You are on page 1of 14

Özel Harp Dairesi’nin Bir İç

hat manevrası: 6/7 Eylül
1955

Türk Gladiosu olarak tabir edilen (Ö.H.D) Özel Harp Dairesi’nin muhteşem bir
örgütlenmesi olduğunu övünerek itiraf eden General Yirmibeşoğlu, gazeteci
Fatih Güllapoğlu’na şunları anlatmaktadır; "6-7 Eylül de, bir Özel Harp işiydi,
ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amaca da ulaştı... (Paşam bunları söylerken
benden de soğuk terler boşanıyordu). Sorarım size, bu muhteşem bir
örgütlenme değil miydi?"

Sait ÇETİNOĞLU

Cumhuriyet tarihinin azınlık karşıtı politikalarının en önemli pratiklerinden biri olan
1934 Trakya olayları, vatandaş Türkçe konuş, 20 kur’a ihtiyatlar olayı ve Varlık
Vergisi uygulamasından sonra azınlıkların bu coğrafyada artık bir yeri olmadığını
anlayamayanlara 6/7 Eylül olayları bunu net olarak anlatan önemli bir özel harekat
operasyonu olarak cumhuriyet tarihinin karanlık lekelerinden biridir.

gerektiğinde bu amaç (Kıbrıs) için bir savaşı bile göze alabilecek duyarlıkta olduğu dünyaya kanıtlanacaktır. Kıbrıs’ta daha çok Rumların öncülüğünde süren bu bağımsızlık mücadelesini bastırmak için en fazla Kıbrıs’a ileri bir tarihte özerklik sözü verme yanlısıdır. Cemiyet eliyle Kıbrıs bunalımı karşısında Türkiye’deki Rum nüfusu rehine olarak kullanacağının işaretini vermiş. Yunanistan ve Türkiye Kıbrıs’ın kaderini tayin etmektedirler! Sömürgeci İngiltere. 6-7 Eylül olaylarından önce de Rum halkına karşı legal provokasyonu devlet destekli bir dernek olan Kıbrıs Türktür Cemiyeti zaten yürütmektedir. O sırada Selanik’te Mustafa Kemal’in doğduğu[2] evde bomba patlar ve Zorlu bombayı bahane ederek toplantıyı terk eder. Türkiye.Rüştü Zorlu arasında sürmektedir. İngiltere başbakanı Sir Eden.[4] Haber MİT mensubu Mithat Perin’in[5] çıkardığı DP yanlısı İstanbul Ekspres Gazetesi tarafından 2. toplantı süresince Kıbrıs bahanesiyle Kıbrıs Türktür Cemiyeti öne sürülerek hazırlanmakta ve kotarılmaktadır. İngiltere. Yıllar sonra Emekli orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu’nun gazeteci Fatih Güllapoğlu’yla yaptığı röportajında “Ne mükemmel özel harp harekâtıydı. sorunun Birleşmiş Milletlere taşınmasını ve BM’nin taraf olmasını önlemek için. Derneğin çalışmaları ve provokasyonlarıyla İstanbul’daki Rum kökenli yurttaşların nasıl rehin olduğu toplantı sırasında taraflara sürekli hatırlatılmaktadır. Bomba haberi Radyodan 13 ajansından verilir. İstanbul'da Rum azınlığa karşı bir gövde gösterisiyle. Bu arada diğer azınlıklar da unutulmamış. . Yunanistan ise Kıbrıs’ta ‘Self determination’ hakkını savunmaktadır. amacına da ulaştı” dediği Özel Harp Dairesi destekli azınlıklara yönelik kitlesel bir Vandalizm örneği olarak 6/7 Eylül olayı start alacaktır. Aslında Zorlu’nun istediği şeyler. Toplantı tarafların anlaşamaması yüzünden tıkanır. Türkiye ve Yunanistan Dışişleri Bakanları Mc Millan. vandalizmden nasiplerini almışlardır. kamuoyunun. Stefanapulos ve F. 6/7 Eylül olaylarıyla Kıbrıs’ı kaybetme olasılığına karşı içerdeki Rum ticaret ve kültürünü tasfiye ederek etnik homojenleşme yolunda keskin bir adım daha atmıştır.1955 yılında bir İngiliz sömürgesi Kıbrıs’taki bağımsızlık mücadelesi ‘Kıbrıs bunalımı’!na sebep olmuştur. paravan olarak kullanıldığı için feda edilmiştir) Devlet.[3] (Dernek Yargılamalara konu olmuş. Selanik’teki bomba haberi ile birlikte fiili saldırılar başlayacaktır. Bunalımı çözmek için Londra’da 29 Ağustos 1955 tarihinde başlayan Kıbrıs görüşmeleri İngiltere. “aslında yalnızca bir cam kırılmıştır ama gazetenin görevi bu olayı abartmaktı”. Dış işleri Bakanı Zorlu toplantıda elinin güçlendirilmesi için bir şeylerin yapılmasını ister[1]. taraflarla anlaşmak ve bir çözüm dikte ettirmek amacıyla ‘bunalıma’ taraf olan ülkeleri toplantıya çağırmıştır. bu hakkı Yunanistan ile birleşme olarak algıladığından herhangi bir değişikliğe karşıdır ve İngiltere’ye taraftar gözükmektedir.

Başbakan Adnan Menderes. Ali Tetikalp tarafından Dışişleri Bakanlığının da bilgisi içinde örgütlendiği[9].”[7] Gazetede yayınlanan haberin fotoğraflarını ise Türk Konsolosunun eşi bizzat çekmiş[8]. 6-7 Eylül olaylarının başlamasına bahane olarak kullanılan. Matbaa durmaksızın baskıya devam ediyordu… Sonra yedek kâğıt da bitti.1. 6 Eylül günü Beyoğlu’nda olan Aziz Nesin. o bağırışlarla duyuldu. İlgi büyük oldu. mitingde atılan sloganlar da iğrençtir: “Kıbrıs Türktür. kitlenin “çok ağır. daha Sirkeci Meydanı'na gelmeden bitiyordu. Dışişleri Bakanı F.Olanlardan iyice teşhir olan devleti aklamak ve sorumluluğu sadece devrik DP Hükümetine yıkmak için yapılan yargılamalarda. tarafından 5. Derhal Kıbrıs Türk’tür Cemiyeti Taksim’de bir miting düzenler.Rüştü Zorlu.[12] 6/7 Eylül. Önce Taksim'de toplanan bir grubun gösterileriyle birlikte büyümeye başladı. Yardımcısı M.başlayan hareketlenme durmamıştı. dikkatlice hazırlanmış bir provokasyondur. Selanik’teki bombalanma işinin Selanik Başkonsolosu M. İçişleri Bakanı Namık Gedik'in 6-7 Eylül olaylarını yaratmak amacıyla bu tertibin içinde oldukları iddiası ile 11 kişi hakkında açılan dava sırasında anlaşılmıştır[11]. sanıklar hakkındaki dava geri alınmıştır. Türk kalacaktır” sloganı. Selanik'teki bir fotoğrafçıda bastırtmış ve Türkiye'ye kendi getirmiştir. bayağı.baskısında duyurulur[6]. Makine durdu. duruşmalar ilerledikçe devletin perde arkasındaki gücünün teşhir olma endişesi ile bu dosya Yüksek Adalet Divanı. atılan sloganlar arasında en ılımlısıdır. Cumhurbaşkanı Celal Bayar. Anadolu Ajansı'nca verilip radyonun öğle haberlerinde de yayımlanmıştı ama asıl.1961 tarihinde kapatılarak. kavas Hasan Uçar ile Oktay Engin’in[10] eylemi birlikte gerçekleştirdikleri. Ama İstanbul'da -akşama doğru. iğrenç sövmeler” yaptığını söylüyor ama bunları aktarmaktan çekiniyor. "Yazıyor. Ali Balin. Ata'nın evine atılan bombayı yazıyor” Haber. Ben bu sloganlardan birini o gün İstanbul’daki Elenlerin psikolojik durumlarının anlaşılması . Bayi çocukların elindeki gazeteler.

DP yanlısı İstanbul Express gazetesinde dizilmeye başlanır. camilerde halk. “Mahkeme zabıtlarına göre. it kalacaktır”. İfadelere. hastanelerini. Rum ev ve dükkanları haftalarca öncesinden sistemli bir şekilde tespit edilir. o dönemin 54 milyon Amerikan Dolarına eşdeğerdir. İstiklal Caddesi'nde gördükleri karşısında "Galiba dozu kaçırdık" diyecektir. iş yerlerini. olayların komünistler tarafından düzenlendiği yalanı ile rastgele. ibadethanelerini ve okullarını talan ederler. bar gibi yerlerin bulunduğu 5 bin 317 mekân saldırıya uğramıştır. Emir böyle" derler. İstanbul’daki gayrimüslimlerin evlerini. araştırmalara bakıldığında şu ayrıntılara ulaşılır: Olaylardan günler önce. Taşradakilere. kazma. yazar Hasan İzzetin Dinamo ve Aziz Nesin’in de bulunduğu. otel. DP hükümeti ise zarara uğrayıp tescil ettirenlere 60 milyon TL tazminat öder”[15]ki bu miktar zararı karşılamaktan uzaktır. Bombalama haberi. Rumlar ittir. farklı yerlerdeki saldırıların aynı zamanda başla(tıl)masından bellidir. Polis bütün olaylara seyirci kalır. aralarında romancı Kemal Tahir. 4. aynı devlet. 73 kilise. 1004 işyeri. kırktan fazla sosyalisti tutuklamıştır. spontane bir hareket gibi gözükse de. Eylül başında İstanbul'a giderlerse 'pişman olmayacakları' duyurulur. Türk kalacaktır.[13] "Kıbrıs Türk’tür Cemiyeti "nin Taksim'de düzenlediği mitingin ardından gelişen hareket. “Devlet eliyle düzenlenen bu olaylardan iki gün sonra.için aktarıyorum: Kıbrıs Türktür. o günleri yaşayanların tanıklıklarına. 1 sinagog. eş ifadeli vaazlarla Rumlara karşı kışkırtılır. Sadece yıkıp gideceğiz. Tahripler sırasında kullanılan binlerce balta. Hasarı yaklaşık 150 milyon TL’yi bulmaktadır. olay daha oluşmadan. Rum evlerine saldıranlar içeridekilere "Canınıza zarar vermeyeceğiz. . bu rakam. kürek yeni ve tek tiptir.”[14] Devlet tarafından örgütlenen yüzbinlerce kadınlı ve erkekli talan sürüsü. 26 okul ile aralarında fabrika. Celal Bayar. Bu olayları komünistlere yıkmak fikri o sıralar Türkiye’de bulunan CIA şefi Dulles’e aitti[r].214 ev. 2 manastır. ellerinde muhtarlardan aldıkları adreslerle. böyle olmadığı.

Niye geldiklerini soranlara masum neferler yangın çıkacakta onu söndüreceğiz derler. 32 kişi ciddi biçimde sakat kaldı. Bu sözler TBMM tutanaklarına geçmiştir. yatakları dahil Her şeyleri tahrip edilmiştir. Eşi ise.“Olaylar sırasında ya da aldıkları yaralardan dolayı sonradan 16 Rum öldü. Yenimahalle’de bir eve çapulcular gireceği bir anda bir polis onlara yaklaştı ve daha erkendir. Onurlu bir insan olduğu belli olan Trabzon milletvekili Selahattin Karayavuz. her zaman olduğu gibi sıkıyönetim ilan edilir komünistler sorumlu gösterilerek tutuklamalara girişilir. muntazamdı. bir saat sonra gelin dedi. Birkaç ay önce yüreği. anne ve babamı bilirler. 70’i aynı zamanda yakıldı ve yıkıldı. tahripçiler muhafaza edilmiştir. Kaymakam nasıl olur? Sizin otel listeye dahil değildir cevabını verir. yıkın. kan kaybından komaya giren papaz Yedikule hastanesine kaldırılır. adres olarak mezarlığı gösterir. mezarlar açılmış. “Geçmişin ‘Tayyare Mühendisi’ Zühtü Benneci. Onu da tutuklamaya gelir polisler.[21] 16 Aralık 1955 TBMM konuşmasında şöyle demişti: 6 Eylül akşama doğru İzmir itfaiyesi fuara gelir. TBMM’de yaptığı konuşmada. Başbakanlık Müsteşarı Salih Korur evimin halini gözleriyle görmüştür… Sarf ettikleri cümleler de şunlardır. Buna emniyet mi derler? Matbuatın burada hissesi de vardır. Yataktan aşağı atılmış ve gece yarısı.[17] Olaylardan sonra. Meclisteki tek azınlık mebusları olayları kınar. Sayın arkadaşlar. Bu olur mu arkadaşlar? ABD Genel Konsolosu Arthur Richard. Bizi tanırlar.[16]Bir papaz da zorla sünnet edilir. Babam ve annem 80 yaşındadır. ABD konsolosluğu raporlarına göre 50 Rum Kadınının ırzına geçildi. Hacopoulos kendine mecliste tek yandaş bulacaktır: “CHP Genel Başkanı İsmet İnönü. Aynı tutanaklarda Demokrat Partinin ve Parlamentonun tek Elen temsilcisi Aleksandros Hacopoulos 12 Eylül 1955’te TBMM’de yaptığı konuşmasının metni de mevcuttur: Sayın arkadaşlarım. Muhalefet meydana gelen olayları DP Hükümetini yıpratmak için kullanacaktır. Büyükada da saldırılan bir otelin müdürü kaymakamı aramış. zorlu bir hayatın darbelerine dayanamayıp durduğu için…”[18] O sıralarda DP İstanbul milletvekili olan Aleksandros Haçopulos. ABD Dışişleri Bakanlığına gönderdiği raporunda Polis hiçbir şey yapmadan durur. mukaddes ruhanilerimizin. “Evimin yanında polis karakolu bulunmaktadır. Bedavadan para alıyor. bir pavyon önünde durur. Rum kaynaklarına göre ise bu sayı 200’ü bulmaktaydı”. mebusun[19] evini. kırın. anne ve babalarımızın kemikleri çıkarılmış ve cesetler bıçaklanmış ve yakılmıştır. uzun hapislik yıllarından sonra bakkallık yapmaktadır.”[20] Olaylar Mecliste tartışılır. 12 Eylül 1955’te . hatta halkı teşci ederken bir sürü dükkânların yağma edildiklerine gözlerime şahit oldum demiştir. geçim için. teşkilat tertipli idi. Bu hadisede diyebilirim ki evim değil. Misal mi istiyorsunuz? Ayın sekizinde Ulus gazetesinde şöyle bir yazı vardı: Kiliseleri Rum papazları yakmıştır. Tahripçiler evin içine giriyor. İstanbul’da 74 kilise vardı. ev tamamıyla tahrip ediliyor ve evimin önünde duran silahlı jandarmalar hiç müdahale etmiyor.

Pardon Paşam anlamadım. bir Özel Harp işiydi. Çünkü İstanbul gibi bir yerde 60 km saha içinde her yerde aynı zamanda aynı tahripkar hadisenin cereyanı. gazeteci. kanundışı sermaye transferi diye adlandırdığı bu gibi olayların beş örneği olduğunu söylüyor: “Sert sermaye transferinin ilk örneği 1915'tir. Amaca da ulaştı. o harekât. editör Mihail Vasilidis’in: “Olaylar iki tarafa da zarar verdi. Açılış günü sergiye saldıranlar bu kadardı”[25]. Ancak olayları yaşatan saldırganlar da 50 yılda eridi. “.TBMM konuşmasında şöyle demiştir: Hadisenin en mühim safhası işin mürettep olduğudur. 100 binlerden (6. ve muhteşem bir örgütlenmeydi. yüzde 12’nin Yahudilere ait olması. tahrip edilen işyerlerinin sadece yüzde 59’u Rumlara aitken. yani iki harekât da o kadar başarılı olabilir miydi? Harekât başlamadan önce Özel Harp Dairesi devredeydi. O işaret üzerine buradaki fesat unsurları harekete geçmiştir.D. bankacı. Eğer Ö. gazeteci Fatih Güllapoğlu’na şunları anlatmaktadır. yıldönümünde olaylara ilişkin bir fotoğraf sergisine de tahammül edilemeyerek saldırıya uğradığında. . 6-7 Eylül de. bu muhteşem bir örgütlenme değil miydi? . Adana çevresinde zengin olanlar bunun .D) Özel Harp Dairesi’nin muhteşem bir örgütlenmesi olduğunu övünerek itiraf eden General Yirmibeşoğlu. Asıl safha bir tertiptir ve Yunanistan’da muhterem Atatürk’ün evine atılan bir bomba hadisenin işaretinden başka bir şey değildir. Olayların Türk Gladiosu olarak tabir edilen (Ö.. bu hadisenin bir çapulculuk eseri olarak yapılmasına imkân vermez.H. Sonra 6-7 Eylül olaylarını ele al. halkı bilinçlendirdiler.”[23] Bu arada diğerleri de aradan çıkarılmıştır. evet Paşam!”[24] Özel Harp Dairesi destekli bu harekâta 200 binin üstünde bir gürühun katıldığı tahmin ediliyor. Kıbrıs olayları bahane edilerek patrikhane ve Rumlara yönelik gibi gösterilse de 6/7 Eylül olayları Kıbrıs’la ilişkilendirilerek sadece “Rumlara yapılmış bir misilleme olmadığının bir göstergesi. hatta dönmelere ve Müslüman olmuş Beyaz Ruslara ait mekânların bile saldırıya uğramasıdır. (Paşam bunları söylerken benden de soğuk terler boşanıyordu). olmasaydı. olayların mizahi açıklamasından öteye bir şey ifade etmelidir.9. Adaya.E. Bizler (Rumlar) 180 binlerden 1800’lere düştük. Baskın Oran. kalan yüzde 17’nin Ermenilere.. Sözleri bize. 6-7 Eylül olayları mı? . Sorarım size. Silahları 10 tonluk küçük teknelerle adaya soktular. sermayenin gayrimüslimlerden Müslüman tüccarlara transferi için kullanılan. memur görüntüsü altında Özel Harp Dairesi elemanları gönderildi ve bu arkadaşlarımız. sert. Olayların 50.H.Tabii.2005’te) 7-8 kişiye düştü.Bak ben sana bir örnek daha vereyim.”[22] 6/7 Eylül olayları. 1974’deki Kıbrıs Harekâtı. adadaki sivil direnişi örgütlediler.

kanundışı tedbirlerle yapılmış sermaye transferleri içerisinde kilometre taşıdır. Müslüman tüccarların geliştirilmesi için ilgilileri uyaran bir ferman da yayınlayarak kayırma geleneğini başlatmıştır. Bu nedenle.örneğidir. fermanında: “Bu maddenin kamilen icrası ileride gerek Efrenc ve gerek reaya-yı Devlet-i Aliyemizden olanların ticaretlerine kesr vereceği melhuz olduğundan günagün hudia ve desise ile ibdaline sa’y edecekleri hedihi ve bahirdir. Varlık Vergisi. Teşviklerle başarılamayan işler zor kullanılarak yerine getirilecektir. bir Müslüman -Türk ticaret burjuvazisinin yokluğunu sık. Abdülhamit’le başlayıp İttihat ve Terakki/Cumhuriyetle devam eden zor metodunun zirvelerinden biridir 6/7 Eylül. 6/7 Eylül 1955. Üçüncüsü. 6-7 Eylül sert tedbirlerle. 1942. Olay Devletin kendi vatandaşlarının mallarını talan ettirmesi ve canlarına kast . sık dile getirmiş olmaları. ona göre memurlar tarafından zinhar gevşek tutulmayıb daima dikkat ve ihtimam ve tenfiz ve icralarına sa’ı mamelakelam olunsun. 1964'te Yunan pasaportlu 12 bin Rum'un İstanbul'dan kovulmasıdır.”[28] direktifiyle Ehl-i İslam tüccarların korunma ve himayelerini buyurmuş ancak Müslüman tüccarlar bu avantajlarını da kullanamayarak rekabetten geriye düşmüşlerdir. Trakya Yahudi olaylarıdır. “1860’lar da Ahmet Mithat Efendi ve Yeni Osmanlılar.”[26] Müslümanların (daha sonra Türklerin) sermaye transferi için devleti kullanmaları ve devletten yardım istemelerinin tarihi eskidir ve günümüze kadar süregelen bir gelenektir: Padişah İkinci Mahmut’a sunulan bir takrirle resmen başlayıp: “Ehl-i İslam tüccarlarının (Avrupa Tüccarı) misillu ticaretçe imtiyazları olmamak hasebiyle içlerinden Avrupa ticaretine talip ve muktedir olan mu’teberan tüccar bazen beratlı reayaya ve ekseriya Frenkler naçar iltica ile yüzde şu kadar kar vererek Avrupadan getürüp ve gatr-ı-ez-memnu’at gönderdikleri emval ve eşyayı bi’l-zarure onların namına celb ve irsal etmekliğe mecbur ve çok kere dahi Frenklerin hile ve tezvirat-ı cihetleriyle mutazarrır ve mağdur ve hususen bir müddetten beri Frenklerden Külliyen meslubu’l emniye olduklarından gayri bazı sahih… kimesneler emr-i ticaret için herbar Frenklere ve reayaya iltica edib durmaklığı şerafet-i islamiyelerine layık görmediklerini bildirerek ‘şu gavurlara ilticadan’ kurtarılmaları gerektiğini ‘bir kıt’a arzuhal ile’ talep”[27]edilerek Gayrimüslimlere karşı. 1934. İkinci olay.”[29] Müslüman –Türk tüccarın bu başarısızlığına işaret etmektedir. Dördüncüsü 6-7 Eylül 1955 ve beşincisi. Sultan Mahmut’ta. Müslümanların ticarette kayırılmaları istenir. Müslümanların -daha sonra Türklerin – Gayrimüslimleri ekonomik hayattan silmek ve onların yerine geçmek için iktisat dışı yaptıkları sermaye transferlerinin en önemlilerinden biridir.

Kendisine bu aklı Kıbrıs Fatihlerinden Zorlu vermiştir. Bayar’a göre. kilise ve mezarlarının tahrip olduğu diğer yandan da Türk milletinin tarihini lekeleyen bu olaylar. bu tip yalan haberlerle devletin bu eylemlerde mesuliyetini . Devrin cumhurbaşkanı Celal Bayar (İttihat ve Terakki Katib-i Mes’ulu Mahmut Celal) Olaylar sonrası İstiklal(!) Caddesinde gezerken galiba dozu kaçırdık demesi ölçüye yabancı olmamasındandır. 1955’te Başbakan Yardımcısı olan Köprülüye sorar: 5 Haziran 1960 tarihli Yeni Sabah gazetesi “Bombalama olayı tertip midir?. bombalama da bir tertiptir ve tertipçisi bizzat Menderestir. odur ki.”[31] Cumhuriyet gazetesi. Bayar evvelden olayların planlandığını biliyordu. insanların ölümü ve Elenlerin ev. Tam bir İttihatçı zihniyetin kristalize olmuş örneğidir[30].ettirmesidir. Yassıada’da daki şahitler bu konuda bilgi vermiştir. hatta planlayanlar arasında olması çok muhtemeldir. fakat şahitlerin yalan söylediğini farzedelim. Tabii yağmacıların merkezinin Ankara olduğunu bilen ve sonradan kahraman Oktay Engin’e işveren devletin yarı resmi gazetesi Cumhuriyet. bu konuda ikna olmak için Tünel’de bir Elen dükkânından Bayar’ın daha evvel görüp beğendiği değerli ikonaların 6 Eylül gecesi nasıl kaybolduğu hakkında Dosdoğru’nun kitabının uygun bölümlerini okumak yeterlidir. Olay bir iç fetihtir. dükkan. Bayar’ın bu olaylardan haberdar olmadığını da eklemiştir. Fakat Bayar mamafih bu hadiselerin çıkışı iyi oldu. iyi olmuş. Arkadaşlar aynı fikirde demiş. Köprülü. Beyrut’ta bulunan kızıl bir teşkilattır. tamamıyla bir hayal ürünü olan bir yazı ile 9 Eylül 1955 sayısında beş sütundan şu haberi vermiştir: Yağmacıların ve tahrikçilerin merkezi. 1960 Yassıada duruşmalarında savcı Şemsi Kuseyri. Köprülü: Evet komutanım.

Yani kabahat Elenlerin kendilerindedir. uydurma haber verenleri. 9 Eylül 1955 sayısında.. İstanbul Ekspres. fuarda aynı olaylar esnasında Yunan bayrağı yakılmıştır ama herhalde bu kitlenin bir tabii hakkı idi. O devirde İngilterede yer alan Kıbrıs müzakereleri ve Kıbrıs’ta olan olaylar ile ilgili abartılı. İzmir’de. Ragıp Zarakolu ise Nazi Almanyası’nda Yahudi ev ve iş yerlerinin saldırmaya uğradığı Kristal Gece’ye benzetir. İstanbul Ekspres 7 Eylül sayısında daha tahkikat yapılmadan bile Mesul Yunan makamları. o devrin gazetelerinin yobaz. başka devirlerde bile bir İstanbullu Elenin Türk bayrağını İstanbul’da alenen yakması tamamıyla olanak dışıdır.30 sıralarında bu saygısız şahıs eline geçirdiği bir Türk bayrağını yırtmak istemiştir. Durumu gören halk derhal koşarak bayrağı elinden almış ve kendisini tekme ve yumruk ile dövmeye başlamıştır. Varlık Vergisi faciasından yaklaşık 12 yıl sonra bu olaylar İstanbul Elen toplumunun artık Türkiye’de barınamayacağını belli etmişti. 6-7 Eylül 1955 olaylarını 50 yıl geçmesine rağmen henüz unutamadılar. Ulus ise aynı gün Yunanlılar Atatürk’ün evine bomba attılar başlığı atmıştı[r]. milliyetçi. Şimdi ölü insana nasıl suikast yapılabilir diye mantıklı bir soru geliyor insanın aklına ama ne mantığı. küstahlık değildi.”[32] “İstanbul Elenlerinin Septemvriana dedikleri.6 Eylül gecesini Elenler. tahrikçiliğin elebaşları Türkiye’yi dostsuz bırakma gayesini güttüler diye başlık atmıştı. Bu sırada beyin üstü düşen küstah ölmüştür. tahrikçileri başlığını içermiştir. Yalan üstüne yalan haber yayınlayan İstanbul Ekspres 14 Eylül’de Vatandaş İhbar et: Komünistleri. Çünkü bunu yapacak kişi kendisinin ne beklediğini bilirdi. Başbakanı Menderes ve Zorlu üçlüsünün bilgi ve onayı ile bu olaylar gerçekleşmiştir. Saat 15. Fransa’da Protestanların katledildiği gece ile ilişki kurarak. Gazete burada kafadan attığı bir hikâye ile öldürülen zavallı bir insan için özür dileyeceğine birde küstah demiştir.gizlemek istemiştir. Uydurma haber veren tahrikçi İstanbul Ekspres gazetesini de kim kime ihbar edecektir? “Kısacası o günün basınının bu olaylarda mesuliyeti büyüktür… Milliyet gazetesi 8 Eylül tarihinde şu yazıyı içermişti: Dün küstah bir Rum Yeni cami önünde linç edilmiştir. ajancı ve kinci ideolojisinin çıplaklığı vardır yalnızca. Tabii küstahlık gazeteye aittir.”[33] . Bu ortamı yaratan devrin Cumhurbaşkanı Celal Bayar.. katı bir milliyetçi ve bazı durumlarda tamamıyla uydurma haberlerle. Kızıl Maske düştü. Saint Bartholomeus Gecesi olarak ta anarlar. İstanbul Ekspres gazetesi ise 7 Eylül sayısında çok saçma bir yazı ile Ata’mıza yapılan suikast nefretle karşılandı ilân etmiştir. Bırakınız 6-7 Eylül tarihlerini. İstanbul’un Elenleri için 6 Eylül 1955 günü bir cehenneme dönüşmesine rağmen Vatan gazetesi 7 Eylül İstanbul’da bazı tahrip ve yağmalar oldu diye yazmaya hiç utanmamıştır. gazeteler Türk halkını galeyana getirmeye çabalamış ve İstanbul Elenleri için tehlikeli bir ortam yaratılmıştır. burada mantık falan yok. faşist.

Ben o arkadaşımızı tezyif etmek için söylemiyorum. fanatik. “6-7 Eylül olayları. planlı. ne de nasırına Kıbrıs olayları nedeniyle basılan halkın kendiliğinden reaksiyonudur. talan edildi. “Hadiselerin başlangıç itibariyle bir tertip olduğu ortadadır. 6/7 Eylül 1955 olayları. Nitekim o tarihte Atatürk’ün evine bomba koymak suretiyle bu heyecanı yaratan insan bugün Nevşehir Valisidir. Bir sermayeyi.”[34] Tanık olduğu 6-7 Eylül olaylarını Gül Sancısı adlı romanında işleyen ANAP Milletvekili Yılmaz Karakoyunlu. Olaylarda “Sanık” olarak yargılanmış olan Hulusi Dosdoğru’ya göre.Olayları hatırlayanların. Sizden zorla vergi almaya kalktım. Tertibin oluğunun en güzel örneğidir… Hadise. programlı tertip ve kışkırtmaları ve illegal uzantılarıyla kopartılmış bir toplu yıkım ve kırım kasırgasıdır. asıl amacın Osmanlı’dan beri iktisadi hayatı elinde bulunduran azınlık sermayesinin Türk kesimine transferi olduğu görüşündedir. Burada öyle değil. unutması olanaksızdır. Evinizi sattım. Olaylara şahit olan eski ANAP milletvekili Yılmaz Karakoyunlu “İzlediklerim arasında hâlâ etkisini üzerinden atamadığım olay ünlü Gegustasyon Lokantasındaki Rum garsonların dövülmesiydi” demiştir. O bir görevdi. baştan sona sistemli. adı Demokrat “Demirkırat”. bir varlığı yok etmektir. Yani fiziki olarak sermaye tahrip edildi. Her şey payimal edildi. sorumsuz bir yönetimin İstanbul-İzmir metropollerinin her köşesindeki Rum azınlığa karşı. ne bir komünist kışkırtması. ben ucuza aldım. yerine getirildi. sadece bir sermaye transferi anlamı da taşımaz. Mal benim aktifime geçti. Örneğin Varlık Vergisi’nde öyle değildir. perişan edildi. Aktüel dergisinin yaptığı bir röportaja verdiği yanıtlarda. toy. gerek Elen gerek Türk olsun. Bugün devletin tertibinden sorumlu bir makamın sorumlusudur! Bu da az buz bir iş değildir. Ama kabul etmek zorundayız ki o hadiseden sonra Anadolu’dan İstanbul’a . Bir mürettip.

İstanbul’un fethinin 500. olaylarda hükümetin rolü olduğu belirtilmiştir. Kıbrıs sorunu ve ‘bomba olayına’ karşı infiali harekete geçirmek üzere aktif çalışan insanlardan biridir. [1] “…[B]asında Londra'dan Fatin Rüştü Zorlu'nun Başbakan Menderes'e çektiği bir telgrafa dayanılarak. ön planda görülüyordu. çok gecikmişti. Türkiye’de okul kitaplarında ve genellikle Atatürk ile ilgili kitaplarda hiç açıklanmayan bir gerçek Mustafa Kemal’in doğduğu ev diye bilinen yerin Elen hükümeti tarafından satın alınmış ve Türk halkına hediye edilmiş olmasıdır. Yıldönümünde İstanbul’da bir tek Rum bırakmama kararlılığını başka fırsatlara bırakacaklardır. Güvenlik güçleri olaylara büyük ölçüde seyirci kalmıştı. Ama gösterilerin ilk bölümünde yapılan konuşmalar ve atılan sloganlar. Mahkûmiyet kararlarının nedenleri arasına girdi. ticaret hayatının da sahibi olmuştur. 6-7 Eylül Olayları: Türkiye'nin Kristal Gecesi. Bu Olay Unutulmamalı. Artık Gayrimüslimler için Türkiye’de yatırım risklidir.” Öymen Altan. Gerçi bunu genel sözlerle ifade etmişti. palazlanmış esnaf. bugün Türk iktisadi hayatında önemli isimler olmuşlardır. telgrafında Türkiye'nin Kıbrıs'a sahip çıkma konusundaki kararlılığının belirginleşmesine ihtiyaç duyulduğunu yazıyordu.org [3] Cemiyet Başkanı Hikmet Bil ile yönetiminde yer alan CHP İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Orhan Birgit. yardımın yetişmesi de. Bu olaylar sonucunda devletin istediği göç başlar ve birkaç ay içinde büyük işyerlerinin önemli kısmını Müslümanlar devralır. Valiliğin askeri birliklerden yardım talebi de. Ayrıca şunlar da vardı: Olaylarda aktif olanların arasında zamanın iktidar partisinin (Demokrat Parti'nin) örgüt mensupları. sekiz- dokuz yaşında geldiği evdir. Yıllarca hiçbir şey bulunmaz olur bulunanlar da artık rekabet olmadığı için pahalı.gelmiş.[38] Son sözü Reşat Nuri Güntekin’e bırakalım Büyükada iskelesinde karşılaştığı Helen kökenli vatandaşımıza: Siz maddi zarar gördünüz. Zorlu. Aynı kişinin 1974 Kıbrıs işgali sırasında hükümet sözcüsü olması belki bir rastlantıdır ama dramatik bir bağlantıyı gösterir Recep Maraşlı.greece.” 6-7 Eylül olayları: 50 yıl sonra. bizimse insanlığımız zarar gördü.”[35] Mete Tunçay’ın “ileride utanç ve pişmanlıkla anacağımızdan hiç kuşkum olmayan 6- 7 Eylül’cü (1955) tutumuz”[36] sözleri 6-7 Eylülü olaylarının tek cümle özetidir. o ihtiyacın karşılanması gibiydi. Dr Raço Donef www. Yassıada mahkemelerinde bütün bunlar dava konusu oldu. Homojenleştirmede[37] bir merhale daha atlanmıştır. Radikal/07/09/2006 [2] “Burada bir parantez açayım. . Mustafa Kemal’in doğduğu ev diye bilinen yer diyorum çünkü Yalçın Küçük’e göre muhtemelen bu Mustafa Kemal’in doğduğu ev değildir. 6-7 Eylül hadisesinde tahrip edilen kadronun yerini dolduranlar. kalitesiz ve estetikten uzaktır.

1956 tarihinde tahliye olan Engin Türkiye’ye kaçarak Yunan tabiiyetinde olmasına rağmen Bakanlar Kurulu kararı ile vatandaşlığa alınmış kendisine pek çok olanak sağlanarak korunmuştur. Radikal/07/09/2006 [8] Konsoloslukla M. MAH’a verdiği hizmetleri. www.www. 6- 7 Eylül olayları: 50 yıl sonra. Demek ki gazete Selânikte bomba patlamadan yazılmış ve basılmıştır.org .greece. Konsolosluk yetkilileri dokunulmazlıkları olduğu için yargılanamazken.gelawej. 6-7 Eylül olayları: 50 yıl sonra. “25 seneyi bulan gazetecilik hayatıma açık veya gizli hiçbir faaliyette geri durmadığımı herkesten evvel servisin bildiği kanaatindeyim” sözleriyle ifade eder.Vatan Gazetesi. www. [12] Maraşlı Recep.gelawej. [11] Mehmet Ali Sebük. 19.6.greece.org [7] Öymen Altan. O günlerde 20-30 binin üstünde basmayan bir gazete yalnız önceden hazırlanarak bu kadar gazete basabilirdi.org [6] Ekspres gazetesi 6 Eylül günü 2.Kemal’in doğduğu ev Selanik’te yanyanadır [9] Olayının Türk devletinin tertiplediği bir kışkırtma olduğu Yunan makamlarınca o günlerde ortaya çıkarılmıştır. Dr Raço Donef.org [5] MİT ajanı da olan Mithat Perin 1962’de Kayseri Cezaevindeyken devrin MAH başkanı Fuat Doğu’ya bir mektup yazar. Dr Raço Donef www. gıyaplarında Yunan Mahkemelerince iki-üç yıllık cezalar almışlardı. yaptığı işe kahramanlık olarak sahiplenen bombacı Oktay Engin MİT’te önemli görevlere getirilir. Dr Raço Donef.com [4] 6-7 Eylül olayları: 50 yıl sonra. Dr Raço Donef www. baskı 290 bin nüsha bastırmıştı kamuoyunu “bilgilendirmek” için. Bu Olay Unutulmamalı.org [14] 6-7 Eylül olayları: 50 yıl sonra. Olayla ilgili olarak Selanik Hukuk Fakültesi’nde burslu öğrenci olarak okuyan ve bir Türk ajanı olan Oktay Engin ve Selanik Başkonsolosluğu Kavası Hasan Uçar yakalanmıştır. Engin ve Uçar. 6-7 Eylül Olayları: Türkiye'nin Kristal Gecesi.15. Uçar ve Engin süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildiler.10. Daha sonra Emniyet Genel Müdürlüğü Planlama Daire Başkanlığı görevini yürütecektir. Dr Raço Donef.greece.com [13] 6-7 Eylül olayları: 50 yıl sonra.1960 Aktaran Recep Maraşlı www.greece. Mektubunda.gelawej. www. [10] Bomba provokasyonunun sadece hükümetin işi olmayıp devlete ait olduğunun maddi kanıtlarından biri de. devlet kademelerinde hızla ilerleyerek 1992’de Nevşehir Valiliğine kadar gelmiştir.greece.com. 6/7 Eylül Hadiselerin Ait Kararnamenin Tahlili. www.

galewej. içtima. [22] 6-7 Eylül olayları: 50 yıl sonra.24. X.1. s.9.24-27 Akt R.tr [27] Bağış Osmanlı Ticaretinde Gayrimüslimler Turhan K. inikat. doksansekiz Bone de Jouissance. Maraşlı www.gelewej. 1998 s108 [28] Bağış Osmanlı… s 109 [29] Bağış Osmanlı… s 111 [30] İttihat ve Terakki bu el koyma işine daha 1909 yılında sürgüne gönderdiği Sultan Abdülhamid’in mal varlığına el koymakla başlamıştır Sabık sultanın el konulan servetini sultanı Muhafaza etmek için görevlendirilen İttihat ve Terakki görevlisi Ali Fethi (Okyar) şöyle listelendirmektedir: “Osmanlı Bankasındaki nakit mevcudu yüzüçbin yediyüz küsür Osmanlı altını idi. ‘Türk Gladio'su İçin Bazı İpuçları’. 12 Eylül 1955 (Aleksandros Haçopulos’un Sıkıyönetim Oylaması görüşmelerindeki konuşması.2005 [16] Zarakolu Ragıp Bir Yerde Bir Gül Ağlar Emine Erdem Belge Y.6/7 Eylül… Radikal 6.9.com [25] www. İttihat ve Terakki döneminde de azınlık mebuslarının malları talan edilmiştir. Devre. S. Recep Maraşlı www.com [21] Aynı İnönü Başbakan olarak. 1964 yılında çıkan Kıbrıs Bunalımında! Rumların her şeylerine el koyarak kitlesel olarak sınır dışı edecektir. 2000 s 80[17] Zarakolu R. Azınlıklar ‘yerli’ yabancılar.com [26] Oran Baskın.) Akt. 1. Bir Yerde… s 76 [18] Zarakolu R. Krediliyone’de elliikibindörtyüzotuzbir Osmanlı altını vardı” (Okyar Fethi. www.karsi. üç bin Selanik Limanı hisse senedi. bilinmez! 40 yıl önce.greece. Dr Raço Donef. 9-15 Haziran 1991. Bu kez aracı kullanılmayacaktır. Doyçebank’ta ondört çanta içinde onaltı bindötryüzdoksanüç Anadolu Şimendifer tahvili.org [23] Güven D. Üç Devirde Bir Adam Tercüman 1980 s 68) . Bir Yerde… s 77-78 [19] Azınlık mebusların kaderi midir.2005 [24] Fatih Güllapoğlu’nun Emekli Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu ile görüşmesi. www. 80. sene.milliyet.com. Azınlık mebusları o zamanda meclis kürsüsünde nelere maruz kaldıklarını nafile yere anlatmışlardır [20] TBMM Zabıt Ceridesi. Tempo Dergisi.[15] Güven Dilek 6-7 Eylül Olayları Radikal 6. Nakit ve tahvilin yanında sabık Sultanın ve ailesinin .

greece.mücevherlerine de el konulmuştur ki iki milyon altın olarak değer konulan mücevherler Paris ve Londra’da satılarak paraya çevrilmiş satılan mücevherlerden konulan değerden çok daha fazla para temin edildiğini F. Arnavut. www.greece. [35] Yılmaz Karakoyunlu ile Röportaj.2005 s207 [37] 1944 yılı içinde Cumhuriyet Halk Partisinin azınlıklardan ve gelir dağılımından sorumlu 9. Resmi Tarih Tartışmaları-2 Özgür üniversite Y. Bürosu tarafından hazırlanan "Azınlıklar Raporu" aslında Cumhuriyetin de onları eşit ve özgür yurttaş gibi görmediğini ortaya çıkardı. “En Ünlü Güreşçimiz Bile Yağmadaydı”. İstanbul. Türkleşmelerinden umut kesilen gayrimüslimler için şunlar öneriliyordu:Rumlar. Dr Raço Donef www. Eleştirel Tarih Yazıları Liberte Y. [38] Çetinoğlu Sait Sermayenin “Türk”leştirilmesi. Aktüel Dergisi.greece.org [32] 6-7 Eylül olayları: 50 yıl sonra. Age s 71) [31] 6-7 Eylül olayları: 50 yıl sonra. Boşnak vd. Büro raporunda. Dr Raço Donef.. İstanbul'un fethinin 500 Yılına kadar (1953) İstanbul'un Rumsuzlaştırılması.61. Okyar ifade etmektedir.org [34] Recep Maraşlı age. s 147-148 . 3-9 Eylül 1992.. S.org [33] 6-7 Eylül olayları: 50 yıl sonra. Müslüman halkların hemen asimile edilmeleri gerektiği vurgulanırken. ( Okyar F. s. Dr Raço Donef www.27 aktaran Recep Maraşlı [36] Tunçay Mete. gayri Türk diye tanımlanan Çerkez.