You are on page 1of 202

Trkler, Trkiye ve slm

Yaklam, Yntem ve Yorum Denemeleri

CumcA
AHMET YAAR OCAK T rk le r, T rk iy e v e Islm

AH M ET YAAR O C A K lisa n s e itim in i sta n b u l n iv ersitesi T arih B l m n d e ta m am ladktan so n ra H a ce tte p e n iv ersitesi Tarih B l m n d e m a ster ve Strasbourg niversitesi T rk o lo ji B l m n d e de d o k to ra y ap t. H alen H accttep e niversitesi Tarih B o l m n d e retim y esi o lan O c ak , zellikle h e tc ro d o k s Islm 'a dair al m alar ile ta n n y o r. O c ak m 1980d e n b u y an a y a y m lan an ese rle rin in arasn d a Babaile r Uyan, B ektai M enakibnamelerinde Isldm n c e s i in a n Molieri, slam T rk inanlarnda Hzr yahut H z r Ilyas Klt, Osmcmij imparatorluunda M ajinal Suflife; Katenderiler, K lt r Kayna olarak Evliye M enakipnameleri, T rk Folklorunda Kesihba, Trk Sufiliine Baklar (iletiim Y aynlan, 1996), Osm al Toplumunda Zn dklar ve M llidJer (T arih Vakf, 1998) ve Alev ve Bekta nanlarnn fslm ncesi Temelleri (letiim Y aynlan, 20 0 0 ) d e b u lu n u y o r.

ile tiim Y aynlan 5 49 A ra trm a in c e le m e D izisi 88 ISBN 9 7 5 -4 7 0 -7 3 2 -4 1999 letiim Y aynclk A. . 1. BASKI 1999, sta n b u l (1 0 0 0 ad et) 2. BASKI 1999, sta n b u l (5 0 0 a d e t) 3. BASKI 20 0 0 , sta n b u l (5 0 0 a d et) 4. BASKI 20 0 1 , sta n b u l (5 0 0 a d et) 5. BASKI 2 0 0 2 , sta n b u l (5 0 0 a d et) 6. BASKI 2 0 0 3 , sta n b u l (5 0 0 a d et) DIZl KAPAK TASARIMI m it K van KAPAK Suat Aysu KAPAK RESM O sm a n H a m d i Bey, K u ra n T ilv eti , ta rih siz KAPAK FLM 4 N o k taG rafik UYGULAMA H s n A bbas DZELT Sait K zlrm ak DZN M. C e m a le itin Y lm az MONTAJ ahin E yilm ez BASKI ve CLT Sena O fset

letiim Yaynlan
K lodfarer C ad. letiim H an No. 7 C aaloglu 3 4 1 2 2 sta n b u l Tel: 2 12.516 22 6 0 -6 1 -6 2 Fax: 2 1 2 .5 1 6 12 58 e-m ail: iletisim @ iletisim .com .ir w eb: w w w .iletisim .co m .tr

AHMET YAAR OCAK

Trkler, Trkiye ve slm

NDEKLER

Sunu.......................................-..................................................... 7 Tarih Boyunca Trkler ve Dinler (Problematik bir yaklam )........................................................ 13 Tarihsel Sre inde Trklerin Islm Yorumu (Tarih Boyunca Trkler ve Islm Problemine Genel Bir Bak Denemesi).........................................................23 II. Abdlhamit Dnemi slamclnn Tarih Arka Plan: Klasik Dnem Osmanl Isim'na Genel Bir Bak Denemesi..........................................................71 Gnmz T rkiyesizd e slm Dncenin Bir Tahlil Denemesi ve Tarih Perspektifi.................................. 91 Cumhuriyet Dnemi Trkiyesi'nde Devlet ve Islm............ 103 Deien Dnyada Islm'n Bat'ya Dnk Yz: Gnmz Trkiye Mslmanlna Genel Bir Bak............ 119 Trkiye'de Siyasi ve Toplumsal Uzlama Problemi ve deolojik atmann Merkezindeki Islm........................131

"Trk Mslmanl" Tartmalar, Resm ideoloji, Alevilik, Sosyolojik ve Tarihsel Gerek...............................147 Islm, Tasavvuf ve Tarikatlar: Sosyal Tarih Perspektifinden Bir Bak...............................157 Kreselleme Karsnda Islm yahut Islm' Bugne ve Gelecee Tamak................................. 175
D izin ......................................................................................................................... 19 1

Sunu

T an z im a tta n ve z ellik le c u m h u riy e tin ila n n d a n b u g n le re k a d a r T rk iy e n in siyasi, h u k u k i, to p lu m sa l ve k lt re l a la n la rn d a sl m n ro l m eselesi, h e p ateli tartm alarn , h a tta a tm a la rn k o n u s u o lag e lm i ve o lm a y a dev am e t m ek ted ir. U z u n b ir tarih sel s re ie risin d e T rk to p lu m larn n o u n lu u n u n ve b u a rad a T rk iy e to p lu m u n u n to p lu m sal ve k lt re l h a y atn d a e n tem el ro lle rd en b irin i o y n a m o lm as b a k m n d a n slm n y e rin in tartlm a z o ld u u na p h e yok tu r. B u n u sylem i o lm a k b ir inanc deil, ta rihsel ve so syolojik b ir gerei dile getirm ek tir. T rk iy e ta rih in d e B atllam a -veya elit k e sim le rin diliyle a d a la m a - h a re k e tle riy le b e rab e r, sl m n d e v le t ve y n etici elit k e sim in d e b ir p ro b le m h a lin e gelm eye balad b ilin m ey en bir ey deildir. N itek im b u g n de ou k im s e n in k a fa sn d a y in e p ro b le m o lm ay a d ev am e tm e k te d ir. Bir to p lu m u n , b ir m illetin ve lk e n in bin yldan fazla za m an d r tem el b ir gerei olan slm ned en b ir p roblem h a line gelm itir? T rk iy e de b u g n devlet ve siyaset evreleri bata olm ak zere, aydnlar, m edyas, niversiteleri ile, ls-

lm sz konusu olduunda neden tartm alar atelenm ekte, karlkl ithamlar ileri srlm ektedir? te bu mhim bir sorudur ve cevab da ok kolay deil dir. Bu cevab bugne kadar her kesim kendi asndan ver meye almtr, ama grld gibi tartm alarn salkl bir zemine oturm ay baarabildii h en z sylenem ez. Bu sorunun cevabnn anahtar bizce, T rkiyen in Batllama srecinin analizinde gizlidir. Bu m eselenin hem Batllama clar, hem de Batllamaya kar olanlar, yani Islmclar ilgilendiren iki yan vardr ve bu yanlar taraflarn ideolojik yaplaryla ilgilidir. Ne yazk ki Trkiye tarihiliinde Bat llama srecinin ideolojik boyutu zerinde ok fazla d u rulmam, bu srecin siyasal, felsef, sosyolojik ve psikolo jik analizleri henz tam olarak yaplam am , daha ziyade Batllama politikas ve hareketleri ele alnm , bu da ge nellikle Batllamac perspektiften aklanmaya allm tr. Batllamaya kar olanlar da Batllam a m eselesine dnyann, slm dnyasnn ve Trkiyenin siyasal ve top lumsal gereklerini gz nne alan geni bir adan deil, sadece ve sadece slm inan asndan yaklamlar, bu se beple de tepkisel analizler ortaya koym aktan teye gidem e milerdir. Ama ortada olan bir ey de vardr: Genel tu tu m lar itibariyle Tanzimattan beri Batllamaclar -her zaman aka sylenmese de- slm hep geriliin, ilkelliin so rumlusu olarak grmler ve T rkiyeyi adalatrm ak iin onu siyasal, hukuki, toplumsal ve hatt kltrel alann dnda tutmann gerekliliine inanmlardr, Kar olanlar ise buna iddetle kar koymulardr. te atma da bura dan kopmutur ve taraflarn bu tutum lar devam ettii iin bu atma zaman zaman alevlenerek srp gitmekledir. Trkiyede cumhuriyetin bandan beri sz konusu at ma aa yukar her alana yansm, siyaset tarihinde partile rin iki kart blok halinde olumalarna yol am, mesela

b izz at K em alist id e o lo jin in p a rtisi o lan C H P n in karsna bir z am an la r D Pyi, b ir z am an la r APyi, d ah a so n ra ise slm b ir sylem i p o litik a sn n b t n y le tem eli y a p an M N Pyi, MSPyi ve a rk asn d a n RPyi, o n u n p e in d en de FP gibi p a rti leri karm tr. E itim hay atn d a da ayn ikili yaplanm aya sebebiyet verm i, laik eitim yap an devlet liselerinin yanna, b ir sre so n ra h a lk ta n gelen y o u n talep ler karsnda, hem laik h e m de slm eitim in b ir arada verildii lm am -H atip O k u llar k o n u lm a k z o ru n d a kalnm tr. N eden siyasal are nada MNP, MSP, RP ve FP gibi bir p a rtin in ortaya ktn kim sen in sorm ad gibi, n ed en balangta m eslek okullar olarak alan bu oku llarn m eslek okullar olm aktan kt s o r u s u n u d a k im se so rm a m tr; o n u n y e rin e , b u n la rn c u m h u riy et ve devrim ler iin, laiklik iin tehlike o lu tu rd u u varsaym yla, bu sorular, laikliin elden gitm esi, devrim lerd en d n v e rm e k , eriat, irticai h o rtla tm a k gibi, ucuz ve basiti kom plo teorileriyle cevaplandrlagelm itir. O ysa, T rkiyed e eer ad geen p arti gibi slm sylem e dayal bir p a rti kyor ve nem li b ir rey tabann arkasna alabiliyorsa, veya lm am -H atip O kullar belirtilen deiim e u ruyorsa, b u n u n ok m h im bir sosyolojik o lg u n u n , yani ynetici elitin kam usal alanm dm a kard slm n, bu alanlar tek rar d o ld u rm a k zere halk tarafndan tek rar dev reye so k u lm a k isten m e sin in so n u c u o lu p olm ad n d n m e k gerekirdi. Devlet yetm i be yldr bu problem e bir t rl sosyolojik, bilim sel adan bakam am akta, b u proble m e bilim sel olarak yaklam as gereken akadem ik evreler dahi polisiye ve ideolojik adan yaklam akta srarn s r drm ektedir. Sonuta, halk kesim lerinin slm taleplerine -iste r sam im i o larak , iste r d in istism a r e k lin d e o lsu n olum lu yaklaan partiler, zam an zam an askeri m dahalele re m aruz braklarak siyasi hayatn dna karlm , lm am Hatip O kullar da tasfiye edilm itir.

te btn bu g rntler T rkiyede slm n hl bir problem olmaya devam ettiini gstermekte ve bu yzden eitli ortamlarda sk sk irtica perspektifli slm tartm ala r yaplmaktadr. Bugn Trkiyede yaayan herkes, bu tar tmalarn uzun zamandr bilimsel yaklamlarn ndan ok ideolojik atmalarn kard toz bulutlan altnda ya pldn rahatlkla grebilir. Sonuta halkn kafas kar makta ve ona ak bir ufuk sunulamamaktadr.
* "k *

Bu kk ciltte, daha nce Trk Su/iliine Baklar (letiim 1996) adyla yaymlanm yazlarn bir anlamda devam ni teliinde tam on adet yaz yer almaktadr. Bu yazlar, daha nce yaymlanmam iki makale ile, eitli yerlerde yaym lanm dier makaleler ve bildiri m etinlerinden olum akta dr. Bu defakilerin ortak konusu, yukarda aklamaya al tmz ereve dahilinde Trkiye ve slmdr. Bu yazlarda, balangcndan gnmze kadar T rk tarihinde slm n grnleni biimleri zerinde durulm akla, Osmanl ve zellikle cumhuriyet dneminde slmn konum u, devle tin, elit kesimlerin slma baklar ele alnmakta, son bir ka yazda da mnhasran son yllarda medyada ve kamu oyunda hararetli bir ekilde srdrlp gtrlen tslm tartmalar zerinde baz dnceler, bak alan, yorum lar ve eletiriler dile getirilmektedir. Bunlarn ciddiyetle tar tlmasnda yarar gryoruz. Sz konusu makaleler buraya alnrken, gerek biim, s lup, gerekse muhteva asndan yeniden bir gzden geir me ilemine tabi tutulmulardr. Dolaysyla ilk yaymlan dklar biimlerinden biraz farkllatklarn syleyebiliriz. Ama bu farkllama, ileri srdkleri fikirler ve grlerin deitii anlamna olmayp, daha ok bir slup dzeltilmesi olarak anlalmaldr.

O kunduu zam an grlecei gibi, bu makalelerin zel likle vurgulam ak istedikleri ortak nokta udur: Yllardan beri o kadar tartlm asna ramen, bir trl bilimsel bir platforma oturtulam ad iin, cum huriyetin ilanndan u kadar yl sonra bile, slm tartmalar hl ideolojik deform asyondan kurtarlam am tr. Bu sebeple bu tartm alar Trkiyeye ok zaman kaybettirmi ve eitli toplumsal ke simler arasnda giderek kapanmak yerine, giderek alan bir mesafe yaratarak, ksaca toplum sal uzlamay zorlatrc bir aamaya gelmitir. Bu itibarla bugn btn kesimlere den, artk bu gerei grmek, inan boyutunu kiilerin kendine brakmakla beraber, slmn Trkiyenin siyasal, toplumsal ve kltrel yapsndaki yerinin, her trl ideolo jik bulak ve nyargdan kurtarlarak inanan inanmayan herkese doru tehis edilip doru bilinm esini ve kabul edilmesini salamaya almaktr. Bu saland takdirde bu lkede uzun zamandr srp giden devlet ve toplum, elit tabaka ve halk arasndaki srtm e noktalarndan biri kal kacak, Trkiyenin ban artan nemli bir problemin zmne doru ciddi bir adm atlm olacaktr.
A h m et
yaar

Oc a k

Tarih Boyunca Trkler ve Dinler (Problem atik bir yaklam )*

1. Giri
n sa n lk tarih iy le e zam an l o lan d in d u y g u s u n u n , to p lu m larn h a y a tn d a o k n e m li b ir yer igal etti i ve k lt r n y a r a tlm a s n d a ro l o y n a y a n fa k t r le r in b a n d a g e ld i i, D u rk h e im so s y o lo jisin in XIX. y z y ld a ileri s r d ve o z am a n d a n b eri o u n lu k la k a b u l g ren b ir vakadr. Ayn yzy ld a n l A lm an d n r K arl M arxin, e k o n o m in in to p lu m lard a altyapy tekil ed en tem el fa k t r o lu p , din ba ta o lm a k zere styapy o lu tu ra n b t n k u ra m la rn o n u n ta ra fn d a n b e lirle n d i in e d a ir n l te o risin e k a rlk , XX. yzyln b alarnda bir baka A lm an d n r M ax W eber, d in in , to p lu m sal yap n n , k lt r n ve zellikle e k o n o m in in belirleyicisi o lab ileceini g ste rd i.' B ugn, bu b y k fikir
(*) Bu yaz. A ta t rk K ltr, Dil vc T arih Y ksek K u ru m u T rk T arih K u ru m u 'n ca A n k arad a , 5-9 Eyll 1994 tarih le rin d e d z e n le n e n T rk D n ya n Tarih A ra trm alan Kongrcsinc su n u la n b ild irin in yen id en d z e n le n m i eklidir. 1 Bk. M ax W eber, Die Protestantische E thnik und der G eist des Kapitalizm us, 1972 (T rk e evirisi: Protestan Ahlk vc Kapitalizm in Ruhu, ev: Zeynep A ruoba. H il Yay., stanbul 1985).

adamtannn dnce rn olan her iki teorinin de aslnda ayn gerein birer yann ifade ettiklerini syleyebiliriz. Gnmzn ilerlemi tarih aratrm alar, toplum sal ve ekonomik yapnn dinleri yaratmadn, ama kitlelerin dini inan ve telakkilerini geni lde ynlendirebileceini gsterdii gibi, dini inan ve telakkilerin de kitlelerin top lumsal, ekonomik ve kltrel hayatlarm ok derinden et kileyebileceini gstermitir. Biz burada ite byle bir pers pektiften Trk tarihi iinde Trk toplum larnn sosyal ve kltrel yaplarnda dinlerin ve zellikle slmiyetin yeri meselesini tarihsel-sosyolojik bir bak asyla gndem e getirmek istiyoruz.

2. Konunun mahiyeti
Trklerin Orta Asya corafyasnda var olduklar zamanlar dan beri, yaadklar eitli blgelerde ok deiik dinlere inandklarn, hatt zaman ve mekn iinde birtakm fak trlerin etkisiyle sk sk din deitirdiklerini, bu deiiklik lerin onlarn toplumsal ve kltrel hayatlarnda ok nemli izler braktn biliyoruz. Bu izler, bazen yle etkili ve g l olmaktayd ki, yeni kabul edilen bir din dahi bunlar siememekte, en azndan kendi kalplar iinde yaamasna msaade etmek zorunda kalmaktayd. Bu ok ak tarihi ve sosyolojik vaka, Islmdan nceki dinlere geite de, s lma geite de aynen byle cereyan etmitir. te bu temel vakann, eitli dinlerin Trkler arasnda ne gibi biimler ald konusunun anlalmasnda mutlaka gz nnde bu lundurulmas gerekir. Trk tarihinin nasl bir sistematik dahilinde ele alnp in celenmesi ve kavranmas szkonusu olduu zaman, bu tari hin sosyal ve kltrel boyutunun, bunun iinde de muhtelif dinlerin ve mnhasran aktel deeri itibariyle slmiyetin

ok ciddi bir nem arzettii herhalde hibir aklam aya ih tiya brakm ayacak k adar ortadadr. Bu erevede ele alnd zam an, Trkler ve dinler k o n u su n u n n m ze koyduu pek ok problem le kar karya b u lu n d u u m u z u grrz. Bu problem lerin, bize gre balca ana boyutu vardr: A- Tarih boyutu, yani T rk le r a ra sn d a m ev c u t olm u olan eitli dinlerin o n lar arasna nasl girdii, yayld ve sonraki yzyllarda ald biim ve grnm ler, B- Kltrel etki boyutu , yani bu eitli dinlerin onlar ka bul eden m uhtelif T rk toplu lu k larn n sosyal, ekonom ik ve kltrel yaplar, hayatlar zerinde tarihsel sre iinde brakt izler ve bu yaplarda m eydana getirdii deiimler. C- Aktel boyutu, yani bu dinlerin ve etkilerinin kendile rine m ensup T rk toplum larm da halihazrdaki durum lar, geirdikleri deiim ler vs. A- Tarih b o y utunun ihtiva ettii problem ler ana gru p ta toplanabilir: 1) E eski ve orijinal din meselesi grubu: T rklerin tarihe m alm olan en eski dinleri hangisi veya hangileridir? Ken dilerine has orijinal bir dinleri olm u m udur? O ldu ise bu hangisidir? T rklerin orijinal dinleri, yakn zam anlara ka dar sanld gibi am anizm m idir? Yoksa yine yakn za m anlarda iddia edildii gibi tek Tanrl bir din (G k Tanr dini?), yahut baka inanlar var m dr? 2) Trkler arasnda yaylan dinler meselesi grubu: eitli T rk zm releri arasna dardan giren dinler hangileridir? Baka bir deyile, bu zm relerin deiik m ekn ve zam an larda sonradan kabul ettikleri dinler hangileridir? Bunlarn T rk zm releri iinde yayl ve benim seni yollar, derece leri nelerdir? Trkler arasnda hangi biimleri almlar, ne gibi deiimlere uramlardr? 3) Trkler ve slmiyet meselesi grubu: Gerek yaklak bin yllk bir gemi, gerekse gnm z itibariyle hem Trkiye

hem de T rkiye d T rk to p lu m la rn n e n n e m li m esele lerinden olm as b a k m n d an bizce e n fazla z e rin d e d u r u l mas ve tartlm as icap e d en p ro b le m le r g ru b u , b u g ru p tur. T rkler slm iyetle hangi a rtla rd a ve nasl k a rla m lardr? O n u tanm a im k n la r n a sl g e r e k le m i, sl m i yete gei sreci nasl balam ve n e gibi g r n m le r a l tnda cereyan etm itir? slm iyet h a n g i v astalar k u lla n a ra k yaylabilmi ve h e p sin d en nem lisi, eitli T rk z m re le ri nin sosyo-ekonom ik ve k lt re l o rta m la rn d a n e gibi biim ve yaplar k a za n m tr? T a rih se l s re i in d e o lu a n b ir Trk Mslmanl v akasndan b a h se d ileb ilir m i? E dilebi lirse bu T rk M slm anlnn g enel k a ra k te ristik le ri n e lerdir? Bu T rk M slm anl b ir h a lk d in i o lara k vasflandrlabilir mi? slm n T rk le r a rasn d a ald biim ler n e lerdir? Bu biim ler tarihsel sre iin d e nasl, han g i a rtla r da ve hangi faktrlerin etkisiyle o lu m u tu r? Bu problem e ^ nasl yaklalmahdr? B- Kltrel etkiler boyutuyla ilgili p ro b lem leri ise u k a tegorilere ayrabiliriz: 1) D inlerin ve zellikle slm iyetin, g e m iten b u g n e T rk devlet, hkim iyet ve siyaset anlayndaki etkileri, 2) Toplumsal ve h ukuki yapya etkileri, 3) Ekonom ik hayattaki etkileri, 4) Bilim ve dnce hayatna etkileri, 5) Dil ve edebiyata olan etkileri, 6) San'at anlayna ve faaliyetlerine etkileri, 7) Folklor alanna etkileri. C- Aktel boyutla ilgili olarak ise, bilhassa T rk le r ve Islmiyet meselesinin aktel deer arzeden ok nem li prob lemlerine dikkat ekm ek lazmdr, ki b u n larn banda, -tabi ki dier Islm lkelerindeki gelim elerle balantl olarak ele alnmas gereken- eitli sf tarikatlar ve slm cereyan lar, bunlara bal olarak zm relem eler ve cem aatlem eler ff- CL.1l4 C rtA r\ _

JL L

m eselesi gelir. B ugn iin b y k b ir n e m arzeden bu m ese le, gerek T rk iy e d, gerekse T rkiye T rk le ri iin gelecek te de hi p h e siz karm za kacak olan b ir m eseledir.

3. Durumun tespiti
te zikredilen b u tarih, k lt re l etki ve aktel boyutlaryla ilgili, belirtilen g ru p ve kategorilerde topladm z b u p ro b lem lerin h em e n hem en hibirisi, F u ad K p r l ^ a ri , g n m ze k a d a r T rk iy e d eki tarih y azcl n n h i b ir zam an ana m eguliyet alan larn d an biri olm am tr. Bu byle o ld u u gibi, Bat tarihilii de bug n e k ad ar bu n larla pek ciddi b ir biim de ve do ru d an doruya m egul olm u saylam az. N itek im Bat d ille rin d e T rk le rin d in le ri k o n u su n a tahsis edilm i m onografilerin, yalnzca birtakm m akalelerden iba ret ve olduka az sayda olm as, kitap olarak -am anizm ve B udizm e tahsis edilm i birka tanesi istisna edilirse- bugne kadar yalnzca b ir iki eserden ibaret b u lu n d u u grlr.2 Bu m esele zerinde eski Sovyetlerde yaplan yaynlar ise yine g en ellikle m o n o g rafik alm alard an ib aret o lu p bilindii zere belli bir ideolojik yaklam sergilem ektedirler. T rk tarihilerinin ou, zellikle g n m z aratrclar bunlar eletirecek d u ru m d a o lm adklar gibi, b u n lard a n ou za m an istifade edecek d u ru m d a da deillerdir.3 Bizzat T rki
2 Msl. bk. U no Harva, Les Reprsentations Reiigieuscs dcs Pcuples AUaqucs, Paris 1955 (Bu eserin Alnanca orijinali H elsinkide 1932de baslm tr); Jean-Pal R oux, La Religion dcs Turcs et des M ongols , Payot, Paris 1984, (Trkcsi: Trk crin ve Moollarn Eski Din, bibliyografya ilavesiyle ev: Aykut Kazancgil, a ret Yay., stanbul 1994). 3 lahiyat fakltelerindeki baz yeni denem eler istisna edilirse, Dinler Tarihi ala nnda bugne kadar pek bir varlk gsterem em i Trkiye tarihiliinin, Trklcr arasndaki dinlerin tarihi alanna artk ok ciddi bir biim de girm esi kanlmaz hale gelmitir. M evcut yetersizliin, O rta Asya tarihi k o n usundaki yetersizlikle sk balants olduu ortadadr. Trkiye tarihilii, Osm anl tarihi alannda o r taya koyduu olduka ileri seviyeyi, dnya tarihi yle d u rsu n , Trk tarihinin

cum huriyetlerinde b u alan d a ne gibi alm alarn yapld n, bunlarn bilim sel kalite ve cid diyetini ise p e k fazla b ilm i yoruz. Bu da T rk tarihilii iin apayr b ir m eseledir. T rk dnyas tarih a ratrm a lar er ev e sin d e T rk d in ler tarihi szkonusu o ld u u n d a, gereki b ir gzle T rk iy e T rk tarihiliinin bu ad an ne d u ru m d a b u lu n d u u n a k sa bir gz atm ak, yararl o lm a k tan te z o ru n lu d u r. B urada sorulm as icap eden tem el so ru u olabilir: T rk iy e T rk ta rihilii b u g n k yaps ve kapasitesi itibariyle, g erek n ite lik, gerekse nicelik b a k m n d a n y u k a rd a s ra la n a n p ro b lemleri yeterince zebilecek d u ru m d a m dr? zlerek belirtelim ki, bu so ru n u n cevab bize gre pek m spet olm ayacaktr. n k T rk iy e T rk tarih ili i, bu alanda uzmanlam , iyi yetim i bilim adam ve aratrm ac kadrosundan halen b y k apta y o k su n b u lu n d u u n d a n , bunun tabi sonucu olarak gerekli m esaiyi retebilecek tec rbe ve sz konusu problem leri y eterince tahlil edebilecek donanm ve birikim den h alen yo k su n d u r. G ereki olm ak icap ederse, bugn T rkiye niversitelerinde tarih bl m le ri bu alandan tam amiyle uzak b ir d u ru m d a old u k larn d an , dinler tarihilii yalnzca ilahiyat fakltelerince y r t lm e k tedir. Buralarda ise, sosyal tarih perspektifi ile ilikilendirilmi bir Trk dinler tarihi anlayyla yaplm aratrm alarn says imdilik parmakla saylacak kadar azdr ve tabii ki ye tersizdir. Buralardaki aratrm aclar esas itibariyle genel d in ler tarihi ile uramaktadrlar. T rkiyat en stitleri ise, Fuad Kprlnn yerletirmeye alt, asl izlenm esi gereken yolu oktan brakm olup, yalnzca folklor, dil ve edebiyat aratrma kurum lan veya sadece aktel problem lere ynelik uluslararas ilikiler enstitleri gibi alm aktadrlar. Bu ksa ve kaba tespit gsteriyor ki, T rk akadem ik evrelerinde,
dier alanlarnda da gdsctemtmitir. Kald ki, Osnanl tarih in in altyaps dcmck olan Seluklu tarihilii bile bugn neredeyse ortadan kalkm gibidir.

T rk le r ve d in le r k o n u su gibi o k ciddi ve n em li bir m ese leyi d n y a sta n d artlarn a u ygun bir kalitede aratrabilecek ve yksek bilim sel nitelikli eserler ortaya koyabilecek hibir altyap ve k u ru m la m a yoktur. T rk iy en in en k k l -teorik olarak n iversite d, am a b t n m ensuplar niversitelerde alan- tarih a ratrm a k u ru m u olan T rk T arih K u ru m u b n y esin d e de byle bir b irim h e n z yo k tu r; l z u m u n a ina nldn gsteren bir belirti de ortalarda grlm em ektedir.

4. Teklifler
Bizim ilk teklifim iz, T rk tarih in d e d in le r vakasn nasl bir yaklam la ele alm ak gereklii k o n u su n d a olacaktr. K ana atim izce T rk d in ler tarihi, b u gne k a d ar T rk iy ede yapld gibi, o din leri kabul ed ip yaatan sosyal tabanla ilgili analizlere yer verm eden, ksaca sosyal yapdan soyutlanm bir biim de, yalnzca inanlar ve rit eller tem elinde deil, kesinlikle sosyal yap tem elinde, o n u n la sk skya balan tl olarak ele alnm aldr. Bu, hem T rk lerin slm ncesi dinleri, hem de slm iin sz k o n u su olm aldr. Aksi halde T rk toplum larnn sosyal yaplar ile balants k u ru lam a yan bir din ler tarih in in fazla ie yaram ayaca ve T rk toplu m larn n tarihsel sre iindeki geliim ve deiim lerini aklam aya yardm c olam ayaca m uhakkaktr. Dolaysyla T rkiyede din ler tarihi aratrm aclarnn bu perspektifi da ima en yakn yardm clar olarak grm eleri kanlm azdr. ikinci olarak, T rkiyedeki ideolojik kam plam alar sebe biyle T rk dinler tarihi k o n u su n d a bugne kadar retilm i ve m aalesef eitli kesim lerde, halta bilim evrelerinde dahi yerlem i yanl tezlerin bir an nce tashihi yoluna gidilm e lidir. B unlar nelerdir? Bu tezlerin birincisi, T rklerin en eski ve orijinal dinle riyle ilgilidir. Bir defa, T rklerin en eski ve orijinal dinlcri19

nin amanizm olduu k o n u su n d a k i eski tez ile, b u n a tepki olarak doan, T rklerin slm kabul etm ed en nce de tek Tanrl dine m ensup bulu n d u k lar eklindeki tezin, yeniden gzden geirilerek ok ciddi eletirilerinin yaplm as bizce kanlmazdr. nk bu tezler bilim sel gereklere uy m ad gibi, gerek kam uoyunda, gerekse eitim evrelerinde h l gerek tabanna oturm am bir yaklam n ve yanl fikir lerin, speklasyonlarn retilm esine yol aan b ir bak a snn yerlemesine sebep olm utur. N itek im b u n lar o rta dan kaldrabilmek de epeyce zor olm aktadr. O halde T rk lerin en eski dinlerinin ne olduu m eselesini tatm in k r bir ekilde ilmi sonuca balam ak gerekm ektedir. kinci yanl tez ise, T rklerin slm kabul ile ilgili, h a len resmiyette olan tezdir. Buna gre T rkler, kalabalk k it leler halinde, topyekn ve ksa bir zam an iinde, p roblem siz olarak bu dini benimsemilerdir. nk zaten daha n ce de tek Tanrya inanm aktaydlar. slm n yksek esasla rm hemen kavramlar, bu sebeple de b y k apta Snni anlay tercih etmilerdir. Snnilik d cereyanlar ise so n radan blm ek amacyla T rk le r arasn a so k u lm u sapk inanlardr. Bugn bilimsel aratrm alar bu tezleri ciddi bir biimde sarsacak verileri nm ze koyabilm ektedir. Oysa modern Trk tarih aratrclna bakld zam an, T rkle rin slma geii gibi, hem Trk, hem de dnya tarihinin ok nemli bu dnm noktasnn, birka denem enin d n da hibir kapsaml ve ciddi aratrm aya k o n u olm am as, ok artc grnyor. Bu, pratikte de T rkiyede gerek entelektel, gerekse popler evrelerde slm hakknda ne kadar zayf ve yetersiz bir bilgilenmenin b u lunduunu ak seik olarak ortaya koyuyor. Trkiyede slm a kar evre ler kadar Mslman evrelerin de -snrl kesim ler haribu konuda birbirlerinden fazla farkl olmadklar grlyor. Bu demektir ki, Trk tarihilii, sonulan gnm ze ula

an ve ok eitli ynlerden ele alnm as gereken bu fevka lade m him m eseleyi hl sath bilgilerle geitirm ektedir. Sz k o n u su yanl tezlerin m h im bir ksm da, ite tam bu noktada, slm dnem T rk tarihinde T rk ler arasnda ki S nnilik d cereyanlarla alkaldr. N itekim daha yakn zam anlara kadar gerek T rk tarih aratrm aclnda, gerek se eitim inde kesinlikle bahsi edilm em esi gereken, st ka patlm as tercih o lunan bu konu, 1990'lara doru arlkl olarak belli sebeplerle T rkiyen in g n d em in e girdiinde, ok eitli ve tam am iyle bilim d tepkiler ortaya kondu. Ortaya kan m anzara, -S nnilik d evreler de dahil- en b ynden en kne b t n siyaset evreleri bata ol m ak zere, T rk iy e de to p lu m u n b t n k e sim le rin in bu konuda inanlm az bir biim de salkl b ir bilgi tem elinden neredeyse b tnyle yoksun b u lu n d u u n u gsteriyordu. te uraya kadar genel hatlaryla dile getirm eye alt m z m eseleler -u n uttuklarm z dahil-, ne kadar ciddi ve ok boyutlu problem lerle kar karya bulunu ld u u n u , bunla rn akla kavuturulm as iin ok yorucu ve ciddi bir m e sai sarfedilmesi lazm geldiini bir lde de olsa gstere bilm ektedir. O halde atlm as gereken ilk adm , bu eksikli in telafisi ynnde olm ak durum undadr. ok zor bir for m asyon isteyen bu alana, Trkiye T rk tarihilii en ksa zam anda ok ciddi bir biim de eilm ek zorundadr. Ayrca, T rk sosyal ve kltrel yapsyla alkal pek ok mesele, bu disiplinin yeterince gelimi seviyeye ulamasyla ancak aydmlanabilecektir. Bu szm zle, iyi bir dinler tarihi bilgisi ne sahip olm adan T rk sosyal tarihinin de yeterince anla lm ayacam ve aydnlatlam ayacam sylem ek istiyoruz. Bu seviye ise Batda yaplm aratrm alar araclyla deil, onlardan da yararlanarak, ama asl dorudan doruya birin ci elden kaynaklardan yola karak yerinde yaplan gzlem lerle takviye etm ek suretiyle Trk din tarihini inceleyip or-

laya koyabilecek bilim a d am larn n y etitirilm esi ile tu ttu rulabilir. Fikrim izce bu m esain in h e m e n balatlm as gere kir. in bu noktasnda, T rkiye ve T rk i c u m h u riy e tle ri ola rak niversitelerin tarih b l m le rin e ve T rk iy e o la ra k T rk Tarih K urum una ok b y k so ru m lu lu k d m ek ted ir. Bizce T rk Tarih K urum u bu m esainin politikasn, p ro g ram n ve sistematiini tespit k o n u su n a ynelerek gerekli organizasyo na gitmelidir. Buna paralel o larak da, T rk i c u m h u riy e tle rindeki uzm an bilim adam lar ile, ilgili a k ad e m ik k u ru lu larla nasl bir ibirliine gidilebileceinin yollarn aram al dr. Bizim ahsi teklifimiz, T rk Tarih K u ru m u n u n , kendi bnyesinde m nhasran bu m esele ile u raacak b ir m erkez oluturmasdr. Bu bir ilk adm olacaktr. Bu m erk e zin nasl olaca, organizasyonu, alm a biim i vs. tam am en ayr bir konudur ve burada szkonusu edilm eyecektir. Biz byle bir teklifin pek ok itiraz ile karlaacan biliyoruz. B unlarn tartlmas gerekliine de inanyoruz.

Tarihsel Sre inde Trklerin slm Yorumu (Tarih Boyunca Trkler ve slm Problemine Genel Bir Bak Denemesi)

1. Gir i
B ugn T rk i c u m h u riy etlerd e yetm i yllk M arksizm tec r b esin d en sonra yeniden yaplanm a s re cin in toplum sal, k lt re l ve id e o lo jik itici g c k o n u m u n d a , T rk iy e de, K em alist resm id eolojinin karsnda b ir ksm siyaset ve aydn evrelerinde aka telaffuz ed ilm ekten ekinilen bir rahatszlk kayna olan slm , im p a rato rlu k ta n milli dev lete geen T rkiyenin belki en tem eldeki problem i haline gelm i b ulunm aktadr. N e T rki cum hu riy etlerd ek i T rk le rin, ne de T rkiye T rklerinin -en azndan ou n lu k itiba riyle- M slm an kim liklerini terketm eleri pek sz konusu olm adna gre, bu iki b lokun b u g n n d e ve geleceinde slm n yeri ne o lacaktr? so ru su , problem in ekirdeini tekil ediyor. ite bu konum da, gerek M slm an kim liiyle -cninde so n u n d a yle veya b yle- A vrupa T o p lu lu u na g irm ey e nam zet T rkiye T rkleri, gerekse kom nist rejim den kur tulduktan sonra slm gem ileriyle b t n balarm yeni

den hatrlayan ve b u n lar c a n la n d rm a k istey en O rta As yadaki T rk to p lu lu k la r i in sl m , k im lik b e lirle y ic i nemli bir faktr olarak b y k b ir n e m kazanyor. Hal byle olunca, tarihsel sre ierisinde slm n T rk le r a ra sndaki yeri, ald biim, yahut baka b ir deyile, T rk lerin slm yorumu, yalnz bilim sel olarak deil, p ratik te de ok nemli bir konu niteliine brnyor. n k bu gem ii iyi anlamak, herhalde daha u z u n zam an slm la b erab er yaayacak olan T rklerin b u g n leri ve gelecekleri k o n u sundaki d n c e le rin de b ir l d e sa lam b ir z e m in e oturmas bakm ndan ok nem li b ir h areket noktas olu turmaya namzet grnyor. O halde, T rk lerin slm nasl b e n im se d ik le ri, ta rih iinde nasl anladklar ve yorum ladklar, devlet ve siyaset, toplum ve kltr, zihniyet tem elinde hayata nasl geirdik leri, ondan ne gibi zellikler aldklar, ona ne gibi zellikler kazandrdklar, T rk sosyal hayatnda slm n b ir inan, ahlk ve kltr sistemi, bir toplum nizam , b ir dnya g r olarak nasl bir yer igal ettii ve gelecekteki kon u m u meselesi, ok nemli ve o derecede hassas b ir problem ola rak karmza kyor.

2. Aktel durum: Trkiye sosyal bilimcilii ve "slm problemi"


Dorusunu sylemek gerekirse, genelde cum huriyet d n e mi Trk bilim ve dncesi, zelde T rk tarihilii, bu problemi genellikle, im paratorluktan m ill devlete geite ideolojik deiimin yaratt sa rsn tn n b u lak larn d an arnm cidd bir yaklamla pek ele alp incelem edii gibi, bu incelemeyi gerekletirecek bilim sel altyapy da pek baarl bir biimde oluturamad. 1949'da kurulan Ankara niversitesi lahiyat Fakltesi bata olm ak zere, 1983

so n ra sn n ilahiyat faklteleri, n iv ersitelerin felsefe, tarih, sosyoloji ve antro p o lo ji blm leri, T rk le r ve slm k o n u s u n u y llarca b ilim se l a ra trm a p ro g ra m la rn n d n d a tuttular. B yk ounluuyla M slm an kim liini hl ta m akta ve tayacak o lan T rk iy ede, bu ilgisizliin yol a t bilgisizliin siyasi hayatta olduu kadar, bilim sel ve en telektel hayatta da b y k bo lu k lar ve so n u ta gerginlik ler yarattn sylem ek, hem en h e r g n g r n en rnekleri y e te rin c e m ey d a n d a o ld u u iin , fa zlad a n olacak tr. Bu b o lu k ve g e rg in lik le rin to p lu m sa l b a r z am an zam an tehlikeye sokacak ciddi boyutlara ulatn, siyasi evrele ri, aydnlar, h att neredeyse h alk iki kam pa ayrdn, hem y a k la k 1950lerd e n beri sk p e riy o d ik a ra lk la rla gndem e gelm ekte olup, Islm zerine siyaset evrelerinde ve m edyada cereyan eden, objektif bilim sel tem elden yok su n yzeysel tartm alarda, yaplan ideolojik nyargl ya ynlarda, hem de yakn tarihte yaanan olaylarda grm ek olaan hale geldi. T rkiyede slm, slm a kar w y a n d a aydnlar arasnda ideolojik ve tepkisel platform da tartl m akta, genellikle eri hukukla ilgili birka scak noktada younlatrlan ve slm n din, kiisel ve toplum sal ahlk, k lt r ve nihayet tarih olarak b t n n grm eyi engelle yen bu n o k tala rn glgesinde s rd r le n tartm alar, bu saylan konularda her iki kesim de de byk bir bilgisizlii ve nyargy belgelem ektedir. Burada iki boyutlu bir bilgisizlik sz konusudur: Birinci boyutu, yukarda belirttiimiz noktalardaki bilgisizlik olu turm akladr. kinci boyulu ise, halkn din ve kltrel yap snn, eilim lerinin, davran biim lerinin ve bunlarn arka sndaki din zihniyetin ne devlet ve siyaset, ne de aydn ke sim ince tannp bilinm em esiyle ilgilidir. Bizim ahs gz lem lerim iz, T rkiyede m evcut kat laisizm anlaynn, devletin, siyasilerin ve aydnlarn nyarg ve ideolojik arl-

lanmalarn tesine geerek Islm konusunda bilimsel k ri terler erevesinde bir bilgilenm eye ynelm elerini nem li lde engelledii eklindedir.1

3. Trkler 'in slm'a girii


T rklerin yaklak m ild 90 0 Ierden itibaren peyderpey M slm an olm aya baladklar genel olarak kabul edilir. Trk tarihinde byk bir dnm noktas tekil eden bu ola yn, bugne kadar genel erevelerin ve siyasi tarih snrla rnn dna klarak deiik ynleriyle hl m ikro d z e y c e incelenmemi olmas, bu konuyla ilgili m evcut pek ok problem in derinliklerine inilm eden, yalnzca m akro planda birtakm genel kabuller ve speklatif aklamalarla yetinilmesi, dorusu Trk sosyal bilim ciliinin ve zellikle Trk tarihiliinin hl dolduram ad en gze arpan bo luklarndan birisidir.2 Bu sebeple T rklerin slm kabul,
1 Bu, alu izilceck o k n e m li b ir h u su stu r. Bu k o n u d a Prof. erif M ard in 'in u m h im tespiti bizi destekliyor: hi phe y o k ki za m a n m zn nem li bir m evzudur, fa k a t T rkiye'deki olum suz la ik lik d$/tfml1, din aratrm alarm nemli lde fakirlet'ndi; zira bu y o lla d in aratrm alar, p sikolojik ihtiya, kl trel nem, allagelmi davran b iim len, sosyal deerler ve ksm en de olsa k u rumsal ortam eklin d eki ken d in e has g erekli erevelerin d n a itilm ile rd ir " {Trkiye'de Din ve Siyaset, M akaleler 3 , sta n b u l 1 9 91, letiim Yay., ss. 81 -8 2 ). N itekim so n yllarda T rk iy e'd ek i b u rad ik al laisizm a n la y n n o ld u k a cid d boyutlarda ilgine tartm alara k o n u o ld u u n u g rm e k te y iz . Bu ta n m ala r yanstan yazlardan bazlar, cid d i b ir e n te lek t e l dergi ta ra fn d a n iki defa dosya halinde yaym lanm tr: Bk. "Islm , Siyaset ve L aik lik T a rtm a sn d a E ski C e vaplara Yeni Sorular", Trfciye Gnlm: say :1 3 . K 1990; L aisizm den Laiklige... Resini deolojinin S o n u ,Trlye G nl: say: 2 9 . T em m uz-A ustos 1994. Eer s z n ettiim iz b u bilg isizlik g id e rilm e z se , n iv e rsite le r b u k o n u d a yeterli bilgilenm eyi o lu tu ru p b u n u h a lk a ve siy asilere y a n stam a z la rsa , T rk i yede slm scak b ir p roblem o lm a k o n u m u n u d a h a d a s rd re c ek tir. 2 T rklerin slm'a girii yalnz T rk ta rih in i veya Isln ta rih in i d e il, so n u la r itibariyle d n y a tarih in i de ok y a k n d a n ilg ilen d iren n e m li b ir ha d ise olm as na ram en, genel nitelikteki birka yayn istisn a ed ilirse (m sl. bk. H akk D u r sun Yldz, slmiyet ve Trkler, stan b u l 1976. . E debiyat Fak. Yay.; Z ekcriya K itap. Orta Asya'da slmiyet'in Yayl ve T rkler, K onya 1994, 3. bs. Bunlar

iyi b ilin iy o r san lm asn a ra m en , asln d a iyi ve d o ru bilin m eyen, b iro k yan hl k a ra n lk b ir k o n u d u r. u k a d a rm syleyebiliriz ki, m evcut bilim sel v eriler e r e v e sin d e b ile, T r k le r in sl m a g e i in in , n e m illiyeti m uh afazak r tarih tezin in , n e d e k art tezlerin ileri s rd gibi olm ad; yani, T rk le rin M sl m an o lm ad an nce de slm a o k yakn d in in an lara sa h ip o ld u k lar, bu se beple o n a hi y abanclk ek m ed en ve d ire n m e d e n kolayca u y u m sa lad k lar, veya b y k b ask lar ve k atliam lar so n u c u ve zorla slm a so k u ld u k la r ek lin d ek i tezlerin y z de yz gerei y anstm ad, aksine b u s recin , o k karm a k siys, s o s y o -e k o n o m ik ve k lt re l b irta k m a rtla rn g d m cereyan ettii ortaya k m ak tad r.3 O h alde T rkled a n baka p o p le r nitelik li iki y a y n d an d ah a bahsedilebilir. B unlarn ilki, Tur g u t A k p n ar'm , Tr/j Tarihinde slm iyet (sta n b u l 1993, letiim Yay.) isim li, o ld u k a tarafsz b ir y aklam sergileyen kitabdr. Dieri M arksist ideoloji pers p e k tifin d e n m eseleye yaklaan E rdoan A ydn'n Trklerin M slm anlastm lm asnn Resm O lm ayan Tarihi gibi iddial b ir a k balk tayan N asl M s/tman O l duk? (A nkara 1994, 2. bs. Baak Yay.) a d l eseridir. A n cak bu eserlerin h e r ikisi de b irin d i kay n ak lara deil ik in ci, n c eld e n a ratrm alara d ayanan al m alard r), k o n u n u n eitli y n le rin i detayl o larak ele alan m onografk dzey d e bilim sel alm alar h em en hi y o k tu r. T rk le rin M slm anl kabul edii k o n u su , T rk ta rih in in u veya b u d n e m in i iine alan birtakm alm alarda b u g n e k ad ar genellikle o k ksa p asajlar veya be sayfalk b l m le r halin de an ca k y er alabilm itir. Bu d u ru m , T rk iy e tarihiliinde g erek ten ilgin b ir tu tu m o lu p , yukarda s z n ettiim iz bilgisizliin g stergelerinden biridir. T rk iy ede u z u n zam an dan beri bu k ad ar ta n lan b ir m esele h a k k n d a bilim sel lite ra t r n b u dcrecc fakir o lu u , alt izilecek b ir vehnm et belgesidir. 3 Bir kere bu t r yaklam larda mesele hep nakro planda ele alnm akta, yani s lmn T rk ler ansna girii ok genel erevede tartlm akta, bu konudaki tarilsel sreci iyi anlam am za yardm c olacak ok nem li meseleler, bunlarla ilgi li detaylar ihm al edilm ektedir. Bir de zellikle, Trkler dendii zam an. O na As yad a belli b ir m eknda toplanm , tek para ve hom o jen b ir toplum , bunlarn su ndu u hom ojen bir k lt r ve inan evresi varsaylm akladr. Oysa bu t r bir alglama, nc coraf ne de tarihsel olguya uyar. G erekte O rta Asya gibi alabildi ine geni b ir coraf m ekn ierisinde b ir T rk loplum u deil, ok eitli T rk topluluklar ve farkl k lt r evreleri vardr. B unlarn evre halklarla srekli bir em ik ve kltrel alverileri o ld u u n u , ok ksa zam an ierisinde sk aralklarla yeni birlikler o lu tu ru p daldklarn, sk sk m ekn deitirdiklerini unm na-

rin M slm anl kabul e d iin in , b u ik i k a rt id e o lo jik te zin ileri srd tarz d a b a sit b ir s re i in d e v u k u b u lm a dn kabul ederek b u ta rih sel b o y u t m e se le sin e y e n id e n ve ciddiyetle eilinm esi gerek iy o r.4 B ununla beraber, K a ra h a n lla rla b irlik te ilk M s l m a n T rk devletini tarih sa h n esin e k a ra n T rk le rin b y k b ir ounluu iin slm n g id erek h k im b ir d in h a lin e g eld i ini, sonraki eitli T rk d ev letlerin d e d e resm d in o ld u unu, kabul edilm esi g ereken ta rih sel b ir vka e k lin d e d e erlendirm ek yanl deildir. K a rah a n h la rn X. y zyl b a larnda Sm noullar araclyla slm a gei s re c i,5 O rta Asya T rklerin in so n rak i b t n ta rih le rin i e tk iley en b y k bir hadise olduu gibi, baz b ak m la rd a n O sm a n h D e v le ti nin k k n d e b u ld u u m u z B y k S e l u k lu la r n M sl m ak ve o n a gre h ip o te z le r g e litirm e k d a h a g e r e k i o la c a k tr (Biz d c b u r a d a bu yaznn d a r sn rla n seb eb iy le h e r n e k a d a r g e n e l o la r a k T rfd e r k e lim e sin i kullanm olsak da o k u y u c u b u n u a k la d m z e r e v e i in d e a lg la m a ld r). 4 Aslnda h e r iki tezi ileri s re n le r d c g e n e llik le y a d o r u d a n k o n u y la ilg ili k a y naklara d a y anm yorlar veya k a y n a k la rn s u n d u u v e rile ri se e re k k u lla n y o r lar. O ysa gerek lb n F ad lan ve E b D le f g ib i X. y z y ld a e itli T r k b o y la n inde y olcu lu k yapm M sl m a n A rap g e z g in le rin in , g e re k se a n o n im (H u d dul-lcm), lb n H u rd a d b ih (E-M csdlfc v el-M e m lh ), l b n R u s ta (E l-A 'fdbu'n, Nc/se), tb n u 1-Fakh e l-H em ed n t (K itdbu'I-B uIddn), Id rs . M c rv c z i (E b v d h J i s Sfn vct-Trfe) vs. gibi, X.-XIU. y zy l A rap v e F a rs c o ra fy a c la rn n ve ta r ih i lerinin -zam an zam an m u la k ve y e te rsiz d c o lsa - v e rd ik le ri b ilg ile r, k e s in lik le h e r iki tezi de b t n y le d e ste k ley e c e k n ite lik le d e illerd ir. B u b ilg ile r b ir b l n olarak deerlendirild i in d e, sz k o n u s u b u iki te z in d e d o ru y a n la rn b ir letirerek geree old u k a y a k n b ir ta rih se l b o y u t n e tm e k m m k n d r . Bu d urum da m eselenin hi d e b u ko lay c te z le rin ile ri s rd k a d a r b a s il v e tek cepheli olm ad ortaya kacakr. 5 Bu k o n u iin insi. b k . W. B a rth o ld , H istoirc d e s Turcs d'A sie C c tra lc , P a ris 1945, A dricn-M aisonneuve, ss. 56-6 3 ; a y n y azar, M ool stil sn a K a d a r T r kistan, cv. H. D. Yldz, A nkara 1990, TTK . Yay, 2. b s., ss. 2 7 3 -2 8 8 ; F e m a n d Grcnard, Satuk Bura H an m en k b esi ve ta rih " , ev. O . T u ra n , S e lu k lu lar ve slmiyet, Istanbul 1971, ss. 147-187; ay rca b k . O m c lia n P rits a k , K arah an llar", fA. ; C. E. B osw onh, T he p o litical a n d d y n a stic h is to r y o f ih e Ira n ia n world", The C am bridge His to r y o f Iran 5; Tlic Saljuq an d M ongol P erio d s, C a m b ridge 1968, ss. 5-7; ayn yazar, llc k -k h an s", E 12. ; a y n c a b k . E m e l E sin , fsfdmiycticn nccki Tuife Kltr Tdrllii ve Isldm a G irij, Ista n b u l 1 9 7 8 , ss. 16 3 -1 8 3 .

m a n l k a b u l e d i le ri d e ,6 B at T r k le r in in ta r ih in i o d e r e c e e tk ile y e n v e g n m z e k a d a r g e le n iz g iy i y a r a ta n e n n e m li b a la n g n o k ta s n o lu tu r d u . B u g n k b ilg ile r im iz le s l m n O r ta A sy a T r k t o p l u l u k la r a r a s n a g iri v e y a y l s r e c in i d e ta y la ry la o rta y a k o y a b ilm e k h e n z z o r g ib i g r n y o r. B u k o n u d a y a ln z c a Ib n F a d la n v e E b D le f g ib i, s l m n T r k le r a ra s n d a y a y lm a y a b a la d d n e m e a d a X. y z y ln M s l m a n A ra p s e y y a h la r n n v e rd i i b ilg ile re d a y a n m a k p e k d e y e te r li o lm a y a b ilir.7 B u n la r X.-XII1. y z y l A ra p ve F a rs c o ra f y a c la r v e ta r ih ile r in in ,8 h a tt b e lk i in k a y n a k la r n n v e r d ik le ri b ilg ile rle d e s te k le m e k g e re k iy o r. B u k a y n a k la rn ifa d e le ri, M s l m a n la m a n m z e llik le d e g e b e k e s im d e o l d u k a y z e y s e l b ir se y ir ta k ip e tti in i g ste riy o r. B u n o k ta d a , Isl m n T r k le r a r a s n d a n a sl b ir z e m in d e y a y ld n , b u z e m in in siy a sa l, s o s y o - e k o n o m ik ve d in - k lt r e l y a p s n b ile b ilm e n in , Isl m n b u ra la rd a n a s l a n la lp y o r u m la n d , n e gib i b i im le r a ld k o n u s u n u a n la m a k b a k m n d a n b y k n e m i v a rd r. n k sl m n c e si d n e m in b u so sy al ta b a n , b y k l d e sl m n b u ta b a n d a a ld b i i m i d e ta y in e d e n e n e tk ili ta rih s e l fa k t rd r. A ada g r le c e i gib i, e e r sl m O rta A sy ad a k i T rk to p lu lu k la r a ra sn a tasav v u f b ir n ite lik le g irip n e m li l 6 B u n u n iin m sl. bk. B os\vorth, The p olitical a n d d y n a stlc ..., s. 15; O sm a n Tu ra n , S e lu k lu lar 7ri!ti vc T rM sId m M edeniyeti , A n k a ra 1 9 6 5 , TKAE. Yay, ss. 3 5 -3 6 ; b ra h im K afesolu, S e l u k lu la r" , IA. 7 Bk. O nuncu A srda T rkistan'da B ir Islm S eyya h : Ibn F a zla n Seya h a tn a m esi, haz. R am a za n ccn, sta n b u l 1975. B u e s e rin b irin c i k sm , Ib n F a d la n 'n sey a h a tn a m e sin in (ss. 1 9 -6 0 ), ik in c i v c n c k sm la r ise, E b D lc P in ftisd/esin in (ss. 8 0 -9 2 ) vc M crvezn in e se rin in T r k le r le ilgili k sm n n (ss. 9 5 -1 0 8 ) e v irisin i ih tiv a eder. 8 Y ukarda 3 n o lu d ip n o tta z ik re d ile n bu e serlerin f k l e r e d a ir v e rd ik le ri h a b e r ler, y in e R am azan $ c e n tara fn d a n T rk e 'y e e v rile re k b ir k ita p h a lin d e ya y m la n m tr: Islm C ora fy a cla rn a Gre T r k le r vc T r k lkeleri, A n k a ra 1985, TK A E., Yay.

i denilen, k u ru z h d (a setizm )e n e m v e rm e y en am a cezbeci (ekstatik) tasav v u f m e k te b in d e n y e tie n Ira n l ve T rk s fle rin bu k o n u d a b y k ro lle ri b u l u n d u u n u , F u a d K p r l n n b u g n h l k la s ik n ite li in i k o r u y a n T rk Edebiyatnda lk M utasavvflar isim li n l e se rin d e n b u y a na o ld u k a iyi b iliy o r u z .'3 K a r a h a n lla r n s l m k a b u l edilerin in m en k a b e v h ik y e si o la ra k k a b u l e d ile b ile c e k m ehur Tezkire-i S a tu k B ura H an , tam a m iy le tasav v u f b ir m otifi yanstr. D ah a n c e te e k k l e tm e k le b e ra b e r, XI. yzylda yazya geirildii g e n ellik le k a b u l e d ile n b u b y k m enkabe, Satuk Bura H a n n, s fle rin m rid i k a b u l e d i len H zrn delletiyle slm a g ird i in i a n la tr.'4 A ltn o rd u sahasnda Islm n yayl s re c i ise, s o n y lla rd a o ld u k a iyi incelenm i o lu p , b u ra d a d a y in e sl m n m is tik k a ra k te rin in ok etkili o ld u u g r lm e k te d ir.5 Dem ek ki slmn T rk le r a rasn d a yayl, d o ru d a n d o ruya A raplar vastasyla o lm a k ta n ok, b y k l d e Iran llar kanalyla ve m istik b ir y o ru m la v u k u b u lm u tu . T ab ii ki Araplarn da bu k o n u d a gayretleri ve faaliyetleri b u lu n u y o r du. Fakat onlarnki d ah a ziyade siyasi ve ask e ri a la n d a cere yan eden bir resm slm latrm a politikas n ite li in d e y d i.16
13 B k.K prl, Iffe M utasavv/Jar, a y n y erd e. 14 Dou T rkistan Trkesiyle yazlm b u m h im a n o n im e s e r z e rin d e v a k tiy le Robert Barkley Shaw dil a sn d a n b ir in ce le m e y a y m la m tr |b k . A Sjictch o f Turfei Languagc as Spohen in Eastern T rkistan (K a sh g h a r a n d Y arkcnd), La h o r 1875]. Aynca Tezkircd e n se ilm i b az p a r a la r tp k b a sm o la ra k k ita b n arkasna eklenm itir. Tarih a sn d a n ise b ir te k F e r n a n d G r e n a rd n m ak a le si hari (bk. y u kard a not 5 ), b ild i im iz k a d a ry la h e n z b u a d a n c id d i b ir a lm a yaplm deildir, F u ad K p r l b u e s e rin XI. y z y l s o n la r n d a yazya geirildiini tah m in e d iy o r (b k . Trk Edebiyat Tarihi , s. 1 6 4.). 15 Bk. Devin De Weese, fciamfcotum and N ative Religion in tle G o ld en M orde: 0 aba Thlcs and Cotwcrsion lo Ulam in Historical and Epic Tradition, T h e P e n n sy lv a n ia State Univ. Presse 1994. Y azann a y n c a b u k o n u e tra fn d a m a k a le le ri d e vardr. 16 Emevi vc A bbasi d e v rin d e u y g u la n a n b u p o litik a h a k k n d a b irin c i e l k a y n a k lara dayal geni bilgi u ra la rd a b u lu n a b ilir: B a rth o ld . T rfeistan, ss. 1 9 5 -2 1 9 ; K prl, T rh i/r Tarihi, ss. 6 7 -7 7 ; K itap , Trfeler, ss. 1 6 8 -1 7 1 , 1 9 9 -2 0 2 .

4. Trklerin slm yorum u (veya yorum lar)


T rk le rin M sl m an l a geii ile ilgili -ve belki an ca k asl detayl b ir a ratrn a iin sn rl seviyede b ir p e rsp e k tif o lu tu ra b ile c e k n ite lik te k i- b u o k g enel p a n o ra m ik b ak tan sonra, slm n T rk le r a rasn d a nasl y o ru m la n d pro b le m in e gz atabiliriz. A ncak bu gz at, asln d a bu t rd e n genel p e rsp ek tif y aklam larna tem el o lu tu rm a s gereken, d etaylara ait m onografik alm alara day an m a im k n n d an y o k su n o ld u u iin, hi p h esiz ki, -eski tbirle- efradn cami ayarn mni bir ereve olu tu ram ay acak , nem li l d e b o lu k lar brakacaktr. Sebeplerine gelince, b ir kere n ce u n u itira f e tm e k gere k ir ki, T rk le rin slm nasl y o ru m la d k la r gibi, u z u n bir zam an ve geni b ir m ekn iine alan, g erek ten ok m him , m h im o ld u u k ad ar d a k arm ak ve ok y n l bir k o n u d a d o y u ru c u bilgiler verebilm ek, ikn edici analizler yapabilm ek fevkalde zo r bir itir. Bu sebeple byle bir ko n u n u n lykyla ste sin d en gelm ek gibi b ir iddiada b u lu n m ak b iro k sebeple burada sz k o n u su bile deildir. n k bir kere T rk tarihilii b u m eseleyi, tpk T rk le rin s lm kabul hadisesi gibi, gerektii ekilde ele alarak eit li cepheleri zerinde derinlem esine m onografik alm alar yapm deildir. Bu y zden bugn elim izde slm n, Karah a n llardan O sm anllara, hatt b u g n e kadar uzanan bir tarihsel sre iinde devlet ynetim inde, m illetleraras ili kilerde, h u k u k alan n d a, ek o n o m ik hayatta, g n d elik ya antda, bilim ve d n ce hayalnda, edebiyat ve sa n atla, hatt folklorun eitli sahalarnda ne t r etkiler brakt, neleri ortad an kaldrd, neleri getirdii, neleri zm sedii ve nihayet hangi g rnm leri ald gibi k onularda m eyda na getirilm i detayl m onografilere iddetle ihtiyacm z var dr. nk slm n T rk ler arasnda kazand tarz ve yo-

ru m la rm b t n b u sa y la n a la n la rd a k i a lg la n b i im le rin i, im d ile rd e T rk iy e d e y a p ld gibi m a k ro d z e y d e y a k la m la rla m e y d a n a k o y m a y a a l m a k b iz c e p e k d e d o ru so n u la ra g t re n b ir yol de ild ir. k in ci o lara k , y a k la k m il d X. y z y ln b a la r n d a n XX. y z y la y ay lan o n b ir a srlk m u a z z a m b ir z a m a n ve O rta A syad a n B a lk a n la ra u z a n a n o k g e n i b ir m e k n iz g isi z e rin d e b irb irin d e n az o k farkl d e iik to p lu lu k la r o lu tu rm u , b ir o k d e v le tle r k u r u p y k m b ir m ille tin o u n lu u n u n pay lat b ir d in in , b u z a m a n ve m e k n iz g isin de anlal, y o ru m la n ve h a y a ta g e iriliin i h a k k y la k a v rayabilm ek de, b y k b ir se n te z k a b iliy e ti istey e n g e r e k ten hayli g b ir itir. Bu y z d e n b y le b ir m a k a le n in s n r lar iinde bizim y ap ab ilece im iz, b e lk i b ir l d e y a k a la yabildiim iz baz n e m li ve g en el izgileri b e lirlem ey e a lm ak ve b ir dereceye k a d a r d a b u fevkalde m h im k o n u n u n in celen m esin d e gz n n d e b u lu n d u ru lm a s g e re k ti i ne inandm z baz y ak lam lara ia re t e tm e k olabilir. T rklerin slm yorum uyla d o ru d a n ilgilenen T rk ta rih ileri, y alnzca F u a d K p r l ve O s m a n T u ra n o lm u tu r. T rk tarihinin h em en h e m e n b t n a la n larn o k geni ve sentetik bir yaklam iinde kavrayan E K p r l d a h a o k sflik, heterodoks slm ve din-sosyal h a lk hareketleri z e rin de du rm u ,'7 Seluklu tarih in in yeri h e n z d o ld u ru la m am byk limi O. Turan ise, genellikle a rlk n o k tas T rk dev letlerinin siyasetleri erevesinde Islm n etkilerini ele alan, zam an zam an da sosyal hayatta slm n yeri v e y orum lanm as meselesi zerine ok genel izgilerle eilen b irtakm m akale

17 l uad K prl n n , c n ban d a y u k ard a zik red ilen /H M utasavvflar vc 7 rhiyc Turilnulcn ba*ka,TfuI< Edebiyat Tarihi. stan b u l 1926 (L atin harfleriyle y e niden yaym lanm basks iin bk. y u k ard a n o t 12), ve zellik le A nadolu'da slmiyet" (DI:FM, 4-6 1338-1340) simli o k tan n m m ak alesin i say m ak ge rekir.

ler y aym lam tr.18 H e r iki tarihi d e m ak a lelerin d e m eseleye d a h a z iy a d e m illiy e t i ta r ih p e r s p e k tifin d e n b a k m la r ve zellikle de idealist b ir ereve izm i o lu p , belirgin b ir ekil de G k a lp i b ir yaklam la, T rk le r a rasn d a slm n det m ill b ir d in niteliini kazand ve T rk le re has b ir ekil ald fikrini m n h a s ra n ilem ilerdir. Biz, b u ra d a d a h a deiik bir bak asn d an m eseleyi ele a lm ak istiy o ru z .19 K a n aa tim izc e T rk le rin slm y o ru m u n u , O rta A syadan B a lk a n la ra k a d a r u z a n a n g e n i c o rafy a ve ta rih se l s re ie risin d e b irb iriy le e z am an l ve p a ralel o la ra k g elien , biri Snni (o rto d o k s ), di eri gayri Snni ( h e te ro d o k s ) slm yo ru m u o lm a k z ere b alca ik i paralel s re te tak ip e tm e k , ta rih se l b ir z o r u n lu lu k tu r ; n k b u z o r u n lu lu k ta rih se l s re c in z am a n m z a k a d a r a y n e n b u e k ild e c erey an e tm e sin d e n ileri gelm ek ted ir.

a. Trkler ve Snni (Ortodoks) slm


Bu ik i s re te n ilki, U y g u rla r z a m a n n d a n (y ak lak VIII. y z y ld a n ) beri y e rle ik b ir m ed e n hayat tan y an H rezm , M a v e ra n n e h ir ve F ergana blgesi gibi y ak n ev resin d e sa k in T rk to p lu lu k la r a ra sn d a gelim eye balayan S nni s l m sim g e le r.20 B ata B u h a ra o lm a k z e re , S e m e rk a n t,
18 M sl. b k . y u k a rd a 12 n o lu d i p n o tta z ik r e d ile n le r d e n b a k a , /slrlm ycfin M averannehir'de yerlemesi", slmlamay kolaylatran sebepler" vc /sldnimill din olmas" (h er m akale d e Trk Cihan H kim iycti'nin I. cildindc, 142-162. sayfalar arasnda pepee yer alr) gibi, birka m akalesi d a h a vardr. 19 Bir T rk M sl m a n l n d a n b a h sed ilip ed ilem ey ece i k o n u s u n u tan m a y a a m a k m aksadyla d a h a n c e tarafm zd an y a y m lan m iki m akale iin bk. T rk M slm anl: zm bekleyen tarih sel vc a k t e l bir k im lik p ro b lem i, T rkiye Giinirtg, say:33, M art-N isan 1995, ss. 34-40; D eien d n y ad a Is lm 'n B atya d n k yz: G n m z T rk iy e M sl m an l n a genel b ir ba k , Trfctyc G/g, say:35, Tcm m uz-A gustos 1995, ss. 89-94. 20 Islm n b u ralardaki yayl h a k k n d a m sl. bk. B arthold, //isfirc, ss. 47-53; K prl, IIU Mutasavvflar, ss. 8-10 vd.; ayn yazar, 7Yu7*iyc Tarihi, ss. 79-84; Turan, /slmiyef'in M averafunclidc ycr/cj/csi, ss. 142-148.

Merv, Belh gibi hem en hepsi de eski B udist k lt r m erkezi olan byk ehirler, yerleik T rkler arasnda olduka ge ni bir taban bulan, K ita b ve S n n e t esasna dayal, akl ve rey i temel alan H a n e flik ve M a t r id ilik m ezheplerinin en gelimi m erkezlerinden olm a d u ru m u n a geldiler.2' Bu bl gede biri hukuk, dieri inan arlkl bu iki m ezhebin g dm ndeki Snni slm, buralardaki m edreselerde -stelik Arapa olm ak zere- nem li eserlerini verdi. Bylece hem K arahanllardan itibaren G azneliler ve B yk S eluklular gibi T rk devletlerinin resm m ezhebi o ldu, hem de yerle ik halkn by k apta benim sedii M slm anlk anlay n oluturdu.22 Gerekte K arahanllardan O sm anllara kadar hem en b tn T rk devletlerinin ve bu devletlerdeki o u n lu k yerle ik halkn Snni slm resm en k ab u l e tm e le rin in bizce ok m uhtem el olarak tarihsel sebebi vardr:
B irin cisi, ilk M slm an T rk d evletlerinin, o n larn m ey dana kndan az bir zam an nce her b ak m d an g l bir ekilde Snni slm n yerletii M av era n n eh ir yresinde

kurulm u olm alardr. Bu bizce belki en nem li ve en d ik kate alnm as gereken sebeptir. Bu T rk d e v le tle rin in bu yapnn dnda kalm alar sz k o n u su olam azd. Eer b u ra da iilik gl bir ekilde yerleebilm i olsayd, T rk lerin

21 Bu e h irle r vc b lg ele r h a k k n d a E l. ve A . d a k i ilgili m a d d e le rd e n b a k a z e l likle bk. B arthold, TirJ;s(fln, ss. 6 7 -1 1 8 , 1 5 3 -1 9 3 . 22 B urada, z am an z a m a n T rk iy e d e k i b a z id e o lo jik y a k la m la rd a ile ri s r l m ekte o lu p , ksaca S n n i tslnV n d e v le t b a sk sy la T r k le r c k a b u l e ttirild i i" e k lin d e z e tle n eb ilec e k tez in b t n y le d o ru y u y a n s tm a d n a d a iaret e t m ek gerekiyor. Y alnzca, S n n i sla m 'n g e n e llik le ta r ih te k i T r k d e v le tle rin in resm en kab u l e ttik le ri vc y r rl k te tu ttu k la r b ir slm y o r u m u o ld u u g z lem in d en yola k lara k , b u n u n a n c a k z o rla m m k n o lab ilec e i v a rsa y m n a d a y a n d rla n bu tezi, T rk ta rih in in o u m e k n ve z a m a n i in d o ru la y a c a k tarihsel ve rilerin b u lu n m a d n s y le m e k g e e k ir. T r k ta r ih in d e S n n i s lm 'n yaylp ve gelim esi d e tay l b ir e k ild e in c e le n d i i z a m a n b u m esele ay d nla kavuacaktr.

slm lam a s reci h e rh ald e iilik istik a m etin d e geliecekti. kincisi, S n n i slm n, y ak lak yz yllk gelim i ve k u ru m la m b ir siy aset g e le n e in e , z a m a n n a gre hayli siste m a tik ve gelim i b ir h u k u k d z en in e ve epeyce ilen m i yazl b ir teo lo jiy e sa h ip b u lu n m a s, ksaca an bir M sl m an d ev letin in ihtiy alarn a cevap verebilecek b ir ya p la n m a im k n n sun ab ilm esid ir. D aha E m ev m p ara to r lu u z a m an n d a n itibaren -bazan bizzat E m ev, h a tt A bba s h alifelerinin basklarna ram en- teoloji, felsefe ve h u k u k a la n n d a n e m li b ilim a d a m la r ve d n rle r y e titiren S n n i slm n bu p o tan siy e lin in , K arahanllar, G azneliler ve zellikle B yk S e lu k lu lar gibi T rk dev le tle rin c e iyi d e e rle n d irild i i b ir g e r e k tir.23 M a v e ra n n e h irin eitli k lt r ve b ilim m erkezlerinde o d n em lerd e yetien bu gibi ah siy etlerin T rk h k m d arlar tarafndan him aye ve ken d ile rin d en istifade edildii ok iyi bilinir. nc o larak ise, M slm anl h e n z kab u l etm i bu T rk devletlerin in , b y k bir o u n lu u Snni M sl m an la m en su p dier slm devletleri arasnda ve zellikle Ab bas hilfeti n ezdinde m eriyet kazanm a ve saygnlk e d in m e en d ielerini hesaba katm ak icap eder. K anaatim izce o a lar iin yeni k u ru la n d e v le tle r a sn d a n o k n em li olan bu d u ru m u , T rk devletlerinin Snni slm yoru m u n u benim sem elerinde nem li bir faktr olarak grm ek doru olacaktr. Bu yzden M averannehirdeki gelim i k lt r m erkezle rinde zam anna gre teki Islm lkelerine kyasla bile yk sek b ir bilim ve d n c e seviyesini tu ttu ra n bu Snni Is lm n tarihini bilm ek, b t n bir O sm anl anda ve C um huriyet Trkiyesinde hkim Snni Islm yorum unu ve uy gulam asn, ayrca buna bal d n ve bilimsel dnce gele
23 Bu k onuda m si. bk. A. Bausani, Religion in th e Saljuq period", The C.ambridge History o j h a n 5: The Saljuq and Mongol Pcriods, ss. 283-290.

neini, halkn eilim lerini b ilm ek b a k m n d a n bizim iin ay r bir nem tar. zlerek h em e n belirtelim ki, b u tarih i o r taya koyabilm e k o n u su n d a T rkiye tarihilii, n e d e T rk i ye ilhiyath h e n z hibir ad m a tm deildir.24 Burada bu konuyla ilgili b ir s o ru n u n d ah a cevabn aram ak gerekiyor: N eden T rk le r arasnda Snni slm n nem li b ir inan m ezhebi olan E arilik deil de M atiiridilik , y a h u t afi lik, M liklik ve Hanbellik gibi fkhi m ezh ep ler deil de d a ha ok Haneflik yaygnlam tr? Bu so ru gerekten nem li bir so ru d u r ve cevabn sp ek lasy o n a k am ad a n tam a n la myla nesnel bir ekilde verebilm ek b u g n iin kolay deil dir. Fakat h er trl nyarg ve ideolojik sylem ler, yaklam lar bir kenara brakldnda, d o ru d a n tarihsel olaylara bak lrsa, u n u sylem ek p e k yan l olm asa gerek tir: Earilik, M liklik, afilik ve Hanbellik benzeri, daha ok nakli ( Kitap ve Snnet kaynakl nasslan) tem el alan S nni m ezheplere k yasla,25 Haneflik ve Matiiridilik gibi, gerek inan, gerek siya set, gerekse h u k u k alannda Snni slm n daha rasyonel bir tem ele o tu ra n ve blgesel z o ru n lu lu k la r d ik k ate alan y o ru m la r,26 O rta Asyad a n B a lk a n lara k a d a r h e m e n b t n T rk dnyasnn yerleik kesim leri iin daha p ragm atik ve pratik olduu, dolaysyla dnyev bir nitelie sahip b u lu n duu iin tercih edilen bir konum kazanm olabilir. Snni slm n gelim i fikir potansiyeli, zellikle Byk
24 Aslnda bu, ick bana nc tarihilerin ne de ilhiyatlarn halledebilecei bir meseledir. Trk tarihinde Snni slm y o ru m u n u n ciddi bir analizini ortaya ko yabilm ek, kanaatim izce a n k , b u gne kad ar birb irin d en k o p u k b ir ekilde al an tarihilerle ilhiyatlarn ortak almalar sayesinde m m k n olabilecektir. 25 Bunlardan Ea rilik iin bk. M uham m ed Ebu Zehra, Isldm'da Siyas ve fikad Mezhepler Tarihi, ev. E. Ruhi Fglah-O sm an Eskicioglu, stanbul 1970, Ya m ur Yay., ss. 218-235. Dier iin bk. ayn yazar, Islmda Fthh M ezhepler Tarihi, ev. A bdlkadir ener, M liklik: 111, 54-74; afilik : 111, 117-156; Hanbclllik: 111, 220-265. 26 Hanefilik iin bk. Ebu Zehra, Fkhi Mezhepler, U, 169-191; M atridilik iin bk. ayn yazar, /tikd Mezhepler, ss. 236-252.

S elu k lu lar tarafn d an , b u dev letin g l siyasi hkim iyeti paralelin d e o k iyi k ullanlm tr. B yk Seluklularn Sn ni slm a saladklar destek, yalnzca o n la rn dnem iyle s nrl kalm am , ran siyasi tarih in e B veyhlerle ilk adm n ata n iiliin, llh a n lla r dev rin d ek i ksa sreli parlay hari tu tu lacak olursa, XVI. yzyl balarna k ad ar ran da kesin likle b ir daha h kim iyet m evkiine gelm esine engel olm utur. O sm anl D evletiyle rakip o lduu ve Y ldrm Bayeziti yen dii iin T rkiye tarihiliinde b u g n e k ad ar grm ezlikten gelinen ve n em sen m ek istenm eyen T im uru n , kendi zam a n n d a ran da -en a zn d an g r n rd e- Snni slm n geli m esi yolunda sarfettii abalar,27 m ilitan iilie kar takn d kesin tavr,28 ran da iiliin devletin resm m ezhebi ol m a d u ru m u n u en az bir elli yl daha geciktirm itir. Bununla beraber Tim ur, hibir zam an kat bir Snni siyaset takip et m em i, im p a ra to rlu u n d a k i d i er d in m e n su p la rn a kar y u m u a k d a v ra n m tr. H a tt b ilin e n in a k sin e , lm a m iy e (O niki m am ) asna m ensup lem a o n u n zam annda ol d uka rah at nefes alabilm itir. H in d istan da B abr m para to rlu u z am a n n d a da o k lm l b ir s n n p o litik a takip edilm i olduu gibi, bu im paratorluun n d e gelen h k m d arlarndan E kber ahm , son derece toleransl bir din anla yna sahip b u lu n d u u , zam annda b t n dinlerin im para torlukta m evcut ru h a n tem silcilerini ve lim lerini toplayp onlarla u z u n uzun tartm alar yapt, hatt b t n dinlerden
27 Tim uru n N akibend tarikat m en suplarna ve Scyyid Scrf-i C rcn, Sdcddn-i Tcftazn gibi byk Snni ulem aya gsterdii sayg ve eilim ok iyi bi linir. H au bunlara vc T im uru n d aha baka siyasetine bakarak bilim adamlar o n u n Snni slm yanls bir politika y r tt g n kabul e d e rle r Bk. H Kp rl, "Anadolu da slm iyet, ss. 459-460 v d ;J.-R Roux, A ksak Timur, Islm'n Kutsal Savas, cv. A. Rza Yah, stanbul 1994, Milliyet Yay., ss. 241-243; s m ail Aka, Timur ve Zam an , A nkara 1991, TTK. Yay., ss. 133-136; Mustafa Ka fal, Tim ur", M, 28 M esel T im urun lsm aillere kar ok sert hareket ettii k o n usunda bk. Ro ux, a..c.,s. 226.

semeler yaptrarak D n -i l h i adn verdii yeni bir senkretik din hareket balatm ak istedii, ancak b u n u n baarsz lkla sonuland ok iyi bilinir.29 ounluunu phesiz ki Trkiye T rk lerinin o lu tu r duu Bat Trkleri arasnda Snni slm y orum unun geli mesi ve yaylmas asndan asl Byk Seluklu dnem inin nemini vurgulamak gerekir.30 nk Anadolu Seluklular, her ne kadar Byk Seluklular karsnda s evlt k onu m unda bulunsalar da, bu adan babalan n n yolunu terketmemiler, devlet ve yerleik kesim itibariyle byk l de Snni slm yorum unu korum ulardr. Bylece Snni s lm, Anadolu Seluklular zam annda Trkiye topraklarnn hkim M slmanlk anlayn oluturm aya devam etmitir. Anadolu Seluklularndaki Snni slm yoru m u n u n , baz Arap lkelerinden farkl olarak geni bir hogrye dayal dnce ve yaay ortamn da beraberinde getirdiine baz tarihsel olaylar ahitlik ediyor. Endlste M slman Araplara ve Yahudilere kar yrtlen engizisyon zulm n b tn dehetiyle yaad iin, ii Hristiyanlara kar kzgn lkla dolu olarak Anadoluya gelen, b t n zamanlarn en n l mutasavvf Muhyiddn-i Arabinin (l. 1242), burada H ristiyanlarn yasad hogr ortamna arp kaldn ve bunu deitirmek iin zamann Seluklu hkm dar I. lzzeddin Klarslana bir mektup verdiini biliyoruz.3 1 Osmanh Devletiyle birlikte Snni slm, kendi tarihinin -belki ilm ve fikri bakm dan olmasa da- siyasi adan en gl dnemini yaad. Osmanl Snnilii, daha Osm anh
29 Bu konuda msl. bk. I. H. Q ureshi, lndia u n d e r the M ughals", T h e C atbridgc H isiory o f slam 2, C am bridge 1970, ss. 61-63; Halis Byktay, Tm urlu/ar Z a m annda Hindistan Trfc imparatorlumu, A nkara 1989, TTK. Yay., ss. 78-86. 30 Byk Seluklulardn Snnilik politikas ve o devirdeki iiliin d u ru m u k o n u sunda msl. bk. Bausani, Religion in the Saljuq p e rio d , ss. 283-302. 31 Bk. A. Zeki Velidi Togan, U m um i Trfc Tarilinc G irij, stanbul 1970, 2. bs. s., 213; ayrca bk. H. Ziya Olken, Tr/ T efekkr Tarihi, stanbul 1934, II, 149-151.

D e v le tin in b a la n g c n d a n itib a re n k u ru lm a y a b alayar m edreselerle, tslm d n y a sn n klasik z ih n iy e tin e vris ol du. slm d n y a sn n K ahire, am , H alep, Badat, Buhara S e m e rk a n vb. n e m li b ilim ve k lt r m e rk e z le rin d e bu zih n iy e tle y etien O sm a n l ulem as, S nni slm din! bi lim ler ve d n c e a la n n d a y e n id e n yoru m lad lar. Bu yo ru m , slm bilim lere yeni hedefler, yeni g elim eler salaya cak a m a t r b ir bilim sel am aca y n e lik o lm a k ta n ok, XV yzylda a rtk b ir im p a rato rlu k haline gelm i O sm anl Dev letin in p ra tik ih tiy alarn n g id erilm esini h e d e f alan pragm atik nitelikli b ir y o ru m d u ve z erin e dayand m alzem e ise y eni d e ild i. n k O sm a n l lem a s, k e n d i orijin al e serlerini ortaya koym ak yerine, genellikle slm o rta ala rn n kelm , fkh, hadis ve tefsir alan larn d a a rtk k la s ik lem i eserleri st n d e alm ay, b u n lar erhetm eyi, b u n lara tlik ve hiye yazm ay tercih etti.32 B ununla b irlikte O sm anl S nnilii, XVI. yzylda gerek ran Safev faktr, gerekse baz toplum sal bun alm lar y z n d e n belli l d e bir fanatizm e b r n d d n em hari tu tu lu rsa , zellikle k u ru lu d n e m in d e ve F atih zam annda nem li lde geni bir m sam aha ortam n yanstyordu.33
32 O sm anl ulem asnn biyografileriyle ilgili cn eski kaynaklardan olan $aka ytkt Ndm aniyc zerinde yaplacak yzeysel bir gzlem bile, bu noktay ok ak b r biim de ortaya koyar (Bu k o n u d a d ah a fazla bilgi iin bk. M. H ulusi Leke siz, Osmanl /hn Zihniyetinde Deime (Tcsckkl-Gelimc-dzhne, XV.-XVI Vi^yllar.), H.. Tarih B lm , baslm am y k sek lisans tezi, ss. 164-171). 33 O sm anl m p a rato rlu u n d a yalnz Fatih zam annda deil, genellikle Snni Is lm n, Arap lkelerine nazaran ok d aha hogrl ve insancl boyutlar sergi led i i, bu T rk to p ra k la rn d a m u h te lif z a m a n la rd a y o lc u lu k e lm i o lan M slm an A rap ve pek ok Hristiyan Batl gezgin tarafndan gzlenm itir. Snni Islm a sk skya bal o lduu kaynaklarca vurgulanan, b u n u n la bera ber kesinlikle fanatik bir tu tu m a sah ip b u lunm ayan F atih zam annda ise, ge rek H ristiyanla, gerekse Snnilik d dini akm lara geni b ir hogr gste rildiini biliyoruz (bu konuda eitli rnekler zerindeki gzlem ler in bk.A. Adnan Advar, Osmanl Trklerinde lim, stanbul 1970, 2. bs., Remzi Kitabcvi, ss. 25-49).

K urulu dnem inde O sm anl lem asn n , su lta n la rn tevi kiyle Bizansl d in bilginleriyle sk sk teo lo jik tartm a la r yaptklar ok iyi bilinir. Bu ta rtm a la r ta ra fla r a ra sn d a belli lde bir yaknlam ay sa ly o rd u .34 XVI. y zy ln , belirtilen iki nem li sebeple O sm anl S n n i y o ru m u n d a bir daha genilem esi m m k n olm ayan b ir zihniyet d aralm as nn balangcn sim gelediini syleyebiliriz. O zam ana k a dar helerodoks kesim e kar h erhangi b ir bask siyaseti g l meyen O sm anl m erkez ynetim i, o k sk b ir d en elim p o litikas uygulam aya balad. Devlet, yaym lad belgelerde zndk, miilhid, eh l-i r a fz veya r fz terim iyle nitelendirdii bu helerodoks kesim e kar, Ell-i Smelin sav u n u c u lu u nu resmen ve sk sk telffuz etm eye balad. H eterodoksiye kar XVI. yzyla kadar grlm eyen b u radikal tavr aln sebebi, teolojik b ir atm ad an ziyade, siyasi, yani Safev p ro p ag an d asn a kar k e n d in i ve to p ra k la rn sa v u n m a amacna ynelik idi. N itekim slm tarih in in dikkatli bir in celenmesi, Snni slm n tarihinin belli dnem lerin d e g rlen bu daralm alarn, -T rkiyede zam an zam an ileri s rld gibi- Snni slm y o ru m u n u n ana karakteriyle ilikilendirilm esinden ok,35 ilgili dnem lerin siyasi ve sosyal
34 Bu konuya d a ir insi. bk. V ryonis, T h e D e c lin e , ss. 4 2 1 -4 3 4 ; F ra n sz a ra trm a c M ichcl Balivct de so n yllarda m n h a s ra n b u k o n u z e rin e e ilm i vc z e llik le Byzanfion vc ByzntiniscJe F o r s c h u n g e n d e rg ilerin d e eili m ak a le le r ya ym lam tr. A ynca b u k o n u y a h a sretli i b i r d e k itab v ard r; Romanic nc c( Pays de Rm Turc: Histoire d 'V n E sp a ce lm b ic a tio n G re c o -tu rq u e , sta n bul 1994, Isis Yay.,(zellikle bk. ss. 111-142. 35 G n m zd e Snni slm 'n o lu u m ve g eliim s re c in i iyi b ilm e y en vc b u n u d o ru d an kendi kay n ak larn d an tak ip e d em ey en b ir k sm ara trc la rn , bi raz da ideolojik eilim lerle b u czi s k sk s a v u n d u k la r ve seerek ald k lar birka rn ek le de destek lem ek isted ik leri g r l r. O ysa b u a ld atc b ir g r nm dr. Bu ko n u d a do ru d r st fikir sa h ib i o lab ilm e k iin , S n n i slm 'n d n c e tarih in i, siyasi tarih le paralel b ir ek ild e in celem ek gerekir. N itek im g n m zd e yalnz S n n i m em lek etlerd e d e il, iiliin h k im o ld u u lkeler* d e da h i fanatizm eilim lerin in artm asn n , T rk iy e d e d a h il slm d n y a sn n iinde b u lu n d u u siyasi vc iktisadi d arb o azlard an g eilm ek te o ld u u u yl lara rastlam as b ir tesad f n deil, belirttiim iz seb eb in so n u c u d u r.

k o n jo n k t r n d e k i k riz le rle sk sk y a b a la n tl g r lm e si ni g e rek tirir.

b. Trkler ve heterodoks (gayri Snni) Islm


T r k le r a ra s n d a S n n i sl m k saca y u k a rd a gen el bir p e rs p e k tif i in d e z e tle n m e y e alld e k ild e b ir gelim e g ste rirk e n , te y a n d a n , A rap a b ilm e k b ir k e n ara , o k u m a y azm a d a h i b ilm e y en , h a y v an s r le rin in a rd n d a n s re k li y e r d e itire n g eb e T rk to p lu lu k la rn n a ra sn d a ise d e iik b ir sl m y o r u m u n u n g e liti i g r l y o r. G e rek d a y a n d sosyal ta b a n , g e rek se b u ta b a n n yapsal nitelik leri ve b u n a bal h a y a t ta rz n n o lu tu rd u u y o ru m tarz b a k m n d a n S n n i slm y o r u m u n d a n b ir o k n e m li farkllkla r b u lu n a n b u slm y o ru m u n u , heterodoks slm o lara k a d la n d rm a k y a n l o lm a y a ca k tr.36 B urada n e m le altn izm em iz g e rek e n n o k ta u d u r: Bu h e te ro d o k s slm , gebe T rk le r a rasn a d a rd a n g e tiril m ed i; veya o z am a n k i slm d n y a s n d a m e v c u t b irtakm h e te ro d o k s m ez h e p le r gibi, yllar yl s re n teo lo jik tart m ala rn s o n u n d a o lu m ad . Bu h e te ro d o k s slm y o ru m u , z aten n c ek i din leri vastasyla alm b u lu n d u k la r m istik k lt r z erin e yine m istik b ir nitelik le gelen slm n, geni apta, eski d in le rin kalntlaryla -b u n lar m itolojik ifah ge len ek ler h alinde saklayan sosy o -k lt rel b ir z em inde- birle36 Bu terim son yllarda, bazlarnn p ek scak bakm ad bir terim o larak g r lm e ye baland, Bu kesim e m en su p olan aratrclar, T rk tarih in d e slm 'n hcicrod o k s y o ru m u n u n olm adn, bu terim le n itelen d irilm ek istenen y o ru m u n as lnda heterodoksi deil, slm n deiik bir ek lin d en ibaret b u lu n d u u n u ileri sryorlar. Oysa, O sm anl tarih in in resm i belgelerinin kulland rfzilih veya cJ>M rafz terim leri, b u hetero d o k s slm o lg u su n u n resm en ifade biim inden baka bir ey deildir. Zaten bu rad a nem li olan, bu tarihsel o lg u n u n ad deil, bizzat kendisidir. TCrk tarihinde bir hetero d o k s slm y o ru m u n u n ve b u n a ba l evrelerin olm ad kabul edildii takdirde, pek o k tarihsel olayn vc eitli dinl-sosyal yaplanm alarn izahn yapm ak kesinlikle m m k n olmayacaktr.

erek deiime uramasyla zaman iinde meydana geldi. Bu heterodoks Islm yorum unun en dikkat ekici yan, T rkler arasnda Islm'dan nce mevcut olm u bu lu n an baz dinle rin kalntlarn slm kavram larn iinde birletiren ve yo uran bir s e n k re tiz m (badatrm aclk) olm asyd. B unun ok tabii bir sonucu olarak da, bu slm y oru m u n u n Snni slm gibi ince ince ilenmi ve gelimi, sistem atik yazl bir teolojisi yoktu ve hibir zaman da olmayacakt. Kabile gele neklerinin ifahi kltr kalplan iinde yourulan ifahi bir teolojisi vard ve bu teoloji tabii olarak daha ok mitolojik bir karakter arz ediyordu. Bu slm yorum unda, ar tabiat artlar altnda srdrlm ekte olan konar-ger hayatla uyuamayan eri em ir ve yasaklar pek yer bulam yor, onlarn yerine eski riteller grnrde bir slm cils altnda geni lde varln srdrmeye devam ediyordu. te bu m istik nitelikli heterodoks slm gebe T rk topluluklar iine, Ahmed-i Yesevden daha nce ve onun zamannda yaam olup isimlerini bilemediimiz, ama tp k onun gibi Horasan M elmetiyye m ektebinden yetim e sfler baaryla yaydlar. Ahmed-i Yesev bunlarn ad tarihen bilinmekte olan en nemli sim alarndan biridir. Bilin dii gibi modern tarihilik bu konuyu F. K prlnn al malarna borludur.3 7 Ahmed-i Yesev ve zellikle halifelerinin in Trkistan, Maverannehir ve Hrezm gibi, Orta Asyadaki eitli bl gelerde yaayan Trk topluluklar arasnda heterodoks bir nitelik kazanm olan bu Islm yorum unu yerletirm ede
37 Bilindii zere Fuad K prln n bu k o n u d ak i eseri, o n u n ilk ve belki en ta nnm kilab olan Trb E debiyatnda tik M u ta sa v v fla r (stan b u l 1918) isimli eseridir. Fakat K prl, ileriki yllarda aratrm alarn n ilerlem esiyle Yesevllik ve Ahm ed-i Yesev hakknda bu kitabnda hakim olan p erspektiften vazge mi, bu konudaki so n grlerini. T rk e Islm A nsiklopedisine yazd Ahm ed Yescvl" m addesinde aklam tr. Dolaysyla b u m esele h a k k n d a doru fikir edinm ek iin her iki eseri birlikte o k u m ak arttr.

o y n a d k la r rol, b e lk i T rk ta rih in d e k i en n e m li olaylar d a n biridir. E ski geleneksel kalplarla ifade ed ilm ek ve yo ru m la n m a k d u ru m u n d a k i bu m istik h e te ro d o k s slm , bu sf p ro p a g an d a clar sayesinde o k tabii olarak eski alalar k lt ve B u d izm d e n k a la n a z iz k lt s t n e b in a edilen g l b ir e vliya k lt e tra fn d a k u r u m la a ra k g e liti ve T rk H alk slm n in -Snni kesim i de dahil o lm ak zerea na k a rak teristi in i yaratt. E vliya k lt , yani tab ia t st bir takm lh g ve yetkilerle d o n a n m b u lu n d u u n a in an lan kutsal bir a h siy e tin m istik karizm as etrafn d a ekille n en, sarslm az inan, ballk ve takdis d u y g u su ,38 bu halk M slm an lnda y zyllardr kitb slm d a n d ah a d e rin lere ilem i bir h alde b u g n e k adar gelm itir. T rk d n y a sn n hem en h er tarafn d o ld u ra n ad belli veya belirsiz sa ysz evliy trbeleri, evliy k lt n e dayal bu slm y o ru m u n u n so m u t kantlardr. te X. yzylda balayp, b ir b akm a -O rta D ou, A nado lu ve hatt B alkanlard aki yerel e tk ile r sakl kalm ak kaydyla- g n m z A levlik-B ektaliine k ad ar u zan an bu hetero d o k s T rk slm nin geliim sreci byle balad. Bu slm y o ru m u n u n O rta A syadaki gelim e s re ci ksm en B arthold, ksm en Em el Esin, ve iren e M elikoffu n aratr m alaryla o lduka iyi bilin eb ilir haldedir. F akat asl I. Melikoffun alm alardr ki, F K prl ve G lpnarlnn ara trm alarn epeyce ileri g t rm ve b u g n A nadolu T rkleri arasndaki hetero d o k s slm n tarihini nem li lde g n na karm tr.39
38 Evliy k lt k o n u su n d a geni bilgi iin bk. A. Yaar O cak, Kttr Tarihi Kay na O larak M enkbnm clcr (M etodolojik Bir Yaklam D enem esi). A nkara 1992, ss. 1-26. 39 1. M clikoff'un almalar, Trkiyedeki hcterodoksini sosyal (aban ve inan sistemiyle ilgili bilimsel aratrm alardan oluuyor. O bu aratrm alarnda hete rodoks inanlarn din tarihi asndan analizi, bunlarn kkenleri, O lta Asya ve dgcr blgelerle, inanlarla balantlar ve bilhassa senkretik nitelikleri zerin-

B u h e te ro d o k s sl m n , XV y z y ln s o n la r n d a n b a la y a ra k yak lak XVI. y z y l b o y u n c a A n a d o lu d a b ir k sm k o na r-g e r T r k m e n z m re le rin i g e n i l d e e tk ile y e n O nlhi im am (m a m iy ye ) iifi fn in , H z Ali klt, O nihi im a m K lt ve K erbd k lt gibi -a a d a s z e d ile c e k o la n - ii m o tifle r le b u d n e m d e h e n z ilg isi y o k tu r. D o la y s y la b u h e le ro d o k s slm h e n z A le v lik -d a h a d o r u s u ta rih s e l ve d o r u adyla K zlbalk- deildir. B aka b ir ifad e y le b u h e te ro d o k s slm , eski kab ilesel in a n ve g e le n e k le re k e n d ili in d e n u y a r lan m m istik b ir k o n a r-g e r h a lk M s l m a n l d r . Bu h e te ro d o k s M s l m a n l n e n b e lirg in z e llik le rin d e n birin cisi, y u k a rd a d a b ir a ra te m a s e d ild i i z e re , senkretih (badatrm ac) olm asdr. Bu y z d e n u la t h e r y e rd e o k geni b ir in an y elpazesini k o layca z m s e y e re k k e n d i b n yesine m al edegelm itir. B u b a d a trm a c z elli i se b e b iy le, m erh u m F K p r l ve . L. B ark an n a lm a la rn d a ele a l d klar ek ild e,40 O s m a n h fe tih le rin in ile rle m e s in e y a rd m c olan (K alenderi, H ay d ari ve B ekta) d e rv ile rin te m silc ili in de B alkanlara k a d a r k a b ile ce k b ir gce e riec ek , b u ra d a k i bir ksm gayri M slim h a lk n M s l m a n la m a sn d a gsterd ide you n latrlm tr. O n u n y a p t a ra trm a la r, b ir o k n e m li p ro b le m e d ik k a t eken kalc ara trm a la rd r, k i belli b alla r a ra s n d a u n la r say lab ilir: Le pro b le m e k zlb a", Turcica, VI (1 9 7 5 ), ss. 49*67; R e c h e rc h e s s u r les c o n p o sa n s d u syn c re tism e B ck ach i-A lev i, S tu d ia Trcologica, m em o ria c Alcxii BomIjc D icata, N apoli 1982, ss. 3 7 9 -3 9 5 ; L lslam h e te ro d o x e c n A n a to lic , Turci ca , XIV (1 9 8 2 ), ss. 1 42-154; Les o rig in e s c e n tre -a s ia tiq u e s d u s o u fism e a n a to licn", T utica, XX (1 9 8 8 ), ss. 7-18. Du z ik re d ile n le r v e d i e rle rin in tam a m u rada kita p halin d e y e n id e n y a y m lan m tr: Su ics traccs du Sou/ism c 7u rc: Rcclcnclcs su r Mslam Populaire cn AnaloMc, sta n b u l 1 9 9 2 , sis yay. (T rk e ev iri si; U yur dik Uyardlar, cv. T u ran A lp te k in , sta n b u l 1 9 9 3 , C e n Yay.). S o n o la ra k A lcvlik-B cktaik k o n u s u n d a k i u m h im m o n o g ra fisin i m u tla k a z ik re t m ek gerekir: lla d ji Bcktslt; Un m ylltc el s es A vatars: G cnsc ct Evolufion d u Sojismc Populaire cn Turqtik, L eid en (E . J . B rill) 1 9 9 8 (T rk e si: Htic Dclrtj: fijsaneden Geree, ev. T u ran A lp tek in , C u m h u riy e t K itap la r, sta n b u l 1 9 9 8 ). 40 Msl. b k . K p r l , O snanl D cvlcliunin K u ru lu u , A n k a ra 1 9 8 4 , 2. b s ., IT K . Yay., ss. 94 -1 0 2 ; . L tfi B ark an , istil d e v irle rin in k o lo n iz a t r T r k d e rv i leri", VD, 11 (1 9 4 2 ), ss. 274 -3 8 6 .

gi k o la y lk sa y e sin d e , e sk i yerel in a n ve rit e lle ri z m s e y e re k o n la rc a u y g u la n a b ilir k o la y b ir y o ru m o rta y a k o y a c a k tr 41 Bu h e te r o d o k s sl m n b u s e n k r e tik ve m is tik k a ra k te rin in d n d a , o k n e m li d i e r b ir z e lli in d e n d a h a b a h s e tm e k l z m d r k i, o d a ihtilalci M ehdici b ir id e o lo jiy i (m essianism e rvolutionnaire) z n d e b a rn d r m a s d r . o k m u h te m e l o la ra k e sk i M e z o p o ta m y a k k e n li r a n m e s iy a n ik k l t r n n b ir k a tk s o la n b u k a ra k te r, d a h a IX. v e X. y z y lla rd a O rta A s y a d a k i, X III. y z y ld a n i tib a r e n d e A n a d o lu v e B a lk a n l a r d a k i m e r k e z y n e tim le r e k a r g e r e k le tir ile n b irta k m d in -s o s y a l h a lk h a r e k e tle r in d e o k b e lirg in b ir b i im d e o r ta y a k ar. X III. y z y ld a S e l u k lu A n a d o lu s u n d a k i B a b a le r is y a n ,42 X V y z y ld a B a lk a n la rd a k i e y h B e d r e d d in isy a n 43 ve n ih a y e t XVI. y z y l A n a d o lu i s y a n la r n n n e m li b ir k sm , b u h e te r o d o k s s l m y o r u m u n u n s e rg ile d i i b u ih tila lc i M ehd ici id e o lo jiy i y a n s ta n tip ik M e s iy a n ik is y a n la rd r.44 te k sa c a z e tle n e n b u s r e i in d e g e li e n s l m n b u h e-

41

Bu k o n u d a z e llik le u k i ta p l a r a b a k lm a ld r : F W . H a s l u c k , B cfclaj/lilf TedfcihIcri, ev. R. H u lu s i, s ta n b u l 1 9 2 8 ; a y n y a r a r , C h r i s t ia n i ty a n d s la m U td cr TJc S u lta n s , O x f o r d 1 9 2 9 , 2 c ilt (B u ik i k i ta p t a H a s lu c k , A n a d o l u v e B a lk a n la r 'd a M s l m a n ve H r is tiy a n h a lk a r a s n d a k i o r ta k k l t l e r i n n a s l o l u u p g e li ti i k o n u s u n d a ilg in t a h l i ll e r y a p a r v e r n e k l e r v e r i r ) .; S p e r o s V r y o n is J r., T h e D e c lin e o f M ed ie v a l H c lle n sm in A s ia M in o r a n d T h e P rocess o f /sfa tn i& H io n , B e r k e le y 1 9 7 1 , s s .4 8 1 - 4 9 6 .

4 2 B a b a le r is y a n n a d a ir b k . A. Y a a r O c a k , B a b a le r /s y a n Y a h u t A n a d o lu 'd a Is tem -T ir/* H e tc ro d o k s isin in T e e k k l , s t a n b u l 1 9 9 6 , D e r g h Yay., 2. b s. 4 3 $ e y h B e d r e d d in is y a n k o n u s u n d a s o n z a m a n l a r a k a d a r T r k iy e 'd e v e T r k iy e d n d a a r a a r a b i r t a k m y a y m l a r y a p lm tr . B u k o n u d a g e n i b i r b ib liy o g r a f y a y d a i h ti v a e d e n c n y e n i b ilim s e l a r a t r m a u d u r : M ic h e l B a liv c t, sla m M y s tiq u e et R e v o lu tio n A rm C e D a n s les B a lk a n s O tto m a n s : Vie d u C JiciW i Bcdrcd* c/fn, /e Jfllj d e s 7 u c s " ( 1 3 5 8 - 5 9 - H 1 6 ), s t a n b u l 1 9 9 5 , sis Yay. 4 4 B u k o n u i in u m h im e t d e b k . B a r b a ra F l e m m in g , S a h i b - k r a n u n d M a h d : T r k is c h c E n d z e it c r w a r t u n g e n im E r s te n J a h r z c h m d e r R e ig c r u n g S u le y m a n s " , B etw een (lie D a n u b e a n d flit' C a u c a s u s , B u d a p e s t 1 9 8 7 , s s .4 3 - 6 2 ; a y rc a b k . O c a k . ."X V I. y z y l O s m a n h A n a d o l u 's u n d a M e s i y a n ik h a r e k e t l e r i n b ir ta h lil d e n e m e s i , V M ille tle r a r a s T r k iy e S o s y a l ve //rtis a f T ai'i/i K o n g re si (2 1 2 5 A . 1 9 8 9 , s ta n b u l), T e b li le r, A n k a r a 1 9 9 0 , ss. 8 1 7 - 8 2 6 .

terodoks yorum u, bir yandan daha XI. yzyldan itibaren O r ta Asyada T rk le r a rasn d a d a h a o k tasavvuf! tarik atlarla kendi geliim ini s rd r rk e n , te y andan ayn yzyl so n la rndan itibaren T rk m en gleriyle birlikte A nadoluya intikal etti. XIII. yzyln ilk eyrei iinde de, sflik b o y u tu n d a Ka lenderli ile, Yesevlik, Haydarlik ve Veflik gibi tarikatlarla A na doluda belirginleti. -Saylan sf evrelerin tem sil ettii heterodoks slm, XVI. yzyl banda Bektalik olarak en so n b i imini ald. Deyim yerinde ise Bektalik kabaca, heterodoks slm yoru m u n u n klasik sf kalplarla ifadelendirilm esi ve tpk teki tarikatlar gibi bir tarikat eklinde organize olm u biimi olarak tanm lanabilir (Alevlik de m istik bir zellik ta makla birlikte, bir tarikat olm ayp, daha ok Yezidilik, N usayrtlik, Ehl-i H aklar gibi bir m ezhep zellii gsterir). Bu organizasyonun dn d a k alan T rk m e n evrelerinde ise, XV. yzyln son yllarnda balayan koyu Safev pro p a gandas etkisi ile ve ah lsm ail-i Safevn in nderliinde O niki m am (lm am iyye) iiliin in deiik b ir yoru m u y la yeni bir sentez olutu. Hz. Ali klt, Oniki im am klt ve Kerbel Matemi klt, b u heterodoks slm y o ru m u n u n tem el eleri haline getirildi. Bylece bu heterodoks slm , miteeyyi ( pseudo-chiite') bir g r n m ald. Ama bu sentez kesinlikle Snni bir mahiyet tam ad gibi, iilik hi deildi. Bu sentezi hem Snni slm d a n hem de O niki m am iiliinden ayran tem el n oktalarn banda, Tanr (ulhiyet, divinite) inan cn n kendine m ahsus nitelii gelir. 1. Melikoffun isabetle tehis ellii zere, Alevlikteki bu Tanr a n lay, ksaca Tanrnn insan b edeninde ekillenii diyebi leceim iz h u lu l ( incarnation ) in a n c e r e v e sin d e , eski T rklerdeki Gk Tanr kavram nn Hz. Ali ile zde hale getirilm esinden oluan bir Tanr telkkisidir.45 Bu sebeple
45 Bu konudaki nem li aklam alar iin bk. MclikofF, "Le problem e k iilb a ", ss. 51-54; ayn yazar, Hadji Bektash, s. 22-24.

A le v lik te Hz. A li, ta rih s e l H z. A lid e n tam a m iy le farkl o lu p tan rsal b ir k o n u m d a d r ve Alev teo lo jisin in b elkem i ini o lu tu ru r. O niki im am klt a sln d a b u tem el inanc ka m ufle e d en d a h a ikincil b ir k ltt r. kinci tem el nokta, Hz. H sey in e tra fn d a teek k l e d en Kerbel M atem i klt nde d m le n ir. D ey im y e rin d e y se , A levlii ta rih i b o y u n c a ayakta tu ta n -tem elde eski M ezopotam ya kkenli- bu klt, aslnda, A levlikte k o lek tif v icd an n se m b o l haline gelm i b ir ac, strap k lt d r. Bu b a k m d a n g r n d kadar b asit deildir; Alevlii a nlayabilm ek iin ele alnacak temel h arek et n o k tala rn d a n biridir. Alevlik XVI. yzyl b a n d a ah Ism ail-i Safev tarafn d an ile bu iki ana k lt etrafnda, eski T rk kabile hiyerar isinin, ok belirgin m istik bir ru h la se n tez in d e n ibaret m kem m el b ir c em aa t tek ila tn a k a v u tu ru ld u . E ski kabile efleri ve din reisler olan Trkm en babalan, bylece Hz. Ali so y u n d a n gelen seyyidler, dedeler haline geldiler. Bu soylar, ocak den ilen kutsal dede-seyyid ailelerini o lu tu rd u ve Ale v z m relerin in h er biri, balarnda, ayn zam anda Alev yo lu n u n rjicTi olan ded elerin b u lu n d u u bu ocaklara ba land. Bu, tpk tasavvuf tarik atlar rneinde gerekletiril mi bir tekilatlanm ayd. Bu sebeple bu ocaklarn h er biri, Alevlik b nyesindeki bir tarikat saylabilir. te bylece XVI. yzyl balar, T rk tarih in d e heierod o k s slm y o ru m u n u n en m h im d n m ve d n m noktasn olu tu ru r. Bu d n m sonras h eterodoks Islm y o ru m u n u n a d n a , o d n e m d e k i a d y la K zlb a lk, Osm anl belgelerinde en ok kullan lan ism iyle R afzilik , b u gn daha ok kendilerinin tercih ellii ism iyle A levlik de n iy o r.46 Bu yeni y a p la n m a d a, e sk id e n o ld u u gibi yine
46 Sah sm ail'in yeni dze n le m ele rin d e n so n ra , Safcvl d erv ilerin in giydikleri kzl lac" veya Sah sm aile tbi olan T rkm cnlcr'in kzl borklcri sebebiyle kendilerine Trke hzlbas, Farsa sthser denilm eye bakland. D nem in Os-

e ri ib a d e tle r y er a lm y o rd u . O n la rn y e rin e , k k O rta Asyada ta Islm ncesi d e v irlerd e a m an la rn y n e tim in d e icra edilm ek te o lu p yalnzca evli iftlerin k a tlab ild i i k m z ime rit e lin e d a y an a n , slm d n e m d e de A h m e d -i Yesev ve halifeleri z am an n d a sf b ir y in yaps k a z a n d rlan ritel, _yin-i Cem ism i a ltn d a tem el ib a d e t d u r u m u na getirildi.47 Kzlbalk y a h u t A levliin tarihsel tem eli, bazan ileri s r ld gibi a n tik A nadolu k lt r o lm a k tan o k ,48 g r l d gibi, X. yzyldan beri O rta Asyad a n A n a d o lu ya ge linceye k adar y o lu n u n st n d e k i to p rak lard a k i k lt rle rle tem as ederek, o n la rd a n a ld k la rn z m se y e re k yzy llar iinde ek illen en ite bu T rk h e te ro d o k s Islm y o ru m u dur. A nadolu ve XV yzyldaki O sm anl fe tih lerin d en so n ra da Balkanlar, bu senkretizm e hi p h esiz ki nem li k a tk larda b u lunm ulardr. Am a u n u tu lm a m a s gereken, b u k at klarn Alevliin tem elini atan ilk deil, o n u n gelim esine
m anh ve Safev k ay n ak larn d a k u lla n la n b u icrim , a sln d a Alevliin ilk tarih sel ad olm utur. Osm anl) k ro n ik lerin d e ve ariv b elgelerinde hem bu ikisine, hem de bunlara ilve olarak rfz terim ine de rastlanr. Fakat /nzfbas terim i nin Snni top lu m iinde giderek pejo ratif bir alam k azanm asyla K zlbalar b u terim yerine d ah a so n ralar alev kelim esin i tercih etm ilerdir. G n m z d e de kendilerini b u kelim e ile adlandrm aktadrlar. 47 yin- Ccm 'in b u g n k Bektalik ve A levlikle m ev cu t d u ru m u n a gclinccyc kadar tarih ierisinde urad nem li deiim aam alar vardr. O rta Asyada slmdan ok nceki devirlerde knuz im e rit e lin d e n balayarak (bk. L. P Potapov, "G ebelerin iptida cem aat h ay atlarn a n la ta n o k eski bir det", TD, 15 (1960 ), ss. 71-84), M ani d in in d ek i b enzer y in lerd en (bk. H. C. Peu ch , Le M an ich cism e . liisto ire des Religions 2, P a ris 1972, G allin ard , s. 598.) Bizans A nadolu'sundaki P a u c ic n (Pavlakler)lcre, VcfUk vc Yescvlikteki yinlerden (bk. K prl, lk Mutasavvflar, ss. 33-34) Baba llyas'n d zenledii Bahailik'teki yinlere gelinceye kadar (bk. Y. O cak, Babailcr syan, s. 104.) bu aam alarn hep sin in katklar vardr. Bize gre Ayin*i Ccn ko n u su daki cn do ru tah liller I. M elikofP un u m ak alesin d e b u lu n m a k ta d r: "Le probleme Jijlbas, ss. 64-65. 48 Bu konudaki iddialara tipik b ir rn ek olarak msl. bk. 1. Zeki Eybolu, Alev lik, Snnilik: /slrtn Dncesi, stanbul 1979; ayn yazar, Btln Ynleriyle Dehtaslik (Alevlilt), Istanbul 1980.

yardm c o lan so n ra k i k a tk lar o lu u d u r. Bu k a tk lar arasn da en n em lisi, h e n z z erin d e cid d i b ir ekilde d u ru lm a yan ve zellikle Sivas ve Tunceli Alevliin in olum asnda n em li pay b u lu n a n Paulicianism e, y a h u t Pavlaltilil (Pavlo s u lu k ), B alkanlar (b ilh assa D e lio rm an ) A levliinin ge li m e s in d e n e m li ro l b u l u n a n B o g o m ilism edir. A lev se n k retizm in i a nlayabilm ek iin, A levliin teolojisini, rite lle rin i ve o rg a n iz a sy o n u n u d ik k a tli ve d e rin lem e sin e bir analize tabi tu tm a k gerekir.

5. Trk tarihinde slm'n grntleni biimlen


B urada son olarak, y u kardaki iki paralel larihsel yorum la balantl b ir biim de, slm n T rk to p lu m larn d a da, d i er b t n M slm an to p lu m lard a o ld u u gibi, bu loplum larn siyasal ve top lu m sal tek ilatlan m asn a paralel olarak kazand birtakm k a rak teristik le rd en sz e tm ek gerekiyor. Bylece tarihsel sre iinde T rk lerin slm y o ru m u n a ail izm ek istediim iz eskiz kabaca tam am lanm olacaktr. T rk tarih in d e slm n g r n t le n i b iim lerinden kast ksaca, slm n, srad an halk tab ak asn d an sf evrelere, sf evrelerden lem a kesim ine, lem a kesim inden devlet m ek anizm asna ve siyasetine kadar, bu kesim lerin yapsal zelliklerine gre kazand nitelikler ve ald grntler, y ah u t sergiledii biim lerdir. Bu g r n t len i ekillerini alclk slm (p o p le r slm ), b -kitab slm (m edrese sl m ), c- tekke slm (m istik Islm ), d -devlet slm (siyasal lam Islm ) eklinde balca d rt kategoride ele alm ak isa betli olacaktr. Bu kategoriler, gem ile olduu gibi bugn de b t n slm dnyasnda aynen m evcuttur.

a. Halk slm (popler slm)


Buna bir bakma halk Mslmanl da diyebiliriz. Sosyo lojik olarak ok iyi bilindii zere, bir dinin teorik yaps, inan esaslar ne olursa olsun, halk arasnda zamanla o hal kn toplumsal ve kltrel zelliklerini kazanr, o zelliklere uyarlanr, yine zamanla da onlarla zde hale gelir; yani dntrr ve dnr. Bu ok tabiidir. te ayn sre Trklerin slm kabul ve yorumlamas olaynda da mey dana gelmitir.
Halk slm terimiyle bizim burada anlatmak istediimiz, bir inan ve bir sosyal hayat tarz olarak yorumlanan ve ya anan, slmn esaslarna belli ller iinde sadk kalmak

la beraber, daha ziyade geleneksel yaantnn belirledii, ksmen hurafelerle kark bir Mslmanlk tarzdr. Bu Mslmanlk tarz yukarda anlatmaya altmz ortodoks ve heterodoks slm yorumlar temelinde ekillenir. Baka bir deyile Trk halk Mslmanlnn biri ortodoksiye, teki heterodoksiye dayanan iki boyutu vardr. Bu yzden Trk Halk slmni yalnzca heterodoks yoruma in dirgemek yanl olur. Hangi yorumuyla olursa olsun, daha nce de sylendii zere, Trk Halk slmnin temel karakteristii, evliya kl t merkezli oluu, dolaysyla, daha yukarda da akland gibi, geni lde mistik bir mahiyet tamas, baka bir ifa deyle, tasavvuf etkilerin ekillendirdii bir Mslmanlk yorumu olmasdr. Bu sebeple halk Mslmanlnda evli yaya sayg ok byk bir yer tutar. Trkiye de dahil gn mz Balkanlar ve Asya Trk topluluklarnda slmn, zel likle de halk Mslmanlnn niin byk lde lasavvuf bir yorumla temsil edildiini, niin tarikatlarn sosyal ta bannn bu kadar geni ve toplumun eitli katmanlarna yaylm bulunduunu anlayabilmek, byk lde bu

nokta ile ilgilidir.4 9 Bununla beraber bu Mslmanlk yoru mu, tekilatl tasavvufun, yani tarikatlarn tekkelerde uygu lamaya koyduklar Mslmanlk yorumunun ayns deil dir; tekilat, belli bir sistematii, hiyerarik yaps yoktur. Trk Halk slmm en iyi analiz edebildiimiz tarihsel d nem, Bat Trkleri iin ksmen Anadolu Seluklular ve asl Osmanl dnemidir. Buna gnmzdeki durumu da hi p hesiz eklemek gerekir. Dier Trk toplumlannm bu adan durumlar henz Trk tarihiliinin ve sosyal bilimciliinin ilgi alanna yeni yeni girmektedir. Gnmz Orta Asya Trk topluluklar arasndaki halk slm, Rus ve Bat sosyal bilimci ve tarihileri tarafndan olduka iyi analiz edilmi ve bu ko nuda I. A. Makatov, N. A. Smimov, Vladimir N. Basilov, Ale xandre Bennigsen, Chantal Lemercier-Quelquejay gibi bilim adamlar ve aratrmaclar nemli veriler elde etmilerdir.5 0

b. Kitab slm (medrese slm)


Aslnda Fatmlerin X. yzylda Msrda yerleip Ismail retisinin propagandas amacyla atklar el-KahiretulMuizziyye (Kahire)deki -bugnk Snni el-Ezher niver49 K om nis rejime geile beraber tarikatlarn yasakland Yugoslavya'da, vc Arnavutluk'ta vc zellikle Sovyet Rusyada her eit adil vc polisiye takibata ramen, bir trl ortadan kalkmamalarnn, yer alm a ekilerek yaantlarn ne pahasna olursa olsun srdrmelerinin sebebi, yukarda aklamaya alt m z husus ve bununla ilgili uzun tarihsel sretir. Trkiyede dc tarikatlarn 1925te zel bir kanunla resmen ilga edilmesine, tekke ve zaviyelerin, trbele rin kapatlmasna ramen, pratikle bunun gerekleememesinin sebebi dc ay ndr. Bu olay resm ideolojinin Trkiyede itibar gren anti-laik tahrikler" veya gericilik" yaklam ile anlamak ve aklamak m m k n deildir. Bu ka naatimizce kolayc vc basiti bir yaklamdr. Meselenin daha ok bu uzun ta rihsel ve sosyolojik srele aklanmasnn doru olaca kanaatindeyiz. 50 Bu konuda A. Bennigsen-Chanta! Lemercier-Quclquejayin ortak eserleri olan L e Soufi et le Commissaire: Les Confrries Musulmancs cn URSS (Paris, Ed. du S c u il,. Trkcsi: Sfi vc Komiser: Rusyada tslm Tarikatlar, ev. O. Trer, A n kara 1988, Akag Yay.) isimli kiapa zengin bir bibliyografya bulunmakladr.

siesinin atas- el-Ezher m edresesi ile balayan slm le mindeki medrese geleneinin, esas olarak Byk Seluklu larla gelitii iyi bilinir. Btnlerin slm dnyasna yne lik ykc retilerine ve m ilitan faaliyetlerine kar El-i Snnet (Ehl s-snne) de denilen Snni slm savunm ak amacyla XI. yzylda Badat bata olm ak zere, nem li ve byk ehirlerde alan medreseler, ksa zam anda Btnlie kar slmn temel iki kaynann aklanm asna ynelik bilimsel faaliyetlere baladlar. Bu faaliyetler, tp, m atem a tik, astronomi gibi fen dallarna da yer verilm ekle beraber, esas olarak Fthth (slm h u k u k u ), Kelm (slm teolojisi), Tefsir ve H adis gibi temel slm bilim leri kapsyordu. An cak bu, daha nce slm dnyasnda bu alanlarda bilimsel faaliyetlerin olmad anlam na gelmemelidir. nk bilin dii gibi bu faaliyetler nceleri cam ilerde veya baka m e knlarda olduka gelimi bir seviyede yrtlyordu.5 1 Her hlkrda medrese gelenei olduka erken saylabi lecek bir devirde M averannehire girdi. Karahanllar dev rinde Buhara, Semerkand, Merv gibi byk k ltr m erkez leri ksa zamanda Snni slm teolojisinin ve fkhnn tedris edildii medreselerin oca oldu. Buhara, slm dnyasnn en byk hadis limlerinden biri olan M uham med b. sm a il el-Buhriyi (l. 869) yetitirdi.52 Snni slmn iki byk inan mezhebinden birinin (M atridilik) kurucusu mam Eb Mansur el-Mtrid (l. 944) yine M averannehirden yetiti.53 Onlar bakalar takip etti. Bylece burada Kuran ve Snnetin aklanmas amacna ynelik medrese kkenli
51 Bu konuda ok iyi bir tarihsel perspektif iin bk. J. Pedersen, M cscid, lA.; llian N aheb, Eitim K u ru m lan ", /sldn $c/ri, ed. R. B. Serjeant, ev: E. Topugil, Aa Yay., stanbul 1992, s.89-120. 52 Bk. M irza Bala, "Buhara", /A.; Kasm Kufral, Buharl", A. 53 Bk. M. B. M cdonald, 'M t rid r, /A.; Ebu Zehra, Itih a d M e z h e p le r , ss. 236252. Burada M tridiligin tem el csaslan iyi aklanm tr. 54

bilimsel faaliyetler giderek glendi ve kendi geleneini kurdu. Bu, Trk dnyasnda da Snni yorum temelinde ge lien kitab Islmn, bir baka deyile medrese slmnin olumas ile neticelendi. O kadar ki, Osmanl imparatorlu unda yaklak XV. yzyl sonlarna kadar bile medreseler Kahire, Halep, Dmak (am) ve Badat medreseleri kadar, Buhara, Semerkant, Serahs, Merv medreselerinden de bes lenmeye devam ettiler. Ksacas medreseler, zellikle Byk Seluklulardan iti baren sk bir devlet himayesi ve denetimi altnda faaliyet lerini srdrdler. Bu himaye ve denetim, Osmanllar da dahil hemen btn Trk devletlerinde medreselerin s tnden eksik olmad. Bylece medreseler bir yandan devlet slmnin, yahut bir baka deyile resm slm'n retilme sine en byk katky salayan kurumlar konumuna gel dikleri gibi, te yandan da Snni halkla sk temaslar dola ysyla onlar zerinde de etkili oldular. Tarihsel verilere ba karak, bu etkilerin Anadolu Trkleri arasnda ve zellikle ehirler bata olmak zere, yerleik kesimde Seluklular dneminde belirginlemeye baladn, fakat asl Beylikler ve Osmanl dneminde XV yzyldan balayarak bilhassa Snni tabanda kuvvetle hissedildiini tahmin edebiliriz. Trk Halk Mslmanl, bu suretle bilhassa XIII. yzyl dan itibaren -Islm dnyasnn hemen her tarafnda cere yan eden srece paralel olarak- iyice fkhn hkimiyetine giren medrese slm ile, tekke slmnin zaman zaman re kabet alan haline geldi. Bugn slm dnyasnda halk ara snda slmn hemen hemen yalnzca ibadetlerden ve er'i birtakm baka ykmllklerden ibaret basil bir klle in dirgenmesinde bu fkh arlkl medrese slmnin etkisini sz konusu etmek belki yanl olmayacaktr, ite XVII. yz ylda Osmanl bakentinde ortaya kan Kadzdeliler hare keti, Trk tarihinde medrese slm ile tekke slm arasn-

ss

daki bu rekabetin det bir savaa dnt en kzgn r neklerinden birini temsil eder.54 Fakat bu rekabetin hemen her devirde ayn iddeti koruduunu dnm ek yanl olur. zellikle Osmanl dnem inde genel izgi itibariyle daha ok bir uzlamadan, hatt bir dereceye kadar i ielikten sz etmek gerekir. Bu, slm dnyasnda tasavvufun (ilm -i btn ) klasik fkha (ilm-i z h ir) olan galibiyetini simgeler.

c. Tekke slm (tasavvuf! yahut mistik slm)


Tekke slm, yahut tekke M slm anl, slm iyetin Trkler arasna esas itibariyle tasavvuf evreleri araclyla girmi bulunup halk Mslmanln oluturan ana faktr lerden biri olmas sebebiyle, Trkler arasnda ekillenen en eski yorumlama biimi saylabilir.55 Nasl medreseler slm dnyasnda kitab slm yorum unun retildii kurum lar ol musa, bilhassa XI. yzyldan itibaren de, yine slm dn yasndaki gelimelerin bir yansmas olarak tekke ve zviyeler de hemen btn Mslman lkelerde ve bu arada Trk dnyasnda mistik slm yorum unun temel kurum lan hali ne gelmilerdir.56 Yalnz burada unu unutm am ak gerekir: Yukarda da belirtildii zere, tekke Mslmanln her za man medrese Mslmanlnn tam kart bir slm yoru mu olarak anlamak yanltr. nk zellikle XIII. yzyl dan itibaren bu ikisinin zaman zaman uzlat, hatt i ie
54 Bu ok ilgin olay hakknda yeni birtakm literatr m cvcut olm akla beraber ksa vc gene! bir bilgi iin im dilik bk. A. Yaar Ocak, XVII. yzylda Osman* l im paratorluu nda dinde tasfiye (prianizn) teebbslerine bir bak: Kadzdeliler hareketi", KA, XV1I-XX1 /1-2 (1983), ss. 208-226; M addine Zilfi. The Kadzdiles: Discordant rcvtvalisme in sev entcenth-ccntury Istanbul", JN E 5,45 (1986), ss. 251-269. 55 Tasavvuf konusunda ksa vc zl bilgi iin insi. bk. Louis M assignon, Tasav vuf, A. T rkler arasnda tasavvufun yaylm asna dair ise bk. K prl, ilk Mufdsavv/a , ss. 10*15. 56 Bk. A. Yaar Ocak* Sreyya Faruki, 7-viyc", M.

getii dnemler ve rnekler hi de az deildir. Trk tasav vuf tarihinde, Mevlana, Sadreddn-i Konev gibi medres kkenli eyhlere sk sk rastland gibi, medreselerde dc Davud- Kayseri, Hac Bayram- Vel gibi tekke kkenli m derrislere, eitli tarikatlara mensup lemaya, hatt yksek dzeydeki brokratlara da sk sk tesadf edilir. Tekke slm, Trk tarihinde daha Orta Asyada Ahmed-i Yesev zamanndan beri Yesevtlik, Kalenderi life, Haydarilik benzeri tarikatlarla bir yandan heterodoks bir yorumla ba layp geliirken, zellikle XIII. yzyldan itibaren Orta As yada Kbrevlik, Nakibendlik , hatt Kadirlik ve Riflil gi bi Snni tarikatlarla da geliti.5 7 Bu tarikatlarn hemen he men hepsi, XIII. yzyln ilk eyreinden itibaren Mool is tilsyla beraber Anadolu sahasna da intikal elti. Ayrca bunlara Anadoluda Mevlevlik, Siihreverdlik, Halveiilik, Bayrmilik, Bektalik vb. baka tarikatlar katld.5 8 Osmanllar

zamannda Balkanlardaki fetihlere paralel olarak bunlarn hepsi bu yeni topraklara tand ve gnmze kadar geldi.5 9 Tekke slm, Mslmanln kelm ve fkhla yorumlanan inan ve toplumsal organizasyon boyutuna, zellikle de XIII. yzyl Anadolu'sunda en rafine bir biimde Mevlana, Hac
57 Bu tarikatlarn O rta Asya'daki genci d u ru m la r h a k k n d a cn iyi alm alardan biri, y u k a n d a 4 2 n o lu n o tla zikredilen A. Bennigscn-Ch. Lem crcicr-Qudquejayin eseridir. 58 Bu ko nula rda derli top lu b ilgi iin u nlara bk. E. B elnat apolyo. Mc?lcplcr ve Tarikatlar Tarihi, Istan b u l 1964, T rkiy e Yay.; A. G lp n a r h v i 00 Soruda Trkiye'de Mezheple vc Tarihatlcr; Istanbu l 1969, G erek Yay.; Ayrca lA.daki ilgili m addelere dc baklm aldr. 59 B a lk a n la rd a k i d u r u m h a k k n d a o k iyi b av u ru k a y n a k la n u n lard r: A le xandre Popovi, U stam BfljJmntyuc : Lcs Mtsufmans d Sud-Est Europcn Dans la Priode Post-tlomanc, B erlin 1986, O u o H arrassoviu-W iesbaden (Trkcsi; B alkanlarda /jld m , Istanbul 1995, nsan Yay.; ayn yazarn k o n u y la ilgili m ak a leler klliy a t: Lcs Dtrvichcs Balkaniques H icr et Aujourd'hu, Istan b u l 1994, Isis Yay.); N athalie Claycr. L!Aii>anie, pays des dcrvichcs, Berlin 1990, O u o Har* rassovitz-W iesbadcn; ay n yazar. Mystiques, tct( cl S ocittf: Les Halvcfis dans l'airc b alkaniquc dc la f m du XVc sicle nosjo urs, L eiden 1994, E . J. Brill.

Bekta- Veli, Yunus Emre ve XIV yzylda Hac Bayram- Ve l ile temsil edilen V ahdet-i V c u t' u tasavvufun zengin ve renkli dnce boyutunu ekledi. Islmn fkhla gelien zhir ve kuralc yan, tasavvufun ru h dnyasna hitap eden in sancl ve hogrl esprisiyle hem dengelendi, hem zengin leti. Bu zenginlik Seluklu ve O smanl dnem inde sanata, mimariye, edebiyata ve dnceye yansd. A hm ed-i Yesevnin D ivan Hifcmefinden eyh Galibin H sn Afena uza nan ve henz sosyal tarih tem elinde sistem atik bir analize ta bi tutularak deerlendirilememi muazzam b ir edebiyat,60 ki inin ruh dnyasnn derinliklerine nfuz eden Mevlev yin lerinden, insanlar m istik co k u n u n d o ru k larn a karan Bekta nefeslerine kadar zengin ve engin bir melodik henk seli haline gelen muazzam bir m sik yaratld.6 1 Ne var ki tasavvuf bu m spet yaratclm ve k lt r re timine olan katklarn her zam an her yerde srdrem edi ve koruyamad. Yine birtakm siyasi ve toplum sal krizler sebe biyle, sahip olduu ince tefekkr esprisini zaman zam an ve yer yer kaybedip bazan kaba bir z h d (asetizm ) izgisine indirgenmeye yz tutunca kendi iinde fanatizme d n t zamanlar oldu. Szn ettiimiz siyasi ve toplum sal bu nalm zamanlarnda, medrese slm ile mistik Islm arasn daki denge, yerini sk sk fanatizme terkeder hle de geldi; byk toplumsal kargaalarn domasna yol ald, ki yu60 M onografik nitelikteki para para aratrm alar, yah u t an to lo jik birtak m a lm alarn dnda, T rk tasavvur (y ah u t tek k e) edeb iy atn n to p lu b ir deer lendirm esini yapan se n tetik b ir tarih i b u g n e kad ar ne y azk ki hl ortaya konulam am tr. Bu sebeple Trkiyede aydnlar b u zengin ve b y k edebiya tn bir b t n o larak gerek m h iy etin d en o u n lu k la hab erd ar o lm adklar gi bi, alann uzm anlar da bu b t n c objektife nedense pek y a k la m am a d a d r lar. Fakat zellikle k lt r tarih ilerin in , sosyal tarih ilerin bu edebiyat byk ounlukla pek d ikkate alm am alar, kaynaklarn alm alarnda kullanm am alan dorusu ok tu h af b ir tu tu m d u r. 61 Bu konuda Cem 'Behar ve W alter Fcldnan le C in u cn T a n n k o ru ru n m akale lerine baklm aldr.

karda bahsedilen XVII. yzyldaki Kadzdeliler hareketi bunun tipik rneklerinden birini tekil eder. Gerek gn m z Trkiyesinde gerekse slm dnyasnn baka yerle rinde tasavvufun zaman zaman fanatizm unsuru haline gel dii sk grlmeye balayan olaylardandr. Tasavvuf! tarikatlar eklinde tekilatlanm bulunan Mis tik slmn Orta Asya, Kafkasya ve Balkanlardaki Trk top luluklar arasnda zaman zaman, zellikle de bu Trk toplu luklarnn eitli emperyalist hkimiyetler altna girdii d nemlerde, onlarn mill kimliklerini ve bamszlk duygula rn besleyen gl bir toplumsal faktr haline dnt nn pek ok rneine de rastlanmaktadr. Trkmenistanda Kurban Murat, eenistanda nl mam eyh mil hare keti (Mrit/zm), yahut Dastanda eyh Necmeddn ve Uzun Hac olaylar rneinde olduu gibi, XIX. yzyldan itibaren Rus hkimiyetine kar Orta Asya ve Kafkaslarda gsterilen direnilerde, eitli tarikat evrelerinin bu direni leri hem organize etmek, hem de fiilen srdrmek itibariyle nemli rolleri bulunduunu, uzman bilim adamlarnn ara trmalar ortaya koymutur.6 2 Anadoluda da zellikle Mill Mcadele dneminde, en az yerel ulema kadar muhtelif Anadolu ehirlerindeki Mevlev, Bekta, Rif ve Kadiri tari kat evrelerinin rnek tekil ettii milis mukavemet hareket lerinde bu mistik slm yorumunun pay ok belirgindir.6 3

d. Devlet slm (siyasallam Islm)


Burada son olarak, slm yorumunun Trklerde devlet mekanizmas ve devlet siyaseti temelinde ald grntden
62 Msl. bk. Bcnngscn- Quclqucja)', S/i ve Komiser, ss. 199-213. 63 Bu konuda, iinde pek ok bilgi vc belgenin yer akl bir kitap ydun Cemal Kutay, Kucukstn vc Cumhuriyetin Manevi M im arlar, Ankara 1974; ayrca bk. Baki z, Kurtulu Savanda Alcvi-Bchtasilc; stanbul 1990, Can Yay

sz etmek gerekiyor. X. yzyln balarnda Orta Asyada muhtelif Trk topluluklar ve devletleri arasnda yaylmaya balad dnemlerden itibaren phesiz ki genelde -en azndan devlet ve yerleik kesim iinde- slmn Snni yo rumuyla hkim olduuna yukarda deinilmiti. Snni s lm, genelde tarihi boyunca sistematik bir teoloji ve hukuk meydana getirmesinin, ayrca evre kltrlerle yakn tema sndan salad katklarla kurumlam olmasnn tabii bir sonucu olarak, bir iki istisn hari,Trk devletlerinin resm tercihi, dolaysyla devlet politikas haline gelmitir. Bu se beple bir siyaset arac olarak, bu fonksiyona uyarlanmas ve bu temelde bir yaplanmaya girmesi kanlmazd. te bu sebeple, bir devlet islnnndan, yahut bir dier ifadeyle, Trk devletlerinde bir ynetim politikas olarak bir siyasallam
Islm yorumundan bahsetmek pekl m m kndr. Bunun

en gelimi rneini Osmanl mparatorluu tekil eder. slm daha Peygamberin hayatnda, o dnemin ve evre artlarnn tabii evkiyle bir inan ve toplumsal ahlk dze ni olmann tesine gemek suretiyle ayn zamanda Medi nede teekkl eden devletin siyaseti konum una geldi. Bylece slm D rt Halife devrinden itibaren kendi siyasal kurumlarm yaratp gelitirmeye balam, bir siyaset hukuku oluturmu, zellikle Emev ve Abbas mparatorluklar za mannda hilfet kurum unu merkezine alan bir siyaset teori si de gelitirmitir.6 4
64 slm d nyasnda yaklak X. y zy ld an itibaren yazya gemeye balayan b u siyaset teorisi, b ilin d ii zere Farab (950), M verdi (10 58 ), K cykvus (1082), N iz m tn lk (10 91 ), G azzal (11 11 ), tb n Teymiyye (1 3 2 8 ) ve bn H a ld u n (1405) gibi n e m li d n rle r tarafndan b ir hayli gelitirildi, tslm siyaset te orisinin bu tarihsel geliim ini o k iyi tahlil eden u drt n e m li alm aya zel likle bk. H arun H an irvn, Islm'da siyasi Dfnce vc idare, ev. K em al K uu, stanbul 1965, rfan Yay.; W M ontgom ery W a u , Islamic Polilical Tltought, Islam ic Surveys 6, Ed inbu rgh 1968; M . Z iy d d n Rayyis, Islnda siyasi Dsncc Tarihi, ev. A. Sarkaya, stanbul 1990, N ehir Yay.; H uriye Tcvfik M cah id , TrbVen Abduha siyasi Ouncc^ev. Vecdi A ky z, tstanbul 1995, z Yay.

te slmn Trk devletlerinin yneliminde bir siyaset arac olarak belli bir konum igal etmesi, slm tarihindeki bu srecin devamndan baka bir ey olmayp Karahanllarla beraber balar. Yukarda sz edilen Tezkie-i Satl
Bura Han, M slmanl henz kabul etmi Satuk Bu-

rann, kfirler", yani putperest (Budist) Trklerle slm uruna yapt gazalarn hikyelerine ait epizodlarla dolu dur.6 5 slm daha bu erken devirlerden itibaren Trk dev letlerinin gerek kendi hkimiyet alanlarndaki halkn yne timinde, gerekse d siyasetlerinin oluturulmasnda temel bir dayanak haline gelmi ve devlet politikasnn nemli bir arac olmutur. Gazneli devletinin, Byk Seluklularn, Hrezmahlarn, Timur imparatorluunun, Bbrl devle tinin i ve d siyasetlerini ynlendiren temel faktr, gele neksel Trk siyaset anlayyla badatrlm bir slm h kimiyeti fikridir. Bu fikir, ayn zamanda bu Trk devletleri nin hem kendi tebaalar zerinde, hem de dier slm dev letleriyle olan ilikilerinde kendilerine gl bir meruiyet kayna salamak bakmndan nemlidir. Yusuf Has Hcibin XI. yzylda kaleme ald Kutadg Bilig, ok iyi bilindii gibi, antik Hind ve Trk siyasi felsefe

lerinden esinlenmekle beraber, yine de slm siyaset anla ynn kkl etkisi altnda ifade edilmi bir devlet ynet me, siyaset etme sanatnn Trk tarihindeki ilk teorik r ndr denebilir.6 6 Fakat gerek tarihsel balar itibariyle Osmanl lmparatorluunu hepsinden fazla ilgilendirmesi, ge rekse samim bir ekilde Snni slmn korunmasna ken dini adam olmalar itibariyle, asl Byk Seluklulardan bahsetmek gerekir.
65 Bk. Grcnard, Safu/i Bura Han mcnlbcsi", ss. 147-188. 66 Kutadgu Bi/ig'in bu adan ok iyi bir tahlili iin bk. Halil nalck, "Kutadgu Biligdc Trk ve ran siyaset nazariye ve gelenekleri, Reit R. Arat iin, Ankara 1966. TKAE. Yay., ss. 259-271.

Byk Seluklular XI. yzyln ilk eyrei iinde, yukar da ksaca deinilen belirli tarihsel artlarn tabii evkiyle M averannehir blgesinde slm kabul ettiler ve H orasan m m takasma getiler. Bu olay slm dnyasnda pek ok ba km lardan, fakat zellikle de hem sosyal ve kltrel, hem de siyasal adan byk bir dnm noktas oluturdu. n k Byk Seluklular, XI. yzyln tam ortalarndan itiba ren, bir yandan o zamana kadar Islm dnyasnn tanm ad yeni bir siyasal faktr, T rk faktrn O rtadouya soktuklar gibi, dier yandan da, Abbas hilfetini ii Bveyhlerin hkim iyetinden kurtarm ak suretiyle, kendi siya si him ayelerinde yaamaya balayacak olan O rtadou slm dnyasnda Snni slmn arkasna kuvvetli bir siyasi des tek de salamlard.67 Belki daha da nemlisi, bu destek sa yesinde, XI. yzylda slm dnyasna ok skntl zam an lar yaatan, bir bakma bugnk m ilitan lslmc hareketle rin -tekilat ve kullandklar yntem asndan- prototipini oluturan Ismail-Btn hareketinin de nem li lde n ne geerek Snni Islmn siyasallama ve Anadolu Seluk lular ile balayp Osmanlla a uzanacak olan Bat Trklerinin devletleme srecindeki en nem li tarihsel adm da atm oluyorlard. Byk Seluklularn Batnlie kar sava aarak Snni Is lma saladklar bu siyasal destein, yalnz slm dnyas zelinde deil, Trk tarihi ve hatt dnya tarihi genelinde ne derece nemli bir tarihsel misyon oluturduunu asla gzden karmamak ve bunun tahlilini iyi yapmak gerekir. nk zamann en nemli siyasi glerinden biri olan Byk Sel uklularn Snni slm lehine yaptklar bu tercih, gelenek sel bir nitelik kazanacak ve onu Bat Trk devletlerinin siya67 Bk. O. Turan, Seluklular Tarihi ve Turh-fslm Medeniyeti , ss. 87-96; l. Kafcsolu, Seluklular , lA. ; M, Alay Kym en, SclcuMu Devri T r k T arihi., A nka ra 1989, TTK. Yay., ss. 168-192.

setlerinin de temel ideolojisi haline getirecektir. Bu suretle glenen Snni slm, hi phe yok ki, Osmanllarn ah snda slm dnyasnn rakipsiz egemen gc oluyordu. XV. yzyln ikinci yarsnda Kostantniyye F tihi, Ebul-feth vel-mez Sultan II. Mehmed, slma gen imparatorluun ideolojisindeki nih yerini verirken, mer keziyeti bir siyaset anlayndan hareket ediyordu.6 8 O, gen yanda stanbul fethinin kazandrd g ve prestijle, ayn zamanda Dou Roma (Bizans)nn vrisi ve Ortodoks Dou Hristiyanlnn yeni hmisi sfatyla, slm devletle zde hale getiriyor, ancak devlete slmn da stnde bir mevki tanyordu. Onun zamannda rf hukukun daha be lirgin bir suretle eri hukukun -karsna deil- yanna ko nulmas ve nceki dnemlere nisbetle daha geni bir sahaya yaylmasnn salanmas, gerekte bunun bir gstergesidir. Bunun ne demek olduunu zamann nemli devlet adamla rndan Tursun Bey, Trih-i Ebul-Feth isimli tannm eserin de teorik bir ereveyle bize sunuyor. Bu ereveye gre Osmanl sultan artk zllullah fi'1-Arz"dr ve "H ak Tel
mbarek lkabn semdan inzal etnidir".6 9

U. Mehmed, kiilii ve zel yaantsyla tam bir Msl man kimliini yanstmakla birlikte, slm ve kurumlarn kendi bana brakmad. Grnte slmn imparatorluk taki en st temsilcisi olan eyhlislmlk kurumunu, Bizans patriklii rneinde olduu gibi, kendine balad. Sultan eyhlislm tyin ve azil yetkisine sahipti. Bylece Allahn
yeyzndeki glgesi olan Osmanl sultan, hem devlet ve si

yasetin, hem de slmn en st temsilcisi mevkiine ykseli yordu. Bunun pratikteki en nemli sonucu, Osmanl mparatorluunda slmn, devletin hkimiyet ve denetimine
68 Fatih Sultan M chned vc merkeziyeti politikas hakknda msl. bk. (nalck. ''Mehm ed H ", A. 69 Bk. Tursun Bey. Tarih-i Ebu'l-Fclh, nr. Mertol Tulum, Isanbul 1977, ss. 10-20. 63

verilmek suretiyle, bam sz bir r h a n otorite merkezi oluturm asnn n n e geilm i bulunm asdr. Ayrca m p a ratorluktaki gayri M slim tebaa, -modern O sm a n h tarihi liinin m illet sistemi diye adlandrd, gerekte slm h u k u kundaki ehli zim m et (E h h z-znm e) k u r u m u n a dayal- bir hukuk-sosyal stat iine alnm olup, bu stat erevesin de devletin hkim iyet hak k n tanm ak ve vergisini dem ek kaydya kendi eko no m ik, sosyal, d in ve kltrel ze rklii ni korum a hak k n elde etm i b u lu n u y o rd u . B t n b u u y gu la m a la rn arkasnda, slm d n y a s n n ta rih in d e daha nce grlen rneklerinden old uka ileri ld e bir Isfmsiyaset zdelii anlayn b u lm a k m m k n d r .

XVI. yzyl balarnda, O sm a n l m p a ra to rlu u m u n he m en b u r n u n u n dibind e ise, slm ve T rk ta rih in in bir ba ka n em li o lu u m u daha gndem e geliyordu: S flik tari hinde baka bir rneine ne daha nce ne de daha sonra rastlanlmayacak bir biim de , bir sf tarikatn siyasal g haline dntrerek 1502 tarihinde ran'da resmen Safev devletini kuran ah lsmail-i Safevl, daha dedesi eyh H ay dar zam an nd a benim senen O n ik i m a m iili in i, tam bir devlet ideolojisi haline getirm iti.70 Bu, artk rann devlet
7 0 S afev d e v le tin in k u r u lu u ve g e lim e si, T r k t a r ih in d e k i c n ilg in o la y la r d a n o ld u u g ib i, b u d evleti k u r a n S a h Isnail- S afe v d c , ra n t a r ih in in o l d u u k a d a r T r k t a r ih in in de o k m h i m a h s iy e tle r in d e n b ir id ir . B ir s f ta r ik a tn d a n b ir d e vlet k a r a n S a h lsm ail- i Safev, t p k T im u r g ib i, T r k iy e t a r ih ili in d e p e k n e m s e n m e m i ve z e r in d e d u r u lm a m t r . Y a ln z c a O s m a n h la r la m c a delesi e re ve sinde S afev d e v le ti d o la y l o la r a k ele a lm m $ , F a r u k S m e r in d n d a CSfl/cv D e vle tinin K u r u lu ? ve G elinm e sinde A n a d o lu T r k lc r in in R o l, A n kara 1 9 7 6 ) b u m esele ile m o tto g r a fik d z e y d e m e g u l o la n b ir T r k ta r ih is i h e n z k m a m tr . Bu k o n u d a z e llik le b k . W a lte r H in z , U z u n H a a n vc $eyh C n c y d :XV. y z y ld a r a n n M ilJf D r D evle/ H a lin e >'/cJi$i, cv. T. B y k h o lu , A n k a r a 1 94 8, T T K . Yay.; H a n n a S o h r w e id e , D e r S ic g d e r S a fa v id e n i n P c rsie n u n d se in c R c k v v ir lu m g c n a u f d i e S c h itis c h c n A n a t o lic n s im 16. J a h r h u n d e r t " , D e r Is la m , 41 ( 1 9 6 5 ) , ss. 138-164; E ik e E b c r h a r d , O sm aniscJie P o lcnilt gcjjen die S afav ide n im 16. J a h rh u n d e rt, F r e ib u r g 1 9 7 0 ; A d e l A llo u c h c , The O r ig in s a n d De ve lop m e nt o f The O U om an- S afavid C o n flict, B e r lin 1 9 8 3 ; J.-L . B acq u6 - G ra m n o n t , Les O tto m a n s, Les S afavidcs et L e a r Voisins, L c id c n 1 9 8 7 . z e llik le u n a

v siyaset hayatnda O n ik i im a m iiliin in bir daha gitme mek zere yerini ald tarihsel bir d n m noktas olm u tur. Fatmlerden sonra tarihinde ilk defa bylece bir devle tin resmi ideolojisi olarak slm dnyasnn ortasna yerle en iilik, S n n i slm n o devirdeki en g l temsilcisi olan O sm anl Devletin in de amansz rakibi olarak, on un s nrlarnn hemen yanbamda yerini ald. ii Safevt propagandas,7 1 Osm anl Devletinin, hem kendi sinin hem de tebaasnn byk o u n lu u n u n inancn ve ayrca devletin meriyet kaynan temsil eden Snni s lmn, R afz iln ettii iilie kar savunmasn stlenmesi ne ve on a kar hem teo lojik hem de siyasi d o ru ltu d a amansz bir mcadele amasna sebep oldu. Bu mcadele 1514teki aldran muharebesiyle en scak safhasn yaad. Bununla beraber bu mcadelenin asker cephesinden muzaf fer kan Osm anl padiah Yavuz Sultan Selim, her ne kadar belirli bir sre Safev propagandasnn n n kesebildi ise de, bu propagandann etkilerini niha olarak ortadan kaldramad gibi, ne Safev devletine son verebildi, ne de Anadolu halknn Snm-K/ztk (Alev) olarak ikiye blnmesine en gel oldu. Ancak bu tarihten itibaren Osm anl Devleti, Byk Seluklularn Btnlere kar yklendikleri S nni slm mdflii misyonunun bir benzerini E/I-i Ro/za kar res men yklenen bir slm devleti konum una geldi.
d a b k. Jc a n A u b in . LA vcnem cnt dcs Safavidcs reconsidcre", Moyen O ricnt & O d a n Indicn, V (1 9 8 8 ), ss. 1-130. Bu k o n u d a Taha A k y o l'u n u kitab, isabetli tehis, ta h lil ve y o ru m la r ierir: O sm a n h da ve ra nda M ezhep Devlet, M illiyet Y aynlar, stanbul 1999. G r ld g ib i kitapta d in ve devlet ilikisi O s m a n h d a ve Safevlcrde m ukayeseli b ir ekilde incelenm itir. 71 T rkiy e n in d in v c sosyal, hatt k lt r e l ta r ih in in o k n h im b ir b aka olay da, s o n u la n g n m z d e de geni l d e g e erliliini k o ru y an Safev propa g andas m eselesidir. B u h a d ise n in ta r ih in in o k iyi a y d n la tlm a s n a ihtiy a vardr. Bu k o n u d a b ilg i i in y u k ard a k ilcrin d n d a bilhassa u m akaleye ba k lm a ld r: Je a n A u b in . La pro pag ande religieuse dcs Safavidcs, l.c Shisme Unamite (Colloque de Strasbourg cn 1968), Paris 1970, PU E. ss. 236*243; ayn yazar, y uk ard a d ip n o t 70'tc zikre dile n m akale.

XVI. yzyln ikinci eyreinin hemen banda, Yavuz Sultan Selimin Msr zaptyla birlikte hilfetin Osmanllara intikali, kendilerine ikinci bir misyon daha ykleyerek onlar btn Islm dnyasnn hmisi ve metbu konum u na ykseltti. Hilfetin Osmanllara intikali,7 2 Osmanl Devletinde Islm'n siyasetle zdelemesinin son safhas kabul edilebilir. Artk Osmanl halife-sultan, hilfet mercii ola rak, Hristiyan Bat karsnda btn Mslmanlarn hem temsilciliini yapyor, hem de savunmasn stleniyordu. Kuruluunu geni lde slm gaz ve cihad ideolojisine borlu olan Osmanl Devleti, yaklak XIX. yzyl balarna kadar kendine bitii bu temel misyonu bu espri iinde ko rudu. Ne var ki, XIX. yzyl, zellikle Tanzimat sonras d nem, Osmanl mparatorluu iin yepyeni bir siyasi ideolo jinin grntlerini ortaya koyacak ve eski Mslman kim liine daha deiik bir adan bakmasna sebep olacakt. Artk yava yava dalma srecine giren ve Hristiyan te baasn, 1789 Fransz lhtillinin getirdii ateli milliyetilik rzgrlarnn nnde birer birer kaybetmeye balayan Osmanl Devleti, slmn siyasal temsil kurumu olan hilfeti, Batl devletlerle olan ilikilerinde tam bir politik ara olarak kullanmaya mecbur kald. Hi olmazsa Mslman tebaas nn imparatorluktan ayrlmasna engel olmak maksadyla II. Abdlhamid, imparatorluu blmeye uraan Hristiyan Bafya kar hilfeti kullanmay denedi ve bunda bir dereceye kadar da baarl oldu. O zamanki Bal siyasi literatrnde Panislmizm eklinde deerlendirilen bu politikay ahsen biz, son aratrmalarn meydana kard zere,7 5 Msl72 Osmanl hilfetinin iyi bir tahlili iin nsl. bk. tnalck, Islan n the O ttom an empire", CT, 5 (1968-1970), ss. 19-29; una da baklabilir: F. Smer, Yavuz Sultan Selim stst-il proclane Calife?, Turcica, XXI-XXIII (1991), ss. 343-354. 73 Bk. Cczni Arslan, II. AMHtdid ve fstdm Birlii, stanbul 1992, t k c n yay.; Azmi zcat, Pan-Jsldmizm, Osmanl Devleti, Hindistan Mslmanlar ve Ingilfe-

inanlar tek bir Osmanl hkimiyeti altnda toplamaya yne lik olmaktan ok, gerekte Bat emperyalizmine kar bilin lendirip uyandrmay amalamas ve bu amaca uygun ekil de hilfeti bir siyaset arac olarak kullanmas sebebiyle, hilfetizm diye adlandrmann daha doru olaca grndeyiz.

Bu siyasetin, bu konumunu ksmen Abdlhamid sonras dnemde de koruduu sylenebilir. Ancak II. Mertiyetin yneticileri, hilfet politikasnn gayri Trk Mslman te baa stndeki baarszlnn ortaya kmas zerine Trk le arlk vermek suretiyle yeni bir dnem balattlar. Bu dnem siyasi alanda olduu kadar, dnce ve kltr alannda da, slmn artk temel bir hareket noktas olmak tan kartlp kartlmamas konusundaki eitli tavrlarn birbiriyle mcadeleye girilii, dolaysyla Islmn artk bir problem haline geldii yepyeni bir devrin balangc oldu. Bu dnem stne mnhasran alan Bernard Levvis, Niya zi Berkes ve erif Mardin gibi bilim adamlarnn analizleri, imparatorluk zihniyet ve statsnden milliyeti modern cumhuriyete gei srecinde slm ve siyaset ilikisinin ge liimini ve ald biimleri anlamamz konusunda nemli veriler salamlardr.7 4 Bu gei srecinin ideolojisi, Kemalizm olmutur. Bugn eitli kesimlerce yaplan speklatif ve koyu ideolojik tepki sel yorumlar ve tartmalar bir yana braklacak olursa, Ke
v (1877-19H), stanbul 1992, TDV Yay.; Jacob l.a n d a u n u n , eski oryantalist tez paralelinde yazdtg The Politics of Pan-Islam (O xford 1990, Clarendon Press) isimli kitab hakknda Hakan Yavuz tarafndan yazlan dikkate deer iki eletiri yazs iin bk. "Pan-lslnizn'in yanl yorum lanm as 1, bir deerlen dirme yazs, Trhiye Gnl, say:17, K 1991, ss. 84-92; Pan-lslm kav ram neden terkedilmeli?", Trkiye G'm/g, say:S, Bahar 1992, ss. 15-20. 74 Bk. B. Lewis, Modern Trkiye'nin Douu, ev, M etin Kratl, Ankara 1984, TTK. Yay., ss. 261-270, 321-331, 397-420; N. Berkes, 7'/7fi^cde tgt/flsfcjma, stanbul 1973, ss. 436-456; zellikle bk. Mardin'in Trkiyede Din ve Siyaset, Makaleler 3 (stanbul 1991, letiini Yay.) isimli kitapta toplanm bir diri ma kalesi.

malizm, Bat Trklerinin tek bamsz devleti olan Trki yede geni lde, XIX. yzyl Bal pozitivist dncesinin oluturduu bir laisizm anlay temelinde ekillenen cum huriyeti ve milliyeti bir ideoloji olarak, slm gen Tr kiyenin devlet ynetiminden ve siyasetinden, toplumsal alanlarndan ve hukuk sisteminden tamamiyle ve kesin ola rak karm, ona yalnzca toplumsal ahlk, inan ve ibadet alann brakm, ancak onu da smsk bir ekilde devlet kontrolne vermitir.7 5 Hatt daha cumhuriyetin ilk ylla rndan balayarak, Kemalizme, kendini slmn yerine koy duu, yeni devletin slmn yerine geen yeni resm dini ol duu eklinde, A. Adnan Advar gibi ileri gelen birtakm ay dnlar7 6 ve Ahmet nsel gibi gnmz aratrclar tarafn dan ciddi eletiriler getirilmitir.7 7 Kemalistlerin, Osmanl dneminde slmn kii zerinde bir bask arac olarak kul lanlmasna duyduklar tepki sonucu, dini yalnzca bT vic dan meselesi eklinde grmelerinin yanllna iaret eden . Mardin, bunun sonucunda oluturulan kat laiklik anla ynn toplumda yaratt boluklar Kemalizmin doldura madna dikkati eker ve hakl olarak, bu tutumun dour duu tepkinin Trkiyede -laik-Mslman- iki ulus yaratma tehlikesine kap atn belirtir.7 8 zellikle 1980ler sonras Trkiyede slm merkezli tartmalar, bu blnmenin pek de hayal rn olmadn gstermektedir.
75 Bu konuda $. M ardinin makalelerinden baka iyi bir tartma iin bk. Ahm et nsel, Trkiye Tophmunun uuim , stanbul 1990, Birikim Yay., ss. 110-111 vd. Aslnda yazarn daha ncc Birikim dergisinde yaym lanm m akalelerinin bir araya getirilmi ekli olan b u kitap, K em alizm 'in anatizi asndan dikkate deer yorumlar sunmaktadr. 76 Bk. A. Advar, Interaction of Islam ic and western thought in Turkey, Necr Eastern Culture and Society, cd. T.C. Young, Princeton 1951, ss. 127-129'dan naklen Mete Tunay, Trkiye CumJmriyeti'/ule. Teh Parti Yncteninin kurulmas (J923-I93J), Ankara 1981, Yurt Yay., s. 215. 77 Ilk. Ahmet Insel, ss. 114-117.

78 Bk. Mardin, a.g.c., ss. 234-243.

6. Sonu
te buraya kadar zel bir ekilde ve ancak ok genel hailaryla ele almaya altmz, tarihsel sre iinde Trklerin Islm yorumu meselesi, grld gibi hlen pek ok bo yutuyla henz bir problemler yuma halindedir. Biz bura da bu yuma zmekten ok, zlmesine yardmc olabi leceini sandmz kendi perspektifimizi sunmaya altk. Daha yukarda da srarla vurguland zere, bu problemle rin tarihsel ve aktel boyutlarnn birbirine paralel bir e kilde, her trl ideolojik tavr al ve nyarglardan arnm bir biimde ok ciddi ettlerle ele alnmas gerekiyor. Tr kiyenin halihazrdaki bilim ve dnce ortam, gerek Oria Asya Trkleri, gerekse Trkiye ve Dou Avrupa Trkleri asndan slmn bugne kadar nasl anlalp yorumlan d konusunda olduu kadar, bugnden sonra nasl anla lp yorumlanacana dair de ciddi bir fikir ortaya koymak zorundadr. Bu, ancak ve ancak niversitelerde bu konuda retilecek bilimsel aratrmalarla m m kn olabilecektir. Byle bir bilimsel mesi, bu topraklarda yaamakla ve yaa yacak olan insanlarn hogrl bir birliktelik srdrmele rinin bizce en vazgeilmez artlarndan biri gibi grnyor.

II. Abdlhamit Dnemi Islmclnm Tarih Arka Plan: Klasik Dnem Osmanl slmna Genel Bir Bak Denemesi*

II. A bdlham it ve dnem i gerek dnya, gerekse Trkiye Osmanl tarihiliinde aratrclarn hl sk sk eilmek lzu m u nu hissettikleri bir devirdir. zellikle Trkiyede Kemalist, sol ve sa ideolojiler iin II. Abdlham it nemli bir tartma konusu tekil etmi, daha yakn zamanlara ka dar insanlarn II. Abdlham it ve dnem ine bak tarzna gre ideolojilerini tespit etmek m m kn hale gelmiti. Po pler ve akademik Trkiye tarihilii, bugne kadar bu ko nuda szkonusu ideolojilere mensup baz eserler verdi. 1980ler sonras ise, zellikle de popler tarihilikte, II. Abdlham itin yeniden kefedildii; 1980 ncesine nispetle bazen olduka yansz,' ama genelde, hl ya eski ktleyici yaklam ya da buna tepki olarak doan apolojik tavn sr dren, bazen bilimsel, bazen tarih metoduyla alakasz ve pek fazla derinlikli olmayan aratrmalarn yaymland ye(*) Sultan II. Abdlham id ve Devri Setninen-BUdiriler, I.. Edebiyat Fakltesi Tarih Aratrmalar Enstits. stanbul 1994, ss. 107-124. 1 Mesela O rhan K ololu'nu n A bd lh am it'le ilgili iki kitab, b u yansz yaklam deneyen dikkate deer almalar olarak nitelenebilir.

ni bir dnemi oluturacaa benzemektedir denilebilir.2 II. Abdlham it dnem inin hl en ilgi ekici k on ularn dan biri, eskiden beri zellikle htihad- slm yahut Bat ta rihiliinin terimiyle P an islm izm politikas ve ikinci olarak da slamc dnce akm lar olmutur. P an islm izm ve s lamclk konusu, halen hem Bat, hem de Trkiye niversi telerinde ve Trkiye popler tarihiliinde zerinde al lan konulardan biri olmaya devam etmektedir. Bu d u ru m da, 1980 sonrasnda slamc hareketlerin belirli bir gncel lik kazanmasnn da bir lde pay o ld uu, bu hareketle rin tarihi kklerine eilmek ihtiyacnn d u y u ld u u d n lebilir. Son zam anlarda, P a n is l m iz m k o n u su n d a yaplan yerli ve yabanc tezlerde veya yaynlarda, bir yandan klasik Batl fikirler yeniden ispata allrken,3 Batda ileri s r l d ekliyle bir P an is lm izm veya tuihad- slm po litik a sndan bahsedilemeyecei, n k bu terimle adlandrlan hareketlerin, her slm lkesinde meydana gelen anti-emperyalist mcadelelerden baka bir ey saylamayaca k o nusunda ciddi itirazlara ve yorum lara da rastlanm aktadr.4
2 A p o lo jik ta v n sergileyenlere r n e k o la r a k u ik i eseri g s te re b iliriz : M u s ta fa M ft o lu , A b d lh a m id K z l S u lta n m ? s ta n b u l, 1 9 9 1 , 2 cilt; a y d n Talay, Eserleri ve H izm e tle riy le S u lta n A b d lh a m id , Is ta n b u l, 1991. 3 Bu e ilim in e n t ip ik r n e i, Frof. J a c o b M . L a n d a u ta r a fn d a n y a k n b ir tarihte y a y n la n a n The Politics o f Pan-Islam ( O x fo r d , 1 9 9 0 ) is im li eser g ste rile b ilir. Prof. L a n d a u , so n g n le r d e T rk iy e 'd e d e i ik d e e r le n d ir m e le r e t b i tu t u la n b u eserinde, ke sin b ir P a n is l m iz m ( Is l m B ir li i) p o lit ik a s n d a n s z e tm e kte ve o d n e m in Batt siy a s e tin in t e z in i a y n e n b e n im s e m e k te d ir . B u a n la m d a o l m asa d a h i y ine b ir P a n is l m iz m , y a h u t Is l m b ir li i s iy a s e tin d e n b ahse dileb ilccegi g r n d e o la n yerli aratrm a la r d a vard r: Ih s a n S re y y a S r m a , 11. Abd lh a m id in Is l m B irli i Siy ase ti, s ta n b u l (ta r ih s iz ) , 1. b s., 5. bs., Is ta n b u l, 1990; C e z m i E sasian, U. A b d lh a m id vc Is l m B ir li i, Is ta n b u l, 1992. 4 M sl. Bk. M . H a k a n Y avu z, P a n is l m iz m 'in y a n l y o r u m la m a s " , T rkiy e C nfgi, say 17, K 1991, s.84-92; a y n yazar, P a n is l m k a v r a m n e d e n te rked iU m e li? " , Trkiye G n l , say 18, B a h a r 1 9 9 2 , s .15-20. B u ik i y a z, Prof. Land a u 'n u n y u k a r d a a d ge en k it a b n e le tir m e k m a k s a d y la k a le m e a l n m o lu p , ge re k te n c id d i eletirile r ortay a k o y m a k la b irlik te , P a n is l m k a v r a m n d a e letirm ek ted ir.

ile bizim burada ele almay islediimiz konu da, esasnda Tanzimatla birlikte balayan kkl batllamac yenileme ha reketlerine bir tepki olarak doduu kabul edilen, fakat II. Abdlhamit devrinde daha da belirginlemeye balayarak, on dan sonra da zellikle fikri alanda devam eden slamclk ide olojisinin tarihi arka plan, yani yenileme dnemi ncesi Ma s/? Osmanl slm ile ilgili olacaktr. Bu konuyu sememizin temel sebebi, klasik Osmanl slmnin, yahut baka bir de yile, Osmanl merkezi ynetiminin ideolojisinin temeli ol mas hasebiyle ayn zamanda politik bir ara haline dn m siyasallam devlet slm'nn, sanldnn aksine, slam clk meselesiyle ok yakndan ilikili olmasdr. Bugne ka dar yaplan aratrmalarda Islmclh meselesi ele alnrken, daima Tanzimatla birlikte ie balanlm, Tanzimat ncesi dnemin bu meseleyle herhangi bir alakasnn olabilecei pek dnlmemitir. Oysa, dikkatle bakld zaman, bu ideolo jinin esasnda, yalnz Batllamac yenilemecilie deil, belki daha da temelde, geleneksel bir nitelik kazanm klasik Osnanl Islmna da bir tepki olarak doduu ve bu yzden de

haddi zatnda yenilemeci (modernist) bir nitelik tad dik kati ekmektir. O halde nedir klasik Osmanl slm ? Kendi cevap denememize gemeden nce hemen unu belirtelim ki, byle bir sorunun cevabn bugn iin tam olarak verebilmek pek ok bakmlardan hi de kolay bir i deildir. Bunlarn en banda da, Osmanl tarihiliinin he nz bu alana tam anlamyla el atmam olmas, yani Osmanl mparatorluu ve Islm ilikisinin bir problem olarak

her ynyle yeterli bir ekilde ele alnp tartlmam, me selelerinin aydnla kavuturulmam bulunmas gelir.5 Bu| .r' jj :$ 5 Cibb ve B ow cnin Islamic Society and Tire West (O xford, 1950, 2 cill) isimli t;in n m eserleriyle N orm an Itzkow itz'in Ottoman and Islamic Tradition (Chicago, 1972) ad nd aki kitab (Trke evirisi, smet zci, Osmanl m/taratorluu vc slm Gelenek, stanbul, 1989) isimleri her ne kadar s z n ettii-

nun sebepleri ayr bir tartma konusudur. Burada bizim te ebbs edeceimiz ksa analiz denemesi de, bu yzden bir ok noktalar itibariyle ister istemez henz farazi (hipote tik) bir nitelik arzetmekten teye geemeyecektir. Aada ki satrlarn buna gre deerlendirilmesi doru olacaktr. Trklerin, yaklak miladi 900lerden itibaren peyderpey slm kabule baladklar bilinir. Bu ok nem li olayn, bugne kadar, genel erevelerin ve siyasi tarih snrlarnn dna klarak hl teferruat ile incelenmemi olmas,6 mevcut pek ok problemin derinliklerine inilmeden birtakim genel kabuller ve speklatif aklamalarla yetinilmesi,7
m iz b u m eseleyi a n tn y o rla rs a da, m u h te v a o la ra k d a h a ziy ad e k u r u m la r ta rih i d z le m in d e k o n u y u ele a lm la rdr. Prof. H a lil n a lc k n b irk a m akale si b u k o n u y a yer ve rm e kle b irlik te (M sl. B k. sl m in th e O t t o m a n E m p ir e ", C uh u ra Turcica, V-VI1 (19 68 -1 9 70 ), s.19-29) b u n la r da m eseleyi iaret e tti i m iz d zle m d e ele atan y azlar d eildir. 6 Bu mesele ilk defa m e r h u m F u a d K p r l ta r a fn d a n Tr)? E d e b iy atn d a lk M utasavvflar (Is ta n b u l, 1919) is im li kla sik le m i eserinde A hm ed - i Yesev d o laysyla ele a ln m ve d ik k a te deer tespitler ile ri s r lm t r . M e r h u m Osm a n Turan da, T rk le rin tslm 'a girile rin i b t n y n le riy le ele a la n b ir eser h a z r la y a c a n , y in e b u k o n u y a h a s r e tti i b i r m a k a le s in d e a k la m ( b k . T rkler ve Islm iy e t , A D T C F D IV te n (1 9 4 6 ) n a k le n S e lu klu lar ve slm i yet, sta nbu l, 1971, s.1-31), fakat b u pro je sin i ge rek leirem ed e n vefat e tm i tir. H ak k D u r s u n Y ld zn slmiyet ve T rkler (s ta n b u l, 1 9 7 6 ) a d n d a k i d ik kate deer kitab le, Z ekc riy y a K ita p n n T rlstand a slm iy e t ve T rkler (K o nya. 1989, 2. bs.) ve Yeni /slm Trihi ve T rkistan (s ta n b u l, 1 991, 2, s.) isim li eserleri, k o n u y u siyasi ta rih b a la m n d a ele a la n alm alardr. B u itibar* la, her ne kadar m ese le nin siyasi ta rih y n n aratrarak b e lirli b ir k a tk sa lam olsalar da, asl tartlm as ve ay d n la tlm a s gereken slm n T rk le r ara* snd a yayl y o lla n ve m etotlar, o n la r arasn da n asl b ir m a h iy e t k a z a n d h u suslar b u eserlerde s z k o n u s u e dilm e m itir. Y aln z E m e l E sin k s m e n k lt r tarihi asndan T rk le rin slm a g irile rin i, slm iyetten nceki Trk K ltr Trihi ve Islm a G ir ij (T rk K ltr El-Kitab, II. c ilt, /bd e n ay r b asm , stan b u l, 1978, s.143-183) isim li m akale sind e b ir l d e ele alm tr. 7 Bu t r speklatif aklam alar d aha o k 1980lcr ncesi T rkiy e si'ndck de olo jik alkantlarn h a k im o ld u u yllarda m illiy e ti kesim e m e n s u p b ilin i ad am lar ta rafndan yaplm akta, temel tez olarak T rk le rin slm d a n n c e de o n a o k ya k n d in i nanlar gelitirdikleri, b u sebeple slm n T rkler arasnda zorlanm a dan kabul g rd ileri s rlm e ktey d i (m sl. b k. b ra h im K afesolu, T rk M illi K ltr, stanbul, 1977; ayn yazar, T rk /h lm Sentezi, sta nbu l, 1985; H ik m e t T anyu, slm lktan nce Trklerde Tek Tanr nanc, A n k ara, 1980).

Trk tarihilii iin dorusu alacak bir durum dur. Bu se beple T rklerin slm kabulleri, hl pek ok yan karan lk bir kon u olarak durm aktadr. B u n u n la beraber, K arahanllarla birlik te ilk M sl m a n Trk Devletini tarih sahnesine karan Trklerin byk bir ou nlu u iin slm n giderek genel kabul gren bir din haline geldii, eitli T rk devletlerinde de resm din oldu u tarihi bir vakadr. Baz bakm lardan O sm anl Devletinin k k n d e b u ld u u m u z B yk Seluklular ise, XI. yzyln ikinci eyrei iinde belirli tarihi artlarn evkiyle Snni s lm n kalesi M averannehir blgesinde Islm benimsedi ler.8 Bu olay, S n n i slm n tarihinde pek ok bakm lardan, fakat zellikle de siyasi ve kltrel adan b y k bir d n m noktas oldu. n k bu tarihten itibaren T rk siyasi him a yesinde yaamaya balayan O rtadou slm dnyasnda bu sayede Ell-i S n ne t m ezhebi, g l ve destek b u ld u . Bu olay, S nni slm n siyasallama srecinde de n em li bir d n m noktas oluturur. n k bylece, O sm anhlara kadar uzanacak olan k p r n n bir aya daha ina edilm i oluyor du. Bu suretle T rk devletlerinin siyasetlerinin temel ideolo jisi haline gelmekle n e m li ld e glenen S n n i slm, hi phe yok ki O sm anllarn sayesinde slm dnyasnn XVI. yzyla kadar rakipsiz gc oldu. XVI. yzylda ise, s lm tarihinin bir n em li olay daha yaand: 1502de resmen randa Safevi Devletin i kuran eyh Safiyyddin-i Erdebili hanedan, iilii de siyasallatrmak suretiyle bu gen devle-

B u k o n u n u n , m n h a s r a n B y k S e l u k lu la r 'a ta h s is e d ilm i m o n o g ra file rd e b ile iki'C sa y fa d a n d a h a fa zla b ir y er t u t m a d h a y re tle g r l r (in s i. bk. M e h m e t A . K y m e n , B y k 5cffclu /n/jcjrforfugH Tarihi l : K u ru lu D e vri, A n k a r a , 1 9 8 9 , 2. b s., s.2 1- 23 ; a y n y azar, Sc/ufcfu D e v ri T rk T arih i, A n k a r a , 1989, 2. b s.. s .5-7; ay rca h k . O s m a n T uran, S e l u k lu la r Tarihi ve Tlrk-fsln M e d eniy e ti , A n k a r a , 1965 ( b u r a d a m esele b ir ik i p a rag rafla g e i tir ilm i tir .); I. K a fe s o lu , S e l u k lu la r , IA. D o la y s y la b u m h i m ta r ih i o la y n da nasl ve h a n g i artlard a cereyan e tti i, h e n z d o r u d r s t b ilin m e m e k te d ir .

lin resm i ideolojisi haline getirdi ve O sm anl S n n ili in in en am ansz rakibi olarak tarihte yerini ald.9 Yukardan beri zetlem eye altm z b u nem li tarihsel srecin nasl balad, yani slm n T rk to p lu lu k la rn a hangi nitelik ve a n la rd a ulat, eitli so sy o -ek o n o m ik ve kltrel yaplara sahip b u lu n a n b u to p lu lu k lard a nasl an la lp hayata nasl geirildii, b u n lar arasnda kazand m a hiyet meselesi sanldndan ok b y k nem tar. n k O sm anl Devleti de dahil olm ak zere, genellikle T rk dev letlerinde m erkezi ynetim lerin ve halk kesim lerinin slm telakki ve inanlar tam am iyle bu artlarn r n d r.10 H erhalkrda b u g n k bilgilerim ize gre genel olarak s lmn O rta Asya T rk toplu lu k larn a ran Suf! m ektepleri araclyla, zellikle de H o rasan M elam etiliin e m en su p Iranl ve T rk Sufller kanalyla ulat bilinir.1 1 K arahanl9 Bu k o n u d a m sl. b k . W a lle r H iz, U zun H asan ve $cyh C n ey d (XV. Y zy ld a Irann Milli B ir Devlet I/alin e Ykselii) ev. Tevfik B yklolu, A n k a ra , 1948; F a ru k S m er, Safcv I D evletinin K uruluu ve G elitnesindc A nadolu T rklerinin Rol, A n k a ra 1976, S e l u k lu T a rih v e M e d e n iy d i E n s tit s Yay.; A dcl A lo u c h c, The O rig in s a n d D evelo p m en t o f th e O lto m a n -S a fa v id C o n flic t, 1 9 8 3 ; H a n n a S o h rw eid e, D er Sieg d e r Safavidcn n P e rsie n u n d s e in e R c k w irk u n g e n a u f die S ch iiten A n a to lie n s im 16. J a h r h u n d e r t, D er Islm , 4 1 (1 9 6 5 ); M , S e h a b ed d in T ekindag, "Yavuzu n Ira n Seferi*', TD , 2 2 (1 9 6 7 ), ss. 5 0 -5 8 ; E lke E b e rh a rd , O sm anische Polemik gegen die Safaw iden im 16. Jahrhundert. F re ib u rg 1970; Be k ir K t k o lu , Les re la tio n s e n ire 1E m p ire o tto m a n c l lir a n d a n s ia sec o n d e m o itic d u XVle sicle". Turcica, VI (1 9 7 5 ), ss. 1 2 8 -145; I. B eldicanu-S tcinherr, 'La regne d e Selim Ier: T o u m a n t d a n s la vie p o litiq u e e t rcligietse d e I C npirc ottom an*'. Turcica. VI (1 9 7 5 ), ss. 3 4 -4 9 ; A dcl A llo u ch c, Tlic O rigine an d D eve lopment o f tlie O ttom an-Safavid C onflict (1 5 0 0 -1 5 5 5), B erlin 1983; J.-L . B acquG ra m m o n t, U s O ttom ans. Les et leurs Vbisins (1 5 1 4-1524), P a ris-Ista n b u l 1987; Jea n A u b in , "1'Avcncmcni d e s S afavidcs re c o n sid r , M qyen O rient & Ocan Indien, V (1 9 8 8 ), ss. 1-130; J. A u b in , La p o litiq u e o rie n ta le d e Sclim Ic r, Res O rientales {Iiin eraire d O ric n t (H o m m a g e C la u d e C a h c n )J , VI (1 9 9 4 ) , ss. 197-216. 10 u itib arla o k y n l a ra trm a larla b n b u n o k ta la rn ak l a k a v u tu ru l m as iin h l o k alm aya ih tiy a vardr. Bu b y k ih tiy a c a ra m e n h a lih a z r d u ru m u n d a T rk iy e ta rih ili in in b u n e m li k o n u s t n e kafa y o rm ay a balad sylenem ez. \ l tik . K p r l , lk M iita sa w ijW , s . 13-18.

larm Islm kabul edilerini anlatan mehur Tezfeire-i Satuh Bura Han , bu sufl rengin tarihi bir belgesi olmas itibariyle ok deerlidir.1 2 Byk bir ounluu gebe bir hayal srmekte olup, daha nce amanist, Budist ve Manheist mistik kltrlerin tecr besini yaam bulunan, nemli bir ksm, Arapa bilmek bir yana, okuma-yazma dahi bilmeyen Trk topluluklarnn, Maverannehirin gelimi kltr merkezlerinde yaayan hem cinsleri gibi kitab slm gerei gibi kavrayp yaayabilmeleri imknszd.1 3 Bu yzden, geleneksel ifahi kltrn hkimi yetindeki bu insanlarn slma snmalar, basitletirilmi mis tik bir yoldan, baka bir deyile, slmdan nce alk olduk lar usullerle gerekleebildi ki, bu yolu da onlara Horasan Melametiye mektebinden yetimi Ahmed-i Yesevi ve halifele ri atlar.1 4 le bu yzden onlarn Oria Asya Trk toplulukla r arasnda slm yerletirme itibariyle oynadklar rol, tarihi bakmndan son derece byk bir nem arzeder. nk, ister istemez eski geleneksel kalplarla ifade edilmek ve yorumlan
12 Bu ok nemli tarihi belgenin metni, aslnda bu eser zerine bir dil almas niteliinde olan u kitapta bulunmaktadr. R. Barkley Shavv, A Skctch oj The Tur/d Language as Spohcn in Eastern Trkistan (Kashgar and Yarkcnd), Lahorc 1875, Eser hakknda ilk ve galiba son ciddi bilimsel aratrma ise udur: l:ernand Grenard, "Satuk Bura lan Menkbesi ve tarih", cv. Osman Turan, SfJfiitfufar ve slmiyet, s. J 47-187. 13 Bu srecin bu ekilde gereklemesi aslnda son dcrccc tabidir. Islm'n konar-ger Ouz boylan arasnda yaylmaya balad 900*l yllarn canl ahi di olan Ibn Fadlan, bu konuda bizlerc ok canl vc arpc rnekler vermekte dir. Bu itibarla onun seyahatnamesi, ei bulunmayan bir belge niteliini haiz dir. Mesela o eserinin bir yerinde. Ouzlardan ounun, henz Allaha gerek olarak inandklar iin deil, yurtlarndan geen Mslmanlara yaranmak iin 'Lailahe illallah" dediklerini, kk ve byk abdestten sonra temizlenme diklerini ve bazlarnn kendisine Rabbmzn kars var m?" diye sorduklar n yazar (bk. O/tuncu Asrda Trkistan'da Bir slm Seyahati: ht Fazlan Seya hatnamesi, haz. Ramazan Secn, stanbul, 1975, s.25). 14 Bk. Kprl, lk Mutasavvflar, s.49-62, 71-82. Kprl buradaki fikirlerinden bazlarn, Islm Ansiklopedisi'ne yazd "Ahmed Vtscvi" maddesinde tashih et mi ve Ahmed Yesevi ile halifelerinin roln daha belirgin olarak gstermitir.

mak zorunda olan bu slm, bu suf propagandaclar aracl yla ok tabi olarak gl bir evliya klt etrafnda kurum laarak geliti ve kitabi slmdan pek ok bakmlardan farkl laarak Trklere mahsus bir yap kazand. slmn Trklere tasavvufun, stelik eski Sasani kltrnn miras zerinde gelien ran tasavvufunun kanalyla ulam olmas, hem Trk Mslmanl, hem de bizzat slmn kendisi iin ok nemli bir hadisedir. Zira, bir defa tasavvufun szgecinden geerek belirli bir tasfiyeye uram bir ekilde Trklere ula m, stelik onlarn bnyesine de uyarlanmak zorunda kala rak ikinci bir tasfiye ilemi grm bu Suf slmn, o zaman lar henz Arapa bilmedikleri iin asl kaynaklara girme im knndan yoksun Trk topluluklarna ne kazandrp ne kay bettirdii kanaatimizce Trk tarihiliinin ve ilahiyatlnn bugne kadar ihmal ettii ok nemli bir mesele olarak hl sonuca balanmay beklemektedir. Karahanllardan Osmanllara kadar gelen Trk Islm ite byle balamtr. Bu Islmn XV yzyln sonlaryla XVI. yzylda Anado luda baz konar ger Trk zmrelerinin slm anlaylar n geni lde etkileyen ii motiflerle bu dnemlerde he nz ilgisi yoktur;1 5 ancak, ou yerde, kabilevi artlara uya rak helerodoks dediimiz, Snnilikten ok farkl bir nitelie brnmtr. Baka bir ifadeyle bu Trk helerodoks s lm, popler suflik araclyla, yerleik kesimin dndaki Trk zmreleri arasnda eski kabilesel inan ve geleneklere uyarlanm bir honar-ger halk slmdir.1 6
15 B u mesele T rkiy e de o u defa y a n l a n la lm a k la , T r k he te ro d o k sisi S m o iifle rlc XV. y z y ln so nla ry la X V I. y z y l b a la rn d a k a rm o lm a s n a ram en, sanki b alang cnd an beri b yle im i gib i san lm ak ta, h a i l i bazen hecrodoksi kavram S lik'lc es tu tulm aktad r. O ysa b u n u n tarihle byle o lm a d b u g n artk iyi biliniyor. 16 Yalnz burada u n u da g zde n asla k a rm a m a k gerekir: Bu konar-ger T rk ha lk Islftm', A n a d o lu da, ze llik le O s m a n l d n e m in d e , m u h te m e le n X V II. yzyldan sonra, yerleik hayata gei srecine paralel olarak b ir sre sonra,

te Anadolunun kuzeybatsnda XIV yzyln balarnda bir u beylii olarak tarih sahnesine kan Osmanl Devleti, byle bir slm gelenein varisi idi. Bu vakann en arpc gstergesi, beyliin kurulu dneminin, klasik Osmanl vekayinamelerinde Abdalan- Rum yahut Rum A b dallar tabir edilen, Ahmed-i Yesevi Sufliinin temsilcilerinin menkabeleriyle iie tasvir olunmasdr.1 7 Merhum E Kprlnn bundan yllar nce ortaya koyduu ve bugnk aratrma larn kuvvetle destekledii zere, bunlar 1240taki Babai is yan denilen byk dini-sosyal patlamay gerekletiren kadronun nc kuaklan temsilcileriydiler. Bu tarihi olayda arpc gerek udur ki, Iranllaarak kendilerine ya banclam Anadolu Seluklu merkezi yneliminin ykl n hedefleyen bir ideolojinin mensuplan, tpk kendileri gi bi henz Trkmen geleneklerini koruyan bir baka devle tin, Osmanl Beyliinin kuruluunda rol aldlar.1 8
ko nar-g erlikien y erleiklie g e m i b ir k sm h a lk n da Islm anlay haline gelm itir. Bu mesele tab i k i T rkiy e 'de Alevi-Bektai k e s im in teekkl sre ciyle o k sk b ir e kild e ir tib a tld r ve h e n z b u k o n u d a c id d i vc detayl b i lim sel alm alar T rk iy e de m e v c u t deildir. 17 Asty>a$azadc Tarill, Kilab- C iJa/m im a (N e ri), TevariJ-i Al-i O sm an (O r u B c) g ib i, O s m a n l Devlet'nn k u r u lu d n e m in i a n la ta n ilk O s m a n l vekayin a m c lc r i, h e m e n ta m a m iy le , A b d a l M u s a , G e y ik li Baba, A b d a l M u r a d vb. R u m A b d a lla r tab ir edile n ve B abai h a re k e tin in m e n s u p la n o la n b u dervi vc e y h le rin m e n k a b e lc r in i ve O s m a n l y n e t im e vreleriy le o la n ili k ile r in i n akled e rler ( b u m ese le nin geni b ir e kild e tartld b ir a lm a i in b k. A. Yaar O c a k , Lcs m ilie u x sou fis d an s les tcrrioires d u Beylicat O tto m a n et le p ro b l m e des A bdalan- R u m " , The O ttom an Em irate (1300-1389), Institute f o r M e d i t e r r a n e a n S t u d i e s , e d . E li z a b e t h Z a c h a r i a d o u , C r e te U n iv . P ress,K ethyinnon 1993, ss.145-158 (B u m a k a le n in T rke'si, sz k o n u s u k i ta b n O sm anl Beylii a d l T rke evirisind e (Tarih Vakf Y urt Y aynlar, s ta n b u l 1 997, ss. 159-172) b u lu n m a k ta d r . 18 B u n la n n he m e n ta m a m n n , m rid lc ri ile fiilen A n a d o lu vc R u m e li'd ek i fetih larcketlerine k atld k lar, hatt b a z la n n n O s m a n l Beylii ad n a bizzat- fetih ler y a p tk la r, y u k ard a z ik re d ile n resm i kay nak lard a a n la tld gib i, ke ndi aralarnda teekkl eden, sonrad an Bektai gelenei iinde V7fflvc<n</u- d e n i len m c n a k b k ita p la rn d a da teferruatyla n ak le d ilir. A yrca m u h te lif tah rir defterlerine de y ansm tr (b u k o n u d a ze llikle bk. . L tfi Barkan, istila d evrinin ko lo n iza t r T rk dervileri", VD, II (19 42 ), s.279-353).

Osmanl Beylii arazisinde bulunan btn Trkmen boy larnn bu insanlara kuvvetle bal bulunmalarnn bir sebe bi de budur. Bazlar okuma yazma dahi bilmeyen Trkmen reisleri olan ilk Osm anl beylerinin, ayn sosyal tabana mensup olmalar sebebiyle bunlarn slm anlaylarm pay lamalar son derece tabi idi. Bu yzdendir ki onlar iin za viyeler atlar, vakflar tesis ettiler, kendilerine imtiyazlar tanyp toprak baladlar.1 9Bylece hem ahsen ballk ve sevgi duyduklar bu eyhlere minnettarlklarn gstermi, hem de onlar araclyla ynettikleri Trkmen boylar ze rindeki hkimiyetlerini merulatrm oluyorlard. Btn bunlarn anlam udur: Beylik dneminde Osmanh iktidar evresiyle, ynetilen zmreler arasnda slm an lay ve yorumlay fark yoktur; nk ynetenler ve yne tilenler arasnda henz zihniyet farkllamas meydana gel memitir. Her iki kesim de ayn sosyo ekonomik ve klt rel tabanda yer almaktadrlar. te szkonusu bu farkszlk, aa yukar Yldrm Bayezid (1389-1402) dneminden iti baren, topraklarn genilemesine paralel olarak siyasi ve idari yapnn komplekslemeye balamas, dolaysyla Osmanl sultanlarnn ve brokrasinin daha ok kitab slma dayal Snni Mslmanln hakimiyetine tabii bir ekilde gemeleri sonucunda farka dnmeye balad. Yani ba langta her iki kesimi kendinde birletiren kabilevi halk s lm , farkllaan ynetici kesimde yerini, giderek merkezi yeti bir nitelik kazanmaya balayan yap gereince, arlk birka yzyldr siyasallama srecini tamamlam kitabi Snnilie brakt. XV. yzylda bu gei sreci tamamland. Bunda, daha balangta Osmanl brokrasisine ihtiyac olan elemanlar yetitirmek zere planlanan ve gelitirilen medreselerden yetime ulemann rol her lrl tartmadan
19 Dk. Barkan, a.g.m., s.280 vd.; Ocak, Zaviyeler", VD, X II (1978), s.256-259; Ocak, A. Yaar-Faruk, Sreyya, Zaviye",*M.

varestedir. nk bu siyasallam Snniliin tam bir dev let ideolojisi haline gelmesi, onlarn katksyla gereklee bilmitir.2 0
Aslna baklrsa, bu srecin bu ekilde gelimesi son de rece tabi idi. nk kk bir airet beyliinin, baarl bir siyasetle ve jeopolitik konum unun salad avantajlar iyi kullanarak, gerek fetihler, gerekse ilhak yoluyla topraklar n ve hkimiyet alann geniletmesi, onu ister istemez yer leik ve merkeziyeti bir devlete dnmeye zorlamtr. Bu ise hem ihtiyalarn oaltp farkllatrm, hem de sis temli ve salam bir ekilde kurumlamay gerektirmitir. Bu kurumlamada Trk ve slm siyasi geleneinin yannda ikinci temel unsur grevini yapan slm ise, ok tabi ola rak buna gc yetecek olan siyasallam ve kurumlam
Snnilik idi. Konar-ger hayat tekilatlayan, kavramlar ve

kurumlan ancak o tarz bir sosyal yapnn ihtiyalarna gre teekkl eden ve geni kapsaml bir evliya klt etrafnda oluan halk slm, byle bir devletin ihtiyalarna yetme yecekti ve yetmedi. te zellikle XV yzyln ikinci yarsndan, yani Fatih Sultan Mehmed (1451-1483) zamanndan itibaren geerli olmak zere, Osmanl slm denildii zaman, bundan anla lmas gereken, XVI. yzylda artk her alanda olduu gibi ideolojik alanda da doruk noktasna kan bir devletin mer20 Bu mesele genel izgileriyle bug n iin bilinm ekle beraber, zerinde ayrca m onografik almalar yaplmas art olan nem li bir konudur. Bugne kadar klasik dnem Osmanl medreseleri ve ulema zerine yaplan almalar genel likle kurum lar tarihi erevesinin dna kamam olup asl muhtevaya ine memitir. O sm anl medreselerinde okutulan kitaplarn slm bilim ve dnce tarihindeki yeri, Osmanl ulemasnn slm bilimlerine katklarnn nicelik ve nitelii, klasik Osmanl ulemasnn lipolojisi. devlet ideolojisine katks, devlet siyasetindeki yeri gibi bir yn mesele hl yecrincc aydnlatlmamtr. Bu konuda bir deneme niteliinde olan u almaya bk: Hulusi Lekesiz, Osmanl ilmi Zihniyetinde Deime (Techhl-Gclimc-zlmc, XV.-XVlt. yzyllar ), ba slmam master tezi, Hacettepe niversitesi, Tarih Blm , Ankara, 1989).

kezi ynetim ve iktidar evrelerinin tam anlam yla s iy a s a l


la m S n n ili i, dier b ir deyile, Osmanl Snniiidir.

te bu siyasallam O s m a n l S n n ili i, o k tabi olarak b ro k ra sin in eitim k u ru m la n d u ru m u n d a k i m ed reseler araclyla klasik S nniliin h em en b t n teo rik ve pratik niteliklerini devrald. rfi h u k u k u n belirli alan la rn n d nda, O sm anl to p lu m u n u n siyasi, idari, sosyal ve h u k u k i te k ila tla n m a sn g e r e k le tird i. z e llik le F a tih S u lta n M ehm ed devrinde, eski Bizansn b akenti stan b ulu m er kez yaptktan sonra tam b ir im p arato rlu k ideolojisine d nt. Yalnz O sm an l ta rih in in d eil, g e n eld e slm ve T rk tarihinin de en nem li olaylarndan biri olan b u d nm de artk ulem a, bilhassa F atih le birlikte tam b ir d in i b ro k ra t k onum u n a gem i ve tem el grevi, im p a ra to rlu un M slm an tebaasnn dini eilim ve organizasyonunu gerekletirm e, h u k u k ihtiyalarn k arlam ann yannda, belki daha fazla, ik tid arn b t n h a rek et ve faaliyetlerini m erulatrm aya od ak lan m tr.21 O sm an l u lem asn n bu konum u ve zellii, o n u Em evi ve Abbasi devirlerindeki, devletten bamsz klasik slm ulem asndan ayran en ba riz zelliklerden ve u lem an n tarih in d ek i en b y k d ei im lerden biridir. XVI. y zy ln ilk ey re in e, y a n i Yavuz S u ltan Selim (1512-1520) devrine kadar yalnzca ell-i l fr'e yani H risti yan dnyaya kar m cadele m isyonunu stlenen O smanl Snnilii, bu yzyln b alannda, randa Safevi Devletinin
21 U lem ann fonksiyon ve s ta t s h a k k n d a m sl. bk. A lb ert H. Lybyer, Osm anl m paratorluunun Ynetimi, ev. S ekin C lzoglu, sta n b u l, 1987, s.1 91-201; Gibb*Bowen, /slam ic Society a n d T h e W e s t, 11, 81*113. Biz a h se n , O sm an l ulem asnn d ini brokrasi elem an h a lin e g e tirilm e sin in , O sm an l lm p arato rlugu'nda, O rtaa slm d n y asn n h ib ir y erin d e rastla n m a d k b ir d zey vc yaygnlkta gerekletii, bu y zd en de O sm anl u lem asn n , eski d n e m u le m asnn slm bilim ine k atklar gz n n e aln d n d a, o n larn y a n n d a bir hayli aalarda yerald kanaatindeyiz.

kurulmasyla balayan ii propagandaya kar yeni bir mis yon yklendi: Ehl-i Rafza kar mcadele.2 2 Bu mcadele bir yandan Safevi rana, dier yandan onun Anadoludaki muhatab olan konar-ger Trkmen zmrelerine kar y rtld. D ini bir cila altnda.cereyan eden bu siyasi mca delenin teorik temeli, Osmanl medreselerinde ok eskiden beri okutulmakta olup, Osmanl Snniliine ana istikame tini veren, XIV yzyln n l alimlerinden Sadettin-i Taftazani (l. 1395)nin eserine m er Nesefi tarafndan yazlan
eriul-Akaid idi.2 3 Yazld dnemdeki iddetli din cere

yanlarn etkisiyle genellikle S nnilik d slm mezhepleri ne kar ok kat ve hogrsz birtakm yarglar ihtiva eden bu kitabn, Osmanl Snniliinin tam bir dogmatizme dnmesindeki rolnn byk olduu kanaatindeyiz. te bu teorik temelden hareketle, Osmanl Devleti ile gi ritii rekabet ve stnlk politikasn, dini zemine dayal ideolojik propagandalarla tehlikeli boyutlara ulatran Safe vi ynetim inin de etkisiyle, Rafzilie kar yrtlen bu mcadele ok sert oldu.2 4 uras bir gerektir ki, bu ifte
22 Bu m cad e le n in , Ehl-i S n n e t ilahiyat asndan teorik te m e lin in k u ru lm a snda, za m a n n e yh lislm bn Kcnal'n pay epey fazladr. O n u n verdii fet valar (m sl. bk. Elke Eberhard, OsmtntiscJc Polemik gegen dic Safawidcn im 16. Jaluiundert, Frciburg 1970, s.62-63; A llo u ch c, OUoman-Safavid Confict , s.170173} ve kaleme ald risaleler (bk. Kesoil-i bn Kemal, stanbul, 1316) hayli sert yarglar ihtiva etmekte ve ka m u o y u n d a da epeyce e tkili olm aktayd. 23 O sm a n l ulcm asnca ok tu tu la n Scrhu'l-Akaid'in de erhleri y aplm o lu p , en m e h u ru , Kesteli A b d u lla h Efendi (X V I. yy.) tarafndan y azlan Kcsfcf Serli*dir. Bu eserin, Ehl-i Snnet inanlarn renm ek b ak m n d an g n m zd e de tercih edilm ekte o ld u u d n l rse , ne kadar b y k bir etkiye sahip b u lu n d u u kolayca anlalr. Scrhu'l-Akaid ve y azan h a k k n d a geni ve faydal bilgi iin bk. Taftazani, ^erlul-A/aid (Kelam lmi ve Islm A kaid i), haz. Sley m an U luda, stanbul, 1982, 2. bs., s.62-87. 24 XVI. yzy ln banda Safevi Devlcti'ni kuran ah sm ail'in, O sm anl m erkezi yetiliinin topraa yerletirip vergi toplam a ko n usu n d a konar-ger T rk m en z m relerini zorlam as so n u cu d oan h u z u r s u z lu u istism ar am acyla balatt y oun m esiyanik propaganda, A nadolu'da son dcrece etkili oluyor ve pek ok isyann km asna yolayordu. Ayrca pek ok T rkm en oyma

mcadele, Osmanl merkezi ynetimine uzu n vadede paha lya malolmutur. n k bir yandan Kzlba (Alevi) z m reler artk kesin olarak Osmanl merkezi ynetim i ile her trl diyalogu keserek kendi ilerine kapanp birtakm h u zursuzluklarn malzemesi haline gelirken, dier yandan, bu tr siyasi gelimeler sebebiyle artk esnekliini kaybeden Osmanl S nniliine kar eitli sosyal tabanlara dayal baka tepki ve muhalefet evreleri de o lutu .2 5 Bylece, zellikle Kanuni Sultan Sleyman devrinde ortaya kan bu evreleri etkisiz hale getirmekte merkezi ynetimin elinde bir bask arac haline dnen bu siyasallam Snnilik, ar tk her trl geliime kapal, hibir esneklie ve dinamizme geil vermeyen savunmac ve tutucu bir karaktere brn d;2 6 tam anlamyla devletle zde hale geldi. Bu slm anlay, btn bir XVI., XVII. ve XVIII. yzyl lar boyunca bu yapsn Osmanl iktidarnn koruyucusu ve
yerini yurdunu brakp ran'a g etmiti. Btn bunlarn nne geememe nin verdii tela ve sknt, Osmanl merkezi ynetimini Kzlba olmu Trknenlere kar ok sert bir mcadcle iine itti. Verilen fetvalar, bu zmre leri tamamen kafir statsne sokuyor ve canlarnn, kanlarnn helal ve kendi leriyle savamann cihad olduunu bildiriyordu. 25 Bu konuda msl. bk. A. Yaar Ocak, Les reactions socio-religicuses contrc l'idologic officielle ottomane et la question de Zendeqa ve llhad (heresie et atheisme) au XVlc siccle, Turcica, XXUXXU1 (1991), s.71-82; ayn yazar, Ideologic officielle et reaction populaire: un aperu general sur les mouvenent et les courants socio-religicux lepoque de Solima le Magnifiquc", Soliman le Magni/iquc cf Son Tcn^s, Ecole du Louvre, Paris, 1992, s.185-194; da ha geni bilgi iin bk. ayn yazar, Osmanl Toplmtunda Zndk vc MJJidlcr (XV-XVIf. yzyllar). Tarih Vakf Yurt Yay., stanbul 1998. 26 Aslna baklrsa, Emcvi saltanatnn ilk yllarndan balayarak Abbasi mpara torluu boyunca ok geni bir sre iinde ok tabi olarak siyasi vc kltrel amiller sebebiyle teekkl ve bugnk anlamda bir doktrin haline gelmi kla sik Snniliin, Osmanl hrparatorluu'na nasl bir nitelikle, hangi kanallarla intikal ettii, hangi etkilerle vc ne yollardan siyasi bir ideoloji haline dnt , dorusu ok ciddi bir meseledir. Bu meseleyi bir yandan teorik planda ol mak zere, Osmanl dneminin ahaid alanndaki telif, tcrcemc vc erhleri, di er yandan da pratik alanda i ve d siyasi gelimeleri ve devletin geirdii yapsal deiimleri nazar dikkate alarak incelemek suretiyle ancak herhalde belli lde anlayabilmek mmkn olacaktr.

merulatrcs hviyetiyle smsk bir ekilde muhafaza et ti. Baz ulema ve suf evrelerden gelen, bu kat emberi krma ve bir lde de olsa esneklik getirme abalar, XVII. yzyldaki Kadzcdeliler Hareketi gibi, hibir hamleci ve gl dnce potansiyeli olmayan, ciddi bir ilmi ve fikri muhtevaya dayanmayan kaba softalk gsterileriyle karlk buldu.2 7 Aslna baklrsa, szkonusu ulema ve suf evrele rin de ciddi bir fikri ve ilmi muhtevaya sahip olduklarn syleyebilmek m m k n deildir. Buraya kadarki aklam alarm z zetleyecek olursak, klasik dnem O sm anl slm hakknda im d ilik unlar syleyebiliriz: Osmanl Islm m n, Osmanl Devletinin bey lik dneminde tipik kablevi halk slm'n dan yola karak, siyasi, idari ve sosyo-ekonomik gelimelere paralel bir e kilde ulemann nfuz ve gayretiyle tedricen kitabileip ku rumlat ve kendi yksek kltrn, dncesini rettii tarihi bir gerektir. XV yzyln ikinci yarsndan itibaren, merkezilemenin tabi bir sonucu olarak kurumlam bu slm, bir yandan devlet kavramna kutsallk bahederek merkezi otoriteye ve onu temsil eden Osmanl hanedanna da kutsal bir meruiyet kazandrrken,2 8 te yandan, onun
27 XVII. yzyldaki Kadzadclilcr hareketi diye bilinen szde din tasfiye hareke ti, gerek anlamda bir fikri nitelik ve kaliteden yoksun tan bir siyasi istismar ve taassup hareketi olup bugunc kadar mstakil olarak birka almaya konu olnn\u>r. Bvmlar yk sralayabiliriz: N. ztrk, Isanic Orthodoxy A n o n g T he Ottomans in The ScvcnteeU Century W it h S p e c ia l Rcfcrcncc < o T he )ddiZdc Movement, Edinburgh 1981 (baslmam doktora tezi); A. Yaar Ocak, XVII. yzylda Osmanl lmparalorlugu'nda dinde tasfiye (puritanizm) teeb bslerine bir bak: Kadzadclilcr harekeli", T K A , XVINXXI/1-2 (1983), s.208226; Maddine Zilfi, The Kadzadelis: Discordant rcvivalism in sevemccnhccntury Istanbul, JNES, 45 (1986), s.251-269: Scmirams avuofch, The Kdzade movcmcnl: An attempt of criat-minden reform iri The Ottoman Empie, Princeton, 1990, baslmam doktora czi. v 28 Bu kutsal meruiyet, bilindii zere, ilk Osmanl vekayinamclcrinde lekrar* lamakta olup Osman Gazinin grd ve $cyh Edcbali'nin yorumlad, Osmanii hanedannn ilahi irade ile saltanat srdn ima eden nh rya

siyaset arac olmak gibi ifte bir fonksiyon icra etmi, neti cede devletle zdelemitir. Burada unutulmamas gereken ok nemli nokta, bu zdelikte devletin baskn oluu ve bunun salanmasnda, ulem ann un utu lm az roldr. Bu zdelemede, kutsallam devletin bekas her eyden nce geldiinden, bagsteren her trl farkllama eilimi, bu bekay zedeleyebilecek klasik deyimiyle nizam- lemi bo zabilecek potansiyel tehlike olarak alg lan m ,2 9 bunun nne geebilmenin, ancak ve ancak mevcut yapy sk s kya korumakla m m k n olabilecei dncesi, devletin her kademesinde yer etmitir. Bunun tabi sonucu ise, Osmanl devlet yapsndaki muhafazakrlama, kendini her trl deiime kapama ve buna paralel olarak da slm an laynda tam bir dogmatizme dnm e olmutur. Bizce Osmanl Imparatorluu'nun ideolojik ve kurumsal yapsn, i ve d politikasn geree en yakn bir biimde anlam ann yolu, u anda ancak farazi erevede ifade edebildiim iz bu vakay enine boyuna ele alp tartmaktan gemektedir. Bu konuda, her meseleyi ayr ayr inceleyen monografik al malara ihtiya vardr. te imdi burada, klasik Osm anl slmna dair bu genel hatl, ksa ve birok problem ihtiva eden analiz denemesini ortaya koyduktan sonra, sorulmas gereken soru herhalde u olacaktr. Klasik O sm anl slm ile II. AbdlhamiL dne mi Islmclm n ilgisi ne olabilir? Bu sorunun cevab ile ilg ili ipu lar bize gre, T anzi
hadiscsiyle se m b olle tirilm ilir. O s m a n l D e v le tin e , k e n d in e m a h s u s z e llik le rin i k a za n d ra n pe k o k u n s u r g ih i, b u " r y a " hadise si de a n t ik O r t a d o u 'n u n k k Tevrat'a d ay anan siyasi b ir m o tifid ir (b k . Kilab- M ukaddes, Dani1, IV. 4-22) ve O s m a n lIla r d a n nce de k u lla n lm tr (b k . K p r l , O sm anl Dcvlefr'nin K urulusu, A nkara, 1959, s .7). 29 O s m a n l m erkezi y n e tim in in d ah a ey h B ed re dd in o la y n d a n itib a re n , devle tin resm id e olojisi S n n ilik ten he r a y rlm a e ilim in i z n d k lk ve m lh id lik lc ith a n ederek e ar ekillerde ce zaland rm tr. X V I. y z y l b u t r o laylarla d o lu d u r (b k . O c a k , y u k ard a 25 n o lu d ip n o tta zik r e d ile n b irin c i m a k a le ).

matla birlikte yksek brokrasi ve aydn kesimi arasnda Osmanl mparatorluunun gerilemesi olaynn sebepleri ni tehis konusunda belirmeye balayan tavrlarda ortaya kmaktadr. Bu tavrlar, merkezi ynetim tarafndan daha Lale Devrinden itibaren asker alanda balatlan yenileme hareketlerinin yetersizliinin farkedilmesiyle birlikte, esas problemin baka alanlarda yatyor olmasnn dnlm e siyle su yzne km ve zellikle Baty tanma imknn bulan aydn brokrat kesiminin kafalarnda giderek bir slm problemi yer etmeye balamtr. Bylece yava ya va belirtilen evrelerin bir kesiminde slm, hi phesiz ksmen de Batdaki slm aleyhtar Oryantalizmin ve pozitivist akmlarn etkisiyle, Osmanl mparatorluunun geri lemesinden sorumlu tek sulu olarak sank sandalyesine oturtuldu.3 0 Tanzimattan sonra Osmanl brokrasi ve aydn evrelerin de belirginleen, Osmanl mparatorluunun gerilemesinden slm sorumlu tutan bu eilimlerin kar ktklar slm as lnda, onlarn pek farknda olmadklar, Osmanl merkezi ik tidar ile zdelemi ve bu sebeple de tabi olarak siyasalla m ve muhafazakrlam bu geleneksel slm, yani klasik
Osmanl slm (yahut Snnilii) idi. Tanzimattan sonra Bat llamac yenileme taraftan Osmanl aydnlar ve brokratla

rnn sulu sandalyesine oturttuklar slma kar tavrlartn, bu ereve iinde deerlendirmek daha gereki bir yaklam olacaktr. Burada bir parantez aarak, bata Mustafa Kemal Atatrk olmak zere, Cumhuriyelin kurucu kadrosunun s lma bakn da bu adan deerlendirmenin doru olaca
30 Ziya Paanm n l Din-i Islm pa-bcnd-i terakki imi diyorlar Evvel yoidi ibu rivayet yeni kd beyti, o zam anlar belirli bir aydn evresinde geerli olmaya balayan bu kana ati belgeler.

n belirtelim.3 1 Onlar slm sorgularken, kanaatimizce teorik


slm ile klasik Osmal Islm n birbirinden ayrmyorlar,

bugn bizim, doru bir yargya varmak iin mutlaka birbi rinden ayr mtalaa edilmesi gerektiini dndm z bu iki olguyu tek bir hadise gibi gryorlard.3 2 te bu iki olgunun farkl eyler olduunu, II. Abdlhamit dneminin Namk Kemal ve Ziya Paa gibi slamc edip ve aydnlar ile, ehbenderzade Ahmed H ilm i, eyhlislm Musa Kzm ve Said Halim Paa gibi belirli bir Osmanl s lamc aydn kesimi grmler ve aradaki fark vurgulayarak slmn mani-i terakki olmadn, aksine, bilimi, dn ceyi telkin etlii halde, zamanla Mslmanlarn bu yolu b rakp skolastik dnceye kaplarak geri kaldklarn anlat maya zellikle ihtimam gstermilerdir.3 3 Onlar, genelde s lm leminin, zelde Osmanl lnparaorluunun gerileme sinden mutlakiyet rejimlerinin de sorumlu tutulmas gerek tiini, gerekte slmn insan hrriyetini bask altna alan hibir rejime ak olmadm da izaha almlardr. Ayn tavr, Babanzade Ahmed Nair, Mehmet Akif (Ersoy), sma il Hakk (zmirli), smail Fenni (Erturul) ve emseddin (Gnaltay) gibi Merutiyet dnemi Islmc aydnlarnda da grmek bizi artmyor.3 4 Bu slamc aydnlarn grlerini
31 Bu noktay Robert Mantran, Encyclopedic dc l'/sldmn kinci basksna yazd Atatrk m addesinde yle vurguluyor. Advcrsaire dc l'tslm el d u saHanai, il scsi aeharne l'un ct l autrc qu il jugeait responsable dc la dccadancc dc l'Empirc ou om an. 32 Prof. erif Mardin, bata Mustafa Kemal A tatrk olm ak zere, C u m h u riy e ti kuran dier Kcmalistlcrin bu tavrnn, "Osmanl Mifllalle Inllffm i dedii, teme linde popler slm'n yatt kltre kar duyduklar am ipatiden kaynaklan dn beliTiir (bk. $crif M a d in , Trkiyede Din vc Siyaset (Makaleler: 3), Istan bul, 1991, s.71-80). 33 A bdlham id dnem i Islmclarm m bu meselelerle ilgili yazlarndan bazlar, urada yaymlanmtr: Trkiye'de /sldmcl/j Dnccsi: Mcfinler/Kisiltrr, laz. Isnail Kara, stanbul, 1986, l. cilt. 34 Bk. fl.g .t, Istanbul, 1987, U. cilt.

temellendiren ve kendilerini bir yerde Batc yenilemecilerle kesitiren nokta, onlarn da, szn ettiimiz Osmanl Is lmna kar olular idi. Bunun, daha baka hususlar bir yana, zellikle m him gstergesi vardr: 1) Bunlarn, Osmanl lslmnn geleneksel siyasi kurumu olan saltanat rejimine kar karak, Islm! bir kurum ola rak algladklar meveret'e dayal meruti rejim istemeleri, 2) Geleneksel slmn kltrel muhteva ve kurumlarmn ounu reddedip, slm ilk devirlerin saflna yeniden ka vuturarak orijinal haline dndrmeyi amalamalar, yani
Sdejilik,

3) Geleneksel slm, dolaysyla Osmanl Islmnn ka rakteristik nitelii olan taklidi tekedip, yaklak X. yzyl dan beri kapal olduu varsaylan lihad Kapsm yeniden aarak slmn bilim ve dnce hayatna ilerlik, canllk, reticilik ve yaratclk kazandrmak amacn gtmeleri. O halde sonu olarak kanaatimizce unu syleyebiliriz: II. Abdlhamit dnemi slamcl (tabi ki dolaysyla Meruiiyet slamcl) btnyle Osnanh slmna kar bir tepki hareketidir. Bu yzden de esas itibariyle modenist (ycnilemeci) bir akmdr. Bu itibarla grnrdeki btn Bat kart

tavrna ramen, yenileme yanls olduu iin, Trkiye tari hinde modernist fikir hareketleri erevesinde mtalaa edil melidir. Osmanl slm ise, yalnz Trk siyasi tarihi veya dnce tarihi asndan deil, Trkiyede slmn gemii ve gelecei noktasndan da ok ciddi bir biimde tartlmas gereken, yalnz bilimsel bakmdan deil, pratik olarak da byk fayda salayacak bir meseledir. Osmanl tarihi arat rcl artk bu mesele zerine de dikkatle eilmelidir.

Gnmz Trkiyesinde tslm Dncenin Bir Tahlil Denemesi ve Tarih Perspektifi*

Son on yldr dnyamz megul eden nemli olaylara bir gz gezdirildiinde, bunlarn en bata gelenlerinden biri de hi phesiz, uzun bir suskunluk devresinden sonra s lmn yeniden gndeme geliidir. Aslnda Mslman lke lerden Bat Avrupa lkelerine giden gmen iiler ve ora larda teekkl eden Avrupa meneli kk slm cemaatler sebebiyle Avrupa kamuoyu yaklak bir otuz yldr slm ile yz yze bulunuyordu. Fakat asl, 1979 ylnda beklenme dik bir ekilde patlak verip sonulanan Iran slm htilali, btn dikkatleri yeniden slm zerine ekti ve bir korku yaratt. Bu hem Hristiyan, hem de Mslman dnya iin ok oldu. nk bu ihtilali gerekletiren slmn ii kolu, hem kendi tarihinde hem de dnya tarihinde o zamana ka dar benzeri grlmedik bir biimde bir ihtilalin temel ide olojisini oluturuyordu. stelik, yalnz kendi adna deil, btn dnya Mslmanlar adna konuuyor ve mesajlarn
(*) Bu yaz, Dnden Bugne Islm Dnyasnda Zihniyet Degisiklihlcri vc agdalai* ma Sempozyumu (Bursa, 16-17 Haziran 1990). Ensar Vakf, Bursa, 1991, s. 141156)na sunulan bildirinin yeniden dzenlenm i biimidir.

btn dnya M slm anlarna yneltiyordu. Bu, Bat dnyasnda byle bir k beklem eyen siyasal ve entelektel evrelerde slmn yeniden dirilii olarak deerlendirildi ve Jap o n y adan A m erika Birleik Devletlerine varncaya kadar, gizli haber alma rgtleri, niversite ler ve aratrma enstitleri ok youn bir ekilde, Oriyantalizmin tersine klasik Islm deil, yaanm akla olan slm siyasal, ideolojik, sosyolojik, psikolojik ve antropolojik a lardan -Trkiye de dahil b t n slm dnyas genelindeele alp incelemeye baladlar. 1980li yllar iinde ynla mnferit ve kolektif aratrm a yaym land ve yaymlanmaya devam ediyor. Bu aba Bat dnyasnn, 1920li, 30lu ve 40h yllardan bu yana yle byle siyasal bamszlna kavum akla b e raber, kendisine ekonom ik ve kltrel adan baml, her biri bir Batl lke olma zentisi ve ura iinde bulunan slm lkelerinde, yeniden uyanm gibi grnen slmn potansiyel gcn, niteliini ve nihayet kendi karlarn ne lde etkileyebileceini anlam a abasyd. Iran slm htilali Trkiyede de b t n dikkatlerin yeni den slma evrilm esine sebep oldu ve slm yanls, s lma kar evrelerde bu evrelerinin niteliine gre iki farkl sonu ortaya kard: Bir taraftan, XIX. yzyl pozitivizminin etkisiyle oluan slm aleyhtarl geleneini hl srdrm ekte olup, slm hakknda onun kendi kaynaklarndan ok, yozlam ve ge leneksellemi halk Islml gzlemleriyle, Batdaki oriyanalistik yaynlara dayanan bir ksm aydn kesimi ve ba snda, bir slm korkusuna yol at. Bu korku, gnm zde hl ara sra iddetlenerek s r p gitm ekte olan irtica" kampanyalarna dnt. Dier yandan Mslman halk ve aydn kesiminde ise, slm yeniden anlayp kefetme ve bu yolla kendi kimliini ortaya koyma konusunda birtakm gi92

riimlere vesile oldu. Bu giriimler eitli evrelerce Trki yede uzun zamandr suskun bulunan slm dncenin -zayf da olsa- bir eit uyanmas, belki dirilme iaretleri eklinde algland ve yorumland. 1980ler sonrasnda bu birbirine zt tavr allar anlamak ve zellikle bunlarn Trkiyedeki slm dncenin gelii mi zerindeki etkilerini tespit edebilmek iin, Cumhuriyet Trkiyesinin kurulu yllarna ksaca bakmak yararl ola caktr. Cumhuriyet dneminin 1950'lere kadar olan devresi, basnn da yardmyla, her alanda slm dncenin ve ya antnn devletin sk takip ve hatt zaman zaman mdaha lesine maruz kalmasyla karakterize edilebilir. Bu sebeple bu dnemde gerek bir slm dnce faaliyetinden sz edilemez. Bu devre, halkn, jandarma korkusu ve hapis teh likesiyle yzyze kalma pahasna slm gizli kapakl renmeye, zerinde dnmeye ve yaamaya alt bir devredir. Bu devrede slm, tamamiyle geleneksel ve muha fazakr kalplar iinde, lam anlamyla bir halk Mslmanl niteliiyle u iki zmre araclyla yeni nesillere aktarl maya allmtr. Bunlar, taradaki son Osmanl medresele rinin bakiyesi olan tara ulanas ile, yeni rejime ramen giz li gizli devam eden sfi evrelere mensup tara eyhleri idi.
Yeni rejimin basklarna duyduu tepkiler sebebiyle, ister istemez tepkisel bir nitelik kazanan, bu yzden de gelecee ynelik, hamleci, retici ve yaratc olmaktan ok, gelenek sel yapy korum ak ve yaatmakta titizlenen muhafazakr nitelikli bu halk slmn 1940larn ve 1950lerin nesilleri ne ulatran bu iki zmreye b ug nk Trkiyenin M sl man halk ve aydn kesimi ok eyler borludur. Baka bir deyile, slm dnce bugnk varln bu iki ara zmre sayesinde kazanmtr. Bugn byk bir ksmn, toplumsal kken itibariyle tara kasabalarnn orta snfna veya krsal kesime mensup olup eski Yksek slmlardan veya lahiyat

Fakltesinden yetienlerin oluturduu gnmz Trkiyesinin Mslman aydnlar, szkonusu bu arac zmrelerin tezghndan gemiler, Arapa ve Farsa renmiler, bir anlamda da olumlu ve olumsuz yanlarn bu iki zmreden tevars etmilerdir. Onlar bylece Cumhuriyet nesilleri iin de, devre d kalan eski geleneksel kltr ve dnce biri kimiyle yeniden balant kurmaya altlar. Bunda ne l de baarl olup olmadklar tartmaya ak bulunmakla bir likte, kesin olan bir ey varsa, bu yeni Mslman aydnlarn hocalarna benzemedikleri ve onlar gibi dnmedikleridir. Onlar artk klasik Osmanl ulemasndan ok farkl idiler ve yeni bir Mslman aydn tipini temsil ediyorlard. Bunlarn karsnda, ynetici elitin Tanzimattan beri s regelen geleneksel Batc eilimlerini sk skya koruyan ve kendilerini Cumhuriyetin kurucu neslinin tabii vrisi sa yan, ou yabanc okullarda okumu veya en azndan iyi bir niversite eitimi alm gl bir entelektel kesim bu lunuyordu. 1960lardan sonra bu kesimin yeni bir orta daha devreye girdi: Marksist aydnlar. Marksist kesimin -ta mamnn denilemese bile en azndan ounluunun- o za manlar mcadelesi mevcut dzene kar gibi grnmekle beraber, bir bakma da slma kar idi. Bu evre mensupla r, Trkiye tarihinde ilk defa, szn ettiimiz bu yeni tip Mslman aydnlar tarafndan gelitirilmeye allan sl m dncenin gndemine siyasal, sosyal ve ekonomik me seleleri getirdiler. Bu, Trkiyede slm dncenin bu me selelerde hazrlksz olduunu ortaya kard. Klasik slm kaynaklarda istedikleri referanslar bulamayan Mslman aydnlar, teki slm lkelerinde yaplan yaynlara yneldi ler. te 1960lar sonrasnda slm eviri edebiyat byle balad. Kuzey Afrika, Msr, Pakistan ve benzeri slm l kelerindeki Mslman aydn ve dnrlerin bu meseleler le ilgili eserleri, pek de itinal olmayan evirilerle Trkeye

kazandrlmaya urald. Bu eserler, aada temas edilece i zere, birtakm olumsuz etkilerinin yannda, genelde Trkiyedeki Mslman aydnlarn fikir muhtevalarnn zenginlemesine kmsenemeyecek katklar da salam lardr. Mesel Trkiye Mslmanlarnn Trkiye dndaki Mslman dnyada olup bitenleri renmeleri, teki Ms lman toplumlar tanmalar bu eviriler sayesinde olmu tur. Belki daha nemlisi, Trkiye Mslman aydnlarnn bylece sosyoekonomik meseleleri tehis etme, anlama ve acemice ve derinliksiz de olsa- zmleri yolunda dnce retme denemelerine balamalardr. 1980li yllarda ise, Trkiyede slm dncenin yeni boyutlar kazand grld. Bu boyutlarn en gze batan hi phesiz slmn siyasal boyutu, yani slm rejim meselesidir. Daha nce de belirttiimiz gibi, bu boyutun sivrilerek ileri kmasnda 1979 Iran slm lhtilalinin etkisi muhakkak ki ok byktr. Bunun sebebi Iran Ihtilalinin niteliidir. nk bu ihtilal, bir istibdat rejimini devirerek yerine yeni bir rejim getirme iddiasn tad iin, tabii olarak verdii mesajlar, daha ok slm lkelerindeki rejim meselesini ele alan siyasal mesajlard. Bu yzden o, gerek Bat dnyasna gerekse Islm dnyasna slm her eyden nce bir siyasal rejim olarak sundu. Bu siyasal boyut yalnz Trkiyede deil, btn Islm l kelerinde ne km ve lslmc aydnlar iinde, bu konu larla uraan Batl aratrmaclarn literatrnde ortak bir terim olan fundamentalist, yahut radikal slamc teri miyle nitelendirilen yeni bir grup dourmutur. Bu aydnla rn en gl etkisi, sanldnn tam aksine, Trkiyede ge nelde slm bir yksek tahsil srecinden gememi kk bir genlik zmresinde heyecan yaratmasna ramen, ranla pek de dostane olmayan uzun bir siyasal ilikiler ta rihine sahip Trkiyedeki asl byk ounluu tekil eden

M slman aydnlarca ihtiyatla karland. Bu tarihin m ahi yeti hakknda salam bilimsel bir yargya sahip bulunm asalar da, gelenekten gelen bir davranla, rann slm adna yayd mesajlarn gerekte klasik bir ii propaganda olup olmad sorusunu bu aydnlar srekli sorup durdular. Bu na ramen bu ihtiyatl tavr onlar laik aydn ve basn evre lerinde H um eynici olmakla sulanm aktan kurtaram ad. te s z k o n u su bu e tk i seb eb iy le, b u g n T rk iy e de 1980lerden beri M slm an aydnlar tarafndan yaym la nan telif ve eviri olm ak zere kitap ve m akalelerin byk ounluu slmn siyasal y nn ele alm aktadr. Balan gcndan gnm ze kadar gerek tarihteki slm devletleri nin, gerekse teorik olarak slm n siyasal yaps ncelen mekte, bir slm devlet m odeli karlmaya uralm ak tadr. Bu eviri literatrnn bir ksm nn, m uhtelif slm lkelerinde mevcut ynetim lerle atma halinde olan s lm hareket liderlerinin kalem inden km a, bilim sel ol maktan ok ideolojik yaklamlar ihtiva eden r n ler ol duu zellikle dikkati eker. Kanaatimizce slm rejim gibi, tarihte ve bugn birbi rinden ok farkl nitelikler gsteren izfi ve kaypak, son de rece teorik bir meselenin bu suretle arlkl olarak gnde me sokulmas, ncelikli olarak zerinde durulm as gereken, slmn sosyal, bilimsel, fikri ve kltrel muhtevasyla ala kal devasa meselelerin geri plana itilmesi gibi byk bir yanln kapsn at. Bugn eer slm dncesine yeni bir canllk, yeni bir yol, yepyeni bir yaplanma kazandrl mak isleniyorsa, bunun altyapsn bu meseleler zerinde retilecek fikirlerin oluturucan unutm amaldr. Dolay syla Mslman aydnlarn slm mnhasran siyasal bir re jim olarak alglayan ve alglatmaya alan bir mesainin ii ne girmekten kanmalar ve belirlilen alanlara ynelmeleri Trkiyede salam ve salkl bir slm dncesinin gelili-

rilmesi adna herhalde daha tercih edilir bir yol olmaldr. Trkiyede M slman aydnlarca dlen bir yanl da bize gre udur: zellikle son on onbe yldr, Hristiyan Batdan eitli mesleklere mensup ileri gelen birtakm Ms lman olmu ahsiyetlerin slm vc beyanatlar verme leri, slm hakknda yaynlar yapmalar, Trkiyede Msl man aydn kesimini laik evreler karsnda rahatlatc bir etki yaratt. Bu rahatlamann, henz slm dncesine cid di bir katk saylabilecek, milletleraras nitelikte youn bi lim ve dnce eserlerinin ortaya konamad bir ortamda, Eer slm ad bir din olsayd, gelimi lkelerde nemli mevkilere gelmi, kltr seviyesi yksek bu kiile rin slm semeleri m m kn olmazd eklinde, szkonusu evrelere zmni bir cevap oluturmasndan kaynakland sylenebilir. Her halkrda, bunun sonunda sahte bir tatmin duygusu belirmekte, nemli bir kesimi, slm hakknda fazla ciddi ve bilimsel mesailer sonucu elde edilmi kanaatlere sahip bu lunmayan bu mhtedilerin slma dair ileri srdkleri sathi -ve bazen de yanl- fikir ve dnceler ar bir ilgi grmek te, hatt slm adeta onlardan yeniden renilmektedir. Bu nunla beraber, u gerei de inkr etmemek gerekir sanyo ruz: ok iyi bir eitimden gemi, stelik uzun ve youn bir bilimsel inceleme ve aratrma sonucu slm semi birta km Batl bilim ve fikir adamlarnn yazdklar eserlerin, s lm tamamiyle farkl bir zaviyeden yoruma tbi tutmalar sonucu, Mslmanlarn dnce ufkunu geniletecek fikir ler ortaya koymalar her zaman mmkn olabilir. Hatt bu gibi kiilerin yakn bir gelecekte slm dnceye ve klt re bir canllk, hareketlilik, reticilik ve yaratclk kazandr malar ok muhtemel bulunabilir. slm dnce bu tr Ba t meneli dnrler sayesinde yeni bir ivme kazanabilir. Bununla birlikle, bize gre bu iki eilim, Trkiyede lsl-

m dncenin laik evrelere ynelik bir savunma psikolo jisinden henz kurtulam adnn, bir baka deyile, esas potansiyelini, retici ve yaratc ynn harekele geirecek seviyeye henz tam anlamyla eriemediinin bir gstergesi olarak deerlendirilebilir. Burada u sylenebilir ki, byle bir durum un bir bakma Trkiyede henz yerleememi fi kir zgrl ile ilgili bir yan bulunm akla beraber, esas mesele, klasik slm dnemdeki, mesel Abbasler devrin deki kalite ve seviyede bir slm dnce allmmm T rki ye tarihinde geleneinin bulunm ayndan kaynaklanmak tadr. Osmanl dneminin slm bilimler ve dnce a sndan, klasik dnemi amak bir yana o lde bir bilim ve dnce hayat ortaya koyduunu syleyebilmek gerekten ok zordur. Osmanl Devletinin militarist merkeziyeti ya psnn buna elverili olmadn unutm am ak gerekir. Her trl deiik ve muhalif dncenin nizam- lem iin bir tehdit unsuru olarak grld, devletin bekasnn her e yin stnde tutulduu bir devlet yapsnda bilim ve dn ce ieklenresini beklemek ne lde doru olabilirdi? Yakn gemite, yani son Osmanl dneminde ise, slm dnce atlm namna -yeterli ve gl olmasa da- gr len ferdi teebbsler, derhal eski gelenekselci muhafazakr Mslman ve ulema evrelerinin, Osmanl dnemindeki zendeka ve ilhcd ithamlarna benzer bir ekilde, bidctilik ve modernistlik sulamalaryla karlam ve sindirilmitir. Bu noktada, eski Osmanl geleneksel tepkiciliinin fazla bir deiiklie uramad ok belirgin bir ekilde ortaya k maktadr. Yakn tarihte Yksek slm ve lahiyat meneli aydnlara szkonusu muhafazakr evrelerce gsterilen tep ki ve sulamalarn, mahiyet itibariyle Osmanl dnemindekilerden hibir fark yoktur. te 1990l yllarn sonuna kadar Trkiyede slm d nce asndan durum kaba ve genel izgilerle budur. Ge-

ligimiz 1980li ve bitirmekte olduumuz 1990I yllar, yal nz teki slm lkelerinde yaayan aydn ve dnrlerin deil, Mslman Trk aydnlarnn da nne her geen gn yeni yeni meseleler ve sorumluluklar koymakladr. Bunlar gemi, bugn ve gelecek izgisinde u ana grupta toplayabiliriz: BizzaL slmn kendisi ile, yani teorik muhtevas, tarihi ve kltr ile ilgili, temel ve acil nitelikle olanlar, slm dnyasn tanmakla ilgili olanlar, slmn ve slm dnyasnn Bat ve Bat medeniyeti ile ilikisine ai olanlar. Birinci grupta toplanan meselelerin banda, Nasl bir s lm? sorusu geliyor.Trkiyede bugnk Mslman aydn lar, kendilerine intikal etmi olan geleneksel slm' artk sorgulama durumuna gelmi grnyorlar. yle grnyor ki tarih, slmn ana kaynaklarndaki temel retilerinin et rafnda tarihsel sre iinde kltrlemi ve bir anlamda bylece geleneksellemi slm anlay ve yorumlarnn eletirici bir gzle deerlendirilmesi gibi son derece g, ama o nispette kanlmaz bir grevi onlara yklemitir. Aslnda 1980lerden bu yana Trkiyede, bu istikamette Islm zerinde analizler yapmaya alan birtakm evreler ortaya kmtr. Fakat daha ok genlerden oluan ve ya ymladklar birtakm dergiler etrafnda toplanan bu gen evrelerin, salam ve zengin bir bilimsel tabandan ve daha nemlisi, geni ve btnc bir tarih perspektifinden yok sun, slmn tarihsel birikimini bilinli bir ekilde ihmal ederek birtakm tepki duygulan iinde ok teorik planda dndkleri ve tam bir tasfiyecilie gittikleri grlyor. Nitekim bu yzden sk sk arla saptklarn gzlemleye biliyoruz. Bu arlk onlar, Batl yazarlarn kullandklar anlamda deil, ama kelimenin gerek anlamyla tan bir fun damentalist kimlie brndryor. nk slmn kkeni

ne inme gayretini gderken, onun 1400 ksur yllk klt rn de reddetme gibi byk bir yanla dmektedirler. Oysa uras muhakkaktr ki, teorik erevesi Kuran- Ke rim ile izilen, Hz. Muhammed vastasyla bizzat yorumla np hayata aktarlan ve bir dnya ve ahiret nizam olarak kendini sunan slm, pek tabii olarak bu erevede kalma d, kalamazd. Zira hayat durmadan deiiyordu. Bu sebep le slm da zamanla Arap yarmadasndan dar karak evre kltrlerle temasa gemek zorundayd. Yeni yeni co rafyalar, yeni yeni topluluklar slmn egemenlii altna girdi. Emevi ve Abbasi mparatorluklar olutu; daha baka slm devletleri ortaya kt. Bu devletlerin her biri slm kendi zel corafyalarna ve artlarna gre yorumlayp ida ri, hukuki, siyasal ve iktisadi sistemler meydana getirdiler. Bylece ayn kaynaklardan yola kmakla beraber, farkl sosyo-politik, sosyo-kltrel yaplar ortaya koydular. Bun larn hepsi de kendini Mslman olarak niteliyor ve Islma bal olduklarn sylyorlard. Kanaatimizce Mslman aydmlaT ve dnrler bu kanlmaz sosyolojik gerei ka bul etmek ve gereine gre hareket etmek zorundadrlar. nk Arap lkelerinin, rann, Trklerin, hatt Trki yenin, Uzak Doulularn, Kuzey Afrikallarn kendi cora fi, toplumsal ve kltrel gerekleri vardr. Onlarn her biri nin Mslmanlk yorumlan, slm dnce alkanlklar bu gerekler tarafndan oluturulmaktadr. kinci gruptaki, yani slm dnyasnn tarihi, kltrel gemiinin ve bugnnn tannmas ile ilgili problemlere gelince, birincisiyle balantl olan bu konu, Trkiyedeki Mslman aydnlarn, dolaysyla Trk Islm dncesinin bir baka zayf yandr. Asrlar boyunca slm dnyasnn Ban kesimini temsil etmi bir imparatorluun yneticileri nin ocuklar olarak Mslman Trk aydnlarnn bugnn slm dnyasnn kltr, slm alglay biimleri konu

sunda -u son on ylda evirilerden edinilen yetersiz imaj hari tutulursa- fazla bir ey bilmedikleri bir gerektir. Te his yerindeyse, bugnn Mslman Trk aydnlar, o ka dar ileri bir iletiim anda yaamalarna ramen, bu ko nuda, pek beenmedikleri Ostnanl dnemindeki meslek talarndan daha geridedirler. Bize gre bunun sebepleri muhtelif olmakla birlikte, belki en bata, Cumhuriyet reji minin daha en banda tercihini Batdan yana yapm olma s, dolaysyla Islm lkelerine olan ilginin azalmaktan da tede, ortadan kalkmas gsterilebilir. Oysa slm dnyas hakknda salam bir bilgilenme, yukarda birinci gruptaki meselelerin zmnde Mslman aydn ve dnrlere vazgeilemez katklar salayaca gibi, Mslman milletler arasnda ortak kamuoyu gelitirmede, asgari mterekler oluturmada en byk yardm temin edecektir. nc gruba, yani, zellikle amzda daha da byk bir nem kazanan Bat dnyas ve Bal medeniyeti ile iliki ler meselesine gelince, bu konudaki en temel problem, Bat medeniyetini onun emperyalist yanyla zdeletirerek b tnyle reddetme, onu asla uzlalmaz hasm olarak grme meselesidir (Samuel Huntingtonun tezi, ayn durumun s lm iin Batda da sz konusu olabileceini gstermekte dir). Tepkisel olarak ortaya kan bu reddedi, kanaatimizce slm dnceyi kendi dndaki her kltrden soyutla mak gibi tehlikeli bir tavrla sonulanaca ve bir anlamda onu bir trl iinden kamad donmulua devaml mahkm etmek olacandan, byle bir konuma dmekten olabildiince kanmak gerekiyor. Zaten sosyolojik olarak da her iki kltrn birbiriyle temasn nlemek mmkn deildir. nk aa yukar bir yz elli senedir Bal klt r zaten taklitilik yoluyla yoz bir ekilde slm dnyasnn her tarafna nfuz etmitir. O halde slm dnyas vc Ms lman aydnlar bu pein reddediten kendilerini alkoymak

zorundadrlar. Bunu bugn yapmazlarsa yakn bir gelecekte yapmak zorunda kalacaklardr. Yaplacak olan ey, onu ken di gerekleri, dinamikleri ve tarihi geliimi iinde doru kavramak ve ondan yararlanmak olmaldr. XIX. yzyl ve XX. yzyl balar Mslman aydn ve dnrlerin, Bat emperyalizminin aclarn derinden yaam kiiler olarak Bat kltrne kar takndklar tavr o dnemler iin anla mak mmkndr, ama bugn bu zihniyetin devam iin hibir sebep yoktur. Zira slm klasik dnemindeki byk medeni ve kltrel hamlelerini kendi kendini hapsederek deil, evre kltrleri hibir komplekse kaplmadan tanya rak ve zmseyerek gerekletirmitir. O bu zmseme ka biliyetine bugn de sahiptir. Bugn slm yalnzca, slm adna hareket ediyor grntsn veren bir ksm terrist evrelerle zdeletirdii iin terrizmden ibaret sayan Bat da, bu sayede onu gerek hviyetiyle tanyabilecek ve s lmn olaanst kltr zenginliklerinden yararlanacaktr. Ksaca her iki dnyann da birbirine ihtiyac vardr.

Cumhuriyet Dnemi Trkiyesinde Devlet ve slm

Osmanl Devletinin Tanzimatla birlikte ciddi boyutlar ka zanan Batllama abalan, bir sre sonra hi beklenmedik yepyeni bir tartma konusunu gndeme getirmiti. Bu, Ba tllama hareketleri karsnda slmn konumu idi. zel likle kinci Mertiyet dnemi, bu etrefil meselenin youn tartmalarla srd bir dnem oldu. Osmanl imparator luu Birinci Cihan Harbine bu tanmalarn ortasnda gir di, bamszln yitirdi ve nihayet yklp gitti. Anadolu topraklarnn tam ortasnda balayan direni hareketi, stik lal Savann hemen arkasndan yepyeni bir devleti tarih sahnesine kard. Bu, Trkiye Cumhuriyeti idi. Bu yeni devlet, Batllama ynnde kesin bir tercihle s z edilen tartmalar pratikte sona erdirdi. Daha ak sy lemek gerekirse, Cumhuriyet rejimi, Ziya Gkalpin Trk lemek, slmlamak, Muasrlamak formlnden yalnzca birinci ve nc kavramlar devreye sokarak esas itibariy le kincisini darda brakan pozitivist bir Batllama pro jesini tatbike koyuldu. Baka bir deyile Fransz usul laik bir dzeni amalamakta olup, ynetici elitin basksyla em

poze edilen bu proje, Osmanl mparatorluunda uzun asrlar boyu siyasal, toplumsal ve kltrel alanlarda haki miyetini srdren slm bu sektrlerin dna karyordu. Bu proje siyasal literatrde o zamanlar Kemalizm olarak ad landrlm olup, yeni Trkiyenin bir anlamda resm ide olojisi sfatyla laiklii slmn yerine koyan bir kltrel kimlik ve yaam biimi olarak alglanyordu. Geleneksel s lm kimliine hl sadk kalan halkn byk ounluu nun zoraki kabullendii, dolaysyla souk bakt bu yeni kimlik, ordu ve bastn bata olmak zere, brokratik, akade mik, ekonomik, siyasal ve entelektel evrelerden oluan elit kesim tarafndan hararetle benimsendi. Bu yeni kimliin amac, Osmanl mparatorluu zama nnda, siyaset ve toplum hayatnn btn sektrlerine dam gasn vurmu, onlar kontrol ve hakimiyeti altna alm bu lunan slm kimliinden arndrlm-belki daha doru bir ifadeyle, seklerlemi- Batl bir lke ve toplum. Batl bir kltr yaratmakt. Bu yeni kimliin aslnda, uzun Osmanl asrlar boyunca topluma ve kiiye ok gl bir ekilde ha kim olup ona kk bir serbestiyet alan dahi tanmayan baskn ve ou sektrlerinde yozlam bir dzene kar bir eit tepkinin ve bakaldrnn ifadesi olduu, erif Mardin gibi nde gelen aratrmactlarca sk sk vurgulanr. Bizzat Mustafa Kemal Atatrk bu tepkiyi ve bakaldr ruhunu kendi i dnyasnda ok kuvvetli bir biimde duyanlarn banda geliyordu. te Cumhuriyet elitlerinin hararetle benimsedikleri bu ye ni kimliin halka da benimsetilmesi iin 1950lere kadar ta vizsiz bir biimde alld. Ancak 1950 seimleri, halk o unluunun beklenen bu amac hl btnyle tasvip etme diini, geleneksel kimliine hl byk lde bal kald n ok ak bir biimde ortaya kard. Bu sebepledir ki Tr kiyede siyasal partiler gelimi Batl lkelerde olduu gibi
104

yalnzca siyaset ve ekonomik tercihler temelinde deil, Batl lamac ve gelenekselci kimlikler ve bunlarn ideolojik ter cihleri temelinde olutular. O tarihlerden itibaren Trkiye, siyasal alanda bu iki kimlie referans veren partiler arasnda iddetli iktidar mcadelelerinin yaand bir lke oldu. Sonuta bugnn Trkiyesi, aradan geen yetmi be yla ramen, Doulu ve Islm kimliinden kurtulup Batl bir kimlik kazanm, gelimi bir lke olmad gibi, tam anla myla Doulu bir lke olarak da kalmamtr. Baka bir ifa deyle, ne bekleniyordu, ne oldu? sorusunun cevab bu gn ksaca udur: Trkiyede toplum aktan aa ve gide rek sanki keskinleen bir izgiyle Laikler-Mslnanlar veya Atatiirkler-enallar diye ikiye blnm grntsn vermektedir. Birinci kesimin sosyal tabann merkezdeki ynetici elit ve onun Islmsz Batllamac ideolojisini pay laan entelekteller, ikinci kesimin sosyal tabann ise periferideki muhafazakr ve ayn zamanda adalamaya, ama slmla birlikte adalamaya talip byk halk ounluu tekil etmektedir. Bu haliyle Trkiye, tarihinin ok nemli bir dnm ve dnm noktasnda bulunmaktadr. Snf sz, imtiyazsz kaynam bir kitlenin yaamas hedeflenen Trkiyede bu ikiye blnmlk, adalama yolundaki en ciddi handikap olarak nnde durmaktadr. Trkiye, tarihinin bu en kritik noktasna nasl gelmitir? Bu durumunu nasl deerlendirmektedir, daha dorusu de erlendirebilecek konumda mdr? Gelinen bu noktada y netici elitin ve Islmn pay nedir veya ne deildir? slmn Cumhuriyet Trkiyesindeki halihazr yeri nedir, ne olmu tur, ne olmalyd ve ne olmaldr? Devletin Isim karsnda ki politikas gereki ve bilimsel bir politika mdr? te bu gn Trkiye bu sorularn doru cevaplarn bulmak zorunda grnmektedir. Bunlarn doru cevaplarn bulmak da her halde, Cumhuriyelin bandan beri bu gibi sorularla ura

maktan adel kaan, b unu da laik ve ada olm ann bir ge rei gibi deerlendirerek m isyonuna sahip km ayan T rki ye niversitelerinin, daha dorusu buralardaki sosyal bilim dallarnn grevi olmaldr. Bu sorularn cevab doru verile bildiinde Trkiye yetmi be yldan beridir ektii bu m z min baarsndan kurtulm ann yolunu bulm u olacaktr. Bu giriten sonra imdi Trkiyeyi bu noktaya getiren ge limelerin tarihine ksa bir gz atlabilir. Bilindii gibi, Batnm her alandaki reddedilm ez st n l n giderek daha derinlem esine anlam aya balayan Osmanl lm paratorluunun ynetici eliti, bir yenilenm e aba snn iine girmekten baka kar yol olm adna karar ver miti. Bu yenilenm enin en ksa yolu ise Bat tarz yenilikleri en ksa zamanda devreye sokm akt. Bu nefis m uhasebesi, onlarn yava yava iki kampa ayrlmalaryla sonuland. Bi rinci kesim, sz konusu ke ve gerilie slmn sebep olduunu, dolaysyla, o nun oluturduu geleneksel yap dan syrlp bir btn olarak her eyiyle Baty kopye etm e nin tek kar yol olduunu savunanlardan ( B a tcla r ), die ri ise, suun slmda deil, M slmanlarda, daha dorusu onlarn slm anlama ve yaama biimlerinde olduunu, bundan kurtuluun ise, slmn zne, asl haline dnm ek le mm kn olacan savunan kimselerden (sla m cla r) olu uyordu (Bu gr baz gnm z slamc aydnlarnca da aynen srdrlm ektedir). Bu tartmalar, ok iyi bilindii zere, zellikle Merutiyet dnem inde yksek bir fikir d zeyinde srdrlerek hzland ve Cumhuriyet dnemine ta nd. Sonu birinci kesimin tercihi dorultusunda gerek leti. Batc elitin ideolojik tercihleri zerine kurularak ken disine yeni bir kimlik semi olan Cum huriyet Trkiyesi, bamszlk savana birlikte girmi ve birlikte kan dkm slamclar nemli lde hayal krklna uratmt. Bylece, Atatrkn 1924e kadar devam eden slm y106

celten bln demelerinde ve Trkiye Byk Millet Meclisinin btn faaliyetlerinde grld zere, Mill Mcadeleyi slamc ideolojiyi kullanarak srdren ynetici kadro, sava kazanldktan sonra kkten Batllamac yeni rejimi Osmanl Imparatorluunun klasik hakimiyet alannda, ya ni Trkiye topraklan zerinde yerletirmi oluyordu. Bylece, Orta Asyada slm ve dolaysyla medeniyetini ka bulle balayan bin yllk bir dnemin, Osmanl imparator luunun yklyla artk tarihe kart ok ak bir biim de grlyor, Trkiye Cum huriyetinin yeni rejiminin, s lmn artk aktif bir role sahip bulunmad yeni medeniyet anlayn tercih ettii mesaj ok ak bir biimde veriliyor du. Pek ok aratrmacnn yerinde tespitiyle, pozitivist bir zihniyet dnyasnn rn olan devrimlerden oluan bu batllama ideolojisinin, dier adyla Kemalizmin (bugn k adyla Atatrkln), zaman zaman bir aydnlanmac despotizm mahiyetini kazand, bugn artk slamclk la hi ilgisi olmayan aydnlar ve bilim adanlan tarafndan da dile getirilmektedir. Bu dnm, Trk tarihinde, birincisi slm kimlii be nimseyile balayan radikal nitelikteki iki byk dnm noktasndan, artk geri dnlmez bir biimde Batl kimlii tercih edii simgeleyen kincisidir. Bu ikinci dnm nokta snn birincisinden fark ise, yalnz radikal bir kltr deii mini deil, ayn zamanda radikal bir siyasal rejim ve sistem deiikliini de birlikle getiriyor olmasyd. Bylece, tarihte hibir slm devletinde olmad kadar slm bir ideoloji haline getirmi, baka bir ifadeyle slmla adet zdele mi Osmanl Devleti, Anadolu topraklarna ekilerek s lmn yerine, milliyeti radikal bir laisizm temelinde Batl lama tutkusunu hayatnn olmazsa olmaz ideolojisi yapm m ill bir devlet olan Trkiye Cumhuriyetine dnm oluyordu. Tarih slm dnyasnda bu denli radikal bir d

n m daha nce asla k a y d e tm em itir. ok c e su r ve dnsz bir inklap program yla gerekleen bu dnm , gerekten ok byk bir dnm d. slmdan laik milliyeti kimlie dn m belirleyen in klaplar adm adm, ama olduka ksa bir srede yrrle konuldu: 1- Osmanl m paratorluum da slm n devletle zdele m esinin bir sonucu olarak o nun siyasal simgesi haline d nm bulunan saltanat ve hilfet 1922 ve 1924te iki sene arayla pepee kaldrld. Bu, yeni devlette slmn siyasal boyutundan soyutlanm as anlam na geliyordu ve hakikaten ok kkl bir devrimdi. 2- lk Tekilat- Esasiye K anununda yeni devletin resm' dini olarak kayda geen slm, daha sonra bu kaydn kald rlmasyla artk resmiyetten drlyor, dolaysyla T rki ye C um huriyetinin resm kim liiyle balants kesilm i oluyordu. 3- Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile m edreselerin ilgas ise, bu gen devlette slm geleneksel eitim kurum larndan yok sun brakarak onun arlk bilimsel alanda kendini yeniden retme yolunu kapatyordu. 4- Osmanh lm paratorluunda slmn yar bamsz finans kaynaklarn olu tu ran vakflar, nce yeni ku ru lan eriye ve Evkaf Vekleline balanm, fakat bir sre sonra bu vekletin de ilgasyla tam amen siyasal iktidarn deneti mine alnmt. Bu ise slmn yzlerce yllk geleneksel finans kaynaklarnn ortadan kaldrlmas, baka bir deyile, ekonomik tabann kaybetmesi ve belki daha nemlisi, top lumsal alanda kurum lam asnn nne geilmesi anlamn tayordu. 5- 1924te U m r- Diniye Riyaseti (daha sonraki adyla Diyanet leri Bakanl) kurulm ak suretiyle, cami hizmet lerine ve halkm dier din ihtiyalarna ynelik btn ku-

rumlama devletin kontrol ve takibi altna alnm oldu. Bu, Islmn da devletin kontrol ve takibine alnmas demekti. 6-1925 ylnda tekke ve zviyelerin, trbelerin kapatl mas ise, Trk tarihinde esas itibariyle popler Islmn te melini oluturan tasavvuf kurum unu ortadan kaldrmaya ynelik, ayn derecede radikal bir baka devrimdi. Bylece IX. yzyldan beri btn slm dnyasnn, bu arada da Mslman Trklerin nemli bir din ve kltrel kurumu olarak fonksiyon icra eden tasavvuf ve onun tekilatlanm biimleri konum undaki tarikatlar, resmiyette ortadan kal drlarak, gerekte ise yer altna itilerek son tahlilde s lmn kamusal alann tmyle dna karlmas sreci ta mamlanm oluyordu. u ksa zet, yalnzca drt yl gibi ok ksa bir zamanda Trkiye Cumhuriyetinde slmn, adm adm btn gele neksel kurumlanndan syrlmak suretiyle siyaset, ekonomi, bilim, eitim, sanat vs. alanlarnn, ksaca kamusal alann btnyle dna karlarak yalnzca halk seviyesinde inan ve ibadet konularna inhisar ettirilmek suretiyle zel alana sktrldn ortaya koymaktadr. slmn bu suretle eitim alannn da dna karlp tamamiyle ferdiletirilmesi, ok tabii olarak onun ynetici elitin hayatnn da dna karl mas sonucunu dourmutur, ki mhim bir tartma konu sudur. Bununla beraber, bu kadarla yetinilmedii grlmek te, devletin, inan ve klt alanna da mdahale etmek sure tiyle, slm bir anlamda Batl Mslmanlk haline dn drmeye aba sarfettii, yani bir bakma Batllam bir Tr kiyeye yakr bir eit reforme ve meden Mslmanlk biimi oluturma projesi gelitirmeye alt da grlmek tedir. Nitekim daha Atatrk hayatla iken camilere Batfdaki kiliselere benzer bir ekil vermeye ynelik olarak stanbul niversitesi lahiyat Fakltesi profesrlerine hazrlattrlan projeler, ibadet dilinin ve ezann Trke olmas yolundaki

zorunlu denemeler ve hatta Dolmabahe Saraynda Ata trkn huzurunda incesaz refakatinde Trke Kuran tilave ti denemeleri, devletin slmn klt alann da kendi beeni si dorultusunda ekillendirme abalarna ilgin rneklerdir. imdi burada, Trkiye Cumhuriyetinin yukarda ok k sa bir ekilde zetlemeye altmz bu slm politikas nn, acaba yetmi be yl sresince Trkiyeye getirileri ve gtrleri ne olmutur? Trkiye bu politikay srdrmeli midir, yoksa ciddi bir ekilde revize mi etmeli, tarihsel ge miine ve toplumsal yapsna uygun bir hale m i getirmeli dir? gibi sorulan sorabiliriz. Belki daha 1950lerde siyasal kadrolarn ve ordu da dahil ynetici elitin kendi kendine sormas ve cevab zerinde ok ciddi bir ekilde dnmesi gereken bu sorularn, yetmi be yl sonra olsun, u son yl larda yaananlar gz nne alnrsa, Trkiye apnda gn deme getirilmesinin kanlmaz olduu sylenebilir. Bizce Trkiye Cumhuriyetinin sz konusu slm politi kasnn, bugn devlet ve toplumca yaanmakta olan klt rel ve toplumsal rahatszlklarn kkenindeki u olumsuz luklar dourduu gzlemlenebilir: 1) Trkiyede laik milliyeti devlet ve Batc aydn elit ile Mslman byk ounluk arasnda, aslnda Osmanl Imparatorluunun son dnemlerinde ortaya kmaya bala yan antipati, Cumhuriyet dneminde daha da belirginle mi, glenmi, hatt bilenmi, st rtl, karlkl ve gizli bir mnaferete dnmtr. G nlk hayatta halkn devlete olan gveninin sarsldn, ona kar gcenikliini her vesile ile grebilmek zor deildir. Bu gceniklik, ister politik amalarla, ister kendiliinden ve ideolojik olarak s lma yumuak bakan sa partilere ynelik ounluk oyla ryla da kendini aa vurmaktadr. Nitekim halk, yukar lardan mdahale edilmedii takdirde, slma souk bakan sol partileri bandan beri iktidara getirmeye yanamamak-

ladr. 1950lerde Demokrat Partinin ezici bir ounlukla ik tidara gelmesinin altnda yatan ana sebeplerden biri budur. Bu, siyasal kadrolarn zerinde ok ciddi bir ekilde dn meleri gereken bir konudur; ayrca Trkiyede sk sk tart ma konusu yaplan dini siyasete let etme meselesinin al tnda yatan da budur. Yetmi be yllk Cumhuriyet tarihinde, Kemalist elit, si yasal iktidarn etinden gitmesini hibir zaman boyun ee rek karlamamtr. Bu yzdendir ki, Trkiyede sa parti lerin iktidarda olduu zamanlarda, gerek dolayl yollardan ordu adna rahatszlk sinyallerinin verilmesi, gerekse medyann seri halde irtica kampanyalar balatmas, bizce aslnda, -tabii ki birtakm ekonomik karlar rezervde tutul mak kaydyla- bir trl ele geirilemeyen bu iktidar yeni den kazanmann savayla ilgili bulunmaldr. Bu kesinti dnemleri, Trkiyede gerek bir demokrasinin yerlemesi ni srekli engellemitir. 2) Trkiyede Islm 1970li yllardan beri baz evrelerde gerekten belli lde siyasallamtr. Bunun Ortadouda o tarihlerden bu yana yaanan siyasal ve ideolojik konjonk trle ilgisi bulunmakla birlikte, bu konjonktrn etkili ol mas da Trkiye Cumhuriyetinin yukardan beri aklama ya altmz radikal laikliinin yaratt tepkilerden kay naklanmaktadr. Belli bir kesimin Islm mnhasran siya sal bir rejim eklinde alglayp yorumlamasnn sebebi bu tepkilerdir. nk radikal laisizm bir yandan Trkiyede Mslman halk kitlesinin kendini normal siyasal yollardan ifade etmesine engel olarak onu ayr siyasal partiler eklin de tekilatlanmaya ynelttii gibi, dier yandan da ister is temez bu slm temsilin siyasallamasna dolayl olarak se bebiyet vermektedir. Eer Trkiyede slm bir sylem kullanan siyasal parti ler ortaya kyor ve nemli bir halk kitlesini peine laka-

biliyorlarsa, bunun en bata gelen sebebi bizce budur. Bu sebepler zerinde iyi dnmek ve bunlar derinlemesine analizlere tabi tutmak icap eder. Trkiyede slm bu parti ler tarafndan veya baz evrelerce gerekten siyasete let ediliyorsa, devletin slm politikasnda yanllklar olup ol mad, Cumhuriyetin bandan beri uygulanan laisizm an laynn bu yolu amakta pay b u lu n u p bulunm ad korkmadan sorulmaldr. Zaten sk sk vurgulanan dinin siyasete alet edilmemesi uyarlar, dikkat edilirse, fazla muhatap bulamamakta, en keskin laik izgiye sahip parti ler bile zaman zaman, baz evrelerce laiklikten dn ver mek eklinde yorumlanan uygulamalara sapmak, yumua mak zorunda kalmaktadrlar. Laiklii korum ann yolu, mevcut laiklik siyasetinin halk ounluunda yaratt tep kiyi kullanarak iktidara gelen siyasi partileri hukuk ve de mokrasi d yntemlerle iktidardan uzaklatrmaktan zi yade, bu tr partilerin ortaya k ve hatr saylr bir kala bal arkasna tak nedenlerini anlamaya ve sa partilerin niin dini siyasete let etme yoluna saptklar sorusunun cevabn aramaya ynelmektir. Bu konuda ciddi bilimsel aratrmalar devreye sokmak iin Trkiye olduka ge kalm olmakla beraber, byle bir yola imdi dahi olsa mutlaka girme zarureti de ortadan kalkm deildir. Ayn ekilde, lmam-Hatip Okullar mezunlarnn meslek alannn dna kaymalar da sz konusu sebeplerin eitim alanndaki yansmalarndan kaynaklanmaktadr. Yaplmas gereken, halkm bu okullara ynelmesinin sebeplerini arat rp anlamaya almak ve bu okullarn meslek okulu olmak tan karak din eilimi de veren birer lise niteliine brn melerinin altnda yatan faktrleri komplo teorilerine bavur madan, bilimsel yntemlerle aratrarak varlacak sonular dorultusunda harekel etmek olmaldr. Toplumun slm ta leplerini ciddiye almakszn, bu taleplere olumlu yaklamay
112

gericilie verilen taviz eklinde ideolojik ve basiti yaklam larla yorumlamakszn, ciddi sosyolojik aratrmalarn so nularna kulak vermek daha gereki bir tutum olacaktr. 3) Bin yldan beridir btn siyasal, toplumsal, hukuk ve ahlk deerlerini slma dayandrm bir topluma, laiklii det Cumhuriyetin yeni dini gibi kabul ettirmeye yne lik bu sert laisizm politikas, bir anlamda, grnte yenil giyi kabullenmek ve bu politikann hkimiyetini tanmak zorunda kalan slmn yeraltna inmesini det tevik etti. Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile, medrese ve tekkelerin kapat l neticesinde geleneksel eitim kurumlarndan mahrum olan slm, devletin yeni resm kurumlarnda da yer bula mad. Bu, kapatlan tekke ve zviyelerin, medreselerin ak s-syf - ulema ve eyhleri ta kalm -tbir cizse bakiyyel nin, yeni nesillere slm yer altnda" retmesine yol at. Bu, fikr muhteva ve yntem olarak yeni hamleler tayan, iyi organize edilmi bilimsel bir slm retim olmaktan ok, ksmen inan, ibadet ve ahlk alanna ynelik fkh ve tasavvuf arlkl, sistemsiz, hl Oraan btn gelenek sel zelliklerini tayan, modern an problemlerinden ha bersiz, en kts de tepkisel bir retim idi. slmn, zellikle tasavvuf evrelerinin varln gizlilik iinde srdrmeye, baka bir deyile yeraltna inmeye nccbur edilmesi, u menfi gelimeyi de beraberinde gelirdi: a) Mslman Resimler, gelimi Bat dnyas ve modern leen Trkiyenin su yzne kard eitli yeni siyasal, toplumsal, ekonomik ve kltrel problemler karsnda kendi yetersizliklerini grerek bir aalk kompleksinin ii ne girdiler. Bat medeniyetini onun emperyalist ynyle z deletirme yanlna dtklerinden ona kar belki ksmen hakl olarak gvensizlik, hatt kin ve nefret lileriyle dol dular. Bu ise onlarn, isteseler de istemeseler de beraber ya amaya ve iliki iine girmeye mecbur olduklar Baly do-

ru olarak tanmalarna engel oldu. Bunu bugn bile Trki yedeki baz slm yaynlarda grmek hi de zor deildir. b) Bunun tabii sonucu olarak Mslmanlar, aslnda d n yaya alacak ve kendilerini gelitirme yoluna girecek yer de, tarihe snarak asr- saadet" zlem i ierisinde, s lmn parlak dnem lerinin hatrasn anarak psikolojik tatmin yolunu aradlar. Bu, Trkiyede tasavvufun yeniden bir atlm yapmasna, eski tarikatlarn yeniden gncel hale gelmesine, ayrca birtakm cemaatlerin ortaya kmasna mncer oldu. Bu yeni tasavvuf ve cemaat M slmanl, Trkiyede, kiisel ve cemaatsel bir din hayatn sunduu ferd manev tatmin duygusuyla, modernizme ve hatt s lmn btn fikr ve kltrel dinamiklerine arkas dnk yaamay tercih etmi grnyor. 4) Bir baka m him sonu da, radikal laikliin, Trki yede radikal Islmcln douuna zemin hazrlam olma sdr. Bu sebeple Trkiyedeki radikal slm hareketler, bir bakma laisizm dininin gayri meru ocuudur demek yanl olmayacaktr. Bu hareketler, her ne kadar 1960l ve 1970li yllarda Msr, Pakistan ve randaki hareketlerden etkilenmi olsalar da, bu etkiler Kemalist Tkiyedeki uy gun zeminden beslenmekteydiler. Bugn cumhuriyet reji minin balangtan beri iki temel fobisi yani etnik kkene dayal ayrlk hareketler korkusu (etno/obi) ile slma da yal -kimilerine gre irtica, kimilerine gre bastrlm s lmn dirilii- denilen slm hareketler korkusu (islcmo/obi) da bu zeminde temellenmektedir. 5) En vahim sonulardan biri de, vaktiyle imparatorluk devrinde, kendi siyasi, ekonomik, toplumsal, hukk, sanat sal (edebiyat, mimari ve musik ile ilgili) kurum ve deerle rini reterek ehirli bir yksek kltr yaralan slmn, Cumhuriyetle birlikle onu besleyen kurum ve deerlerin ortadan kaldrlmasyla, yerini daha ok hurafeci bir nitelik

arz eden, rafine bir sluptan yoksun popler slm'a brak mas ve zaman iinde kyl(arabesk)lemesi olmutur. le bugnn Trkiyesinde, slm bir kimlikle birtakm siyasal, ekonomik ve toplumsal taleplerini ortaya koyan kesimin byk ounluu olarak gerek tara kasabalarnda, gerekse byk ehirlerin kenar mahallelerinde yaayan kesim, bu kyllemi slm kltrnden beslenenlerdir. Bunlar, y netici elilin Batc laik kimlii karsnda bu popler slm det muhalif bir kimlik olarak ne kartmakladrlar. te bugn Trkiyede, merkezin laik Batc kimliine bir tepki ve alternatif olarak, slmn halk tarafndan popler nitelikle muhalif bir evre kimlii olarak yeniden retildii ni iddia etmek, hi de yanl deildir. Sa kanat partilerinin sosyal tabanlarn tekil eden halk kesimi, byk ounluk la bu kimlii sahiplenen, yukarda szn eniimiz kesim lerdir. Bu siyasi partilerin zaman zaman laiklikten dn verme ve dini siyasete let etme" eklinde yorumlanan, halkn beklentilerine ynelik slm sylemleri, esasnda o partilerin st ynetim kademeleri tarafndan btnyle paylalmasa ve srf siyasal iktidar beklemii ile dile getiril mi olsa da, sonuta o beklentilere devletin vermesi gere ken cevab devletin yerine seslendirmektedir. Bununla beraber taradaki bu popler slm evrelerin den gelmi olup stanbulda ve Anadoludaki byk ehir lerde oturan ikinci ve nc nesil, siyasetten ekonomiye, brokrasiden yksek eitim sektrne kadar kamusal ala nn deiik sektrlerinde gerek ekonomik gerekse eitim seviyesi ilibariyle olduka ileri bir mesafe kaydetmi grn mekle, siyasal ve ekonomik alanda kurumlamakla, bylcce Trkiyenin geleceinde sz sahibi olmaya aba gster mektedir. Laik elit tarafndan irtica olarak alglanan bu do al sosyolojik gelime. Batllama projesinde devre d b raklan slmn kamusal alanda bo brakt yerlerin, lel<-

rar doldurulmaya allmasndan baka bir ey olmad gzlemlenmektedir. Cumhuriyetin ilk yllarnn ve Tek Par ti dneminin yukardan verilenle yetinmek durum unda bulunan bu sessiz halk ounluu, artk sesini karmama ya ve camide kalmaya pek raz olmamakta, siyasal, ekono mik ve kltrel haklarn talep etmekle olduka kararl ve hatt inat davranmaktadr. Bu ounluk artk camiden km, kamusal alann btn sektrlerine girmitir. Laik ynetici elitle imdilerde onun arasnda yaanan atma, ite bu kamusal alandaki kazanmlarn elden karmama, tekrar camiye hapsedilmeme mcadelesi olarak grnyor. Eer yozlama ve fanatizmin kucana dmezse, bu aba nn Trkiyenin demokratikleme srecine nemli bir katk salayacan tahmin etmek zor deildir. Bugn bu muhalif halk kimliinin sinemadan tiyatroya, edebiyattan mzie, sivil mimariden dini mimariye kadar bir popler slm kltrn yeniden retmeye balad da dikkatlerden kamamaktadr. Dikkatli bir gz, bu popler slm kltrn Osmanh dnemindekinden gerek kalite, gerek estetik nitelik olarak epeyce dk seviyede olduu nu fazla gayret sarfetmeden grecektir. Trkiye Mslman l bu kyl (arabesk)lemi grntsn btn alanlarda sergilemektedir. Bununla beraber son gelimeler, ehirlere tanan bu arabesk lslmn, Mslman kesimin sosyo ekonomik ve kltrel seviyesinin ykselmesine paralel ola rak giderek yeniden yksek bir slm dnce, bilim ve kltr retme srecine girmekte olduunu da gsteriyor. Bugnn Trkiyesinde slm etrafnda medya tarafndan kprtlen hararetli tartmalar, siyaset sektr bata ol mak zere, brokrasi, ekonomi, adalet, eitim ve basn sek trnden oluan elit kesimlerin zihnindeki, Trkiyenin ge leceine ynelik modernleme programlarnda slmn h l bir yeri olmad izlenimini uyandryor. Baka bir deyi-

le, bu programda slm hesabn dnda grnmekledir. le kanaatimizce Kemalist elitin tarih halas da burada ya tyor. Kemalizm, tarih misyonunu oktan tamamlam ve deien dnya artlan sebebiyle tekrar dirililmesi artk mmkn olmayan, siyasi, ktisad ve toplumsal yaps itiba riyle de harap olmu bir Osmanl mparatorluu gerein den yola kmak ve Fransz tarihisi Roberl Mantrann de dii gibi, bu harap olutan saltanat ve slm sorumlu tut mak suretiyle Batc bir reform program olarak domutur. Onun bu imparatorluun enkazndan devrald toplumu gerekten ileri Bat lkelerinin seviyesine getirme konusun daki amacndan phe etmek iin bir sebep yoktur. Ancak bu amacn gerekletirmeye ynelik reform programnda belki hakl olarak tepki duyduu, meden ve fikr gcn oktan kaybetmi, yozlam ve hurafelere karm bir po pler slmn lulucu tavrn bertaraf etmek iin- slm bsbtn ihmale ve dlamaya ynelik politikas bizce yel mi u kadar yldr sren ve phesiz taraflar orta yerde uzlancaya kadar srecek bir ideolojik mcadelenin kapsn amtr. Bu mcadele sonunda gerekten demokratik bir Trkiyeyi grmemek iin sebep yoktur.

Deien Dnyada slmn Batya Dnk Yz: Gnmz Trkiye Mslmanlna Genel Bir Bak*

Yaklak 1970li yllarn sonuna gelinceye kadar, uzun za mandr kendi halinde yaayan slmn, gnn birinde dn ya gndeminde bir numaraya yerleeceini herhalde pek kimse tahmin etmemitir. 1979 ylnda randa gerekleti rilen ihtilalin, dnya ihtilaller tarihinde ilk defa bir dinin ideoloji olarak kullanlmasna tipik bir rnek verircesine s lm kullanmas, birdenbire Mslim, gayri Mslim btn dnyann dikkatini Islm zerinde toplad. Hristiyan Bat, slmn bir siyaset ideolojisi" olarak yeni bir yzyle kar lamann ve bunun ileride douraca siyasi ve ekonomik sonularnn neler olacam kestirememenin dourduu korkuyla kark okunu yaarken, Mslman lkelerdeki siyasi iktidarlar da kendileri asndan slmn bu yeni y z karsnda kuvvetli bir korku ve endie yaadlar. Bu, g nmz dnyasnda slmn devlet ve siyaset kavramla(*) Trkiye Diyanet Vakf, Dnyada ve Trkiye'de fsln i ve Msftimfln maj Sempozyumu (25-26 Nisan 1995, Ankara, 1996, TDVY, s. 131-140. Du bildiri daha ncc urada yaymlanmtr: Trkiye G n l , Say: 35, TemnuzAgustos 1995, 5S. 89-94;

A u i

yla adeta zde algland yeni bir srecin balangc idi. ran slm Ihtilalinin dolayl olarak balatt ikinci bir sre daha vard ki bu, en az birincisi kadar nemliydi ve slmn tarihinde bugne kadar olagelen m him aamala rn belki de en nde gelenlerinden biri oldu. Bu, hemen he men btn slm dnyasnda ayn zamana rastlayan yeni den slma dn sreciydi. Bu sre, bilindii gibi, asln da Mslman aydm kesimi arasnda Cemlddtn-i Afganl, Muhammed Abduh ve takipileri tarafndan XIX. yzyln son yllarndan itibaren bir anlamda balatlm saylabilir. Bununla birlikte, Doudan Batya btn slm dnyasn iine alan bir genilikte olmak ve ok daha deiik nitelik ler arz etmek bakmndan yeni kabul edilebilir. nk hi bir devirde slm, yzyllardan beri yaanagelen -ve bize _gre byk lde slm kkenli olmaktan ok, eski ma hall geleneklerin slmlam biimini yanslan- geleneksel yapnn dna klarak bu kadar geni apl bir nitelikle, yeni araylara ynelmi deildi. Bu srele birlikte gelien dikkat ekici bir baka olay da, amansz bir Bat dmanljj_, daha dorusu bir Batya mevdan okuyu oldu. Bu meydan okuyu, Batinn demokrasisine, kapilalist ekono misine, toplumsal yapsna ve kltrne kar bir meydan okuyutu. Bunun tabi sonucu, sloganlatrlarak totaliter bir siyaset ideolojisi haline dntrlm ask yzl bir slm anlaynda odaklanan slm devlet aray oldu. imdilerde Fastan Endonezyaya kadar milyarlk bir Islm dnyas, byle bir siyasal slm yorumundan modernist, yu muak, demokrasiyle bark bir slm yorumuna kadar ge ni ve renkli bir yelpazede sralanan deiik slm anlaylar peinde komakta, postmodernizm mnakaalar yapmakla dr. le biz burada, bu milyarlk dnyann iinde tekilerin den ok daha erken ve uzun mddet Batiyla iliki iinde ol mu, ama bir tarihten sonra onlardan daha nce yzn Ba-

tya revirmi siyasi, ekonomik ve zellikle kltrel alanda Batl olmava alan bir lke M slm anlnn. Trkiye Mslmanlnn grnmne genel bir bak yapmak isti yoruz. Burda hemen, Trkiye M slmanl ifadesinden kastmzn, daha ok corafi ve toplumsal bovut olmakla heraber, zihniyet bovutu da olduunu hemen belirtplim Byle bir ereve iinde bakld zaman gze arpan ilk tespit udur: Rgin Trkive M slm anl. Bat Trkleri'nin tarih i^inHe srekli rlpisen corafyas sebehiyle. tarih sel kkleri hakmndan Asyadan Dou Avrupaya uzanan ok gl ve ok eitli bir geleneksel kltrler yumann iymdr. Belki dnya zerinde hibir Mslman lke, srf bu deien corafya faktr yznden bu kadar geni ve renkli etkiler tayan bir tarihsel kke sahip^<Jeil3l'^Bu zelliin Trkiye Mslmanlna kazandrd esneklik, da ha XIII. yzyldan itibaren kendini gstermi, Trkiye Ms lmanl, deiik kltrler ve dinlerle, deiik hayat tarzla ryla bir arada yaama konusunda, belki teki Islm lkele rinde bu kadar youn olarak grlmeyen ok zengin bir ta rihi tecrbeye sahip olmutur. Kanaatimizce bu tarihi tecr bedir ki, Trkiye Trklerine, Osmanl mparatorluu zama nnda ok ilgin bir etnik ve kltrel eitlilik zerinde h km srebilmek ve stelik uzun yzyllar boyunca da bu eitlilii yaatabilmek imknn vermitir. XV vzvlda Osmanl Devleline. katolik engizisyonunun penesinden Yahudileri kurtararak onlara kucak atran da bu tarihi tecrhf-rlir Bu tecrbenin pratikte bir zellii daha vardr ki, o da, slm dnyasnn Bat ucunu tekil etmesi sebebiyle, onun Hristiyan dnya ile temasn salama gibi byk bir tarihsel misyonu yerine getirmi olmasdr. Trkiye Msl manl bu sebeple, slm dnyasnn en Batl rneini te kil ettii kadar, ayn zamanda Ortadou Mslmanlnn hemen btn karakteristiklerini de sergiler. Trkiye Msl-

manlmn temelde Trk tarih ve kltrnn kendine mah sus artlarnn rn olduu tarihsel gerein bir yz ise, genelde, iinde yerald Ortadou Mslmanlnn bir par as bulunduu da bu tarihsel gerein teki yzdr. Bu noktay unutmamak ve Trkiye Mslmanlna Ortadou

Mslmanlndan soyutlanm tek basna bir rnek gibi


bakmak, zellikle halk M slm anl (popler slm) szkonusu olduunda bizi vanllabilir.Trkive Mslmanln da baz kltler vardr kpnT5)btn bir Ortadounun or tak maldr. Mesela Hlzr-llyas klt bunun en belirgin ve en gl rneklerinden bTin tekil eder. Trkler daha XII. yzylda Anadoluya yerletikleri tarih lerden itibaren temsil ettikleri Asyal Mslman kimliini ite bu Ortadoulu Mslman kimlii ile birletirdiler. XV yzylda bu kimlik, stanbul'un fethiyle bir anlamda yepye ni bir nitelik daha kazand. Fatih Sultan Mehmedin gl ahsiyetinde lemsil edilen Osmanl mparatorluu, bir an lamda Mslman Bizans oldu. Dou Avrupa bu yzyl dan itibaren Mslmanl Trk rengiyle tand. Bu Trk Mslmanl, Bonaklar ve ksmen Arnavutlar gibi Dou Avrupal baz halklar tarafndan da kabul edildi. Srplar kar snda Bosnada ve Kosovada lm kalm sava veren Bo naklarn ve Arnavutlarn tadklar Mslman kimlii, bir anlamda bu Trkiye Mslmanldr. Trkiye Mslmanlar, bu her iki dnyaya balanan ko numlar sebebiyle, slm dnyas iinde Batdan gelen etki leri en nce alan ve bunun yaratt sarsntlar ve aclar da en nce tadan bir Mslman toplum olmutur. XIX. yzy ln ortalarna doru bu Batl etkiler, Tanzimat yaratarak Trkiye'yi geri dnlmez bir Batllama srecinin iine sokmu ve onu tarihinin en arpc sosyo-kltrel deiim lerinden birine maruz brakmtr. Trkiye Mslmanl nn bugnk grntsnn temelleri, bu Batllamac

ayla atlmtr. Hi phesiz bu radikal deiim, onun tari hindeki en byk dnm noktalarndan biridir. Cumhuriyet rejimi, resm devlet ideolojisinin felsef te melini XIX. yzyl pozitivizmine dayandrmak suretiyle, Tanzimatla balayan, bugn ok tarttmz kimlik prob lemini dalja belirgin hale gelirdi. Cumhuriyet, sk bir radi kal laisizm politikasyla slmn siyasi, hukuki, toplumsal ve kltrel btn geleneksel kurumlarn ortadan kaldrarak slm kamusal alann dna itti ve onu yalnzca halkn inancnda sakl bir klt olarak snrlamaya alt. zellikle bu kuramlarn finans kayna saylabilecek, bir ksm za ten II. Mahmud ve Abdlmecid dnemlerinde mlhak sta tsne alnm vakf tekilatna el koyarak Osmanl dne minde iyice kurumlam slmn ekonomik tabann orta dan kaldrd. Bu srecin sonunda, kamu alanndan tecrit edilen s lmn Kem alist M s l m a n lk diyebileceimiz, yalnzca inan ve ibadet ynlerini alp onu da kiisel vicdana braka-^~ rak bir eit klt Mslmanlna indirgenmi bir biimi dodu ve elit tabakadan yava yava aalara doru inmeye balad. Bu Mslmanlk anlaynn, bugn halk arasnda da giderek younlatn grmek hi de zor deildir. te Trkive Mslmanl, o tarihlerden bu yana, slm dnya snn Batva en yakn ucunda bulunan bir toplum olarak C< bir kimlik bunalm yaamaktadr ve daha uzun bir sre ya- ayacaa benzemektedir. Bu, Trk tarihinde hi phesiz ki, kltr deiimlerinin yaratt en uzun sreli bunalm lardan biri saylabilir. te Trkiye Mslmanlnn bugn grntledii man zarann maceras da byle balad. Bugn baz siyasilerin ve Kemalist aydnlarn kesinlikle kabule yanamamalarna ra men, Tek Parti yneliminin ana politikasnn, belirtmeye altmz ynde gelitiini inkra mahal yoktur. Dne-

(
min kanun metinleri ve gazeteleri bu gerein en reddedil mez belgeleridir. Bu politikann en dikkat ekici ve gn mz itibariyle hem mspet, hem de menfi adan en nemli sonucu, bilinen tabiriyle. Cum huriyet Trkiyesinde "Is
l m n yer altn a ekilm esi oldu. Bu ayn zamanda slmn

modern hayattan, yani ehirlerden tara kasabalarna ve kylere itilmesi, dolaysyla kapal bir hayat yaamaya mah km edilmesi anlamna geliyordu ki bunun sosyal ve klt rel adan sonular, Trkiye Mslmanlnn kylleme si ve tarallamas oldu. Yeraltna ekilen slmn veni n esillere_aktanlmas isini, kapatlan medreselerin hocalar ve tekkelerin seyh ve dervileri zellikle taral mderris ve pyhlpr nclpnrlilpr Rn iki tip ahsiyet, Osmanl mparator- /j luu zamanndan beri sregelen Snni halk slmn besle- * me iini, mutat geleneksel ve tabi ki muhafazakr dnce ve yntemlerle gizli gizli yerine getirdiler. Eer bugn Tr kiyede Snni Mslmanlar slm hakknda biraz bir ey bi liyorlarsa, bunda bu iki kesimin byk katks olduunu unutmamalar gerekir. nk onlar Cumhuriyet dnemi nin radikal reformlarnn hzla tatbik edildii bir dnemde, eskiyi yeniye balayan ve szn ettiimiz Trkiye Msl manlnn temellerini atan kiilerdir. Alevlerde bu fonksi yonu, ok iyi bilindii gibi -bir ara okumu Alevi genleri nin bile kmsemeye kalktklar- geleneksel Alev inan ve yaantsnn motoru saylabilecek dedeler ifa ettiler. Trkiye Mslmanl, yaklak 1960l yllara kadar her iki kesimiyle de gelenekselci ve muhafazakr yapsn koru maya devam etti. Her iki kesim de, Trk Mslmanlnn lemel ve tarihsel karakterislii olarak evliya klt merkez li bir Mslmanlk tarznda birleirler. Bu itibarla Trkiye Mslmanlnn bir besleyici kanal medrese Mslmanl na, dolaysyla Snni Mslmanl karakterize eden ko yu fkh bir anlaya uzanyorsa, dier kanal da bu evliya
124

kll merkezli Mslmanl yaratan yar hurafeci mistik Mslmanla uzanmaktayd. Bu son kanal, hem Snni hem de Alevi kesimiyle Trkiye Mslmanlnn ortak besleyici kanalyd. O nun iin 1925 ylnda tekkelerin, trbelerin ve tarikatlarn resmen kapatlmas, bu halk slmn ortadan kaldramad. Bu kurumlar ok iyi bilindii gibi, devletin b tn kar tedbirlerine ramen, gayri resm olarak srp g nmze kadar geldi. eyhler ve bir bakma onlarn Alevi ke simindeki izdmleri olan dedeler, tarihsel konumlarn gnmze kadar halk arasnda yine korudular. Ne, yaklak X-XVI. yzyllar arasnda yazlm dini eser lere referans veren medrese ve tekke mensuplarnn bu mu hafazakr Snni slm retisinin, ne de dedelerin ifahi, ge leneksel, yar mitolojik retilerine dayanan heterodoks s lm retisinin, an nicelik ve niteliinden, deien dn yadan haberi yoktu. Onlar bir anlamda hl ortaa ya yorlard. stedikleri tek ey, rahata ibadetlerini yapp inan larn renip retebilmekti. Siyaset, ekonomi, kltr, ba ka lkelerin ve kltrlerin, ksaca nasl bir dnyada yaanldnm anlalmas, onlarn programlarnda mevcut deildi. Trkiye M slm anlnn btn bu meselelere merak duyacak bir zihniyet deiikliine uramas, 1950 ylnda iktidara gelen Demokrat Partinin, Trkiyede demokrasiye gemesi, dolaysyla Mslmanlar ksmi bir rahata kavu turmasyla oldu. Bu dnem, kylerden ehirlere doru ba layan i hareketlilikle, bugn de srmekte olan, slm ye niden ehirlere tama srecini balatt. Bu, Trkiyede s lmn tekrar ehirlilemeye balamas gibi bir sonuca ula acak yerde, kyl Mslmanln ehirlere tad. Bu sre de yaklak 1960lardan ilibaren Tfktye Mslmanl e hirlileme yerine, adeta bir ^rabeskleng^recine girdi, Bunun sonunda, ehirlerdeki gecekondulamaya paralel bir arabesk slm" tr doduunu syleyebiliriz, knasz, her

trl estetik ve kalite endiesinden yoksun alam int ma halle camileri ve bunlara paralel olarak yaylan muhtelif ta rikat zmreleri, bir anlamda bu arabesk slm kltrnn ehirlerdeki hareket sleri oldular. Bylece, bu tarikat zm releri, bir bakma ehirlerin serbest ve modern hayatyla yzlemekten kaanlarn iinde topland cemaatleme hareketlerine yolatlar. Sosyolog ve antropologlarn, post modernist bir deiim olarak yorumladklar bu durum, eski Ostnanl toplumundaki mahalle kltrn n yerini ald. Bu farkla ki, Osmanl mahallesinin ehirli karakterine mukabil, bu yeni mahalle kltr daha ok kyl bir nite lik, daha dorusu arabesk bir grnm arz etmektedir. Btn bu deiimlere paralel ve onlarn tabi bir sonucu olarak, eski geleneksel din ulemasnn yannda, 1970lere ka dar, lmam-Hatipler, Yksek slm Enstitleri ve llhiyat Fa kltesi gibi, hem laik hem de din eilim veren kuramlardan kma, yar kyl-yar ehirli bir Mslman aydnlar zmre si olutu. te bu zmre mensuplardr ki, bugn Trkiyede grlen slm geliimin temel dinamiini tekil ediyor. Bunlar dnyaya ve Mslmanla, baba ve dedelerinden daha deiik bir gzle bakyorlard. Onlar baba ve dedele rinden farkl olarak modem ehirli hayatn getirdii siyasi, sosyal, ekonomik ve kltrel problemlerin farkna varyor, kendilerini bu yolda aydnlatacak referanslar aryorlard. Trkiyede bulamadklar bu referanslar, Trkiye dnda, tabiatyla teki Mslman lkelerde aradlar. Biraz Arapa, Farsa ve ngilizce, yahut Franszca renmi olmalar, on lar dier Mslman lkelerdeki slm fikir akmlar ile temasa geirdi. Bylece bu aydnlar ve onlarn teki Ms lman lkelerdeki takipileri, fikirlerinde her zaman yz de yzlk bir uyuma szkonusu olmasa da, genel izgi itibariyle geleneksel slm anlayn daha o zamanlar sor gulamaya balamlar, hall slm dnyasnn genel inhila126

Undan en az Bat emperyalizmi_kadar onu sorumlu tut mulardr. Bu sebeple onlar ,(neo-selefzm diye adlandrabi leceimiz bir yaklamla, modem isl bir slm anlaynn temellerini attlar. Bylece bir yandan Trkiyede, teki s lm lkelerine paralel olarak slamc akmlarn douunu hazrlarken, dier yandan da geleneksel Mslman kesim le ters dmeye, onlar eletirmeye ve onlar tarafndan eletirilmeye baladlar. Hatt, meselelere daha deiik yaklatklarndan, yeni itihatlarn lzyuuna kani olduklarmdan, klasik ulema tarafndan n^>zhepsizlikle sulan dlar. Hi beklenmedik bu sulama, btryeni nesil Msl man aydnlar geri adm atmaya, yahut en azndan biraz daha ihtiyatl hareket etmeye evketti. Bu Mslman aydnlarn temel fikr beslenme kanal, Osmanl dnemindeki seleflerini pek bilmediklerinden genel likle eviriler yoluyla tandklar Cemlddin-i Afgan ve M u ham m e d A b d u h un m o d e rn izm in e dayanyordu. 1965lerden itibaren ise buna iki fikr beslenme kanal daha eklendi: 1) Hindistan alt ktasnda Mevdd ve evresi, 2) Msrda IhvdnuI-Mslinn hareketi. Yazldklar lkelerin siyasi ve sosyo-ekonomik ve sosyo-kltrel artlarnn r n olan bu evrelerce yaplan ideolojik yaynlarn sunduu yeni slm anlay, aceleyle getirilmi itnasz evirilerle [/ btn slm lkelerini olduu gibi, Trkiye Mslman ay dnlarn da kuvvetle etkiledi. Bu kanallardan beslenen bu yar taral-yar ehirli yeni nesil Mslman aydn, hem geleneksel Islma, hem Bat'ya, hem de lkelerindeki siyasi iktidara eletiriler gelirdi ler. Onlar, Kemalist Islm retisinin bir hayli uzana d erek slm yalnz bir klt dini deil, fakat ayn zamanda bir siyaset, bir sosyal dzen, bir iktisat modeli olarak gr yorlard. Bu yzden Kemalist kesimlerin iddetli eletirileri ne ve mehur irtica ithamlarna hedef oldular ve hl da K \

olmaya devam ediyorlar. Ne var ki, 1979 ran lhtilalinin ne kard siyasi ideolojik slmn byleyici etkileri, s lmn sosyal, ekonomik ve kltrel alanlarndaki ciddi ve yeni araylar ieren yorumlardan oluan bu asl slm uyan glgede ve thmet altnda brakt. Ancak bu uyan n bizce byk bir eksii vard: Bu uyan, Trkiyenin kendi tarihsel geleneinden ve bu gelenee dayal gereki ve aklc bir tarih uurundan kopuktu. Tarih onlar iin yal nzca gemiin parlak gnlerinin hikyesinden ibaret oldu u iin, sadece bir teselli kayna, gerektiinde bir snak grevini yerine getirmekten teye gemiyor, ufuk ac bir rol oynayamyordu. Tabiatyla bu slm uyan, bilimsel bir perspektife dayanmaktan ziyade, ideolojik eilimlerin hakimiyetine girmekle gecikmedi. Bugn Trkiyede Ms lman aydn kesimi ounlukla hl bu zaafla maluldr ve bunun farknda da deildir. Bu tarihsel uur eksiklii bu gn onlarn bizce en zayf noktalarndan biridir. kincisi ise, ne olduunu iyi bilmedikleri, bilmeye de pek ihtiya duymadklar Baty tanmamalardr. le slm dnyasndaki ve Trkiyedeki -aslnda homo jen gibi grnmekle beraber gerekte hi yle olmayan- bu slm geliim, iyi anlalamad ve farkedilemedii iin, ran ihtilalinin sald korku nedeniyle Batda, radikal Is
lm, fundamentalist Islm veya entegrist Islm gibi birka

dar terimin iine sktrld ve ran lhtilalinin takviye etti i, Ortadoudaki siyasal slmla ayn deerlendirilmeye t bi tutuldu. Batnn bir yansmas olarak Trkiyede de laik siyasi iktidarlar, laik basn ve entelekteller ayn yaklam paylatlar. Eskisi kadar olmasa da, imdilerde bu durum belli lde konumunu srdrmekte ve bir radikal slm veya Kemalist deyimle bir irtica korkusu srp gitmekte dir. Oysa bu yaklamn temeli byk lde Islm, slm kltr ve tarihi konusundaki mutlak bilgisizlie dayand-

nclan, Iran ihtilalinin ne kard slm grnml si yasal ideoloji, slmn btnn temsil ediyor gibi alglan d. Aslnda rann bun un byle anlalmasn ve btn dnya Mslman kamuoyunu temsil ediyor grnm n vermesini zellikle istediini sylemek mmkndr. te zet olarak Trkiye Mslmanl, ok ksa ve yeter siz olarak panoramasn izmeye altmz deiik kesim leriyle genelde btn slm dnyasnn, zelde Ortadou Mslmanlnn Batdaki bir paras olarak byle bir g rnm sergilemektedir. Uzun bir tarihin ve slmn Hristi yan Bat karsnda yzyllar boyu savunuculuunu yapma y kendine temel bir misyon olarak kabul etmi byk bir imparatorluun iinden gelen, ama, eskiden savat Batyla, arlk yetmi yldan beridir yalnz kltrel olarak de il, siyaseten ve iktisaden de btnlemeyi nne olmazsa olmaz art ve hedef olarak koymu bir Trkiyede Msl manl ok zor gnlerin beklediine phe yoktur. Trki ye Mslmanl, bu zor gnleri, ne IX.-XVI. yzyllarda yazlm fkh ve tasavvuf eserleriyle, ne Ortadounun an tik mitolojik kltlerine dayanan halk slmyla, ne de ken di tarihsel artlarnn ve gerek anlamda slmn rn ol mayan, ama slm kavramlar iine oturtularak sloganlatrlm siyaset ideolojileriyle kesinlikle atlatamayacan bil mek durumundadr. slm dnyasnn bugn en byk derdi Trkiye Msl manlnn da en byk derdidir. Yani kendinin ve Islmn tarihsel gemiinin uurlu ve rasyonel bilgisine sahip ola madndan, o gemiiyle salkl bir hesaplamay henz becerememi, bu yzden de onun esiri olmu, gelecekten korktuu iin efsanevi tller iine sarp sarmalad bu ge miin kucana snmak suretiyle yeniden yaama zlemi ni ektii Asr- Saadet hayalinde teselli aramakladr. Batnn emperyalist yanma kar duyduu hakl tepkinin bes-

lcdii, onun teknolojik ve sosyal refah stnl karsn da kapld kompleks ve gizli kskanlk duygularnn yn lendirilmesiyle patolojik bir Bat dmanlna saplanm tr. Bu iki tavrdan birincisi onu topyac yapmakta, kincisi ise, yaratcln engellemektedir. Oysa Trkiye Mslmanl (ve tabii ki dnya M sl manl) belirttiimiz bu iki byk kompleksinden kurtul duu takdirde, gerek engin tarihsel gemiinin, gerekse corafi konumunun kendine salad avantajlar devreye sokmasn becerebilir ve bugnn dnyasna ok salkl, hogrl, yaratc bir slm imajn sunabilir. Hem kendi sine, hem insanla, problemlerinin iinden kmasna ya rayacak zmler sunabilir. Ancak bunun iin slmn ayn zamanda maddi bir dnyada yasanmak zere gelmi bir d i n olduunu, Kuranm Mslmanlar sk sk akla dayanmaya tevik ettiini hatrlayarak rasyonel bir dnya gr olulurmak zorunda bulunduunu da kabul etmelidir.

T rk iyede S iyasi ve T o plu m sal U zla m a Problemi ve d eolo jik a tm an n M erkezindeki slm *

Bugn dnya, orta zamanlarn en gelimi medeniyederinden birinin mflis varisi konum undaki bir slm lemini barnda tayor. Bu slm lemi, yenialarn bandan beri srekli gelien ve deien, muharref bir dinin mensubu Batnn her alanda elde ettii stn lk karsnda, hak dinin m mini olduuna ve parlak gemiinin yceliine yrekten inanm, ama -sebebini henz tam kavrayamad halde kavradn zannettii- geri k alm ln n komplek sini, biraz acyla, biraz gizli bir kskanlkla, biraz da, g nn birinde yeniden parlak bir gelecee kavuaca midiy le kark yaamaktadr. Bu dnyann bir paras da, yakla k X. yzyldan beri byk ounluuyla Trklerdir. Tr kiye bugn bin u kadar yl nce kabul etlii Islm, bylece bir paras olduu slm dnyasn ve kltrn yeni den ciddi bir deerlendirmeye tbi tutma noktasnda tari hin dayatmasyla kar karya gelmi bulunuyor. ve d politikada son zamanlarda birbiri peisra uranlan hayal

(*) Trkiye G nl , say 42, Eyll 1996, ss. 5-11.

krklklar, Trkiyenin bu noktaya geldiini gsteriyor. XI. yzylda Seluklularla Anadoluya girerek peyderpey Bizansn hkimiyetine son verip, XIV yzylda Osmanl ha nedan ynetimine geerek XV yzyl ortalarndan itibaren Bat Trk dnyasnn en byk parasn tekil eden Trki ye Trkleri, slmn ve slm dnyasnn Hristiyan dnya karsndaki mdafii ve hamisi olarak yzyllar boyu bu dnya ile savatlar. Bylece yaklak XVII. yzyla kadar, kendilerinden emin bir ekilde geldiler. Bu yzyldan itiba ren, o zamana kadar hep stn geldikleri ve kmsedikleri bu diyar- kfrn karsnda ilk yenilgilerin acsn tatma ya ve sarslmaya baladlar, hatla zaman zaman oka urad lar. XVII. ve XVIII. yzyllar ise, onlarn bu diyar- kfrn artk eski diyar- kfr olmadn anlamaya ve kendilerin de bir eylerin yolunda gitmediini farketmeye baladklar bir dnem oldu. Bu farkedi, XIX. yzylda hi beklenmedik bir biimde sonuland: Kendilerine ve kurduklar dzene olan gvenleri sarsld; Batnn stn yanlarn taklit etmek, nce ordusunu, sonra idari yapsn, daha sonra da eitim sistemini belli lde ona benzetmekle yeniden g kazana caklarna inanmaya eilim gsterdiler. Btn bunlara ra men, problemi, o zamana kadar hi sorgulamadan ve iftihar ederek tadklar, uruna yzlerce yl savatklar M sl man kimliine balamay kesinlikle akllarna getirmediler. XIX. yzyln son eyrei ve zellikle XX. yzyln bala r, Trkiye Trklerinin nnde yepyeni bir zihniyet dei iklii dneminin kaplarn at. Bu geri kalmlk proble mi zerinde kafa yoran mnevverlerin bir kesimi, proble mi artk, o zamana kadar soluduklar hava, itikleri su, bas tklar toprak, sndklar ate kadar tabi saydklar Msl man kimliiyle balantl grmeye, gelimi Hristiyan Bal karsndaki geri kalmln sorumluluunu bu kimlie yklemeye meyletti. Bu, o zamana kadar Trk mnevverie132

ri iinde grlmemi bir zihniyet deiiklii idi. Bu kesim, slm ve Trk dnyasnn, zellikle de Osmanl Imparatorluunun perianlndan slm sorumlu tutarken, dier bir ksm bu ynelime kar karak geriliin sorumlusunun slm deil, Mslmanlar olduunu savundu. Bu fikir Trk mnevverlerini -izdmleri bugnk Trkiyeye yans yan- balca iki kampa ayrd: nodernlemeciler (yahut Bat
clar, adalanaclar), muhafazakrlar (yahut Islnc gele nekiler). Bu iki kesim arasndaki fikir mcadeleleri, XIX.

yzyln yaklak son eyreinden gnmze kadar srd ve giderek adeta bir snf mcadelesi biimine dnt. Bi rinciler daha ziyade ehirli yksek tabakaya mensup elit bir zmre tarafndan, kinciler daha ok taral ve halk kesimi ne mensup olanlarca temsil ediliyordu. Bugn ok ak bir biimde Trkiyenin, yaklak yz elli yldan beri, Batllama hareketlerinin ve buna kar gsteri len tepkilerin dourduu bu iki kesimli sosyal tabanda ce reyan eden kimlik bunalmnn yaratt kltr ikilemesi nin neredeyse hemen her alana yansd bir lke haline geldii grlmektedir. Bu lkede devletiyle, siyaset evrele riyle, eitim sektryle, medyas ve i muhilleriyle, aydn ve sanatsyla, gelimi lkelerde rastlanmayan bir biim de, sanki ikiye blnm bir toplum, bir millet yaamakta dr. Ksaca Trkiyede, kabaca sylemek gerekirse, biri kim liini tarihinden, inancndan, geleneksel deerlerinden, k saca kendi kltrnden ald zelliklerle belirleyen, dieri, bunlarn yerine Batnn kltr deerlerine sahip kan ba ka bir kimlii sahiplenmeye alan iki kesin yaamaktadr. Tabi ki bu iki kesim gerekte bizim burada ifade ettiimiz kadar kesin izgilerle birbirinden ayrlm bir grnm arzetmezse ve kendi ilerinde birtakm varyasyonlar sergilese de, bu bir gerektir. Cumhuriyet dneminde daha belirgin bir biimde grntlenen bu ikiye blnm l, erif

Mardin ve benzeri birtakm aratrmaclar, bu dnemde ta kip edilen radikal laisizm politikasna balamaktadrlar. Cumhuriyeti kuranlarn, Osmanl dneminde slmn kii zerinde bir bask arac olarak kullanlmasna duyduklar tepki sonucu, slm yalnzca bir vicdan meselesi olarak grmelerinin yanllna iaret eden erif Mardin, bunun sonucunda oluturulan radikal laiklik anlaynn toplumda yaratt boluklar Kemalizmin dolduramadna dikkati ekmekte ve hakl olarak, bu tutumun dourduu tepki nin Trkiyede iki ulus yaratma tehlikesine kap atn vurgulamaktadr.' Son yllarda ok tartlan, yukarda szn etliim iz kimlik bunalmnn bir tezahrnden baka bir ey olma yan bu blnmlk, fazla aba sarfn gerektirmeyecek ve halt dikkatli bir yabancnn bile gznden kamayacak ka dar ortada olup, aadaki grnmlerle kendini davurur: 1) Trkiye'de iki Trke vardr: Siyasetisiyle, aydn ve sanatkryla, bilim adam ve iadamyla, medyasyla, ksaca s okumu yazm kesimiyle Trk halk iki Trke konuur ve yazar. Bir kesim geleneksel Trkeyi, dier kesim z Trke dedii ve zellikle Arapa ve Farsa kelimelere kar sava ilan etmi bir dil kullanr. 2) Trkiyede iki tarih vardr: Bunlardan biri, bir kesimin zellikle slm kltrn artran btn elerini yok sayd, bu elerden had safhada rahatszlk duyduu, de itirmek ve unutmak istedii, yahut en azndan souk bakt, sahiplenmek istemedii, bu sebeple de hep menf ynlerini ne kard bir tarihtir. Dieri, leki kesimin tepkisel olarak adea kutsallatrd, bugnk perianl nn dourduu aalk kompleksi karsnda yegne teselli ve iftihar kayna olarak grd iin zaman zaman kuca1 * Bk. erif Mardin, Trkiye'de Din ve Siyaset, stanbul, 1991, letiim Yaynlar s.234-243.

134

gna snd, bu yzden de eletirilmesinden veya en azn dan birtakm gereklerinin dile getirilmesinden holanma d, bu ynleripKsaldanaya'all bir tarihtir. 3)
Trkiyed dJk i slm yafdr: Biri bir kesimin, sadece ba

sit bir inan olralTTertlerin vicdannda kalmas gerektii ne, ilkel bulduu baz yanlarnn reforma tbi tutmak sure tiyle adalatrlm as icap ettiine, kendi dnyev zevklerine uygun hale getirilmesinin artk zaman geldii ne inand bir slmdr. Dieri ise, teki kesimin gelenek sel olarak inand, toplumsal, dnyev ve fikr, kltrel yanlarndan ziyade, yalnz ekli kalm bir ibadet anlayy la snrlad, kalplam, ruhu kaybolmu yzeysel bir s lmdr, basit bir klttr. D mihraklarn deil, Trkiyenin bizzat kendinin ya ratt bir kim lik bunalm nn eseri olan bu iki Trki ye'min mensuplar bugn kendi azlarndan, bazen gizli, bazen de aktan aa, gerici-ilerici, ada-yobcz, milliycli-kozmopolit, laih-Miislman (yahut dinci), Atatrk-criat gibi ikiz bir terminoloji kullanarak olduka kat bir

ideolojik ayrlmln sylemini bizzat kendileri yanstr lar; bu iki Trkiye, siyasi iktidarlarn eilimlerine gre, l kenin i ve d siyasetine, kltr ve eitim politikasna, Kltr ve Milli Eitim Bakanlklarnn faaliyet ve yaymla rna aksetmekte ve bylece bu i atma sk sk atelene rek srp gitmektedir. Eer bir lkede, o lkeyi yneten devlette ve ynelilen toplumda byle birbirine zt ikili bir yap varsa, orada b yk bir yanl hkm sryor demektir. O halde devlel vc toplum olarak Trkiye btn kesimleriyle byk bir yanl yaamaktadr. Bu yanl nedir ve ne zaman balamtr? Bugn, tarihinin ok uzun bir dnemini, devlet, toplum ve fert hayatnn tamamn slma yaslayan bir ideoloji ve kurumlama ile geirmi olup, alt yz yl aan ok uluslu

bir imparatorluk tecrbesinden sonra, tslm kamu sekt rnden kararak, Batc, milliyeti bir devlet ve toplum ya psna geiin sknt ve bunalmlarn hl atlatamam, ge
leneksellik ile modemizm arasnda bocalayan bir Trkiyede

yaanlmaktadr. Bu Trkiye, ynla i ve d problemin her geen gn biraz daha sktrd, bunlara zm retemedike, bunun yaratt hayal krkl ierisinde acz ile kvranp duran bir lke grntsn yanstmaktadr. Kv randka da skntlarnn sorum luluunu, yalnzca d mihraklar zerine ykmak suretiyle sahte bir tatmin duy gusu iine girmekte ve hncn bir trl somut biimde ifa de edemedii d mihraklardan alamad iin de, kendi kendisiyle kavga ederek rahatlamaya almaktadr. Devlet, siyaset ve toplum dzeyindeki bu bunalm grn ts ne anlama geliyor? Bu perian grntnn, yetmi be yllk Cumhuriyet Trkiyesinin, artk ideolojisiyle, rejimiy le, devletiyle, toplumuyla, bata ekonomisi, siyaseti, eitimi olmak zere btn kurumlaryla n tkanm bir lke ol duu anlamna geldii, bugn pek ok kimse tarafndan d i le getiriliyor, zaman zaman yksek sesle, zaman zaman da (zellikle askeri mdahale dnemlerinde) ksk sesle tart lyor. Cumhuriyet Trkiyesi darda itibardan dmekte, ieride ise devlet vatandann gznde her gn ar bir prestij kaybna maruz kalmaktadr. Bat emperyalizminin istilasna uram bir imparatorluk tan, Anadolu topraklar stnde hi de kmsenmeyecek ve hafife alnmayacak bir mcadele ile bamszln elde ederek kan bu gen devlet, yepyeni bir ideoloji, yepyeni bir rejim, yepyeni bir toplum ve yepyeni bir kltr yaratma iddiasyla ie balad. Belki ok hakl olarak Bat medeniyeti nin stne kmann hayalini kurdu; Ortaa karanl mdan kurtulmu, snfsz, imtiyazsz, kaynam bir lke hedefledi. nk Osmanl lmparatorluunu yeniden hayata

dndrmek imknsz ve stelik anlamszd. Alt yzyl gibi uzun bir m r sren bu yal devlet zaten tkenmi bir du rumdayd. Muhakkak ki yeni bir yola girmek gerekiyordu. te, pozitivizmin gl etkisi altnda, milliyeti, laik ve Batc bir zeminde ekillenen yeni ideolojinin meydana ge tirdii Trkiye Cumhuriyeti Devleti, bu yeni yola girerken, bugn yaad bu darmadank grnty tekil eden b tn anzalarm temelindeki ilk ve en byk yanl, bize gre daha balangta, cumhuriyeti kurarken yapt: Gemiini dman ilan ve onunla balant kurmay reddederek ie balad. Milletleraras ilikilerini, zellikle de en tehlikelisi, gen nesillerini byk bir bonkrlkle harcayarak elden karacak bir alet haline dntrd eitim ve kltr poli tikasn bu redd-i miras zerine kurdu. Bu redd-i miras, bu gn erif Mardin gibi birtakm ileri gelen bilim ve fikir adamlarnn da zaman zaman altn izerek vurguladklar gibi, radikal bir laisizm temelinde ekillenen resm ide olojinin, Islmn yerine adeta yeni bir din hviyetiyle ika me edilmeye allmas eklinde tezahr etti. Nitekim bu gerein, daha cumhuriyetin ilk yllarndan balayarak, Ke malizme, kendini slmn yerine koyduu, yeni devletin slmn yerine geen yeni resm dini olduu eklinde, A. Adnan Advar gibi ileri gelen birtakm aydnlar2 ve Ahmet Insel gibi gnmz aratrclar tarafndan ciddi eletiriler eliinde dile getirildiini3 biliyoruz. Kemalist elit kadrolar, byk ounluu Mslman bir
2 Bk. A. Advar, Interaction of Islamic and western thought in Turkey", Near Eastern Culture and Society, ed. T. C. Young, Princeton, 1951. s.l27-129dan naklen Mele Tunay, Trhiye Cumhuriyeti'ndc Teh Parti Ynetiminin Kurulmas (1923-1931), Ankara. 1981, Yuri Yay., s.215. 3 Du konudaki iyi bir tartma iin bk. Ahmet Insel. Trkiye Toplumunun Bunal m, stanbul, 1990, Birikim Yay., s.110-111 vd. Aslnda yazarn daha nce Biriklm delgisinde yaymlanm makalelerinin bir araya getirilmi ekli olan bu ki tap. Kemalizm'in analizi asndan dikkate deger yorumlar sunmakladr

ahaliden oluan ve yaklak bin yl gibi ok uzun bir gemi boyunca slm hayalnn her safhasnda kendine temel yapm bir milletin, bu inanc birdenbire toplumsal hayat tan dlayarak vicdanna gmp yalnzca ibadet dzeyine indirgeyerek yaamaya ve fazla uzak olmayan bir gelecekte onu hayatndan bsbtn karp atmaya kolay alacan ve muhtemelen bunun belli bir bask yntemiyle gerekle ebileceini varsayyordu. Bylece Kemalizm, gen Trkiye devletinde devlet ynetimi ve siyasetinden, hukuk siste minden tamamiyle ve kesin olarak dar kard slma, yalnzca toplumsal ahlk, inan ve ibadet alann brakm, ancak onu da smsk bir ekilde devlet kontrolne vermi oluyordu.4 te, yukarda szn ettiimiz iki Trkiye arasndaki yetmi be yllk atmann temeli bylece atl m oluyordu. Trkiye toplum olarak zellikle 1960lar sonrasnn toplumsal ve siyasi hayatnda bu atmay defa larca yaad, halen de yaamaya devam etmektedir. Bu atma Trkiyeye nelere mal olmaktadr? Onu hem kendi iinde, hem milletleraras ilikilerinde nasl baz yan llara itmektedir, ksaca gz atalm 1) Trkiye Cumhuriyeti devleti, zerinde bulunduu topraklarn, nce Bizansn, sonra Seluklu ve Osmanl m paratorluunun yneliminden gelen, ounluu Trk ve Mslman olmakla beraber, stnde baka etnik kkenle re, baka din ve mezheplere, dolaysyla baka kltrlere mensup insanlarn da yaad bir lke olduunu bilerek grmezden geldi. byk imparatorluun miras olan bu topraklar stnde yaayan bu renkli toplumu, gerekten iyi niyetle snfsz, imtiyazsz, kaynam bir kitle haline geti rebileceini, bu kitleyi onun etnik ve kltrel zelliklerini ne karmadan tek millet haline dntrebileceini dnd. Oysa zellikle 1980ler sonras yaananlar, Krt so4 Bk. Ahme Insel, a.g.e., s. 114-117. 138

rununun, bununla balantl olarak PKK probleminin, daha sonra Alevilik-Snnilik meselesinin giderek bymek sure tiyle Trkiyenin gndemine oturmas ve ilkinin sratle uluslararas bir mesele haline dnmesi, bunun yanll n ortaya koymutu. Bu gerei grmek istemeyen siyasi kadrolar, birtakm gln tezlerle bu meseleleri kapatmaya altlar, ama bugne kadar bir baar salayamadlar. ste lik bu baarszlklarnn sorumlusu olarak kendilerini de il, hep d mihraklar grdler. 2) Trkiyenin komularndan bir ksmnn, vaktiyle ken disinin ynettii bir imparatorluun paralan olduunu, do laysyla hafzalarnda kendine kar birtakm komplekslerin bulunabileceini, bunlarn ileride rahatszlk unsuru haline dnebileceini hibir zaman akima getirmedi. Dier bir ksmyla da yzyllar kapsayan bir nfuz mcadelesi verdi ini hesaba katmad. Onlarla hesabnn kitabnn bitmi ol duunu, Yurtta sulh cihanda sulh politikas sayesinde bu komularyla problemsiz bir yaant sreceini varsayd, hatt bazlarn bir bakma dikkate dahi almad; onlarla or tak bir tarihi ve kltr yaadn zellikle unutmak istedi ve unuttu. Kendi geleceini Bat dnyas iinde grd iin, btn siyasi balantlarn bu hesaba gre yapt ve l kesi iinde uygulad laisizm politikasn bylece d iliki lerine de yanstt. Fakat Kbrs meselesinden Bat Trakya kri zine, Bulgaristan probleminden Kuzey Kafkasya meselesine, Azeri petrolleri konusundan su meselesine kadar yalnzca u son on ylda gslemek zorunda kald ve tabiatyla zm retmekte zorland pek ok mesele, Trkiye Cumhu riyeti Devletinin bu politikasnda da yanldn ve bunu terketmedii srece, btn bu konularda ve ileride kaca na phe bulunmayan daha birok meselede zmszle ve yenilgiye mahkm olacan ac bir ekilde gstermitir. 3) Trkiye bir zamanlar iinden kopup geldii bir ktada

soydalarnn ve kendini hl onlara balayan birtakm ta rih ve kltr balarnn bulunduunu, bu balarn grmez likten gelinemeyeceini de pek dnmedi. Dnenlere iyi gzle bakmad. Ne var ki, hi kmeyecekmi gibi gr d komnist Sovyet rejiminin kmesiyle birlikle, ok uzakta tarihin karanlklarna gm ldn sand soyda laryla birdenbire burun buruna geldi ve onlar hi mi hi tanmadm, haklarnda hibir ey bilmediini zntyle farketti. imdi ise, yetmi yldr baskc bir ekilde uygula nan ateizm politikasnn iinden gelen bu soydalarna, kendi ideolojisini alamaya almaktadr. Bylece iinde yaad dnyay, ynettii lkesini ve toplumunu tanma konusunda hibir bilimsel bilgi biriki mine sahip bulunmayan Trkiye Cumhuriyeti Devleti, za man getike problemleri birbiri peisra karsnda grme ye ve her seferinde aknla uramaya balad. ou ma alesef bilgisiz, nyargl ve hazrlksz siyasi kadrolar, bu bilgisizlikleri ve tecrbesizlikleri yznden zm retemedikleri bu problemleri her seferinde Batl devletlerin ka rmasnn, dolaysyla bunlarn milletleraras bir nitelik ka zanarak Trkiyenin kontrolnden kmasnn ve zmle rin Trkiyeye dardan empoze edilmesinin yolunu adeta kendi elleriyle atlar. * Trkiye Cumhuriyeti, bilindii gibi d politikasndaki ilk ciddi oku 1%0larda Kbrs meselesiyle yaad, hl ya amaya devam ediyor. * Arkasndan 1973 ylnda Ermeni meselesi gndeme gel di. Zamann dilerinin tepkisi, yukarda szn etliimiz redd-i mirasn tipik bir rneini ortaya koyarcasna, bu me selenin Trkiye Cumhuriyetinin deil, Osmanl Devletinin problemi olduu, dolaysyla Trkiye ile ilgisi bulunmad eklinde oldu. Bu tepki iltifat grmeyince bu defa meseleyi zoraki sahiplenme durumunda kald ve bu konudaki bilgi-

sizliinin ve hazrlkszlnn acsn kat kat hisseni. * Aradan yaklak on bir yl sonra PKK ve Krt meselesi ayn biimde, ayn usullerle Trkiyenin gndemine girdi; hl gndemi igale devam ediyor. Siyasi iktidarlar ayn bil gisizliin yaratt bunalm iinde, nce gln tezlerle ii geitirmeye baktlar, olmaynca kar yolu her zaman ol duu gibi asker zmlerde buldular. * Yine bundan bir on, on iki yl sonra bu defa ok daha baka ve daha tehlikeli bir problem, Alevilik-Snnilik me selesi, Trkiye devletini ve toplumunu her zaman olduu gibi hazrlksz yakalad. Siyaset evreleri bata olmak ze re, elit kesimin bu konudaki cehaleti de korkun ve ayn zamanda gln boyutlarda yine ortaya kt. Bu defaki, gerekte dierlerinin hepsinden daha netameli idi; nk toplumun en nazik yanna, inan boyutuna hitap ediyordu. Trkiye bu meselelerin hibirinde, kendisine yol gste recek, doru tezleri gerek lke iinde, gerek milletleraras politika alannda savunmasna yardmc olacak stratejilere sahip deildi. Daha akas bu stratejileri oluturacak bi limsel bilgi birikiminden, bu bilgi birikim ini salayacak kurum ve uzmanlardan yoksundu. Buna karlk. Batl devletlerin bu konularda ne kadar geni apl bir bilgilen me iinde olduklar, bugne kadar yzlerce defa ortaya kt. Bunca kt tecrbeye ramen, Trkiyenin bu gere i farkettiini gsterecek ciddi iaretlerin hl ortalarda grnmemesi ne kadar artcdr! Siyasi iktidarlar hl, konunun uzman olmayan kiilere alelacele hazrlatlan oyalayc, basil, bilimsel temelden yoksun, kendini kandr maktan baka bir ie yaramayan bilgilere dayal aldatc ve komik tezlere yer veren raporlara itibar etmekle devam ediyorlar. Bu aldatc tezler, bugne kadar Trkiyeyi s rekli olarak zmszle mahkm eden tezlerdir. Devlet bu tezlerin son gln rneini, Krtlk problemiyle il

gili olarak Nevruz meselesinde ortaya koydu. 1996 ylna kadar Nevruz diye bir bayram bilmeyen devlet, Nevruzu Trklerin milli bayram ilan etti. Bu unu gsteriyor: Tr kiyede devlet bilimsel yntemlerle problemleri zemeyince, problemler devleti istedikleri alana ekiyorlar. te bugn Trkiyenin i ynetiminden milletleraras ili kilerine, siyaset felsefesinden ekonomi stratejisine, kltr politikasndan eitim anlayna varncaya kadar her alanda elini kolunu balayan, geleceine ynelik ciddi projeler retmesine engel olan, siyasi ve toplumsal hayatn tkayan, tek kelimeyle, Trkiyenin hayat damarlarn kurutan temel problem, Kemazm-lslm, baka bir deyile, Atatrklklslm atmas, yahut daha dorusu attrlmasdr. Bazen ak ak, bazan st rtl olarak siyaset, ekonomi, medya, eitim ve kltr alannda srdrlen bu atma Trkiyede ok vahim bir ekilde sanki iki rakip dinin kavgas gibi cere yan etmektedir. Bugn Trk siyasi hayatndaki tkankl yaratan kavgann arkasnda da, aslnda bu Kemalizm-lslm altrlmas yatmaktadr. Bu attrlma eer durdurulmaz sa, Trkiyenin gerek ieride, gerek darda bugne kadar kar karya kald problemlerden kat kat daha vahimleriy le yz yze geleceinden kimsenin phesi olmamaldr. Bu atmay durdurmann yolu, bizce uralardan geiyor: Atatrkn tarihi ahsiyeti, zellikle tek parti dneminde dayatmac bir zihniyetle topluma yeni din olarak sunulan Kemalizmden ayrlmal, Atatrk antropomorfizm konusu olmaklan kartlmaldr. Atatrk hakkndaki nihai hkm hi phesiz tarih verecektir ve bu konudaki tartmalar an cak ve ancak bilim adamlarn ilgilendirir. Kemalizme yne lik eletiriler, bilimsel temellere dayanmayan, anlamsz ve faydasz bir Atatrk dmanlna dntrlmemelidir. Zi ra byle bir dmanlk Trkiyeyi aclara boacak bir karde kavgasnn kaplarn aacaktr. Tabi ki Kemalizm de eleti142

rilecekir. Bunu bilimsel erevede yapanlar da, ideolojik bir fanatizmi yanstan gerici, ad gibi birtakm ifadelerle mahkm etmeye almak, dnce zgrln zedeleyici bir davran olur. Buna karlk, slmiyeti eletirenler veya eletirmek isteyenler de vardr ve olacaktr. Ancak onlarn, bunu yaparken, bu lke halknn byk bir kesiminin inanlarn, dolaysyla, o inanlara bal olanlar karlarna aldklarn hesaba katmak, bu sebeple saygl bir slup kul lanmak zorunda olduklarn bilmeleri yerinde olacaktr. Bi limsel nitelikten uzak, alay edici, kmseyici, kk d rc ve yalnzca ideolojik nyarglardan ve artlanmalardan kaynaklanan, seviyesiz ve bilgisiz eletirilere girierek bu kitleyi rahatsz etmemeli, onlar tahrike kalkmamaldrlar. Bu konuda btn nanslaryla, Kemalistlere ve slm ke sime grevler dmektedir. 1) Kemalist kesime den, Kemalizmin Islmn yerine geecek bir din olmadn hatrlamak, dolaysyla eletirile bilir olduunu kabul etmek, sonu itibariyle onu Trk mil letinin bin yllk toplum ve kltr nizamnn temeli oldu una phe bulunmayan Islma rakip bir din hviyetiyle Trk toplumunu dayatmann yanlln grmektir. 2) slm kesime den ise, slmn mnhasran bir devlet kurmaya ynelik siyasi bir sistem, bir program olarak gn derilmediini, ama evrensel bir inan, bir toplum ve dolay syla dnyevi bir ahlk nizam olduunu hatrlamak, onu si yasal bir ara haline dntrmemektir. Islmn siyasal ara haline dntrld dnemlerin Islm milletlerine nelere mal olduunu grebilmek iin sk sk tarihe bakmann ya rarl olduuna phe yoktur. Bunun iin de Islm ile s lmn iarihinin, slm ile, Islm devletinin farkl eyler oldu unu, birincinin bir din, kincilerin ise ona mensup insanla rn, dolaysyla tarihin yaratt olgular olduunu unutma mak, slm ile tarihini, slm ile devleti ve dolaysyla siyase-

ti zdeletirmenin en byk yanl olduunu bilmektir. D orusunu sylem ek gerekirse, b yk o unluuyla Mslman kimliini hl tamakta ve tayacak olan T r kiyede, szn elliimiz Kemalizm-lslm alm asnn te melinde, ideolojik dayatmaclktan baka, slm hakkndaki bilgisizliin de rol olduunu, alt izilecek bir tespit olarak kabul etmek gerekiyor. Hem Kemalist kesimde, hem de lslmc kesimde fazlasyla mevcut olan bu bilgisizliin, T r kiyede siyasi hayatta olduu kadar, bilimsel ve entelektel hayatta da byk boluklar ve sonuta gerginlikler yaratt her gn grlp duruyor. Bu boluk ve gerginliklerin top lumsal bar zaman zaman tehlikeye sokacak ciddi durum lara sebebiyet verdiini, hem yaklak 1950lerden beri sk periyodik aralklarla gndeme gelmekte olup, slm zeri ne siyaset evrelerinde ve medyada cereyan eden, objektif bilimsel temelden yoksun yzeysel tartmalarda, yaplan ideolojik nyargl yaynlarda, hem de yakn tarihte yaa nan olaylarda grmek olaan hale geldi. Trkiyede slm, kart ve yanda aydnlar arasnda ideolojik ve tepkisel plat formda tartlmakla, genellikle, eri hukukla ilgili birka scak noktada younlatrlan ve slmn inan, kiisel ve toplumsal ahlk, kltr ve nihayet larih olarak blnn grmeyi engelleyen bu noktalarn glgesinde srdrlen tartmalar, bu saylan konularda her iki kesimde de byk bir bilgisizlii ve nyargy belgelemektedir. Bizim ahsi gzlemlerimiz, Trkiyede mevcut radikal laisizm veya ra dikal slm anlaynn, devletin, siyasilerin ve aydnlarn nyarg ve ideolojik artlanmalarn tesine geerek bu ko nuda bilimsel kriterler erevesinde bir bilgilenmeye ynel melerini nemli lde engelledii eklindedir.5
5 Bu, all izilccck ok nemli bir husustur. Bu konuda Prof. erif M ardinin u mhim tespiti bizi destekliyor: "Laiklik hi phc yok ki zam anmzn nemli bir m evzuudur; fakat Trki*

Sonu olarak unu zellikle vurgulamann doru olduu nu dnyoruz: Trkiyenin btn kesimleriyle, zellikle Trkiyenin geleceine yn verme konumunda bulunan si yasal, brokratik ve entelektel kadrolaryla, slm yeni den ve doru olarak renmeye iddetle ve acilen ihtiyac vardr. Aksi halde yukardan beri szn ettiimiz bu iki lem ve onun sebep olduu atma bitmeyecektir.

yedeki olumsuz laiklik dknl, din aratrmalarn nemli lde fakir letirdi; zira bu yolla dini aratrmalar, psikolojik ihtiya, kltrel nem, al lagelmi davran biimleri, sosyal deerler ve ksmen dc olsa kurumsal ortam eklindeki kendine has gerekli erevelerin dna itilmilerdir" (Trkiye'de Din vc Siyaset, MakaUUr 3, stanbul, 1991, letiim Yay., s.81-82).

Trk Mslmanl Tartmalar, Resmi tdeoloji, Alevilik, Sosyolojik ve Tarihsel Gerek*

Trkiyedeki Alevilik-Bektailik tartmalar, son birka yl dr siyaset evrelerinin ve siyasal iktidarlarn da katlmyla ilgin bir safhaya geldi. Her yl 16-18 Austos'ta Hacbekta kasabasnda yaplagelen trenlerde, siyasiler tarafndan Alevi-Bektai halka ynelik dozu ar kaan vgler ve tutul mayacana phe bulunmayan vaadler yapld ok iyi bi linir. Bu konumalar dinlenir, alklanr ve bir sre sonra her ey normale dner, vaadler de unutulur gider. Fakat iki yldan beridir, ve zellikle bu 1998 yl kutlamalarnda de iik bir mesaj verildi: En st dzeydeki siyasi azlardan Bektailik ve Aleviliin gerek Trk Mslmanl oldu u anlamnda szler telaffuz edildi. Bu mealdeki szler, al klarn da gsterdii gibi, hi phe yok ki orada toplan m bulunan, dini duygular, heyecanlan en st noktasna km Alevi-Bektai halkn ok houna gitti. Aslnda son zamanlarda pek ok Alevi-Bektai kkenli yazar veya lider, Alevilik-Bektailiin gerek Trk Mslmanl olduu,
(*) Gen Erenler , say: 38, Kasm 1998, s. 5-9.

Snniliin Emevilerce meydana getirilmi olup, Arap ve Fars kltrnn damgasn tad tezini st ak veya kapal bir biimde dile getiriyor. Hatt pek ou, meseleye laiklii de katarak, Alevi-Bektailerin laikliin gvencesi olduunu savunmaktadr. Alevi-Bektai toplumu asndan bu, yzlerce yl ikinci snf vatanda olduu duygusuyla ya ayarak bugnlere gelmi olup, ou zaman kim liini sak lamak suretiyle hayatn srdrmek zorunda bulunan ezik bir toplum sfatyla, 1983 sonras nispi zgrlk ortamnn yaratt bir rahatlama sonucu, artk kendini devlete ve Snni topluma kabul ettirme, kimliine resmi ideoloji er evesinde meruiyet kazandrma psikolojisinin bir yans mas olarak deerlendirilebilir. Bu sebeple de anlayla kar lanmaldr. Ne var ki, Trkiye Cumhuriyeti Devletinin en yksek si yasi ve idari kademesini temsil eden siyasetiler tarafndan seslendirildii zaman, Bektailik ve Aleviliin gerek Trk Mslmanl olduu tezinin, artk bir tez olmaktan kp siyasal bir tercih niteliini kazandn grmemek m m kn deildir. Bu ise devletin kendi vatandalarn kendi azyla ikiye bldnn resmen tescili anlamna gelir. Byle bir sylemin -eski tabirle- mefhum- muhalifi (kart anlam), Snnilerin gerek Trk M slm an olmadklar demek olur. Laik, ada ve demokrat olduunu btn temsilci kesimleriyle hergn iln eden devletin, vatandalarn byle bir nitelemeye tabi tutmasnn ne derece kabul edilebilir ol duu zerinde ciddi olarak dnmelidir. O konumalar yapan siyasiler, Alevi-Bektai kkenli dahi olsalar, temsil et tikleri makamda, artk yalnz Alevi-Bektai toplumunun de il, Snni toplumunun da temsilcileri olduklarm unutma malydlar (Tabii ayn sorumluluk Alevi-Bektai toplumu bakmndan Snni kkenli siyasetiler iin de daha fazla geerlidir). Dolaysyla siyaset meydanlarnda veya Hac

Bekta trenlerinde konuurken, Snnilerin de o trenleri yerinde veya televizyonlarnda seyrettiklerini, konumalar dinlediklerini hatrdan karmamalar, oy kaygsyla AleviBektai toplumuna irin grnmek iin Snni kesimi renci de edecek, Osmanl dneminin aksine, bu defa da onlarn devlet nazarnda ikinci snf vatanda kabul edildikleri, bir kenara itildikleri duygusunu uyandracak szler sarfetmekten zenle kanmalar gerekirdi. Ama yle olmad. Bu siyasiler, bu ylki Hac Bekta trenlerinde, siyasal karlara ynelik olduunda kimsenin phesi bulunmayan konumalarnda yalnzca oradaki Alevi-Bektai halkn bek lentilerini tatmine ynelik mesajlar vermeyi tercih ettiler. Gerek Trk Mslmanlnn Alevilik-Bektailik olduu nu, bu yolun slmiyetteki Arap ve Fars unsurlarndan te mizlenmi, z Trk kltrn yanstan adet milli Msl manl temsil ettiini defalarca dile getirdiler. Derken arka sndan, askeri kesime mensup yksek rtbeli baz subayla rn beyanlarnn da kartrld, daha ok Alevi-Bektai yo rumuna referans veren bir Trk Mslmanl nerisi or taya atld. Snni kesim, beklenen tepkiyi derhal gsterdi ve gnlerdir medyada devam eden -bizce Trkiyenin iinde bulunduu i ve d problemler yumann ortasnda yersiz ve gereksiz- tamamen yapay bir Trk Mslmanl olur mu, olmaz m" tartmas balayverdi. Bylece Trkiyede kamuoyu, yllardr zm bekleyen ynla i ve d, siya sal, toplumsal ve ekonomik problemini bir kenara koyup, sinirleri geren, Alevi ve Snni kesim arasnda yeni bir so ukluk ve gerginlik noktas yaratacana zerrece phe bu lunmayan gereksiz bir tartma ortamnn iine itiliverdi. Ciddi bir bilim ii olan, slmn larih ve kltrn, kav ramlarn, teolojisini -bildiini zanneden deil- gerekten iyi bilen ilahiyat, sosyolog, antropolog ve felsefecilerin ancak bilimsel platformlarda tartabilecei bu ok mhim

mesele, laik bir devlette din zerindeki tartmalara asla ka rmamas, mdahil taraf olmamas, hele hele balatcs hi olmamas gereken birtakm makamlarca maniple edilmeye baland. Bylece Trkiyede laik devlet ve onu iddetle savunan siyasal ve askeri temsilcilerin, slm hakknda sa lam ve bilimsel bir bilgilenmeye dayanmayan kendi sbjek tif eilim ve tercihlerini, kiisel anlaylarn merulatra cak, kendi arzularna uygun, istedikleri ekli verebilecekleri bir Mslmanlk modeli, bir slm tarz oluturmaya ve bu nu toplumun btn iin geerli bir model klmaya ura tklar kanaati dodu. Cumhuriyetin daha banda, bizzat Atatrk yaarken, aka deil, ama pratikte Snnilii tek geerli ve mer mezhep kabul edip din ilerini buna gre resmen tekilatlayarak Alevilii gz ardna atan devlet, 1980ler sonrasnda siyaset ve ekonomi alanna iyice girme ye balayan Snni kesimi kontrol altna alamadn grn ce, -gerekte ikisine de ayn mesafede durmas gerekirkenbu defa da sanki Alevilik-Bektailii tercih etmi grnerek tamamiyle politik bir manevrayla aksi dorultuda bir yola girmeye almakta ve kanaatimizce, eskiden olduu gibi bugn de yine en byk laiklik ve demokrasi ihlalcisi du rumuna dmektedir. Bu tartma karmaas ortamnda u sorular sormak ge rekiyor: Byle bir tartma gerekten gerekli midir? stelik neden Trkiyenin en hararetli slm, laiklik, ilericilik-gericilik, eriatlk-Atatrklk tartmalar yaad imdiki gnlerde? Bu tanmann asl hedefi nedir? Globallemenin hzla yayld, ulus devletlerin bile artk rk kalplar iine smad, kapal kltrlerin bile giderek evrensel kavram lara almak suretiyle evrensel kltr iinde yerini almaya alt bir ada, devlet yeni Trk Mslmanl veya Trkiye Mslmanl projesiyle, Trkiyeye gerekten Arap ve Fars unsurlarndan arnm zbez Trk motifle

rinden oluan, ulusallk dozu yksek, reforme edilmi, modernize ve medeni hale getirilmi bir ulusal slm" m sunmak istemektedir? Niin? Suni mdahaleyle byle bir mslmanlk tarz yaratlabilir mi? Bunun halka empo ze edilmesi bir din krizine yoj aar m amaz m? Laik oldu unu iddia eden bir devletin toplum un dini tercihlerine mdahalesi doru mu, deil mi? Gerekten bir Trk sl m veya Trk Mslmanl olabilir mi? Bugne kadar olan Mslmanlk ne Mslmanl idi? Bu isim altnda ge nelde btn Trklere, zelde Trkiyeye mahsus yeni bir model yaratlabilir mi, bu modelin ne gibi bir fayda salaya ca dnlyor? Byle bir modelin evrensel bir din olan slmn temel esprisiyle ve slm dnyasyla kopuk olmas m hedefleniyor? Bu modelin toplumun btn tarafndan kabul edilip hayata geirilme ans nedir? Trk Mslman l yalnzca Alevilik-Bektailik midir? Islm Araplar iinde doduu iin bir Arap dini kabul edilmeli midir? Snnilik gerekten Emevi Mslmanl mdr? Bu tartmay bala tanlarn ve eer gerekten byle bir ulusal slm projesi d nyorlarsa, btn bu ciddi sorulara ve daha bakalarna ok ciddi cevaplan hazrlam olmalar gerekir. Byle bir ulusal slm projesi, ilk bakta, bata resmi ide oloji olmak zere, milliyeti duygular biraz fazla gelimi kesimlere, veya -ak konumak gerekirse- slma ve onun Snni yorumuna souk bakan baz laik kesimlere belki ho grnebilir. zellikle de, kendisini merulatrma ve bu nun iin de yrrlkteki resmi ideolojiyi arkasna alarak sistem iinde yer bulma abasndaki Alevi-Bektai kesimine ok daha cazip grnebilir. Ama Bektailik ve Alevilii Tr kiyede laikliin gvencesi, dayana olarak takdim eden evrelerin byle bir sylemi srekli dile getirmelerini tehli keli bulan ve bir arada yaama, gerek demokrasi ve dn ce zgrl abalarn baltalayacan bilen, bundan ra

hatszlk duyan Bektai ve Alevilerin var olduu da ok iyi bilinm ektedir. Hele Alevilik-Bektailii, glendii syle nen Snni slm (irtica?) frenleyebilm ek iin iyi bir ara gibi gren ynetici elite de ok uygun grnebilir. Btn bunlardan sonra, imdi asl sorunun, yani bir Trk slm, Trk M slmanl, yahut Trkiye Mslmanl olabilir mi?, yahut slmn belli ulus ya da kavimlere zg yorumlarndan sz edilebilir mi? sorusunu bilimsel adan ele alabiliriz.-Kanaatimizce bu sorulara doru cevap verebil mek iin, evvel slm ile M slm anlk kelimeleri ara sndaki nans bilmek lazm gelecektir. Bu iki kelime her ne kadar gnlk konum a dilinde birbiri yerine kullanlyorsa da, aslnda tarihsel ve sosyolojik olarak bu kullan doru de ildir. nk slm kelimesi, soyut anlamda bir din olarak temel kaynaklarndaki yazl biimiyle slm dinini, onun inan, ibade, ahlak vs. esaslarn iaret ederken, M slman lk kelimesi bu d in in tarihsel sre iinde, kend ilerin e Mslman denilen loplumlarca yorum lanarak pratie ak tarlm, yaanm, son tahlilde klrlem i, dolaysyla birbirine ok benzeyen, yahut taban tabana zt denecek ka dar farkl olan ekillerinin addr. Bu bak veya yaklam, ba z itirazlarla dile getirildii gibi, slm rk veya ulus temeli ne indirgem ek deildir. Aksine, slm dnyasnda fiilen mevcut durum u anlamamza, zmlememize ve aklaya bilmemize yardmc olacak bir yaklamdr. Dolaysyla sos yolojik olarak tek deil, birok Mslmanlklar vardr. yle de syleyebiliriz: slm tek ve sem avi, M sl m a n lk veya M s
lm anlklar ise beeri ve eitlidir

Bu ayrm yaptktan sonra, tarihsel yahut sosyolojik, hal ta antropolojik adan baktm zda, rahatlkla bir Trk M sl m an l n d a n , bir Arap M s l m a n l n d a n , bir Fars (ran) Mslmanltdan vs. sz edebileceimiz gi bi, bir Kuzey Afrika, yahut Uzak Dou Mslmanlndan,

Trkiye M slm anlrndan da sz edebiliriz. Tabii eer bunlarla, kavimlerin veya eitli kltr sahalarnn ok ta bii olarak gemiteki kendi toplumsal ve kltrel yaplar nn erevesinde yorumlayp hayata geirdikleri slm anla yn, alglaym kastediyorsak. Zira bu kavimler, kendi ta rihsel sreleri iinde belirttiimiz faktrlerin etkisiyle ken dilerine gre bir slm! dnya gr, bir slm hayat fel sefesi, bir toplum yaps ve bir kltr oluturup gelitirmi lerdir. Dolaysyla bu tr sosyolojik ve kltrel farkllklar yanstan Mslmanlk yaaylar, zaten yzlerce yldan be ri fiilen vardr ve var olmaya devam edecektir. Bugn Fastan Endonezyaya kadar slm dnyasn gez diimiz zaman, bu kltrlemi Mslmanlklar, bunlarn arasndaki az veya ok farklar grrz. Bunu reddedenle yiz. Aksi halde eyann tabiatna aykr dnm ve sos yolojik bir gerei inkr etmi oluruz. Byle olunca, Trk M slm anl, Arap M slm anl veya Fars (ran) Mslmanl denilen kavramlardan, bir rk, bir ulus te melinde oluturulmu slm modellerini anlamak ve bunla ra bu ynde anlamlar yklemek tamamen yanl olur.* Trkiyede u son gnlerde yaplan tartmalar ise, eer yanlmyorsak, Trk slm" veya doru tabirle Trk Mslmanl kavramnn, bu kavram gndeme sokanla rn kafasnda demin aklamaya altmz sosyolojik ve tarihsel muhtevasndan farkl, yani ulus temeline dayal bir slm modeli eklinde algland izlenimini uyandryor. Szn ettiimiz sosyolojik Mslmanlk tarzlar, yu kardan yani siyasal ve askeri otoriteler tarafndan vuk bulacak yapay bir mdahale ile deil, uzun zaman boyun ca kendiliinden olumu ve olumakta olan tarihsel ve
(*) Nitekim biz vaktiyle Trk Mslmanl" kavramndan nc anlalmas gerek tiine dair bu erevede bir tahlil denemesi yaymlamtk ( Trkiye Gnl, say 33, Nisan-Mcys 1995, ss. 34-40).

sosyolojik bir sretir. Ancak burada unutulm am as ve dikkate alnmas gereken ok nemli bir nokta daha vardr ki, o da udur: Mslman kavimler ne kadar kendi algla y ve kltrel yaplarna gre bir M slm anlk anlay ve tarz olutururlarsa olutursunlar, temelde onlara M sl man dedirten, onlar slm dairesi iinde grmemize, nitelememize sebep olan birtakm temel inan ve pratikler vardr ki, hangi kavme, hangi ulusa, rka veya mezhebe mensup bulunurlarsa bulunsunlar, yine de onlar ortak bir takm duygularla evrensel bir slm st kimliinde birleti rir, ki bunun adna slm m meti denir. te Trkiyede laik kesimin olduu kadar siyasal slamclarn da kavraya madklar, anlayamadklar ve ill da siyasal bir muhteva yklemeye altklar mmet kavram, asl ve gerek an lamyla budur. slmdaki m m et kavram, sanldnn tersine siyasal birlii deil, inan ve kltr birliini yans tr. Eer iyi tarih ve sosyoloji bilinmezse, bu tabirlere hep ideolojik eilimler dorultusunda yanl anlamlar yklenir ve Trkiyede u gnlerde yaplmakta olan gereksiz tart malara girilir. Aleviliin gerek Trk Mslmanl olup olmad me selesine gelince, yukarda da sylediimiz gibi, zaman za man gerek Mslmanlk Aleviliktir, yahut Alevilik asl Trk Mslmanldr; Snnilik ise Emevi Mslmanl dr, Arap Mslmanldr tarznda yazp izen, konuan Alevi yazarlar, nde gelen Alevi liderleri de bulunmakta dr. Snniliin iddia edildii gibi Emevi Arap Mslmanl olmadn, slmn siyasal, toplumsal ve ktrel tarihi ni, bu tarih iinde cereyan etmi kelam (slm teolojisi) tartmalarn doru drst bilenler, ok iyi bilirler. Zaten bu formasyona sahip bulunanlarn byle iddialar ortaya at malar mm kn deildir. nk Emeviler dnemindeki zulmn muhatab yalnz Ehl-i Beyt mensuplan deil, b-

ln bir Himi soyu idi. isimleri tarihe malum pek ok Snni ulema da, tpk Ebu Hanife gibi, zaman zaman hem de ok iddetli zulm ve eziyetlere maruz kalmlardr. s telik bu zulm den Snni ii eklinde inan ayrt edilmek sizin byk bir halk ounluu da nasibini almtr. Zira mesele Emevilerin Snni olular meselesi deil, siyaset ve ynetim anlaylar meselesidir. Dolaysyla bu meselelere salam bir sosyolojik ve tarihsel perspektiften bakmak ge rekir. Byle yapldnda, bu tr tezlerin, ciddi bilimsel ve rilere dayal olmayan, propaganda amal, tepkisel tezler olduu grlecektir. Aslna baklacak olursa, az nce szn etliimiz sosyo lojik anlamda Alevilik gerekten bir Trk Mslmanl tarzdr. phesiz bunu sylerken Trkiyede Krt Alevi lerinin bulunduunu, Aleviliin Anadoludaki geliim s recinde onlarn katklarn unutm u deiliz. Ama, oun luu gz nne alyoruz. Nitekim daha bundan birka ay nce Prof. Melikoffun Leidende yaymlanan ok nemli kitabnn da ortaya koyduu gibi, Aleviliin tarihsel kk lerinin esas itibariyle Trk kltr erevesinde olutuu bilinirse bu byledir. Ancak bu gerein ok nemli bir ikinci yz daha vardr: Trk Mslmanl yalnz Alevilikten, Bektailikten ibaret deildir. Trk M slmanl , iki yzl bir madalyona benzetilirse, bu madalyonun bir yzn Alevilik-Bektailik, bir yzn de Snnilik oluturur. nk Trk tarihi erevesinde yaanan Sn nilik de Trk Mslmanlnn bir parasdr ve her ikisi nin de hem milli kltrden, hem evre kltrlerden kay naklanan zellikleri olduu gibi, genelde dnya Msl manlyla evrensel balan da vardr. Ksaca Alevilik ve Snnilik Trk Mslmanlnn, daha doru bir ifadeyle, ulusal din anlamnda deil, ama tarihsel ve sosyolojik anlamda Trkiye M slm anlnn tarihsel ve aktel

boyutunu tekil eden iki yorumudur. Ynetici elit kesim Trkiyenin bu gereini sosyolojik bir yaklamla analiz edip anlamaya almal, birinin aleyhine dierini tercih edip iki kesimi birbirine hasm hale getirmekten, birini dieri aleyhine maniple etmekten saknmaldr.

Islm, Tasavvuf ve Tarikatlar: Sosyal Tarih Perspektifinden Bir Bak*

Trkiyede zellikle 1980lerden sonra sk sk det periyo dik bir ekilde slm, tasavvuf ve tarikatlar konusu youn bir ekilde tartlmaktadr. Deiik kesimleri temsil eden ve, ok az mstesna, genellikle bu konular tartmak iin ye terli bilgi donanmna sahip olmadklar, neredeyse konu tuklar, yazdklar her cmleden ak ak ortaya kan birta km uzmanlar, bu tartmalarda birbirine zt sert grler ortaya koydular; Bu tartmaclar konuyu kendi bilgileri ve hi phesiz- ideolojik eilimleri dorultusunda tartrlar. Baz tasavvuf evrelerine mensup olanlar da dahil, siyasi parti mensuplarndan brokratlara, gazele ke yazarlarn dan hukukulara doru genileyen, bu tartmaclarn olu turduu meslek yelpazesinin iinde, konunun bilimsel sevi yede uzmanlarnn yokluu da hemen dikkati eker. Trkiyede benzer konularda ounlukla olduu gibi, ideolojik nyarglarn, cehaletin, hatt zaman zaman suini yetin hkimiyetinde srdrlen bu tartmalar, birok soru( ) Trhiyc Cinli. say:45, Marl-Nisan 1997, ss. 5-10. Makale buradaki yaznn giri ksmnn biraz ldil edilmi eklidir.

lara yol amaktadr. Bu sorularn ban, Islm -tasavvuf -tarikat balants ile ilgili olanlar ekmektedir. Bu iliki konu

sunda taraflar genellikle iki eliik tez ortaya atarlar, daha dorusu iki eski tezi yeniden gndeme getirirler: a) Tahmin edilecei gibi, tasavvuf evrelerine mensup, yahut onlara yakn bulunanlar ok tabii olarak, tasavvufun bizzat Islmn z olduu, tasavvufsuz bir Mslmanln dnlemeyecei tezini savunuyorlar. b) Aralarnda baz siyasiler, eitli kesimlerden medya mensuplar, konunun dndaki akademik evre mensuplan bulunan dierleri ise bunun tam kart olarak, tasavvufun ve tarikatlarn slmla hi ilgisinin bulunmad grn ileri srerler. Bu tuhaf grnt iinde gerek bu iki zt tezin neresinde dir? Bu tezler hangi bilimsel temellere dayanyor? Eminiz ki, insanlarn en ok zihnini kartran da bu sorulardr. Ancak, gerei bulup karmaya ynelik olmaktan ok, sansasyon yaratmaya ve insanlarn zihinlerini kartrmaya ynelik bu tartmalarn dolayl bir faydas da olmaktadr: Bu tartmalar, 1 - kide bir, yzde doksan dokuzu Mslman olduu iddia edilen Trkiyenin gerekte byle olmadn, slm, slm kltr ve tarihi hakknda hi de kkl ve salkl bir toplumsal bilgi birikiminin bulunmadn, insanlarn slm ve onunla ilgili birtakm konularda birbirine zt -ou gerekte slmla uzaktan yakndan ilgisi bulunmayan- yan l bilgi ve dncelere sahip olduunu, dolaysyla, ok ciddi bir cehalet ortamnda yaandn ortaya koymutur. Bu, ayn zamanda slm hakkndaki bu ou salksz bilgi lerin pek ok deiik evreden ve pek ok deiik eilimle re gre topluma rnga edildiini de gstermektedir. 2- Ayrca, bu tartmalar u ok mhim toplumsal gere in de altm izmektedir: Trkiyede, Mslman toplum

kesinlikle homojen olmayp birok paralara blnm, s lm hakkndaki yorum ve yaklamlar bazan biribirine hayret verici derecede zt birtakm cemaatlere ayrlmtr. Bununla birlikte, Trkiye Mslmanlnn ancak st sevi yedeki bir kesimi ile halkn byk ounluu bu tr cema atlemi bir yapnn dnda kalmaktadr. 3- Yine bu tartmalar bu cemaatlerin fikir referanslarnn, yenileri retilemedii iin, hl yzlerce yl ncesinin, top lumsal yaplar ve problemleri bugnn karmak modern toplumlarndan ok farkl eski toplumlarnn ihtiyalarna cevap veren, pek ok konuda artk yetersiz kalm fkh ve tasavvuf kaynaklar olduunu gzler nne sermektedir. 4-Bu tartmalar slm alglama, yorumlama ve yaama konusundaki bu cemaatlemenin altnda yatan temel fak trn, -belli bir tarikat grntsne sahip olmayan cema atler de dahil- tasavvuf veya tasavvuf telkkileri olduunu gstermitir. Baka bir ifadeyle, Trkiyede popler Msl manln sunduu bu krk yamal boha grntsnn altnda lslm-tasavvuf zdeliini benimsemi bir Msl man toplumun yattn ortaya koymaktadr. Bu, tasavvuf kltrnn -dier Mslman lkelerdeki gibi- Trkiyede de Mslmanln temeline ait bir olay olduunu gsterdi i gibi, hi phesiz, klasik Osmanl toplumsal yapsnn zihniyet itibariyle fazla bir deiiklie uramadan -ama ada bir grnt altnda- Cumhuriyet Trkiyesinde ya amaya devam ettiini de gzler nne sermektedir. Yani Snnisiyle Alevisiyle Trkiyedeki Mslman toplum, bir ok ynyle hl ortaalarn geleneksel Mslman toplumudur. te asl problem de burada yatmaktadr. Bu tespitler, kanaatimizce bugn yalnz Trkiyeyi veya genelde Mslman Trk toplumlarn deil, btn slm dnyasn kucaklayan ve -onun uzun zamandan beridir ka panm dnce ufkunun almas konusuyla da yakndan

ilgili- hayati bir nem tayan lslm-tasavvuf-tarikat ilikisi problemine dikkatimizi ekiyor ki, bu yaz erevesinde biz, bu meseleyi tahlile alacaz. Ancak sz konusu tahlile gi rimeden evvel, Trkiyedeki tartmalarda ou zaman ih mal edilen ve akla kavuturulmad iin tartmay yan l yola sokan bir kavram kargaasn ortadan kaldrmak iin, tasavvuf kavram zerinde durmak gerekiyor. Dolay syla bu tahlilin salkl olabilmesi, tasavvuf kavramndan ne anlalmas lazmgeldiinin aklkla belirlenmesine baldr. Burada hemen unu vurgulayalm ki, lsln-tasavvuf-tarikat ilikisinin tahlilinde yalnzca tasavvufun ve tarikatlarn,

bizzat bu evreler tarafndan ortaya atlan tariflerine bavur mak, bizi hi de salkl bir sonuca gtrmeyecektir. nk bu tarifler, sfilerin, mutasavvflarn -yaam olduklar top lum iinde bir bakma ynetim ve lem evrelerine kar ou zaman kendilerini merulatrmak endiesiyle- ileri srdkleri kavram ve ifadeleri yanstr. Nitekim byle olma sa dahi, ok iyi bilindii zere, tasavvufun kendi mensuplar iinde de zerinde birleilmi, anlalm tek bir tarifi yok tur. Bu ise, bugne kadar yaplan tariflerin her birinin, o ta rifleri yapan mutasavvflarn kendilerinde hkim olan sb jektif mistik halin izahndan baka bir ey olmadm gste rir. Dolaysyla bize lzm olan, mutasavvflarn tasavvufu nasl anladklarndan, yorumladklarndan ok, tasavvufun ve tasavvuf evrelerinin lslmoplumlarmn tarihsel seyri iinde, zihniyet dnyalarnda igal ettii yerdir. Bu yzden
1 Burada s/i ve mutdsavv/ ayrmn zellikle yapmak gerekiyor. nk bu iki terimin bazan yanllkla birbiri yerine kullanldna sk rastlanmaktadr. Oysa kanaatimizce doru olan, mutasavvf teriminin, daha ziyde kendine mahsus bir tasavvuf nazariyesi ortaya koyup mistik hayatn ona gre yasayan, bu konuda kendi tasavvufi deneyimini anlatan eserleri bulunanlar, sf teriminin ise, tasav vufun yalnzca pratiini yaayan, ama eseri olsa dahi kendi tasavvuf nazariyesi bulunmayanlar ifade eder. Bu aynma gre mesel, Slemi, Mcvlna, Muhyiddin Arabi, birer mutasavvf, lac Bekta, Hac Bayram ise , birer sfidir.

biz, bu yeri tespit edebilmek iin sosyal tarih perspektifini nereceiz. nk bu problemin tahlilinin, bugne kadar Trkiyede yapld gibi, yalnz klasik tasavvuf literatr nn ihtiva ettii teorik dncelere dayanlarak gerekleti rilmesinin m m kn olamayacan, bu teorik dncelerin, ancak onlarn retildii toplumsal tabann sosyal ve kltrel analiziyle birlikte mtla edilmesi halinde bir deer kaza nacan dnyoruz. Bu demektir ki, bizim burada tahliline alacamz ta
savvuf, bugn ounlukla sanld gibi, kabaca bol bol na

file ibadet etmek, kk gnahlardan dahi iddetle kana bilmek iin m m kn olabildiince toplumdan uzaklaarak birtakm evd ve ez kr okumak suretiyle Allaha yaklama ya almak eklinde anlalan -gerekte ise zldi yaant dan baka bir ey olmayan- bir anlay deildir. Ama mesel ihabeddin-i Shreverdinin (l. 1196) lrk ve Muhyiddin-i Arabinin (l. 1240) Vahdet-i Vcud anlaylar gibi birtakm mistik teoriler erevesinde, Yaratc kudretin (Allahn) ha kikatine ulaabilmek iin nefsi ve bedeni bu yolda hazrla maya ynelik anlay ve bu anlay gerekletirmeye yara yan ritel uygulamalardr. ite bu noktada, bugn Trkiyede tasavvuf ile ok rahat kartrlan zhd kavramna da iaret etmek ve onunla ta savvuf arasndaki fark belirlemek gerekiyor. nk Isln,
tasavvuf ve tarikat arasndaki ban mahiyetini kavrayabil

mek iin bu ayrm yapmaya ihtiya vardr. Zhd anlay nn ve zellikle Kuranda sk sk vurgulanan onunla para lel talv kavramnn, slmla sk skya balantl bir kav ram olarak daha ilk dnemlerden itibaren bilinmesine kar lk, tasavvuf kavram iin ayn eyi sylemek mmkn deildir.2 Bu kavramn ancak IX. yzyldan itibaren telaf
2 Nitekim tasavvuf kelimesinin kkeni zerindeki ihtilaflar da, bu kelimenin

esas olarak Arapa olmayan bir kkten tretildigini. dolaysyla ifade citigi

fuz edilmeye ve kullanlmaya baland eskiden beri ol duka iyi biliniyor. Bu sebeple, daha slmn ilk yz yl iinde zhid (oulu zhhd) veya nsik (oulu niissck) denilen birtakm kimseler tarafndan bir akm halinde temsil edilmi olmasndan hareketle, zld kavramn ta savvufla zde gren bir yaklamn bizi kesinlikle yanl yola karacan dikkate almamz gerekiyor.3 Zaten tasav vufun slmla mnasebeti konusunda Trkiyedeki tart malar temelde bu ayrmn iyi yaplmamasndan kaynakla nyor. Nitekim tasavvufun, esas itibariyle Kuran ve Snnet kaynakl bir anlay olduu, dolaysyla slmn zn oluturduu tezini ne srenler, zhd tasavvufla zde grdkleri iin byle dnmektedirler. Oysa tarihsel s recin tahlili bize hi de bunu gstermiyor. Nitekim bu tar tmalarn yanllarndan biri de, yukarda da belirtildii zere, tasavvufu ele alrken, yalnzca tasavvuf kaynaklarn da ileri srlen fikirleri dikkate alp, bu fikirlerin tarihsel sre iine yaylan toplumsal altyaplarn, kendilerini e killendiren siyasi ve sosyal tesirleri, tasavvuf evrelerinde ki tatbikatn ve nihayet bu tatbikatn toplumdaki yankla rn hesaba katmamaktr. slm sosyal tarihinde zhd , yalnzca slm bir kavram olmaktan te, bu kavram etrafnda bir devirde ortaya km sosyal bir hareketi de iine alr. Bu zhd hareketi, slmn daha ilk yzyl iinde belirmeye balam olup, o dnem Islm toplumundaki ok nemli sosyal deiimlerin, mesel yeni nesillerle eski nesihler arasndaki Mslmanlk anlay farkllamasnn, Islmn ilk yllarna hasret eken eski nesil iinde ortaya kard bir eit pasif mistik tepkiyi
mistik muhteva ve anlayn slm kltrne hariten geldiini iaret etmesi bakmndan dikkat ekicidir. 3 Bu konuda ayrntl aklamalar iin byk lim Louis Massignonun Cssai Sur Lc Lcxique Technique De La Mystique Musu/mane (Paris 1968) isimli nl eseri ne baklabilir.

yanstr. Bu harekelin merkezi, bata Hicaz mntakas olmak zere, slmn ilk yayld yerlerdir. Zhd hareketinin bu suretle siyasi ve sosyal deiimlere pasif bir tepki olarak, ok zaman gemeden bir eit slm asetizme (ascetism) dnmesi, bir bakma kanlmaz bir gelimeydi. Zira, ge nellikle Peygamberin hayatta olduu bir dnemin sonlarn bizzat yaayan veya bir sonraki nesle mensup bulunan bu kiiler, iinde yaadklar toplumun deien siyasal ve sos yal artlarnn evkiyle kendilerininkinden farkl birtakm dnyevi deerlere yneliinin yaratt yeni dzeni kabulle nemediler. Bu yzden, dnya nimetlerine ihtirasla balanan bir toplum hayatnn ktlklerinden kamak iin inzivaya ekilmek ve kendilerini olabildiince koyu bir dini yaant ya adamak suretiyle, bir anlamda bu deiimleri, toplumdan kendilerini soyutlayarak portesto ettiler, ite yukarda zchidler (zhld) veya ncsikler (nssk) dediimiz kiiler

bunlard. Bu protesto hareketi, sz edilen tepkiden baka hibir nazari mistik temele dayanmad gibi, organize bir hareket de deildi. Dolaysyla, sfi gelenein sonradan biz zat kendi kkeninde gsterdii prototipler olarak ilerinde veys el-Karani, Herem b. Hayyn, Haan el-Basri gibi ta nnm birtakm ahsiyetlerin bulunduu bu kiiler, sonraki dnemlerin mistik teoriler reten gerek anlamdaki muta savvflarna benzemekten ok uzaktlar.4 Bu zhlud veya nssk hareketi, dikkat edilirse, aslnda bir sosyal tepkinin mistik sonucundan baka bir ey olmayp btn bir Emevi dnemi boyunca srd. te tasavvuf dediimiz, mistik birtakm teoriler temelin de gelien asl sfilik akm ise, Abbasilerin ilk yz yln ta kiben bu altyap stnde eski Islm ncesi evre mistik kltrlerle temas sonucu, ok tabii bir ekilde kendiliin
4 Bu harekelin cn iyi izah, hl L. Massignon'un zikredilen eserindedir.

den oluan bir sentez olarak dodu. Bu sentezin olum asn da Kuran- Kerim'in pek ok yeti ve pek ok kavram kul lanld; bu kavram larn ii, bu m istik k lt rlerd en dn alm an m istik m uhtevalarla d o ld u ru ld u ; ayrca, bata Peygamberin bizzat kendisi olm ak zere, A sl b -t S u ffe tbir edilen bir ksm sahbi ile, baz ilk dnem slm bykleri nin tarihsel hayatlar deform e edilerek bu yeni kavramlara uygun hale getirildi. Bu abada ayn zam anda tasavvufa, Kurana ve slmn ilk yllarna dayandrlan bir meriyet temeli bulma gibi ok nemli bir faktr de rol oynad. Bu rada, tasavvufun Islmn zyle ne kadar balantl olup olmadn anlam ak asndan dikkat edilmesi gereken bi rinci nokta ite budur.
D em ek ki tarihsel p e r s p e k tif iinde ta sa v vu fu n , b iz z a t teorik erevede slm 'n iinden doan b ir m istik v k a o lm a k ta n z i ya d e, z h d hareketin in , sl m 'n ilk y z y ln d a n itibaren, nce

Emevi, so n ra A b b a si In p a r a to r h u un a la b ild i in c e g en i
top ra kla r zerin d e, y a n i ran ve eski M e zo p o ta m y a d a k i ze l likle B u d izm , M a n ih e izm gibi dinlere d a ya l H in d -lra m istik k lt rleriyle, H ellen istik d nem in G o stik ve N e o p la to ik f e l sefi etkileriyle, ve nihayet kkl bir Yahudi ve H ristiy a n m is tik geleneinin ka ln tla rn ta ya n M sr ve S u riy e m m ta k a la rn d a ki mistik k lt rle r le birleerek y a r a tt b ir se n te zin

rn olduu ileri srlebilir. Aada da vurgulanaca ze re, gerek tarih, gerekse tasavvuf kaynaklarnda bu tezi teyid edecek birok veriye rastlamak m m kndr. te tasavvufun byle bir sentez olarak tarih sahnesine kabilmesi iin, yaklak ikiyz yln gemesi gerekti. Bu se beple, slm zhdnn zaman iinde gerek bir mistik m uh tevaya kavuarak birtakm mistik teoriler retmeye bala mak suretiyle tasavvuf dediimiz olaya dnmesi, ancak IX. yzyldan itibaren sz konusudur. Gzden karlmamas icap eden ilk tarihsel veri udur: Gerek anlamda ilk mta-

savvjlar diyebileceimiz, tasavvuf cereyannn ilk temsilcile

ri, Mrf-i Kerhi (l. 815), Znnn- Msri (l. 860), Seriyyi Sakali (l. 865), Byezid-i Bistmi (l. 874), Cneyd-i Ba dadi (l. 910), Hallc- Mansr (l. 922) ve daha bazlar, ge nellikle bu ve mteakip yzyln insanlardr. kinci nemli tarihsel veri, tasavvuf dediimiz bu sente zin, slmn beii olan Hicazda deil de, M nbil H ill de nilen Msr, Suriye, Irak ve Iran gibi, yzlerce yllk eski mistik dinlerin ve kltrlerinin izlerini hl canl bir biim de koruyan lkelerde ortaya km olmasdr. Yukarda isimleri zikredilen mutasavvflar ve daha biroklan, kken olarak Hicazl deil, bu saylan lkelerdendi. nc ve yukardakiyle balantl olan nemli bir tarih sel veri, bu saylan mutasavvflarn byk bir ksmnn, ara larnda Arap kkenliler de bulunmakla beraber, gayri Arap ve hatt bir iki nesil nceden ya Hristiyan, ya Zerdti, ya da Maniheist olan, sosyoekonomik bakmdan orta seviyede ki, genellikle esnaf ailelerden geliyor olmalaryd. Bu, yuka rda sz edilen Islm ncesi mistik kltrlere ait etkilerin hangi yollarla girdiini anlamamza da yardmc olduu gibi, tasavvufun ortaa slm toplumunda hangi sosyal ortamda ortaya ktn da gstermektedir. Byle olunca tasavvufun sosyal tabannn, tpk teorik yani doktrin tabannda olduu gibi, esasen slm ncesi eski mistik kltrlerin vrisi olan mevli dediimiz gayri Arap kkenli tabaka ile, zellikle de eski Mezopotamya topraklarnda ilk Islm fetihlerini mte akip kurulmu Basra ve Kfede -daha sonra bunlara Badat da katld- yerleen ve bu tabakayla temasa geen Arap k kenli yeni nfus olduu rahatlkla sylenebilir. O halde, XI. yzyl sonlarna kadarki haliyle tasavvuf ol gusuna sosyal tarih perspektifinden bakldnda, -hi p hesiz, tasavvufun artk u kadar yzyllk hkimiyeti altn da yorulmu bugnk mantklaryla meseleye bakanlar

isyan ettirecek- u sz sylenebilir: Tasavvuf haddi ztnda,


kendi kltrleri zerine -dardan, stelik medeniyete daha aa seviyedeki- gzpek bedevi Arap fatihleri sayesinde h kimiyet kuran slmn tevhid inancn fa z la yaln ve ak bu lan kkl ve yerleik stn" bir kltrn mensuplarnn, bu

kltr galiplerin inancnn kalplarn kullanmak suretiyle o


inan ierisinde tekrar diriltme, yaatabilme ve koruyabilme abas olarak, slm'n iinde det paralel bir din" eklinde alglanabilir.

Drdnc ve belki yukandakilerinden daha da nemli bir dier tarihsel veri, bizzat teorik temelde tasavvufun esp risidir. Dikkat edilirse tasavvuf, Islmn, Yaradan yaratlandan ayrmak suretiyle ortaya koyduu Yarada-yaratlan ayrm"n, yani kendine mahsus deyimiyle tevhid deni

len Allahn kesinlikle ortak kabul etmez birlii ilkesine mukabil, yaratlann, Yaradann tecellisinden, zuhurundan baka bir ey olmadn varsaymak suretiyle ortadan kal drmaya alan bir mistik felsefe olarak slm tarih ve kl trnde ortaya kmtr. Tasavvuf teorilerinin bln var yantlarnn esas olarak bu temelde birletii sylenebilir. Tasavvuf, bu ikilii ortadan kaldracak arac bir kavram da gelitirmi, insan- kmil dedii, ideal insan simgeleyen bu arac kavram, stn lhi sfatlarla donatarak -bir an lamda zmnen det slmn peygamberlik kurumuna ra kip olarak gelitirdii- velyet teorisi iine yerletirmitir. nsann lhi geree ulat son noktay temsil eden insc- hmil mertebesine, ancak velyet sistemindeki bln kademelerin almasyla ulalabilir.5 Kutb yahut tvs tbir edilen en st noktadaki, kinat Allah adna idare eden en byk veliden, aa doru, bu teorinin ngrd silsile-i mertip iinde yer alan en dk rtbeli veliye kadar Vcl5 Bu mesele iin insi. bk. Ahmed Subh Furat. Veli**, Isldm Ansiklopedisi; P de Jong, Quib", Encyclopdie de l'Jslam 166

yet teorisinin dikkatli bir tahlili, bize, slmn tevhid inan

cyla pek kolay badamayacak, det Allahn sfatlarn ve kudretini onun adna kullanan insanst fevkalde vasflar la donanm bir yar tanrlar panteonu ile kar karya bulunduumuz izlenimini verir. Bu yapsyla tasavvufun gerek siyasi evrelere, gerekse halka kendifi kabul ettirmesi ve baz iddetli muhalif ev relere ramen yzlerce yl varln srdrerek bugnlere gelmesi kolay olmad. Bugn byk birer veli olarak takdis edilen Byezid-i Bistmi, Cneyd-i Baddi, Hallc- Mansr gibi mutasavvflarn ve daha biroklarnn slmn tev hid inancna ters bir konumda duran bu tasavvufi teorileri, ilk zamanlarda lem tarafndan iddetli tepkilerle karla t ve kendileri zndk ve nlhid ilan ve bir ksm da idam edildi. Tasavvuf tarihi bu tr olaylarla doludur ve bunlarn en trajik rnei, ok iyi bilinen Hallc- Mansr hadisesidir. Tasavvufun kendini kabul ettirme mcadelesi XI. yzyla kadar srd. Bu arada mutasavvflar, ilk teorilerini birtakm tevillerle yumuatp lemnn ve siysi evrelerin tepkisini daha az ekecek biimlere soktular. Ayrca silsilelerini, yu karda da deinildii gibi, Ashb- Sffe denilen, Peygamber dneminin ilk bekr ve yar zhid bir grup sahabesine ve hem maddi hem mnevi silsile olarak zellikle de Peygam berin damad Hz. Aliye balanarak, onun vastasyla da biz zat Peygamberin kendisine dayandrmak suretiyle kendile rini merlatrmaya altlar. Tabiatyla bu arada pek ok da silsile uyduruklu. Ancak XI. yzylda, mam Gazzli (l, I l l l ) nin gayretiyle tasavvuf ve slm bark hale getirile rek -burada nasl olduunu izaha giriemeyeceimiz- bir yu muama saland. Gazzliden sonra tasavvuf, ulema ve mu tasavvflarn karlkl biribirlerini trplemeleri sonucunda artk gerek toplumda gerek siyasi evrelerde, gerekse en azndan belli bir ulema nezdinde daha kolay kabullenilir bir

konuma geldi. Hatt XI. yzyldan itibaren tarikatlarn orta ya kmaya balamasyla, eyhlerin keram etlerin i anlatan menkabelerin, onlarn etrafnda yaratt karizm ann da b yk katksyla ileriki yzyllarda artk M slm an kam uoyu nun byk bir ounluunun slmdan ayr dnem eye cei, hatt slmla zde grecei bir hale brnd. Vaktiy le sfileri zn d k ve m ll d diye gren bu kam uoyu bugn, tasavvufu kabul etm eyenleri neredeyse slm d sayacak bir noktaya ulat. Bununla beraber, tasavvufun, daha dorusu, karizm alar n ve buna bal olarak manevi glerini keif ve keram etle rinden alan mutasavvflarn ve sfilerin, bilimsel olarak s lm temsil eden ve otoritesini bu bilim sel konu m u n d an alan ulema ile arasndaki ihtilaflar hibir zam an bitm edi. Ulemadan sfilie geenlere ram en, zaman zam an alevle nerek srd; zaman zaman bark dnem ler yaand. XIII. yzyl, tasavvufun k en d i tarih sel geliim sreci iinde en byk dnm noktasn gerekletirm esine ahit oldu: Bazlarnn srarla redde alm alarna ram en, Neoplatonist teozofinin tasavvufa yansyan b ir vary an tn dan baka birey olmayp, esasen daha nce, yukarda isimleri saylan baz mutasavvflarda fikren mevcut olm akla bera ber, btn alarn en nl mutasavvf M uhyiddin Arabi tarafndan metafizik bir sistem halinde gelitirilen V ahdcl-i V cud teorisi, btn tasavvuf telkkilerini etkiledi.6 Tasav vuf artk slm dnyasnn her tarafnda bu m istik felsefe nin hkimiyetine girdi. Bu teorinin ileri boyutlara vardr larak deiik zam an ve m eknlarda, mesela H urufilerce p a n teizm olarak da yorumlanm ve materyalist bir m ahi yet kazanm olduunu, bu yzden de siyasi otoritelere kar birok toplum hareketlerinin dom asna sebebiyet
6 Bu konuda zellikle iki m him bilim ad am nn, M ichcl C hodkicw icz ile, W il liam C. C hiltik'in gereklen ufuk ac eserlerini tavsiye etm ek gerekiyor.

verdiini ok iyi biliyoruz, ki bunun Osmanl dneminde ki en tannm rnei, eyh Bedreddindir. Vahclet-i Vcud teorisinin ve buna bal olarak -mutasavvflarn aktan te lffuz etmedikleri, ama zmnen peygamberlerden stn ol duunu imdan da kamadklar- lnsan- km il teorisinin slmn tevhid inancnda at yaralar sebebiyle, vaktiyle lbn Teymiyye (l. 1328) ve Birgivi Mehmed Efendi gibi ule mnn bu gibi tasavvuf telkkilerine ve mensuplarna at teolojik sava, zelde tasavvuf, genelde slm dnce tarihinin ilgin sayfalan arasnda yer alr. te XI. yzyldan itibaren Ortadou slm dnyasn ii ne alan geni topraklarda tasavvuf, yava yava belli bir te kilat dahilinde dzenlenmi birtakm sfi teekklleri orta ya karmaya balad. eyh denilen mistik nderlerin mut lak otoriteleri ynetimindeki bu mistik teekkllere tarikat (oulu turuk, yahut taraik), veya taife (oulu tavif) de nildi. eyhin bu kar klamaz mutlak otoritesi altnda ge litirilen sistematik bir hiyerarinin hakim olduu bu teek kllerin ilk modelleri, hi phe yok ki, daha nceki Yahu di, Hristiyan, yahut Budist tarikatlard. Tasavvuf kaynakla rnda bu etkilenmeleri cyid eden birtakm anekdotlarn bulunduunu ok iyi biliyoruz. Ayrca, pek ok tarikatn gelitirdii, slm hibir temeli bulunmayan bu sk hiye rarik yaplar, yin usulleri ve baz erkn da, bu etkilenme lerin tarihsel belgeleridir. Tarikatlar dnemi bir bakma ar tk, tasavvtfi nazariyeler dneminin sona eri, mnhasran resmi yin ve erkn (rieller) hkimiyeti devrinin balay dnemi saylabilir. Dolaysyla tasavvufun tarikatlar haline dnm , bir anlamda slm dncesine derin mistik boyutlar katan teorik tasavvufun sonunu hazrlam sayla bilir ki, slm dnyasndaki tasavvufun bugnk manzaras da, tarikatlar hkimiyetindeki bu ikinci dnemin bir uzan tsndan baka bir ey deildir.

Bu M slman tarikatlarn hibirinin Hicaz m ntakasnda domam ve yaylmam olmas, hatt bugn de burasnn tasavvufa tam am en kapal bulu n m as, zerin d e d n l mesi gereken son derece dikkat ekici b ir durum dur. Artk O rtadoudan balam ak su retiyle b ir yan d an Kuzey A fri kaya, te yandan Uzak Douya kadar b t n bir slm d n yas, ortaalar boyunca m uhtelif m istik eilim lerdeki tari katlarn teekkl ve gelimelerine, yaylm alarna sahne ol du. Bunlar, gittikleri yerlerde zam anla m ahalli klt rleri zmseyerek kendilerini oralarn zelliklerine uyarladlar. Bu sebeple bir tarikatn ayn devirde deiik corafi m ntakalardaki grnm lerinin biribirinden farkl nitelikler ka zanmas olaynn tasavvuf tarihinde pek ok rnei olduu gibi, ayn tarikatn zaman iinde birtakm deiim ler geir diinin rnekleri de vardr. Mesel, O rtadouda ortaya kp Asyada, U zakdouda yaylan tarikatlar, oradaki eski Budist ve Maniheist veya daha baka m istik kalntlarla ka rtlar. Kuzey Afrikada yerleenler, yin ve erknlarna ay n ekilde oralarn mahalli geleneklerini kattlar. Bu ise bir ksm tarikatlar bnyesinde -Rifilerdeki b u rh a n denilen kendine ikence etme riteli gibi- slmla badamayan b a z uygulamalarn, pek ok mitolojik unsurlarn ve hurafele rin rahata yer bulmasn salad. Sosyolojik olarak ok tabii grnen bu zmseme sreci nin, m uhtev olarak hurafelerle kark bir M slm anlk anlay dourm asna karlk, pratikte nem li bir faydas da oldu: Tarikatlar araclyla o blgeler halklarnn, eski geleneklerinden pek ayrlm adan, dolaysyla, b sb t n farkl bir kltr dairesine girm enin yaratt tedirginlie meydan vermeden, yalnzca kalplar deitirerek kolayca m rid olm alarn, bu vasta ile M slm anla geilerini salamak imkn dahiline girmi oluyordu. slmn Asya, Afrika ve Balkanlardaki yaylma srecinde tarikatlarn oy-

nad roller bugn ok iyi biliniyor. Nitekim, Osmanllarn Balkanlardaki fetih hareketlerine paralel olarak bura larda faaliyet gsteren tarikatlarn, yerli halklar yeni yne time sndrmalar asndan nemli bir grev yaptklar, ama yaydklar slm tarznn da, byk lde hurafelere dayal bir M slmanlk olduu tarihsel bir gerektir. Bu ko nular zerinde uraan tarihiler, genellikle meselenin bu tarafyla pek ilgilenmemilerdir. Tarikatlarn gnm zn Bat dnyasnda da ayn misyonu yerine getirdiklerine, pek ok Batl entelektelin, kendilerine fevkalde egzotik gelen bu mistik evreler vastasyla slm kabul ettiklerine dair olduka ilgin rnekler vardr.7 Son olarak u noktaya da temas etmek gerektiini d nyoruz: Tasavvuf ve dolaysyla tarikat denilen bu sfi te ekkller, IX. yzyldan yaklak XIII. yzyla kadar, bu yzyldan da, eski younlukta ve parlaklkta olmamakla be raber, neredeyse zamanmza kadar muazzam bir tasavvuf dncesi, bir blm ilmi, ve buna paralel olarak, edebiyaty la, msikisiyle, mimarisiyle, yle bir kalemde reddedilemiyecek byk bir kltr yarattlar. Baka bir deyile, slm'n
Zhiri (exoteric) bilgisini reten ulemann yannda, blni

(esoteric) cephesine dair -her zaman da shhatli olmayanyorumlar reten birer mektep haline geldiler. lerinde Kalenderiyye gibi, slmn temel inanlaryla taban tabana zt konumda bulunanlar olduu gibi, Nakibendiyyc gibi, Sn ni esaslara titizlikle uyanlar da oldu. Tarihsel perspektife dayal bu ksa tahlilden sonra, sanyo ruz, tasavvuf ve tarikatlarn slmla ilikilerinin hangi bo yutlarda olduuna dair belli bir fikir edinilmi olacaktr. Bu gn tarih, ortaalardan zamanmza intikal eden bu nuaz7 Bu konuyla ilgili olarak. Nakibendiliin ngilteredeki konumu vc oynad role dair baarl bir aratrma iin bk. Tayfun Alay, Halda Bir Nahsi Cemaati: Scyh Nzm Kbrs i rnei. stanbul 1996, letiim Yaynlar.

zam kltrn bir analizinin ve eletirisinin yaplmas zama nnn geldiini bize hatrlatyor. Tasavvuf bugnn modern dnyasnn insanna, eskiden olduu gibi, problemlerden bir ka veya, birtakm ekstatik yinlerin toplumsal krizinin salad sahte bir hafifleme, aldatc bir kurtulu yolu mu olacaktr, yoksa tam aksine, o problemlerin zm konu sunda yardmc olacak, sknete kavumu ince bir ruh dnyas, geni bir dnce perspektifi mi sunacaktr? San yoruz, artk bu soruyu cevaplandrmann zamandr. Kanaatimizce bugn tasavvufun ve tabii ki tarikatlarn bu noktada kendilerini yeni bir deerlendirmeye ve eletirel bir ileme tbi tutulmalar elzem gibi grnyor. slm dnyasnn XIX. yzyldan bu yana giderek hzlanan bir bi imde, gerek d artlarn, gerekse kendi i geliiminin neti cesinde mruz kald deiim krizleri, bugn birok islmi bilim daln nasl kendini bir metot ve muhtev kritiine t bi tutarak yeniden yaplanma noktasna getirmi ve nasl bu hususla tarihin dayatmas ile kar karya brakmsa, yle grnyor ki, tasavvuf ve tarikatlar da artk, gerek ortaa lardan kalma yaplarn, gerekse doktrinlerini ayn ekilde bir yeniden yaplanma srecine sokma, belki oktandr yal nzca ritellere arlk vermek sureliyle ihmal ettikleri d nce, tefekkr boyutuna eilerek yeni teoriler retme noktasna gelmi bulunuyorlar. Herhalde tasavvufun bu i lemden getikten sonra, kendini yeniden reterek, artk hurafelerden arnm bir biimde slm kltrne yeni kat klar salamasn beklemek, hayalperestlik olmasa gerektir. Bu itibarla, tasavvufun Islma getirilerini ve gtrlerini salkl bir muhasebe ilemine ve eletiriye tbi tutmadan, srf birtakm yozlamalara bakarak ona fanatik bir biimde kar kmak, slmla hi ilgisinin bulunmadn iddia et mek kadar - nk byle yapanlar, bir Muhyiddin Arabiyi, bir Mcvlana Celleddin Rmiyi, bir Yunus Emreyi, bir Ha

c Bekta feda etmeye raz oluyorlar demektir- geleneksel yapsn hibir eletiriden geirmeden, muhasebesini yap madan kr krne balanmak da, -nk bunlar ynla hurafeye ve insann hr iradesinin eyhlerin Lekeline tesli mine sahip kyorlar demektir- yanl bir yaklamdr ve mevcut problemleri asl ortadan kaldrmayacaktr.

Kreselleme Karsnda slm Yahut slm Bugne ve Gelecee Tamak*

K on u m u za, slm dnyasyla ilgili u tarih gerein altn izerek girm ek istiyoruz: Bugnk dnyada, iinde biitn bir

Trk lemi de dahil olmak zere, fizik varlyla yirmi birinci yzyla ayak basmak zere olan slm, zihniyet, dnce, bi lim, kltr ve toplum yaps olarak henz ortaalarda yaa maktadr. Bugn slm dnyas, dnyann yaklak drtte bir nfusuna sahip olarak, Batdan gelen kreselleme akmlar na kendi karlarna uygun bir dorultuda katk salayabile cek konumda bulunmas gerekirken, katk salamak bir yana, karlarn koruyabilecek gce dahi sahip deildir.
B u g n k arm zd a, m o d e rn ite n in X IX . y zy ld a n beri n ne yd birok probleme ramen, X XI. yzyla yakla tm z u yllarda btn dnyay saran hzl siyasal, tekno lojik, ekonom ik ve kltrel deiimler frtnas iinde ne ya pacan bilemez bir durum da, Batdaki gelimeleri karma k bir ruh hali iinde yalnzca seyreden ve onu n kendine
(*) Prof. Dr. Ero! G n g rn hatrasna: M illi K ltrler vc Ktfvscl/<r$wc, VI. Milliyetilik Tarihi Kongresi Konya, 16-18 Ekim 1997, Tebliler vc Tartmalar, Konya 1998,ss.49-60.

verdikleriyle yetinmeye alan bir slm dnyas var. Bug nn Mslmanlar, orta zamanlar leinde siyasal, sosyal ve kltrel olarak gelimi bir toplum ve medeniyetin yara tcs olan bir gemiin iinden gelen mirasyediler olarak imdilik Bat karsndaki komplekslerini yenmeye alyor lar. Yaratldklar devirde gsterdikleri performans devam ettirmekten oktan geri kalm, bulunduklar noktadan bir adm ileri gemeyen ortaa slm bilimlerine -zellikle de dar ereveli ve statik bir fkh anlayna ve dnyaya srtn eviren tkenmi bir tasavvuf anlayna- sarlarak, kendile rini slm ortaana hapsetmi bir durumda, gelecek yle dursun, bugn dahi srtlarnda zor tayorlar. Gelimi Batnn zaman zaman kmseyerek bakt, istedii zaman maniple edebilecei, ekonomik ve toplumsal gelimesini yapamam, ynla problemin iinde bocalamaktan yorul mu perian bir dnya grnts sergiliyorlar. Bu perian dnya, ortaalarn parlak slm medeniyetinin yeniden di rileceini hayal ederek yayor ve bu hayalle teselli buluyor, gnn birinde Bat karsnda rvan alacan dlyor. Bu grnt, Mool istilas sonrasnda Abbas hilfetinin yklyla, yeniden siyasal gc eline geiren putperestliin zaferi karsnda kendilerini mthi bir karamsarln iinde bularak kurtuluu nlerine metafizik dnyann gizemli ka plarn aan tasavvufa teslim olmakta bulan ortaa Msl manlar ile, Bat modernizminin kar konulamaz rzgarlar karsnda, yine tasavvufun -bu defa yksek dnce boyu tunu oktan kaybetmi- srrasyonel dnyas iinde sratle cemaatleerek ada dnyaya arkasn dnmeyi tercih eden bugnn Mslmanlar arasnda ayan hayret bi benzerlik olduu izlenimini veriyor. Bu, zerinde ciddiyetle dnl mesi, analiz edilmesi gereken ilgin bir fenomen olarak, Mslman sosyologlarn, sosyal psikologlarn, antropologla rn, felsefecilerin ve tabii ki tarihilerin nnde duruyor.

Onlar, kiisel olarak slm inancn paylamsalar bile, Ms lman toplumlann iinde yaadklarna gre, bir anlamda bunu yapmak, onlarn bilimsel grevleri olmaldr. Bugn, modernlemeden kan bir kurtulu yolu olma dn gremeyen, gremedii iin de bir kesimiyle giderek dozu artan bir biimde m uhafazakrln bile snrlarn zorlayan bir eit neofanatizmin kollarna atlmay tercih ediyor grnen slm dnyas, bir kesimiyle de, Batnn her geen gn daha arlaan ezici siyasal, ekonomik ve teknolojik stnl karsnda, bir yandan onun emparyalisv yanma duyduu husmetin, dier yandan gelimilii nnde hissettii kskanln ve hatt kendinden bile sak lamaya alt gizli hayranln kompleksi iinde kendini, deiik bir psikolojinin eline teslim etmi grnyor. Bu iki kesim arasnda ise, henz ayan basacak salam bir zemi ne ve sesini bu iki kesime yeterli lde duyuracak nicelik sel ve niteliksel bir tabana henz kavuamam -kendileri bu kelimeyi sarfetmekten ou zaman korksalar bile- modenlemeci bir Mslman entelekteller zmresi, arayla

rn srdryor. te bugn Kuzey Afrikasyla, Trkiyesiy le, lranlyla, Arap lkeleriyle, Orta Asyann Trk! toplumlaryla, Uzak Dou Mslmanlyla, slm dnyasnn ve onlarn yaadklar slmn genel grnts kabaca budur. te bu panorama iinde byk problem, giderek b yyor izlenimini veren boyutlaryla dikkat ekiyor: 1) zah burada uzun srecek olan birtakm sebeplerle, slm son tahlilde siyasal bir ideolojiye indirgeyen ve 1979 ran devrimiyle btn slm lkelerinde hzl bir ivme ka zanm olup, hl aktalitesini koruyan Filistin meselesi nin, Bosna katlimnn ve Kafkas toplumlar! bamszlk hareketlerinin yaratt tepkilerden beslenen bir radikal islmclk akm, slmn evrensel boyutta gerek kltrel ve toplumsal, gerekse bilim ve dnce potansiyelini zayflat

makta, bugnk dnyadaki konum unu aktif olarak sars makta, ihtiva ettii evrensel mesaj tamiri zor bir biimde zedelemektedir. Yalnz burada ok nemli bir nansn altn izmek, tehisi doru yapmak iin gerekli grnyor, ki o da -Batda olduu gibi genellikle Trkiyede de birbirine kartrlan ve ou zaman yanl alglanan- fundamentalist slm ile radika! Islm arasndaki fark gzetmektir. Birinci si, gnmz dnyasndaki modern problemler karsnda zm yollar aramak ve bulmak, bugnn dnyasnda Is lma salam bir yer bulabilmek iin yeniden onun temelle rine, kaynaklarna, kklerine eilmeyi hedefleyen bilimsel ve fikri akmlar, hareketleri, kincisi ise, bu birincisini de karsna alarak slm siyasal ideoloji olarak kullanmak suretiyle, kurtulu yolunun slm devleti" kurmaktan ge tiini varsayan siyasal harekete denmektedir. Grld gi bi, bu ikisi arasndaki fark ok byktr. nk birincisi karakteri itibariyle -Batllamac deil ama- modernlemecidir; demokrasiye aktr; onu reddetmez. Bu ikinci eilim, demokrasiyi Bat'mn rn olduu iin tgt rejim" damgasyla reddedip, henz ikn edici bir programn ortaya koyamad, portresini izemedii -ve hi bir zaman izemeyecei- ama kendine kurtulu yolunu aacana inand topik bir slm devleti peinde ko maktadr. nk lsim dnyasnn geri kalmlnn suu nu -asl sulunun, kendim skolastisizmin duvarlarna kendi eliyle hapseden slm dnyasnn bizzat kendisi olduunu unutarak- Bat emperyalizminden ektii aclar tutamak yapmak suretiyle -belki ksmen hakl olarak- Batya ykle meye almakta ve ona ierlemekte, ancak gl bir slm devleti sayesinde yeniden eski gcne kavuacan var saymaktadr. Oysa bu eilimin, 1980lerden bu yana vuk bulan gelimeler gz nne alndnda, belki farkna varl dndan ok daha fazla tslm dnyasn menfi ynde etki178

leyerek onu gittike hzlanan bir tepkiselliin iine ilmekte olduuna, bu tepkiselliin ise onun yaratclk ve reticilik kabiliyetini giderek kreltmekte bulunduuna dikkat et mek gerekiyor. Gerekte radikal yahut siyasal slamcln douu yeni deildir. Her eyden nce bizzat Kuranda stats izilmi bir slm devletinden, bir siyasal rejim modelinden veya si yaset teorisinden kesinlikle bahsedilmedii ok ak bir e kilde bilindii halde, Mslman entelekteller XIX. yzy ln ikinci yarsndan itibaren bir Islm devleti modeli ta savvur etmeye baladlar. Byle bir eilim iine girilmesinin sebebi, aslnda Bat smrgeciliinin igaline urayan lke entelektellerinin bu modeli bu hegemonyadan kurtuluun yegne yolu olarak grmeleriydi. 1930Iu ve 40h yllarda Pakistandaki Ebul-Al el-Mevdd harekelini, yine yakla k ayn yllarda Msrdaki Haan el-Bennnn balatt //vcln'l-Mslimn (Mslman Kardeler) akmn yaratan te mel faktr, Bat emperyalizmine ve onun bir lei olarak grdkleri, Batllamac mahall hkmetlere duyulan tep kinin bir rn olarak grdmz bu inan idi. Daha ye ni bir olgu olarak ah rejimine kar 1979da gerekletiri len ran ihtilli ve bugnk Afganistanda btn fanatiz miyle sren Tliban hareketi, hep bu bozuk siyasal ve sos yoekonomik artlarn dourduu radikal slm hareketler olarak birer siyasal ideoloji kimliiyle gndeme geldiler. Trkiye de bu genel grntnn dnda deildi. Burada kendi gelenek ve tarihinden kopuk bir ekilde 1970Ier son rasnda gelimeye balayan ve 1980-1990 arasnda iyice iv me kazanan slm hareket, anakronik bir biimde, Trkiye tarihinin dndaki bu siyasal konjonktrn etkisiyle olulu ve kendini sz edilen hareketlerin fikir rnleriyle besle di. rann bugn, ihtilalle birlikle iyice siyasallam ii ide olojiyi Islm hviyeti ile gerek Ortadouya gerekse Sovyet

Rusyann dalmyla, Rus siyasal boyunduruundan ve ateizmden yeni kurtularak bamszlna kavuan Asya Trki cumhuriyetlerine ihra etme gayretinde olduu bilin meyen bir olay deildir. Trkiye de buna karlk, buralara yumuak ve dolayl yollardan kendi Kemalist laiklik mode lini telkine urayor. te slm dnyasndaki bu siyasal slm akmlarnn hep sinin hedefi, zelde biribirinden biraz deiik modeller ol makla birlikte, esas itibariyle, gerek esprisini ve tarihsel artlarn doru ve iyi anlamadklar Asr- sadel devrin deki slm devletini ihy etmektir. Oysa bugn de slmn mnhasran dayatmac bir siyasal ideoloji, bir devlet, bir re jim modeli olarak anlalmak istenmesinin ve uygulanmas nn Pakistan, Msr ve zellikle ran ve Afganistandaki Ms lman toplumlar getirdii nokta, tartlamayacak kadar or tadadr. Ancak, slm dnyasnn yaad bu bunalmda en az Islm meselelerini ancak Islm devleti zer" dnce siyle zetleyebileceimiz radikal Islmclk eilimlerinin pa y kadar, belki daha da fazla bamszlklarna kavuan slm lkelerinde, bamszln elde edilmesinden hemen sonra asker desteiyle ynetime hkim olan radikal laisizm ve Ba tllamac modernleme yanls jakoben elit kesimlerin s lm kart tutumlarnn pay bulunduunu da kabul etmek gerekir. Bu, ok iyi analiz edilmesi, irdelenmesi ve hepsin den nemlisi, doru tehis konulmas gereken bir olgudur. slm lkelerindeki radikal eilimleri, bu olguyu analiz et meden anlamaya ve aklamaya almak mmkn deildir. Her halkrda, slm siyasal bir rejim olarak dnmenin ve onu siyasal bir ideolojiye indirgemenin, dnyann kre sellemeye doru hzla itildii zamanmzda, slmn doru anlalmasna byk lde engel tekil etlii her gn pek ok rnekleriyle grlyor. Samuel Hunlingtonun Trki yede zerinde ok tartlan tezi, byle bir grntden kay-

naklamyor. Ayrca siyaset gibi, tabiat icab ok deiken bir olgunun, bir tek model iine sdrlmasnn mmkn bu lunmadna btn bir insanlk tarihi bata olmak zere s lmn bizzat kendi tarihi ahit olduuna gre, onu byle dar kalplara sokmann yanll daha da iyi beliriyor. 2) En az bunun kadar nemli ve slmn ada dnyada yerini alabilmesi, ona her alanda mspet katklarda buluna bilmesi bakmndan hayat deerde ikinci problem, slm bilimlerinin ve dncesinin yeniden retilmesi meselesi dir. Bugn slm dnyasnn gelecei asndan Mslman entelektellerin ve bilim adamlarnn nnde duran en b yk problem de kanaatimizce budur. Oysa bugn grnen manzara, bu adan Mslman toplumlarn slm ortaa ndan bu yana pek fazla adm atmadklarn gsteriyor. slmn klc olduunda hi kimsenin phesi bulunma yan Osmanl mparatorluunun bile, slmn beyni" olma konumuna gelebildiini syleyebilmek hi de o kadar kolay deildir. nk XVI. yzyl dnyasnn sper gc olan bu imparatorlukta, bilimsel seviye, bilimsel dnce ve zihni yet neredeyse, asr evvel ortadan kalkm Abbas dne minin brakt yerde duruyordu denilebilir; niLekim ylece de kalmtr. Bunu grebilmek iin Osmanl dneminin en ok kullanlan bilimsel referanslarna sadece bir gz atmak yeterli olacakr. O zaman, bu muhteem imparatorluun en ihtiaml a olarak bilinen XVI. yzylda bile en gzde bilimsel referanslarn, Osmanl ulemas tarafndan yeni telif edilmi orijinal eserler deil, XI.-XIV ve ksmen XV asrn Arap ulemas tarafndan yazlm eserler olduu kolaylkla grlecektir. Bugnn slm dnyas slm dnce ve bilimsel seviye olarak ok fazla ileride deildir. Baz slm lkelerinde mevcut bilimsel araylarn, henz ciddi sonular ortaya koyabildii sylenemez. Ortaalarda Endls, Msr, Irak

ve Maverannehirdeki bilimsel retimin, yksek dnce dzeyinin bir benzerini bugn grebilm ek m m kn m dr? Bugn Sovyet Rusyann hegemonyasndan yeni kur tulmu olan Orta Asya Trk halklarnda acaba ortaalarn slm bilim ve dnce merkezleri olan ve bugn kendi topraklarnda bulunan Buhara, Semerkand, Hrezm, Belh, Tirmiz, Merv ve Reyin o parlak gnlerinden neler kalm tr? Bu ehirler gnn birinde slm bilim lerin yeniden retilmesi srecinde yine eski parlak gnlerini hatrlatacak yeni bir performans ortaya koyabilecekler mi? Bugnn Mslmanlar geneli itibariyle, tketm ekte sa knca grmedikleri Bat teknolojisinin rnlerini kullanma nn, Baldlar gibi giyinmenin, Baldlar gibi elenmenin, ta tile km ann yaratt aldatc bir adalk zihniyetinin gdm nde, m odernitenin nlerine yd problemleri, hl bu ortaa slm bilimlerinin eserlerine, mnhasran iki slm disiplinine snmak suretiyle zmeye aba gs teriyorlar. Bu iki gzde disiplinin biri, henz on birinci yzylda geldii seviyeyi geememi ve o zam andan beri kendini lekrar etmekte olup, bir zamanlar dnyann en iyi organize olm u devlet ve toplum larndan birini retmi olan dinamizmini oktan kaybetmi fkh 'lr. XIX. yzylda Ahmed Cevdet Paa gibi bir hukuk dehsnn btn abala rna ramen, toplumsal, hukuk ve siyasi btn fonksiyon ve kuramlarndan soyutlanm, yalnzca ibadet, ahs ve ai le hukukuyla ilgili muamelat konularna indirgenmi olan fk h , zalen zayf olduu kamu hukuku alanndaki gelime sini tamamlayacak yerde, zellikle ibadet alannda ok fazla teferruata dalm, Mslmanl muhafaza altna alm ve hakkn vermi olma vehminin yaratt sahte bir rehavet hissi dourduu iin hemen btn slm leminde en gz de bir konumdadr. kinci disiplin ise, arlk yksek dn ce ve yksek mislik lecrbe boyutunu oklan kaybetmi.

basit ve ruhsuz riyazi egzersizlerin ve estetik zevki, ruhu kalmam yinlerin basitliine drlm bir szde ta savvuftur. Bu iki disiplin, dayatan modernizmden ka iin bugnn sradan Mslmanlarna ok uygun bir s nak oluturmakta ve kanaatimizce onlarn zihinlerinin ve gzlerinin gelecee ynelmesini engelledii gibi, gemie zendirmekten baka da bir ie yaramamaktadr. Oysa bugn tarih artk, ekonomik ve toplumsal gelime lerini en ksa zamanda tamamlayp dnya lsnde gn mzn bilimsel, teknolojik ve kltrel seviyesine mutlaka eriilmek gibi olmazsa olmaz bir zorunluluun tesinde, bunlarn nda slm bilimleri yeniden retmeyi yerine getirilmesi gereken cil bir grev olarak Mslmanlarn nne getirip brakmtr. Fkhn, tefsirin, kelmn, hatt hadsin, gerek metodoloji, gerekse muhtev olarak kkl bir revizyondan geirilmesi, gncelletirilmesi kanlmaz hale gelmitir. Artk bu bilim dallan, ortaalardan miras kalan birtakm tortularndan arndrlp, modern bilimlerin -zellikle de sosyal bilimlerin ve mnhasran sosyal tarih aratrmalarnn sunduu verilerden yararlanarak kendileri ni aktel hale getirmek ve yenilemek mecburiyetindedirler. Eer Mslmanlar, bugn kendilerini gnmz dnyasn da sz sahibi ve saygn bir mevkide grmek isliyorlarsa, bir yandan dnya bilimine katkda bulunma zorunda olduklar gibi, bir yandan da kanaatimizce Islm da ortaalardan bugne ve gelecee tamann anayollarndan biri olarak bu yola girmek zorunda grnyorlar. Bu noktada merhum Fazlur Rahmann analizlerinin ne kadar isabetli olduu bir kere daha ortaya kyor. 3) Belki bu iki problemin de temelinde yatan bir nc problem, bugnn Mslmanlarnn, yine kendilerinin imal ettikleri yanl ve deforme bir tarih bilincine ve alglayna saplanp kalm olmalar, dolaysyla slm alglamada bu

deforme tarih bilincinin ve alglamasnn etkisiyle byk yanllar yapmalardr. Bu yanllarn en by ve Msl manlarn alarn doru alglayp yaamalarnn nndeki en tehlikeli engel, slmn ayr, Mslman toplumlarm ya adklar tarihin ve o tarihin iinde yarattklar kltrn ayr olduu gereini unutarak, o tarihi ve kltr analiz edip kavramaya alacak yerde, onunla hi ilgisi bulunmayan ve geni lde menkabeye dayal bir deforme tarih reterek onu slmla zdeletirmeleridir. Bu, sebepsiz yere meydana km bir olgu olmayp, yukarda sz edilen Bat emperya lizmine ve kendi lkelerindeki siyasal glerin ve onlarla i birlii iindeki Batc entelektellerinin -redd-i miras diye zetlenen- geleneksel deerlere dmanlk eklindeki tavr larna gsterilen bir tepkinin sonucu olup, bir eit snak olarak, modernlemeden kala ok yakndan balantldr. Bu yanl tarih alglaynn ve onun yaratt deforme larih bilincinin oluumu, her ne kadar bugn itibariyle yu karda aklanmaya allan durumla ilgili olarak yeniden glenmi olmakla birlikte, aslnda yeni deildir. Bugn ok iyi gzlemlemek ve anlamak zorunda olduumuz bu sre, esas itibariyle daha Emev hilfetiyle birlikle balam, Ab bas hilfeti zamannda gelimi ve XIX. yzyla kadar srp gelmitir. Dolaysyla baedemedikleri problemlerle karla tklarnda Mslman toplumlar tarafndan taknlan konjonktrcl bir tavrdr denebilir. XIX. yzylda Bal emperya lizminin dourduu hn, bu deforme bilinci yeniden g lendirdii gibi, iyice tepkiselleip bsbtn bozularak gn mze kadar gelmesine yol amtr. yle ki gnmz Ms lmanlar, insanln XXI. yzyln eiine dayand u yl larda, asrlardr kendi rettikleri bu deforme tarih bilincinin etkisi altnda hl efsaneleri tarih zannediyorlar. Yukarda szn ettiimiz siyasal slm akmlarnn bir aya da bu raya dayanr.

Kanaatimizce byle deforme bir tarih bilinci ve alglay yla yola kan, Peygamber dneminden uzaklatka, o devri ve ondan sonraki devirleri srayla asr- saadet, altn devir, altna (Gden Age, Age d'Or) imajyla giderek kutsallatrmak suretiyle srekli kendileriyle beraber ta yan Mslman toplumlar, zamanla bu imaj kendi mill ta rihlerine uyarlamaya baladlar. Mesel XX. yzyl Trki yesindeki Trklerin kimi iin altna, Ouz Kaan, Attila, yahut Bilge Kaan devrini, veya ksaca slm ncesi a lar, kimileri iin Osmanl dnemini, kimi iin de Ata trkn yaad yllar ifade ediyor. Bu zlemi ekenler iinden, zaman zaman o dnemlere geri dnn yollarn anyanlar kyor. Evet, slm toplumlanntn tarihsel bilinleri, daha Peygamberin vefatndan yarm asr gemeden, Emev ve on dan sonra da Abbas dneminin siyasal ve toplumsal al kantlarnn etkisiyle bozulmaya, Peygamberin yaad dnemi byk bir zlemle anmaya balayarak yava yava efsane tlleriyle sarmaya yneldiler. Bu zlemin etkisiyle hayallerinde det cennetin yaand bir altn devir yara tarak adna Asr- sadet" dediler. O devirden uzaklald lde onu kendilerinin yarattklar efsnelerin, menkabelerin iine sarp sarmaladlar. Peygamberin ve sahabe deni len yakn arkadalarnn da eninde sonunda birer insan ol duklarn, zellikle de sahabenin, dier insanlar gibi hat yapabileceklerini, birtakm beer zaaflarnn esiri olabile ceklerini, siyasal ihtiras, kiisel kin ve dmanlk duygusu tayabileceklerini, hareketlerinin bu beeri gdlerle yn lenebileceim hesaba katmadan onlar kutsallatrdlar. Mesel Drt Halifenin kendi dnemlerindeki siyasal tavr allarnn, birtakm idari ve toplumsal tasarruflarnn, o zaman ve zeminlerin gereklerine gre alnm inisiyatifler olduu hesaba katlmad. Banlara dinsellik, dolaysyla

kutsallk izafe edildi. B unun so n u cu , hilfet k u ru m u n u n kutsallatrlmas oldu. Hilfet kurum u, H icaz olarak tan n an , tarih in d e hibir mutlakiyet rejimi tanmam , gebe ve yar-yerleik halk larn serzd yaad O rta Arabistanda, kendi tarihsel tec rbeleri erevesinde, siyasal gelenek haline getirdikleri se ime dayal ve bir r eliinde alan kabile eyhlii ku rum unun, Peygamberin vefatndan sonra otom atik olarak devreye girmesi sonucu oluan bir ynetim biim i olduu, zamanla tamamiyle unu tu ld u . Bylece ilk halifelerin Peygambere yakm ahsiyetlerinin de etkisiyle, tam amiyle k u t sallatrlarak dinsel b ir nitelie b r n d r ld . Emev ve Abbas hilfetlerinin siyasal zihniyet ve ynetim biimleri, eitli devlet kurum larnm oluum u, byk lde Bizans ve Ssan im paratorluklarnn yapsal etkilerini tad, b u nun gibi, slm corafyasnn eitli yerlerindeki M slman devletlerin ynelim biimlerinin de benzeri ekilde blgesel etkileri zmsedii ve klasik slm siyasetbilim cilerinin ki taplarnda ileri srdkleri grlerin, bu siyasal birikim in slm em siyesi altnda teoriletirilm i biim leri olduu unutuldu. Bunlara lslmlik kisvesi giydirildi. Bu suretle za manla, fethedilen komu lkelerde yrrlkle olup slma tamamiyle yabanc olan babadan oula geen hkm darlk kurum u, sa lta n a t adyla hilfetle bu sre iinde zdeleti, kutsallal. O derece kutsallat ki, sultan, Allahn yeryzndeki glgesi olarak Peygambere izafe edilen hadislere konu oldu. Gazzl ve N asrruddn-i Ts gibi ulema, Tur sun Be gibi yksek brokratlar bu teoriyi lslmletiren ki taplar yazdlar, veya kitaplarna blm ler koydular. inde Osmanllarn da bulunduu M slman devletleri yneten hanedanlar, kendi k k lerin i lh iradeye baladlar ve onun tarafndan kutsandklarna inandlar. Bu siyasal kutsallk ve eletirilemezlik katmanyla para-

lel olarak zamanla mezhebi kutsallk ve eletirilemezlik katmanlar ortaya kt. Bunlarn en dikkat ekicilerinden ve kanaatimize gre M slm anlar mezhep duvarlarnn iine hapsederek slm kamuoyunda itihat kapsnn ka panmas" olarak bilinen, itikadi ve fkhi mezheplerin kut sall ve alamazh nyargsdr. Bu mezheplerin imam larnn ve onlarn yaknlarnn, kendi devirlerinin icaplar na uyarak ortaya koyduklar itihatlarn, o devir ve muhit lerin siyasal, toplumsal ve ekonomik artlarnn gerektirdi i hkm ve itihatlar olduu, hatt bu imamlarn bizzat kendilerinin, deien artlara gre kendi itihatlarn za manla bizzat kendilerinin deitirdii hatrlanmaz oldu. Onlarn itihatlar, kendilerinden sonra gelenlerce kutsal lk fanusu iine alnarak dokunulam azlk ve deitirilemezlik kazandrld. Bunu ou zaman da siyasi iktidarlar kendi karlarn koruma yolunda mkemmelen kulland lar. Bunun anlam, alarn deimesine, siyasal ve top lumsal artlarn farkllamasna ramen, slm topumlarmn kendilerinden nce yaanm alarn artlaryla snr landrlmas demek oluyordu. Bu amaz amak isteyenler, mezhepsizlik, zndklk, m lhid lik damgasyla damga landlar. Bu yetmedii gibi, siyasal otoriteler tarafndan ha pislere atldlar, ikencelerle ldrldler. slm toplumlar yzyllarn bylece hep ayn aa g bek balaryla bal olarak geirdiler. Yeniala birlikte balayan Bat toplumlarndaki siyasal, toplumsal ve ekono mik deimeler, bilimsel ve teknolojik gelimeler karsn da bu deimezlik duvarlarnn arkasna kendilerini hapse den Mslman toplumlar, onlardan habersiz kaldlar. Bu deiimin etkilerini haliyle dier Islm loplumlarndan da ha nce ve daha arpc biimlerde hissetmesi gereken Osmanllar, olup bitenleri uzunca bir zamandr ciddiye alma dan yaadlar. Ciddiye almaya baladklarnda ise, mahiye-

tini anbvanudii.tr vc bu yzden korku \ e endie duvm .n., are aramaya baladlar. XYM. v=yl sonlarna kadar zm Kanun Suiun Sleyman dnem inin nizam na (K>;nn- Kadm) geri dnm ekle buldular. XIX. yzvlm ortala rna doru ise. Bat'y .kli etm enin kar yol olduunu sanmaya ve bu yolda fikirler retmeye baladlar. O donem aydn brokratlarnn bu tutum lar, deien dnya artlar n gz ard eden ve asrlardr kendi dzeninin kutsal dei mezliine, "ebed-m ddef liine inanan Osmanl Devletim dalmaktan kurtaramad. ite kanaatimizce. Islm n douundan bu u m a geen asr larda yaanan siyasal ve toplumsal feriklerin etkisi altnda st liste y la ra k gelen bir birikim in tinimi olarak oluan ya n l tarih alglay, Islm dnyasnn bin dny; k su r y llk geini izgisindeki en b yk ve ya ra tt toplum sal bilin k a rk l sebebiyle, Islm to p la m la rn n g eliim iz g ile r in d e k i en nemli tarihsel krlmadr. Biz bu yanl ve sapm tarih alg layn, Islm toplunlarnm zihniyet dnyalarnn oluu mundan, bata bizzat K uran ve Snnet olmak zere, Islm alglay ve yorumlaylarna, slm bilimlerin ve slm d ncesinin yeniden retilememesindcn, toplumsal ve siyasal bilincin deformasyonuna kadar ok derinden ve gl bir ekilde etkileyen en temel menf faktr olarak gryoruz. Bizim kanaatimizce, slm bugn kim ilerine yalnzca vicdanda kalp darya yansmayan pasif bir inan, kimile rine yalnz ibadetlerle snrl bir klt, bir ferd ahlk, kimile rine de bunlara ilveten siyasal bir rejim, siyasal bir ideoloji, bir devlet modeli olarak alglatan sebeplerin banda, mev cut bu sakal ve yanl tarih perspektifi gelir. slm dnce ve bilimi ortaalarda brakan, gelimelerini engelleyen, Is lm loplumlarn oraya hapsederek kendi alarnda yaa malarna mani olan, bugnk kreselleme akmlar iinde nerede duracaklarn bilemez hale geliren, bilinlerini kar188

t u l a n $ k <\Unt. b : c c & $ h k lt b it U 'i k j v v v '; : : ': \ ! ^ ! v,-'n u n lu k t u r . P u n ttu I s n n w u lc b u U u w lu u .K ttu ,- ;.;:! > m e t in d e . t s m ' . k u t t u m n u u 1 t a t t h t u s .t j'u k h y o k s u n lu u v a t n u k u . b u t u m s o n u c u o k t u k . u.-uu d r a t u k r o t ik vc d e to ttn o b it tsl.tu .u l.v ^ t Is l m d tu n .iM u d a h u k n t u v n t t p g O lU rn te k lc d u b i;c e . t s n n t vc tsttu t o p l u m l u u n u . y k lp k a ld k ta n o r ta a la r d a n b u g n e vc jjeleo e Je ta n m a s p o b lo tm m u k b a n a z m e s i n u t m k u t o lm a v a t. a m a o.:U n v o lla u m n r e tilm e s in e b u v ttk o l u d e k a t k v a p a c a k . v c m lu d u ta tn tr m y arata cak . Is l m 'a vc Is l m 'n y ,euusuc s a f lk l bu bak, sag lav acak o la n .savlan b i tatlsel f v s f v k t f t u N e d ir tarihsel ffis / v k til b u r a d a b u tc im lc , "h la m u m i

jn Peygamber M M /n d u r itsufix;i t la ln lJ d'nem l' g n m z M slm anl a,si\la cti/ii bin b n : k \m y llk tarih ki'tnlon gederek Peygamber dnemine ulap o dOnemi sivisu I, lo/'lumsal. ekaih'inl; vc f i i l d i n / ^ t l m n.< tisinde hu mesajn c anlam a geldiini gOsten\ek \ r oiui/iim tekrar vo/u <,ktirak b n c v /n /'i^m ve gelecekte ne /ade edebileceini anlam am z/ y an lm c la ak bu bilimsel ve d r kysyla zihinsel i\/rm" k a ste d iy o ru z
M s l m a n 11v phesi.- su .d .m h a l k n d c i l , M u s h l m a n l u l ve lii- ln r

a d a m la r n n u y g u la m a y a k o y m a k .-ound. o ld k l. ni tem , ay n z a m a n d a l'a .'l K .lm a u 'n k ita b n d a s.l. an latay a a l l ey di. IH e tin .'ilin v cl izle m in j>r>.< l'l' V tirilm c s in d e , ba.ka d is ip lin le r de o lm a k la h r a h e Irm-ldr

y a rd m c olacak iki ana dM|iln, l.l vr sos y o ln jld t l' lo d is ip lin M s l m a n la r n , s z n e l l i l i m i / h .'i la lh ku r id o ru u , a d n a d m Irlis vc la lll etm ek M ir lly le , slm m e sajn b u lu n hatibi s o s y p o lik , M>sy(tpMnln|lk, sesyp e k o n o m ik ve so s y o k lt re l v a lla u su-};crnlri j'.errk h a n g i k a n allarla ve asl lali| m , m b id o iy .' k r a n yl ierisinde yine laj'j ji t n la m r lk iiy le ne |;l>l alg lam a ve

'

yorumlama deiikliklerine veya deformasyonlarna m ruz kaldn grmelerini salayacaktr. M slm an bilim ve d nce adamlar, slmn gemiiyle bugn arasnda, uzun bir zaman, ile ve emek isteyen bu iletiimi kuracaklar ve slm ve slm toplumlarm ortaalardan bugne ve gele cee tayacak yollar kefedeceklerdir. n k bylece bin drtyz yln araya ektii efsne tllerinden, slm toplum larnm zihinlerinde yaratt m itolojik bulaklardan arnm olacak olan K u r an ve Snnet, iine konulduu tak dis fanusundan karlp M slm anlarn doru alglaylar na sunulabilecektir. M slm anlarn bunu bir topya olarak grmemeleri gerekir. nk bu, eer b u g n n ve gelecein dnyasnda kendilerine bir yer edinmek ve gerekten m ut lu bir insanln olumasna katkda bulunm ak istiyorlarsa, slmn evrensel mesajn gerekten gelecee yanstmak ar zusunu gsteriyorlarsa, bugnn M slm anlarnn m utla ka, ama mutlaka amalar gereken etin bir yol olarak nle rinde uzanyor.

D ZN

A
Abbasi Hilfeti 37,176,184, 186 Abbasi mparatorluu 60,100,164 Abbasi mparatorluu Abbasi 31. 32, 82 Abbasiler 98, 163 ABD 92 Abdal Murad 79 Abdal Musa 79 Abdalan- Rum (Rum Abdallar) 79 Abdlhamid II (Padiah) 66, 67, 71, 72, 73, 86, 88, 89 Abdlmecd (Padiah) 123 Advar, A. Adnan 41,68, 137 Afganistan 179,180 Afrika 170 Age d'Or (ayr. bkz. Asr- Saadet) 185 Ahmed Ccvdc Pasa 182 Ahmed-i Yescvi 44, 50, 57, 58, 74, 77 Akpnar, Turgut 27 Alevi Senkretizmi 51 Alevi 84 Alevi-Bektai Toplumu / Kesimi 148, 149, 151 Aleviler (24, 152 Alevilik 31, 45, 46, 48, 49, 50, 147. 150, 151, 152,154, 155 Alevilik-Bektailik Tanmalar 147, 151 Alevilik-Sunnilik Meselesi 139, 141 Alunordu 32 Anadolu Seluklular 62 Anadolu Trkleri 55 Anadolu 40, 4.5, 46, 47, 48, 50, 59, 79, 83, 103, 115, 122, 132, 136, 155

Ankara niversitesi 24 Ankara 13 Arabesk slm 116, 125 Arabeskleme 115, 116,125 Arabistan 186 Arap Kolonzasyonlan 31 Arap Mslmanl 152,153 Arap lkeleri 100, 177 Arap Yarmadas 100 Arapa 36, 77, 78, 94,126,134 Araplar 32 Amavutlar 122 Arnavutluk 53 Asetizm (ayr. bkz. Zhd) 32 Ashb- Suffe 164, 167 Asr- Saadet 114, 129, 180, 185 Asya 170, i 80 Ahpaazade Tarihi 79 Atalar Klt 45 Atatrk Dmanl 142 Atatrk Kltr, Dil ve Tarih Yksek Kurumu 13 Atatrk (ayr. bla. Mustafa Kemal) 106, 109. 110, 142. 150. 185 Atatrklk 107 AatrklM slm atmas 142 Atatrklk-$eriatlk 105,150 Atatrk-Seriat Ayrm 135 Ateizm Politikas 140 Attila (Hkmdar) 185 Avrupa Topluluu 23 Aydn, Erdoan 27 Ayin-i Cem 50 Aziz Klt 45

B Babai syan (1240) 47, 79 Babanzade Ahmed Naim 88 Babr mparatorluu 39 Bbrl Devleti 61 Badatrmaclk 44 Badat 41, 54, 55 Balivet, Michael 42 Balkanlar 34, 35, 38, 45, 46, 47, 50, 52, 57,59,170,171 Barkan, . Ltfi 46, 79 Barthold, V.V. 30, 31, 32,45 Basilov, Vladimir N. 53 Basra 165 Bat Emperyalizmi 127, 179, 184 Bat Trk Dnyas 132 Batc Eilimler 94 Batc 115 Batclar 106 Batl Mslmanlk 109 Batllama Projesi 103, 115 Batllama 103, 122, 133 Batllamac 73, 105, 122, 179 Btn ilmi 171 Btniler 54, 65 Batmlik 62 Byezid-i Bistmi 165, 167 Bayrmlik 57 Behar, Cem 58 Bektai 46 Bektailik 31, 45, 48, 50, 57, 147, 151, 152, 155 Belh 36, 182 Bennigsen, Alexandre 53 Berkos, Niyazi 67 Beylikler Dnemi 55, 80 Bidatilik 98 Bilge Kaan 185 Birgivi Mchmed Efendi 169 Birinci Cihan Harbi 103 Bizans imparatorluu 186 Bizans Patriklii 63 Bizans 63, 82 Bogomilisme 51 Bosna Katliam 177 Bosna 122 Bonaklar 122

Budist 77,170 Budizm 30, 31,45, 164 Buhara 35,41,54, 55, 182 Bveyhilcr 39 Byk Seluklular 28, 36, 37, 39, 40, 55,61,62, 65, 75 C Camiler 109, 126 Cemaat Mslmanl 114 Cemaatleme 126 Cemalddin Efgani 120, 127 Cezbeci (Ekstatik) 32 Cihad 66, 84 Cumhuriyet Trkiyesi 124, 136 Cumhuriyet 87, 93, 94, 103, 104, 105, 106, 107, 110, 112, 113, 114, 116, 123,124,133,134, 159 Cneyd-i Bagddi 165, 167

adalatrlma 135 ada-Yobaz Ayrm 135 aldran Muharebesi (1514) 65 eenistan 59 in Trkistan 44 in 29,30

D
Dastan 59 Davud- Kayseri 57 Dedeler (Alevi) 49, 124, 125 Deforme Tarih Bilinci 183, 185 Deliorman 51 Demokrat Parti 111, 125 Demokratikleme (Trkiye'de) 116 Derviler 46 Devlet slm (Siyasallam slm) 51, 59,60 Devlctleme (Mslman Trkler) 62 Dmak (am) 55 D Mihraklar 135, 136, 139 Din*i lhi 40 Divan- Hikmet 58 Diyanet leri Bakanl 108 Diyar- Kfr 132 Dogmatizm 83, 86

Dogu Hristiyanl 63 Dou Roma 63 Dolmabahe Saray 110 Dn Halife Devri 60 Drt Halife 1S5 Dukhcim Sosyolojisi 13 Dnya Mslmanl 130 Dncc zgrl 343 E Rbu Def 28, 29 Ebu Hanifc 155 Ebu Mansur El-Maurid 54 Ebul-Al El-Mevddi (ayr. bkz. Mevddl) 179 Ebu'l-Feh vcl-Mcgaz (Fatih Sultan Mehmet) 63 Edebiyat 171 Ehl-i Bcyt 154 Ehl- Haklar 48 Ehl-i Kfr 82 lll-i Rfz (ayr, bkz. Rflfizi) 42, 43, 65, 83 Ehl-i Snnet lahiyat 83 Ehl-i Snnet Mezhebi 75 Ehl-i Snnet 42 Ehli Zimmet 64 Iikbcr Sah (I Ifikmdar) 39 EkstatiU (ayr. bkz. Cezbcci) 32 El-Ezhcr niversitesi 53, 54 liliade, Mircca 30,31 El-Kahretu'l-Muizziye 53 Emevi Hilfeti 184, 186 Emevi imparatorluu 37, 60, 100 Emev Mslmanl 151, 154 Emevi 31, 32, 82. 84 lmevilcr 148, 154. J55 Emperyalizm 67, 10J Endonezya J20, 153 Endls 40 Engizisyon 40 Emegrist Islm 128 Ermeni Meselesi 140 1 rsoy; Mclme Akif 88 Enurul, smail Venni 88 J.sin. mcl 45. 74 lisariliU 38

Emofobi 114 Evliya Klt 45, 78, 124 Evrd 161 Ezan 109 E zkr161 F Fanatizm 41.42. 58. 59, 116 Farab* 60 Fars Mslmanl 152,153 Farsa 94, 126. 134 Fas 120,153 Fatmiler 5 3 .6 5 . Fatih (Sultan Mehmet II / Padiah) 41, 81,82,122 Fazlur Rahman 189 Feldman. Walter 58 Fergana 31. 35 Fetvalar 84 Fkh 54, 55, 182, 183 Filistin Meselesi 177 Folklor 16, 18 Fransz htilali (1789) 66 Franszca 126 Fundamentalist slm 128. 178 Fundcmantalist 95

G
Gayri Mslim Tebaa 64 Gayri Snni slm 432 Gazneli Devleti 61 Gazneliler 36, 37 Gazzali (ayr. bkz. mam Gazzali) 60 Gecekondulama 125 Gelenekler 46. 120 Geleneksel Islflm Anlay 126 Geleneksel Islm 89 Geleneksellik 136 Geri Kalmlk Kompleksi 130, 131. 134 Gcrici 143 Gerici-ilerici Aynn 135 Gericilik J J3 Geyikli Baba 79 Golden Arc (ayr. hl<s. A.sr- Suidri,) 185 Gk Tanr Dini 15

Gk Tanr Kll 30 Glpmarl, Abdlbaki 45 Gnah 161 Gnaltay, emseddin 88

Horasan Mclmetyye Meklebi 44 Horasan 31, 62 Hogr 40, 41 Hulul (lncarnaion) 48 Humeynici 96 Huntington, Samucl 101, 180 Hurafeler 117 llurufilcr 16S Htls Ak 58 Hz. Ali Klt 46, 48 Hz. Ali (Halife) 49, 167 Hz. Muhammed (Son Peygamber) 100 I Irak 165 1 ibadetler 50 tb Fadlan 28, 29, 77 Ibn Haldun 60 tbn Hurdadbih 28 Ibn Kemal (eyhlislm) 83 Ibn Rusta 28 Ibn Tcymiyye 60 Ibnul-Fakh El-Hemedni 28 tihad Kaps 89 ldris 2S ihtilalci Mchdici 47 Ihvanul-Mslinn Hareketi (Mslman Kardeler) 127, 179 lahiyat Fakltesi 94, 109, 126 tlericilik-Gcricilik 150 llhad 98 llhanllar 39 Ihn-i Btn 56 llm-i Zahir 56 imam - Hatip Okullar 112, 126 mam Gazzali 167, 186 mamiye i>ias (Oniki mam) 39 nalck, Halil 74 Incarnation (ayr. bkz. Hulul) 48 ngilizce 126 inklaplar 108 hsan- Kmil 166, 169 Insel. Ahmet 68 han slm Devrimi (1979) 91, 92. 95, 119, 120. 128. 179

Gavs 166

H
lac Bayram- Veli 57 Hac Bckta- Veli 58, 173 Hacbekta (Kasabas) 147 Hadis 54 Halep 41, 55 Halk slm (Popler slm) 51, 52, 93, 129 Halk Mslmanl 52, 56, 93, 122 llallc- Mansur Hadisesi 167 Hallc- Mansur 165, 167 I lalvetilik 57 Hanhclilik 38 1lanclilik 36 lirczm 31, 35, 44,182 llrezmahlar 61 Harun Han irvani 60 Hasa El-Basri 163 Haan El-Benn 179 Haydari 46 Haydarilik 48, 57 liellcnisik Dnem 164 Hcrem h. llayy 163 llccrodoks (Gayri Snni) Islm 34, 4, 44, 45, 46, 47, 4S, 49, 50, 78 I leerodoks Mezhepler 43 l lrisiiyan Bal 119, 129,132 l lmstiyan Dnya 82 Ihrisiyanlar 40 Hzr 32 Hzr-llyas Kll 122 Hicaz 163, 170, 186 Hilafet Kurumu 186 I lilafct 66 Hikfcfin Kaldrlmas (1924) 108 1lilfetizm 67 Hindistan 127
H orasan M e l m e iilig i (.. M e lm e iy y e M e k te b i) 31, 76, 77

Iran Mesiyanik Klr 47 Iran Sfi Mektepleri 76 ran 30, 31, 39,47, 64,82, 84, 95, 96, 100. 114, 119, 129, 164, 165, 180 lranllar32 tranllana 79 irtica Kampanyas 92,111 ltica 114, 115, 127,128 isinin Alemi 131 /s/dm Ansiklopedisi 44, 77 Islm Devleti 178, 179. 180 Islm Dnyas 41, 42, 43, 51, 54, 55, 56, 59, 62,63, 64, 65, 75, 92. 95, 99, 101, 107, 109,120, 123, 122,

lslmi Hareket 179 slm Rejim 95, 96 slm Uyan 128 slmiyet 14. 15. 16, 143 slmlatrma Politikas 32 Islmofobi 114 Islnj-Svaset zdelii 64 Islm-Tasavvuf-Tarikat Balants 158, 160 Isnail 53 Ismail-Btmi Hareketi 62 Ismaililer 39 stanbul niversitesi 109 stanbul 82, 115 Istanbulun Fethi 63 istiklal Sava 103 Irk 161 Ittilad-j slm 72 zmirli, (snai! Hakk 88 lzzecldin Kiarslan I (Hkmdar) 40

123,126,128,129,131,132, 151, 153, 168. 169, 170, 175. 176, 177, 178, 180.181.188, 189 slam Fetihleri 165 Islm Hukuku 64 Islm Medeniyeti 176 Islm Ortaa 181 slm ncesi 163 Islm Politikas (Devletin) 112 Jakobe 180 Islm Siyaset Teorisi 60 Japonya 92 Islm Toplumu 187, 188, 190 Islm lkeleri 37, 127 K Islm 14, 19. 20. 23, 24, 25, 26, 27, Kabilevi Halk Islm 80. 85 28, 29. 30, 31, 33. 34, 35, 39, 44, Kadzdelilcr Hareketi 55.85 45. 46. 47, 51. 58, 60. 61, 62, 63, Kadzdclilcr 59 66, 67, 68, 72, 73, 74, 76, 77, 88, Kadirilik 57 91, 92, 94, 96, 97. 99. 100. 102, Kafesoglu. brahim 29. 30 103, 104, 105, 106,10S, 113, 114, Kafirler 61 115. 116. 117. 119, 120. 123. 125, Kafkas Toplumian 177 128, 129, 130, 132, 134, 135, 136, Kafkasya 59 137. 144. 145. 149, 150. 151. 152. Kalirc 41, 55 157. 158, 159, 160. 161, 162. 163. Kalenderi 46 164. 166. 167, 168. 170, 171, 172, Kalenderilik 48, 57 175, 177, S, 183, 184, 186, 188, Kalcnderiyye 171 189, 190 Kann- Kadm 188 Islm'n Reyni 181 Kanuni Sultan Sleyman 84. 188 slamc Akmlar 127 Karahanllar 2S. 32. 33. 36, 37, 54. 61. Islmc Aydnlar 88. 106 75. 78 Islmc 95 Kat Laiklik 68 Islamalar 88. 106 Kemalist Islm 127 slamclk 71, 73. 86, 89 Kemalist Mslmanlk 123 Islm! Asetizm 163 Kemalist 23, 111. 114, 117. 127. 128. Islmi Devlet Modeli 96 137, 180

Kcmalistler 68,88,14.3 Kemalizm 67.68.104.107.117,134, 138, 142. 143 Kcmalizn-slm almas 142,144 Kcrbcla Matemi Klt 48,49 Kesrcli Abdullah Elendi 83 Kcsfdi 5crhi 83 Kcykvus 60 Kbrs Meselesi 139, 140 Kmz ime 50 Kzlba 65, 84 Kzlbalk 49. 50 Kimlik Bunalm L33 KitflJj- CiluiMinmc 79 Kibi Islm (Medrese slm) 51, 53, 78, 80 Kitap, Zekeriya 26, 74 Klasik Islm 92 Klasik slm Dnem 98 Klasik Osmanl slm 73.85,86,87, 88.89 Klasik Snnilik 82,84 Kololu, Orhan 71 Komnist Rejim 53 Konnr-Ger Halk slm 46, 78 Konar-Ger Hayat 81,83 Kosova 122 Kprl, Fuad 17, 18, 30. 32. 34. 44. 45.46,74.79 Kylleme 124 Kfe 165 Kr'aD'i Kerim 100,164 Kurban Murat 59 KuKirl^tt Blitf 61 Kub 166 Kutsallatrlma 186 Kuzey Afrika 94. 152, 170, 177 Kbrcvilik 57 Klt Mslmanl 123 Kreselleme 175 Krt Alevileri 155 Krt Sorunu 139, 141 L Laik Basn 128 Laik Devlet 150 l.aik Dzen 103

Uailc Elil 115 Laikler - Mslnanlar 105 Laiklik 26, 104,111,112, 148, 150, 180 Laik-Mslitman Aynn 135 Laisizm Dini! 114 Laisizm 68, 107 Lak Devri 87 Landau.Jacob 67, 72 Leiden 155 Lemercicr-Quelqucjay, Chamal 53 Lewis, 3crnard 67

M
Mrf-i Kerhi 165 Mahmud II (Padiah) 123 Makatov, 1 . A. 53 Malikilik 38 Manilcisl 77, 170 Manihcizm 30,31,164 Mantran, Robcrt 88,117 Mardin, erif 26, 67, 68.88, 104, 134, 137 Marksist Aydnlar 94 Marksizm 23 Mars, Kari 13 Maturidilik 36,38 Mavcrannehir 31, 35, 36, 37. 44, 54, 62, 75, 77.182 Mverdi 60 Mazdckizn 30 Medrese Gelenei 54 Medrese IsUln (ayr. bkz. Kitabi slm) 55. 58 Medrese Mslmanl 56 Medreseler 54, S0, 108, 113, 124, 125 Mchmcd U (Fatih Sultan Mchmcd) 63 Mclikoff, trene (Prof.) 45, 50. 155 Merv 36. 54, 55, 182 Mcrvczi 28,29 Mesiyanik syanlar 47 Mesiyanik Propaganda 83 Messianisme Rcvoluonnarie 47 Mcjjruyel II 67. 103,106 Merutiyet slamcl 89 Meveret 89 Mevddl 127

Mcvlana Celleddn Ritmi 57,172 Mevlevilik 57 Mezhepler 187 Mezhcpsizlik 187 Mezopotamya 47, 164, 165 Msr 53. 66, 94, 114, 127, 164, 165, 179, 180 Milisler 59 Militan 1'sinc Hareketler 62 Milian iilik 39 Millc Sistemi 64 Milli Mcadele 59, 107 Milliycti-Kozmopolit Aynnu 135 Milliyetilik 66 Mimari 116, 171 Mistik Islm (ayr, bkz. Tekke slm) 51,56, 58, 59 Mistik Kltrler 163, J64 Mistik Mslmanlk 125 Mistik 47 Modcrnisilik 98 Modernizm 127,136 Modernlesmcci 178 Modcrnlcmcciler 133 Mool stilas 57,176 Muhafazakarlar 133 Muhammcd Abdul 120,127 Muhammcd b. smail 121-Buhari 54 Mhammed Hhu Zehra 38 Muhyddin-i Arabi 40, 161, 168, 172 Musiki 171 Mustafa Kemal Atatrk 87,8S, 104 Mutasavvflar 160, 167 Mflhid 42, 167,168 Mlhidlik 86, 187 Mnht Hill 165 Mnevverler 132, 133 Mridizn (Seyit amil 1larckcti) 59 Mrsid 49 Mslman Aydnlar 96, 97.100, 101, 102 Mslman Bizans! 122 Mslman Kardeler 179 Mslman Trk Devletleri 36 Msluanlar 66, 77, 88, 91, 92. 97, 106. 114, 133. 176, 183. 184. 187, 189, 190

Mslumanlasma 29, 46 Mslmanlklar! 152 Mtteeyyi 48

N
Nakibendi Tarikat (Nakibendiyye) 39, 57,171 Namk Kemal 88 Nsik 162 Nasiruddn-i Tsl 186 Ncofanaizm 177 Ncoplatonist Teozofi 168 Nco-Sclefizm 127 Nevruz 142 Nizutlmlk 60 Nsayrilik 4S O Ocak, Ahmet Yasar 31. 79 Ouz Kaan 185 Ouzlar 77 Oniki imam Klt 46, 49 Oniki man iilii 46, 48,64, 65 Orta Asya 14. J 7, 24, 29. 30, 31, 34, 44, 45, 47, 48, 50, 53, 57, 59, 60, 69. 76, 77. 107. 177. 182 Ortaa Karanl 136 Ortaa J 13 Ortadou 62, U 1. 122, 128. 129. 169 170 Ortadou Mslmanl 121. 122 Ortodoks Islm (ayr. bkz. Snni Islm) 35 Oru Be 79 Oryantalizm 87, 92 Osman Gazi 85 Osmanl Beylii 79. 80 Ostnanh Brokrasisi 80 Osmul Fetihleri 50 Osmanl Hanedan 85. 132 Osnanl mparatorluu / Devleti 28, 39. 41. 55. 60. 61. 64. 65. 66, 73. 75, 76, 79. 8.3, 84,85, 86, 87, 88, 98. 103, 104, 106, 107, 108. 110, 117, 121. 122. 124. 133. 136. 118, 140, S Osmanl slm 81

Osmanh Medreseleri 81 ,83,93 Osmanl Snnilii 40,41, 76,82,83, 84 OsmanlIlar 66. 78. 171, 186

Safcvi ran 83 Safcvi Propagandas 65

Safev 41
Safeviler 65 Sa Partiler 110, 112 Sahabe 185 Saicl Halim Paa 88

mer Nesefi 83 ri' Hukuk 82 z Trke 134

P
Pakistan 94, 114, 179. ISO Panislmizm 66, 72 Panteizm 168 Paulueien (Pavlakiler) 50 Pavlakk (Pavlosuluk) 51 Pavlosluk (ayr. bkz. PavlaviUk) 51 PKK 139. 141 Popler slm (ayr. bkz. Halk slm) 51,88, 115, 122 Postodcrnizm 120 Pozitivizm 123, 137
R

Salanat'n Kaldrlmas (1922) 108 Samanoullan 28 Ssan mparatorluu 186 Satuk Bura Han 32, 61
Seluklular tslm 55

Seluklular 132 Selefik 89 Scmerkand 35, 41. 54, 55,182 Senkretik (Badatruac) 46, 47 Senkretizm (ayr. bkz. Badatrmaclk) 44, 50 Serals 55 Scriyy-i SaUati 165 Seyyid erif-i Ctucani 39 Seyyidlcr 49 Shaw, Robcr Bcrklcy 32
Sumlar 122

Radikal slamclk 95.114, 128,177, 178,180

Radikal Laisizm/ Laiklik 111, H , 134. 137.180 Rafzi (Ehl-i Rfz) 42, 65 Rfizilik 49, 83 Redd-i Miras 137, 140 Resmi deoloji 147, 14S Resmi slm 55 Rey 182 Rifailer 170 Rifk 57 Riicller 169 Rou.\, Jca-Paul 30 Rum Abdallar (Abdalan- Rum) 79 Rumeli 79 Rusya 180 Rya 86

Sivas Alevilii 51 Siyasal slamclk 179 Siyasal Partiler (Trkiye) 104,111 Siyasallama 75,80, 111 Siyasallam Devlet Islfmu 73 Siyasallam Islm (ayr. bkz. Devlet tslm) 51, 59,60, 128 Siyasallam Snnilik 81,82.84 Skolastik Dsncc 88 Skolastisizr 178 Smirnov, N. A. 53 Softalk 85 Sodl Tccarlar 31 Sol Partiler 110 Sovyet Rusya 182 Smrgecilik 179 Sfi slm 78 Sufi Propagandaclar 78 Sfi Tarikatlar 16 Sfilcr 31.32, 160. 168 Sttlik 48,64, 163.16S Suriye 164. 165 Smer. Panik 64

S
Sadeddi-i Tcfazanl 39,83 Sadrcddiu-i Konevi 57 Snlcvi Devleti 64,65, 75

Snni Islm (Ortodoks) 35, 36, 37, 38, 39, 40,41, 42, 43,48, 54, 61, 62, 63. 65, 75, 152 Snni Islm retisi 125 Snni Mezhepler 38 Snni Mslmanlar 124 Snni Mslmanlk 80.124 Snnilik 20, 21, 50, 78.86, 148, 150, 151, 154,155

Tasavvuf 56, 113,157, 159, 160.161. 162,163,164,165.166,167.168, 169.170,172 Tara eyhleri 93 Tara Ulemas 93 Taraiama 124 Tecrit Edilen Isln J23 Tefsir 54 Tek Parti Ynelimi 123,142 Tekke slm (Mistik slm) 51, 55,56, 57 Tekke Mslmanl (ayr. bkz. tekke slm) 56 Tekke ve Zaviyelerin Kapatlmas (1925) 109, 125 Tekke 124, 125 Teorik Islm 88 Tekilat- Esasiye Kanunu 108 Tcvarih-i Ai-i Osman 79 Tcvhid 167 Tcvhid-i Tedrisat Kanunu 108. 113 Tevrat 86 Tczkirc-i Sath Bura Han 32. 61, 76 Timur (Hkmdar) 39.64 Timur imparatorluu 61 Tirniz 182 Togan, Zeki Velidi 40 Tunceli Alevilii 51 Turan, Osman 29, 34, 74 Tursun Bey (Be) 63, 186 Trk Dnyas 18, 55, J33 Trl Edebiyatnda lh Mutasavvflar 32. 44. 74 Trk Faktr 62 Trk l laik slm 52, 53 Trk I laik Mslmanl 55 Trk slm ] 53 Trk Mslmanl 16, 78.147, J49, 150, 151. 152, 153, 154. J55 Trk Sosyal Bilimcilii 24. 26 Trk Tarih Kurumu 22 Trkce Ezan 109 Trke Kuran 110 Trke 94, 134 Trki Cumhuriyetler 22, 23 Trki Toplumlar 177 Trkiye (Trk) Tarihilii 18. 27. 38

S
afiilik 38 Snh smail'i Safevi 4S, 49,64,83 an 41 Snmaist 77 amanizm 15, 17, 20, 30, 31 Samanlar 50 Schbcnderzade Ahned Hilmi 88 ehirlilenme 125 Seriye ve Evkal Vekleti 108 Sec/t'f-A/flM 83 Seyh Bedreddin syan 47 eyh Bedreddin 86, 169 Scyh Edcbnli 85 Scyh Cialib 58 Seyh Haydar 64 Scvh Necncddin 59 Seyh Safiyddin-i Erdebili Hanedan 75 Seyh amil (man) 59 Seyh amil Hareketi (ayr. bkz. Mridiz 59 eyhler 125 eyhlislm Musa Kazm 88 Sihabeddin- Shrcvcrd 161 Sii Propaganda 83 iilik 36, 39, 42. 48, 65, 75, 78 T Tut Rejim 17S Takva 161 Tliban Harekeli 179 Tanrkorur, Cituc 58 Tanzimat 66. 73, 87, 94. 103. 122. 123 Trih-i iln'l-l:cth 63 Tarikatlar 49, 57, 157, 158, 169, 170, 17 J

Trkiye Byk Millet Meclisi 107 Trkiye Cumhuriyeti 137, 138, 139, 140,148 Trkiye Uahiyatl 38 Trkiye Mslmanlar 95 Trkiye Mslmanl Projesi 150 Trkiye Mslmanl 119, 121, 122, 122, 123, 124, 125, 129, 130, 153, 155, 159 Trkiye Trkieri 23,40,132 Trkiye 17, 18, 19, 20, 22, 23, 25, 34, 35, 42, 45, 59, 65, 68, 69, 71, 89, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 100, 104, 1045, 106, 107, 110, 112, 114, 115, 116, 117, 119, 127, 128, 131, 132, 134. 135,138, 140, 141, 142, 144, 145, 149, 150,156, 157, 158, 161, 177. 17S, 179,ISO Trklcr 13, 14, 15, 16, 17, 19, 20, 23, 24,25,26, 27,29,31,33, 35,36, 3S, 43, 48, 51, 52, 56, 59, 69, 74, 75,78, 79, 100, 131, 132, 185 Trklerin slm Dinini Kabul 20, 26, 27,33,74,75 Trklemek. slmlamak, Muasrlamak 103 Trkmen Babalan 49 Trkmen Gleri 48 Trkmen 46, 80 Trkmenistan 59

V
VflKcf-i Vcrni 58. 161, 168, 169 Vakflar 80, 108 Vcfailik 48 Velayet Teorisi 167

w
Weber, Max 13

Y
Yahudiler 40 Yavuz Sultan Selim (Padiah) 65, 66, 82 Yeniden Islma Dn! 120 Yer Alt slm 124 Yesevilik 4S, 57 Yezidilik 48 Yldrm Bayezid (Padiah) 39, 80 Yozlama 116 Yugoslavya 53 Yunus Emre 5S, 172 Yurtla Sulh, Cihanda Sulh Politikas 139 Yusuf Has Hacb 61 Yksek Islm Enstits 126

Z
Zahid 162 Zhidler 163 Zahiri 171 Zendcka 98 Zerdti 165 Zerdtilik 30 Zllullal Fil-Arz (Osmanl Sultanlar in ..) 63 Zmdk 42, 167, 168 Zndklk 86, 187 Ziya Gkalp 103 Ziya Paa 88 Zhd (Asctizm) 32, 58. 161, 162 Zhd Hareketi 162, 163, 164 Zhhad 163 ZnnOn- Msri 165

U
Ulema 127, 155, 168, 181 Ulusal Islm Projesi 151 Umr- Diniye Riyaseti (ayr. bkz. Diyanet Ile Bakanl) 108 UyKurlar 35 Uzakdou Mslmanl 152, 177 Uzakdou 170 Uzun l lac 59

mmet 154 vcys-el Kanini 163

hm et Yaar Ocak, Trkiyenin tarihinde ve bug nnde slmiyet kltr ve anlay hakknda oto rite kabul edilen bir bilim adam. Ocak bu kitapta ki makalelerinde de Trk M slmanl, O rto

doks slm, H eterodoks slm, Halk slm, Radikal/Funda mentalist slm gibi ok tartlan ama ierii afaki biimde doldu rulan -ya da hi doldurulm ayan- kavramlara aklk getiriyor. Bu nun iin, din ve din dn pratiinin tarihsel boyutunu, kltrel etki boyutunu ve aktel boyutunu ayrdederek tahlil ediyor. Tarih sel sre iinde Trklerin slm yorum unu Halk slm, Kitab slm, Tekke slm, Devlet slm balklar altnda inceleyen Ocak, bu slmiyet biimleri arasndaki etkileime, zellikle de Halk slmnin kitab-kuramsal bir slmiyete dnm eilimine dikkat ekiyor. Cumhuriyet dneminde slmiyetin ald biimle re ve devletin din politikasna ilikin makalelerde, bu tarihsel biri kimin bugne yansmas (yani tarihsel bugn) ele alnyor; zira bu lkedeki Mslmanlk/slmiyet eitleri arasnda Kemalist Mslmanlk da var. Elbette Alevilik ve heterodoks ya da sapkn saylan slmiyet yorumlar da bu kitabn kapsam ierisinde.