde zdeki olan o-

klomolardon

kanmaya

ayn lde zen gsterdiini gzler

nne serse de, saduyusunun Phytagoraslann ve Platon'un yordinsel inanlarna nosil kar durduunu ortoyo koyan, iki temel eletiri noktos kor. Eletiri konusu yapmak zere, belirledii iki temel nokta unlardr; [a] f-Jer ne denli farkl yetilere (dynameisj sahip olsa do, psycehenin bir birlik olorok anlalmas gerektiini yeterince ak seik olorok

llKA FEISEFES

TARH

kavrayamama.

Platon

ruhun

farkl

"paralar'ndan

ya

da

blmlerinden s z etmiti. Aristoteles'in dncesinde, bu "paralar" szcnn yerini genellikle dynomeis yetiler ya da szc almaktadr. (b) Psychenin bedenle olan ilikisine nfuz edememe. Kendisinden nce gelen dnrler psycheden, bedenden ayrlabilen ve kendi bana ayr bir yaam srebilen, ayr bir ey olarak sz ediyorlard. Gerekte, yalnzca ruhun kendisi deildir, bir birlik olan; tm bir canl yaratk da, ruh ve bedeniyle bir birlik oluturur. Bu nedenle, bir ruhun farkl bedenlere girdiini savlayan ruh g kuramlar samadr. Ruh ve beden, mantksal olarak, birbirlerinden ayrd edilebilirler ruh tanm gerei bedenle, ya da yaam zdekle ayn ey deildir ancak, der Aristoteles, beden, araclyla tikel bir yaam ya da ruhun kendisini dile getirdii bir ara gibidir. O bunu garip ancak ho bir benzetmeyle serimler ve ruhlarn bedenlere girmelerinden s z etmenin "marangozluun fltlere girmesinden sz etmek gibi bir ey olduunu" syler; "nk nasl ki bir sanat uygun aralar kullanmak zorundaysa, tpk bunun gibi ruh da uygun bir bedeni kullanmak zorundadr". Bu, yaama ilikin doyurucu bir aratrmann canl bedene ilikin bir aratrmaya, psikolojinin de biyolojiye dayanmas gerektii konusunda iyi bir ipucudur. Bu, herkesin bildii gibi, Aristoteles'in bir gn bile uymamazlk etmedii bir kural ya da ilkedir. Onun biyoloji ve zooloji bilimlerine yapt katklann zenginlii ve derinlii, bugn bile, uzmanlar arasnda byk bir hayranlk uyandrabilmektedir. yleyse ruh nedir? ya da bir baka deyile, yaamn doru tanm nedir? Bunun hakknda bir karara varmak, ruhun ne olduunu tam olarak belirlemek iin Aristoteles, varln, kendi koyduu, temel ilkelerine bavurmak zorunda kalmtr. Ayr olarak, kendi bana varolan tm tzler gibi, canl yaratklar da somutturlar, bir baka deyile, onlar zdek ya da dayanakla formun bir birleimidirler. Beden zdektir, ve sz konusu bedenin formu ya da edimsellii (aktalitesi) gler

144

IKA FELSEFES TARH

de, onun yaam yo da psychesidir. yleyse, der Aristoteles,, eer psycheyi bir btn olarak kopsayOn bir tonm vermek zorunda kalnrsa, bundan, edeyile, psychenin birorgonik bedenin edimsellii olduundan daha fozlo bir ey syleyemeyiz. Conl yaratn edimsellii olorok, ruha ilikin bu retinin

gndeme getirdii kimi sonular deerlendirirken, birtakm modern benzeimler olduklar hemen anlalabilecek, baz grlerle yanl yola srklenmemeliyiz. Aristoteles'in ruh tomm, yaam bedenin "sonradan ortoyo kan bir zellii" bir baka deyile, bedenin tm paralarnn doal bir sonucu ve trevi olarak tanmlayan zdeki yo do glgeolgucu (epiphenomenalist) grleri usa getirebilir. Bu grler yaom beden karsnda zomon sras bakmndan ikincil, nem. derecesi bakmndan do aa klorlor. Benzer bir gr antik Yunan felsefesinde de savunulmu, ve Aristoteles'ten de, Platon'don doho o z olmamak zere, tepki grmt. Yaam bedenin trevi yapan grle, Aristoteles'in ruh tanm orasnda bir'benzerlik grmek, onun Platoncu mirasn, formun onun felsefesindeki ok nemli yerini unutmok olur. Aristoteles de Platon do, yetkin olann hem zaman sras bakmndan, hem de deer cetvelinde yetkin olmayandan nce geldiinde srar eder. ite Aristoteles'in, bir trn, yeni bir ye yorotlmozdan nce, tam olarak gelimi bir yesinin varoluunun zorunlu' olduunu vurgulamas buradan kaynaklanmaktadr. Darwinci evrim hakknda Aristoteles'in hibir fikri yoktu, oncok onun Empedokles'teki ilkel karln hi tutmuyordu. Tavuk, Aristoteles'e gre, yumurtadan nce gelir ve her zomon da gelmitir. Ayn durum ruh iin de^^eerlidir: Onun en yksek ve tek yetkin tezahr sof anlk ebedi olorok varolur. Birey onun yetkin olmayan kopyasn kendinde yeniden yaratabilir ve bu nedenle bireyde ilerleme gizilden edimsele doru olur. Ancak tmel olorok konuulduunda, istek tek bir tr olsun yo do isterse tm bir Evren olsun, yaamn edimsellii, nem ya do deer bokmndon olduu denli, zamanda bile zdee (gizliselliine) nceldir.

LKA F E L S E F E S

TARH

145

Tm dakiklii iinde sk skya yorumlanrsa, bedenin formu olarak, bu ruh grnden, hereye karn, nemli bir sonu kar grnmektedir. Bu her tr kiisel lmszlk fikrine ldrc bir darbe indiren bir grtr. Canl yaratklann her biri, tpk dier nesneler gibi, bir birlik oluturur, ve form ve zdek bileenleri, dnce dnda, birbirlerinden aynlamaz. Aristoteles'in szleriyle: "Ruh ve bedenin bir olup olmad, ya da bir eyin zdeinin, onun zdei olduu eyle bir olup olmad sorusu, mumla, mhrn mum zerindeki damgasnn bir olup olmad sorusundan daha anlaml bir soru deildir" insann lmden sonra yaayp yaamad sorunu zerinde Aristoteles pek bir ey sylemez, buradan yaplacak doal karsama, onun Platon'un tersine, bu konuyla ok fazla ilgilenmediidir. Onun iinde yaadmz dnya hakkndaki merak o denli youn ve tketiciydi ki, bu merak te dnya hakknda birtakm kurgular (speklasyonlar) ortaya koymak iin, onda herhangi bir arzuya yer brakmyordu. Yine de Aristoteles, usavurma yetisinin kendisinin en yksek tezahr olduu, nousun, dier dirimsel (vital) ilkelerden farkl bir dzenden geldiini, ve gerekte, bedenin zlmesinden sonra, bamsz olarak varolmaya devam edebilecek ayr bir tz olabileceini savunarak, bir kaamak yol bulmu gibi grnmektedir. De Anima'dan alnan u paragrafta olduu gibi, sorundan birka kez sz etmekle birlikte, Aristoteles onu srekli olarak rafa kaldrr: "Anlkla, etkin dnce gcyle ilgili olarak, imdiye dek elimize hibir kant gememitir. O ruhun farkl bir cinsi, ve, ebedi olan yokolup gidenden bamsz olduu iin, yalnz bana ayr bir varolua yetili gibi grnmektedir. Ancak ruhun dier blmleri ya da paralar, imdiye dek sylemi olduklanmzdan da kolayca anlalaca gibi, dier filozoflarn savlarna karn, ayr varolua yetili deildirler. Bunlar, ancak tanmda ayrdedilebilirier". De Generatione Animalium adl denemesinin saf bir biimde bilimsel olan bir paragrafnda, Aristoteles, tm yaam tezahrleri iinde, "yalnzca usun dardan gelip girdii, ve tanrsal olduu" so-

146

LKA F E L S E F E S

TARH

nucuna varr, nk geri kalanlann bedenin u ya da bu etkinliinden aynlamaz olduklar gsterilebilir. Ahlak'nn son blmnde, onun sof dnce yaamnn yalnzca en yksek yetimizin yaama geirilmesi olmakla kalmayp, oncok ayn zomondo, kendisinde Tonn'yo benzediimiz parann gelitirilmesi olduunu savloyan anlatmlarn do dikkate alabiliriz. Aristoteles, hi kukusuz, nousa sahip olmakla, insann dier yoom trlerince poylolmoyon, ve kendisinin Evrenin ebedi nedeniyle paylat, bir eye sahip olduuna inonmoktoyd. u halde, filozofun lmnden sonraki dl, belki de anlnn, ebedi ve cisimsiz Anlk'm bir paras haline gelmesiydi. Onun hemen hibir ey sylemedii yerde, doho fozlo bir ey sylememiz olanakl deildir. Dncesinin doas yo da genel gidii, felsefesinin dlad bu gibi eylerde doho iyi grlebilir. De Anima'nn nc kitabnda, bizdeki dnen paraya ilikin betimlenme, bireysel kiiliin lmnden sonra varolmasnn olanaksz olduunu ak klar ve, Orpheusu yo do Platoncu onlomdo, te dnyadaki bir dl ve ceza dalm iin olduu denli, bir dou ark iin de ak kap brakmaz. Form ve zdek retisi son szn sylemitir. Gerek hokkn vermek gerekirse, ruhun bedenin formu olduunu ortayo koyan ruh retisi, bir dereceye dek, soyut ve gerekddr. . Aristoteles'in kendisi, bununla birlikte, genel tanmn bize byk bir yorar solamayocoi, ve gerek anlamn, oyrntlor incelediimiz zomon ortoyo kaca konusunda bizi uyarr. ncelikle bir biyolog olduu iin, kendisi bu ayrntlara byk bir haz duyarak ve cokuyla dalar. Aristoteles'i, grlerini ona izgileriyle vermeye olon bu kso blmde izlemek bizim iin olanakszdr; bu yzden, doho ok genellii koruyarak, hi olmazsa onun duyum kuramn ele olmalyz. Duyular, Aristoteles'e gre, tam onlomylo yaltlanm deildirler, oncok yalnzca ruhun, bedenin farkl paralan yoluyla sergilenen farkl dynomeis yo do yetileridir. Duyular anlamak iin, der Aristoteles, bir yetinin, rnein grmenin organyla olon ilikisinin, bir btn

LKA. F E L S E F E S T A R H

-^47

olarak ruhun bir bijtn olarak bedenle olan ilikisiyle ayn olduu olgusunu kavramamz gerekmektedir. Bu kuram, Aristoteles'in duyum ijzerindeki grlerine, kendisinden nceki dnrlerin duyuma ilikin grleri karsnda, dncesinin aynntlannda apak hale gelen iki avantaj salamaktadr. (a) Genel retisinin bir sonucunun, ruh ve beden arasndaki balar, Aristoteles ncesi grlerin yapm olduklarndan ok daha youn ve sk hale getirmek olduunu biliyoruz. Ruhu, araclyla kendisini sergiledii bedeni ihmal edersek, anlayamayz. Ayn ey tikel bir duyu iin de geerlidir; zgn yapsn ve ileyiini incelemedike, grmeyi anlayamayz. Grme ve gz ayn olmayp onlar mantksal obrak, birbirlerinden aynbbilirler birlikte canl ve etkin bir organ olutururlar ve bu biimde ele alnmalar gerekir. Bu, Aristoteles'in duyum anlayna, kendisinden nceki dnrler tarafndan sylenen herhangi bir eye gre, ok daha modern bir nitelik kazandrr. Bu duyum anlay biyolojiye daha yakn, ancak metafizikten ya do keyfi tahminlerden daha uzaktr. (b) Bundan baka, genel sayntbr Aristoteles'i, dier

dorultularda ok arya gitmekten kurtarmtr. Duyuma ilikin daha nceki aklamalar, sylediim gibi, her ne denli tahminlere ya da keyfi metafiziksel kabullere dayansabr da, genel tavrlar itibariyle, her zaman zdeki bir yapdaydlar. Platon aralara serpitirilmi kimi imalara karn, dorudan bir duyum edimine ilikin obrak, bir cismin bir baka cisim zerindeki etkisi ya da eylemi aklamasndan daha iyi'bir aklama sunamad. Onun duyumun gerekliin bilgisini veremeyeceini savlamasnn bir nedeni de budur. Nesnelerden kan ince tellere ya da liflere, ve bedenlerimizde, onlar alacak gzeneklere ilikin olduka tuhaf sayntlaryla, Empedokles ve Atomcular tam anlamyla birer zdekiydiler. Buna karn Aristoteles, gerek ve fzsel form inancyla Platon iin form ne denli gerek olduysa, Aristoteles iin de o denli gerekti, ancak bireysel nesnenin stnde ve dnda deil, bireysel nesnede bulunmaktayd duyum 148

LKA F E L S E F E S

TARH

dzeyinde, fiziksel olaylarla psiik olaylar orasnda, ilk kez olarak, bir,oynm yapabildi, ikincinin kkeniyle ilgili olorok ne dnrsek dnelim, n fotoraf basm kadna dmesi ve onu korortmosndo olduu gibi bir cismin bir baka cisim zerindeki zdeksel eylemiyle, n gzlerimiz zerine dmesini izleyen ve bizim grme duyumu olarak betimlediimiz trden bir sonu arasnda bir fark bulunduunu kabul etmek zorundayz. Grme duyumunda da bir fiziksel deime ortaya kar en azndan gzn iris tabakasnn bzlmesi ve bu bizi iki farkl dzenden olay n zdeksel organ zerindeki, katksz bir biimde fiziksel olon etkisi ve, canl yaratklar sz konusu olduunda, zdeksel etkiyi izleyen psiik duyum grngs orasnda bir oynm yaplmas gerektiini dile getirirken destekler. Bu oynmrilk kez olarak yapan ve kullanan Aristoteles oldu. Demokritos grme duyumunu, suda yo do herhangi bir boko parlak yzeyde olduu gibi, solt bir yansma sreci olorok, kobo bir biimde aklad. yleyse, Su dolu leenlerin ve aynalarn do grmeye yetili olmalar gerekmez mi? diye sorar, Aristoteles. Ikf olay arasndaki bu farkllktr, duyumu oluturan. Aristoteles'in duyuma ilikin kendi aklamas, duyu organnn, bu tm canl zdein (zdek art psychej zsel zdeksel bir zellii olduu iin bir etkilenme duyusol nesnelerin, vardr: Scakl alzdekleri olmakszn, formlarn olmaya yetili olduunu ortoyo koyar. Burodo (material) gladmz zomon, tenimiz scoklor, bir renk algladmz zaman gzmz renklenir. Ruh bedefsel organ araclyla almaktadr. Ancak canl vorlklor dnda kolon eyler, yalnzca bu s ve renk niteliklerini alabilirler. Yaamn kendisine zg zellii yo do zsel yn, bedensel organ bir dsal nesne tarafndan zdeksel olorok etkilendii ya da deitirildii zaman, bunu bir boko sonucun, bizim duyum adn verdiimiz tmyle farkl bir sonucun izlemesidir. Fiziksel bir olayla psiik bir olay arasndaki forkllk bundan doho ak bir biimde dile getirilemez.

LKA F E L S E F E S TARH

-149

Aristoteles u halde, onu yetiler arasnda, Platon'un yaptnn tersine, salt bedensel olan yetilerden uzak ve usa yakn bir yere yerletirerek, duyumu bir yarg diye adlandnr. dnce arasndaki ayrm kalmaktadr. Geriye duyum ile verileri iin,

Duyum,

dorudan doruya bedensel organlara bamldr ve dolaysyla, bildirdii eylerin kesilmesi ya da arptlmas kuvvetle olasdr. Duyumlarn ok youn olabilmelerinin nedeni de budur; ok parlak bir k bir an iin kr, ok yksek bir ses de sar yapabilir. Bunlar ruhun algs iin deil de, fiziksel organn alma sas (kapasitesi) iin ok ykl ve gldrler. Ayn glkle, bedensel organlara gereksinme duymadmz, saf dnce alannda karlalmaz. Aristoteles'in ahlaksal dncelerine ilikin ksa notlarla a-

klamalarma bir son vermek dileindeyim. Ondan nce Sokrates ve Platon tarahndan sorulmu,olan, insann ergonu ya da ilevinin ne olduu sorusuna, Aristoteles'in yaklam neydi? Platoncu Idealardan vazgemesi, ahlaknn felsefesindeki yeri iin bir anahtar ilevi grr. Felsef yaamndaki bu dnmn, onun ahlak kuramnda, metafiziinden bile daha devrimci sonular olmutur. Platon'un idealar kuramnn ncelikle ahlaksal tartmalardan doduunu ve erdem, adalet ve iyi gibi ahlaksal kavramlann akm formlar listesinde ilk srada geldiini anmsadmzda, bu bize olduka doal bir sonu olarak grnecektir. Farkllk da ite burada yatmaktadr. Ahlaksal bakmdan doru ve yanla ilikin bir kavrayn, uzaysal ve zamansal olaylarn snrlamalarndan etkilenmeyen bamsz bir varolua sahip akn bir tz olan, tek bir kendinde-iyi tanmaya bal olduuna inandmz srece, ahlak yalnzca metafiziin bir dal olarak grebilirsiniz. Bu durumda, doru bir eylemin niin ve neden dolay doru olduunu, yalnzca gerek bir filozof bilebilir.. Bunu, deneyin olgulan

doruluun (hakikatin) kendisini deil de, yalnzca onun arptlm bir grntsn ierdikleri iin, deney retemez. Aristoteles, Platon'un bu inanca, Sokrates'in ahlaksal kavramlar alannda, tanmn

150

LKA F E L S E F E S T A R H

byk nemini

vurgulamasmm

bir sonucu olorok srklendiini

sylemektedir., Aristoteles'e gre, Ploton tonmlorm nesnelerinin gerekliine inonmok istiyordu, oncok eylem ve duyum dnyasnda, duraan olan hibir ey gremedi ve bu nedenle, eylem ve duyum dnyasndan oyrf olarak varolan, deimez tzlerin varoluuna inanmaya yneldi. Demek k i , Aristoteles'le birlikte, ahlak bulutlardan indirilmekte ve gndelik yaamn olgulanno demirlenmektedir. O Ahlabnn birinci kitabnda, (her ne denli "retinin sahiplerinin dostlanmz olduklar dikkate olnrso, bunu yapmak olduka gtr" dese de) Platoncu ideoloro saldrr. Yolnzca tek bir ey, "iyi" yoktur. Farkl snflar iin farkl bir iyi, farkl eylem trleri iin farkl erekler vardr. stelik ahlaksal orotrmonn erei, bilimsel deil, pratiktir ve, ahlakta ereimiz insanlar ve eylemlerini doho iyi klmak olduuna gre, aratrmamzn nesnesi ex hypothesi deiebilir olandr. Ancak aratrma nesnesinin deimez olmad yerde, felsef doruluk yo do bilgi hedefine ulalamaz. Doruluk ve bilgi olumsal (contingent) olann dnyasna yabancdr. Aristoteles ahlakn gerekte, felsefenin hibir biimde bir paras olmadna iaret etmek iin, her kezinde byk bir sknt eker. Ahlak olannda yaplabilecek herey, kendilerine deneysel olorak ulalm ve byk bir olaslkla i grecek baz pratik kurallar vermektir. "Elimizdeki inceleme, dierleri gibi, bilgiyi ereklemez. f-ledefi erdemin ne olduunu biiebilmemiz deil de, erdemli olobilmemizdir. " Szckler sanki Sokrates'i mezarndan kaldrmak istercesine zenle seilmilerdir. u holde, ahlaksal soruloro verilecek yantlarda, bilimsel konularda olduu gibi, oyn kesinlii beklememeli, kantlarda oyn dakiklii aramamalyz. "Konunun doas izin verdii lde, her bir ayr durumda doruluu ve kesinlii ereklemek, belli bir eitimden gemi her insann devidir. Ancak bir hatipten mantksal tontlomo istemek, bir matematikiden ikna sonatn kullanmasn istemek denli sama olacaktr". u holde, ahlakn erekleri ve yntemleri, tmel ideoloro duyulan

LKA F E L S E F E S

TARH

nanran vazgeimesyle Dirlikte, bilimsel telsetenin erek ve yntemlerinden ayrlmtr. Ancak bu durumda, aka, iki eyden biri iin sz konusu olabilecek bir tehlike gndeme gelmektedir. Metafizik ve ahlak ayn bilgi alannn bir paras olduklan srece, hibiri, en azndan bilinli olarak, dierini alaltmak ya da hafife almak pahasna yceltilemezdi. Aristoteles'in kar karya kald tehlike, onun, ya pratik yaamn kendisi iin herey anlamna gelebilmesi ya da, saf felsefenin yannda kalarak, pratik yann felsefeden tmyle koparmay kendi ilevi olarak grebilmesi ve kendini temaa, ya da, kar gzetmedii iin, verimsiz olan bilimsel aratrma iinde kaybedebilmesi almaklanndan birini semek durumunda olmasyd. Ahlak adl yapt, bunlarn Aristoteles'in bana gelmediini

aa vuran bir kanttr. Hereyden nce, o gndelik yaamda dorudan doruya daha az yararl hale gelse de, Anstoteles kar gzetmeyen felsef ve bilimsel kurgunun nemini hibir zaman yadsmad. Gerekten de, kar gzetmeyen felsefi ve bilimsel kurgu, salt pratik yararlllkta yitirdiini, nem ve deerde kazanr; yaptnn, her tr etkinliin en yksei, ve insansal mutluluun doruk noktas olarak anlksal etkinliin vlmesine ayrlm son blmleri, eer ideal bir yaam olanakl olsayd, bu yaamn tmyle anlksal etkinlikten oluaca konusunda hibir kukuya yer brakmaz. Ote yandan o, hereyi brakarak, yksek felsefi lksnn peinden gitmesinin de hakl klnm bir eylem olmadn kabul eder, nk byle bir yaam, ona gre, insan iin hibir biimde, olanakl deildir. Olanakl olsayd zaten, insan Tanr olacakt. nsan gerekte somut bir yaratk olup, anlk denli beden de onun bir bileenidir ve bu durum hemen birtakm komplikasyonlar dourur. zdeksel gereksinimlerinden dolay, insanlar bir araya gelmek durumunda kalmlardr. Belirli trden bir toplumsal dzenleme insanlar iin zorunludur, ve bu da dorudan doruya ahlaksal erdemleri gndeme getirir. "nsan" der Aristoteles, "doas itibariyle siyasal bir hayvandr". Kendine-yetme, buna ulamak olanakl olduu srece, ereklenmelidir,

152

IKA FELSEFES

TARH

ancak Aristoteles'in saduyusu, bundan sz ettii zomon do, kendisini gsterir. "Kendine-yefmeyle, yalnz bomo yaayan tek bir insan iin yeterli olan kastetmiyoruz. Buno onne babay, ocuklor, ei ye genelde dostlar ve yurttolon do dahil ediyoruz, nk insan yurttalk iin domutur". Demek ki, Aristoteles Ahlakn (ve oyn ey Politika iin de sylenebilir) bir dev duygusuyla yazmaya koyulmutur. Bilim onun gerek ve tek tutkusuydu ve insan eyleminin, bilimin gerek anlam iinde, bilimi ne yazk ki, yoktu. Ancak bedensel varoluu, kt yetimi bireylerden oluan ve kt ynetilen bir toplumda geerse, kurgulonn srdrmek, filozofa bile ok g gelir. Filozof, genelin iyilii adna, felsefi aratrma yo do loborotuvor almasnn kendisine verdii haz ve doyumdan bir sre iin vazgemeli ve usun pratik sorunlara nasl uygulanabileceini gstermelidir. Aristoteles bu nedenle oreteyi, entelektel ve ahlaksal arete olmak zere, ikiye ayrr ve de: nemesinin byk bir blmn, ikincisine ilikin ayrntl bir tartmaya oynr. Aritoteles tm insanlarn mutluluu orodklarn syler. Mutluluk insan yaamnn hedefidir. Dzgn bir biimde tonmlodr zomon ^Aristoteles'te Platonculukton hl ne denli ok ey kaldn, bu tanmda bir kez daha greceiz mutluluk "areteye uygun olan bir etkinliktir. " Eer bizler, insann orefesine sahip insan varlktan olorok, yeterli yo do ehliyetli isek, bu arefeden dolay, yerine getireceimiz etkinlik, mutluluk olacaktr. Daha nce form ve etkinlik (eidos ve energeio) orasnda bu kk ancak nemli farkn bulunduunu gstermitik: Bir yaratk uygun formuna ulat yo da tam ve gerek haline eritii zomon, onun kendisine zg etkinlii yerine getirmesi, bunu doal olorok izler. Bu, form yo do tamlk halini elde etmenin, kendisi iin bir hazrlk olduu, en yksek gelime evresidir. Aristoteles'in tmel ilkelerini benzer bir biimde tm konulara uygulamadaki tutarlln bildiimizden, aretenin olgun bir insan iin uygun durum yo do doru hol olarak grldn renince armayacaz. Arete, bir

LKA F E L S E F E S TARH

i^'

etkinlik, bir insann insan olmak bakmndan energeios olan mutluluk iin, zorunlu bir nkoul ve hazrlktr. Ruhun uygun ya da doru hali olarak, erdem hakkndaki bu konumada, neredeyse Platon'u dinliyor gibi oluruz. Ancak bu halin tanmn istediimiz zaman, yollar aynlr. Bundan byle, Platoncu anlamda, tam ve sonsal (niha) bir tanmdan sz edilemez. Ancak pratik bak asndan biraz daha ileri gitmek durumundaysak, igren bir tanm verme giriiminde bulunulmaldr. Byle bir tanmn, Aristoteles'in ahlakn konusuna ilikin kavrayna uygun olarak, dakik ve kesin bir bilimsel nerme olmayp, yalnzca geici, kaba, ancak olumlu sonular retmeye yetili bir yarg olacan grmtk. Onun gndeme getirecei sonular ayrntl olarak ele alnp incelenebilirler ve tanm yardmyla daha anlalr klnabilirler. Tanm yledir: Erdem, bizlere greli bir ortada bulunan, ve ussal bir ilke tarafndan ve pratik bilgelik sahibi kiilerin onu belirleyecei bir biimde belirlenen seimle ilgili bir ra (karakter) halidir. Arete bir haldir. Bunun ne anlama geldiini grmtk. Onun etki ettii alan u ya da bu eylem arasndaki ussal seim alandr. Aristoteles tarafndan kullanlan szck (prohairesis) usd, hayvansal arzuya kart olarak, ussal varlklar tarafndan yaplan seime karlk gelmektedir. Bu, bir ortada, ya da iki u arasndaki, orta noktada bulunur. Tanmn getirdii snrlamayla snrlanan bizler, burada bazlarna ok sradan gelen, bazlarna da ilgin bir bulgu gibi grnen, orta yol olarak, nl erdem tanmyla kar karya bulunmaktayz. rnein, kendilerine erdemli yaayla ilikili hereyin bir arlk ya da sapma olarak grnd tutucu Protestan retilerin egemen olduu, bir lye dek engelleyici bir evrede yetien Jane f-tarrison'a, bu tanm tanrsal bir esinin sonucu olarak grnmtr;,o, anlarnda, bu retinin hangi yoldan yaama geirilebileceini dnerek, Newnham'daki okul bahesinde nasl bir aa bir yukar dolatn anlatmaktadr. Bu Aristotelesi retiye gre, her tr yan-

154

IKA FEISEFES

TARH

I ya da kusur, doru, bir boko deyile, lml bir derecede vorolduundo, erdem olacak bir niteliin onlndon yo do eksikliinden oluur. yleyse, cesaret korkaklkta delice bir ataklk, lllk perhizle dknlk, cmertlik israf ile cimrilik, hakl bir vnme ise, alaklk ile kibirlilik orasnda bir orta yoldur. Ancak bu orto, eilip bklmez aritmetiksel bir rto deildir. Bu, farkl koullar iinde bulunan, ve farkl mizalara sahip insanlar iin forkllklor gsteren, "bizlere greli bir orto "dr. yilik gtr, nk iyilii solt gz korornrtemele alarak, protik bir biimde eyleme yo do igrme sorununa indirgemek olanakl deildir, iyilik yalnzca usun kullonlmosylo belirlenebilir, ve doal yoso koyucular olon, pratik bilgelikle dllendirilmi insanlar vardr ve onlarn yarglarna uymak, akn yo da anlaysz- biri iin en iyisidir "pratik bilgelie sahip kiilerin belirleyecei bir biimde". Gerekte Aristoteles denemesinin birko kitobn, bu genel erdem tanmnn eitli deiik erdemlere uygulanmasn tartmaya ayrr. Bir inson belirli boz yaltlanm edimleri, her noslso, yapt iin erdemli deildir. Erdem bir haldir ve eylemler bu halden odeto okmol ya do bu halin doal bir sonucu olorok ortoyo kmaldrlar. Bu erdemli olma haline birtakm alkanlklar meydana getirilerek ulalr. Hereyden nce, "pratik bilgelik sahibi kiiler"in tlerini izleyerek, kendimizi doru bir biimde eylemek iin skdzen altna alrz ve sonunda erdemli oluruz, nk doru eylemlerin srekli olarak yinelenmeleri, ruha alkanlk yo do erdemli olma hali kazandracaktr. Doru yaamann sonucu ise bundan sonra mutluluk olacaktr hi kukusuz, herhangi bir koyda deer zr iin lanet okumamak, ve bu dnyann nimetlerinden tmyle yoksun kalmamak kouluyla diyerek, Aristoteles buno eklemede bulunur; nk bu gibi konularda, Aristoteles'in, doho ileci olan Sokrates ve Platon geleneine kart olorok, gzle grlr bir gerekilii vardr. Bylelikle, erdemin doal m yoksa doaya kart bir ey mi olduu biimindeki, beinci yzyln eski sorusuna, Aristoteles'in verdii
LKA F E L S E F E S TARH

155

yant elde etmi oluyoruz. Daha ilk bakta gze arpan paradoks, bizim erdemi, erdemli eylemleri yerine getirmekle, kazanyor olmamzdr (nk, ok doal olarak, erdemli eylemler gerekletirmenin, erdemli olmann nedeni deil de, sonucu olduu sylenebilir: Eer ruhlanmzda erdeme henz sahip deilsek, nasl olur da erdemli bir biimde eyleyebiliriz?) bu paradoksa Aristoteles temel kavramlarndan bir bakasyla, edeyile gizilsellik (potansiyalite) kavramyla bir yant verir. Erdem doal mdr yoksa doaya kart bir ey midir? Aristoteles'e gre, bu konuda iki taraf ta yeterince doru deildir. "Bizdeki erdemler ne doadan gelir, ne de doaya kart olarak oluur; ancak biz doamz itibariyle, erdemleri alacak ya da kazanacak ve onlar alkanlkla yetkinletirecek bir biimde ayarlanmzdr". Bizler, kendimizde bulunan, ve doru alkanlklar oluturarak eidosa dntrebileceimiz, erdem dynamisiyle birlikte, gizil olarak iyiyiz. Ancak gizil olarak bir ey olan herey, unutulmamaldr ki, kart dorultuda gelimeye yetilidir. Formu ya da kartn almak, zdek ya da dayanan aync bir zelliidir. G i z i l olarak iyi olan bizler, ayn zamanda gizil olarak ktyzdr de. Ancak insan varlklar olarak, usun szgecinden geirerek seim yapma yetisine sahibiz ve hangi yoldan gideceimizi saptamak bize kalm bir eydir. Olduka ksa bir biimde gstermeye altmz bu erdem ahlaksal erdemdir, bir baka deyile, "siyasal hayvanlar" olarak, sradan bir yaam sren ortalama insanlarn en iyi halidir. Ancak Aristoteles, grm olduumuz gibi, filozofun entelektel erdemini de kabul etmi ve gerekte, onu toplumsal yaamn pratik erdemlerinin stne karmt. kisi arasndaki ilikileri aklamaya, ve Aristoteles'in felsefi konumunda neyin, onu bu ifte lt (standard) ve ikili insan erdemi anlayn kabul etmeye gtrdn gstermeye alarak, incelememi bitirmek istiyorum. Platon'un akn formlarna duyulan inantan vazgemenin, nasl ahlaksal alanda saltklar (mutlaklar) bir kyya atma ve, kar gzetmeyen felsefi kurguyla ahlaksal aratrma arasnda bir ayrlk anlam-

156

LKA F E L S E F E S

TARH

na geldiini grmtk. Platon'da devlet adam, sof felsefeyle uramak zorundodr nk ondan, kendisine siyosol yaamda yardmc olacok kurallar korsayocaktr. Aristoteles'in Ahlak'nda sof felsefe devlet adam iin yararsz olur. Seim kazanlmaz bir biimde, kendisini yeniden gstermektedir: f-Jongi yolu izleyeceiz? Felsefi bir yaltlonma iinde, hereyden elimizi eteimizi mi ekeceiz, yoksa pratik ilere dalp, yurttolonmz iin neler yapacamz (imdi tek yol gstericimiz haline gelen) deneyden mi reneceiz? Yant, filozoflarn en tutarls iin, boko hereyde olduu gibi, yine onundoO kuramnn temel ilkelerine bavuruyla belirlenir ve hi kukusuz, bizim alk olduumuz kovromlor araclyla gerekleir. nk yant, insann, ayr olorok varolan boko her yaratk gibi, somut, ve zdek ve formdan bileik olduunu, ve ergonunun do benzer bir biimde karmak bir nitelik tadn gsterir, insonm kendisinde bulunan en yksek eye gre yaamas devidir ve insandaki bu en yksek e de dnme gcdr. Ancak inson bir tann deildir ve dnmesine u yo da bu biimde, bir ora vermeden, dnemez. Bunun bir sonucu olorok, daha nce de sylediimiz gibi, o daha oo ve ikincil erdemlere gereksinim duyar. nson doasna ilikin bu iki ynl kavray, Aristoteles'i bazen gzle grlr yo do szsel bir tutarszla gtrr. nsan, rnein doann doho oo dzeylerinden olan yaratklarla kar koryo getirildiinde, ayrc olan zsel zellik hi kukusuz, noustur; ve dolaysyla insann bu durumda kendisine zg, uygun ilevi nousun yoomo geirilmesi olur. te yandan, insan daha yksek varlklarla, yani Tonr'ylo kar karya getirildiinde, onun bu kez yetkinlikten yoksun ynleri ve zdekle olon birleimleri, ne kar. Ve bu nedenle Aristoteles'in denemesinin son kitabnda yer alan, insan iin mutlulua ilikin son ve iirsel aklamas bile; en azman yopoy bir eliki izlenimi vermekten kurtulamaz. Bu en yksek ve gerek mutluluk, Aristoteles iin, kuramsal bilimde ve felsefede, anln, bizzot yine kendisi iin, hibir kayt ve snrlama altnda tutulmadan, yaama geirilmesinde yotor. insan

LKA F E L S E F E S TARH

-1^7

hayvanlardan ayran ey nous olduu iin, nousun yaama geirilmesi ya da iletilmesi, aka, insann insan olarak, kendisine zgij, uygun etkinlii olmaldr, Ancak tm bunlar syledikten hemen sonra, Aristoteles aklamasn yle srdrr: "Ancak byle bir yaam insanst bir yaam olacaktr. nk insan, insan olduu iin deil de, kendisinde tanrsal bir ey bulunduu iin, byle bir yaam srecektir; ve nasl ki Tanr somut btnden farklysa, insann etkinlii de, sahip olduu bu tanrsal e nedeniyle, sradan erdemin etkinliinden farkllk gstenr. Eer us, insann kendisiyle karlatrldnda tanrsalsa, usa gre ve usa uygun yaama do, insansal yaamla karlatrldnda, tanrsal olacaktr". Aristoteles bunu ayn zamanda, usta ozanlarn, tanrlara benzemeye almann aptalca bir ey olduunu (bu Yunan yaznnn beylik ve basmakalp deyilerinden biriydi) ortaya koyan deyilerini dikkate almama dyle birlikte, izlemeyi srdrr. Tanry ve tanrsall, Aristoteles'e gre, gcmz yettiince ereklemeliyiz.

Biraz ileride ise unlar syler; "Bizdeki bu tanrsal parann, o en yksek ve en iyi para olduu dnlebilir. Bu durumda insan iin, kendi yaamn deil de, bir baka eyin yaamn semesi sama, olacaktr." Hemen hemen ayn paragrafta, o us yaamnn biz lmller iin, ok yksek bir yaam olduunu syleyebilmekte ve onun, bize yakan ve bizim olan bir yaam olarak, peinden komamz tlemektedir. imdi, bu gzle grlr elikilerden kan kesin bir sonu, doann baka her yarat gibi, insann da, o her. ne denli zdek ve formdan meydana gelen bir bileik olsa bile, biricik ve ei benzeri olmayan bir bileik olduunu ortaya koyar gibi grnmektedir. Aristoteles'in nous hakkndaki dncelerinin gndeme getirdii sonularn tmn hibir zaman tam olarak renemeyeceiz, nk o bu konuda hep ok dikkatli ve tedbirli olmutur. Farkl yaptlarnda, o zaman zaman nousun geri kalan insansal yetilerden ayr bir ey, ve ruhun, bedenin formu olarak, bedenle birlikte yokolup gitmesi gerektii kural iin, bir ayrl olmas olaslndan sz etmektedir. Ancak

158

LKA F E L S E F E S T A R H

her seferinde, bu konu iin yoomsol bir nem toyon ayrntl bir tartmay erteler. Belki, bunun kendisi iin bir tijr dinsel fikir olduunun, ve onu katksz bir biimde ussal olmay erekleyen bir felsefenin snrlar iinde tutma giJLinn kendisi de oyrdndayd. Ancak insann deiik doasyla doho oo dzeyden vorlklonn doas arasndaki bu ayrm kabul etmezsek, Aristoteles'i dndmzden ve beklediimizden, sanyorum, daha ok yanl onlayocoz. Farkllk nsandaki en yksek ve en iyi parann -tam ve zgn anlam iinde, onun gerek doasna karlk gelen parann onun stnde olan varln doasyla, edeyile Tann'nn doosylo zde olmasdr. Aristoteles'in nasl, Tann'nn srd kobul edilen ebedi ve kutsal bir yoomo ilikin tek uygun betimlemeyi, bu yaamn kesintiye uramayan dnceden olumasnda bulduunu grmtk. "nk anln etkinlii yaamdr." insann doOs hakknda sylemi olduklormzo kar kmok, Aristoteles'in szlerinin gerek onlomn yodsmok olacakt. Her yaratn ergonu kendi formunu elde etmek ve kendisine zg, uygun etkinlii yerine getirmektir. Aristoteles bir ato ilikin olorok do, insana ilikin olorok syledii gibi, onun ergonunun kendisinde bulunan en yksek eye gre yaamak olduunu syleyecekti. Ancak o bunun "gc yettii srece, insanl ereklemek" anlamna geldiini sylemez ho zaten biz de bunu ondon beklememeliyiz- nk bu, onun zerindeki snfn yoomno ulamaya almak olur. Atn insanla ortak olarak paylat birtakm ilevleri vardr byme, reme, duyum ancak o insann en yksek ilevinden yoksundur. Onun en yksek etkinlii, insonm en yksek etkinliinden farkl bir dnyadadr. nsanla Tanr arasndaki ilikiler de oyn biimde farkldr, inson hi kukusuz zdekle engellenmitir ve onun Tonnnn dinginlik iinde geen yetkinliinden yoksun kalmasna yol aan, yetkinlikten yoksun ynleri ve engelleri bulunmaktadr. Bu nedenle o kendisinde bulunan en yksek eyi, kesintiye uramadan ve engelle korlomodon yaama geiremez. Ancak nasl ki inson dier yorotklardo bulunmayan bir yetiye sahip deilse, tpk bunun gibi, en yksek varlk bile, insondo bulunmayan bir yetiye sahip deildir. Bizim, inson varlktan
LKA F E L S E F E S T A R H 159

olarak bir ayrcalmz ve bir de sorumluluumuz vardr. Gerekte, bunlardan ounu, bedeni ve gereksinimlerini, ve onlarn mantksal olarak iaret ettikleri toplum yaamn ihmal etmeyi deneyerek yapamayz. ijnk beden de anlk denli, bizim bir paramzdr. Psycheye ilikin aratrmalarn, yaama ilikin bilimin de retilmi olduu gibi, her birimiz bir birlik oluturmaktayz. yleyse, tam ve btnlijkl bir yaamda, ahlaksal erdemlere de yer vardr. Ancak ahlaksak erdemler ikincildir. Bu szijnden dnmez bir entelektalistin amentsdr. "Anln etkinlii yaamdr" Anstofeles'in felsefesi. Yunan dijncesinin doal dekoru iinde, edeyile kent-devletinde at son iektir. O son zmlemede, iinde her insann etkin bir rol oynad bu youn birimi silip spren ve onun yerine dnyay kucaklayacak byk bir krallk dncesini geiren, skender'in hocasyd. skender lksn gerekletiremeden ld ve ardllar o gn iin bilinen dnyay, despota ynetilen ya da drt imparatorlua bld. Atina'nn ya da Korent'in bir yurtta olmak artk yeterli deildi, nk kentlerin zerklikleri bir daha geri gelmemecesine ortadan kalkmt. Geriye dnp baktmzda, bize kent-devleti gerekliini skender'den daha nce yitirmi gibi grnr, oysa Politikasn okuduumuz zaman, Aristoteles'in anlnn genel atsn hal kentdevleti fikrinin oluturduunu grrz. Ondan sonra bu artk kesinlikle olanakl deildi. nsann byk gler karsndaki aresizlii o gne dek rastlanmadk, farkl trden felsefeler dourdu. Bu youn bir bireycilik, ve entelektel bir lk olarak deil de, iktidarszlk ve umutsuzluk karsnda snlacak bir yer olarak, felsefe anlayn getirdi. Bu Epikuros'un dingincilii (guietism) ya da Stoann yazgcl (fatalism) olabilirdi. Yunan'n eski zgr ve korkusuz aratrmas gitmi, Aristoteles'in dzeni altst olmutu. Kendisine uygun bir biimde yaanlacak bir eylem kuram nce gelmekteydi, ve anln doyumu kesinlikle ikinci srada kalmaktayd. Hellenistik dnya bunlarn kendi baarlaryd, ancak byk lde Yunan'n yabanc, zellikle- de Doulu elerle giderek younlaan etkileiminin doal bir sonucu oldu. Eer burada bulgulamak istediimiz antik Yunan'n anl ise, bu, kitabmza bir son vermek iin yeterli bir zr oluturur.

160

LKA F E L S E F E S TARH