You are on page 1of 1014

NSAN NASIL NSAN OLDU

M. lin - E. Segal

Rusa aslndan eviren:

Ahmet Zekerya

Bilim Dizisi

nsan Nasl nsan Oldu / M. lin - E. Segal Sertifika No: 10962 Yayn Haklar Say Yaynlar Bu eserin tm haklar sakldr. Yaynevinden yazl izin alnmakszn ksmen veya tamamen alnt yaplamaz, hibir ekilde kopyalanamaz, oaltlamaz ve yaymlanamaz. Yayn Ynetmeni: Asl Kurtsoy Hsm Rusa Aslndan eviren: Ahmet Zekerya Dzelti: Aya Kra n Kapak Resmi: Geopolitical Child Watching the Birth of the New Man, Salvador Dal, 1943 Say Yaynlar Ankara Cad. 54 / 12 TR-34410 Sirkeci-stanbul Telefon: (0212) 512 21 58 Faks: (0212) 512 50 80 web: www.sayyayincilik.com e-posta: sayyayinlari@ttmail.com Genel Datm: Say Datm Ltd. ti. Ankara Cad. 54 / 4 TR-34410 Sirkeci-stanbul Telefon: (0212) 528 17 54 Faks: (0212) 512 50 80 e-posta: dagitim@saykitap.com online sat: www.saykitap.com

EVRMENN NOTU
Dnya zerinde insann evrimi konusunda bir kitap yazmay yazarlara Aleksey Maksimovi Gorki salk vermiti. Bu kitabn yazarlarndan biri, Gorki ile bir konumas srasnda unlar sylemiti: Biliyor musunuz, ben bu kitaba nasl baladm? imdi, usuz bucaksz uzay gznzn nne getirin. Yldzlarn, bulutsularn doldurduu uzay... Bu devler devi bulutsulardan birinde Gne alev alev yanyor. Gneten gezegenler kopuyor. Kck bir gezegende madde canllayor, kendi bilincine varmaya balyor. Bunun sonucunda insan ortaya kyor. Yazarlar 1936 ylnda, insann oluumunu, alp dnmeye nasl altn, ate yakmay ve demiri eritmeyi nasl rendiini, doaya egemen olmak iin nasl savatn, dnyay nasl kavrayp deitirdiini anlatan bu kitap zerinde almaya baladlar.

Kitabn birinci blmnde ilkel insan ve ilkel toplum dzeni anlatlmaktadr. kinci ve nc blmlerdeyse, klelik ve derebeylik dnemlerinde insann geliimi ve tarih ortaya konmaktadr.

NSAN BR DEVDR
Bu dnyada bir dev var. Bu devin yle kollar var ki, hi glk ekmeden bir lokomotifi kaldrabilir. Bu devin yle ayaklar var ki, gnde binlerce kilometre koabilir. Bu devin yle kanatlar var ki, bulutlar zerinde, kularn kamad yksekliklerde uabilir. Bu devin yle yzgeleri var ki, su altnda balklardan daha iyi yzebilir. Bu devin yle gzleri ve kulaklar var ki, grlmeyeni grr, baka bir ktada konuulanlar iitir. Bu dev o kadar gldr ki, dalar delip geer ve doludizgin akp giden sular durdurur. Bu dev, yeryzn istedii gibi deitirir, ormanlar diker, denizleri birletirir, lleri sular. Kimdir bu dev?

Bu dev insandr. Acaba insan nasl dev oldu, nasl dnyann efendisi oldu? Biz bu kitapta ite bunu anlatacaz.
M. lin - E. Segal

I. BLM
1 Ta Sayfal Kitap
Yeryuvarla byk bir kitap gibi ayaklarmzn altnda duruyor. Yerkabuunu meydana getiren tabakalar, her tortul tabaka, bir kitap sayfas gibidir. Biz, bu kitabn en son sayfasndayz. lk yapraklar ok derinde. Okyanuslarn dibi ve ktalarn temeli orada. Bu ilk yapraklara, kitabn ilk blmlerine daha varlamamtr. Onlarda neler yazl olduunu, ancak tahmin edebiliriz. nsanlarn yaad zaman yaklatka, kitabn okunmas daha kolaylayor. Scak lavlarn yakp buruturmu olduu sayfalar, yeryznde da silsilelerinin nasl meydana geldiini; baka sayfalar, yerkabuunun ykselip alalmas

sonucunda, denizlerin nasl genileyip yeniden daraldklarn anlatyorlar. Deniz hayvanlarnn kabuklarndan meydana gelmi beyaz sayfalardan, beyaz tabakalardan hemen sonra kmr gibi kara tabakalar geliyor. Kaln kmr tabakalarnn meydana getirdii sayfada, bir zamanlar yeryzn kaplayan dev ormanlarn tarihini okuyabiliriz. Yer yer elle izilmi gibi, yaprak izlerine veya kmr haline gelen ormanlarda yaam hayvanlarn fosillemi iskeletlerine rastlanyor. Bylece, sayfa sayfa dnyann tm tarihini okuyabiliriz. Kitabn kahraman, yani insan, ancak en son sayfalarnda belirir. lk bakta, bu byk kitabn kahramannn insan olmad sanlabilir. Eski zamanlarn dev fil ve gergedanlarnn yannda insan, ikinci derecede bir ahs gibi grnr. Fakat bu yeni kahraman, gittike artan bir cesaretle n plana kmaya balad. Ve bir gn geldi ki insan, bu byk kitabn yalnz kahraman deil, ayn zamanda onu yazanlardan biri

olmaya balad. te bir rman kesitinde, buz anda meydana gelmi tortul tabakalar arasnda bir kara izgi apak grnyor. Doa denen kitapta bu kara izgi, aa kmryle izilmitir. Kumlarla topran arasnda bu incecik aa kmr tabakas da nereden kt? Orman yangnndan kalm bir iz olmasn! Yangn izleri, geni bir sahay kaplar, buradaki izgiyse ksack. Byle bir iz, ancak ateten kalm olabilir. Atei de, ancak insan yakabilir. stelik, atein yannda insann daha baka izlerine: ta aletlere, avlanm hayvanlarn paralanm kemiklerine rastlarz. Okunabilmesi Gereken Sz lk insann avlanrken yaam olduu yerlerde, ldrm olduu hayvanlarn kemiklerine halen rastlanr. Buralarda sararm et kaburgalar, boynuzlu balar ve yaban domuzlarnn eri dileri bulunur.

Kemikler baz yerlerde byk ynlar meydana getirirler. Bunlardan, insann uzun zaman ayn yerde kald anlalyor. En ilginci de udur ki, avc kulbelerinde bulunan at, yaban domuzu ve bizon kemikleriyle birlikte dev mamut kemikleri, yani byk mamut balar, rendeye benzeyen uzun eri dileri, gvdeden ayrlm dev mamut ayaklar da vardr. Mamut gibi dev bir hayvan ldrebilmek iin insan, ne kadar gl ve cesaretli olmalyd. Fakat mamutu paralayp kulbelere kadar gtrebilmek iin bundan daha fazla bir kuvvet gerekti. nk mamutun her aya neredeyse bir ton arlnda, ba da bir insann sabilecei byklkteydi. Fil avnda kullanlan zel tfekler tayan bugnn avclar bile mamutla kolay kolay baa kamazlard. Kald ki, ilk insann tfei de yoktu ve silahlar ta baktan ya da sivri ta burunlu kargdan ibaretti. Geri aradan geen binlerce yl iinde ta aletler deie deie daha keskinlemi ve daha mkemmellemiti. Ta bak ya da ta uluk yapmadan nce, insan tan st kabuunu krar,

sonra przleri yontup kendine sivri ve kesici aletler yapard. akmakta gibi sert bir malzemeden bak yapabilmek byk bir hnerdi. Bunun iin insan, yapt ta aleti kullandktan sonra atmaz, gzbebei gibi korur ve krlendii zaman bilerdi. nsan, kendi emeinin ve zamannn deerini bildii iin, yapt aletin de deerini bilmeye balamt. nsan, aletinin zerine titriyordu, nk emein ve zamann ne demek olduunu biliyordu. Ne kadar uralrsa uralsn, ta yine tat. Mamut gibi bir hayvan ldrebilmek iin ta ulu karg kt bir silaht. nk mamutun, zrhl gemiler gibi kaln bir derisi vard. Yine de insan, mamutlar ldrebiliyordu. Bunu avc kulbelerinde bulunan mamut balar ve dileri ispat ediyor. lk avclar mamutlarn hakkndan nasl gelebiliyordu acaba? Bunu ancak insan szn okurken, onu

insanlar anlamnda dnebilenler anlayabilir. Alet yapmay, avcl, ate yakmay, ev kurmay ve topra ilemeyi, insan tek bana deil, br insanlarla birlikte, onlarla el ele vererek renmiti. Kltr ve bilimi tek bir insan deil, milyonlarn emeine dayanan insan toplumu yaratmtr. nsan yalnz olsayd, hayvan olarak kalrd. Toplumda hayvan insana eviren, emek olmutur. Baz kitaplarda ilk avclar, kendi emei ve aklyla her eyi elde etmi bir Robinson olarak tasvir edilirler. nsan gerekten byle bir Robinson olsayd, insanlar topluluk halinde deil de, ayr ayr aileler halinde yaam olsalard, hibir zaman insan olup bir kltr yaratamazlard. Zaten Robinsonun hayat da gerekte, Daniel Defoenun anlatt gibi olmamt. Defoe, gerekten yaam bir denizcinin hayatn, kitabna esas olarak almtr. Bu denizci, anlatlana gre, bir gemide ayaklanmaya nayak olduu iin okyanusun

ortasnda ssz bir adaya karlm. Yllar sonra adaya gelen gezginler, adada tek bana yaam olan denizciyi bsbtn yabanilemi bir halde bulmular. htiyar denizci, konumay bile hemen hemen unutmu, insandan ok hayvana benziyormu. ada insann bile tek bana insan olarak kalabilmesi pek kolay deildir. Ya ilkel insana ne denir? lkel insan insan yapan, birlikte yaamalar, birlikte avlanmalar ve alet yapmalaryd. nsanlar mamuta sr halinde ullanrlard. Mamutun kll gvdesine bir deil, onlarca karg saplarlard. Mamutu kovalayan insan srs, ok ayakl ve ok elli bir varla benzerdi. Hatta yalnz onlarca el, onlarca ayak deil, bir o kadar da insan kafas ilerdi mamut avnda. Mamut, insandan kat kat byk ve glyd, ama insanlar ondan akllydlar. Mamut o kadar ard ki, insan ezmesi iten bile

deildi. Ne var ki insanlar da bu devi yenmek iin, asl onun bu arlndan faydalanyorlard. nsanlar mamutu kuatp stepi tututuruyorlard. Atein parltsndan lgna dnen ve dalanan mamut, atein kovduu tarafa doru kayordu. Atese, insann sinsice tertibine gre, mamutu batakla doru kovuyordu. Mamut oraya varnca, bataklk yerde kurulmu kgir bir bina gibi kveriyordu. Etraf gk grlemesini andran brmeleriyle sarsarak, kh bir ayan kh dierini bataklktan karmaya abalyor, abaladka da daha derine batyordu. Artk insanlara kalyordu. sadece mamutu ldrmek

Mamutu tuzaa drp ldrmek kolay deildi, ama ldrdkten sonra, yaadklar yere srklemek daha gt. lkel insann yaad yerler genel olarak bir rman su basmayan yksek kysnda bulunurdu. Irmak insann hem su ihtiyalarn karlar, hem de kylarnda ate yakmak iin gerekli malzemeyi, yani ta salard.

yle ki, mamutu en alak yerden, bataklktan yukarya srklemek gerekiyordu. Bu ite de yine bir ift deil, onlarca ift el alrd. Mamutun kaln derisi, sert sinirleri, gl adaleleri, keskin talarla kesilir, paralanrd. Tecrbeli ihtiyarlar, hayvann ban ve ayaklarn gvdeden daha abuk ayrmak iin nereden kesmek gerektiini retirlerdi. Mamut paralara blndkten sonra, yaadklar yere tamaya koyulurlard. onu

in elbirliiyle yrmesi iin insanlar hep bir azdan barr ve onlarca insan, kll byk bir aya ya da uzun hortumlu ba srkleye srkleye gtrrlerdi. Avclar kan ter iinde, bitkin bir halde kulbelerine varrlard. Bundan sonra balayan byk enlik grlmeye deerdi. nsanlar, drt gzle bekledikleri mamutu avlaynca bayram yapyorlard. Uzun bir zaman iin yiyecek saladklarna seviniyorlard. nsann br hayvanlarla yarmas sona ermiti.

nsan, hayvanlarn en byn yenerek yarmann sonuna galip olarak gelmiti. Yeryznde insanlar, daha byk bir hzla oalmaya baladlar. Zamanla bu oalma daha da artt, insanlar btn dnyaya yayldlar. Bylece baka hibir hayvana ksmet olmayan bir ey insana ksmet oldu. Tavanlarn da saylar oalp insanlarnki kadar olabilir mi? Olamaz. nk tavanlar oalnca, bunlar yiyen yrtc hayvanlar daha da oalr ki bu da tavanlarn yeniden azalmasna sebep olur. Demek oluyor ki, yabani hayvanlarn says alabildiine artamaz. Bunlarn kolay kolay aamadklar snrlar vardr. nsan kendisi gibi, hayvanlar da evreleyen doal snrlar oktan amt: Alet yapmay renerek nceleri yemedii eylerle beslenmeye balam, doay kendisine kar daha cmert olmaya zorlamt. nceleri tek bir insan srsnn geinebilecei yerde, sonralar iki, hatta insan

topluluu geinebilir olmutu. Daha sonralar, byk hayvanlar avlamaya balamakla insan doadaki etkinliini ve yaam alann daha da geniletti. Artk insann, bitkisel yiyecekler toplayarak beslenmesine gerek kalmamt. Otlama iini insan hesabna bizonlar, atlar, mamutlar yapyorlard. Bu hayvan srleri, steplerde otluyor ve tonlarca otu ete evirerek semiriyorlard. yle ki, insan bir bizonu ya da mamutu vurmakla, yllarca ylm besin ve enerji kaynana sahip oluyordu. Yedii besin insana son derece gerekliydi. Frtnal, tipili, souk gnlerde yiyecek aramaya gidilemezdi. Yaz da k da scak olan o bolluk zamanlar gemie karmt nk. Bir deiiklik, baka bir deiiklii douruyordu. nsan, yiyecek mallar yapmaya balaynca, ayn yerde daha uzun mddet yaamak zorunda kalmt. nk mamutu beraberinde kolayca tayamazd. Baka sebepler de insann artk avarelikten

kurtulmasna yol at. nceleri her aa insana, yrtc hayvanlardan korunmak iin snak olabilirdi. Artk insann yrtc hayvanlardan korkusu azalmt. Ama yeni bir dman belirmiti: Souk. Souktan ve kar frtnasndan korunmak iin, insann gvenebilecei bir barna olmalyd. nsan kinci Bir Doa Yaratyor yle bir zaman geldi ki, insan, kocaman souk dnyada, kendisi iin kck, scak bir dnya kurmaya koyuldu. Maara azlarnda ya da kaya diplerinde, deri ve dallardan yapt ve ne yamur, ne kar, ne de yelin girebilecei bir at altna snd. Kk dnyasnn ortasnda yakt ate, geceleri aydnlatyor, kn da styordu. Eski insanlarn avlanmak iin yerletikleri yerlerde, kulbenin atsn tutan direkler vard. Bunlarn izlerine bugn bile rastlanr. Direkler arasnda ocak, yani yapma gnei evreleyen kmrlemi talar bulunmutur. Duvarlar oktan kp rmse de yerleri

bellidir. te buradaki topraktan, bu dnyay kuran insan hakknda birok bilgi edinilir. Ta baklar, akmakta paralar, paralanm hayvan kemikleri, ocaktaki kl ve kmr, toprak ve kumla kararak, doada bulunmayan bir btn meydana getirmitir. Ancak izleri kalm bu evden kp birka adm teye gidilecek olursa, insan emeinden eser grlmez. Ne alet bulunur, ne ocak, ne ocakta kmr ve kl, ne de kemik. nsan emeinin izlerini saklayan topra kazarken, bulunan ta bak ve kazma aralarn gzden geirirken, oktan snm ocan kmrlerini eelerken, nceki dnyann insan iin son dnya olmadn apak grrz. nk insan kendi zel, kk dnyasn kurmutur.

2 Gemi Zamanlara lk Gezi


Bizon ve mamut avclarnn yaadklar yerlerde en ok iki ta alete rastlanr. Bunlardan biri, iki ucu sivri bir gen, dieriyse yarm daire eklinde keskin bir

levhadr. Bu aletlerin baka baka ilerde kullanld besbellidir. Yoksa bu kadar farkl olmazlard. Bu aletlerle ne iler grldn nasl anlamal? Aletler gzden geirilince baz eyler anlalabilir, ama en iyisi zihnen ta devrine dnp insanlarn ta aletlerle neleri ve nasl ilediklerini grmektir. Romanlarda sk sk: On yl geriye dnelim gibi szlere rastlanr. Romanclara kim ne diyebilir? stedikleri ekilde dnebilirler. stelik kahramanlar hakknda da istediklerini yazmakta serbesttirler. Peki, yazdmz bu gerek hikyede biz nasl hareket etmeliyiz? Uydurmaya hakkmz yok. Sonra bizim on yl deil, on binlerce yl geriye dnmemiz gerekiyor. Yine de, Ta Devrine dnmek mmkndr. Ta Devrine gitmek isterseniz, her eyden nce yannza uzak yolculuklarda gerekli olan eyleri almalsnz. Bata adr gelir. adr; katlanabilir bambu denekler, yere baland kazklar ve bunlar

akacak ekile birlikte, kk bir antaya sar. adrdan baka daha bir yn ey gerekir: Banz gneten koruyacak bir apka, balta, tencere, gazoca, matara, kak, pusula ve harita. Btn bunlar bir bavula yerletirip yannza silah da aldktan sonra (Ta Devrinde avlanmadan geinilemez) en yakn limana gidip gemiye bilet almak kalr. Ancak bilet alrken Ta Devrine gideceinizi sylemeyin. Sylerseniz, gemiye bineyim derken tmarhaneye dersiniz. Bilette: Ta Devrine gidi-geli szleri yerine, basbaya baka bir yaz olacak: Melbourne. Bu biletle Avustralyaya giden transatlantie binebilirsiniz. Birka hafta sonra gemi sizi gezinizin amac olan yerlere ulatracak. Btn mesele u ki, XX. yy.da bile insanlar baz yerlerde, mesela Avustralyada, ta aletler kullanrlar. Uzak gemi zamanlara gidilemeyeceine gre, dnyamzda bugn de ayn artlarda yaanan bir yere gidilebilir. Bilginler insanlarn eski alarda

nasl yaadklarn renmek istedikleri zaman byle yaparlar. Avustralyada bugne kadar ta aletleri kullanan insanlar yaamaktadr. Bunlarn nasl altklarn grebilmek iin, yaadklar yerlere gitmeliyiz. Avustralyal avclarn yaadklar yerlere giden yol, yer yer dikenli allklarla kapl, susuz, orak steplerden geip ktann ierilerine doru gtrr. Irmak kylarnda bulunan aalarn altnda, aa kabuu ve dallardan yaplm kulbeler greceiz. Kulbelerin yannda ocuklar oynar, kadn ve erkekler alr. Sa sakal uzam bir ihtiyar, avda vurulmu bir kangurunun derisini yzer. htiyarn elinde gen eklinde bir ta bak grrz. Bize bu uzun geziyi yaptran ey de ite bu ta aletin ta kendisidir. ada Avustralya yerlileri elbette ilkel deiller. lkel insanlarla aralarnda binlerce kuak var. Kullandklar ta aletler, gemiin kalntlar olup bize birok eyi aydnlatabilir. Avustralya yerlilerinin almalarna dikkat edilirse, ta genin avc silah olduu grlr. gen biimli byle baklarla avda

hayvan ldrlyor, derisi yzlp barsaklar temizleniyor. kinci eski alet, yani yarm daire eklindeki ba grebilmek iin daha da uzaklara, Avustralyann gneyindeki Tazmanya Adasna gitmek gerek. Orada kadnlar byle baklarla, pek uzak olmayan bir gemie kadar elbise bier, deri yzer ve keserlerdi. Aletler arasndaki bu iblm, insanlar arasndaki iblmn gsterir ki bu, daha avclkla geinen ilkel insanlarla balamt. Daha ok i karabilmek iin, bir iblm gerekiyordu. Erkekler avlanrken, kadnlar bo durmuyor, kulbe kuruyor, elbise dikiyor, kk topluyor, yiyecek hazrlyorlard. Yallarla genler arasnda da iblm vardr. Bin Yllk Okul Her i ustalk ister. Ama onu bir kimseden renmek gerekir. Eer her dlger baltay, bk ve rendeyi kendisi

bulmak, stelik bunlarla nasl ilemek gerektiini dnmek zorunda olsayd dnyada tek bir dlger bulunmazd. Corafya renmek iin herkesin dnyay dolamas, Amerikay yeniden kefetmesi, Afrikay incelemesi, Everest Tepesine trmanmas gerekseydi ve btn bunlar birer birer anlatsayd, buna bir insann mr yetmezdi. nsanlarn gittike daha ok ey renmesi gerekiyor. ki yz yl nce on alt yanda profesr olanlar vard. Sovyetler Birliinde yalnz lise renimi tam on yldr. Ve ileride daha uzun sre okumak zorunluluu ba gsterecek herhalde. nk her yeni yl, bilime birok yenilik getiriyor. stelik bilimlerin says da artyor. Bir zamanlar yalnzca fizik vard. Oysa imdi jeofizik, astrofizik var. nceleri yalnz kimya vard, bugnse jeokimya, biyokimya ve ziraat mhendislii de var. Yeni bulularn etkisiyle bilimler, canl hcreler gibi geliip oalyorlar.

Ta Devrinde bilim diye bir ey yoktu. nsan tecrbesi yeni yeni birikmeye balamt. nsann emei de imdiki gibi bileik deildi. Bunun iin, renmeye az zaman harcanyordu. Ama o zaman da renmek gerekliydi. Vahi hayvanlarn izini gtmek, vurulan hayvann derisini yzmek, kulbe kurmak, ta bak yapmak, btn bunlar hner ve ustalk isterdi. Hner, ustalk nereden alnrd? nsan, usta olarak domaz, ustalk sonradan renilir. nsann hayvandan ne kadar uzaklat, ondan ne kadar farkl olduu asl burada grlr. Hayvanlar, derilerinin rengi ya da gvdelerinin ekli gibi, doal aletleri ve bunlar kullanma yetisini de ana babalarndan soyaekim yoluyla alrlar. Domuzun toprak kazmay renmesine lzum yoktur. nk burnu bu ie elverili bir ekilde doar. Kemirgenler de aa kemirmeyi ve kesmeyi kolayca renirler. nk kemirmeye ve kesmeye elverili dileri vardr. Bunun iin hayvanlarn ne aletleri vardr,

ne de okullar. rdek yavrusu yumurtadan kar kmaz, sinek ve yenge avlamaya balar. Oysa bunu kendisine kimse retmemitir. Yabanc kularn yuvalarnda, ana babadan uzak byyen guguk kuu yavrular, sonbaharda yalnz balarna yola kar ve Afrika yolunu elleriyle koymu gibi bulurlar. Hayvanlar, ana babalarndan birtakm bilgiler alrlarsa da bunlar iin okul, phesiz sz konusu olamaz. nsana gelince i deiir. nsan, aletlerini kendisi yapar, onlarla domaz. Bunun iin de onlar kullanma yetisini, ana babasndan miras olarak deil, retmenlerinden ve tecrbe sahibi insanlardan alr. nsan, gramer kurallarn ve aritmetik problemlerini zme usullerini doutan bilseydi, bu tembellerin pek houna giderdi herhalde. O zaman insanlarn okula ihtiyalar kalmazd, ama bu da insann pek yararna olmazd. Okulsuz hibir ey renilemez. nsana zg hner ve yeti, bir noktada donup kalr,

bir sincabnkinden farksz olurdu. Bereket versin insan, hazr hner ve yetilerle domaz. renir ve retir: Her kuak, insanln ortak tecrbe hazinesine yeni bir eyler katar. Bylece tecrbe gittike artar. nsanln bilgi snrlar gittike geniliyor. nsan insan yapan, ona bilim, teknik, sanat ve kltr veren, hep o bin yllk okul, yani emek okuludur. nsan bin yllk okulda renime ta devrinde balamt. Tecrbeli avclar, genlere zor avclk mesleini, yani yabani hayvanlarn toprak zerinde braktklar izleri tanmay, rktmeden ava nasl yaklamak gerektiini retegelmilerdir. Av ustalk ister ama imdi avc olmak daha kolaydr. Bunun bir nedeni artk avclarn silahlarn kendilerinin yapmamalardr. Ta Devrindeyse topuzundan bana ve mzrak ularna kadar her eyi kendileri yaparlard. Bu ite yal bir usta, genlere ok ey retebilirdi. Ev ilerinde de bilgi ve tecrbe gerekti. Kadn, ev

ilerinden baka, kulbe kurmay da becermeliydi. Odun kesmeyi de, terzilii de. Her insan topluluunda, mrleri boyunca edindikleri i tecrbelerini genlere aktaran, bilgili, yal erkekler ve kadnlar olmutur. Peki, ama kendi ustaln, bilgi ve tecrbesini, insan bakasna nasl verebilir? Gstermek ve anlatmakla. Bunun iinse dil gereklidir. Hayvanlarn yavrularna, doal birer alet olan pene ve dilerinden faydalanmay retmeleri gerekmez. Bunun iin de hayvanlarn konumay becermeleri hi de gerekli deildir. nsan iin konumak zorunluydu. Dil, hem ortaklaa alma, hem de yallarn tecrbe ve ustalklarn genlere retmeleri iin gerekliydi. Peki, Ta Devri insan nasl konuurdu? Dilsiz Dil

Maaralarn derinliklerinde, ilk insann avlanrken yaad yerlerde, ou zaman insann kendisi de, daha dorusu kalntlar da bulunur. 1924 ylnda, Simferopol ehri yaknlarndaki KiikKoba adl maarada Sovyet arkeologlar, ilkel bir insann kemiklerini buldular. Bu insan, maarann ortasnda ekenar drtgen biimli bir mezara gmlmt. Yine ayn maarada, geyik kemikleri ve ta aletler de bulundu. Ta Devrinin balangcnda yaam olan insanlara ait byle bir konut, zbekistandaki Teik Ta maarasnda da bulunmutu. lk avclar burada bir da geidinin yamacna yerlemilerdi. Balca avlar kolay kolay yakalanamayan da keisi olduuna gre bunlar ok evik ve atik olmallard. Teik Ta maarasnda, ta alet ve hayvan kemiklerinden baka sekiz yalarnda bir ocuun kafatasyla kemikleri de bulunmutu. Ta Devrinin balarnda yaam olan insanlarn kalntlar yalnz Sovyetler Birliinde deil birok yerde, Amerika ktas hari btn ktalarda bulunmutur.

Bu devre ait kalntlardan biri Neander Irma vadisinde bulunduu iin, bilim adamlar devrin insanlarna Neandertal insan derler. Kahramanmza biz de Neandertal insan diyeceiz. Kendisine yeni bir ad vermek gerekiyor, nk onu pithecanthropus erectustan ayran yz binlerce yl iinde deimitir. Beli dorulmu, elleri daha eviklemi, yz insan yzne daha ok benzemeye balamtr. Yazarlar kahramanlarnn d grnlerini btn ayrntlaryla, unlara benzer szlerle tasvir ederler: Alev alev yanan gzler, marur kartal burnu, karga kanad gibi kara salar. Kahramann kafatas hacmi zerinde durmak akllarndan bile gemez. Bizim tutumumuzsa bambaka. Kahramanmzn kafatas hacmi bizim iin birinci derecede nemlidir, bizi gzlerinin renginden ve salarnn parltsndan daha ok ilgilendirir. Neandertal insannn kafatas zerinde yaplan incelemeler beyninin, pithecanthropus erectusunkine oranla bym, gelimi olduunu

gstermitir. nsann bin yllar boyunca yapt almalar boa gitmemi, kendisini, hele ellerini ve kafatasn batan baa deitirmitir. nk hep kafa buyurmu, eller almtr. nsan, bir ta parasna keski biimini vermeye urarken, kendisi farkna varmadan parmaklar da deiiyor, daha evikleiyor, daha ustalayordu. Ayn zamanda beyni de deie deie bileik bir ekil alyordu. Neandertal insanna bir gz atsaydnz, maymun olduu aklnza gelmezdi. Oysa yine de maymuna ok benzerdi. Dar aln, bir siper gibi gzlerinin zerine sarkmt. Eri dileri ileriye doru kkt. Neandertal insann ada insandan ayran, aln ve enesiydi. Aln arkaya doru eik, enesiyse var m, yok mu belli deildi. Hemen hemen alnsz olan bu kafatasnda, ada insann beyin ksmlarndan bazlar eksikti. Alt ene

de henz konumaya elverili deildi. Byle bir alna ve eneye sahip olan insan, imdiki insan gibi dnp konuamazd. Neandertal insannn da konumas gerekiyordu. Bunu gerektiren, benzerleriyle ortaklaa almalaryd. nk insanlar birlikte altklar zaman, ile ilgili eylerde hi olmazsa biraz olsun birbirlerini anlamalydlar. nsan, enealt blgesinin ve enesinin geliip konumaya elverili hale gelmesini bekleyemezdi. nk bu, binlerce yl isterdi. Peki, ama insanlar nasl anlayorlard? Tm vcutlaryla. Henz bir zel konuma organlar olmad iin, btn vcutlar konuurdu; yznn adaleleri, omuzlar, ayaklar ve en ok da eller. Kpekle hi konutuumuz olmu mudur? Kpek, sahibine bir eyler anlatmak istedii zaman, onun gzlerine bakar, onu burnuyla iter, ayaklarn dizlerine koyar, kuyruunu sallar, gerinir, esner. Kpek konumay beceremez, bunun iin de burnundan

kuyruunun ucuna kadar btn vcuduyla konumak zorunda kalr. lk insanlar da szlerle konumay bilmezlerdi. Ama baka insanlarla anlamaya yardm eden elleri vard. nsan, kes diyeceine bu anlam ifade eden bir ekilde elini sallard; ver diyeceine avucunu uzatr; buraya, beriye gel yerine de parman kvrarak iaret ederdi. Sesi de ellerine yardm eder, karsndakinin dikkatini jestlerine ekmek iin barr, brrd. yi, ama bunlar nereden biliyoruz? Toprak altnda bulunan her ta alet paras, gemiin bir ksmdr. Ama jestlerin paralarn, yani kalntlarn nerede bulmal? oktan rm olan ellerin hareketlerini nasl tasavvur etmeli? Atalarmz olan eski insanlar, biz ada insanlara az ok bir eyler miras brakmam olsalard, bu elbette imknsz olurdu. Jestlerle fade Edilen Anlamlar

Bir zamanlar Leningrada bir Kzlderili gelmiti. Delik burunlar anlamna gelen, Nemepu adl kabileye mensup olan Kzlderili, d grnnde Fenimor Kuperin, sava baltalaryla silahl Kzlderililerine benzemiyordu. Amerikal misafir ne makosen ayakkab giymi, ne de ban ku tyleriyle sslemiti. Srtnda herkesin giydii gibi elbiseler vard. Kzlderili lisann zaten biliyor ve ngilizceyi de ana dili gibi mkemmel konuuyordu. Bu iki dilden baka, Kzlderililer arasnda kullanlan ok eski zamanlardan kalm nc bir dil de biliyordu. Bu dil, dnyann en basit dilidir. Bunu renmek iin gramer kurallarn bilmeye gerek yok. Bu dilde, oumuza g gelen fiil ekimlerinin ad bile yoktur. Telaffuzu renme ii de yok, nk dilde kelime yok. Misafir Kzlderilinin konutuu dil, esas dili deil, iaret yani hareket diliydi. Bu dilin bir szln yapmay deneseydiniz, aa yukar yle bir ey kard ortaya.

Jest Szlnden Bir Sayfa Ok Bir el, gzle grnmeyen bir yay tutar, br el de yayn grnmez kiriini ekiyormu gibi iaretler yapar. Vigvam (Kzlderili evi) Kenetlenmi parmaklardan meydana gelen iki tarafl, sivri dam. Beyaz insan Alndaki teri siler gibi hareket ki, bir apkann kenarn ifade eder. Kurt Elin iki parma, iki kulaa benzetilerek ileriye doru uzatlr. Tavan Bir elin iki parma ileri doru uzatlr, br elle bir kavis izilir ki, iki uzun kulak ve tavann yuvarlak vcudunu gsterir. Balk Avu, dikine durumda saa sola hareket ettirilir. Bu, yzen bal hatrlatr. Kurbaa Parmaklar birletirilip zplar gibi alp kapanr. Bulut ki yumruk ban zerine kaldrlr. Bu jest, g kaplam bulutlar temsil eder.

Kar Yine ayn jest. Yalnz bu kez yumruklar, kar taneciklerinin dne dne yamasn taklit edercesine yavaa alr. Yamur Yine ayn jest. Yumruklar alarak birdenbire yere doru indirilir. Yldz ki parmak ban zerinde bklp alr. Bu hareket yldzlarn titreyiini gsterir. Burada her jest, her hareket havada elle izilmi bir tablodur. En eski yazlarn harf deil resim olmalar gibi, en eski diller de herhalde hareketlerle izilen birer resimdir. ada Kzlderililerin kulland iaret dili, elbette ilk insanlarn konutuklar dil deildir. Kzlderililerin dilinde, eski jestlerden baka, ilk insanlarda bulunmas mmkn olmayanlar da vardr. rnein Kzlderililerin diline son zamanlarda girmi jestlerden birkan alalm: Otomobil ki el, ilkin tekerleklerin dnmesini taklit eder, sonra direksiyonu eviriyormu gibi yapar.

Katar Yine dnen iki tekerlek hareketi ve lokomotifin bacasndan duman kmasn taklit eden el hareketleri. Bu jestlerin yakn zamanlarda doduu phesizdir. Szlkte bunlarla yan yana, ilk insanlardan kalm olduklar pek muhtemel olan jestler de buluyoruz. rnek: Ate El aadan yukarya doru saa sola haraket ettirilir. Bu ykselen duman gsterir. Havay dikine yaran el hareketi. Kim bilir, belki ilk insanlar elleriyle havay yardklar zaman, al demek isterlerdi. nk insann ilk aleti ayn hareketi yapan keskiydi ve almak, bir eyi yarmaktan ibaretti. Kullandmz aret Dili Jestlerle konuma dilinden bugn de faydalanrz. Evet demek istediimiz zaman, ou halde bir ba hareketiyle yetiniriz. Orada ve oraya demek istediimiz zaman

parmamzla iaret ederiz. Hatta bunun iin, iaret parma dediimiz, konuan zel bir parmamz var. Selamlarken bamz eeriz. Bamz sallarz, omuz silkeriz, aresizlik ifadesi olarak ellerimizi aarz, kalarmz atarz, dudak srrz, dudak bkeriz, elle tehdit ederiz, yumrukla masaya vururuz, ayamz yere vururuz, el sallarz, bamz iki elimizin arasna alrz, elimizi kalbimize gtrrz, kucaklama anlamnda ellerimizi yana aarz, elimizi uzatrz, vedalarken havadan pckler gndeririz. te size iinde tek bir sz olmayan bir konuma. Ve bu dilsiz dil, jest dili hi unutulmuyor. nk bu dilin baz avantajlar var. Bazen uzun bir konumayla anlatlamayan birok ey tek bir hareketle anlatlabilir. yi bir aktr bazen yarm saat tek bir sz sylemez, ama kalar, gzleri, dudaklar yzlerce sz anlatr. Bayraklar araclyla iki gemi arasnda nasl konuulduunu grmsnzdr. Bu konuma usul olmasayd, rzgrn ve dalgalarn uultusunu, bazen de top seslerini bastrabilmek iin ne gl bir ses

gerekirdi. Kald ki, byle hallerde kulan da insana pek faydas olmaz. O zaman i gzlere der. Binlerce yl yaadna ve insanlara bugn de gerekli olduuna gre, iaret dilinin hi de kt bir dil olmad anlalyor. Sesli dil, eski iaret dilinden stn gelmi, ama onu bsbtn skp atamamtr. Malup olan dil, stn gelenin hizmetine girmitir. Birok halkta iaret dilinin, uaklar gibi bakalarna baml olanlarn dili olarak kalmas sebepsiz deildir. Kafkasyada, baz Ermeni kylerinde devrime kadar kadnlarn yabanc erkeklerle, bildiimiz ses dilinde konumaya haklar yoktu. Meramlarn ancak el iaretiyle anlatabilirlerdi. aret dili Suriyede, randa ve daha baka yerlerde de grlmtr. ran ahnn saraynda uaklar hareketlerle dertlerini anlatabilir, sadece kendi seviyelerindeki kimselerle szl konuabilirlerdi. Bu zavalllar, kelimenin gerek anlamnda konuma hakkndan yoksundular.

Grlyor ki, oktan kaybolan gemiin kalntlarn, izlerini bugnk hayatmzda da buluyoruz. nsan Akl Sahibi Oluyor Ormanda yaayan her hayvan, her yandan gelen binlerce sese kulak verir ve binlerce iareti izler. Bir dal atrdamas, dmann yaklatna iaret olabilir. Kamaya ya da kendini savunmak iin direnmeye hazrlanmak gereklidir. Gk grledi ya da aalarn yapraklarn dren bir yel estiyse, bir delie ya da yuvaya gidip yaklaan frtnadan saklanmak gereklidir. rk yaprak ve mantar kokan topraktan bir hayvan kokusu geldiyse, koku duyulur duyulmaz av izleyip yakalamaldr. Her hrt, her koku, ot zerindeki her iz, her lk ya da slk bir ey anlatr, bir ey ifade eder ve bir ey yaplmasn gerektirir. lk insan da doadan gelen seslere kulak verirdi. ok gemeden bu seslerden baka, kendi topluluundan insanlarn gnderdii sesleri de

anlamaya balamt. Bir avc ormanda geyik izi bulursa, arkasndan gelen br avclara bunu el sallayarak bildirirdi. Arkadakiler geyii daha grmemi olsalar bile verilen iaret, avclarn silahlarna daha sk sarlmalarn ve karlarnda geyiin atall boynuzlarn grm gibi tetikte davranmalarn gerektirirdi. Hayvann yerdeki izi de bir iarettir. Bir iz bulunduunu bildiren el sallay da iareti haber veren iaretti. Avclardan biri yerde bir iz bulduu ya da yaklaan hayvann kard hrty iittii her defasnda, topluluun br yelerine bunu bildiren bir iaret verirdi. Bylece, doadan insana gelen iaretlere bir de sz, yani insan topluluunun insana ilettii iaretleri haber veren iaret eklendi. van Petrovi Pavlov bir kitabnda, insan szn iaretleri haber veren iaret olarak niteler.

Balangta iaretleri haber veren iaret, sadece jest ve barlard. Gz ve kulaklarn ald bu iaretleri haber veren iaretler, bir telefon merkezine gider gibi insann beynine giderdi. Beyin, iareti haber veren iareti, yani bir hayvan yaklayor szn kapnca hemen; ellere, kargy daha salam tutun; gzlere, yapraklara daha dikkatle bakn; kulaklara, ormann atrt ve hrtlarna daha iyi kulak asn diye emrederdi. Hayvan daha grnrlerde yoktu, ama insan onu karlamaya hazrd. Byle iaretler, hareketler ve barlar arttka ve beyine gelen iaretleri haber veren iaretler sklatka, insann kafasnda bulunan bu merkez istasyonun ii de o derece artyordu. Beyinde yeni yeni hcreler meydana geliyordu. Beyin geliiyor, hacmi byyordu. Neandertal insannn kafatas hacmi, pithecanthropus erectusunkinden 400-500 cm3 daha byktr. nsann beyni geliiyor, insan dnmeyi reniyordu. nsan, gnei hatrlatan bir iareti grd zaman,

gece bile olsa gnei dnmeye balyordu. Gidip mzra getirmesini iaret ettiklerinde, mzrak yaknda olmayp grnmese bile, onu dnebilir olmutu. Ortaklaa alma insana konumay, konuma da dnmeyi retmiti. nsan, akln doadan bir armaan olarak almam, kendi emeiyle kazanmtr. Dilden Dile Daha aletler azken ve insann tecrbesi ktken, bu tecrbeyi bakasna iletmek iin en basit iaretler yetiyordu. alma toplumsallatka, jestler de toplumsallayordu: Her eyi tam olarak anlatabilecek ayr ayr jestler gerekmiti. Bu zorunluluk, hareketlerle ifade edilen anlamlar dourdu. nsan, jestleriyle hayvann, silahn, aacn resmini havada izmeye balad. nsan oklu kirpinin eklini izerken, sadece izmekle yetinmeyip bir an iin kendisi de oklu

kirpiymi gibi bir hal alyordu. Kirpinin topra nasl kazp attn, inelerini nasl diktiini hareketlerle tasvir etmeye balyordu. Byle bir pantomim iin, zamanmzda, ancak gerek sanatlarda rastlanlan derin bir gzlem gcne sahip olmak gerekir. Su iiyorum dediimiz zaman, szlerimizden suyu nasl itiimiz, bardaktan m, ieden mi, avucumuzdan m itiimiz anlalmaz. O zaman jestlerle konuan insan, su ime fikrini belirtmek iin avucunu azna gtrr, grnmeyen suyu kana kana iiyormu gibi yapard. Grene de su gerekten tatl, souk ve susuzluu gideriyor gibi gelirdi. Biz yalnz, avlanmak deriz. lk insansa iaret ve hareketlerle bandan sonuna kadar tm av sahnelerini tasvir ederdi. aret dili hem fakir, hem de zengindi. Zengindi, nk eya ve olaylar canl bir ekilde tasvir edebilirdi. Fakirdi, nk jestle, mesela sol gz de sa gz de gsterilebilirdi, ama gz anlamn ifade

etmek ok gt. Jestlerle bir eyin aslnda az ok uygun tam bir tasviri yaplabilirdi, ama soyut bir kavram hibir jestle anlatlamazd. aret dilinin baka yetersizlikleri de vard. Geceleri bu dille konuulamazd. nk karanlkta el hareketleri grlmezdi. Gn nda da iaret diliyle konumak her zaman mmkn olmuyordu. Krda insanlar jestlerle kolayca anlaabiliyorlard. Fakat aatan bir duvarn avclar birbirlerinden ayrd ormanlarda, jest ve iaretlerle konumak imknszlayordu. te o zaman sesten medet ummak gerekmiti. lk zamanlarda dil ve boaz, sahibinin iradesine pek tabi olmuyordu. nsann dilinden, boazndan kendisinin karmak istedii sesler yerine baka sesler kyordu. Bunlar birbirine kararak barma, brme ve lk eklini alyordu. nsann kendi diline hkim olup aka anlalacak bir ekilde konumaya balayabilmesi ok uzun srmt.

Dilin az boluundaki hareketleri, jestlerin en gze arpmayanyd. Fakat bunlarn byk bir avantaj vard ki o da iitilebilmeleriydi. Eve kabilesinin dilinde bildiimiz yrmek yerine u ekiller kullanlr: Zu dze dze emin admlarla yrmek; zo bula bula hangi yolda olduuna bakmadan acele yrmek; zo pia pia kk admlarla yrmek; zo govu govu ban ne doru eip hafife topallayarak yrmek. Sesle ifade edilen birer resim biiminde olan bu szler, basbaya emin admlarla yry, dizlerini bkmeden yryen bir insann emin admlarla yryn btn ayrntlaryla belirtiyor. Ksacas ka eit yry varsa, o kadar da ifade grlyor. Jestlerle izilen resmin yerini, artk szle ifade edilen anlamlar almtr. te insan nce jestlerle, sonra da szlerle konumaya byle alyordu. nsan Emek Yaratt

Bir insan, bir rman akntsna kar giderek sonunda nasl kaynaa varrsa, biz de insan tecrbesinin kaynana geldik. Bu kaynakta hem insan toplumunun, hem dilin, hem de dncenin balangcn bulduk. Bir rmaa dklen kollarla rman daha da genilemesi ve sularnn artmas gibi, insan tecrbesinin rma da gittike genileyip derinleiyordu. nk her yeni kuak, tm tecrbelerini bu rmaa aktyordu. Kuaklar birbiri ardndan gemie karyordu. nsanlar ve kabileler iz brakmadan yok oluyor, ehir ve kylerin yerinde yeller esiyordu. Zamann ykc gcne hibir ey dayanamayacak gibiydi. Fakat insanln tecrbeleri kaybolmuyor, bilimde yaamaya devam ediyordu. Dilde her sz, almadaki her hareket, bilimdeki her kavram, kuaklarn bir yere toplanm tecrbesidir. Irmaa akan sular rmakta kaybolmad gibi, eski kuaklarn tecrbeleri de boa gitmemitir. Bir zamanlar yaam olan insanlarn emei, insanlk tecrbesinin rmanda, gnmz insanlarnn

emeiyle kaynamtr. Irman kaynana, her eyin balangcna ite byle vardk. alan, konuan, dnen bir varlk olan insan ite byle dodu. Maymun deie deie insan haline gelinceye kadar gemi olan binlerce yla gz atarken, Friedrich Engelsin, insan emein yaratt hakkndaki szlerini hatrlamamak imknsz.

3 Av Toplumundu
Fransann Solutre blgesinde, kayalk uurumla biten ykseke bir yayla vardr. bir

Arkeologlar bu yaylann eteinde byk bir kemik yn bulmulardr. Burada mamutlarn krek kemikleri, ilkel -kz boynuzlar ve maara aylarnn kafataslar grlmtr. Fakat kemiklerin ou at kemiiydi. Bunlar insan boyunu aan ynlar halindeydi. Bilim adamlar bu kemik ynn eitlere ayrdktan sonra, burada en az yz bin at kemii saymlardr.

Byle muazzam bir at mezarl nasl meydana gelmiti? Kemikleri dikkatle inceleyen bilginler, birounun krk, paralanm ve yank olduunu grmlerdir. Bu kemiklerin buraya, a kadnlarn elinden getikten sonra yldklar belli olmutur. At mezarlnn gerekte muazzam bir yiyecek artklar pl olduu anlalmtr. Bu kadar p bir ylda ylamazd. Demek insanlar burada yllarca yaamlard. Fakat p yn niin baka yerde deil de burada, uurumda bulunuyordu. lk avclar, kulbelerini niin dz bir ovada deil de bir uurumun kenarnda kurmulard? Avclar ovada bir at srsne rastladklarnda, sk ve yksek otlarn arasnda gizlene gizlene ihtiyatla srye yaklarlard. Her avcnn elinde birka mzrak bulunurdu. ndekiler iaretlerle, atlarn nerede ve ne kadar olduklarn, nereye doru gittiklerini bildirirlerdi. Avclar at srsn kuatp emberi yava yava daraltrlar, ilkin ovada kara birer leke gibi grlen atlar artk iyice seilirdi. Atlar byk bal, ince ayaklydlar, vcutlar uzun sert kllarla kaplyd. Atlar birden rkp tetikte bulunur, kamaya

hazrlanrlard. Fakat i iten gemi olurdu. Bir mzrak bulutu, uzun gagal, kanatsz kular gibi atlara doru uard. Mzraklar atlarn sarlarna, srtlarna, boyunlarna saplanrd. Nereye kamalyd? Dman, atlar taraftan sarmt. Birdenbire ykseliveren bu canl duvarn yalnz bir k yolu, yalnz bir kaps vard: Uurum. At srs, kurtulmak iin, vahi bir kineme ve grltyle bu kapya atlrd. Avclarn da istedii zaten buydu. Sry hep bir tarafa, uurum ynne srerlerdi. Korkudan lgna dnen atlar, nlerinde hibir ey grmeden kaarlard. At srs, sallanan kuyruklar, kprm srtlaryla, canl bir seli andrrd. Sonunda ister istemez uurumun kenarna varrd. ndeki atlar tehlikeyi grp balard kinemeye, ahlanmaya. Fakat artk durulamazd. Arkadaki atlar ndekileri sktrp iterlerdi. Bu canl selin bir elale gibi uuruma akmasyla, aada kanl bir ceset yn meydana gelirdi. te av byle sona ererdi. Sonra kaya dibinde ateler yaklr, yallar av

datrlard. Av btn toplumundu. Fakat en iyi paralar en cesur ve en usta avclara verilirdi. Yeni nsanlar Saate baktmz zaman, akrep hareketsiz gibi gelir bize. Fakat bir iki saat sonra akrebin yerini deitirdiini grrz. nsanlarn hayatnda da byle olur. evremizdeki, hatta kendimizdeki deiikliin ou zaman farknda olmayz. Tarihin akrebi bize hareketsiz gibi grnr. Ancak birka yl sonra akrebin yerini deitirdiinin, kendimizin de evremizin de deiip bakalatnn farkna varrz. Eskiyi yeniyle karlatrmak iin elimizde hatra defterleri, fotoraflar, gazeteler, kitaplar var. Atalarmznsa bu kyaslamay yapacak hibir eyi yoktu ellerinde. Hayat kendilerine hareketsiz ve deimez grnrd. nk rakamsz kadran zerinde akrebin hareketi fark edilemez. Ta aletler yapan her usta, kendisine ustalk retenin btn hareket ve usullerini olduu gibi tekrarlamaya alrd.

Kadnlar ev yaparlarken, oca bykanneleri gibi kurarlard. Avclar hayvanlar, atalarndan grdkleri gibi kovalayp bir yere kstrrlard. te yandan insanlar hi farknda olmadan aletlerini de, evlerini de, almalarn da deitiriyorlard. Her yeni alet, ilk zamanlarda eskisine ok benzerdi. lk mzrak, kargdan az farklyd. lk ok, mzraa ok benzerdi. Fakat okla karg birbirinden artk iyice farkllamt. Ok ve yayla avlanmak, kargyla avlanmaya hi benzemezdi. nsann yalnz aletleri deil, kendisi de deiiyordu. Bunu kazlarda bulunan iskeletlerden anlyoruz. Maaraya giren insan, Buz ann sonunda maaradan kan insanla karlatrrsak, bunlarn baka baka iki varlk olduu grlr. Maaraya giren, daha maymuna benzeyen, eli bkk, bocalaya bocalaya yryen, hemen hemen alnsz ve enesiz Neandertal insanyd. Maaradan kansa d grnyle bizden pek az farkl olan, boylu boslu Kromanyon insanyd.

Maara Evler nsann yaay deitike evi de deiiyordu. Evlerin tarihini yazsaydk, maaradan balamamz gerekirdi. Doa yaps olan bu evi, insan hazr olarak bulmutu. Doa kt bir mimardr. Dalar ve dalardaki maaralar yaparken, buralarda insann yaayaca umurunda bile olmamtr. Bunun iin, insanlar barnacak maara ararlarken, kendilerine her bakmdan uygun olana pek seyrek rastlarlard. Evin ya tavan ok alakt, ya duvarlar kmek zereydi ya da kaps o kadar dard ki, ieriye emekleye emekleye girmek bile zordu. Evi, iinde yaanabilecek hale getirmek iin btn topluluk kollar svar, maarann tavann ve duvarlarn ta aletlerle kazr, aa kazklarla da dzeltirdi. Hemen giri yerinde ocak kazlr, evresine ta dizilirdi. Anneler yavrularna zenle yatak hazrlarlard. Bunun iin yerde bir ukur kazlr, ku tynden dek yerine de ocaktan lk kl konulurdu. Maarann bir kesinde, ay eti ve her trl

yiyecek stoklar iin bir ambar yaplrd. Bylece insan, doann yaratm olduu maaraya ekidzen veriyor, onu kendi emeiyle insan evine eviriyordu. Bu ie harcad emek, zaman getike artyordu. nsan, kaya diplerinde hazr atms yerler bulduu zaman altna duvar ryor, hazr duvar bulunca da, zerini atp ev yapyordu. Fransann gneyindeki dalarda, ilk insanlardan kalma byle bir ev bulunmutur. Yerli halk bu eve eytan Oca gibi acayip bir ad vermitir. nk byk ta paralarndan yaplm bu inin ocanda yalnz eytann snabileceini sanmlardr. Atalarnn tarihini daha iyi bilselerdi, eytan Ocann, eytan tarafndan deil, insan eliyle yaplm olduunu anlarlard. lk avclar bir zamanlar burada kayalk bir at altnda, dadan kopmu ta paralarndan meydana gelen iki duvar bulmular. Bu hazr iki duvara dikey iki duvar da insanlar rm. Duvarlarn biri byk ta levhalardan, dieri de kazklar arasna dallar rlp

zeri hayvan derisiyle kaplanarak yaplmtr. Bu sonuncu duvarn byle yapldn sadece tahmin ediyoruz, nk zamanla yklp gitmitir. Duvarlarla evrili geni bir ukur olan zeminliin dibinde akmakta paralar, kemik aletler ve boynuzlar bulunmutur. eytan Oca yar ev, yar maaradr. Artk buradan gerek eve gei pek uzak deildir. ki duvar rebilen insan drt duvar da rebilirdi. Bylece maaralarda, hazr kaya atlar altnda deil, ak havada kurulmu ilk evler belirdi. Avclarn Evi 1925 yl sonbaharnda Don Irma kylarndaki Gagarino ky halkndan Antonof, yeni bir yapy svamak iin avlusunda toprak kazyordu. Krek ikide bir kemik paralarna arparak gcrdyordu. Kyl, tam o srada oradan geen Vladimirof adndaki retmene:

Bu kadar kemiin ne ii var burada, bir trl kazamyorum, neredeyse krek krlacak, diye yaknmt. retmenin yerinde baka biri olsayd, durup biraz ene aldktan sonra yoluna devam ederdi. Ky retmeni byk bir arkeoloji heveslisiydi. Kylnn ukurdan kard kaln, sar, cilal gibi byk bir dii dikkatle incelemeye balad. Byle byk bir di, ancak mamut dii olabilirdi. Don kylarnda mamut ha! ldrmak iten deildi. retmen, ukurdan karlan bir yn kemii toplayp bir arabaya ykledikten sonra, komu ehirdeki mzeye gtrd. Kk ehirlerdeki mzelere yolunuz dmse, oralarda ok eitli eyalarn bulunduunu grm olmalsnz. Bir de bakarsnz mermer bir ak tanrsnn yannda, arie Katarina devrinde yaam bir beyin portresi... Baka bir odada da o havalide bulunan maden ve bitki koleksiyonlarnn yannda, kll elinde denek

tutan kartondan bir pithecanthropus erectus. retmen Gagarino, kynde bulunan kemikleri, ite byle bir mzeye teslim etmiti. Mze mdr, mamut diini ve br kemikleri kataloa kaydedip pithecanthropus erectusu madenlerin yanna koymakla yetinebilirdi. Ama yetinmedi. Hemen Leningrad Antropoloji ve Etnografya Mzesine bir mektup yazd. Neva Irma kysndaki binalardan birinde bulunan bu mzede, Rus bilginleriyle gezginlerinin dnyann drt bucandan toplam olduklar zengin koleksiyonlar saklanr. ok gemeden Leningraddan Gagarinoya Zamiyatin adnda bir arkeolog geldi. Leningradl bilginle ky retmeni aratrmalara baladlar. Gagarinoda neler bulunmutu? Kazlarn daha ilk gnlerinde, akmaktandan kazma aletleri ve keskiler, kemik bir biz, delinmi bir mavi tilki dii, kmrle kark mamut ve baka hayvan kemikleri bulunmutu.

akmaktandan aletler ve mamut dii paralar ukurdan baka, ambar duvarlarnn toprak badanasndan da kt. Belliydi ki, toprakta kemikler ve ta aletler, ayklanamayacak kadar oktu. Kaz ileri aylarca devam etti, yeni yeni eyler bulundu. Bulunan eyalar, yani i aletleri, ss eyalar, heykelcikler, yabani hayvan kemikleri, itinayla sandklara yerletirilip Leningrada gnderiliyor, orada da uzmanlar incelemelere balyorlard. Mineraloglar aletlerin hangi tatan yaplm olduunu anlyor, paleontologlar ilk insanlarn hangi hayvanlar avladklarn renmek iin kemikleri inceliyor, usta restoratrler de mamut diinden yaplm olup zamanla anm figrleri onaryorlard. te yandan arkeologlar dikkatle, arkeoloji biliminin tm kurallarna uyarak kaz ilerine devam ediyorlard. Gzlerinin nnde, ilk avclarn evi gittike daha iyi beliriyordu. Avc evi, duvar dipleri boyunca ta bloklar, mamut kellesi ve dileri bulunan bir zeminlikti. ok muhtemel ki duvarlar, aa kazklar arasna rlen

dallarn hayvan derileriyle kaplanmasyla yaplrd. Kazklarn ular da yukarda birleerek aty meydana getirirlerdi. Duvarlarn berkitilmesi iin de diplerine talar ve mamut kemikleri ylrd. Byle bir ev dardan byk bir kulbeye benzerdi. Bir duvarn dibinde, mamut diinden yaplm kadn heykelcikler bulunmutu. Biri tombul, dieri de zayf bir kadnd. Sanatnn, bu heykelcikleri doadan kopya ettii anlalyordu. Kadnlarn salar zerinde zellikle durulmu, bunlar zenle ilenmiti. Kulbenin ortasnda, yerde sandk vazifesini gren dairesel bir ukur vard. Bulunan kemik ine, mavi tilki dilerinden gerdanlk ve bir mamut kuyruu, anlalan burada korunmak istenmiti. ne, diki ilerinde kullanlyordu, gerdanln neye yarad malm. Ya mamut kuyruu niin byle dikkatle saklanmt? Baka yerlerde bulunan eyalara dayanarak sylenebilir ki, ilk avclar yabani hayvanlara benzemek iin sk sk srtlarna hayvan postu geirir,

arkalarna kuyruk takarlard. Gagarinodaki zeminliklere benzer konutlar, yurdumuzun baka blgelerinde de bulunmutur. Voroneje yakn kylerden birinde o kadar sk kemik bulunurdu ki, kye kemikler anlamna gelen Kostenki ad verilmiti. Bulunan kemiklere bakarak, bir zamanlar buralarda mamut, maara aslanlar, maara aylar ve at avlayan insanlarn yaam olduu sylenebilirdi. Konstenki kynde Sovyet arkeologlarnn inceledikleri konuttan, orada insanlarn bir zeminlikte deil, birka zeminlikte yaadklar anlalmt. Avclar ortaklaa, toplu halde avlanrlard. Zeminliklerde gzelce yontulmu ta ve kemik aletler bulunmutu. Eyalar arasnda fil diinden kadn heykelcikleri de vard. Bunlardan birinde dvme usulyle yaplm bir desen ve mein nlk iyice seilebilmiti. Demek insan daha o zaman deri ilemeyi biliyordu. lk avclarn evleri imdiki evlerimize pek benzemezdi. Dardan, evin ancak dairesel bir

tmsei andran dam grnrd. Eve yalnz bacadan girilebilirdi, nk damdaki bacadan baka delii yoktu. Toprak duvarlarn dibinde kanepe yerine mamut kafalar duruyordu. Yatak vazifesini de toprak gryordu. Bu evin sakinleri orta yerde, balarn topraktan yaplm yastklara koyup uyurlard. Kanepeleri kemikten, yataklar topraktan olan bu evde masalar tatand. Evin en aydnlk yeri olan ocak banda, yass ta levhalardan i tezgh yaplrd. Byle tezghlar zerinde aletlere, malzeme paralarna ve krntlarna, yarm kalm eyalara imdi bile rastlanr. te tezgh zerine serpilmi kemik boncuklar. Bazlar hazr, cilal ve delik. Bir ksm daha hazr deil. Usta, uzunca bir kemii birka yerinden entmise de, ayr ayr boncuklar halinde dorayamam. Bir ey engel olmu, belki de insanlar evlerini brakmak zorunda kalmlar. Bu ustaca yaplm mzrak ularn, delikli kemik ineleri, eitli ilerde kullanlan ta keskileri brakp gittiklerine gre, herhalde byk bir tehlikeyle

karlamlard. Bu eyalar yapmak pek kolay deildi. Her birine saatlerce emek verilmiti. Tarihte ilk ine olan kemik ineyi ele alalm. ne byk bir ey deil gibi grnr, ama bunu yapabilmek byk ustalk ister. nsan konutlarndan birinde, hammaddesi ve yapm yarda kalm eyalaryla, tam donatl bir kemik ine bulunmutu. Atlyede her ey olduu gibi kalmt. O kadar ki, eer bugn ine ie yarasayd, bu atlyede hemen ertesi gn ine yapmna balanabilirdi. Ancak unu da sylemeliyiz ki, imdi bu ii becerebilecek ustalar bulunabilecei phelidir. ne yle yaplrd: nce keskiyle tavan kemiinden bir kymk karlp ucu, prtkl bir tala sivriltilir sonra ta bizle delik alr ve bir ta levhayla perdahlanrd. ne ustalar her toplulukta bulunmazd. Kemik ine en deerli eyalardan biriydi.

Karla kapl stepte tten birka zeminlik grnyor. Bunlardan birine yaklap gzleri yaartan dumana aldrmayarak damndaki baca deliinden ieri girelim. Farz edelim ki bamza sihirli bir klah geirip grnmez olmuuz da, kimse bizi grmyor. Zeminlik duman iinde, karanlk ve grltl. Burada en az on yetikin ve ok sayda ocuk var. Gzlerimiz dumana alnca, insanlarn yzlerini ve vcutlarn daha iyi gryoruz. Bunlarda artk maymundan hibir eser kalmamtr. Boylu boslu, yakkl ve gldrler. Elmack kemikleri kk, gzleri birbirine yakn. Yaz vcutlarna krmz boyalarla eitli ekiller izmiler. Yerde oturan kadnlar, kemik inelerle yabani hayvan derilerinden elbise dikiyorlar. ocuklar, baka oyuncaklar olmadndan bir at aya ve geyik boynuzuyla oynuyorlar. Ocak banda, ta levhalardan yaplm tezghta bir usta bada kurmu, bir aa mzran bana kemikten bir u geirmeye urayor. Yannda baka bir usta, ta keskiyle bir eyler iziyor.

Yaklaalm bakalm, nasl alyor. Usta, bir kemik levha zerine, otlayan bir at resmi iziyor. Atn t gibi bacaklarn, ksa yeleli uzun boynunu, ban alacak bir ustalk ve sabrla iziyor. At canlym da neredeyse ayak deitirecek gibi grnyor. Resim hazr, ama ressam izmeye devam ediyor. Atn zerine yandan bir izgi ekiyor. Sonra bir daha, bir daha. Kemik levhadaki atn zerinde acayip bir resim meydana geliyor. Ne yapyor bu ilk usta? ada bir ressamn bile imrenebilecei bu gzel resmi niin bozuyor byle? Resim gittike karyor. Derken atn zerinde bir kulbe resmi beliriyor. Bunun yanna ressam iki kulbe daha iziyor. Bal bana bir kamp! alacak ey! Bu acayip resim ne ifade ediyor? Bu rasgele mi oluyor yoksa ressamn bile bile yapt bir fantezi mi? Ne biri, ne de dieri. lk insanlarn maaralarnda

rastlanlan bu garip resimlerden koleksiyonlar yaplabilir. te, iki kulbe resminin altnda bir mamut, u da stne tane kulbe izilmi bir bizon. Yalnz ba, omurgas ve ayaklar kalm. Eik burunlu, sakall ba, n ayaklar arasnda. Etrafn iki sra insan evirmi. Byle acayip hayvan, insan ve ev resimlerine kemik ve ta levhalarda ve kayalarda da rastlanrsa da, bunlar en ok maara duvarlarnda bulunur. Yeraltnda Resim Sergisi El fenerlerimizi alp maaraya gidelim. Giderken her dnemeci, her yolu aklmzda tutmalyz. nk yeraltndaki bu labirentte yolu armak iten deildir. Kayalk koridor gittike daralyor. Tavandan su szyor. Fenerlerimizi duvara evirip dikkatle bakyoruz. Yeralt sular, maaralar parlak kristallerle sslenmi. Hem de insan eli demeden. lerliyoruz. Biri anszn: Buraya bakn, diye baryor.

Duvarda kara ve krmz boyalarla izilmi bir bizon resmi. n ayaklarnn stne diz km. Kambur srtna mzraklar saplanm. Durup on binlerce yl nce burada alm olan ressamn eserine bakyoruz. Biraz tede bir resim daha var. Duvarda dans ediyormu gibi grnen acayip bir yaratk resmi; hayvan desen hayvan deil, insan desen insan deil. Bu kambur yaratk sakall, kvrk boynuzlu ve kll kuyruklu. El ve ayaklar insannkiler. Elinde bir yay tutuyor. Resme dikkatle baknca, bunun bizon postu giymi bir insan olduu anlalyor. Bundan sonra ayn ekilde baka bir resim, sonra bir tane daha grdk... Acayip bir resim sergisi! Zamanmzda ressamlar, kl atlyelerde alrlar. Tablolar mzelerde zerlerine k debilecek bir ekilde aslr. lk insan karanlk maaralarda, baka insanlardan

uzak bir yerde resim yapmaya zorlayan neydi? Demek bu resimler bakalar grsn, seyretsin diye yaplmamt. O halde ilk ressam, bu resimleri niin izmiti? Bu hayvan maskeleri takm, dans eden insan figrleri ne ifade ediyordu? Bir Muamma ve zm Bir ka avc dans ediyor. Her birinin banda birer bizon kellesinden yzlm deri ya da bizonu andran boynuzlu maske var. Hepsinin elinde ya yay ya da bir mzrak. Dans, bizon avn temsil ediyor. Avclardan biri yorulunca, der gibi yapyor. O zaman baka bir avc ona kr ulu bir ok atyor. Bizon yaralanyor. Kendisini ayaklarndan tutup srkleye srkleye meydana karyor ve bann zerinde baklar salladktan sonra serbest brakyorlar. Bu kez onun meydandaki yerini bizon maskeli baka biri alyor. Bazen de bu danslar bir dakika bile ara verilmeksizin iki, hatta hafta sryor. Bir gezgin, ilk avclarn bir dansn ite byle anlatyor. Fakat gezgin bu dans nerede grm

olabilir? Kzlderili kabilelerinde, eski zaman avclarnn geleneklerinin yer yer yaamakta olduu Kuzey Amerika steplerinde. te ilk ressamn maara duvarna izmi olduu av dansnn tasvirini, gezginin bu notlarnda bulduk. Bylece anlamn kavrayamadmz resim muammasn zm olduk. Fakat zlen bu muamma, bu bulmaca, bir yenisini kard ortaya. Haftalarca sren bu acayip dans neyin nesiydi? Dans bizim iin bir elence ya da sanattr. Fakat Kzlderililerin yalnz sanat akna ya da elence iin hafta boyunca kendilerinden geinceye kadar dans ettiklerini dnmek zordur. stelik onlarn bu dans da, danstan ok bir trene bir ritele benzer. Byc, ubuunun duman ucunda tteni nereye savurursa, dans edenler de, hayali bir hayvan izliyor gibi o yana gidiyorlar. Byc, dumanna verdii yne gre, dans edenleri bir kuzeye, bir douya, bir gneye, bir batya yneltiyor.

Dans byc ynettiine gre bu, dans olmaktan kp bir by treni oluyor. Kzlderililer, garip hareketleriyle bizonlar bylemeye, onlar by gcyle bozkrlardan karp kendilerine doru getirmeye alyorlar. te maara duvarlarnda dans eden insan resimleri bunu anlatyor. Resimdeki sadece bir dans deil, ayn zamanda by trenini idare eden bycdr. Mealelerin nda resim izmek iin maaraya girmi olan ressam da yalnz ressam deil, ayn zamanda bir bycdr. Ressam, hayvan maskesi takm avclar ve yaral bizonlar tasvir etmekle, av uurlu klmak iin by yapyor. Ve dansn ava yardm edebilir olduuna yzde yz inanyor. Bu bize vahice ve anlamsz gibi grnr. Biz ev kurmaya balarken, duvarc ve dlgerlerin hareketlerini taklit ederek dans etmeyiz. Ava balamadan nce de elde silah dans etmeyiz. Fakat bizim sama saydmz eylere atalarmz ciddi bir ey gzyle bakarlard.

Maarada bir kemik levha zerine keskiyle izilmi bir av sahnesi vard. Levhann ortasnda vurulmu bir bizon, evresinde de avclar; bizonun yalnz ba ve n ayaklar yenmemiti. Bu resim ne ifade ediyordu? Sibiryann baz yerlerinde otuz ya da krk yl nce avclar ayy vurduktan sonra ay bayram yaparlard. Vurulmu ay eve getirilip bakeye trenle yerletirilirdi. Ban n ayaklarnn arasna koyarlard. nne ekmek ya da akgrgen kabuundan yaplm geyik figrleri dizerlerdi. Bunlar ayya adanan kurbanlard. Aynn yzn akgrgen kabuundan daireciklerle ssler, gzlerine gm paralar koyarlard. Sonra avclar gelip yznden perlerdi. Bu birka gn, daha dorusu birka gece srecek olan bayramn, ancak balangcyd. Her gece aynn etrafnda toplanlarak arklar sylenir, dans edilirdi. Avclar yzlerine akgrgen kabuundan ya da tahtadan maskeler takp ayya yaklar, karsnda eilir, sonra ay gibi yryerek dansa balarlard. ark ve danslardan sonra yemek balard. Aynn

etini yer, bana ve n ayaklarna dokunmazlard. Bylece kemik levha zerindeki resmin ne ifade ettii de anlalyor. Yani bu bizon bayramdr. Bizonu kuatm olan insanlar, etini avclara verdii iin ona kranlarn sunuyor ve bir dahaki sefer de yine byle cmert olmasn rica ediyorlar. Kzlderililerin yaadklar yerlere gidersek, byle avc bayramlarnn onlarda da det olduunu grrz. Guiol kabilesinden Kzlderili avclar da, vurduklar geyiin art ayaklarn douya evirir, nne eitli yiyeceklerle dolu bir tabak koyarlar. Sonra nbetlee geyie yaklaarak sa elle, burnundan kuyruuna kadar svazlar, ldrlmesine raz olduu iin ona teekkr ederler. Bunu yaparken l hayvana: Dinlen byk karde, derler. Byc geyie dnerek: Sen bize boynuzlarn verdin, teekkr ederiz, der.

4 Tarihin Akrebi

Tarihin akrebini birka bin yl ileriye alalm. yle ki, bizi zamanmzdan ancak elli yzyl ayrsn. Elli yzyl!.. Bir insann, hatta bir ulusun hayat sz konusu olunca bu pek uzun bir sredir. Fakat bizim konumuz ne bir insan, ne de bir ulustur, btn insanlktr. nsanln ya bir milyon kadar olduuna gre, elli yzyl da pek fazla saylmaz. Akrebi ileri aldk diyelim. Yeryuvarla gnein evresinde birka bin defa daha dnd demektir. Bu sre iinde yeryznde neler oldu? Tepesindeki buz klahnn bir hayli daralp bzld hemen gze arpar. Karlarn meydana getirdii klahn evresinde sk ormanlarn uzand zamanlardan bu yana ok gemitir. Ormanlar seyrelmi, baz yerlerde bozkr, ormanlarn ierilerine kadar sokulmutur. Sk ormanlar, urada burada, yerlerinde kamlk ve fundalk brakarak geriye ekilmilerdir. u rman dirseinde grnen tepedeki ne? Sar bir yorgan serilmi gibi...

Bu, insan eliyle deitirilmi bir toprak parasdr. Baaklar arasnda eilmi kadnlar grnyor. Hzla ileyen oraklar, baaklar biiyor. ekici oktan grmtk, oraysa ilk defa gryoruz. Bu orak hi de imdikine benzemiyor. Tatan ve aatan, yani hilal biiminde bir aaca ta keskiler dizilerek yaplmtr. Grdnz bu toprak paras, yeryzndeki ilk tarlalardan biridir. nsan eli dememi doada byle sar yorganlar henz seyrek. Yabanl otlar, baaklar her taraftan sktryordu. nsan henz bu otlarla savamay bilmiyordu, ama baaklar yine de yenilmiyordu otlara. Bir gn gelecek altn baakl buday okyanusu btn yeryzn kaplayacakt. Irman kysndaki yeil ayrda beyaz, sar, alaca, bir dalan bir toplanan irili ufakl hayvanlar grlyordu. nek, kei ve koyun srleriydi bunlar. nsan emeiyle evcilletirilmi, deitirilmi bu hayvanlar

henz pek azd. Bunlar kendi balarnn aresine bakmak zorunda olan yabanl akrabalarndan daha hzl oalyorlard. Birka bin yl sonra, yeryznde yabanl mandalarn says, evcil kz ve ineklerinkinden az olacakt. Tarlalar ve hayvan srleri olunca, yaknlarda ky de olmalyd. te ky de rman dik kysna yerlemitir. Artk bu bildiimiz o avc kulbelerinden deildi. Burada, kazk ve dallardan yaplm kulbelerin yerini, sivri daml ahap evler almt. Evlerin duvarlar balkla svanmt. Kapnn zerinde, at altndan uzanan kiriin ucunda, aatan yontulmu boynuzlu bir boa ba gze arpyordu. Boa, evi koruyan Tanryd. Ky yksek bir it ve bir hendekle evriliydi. Her taraftan duman, hayvan gbresi ve taze st kokular geliyordu. Evlerin yannda ocuklar oynayor, domuzlar ve yavrular amurda yuvarlanyorlard. Evin ak kapsndan, ieride yanan ate grnyordu. Ocak banda bir ihtiyar kadn rek piiriyordu. Hamuru

scak kln zerine koyup stn toprak bir mlekle rtyordu. Belli ki, mlek imdiki frnlarn iini gryordu. Kanepenin zerinde aatan yaplm nakl kap kacak gze arpyordu. Kyden kp rmaa doru inelim. Kyda ii su dolu bir kayk. Irman kt gle kadar kaykla gidersek, orada da bir ky grrz. Fakat bu bsbtn baka bir biimde yaplmtr. Gln kysnda olmayp ada gibi iindedir. Gln dibine kazklar aklm, kazklarn zerine ktkler konup deme ekilmitir. Bu aatan yapma adaya kprlerle gidilir. Evlerin duvarlarna balk alar ve balklkta kullanlan aletler aslmtr. Glde ok balk olsa gerek. Halk yalnz balklkla geinmiyor galiba. Evlerin arasnda ubuklardan rlm sivri daml dairesel ambarlar grnyor. Burada tahl korunuyor. Ambarlarn yanndaki ahrlarda inekler bryor. En ince ayrntlarna kadar gzmzde canlandrdmz bu eski ky oktan yok olmutur. Bir zamanlar evlerin bulunduu yerler su altnda kalmtr. Gln dibinde byle evlerin kalntlarn nasl bulmal?

Bu imknsz gibi grnyorsa da, bazen gl sularnn ekilip yzyllarca saklad eyleri gzler nne serdii de oluyor. Bir Glden Neler renildi 1853 ylnda svirede iddetli bir kuraklk olmutu. Vadilerde rmaklarn suyu azalmt, gllerin sular ekilerek amurlu dipleri meydana kmt. Zrih Gl kysndaki Obermaylen kasabasnn halk, sudan bir para toprak koparabilmek iin kuraklktan faydalanmaya karar vermilerdi. Bunun iin suyu ekilen araziyi, bir bentle glden ayrmak gerekti. e baland. k giyinmi ehirlilerin pazar gnleri mavi ve yeil sandallarla geziye kt yerde, arabaclar atlarn dehleyerek bende toprak tayorlard. Toprak hemen oradan, kurumu gln dibinden alnyordu. Birdenbire kazmaclardan birinin krei, yar rm bir kaza arpt. Derken ilk kazn ardndan bir ikincisi, ncs bulundu. Bir zamanlar insanlarn burada alm olduklar anlalyordu. Krein topraa hemen her vuruunda yeni ta baltalar, olta ineleri, anak mlek krklar

kyordu. Arkeologlar olaya el koydular. Bulunan her kaz, gln dibinden kan her eyi inceleyerek, vaktiyle Zrih Glndeki gl evlerinden yaplm kasabay olduu gibi kitap sayfalarna geirdiler. Kazk temeller zerinde kurulmu byle gl evleri, bir zamanlar lkemizde de, imdi Moskovann bulunduu yerlere yakn Klazma Irmanda ve Muron ehri yaknlarnda Veletma Irmanda da vard. Arkeologlar svirede Nevatel Gln de incelediler. Yaplan incelemeler, gln dibinin birka kat olduunu gstermitir. Brekte hamurun peynirden kolayca ayrld gibi, gln dibinde de bir kat dierinden ayrmak kolayd. Altta bir kat kum, onun stnde ev, kap kacak ve alet kalntlaryla amur kat, sonra yeniden kum tabakas. Bu bylece birka defa tekrar ediyordu. Yalnz bir yerde, iki kum tabakas arasnda kaln bir kmr tabakas vard. Bu tabakalar nasl meydana gelmiti? Kumu su getirebilmiti, kmr nereden kmt?

Burada ate yaklm olduu da belliydi. Bilim adamlar, tabakalar inceleyerek gln tm tarihini rendiler. ok eski zamanlarda gln kylarna gelen insanlar, kylerini burada kurmulard. Yllar sonra gl sular kabara kabara kyy basmt. nsanlar su altnda kalan kylerini brakp gitmilerdi. Yaplar suda ryp harap olmutu. nceleri krlanglarn cvldat damlarn zerinde kk balk srleri yzmeye balamt. Evin ardna kadar ak kaplarndan, yzgelerini oynata oynata turna balklar kyordu. Sobann yanndaki kanepenin altnda yengeler byklarn kmldatyordu. Harabelerin zerini yava yava amurlar, bunlar da kumlar kaplyordu. ok daha sonralar, su yava yava ekilerek gln dibi grnmeye balad. Eskiden kyn bulunduu kumluk alandan da ekildi. Ky artk grnmyordu. nk kumlarn altnda kalmt. nsanlar yeniden gln kysna g ettiler. Baltalar ilemeye, sar kumlarn zerine yongalar salmaya balad. Gl kenarnda birbiri ardnca yeni ve salam

evler ykseldi. nsanla gln sava ite byle srp gidiyordu. Bu savata talih bir insanlara, bir gle glyordu. nsan yapyor, gl ykyordu. Bu sonu gelmeyen savatan usanan insanlar, gln kenarn brakp dibine kazklar akarak bunlarn zerinde, gln ortasnda yaamaya baladlar. Demenin aralklarndan grnen su, artk insanlar iin tehlikeli deildi. Ne kadar ykselirse ykselsin, demeye kadar kamazd. Ama insann sudan baka bir dman daha vard: Ate... nsan, maaralarda yaad o uzak zamanlarda ateten korkmazd. Maarann ta duvarlar yanacak deildi ya. lk ahap evlerle birlikte ilk yangnlar da balad. Binlerce yldr, insann hep isteine boyun een ate, imdi bir yrtc hayvan gibi trnaklarn gstermiti. te Nevatel Glnn dibinde bulunan kaln kmr tabakas, eski bir yangn kalntsyd.

Ne ana baba gnyd yangn! nsanlar canlarn kurtarmak iin ocuklarn barlarna basarak suya atlyorlard. Allarda lgna dnen hayvanlar, bas bas baryorlard. nsanlarn onlar dnecek vakitleri yoktu. Aa kasaba, etrafa kvlcmlar saarak yanyordu. Kasaba halk iin yangn byk bir felaketti. Evleri kl eden ate, bize ve mzelerimize ok deerli eyler yani aa kaplar, balk alar, hatta buday taneleri ve bitki saplar gibi eyleri brakmtr. Ate kolayca yakabilecei eyleri, nasl olmu da mucize kabilinden korumutur? Eyalar tutuarak suya dyordu. Su onlar sndryor yani koruyordu. Bylece zedelenmeden gln dibine kyorlard. Orada eyalar baka bir bela bekliyordu: rme tehlikesi. Fakat yanarak kmrlemeleri, onlar bu tehlikeden kurtarmt. ncecik bir kmr kabuu, eyalar rmekten korumutu. Eyalar ateten ayr, sudan ayr etkilenselerdi, yok

olup giderlerdi. Fakat atele su birlikte iliyordu. Bu sayede binlerce yl nce dokunmu ve ok dayankl olmayan bir keten paras bile korunabilmitir. lk Kuma lk kuma, tezghta dokunmam, elle rlmtr. Eskimolar, imdi bile kuma dokumazlar, rerler. Bunun iin drt ke bir gergefe, zg devini gren uzunlamasna iplikler gerer, enine atlan iplikleri dorudan doruya parmaklaryla geirirler. Uzunlamasna iplikler gerilmi bu gergefin, imdiki dokuma tezghlarna benzer hibir taraf yoktur. Ama dokuma tezghnn asl, yine de bu drt ke gergeftir. Gln dibinde bulunan kmrlemi ve kararm bez paras, insann hayatnda ok nemli bir olay gsteriyor. nceleri hayvan derilerinden elbise dikip giyen insan, artk keten yetitirerek ipliklerinden kuma yapmtr. Kumatan binlerce yl nce doan ine, en nihayet deri dikmekten bez dikmeye gemitir.

Mavi ieklerle kapl keten tarlas, kadnlarn bana yeni iler amt. Eller, orak ilerinden yorgunluunu daha alamadan, ketenleri kkleriyle dikmeleri gerekiyordu. Keten dikilip kurutulur, sonra ykanp yine kurutulurdu. Ama i bununla da bitmezdi. Kurutulmu keteni tokmaklarla dver, tararlard. Bylece apak keten hazr olurdu. Artk sra, keten smeini eirecek olan kirmendeydi. Ancak bundan sonra dokunmaya balanabilirdi. Kadnlarn ketenle uramaktan balarn kamaya vakitleri kalmazd. Buna karlk, artk ssl ba rtleri, nlkleri, saakl etekleri vard. lk Madenciler imdi her evde, yapma malzemelerden istediiniz kadar eya bulabilirsiniz. Doada ne tula, ne ini, ne dkme demir, ne de kt vardr. nsann ini ya da dkme demir elde etmek iin, doann verdii arac tannmayacak kadar deitirmesi gerekmitir. Dkme demir, kendisini douran maden filizine benzer mi? Ya da

sar saydam ini bir fincana bakld zaman, balktan yapld akla gelir mi? Ya beton, selofan, plastik, suni ipek, sentetik kauuk gibi maddeler? Dalarda beton kayalar ya da aatan ipek yapabilen bcekler nerede grlmtr? nsan, maddeye hkim olduka, yava yava doa atlyesinin daha derinliklerine giriyordu. e ta tala yontmakla balayan insan, imdi molekllerle, yani gzle grlmeyen paracklarla urayor. Bu i ok eski zamanlarda, maddeler bilimi saylan kimyann douundan ok daha nce balamt. Denebilir ki insan, maddeyi ou zaman deitiriyor da, farknda bile olmuyordu. lk mlekiler bal piirdikleri zaman, farknda olmadan maddeye hkim oluyorlard. Bu kolay bir i deildi. Maddenin zerrecikleri bir ta paras gibi yontulup deitirilemez, elle ekil verilemez. Burada el gc yerine, maddeye yeni nitelikler kazandracak baka bir kuvvet gerek. nsan atein yardmyla bu yeni kuvveti bulmu

oldu. Ate, bal, ekmei piiriyor, bakr eritiyordu. Gl diplerinde ta aletlerle birlikte, ilk bakr aletleri de buluyoruz. Yz binlerce yl boyunca aletlerini tatan yapm olan insan, nasl oldu da birdenbire madenden alet yapmay renebildi? stelik madeni nerede buldu? Ormanlarda ve ovalarda gezinirken, bakr paralarna rastlamayz. imdi bakr kle ender bulunur. Eskiden byle deildi. Birka bin yl nce kle bakr, imdikinden daha sk bulunabilirdi. Bakr kleleri ayaklarnn altnda yuvarland halde insanlar buna nem vermezlerdi, nk aletlerini akmaktandan yaparlard. Bakr, insanlarn dikkatini ancak akmakta tkenmeye balaynca ekti. nsanlar kyasya harcadklar iin akmakta tkenmeye balamt. lerken, etraflarnda bek bek akmakta paralar brakrlard ve bunlar artk hibir ie yaramazd. Yz binlerce yl boyunca, ie yarar akmakta yedekleri hissedilir derecede azalmt. stelik her

akmakta, balta, kazma, bak gibi byk aletler yapmaya uygun deildi. Birok yerde akmakta ktl balad. Bu byk bir felaketti. lkemizde demir yetersizlii ba gstermi olsa, fabrikalarmzn halini dnn. Demir arayp bulabilmek iin gittike yerin daha derinliklerine inmek ve oradan maden cevheri karmak zorunda kalrdk. Eski insanlar da byle yapm, akmakta ocaklar amaya balamlard. Bunlar dnyada ilk maden kuyularyd. Baz yerlerde tebeir yataklarna, on-on iki metre derinlikte eski maden ocaklarna rastlanr. Bilindii gibi, akmaktayla tebeir ou zaman bir yerde bulunurlar. O zaman yeraltnda almak tehlikeliydi. Ocaa iple inilirdi. Karanlk ve dumanl ocaklarda ra ya da kk bir ya kandili nda allrd. imdi madencilerin hayatlarn korumak iin maden ocaklar ve tneller dayanaklarla tutturulur. Eski zamanlardaysa, ocaklarn duvar ve tabanlarn pekitirmeyi bilmezlerdi. ken ocaklarda,

madencilerin diri diri gmld olurdu. Bugn eski akmakta ocaklarnda, tebeir tabakalar altnda lm madencilerin iskeletleri ve geyik boynuzundan yaplm kazmalar bulunur. Byle ocaklardan birinde iki iskelet bulunmutu, bir adamla bir ocuk iskeleti. Anlalan baba, olunu da alp ie gtrm ve bir daha eve dnmemilerdi. imdi gelelim yine akmaktana. akmakta azalyordu dedik. Hele iyisini elde etmek gittike gleiyordu. Oysa akmakta insana ok gerekliydi. Baltasn, ban, apasn hep ondan yapard. yle ki, akmakta yerine baka bir ey bulmak gerekti. akmaktandan baka insanlar daha neleri denemediler! Hele gzleri hep bakr klelerindeydi. Bu yeil kleler nasl talard acaba, bir ie yararlar myd? Bir kleyi alp ekile dvmeye baladlar. Ta zannettikleri iin bakr da ta gibi ilemek istiyorlard. Bakr, ekile dvldke sertleiyor, eklini deitiriyordu. Ama bakr dvmek ustalk

isterdi. Fazla dvlnce incelip paralanrd. nsan ite bylece madeni ilk kez dvmeye, yani ilemeye balamt. Geri bu, madeni souk ilemekti. Souk ilemeden, starak ilemeye gei pek uzun srmedi. Kimi zaman bakr klenin ya da bakr filizinin atee dt oluyordu. Belki de insan, bal piirdii gibi bakr da bile bile piirmeyi denemiti. Ate tavn alnca, bakr eriyip ocan dibine dklerek yuvarlak bir ekilde birikirdi. nsanlar, elleriyle yaratm olduklar harikaya aarak bakar ve bu yeilimtrak kara ta krmz bakra evirenin kendileri olmayp atein ruhu olduunu sanrlard. Eriyip ocan dibine toplanan bakr paralayp ta ekileriyle balta az, kazma ve bak yaparlard. Bylece insan, tabiatn sihirli mahzeninde parlak ve dokunulduu zaman n n ten bir maden bulmutu. Yani insann att kle ya da filiz, bakr olup karsna kmt.

te bu harikay yaratan da insann emeiydi. lk iftiler Geen yzyln sonlarnda, Rus arkeologlarndan V. V. Hvoyko, Kiev ilindeki Tripolye Ky yaknlarnda eski bir ky bulmutu. Daha sonra yurdumuzun gneyinde bunun gibi ok kyler bulundu. Bu kyleri, arkeologlarmzdan T. S. Passek ile B. L. Bogayevski incelediler. Bu incelemelerden, iftilerin be bin yl nce yaam olduklarn imdi iyice biliyoruz. Etraf yksek bir itle evrili kyn ortasnda bir al vard. Alann evresinde de drt daml, balk toprak sval ahap evler ykseliyordu. Hatta daha o zamanlar bu evlerden birinin balktan yaplm bir maketi bulunmutu. Bunun oyuncak olmayp by iin kullanmak zere yaplm olduu pek muhtemeldir. Belki de insanlar, iinde kadn ekilleri de bulunan byle bir kk evin, byk gerek evi kt ruhlardan

ve eitli inanyorlard.

uursuzluklardan

koruyabileceine

Maket evin kapsnn sanda bir soba, solunda da teberi koymak iin kaplarn bulunduu ykseke bir yer gze arpyordu. Bunun hemen yannda, tane ezen eilmi bir kadn figr vard. Kurban kesilen yerse kapnn karsndaki pencerenin yanndayd. Sobann banda da, ocan koruyucusu saylan bir kadn figr duruyordu. Byle bir eve hakkyla ev denebilirdi. at kaplamas dorudan doruya kiriler zerindeydi. zerinde yatlabilen sobas, imdiki Rus kylerinde bulunan sobalar andryordu. Demesi, piirilmi topraktan olduu iin sertti. Topra piirmek iin ev kurulurken demenin zerinde ate yaklrd... Balkla sval duvarlar, eitli resimlerle sslenmiti. Her evde, birbirinden blmelerle ayrlm birka oda vard. Kylerde evlerden baka byk kulbeler de bulunuyordu. Halk arasnda usta mlekiler, demirciler,

bakrclar da vard. mlekiler bir metre yksekliinde kpler yapp onlar renkli resimlerle sslerlerdi. Pembemsi balktan yaplm kaplar, izgilerin, helezonlarn ve eitli ekillerin meydana getirdii eytanca yaplm desenlerle sslenirdi. Desen, yer yer gzlerini genie am bir insan yzn, bir yaban hayvann ya da gnei andryordu. Kydeki kazlarda bulunan aletler incelenirse, ta aletlerden bakr aletlere geiin nasl olduu aka grlr. Bak, kazma, ok ular gibi en eski aletler, akmaktandan ve kemikten yaplmt. Toprak, tatan ya da boynuzdan yaplm apalarla ilenirdi. Aa bir sap geirmek iin apaya delik alrd. Ekinler, inek kaburgalarndan ya da aatan yaplm oraklarla biilirdi. Aa orakla baaklar biilemeyecei iin zerine akmaktandan yaplan keskin diler taklrd.

Yine ayn kylerde ilk bakr aletlerin, yani geni yzl balta azlarnn kalplar da bulunmutur. O zamanlar hangi tahllarn yendiini bile biliyoruz imdi. Arkeologlar, Kolomiyina Kynde duvarlar svamada kullanlan baln iinde buday, arpa, avdar, dar taneleri ve baaklar bulmulard. Emein Takvimi Zaman yllar, yzyllar, binyllarla leriz. Eski insann hayatn inceleyenlerinse baka bir takvim, baka bir zaman ls kullanmalar gerekmitir. rnein, u kadar bin yl nce diyecek yerde eski ta devrinde, yeni ta devrinde, bakr devrinde, tun devrinde deriz. Bu, yllar gsteren bir takvim olmayp insan emeinin deitii devirleri gsteren takvimdir. Bu takvimden, insann yolu zerinde hangi aamalardan, hangi duraklardan gemi olduu hemen anlalverir. Hepimizin bildii takvimde hem byk, hem kk zaman lleri, yani yl, ay, gn, saat vardr. Zaman, byk ve kk paralara ayrlmtr. nsan emeinin devirlerini gsteren takvimde de Ta

Devrinin yontma ta devri ve cilal ta devri olarak ayrlmas gibi. imdi hikyemizde ta aletlerin yerini maden aletlere braktklar, iftiliin ve hayvancln doduu tarih aamasna gelmi bulunuyoruz. blmyle birlikte dei toku balamt. Bir yerde yaplan bakr balta az, yava yava bir kabileden dierine geiyordu. nsanlar buday verip deri almak ya da kumalarn anak mleklerle deitirmek iin kayklarla ky ky dolarlard. Kabilelerden biri bakr bakmndan zengindi, dieri de mlekleriyle n salmt. Bylece herhangi bir gln ortasndaki kazklar zerinde kurulmu kyn halk, mallarn deitirmek iin gelen misafirleri karlard. Mallarla birlikte kabilelerin tecrbeleri ve yeni alma metotlar da birinden dierine geerdi. Kabilelerin konutuklar diller baka baka olduuna gre, dei toku srasnda insanlarn iaret diline bavurmalar gerekiyordu. Bunlar kabilelerine dnerken beraberlerinde yalnz eyalar deil, farkna bile varmadan benimsedikleri yabanc

szleri de getirirlerdi. Bylece kabilelerin dilleri, szlerle birlikte fikirleri de birbirine karrd. Yabanc kabilelerin tanrlar da kendi tanrlarnn yannda yer alrd. Birok inantan, gelecekte bal bana halklar kapsayacak inanlar douyordu. Tanrlar byle geze geze, yeni yeni yerlerde yeni yeni adlar alyorlard. Ama adlar ne olursa olsun, bunlar kolayca tannrd. Eski halklarn dinlerini incelerken, Babillilerin Tammuz, Msrllarn Osiris, Yunanllarn Adonis adn verdikleri tanrlarn hep ayn Tanr olduunu grrz. Bunlar eski iftilerin, sonbaharda lp ilkbaharda yeniden dirilen tanrsndan baka bir ey deildi. Bazen tanrlarn nasl gezdiklerini harita zerinde bile gsterebiliriz. rnein Adonis, Yunanistana Suriyeden, Sami halklarnn yaad lkelerden gelmitir. Bunu bizzat Adonis ad da gsterir ki, Samilerin dilinde bay demektir. Yunanllar, anlamadklar bu sz insanlara ad olarak vermilerdir. te eyalarn, szlerin, inanlarn dei tokuu

byle oluyordu. Dei tokuun her zaman bar iinde, kavgasz yapld sylenemez. Eer misafirler bakr, kumalar, tahl zorla alabilirlerse, bundan hi ekinmezlerdi. Zaten bir aldatma olan dei toku, ou halde gz gre gre soygunculuk halini alrd. Misafirler ve ev sahipleri silaha sarlp tartmay arpmayla hallederlerdi. Yabancy soymak da, ldrmek de gnah saylmazd. yle ki, kylerin kalelerle evrilmeye balanmas sebepsiz deildi. Davetsiz misafirlerin gelmemeleri iin kylerin evrelerine hendekler kazlr, itler rlrd. Yabanc kabilelerden olanlara pek gvenilmezdi. Her kabilenin yeleri, yalnz kendilerini insan sayar, yabanclara insan gzyle bakmazlard. Kendilerine Gnein ocuklar, Gn insanlar adlarn verir, yabanclaraysa aalayc lakaplar takarlard. Sonralar bu lakaplarn baz halklara, alnlarna yaptrlm gibi, ad olduklar da ok grlmtr. Kzlderililer arasnda imdi bile tozlu burunlular ve eri halk gibi kabileler vardr. Herhalde,

vnlemeyecek bu lakaplar, sz geen kabileler kendileri seip alm olmasalar gerek.

5 ki Yasa
Tarihte, gezginlerin gemileriyle yalnz yeni lkeler deil, oktan unutulmu zamanlar da bulduklar defalarca grlmtr. Avrupallar Avustralyay bulduklar zaman, bal bana bir ktay ele geirmek onlar iin byk bir baaryd. Avustralyallar iinse bu gerek bir talihsizlikti. nk insan emeinin devirlerini gsteren takvime gre hesaplanrsa, bunlar daha geri bir zamanda yayorlard. Avrupallarn greneklerinden bir ey anlamyorlar ve dzenlerine boyun emek istemedikleri iin kendilerine yabanl hayvanlar gibi davranlyordu. Avustralyallar halen kulbelerde yayorlard. Avrupa ehirlerindeyse yksek binalar kurulmutu. Avustralyallar zel mlkiyetin ne olduunu bilmiyorlard. Avrupadaysa, birisi bakasnn ormannda geyik avlarsa o-radan atlrd.

Avustralyal iin yasal olan, Avrupal iin sutu. Avustralyal avclar, karlarna bir koyun srs kt zaman sevin lklaryla sry sarar ve rkm koyunlara her yandan yamur gibi mzrak yadrrlard. Ama burada ie Avrupal iftiler ve mavzerleri karrd. Hayvanclkla uraan Avrupal iin koyun mal olduu halde, ilkel artlarda yaayan Avustralyal avc iin bir avd. Avrupallarn yasalarna gre koyun, onu satn alan ya da byten sahibinin malyd. Avustralyallarn yasalarna greyse hayvan, onu izleyip vurannd. Avustralyallar kendi zamanlarnn yasalarna uyduklar iin Avrupallar bunlar insan deillermi de, koyun srsne saldran kurtlarm gibi tepelerlerdi. Avustralyal kadnlar, patates ekili bir tarla bulduklar zaman da iki yasa birbiriyle arprd. Kadnlar hemen bu tatl yerelmalarn deneklerle kazp karmaya balarlar ve bu kadar ok yenir kkn bir yerde bulunmasna aarlard. Burada bir saat iinde topladklarn baka yerde bir ayda

toplayamazlard. Ama bu ans, kadnlar iin byk bir felaket olurdu. Silahlar patlar, kadnlar kimin tarafndan ve niin ldrldklerini anlamadan, srtlarnda ykleriyle yere serilirlerdi. Amerikann bulunmas da iki dnya arasnda bir atma idi. zel Mlkiyet Yoktu Amerikay bulan Avrupallar, yeni bir dnya bulduklarn sanyorlard. Kristof Kolomba, zerinde: KOLOMB, KASTLYA VE LEON N YEN BR DNYA BULDU! szleri yazl bir nian verilmiti. Ne var ki bu yeni dnya, gerekte eski bir dnyayd. Avrupallar oktan unutmu olduklar gemilerini, bir rastlantyla Amerikada bulmulard. Kzlderililerin grenekleri okyanusun br kysndan gelenlere vahi ve anlalmaz grnyordu. Kzlderililerin evleri, elbiseleri,

dzenleri, Avrupallarnkine benzemiyordu. Kuzeyde yaayan Kzlderililer topuzlarn, mzrak ularn tatan ve kemikten yapyorlard. Demirin ne olduunu henz bilmiyorlard. Artk iftilikle urap msr ekiyor, kabak, bakla, ttn yetitiriyorlard. Balca ileri avclkt. Ahap evlerde yayor, kylerini itle saryorlard. Daha gneyde, Meksikada yaayan Kzlderililerin bakr aletleri, altndan ssl eyalar, kerpiten yaplm, alyla svanm byk evleri vard. Amerikaya ilk kanlar yani fatihler, btn bunlar gnlk notlarnda tm ayrntlaryla inceden inceye anlatmlard. Ama eyalar anlatmak, dzenleri anlatmaktan ok daha kolaydr. Amerikadaki dzense ylesine acayipti ki, Avrupallar bunlar hi anlamyor ve bu konuda kark eyler anlatyorlard. Yeni dnyada para, tccar, zengin ve fakir yoktu. Kzlderililer arasnda, altnn ne olduunu bilen

kabileler vard, ama deeri bilinmiyordu. Kristof Kolombun gemicilerinin ilk grdkleri Kzlderililerin burunlarnda altn ineler, boyunlarnda da altn gerdanlklar vard. Fakat bu ssleri boncuk, oyuncak ve ufak tefek eyalarla hi nazlanmadan deitiriyorlard. Denizin te yanndan gelenler, dnyada yaayan insanlarn kle ve efendilere, aa ve kyllere ayrlmalarna almlard, burada nedense herkes eitti. Amerikada dman esir edilirse ne kle ne de uak yaplr, ya ldrlr ya da evlatla alnrd. Burada ayr ayr kimselere ait atolar, evler, iftlikler yoktu. nsanlar uzun evler denilen ortak evlerde yaarlard. Tm bir soy bir yerde yaar, ortaklaa alr, hep birlikte yer ierlerdi. Toprak ayr ayr insanlarn deil, btn kabilenin malyd. Yabanc toprakta alan toprak kleleri yoktu. Burada yaayanlarn hepsi zgrd. Derebeylik dzeninde, yani toprak klelii anda yaayan Avrupallar artmak iin yalnz bu bile yeterdi. Kald ki, dahas da vard.

Avrupada bir kimse bakasnn malna el koyarsa, jandarmann yakasna yapp kendisini apar topar hapse tkacan herkes bilirdi. Buradaysa ne zel mlkiyet, ne jandarma, ne de hapisane vard. Bununla birlikte burada kendine zg bir dzen vard. Bu dzeni koruyorlard, ama Avrupadaki gibi deil. Avrupada devlet, zenginlerin mal ve mlkne yoksullarn el uzatmamalarna, uaklarn efendilerine boyun emelerine, toprak klelerinin aalar iin almalarna dikkat ederdi. Buradaysa savunurdu. insan, akrabas ve soydalar

Biri ldrlecek olursa, bunun cn btn soy birden alrd. Fakat iin tatlya baland da olurdu. ldrenin akrabalar af diler, ldrlenin akrabalarna armaanlar verirlerdi. Avrupada imparatorlar, krallar, prensler vard. Buradaysa ne kral vard, ne taht. Kabilenin ilerini, btn kabile huzurunda efler kurulu zmlerdi. Bir kimse gsterdii yararlk iin efler kuruluna seilir, fakat iini iyi yapmazsa atlrd. eflie seilen, soydalarnn bana efendi kesilemezdi. Zaten ef

sz, baz Kzlderili kabilelerin dillerinde sadece hatip demekti. Eski dnyada devletin bakan kral, ailenin reisi de babayd. Toplumun en byk birlii devlet, en kk birlii de aileydi. Kral uyruklarn, baba da ocuklarn yarglar ve cezalandrrd. Kral oluna lkeyi, baba da oluna mlkn miras brakrd. Yeni dnyadaysa, babann ocuklar zerinde hibir nfuzu yoktu. ocuklar analarnn olup onlarn yannda kalrlard. Uzun evde her eyi kadnlar idare ederdi. Avrupallarda erkek ocuklar evde kalr, kz ocuklarsa kocaya giderlerdi. Burada tam tersine erkek kadn deil, kadn erkei evine alrd. Evin efendisi kadnd. Bir gezgin unlar yazmt: ou hallerde evin efendisi kadnd. Ama etrafnda btn soy smsk birlemi olurdu. Erzak stoklar ortakt. Fakat eve av seyrek getiren erkein bana gelmedik kalmazd. Ne kadar ocuu ve mal olursa olsun, her an yorgann denkleyip evi terk etme emri alabilirdi. Kadn dinlememek olmazd.

Dinlemediinde biri araya girip onu korumazsa, erkein kendi soyuna dnmesi ya da baka soydan bir kadnla evlenmesi gerekirdi. Kadnlar byk bir kuvvetti. Yerlilerin deyimiyle efin boynuzunu krmak gerekirse, yani onu yeniden baya bir sra erine evirmek gerekirse, bunu uzun uzadya dnmeden hemen yaparlard. efi seme ii de yine kadnlarn elindeydi. Eski dnyada kadn erkeine balyd. Kzlderililerde kadnn yerini Pukinin bir hikyesinden renebiliriz: John Tenner gerekte yaam bir insan. Kzlderililere esir dt zaman kendisini Net No Kua adl bir kadn evlatla kabul etmi. Bu kadn Otavuavlar kabilesinin nderiymi. Kaynda hep kendi bayra bulunurmu. Net No Kua, ngiliz kalesine girdii zaman, top atlaryla karlanrm. Yalnz Kzlderililer deil, beyazlar bile ona sayg gsterirlermi. Byle bir dzende insann soy aslnn babada deil, anada aranmasnda alacak bir ey yoktur. Avrupada ocuklar babalarnn soyadlarn, buradaysa analarnn soyadlarn alrlard. Baba Geyik soyundan, anaysa Ay soyundan olursa,

ocuklar Ay soyundan saylrd. Her soy, kadnlardan, bunlarn kzlarnn ocuklarndan ve kz torunlarn yine kz torunlarndan meydana gelirdi. Avrupallarn btn bunlara akl ermiyordu. Kzlderililere de, grenek ve trelerine de vahi gzyle bakyorlard. Yay ve ok, ilk kayklar ve ilk apalar zamannda kendilerinin de tpk byle bir dzenleri olduunu Avrupallar u-nutmulard. lk kolonistler ve gezginler, Amerika hakkndaki notlarnda soy nderlerini, toprak aalar olarak tasvir ederler. nderlii bir rtbe, totemi de arma sayarlard. Bu notlara gre nderler, yani eref kurulu, senato; byk askeri efse krald. Yani imdiki bakomutana kral demek gibi bir ey. Amerikal beyazlar, birka yzyl boyunca yerli halkn grenek ve trelerini anlayamamlard. Amerikal Morgan Eski Toplum adl kitabnda, Amerikay ikinci defa kefedinceye kadar bu byle srp gitmiti. Morgan, rokualarn ve Azteklerin yaadklar klan toplumunun, Avrupallarn oktan

gemi olduklar bir aama olduunu ispat etti. Fakat Morgan, kitabn 1879 ylnda yazmt. Bizse Amerikann kefedildii dnemden bahsediyoruz. Beyazlar Kzlderilileri anlamadklar gibi, Kzlderililer de beyazlar anlamyorlard. Kzlderililer, beyaz insanlarn bir avu altn yznden birbirlerinin grtlana sarlmaya hazr olmalarna akl erdiremiyorlard. Beyazlarn Amerikaya niin geldikleri ve yabanc topraklar zapt etmenin ne demek olduu akllarna smyordu. lk insanlarn inanna gre toprak btn kabilenin mal olup koruyucu ruhlar tarafndan korunurdu. Yabanc bir topraa el koymak, yabanc tanrlarn gazabn zerine ekmek demekti. Kzlderililerin de savatklar olurdu. Fakat komu kabileyi yendikten sonra halkn kleye evirmez, onlara kendi dzenlerini kabul ettirmez, eflerini deitirmezlerdi. Sadece hara almakla yetinirlerdi. Bylece iki dnya, iki dzen arpmt. Amerikann fethinin tarihi, iki dnyann arpmasnn tarihiydi. Burada rnek olarak, Meksikann spanyollar

tarafndan alnn hatrlatmak yerinde olur. Yanllklar Zinciri 1519 ylnda Meksika kylarnda er direkli, on bir kalyonlu bir donanma grnd. Bu geni tekneli kalyonlarn burun ve k taraflar sudan bir hayli yukardayd. ki yandaki drt ke lombozlarda top namlular dar kmt. Gverte boyunca askerlerin mzrak ve silahlar grnyordu. Amiral gemisinin burnunda, beresini alnna indirmi, geni omuzlu, sakall biri duruyordu. Gzleri, dmdz kyya ve orada toplanm yar plak Kzlderili kalabalna dikilmiti. Amiral gemisindeki adamn ad Cortsti. Corts Meksika seferine gnderilmi olan filonun komutanyd. Her ne kadar spanyol valisinin kendisini komutanlktan karma karar cebindeyse de Corts gibi azgn bir maceraperest iin istifa emrinin ne nemi olabilirdi? Cortsi spanyadan usuz bucaksz okyanus sular ayryordu. Burada, gemilerde kendini kral sayyordu. Gemiler demir attlar. Buraya gelirken, yolda adalardan esir alnan Kzlderililer, top namlularn, top

arabalarn, cephane dolu sandklar, tfekleri, kayklara yklemeye balamlard. Atlar gemilerden kayklara indirip kyya karmak her eyden zordu. Kzlderililer bu yzden evlere, vcutlarn elbise altnda gizleyen ak tenli insanlara, garip silahlarna hayretle bakyorlard. Fakat en ok atklar, kll yeleli, kuyruklu ve kineyen hayvanlard. mrlerinde byle acayip hayvan grmemilerdi. Beyaz insanlarn yaklat haberi, deniz kysna, lkenin ilerine, dalara hzla yayld. Dalarn arkasndaki vadide, Pueblo denen kasabalarda, Aztek kabilesinden insanlar yaarlard. Burada en byk pueblo, Tenochtitland. Bu kasaba bir gln ortasnda kurulmu olup kprlerle kyya balanmt. Uzaktan al badanal evler ve tapnaklarn yaldzl damlar grnyordu. En byk evde Azteklerin askeri efi Montesuma arkadalaryla birlikte oturuyordu. Montesuma, beyazlarn geldiini renir renmez efler kurulunu toplad. Ne yapmak gerektiini uzun uzadya dndler. En nemlisi beyazlarn niin geldiklerini, ne istediklerini

renmekti. Baka yerlerden gelip yaylan sylentilere gre, beyazlarn altna pek dkn olduklarn efler biliyorlard. Bunun iin kurul, beyazlara deerli armaanlar gnderip onlardan yurtlarna geri dnmelerini rica etmeyi kararlatrd. Bu dzeltilmesi imknsz bir hatayd. nk altn, beyazlarn itahn daha da kamlayabilirdi. Ne var ki, Aztekler bunu bilmiyorlard ve bilemezlerdi de. Nereden bileceklerdi? Kzlderililer ve beyazlar ayr ayr alarn insanlaryd. Eliler yola dtler. Beraberlerinde araba tekerlei byklnde altn halkalar, altn ss eyalar, altndan yaplma insan ve hayvan figrleri almlard. Bu byk deerleri topraa gmseydiler daha akllca hareket etmi olurlard. Corts ve yol arkadalar altnlar grdkten sonra, Aztekler artk hap yutmulard. Eliler, Cortsten geldikleri yere dnmesini

bouna rica ettiler, davetsiz misafirlere yolun etin ve tehlikeli olduunu sylemekle onlar korkutamadlar. nceleri spanyollarn, Meksikann altnlar hakknda yalnzca kulaktan dolma bilgileri vard, imdiyse kendi gzleriyle grmlerdi. Gzleri fal ta gibi almt. Demek sylenenler doruymu... Elilerin ricalar bunlara gln geliyordu. Hedef burnunun ucundayken geri dnmek dpedz aptallk olurdu. spanyollar buraya gelirlerken yolda ekmedikleri kalmamt. Dileri krarcasna kuru peksimetler, azlarna kadar dolu kamaralarda sert yataklar, katranl halatlarla uramak, frtnalar, su altndaki kayalar... spanyollar btn bunlara geceleri dlerine bile giren servetlerin hatr iin katlanmlard. Corts ilerleme emri verdi. Silahlarla erza klelerin srtna yklediler. Bunlar yk hayvanlar gibi ksra tksra yola koyuldular. Baka ne yapabilirlerdi! Geride kalanlar klla drtyorlard, ba emeyenlerin balar kesiliyordu. Bu seferin, o zaman Azteklerce izilmi bir tasviri

kalmtr. Yalnz kalalar bir bezle rtl insanlar yoldan ilerliyorlar. Birinin srtnda top arabasnn tekerlei, baka birinin srtnda bir deste silah, tekininkinde teberi dolu bir sandk. spanyol subay, Kzlderilinin ba zerinde bir denek kaldrm, bir eliyle de salarn tutup izmesinin burnuyla karnn dvyor. Yan tarafta bir kaya. zerinde armha gerilmi sa. stilaclar kendilerini iyi katolikler sayar, igal ettikleri topraklara birer ha gtrrlerdi. Resmin her yerinde Kzlderililerin kesik balar ve elleri gze arpyor. Bylece zgr Kzlderililer, insann insan kleletirmesinin ne olduunu ilk kez grm oldular. spanyollar adm adm ilerliyorlard. En sonunda bir da geidinden bir gl, gln ortasnda da bir ehir grdler. Aztekler yabanclara direnmedikleri iin davetsiz misafirler ellerini kollarn sallayarak ehre girdiler. Fakat ilk hareketleri hi de nezaket kurallarna uygun deildi. Ev sahibi askeri ef Montesumay esir

olarak alkoydular. Cortsin emriyle, Montesuma zincire vuruldu. Esirden, spanya kralna sadakat and imesi istenildi. Montesuma da kraln ve ant imenin ne olduunu anlamadan buyurulan szleri uysallkla tekrarlad. Corts galip olduunu; Meksika kral sand askeri efi de esir aldn dnyordu. Esir kral, egemenliini spanya kralna devretmiti. Demek her ey yolundayd. Fakat Corts bu fikrinde fena halde yanlyordu. Montesumann spanyollarn ilerine akl ermedii gibi, onun da Meksikallarn dzenlerinden haberi yoktu. Corts, Montesumay kral sanyordu, oysa o sadece bir askeri efti ve lkenin kaderini tayin edemezdi. Corts kendisini galip saymakta acele etmiti: Aztekler, Cortsin aklndan gemeyen bir ey yaptlar: Montesumann kardeini yeni askeri komutan setiler. Yeni ef, kabilenin btn askerleriyle spanyollarn oturduklar byk eve saldrd.

spanyollar toplaryla ve tfekleriyle ate atlar. Aztekler ta frlatyor, ok atyorlard. Glleyle kurun, okla tatan kuvvetliydi. Fakat zgrlkleri urunda dven Aztekleri hibir ey durduramazd. Vurulan on Aztekin yerine yz Aztek geliyordu. Karde kardein, day yeeninin cn alyordu. Kimse lmden korkmuyordu. Btn kabile tehlikedeyken, bir Aztek iin kendi hayatnn ne nemi vard. Durumun ktletiini gren Corts, Azteklere grme teklif etti. Arabulucu olarak da, Montesumadan daha iyisi bulunamazd. nk Cortse gre Montesuma krald. Varsn halkna teslim olmay emretsindi. Zincirleri sklen Montesuma evin yass damna kt. Fakat soydalar onu bir korkak ve hain gibi karladlar. zerine ta ve ok yadrld. Drt bir yandan: Sus, alak! Sen asker deilsin, elinden iplik eirmekten, dokumaktan baka bir ey gelmeyen bir kadnsn! Bu kpekler seni esir tutuyor: Korkak!

sesleri iitildi. Montesuma yere yuvarland, lesiye yaralanmt. Corts kuatmay gbela yarabildi. Askerlerinin yars krlmt. Bahtna, Aztekler onu kovalamadlar yoksa yakasn kurtaramazd. Aztekler Cortse ekilme imkn vermekle yeni bir hata daha ilemi oldular. Corts yeni askerlerle bir daha saldrarak Tenochtitlan kuatt. Aztekler ehri merte savunarak spanyollara birka ay dayandlar. Fakat yayla ok, toplara kar ne yapabilirdi? Tenochtitlan dt ve yama edildi. Demir ann insanlar, bakr ann insanlarn yendiler. Eski klan, soy dzeni, yeni dzenin basksna dayanamayarak yenildi. Bu zgr ve marur askerlerin sayca pek az kalm torunlar, imdi iftliklerde rgat olarak alrlar.

6 Byl izmeler
Geen yzyln yazarlarndan biri, pazardan adi

izmeler yerine byl izmeler satn alan talihli bir insan stne bir masal yazmt. Masaln kahraman dalgn bir insan olduu iin izmelerin byl olduunu hemen anlayamam, eve dnerken dncelere dalm. Birden iddetli bir me gelmi stne. Etrafna bakndnda buzlar ve ufukta solgun, krmz gnei grm ve sihirli izmelerin kendisini, kala gz arasnda Arktikaya getirdiini anlam. Onun yerinde baka birisi olsayd, byl izmelerden mmkn olduu kadar ok faydalanrd. Ne var ki masaln kahraman para canls deildi. Dnyada en ok bilimi severdi. Bylece, eline geen frsattan faydalanarak btn yeryuvarlan grp renmeye karar verdi. Byl izmelerle kuzeyden gneye, gneyden yine kuzeye yeryznde dolamaya balad. Bir bakarsnz k, onu Sibiryann tayga ormanlarndan Afrika llerine; bir bakarsnz gece, dou yarmkresinden bat yarmkresine gemeye zorluyordu. Eski siyah bir ceketle, srtnda maden paralar bitki koleksiyonu sandyla, bir tatan dierine geercesine bir adadan tekine; Avustralyadan

Asyaya, Asyadan Amerikaya gidiyordu. Yksek dalarn, kh ate fkran yanardalarn, kh karl dalarn tepelerine usulca basa basa, maden ve bitki rnekleri topluyor, yeryuvarlan ve zerinde yaayan her eyi inceliyordu. nsann getii hayat yolunu renmek iin, tarihinin de bir eit byl izmeler giymesi gerekiyor. Bazen mekn ve zamann enginlii bamz dndrd. Fakat biz durmadan ilerledik. Zaten isteseydik bile, baya izmeler giymi insanlar gibi ara sra durup ayrntlar byk bir dikkatle inceleyemezdik. Bir srayta yzyllar aarken, baz eyler gzmzden kam olabilir. Fakat byl izmeleri bir dakikack olsun karp adi admla yrm olsaydk, ayrntlarn karanlnda yolumuzu arrdk. Bir insann ormanda tek bir aac incelerken buna dalp koca orman grmedii gibi. Byl izmelerimizle yalnz bir devirden baka bir devre deil, bir bilim dalndan baka birine de

gemitik. Bitki ve hayvan biliminden dil bilimine, dil biliminden aletler tarihine, aletler tarihinden inanlar tarihine, inanlar tarihinden yeryznn tarihine. Bu kolay bir i olmamakla beraber bizim iin kanlmazd. Bilindii gibi btn bilimleri insan, insan iin kurmutur. Yeryznde insann hayat ve dnyadaki yeri dnlecek olursa btn bilimler gereklidir. Corts zamanndaki Amerikadaydk. imdi de M drdnc ya da nc binyl Avrupasna dnelim. Orada rokualarn ya da Azteklerinki gibi klana, soya, her eyi kadnlarn idare ettii uzun evlere rastlarz. Kadna evde sayg vard. nk evi kuran da, soyun ba da oydu. Klk erza kadn salar, topra kadn kazar, rn kadn toplard. Erkekten de ok alrd kadn. Grd sayg da daha oktu tabii. yle ki, o zamanlar her kyde, her evde, kemik ya da tatan yaplm bir kadn figr

bulunmas sebepsiz deildir. Bu, soyun tredii ilk anayd. Onun ruhu evi korurdu. nsanlar bereket getirsin, evi dmandan korusun diye ona yalvarrlard. Bir gn gelecek, evlerin koruyucusu bu ana, Atinada ehri koruyan mzrakl tanraya evrilecekti. O zaman byk ehri kck bir kadn figr deil, ehre kendi adn veren Tanra Pallas Athenann heykeli koruyacakt. Eski Bina atlyor Dilimizde, soy yaaynn bugne kalm serpintileri vardr, fakat belleimizde bundan hibir iz kalmamtr. ocuklarn yabanc kimselere amca ve teyze ya da bykbaba ve bykanne demeleri, bir kyde yaayan insanlarn birbirleriyle akraba olduklar o eski dzenin kalntlardr. Kendimiz de bazen yoldalar yerine kardeler der ya da yabanc bir ocua olum demez miyiz? Baka dillerde de eski yaay tarznn kalntlarna

rastlanr. rnein Almancada yeen yerine kz karde ocuklar denir. Sebebi de ta eski zamanlarda kz kardein ocuklarnn klanda kalmas, erkek kardein ocuklarnnsa baka bir klana gitmesiydi: nk erkek karde evlendii kzn klanna geerdi. Kz karde ocuklar akraba yeen saylr, erkek karde ocuklarysa akrabadan saylmaz, baka klandan saylrd. Eski zamanlarn Sak devletinde hkmdarlk oula deil, hkmdarn kz kardeinin oluna geerdi. Daha geen yzylda Afrikada Aanti devleti vard. Hkmdarna, erkek olduu halde annelerin annesi anlamna gelen nine denirdi. Orta Asyada, Semerkantta erkek hkmdara eski zamanlarda sahibe, hanmefendi anlamna gelen afin denirdi. Anann, evin sahibi ve efendisi olduu matriyarkal dzenden kalma anlamlarn belleklerde ne kadar uzun zaman yaadn gsteren birok rnek vardr. Matriyarkal dzenin kalntlar bugne kadar unutulmadna gre klan ve soy, ok salam

kurullarm demek ki. Peki, madem ki bu kadar salamd niin ykld? Amerikada soy, Avrupal istilaclarn gelmesiyle dald. Avrupadaysa soy, daha Amerika bulunmadan binlerce yl nce, bir aa kurdunun kemire kemire rtt bir tahta ev gibi kendiliinden yklmt. Bu ykl, erkein ekonomiyi yava yava eline almasyla balamt. Eski zamanlardan beri, kadnlar toprak ileriyle urar, erkekler de hayvan gderlerdi. Klanda hayvan says az olduu srece kadnn yapt i, yani iftilik bata gelirdi. Et ok seyrek yenir, st iilmezdi. Kadnlarn toplad rn olmasayd, evde yiyecek bir ey yok demekti. Zaten o alarda yiyecek olsa bile, sofraya ou zaman arpa ekmei ya da bir avu kuru tane konurdu. nk fazla bir eyleri yoktu. Yine kadn eliyle toplanm bal ya da yaban meyveleri de ekmee katk olurdu. Evin efendisi kadn olduu iin, her eyi kadnlar idare ederdi.

Fakat her yerde ve her zaman byle deildi. Step blgelerinde hububat iyi yetimiyordu. Step otlar, yerini hububata brakmak istemiyorlard, kkleriyle topraa smsk tutunmulard. Onlarn kaplad kat ham topra apayla kazmak zordu. Trma -drt kadn koulduu halde, yine de trmk topra ancak stnkr kabartabilirdi. yle byle kabartlm topraa ekilen tohumu gne kavurur, kular yerdi. Bunun iin de ekinler ok clz ve seyrek biterlerdi. Bundan baka kuraklk da kendine gre bir ayklama yapar, ekinleri yakar, fakat her eye dayankl yabanl otlara dokunmazd. Orak vakti gelince de biilecek bir ey kalmazd. nk yabanl otlarn arasnda baaklar grnmezdi. Step otlar, kovulduktan sonra geri dnm dman ordularnn bayraklar gibi dalgalanp dururdu. Hububat yerine yabani ot bittiine gre, bel bkp kol yormaya ne lzum vard. Fakat insann yabanl ot deyip hor bakt, hayvanlar iin yemdi. Steplerde inek ve koyunlar doya doya otlayabilirlerdi. Step onlar iin bereketli

bir sofrayd. Yl getike hayvan says artyordu. Erkek, ban kuana sokup sry gderdi. obann sadk dostu olan kpek, koyunlar bir yere toplamakta sahibine yardm eder, bozkrda dalmalarna meydan vermezdi. Hayvan srleri gittike oalyor, insana daha ok st, et, yn veriyorlard. Ekmek yetmiyordu, fakat bol bol koyun peyniri vard, koyun etinden orba piiriliyordu. Bylece bozkrda obann, yani erkein emei birinci derecede nem kazanmaya balad. Erkek, ok gemeden kuzey ormanlarnda da kadn arka plana itti. svete, kaya zerine izilmi eski bir resim bulunmutur. Resimde bir ifti tasvir ediliyor. Acemice izilmi olan bu resimde ifti, ocuklarn izdii insanlara benziyor. Resmin iyi ya da kt izilmi olmasnn bizce nemi yok. Resim, bizim iin sadece bir tanktr. yle bir tank ki, iftinin saban ardnca gittiini, saban da kzlerin ektiini apak gsterir.

Kazmaya ok benzeyen bu sabann, insanlk tarihinde ilk saban olduu sylenebilir. Kazmadan fark yalnz udur: Kazmaya uzunca bir srk, yani ok taklm ve bu oka insan yerine kzler koulmutur. Sizin anlayacanz, insan ilk motoru bulmutur. nk sabana koulmu kz, canl bir motor olup madenden yaplm traktrn canl atasdr. nsan, kze boyunduruk vurarak kendi iini ona yklemiti. nceleri insana yalnz etini, stn derisini veren hayvan, artk gcn de vermeye balamt. Boyunlar boyundurukta, hantal, fakat gl kzler, tarlalarda saban ekmeye balamlard. Saban topra kazmadan daha derin sryordu. Sabann getii yerde, evlek evlek srlm kara topraklar uzanrd. lk ifti, olanca kuvvetiyle sabann sapna sarlm, kzn tm gcn kullanmaya koyulmutu. Hayvana hem topra srdryor, hem harman dvdryor, hem de rn tatyordu. Gzn kze harmanda baaklar inetip dvdrr, sonra tekerleksiz ar bir arabaya koup hububat dolu uvallar tarladan eve srkletirdi.

Hayvanclk iftilie yardmc olmutu. Erkek, hayvan gtmekle beraber, yava yava, iftilikle de uramaya balamt. Bu, onun evdeki nfuzunu arttrmt. Kadnn ii de az deildi. Hem dokumak, hem eirmek, hem rn toplamak, hem de ocuklara bakmak gerekiyordu. Fakat artk kadna o eski sayg kalmamt. Hayvanclkta da, iftilikte de ba yeri erkek almt. Erkee evde daha az barp arr oldular. nceleri kaynanalar, hala, teyze ve bykanneler iin, evin yabancs saylan erkei evden kovmak iten bile deilken, imdi ona sayg artt. nk yabanc soydan gelmi olan bu kimse hepsi iin alyor, aileyi besliyordu. te yandan klan da, erkeklerin ayrlp baka klana evlenmeye gitmelerinden pek holanmamaya balad. nceleri biri lnce miras kz karde ocuklarna kalrd. Erkekler artk bu durumu da deitirmeye altlar. Afrikal gebelerden Tuaregler arasnda miras,

hakl ve haksz olarak blnr. Hakl miras, kz karde ocuklarna kalr. lenin, annesinden ald ve retimde aln teriyle kazand eyler girerdi bu mirasa. Haksz mirassa, savata ele geirilen ganimet ve alverite kazanlan her ey olup lenin ocuklarna kalr. Sonunda eski dzen, ihtiyar bir mee aac gibi sarslmaya balamt. nsanlar, grenek ve treleri gittike daha sk inemeye baladlar. nceleri kadn, evlenecei erkei evine alrd. imdiyse erkek, kadn evine almaya balad. Yani eski grenekler bozulmutu. Bunun iin de grenei bozana bir sulu gzyle baklrd. Gvey, gelini alp evine gtremediine gre onu karmas gerekiyordu. Mzrak ve hanerle silahl delikanl ve akrabalar, karanlk bir gecede gveyin soyunca seilen kzn yaad eve gizlice sokulurlard. Kpek havlamalar, btn ev halkn uyandrrd. Kzn ak sal dedeleri, byklar daha terlememi kardeleri silaha sarlrlard.

Dvenlerin korkun barlar kadnlarn lk ve alamalarn bastrrd. Delikanl, soydalarnn yardmyla, rpnan kz kucaklayp uzaklard. Bylece aradan yllar gemi, eski grenein bozulmas yava yava yeni bir grenek olmaya balamt. Kz tarafnn akrabasyla delikanlnn arpmas, bir tren ekline girmiti. Kanl dvlerin yerini armaanlar ve balk almt. Hatta gelini uurlarken, anasnn ve kz arkadalarnn alamalar bile yemek ve imekle biten bir dn enlii olmutu. Yabanc bir soya, el evine dm gen kzlara yaklan hazin trkler, baz yerlerde bugne kadar yaamtr. Gelinin ar, imrenilmeyecek bir kaderi vard. Kadn yabanc evde, erkein egemenlii altna girerdi. Yaknacak kimsesi yoktu. nk kaynatas ve kaynanas gibi, kocasnn btn soydalar da erkekten yanaydlar. Gelin, eve bir ii gibi alndktan sonra, herkes onun bo durmamasna, fazla yememesine dikkat ederdi.

Artk ocuklar ana soyunda deil, baba soyunda kalyorlard. Kan yaknl, ana tarafndan deil, baba tarafndan aranmaya balad. nsann adna ve soyadna filann olu diye bir ek konuldu. Bizde, insan babasnn adyla birlikte arma alkanl o zamandan kalmtr. rnein Pyotr vanovi ya da eskiden denildii gibi van olu Pyotr. lk Gebeler nsann vaktiyle bulmu olduu sihirli hazine, kendisine gittike daha yararl olmaya balamt. Bozkrda binlerce koyun otluyordu. Tarlada ifti yumuatlm kara topraa basa basa, ar ar yryen kzleri dehliyordu. Bereketli vadilerde ilk baheler, ilk balar iek ayor, bir ho kokuyorlard. Akamlar insanlar, evlerinin nndeki incir aalar altnda toplanp konuuyorlard. nsan, emeinden gittike daha ok nimetler gryor, daha ok almas gerekiyordu. Her zm salkmnda, her buday baanda insann aln teri

vard. Yalnz zm yetitirmek bile bal bana ne byk bir zahmetti! Ar salkmlar toplayp ba tekneye dker, rasn karmak iin ezerler ve inenen zmn kara kann kei derisinden tulumlara szerlerdi. Sonra arap erefine, kei postu giymi gzellerin gzeli Tanrya ektii straplar iin tren trkleri sylerlerdi. lkbaharlar su taknlaryla topran sulanp gbrelendii vadilerde, tabiat iyi rn iin elinden gelen her eyi yapyordu sanki. ifti yine de bo durmazd. Tarlalar sulamak iin arklar aar, bentler yapar, suyu en ok gerekli olan yerlere aktrd. nsanlar, tarlalara bereket veren rmaa dua ederlerdi de, kendi emekleri olmakszn yeryznde yabanl otlardan baka bir ey bitmeyeceini bilmezlerdi. iftinin ii gittike artyordu. Ama hayvancnn da dinlenmeye vakti yoktu. Bozkrda otlayan hayvan srleri, gnden gne deil, saatten saate artyordu.

Sr bydke, i oalyordu. On koyuna bakmak baka, bir koyuna bakmak bakayd. Byk bir sr, otlaklar hemen tkettii iin, kyden gittike daha uzak meralara srlrd. Eninde sonunda ky halk evini barkn brakp varn younu develere ykleyip srleri ne katp pelerine dt. Ky halk brakp gittikten sonra tarlalar yaban otlar kaplard. nsanlar, bulunduklar kurak bozkrlar brakm olmalarna pek zlmezlerdi. nk oralarda iyi rn ok seyrek olurdu. Bylece dnyada ilk olarak yalnz kabile yeleri arasnda deil, ayr ayr kabileler arasnda da iblm balamt. Bozkrlarda, hayvan retip bunlar budayla deitiren oban kabileleri belirmi, bunlar bir yerde kalmayp bir meradan dierine gmeye balamlard. Gebeler, vahi ve zgr bir hayat yaarlard. adrlarn aalarn ve evlerin glgesinden uzak,

ak havada kurarlard. Bunlarn evi, bozkrd. Bir yerden baka bir yere uzun sren geilerde ocuklar, develerin hrgleri arasnda ninnilerle uyurlard. Sz konusu dnemde, oban kabileleri arasnda gerek gebeler daha azd. Canl Ara Gebe kabilelerin hayat sakin ve rahat deildi. Yollar zerinde iftilerin tarlalarna ve srlerine rastladklar zaman, kendilerinin ekmedii eyleri onlardan zorla alrlard. Irmaklarn vadilerine indikleri ya da bozkrlar aarak ormana vardklar zaman, kyleri yamalayp yakar, ekinleri iner, hayvanlar ve insanlar beraberlerinde alp gtrrlerdi. Gebelere her eyden ok insan lazmd. nk insanlar altrabilir, onlara hayvan srlerini otlattrabilirlerdi. Ama iftiler de pek yle sakin insanlar deillerdi. Gzn, rn topladktan sonra, yabanc kabilelerin elinden kumalarn, ss eyalarn ve silahlarn zorla

almak iin komulara saldrmaktan ekinmezlerdi. Ama burada da en kymetli ganimet yine esirlerdi. nk iftilere de ark amak, bent yapmak, kzlerle tarla srmek iin insan yetmiyordu. nceleri esirleri kle yapmazlard, nk krl bir ey deildi. Bir ift fazla elin ne faydas olabilirdi? Esir alsa da, kard kendisine ancak yetiyordu. Byk hayvan srleri, bereketli tarlalar meydana kp bir kiinin emei, kendisine gerekenden fazla tahl, et, yapa vermeye balaynca durum deimiti. Tahl yapayla deitirmek iin iftiler kendilerine gerekenden fazla tahl ekmeye alyorlard. Hayvanclar da kendilerini giydirmek iin gerekli olandan daha ok koyun beslemeye urarlard. nk yapa verip tahl ve silah alnabilirdi. Dei tokuun, bazen de soygunculuun sayesinde, baz soylar ve aileler, dierlerinden daha zengin olurlard. Bunlarn hayvan srleri de, ektikleri tahl da oktu. Koyunlar gdecek, tarlalar srecek iileri yetmiyordu. te bu sebepledir ki baz insanlar, bakalarn kle yapmaya baladlar.

Kle, emeiyle hem kendisini, hem de sahibini geindirebilirdi. Ancak klenin ok alp az yemesi iin sahibinin ona gz kulak olmas gerekti. Bylece bir insan baka birini kendine canl alet yapt. nsann boynuna, kz gibi boyunduruk vuruldu. nsan zgrle kavumaya ve doaya hkim olmaya urarken bakasnn klesi oldu. Eskiden toprak, onu ileyenlerin ortak malyken artk kle, bakasnn mlk olan topra ilemeye balamt. Topra sren kzler bakasnn mal, toplad rn bakasnn rnyd. Eski Msrda, kzleri sren kle yle bir ark sylerdi:

Ezin baaklar kzler! Ezin baaklar ki, Aann rn olsun.


Bylece ilk kez insanlar arasnda efendi ve kle meydana geldi.

An ve Ant imdiye kadar gemie yapm olduumuz gezi pek kolay deildi. Maaralarn dolambal yollarnda turistler olarak deil, aratrc olarak dolamtk. Yeni bulunan her ey, zlmesi, aklanmas gereken bir bilmeceydi. Yolumuz zerinde, aratrmalarmzda bize yardm edebilecek yol iaretlerine, yazlara rastlamadk. Hem yazmay bilmeyen ta devrinin insan bize nasl yazlar brakabilirdi. Sonunda yol iaretleri bulunan bir yola kyoruz. lk yazlar mezar talarnda, tapnaklarn duvarlarnda buluyoruz. Artk bunlar, ruhlarla ilgili nceki resimler deildir. nsanlar iin ve insanlar hakknda, resimlerle yazlm birer hikyedir. Burada henz bizim yazlara benzer hibir ey yoktur. Boa, boa olarak, aa da dallaryla izilmiti. Yaznn tarihi, resimli anlatmla balar. Bu resimlerin, sadeleerek birer sembol haline gelebilmesi iin bir hayli zaman gemi olsa gerek.

Bugnk harflere bakarak, hangi ekilden tremi olduklarn anlamak gtr. rnein Ann kz ba olduu kimin aklna gelir. Ama (A) harfini ters evirirsek, boynuzlu bir ba olur. Eski Samilerin alfabesinde bu boynuzlu ba, A harfini ifade eder, nk kz anlamna gelen alef sznn ilk harfidir. Bylece harflerimizden her birinin kklerine inilebilir. rnein Onun gz, Lnin a, Pninse uzun bir boynun stnde duran ba olduu ispat edilebilir. Hikyemizde ancak ilk resim yazlarn domu olduu zamanlara kadar gitmitik. nsan yazmay yava ve bocalayarak reniyordu. Artk yazy renme zaman gelmiti. nsann bilgisi azken bellekte kolayca saklanabiliyordu. Efsaneler, masallar, azdan aza geerdi. Her ihtiyar canl bir kitapt. nsanlar masallar, efsaneleri, grenek ve treleri belleyerek, kymetli bir cevher gibi ocuklarna verirlerdi ki, onlar da kendi ocuklarna iletsinler. Ama bu cevher arttka, bellekte saklanmas gleiyordu.

Derken ant, bellein yardmna kotu. Elde edilen bilgi ve tecrbeleri bakasna iletmek iin yaz dili, szl dile yardm etmeye balad. Bir nderin mezar tanda, yapt akn ve savalar gelecek kuaklarn bilmesi iin tasvir edilirdi. Mttefik kabilelerin nderliine haberci gnderirken, aa kabuuna ya da balk bir levhaca, aklda saklanabilmesi iin birka resim yaz izerlerdi. Mezar ta ilk kitap, bir para akgrgen kabuu ise ilk mektuptu. imdi mesafe ve zaman amamza yardm eden telefon, radyo, ses alma cihazlarmzla vnrz. Radyoyla insan sesini, yzlerce hatta binlerce kilometre uzaklara vermeyi renmi bulunuyoruz. erit ve plakalara alnm seslerimiz, onlarca, yzlerce yl sonra da iitilecek. Baarlarmz ok olmakla beraber, bizden nce yaam olanlarn hizmetlerini de unutmamalyz. Bizden ok daha nce atalarmz, bir aa kabuu zerine yazarak gnderdikleri mektupla ilk defa

mesafeyi, mezar tana yazdklar yazyla da zaman amlard. Eski zamanlarn sefer ve savalarn canl bir ekilde tasvir eden birok ant kalmtr. Ta zerine kll ve mzrakl askerlerin ekli oyulmutur. Galipler trenle evlerine dnyorlar, arkalarndaysa balar nlerine eik, elleri arkalarnda bal esirler yryor. Yine burada, sz yerine kullanlan resimler arasnda, klelik ve eitsizlii ifade eden kelepelere rastlyoruz. Daha sonra Msr tapnaklarnn duvarlarnda byle birok tank resme rastlayacaz. te bir yapya tula tayan kleler, uzun bir dizi meydana getirmiler. Biri omzuna koymu olduu bir yn tulay iki eliyle tutmu. Bir bakas da bizim omzumuzda bir aacn iki ucunda bakralarla su tadmz gibi tula tayor. Duvarclar duvar ryorlar. Hemen orackta bir tula zerinde de gzc oturuyor. Dirseklerini dizlerine dayam. Elinde uzun bir sopa var. Bu adamn kendisi almaz. Grevi bakalarn altrmaktr. kinci bir gzc de, kurulmakta olan bir binann yannda

geziniyor. Korkuturcasna sopasn klenin ba zerinde kaldrm. Klenin hali, houna gitmemi olsa gerek. Kleler ve zgrler Yunan airi Theogonis, artk klelik salamlap sosyal dzenin temelini tekil ettii bir ada yle yazmt:

Ne soandan gl kar, Ne kleden zgr insan.


lk zamanlarda klelere aa insanlar gzyle baklmazd. zgrlerle kleler, bir yerde yaar ve bir yerde alarak byk bir aile, bir topluluk meydana getirirlerdi. Bu ailenin, topluluun bakan babayd. Kar ve ocuklaryla oullar, kadn erkek kleleri, bir at altnda yaar ve her eyde ona bal olurlard. Baba, istedii zaman hem oullarn, hem de boyun emeyen klesini sopayla dvebilirdi. htiyar bir kle sahibine olum diye hitap eder, sahibi de ona eski dete gre baba derdi.

Odysseiay okuduysanz eer, ihtiyar domuz oban Eumaiosun, efendisiyle bir sofrada oturup senli benli konuarak yiyip itiini hatrlarsnz herhalde. Odysseiay yaratm olan ozanlar, kabile reisine olduu gibi, bu domuz obanna da Tanrya eit derler. Trkdeki her sze inanlmaz. Domuz oban Eumaios ne Tanrya, ne de sahibine eitti. Klenin evde, aile yelerinden daha ok almas istenir, eline daha az ey geerdi. Kle bir mal, zgr insan da mal sahibiydi. Sahip ld zaman kle bir eya gibi btn erzak ve hayvan srleriyle birlikte sahibinin oullarna miras kalrd. Ailede, artk nceki eitlik kalmamt. Burada baba oullarna, erkek karsna, kaynata gelinlerine, byk gelinse kklere hkmederdi. En aa durumda olanlar klelerdi. Bunlara herkes emreder ve kimse adam yerine koymazd. Soylar ve topluluklar arasnda da nceki eitlik kalmamt. Birinin hayvan ok, tekinin azd.

Hayvansa byk bir servetti. kze karlk kuma da alnabilirdi, silah da. lk bronz paralarn, yzlp gerilmi bir kz derisi eklinde baslm olmas tesadf deildi. Hayvandan daha byk servet klelerdi. Kle domuz, inek ve koyunlar gderdi. Akamleyin srleri salam itle evrelenmi ahr ve allara kapard. Kle rn toplamaya yardm eder, zm skp arap yapar, zeytin tanelerinden ya karrd. Altn sars buday ambarlara doldurulurdu. Byk kplere oluklardan ya akard. Kle, zgr insana yardm eder, en ar i kendisine derdi. Sava krl bir i olmaya balad. nk savalar kle getiriyor, kleler de servet yaratyorlard. Bunun iin zgr insanlar savaa gidiyor, kleler de srleri gdyor ve topra iliyorlard. Sava, insanlarn iini daha da arttrd. Savamak iin kl ve mzrak gerekti, sava arabalar gerekti. Sava arabalarna kuvvetli atlar koulur, bunlar da

askerleri hzla sava alanlarnda gereken yerlere ulatrrd. Savata saldr ve savunma bir arada yrr. Asker, dmann kl ve mzrak darbelerinden korunmak iin bana mifer giyer, sol elinde kalkan tutard. Bu soydan gelen topluluun yaad evler, iri ta bloklardan salam duvarlarla evrilirdi. Soy ne kadar zengin ve kuvvetli olursa, savunmasn o kadar ok dnrd. nk savunacak birok eyi vard. Yksek tepelerin stnde, kale duvarlar boyunca uzanm ukurlar ve kaln kaplar olan onlarca oda ve ambarl byk kale evler meydana gelmeye balamt. Bir Kalenin Kuatlmas Kale duvarlarndan ok uzaklar grlrd. Bozkrda toz bulutlar ve gnete parlayan mzrak ular grnr grnmez, kalede hemen savunma hazrlklar balard. iftiler alelacele kzlerini, obanlar da srleri toplard. En son insan kaleye girince ar kaplar kilitlenirdi. Askerler kale duvarlarnda dman ok yamuruna tutmak iin beklerlerdi.

Dmanlar kale nlerine kadar gelip adrlarn kurarlard. Kalenin kolayca teslim olmayacan bilirlerdi. Yksek duvarlar ykmak iin aylar isterdi. Her sabah kale kaplar gcrdaya gcrdaya alrd. Savan kaderini ak yerde tayin etmek iin, kapdan mzrakl askerler kard. Byk bir kinle kllarn, dmanlarn at kuyruuyla sslenmi miferlerine indirir, ne dmana, ne de kendilerine acyarak gten dnceye kadar arprlard. Kuatlanlar glendiren, aile ocan, oluk ocuu savunma duygusuydu. brlerininse servet ele geirme hrsyd. Kalenin sa kalan savunucular, gece ge vakit geri ekilirlerdi. Tan yeri aarncaya kadar sava dinerdi. Bylece gnler geerdi. Kuatlanlar, saldranlara kar yiite savarlard. Ama alk, dman kllarndan ve oklarndan daha korkuntu. Bodrumlarda buday yerinde yel esmeye ve byk ya kplerinin dibi grnmeye balad zaman kalede bir alamadr balard. A ocuklar alar, kadnlar erkekleri fkelendirmemek iin gzyalarn gizli gizli silerlerdi.

Her k hareketinden sonra kaleyi savunanlar azalrd. Sonunda bir gn gelir, dman geri ekilen savunucularn peinden kaleye dalard. Kale duvarlarnda ta stnde ta kalmazd. nsanlarn yaadklar, altklar, yiyip itikleri yerlerde harabeler ve cesetler kalrd. Kazananlar, zgr insanlar kle yapmak iin yallar ve ocuklar alp gtrrlerdi. ller Canllar Anlatyor lkemizin gneyindeki geni bozkrlarda ufka kadar yksek hykler uzanr. Yerlilerden hi kimse bu tepelerin bozkrn ortasnda nasl meydana geldiini ve kim tarafndan yapldklarn hatrlamyor. Yzlk bir ihtiyara soracak olursanz, bunlarn Mamaylarn ya da Mamay kzlarnn mezarlar olduunu syler. Ama Mamaylarn kim olduunu ve buralarda ne zaman yaadklarn izah edemez. htiyar bir defa sze baladktan sonra, bu hyklerde birka yl, bir plana gre kazlarla urap hazine arayan ve bir ey bulamayan bir iftlik sahibi

hakkndaki anlarn anlatr. Ky aas, devrimden sonra iftlikten kovulduu iin hykteki aratrmalardan vazgemek zorunda kalm. Aslnda bu sorular ihtiyara deil, hyklerdeki kaz ileriyle uraan arkeologlara sorulmalyd. nk ihtiyar, ancak kendi zamannda olanlar hatrlar, arkeologlarsa yzyllarca nceki olaylar bile bilirler. Hykler vaktiyle steplerde yaam insanlarn mezarlardr. Hyklerde kaz yaparken, derinliklerinde insan iskeletleri ve yanlarnda toprak kpler, ta ya da tun aletler, birka at kemii gibi eyler de bulunur. Bunlar gittii uzak yol iin lye verilen eyalardr. nsann ldkten sonra da yemesi ve almas gerekeceine, kadna kirmen, erkee de mzrak lazm olabileceine inanlrd. En eski mezarlarn hepsi birbirine benzer. lnn mezarna kendisine ait baz eyalar konurdu.

O zamanlarda insanlarn eyas pek azd. nsan neye benim diyebilirdi? Yalnz boynunda tad muskaya, bir de dmanlar vurduu mzraa... Evde her ey ortakt. nk btn iler hep birlikte tm soyca grlrd. Bu yzden de, en eski hyklerde yatanlar arasnda yoksul ve zengin olmayp herkes eittir. Zengin ve yoksul ller, daha sonralar ortaya kmlardr. Don Irma kylarndaki Yelizavetovskaya ky yaknlarnda eit hyk mezarl bulunmutur. Hyklerin bazlarnda zenginler, bazlarnda orta halli insanlar, bazlarnda da en yoksul kimseler gmldr. En byk hyklerin ortasnda geni ukurlar var. Bu ukurlarda mezarlar, mezarlarda da ssl Yunan vazolar, altn ilemeli zrhlar, ustaca sslenmi hanerler bulunur. Daha kk hyklerde ok az altn eya bulunur, ama ssl vazolara hi rastlanmaz. Bu mezarlara yine de yoksul denemez. l yoksul olsayd,

mezarna siyah srl bir tabak ve bir zrh konulamazd. Mezarlkta yoksullarn gmlm olduklar kk tepecikler ounluktur. Dar bir ukurda, lnn sa elinin yanna bir mzrak, sol elinin yanna da, susaynca su iebilsin diye bir kp konmutur. Yani yoksul, mezarda da yoksul kalmtr. Mezar gibi dilsiz diye bir sz var, ama bu mezarlara dilsiz denebilir mi? Bunlar dnyada ilk kez olarak zenginlerle yoksullarn meydana geldii zamanlardan sz etmiyorlar m? Mezarlktan ayrlp hyklerin arasnda bulunan kyn harabelerine doru gidersek, orada da eski zenginliin ve eski yoksulluun izlerini grebiliriz. Arkeologlar, kyn iki duvarla evrili olduunu, bunlardan birinin ky d taraftan kuattn, dierininse rman kenarndaki merkezi kucakladn tespit etmilerdir. Kyn merkezinde, uzak Yunanistandan getirilmi olan birok pahal kap ve vazo krklar bulunmutur. Kyn i ve d duvarlar arasndaki kenar mahallelerde byle krklara hemen hemen hi rastlanmaz. Burada yalnz en adi, yerli kap kacak paralar bulunmutur.

Merkezde, kenar mahallelerde yaayanlardan daha varlkl, pahal kap kacak satn alabilecek durumda olan insanlarn yaad apak bellidir. Uzaklardan grnen hykler sonralar zenginlerin mezarlar zerinde ykselmitir. Bylece mezarlar, ilerinde gml olanlar hakknda bilgi veriyorlar. Bazen mezarlar, korkun eyler de anlatrlar. rnein sahipleriyle birlikte topraa gmlmek iin ldrlen klelerin ve kocalarnn arkasndan mezara girmeye zorlanan kadnlarn kaderinden de bahsederler. Zengin bir soyun bakan olan babann zalim egemenliini mezarlar kitaptan daha iyi anlatr. Soyun reisi lrken beraberinde karlarn ve klelerini de mezara gtrrd. nk bunlar da tun ve altn eyalar gibi bakann malyd. nsan Yeni Bir Maden Yaratyor Karanlk mezarlarda ve kale duvarlaryla evrili kasabalarn enkazlarnda binlerce yl kalm olan deerli eyalar, imdi mzelerde korunmaktadr. Uzun yllar boyunca insanlardan gizli kalm eyler,

herkesin uzak gemii kendi gzleriyle grebilmesi iin sergilenmitir. Mzeyi gezenler, saatlerce vitrinlerin nnde durarak, altn kabzal kllar, boa ve geyik eklinde gm kaplar seyrederler. Bu eyalar yapabilmek iin ne kadar emek ve ne kadar hner lazmd! En adi bir tun haneri yapabilmek iin gnlerce allmt. Her eyden nce maden cevheri bulunmalyd. Bakr klelerinin ayak altnda yuvarland zamanlar gemiti. Bakr cevheri karmak iin yeni derinliklere sokulmak gerekiyordu. Derin ocaklarda maden cevheri, kazmalarla paralanr sonra tulumlar iinde yukarya karlrd. Ta daha kolayca paralayabilmek iin maden ocanda ate yaklrd. Ta kznca da zerine su dklrd. Su czrdayarak buhara dnr, tasa atlayarak para para olurdu. Bylece atele su, madencinin kazmasna yardm ederlerdi. O zaman maden oca yanardaa benzerdi. Yanardan kraterinde olduu gibi burada da maden ocann azndan, ieride yaklan atein aydnlatt buular

pskrrd. imdi bile baz dillerde yanardalara, eski Romada demirci tanrsnn adndan dolay Volkan denir. karlan cevherden maden eritilmesi byk bir hner isterdi. Bakr eyalarn daha kolay dklebilmesi iin maden salam olmalyd. Bu maksatla bakra kalay kartrlrd. Maden cevheri eritildii zaman bakrla kalayn karmasndan yeni bir alam meydana gelirdi. Bu artk bildiimiz bakr olmayp insan eliyle yaratlm, yeni nitelikleri olan yeni bir madendi, yani tuntu. Eski zamanlarda, kaba ta aletler devrinde bir insan baka birinin iini kolayca yapabilirdi. Zanaat sahibi olmak o kadar g bir i deildi. Avclkla geinen bir kabilede btn erkekler avcydlar. Her biri kendi yay ve oklarn kendisi yapard. Fakat esnek bir dal eerek ularn kirile balayp yay yapmak baka, bir maden cevheri parasndan parlak bir tun kl yapmak bakayd. nsanlar silahlk zanaatn renmek iin yllarca urayorlard. Babadan oula geen bu zanaat,

soyun mal olup servet gibi kuaktan kuaa miras kalrd. Bazen mlekiler, silahlar, bakrclar bal bana mahalleler meydana getirirlerdi. nleri uzaklara yaylrd. nsann Kendi Mal ve Bakasnn Mal Balangta her usta, yalnz kendi topluluu ve kendi ky iin alrd. Zamanla silah ya da mleki, mallarn tahlla, kumala ya da baka zanaatlarn mallaryla deitirmeye balad. Maden ocaklarnda kzdrlp stne su dklerek paralanan ta gibi, eski soy dzeni de yava yava atlayp dalmaya balamt. nceleri soyun btn yeleri eitti. Yava yava bir uurum zenginleri yoksullardan, ikinci bir uurum da zanaatlar iftilerden ayrmt. nce zanaat kendi topluluu iin alr, topluluk onu beslerdi. nk insanlar hep birlikte alr, elde ettiklerini de blrlerdi. Zanaat, yapt kllar ve kazanlar pazara srmeye balaynca, karlk olarak ald tahl ve kumalar soydalaryla paylamaktan vazgeti.

nk tahl ve kuma, kimseden yardm grmeksizin, oluk ocuu ile birlikte kendisi kazanmt. nsan bylece kendisinin olan bakasnn olandan, kendi ailesini soydann ailesinden ayrmaya balad. nsanlar ayr ayr aileler halinde yaamaya baladlar. Yunanistann Miken ve Tirent ehirlerinde, bu ayrl aka gsteren konut harabeleri bulunmutur. Yksek bir tepede, kaln duvarlarla evrili evde en zengin ve en kuvvetli aile yaard. Byle bir ailenin, kaln duvarlar arkasnda saklayaca eyleri vard. Burada kabilenin nderi, oullar, gelinleri ve torunlaryla birlikte yaard. Tepenin eteklerindeki kulbelerdeyse yoksul iftiler barnrd. Yamalarda da silah, mleki, bakrc gibi zanaatlarn evleri vard. Bu yerlerde yaayanlar, artk birbirleriyle eit insanlar olarak konumazlard. iftiler, zengin ve yetkili kabile nderlerini grdkleri zaman saygyla

selamlarlard. Tanrlarn kuvvetliyi inanrlard nk.

koruduklarna

Khinler bunu iftilere daha kk yatan retirlerdi. iftiler zanaatlara ve maden ocaklarnda alanlara da karde gzyle bakmazlard. Ate pskren yerin altndan bakr karan bu st ba isli adamlar sakn birer byc olmasnlard! Yerin altnda neler olduunu nereden biliyorlard bunlar? Maden cevherini nasl buluyorlard? Herhalde bunlara topran nereden kazlmas gerektiini gsteren ve maden cevherini karp tlsmla bakr ve tunca evirmelerine yardm eden birisi vard. Muhakkak topran altnda madencileri koruyan esrarengiz biri olmalyd. nsanlar bunlardan uzak dursa daha iyi ederlerdi. Yalnz Yunanistanda deil, her yerde byle dnrlerdi. Bu byc demirciler hakknda zamanlardan kalan masallar var. ok eski

O zaman insanlarn zenginlikle yoksulluu nasl

grdklerini anlatan szler dilimizde hl yayor. nsanlarn zengin ve yoksul diye nasl blnd bilinmedii iin, insann kaderini tanrlarn tayin ettii sanlrd. Dilimizde (Rusada) zengin anlamna gelen bogatiy kelimesi Tanr demek olan bog sznden gelir. Bu sz, insanlarn Tanrnn zenginlere yardm ettiine, yoksullara da sefaletten baka bir ey vermediine inandklar zamanlar domutur. Her ey Ortakt nsann getii yola bir kere daha gz atalm. Bir zamanlar insanlar arasnda zengin, yoksul, kle ve kle sahibi yoktu. Kulbelerde yaam olan ilk avclarn hepsi de ayn derecede yoksuldu. Tatan ve kemikten yaplm silahlar mkemmel olamazd. nsanlar yaban hayvanlarndan, alk ve souktan, ancak birlikte yaayp birlikte avlanmak, tehlike annda ortak gayretle kendilerini savunmak, hep birlikte evlerini kurmak sayesinde kurtulabiliyorlard.

Tek bana, mamut yle dursun, ayy bile ldrmek imknszd. nsann, ocak yapmak iin kocaman bir ta getirmeye ya da bir kayann dibinde ta bloklardan duvar rmeye tek bana gc yetmiyordu. nsanlarn her eyi ortakt. Ve av uurlu olduu zaman ihtiyarlar, vurulmu hayvan paralayarak onu izleyip ldrenlere datrlard. Derken binlerce yl geti. Kulbe yerine evler kurulmaya baland. Ta ve kemik aletlerin yerini madenden aletler ald. nsanlar nceleri topra apalarla kazarlard. Daha sonra sabanla srmeye baladlar. nek, at, koyun evcilletirildi. Demirhanelerden eki sesleri duyulmaya balad. mleki tezghlar belirdi. nsanlar arasnda iblm dodu. Demircinin bizzat topra srmesine hacet yoktu. Yapt balta ya da ora verip tahl alabilirdi. ifti koyun srleri olmadan da yaayabilirdi. nk hayvan yetitirenlerden tahl karlnda istedii kadar yn alabilirdi.

Tahl, yn, balta, kap kacak ykl kayk ve gemiler kasabadan kasabaya, kyden kye dolamaya balamt. Yabanc ellerden misafir olarak gelenlerin soygunculuk yaptklar ok grlmt. Dei tokula soygun bir arada gidiyordu. nceleri kabilede zengin, yoksul yoktu. Hepsi ayn ayardayd. Daha sonraysa eteklerinde yoksullarn kulbeleri bulunan tepelerde, zengin ve kuvvetli ailelerin evlerini kuatan yksek duvarlar yaplmt. Duvarlarn arkasndaki ambarlar azna kadar doluydu. Byle ailelerin serveti yldan yla artyordu. Zenginler iktidar ele geirerek daha yoksul olanlara boyun ediriyorlard. Yoksulun, zengin komusundan daha sk yardm istemesi gerekiyordu. Fakat bu yardm kendisine ok pahalya mal oluyordu. nk sknt iinde alnan dn tahl yllarca alarak demek zorundayd. Bylece birtakm insanlar bakalarn kleletirmeye baladlar. Kleletirme yalnz bu yolla olmuyordu. Savalarda esir den zgr insanlar da kle oluyordu. nceleri herkes alrd. Sonra birtakm insanlar,

kendileri hi almazken altrmaya baladlar.

bakalarn

zorla

Eski zamanlarda her ey, yani ev aletleri ve av, ortak malken sonralar yalnz toprak, hayvan srleri, atlyeler deil, topra sren, hayvanlar gden, atlyelerde alan insanlar da kleletirilerek kle sahibinin mal olmutu. nceleri bir topluluun insanlar, kendi aralarnda kavga etmez, bar iinde yaarlard. Rusada mir sznn hem bar hem de topluluk anlamnda kullanlmas sebepsiz deildir. Fakat kleliin domasyla her kyde, her ehirde bir kavgadr alm yrmt. Kle sahipleri kleleri insandan saymazlar, kleler de sahiplerinden nefret ederlerdi. Klenin akl fikri, sahibinden kamaktayd. Kle sahibiyse maln, yani canl ve konuan aletini korumaya alrd. Kle sahiplerinin devleti, zgrlerin mal ve mlkn silah gcyle korurdu. Kleler ayaklanmak isterse hadleri bildirilir, insafszca ezilirlerdi.

Bylece eski ilkel topluluk dzeninin yerini yeni bir dzen, yani klelik dzeni almt. Bilimin Balangc Bir zamanlar btn dnya, insan iin bir masald. Her ey karanlk ve anlalmayan birer varlkt. Her adm, elin her hareketi, insan talihli ya da talihsiz klabilecek gizli bir kuvvet tarafndan idare ediliyor sanlrd. Tecrbe o kadar azd ki, insanlar geceden sonra gndzn ya da ktan sonra baharn gelip gelmeyeceinden bile emin deillerdi. nsanlar gne dosun diye trenler yaparlard. Msrda gnein sembol saylan Firavun, her gn tapnan etrafnda dolard. Msrllar, gzn gne asas dedikleri bayram kutlar ve yoluna devam edebilsin diye zayflayan gz gneinin eline bir asa vermek gerektiini sanrlard. Fakat bir yandan da insan, yava yava dnyann ve maddenin zelliklerini reniyordu.

Ta yontan ve cilalayan ilkel zanaat, tan zelliklerini, kendi elleri ve gzleriyle incelerdi. Zanaat, tan sert olduunu, kuvvetle vurulursa paralanabileceini ve barmayacan bilirdi. Geri talar birbirine benzemezlerdi. Belki aralarnda dile geleni de bulunurdu. Byle tahminler bizi gldrebilir. Ama ilkel insan bunu ok ciddiye alrd. lkel insan, daha olaylar yasalara balayamad iin, hayat ona hep istisnalarla dolu gibi gelirdi. Dnyada birbirine benzeyen iki ta bile bulunmadn gren insan, zelliklerinin de baka olabileceini sanrd. Tatan yeni bir kazma yaparken, bunun da topra eski kazma gibi kazabilmesi iin onu tpk eskisine benzetmeye alrd. Yzlerce ve binlerce yl geti. nsann elinden gelip geen eitli talardan, yava yava zellikleri ortak olan genel bir ta kavram meydana geliyordu. Btn talar sertti. Demek ta sert bir maddeydi. Hibir ta konumadna gre demek talar konumazd. Bylece bilimin ilk tohumlar, yani maddeler

hakknda kavramlar dodu. Bir usta, akmakta sert bir tatr! derken, yalnz elindeki akmaktan deil, btn akmaktalarn kastediyordu. Yani insan doann yasasn, dnyada mevcut bir kuraln var olduunu artk biliyordu. Ktan sonra bahar gelir. Biz buna hayret etmeyiz. nk ktan sonra sonbahar deil, bahar geleceine phemiz yoktur. Atalarmz iin mevsimlerin deimesi uzun gzlemlerden sonra yapm olduklar ilk bilimsel keiflerden biriydi. nsanlar mevsimlerin, ancak sra izleyerek geldiklerini anladktan sonradr ki, yllarn hesabn tutabilmilerdi. Msrda bu bulu Nilin belli zamanlarda tamas gzlenerek yaplmt. Orada yl, Nilin bir tamasndan dierine kadar sren zamand. Nilin tamasn khinler izlerdi. nk insanlarn inancna gre, Nil bir tanryd. Nil kylarndaki Msr tapnaklarnn duvarlarnda khinlerce izilmi, suyun seviyesini gsteren iaretler kalmtr.

Tarlalarn scaktan atlak atlak olduu temmuz aynda iftiler, Nilin bulank sar sularnn arklara akaca vakti drt gzle beklerlerdi. Suyun akp akmayacan kim bilebilirdi? Ya tanrlar insanlara fkelenip tarlalara su gndermezlerse ne olurdu halleri! Her taraftan tapnaklara akn akn armaan ve kurbanlar gelmeye balard. iftiler ellerinde kalan son tahl khinlere gtrp onlardan tanrlara daha candan dua etmelerini dilerlerdi. Khinler, suyun kabarp kabarmadn renmek iin her sabah rmaa inerlerdi. Akamlar da tapnan yass damna kp diz kerek uzaklara, yldzlara bakarlard. Yldzl gk onlarn takvimiydi. Sonunda khinler tapnaktan trenle, Tanr dualarm kabul etti. gece sonra tarlalara su gnderecek diye ilan ederlerdi. Bylece insan yava yava, adm adm, kendisi iin yeni olan bir dnyaya, yani eski masal dnyas yerine, yeni bilim dnyasna hkim oluyordu. Tapnan dam ilk gzlemeviydi. mlekinin ve

demircinin atlyeleri de ilk denemelerin yapld laboratuvarlard. nsan gzlemeyi, hesaplamay ve bunlar bir sonuca balamay reniyordu. imdiki bilime ok az benzeyen eski bilim, byy andryordu ve bundan kurtulmak kolay deildi. nsanlar yldzlar yalnz gzetlemez, onlara bakarak bakalarnn faln da sylerlerdi. Yerle g incelerken, yer ve gk tanrlarna dua ederlerdi. Bununla beraber insan saran kr inanlar sisi azar azar dalyordu. Tanrlar Olymposa ekiliyorlar Byl masal dnyasnn sisleri arasnda, insann gzleri nnde yava yava eyann gerek ekilleri belirmeye balad. lkel insanlar eski zamanlarda, her yerde yani her tata, her aata ve her hayvanda ruhlarn yaadna inanrlard. Artk bu inancn sonu gelmiti. nsan, her hayvanda bir ruh yaadna inanmaz

oldu. Onun zihninde btn hayvanlarn ruhunu, ormann en sk ve karanlk yerinde yaayan bir orman tanrs temsil etmeye balad. Artk ifti de her demette bir ruh yaadna inanmyordu. Kafasnda btn rnlerin ruhlar birleerek, baaklar byten bir tek bereket tanrasna dnmt. Eski ruhlarn yerini alan bu tanrlar, artk insanlarn arasnda yaamyorlard. Bilgi, onlar insann yaad yerlerden gittike daha uzaklara kovuyordu. Tanrlar da mesken olarak insan ayann basmad karanlklar aydnlatyor, dalar saran sisleri datmaya balyordu. Yeni yerlerinden de kovulan tanrlar, bu sefer gklere kyor, denizlerin dibine iniyor, yerin derinliklerinde, yeralt lkesinde gizleniyorlard. Zaman getike tanrlar insanlarn arasnda daha seyrek grlmeye baladlar. Tanrlarn yeryzne inerek savalara, yahut bir kalenin kuatlmasna katldklar yolundaki efsaneler azdan aza dolamaya balamt.

Kl ve mzrakla silahlanm tanrlar, insanlar arasndaki kavgalara karyorlard. Son dakikada, bakomutan kara bir bulutla koruyan ve dmanlara yldrmlar indiren de onlard. Bu efsaneleri anlatanlar, bunun ok eski zamanlara ait olduunu da eklerlerdi. Bylece insan deneyi gittike daha uzaklara gidiyor ve tanrlar yaknlardan uzaklara, imdiki zamandan gemie, bu dnyadan br dnyaya ekilmeye zorlayan k dairesi yava yava geniliyordu. Tanrlardan bir ey istemek de gittike gleiyordu. nceleri herkes mucizeler gsterebilir, trenler yapabilirdi. Eskiden trenler de basitti. rnein yamur yadrmak iin aza alnm suyu oyun srasnda pskrtmek yeterliydi. Bulutlar datmak iin de dama kp yeli taklit ederek flemek gerekirdi. Sonralar insan bu ekilde ne yamur yadrmann, ne de bulutlar datmann mmkn olduunu anlamt. nsanlar, tanrlar byyle kandrmann zor olduunu gryorlard. Bunun iin de insanlarla tanrlar arasna, btn kark trenleri ve tanrlarla

ilgili efsaneleri bilen khinler giriyordu. Eski zamanlarda byc, herhangi bir avc oyununda yalnz bir tren idarecisi vazifesini grrd ve ruhlara, soydalarndan daha yakn deildi. Khinse bsbtn bakayd. Khin kutsal saylan bir ormanda, tanrlarn komusu olarak yaard. Tapnan damna kar, yldzl gkyz kitabndan tanrlarn iradesini okurdu. Yldzlarn kitabn yalnz o okuyabilirdi. Savatan nce hayvanlarn i organlarn yoklayarak fal aar ve savan kazanlacan veya kaybedileceini bildirirdi. Bylece khin, insanlarla tanrlar arasnda arac olmaya balamt. nsanlardan gittike uzaklamakta olan tanrlarn herkese ayn gzle baktklar zamanlar oktan gemiti. nsanlar, kendilerine ve yaaylarna baktklar zaman, artk nceki eitlikten bir iz grmyorlard. Khinler: Zaten byle de olmal, insan her eyi tanrlara emanet etmelidir. Padiahlarn ve krallarn, halklar idare etmeleri gibi tanrlar da dnyay idare ederler diyorlard. Khinlerin bu tlerine herkes kulak asmyordu.

Tanrlarn buyruuna boyun emek istemeyenler de vard. Bir gn gelecek, bir Yunan airi Zeusun adaleti nerededir? diye soracakt. yiler ac ekiyor, ktlerse mutluluk iinde. ocuklar babalarnn gnahlar iin cezalandrlyor. nsanlarn arasnda kalan tek tanrya, Umut tanrsna yalvarmak kalyor yalnz. Btn tanrlar Olymposa ekildiler. Dnya Geniliyor lkel insan gerei inanlardan ayramazd. masaldan, bilgiyi kr

Kayman stten ayrlp stn yzeyinde toplanmas gibi, bilginin de kr inanlardan ayrlp bal bana bir varlk olmas iin binlerce yl gerekmiti. Yunanllar, bize lyada ve Odysseiayla eski trk ve destanlarn brakmlard. Bu destanlar, Yunanllarn Troyay nasl kuatp tahrip ettiklerini, sonra Yunan kavimlerinden birinin nderi Odysseusun, yurdu thaka Adasna dnnceye kadar denizlerde bandan geenleri anlatrlar. Troya

nlerinde tanrlar insanlarla yan yana savarlar, bazlar kuatanlardan, bazlar da kuatlanlardan yanadrlar. Gzdelerinden biri lmle yz yze geldiinde tanrlar onu sava meydanndan sa salim karrlard. Olympos Dann tepesinde tanrlar ziyafetlerde keyif atarken, savaa yeniden balanp balanmamas ya da birbirine dman olan halklarn bartrlp bartrlmamas hususunda aralarnda grrlerdi. Bu destanlarda gerek, uydurmalarla karmtr. Burada hangi ksm tarih, hangi ksm masaldr? Yunanllar gerekten bir zamanlar Troya nlerinde savamlar mdr? Sonra, Troya diye bir ehir gerekten var myd? Arkeoloun krei btn pheleri datncaya kadar bilim adamlar bu konuda bir hayli tartmlardr. lyaday rehber edinen arkeologlar, Anadoluya gidip Troyann harabelerini gsterilen yerde buldular. Odysseiada anlatlanlarn hepsinin uydurma olmad anlald. Bunu corafyaclar ispat ettiler. Bilim adamlar, Odysseusun yolunu harita zerinde

izleyebildiler. Haritaya bakarsanz, Lotophagoslar (Lotosyiyenler) lkesini, Aiolis Adalarn, hatta Odysseusun gemisinin bir yere arpmaktan g kurtulduu Skylla ve Kharybdis geidini bile bulabilirsiniz. Lotophagoslar lkesi Afrikann Trablusgarp kys, Aiolis Adalar, imdiki Lipari Adalar, Skylla ile Karaibdes ise Sicilyayla talya arasnda boazdr. Odysseiada her ey uydurma olmamakla beraber, antik dnyann corafyasn Odysseiadan renmek isterseniz, byk bir hata ilemi olursunuz. Bu gezi kitabnda corafya masal gibi bir eydir. Kitapta, dalar canavarsa, adalarda yaayan ilkel insanlar da tek gzl dev yamyamlara evrilmilerdir. O zamann insanlar, yalnz doup bydkleri yerleri iyi bilirlerdi. Geri tccarlar gemileriyle denizlerde dolarlard, ama kylardan uzaklamaya cesaret edemezlerdi. Denize almak tehlikeliydi. nk gemilerde pusula, harita yoktu, rotay gnee ve yldzlara gre tayin ederlerdi. Bir adada herhangi bir kaya, kydaki yksek bir aa, fener yerini tutard.

Denizde binlerce tehlike gizliydi. Bir taa benzeyen geni gemi, en hafif dalgalarda bile sallanrd. Esnek olmayan yelkenlerle baa kmak zordu. Rzgr insana hizmet etmek istemiyor ve bir tyle oynar gibi gemiyle oynuyordu. Sonunda gemi kyya yanayordu. Yorgun denizciler, gemiyi karaya ekiyorlard. Kyda dinlenebilirlerdi, fakat ileri rahat deildi. Yabanc lke, denizden de korkuntu. Denizciler baka denizcilerden iittikleri yamyamlar grr gibi oluyorlard. Tanmadklar her hayvan, byyerek onlarn gznde deve evriliyordu. Denizciler, kylarna ktklar lkenin ierilerine girmeye cesaret edemiyorlard. Yine de, her yeni sefer dnyay geniletiyordu. Denizcilerin en cesurlar, okyanusun balad deniz kaplarna kadar giderlerdi. Denizciler, okyanusu da evren gibi usuz bucaksz sanrlard. Evlerine dndklerinde, dnyann sonuna kadar gittiklerini ve onu her yandan okyanusun kuatm olduunu anlatrlard.

Aradan binlerce yl geecek ve insanlar Avrupadan Hindistana, inden Avrupaya gidip geleceklerdi. Denizciler okyanusu aarak insanlarn yaad yeni topraklar bulacaklard. Ama masal, daha uzun sre corafyayla birlikte yryecekti. Amerikay kefeden Kristof Kolomb yeryznde cennetin bulunduu bir dan varlna inanrd. spanya Kraliesine, cennete yaklap dolaylarn inceleyeceini umduunu yazmt. XV. yy.da Rusyada, Ural Dalarnn arkasnda, k aylar gibi uykuyla geiren halklarn yaadna inanrlard. Dou lkelerinde Yaayan Tanmadmz nsanlar Hakknda balkl eski bir el yazmas kitap vardr. Bu kitapta, azlar tepelerinde, basz ve gzleri gslerinde olan insanlardan etraflca sz edilmektedir. Bu bize gln geliyor. Gnmzde de romanclarn, hayali insanlarn bugne kadar gidemedii dnyalar, garip yaratklarla doldurmuyor m? Dnyamz artk iyice incelenmi, renilmitir. Bunun iin de yazarlar kahramanlarn sk sk yerin

merkezine, Marsa, Aya gnderiyorlar. lk Ozanlar Her geen yzylla, insanlarn hayatnda gizli ve esrarengiz eyler de azalyordu. Zanaat, kendi ellerine ve gzlerine, gittike daha ok inanmaya, byye daha az bavurmaya balamt. Bir vadiye ken sisin, gnein domasyla dald gibi, by de yava yava insanlarn hayatndan u-zaklayordu. By, daha ok trenlerde, kutsal oyunlarda, dans ve trklerde tutunuyordu. Uyanmakta olan insan akl, byy buralardan, yani yurdundan da skp atyordu. By, zamanla oyunlardan ve trklerden ayrlyor sadece oyun ve trk kalyordu. Yunanistanda iftiler, insanlara bolluk getiren Dionysos erefine oyunlar tertip ettikleri zaman bunlar, balangta kutsal oyunlard. Koro doaya, k uykusundan uyanp insanlara ekmek, meyve ve arap vermesinde yardm etmesi iin Dionysosun yeniden dirilmesi hakknda arklar sylerdi.

Yzlerine hayvan maskeleri takm insanlar, kyde kurban sunulan yerin evresinde dans ederlerdi. Solist, Dionysosun ektii cefalar anlatan bir ark syler, koro da nakaratla cevap verirdi. Bu eski trensel oyun, artk bir tiyatro temsiline benziyordu. Solistin ve maskeli insanlarn ahsnda, gelecein aktrlerini grmek mmknd. Solist yalnz Tanrnn cefalarn anlatan arklar sylemekle kalmaz, arksna hareket de katard. Gsn yumruklar, ellerini ge kaldrrd. Tanrnn dirildiine yani doann uyandna kanaat getirdiklerinde, maskeli insanlar kendilerini lgnlk derecesini bulan bir neeye brakr, birbirlerine taklr, glerek akalarlard. Birka yzyl daha geecek, by bsbtn kaybolacak, hareketin z kalacakt. nsanlar, nceki gibi ark syleyip oynayacak, dans edeceklerdi. Ama tanrlarn cefalar yerine insanlarn aclar tasvir edilecekti. Seyirciler sahneye bakarak glecek ya da alayacak, kahramanla hayran olacak, kusur ve ahmaklklarla alay edeceklerdi.

Eski koronun solisti daha sonra trajedi aktrne, maskeli neeli insanlar da komiklere, soytarlara, palyaolara dnecekti. Ama solist yalnz ilk aktr deil, ayn zamanda ilk arkcyd da. lk zamanlarda koroyla birlikte ark sylerken, daha sonra tek bana da sylemeye balamt. Bylece trk trenden ayrlm oluyordu; arkc hem kutsal oyunlarda, hem de askeri nderin, askerleriyle masa banda keyif att meclislerde trk sylerdi. Saznn tellerine dokunarak ark syler ve eski gelenee gre sz, mzik ve hareketi birletirerek bazen oynard bile. arkc hem solist, hem de koroydu, hem ark syler, hem de nakarat tekrar ederdi. arkc kimlerin arksn sylerdi? Tanrlarn ve kahramanlarn, en yiitleri bile kamaya zorlayan kabilesinin nderlerinin, savalarda len askerlerin, intikamlar alnmas gereken kardelerinin arksn. Bu ark, artk by deildi; dinleyenleri yeni kahramanlklara aran bir kahramanlk hikyesiydi.

Ya sevda, bahar, keder arklar! Bunlar nasl meydana gelmiti? Bu arklar da, vaktiyle dnlerde, cenazelerde, ekin biilirken ya da balar bozulurken dzenlenen trenlerden kopmulard. Bu trenlerde iki koro karlkl arklar sylerlerdi. Bu arklar, krk banda gen kzlar syler, yavrusunun beiini sallayan anne tekrarlard. Bylece, bahar arklar yalnz baharda deil, baka mevsimlerde de, sevda arklar da yalnz dnlerde deil, dn dnda da sylenmeye balad. lk sevda ve kahramanlk arklarn kim yaratmt? lk klc ve ilk kr yapann kim olduunu bilmediimiz gibi bunu da bilmiyoruz. Aletleri, arklar, szleri, bir kii deil, yzlerce kuak yaratmt. Ozan, syledii trky kendisi yaratmaz, sadece iittiklerini bakalarna iletirdi. Trkler ozandan ozana geerek deiirlerdi. aylardan rmaklar meydana geldii gibi, trklerden de destanlar kard ortaya.

lyadaya Homerosun eseridir diyoruz. Homeros kimdir? Onun hakknda bildiklerimiz yalnz efsanelerden ibarettir. Homerosun kendisi de, vd kahramanlar gibi efsanevidir. Kahramanlar hakknda ilk trkler yaratld zaman, ozan hl kendi soyuna, kendi kabilesine smsk balyd. nsanlar her ii elbirliiyle yaptklar gibi, trk de birok kuan kolektif emeiyle meydana gelirdi. Ozan, gemiten miras ald bir trky deitirip ssledii hallerde bile onu kendi eseri saymazd. Derken bir zaman geldi ve insan kendisinin olan bakasnnkinden ayrmaya balad. Soy dalm, eski birlik kalmamt. Artk zanaat, kendisini soyun uysal bir aleti olarak hissetmeyip kendisi iin almaya balamt. Birka yzyl daha geecek ve air Theogonis yle diyecekti: Sanatmn meyvesi olan bu iirlerde benim mhrm var. Kimse bunlar aramaz ve deitiremez. Yarn ite diyecekler, Megaral

Theogonisin iirleri bunlar! lkel toplum dzeninde yaayan bir insan byle diyemezdi. nsan ben szn daha ok kullanr olmutu. nsann kendisi almayp da, kendi araclyla gizli bir kuvvetin altn sand zamanlar oktan gemie karmt.

II. BLM
1 nsan Yeryzn Dolayor
nsann be bin yl nce yaad dnya dard. O zaman bir Msrl evresine baktnda, sanda ve solunda birer duvar gibi ykselen Libya ve Arabistan sradalarn grrd. Bunlarn arasnda Nil rma akard. leride korkun kara bir uurumdu deniz. Arkada, Nilin fkrd anaforlar ve akntlar cehennemi vard. Bunlarn stnde de, sradalara oturmu gibi yeryznn mavi tavan... Msrl, btn dnyay bu darack odada sanrd. Msrllar, dnyada baka rmak ve baka kimse yokmu gibi, Nile rmak, kendilerine de insan derlerdi. En yakn komular olan bedevileri bile insan yerine koymayp, Apopi adl eytann oullar sayarlard. Msrl, yabanclara insan gzyle bakmazd. Sava esirleri ldrlrd. Askerler dl almak iin, dmandan kestikleri eli nderlerine getirirlerdi.

Kara renk, iyi renk saylrd, nk Msr topra karayd. Topra krmz olan lde yabanclar yaad iin krmz da kt bir renkti. Dnyann ular birbirinden ok uzak olmad halde Msrllar, bunlara yaklamaya cesaret edemiyorlard. Deniz, karlarnda dnyaya alm mavi bir kapyd. Msrl, denizi bile almaz bir duvar sanrd. Khinler deniz tuzunun, kt deniz tanrsnn azndan akan kpkler olduunu, bunu sofraya koymann gnah sayldn sylerlerdi. Yzyllar boyunca Msrllar, darack evlerinden uzaklamamlard. Zamanla bereketli Nil Vadisi, daha ok buday vermeye balad. Ve insanlar bu nimeti, tam anlamyla hak etmilerdi; alm, kanallar am, bent ve setler kurmulard. Nilin sularn tarlalara aktarak onlar kuraklk tehlikesinden kurtarmlard. nsanlar toplu halde, yar bellerine kadar suda altklar halde, yine de yaplacak ilere adam yetmiyordu. Artk eskiden olduu gibi, sava

esirlerini ldrmek ve ellerini kesmek karlarna uygun deildi. Esirlere, alabilmeleri iin elleri balanrd. Tapnaklardan birinin duvarlarndaki kabartma resimlerde, elleri dirseklerinden bal esirler, Msrl askerlerin ardnda glkle yryorlar. Daha abuk yrmeleri iin sopalarla tartaklanyorlar. Bunlar yabanc olduklar iin, eytann oullarydlar. Daha kle sz yoktu. Yepyeni, allmadk bir ey olan klelik, eski szlerle ifade ediliyordu. Esirlere ldrlm canllar diyorlard. Bu acayip szlere, tapnaklarn ve mezarlarn duvarlarnda gittike daha sk rastlanmaya balamt. ldrlm canllar kanal ayor, bent ve setler kuruyorlard. Msrda hayat deiiyordu. lkel toplum dzeninin yerini klelik alyordu. Bir zamanlar btn topluluka birlikte yaplan i, daha sonra yzlerce insan arasnda blnmt. Mezar duvarlarnda, ifti ve zanaatlar alrken

gsteren resimler vard. mleki melmi, elle tezghn evirir. Marangoz testereyle tahta keser. Kundurac bir tabureye oturmu, sandal diker. Demirci kh bir ayayla, kh dieriyle kre basarak, ocaktaki atei krkler. ifti, iki ulu bir vendireyle kzleri drterek ift srer. blm olan yerde dei toku da vardr. Mezarlarn ve tapnaklarn duvarlarndaki alan insan tasvirlerinde, alveri eden insanlar da gryoruz. Sepetinin nnde diz km bir balk, balk verip demirciden bir deste olta inesi alyor. ifti, meyveleri bir ift sandalla deitiriyor. Avc, iinde ku bulunan bir kafesi verip boncuk alyor. Kyde nce Her ey Ortakt nceleri kyde her ey ortak olup tarlalarda hep birlikte allrken, artk topran aslan pay zenginlerin ve soylu kiilerin elindeydi. Yoksullara kalansa devede kulakt. Zengin, tarlalarn kendisi ilemez, klelerine iletirdi. ift srme ya da rn toplama zamanysa, zgr kyller de zenginin tarlalarnda alrlard. Zengin ldkten sonra bile kyller, mezarna armaanlar gtrrlerdi. Bir

mezar duvarnda, lenin ruhu iin kurbanlk kuzular, balar zerinde meyve dolu sepetler, arap dolu testiler tayan erkekli kadnl kyller tasvir edilmitir. Msrllarn yaadklar dnya hl dard. Yzyllar getike, yurtlarndan daha ok kmaya balamlard. Yol gsteren sava tanrs Vepuat, kendilerine nderlik ediyordu. Msrllara esir gerekti. Esir de ancak savata elde edilebilirdi. Msrllara inaat iin sedir aac, balta yapmak iin bakr, kurduklar saraylar, tapnaklar ve mezarlar iin altn ve fildii gerekliydi. Msrllar, yabanclarla gittike daha ok karlamaya balamlard. Yabancnn da insan olduunu anlamaya balamlarsa da, bunlarn kendileri lsnde insan olduklarn anlamaktan ok uzaktlar daha. Msrlya gre yabanc zavall, hor ve hakir grlen bir insand. Gne tanrs Ra, yabanclardan nefret ederdi. Gne, yabanclara deil, Msrllara rd. Varln ele geirmek iin yabancy ldrmek gnah deildi.

Kl gcyle alamadklarn, komularna buday, ara ve ss eyalar verip de alyorlard. Msrn gney snrndaki Elefantin Adasnda, Msrllarla komular olan siyah derili fil avclar Nubyallar karlarlard. Msrllar bakr baklarn, gerdanlklarn, bileziklerini yere serer, Nubyallar da fildii ve iinde altn bulunan kum getirirlerdi. Derken pazarlk balard. Zamanla, bu dei tokuun yapld yere fiyat anlamna gelen sevene denmeye baland. Kuzeyde yaayan br komularsa, mallarn Msra kendileri getirirlerdi. Fenike gemicileri, Msr kylarna gittike daha ok uramaya balamlard. Denizciler, gemiyi kyya ekip halatlarla iskeledeki ta babaya salamca baladktan sonra, aa ktklerini ve bakr filizlerini boaltmaya giriirlerdi. O zamanki insanlarn alverii hem ziyaret, hem ticaretti; bylece yeryzn de reniyorlard. Adalara, dalara, vadilere ad verilmeye balamt. Bu adlara bakarak, bir lkede ne gibi zenginlikler bulunduunu hemen sylemek mmkndr.

Fenikenin Sedir Vadisinde Sedir Ormanlar vard. Bakr Adas denen Kbrstan bakr getirilirdi. Malakit Yarmadasnda (bugnk Sina Yarmadas) Malakit denen yeil bakr ta karlrd. imdi Toros Dalar denilen Gm Dalardan da gm elde edilirdi. Vaktiyle insan, dnyada en ok bulunan eyin kum, en byk eyin de da olduunu sanrd. Bugn bile ok byk bir eye da gibi, ok kk bir eye de kum tanesi kadar derler. Zamanla insan, yaad dnyann snrlarn geniletmeye balamt. Dalara ktnda bunlarn ge demediklerine amt. Ta cilalarken, dklen taneciklere ve meydana gelen iziklere dikkatle bakard. nsan, gzle grlmeyen zerrecikler dnyasna gitgide daha fazla dalyordu. Kk eyler dnyasnn karanlklarnda, kr gibi el yordamyla ilerleyerek, madene giden yolu aryordu. Bakr evi denen demirhanede mucizeler yaratabilen demirci, atein yardmna bavuruyordu. Ate de maden filizinin iindeki atomlar, yani bakr zerreciklerini balayan

zincirleri koparyor ve bakr prl prl parlayarak akyordu. nsan en kk eyler dnyasnda, byk eyler dnyasnn kaplarna bir anahtar bulmak iin, maden filizi parasn esrarengiz bir kutuymu gibi amaya urayordu. Yani filizden maden eritiyor, madeni baltaya eviriyor, baltayla gemi yapyor, gemiyle de denizleri fethederek byk dnyaya hkim oluyordu. Fenikeliler, Lbnan Dalarnn eteklerindeki Sedir Vadisinde yz yllk ulu aalar kesiyor, gemi ustalar keskin baltalarla aa gvdelerini yontuyorlard. Uzunca bir kiri kesip gerilen bir ipe gre tesviye ettikten sonra, belkemiine kaburga geirir gibi kirie tahtalar geirirlerdi. En ste de kaburgalar balamak iin bir gverte denirdi. Arka ksm balk kuyruu, burun ksm da ku ba eklinde yaplrd. Fenikelileri, bilinmeyen dnyaya gtrecek acayip hayvan ite buydu. Sudayken balk gibi yzsn, dalgalarn stnde de ku gibi usundu.

yi, ama Fenikeli gemicilerin, geminin arka ksmna zene bezene taktklar tahta insanck da ne oluyordu? Bu, kk eki tanrs, cce Puamd. Uzun deniz yolculuunda onu beraberinde almamak olmazd. nk Malakit Yarmadasnn karanlk maden ocaklarndan filiz karmaya yardm eden oydu. Demirhanede baltay o dvmt. Ustalar gemi yaparlarken durmadan alan yine oydu. Kk zerrecikler dnyasndan km olan bu cce tanr, kendi eseri olan gemiyi, byk dnyann enginliklerinde korumalyd. Yzyllar gelip geiyordu. Zamanmza artk be bin deil, drt bin yl kalmt. Fenike gemileri Akdenizi kar kar dolayorlard. Bu denizin en uzak noktasndaki adalara ve kylara kolonistler karyor, buralarda ticaret noktalar ve koloniler kuruyorlard. Fenikeliler okyanusun kaplarna kadar vararak karlarnda Cebelitark kayalarn grmler ve bunlara Melkartn Stunlar demilerdi. Melkart bir Fenike tanrsyd. Fenikeliler Tir

ehrinin surlarn onun rdn sanrlard. Kimse daha telere gitmeye cesaret etmesin diye, denizden okyanusa klan yerdeki bu stunlar da o dikmiti. Dur der gibiydi Melkart denizciye: Daha ileriye gitme. Zaten yurdundan uzaklardasn. Burada, dnyann sonunda bari dur! Denizciler, yzyllarca bu yasa inemeye cesaret edememilerdi. Cebelitark geidinin arkasnda grnen usuz bucaksz okyanus korkuntu. Fakat bilinmeyen lkelerin servetleri, cesur tccarlar ekiyordu. ok krekli gemiler birbiri ardnca okyanusa alyorlard. Krekleri her ekite, oturduklar yere balanm krekilerin zincirleri nlard. Klelerin alnlarndaki damgalar rtlmesin diye tra edilmi balarndan ter damlard. Kreklere her aslta mesafeler geniliyordu. Fenikeli tccarlar, vahi insanlarn yaad spanya ve Fransa kylarnca Kalay Adas denen ngiltereye, Kehribar Kys denen Baltk lkelerine kadar giderlerdi.

nsanlar yeryznde dolarlarken yeryuvarla da gnein etrafnda dnmeye devam ediyordu. Yeni yeni yzyllar gelip geiyordu. Artk zamanmza drt bin yl deil, yirmi sekiz yzyl kalmt. nsan emeinin devirleri takviminde demir a balyordu. Kk Filistinde padiah Sleyman gemi yaptryor, komusu ve dostu, Fenike padiah Hiramdan denizleri iyi bilen gemiciler istiyordu. Bu gemilere binen Yahudiler ve Fenikeliler, Kzldeniz yoluyla uzak Hindistana giderek, oradan saray ve tapnaklar iin altn, gm, fildii, sonra maymun ve sln getiriyorlard. Denizciler dnyann duvarlarn zorluyor, onu gittike daha da geriye itiyorlard. Yine de kydan kydan gidiyor, denize almaktan korkuyorlard. Ak denizde insan yolunu hemen kaybedebilirdi. nk denizle kara, iki ayr dnyayd. Lbnan Dalarnda yolcu, daha nce am olduu kendi

izlerinden yrr, yani baltayla sedirler zerinde oyduu iaretleri izleyerek giderdi. Arabistan lnde, eski bir konak yerinde bir yn kl bulunabilirdi. Kervan yolunda kap kacak krntlar, koyun ve deve kemikleri gze arpabilirdi. Talar bile konuur, yolun bulunmasna yardm ederlerdi. Bunun iin, yollardaki kara iaret tana bir tanr gibi taparlard. Yer, binlerce iaretle insana yol gsterir, insan da yerdeki tepe ve vadilere dikkatle bakarak dnyay dolard. Denizde btn dalgalar birbirine benzerdi. Altta mavi denizden, stte de mavi gkyznden baka bir ey yokken, insan nasl kaybetmezdi yolunu! Denize bakmak faydaszd. Ve denizci byle hallerde, asl yukarya bakmak gerektiini anlamt. Ban gkyzne kaldrarak, yldzlar arasnda yolunun iaretlerini aramaya balamt. leye kadar gne denizciyi gneye gtrr, geceleri de Kk Ay, kuzey yolunu gsterirdi.

Kk Ayya Fenikeliler araba derlerdi. Bu, karada da denizde de yolcularn yldz kmesiydi. Bylece insan, gnei ve yldzlar gzleyerek gezegenini tanyordu. nsan, kendi gezegenindeki dnyann anahtarn aryor ve bunu, usuz bucaksz yldzlar leminde buluyordu... Bir zamanlar deniz, kabileleri ayrmken imdi birletiriyordu. Kap kacak, kuma ve klelerle birlikte grenek ve treler, inanlar, ustalklar denizleri ayordu. Resimyaz, Msrdan Fenikeye, Fenikeden Yunanistana geerken, yolda deierek harflere evrilmiti. Her Fenike gemisinde not alan, hesap tutan, okur yazar bir adam bulunurdu. nk dnte gemi ve mal sahibine inceden inceye hesap vermek gerekirdi. Fenike gemileriyle Asyadan Avrupaya yalnz keskin Filistin araplar ve erguvani Sidon kitonlar deil, dnyann ilk alfabesi de gidiyordu. Fenike dilindeki galer (bir eit eski zaman gemisi,

kadrga), vino (arap), kiton (bir eit gmlek) ve alfabe gibi kelimeler, Avrupa ve dnya dillerinde deimi ekillerde bugne kadar yayor. Uluslar yok oluyor, devletler kyor, papirs rulolar yangnlarn alevlerinde kl oluyordu. Harflerse kaybolmuyor, yanmyordu. Zaman bile bunlar andramyordu. nsanln hafif, fakat salam bir kpr gibi bir ulusu dieriyle, bir yzyl bakasyla birletiren bu yirmi-otuz iaretten daha byk serveti yoktu. Harfler olmasayd, insan dncesinin yzyllar boyunca yarattklarn, hangi bellek saklayabilirdi? Yazy bilen bir kimse iin bellein snrlar yoktu. oktan kaybolmu bir dnyay yeniden canlandrmak, mevcut olmayan grmek, susmu olan bir kimsenin szlerini iitmek iin, harfleri yardma armak yeterdi. Harfler ulustan ulusa, kuaktan kuaa geerek, dirileri ve lleri, yakn ve uzak uluslarla kuaklar, canl bir insanlk halinde ebediyen birletiriyordu... Denizciler, bilmedikleri kylara yanatklarnda,

keifiler gnderirlerdi. Burada kimlerin yaadn renmek lazmd: Gerei bilmeyen vahiler mi, yoksa tanrlara sayg besleyenler mi? Denizar lkelerden gelenleri, ev sahiplerinin sk sk mzrak ve ok yamuruyla karladklar olurdu. Bu, davetsiz misafirlere ders olur ve baka sefer daha tedbirli davranrlard. Mallarn kyda brakp ate yakar, kendileri de denize alrlard. Duman gren ev sahipleri dikkatle yaklaarak, braklan armaanlar alr, kendileri de misafirlere kendi armaanlarn brakrlard. Bylece insanlar birbirlerini grmeksizin ihtiyalarn karlarlard. Tccarlar, artk iyice bildikleri kylara yanatklar zamansa mesele deiirdi. Gemi kyya ekilerek, mallar geminin arka ksmnda bir tezgha serilirdi. Kadnlar geminin evresini alrlard. Yerli nderin kz da arkadalaryla birlikte gelirdi. Alveri hadisesiz geerdi. Mallar satlp geminin suya indirildii son dakika, birdenbire kurnaz tccarlarn hayduta, mterilerin de sradan birer mala dnt de olurdu.

Kadnlar yakalanp gemiye gtrlrd. Halk, feryatlar koparsa da i iten gemi olurdu. Rzgr ak yelkeni iirir, krekiler hep birlikte kreklere aslrlard. Gemi uzaklar, uzaklar, sonunda da klp kaybolurdu. Anneler alar, salarn balarn yolar, elbiselerini parampara ederlerdi. htiyar kadnlar: Ne yaparsn, tanrlar byle istemi. nderin marur kznn bile kaderi buymu. diyerek teselliye alrlard. Anlalmaz Yeni Dnya Gemiler gittike daha uzaklara alyorlard. nsanlarn karsnda sr ve mucizelerle dolu, kocaman yeni bir dnya duruyordu. Mucizeler lkesine dmek iin bilinmeyen, yabanc bir kyya yanamak yeterdi. Bu yeni dnyada insanlar, gzleriyle grdklerini ve kulaklaryla duyduklarn daha pek iyice anlayamyorlard. Anlamadklar yabanc bir dil, onlara yarasa l

ya da bir ku cvlts gibi geliyordu. Bunlara gre yksek bir da, g tutan bir direkti. lk defa grdkleri byk maymunlar, kll erkek ve kadn sanmlard. Bu kll insanlar, kendilerine yaklaldnda trmalayp sryorlard. Kydaki bozkrda grdkleri bir yangn, denize akan geni bir ate rma sanmlard... Yeni dnyaya dalabilmesi iin, insann kendisi de yenilenmeli ve bakalamalyd. nsan, atn o harikulade hzdaki drt ayana, sabrl ve dayankl deveye hkim olmu, bu da kendisine l ve bozkrn kaplarn amt. Yzge vazifesini gren krekler yapp denizlerde dolamay renmiti. Yabanc lkelere gidip nceden hi grmedii eyleri grmt. Yalnz grlmemi olan grmek deil, anlalmayan anlamak da gerekiyordu. En g olan da buydu. nk insan ou hallerde her eyi baba ve dedelerinden miras kalan, allm eski llerle lerdi. Yeni bir ey grnce, onda eskiyi arar, bulamaynca da arr,

grdn anlamazd. Bir zamanlar Msrllar, dnyada kendi rmaklarndan baka rmak yok sanrlard. Bu rmak, gneyden kuzeye akar ve Msrllar bunun baka trl olabileceini dnmezlerdi. Kuzey yazmak istediklerinde, rman akt ynde ilerleyen, yelkensiz bir gemicik izerlerdi. Gney yazmak iin de, akntya kar yelkenli bir gemi izerlerdi. Zamanla Msrllar, dar yurtlarndan kp baka rmaklar grdler. Frata vardklarnda, bu rman kendilerininki gibi gneyden kuzeye deil, kuzeyden gneye aktna tank oldular. Bu, Msrllar ylesine artt ki, keiflerini torunlar da bilsinler diye yazp ebediletirmeyi kararlatrdlar. Firavun Birinci Thutmoseun emriyle, ta snr direine Fratta su, tersine dnm geriye akyor ve yukarya gidiyor szleri yazlmt. Allm kk dnyalarnn dnda, Byk Dnyaya dtkleri zaman, birok ey Msrllar artmt. Irman tarlalarn sulamasna almlard. Msrda yamur ok seyrek yaard. Nil tamasayd, btn lke oktan le dnm olurdu.

Derken Msrllar yabanc lkelere gittiler ve orada tarlalar, yer Nilinin deil, gk Nilinin suladn hayretle rendiler. Msrllarn gk Nili dedikleri yamurdu. Bizim iin yamur, alelade bir eydir. Msrllar iinse, gkten dklen mucizevi bir rmakt. Msrn snrlar gittike geniliyordu. Snr direklerindeki yazlar, dnyaya enine boyuna, douya ve batya hkim firavunlar vyorlard. Bildikleri dnyann snrlar geniledike Msrllar dnyann tek ve en iyi insanlar olmadklarn daha iyi anlyorlard. Msr elileri, Babili kuatan salam kale surlarn grdler. Bunlar o kadar geniti ki, zerinden yan yana drt at geebilirdi. Eliler Babilde asma baheler grdler. Burada, havada sarkarcasna ulu aalar bitiyor, gllerde kuular yzyordu. Babilde kademe kademe ykselen tapnaklar, elilerin dikkatini ekmiti. Bilgelikleriyle vnen Msrllar bile, Babilli khinlerden birok ey renebilmilerdi. Msrllar yabanclara, onlarn tre ve geleneklerine,

inanlarna gittike daha fazla sayg gstermeye alyorlard. Hatta bu o kadar ileri gitti ki, nceleri yalnz z kz kardeleriyle evlenen firavunlar, yabanc hkmdar ailelerinden gelin almaya bile baladlar. Tapnaklardan birinin duvarndaki yazlarda kt hava artlarna, kuzey lkesindeki kara ka ramen, Hitit kraliesinin firavuna e olmak iin Msra hareket ettii anlatlr. Daha dn topra sulayan gk Niline bakarak aan Msrllar, artk gn yere yalnz yamur deil, kar da gnderdii lkelerin varln renmilerdi. nsanlar yeniyi gryor ve yeni tarzda dnmeyi reniyorlard. Dnmekse, o zaman inanmak demekti. nk o alarda bilgi, dinle smsk balyd. Bir zamanlar her ehrin kendi tanrs vard. ehri koruduuna, halknn atas olduuna inanlan bu tanr, yalnz kendi halkn sever ve yabanclar esir etmede onlara yardm ederdi. Zamanla bir ehri dierinden, bir kabileyi bakasndan ayran duvarlar, snrlar, yklmaya balad.

Baka baka kabilelerden insanlar ilkin dmanca, birbirlerini hor grerek ve birbirlerine gvenmeyerek, sonralarysa gittike daha uysal tavrlar iinde karlayorlard. Yalnz sava meydanlarnda deil, pazarlarda, limanlarda, tren gnlerinde tapnaklarn nlerinde de bir araya geliyorlard. Deiik dillerde konuan, baka baka tanrlara tapan insanlar, kalabalkta birbirine karyordu. Yabanc tanrnn yzne hayretle bakyor ve onda tandk izgiler buluyorlard. Fenikeliler, Osiris adl Msr tanrsnda kendi tanrlar Adonisi, len ve yeniden dirilen doa tanrsn gryorlard. Her ilkbaharda Msrda, papirsten bir kre yaplrd. Bu, Set adl kt tanrnn ldrd Osirisin bayd. Osirisin ba sanlan papirs kre, denizyoluyla Fenikeye gnderilir, orada kadnlar tarafndan atlarla karlanrd. Adonis-Osiris dirilir ve ilkbahar bayram, yani btn halklarca kutlanan yeniden dou bayram balard. nsanlar yalnz kendi tanrlarna deil, yabanc

tanrlara da inanmaya baladlar. Msra tar adl Tanrann heykelini gnderen Babil Hkmdar, Firavuna yazd mektupta yle der: Btn lkelerin hkimi Ninova tar, Ben Msra, sevdiim memlekete gidiyorum derdi. ok gemeden insanlar, btn halklarn koruyucusu bir dnya tanrsna inanmaya baladlar. Msr Firavunu Ehnaton, bu yeni tanrya bir tapnak yaptrp erefine unlar yazdrd: Yzyllarn hkimi, ne gzel doarsn sen! Inlarn btn insanl aydnlatr. Sen nlarn gnderdiin zaman, tm lkeler bayram eder. Vaktiyle Msrllar gnein yalnz kendilerine doduunu sanrlard. Karlarnda dnya aldka, gnein en uzak halklara da parladn grdler ve yukardaki szlere unlar eklediler: Sen uzak halklara da hayat verdin. Onlara gkten Nil gnderdin. Msrllar yalnz kendilerini insan sayar, tanrlarn yabanclar sevmediklerini sanrlard.

Zamanla yabanclar daha yakndan rendiler. Ve yle bir an geldi ki, Msrda yabanclar, yerlilerden ok oldu. Yabanc cretli askerler, Firavunun arabasna refakat ederlerdi. Yabanc tccarlar uzak lkelerden mal getirirlerdi. Dnya tanrs erefine yazlan yazda unlar da vard: nsanlarn konutuklar diller eitli, derilerinin rengi baka... Ama sen, herkese yer veriyor ve gereken her eyi gnderiyorsun... Hangi dilde konuursa konusun, her halka yeryznde yer vard... Bylece daha Ehnaton zamannda, yani bin yl nce dnyann snrlar ylesine genilemiti ki, Nil kylarndan yabanc lkeler grlmeye balamt. Ve Msr tapnaklarnn duvarlarnda, ilk kez insanlk sz belirmiti. Ehnaton gibi uza grenler azd. Kuvvetli ve soylular amanszca izleyen ve yabanclara, o zaman kk insanlar denenlerin kendisine yaklamalarna engel olmayan bu hkmdarn, ok dman vard.

lmnden sonra iktidar yeniden khinlerin ve soylularn eline geti. Ehnaton sulu ilan edildi. Ad, mezar ve tapnaklarn duvarlarndan kaznd. Etrafta usuz bucaksz byk bir dnya vard. Fakat eski kafallar, daha Msrllar darack dnyalarnda yaarlarken domu eski inanlara yapp kalmlard. Ve bu yalnz Msrda byle deildi. Yzyllar sonra Yunanistanda da byleydi. Yunan denizcileri denizlerde dolayor, yeni lkeler kefediyorlard. Kuzeyde skityaya batda Sicilya ve talyaya kadar gitmilerdi. Gemilerinde kap kacak, kuma, ss eyalar gtrr, buday, arap ve ya getirirlerdi. Eskiden her Yunan ailesinde kadnlar iplik eirir ve kuma dokurlard. Her kyn bak ve kl yapan kendi demircisi, kap kacak yapp desenlerle ssleyen kendi mlekisi vard. Zamanla her ey deimi, Yunan ehirlerinde hayat bakalamt. Ustann biri kap kacak yapyor,

bakas da bunlar sslyordu. Bir demirci kl, dieri de zrh yapyordu. , yalnz ustalar arasnda deil, ehirler arasnda da blnmt. Miletos ynl kumalaryla, Korinthos zrhlaryla, Atina da ssl vazolaryla n salmt. nceleri her ifti kendi piirdii ekmei yer, kendi banda yetitirdii zmn arabn ier ve kendi koyunlarnn ynnden, evde dokunmu aba giyerdi. Sonralar birok Miletoslu dokumac, dedelerinin ifti olduklarn hatrlamaz olmutu. Buday ekmek, asma yetitirmek nesine gerekti? Dokuduu kumalar, denizar lkelerden getirtilmi ekmek ve arap karlnda tccara satmak daha krlyd. Miletos limanndan her gn, iri kara gvdeli gemiler kalkp uzak lkelere, talyaya ve skityaya giderlerdi. Orada, yabanc kylardaki Yunan kolonilerinde, Yunanllarla yerli halk arasnda dei toku yaplrd. Karadeniz kylarndaki Olbiyada Miletoslu tccarlar, skit beylerine siyah ekillerle ssl vazolar

ve zengin nakl ynl kumalar satar, bunlara karlk gemilerine buday doldururlard. Yunan denizcilerinin bildikleri dnya, gittike geniliyordu. htiyarlar ocuklara, bilinmeyen yabanc lkelerde yaayanlarn canavar olduklar hakknda masallar anlatmaya devam ediyorlard. Messina Boaznda artk Yunan ehirleri peyda olmutu. Buna ramen Yunanllar hl bu dar boazda denizcileri gzleyen canavarlarn, yani Skylla ile Kharybdisin yaadklarna inanrlard. Dnyann snrlar Kalay Adasna, Kehribar Kysna, skityaya ve Hindistana dayanmt. Fakat biroklar Dnya y hl Odysseus zamanndaki gibi dar ve kk olarak tasavvur ediyorlard. Bu kck dnyada yuvarlak ve yass yeryzn, bakr gk kubbe bir sahan kapa gibi rterdi. Batda ve douda iki kap vard. Her sabah afak Tanras, dou kapsn aar ve kanatl drt at koulu arabas, yani Gne, gk kabuuna ykselirdi. Akamleyin de batda, Okyanusun ardnda bat kaps alr ve yorgun

atlar, gkten Gece lkesine inerlerdi. Odysseusun yurdu thaka Adasnn yaknlarnda beyaz bir kaya vard: Leukes kayas. Hemen arkasnda, yeralt lkesinin kaplar alrd. Yunanllarn kansna gre, yeralt lkesindeki ayrlarda solgun asfodelus iekleri biter, bulut kmeleri halinde llerin glgeleri uuurdu. nsanlar bu gzelim masallar dinliyor ve gzleriyle grdkleri gerek dnyay unutuyorlard. Bu insanlar denizler am ve dnyalarnn snrlarn geniletmilerdi. Fakat byk yeni dnyaya gelince yeni bir engelle, yani grnmez olmakla beraber ok salam allm grler ve kklemi tasavvurlar duvaryla karlamlard. Eski tanrlar bu duvar koruyor, savunuyorlard. Onu yalnz bilim ykabilirdi. Bilimin lk Sz ou zaman bilimin son sz yledir, byledir deriz.

Ya bilim ilk szn ne zaman sylemiti? Eer bildiimiz ilk bilimsel eserin doduu zaman, bilimin ilk sz olarak kabul edersek, bu sz Milattan 547 yl nce, Yunan ehri Miletosta sylenmitir. Dou Hakknda balkl bu eseri Miletoslu Anaksimandros yazmtr. O halde 1953 ylnda bilim, iki bin be yz yana girmiti. Fakat bilim daha yal deil mi? Anaksimandrosun rencileri vard da, retmenleri yok muydu? Vard tabii. Biz onun da retmeni olduunu biliyoruz. Bu, Miletoslu tccar, denizci ve bilgin Thalesti. M 585 ylnda Miletos halk, gnein tutulduunu bir defa daha grmt. Gne tutulmalar nceleri de olur ve her zaman ehirde byk heyecan doururdu. Bu sefer halk, gnein tutulmasndan ok, bu olayn nceden hesaplanp haber verilmi olmas artmt. Ve bunu haber veren, hemerileri Thalesti. Thales de ilk bilgin deildi. Onun da retmenleri

vard. Bir sylentiye gre, Thales gemiyle Msra tuz almaya gitmi ve orada piramitlerin yksekliini lmeyi renmiti. Gne tutulmalarn hesaplamay ise Thales, Babillilerden renmi olsa gerek. Bilim Miletosta domam, oraya baka lkelerden gelmiti. Miletos, bouna dnyann drt tarafna giden deniz ve karayollar kavanda bulunmuyordu. Her gn limandan Miletos yapas ve vazolaryla ykl, iri kara gvdeli gemiler kalkard. Bunlardan bazlar skitlerin lkesindeki Olbiyaya, bazlar da Msrdaki Naukratise ya da talyadaki Sybarise giderdi. Karadan da, balarla zeytinliklerin bulunduu ovalarn, merinos srlerinin otlad meralarn yanndan douya, yani Libyaya, rana ve Babile giden kervanlar ar ar geerdi. Babilde her tapnak, ayn zamanda bir gzetleme ve dnme yeriydi. Hatta tapnak, d grnyle bile evreni, gezegen ve yldzlar hatrlatmalyd. Bu da gibi bir evdi, evren eviydi. Birbiri stne oturtulmu yedi kulesi, ge ykselen dev bir

merdivenin basamaklarna benziyordu. Gkteki yedi yldza gre, yedi basamak yaplmt. Tapnan dibindeki mermer havuz, Babillilerin inanlarna gre, dnyann peyda olduu su deryasn temsil ederdi. Etrafta sra sra stunlar, bunlarn tesindeki yksek duvarn arkasnda da laboratuvarlar, okul, kitaplk ve ariv vard. Kk dar bir oda olan okulda, retmenin dizinin dibinde renciler otururdu. Ak havalarda renciler, balktan defter ve kitaplarn alp tapnan avlusuna karlard. Yandaki kitaplkta, balk levhacklara yazlm bu kitaplardan ynlarla vard. lerinde binlerce yln bilgisi toplanmt. Enuma eli, yani daha yukarda szleriyle balayan levhacklardan birinde, yukardaki ge ve aadaki topraa daha ad verilmemiken, yani yerle gk yokken olup bitenler anlatlrd. Ve dnyann douu hakkndaki hikye yedi levhada anlatlmt. Balk levhalara yazlm baka kitaplarda,

otlayan koyunlardan, yani yldzlardan ve yedi kotan, yani gezegenlerden, gnein at Zodyak kua zerinde yer alan takmyldzlardan, yln gn ve aylarnn hesaplanmasndan, yldzlarn byklnden, gne tutulmas hesaplarndan bahsedilirdi. Burada eitli el kitaplar lkelerin, dalarn, rmaklarn, kanallarn, tapnaklarn listeleri, sonra szlkler, okuma kitaplar, gramer rneklerinden derlemeler vard. Tp el kitaplar ve ilk corafya haritalar da buradayd. Bunlarda dnya, daire eklinde izilmiti. Dnyay, Ac Irmak, yani Okyanus kuatyordu. Dnyann ortasndaki dalardan Frat Irma akyordu. Fratn sa ve solunda da dnyann btn lkeleri dairecikler eklinde gsterilmiti. Kitaplkta zooloji kitaplar da vard. Bunlarda btn hayvanlar snflara ve trlere ayrlmt. Bir snfta kular, baka bir snfta balklar, bir bakasnda da drt ayakllar toplanmlard. Drt ayakllar da kpeklere, eeklere ve kzlere blnmlerdi. Bu listede aslan, kpekler arasnda, at da eekler arasndayd. Herhalde Babilliler aslan da, at da kpek ve eekten sonra tanmlard.

Kitaplkta matematik kitaplar da az deildi. Babilliler drt ilemden baka eyler de bilir, saylarn karelerini, kplerini hesaplamay, yine kare, kp ve baka kkler bulmay, ikinci dereceli denklemler zmeyi becerirlerdi. Dairenin evresini ve piramidin hacmini lmeyi de bilirlerdi. Dairenin evresini, apna blerek sonralar matematikilerin sk sk karlatklar saysn bulmulard. Geri Babilliler bu sayya yaklak olarak = 3 demilerdi. Biz de hesaplarmzda nin yaklak deerini, yani 3,14 kullanmaz myz? Biz de Babilliler gibi, daireyi 360 dereceye, yl 12 aya bleriz. Bizim haftamzda da 7 gn var, nk Babilliler 7 gezegen bilirlerdi (ay ve gnei de gezegen sayarlard). Babillilerden sonra Franszlar da pazartesiye Ay gn, salya Mars gn, arambaya Merkr gn, perembeye Jpiter gn, cumaya da Vens gn derler. Almanlar ve ngilizler, pazara gne gn derler, nk eski Samiler yani Babilliler yle derlerdi.

Saatin kadranna baktmzda, iaretler ve izgicikler grrz: On iki saat ve altm dakika. Gn ve saati byle blen yine Babillilerdi. Miletostan kp bilimin izinden yryerek Babil Tapnana geldik. Fakat izler zinciri, tapnan avlusunda durmayp daha telere, Frat kylarndaki sulama kanallarna, bent ve setlere, dnyann ilk su kemerlerine, Babil tccarlarnn brolarna, hkmdar saraynn kapsna kadar gider. Tapnakta khinler bilimle urard. Niin urayorlard? nk gerekliydi. Okullarda ocuklara dualar ve tanrlar hakknda destanlar ezberletilirdi. Bununla birlikte toprak kesimlerinin yzlmn lmeyi, i mektuplar yazmay, defter tutmay, yldzlara bakarak rmaklarn tamasn nceden hesaplamay da retirlerdi. renciler bydklerinde khin olurlard. Khin ve hesap szleri bala, ivi yazsnn benzeri iaretlerle izilirdi. Khinler yalnz tanrlarn deil, hkmdarlarn da hizmetindeydiler. Bunlar hkmdarn kalem odasnda, mahkemede, arivde ktiplik yaparlard.

Babilliler bilimi dinden ayrmazlard. Onlara gre ikisi de ayn eydi. Babilde her doktor byc, her astronom mneccimdi. Aradan binlerce yl geti. Babillilerin dini hakknda pek az kimse bilgi sahibi olduu halde Babil bilimi bugn de takvimlerde, saatlerde ve matematik kitaplarnda yayor. Babil bilimi dediimiz, bizimkinden ne kadar baka! Gnmzn bilimiyle kyaslanamayacak kadar snrl. Fark yalnz bunda deil. Yass levhacklarn, altmz kitaplara hibir benzer taraf yok. Bunlar okumay rendikten sonra bile yazlan eylerin anlamn birden kavrayamayz. nk binlerce yl nce yaam insanlar, bizim dndmz gibi dnmezlerdi. Burada bir dilden dierine evirmeyi renmek yetmez. Bir dn tarzndan dierine evirmeyi de bilmek gerek. Enuma eli... Yukarda daha gk yokken ve aada daha yer yokken, ilk varlk olan yaradan Apsu, Mummu ve btn bunlar yaratm olan Tiamat,

sular kartryorlard. Toprak yoktu, ada yoktu, hibir tanr yoktu, kimsenin ad yoktu, kimin ve neyin ne olaca daha belli deildi. Tanrlar o zaman yaratld... Daha ilerde, Tanr Apsunun ve kars Tiamatn, kendi oullar olan Tanr Mardukla nasl savaa giritiklerini okuyoruz. Marduk Apsuyu ldrm, Tiamat midye gibi ikiye ayrm, bir yarsndan da yeryzn yaratm. Bunu yazanlar, bizim gibi dnmeyi daha bilmiyorlard. Boluu yani uzay, tanrlarn atas Apsu eklinde tasavvur ederlerdi. Ve inanlarna gre dnyann domu olduu su deryasna, basbaya su demezlerdi. Onlarn nazarnda su, Tiamat anayd. Nasl ve neden dodu? diye sormazlard. Soruyu baka trl koyarlard: Her ey kimden dodu? Hangi babadan ve anadan? nsanlar binlerce yl boyunca klan balaryla smsk balydlar. Ve uzun zaman dnyada her eyin, ana babayla ocuklar gibi akrabalar olmas gerektiini sanyorlard.

Biz bile eski alkanlkla toprak ana demez miyiz? te baka bir levhack; gnein tutulmas stne. Nisan aynn birinde gne kararrsa Akkad hkmdar lecek. Eer ayn birinde gne kararr, batarken parlak olursa ve eer ay da tutulursa, o yl hkmdar lecek. Eer gne tutulmas ayn on birine rastlarsa, vahi insan srleri lkeyi yama edecekler, memleket mahvolacak, insanlar insan eti yiyecek. Gne temmuzun dokuzunda tutulursa, Tanra tar merhametinin yere inmesine izin verecek, yeryzne adalet inecek. Babilliler, bir gne tutulmasndan dierine kadar ka yl, ka ay ve ka gn geeceini biliyorlard. Gnein tutulmas, onlar iin bir gk olay olmayp uur veya uursuzluk getiren bir iaret saylrd. Babilliler, gzlemlerini yzyllar boyunca toplamlard. Ariv ve kitaplklar, balk levhacklara yazlm el kitaplar ve cetvellerle doluydu. Bunlarda birok bilgi toplanmt. Bilgi, henz kr inanlardan ayrlmamt. Bu kitaplar by ve dualarla doluydu. Hasta die, tedavi iin banotuyla kartrlm reine

koymadan, tanrnn gkyzn, gkyznn yeri, yerin rmaklar, rmaklarn kanallar, kanallarn amuru, amurun kurtuu yarattklar, kurtuun da die girdii hakknda, uzunca bir dua okumak gerekirdi. Dua, kurtua, Tanr Ea, var gcyle seni dvsn diyerek sona ererdi. Bylece bilimin kklerini aratrrken, onun halen din ve byyle smsk rl olduu zamana vardk. Miletostan douya, Babile gidecek yere gneye, yani Msra gitmi olsaydk, orada da ayn eyi bulurduk. Msrda da ocuklar okullarda dualarla birlikte, tarla lmenin kurallarn ve mektup rneklerini kopyalarlard. Orada da khinler bilgin, bilginler khindi. Khinler, ta bir merdivenden Nile inip rmaktaki su seviyesini, tapnan duvarna izdikleri iaretlerle kontrol e-derlerdi. Zaman, gndzleri gne saatine gre, geceleyin de yldzlara gre tayin edilirdi. Bunu khinler yapard.

ki khin, yass damda kendilerine ayrlan yerde kar karya, kmldamadan, dimdik otururlard. stemeyerek ileriye ya da geriye eilmemek iin, kendilerini eklle yoklarlard. Khinlerin her biri hem gzlemci, hem de aletti, alettense dakiklik istenirdi. Yerinden kmldamakszn oturan khin, Siriusun ya da herhangi baka bir yldzn, karsndaki khinin omuzu zerine, sonra da kulak hizasna geldiini grdnde artk sadece cetvele bakp saati sylemek mmknd. Msrl khinler zaman lmede ustaydlar. Khinlerde su saatleri de vard. Bunlarda zaman, delikli bir kaptan akan suya gre tayin edilirdi. Msr takvimi, bizimkinden ok az farklyd: Yl 12 aydan, ay 30 gnden ibaretti. Yln sonuna, yetmeyen 5 gn daha eklenerek 365 gn doldurulurdu. Msrl khinler, lyorlard? vakti niin byle dikkatle

Sadece dua saatlerini, bayram ve tren gnlerini gstermek iin mi? Hayr, asl mesele khinlerin Nilin taaca zaman

isabetle tahmin etmeleriydi. Bilim Msrda da, hayatta ve insann almalarnda lazm olduu iin geliiyordu. Cebir problemlerini zerken, bilinmeyeni hep x harfiyle belirtiriz. Msrllar, cebirde x yerine yn yazarlard. Bu, matematiin gkte deil, yeryznde doduunu hemen gsteriverir. lk matematik problemlerinde x, bir yndaki tanelerin saysyd. Ynn yksekliini ve tavann lerek, bunda ka buday tanesi bulunduunu hesaplarlard. Sonralar da, her bilinmeyene yn denmeye baland. Msrllar gkle yeri tasvir ederken, bunlar tanr eklinde izerlerdi: Yer tanrs aada yatar, yukarda da bann stnde iki eliyle gk tanrasn tutan hava tanrs dururdu. Gk tanrasnn etrafnda yaldzlar prldard. Bu durumda, dinin nerede bitip bilimin nerede

baladn anlamak zor. Miletostan Babile ya da Msra gideceimize, nc bir yolla batya, yani Miletoslularn doduu yerlere de gidebilirdik. Miletoslular beraberlerinde, Yunanistandan ne getirmilerdi? Dil, inan, grenek ve treler. Miletosta da Yunanistanda da ayn tanrlara inanlr, sylentiye gre eski ozan Homerosun dzm olduu destan - arklar sylenirdi. Bunlar okurken yine din, bilim ve iirin, ortak bir gvdeden henz dala ayrlmad zamanlara deriz. lyada ile Odysseia, Yunanllarn neye inandklarn ve ellerinden neler geldiini anlatr. Homerosta teknik, dinle kopmaz balarla baldr. Ozan, silah atlyesini, gl bir demircinin balyozla Akhilleusun kalkann nasl dvdn tasvir eder. Demirci alelade bir insan deil, tanr Hephaistostur. eski yurtlar

Odysseiada, o zamanki denizcilerin tm bilgilerine rastlamak mmkndr. Homeros, frtnalar btn ayrntlaryla yle anlatr ki, onun hikyelerine gre hava haritalar yapmak ve Odysseusun gemilerini hangi kasrgalarn hrpalam olduunu sylemek iten deildir. Homerosta her rzgr bir tanrdr. Ya Hesiodosun iirleri? Bu kyl ozan, dalk Boiotiann kk kylerinden Askrada yaard. iirlerini, hkmdar ve beylerin cmblerinde deil, yurdunda, kyllerin derneklerinde okurdu. Sylentiye gre, Hesiodosun yurdu, esin perilerinin de (Mousalar) yurduymu. Esin perileri buraya yakn Helikon Danda halay ekerlermi. Bura kylleri, yalnz tatan ev yapmay deil, trk dzmeyi de bilirlermi. Souk k gnlerinde yapacak i kalmad zaman Askra halk, herhangi bir gneli tepede toplanrd. Hesiodos, lyr ya da kytara almasn bilmedii iin, eline ald denei yere vura vura tempo tutarak

kafiyeyle, bildii eyleri anlatrd. Hesiodos, lker Takmyldz (Pleiades) ufukta grnd zaman ekini bimeye, batp gzden kaybolunca da topra ekmeye balamak gerektiini sylerdi. Denizler tesine mal gtrmek iin, kara gvdeli iri gemileri ne zaman suya indirmek; kyya ekilmi bir geminin etrafna, dalgalar gemiyi srklemesin diye ta ymak; iyi kurumas iin dmeni ocak bana koymak gerektiini anlatrd. Bundan sonra da tanrlarn nasl doduklarna, kaostan aydnlkla karanln, yerle gn nasl ktna, yerle gn evlenmesinden Gigantlarn, Titanlarn, Kykloplarn nasl doduuna dair hikyeye geerdi. Hesiodos, tanr klnda ve birer ad olan doa glerinin arksn sylerdi. Eski klktaki bu doa glerinde, artk yeni izgiler belirmitir. Homerosun tanrlaryla Titanlar canl birer varlkken, Hesiodosunkiler artk canllklarn kaybetmilerdi. Yer, Ik, Gn, Kuzey Yeli, htiyarlk, Kayg, Yalan gibi adlarn muhafaza etmilerdi. Artk bunlarn alelade birer doa gc, doa olay ya da

birer kavram olmayp canl varlklar olduklarna inanmak zordu. Hesiodosta btn tanrlar birbirine benzer. Btn tanralar iin de, Fevkalade gzel ayakldrlar der. Herhalde ozan, tanrlar artk birbirlerinden tam ayramyordu. Homerosun canl birer varlk olan tanr ve tanralar, sonralar bulank bir ekil almt. Tanrlarn hayalleri silikletike insanlar tabiat daha aydnlk gryorlard. nsanlar yeni tarzda dnmeye alyorlard. Boiotiann ssz ve kk kylerinden birinde kyller, daha Hesiodosun arklarn sylerlerken, baka yerlerde yeni konularda konumalar iitiliyor, yeni arklar duyuluyordu. Bilim, Bilimliini Anlamaya Balyor Miletosta grlt patrd btn gn srerdi. Limanda gemi yapanlar ekilerini takrdatrken, pazarda eekler uzun uzun anrrd. skelelerde hamallar, heey hop diye bararak ellerinin iini kolaylatrrlard. Hele halk toplants gnlerinde meydandaki cmb grlmeye deerdi. Bir yanda zengin

tccarlar, tefeciler, gemi sahipleri; te yanda alan insanlar, yani zanaatlar, denizciler, hamallar toplanrlard. Bazen iin kavgaya kadar vard da olurdu. Lavanta srnm, erguvani harmaniler giymi ve salarn zene bezene taram zppelerin cakalar bozulup tartaklandklar grlrd. Grlt ve konumalar arasnda, ney sesleri ve haykrmalar iitiliyor. Bunlar Fenikeli denizciler. Buraya gelileri mnasebetiyle, ney eliinde oynayp zplayarak, yerlerde yuvarlanarak Tanr Melkart vyorlar. Hemen yanlarnda da, uzak Ege Denizi adalarndan gelen Yunanllar gemilerini kuma ekmiler, deniz tanrs Poseidona kurban sunmak iin ateler yakyorlar. nceleri insanlar btn mrlerini atalarnn yurdunda geirir ve inanlarna smsk bal kalrd. Deniz, insanlar da, tanrlar da birbirine kartrd. Dnyay dolarken neler iitilmez, neler grlmezdi! Tanrlar hakknda anlatlanlar ne kadar eliikti! Bakn, szgelimi, Habelerin tanrlar kara ve kalkk burunlu, Trakyallarnkilerse tun tenli ve mavi gzl.

Niin yalnz Yunanllarn dini doru olsun da, Habelerin ve Trakyallarnki yanl olsundu? Miletoslular, iadam yani tccar ve denizciydiler. Tanrlarla kahramanlar stne anlatlan eski masallardan oktan phelenmeye balamlard. Gezici ozanlara baklrsa, btn soylularn kk tanrlara dayanyordu. Eer bu doruysa Miletoslu tccarlar, dokumaclar, denizciler ve hamallar, soylular tepelerken, tanrlar niin yardmlarna komamlard? Miletoslu Hekataios birok yer dolat, dalara trmand, maaralara girdi. Daha delikanlyken yeralt lkesinin iki kaps olduunu, birinin kuzeyde Leukas kayas yaknlarnda, dierinin de gneyde, Tenarya burnunda bulunduunu iitmiti. Hekataios, Tenarya burnunda bulduu derin maaraya, elinde bir mealeyle girdi. Hades kapsn, Kerberos adl bal korkun kpein koruduunu iitmiti. Bu kpein kuyruk sokumunda bir ylan bulunduu sylenirdi. Hekataios bu masala inanmad. Korkmadan maarann derinliklerine indi, eri br koridorlarnda dolat ve mealesi, eski kr inanlar datt.

Hekataios, maarann nnde bekleyen arkadalarnn yanna dndnde, ieride ylan ve yarasalardan baka bir ey grmediini syledi. Herhalde diyordu Hekataios, insanlar maarada byk bir ylana rastlamlar ve bunu biraz karanlktan, ama daha ok korkularndan, grlmedik bir canavarn kuyruu sanmlard. Bylece insan, masal canavarn klla deil, masala inancn kaybetmekle ldryordu. Hekataios, gezi izlenimlerini toplad kitabna: Hellenlerin fikirleri bana eliik ve gln geliyor szleriyle balar. Bunu sezen yalnz Hekataios deildi. O daha dnyaya gelmeden, Miletosta yepyeni bir grle dnebilenler vard. lk Yunan bilginleri Thalesle Anaksimandros gibi. Bunlar neyi retirlerdi? Kitaplarn ap ilk satrndan son satrna kadar okuyabilseydik, i ok kolaylam olurdu. Ne var ki bunlardan tek tek cmle krntlarndan baka bir ey

kalmamtr. Btn eski bilimlerin kaderi byle olmutur. Aratrmaclar, ilk bilim adamlarnn fikirlerini, daha sonra yazlm eserlerde glkle bulurlar. Bu fikirler bakalarnn kitaplarnda, yabanc ve ou zaman dman bir ortamda yle barnabilmilerdir: Bir ortaa papaz, tanrbilim alanndaki kitabna, antik dnyann putperest bir filozofundan birka satr alrd. Fakat bu, genel olarak filozofu yermek iin yaplrd. lk kitaplardan, yklm binalarn harabeleri gibi, urada burada satrlar duruyor karmzda. Bir binann harabelerinden, onun ilk eklini tasavvur eder gibi, u ya da bu kitaptan kalan satrlardan da, bu kitaplarn nasl olduunu bilmeye alrz. Bu kitaplar papirs rulolarna yazlrd. Papirs pek salam bir malzeme deildi. Yirmi be yzyl az bir zaman olmamakla beraber, papirs buna dayanamayacak kadar da rk deildi. Nitekim birok Msr papirs, ok daha eski olduu halde pekl zamanmza kadar kalabilmilerdir.

Zamana ykc iinde kim yardm etmiti? nsan eli. lk Yunan bilginlerinin kitaplarnda yeni, cesur dnceler vard. Bunlarn her satr, eski inanlara bir meydan okumayd. Eskiyse, savasz ekilmiyordu meydandan. ou zaman yenilen dmanlar kendilerine engel olan, ilerine gelmeyen kitaplar toplatp yakyorlard. te karmzda birka sayfa. Bunlardan, ilk Yunan bilgini hakknda az da olsa bir eyler renebiliriz. Burada sz geen bilginin adnn Thales ve muhtemelen Fenike asll olduunu, antik dnyann en byk yedi bilgininden biri sayldn okuyoruz. Bizzat Thalesin sesi zamanmza kadar gelmemise de, kendisiyle tartanlarn seslerini aka iitir gibi oluyoruz. Bu ciddi konumalarla birlikte, etraftaki dedikodular da kulaa arpyor. Bilimle birlikte, dalgn bilginler hakknda fkralar da domutur. Bunlardan birinde Thalesten bahsedilir. nsanlar, Thalesin yldzlara niin baktn pek anlayamazlard, ama bir kere dalgnlkla kuyuya dtn ve Trakyal kle bir kadnn kendisine: Sen gktekileri bilmek isterken, ayaklarnn

altndakini grmyorsun diyerek ktn glerek anlatrlard. Gryor musunuz, bilginlerin dalgnlna dair fkralar ne kadar eski! Antik ada almak klelerin, zanaatlarn ve kyllerin, ticaret de tccarlarn iiydi. Ama bilgin, dnyadan elini ekmi bir adam olmalyd. Bunun iin Thalesi, Demokritosu, Archimedesi (Arimet) ve daha baka birok bilim a-damn, hep dalgn ve dnyayla ilgilerini kesmi olarak tasvir ederlerdi. Oysa Thales, evresindeki tabiat inceledii iin byk bir bilgindi. Bast topra hi de kt grmyordu ve yalnz karada deil, denizde de dolamay bilirdi. Thales hem tccar, hem denizci, hem de mhendisti. Gemiyle Msra tuz almaya gider, kprler kurar, kanallar aard. Bir gn gkyzn gzetlerken, daha ilkbaharda o yl zeytin rnnn bol olacan haber vermiti. Elindeki btn paralarla yahaneleri kiralamt. Zeytin toplama zaman geldiinde, rn o kadar bol

olmutu ki, yahaneler az gelmiti. O zaman Thales yahaneleri yksek fiyatla kiraya vermeye balamt. Bunu anlatanlar unlar eklerler: Thales, bylece ok para toplayarak, isterlerse filozoflarn da zengin olmalarnn zor olmadn ispat etti. Fakat filozoflarn gz zenginlikte deil. Thalesin bulduu yenilik neydi? Hakknda btn anlatlanlar toplayalm: Thalesin, yl mevsimlere ve 365 gne bldn sylerler. Bunu, Msrdayken de renmi olabilirdi. Thales, Araba yani Kk Ay yldz kmesine iaret etmiti. Ama ondan daha nce Fenikeli denizciler, gemiciler, denizde Araba yldz kmesine gre yn tayin ederlerdi. Gne apnn, gk emberinin 720de birine eit olduunu hesaplamt. Ama bunu Babilli khinler de bildiklerine gre, oradan Miletosa gemi olabilirdi. nk Miletos, yukarda grdmz gibi yol kavaklarndayd. Thales, gnein tutulacan nceden hesaplamt.

Ama bunu Babilliler de biliyorlard. Yunanllar arasnda geometriyi ilk renmeye balayan Thales olmutu. Piramidin glgesini lerek, yksekliini hesaplama usuln o bulmutu. Ama geometriyle Msrllar da urarlard. Thales ise bunu sadece yurduna getirmiti. Dnyann kara ksmnn, yuvarlak bir tahta sal gibi suda yzdn sylerdi. Thalese gre, su yeri sallayp sarsarak, altndan derinliklerine sokulur, bylece de depremler olurdu. Ama yerin su zerinde durduunu Babilli khinler de, Dnyann Tiamat anadan, yani su deryasndan doduunu sylememiler miydi? Msrl khinler de, balangta ihtiyar Nuhun, yani su unsurunun var olduunu sylerlerdi. Peki, Thalesin yenilii nerede? Thales, Msrda, Babilde, Fenikede yzyllar boyunca biriken fikir ve bilgileri derleyip toplam, yurduna getirmiti. Bu az bir i deildi. Kald ki, Thalesin yapt yalnz bu deildi.

Thales, bakalarnn bulularn yalnz toplamakla kalmad. Dnyadaki eylere, olaylara yeni bir adan bakt. Asl hizmeti de budur zaten. Thales, Babilli khinlerin sular tanrs dedikleri Tiamatn hkm srd sular diyarnda maddeyi, yani suyu; boluk tanrs dedikleri Apsunun hkim olduu alanda da yeri grmt. Msrllar yerle g, tanrlar olarak izerlerdi. Thales, Msrl khinlerin rencisi olmutu, fakat retilenleri kendisine gre anlamt. Onun iin Gne artk tanr deildi. Gnele Dnyann, ayn maddeden olutuunu sylerdi. Ay da Dnya maddesindendi. Ve Ay, Gnein nnden geerken Gne tutulurdu. Kim szn ne szyle deitirmek ve soruyu: Dnya kimden dodu? yerine Dnya neyden dodu? eklinde koymak, nemsiz bir ey gibi grnr. Bu dzeltme, bilimin gittike dinden uzaklaarak, kendi yolunda yrmesini salamt.

Thales, evren sudan kt, Dnya sudan dodu, su her eyin asldr, dedi. Bir denizci olan Thales, her eyde suyu grr, dnyann kara ksmn bile, dalgalarda sallanan bir gemi gibi dnrd. Thales, suyu niin her eyin ana unsuru sayard? Doada her eyin terkibinde bulunan maddeyi aram ve bunun iin ondan daha uygun bir ey bulamamt. Su, iine girdii kabn eklini aldna gre, herhangi bir eya eklini de alamaz myd? Su, akc ve hareketliydi. Dnyann hareket halinde oluu da bundan deil miydi? Su, her eye can verirdi ve su olmayan yerde hayat da yoktu. Eya, sudan km ve yine suya dnmt. Dnyada hibir ey domaz ve yok olmazd. Madde hep deiir, ne yoktan var olur ne de varken kaybolurdu. Bilimdeki bu ilk buluta, son bilimsel gerekleri hayretle gryoruz. nk bugn de, maddenin yoktan var olmad ve varken yok olmad, en son bilimsel gereklerdendir. Byle olmakla beraber, madde hakknda bilimin

rettii bu ilk gerek, gnmzn biliminden ok uzaktr. Bugn maddenin su olduunu kim iddia eder. Thalesin yarglar, kk bir ocuun ilk sezileri kadar safadr. Thales, daha kendisiyle elime halindedir: Dnyann tanrlarla, eytan ve ruhlarla dolu olduunu, mknatsn ruhu olduu iin demiri ektiini sanr. Thales gibi bir insann bile, tanrlara inanmaktan kurtulmas kolay olmamtr. Yine de Thalesin grleri teden beri soylularn egemenliini kutsallatran eski dine indirilen bir darbe olmutu. Thales, kk tanrlara dayanmayan, kle sahibi yeni zengin insanlardan, yani tccar ve denizcilerdendi. Bunlar bir bey torununun da, sradan bir denizcinin de, aslen ayn olduunu iddia ederlerdi. Dnyay tanrlar yaratmamt. Dnyada her ey ayn maddeden domutu. Denizdeki dalgalar gibi, devlette de btn yurttalar eitti.

Bilim Dnyann Duvarlarn Geri tiyor Bilim gnden gne deil, saatten saate geliiyordu. ok gemeden bilinen dnya, kendisine dar gelmeye balad. Bilim, kendisini skan eski duvarlar var gcyle geri itmeye koyuldu. nsanlar yzyllar boyunca gk kubbenin yeryzn bir sahan kapa gibi rttn sanmlard. Zamanla gn snrlar, yeryznn snrlarn amaya balad. Gkyz, Olymposun karl tepelerinden ayrlarak gittike ykseliyordu. Yer, havada asl kalmt. Ayaklarn altnda, aada da gk kubbe vard. Peki, karanlk yeralt lkesi neredeydi yleyse? Gk duvarlar gittike geri ekiliyordu ve bir gn geldi, duvar diye bir ey kalmad. Sonsuzluktu evre. Bu sonsuzlukta, saysz dnyalar arasnda, dnyamz serbeste yzyordu. 25 yzyl nce yazlm ilk bilim kitabnda dnya ite byle tasvir edilir. Dou hakkndaki bu kitab, Thalesin dostu ve rencisi Anaksimandros yazmt. renci, retmenini gemiti. Thales, dnyann

yuvarlak bir sal gibi okyanus dalarnda sallandn sanrd. rencisiyse Dnyay dayanaktan ayrarak, sonsuzlukta asl grd. Anaksimandros, dnyann yuvarlak olduunu daha bilmiyordu. Dnya, ona silindirik bir stun paras gibi gelmiti. Anaksimandrosa gre bu stun, gk kubbeyi tamyor ve bir temele dayanmyordu. Usuz bucaksz, sonsuz bir uzay tasavvur etmek zordur. Biz hl gk kubbeden, gk tavanndan, bamzn zerinde bir kapakm gibi sz ederiz. Oysa 2500 yl nce insanlar, yalnz byle demekle kalmaz, dnyay byle dnr, byle grrlerdi. Herkesin grdn reddetmek, evrenin usuz bucaksz olduunu, ne zamanda, ne uzayda sonu olduunu syleyebilmek iin cesaretin en by lazmd! Evrenin ne balangc ne sonu vard. Bugn bizim de fikrimiz ayn. Anaksimandrosun hemerileri ve adalar gemie bakarlarken, tanrlarn dnyay yaratm olduklar zamandan, kendilerini ancak birka yzyln ayrdn sanrlard.

Gezgin Hekataios bile tanr atalardan kendisini on be kuan ayrdn sanrd. Daha nceleriyse lmsz tanrlardan, lml ocuklarn doduu masal alaryd. Anaksimandros da gemie bakyor. O bakalarndan daha uza gryordu, yani insanlarn tanrlardan deil, hayvanlardan redikleri ilk zamanlar. Gelime yolunun, tanrlardan insana doru aaya deil, hayvanlardan insana doru yukarya gittiini sezmeye balamt. Anaksimandros yle demiti: Balangta insan bala benzerdi. lk hayvanlar, suda domu olup dikenli pullarla kaplydlar. Karaya ktklarnda pullar atlam, d grnleri ve yaaylar da deimiti. Nem ve toprak nereden km, dnya nasl meydana gelmiti? Anaksimandrosun gzleri hep uzaklardayd. Karsnda zamann duvarlar gittike geriye, gemie doru ekiliyordu. Orada ne insan vard, ne de dnya...

Ya ne vard? Her eyin asl olan sonsuzluk. Sonsuzluk uzay dolduruyordu. Bu madde l ve hareketsiz deil, hareket doluydu. Ondan dnyalar douyordu. Balangta bir tek olan varlk ikiye blnyordu: Souk scaktan, toprak nemden ayrlyordu. Dnyay ateten bir kubbe saryordu. Bu kubbe, halka halka paralanarak, yldzlar meydana geliyordu. Dnyalar byle olmutu. Baz dnyalar doarken, bazlar yok oluyordu. Doadaki bu sonsuz yaratma seyri, hibir zaman durmuyordu ve duramazd da. nk doann yaratma arac olan cevher bitmez tkenmezdi. Anaksimandros, ustas Thalesin: Su, her eyin balangcdr szlerini hatrlar. Hayr, der Anaksimandros, su her eyin balangc olamaz. Su, sonsuz deildir. Okyanusun bile kylar var. Madde okyanusuysa kyszdr. Zaman okyanusunun da snrlar yoktur.

Anaksimandros, evresine bakp sorard: Sonsuz bir ey var mdr? Ve yine kendi kendine cevap verirdi: nsanlar doup lyor, devletler kurulup yklyor, dnyalar doup yok oluyor. Balangc ve sonu olmayan tek bir ey vardr: Hareket. Bylece bilim, uzayn da, zamann da duvarlarn sonsuzlua itmiti. Usuz bucaksz uzaya bakmaya abaladklar zaman, Anaksimandrosun en iyi rencilerinin bile balar dnyor, yklm duvarlarn yerine hemen yenilerini kurmaya giriiyorlard. Bylece, dnyann evresinde yine kat bir gk kubbe, muazzam bir billur kubbe parlamt. Bu gk kubbeye yldzlar, altn iviler gibi aklyd. Kubbe, yuvarlak bir apkann, ban evresinde dnd gibi, dnya evresinde dnyordu. Yerle gk arasndaysa gne, ay, gezegenler, sonbahar yapraklar gibi uuuyorlard. Anaksimandrosun rencisi Anaksimenes, evreni ite byle dnyordu. Bu, tam olmasa da bir geri ekilmeydi. Dnyaya

yeni kubbemsi bir kabuk geirilmiti; ama bu, artk dnyann kenarlarna bitiik olmayp gerilere itilmiti. unu da syleyelim ki Anaksimenes, baka bir alanda retmeninden daha ileriydi. Anaksimandros, daha yldzlar gezegenlerden ayrt edemiyordu. Anaksimenes ise yldz ve gezegenlerin ayn ey olmadn sezmiti: Gezegenler yere daha yakn olup bolukta dolar, yldzlarsa daha uzaktadrlar. Bunun iin de stmazlar. Anaksimenes gzlerini ge evirir, bulutlarn nasl meydana geldiine, gne nlarnn, koyu kara bulutlar delip gemedii zaman, gkkuann nasl parladna bakard. Uan kutan daha hzl esen yelin uultusunu dinler ve kendisinden her eyin kt cevher nedir diye dnr. Bu, su olamaz. Su atei sndrr. Suyun kylar vardr. Her eyin z olan cevherse, btn dnyay doldurmaldr. Ama bu cevher nedir? Sonsuzluk mu? O halde sonsuzluk nedir?

Anaksimandros bile bunu tarif edememiti. renci, retmeninden ileri gitmek istiyordu. Doada, btn dnyay doldurabilen ve her eyin balangc olabilecek bir cevher aryordu. Bu cevher hava deil miydi? Hava katlat zaman bulutlar meydana geliyordu. Daha da younlanca yamur yamaya balyordu. Bazen yamur damlalarnn donduu da grlyordu. O zaman dolu yayordu. Bulutlar donduunda kar yayordu. Demek, hava daha katlaarak toprak, ta da olabilirdi diye dnyordu Anaksimenes. Topraktan aalar bitiyor, hayvanlar kyordu. Bylece Anaksimenes u sonuca varmt: Her ey havadan meydana gelir ve yine havaya dner. Sudan buu kar. Aa yanp duman olur. Havann zerrecikleri, kh birbirine yaknlar, kh birbirinden uzaklarlar. Yeri de, gnei de, yldzlar da zerreciklerin bu hareketi meydana getirmitir. Bu hareket sonsuzdur. Bunun iin dnya, durmadan

deiir. Bylece bir bilginin, ilk maddenin derinliklerine dalmaya baladn gryoruz. nsanlar, teden beri bir kum taneciini maddelerin en ufa sanrken Anaksimenes, gzle grlmeyecek kadar kk zerreciklerin var olduunu sezmiti. Bir duvar daha yklm, arkasnda kk varlklar dnyas almt. Ve insan, evrenin byk dnyasna anahtar bulmak iin, yine kk varlklar dnyasna bavurmutu. Dev, dnyann douunu, havann gzle grlmez kk zerreciklerinin hareketiyle aklamak istemiti. Bu, eksik de olsa, atom kuramna giden yoldu.

2 Yeni Trkler Syleyen Eski Ozan


Bilim, karsnda alan dnyaya, susam insann suya bakt gibi bakyordu. evrede her ey yenilemi grnyordu. Szgelimi, sabahlar doan gne artk arabasyla gkte dolaarak k saan bir tanr deil, kzgn bir gk cismiydi. Gkkuan alalm. Bu da rengrenk elbiseli bir tanra olmaktan

km, gne klarnda gz alc renklerle parlayan bir bulut olmutu. Tanrlarn yzyllarca yaam olduklar gk evinin izgileri, sis gibi dalp kayboluyordu. Eskiden efsanelerle tanrlarn cmb ettikleri yerde, gen Hebenin altn kselere mis kokulu nektar doldurduu yerde, Olymposun yaz k karl tepesi ykseliyordu. Genler, stat Hesiodosa, Theogonia (Tanrlarn Douu) adl uzun ve artk can skc eserine byk altndan glyorlard. Homerosun yoksullar ve zenginler hakknda anlattklarna o eski ilgi kalmamt. Hesiodosun lmnden sonra yz yl gemi, Homerosun destanlarysa daha nce yazlmt. O zamandan beri dnyada her ey deimiti. Homeros, Zeusun torunlar sanlan nderleri gklere karr, soysuz insanlarysa hor grrd. Zamanla, soylu olmayanlarn iinden kp zenginleen tccar ve zanaatlar, her yerde soylu kiilerin iktidarn devirmilerdi. Yeni zamanlara yeni trkler gerekti...

Yunanistan yollarnda Ksenophanes adl bir ozan dolayordu. Ksenophanes yoksuldu. Btn serveti, ok telli bir kytaras, bir de teberisini tayan klesiydi. Bu kle, bir uak olmaktan ok, yol arkada ve dosttu. Birlikte adm adm tm Yunanistan dolam, kn birlikte m, yazn scaktan birlikte bunalmlard. Zaten aralk yamurlar bunlar slatrken, kimin kle, kimin efendi olduunu sormuyordu. te ozanla klesi kk bir kasabaya giriyorlar. Meydanda bir kalabalk evrelerini alyor. Hali vakti yerinde olanlar bunlar misafir ediyor. Gezgin bir ozan kim dinlemek istemez! Burada sz ozana brakalm. Bandan geenleri kendisi anlatsn. Kn, harl harl yanan ocan nnde yumuak bir sedire uzanm, karn tok, srt pek bir adam, bir yandan ceviz krp tatl arabndan yudum yudum ierek soruyordu: Sen kimsin kardeim, nerelisin? Anandan doal ka yl oldu? Midyallar geldii zaman ka yandaydn?, Altm yedi yl oluyor diyor ozan, dncelerimle Hellasta dolayorum.

Yanlmyorsam, o zaman yam yirmi bei amt. htiyar ozan sofraya buyur ediyorlar. Ozan kytarasn duvardaki iviye asyor. Bir kle kadn, misafirin ellerini ykamas iin leen getiriyor, sonra nne ekmek koyuyor, bardaa arap dolduruyor. Misafir ekmeini yiyip arabn itikten sonra kytarasn eline alp bir trkye balyor: Artk ortalk temizlendi, misafirler ellerini, ev sahibi bardaklar ykad. Kimi ustaca rlm bir elengi bana geiriyor, kimi de kselerde mis kokulu ya sunuyor. Testi, lenin cilas olan arapla dolu. Toprak testilerde, herkese bol bol yetecek kadar mis kokulu arap var daha. Kutsal gnlk gzel kokular sayor. Bu da su; souk, tatl, berrak. nmzde kehribar gibi ekmek duruyor, sofra peynirle baldan kecek neredeyse. Evin ortasnda ieklerle ssl bir sunak. Trk ve oyunlar evi dolduruyor. Elenmek iin toplananlara her eyden nce tanry kranla anmak dyor. Tanrlara arap adayarak, cmbn edep emberinde gemesine kuvvet vermeleri ii dua edilip yalvarld m, ok yal olmayanlar hari herkes klenin yardm olmadan

eve gidebilecek kadar iebilir; bunun ne ayb var, ne gnah. Bundan iyisi can sal. Ne mutlu bir bardak arap imekle, fazileti brakmayp samalamayan misafire! Biz kzgn kavgalar dile getirmeyeceiz, nk onlarda iyi hibir ey yok. Atalarn uydurmalarn tekrarlayp titanlarn, kentaurlarn savan da hatrlamayacaz... Ksenophanes bir bardak araptan sonra nasl konuur? br gezgin ozanlara benzemez Ksenophanes. Bunlar yznc kezdir hep Homerosla Hesiodosu tekrar edip dururlar. Ksenophanesse, Homerosla da, Hesiodosla da alay eder. Homerosla Hesiodos der Ksenophanes, insanlarda ayp saylan her eyi tanrlara isnat etmilerdir. Bize tanrlarn kanunsuz hareketlerini, nasl hrszlk ettiklerini ve birbirlerini nasl aldattklarn anlatmlardr. Halk bu cesur szleri hayretle dinler. Bu aksakall ozan, tanrlardan korkmuyor mu?

Ksenophanes, halk yattrmak iin hemen: Tanrlara sayg beslemek gerek der. Tanrlar nedir? Siz onlarn, insanlar gibi anadan doduklarn, onlarnki gibi giyimleri, sesleri, ekilleri olduunu mu sanyorsunuz? Tanrlarn, bir zamanlar domu olduklarn sylemek kfirlik olur. nk bundan, tanrlarn ezeli olmadklar anlam kar. Tanrlarn bize benzediklerini sanyorsunuz ha? Unutmayn ki, kzlerin ya da atlarn elleri olup da, tanrlarn resimlerini izebilselerdi, onlar da bu tanrlar kendilerine benzeteceklerdi. Eskiden byle szler iitenleri korkuturdu. Ama eski i-nanlar artk sarslmt. Ksenophanesi dinliyorlar, hatta kendisine: Gerek nerede? Tanrlar nedir? diye soruyorlard. Ksenophanes de yle cevap veriyor: Tanrlar bilen kimse yok ve olmayacak. nk insan gerekten sz etse bile, bunun zn kendisi de bilmez. Burada bilgi bahis konusu olamaz, ancak gr olabilir. Tanrlar, fanilere her eyi ta balangtan beri am deiller. nsanlar, geree

doru ancak yava yava, aratrmalar yoluyla giderler. Ksenophanes, yeniden kytaray eline alr ve devam eder: Tanr tektir. Tek tanr, tanrlar ve insanlar arasnda en uludur, bedence ve aklca lml insanlara benzemez. Her eyi grr, tmyle dnr, tmyle iitir. Dnyada her eyi idare eder. Hep bir yerde hareketsiz durur. nk bir yerden baka bir yere gemek ona yaramaz. Ksenophanesin vd yeni bir tanrdr. Bu tanr, doa gibi balangsz ve sonsuz, uzay gibi usuz bucakszdr. Doa tek olduu iin tanr da tektir. Tanr demek her ey, tm doa, tm evren demektir. Maddelerin ekli deiir. nsanlarn yldzlar parlayp sner. Canl varlklar topraktan doar ve yine toprak olurlar. Byk denizden rzgr ve bulutlar doar. Bulutlardan yamur yaar. Su, rmaklarn yatandan, topraktaki tuzu eriterek denize akar. Deniz bundan tr tuzludur. Toprak, yava yava insanlar farknda olmadan sudan ayrlr. Dalarn tepelerinde deniz kabuklar, ta ocaklarnn

derinliklerinde balk izleri buluruz. Sonra toprak yine suya gmlr ve zerinde yaayan insanlar yok olur. Her ey deiir, evren kalr. Domayan ve yok olmayan ancak odur. Bylece Ksenophanes, dnyann deien alacal rts arkasnda, onun deimeyen ve sonsuz olan zn arar. Ksenophanesle yol arkada, geceyi bu konuksever ailede geirdikten sonra ertesi gn ayrlrlar. Srtndaki yk, birok armaanla arlam olduu halde kle keyifli. Ksenophanes de memnun, nk ev sahipleri kendisini, rencilerin retmeni dinledikleri gibi saygyla dinlemilerdir. Bu, her yerde her zaman byle olmaz. htiyar ozann Homeros ve Hesiodosla, tanr ve kahramanlarla alay etmesi, herkesin houna gitmez. Bazen de, nl ev sahibi tanrlar soyundan oldu da ozan farkna varmayp gksel tanrlara dil uzatt m, vay bana! Ksenophanes bu kibirli soylulardan, deerli yzkleri ve salarnn ekliyle vnenlerden nefret

eder. Bunlar, tatl araplarn ierken ihtiyar ozann ackl yoksulluuyla, yanan ocan karsnda, ban sokacak bir yeri olmamasyla alay ederler. Ksenophanese: Homeros lmnden sonra bile binlerce ozan besliyor, oysa sen bir kleyi g doyurabiliyorsun derler. yi, ama ozann yoksulluundan bizzat kendileri sulu deiller mi? Bir adam yumruk dvn kazand diye onu devlet besler de, bunlar akl gcnn yumruk gcne stn olduunu anlamazlar... Ksenophanes bir da patikasn tutmu, insanlardan gittike uzaklayor. nsanlarn evleri, ileri, tutkular, yukardan ne kadar kk grnyor. Ne kk, dar bir dnyada yayorlar! Gk kubbe, dnyay kucaklayarak dalarn zerinde heybetle ykseliyor. Dalara kldka, uzaklar grnyor. Ksenophanes her eyi kaybetmitir: Atalarn topran da, atalarn inancn da. Doduu ehirde istilac Persler egemen. Ne akrabas kalmtr, ne dostlar. Uzun yllar sren serseri dolamalar gemie karmtr. Fakat evresinde her eyi

kapsayan, daima gen doay grdke kalbi ferahlar. Tabiat yorulmak bilmez, hibir zaman ihtiyarlamaz ve yok olamaz. Eskiyi Savunanlar, Bilimi Kendi Taraflarna

ekmeye alyorlar Kobalarnn darbeleri altnda kale duvarlar nasl yklrsa, yeni dncelerin basks altnda khne inanlar da yle yklyordu. Duvarlarda alan gediklerden, yeni dnyann enginlikleri gzkyordu. Ve bu dnya, insanlarn yaadklar dnyadan ne kadar farklyd! Eskiyi savunanlar, bilimi kendi taraflarna ekmeye alyorlar. Anlatacamz olay, Miletosun yaknlarndaki Samos A-dasnda gemitir. Tanrlara o eski sayg, burada epeydir kalmamtr. Samos halknn artk yeni bir tanrs vardr. Daha dne kadar, kimsenin ne olduunu bilmedii altn ve gm kreciklere taparlard Samoslular. nceleri talan edilen ar Babil paralar geerdi. Bunlar ikier putluk kleler halinde olup yllarca bir kiinin elinde kalr, piyasaya srlmezdi. Derken bezirgn Lydiallar, elden ele geen kk, yuvarlak akeler kardlar. ok akesi olann, tanrlara fazla umut

balamasna gerek yoktu. Parayla, diledii her eye kavuabilirdi. te szgelimi u soysuz Polykrates, ie pek az parayla balamt. At bir atlyede yirmi kle, sabahtan akama kadar zenginler ve soylu kiiler iin pahal mobilyalar, yani len sedirleri yapp cilalard. Alveri yolundayd. Yuvarlak akeler durmadan soylu insanlarn pamuk ellerinden, mobilya tccarlarnn nasrl, kaba ellerine geiyordu. Polykrates paralarn ie yatryordu. Gemi yaptryor, nerede azl denizciler varsa bunlar kiralyor ve bu korsan gemilerini adadan adaya gnderiyordu. Korsanlar, ilerini gayretle yapyorlard; erkekleri ldryor, kadn ve ocuklar karyor, kara gvdeli iri gemileri altnla ve pahal kumalarla dolduruyorlard. Polykratesin ii iyi gidiyordu. Yuvarlak akeler her yandan akyor, bylece istedii her eyi yapabiliyordu. stedikleri de az deildi ki! Bir gn geldi paralar onun en byk arzusunu yerine getirdi, yani vatandalarna egemen oldu. Tccarlar, zanaatlar, gemi sahipleri memnundu;

dmene kendi adamlar gemiti. Bu tredinin kendisi iin yaptrd muhteem saray gren soylu kiilerinse kalar atlyordu. Acaba tanrlar Polykratesi hl koruyacaklar myd? Yok, bylesine mutluluk srp gidemezdi! Tanrlarn insanlar cezalandraca kulaktan kulaa dolayordu. Sylentiye gre, Polykrates gaddar talihi merhamete getirmek iin, deerli yzn denize atmt. Ama kendisine bu kadar ok ey vermi olan deniz, ondan hibir armaan kabul etmek istememi, yzk de bir balknn saraya getirdii baln karnnda geri dnmt. Tanrlar her eyi bilir, Olympostan her eyi grrlerdi. Servet ve erefin ayaktakmna gemesine, tanr torunlarnnsa herkese horlanp ackl bir hayat srmesine raz olmazlard. Hakszla urayanlarn birou hl byle dnyor, byle diyordu. Bir ksm da bu szleri ac ac glerek dinliyordu. Peki, nerede yleyse Olymposlu tanrlar, diye dnyorlard. Eski inan sarslm, tutunacak bir dal kalmamt. Bunlara gre, mertlik kalmamt. Mitolojik kahramanlarn soylu

torunlar, hkmdarn adn duyunca tir tir titremeye balarlard. Her eyi kemiren yeni zihniyet, artk kendilerine de bulam, neyin iyi, neyin kt olduunu unutmulard. Kurtuluu nerede bulmal, yolu kimden sormalyd? Derken Pythagoras kageldi Derken dillerde bir haber dolamaya balad. Kurduu gizli bir tarikata girenlere, kurtulu yolunu gsteren ermi bir bilge kiinin tredii byk bir sr olarak anlatlyordu. Tarikata girebilmek iin zor ve uzun bir snamadan gemek gerekiyordu. Uzun bir sre iradeyi ve akl bir yana atp itaate ve susmaya almak gerekti. nsan, kendisi iin neyin iyi olduunu nereden bilebilirdi? Bunu ancak yksek varlklar yani tanrlar, yar tanrlar ve kahramanlar bilebilirlerdi. Yine sylentiye gre, bilge Pythagoras insanla tanr arasnda duran byle yksek bir varlkt. Kim demi Pythagoras ta Mnesarkhosun olu diye! Onun babas tanr Hermes, hatta belki de bizzat Apollondur. Bir gn tiyatroda rzgr Pythagorasn pelerinini savurmu da, kalasnn altn gibi parlad grlmemi miydi? Pythagorasn mucizeler

gsterdii, tanrlarla bile konutuu, Hades denilen yeralt lkesine indii ve eski a ozan Orpheus gibi sa selamet yine dnyaya dnd sylenirdi. Soylu ailelerden genler Pythagoras ziyarete gelirlerdi. Ve Pythagorasn bunlarla ne konutuunu kimse bilmezdi. Bu gizli konumalar hakkndaki sylentiler Polykratesin kulana varmt. Polykrates de adamlarna bu tredi yar tanry drt gzle izlemelerini buyurmutu. Sakn gizli konumalar perdesi altnda bir komplo hazrlanmasnd! Pythagoras, Samos Adasndan ayrlmt. Hayranlar Pyt-hagorasn, vedalarken zorbalk, zgr bir insann dayanamayaca kadar iddetlendi dediini sylemilerdi. Bylece Pythagorasn izleri kaybolmutu. Msr ve Babilde barbarlar arasnda bulunduu ve orada khinlerin kendisine srlarn atklar sylenmiti. Yllar sonra da, dnyann br ucundaki talyada deniz boyundaki Kroton ehrine yerletii renilmiti. Krotonda hl kuku vard. Btn Yunan

ehirlerinde srp gelen tartma, yani kim egemen olacak, zengin tccarlar m, yoksu soylu atalarn torunlar m? tartmas devam ediyordu. Olimpiyat oyunlarnda n yapm atlet Milon, soylularn nderiydi. Milonun d grn Heraklesinkine benzerdi. Elinde bir denek, omuzlarna att aslan postuyla dve kt zaman, dmanlar kl ve mzraklarn bir yana atarak kaarlard. Fakat Milon bilge bir kii olmaktan uzakt. Felsefeden ok, yumruk dvnden anlard. Krotonlu soylularn nderi vard, ama retmeni yoktu. Derken Pythagoras kagelmiti. Pythagoras genleri toplayarak uzun uzun konutu: Genler, diye hitap ederdi onlara, syleyeceklerimi saygyla, sessizce dinleyin! evrenize bakn. Evrende bir dzen var, her ey bir ahenge, bir lye, bir sayya bal. Sesler bile. Pythagoras, bir tahtaya gerilmi teli ekerek brakyordu. Teli bir ksaltp bir uzatyor, bylece de

sesler gzle grlmez bir merdivenden, kh ykselip kh alalyordu. Bir sesi dierinden ayran mesafeyi, ancak bir mzisyenin duyarl kula lebilir gibi geliyorduysa da, bu srrn anahtar bulundu. Bylece saz, mzik llerine yani sayya baland. Pythagoras kumun zerine genler izdii zaman, say ekiller dnyasnda da egemendi. Maddeleri kaostan ayran, ekli olmayana bir biim veren, kaosu dzene sokan hep say, izgi, kenard. Bylece doru izgi, snrsz uzaydan snrl bir geni biip ayrm oluyordu. Geceleri Pythagoras rencilerin dikkatini gkyzne ekerdi. Orada da say, l, ritim egemendi. Yldzlar dzensiz, kark bir sr halinde hareket etmezlerdi. Tam saatinde doup batarak kendilerine zg bir yol izlerlerdi. Evrenin ortasnda, her eyi aydnlatan ve stan ate, bir sunaktaki ate gibi yanp dururdu. Bunun evresinde ayla gnei, yldzlarla gezegenleri tayan on billur kubbe dnerdi. Dnya da bu genel kanuna uyarak yerinde durmaz, evren atei evresindeki dzenli, ritmik

raksa katlrd. Kubbeler yava yava dner ve her birinden, ayr birer tel gibi mzik kard. Bu on telli evren saznda, her kubbenin kendi sesi vard. Her eyde bir dzen vard. Her ey saylara balyd. Kutsal saylar vard: Bir, , drt, on gibi. Bir, saylarn ilkiydi. balang, orta ve sondu. On hesabn temeli, saylarn en tamyd. Drt ise onu tamamlayan sayyd. lk drt say (1 + 2 + 3 + 4) toplannca sonu on olurdu. Bu bulu Pythagoras sarsmt. Bir eyler anlam gibiydi. Her eyi bulduunu sanyordu. Sayyla her eyin llebileceini grmt ve saynn da her ey olduunu kabul ediyordu. Evrenin balangc ve z sayyd. renciler Pythagoras dinliyorlard. retmenlerine ekillerin, gk cisimlerinin bulunmutu. Bu anahtarla alamaz myd? hayret ve heyecanla inanyorlard. Seslerin, srlarn aan anahtar evrenin br srlar

retmen evet alr, derdi. Say mutluluun da, mutsuzluun da, ansn da, ansszln da anahtardr. Uurlu ve uursuz saylar da vardr. Evrende her yerde say, l, uygunluk egemendi. Tanrlar her yerde deimez bir dzen kurmulard. Yldzlar bile bu dzene balyken, insan nasl bal olmazd? Vay o ehre ki, orada kaos egemendir, her ehri kalabaln keyfi hareketleri zer, eski dzene, soylulara ve tanrlarn kurduu deimez dzene sayg kalmamtr! Pythagoras, rencileriyle ite byle konuurken, onlara retisinin srlarn aard. Bu reti, artk kimsenin inanmad eski masallar olmayp eski tanrlar savunan yeni bir bilimdi. Pythagorasn rencileri gittike artyordu. Bunlar arasnda, bir kardelik, bir Dostluk Dernei kurulmutu. Gnlerini jimnastik, matematik, mzik dersleriyle geirirlerdi. Jimnastik, vcudun ritimiydi. Vcut ritim bilmezse, ruhta da dzen olmazd. Mzik yksek duygular yaratrd. Saf bir bilim olan matematikse, ruhu temizlerdi.

Pythagoraslarn ritelleri, srlar vard. Bilimleri, yar yarya dindi. Birok kural, snrlama, yasaklama vard ki, Pythagorasln yabancs olanlar bunlar anlayamazd. Szgelimi niin koyun eti yenir de, br hayvanlarn eti yenmezdi? Niin baklagilleri yememeliydi? Niin ilkin sol ayak ykanmalyd da, nce sa ayakkab giyilmeliydi? Niin yollarda yrnmemeliydi? Bunlar Pythagoraslk tarikatnda olanlar bile, adamakll bilmez ve bilmeleri de gerekmezdi. retmen byle demiti ve retmenin hakl olup olmadn yarglamak onlara dmez, sadece itaat etmeleri gerekirdi. Tiyatroda, pazarda, meydanda Pythagoraslar br insanlardan hemen ayrt edilirlerdi. Bunlar kalabala karmaz, herkesin yrd yoldan gitmek istemezlerdi. Aln yazlar byklere, soylulara, kmillere kr krne itaat etmek olan cahil kalabala tepeden bakarlard. Herakles adaleli, boa boyunlu, ama ne yazk ki btn heybetine ramen ba kk kalm olan atlet Milon da

kmillerdendi. Disiplin, itaat, dzen, kendilerinden bekleneni yapm, btn soylular birlemiti. Avarelie, ahlakszla son verilmiti. Dostluk Dernei, yalnz bilimle uramazd. Artk Kroton ehrinde egemenlik Pythagoraslarn elindeydi. Dzeni kurmak, komu ehirleri de bir lye, bir ahenge balamak istemilerdi. Ahenkse, aznlk olan soylularn ounluu idare etmesi, egemenliin aristokratlarda olmasyd. Pythagoraslar byle derdi. Dernek, her yere penelerini uzatm, talyadaki btn Yunan kolonilerini, tm Byk Yunanistan sarmt. Bunlarn, szden harekete gemeleri iin yalnz bir vesile gerekti. Ahenkten, savaan ve kavga eden her eyin, bara kavuturulmasndan ok sz ederlerdi. Bylece dmanl kknden kazmak iin kl yapmlar ve bakalarnn ocaklarn ykarak dzen kurmak istemilerdi. Pythagoraslarn bilimi, ite byle bir amaca hizmet etmiti.

Sonunda vesile bulunmutu: Komu Sybaris ehrinden kaanlar Krotona gelip tapnaklara snmlard. Egemenlik halkn eline getii iin bunlarn geri verilmeleri istenmi, Krotonlularsa bunu reddetmilerdi. Red cevabnn sava olduunu herkes bilirdi. Ama Krotonlular, komularla savatan ekinmemilerdi. Zaten zengin Sybarise teden beri kskanlkla bakyorlard. Sybariste depolar azlarna kadar Miletos ynyle doluydu, o kadar ok arap vard ki, topran altnda kazlm kanallarla havuzlardan, doru limana aktlyordu. Akgz birer tccar olan Sybarisliler arab, zevk ve sefal hayat sever, bunlardan anlarlard. Krotondaysa tarladan ve balktan baka bir ey yoktu. Krotonlu iftiler Sybaris zerine yrdler. Bunlar Herakles gibi giyinmi, bana olimpiyat elengi takm olan atlet Milon ynetiyordu. Btn soylular, Pythagoraslarn tam disiplinli birlikleri toplanmt. Sava uzun srmedi. Artk Pythagoraslar memnun olabilirlerdi. Sybariste dzen kurulmu,

erkekler kltan geirilmi, kadnlarla ocuklar esir alnm, kocaman ehir yerle bir edilmiti. Ele geen hadsiz hesapsz ganimeti en soylu kiiler paylam, asl savaanlar olan balklar ve iftilerse, delik kayklarnn bana ve isli kulbelerine, elleri bo dnmlerdi. Balklar ve iftiler ikyet ve fkelerini ifade eden barlaryla dzenin ahengini bozuyor, ganimetten kendi paylarn istiyorlard. Memnun olmayanlar arasnda halktan zenginler de vard. Daha dne kadar mleki ya da silah olan bunlar da, toplum ilerinin zmnde sz sahibi olmak istiyorlard. Dostluk Derneinde de eski dostluk kalmamt. Pythagorasn en iyi rencilerinden biri olan Gippas, halk tarafna gemiti. Gippas dernekten karp kendisi daha hayattayken, onun iin bir mezar ta dikmilerdi. Oysa Gippas Halk Meclisine gelip Pythagorasn ve taraftarlarnn ehirden kovulmalarn istiyordu. Halka, Pythagorasn Kutsal Szn okuyor ve

Pythagoraslar bizzat kendi szleriyle mat ediyordu. O kadar ki, Pythagoras ehirden ayrlmak zorunda kalmt. Taraftarlar, tanr idaresinin yeni bir tecellisi olan birtakm mucize ve iaretlerden sz ediyorlard. Sylentiye gre, Pythagoras bir rmaktan geerken, gizli bir ses Merhaba Pythagoras! diye haykrmt. Pythagoras, uzak Metapontiondayken, ayn zamanda Krotonda grld syleniyordu. Pythagoraslar, daha her eyin kaybolmadn dnyorlard. Kanlarna gre, soylularla tartmada ayaktakmnn stn gelmesine tanrlar meydan veremezdi. Pythagoras da bu soylular arasndayd; ancak artk rencileri kendisine Hyperboreal Apollon diyorlard. Bir gece Pythagoraslar, atlet Milonun evinde gizlice toplanm ve dmanlar bunu renmilerdi. Zanaat mahallelerinden zanaatlar, balk kylerinden balklar, akn etmilerdi gizli toplant yerine. Ellerindeki mealeler, isli alevler kararak yanyordu. Uuldayan muazzam kalabalk, evi kuatmt. Mealelerin alevi, yaklaa yaklaa evi evreleyen duvar tututurmu, oradan da bahedeki

zeytin aalarna sramt. Derken alevler, btn evi sarm ve ev kocaman bir meale gibi yanmaya balamt. erdekiler bouna evden kmaya urayor, darack kapdan kmak iin birbirlerini iniyorlard. Kurtulmak ans en ok olanlar bile lm bekliyordu. Biri duman bulutlar arasnda belirir belirmez, her taraftan zerine ullanlyordu. Herakles kadar gl olan Milon bile kurtulamamt. Ancak en genlerden iki kii, ateten ve hcumdan syrlabilmiti. Genler, sesler, saylar ve yldzlar hakknda sakin sakin konuurken, evreni yle dnrlerdi. Evren atei ve evresinde dnen dzenli klar kmesi... Gnn birinde ite bu yangnn kzl alevleri ve etrafta kkreyen kalabalkla karlamlard. inde yaamalar gerekli bu kavgal dnya, Pythagoraslarn hayal ettikleri o deimez, ahenkli dzenden ne kadar farklyd! Bylece sava, gittike kzarak ehirlerin ta duvarlarn, eski treleri, grenek ve inanlar yakp ykyordu. Hibir ey, ilkel toplum dzeninin kalntlaryla, yeni doan klelik dzeni arasndaki bu

savan dnda kalmamt. Buna ozann iiri bile katlyordu, matematikinin teoremi de. Okulda Pythagoras davasn renirken, rasyonel saylar (tam kare olamayan saylarn kk gibi birim lsyle mterek hi ls olmayan nicelik) ya da ses teorisini ele alrken, bugn artk gn gibi aydn olan gerekler zerinde bir zamanlar ne iddetli tartmalar yapldn dnmeyiz bile. Bilimin gc gittike artyordu. Pergel, kl kadar keskin bir silah olmutu. Bunun iin, savaan her iki taraf da, bilimi kendisine taraftar yapmaya alyordu. Pythagoraslar, tarihin seyrini durdurmada, eski dini ve eski dzenin dar duvarlarn ayakta tutmada, bilimden medet umuyorlard. Ama bounayd. Pythagoraslar, bilimi, kendilerinin, yani soylularn karlarn savunsun diye gelitirmiken, bilim ilerledike onlarn duvarlarn ykyordu. Oysa, Pythagoras ve taraftarlar bilimi, bu duvarlar savunmakla grevlendirmilerdi. Dahas var. Pythagoraslar buna engel olmak iin, bilimsel aklamalarndan bazlarn gizlemilerdi bile. Bilim

hi kilit altna alnabilir mi? Pythagorasn retisi, bizzat Pythagoraslarn almalaryla gizlilik perdesini yrtp zgrle kyordu. Pythagorasn yolundan dnenler l ilan edilir, bunlarn daha salklarnda mezar talar dikilirdi. l ilan edilenler gibi, bilim de yaamaya devam ediyor ve allm khne fikirleri altst ederek grevini yapyordu. Daha dne kadar dnyay, evrenin hareketsiz ve deimez merkezi sayanlar, artk Pythagoraslarn gizli toplantlarnda dnyann, evren ateinin evresinde dnen bir kre olduunu sylyorlard. Pythagoraslar, eski dzeni korumak isterlerken, ayaklar altndaki dnyay yerinden oynatp bir topa gibi dnmesine sebep olmulard. Bunlar bilimi kendilerine hizmet ettirmek isterlerken, kendileri bilime hizmet etmilerdi. O zamanlardan bu yana yzyllar gemi, Pythagoraslarla kartlar arasndaki tartma ve kavgalar oktan unutulmu ve artk o devrin insanlar, efsanenin sisleri arasndan tarihi bile kolay kolay

seemez olmutur. nl Pythagoras davasnn bile, bizzat Pythagorasn o-lup olmadna aratrclar emin deiller. Dnyann yuvarlak olduunu ve evrenin merkezinde bulunmadn, gerekten Pythagoras m bulmutur? Kim bilir bu belki de bizzat Pythagorasn deil, kurduu felsefe okuluna bal olanlarn buluudur. Ne olursa olsun, Pythagoraslarn bilim alanndaki hizmetleri, bilimsel bulular unutulmamtr. Saylar kullanmadan i grebilen hibir bilim dal yoktur. Sz konusu yldzlar da, atomlar da, okyanuslardaki akntlar ya da dnyamzdaki rzgrlar da olsa, maddeler arasndaki ba, ancak yarglarmzda say ve formller sayesinde kavrarz. Say ve formlsz ne uak yaplabilir, ne tnel alabilir, ne de kpr kurulabilir. Her gn dnyamzn drt bucandaki okullarda milyonlarca renci, basit ve bileik saylardan sz

eder, matematik, orant ve dizilerle urar, bir dik gende hipotensn karesinin, br kenarlarn karelerinin toplamna eit olduunu ispat ederler. Saylar basit ve bileik olmak zere ilk olarak ayran Pythagoraslar olmutur. Matematik orant ve dizilerle ilk olarak uraanlar da Pythagoraslardr. Biz Pythagoraslar, sadece Pythagoras teoremi araclyla hatrlarz. Oysa onlar yalnz bu teoremi kurmam, bir gendeki alar toplamnn, iki dik aya eit olduunu da ispat etmilerdir. Sokakta yrrken, evlerin bir tarafta tek ve br tarafta ift saylarn grdmz zaman bile yine Pythagoraslar kar karmza. nk saylar ift ve tek diye ayranlar da Pythagoraslard. Evrenin incelenmesinde, saylarn byk nemini ilk kez gsterenler de onlard. Ne var ki, Pythagoraslarn retilerinin temeli yanl olup bilim iin zararlyd. Pythagoraslara gre, Say her eydir. Evrenin

balangc ve temeli madde deil, saydr. Bu yanl hkm, bilimi Thalesten beri yrmekte olduu doru yoldan saptryordu. Herakleitos, nsanlara Dnmeyi retti Zaman olur gnler birbirine benzer, hayat rma ylesine ar akar ki, durmu gibi grnr. Derken bir frtna kar, bir de bakarsnz her ey deiir, allm bozuk dzenden eser bile kalmaz. Gnler deil, saatler bile her eyi deitirir, ta ta stnde brakmaz gemiten. yle zamanlar olur ki, yz ylda dnya bin ylda deitiinden daha fazla deiir. 2400 yl nce insanlar, ite byle huzursuz zamanlarda yayorlard. Yzyllarca dayanm eski duvarlar kp harabelere dnyordu. Eski gelenekler, inanlar, yasalar, tanrlarca konmu ve deimez sanlrd. Yakn bir gemite iyi saylan, kt saylmaya balyor, hibir eyi olmayan biri, birden zenginleiyor, her eyi olan da bir gecede varn younu yitiriyordu. Halktan bir kimse sayg gryor, hkmdar torunuysa bir serseri oluyordu. Ne oldu? diye soruyordu bir kemeketen zarar

grenler, Ne zaman her ey kendi yerini bulacak? Eski mutlu devirlere, nceki rahat dnyacmza ne zaman dneceiz? nsanlar, bavurduklar her bilge kiiden, baka baka cevaplar alyorlard. Pythagoras, dnyada ahengin bozulamayacandan, yzyllardr sregelen dzenden sz eder. Frtnann sarst bu dzeni yeniden kurmal derdi. Herakleitosun bakayd. cevab, Pythagorasnkinden

Herakleitosu bulabilmek iin, insanlardan gizlendii sk bir ormana gitmek gerekiyordu. Herakleitos da yeni dzene karyd. Dedelerinin hkmdar olduklar Ephesosu terk ederek dalara, av tanras Artemisin Tapnana yakn bir yere yerlemiti. Yabanclar Herakleitosun evine korkarak yaklarlard. Ephesos halkndan, ihtiyar filozofun ask suratl ve sert tabiatl olduunu renmilerdi.

Herakleitos insan azarlar, kovabilirdi de. Bu ask suratlnn azndan gnl ac, gldrc bir ey iitilmezdi. Bouna Alayan Herakleitos* dememilerdi. Kald ki onu anlamak da pek kolay deildi... nadna yapyormu gibi, hep kark ve st kapal konuurdu. Bu yzden de kendisine, ikinci bir ad verilmiti: Karanlk Herakleitos. Herakleitosun n, karakteriyle ilgili sylentilerden daha yaygnd. Yabanc misafirler cesaretlerini toplayarak, Herakleitosun kulbesine bir orman hayvannn inine geliyormu gibi yaklarlard. Kendisini ocak banda bulur ve ne yapacaklarn bilmeyerek eikte dururlard. htiyar, misafirlere dnerek: Korkmaya ne lzum var, girin, derdi. Burada da tanrlar var... Sonra konuma balard. Ev sahibi, konuklara, Ephesosta ne var, ne yok diye sorard. Soylu kiilerin, kabile ileri gelenlerinin egemenliini devirmi olan hemerilerine sylemedii kalmaz, yeni dzenleriyle alay ederdi. Bu heriflerde akl nerede, saduyu nerede?

Gezici ozanlara kulak veriyorlar artk. Ayaktakm onlarn hocas olmu. Ktlerin ok, iyilerin az olduunu bir trl anlamyorlar. Bana kalrsa, bir kii bin kiiye bedeldir eer hepsinden iyiyse. En iyi yurttalarn kovuyorlar. Adam sen de, en iyileri de eksik olsun diyorlar. Bylece en iyiler varsa, bizde yaamasnlar da nerede isterlerse yaasnlar. Bana sorsalar, kendilerini suda bomalarn, ehri de ocuklara brakmalarn tavsiye ederim. Herhalde ocuklar onlardan daha aklldr. Yabanclar, bu fkeli szleri korku iinde dinlerken, sz deitirmek iin, bir punduna getirip eski alarn olaylar ve insanlaryla ilgili baka bir konuyu aarlard. Hrn ihtiyar eski zaman insanlarna da, adalarna saldrd fkeyle saldrrd. Ona kalsa, Homerosu ozanlar arasndaki yarmalara sokmazd. Herakleitosa gre, Hesiodos, kalabaln akl hocasyd. Hesiodos, bakalarndan ok bildiini sanr, ama geceyle gndzn ayn ey olduunun farknda bile deil... Herakleitos, yalnz insanlara deil, tanrlara da

aman vermezdi. Artemisin kutsal tapnanda yaayan bu hkmdar ve khin torunu, eski tanrlara inanmaz olmutu. Tanrlarn heykellerine yalvarp yakarmak, duvarla konumak demektir derdi. Filozoflara da fazla bir deer vermezdi. Yalnz Thalese dokunamazd. Pythagoras, derdi, brlerinden daha iyi uram bilimle. Bakalarnn fikir temeli zerinde kendi felsefesini, yani ok bilmeyi ve dzmece bilimi kurabilmiti. ok bilmek, akla hizmet etmez. Etseydi, Pythagorasla Hesiodosa, Hekataiosla Ksenophanese bir eyler retmi olurdu. Yabanclar hayretle: yleyse kimden akl renmeli? diye sorarlard. Herakleitos: Gzlerimiz ve kulaklarmz bizim retmenimizdir, derdi. Dinlemek, bakmak gerek. Bunlarsz bir ey renilmez. Btn doa dumana dnm olsa bile, dnyay koklayarak renmemiz gerekirdi. Doann sesine kulak vermeli. Yalnz

dinlemek yetmez, iittiini de anlamal insan. Eer insann ruhu anlayszsa, gzlerle kulaklar kt aralardr. Gzlere kulaklardan daha fazla gvenilir, onlara da her zaman gven olmaz. Doa gizlenmeyi sever, srlarna sokulabilmek gerek. Doann sesini dinleyin. Kendi kendinize sorular sorun. nsan, sonsuz bir dnyadr, evrenin benzeridir. Konuklar, filozofun her szn can kulayla dinlerlerdi. Herakleitos devam ederdi: evrenize bakn. Her ey hareket ediyor, her ey akyor. Bir rmaa iki kere girilmez. Gne bile her gn baka doar. Hibir yerde durgunluk, hibir yerde huzur yok. Her yerde mcadele ve sava var. nsanlar kle yapan da zgr yapan da savatr. Ah, derdi Homeros, Tanrlar arasnda da insanlar arasnda da dmanlk olmasa! Ama o zaman her ey kaybolurdu. nk her ey savala doar ve yok olur. Dnyada hkmeden savatr. Biri iin lm olan, bir bakas iin hayattr. Ocakta yanan odunun lm, atein domasdr. Ocan alevi Herakleitosun yzn, alnndaki derin

izgileri, bzlm dudaklarn, kvrck ak sakaln aydnlatrd. Ve filozofun sesi yeniden iitilirdi: Ne bir tanr, ne de bir insan tarafndan yaratlm olan evren, eskiden ve imdi olduu gibi, kendi yasalarna gre yanan ve yava yava snen canl bir ate olarak, ileride de var olacak tek varlktr. Evren atei snd zaman, dnya meydana gelir, her ey sour, younlar. Sonra tm dnyay saran bir yangn, her eyi yeniden atee evirir. Bylece dou ve yok olu, hayat ve lm birleir. Bylece savan ana unsurlar, dnyann ahengini meydana getirirler. Evren bir sazn telleri gibidir. Saz alarken, telleri bir eker, bir brakrz. ekmeyle brakmann birlemesinden ahenk doar. Evren, bir kaos olmayp bir ahenktir. Grnen dzensizlikte, kendine zg sk bir dzen vardr. Her ey zorunlulua baldr. Zorunluluun krbac, her canly yeme kovalar. Gkteki gne bile, kendi snrlar dna kamaz... Bu konumalar olurken, gne batya doru eilmiti. Konuklar, ev sahibiyle vedalayorlar.

Beraberlerinde, altndan da deerli bir armaan gtryorlard giderken, yani yeni dnceler, yeni anlay. Konuklar bekledikleri cevab kendileri sormadan almlard. Eskiye dn imknszd. Frtna, rasgele bir ey olmayp yasayd. Her ey akyordu, bir rman bir yerinden, akmakta olan ayn suya iki kere girilmezdi. Konuklar, giderlerken eikte baka ziyaretilerle karlayorlar. Yeni misafirler korkmuyor, ev sahibi de onlar, bakalarn karlad kadar sert karlamyordu. ocuklar grltl neeli bir alay halinde, ihtiyar filozofun darack evine giriyor, onu her zamanki gibi k ve dama oynamaya aryorlard. nsanlardan holanmayan bu ihtiyar, ocuklar boubouna sevmezdi; dnyann ocuklara ait olduunu sylerdi. Eski inanc ykan yeni reti, balta girmedik bir ormanda, ehrin grltsnden uzak dalarda, ite bylece olgunlayordu. Zorunluluk hakkndaki, evreni yneten deimez yasa hakkndaki retiydi bu. Dnyay yneten Zeusun adn m vermeliydi buna? Ama eski ad, eski dnceler uyandrp

insanlar geriye, eski tanrlara gtrebilirdi. Herakleitos yeni bir ad aryordu. Nomos (yasa) mu demeli ya da kozmos (evren dzeni) mu, yoksa hem sz, hem de akl anlamna gelen logos mu demeliydi. Yeni dnceleri, eski szlerle ifade etmek gt. Herakleitos, aklla kavranlan ve kendisine doann da, insan aklnn da bal olduu evren yasas fikrini logos sznn en doru ifade ettiini sanyordu. Herakleitos, Zeusun egemenliini devirecek olan logos retisini, grltl Miletos ve Ephesos limanlar yaknlarnda yourmutu. Herakleitos her gn dncelerini papirsler zerine yazp bunlar tomar tomar Artemis Tapnanda saklard. Varsn tomarlar tapnakta kalsn derdi. Bunlar yalnz i iindir. Bu gizli hikmet, ayaktakm iin de deildir. Bu hikmet, gn gibi aydnlk olduu halde, insanlara karanlk gelir. nsanlar tm kavramlar bir depodaki eyalar gibi

istif eder, yararl, yarasz, karanlk, aydnlk, iyi ve kt diye ayrrlar. Oysa szgelimi balklara yarayan deniz suyu, insana zararldr. Domuzlar amurda ykanrlar, onlar iin amur kirli deildir. nsana kyasla en gzel maymun irkindir. zgr bir insan iin nimet olan klelik, kle iin azaptr. nsanlar bunu hl anlayamamlardr. Eyalara hep bir adan bakarlar. Karanlk olmasa aydnln, erilik olmasa doruluun da olamayacan anlamazlar. Hastalk olmasayd saln deerini nereden bileceklerdi? almak olmasayd, dinlenmenin tad olur muydu? Aydnlkla karanlk, dorulukla erilik, lmle doum, sonla balang olduu gibi, balang da sondur. Buzun lmesi, suyun domasdr, suyun lm de buharn douudur. Biz hem varz, hem yokuz, her an deiiriz. Herakleitos ite byle dnyordu. nsanlarn kendisini hemen anlamayacaklarn biliyordu. nk darack bir dnyada bymlerdi. Geri dnya genilemiti, ama insanlarn grleri hep eskisi gibi

dard. Gr ufuklar snrl, dnceleri durgundu. Yalnz kendi bildiklerini doru sayyor ve her eye baka bir adan da baklabileceine akllar ermiyordu. Bunu kendilerine sylemek faydaszd, nk anlamazlard. Tek dnceleri, tka basa yemekti. htiyar filozof, insanlara ite byle ierliyordu. Herakleitos, insanlardan nefret edenlerin en insan severiydi. Esasen gerei de insanlar iin aramyor muydu? Yeni dzene kar olan Herakleitos, insanlara yeni biimde dnmeyi retiyordu. Tapnakta yaayan bu khin, tanrlar deviriyordu. Yzyllar sonra insanlar, Doada durgunluk olmadn, doann durmadan deiip yeniletiini, ilk olarak Herakleitos anlad diyeceklerdi. Ve insanlarn en bilgeleri, eski filozofun u szlerini tekrar edeceklerdi: Ne bir tanr, ne de bir insan tarafndan yaratlm olan evren, eskiden ve imdi olduu gibi, kendi yasalarna gre yanan ve yava yava snen canl bir ate olarak, ileride de var olacak tek varlktr. Erken Taklan Defne elengi

Herakleitos, herkesin kr olduu karanlk bir dnyada, gren tek insan gibi yayordu. Ve insanlarn yaknda gzlerinin alacandan da umudu yoktu. nsanlar hor grmeyip onlarn arasnda yaayan ve tm bilgilerini insanlara veren filozoflar da vard. Bunlardan biri Empedoklesti. Empedokles de Herakleitos gibi ailesindendi. Dedeleri, Sicilyadaki ehrinde hkmdarlk etmilerdi. bir kral Akragas

Akropolde doup byd halde Empedokles, hkmdarl kesin olarak reddetmiti. Akropolde bazileus denilen hkmdarlar yerine, sradan insanlarn ynetimde olmasn isterdi. Zaten hkmdarln pek o kadar deeri de kalmam, oktan sembolik bir ey olmutu. Akragas hkmdarlar deil, birka soylu aile idare ediyordu. Empedokles bu kibirli soylulara dman olup btn zgr vatandalarn eit olmalarn isterdi. Bu emeline kavutu da. Uzun bir savatan sonra

Akragasta halk iktidara gelmiti. Arkhon, yani ynetici olarak seilen Empedokles, halkn hakkn kimsenin yememesi iin her eyi yapyordu. Arkhonlardan biri iktidar ele geirmeye giriince Empedokles onun ve su ortaklarnn iddetle cezalandrlmalarn istemiti. Halk meclisinde verdii demelerde, kendilerini bakalarndan stn tutanlarla alay ederdi. Empedokles btn bilgilerini insanlarn hizmetine vermiti. Hemerileri yle bir olay anlatrlar: Selinus ehrinde, yakn bir rmaktan gelen pis koku yznden veba salgn yaylmt. Halk krlyordu. O zaman Empedokles, yine yakndan geen baka iki rma kendi parasyla o pis kokulu rmaa aktp afeti nledi. Irmak bylece temizlendikten sonra halk bayram ederken, Empedokles rman kysna geldi. Halk, yerlere kapanarak bir tanrya taparcasna ona dua etti. Empedokles, doduu Akragas ehriyle de ok ilgileniyordu.

Baka bir kez de dadan, pis ve sala zararl bir rzgr esmeye balamt. Rzgr o kadar iddetliydi ki, ba ve bahelere zarar veriyordu. Empedokles eek derilerinden tulum yaplmasn emretmi ve rzgr zapt etmek iin bunlar tepelere yerletirmiti. Bakalar da meseleyi baka trl anlatrlar. Empedokles bir duvar yaptrm ve bununla gney rzgrnn vadiye estii geidi tkam, lke meyve ktlndan ve vebadan kurtulmu, Empedoklese de Rzgra Gem Vuran lakab verilmiti. Empedokles yalnz frtnaya deil, lme bile meydan okumaktan korkmazd. lenlerin ruhlarn bile Hadesten geri arabildii sylenirdi. Empedokles hakkndaki hikyelerde gerekle uydurma, garip bir ekilde kaynamtr. Empedokles ehir ehir dolarken, binlerce insan kendisini kurtarc gibi karlard. Kimi hastalna bir derman arar, kimi de geree giden yolu sorard. Empedokles, srma kemerli erguvani bir hkmdar elbisesiyle gezerdi. Ayaklarnda bakrdan sandallar, banda da defne elengi vard. Empedokles bir

nderdi, ama arkasndan gelen asker deil, hasta ve zgn insanlard. Kendisini Akropoldeki sarayda deil, yoksul kulbelerde ve kenar mahallelerin tozlu sokaklarnda grrlerdi. Empedokles zaferlerini dedesi gibi yarlarda, yabanc ehirlerin surlar nlerindeki kanl savalarda deil, frtnalarla, azgn rmaklarla, salgn hastalklarn gzle grlmez zehriyle, lmn esrarengiz gcyle savalarda kazanmt. Empedoklesi yere inmi bir tanr sanyorlard. Empedokles, akl gcyle bakalarna stn olduunu bilir, ama bununla bbrlenmezdi. Her adm banda strap ve lmn tehdit ettii bu zavalllardan stnsem ne kar yani, derdi. Empedokles bir bilgeydi ve manzumelerinde doay -verdi. Bildiklerini gizlemez, insanlara vermeye alrd. Genliinde, dernein srlarn aklad iin, Pythagorasn Dostluk Derneinden karldn sylerler.

Empedokles, nsanlar kafalarna yeni, yabanc bir ey girerken zorluk ekerler derdi. Ama insanlardan uzak durmaz, zihinleri alsn diye onlara bildiklerini retirdi. Kendisinden nce Thalesin, Anaksimandrosun, Anaksimenesin, Herakleitosun baladklar ie devam ediyordu. Empedoklese gre evren u drt unsurdan meydana gelmiti: Ate, su, toprak, hava. Olmu olmakta ve olacak olan her ey, bunlardan ibaretti. Bunlarn birlemesiyle maddeler meydana gelir, birbirlerinden ayrlmasyla da, maddeler deiirdi. Hibir ey yok olmaz. Yoktan hibir ey var olmaz. nsanlarn lme ve doma dedikleri, sadece bu birleme ve ayrlmadr. Hep byle olmutur. Bazen tekten ok km, bazen de oktan tek meydana gelmitir. Bir zamanlar ne gnein parlak yz, ne yerin kll bedeni, ne de dalgalanan byk deniz vard. Nefret her eyi ayryordu, her ey aksz ve ilgisizdi.

Fakat nefrete kar ak, dostluk savayordu. Ak, dank unsurlar birletirerek maddeleri meydana getiriyordu. Kzgn parlak gne, gne nlarn yanstan solgun yzl ay, byk gk ve yerin buulamas olan deniz de, hep byle meydana gelmilerdi. Canl varlklar da bu drt unsurun birlemesinden domulard. lkin gvdesiz birok ba belirmiti, omuzsuz kollar, alnsz gzler dolayordu. Bunlar karlatka birbirleriyle kaynayorlard. ki bal varlklar, insan bal boalar, boa bal insanlar meydana geliyordu. Ama bu acayip varlklar yok olup, ancak kendi istekleriyle, uygun bir ekilde birleenler kalyordu. Ev tuladan kurulduu gibi, evren de unsurlardan kurulmutu. Zaman gelecek nefret yeniden dostluu yenecekti. Byk evren binas yklacak, her ey yeniden balayacakt. Bu hep byle olacakt: Bazen dostluk, unsurlar kartrp birletirecek, kimi zaman da ykc nefret bunlar ayracak, baka baka taraflara atacakt. Empedoklesi dinleyenler iin, onun btn dnyay

hzla dolaan dncelerini izlemek zordu. nsanlar yerin de, gn de, canl yaratklarn da, varlklarn da, tanrlarca yaratldklarn dnmeye almlard. Empedokles ise onlara her eyin zorunluluk icab meydana geldiini, yani tanrlarn iradesiyle deil, unsurlarn birlemesiyle kendiliinden olutuunu sylerdi. Alkanlk ve eski inanlar o kadar derine kk salmlard ki, tanrlara kar isyan eden bu ihtiyar filozofu, lmsz bir tanr saymaya baladlar. Empedokles oktan lmt, ama halk buna inanmyordu. Filozofun son saatleri hakknda Akragasta sylentiler dolayordu. Bir gece Empedokles, lenden sonra dostlaryla beraber sofra banda bir sedire uzanmt. Birden gkte bir k grnd. Empedoklesi aran yksek bir ses iitildi. Bundan sonra yine karanlk ve sessizlik bast. Tanyeri aarnca Empedoklesin yatanda olmad grld. Empedoklesi aramak iin kleler gnderildi. Ama bulunamad. O zaman tanrlara yalvarp yakarmay

gerektiren bir olay karsnda bulunulduu ve tanrlaan Empedoklese kurban adamak gerektii kansna varld. Bazlarna gre de Empedokles, bir fani insan gibi lmemiti. Kendi kendini yakm ve alev fkran bir yanardan krateri ona mezar olmutu. Yine o zamann sylentilerince, hayatnn sona yaklatn sezen Empedokles, Etna tepesine kp kendisini yanardaa atmt. Bu, ayandaki bakr sandallardan birinin, yanardadan pskren lavlar arasnda bulunmasyla anlalmt. in asl neydi? Empedoklesin kaderinde yurdundan uzakta lmek yazlym, Akropolde iktidar yine soylular ele geirmiti. Halka yeniden boyunduruk vurulmutu, ehirden kovulan Empedokles, sert tabiatl Peloponnesos dalarnda, yar vahi obanlar arasnda snak bulmutu... Empedokles, yurdundan uzakta kederli iirler yazyordu: Ben talihsiz bir adamm. Byle bir saygdan ve

mutluluktan sonra, lm ayrlarnda dolayorum... nsan ldrmenin, kinin ve birok baka ktln, amansz hastaln ve anlamsz ilerin, karanlk felaket ayrlarn dolat yabanc lkeyi grdke aladm... Empedokles, iirlerinde kaderin kendisini att yabanc lkeyi anlatrd. Yoksa imdi btn dnya kendisine karanlk, yabanc bir lke gibi mi geliyordu? Rzgr uslandran, lm yenen Empedokles, nceleri dnyaya nasl bir gurur ve sevinle bakyordu! nsanlara neler neler vaat etmiti! Empedokles yle diyordu: Dnyada, hastalk ve ihtiyarlktan koruyan ifal ilalar var. Tmn reneceksin, hepsini gstereceim sana. Sen, yorulmadan esip tarlalar mahveden rzgrn iddetini keseceksin. Dilediin zaman yeniden rzgr estireceksin. Yamur yadrp tarlalar sulayacaksn. Hadesten llerin ruhunu geri evireceksin... Empedokles, ilerideki zgrl, insann doaya egemen olacan bir khin ve air gzyle gryor

ve bu zaferi, kazanlm ya da pek yakn bir zamanda kazanlacak sayyordu. Bana, galiplerin bana taklan defne elengi takmt. Kendisine bir tanr gibi taplyor, Empedokles de bu tapnma ve saygy kabul ediyordu. Ne var ki, zaferi kutlamas iin henz erkendi. Karanlk srgn gnlerinde Empedokles de bunu anlamt. lmek zereyken Empedokles unlar yazmt: Hangi kavgalardan, hangi iniltilerden dodun sen, bedbaht, lml insanlarn uursuz kua? Empedoklesin retisi kavgalardan, yeninin eskiyle savandan domutu. Bu sava, doduu ehirde btn Yunanistanda ve hatta bizzat kendi ruhunda da oluyordu. Empedoklesin kitaplarnda yeni bilim, eski byyle i ieydi. Tabiat Hakknda adl eserinde bilimden, Temizlenmeler adl eserinde de byden sz ediyordu.

Gerek bir bilim adam olarak, duyularmzn ve akln kavrad dnyay, asl gerek dnya sayard. Tanrlar inkr ederdi. Ama eserlerinde Zeus da, Hera da vard. Doa glerine tanr adlar verirdi. Empedokles, bilimle by arasnda bir seme yapmamsa da, onu bir bilim adam olarak hatrlyoruz. nk Empedoklesin her eyin kendilerinden meydana gelip yine onlara dnd unsurlar retisini yaratmasyla insanlk, geree bir adm daha yaklamt. Geri onun dnceleri bizimkilerden ok uzakt. Bugnk kimyasal elementler, hi de Empedoklesin, szn ettii o unsurlar deildir.

3 Heredotosu Dinliyoruz
Haritaya baklrsa, ilk Yunan bilginlerinin, ilk filozoflarn yurdu olan ehirlerin, Kk Asyann (Anadolunun) pek dar bir parasnda yerlemi olduu grlr. Miletos, tarihi ve gezgin Heredotosun memleketi olan Halikarnasostan pek uzak deildir.

Pythagorasn genliini geirdii Samos Adas da oraya yakndr. Samos Adasndan, denizyoluyla, Herakleitosun yaad ve Artemis Tapnann da bulunduu Ephesosa kolayca geilir, Ephesostan, Ksenophanesin memleketi Kolophona saatte gidilir. Oradan da doru filozof Anaksagorasn vatan Klazomenaia... lk Yunan filozoflar yaadklar zaman bakmndan da komudurlar. Thalesin ve Anaksimandrosun en verimli yllar M VI. yy.n balarna rastlar. Anaksimenes, Anaksimandrosun rencisiydi. Pythagorasla Ksenophanes, Thalesin torunu olabilirdi. Bunlar hep VI. yy.da yaamlard. Pythagoras, yan ban alm bir ihtiyarken, Herakleitos daha ocuktu. Anaksagorasla Heredotossa, daha sonra domu, M V. yy.da yaamlard. Kk bir toprak paras zerinde, hemen hemen ayn zamanda yaam olan bu filozoflar, hem alarna hem de yurtlarna n ve eref kazandrmlard. Yunan bilimi ite bu blgede, yzyllarn karlat,

yollarn kesitii, geleneklerin, inanlarn birbiriyle kart, eyalarn elden ele, dncelerin de insandan insana getii bu yerlerde domutu. Doudan yabanc ordular yaklayordu. M VI. yy.n sonunda ve V. yy.n banda, ahlar ah ran ahnn ordular Anadoluya dalmlard. stilaclar ehirleri birer birer kuatyor, ele geiriyorlard. Anadoludaki Yunan ehirlerini, Yunan koloni ve ticaret merkezleriyle balayan denizyollar kapanmt. ranllarn mttefiki olan Fenikeliler, Yunan sularn kontrolleri altna almlard. lmller arasnda en mutlu insan saylan Polykrates, ranllarn esiri olarak lmt; armha gerilmiti. Miletos, ranllara kar ayaklanmaya yeltenmise de, Yunan gemileri deniz savanda Fenike donanmasna yenilmilerdi. Ayaklanma bastrlm, Miletos tahrip edilmiti. Doudan batya, Atinaya, Sicilyaya Gney talyaya bir sel halinde g balamt. Genler arasnda bilim adamlar da vard. Bunlar beraberlerinde papirs tomarlarn, krokilerini, haritalarn da gtryorlard. Dmandan, en deerli

saydklar eyi, yani bilimi kurtaryorlard. te yandan, barbar ordular ilerleye ilerleye Asyadan Avrupaya gemilerdi. nlerine kan ineyip geiyor, her eyi yakp ykyorlard. Dnyann bir kez daha geriye atlmasna, uzun sre karanlklara gmlmesine kl pay kalmt. Ama barbarlarn yolu zerinde Atina duruyordu. Atinallar, deniz savalarnda n saflarda dvmlerdi. Sava karada devam edip kzt zaman da yine n saflardaydlar. Atina ran ordularn yenerek, zgrln savundu... Yunanistann

Zaferle birlikte gelime ve refah da gelmiti. V. yy.da, denizar lkelerden eitli mallar getiren gemiler artk Miletosa deil, Atinaya geliyorlard. Atinadaki atlyeler, tersaneler ve limanlar, ge vakitlere kadar ar kovan gibiydi. En usta zanaatlar, mlekiler, dokumaclar, silahlar buradayd. Anadoludaki Yunan ehirlerinden kaan bilim adamlar da burada yeni vatanlarn bulmulard.

Dnyann snrlar ncekinden daha genilemiti. Atinada, bir gezgin ve tarihi olan Heredotosla karlayoruz. Heredotos, birok lkeyi dolamt. Kendisini, Fenike limanlarnda, piramitlerin nnde, Babil tapnaklarnda, ahlar ah ran ahnn bakentinde de grenler vard. Kaykla Nil Nehrinin akntsna kar yze yze, Elefantin Adasna kadar gitmi, bir Yunan tapnayla bir skit nderinin yaldzl adrn grmenin mmkn olduu Karadeniz kylarnda uzun zaman yaamt. Heredotos, tapnaklarda khinlerle, limanlarda gemi kaptanlaryla uzun uzun konumutu. Atinada da, uzak lkelerden birok geminin urad Pire (Piraeus) limanna sk giderdi. Limanda, sabahn erken saatlerinden balayarak, grlt patrt dinmezdi. skelede skit buday ve Miletos yn dolu uvallar duruyordu. Kimi gemiler boaltlrken, kimileri ykleniyordu. Hamallar krekilerle tartyorlard. Tccarlar gemi sahipleriyle pazarlk ediyorlard.

Atinada her adm banda rastlanabilirdi.

bir yabancya

nsanlarn, mrlerini tek bir yerde, soydalar ve ayn kabileden olanlar arasnda geirdikleri zamanlar tarihe karmt. Eski zamanlarda, yalca her kadn, her nne kann soyunu sopunu inesinden ipliine kadar anlatabilirdi. Yabanc tccarlara, seyrek rastlanlan bir hayvan gibi baklrd. Tccar, herhangi bir ehirde kalacak ve orada yaayacaksa, kendisini koruyan birisini bulmalyd. nceleri, ehirler kye benzerdi. Zamanla onlar da deimiti. atonun yan ve Akropolun evresinde tccarlarla zanaatlarn yaad yeni mahalleler meydana gelmiti. Szgelimi mlekiler, bal bana bir mahalleye yerlemilerdi. Burada, doma byme bir Atinalyla, bir Miletoslu tccar komuydu, kenin tesinde de Ephesoslu bir silah ustas yaard. Deniz, insanlar da, eyalar da kartrmt. nceleri bir mleki, yalnz hemerileri iin eitli

kap kacak yapard. Kle kadn, hanmefendisine elbiselik kuma dokurdu. Demirci demirhanede, kabilesinin nderi ve askerleri iin kl dverdi. Sonralarysa, bir yerde piirilen kap kacak baka bir yerde satlyor, Atinada dokunan bir pelerini, uzak Sicilyada yabanc hanm giyiyordu. Klc da, Suriyede ya da randa yabanc bir asker kuanyordu. Eskiden herkesin aalayabildii kimsesiz tccar, artk kanun savunmaya balamt. Hele yabancnn kleleri, gemileri, altn da varsa, ehrin ileri gelenlerinden biri olurdu. nceleri soylu kiiler tccar, zanaaty adam yerine koymazlard. imdiyse her ey, insann soyuna ve adna deil, servetine balyd. Soylu olmayan kimseler bile, bazen zenginleip toprak, gemi, atlye sahibi olabiliyorlard. Baz zenginlerin babalar, el tezghlarnda anak mlek yapp piiren, sradan birer zanaatydlar. Oullarnnsa bir deil, iki atlyesi vard. Ve her birinde onlarca kle alyordu. Byle bir mlekinin eline para kendiliinden akyordu. Ve

paralarn kpte tutmayp eski zaman beylerinin iflas etmi torunlarna faizle veriyorlard. Paralar artyor, oalyordu. Paras olanlar, birka ev, gemi ve iftlik sahibi oluyordu. Bu iftlikler de toprak da artk yeni biimde ileniyordu. Yoksullar, topra hl kara sabanla srp buday el deirmeninde trlerken, zenginin iftliinde demir ulu sabanlar, dvenler, ar talar olan deirmenler vard. Deirmen tan kleler, uzunca bir kolu iterek evirirlerdi. nceleri Atinay soylu kiiler ynetiyordu. Sonralar bunlar, devrilip idare bandan uzaklatrlmlard. Btn devlet ilerine, Halk Meclisi bakmaya balamt. Halk Meclisi dokumaclardan, mlekilerden, tabaklardan, tccar ve gemi sahiplerinden olumutu. Eski zaman beylerinin torunlar bile, ticaretle uramak zorundaydlar. Kr hrs onlar da sarmt. Gemilerine mal ykleyerek denizar lkelere ticarete gidiyorlard. Akropol ehrin merkezi olmaktan kmt.

Agorayd artk merkez. Her sabah insanlar agoraya koarlard. Btn haberler burada renilebilirdi. Bir hatibin Halk Meclisinde verdii deme berber dkknlarnda heyecanla tartlrd. Vakit leye yaklanca agoradakiler, kzgn gneten, galerilerdeki glgelere ekilirlerdi. Gezgin Heredotos da bunlarn arasndayd. Uzak lkelerden yeni dnm bir kaptanla konuuyordu. Heredotos eve dnnce, kaptann anlattklarn yazmt. itip grdkleri hakknda artk birok notu vard. Bunlardan, yllarn gemesiyle, lkeler, kabileler ve olaylar hakknda bir kitap meydana geliyordu. Bu kitab okurken, yabanc lkelerde bulunmu olan denizcilerin, o zaman neler anlattklar kolayca anlalyordu. nsanlarn bildii dnyann snrlar alabildiine genilemi olmakla birlikte, kenarlar daha sis iindeydi. Ve bir denizcinin anlattklar ou zaman,

gerekten ok masala benzerdi... Denizciler unlar anlatyorlard: Uzak gney lkelerinden Libyada, kara insanlar, Habeler yayor. Konumalar, yarasalarn lklarna benzer. Bizim yemediimiz ylan ve kertenkele gibi eyler yerler. Orada kocaman filler, kocaman ylanlar var. Boynuzlu eekler ve boynuzlar ne kvrk olup yere deen boalar da var. Boalar, boynuzlar yere saplanmasn diye, otlarken geri geri ekilirler. Libyada bir da var. Ad Atlas Da. Yksek mi yksek. Tepeleri gkte. Gk kubbe ite bu daa dayanyor. Bu da olmasayd, gkler oktan kerdi. Libyann tesinde kpek kafal insanlar yaar. Ama yleleri var ki, ba diye bir eyleri yok. Balar olmasa da kr deiller, gzleri gslerinde. Dou lkelerinde dev gibi byk hayvanlar ve kular var. Kpek byklnde karncalar, ldeki altnlarn nbetisidir. ok scak gnlerde karncalar toprak altnda gizlenir. Bunu frsat bilen o lke halk, nbeti karncalar uyurken develerine binerek hzla le gider ve altnlar kapmalaryla develere ykleyip

geri dnmeleri bir olur. Savsaklayp gecikirlerse halleri dumandr. Karncalar toprak altndan kp pelerine derler. Bunlardan daha hzl koan baka yaratk grlmemitir. Yakaladklarn parampara ederler. Kuzeydeki lkeler bunlardan daha da akllara hayret vericidir. Orada yolunu armak iten deil. Kuzeyde, kimi kei ayakl, kimi tek gzl insanlar yaar. Ylda alt ay uyuyanlar, kez kurt klna girenleri de var. Akll bir insan olan Heredotos, bu masallara inanyor muydu? Yok, her eyi yazyordu, ama hepsine inanmyordu. Dnyada tek gzl insanlar olduundan ve insann kurt klna girebileceinden phe ediyordu. Heredotos yle dnyordu: Denizci ksm atmay, anlattklarn uydurmalarla sslemeyi pek sever. Her ne kadar yabanc lkelerde gezerken klavuzsuz olmazsa da, bunlara pek inanmamal.

yi, ama en uzak lkelerden dnyann kylarnda yaayan kabilelerden sz edilirken, gerei yalandan nasl ayrmalyd? Libyaya olsun, Hindistana olsun, daha pek az insan gitmiti. Herhangi bir klavuz ya da Fenikeli bir denizci sama sapan eyler anlatt zaman, yabancnn her eyi hakikat sanacan umard. Heredotos, sandklar kadar saf deildi. Grleri yeni olan bir insand, her eye inanmazd. Yoklanmas mmkn olan her eyi yoklamaya alrd. Kanatl ylanlarn olup olmadn grmek iin Arabistana gitmiti. Sylentiye gre bu alaca ylanlar, mis kokulu gnlk veren reine aalarn korurlarm. lkbaharda uup Msra gider, ama kutsal bis kular tarafndan kovulduklar iin yine kendi aalarna dnerlermi. nsanlar ylanlar kovmak iin gnlk yakar, ylanlar da rkerek uup giderlermi. Heredotos, Arabistana gidip kanatl ylan diye bir eyin olmadna yerinde kanaat getirmiti. Heredotos, evde saysz notlarn gzden geirip papirs tomarlarn kartrrken ayor ve

pheleniyordu. Bakasnn yalancs olmamak iin herhangi bir olaanst olay kitabna geirmeden nce uzun uzun dnrd. te yandan, ilgin bir hikyeyi kitabn dnda brakmaya da kyamazd. Ve Heredotos, sivri ulu kam kalemi yine eline alr, mrekkebe batrp yazmaya balard. Yarasalar gibi lklar karan Habeler hikyesinin sonuna gelince de, Libyallar byle anlatrlar deyip iin iinden syrlrd. Heredotos phelerini okuyucularndan gizlemezdi. Gerekte byle olup olmadn bilmem, sadece bakalarndan iittiimi anlatyorum derdi. Geree uymayan eylere, her defasnda geree uygun bir izah bulmaya alrd. Dodona ehrine gidip Bir tapnak kurmak gerektiini salk veren dii gvercin hakkndaki hikyeyi anlattktan sonra unu ekliyordu: Bunun yabanc bir dilde, kudili konuur gibi konuan bir yabanc kadn olduu sanlr. Heredotos her iittiini tekrar etmemekle birlikte gerei, uydurmadan; masal, olmu bir eyden g ayrrd. Uzak kuzeyde, gecenin alt ay srebileceine

inanmazd da, Hindistanda altnlar koruyan dev karncalarn olabileceine inanrd. Kafasnda, eski fikirlerle yeni fikirler savard. Ve eski fikirlerin ou zaman stn geldii olurdu. Heredotosun zamannda yaam olan birok bilim adam, rmaktaki suyun gne nlarnn etkisiyle buharlatn bilirdi. Heredotossa gnein bir tanr olduuna ve gkte gezinirken susayp rmaktan su itiine inanrd. Anaksimandros, Anaksimenes, Pythagoras yldzlarn hareketlerinde bal olduklar yasa ve saylar incelemilerdi. Heredotossa souk rzgrn, gnei yolundan saptrabileceine inanr, bu yzden de kn souk olduunu sanrd. Empedokles iin gk cismi olan yerde, Heredotos bir gk ruhu, bir tanr grrd. Bilim grevini yapyordu. Yunanistanda, madde ve olaylara yeni adan bakan ve grdklerini anlayanlar gittike oalyordu. Heredotos kitabn okuduu zaman, Atinallar yn yn dinlemeye gelirlerdi. Bilim konusundaki bu

kitabn, kulaa bu kadar ho gelmesine aarlard. Atinann her yerinde, meydanlarda, palaestra denen jimnastik salonunda, cmblerde, hep evrenden, yldzlardan sz edilir, ayla gnein ne olduu tartlrd. Bu tartmalar, snk cansz birer bilim tartmas deildi. Nasl yaamak, neye inanmak ve nasl dnmek gerektii zerineydi. Soylularn Konumalar Atinal babu Periklesin evinde len vard. Misafirler karnlarn doyurmulard. Balarn elenkle sslyor, iyi ruhlar erefine aldklar birer yudum, su katlmam arab iiyorlard. Ev sahibesi Aspasiann iaretiyle danszler uzaklam, flt alan kadn fltn brakmt. Konuma balyordu. Misafirler Periklesin evinde niin toplanmlard? Sadece yemek yemek, mzik dinlemek, arap imek ve gzel kokular almak iin mi? Deil. Konumak iin, hocalar Anaksagoras dinlemek iin. nk Anaksagoras, hepsinin hocas ve dostuydu.

Ev sahibi Perikles, devlet ilerini bile sk sk Anaksagorasa danrd. Perikles, Atinallarn babuu ve nderiydi. Kendisine Olymposlu diyorlard. nk halkn karsnda konutuu zaman, Zeus gibi ate pskryordu. Atina, onun zamannda esiz bir gce kavumu ve dnyann en gzel ehri olmutu. te bu nder, filozofa akl danyor ve kendi hatiplik sanatn, ondan alaca doa bilgileriyle zenginletirmeye alyordu. Anaksagoras, ev sahibesi Aspasiayla da seve seve uzun uzadya konuurdu. Aspasia, gnn evin kadnlara ait blmnde krk banda geiren kadnlardan deildi. Devlet ilerinden bilim adamlarnn aratrmalarndan iyi anlard. Filozof Sokrates de sk sk Aspasiaya urar, hikmet dolu szlerini dinlemeleri iin, rencilerini de birlikte getirirdi. Bu Miletoslu yabanc kadnla evlenmek in Perikles, soylu bir Atinal olan karsn boamt. Biroklar bunun iin Periklesi knyorlard. Perikles,

Aspasiaya olan sevgisini gizlemiyordu. lende daha kimleri grebiliriz? Szgelimi, byk bir heykeltra, ressam ve mimar olan Phidias. Atinann gelitirilmesinde Periklese o yardm ediyordu. Onun emrinde Akropolde binlerce mimar, heykeltra, dlger, bakrc, duvarc ve kuyumcu alyordu. Her ustann emrinde, bir komutannki gibi bir mfreze ii vard. Bunlarn klc ve mzraklar, heykeltra kalemiyle duvarc malasyd. Grevleri ldrmek, diriyi yok etmek deil, cansz talara can vermekti. Bunlar hareketsiz ar mermer paralarn, daima gen, hareket dolu tanr ve tanra heykellerine, zarif ve ahenkli tapnak stunlarna eviriyorlard. Ta, bina cephelerinde, at sslerinde dile getiriyorlard. Yzlerce gemi Atina limanna, yaplar iin mermer, bakr, altn, fildii, servi, abanoz aac getiriyordu. Phidias tek bir gzel bina deil, gzellik yasalarna gre tm bir ehri kuran bu inaatlar ordusunun

bayd. Phidiasn yannda da Euripidesi grrdk. O da, Anaksagorasn rencisiydi. Bakalarnn gerek saydna pheyle bakyordu. Kaderin gc ve tanrlarn otoritesi karsnda eilmiyordu. Euripidesin tragedyalarnn her sz, tiyatroda seyircileri sarsyordu. Bir sava arabasna koulmu drt at ynetmek kolay i deildi. Oysa Euripides, eitli taraflara ynelmi olan binlerce insan yneterek hepsini bir hayatla, bir dnceyle, bir duyguyla yaatyordu. Seyircilerin birou rkek ruhlu ve kr inanl olup eski tanrlara inanmaya devam ediyorlard. Euripides dizginleri salamca tutuyordu. Ve seyircilerin en rkekleri bile istekleri dnda ileriye yneliyorlard. En kr inanlar bile, tragedyadaki adaletsiz tanr, tanr deildir szlerini tekrarlyordu. Perikles, Aspasia, Phidias, Euripides...

Bunlar erefli bir retmenin nl rencileriydi. Eski zamanlarda kabile nderleri, maiyetiyle birlikte kaln duvarlarla evrili saraylarnda cmb ederlerken, tanrlara yzlerce kz kurban edilirdi. Rzgr pimekte olan kurban etlerinden kan youn dumanlar, sonra neeli lk ve arklar, cmb edenlerin imek akmas gibi kahkahalarn uzaklara gtrrd. Bir lenle devler cmb ediyordu sanki. Bu da baka bir len. Burada toplananlar da baka devlerdi. Euripides de Akhilleus ayarnda bir adam deil miydi? Akhilleus, insanlar teke tek dve armsa, Euripides de tanrlardan hesap istemiti. Ya Perikles? Odysseustan daha byk deil miydi? Odysseus gibi, kck thaka Adasn deil denizin kylarna ve adalara serpili ehirlerden ibaret byk bir devleti ynetiyordu. Bunlarn adaleleri, Homerosun kahramanlarnnki kadar kuvvetli deilse de, akllar daha geniti,

gzleri daha uza gryordu. Bu gl insanlar, aralarnda en yal olan dinlemek iin toplanmlard. Biz onlar, zamann sisi arkasnda hayal meyal gryoruz. Yarm daire eklinde yerletirilmi sedirlere uzanmlar. Sedirlerin nnde alack masalar. Bardaklar krmz arap, sepetler zm dolu. Konuanlardan kh biri, kh dieri, durumunu deitirip dirseiyle yasta dayanyor komusuna dnyor. Dudaklar kprdyor, hatta sorular ve cevaplar iitiyor gibi oluyoruz. Ne hakknda konutuklarn ancak tahmin edebiliyoruz. Yzler Anaksagorasa evrili. O gnn sz konusu neydi? Anaksagoras evrenden sz ediyordu. Dinleyenler, dnyamzdan baka dnyalar da olduunu hayretle reniyorlard. te Ay denilen dnya. Ayda dalar ykseliyordu, aa ve hayvanlar vard. u da, bir kasrgann srkledii kzgn muazzam

bir ta olan Gneti. Gne gkyznde, bir geminin deniz kpklerini yararak ilerledii gibi, esiri yara yara alabildiine kouyordu. Bunun iin daha da kzgnlayordu. Gneten paralar kopuyor ve den yldzlar halinde drt yana akyorlard. Gneten kopan byle bir para yere dt zaman, kr inanllar ona yaklamaya cesaret edemezlerdi. Yaklanca da, gk misafirinin basit bir ta olduunu grrlerdi. Bakalarnn grmediini gren filozofun szlerini hepsi dinliyordu. Onun akl, gn derinliklerine sokuluyor ve kimsenin hayal bile etmedii yeni dnyalar buluyordu... Anaksagoras szne devamla, maddeleri meydana getiren zerreciklerden sz ediyor, bunlara maddelerin ekirdei diyordu. Unsurlar sanld gibi drt deil sonsuz saydadr, diyordu. Anaksagoras tanrlara inanmyordu. Ama bir Yksek Akln, evrene ilk itii vermesi, evreni kendi kendine hareket eden bir oyunca kurar gibi kurmas gerektiini sanyordu.

htiyar filozof, Yksek Akldan o kadar sk sz ederdi ki, Atinada kendisine de Akl adn takmlard. Periklesin verdii lende toplananlar, kr inanl korkak insanlar olsalard Ay da, Gnei de tanr saymayan Anaksagorastan yz evirir, sokaa kmaya bile saknrlard. nk Tanr Gne, sadece bu saygszca szleri dinledikleri iin kendilerini cezalandrabilirdi. Fakat Periklesin misafirleri, ileri grl insanlard. Atalarnn inandklarna inanmaz, her eyi akllaryla bulurlard. Ev sahibi de, insan akln her eyin stnde tutard. Gzel konumay reten hocalar, rencilere ibret olsun diye, Perikles hakknda bakn ne anlatrlard. Bir savata Perikles yz elli gemiye bindirdii askeriyle denize almaya hazrlanr. Tam kendisi de gemiye binecei zaman Gne tutulur, ortalk kararr. Herkes bunu kt bir belirti sayarak korkar.

Perikles, dmencinin korku iinde olduunu ve denize almaya cesaret edemediini grnce, pelerinini onun gzleri hizasna kaldrp: Pelerinden korkuyor musun? diye sorar. Dmenci arp: Hayr, der. yleyse ne korkuyorsun, diye cevap verir Perikles. Gnein tutulmasna sebep olan Ay, bu pelerinden sadece byk. Bundan baka da bir fark yok. Bouna Anaksagorasn rencisi Perikles. olmamt

lenden sonra Anaksagoras, uyuyan ehrin sokaklarndan eve dnyordu. Ay nda nar aalar beyaz ieklerle sslenmi gibiydi. Uzakta, duvarlarla evrili Akropol, bir dev gibi Atinann zerinde ykseliyordu. Akropol tanrlarn kalesiydi. Tanrlarn tapnaklar oradayd. Athena Pallasn, yaldzl mzran yldzl gkyzne doru kaldrd heykeli de orada bulunuyordu.

Herkes oktan uyumutu. Pazar yeri olan Agora Meydan bombotu. Anaksagoras durup ban kaldrd ve dikkat kesilerek Ayn orana bakt. Oran yznde yava yava diler belirmi, przl parlak yzeyinde ovalarla dalarn kara glgeleri hayal mayal grnmt. Anaksagoras gkyzne yeni gzlerle bakyordu. Gkyz de yenilemi gibiydi. nceleri kendisi de Ayn, Dnyamzdan pek uzak olmadn, av tanrasnn bu k saan yaynn, yeryzne ok yakn olduunu sanyordu. Birdenbire bu yay, eriilmez bir derinlie doru uzaklamt. Gkyz bombo kalmt. Her gece kanatl bir atn Andromeday alp gtrd ve Perseusun mzrann ejderi vurduu yerde uzay okyanusu uzanyor, bunun iinde de birer dnya olan adalar ldyordu. Bu saysz dnyalarn insansz, bo olmas

imknszd. Anaksagoras, ssz bir sokakta yoluna devam ediyordu. Dncelere dalmt. Ay, daha Atina zerinde makla beraber, tanyeri de aarmaya balamt. lk uyanan horozlarn tleri, ekmeini kendi teriyle kazananlar uyandryordu. Kenar mahallelerdeki kk evlerde dokumaclar, frnclar ve mlekiler karanlkta ayakkablarn arabuk giyip ie kouyorlard... Kundurac, ya kandilini yakarak bizine sarlyordu. Gn douncaya kadar para kazanacakt. Silahnn karanlk atlyesinde kvlcmlar salyordu. Kle, kr var gcyle ekerek oca krklyordu. Bir hanm, kadn kleleri drterek uyandryordu. Birer yabanc olan bu kadnlarn adlarn sylemeye dili bir trl dnmezdi. Klelerine doduklar yere gre Asya ya da Suriye diye barmak daha kolayna gelirdi.

Asya, Suriye, Trakyal, kalkn! derdi. Yeter horladnz. hi umurunuzda deil. Btn avlularda monoton, skc bir gcrt balard. Kadnlar el deirmenlerinde un trlerdi. Deirmenlerin iniltiyi andran gcrtlar, herkese gnlk dertleri hatrlatrd: Ekmek derdini, ocuklar. Taneler daha tlmemiti, ocuklarsa yemek istiyorlard. Kyller ehre gidiyorlard. Birinin srtnda buday dolu bir uval, dierinin omzundaki denein ularndan da birer sepet sarkm olurdu. Sepetler, ili zm salkmlaryla doluydu. Ortalk yava yava aaryordu. Pazar artk kalabalkt. Tccarlar adrlarn tezghlarn kuruyorlard. ap, kamtan rme

Bir an iitilir, sonra bir daha... Bylece pazarda alveri balard... Anaksagoras Agora Meydannda ar ar

yryordu. Geceleyin muhteem ve sessiz olan ehir, birden ne kadar telal ve grltl olmutu! te bir zeytin satcs. Eliyle tuttuu sepeti karnna dayamt. Ba yukardayd. br satclardan fazla barmaya abalyordu. Maln yle vyordu ki, Yunanllar mrlerinde zeytin yememi sanrd insan. Satcnn barlar, meydandan geen bir askerin dikkatini ekti. Bir eliyle atnn yularn tutup bandaki prl prl tolgay kararak satcya uzatt. Satc bir obolosa, bakr tolgay zeytinle doldurdu. Anaksagorasn ou zaman, zeytin almak iin bir obolosu bile bulunmazd. Oysa bir zamanlar onun da zeytinlikleri, geni tarlalar ve balar vard. oktan otlarn kaplam olduu tarlalarnda kei ve koyunlar otluyordu. Anaksagoras kendisini hep tek davaya verebilmek iin, daha genliinde evini ve yurdunu terk etmiti. nsana vg Bir zamanlar insan, kylarnda yaad rman dnyann tek rma olduunu sanyordu. Yzyllar sonra, Heraklesin direkleri denilen okyanus

kaplarna dayannca, bunun da dnyay epeevre saran byk bir rmak olduu hkmne varmt. Aslan ilk grdklerinde, ona Byk Kpek diyen atalar gibi, o zamann insan da okyanusa Okeanos Irma demiti. Gr ufuklar genilemiti. nsanlar dnyada birok rmak ve deniz olduunu renmilerdi. Ama dnyann tek bir dnya olduu hakkndaki kanlar deimemiti. Gkyzne dikkatle baktklar zaman baka dnyalar da gryorlarsa da, gk okyanusunun bu adalar onlara ejder, ylan, kanatl at eklinde birer canavar gibi geliyordu. Derken insan yeri gkten ayran mesafeyi, dncesiyle, aklyla amay denedi. Her eyi bilmek ve kavramak isteyen akla, merakl gzler yardm ediyordu. Gzler, en yakn gk adasnda da ve ovalar semeye baladlar. Anaksagoras yle diyordu: Ay da bir dnyadr. Dnyamz, evrenin tek dnyas deildir. nsan sonsuzluk yolunda gittike ilerliyor, evrenin

enginliklerinde ilk defa dolayordu. By kkten, uza yakndan, daha pek iyi ayrt edemiyordu. Yldzlarn dnyaya uzaklk derecesini anlamaya alyordu. Bir zamanlar Hesiodos gkten atlan bir rsn, dnyaya dokuz gn dokuz gece sonra deceini sylemiti. Artk insanlar, yldzlarn ok daha uzak olduunu biliyorlard. Yeryzndeki dalarn bile ykseklii daha llmemiken, yldzlara kadar olan mesafeyi nasl lmeliydi? Dalar, olduklarndan ok daha yksek grnyordu insanlara. nk karl tepelere daha kimse kmamt. Anaksagoras, gnein Peloponnesos Yarmadasndan byk olduunu sylerken, hep yer lsyle lyordu. Ne olursa olsun, lyordu ya! Dnyamza Ayn m Gnein mi, daha yakn olduunu anlamaya alyor ve Ay daha yakndr diyordu, Gne tutulurken, Ayn gnei kapamas bundandr. Bylece gne tutulmas bir parlt gibi, insana

gkyznn derinliklerini aydnlatmt. nsan, zerinde yaad dnyay da gittike daha iyi tanyor, bilinmeyenin snrlarn daha telere tayordu. Madenciler yerin derinliklerinden gm ve demir karrlard. Karanlk maden ocaklarnda anak kandiller, nemli lo galerileri aydnlatrd. Kandile tam on saat yanacak kadar ya doldurulurdu. Hep karanlk olan yerin altnda, vakit baka trl nasl bilinebilirdi? Maden filizi, yeryzne bir zamanlar olduu gibi srtla deil, aa bocurgatlarn yardmyla karlrd. Filiz de nceki gibi ukurlarda deil, daha fazla demir veren frnlarda eritilirdi. nsan yeryzn de, denizi de fethediyordu. Atinaya denizyoluyla, Kafkaslardan aa ktkleri, Afrikadan fildii, Krmdan hayvan ve buday, Kolkidadan balmumu, Arabistandan amber getiriliyordu. nsan yeryzn gittike artan bir cesaretle

deitiriyordu. Bir yerde kanal ap gemi yzdryor, baka bir yerde ta dalgakranlar yaparak deniz kylarn dzeltiyor, gemi snabilir hale getiriyordu. Dalgakran yle derin bir yerde yaplyordu ki, on kii birbirinin omzuna ksa, en stteki yine de su altnda kalrd. Herhangi bir ehrin dolaylarndaki yama, muazzam bir ak hava tiyatrosuna evrilirdi. Seyircilerin oturaca sralar kayalara oyulur ve arkaya doru basamak basamak ykseltilirdi. Byle bir tiyatro otuz binden fazla seyirci alabilirdi. nsan, yeraltnda hibir eye yaramayarak yatan mermerle fikirlerine ekil veriyordu. Tanrlarn erefine yaplan bir tapnan her stunu, onu yaratan insan vyordu. Aradan yzlerce, binlerce yl geince, Athena ve Zeusa olan inan sarslp yklacakt. Ama bu tanrlarn heykelleri ve onlar erefine yaplan tapnaklar kutsal bir ey olarak el stnde tutulacak, gzbebei gibi korunacakt.

Hellasn gkyznde bulut pek seyrek grlr. Buna ramen yzyllar boyunca boralar ve bozuk havalar yapmlard yapacaklarn. Beyaz Pentelikon mermerinden yontulmu stunlarn rengi deiik sarmtrak kahverengiye almt. Baz yaplardan yalnz stunlar kalm; bunlarn bazlar tadklar cehpe ve at ssleri gibi yklerden yoksun olarak hl dimdik dururken, bazlar da devrilip parampara olmulard. Bunlar, hava okyanusunda esen iddetli rzgrlar deil, insan tarihinin kasrgalar devirmiti. Bir dman gemisinden atlan tun glle, bir an iinde bozuk havalarn yzyllarda yaptndan fazla tahribat yapmt. Ne de olsa, bu yar harap tapnaklar insanlarn gznde hep gen kalacaklar ve hibir zaman ihtiyarlamayacaklard. Yaratcln, sanatn gc byleydi. Yaratclk, ykmdan kuvvetliydi. Yzyllar sonra bir tanrann heykeline bakan insanlar, Harika, insan ne gzel! diyeceklerdi. Ykp yakanlarn adlar unutulacak, dnenlerin, yaratanlarn ve kuranlarn adlarysa belleklerde ebediyen kalacakt.

Yaratc insan yceydi ve bunu kendisi de anlyordu. Atinadaki Dionysos Tiyatrosunda, kayalara oyulmu sralarda binlerce seyirci, Aiskhylosun, Sophoklesin kahramanlarnn bandan geenleri heyecanla izliyordu. Oidipus ya da Antigonenin ektikleri aclar grdke yrekleri burkuluyordu. Sanatn gc ruhun snrlarn geniletmiti. nsann ruhu yalnz kendi sevin ve aclarn deil, bakalarnnkileri de duymay, yalnz kendisini deil, bakalarn da dnmeyi retiyordu. Tiyatroda hangi tragedya oynanrsa oynansn, Aiskhylosun Zincirlere Vurulu Prometheusu olsun, Sophoklesin Antigonesi ya da Euripidesin phigeneias olsun, hepsinde de seyircileri hep bir dnce, hep bir kayg heyecanlandryordu. Kim stn gelecekti? Kaderin kr kuvveti mi, yoksa insann zgr iradesi mi? te sahnede Hephaistos, balyozuyla titanlardan Prometheusu kayaya iviliyor. Prometheus gklerden ald atei insanlara geri

vermiti. Kader kendisine karyd. Kafkas dalarnda bir kayaya zincirle aklmt. Ama ne Zeusa, ne de tanrlarca konulduu sanlan yasalara ba emiti. Bu da baka bir sahne. Antigone zindanda. Sulu kardeini gmd iin lme mahkm edilmitir. Sevgisinin cezasn ekiyordu, lecekti. Ama insanlar tarafndan konulan hibir yasa, kalbindeki sevgiyi karp atamayacakt. Binlerce seyirci, zgr insan ruhunun, kaderin gaddar hkimiyetiyle savan izliyordu. Koro, insan ven bir paray okurken, seyirciler sralarnda mest olurlard.

Doada harika gler ok, Ama insandan gls yok. Cesaretle dolar insan kkreyen dalgalarda, iddetli k rzgrlarnda. Her yl evlek aar pulluuyla lmsz topran barnda.

Alarla avlar hafif kanatl kular Ve denizlerde balklar. Uzun yeleli atlar o eitti. O vurdu boyunduruu gl kze. Ne kn ok gibi souu korkutur onu, Ne de gkten boanan sanaklar. Hastalklara da devay buldu. Bir lmden kaamaz yoksa, Yelden hzl konuur Yelden hzl dnr. ehirler kurmutur barnmak iin. Yasalar koymutur kstahlardan korunmak iin Yoksuldur umutta, Zengindir hikmette ve sanatta.
Evet, insan glyd ve biliyordu gl olduunu. nceleri doa insana egemendi. Gkyz bulutlanp karard zaman insan titrer, imek akt zaman da yere kapanrd. Ocandaki atei

sndrmek, yoksul kulbesini altst edip drt yana savurmak iin doann hafife flemesi yeterdi. nsan alktan ve souktan lmemek iin yalvarp yakarrd. Ama kime? Derken insan bymt artk. ktidar uruna doayla savayordu. Eski bir ozan bouna dememiti unu:

Doa bizi yenmek isteyedursun, Biz onu sanatla yeniyoruz.


nsan suyu ie koarak ona tarlalar sulatyor, rzgra gemileri yrttryordu. Atee demiri erittiriyor, topraktan ekmek, arap alyordu. Kn, souu evinin eiinden ieri brakmyor, dalgakranla koruduu limana frtnay sokmuyordu. nsann, yakn bir gemie kadar tanrlarn iradesinden baka iradesi yoktu. Kendisine ok sevdiin kzn tanrlara kurban et denilirse, feryatlarn iitmemek iin, yavrusunun azn balar, sonra da gtrp kurban ederdi. Zamanla eski inanlar tarihe karmt.

Tiyatroda hkmdar Agamemnon, kz phigeneiay bir tanraya kurban ederken, koro u beyti okuyordu:

Senin ruhun ycedir, kuzum kral kz. Ne yaparsn ki, tanra ve kader zalim!
phigeneiann ruh ycelii kabul ediliyor, zalim tanr Artemis ise yeriliyordu: Adaletsiz tanr, tanr deildir. nceleri insan, kabile nderinin her dediine boyun eerdi. Soylu atalar olmayan bir kimse, kaderini bakalar tayin ederken sz hakkna sahip deildi. Ve her eye ramen kalkp konumak isteyen bulunursa, nder hemen asasyla ona vurur ve Otur uursuz, dinle bakalar ne diyecek diyerek susmasn emrederdi. Atinada halk, nderlerini kendisi seer, biri houna gitmeyince de ynetimi elinden alrd. Halk denince, btn Atina halk deil, yalnz hr

vatandalar anlalrd. Klelerin, sayca hr vatandalardan ok daha fazla olduklar halde, hibir haklar yoktu. Atina demokrasisi, demokrasisiydi... kle sahiplerinin

Atina halk, hrriyetiyle vnrd. Bu vn, sava meydannda dmanla karlatklar zaman glerini kat kat arttrrd. Demokritos stne nsan geree doru giden dik yolda, gittike daha ykseklere kyordu. Ve sonunda yle bir zaman geldi ki, hem evresindeki dnyalarn sonsuzluunu, hem de gkteki yldzlar ve yerdeki kum taneciklerini oluturan en kk zerrecikleri, yani atomlar da grd. nsanlara bunu ilk Demokritos olmutu. anlatan, byk filozof

Sylentiye gre Demokritos, Trakyadaki Abdera ehrinde domutu. Babas Damasipin hemerileri arasnda byk itibar vard.

Bir gn ran ah Keyhusrev, seferlerinden birinde Damasipin zengin ve konuksever evinde kalmt. Hkmdara, o zamann bilim adamlar olan bycler de katlrd. Keyhusrev Abderadan ayrlrken byclerden bazlarn Damasipin ocuklarn okutmak iin brakmt. Demokritosun, ocukluunda ders ald ranl byclerin grleri, birok meselede Yunanllarnkinden farklyd. Zerdt dinini yayan bu ranl bycler, tanrlara inananlar ahmak sayarlard. Onlara gre iki dnya vard: Byk Dnya, yani evren ve Kk Dnya, yani insan. Demokritos retmenlerinden, Hint filozoflarnn retisini de iitmi olabilirdi. Tm maddeler zerreciklerden, yani noktalardan meydana gelmitir. Nokta hareket ederek izgi, izgi hareket ederek yzey, yzey hareket ederek cisim olmutur. Demokritosun bir retmeni daha vard: Dostu Leukippos. Yunan biliminin derinliklerini o amt kendisine.

Demokritos, Miletoslu filozoflarn teorisini, yani evrenin asln maddenin saladn Leukippostan renmiti. Damasip ldkten sonra, Demokritos, ehrin en zenginlerinden biri olmutu. Babas kendisine bin talent brakmt.* Bu byk bir servetti. Demokritos itibar ve nfuz sahibi olarak rahata yaayabilirdi. Arkhon, yani devlet bakan seilmi, erefine, zerinde kendi ad olan ve bir saz resmi olan para baslmt. Demokritos yurdunda kalmad. Bilgi peinde dnyay dolamaya kt. Demokritos, bilge kiiye tm yeryz aktr diyordu. mrnn birok yln uzak lkelerde gezilerde geirdi. Msra, Babile gitti, Msrl khinlerle, Babilli byclerle ve Hintli felsefe hocalaryla konutu. Ama baretmeni doayd. Demokritos yle diyordu:

Benim zamanmda yaayan insanlardan yalnz ben, dnyann byk bir ksmn dolatm, en uzak olaylar inceledim, gk ve yerin en geni alanlarn grdm, birok bilim adamn dinledim. Demokritos yurduna yoksul bir insan olarak dnd. Kardei yardm etmeseydi akta kalabilirdi. Elinde avucunda bir eycii kalmam, tm servetini harcamt. nk bir tccar olarak deil, dnyay inceleyen bir aratrc olarak gezmiti. Kiralad her gemi, pahalya mal oluyor, kr getirmiyordu. Abdera halk fkeden kplere biniyordu. Demokritosa byk sayglar vard. O ise servetini yabanc lkelerde bir mirasyedi gibi savurmutu. Sylentiye gre, Demokritos mahkemeye bile verilmiti. Yarglarn huzurunda Demokritos, balanmasn isteyecei yerde, byk bir ruloyu ap yazd eseri okumaya balamt. Bu eserin ad Byk Dnya Dzeniydi. Evrenin dou ve kuruluunu anlatan bu kitab

Demokritosun niin okuduunu yarglar balangta bir trl anlamamlard herhalde. nk sulamayla Demokritosun kitab arasnda, grnrde hibir ba yok gibiydi. Demokritosun tasvir ettii evren grnm o kadar gzel ve grkemliydi ki, davaclar sulamay unutmulard. Kitabn okunmas bittii zaman yarglar, Demokritosun ehrin gelenek ve yasalarn inemedii kansna vardlar. Gezide bin talent harcamt, ama baka bir servet getirmiti: Bilgi. O zamana kadar tek bir Abderal tccar, deniz gezisinden byle bir krla dnm deildi. Yarglarn karar yleydi: Demokritosa be yz talent verilsin, salnda bronz heykeli dikilsin, ldkten sonra ehir hesabna gmlsn. Fakat Demokritosun lmeye niyeti yoktu. Elinde yine para vard. Bunlar da ayn ama iin, yani bilgi uruna harcamay kararlatrd. Bu defa Atinaya, yani Yunanistann btn br ehirlerindekinden daha ok nl bilim adam

bulunan ehre gitti. Anaksagoras, Sokrates ve daha baka birok filozof Atina da ders veriyordu. Demokritos, eserlerinin nnn, kendisinden nce Atinaya vardn sanyordu. Atinaya varnca kendisini kimsenin tanmadn grd. Demokritos, Sokratesi bildii halde Sokratesin ondan haberi yoktu. Demokritos Anaksagoras ziyaret etti. htiyar filozof, onu dost ve rencileri arasna kabul etmedi. Bir Yksek Akln varlna inanmayan bu Abderal gen filozof, Anaksagorasa fazla cretkr grnyordu. Demokritos, evreni harekete geiren bir yksek gce ihtiya duymamt. Evreni basz ve sonsuz sayyordu. Evren sonsuzdu. Hareketin bir balangc olmadna gre, balangsz bir eyin balangcndan sz etmekte bir anlam var myd? Anaksagorasa cretkr grnen dnceler ite bunlard.

Demokritossa Anaksagorasn ihtiyarca sayyordu.

grlerini

htiyar filozoflar, Demokritosu meclislerine kabul etmemilerdi, ama genler arasnda onun her szn can kulayla dinleyenler az deildi. Demokritos yle diyordu: Bir kaba su doldurup smsk kapayn. Sonra atee koyup kaynatn. Su kab patlatr. Sebebi ne? u ki, dnyadaki her ey gibi su da atomlardan meydana gelmitir. Pek kk olduklar iin, atomlar grmeyiz. yleyse, atomlarn var olduunu nereden biliyoruz? Zerrecikler gzle, kulakla, burunla sezemeyeceimiz, tatma ve dokunmayla fark edemeyeceimiz kadar kk olunca, akl yardmmza kouyor. Smsk kapal kabn atete nasl patladn gryoruz. Ve akl bize, buna sebep, suyun kaynamasyla atomlarn genileyip iinde bulunduu

zindann duvarlarn paralamasdr, diyor. Bir tapnaktaki altn heykelin elinin niin zayfladn, yani anp kldn anlamyoruz. Akl bunu da izah ediyor. Dua edenler altn eli perlerken elden, gzle grlmez atomlar kopuyor. Bylece aka bilinen bir ey, gizli olup bilinmeyen bir eyi grmek imknn veriyor. retmen anlatyor, renciler de onu izleyerek gzle grlmez atomlar dnyasna dalyorlard. Usuz bucaksz uzayn bir yerinde atomlar uuuyordu. Dzensiz, karmakark bir uutu bu. Gvercinin gvercinlerle, turnann turnalarla toplanp ku kmeleri, ku srleri meydana getirdikleri gibi, ayn cinsten atomlar da birbirini ekiyordu. Bu ekme, atomlarn yolunu eriltiyor ve bunlar kasrgann gklere savurduu kum tanecikleri ya da anafordaki yongalar gibi dnmeye balyorlard. Ar eyler, anaforun merkezinde toplanr, hafifler de darya atlr. Sonsuz bolukta uuan atomlar da yle olmutu.

Ar atomlar, evren kasrgasnn merkezinde toplanm, hafifler de ar atomlar tarafndan yenilip darya, kenara itilmilerdi. Atomlar, diyordu Demokritos, bir meydandaki insanlar gibidirler. Gezinenler seyrek olduka birbirine engel olmazlar. oalnca itimeler kakmalar, kavgalar balar. En kuvvetliler stn gelir, zayflar ekilip gitmek zorunda kalrlar. Evrenin merkezinde toplanan ar atomlar dnyay meydana getirdiler. Ar atomlarn etrafnda, daha hafif olan suyun atomlar yerleti. Bunlardan da hafif olan havaysa merkezden ok uzakta kalmt. Dnya merkezine doru ynelen sularn atomlar, yeryzndeki iki derin ukuru doldurmulard. Bunlardan biri, evresinde insanlarn yaad Akdenizdi. kinci ukur, dnyann br tarafndayd. Orada da insanlar yayordu herhalde. Bunlara, ters ayakllar anlamna gelen Antipodalar derler. nk bizim ayaklarmzn altnda olan, onlar iin yukardayd. Dnya deimeye devam ediyordu. Su buharlatndan denizin dibi ald. Bunun iin

bugne kadar dalarda deniz kabuklar, maaralarda da balk ve yunus izleri bulunur. Dnya, bolukta dne dne alabildiine uuyordu. Uarken baka dnyalardan kopan muazzam paralarla karlayordu. Dnyamza hzla giren bu paralar onunla birlikte dnmeye balyorlard. Gne, Ay, yldzlar bu kocaman talardan meydana gelmitir. Gk cisimleri dnyadan uzaklatka hzlar artyor, daha kzgnlayorlard. Ate elde etmek iin bir aata alan ukurda hzla dndrlen denein tutumas gibi gk cisimleri de tutuuyor ve bir daha snmyorlard. Daha telerde baka dnyalar, baka gk cisimleri vard. Evrende, birbirine benzeyen iki dnya bulunamaz. Birbirine benzeyen iki kii bulunmad gibi. Baz dnyalar, aysz ve gnesizdi, karanlkt. yleleri vard ki, gkyznde iki gne douyor, geceleyin de birok ay parlyordu. Baz dnyalar, meyve aalar baharda iek aar gibi serpiliyordu. Bazlar da, sonbaharda kra vurmu yapraklar gibi

sararp soluyordu. Dnyalar da insanlar gibi arpyor ve savayorlard. Daha byk olan dnya galip geliyordu. Kk olan dalyor, parampara oluyordu. Bu paralardan yeni dnyalar, yeni gneler meydana geliyordu. renciler, Yeryznde dodu? diye sorarlard. canl varlklar nasl

Demokritos buna yle cevap verirdi: Dnya daha scakt. yice katlamamt. iip tmsek tmsek oluyordu. Tmsekler, aalardaki tomurcuklar gibi patlayp alyor, iinden hayvanlar kyordu. Ar toprak atomlar fazla gelen varlklar karaya yerletiler. Su atomlar daha ok olanlar suya girdiler. Hafif hava atomlar fazla olan hayvanlar da kanatlanp havalandlar. Bu ilk hayvanlardan ou yok olmutu. Yaayanlar, kurnazlk ya da kahramanlklar ya da trlerini koruyan

hzl koma yetenekleri sayesinde kurtulmulard. Daha sonra bu eski hayvanlardan insan da meydana geldi. Balangta insanlar hayvan gibi yaard. plaktlar, evleri barklar yoktu, atei bilmezlerdi. mrleri hep yiyecek peinde geerdi. Teker teker yiyecek aramaya kar, ot, yaban meyveleri toplayp yerlerdi. Hakknda efsaneler sylenen bir altn a, mutluluk a olmamtr gemi zamanlarda. nsan ok ey ekmiti o zaman. Zayflar krlm, ancak kuvvetli olanlar kurtulabilmilerdi. nsanlar, saldran vahi hayvanlardan korunmak iin birlemeye, yardmlamaya baladlar. Ac tecrbeleri, insanlara kn maaralara snmay, meyve stoklar yapmay retti. nsanlar ate elde etmeyi rendiler. Yava yava eitli zanaatlar bellediler. rmcekten dokumay, krlangtan ev yapmay, blblden trk sylemeyi rendiler.

eitli zanaatlar ve icatlar tanrlarn bir armaan deildi. Zorunluluk, insann her eyde retmeni olmutu. Vahi hayvanlara kar ortaklaa sava insanlar birletirmiti. Zamanla insanlar arasnda da kskanlk yznden kavga balad. Biri tekini kskanyor, onun mal ve mlkne gz dikiyordu. Bunun nn almak iin yasalar karmak gerekti. Herkes yasalara uymak zorundayd. nk atomlarn birleerek maddeyi meydana getirmeleri gibi, insanlar da devleti meydana getirirlerdi. Atom, maddeye kyasla bir hiti ve onun yasalarna balyd. Bunun iin, diyordu Demokritos, devlet ilerini, br btn ilerden ok daha nemli saymal. Herkes devletin dzenli olmasna almal. Vatanda, hak ettii itibardan fazlasn beklememeli ve ortak davaya zarar verecek derecede nfuz sahibi olmamal. Doru yolda yryen bir devlet, insana en byk destektir. Her ey devlete baldr. Devlet ileri yolundaysa, herkes refah iindedir. Devlet kerse, her ey yok olur. Eitlik her eyden mkemmel bir ey. Demokratik

bir lkede yoksul olmak, krallarn idare ettii bir lkede zengin olmaktan iyidir. zgrln klelikten iyi olduu gibi... Evrende her ey: Dnya, gne, deniz, dalar, insan ve insan yasalar, tanrlarn iradesiyle deil, sebeple sonucun zorunlu akyla meydana gelmitir. Demokritos bunlar sylerken, rencileri de onunla birlikte yldzlara ve atomlara giden yolda dolarlard. Demokritosun Anaksimandrosun, karlatrlrd. dnceleri Empedoklesin Thalesin, fikirleriyle

Daha sonra Thales, bir ana unsurdan, yani maddeden sz etmiti. Anaksimenes hava zerreciklerinden, Empedokles unsurlardan, Anaksagoras maddelerin ekirdeklerinden sz ediyorlard. Doay inceleyenler, atomlara, atom fikrine adm adm yaklayorlard. Derken Miletoslu filozof Leukipposla rencisi Demokritos, evrende atomlarn sonsuz hareketi hakkndaki byk

teorilerini ortaya atmlard. Bu teori, yzyllar boyunca insanlar doay kavramaya srklemiti. nde Gidenler, Geride Kalanlar Bir zamanlar insan tm dnyay, yaad rman iki yakasndaki topraklardan ibaret sayyor, baka yerleri bilmiyordu. Sonra dnyann, etrafnda insanlarn yaad bir deniz olduu kansna vard. Civarnda kurbaalarn yaad bir su birikintisi gibi. Zamanla ufuklar daha da genilemi, dnya denince insan, yeryuvarlan dnr olmutu. Derken evrenin sonsuz dnyalar olduunu rendi. nsan baka bir ynde de yryordu. Maddenin en ufack zerreciklerini de kavramaya balamt. Artk kum taneciini, dnyann en ufak eyi saymyordu. Ta nasl ufaladklarn, buday tanelerini nasl ttklerini, bir tapnakta birok dudan demesinden, heykelin altn elinin nasl andn, cisimlerden en ufak zerreciklerin nasl koptuunu gryordu. Ve kendi kendine, Cisimler daha da

paralansa ne olur? diye soruyordu. Buna cevap olarak da, byk bir ta parasndan daha kk paralar, bunlardan da daha kk ta paralar elde edilir, iyi, ama bunun da bir sonu olmal diye dnyordu. Maddenin derinliklerine giden yolun sonsuz olduunu, burada hibir zaman sona varlmayacan o zamanki insann anlamas gt. Bunun iin blnemez zerreciklerin var olduu hkmne vard. Bunlara atom (blnmez), dedi. Dnyadaki tm cisimler atomlarn birlemesiydi. nsan, dncesiyle ilk defa bilinmez bir dnyaya dalarak, grlen her eyin, gzle grlmez tulacklardan yaplm olduunu sezmiti. nsan bylece, hem byk yldzlar dnyasna, hem de kk atomlar dnyasna doru adm adm ilerliyordu. Szn ettiimiz bu insan kimdi? Ne tek bir kiiydi, ne de tm insanlk. Tek balarna alan ayr ayr dnr kiilerdi. Bunlar, rencileriyle birlikte felsefeyle uraan bir avu insand.

Halkn ounluunu meydana getiren iftiler, zanaatlar, klelerse, felsefenin fsini bile bilmezlerdi. lklerin en ilklerinden olan Leukipposla Demokritos, artk atomlar grecek kadar ilerlemiken, Atinada, ayn zamanda yaayan bir mleki ya da camcnn, kap kacak ya da cam piirdii frna, kt ruhlar kovmak iin, bir efsane yarat yar insan yar kei olan satirin boynuzlu ban ast oluyordu. Usta, cam erittii ya da kap kacak piirdii zaman atomlar, bir kumandann askerleri ynettii gibi ynetiyor, ift ift dizilmeye, yerlerini deitirmeye, birbirinden ayrlmaya zorluyordu. Ama bu, askerlerini grmeyen, var olduklarn bile bilmeyen kr bir kumandand. Nereden geldiini anlamayarak baaryla sevinir, nleyemedii uursuzluktan korkard. Bir mlekinin atlyesinin nnde duran bir dilenci u eski trky sylerdi:

Para verirseniz eer, trk sylerim

size mlekiler. Frnlar korurken Athena, duam dinle! mlekiler, ieler, kseler yapanlarn yzn aartsn. Frnda iyice pien ve iyi kr getiren, Pazarda, sokaklarda kap kap satlsn. Ve bu anl krdan, trk syleyene de pay ksn.
Atlyede trky dinlerlerdi. Kse yapan bir usta tezghn durdurmu, srtnda kmr dolu bir uval tayan bir gen olduu yerde kalmt. Ocaktaki kmrleri kartran kle kapya doru dnmt. Atlyenin dazlak ve kambur bir ihtiyar olan sahibi, deneini kaldrp klelere: Ne o, derdi, azlarnz bir kar amsnz? u denein, srtnz okamasn m istiyorsunuz, yoksa! mlekinin kendisine bakmadn gren dilenci, bu ihtiyardan metelik kmadn syleyerek trkye

tehdit sokuyordu:

Dilenciyi aldatmak isterseniz, utanmaz herifler, arrm u anda tm dmanlarn mleki frnnn. Ey, anakkran, atlayan ey, bozuk toprak! Ey, bu sanat ne zararlara sokan kzgn ate! Bir at enesi gibi gcrdasn frn. mlekileri, ieleri, kseleri parampara ederken. Sen de, gnein kz, byclarn ariesi Kirke Ocan, evini kl et unlarn, altn stne getir frnnn! Kr dk her eyi! mlekilerin feryatlar yedi kat ge ksn. yle keskin bir zehir ver ki, usta lsn, zanaat da onunla [kurusun.

Hkmdar Khiron da alsn getirsin, Heraklesin gl elinden kurtulan kentaurlarn, Her eyi ineyin, gmbr gmbr yklsn frn! mlekiler iniltilerle seyretsin kyameti.
Atlye sahibi, vahi Kentaurlarn belirmesini bekleyecek deildi ya! Ya by tutarsa! Homurdana homurdana bir ake karp dilenciye atard. Demokritosla ayn zamanda yaayan bu ihtiyar, byye hl inanyordu. Ho, Demokritosun inanlarn izleri vard! retisinde bile, ilkel

Tanrlara inanmayan Demokritos, kt gze, yani kskan bir insann baka bir insana gz deebileceine inanyordu. retmenleri olan ranllar, kendisine daha kk yatayken bynn srlarn amlard. Ve tanrlar inkr ederken bile fala ve gelecekte olacak eyleri

bildiren rya ve belirtilere inanmaya devam ediyordu. nsan, binlerce yllk tarihinde birok ey renmiti. Aralarnda doru olanlar da vard, olmayanlar da. Ne var ki, doruyu yanltan, gerei bo inantan her zaman ayramyordu. Bo inanlarn uzun mrl oluunun sebebi de buydu. Bo inanlara kar savaan Demokritos gibi akll bir insan bile, bunlardan kurtulamamt. Demokritos yle diyordu: Eski zamanlarda byc kadnlarn, gkten Ay ve Gnei indirebilecekleri sanlyordu. Bunun iin bugne kadar Ay ve Gne tutulmalarna, birok yerde indirme denir. Demokritos her eye doal bir izah bulmaya alrd, ama birok meseleyi zemezdi. Kskan bir insann gz niye ktdr? diyordu. Herhalde, gzlerinden iimize ileyip bize zarar dokunan kt nlar ve kt eyler kt iin olmal. Nasl olur da, gelecekte olacak eyleri dmzde grrz? Uykuda iyi ve kt eyler iimize doar da

ondan. Bunlar elle tutulmayan eyler, maddelerden kopan hava atomlardr. Atomlar gze girince insan bunlar grr, kulaa girince de iitir. Demokritos, zamannn en akll insan olduu halde, yine de ann, zgr insanlar iin olduuna, klelerin kle olarak kalmalar gerektiine inanyordu. Demokritos yle diyordu: Kendi ellerinden ve ayaklarndan faydalandn gibi klelerden faydalan. Demokritos eitlikten yanayd, ama egemenliin toplumun en alt tabakalarna, Yunan ehirlerinde zenginlerle iktidar sahiplerine kar ayaklanan tayfalara gemesine karyd. Ona gre, yalnz atomlar leminde deil, devlette de ba yer, gllerin olmalyd. Btn zengin kleciler byle dnyorlard. Damasip olu Demokritos da. Yol kmaza Giriyor nsan, doaya egemen olma yolunda hayli

ilerlemi, zgrle doru olduka yol almt. Ama zaferi kutlamak iin daha vakit erken deil miydi? Atina zgr insanlarn ehri saylrd. Ama sokaklarnda, alnlarna damga vurulmu, silinmez mrekkeple, yakala beni, yoksa kaarm szleri yazlm insanlara niin bu kadar sk rastlanrd? Buday tanelerini byk bir gayretle ten u kadncazn boynunda asl ve azn kapatm olan tekerlek neyin nesiydi? Pazardaki bu kalabalk neydi ve niin btn gzler yabanc kyafetli insanlarn gsterildii sahneye evrilmiti? Sahnedekiler bu dairede koturuluyor, azlar ve adaleleri yoklanyordu. zgr bir insana byle davranmak yakr myd? Ne var ki, bunlar aslnda zgr deil, kleydiler ve bunlarn says, Atinada zgr olanlardan oktu. Kleler her yerde ve her ite kullanlrd. Yemek

piirir, ocuklara bakar, atlyelerde alr, yap kurarlard. Demin un trken grdmz, boynu tekerlekli kadn kleydi. Tekerlek, azna taneleri atmasn diye geirilmiti boynuna. Pazarda grdmz kleler, satlk herhangi bir mal gibi sergilenmilerdi. Bir kzn fiyat elli drahmiydi. Kleninki, bundan pek fazla deildi, yz ya da yz elli drahmiydi. Bir atlye satlrken kleler de demirba eyaya katlrd: ki rs, eki, be kle gibi. rse herkesin ihtiyac olmayabilirdi. Kleyse herkese faydalyd. nk kle demir dvebilir, kuma dokuyabilir, mlek yapabilir, deirmende un tebilirdi. Atinallarn en akl banda olanna bile sorsanz, klesiz yaanamadn sylerdi. nk kle canl bir aletti. Aletsiz nasl yaanabilirdi! Bir dmenci iin, geminin dmeni cansz bir aletti, gemide nbette

duran tayfaysa canl bir aletti. Kle, canl bir mal ve aletlerin en mkemmeliydi. Canl alet. Hibir Atinal, bu iki kelimenin anlam zerinde uzun uzadya dnmezdi. Can olan alet. Laf anlayan alet. Bu, aletin sahibinin iine gelirdi. Kle, hayatnn arln ne kadar fazla duyarsa, sahibine o kadar fazla direnirdi. eki, bakaldrp kendisine kt davranan sahibinin kafasna inemezdi. rs geceleyin demirhaneden kap ormanda gizlenemezdi. nsansa sahibine kar koyabilir, gerekirse kap gizlenebilirdi. Bylece aletle sahibi, canl aletle kle sahibi arasnda bir sava balamt. Kleler ayaklanyorlard. Atlyelerden, ta ocaklarndan, maden kuyularndan kayorlard. Maden ocaklarnda alanlarn kaybedecek bir

eyleri yoktu. Zaten lme mahkmdular. Pis pis kokan karanlk deliklerde havaszlktan bouluyorlard. lde bir yudum suyun, burada da bir solukluk temiz havann zlemini ekiyorlard. Canl aletler kap ormanlara, dalara gizlenirlerdi. Kaanlarn peine dp tutar, tutunca da damgalarlard. Kaybolmamas iin aleti damgalamak; geceleyin kamamas iin bir yere tkp kilitlemek gerekirdi. Kap da yakalanan bir kle, tabutu andran bir hcreye hapsedilirdi. Orada ne belini dorultabilir, ne ayaklarn uzatabilirdi. Canl bir insan, bir demir parasym gibi bzlr ezilirdi. Yakalanan kleler, zgrln tadn unutsunlar diye, ikier ikier, balar bir boyundurua sokulup ayaklar birbirine balanrd. yle ki, klelerden biri kalknca dieri derdi. Ve btn bunlar yapan Atinallard: zgrlk delisi ve insan vcudunun gzelliine hayran olan Atinallar!

Atinallar, kleliin zgr yurttalar iin gizledii tehlikeyi anlamyorlard. Kle elde etmek iin sk sk savamak gerekiyordu. Savasa pahalya mal oluyordu. Karada ve denizde yaplan savalarda len zgr Atinallarn haddi hesab belli deildi. stelik her sava ykm getiriyordu. Kleler gittike oalyor, zgrlerse azalyordu. Kald ki, sava herkes iin krl deildi. Kimi servetini artrp daha zengin olurken, kiminin eline yara, bere ve sakatlktan baka bir ey gemiyordu. Atinal zgr vatandalar sava dn ikide bir isiz kalp bir lokma ekmee muhta olurlard. nk canl bir alet, yani kle satn almak, cretli bir ii tutmaktan daha krlyd. Atlyeye yeni bir klenin getirilmesi, zgr bir cretlinin iten karlmas demekti. Yl getike Atinada byle isizlerin says artyordu. zgr vatanda gibi gs kabartacak bir unvandan baka bir eyi olmayan isizler, her gn bu unvana karlk birka obolos olsun kazanabilmek

iin zor bir i baarmak zorundaydlar. Halk meclisinin topland gnler sorun kolay zlrd. Bu oturumlara gelenlere, oturum bana er obolos verilirdi ki, bir n yemee yeterdi. Yemekler hemen orackta, demelerin, slklarn, barlarn, alklarn grlts altnda yenirdi. Ne var ki, byle mutlu gnler pek seyrek olurdu. siz Atinal, o gn ah, tiyatroda yeni bir oyun olsa! diye dnyordu. nk yoksul vatandalara tiyatroya gitmeleri iin para verilirdi. Bu paray, Aiskhylosun bir tragedyasna vereceine, daha karn doyurucu bir eye harcayamaz myd? Ne yazk ki, o gn oyun da yoktu. O zaman Atinal isiz, kura ile hakemler heyetine girmeyi umanlarn topland mahkemeye doru gider, tanrlara dua edip ansnn tutmasn dileyerek kalabala karrd. Hakemler heyetine seilenlere de er obolos verilirdi. Bylece hem karn doyar, hem de erefli bir i yapm olurdu. Ama talih insana her zaman glmezdi. Hakemler heyetine girmek herkese ksmet olmazd. Geri, her

zgr Atinal vatandan mahkemede savc olmak gibi bir hakk bile vard. Bazlar bu hakk da, bir kr kaynana evirmeyi beceriyordu. Biri, baka birini, onun aleyhinde konumakla tehdit eder, o da dieri dilini tutsun diye ona hara verirdi. Bylece, isiz kalan zgr Atinallar, zgrlklerini geim arac yapyorlard. bu

Atinallar almay sevmez olmulard. Kle sahibi olal, almay kle ii saymaya balamlard. nceleri, tanrlarn bo gezenlerden holanmadn, alkanlar sevdiini, tm servetlerin emek rn olduunu sylerlerdi. Sonralar, alma hor grlmeye baland. almann, ruhu ve bedeni sakatlad syleniyordu. O devirden kalma eserlerden birinde yle deniliyor: nsan btn gnn i banda geirirse, belini dorultamaz. Devlet ileri zerinde kafa yormaya, ruhunu yceltmeye vakit bulamaz. Vcut zayflaynca ruh da zayflar.

Eller baa dnmeyi retmiti. Ama ba, ellere tepeden bakar olmutu. En bilge kiiler bile dncelerini ie evirmiyorlard. Bu da bilimin geliip ilerlemesine engel oluyordu. Kimisi yalnz kafa yorup dnrken, kimisi de yalnz kol emeiyle urayordu. Ne eller baa yardm ediyordu, ne de ba ellere. Bilim adamlar mekanikle uramaya utanyorlard: yle ya, makine yapmak iin ellerin almas gerekti, buysa kle iiydi. Ne var ki mekanik, kale, gemi, sava aralar yapmnda gerekliydi. Ve bir zaman gelmiti ki bilim adamlar, mekanikle uratklarnda bile, bunu elence iin ya da hkmdarlar rica ettikleri iin yaptklarn sylerlerdi. nsan, doaya egemen olmaya, zgrle doru giderken, kmaza dmt. Bunun kar yolu neydi?

Klelik dzeninin kaldrlmas. Ama insan bunu anlamyordu. Kald ki, daha zaman vard bunun. nsanlar, klelik dzeni olmadan yaanamayacan, dnyann tanrlarca teden beri byle kurulduunu sanyorlard. Alktan, yoksulluktan nereye kamalyd? Yabanc lkelere mi? Bylece, gemiler dolusu gmen Atina limanndan ayrlmaya balad. Mutluluu yurtlarnda bulamayan insanlar, onu yaban ellerde aramaya gidiyorlard. Dne kadar vatanlarndan baka bir yerleri yoktu. imdi onu da yitiriyorlard. Akropoln eteklerine, analarnn kanatlar altna sokulan civcivler gibi serpilmi evleri, denizden son kez gryorlard. Bunlar arasnda kendi yaadklar evler de vard. ehir gittike uzaklayor, yeil tepelerin arkasnda kalyordu. Uzaklarda Athena Pallas adl tanrann altn mzra parlyordu yalnz. Sonra o da gzden kayboldu.

Atinal zgr yurttalar, vatanlarndan olmulard. nk gereinden fazla kle vard vatanlarnda... Gemii zlemek nsanlar gemii daha ok anyor, eskiden daha mutlu olduklarn sanyorlard. Kanlarna gre, o zaman doruluk gkte deil, yerde yayordu. Yeryznde ne klelik vard, ne de zenginler ve yoksullar. Dionysos erefine dzenlenen bayramda Altn a hakknda arklar syleniyordu. Bu arklarda, yeryznde savalarn ne olduu bilinmeyen zamanlardan sz edilirdi. O zamanlar doaya bar egemendi. Hastalk nedir bilinmezdi. nsanlar hi emek harcamadan, gerekli her eyi alrlard topraktan. Derelerden su yerine altn rengi arap akard. Ball brekler insanlara iimizden en iyi pimiini se derlerdi. Balk sofraya kendisi gelir ve ye beni derdi. Aalarn dallarndan yaprak yerine kzartlm tavuklar sarkard.

ark gittike grleiyordu. Koro u nakarat tekrarlyordu:

Dnya o zaman hibir yerde, Ne erkek kle grmt, ne de kadn kle.


Neeli bir arkyd bu. Ama insanlar onu, aclarndan sylyorlard. Karnlarn her gn doyuramadklar belliydi. nsan, getii yola ite byle dnp bakyordu. Nereden kp geldiini grmyordu artk. Ta Devrinin yoksulluunu unutmutu. Ta Devri, bir altn a, bir mutluluk a gibi geliyordu ona. Varsn bu bir d olsundu. Dn de ekici gc vard. nsan ilk altn a yani mutluluk an dnmeye balamt. arknn nakarat dnp dnp tekrar ediliyordu:

Dnya o zaman hibir yerde, Ne erkek kle grmt, ne de kadn kle.


Gemiin bir d olan bu grnm, insann

yreine umut veriyor, yaama gcn artryordu. D bir kere domutu, artk bitmeyecekti. Gn gelecek, insan altn an geride deil, ileride olduunu grecekti. Ve altn a d, doann insana boyun eecei, savan ne olduunu bilmeyen yeryznde herkesin zgr olaca zamanlara giden uzun ve g yolda insanlarn arkada olacakt... nsanlar daha demir anda yayorlard. Ve yllar getike hayat gleiyordu. Atinada durum endie vericiydi. Memnun olmayanlarn ikyetleri gnden gne artyordu. nsanlar, gemii daha sk hatrlyor ve altn a yle dursun, dedelerinin zamannda bile, hayatn daha iyi olduunu sylyorlard. Atina demokrasisine dman olanlarn, bu szleri tekrarlamak pek iine geliyordu. Olymposlu Periklesin, Pinks tepesinde Halk Meclisinin topland gnlerde kopan frtnalara engel olmas gittike zorlayordu.

Periklesin dman oktu. Perikles soylu bir ailedendi. Fakat halkn tarafna getii iin, soylular onu sevmez olmulard. Eski zaman beylerinin torunlar, Pinkste frtna koparan dokumaclardan, mlekilerden, tabaklardan, bu ne id belirsiz ayaktakmndan nefret ederlerdi. Soylu kiiler, yeniden ynetimi ele geirmek isteyince, halk bunlarn Atinadan kovulmalarn istemiti. Kovulmas istenenlerin adlar, deniz hayvanlarnn kabuklarndan levhacklar zerine yazlr, srgn edilsin yazl levhacklarla oy verenler ounluksa, mahkm on yl sreyle Atinadan ayrlmak zorunda kalrd. Soylularn birou, Atinadan kovulmay beklemeden, eski trelerin daha unutulmam olduu yerlere gitmeye balamt. Dalarn ardndaki Spartada eski biimde, atalarn yaam olduu gibi yaarlard. Spartallar geimlerini zanaat ve ticaretle deil, lot denen kle iftilerin iledii topraktan salarlard. Spartada paralar bile atalarn zamanndaki gibi,

kz arabasyla tanacak kadar kocaman demir klelerdi. Bunlar, ou hallerde evin bir kesinde yatar, pek seyrek tedavle girerdi. Sparta Atinaya hor bakyordu. Spartallar kendi kendilerine: Ya Atina, birok ehri hkm altna ald gibi, btn Hellas da nfuzu altna alrsa ne olacak? diye soruyorlard. Bu, eski dzenin sonu demekti. Zamann cokun selini, aradaki dalar bile durduramazd. Sel muhakkak tm eski gelenekleri ve yasalar silip sprecekti. Geimini topraktan salayan, Spartayla gcn deniz ticaretinden alan Atina arasndaki, yani eskiyle yeni arasndaki dmanlk yldan yla artyordu. Sparta, Atinaya dman olanlar, denize hkim olmak iin Atinayla savaan btn ehirleri destekliyor, bu uurda elinden geleni esirgemiyordu. Atinann, Atinada da dmanlar vard: Memnun olmayanlar! Sparta, Atinada iin iin yanan memnuniyetsizlik ateini gayretli bir demirci gibi krklyordu.

Demokrasiye, Periklese kar olanlarn sesleri Halk Meclisinde gittike ykseliyordu. Periklesi ak savata yenmenin zor olacan bilen dmanlar, dolambal yollardan saldryorlard; yani ie Periklesten deil, dostlarndan balamlard. Byk heykeltra Phidias zindandayd. Onu Tanra Athenann elindeki kalkan zerinde, Periklesle birlikte kendisinin de eklini oymakla sulamlard. lml insanlar, lmsz tanrlar arasna almak ha! Bu ne kstahlk!.. Periklesin dostu Phidiasn hakkndan gelinmiti: Zindanda lmt. Sra Periklesin ei, yabanc uyruklu Aspasiaya gelmiti. Aspasiann suu neydi? Onun da suu aynyd, eski trelere ve eski tanrlara saygszlk. Perikles, ehirde dolayor ve Atinallara Aspasiay balayn diye yalvaryordu. Klmekten korkmamt. Bylece, Aspasiay g

kurtarabildi. Ama dman rahat durmamt. Prometheusu Zincire Vuruyorlar Halk Meclisinde khin Diyopit yerinden kalkt. Diyopitin, herkesi eski inanlara saygszlkla sulamaya hazr olduu belliydi. Gnn hep tapnakta geirirdi. Adad horozu ya da domuz yavrusunu kurban ileriyle uraana brakp bir yana ekilir, mrl mrl dua eder, byk kk tm tanr ve tanralar: Epidaurosta yaayan Asklepiosu, annesi Koronisi, Athenay, gl Kiprisi, Apollonu, Panakeiay, Epioneyi, Makhaonu, Podaliriosu vp anlandran szler sylerdi. Diyopit, olur olmaz her eye bir anlam verir, bunlar yorumlar ve szgelimi bir koyun tek boynuzlu bir kuzu dourursa, Atinann batacan sylerdi. te Halk Meclisinde ayaa kalkan bu yobaz, Atinallarn Akl adn verdikleri Anaksagoras gnahkrlkla sulad. Gl tanrlarn kutsal iradelerine gre dzenledikleri gksel olaylara, Anaksagorasn her yerde dil uzattn syleyerek unlar sayd: Anaksagoras, her eye gc yeten tanrlarn, insanlara amak istemedikleri eylerin

srlarn kavramak istiyor. Ayn bir dnya olduunu sylemek cesaretini gsteriyordu. Gne, ona gre bir tanr deil, baya bir tam. Her eyin aslnda yksek sebepler arayacana, adi sebepler aryor. Bylece su iliyor, pekok ey bilmek istiyor, Atinallarn tand tanrlar tanmyor ve bakalarn batan karyor... Mecliste Periklesin dmanlar, yani yeniliklere dman olanlar stn gelmilerdi. btn

Perikles Atinay ileri gtrmt. Ama ta yontmak, Atinallarn ruhlarn slah etmekten daha kolayd. Atinallarn ruhlarnda, katlam eski inanlar hl kuvvetliydi. Yeryznde birka yzylda her ey deimiti. Olym- postaysa tanrlar hep o eski zamanlardaki gibi yayorlard. Orada tm tanrlar topluluuna Zeus egemendi. Tanr ve kahramanlarn atas saylan Zeusun soyundan geldiini syleyenleri Atinallar oktan iktidardan atmt. Ama Zeusa, tapnaklarda kurban

adamaya devam ediyorlard. Prometheus, tanrlarn insanlardan alp ge kaldrdklar atei, yine insanlara getirmiti. Bunun iin de Zeusun buyruuyla zincire vurulmutu. te, davranlaryla bir eit Prometheus olan Anaksagoras zindana atlmt. Ban abasyla rterek yatm, sessizce lm bekliyordu. Kendisini ldrebilirlerdi. Bunu biliyordu. Ama gerek ldrlemezdi. Zaten varn younu ona, lmsz geree vermemi miydi! Birden zindann ar kaps ald. rencileri gelmiti. Perikles gndermiti onlar. Gardiyanlara para yedirilmiti. Hemen yola klmalyd. Kyda bir yelkenli bekliyordu. Biraz sonra rzgr yelkenleri iirerek, Hellasn akl deryas sayd insan Hellas kylarndan uzaklatryordu.

4 nsan Kendi Gcnden Kukuya Dyor


nsann ileriye, zgrle, geree, doaya egemen olmaya doru yry gittike

gleiyordu. nsan, zgrle kavutuunu sanyordu. Oysa, zgrlk, birlikte klelii de getirmiti. nsan geree yaklatn sanrken, geree giden yolun stnde batl inanlardan ve nyarglardan bir duvar ykseliyordu. nsan zenginlikleriyle vnyordu. Oysa zenginlikle yoksulluk el ele gelmiti. nsan demir eritmeyi rendi. Ama demirden hem pulluk, hem kl yapt: nsan deniz dalgalarn frenleyip gemileri hareket ettirmeye zorlad rzgr. Denizler ve rzgr, hibir zaman insann denizlere egemen olmasyla batrd gemiler kadar gemi batramamt. nsann dmanlar oktu. Daha zayf ve silahszken, kendisine vahi hayvanlar saldrm, dalar larn onun bana dkm, ayaklarnn altnda yer titremiti. Ama insann, kendisinden byk dman yoktu. nsann btn hayat, yalnz doaya deil, insana kar

da savan tarihidir. Bir gn gelecek bu ztlk kalkacak ve dev insan btn gcn, doann bakaldrmakta olduu kuvvetleriyle savaa verecektir. imdilik insan bin bir zorlua gs gererek, tkezleye tkezleye, de kalka, yolunu kaybederek ilerliyor. kide bir dnp arkasna bakt da oluyor, ama artk geriye dn imknsz. nsann kendi gcne gvenini yitirdii, kendinden phelenmeye balad anlar olmu ve bu, bazen yzyllar srmtr. Bir zamanlar insana vglerin iitildii Dionysos tiyatrosunda, imdi insanla ve insann aklyla alay ediliyor. Sahnede bir dnrler evi dnn. Evin nnde renciler duruyor. Bunlardan biri yere bakp dnyor. Yerde ne aryor acaba? Biri sarmsak aradn tahmin ediyor. Hayr. renci, gzleriyle yerin altndaki dnyay Tartarosu aratryor. Baka bir renci yle bir sorunun peinde: Pire,

srayp yrse, bir sraylk mesafede ka pire adm olur? Dnr sahneye ktnda, seyirciler balar glmeye. Onu tanmlardr. Bu, Atinada herkesin tand filozof Sokratestir. Sokrates bir sepet iinde havada uarak, bulutlar inceliyordur. Ama cebinde akam yemei iin metelik yoktur. Bu komedyann yazar, Aristophanes, kiminle alay ediyor? Yeryzn bir tarafa brakp gklerde uan filozoflarla. te yandan Aristophanes, bir ba sarmsa yerin altndaki btn srlardan daha deerli bilen safdillerle de alay ediyor. nsan, kendi kendisiyle ac ac alay ediyor ve kuvvetlerine gveni azalyor. yle ya, insan ilerledii yolda felaket stne felaketle karlarsa, kendine gveni nasl sarslmasn?.. Sanat ve bilim lkesi Hellasta korkun zamanlar

balamtr. Yangn ve ykm getiren savalarn biri bitmeden dieri balyor. Kim kiminle savayor? Herkes herkesle. Kleler kle sahipleriyle, yoksullar zenginlerle, soylular halkla, deniz ehirleri tarmla uraan ehirlerle. nsanlar yalnz kl akrdatmyor, fikirler de arpyor. Kimi fikirler geriye, gemiin dar, kapal dnyasna aryor. Kimi de, kabileleri birbirine kartran, dnyann snrlarn genileten yeni dzeni savunuyor. Sava alevleri yeryzn yalayarak yaylyor ve kaanlar kovalyor. nsanlar alelacele ocuklarn, varn younu kale duvarlarnn arkasnda gizlemeye kouyorlar. Ama herkesin barnaca kadar yer yok. Yzlerce aile gecelerini adrlarda, tapnaklarn merdivenlerinde ya da akta, kuru topran zerinde geiriyor. Yiyecek ktl var. Daha kale duvarlar

sapasalam ve kale kaplar smsk kapalyken, ehire ilk giren alktr. Aln hemen arkasndan da, denizleri ap gelen veba... Kaln kaplar ve duvarlar ona da vz gelmitir. Veba, sokaklarda yer yer uyuyan insanlar arasnda dolayor, pazardaki kalabalk arasndan geiyor. Onun hafife bir dokunmas, nefesi bile, insan ldrmeye yetiyor. Veba iin kleyle zgr insann, zenginle yoksulun fark yoktur. Veba, genci ldrp ihtiyara dokunmayabilir, sava ncesinde bir babuu yere serer, altnlar avucunda smsk tutan cimrinin ellerini atrabilir. Sokaklar cesetlerden geilmez. Can ekienler, son defa kana kana su imek iin, srne srne pnara gidiyorlar. nsanlar tapnaklara kouyor. Ama tanrlar hi oral deil. Ta yreklidirler tatan tanrlar. nsanlar karanlktr. khinlere bavururlar. Fakat fallar

Mminler tanrlara sayglarn yitirirler.

Akla tapanlar, batl inanlara derler. Anaksagorasn rencisi Perikles, lmnden nce, sanki kendisini vebadan kurtaracakm gibi, boynuna muska takar. Silah tccarlar savalara seviniyorlar. Sava onlar iin bayramdr. Tccarlar ekmek fiyatn artrmak iin bir yandan ellerindeki tahl saklar, te yandan da tahl ykl gemilerin dman tarafndan zapt edildiine dair sylentiler yayarlar. Tarihi Thukydides adalarnn tannmaz hale gelen yzlerine hayretle bakar. Thukydidesin tarihinde u ac satrlar belirir: nsanlar, balarna ne geleceini bilmediklerinden, tanr ve insan kurallarna sayg gstermez oldular... nceleri gizlice yaplan ileri, imdi herkes aka yapmaktan ekinmiyor... lm karsnda herkesin bir olduunu ve bunun iin tanrlara saygnn nemi kalmadn sandklarndan, insanlar ne tanr korkusu, ne yasalar durduruyor? Hi kimse, nasl olsa

sularnn hesabnn sorulaca zamana kadar yaayacan ummuyor. Bugnn dourduu dehet, gelecek karsnda duyulan korkuyu glgede brakyor. Bunun iin herkes, lmeden felekten bir gn almaya bakyor. nsanlar, daha savan birinden nefes almadan dieri balyor. Dman istilasnn yerini, ayn ehrin halk arasndaki sava alyor. nsanlar sokaklarda, evlerde birbirlerini ldryorlar. Yalnz erkekler deil, kadnlar da dvyor, damlardan dman kiremit yamuruna tutuyorlar. Miletos ehri sokaklarnda, vcutlarna katran srlerek atee verilen ocuklar, canl birer meale gibi alev alev yanyor. Her ey yzst braklmtr. Tarlalar yllardr srlmyor. Zeytin aalar, lkeyi ineyen dman askerleri tarafndan kknden kesildikleri iin meyvelerini veremiyorlar. nsanlar, bu belalar nereden geliyor, diye soruyorlard. Bazlar, btn bunlar insan kt olduu iindir,

diyorlard. Bazlar da insan yapsnn deil, koyduu yasa ve dzenin sulu olduunu dnyorlard. Filozoflar, yeryznde olmasa da kitaplarn sayfalarnda adaletli bir devlet kurmaya abalyorlard. Ama adil olan ve olmayan nedir? yi nerededir, kt nerede? Herkes bu sorular kendine gre cevaplandryordu. zgr insann hayr dediine, kle er diyordu; soylu iin adil olan, halktan bir adam iin adil deildi. retmenler rencilerine: Herkes iin ortak bir adalet yoktur, herkes karna uyan doru bilir diyorlard. Biroklar her eyden phelenmeye balamt. yle ya, eer herkes gerei kendine gre anlarsa, yalan dorudan, bilgiyi bilgisizlikten nasl ayrt etmeli? Kald ki, doruyu bilmek mmkn m? Bunu herkes kendi asndan grmyor mu? Biz, ta ak gryoruz. Aslnda gerekten ak m? Bnyesi baka olan gze, ta kara grnmez mi?

Genel olarak dnyada herhangi bir eyin varlndan phe edenler bile vard. Bunlar, belki ta yok da bize var gibi geliyor, diyorlard. Hatta varsa bile, biz onun ne olduunu hibir zaman bilemeyiz. Bilsek bile, aklayamayz. Artk her mesele, zlemez grlmeye balamt. nsan akl, cizliine inanm ve herhangi bir eyi anlatmaktan vazgemiti. Sokrates Yanlyordu Atinallarn en bilginleri bile, hibir ey bilmediklerini sylerler. Bildiim bir ey varsa o da hibir ey bilmediimdir sz, filozof Sokratesin en sevdii szd. Sokratesi ilk kez gren, bu yalnayak, srtnda eski psk bir aba olan ihtiyarn, o nl filozof olduuna zor inanr. Sokrates, her evde bulunan gbekli, dazlak ve kalkk burunlu tanr Silenosa benzer. Sokrates ne retir? Nasl bir bilim retir? Sokrates, kimseye bir ey retmediini syler.

Aristophanes,* Bulutlar adl komedyasnda Sokratese, yerle gk arasnda bir sepet iinde yldzlarn hareketini bouna inceletmi oluyor. Sokrates, g incelemeye zaman harcamay gerekli saymaz. Doa bilimine inanmaz. Sanki doa bilimi, insan mutlu mu yapmtr? nsan, nasl olsa, yldzlarn kuruluunu hibir zaman renemez. Anaksagoras bunu anlamaya almt. Ve bu ihtiyar bunak, atele gnein znn bir olduunu iddia etmiti. Fakat insanlarn atee bakabilir, ama gnee bakamaz olduklarnn farknda bile deildi. Sokratesin rencileri var. Atinada, bilgelik retmeni birok sofist var ki, rencilerinden ok cret alrlar. Sokrateseyse zengin olsun, yoksul olsun, herkes cretsiz olarak soru sorabilir. Kald ki, cevap vermekten ok, kendisi soru sorar. Sokrates retmez, renir, gerei arar. Kendisinden fazla bileni bulmak, onu sevindirir. Birgn Sokratesin dostlarndan biri, Delphideki Apollon Tapnana gider ve gaipten haber veren

falc kadn Pitiaya Dnyada Sokratesten daha bilge biri var m? diye sorar. Pitia yok der. Bunu Sokratese anlatrlar. Sokrates buna ok aar ve mahcup olur. Bu Pitia da neler sylemi yle, der. Ben hi de bilge deilim. Sokrates, bu faln ne ifade ettiini uzun zaman anlamaya alr. Sonunda dnyay dolaarak gerek bilgini bulmaya karar verir. Sokrates siyasetiye, aire, sonra da sanatya bavurmu, ama her yerde ayn eyle karlamt. Bunlarn her biri iinin ustasyd. Birinin dili aznda dner, Halk Meclisinde konuurdu, dieri gzel iirler yazard, teki de heykel yapmakta ustayd. Ama sanatlarnda usta olan bu insanlarn her biri, kendisini baka her ite de bilgin sayyordu. Ve gerek bilgin olmalarna engel olan da buydu. Bylece Sokrates, Atinada sokak sokak dolar, insanlar sorularyla deneye deneye, gerek bilgini arar.

Derken Sokrates, genlerin jimnastik yaptklar palaestra ya girer. Genler, eski dostlarn sevinle karlarlar. Ve bir srann zerine oturan Sokratesin evresini sararlar. Konuma balar. Sz konusu, her zaman olduu gibi, neyin herkes iin en nemli olduu sorunudur. Syle bakalm, der Sokrates, Klinias adndaki en gen delikanlya, btn insanlarn mutluluu istedikleri doru mu? Yoksa bu gln bir soru mu? Hatta bunu sormak bile budalalk olmasn? Mutlu olmay kim istemez, deil mi? Herkes ister doallkla. Mutluluk nerededir? Zenginlikte midir dersin? Evet, zenginlikte. yi, ama mutluluk yalnz zenginlikte deil, salkta ve kuvvetli olmakta da. Doru, mutluluk bunlarda da. Ya an ve eref? nsann yurdunda eref grmesi kt m?

Elbette deil. Ya mert olmak iyi mi. Bence iyi. yleyse, insan btn bu nimetlere sahipse, yani zenginlie, sala, kuvvete, an ve erefe sahipse, mertse, demek mutludur. Syle bakalm, insan ne zaman daha iyi yaar, elinde olan kendisine faydal olduunda m, zararl olduunda m? Faydal olduunda. Ama insan, kendisinde olan eylerden faydalanmazsa, bunlar ona faydaldr denebilir mi? Bir marangozun, ara ve gere saladn, ama bunlarla hibir ey yapmadn dn. Bunlarn kendisine bir faydas var m? Hayr, yok. Peki, ya demin szn ettiimiz zenginlik ve br nimetler? Eer insan, bu nimetlere sahip olup da, onlardan faydalanamazsa, bunlar kendisine faydal mdr?

Hayr, faydaszdr. Demek insanda, btn bu nimetlerin sadece bulunmas yetmez. Bunlardan faydalanmas gerek. Evet, bana da yle geliyor. Peki, ama insan elindeki nimetlerden nasl faydalanmal? Doru bir ekilde mi, yanl bir ekilde mi? Szgelimi marangoz, gerelerini doru bir ekilde kullanmazsa, arac basbaya mahveder ki bu halde gereleri hi kullanmasa daha iyi olur. Evet. Marangozun bir tahtay bkyla doru bir ekilde kesmesi ya da rendelemesi, bir fltnn flt almas, yahut heykeltran heykel yapmas iin ne lazmdr? in ustas olmas deil mi? Doru. Bak ite gryor musun, demin szn ettiimiz zenginlik, salk, kuvvet gibi nimetler, doal olarak birer nimet deildir. Bunlar, ancak bilgi ile ynetildii zaman birer nimettir. Bilgisizliin elinde birer erdir. Doru mu?

Galiba, gerekten de dediin gibi. Peki, bunu ne sonuca balayalm? Bir ey ne iyidir, ne de ktdr m diyelim? yi olan yalnz bilgi, kt olan da yalnz bilgisizlik mi diyelim? Sokrates, rencilerle ite byle konuur ve onlara gerei ararken zelden genele ykselmeyi, sonra da genelden zele inmeyi retir. Flt almay bilmeyen flt, heykel yapamayan heykeltra ya da keser kullanamayan marangoz, hep zel hallerdir. Genel sonu yledir: Flt, kalem, keser yetmez, bunlar kullanmay bilmek gerek. Her eyi bilgi ynetmelidir. Sokrates buradan yine zel hallere iner. Sadece zenginlik, salamlk, kuvvet, mertlik yetmez; her eyden nce bilgiyi hazmetmi olmak, bilgin olmak gerekir. Sokrates, adm adm, soru stne soru soruyor. Karsndaki de kendi dncelerinde elimeler buluyor. Daha bir an nce kuvvetin nimet olduunu

iddia ederken, imdi bunun bir ktlk olabileceini kabul ediyor. Sokratesle konuurken, genler yarglamay ve dnmeyi renir, elikileri kapatan perdeyi ap gerek kavramlar bulmaya alrlar. Sokrates gerei, rencileriyle birlikte arar. Yarglamak, Sokrates iin ama deil, sadece aratr. Ama, dorunun nerede, yalann nerede olduunu renmektir. Sokratese, artk yeryznde doruluk kalmamtr gibi geliyor. Dorular altta kalyor, doru olmayanlar stn geliyorlar. Her tarafta agzllk ve kin. nsanlar gerein sesine kulak asmaz olmulardr. Vahi hayvanlar gibi birbirlerini yiyorlar. Bir zamanlar insanlar, Gerekin lml insanlardan ayrlarak, bir daha dnmemek zere lmsz tanrlarn yanna gittiini sanyorlard. Gerekin arkasndan, Vicdan da karbeyaz elbisesine brnerek insanlar brakmt. Sokrates yine Gereki aramaya koyuluyor. Sokak sokak dolaarak karsna her kana:

Sayn kii! diyor, sen ki, hikmet ve ruh gcyle n salan byk Atinann yurttalarndansn, daha fazla an, eref ve para sahibi olmak iin yine an, eref ve para peinde komaktan utanmyorsun. Fakat saduyuya, geree ve ruhun mmkn olduu kadar daha iyi olmasna aba harcamyor, kayg gstermiyorsun. Sokrates bunlar, pazar meydannda, krl alveri yapmakta olanlara syler. Sokrates bunlar, kiminin gzel konumakla, kiminin son seimlerde elde ettii baaryla vndn, kiminin de, at yarlarn kazand iin kendisini tekilerden stn grd bir lende syler. Sokratesin szlerine aldr eden yoktur, ama o durmaz. nsanlara rahat vermemeyi, uyuyan vicdanlarn uyandrmay dev sayar. Kendi ruhunuzu dnn, diyor. Kendi kendinizi iyice tanyn. Bir kerecik olsun size ait olan deil, kendinizi, ehre ait olan deil, bizzat ehri dnn. Sokrates, kendi ehrini sever. Biroklar gibi o da

dnp arkasna bakar ve kendisine, nceleri yurdunda hayat kt deil iyiydi gibi gelir. Ticaret insanlar bozmutur. Zanaatlar ve bilim onlara mutluluk vermitir. Atinallar zgrlkleriyle vnyorlar. Ama kendileri zenginlie tapyorlar. lerisi kmaz. Acaba, ifti ve asker olan atalarnn vasiyet ettiklerine dnlse daha iyi olmaz m? Sokrates ite byle dnr. Ve soylu ailelerde delikanllar, kendisini zevkle dinlerler. Soylu ailelerden delikanllarn Hetereya denilen gizli derneklerinin toplantlarnda tartlan sorun hep udur: Atalarn dzenine dnmek. Atalarn dzeniyse, yalnz Spartada korunmaktadr. Bunun iin de bu delikanllar, yurtlarna kar savaan Spartaya hayrandrlar. Srtlarna aba giyer, sa, sakal brakr, d grnte olsun Spartallara benzemeye alrlar: Aralarnda dmanla gizli ba olanlar da vardr. Sokrates hi de bu soylular ksmndan deildir. Sophroniskos adnda bir heykeltran oludur. Genliinde kendisi de heykelle uramtr. Onun yapt Kharitler, bugne kadar Akropolde

korunmaktadr. Sokrates, sonralar baba zanaatn terk etmitir. Ona gre, zanaatlk ruhu zayflattktan baka, devlet ileriyle ilgilenmeye de ok az vakit brakr. Atinada Halk Meclisinde, ileri zanaatlarn, yani dokumaclarn, tabaklarn, mlekilerin yrtmesini Sokrates doru bulmaz. Tabaklkla uraan bir adam iyi bir ynetici olabilir mi? Bu ii, ancak ynetme bilimini renmi olanlar yapabilir. Sokrates bilginlerle alay ederek yle der: Aralarnda birlik yok. Birbirlerine deli gzyle bakarlar. Bunlardan bazlarna gre, var olan bir tek eydir, bazlarna greyse, var olan bir tek deil, sonsuz eylerdir. Bir ksm her eyin doup ldn iddia ederken, brleri hibir eyin hibir zaman doup yok olmayaca fikrinde srar ederler. Bilginler doa olaylarn kavramak isterler. Ama istedikleri zaman yamur yadrp yel estirebilirler mi? nsann akl, tanr ilerine ermez. Kald ki tanrlar, insanlardan gizlediklerini aklamak isteyenlerden hi holanmazlar. O halde, neyi incelemeli? Tanrlarn ilerini deil,

insanlarn ilerini; doay deil, insann ruhunu. Asl kendini iyice tan! nsanlara faydal olabilen, ancak budur. nk insanlar iyilii ktlkten, hakly hakszdan ayrmaz oldular. Sokratesin szleri zengin ve soylu ailelerden genlerin holarna gitmitir. Bu esnaf ocuu, bu eski psk giyimli yoksul, yurdu uruna defalarca yiite dvm olan bu eski asker, insanla arasnda karn hi dnmeyen bu adam, farkna bile varmadan, kibirli eref ve kar dknlerinin, vatan hainlerinin retmeni olmutur. Derken bunlarn dilei yerini bulur ve Sparta, Atinay yener. Atinallarn, atalarndan kalma gelenek ve greneklerine dnmesi artyla, bar salanr. Spartay tutan soylular iktidara gelirler. ehri, artk binlerce tccar ve zanaat deil, tarihte tiran adyla bilinen otuz kii ynetir. Bu Otuzlar Heyetinde, Sokratesin rencilerinden Kritiasla Harikles de vardr.

Sokratesin, Kritias, Harikles ve arkadalaryla adalet, gerek, ruh hakknda yapt uzun konumalarn, en sonunda tatl meyvelerini verecei sanlmsa da, Atinada adaletin sz bile edilmez olmutur. Tiranlar rakiplerini insafszca ezerler. Bazen, tamamen susuz insanlarn, mal ve mlklerine tamah edilerek idam edildikleri grlr. Sokratese ve drt Atinalya, Salamis Adasna gidip nl Atinal Leontu getirmeleri buyrulur. Servetini ele geirmek amacyla, Kritiasla Hariklesin kendisini ldrmek istediklerini bilen Leont, cann kurtarmak iin Salamise kamtr. Be kiiden yalnz Sokrates, bu yasaya aykr buyruu reddederek, eski rencilerini aka yerer ve onlarn kt birer oban olduklarn, kendi srlerini azaltmak istediklerini syler. Tiranlar Sokratesin, genlerle konumasn yasak ederler. Kritiasla Harikles, eski retmenlerini artp: Sokrates bak, srden bir ba daha eksiltmek zorunda kalmayalm! derler.

renciler retmenlerini lmle korkuturlar. imdi Sokrates, halk sr, kendilerini de oban sayan soylular egemenliinin ne demek olduunu, kendi gzlemiyle anlar. Gnn birinde tiranlar devrilir. Demokratlar anlayl davranrlar. Halk Meclisinde demokrasi dmanlarna af vaat eden bir yasa kabul edilir. Ama Sokrates affedilmek istenmez. Demokratik dzeni, genlerin gznden dren o deil miydi? Sokrates, katillerden ve hrszlardan bile tehlikelidir. Bunlarn suu ortada. Sokratesse, binlerce insann gznde, kar kaygsyla hareket etmeyen yksek ruhta bir insan. Tiranlarn silah klt. Sokratesin kulland silahsa daha vurucu. Sokrates, inandrmak sanatna, eleri birbirinden ayrt etmek sanatna, yani diyalektie hkimdir. Sokrates, halka kabul edilen yasa gereince, demokrasi dman olarak dorudan doruya mahkm edilemediinden, genlii batan karmakla, yeni tanrlar getirmekle sulanr. yle ya,

iten gelen ve kendisine nasl hareket etmesini syleyen, tanrsal bir i sesten, Sokratesin srarla bahsetmesi bouna deil. Sokrates yarg huzuruna karlr. Zengin tabakadan Melitos, hatiplerden Likon ve tragedya yazar Anitas birbiri ardnca sz alrlar. Anitas, sonunda baarl bir tragedya koyabilmitir sahneye. Ama tiyatroda deil mahkemede. Herkes Sokratesin, syleyecei szleri bekler. kendini savunurken

Sokrates her zaman olduu gibi, szlerini sslemeye uramadan, basit konuur: Merhamet dilemez. Szgelimi, siz bana: Sokrates! Anitasn szlerine kulak asma. Artk felsefeyle uramaman kouluyla seni salvereceiz diyecek olursanz, cevabm u olacak: Yaadka ve gcm yettike felsefeyle uramaktan vazgemeyeceim; yallar ve genleri, bedenden ya da paradan ok, ruhlarn dnmeleri, onu mkemmelletirmeleri gerektiine ikna etmekten geri durmayacam. Atinallar! Siz

Anitasa inansanz da, bir deil birka kez lmem gerekse bile, baka trl yapamam... diyeceim. Grlt etmeyin Atinallar! Szlerime grltyle cevap vermeyin, dikkat edin. Bilin ki, eer beni hayattan mahrum ederseniz, bunun zarar benden ok size olur. Benim gibi, hepinizi bktrrcasna ikna edebilen, at sineinin uyuuk at uyard gibi uyarabilen birini zor bulursunuz. Belki uykudan uyandrlan kii gibi kzacaksnz, kznca da beni ldreceksiniz ki kalan mrnz de uykuda gesin. Ama ne yapaym ki grevim, hayatm yzst brakarak sizin ilerinizle uramak, sizi erdem peinde komaya ikna etmek iin her birinizle konumaktr. Yarglar szlerini syler: Sokrates suludur. Ama ne ceza verilmeli? Sulayanlar Sokratese lm cezas ister. Yasaya gre, Sokrates de kendisi iin bir ceza teklif edebilir. Ancak, sulayanlarn m, yoksa yarglanann m teklifinin kabul edileceine yarglar karar verir. Ne ceza vereyim kendime, diye sorar Sokrates. Srgne mi mahkm edeyim? yi, ama her nereye

gitsem, her nerede konusam, genler hep beni dinleyecekler. Bana: Sokrates, sen buradan ktktan sonra, konumadan, sakin bir hayat yaayamaz msn? diye sorabilirsiniz. Ben size konumadan yaamann benim iin imknsz olduunu sylersem inanmazsnz! Ama insan iin en byk nimetin, her gn erdem hakknda kafa yormak, kendini ve bakalarn denemek olduunu ve bunsuz hayatn hayat saylmadn da eklersem, bana daha az inanrsnz. Yarglar yine toplanrlar. Karar verilmi, Sokrates lme edilmitir. Sokratesin son sz u olur: mahkm

te lm bu ihtiyara da yetiti... Demek benim lme, sizin de hayata gitme zamanmz gelmitir... Sokrates cezaevine atlr. Dostlar ve rencileri, Sokratesin kendisini niin savunmaya uramadna aarlar. Bu onlara pek akllca grnmez. Sokrates iin, cezasn hafifletmek iten deildi. Kendisini srgne mahkm ettirebilir, yarglar da buna raz olurlard. Ama hayatn kurtarmak iin hibir ey yapmad. Niin byle

davrandnn aklanmas istendiinde Sokrates: Benim iin lmek daha iyi, der. Kamasn teklif ederler. Sokrates unlar syler: Hayr, bu hakszlk olur. Doruluk, ne savata, ne de mahkemede yerinden ayrlmamaktadr, her yerde yurdun buyruunu yerine getirmektedir. Kaaklarn yapt gibi, klk kyafet deitirerek hapisaneden kaarsam, iyi mi olur? O zaman herkes benim, ihtiyar yamda hayatmn kalan ksmn yaarken, lmden byle kaygan bir yoldan kamaya yeltendiimi ve yasalar inediimi syleyebilir. O zaman, hep syleyip durduum doruluk nerede kalr? dam gn gelir atar. Sokrates, yatann banda toplanm olan dostlaryla son defa olarak konuur. Hayatnn bu son gnnde Sokrates genlerle ne hakknda konuur? lm ve lmszlk hakknda!.. Sokrates lm korkusuzca bekler.

Bu arada gne batt batacak. Gne dalarn arkasna ekilince, Sokratese bir kap zehir getirilecek. rencilerden biri, bu son dakikalar uzatmak ister ve gnn daha bitmediini, tepelerde gnein daha uzun sre parlayacan syler. Ama Sokrates: Zehir hazrsa getirsinler, der. Sokrates, elinde bir tas baldran zehiriyle ieri girene: Syle bakalm iyi insan der, sen bu iin ustassn. Ne yapmam gerek. Sokrates, sanki karsndaki, tanr Asklepiosun hizmetinde bulunan bir hekimmi gibi sorar. Mahkmlara zehir veren o adam da, bir hekim d gibi: mek ve ayaklarnda arlk duyuluncaya kadar dolamak gerek, der. Sonra yatmal. te o zaman zehir etkisini gsterir. Sokrates, tas alp dudaklarna gtrr.

Elleri titremez, yznn ifadesi deimez. Her zamanki gibi ak ve aydndr. rencilerin en genci, gz yalarn tutamayp elbisesiyle yzn rter. br rencilerin de gzlerinden yalar dklr. Sokrates: Ne yapyorsunuz, ne acayip insanlarsnz, der. nsan iyi szlerle lmelidir. Rica ederim sakin olun. Sokratesin bu szlerini alamas durur. iiten rencilerin ayaklarnn

Sokrates dolamaya balar ve arlatn duyunca da srtst yatar.

Zehiri veren adam yaklap hastay yoklayan bir doktor gibi, Sokratesin ayaklarn yoklamaya balar ve: Duyuyor musun? diye sorar. Sokrates: Hayr, der.

Bundan sonra, Sokratesin kalalarn yoklaya yoklaya yukar karak genlere, retmenlerinin bedeninin nasl soumakta olduunu gsterir. Sokrates de kendi kendini yoklar ve: Kalbe gelince bu dnyadan giderim, der. Sokrates rencilerine sakin sakin son szlerini syler. Eski bir gelenee gre Asklepiosa yani hekimlerin, ila ve zehirlerin tanrsna kurban kesmelerini buyurur. Kritias, Asklepiosa bir horoz adadmd, unutma da adam yerine getir! Bunlar Sokratesin son szleridir. Biraz sonra Sokratesin dudaklar kmldamaz olur. bak donuklar,

Sokratesin hayat ve lm hakknda rencilerinin bu hikyesini insanlar binlerce yl okumulardr. Sokratesin trajedisindeki derinlii belki daha yeni anlamaya balyoruz.

Sokrates adil insanlar yetitirmek isterken, kt insanlar ve vatan hainleri yetitirdi. Sokrates, insanlara adaletin ne olduunu izah edince, onlarn hemen adil olacaklarn sanmt. Kritiasla Harikles, iyiliin ne olduunu pekl bildikleri halde ktlk yapmlard Sokratesi de bu ktlklerine ortak etmilerdi. Kendilerini eiten Sokrates deil miydi? Bylece insanlarn en soylusu denen Sokrates, hataya dp kmaza girmi ve lmekten baka yapacak bir eyi kalmamt. Sokratesin lm zerine rencilerinin anlattklarn okurken, yarglardan merhamet dilemeyen, hapisaneden kamay reddeden ve yasay inemektense lmek iyidir, diyen ihtiyar filozofa sayg duymamak elden gelmiyor. Biz bir dnre, onun meziyetleri ve kusurlar bakmndan deil, insanln ilerlemesine yardm etmi ya da bunu frenlemi olmasna gre deer bieriz.

Sokrates hakknda ne diyebiliriz? nsann bymesine, devlemesine yardm etmi midir? nsan zgrle doru gidiyordu. Atina demokrasisi, bu yolda ileri bir adm olmutu. Geri bu demokrasi bugn anladmz anlamda bir demokrasi deildi. nk birka bin Atinalnn zgrl on binlerce kle ve yabancnn her trl haklarnn ellerinden alnmasyla salanmt. Byle olmakla birlikte Atina demokrasisi, soylular dzenine gre, o zaman iin ileri bir dzendi. Sokrates demokrasiye karyd. Ona gre zgrlk, kt niyetli araplarn halka iirdikleri su katlmam bir arapt. nsan geree, doay kavramaya ve ona hkim olmaya doru gidiyordu. Sokratesse, doann incelenmesine karyd ve sanki insan doadan, dnyadan ayr bir yerdeymi gibi, iinizi inceleyin derdi. Bununla Sokrates yalnz adalarn deil, onlarca kuak insan da etkilemitir. nsanln ilerlemesini deil, gerilemesini, yani atalarn

dzenine ve inancna dnmesini isteyenler, hep Sokratesin retisine dayanmlardr. Sokrates bir tartma sanat, kar olanlarn yarglarnda elimeler bulma arac olan diyalektie hkimdi. Sokratesten sonra bilim adamlar kavramlar, daha byk bir dikkatle akladlar. Sokrates, dnyay inceleyip geree ulamada bu aratan faydalanmad. Diyalektik, Sokratesin ve izinden yryenlerin ellerinde, zn yitirmi bir biim olarak kald. Bylece yanlgya den Sokrates, yalnz rencilerini deil, kendinden sonra yaam olan birok dnr de yanl yola srklemitir.

Platonun Hayal Dnyas Sokratesin rencileri arasnda biri vard ki, demokrasiye ve materyalist bilime kar dmanlkta hocasn bile gemiti. Bu, hayalci ve ask suratl bir gen olan, kendi dncelerinden bir trl syrlamayan Platondu. Platon hibir zaman glmezdi ve teki rencilere yksekten bakar bir hali vard. Hocasyla karlatktan sonra eve dndnde Platon, sivri ulu kalemini ve balmumundan tahtacn alp Sokratesle konumalarn kelimesi kelimesine hatrlayp yazmaya alrd. Platon hocasnn sylediklerine, sylemedii halde sylemi olduunu varsayd ve kendisine gre, tartmann zn daha iyi belirtebilen szleri de, elinde olmayarak eklerdi. Bir kez Platon, konumalardan not edip hazrlad diyaloglardan birini Sokratese okumutu. Sokrates ban sallam ve:

lmsz tanrlar, demiti. Bu gen, hakkmda neler uydurmu! Platon, Atinada kalmas tehlikeli olduundan, Sokrates ldkten sonra doup byd bu ehri brakmt. Soylu bir ailedendi, Atina hkmdarlarndand. Yakn akrabalar demokrasiye kar komploya katlmlard. Platon kendisi de Atinann yeni efendileri olan halk partisi yneticilerine, yani tccarlara, gemi sahiplerine, tabaklara kar dmanln gizlememiti. Platon, Atinadan Megaraya kat. Burada, yurdundan uzakta yine balmumundan tahtacklaryla uramaya ve hocasnn son gnlerini, cezaevinde rencileriyle konumalarn hatrlamaya alt. Tuhaf bir ikilik vard Platonun hayatnda. Yrr, bakar, dinler, insanlarla konuurdu, ama ii onlarla deildi; btn dikkati kendi iine ynelmiti. Hocasyla konumaya devam ediyor gibiydi. lm olan hocas Platona diri, yaayan insanlarsa birer hayal gibi gelir.

D ve gerek yerlerini deitirmi gibidirler. Korkulu bir dte olduu gibi, her ey yerinden oynamtr. Eski gelenekler, inan, yasalar, yklm; egemenlik, Platonun ayaktakm dedii insanlarn eline gemitir. Neye tutunmal, nereden destek bulmal? Platon ehir ehir, lke lke dolaarak bilginlerle konuur, devletlerin dzenlerini ve halklarn yaaylarn inceler. nsanlarn, adaletin gerektirdii gibi yaadklar bir lke arar. Platon, Yunanistandan denizyoluyla Msra geer. Msrllarn gelenekleri ve inanlar, ona yabanc gelir. Adil sayd tek ey, her Msrlnn, douuna gre yapmas gereken ile uramasdr. Zanaat zanaatla, ifti toprakla uramaktadr. iftinin olu zanaat, zanaatnn olu da hkmdara ktip olmaya abalamaz. Atinada her mleki, her tabak, limanda alan her hamal, Halk Meclisinde, devlet idaresine karmaktayken, Msrda basit halk devlet ilerine karmay aklndan geirecek, bandan byk

hkmdarlk mesleine yeltenecek olursa ceza grebilirdi. Bylece Platonun hayalinde, iftilerle zanaatlarn altklar, askerlerle filozoflarnsa halk koruyup idare ettikleri bir devlet olumaya balar. Halkn ounluunu kle gibi almaya ve bilgisizlie mahkm eden byle bir kast dzeni, Platona halkn egemenliinden daha adil grnr. Bu aristokratn ne halkla, ne de sradan insanlarla ii yoktur. Platon yle der: Kunduraclara ne olmu, kimlermi bunlar. Bu devleti pek az ilgilendirir. nemli olan koruyuculardr. nk devletin devi, belirsiz kunduraclarn refahn salamak deil, olgunlamaktr. Koruyucular en iyi insanlardr. Ama en iyiler, en namuslu ve en doru olanlar deillerdir. dareciler, devletin refah uruna yalan syleyebilir, aldatabilirler. Ama bir zanaat yalan syler ya da aldatrsa, bakalarna rnek olsun diye cezalandrlmaldr.

Platonun adalet dedii ite budur! Platon Msrdan Sicilyaya, talyaya giderek nl Eleal filozof Parmenidesin retisini renir. Tarasta (Taranto) karlat bir dnr ve devlet adam olan Archytas, kendisine Pythagorasn retisinin srlarn aar. Ve Platon her filozoftan kendi grlerine yakn olan alr. Platon, insanlarn gzleriyle gerek dnyay deil hayali dnyay grdklerini, baka bir dnyann, yalnz akl gzyle grebilen yksek bir dnyann da var olduunu dnen Parmenidesle Pythagorasn fikirlerinde teselli bulur. Bu gerek dnyaya nasl ykselmeli? Platon, hocasyla konumalarn unutmamtr. Sokrates birok kez, onun eyalardan anlamlara ykselmesine yardm etmiti. te rencisi, bu gzle grlmez merdivenden yine ykselir.

Platon, kafasnda bir idealar dnyas kurar. Bunlar nar aalar. Ve bunlardan, aa fikrine varr. Grd aalar kalc deildir, bunlar frtna devirebilir, insan kesebilir. Ulu bir mee aac bile eninde sonunda kurur, rr, aa kavramysa ne yok olur, ne de rr. Kum zerine izilmi bir gen silinebilir, ama gen fikri kalr. Zamann fikirlere hkm gemez, zaman evremizde grnen her eyi alp gtrr, ama fikirler kalr. Fikirler zamann ve yerin dndadr. Platon, kafasnda bir idealar dnyas kurar. Burada renkler, ekiller, silinmitir, elle tutulur, gzle grlr hibir ey yoktur. Ruh burada yksek fikirleri, gerei, iyiyi, adaleti seyreder. Sonsuz ve bozulmaz gerek, burada yaar. Grdmz dnyaysa, grnmeyen dnyann ancak snk bir glgesidir. Bu dnceler yeni deildir. Daha Hesiodos zamannda Yunanllar, Gereki, Salk, Korkuyu, G basit birer kavram deil, tanr sayarlard. Platon, mrn tketmi bu eski tasarmlar

diriltmeye urar. Platon iin soyut kavram, eyalardan ayr olarak, baka bir dnyada yaayan sonsuz bir varlktr. Platona gre, belli bir aa ve belli bir tatan baka, bir de genel olarak aa ve ta fikri vardr. Bylece Platon, d gerek, gerei d saymakla ift tarafl bir hayat yaar. Platon, ruhunun derinliklerine dikkatle bakarak ruhta, eyaya ve kavramlara dair kavramlarn douunu grr. Ruhunda; sesleriyle, renkleriyle, ekilleriyle btn dnya yansr. Ve kendisine, gerek dnya bu yansmaym gibi gelir. Platon, bir rman sularndaki yansmaya bakp da, ite gerek mee budur. Kydaki mee aacysa, sudakinin yansmasdr diyen bir insana benzer. Canl bir insann, cansz, dsel bir dnyada yaamas zordur. Platon keye ekilmi birine benzemez ve ihtirassz yaamay, dnyadan el ekmeyi tler. Ama kendisi, mcadeleye yeniden atlmaktan haz duyar. Platon dnyay, hayali sand dnyay, yalnz hayalinde deil, gerekte de kendi bildii gibi

dzeltmek ister. Platon, Tiran Dionysiosun yardmyla, iktidar ve bilimin, sayca az ama en iyi insanlarn, yani filozoflarn elinde bulunaca bir devlet kurmak iin, Sicilyann Syrakuzai ehrine giderek kendisine bavurur. Tiran, iktidar filozoflarla paylamaya yanamaz. Platonun hayat tehlikeye girer. Tiran, filozofu Aigina Adasna gtrp kle olarak satmalarn buyurur. Klelii savunan bu aristokratn kendisi kle olur. Arkadalar byk bir kurtulmalk deyerek g kurtarabilirler Platonu. Sylenti byledir. Gerekten yle olmamsa bile, Syrakuzaiden ayrlm olduu gerektir. Platon yine yurdu Atinadadr. Bir okul ap genlerin eitimine balar. Platon rencileriyle, Sokratesin yapt gibi grltl pazar meydanlarnda deil; glgeli, sakin Platonun

bir bahede, efsane kahraman Akademosun heykeli yannda konuur. Akademosun neyle nl olduunu, imdi pek az kimse bilir. Ama Akademi sz unutulmamtr, bugn bile akademi denince akla, bilimsel almalar gelir. Akademiann kapsna Platon: Geometriden anlamazsan girme! szlerini yazdrmt. Matematik, saylarla hazrlamaldr rencileri. fikirleri gzlemeye

Fikirleri, kavramlar, eyalardan ayrlm olarak gzlemek kolay bir i deildir. Nitekim Platonun kendisi bile gzle grlr, elle tutulur rneklere bavurmadan dnemiyor. Platon bir zamanlar iir yazard. Bir gn ate tanrs Hephaistosu: Hephaistos! Platonun sana ihtiyac var! diyerek yardma arm ve iirlerini atee atmt. iir, Akademiadan kovulmu olduu halde, yine de orada egemendi. iiri Akademiadan kovmak iin, Platon her

eyden nce kendini oradan kovmalyd. rencileriyle konumalarnda, benzetmeler arar, kendi gzle grlmez, elle tutulmaz idealar dnyasn, elinde olmayarak, ozanca mecazlarla ssler. Akademiada ders verenler arasnda Platondan baka, dostlar ve onun izinde yryenler de vardr. rencilere u drt bilim retilir: Matematik, astronomi, mzik ve diyalektik. Mekanik ya da hekimlik gibi br btn bilimler, yalnz zanaatlara gereklidir. En iyi ailelerden genler, yalnz ruh ve sava iin gerekli eyleri bilmelidirler. Platon rencilerinin ahsnda, kendi lksn yaatacak olanlar, belki de rnek aristokrat devlette idareciler olarak filozoflar grr. Akademiann sessiz bahelerinde Platon, dnyann politik bakmdan yeni batan dzenlenmesi hakknda planlarn unutmu deildir. Platon yine Syrakuzaiye gider. Eski hkmdar lm, yerine olu kk Dionysios gemitir. Yeni hkmdarn da t dinlemeye gnl yoktur; davetsiz gelen tnn hapse atlmasn emreder. Ve

Platon, ancak dostlarnn sayesinde kurtulur. Platon ite byle, Atinayla Syrakuzai, Akademiayla hkmdar saray arasnda mekik dokur. Gn olur, parlak fikirler dnyasna hi benzemeyen ve kendisine karanlk gelen dnyadan uzaklar, gn olur, anlayna uygun bir ekilde deitirmek iin, yine bu dnyaya dner. Platon, insanlar geriye, artk dnmeyecek olan gemie arr, bir de mevcut olmayan dnya hakkndaki dlerine dalar. te Platon bahede, bir nar aacnn glgesinde, rencileri arasnda oturmutur. Buras ehrin grltsnden uzak, bir tapnak gibi sessizdir. Platon rencilerine, dnyay yaratm olan ve iine dnyann ruhunu doldurmu olan tanrsal kurucudan sz eder. Dnya, ruh ve akl balanm canl bir varlk olarak domutur. Her yldzn, her gezegenin ruhu vardr. Gne, Ay, yldzlar, grnen birer tanrdrlar, hareket ederler. nk canldrlar, ruhlar vardr. Aalarn ve hayvanlarn da ruhu vardr. yi yrekli ve gzel olan

yaradan olaanst bir dnya yaratmtr. yleyse, diye sorar renciler, dnyada niin bu kadar ktlk var? nk der Platon, grdnz dnya, manevi dnyann sadece bir glgesidir. Sizler bir maarada srtlarnz a dnm olarak oturuyorsunuz, karnzdaki duvarda grdkleriniz eyalarn kendisi deil, glgesidir. ittikleriniz ses deil, yankdr. Dnp arkanza bakn, darack dik yoldan yerin altndan yukarya kn. Gkyzn, gnei greceksiniz. Drst yaayanlarn ruhlar ge karak orada dllerini bulurlar. Yllarca sonra yine yeryzne dnseler de, gkteki yurtlarn unutmazlar. Gzel hakkndaki her dncemiz bir hatrlamadr. Bunun iindir ki, herkes saduyuya uyarak ve iyilik yaparak yaamaya almal. nk insan bekleyen dl gzel, umut byk... te Platon byle derdi. rencileri de onu dinlerlerken ak gzle d grrler de, byk hayat gereini grmezlerdi. renciler, mevcut olmayan

hatrlyor ve bu onlara mevcut olan unutturuyordu. Platonun bu anlattklarnda birok Dou ve Bat halknn eski inanlar birbirine karmtr. Bu masal, klelii savunan bir aristokrat, bir hkmdar torunu uydurmutu. Ve bu masal, klelerin ve yoksullarn tesellisi olmutu. Yeryznde kurtulu umudunu yitirenler, bunu gkte aramaya baladlar. Platon yurttalarn geriye, demokrasiden aznln egemenliine dnmeye aryordu. Ve mrn tketmi btn dzenlerden yana olanlar, Platonun bu retisini silah olarak kullanmlardr. Platon ve Sokrates, sofistlere kar savamlard. Sofistlere gre, herkes iin zorunlu bir gerek yoktur, ne kadar insan varsa, o kadar da fikir vardr. Sokrates ve Platonsa, gerein bizatihi var olduunu ispat ediyorlard. Ne var ki Sokratesle Platon gerei savunurken, ona da hep o sonsuz ve deimez fikirler, hayaller dnyasnda yer vermilerdi. Bir zamanlar bilimle din bir btnd. Sonralar bilim dinden ayrlarak kendi yolundan yrd. Platon,

bunlar yine birletirip bilim eklinde bir din yaratmak istedi. Ayn eyi Pythagoras da yapmak istemiti. Ama Platon, ondan da ileri giderek, mevcut olan her eyin temelinin idealar olduunu, doann da idealar dnyasnn sadece bir blgesi olduunu savunmakla, idealizmin temellerini atmt. Felsefede bugn de devam eden idealizm ve materyalizm kavgas, Platon zamannda balamt. Platonun yanl retisi, defalarca dnrlerin kitaplarnda canlandrlarak, bilimi mevcut olmayan ruhlar dnyasna srkleyerek, insanln ilerlemesine engel olmutur. Engelsin deyiiyle, ruhun tabiattan nce var olduunu iddia edenler... idealizm kampn meydana getiriyorlard. Doay ilk unsur sayan teki filozoflarsa, eitli materyalizm okullarna bal bulunuyorlard. dealizmle Materyalizmin Sava

Tanrsz ve Eiti Demokritos Bir zamanlar insan, bir masal dnyasnda yaard. Bu dnyada, hayal meyal sezilen mucizevi otlar, talar, ruhlar, sis iinde dnyor gibiydi. Sanki her aacn ruhu vard, her ta dile gelip konuabilirdi. Zamanla, insan doay kavramaya balaynca, bilinen eylerin aydnlk evresi gittike genilemiti. Sonra, sis yeniden koyulamaya balad. Bilimin yurdu Yunanistanda filozof Platon, ilkel ada deil, M IV. yy.da, rencilerini yine ruhlarn hayali dnyasna gtrd. Sanki daha nce Thales, Anaksimandros, Anaksagoras ve birok filozof, doay incelememi gibi. nsanlk gerekten geriye mi dnmt? Doann srlarn aan bunca cesur insann emei boa m gitmiti? Hayr, szgelimi bir gen Akademiada Platonla konuurken baka biri de Demokritosun kitaplarn dikkatle okuyordu. Platon insanlar bir yana, Demokritossa baka bir yana aryordu.

Platonun yolu, gerek dnya olduunu syledii hayali ruhlar dnyasna gidiyordu. Demokritossa, doadan baka bir eyin mevcut olmadn sylyor ve rencilerini zaman ve meknn sonsuzluklarna ekiyordu. Her eyin asln, ne olarak kabul etmeliydi? Bu konuda tartmalar dinmiyordu. Asl olan, Thalesten Demokritosa kadar doay inceleyenlerin rettikleri gibi, madde miydi? Yoksa, her eyin temelinde yatan saydr diyen Pythagorasa ve temel unsurun fikir olduunu iddia eden Platona m inanmalyd? Platon Demokritostan nefret eder. kitaplarn, yakmak iin arar, bulur, satn alr. Onun

Demokritosla tartrken, kar koyann lmszlne yardm etmi olmamak iin, onun adn bile anmaz. Yine de Platon, halk arasnda Demokritosun retisinin yayldn acyla grr. Platon yle der: Biroklar Demokritosun retisini, br fikirler arasnda en doru biliyorlar. Bunun iindir ki, genler dinden yz eviriyor ve

yasalarn inanlmasn buyurduu tanrlar yok diyorlar. te ihtilallere sebep olan da budur. Platon, tanrlara ve br dnyaya eski inanc sarsan Demokritosun retisine kar mr boyunca savamtr. Demokritos, Zeus her eye ad verir, her eyi bilir, her eyi verir ve geri alr diyen bilgilere hep glmtr. Demokritos, baka bir dnya hakknda anlatlanlar masal sayar ve yle der: lml, canl doann yok olmaya mahkm olduunu bilmeyen kimi insanlar, hayatlarn br dnyaya dair yalan uydurmakla, sknt ve korku iinde geirirler. Platon br dnya hakknda byle masallar uyduranlardan biriydi. Demokritosun grleri houna gitmezdi ve insanlar yine ilahi kurucuya, ahiretin, br dnyann; ektikleri skntlarn dln bulacaklar, gnahlarnn cezasn grecekleri tek gerek dnya olduuna inandrmaya abalard. Byle olmakla birlikte, Platon szlerinin gcne herhalde kendisi de gvenmiyor olmalyd ki, kar

koyanlarn yalnz ahiret cezalaryla korkutmakla yetinmeyip yeryznde de hapisle, ikencelerle, idamla tehdit ederdi. Platon, Demokritosun izinden yryenler hakknda yle der: Bunlarn bir ksm idam edilmeli, bazlar kamyla dvlp hapse atlmal, bir ksm yurttalk haklarndan mahrum edilmeli, bazlarnn da mal elinden alnarak devlet snrlarndan dar atlmal. ki zt reti, yani idealizmle materyalizm, birbirleriyle ite byle savayordu. Kimi zaman da, ayn filozofun kitaplarnda birbirine uymayan fikirlerin elitii ve savat olurdu. Byk Dnr Aristoteles Platonun rencileri arasnda, hocasnn izinden kr krne yrmek istemeyen bir gen vard. Bir hekimin olu olan bu gen, ruhun bedensiz yaayabileceine kolay kolay inanamyordu. Kalpten scak kan ktn, bunun hayat, dolaysyla da ruhu devam ettirdiini babasndan iitmiti bu gen. Ama tan, atein, havann nasl bir ruhu olabileceine akl ermiyordu.

Aata belki bitkilere zg bir ruh olabilir. Bu ruh bilinsizdir ve duymaz. Yine de aac yaatr, bytr, meyvelerdeki ekirdekleri olgunlatrr ve bunlardan yeni aalar yetitirir. yi, ama ta yaayamaz, topran sularyla beslenmez, dourmaz. Bu pheci renci Aristotelesti. Akademiada yllarca okuyan Aristotelesin, kendisine soru sormay ve cevap vermeyi, tartmada gerei elde etmeyi, eyalardan kavramlara ykselmeyi reten hocas Platona saygs vard. Platon da rencisini ok takdir ederdi. Ama Aristoteles iin sk sk: br rencilere mahmuz gerekirken, ona gem gerekiyor derdi. Platon onu, bedensiz ruhlarn, eya kavramlarnn eyalar olmadan, onlardan ayr olarak yaadklar, mevcut olmayan bir masal dnyasna gtrrken, Aristoteles buna inatla direniyordu. Cesur ve drst bir gen olan Aristoteles, ya ilerledike u szleri daha sk tekrarlyordu: Platon benim iin deerlidir, fakat gerek daha deerli.

Aristoteles, Akademiay brakp kendi yolundan yrmt. Dnyay sadece aklla, kapal gzle kavramann imknsz olduu, Aristotelese gn gibi akt. Bilmek iin bakmak, iitmek, duymak gerek. Duymayan bir kimse, ne bir ey bilir, ne de bir ey anlar. Aristotelese gre, hayvanlar da duyuyor. Kimileri, grdklerini ve duyduklarn hatrlyor bile. Hayvan atein yaktn bildii yaklamaz. iin atee

Demek oluyor ki, hayvanlarda da bellek ve snama vardr. Sanat ve bilim insanda, ancak snamayla doar. Atein yaktn, snayarak bilen insan topraktan yapt mlei atete piirir ki, bu da artk sanattr. mleki, bunu bir alkanlk olarak yapar. Atein niin yaktn dnmez. Bilginse, olaylarn sebeplerini bilerek hareket eder. Ve Aristoteles u sonucu karyor: Bilim sebeplerin bilinmesi demektir.

Bilmeyen bir insan, bilinmeyen her ey artr. ocuk, kurgulu oyuncak niin hareket eder diye aar. Oyuncan srrn bilense, oyuncak asl hareket etmezse aar. Bilenle bilmeyen arasndaki fark ite budur. Maddelerin hikmet-i vcudu nedir? Aristoteles, bu soruyu ilk sorann kendisi olmadn bilir. Sabrsz bir adam, kendisine miras kalan sand nasl aarsa, Aristoteles de filozoflarn kitaplarn yle aar. Bu kitaplarda altn gibi deerli, dnyay aydnlatan ne kadar ok fikir var! Fakat altnn yannda bakr da az deil. Ve Aristoteles altn bakrdan, gerei yanltan ayrmaya koyulur. Eski filozoflarn, her zaman ak ve doru dnmedikleri kansna varr. Bunlar savamasn bilmedikleri halde, ara sra isabetli darbeler indiren acemi savalar hatrlatyor. Aristoteles, ilk filozoflarn her eyin asln madde saydklarn grr. Her eyi tekil eden madde, o

madde ki, eyalar dourur ve yok edilince aslna dner. Thales iin temel unsur sudur, Anaksimenes iin hava, Herakleitos iin de atetir. Empedokles, bu unsura bir drdncsn, yani topra eklemitir. Anaksagorassa, bu unsurlarn sonsuz derecede ok olduunu retir. Aristoteles, maddesiz eya olmad fikrini doru bulur. Heykel yapabilmek iin bakr, kse iinse gm gerek. Fakat gm daha gm kse deildir. Kse olabilmesi iin, gme ekil vermek gerek. Aristoteles malzemeyi, ekli ilk plana alan dnrler de bulunduunu dnr. Pythagoraslarn kitaplarn aar. Matematii ilk olarak gelitiren, saylarn, izgilerin, ekillerin gcn anlam olan bu insanlara Aristoteles hayran olur. Bunlar, matematiin her eyi izah ettiini sanrlar. Ve eyay, yalnz eklin meydana getirmediini unuturlard. Bakr bir top iin yalnz geometrik bir yuvarlaklk yetmez, bakr da ister. te

Pythagoraslar, maddeyi hemen hemen ihmal etmilerdi. Aristoteles Platonu, Akademiay, fikirler hakkndaki uzun sohbetleri hatrlar. Platon fikirlerin, dnyada her eyi yaratan, edebi ekiller olduunu retirdi. Fakat Aristoteles, Akademiada yola getirilemez bir insan olarak bouna n salmamt. Aristoteles, sorularyla retmenleri kmaza sokan rencilerdendi. Ka kez sormutu Platona: ekil, eyalardan nasl ayr var olabilir? Hi gmten ayr kse mmkn m? Her eyi ikiye ayrmakta, bir u kse, bir de genel olarak kse, bir u aalar, bir de genel olarak, ne bileyim ben mevcut olmayan bir dnyada, genel olarak aalar var, demekte ne mana var? Bunlar aacn ne olduunu, ekirdekten niin yetitiini ve niin meyve verdiini anlamamza yardm eder mi?

Aristoteles, bu eski tartmalara tekrar tekrar dnerek ayn sonucu karr: ekli maddeden, kseyi yaplm olduu gmten ayrmak imknszdr. Gm, kse eklini ustann elinde alr. Yani kseyi yapan ustadr. Ya dnyay yaratan nedir? Anaksagoras* (Anaxagoras / Klazomenail Anaxagoras) buna cevap verir: Ustann kseyi, heykeltran heykeli yapt gibi, doada da dnyay yaratan bir akl vardr. Fakat Anaksagorasn kendisi, mmkn olan her durumda sorunu, varln bu nedenini, yani akl yok sayarak zmeye urar. Ve ancak baka bir aklama bulamad zamandr ki, dnyay yaratan bir makine olarak akla yer verir. Empedokles baka trl dnr. Asl sebebin, bir deil, iki olduunu syler: Nefret ve dostluk. Dostluk birletirir, nefret de ayrr. Leukipposla dostu Demokritosun fikrince de, her eyi yaratan atomlarn hareketidir. O halde, maddeyle ekilden baka, bir de hareket

gerek. Fakat bu hareket nereden geliyor? Aristoteles kitaplarda bu sorunun cevabn bulamaz. Ve alabildiine dnmek sayesinde akl pek derinlemi olan Aristoteles grmek, dinlemek ve sezmek iin orman ve krlara kar. Kitaplar zerinde uzun uzun duran Aristotelesin gzleri daha da akllanmtr. Bu gzler eskiden grmediklerini de grebilir imdi. Aristoteles, srlm tarlalarda dolaarak iftinin nemli topraa tohumlar nasl satn grr ve tohumlardan yetiecek baaklar dnr. Her tohum bir baak olabilir. Tane baaa benzemezse de, iinde onu baak olmaya zorlayan bir ey vardr. Aristoteles, yuvada birbiri ardnca kabuunu krarak yumurtadan a balarn uzatan ku yavrularn grd zaman, yumurtann iinde yavruyu meydana getiren kendiliinden bir hareket yer aldn dnr. Civcivin meydana gelmesi iin, kulukann tyl vcuduyla yumurtay stmas yeter. Ve almam bir yol, Aristotelesin dncesini yine zelden genele, taneden doaya gtrr.

Tanede baak olma imkn bulunduu gibi, doada da btn eyalarn, btn varlklarn meydana gelme imkn vardr. nsan, gme kse eklini bilinle verir. Doaysa bilinsiz olarak ve bir amaca ulamak iin, i eilimle yaratr. Bazen doa, istediine eriemez ve hatalar sonucunda ucube doar. Aristotelesin fikrince, ancak bir gayeyle hareket eden yanlr. Doann amac nedir, neye erimek ister? Aristoteles, bu soruyu doann kendisine sorar. Aristotelesin aalarn kklerine bakarken bunlarn, hayvanlardaki azlardan farksz olduunu dnr. Deniz kysnda dolar ve iinde balklarn rpnd alarn nnde durur. Balk, ormandaki hayvanlardan ne kadar farkl! Ama o da solur; akcier grevini gren solungalar vardr. nsanda kemik neyse, balkta klk ayndr. Balklar sandallarn krek seslerini iitince kaarlar. Zaten balklar da bunun iin kreklerini suya yavaa daldrmaya alrlar.

ou zaman Aristoteles, eline keskin bir bak alarak, herhangi bir hayvan aar, onun kalbini, karacierini, dalan inceler. Hayvanlarn i organlarna bakarak, insan vcudunun yaps hakknda bir fikir edinmeye urar. nk bir lnn kesilmesi cinayet sayldndan, insan vcudu hakknda ok az ey bilinmektedir. Aristoteles hayvanlar karlatrarak, onlarn en basit yumuakalardan, deniz yldzlarndan, sngerlerden, drt ayakl kll hayvanlara kadar, uzun bir merdivenin basamaklarna yerletirilebilecei kansna varr. Maymunlar daha yksek bir basamaa koymak gerek. nk maymunun yz insannkine benzer, elleri, parmaklar, trnaklar insannkileri andrr. nsansa, merdivenin en st basamanda bulunmaldr. Alt basamakta otlar ve aalar bulunmal, daha aada da talar, toprak. Aristoteles, bu eyalar ve canl merdivenini aadan yukarya szer. varlklar

Ve grr ki, basamaklar ykseldike, madde daha bileik, daha scak, daha hareketli, daha faal ve daha bilinlidir.

Doa yorulmadan, yeni yeni varlklar yaratr ve bunlarn her biri, kendisinden ncekinden mkemmeldir. Doa, mkemmellie birden eriemez. nk madde buna direnir. Mermerin, heykeltra kalemine direndii gibi. nsan gerekten son basamak mdr? Daha mkemmel, daha bilinli bir varlk olamaz m? Aristotelese, doann neye yneldiini gryor gibi gelir. Yani doann en mkemmel, en kusursuz ey olmaya, fikrin, akln bizzat kendisi olmaya can attn grr. Ve Aristoteles, farkna varmakszn, genliinde Platonun kendisini gtrd o eski yola dner. Aristoteles, ekilsiz kse olamayaca gibi, bedensiz ruh da olamayacan daha dn sylemiken, imdi yine kendisi dnyamz dnda bir yerde var olan maddesiz, bedensiz akla inanmaya balar... Aristoteles, canllarla canszlar, yani topra, bitkiyi, hayvan ve insan salam bir zincirle smsk

balar. Aristoteles, retmeni olan tabiata yeni sorular sorar: Toprak nedir? evremde grdm su, hava, ate nedir? Bunlar ayr ayr m, yoksa birbirlerine bal olarak m vardrlar? Rzgr, bulutlar, yamur, kar, demir ve ta, Aristotelesi derin derin dndrr. ehirde dolarken, alanlar seyretmek iin baka merakllarla birlikte iinden dumanlar kan bir demirci iliinin nnde durur. ekilerin sesleri, dnmesine engel olmaz. Atein demiri nasl dvlebilir ve parlak bir hale getirdiini grr. Ve demiri, topran dourduunu dnr. Demek demir de topraktandr. Odunlarn atete yanarak nasl dumana evrildiini grr ve duman havaya uar. Ama odunu da toprak ana dourmutur. Kle, ustann emriyle atee su serpince, ge ykselen beyaz buu bulutlarna dikkatle bakar ve yamurun bunlar gibi bulutlardan yadn dnr.

Bylece, bir ey baka bir eye evrilir. Yeni, eskinin paralarndan deildir, ondan doar. Daha nce Herakleitos: Suyun lm, buunun douudur dememi miydi? Aristotelesin gzleri nnde, bir deimeler zinciri belirir: Topraktan aalar biter. Ate aalar yakar, duman gklere uar, buu doar. Buudan da su. Sudan yine, rmaklarn dibine balk halinde ken toprak meydana gelir. Zincir tamamlanmtr: Toprak-ate-hava-su ve yeniden toprak. Dnya, drt ana unsurdan Empedokles de ayn fikirdeydi. kurulmutur.

Bu drt unsur arasnda, hep biri dierine evrilir. Bu, dnyadaki btn eyalarn yaplm olduklar o temel unsurun, ilk maddenin, baka baka ekillerde belirmesi deil midir? lk maddeden insana kadar uzayan ve dnyadaki

btn eyalar, btn evreni kapsayan byk zincir kapanmtr. Canl varln ve cansz eyalarn derinliklerine inmi olan Aristoteles, btn evren yapsn kavramak ister. Kendisinden nce Anaksagorasn ve birok bilge kiinin yapt gibi, geceleri yldzlara bakarak evrenin kuruluunu tespit etmeye alr. Aristoteles, dnyann bir tepsi gibi yuvarlak olmayp kre eklinde olduunu sezer. Zaten daha nce Pythagoras ve Pythagoraslar da ayn eyi sylemiti. Aristoteles, denizcilerden Kutupyldznn, kuzeye giderken ufukta ykseldiini, gneye giderken de alaldn iitmiti. Dnya yamyass bir yuvarlak olsayd, hi byle olur muydu? Aristoteles, duvarla lamba arasna konulan bir elmann glgesi nasl duvara derse, Ay tutulmas olaynda da Aya Dnyann dairevi glgesi dtn ve bunun iin de Dnyann elma gibi toparlak olduunu dnr. rencilerden bazlar, Dnyay hl bir kre

eklinde dnemiyorlar. Akllar bunu bir trl almyor. yi, ama diyorlar, dnya top eklindeyse, demek alt tarafmzda insanlar balar stnde yryorlardr. Sonra, gemiler de dnyann eri yamalarnda nasl ykselebilirler, aa kaymazlar m? Aristoteles, rencilerinin bu safa itirazlarn glmseyerek dinler. yle ya, biri iin aa olan, baka biri iin yukardr. Dnyann kre eklinde olduuna, Aristotelesin phesi yoktur. Aristoteles, dnyadan yldzlara giden yola koyulur. Demokritostan daha ihtiyatldr. O, henz evrenin bir tek olduu kansndadr. Evrenin ortasnda hareketsiz duran dnya bulunur. Etrafnda da Ayn, Gnein, gezegen ve yldzlarn akl bulunduu gk kubbeleri dner. Peki, ama neden gezegenler, akntya kar giden gemi gibi, yldzlarla beraber bir ileri bir geri dnyorlar? nk evren, grndnden daha karmaktr. Her gezegen saydam bir kubbeye akldr. Bu

kubbe ikinci bir kubbenin iindedir. Her hareket iin, ayr bir kubbe var. Biri gezegeni ileriye, yldzlarn hareket ettii yne, biri de geriye gtrr. Baka bir kubbe, gezegeni ykseltir, yine baka biri de alaltr. Gnele Ayn, er kubbesi vardr. Bunlar ters ynde hareket etmezler. En uzaktaki kubbe, yldzlarnkidir, evrenin snrn meydana getirir. Aristoteles, evren denen ve kendiliinden yryen oyunca para para skp sonra yeniden birletirdiini sanr. Aristoteles dnr: G ve dnyadaki her eyi harekete getiren sonsuz ve hareketsiz bir ey olmaldr. Bylece Aristoteles, sonsuz ve deimez motoru, yldzlarn kubbesi tesine, gn snrlar dna yerletirir. Bu, Aristotelesin, baka bir dnyada bir yerde yayor sand akldr. Aristoteles, daha doyurucu bir izah bulamaynca akl makinesine bavuran Anaksagorasla alay edeli pek fazla bir zaman gemedii halde, imdi asl kendisi, bu eski makineyi ele alp adna ilk motor diyor.

Yol onu yine mevcut olmayan bir dnyaya gtryor. Aristoteles, Ayn altndaki Dnyamzda her eyin deitiini dnr. Ama Ay kubbesinin tesinde deiiklik yoktur. Oras sonsuzluk lkesidir. Aristoteles, yine Platonun rettiklerini hatrlayarak dnyann stnde hayali bir gk dnyas kuruyor. Burada anma, eskime, kaybolma yoktur. Orada hareket de dnyadaki gibi deildir. Hibir ey ne kalkar, ne der, ne de sonsuz ve durgun bir dolam halindedir. Aristoteles bylece, doru yolu bir bulur, bir yitirir. Bir gn maddesiz ruh, maddesiz ekil olmadn syleyerek, Platonun fikirler hakkndaki retisini amanszca eletirir. Ertesi gn de, onun izinden yryerek, iinde maddi hibir ey bulunmayan ilk motordan ve baka bir dnyadan sz eder. Yunan bilgeliini derlerken, Aristotelesin, birletirilmesi imknsz olan eyleri, yani Platonla Demokritosu, eski dinle yeni bilimi, idealizmle materyalizmi birletirdii de olur. Ama birok eyde

yanlmakla beraber antik dnyann en byk dnr olarak kalmaktadr.

5 Dnyay Fethetmenin ki Yolu


Aristoteles, Atinann gymnasyumlarndan biri olan lisenin kapal galerilerinde gezinerek rencileriyle konumaktan pek holanr. Bunun iin Atinallar kendisine ve rencilerine peripatesiyenler, yani gezinenler lakabn vermilerdir. Aristoteles ve rencileri, giderken durup geri dner, sonra yine ters ynde giderler. Tek bir szn karmamak iin rencileri geride kalmamaya urarlar. Dnlerdeyse saygyla ekilip hocalarn ne brakrlar. Hi de faydasz olmayan byle gezintilerden sonra rencileri dalr ve her biri kendi iine dner. Kimi bitki toplar, kimi hayvanlarn bnyesini inceler, bazlar da kum stnde yuvarlak ve genler izerek geometriye dalar. Bir ksm da var ki, etraflarna bir sra papirs tomarlar yarak bunlardan notlar karrlar.

renciler hocalarna yardm ederler. Aristoteles, devlet hakkndaki kitabn yazabilmek iin yz elli sekiz Yunan devletinin dzenini incelemek zorunda kalmtr. Yazd kitaplarn saysysa bine yakndr. Bu ancak Aristoteles gibi bir devin yklenebilecei muazzam bir itir. Yine de rencileriyle yardmclar olmasayd, o bile bu ile baa kamazd. Bu kk ordu gerek yolunda gnden gne ilerledike ilerlemitir. Bunlarn bu gezinmeleri askerlerin seferlerine benzer. Bakomutan askerlerine u devi vermitir: Bilim adamlarnn dnya hakkndaki ayr ayr gzlemlerini ve bunlardan kardklar sonular bir araya getirip toplamak. Bu bilim yz yandadr. Ve VI., V. ve IV. yy.dan beri geen bu yz yldan, ne kadar ok bilim adam gelip gemiti. Bunlarn her biri bir temel atm ve zerinde bir ey kurmutur. Yunan ehirleri gibi, bilim adamlar da birbirlerine sk sk dman olmulard. Btn bu bilgileri karlatrp yoklayarak, byk bir bilgi imparatorluu halinde birletirmek gerek. Bu gl imparatorluk snrlarn durmadan

geniletiyor. Burada blgelerin snrlarn, okulun banda bulunan bilgin iziyor. Blgelerden biri matematik, dieri fiziktir, ncs bitkiler tarihi, drdncs hayvanlar tarihi, beincisi bilimler tarihi, altncs ahlak, yedincisi politikadr... Bilgi imparatorluunda bu eyaletlerin says oktur. Ve btn bu eyaletlere, en yksek bilim olan felsefe hkimdir. Bitkiler tarihiyle, Aristotelesin en iyi rencisi ve taraftar Theophrastos, bilim tarihiyle Eudemos urar. Aristoksen denge kanunlarn, Dikaiarkhos da corafyay inceler... renciler her gn lisede toplanr. Aristoteles onlarla konuurken yetitirdii birinci ve belki de en iyi renciyi, ou zaman zlerek hatrlar. Bu renci bilim adamnn bar silahn, askerin keskin klcyla deitirmiti. skender ve Umut Aristoteles, Makedonya kral Philippos, kendisine u satrlar yazd zaman genti: Olum skenderin, senin zamannda domasna izin verdikleri iin tanrlara krler olsun. nk senin eitiminle,

tahtmn layk bir mirass olacan umuyorum. Philippos gl bir hkmdard. Yunanistann birbirine dman olan ehirlerini tek bir imparatorluk halinde birletirebilmitir. zgrlk Atinallar bile onun, kendi zerlerindeki egemenliini tanmak zorunda kalmlard. Kral Philipposun hayali, byk fetihlerdi ve balad ii olu skenderin sona erdirmesini istiyordu. Bir hkmdar ocuuna, hele btn dnyaya hkmetmek isyeten bir hkmdar oluna retmenlik etmek kolay deildir. skenderin Aristotelese ve bilime saygs vard. retmenine sekiz yz talent altn armaan etmiti. Bunlar o kadar oktu ki, on arabayla tanamamt. Aristoteles bu altnlarla birok kymetli elyazmas satn almt. skender, hkmdar olmayp da retmenini dinlemi olsayd, imdi br rencilerle birlikte lisenin aal yollarnda bilge kiilerin yolunda gezinirdi. retmeni onu, yeryznn bir ucuna kadar gtrmekle kalmayp gkte parldayan uzak

yldzlara, uzayn llmez derinliklerine de gtrrd. Ve skender dnyay, yalnz kendisi ve Makedonya iin deil, bilim iin, btn insanlk iin fethetmi olurdu. Oysa skender imdi ok uzaklarda. Yeryznn bir u-cunda, steplerin yakalanamayan atllaryla savayor, Hint fillerinin basksn nlemeye alyor. Kendisini oralara srkleyen neydi? skenderin, sefer arifesinde btn klelerini, btn iftliklerini dostlarna dattn sylerler. Peki, sana ne kald? diye sorduklarnda da umut der. Byk orduyu Asyaya srdren ite umut tanrasdr. ran ahlarnn, servet dolu hazineleri oradadr. Yine orada, dnyann br ucundaki Hindistanda, altnlar aslan bal, aslan peneli masal kular, akbabalar korurlar. skenderin her askeri, hayalindekine douda kavuacan umut eder. Birok klesi ve altn olan, servetini artrmak

istemitir. Hibir eyi olmayann emeli de, yoksulluktan kurtulabilmek iin, eline bir eyler geirmek olmutur. Evde kalanlar alamamlard. Umut tanras, onlar da teselli etmiti. Yoksullarn oluk ocuklar, kocalarnn ve babalarnn kendilerine doudan evlerine ayak basmam olan mutluluu getireceklerine inanmlard. Zenginler de, alarn ve yoksul serserilerin kskanlk dolu baklarndan kurtulduklar iin memnundurlar. skenderin sefer arkadalar arasnda bilim adamlar da vard. Gittikleri yerleri incelemek, hi kimsenin bilmedii lkere varmak, bilinmeyen bitkiler ve karnlar doldurulmu hayvanlarla yurtlarna dnmek istiyorlard. Byk skender, bilim adamlarn beraberinde almt. Aristotelesin rencisi deil miydi? Umut, koskoca orduya ovalar ve dalar atryor, Belucistan llerinde susuzluu ve sca unutturuyordu. Hindiku Dalarnn karl geitlerinde

orduyu stan umuttu. Saysz savalarla, gelmiyordu. seferin bir trl sonu

Ordunun yama ettii altnlar binlerce araba batya tayordu. Ama ordu da gittike darmadank, muazzam bir perianlar kalabalna evriliyordu. Askerlerde stba parampara olmutu. Kllar krlemi, atlarn nallar anmt. skender, bana yeryzne egemen olmak gibi etin bir i amt. Yeryznn ne kadar byk olduunu bilseydi, onu fethetmeye kalkmann aklszlk olduunu anlard. Ordusunun geecei yolu izdii haritada, dnyann ucu pek uzak olmayp byk Yaksarta ve Hint rmaklarnn hemen tesindeydi. Bu haritada, Hazar (Hazer) Denizi dnyay evreleyen Okyanusun ince bir krfezi biiminde uzanyordu. Sonra skender, bugnk ad Sir-Derya olan Yaksartaya dayanmt. Avrupann burada bittiini,

arkasnda da Okyanusun bulunduunu dnmt. Irman kysnda duran Byk skender, ileride su deryas yerine, usuz bucaksz steplerle ot deryas grd. Buralar skitler, Sakalar, Kasagetler adyla bilinen, cengver gebe kabilelerin yurduydu. Sovyetler Birliinde bu kabilelerin torunlar bugn de yaar. Sivri kee klahl atllarn, anszn belirip saldrmalar ve gzden kaybolmalar bir olurdu. Ayn zamanda ordunun gerisinde, Orta Asyadaki kabileler de bakaldrrlard. Bylece yenilmezliiyle n salan, hep ileri gitmi olan skender, ilk olarak geri ekilmenin acsn yaamtr. skender Hindistana gider. Tecrbeli askerleri, yamur gibi yaan oklarn ve Hint fillerinin ar ayaklar altnda yok olurlar. Gkten gece gndz boanan yamurlarn selleri iinde boulurlar. On yldr yollarda srndkleri halde, dnyann ucu daha grnmemiti. Hint Irmann arkasnda karlarna yeni geni topraklar, bilinmeyen denizlere akan yeni rmaklar kt.

Askerler, daha ilerilere gitmek istemiyorlard. Kllarn ve kalkanlarn bir yana atp artk balarndakileri dinlemez olmulard. Umut onlar aldatmt. Kendilerine btn dnyay vaat etmiti, ama ne verdi? Sakatlk ve yara, hastalk ve alk. Askerler ikyet ediyorlard. Onlar susturmak iin Byk skender, iaecilerin getirdii arap flarnn almasn emretmiti. Ve yenilmez ordular, zurna ve ney sesleri arasnda sarho arklar syleyerek, debelene debelene ekilmeye balamt. skender dnyay fethedemedi. Hatta talyadan Hindistana kadar fethetmi olduu usuz bucaksz kara paras da, lmnden sonra bir ta yn gibi yklp dalverdi. skenderin, birlikte gtrd bilim adamlar daha mutluydular. Bunlarn ele geirdikleri bir, hatta on yl deil, yzlerce yl kalacakt. Yurtlarna dndklerinde, bilimle uraan arkadalarna grdklerini ve bulduklarn anlatmlard. Theophrastos (M 372-288), Bitkilerin Tarihi adl

kitabn yazarken, bunlarn notlar gznn nndeydi. Theophrastos, scak lkelerde orman andran bir aa bulunduunu, bunlardan renmiti. nsan bu aaca bakarken, aa bir deil, birok gvdeli gibi grnr. Oysa bunlar, dallardan topraa doru sarkan kklerdir. Scak lkelerde, geceleri uyuyan bir aa var. Akamlar tyl yapraklarn kvrr, sabahlarysa uzun kirpikli gz kapa gibi aar. Orada aalardan daha yksek kamlar biter. Oradaki bir aacn, ku tylerini andran yapraklar arasndan salkm salkm sarkan uzun tatl meyvelerden birka tane yiyerek insan, aln giderebilir. Ve btn bunlar masal deildi. Her aa, yaprandaki en byk diiklere kadar aklanmt. Gezginler yalnz yapraklardaki diikleri grmekle kalmamlard. Dikkatli baklaryla, karlarnda alan btn bitkiler dnyasn da kavramaya altlar.

Byk skenderin bilgin yol arkadalar, yksek dalarn eteklerinde hurma aac ormanlar, muz ve bambu fundalklar grmlerdi. Daha ykseklerde, onlara yurtlarn hatrlatan ve defne aacyla manolyaya benzeyen, yaz k yeil aalar grmlerdi. Bunlardan da yukarda, da yamalarnda geni yaprakl ve ine yaprakl ormanlar sra sra ykseliyordu. ne yaprakl aalarn st ksmnda da toprak, yosun ve otlarla kaplyd. Her da, scak gneyden, sert iklimli kuzeye kadar uzayan yeryzne benziyordu. Byk skenderin seferine katlan bilim adamlar, yurtlarna daha birok bilgiyle dnmlerdi. skender, uzun seferleri srasnda kendileri pek az eyle yetinen, ama bilim iin ok eye ihtiyalar olan bu insanlara, belki de defalarca imrenmiti. skenderin, Asya seferine kmadan, Korinthosta filozof Diyojeni (Diogenes) ziyaret ettiini anlatrlar. Diyojen, misafirini eve kabul edememi. Sebebi de ok basitmi, evi yokmu, kpek gibi eski bir fnn iinde yaarm. Byle olduu halde bu yoksul filozof, hkmdarlardan daha mutlu olduunu

sylermi. Diyojen, dnyada hibir felaket karsnda boyun emezmi. Bir gn Diyojeni, kle pazarnda kle olarak satlacak insanlar arasnda grmler. Diyojen mteriye: Eer kendine kle deil, efendi almak istersen, beni al demi. Byk skenderin Diyojeni ziyaretiyle, iki marur insan yz yze gelmi. Biri cihangir skender, dieri de fsndan baka bir eyi olmayan Diyojen. skender Diyojene, dile benden ne dilersen dediinde u cevab alm: Glge etme, baka ihsan istemem. Ve ayrlrken skender: Ben skender olmasaydm eer, Diyojen olmak isterdim demi. Dnyann fatihi, seferlerin tozlar ve yangnlarn dumanlaryla milyonlarca insann gneini glgelemiti. Dumanlar dalm, tozlar yatm, fetihler kmt.

Dmanlk ve Dostluk stne nsanln tarihi ilk bakta sonsuz, kanl bir fetihler zinciriymi gibi grnr. Babil, Asur, Msr ve ran hkmdarlar, dnyay fethetmek iin ka kez sefere kmlard! Tapnaklarn duvarlarna yazdklar yazlarda, daha hibir ey yapmamken, kendilerini dnyann drt bucann hkmdar, ahlar ah, evren padiah olarak ilan etmilerdi. Bunlar, getikleri yerlerde, ileri ve kalabalk lkeleri ssz llere eviriyorlard. Eklzleri aarak rmaklar zvanadan karyor, bulank sular ehirleri kumla basyor ve eskiden ehir olan yerlerde, mezarlar andran kum ynlar kalyordu. Hangi cihangir dnyay fethedebilmitir? Asur hkmdarlar Ermenistan dalarndan Nil kylarna, Kbrstan Elama kadar btn lkeleri egemenlikleri altna almlard. Pers ahlar, devletlerinin snrlarn batda Trakyaya, douda Hindistana, kuzeyde

Karadenize, gneyde geniletmilerdi.

Arabistana

kadar

Makedonya kral skender, hem ran hem Babili, hem de Msr fethetmiti. Ama hibiri btn dnyay zapt edemedi. Dnya onlarn zannettiklerinden daha bykt. Ve onlarn dnya imparatorluu dedikleri, usuz bucaksz yeryuvarlanda, ancak kk bir yer tutuyordu. Bu dnya imparatorluklar, kurulur kurulmaz paralanmaya balar ve enkazlar zerinde, yeniden fetihlere giriilirdi. Herkesin herkese dman olduu zamanlarda bile, yaratma ileri durmuyordu. byle

Denizlerde bir kydan dierine gemiler iliyordu. Karada kervanlar lleri, dalar ayordu. iftiler, duvarclar, demirciler, madenciler yorulmadan alyor, topraktan servetlerini karyorlard. Bakr Adas denilen Kbrs Adasndan bakr, Altn lkesi Nubyadan altn, Toroslardaki

gm dalarndan gm, Fenikenin Sedir Vadisinden gemi iin kereste, Baltk lkelerindeki Kehribar kysndan kehribar, ngilteredeki kurun adalarndan kurun elde ediliyordu. Salam gemilere ve develere ykl denklerde maden kleleri, kumalar, papirs rulolar, bir lkeden dierine ulatrlrd. rann posta beygirleri, Ephesosla Susa arasndaki ah yolunda, turnalar geride brakrlard. Atllar postay birbirlerine devrederlerdi. Terli, azlar kpkl atlarn eyerleri zlrken, kervansaraylarda ve hanlarda baka atlar zaten yola km, drtnala kouyorlard. Bylece szgelimi sabahlar Ege Denizinde tutulan balklar akamst, Irak Devletinin br ucundaki Susaya, ahn sofrasna taptaze yetitirilirdi. eitli eya ve haberler, tre ve inanlar, sz ve sylentiler lkeden lkeye dolard. Harflerle birlikte, arlk, uzunluk ve zaman lleri, gnlerle aylarn adlar bir halktan dierine geerdi. Bugn baz lkelerde para birimi olarak kullanlan

funt, eski Babilde kullanlp mina denilen altn paraya eitti. Metre, iki Babil kulacndan, ancak birka milimetre ksadr. Para ilk kez douda grlmtr. lk paray, Kk Asya denilen Anadoluda, btn komular tarafndan dkknc millet diye adlandrlan Lydiallar basmtr. ek Farsa bir szdr. Ruslarn etrevik (eyrek) dedikleri l, Romallarn kuadrantalna eittir. Ustalarn yaptklar ara ve gereler, bahvanlarn yetitirdii meyve aalar, bir lkeden baka bir lkeye geerdi. evremizde grdmz her eyden, daha kklkten alp bildiimiz her eyadan, uzak devirlere giden ipler uzanr. Bugn sahip olduumuz servetleri, kltr denilen varl birok halkn ve kuan emei yaratmtr. Halklarn elleri birbirine bakyordu. Bir halkta olmayan, dierinde vard. Bir halkn yapamadn ve bilmediini bakalar yapyor ve biliyordu. Emein yaratt servet artyordu. Ama

alkanlarn yannda almadan yaayanlar, bakasnn srtndan geinenler oalyordu. Yeryznde istilaclar fr dnyorlard. Ama onlara asl gerekli olan toprak deil, topra ileyenlerdi. stilaclar binlerce, yz binlerce insan krmlard, sa kalanlar kle yapmak iin. lenden ne kar! Ama yaayan alr. stilaclarn can attklar ne altnd, ne de gm; Msrllarn dedikleri ldrlm canllar, klelerdi. Emein gc gittike artyordu. Savalar lkeleri yakp ykyordu. Bu ikisi madalyonun iki taraf gibi birbirinden ayrlmazd. Sava, emeksiz olamazd. Kleler, elleriyle kl yapar, bunlar da yeni yeni insanlar kleletirmek iin kullanlrd. Kleler, kl kuvvetiyle lkeleri dize getirirlerdi. Ve fatih, kendi ahsnda dnyann hkmdarn grrd. Ama yalnz kl gcne dayanarak kurulmu, uzun mrl insan topluluu, nerede grlr! Makedonyal Byk skenderin, kimsenin zemedii bir kr dm, klcyla paralad sylenir.

Ama skender, klcn birletiremediini bildirdi.

kestiini

bir

daha

Bunun iin de, halklar birletirmek, aralarnda akrabalk balar kurmak iin, on bin askerini ranl kadnlarla evlendirmi, kendisi de ayn gn ran hkmdarnn kzn almt. Tarihte en byk dn bu olmutur. Filozof Diyojen, kendisine dnya vatanda derdi. skenderse, dnya hkimi ve tanr olmak istemiti. Babili bakent yapm ve Msrl khinlerin, kendisini tanr Ammonun olu ilan etmelerine gz yummutu. On binlerce Yunanly Asyaya g ettirmiti. skender getii her yerde birok ehrin temelini atm ve hepsine de Aleksandriya, skenderiye adn vermiti. Bu yeni ehirlerde hayat da eski ehirlerdeki gibi deildi. Egemen Snf Dzeni Bir zamanlar Atina byk bir ehir saylrd. Atina, sadece bir ehir deil, on bin evli bir devletti. Bir gn bu ehir-devlet, insanlara dar gelmeye

balad. Kle emeiyle yaplan mallar ylyordu. Bu mallara ehir pazarnda yeteri kadar mteri bulunamad iin, deniz telerine srmek gerekiyordu. Gemilerden, uradklar her limanda, boaltlsalar da boaltlmasalar da vergi alnrd. Her yerde gmrk ve snr karakollar vard. O kadar ki, boaz kylarnda yaayanlar boaz keser, yabanc tccarlar da ister istemez kyya yanap vergi demek zorunda kalrlard. Baka lkelerden gelip yabanc bir ehre yerlemi bir adam, en zengin ve en tannm insan da olsa, btn haklardan mahrum bir yabanc muamelesi grrd. Ev, toprak satn alamazd. Haklarn, mallarn savunabilmek iin, yerlilerden kendisini koruyacak bir adam bulmas gerekirdi. Tccarlar arasnda, birok ehirle birden alveri eden ve filolar halinde gemiler iletenler de vard. Her kk ehrin bile kendi gmr, kendi paras, yabanclara kar yasalar olmas bu tccarlarn iine gelmiyordu.

lerini geniletebilmek iin bu zengin tccarlara, yalnz bir ehir deil birok ehir ve lkeyi snrlar iine alan bir devlet gerekliydi. Tccarlara faizle para veren tefeciler, byk atlye sahipleri de bunu istiyordu. Yzlerce klenin alt bu atlyelerde, hem kendi pazarlar, hem de uzak ehirlerdeki pazarlar iin mallar yaplrd. Bir devletin snrlarn geniletmek iin fetihlere kmak gerekiyordu. Bundan baka fetihler, istila edilen lkelerden kleler elde etmek, yapa, deri, demir ve bakr gibi hammaddeler ele geirmek iin de gerekliydi. Aknlar ite byle balar. Atinal Alkibiyad, gemileri Sicilya Adasna srer. Emeli, bat ve dou Yunanistan ehirlerini birletirmektir. Ama sava, Atinallarn yenilgisiyle biter. Yllar sonra Yunan ehirlerini birletirmek iine, Makedonya hkmdar Philippos giriir. skender de buna devam eder. skenderin lmnden sonra, devleti paralanr,

ama paralar da pek kk deildir. Bunlardan her biri, Suriye olsun, Makedonya olsun, Msr olsun; nceki gibi tek ehir-devlet deil, koca lkelerdi. stilaclar iin, byk devletler kurabilmek, kle sahiplerinin ydklar servetleri korumak, dzeni ondan memnun olmayanlardan korumak iin kuvvetli bir idare, kuvvetli bir iktidar gerekiyordu. Egemen snflar, krallklar kurmaya baladlar. Msrda, Suriyede, Makedonyada, krallar vard. Bunlar, tanr gibi sayg grrlerdi. Yeni devlet dzenine, yeni bir felsefe gerekti. dare bandakilere itaatin en yksek erdem olduunu, iktidarn, sayca az kiilerin elinde bulunmas gerektiini, halkn sr, yneticilerinse birer oban olduklarn, iktidarda bulunanlarn istedikleri gibi dnmeleri gerektiini, halka ispat etmeliydi. Bilimin, insanl kmaza soktuu anlatlmalyd. Tek kar yol, tanrlara olan inanca dnlmesindeydi. Krala egemenlii tanrlar balamlard. Felsefe iin bu, geriye yani bilinen tanrlara inanca ve hayali ruhlar lemine dnt.

Thales, Anaksimandros (Anaximandre, Anaximendres), Anaksimenes (Anaximene, Anaximenos), Herakleitos, Anaksagoras, Demokritos... lerleme yolunda birer admdlar. Sokrates, Platon ve onlarn izlerinden yryenlerin rettikleri, artk bir gerileme, tersine yrytr. Ya Aristoteles? Kitaplarnda Demokritostan birok sayfa bulunduu halde o da geriye ekilir. Ama tarihte, eskiye dnmek imknszdr. nsanlar atalarnn dzenine ve inancna dnmekten sz ederlerdi. Oysa, Platonun felsefesi atalarn inanc deildi. Atalar tanrlara, onlarn varln ispata kalkmadan, uklalk etmeden inanrlard. Platonsa, retisine, gerek bilimle savaa dayanabilmesi iin, bilim ekli vermeye abalar. Atalar, neyin iyi, neyin kt olduunu uzun boylu dnmezlerdi. Tanrlarn iradesini yerine getirmeyi iyilik, buna kar gelmeyi de, ktlk sayarlard. Sokratesse, ahlak kurallarn, matematikinin bir

teoremi ispat ettii gibi ispatlamak istemiti. Sokratesin retisi, eski dine aykr gibi gelebilir. Sokratesi, yeni tanrlar getirmekle bouna sulamamlard. Ne yeni inan, ne de yeni dzen ncekilere benziyordu. Atalar zamannda ileri, kabilenin soylu kiileri idare ederlerdi. imdiyse iadamlar, tefeciler, btn dnya ile ticaret yapan zengin tccarlar soylu kii olmulard. nceleri ehirde yabancya dman gzyle baklrd. imdiyse yle ehirler domutur ki, burada yaayanlarn hepsi yabanc, daha dorusu, yabanc deil de yerli Yunanllar, Msrllar, Fenikelilerdi. Yeni hayatn, atalarn yaayna ne denli benzemediini grmek iin, skenderiyeye gitmek yeterdi. Bilim ileri Bir zamanlar Msr, orada yaayan halka dar, kk bir ev gibi gelmiti. Deniz almaz bir duvar,

her yabanc eytann olu, yani dman saylrd. Bu deniz, geni bir kap gibi dnyaya almt. Ve bu kapda, dnyann merkezi olan bir ehir domutu. skenderiye daha uzakta. Etrafta sadece hrdayan deniz. Denizcilerin keskin gzleri, uzaktaki feneri grmeye balamlardr. Fener yaklatka ykseliyor. Biraz daha yaklanca, onun kendisinden daha yksek bir kulenin zerinde bulunduu iyice grlyor. Rzgr, geminin yelkenlerini iiriyor. Kurun gibi ar yzlerce krek, iskarmozlarn iinde sular kprterek hafif hafif kayyor. Denizcilere, gemi kuleye doru deil de, kule gemiye doru yryor gibi grnyor. Kulenin tepesindeki deniz tanrs Poseidon da, yabanc misafirleri selamlyor gibi elindeki dili zpkn sallyor. skenderiyeye dnyann drt bucandan onlarca gemi yanayor. Liman dar geliyor artk. kat krekli, hafif sava gemileriyle yan yana hantal, binlerce ton hububat

tayan gemiler de demir atmlard. Fakat bu byk gemiler bile, ok katl hkmdar gemilerine kyasla ufack grnrler. Otuz sra krekli, drt dmenli, direk gibi uzun krekli, bu ssl, yzen saraylar, deniz tesi lkelerden misafirler hayretle seyrediyorlar. Baz gemiler limana giriyor, bazlar da kyor. kan gemilerin daha ar olduklar hemen belli. Bunlarn tekneleri, suya daha derin batm olup daha ar dnyorlar. Anlalyor ki, ykleri ar... Nihayet misafirler kyda. Grltl ve rengrenk kalabala karrlar. Bunlar, kendileri gibi misafirler arasndan seebilmek kolay deil. Burada hangi dil konuuluyor? Hangi dil konuulmuyor ki?! Burada Yunanlya da rastlanabilir, Museviye de, Fenikeliye de, Romalya da, ranlya da. Szgelimi u, altn ve fildii lkesinden siyah bir Nubyal, bu da, mis kokularn diyar Arabistandan ak sakall bir eyh. skenderiyenin kendi dili de var. Bu dilde, eitli dillerin yani Yunancann, Msr dilinin, branicenin szleri, kalabalktaki insan gibi birbirine karmtr.

nsan burada, dnyann nasl genilemi olduunu gzleriyle grr. Denizyollar skenderiyeyi, Meotiya glnn (Azak Denizi) kysndaki Pantikapeya ile Bizansla, Atinayla, Syrakuzai ve Kartacayla ve gelecein Marsilyas olarak Massalia ile balamtr. Doudan buraya triyat, baharat, fildii, devekuu ty, Hint elii ve filler getiriliyor. Nil batyla douyu birbirine balamtr. Gemilerin ileyebildii geni bir kanal, Kzl Denizi Nile balyor, Nilden de gemiler skenderiyeye Akdenize kyorlar. skenderiyeden zerinde Msr krallar Ptolemaioslarn balar bulunan altn paralar, Yunan vazolar, renkli cam kaplar, ss eyalar ine gidiyor, oradan da, deniz ve karayoluyla, ipekli kumalar geliyordu. nsanlar inde de alyorlard: Doayla savayor, sulama kanallar ayor, topra iliyor, ehirler, kprler kuruyor, ta yollar dyorlard. skender byk devletini kurduktan yz yl sonra, in de Sin Prensliinin hkmdar, btn br

prensleri kendisine tabi klarak Sin i Huandi, yani ilk imparator Sin adn almt. Bunun iin ine, sonralar Sinin lkesi, yani Sinlilerin lkesi dendi. mparatorluun bakenti Siyanyan, yedi yz bin kyl ve kle kurmutu. Bunlar, rman kylarnda, ladin, defne ve mercan aalarndan saraylar yapmlard. Irman zerinde kapal bir kpr kurmulard. Saraylar kapal galerilerle birletirmilerdi. En iddetli yamurda imparator ve maiyeti, saraydan saraya geebiliyor, srmal elbiselerine bir damla bile yamur dmyordu. mparatorun yaad bu bakenti kurmak iin ok emek harcanmt. Ama mezarn yapmak daha g olmutu. Kustak Lisan Da, imparatorun mezar haline getirildi. Ovadan akan rmak kurutularak yata, yeraltndan mezara giden uzun bir yola evrildi. Ustalar saraya benzeyen bu antkabri, evreni rnek tutarak yaptlar. Tabanna bronz deyip stne dalar ve ovalar

ydlar. Tavan gk kubbesi biiminde yaptlar. Irmaklarn yataklarna dktkleri cvay, ustaca yaplm tesislerle rmak gibi akttlar. Prl prl parlayan cva rmaklarnn kylarna oyuncak yaptlar. Byle bir saray yapmak, byk bilgi isterdi. in, bilginleriyle vnd kadar, ustalaryla da vnrd. Baastronom, bamhendis ve baktip, imparatorluun en ok saylan insanlaryd. Baastronomun asl grevi Gne ve Ay tutulmalarn hesaplayp bildirmekti. Hata ederse idam edilirdi. nk byle bir hata yznden, imparatorun ve btn imparatorluun, gn gazabna urayabilecei sanlrd. ok eski zamanlardan beri, her Gne ya da Ay tutulmas, byk bir olay olarak bambu levhacklarndan yaplm bir tarih kitabna yazlrd. Yunanistanda Anaksagoras, Demokritos, Sokrates gibi filozoflar yaarken, inin de kendi filozoflar vard.

Filozof Mo-Tzu, insanlarn nasl dndkleri ve doru dnlerin yanl dnlerden nasl ayrt edildii stne bilimsel bir eser yazmt. Mo-Tzu, maddeyi ve enerjiyi tarif ederek, enerjinin, hareket halinde madde olduunu yazmt. Mo-Tzu, safahat iinde yaayan soylular aa vurarak insanlar hakszlk ve zulmle savaa arr. Savalarn halklara ne byk felaketler getirdiini grr ve insanln, ancak btn halklarn birlemesiyle kurtulabileceini syler. Mo-Tzu, ayn zamanda byk bir mhendisti. Kaleleri mancnklara ve baka kuatma silahlarna kar savunma yntemlerini bulan Mo-Tzudur. Onun hakknda: Gerekirse, devlet iin derisini yzdrp verir derlerdi. inde baka byk filozoflar da vard. Lao-Tzu, dnyada her eyin harekette olduunu ve deitiini retir. Her ey, tek eyden kar ve tek eye dner. Geici nimetler zerine titremekten ne kar? Bilge kii, dnyada bo eylere aldrmayandr.

Le-Tzu adnda baka bir filozof da, eserinde egemenliin olmad zulmsz, hayali bir lke tasvir eder. skenderiyeli tccarlarn, gezileri srasnda ilk kez iittikleri dnya ite byleydi. te yandan, uzak bat hakkndaki ilk haberler de ine ulamt. Yunanllarn dnyann dou kys saydklar yer, inliler iin, onun bat kys olmutu. Dalarla llerin ayrd iki dnya, ilk kez olarak karlam ve birbirini tanmlard. Dnya, batya doru da genilemiti. Eskiden insanlar okyanusu, dnyann kys, ucu sayarlard. Gn geldi ki, buray atlar, Herakles stunlarn geride brakarak kuzeye yneldiler. Marsilyal denizci Pifey, Britanyay kefetmiti. Antik dnyann bu Kristof Kolombu, yurduna dndnde, Britanyadan tede, alt gnde gidilebilen Tule adnda bir ada bulunduunu anlatmt.

Artk dnyann ucu, Herakles stunlar deil, Tule Adas saylmaya balamt. skenderiye atlyelerinde demirciler, Kbrs bakryla, Britanya kalayn eritip kartryorlard. skenderiye pazarlarnda kadnlar, Elbe kylarndan getirtilen ve rmak tanralarnn gzyalar denilen kehribarlardan satn alyorlard. skenderiye limanndan bir sra yol, atlyelerin, dkknlarn yanndan geerek ehre giderdi. Bu ehir eski ehirlere benzemezdi. Geliigzel deil, bir plana gre kurulmutu. Her biri ellier adm genilikteki iki ana cadde, dik bir a halinde kesiirdi. br sokaklar da o kadar geniti ki, arabalar ve atllar, birbirine engel olmadan rahat rahat gidip gelirlerdi. Bu sokaklara, mlekiler ya da camclar soka deil, yeni adlar, yeni harflerin adlar verilmiti; Alfa, Beta, Gama soka gibi... ehrin hemen hemen te birinde saraylar ve tapnaklar vard. Tapnaklarn duvarlar, eskiden olduu gibi hiyerogliflerle sslyd. En byk tapnak

olan Serapeion, artk eski tanrlarn deil, eitli halklardan insanlarn yaad skenderiyenin koruyucusu, tanr Serapisin tapnayd. skenderiyeliler, hkmdar Ptolemaiosun bir d grdn anlatrlar: Hkmdara dnde boylu boslu, ok gzel bir delikanl grnr ve Pontus kylarna emret de, yaadm lkeye, beni almak iin bir gemi gndersinler der. Ertesi sabah Ptolemaios, khinlere dn anlatr, ama bunlar lke hakknda bir ey bilmezler. Ptolemaios, grd d unutur, ama delikanl yine grnr ve isteini tekrarlar. Ptolemaios, d yormas iin Delphi khinine eli gnderir. Delphi khini, delikanlnn Sinoplu gzel bir tanr olduunu anlatr. Sinopa hemen bir gemi gnderir, Sinop hkmdar, tanrnn heykelini yabanclara vermek istemez. O zaman kocaman heykel, tapnaktan kp gemiye biner ve grlmedik bir hzla gnde skenderiyeye varr. Bylece, eitli halklardan insanlarn yaad skenderiyenin tanrs bile, uzak bir lkeden gelen bir misafir olur.

Bu Msr ehrinde her ey yabancdr. Msrda, bir Msrl deil, Byk skenderin komutanlarndan birinin torunu olan Ptolemaios adl bir Yunanl hkm sryor. Doma byme skenderiyeliler arasnda da Yunanllar Msrllardan oktur. nceleri bir Msrl, bir Yunanlyla ayn sofraya oturmaya asla raz olmazd. Sonralarysa skenderiyede Yunanllar Msrllardan, yar yarya Msrllar da Yunanllardan birok ey almlard. Hkmdar Ptolemaios, kendine firavun derdi. Bir Yunan ad olan adna, Msr dilinde Rann gzdesi, Ammonun sevgilisi anlamna gelen Sotep-ni-RaMiammon adn eklemiti. Yunanllar Osirise kurban getirirler, Msrllar da kendi tanrlarndan Ptaha Hephaistos, Tot adl tanrlarna da Hermes derlerdi. Bylece, bir zamanlar yalnz denizle deil, dmanlk duvarlaryla da ayrlm olan halklarn adlar, inanlar, dil ve treleri, bu yeni ehirde birbirine karmt. skenderiye dnyann merkezi olmutu. Yabani hayvanlar ve yabanc topraklar hakknda

denizcilerin anlattklar hikyelerden bilgi edindiimiz gnler, daha pek o kadar geride deildi. O gnlerdeyse herkes, hkmdar sarayndaki hayvanat bahesine gidip tropikal Afrikadan getirilmi gerek filleri, zrafa ve kocaman ylanlar gzleriyle grebilirdi. Burada bir botanik bahesi de vard ki, belki dnyann ilk botanik bahesiydi. skenderiyedeki Pan korusunda yetien aalar, orman tanrs Pan, yurdu Yunanistanda hi grmemiti. skenderiye kitaplnn raflarnda yz binlerce papirs rulosu korunmutu. Yalnz Btn Bilgi Alanlarnda nl Eserlerin Katalou denen bir katalog, yz yirmi ciltti. Kitapln banda nl bilgin Erathosthenes bulunuyordu. Platonun Akademiada ok rencisi vard. Aristoteles, lisede daha ok renci toplamt. Ne Akademia ne de lise, skenderiye muzeumuyla, yani bugnk anlamda niversitesiyle kyaslanamazd. Eskiden insanlar, yalnz tanrlara ibadet ocaklar olan tapnaklar kurarlard. skenderiyedeyse

muazzam bir bilim oca kurulmutu. Burada, hkmdarn arsyla birok ehirden skenderiyeye gelmi olan bilim adamlar yaarlard. Bunlar bilimden baka hibir eyle uramazlard. almalar, gezi ve deney yapmalar iin gereken her eyi hkmdar hazinesinden alrlard. Bilim adamlar, her gn le yemeini bir arada yer, sonra da bilim konumalar balard. Msr hkmdarlar gl devlet adamlaryd. Bilginin kuvvet olduunu bilirlerdi. Matematikle mekaniin kale inasnda, sava aralar ve gemi yapmnda; astronominin denizcilikte, hekimliin insanlar tedavide gerekli olduunu iyi bilirlerdi. Ptolemaios hanedanndan hkmdarlar, bilim adamlarndan, airlerden, filozoflardan armaan esirgemezlerdi. nk bilim adamlar, onlarn sava glerini artrr, servetlerini oaltr; airler onlar ver; filozoflar, hkmdarlara iktidar tanrlarn verdiini ispata alrlard. nceleri, felsefeyle doa bilimi bir btnd. lk Yunan filozoflar, ayn zamanda doay inceleyen

birer aratrcyd. skenderiyede bilimle felsefenin yollar artk ayrlmt. Filozoflar hl felsefeyi bilimlerin stnde bir bilim sayarlard. Ama buna haklar yoktu. Bunlar, hayattan ayrlarak gerei sonuna kadar kavramaya alrlard. Dnyay kavramann, ayr ayr insanlarn deil, saysz kuaklarn ii olduunu anlamazlard. Bilimi, kendi emalarna sktrmaya abalarlard. Bu, bilimin ilerlemesini engellerdi. Astronomi, mekanik ve br doa bilimleri geliirken, felsefe skenderiyede gittike geriliyordu. Buradaki filozoflarn ou Platoncuydu. Platon sa olsayd, memnun olurdu. nk Ptolemaiosular onu, Atinallardan daha iyi takdir etmilerdi. Demokritosularaysa skenderiyede pheyle baklrd. Demokritosun skenderiye kitaplndaki kitaplar tozlar iindeydi, kimse bunlar okumazd. Baz fiziki ya da matematikiler, bir teoremi zmek ya da bir doa olayn izah etmek iin

Demokritosu hatrlarlard. Bu gizlice olurdu. nk iktidardakiler ve muzeumun yksek koruyucular, tanrsz ve eitlikten yana olan Demokritostan holanmazlard. Muzeum, kurucularnn tasarsna gre, dev llerde bytlm bir Platon Akademiasyd. Fakat ne Platonun Akademiasna ne de Aristotelesin lisesine benzerdi. Lisede bilim adamlar okur, gzetlemelerde bulunurlar, teoriyi pratie indirmezlerdi. Muzeumdaysa insanlar, yalnz kafayla deil, elle de alrlard. ler, tartar, bir eyler kaynatr, kartrr, eritirlerdi. Burada yalnz kitap tomarlar deil, eitli aletler de vard. Astronomlar, ge sadece bakmazlar, bu aletlerle astronomik lmelerde bulunurlard. Yuvarlak mermer bir stun zerinde, iki bronz halkadan armilla denen bir alet dururdu. tede kuadrant denen bir mermer duvar vard ki, bundan dairenin drtte biri kesilip karlmt. Baka

bir yerde de armilla kresi dururdu. Bundaki drt bronz halka, dnerek yldzlarn hareketini taklit ederdi. Bir de yldz yakalaycs denen ustrulap vard. Gkteki yldzlar bununla yakalanr ve yerleri tespit edilirdi. Muzeumda bilimsel aratrma yapanlar, ok eski zamanlarda yasak saylan eylerle uramaya da cesaret ederlerdi. Ktphanede bilim adamlar, lyadayla Odysseiada, aslna uymayan msralar olduu dncesiyle, bizzat Homerosu da dzeltirlerdi. Bazlar, Homerosun yaam olup olmadndan bile phe ederlerdi. Anatomi salonunda, Herofilos adl hekim, kutsalla saygszlkla sulanmaktan korkmakszn insan cesetlerini terih ederdi. Bylece, dnce organnn, eskiden sanld gibi kalp olmayp beyin olduunu, damarlarn havayla deil, kanla dolu bulunduklarn aklamt. Daha Empedokles zamannda Krotonlu hekim Alkmeon, hayvann hareketlerini beynin ynettiini sezmiti. Fakat Alkmeon, yalnz hayvanlar terih

ederdi. Herofilos ise eski yasaklar ineyerek insan vcudunun da otopsisini yapmt. Msrda bu cesareti gstermek, Yunanistana kyasla daha kolayd. nk Msrllar teden beri lleri mumyalamakla urarlard. Laboratuvarsa, eri birtakm borularn birletii acayip bakr kazan ve krelerle donatlmt. skenderiye muzeumu, tecrbeye dayanan bir bilim kalesiydi. Filozoflar yz yl boyunca doa stne kafa yormam olsalard bilim olmazd. Binyllar boyunca mlekiler, camclar, demirciler ve bakrclar atlyelerinde, tezghlarnda almam olsalard, yine bilim olmazd. Kafa ve El El, binyllar boyunca kafaya hocalk etmiti. gittike daha ustalam, kafa gittike akllanmt. Ustalk, akl gelitirmiti. akllandka da, ellerin yapt ie daha karmaya balamt. Eller, daha Kafa ok

Eller byk bir ta bloku kaldramazd. Oysa,

tapnak ya da piramit yapmak iin bloklar kaldrmak gerekti. te kafa ellere, blokun altna bir manivela sokmay emretmiti. Manivela, bloku yerinden ancak oynatabilirdi. Ya yukar nasl kaldrmalyd? Kafa ie yine kararak eik dzlemi bulmutu. Yuvarlamak, srklemekten daha kolay olduu iin, ta blokun altna yuvarlak aa ktkleri sokulmasn tavsiye etmiti. Ar ykleri kaldrmak iin eik dzlem yapmak ok emek isteyen iti. Kafa, meseleye daha kolay bir zm yolu buldu. Makara yapmay dnd. Ekseni etrafnda dnen ve evresi bir ipin oturabilecei ekilde oyuk olan makaraya ip geirilince ykler daha kolay kaldrlabilirdi. Kendi kendine hareket eden ikinci bir makaraya da arlk asldnda iki el, nceleri drt elin g kaldrabildii yk kaldrabiliyordu. Bu da biraz gelimi ve elle yk arasna , drt

hatta be makara yerletirilmiti. Makaralarn says arttka insann gc de artyordu. Artk ancak bir devin kaldrabilecei yk bile kolayca kaldrabiliyordu. Kafa ellere yardm ediyordu. Ama eller kafay rahat brakmyor, yeni yeni iler istiyorlard ondan. Tarlalar sulamak iin rmaktan suyu elle karmak zordu. Ve kafa, rmaktan suyu uzun bir kaldrala karan kr yapmay dnd. Suya gittike daha ok ihtiya duyuluyordu. Derken bocurgat belirdi. Bu, manivelayla dndrlen ve dndrldke, su dolu kovann bulunduu urgan kendi zerine saran bir dolapt. Bocurgatl kuyu, krkl kuyu! Bunlar mkemmel birer bulutu. Bunlar binlerce yl yaayarak, ellere yardm edecekti. Suya ihtiya daha da artyordu. ler gittike ylyordu. htiya, insanlara akl retiyordu. Kafa, hi elsiz de olamaz m diye dnmeye

balamt. nsan iin, teden beri yk tamaya alm olan drt ayakl yardmclar aklna geldi. Bocurgatn manivelas uzatlarak, dolaba at kouldu. Beygir dnerek yrr ve bir diliyi, dili de, ucunda bir kova bulunan ipi saran mili evirirdi. Beygir bacaklarnn yapabilecei iten kurtulmu olan insan elinin daha ince ilerle uramas, yani miller, tekerlek dilileri yapmas gerekmiti. Kafa gittike dah zor problemleri zyor, ellere ise gittike daha ince ve zor iler dyordu. Irmaktan suyu beygirle kartan insan, atsz da olmaz m diye dnmeye balamt. Suyu, rmak kendisi kartp tarlalara aktamaz myd? Ellere yeni g bir grev verilmiti: yle bir ark yapp rmaa indirmeliydi ki, rmak suyu kendisi karabilsin. Irmak akarken arkn kanatlarna rastlayp bunlar itiyor. ark dnyor, altndaki kovalara su doluyor, kovalar dnerek yukar knca da su, bir olua dklyordu. nsana gereken de buytu zaten.

Bylece, rmak tarlalar kendiliinden suluyor ve tarlalarda tahl yetitiriyordu. Gzn rn toplama zaman gelince harman yaplyor, yani baaklar dvlerek taneler ayrlyordu. Bunlar tmek gerekiyordu. nceleri tahl, kk deirmenlerde elle tlrd. Bir kyl ailesini doyurmak iin frnlara birdenbire ok un gerekince, byk deirmenlere ve ar deirmen talarna ihtiya duyuldu. Byle bir oynatlamazd. deirmen ta, elle yerinden

Ve kafa yeniden dnmeye balad. nsanlar yeniden o zamana kadar birok ite denenmi olan manivelaya bavurdular. Uzun bir manivelay, iki deil, drt, alt, hatta sekiz el birden evirebilirdi. Kleler, gslerini manivelaya dayayarak, daire eklinde dne dne ar deirmen talarn eviriyorlard. Deirmen talar gittike byyordu. Artk bunlar

sekiz el bile eviremiyordu. nsanlar bu kez de, elsiz olmaz m diye dnmeye baladlar. Yine at akla geldi. Manivelaya at kouldu. At, uslu uslu dnerek unu tyor, insan ellerineyse at yalnz kamlamak kalyordu. Deirmen talar daha da byyordu. Artk at bile bunlar dndremez olmutu. nsan attan da gl bir yardmc bulmu deil miydi? Irma kendisine hizmet ettirmemi miydi? nsan su dolabnn kovalarn karp yalnz kanatlar brakt. Irmak, ark itiyor, ark bir mili, mil de, zerine deirmen tann oturmu olduu mili dndryordu. Mesele bir Rus masalnda olduu gibi cereyan ediyordu, yani torunun bykanneye, bykannenin dedeye yardm edip bir turpu kardklar gibi ar yuvarlak deirmen talar da dnmeye balyorlard. lk su deirmenlerinin ilemeye balamas, insanlar iin ne byk bir bayram olmutu! Su, kpre kpre arka arpyor, un tozundan deirmen tann zerinde beyaz bulutlar

ykseliyordu. Dilerin gcrts, suyun neeli seslerine karyordu. Bunu iiten kadnlar sevin iindeydiler. Bu neeli sesler onlara, el deirmenlerinin kederli gcrtsndan ho geliyordu. Ozanlar, su dolabna iirler dzyorlard: Elleriniz dinlensin kadnlar! Rahat uyuyun. Varsn horoz, tan yeri aaryor diye bildirerek sizi istedii kadar uyandrmaya alsn. inizi artk su grecek. nsanlar, kendi ar ilerini deirmenin yaptna seviniyorlard. Ama ne sihirli bir ey yarattklarnn farknda olduklar pheliydi. Su deirmeninin yzlerce makineye model olabileceini, bunlarn yalnz un tmekle kalmayp demir dveceklerini, maden karacaklarn, bez dokuyacaklarn nasl tahmin edebilirlerdi? Bu makineler, daha sonralar insann iini grecek, onu giydirip doyuracak, havada ve yerde tayacaklard. Bununla beraber eski ada, gelecein makinesini hayalinde kurmu olan bir adam vard.

Bu Aristotelesti. Aristoteles unlar yazar: Eer her i aleti, Daidalosun* yapt kendi kendilerine hareket eden aletler gibi, bir emir zerine ya da kendi arzusuyla kendi iini yapabilse, szgelimi dokuma tezghnn mekikleri kendi kendine dokuyabilseler, o zaman ustaya rak, efendiye kle gerekmezdi. nsanlar ok eski zamandan beri, byl eyler hayal ediyorlard. Halklar, byl eyler hakknda masallar yaratmt. Rusyada, sihirli sofra rts, kendiliinden kesen balta, uan hal hakknda masallar var. Yunanistandaysa, kendini efsanevi Daidalos ustann soyundan saymayan tek bir demirci yoktu. Yunanllar baltay, bky, gemi direini, yelkeni ilk bulann Daidalos olduunu sylerlerdi. Girit Adasndaki labirenti de o yapmt. Daidalos, balmumuyla kartal tylerinden kanat yapm ve olu karusla birlikte umutu. Fakat karus, ok ykseklere km, gne balmumunu eritmi, kanatlar dalm, karus da denize dmt.

Daidalos, kendi kendine hareket eden birok olaanst ey daha yapmt. nsanlar yalnz masal anlatmakla kalmyor, byl eyler yaratmaya da alyorlard. nsanlara, tarlalar sulamak, yk kaldrmak, kaleleri kuatmak iin aatan, tatan, demirden, uysal yardmclar lazmd. Daidalos gibiler oalyordu. Kendilerini, efsanevi ustann torunlar sayanlar, artk yalnz demirciler, marangozlar, heykeltralar, deildi. Syrakuzaide, skenderiyede, ellerinden her i gelen ustalar vard. Bir yapya ar ta bloklar kaldrmak gerekirse, makaralar bileik bir mekanizma halinde birletirebilen palanga ustasn arrlard. Su deirmenlerini, byk derinliklerden su ekme tesislerini makine ustalar, demir ve ta glleleri uzaa atan mancnklar da mancnk ustalar yaparlard.

Harika ustalar da vard. skenderiye tapnaklarnda kaplar otomatik olarak alrd. Bir bronz khin heykeli, tren krssnde atei yakar ve tanrlara arap sunard. Bayram gnlerinde, madeni bir ses, duaclar tapnaa arrd. Bunlar hep harika ustalarnn iiydi. Mekanikle yalnz ustalar uramazlard. Daha Platon Gney talyadayken, Tarentli bir Pythagoras olan arkada Archytas, makaralarn zelliklerini incelemiti. Aristoteles ya da rencilerinden biri mekanie dair bir kitap yazmt. Bu kitapta, manivela, palanga, terazi ve dililer sz konusuydu. Yine ayn kitapta, bir dili dndrlnce, ikinci ve nc dililerin de dnebilecei syleniyordu. Syrakuzaide, bir matematiki ve mhendis olan Arimet, yalnz yap ilerinde ve savata kullanlan aralar yapmakla kalmam, mekanikteki yasalar da aklamt.

nl skenderiyeli mekaniki Heron, otomatlar yapm ve hava, ate, su, toprak sayesinde, hayatta bize faydal olan eitli, alacak makineler yapmna dair kitaplar yazmt. Kitaplarndan birine Heron yle balar: Filozoflar ve mekanikiler, hava ve su sanatyla uralmasna yksek bir deer verirlerdi. Mekanikiler bu ii, suyun gc ve kudreti iin, filozoflar da, sanatlarn bizzat z iin takdir ederlerdi. Bylece, mekanikilerin emei bilimi, bilim de almalar ilerletiyordu. Eski zamanlarda Babille Msrda, bilimin domasna insan emei ve tecrbesi sebep olmutu. Bilim Yunanistanda geliti. Demokritos ve Aristoteles, bilimi o zamana kadar grlmemi bir seviyeye ykselttiler. Yzyllar sonra bilim eski yurduna, Msra dnd. Msrn skenderiye ehrinde, tecrbeye dayanan bilimin gelimesi, Yunanistana nisbetle daha kolayd.

Maden ocaklarnda, demirhanelerde, yaplarda zgr insanlarn yerini kleler alal, Atinada emek hor grlmeye, kle ii saylmaya balamt. skenderiyedeyse i buraya kadar varmamt. Orada atlyelerde zgr zanaatlar, oullaryla ve cretli iilerle alyorlard. skenderiyede kimsenin bo durmad sylenirdi. Kimi cam yapar, kimi papirs hazrlar, kimi de keten bez dokurdu. Herkesin herhangi bir sanatta tecrbesi vard. Topallarla krler bile kendilerine i bulur, kuvvetten dm olanlar bile isiz kalmazd. Byle olunca, bilim adamlarnn almalarnda alacak ne vard. bile elle

Muzeum bir bilim ocayd. Daha ok bir atlyeye benzerdi. Kald ki, tek bir atlye deil, bal bana bir bilim sitesiydi. Bir yerde fizikiler, tede astronomlar, baka bir yerde de mekanikiler alrlard. Bilim gelimiti. Aristotelesinki gibi bir kafaya bile smaz olmutu. Aristoteles serpilip gelien bilim imparatorluunu miraslar arasnda blmek zorunda kalmt. Muzeumdaysa bilimlerin bu

blnme ii daha da ileri gitti. Her ey bir kafaya smaz, bir ift el de her eyi beceremezdi. Muzeumda, binlerce renci hocalarn ynetimi altnda corafya, astronomi, tarih, mekanik, matematik, felsefe renirlerdi ve bunlar o zamanki bilimlerin tmyd. Eukleides (klid) burada ders vermi, Arimet matematii burada renmiti. Hkmdarlar bile okumak iin buraya gelirlerdi. Hkmdar Ptolemaios, klidden matematik renmek iin kolay bir yol gstermesini rica etmi, klid de: Matematikte hkmdarlar iin ayr bir yol yoktur demiti. Bilgelerin Yolu Aristoteles rencilerini lisenin iki yan aal yollarndan, bilgiler yolundan uzaklara gtrrd. skenderiyeli bilim adamlar daha da uzaklara gitmilerdi. Bilge kiilerin yolu kendilerini dalarn tepelerine gtrmt. Bu yol, yeryuvarlan bir kuak gibi sarm sonra da Aya, Gnee ve yldzlara uzanmt.

Bir zamanlar insanlar, dalar gklere deer sanrlard. Olympos Dann bulutlu tepelerinde tanrlarn oturduu, Prometheusun Kafkas Dalarnda bir kayaya ivilendii sylenirdi. Bu kaya o kadar yksekti ki, gne battktan sonra bile, drt saat daha gkte parlard. Dalarn yksekliini kim lebilecekti? Karl tepelere eriebilecek bir dev bulunacak myd? Byle bir dev bulundu. skenderiyeli bilgin Erathosthenes, acayip aletlerle alar lyor, genleri iziyor, papirs tomarlarn iaretlerle dolduruyordu. Erathosthenes, hibir daa trmanmadan, bunlarn yksekliklerini yerden renmiti. Aristotelesin rencilerinden Dikaiarkhosun, daha nce bulmu olduu bu usul Erathosthenes de biliyordu. Dikaiarkhosun hesaplarn sonuna kadar ilerleterek, dalarn pek o kadar yksek olmadn renmiti. Bunlar, aa kabuu gibi prtkl olan yeryuvarlann zerinde birer tmsekcikti.

Ya yeryuvarla? Bunu kim dolaacak, kim kucaklayacakt? En cesur denizciler bile, dnyay dolamay akllarndan dahi geiremezdi. Erathosthenes, yeryznn byle byk bir yolculua kmadan da llebileceini bilirdi. Bunun iin skenderiyeden Siyenaya gitmek yeterdi. Gne, Siyena zerinde doruktayken, skenderiye zerinde doruktan, dairenin ellide biri kadar uzaktr. Siyenayla skenderiye arasndaki mesafe be bin stadiondur. Dairenin ellide biri be bin stadion olduuna gre, demek btn daire iki yz elli bin stadiondu. Bylece insan, gzle grmedii eyleri bile lmenin yollarn bulmutu. Yeryuvarlann bykln renmek iin gnee bakmt. ki yz elli bin stadion! skenderiyeli corafyaclar, bu dairenin ancak Herakles stunlarndan talyaya, talyadan Yunanistana, Yunanistandan da Ganj Irmann azna kadar uzanan drtte birinin yerleik olduunu sylerlerdi.

Ya ykmenin, yani yerleik yerin tesinde ne vard? Bazlar ta Hindistana kadar, yalnz daire olduunu dnrd. Bazlar Okyanusta, gkyznn daima masmavi ve insanlarn hl Altn ada yaad Mutlu adalar olduuna inanrlard. Yol dnyadan, deniz ve dalardan dosdoru gkyzne, Aya ve Gnee gidiyordu. Kim bu yoldan yryp Aya kadar ka adm olduunu ve Gnein ne kadar byk olduunu syleyebilecek? Bilim adamlar, gzlemevlerinden ayrlmakszn yine yola kmlard. Bu dnya sakinlerinde, g lmek iin aletler vard. te gzlemevlerinde, aletlerden birinin nnde, hareketsiz bir astronom duruyor. Eli yavaa bronz halkay eviriyor, gzleri dereceleri sayyor. Bu, Samoslu Aristarkhostur. Aristarkhos, bilim alannda Aristotelesin torununun torunudur. Aralarnda yz yl vardr. Aristoteles, Theophrastosun

retmeniydi. Theophrastos Stratona, Straton da Aristarkhosa hocalk etmiti. Bilim tartmalarla meydana geliyordu. renci sk sk hocasna kar duruyordu. Aristoteles Platonla tartmt. Straton, Aristotelesin grlerini Demokritos un retisini kabul etmiti. reddedip

Stratonun rencisi Aristarkhossa daha ateli bir Demokritosuydu. Demokritos gibi o da, dnyalarn saysz olduuna inanr ve dnyamzn evrene kyasla bir nokta kadar kk olduunu sylerdi. Aristarkhos, gece gndz gkyznde dolar, yldzlardan saylara geer, saylardan da yine yldzlara dnerdi. Aya ve Gnee kadar yolu lm ve Gnein bizden, Ayla aramzdaki mesafeden ka misli daha uzak olduunu renmiti. Aristarkhos, Gnei dolam, sonra onu da lmek iin Aya ynelmiti. Aristarkhosun hesaplar, henz tam doru deildi. Aya olan mesafeyi, hemen hemen doru olarak tespit etmi, fakat Gne kendisine, olduundan

daha yakn grnmt. Hesaplarna gre, Ay ok daha byk, gnese ok daha kkt. Ama o zamanki yarm yamalak l aletleriyle hesaplarda tam isabet olabilir miydi? nsan, daha ilk defa g lmeyi deniyordu. Aristarkhos, enine boyuna lt gk evini, artk bir misafir gibi deil, o evin sahibiymi gibi gzden geiriyordu. Hatta plann bile izmiti bu evin. Ve evrenin merkezinde Dnyann deil, Gnein bulunduunu gittike daha ak bir ekilde anlyordu. Pervanelerin lamba etrafnda dndkleri gibi, gezegenler de Gnein etrafnda dnyorlard. Ve Dnya, bu gezegenlerden ancak biriydi. Bu, evrenin krokisini birden basitletirmiti. Gezegenlerin kark hareketlerini izah etmek iin uydurulmu olan birok gk kubbesine artk lzum kalmamt. Aristarkhos, kendi retisini insanlarn kolay kolay kabul edemeyeceklerini, bunun iin aradan yllar geeceini biliyordu. nk insanlar, dnyann evrenin ortasnda bulunduu fikrine almlard. Dnyann, Gne Sistemindeki, gezegenlerden biri

olduunu nasl kabul edebilirlerdi. Bylece Dnya, bir sporcunun att glle gibi evrenin merkezinden kverip yerine Gne gemiti. Fakat astronomlar, bu gerein lafn bile iitmek istemiyorlard. Byle olsayd; diyorlard, bir gemide giderken aalarn ve dalarn uzaklatklar gibi yldzlar da dnyadan uzaklarlard. Aristarkhos yle itiraz ediyordu: Yldzlar o kadar uzaklardalar ki, onlarn yer deitirmelerini fark edemeyiz. Szgelimi, yalnz birka adm gerilediimiz zaman, uzaktaki dalar bizden uzaklayor gibi grnyor mu? Aristarkhosun delilleri kimseyi kandramyordu. Antik dnyann bu Koperniki (Copernicus), dnyaya ok erken gelmiti. Anaksagoras, Sokratesi, Demokritosu, Aristotelesi suladklar gibi Aristarkhosu da suladlar. Aradan yllar, yzyllar geti. Aristarkhosun retisiyse insanlara imdi bile ok yeni ve cesurca grnr.

Yine skenderiyede MS II. yy.da Klaudius Ptolemaios adl bir bilgin, yer ve gk hakknda on ciltlik byk bir eser yazm ve buna, Yuna ve Ren rmaklarndan Hindistan ve ine kadar uzanan dnyann bir haritasn da eklemitir. Ayrca yldzlarn da bir listesini yapp ayr ayr her birinin yerini gstermitir. Ptolemaios, evrenin krokisini yeniden izmi ve bir hayli dnmt: yi ama dnyay ne yapmal, nereye yerletirmeliydi? Aristarkhos leli yzyllar getii halde Ptolemaios onunla tartmaya devam ediyordu. Aristarkhosun fikirlerine kar yeni yeni itirazlar bulunuyordu. Ptolemaios yle diyordu: Dnya, yerinde durmayp hareket etseydi bulutlar geride kalr ve gkyznn bir yannda toplanrd. Yukar atlan bir ta, altndaki dnya biraz kaym olacana gre atld yerden biraz teye derdi. Ptolemaios, yeryzndeki her eyin onunla birlikte

hareket ettiini ve geri duramadklarn da bilmezdi.

kalamadklar

gibi

Ptolemaios, Aristarkhosa kar birok delil daha ileri srerek u sonuca varr: Dnyann yerinde durduunu dnmek daha basittir. Ne var ki, ller itiraz edemeyecekleri iin, Aristarkhos da itiraz edemez. Ama yldzlar Aristarkhosu savunur. Muzeumun Gzlemevinde, astronomlar her gece gezegenlerin hareketlerini gzetler, bunlarn bir ileri, bir geri gittiklerini grrler. Aristarkhosun fikriyle bunu anlamak kolay. Ptolemaiosun dnmesiyle ise izah imknsz. Ptolemaios grlerinde srar eder. Gezegenlerle tartmaya giriir. Srf yeryuvarla bulunduu yerde hareketsiz dursun diye, gezegenlere gkyznde kark ekiller izdirmek lzumunu duyar. Ay, dnyann etrafnda deil, mevcut olmayan bir nokta etrafnda dndrr. Bu noktay da, merkezi dnyannkiyle bir olmayan bir dairede hareket ettirir.

Gezegenler iin, daha acaip bir mekanizma uydurur. Ama yeni gzlemleri eski grlerin erevesine sdrmak pek o kadar kolay deildir. u soru astronomlarn hep kafasn kurcalad: Yldzlar gerekten pek uzaktalar m?, Evreni kim lebilecek? Bu meseleyi zme iini, skenderiye bilim ocanda yetimi olanlardan Arimet zerine ald. Arimet, Sicilyann Syrakuzai ehrinde yaard. Evrenin byklne dair yazd eseri Syrakuzai hkmdar Gelona adamt. Eserin ad Kum Tanelerinin Saysna Dairdi. nsanlar kum taneciklerini en kk l sayarlard. Evrene ne kadar kum tanecii sabileceini lmeye uram olan Arimet unlar yazmt: Ey Kral Gelon, kum taneciklerinin saysz olduunu sanan insanlar vardr. Syrakuzaide ya da Sicilyadaki kumlar deil, zerinde insann yaad ve yaamad, btn ktalar kastediyorum. Arimet, yalnz dnyaya deil, btn evrene

sabilecek kum taneciklerinin de hesaplanabilir olduunu ispat etmiti. Arimet daha, hl dnyann snrnn yldzlar kubbesi olduunu dnrd. Ve hesaplarna gre, yldzlar kubbesi on milyar stadion uzaktayd. Evreneyse o kadar ok kum tanecii sabilirdi ki, bunlarn says altm sfrl bir rakam bulurdu. Muazzam bir sayyd bu. Sonsuzluun yannda ne nemi vard? Bir zaman gelecekti, insanlar baklaryla ylesine uzaklara dalabileceklerdi ki, en hzl yolcunun, yani n bile byle bir yolu gemesi iin milyonlarca yl gerekecekti. nsanlar, galaksimizin tesinde baka galaksiler bulacak, yine de karlarnda hep sonsuzluk uzanacakt. Arimetin, llemeyecek kadar byk bir evreni dnmesi zordu. O, gkyzn daha yer lleriyle lyordu. Byle olmakla beraber, Arimet dnyay yldzlardan ayran mesafenin ne kadar byk olduunu artk biliyordu. Arimet Yasas

Bir yanda kum tanecii, te yanda da. Bir zamanlar insan, byle kk ve dar bir dnyada yaamt. Derken bann zerindeki gk, on milyar stadion ykseldi. Kum taneciinin de bal bana bir dnya olduu anlald. Arimet, Demokritosun gzle grlmez zerrecikler hakkndaki retisini bilirdi. Ve zerreciklerin bal olduklar yasalar anlayabilmek iin, kk dnyann kapsn almt. Bu kaplar amak pek de kolay deildi. Kum tanecii, tan iine nasl sokulmalyd? Orada zerrecikler birbirine smsk bal deiller miydi? Ancak ar bir eki, ta paralara ayrlmaya zorlayabilirdi. Suya girmek daha kolayd. Suda oynak ve hzl zerrecikleri, el bile kolayca ayrabilirdi. Arimet, su lemini inceliyordu. Ve bu lemin, kendine zg yasalar olduunu gittike daha iyi anlyordu. Arlksz cisimlerin olabilecei harikalar lemine

girmek iin, uzaklara gitmeye gerek yoktu, elini su dolu bir kaba brakmak yeterdi. Bu olaanst lemde her ey, arlndan bir ey kaybediyordu. Bazlar batacak yerde suyun yzne kyor, bazlar suyun ortasnda kalyor ve yalnz en ar cisimler dibe kyordu. Arimet, dnyadaki btn cisimlerin, grlmeyen zerreciklerden meydana geldiini bilmeseydi, bu olaylar zor anlard. Arimet, suyun neden iinde bulunduu kabn eklini aldn anlamaya alyordu. Kalabaln insanlardan meydana geldii gibi, suyun da zerreciklerden olutuunu dnyordu. Meydan dolduran bir kalabalk, o meydann eklini almyor muydu? Suyun da, bulunduu kabn eklini almasnn sebebi ayn deil miydi? Arimet suya bir aa paras batryor, niin dalmadn dnyordu. Su, zerreciklerden olutuuna gre, diyordu kendi kendine, herhalde stteki zerreciklerin arl alta basyor. Suya daldrlan bir aa parasnn alt zerreciklere

basnc, suyunkinden zayftr. nk aa sudan hafiftir. Denge bozuluyor. imdi ayn derinlikte birbirinden farkl basn yapan zerrecikler toplanyor. Fazla basnl zerrecikler, az basnl zerreleri sktryor. Bunlar da aac zorlayarak suyun stne atyorlar. Suya batrlan cismin arl, tard suyun, yani cismin hacmi kadar suyun arlna eit olunca denge kuruluyor. Bylece Arimet, cisimlerin yzme olay stnde kafa yorarken, kendi adn tayan yasay buluyor. Ve binlerce yl sonra bu yasay renciler bile biliyor. Arimet, en zor matematik ve mekanik meselelerini zyor ve kendisinden ok daha nce, Demokritosun bu meselelerden birounu zaten zm olduunu gryor. Arimet, skenderiyede yaarken Demokritosun adn iitirdi. Demokritos tanrszlyla nlyd. Bilimsel tartmalarda onun adn anmak, densizlik

saylrd. Syrakuzaiye dndkten sonra Arimet, Demokritosun kitaplarn okumaya koyulmu ve onlarda en zor mekanik ve matematik meselelerini zebilecek anahtar bulmutu. Bu anahtar, atomlara yani blnmez zerreciklere dair bilgiydi. Arimet piramit, koni, kre ve silindir hacimlerinin Demokritos usulyle kolayca hesaplandn grmt. Bunun iin cismi, kk yass dilimlere blmeliydi. Bilindii gibi, Demokritosa gre, cisimler yzeylerden, yzeyler izgilerden, izgiler de noktalardan oluurdu. Arimet skenderiyedeki bilim ocana, eski dostu Erathosthenese bir mektup yazmt. Hkmdarn himayesi Erathosthenes iin deer biilmez bir eydi. Tanrsz Demokritosun dmanyd. Erathosthenes yalnz bir astronom ve filozof deil, ayn zamanda saraylyd. Arimet bunu iyi bildii halde, bilim iin faydal

grdn Erathosthenese sylemeyi kendisine bor saymt. Arimet unlar yazmt: Ben seni ciddi bir bilgin ve sekin bir filozof sayyorum. Bunun iin sana teoremlerin ispatnda faydal olan zel bir usul izah etmek isterim. Bunu ilk kez olarak Demokritos teklif etmitir. Ben bu usul yazl olarak anlatmay kararlatrdm. nk bununla matematie olduka nemli bir hizmette bulunacama inanmmdr. Bu usul inceleyecek olanlardan ounun, benim aklma gelmeyen yeni teoremler bulabilecekleri kansndaym. Arimet, muzeumdaki br bilim adamlarnn da bu mektubu okuyacaklarn biliyordu. Bilim iin tek bana bile herkese kar koymaktan korkmazd. Arimet, hep byle davranmt. Kum Taneciklerinin Hesaplanmas adl eserinde de, skenderiyeli bilginler kurulunca reddedilen retiyi hesaplarna temel olarak almt. Bakn o zaman ne yazmt:

Samoslu Aristarkhos, bir sra varsaymlarn bulunduu bir eser yazmt. Dnyann, zannettiimizden kat kat byk olduu kyor bu varsaymlardan. nk Aristarkhos, yldzlarn ve gnein sabit olduu, dnyannsa gnein etrafnda dnd kansndadr. Bylece Demokritosun yolu, antik dnyann en byk bilginleri Aristarkhosla Arimetin yrd ana bilim yolu olmutur. Arimet yalnz bilgin deildi, ayn zamanda mhendisti de. Onun zamannda mhendislik zanaat saylrd. Platon, dostu Archytas, mekanikle urat iin knamt. Archytas, aatan uan bir gvercin yapmt. Platona gre bu, filozofa yaramaz bir iti. Mekanik bir zanaatt, varsn bununla zanaatlar urasnd. Arimet, bunda da Platona ve taraftarlarna kar koymutu. Mekanii dakik bir bilim haline getirmek iin ok

emek vermiti. nsanlar mekanie ayor, fakat anlamyorlard. Kaldra yardmyla, az bir gle yk kaldrmak onlara anlalmaz bir mucize, by gibi geliyordu. Hatta kaldracn doa yasalarna aykr olarak ilediini sanyorlard. Arimetse kaldra yasalarn bularak, burada da doast yasalarn deil, doa yasalarnn ilediini gsterdi. Arimet, Archytas ve baka biroklar gibi, kendi kendine hareket eden oyuncaklar deil, gerek makineler ve aletler yapyordu. Bakrdan bir gkkresi yapmt. Bu gkkresini, suyla alan bir motor eviriyordu. Gkkresi harekete geince, Ayn sabahlar yerini Gnee nasl brakt, Ay tutulurken dnyann glgesinin Aya nasl dt, gezen yldzlarn, yani gezegenlerin, gkte nasl yer deitirdikleri grlyordu. Arimet skenderiyedeyken, Msrda tarlalar sulamada kullanlan, Arimet burgusunu mkemmelletirmiti. Daha sonralar Arimet burgusu maden ocaklarnda kullanlmt.

spanyada madenciler, sk sk yeralt rmaklarna rastlarlard. Irmaklarn hzl akntlarna kar, sular eik hendeklere aktarak savarlard. Arimet burgusu sayesinde madenciler, btn sular karp derinliklerdeki rmaklar boaltabilmilerdi. Arimet, inaatlara yardm etmek iin Mesnetler Kitab adl bir kitap yazmt. Bu kitabn yardmyla, stunlarn tayabilecekleri yk hesaplanabilirdi. Her dlgerin gemi yapp suya indirebildii zamanlar gemie karmt. Arimetin yaad Syrakuzaide balkonlu, koridorlu, jimnastik salonlu, bodrumlu ve hatta deirmenli, yzer ehirler limana demirlemilerdi. Geminin bordasnda, bir ehrin kale duvarlarndaki gibi kuleler ykseliyordu. Bylesine byk bir yzen ehir yapabilmek iin, usta olmak yetmiyordu, mhendis olmak gerekirdi. Sylentiye gre, gemilerden biri o kadar byk ve arm ki, suya indirilememi. Btn Syrakuzai halk, gemiyi ekmeye koulmusa da gemi yerinden oynamam.

Arimeti yardma armlar. Arimet iin bu zlmez bir i deildi. nk kaldra yasalarn kendisi bulmutu. Onun, Bana bir dayanak noktas verin, dnyay yerinden oynataym szn herkes tekrar ederdi. Arimet, dev geminin etrafna bileik bir kaldra ve makaralar sistemi kurmu. Yzlerce el, halatlara sarlm ve ar gemi, rahata suya indirilmi. Yine sylentiye gre, bunu gren Syrakuzai hkmdar Hieron; Bundan sonra, Arimet ne derse ona inanlmasn istiyorum! diye barm. Bir zamanlar insanlar, dev Heraklese, gk kubbeyi omuzlarnda tutan Atlasa dair masallar karmlard. Daha sonralarysa, yar tanr devlet yerine bilim adamlar, Herakles yerine Arimet hakknda masallar anlatlmaya balamt. Bir gn Syrakuzaide kuyumcular, hkmdara altndan bir ta yaparlar. Kuyumcularn, altnn bir ksmn gizleyip yerine taca

gm kartrdklarndan phelenilir. Hkmdar, Arimeti artp: te tacm, der. Bunda ne kadar gm olduunu anla, yalnz tac bozma. Arimet, bu zor meseleyi zebilmek iin geceli gndzl dnr. Herkes uyuduu halde, bu mesele kendisine rahat vermez. Yemek yerken, gezinirken, hatta hamamda bile, akl fikri hep bu meselededir. Bir gn Arimetin hamamdan eve rlplak koarak sevin iinde, Eureka!, yani Buldum! diye bard sylenir. Gerekten de meselenin zmn bulmutu. Arimet yava yava banyoya girdii zaman, su banyonun kenarlarndan taar. Bu da kendisine, bir defa da tac su dolu bir kaba batrmay dndrr. Ta suya batrlnca suyun bir ksm taar. Bunun zerine ayn arlkta bir altn klesi bulup ayn eyi tekrarlamay dnr. Eer saf altnn tard su tacnki kadarsa, demek ta saf altndandr. Fazlaysa, taca gm kartrlmtr. nk gm, altndan hafiftir.

Ve byle de yapar. Altna gm kartrld anlalr. Arimet, her ikisinden de taan suyu tartarak, tata ne kadar gm olduunu hesaplar. Bylece, hrszlk ortaya kar. Herkes aar. En ok aan, hrszlar olur. nk bunlar ok usta kuyumcular olduklar iin, dnyada kimsenin altna gm kartrldnn farkna varamayacan dnmlerdi. Belki bu sadece bir hikyedir. Bunu anlatan Syrakuzaililer, cahil insanlard. Cahiller iinse, bir bilginin nasl dndn anlamak zordur. Arimetten sz alnca, akllarna hep banyo geldii gibi, bir gn Newtonun sz olduunda da, aatan den elmay dnecekler. Bir bilginin hakknda byle hikyeler anlatldna gre insanlar bilimin gcne, akln kuvvetine inanyorlar demektir. Romallar Syrakuzaiye saldrdklar zaman Arimet, bilimin tm gcn dmana kar

yneltmiti. Tarihi Plutarkhos, bu mnasebetle unlar anlatr: Marcellus, ordusuyla Syrakuzaiye doru yrmt. Sekiz byk geminin yan yana getirilip balanmasn emretmiti. Bunlara bir mancnk yerletirerek, genie ve dikkatle yaplan hazrlklara, bir de nne gvenerek, Syrakuzai surlarna doru ynelmiti. Btn bunlar Arimet ve onun sava aralar karsnda oyuncakt... Vaktiyle hkmdar Hieron, mekaniin nemini anlayarak Arimetten, hem savunma, hem de kuatmada hcum iin kullanlabilen eitli makineler ve tesisler yapmasn istemiti. imdi bu makineler Syrakuzaililerin iine yarayacakt. Romallar ehri iki yandan kuattklar zaman, Syrakuzaililer korkmulard. nk byle korkun bir kuvvete direnilebileceini hi ummuyorlard. Tam o srada Arimet, sava aralarn harekete geirmiti. eitli oklar ve inanlmayacak kadar

byk talar, grltyle ve korkun bir hzla dman piyadesine doru uuyorlard. Bunlarn darbesine hibir ey dayanamyordu. Dtkleri yeri ykp dmann saflarn bozuyorlard. Denizde duvarlardan anszn eri kobalar havaya kalkyordu. Bunlardan bazlar gemilere yukardan inip batryor, bazlar da demir peneleriyle ya da leylek gagas gibi engelleriyle gemileri burunlarndan kaldrp ters evirerek batryorlard. Marcellusun gemilere yerletirdii mancnk daha surlara yaklamadan, kaleden on talent arlnda bir ta atlm, arkasndan bir daha, bir daha. Talar korkun bir grlt ve kuvvetle mancna isabet ederek onu paralam, somunlarn, cvatalarn darmadan etmilerdi. Ne yapacan aran Marcellus, donanmasyla hemen denize almay kararlatrp piyadeye geri ekilme emrini vermiti. Piyade bir hayli geri ekilmi, ama oklar kendilerine ulaarak ar kayplar verdirmiti.

Romallarn birok gemisi tahrip edilmiti. Romallarsa dmana hibir zarar verememilerdi. nk Arimetin sava aralarnn ou surlar siper edinmiti. Romallar, flar iinde gizlenmi dmana kar savayorlard sanki, balarna bela stne bela geldii halde, dman grmyorlard. Marcellus, kendi mekanikileriyle ve makinistleriyle alay ederek: Yani diyordu, durduralm m dv bu dev matematikiyle. Baksanza, o deniz kysnda rahata oturmu, gemilerimizi batryor ve bize bu kadar oku birden atarak yz kollu devleri glgede brakyor... Plutarkhosun bu szlerinde, bilime, yz kolu olan dev Briareusu glgede brakan matematikiye ne byk hayranlk var! Arimetin gcnn, yalnz bilimden ileri gelmediini Plutarkhos anlamt. Arimetin yz deil, binlerce eli vard. ehri btn halkla birlikte savunmulard. Kendisini dev yapan da buydu. Plutarkhos yle demiti: Sanki Syrakuzaililer,

Arimetin sava makinelerinin yalnz bedeni, bunlarn hepsini harekete geiren, yneten ruh da, Arimetti. Gerek bir Platoncu olan Plutarkhos, bedene deil de, ruha verir stnl: Her eyi yneten ruhtur, yani krallar, hkmdarlar, babular, filozoflar ve bilginler; halksa, ruha itaat eden bedenden baka bir ey deildir. Arimeti halkndan, tm insanlktan ayrmak mmkn m? Arimet Syrakuzailiydi, ehirler kuran insanlarn torunuydu. Tarih bunlarn adlarn yazmamtr. Oysa, Arimetin bu kadar azimle savunduu evler, sokaklar, rhtmlar, gemiler, ba ve baheler, hep onlarn almalaryla meydana getirilmiti. Arimetin makinelerini yapan binlerce eldi. Arimetten ok daha nce binlerce kafa, kaldralar, makaralar ve palangalar dnmt. Plutarkhos, hikyesini bitirirken, Romallarn uzun bir ablukadan sonra ne yapp yapp Syrakuzaiyi ele geirmelerini anlatr. Romallara yardm eden ihanet

olmutu. Arimetin de bal olduu halk partisine dman olan zenginler Romallar tutmulard. Romallar ehre dalarak ele geirdikleri herkesi kltan geirmilerdi. Eski bir mozayik resim, bu an tespit etmitir. Resimde Arimet yataa yanlamasna uzanmtr. nnde ayakl bir masa. Masada, zerine kum serpilmi bir tahta. Arimet, bu kumlarn zerinde geometrik resimler izerken, bann stnde Romal askerin klc. Askeri gren Arimetin Dairelerime dokunma! dedii sylenir. Arimet, kendini unutmu, akln fikrini hep bilime vermitir. Bilim, cahil Romal askerlerin nesine gerekti! Ve Arimet, yapt resimlerin zerine yzst der. Arimet, dnyay yerinden oynatabilirdi, ama bir kl darbesiyle ldrlmt. Syrakuzai, Romaya bal bir ehir olmutu. Arimetin, yurdunda adn bile unutturmak iin

Romallar, ellerinden geleni yapmlard. nk onu, kendi can dmanlar saymlard. Romal hatip ve devlet adam Cicero, Arimetin mezarn nasl aradn yle anlatr: Sicilyadayken, Syrakuzaide, Arimetin mezarnn nerede olduu hakknda merakla bilgi topladm, fakat anlalan orallar bu hususta o kadar az ey biliyorlard ki, mezardan bir iz bile kalmadn sylediler. Aratrmalarma devam ederek, sonunda Arimetin deve dikenleri arasndaki mezar tan bulabildim. Elimdeki bilgiye gre, mezar tana oyulmu olmas gereken birka msra ve bunlarn zerinde yine bulunmas gereken kre ve silindir ekilleri, mezar bulmama yardm etti. Syrakuzai Kalesinin dna knca, mezarlarla kapl bir boluk kt nme. Dikkatle etrafa bakarken, birden tepesi allklar arasndan ykselen kk bir stun iliti gzme. Aradm kre ve silindir, bu stunun stne izilmiti. Bana katlan Syrakuzaililere, bunun muhakkak

Arimet in mezar ta olduunu syledim. Gerekten de, dikenleri temizlemek zere arlan insanlar ie balar balamaz, stunun kaidesinde bir yaz grdk. Msralarn bir ksm okunabiliyordu, daha tekileri zaman silmiti. Yani bir zamanlar dnyaya nice bilim adamlar veren ve nl Yunan ehirlerinden biri, en dahi yurttann nerede gml olduunu bile bilmiyordu. Romallar, Syrakuzaide Arimetin hatrasn bile silebilmilerdi. Yzyllar geince, Romal fatihlerin zaferleri de andan ibaret kald. Arimetin, insanlk iin yaptklarysa kaybolmad. Arimetin kitaplar, dostlarna yazd mektuplar, zamanmza kadar kalmtr. Arimet, matematik stne yazd eserlerinden birini, Dosipheus adl bilim adamna gnderirken unlar yazmt: Bu teoremler uzun zaman rahatm karmt. nk bunlar birka kez inceledim ve

bunlarda birok zorluk buldum. Bu yorulmaz insan, glkleri yenmeyi bilirdi. Arimet, baka bir mektubunda, gelecek aratrclara yardm olsun diye, keiflerini herkese bildirmeyi bor saydn yazar. Arimet, bilimin ancak elden ele gemekle gelieceini bilirdi. Matematiki Kononun lmne acmt. Sa olsayd, geometrinin snrlarn muhakkak geniletirdi. demiti. Arimet, Kononun baladklarn bitirmeyi bor bilmi, onun ispatsz brakt teoremleri ispatlamt. Arimetten bize kalan kitaplar, kendi adn tayan yasalar hakknda anlatlan btn hikyelerden daha gzeldir. Arimet, bir zamanlar szn ettii o gelecein aratrc larna imdi bile yardm ediyor. nsanlar, bir gemi yaptklarnda, gemi inaats Arimetten faydalanrlar. Onsuz ne bina kurulur, ne de makine yaplr. nsan, hangi kaldraca baksa, aklna Arimet gelir.

nsan, Cansza Can Veriyor Arimet ldrlmtr. Baka mhendis ve bilim adamlar, onun byk eserini devam ettiriyor, doann babo kuvvetlerini ynetmeyi reniyorlar. Bilim adamlarnn eserlerinde, deirmenlerinin tasvirine rastlyoruz. ilk su

Suya baka bir grev daha yklyor insanlar. Bir tulumbann iki bronz silindirinde pistonlar bir aa bir yukar gidip geliyor ve suyun baka yere dalmasna engel olarak onu bir borudan geirip atee kar savaa srklyorlar. Atein aklna esip de alevlendi mi? Su onun hakkndan gelsin de grsn... lk gnll tulumbaclar, var gleriyle kaldralara basnca hortumdan kan parlak su fskiyesi, f diye bir kavis izerek atya ulayor ve evin kzgn duvarlarn yalamaya balyor, sonra buhar haline gelip atei sndryor. Su insana boyun eiyor. Ya buhar? Ya hava? Hava zaten oktan donanmann hizmetine girmiti

ve kadrgalarn yelkenlerini iiriyordu. Ama buhar, daha isiz gsz dolayordu. nsanlar onu da ie altrmay denediler. skenderiyeli bilim adamlarndan Heron, kazanda su kaynatt. Ama buhar boa vermedi. Kazann kapan yle kapatt ki, buhar ancak istenilen yoldan kabiliyordu. Bu yol buhar, bir eksene tekerlek gibi oturtulmu duran bakrdan bir kreye gtryordu. Ve burada buhar, krenin iki yanna lehimlenmi eri borular iterek kreyi gittike artan bir hzla eviriyordu. Heron, kresini rencilerine ve dostlarna gsterdiinde herkes buhar fkrtarak, topa gibi slk alarak dnen bu eye hayretle bakmt. Bu henz bir oyuncakt, iki bin yl sonra insana rzgrdan daha byk bir hz salayan buhar makinesinin yolunu bu oyuncak amtr. Bylece zerrecikleri havada darmadan dolaan buhar, insana her g iinde sadk bir yardmc olacakt. Su ekecek, yk kaldracak, bez dokuyacak, demir dvecekti. nsana yerin derinliklerine dalmasnda ve yeryzn yollar

ebekesiyle kaplamasnda yardm edecekti. nsan, maddenin kk zerrecikler dnyasnda, bir zamanlar olduu gibi yalnz denizin deil, gezegenimizi saran byk lemin de anahtarn bulacakt. O zaman, yani M II. yy.da buharn ve havann grnmeyen zerrecikleri, yepyeni bir oyuncak gibi insan elendiriyordu. Heron, gzle grlmeyen bu zerreciklerle, kukla tiyatrosunda kuklalar hareket ettiriyordu. Tapnan kaplarn otomatik olarak aan bir cihaz yapmt. Bir kabn iindeki havay stmak iin tren krssnde ate yakmak yeterdi. Isnan hava suyu itiyor, su kovaya doluyor, kova bir ipi ekiyor, ip de kapy ayordu. Bu mekanizma grlemeyen bir yerde olduu iin, herkes kap kendiliinden alyor sanyordu. Heron tapnan giri yerine de baka bir otomatik cihaz koymutu. Cihaza para atnca, ele kutsal su akard.

Yeni bilim, daha eski tanrlarn hizmetindeydi. nsan, artk cansz eylere bile can veren aklnn gcn anlamt. nsan, Yce ve Akllyd nsan, yce ve ok akllyd. Ama daha zaferden ok uzaktayd. Bu szler, insann zafer ve yenilgileri, ac ve sevinleri stne sylenen hikye ve arkda bir nakarat gibi tekrarlanrd. M III. yy.da Rhodos Adasndaki bir limann giri yerine gne tanrsnn bir heykeli dikilmiti. Rhodoslu ustalar, insan boyundan 20 misli byk olan ve dnyann yedi harikasndan bir saylan bu dev gibi heykeli bronzdan dkmek iin on iki yl almlard. Ne var ki, bir depremle koca heykel tuzla buz olmutu. Heykel o kadar bykt ki, kalntlar tamak iin 900 deve gerekmiti. nsann doaya egemen olmas henz uzakt. nsan, kaderi teke tek savaa armt. Eski tre

ve grenekleri inemi, atalarn buyruklarna kar durmutu. Ne var ki, diriler llerin etkisinden daha kurtulamamlard. Atinallar, atalarn buyruuna uyarak Anaksagoras lme mahkm etmi, Aristotelesi de, tanrlara saygszlkla sulamlard. Aristoteles, bir daha dnmemek zere liseden ayrld. Ama Atinallar ardndan lm cezas kararn gnderdiler. Aristarkhosu da, evrenin kalbini yerinden oynatt iin tanrszlkla suladlar. Her filozofun istediini retebildii ve istedii gibi dnebildii zaman, Yunan demokrasisinin en iyi zamanlaryd. Bu zamanlar gemie karmt. Msrda, Suriyede, Makedonyada halk deil, hkmdar egemendi. Hkmdar naipleri ve hkmdarn adamlar, kodamanlarn, yani en zengin tccarlarla tefecilerin iktidarn, yumrukla koruyorlard. Bu iktidar

sarsabilecek her ey, bir cinayet olarak kknden kaznrd. Serbest dnen herkesin, tanrszlkla sulanmasndan daha doal ne olabilirdi? nsanlara, tanrlarn iradesine kar geleni, ar bir cezann bekledii telkin edilirdi... Rhodos Adasnda baka bir heykel daha vard: Laokoonun heykeli. Laokoon, eski Troyada khindi. Tanrlarn hizmetinde olduu halde, onlarn iradesine kar gelmeye yeltenmiti. Tanrlar ceza olarak iki koca ylan ona saldrtmlard. Heykeltralar, Laokoonun vcuduna ylanlarn birer halka gibi sarldklar an tasvir ederler. Heykelde Laokoon, ylanlar vcudundan atmaya bouna alr. Adaleleri son haddine kadar gerilmi, damarlar imitir. Ylanlar onu gittike daha kuvvetle skar, zehirli dileriyle vcudunu sokarlar. Laokoonun gen ocuklar da yanndalar. Ylanlar, babalaryla birlikte onlar da acdan kvranan bir yumak haline getirmilerdir.

ocuklar yalvaran gzlerle babalarna bakar. O kadar byk ve gl babalar, kendilerini lmden kurtaramayacak m? Laokoon, eit olmayan bu savata artk bitkin bir hale gelmitir. Bu talam efsane, lmden nce lmszleen an tespit eden bu heykel, her gn Rhodoslularn gzleri nndedir. Ve insann tanrlar ve kader karsndaki aresizliini rpererek dnrler. Kader daha boyun ememitir. nsann karsnda, sava ve straplarla dolu yzyllar var daha. Bu yllar, bir ylan gibi insann elini kolunu balayan klelie kar sava yllardr. Zaferi kim kazanacak? nsan, eli kolu bal, zincire vurulmu bir kle gibi, lmeye mi mahkm, yoksa klelik zincirlerini kopartp zgrle mi kavuacak?

6 Esir Edenler ve Esirler


Eski bir sz btn yollar Romaya gider der. Tarihin, insann yolu da Romadan geer.

Romann ykselii, dalarn ve denizlerin insana artk engel olmaktan kt zamanlarda balamt. talyay bir duvar gibi kuzeyden ayran Alp Dalar bile, Romann hzla genilemesini durduramamt. Roma btn talyay zapt edip, Galyann balta girmemi ormanlarna kadar yaylm, Sicilya ovalarn ele geirmiti. yice dvlm kumla sktrlan sekiz keli talarla kapl dz, geni yollar, Roma sokaklarnn devamym gibi drt yana uzayp gidiyordu. ehrin ana meydan olan Forumdaki yol direinden balayan bu yollar, gneyde Sicilyaya, kuzeyde Tunaya ve Rene, batda spanyaya, douda Byzantiona gidiyorlard. Irmak, boaz ve vadilere rastlanan yerlerde yol, ta kprlerden geip devam ederdi. Sonunda deniz kysna varp dayanr, oradan da, gzle grnmez bir ekilde uzaklara, Yunanistan, Afrika ve Britanya kylarna doru alrd. Romallarn, denizleri fethetmelerine gerek kalmamt. Kl gcyle, Yunan kolonilerinde bulduklar hazr donanmaya konmulard...

Btn yollar Romaya gidiyor, btn yollardan da Romaya ykl gemiler ve kervanlar geliyordu. Msrdan tahl ve yontulmu ta, kitap iin papirs, bir de renkli camdan kap kacak getiriliyordu. Yunanistandan Pharos mermeri, Korinth bronzu, Kios arab, Himet bal, Samos Adasndan tavuskuu, Melostan da turna gnderilirdi. Tavuskuuyla turnadan yaplan yemekler, zengin Romallarn ziyafetlerinde en sevilen yemeklerdi. spanya, Romaya tahl, arap, balmumu, reine, gm ve altn gnderiyordu. spanyol jambonu ve istiridyesi Romada ok kymetliydi. Galya Romaya tahl ve arap veriyordu. Kleler Galya gmlekleri giyerlerdi. Galya mal uha, doudan getirtilen krmz kumalardan daha ucuza satlmazd. Britanyadan kalay, Elbe kylarndan kehribar gelirdi. Uzaklarda, dnyann bir ucunda, Tanais (Don) Irmann tesinde, Byk Ra (Volga) Irmann

arkasnda, Ural ve Altay Dalarnn eteklerinde avclar, yaylarla yabani hayvan avlamakta, altn arayclar da, iinde altn bulunan kumlar ykamaktayd. Hazar Denizi dolaylarndaki steplerde, tekerlekli adrlarda gebe Sarmatlar yaard. Bunlar, Meotiya Bataklna (Azak Denizine) krk ve altn getirirlerdi. ifti skitler Borisfen (Dinyeper) Irmann kylarna hayvan srleri karrlard. Yunan denizcileri, Tanais ehrinden, Pantikapeye (Ker) skit tahln, krk ve altnn Bizansa ve Romaya tarlard. Deve kervanlar lleri geip dalar aarak Hindistandan, Arabistandan, Orta Asya ve inden gzel kokulu yalar, gnlk karabiber, inci, mcevherat ve ipekli kumalar getirirlerdi. Doudan bir yol daha vard: Denizyolu. Seylan yaknlarndaki bir yerde, hindistancevizi aacndan yaplm dz dipli gemiler, rzgr ve gemilerle bouuyordu. Bunlar pahal in ipeklileriyle yklyd. Hindistann batsna den Malabar kysnda, ykler Msr gemisine aktarlrd. Mahir klavuzlar, gemileri tehlikeli yerlerden

korkmadan geirirlerdi. Denizciler, Kzldenize varncaya kadar, gnlerce dalgalar arasnda dolarlard. Artk insanlar, denizleri birletirebilmilerdi. Kzldenizle Nil arasnda bir kanal amlard. Gemiler, Nilden skenderiyeye gidiyor, oradan da in mallar Romaya ulatrlyordu. Soylu Romal kadnlar, bakml parmaklaryla kumalar seerken, bu hrdayan ipeklileri hangi ellerin dokuduunu, o gz kamatrc rengrenk desenleri, hangi badem gzlnn ilediini dnmezlerdi bile. Neredeydi bu ipekler lkesi? Bu soruya corafyaclar bile cevap veremezdi. Bunlar yeryznde iki ipek lkesi bulunduunu sanrlard. Birinde Sinler yaar, oraya denizyoluyla varlabilirdi. Serlerin yaad br lkeyse, karayoluyla uzun bir yolculuktan sonra varlabilen dou lndeydi. Bu ikisinin de ayn lke yani in; Serlerle Sinlerin de inliler olduunu kimse bilmiyordu.

te yandan hem Hindistanda, hem de inde insanlar, Romay pek bilmezlerdi. Bunlar Romaya, Byk in anlamna gelen Da Sin ya da Maha ina derlerdi. O zaman bilinen dnyann snrlar daha sisler iindeydi. Romada, Hindistann fildiinden yaplm yksek bir duvarla evrili olduu anlatlrd. Bunun iin de Hindistana girmek g sanlrd. File ylan kollu kz derlerdi. Fil, Romallara garip bir hayvan, ylan biiminde kolu olan byk bir boa gibi grnrd. Zaman geiyor, yzyllar iinde dnyann snrlar gittike geniliyordu. Miladn balarnda Romal tccarlar, Hindistan sk sk ziyarete balamlard. Malabar sahilinde, Hint tanrlarnn tapnaklar arasnda, imparator Augustus erefine bir Roma tapna da belirmiti. Romada, imparator Augustusun emriyle yaplan byk bir binaya, herkesin seyredebilecei bir ekilde, imparatorluun byk bir haritas aslmt. Romallar, dnyann manzarasn dnyaya ilk kez gsterenin bu harita olduunu sylerlerdi. Harita, Sinler lkesinden Tuleye, kuzeyde skoyann

tesindeki adalara kadar btn lkeleri gsterirdi. Ve bu dnyann merkezi Romayd. Btn rmaklardan Romaya yk tanrd. Szgelimi, kuzeyde Dondan (Tanais), douda Okusustan (Amu Derya), gneyde Nilden, batda Tamezadan (Tayms), Kolkidadaki, Hindistandaki, Msr ve Filistindeki btn liman ve iskeleler, Roma yolunda birer durakt. yi, ama dnyann drt bucandan akp gelen bu servetlere karlk Roma ne veriyordu? Romann satabilecei mallar azd. Roma dolaylarndaki Ostiada gemilere arap ve ya flar, yapa uvallar ykletilirdi. Dnyann Romaya verdiine bakarak, bu ne kadarck bir eydi? Roma doudan, yani Hindistan ve inden gelen mallar bol gm ve altnla derdi. pee, krmz yakuta, gk yakuta karlk, altn ve gm rmaklar akard. Hint ve Ganj Irmaklarnn kylarnda, dinar ve sestertiuslar gibi Roma sikkelerine iki bin yl sonra bile rastlanabilecekti. Bazen bu paralar sahte de olurdu. Romallar, sahteyle has birbirinden

ayramayan Hintlileri aldatmaktan utanmazlard. Romallar bu kadar ok paray nereden ele geirmilerdi? Esir ettikleri halklar iki yz yldr soyuyorlard. Fethedilen her ehir, fetih paras olarak bin talent derdi. Yani yenenlerin masrafn yenilenler ekerdi. Romaya denizyoluyla, para dolu yzlerce gemi giderdi. Bazen bunlarn batt da olur ve o zaman altnlar denizin dibinde aktinyalar ve sngerler arasnda kalrd. Yalnz kumandanlar seferlerden milyoner olarak dnmez, sradan askerlerin de eline bir eyler geerdi. Soylu ailelerden genler, borlardan, amansz alacakllardan kurtulmak iin Romadan seve seve ayrlrlard. Paral olarak dndklerinde, tefecilerden aldklar bir dinar yerine, kolayca iki bin verirlerdi. Caesarn lejyonlaryla birlikte Galyaya iadamlar, yani esir ve altn tccarlar, tefeciler, sarraflar da giderlerdi.

Askerler kahramanlklar gsterirdi. Szgelimi ok yamuru altnda, grltlerle sel gibi akan nehirlere kpr kurar, her aacn arkasnda bir dman bulunabilen sk ormanlara korkusuzca dalarlard. Ve btn bunlar Galya, tefecilerin eline gesin diye yaplrd. Romallar, Galyada Romal sarraflarn muhasebe defterinde iz brakmam tek bir kuru, tek bir metelik bulunmadn glerek sylerlerdi. Doymak bilmeyen bir sr tefeci ve vergici, imparatorluu soyup soana eviriyorlard. Esir halklarn Romada, M 31 ylnda, Cumhuriyetin yerine imparatorluun gemesinden anladklar tek ey, yeni bir usulle soyulacaklaryd. Cumhuriyet devrindeki iadamlarnn yerini imparatorluk memurlar almt. Tek bir kiinin bile ar vergilerden yakasn kurtaramamas iin, btn imparatorlukta nfus saym yaplmt ve bir Romalya karlk, on be yabanc bulunduu anlalmt, yani on be yabanc bir Romaly beslemek zorundayd. Roma, yollarn her tarafa uzatmt. Bunlar birer el gibiydi.

Bu doymaz eller ne istiyordu? Bunlar yeryznde olan her eyi ve her eyden fazla da esir istiyorlard. Roma pazarlarnda, dnyann her tarafndan getirilmi esirler satlrd. Bazlarnn ayaklarna tebeir srlmt. Bu, onlarn denizar lkelerden geldiklerini gsterirdi. Balarnda defne elenkleri olan mavi gzl sarnlar, Ren kylarndaki savalarda esir alnmlard. Yanlarndaki kara derili, kvrck sallarsa Afrika llerindendi. Kimi bakalarn esir etme pahasna yeniden serbest braklyor ve bylece klelik, serbest olanlarn zgrln yeniden elinden alyordu. Herkesin herkesle yapt o eski sava, yeni bir yerde grlmedik bir iddetle alevleniyordu: zgrler klelerle, zenginler yoksullarla, hak ve imtiyaz sahipleri bunlardan mahrum olanlarla, yenenler yenilenlerle savayordu. Tarih tekrarlanyor gibiydi. Tarih hibir zaman tekrar etmez. Her ey akar.

Ayn yerde ayn suya iki defa girilmez, nk su yer deitirmitir. Romallar, Atinallarn yapamadklarn yapabilmilerdi, yani Akdeniz kylarndaki btn lkeleri fethetmilerdi. Msr ya da Galyada bir yerde ifti buday ekip biiyor, harman dvyor ve sonra bu budaydan yaplan ekmek Romaya, bir sr a ocuktan baka bir eyi olmayan yoksul Romallara parasz datlyordu. Bunlar almay oktan unutmulard. Atinada olduu gibi, klelik burada da birok zgr insan isiz gsz brakmt. Bunlar alk ve can skntsnn esiri olmulard. ehirde serseri serseri dolar ve lks tahtrevanna uzanm olarak sokaa kan herhangi bir zengine gptayla bakarlard. Tahtrevan, krmz elbiseli kleler omuzlarnda tarlard. nde, Afrika ya da Hindistandan getirilmi, ayana abuk kara derililer, halkn arasnda yol aarlard. Bir sr kle ve dalkavuk, zenginin ard sra giderdi.

Tahtrevan durunca, efendilerinin hangi taraftan ineceini bilmeyen kleler, tahtrevann hem sana, hem soluna birer merdiven dayayverirdi. pek perdeler alr, beyaz Romal elbisesiyle bir insan grnrd. Bu elbise o kadar ince bir kumatan yaplrd ki, cam gibi saydam olur ve altnda, erguvani tunik grnrd. Merdivenin basamaklarndan inen efendinin ayanda, fildii tokal krmz sandallar bulunurdu. Byle ayakkablar, ancak yksek memurlar, ehrin en nl kiileri giyerdi. Byk adamn yznde kaytszlk ve can sknts okunurdu. Romalnn tokunun da, ann da can sklrd. Alara, homurdanmasnlar diye, parasz ekmek datlr ve elenmeleri iin elenceler dzenlenirdi. Bir zamanlar atalar, toprak, ev, i isterdi. imdiyse torunlar ekmek ve elenceyle yetiniyorlard. Szgelimi bugn Mars Meydannda, halka bir gergedanla elli kula uzunluunda bir ylan gsterilir, yarn da halk, imparatorun emriyle yeni numaralarn gsterilecei sirke koard.

Gladyatrlerin Dv Binlerce insan, oyunun balamasn sabrszlkla bekliyor. Derken on iki kap birden alarak yaban hayvanlar meydana kouyor. Byle acayip bir topluluk, ancak sirkte grlebilirdi: Panterin yannda titreyen bir ceylan, aslann ak az karsnda yusyuvarlak bzlm bir tavan, filin arkasndan seyircilere bakan bir ay. Bunlar kendilerini ayran kafeslerden yeni kmlardr. Bakn, neredeyse birbirlerine ullanacaklar. Bu da ne? Panteri ceylanla ayn boyundurua kouyorlar da oral bile deil. Aslan tavan dikkatle dileri arasna alp yavrusuymu gibi, incitmemeye alarak tayor. Ay bir sedyeye oturuyor. Drt fil, drt uslu kle gibi sedyeyi srtlarna kaldryorlar. Hani, yeryznde gerek bir Altn a alm desek, yalan deil.

Ama grnm, pek seyircilerin zevkine gre deil. Birounun gz sirk meydannda deil, imparatorun locasnda. nsanlar usanyor, esniyor. Onlarn bekledikleri baka ey. Meydanda, eitilmi hayvanlarn yerini, eitilmemi olanlar alyor. imdi kavgaya tutuacaklar, artk tavanla ceylann yapacaklar bir ey yok. Oyuna girenler dili ve boynuzlu. Gergedan fille, ay mandayla, fil boayla bouacak. yi, ama oyuncular hi oral deil. Canlar sklan Romallar, ayaklaryla yere vuruyor, tepiniyorlar. Meydana, ellerinde uzun kam ve mealelerle insanlar geliyor. Kamyla ateten maksat, hayvanlar ileden karp birbirlerine saldrtmaktr. Boynuz ve diler kana boyanyor. Mandann, deilen karnndan, barsaklar kumlarn stne dklyor. Seyircilerde bir canllk balyor. nk kan kokusu almlardr.

Ama bu alt taraf hayvan kandr. Bir insann bir aslanla boumasn heyecanla izliyorlar. nsan ne zrh giymitir, ne elinde kalkan var. Tek silah bir kltr. Fakat adam gl ve evik. Hayatn savunur. Aslan yerde, srama vaziyetini alyor. Fakat insan, aslann srtna srayp kuvvetli eliyle de klcn kaldrmtr. Seyirciler, manzaray daha iyi grebilmek iin, yerlerinden kalkyorlar. Gerekten insan m kazanacak boumay. ans, bir adama, bir hayvana geiyor. te aslan gl penesiyle ezdii insan yere serdikten sonra syrlp geri ekildi. Kum zerinde yine kan. Romallar memnun. nk bu kan insan kan. Daha sonraki numaralarn yannda bu, ocuk oyunca. Alana direkler dikiliyor. Bunlara, lme mahkm erkek ve kadnlar balanyor. Sular ne? Kimi savata esir alnm, kiminin de suu hrszlk,

kundaklk, itaatsizlik. Ama sular ne olursa olsun, hepsini ayn sonu bekliyor. Alanda yine hayvanlar, ama eitilmemiler. Bunlar, grevlerini daha iyi yapabilmek iin, a braklmlardr. Bu sefer bouma yok. nk kurbanlar silahsz ve balanmlardr. Kendinden gemi binlerce insann korkulu lklar, lmek zere olanlarn barlarn ve hayvanlarn ulumalarn bastryor. Romallar bu da doyurmuyor. Daha tyler rpertici sahneler bekliyorlar. Vahi bir hayvan insan ya da insan vahi bir hayvan ldrm, bunda olaanst ne var? Asl insan insanla, hemeri hemeriyle boumal, dost dostun kalbine klc saplamal ki tad olsun... Meydanda gerek bir sava. Mzrak ya da klla yaralananlar ard ardna yere seriliyor. lmeyip de yerde can ekienlere de kanca takp llere ayrlan yere srklyorlar. Fena deil, Romallar elenceyi bulmular deil

mi? yi, ama insan yzyllar boyunca, vahi hayvanlardan vahi olmak iin mi insanlamt... Binlerce seyirci arasnda Artk yeter! diyecek tek bir insan yok mu? Filozof Seneca, imparator locasndaki yerinden birdenbire kalkp kimseyle vedalamadan hzla kapya doru gidiyor. Ne derlerse desinler, artk olanlar grmeye ve iitmeye sabr kalmamtr. Evine dndnde, sekreterine unlar yazdryor: leye doru sirke gitmitim. Kanl sahnelerden sonra, gz dinlendirebilecek oyunlar, komik eyler bekliyordum. Ne gezer! nceki btn boumalar ocuk oyuncaym. Bu seferki aka deildi: nsan, btn amanszlyla insan ldryordu. Hepsi hedefini bulan darbelerden, vcudu hibir ey savunmuyordu. Halkn asl istedii de bu sahneydi. Hakl da deil miydi? Zrh, kl kullanma usulleri, btn bu hileler, niin lazm olsundu? lmle pazarlk

etmek iin mi? Sabahleyin insanlar aslanlarn ve aylarn azna, leyin de seyircilerin karsna atyorlar. Seyirciler, rakiplerini ldrm olanlara hayran. Galipleri, kendilerini ldrecek olanlarla bouma bekliyor. Bu dvte lmden kurtulmak yok. nsanlar savaa, demir ve atele drtyorlar. Bu adam hrsz! diyecekler. Asn yleyse. Bu da katil mi? dam edilsin. Ama benim, zavall benim suum ne? Ben byle bir vahete hayran olmak zorunda mym? Kamlayn onu, atele dalayn! lsn! diye baryor seyirciler. u herif, klcn vcuduna iyice saplanmasndan korkuyor, zayf bir ruh gcyle dyor geberiyor. Ve insanlar, kamlana kamlana dve zorlanyor. Her iki tarafn, plak gslerini darbelere istekle germeleri gerek. Ktlk ileyenlerin bana ktlk geleceini dnmyor musunuz, Romallar? Seneca burada duruyor. Odada heyecanla dolayor. Ruhunda zt duygular arpyor. Kime hitap ediyor? Romallara m? yi, ama onlarn

yalnz d grn insan, ileri birer vahi hayvan. Filozof Seneca, Romallara, dmana bile ktlk etmemeyi, hakareti, balamay, klelere acmay retmekle gln olmuyor mu? Seneca, kle denilen insanlarn ayn maddeden ktklarn, ayn ge bakarak ayn hayranl duyduklarn, ayn havay soluduklarn, ayn hayat yaayp ayn lm beklediklerini syledii zaman Romallar, sadece hogrlerini gstermek iin glyorlar. Bunlar kle mi? Hayr, insan, arkada bunlar. Romallar bundan ne anlar? Ne yapmal? diyor, Seneca kendi kendine: Dnyay deitirmeye mi uramal? Bouna! Kader, isteyeni gtrr, istemeyeni de zorla srkler. Yalvarp yakarmalar, kaderi yumuatamaz. Kader, aman bilmez. Gkteki yldzlar olsun, yerdeki insanlar olsun, kadere ayn ekilde boyun eer, doann yasalarna ayn ekilde baldrlar.

Peki, ne yapmak kalyor. Seneca tek bir kar yol gryor: nsana layk, gl, dayankl olmak ve kadere katlanmak. Klelerin syan Roma mparatorluunda binlerce insan: Ne yapmal? diye soruyordu. Filozof Senecann rettii gibi, sabredip kadere katlanmal m, yoksa kadere kar ayaklanp boyun mu edirmeliydi ona? Klelik damgasn yemek iin alnn uzatarak kzgn demirle dalatp sonra da klenin yalnz vcudu sahibinin, ama ruhu serbesttir diye kendini avutmal m; yoksa elde kl, zgrlk uruna son solua kadar savamal myd? Binlerce insan bu soruya: Kle yaamaktansa, lmeli cevabn veriyordu. gibi

Romada, Spartacusun ayaklanmas unutulmamt. Spartacus gladyatrd. Gladyatrnse kleden tek fark, i arac yerine elence arac olmasyd. Bu oyuncak, yalnz adam ldrmek iin kullanlrd.

Oyunun asl zevk ve heyecan da zaten bundayd. Romada Spartacustan daha ideal bir insan bulmak gt. Spartacus dev yaplyd, gl kuvvetliydi ve gladyatrler okuluna bunun iin alnmt. Romallar kendileri bile, onun yalnz bedence gl olmayp salam bir ruha da sahip olduunu, bir kleden ok, kltrl bir Hellenliye benzediini sylerlerdi. Spartacus, odacnda kuru yapraklar zerinde yatarken hep yurdu Trakyann da ve ormanlarn dnrd. Btn arkadalar gibi o da zgrle susamt. Spartacus, zgrl yalnz kendisi iin deil, btn gladyatrler, btn kleler iin istiyordu. Sahibinin elinde bir oyuncak, bir ara olmak ha! Spartacus ite buna katlanamazd... Kllarn kat yrekli seyircilere kar evirecekleri yerde, sirk meydannda birbirlerini ldren gl insanlar gryordu evresinde. Arkadalaryla yalnz kald zaman, onlar da hakszla kar

fkelendirmek, kendilerine insan olduklarn hatrlatmak iin hibir frsat karmyordu. Spartacus, gladyatrlerin ayaklanmasn byk bir sabrla hazrlyordu. Gladyatrleri takmlara blerek, balarna tecrbeli komutanlar koydu. Ayaklanma iin hemen her ey hazrd. Yalnz, kilit altnda saklanan silahlar ele geirmek kalmt. Ayaklanma hazrlklar Romallarn kulana vard. Gladyatr okulu askerler tarafndan kuatlp silahsz insanlar kltan geirilmeye baland. Spartacus takmyla birlikte g kaabildi. Bu kk takm Vezv tepesinde mevzi ald. Spartacusun takmnda, yalnz gladyatr ve kleler yoktu. zgrln kendilerine yoksulluktan baka bir ey vermedii insanlar da vard. Asiller, kartallar gibi yuvalanmlard tepede. Romal lejyonerler, Vezv Dana giden btn patikalar tutmu ve gladyatrleri artk yakay ele vermi sayyorlard. yle ya, Sarp kayalarn ortasndaki tabii pusudan nasl kurtulabilirlerdi?

Bu emekli Romal askerler birok savaa katlm, birok dmanla karlamlard. Klelerle savamay, gerek savatan saymyorlard. Av kendiliinden dmt tuzaa, endieye ne gerek vard! Aradan bir gn bile gemeden, Romallar hatalarn ok pahal demek zorunda kaldlar. Gladyatrler, dallardan yaptklar merdivenlerle tepeden uuruma iniverdiler. Romallar, ne oluyoruz demeye kalmadan kuatlp krldlar. Bunlar, sirk meydanlarnda gladyatrlerin gcn ve ustalklarn defalarca zevkle seyretmilerdi. Sirkte seyirciydiler, buradaysa oyuna katlmak zorunda kalmlard. Romallar yenilgi stne yenilgiye uruyorlard. Spartacusun ordusu byyordu. Artk iyice silahlanm binlerce askeri vard. Kleler, iftliklerden kaarken aldklar i aletlerini silah olarak kullanyorlard. ifti, trpan ve yabayla, demirci ekile, a ile silahlanmt. Spartacus

ordusunda kendilerine, Romallardan ele geirilmi kl ve kalkanlar veriliyordu. Bir mzrak ucuna taklm, kzl kalpak, ayaklananlarn bayra olmutu. Eski bir gelenee gre azat edilen klenin bana kzl kalpak geirilirdi. Kleler, bayraklarna bakarken, ilerideki zgrl, yurtlarna, Galya kylerine, Cermanyann sk ormanlarna dn gryorlard. En mazlum ve uysallarda bile onur duygusu uyanm, kendi kaderini kendi tayin eden bir insann gururu domutu. Kleler ordusu talyada ilerliyordu. Roma lejyonlarn bozguna uratyor, ehirleri teslim olmaya zorluyordu. Romada senatrler, bunun klelerin sradan bir bakaldrs olmayp byk ve ciddi bir sava olduunu gn getike daha iyi anlyorlard. Ayaklananlarn nderini, bir barbar olarak dnyorlard. Oysa bu barbar, sava sanatn Roma kumandanlarndan daha iyi biliyordu. Ayaklananlarn nderi gl Romayla kolay kolay

baa klamayacan anlyordu. Zafer sonucunda kleleri talyadan karmak, Alp Dalarn atktan sonra evlerine salvermek istiyordu. Kim bilir, belki de ileride, Romaya bal btn halklarn birden ayaklanacaklar gn grmt. zgrln tadn almt, kleliin aclarn duymu olanlarn, btn bunlar unutup ocuklarnn da kle olmasn istemeyeceklerini biliyordu. Ne var ki, kleler artk yurtlarna dn deil, krbalarn, zincirlerin, ayaklarna giydirilen demir kalplarn cn almak, kle sahiplerinin, kleleri smrerek ydklar zenginlikleri ele geirmek iin, Romay hemen ezmeyi dnyorlard. Ancak bundan sonradr ki, evlerimize dnebiliriz, diyorlard. Yz bin kiilik ordunun Romaya yrmesiyle trajedinin son sahnesi balad. Klelerle Romallar arasnda, kaderlerini tayin edecek o-lan sava balad. Spartacus n saflarda arpt ve binlerce askeriyle birlikte ldrld. Kle sahipleri, kleleri yendiler. Romadan Kapuaya giden yol boyunca, zerine binlerce insann gerildii armhlardan, uzun bir duvar

meydana gelmiti. Yolun iki yanna dizili bu armhlar, sa ve sola uzanan dallarna insan elleri mhlanm aalar andryordu. Romallar, klelerin ayaklanma heveslerini dnya durduka krmak istiyorlard. Ama kleler Spartacusu unutmamlard. Yallar, genlere onun byk zaferlerini ve erefli lmn anlatyorlard. Genler de, Ne mutlu byle lme, klelikten iyidir! diye dnyorlard. Spartacusun ayaklanmas bastrlmt, ama ayaklanmalarn ard kesilmedi. Bunlar, ancak klelik dzeniyle birlikte sona erebilirdi. Kleler ayaklanyordu. Esir halklar ayaklanyordu. st ste indirilen darbeler Roma devletini sarsyordu. Tarihi Plutarkhos, Likyadaki Ksanthos ehri halkndan hayranlkla sz eder. Romallar bu ehri aldklar zaman Ksanthos halk, intihar esaretten ye bulmutu. Plutarkhos yle yazar:

Ne ekilde olursa olsun kendini ldrmek arzusu, erkek ve kadnlardan baka kk ocuklar bile sarmt. Bunlar, lk ve feryatlarla, kendilerini atee, kale duvarlarndan aaya atyor ya da incecik boyunlarn babalarnn klcnn altna doru uzatyorlard. Bu manzara galipleri bile sarsmt. Romal bakumandan, diri olarak esir alnan her Likyal iin askerlerine byk dller vaat etmiti. Ama lmden kurtulan pek azd. nk Likyallar, olduunu biliyorlard. kurtulmann, lm demek

Byle dnenler yalnz Likyallar deildi. Halklar, zgrlkleri urunda, kale duvarlar yerle bir edilinceye kadar savayor, yenildikten sonra bile boyun emiyorlard. Ayaklanmalar, frtnal bir denizdeki dalgalar gibi birbirini kovalyordu. Kle insanlar ve kle halklar ba kaldryorlard. Dalgalar Roma Devletine arpp dalyordu, ama her dalga klelie dayanan dzeni sarsyordu.

Roma, lejyonlarn snrn birinden dierine glkle aktarabiliyordu. Roma ordularnn meydana getirdii byk duvar ba emeyen kabilelerin basksna glkle kar koyabiliyordu. Asker az geliyordu. Barbarlar, yine barbarlarn yardmyla pskrtmek gerekiyordu. Esir edilenler, zgr olanlarla savaa zorlanyordu. Cermenlerden ya da Galyallardan devirilmi lejyonlarn, kllarn ok zaman, Romallara kar evirdikleri de oluyordu. Dou halklaryla baa kmak Romallar iin bat halklaryla baa kmaktan kolay deildi. Kk Yahudiler lkesi, Romayla Nasl Savat? Roma lejyonlar, boru sesleriyle yollarda yrrken, ayak seslerinden, mancnklarn, sapanlarn ve kobalarnn grltsnden yer sarslyordu. Bu insan selini, ne derin hendekler, ne de duvarlar durdurabiliyordu. Bu sel, ehirleri harabelere; balar, baheleri,

ormanlar le evire evire ilerliyordu. Roma lejyonlar nereye gidiyorlard byle? Byk skenderin yolunu izleyerek Hindistan almak, Pontusu ve Kafkaslar evirerek skitler lkesine dalmak ve Cermenlerin topraklarndan geerek yurtlarna dnmekle Roma mparatorluunun snrlarn emberlemek istiyorlard. Dnyann snr saylan okyanusu Roma Devletinin snr yapmak istiyorlard. Bakumandanlar Caesar Julius. Hindistan yolu zerinde, Romallarn karsna kk bir engel kmt: Yahudiye, yani Yahudiler lkesi. Bu lke alnmaya alnmt, ama ba ememiti. Zaten Romaya kar ne yapabilirdi? Her ne kadar cesur askerleri, mancnklar ve surlarla evrili ehirleri olsa da, dev Romann gc karsnda bunlarn ne nemi vard? Yine de kk Yahudiler, mparatorluuna kar ayakland. dev Roma

ten bellerini dorultamayan Kudsl zanaatlar, dalk Galileden boylu boslu yaz kyller silaha

sarldlar. Yalnz zengin ve soylu kimseler, Romayla aralarn bozmak istememilerdi. Bunlar iin, Roma naibiyle anlamak, yoksul ehirlilerle anlamaktan daha kolayd. Yahudi hkmdar Agrippa, kendisine sadk kalan kk bir mfrezeyle Romallarn yardmna kotu. Romallar bir lejyon gnderdiler. Kuds iki haftada zapt etmek iin bir lejyon yetecek sanmlard. Lejyon, geri ekilmek zorunda kald. Yahudiler, Romallar darmadan edip krdlar. Lejyonun, o nl kuatma silahlar ve aralar, Yahudilerin eline geti. Bir tanr gibi putlatrlp gzel kokular ve ttsler adanan altn kartall Roma bayra parampara edildi. Birka ay sonra Romallar, yeni kuvvetlerle geldiler. Bu kez lejyondular. Arkalarndan, Romann bir eyaleti olan Suriyeden binlerce piyade ve atl geldi. Sedir ve am ormanlarn, balar, zeytinlikleri ineyip geen bu ordu en kk kalelerin nnde bile iddetli bir direnmeyle karlayordu. Aylar getii halde Kuds daha kuatlmamt.

Sonunda Romallar, Kudse nc kez saldrdlar. Karlarnda kuvvetli bir dman bulunduunu anlamlard. Msr iki lejyonla alnmt. Cermenler drt lejyonla sindirilmilerdi. Kudse kar, altar bin kiilik on lejyon srld. Lejyonlara imparatorun olu komuta ediyordu. Yahudiyle savata Roma, olanca gcn seferber etmiti. nk Yahudiler galip gelirlerse, br halklarn da ayaklanacan biliyorlard. Zaten Cermanya ve Galyadan endie veren haberler geliyordu. Kudse kar drt yksek toprak tabya yaplmt. Bunlarn zerinde, ok katl kuatma makineleri srne srne ilerliyor, gemi direi gibi uzun, demir kobal zrhl kaplumbaalar, yava yava yryorlard. Kuatma makineleri ehri dvmeye hazr duruma getirilmilerdi. Ne var ki, Yahudilerin kazdklar lamlarda toprak kerek makineleri yuttu. Sanki toprak bile bu canavarlar tamak

istemiyordu. ehri, savala alamayacaklarn anlayan Romallar, al yardma ardlar. ehrin surlar bir duvarla epeevre sarld. Yeni duvar, ehrin d dnya ile balarn kesmeliydi. Kudste alk balad. lleri gmecek yer kalmad iin, onlar kale duvarlarndan uuruma atyorlard. Romallar, ehirden kmak isteyenleri halara geriyorlard. Halarn zerinde kargalar uuuyor, yakn dalardan kurtlar, lden akal ve panterler yiyecek aramaya geliyorlard. nsanlar alktan lyor, canavarlarsa karnlarn doyuruyorlard. Kuds teslim olmad. Yeni toprak tabyalar yapld. Demir kobalar, salam duvarlar geceli gndzl dvyordu. Duvarn biri yklnca, arkasnda bir duvar daha kyordu Romallarn karsna. Tapnan yaldzl dam prl prl parlyordu, stunlar mermerdendi. Duvarlar servi ve sedir kaplamayd, yeri mozaik deliydi.

nsanlar, bu deerli tapna uzun yllar boyunca kurmu ve korumulard. Derken Romallar geldi. Bunlar yalnz kendilerini insan sayar, yabanc halklara barbar derlerdi. Asl barbar kimdi? Binay kuranlar m, yoksa ykmaya gelenler mi? Demir kobalar, tapnan duvarlarn alt gn alt gece dvd. Romallar merdivenlerle duvarlara trmanyor, Yahudiler de merdivenleriyle birlikte onlar geri atyorlard. Romallar tapna yaktlar. Yahudiler ateler iinde savayorlard. Romallar kurban sunulan yere kadar sokulunca, Yahudiler oradan dman oklarla karladlar. Buras kaleye evrilmiti, ama tapnakt ayn zamanda. Hahamlar, dumanlar iinde dinsel trenler yapyor ve eski zafer arklar, lenlerin iniltileri, sava gmbrtsne karyordu. Alevler iinde yanan tapnak, stn dman silah karsnda sonunda dmt. Sa kalan savunucular dama kp, tapnan yaldzl tepeliindeki sivri uluklar krarak ok yerine

dmana atyorlard. lahiler, dam alevler iinde kene kadar dinmemiti. Romal askerler, ele geen ganimetin altnda eziliyorlard. Tten enkazlarn arasndan, yedi kollu altn amdanlar ve benzeri eyler karyorlard... Aradan yirmi otuz yl geince Yahudiler lkesi yine ayakland. nderleri, yldzn olu anlamna gelen Bar Kohbayd. Bar Kohba kaleler yapyor, askerleri silahlandryordu. Romallar, ayaklanmay bastrmak iin, Britanyadan en iyi kumandanlar Julius Severusu ardlar... Fakat Yahudiler teslim olmamakta direniyordu. Kaleleri tnellerle birletirmilerdi. Romallar kalenin birini zapt edince, sa kalan Yahudiler bu tnellerden baka bir kaleye geiyordu. Bir tarihi yle yazmt: Zavall halk! Kendi topraklarndan kovulan bu halk, yurdundan ayrlmamak iin, onun derinliklerine gmlmek istiyor gibiydi. Romallar, hibir yerde bu dmanla savaa

cesaret edemiyor. Kaleleri teker teker kuatp halkn susuz ve ekmeksiz brakyorlard. Yeraltndaki bu sava, uzun srd. Kuvvet Roma tarafndayd. Romallar kaleleri birer birer ykyordu. Bylece son kale de alnd. Bar Kohba ldrld. lke le evrildi. Birok ehirde btn erkekler savalarda lm, kadn ve ocuklar kltan geirilmiti. Sa kalanlarsa, attan ucuza satlmlard. Toprak altnda gizlenenler de vard. Bunlar alktan lmeyi yeliyorlard. ehirlerde kimsecikler kalmamt. Evlerinden barklarndan kovulan insanlar, l aarak yabanc lkelere gidiyorlard. Evlerindeyse akallar ve kurtlar cirit oynuyordu. Kk Yahudiler lkesi, istilac Romayla ite byle savamt. Yahudiler Roma boyunduruunu krp atamam, birka yzyl sonra, baka halklar Romann hakkndan gelmiti. Otuz Bin nsan On Bir Yl alt

Roma yasalar, yalnz Romal vatandalar savunuyordu. Bu yasalar btn haklar kle sahiplerine vermi, klelere de yalnz grevleri brakmt. Yasalar, ylesine ustaca yaplmtr ki, bugnk hukukularn bile aratrma konusu olmaktadr. Romal mhendisler, Yunan ustalarn fersah fersah geride brakmlard. Roma maden ocaklarnda yeralt sularnn, ocaklar basmalarn nleyen su tulumbalar ilerdi. Romada yksek bir bina kurulurken, yap malzemesi srtta tanmaz, vinlerle kaldrlrd. Bu yle olurdu: Byk bir tekerlein iinde basamaklar yaplmt. Kleler bunlara basnca tekerlek dner ve makaralar araclyla vincin okuna geirilmi olan ipi dolaba sarar. Bylece yk elle deil, ayak hareketiyle kaldrlm olurdu. Roma atlyelerinde, nceleri ad bile iitilmeyen, byle akl kutusu makineler az deildi. Demirci atei bir krkle krklerdi. Kuyumcu,

talar ayakl perdah tezghnda ilerdi. Byk frnlarda hamur insan eliyle deil, at ayaklaryla yorulurdu; hamur teknesinde hamuru kartrp youran tahta kanatlar, atlar harekete geirirdi. Romann ekmek tketimi byk olduu iin, byle makineler yapmak gerekiyordu. Ya su? Roma ne kadar ok su ierdi! me suyu getirmek iin Romal mhendisler, aquaduk denilen uzun su kemerleri kurarlard. Aradan yllar getikten sonra bile insanlar, bu aquaduklarn dev kemerlerini hayretle seyredeceklerdi. st ste konmu yksek ta kpr. Bu katl kprnn bir ucu, sisli uzak yamalara dayanr, br ucuysa ufuk izgisinin tesinde kaybolurdu. Kemerin geni ayaklar arasndan uzak vadiler grnrd. Kprdeki oluktan buz gibi su akard. Aradan yzyllar geecekti. ehirlerin varolarnda yaayan ocuklar, ot balam dev ta basamaklara trmanacaklar ve vaktiyle burada bir Roma amphitiyatro bulunduunu, basamaklarn sra olduunu, bunlarda binlerce seyircinin oturduunu

reneceklerdi. ocuklar, Romada on bin, hatta yz bin kiiyi iine alabilecek bu byk tiyatrolara aacaklard. Daha nelere amazlard ki ocuklar: Romallar, talyann ortasnda bulunan byk bir gl denize aktmay tasarlamlard. Gl geni bataklklarla evriliydi. Bu topraklar, insanlara stmadan baka bir ey vermezdi. Dalar, kayalar delinerek bir kanal kazld. Kanalda otuz bin insan tam on bir yl alt. Gln sular Tiber Irmana aktlarak kurutulan topraklar, ayr ve tarlalara evrildi. Bugn tarih retmenini dinlerken ocuklar, stmann bitkin bir hale getirdii klelerin sapsar yzlerini, kk avurtlarn, bir deri bir kemik vcutlarn gzlerinin nne getirip pis kokular saan vadiyi, binlerce insann hayat pahasna kurutulan batakl pek grmezler. ocuklarn gzleri nne, herhalde bugn bambaka bir manzara gelir yani talyann masmavi gkyz, byk bir gl ve gln sularn oyun oynarcasna rmaa, oradan da denize aktan dev

insan. Gerek hangisi? Sonraki kuaklarn Roma hakkndaki hkm ne olacak? Torunlar Ne Diyor? Roma deyince, aklmza yalnz zincire vurulmu kle kafileleri ve sirk arenalarnda can ekien gladyatrler gelmez. Gaddar ve despot Neronla birlikte, onun zamannda yaayp onun kurban olmu filozof Senecay da dnrz. Sirkte gladyatrleri kendi eliyle ldren, elenmek iin sakatlar asasyla dven mparator Commodusun szn ederken tylerimiz diken diken olur. Roma tarihinde Commodus gibi bir cellat hkmdardan baka Marcus Aurelius gibi filozof bir imparatorun da olduunu unutamayz. Roma birok halk esir etmiti, Yunanistan kendisine balam ve Yunan ehirlerine, salt gsteri olan zgrln glgesini brakmt. Bir de bu Roma, Yunan felsefesini ve sanat eserlerini koruyarak yzyllara emanet etmitir.

Romallar Yunanllara hor bakarak graeculi, yani Yunanck derlerken Atina okullarnda Yunanllardan ders alr, Olimpiyat oyunlarnda defne elengini kazanmak iin yarrlard. Romal airler Homerosun at rdan yryorlard. Vergilius, Troyal Aineasn servenleri stne yazd destanla, lyaday devam ettirmiti. Ovidius, byleyici iirlerinde eskia Yunanistannn saf ve heyecan verici efsanelerini anlatmt. Roma tarihilerinden Titus Livius, Tacitus, insanln Heredotos ve Thukydides tarafndan yazlmaya balanan tarihine devam etmilerdi. Tarihin, Romaya kar haleflerin yargsna sunduu sulamalar pek ar, su delilleri korkuntur. Tarih sadece bir prokuror, yani savc deil, ayn zamanda bir avukattr da. Dilimiz bile, Romann lehinde tanklk ediyor. Prokuror, avukat szlerinin, birok baka szle birlikte, hep Romallardan kalm olmas sebepsiz deildir. Gimnazyum, akademi, niversite, mze, enstit, faklte, doktor, profesr, fizik, matematik, felsefe

gibi szler, Yunanca ve Latinceden btn Avrupa dillerine girmitir. nsanln deneyimlerini, kitaplarnda damla damla toplam olan eskia bilginlerini unutmak byk bir nankrlk olur. Tembelliini ve agzlln rnekleriyle grdmz ayn Romada gecesini gndzn bilime veren alkan insanlar da vard. Bir tabiat bilgini, amiral ve devlet adam olan Plinius bunlardan biriydi. Plinius, btn doay tasvir etmek gibi cesaretli bir ii tasarlamt. Bilgin yle der: Tasarm gereklemese bile, byle bir ie girimenin verdii zevk yeter. Plinius az uyur, az yerdi. Gn ve gecelerini, corafyaclarn, astronomlarn, tabiat bilginlerinin ve doktorlarn doa hakkndaki kitaplarn okumakla geirirdi.

Kitap stne kitap okur, not tutar, dnr, kyaslamalar yapard. Gezilerinde ve savalarnda ok eyler grmt. Okuduu kitaplarn says iki bine yaklayordu. Bunlar kurulacak binann, ancak gereleriydi. Ykselmeye balayan bu binann ad Tabii Bilimler Tarihiydi. Yllar birbiri ardnca geiyor, Plinius eserine yeni yeni ciltler ekliyordu. Artk bu tek bir bina deil, koca bir ehirdi. Pliniusun Tabii Tarihi (Naturalis Historia) tam otuz yedi cilttir. Plinius bu eserinde yldzlardan, gezegenlerden, yaban hayvanlarndan, aalardan, uzak lkelerden ve ok eski zamanlardan sz eder. Plinius, ayakl bir kitaplkt: Kutupta gnein yazn hi batmadn, knsa hi domadn, k hznn sesinkinden yksek olduunu, deniz gelgitinin, Ayla Gnein ekimlerinden doduunu biliyordu. Ama o da gerei, uydurmadan pek g ayrabiliyordu. Plinius, tabiat tarihinin Heredotosuydu.

Gz ve azlar gslerinde bulunan basz insanlar hakkndaki eski masallar, Plinius da tekrarlyordu. Denizde kabuklu hayvanlarn, yalnz yeni ay doup byd zaman gelitiklerini sanyordu. Kpek burcunun, denizde frtnalar dourduuna, arab mayalandrdna inanyordu. Pliniusa gre, doa her eyi insan iin yaratmt. Szgelimi, bitkiler insana meyve, arap, gzel kokulu yalar vermeliydi. Aa gvdeleri, ev ve gemi yapmak iindi. Demir sava iin, altn insanlarn ahlakn bozmak iin yaratlmt. Plinius yle yazar: Altn peinde yerin ta derinliklerine sokulur, zerinde yaadmz topra delik deik ederiz. Sonra da yeryznn atlamasna, kimi zaman da yerin depreme tutulmasna aarz. Bilgin, depremleri, a gzl insanlar tarafndan delik deik edilen kutsal toprak anann gazaba gelmesiyle aklyordu. Ne var ki, her eyin insan iin olduunu syleyen Plinius, insann kendisine pek yksek bir deer vermezdi. Onun vahi hayvandan kt olduunu

sylerlerdi. Ne aslanlar, ne de deniz canavarlar birbirine kar kin ve dmanlk beslerler. nsanlarsa teden beri birbirine dmandr. Hibir yaratn cesareti, korkudan insannki kadar krlmaz. Hibir yaratk, insan kadar fkelenip gaddarlamaz. hret ve menfaat dknl, yalnz insana zgdr. Herhalde, Pliniusun imparator saraynda, Senatoda, sirkte karlat Romallar da, daha yksek bir deere layk olmasalar gerekti. Plinius, Romada yksek fedakrlk rnekleri gsterebilecek insanlarn da olduunu kendi hayatyla ispat etmiti. Bilgin bu rnei, hem mr boyunca almasyla, hem de lmyle vermiti. Kuzeni Kk Plinius, tarihi Tacitusa gnderdii bir mektupta yle yazmt: Benden amcamn, byk iler baarp mkemmel kitaplar yazmak mutluluuna ulaan insann lmn anlatmam rica ediyorsun. Onun alnna, cennet gibi bir yer mahvolduu srada lmek yazlym, ama hatras sonsuza dek yaayacak.

Amcam emrindeki donanmayla Mizen Burnu yaknlarndayd. 22 Austosta, kendisine grlmedik bir bulutun belirdii bildirilmiti. Bulut ama benziyordu. Gvdesi ge doru ykseliyor, dallarysa drt yana uzanyordu. Amcam, her yeni olay incelemeye alan bir doa bilginine zg heyecanla, gemilerden birinin hemen harekete hazrlanmasn emretti. Tam o srada Vezv eteklerinden, yardm dileyen bir mektup geldi. Bunun iin btn donanma denize almalyd. Amcam, sancak gemisinde korkusuzca, tehlikeli yere doru yneldi. Gverteden korkun doa olayn gzetliyor, gzlemlerini sekreterine yazdryordu. Felaket yerine yaklatka, gemiye gittike koyulap scaklaan kl yayordu. Kle, snger tayla lav bile kart oluyordu. Stabyaya yanalarak sahile kld. Artk sular kararmt. Vezv Yanarda alev pskryordu. Ayn zamada yer de titredi, yle ki, Pliniusla arkadalarnn bulunduu ev sallanmaya balad.

Herkes evden kt. Yanardadan fkran ta yamurundan korunmak iin, balarna birer yastk balamlard. Yanndakilerle birlikte kkrt dumanndan ve alevlerden kaan Plinius, birden takatsz yere ylverdi. ki klenin yardmyla ayaa kalkabildiyse de, sonra yeniden dp ld. Vezv Yanardann, 79 ylnda Herculanium ve Pompei ehirlerini kl altnda brakan fkrmasyd bu. nsanlar, uyuklayan yanardan eteklerinde yzyllarca rahat rahat yaamlard. O yaz sabah da, her zaman olduu gibi, herkes kendi iiyle urayordu. Berber dkknnn nnde mteriler kanepeye oturmu, sra bekliyorlard. Meyhanede askerler, byk bardaklar tokutura tokutura arap iiyorlard. Tccarlar, dkknlarnn nnde oturmutu. Kadnlar pazara gidiyorlard. Bir kyl, yaya kaldrmndaki bir delikli taa katarn balyordu. Frnc, piirdii yuvarlak somunlar arasnda bada kurmutu. Kundurac, bir

kadn mterinin sandal lmesine yardm ediyordu. Bakrc, bir bakr denekle, n n ten kazana vura vura mteri ekmeye alyordu. Gelip geenler durup duvara yazlm seim yazlarn okuyorlard. Bruttus Balbay sein! Balba ehrin hazinesini kurutmayacak, Meyhaneciler, oylarnz Psisk ile Rufa verin!, Marcellus iyi bir belediye bakan olacak ve ahane oyunlar tertipleyecek! nsan kalabal grltsnn ve adrvandan fkran su seslerinin iitildii, iek ve yaprak girlantlaryla ssl bu sokaklarn, birka saat sonra kzgn kl ynlar altnda kalaca, o zaman kimin aklna gelebilirdi! Kimileri kaygsz; kimileri de dertli olan bu insanlarn, birden yanarak ya da zehirli kkrt dumanlaryla boularak lecekleri kimin aklndan geebilirdi! Birka gn sonra, tek tk sa kalanlarn, henz soumam olan cesetler arasnda dolaarak, evini bulmak umuduyla, kl ynlarn kazacaklarn, olaydan nce bu sokaklardan gelip geenlerin hangisi dnebilirdi!

Doa insana, onun ne kadar kk ve gsz olduunu bir kez daha hatrlatmt. Elbet, bir gn gelecek, insan bu yanardalarla da baa kacakt. Yine de, gemileriyle, yok olan ehirlerin imdadna koan bu Romal amiralin yceliini kim inkr edebilir? Gverteye ta yayordu. Kl bulutlar, insanlarn gzlerini kr ediyor, yzlerini yakyordu. Plinius, geri ekilmek yle dursun, hi dnmeden yoluna devam etmiti. Hem bir amiral, hem bir bilim adam olarak, sonuna kadar grevine sadk kalmt.

7 Zaman ls
nsanlar, eski Romada, yani hemen hemen iki bin yl nce, geni imparatorluu lmeye kalkmlard. Corafyaclar harita zerinde ehirlerin yerlerini tespit ediyor, mhendisler ehirler arasndaki uzaklklar lyorlard. Dnya gittike geniliyordu. Romallar, o zamanlardan bir sre nce, Britanya

diye bir ada olmadn, onun hakknda anlatlanlarn hatta adnn bile uydurma olduunu sanyorlard. Sonra Caesar, yok sanlan bu adaya ordusuyla iki defa kmt. Yine o zamanlarda okyanusu dnyann snr sanan Romallar, devletlerinin snrlarn oraya kadar geniletmek istiyorlard. Oysa Romal corafyac Strabon, okyanusun tesinde insanlarn yaad bir toprak bulunduunu sezmiti. Yuba adnda bir gezgin, bu topra aramaya kmt. Yuba, okyanusta bulduu Kanarya Adalarnn kylarnda hindistancevizi aalar, Tenerife Yanardann zerinde de bayrak eklinde bir bulut grmt. Adalarda insan aram, sadece bo evlerin kalntlarn bulmu ve kendisini, o kimsesiz evleri beklemeye devam eden kpekler karlamt. Ya telerde? Bu topran tesinde kara var myd? Filozof Seneca yle demiti: Bir gn gelecek,

okyanus zincirlerini koparacak ve yer btnyle alacak, denizin tesinde yeni lkeler bulunacak, Tule de artk dnyann sonu olmaktan kacak. te insanlar bylece, oras senin, buras benim deyip dnyada geziyorlard. Zamann derinlikleri de ekiyordu insanlar. Gne ve su saatleri oktan bulunmutu. Atinada Rzgrlar Kulesinde bir saat vard. Kuleye bakan, saatin ka olduunu ve denizde sekiz rzgrdan hangisinin estiini renebilirdi. Zaman ls olarak kullanlan saatin sresi, her zaman bir deildi. Gnein douundan batna kadar geen zaman bir gn olarak hesap edilirdi. Kn gnler, yaz gnlerinden ksa olduuna gre, k saatleri yaz saatlerinden daha ksayd. Takvim de biliniyordu. Daha nce Babilliler, yl on iki aya, aylar da otuzar gne blmlerdi. Miletoslu Thales, gne ylnn yz altm be gn alt saat olduunu biliyordu. nsanlar, gnlerin ve haftalarn arasnda yollarn abuk aryorlard. Hele gnlerin hesabn tutmakla grevli Romal khinler tmden armlard. Onlarn takviminde baz yllar on iki,

bazlar da on aylk oluyordu. Baz yllar 355 gn, bazlar da 377 gn sryordu. 1 Ocakn 15 Ekime rastlad da oluyordu, yani darda yaz oladursun, takvim k gsteriyordu. Khinler bilimden de, Gneten de ok geri kalmlard. Bunun iin Caesar, skenderiyeli astronom Sozigene gnleri ve aylar bir dzene sokmay tembih etti. Sozigen, ince hesaplardan sonra 12 aydan ve 365 gnden meydana gelen yeni bir takvim yapt. Takvimin gneten geri kalmamas iin de, her drt ylda bir ubat ayna bir gn eklenmesini teklif etti. nsan saatleri ve yllar lmeyi renince durmad, bununla yetinmedi. Zaman deryasnda dolamak, uzak gemite, yani daha insan yokken, olanlar da renmek istiyordu. Corafyac Strabon: Yer, her zaman imdiki gibi miydi? sorusunu soruyor ve yine kendisi u cevab veriyordu: Deildir. Her ey deiiyor. Eski zamanlarda deniz kylarnn ekli bakayd, nceleri

ehir olan yerler, imdi denizin altndadr. Yanardalar, denizin dibinden yzeyine adalar fkrtyordu. Szgelimi, Sicilya Adasn, Etna Yanarda pskrtmt. Strabon, ktalarn meydana geliini anlamaya urayordu. Gezegendeki byk cisimlerin srlarn aacak anahtar ararken bunu kk cisimler dnyasnda bulmutu. Gize Piramitlerinin yapmnda kullanlan kiretan gzden geirirken, ufack deniz kabuklarndan ve salyangozlardan olutuunu grmt. Deniz kabuklar ve salyangozlar deniz dibine kerek kaln bir tortul tabaka meydana getirmilerdi. Sonra su ekilince, denizin dibi kara oluvermiti. Dnya zerinde Uu Romal air Ovidius, ge kp yksekten dnyay seyretmi olan Phaethon adl gen hakknda bir masal yazmt. Phaethonun annesi lml bir kadnm. Babas da gne tanrs olan Helios. Phaethon, babasnn drt atl gne arabasna binip dolamak istemi. Gnein, yani babasnn sarayna gitmi, ama gzleri kamaarak eikte durakalm. Helios prl prl

parlayan bir tahtta oturuyormu, sanda ve solunda saatler, aylar, yzyllar ve yllar duruyormu. st ba zm suyuna bulam Sonbaharn yannda, elenklerle ssl Bahar, kolunda olgun baaklar bal gen Yazn da yannda aksal K varm. Helios: Burada ne aryorsun, olum? diye sormu. Gen: Ey byk dnyay aydnlatan k demi, anamn dedii doruysa, sen benim babamsn, bana yle bir delil ver ki, buna herkes inansn. Helios olunu kucaklayarak: Anan sylemi. Ne delil istersen vereyim demi. doru

Gen, babasnn boynuna sarlarak: zin ver, bir gn araban sreyim, diye yalvarm. Helios verdii sze piman olmu. Olunu tehlikeli niyetinden vazgeirmek iin ikna etmeye alm ve: Senin kaderinde lml bir insann yapabilecei eyler yazl, arzunsa lml insanlarn yapamayaca bir ey demi. Gen ayak diremi, niyetinden vazgememi.

Baba oul uzun zaman tartmlar. Sonunda baba iini ekerek raz olmu. Zaten tartmann zaman da deilmi. Tan tanras Aurora, gn douda kzl kaplarn kanatlarn ayormu. Derken saat ve dakika tanrlar olan oynak Orlar yksek gk ahrlarndan, ate pskren atlar karm. Phaethon altn, gm ve deerli talar gibi parlayan gne arabasn grnce aakalm. Helios, olunun yzne, yanmamas iin kutsal merhem srm ve parlak tacn bana geirmi. Bunun sonunun hayrl olmayacan sezen baba, tlerini dinlemesini, yani dizginlere aslmamasn, yeryzn yakmamak iin de pek aalara inmemesini tembih etmi ve: Orta yoldan sr, tekerlek izleri olan yerden demi. te yandan gece, ekile ekile bu bat kylarna inerken douda tanyeri aarm. Baba son defa olarak oluna akln bana toplayp niyetinden vazgemesini rica etmi. Sevin iinde olan gen artk dizginleri eline almm zaten. Sabrszlanan atlar, ayaklaryla gk kaplarn dvyorlarm. Ortalk

at kinemeleriyle nlam. Okenus adl tanr kaplar am. Anca da usuz bucaksz dnya gz nne serilmi. Atlar, ayaklaryla havay dve dve, dou rzgrna yetiip onu geerek komaya balamlar. Gkyzne k pek dik olmakla birlikte, geceleyin dinlenmi olan atlar, arabay hzla ekiyorlarm. Araba her zamankinden hafif gelmi atlara. Kk bir ocuun arl ne olacak! Araba, bo bir gemi gibi zplayp sallanyormu. Bunu sezen atlar gemi azya alarak yoldan sapmlar. ocuk korkusundan dizginleri nasl tutacan, hangi yoldan gideceini arm. Gnein nlarndan ilkin Bykay erimeye balam. Kutupta souktan hep uyuklayan Ejder gazaba gelmi. Hantal Srtma, korkusundan arabasyla bir yana ekilip gitmi. Aaya bakan Phaethon, ta derinde dnyay grm. Gen sapsar kesilmi, ayaklar titremeye balam, gzleri kararm. Babasn dinlemediine

piman olmu, babasnn atlarna bir daha el srmeye tvbe etmi. Dnp arkasna bakm. Gkte bir hayli ilerlemi, ama nnde daha ok uzun bir yol varm. Ne yapsn? Phaethon atlar zapt edememi, adlarn bile bilmiyormu. Korkudan titreyerek etrafna bakm. Canavarlarla dolu olduunu grm evresinin. Yldz kmesinden, uzun penelerini, sivri inesini kendisine doru uzatan devasa Akreli grm. Korkudan donakalan gen, dizginleri bsbtn elinden karm. Babo kaldklarn sezen atlar, gnllerinin ektii yere alabildiince komu, yldzlara arpa arpa, bir ykseklere km, bir neredeyse srnecekmi gibi ta yeryzne kadar inmiler. Ay, aabeyinin atlarnn, rlarndan karak olanca hzlaryla komalarn aarak seyrediyormu. Aada bulutlar tutuarak ttmeye balamlar. Alevler dalarn doruklarna sram, ate ormanlarla

tarlalar sarm. Zmrt ayrlar bir anda sararp kavruluvermi. ehir ve kaleler yanm, koca lkeler kl olmu. Kafkaslar ate iindeymi. Etna ate pskryormu. Souk skitler lkesi bile snvermi. Alp Dalarnn zerindeki hava tutumu, ba dumanl Apenin Dalar alev alev yanm. Yangn btn dnyay sarm. Hava bir frndaki gibi snm. Phaethonun bindii araba kpkzl olmu scaktan. Gen, ge doru ykselen dumana ve kvlcmlara dayanamam. Atlarn karanlkta nereye gittiklerinin farknda bile deilmi. te kanlar, scaklktan yanm derilerine hcum eden Habelerin o zaman karardklar, Libyann da yine o zaman verimsiz bir l haline geldii sylenir. Tanais (Don) Irman dumanlar brm, Babildeki Frat Irma tutumu, Ganjn, Tunann uzak Kolkildeki Riyonun sular kaynamaya balam. spanyada scaklktan, Taho Irmandaki altnlar erimi. Nil Irma, korkusundan dnyann br ucuna kap saklanm, yle saklanm ki, kaynaklar bulunamam.

Yeryzndeki tm karalar atlam. atlaklardan, yeralt lkesi Tartarosa k szm. I gren Tartaros kral ve kraliesi dehet iinde kalmlar. Zamann uzak olmayan gemiine kadar deniz olan yerleri kumluk vadiler kaplam. Balklar derinlere inmi, l ay balklar sularn zerine km. Deniz tanrs, perian bir halde, kere suyun yzne km ve her seferinde scaa dayanamayp gerisin geri denize dalm. Okyanusun epeevre sarm olduu Yer de, grtlana kadar suya dalm ve scaktan boaz yanarak dile gelip korka korka tanrlarn babasna yalvarm: Yaz k altm, sivri sabann vcudumda at yaralara dayandm, insanlara ekmek ve meyve verdiim iin mi yapyorsun bunu bana! Bana ve denizlerin hkmdar olan kardeime acmazsan, kendi gkyzne ac bari. Kutuplara bir bak. Ate oralar da sararsa, tanrlarn meskenleri ker. Gl Atlasa baksana! O bile, eilmi gk kubbeyi omuzlarnda g tutabiliyor. Eer deniz, yer,

gk kubbe yok olursa, biz yine eskisi gibi bir kaos halinde birbirimize karrz. Artakalan bari ateten kurtar. Evrenin selametini dn! Yerin yalvarlarn iiten tanrlarn babas Zeus, Olym- posun zirvesine kp grleyerek yldrmn zavall gence frlatm. Araba parampara olmu, atlar koumlarndan kurtulmu. Alevler iindeki cansz Phaethon da, bir yldz gibi Eridan adl byk rman kucana dm. Irmak tanralar, yzn ykayp genci gmmler. Mezar tana da: Gnein arabasn sren Gnein olu Phaethon gml burada. Zapt edemeyip atlar dtyse de, byk bir ie cesaret etti ya! szlerini yazmlar. Bylece Ovidius, bir ocuk masalnda, eski ho sylentileri, dnya hakkndaki yeni bilgilerle birletirmiti. air, bunun sadece bir masal olduunu biliyordu. Romada airler artk baka iirler yazyordu. Bunlarda tanrlar ve kahramanlar deil, doann srlarn kavrayan filozoflar vlyordu.

air Lukres Kar, insanlar manevi basksyla ezen eski inanlara kar kmak cesaretini gsteren Yunan filozofu Epikurosu vyordu.

Ne tanrlar hakknda sylenen korkuttu onu, ne de [yldrm sesi. Tam tersine, bunlar onu, ulu doann salam [kaplarndaki srgleri Daha kuvvetle ekip srlar amaya zorlad. Ve yksek ruh gcyle zaferi kazanp Yararak ateten emberini dnyann, uzaklara dald...
Lukres de, retmeni Epikurosun izinden yryordu. O da, eskiadan kalma tabulardan ylmayan insanlardan biriydi.

Ruhu saran korkular dalyor, geniliyor snrlar dnyann,

Ve seyrini gryor insan sonsuz uzayda eyann. retmeni ona, evrenin sonsuz yollarnda klavuzluk [ediyordu.
Yolda deil bir tek duvar, bir tek engel, birok duvar ve engel vard. Yol, daha ne denizlerin, ne topran, ne gklerin olduu, dnyamzn eyalarna benzeyen hibir eyin bulunmad zamann karanlklarnda balyordu. Atomlar, ayrlp birleerek, arpp savaarak, ba dndrc bir kasrga iinde hareket ediyorlard. Lukres, ilk byk snrdan cesaretle geip yerin gkten nasl ayrldn grmt. Atomlar birbirinden ayrlp dalyordu. Byk ve ar atomlar, bir yerde toplanarak evrenin ortasnda kat ve salam Yeri meydana getirmi, hafif ve hzl atomlar da dar ynelerek, prl prl parlayan Gne, Ay ve yldzlar halinde birlemilerdi. Dnya daha dumanlarla kaplyd. Dnyann, solurken kard gksel eterdi bunlar.

Derken yol Lukresi, karlarn okyanustan ayrld ikinci byk snra gtryor. Su, ar ve youn topraktan ekiliyor. Daha nemli, yumuak toprak kyor ve tuzlu deniz sular onu basyor. Kaya ve talarn etrafnda ovalar meydana geliyor. Vadilerin kt yerlerde dalar ykseliyor. Lukres, zamann yolunda daha ileriye gidiyor. Karsna nc bir snf kyor: Canlnn canszdan ayrld byk uurum. Akln daha aamad bu uurumdan air hayal gcyle geebiliyor. air, yabani hayvanlarn vcutlarnn ty ve klla kapland gibi, gen yeryznn de ot ve allarla kaplandn gryor. Lukres, yamurlarn nemiyle gnein scandan doan hayvanlarn nasl meydana geldiklerini gryor. Topraa bouna, toprak ana dememiler. Zaman gelince, olgunlaan topraktan hayvanlar, kular, insanlar kyor. Toprak ana, yavrularn st gibi bir suyla besliyor. Otlar yatak, topran scakl da elbise oluyor. Topraktan ayaksz, kolsuz, azsz ve gzsz ucubeler de kyor. Bunlar hayatlarn kazanacak

gte olmayp hayat kavgasnda yok oluyorlard. Yalnz cesur, kurnaz, evik olup soyunu koruyabilen kalyor. Aslan cesareti, tilkiyi kurnazl, geyii de eviklii kurtaryor. nsanlar daha hayvan gibi yayor, ormanlarda dolaarak meyve ve palamut topluyorlar. Frtnaya tutulunca allar arasnda ya da maaralarda gizleniyorlar. Byk bir snr daha kmt airin karsna: nsann insanlamas. nsanlar ormanda sopalarla, talarla hayvan kovalyorlard. Yldrm ve orman yangnlar, insana atei getirdi. lk evin duvarlar, ilk ate ocann evresinde ykseldi. nsanlar artk ayr ayr deil, dost olarak yayor, eyalar parmakla gstere gstere, bar ve hareketlerle meramlarn anlatarak konumaya alyorlard. Zamann yolu ilk ehirlerden, ilk sava meydanlarndan geerek ileriye doru uzanyor. nsan bakr elde ederek silah ve alet yapyor. Bakr altndan deerli. nk daha salam. Bakr aletle, hem delik alabilir, hem kazlabilir, hem de

burgulanabilir. Zamanla her ey deiiyor ve bakr gzden dyor. Bakrdan yaplan orakla alay ediliyor. Tarlalar demir aletlerle ilenmeye balanyor. Savata keskin demir kl, bakr klc yeniyor. nsanlar, yaptklar salam duvarlarn arkasnda dmanlarndan gizleniyorlar. Hazinelerde biriken servet gittike artyor. Altn, madenler arasnda ba yeri alyor. En glye deil, en zengine hrmet edilmeye balanyor. ehirlerin duvarlar yklyor, kabile nderlerinin gslerini kabartan asalar toz toprak arasnda yuvarlanyor. Herkes zenginlik, iktidar ve egemenlik peinde komaya balyor. nsanlar kavgalardan bkp usanp sonunda kendilerini, yasalarn esaretine sokuyorlar. Zamann yolu airi, karada ve denizde daha ilerilere gtryor. Denizlerde yelkenli gemiler dolamaya balyor. Vadi ve ovalardaki ormanlar kklerinden sklp yerlerinde balar, baheler, tarlalar, zeytinlikler meydana getiriliyor. Ormanlar

dalara ekiliyor. Heykeltran kalemi, taa can veriyor. Ozanlar, yzyllarn olaylarn dile getiriyorlar. Her eyi bilmek isteyen merakl akl, insan ileriye doru, sanat ve bilimin doruklarna doru gtryor. Ne var ki insan tm gleri, evrenin ynetimini tanrlara brakmakla kendini inkr etmi oluyor. Yer, yldrmlarla sarslrken, gk kubbe, imeklerle altst olurken insan, tanrlarn karsnda eiliyor. iddetli bir rzgr, denizde gemiyi nne katp kovalarken, tanrlara kurban adayarak denizin durgunlamasn bouna diliyor. nk frtna, dua ve kurbanlara aldrmayp gemiyi lmn kucana srklyor. Kk ocuklarn karanlkta titredikleri gibi, bykler de bilmedikleri eylerden korkuyorlard. Fakat karanlklar, parlak yla aydnlatan bilgiler de vard. Gnein karanl kovduu gibi, doa da d manzaras ve i bnyesinin ahengiyle insann kalbinden korkuyu kovuyordu. Zamann yolu airi, getire getire kendi ana, kendi ehrine, doup byd eve getiriyor.

Artk Roma dnyaya egemen olmak urunda savayor. Caesar, lejyonlarnn banda Galyaya gidiyordu. Lukres, kendi zaman zerinde pek az duruyor, nk asl amac daha ilerilere gitmek, gelecei sezmektir. Dnyann nasl kocayp kuvvetten dtn, yorulan topran nasl ksrlatn gryor. Zaman her eyi ykyordu, salam kale duvarlaryla burlarn bile. Dnyay paralayan yksek duvarlar da kerek birer enkaz haline geliyor. Ama atomlar sonsuzdu, evren snrszd. Doa, dalan atomlar yeniden derleyip toplayacak, dnyamzn enkazlarndan, baka dnyalar meydana gelecekti. Ve baka bir dnyada, baka insanlar yaayp dneceklerdi. nsann mr ksa. Ama dncesi snr tanmyor. Bir anda binlerce yl kavrayabiliyor. Bu, byk bir zafer deil de, nedir? Ama yine de, zafer kutlamas iin zaman erken deil mi?

Lukres, usuz bucaksz zamanlardan gelip getii halde, her eyi grp kavrayabildi mi? Kavrayamad. Kolay i deildi bu. Lukresin Empedokles, Leukippos, Demokritos, Epikuros gibi akll klavuzlar vard. Fakat birok ey hakknda ou zaman tahminlerde bulunmas ve hayal gcyle akln, yardmna komas gerekmiti. Lukres de, Phaethon gibi ka kere yolunu armt. Yzyllar akp geecek, XIX. ve XX. yy. gelecekti. Binlerce bilim adam, yeryuvarlann nasl meydana geldiini, canszn nasl canllatn, canllarda bilincin nasl uyandn renmek iin, ayn yoldan usuz bucaksz uzay ve zamana yneleceklerdi. Her snrda hararetli tartmalar olacakt. Bu snrlar bir lemi dierinden, yldzlar lemini dnyadan, karay sudan, canly canszdan ayryordu. Bir zamanlar bu snrlarda doa gleri, doa unsurlar arasnda byk savalar olmutu.

Savalarda yeryuvarla meydana gelmi, ktalar domutu. Savaa yeni yeni gler katlarak, dnyay canl bir rtyle kaplam, onun ehresini deitirmilerdi. Bilim adamlar, bu eski sava meydanlarndan geeceklerdi. Geitlerde, snrlarda, yine iddetli savalar olacakt. Ama bu kez doa gleri arasnda deil, fikirler arasnda. Her bilim adam, uurumdan gemek iin kendi kurduu kpry, kilitli kaplar amak iin kendi anahtarn teklif edecekti. Anahtar istemeyecekti. Yeni yeni bilim adamlar yola kacakt. Bunlar sonsuz bir umut ve snmeyen bir arzu kanatlandracakt: Bilinmeyen dnyalar bulmak. Villann Yerini ato Almaya Balad Eskia bilginlerinin eserlerini okurken, insan bunlarn ne kadar ok ey bildiklerine aar. Gnein Dnya etrafnda deil, Dnyann Gne etrafnda dndn Samoslu Aristarkhos, Kopernikten ok daha nce kavramt. Heron adndaki skenderiyeli mhendis, Polzunoftan ve

Watttan ok daha nce buhar gcyle ark dndrmt. Astronom Eratosthenes, denizyoluyla dnya evresinde gezilebileceini kestirmi, corafyac Strabon da, okyanusun tesinde bir kara parasnn bulunabileceini tahmin etmiti. Eskialarda, okyanustaki Kanarya Adalarn bulup, Tenerife Adasndaki yanardan zerinde bayraa benzer bir bulut grm olan Yuba adnda bir gezgin de vard. Birka yzyl sonra Atlantik Okyanusu alacak, gemiyle dnya evresinde dolalacak, buhar makinesi icat edilecek, ilk demiryolu yaplacak ve ilk vapur suya indirilecek gibiydi. Gezgin Yuba, Kristof Kolombdan bir iki yzyl deil, hemen hemen bin be yz yl eskiydi. Heronu Polzunofla Watttan ayran zaman daha da fazladr. leri hareketinden insan byle alkoyan neydi? Denizlerde byk bir cesaretle dolaan dev, niin okyanusun eiinde uzun zaman duraklamt? nsan, atomlar sezmiken, niin o zaman onlarn varln ispat edememiti?

nsann yolu ok gibi doru ve dz deildi. Karsna almaz bir engel knca devin, ou zaman geriye dnp uzun ve dolambal yollardan yrmesi gerekiyordu. Bunlar yolun hedeften uzaklap geriye dnd sanlan karanlk zamanlard. ki bin yl nce devin admlarn yavalatan neydi? nsann o zaman serbeste ilerlediini dnmek yanl olur. nk eli kolu balyd. nsan su kemerleri yapyor, tneller ayor, bataklklar kurutuyordu. Kimlerin elleriyle yaplyordu bunlar? Klelerin. Sabahtan akama kadar vinlerin kocaman tekerleklerini, ayaklaryla basa basa dndrenler, klelerdi. Gemilerde krek eken, yerin derinliklerinden maden karan hep onlard. Kleler olmasayd, ne saraylar olurdu, ne tapnaklar, ne sirkler ne de Romal soylularn bo vakitlerini geirdikleri o ahane villalar...

te bu villalardan biri. Arkas dalk, sa ve solundaki yamalarda tarla ve balar uzanyor. Villann pencereleri denize bakyor; dalgalar villann duvarlarn okuyor. Her yerde adrvanlar gze arpyor. Budanarak garip ekiller verilmi aalarn altnda beyaz mermerden kanepeler duruyor. Villa sahibi gnlerini okumakla, gezintilerle, dostlaryla konuarak, mzik dinlemekle, felsefe okumakla, jimnastik yapmakla, avlanmakla geirirdi. lende, altndan ocuk heykellerinin ellerindeki mealeler sabaha kadar yanard. Misafirlerden biri de bir ruloyu aarak Saturnus lkesi ve ilk insanlarn mutluluu stne bir iir okurdu. Devrilmi arap bardaklar ve yapraklar dklm gl elenkleri gnein altnda parlard. Ama ev sahibi, o gzel iiri iitemezdi ki. Akl fikri, hep yeni gnn beraberinde getirdii dertleriydi. Sepetlerdeki kehribar gibi zme bakarken, ba bakmnn ne zahmetli bir i olduunu dnrd. Asma ubuklarna, kk bir ocua bakar gibi bakmak gerekti. Topra gbrelemeli, sulamal, yabani otlar temizlemeli, asmalar budayp alamalyd. Ve btn bu ileri, klelere yklemek

gerekirdi. Toprak, artk insanlara ekmek ve meyve vermek istemiyor gibi gitgide cimrileiyor, ksrlayordu. Sebebi, toprak sahiplerinin, topraa bakm ilerini klelere brakm olmalaryd. Bu dnceler, villa sahibini rahatsz ederdi. Yz ask, ba eikti. te bu kayglar, lenin tadn karrd. te yandan, villay bir duvar gibi evreleyen servilerin arkasndaki tarlalarda savataki askerler gibi uzun diziler halinde, sra sra kleler tal topra apalard. Diziler boyunca atl gzcler gidip gelirdi. Krba zoruyla altrlan bu boynu bkk kleler, dnyann drt bir yanndan getirilmiti. Aralarnda mavi gzl Cermenler, kara derili Nubyallar, iri yar, sakall skitler vard. Talih, birbirlerine yabanc, baka gkler altnda doup bym olan bu insanlar, gurbette karde yapmt. Alnlarndaki damgay rtmemesi iin tmnn

balar yarya kadar tralyd. Bir gzc dierine: Bir panter srt gibi izgili u srtlara bak! Kim dalgac, kim daha ok krba yemi hemen belli oluyor. u bir avu buday yedii iin cezalandrld. Komusu da, kzlere iyi gz kulak olmad iin... u tekiler, ayaklar zincirlilerse, kamak istedikleri iin yediler cezay. Bir kez daha kamaya kalkarlarsa, kurtulu yok. Bunlar sonunda, ya frnda yaklacak, ya aslanlara paralatlacak, ya armha gerilecek ya da katranl elbise giydirilip yaklacak diyordu. Gzc doru sylyordu. Kle sahibi, klesine ne isterse yapabilirdi. Kle onun mal, aletiydi. ten, i aletlerinden, kzlerden, gzclerden, sahiplerinden nefret ediyorlard. Kle olarak yaamaktan gna gelmiti ve tek bir gn olsun, istedikleri gibi zgr yaayabilmek iin her trl ikenceye katlanmaya hazrdlar. Kle kzle, pullukla bir tutulurdu; oysa insand.

Kle bunun acsn kendisine emanet edilen aletlerden ve hayvanlardan karrd. Onlara bir dman gibi bakard. Zamanla karasabann yerini tekerlekli pulluk ald. Harman makineleri, presler, vinler, dokuma tezghlar peyda oldu. Yine aletlerle alabilmek iin ustalk gerekti. Aletler ve malzeme daha byk bir dikkatle, daha byk bir sevgiyle ele alnmalyd. Ama zorla altrlan klenin, ie sevgisi olabilir miydi? Kle sahibine gre kle, topran celladyd. Toprak aalar klelerine, kzgn demirle dalanm alnlarna, yarya kadar tra edilmi balarna korkuyla bakarlard. Ve bu toprak rengi yzlerde, ahmaka itaat yerine, gittike kin okunuyordu. Kleler ayaklanyor, ambarlar yakyor, sahiplerinin villalarn tahrip ediyorlard. Sekin Romal kumandanlarn bile kamadklar Spartacusun ayaklanmas baa daha

unutulmamt. Yol boylarnda yine asi klelerin gerilmi olduu armhlar, sonsuz bir duvar gibi uzanyordu. Yol kmaza girmiti. Bunun bir kar yolu var myd? Artk kleler yle dursun, kle sahipleri bile klelik dzeninden kurtulma yollarn aryorlard. Toprak aalar, kolon denen zgr iftilere tarlalarn kiraya vermeye baladlar. zgr insan, topra daha iyi iliyordu. alan ellerin iledii ksrlam toprak da cmertleiyor, bol rn veriyordu. yi, ama salam ve gvenilir kolonlar nerede bulmalyd? zgr iftiler, oktan balarn alp kyden svm, kyllerin en hali vakti yerinde olanlar bile iflas etmilerdi. Bazlar ticarete ve eitli zanaatlara gemiti. Bunlar dkkn ve atlyelerinden nasl geri getirilebilirlerdi? Bir ksm da direniyor, azgn ve babo bir kalabalk halinde sirkleri, pazar yerlerini dolduruyorlard. Pulluu klla deitirip Tuna tesinde barbarlarla savaanlar da vard.

Kyller, Roma iin btn yeryzn zapt etmiken, kendi bir avu topraklarn kaybetmilerdi. Byk toprak aalar, g bir sorun zerinde kafa yoruyorlard. Toprak kime kiralanmalyd? Dilencileri mi getirip yerletirmeliydi topraa? Dilenciler, yoksulluu da birlikte getireceklerdi. Hep bor iindeydiler, bunlar deyecek halde de deildiler. Topra srecek bir pulluklar bile yoktu. Toprak aalarnn dertleri balarndan ayordu. Kolonlarn dertleri daha da bykt. Umutsuzluk iinde soruyorlard kendi kendilerine: Bortan nasl kurtulmal? Kurtuluu nereden beklemeli? Kyde hayat gnden gne gleiyordu. ehirdeki de daha iyi deildi ya! Romada tccarlar ilerin kt gidiinden ikyetiydiler. Dokumaclar, mlekiler, camc ve bakrclar da yle. Romaya her yerden ucuz mallar geliyordu. Galyadan uha, skenderiyeden cam, spanyadan gm kaplar... Romal ustalarn, tara ehirlerinden Liyonda, Bordoda, Trirde pek ok rakibi peyda olmutu.

Roma, birok halk esareti altna alm, kendisi iin almaya zorlamt. Ama emek byk bir retmendi; uzak Ron, Ren ve Temza kylarnda yaayan halklara ok ey retmiti. Barbarlar alyor, reniyor, ilerliyorlard. Aydn, kltrl Romaysa, boyuna istiyordu: Hep gelsindi. Roma almay unutmutu. Her eyi kolayca elde ediyordu. Romallar ticareti bile br halklara brakmlard. Romal niin kendisini tehlikeye sokacakt? Frtnal denizde ve susuz lde ne diye dolaacakt? Varsn bunu Suriyeliler, Parth-lar, Araplar, Fenikeliler yapsnd. Romallaraysa, tm Hindistan servetlerinin ayaklarna gelmesi iin sadece buyurmak yetiyordu. Buyurmak. Romallarn kendilerine sakladklar tek ey buydu. Bir zamanlar Romallar, tecrbeli ve cesur askerlerdi. Artk bu ii de bakalar gryordu. Sonsuz entrikalar yapacan yapm, Romay o kerteye getirmiti ki, gerek bir Romalya rastlamak mesele olmutu. Birok eski aile snmt. Romay savunmak iin Romal yetmiyordu. Altn kartall bayraklar altnda, altar kiilik saflar halinde,

Cermen komutanlarnn komutasnda Cermenler yryordu. Roma Senatosunda ileri Galya, Cermanya, Suriye aslllar yrtyordu. Geen her yzylda Roma daha da zayflyor, esir ettii halklarsa gleniyordu. Roma zayfladka, kendisini saran halklarn artan basksn nlemek de gleiyordu. Romallar esir halklara tepeden bakyorlard. Romal ve Yunan olmayanlara, barbar deyip kyorlard. Romay sktran bu barbarlar, klelik dzeninden daha ileri bir dzenin tayclaryd ve gleri de bundayd. Barbar nderlerinin de kleleri vard, ama insanlarn ounluu zgr kimselerdi. ayrlardan, ormanlardan ortaklaa faydalanrken, topra aileleri iliyordu. Byk patriyarkal aileler halinde yayorlard. Aile bakan, en yal olan kimse, yani baba ya da dedeydi. Komutanlarn, askerlerin elinde, gittike daha ok toprak birikiyordu. Daha sonralar bunlardan toprak sahipleri, yani feodaller snf meydana gelecekti.

Romadaysa klelik dzeni derinlere kk salmt. Barbar kabileleri, snr gittike daha sk aarak imparatorlua dalyorlard. mparatorluun kuzey snrlar boyunca Romal mhendislerin yaptklar yksek duvar, barbarlar durduramyordu. Galyadan geip Alpleri aan barbarlar, ahlanm dalgalar gibi talyaya yaylyorlard. Kyde yaamak tehlikeli olmutu. Villalarn yerini atolar almaya balad. Kald ki, ehirler de daima tehlikedeydi. Galyada ehirlerin, her yl yeni tapnaklarla, sirklerle, tiyatrolarla sslenip enine boyuna geniledii zamanlar gemie karmt. Galya ehirleri asker kampna evrilmiti. Yksek duvarlarn kuatt ehrin iinde karanlk klalar ykseliyordu. Dolaylarnda da alevler birbirlerinin stnde bindirilmi gibi grnyordu. Yzyllar gelip geiyordu. III. yy. bitmi, IV. yy. gelmiti. Ortaa yaklayordu. Bu her yerde seziliyordu.

Latin dilinde, nceleri bilinmeyen acayip bir sz belirdi: Burgus. Almanca bir szd bu. ato demekti. Romallar sakal brakmaya, barbar elbiseleri giymeye baladlar. Oysa eski zamanlarda bu herkese ayplanrd. Romal yalnz kendisinin, yani Byk ehir denen Roma vatandann giyme hakk olan togasyla vnrd. Sonralar, uzun kollu bir elbise, gmlek ya da kaftan giymi bir Romalya artk kimse amaz olmutu. Gocuk giymek bile, hele kuzey ehirlerinde moda olmaya balamt. Roma togas yerine, barbar gocuu! Bu, Romallar iin kt bir iaretti. Emee Lanet Roma mparatorluunun durumu gnden gne ktleiyordu. A gzl memurlar, halk soyup soana eviriyorlard. yle bir zaman geldi ki, yalnz imparator deil, imparator naipleri de hkmdar ve tanr kesilmiti halkn bana. Kimileri, tksrncaya kadar yiyip iebilmek iin midelerini boaltacak kusturucu ilalar alrken,

kimileri de alktan lyordu. Alar toklardan, zayflar imanlardan kat kat fazlayd. Kylerde kolonlar vergilerin, angaryalarn yk altnda eziliyordu. Yava yava yurt dna ekmek aramaya gidi balad. Zamann yazarlarndan Salvianus, bu yoksullarn Romallarn insana yakmayan barbarlna dayanamayp o eski Roma insanseverliini aramak iin, barbarlarn yanna gittiklerini yazmt. Barbarlar arasnda insan vergiyle boulmazd, orada kleler bile Romadaki birok zgr insandan daha iyi yaarlard. Kyller iftliklerinden kayor, yakalanp geri eviriliyorlard. Bunlar topraa, grlmez bir zincirle balydlar. Ve bu zincirler kaak kyllere, ancak kleler gibi kelepe vurulduu zaman gze grnyordu. Kyller toprak aasnn kleleri deildi, ama topran kleleriydi. Yasa byle diyordu. Kyl, iledii toprakla birlikte satlyordu. zgr bir insan olduu halde, bir kz, bir pulluk gibi iftliin demirba saylyordu. Zanaat zanaatyla perinlenmiti: mlekinin olu mleki, dokumacnn olu dokumac olmak

zorundayd. Emek, bir kle ii saylarak nceleri de hor grlrd. Sonralar, ekmeini aln teriyle kazanan zgr insan da insandan saymamaya baladlar. mparatorluun, kyl ve zanaatlarla ilgili bir kararnda bakn ne deniyordu: Emekilik adiliinin lekesini tayan bu insanlar, insanla layk olduklarn akllarndan geirmesinler, hatta bunu hak etmi olsalar bile, hep olduklar gibi kalsnlar. Emee lanet! Bu szler, klelie dayanan dzenin lm cezasyd. Klelik dzeni son yllarn yayordu. Haydut eteleri yollar kesiyordu. Klelerle kyller, bunlara kahraman ve alc gzyle bakyorlard. Devletin nfuzu zayflamt. Toprak aalar, davalara kendileri bakyor, cezalar kendileri veriyor; birer atoya evrilen villalarn kendileri koruyorlard. Romann kurmu olduu gl devlet rgt

yklyordu. Devlette kanunsuzluk ve keyfi idare alm yrmt. ki imparator vard: Biri batda, dieri douda. mparatorlukta drt Caesarn birden hkmettii zamanlar bile oluyordu. Eskiden btn yollar Romaya giderdi. Zamanla yeni bakentler belirmiti. Milanoda, Nikomediada, Konstantinopoliste Caesarlar yayordu. Bir zamanlar Roma, dnyay zapt etmi olmakla vnrd. imdi barbarlar, Romann mirasn blyorlard. Muzaffer Roma lejyonlarnn, yzyllar nce getii yollardan Franklar, Slavlar, Gotlar, Anglosaksonlar yryorlard. Bazlar Galyay zapt ediyor, bazlar denizi aarak Britanyaya geiyor, bazlar da spanyaya yerleiyordu. Roma can ekiiyordu. Douda vahi Hun srleri yaklayordu. Yeryzn saran yangnn alevleri, bulutlar bile kzla boyuyordu. Vaktiyle her eii, her haneyi koruyan o tanrlar neredeydi? Dualar niin iitmiyorlard?

nsanlar yabanc tanrlara, yani sisiye, Astartaya yalvarp yakaryorlard. Roma imparatorlar, Pers Tanrs Mitra erefine tapnaklar yaptryorlard. nsanlarn tm umutlar mucizelere, byye balanmt. nsan yle dnyordu: Kavradm bilimin bana ne yardm oldu? Burada, yeryznde pislik ve yoksulluk iinde yok olurken, dnya yassym ya da yuvarlakm, bana ne? Ben zincirlere vurulurken, gk kubbelerinin yaplndan, yani yldzlarn bunlara akl olup hareketsiz mi, yoksa bolukta serbest mi olduklarndan bana ne? Bilgi beni ne mutlu yapt, ne de zgr. Kald ki, gerei reneceim de pheli. Ben geree yaklamaya abaladka, gerek benden uzaklayor. nsan, bunca umut balam olduu bilime lanet okuyordu. Kurtuluu nerede aramalyd?

Biroklar, klelerin, yoksullarn ve mazlumlarn koruyucusu bir Mesihin gelmesini bekliyor, buna inanyorlard. Bu din, Mesihini sabrla beklemekte olan kk Yahudiler lkesinde domutu. Dalk Galilede balklar, iftiler, kleler ve yoksullar, Kurtarcnn artk geldii ve armha gerilerek dnyann tm gnahlarn dediini kulaktan kulaa bir mjde gibi fsldyorlard. Balangta kk bir dere olan din akm, yzyllar getike genileyip derinleiyor, ald onlarca kol ile koca bir rmak oluyordu. Romal naip ve memurlar, devletin temellerini ykmakla tehdit eden bu gr rma durdurmaya abalyorlarsa da, karsna kan her engel, yeni dinin ehir ve kylerde daha genie yaylmasna sebep oluyordu. Bilinen btn usullere bavurulmutu: Hristiyanlar aslanlara paralatyor, yakyor, uvallara sokup kzgn boalara inetiyorlard.

sadan vazgeirmek iin insanlara grlmedik ikenceler yaplyor, mparatorun adna ant iersen kurtulursun diyorlard. On be yandaki ocuklar bile: Hristiyanm ve Hristiyan kalacam diyerek kendilerini paralatyorlard. Bu inad anlamayan Romallar, binlerce insann ruhunu korkun bir hastalk sarm sanyorlard. Romal naiplerden biri mparatora unlar yazmt: Bu kr inan salgn, ehirlerden baka kyleri de sarm olmakla birlikte, n alnp durum kurtarlabilir gibime geliyor. Naip yanlyordu. Artk salgn nlemek imknszd. nk Romallar, evrensel bir dine giden yolu bizzat kendileri amlard. Birok halk buyruu altna alan Roma mparatorluuna tek bir tanr gerektii dnlyordu. Roma Penatlar ve Larlar, yalnz Romallarn evlerini korurlard. Jpiter de, esir halklarn kabul edemeyecekleri kadar Romalyd. Ruhani ve dnyevi kuvveti tek bir ahsta

birletirmek, toplamak! Bundan iyisi olamazd. Romallar her yeni imparatoru Caesarsn sen, Augustussun sen, Tanrsn sen! selamyla karlard. Byle inanmak gerekiyordu. Subaylarla memurlar, belli gn ve saatlerde tapnaklar ziyaret ederek imparatorun heykeline kurban sunarlard. Yalnz vazife zoruyla inanlan bir din, kt bir din olduundan imparator, imparatorluun tek tanrs yaplamad. Romallar, baka bir yol bulmay denediler. Kendi tanrlar arasna yabanclar da aldlar: Perslerin Mitrasn, Msrn sisini, Frigyallarn Attisini. Bununla, bir dini tekinden ayran duvarlar ykmak istiyorlard. Ve bundan, yeni ortak bir din doacan sanyorlard. Halklar birletirip kartrrken, halklar birbirinden ayran duvarlar ykarken, Romallar eski gelenek ve inanlar da altst ediyorlard. Derken, eski dinin enkaz zerinde, imparatorluk

kararyla deil, kendiliinden, beklenmedik yeni bir din dodu. Yeni din herkese akt. Yunanl, Yahudi fark tanmyordu. Hepsi insand. Romal da, Barbar da. Birok halkn inan ve fikirleri bu yeni dini beslemiti. Kltrl bir Grek, ncili okurken, kendi filozoflarn hatrlad. nk daha nce Platon, doru insanlarn ruhlarnn yaad daha iyi bir dnyadan sz etmiti. Diyojen, bir Hellenliyle bir Barbar arasnda fark grmez, kendisine dnyann vatanda derdi. ncili okuyan kltrl bir Romal da Senecay dnrd. nk Seneca da, ktle iyilikle cevap vermek gerektiini retirdi. Yeni din en ok, Platon ve Senecadan haberi olmayan insanlara yaknd. skenderiye ya da Sezareya gibi ehirlerin sokaklarnda zanaatlar, kleler, yoksullar toplanyordu. Hristiyanl ven birini evrelemi, konumalarn can kulayla dinliyorlard. Vay senin haline Roma, diyordu Hristiyanln propagandacs, vay haline, eytann arkada, gnahkr Roma! Yanp kl olacan, saraylarn enkaz

ynna evrilecei, Capitoln kurtlarn uluyaca gn yaklayor!

harabelerinde

Hristiyan, halklar esir eden bu gnahkr ehri fkeyle suluyor, gklerdeki hakimin, tm gnahllar ve dnyada insanlarn kaderlerini ellerinde tutanlar cezalandraca gnn geleceini haber veriyordu. Emekilere ve zahmet ekenlere, ektikleri cefalar iin dl vaat ediyordu. Bugn cefa ekenler, yarn Tanr katndaki azizler arasnda yer alacaklar diyordu. skenderiye varolarnda yaayan zanaatlar bu szleri dikkat kesilerek dinliyorlard. Gzleri frnlarn dumanndan kmt, elleri yanklar iindeydi, devaml almaktan belleri bklmt. Omuzlarnda yara izleri tayan, alnlar damgal kleler de konuan dikkatle dinliyorlard. Bu insanlar baka neye bel balayabilirlerdi? Ka kez umutsuzluktan bunalp zalimlere kar savaa ayaklanmlard. skenderiyede sokak arpmalarnda yanp

yklm evlerin harabelerinde daha ot bitmemiti. Koca semtler enkazlara evrilmiti. Birok sarayn, skenderiyenin gs kabartt muzeumun yerinde yeller esiyordu. Son ayaklanma da, esiz bir vahetle bastrlmt. Sa kalanlar ne yapmalyd? Btn klelerin, btn esirlerin Romaya kar hep birden ayaklanacaklar zaman henz uzakt. Ve kleler, yaplacak tek bir ey kaldn sanyorlard: Mucizeye, kurtarcya, br dnyada dle bel balamak. Hristiyanl yayanlarn konumalarn kle sahipleri de kulak kesilerek dinliyor ve sk sk u sorular soruyorlard kendi kendilerine: Bu fanatikleri izlemeye deer mi? Silaha sarlmasnlar da varsn beklesinler Mesihlerini! Yllar geiyordu. Milyonlarca insan Hristiyanl kabul ediyordu. Yeni din, insanlarn gr ufuklarn ylesine geniletmiti ki, btn insanln, btn dnyann kaderi yarnki lokmasndan baka bir eyi dnmeyen zanaaty, kap yurduna dnmeyi hayal eden kleyi ilgilendirir olmutu.

Artk III. yy. bitmek zereydi. Yeni dinle savamann anlamsz olduunu Roma imparatorlar da anlamaya baladlar. nk bu din, evrensel imparatorluun arayp da bulamad evrensel dinin ta kendisiydi. Bu yle bir dindi ki, klelere ve esirlere sabr ve itaat telkin ediyordu. Yzyllar sren izlemelerden sonra Hristiyanlk zaferi kazand. Roma mparatoru Konstantin Hristiyan oldu. Konstantin yle dnyordu: sa putperestlerin tanrlarndan daha gl. mparatorluu kurtarmak iin, onu sann himayesine havale etmek gerek. Denize denin ylana sarld gibi, Roma da haa sarlmt. Kleler halara gerilerek alaka lme mahkm edilirken, sonralar ha imparatorluun bayra olmutu. Bu, Roma devletinin ykln nleyemeyecekti. Ha, ha kalacak, Roma piskoposu nfuzunu koruyup artracak, Roma mparatorluu kecekti... Klelik dzeninin mr tkenmi ve bu dzen, imparatorluu rtp onun lmne sebep olan

hastala evrilmiti. Hristiyanlk Romay bu hastalktan kurtaramazd, kurtarmak da istemiyordu; ok ok imparatorluun can ekime sresini uzatabilirdi. Piskoposlar vaazlarnda, klelere kardeler diyorlard, ama kendi klelerini serbest brakmyorlard. Bunlar klelere gkte cennet vaat ediyor, dnya cennetini de imparatora ve memurlara brakyorlard. Ve imparatorun memurlar, kaan klelerle kylleri, putperest memurlardan daha iddetle izliyor, barbarlarn ayaklanmalarn bastryorlard. Roma, kendi mezarn kendisi kazyordu. Ve yle zamanlar geldi ki saysz barbar ordular Romaya saldrdlar. Gotlar Romay ember iine aldlar. Romada alk ba gsterdi. Kltan kurtulanlar alk ldryordu. Alktan akllarn kaybedenler birbirini paralyor, analar yavrularna kyyorlard. Altn, deerden dmt. nk insan lmden kurtaramyordu. Barbarlar Romaya girdiler. Ebedi ehri gn

gece yakp yktktan sonra ekip gittiler. Zayflayan Roma mparatorluunun yeni bakenti olan Ravennada Got srlerinin gitmesine seviniyorlard. Ama bu n alnamaz saldrlarn, ancak ilk dalgasyd. Krk be yl sonra barbarlar Romaya yine girdiler. Bu kez Vandallar gelmiti. ehir on drt gn yama edildi. Koca tapnaklar ve tiyatrolar harabelere evrildi. Heykeller sokaklara atld. Ovidiusla Lukresin eserlerinin yazl olduu papirs rulolar yakld. Vandallar iirden, bilimden ne anlarlard? Bu szleri bilmezlerdi bile. Romay tahrip eden Vandallarn ad binlerce yl unutulmayacakt. te unutulmaktan beter olan byle lmszlk de var. nceleri btn yollar Foruma karken, barbarlarn aknlarndan sonra burada, bir ky sokandaki gibi otlar bitmiti. Roma mparatorluu km, enkazlar zerinde barbar halklarn devletleri domutu. Barbarlar birok bakmdan Romallardan

geriydiler. Ama en nemli meselede ileriydiler. Barbar kabilelerinde ifti, emei ile kabile nderini ve maiyetindeki askerleri besleyip geindirmek zorunda olduu halde, kle deildi. Ekmeini kendi aln teriyle kazananlar iin barbarlar arasnda yaamak daha kolayd. Romal toprak klelerinin ve ehirli yoksullarn, barbarlarn tarafna kamalarnn sebebi de buydu.

III. BLM
1 Bilimle Uraanlar Paralanyordu
talya le evrilmiti. Birok ehir yklm birou da iz brakmadan yeryznden silinmiti. Yakn gemie kadar drt ba mamur olan bir diyar, ancak sel ya da deprem bylesine altst edebilirdi. Tarlalar yaban otlar kaplamt. Bakmsz kalm balar odunlayordu. Romal Senato yesinin kona harabeye evrilmiti. Yabanclar konan pembe ve beyaz mermerinden, stun ve cephe sslerinden, kendilerine kyler kuruyor, evler yapyorlard. Servi ormannda balta sesleri dinmiyor, kesilen serviler, isli bir kulbenin ocanda yaklyordu. Got kylerinde ocuklar heykel paralaryla oynuyorlard. Anneler kucaktaki yavrularn, Romallardan kalma toga ve tuniklere saryorlard. Komu iftlie yeni sahibi, yani Got Kralnn

askerlerinden biri yerlemiti. Kral, yabanclarn bu iftliini askerlerinden birine balamt. talyaya Gotlar hkimdi. Ama klelerin durumu eskisi gibi ktyd. Oysa kleler Gotlar, misafir gibi sevinle karlam, onlara ehirlerin kaplarn amlard. Kleler ok gemeden yine pullua koulmu, apalarnn bana dnmeye zorlanmlard. Baz yerlerde iftlikler hl eski Romal sahiplerinin elindeydi. Bunlar, korktuklar ve anlamadklar yeni hayata bir yolunu bulup almaya alyor, daha dorusu son gnlerini yayorlard. Her yl gelirlerinin te birini Got kralna hara olarak gnderen Romallar, ellerinden her eylerinin alnmadna krediyorlard. talya ormanlar arasnda bir kale gibi ykselen yeni bakent Ravenna, eski Ravennaya benzemiyordu. Puta tapanlarn eski tapnaklarna halar dikilmi, eski devirlerin mahkemeleri olan bazilikalarda yarglarn oturduklar yerlere mihraplar kurulmutu.

Got kral Teodorik, Augustus unvann almt ve yabanc elileri kabul ederken erguvani bir kaftan giyiyor, bana prl prl bir ta takyordu. Bu yeni kral, Augustus unvann tayan Roma mparatorlarndan ne kadar farklyd. Latince okumak yle dursun, kard kanunlarn altna imza bile atamazd. Komu Burgundiya kralna ya da Frank Krallna mektup yazmak gerektii zaman, sekreteri ve danman Cassiodorusa bavuruyordu. Cassiodorus, soylu bir Romal ve Senato yesiydi. Kraln emrine boyun eip elinde balmumundan tahtacklarla huzuruna kar ve sradan bir ktipmi gibi, efendisinin emirlerini yazard. Bu tredi Augustus, bu yeni barbar lider iin devlet yeni bir eydi. Romal danmanlarla memurlarn yardm olmadan, devlet ilerini yoluna koyamaz, devlet ynetimini baaramazd. nk bu, zor ve kark bir meseleydi. Gotlarsa her ite kendi glerine gveniyordu. Onlara gre, askerin eli kalem tutmay deil, kl kullanmay bilmeliydi. Peki, ama okuma yazma bilmeyenlerin, eli kalem tutmayan

cahil insanlarn devleti idare ettikleri nerede grlmt? Cassiodorus, efendisine saygyla tavsiyelerde bulunuyordu. Kral da, uysal bir renci gibi ktibini dinliyordu. Teodorikin Amalasunta adnda bir kz vard. Okur yazar olmann faydasn babasndan daha iyi anlamt bu kz. Kitap okuyor, bilim ve kltr dili olan Latinceyi yutarcasna reniyordu. Birka yl sonra bu dnk barbar kz, Vergilius un iirlerini Latinceden Yunancaya evirmeye balamt bile. Amalasuntann olu, veliaht Atanarik de byyordu. Got ocuklarn okutmak yasak olduu halde Amalasunta, oluna okuma yazma retiyordu. Bunu haber alan ihtiyarlar ve gz pek askerler krala bavurup buna son verilmesini fkeyle istemilerdi. Bunlara gre, bakalarna kt bir rnek olabilirdi bu. Kraln kendi yasalarn inemesi olur muydu? Bir askerin cesur olmas iin, bilgili olmas art deildi.

Bir kere olsun hocadan dayak yiyen yreksiz olur, klca dayanamaz diyorlard. Cassiodorus, susarak dinliyordu askerleri. Onlardan nefret ediyordu, ama belli etmiyordu. Barbarlar o zamana kadar vahi ve cahil yaamlard. Tacitus, Cermen ocuklarnn buza ve domuzlarla birarada rlplak ve pislik iinde bydklerini yazal ok mu olmutu? Caesarsa Cermenlerde, talan iin yaplan aknlarn ayp saylmayp genlii eitme arac olduunu sylerdi. Cassiodorus, Cermen kabilelerinden biri hakknda Pliniusun anlattklarn da hatrlad. Bu kabile uzak olmayan bir gemite, Kuzey Denizi kylarnda gl evleri kurar ve iftliin ne olduunu bilmezdi. Teodorik, Cassiodorusu Gotlarn tarihini yazmakla grevlendirmiti. Bu kolay bir i deildi. nk Gotlarn tarihi yeni balamt ve yldzlar ileride parlayacakt. Cassiodorus umutluydu, kltrn barbarl yeneceine inanyordu. Kral Teodorikin bir danman daha vard:

Boestius. O da Romalyd, soylu bir ailedendi. Bilimi severdi. Evinin en gzel yeri kitaplara ayrlmt. Bo saatlerinde incelemeler yapard. Sayyla ses arasndaki gizli ba zebilmek iin bir tahtaya gerdii telleri uzatp ksaltyordu. Boestius mzik stne bir kitap yazyordu. Bu kitap yzyllarca yaayacakt. Mekanikle de urayordu Boestius. Teodorik iin yapt saat, zamandan baka yldzlarn hareketini de gsteriyordu. Bunu renen komu Burgundiya kral Gundobad, Teodorikten su ve gne saatleri gndermesini istemiti. Boestius ie sarld ve ok gemeden Teodorikin elileri Liona armaan olarak bir saat gtrdler. Bu saat hem zaman lyor, hem de yldzlarn hareketini hesaplyordu. Boestius, Kral Teodorikin sevgisini kazanmt. Onun ricas zerine Cassiodorus, Boestiusa u mektubu yazmt: Ptolemaiosun Astronomi adl eserini ve klidin

Geometri adl kitabn, senin Latince tercmelerinden okuyorlar. Tanry inceleyen Platonla mantk Aristoteles, Latin dilinde tartyorlar. Mekaniki Arimeti de Latince sen konuturdun. Verimli Yunanistanda doan her bilim ve sanat, Roma senin sayende ana dilinde rendi. Boestius, bu mektubu okurken yle dnmt: Bu Cassiodorusun slubu. Bu barbarlarn Aristotelesi anlayabilmeleri iin daha birka yz yl gemeli. Boestius, bo kalan her dakikasn okumakla geirirdi. Elinde olsayd dnyada olup bitenleri grmemek ve bilmemek isterdi. Ebedi ehir denen Romann ve marur Roma mparatorluunun bana neler gelmiti! Barbar srleri lkeyi sel gibi basmlard. Savan arkasndan, sa kalanlar da krmak iin alk ve veba ba gstermiti. Roma Senatosunun yeleri, Romal olduklarn unutup hi olmazsa bir eyleri kurtarmak umuduyla, barbarlarn karsnda el pene divan duruyorlard. Boyun emekle selin n alnd nerede grlmt? Barbar seli yalnz Romallarn mal ve mlklerini, haklarn deil, her eyi, felsefeyi, sanat, bilimi de silip sprecekti.

Boestius, senato yeleriyle grerek caeserlarn saltanat srmeye devam ettikleri Byzantiona bir mektup yazd. Kurtulu gelirse oradan gelirdi. nk barbar srleri Dou Roma mparatorluunu daha inememilerdi. pleri Ravennadan Byzantiona uzanan komplo gizli tutulamam, aa karlmt. Kplere binen Teodorik, Boestiusu zindana attrd. Ta duvarlar arkasnda idam bekleyen Boestius, teselliyi yine felsefede aramt. Yazd kitap da Felsefeyle Avunma adn tayordu. Ar kap smsk kapalyd. Gardiyanlara rvet vermek imknszd. Dostlarn Boestiusun yanna brakmyorlard, ayrca darda dostu kald da pheliydi. Boestius yalnz deildi. Kitaplar vard yannda. Kendisi gibi zindandayken felsefede teselli arayan Sokrates geliyordu yanna. Eskian filozoflar geliyordu. Fakat lme mahkm bir kimseyi teselli etmek zordu. leride bir umut, bir k grnmyordu. Boestius yle dnyordu: Zamann ypratc

kuvvetine ebedi ehrin bile dayanamad bu dnyada, her ey geiyor ve ryor. Kalem iliyordu. durmadan yazyor, kafa durmadan

Cellatsa, bu dnen kafay kesecek olan baltay bilemeye balamt bile. Son Romal denilen Boestius, boynu vurularak ldrlmt. Ya Cassiodorus? O da m lmt? Yoksa o Romal deil miydi? Romalyd ve hi olmazsa Boestius kadar antik kltre kt. Fakat komploya katlmamt. Tarihi iyi biliyordu ve onu durdurmann imknsz olduunu anlyordu. Byle olmakla beraber Cassiodorus da kltr urunda savayordu. Yalnz onun setii yol bakayd: talyann gneyindeki iftliine ekilerek orada dnyann ilk manastrlarndan birini kurdu. Manastra Hayat Evi anlamna gelen Vivarium adn verdi. Cassiodorus burada hi olmazsa barbarlardan kurtarlan eyleri yaatmak istiyordu. Kitap kopya eden hattatlarn iinden daha erefli

bir i olmadn sylyordu rahiplere. Rahipler de, sabahtan akama kadar Roma ve Yunan filozoflarnn eserlerini kopya ediyorlard. Aradan yllar geti. VI. yy.n ikinci yarsyd. Ostrogot Krall oktan kmt. Ravennada Longobardlar hkmediyorlard. Gneydeki Vivariumdaysa sanat nceki gibi srp gidiyordu. Sessiz ve sabrl almalar bir gn bile durmuyordu. Rahipler, bir ar kovan gibi antik bilimin baln gelecek kuaklar iin topluyorlard. Manevi babalar Cassiodorus, artk doksann am bir piri faniydi. Fakat lmeye ne niyeti vard, ne de vakti. lm bile Hayat Evine girip onun almalarna son vermeye, kalemini durdurmaya cesaret edemiyor gibiydi. Bazen Cassiodorus, yazdklarndan ban kaldrarak mor dalara bakyor, dalar deil Roma sokaklarn, genliini, dostlarn gryordu... Boestius geliyordu gzlerinin nne ve onun Felsefeyle Avunma kitabn hatrlyordu.

Boestiusu idam ettirenler oktan rmt. Teodorik mezardayd. Kz Amalasunta da birlikte yaamak istemedii iin, barbarlar tarafndan ldrlmt. Romann yerinde de yeller esiyordu. Kitaplarsa Romadan ok yzyllardan da fazla yaar... yaamt. Fikir,

Cassiodorusun akl, kendinden nceki kuaklarn biriktirdii bilgiyi, tecrbeyi gelecek kuaklara miras olarak brakmt. Yazd kitabn ad, Serbest Sanatlar stneydi. Yedi serbest sanat, yedi bilim dal biliyordu Cassiodorus: gramer, retorik, diyalektik, aritmetik, mzik, geometri, astronomi. Bunlar bir kitapta nasl toplamalyd? Yal eli titriyordu, kalbi yorgundu. Neler grm geirmiti bu kalp doksan ylda. Ama ihtiyar, lmemek gerektiini biliyordu. Kitabn tamamlamalyd. Gelecek kuaklar definenin yerini, nerede gml olduunu bilsinler diye hi olmazsa filozoflarn adn sylemeliydi.

Sonunda kitap tamamlanmt. Cassiodorus yz yanda ld. Bakalar onun eserine devam ediyorlard. Manastrlarda, rulolarn zerine eilmi hattatlar alyordu. Bilgi klarna kopya etmekten baka ne kalmt zaten. Yaratmann zaman gemiti, hi olmazsa eski alardan kalanlar koruyup sonraki kuaklara brakmal, onlar bylece yaatmalyd. Karanlk, yldan yla koyulayor, bilgili insanlar azaldka azalyordu. Piskopos Turlu Gregor, dostu air Fortunata Bizde bilimlerin renilmesi gerekiyor diye yazmt. Manastrlarn says artmt, ama rahipler Cassiodorusun kutsal sayd ie gnah gzyle bakmaya balamlard. Kilisenin reisi olan Roma papaz, piskoposlardan birine unlar yazmt: rendiime gre gramer okutuyormusun? Bunu yazarken yzm kzaryor. Kederliyim. Sama dnya bilimleriyle uramadn ispatla ki, biz de tanrmza kredelim.

Bilim kmseniyor, gelimesine imkn verilmiyordu. stelik izleniyordu da. Dokuz yz yl yaayan Atina Akademisi kapatlmt. Akademiye snan son filozoflar, Bizans mparatoru Jstinyenin emriyle kovulmulard. skenderiyede ayaktakm, Sarapeion kitapln yakmt. Matematiki Teonun kz patiya, babasnn izinden yryp geometri ve astronomi dersleri verdii iin paralanarak ldrlmt. Bilime, yurdu Atinada ve skenderiyede bile yer kalmamt. Uzaklarda, Galya ve Cermanyann sk ormanlarnda durum daha ktyd. Artk manastrlarda bilim, sadece ilahiyatn hizmetisi olarak tutulacak bir vey evlat olacakt. Yzyllar gelip geecek, sabr meyvelerini verecekti. Bir masal prensi, demir kaplar ap vey kz zindandan kurtaracak ve kralie yapacakt. Bu prensin ad ne olacakt. Roger Bacon m? Kopernik mi? Leonardo da Vinci mi? Giordano Bruno mu? Sava Diye Buna Derim Karanlk gittike koyulayordu. Artk papazlar

arasnda bile okumu insana seyrek rastlanyordu. Ancak urda burda ssz adacklar gibi manastrlar ykseliyordu. Bunlarn duvarlar arkasnda, kk pencerelerden szan zayf n altnda, alkan rahipler sabahtan akama kadar kitap kopya ediyorlard. Roma mparatorluu barbar srlerinin aknna urad zaman insanlar yn yn, imparatorluun kenar blgeleri olan Britanya ve rlandaya kamaya balamlard. rkek kadnlar, alaan ocuklar, dertli, onurlu erkekler, birer lm beiini andran kayklarla, yalpalaya yalpalaya, frtnal denizden geiyorlard. nsanlar evlerini barklarn, topraklarn, klelerini, varlarn yoklarn brakp gidiyorlard. Azna kadar ykl kayklara, ancak en deerli eylerini alabiliyorlard. Kimi altn ve gm gtryordu, kimi de deerli krk ve kuma. Ama kitaptan deerli eyas olmayanlar da vard. Bunlar, o ana baba gnnde bile, can yoldalar air ve filozoflar unutmamlard.

Eskia felsefesini dnenler pek azd. Bilgi, denklerle insanlar arasnda bir yerde bzlp kalmt. Vaktini, saatini bekliyordu; sabrla bekliyordu. Ve bu saat geldi. rlandadaki manastrlardan birinde, bilgili bir rahip, putperest ozanlarn eserleri olan eski sagalar derleyerek kopya ediyordu. Fakat bu rahip, sradan bir kopyac deildi. rlandal denizci Mayl Duynun seferlerini anlatrken, Odysseus adndaki denizciyi de hatrlamadan gemiyordu. Kyklopu, dilber Kalypsoyu, Akdenizden okyanusa aktaryordu. Eski bir rlanda sagasna Davudun dinsel arklarndan szler ryor, arkasna da Vergiliusun bir iirini ekliyordu:

Gn gelecek bunu da anmak bizim iin bir sevin olacak.


Yurdunda unutulan Roma airinin sesi, dnyann bir kysnda Son Tule yaknlarnda yeniden iitiliyordu. rlanda ve Britanya manastrlarnda iirle birlikte

bilim de barnak bulmutu. Beda adndaki saygdeer bilim adam, manastr okullar iin ders kitaplar yazyordu. Boestiusun yazd mzik kitabn zetliyordu. Britanyal Alcuin, Bedann kitaplarndan aritmetik ve mzik reniyordu. Bylece, yzyllardan gelen bilgi kvlcm, Aristotelesten Boestiusa, Boestiustan Bedaya, Bedadan Alcuine geiyordu. Alcuin de, bu kvlcm kendinden sonrakilere miras brakmak iin almt. Aristoteles, skenderin hocasyd. Alcuin, arlmana hocalk etti. Frank kral arl, gl ve yrekli bir bahadrd. Savata yle darbeler indirirdi ki, ar klc dmann miferini yarp kafasn paralard. Fakat onun kocaman elleri iin kalem pek hafif ve kkt. Kalem tutmay pek beceremiyordu daha. Yataa girerken, yastnn altna balmumundan bir

tahta ve sivri ulu bir kalem alyordu. Uykusuz gecelerinde tahtac alp zerine zene bezene Latin harfleri iziyordu. Ak pencereden esen hafif rzgr, kandilin alevini titretiyordu. Kraln uzun sakal tahtaya deiyor ve yazmaya engel oluyordu. Harfler eri br kyordu. Sakall renci memnun deildi. Yazdklarn kalemin kt tarafyla dzleyerek yeniden balyordu. arl gayretle alyordu. Okumann yazmann ne kadar gerekli bir ey olduunu biliyordu nk. Byk bir devlet ktipsiz, kanunsuz, elisiz olamazd. arln devleti de kk deildi. stelik durmadan geniliyordu. Ate ve klla az m lke zapt etmiti. arl, Papa Leonun eliyle Roma mparatorluunun altn tacn giydii 800 ylnn noelini hatrlyordu. Bir imparator nasl bilgisiz olabilirdi? Akamlar arln Aachendaki saraynda bilgili kiiler toplanrd. Alcuin, tarihi Eingard ve air Angilbert hep orada olurlard.

arl, oullarn, kzlarn ve kz kardelerini artrd, okumu insanlarn konumalarn dinlesinler diye... Bu toplantlarda herkese birer ad taklrd: Angilberte Homeros derlerdi, Alcuine bir Roma ad olan Albinden baka bir de Roma airi Horatius Flaccus erefine, Flaccus ad taklmt. Yunanllarla Romallarn arasna her naslsa bir de hkmdar Davit karmt. mparator arla Davit diyorlard. Toplananlar iir okur, tartr, gzel konuma denemeleri yaparlard. Her biri, sz yarmasnda tekileri gemeye alrd. arl nkteli bir cevap ald zaman, mkemmel bir darbe ya da ben sava diye buna derim, sava byle olmal ite derdi. Bu, her ne kadar bir oyuna benziyorsa da, oynayanlar bunu ciddiye alyor, nemli bir i sayyorlard. Derneklerine Akademia diyorlard ve yeni bir Atina kurduu iin arl vyorlard. Oysa sarayn penceresinden grnen karanlk ormanlar arasndaki bu ahap ehir, Atinadan ne kadar farklyd.

Akademia sznn de ocak bandaki bu akam sohbetleriyle bir ilgisi yoktu; dalar kadar fark vard aralarnda. Bu, bir Akademiden ok, ocuklarla yallarn okuduu baya bir okuldu. Burada yeni retiler stne bir sz iitilmezdi. Bu insanlar kendilerini ifade etmeyi daha yeni reniyorlard, kendi fikirleri nereden olacakt. Akademia neredeydi, bunlar nerede? Yzlerce fersahlk bir evrede, bazen tek bir okur yazarn bile bulunmad yerde, asl okul gerekliydi. Yzyllar geiyordu. Bilgi kvlcm elden ele iletiliyor ve ortal saran koyu karanlkta gittike daha solgun ve daha zayf bir k sayordu. arl ldkten sonra, devleti kk paralara blnd. nk arl bir eliyle ald topraklar br eliyle, halk da iinde olarak kendi kont ve dklerine vermiti. Bunlar kendi maliknelerinde birer hkmdar kesiliyordu. Ve her malikne, kk bir devlet, ayr bir dnyackt. Yeni Dzen: Feodalizm

Malikne ayr bir dnyackt. Etrafta her ey silinip kontun atosu komu kylerle birlikte okyanus ortasnda bir ada gibi kalsa bile, yine de yayordu. nk burada toprak kleleri, kendilerine ve efendileri senyre bez dokuyor, deri iliyor, izme dikiyor, bira yapyor, un tyor, balk tutuyorlard. Senyre alanlar kle deil, topraa bal kyllerdi. Romayla birlikte, bin yllk klelik dzeni de yklmt. Yeryznde yeni bir dzen oluuyordu: Feodalizm. Toprak sahiplerinin iftliklerinde hl baz kleler varsa da, iftliin temeli bunlar deil, toprak kleleriydi. Kle almay hi sevmezdi, toprak klesiyse almadan yaamay aklndan bile geirmezdi. rettiinin ancak yarsna, hatta te birine sahipti, ama ne de olsa sahipti... Klenin hibir eyi yoktu, toprak klesininse trmk, pulluk gibi tarm aletleri vard ve bunlarn zerine titrer, her zaman ie yarayacak durumda olmalarna dikkat ederdi.

Fransa ya da Cermanya ormanlar arasnda bir ada gibi duran bu maliknede, her ey toprak klesinin emeine dayanyordu. Malikneyi, kurt ve aylarn yaad sk ormanlar kuatyordu. Ancak ara sra iftlik sahibi, kpekleri ve kpek bakclaryla buralardan geerdi. Havlamalar ve boynuz sesleri uzaklara yaylr, sonra her eye yine sessizlie gmlrd. nsanlar yurtlarndan, doup bydkleri yerlerden seyrek ayrlrlard. Yollar o kadar ktyd ki, atla gitmek bile zordu. Bir cenaze alayyla bir dn alay karlaacak olurlarsa, gemelerine imkn yoktu. Bu durumda uzak yolculua kmay kim gze alabilirdi. Yol boylarndaki her ato bir haydut yatayd. Balarnda bizzat derebeyinin de bulunduu bir sr silahl haydut, yoldan geenlere ullanrd. Bereket versin, arabayla yolculuk edenler azd. Tccarlar ou zaman yaya dolar, Uzakdou lkelerinden gelen karabiber, prl prl Friz kumalarn, kzlar iin renk renk ipekli kurdelalar hep srtlarnda tarlard. Yzyllar sonra bile, Londradaki ticaret

mahkemesine, tccarlarn tozlu yollarda yaya dolatklar zamanlara atfen Tozlu Ayaklar Mahkemesi denilecekti. Dnya daha daralm, daha klmt. Avusturyal bir rahip kendi tarih kitabnda Normanlarn, ngilizlerin, Franszlarn, daha tam olarak bilinmeyen halklar olduunu yazmt. ngiltere ve Fransada da biroklar Avusturyann ne olduundan bile habersizdiler. Yabanclara dman gzyle baklrd. Yabanc tccarlara ancak panayrlarda rastlanabilirdi. Panayr pek az ehirde ve ok seyrek olurdu. Yabanc tccarlarla kavgalarn lmle bittii, alveriin yama halini ald da oluyordu. Dkkn ve kulbeler yaklp yklr, tccarlar birbirlerini yaralard. nsanlarn, yaadklar dnya hakknda bildikleri, uzak yldzlar hakknda bildikleri kadar azd. Dnya umurlarnda deildi. Onsuz da pekl yayorlard ya...

Kitap derseniz, hemen hemen hi kalmamt, kalanlar da manastrlardayd. Rahip olmayanlara, kutsal kitab bile okumak yasakt. Dnya yeniden daralyor, klyordu. Bilim adamlar bile dnyay yine dar bir oda biiminde dnyorlard. Bu oday drt yandan Okyanus evreliyordu. Okyanusun tesinde, dnyann duvarlar ykseliyordu. Bunlar ykseldike yuvarlaklap gk kubbeyi meydana getiriyorlard. Kubbenin stnde tanrlar ve evliyalar yayordu. Bu dar dnyann ortasnda yalnz bir deniz, ky ve byk rmak vard: Nil, Dicle ve Frat. Dnyann kenarnda, ite oradayd. Hristiyanlar in Corafya adl kitapta dnya, ite byle tasvir edilmitir. Bu kitap pek eski olup, daha VI. yzylda Msrl rahip Kozma tarafndan yazlmtr. Kozmann vatan skenderiyede, eski Yunan bilimi o zaman daha unutulmu deildi. Kozmann kendisi de dnya grm, uzak lkelerde bulunmutu. Zaten kendisine ndikopleustes - Hindistan Gezgini ad verilmi

olmas da bunun iindi. Ne var ki Kozma bilimi reddederek yle diyordu: Bilgiden kibir doar, kibirlenmekse gnahtr. Belki bilim adamlar gne ve ay tutulmalarn doru hesaplyorlardr, ama bunun insanlara faydas azdr. Kozma unu da ekliyordu: Ben bildiklerimi kendi kendime, kendi dncemle deil, Tanrnn kitabndan rendim. Artk bilim adamlar, doa kitabn okumak istemiyorlard. Baklarn kutsal kitabn sararm sayfalarna evirmilerdi. Bu yorgun gzler tekrar dnyaya baktklar zaman, onu grmyorlard. evrelerinde ne aa vard, ne iek, ne de ku. Var olan yalnz semboller, kitaplardaki satrlard. Her ey sadece kutsal kitab dorulamak iin vard. retmen, manastr okulunun lo bir hcresinde rencilere Fiziyolog adl kitab okuyordu. Bu, acaip hayvanlardan bahseden bir kitapt. Filin tabiat yledir: Derse kalkamaz. nk dizkapaklar bklmez. Fil uyumak isterse, mee aacna dayanr. Filin bu alkanln bilen avclar,

aac yar keserler. Fil gelip aaca dayandnda aa devrilir, yere yuvarlanan filse barmaya balar. Bunu iitip yardma koan baka fil de yklr. Bu sefer ikisi de barmaya balar. O zaman on iki fil birden gelir. Onlar da yere yuvarlanm filleri kaldramaz ve hepsi birden balarlar barmaya. Gele gele bir yavru fil gelir ve hortumunu yerdeki filin altna sokup onu kaldrr... ocuklar gzlerini drt aarak dinlerlerdi bunlar. retmen, fillerin yaad lkeler stne ocuklarn hayal kurmalarna meydan vermezdi. Byk filin aslnda fil olmayp eski Musevi dini olduunu anlatrd. Kk filse, insan kurtarp yceltmek iin, alakgnll bir kul klna giren kurtarc, yani sadr. Bylece, srkleyici bir hikye, kark ve anlalmaz bir t oluvermiti. Uzak lkeler hakknda anlatlan efsanelere, yava yava tler ve din byklerinin hayat hikyeleri de karyordu. Ermi Brandanla arkadalarnn bandan geenleri yle anlatrlard: Bir deniz yolculuunda byk bir ada grmler. Adaya kp adr

kurmular, derken ada kuyruk rparak kmldamaya balam. Ancak o zaman bunun ada olmayp byk bir balk olduu anlalm... lk Hristiyan ulularndan, ermi Yoann ynettii bir Dou lkesinden, en ince ayrntlara kadar sz edilirdi. Yoann taht zmrt, yakut ve incidendi. Saraynda verdii ziyafetlerde, sofralarda otuz bin insan otururdu. Yedi kral, altm iki dk, iki yz altm be marki, Yoana hizmet ederlerdi. Sanda ve solunda on ikier piskopos dururdu. Ve bu masala inanrlard. nsan yine kk, dar dnyada yayor ve onu kuatan duvarlarn tesinde durup olup bitenler stne masallar anlatlyordu. krkta iplik bken kzlar trk sylyorlard. Trk, dnyann bir ucundaki Tule adl lkede yaayan yal kral stneydi. Kuduran dalgalar atoyu dverken kraln, valyeleriyle nasl cmb ettii anlatlyordu trkde... Bu lke, Yunan denizcilerinin, denizciliin afanda szn ettikleri o ayn Tuleydi.

ocuklar, haclarn kutsal yerleri ziyaretlerini anlatan kitaplardaki resimlere merakla bakarlard. Resimlerden biri Yerle Gk gsterirdi. Yerler, dalar, ovalar, ormanlar gze arpar, kk korularn arasnda ufack manastrlarla, atolarn sivri damlar ykselir. Yldzl Gk, yuvarlak bir adr gibi Yeri rter. Gkte, ay ve yldzlar bir arada grlr. Burada geceyle gndz bir arada bulunurdu. Resmin n tarafnda, g rten adrn ta kenarnda, stndeki elbiseden, elindeki asadan sofu birine benzeyen bir yolcu kmt. adrn bir ucunu kaldrp ban darya uzatm, aknlkla evresine bakyordu. Yolcu, dnyann snrlar dnda, billur gk kubbe ve bunlar harekete geiren byk bir tekerlek grlyordu. Bu resimde evren pek kk tasvir edilmiti. Dnyann ular da ok yakndayd. te bir kk ocuk ki, evrenin sonuna varmay hayal ediyordu. ok alm, abalamt insan, evrenin snrlarn geniletebilmek iin. Fakat yine kk, dar bir

dnyaya dmt. Her malikne, kendi yayla kavrulan kapal dnya idi. Yine de, bu kk dnyada da gizli gizli allyor, insann hayat yeni batan kuruluyordu. Gn gelecek bu gizli alma herkesin gzleri nne serilecekti. O zaman dnyann snrlar eskisinden daha ok genileyecekti. Dou Aydnlk inde Baty karanlk basmken, Dou hl aydnlk iindeydi. Dou Roma mparatorluunun bakenti Konstantinopolise uzak lkelerden gemiler, kervanlar gelmeye devam ediyordu. Arabistandan triyat, Hindistandan baharat, mcevherat, Habeistandan da fildii getiriliyordu. Bir Bizansl rahip, ii oyulmu baston iinde inden gizlice kard ipek bcei yumurtasn Bizansa getirmiti. ok gemeden Konstantinopoliste iinin erbab ustalar, Bizans ipeinden deerli kumalar dokumaya balamlard.

Bat Roma mparatorluu kp dalmken, Dou Roma mparatorluu neden ayakta kalabilmiti? Bizans, klelik kurtulabilmiti. dzeninden vazgemekle

Romada Forumu otlar kaplarken, Konstantinopoliste halk, yeni kurulan saraylarla kiliselere hayran oluyordu. Ayasofya Kilisesinin muazzam kulesi gk kubbeyi andryordu. Kubbenin kasnan, aralarndan k szlen pencereler evreliyordu. Byle bir kubbe yapabilmek, galerileri stunlara oturtabilmek iin inaatlarn eskia bilimini hatrlamalar, Arimetin Mesnetler Kitabn dikkatle okumalar gerekmiti. Ayasofyada stun balklarn ssleyen beyaz mermer yapraklar dantel gibi ilenmiti. Duvarlara, yaldzl ve mavi zemin zerine renkli mozaiklerle sann ve azizlerin tasvirleri ustaca ilenmiti. ahane tahtnda oturan gklerin hkmdar sa, klelerin ve yoksullarn dostu sadan ne kadar farklyd! Sanatkr, Bizans mparatorluunu sann

ayak ucunda resmetmiti. mparatorun srtnda srmal bir kaftan, banda da paha biilmez bir ta var. mparator diz km, ellerini gklerin padiahna uzatarak ban emi duruyor. Soylu Bizans bykleri de, mparator sarayda kendilerini kabul ederken, onun karsnda yerlere kapanm, ayaklarn pyorlard. Bir zamanlar Hristiyanlar lm gze alarak, Roma imparatorunu tanr diye tanmay reddetmilerdi. Yeni Hristiyanlarsa kendi hkmdarlarn kendileri tanrlatryor, ikonlarda imparatoru, bann etrafnda nur halkasyla tasvir ediyorlard. Bizansta birok ey eski Romay hatrlatyordu. Komu halklarn Bizansl Greklere Rum demeleri sebepsiz deildi. Eski yasalarn, bilimin, eski sanatn kalntlarn yalnz onlard koruyan. Kiliselerde bir putperest tanrs kadar gzel melek tasvirine az rastlanabilirdi. Bir dua kitabndaki resimde, arp aan hkmdar Davut, putperest ozan Orpheusa benziyordu. Davutun arkasnda bir iir perisi, ayak ucunda da, kei ve koyunlar arasnda,

yar plak Pan duruyordu. Bunlar nceki Hellen sanatnn, ancak kalntlaryd. Vcut gzelliini deil, ruh gcn gstermeye alyorlard. konlarda oru tutup uyumayarak ile doldurmaktan bitkin bir hale gelmi azizlerin yzleri gittike sertleiyor, ruhanileiyordu. Her yeni ikon ncekinin tekraryd. nk sanat kilise yasa ve geleneklerini bozmaktan korkuyordu. Sanatla bilim, kilisenin hizmetindeydi. Korkun hrsie, yani dinden sapma sz gittike daha sk iitilir olmutu. Hrsie, seme demektir. Fakat kilisenin iki fikir arasnda seime tahamml yoktu ve dinden sapanlar amanszca izliyordu. lahiyatlar, eskia filozoflarn inceliyorlarsa da, bunu sadece onlar reddetmek, retilerini rtmek iin yapyorlard. Demokritosu deil, Demokritosa kar yazan skenderiye Piskoposu Diyonisiyi okuyorlard. Diyonisiy yle diyordu: Dnya, kaostan kendi kendine domamtr. Bir evin ustann eseri olmas gibi, dnya da Tanr nn eseridir. Yldzlar

kendiliinden yrmez, Tanrnn sz yrtr onlar. Dini btnler, bunun byle olduuna inandlar. Zavall birer insan olan imanszlar istese de istemese de dorusu budur... Din kitaplarnn sayfalar, eskia filozoflarna dar geliyordu. Fikirleri tahrif edilmiti. Fanatik bir rahip yazarn, onlar tahkir edip kendilerine kfrettii ok grlmt. nk eski filozoflar Hristiyan deil, putperesttiler, yani dinsiz. Bulgar Yoan, Aristotelesin retisini, deersizlik bakmndan deniz kpne benzetiyordu. Georgi Amortalsa, Demokritosa hi sklmadan zavall diyordu. Bir zamanlar Yunanistann mavi g altnda putperest tapnaklarnn beyaz stunlar gzleri kamatrrd. Yunan bilginlerinin eserlerinde fikir parlyordu. Derken karanlk kmeye balad. Eskia sanatnn son parltlar, Bizans ikonlarnn gm ve altn sslerinde snyordu. Yklan putperest tapnaklarnn stunlar, kilise kubbelerini tutuyordu. Eskia felsefesinin kalntlar, yklan putperest

kitaplarndan, bunlara dman din kitaplarna alnm paralar sayesinde yaamaya devam ediyordu. Snmekte olan n son parltlar Bizans aydnlatyordu.

2 Yeni Kahramanlar
Tarih sahnesine yeni halklar kyordu. Kimi bunlara Ant, kimi de Ros diyordu. Ant sz dev demekti. Antlarn boylu boslu, gl insanlar olduklar sylenirdi. ylesine dev csseli ve ardlar ki, onlar atlar bile tayamazd. Kimlerdi bu Roslar ya da Antlar? Bugnk Ruslarn, Ukraynallarn ve Belaruslarn atalarydlar. Bunlar, bir zamanlar Heredotosun ziyaret ettii ifti skitlerin yerlerine yerlemilerdi. Bir skit efsanesinde, eski zamanlarda skit topraklarna gkten altn bir pulluk, bir boyunduruk, bir balta ve bir bardak dt anlatlr.

Elbette gkten bir ey dm deildi. Fakat skitler, eski yerleim yerlerini kazsalard, kendilerinden iki- bin yl nce yaam olanlarn topra iledikleri aletleri bulabilirlerdi. Nitekim yzyllar sonra arkeologlar, Dinyesterle Dinyeper Irmaklar arasndaki ovalarda, geyik boynuzlarndan kazmalar, kemik oraklar, ta el deirmenleri, hububat saklamaya mahsus byk toprak kpler bulacaklard. Heredotostan sonra az zaman gememiti. Dinyesterle Don arasndaki geni steplerde yaayanlar da bo durmamlard. Topra daha iyi ilemeyi, daha iyi ev kurmay renmiler, birok yerleim yeri meydana getirmilerdi. Bunlara, evresi duvarlarla sarl yer, kale anlamnda gorod derlerdi. Kaleleri o kadar oktu ki, yabanclar lkelerine Gardarik, yani Kaleler lkesi adn vermilerdi. Antlar cesur bir halkt. Balca silahlar baltayla yayd. Bunlar ustaca kullanrlard. Savaa karmakark ynlar halinde deil, yzer ve biner

kiilik blkler halinde giderlerdi. Antlarn yetenekli askeri nderleri vard. htiyarlar genlere yiit bir nder olan Dobrogastn kahramanlklarn anlatrlard. Dobrogast hem karada, hem denizde savamay iyi bilirdi. Bizans mparatoru, Dobrogasta askeri nder gibi erefli bir unvan vererek, kendisini o zamanlar Pontus denen Karadenizdeki Yunan Donanmasna komutan yapmt. Ant denilen Rus tccarlar, hem gneydeki Bizansllarla, hem de doudaki Hazarlarla alveri ediyorlard. Uzak Arabistandan ilk kervanlar da Hazar lkesi yoluyla Antlara gelmeye balamt. Arap gezginleri, not defterlerine, Dinyeper kylarnda Kuyabya adnda bir lkeyle, Kuyaba (Kiev) adnda bir ehir olduunu yazmlard. Daha tede Slaviya (Novgorod ili) uzanyordu. Ondan da tede, Arsa ehriyle Artaniya vard. Aradan yllar, on yllar gemiti. Rus beylikleri, bir byk Kiev devletinde birlemilerdi. Kiev balca Rus ehri, o zamanki deyile Rus ehirlerinin anas

olmutu... Slavlar eski Yunan ve Roma kltrlerini hazr bulmulard. Romay Cermenler tahrip etmiti. Ya Slavlar? Bizansn dman m olmulard, koruyucular m? Eski kltrn ykclar m olmulard miraslar m? Terazinin kefeleri uzun zaman bir dmanlk, bir dostluk tarafna sarkp durmutu. Slavlar korkulacak bir kuvvetti. Yunanllar bunu biliyorlard. Rus beyleri byk ordularla defalarca Dou Roma mparatorluuna dalmlard. Oleg, on bir kabileyle Konstantinopolise saldrmt. gorun donanmasnda on bin gemi vard. Svyatoslavn ordusu altm bini buluyordu. Bizansl tarihilerden Leon Diakon, bazlarnn Ros da dedii Ruslar hakknda, diri halde dmana teslim olmadklar, bu halkn lgnlk derecesinde cesur ve gl olduu syleniyor diyor ve l skit erleri arasnda, savata kahramanca can vermi

kadnlara sk sk rastlandn da ekliyor. mparator Yolan Tsimiskis, Prens Svyatoslav btn Roma ordusunu zerine gndermekle tehdit ettii zaman u cevab almt: mparator lkemize sefere kmaya bouna zahmet etmesin. Biz pek yaknda Konstantinopolis nlerinde adr kurup ehri kuatacaz. Eer Roma hkmdar sava gze alrsa, biz de kendisini merte karlarz. Rus ordusu, savalardan birinde kuatlmt. Svyatoslavn sava arkadalarnn birou, kendisine geri ekilmesini salk vermilerdi. Fakat o yle demiti: imdi Romallar karsnda yz karasyla geri ekilirsek, komu halklar kolayca yenen ve koca lkeleri kan dkmeden zapt eden Rus silahnn erefi mahvolur. Atalarmzn yiitliinden ve bugne kadar yenilmeyen Rus gcnden esinlenerek, hayatmz uruna merte dvelim. Kaarak kurtulmak det deil bizde. Ya galip yaamak ya da dillere destan olarak kahramanlklar gsterip erefle lmek vardr. Bu olay anlatan Bizans tarihisi, Svyatoslav, Plutarkhosun kahramanlar gibi konuan bir hatip

olarak tasvir eder. Bir Rus tarihisi, ayn olay daha basit anlatr: Svyatoslav bir baba gibi, ocuklarm diye hitap ettii askerlere yle demiti: lelim, ama Rus vatann utandrmayalm. ller utan bilmez, ama kaarsak ayp olur. Kamayacaz, direneceiz. Ben nde olacam! Birbirinden farkl iki hikye, ama iki hikyenin kahraman da ayn tipte. mparator Tsimiskis, Svyatoslavla bar yapmay ok istiyordu. Ruslarn korkun bir kuvvet olduunu biliyordu. Bizansta Olegi unutmamlard daha. Oleg denizden ve karadan bakente yaklanca, Bizansllar kendisiyle hemen bir dostluk antlamas imzalamlard. Btn yabanc tccarlar, imparatorun hazinesine ykl miktarda gmrk vergisi derlerken, Rus tccarlarnn mallar vergiden muaf braklmt. Oleg Bizansa dokunmamt. gorla Svyatoslav Bizansllar g pskrtebilmilerdi. Ama Svyatoslavn bir daha saldrmayacan kim garanti

edebilirdi? Svyatoslav: Rusyaya gidip bu sefer daha ok askerle dneceim dememi miydi? Tsimiskis, Svyatoslavla karlaaca Tuna kylarna ite byle dncelerle gitmiti. mparator, altn zrhl elbiseler giymiti, arkasndan parlak silahlaryla mahiyeti geliyordu. Bizans mparatoru, buluma yerine sslenmi bir at zerinde giderken, Svyatoslav bir kayn iinde kyya yanayordu. Karlatklar zaman Svyatoslav kyya kmak istemeyip kaykta kald. Varsn imparatorun ayaklarn bakalar psnd. Bizansn ileri gelenleri, Rus Beyine aknlkla bakyorlard. Svyatoslav, altn zrhlar deil krekileri ve askerleri gibi tertemiz beyaz bir elbise giymiti. Yalnz kulanda iki inci arasnda yakut tal bir kpe parlyordu. Geni omuzlu, mavi gzl, pala byklyd. Ba tra edilmi, yalnz uzun bir perem braklmt. Svyatoslav ask yzl bir adamd. Bizansllar kendisine bakarken, onun gc ve mertlii hakknda anlatlanlar dnyorlard.

Cokundu, cesurdu, atlgand. Kiev Devletinin snrlarn genileten oydu. Kendisini Volga boyundaki Hazar kaleleri nnde, Kafkasya ovalarnda, Vyatka ormanlarnda Souk Kama Irmanda ve Balkan Dalarnn eteklerinde grmlerdi. Seferlerde yorgunluk bilmez, atnn eyerini bann altna koyup ak havada uyurdu. Hi beklenmedik bir anda belirir, ama pusu kurmazd saldrmak iin. Gerek bir valye gibi erkeke, Size sava ilan ediyorum diyerek dman uyarr ve hep galip gelirdi. Bir Bizans tarihisi: Svyatoslavn, kaykta oturarak imparatorla bar hakknda konutuktan sonra geri dndn yazar. Svyatoslavn krekileri elbirliiyle kreklere aslarak sular kprtm, imparator da altn mahmuzlaryla atn mahmuzlam ve bylece buluma yerinden uzaklamlard. Bundan bin yl nce, iki dnya ite byle karlamt: Hl Roma mparatorluu adn tayan eski dnya ile Rus adn yeni alan, yeni bir dnya.

Bu iki dnya, savatan dostlua, dostluktan savaa geerek, defalarca karlamlard. Ruslarla Bizansllar gne parladka ve dnya var olduka, antlamalara sayg gstereceklerine defalarca ant imilerdi. Ant yleydi: Dostluu bozanlar ne Tanrdan, ne Perundan yardm grsn, kalkanlar korumasn onlar, kendi kllaryla doransnlar, bugn ve daima kle olsunlar. Ant ierken Ruslar silahlarn yere, Perunun ayak ucuna koyar, Bizansllar da ha perlerdi. Svyatoslav yurduna dnerken, Dinyeperin s bir yerinde kendisini gebe Peenekler bekliyordu. Svyatoslavn kk bir mfrezeden baka bir eyi yoktu. Ordusunu baka bir yoldan gndermiti. Peenek svarisi grltl lklarla Ruslara ulland. Ruslar merte dvtlerse de, dman pek kalabalkt. Svyatoslavn, step yoluyla Dinyeperin tam burasndan geeceini Peeneklere kim bildirmiti. Bizansllar m acaba? Hani Bizansllardan bu beklenirdi. Zaten bunlar, Peenekleri Ruslara saldrtmak frsatn karmazlard. mparator Tsimiskis

Ruslara: Size sava ilan ediyorum dememiti. Rus Beyini alakla ldrtmt. Svyatoslavn ba iin, imparatorun ka funt altn verdiini tarih yazmyor. Fakat Bizansllarda det byleydi: Merte kar karya gelmez, parayla bir katil tutup ldrtrlerdi. Oysa hem dnya olduu gibi duruyor, hem de gne parlamaya devam ediyordu... Yine de Bizansla Rusya birbirlerine muhtatlar. Dmanlar Bizans sktrd zaman, imparatorlar Rus Beylerinden yardm isterdi. Bunlar da asker gnderirlerdi. Ruslar Bizans, korkulu ryalar Peeneklerden, gslerini siper ederek savunurlard. Bizansa deerli Rus krkleri, Rus buday, bal ve kilise mumlar yapmak iin Rus balmumu; Rus Beyleriyle boyarlarna ise Bizans kumalar, altn, arab ve meyveleri gerekti. Yunanllar, pek eski zamanlardan beri Rus ilini bilirlerdi. Ruslar da Yunanllar tanrd. Eskiden skitlerin yaad topraklara yerlemiti

Ruslar. skitlerin, Krmdaki Yunan kolonilerine yakn ehirleri vard. Bunlarn balcas Neapolisti. skit ehirlerini dman aknlarndan koruyan ta kale duvarlar yabanclar artrd. Yunan kolonilerinde byle kaleler yoktu. skit hkmdarlarnn saray ve antkabirlerinde duvarlar, usta ressamlarn eserleriyle sslyd. Bu resimlerde bazen atl bir asker, bazen elinde mzrak bir yaban domuzu avcs, bazen de dizlerinin stnde bir lyr tutan sakall bir ozan grlrd. Kayalara oyulmu maaralarda byk hububat stoklar saklanrd. Hububat, komu Yunan kolonilerine, Olbiyaya ve Hersonese satlr oradan da Yunanistana gnderilirdi. lek bir denizyolu, skitler lkesini Yunanistana balard. Yunanllar bu yoldan kuzeye, skitlerle Ruslara giderlerdi. Daha sonralar da, Yunan bakentini sk sk ziyarete balamlard. Kaykla Dnyay Dolama Ruslar, kn kestikleri mee aalarn oyup kayk yapar, ilkbahar gelince de en yakn rmaa

indirirlerdi bunlar. Kayklar bahar sularyla birlikte Dinyepere iner, Dinyeperin koluyla Kieve varr, orada karaya karlp tamamlandktan sonra skarmozlar taklrd. Arabalarla Boriev bayrndan Dinyeper kylarna getirilen buday, balmumu, samur ve zerdeva krkleri, burada kayklara yklenirdi. Kayklar birer birer Dinyeperin ortalarnda toplanrd. Tek bana yolculuk tehlikeli olduu iin kafile halinde yola klrd. Kayklar gide gide, kr kayal bir anafora varp dayanrd. Byle yerlerden ilkinin, uykuya dalma gibi, insanda kuku douran bir ad vard. Tccarlar Dinyepere, kayklar kr kayalarn arasndan geirmesi, dalgalaryla, martlar ve yaban rdeklerini okad gibi, okayp korumas iin yalvarrlard. Tehlikeli yerlerde kayklar srklenerek ya da omuzlarda tanarak kyya karlrd. Korkun yerlerdi buralar. Ceylan otlar arasnda insan kemikleri gze arpard. Buralarda Peenekler ikide bir yolcularn yolunu keser, slk ve lklarla drt yandan saldrrlard...

Tehlikeli yerler geilip kayklar yine Dinyepere indirilince, yolcularn sevincine diyecek olmazd. Irman denize dkld yerde bir adack vard, adackta da ulu bir mee aac. Tccarlar meenin dolayna oklar saplar, ona horoz ve tavuk adayarak dua ederlerdi. yle ya, kendilerini dalgalarda tayan kayklar mee ktnden oyulmu deil miydi? Tccarlar, denize almadan nce kayklara yelken takarlard. Deniz frdar, rzgr beyaz dalgacklar kyya doru kovalard. Tccarlar, tanr Stribogun torunlar saylan rzgrlara, mavi denizdeki kayklar kanatlar zerinde tasnlar diye yalvarrlard... Kayklar kyy yalaya yalaya ilerlerdi; kyda da Peenekler yrrd. Bunlar da kendi tanrlarna, frtna Rus kayklarn karaya atsn diye yalvarrlard... Bir zamanlar Ruslarn atalar, daha denize kmamlarken, kylarnda doup bydkleri rmaktan baka bir su bilmezlerdi. Rusyann haritasndaki baz corafya adlar, o

zamanlarn izlerini tar. Dunay, Don, Dinyeper, Done szlerinin birbirine benzemesi sebepsiz deildir. Bu szler, insanlarn kendi rmana, tam da Irmak dedikleri zamanlarda domutur. gor Alay Destannda yle bir sahne vardr: Yaroslav Vladimirovi Galikinin kz, Novgorod ve ernigov Beyi gor Svatoslaviin ei olan Yaroslavna, Putivi surlar nnde alar:

Tuna boyunda Yaroslavnann sesi iitilir...


der ozan. Oysa Putivi, Tunadan yzlerce kilometre uzakta bulunan Seym Irma boyundadr. Ozan Seyme, Tunay kastla, Dunay diyor. nk bir zamanlar Dunay sz rmak demekti. Rusya steplerinde yaam olan Osetinlerin dilinde Don sz, hl Irmak demektir. nsanlar kendi rmann kylarnda, kk ve dar bir dnyada yayorlard. Irmak, onlar yrmeye altryordu. Aatan oyma kayklar dalgalaryla nazl nazl sallyor, insanlar gittike daha uzaklara gtryordu. Bylece insanlar bakalarn, baka

kabileleri grp tanyorlard. Irmaklarn azlarna doru inerek denizlere kyor, kayklarna doru giderek ormanlar arasnda baka rmaklara rastlyorlard. Dalgalarda sallanan kayk, gl bir halkn beii oldu. Dinyeper, ulu bir mee aac gibi dallarn batya, kuzeye, douya yaymt. Bir tarihi Dinyeperden btn lkelere, btn halklara gidilebildiini yazar. Kaykla ilerleyerek kaynaklara doru klacak olursa, Dinyeperin Dvinann, Volgann doduklar, sk Okovsk ormanna varlr. Lovati Irmandan lmen Glne klr. lmenden, Volhov Irma yoluyla Ladoga Glne, oradan da geni Neva Irmayla, Varyag (Baltk) Denizine gidilir. Varyag Denizinden Romaya, oradan yine denizyoluyla Konstantinopolise gidilebilir. Konstantinopolisten de, Rus Denizi (Karadeniz) ve Dinyeper yoluyla Kieve dnlebilir. Ruslarn bildikleri dnyann evresinde tarihinin izdii gezi yolu ite byledir. Ruslar iin dnya alabildiine genilemiti... Artk

dnyay yalnz bir rmak deil, rmak, gl ve denizlerden meydana gelen mavi gerdanla benzer byk bir su yolu olarak dnyorlard. Bu yolda aaya ve yukarya, yani Normanlar lkesinden Yunanistana ve geriye, hem mee aacndan oyma Rus kayklar, hem de kvrk burunlu, ejder bal Norman kayklar gidip gelirdi. Kayklar, vergi toplayan beyleri ve denizler tesinden getirip beylere sattklar mallara karlk krk ve bal alan tccarlar tard. Kayklar, Karadenizin bat kylarn yalayarak gnlerce yzdkten sonra Konstantinopolisin surlar ve Ayasofya nn kubbesi grnrd. Misafirlerin karaya kmasna izin verilir, ama hemen ehre braklmazd. mparatorun memurlar, misafirlerin adlarn yazp stlerinde silah olup olmadn yoklarlard. Ve ancak bundan sonra byk kaplar alr ve misafirler ellier ellier ieri alnrd. Ruslar buna gcenmezdi. Gelenek byleydi. Ayrca Almanlar Novgoroda geldiklerinde, kendileri

de byle yapyorlard. Misafirler ev sahiplerinden yaknamazd. Antlamaya gre, yeteri kadar ekmek, arap ve et alabilir, Yunan hamamlarnda canlar istedii kadar ykanabilirlerdi. Yurda dnte de, mparatorun depolarndan kendilerine erzak, gemi apalar, yelken ve halatlar verilirdi. Tccarlar ev sahipleriyle vedalaarak lkelerine, altn, i-pekli kuma meyve ve arap gibi deerli mallarla dnerlerdi. Tccarlar bakentin hametini, din adamlarnn srmal elbiselerini, sarayda grdkleri harikalar, imparatorun oturduu tahtn sa ve solunda, azlarn ap kapayan ve kuyruklarn oynatan altn aslanlar, yurtlarnda daha uzun zaman anlatacaklard. Rus Halk stne Konstantinopolis saraylaryla tapnaklarnn n btn dnyaya yaylmt. Fakat Kievin de vnecek eyleri yok deildi. Kiev Beylerinin saraylarnda duvarlar nl ustalarn

resimleriyle sslyd, kap pervazlar mermerdendi, sobalar renkli inilerle kaplanmt. inicilik, ok ustalk ve bilgi isteyen bir sanatt. ini yapabilmek iin mine hamuru hazrlayp kurun katarak gm renge, bakr katarak da yeile boyamay bilmeliydi. Minelenecek balk levha, demirin eridii s derecesine kadar kzdrlp zerine mine dklr, minenin yanp rengini yitirmemesine dikkat edilirdi. Sonra balk levha birden souyup da mine atlamasn diye ate yava yava kesilirdi. ini yapm ok zel frnlar ve en kzgn atee bile dayankl toprak tavalar gerektirirdi. Burnu atee dayankl krklerle harlamak gerekirdi oca. Bin yl sonra bir gn Kievde kazlarda bir ini atlyesi bulunacakt. Tava krntlar zerinde bir kurun damlacnn katlap kald iniyi, frnlarn tula rgsn inceleyenler, o uzak gemite Rusyada ne eli hnerli ustalar olduunu, bunlarn maden ve camlarn niteliklerini ne kadar iyi bildiklerini aarak anlatacaklard. Bu ustalar belki okumay bile bilmezlerdi, ama doa denen kitap hep gzlerinin nnde ak

dururdu ve onlar bu kitab su gibi okurlard. Bin yl nce Kievde el yazmas kitaplar da vard. Olegin hkmdarl zamannda Ruslar, ocuklarna yazl vasiyetnameler brakrlard. gor Bizansa elilerle mektuplar gnderirdi. Ruslara okuma yazma, komular olan Bat ve Gney Slavlarndan, yani Moravyallardan, eklerden, Bulgarlardan gelmiti. Ruslar hangi yazy kullanrlard? Eski zamanlarda Slavlarn tahtalara, ta levhalara oyduklar izgi ve entiklerle yazlar yazdklar bilinmektedir. Daha sonralarysa artk herhalde parmene, Yunan harfleriyle Rusa yazmaya balam olmallard. Rus dilinin baz seslerini gstermek iin Yunan alfabesindeki harf yetersizlii glk yaratyordu. Rus diline Rus alfabesi gerekmiti. IX. yy.da Yunan ehirlerinden Selnikte, bilgili bir

rahip yaard. Rusa da bilirdi. Bir kez Karadeniz kysndaki Korsun ehrinde bulunmu ve orada bir Rusta, Rus harfleriyle yazl bir ncille bir dua kitab grmt. Bunu Kirilin Hayat hakkndaki kitaptan biliyoruz. Ama ad geen yaznn nasl bir yaz olduu bugne kadar belli deil. Kiril, o yaznn yerine baka bir alfabe bulmutu. Moravyallar Yunanllardan din kitaplarnn Slavcaya evrilmesini rica etmilerdi. Bu i Kirile verilmiti. Kirile alm olduu Yunan harfleriyle yazmak daha kolay geldii iin, Yunan yazs temelinde yeni bir Slav alfabesi hazrlad. Rus alfabesi, Kiril yazs denen ite o alfabeden meydana gelmitir. Kiril yazs Kiev kilise kitaplaryla, yeni dinle birlikte gelmiti. Yeni din, balangta eski dinle yan yana yaamt. Daha Olegin hkmdarl yllarnda Kievde ilk kilise kurulmutu. Bu, Aziz Nikola Kilisesiydi.

Burada Hristiyanlar dua ederlerdi. Eski dine inananlarsa putlara tapmaya devam ediyorlard. Tccarlar, hayvan tanrs Volostan, daha ok altn ve gm para dilerlerdi. Volos hem hayvan, hem altn tanrsyd. nk daha maden para yokken, para yerine hayvan geerdi. Askerler, yldrm tanrs Perundan zafer dilerlerdi. Volosun putu, Podol semtindeki pazar yerindeydi. Gm bal, altn bykl tahta Perunsa Gora denen tepede, Bey Saraynn avlusundayd. Derken bir gn putlar devrilip Dinyepere atld. Yeni din eskisini yenmiti. Rus beylerinden Vladimir Svatoslavi, Hristiyan oldu ve Bizans mparatorunun kz Anna ile evlendi. Yeni din Rus Devletine gerekliydi; nk Kiev Beyinin hkimiyetini salamlatrp btn Rus kabilelerini Kieve smsk balyordu. Eskofta, Novgorodda ve Gali lkesinde, nsan, sora sora Kievi bulur derlerdi. Artk Poliyanlar, Drevliyanlar, Krivi ve Radimi adndaki kabile birliklerine mensup olanlar, bir tek

halk olduklarn, Peenekler gibi putperest, murdar olmayp Hristiyan olduklarn anlamlard. Rusyaya uzun bir sre daha Ortodoks Rusya, Rus kylsne de, Hrstiyan anlamna gelen krestiyanin denmesi sebepsiz deildi. Dar kabile dnyasndan daha geni bir dnyaya, halk dnyasna geiti bu. Oradan da baka halklara, btn dnya halklarna giden yol alyordu. Artk Ruslarla, Bizansllarn baka baka tanrlara and imesi gerekmiyordu, dinleri birdi. Anlamak kolaylamt. Yllar sonra gelen yeni din, Ruslara tm Hristiyanlk leminin, tm Avrupann kaplarn aacakt. Kiev Beylerinin kzlar, yabanc kral ve prenslerle evleneceklerdi. Prens Vladimirin kuzeni, Fransann kraliesi olacak ve Latince belgeleri Slav harfleriyle imzalayacakt ki, Anna regine Kralie Anna demekti. Prens Vladimirin ikinci kuzeni Elizaveta ise Norve kral Cesur Haraldn ei olacakt... te yandan ustalar Kievde ilk kgir kiliseyi kurmaya balamlard.

Kilise iin gerekli malzeme birok yerden getiriliyordu: Krmdan yeim, Bizanstan mermer, Karpat Dalarndan arduvaz. Kilisenin geni duvarlar zerinde, gn getike sra sra pencereli, yuvarlak bir boyun ykseliyor, bunun zerine ba andran bir kubbe oturtuluyordu. lk kubbenin yannda yenileri ykselmeye balyordu. Yksek iskeleler arasnda duvarclar alyordu. Aadan yukarya, alanlara bakmak bile korkuntu. Kilisenin tabanna renkli mermer denmi, duvarlaryla kubbeleri, din ulularnn renkli mozaikleriyle sslenmiti. Kievliler, aa ktkleri yerine tuladan rlen bu kiliseye bakarken, ustalarn sanatna ayorlard. Artk Kievde de Konstantinopolisteki gibi kgir bir tapnak vard. Kiliseyi aarak seyredenler arasnda misafir Yunanllar da olurdu. Kievdeki Aziz Sofya Kilisesi, Konstantinopolis teki Ayasofya Kilisesine benzemiyordu. Ayasofyay muazzam bir kubbe rtyordu. Kiev Kilisesindeyse ana kubbeyi daha

kk 24 kubbe evreliyordu. Kilise kubbelerden kurulu bir piramit gibi ge doru ykseliyordu. Bu ok kubbeli kilisenin asln anlayabilmek iin, Novgoroda gitmeleri gerekiyordu. Novgorod, teden beri ustalaryla nlyd. Bouna dlger dememilerdi Novgorodlulara. Onlar da ehirlerinde bir kilise yapyorlard, ama tuladan deil, eski Rus usulyle yani mee ktklerinden. Rus dlgerleri, yzyllk mee ve am aalarn kesip ilemekte ustaydlar. Bksz, ivisiz, ayn baltayla ky evleri ve saraylar kurarlard. Balta harikalar yaratrd onlarn elinde. Bir ktkten, bkyla bile tahta karmak gken, Rus dlgerleri bksz da tahta bimeyi becerirlerdi. Kte, baltayla yontulan kamalar sokulur ve ktk, ustann diledii biimde yarlrd. Aa ktkleri st ste konur ve ular birbirine geirilip birletirilerek ev kurulur, ats ekilirdi. Ve btn bu ilerde baltadan baka alet kullanlmazd. Evler, kn karna ve souuna, yazn saanaklarna, sonbaharn rzgrlarna, ilkbaharn sellerine dayanabilecek salamlkta kurulurdu.

Karlarn birikip dam kertmemesi ve eriyip gitmesi iin, damlar dik ve iki yan eri yaplrd. at, rzgrn savurmamas iin salam kirilere oturtulur, kiriler de bir sra balanrd. Evleri su basmalarndan korumak iin, dorudan doruya toprak zerine deil, aa temeller zerine kurarlard. st kata, kapal, merdivenli bir giriten klrd. Duvarlar kaln, pencereler kk yaplrd. te, dlgerler byle evler kurarak sert doayla savayorlard. Balta da baya bir alet deil, doayla savata bir silaht. Derken Novgorodlu ustalara yeni bir dev verildi: Bu sefer ev deil, bir kilise kurmallard. Yunan ustalarndan, kilisenin bir mihrapla kubbesi olmas gerektiini renmilerdi. Novgorodlular meseleyi baka trl zdler. Kiliseyi on kuleli kurdular, yani o zamana kadar kurageldikleri ok kuleli ahap hkmdar konaklar gibi. Kilise bir aa temele oturtuldu. Yunan kilisesinin giri ksm Ruslatrlp vestibl eklini ald. Kubbeye de, sivri ulu bir aa adr ekli verildi.

Rus ehirlerinde birbiri ardnca ahap ve kgir kiliseler kuruluyordu. Her kilisenin mimarisinde, yerli Rus elemanlar, Bizans elemanlaryla kaynayordu. Kald ki, Bizans kiliseleri de yoktan domamt, kkleri Yunan bazilikasyla, btn tanrlarn tapna olan Roma Panteonuna dayanyordu. Bir zamanlar, bazileus denen Yunan yarglarnn oturduklar yarm daire biimindeki yer, Hristiyan kilisesinde absid olmutu. Yunan bazilikasnn stne de, Roma Pantheonunun yuvarlak kubbesi oturtulmutu. Bylece Kievde, Novgorodda, Yunan bazilikasndan, Roma Pantheonundan ve Rus Beylerinin konaklarndan ayr ayr unsurlar alp birletiren ok kubbeli Rus Kilisesi meydana gelmiti... Kiev Kilisesi tamamlanmt. Bu mnasebetle Kiev Beyi, btn ehirlerden boyarlar ve bey naiplerini, ehir ihtiyarlarn ve daha birok misafiri armt. Kiev bayram ediyordu. Yalnz yz kazan bal ikisi hazrlanmt. Kilisede dini tren yaplyordu. Ak kaplardan ar ar okunan yank ilahiler geliyordu; sanki kilisenin kendisi dile gelmi de ilahi okuyor

gibiydi. Dars gnlk gnelikti. Steplerden esen scak rzgr ceylan otu kokuyordu. Kilisenin iiyse karanlkt. Kandiller yldz kmeleri gibi sarkyor, sis iinde mum klar dolayordu. Titreen klarda azizlerin ve ba meleklerin renkli elbiseleri bir parlayp bir snyordu. Meryem Anann gzlerinde canl bir parlt belirir gibi oluyor, sonra yine solgun yz dumanlar arasnda kayboluyordu. Canl, gerek dnya buradan ne kadar uzakt... Oysa hemen orackta, kaln tula duvarn, kk pencerenin arkasndayd. Kilisedeki koku bile bakayd. Ne yaprak, ne ot, ne de sokaktaki toz kokusuydu bu. Erimi balmumu, kandil duman, ba dndrc gnlk kokuyordu kilise. Nemli duvarlardan mezar kokusu geliyordu. Koro, baka bir dnya stne ilahiler okuyordu. Kilise kapsndan giren, kendini baka bir dnyann eiinde sanrd. Henz uzak olmayan bir gemite putlara tapan bir insann karsna, kiliseye girdii zaman da, kitab at zaman da tanmadk, yepyeni bir dnya kard. Kitabn tahta kapaklar kap kanad, kopas da kilit

gibiydi. Bu kitaplar ok uzaklardan gelmiti. Yzyllardr lke lke dolamlard. Grp iittiklerini, bir gezgin gibi insanlara anlatyorlard. Din ulularndan, uzak lkelerden bahsediyorlard. nsanlar bu kitaplardan, yabanc ehirleri, treleri, inanlar reniyorlard. Kitap ok az rastlanan bir eydi. Ancak kiliselerde, bir de hkmdarn saraynda vard. Okuma yazma bilenler ise daha azd. Prensler, okumuluun faydalarn anlatyorlard. Prens Vladimir bir destanda boyarlarna yle der: Dilber bir gelin bulun bana,

Gzel, akl banda olsun.

Rusa okusun yazsn. Dualar, ilahiler bilsin ki, Ana deyip, hkmdar ei olarak veceiniz buna lyk olsun.
Bir tarihiyse yle yazar: Vladimir, putperest tapnaklar yerine kilise kurulmasn emretti. ehirlerde kiliseler kurdurup papazlar gndermeye, ehir ve kylerde halk Hristiyanlatrmaya balad. Ve soylu kiilerin ocuklarn alp okumaya yollamalar iin adamlar gnderdi. Analar, ocuklarnn ardndan llere alar gibi alyorlard. nk yeni dine inanlar daha kuvvetlenmiti. Rusyada daha eskiden de okumu insanlar vard. Ama imdi Kievde ilk Rus okulu almt. Burada okuma yazmadan baka, eitli bilimler de retiliyordu ocuklara. Rus devletine bilgili insanlar gerekti...

En eski Rus tarihini aalm. Orada Rus lkesinin tarihi, basit ve airane bir dille anlatlr. Tarihi, baz olaylara kendisi tank olmu, bazlarn yallardan dinlemi, eski kitaplardan, halk arasnda dolaan sylenti ve trklerden almtr. Bu tarih, Kiev devletini ykseltip salamlatran prenslere vgyle doludur. Altn Kaplardaki Kitaplk Sz konusu tarihte, bir yln olaylar birka satra sdrlm, bir kuan hayat bir sayfada zetlenmiti. Prens Vladimir lmt. Kievde, olu Yaroslav hkmediyordu. Tarihiyi dinleyelim: Dnyann yaratlnn 6545inci yl yazyd (Miladi 1038). Yaroslav, byk bir ehrin temelini att. ehirde Altn Kaplar kurdurdu. Bir de kilise yaptrd: Aziz Sofya Kilisesi... Yaroslav kitap meraklsyd, gece gndz okurdu. Yunancadan Slavcaya birok kitap

evirip hattatlara kopya ettirdi. Bunlar okuyanlar, Tanr dininden zevk alr. Yaroslav birok kitap yazarak, bunlar kendisinin yaptrp altn ve gm yaldzla sslettii kutsal kiliseye vakfetti... Bylece Kievde, Altn kaplar yannda ok kubbeli Aziz Sofya Kilisesinde ilk Rus kitapl kurulmu oldu. Ruslar kitap okumaya baladlar. nceleri adn bile iitmedikleri uzak lkeler, uzak denizler, sisler iinden kar gibi gzlerinin nne seriliyordu. Kitaplardan birinde yle bir hikye vard: Bir Tanr adam olan ermi Aleksey, gemiyle Romadan Suriyeye gider. Burada bir kervana katlarak Edesa ehrine varr. Maceralar bununla bitmez. Edesadan, denizyoluyla kitabn Kataliya dedii Katalonyaya hareket eder. Ama gemi, Tanr iradesiyle frtnaya tutulur ve Romaya gelir... Baka bir kitap da, okurun hayalinde Kutsal topraklar canlandryordu. Irmaa yakn bir yoldan Arabistandan buday ykl deve kervanlar geiyor, bir ihtiyar rahip, rmaktan manastra su tayan

eeini sryordu. Kitaplar yalnz baka lkelere deil, baka zamanlara da gtryordu insanlar. Okur, Byk skender hakkndaki hikyeden, Yunanistanda ocuklara hangi bilimlerin okutulduunu reniyordu. Bunlar mrldanma (mzik), yldz kanunu (astronomi), yer lme (geometri), bilgece konuma (retorik), bilgi sevgisi (felsefe) idi. Ayn kitapta filozof Aristoteles, Troyallar anlatan Homeros, Delphi khini, Olympial Zeusun tapna, Memphis ve skenderiye adl Msr ehirleri, Babil ve Pers devletleri, Brahmanlarn yaad Hindistana dair bilgiler de vard. Kitap yle devam ediyordu: skender birok orman ve eitli meyveler veren harika aalar grd. Ve o dnyay bir rmak epeevre kuatyordu. Irman suyu dupduru, st gibi beyazd. Hurma boldu. Asmalardan binlerce iri salkm sarkyordu...

Kitapta skenderin bulunduu harika lkeler, it gibi havlayan yamyamlar, gz ve azlar gslerinde olan kpek kafal yaratklar, gne olmad halde tan yerinin gnesiz de aard mutlular lkesi hakknda anlatlanlar Ruslar aarak okuyorlard. Fizyolog adl kitapta ve baka tabiat kitaplarnda, yabani hayvanlar ve kular stne anlatlanlar daha da artcyd. Bu kitaplarda da gerekle uydurma karmt. Fil ve aslanla yan yana, yar kz yar fil, yar deve yar pars gibi, tabiatta bulunmayan hayvan resimleri de vard. Yunan masallaryla birlikte, Yunan felsefesinden paralar da geliyordu Rus okuyucusuna. Pela adl derlemede, Pythagorasn, Sokratesin, Diyojenin, Aristotelesin, Epikurosun baz cmlelerine rastlanabilirdi. Sestodnev ald kitab okuyan, Empedoklesin drt esini reniyordu. lk nce yaratlm her ey bu drt eden, yani ate, hava, su ve topraktan meydana gelmiti. Aristotelesin ekledii beinci bir e daha vard:

Gkyz ya da eter. Eter, dnyaya her yerden ayn uzaklkta olup onu bir duman gibi sarard. Ruslar, dnyann yuvarlak olup bir yerinde geceyken, ters tarafnda gndz olduunu aarak reniyorlard. Kitaplar gne tutulmalarnn nedenlerini anlatyordu: Ay, dnya ile gne arasna girip engel olduu zaman gne tutulur, ay tutulmalarnaysa gnele ayn arasna giren dnya sebep olurdu. Georgi Amartol adl Yunan rahibinin kitabn dikkatle okuyanlar, Demokritosun atomlar, yazarn deyimiyle, paralanmaz ve blnmez cisimler hakknda da birka sz bulabilirlerdi. Kitap okuyanlar, evrenin bykln daha aka dnmeye balamlard. O zamanlardan kalma bir kitabn diliyle: Bykte kk, kkte byk olan insan hakknda kafa yoruyordu okuyucu. Her eyi Tanr iradesiyle deil, zorunlulukla aklayan filozoflarn var olduunu reniyordu. Zenginlii, yoksulluu, sal, hastal, klelii, zgrl, bar ve sava douran hep zorunluluktu. Her ey, gkteki deimeler de, yldzlarn hareketi de hep

zorunluluktand. Ruslar, yurtlarnn dnyadaki yerini daha iyi anlamaya baladlar. Kosmos ndikopleustesin kitabndan, dnyann ksmn, yani Asyay, Avrupay, Libyay ve ipek lkesi ini rendiler, yeryznde yaayan halklar tandlar. Kozmann kitabn Rusaya eviren, u notu eklemiti: Batda byk bir lke var: Ad Rusya. Rus kltrne her taraftan, Tevrattan, Babil efsanelerinden, bir skenderiye hikyesinden ve herhangi bir Yunan filozofunun eserlerinden, sel gibi bilgi ve tecrbe akyordu. Gelien bu kltr ylesine glyd ki, yabanc kltrlerden aldklarn sindirip kendi z mal yapyordu. Altn kaplar kitaplnda Rus kitaplar da gittike artyordu. Bunlarda yabanc lkelerden gelen eyler, eski Rus halk efsaneleriyle, ataszleriyle, masallarla, yiitlik destanlaryla, akn ve sava hikyeleriyle karyordu. larionun tarihinde ve tlerinde, Borisle Glebin

biyografisinde ve Vladimir Monamakn tlerinde, Rus edebiyat, Rus edebi dili douyordu. Tarihte iyi, bilgili ve inzivaya ekilmi bir adam olarak bilinen Kiev metropoliti larion, Yasa ve yilik Destan adl eserinde, kendi deyiiyle: htiyar gorun torunu, anl Svyatoslavn olu ve bir retmen ve veli olan, memleketimizin byk prensi Vladimiri verek: de diyor, kt ve bilinmez bir lkeye deil, dnyann her tarafna n salm Rus lkesine hkmetmilerdi. larion, Rus lkesini btn kalbiyle sever ve yurdundan hararetle bahseder. Prens Vladimire yle seslenir: Ey soylu kii, kalk mezarndan. Kalk, uykudan silkin, nk sen lmedin, sadece maher gnne kadar uyursun... Silkin uykudan gzlerini a da bak, Tanr seni gkte nasl bir erefe lyk grd ve oullar arasnda sana nasl bir eref verdi... Heybetli ehre, prl prl kiliselere, gelien Hristiyanla bak, kutsal ikonlarla takdis edilen,

buhur kovan, vgler ve ilahilerle nlayan ehre bir bak. Ve bunlar grp sevince boul... Yllar geiyordu. Her geen yl, Rusyada kitap zevkini doya doya tadanlarn says artyordu. Tirof piskoposu Kiril: Bal suyu tatldr, eker iyidir, ama kitabn tad ikisinden de iyidir der. Kiliselerde bodrumlar kitap doluydu. Manastrlarn hcrelerinde, ikon ve kitaptan baka bir ey gze arpmazd. Her prens ya da boyarlarn evinde bulunan ha odasnda, ikonlarn altndaki rahle, kitap doluydu. Her manastrda ktphane vard. Baz keiler kitap kopya eder, bazlar da bunlar ciltlerdi. Peersk Manastrnda kei Nestor, Geici Yllarn Hikyesi adl eserini yazyordu. Rostof ilinde domu olan bu kyl, hcresinden ok uzaklar gryordu. Nestor, artk btn yurdunu baklaryla kucaklyor ve Kievden Varyag Denizine oradan Romaya nasl gidileceini, Romadan da,

Konstantinopolis yoluyla, yine Kieve nasl dnleceini biliyordu. Btn Slav halklar ailesini de gryor, bunun ortak dili ve yazs olan bir aile olduunu anlyordu. Kiev prenslerinin, Rus lkesini karde kavgalarndan nasl abalayp kurtardklarn dnyordu... Bu, Rus eitiminin balangcyd. Byk bir rman kaynandayz. Yzyllar getike bu rmak daha da grleip genileyecek, dnya kltr okyanusuna nice eyler getirecekti. Biz bilgelii kitaptan reniriz. nk kitaplar evreni sulayan rmaklardr diyen tarihi, acaba bunu demek istememi miydi!

3 Dounun Zenginlii
Dnyann bir yeri gndzken baka bir yeri gece, bir yeri sabahken, baka bir yeri akamdr. Yeryuvarlann bir tarafnda ovalarla ormanlar, gnein son nlaryla vedalap karanla gmlrken, te yanda tanyeri aarmaya balar.

Kltr tarihinde de ayn eye tank oluruz. Eskia kltrnn talyada, Bizansta snmekteyken, Kievden ok uzaklarda, Arabistanda yeni bir kltr douyordu. Arabistandan teden beri kervanlar geerdi. Tccarlar develerle Hindistandan deerli talar ve baharat, inden ipekli kumalar, ap Denizinin kar yakasndaki scak Nubyadan fildii getirirlerdi. Kervanlar kutsal bir ehir saylan Mekkeye urar ve Arap tccarlar kbedeki kutsal kara taa taparlard. Gkten dtne inanlan bu ta, btn Arap kabilelerince kutsald. Arabistan llerinde insana, yalnz yldzlarla talar yol gsterirdi. Yldz gkten dnce de, tanr saylmaya balamt. Mekkeye her taraftan haclar akn ederdi. Uzak vahalardan iftiler gelirdi. Bedeviler koyun srleriyle gelip ehrin hisarlar nnde beyaz adrlarn kurarlard. iftiler, l halkna dman gzyle bakard. Tccarlar, ssz lde gebelerle karlamaktan holanmazd. Ama Mekkede herkes kendini

emniyette sayabilirdi. Burada yln on iki ay bayramd. Bayramsa panayrsz olmazd. Mekkede kimse topra ilemez, zanaatla uramazd. Mekke bir ticaret ehriydi. Burada alveri edilir, gerekirse zenginlerden birka yz altn Bizans dinar dn alnabilirdi. Gneli pazarlar kalabalk ve grltl olurdu. Bir yanda eekler anrr, ayakl satclar avazlar kt kadar barr, te yanda yaylana yaylana geen develerin hrgleri grnrd. Dar sokaklardan, evlerin toprak duvarlar arasndan, alacal ba rtller, sarkllar, bornozlular seli akard. Mekke tccarlar zengin yaarlard. Hele altn sarraflar, hepsinden de zengindi. yi, ama kendilerini mutlu sayabilecek bu insanlarn yzleri neden byle askt? Neden misafir bir tccar, bor taksidinin ertelenmesinden ya da faizin azaltlmasndan gn getike daha zor sz

aabiliyordu? Mekke iin kt zamanlar gelmiti. Altn para, Bizans imparatorlarnn elindeydi. Douya giden kervan yollarn da ranllar tutuyordu. Dnyann sonu gelmie benziyordu. Kervanlar uramaz olunca, en zengin ticaret merkezlerinin bile snd defalarca grlmt tarihte. Byle bir ehir, suyu ekilmi bir emeye dnerdi. Mermer saraylar kumlar basard. Ancak harabeler hatrlatrd o eski zenginlii. Mekkeye de byle bir tehlike kyordu. Kurtuluu nerede aramalyd? Zengin tccarlarn durumu, daha o kadar kt deildi. Az servet birikmemiti ellerinde. Soydalarndan iflas etmi kk tccarlara, iftilere, bedevilere faizle bor verir geinirlerdi. Asl ar durumda olanlar borlulard. Bor ilmii boyunlarn sktka skyordu. Bunlar, verdikleri bir Bizans altnna karlk, altn isteyen insafsz tefecilerden nefret ederlerdi. Pazarlarda hamallar, kervan srcleri, yoksullar

homurdanrd. nsanlar, Kbe duvarna gml olan kutsal taa gittike artan bir evkle dua ediyor, ama ta susuyordu. Kervansaraylarda, yabanc tccarlarn anlattklarn cankulayla dinliyorlard. Yabanc mallarla birlikte yabanc inanlar da geliyordu. Museviler Mesihten, Hristiyanlar Kurtarcdan sz ediyorlard. Kalabalkta falclar ve peygamberler dolayordu. Bunlarn konumalarnda, yerli ve yabanc inanlar birbirine karyordu. Bunlar, zenginlerle soylular tehdit ediyor, yaptklarnn cezasn bulacaklarn sylyorlard. Peygamberlerin arasnda Muhammed adnda biri de vard. slam dinini yayyordu. Bu yeni din, kendisine birok taraftar kazandrmt. Mekkeli zengin tccarlar, atalarnn dininden dnen Muhammede karydlar. Bu yzden 622 ylnda Muhammed, Mekkeden Medineye g etmek zorunda kald. Bu g olay, Mslmanlarca tarihin ba olarak kabul edilmitir. Uzun savalardan sonra Muhammed, dmanlarn alt edebildi. Mekke, Mslmanl kabul etti. Daha

dn birbirlerine dman olanlar, zenginlerle yoksullar, Mslmanln bayra altnda birleip Douya giden kervan yollarnn getii lkeleri fethetmeye gittiler. Hristiyanlk gibi Mslmanlk da herkese akt, herkes Mslman olabilirdi. Yeni din, Allahtan baka Tanr tanmamakla birlikte kara ta da reddetmiyordu. Mslmanlk, Muhammedi hem Musevi peygamberlerin, hem de sann dorudan doruya halefi ilan ediyordu. slam dini yoksullara gkte mutluluk vaat ediyor, dnyann btn nimetlerini de zenginlere brakyordu. Mslmanlk, dnyay fethetmek iin insanlar cihada, yani din uruna kutsal savaa aryordu. Ve dnyann fethine balanmt: Ama bu kez Batdan deil Doudan. Araplar, be evrelerinde. byk devleti gryorlard

Batda Rum Kayzeri, yani Muharipler Hkmdar denilen Bizans mparatoru saltanat sryordu. Bizansn yan banda, ahlar ah, Deerli

Talar Hkmdarnn topraklar, zengin ran Devleti bulunuyordu. Kuzeydeki steplerde Trk svarileri dolayordu: Bunlar Atlar Padiah denilen Trk hakanna balydlar. Douda, Sanat ve Devlet Hkmdar olarak bilinen in mparatoru saysz insanlar idare ediyordu. Gneydeki Hindistanda, Filler Padiah, Bilgelik Padiah hkmediyordu. Dnya Araplara grnyordu. Mekkeden ite byle

Derken Muhammedin yerine geenler, Arap airetlerini birletirip dnyay fethetmek zere douya, batya, kuzeye ve gneye yrdler. ran fethedildi. Msr, Bizanstan alnd. Araplar birok lkeyi zapt etti. Btn byk hkmdarlarla, Bizansla, Hindistanla, gebe Trklerle ve Orta Asya snrlarnda in ordularyla savatlar. spanyay ele geirip oraya yerletiler. Ve btn bunlar, VII.

yy.n sonlarnda ve VIII. yy.n balarnda, yarm yzyl gibi ksa bir sre iinde yaplmt. Araplar zapt ettikleri lkelerde asker kamplar ve kaleler kuruyorlard. Bu kamplar yava yava ehirler haline geliyordu. Arap ordularnn ardndan tccarlar yryordu. Akdeniz adalarna ve skenderiyeye salamca yerleen Arap tccarlar, Bizans gemicilerine dehet sayorlard. Arap tccarlarnn kervanlarna, dnyann btn yollarnda rastlanabilirdi. Ermenistanla Grcistandan ipekli, ynl kumalar, hal ve krk getiriyor, at ve koyun alyorlard. Yanar glleler atan mancnklara, yani o zamann topusuna, Hazar Denizi kylarndan petrol tayorlard. Volga yoluyla, Hazarlarla Bulgarlarn lkesine, Dinyeper yoluyla, Kuyabaya (Kiev) gidiyorlard. Slaviyadan (Novgorod) Rus ipei denilen keten getiriyorlard. Arap kervanlarn Baltk Denizi kylarnda, hatta telerde, Gotland Adasnda bile grmek mmknd.

Arap tccarlar, Asyada Seylana, ine, Afrikada Sudana kadar kervanlar gnderiyorlard. Haritalar, Arap gezginlerinin izlerini uzun zaman korudu. Sahra, Arapa bir szd, step, bozkr demekti. Sudan, karalar, zenciler, anlamna gelir. Cava da Arapa bir szdr. Araplarn bildikleri dnyann snrlar genilemiti. Bu dnyann bir ucunda Slaviyann, yani Novgorod lkesinin karl ormanlar, ahap ehirleri kuatan it duvarlar, sivri daml prens konaklar, krkl ve kalpakl sarn insanlar, br ucunda da toprak ormanlar ve engeller, scaktan suda saklanan su aygrlar, palmiye yapraklarndan yaplm kulbeler, vcutlar dvme resimlerle kapl kara derili insanlar vard. Arap tccarlar, neyle seyahat etmezlerdi ki! Karda kzaklarla, sahrada deve srtnda, denizde yksek pupal gemilerle, Hindistan cangllarnda fil srtnda... Yeryznde insanlarla birlikte eyalar da dolard:

pekli kumalar, zerinde Muhammedin hadisleri yazl elik kllar, karabiber, eker, karanfil dolu uvallar... Gm Arap dirhemi, dnyada balca geer ake olmutu. Rus, Alman, Fransz ve ngiliz dillerine Arapa szler giriyordu. Kervan, ambar, saray, maaza, dara, amiral szckleri, Arap tccarlarnn karabiber, karanfil ve zencefille birlikte Avrupaya getirdikleri szcklerdi... Karabiber, bir ngiliz lordunun ya da bir Alman baronunun atosunda, mee aacndan yaplm masann zerindeki biberlie dolduruluncaya kadar uzun bir yol katederdi. Senyr, z iftliinden her eyi tedarik edebilirdi. Toprak kleleri kendisini besler, giydirirlerdi. Ama iftliinde karabiber yetimezdi. tah ac, yakc, ac baharat uzaklarda, Doudaki bilinmeyen lkelerde yetiirdi. Bunun iin de ok pahalyd. Fakat baharatsz yemek de yenir miydi ya! Baharatsz bir domuz budu ya da kocaman bir tavada kzartlm kuu kuu, tatsz ve yavan olurdu. stelik hekimler de, baharatn sala faydal

olduunu sylerlerdi. Karabiber nasl gezerdi? Hindistandan, denizyoluyla Arabistan kylarna getirilir, oradan da Mekkeye giden haclarn develerine yklenirdi. Peygamberin mezarn ziyaret etmek, sevap olmasna sevapt, ama ticaret de gnah deildi. Yani hem ziyaret, hem ticaretti haclarnki. Mslmanln kabulnden sonraki yllarda Mekke daha da zenginlemi, nfusu artmt. Mekkede, dnyann drt bucandan tccarlara, farkl deri renginden insanlara rastlanabilirdi. Karabiber, Mekkeden Batya, Asyay Avrupadan dar bir boazn ayrd yere gtrlrd. Burada, Bosphoros kylarndaki Konstantinopoliste Hint mallar Bizans mparatorunun eline geerdi. mparatorun saray, dnyann en muhteem sarayyd. Bizans kiliselerindeki ikonalar som altndand ve bunlar ssleyen deerli talarla altn kandillerin klar yansrd. Bunda alacak bir ey yoktu. Bizans mparatoru, dnyann en zengin tccaryd. Depolar tklm tklm

tahl, ipek, arap, zeytinya, baharat doluydu. Karabiber de az deildi. Dou mallar buradan, deniz ve karayoluyla, dalardan ve ovalardan geerek daha telere, Marsilyaya, Sen Deniye, Ren ve Flandriyaya gtrlrd. Kitap Nedimin Dkkn Dnyann en nl ehirlerinin uzun listesinde bir ad daha belirmiti: Badat. Binbir Gece Masallarn okumayan, saraylarnn nn duymayan var myd? halife

Badatta hafif yapl kemerler, ldeki serap gibi i acdr. Orada sanatnn eli, duvarlarn arln, hantalln kaldrmtr. adrvanlarn sular, beyaz mermer kaplara akar ve insan, akann su mu, yoksa mermer mi olduunu birden anlayamaz. Tm duvarlar, tm tavanlar, cmlelerin acayip naklarla izilmi ve yazlm olduu kabartma bir hal gibidir. Arap yazs, Arap naklar gibi karktr, girintili kntldr. Yazlarn yannda naklar, bilinmeyen bir dilde baka bir yaz gibidir.

Yazlarda Tanr ve Muhammed vlr, halifelerin saray gklere karlr ve insanlarn yaad konutlarn en gzeli olduu sylenir. Dnyada bundan daha byk bir mucize olabilir mi? Saraydan Badat sokaklarna karsanz, kitap Nedimin dkknn bulursunuz. Dipte, yerdeki yn yn kitaplar arasnda oturan dkkn sahibini hayal meyal grrsnz. lk bakta burada deerli hibir ey yok gibidir. Kitaplar, ne pahal parmenden, ne de Msr papirsndendir: in icad ucuz ktlara yazlmlardr. Ama kt ve tozun bol olduu bu dkknda, yine de halife sarayndan ok mucize vard. Kitap, hangi kitab aradnz nezaketle sorup kendisinin tertip ettii Fihriste yle bir gz atmanz teklif ederdi. Bu, Arapa kitaplarn uzunca bir listesiydi: ran destanlar, Yunan filozoflarnn kitaplar, Hintli bilim adamlarnn eserleri toplanmt. Sizi ne ilgilendiriyor? Hindistanda doan matematik mi? Halklardan lkelerden bahseden

corafya m? Yoksa peygamberlerle hkmdarlarn tarihi mi? te Taberinin dnya tarihi. Bu byk eserde btn halklarla lkelerin sekin adamlar hakknda, Musevilerin peygamberi Musa, Cihangir Byk skender, hkmdar Keyhsrev ve imparator Augustus hakknda bilgi bulabilirsiniz. u tarih kitaplar da olaylar olduu gibi anlatyor. Yazar, kitabnda anlattklarn kimden rendiini bildirmeden gememi ve kitabna: Bana filan anlatt. Dedi ki: Ben bunu filan olu filandan iittim. O dedi ki: Ben... szleriyle balam, sonra olay tann azndan anlatlm. Yerle gn kuruluunu bilmek isterseniz, Ptolemaiosun Arapaya evrilmi olan alt ciltlik Almagest adl eserini okuyun. Halifenin saraynda, ancak orada olan grebilirsiniz. Kitap Nedimin lo, tozlu dkknndaysa, uzaktaki yldzlardan, denizin derinliklerine kadar dnyada ne varsa, her eyi bulabilirsiniz. Burada birok yzylda kuaklarn akl, tecrbesi toplanmtr. Bu zenginlii biriktirmek,

mermer karmaktan, inci avlamaktan gtr. Bu hadiste u szler bouna yazlmamt: Bilginlerin sarf ettikleri mrekkeple, ehitlerin dklen kanlar tartld, bilginlerin mrekkepleri ar geldi... Geri kitabn deerini btn halifeler anlamt denemez. Sylentiye gre, mer zamannda zapt edilen randa pek ok kitap ele geirilmi. Kumandanlardan biri mere: Kitaplar ne yapalm, ganimet olarak alnan br eyalarla birlikte Mslmanlara m datalm? diye sormu. mer de, Kitaplar, Kurandakilerden bahsederse, faydasz demektir. Yok, sz konusu baka bir eyse, o halde zararldr. Bunun iin her iki halde de kitaplar yakmal demi. Bu olayn randa deil, skenderiyede getiini syleyenler de vardr. skenderiye kitaplklar, kimi zaman Caesarn lejyonerleri, kimi zaman da patrik Teofilin kkrtt Hristiyanlar tarafndan defalarca yaklmt. skenderiyeyi zapt ettikleri zaman, artakalanlar da Araplar yakmt.

Eskiden byle olmu olabilir. Fakat Araplarn kitap yakt zamanlar oktan gemiti. Artk bilime sayglar vard ve herkesin, diledii gibi inanp dnmesine izin veriliyordu. amda, Badatta, Buharada, rgente, aralarnda Araplar, ranllar, Museviler bulunan bilim adamlar, doay serbeste inceliyor, evrenin douu ve kuruluuyla ilgili sorunlar serbeste tartyorlard. Yzyllar birbirini izliyordu: Dokuzuncu, onuncu, on birinci... Geni Arap devleti, birok kk devlete blnmt. Ama bu bilim adamlarnn almalarn engellemedi. Bunlar Cordobada, Buharada, Badat ya da rgente, nerede olurlarsa olsunlar her yerde kendilerini dnyann vatanda sayarlard. Her hkmdar, her emir nl bilgin ve airleri sarayna ekmeye alrd. Medreseler, kitaplklar, gzlemevleri bir ehir iin muhteem saraylardan da nemli saylrd. Bizans imparatorlar bile, Arap halifelerinin saraynda n kazanm bilim adamlarn Konstantinopolise davet ederlerdi. Orta Asya llerinde bulunan rgente, yldzlar

inceleyen evren stne yazlm kitaplar okuyan bilim adamlar vard. rgente ehristani adnda bir filozof yaard. Btn dinler, btn doktrinler stne kendi deyiiyle, birinden nefret edip dierine sempati gstermeden bir kitap yazmt. Yerli bilim adamlarndan biri, hatralarnda yle yazar: Komum ve arkadam olan ehristani, filozoflarn grlerinin doru olduunu ispat etmek ve onlara kar yaplan sulamalar rtmek iin ok uramt. Onun konutuu birka mecliste bulundum. Bir kez olsun: Tanr byle buyurdu ya da Tanrnn resul byle buyurdular demedi, hibir ilahiyat sorununu zmlemedi. ehristaninin nasl grleri olduunu en iyi Tanr bilir. O zamanlarn rgeninde kala kala, ssz lde gklere ykselen bir tek minare kalmtr. Oysa eski rgen, drt ba mamur byk bir ehirdi ve Orta Asyayla randa saltanat sren Harzemahlarn bakentiydi. El-Biruni, bir srlar lkesi olan Hindistan ziyaret etmek zere Harzemden yola kmt.

Biruni bir yabancyd, Hindistann kuzey blgelerini zapt eden dmanlarn dinindendi. Tanrdan baka bir tanr olmadna inanrd. Hindistandaysa tanrlar insanlardan oktu. Biruni putlara tapmay gnah sayard... Hindistandaysa kocaman kayalar yontulup Buda heykelleri haline getirilmiti, yzlerce dansz, tapnaklarda raks eder pozda duran drt elli ivann evresinde gece gndz dans ederlerdi. Yine de Hintliler, El-Biruniyi saygyla karladlar. Brahmanlar kendisine, bir meslekta olarak retilerinin srlarn atlar. Biruni de yurduna dndnde bir kitap yazp yabanc treleri, kendisine tuhaf gelen Hint inan ve anlaylarn hor grmeden anlatmt. Batdan kovulmu olan bilim, Douda zaferden zafere kouyordu. Yunan bilginlerinin eserleri kopya edilip oaltlyor, bir dilden dierine evriliyordu. Aristoteles Douyu fethediyordu, Byk skender gibi klla deil, kalemle. Douda Batlamyus ad altnda bilinen Ptolemaiosun Almagest adl eseri, Suriye, ran ve

Harzem yoluyla Hindistana varmt. Msrl bilim adamlarndan bn-el-Hotaymann bir eserinde, Yunan geometrisi Hint cebiriyle karlamt. Arap matematikileri, Yunanl Arimeti de, Hintli Aryabhattay da biliyorlard. Doudan Batya ters ynde bir akm balamt. Hint rakamlar, Arabistan yoluyla Avrupaya gelmi, yolda adlar deierek Arap rakamlar denilmeye balamt. Bir bilim adam olan kei Herbest, Avrupada ilk olarak saylar Hint usulyle yazp Hint hesap tahtasnda hesap yapmaya balamt. Mknats inesi, kt gibi icatlar, inlilerden Araplara, Araplardan da Avrupallara geiyordu. talyan gemicileri denizde yolu pusulann yardmyla buluyorlard. Bunun iin mknats su dolu bir bardaa braklyor, kendiliinden dnerek gneyi ve kuzeyi gsteriyordu. talyan hattatlar, ilk kez kitaplar parmene deil, Suriyeden getirtilen kda yazmaya baladlar. Birok engel vard dnn karsnda: nsanlarn baka baka dillerde konumas, tre ve anlay fark gibi. Bunlar doal engellerdi. Bir de

hogrszln, banazln yaratt yapay engeller de vard. nsan dn, cesur koruyucular olduu srece btn engelleri ayor ya da okyanusa doru akan bir rmak gibi onlar ykp geiyordu. nsan byk icatlarn ve keiflerin eiindeydi yine. Macellandan ok daha nce Suriyeli Eb-l-Fida, dnyay dolaan bir yolcunun, gittii yne doru, takvimden bir gn geri kalacan ya da bir gn ileride olacan ispat etmiti. Kopernikten ok daha nce Harzemli El-Biruni, dnyann kendi ekseni evresinde dnnn, ziclere* aykr olmadn sylemiti. Sylentiye gre sultan, Biruniye yapt zicler iin dl olarak, bir fil yk gm gndermi. Biruni armaan kabul etmemi, geri evirmi. Kendisine gm gerekli deildi. nk servetin en byne sahipti: Bilgi. El-Gazen adnda byk bir bilim adam da, hava okyanusunun yksekliini, alacakaranln snrlarna

kadar lmt. El-Gazen, ufkun tesinde gnein nasl indiini gzetliyordu. Gne artk batmt, ama nlar yeryz zerindeki havay aydnlatmaya devam ediyordu. El-Gazen, kum saatleriyle zaman lyor, astronomi aletlerinin yardmyla, gnein yolunu belli ediyordu. Yapt uzun hesaplamadan sonra, alacakaranln snrlarna kadarki mesafenin 52 bin adm olduunu anlamt. Bu, ada bilim adamlarnn tespit ettikleri mesafeden biraz azdr. Baz bilim adamlar, hava okyanusunun yksekliini lp gezegenlerin yolunu tespit ederken, bazlar da kk zerrecikler lemini inceliyordu. Bunlar Aristotelesi iyice biliyorlard. skenderiyeli bilim adamlarnn kitaplarn da okumulard. Dnyadaki btn cisimlerin birbirine dntn de biliyorlard. Peki, o halde bakr altna evrilemez miydi? Toprakta altn meydana gelebilmesi iin yzyllar gerekirdi. nsan, bilgi sayesinde birka saatte altn elde edemez miydi? Arap simyaclar, bu sorunun cevabn skenderiyeli

bilim adamlarnn papirslerinde aryorlard. Bu kitaplarn, lml bir insan tarafndan deil, Yunanllarn Kere En Yce Hermes dedikleri Msr tanrs Tot tarafndan yazld syleniyordu. Hermesin adna dayanarak bu kitaplara hermetik denirdi. nk sradan insanlara smsk kapalydlar, onlar bu kitaplardan bir ey anlamazlard. te, bu kitaplardan birinin ad: Gne Nasl Yaplr. Babas Gne, anas Ay, Rzgr onu karnnda tad. Yer besledi. Topra ateten, dumansy kat cisimden ayr, dnyada en deerli eyi elde edeceksin. Bilgisiz insanlar, bu bilmece zerinde kafalarn bouna yorarlard. in zn anlam olanlar Gnein altn, Ayn gm, Satrnn kurun, Merkrn de cva demek olduunu bilirlerdi. Arap bilginleri, eski skenderiyeli simyaclarn yaptklar denemeleri tekrar ediyorlard. Gne, yani altn elde etmek iin bir eyler eritiyor, yakyor, imbikten geiriyorlard. Bakr eitli maddelerle kartryorlard.

Alamlarn bazs beyaz, bazs da sar oluyordu. Ve biraz daha gayret edilirse bakr gme ya da madenlerin ah olan altna dnr sanyorlard. Bylece, bilim adamlar kk zerrecikler leminin karanlklarnda ham hayaller peinde koup duruyorlard. Gerek defineler bulduklar da oluyordu. Her eyi her eyle kartrp alamlar yaparken azot asidini, asit slfrii, madenleri eritme ve tuz ruhu elde etme usullerini buldular, kkrtn, cvann, arseniin zelliklerini incelediler. Dumanl, karanlk laboratuvarlarda, iki boazl kak kularn andran acayip kaplarla uzun boyunlu imbiklerin arasnda gerek bir bilim, kimya douyordu. nsan, ufack zerrecikleri idare etmeyi reniyordu. ou hallerde gzle grlemeyen bu zerreciklere, nne filtreler koyup kurnazca tuzaklar kuruyor, sonra da onlar bir av gibi kovalayp eri br borulardan geirterek eriyikten ayryor ve billurlar halinde kabn dibine ktryordu. nsan yine byk admlarla ilerliyordu.

Hani biraz daha abalamakla amaca eriebilecek gibiydi... Ama Douda da kltr snmeye balamt. Dman srleri, kara bulutlar gibi her yandan yaklamaktaydlar. Douya koyu bir karanlk kyordu. ehirlerin meydanlarnda ikide bir alevler grlmeye balamt: Yine kitaplar yaklyordu. Badattan kovulan bilim, spanyadaki Cordobada barnak buldu. Bilim nerede sayg grse, oras evi olmutur hep. Cordoba tccarlar, halifelerin bir yazma kitap iin bin altn dinar dedikleri zamanlar daha unutmamlard. Badatta, insanlardan uzak yaayan filozof ElGazali, bilginin gereksiz, akln gsz olduunu sylerken, Cordobada, ayn XII. yy.da, bir Aristoteles hayran olan filozof bni Rt, bilimi cesaretle savunuyordu. bni Rt en byk mutluluun bilinmeyenin nnde

eilmede deil, her eyi renmeye can atmada olduunu ispat ediyordu. bni Rt, insanln ortaklaa dnnden sz ediyordu. nsan lr, insanlk kalr. nsan, u ksa mrnde ok ey renemez. nsanlk lmsz, dn de ebedidir. te bu ortaklaa dnn ulaamayaca snr yoktur. Bylece, insan kendisini okyanusta bir damla, byk bir btnn paras olarak duymaya, tanmaya, ayn zamanda bir dev olduunu, yani NSAN olduunu anlamaya balamt artk. Bir zamanlar insann ruhu, kk kabile beninin dar duvarlar arasnda kapanp skmt. nsan, Msrl anlamnda kullanlyordu, nk Msrl olmayan insan saylmazd. Yzyllarn gemesiyle insan, bu dar ben duvarlarn zorlayp geniletmeye balad. Btn insanlarn ayr ayr insan olduklar, hep birlikte de insanl meydana getirdikleri anlalmaya balad. bni Rt, yalnz Cordobal bir spanyol Arab deil bir insan olduunu anlamt. spanyol Araplarnn egemenlii de sona ermek zereydi. Hristiyan valyeleri, Araplara bask yapp

onlar spanya dan kovuyorlard. Eskia bilimi yine tehlikedeydi. Yunan filozoflarnn kitaplar yine yaklp kl ediliyordu. Ama bu kez de koruyucular bulundu kitabn... spanyada, Provansta, gney talyada Musevi doktorlar, astronomlar, filozoflar, Aristotelesin, bn Rtn, Euklidesin, Ptolemaiosun eserlerini Arapadan braniceye ve Latinceye eviriyorlard. Musevi bilim adam Yehuda ben Tibbona tercmanlarn piri deniyordu. Doktor ve filozof olan olu Samuil, Aristotelesin Meteorologia adl eserini, yine doktor ve yazar olan torunu Moysey, Euklidesin Unsurlar eserini, bn Rtn ve bn Sinann kitaplarn evirmiti. Hristiyanlarn Don Profiyat Tibbon dedikleri torununun torunu Yakof, hem Monpelye Tp Fakltesinde astronomi konferanslar veriyor hem de Euklidesi eviriyordu. Tercmanln babadan oula getii bu aile iin, kitaptan daha elverili bir ey yoktu. Elle yazlm eski bir kitap arayp bulmak iin en uzak yolculuklar

bile gze almaya hazrdlar. Moysey ben Tibbon, Marsilyadan gemiyle skenderiyeye gitmiti. Orada eski papirsler bulunabileceini iitmiti. Yolda zamann bo geirmemi, bir felsefe szl hazrlamt. Aile reisi Yehuda ben Tibbon, oluna sandklar dolusu altn brakmamt; kitap brakmt yalnz. Yehuda ben Tibbon, vasiyetnamesinde yle der: olu Samuile

Sana byk bir kitaplk brakyorum. Onu dzgn tut. Dolaplardaki kitaplarn bir listesini yap, her kitab gerekli dolaba koy. Raflar gzelce perdele, kitaplar tavandan akan sulardan, farelerden ve her eit zararl eylerden koru, nk kitap en byk servetin, en iyi dostundur. Kitap dolu bir kitaplk, bir bilim adam iin en gzel bir baheden daha gzeldir. Bu kitapln sonu ne oldu, belli deil. Sahibinin, gzbebei gibi korunmalarn tembih ettii kitaplar belki oktan yok olmutur. Ben Tibbon gibi insanlar, grevini yapm,

eskia bilimini korumu, sonraki kuaklara miras brakmlard. Bilim, papirsten parmene, Yunancadan Arapaya, Arapadan braniceye, braniceden de Latinceye geerek, dolambal yollardan yine Batya dnyordu. Yunan bilginlerini Batda Arap zannettikleri bile olurdu: Arimete, Arap usul, Arhimedin diyorlard. nk kitaplar, Avrupaya, dorudan douya Yunanistandan deil, dnp dolap Arap lkelerinden gelmiti. te byle, insanlar bilimi en deerli ey sayp elden ele vererek kurtarabiliyorlard. Kylnn syan Bu zaman iinde insan Batda yerinde saymamt. Yzyllar getike admlarn sklatryordu. Eskiden malikneler, orman denizinde birer kk ada gibiydi. Burada insanlar birer Robinson gibi yaard. Toprak kleleri, senyre ve kendilerine

gerekli her eyi kendileri yaparlard. Toprak klesi, iten kaytarmaya alan o eski kle deildi. Durup dinlenmeden alrd. Kk sker, bataklk kurutur, bo topraklar tarma elverili hale getirirdi. Dkt alnteri de meyvelerini verirdi. rn gittike bollayordu. Geri kylnn elinde rnn ancak kk bir ksm kalrd. Dam saman kapl isli kulbesi yoksulluktan kurtulamazd. Senyrn atosundaysa, byk bir sofra hep hazrd. Ev sahibi cmert ve konukseverdi. Kendisi yemesini sevdii gibi, misafirlerini de tka basa doyurur, sarho olana kadar iirirdi. Uaklar da efendilerinden pek geri kalmazlard. atoda kimler yoktu? Zrt valyeler, silahrler, seyisler, arap sunucular, kpek bakclar, kapclar, alar ve belli bir ii olmayan halayk takm vb. Bazlar sofrada yemek yerken, brleri onlara hizmet ederdi. Kocaman domuz butlar, yal kuular, etli ya da balkl brekler, kala gz arasnda yenilip yutulurdu.

Btn yemekler baharatlyd. araba bile baharat katlmt. nsan tok bile olsa itah alrd. Senyr ve atodaki halk kim besliyordu? Toprak klesi kyl. Ya giydirip kuatan kimdi. nceleri senyr de, hanm da, elbiselerini maliknede dokunmu abadan diktirirken artk senyr kadife mintan, kars da samur krkl ipek pelerin istiyordu. Bunlar nereden alnrd? Panayrdan, ehirden. pek kumalar, kadifeler, inci ve mcevherat uzak lkelerden getirtilir ve pein parayla denirdi. Senyr paray kimden alrd? Kulbesi saman kapl kylden. nceleri kyl angaryadan bkm usanmt, imdiyse eitli vergiler onlara gz atrmyordu. Gece gndz demeden almal, son inei satmal, gerekirse gurbete gidip marangozluk, kunduraclk

etmeli, vadesi geldiinde, para bulup senyre borcunu demeliydi. Senyrn hep paraya ihtiyac vard. Sefere kacak olsa, kl ve mifer satn almak, seferde gerekli eyleri salamak iin para lazmd. Evdeki elenceler iin, baharat ve elbise satn almak iin yine para gerekti. arap, mum yapmak iin balmumu, ipekli ve kadife kumalar satn almak iin, atodan ehre ikide bir adam gnderilmeye baland... ehirler, 30-40 ylda ne kadar bymlerdi! Oysaki, eskiden evresi itten duvarla sarl bir kyden farkszdlar. Tm ehir pis bir meydandan, kiliseyle pazar etrafndaki birka viran evden, bostanla otlardan ibaretti. Ya imdi? Tccarlar, dokumaclar, silah ustalar, ehirde ne evler yaptrmlard! Eskiden tccar, srtnda ar bir sandkla malikne malikne dolard. Seyyar bir terzi atoya gelir, iki ay kalp paskalya yortusu ya da dn mnasebetiyle bykl kkl herkese elbise dikerdi.

Artk tccarlar, dokumaclar, terziler, ehirlere yerlemi, hsm akrabalarn da getirip bal bana mahalleler kurmulard: mleki mahallesi, boyac mahallesi vb. Bazlarnn babalar herhangi bir maliknede daha doramacyken, kendileri toprak kleliinden ve doramac olmaktan kurtulmu, lonca bakan birer usta olmulard. Sz geen tccarlarn elbisesi yeniydi, ayaklarndaki izmelerin tokalar gzeldi, bellerindeki baklar, eskiden olduu gibi bakr deil, gm saplyd. Hele kunduz krknden kalpak, kuruni uhadan kaftan giymi bir tccar at zerinde giderken grmeliydi! Byle bir tccarn borcu neden olacakt? Her aldn pein parayla tkr tkr derdi. Herkes iyi yayordu. Yalnz kylnn durumu ktyd. Savata ehir halkn kale duvarlar korurdu.

valyeler atolarn kaplarn srmelerdi. Kyllerin tarlalarysa akt. Silahl ekiyalar ekinleri iner, hayvanlar arp gtrrlerdi. Senyrler dvr, banda patlard. kabak toprak klesinin

Tarlalar yaban otlar basard. Zaman gelip hasat balaynca da kyl, topraa sat tohumu bile toplayamazd. Kyl daha ocukken, annesinden bir dilim ekmek istedii zaman annesi, Ekmei senyr ald derdi. Babasna yardm etmeye baladnda, yorulup da sabann sapn tutacak mecali kalmaynca babas, Senyr tarlay srmemizi emretti derdi. Pazar gnleri kilisede vaaz veren papaz, Sabredin, sa da sabretmiti derdi. Sabr, sabr, hep sabr. yi, ama sabr hangi pazardan almalyd? Ve niin sabretmeliydi? Herkesin umudu ocuklarndayd. Belki onlarn ksmeti daha iyi olur, diyorlard. Mezarlkta mezarlar gittike artyordu. Artk ocuklarnn ocuklar

mezarda yatyordu. Yaamaksa hep ard. Bir tek are kalmt: Doduklar yerleri brakmak, bir gece, karanlklar iinde kaybolmu kye dnp bakmadan evden kp gitmek. Ama nereye? ehre! ehirde hava bile insan zgr yapar sz bouna sylenmemiti. Ama krek cezasna mahkm olup hapisane duvarna zincirle bal bir mahpus gibi topraa bal bir kimsenin, ban alp gitmesi yle pek kolay deildi. nk toprak klesi, derebeyinin malyd. Yaamak gnden gne arlayordu. Vergiler artyordu. Vergilere ve artan zulme dayanmak zorlayordu. Ve bir gn gelip insanlarn sabr tkendi. Ayaklanan kyllerin her yandan kundakladklar atolar yanyor, dili, yksek surlar kara dumanlar saryordu.

Yaklp yklm talyadan Provansa, Provanstan Burgundiyaya savalarn peinden alk yryordu. Bir lek hububat, avu dolusu altn ediyordu. Aln arkasndan da hastalklar geliyordu. lm ky ky dolayordu. Mezarlklar dolduka kyler boalyordu. Birou yeniden, korkuyla dnyann sonunu bekliyordu. Bazlar da Tanrya verip veritiriyor, dnyann kt bir ruh tarafndan yaratldn, yoksa bu kadar kt olamayacan sylyorlard. eitli tarikatlar ba gsterdi, dinden sapmalar ald yrd. Bunlarn kk ate ve klla kaznyordu. Ama bunalmn, aresizliin kk kolay kolay kaznabilir miydi? Bunun bir kar yolu var myd? Varsa neredeydi? kar yolu yurtlarnda bulamayacaklarn anlayanlar, grup grup, sr sr yollara dkldler. Kendi yaptklar kl ve mzraklarla silahl kyller, amurlu yollardan ilerliyorlard. Parlak zrhlar giymi hal valyeler, kyllerin yanndan geip gidiyordu.

Gcrdayan iki tekerlekli arabalarda kyl ocuklar alayor, kzler bryor, atlar kiniyordu. nsanlar gtrebilecekleri her eyi almlard; bir daha yurtlarna dnmeye niyetleri yok gibiydi. Baronlar maiyetiyle gidiyordu. Toprak klelerini, uaklarn, soytar ve arkclarn bile beraber gtryorlard. Avda kullanlan doanlar bile doancnn sa kolunda yola dmlerdi. Pazarlarda, yollarda grlt ve izdihamdan geilmiyordu. Alveri, eskiden grlmemi boyutlara varmt. Birou yola karken, gtremediklerini satmt. Paralar tccarlarn kasalarna akmaya balad. Tccarlar, fahi fiyatlarla satp kr etmek umuduyla sakladklar mallar pazara karmlard. ocuklar da uzun kafileler halinde yollara dmt. Nereye gidiyorlard? Ve ne olsun istiyorlard? Mucize umarak Douya gidiyorlard:

Mslmanlardan kutsal topra almaya ve Filistinle birlikte dou masallarndaki tm zenginlikleri ele geirmeye... Dnya Yeniden Geniliyor Hallar Filistini zapt etmi, Kuds Kralln kurmulard. Burada Franszlar, ngilizler, talyanlar, Almanlar, Suriyeliler, Yunanllar, Ermeniler yan yana yayordu. Zeytinlikler arasnda valye atolarnn dili surlar ve kuleleri grnyordu. Kuds Kralnn saraynda en garip unvanl baronlara rastlanabilirdi. Aralarnda Galile prensleri, Yafa kontlar, Sidon senyrleri vard. Bunlarn byk iftliklerinde Suriyeli toprak kleleri alrd. Tir adl eski Fenike ehrinde ustalar, bin yl nce olduu gibi, salyangozdan erguvani boya elde ediyor, deerli cam bardaklar yapyorlard. Fakat Tir sokaklarndaki o acayip ehre, ad ve leheler karm neydi! ehrin hemen hemen te biri Venediklilerindi. Kendi mahalleleri, pazarlar, kiliseleri, depolar, hatta kendi hamamlar ve frnlar vard Venediklilerin. Venedikliler de, Franszlar da, ngilizler de

Douda, yurtlarnda olduu gibi, yani komularndan ayr yaamak istiyorlard. Fakat burada bunu yapmak dile kolayd. Mslmanlara, Hristiyan olmayanlara kar besledikleri nefret getirmiti onlar buraya. Oysa Mslmanlarla kavgasz yayor, Suriyeli Mslman kadnlarla evleniyorlard. Kaftan, bornoz, muslin, fstk, limon gibi yerli szleri, konumalarnda gittike daha ok kullanyorlard. Hristiyan senyrler, zerinde Kurandan ayetler yazl altn paralar bastryorlard. Mslmanlarla ticarette Mslman bezant denilen bu paralar gerekti. Msr Sultan, Hristiyan dnyasnn dman olduu halde, talyan gemileri ona esir ve silah tayordu. Roma Papaz, Mslmanlarla ticareti yasaklayan sert bir emir karm, ama fayda etmemiti. Suriyeden denize alp Cenovaya giden yzlerce gemi bir emirle nasl durdurulabilirdi? Suriye llerini aan kervanlarn yoluna, parmen rulosuna yazl bir Papa kararyla nasl engel olunabilirdi? Alp Dalarn ap Dou mallar almak iin talyaya giden Alman tccarlar nasl geri evrilebilirdi? Tarihin dev sarkac, iki kez daha gidip gelmiti, bir

saa, bir sola. Araplar VIII. yy.da Doudan kalkarak Batya doru gidip Pirene Dalarna dayanmlard. Hallar da XI. yy.da Batdan Douya, Kudse gitmilerdi. Sarka ancak iki kere sallanmt dedik. Ama ne kadar deimiti her ey. Denizlerle llerin, detlerin, inanlarn ayrd halklar birbirlerine daha yaknlamlard. Bir Fransz ya da Alman valyesi, nceleri atosunda, ay ininde yaar gibi yaard. Dnya ve baka lkeler hakknda ne bilirdi bunlar? Ancak Kuds adnda bir ehir olduunu, bunun dnyann tam ortasnda bulunduunu iitmilerdi. Bundan baka iki byk ehir daha vard: Roma ve Konstantinopolis. Bunlar nasl ehirlerdi, orada kimler yaard? Bunu hayal meyal bilirlerdi. Dnyann bir ucunda aysz ve gnesiz bir lke olduuna, orada balar boynuzlu, elleri aslan trnakl insanlarn yaadna inanrlard. atoya krk ylda bir gezgin bir tccar ya da

hacdan dnen bir rahip urar, grp iittiklerini yalandra ballandra anlatrd. Sylediklerinin arasnda, gezgin klarla hokkabazlarn arklarndaki uydurmalar daha oktu. Bir valye dnyay dnrken, yollarnda devlerin dolat ve ejderlerin yolculara saldrd harikalar diyarna varmak iin yz mil kadar bir yol gemek yeter sanrd. Derken ite bu cahil valyeler Konstantinopolisi, Antakyay, Kuds gidip grm ve dnyann, ato penceresinden grdklerinden ibaret olmadn anlamlard. Bizansn muhteem tapnaklarn, Dounun cami ve saraylarn grmlerdi. Kendi yurtlarnda hayat, Yunanistanda ve Suriyede grdklerinin yannda ok sefil, snk ve can skcyd. Douda toprak bile, o parlak eskian ansn saklyordu; orada hl Arap bilginleri Aristotelesle, Ptolemaiosu okuyorlard, corafyaclar kitaplarnda inle Hindistandaki harikalar anlatyorlard. Her yerde eski yaplarn harabeleri gze arpyor, eski devirler stne efsaneler yayordu.

Fenike ehirlerinden Tirde Vilhelm adnda bir Hristiyan piskoposu, Kuran ve Arap tarihilerinin eserlerini inceleyip Denizar Olaylar Tarihi balkl bir kitap yazmt. Bu kitapta Mslmanla, yabanc det ve inanlara kar bir nefret yoktu. Bylece, sava ve dmanlklar arasnda, insan kltrnn gelecekteki birlii olgunlayordu. Halifelik dalm, Kuds krall kmt. Ortak almalarn perinlediini ykmak kolay deildi. Gerek Batda, gerek Douda milyonlarca insan alyor, tarla ve balar iliyor, dut aalar dikiyor, ipekbcei besliyor, salyangozdan boya, zeytinden ya karyor, eker kamndan pekmez kaynatyor, pamuk topluyor, koyun krkyor, demir dvyor, uha dokuyordu. nsanlar altklar iin, gerek Batda, gerek Douda gittike daha ok servet birikiyordu. Bat Douya, Dou da Batya muhtat. Ve Batyla Dou, denizlerle lleri, dmanln diktii btn engelleri aarak ellerini birbirlerine

uzatmlard. Ama dmanlk uzun bir zaman duyulacakt daha. Akdenizde, yksek bordal, yzlerce krekli talyan ticaret gemileri dolayordu. talyanlar bir Mslman gemisi grnce hemen saldrrlard. Uzun engeller taklp dman gemisine yanalr, silahl adamlar gverteye srard. Kim stn gelecek, gemilere kimin bandras ekilecekti? Ceneviz ha m, Mslman hilali mi? talyanlar da, Mslmanlar da kendilerini denizin efendisi sayyor, bakalarna korsan gzyle bakyorlard... te yandan bir limana yanaan gemilerden kyya, blk blk tccar ve haclar kard. Yakn Dou ehirlerinden Yafada, Antakyada, Caesareiada Avrupa dilleri gittike daha ok iitilir olmutu. Suriyede minarelerin yan banda kiliseler ykseliyor, an seslerine karyordu...

Ayn zamanda, kuzeydeki zgr Lbek ehrinde, topuklarna kadar sarkan krkler ve sivri kalpaklar giymi Novgorodlu misafir tccarlar, kendi kiliselerine giderlerdi. Bunlar yabanc bir lkede, evlerindeymi gibi kendi treleri uyarnca yaarlard. Dnya hem geniliyordu. gneye, hem kuzeye doru

Novgorodlular kayklarla kuzey rmaklarnda seferlere kyorlard. lk kutup kifleri olan bunlarn arklar uzaklara yaylyordu:

Binelim kardeler st aacndan kayklara, Aslalm kardeler kreklere.


Novgorodlular, fakir bir diyar saylan kuzeyin, yalnz grnte fakir olduunu biliyorlard. Krkleri altndan da deerli olan samur ve zerdevalar, sk kuzey ormanlarnda yayordu. Novgorodda, boyarlarn depolar ve tccarlarn dkknlar, deerli krklerle tklm tklm doluydu. Krklerin yannda, Felemenkin pr ehrinden getirtilen uha toplar yatard...

Dnya geniledike geniliyordu. ngilterede alan bir panayrda Fransadan, talyadan, Almanyadan tccarlar buluuyordu. Panayrdan Panayra Bir tepenin eteklerinde bir panayr kurulmutu. Tepedeki bir gndere ekilmi bayrak, panayrn kraln himayesinde bulunduuna delildi, yani kraln idare ettii memleketin yollarnda, kraln uyruu olan bir tccar soyanlar kraln mahkemesi tarafndan cezalandrlr demekti. Bayran bulunduu yerde, panayr yarglarnn byke bir adr vard. Yarglar, tart ve l aletlerini kontrol eder, paralarn eksiksiz ve deerine uygun, mallarn kaliteli olup olmadklarna bakarlard. Panayrda sahtekrlar iin, ekmei, arab, biray ate pahasna satanlar iin bir de utan direi vard. Yarglar adrn, tahta baraka ve dkknlardan bal bana bir ehir kuatyordu. Her ehirde olduu gibi, burada da sokaklar vard. Bir yanda bakkallar hindistancevizi, karabiber ve karanfil sata karm, te yanda kuma tccarlar tezghlara

Brge, Gent ve Champeux (ampo) ehirlerinde dokunmu yeil ve krmz renkli ar uha toplarn yaymlard. Yabanc tccarlar ayr gruplar halinde duruyorlard. Bir yanda Felemenkliler, bir yanda Almanlar vb... Panayr sitesi, tahtadan bir duvarla kuatlmt. Duvarda kaplar alm, kaplara bekiler konmutu, bunlar kimse gmrk demeden gemesin diye gzlerini drt aard. Panayrn al treni balad zaman, srmal bir mintan giymi, eli asal bir tellal, yksek sesle panayrn kaplarnn anahtarlarn teslim alp panayrda dolamaya balard. Bundan sonra panayrda bir grlt, bir cmbtr balard ki, grmeye deerdi! Bir yanda, pazarlk ettii dkkndan defalarca kp sonra taze kuvvetlerle pazarla yeniden balamak zere dnen mteriler, te yanda ilahi okuyan krler, fal aanlar, di ekenler, sakal tra edenler, ak sahnelerde takla atan yzleri boyal palyaolar grlrd. Burada yenir iilir, trk sylenir, dvlr ve dans edilirdi.

te bir derebeyi. atosu yakn bir yerde. Dkkndan dkkna akrkeyif dolayor. Her alveriten sonra kesesi hafifliyor, kyllerden ald paralar, sonbahar yapraklar gibi uup gidiyor. htiyarlar dilerini skp dayanyor, panayrn insan batan karan elencelerinden uzak durmaya alyorlard. Ama genlere dur denilebilir miydi! Babann yllarca biriktirdiini, mirasyedi olu birka gnde stne bana ve elenceye yatrrd. atonun karanlk bodrumlarndaki demir sandklar boalr, ar gm paralar ve zerlerinde Venedik dklerinin balar bulunan altn dukalar suyunu ekerdi. Panayr mnasebetiyle baslm olan paralar, gizli bir kuvvet panayra itiyor gibiydi. Paralar bir panayrdan dierine, gneye, douya akp dururdu. Yolda bu paralarn birou, iinde altn bulunan kum gibi, talyan tccarlaryla bankerlerinin kasalarna kp kalrd. Kalan ksm daha uzaklara, Konstantinopolise, skenderiyeye doru akarken gmrklerde, snrlarda kalr, Bizans mparatorunun

ve Msr Sultannn hazinelerini doldururdu. Altn seli burada da durmaz, daha uzaklara, Batnn ipek, mcevherat ve baharat ald bilinmeyen lkelere akard. Bunun iin bu mallarn on misli pahalya satlmasna almamalyd. Hindistanda bire alnan skenderiyede bee, Champeux panayrndaysa ona satlrd. Dou mallarnn yolunda birok engel vard: Bir gemiden dierine, deveden ata yklenerek uzun ve zahmetli bir yol geerlerdi. Fakat hibir engel, bu para ve mal selini durduramaz, hibir tehlike, tccarlar uzak gezilerden vazgeiremezdi... Dnyann snrlar geniledike geniliyordu. Dnyaya bir gz gezdirenler, Varyag (Baltk) Denizinden Novgoroda, Novgoroddan Kieve, oradan Bizanstan Dou lkelerine kadar uzanan usuz bucaksz ormanlar, ovalar, dalar, vadiler, deniz ve ktalar grrlerdi. Bu dnya, binlerce snr ve karakolla paralara blnmt. Her para brleriyle kavgadayd. Yalnz yabanclar deil, karde ve komu halklar da

birbiriyle savayordu. Fakat o zaman bile, halklar arasnda birliin ne olduunu anlayanlar yok deildi. Kalbimiz Bir Olsun Eski tarih kitaplarnn parmen sayfalarn evirmeye devam edelim. Sayfalar batan baa kanl kavga ve savalarn tasvirleriyle dolu. Kim kime dman? Bunu kestirmek zor. nk dnk dmanlar bugn dost olur, yarn bakarsnz yine dman kesilirlerdi. te, Alman rahibi Lambertin yazd tarih. Lambert, krallarn, baronlarn, piskoposlarn birbirleriyle nasl savatklarn sakin bir dille ve taraf tutmadan anlatyor. Ayn dine ve ayn kiliseye mensup olmalar bile onlar bartramamt. Lambert, Gildeshaym Piskoposuyla Fuld Papaznn adamlar arasnda geen bir arpmay, olaan bir ey gibi anlatr. Olay kutsallar yortusunda geer. Kilise, dua edenlerle tklm tklm doludur. Trenin tam zirvesinde bulunduu bir srada

kiliseye yaln kll insanlar girer. Piskopos ykseke bir yerden taraftarlarn savaa iteler. Dua ve ilahiler yerine, dvenlerin naralar ve lenlerin feryatlar iitilir. Papazla piskopos, hesaplamak iin daha uygun bir yer ve zaman bulamam olsalar gerek. Bunlarn alp veremedii nedir? Meer papaz, bapiskoposun yanna oturmaya cesaret etmi, piskopos da bu erefli yerin kendisine ait olduunu ona gstermeye kalkm... te bir baka tarih daha: Rus tarihinden bir sayfa. Ayn yllarn yani XI. yy.n ikinci yarsndaki olaylar anlatan bir sayfa. Burada da herkes herkesle savayor: Kiev Prensi, ernigov ehrini kuatyor, Novgorod Prensi, Suzdal ve Muroma ehirlerine saldryor. Hatta Rus prenslerinin, steplerde yaayan gebe Polovelileri yardma ararak bunlarla birlikte Rus ehirlerini yakp yktklar bile oluyor. Peki, tarihinin kendisi kimden yana?

ernigovdan m, Kievden mi? Ne birinden, ne dierinden: Rus lkesinden yana. Bunun iin tarihi, prenslerin Lube Kurultayndaki konumalarn pek memnun olarak yle anlatyor: Ne diye mahvediyoruz, Rus yurdunu? Poloveliler zaten yurdumuzu paralyor ve biz aramzda savarken seviniyorlar. Bundan byle kalbimiz bir olsun. Tarihi, yaad an yzyllarca ilerisini grerek halkn kalbinin bir olmasndan sz ediyor. Olay XI. yy.da, derebeylerin birbirleriyle kavga ettikleri zamanlarda geiyor. Kimse Rus halk demiyordu daha, bunun yerine Rus yurdu diyorlard. Tarihiyse daha o zaman, ileride ehirlerin birbirleriyle kavga etmekten vazgeecekleri, Rus halknn birleecei gnleri gryordu. ernikov da, Kiev de, Novgorod da ayn derecede azizdi onun iin. Binlerce insann kalbinin bir olabileceine inanyordu. ann ok ilerisindeydi tarihi. Ama zaman bildiinden amyordu.

Prensler Lbec Kurultayndan dnerlerken sinsi planlar kuruyorlard. Monomachn kardeleri, kuzenleri olan Rostislavoullarnn topraklarn zapt etme yollarn aryorlard. Vladimir Monomach t adl eserinde unlar anlatr: Volga boyunda beylik eden kardelerimin elileri gelip bana dediler ki: Bizimle beraber ol. Rostislavoullarn kovup topraklarn ellerinden alalm. Bizimle olmazsan bildiimizi yapacaz, sen de bildiini yap. Onlara: Bana gcenseniz bile, sizinle birlik olup ha stne itiim and bozamam, dedim. Elileri geirdikten sonra kutsal kitab alp yrek acsyla fal atm, u beyit kt:

Ey ruh neden kederlisin? Niin beni zyorsun?..


Kardeleri, Vladimirin kendileriyle beraber olacan ummu, ama yanlmlard. Vladimir umduklar adam deildi. Kardeleriyle kavga etmeyi deil, Polovelilere kar savata Rus yurdunu birletirmeyi dnyordu. Rus yurdu iin, herkesin

yapamayaca bir fedakrlkta bulunmutu. Lbe Kurultay ncesinde Monomachn bana byk bir felaket geldi. Olu, Murom nlerinde, ernigov Prensi Olegle savarken ldrld. Monomachn yerine baka biri olsayd, olunun cn almaya kalkard. O zaman yleydi det. Monomachsa Olege unlar yazd: Sana dmanlk beslemiyorum, senden alacak deilim... Bunu Tanrya brakalm... Bizlerse Rus yurdunu kertmemeye bakalm... Dmana elini uzatmak, Monomach iin kolay deildi. Fakat o, ilerisini dnyordu. Yalnz kendi beyliini, kendi sarayn, kendi mlkn deil, btn Rus lkesini gryordu. ocuklarna yabanc dil renmeyi tavsiye ediyordu. nk hep, Yabanc dil bilene baka lkelerde sayg duyulur der ve babasnn be yabanc dil bildiini sylerdi. Yabanc lkelerin tesindeyse, Monomachn gzleri nne btn usuz bucaksz dnya serilirdi. Monomach, tnde dnyann byk harikalarn ver. Gn kuruluuna, yerin sular arasna,

denizlere yerletiriliine hayrandr. Gneten, yldzlardan, yaban hayvanlarndan, kulardan, kularn scak lkelerden gelip btn yeryz ormanlaryla ovalarn doldurduklarndan sz eder. Anlalan Monomach, ok kitap okumu ve eli kaleme iyice almt. Yabani atlar eiten ve sk ormanlarda ay avlayan bu gl insan ayn zamanda bir dnr ve air kiiydi. Gebe Polovelilerle savata Rus lkesini birletirebilmek iin byk bir g ve byk bir akl gerekti zaten. Monomach da zamannn ilerisindeydi. O ldkten sonra karde kavgalar yeniden iddetle patlak vermi ve gebeler Rus lkesini yine inemeye balamlard. nsanlarn en uza grenleriyse, halkn kalbinin bir olmas gerektiine inanmaya devam ediyorlard. gor Alay Destannda ozan, prensleri fkeyle knar: Siz kavgalarnzla imanszlar Rus lkesine,

Vseslavn mlkne ektiniz. Aranzdaki geimsizlik yznden, Polove lkesinden zulm geldi. gor Alay Destann yazan byk ozann adn bilmiyoruz; ama destan bize kadar gelmitir. Destan yayor ve ozann parmaklar altnda dile gelen bir sazn telleri gibi ses vermeye devam ediyor. Tan yeri aarmadan, uzaklardan sesleri gelen kimlerdir? Gelenler boru sesleri altnda kundaklara sarlm, balarna daha ocukken tolga geirilmi, mamalarn mzrak ularyla alm Rus bahadrlaryd. Yollar, dereleri bilen bu bahadrlarn yaylar hep gerilmi, ok torbalar hep ak, kllar hep bilenmi olurdu. Bozkurtlar gibi ovalarda kouur, kendilerine eref, prense de an ararlard. Ozan oktan lm, ad bile unutulmutu. Ama ozann sesi grlemeye devam ediyor ve Destanda tarih canlanyordu. Btn eski kitaplar kaybolup eski trkler

unutulsayd ve kala kala yalnz gor Alay Destan kalm olsayd, eski Rusya bu kitapta yaamaya devam ederdi. Eski Rusyay bu destan sayesinde gryor, iitiyoruz. te bu tepede kuleleri yaldzl prens konaklar duruyor. Boru sesleri iitiliyor, bayraklar dalgalanyor. Etrafta gz alabildiine dereler, tepeler, rmaklar, gller, bataklklar uzanyor. Tarlalarda iftiler birbirlerine sesleniyor. Ilk bir sis km rmaklarda martlar yzyor, dalgalarda kayklar sallanyor. Prens krlarda avlanyor. Doanlar ykseklerde uarak yaban kazlar ve kuu kular avlyor. Ozanmzn, hangi prensin saraynda bulunduunu bilmiyoruz. Zaten ozan, herhangi bir prensi deil, btn Rus lkesini vmtr. Polovelilerin, ortal lklara boarak Rus alaylarn kuattklarn gryor ve gl Rus prenslerini, yani Gali Prensi Yaroslav Osmomisli, Suzdal Prensi Vsevolodu, altn eyerli atlarna binip, sivri oklarn Rus lkesine siper etmeye aryordu.

Ozan, ihtiyar Vladimir Monomach hatrlayarak, htiyar Vladimiri Kiev tepelerine kapamak imknszd diyor. Monomach, yalnz Kievi deil, btn Rus yurdunu sever ve korurdu. gor Alay Destan, yalnz gor Alay hakknda deil, tm Rus yurdu lkesi hakknda bir destand. Kiev, Novgorod, demir alaylaryla Karpat Dalarn koruyan Gali lkesi, ozan iin hep ayn derecede azizdi. Ozann gr ufuklar geniti. Uzaklardaki baka lkeleri de gryordu. Prens gor, Polovelilere esir dt zaman, ona Yunanllar, Moravyallar, Venedikliler acr. gor, yurdu Kieve dnd zaman, ozann deyimiyle lkeler sevinir, ehirler enlenir. Destann yazar, tm halklarn ortaklaa bir hayat yaadklarn anlamt. Peersk Manastrnn bapapaz Teodosiy, Prens zyaslava yazd bir mektupta yle diyordu: Yalnz kendi dinine deil, yabanc dinlere de sayg

gster. plak ya da a birine rastlar, yen ya da dertli birini grrsen, kim olursa olsun: Musevi, Mslman, Bulgar, dinden sapm biri, Hristiyan ya da putperest, elinden gelirse, hepsine ac ve felaketten kurtar. Bu basit szlerde halklarn dostluu gibi yce bir fikir iade edilmitir. Yzyllar geecek, insann gcn halklarn dostluunda bulanlarn says gittike artacakt. nsanlar, etraflarn kuatan duvarlar gerilere itip dnyalarn daha da geniletecek ve yalnz kendi zyurtlarn deil, btn dnyay, bir tm olarak gezegenimizi koruyup seveceklerdi... Daha ilerilere gitmeyelim. Dnelim yine derebeylik dzeninin srd zamanlara, insanlar birbirinden ayran birok duvar bulunduu zamanlara. Evet, dnya hl blk prk bir durumda idiyse de, artk birbirinden habersiz, ayr ayr dnyacklar deil, bir btn olmutu. Gali lkesinde Ortodoks kiliseleri, Fransadaki Katolik katedrallerine benziyordu: Din ulularnn

heykellerine renkli camlardan, mavi ve krmz klar szlyordu. Kievin ihtiamna hayran olan yabanclar, onun gzellikte Konstantinopolisle yarabileceini sylyorlard. Rostof-Suzdal Beyliinde ormanlar ortasnda Vladimir ehri kuruldu. Klazma Irmann yksek kylarnda, ormanlar iinde, sln gibi kiliseler ykseliyordu. Dimitrov Kilisesinin duvarlarndaki oyma ta naklar gren yabanclar, insan, ku ve yabani hayvan ekillerini yaratanlarn sanatna hayran olurlard: u kanatl hayvanlar, Paristeki Notre Dame Kilisesinin damnda duran imerleri andryor. tekiler, Makedonya kral Byk skenderi ge kaldran kartallar... Vladimir ehri yaknlarndan geen Nerl Irmann kenarndaki belki hepsinden gzeldi. Bu kilise 1165de yeni Prens gor Svatoslaviin seferinden yirmi yl nce kurulmutu. Bu drt ba mamur beyaz ta kilise kadar gzel bir bina dnyada zor bulunurdu. Yine XII. yy.da Grcistanda, ota

Rustaveli adnda byk bir air, bat bilgeliinin dou iirleriyle birletii bir iir yazyordu. Bizansllar, Grcler hakknda: Siz doutan Grc olsanz da, kltr bakmndan gerek Yunanlsnz diyorlard. Kievde, Pariste, Konstantinopolisde ve Londrada manastr kitaplklarnda kitap okuyanlarn says artyordu. Masal ve efsaneler yazya geiriliyor, el yazmas kitaplar renkli balklarla zene bezene sslenip yaldzlanyordu. ocuklar okullarda okuma yazma reniyordu. Ve her kitap, dnyaya alm bir pencereydi ocuklar iin. Dnen nsan Okul bir ar kovan gibi uulduyordu. Uzun bir masann arkasnda bykl kkl ocuklar oturuyordu. Btn snflar bir odadayd. En kkler hep bir azdan dua okuyor, daha bykeleri heceleye heceleye alfabeyi skyor, en bykler de dua kitabn zmeye urayorlard. Snfta yle bir grlt vard ki, yanlmak iten deildi.

Az buuk okuma bilenler hocaya daha yakn oturur, o okurken her sz kitapta parmakla gstere gstere tekrarlarlard. ocuklar, gzlerinden ok kulaklarna gvenir ve hoca gibi okumaya alrlard. ocuklarn akl dersten baka her eyle meguld. Szgelimi, kardaki kilisenin zerinde uuan gvercinlerle ya da bir obann tozlu yoldan srd sryle. Kafann kendi ileri, kendi dertleri vard, yle ki azdan kanlar zerinde dnmyordu. Dnse bile bir ey anlamazd kitaplardan. Rusyada ocuklar, eski Slavca okuma yazmay g bel becerebiliyordu. Batda okumak daha da gt. Kitaplar Latin dilindeydi. Papazdan ve hocadan baka kimse Latince anlamazd. Bunun iin hocann her szn tekrarlamak gerekirdi. Bir kitap okumakla, okuma renilmi saylmazd. Her kitab ayr ayr okumay renmek gerekiyordu. Hoca, okunan kitap bana alrd cretini: Bir baba hocayla cret meselesini konuurken, yeni bir mintan smarlyormu gibi pazarlk edilirdi. Hocaya da, bir dokumac ya da terzi gibi usta derlerdi. Hocada okuyan, pek fazla bir eyler renemeyip

ufak bir kilise memurluundan teye geemezdi. Gz ykseklerde olanlar, manastr ya da kilise okuluna giderdi. Bu okullarda gramer, retorik, diyalektik renilirdi. Bunlar renenler aritmetie, astronomiye, mzik ve geometriye geerdi. Bu yedi bilim dal, yedi karde gibiydi. Gramer doru konumay, diyalektik gerei arayp bulmay, retorik gzel konumay, mzik ark sylemeyi, aritmetik hesap yapmay, astronomi yldzlar incelemeyi retirdi. Piskoposlarn bile gramer kurallarn renmenin bo bir i ve gnah olduunu syledikleri zamanlar tarihe karmt. Artk piskopos deil, basbaya bir papaz olabilmek iin bile gramer bilmek artt. Gramer kolay deildi, ama aritmetik daha da gt. Arap rakamlarn bilenler pek azd, saylar eski biimde yazlyordu. Romen rakamlarndan XII ile XVi toplamak kolay bir i deildi. Kesirlerse daha byk bir zorluk

yaratyordu. Drtte birin yarsnn yarsndan, te birin yarsnn yarsn karmay bir deneyin de grrsnz. ocuklar her saynn neyi ifade ettiini de bellemeliydi. Hoca saylar yle aklard: Drt, yln drt mevsimidir, bir gn bir gecenin drtte biridir; nk bir gn bir gece, gndz, gece, sabah ve akamdan ibarettir. Bu drt ey, bo zevkleriyle oyalandmz bu dnyadaki geici hayatmzdr. br dnyada sonsuz bir hayat iin, bu dnyann zevklerinden vazgeip oru tutmal, dua etmeliyiz. Hoca yle devam ederdi: , Hristiyanlarn inandklar kutsaldr. Yedi, insandr. nsan, ruhla bedenden meydana gelmitir. Ruhta, kalp, can ve fikir vardr. nk kutsal kitaplarda: Tanry btn kalbinle, btn cannla, btn fikrinle sev, deniliyor. Beden, drt unsurdan ibarettir; bunlar toplaynca yedi eder. Okullarda, dnyay ve g tantan astronomi de retiliyordu. Daha nceleri okullarda yamura, gk

grlemesine, yabani hayvanlar ve kular stne masallar anlatlrd. Yamur, meleklerin deniz suyunu borularla ilerine ekip sonra yeryzne pskrtmeleri olarak aklanrd. Koyunlarn, aalar gibi gkten bittii, kularn meyvelerden kt sanlrd. Zamanla, insan kendi dnyasn daha iyi rendi ve artk byle masallara pek az kimse inanr oldu. Doudan Batya, Araplardan, Yunanllardan, eski bilim adamlarnn, yani Aristotelesin, Ptolemaiosun kitaplar gelmiti. Manastrda okuyanlarn, drt unsurdan, zerinde yldzlarla gezegenleri tayan billur, gk kubbelerden haberi vard. Bu ekilde dnlen dnya Kozma ndikoplevtin dar bir oda olarak tasvir ettii dnyadan daha ok benziyordu gerek dnyaya. Polonyada, Pariste artk yksek okullar vard. Srtlarnda torba, ellerinde baston, Parise doru giden acayip insanlara rastlanrd yollarda. Bunlar ihtiyar sofular deil, ocuk denecek yata genlerdi. Bir evliya trbesini ya da insanlardan uzak bir

keye ekilmi bir softay ziyarete deil, nl bilginlerden Champeuxlu (ampolu) Guillaume ile Petrus Abelardusu (Avelar) dinlemek iin, Parisin Notre Dame Kilisesi nezdindeki okula gidiyorlard. Bu bilim adamlarnn n btn dnyaya yaylmt. Pautuda, Anjuda, ngilterede bunlar biliyorlard. Parise varan yeni rencilerin ilk ii, hemerilerini aramak olurdu. Bunun iin onlara, Kk Kprden Sein Irmann sol kysna gein, orada bulursunuz; denizde kum, orada renci, derlerdi. Bir iki ay sonra, yeni renciler, Latin lkesinin eit hakl yurttalar olurlard. niversitelilerin yaadklar ve okuduklar semte, Latinler lkesi derlerdi. Fransada, yerlisi de, yabancs da Franszca konuurdu. Yalnz Latinler lkesinde, esas dil Franszca deil, Latince ydi. Fransz olsun, ngiliz olsun, talyan, Alman olsun, btn niversiteliler Latince anlarlard. ehir halk rencilere yan gzle bakard. Bunlar yabancyd, baka ehirlerden, baka lkelerden gelmilerdi. stelik ele avuca smayan

takmdandlar. Halkla niversiteliler arasnda, sokakta ya da meyhanelerde ikide bir kavga kard. Bir tccar ya da lonca ustas olan ehir bakan, alikran bakesen niversitelileri tutuklamak iin jandarma gnderdi. niversitelilerle baa kmak kolay olmazd. Merte kar koyarlard. stelik belediye bakann tanmak da istemezlerdi. Onlarn kendi bakanlar, emirleri vard: Paris Notre Dame Kilisesinin sorumlusu. niversitelilerle retmenleri de, cahil tccarlara ve zanaatlara tepeden bakarlard. Cahil ehir halk nerede, felsefe, ilahiyat, hukuk neredeydi... Tbba gelince, hekimle bir tutulabilir miydi? Berber, kan almasna alabilir, sakal tra edebilir, ama Galenden, Hippokratesten ne anlard? Hekimlikte pir saylan bu kiilerin adlarn bile iitmemiti berber. ehirlilerden rasgele birine: Aristoteles kim, diye sorsanz cevap veremezdi. Oysa niversiteliler Aristotelesi, Ermi Augustinusu inceledikleri gibi incelerlerdi. Dne kadar Yunan yazarlarna eytann orta

gzyle baklrd. Bunlarn branice ve Arapadan evrilen kitaplar, kilise meclisinin kararyla yaklrd. Zamanla, Aristoteles, neredeyse sann mjdecisi saylmaya balad. Geri Aristoteles dinsizdi, ama her eyi deerlendirmeyi, her eye kendi yerini vermeyi becerirdi. Bu ise byk bir yetenekti. Saylar gittike artan dinsizlerle tartanlar bunu bilirdi. Bunlarn fikirlerini rtmedi mi, insan halk karsnda rezil olurdu. stelik, dinsizlerin eytanca tuzana da debilirdi aptal gibi. yle ki, dindarlk yetmiyordu. Kafada akl da olmalyd. nsan ileriye doru bir adm atm oldu. nsana yzyllarca, dnmeden, kr krne inanmay retmilerdi. Ama o, yeniden dnmeye balyordu. Dnen bir insana ise Dur! demek gt. Bir eyin ispat edildii yerde tartmalar olur, baz eyler hakknda phe belirtilir. Derken kr krne inananlarla, dine bilim asndan yanaanlar arasnda bir savatr balad.

Katolik papaz Klervoslu Bernard gibileri kulaklarn dinle ilgisi olmayan her eye tkyorlard. Bernard hakknda yle bir fkra anlatrlard: Bir gn Cenevre Glnn yanndan geiyormu; din konusunda sofuca dncelere yle dalm ki, evresindeki hibir eyin farknda deilmi. Arkadalarnn glden sz ettiklerini iitince am. Papazn gzleri akt, dnyaya bakyor, ama onu grmyordu. Gen profesr Abelar gibileriyse grmek, iitmek, dnmek istiyorlard. Bunlarn gzleri nnde, sadece armha gerilmi sa ve darack rahip hcresi deil, geni bir dnya vard. Ac Bir Sevgiden Yoruldular Bernard, Abelar dinsizlikle suluyordu. Abelar, kimin hakl olduuna mahkemenin karar vermesini istedi. Duruma gn, iki rahip ayn zamanda ehre girdi; kale kaplarnn birinden Bernard, dierinden de Abelar.

Sokaklara dklen btn ehir halk saygyla geriye ekilerek, Bernarda yol veriyordu. Srtnda abadan bir cbbe bulunan Bernard, ba eik yryordu. Herkes onun, orutan ve ile doldurmaktan sararm yorgun, zayf yzne, l l yanan gzlerine bakyor, birbirlerine onun eitli mucizeler gsterdiini, olaylar nceden grp haber verdiini fsltyla anlatyorlard. Bernardn bir kardei varm. Yrekli, yakkl bir valyeymi. Bernard onu rahip yapmak iin ok alm. Fakat gen, parlak valye zrhlarn rahip elbisesine deitirmek istememi. Hibir eyin fayda etmediini gren Bernard, parman kardeinin gsne dayayarak: Pek yaknda bir mzrak buray delip Tanrnn iradesi uyarnca, itaatsiz kalbine yol aacak demi. Dedii gibi olmu. Gen valye bir savata yaralanm ve yatakta hasta yatarken Tanrya adam kendisini... Halk arasnda, Bernardn evliya olduu sylenirdi. Hastalar, sakatlar, kendisine yaklaarak karsnda diz ker, dertlerine deva umarlard.

Abelarn adn da bilmeyen yoktu. Eloizaya adad arklar btn lkede syleniyordu. Eloiza, Abelarn rencisiydi. plik eirip gergef ilemekten baka bir ey bilmeyen kzlardan farkl olarak, kitap okumay severdi. Abelar, onunla birlikte Augustinusu, Aristotelesi, Platonu okumutu. Balarnn sk sk ayn kitap zerine eildii olurdu. Abelarla Eloiza sevimilerdi. rencilerinin arasnda sokaa kt zaman Abelar grebilmek iin btn gen kzlar yanp tutuurken, Eloiza onu nasl sevmeyebilirdi? Abelar yakkl, boylu bosluydu, kadnlarn houna giden btn niteliklere sahipti; akllyd, gzel konuurdu, iyi ark sylerdi. Ama Eloizann akrabalar, genleri hoyrata ve gaddarca birbirinden ayrdlar. Abelar bir manastra ekildi, Eloizay da rahibe olup manastra gitmeye raz etti. Eloiza, Abelar o kadar seviyordu ki, manastra deil, cehenneme bile giderdi. Abelar, manastrda da boyun emedi. Bu vakur insan, dini aklla anlamak isterdi. Abelar, Tanrnn olunun, yani Kurtarc sann,

bizzat Tanrsal akl olduunu iddia ederdi ki, bunu dnmek bile korkuntu. O bunu anlatrken, insanlar korkuyla etraflarna baknrlard. nk byle konutuu iin insan diri diri yakabilirlerdi. Dinsizce konumalar tekrarlamak yle dursun, dinlemek bile yasakt... Kalabalk uuldamaya balad. Gzler, sanda solunda sivri daml evler ykselen dar sokan, ehir kaplarna doru sapt tarafa evrildi. Balarn zerinde, yava yava yaklaan boylu boslu bir atl grnd. Abelar, Bernard gibi yaya deildi, ata binmiti ve bir rahipten ok valyeye benziyordu. htiyar kadnlar, ha kararak bir adm geriye ekildiler. Kalabalk arasnda, korku mu, hayranlk m ifade ettii belirsiz bir mrldanma oldu... Bernardla Abelar, kilisede yz yze geldiler. Bask kemerli kilise yar karanlkt. Burada gz alc elbiseler giymi piskoposlar, kara cppeli rahipler toplanmt. Gz kamatrc gne ndan sonra

bunlar birden fark etmek gt. Bernard, rakibine fkeli ve ar szlerle saldrd. O da, Albert gibi valye soyundand. Sanki bir kilise mahkemesi deil, bir Tanr mahkemesi, yani dello yaplyordu. Bernard, ellerini Abelara doru uzatarak ona yalanc, dinsiz diyor ve devam ediyordu: Sen dinsizsin Abelar, hayran olduun dinsiz filozoflar gibi! Sonra parmen rulosunu ap kk pencerelerden szan zayf kta okumaya balad. Daha ilk cmlelerden hepsi anlad okunann ne olduunu: Abelarn Evet ve Hayr adl eseriydi. Abelar, kilise babalarnda bulduu btn elikileri bu kitabnda toplamt. Bernard bir yandan okuyor, bir yandan da: Bu, dinsizlik kokmuyor mu? diye sorarak ellerini kilisenin alak kemerlerine doru kaldrp Tanrnn fkesini dinsizin bana davet ediyordu.

Bernardn her yanklanyordu.

sz,

kemerlerin

altnda

Fakat Abelarn cesur ve tok sesi bu yanky kesti: Ben sizin mahkemenizi tanmyorum. Papadan baka hkim tanmam. Abelar, dimdik ve vakur edayla, kilise kapsna doru yrd. Yzlk bir ihtiyarn elbiseleri gibi kf kokan ta duvarlarn arasnda hzl admlarla kp gnee, serin rzgra brakt kendini. Duruma, sann gyabnda devam edip Abelar dinsiz ilan etti. Abelar bir manastra ekildi. Bu gl insan, dar hcrenin drt duvar arasnda dipdiri gmlm gibi bouluyor, gnden gne eriyordu. Uzaklardaki sevgilisinden haber gelirdi baz. Eloiza mektuplarnda onu neelendirmeye, onda o nceki gururu uyandrmaya alr, ama hararetli arlar yanksz kalrd. Abelarn Eloizaya yazd itaat ve tevekkl dolu mektuplar bir cenaze gibi souktu. Gurur inenmi, akl aalanm, sevgi

ldrlmt. Hayat yk omuzlarda tanmaya deer miydi? Abelar, lmeden nce fikirlerinden dnd. Tek bana zamanna kar koymak kolay deildi... Yllar sonra Abelarla Eloizay, kara bahtl sevdallar hakkndaki eski destanlarda olduu gibi yan yana gmecekler ve mezarlarna: Ar almalardan ve ac bir sevgiden yoruldular; dinlensinler szlerini yazacaklard... Ruhlarn dar bir hcre gibi kilitleyenlerle, grmek, dnmek, sevmek isteyenler arasndaki sava bylece srp gidiyordu. Kilisede karlaan iki rahip deil, iki zamand; gemile gelecek. Abelar, lmnden nce kendi fikirlerinden dnm olmakla beraber, grevini yapmt. Byk Albert Bilimi Dinden Ayryordu te yandan yllar geiyordu. Artk takvim XII. yy. deil, XIII. yy. gsteriyordu. Paris niversitesinde, azlarda yeni bir ad

dolayordu: Byk Albert. Byk Albert konferans verdii zaman, en byk dershane bile dinleyicilerin hepsini almyordu. teden beri en anl hkmdarlarla babulara verilen byk lakab, bu sefer bir bilim insanna verilmiti. niversal doktorda dedikleri Byk Alberti byc sayarlard. Bilgin, laboratuvarda madenlerin niteliklerini inceliyor ve hangi madenlerin nitrik asitte eridiini, hangilerinin kkrtle birletiini biliyordu. Byk Albert, gkyzn de gzetlemi ve Samanyolunun bir yldz kmesi olduunu bulmutu. Aletleri arasnda, Doudan getirilmi bir pusula da vard. Masas yn yn Arapa, branice, Yunanca el yazmas kitaplarla doluydu. Bilim adam, yabani hayvanlar, bitkiler, yldzlar hakknda kitaplar yazyordu. Fakat bunlarda yeni bilgilerden ok eski masallar tekrarlyordu. Byk Albert, Aristotelesi gklere karyordu. Onun Aristotelesi neredeyse bir rahibe benziyordu. Nitekim Ortaa ressamlar da, sadan ok nce

yaam olan insanlar rahip cbbeleriyle izerlerdi. Byle olmakla birlikte, niversal doktor Byk Albert, bilimi dinden ayrmaya alyordu. rencileri arasnda biri vard ki, Aristotelesi zel bir dikkatle okurdu. Ad Aquinolu Thomast. Thomas, Aristotelesin byk bir otorite sahibi olduunu anlyordu ve bu byk filozofu kiliseye kazandrmak istiyordu. Onun gibi bir mttefiki ne diye zndklara, dinsiz imansz bni Rtn fikirdalarna brakmalyd? Aristoteles tm eskia bilimini derleyip toplamt. Aquinolu Thomas da, onun yardmyla Katolik ortaa biliminin niversal binasn kurmaya giriti. Thomas, byk bir eser yazyordu. Bu eser tm sorulara cevap vermeli, tm pheleri kknden silmeliydi. Ruh nedir, madde nedir, akl nedir, duygu nedir? Tanr dnyay nasl yaratt ve nasl ynetiyor? blis kimdir ve hangi eytanlar onun emri altndalar?

Melekler yemek yer ve uyurlar m? Aquinolu Thomasn kitaplarnda, bunun gibi irili ufakl yzlerce soru ve her birinin tam cevab vard. Baka trl dnen zndkt. Eskiden ilahiyatlar, insan aklna hibir hak tanmazd. Aquinolu Thomas bunlardan deildi. Felsefeyi inkr etmiyor, yalnz felsefenin kiliseye hizmet etmesini, dinsizlerle savata bir silah olmasn istiyordu. Thomasa melek doktor derlerdi. Bu melek doktor dinsizlerin idamn ister ve yle derdi: Hkmdarlar, sahte para basanlar ve baka canileri hakl olarak lm cezasna rptrdklarna gre, dinsizlii sabit olanlarn idam adalete daha uygundur. Aquinolu Thomas, dine pheyle bakan her ban kesilmesini tavsiye ederdi. Baltay en inandrc tank saydna baklrsa, herhalde kendi kantlarnn gcne pek gveni yoktu. Yine de, phelenmeye ve dnmeye cesaret edenlerin says Avrupada yl getike artyordu.

XIII. yy.da Fransisken rahiplerinden Roger Bacon, bilginin kuvvet olduunu, bilimden daha deerli bir ey olmadn, bilimin cehalet karanln kovduunu, dnyay mutlulua gtrdn yazmt. Bacon, yalnz fikir yrtmeyle kalmyor, bilgiyi deneyle de yokluyordu. nk bilgi deneysiz olamazd. Hibir ey Gizli Kalamazd Bacon, gecelerini Oxford dolaylarndaki kulesinde geirirdi. Gelip geenler, kulenin mazgalms pencerelerine korkuyla bakarlard. Kulede geceleyin kzl alevler bir parlayp bir sner, bouk darbeler ikide bir etraf sarsard. Bacon, kulesinde ne yapard? Tm evreni incelerdi. Bilgin, cisimlerin derinliklerine sokulmak, yldzlarn ne olduunu anlamak iin ge kmak istiyordu. Masasnda Arapa ve Yunanca kitaplar, ibkey ve dbkey aynalar, ufack cam mercekler vard.

Kabark bir cam paracn gzne doru bir yaklatrp bir uzaklatrarak kitaptaki harflere bakyordu. Gzlk daha icat edilmemiti, mikroskobun ad bile yoktu. Roger Bacon, camn sihirli gcn daha o zamandan biliyordu. Ve eline bir kaz ty alp parmene unlar yazd: Arasndan baktmz bir cisim yass deilse, onun dbkey ya da ibkey olmas ok nemlidir. Bu cisme, by kk ya da tersine k byk, uza yakn, grlmeyeni grlebilir klan bir biim verilebilir. Biz gnei, ay ve yldzlar aa indirebilir ve bilgisiz kimselerin inanamayaca birok ey daha yapabiliriz. Bacon, gzle grlemeyen lemin eiindeydi. O zamana kadar hibir insan gznn gremedii eyleri grmesine pek az kalmt. Gz nedir? Grmenin srr nedir? diye sorup dururdu kendi kendine.

Keskin bir bakla amlad bir boa gzn, dnyay yanstan harika gz elmasnn kuruluunu dikkatle inceledikten sonra, yine kaz ty kaleme sarlp kitabna unlar yazard. Grme eylemi gzde deil, sinirde bitiyor. nsan, beynin doasn anlayncaya kadar ok zaman geecekti daha. Fakat Bacon, hayvann yalnz gzle deil, beyinle de grdn artk biliyordu. Bylece gz gz inceliyor, beyin de beyni aratrmaya balyordu. Nasl bir eydi u k ki, onsuz gzn hibir deeri olmaz, dnya kr olurdu. Bacon, ufack bir deliin nne mum koyup, n birbirine engel olmadan bir noktadan nasl getiklerine bakyordu. Gne nyla bir aac yakyor, aynada yansyan nlar inceliyordu. Bacon, nlarla bir hokkabaz gibi oynayarak n, gkkuann, serabn srlarn anlamaya alyordu. Bilgin, yle diyordu: Serap bir eytan ii deildir; nlarn yolu izlenirse serap, akl erevesinde

aklanabilir. Bacon, pencerede durup gkte titreen mavi, krmz, beyaz yldzlara bakarken, gzleri bildik yollardan yrr gibi, bir takm yldzdan tekine geerdi. Evrene oranla dnyann pek kk olduunu biliyordu. Gnei lmt, dnyadan defalarca bykt. Baconn aratran gzleri, Samanyolunun birok yldzdan meydana geldiini gryordu. Bylece, bilginin gzleri nne k dolu, yedi renkli, parlak evren seriliyordu. Bacona da, Byk Albert gibi byc derlerdi. Fakat Bacon sihrin harikalar yaratabileceine herkesten az inanrd. stelik dnyada adm banda karlatmz harikalar hangi byc yaratabilirdi? Gren gz, iiten kulak, mucizeler yaratabilen sz, birer harika deil miydi? Bacon, yazd kitabn sayfalarn kartrd. Balk yleydi: Byk Eser. Gerekten bu kitap, btn bilim ve felsefe dallarn kapsayan byk bir eserdi. Filozofun, bu eserinde

genie akladklarn almak isteyenlerin karsnda byk srlar alacakt. yle srlar vard ki, gizlenmeleri gerekiyordu. Baconn gzleri, bulularndan birini iaretlerle ifreledii bir bilmeceye iliti. gizli

Bir gn deneme yaparken, kkrtle gherileyi kmrle kartrm, karm tutumu ve korkun bir patlama yeri sarsmt. Potayla frn parampara olmu, kendisi de g kurtulmutu. Cisimlerin iinde sakl ykc gten kendisi bile korkmutu. Buluunu bir bilmece eklinde ifreleyip gizlemiti: En iyisi bunu kimse bilmemeliydi. Hibir gizli iaret, hibir bilmece, dou zaman gelmi bir eyi gizleyemezdi. Bacon, korkun buluu zerinde dnrken, dnyann br ucundaki inde, barutun artk bulunduunu aklndan bile geirmiyordu. Araplar barutu Doudan spanyaya getireceklerdi. Ve toplarn grlemeye balayaca zaman artk uzak deildi.

nsan, zerrecikler leminin derinliklerinde ykc bir kuvvet bulmutu. Ve bu kuvvet, onu bulann bana bela kesilecekti. Yldzlardan Medet Roger Bacon, yaad adan ok ilerideydi. Gelecee bakarken uan makineler, denizde kreksiz yzen gemiler, karada atsz koan arabalar grrd. Fakat Bacon, yine de ann insanyd. Kulesi bir yldzbilimcinin gzlemevi, bir simyacnn laboratuvaryd. Bacon, kimya tan bulmak iin maddeleri birbiriyle kartryor, insanlarn kaderini renmek iin de, gezegenlerin gkteki durumunu tespit ediyordu. Bacon yle dnrd: Dnyada her ey birbirine baldr, dnya byk bir btndr. Gkteki yldzlardan dnyaya doru, gzle grlmeyen ipler uzanr. Denizlerdeki gelgitleri douran ay deil mi? Aalarla otlara hayat veren gne deil mi?

Biz de imdi byle dnyoruz: Dnyamzn, evrenin bir paras olduunu biliyoruz. Gne, k vermeseydi dnyada hayat olmazd. nsan yalnz dnya deil, btn gk cisimleri de kendine eker. Dnya daha yakn olduu iin, onun ekim gc tekilerinkine stndr. Ik ve yer ekimi, evrende dank olan maddeyi, byk bir tm halinde birletiriyor. Biz bugn byle dnyoruz. Fakat Roger Baconn yaad XIII. yy.da ne yerekimi biliniyordu, ne de n doas. nsan var olan eyler arasndaki balar ancak sezinleyebiliyor kaderinin yldzlarnkiyle bal olduunu sanyordu. Bacon, parmen zerine bir kare, bunun iine de daha kk bir kare izdi. Kareler arasndaki boluu yan izgilerle, gen eklinde on ikiye bld. Her blme, Zodyak zerinde yer alan on iki burtan birinin iaretini izdi. Terazi, terazi burcuna; iki balk, balk burcuna; okla yay, yay burcuna vb. iaretti bunlar. Karenin merkezi botu. Buraya, karenin bo kalan merkezine, faln renmek istedii kimsenin ad,

adnn altna da doduu gn, ay, yl yazlacakt. Bir kimsenin falna bakabilmek iin, beii zerinde hangi yldzlarn doduunu hesaba katmak gerekti. nk yldzlar bir yerde durmaz, gne, ay ve gezegenler, bir burtan dierine geerek gkyznde ebediyen dolarlard. Her yldzn zellikleri vard. Ay souk ve mahzundu, insanlara yaknlk gstermezdi. Mavi Vensle parlak Jpiter mutluluk getirir, krmz Marsla solgun Satrn felaket iareti saylrd. Gezegenlerin yollar bir birleir, bir ayrlrd. En byk ve gl gezegenlerin bir blmde toplanmas, olaanst ve garip olaylara iaretti: Krallarn dmesi, peygamberlerin gelmesi, byk kran gibi. nsann her adm, her hareketi hareketiyle nceden belirlenmiti. yldzlarn

Hekim, hastay tedaviye balamadan nce yldzlara danrd. Kollarn kaderi ikizler burcuna, banki ko burcuna, ayaklarnki de balk burcuna balyd. Bir koldaki kk, ay ikizler burcundayken

dzeltilemezdi. Daha iyi iaretler beklenmeliydi. Simyac, ie balamazdan nce yldzlarn durumunu incelerdi: Merkr cvay, Ay gm, Gne altn, Satrn kurunu idare ederdi. Gne hastaysa, yani dman bir gezegenin blmndeyse, i aksayacak demekti. stelik Gne, ask suratl Satrnn tam karsnda domusa, Gnein Satrn karsndaki bu durumu daha byk bir uursuzluun belirtisiydi. Eer yakndaysa, Jpiter durumu dzeltebilir, kuatmay kaldrp gnei tutsaklktan kurtarabilirdi. Krallar, babular, denizciler, yldzbilimcilere danrlard. Her lkenin kendi gezegeni vard. Satrn Hindistana, Jpiter Babile, Merkr Msra hkmederdi. Acaba Bacon, o akam kimin faln renmek istiyordu? Yldzlardan sorduu, ne bir insann ne de bir lkenin kaderi. Dinlerin geleceini bilmek istiyordu.

Bunu yldzlardan renebileceine inanyordu. Satrn Musevilere, Vens Mslmanlara, Merkr Hristiyanlara hkimdi. Hristiyanlk Jpiterle Merkrn bir blme dt zaman domutu. Jpiter de mutluluk ve kudret getirirdi. Bacon tanyeri aarncaya kadar gezegenlerin yollarn hesaplad. Elleri daire ve iaretleri izerken, fikri doduu yerlerden uzaklara uup gidiyordu. Btn dnyaya, btn lkelere, btn halklara yle bir gz gezdiriyor, her yerde kanunsuzluk, gaddarlk, adaletsizlik gryordu. Prensler, baronlar ve valyeler, birbirine zulmediyor, birbirini yamalyor, halk sonu gelmeyen sava ve vergilerle soyup soana eviriyorlard. Bakalarnn maln mlkn, geni lkeleri zapt etmek holarna gidiyordu. Halk, prenslerden nefret ediyordu ve mmkn olan her yerde onlardan kurtulmaya alyordu. Tccarn her sz yalan doland. Din adamlar,

kendilerini kibire, debdebeye, tamahkrla kaptrmlard. Paris ve Oxfordda, ruhban snf, kavga ve klhanbeylikleriyle halk tedirgin ediyordu. Din bykleri, agzllkle servet yyor, kendilerine havale edilen ruhlar dnmyorlard bile. Gaddar kanun adamlar iftiralaryla masum insanlar mahvediyorlard. Debdebe ve gsteri, papaln merkezini rezil ediyordu. Orada da kibir, tamah, hrs alm yrmt. Kutsal papalk mevkii bile, hile ve yalann kurban olmutu. Mumun titrek alevi, Baconn atk kalarn, yzndeki keskin buruuklar aydnlatyordu. Fransisken Rahibi cbbesini giymi bu adam, ka kere fkesini tutamayp iitmek istemeyenlere gerei sylemiti. Fransisken tekilatnn generali Yoan Bonaventurann, ondan hazzetmemesi sebepsiz deildi. Roger Bacon byc, byc sayyorlard. Her gece yatana girerken, ertesi gn zindana atlmayacandan emin deildi. Baconn yapt hesaplar bitmek zereydi ve onu korkun bir sonuca doru gtryordu. Gezegenlerin iaretlerini gen eklindeki

blmlere yazmaya devam etti. Ayla Jpiter ayn blme dmt: Baak burcu blmnde birlemesi, insann kalbinde dinin n alnamaz ykmnn iaretiydi. Bacon: Bu k ve rezalet zamanlarnda baka trl olabilir miydi? diye dnd. Tanyeri aard aaracak. Kulenin yan banda yolda, bir oban, krbacn ili otlarda aklatarak hayvanlar sryor ve byc, sisten ayrlan karanlk kulesine merakla bakyordu. oban, kule sahibinin geceleyin yldzlarla ne konutuunu bilseydi ne derdi acaba. Okur, Bir Katolik Papaznn Uayla Karlar

ve Anlattklarn Dinler Bacon, sadece bir yldzbilimci deil, simyacyd da. Biroklar gibi o da, imbiin dibinde altn bulmaya alyordu. Kimya tan bulan, bakr ve kurunu altna evirmenin yolunu bulan, dnyann efendisi olacakt. Fakat Baconnki ne agzllkt, ne de dnya nimetlerine susamlk. Onu eken, maddenin byl deimelerinin srlar, ufack zerrecikler dnyasnn srlaryd. Biroklar altn, altnn kendisi iin aryordu. Dnyaya hl klla ha egemen olmakla beraber, altn artk onlarn yerine hak iddia etmeye balamt. Krallar, papalar bo hazinelerini doldurmak iin tefecilerden aldklar bor karlnda talarn rehine koyuyorlard. Her kraln hizmetinde bir simyac vard. Kral, kumandanna: Hele biraz bekle, derdi, benim simyac, kimya tan buldu bulacak. Namusum zerine ant ierim ki, bunu bulunca btn erlerle subaylara simyac altnyla

iki misli fazla cret verilecek. Simyacnn laboratuvarna pek az kimse yle bir gz atabilirdi. nk oraya gitmeye herkes cesaret edemezdi. Simyacyla uraan bir Katolik papaznn ua ac talihinden una buna sk sk yaknm olmasayd, laboratuvarda olup bitenlerden hibir zaman haberimiz olmazd. ngiliz airi Geoffery Chaucer, uan yaknmalarna kulak misafiri olarak bunlar Canterbury Hikyeleri (Canterbury Tales) adl kitabna almtr. te uan Chaucere anlattklar: Bir Katolik papaznn yannda tam yedi yl yaadm. Ama sanatna bir trl akl erdiremedim. Eskiden hep yeni ve gzel elbiseler giyer, klk kyafetime dikkat ederdim. imdi, neredeyse bama orap geireceim. Eskiden taze ve krmz olan yanaklarm, imdi balmumu gibi sarard. Simya ite byle faydasz bir ey.

Bu arlatan sanat, beni yle soyup soana evirdi ki, elde avuta bir ey kalmad. Beni grenlere ders olsun. Bu sanat, kendisine merak saran herkesi batrr. Tanr sizi inandrsn simyayla uraan o kerteye varr ki, kesesi de, kafas da boalr. O zaman bakalarn da simyayla uramaya tahrike balar. nk kt bir insan, ademolunu felakete ve uursuzlua srklemekten zevk duyar. Bunu bana, bilgili bir din adam sylemiti. Her neyse, bu hususta bu kadar yeter. Bir de, ne yaptm anlataym size. Biz, eytani iimize balarken yle bilgie bir dille konuuruz ki, alacak derecede akll insanlara benzeriz. Ben oca yle bir krklerim ki, kalbim neredeyse atlayacak gibi olur. Kullandmz maddeleri yani gm, yaklm kemii, demir tozunu birbirine ne oranlarda kartrdmz anlatacak deilim. Bunlar nasl ince bir toz haline getirip toprak bir kaba koyduumuzu, stne tuzla biber ektikten sonra kab cam bir anla kapayarak yaptmz daha birok eyi de anlatmadan geeceim. Demez. nk abalarmzdan nasl olsa bir ey kmyor.

Emeimiz, paralarmz hep boa gidiyor. Karlatmz birok mesele daha var, ama okumu bir insan olmadm iin hepsini sralayp sayamayacam. Aklma nasl gelirse yle anlatacam. Laboratuvarda Jenkardan, lacivert tandan, borakstan baka cam ve topraktan eitli kaplar, piyaleler, potalar, kat cisimleri dorudan doruya gaz haline evirmeye yarayan kaplar, kulplu ieler, damtma aralar ve benzeri ara gereler vardr. Hepsini sayp dkmeye demez. nk bunun iin kimse metelik vermez. Kald ki, her ey anlatlacak olursa, kutsal kitap kalnlnda bir kitap bile yetmez. Az kalsn en nemlisini, u ana iksir dedikleri kimya tan unutacaktm. Asl aradmz o zaten. Ama gklerin padiah tank olsun, btn abalarmza ramen, kimya tan bir kere bile grm deiliz. Ama yine de umudumuzu yitirmiyoruz. Zorluklara ramen, bir gn gelip bizim de yzmzn gleceini umuyoruz. Byle umutlara insan drt elle sarlyor. Size peinen syleyeyim: Kimya tan aramaya

balayan, bu ii artk brakamaz. Btn simyaclar byledir. Gecelik bir gmlekle, yrtk prtk bir pelerinden baka bir eyleri olmasa bile, bunlar da satp paray simya ilerine harcarlar. Son kurularn harcamadka rahat edemezler. Simyaclar nerede olurlarsa olsunlar, lime lime elbiselerinden ve kkrt kokusundan herkes tanr. Kkrt kokusu o kadar keskindir ki, bir mil uzaktan duyulur... Uzatmayalm, iinde eitli madenler bulunan kap atee konmadan nce, madenler kartrlr. Bu ii patron hep kendisi yapar, bakasna gvenmez. Patronun bilgili ve iinin erbab olduunu sylyorlar. Ama kap yine de ikide bir de parampara oluyor. Byle olunca da, kabn iindekilerin stne bir bardak su imekten baka bir ey kalmyor. Kaptaki madenlerde yle bir kuvvet gizli ki, ta duvarlar bile deliyor. Madenlerin bir ksm topraa karyor, bir ksm demede dalyor, bir ksm da lekeler halinde tavana yapp kalyor.

nsan soyunun dman olan melun eytan, gze grnmez, ama eminim ki, o anda aramzdadr. Derken bir kavga, tartma ve barp arma balar ki, eytann efendi ve amir olduu cehennemde bile daha beteri olamaz. Sven svene, bakalarn sulayan sulayana. Biri: Ocak, gerektii gibi krklenmedi, der. Bu bana atlan bir tatr, nk kr hep ben ekerim. Baka biri: Hey aptallar hey, der yksek sesle, ne cahilmiiz be. Alam doru yapmamz. Bir bakas da herkesten fazla barr: Durun, beni de dinleyin; ocakta yaktmz odunlar, mee odunuydu da ondan. Ak grgen yaklmalyd. Vallahi, sebep bu. Patron tartmay kesmek iin: Neyse canm, olan oldu der. Bana kalrsa imbik atlakt da ondan. Aldrmayn, cesaretimizi

krmayalm. Haydi, demeyi hemen sprn bakalm; toplayn cesaretinizi ve neenizi bozmayn. pleri sprp toplar, sonra bir elee koyup demeye serdiimiz bezin zerinde uzun uzun eleriz. imizden biri: Eh, der, ok deil, ama yine de bir eyler kalm. Bu sefer talihsiz ktk, ama dur bakalm, belki bir dahaki sefere ansmz yrr. Bir kere daha deneyelim. Bazen bir tccarn mal dolu gemileri batar, fakat bu btn gemiler batt demek deildir, kazasz belasz dnenler de olur. Patron: Susun, diyerek onun szn keser. Bu defa, denemeyi yepyeni bir usulle yapmaya alacam. Baaramazsam o zaman bana istediiniz kadar kfredin. imdi anlyorum ki, eskiden hep yanl yapyormuuz. Derken biri yine kendi bildiini okur: Ate gerektiinden fazla kuvvetliydi...

Ate kuvvetli miydi, zayf myd, orasn bilmem, ama iimiz hep ters gider. Aradmz kimya tan bir trl bulamyoruz. Fakat yine de, lgnlar gibi ortal altst etmeye devam ediyoruz. nsan, safdil uan anlattklarna glmekten kendini alamaz. Gnmzn kimyaclarndan hangisi, sabahtan akama kadar atete bir eyler eritip kaynatan, eitli cisimleri kartrp alamlar yapan, lp tartan simyaclarla kendileri arasnda bir benzerlik grmez. Her trl havalandrma tesislerine ramen, birok halde zehirli buularla dolu olan laboratuvarda zor solunur. Yangl gzler, atele dumandan kzarr. Eller yanklar iindedir, i elbisesi asitlerden delik deik olmutur. Yine de kimyaclar, ilerini bir an nce bitirip de laboratuvardan temiz havaya kmaya can atmazlar. Gnmzn kimyaclarnn da baarszlklar olur. Onlarn da potalar, imbikleri tuz buz olur. Bazen bir patlama, gnlerce alarak elde edileni bir anda

silip sprr. nsan yorgun ve bitkin bir halde eve dner. Ertesi gn yine iinin, saydam ielerle dolu masasnn bandadr. Kimyacy laboratuvara eken nedir? Simyacya hkim olan o ayn aratrma tutkusu. Simyaclar hayal peinde komu ve bu onlar, ta duvarlar ykabilecek bilinmeyen kuvvetlerin gizlendii esrarengiz molekller lemine gtrmt. Molekller lemine dalan insan, ister istemez bulu stne bulu yapyordu. Simya bir yanlt. Fakat bu yanl geree doru bir basamak oldu. Simyadan kimya dodu. Bilim adamlar, kimya ta diye bir ey olmadn, cam kaplarda bakrn, hibir zaman altna evrilemeyeceini anladktan sonra da imbiklerden ayrlmadlar. Kimyaclar, maddedeki ufack zerrecikler leminin ne kadar byl olduunu renmilerdi. Bunun iin de peini brakmak istemiyorlard...

5 Cengiz Hann Ordular


Batda ilk niversiteler ilk profesrlerin konferanslarn dinlerken, ilk simyaclar ilk laboratuvarlarn dumanlar arasnda alrken, Douda byk savalar oluyor, insanln kaderi tayin ediliyordu. Pariste, sivri daml binalar arasnda muazzam tapnaklar gkleri deliyordu. Rus lkesinde, byk kiliselerin ta naklar gzleri kamatryordu. Uzakdouda, Orta Asya l ve steplerindeyse hl kee adrlarda yaanyordu. Halk iftilik yapmyordu. Evleri yoktu. mrleri, tekerlekler zerine oturtulmu adrlarda, step step dolamakla geiyordu. Kabile, hayvan srlerini nne katp gerken, binlerce tekerlein gcrts, hayvan srclerinin lklarn bastrrd. Atlarn nal sesleri ve kinemeleri uzaktan iitilirdi. Koca bir lke yer deitiriyor gibiydi.

zerindeki ayak izleriyle plak topraklar ve harabeler, gebelerin arkasnda kalyordu. Hayvanlarla at srleri otlayp ayrlar kurutuyor, kylerle ehirleriyse insanlar yama edip yakyordu. Halkn yllardr biriktirdii eyler arabalara yklenip gtrlyordu. Ev sahiplerinin kimi ldrlyor, kimi esir alnyordu. Kylardan taan bu gebe denizi, yeryzn bir tufan gibi basyordu. Gebe seli ine dalm, Orta Asya ehirleriyle vahalarn inemi, karl Kafkas Dalarna dayanm, Grcistann vadi ve derbentlerini tkamt, oradan da Karadeniz dolaylarndaki steplere akarak Macaristana ve Adriyatik Denizi kylarna yaylmt. Birden ne olmutu da, eski zamanlardan beri Mool steplerinde dolaan gebeler, halk tarmla uraan komu lkeleri fethe kalkmlard. Bu, Cengiz Hann, Mool kabilelerini gl bir gebe imparatorluunda birletirmesiyle balamt. Cengiz Hanla kumandanlar, Kuzey ini, Dou

Trkistan, Orta Asyay zapt edip Kafkasya ve Dou Avrupaya kadar ilerlemilerdi. Cengiz Han 1227 ylnda ldkten sonra, yerine geenler fetihlere devam etmiti. Gebelerin yldrm gibi ilerleyiini btn dnya korkuyla izliyordu. Romada Papa, dostluk ve bar grmelerinde bulunmak iin Mool Hanna eli gndermeyi kararlatrd. rahip, talyan Giovanni Carpine, ek Stefan ve Polonyal Benedikt yola ktlar. At zerinde 106 gnlk bir yolculuktan sonra ormanlardan, steplerden geip Dinyeperi, Donu, Volgay aarak Orta Asya llerine vardlar. Bazen yollar, gebelerin ineyip talan ettikleri blgelerden geiyordu. Yol boyunca otlar arasnda insan balaryla kemikleri gze arpyordu. Byk ehirlerde bile snacak yer bulmak zordu. Eskiden yzlerce evin bulunduu yerlerde, kala kala be on ev kalmt. Sonunda Hann kararghna varld. Papann elileri, ulu hana ballk and imek iin

Asyann drt bucandan gelen drt bin eli ve ef arasnda kaybolmulard. Kararghn ortasnda byk bir adr vard. Burada her sabah iki bin kii toplanrd. Birinci gn herkes beyaz, ikinci gn krmz, nc gn mavi elbiseler giymiti. Eliler hallara oturmu, kmz ierek Ulu Hann gelmesini bekliyorlard. Btn gzler, girmeye yalnz Hann hakk olan kapya evrilmiti. Han, kendisini krmz yelpazelerle yelpazeleyen maiyetiyle birlikte grnnce, binlerce insan onun karsnda dize geldi. Han, Papann elilerini kabul edinceye kadar, bunlar bir hayli bekletti. En sonunda kendilerine Arapa, Latince ve Moolca yazlm bir mektup sunuldu. Hann esirleri arasnda ok tercman olduu belliydi. Mektupta, Han Papaya unlar yazyordu: Sen, btn krallarn banda huzuruma kmal ve benim hizmetimde olacana, bana sayg gstereceine sz vermelisin. O zaman senin

balln kabul ederiz. Yoksa dman sayarz seni. Rahipler ite byle bir mektupla geri dnyorlard. nlerinde be bin kilometrelik uzun bir yol vard. Dnya zerine korkun bir tehlike kmt. Gemi bugnle, gebe kabileler, topraa yerlemi ifti halklarla savaa tutumutu. Barbarlarn, eskiden bilmedikleri sava tekniklerini baz halklardan renmi olmalar, durumu bsbtn ktletiriyordu. Gebeler, bir ehrin surlarna yaklanca, kuatma aralarn faaliyete geirirlerdi. Mancnklarla atlan kocaman ta molozlarla ehir bonbardman edilirdi. Yanan katran dolu kaplar atlarak evler tututurulurdu. Ar kobalar, demir kaplar dverdi. Bylece gebeler, ehirleri birer birer zapt ederek ilerliyordu. Ya btn Avrupay zapt etseler ne olurdu? Dnya uzun bir sre iin gerilere atlrd. Byk ve nl ehirler harabelere evrilirdi. nsanln vnd ey, kitaplar, tablolar, heykeller

yangnlarda kl olurdu. Renkli vitraylarla ssl kilise pencereleri parampara edilirdi. Paris kiliseleri, gebelerin atlarna ahr olurdu... Gebe selinin karsna bir set kt. Tatarlarn, mee aacndan yaplm kobalar, Rus ehirlerinin surlarn dev dalgalar gibi dvyordu. Yklan kale duvarlarnn ardnda, bir gecede aa gvdeleriyle kazklardan yaplm yeni duvarlar ykseliyordu. Tatarlarn karsnda her ehir bir engeldi. Btn Rus lkesi bu gebe selinin nnde bir set olmutu. Bu sette gedikler olmasayd, baskya dayanabilirdi. Ne yazk ki, Ruslar smsk birlemi bir halk deildi daha. 1223 ylnda prenslerin bir ksm Kalka Irmanda dmanla savarken, bir ksm da, ykseke bir yerde put gibi durmu, Tatar svarilerinin Rus askerlerini nasl inediklerini seyrediyordu. ok gemeden yangn alevleri her yan sarmt. Doudan, ac bir dumanla birlikte, yank kokular gelmeye balamt. Tek bir ev, tek bir ehir deil, onlarcas tutumutu.

Gebe seli, karsna kan seti ykp Ruslarn, Polonyallarn, eklerin topraklarna yaylmt. ekler, yurtlarn savunabilmilerdi. Dalar kendilerine yardm etmiti. Steplerde cirit oynamaya alm Tatar svarisi, dalk talk yerlerde savamaya hazrlkl deildi. stelik Rus topraklarndaki savalarda iyice zayflamt. Ruslara ayn zamanda, Batdan svelilerle Almanlar da saldrmlard. Ruslar Avrupay gebelere kar gsleriyle savunurken, Bat komular kendilerini arkadan hanerlemiti. svelileri pskrtmek iin Neva Irma kylarna, Almanlar darmadan etmek iin de, alelacele ud Glne ulamak gerekiyordu. Fakat Tatarlar kovamamlard. gerisin geri Asyaya

Ruslar grevlerini yapmt; gebeleri durdurmutu. Artk Tatarlarda Batya saldracak g kalmamt. stelik arkalarnda ba kaldran, eilmeyen bir Rus lkesi kaldndan korkuyorlard. Tatarlar ilerlemiyordu, ama Ruslar iin etin

zamanlar balamt. Birok ehirden geriye ancak harabeler kalmt. Canlarn kurtaranlar ormanlarda gizleniyordu. Bir zamanlar insann kk skp temizledii ormanlar, tarlalara doru genilemeye balad. Ky sokaklarndaki yangn yerlerini ot basmt. Dne kadar insan yaayan yerlerde yabani hayvanlar dolayordu. Tarihin byk saatindeki akrep, geriye doru gidiyor gibiydi. Daha pek uzak olmayan bir gemite bir tarihi unlar yazmt: Kitaplar, evreni sulayan birer rmak, birer bilgelik kaynadr, onlarda sonsuz bir derinlik vardr. Kederliyken kitaplarda teselli buluruz. Ruslar iin ar, kederli yllar balamt. nsan, kendisiyle birlikte teselli veren kitaplar da dmandan kurtarmaya alyordu. Dman bir ehre yaklanca, ehirde ve dolayndaki kylerde bulunan kitaplar toplanyor, kgir kiliselere gtrlyordu. Her sayfas yaldzlar iinde parlayp erguvani renklerle ldayan yazma kitaplar gzbebekleri gibi koruyor, salam mein ciltlerle kaplyorlard.

te bu deerli kitaplar demesine ylmt.

bir

kilisenin ta

Fakat ate, onlar burada da buluyordu. Sabrl hattatlarn, zene bezene ssledikleri renkli sayfalar, saniyesinde buruup tutuuyor, kara krmz bir alevle yanyordu. O alarda yaam bir yazarn deyimiyle: Bilgi rmaklarnn suyu ekilmi, bilgelik kaynaklar kurumutu... Moskova, nc Roma Olmutu Sa kalanlar, karanlk ormanlardan yava yava ehirlere dnmeye balamt. Pek uzak olmayan bir gemite bunlar, her ey bitmi sanyordu. Evleri barklar yoktu, yaknlarnn birou lmt. evrelerindeki her eyde bir sszlk, terk edilmilik vard. Doup bydkleri ehir tannmaz olmutu. stelik kendileri de bakalamt. Salar erken aarm, alnlar krmt. Eski hayat gemie karmt.

Her eye yeni batan balamak gerekiyordu. Yine balta sesleri iitilmeye balad. Reine kokan am ktkleri, st ste konularak duvarlar yaplyor, evler kuruluyordu. Yaklp yklm binalarn yerinde yenileri yaplyor ve bunlar hemen surlarla evriliyordu. Bir rman dirseinde kurulan Kremlinin evresinde Moskova ehri, ulu bir aacn gvdesindeki halkalar gibi yldan yla geniliyordu. Moskovann evresinde de, Rus Devleti geliip serpiliyordu. dareli ve hesabn bilen Moskova prensleri, kyleri ve ehirleri birer birer idareleri altnda topluyorlard. Moskova beylii geniliyor, yz binlerce insann gcn birletiriyordu. Aradan yzyllar geti. XIII. yy. bitip XIV. yy. balamt. Salamlaan ve saflar sklaan Rus Devleti, dmanlarla savata gcn denemeye balad. Bir zamanlar steplerde gebelerle ayr ayr

karlaan Rus prensleri artk hep birlikte, toplu olarak kyorlard dmann karsna. Balarnda Moskova prensi Dimitri vanovi vard. Arkalarndan iyice silahlanm binlerce asker yryordu. Artk gebeler Rus askerlerini ineyip geemiyor, Ruslar onlar Don steplerinde kovalyorlard. Moskova geniledike geniliyor, kuvvetleniyordu. Artk Kremlini mee ktklerinden yaplm duvarlar deil, ta surlar kuatyordu. Eli hnerli ustalar, Moskovada ve br Rus ehirlerinde kiliseler, manastrlar, saraylar kuruyordu. nl Rus ressam Andrey Rublef, o a tarihilerinden birinin deyimiyle, byk prensin sarayndaki tatan yaplm Btagoveeniye Kilisesini resimliyordu. Fakat Rublefin aheseri, Troitsa Sergiy Manastrnda izdii Troitsa - Kutsallar adl tablo ayarnda resim g bulunurdu. melek bir masann banda oturur. Masa zerinde meyve dolu bir tabak. Melekler konumaz,

dnceye dalmlardr. Eik balar eskia Yunan ustalarnn eserlerini andrabilir. u farkla ki, Yunan ustalar ideal vcutlar tasvir etmiken, Rus sanatkr ruh gzelliini verebilmiti. nsan, Rublefin meleklerine bakarken, kederli bir Rus trks dinler gibi olur. Ortadaki melein arkasnda, frtnann eip de kramad bir aa, onun arkasnda da bir da grnr. Dala aa, eri br izgileriyle, kederli melein ba eiini bir nakarat gibi tekrarlar sanki. gor Alay Destannda da tabiat, insan ruhuyla karlatrlmyor muydu? Otlarn acdan boynu bklm, aalar dallarn kederli kederli emi. Rublef, tablosunda hznle kuvveti, yani artk yakn olan kurtuluun, denildii gibi Rusyada gaddar Tatarlarn esirleri paylatklar zamann hznn tasvir eder. Bir yzyl daha geti. Tatar Han, ordusuyla yine Moskova zerine yrd. Fakat bu, artk o eski ordu

deildi. Rusya da deimiti zaten. Ruslar birbiriyle kavga eden beylikleri birletirip tek bir devlet kurarlarken, Altn Ordu Tatar Devleti, birbirine dman hanlklara blnmt. Artk kendi aralarnda kavga eden Rus beyleri deil, Tatar hanlaryd. Ruslar tarihin byk merdiveninde bir basamak daha ykselmilerdi. Tatarlarsa yerlerinde sayyordu. Bunlar, Ruslarn yllarca evvel geirdikleri aamaya daha yeni girmilerdi. Davetsiz misafirler Moskova nlerine kadar gelmi, Ruslar da bunlar karlamaya kmt. Ama bu kez iler baka trl gidiyordu. Misafirler, bu kez eskiden yaptklar gibi cmb etmediler. Ruslarla savaa tutumaya da cesaret edemediler. Biraz oyalanp gerisin geriye, geldikleri yere ekilip gittiler... Rusya, iki yz yl Bat Avrupadan ayr kalmt. Gebelerin birbirinden ayrp paraladklar dnya

imdi yeniden birleiyordu. Bir zamanlar bir Rus prensi Fransay idare etmi, baka bir Rus prensesi de Anglo-Saksonlarn kraliesi olmutu. Bir zamanlar Kievin br Avrupa bakentleriyle sk temaslar vard, Kiev prensleri, Latinceyi, Yunancay, Almancay, Rusa kadar iyi konuurlard. Sonraki iki yz ylda Batda Ruslar bsbtn unutulmutu. Fransa ya da ngilterede, Polonyayla Litvanyann tesinde Tatarlara m, Polonya Kralna m bal, geni bir Kuzey lkesinin bulunduu sylenirdi. Bremenli ve Lbekli Alman tccarlar, Ruslar daha iyi tanrlard. Hansa Tccarlar Birliinin Novgorodda ubeleri ve depolar vard. Ne var ki, Hansa tccarlar, baka yabanclar Rus lkesine sokmamaya alrlard. Derken Altn Ordu Devleti km, Rus beylikleri bir devlette birlemiti. Artk Moskova, Tverle ya da Ryazanla savamyordu. Moskova, daha Vladimir Monomach zamannda bir tarihinin hayal ettii o tek kalp olmutu. Artk Moskovada, Moskova prensleri deil, Tm Rusyann hkmdarlar

oturuyordu. Moskovadan Batya ilk eliler gnderiliyordu. Pavel Yoviy adndaki bir yazar, Moskova Elisi Hakknda balkl bir kitap yazyor. Kitap ilgiyle karlanyor. Kitab okuyanlar, dnyaya yeni bir dnya atn yazyorlar. Yoviye bir felsefe meraklsysa, Yoviy, senin Moskova hakkndaki eserini okurken, Demokritosun baka dnyalarna inanmaya balyorum diyordu. Rusyadan Venedike, Romaya eliler gidiyordu. Elilere yabanc lkelerde, filizi topraktan ayrmay, ehir kuatmay, topla ate etmeyi bilen ustalar, kgir saraylar kurabilen duvarclar, gm kupalar yapabilen usta kuyumcular bulmalar emredilirdi. Moskovada hummal bir inaat vard. Yerli ustalar yetmiyor, yabanclar armak gerekiyordu. Kremlin toz duman iindeydi. Yar yklm eski konak ve kiliseler tamamen yklarak yenileri kuruluyordu. Rus ve yabanc ustalar, yap kurma sanatnda yaryordu.

Yermolin adndaki ustayla duvarclarna, etin bir dev verildi: Vozneseniye Kilisesini onarmak. Kilise bir yangndan zarar grm, kemerleri erilmiti. Yermolin, yangndan artakalan korumak iin kemerleri bsbtn skmeden dorultmay dnd. Bu g bir iti. Yanp paralanm tulalar skp her an kme tehlikesi olan kemerleri onarmak iin ustalk ve cesaretten baka bilgi de gerekti. Yermolinle arkadalarnn, fizii kitaptan rendikleri phelidir. Ama doa kitabndan gzlerini ayrmazlard. alrken, tan arlna kar savarken, denge kanunlarn kendiliinden reniyorlard. Bir ta yerinden kprdatmak gerektiinde kaldraca bavuruluyor, kaldrmak gerektiinde de makaralar iletiliyordu. Ve ustalar, zerine aldklar ii baardlar. Kilise, hi yangn grmemi gibi salam ve kusursuz olarak onarld. Tarihi, bu olay baka olaylarla birlikte yle anlatr: Btn kilise sklmedi. Yalnz yanm talar deitirildi. Kemerler

onarlp gereken yapld. Ve herkes bu grlmedik ie aakald... talyan mimar Aristotle Fioravanti, Kremlinde Uspeniye Kilisesini eski Rus mimarisi tarznda koruyordu. Rus ve yabanc ustalar, har terkibinin, daha salam olmas iin ne yapmak gerektiini birlikte dnyorlard. Moskovallar, ar talar kaldran kocaman kra ayorlard. Uspeniye Kilisesinden sonra baka kiliseler de yapld. Byk Prens iin bir saray da kuruluyordu. Duvarclar, Byk Prensin elileri kabul edecei Granovitaya Saraynn duvar kaplamalar iin ta yontuyordu. Kremlini geni ve yksek ta surlar kuatyordu. gen biimindeki surlarn kelerinde birer, kenarlarnda da yedier bur vard. Moskova, enine boyuna geniliyordu. Bat lkelerinde, Kuzey lkesi hakknda sylentiler daha ok duyulmaya balad. Bu gl yeni devleti

yakndan grp gnderiliyordu.

renmek

iin

adamlar

Moskovaya, Poppel adndaki bir Alman valyesi geldi. Fakat nezaketle geri evrildi. nk her eye burnunu sokan bu yabancya gvenilememiti. Poppel, yurduna dnp grdklerini anlatt. Polonyann tesinde diyordu, Moskova Rusyas alabildiine uzanyor. Bu lke, ne Polonyaya bal, ne de Tatarlara. Hkmdar Polonya Kralndan daha zengin. Alman mparatoru III. Frederik, Poppeti, bir ile gerisingeri Moskovaya III. vana gnderdi: Rusya hkmdar, kzn Baden Markizine vermeliydi. Buna karlk hkmdara kral unvan balanacakt. III. van, eliye unlar sylemelerini emretti: Krallk konusunda ylenenlere gelince, biz Tanrnn inayetiyle atadan hkmdarz... Eskiden olduu gibi, imdi de kimseden emir kabul etmeyiz... Rus halk, yeniden dnya sahnesine kyor ve bunu anlyordu.

Tm Rusyann hkmdar, kimsenin kendisini kral tayin etmesini istemiyordu. Byk Moskova prensleri Monomachn kalpan atalarndan miras almlard. Bu nasl bir kalpakt? Bu, Bizans mparatoru tarafndan Roma mparatorunun arap itii krmz akik bardakla birlikte gnderilen hkmdarlk tacyd. Bu efsane bize, buuk yzyl nce yaam olan Ruslarn fikirlerini iletiyor. Bunlar, Rus lkesinin alnnda, bir zamanlar Romayla Bizansn alnnda olduu gibi, dnya kltrnn siperi olacann yazl olduuna inanyorlard. Rus manastrlarndan birinde ihtiyar bir kei yle bir kehanette bulunuyordu: imdiye kadar iki Roma vard. Birincisi, gnahlar yznden mahvoldu. kinci Roma da, yani Bizans, Trklerin basks altnda ykld. nc Roma, yani Moskovaysa dimdik ayakta duruyor. Ve bir dndrc Roma olmayacak artk. III. van devrinin Moskovas, Romadan gerideydi daha. Fakat artk Moskova, eskisi gibi byk bir ky deil, grltl bir bakentti.

Kremlin nlerindeki arda akgz tccarlar, in kuma ve Venedik kadifesi toplarn bir hamlede yuvarlayp averirlerdi. Aktar ve zerzevat arsndan geenler, souk Moskova havasyla birlikte, uzak Hindistandan getirtilen baharatn buruk kokusunu da duyard. Gebelerin birbirinden ayrp paraladklar dnya yeniden birleiyordu. talyan tccarlar, Karadeniz yoluyla Moskovaya giderken, Krmdaki talyan ehirlerinden Kaffada mola verirlerdi. Ruslar, mallarn Trk ve ran pazarlarna gtrrd. O sralarda Tver tccarlarndan Afanasiy Nikitin, denizar lkelere, pek az Avrupalnn bulunduu uzak Hindistana gidiyordu.

6 Marco Polo
nsan yeryznde dolayordu. Be bin kilometrelik geziler artk ona pek uzun gelmiyordu. nsan, eski bir zaman gezgininin yazd gibi,

iddetli souklardan atein bile baka trl yanp baka renkte olduu Dnyann Damna, yani Pamire kyordu. Atly atyla birlikte srkleyen ve tozu dumana katan frtnalarn estii Orta Asya llerinden geiyordu. Gobi ln bir utan bir uca ayordu. l o kadar byk ki, bir ylda bile geilemezdi. Dalar, kumlar, ovalar, gz alabildiine uzard. Yiyecek hak getireydi. Su bulmak iin gece gndz yrmek gerekirdi. Su, ok zaman o kadar acyd ki, evresinde ne ku bulunurdu, ne de hayvan. nk yiyecek iecek bir ey yoktu. Kularn umad, yabani hayvanlarn gemedii yerden insan gemiti. nsan kendi dnyasnda misafir gibi dolayor ve her eye aakalyordu. Bir yerde grd takmrn odun gibi yanan kara ta sand. Karada gergedan, denizde balinay, Sumatrada tropik ormanlar, Madagaskarda soyu tkenmi dev kularn kemiklerini grd. Epiornis denilen bu kularn ak kanatlar bir ucundan dierine on alt admd. nsan, indeki yaldzl saraylara, Hindistandaki dev putlara amt. Ve yurduna

dndnde, yeryznde grd harikalar anlatrd. Fakat kendisine inanmazlard, bir zamanlar Fenike ve Yunan denizcilerine inanmadklar gibi... XIII. yy.n sonlarnda Marco Polo adndaki Venedikli tccar, hemen hemen btn yeryzn dolamt. Karayoluyla, in kylarn yalayan denizlere varm, sonra da gemiyle Hindistan yaknlarndan geerek yurduna dnmt. Grdklerini olduu gibi anlatan bir kitap yazm, ama yalanclkla sulanmt. lm deinde papaz, Marco Poloya: lmeden nce bari tvbe et, kitabnda yazdn yalandan vazge, diyerek onu kandrmaya alm, ama ihtiyar: Bildiklerimin yarsn bile anlatmadm, diye cevap vermiti. Bundan otuz krk yl sonra Floransa Bankasnn memurlarndan Balducci Pegolotti adl bir talyan, Marco Polonun tasvir ettii yerleri bir bir grmt. O zamana kadar bu yerlere bir Avrupalnn aya

bile basmamken, artk oraya Astrahan ve rgenten, Issk Gl yaknlarndan ve daha telerdeki Gobi lnden geen ilek yoldan kervanlar gidiyordu...

Deniz tesine Gezi Douya ikinci bir yol da Moskovadan geiyordu. Volgadan Hazar Denizine, Hazar yoluyla Derbente ve Bakya varlyordu. Oradan rana, randan da Hindistana gidiliyordu. Tver tccarlarndan Afanasiy Nikitin, Hindistana ite bu uzun yoldan gidiyordu. randa satmak iin gtrd krkleri iki gemiye yklemiti. Yelkenli demek daha doru olan bu gemilerle, byle uzak yola kmak, o devirde byk cesaret isterdi. Gemi, bez yelken gerilmi bir direkten, on alt krekten, dmen yerine kullanlan uzun bir tahtadan ve geni gvertenin altndaki ambardan ibaretti. Nijni Novgorodda Nikitin bir yol arkada buldu. Bu, Moskovadan yurduna dnmekte olan amah elisiydi. Eli, amah ahna Moskova Prensinin hediye ettii doksan horozu gtryordu. Volgann aznda Tatarlar kervan basp gemileri yama ettiler. Nikitinin elinde Moskovaya gtrecek bir eyi kalmad iin amah elisinin gemisiyle Derbente, oradan da karayoluyla rana ve

Hindistana gitti. Nikitin, Hindistanda atlarn pahal olduunu iitmiti, elindeki son parayla bir at almt. Fakat Hindistanda ii rast gitmemiti. Rusyada geer mallar satn almay tasarlam, ama bulamamt. Nikitin veritirip duruyordu. Hnzr kfirler, beni aldattlar, eitli mallarmz var demilerdi, oysa bize lazm olan hibir ey yok... Biberle boya ucuz, ama neye yarar, gmrk vergisi ar. Mallar denizyoluyla tayanlar gmrk demez, ama denizlerde haydut kaynyor, gemileri yama ediyorlar. Nikitin ehir ehir dolayor, bir pazardan dierine gidiyordu. Fakat bouna. Bu yabanc memleket houna gitmemiti. Orada her ey yurdundakinden bakayd. Halk karayd, plak geziyordu. Yemekler ktyd. Yemek yerken bak kullanmaz, ka bilmezlerdi. Ve hep tek bana yemek yerlerdi. Hintliler lkesi kn bile hamam gibi scak ve boucuydu ama bu kolay deildi. nk yabanclar arasnda yapayalnzd. Aradan drt yl gemiti. Nikitin hep gurbet

ellerdeydi. Nihayet sabr tkenerek yurduna dnmek zere yola kt. Yorulmak nedir bilmeyen yolcunun nnde Hindistandan Trabzona, Trabzondan Karadeniz yoluyla Kaffa adl Ceneviz kalesine, oradan da Tvere kadar yine binlerce kilometrelik usuz bucaksz bir yol uzanyordu. lm, Nikitinin doup byd altn kubbeli Spas ehrine kavumasna engel oldu. Daha Smolenske varamadan yolda ld. Herhalde Nikitin yurduna dnerken, hayatnn boa gittiini sanyordu. deniz am, servet bulacan sanm, oysa eli bo dnmt. Ne var ki, herkes kaderinden yaknabilirdi, Nikitinden baka. Geri ne altn getirmiti, ne de yabanc mallar. Yk, belki srtndaki torbaya sacak kadar hafifti. Fakat bu, altndan bile deerli bir ykt. Sizin anlayacanz, Nikitin ldkten sonra yannda bir defter bulundu. Defteri Moskovaya prense gnderdiler. Altn, elden ele geer, nihayet bir sanda atlr kalrd. Oysa bu defter, kendisini ele geirenlere

masaldan daha deerli, byl gerekler anlatabilirdi. Nikitin, yabanc lkelerde dikkatini eken, kendisini artan ne grmse hepsini bu deftere yazmt: Denizar lkelerde yaayan hayvanlar, oradaki saraylar ve tapnaklar, her eyi. Sultann saraynda, her birinde yzer beki duran yedi kap var... Harika bir saray. Batan baa nakl ve yaldzl. Her ta oymal... Sultan, elencelere annesiyle ve eiyle birlikte gider. On bin atl, elli bin yaya ve yaldzl zrhlar giydirilmi iki yz fil onlara elik eder. nlerinde yz borazan, yz rakkas, altn koumlu yz at, arkalarndan yz maymun yrr... Rakkaslara, maymunlara, armt Nikitin. fillere her eye

Fillerin hortumlarna ve dilerine iki put arlnda kllar balanm, srtlarna geirilen zrhlara kulbeler oturtulmu. Bunlarn iinde zrhlar giyinmi ve yaylarla silahl on ikier kii... Maymunlara gelince, bunlar ormanda yaar, padiahlar bile vardr. Biri maymunlar incitirse, padiahlarna ikyet ederler, o da suluyu cezalandrmak iin asker gnderir. Askerler ehre

girip sulular dver, evlerini ykarlar. Maymunlar padiahnn byk ordusu olduunu ve askerlerin kendi dillerinde konutuklarn sylyorlar. Fakat Nikitini en ok artan, putperestlerin kutsal ehirdeki tapna olmutu: Tapnak pek byk: Tver ehrinin yars kadar ve tamamen tatan. Putun hayat, mucizeleri, insanlarn onda grdkleri eitli suretler, ta kabartmalarda canlandrlm... Kabartmalarn birinde put insan biiminde, dierinde fil hortumlu bir insan, bakasnda maymun yzl insan, bir bakasnda da kuyruu bir arn uzunluunda yabani bir hayvan biiminde tasvir edilmi. Tapnaa btn Hint lkesinden ziyaretiler gelip Putu seyrederler. Put tatan yontulmu ve pek byktr, kuyruu boyunu ayor. Sa elini Konstantinopolis kayzeri Justinianus gibi ileriye uzatm. Yz maymun yz. Put nnde, kara tatan kocaman bir kz var; her taraf yaldzl. Ziyaretiler kzn trnaklarn pyor, stne iek serpiyorlar. Puta da iek serpiliyor. Nikitin, Hindistan ite byle anlatmt.

Byle harika eyleri Rusyada deil, btn Avrupada bile kimse iitmemiti. nk o zamanlar, Vasco de Gamann Hindistan seferine kaca gemi, daha kurulmaya bile balamamt. Emek ve Bilim Dnya gittike geniliyordu. Artk ocuklarn bile, kara derili insanlarn yaad lkelerden haberi vard. Deniz kysndaki Riga kenti sakinleri, yz kmr gibi kara bir insan resmini seyrediyordu. Bu resim bir ticaret irketinin duvarna izilmiti. Denizden rzgr esince, irket binasnn sivri damndaki frldaklar dnmeye balard. ocuklar, gemi, horoz ya da atl bir valye eklinde olup yelin hangi ynden estiini gsteren bu merakl oyuncaklara aarak bakarlard. Ama en ok holarna giden duvardaki kara insanlard. Deniz tesi lkelerden gelen ve duvardaki gibi kara insanlardan satn alnan mallar Riga Limannda gemilerden boaltlrd.

Ticaret irketi, cepheden bir saraya, arkadansa daha ok bir depoya benzerdi. Damn atsna yerletirilmi olan palangalar, sabahtan akama kadar gcrdar, mal dolu flar, sandklar kaldrrlard. Bunlar ikinci kattaki pencereden ieriye alnp depo edilirdi. Denizar lkelerin servetleri burada korunurdu. Kuzeye gelen Hint mallaryla, gneye gnderilecek Novgorod krkleri, depoda dinlenirdi. Hindistandan talyaya, talyadan kuzeydeki Ranza ehirlerine, oradan da Novgoroda kadar uzun bir ticaret yolu uzanyordu. Novgorod tccarlarnn ta konaklar krk denkleriyle, uha toplaryla, karabiber flaryla doluydu. Kaleye benzerdi konaklar. Duvarlar bir arn kalnlndayd. Burada hrszlardan saklanacak eyler vard. Kubbemsi bodrum, mal deposuydu. lk kat dkkn olarak kullanlrd. st kattaki dayal deli zengin odalarda, ailesiyle birlikte ev sahibi yaard. Mteriler ykseke bir merdivenden kp balarn alak kapnn pervazna arpmamak iin eilerek dkkna girerdi. Dkknlarda demeler deiik ykseklikteydi. Bir odadan dierine

geerken tkezlememek iin dikkatli olmalyd. Kaln duvarlarn iinden geitler, merdivenler vard. Kk pencerelerden pek az k szard. Dkknlar krk, deri ve baharat kokard. Binlerce insan elinin yapt eyalar, bir ehirden dierine, arabadan depoya, depodan da gezici tccarn heybesine geerdi. Bu eyalar rmann kayna Zanaatnn atlyesi, kylnn kulbesi. neresiydi?

Bu rmak, yl getike geniliyor, doluyordu. Ky, gittike daha ok hububat, keten, deri veriyor, ehir de daha ok izme, bak, balta yapyordu. Bir ylda insanln hayatnda pek az ey deiir. Fakat bir yl deil, yz yl ya da bin yllk bir evre alnp bir ortaa ehriyle, eskian Atinas ya da Romasyla karlatrlrsa, insann ne kadar ilerledii hemen gze arpard. Eskia ustalar, elle ileyen tornalaryla, dkmhaneleriyle, su deirmenleriyle vnrlerdi. XV. yy.da yaayan bir usta da su arkn, ayakla ileyen kr, maden frnn gsterebilirdi.

Eskia ustalar suyu ie komulard. Irmaa, suyla dnen bir dolap koymulard. Yeni zaman ustalarysa rma, altrdklar atlyeye getirmilerdi. Bunun iin tahta savaklar, oluklar yapm, rma bir setle kapamlard. Seviyesi ykselince su oluklardan bir arka akp onu dndryor, ark da atlyedeki bir mili eviriyor, eitli iler gryordu: Kt yapmaya mahsus paavra hamuru bir kab kartryor; krk ekiyor, kocaman bir balyozu kaldryordu. Bylece kt deirmenleri, uha deirmenleri domutu. Bu deirmenler tmezdi. Eski bir sz, eskiden de olduu gibi yeni bir eye ad olmutu. ngilterede fabrikaya bugn bile deirmen derler. Su ark eski bir problemin, yani demir cevherini eritip demir elde etme probleminin yeni bir tarzda zlmesine de yardm etti. Eskiden demir kk frnlarda elde edilirdi. Bunun iin, maden cevheri ve kmr frna doldurulup el krkleriyle hava verilirdi. Byle bir frnda s derecesi fazla olamad iin, demir erimez, sadece pier ve sngerimsi demir molozlar elde edilirdi.

Dorudan doruya cevherden oksitleme yoluyla demir elde etmeye mahsus frnlar az demir verirdi. Kk frnlardan yksek frnlara geildike, el krkleriyle verilen hava az geliyordu. Bir yolu bulunup bol hava saland zaman frndaki s derecesi artarak demir eriyip kmrle karyor, bylece de font yani dkme demir elde ediliyordu. Su arknn ie koulup kocaman bir kr iletmesiyle bu mesele kknden zlmt, artk yksek frnlara yeteri kadar hava salanabiliyordu. teden beri birbirine dman olan atele su, el ele vererek birlikte almaya balamlard: Su atei krklyordu. Ustalar, bildikleri macun kvamndaki demir yerine, font aktn ilk defa grdkleri zaman, maden cevherini berbat ettiklerini sanmlard. Bunlar iin sv demir olaanst bir eydi. Bir define bulmulard, ama bunun farknda deillerdi. Font, gerekten bir defineydi. Kalba dklp hibir demircinin ekile beceremeyecei eitli eyler yaplabilirdi. Bylece su ark, kk frnlarn yksek maden

frnlar haline gelmelerine yardm etmiti. lk yksek frnlardan, XVI. - XVII. yy.n ilk demir fabrikalarna doru bir yol gidiyordu. Irmaktan, henz oluklarla fabrikaya getirilen su, arklar dndryor, kocaman demirci krklerini, balyozlar iletiyordu. yle bir grlt patrt vard ki bu ilk fabrikalarda, zanaatnn ufak atlyeleri bunun yannda hiti. Yksek maden frn icat edildikten sonra, demir miktar artt. Pulluk, top, gemi apas, balta, tekerlek ispiti ve ember yapmak iin demir gerekti. Bir icat, peinden baka bir icad srklyordu. Su arkndan sonra yksek maden frn ortaya kt. Yksek frnn icadyla demir bollat. Demir bollanca da demir emberli, demir ispitli tekerlek yapmna geildi. Demir emberli tekerleklere ta yollar gerekiyordu. Bunun iin yollar tala kaplanmaya balad. Demirhanede su ark, gl on iinin bile kaldramayaca balyozu kaldrp indiriyordu. Bu ii

baarmasnda etmiti. Hzl fabrikalarna deirmeninde oynayan ark, ey vard.

ustaya, kol gc deil akl yardm admlarla gelecein makinelerine, doru gidiliyordu. nk su makineye gerekli motor roln transmisyon ii gren alet, yani her

Su dolab, bin yl dili deirmen tan evirmiti. Derken su dolabna yeni bir i bulundu. Artk bu dolap deirmende un tmekten baka, demirhanede, uha imalthanesinde, kt deirmenlerinde, maden cevheri ufalamada kullanlyor, maden ocaklarndaki suyu ekerek boaltyordu. Bylece, motor devini gren su dolab, boynunda bir arlk gibi sarkan deirmen tandan kurtulmutu. Nerede gerekirse orada ie kouluyordu. Bir gn gelecek, motor tekerleklere oturtulup lokomotif olacakt. Geminin iine girip onu yzdrecekti. Yeryznde yryp topra srecek, insan havada tayacakt. nsan emei, bilimi yeni hamlelerle gelitirecek, bilim de insann almalarna yardm edecekti.

Matematikilerle fizikiler, mekanikilerle el ele verip bir zamanlar Aristotelesin tasarlad otomatik makineleri yapacakt. Ve canl motorlardan baka bir eyin bulunmad, her aletin insan eliyle ya da atlarla harekete geirildii zamanlar, ancak eski kelimeler hatrlatacakt mhendislere. Mhendislerle fizikiler insan gc, beygir gc derken at deil, lokomotifi, insann gcn deil trbini ileten buharn gcn dneceklerdi. Ama hikyemizde pek ilerlere gittik. Geriye, XV. yy.a, teknik okul yz grmemi mhendislere, mhendisliin babadan oula getii zamanlara dnelim. Bir torna tezgh tipi, yzlerce yl deimezdi. Baba, mesleini oluna retir, o ilkel torna makinesinde bir elle kalemi tutup dieriyle yay nasl ekmek gerektiini gsterirdi. Olu da, bir ileri bir geri ekilen yay kiriinin, mili ya da tornada ilenen paray nasl dndrdne aarak bakar, babasnn her hareketini zene zene tekrarlard. Zaman geip ustalanca da, zanaatn kendi ocuklarna retirdi.

Derken yle zamanlar geldi ki, ocuklar babalarnn altklar gibi almaz oldular. Yeni kuaklarn yeni problemleri zmesi gerekmiti. Eski tip torna tezghnda, tulumba pistonlar, vida, tekerlek poyralar yapmak gt. Oysa bunlara ihtiya gittike artyordu. Bunun iin ar kalemli byk tornalar gerekti. Ar bir kalem yalnz sa elle tutulamazd. Tornacnn sol eli de serbest kalmalyd. Bu problem zerinde kafa yormak gerekiyordu. Ve kafa, kollara bu problemi zmede yardm etti. Tornada mili dndren ipin bir ucu, ayakla harekete geirilen bir tahtaya, br ucu da tavandaki esnek bir denee baland. Tahtaya baslnca ip mile sarlarak onu dndryor, tavandaki denek de bir zemberek gibi ipi gerisin geri ekiyordu. Tornacnn iki eli de serbest kalmt. Artk kalemi iki elle tutabilirdi. Ayakla iletilen tornayla birlikte ayakla iletilen dokuma tezgh da domu, iin yerini ayakla iletilen krk almt. Yeni alet, yeni tarzda almay gerektiriyordu.

Artk bir usta ayn zamanda hem ipliki, hem dokumac, hem de boyac olamazd. Tezgh banda yalnz dokumayla uraan kii daha ok i karyordu. Biri yapa ykar, dieri tarar, bakas iplik eirir, bir bakas kuma dokur, bir bakas da dokunan kuma boyarsa, i daha verimli oluyordu. verimi arttka, tccarlarn depolarna daha ok mal giriyordu. Yollarda gittike daha ok kervan, denizlerde daha ok ticaret gemileri grlmeye balad. Tccarlar ve lonca ustalar zenginleiyordu. Floransada zengin bir uha atlyesi ustasnn, artk tezgh banda almas gerekmiyordu. nk atlyede onlarca cretli ii altryordu. ilere Floransada ompi yani baldr plak derlerdi. iler alr, usta kazanrd. nk atlyedeki pahal tezghlar onun malyd. ompilerinse, sabahtan akama kadar ileyen ellerinden baka bir eyleri yoktu. ompiler at. Ayaklanma teebbsnde bulundular, ama bir sonu vermedi. Zengin

tccarlarla ustalar, ehirde iktidar skca ellerinde tutuyorlard. Floransada derebeylerin hkimiyetine oktan son verilmiti. Burada hkmdar gibi yaayan, hkmdarlarn kendileri deil, tccarlarla bankerlerdi. Zengin bir tccarn evi saraya benzerdi. inde fazla mobilya yoktu; birka sandalye, nefis oyma bir masa, deerli aatan bir sandk, hepsi bu kadar. Fakat sessiz, hareketsiz kabul odalarnda, insana sanat eserlerinden kyor gibi gelen byk bir hareket ve grlt vard. Tavanlarla duvarlar insan, kanatl hayvan, balk, kuyruklu insan, ak tanras, raks eden nymphe ve kaval alan faunus resimleriyle doluydu... Btn renklerin fkr fkr kaynad duvarlarn fonunda, toprak altndan kp yerlerini bulan Roma tanrlaryla tanralarnn beyaz mermerden heykelleri duruyordu. Bir Romal, Torunlarna Misafir Oluyor Barbarlarn tahrip ettii heykeller toprak altnda bin yl yatmt.

Bazen bir kyl topra srerken pulluun toprak altndan, afakta canlym gibi grnen, mermerden harikulade bir insan kolu kard oluyordu. Bir iinin kazmas, stun balklarndaki oymalara arpyordu. ifti, cehennemden kyormu gibi topraktan kan herhangi bir heykeli grnce korkuyla ha karr, ii yeni bilenmi kazmasn krleten mermere kfrederdi. Gemi, derin karanlklardan kendi kendine kyordu da, insanlarn umurunda deildi. te bylece, eskinin gzellikleri bir kez daha mezarlardan kyordu. Her heykel temizleniyordu. parasndaki topraklar titizlikle

talyan bankerleri misafirlerine eski araptan baka, gemi alarn gzellikleriyle felsefesini de ikram ederdi. Ziyafetlerde, Platonun len adl eseri okunur, altn arap kupalarnn yannda, bir Romal hatibin Toscana balarnda yeni bulunan, beyaz mermerden ba dururdu. Bu Romal, gzel eylerin deerini anlamaya

balayan torunlarna, ta dudaklarnda hafif bir glmsemeyle bakard. Bu heykel grse ve iitseydi, villann ardna kadar ak kaplarndan, servileri ve bahar aan meyve aalarn grr, ana dili Latinceyi iitir, Horatius, Ovidius, Vergilius gibi bildik adlar arpard kulana. Burada, hem sa adna, hem Olympos tanrlar adna ant iilmesi ona tuhaf gelirdi. Romal, Platonun lenini bile okuduklarn iitseydi, belki de torunlarnn bilgisine aard. Gemi geri dnm saylabilir, ama hibir zaman dnmemitir. Masa banda Yunanca ve Latince konumalara, barbarlara zg kaba akalar karrd. Leziz yemeklerden sonra acayip bir yemek gelirdi sofraya. Ev sahibi bunu, misafirlerine zel bir srarla ikram ederdi. Misafirler de hem yer, hem ann marifeni ve ev sahibinin ince zevkini verlerdi. Ve ev sahibi birden kendini tutamayp kahkahay basar: Yahu, bu yediiniz karga kzartmasyd, derdi. Misafirler hayal krklna urar, ne yapacaklarn

arrlard. Ev sahibiyle birlikte glmeli mi, yoksa ona gcenmeli miydi? Bazlar tiksintiyle yzlerini buruturarak: Hay lanet olsun sana! diye homurdanrlard. Ev sahibinin istedii de buydu zaten. Romal senato yeleriyle valiler, lenlerinde byle kaba akalar yapmazlard. Romallarn lenlerinde, bir nde kimseye otuz pili, krk yumurta yedirtilmezdi. Eskia Romals, barbarlarn hayranlkla anlattklar baka bir muziplii de ho karlamazd. Tam o gnlerde bir villa sahibi, misafirlerinden birini iirip zil zurna sarho etmiti. Zavally, o haliyle mezarla gtrp brakm, yaknlarna da ldn sylemilerdi. Adamcaz aylp kendisini mezarlar arasnda bulduunda o ne alayd yle... Fakat l sanlan bu adam, eve dnp kapy alnca nasl korkmutu evdekiler. Kim ne derse desin, bunlar Aristotelesle Platonu okumu olsalar da, hl barbar olu barbardlar. Bu villa sahibi kimin nesiydi?

Ne bir beyin oluydu, ne de Romal bir soylu. Tccard. Byk iftlikleri yoktu, ama altn oktu. Kendisine otorite salayan, itibar kazandran da buydu zaten. Krallar onunla konuurken apkalarn karr, tccar ba ak durduka giymezlerdi. Ona zat- hametlileri diye hitap etmezlerdi, ama saygda bundan geri kalmayan bir hitap ekli bulmulard: Zat- ahaneleri. Grnte, bu ahane Medici alakgnllyd. Sabahlar bahede alr ve bahvanyla teklifsizce konuurdu. Sokakta herhangi bir zanaat ustayla karlatnda, eliyle dosta omzuna vururdu. Hkmetin ilerine asla karmyor gibiydi. Fakat para onun iin her eyi yapyordu. Armasnda hkmdarlk tac yoksa da, kendisine hkmdarm gibi davranlrd. Dmanlarn zindana attrmaz, balarn kestirmezdi. Onlar sezdirmeden ve nezaketle yok ederdi. Nasl m? Verdii dn paraya karlk yksek faiz alarak batrmak, paraya ok muhta olduklar dar zamanlarnda bor vermemekle. ehirde ondan daha zengin kimse yoktu. nk

btn ehir halknn keseleri onun elindeydi. Fakat Medicinin hakkn Mediciye vermek gerekir: Tablo satn almak, heykel yaptrmak, kitap yazdrmak iin para esirgemezdi. Medicinin kitaplnda 46 hattat, eskia bilim adamlarnn yeni bulunan kitaplarn kopya ederdi. Eski devirlerden kalma en iyi heykel koleksiyonu ondayd. Bilim adamlar, kendisine eitli ricalarla bavurur, onursuzluun ve alalmann yart mektuplar yazar, ressamlar, boya satn almak iin elli florin isterlerdi. Medici, kimsenin ricasn reddetmezdi. Ama kime ne verdiini son florine kadar kaydederdi. valyelere zg lgnca eli aklk, onun tccar zihniyetine uygun deildi. Florinler, bilim ve sanat tarlasn bir altn yamuru gibi suluyordu ve rn masraflara deerdi. Floransa Cumhuriyetinde tantana ve debdebede bu alakgnll vatandan sarayndan stn bir kral saray yoktu.

Toscanada toprak klelii oktan kaldrlm, eski soylular yava yava btn imtiyazlarn kaybetmilerdi. Pazar meydanyla derebeyi atosu arasndaki savata, Miletos ya da Atinada olduu gibi, burada da pazar stn gelmiti. Floransada insann soylu, eski bir aileden olup olmamas nemli deildi; nemli olan kesesiydi. Burada gya egemenlik ulusundu, ama yalnz grnte. Zengin tccarlarla bankerler, ba baa kalnca soylular alt edip ehirde egemenlii ele geirmede kendilerine yardm eden esnafa, baldr plak diyorlard... Bir Dinsizin Hikyesi Lorenzo Medici adndaki Floransal bankerin verdii lende hazr bulunsaydk, btn dikkatleri zerine eken yakkl bir gence rastlardk. Bu, Giovanni Pico della Mirandolayd. Giovanni, Petrarcann Lauraya adad iirleri ezbere bilir,

kendisi de soneler yazard. len ve karnavallar da severdi. Geceleyin Floransa sokaklarndan flt sesleriyle, srmal elbiseleri, atlarn kadife ullarn ve mzraklarn altn ularn aydnlatan mealelerle karnaval alay getii zaman, Giovanni Pico della Mirandola hep ileride, n sralarda olurdu. Fakat Giovanni apkn bir zppe deildi. Onda en bir karakterle derin bilgi birlemiti. Kitapl Yunan filozoflarnn ve Musevi kabalistlerinin kitaplaryla doluydu. Giovanninin atalar, valye yarmalarnda hep stn gelirdi, kendisi de bilim tartmalarnda rakiplerini yeniyordu. Dmanlar Giovanni hakknda, Bu kadar gen yata byle derin bir bilgi, ancak eytanla uyumak yoluyla elde edilebilir diyorlard. Hayranlar, 1463 ylnda, Giovanni doduu zaman, ehrin zerinde bir parlama olduunu ve bunun yeni doana parlak bir gelecek mjdelediini sylyorlard. Ama n parlamasyla snmesi bir olmutu. Bu da, Giovanninin hayatnn, bir yldz gibi parlayp sneceine iaret saylmt. Pico della Mirandola tuhaf bir insand. Bazen,

gecelerini elencelerde ya da putperest filozoflar okumakla geirir, bazen de Meryem Anann heykeli nnde diz kerek sabahlara kadar dua ederdi. Son yllarda hayli deitiini sylyorlard. Ya daha otuza varmad halde ile dolduruyor, yal bir mnzevi gibi nefsini kreltiyordu. Ruhunda iki kii arpyordu: Sofu bir rahiple, din kurallarndan ayrlan dinsiz bir bilgin. Bu ikisi birden ayn cana smyordu. Sofu, tpk atalar gibi dnmeden, kr krne inanmak istiyordu. Bilginse her eyden phe ediyor, her eye kr krne inanlamayacan sylyordu. Pico della Mirandola, hep unu dnrd: nsan nedir? Kaderin izdii yoldan, straplar iinde yryen bir yolcu mu, yoksa kaderinin efendisi mi? Topraktan yaratlm ve yine toprak olacak zavall bir kul mu, yoksa kendi kendisinin yaratcs ve yourucusu mu? Giovanni, insan elinin tatan, boya ve tuvalden yaratt byk sanat eserleri karsnda sonsuz bir sevin duyard. Dnyay deitiren akln gcyle vnrd. Ama hayatnn bu en iyi dakikalar bile

zehirleniyordu. Istrap eken insanlk, binlerce zgn gzle her yandan ona bakyordu. Bu gzler onu, vakur ve mutlu olduu iin azarlar gibiydi. Sokakta dilenciler, yaradan bereden irkinlemi ellerini uzatp onu durdurur, ezile bzle yalvararak sadaka isterlerdi. Ne de ok dilenci ve a vard bu muhteem Floransada. Kesesindeki altnlar dilencilerin titreyen kuru avularna kala gz arasnda boaltverirdi. Fakat mutsuzluk denen dipsiz uurumun, bir avu altnla doldurulduu nerede grlmt? Bir gn Giovanni koarak eve dnmt. Dostlar sayd kitaplarnn kendisini beklediklerini unutmutu. Ve odasnn kapsn kilitleyip armha gerilmi sann nnde, souk ta demeye diz kt. Bu kez fakir olan kendisiydi, ama ruh bakmndan; sadaka iin el uzatyordu. Ama dua ve gz yalar kalbindeki acy hafifletmiyordu. O her zamanki dualar fsldarken, akl fkeyle kendisine arbal olmay, insan kk dren yakarlarn anlamszln hatrlatyordu.

Giovanni duay bitirmeden doruldu. Eski dostlarnda, eskia filozoflarnda destek bulmak zere, arkasna bakmadan odadan kp kitaplna gitti. Bu filozoflar, tkenmez servetlerini kendisiyle paylamaya hazr, onu bekliyorlard. Giovanni kitaplara dald. Ruhunda akla, insana ve onun geleceine inan yeniden kuvvetleniyordu. Masasnn bana geip yazmaya balad. Pico della Mirandola, nsan Haysiyeti zerine Sylem adl eserini yazyordu. te yazdklar: Tanr, insan evrenin yasalarn rensin, onun gzelliklerini sevsin, ihtiam karsnda ap kalsn diye oluumunun son gnnde yaratt. Tanr, insan belli bir yere balamad, ona belli bir i vermedi, hibir zorunluluk karsnda brakmad. Ona hareket yetenei ve zgr bir irade balad. Yaratan, Ademe yle dedi: evrene kolayca bakabilmen ve dnyada her eyi grebilmen iin seni dnyann ortasna koydum. Sen ne lmszsn, ne de lml. Ne yer yaratsn,

ne de gk yarat. stediin ekil ve varla girebilmen, kendi kendini yourman iin seni byle yarattm. Hayvan haline dp soysuzlaabilecein gibi, bir tanr derecesine de ykselebilirsin. Hayvanlar, nasl olmalar gerekirse yle doarlar. Melekler, daha balangta ilelebet olacaklar gibidirler. Bir sen, zgr iradenle geliiyor, byyorsun... Sen kendi kaderini kendin youracaksn. Giovanni, kalemi brakp yazdklarn bir daha okudu. Bunlar, bir tartmada yapaca byk konumann son szleriydi. Btn dnyadan bilim adamlarn bir tartmaya arp yobazlara, insan alaltanlara meydan okumak istiyordu. Tanrnn adn azlarndan drmeyen yobazlar, insann Tanr karsnda bir hi olduunu, bizzat Tanrnn insan kul olarak yarattn sylyorlard. yleyse varsn biraz yaratan, en iyi eserini kendisi savunsundu. Kartlar, Giovanniye itirazlarnda ne demilerdi? Onun delillerine kar koyacak deliller bulabilmiler miydi?

Ne itiraf etmi, ne de delil gstermilerdi. Kendisiyle yzyze gelmekten korkmu, eitli dolaplar evirerek, Papaya tartmay yasaklatmlard. Pico della Mirandola, dmanlarndan ylmamt. En tehlikeli dman kalbindekiydi ve durmadan kendisini ac ac knyordu. Ruhunda, khne inanlarla yeni fikirler arasndaki tartma gece gndz dinmiyor ve halk arasndayken de, herkes uyurken de srp gidiyordu. Eski inanlar stn geliyordu. Her ey onlardan yanayd. Meryem Anann, kk yatan beri sevdii kederli yz, Giovanniye sitemle bakyordu. anlar, onu atalarnn dinine dnmeye aryordu bakr dilleriyle. Giovanninin kilisede bir duvardan dierine kayan baklar, gnahkr insan resimlerine ve ceza gnn tasvir eden sahnelere iliiyordu. fkeli bir papaz, verdii vaazla diz km insanlarn kalplerini dalyor gibiydi. Eski fikirlere kar ne teklif edilebilirdi? Kendi yolunda yryen yeni insann cesareti mi?

Ama onun ruhunda, yeniyle eski daha birbirinden tmyle ayrlmamt. Takati tkeniyor, kalbindeki skntyla baa kmak gnden gne zorlayordu. Fal gerekleiyordu. lm, kapsna dikilmi bekliyordu. Oysa Giovanni ancak otuz iki yandayd. Ve lmnden birka gn nce, o lgnca savunduu davadan vazgeti. Dominikan keileri bayram ediyorlard. Srden ayrlp yolunu arm bir can, Katolik Kilisesine kazanabilmilerdi. Bir dinsiz gibi yaayan Pico della Mirandola, bir Dominikan keii olarak ld. Kader ona kt bir oyun oynamt: Dinsiz lmnden nce, dinsizleri diri diri yakan bir tarikata girmiti. Leonardo da Vinci Eskia Yunanistannda, kk eski dnyann insanlaryla onun srlarn geniletmek isteyenlerin savatklar zamanlarn stnden yirmi yzyl gemiti. Fakat eskiyle yeni arasnda hibir zaman dinmeyen sava, daha byk bir iddetle alevlenmiti.

O zaman Yunanistanda ilkel toplum dzeni yklmt. Bu defa derebeylik dzeni kyordu. nsanlar atalar gibi deil, baka trl dnmeyi reniyorlard. Dnya deiiyor, bakalayordu. Artk eski gerekler, gzn grdkleriyle uzlamyor, ama savasz ekilip gitmek de istemiyorlard. Tarihin bir tekrar olduu sanlabilir, oysa hibir zaman tekrar etmemitir. Bir zamanlar Yunan filozoflar, eski tanrlar inkr edip dnyaya yeni gzle bakmay denemi, onu baka trl aklamaya abalamlard. Ve ite akl, yine kendisini savunmaya balyor. Bilim adamlaryla filozoflar, evrenin krokisini okulda rendikleri gibi deil, yeni batan iziyorlard. Bu baka bir krokiydi. Bir zamanlar Anaksagoras tehdit eden lm, imdi yeniyi savunanlar yine tehdit ediyordu. Sava, yalnz bilim tartmalarnda ve engizisyon mahkemelerinde deil, iki ktan birini semek zorunda kalan btn kalplerde oluyordu. Bazen

insann kendi kendisiyle savan arlna dayanamayp yprand oluyordu. Pico della Mirandolay ypratan da bu sava olmutu. te yandan ayn Floransada Mirandolayla ayn zamanda yaayan gl bir adam vard ki, kendi kendisiyle savamak iin kuvvet harcamyordu, ruhunda tereddt ve ikilik yoktu. Pico della Mirandola, iki a birbirinden ayran snrda kararszlk iinde duraklayp kalmt. Leanordo da Vinci yse bu snr at. Leonardo da Vinciyi dnrken, eskia Yunan dnrleriyle sanatlarn hatrlarz. lkin, Leonardo gibi hem ressam, hem heykeltra, hem mimar, hem de mzisyen olan Atinal Byk Phidias gelir akla. Sonra Miletoslu Thalesi hatrlarz. O da, Leonardo da Vinci gibi bilim adam, mhendis, filozof ve mucitti. ki a arasndaki evrede yaayan insanlar, dnyann geniliini iyice duyuyorlard. Ruhlar da dnya gibi geni olup her eyi iine almt. Thales yldzlar incelemi, kprler kurmu,

frtnalar nceden haber vermiti. Su saatini icat eden, gnein tutulmasn ilk hesaplayan da oydu. Thales, karanlk maaralardan gkyznn kl derinliklerine, gelecek zamanlardan balanglarn balangcna kadar btn evreni kucaklamaya abalamt. Fakat Floransal Leonardonun dehas daha geniti. Onda bilim adamnn aklyla sanatnn ustal, mhendis ve icatnn cesaretiyle birleiyordu. Mona Lisa (La Jokond) ve Son Akam Yemei adl tablolar yapan Leonardonun soyu, Floransa lonca balarndan geliyordu. raklk yllar bir heykeltran ve kuyumcunun atlyesinde gemiti... Leonardo da Vincinin defterlerinde teknik izimlerle resim eskizleri yan yanadr. te bir dilberin dnceye dalm yz. Dudaklarnda esrarengiz bir glmseme. Yannda da ayn elin, ayn kda izdii bir torna krokisi. Krank mili, manivela, volan kabataslak izilmi. Atlyelerde byle aralksz dnen torna tezghlar o zaman daha yoktu. Torna tezgh, karanlk oda gzn yaps,

devridaim makinesi, kalelerin kuatlmas, lamba iesi, mumun yanmas ya da gkteki yldzlarn saray, ya da baka herhangi bir ey sz konusu olduunda, Leonardo da Vinciyi anmadan geemeyiz. Her meslekten insanlar, Leonardoyu kendi meslekta sayarlard. Ressamlar, onun ressam olduunu syler; mhendisler onun ahsnda byk bir meslektalarn grr; mzisyenler, onun mzisyen oluuyla vnr; airler de air olduunu hatrlatrlard. Yol, dalar arasnda binlerce yl dnp dolatktan sonra yeni bir tepeye kmt. Thales, ok uzaklar grmt. Leonardonun gzleri nnde alan ufuklar daha da geniti. Thales, dnyay okyanusun ortasnda yuvarlak bir ada gibi dnrd. Bu adann uzak kenar blgelerinde bilinmeyen halklar, Hintliler, cceler yaard. Amerika yle dursun, Britanya Adalar bile bilinmiyordu. Avrupann, ancak Alp Dalarna kadar olan ksm grlyordu, ufukta ancak sezilebilen ve

kar yakas hl sisler iinde olan Hazar Denizi, okyanusun bir krfezi saylyordu. Zamannn yksekliinden, daha uzaklar gren Leonardo da Vinci, artk Hindistanla ini iyice ayrt ediyor, Kolombun okyanusta ilerleyen gemilerini izliyordu. Amerika ktasnn kylar sisten syrlmaya balamt. Amerikann tesinde, eskia insanlarnn bilmedikleri baka bir okyanus, gz alabildiine uzanyordu. Dnyann tepsi gibi yuvarlak olmayp kre biiminde olduu artk gn gibi aydnd. Leonardonun adalar, evrenin merkezinde bu krenin hareketsiz durduunu sanyorlard. ann ilerisinde yryen ve adalarndan daha ykseklere km olan Leonardoysa, dnyamzn br yldzlar arasnda bir yldz olduunu gryordu. Thales, tarihin o erken devirlerinde bir sis perdesiyle rtl maddeleri, ancak ana izgileriyle grebilmi, gzn ciz olduu yerde de hayali ilemi, tahminlerde bulunmutu. Leonardonunsa tahmine ihtiyac yoktu ve buna inanmyordu. Leonardo, Gerek retmen, yani

doru bilginin babas olan tecrbe konuurken, tahminler susmaldr der ve yanlann tecrbe deil, yarglarmz olduunu belirttikten sonra yle devam eder: Be duyudan biri araclyla elde edilmeyen bilim, anlamsz ve yanltr. Eskia dnrleri, doann sesine kulak vermesine verirlerdi, ama doaya pek az soru sorup cevap ister, tahminlerini tecrbeyle pek seyrek yoklarlard. Aristoteles, gzsz braklan bir ku yavrusunun gzlerinin yine byyeceine inanrd da, bu tahmini tecrbeyle yoklamak gelmezdi aklna. Fakat Aristoteles yine de gzetlemeyi bilirdi. Oysa dnyaya bakmadan dnya zerine kafa yoran filozoflar da vard. Leonardo bunlardan deildi. O her eyi bilmek isteyen bir sanatnn gzyle bakyordu evresine. Gzleri akln yokluyor, elleri gzlerini denetliyordu. Leonardo, tecrbenin nemini anlam olan eskia bilim adamlarnn eserlerini dikkatle okur, tapnaklarn kaplarn kendi kendine aan bir otomat

ve buharla ileyen bir tekerlek icat etmi olan Heron adndaki skenderiyeli mekanikinin eserlerini bilirdi. Heronun balad almalar yzyllar boyunca yzst kalmt. te yine akll eller, canlym gibi grnen akll eyler yapyordu. ine scak hava doldurulmu bir yapma ku, odann tavanna doru uuyordu. Ku bir oyuncaa benziyordu, ama balona doru giden yol bu kutan geiyordu. Leonardo, umaya yarayan baka bir cihaz daha yapmay denemi, bunun hesaplarn yapp krokilerini izmiti. Bu pervaneli bir makineydi. Pervane dndrlnce makine havalanrd. Leonardo, pencerenin nnde durup saatlerce gvercinlerin uuunu seyrederdi. te bir gvercin ince ayaklar zerinde yaylana yaylana korniin kenarna kondu, sonra birka kanat rpyla havaland. Umay yrmekten daha iyi becerdii belliydi. Kanatlar birer krekmi gibi havay onlarla geriye atarak, damlarn zerinde uuyor, kendisini hava akmna brakarak szlyor, kmldamayan ak kanatlarla dinleniyor.

Gvercin alann, evlerin, kulelerin, kprlerin zerinde iki daire izip arlnn etkisiyle yere doru szlyor, yere yaklanca da kanatlarn aarak uu hzn yavalatyor ve inii kolaylatran birka kanat rpyla yere konuyor. Bu ahmak kuun bilmedii uu usul yoktu. te yandan akll saylan insannsa aya daha yerden kesilmemiti. Leonardo, pencereyle kaldrm arasndaki ykseklii gz kararyla lt. Buradan den bir kimse talara arpp sakatlanrd. Acaba denin havada tutunmasn ya da hi olmazsa dn yavalatmasn salamak mmkn deil miydi? Bu soru zerinde hayli kafa yorup modeller yaptktan sonra defterinde insann her ykseklikten yere inmesine yardm edebilen bir usul hakknda bir yaz belirdi. Parat fikri ite byle domutu. Bu, ilk havaclarn parat kullanmaya balamalarndan yz yl nceydi. Leonardo, insanln ok ilerisindeydi. Leonardonun on iki not defteri, Milano kitaplnda

unutulup tozla kapl el yazmalar ve kitaplar arasnda yz yl kadar yatmt. Leonardo 1519da lm, not defteriyse ancak XVIII. yy.n sonlarnda bulunmutu... Kalemin izdii saysz izgilerde bir insann ehresi canlanyordu. Bir birleip bir ayrlan, kimi bir yana sapp sonra yine ileriye doru ynelen birok yoldan bir yol beliriyordu: nsann yolu. Yzyllarn karanlklarndan canl bir dev kyordu. Bu devi dte deil, gerekte grm myzdr? Leonardo da Vincinin atlyesinde, byk usta izgi, boya ve glgeler kaosuyla, bir frtna gibi kopan imge, tasar ve hayallerle tek bana savat dakikalarda bu devi grebilirdik. evresinde kaynaan izgiler, boyalar, imge ve tasarmlar, sanatdan kendilerini drt ba mamur bir dzene sokup elle tutulur gzle grlr en iyi biime dkmesini istiyorlard. Bunu baarabilmek iin, sanat nce kendisine hkim olmal, heyecann, cokunluunu yaratc iradesine tabi klmalyd. Sanatnn eli, kendinden emin olmal, titrememeliydi. Aklnda tasarlad ey apak

belirmi olmalyd. Ve ite sz geen sanat, kendisine ve tm glerine egemen olabilmiti. Sakin bir yz vard. Beyaz sakaln ve byklarn evreledii smsk kapal dudaklar, akll bir iradenin ifadesiydi. Kr kalar atkt. Fakat bu atklkta bir fke deil, dikkat vard. Ak alnn siperledii ve ileriye bakan gzleri birer pencereydi. Snrlarn genileten ruh, bu kl pencereden dnyann sonsuzluunu seyrederdi.

7 Dantenin Bildii
Leonardo, hava okyanusunu fethetmeyi dnrken, ann insanlar, dnya okyanuslarnn fethiyle urayorlard. nsan, yeryznde kendisini artan birok yeni ey grm, souk kuzey denizinden Madagaskara Cebelitarktan Sumatraya kadar birok lkeyi dolamt, ama nnde okyanus alabildiine uzanyordu.

Okyanus, eski zamanlardan beri insana dnyann sonu, yeryzn epeevre saran bir su duvar gibi geliyordu. Arap denizcileri, bir zamanlar Herakles adnda bir devin yaadn, okyanusa alan kaplarn nne bir direk dikip zerine telere Almak Yasak szlerini yazdn anlatrlard. Bu, Fenikeli denizcilerden Yunanllara, onlardan da Araplara gemi eski bir efsaneydi. Okyanusun kysnda bir direin deil, bizzat Heraklesin tatan yontulmu bir heykelinin bulunduunu syleyenler de vard. Gya Herakles, Akdenize doru uzatt sa eliyle, oralara kadar gelmeye cesaret edenlere: Dur yerinde, bir adm bile atma der gibiymi. Devin br elinde, okyanusun kaplarn kilitleyen byk bir anahtar varm. Eskiden haritalar hep byle izerlerdi, yani zerlerinde muhakkak Cebelitarkta durup elinde anahtar tutan bir dev bulunurdu. Bylece ta dev, canl devin yolunu kapyordu.

nsan daha kendi gcn bilmiyor, kendisine gvenmiyordu. talyan airi Dantenin XVI. yy.n balarnda yazd bir aheser vardr: lahi Komedya. Dante bu eserinde dnyay yle tasvir eder: Yeryzndeki kk dalarn zerinde, gk kubbelerinde ermilerle meleklerin yaad cennete doru kocaman bir da ykseliyor. Dnyann br yarsnda, yerin merkezine doru, cennetin bulunduu da kadar kocaman karanlk bir uurum uzanyor. Bu uurumu cehennemin katlar kuatyor. Cehennemde azap eken ve kaderlerine lanet eden gnahkr ruhlar, rahat yz grmyorlar. Kasrga, bunlardan bazlarn, dallarndan kopmu yapraklar gibi nne katm srklyor. Bazlar da, cehennem ateinde ebediyen yanmaya mahkm. Dnyann ta merkezindeki buzlar arasnda, alaklarn en ala olan hainler ac iinde kvranyorlar. Cehennemin katlar derinletike, ceza arlayor. Dante, Odysseusu cehennemin st koymutu. katna

Kurnaz Odysseus, daha telere kimse gemesin

diye Heraklesin bir direk akt dar boaza kadar gidip okyanusun eiini amak cesaretini gsterdii iin strap ekiyordu. Dante, insan ruhunu iyi biliyordu. Fakat Dante, ann ocuuydu. Defne dallaryla ssl ve karl ban, bilinemeyenin nnde eiyordu. nsann imknlarnn bir snr olduuna, Heraklesin kilit vurduu kaplarn insan oluna hibir zaman almayacana inanyordu. Nasl inanmasnd. Denizciler, okyanusa Karanlk Deniz diyordu. Orada suyun buulanp koyu bir sis halinde gnei rttn anlatyorlard. Su zerinde buu bulutlar yzyordu. Frtna, bulutlar hortumlatrp dalgalarn zerinde kovalyordu. Okyanus suyu o kadar yapkand ki, gemiler katrandaym gibi saplanp kalr, yerinde sayarlard. Dantenin zamannda dnyay ite byle sanrlard. Gerekte, devin ap geemeyecei bir duvar var myd? Bir zamanlar gemiciler bir denizden dierine gemeye korkarlard. Kzl Denizi Umman Denizine

balayan boaza Araplar lm Kaplar anlamna gelen Bab-l Mendep adn vermilerdi. Fakat Araplar arasnda da, bu kaplardan geecek cesur insanlar bulunurdu. Sonralar, daha az cesur olanlar da bunlarn izinden yrd. Ve zaman gelince, Atlantik Okyanusunun eiini gemekten korkmayacak kadar cesur insanlar da kt. Onlar okyanusa eken neydi? Hindistana doru yeni bir yol bulmak istei. Fakat teden beri bilinen daha ksa yollar vard: Biri karadan, Badat yoluyla Basra Krfezine gider, daha elverili olan ikincisi de, denizyoluyla skenderiye ve Kzl Denizden geerdi. Bu yol ok ilekti. O kadar ki, gemiler iz braksalar, denizde binlerce kpkl r uzanrd. Ama artk bu yoldan gidilmiyordu, nk yol kapanmt. Yeryz Mslmanlarn, Denizler Kfirlerin Yzyllar boyunca bir yandan Batya, br yandan da Douya uzanm olan skenderiyenin rhtmlarn

neden ot brm, bo kalan depolarda neden kular yuva yapmt? skelelerde braklm palamarlar ryor, artk gemilerin uramad limana dalgalar arpyordu. Denizde tek tk yelkenli grlebilirdi. Oysa uzak olmayan bir gemite, Akdenizde hemen hemen btn devletlerin bandralarn tayan gemilere rastlanrd. Gemileri batran, skenderiye rhtmlarndaki grltl kalabal datan hangi frtnalard? Bunu yapan frtnalaryd... deniz frtnalar deil, tarihin

Tarih kitaplarnda 1453 yl olaylarn anlatan sayfalar aalm. Byk felaketler ve savalar ylyd o yl. Asyadan yine istila ordular ilerliyordu. Konstantinopolisin sokaklarnda Trk atllar cirit atyor, Fatih Sultan Mehmet, Bizansa kar kazand zaferi kutluyordu.

Batya giden yollar, kucaklarnda ocuklar, srtlarnda teberileriyle Bizanstan kaan insanlarla dolup tayordu. Yuvalar bozulan karncalarn yumurtacklarn kurtardklar gibi, bilim adamlar da en deerli saydklar eyleri, yani kitaplar alelacele kurtarmaya abalyorlard. Yunan filozoflarnn eserleri, komu talyada snak bulmak zere yollara dmt. Trklerse, Karadeniz kylarnca kuzeye, Suriye ve Msr zerinden de gneye doru durmadan ilerliyorlard. Krmdaki Kaffa adl Ceneviz kalesi teslim olmutu. Ne hendekler ne de yksek duvarlar kurtarmt ehri. Tm Kaffa halk esir pazarlarnda satlmt. Avrupa gemileri yz yl iin Karadenizden uzaklatrld, XVIII. yy.da Rus denizcileri Karadenize yeniden ktklar zaman, hibiri denizyollarn bilmiyordu. Haritalar yeniden izmek gerekiyordu. Denizi yeniden renmek pahalya mal oluyordu; gemiler batyor, insanlar bouluyordu. Oysa Yunan ve Rus gemilerinin Karadenizde dolatklar o uzak

devirlerde deniz, kurbanlarn fazlasyla almt zaten. Trkler denizlerin kylarn izleyerek ilerledike, Douya giden yol smsk kapanyordu. Trk ordular, Suriyenin byk ehirlerini ele geirmi, Msrdaki piramitlere kadar varmlard. skenderiye sszlam, snmt. Geri skenderiye bundan ok daha nce, Roma papasnn Hristiyanlara, Mslmanlarla alveri etmeyi yasaklamas, Msr Sultannn da kfirlerden alnan mallara byk gmrk vergisi koymasyla snmeye balamt. Fakat denizlerin baehri saylan skenderiyeye en ar darbeyi Osmanl Trkleri indirmilerdi. Osmanllar, Tanr yeryzn Mslmanlara, denizleri de kfirlere verdi derlerdi. Ve bu sebepsiz deildi: Onlar kendilerini at srtnda, gemi gvertesinden daha rahat hissederlerdi. te yandan, Baty Douya balayan yollar birer birer kapanyordu. Ama tccarlar iin Dounun servetlerinden vazgemek kolay deildi.

talyann ky ehirlerinden Venedikle Cenovada iki rmak karlayordu. Doudan Batya mcevher, inci, baharat geliyor, buna karlk da dukalardan, florinlerden, reallerden meydana gelen bir altn para ma akyordu. Doudan in ipeklileri alnyor, Batdan Floransa uhalar gnderiliyordu. Yorulmak bilmeyen insan elleri, her geen yl daha abuk iliyordu. , yerini ayakla iletilen kra brakm; ayaklar, yeni dokuma tezghnn pedalna basarak ele yardm etmeye balamt. Mal ve altn rmaklar, gittike daha hzl akyordu. nsanlar, Bu rmaklarn en ok mal ve altn getiren kollar kapanrsa halimiz ne olur? diye endie ediyorlard. nk korktuklar balarna gelirse, Akdeniz ehirlerinde tezghlar duracak, binlerce usta, kalfa isiz kalacak, pazarlar, panayrlar sszlaacak, hayat snecekti. Birer hkmdar kadar gl olan nl tccarlar iflas edecekti. nl ustalarn frasndan km Meryem Ana tablolar, altn kupalar, Venedik camndan kadehler, eski alardan kalma seyrek el yazmalar, tccarlarn muhteem saraylarndan, cimri komisyonculara geecekti.

Vergi ve gmrk vergisi kaynaklar tkenecei iin, hkmdarlarn kasalar da boalacakt. Bu durum karsnda, tal tasz krallar gemiler yaptrp okyanus tesine gnderiyor, kaptanlara Gidin yeni yollar an; deniz kysnca m gideceksiniz, kestirme yoldan m, oras sizin bileceiniz i, gerekirse frtnalara, kasrgalara gs gerin, yapkan Karanlk Denizden, kzgn ekvatordan, hatta cehennemden bile gein diyorlard. Denizciler de gidiyordu. Frtnalar gemileri batryor, boulanlarn, kaybolanlarn eleri yasa giriyordu. te yandan tersanelerde yaplan gemiler suya indiriliyordu. Gemi yaptrp sefere gnderebilmek iin, krallar elmaslarn rehine koymaya, tccarlar varn younu satmaya hazrdlar. Uzak seferlere kmaya hevesliler de eksik deildi. Hatta ocuklarn bile evden kap masal lkelerine gidebilmek iin, gemi ambarlarndaki uval ve flarn arasnda gizlendikleri oluyordu.

Okyanusa, Venedikle, Cenovadan daha yakn ehirler vard. Okyanusa alma hevesi bunlar sarmt. Okyanus, insanlar kendisine ekiyor gibiydi. Gemi dmencileri, demir aletler kullanlmadan yaplm, ince oyma nakl aa paralar karyorlard denizden. Denizdeki akntlar, grlmedik byklkte aa gvdeleri getiriyordu. Deniz Azor Adalarna, iinde dvmeli insan cesetleri bulunan kayklar atyordu. Her ey, usuz bucaksz okyanusun tesinde kara olduunu gsteriyordu. Denizciler, arkasnda Hindistann tapnaklarn, inin yaldzl saraylarn grr gibi olduklar okyanus ufuklarndan gzlerini ayramyordu... Ve birbiri arkasndan gemilerle Cebelitark Boazndan geip okyanusa alyorlard. Buruna Dair Gemiler, Cebelitarktan getikten sonra kimi saa, kimi sola gidiyor, kimi de okyanusa alyordu. Saa sapan Cenova gemileri, Avrupa kylar boyunca Anverse varp panayrda mallarn sattktan

sonra yurtlarna dndler. Yine Cenoval Vivaldi Kardeler, iki gemiyle okyanusa aldlar. Kestirme yoldan okyanusu ap Hindistana ulamak istiyorlard. Fakat Karanlk Deniz, gemileriyle birlikte denizcileri yuttu. Portekizliler, Cebelitark geidinden sola sapmlard. Bunlar daha dikkatliydi. Bat Afrika kylarn izleyerek ilerliyorlard. Fakat Boyadar Burnuna varnca frtnadan korkup durdular. Okyanus kendilerine, Dur yerinde, buradan geilmez der gibiydi. Bunun iin Portekizliler Boyador burnuna Hayr Burnu adn verdiler. leriye, durmadan ileriye gitmeye deer miydi? Ptolemaios zamanndan beri bilim adamlar, gemilerle Gneye doru gitmenin imknsz olduunu sylyorlard. Bunlara gre Gney ok scak olduu iin, orada hayat yoktu; ne bitki vard ne de hayvan. stelik Afrika bir duvar gibi ta kutba kadar uzanyordu. Duvar Gneyden alamaz, bunun iin de bu yoldan Hindistana varmak imknsz olduuna gre de, yola devam etmek anlamszd. Afrikaysa, hayat tehlikeye sokmaya demezdi.

Bilim adamlar ite byle dnyorlard. O zaman Afrikaya, Hindistan yolunda bir engel gzyle baklyordu. Yine de, yola devam edip geit vermek istemeyen Hayr Burnuna evet dedirten cesur insanlar bulundu. Bunlar en scak yerlere, hemen hemen ekvatora vardlar. Ve Ptolemaios un yanld anlald. Ekvatorun harikalarn anlatrken Portekizliler akayla, Bunlar Ptolemaios hazretlerinin msaadesiyle sylyoruz. Onun ssz sand lkelerde kalabalk kara derili kabileler yayor. Aalar, scaklk yznden inanlmayacak byklkteler diyorlard. Haritada yeni bir yer ad belirdi: Yeil Burun. Portekizlilerin, gnein kasp kavurduu topraklar bulacaklarn sandklar yerler yemyeildi. Her yer palmiyelik ve fundalkt. Aalar arasnda, derileri aa kabuu gibi buruuk, kulaklar kocaman yapraklar andran filler geziniyordu... Cesaretleri gittike artan denizciler, ky boyunca

zerlerine Portekiz armas oyulmu talar dikip yerlerini ha ve flamalarla harita zerinden iaretleyerek gneye doru ilerliyorlard. Derken, bir duvar gibi kutba kadar uzand sanlan Afrika kylar, kutba binlerce kilometre kala, douya dnverdi. Artk geriye Afrikay dolamak kalyordu. Fakat bu kolay deildi. Frtnalar ve aksi ynden esen rzgrlar buna engel oluyordu. Portekizli denizciler, Afrikann gneyindeki burnu haritaya iaretlediler: Frtnalar Burnu. Sonra burnu dolap Afrikann dou kylar boyunca kuzeye ktlar. Ama bilmedikleri sularda yzmeye cesaret edemeyerek gemilerini yine Frtnalar Burnuna evirdiler. Frtnalar Burnundan ayrlmadan nce, filo komutan Bartolomeo Diyas, kyya diktikleri armal ta stuna dayanp bir sre durdu. z oluyla vedalayormu gibi stundan, bir trl ayrlamyordu. Gemileri Douya, Hindistan kylarna doru srmek baka bir amirale nasip oldu. Portekiz Kral, Frtnalar Burnunun adnn deitirilip mit Burnu olmasn emretmiti. Bylece Portekizliler, artk bu burnun da, daha

ilerilere gitmelerine engel olmayacan umuyorlard. Birka yl sonra umutlar gerekleti. Vasco de Gamann idaresindeki gemiler, Afrikay dolap kar ynden esen rzgrlarla ve hzl akntlarla savaa savaa, Douya yneldiler. Gemilere Afrika kylarndan Hindistana doru, denizlerin aslan olarak bilinen Ahmet bni Mecit adndaki Arap klavuzluk etmiti. Derken ufukta Malabar kylarndaki yksek dalar grnd. Portekiz gemileri, Kalkta adl Hint ehri aklarnda demir attlar. Vasco de Gamann arkadalarndan biri bu yolculuu yle anlatr: 1497 ylnda Portekiz Kral Manuil, baharat aramak iin, Vasco de Gamann emrinde drt gemi gndermiti. 1497 ylnn 8 Temmuz Pazar gn Rastellodan demir aldk. Tanrnn adyla ktmz bu seferi, Tanr hayrl bir sonuca balaya... 1498 ylnn 17 Mays gn karay grdk, sonra da Kalkta ehrine yanatk. Kaptanmz ehre bir adam yollad. ehirde onu, hem spanyolca, hem de talyanca konuan, Tunuslu iki Arapn yanna

gtrmler. lk szleri: Hangi eytan att sizi buraya? olmu. Sonra da byle uzak yerlerde ne aradmz sormular. Bizimki de: Baharat demi... Sonra karaya kan kaptanmz hkmdar kabul etti. zerinde harika birok yastk bulunan muhteem bir sedire uzanmt. Hkmdar, bizim krala sunulmak zere, palmiye yaprana yazlm bir mektup verdi. Mektup yleydi: lkenizin soylularndan Vasco de Gama bizlere geldi. Buna ok sevindik. Memleketimizde ok tarn, karanfil, zencefil, biber, deerli talar var. Sizden altn, gm, mercan ve krmz uha istiyorum. Bulmamz gereken her eyi bulduumuz iin, 29 Austosta amiralimiz geriye dnmeyi kararlatrd. Bunu hepimiz byk bir sevinle karladk. nk birok byk keif yapmtk. Batda olsun, Douda olsun, Portekizde ya da br btn lkelerde kullanlan baharat, hep Kalkta lkesinden geliyor. Rzgrszlk ve ters ynde esen yeller yznden iki ay yirmi yedi gn denizde kaldk, denizcilerin hepsi ar hastaland. Di etlerimiz ierek dilerimizi kaplad. Bu yzden yemek yiyemez olduk...

Bu zaman iinde otuz kii ld. Bir o kadar da nceleri lmt. Eninde sonunda i grebilecek yedi-sekiz kii kald her gemide. Onlar da salam deildi. Melindada be gn kalarak, hepimize ecel terleri dktren son yolculuktan sonra biraz dinlendik. Ermi Rafail Krfezinde demir atp btn gemilere tayfa yetmedii iin, sz geen ermiin adn tayan gemiyi yaktk... Notlar burada bitiyor. Bunlar yazan da herhalde yurdundan uzaklarda lm olsa gerek. Portekizliler Hindistan yolunu buldular. Fakat Atlantik Okyanusunu ilk geen spanyollar ve ngilizler oldu. Portekizliler Afrikay yava yava dolarlarken spanyollar ve ngilizler, Hindistana kestirme yoldan, korkun Karanlk Denizden geen Bat ynnde gidiyorlard. Gemileri, Cenoval ve Venedikli tecrbeli denizciler ynetiyordu. Okyanus fatihleri iin Akdeniz iyi bir okul olmutu. Ve ite Cenoval denizci Kristof Kolomb spanyaya gitmi, Venedikli Giovanni Caboto da

Bristolda bir gemi kumpanyas kurmutu. Kolomb, amiral olarak spanyollarn hizmetine girip Don Kristobal Kolomb adn alm, Cabotoysa, kendisine Con Cabot demeye balamt. Biri, okyanustan geip Bat Hint Adalarna kadar varm, dieriyse birka yl sonra Kuzey Amerikay bulmutu. nsanlk, u iki tarihi unutmayacakt: 1492 ve 1497. Ve bu ilk cesur denizcilerin ardndan yzlerce denizci Yeni Dnyaya akn etmiti. Yeni Dnya nsan, Amerika kylarndaki adalara ayak basmt. Sonra bir adadan tekine geerek ktaya kp kylarnda gezinmi, ormanlar ve steplere dalmt. Karsnda bir Yeni Dnya, geldii dnyaya benzemeyen bambaka bir dnya duruyordu. Bol sulu rmaklar, balta girmemi ormanlar arasndan akp gidiyordu. Bazen rmak, aalarla sarmaklarn meydana getirdikleri yeil bir tnelden geiyor, ormann kucanda bozuluyordu. Fakat eninde sonunda, rmak stn geliyordu. Bardaktan

boanrcasna yamur yad zaman tap deniz gibi yaylyor, orman basyordu. Yzyllk kocaman aalar devirip nne katarak, zaferinin tadn karyormu gibi oynuyordu onlarla. Azna kadar yzlerce kilometre olduu halde, rmaktaki su seviyesi bir ykseliyor, bir dyordu. Buna, ykselme saatlerinde dalgalarn rman ilerine kadar gnderen okyanus sebep oluyordu. Ama rmak da okyanustan geri kalmyordu. Kylarn atktan sonra da, deniz aklarnda, deniz suyuna tamamen karmakszn akyordu. Ktadan uzaklarda, tuzlu denizin ortasnda tatl su doldurulabilirdi bir fya. Kuzeyde byk gller vard. Bunlar devasa bitiik kaplar gibi kademe kademe uzanyordu. Sular, dnyann en byk elalesini meydana getirerek bir glden dierine grltyle akyordu. Ktada dolaan insan, balar bulutlara deen dalar gryordu. Dalarn eteklerinde, en ulu mee aacndan bile drt misli yksek bin yllk aalar vard. Bunlarn en yals fidanken, dnyada tek bir balta yoktu, insan daha demir elde etmesini

bilmiyordu. nsan, yoluna devam ediyordu. Karsna, dev bir pulluun at hemen hemen iki kilometre derinliindeki bir ukur kt. Dibinde akan rmak, yukardan g grnyordu. nsann her adm, o zamana kadar kimsenin rktmedii kular rktyordu. nsan, bu yeni ktay adm adm fethederek ilerliyordu. lk Smrge Consalo Pisarro, mfrezesiyle birlikte karl And Dalarndan geiyordu. Dmemek iin, kntlara dikkatle basarak, dengeyi kaybetmemek iin de kollarn aarak yryorlard. yle yksekti ki buras, solumak zordu. nsanlar havaszlktan bouluyor, gten dyorlard. Pisarro, arkadalarndan birinin, sonra da dierinin uuruma yuvarlandn grmt... ve Baka bir yerde, Quesadayla arkadalar, balta baklarla Gney Amerika cangllarnda

kendilerine yol ayorlard. Orman yol vermek istemiyordu. Sarmaklar ellerine sarlyor, ayaklarna dolayordu. nsan sokan binlerce inesi vard ormann. Karncalar, eekarlar, ylanlar, gece gndz aman vermiyorlard insana. leriye doru atlan her adm, insanst emek ve straplara mal oluyordu. Aalarn altndan emekleye emekleye geen, dalarn yamalarnda srne srne ilerleyen bu insanlar ne de ufak grnyorlard! Ama bir dev gibi glydler. Bunlarn yaptklarn baarabilmek iin byk cesaret, azim ve sebat gerekti. Narvaesin ve Kavesa da Vakann denizcileri, Florida kylarna dndklerinde, gemilerini bulamamlard. Filo, bunlarn dnmesini beklemeyerek ekip gitmiti. Bu, gemicileri umutsuzlua drmedi. Gemi olmazsa yelkenli yapmay kararlatrdlar. Ve denilebilir ki, plak ellerle ie sarldlar. Ne balta vard, ne eki, ne de ivi. izmelerden mahmuzlar, eyerlerden zengiler karld. Demirden ne varsa eritildi. Geyik derisinden yaplan krkle ocak krklendi. eki dklp onunla engel ve ivi yapld. Kayklara gerekli

yelkenleri kendi gmleklerinden diktiler, sarmaklardan ip rdler. Bylece, mahmuz ve zengiden ivilerle yaplp tamamlanan ufack yelkenli kayklarla denize almlard. Robinson Crusoe, beceriklilik ve sebat, ite bu gibi insanlardan renecekti. nsan, yeni ktada zaferden zafere kouyordu. Ama bu, ayr ayr herkese ne de zorluklara mal oluyordu! Tropik cangllarda, askerlerin zrhlar nemden, bataklklardaki buulanmadan kfleniyor, elbiseleri ryp lime lime oluyordu. Ormanlarda insanlar ylanlar sokuyordu. Irmaa denleri timsahlar yutuyordu. Yabani hayvanlardan kurtulmak iin, ykseke bir yere gerilmi hamaklarda geceliyorlard. Burada da kendilerine yaban kedileri saldryordu. Yolcular ou zaman a kalyordu. Kaylarn, kemerlerini, ayakkablarnn tabanlarn halayp yedikleri oluyordu. stelik yeni kta bo deildi. Sahipleri vard. Ve

ok gemeden, yerli halkla, yeni gelenler arasnda bar bozuldu. Yeni ktann kylarnda toplar grlemeye balad. Karlk olarak da zehirli ok yadrld. Yeni Dnyann bulunuu, misafirlere de, ev sahiplerine de, pahalya mal olmutu. Hele ev sahiplerinin durumu ok ktlemiti. spanyollar, Kzlderilileri insandan saymyorlard. Amerikada o zaman at az olduu iin, Kzlderili hamallar, spanyollar iin yk hayvan iini gryorlard. Uzak seferlerde, top kundaklar, ar gemi demirleri, gemiler iin gerekli her ey hamallara tatlyordu. Maden ocaklarndan gm karan spanyollarn iftliklerinde tarlalar ileyen hep Kzlderililerdi. En ufak bir itaatsizlik bile gsterdiklerinde, kendilerine insanlk d muamele ediliyor, evleriyle birlikte yaklyor, zerlerine kpekler saldrtlyordu. Kpeklere Paralatlan Kzlderililer spanyollar birlikte azgn kpekler getirmi, bunlar insan avna altrmlard. Mastif denilen bu kpekler, tomalo, yani tut emrini iitince Kzlderililere

saldrp grtlaklarna yaprlard. Zavalllar kendilerini el ve ayakla savunmaya abalar, yrekleri paralayan lklar karrlard. Bu lm feryatlar spanyollar gldrrd. Geri bunda yeni bir ey yoktu. Daha nce Romallar, Korsika Adasnda kpeklerle insan avlamlard. Ama gaddarlkta spanyollar, Romallar bile geride brakmlard. Ele geen ganimet paylalrken, kpeklerin pay askerlerinkine eitti. Leonsiko adnda nl bir kpek, sahibine bin florin kazandrmt. En keskin nianc bile bu kadar kazanamazd. Bylece, tarihin en anl sayfalarndan biri kpeklere paralatlan Kzlderililerin kanyla lekelenmiti. Bereket versin ktaya ilk kanlar arasnda bu rezalete dayanamayp insanln yzn aartanlar da vard. Antonio Montesino adndaki papaz verdii vaazda, yabani hayvanlara dnen insanlar yeriyordu. Hibir tehdit kendini susturamamt. Asil Las Kasas da, btn hayatn Kzlderilileri savunma davasna vermiti. Yeni Dnyann bulunuu insanlara ok pahalya mal oluyordu. Hayat o kadar dayanlmaz olmutu ki,

Kzlderililer kylerinde intihar ediyorlard. Beyazlarn hayat da imrenilecek gibi deildi. Tropik stmasndan krlyor, Kzlderililerin zehirli oklarna kurban gidiyorlard. Bir ou da celladn baltas altnda ya da daraacnda can veriyordu. Beyazlar kendi aralarnda da anlaamyorlard. Gemilerde denizciler, kurtlanm galeta yemekten ve frtnalarla boumaktan bkm usanmlard. Evlerini, yurtlarn zlyorlard. Ayaklanp kaptanlar ambara hapsediyorlard. Kaptanlar da ayaklanmay bastrnca, elebalarn gemi direine astryor ya da ssz adalara karp brakyorlard. stilaclarn kurduklar ehirlerde, iktidar iin ve ele geen ganimetten pay almak uruna, kyasya bir sava yrtlyordu. Kristof Kolomb zincire vurulup bulmu olduu yoldan gerisin geri spanyaya gtrlmt. Pasifik Okyanusunu ilk gren Vasco Nuez de Balbao, lme mahkm edilmiti. Bu nl spanyolun kellesi, yine spanyollar tarafndan kefedilen topraklara atlp yuvarlanmt.

Balarna gelen belalara ve binbir tehlikeye ramen, insan Yeni Dnyann ilerine eken neydi? Gneyde spanyollar altn ekiyordu. Bunlar, altn olmayan yerleri, haritalara, gereksiz topraklar diye iaret ediyorlard. Kuzeydeyse ngilizlerle Franszlar, bu gereksiz topraklar zapt ediyorlard. Oradaki ormanlarda elde edilen deerli krkler de Avrupa panayrlarnda altn ediyordu. nsanlar, bazen d peinde binlerce kilometre kat ediyorlard. Gonzalo Pisarro, Quesada ve Orellana altn ehir Eldoradoyu aryordu. Bir gezgin ve air olan Walter Raleigh adndaki ngiliz de bu lkenin peindeydi. Kzlderililer bunlara, nderi gne gibi parlayan bir lke olduunu, sabahleyin hkmdarn stne, tepeden trnaa altn tozu serpildiini, akamleyin rmakta ykanp bu tozdan syrldn anlatmlard. Buna inanan Avrupallar, Amerika dalaryla ormanlarn dolaarak Eldoradoyu aryorlard. Ponce de Leon adnda bir baka gezginse Genlik Irma n bulmak istiyordu. Kzlderililer, bu

rmaa girenin genlik yllarndaki gibi salam ve din olduunu sylemilerdi. Oysa yeryznde ne Eldorado kenti, ne de Genlik Irma vard. Fakat insanlar bunlar ararken, uydurma deil gerek rmaklar, gerek lkeler buluyorlard. Pisarroyla Orellana, byk bir rmak olan Amazonu incelediler. Quesada, Ori-noko nehrinin kaynaklarn buldu. Ponce de Leon, Floriday kefetti. Walter Raleigh ise Gineyi bulup gelecekte Amerika Birleik Devletleri olacak topraklarda ilk ngiliz smrgesini, yani Virginiay kurdu. Yeni an En Byk Adam Kolomb nsan yeni bir dnya bulmu, fakat daha nce de defalarca olduu gibi, yeni bir dnyaya dtn hemen anlayamamt. Yeni bir ey bulup grmek kolay deildi, ama insann grdn anlamas daha da gt. Denizciler, Hindistana ve ine giden yeni bir yol bulmak umuduyla okyanus telerine alyorlard. Okyanusta karlarna grlmedik bir kta kt zaman, nerede bulunduklarna akl erdirememilerdi. Hindistana gidelim derken Amerika yaknlarndaki

adalara kmlard. Kolomb, gemisinin gvertesinde geirdii uykusuz gecelerde, gz ak dler gryordu. Gemilerinin Hint limanlarndan birine varacaklar an, belki yzlerce defa gznn nne getirmiti. rnein gemiler bir koya girip demir atyor, iinde sarkl insanlar bulunan kayklar gemileri saryordu. Etrafta, hasr yelkenli krekleri gemi direi gibi uzun, hantal in kayklar dalgalarda sallanyordu. Kyda grltl bir kalabalk, tccar, denizci, hamal, bycler toplanmlar. Kalabalk, Arap atna binmi birine ya da boynuna altn zincir taklm bir file yol veriyordu. Kolomb, mihracenin sarayna gidiyor, elmaslarla ssl tahtna oturmu mihrace onu kabul ediyordu. Arap tccarlar, her zaman olduu gibi eitli dolaplar eviriyorlard. Bunlar gemilere bile saldrabilirdi, ama akllarn balarna getirmek iin bir top gllesi yeterdi. Derken, ambarlar azna kadar altn, inci, kokulu sandal aac, karanfil, tarn gibi deerli yklerle dolu

gemiler geriye dnyorlard. Kolombun grd dler ite byleydi. Ya gerek? Bunlar, zengin giyimli insanlar greceklerini sanyorlard. Oysa ne zenginin, ne de fakirin stnde hibir giyim yoktu. Muhteem saraylar yerine kulbeler grdler. Ne altn zincirli filler, ne de altn gemli atlar vard. Kylar tamamen sszd. Koyda demir atm kayklar falan yoktu. Arad yerin buras olmadn Kolombun anlamas gerekirdi, ama Hindistan grmeyi ylesine istiyordu ki, onu olmad yerde bile grd. Hatta bir dakika bile dnmeden, yerli halka Hintli anlamna gelen ndios deyiverdi. Kolombun bu hatas, bugne kadar birok dilde tekrar edilip durur. Kolomb, ssz kylarda grd yoksul kulbeleri, zengin bir lkenin fakir bir kenar blgesi sanmt. Yerlilerden bazlarnn burunlarnda altn ineler grnce de, Dou servetinin yakn bir yerde olmas gerektiine artk bsbtn inanmt. Nemli tropik ormandan gelen iek kokularn

Kolomb Hint baharat ve trl aa kokular sanmt. Kzlderililer, Baty gstererek, Tal Toprak anlamna gelen Sibao diyorlard. Kolomb, bu sz Sipango sanmt. O zaman Japonyaya byle derlerdi. Kzlderililer, Karayip diyordu; Kolombsa bunu, Mool kabilelerinden birinin ad olan Kaniba eklinde anlad ve akamleyin gemi defterine, ulu hann bakenti Kvinsaya yaknlarnda bulunduunu yazd. Kba Adasna knca, hkmdara eliler gnderdi. Arapa bilenleri seip memlekette baharat olup olmadn renmeleri iin, kendilerine tarn ve biber rnekleri verdi. Bundan baka elileri adann hkmdaryla Kastilya Kraliesi arasnda bir ittifak salamak iin grmelere balamakla grevlendirdi. Eliler, adann ierilerinde byk ehir yerine, elli kulbelik bir ky buldular. Hkmdar da, elileri plak toprak zerinde oturarak kabul etti. Hkmdar Arapa bilmedii iin, el iaretiyle anlamak gerekmiti. Baharat rneklerini grnce pek am

ve mrnde byle eyler grmediini sylemiti. alacak eydi. Fakat Kolomb, her eit pheyi kovuyordu. Kba Adasnn, inin eyaletlerinden biri olduuna inanm, denizcilerine de bunda pheleri olmadna yemin ettirmiti. Bununla ilgili protokole unlar yazlmt: Sznden dnen subaysa dili kesilip bin maravedis para cezasna arptrlacak. Tayfaysa yz kam vurulacak. Gemileri Karayip Denizinde yzdren Kolomb, Hint Okyanusunda bulunduunu sanyordu. Kzl Deniz ve skenderiye yoluyla yurduna dnmeye hazrlanyordu. Panama ksta blgesinde, Ganj Irmann okyanusa dkld yeri aryordu. Kolomb, okyanus tesine drt defa gitmi, fakat Hindistan dolaylarn grdne ve Espanyola Adasnn Japonya olduuna hayatnn sonuna kadar inanmt. Tarih, byk denizciyle byle alay etmiti. Kolomb, Yeni Dnyaya eski grlerle km, bu da kendi yararllnn nemini anlamasna engel olmutu. Yeni an en byk adamlarndan biri olan

Kolomb, eski kafayla dnyordu. Dnyann kk ve dar olduuna, Dou lkelerine, okyanus yoluyla birka gnde gidildiine inanyordu. nk kutsal kitapta, karalarn denizden alt misli geni olduu yazlyd. Kolomb, dnyay bir kre gibi toparlak sanyordu, ama ona gre, dnyann ekli bir elmadan ok, armuda benzemeliydi. Bu armutta sapn bulunduu yerde, gklere deen dalar ykseliyor ve cennet ite orada bulunuyordu. Kolomb, cennete yakn bir yerde bulunduunu defalarca aklndan geirmiti. Koyun berrak sularnda yansyan palmiyelere bakyordu. Hava lk ve ho kokularla doluydu. Aalarn zerinde alacal papaanlar uuuyor, altnda Ademle Havva gibi plak insanlar dolayordu. Kolomb, kendisini yeryz cennetine drd iin, Tanrya iten krediyordu. Kolombun hayat, byk bir buluun, ayn zamanda byk bir yanlln tarihidir. Bu yanl ona ok pahalya mal oldu. Bulduu ktaya, Kolombun deil, Amerigo Vespuccinin ad verildi. Oysa Amerigo, hibir ey bulmam, ama

Amerikann bir Yeni Dnya olduunu sezmiti. Kolombtan sonra Amerikaya gidenler, orada ilkel insanla ta aletlerden baka Meksikada, Peruda, kanallar, barajlar, kprler, yollar, saraylar ve tapnaklar grdler. Yabani hayvanlarla kularn altn heykellerine, renk renk kumalara, hiyeroglif ve resimlerle ssl vazolara ap kalmlard. nsanln gemii, Amerika yerlilerinin o gnk haliydi. Kuzey Amerika ormanlarnda yaayan ilkel alar, etini kendilerine versin diye, bizonu sihirli rakslarla merhamete getirmek istiyorlard. Meksikada kyler, Ege Denizi adalarndaki byk klan evlerini andryordu. Askeri ef Montesuma da, masal kahraman Giritli Kral Minos gibi, saraynda tahtta oturuyordu. Gney Amerika iftileri, eski Msrdakileri andran tapnaklarda gnee tapyor, nkalar da firavunlar gibi itaatkr tebaalarn keyiflerine gre ya yaatyor ya da ldryorlard. Tarihin byk aamasyd bunlar. Fakat okyanusun arkasndan gelen fatihler tarihi

bilmedikleri iin, grdklerini anlamyorlard. Kabile eflerini derebeyi, Kzlderili kadnlarn sihirli tren rakslarn, saray kadnlarnn danslar sanyorlard. Altn ve gm heykelciklerle kaplarn, onlar iin deeri yalnz arlndayd. Bugn olsayd, bu eyalar mzelerde cameknda korunurdu. Fatihler, eski dnyada oktan unutulmu olan eski kltrn hl yaad yeni dnya ehirlerini, kyasya tahrip ediyorlard. lk Dnya Turu Haiti Adasna kan Kolombun gemicileri, Kzlderililere: lkenizin ad ne? diye sorduklar zaman Kisseyya, cevabn almlard. Kisseyya, Kzlderililerin dilinde dnya demekti. Kzlderililer, adalarn bal bana bir dnya sayyorlard. te yandan Kzlderililer de spanyollara: Ya siz nereden geldiniz? Gkten nasl indiniz?

diye sormulard. Kokulu aalar lkesi Puntta yaayan insanlar da bir zamanlar Msrl gemicilere ayn soruyu sormulard. Vaktiyle Msrllarn yapt gibi, spanyollar da byle saf konumalar iitince az glmemilerdi. spanyollar, dnyann byk olduunu biliyorlard. Birok lke ve halk grmlerdi. Haitiye ulancaya kadar, gnlerce okyanusta dolamlard. Kzlderililere, balbana bir dnya gibi gelen bu adaya, mtevazi bir ad takmlard: Espanyola, yani Kk spanya. Fakat ok gemeden dnya daha da geniledi. Eski alarda Erathosthenesin tahmin ettikleri gereklemi, insan ilk kez olarak dnyann evresinde bir tur yapmt. Hindistana giden Bat yolunu arayan Macellann gemileri, gneyden Amerikay dolap Pasifik Okyanusunu amlard. Ama Macellana balad ii tamamlamak ksmet olmad. Asyann dou kylarnda, ad san bilinmeyen ufack bir adann halkyla rasgele kan arpmada yedii kl darbesiyle ld.

Ama devleen insan ldrlemezdi. Bir bilim adamnn elinden den kalemi bir bakas devralp yarda kalan sayfay nasl tamamlarsa, len bir denizcinin yerine, dmene bir bakas geiyordu. Macellann lmnden sonra da byle oldu. Yerine geen arkada El Kano, be tekneden kurulu filonun son gemisini ana yurda getirebildi. Akamleyin Batda okyanusun ardna dp sabahleyin Doudan yine ykselen gne gibi, bu gemi de hep Batya gitmi ve Doudan geri dnmt. El Kano, zerine yer kresi resmedilmi ve evremde ilk kez dolaana szleri yazl bir armayla onurlandrlmt. Dnyann sonuna varmak, insann ezeli emeliydi. te insan, dnyann evresinde bir tur yapm ve onun hi de bir zamanlar sanld gibi olmadn anlamt. Bir ehrin kenar, bir adann kys vard. Dnyann kenar, sonu yoktu; yasalar bakayd.

Kolombla Macellann seferlerinden yeryznde yeni bir a balad.

sonra,

Okyanus yoluyla Amerikadan altn ve gm ykl gemiler geliyor, bunlar denizde Afrikadan Amerikaya canl yk yani kara kleler gtren gemilerle karlayorlard. Hindistandan da Afrikay dolaarak, baharat ykl gemiler geliyordu. Atlantik Okyanusu, dnyann merkezi olmutu. talyan ehirleri, lkeleri birletiren denize egemen olmak iin Trklerle savamaya devam ediyordu. Oysa Akdeniz, dnyann merkez denizi olmaktan kmt. Bir zamanlar yeryznde IRMAK devri vard. O devirde, bir kabileden dierine, rmak yoluyla gidilirdi. Sonralar denizlerin fethedilmesiyle, DENZ devri balad. Deniz devrini, ktalar birletiren OKYANUS devri izlemiti. Bundan sonraki devir ne devri olacakt? Pencereden kularn uuunu izleyen Leonardo da Vinci, bunu artk seziyordu. Ekonomi Sava Balyor

Hindistana yeni bir yol bulunduu haberi, Akdeniz ehirlerini byk bir felaket haberi gibi sarsmt. Venedikte tccarlar alelacele Rialtoya gidiyorlard. Oradaki pazarda ve kprde, sabahn erken saatlerinde alverie balayanlarn grlts akama kadar dinmezdi. Baharat fiyatlar, bir florinin ka duka ettii bir nceki gnn olaylar ve yabanc tccarlarn getirdii haberler orada renilebilirdi. Rialtoda bir yanda hamallar srtlarndaki ar uvallar rhtma atyor, te yanda seyyar satclar avazlar kt kadar baryor, kadnlar canl midye ve balk ynlarn kartryor, tccarlar faizi ve alveri artlarn gryorlard. Tccarlarn yannda ne mal dolu flar, ne de uvallar vard. Maln adn, fiyatn ve miktarn sylemek yetiyordu. Burada sz konusu olan rakamlar iitenin ba dnerdi. te rhtma bir gondol yanat. Tccar yol cretini gondolcunun apkasna atp kanaln iki yakasn birletiren kemerli kprnn kapal galerisine doru yrd. Dost olana da, olmayana da selam veriyordu. Eski dmanlklarn sras deildi imdi. Herkesi zen ayn dert, ayn endieydi.

Tccar, her rastladna: Ne haber? diye soruyordu. Biri: Kt, dedi. Karanfiller hl duruyor, mteri yok. Baka biri de: Hindistancevizi iei de ayn durumda, diye ekledi. Kalktadan gelecek maldan korkuyorlar. Ya bizim hkmetin elisi ne gne duruyor? Yazmyor mu? Yazyor, ama haberler kt... Uursuz geen gnn baarszlk ve endieleriyle zlen tccar, gecenin bir saatinde kaln not defterini alp yazmaya balad: Ayn yirmi drdnde, Portekiz Kralnn giriimiyle balayan ve Venedik Devleti iin Trklerle savatan daha nemli olan Hindistan seferiyle ilgili gerei renmek iin gnderilmiti. Eli, yedi geminin battn, fakat kalan alt geminin

getirdii mallarn miktarnn ok ve deerinin yksek olup bunlara paha bimenin bile g olduunu yazyor. Gemiler byle bir sefer daha yaparlarsa, Portekiz Kral para kral adn alabilir. nk baharat almak iin herkes onun lkesine gidecek ve paralar Portekize akacak. Bu haber Venedike geldii zaman, ne eski devirlerde, ne de dedelerimizin zamannda kimsenin bilmedii bir yolun bulunmu olmas herkesi artt. Bu haberin, zgrln yitirilmesi dnda Venedik Cumhuriyeti iin haberlerin en kts olduunu Senato yeleri de kabul ettiler. nk Venedik Cumhuriyetinin bugnk n ve ana ancak deniz, aralksz ticaret ve seferler sayesinde ulatna hi phe yoktu. Lizbonla Kalkta arasnda gemiler ilemeye balarsa, Venedik gemilerine ve Venedikli tccarlara baharat yetmeyecek. Baharat ticaretinin kesilmesiyse Venedik iin emzikteki ocuun ana stnden olmas demektir... talyan ehirlerine ar bir darbe indirilmiti. Mutluluk gnei, okyanus kylarnda bulunan, uzak

batdaki baka ehirlerde domaya balamt. Ve denizlerde egemenlik iin baka lkeler mcadeleye giriiyorlard... Byk denizcilerin keifleri, en g inananlar bile, dnyann bir elma gibi yuvarlak olduuna inandrmt. Nrnbergli tccar ve corafyac Martin Behaimn yapt ilk yeryuvarla maketini, krallar, bakanlar, papalar ve kardinaller merakla seyrediyorlard. Martin Behaim, bu yuvarlak makete ktalar, okyanuslar, denizleri ve dalar izmi ve yle bir not yazmt: Dnyann basit olduuna ve burada gsterildii gibi, gemiyle ya da yaya olarak her yere gidilebileceine kimsenin phesi olmamas iin, yeryuvarla orantl bir ekilde, elma biimindeki bu makete sdrld. Bu byle biline. yi bir corafyac olan Behaim, kt bir politikacyd. Yeryznde artk ne engel ne duvar kaldn, her yere gidilebileceini, bunun iin yalnz istek gerektiini sanyordu. Fakat dnya hi de

Behaimn sand kadar basit deildi. Behaim, elma biimindeki yeryuvarlan hazrlar hazrlamaz bunda, dnyay yeniden ayran bir snr, bir izgi belirdi. Roma Papaz Aleksander Borcia, spanyollarla Portekizlileri bartrmak iin, yeryuvarla maketi zerinde, okyanustan geip iki kutbu birletiren bir izgi ekmi ve bat yarsn Kastilya Kralna, dou yarsn da Hindistanla birlikte, Portekiz Kralna vermiti. Papa memnundu. yi bir baba gibi, elmay kavga etmemeleri iin iki olu arasnda karde pay yapmt. Ama akll bir politikac olan Aleksander Borcia, kt bir corafyacyd. Dnyann bir elma gibi kolayca blnemeyeceini anlamyordu. Yeryuvarla maketi zerine izgi izip snr ekmek kolayd. Ama snr ta ve karakol koymann imknsz olduu okyanusta izgi nasl ekilebilirdi? Bu gzle grlmez izgi, okyanusta ancak aletler ve hesaplar yardmyla bulunabilirdi. Bunun iin enlemi tayin etmeyi bilmeliydi. Buysa g ve kark bir iti.

Bugn olsa enlem, zaman farkna gre, en hassas kronometrelerle tayin edilirdi. Sz konusu zamanlardaysa, en byk kule saatlerinde bile yalnz bir akrep vard, o da saati gsterirdi. Gemilerde zaman, ya kum saatleriyle ya da su saatleriyle llrd. Hal byleyken, zaman harfi harfine llemezdi. Bazen denizciler enlemi, gk saatinden faydalanarak tayin ederlerdi. Gkyz kadrannda, takmyldzlar rakam, ay da saati gsteren akrep vazifesini grrd. Fakat ay, gkyznde kimi zaman hzl, kimi zaman yava hareket ettii iin, gk saati de bir ileri gider, bir geri kalrd. Yanl, zel cetvellere bakarak bulmak gerekirdi. Ama cetveller de tam olmadndan i bsbtn gleirdi. Denizciler denizlerde dolayor, fakat nerede bulunduklarn bilmiyorlard. Bunun iin gemilerin ikide bir, yabanc sulara girdii oluyordu. Geri bunu ou hallerde bilerek yapyorlard. O zaman okyanusta toplar grlemeye balyordu. Glleler namlulara yerletirilip falyalar ateleniyor, glleler dman gemisinin yaknlarna dp sular kprtyordu. Corafya enlemi tayin etmek gibi

kark mesele, eninde sonunda gl olann yararna zlyordu. Kimin ok topu ve ok gemisi varsa denizde o glyd... Bylece, tersanelerde gittike artan eki sesleri duyulmaya balad. spanyollar gemiler ina edip birbiri ardndan suya indiriyorlard. Portekizliler de onlardan geri kalmamaya alyorlard. Kuzeydeki ngiltere, Hollanda ve Fransada da dlgerler bo durmuyorlard. Gemi yapmak iin kereste lazmd. Gemilere direk olacak amlar kesilip devriliyor, yzyllk aalardan kala kala bir ktk, bir de ineli kuru yapraklar kalyordu. Gemi apalar, ivi yapmak, top dkmek iin demir lazmd. Madenciler, demir cevheri karmak iin, yerin gittike daha derinlerine sokuluyorlard. Su arklar, maden ocaklarn basan sular g karabiliyordu. Kraln adamlar, lkeyi dolayor ve atlarndan inip demirhanelerin isli kaplarn alarak: Krala top, glleler, zrh, kl, lazm. Haydi i

bana, abuk olun, diyorlard. Ocaklar, geceli gndzl alev sayor, ar ekiler grltyle iniyordu rse. Gemilere yelken gerekiyordu, yani binlerce arn yelken bezi... Orduyu giydirmek iin binlerce metre uha lazmd. Her yerde iplik eriliyor, kuma dokunuyordu. Ustalar yeni raklar tutuyor, atlyede bir dzine kalfa alt halde ii yetmiyordu. Her evde iler ve ayakl krklar dnp duruyordu. Kylerde kadnlar, gemicilerin eleri, hatta kk ocuklar bile tokmakla keten, kenevir dvyor, yapa didiyor, iplik eiriyorlard. Bez ve ynl kumalar gittike bollayordu. Tccarlarn, mteahhitlerin, vurguncularn sandklarnda gittike daha ok altn birikiyordu. Kraln ordusuna yeni alnm askerler ve denizciler, meyhanelerde yeni niformalaryla alm satyorlard. Suya yeni indirilmi, reine kokan gemiler yelken ayordu. Denizden rk kokusu getiren, tuzlu serin rzgr, yeni yelken bezinin salamln snyordu. Filolar birbiri ardndan denize alyordu. Gemilerin

drt ke lumbozlarndan, toplarn korkun namlular grnyordu. Denizde hepsini, her eyi, yani denizcileri, toplar, yelkenleri hep i bekliyordu. Mesele ciddileiyordu. Artk gemi gemiyle deil, donanma donanmayla, lke lkeyle savayordu. Niin kavga ediliyordu? Okyanus yollar ve okyanus tesi lkelerin servetleri iin. Atlantik Okyanusuna spanyollar, Hint Okyanusuna Portekizliler egemendi. Elma biimindeki dnyann yars, Hindistanla birlikte Portekizlilere dmt. Seylanda, Sumatrada, Cavada, Portekiz ticaret merkezleri kuruldu. Lizbonlu tccarlar, tahtrevanlarna kurulmu, karanfil bahelerini ve hindistancevizi ormanlarn dolayorlard. Portekiz gemileri Avrupaya baharat tayordu. Portekizli tccarlar ve memurlar, yerli halk kyasya smryorlard. Bunlar hakknda Hintliler yle diyorlard: Ne mutlu ki, Tanr onlarn kaplan ve

aslanlar kadar az olmalarn istemi, yoksa btn insan soyunu tketirlerdi. Smrgecilerin tehlikeli bir dman vard. Hollandal tccarlar, baharat Libzondaki araclardan ate pahasna satn almak istemiyorlard. Hollanda gemileri, Hint Okyanusunda sk sk grlmeye balad. Hollandallarn Dou Hindistan Kumpanyas, adalarda ticaret merkezlerinden baka kaleler de kuruyordu. Hollandal tccarlar toplarla ate etmeyi, para saymasn bildikleri kadar iyi biliyorlard. Bunlar savata Portekiz gemilerini ikide bir ele geiriyorlard. ok gemeden btn karanfil, btn hindistancevizi, bir devlet kadar gl olan Dou Hindistan kumpanyasnn eline geti. Kumpanyann Amsterdamdaki depolar tklm tklm baharat doldu. Tccarlar, baharat fiyatn ykseltmek iin, hindistancevizi ormanlarn karanfil bahelerini imha ediyorlard. Tanrnn yaratt ekilde btn dnya, be yz funttan fazla karanfil alacak durumda deildir, diyorlard. Ve karanfil rnn, be yz funtu amamas iin yakyorlard. evrelerindeki hava karanfil kokuyordu... Hollandallar, elma biimindeki dnyann,

Portekizlilerin payna den yarsn var gleriyle zapt etmeye alyorlard. te yandan spanyollar da kendi paylarn glkle ellerinde tutabiliyorlard. Bunlar ok agzlyd. Mmkn olsa dnyann tm altnlarn ele geirmek istiyorlard. Ama almadan. nk almay sevmezlerdi. Eski zaman valyelerinin torunlar olan Kastilya soylular, alp abalamann, yarn dnmenin bir spanyola layk olmadn sylerlerdi. alkan Araplar ve Musevileri yurtlarndan kovan spanyollar, yamayla ele geirdikleri Amerika altnyla, aln teri dkmeden zenginleeceklerini ummulard. Fakat altnlar, aldklar Hollanda, Fransz, ngiliz mallarna karlk, tembel ellerinden akp gidiyordu. spanya gmrklerinde, hatta Madriddeki Hindistan Konseyinde gvenilir adamlar olan yabanc kaaklar Amerikayla ticaretten para kryorlard. stelik, dnyann yarsnn spanyollara ait olmasn tanmak istemeyen ngilizler de, Amerikaya gemi gndermeye balamlard.

spanyol soylular paralarn elenceye ve giyime harcarken, ngiliz tccarlaryla zanaatlar, alp abalayp gemi yapyor, koloniler kuruyorlard. spanyol Kral, Okyanus tesindeki topraklarna ngilterenin karmamasn istiyordu. ngilizler de cevap olarak, Yeni Dnyaya sahip olmak hakkn spanya Kralna kimsenin vermediini sylyorlard. Meseleyi yine toplar ve gemiler zd. Byk Armada denen spanyol Donanmas batrlp yok edildi. Ama i bununla bitmedi. ngilizlerin baka rakipleri de vard: Hollandallar. Okyanusu ele geirmek iin sava devam ediyordu... Bylece, elma biimindeki anlamazlk konusu olmutu. Gemi Kaptanlarn bir ksm Hindistana ve ine giden bat yolunu aarken, baka denizciler de, bu uzak lkelere doudan ulamann mmkn olup olmad zerinde kafa yoruyorlard. 1548de Londrada, bilinmeyen ve hatta bugne kadar denizyoluyla gidilmeyen lkelerin, adalarn, yeryuvarla,

devlet ve smrgelerin kefi iin mteahhit tccarlar kumpanyas gibi acayip bir ad altnda bir irket kurulmu, bakanlna da, Kuzey Amerikay bulan Con Cabotonun olu, nl denizci Sebastiano Caboto seilmiti. Con Caboto oktan lmt. Olu da artk yalyd. Sebastiano, geminin gvertesine son defa kal onlarca yl olduu halde, genliindeki umutlarn brakmam, baharat lkesine yeni bir yol bulma hayalinden hl vazgememiti. te Sebastiano Caboto, Londradaki evinin penceresi -nnde duruyor. Boylu boslu, kr sakall bir adam. Gsnde altn bir zincir, banda kara bir kalpak, srtnda, kenarlar krkl bir elbise var. Ressam Holbein, Sebastianoyu ite byle resmetmi. Bir elinde yeryuvarla maketi, dierinde pergel. atk kalar altndaki gzleri ileriye bakyor. Karsnda Temzadaki kayklarla mavnalar deil, okyanusta ilerleyen gemileri gryor. Bir zamanlar, kefetmi olduu Newfoundland Adas yaknlarndan geerek kuzey bat yoluyla Hindistana gitmeyi denemiti. imdi kuzey batdan deil, kuzey doudan yeni bir yol tasarlyordu. Yolculuk iin

gemiler hazrd. Bunlar zel bir ekilde hazrlanm salam keresteden yaplp on sekiz aylk erzak alm, korsanlardan korunmak iin de toplarla silahlanmt. Sebastiano Caboto, bu sefere kacak gemilerin idaresini seve seve zerine alrd, ama artk ihtiyarlamt. Gemileri ancak uzaktan, zihnen izleyebilirdi. Fakat Caboto bununla yetinmeyip yine zihnen de olsa gemilerin nndeydi. Gemiler daha demir almamken o, ileride barbarlarn yaad, insanlar da doas da sert olan ssz diyarlar gryordu. Hayalinde, denizcileri bekleyen binbir tehlike, frtnalar, kr kayalar, savalar, zehirli oklar canlanyordu. Gemilere yeteri kadar silah ve erzak alnmt ama bu azd. Gemicilere her ihtimale kar, yararl olabilecek tler de gerekti. Sebastiano Caboto, masa bana geip kalemi ald ve balad yazya devam etti: Madde 28: Kydaki kumlarda ta, altn, maden ya da benzeri eyler toplayan insanlar grrseniz, gemilerinizle yaklap ne topladklarn

seyredebilirsiniz. Byle hallerde trampet ya da kydakilerin dikkatini ekecek, hayal glerini tahrik edecek bir eyler aln ki, onlarda sizi grme ve duyma merak uyansn. Tehlikeden uzak durun, kydakilere kar hibir ekilde gaddarlk ve dmanlk gstermeyin... Madde 30: Halkn, aslan ya da ay derisi giydiini, uzun yaylar ve oklar olduunu grrseniz korkmayn. nk bunlar, baka sebeplerden ok, yabanclar karsnda duyduklar korkudan tarlar... Kumpanyaya ait gemilerin kaptanlar iin yazd bu talimatnamede btn denizcilik tecrbelerini toplayan Sebastiano Caboto, Kolombun dt hatalardan kanmak istiyordu. Kolomb, okyanus tesinde zengin ve gl hkmdarlar tarafndan idare edilen devletler bulacan sanm, oysa yabani insanlarn yaad adalar bulmutu. Sebastiano Caboto daha gerekiydi. Kendisini bo umutlarla avutmuyordu. Gemilerin, vahi ve ssz yerlerden geeceini biliyordu. Uzun ve tehlikeli yolda, gemilerin karlaabilecei her eyi, nceden

grmeye alyordu. Talimat bitirirken, seferin ok baarl olmas, Dou ve Bat Hindistann, spanya ve Portekiz Krallarna salad baarlardan ve krdan geri kalmamas dileini belirtiyordu. Tanrdan, yolculara yardmn esirgememesini dileyerek, titrek eliyle son maddenin altna imzasn atp mhrn bast. 1553 yl Maysnn on birinde, yani ngiliz Kral IV. Edwardn tahta knn yedinci ylnda, valye Sir Hugh Willoughbynin komutasndaki filo, demir alp ky boyunca yava yava ilerlemeye balad. Grenlerin anlattklarna gre, kyda binlerce seyirci toplanmt. Greenwich Saraynn pencerelerinden ve kulelerden sarayllar bakyordu. Kral selamlayan gemilerin btn toplardan atklar atele, dereler tepeler inledi, top sesleri vadilerde yankland. Gk mavisi niformalaryla gvertelere sralanm gemicilerin selam nidalarndan gk grler gibi olmutu. Filo gemiden ibaretti: yi Umut, yi Gven ve Edward - yi Teebbs.

Gemiler kuzeye, Norve kylarna doru ilerliyordu. Kardan esen rzgr gemileri defalarca durdurmu, frtna yznden yelkenler defalarca indirilmiti. Firmarken dolaylarnda balayan iddetli frtnayla deniz kkredii iin gemiler tespit edilen rotay tutamayp her biri ayr bir rota izlemek zorunda kald. yi Umutla yi Gven, uzun sre buzlar arasnda dolatktan sonra, bir rman azna sndlar. Amiral gemisinde bulunan Sir Hugh Willoughby, k orada geirmeyi kararlatrp drt bir yana keif guruplar gnderdi. Bunlar geri dndklerinde ne bir konut bulduklarn, ne de bir insana rastladklarn sylediler. Edward - yi Teebbs adl nc gemi, tek bana bilinmeyen lkelere doru yoluna devam ediyordu. Bu gemi, ne gibi lkeler kefetmiti? Clement Adams adnda bir ngiliz unlar anlatyor: Tanr onlar, uzunluu yz kilometre, hatta daha fazla olan bir krfeze ulatrmak ltfunda bulunmutu. Krfeze girip demir attlar. evrelerine bakp yol

ararlarken, gzlerine uzaklarda bir balk kay iliti. Kaptan Chancellor yanna ald birka kiiyle birlikte, balklarla ba kurmak ve bulunduklar lke, halk ve yaay tarz hakknda bilgi edinmek iin kaya doru yolland. Fakat geminin acayip grn ve bykl karsnda aakalan balklar kap gittiler... O zamana kadar her ey ynetmelie gre gidiyordu. Ve Sebastiano Cabotonun tavsiyelerine uyarak, halkn dikkatini ekmek iin trampet almak kalyordu. Fakat mesele trampetsiz de zld. Balklar, bilinmeyen insanlarn geliini her tarafa yaymlard. Yerli halk, kayklarla gemiye gelmeye balamt. Gelenler arasnda o yerlerin valisi de vard. Clement Adams hikyesine yle devam ediyor: Bizimkiler, bu lkeye Rusya ya da Moskof lkesi dendiini ve van Vasilevi adn tayan o zamanki krallarnn, usuz bucaksz topraklar idare ettiini rendiler...

Kaptan Chancellor, memleketin ierilerine doru ilerledike Moskof lkesinin, Cabotonun ynetmeliinde uyard ssz dou lkelerine benzemediini aka gryordu. Chancellor, not defterine unlar yazmt: Btn topraklar iyice ilenip buday ekilmi. Her gn, buday ya da balk ykl 700-800 kzaa rastlayabilirsiniz. Moskova ok byk. Bence btn ehir, dolaylaryla birlikte Londradan byk... Chancellor, Moskovada yksek duvarlarla kuatlm mkemmel bir ato grd. atoda dokuz muhteem kilise vard. arn saray, eski zaman ngiliz binalarna benziyordu. Bilinmeyen lkelere giderken Chancellor, ok altn bulacan umuyordu. Ve umduunu buldu. ok altn grd. ngilizleri, Altn Salon denilen bir salona aldlar. Salondaki masalar, altn kaplarla doluydu. Sonra Ziyafet Salonuna getiler. Orada da pek ok altn kupalar, 1-1,5 yarda boyunda altn testiler vard. Bir masann banda omuzlarnda peetelerle iki soylu kii duruyor, ellerinde inci ve deerli talarla ssl altn bardaklar tutuyorlard. Bunlar arn bardaklaryd. Yemekler

yalnz ara deil, btn davetlilere altn kaplarda veriliyordu. arap kutular som altndand. Yemee davetli iki yz kii yemeklerini altn kaplardan yiyordu. Hizmet eden soylu kiiler srmal elbiseler giymilerdi. Yabanclar, ar saraylarn ite byle anlatyorlard. Elimizde yabanclarn notlarndan baka, Ruslarn braktklar tantlar da olmasayd, o devir Moskovas hakknda pek az ey bilebilirdik. ar saraynn, yalnz altnlaryla nl olmadn biliyoruz. Altn Salonun duvarlar, nl ressamlar tarafndan resimlenmiti. Holdeki on tabloda, eskia komutanlarndan sus Navinin sava ve zaferleri tasvir edilmiti. Bu tablolarn grevi, uzak olmayan bir gemite arn Tatarlara kar kazand zaferleri herkese hatrlatmakt. Tavana, gk kubbeleri ve sa resimleri, evresine de, deliliin yannda akl, sonra, tabiat glerini, yani havayla atei, rzgrlar ve yln drt mevsimini temsil eden plak ve yar plak ekiller izilmiti. Duvarlarda ve kemerlerde, yabanc misafirler Rus tarihinden sahneler canlandran tablolar ve

Vladimirden balayarak, prenslerini gryorlard. Rus papazlaryla boyarlar, yeni tarzda izilmi olup eskilere benzemeyen bu tablolara bakmaktan ekinirlerdi. Eskiden duvarlara yalnz aziz resimleri izilirdi. Buradaysa sann hemen yan bana, raks eden bir kadn resmi yaplmt. Bunlar dine aykryd ve arn Tanr dman kabul ettii bilime gre, kitaplara uyularak yaplyordu. Boyarlar, sakallarn svazlayp uzun kalpaklarn sallayarak, gizlice kitaplarn eski dine getirdii zarar anlatrlard. Ama yabanc misafirler bu gizli konumalar iitmezdi. nk boyarlar ar yksek sesle ver, onun mkemmel Tanr gcnde bir zat, bilgili ve hatip olduunu sylerlerdi. ar Korkun van, gerekten okumu bir insand. Kutsal kitaptan ve kilise byklerinin eserlerinden baz paralar ezbere bilirdi. Konumalarn Musevi, Yunan, Roma, Got, Fransz tarihlerinden ibretli rneklerle beslerdi. Mektuplarnda, Tevratta adlar geen Davut, Sleyman, sus, Navin gibi hkmdar

ve kahramanlardan baka Zeus, Apollon, Aineas gibi putperest tanr ve kahramanlarn adlarna da rastlanrd. arn emriyle Moskovada, Nikolski Manastryla Belodorod adl bir yabancnn evi arasnda bir matbaa kurulmutu. Usta bir matbaac van Fydorof, bask makinesi iin gerekli her eyi kendisi yapm, harf kalplarn kendisi dkm, ssl kitap balklarn ve satr balarndaki majskl harfleri kendisi oymutu. Henz yap iskeleleri iinde olan matbaann yanndan geen boyarlar, parmaklkl kaplara, yksek kuleye kalarn atarak bakyorlard. Yeni her ey, ne boyarlarn houna gidiyordu, ne prenslerin. Bunlar, her boyarn kendi maliknesinde bana buyruk birer hkmdar olduu eski zamanlar unutamyorlard. ar her eyi kendi eline almt. Eski Rus prenslerinin torunlarna yz vermiyordu. Bir zamanlar tarihinin biri, halkn kalbinin bir olmas gerektiinden sz ediyordu. gor Alay Destann yazan ozan kavgalaryla dman Rus topraklarna ektikleri iin prensleri azarlyordu.

te, prensler arasndaki kavgalara, geimsizliklere son verilmiti. ar Korkun van, tm Rusyann tek hkimi olmak iin, keyfine gre hareket eden derebeylerini merhametsizce eziyordu. Sava yalnz ate ve klla deil, kalemle yaplyordu. O zamandan kalma kitap ve mektuplar okurken bu apak grlr. Mesela van Peresvetofun kitaplarn alalm. Bunlar, iktidar henz boyarlarn elindeyken, yani Korkun vann arlnn ilk yllarnda yazlmt. Memur ksmndan olan Peresvetof, yalan dolanla servet sahibi olan, tembel zenginler dedii boyarlarn foyasn aa vuruyor, bunlarn, soylular kendilerine uak yapmalarna fkeleniyor. Kitaplarndan birinde unlar yazyor: nsanlarn kleletirildii bir lkede, cesur kimseler olamaz ve dmana kar korkusuzca savalamaz. nk kleletirilmi insana, rezil olmak vz gelir ve byleleri, gc yetse de yetmese de, eref peinde komaz ve nasl olsa kleyim, kle kalacam, der. te o zamann kitaplarndan ikisi daha: Dereceler

Kitab, Resimli Tarih Kitab. Bunlar, ar ve iktidar vmek iin yazlm tantanal kitaplardan; ar erefine dikilmi birer ant sanki. Dereceler Kitab, arn en yakn adamlarndan biri olan metropolit Makariyin siparii zerine yazlmtr. Kitapta, Vladimir Svatoslavoviten Tm Rusyann mutlak hkmdar ve birok halk ve lkenin galibi dedikleri IV. vana kadar byk prenslerin saysna gre 17 kademe, 17 blm vard. Bu 17 kademeli antn en stnde, Vladimirden sonra on yedinci, Rutikten sonra da yirminci hkmdar olan Korkun vann resmi duruyordu. Resimli Tarih Kitab da, dieri gibi bir vg kitabyd. ar ktipleriyle ressamlarnn binlerce minyatr resmiyle doluydu. Bu kitapta, tarih olaylarna dair hikyelerden sonra, Moskova hkmdarlarn, ayrca Korkun van gklere karmak amacyla uzun uzadya aklanm fikirler geliyordu. Bunda alacak bir ey yoktu. nk kitabn redaktr bizzat Korkun vand. Fakat, eski soylularn kendi haklarn savunduu

eserler de vard: Prens Kurbskinin Korkun vana yazd mektuplar bunlardand. Prens Kurbski, Yaroslav prenslerinin torunlarndand. Onun soyu da Rriklere kadar varyordu. Prens, tm iktidarn Moskova arna gemi olmasyla badamak istemiyordu. Kam olduu Litvanyadan yazd mektupta, ar n gaddarln ve despotizmini aa vuruyor, onu keyfi ynetim ve kana susamlkla suluyordu. ar buna, genie propaganda edilip etrafnda ok grlt koparlan byk bir mektupla cevap verdi. Korkun van, Kurbskiyi ihanetle suluyor, idam ve affetme hakknn, Rusyann tek hkmdar olma hakknn kendisinde olduunu ispata alyordu. ar kalemde ustayd, fakat rakibi de zamannn en okumu adamlarndand. Kurbski, Aristotelesi biliyor Ciceroyu Rusaya eviriyordu. ar vana Korkun lakabn vermilerdi. Gerekten de korkuntu. Hem yalnz Ruslar iin deil, yabanclar iin de. Oysa Rus Devletinin dmanlar az deildi. Bir zamanlar Rus topraklarndan hem Batya hem

Douya giden yollar ardna kadar akt. skandinavyadan Yunanistana giden yol da Rusyadan geiyordu. imdi bu kaplar kapalyd. Douda ve Gneyde yolu Tatarlar tkamt. Bat Rus topraklarn komular zapt etmiti. Baltk kylarnda Livon valyelerinin kaleleri vard. Hansa tccarlar, yabanc tccarlar ve ustalar Moskovaya sokmuyorlard. Bir defa Korkun van, yabanc lkelerden yzden fazla usta armt. Bu demirci, dkmeci, topu, hekim, eczac ve matbaaclar, aile ve ev eyalaryla birlikte bu uzak yola kmlard. Fakat Hansa tccarlar, kendilerini Moskovaya brakmadlar. Lbek ehri Senato yeleri, ar elisinin hapse atlmasn, ustalarn da kovulmalarn emrettiler. Bylece, bat, gney ve dou kaplar kilitlendi. Bunlar amaya abalayan Ruslar, bir yandan Tatarlarla, te yandan Livonyallarla savayorlard. Dou kaplar, batdakilerden nce ald. Rus ordusu Kazan zapt edip Volgay ele geirdi. Bylelikle de, bir zamanlar Afanasiy Nikitinin mal gtrd uzak lkelere giden ve Moskovadan

geen yol, yeniden alm oldu. Bu zaferin bir hatras olarak ar, Kremlin nlerinde, Rus Devletinin gcn ebediletirmek iin yedi kgir kilise kurulmasn emretti. Bu ii tecrbeli ustalar olan Postnikle Barma zerlerine aldlar ve meseleyi yle zdler: Bir temel zerine, yedi yerine dokuz kilise kurdular. Bunlar muazzam bir tapnak meydana getirmilerdi. Bu tapnan ortadaki sivri ulu adrms kulesi krk yedi metreye ykseliyordu. Bunu, daha kk sekiz kule evreliyordu. Ustalar, tula duvarlar yava yava daraltp incelterek kyorlard. Dayand duvarlar keltip ezmemesi iin, muazzam kulenin arln, orantl olarak btn duvarlara datmak, bunun iin de her bir kemeri akllca kurmak gerekiyordu. Mhendisler bugn bir bina kurmaya kalksalar, ilk ileri tm yap kurallarna uyarak hesaplarn yapmak olur. Postnikle Barma, bu ii hi hesapsz baarabilirler miydi? Elbette baaramazlard. Fakat

onlarn zamannda mekaniin kanunlar, yap kurallar pek az biliniyordu. Ustalar bina ilerinde hesaptan fazla sezgilerine dayanarak, meseleleri gz kararyla zyorlard. imdi benim diyen bir mhendis Postnik ve Barmann gz kararyla yaramaz. Bu iki usta, zerlerine aldklar g grevi yle ustalkla baarmlard ki, kurduklar kilise bugn de tm inaatlara parmak srtr. Kilise tamamlandktan sonra bir tarihi: Kgir bir tapnak yaplp birok harika resimle sslendi diye yazmt. Fakat St. Bazil adn alan bu tapnan en artc yan, ilk bakta gze arpmaz. nsan artan dz tula tavanlar grmek iin ikinci kattaki geitlerden birine kmal. Bir kemerde, tulalarn duvara dayanarak tutunduunu herkes bilir. Ya dz bir tavanda neye dayanr bunlar? Bir yerde tulalar skld zaman, tavann salam kalmas iin demir ubuklarla desteklendii anlalmtr. Kiliseyi XVII. yy.da tamamlayan ustalar,

demiri tan ve tulann hizmetine komulard. Yani bunlar, zamann yz yl ilerisindeydiler. Rusyada byle hnerli ustalar az deildi. ehirlerde, manastrlarda, arn ifliklerinde, byk demirhaneler vard. Yalnz Kiril Beozersk Manastrnn demirhanesinde yedi ocak, yedi krk ve yedi rs vard. Tuladaki, Novgoroddaki tophanelerde alan tecrbeli topular, eski dvme usulyle top yaptklar gibi, dkme usulle de top yaparlard. Toplardan bazlarnn arl yzlerce, hatta binlerce pudu bulurdu. Top dkmek kolay bir i deildi. Toplar iin yusyuvarlak glleler yaplyordu. Azdan dolma tfekler iin de namlu yapyor ve bunlar emberle pekitiriyorlard. Bu da tecrbe ve bilgi isterdi. Rus top ustalar ve demircileri, madenlerin niteliklerini iyi bilirlerdi. niversite yz grmemilerse de fiziki ve madenciydiler. Stroganoflar ailesine ait tuzlalarda bir eit a gibi sular buharlatrp tuzunu karanlarsa kimyaclard. Bu alar sert ve yumuak sularn tm niteliklerini bilir, bunlardan tuz karrlard.

Ordu iin barut yapan ustalar da kimyacyd. Finlandiya krfezi kysnda, Beyaz Deniz kylarnda, eski Ustyug maden ocaklarnda, madenciler demir cevheri karrlard. Kuzey Dvina Irmanda ve Onega Glnde akmaden ta, Volga boyunda kkrt elde edilirdi. Maden uzmanlar, yeni maden yataklar aryordu. Doaya kar byk bir sava yrtlyordu. Gl bir devlet olan Rusyann, usuz bucaksz topraklarnda neler olduunu tespite alyorlard. Byle geni bir lkede usta ve alet sknts vard. Bunlar Bat lkelerinden getirtilebilirdi, ama Livonyallarn kaleleri Bat yolunu tkyordu. Ancak Kuzeyde, Dvina Irmann aznda bulunan kk kap kalyordu. Rus balklaryla, tccarlar teden beri kayklarla Murmansk kylarn izleyerek Norvee giderlerdi. Hikyelerini Chancellordan dinlediimiz ngiliz misafirleri de bu kuzey kapsndan gelmilerdi... Sebastiano Cabotonun gemisinden, ancak biri Rusyaya sa salim ulaabilmiti. teki gemilere, yani yi Umutla yi Gvene balanan umut ve

gven boa kmt. Bir Rus tarih kitab, 1555 yl knda, Karelyallarn Murmansk kylarnda iki gemi bulduklarn yazar ve: Bu gemiler limanda demir atmlard. indeki btn insanlar lmt. Gemiler mal doluydu der. Galiba ngilizler, daha tecrbesiz kutup kifleriydi ve karlar arasnda donmulard. Edward - yi Teebbs adl nc gemi hakknda Rus tarihisi yle der: Denizden Dvina Irmana giren gemi, ngiliz Kral Edwardn elisi Ritsartn (Tarihi, Richarda Ritsart diyor) ve beraberindeki misafirlerin, kk gemilerle Holmogora geldiklerini bildirdi... Richard Chancellor, kendisini Kral Edwardn elisi olarak takdim etmiti. ar Korkun van da Kraln elisi Ritsart ve ngiliz lkesinden gelen br misafirleri iyi kabul edip, Rusyaya ticaret iin korkmadan gelmelerini, mlk edinip bina kurmalarna engel olunmamasn buyurdu. ngiliz tccarlarna, Moskovada Aziz Maksim Kilisesi yaknlarnda yer verildi. Ondan sonra ngiliz

gemileri her yl Dvinaya girmeye baladlar. Richard Chancellorla yi Teebbs gemisinin sonu ne olmutu? Rus tarihi bu konuda susuyor. Yzyllarda yaptmz gezilerde, klavuzumuzu yeniden deitirmek zorundayz. Henry Lane adl bir ngiliz, dostlarndan birine yazd mektupta, Chancellorun Moskovaya bir gezi daha yaptn bildirir. Chancellor, ngiltereye dnerek, Yosif Nepeya adndaki Rus elisini de beraberinde alm. skoya kylarnda yi Teebbs gemisi kayalara arparak batm, Chancellor lm, Rus elisi de g kurtulmu. Kralie Maria ve ngiliz tccarlar, adam gnderip eliyi davet etmi ve kendisini Londrada alamlar. Peenga ve oradaki Rus manastr yaknlarndaki Murmanskda buzlar arasnda duran yi Gven ve yi Umut gemilerini almak iin, ngiltereden kaptan ve gemiciler gnderilmiti. Fakat buzlar arasnda geirdikleri iki kta eskimi olan bu gemiler, yolda batmt. Byk Kroki Kitab

Ruslar yalnz Batya deil, Douya da yol ayorlard. Dou lkesi Sibiryaya dair o zaman anlatlan efsanelere gre, Byk Ta denen Urallarn tesinde dokuz halk yaard. Orada azlar tepelerinde bulunan ucubeler vard. Bundan baka, gzleri gslerinde, azlar omuzlar arasnda baszlar vard. Bunlar insan yiyen kll yaratklard. Bu ucubelere Heredotosun Tarihinde, Makedonyal Byk skendere dair uzun hikyede ve bilinmeyen lkeler stne birok kitapta defalarca rastlamtk. smi var, cismi yok bu ucubeler, ne de uzun mrlym meer! Ve bu gidile bunlar yeryznden kovulsa bile, Marsta szleri edilecek galiba. Efsane cva gibi bir ey; tarihlerdeki, boluklar, corafya haritalarndaki bilinmeyen yerleri illa ki gidip dolduracak. rnein, Rusyann XVI. yy.da bir yabanc gezgin tarafndan yaplm haritasn alalm. Bu haritann bat ksm ehir, rmak, gl adlaryla dolu. Buras, ehir ve kaleleri iaret etmek iin kullanlm ufack kiliselerle, evlerle, kulbelerle o kadar dolu ki,

yenilerini koymaya yer kalmam. Haritann dou yarsnda bu iaretlere rastlanmyor. Fakat burada da bo yer yok. Bilinmeyen yerler, resim ve yazlarla doldurulmu, ama bu resimler olan deil, olmayan tasvir ediyor. Ssl bir ereve iine alnm yazlar kk birer efsanedir. te, Urallarn tesindeki Obi Irma, onun arkasnda da, kuca ocuklu bir kadn heykeli. Yazda unlar yazl: Bu altn kadna Yugorlarla Obdorlar taparlar. Khin, yaplacak ii, glecek yeri hep bu kadna sorar. Put da (alacak ey) karlk verir ve her ey dedii gibi kar. Kazakistan steplerinde atllar, develer, koyunlar izilmi ve altna yle bir yaz eklenmi: Bunlar insan, deve, at ve koyun biiminde kayalardr ki, anlalmayan bir deiiklik sonucunda olduklar gibi talaan insan topluluunu, koyun ve at srlerini ifade eder. Bu mucize, yz yl kadar nce olmutur. Resim ve efsane alabildiine, ama gerekte Obinin dousunda ne bir rmak, ne bir da, ne de bir ehir var.

Obi, o zaman Avrupallarn bildikleri dnyann dou snryd. Bu snra varncaya kadar karanlk ormanlarda aylarca dolamak, souk sulu geni rmaklarda kayklarla yolculuk etmek gerekirdi. Yolcular, Kama Irmanda pusu kurmu Volga Tatarlar beklerdi. Sibiryaya giden her yz kiiden, ou zaman on kii ya dner ya dnmezdi. Fakat cesur ve ansl olanlar, deerli krkler, aybal dileri, gm ve ss eyalar getirirlerdi. Mine, inci boncuktan ilenmi bu ss eyalar, Buhara ve rgen ustalarnn eseriydi. Buharal tccarlar bunlar krkle deitirmek iin Altaya ve Sibiryaya gtrr, bylece Sibiryal avclarn eline geen bu eyalar, Kama Irmanda pusu kurmu Volga Tatarlar beklerdi. Oradan da, Sibiryaya giden Moskoval voyvodolarn eline geerdi. Ruslar, douya doru durmadan ilerliyordu Stroganof adndaki tccarlar, Kama Irmayla kollarnda ehirler kurup bunlara avclar yerletiriyor, tuz karyor, orman kklyor, ham topraklar tarma elverili hale getiriyorlard. Boyarlardan, toprak aalarndan kaak Kazaklar, Stroganoflarn hizmetine giriyorlard. O devirde kylnn yaay

arlatka arlayordu. Kyl hem ara vergi demek, hem de toprak aasna rnn bir ksmn vermek zorundayd. Vergiler gitgide artyordu. ara, orduyu beslemek, silahla donatmak, memur tutmak iin para gerekti. ar, soylulara hizmetleri iin iftlikler balard. Birer toprak aas olan bunlar, iftliklerindeki kylleri yle gaddarca soyup soana evirirlerdi ki, smrlecek bir ey kalmad iin kendilerine baka iftlikler verilirdi. Korkun van, hizmetindeki adamlara, nerede bir fesatlk, bir ayaklanma olursa bulup kkn kazmay emretmiti. Ve bunlar, olan yerde de olmayan yerde de ille bir ayaklanma bulurlard. Ba emeyen boyarlarn malikneleri yaklp yklr, sonunda kabak kyllerin banda patlard. Kyl tarlalar atlara inetilir, evleri yklrd. Tozu dumana katarak geip giden yaz atl bir asker kafilesinin ardndan korkuyla bakarlard. Kimsenin hayat emniyette deildi. Kyller, hamam bceklerinin bile yiyecek bulamadklar isli evlerinden, steplere, ormanlara, Don, Yayk, Volga ve Kama taraflarna kap zgr insanlar oluyorlard. Bunlar geimlerini avclkla, balklkla, haydutlukla salar, Tatar

kylerini basar, Rus kervanlarn soyarlard. arn voyvodalar, bu haydut Kazak ebekelerini cezasz brakmazlard. Bazen Kazaklarn piman olup Rus Devletinin snrlarn Tatarlara kar savunmak iin arn hizmetine girdikleri de olurdu. Kazak taburlar, Kama boyundaki ehirleri Tatarlara kar savunur, Urallar ap Tatarlara ve Yugorlara saldrrlard. Stroganoflar artk rti ve Tobol Irmaklarnda ehirler kurmay tasarlyorlard. ar Korkun van, kendisine tm Sibiryann hkimi diyorduysa da, Sibirya daha Rusyaya katlmamt. Rusyada, Yermak Timofeyevii bilmeyen zor bulunur. Bir avu Kazak ve birka kaykla, Sibiryay fethetmeye girien bu insann, ne kadar cesur ve azimli olmas gerekti. Tren, dmdz Sibirya steplerinde gnlerce ilerlerken, byk Sibiryann rmaklar kprlerin altndan akarken, yolcu pencereden bu engin topraklara bakp Yermak hatrlar. Bir avu insann, bu kadar geni bir lkeyi nasl fethedebildii, kendisine bilmece gibi gelir, Yermakn mfrezesi step okyanusunda bir kum tanesi gibiydi. Fakat bu kum tanesi tm stepleri fethetmiti.

Kald ki, mesele yalnz usuz bucaksz mesafelerde deildi. Sibiryann sert tabiat, yar beli bulan karlar, kara klar ve frtnalar hep Kazaklara karyd. Kalabalk Tatar mfrezeleri de Kazaklara gz atrmyordu. Ruslarn says bini bile bulmamken, Tatarlar on binlerceydi. Geri Ruslarn ateli silahlar vard. Tatarlar yle derdi: Yaylar ate pskrten askerler gibiydi. Patlaylar gk grlemesi gibi. Attklar oklar grnmyor, ama insan yaralayp ldryor, zrhl elbiselerimizi delip geiyor. Yermakn mfrezesi, saldran Tatarlar pskrte pskrte rmaklardan ilerliyordu. Dman, anszn saldryordu. Kazaklar, gece gndz rahat yz grmyordu. Anayurt uzaktayd. Ve her gn biraz daha uzaklayordu. Yermak bir defa Kazaklar toplayp kendilerine yle seslendi: Nereye kaalm? Artk gz. Irmaklar buz tutmaya

balyor. Admz ktye dnersek ayp ederiz ve oluruz. Her eye gc esirgemezse, bu lkede anmz ebedileecek.

karmayalm... Geri szmzde durmam yeten Tanr yardmn admz unutulmayacak,

Kazaklar ileri gitmeyi kararlatrd. Ruslar, Tatar kasabalarn birer birer zapt ederek ilerliyorlard. ok Rus, Tatar, Ostiyak ve Vogul kan dkld. Sonunda Kazaklar, en byk Tatar kalesine dayandlar. Tatarlar rti Irmann dik kysnda mevzi almlard. Han Km, tm ordusuyla buradayd. Ruslar rtii yzerek geip Tatarlarn aa ktklerinden yaptklar istihkmlara saldrdlar. Bu savata yzden fazla kurban verdiler. Oysa hepsi birka yz kiiydi. Ama kaleyi aldlar. Han Km kat. Kazaklarn eline pek ok altn, gm, deerli talar, binlerce deerli krk geti. Yermak, Sibiryann egemeni olmutu. Basbaya

bir hkmdar kulu olduunu biliyordu. Yeni fethedilen Sibirya lkesini Korkun vana sunmak iin arkada van Koltsoyu Moskovaya gnderdi. Atasz yerin kula var der. van Koltso daha Moskovaya gelmeden, ara Yermakn haydutlarnn Sibiryada ast astk, kestii kestik kiiler olduklarn jurnallediler. Boyarlar, toprak kleliinden kap zgr hayat seenlere hrsz ve haydut diyorlard. ar Stroganoflara sert bir ferman gnderdi. Yermakn elisi tam o srada yetiti. ar, elileri ok iyi karlayp Komutanlar Yermaka kendi krkn balad ve voyvodalarn onun yardmna gnderdi. Ba darda olan Yermak bu yardma pek muhtat. Tatarlar ikide bir saldryorlard. Bir gece, rti kysnda uyuyan Kazak mfrezesini basp krmlard. Tek bana kalan Yermak, rma yzerek geip kurtulmaya abalam, fakat ar zrhlar kendisini rman dibine batrmt. Yermak boulmutu. Ama ilk mfrezelerin peinden yenileri gidiyordu. Bunlar tayga ormanlarnda kendilerine yol ayor, bilinmeyen rmaklarda kayklarla ilerliyorlard. Bazen rmaklarn

bunlar kuzeye, Buz Okyanusu kylarna gtrd oluyordu. Kn kar frtnalarna, yazn bunaltc scaklarna dayanmak gerekiyordu. Yollar, sk ormanlardan, bataklk tundralardan, yzer buzlardan geiyordu. Fakat Pasifik ve Buz Okyanuslarna doru bu akn hibir kuvvet durduramazd. Rusyaya katl, Yakutlara, Buryatlara, Evenklere ok pahalya mal olmutu. Bunlar hem arn voyvodalar, hem tccarlarla zanaatlar zulmedip soymaya balamlard. Fakat yine de bu ar yol, ileriye doru giden bir yoldu. nk Sibirya halklar, Rus halkndan yzyllarca gerideydiler. Kuzeyde avclar daha demiri bilmiyor, ok ularn tatan yapyorlard. Rus halkyla temas kuran Sibirya halklar, tarihsel gelime yolunda daha hzla yrmeye baladlar. Bilinen meskn dnyaya baz yzlerce kilometre mesafede tek bir insani konutun bulunmad geni bo topraklar eklendi. Bu topraklar, yalnz haritada deil, dnyada da alabildiine geni bilinmeyen yerlerdi. Ve Ruslar bu bilinmeyen yerleri doldurmaya

baladlar: ehirler kuruyor, stepleri sryor, tayga ormanlarnda yol ayor, rmaklarda kprler kuruyorlard... Moskovada devletin ktipleri, Byk Kroki Kitabn kopya ediyorlard. Moskovaya giden btn yollar bu kitapta iaret edilmiti. imdi Tmer ve Tobolsk gibi yeni kurulan ehirlere giden yollar da kitaba alnmt. Byk Obi Irma, dnyann kenar olmaktan kmt. te yandan Kremlindeki ar saraylarndan birinde, Rusyann haritas iziliyordu. Rus topraklar, Kuzey Denizinden Hazar Denizine, Aral Denizinden Dniyestere kadar geni alanlar kaplyordu. arn olu, kalemini haritann zerinde gezdirirken hayali uzaklara Ta ember denen Urallarn arkasna, byk Obi Irmann telerine, Sibiryann orman ve steplerine uup gidiyordu... Bylece, Moskovada, Londrada, Madridde ve Lizbon da, ortak gayretlerle, gezegenin byk krokisi, yani yeryuvarlann haritas douyordu.

Tarihin Sayfalar
Bir zamanlar, Yunanllar, Persler, Romallar, Kartacallar, Bizansllar, Araplar, Venedikliler, Trkler srayla denizlere hkim olmak iin savaa girimilerdi. Bu savalarda gemiler batyor, dalgalar kana boyanyordu. Fakat deniz, halklar yalnz ayrmakla kalmyor, birletiriyordu da. Deniz kysndaki ehirlerde diller, treler, inanlar birbirine karyordu. Gemiler sadece hnerli ellerden km eyalar deil, bunlar yapma sanatn da bir lkeden dierine gtryorlard. lke lke dolaan bilim adamlar, eitli halklarn tecrbelerini bir araya topluyor, birok kltrden bir kltr meydana geliyordu. Derken Deniz Devrinin yerini Okyanus Devri alm, denizlere hkim olmak urundaki eski kavga daha byk bir iddetle alevlenmiti. Okyanusta karlatklarnda savamak frsatn karmayan gemiler, bir ktadan dierine hayvan, tre, aa, maden ve yabanc dillerden kelimeler de tayordu.

mrlerinde Kongo ya da Nijer Irmaklarndan baka bir ey grmemi olan zenciler, Mississippiye grlyordu. Amerikadan getirilen patates, Avrupa tarlalarnda budayla yan yana bitiyordu. Kzlderililerin dilinden kakao, ttn, msr gibi szler Avrupa dillerine giriyordu. Limanlarda tccar ve denizciler, eskiden kimsenin bilmedii iren kokulu bir bitkinin dumann ilerine ekiyor, sonra tkryorlard. Paris kahvelerinde, biberli Meksika kakaosu ikram ediliyordu. Mteriler, okyanus tesinden gelen bu buruk ikiyi, midelerini yakmasn diye, yudum yudum iiyorlard. Amerika steplerinde, Avrupadan getirilip yabanilemi at srleri otluyordu. Oysa eskiden Kzlderililer atn ne olduunu bilmezlerdi ve ilk defa grdklerinde ona bir harika gzyle bakmlard. ki bal canavar dedikleri ata binmi insan grnce, binlerce cesur Kzlderili korkarak kaard. nsann attan inmesiyle, canavar birken ikiye ayrlnca da korkudan dleri kopard.

Binlerce kilometre suyun ve topran ayrd eyler hzla birbirine karmaya balamt. Yeni dnyada, milletler, diller, treler, bitkiler, hayvanlar yeniden karyordu. Okyanus kysndaki Amerika ehirlerinde, eski skenderiyede olduu gibi, derilerinin rengi eitli insanlara rastlanabilir, birok dilden szler iitilebilirdi. Tarihte yeni bir blm balamt... Tarihe, ta bandan yle bir gz atalm: te bir grup ilkel avc, bak ve mzrak ucu yapmak iin, akmakta aramak zere bir rmaa doru gidiyor. Birka bin yl sonra, ayn rmakta kayklar dolayor. Komu kabilelerle dei toku iin gtrd kaba nakl anak mlei kaya ykleyen insan, artk dnyada yalnz olmadn biliyordu. Sayfalar birer birer gzlerimizin nnde canlanmaya devam ediyor: Deniz kysnda bir ehir meydana geliyor, limanda baka bir ehir meydana geliyor, limanda baka ehir ve lkelerden gelen

gemiler duruyor. Artk halklar birletiren rmak deil, deniz. Fakat deniz bunlar ayn zamanda ayryor da. nk denizyollar iin ehirler arasnda sava balyor. Tarihin sayfalar sava, zafer, yenilgi ve bulularla dolu. Ve ite Kolombun gemileri Atlantik Okyanusunu ayor, Ruslar, mfreze mfreze Pasifik Okyanusuna doru ilerliyorlar... Aradan birka yzyl daha geiyor. nsan umaya balyor. Hava okyanusu devri balyor. Artk yalnz denizde ve karada deil, havada da gemi zamanlarn btn savalarn glgede brakan iddetli savalar oluyor. Fakat te yandan, hangi deniz, hangi okyanus, halklar hava okyanusunun birletirdii gibi birletirebilir? Her ehir, kylar her yerde olan bu okyanusun bir liman olabilirdi... Ama pek ilerilere gittik yine. imdi nmzde ak duran sayfalarda sz konusu insanlar, uak yle dursun, lokomotifi bile akllarndan geirmiyor ve at

zerinde karada, yelkenli gemilerle de okyanuslarda dolayorlard. Dnyay Tanmak G nsanlarn, doup bydkleri kylerde yaayp dnyada olup bitenlerden habersiz olduklar eski zamanlar, ar aksak akan hayat nerede kalmt? nsanlar bir yerde duramaz olmulard. Yollardan mal ykl araba kafileleri gidip geliyor, birka ift at koulmu kupa arabalar, yalpalaya yalpalaya ukurlardan geiyordu. Yollar kt m ktyd. ift at koulurdu bu arabaya. Ama bunu alm satmak iin yapmazlard. Bu bir zorunluluktu. Ar kupa arabas amura saplanp kaldnda onu karabilmek iin en yakn kyden at getirmek gerekiyordu. Byk toprak aalarnn yulafla beslenmi atlaryla yan yana koulan, samana da, ar ie de alk kyl atlar, kocaman tekerlekleri yapkan koyu amurdan karmaya abalarlard. Baz yerlerde yollara ta denmeye balanmt. Byle yollarda yolcu dinlenebilir, arabac da

sarsntdan dme uyuklayabilirdi.

korkusu

duymadan

Acele ii olan drt nala giderdi. Tccarlar, heybelerindeki mal rnekleriyle rahvan giderlerdi. Dnyann ilk postaclar da, antalarndaki mektup ve paketlerle yine drtnala koarlard. Mektup olaan bir ey olmutu. Postac ya da bu erefli grevi zerine alan bir arabac, kaplarn aldnda insanlar artk korkmazd. Tccarlar, baka bir ehirdeki fiyatlar ve haberleri mektuplardan renirlerdi. Eskiden insanlar, bazen komu kyde bile olup bitenlerden habersiz yaarken, artk kk bir kasabada bile, spanya Kralnn, limanlarndaki Hollanda gemilerini tutuklama emrini niin verdii ve bu yzden karanfil fiyatlarnn artp artmayaca stne kafa yoruyorlard. Haberler hem mektuplardan, hem de hanlara yeni inenlerden renilirdi. Hanlar tanmak kolayd. Avlusunda bir yanda yorgun, terli atlar arabalardan zlr, te yanda yeni yemlenip sulanm atlar koulurdu. Ardna kadar ak kaplardan, glmeler, ie sesleri iitilir, tok bir insann bile itahn aan

kzartma et kokusu gelirdi. Salonda, stlerinden balarndan atla yolculuk yaptklar belli olan insanlar, srtlarn ocaa vermi snrlard. Hann nndeki direkte, zerinde altn aslan ya da kr at resmi bulunan kalkan biiminde bir tabela dururdu. Bu tabelann ne ifade ettiini anlamak iin insann okumu olmas gerekmezdi. ehirdeki tabela says gittike artyordu. Bir berber dkknnda asl prl prl tasn yannda, frncnn yaldzl simidi sallanrd. lk kk bakkal dkknlar da belirmiti. Bunlarda toplu ineden ringa balna, oraptan iviye kadar her ey satlrd. Toptanc zengin tccarlar, ufak dkkn sahiplerine tepeden bakarlard. nk kendileri binlerce markla, sterlinle, ilingle, rubleyle oynarlard. Brolarnda ktipler, gece yarlarna kadar muhasebe defterlerini rakamlarla doldururlard. Bu kocaman, ar defterler eski tccarlarn hesap defterlerine benzemezdi. Dedelerin zamannda yle yazlara rastlanrd herhangi bir tccarn defterinde: Bir dzine eldiven

sattm. Fiyatn hatrlamyorum. Bundan baka iki para al uha satmtm, ama kime sattm unuttum... Gent kadifesinden bizim karya u kadar arn elbiselik verildi. Bazen de deftere not bile etmez, mendilde yaplan bir dmle yetinirlerdi. nk eli kalem tutan azd. Artk hkim olan kanya greyse, okuma-yazma bilmeyen tccar olamazd. Hindistandan ya da Amerikadan gelen mal ykl gemi kafileleri sz konusuyken, bu alveri muameleleri ve ortada dnen sermaye aklda nasl tutulabilirdi. Hesaplar dmle yrtlecek olursa, binlerce mendil bile az gelirdi buna. Eskiden yalnz rahipler, niversiteliler, liseliler, bir de ilahiyat hocalar okuma yazma bilirken, artk her zmreden insanlar kitap okuyordu. Kitaplar ucuzlamt. nk artk yazlmyor, Gutenberg in icad matbaa makinelerinde yzlercesi birden baslyordu. Parmen kullanlmaz olup yerini kt

deirmenlerinde yaplan kda brakmt. Kt, parmen kadar salam deilse de, daha ucuzdu. Kitap dkknlarnn kaplarna, yeni kan kitaplarn reklamlar yerine, bunlarn kapaklar aslrd. Maksat, mteriye teklif edilen mal hakknda fikir vermekti. Yunan ve Roma yazarlarnn eserleri, okyanus tesi lkeler hakkndaki hikyeler, eski ortaa dzeniyle alay eden kitaplar hemen kaplrd. Obur Pantagruelin sucuklar nasl yuttuunu ya da Gargantuann, daha be yandayken tahta bir at zerinde valyelerin dellosuna katln okuyanlar glmekten katlrlard. Kitaplarda valyeler, papazlar, sahte bilim adamlar yeriliyor, yerin dibine batrlyordu. valyelerin ii gc yiyip imek, sonra kavga etmekti. Oru tutup dine uymay salk veren papazlar, kendileri kilisenin semtine bile uramaz, manastr mutfanda geirirlerdi gnlerini. Sahte bilim adamlar, dncelerini, kendilerinin bile anlamadklar esrarengiz iaretlerle ifade etme sanatnda birbirleriyle yarrlard.

lahiyat hocas Ortuin Gratsiyaya yazlm Cahil nsanlarn Mektuplar adl eserin ne ineli bir dili, ne akc bir slubu vard! Bu ilahiyat hocasnn yenilik dman olduunu bilmeyen yoktu. Dostlar ona yazdklar mektuplarda, kendi cahilliklerini yle itenlikle verlerdi ki, okuyan bunlarn alay niyetiyle yazlm olduunu hemen sezer ve kitab bitirince seziinde yanlmadn anlard. Ortuine son mektup, merhum bir dostu tarafndan cennetten gnderilmitir. Mektubu yazan, Ortuin Gratsiyaya ve onun gibi dnenlere, szn esirgemeden okumu eekler der. Bu kitabn, cahillere dost olanlar tarafndan deil, onlara dman olanlar tarafndan yazldn anlamamak iin, insann gerekten ahmak olmas gerekirdi. Kplere binen cahiller, byle kitaplarn hemen yaklmasn ister, ou zaman da istekleri olurdu. Bu hallerde kilise nndeki bir meydanda hemen ateler yaklrd. niversite kaplarndan, retmenler, ilahiyat hocalar, renciler kafilesi kard. Kafilenin

nnde yryen mzik takm, bakr borular var gcyle flerdi. Kitaplarn nasl yaklacan seyretmek iin halk meydana rd. Fakat btn kitaplar yaklmazd ya. Artk bunlar yzlerce, binlerce nsha baslyordu. Ateten kurtulan nshalar, elden ele geerek evlerde saklanyordu. nsanlar dedelerinin dnd ve ilahiyat hocalarnn rettii gibi deil, yeni bir ynde dnmeyi reniyorlard. Dnya bakalamt ve eskiden gerek sanlanlar, gzn grdkleriyle uzlaamyordu. Ama bunlar, savasz teslim olmak, ekilip gitmek de istemiyordu.

9 Bir Kitabn Bana Gelenler


Gereklere dayanan bir hikyemizde, kahramann ad, neredeyse her blmde deiiyor. Bizim de ikide bir, bir ehirden dierine, bir lkeden tekine gitmemiz gerekiyor. Baltk Denizinin sisli kylarna doru yryelim

bakalm. Denize uzanan dar bir kara parasnn meydana getirdii krfezde Frauenburg adndaki Polonya ehrini bulalm. ehirde yamataki atoyu eviren krmz kiremitli, sivri daml evler bu atoda snak aryor gibiydiler. atoyu drt ke surlar evreliyordu, bunlar gneye, douya ve batya bakyordu. atoya defalarca saldran Tton valyeleri, civardaki kyleri yakm, bahe ve tarlalar inemi, fakat atoyu ele geirememilerdi. Ama buras gerekten bir ato muydu? Surlarn zerinde, bir kilisenin sivri kuleleri gklere doru ykseliyordu. Tren saatlerinde, kulelerdeki anlarn sesleri ta uzaklardan iitilirdi. Beyaz duvarlarla evrili bahenin glgeli yollarnda, kenarlar krkl apkalar ve geni yenli elbiseler giymi insanlar dolard. Bunlarn din adam olduklar hemen gze arpard. Sakn bir manastr olmasnd buras? O da deildi. Bu cbbeli insanlarn yaay,

rahiplerinkine benzemezdi. ou, dua okuma sras kendisine geldii zaman, parayla bir papaz tutup okutur ve srasn savard. Geni tarlalarn getirdii gelir, civardaki ehir ve kylerden alnan vergi, bunlara iyi bir hayat salard. Bunlar valye deildi, kanonikustular, ama balar olan Varma Piskoposu hibir hkmdara boyun emezdi. Kanonikuslar piskoposa bal olup onun gruhuydular. Fakat biz, Avrupa ehirleri arasnda Frauenburgu, bu ar beyi gibi temel parazitlerden bahsetmek iin semedik. Bu ar kovannda, sradan ar gibi alan bir insan da vard. Kuzey batya bakan kulenin st penceresinde gece yarlarna kadar mum yanard. Bulutsuz gecelerde kule kaps alr, geni kale duvarna bir ihtiyar kard. Bir elinde fener, br elinde de gnyeyi andran acayip bir alet olurdu. Feneri yere brakp aleti bir yere yerletirip baladktan sonra, kale duvarndaki korkulua dayanarak gkyzn dikkatle seyre dalard. Yldzlar eski tandklarm gibi selamlar, onlar da kendisine iyi geceler dercesine karlk verirdi sanki. Sonra ihtiyar, aletine dnerdi. Gnyenin kenarlarndan biri boru grevini grrd.

Buna, delikli iki ufack tahta balanmt. Aleti bir yldza yneltebilmek iin, yldz bu iki delikten grmek artt. Bir gn ihtiyar, gnyeyi ekseni evresinde dndrerek, titreen yldzlar arasnda bir damla arap gibi yanan sabit bir kzl noktaya evirmiti: Marst bu. Sonra feneri kaldrp gnyenin zerine mrekkeple iaretlenmi izgileri saymt. Bylece, gezegenin ykseklii bulunmutu. Gkyz bulutsuz olduu iin ihtiyar memnundu. Kuzeyde byle geceler seyrekti. Yllarca nce, yldzlar incelemeyi yeni renirken kendisine alfabe iini gren talyan gkyzn hatrlad. Sonra ilk retmeni, mneccim Dominiko di Novara geldi gzlerinin nne. ok g artlarda almak zorundayd Profesr Novara. Takvimler tertipler, fal kitaplar yazar, Gne ve Ay tutulmalarn hesaplar, uurlu ve uursuz gnleri belirlerdi. Hi sevmedii bu ilerle, ancak hayatn kazanmak iin urard. Yldzlar gzlemek iin ilkin yaamak gerekti. Hey gidi gnler... htiyar, cbbesini ilikleyerek odasna dnd. Masann stnde elle yazlm bir kitap duruyordu. Bu

onun ocuuydu. Bir ocuk, annesi iin neyse, bu kitap da ihtiyar iin oydu. Geri ihtiyarn ocuu artk otuzunu aknd. htiyar, yazdklarn dokuz yl sonra yaymla diyen Horatiusun tavsiyesini hatrlad. Artk hemen hemen drt kere dokuz yl gemiti, kitapsa hep el yazsnda kalm, masada duruyordu. htiyar, byk sayfalar kartrd. lk sayfada Latince: Tornlu Nikola Kopernikin Gkkubbelerinin Dnmesine Dair Alt Kitab yazlyd. Kitab bir defa daha blm blm gzden geirdi. Kanc gz gezdiriti bu kim bilir! Alt kitaptan ilkinde, dnyann biimi sz konusuydu. Dnyann kre biiminde olduunu insanlarn kafalarna sokmak ne gm meer! Kopernik, Lactantius adndaki filozofun u szlerini hatrlad: Gya dnyann te yannda, ot ve aalarn kklerinin yukarya doru bydne, insanlarn da ayaklar yukarda, balar aada olduuna, ancak

bir deli inanabilir. Hristiyan olan bu Romal hatip, bir gzel konuma retmeni, fakat ne var ki bilimden yana yayayd. Ama cahillii, kendisinden daha bilgililerle alay etmesine engel olmamt. Oysa, ocuka dnceleriyle asl kendisi alay konusu olabilirdi. Kopernik yle dnd zlerek: Aradan yzlerce yl getii halde, daha Lactantius gibileri yok deil. Bir eyi anlamak istemeyen insanlar ona inandramazsn. Cahil bilim adamlar, bu kitab okuduklar zaman ne diyecekler? Dnyann hareketsiz olduuna inanmken, birdenbire ortadaki tahtta dnyann deil, gnein bulunduu u evren tablosunu grecekler. Gne, bir hkmdar gibi gezegenler ailesini ynetiyor. Dnya, sadece bu alt yeli gezegen ailesinden biri olup Vensle Mars arasnda kendisine ayrlan dairede dnyor. Kopernik, dmanlarn unutmu, tablosuna imrenerek bakyordu. eserine,

Gezegenlerin bu biimde yerletirilii, Aristotelesle Ptolemaiostan beri herkese kabul

edilmi olandan daha doruydu. Bu tabloda, gezegenlerin geriye dnlerini aklamak iin birok daire izmek gerekmiti. Az buuk matematik bilen, bu tabloya baknca, rnein Marsn niin bazen kk, bazen de byk grndn hemen anlar. nk Mars, dnyadan bir uzaklar, bir de yaklar. Gezegenlerin bu biimde yerletiriliinde, baka hibir yerde bulunamayan bir ahenk, aralarnda salam bir ballk vard ve astronomlar rahatsz eden tm elikiler, tm uyumazlklar bir rpda grnyordu. Astronomlar, yln uzunluunu tam olarak hesaplayacak durumda deillerdi. Az ok ie yarayacak bir takvim bile yapamamlard. Yldzlarn hareketini hesaplarken, evren stne kurulmu eitli nazariyelerden faydalanyorlard. Bu, bir ressamn, eitli tablolardan ald kol, bacak ve balardan ucubeler yapmas gibi bir eydi. Kopernik kendi hayatnn sayfalarn eviriyormu gibi, kitabn sayfalarn evirmeye devam ediyordu. Bu dzgn satrlarda ne byk endie ve pheler, ne ok uykusuz geceler gizliydi. Tek bana herkese kar kmak kolay myd?

Kitap daha yaymlanmamt, hakknda sadece sylentiler dolayordu, ama zaten dmanlar kmt ortaya. Kstaha bak hele, demek dnen gne deil, dnya ha? Ya kutsal kitap ne diyor? sa, gnee emretti durmas iin, dnyaya deil. Yneticiler ne gne duruyor, niye tedbir almyorlar? Kitap bir ksn, gsteririz biz ona diyordu Kopernikin dmanlar. Demek, kitabn masada biraz daha durmas, daha iyi zamanlar beklemesi gerekiyordu. Kitabn dostlar da vard. Bunlar azd, ama bilgili, aydn kimselerdi. Kopernik yine genlik yllarn, talyan bilim adamlaryla sohbetlerini hatrlad. Konutuklar meseleler, hep kilisenin yasaklad meselelerdi, bir dindarn phelenmesi gerekmeyen eylerde phe ederdi. O zaman da akldan geen her ey yazlmaz ve her yazlan baslmazd. Sohbete balamadan nce kaplar smsk kapanrd. nk engizisyonun her yerde kula vard. Yine de, yeni dnceler rollerini oynuyordu. talyan bilim adamlaryla konumalar olmasayd, kim bilir,

belki bu kitap da yazlmazd. Kopernik kitab kapad ve mumu alp kk yatak odasna geti. Burada dar yatan stndeki rafta, sra sra deri ciltli kitaplar duruyordu. Kopernikin sevdii airlerle filozoflarn kitaplaryd bunlar. Dncelerindeki heyecan, isyan eden kalbini hekzametron vezniyle yazlm iirle yattrmak iin raftan Vergiliusu alp okumaya dald. Kitabn Dostlar Yllar birbirini izliyordu. Yeryuvarla, zerinde yaayanlardan pek aznn bunu bildiine aldr etmeden daireler izerek dnyordu. Daha iyi zamanlar bekleyen Kopernikin kitabysa hep masann zerinde duruyordu. Zamansa iyilemek yle dursun, tam tersine ktleiyordu. Frauenburga, doktor Gozius adnda yeni bir kanonikus gelmiti Zndklarn ekici diyorlard buna. Her eyde zndklk, dinden sapma gryordu Gozius. Kopernikin her admn izliyor, rendiklerini piskoposa yetitiriyordu. Kopernik gzden dmt. Gen kanonikuslar, kendisiyle temastan

ekiniyorlard. Kopernikle konumak bile, phe ekebilirdi. Kopernikin bandan bela eksik olmuyordu. atoda yalnz bir dostu vard, onu da Tanrszlkla sulayp kovdular. htiyar astronom, kulesinden hemen hemen hi kmyordu. Gten dmeye balamt. Uzak akrabalarndan bir kadn hizmet ediyordu kendisine. Yllar boyunca onun ev ilerini grm, yemeini piirmiti bu kadn. Kopernikin ondan da ayrlmas gerekti; bir kanonikusun evinde kadn bulunamayaca kendisine duyurulmutu. Kopernike, bunu yapma, unu yap demiyorlard. Yalnz babaca uyaryor, kardee tavsiyelerde bulunuyorlard. Fakat o, kendisini sevdiklerini syleyen kanonikus kardeler arasnda, piskoposun babaca vasilii altnda yle yalnzd ki... Derken, Kopernike nceki dinliini, insana inancn geri getiren bir olay oldu. Gen matematik profesr George Yoakim Retik, Kopernike misafir geldi. Kitabn kmasn beklemeyip el yazlarn okumaya gelen sabrsz bir okuyucuydu bu.

Yeni bir hayata kavuan eski kulede yksek sesle konumalar iitilmeye balad. Kitap, Profesr Retiki sarsmt. Bunun baslmasn daha fazla ertelememesi iin Koperniki ikna etmeye urayordu. Bu kitab Aristoteles okusayd diyordu, grlerinden vazgeerdi, kitap bu kadar gerekliyken, onu saklamakta ne anlam var? Kopernik hl dnyordu; Yalnz cetveller yaymlansa daha iyi olmaz m? diye soruyordu. Sradan astronomlar, hazr hesaplardan faydalanabilirler ve akl olan, bu cetvellerden dnyann yeni dzenini bulup karr. Gen dostu, Kopernikle ayn kanda deildi. Ve ite kitap dkknlarnda kk bir kitap belirdi. Kapanda unlar yazlyd: ok bilgili bir adam ve mkemmel bir matematiki olan Varma kanonikusu, Sayn doktor TORNLU BAY NKOLAnn yldzlarn dnleriyle ilgili kitaplar stne gen bir matematik rencisinin birinci yazs. Bu gen renci, Kopernikin yeni dostu

Profesr Retikti. Retikin kk kitab, bir tellal gibi nde yryerek, dnyaya, pek yaknda kacak byk kitab mjdeliyordu. Retik, genlie zg bir heyecanla, cahiller, kskanlar, entrikaclar kalabal arasnda retmenine yol ayordu. Bu kalabalkta, kendi z fikri olmayan ne ahmaklar vard! Bir otoritenin fikrini, gerein kendisinden stn tutan ne kara cahiller vard. Bayku, gneten nasl korkarsa, bunlar da yeniden yle korkuyorlard. Sahte bilimlerine drt elle sarlmlard. nk foyalar meydana karsa akta kalrlard. Kopernikin gen arkada, bunlarn saflarna frtna gibi saldryordu. Filozof olmak isteyende zgr akl olmal diyordu Retik. Eskiden gerek sanlanlar, yalnz eski olduklar iin doru bulanlarla alay ediyordu. Gk olaylarnn astronomlarn isteklerine deil, astronomlarn gk olaylarna uymalar gerektiini hatrlatyordu. Ptolemaios mezarndan ksayd, kendi sisteminden vazgeerdi, diyordu. Kitap Savaa Gidiyor

Ve nihayet Kopernikin el yazs, kantlarla hesaplarla, cetvellerle iyice desteklenmi olarak yola kt. El yazsn, Nrnbergde, Petreusun matbaasnda bekliyorlard. Kopernik, ocuu sayd kitabndan ayrlp onu bastrmaya raz olmutu. Varsn bana buyruk yaasn, cahillerle savasn, doruyu savunsundu. Beklenen iyi zamanlar gelmi miydi? Hayr, gelmemiti. Kopernik o iyi gnleri grmeyecekti. Pek az mr kalmt. lmeden, btn hayatn verdii eseri tamamlanm grmek istiyordu. El yazs mahvolabilirdi. Ama kitap baslrsa, birok nshadan hi olmazsa bir tanesi kalrd... Kitap daha okuyucuya ulamadan, savaa atlmadan, birok engel kt karsna. Redaktr kendi deyiiyle Koperniki, din bilginlerinin gnln ho etmek iin kitaba bir eyler eklemeye ikna etmeye alyordu. Fakat Kopernik, redaktrn aldatc szlerine kulak asmad. Bu meselede uzlama olamayacan, bir eyler

eklemenin her eyi mahvetmek demek olduunu bildii iin buna raz olamazd. Peki kitab nasl kurtarmalyd? Kopernik evresine baknyordu. Bat Avrupada Hristiyanlar ikiye ayrlmlard. Birinin banda papa, dierinin de Luther bulunuyordu. Tringiyal bir madencinin olu olan Luther, Papaya ba kaldrmt. Szn esirgemeden Katolik ilahiyatlara iddetle saldryordu. te yandan, Kopernikin yeni teorileriyle ilgili sylentileri iittii zaman, ona ahmak demekten geri kalmamt. Kopernik, Kitab Papaya m adasam acaba, diye dnd. Luther kitab yerdii iin belki Papa onu savunur. Ve ayet, bu kitab yazdm iin mahkemeye dersem, kitab ne id belirsiz bir Varma Piskoposu yarglayacana, Papann kendisi yarglasn. Ve Kopernik kitabn Papaya yle adad: Kutsal peder, bu kitapta dnyann hareket ettiini sylediim renilince, baz kimselerin yerilmemi isteyeceklerini biliyorum... Fikrimin yeni ve ilk bakta

saduyuya aykr gibi grnnn, bana kar nefret dourmasndan sakndm iin, neredeyse hazr eserimi bir kenara atmaya karar vermitim. Fakat dostlarm, beni kitab yaymlamaya ikna ettiler... Baka birok bilim adamyla nl kimseler de benden bunu istedi, byle dncelerle zlmemem gerektiinde srar ettiler ve tam tersine, eserlerimi matematikilerin hizmetine sunmak zorunda olduumu sylediler. Kutsal Papa hazretleri, birok gecenin meyvesini yaymlamak cesaretini gstermemden fazla, btn matematikilerin tersini iddia ettikleri ve genel olarak saduyuya aykr gibi grnd halde, dnyann dnd fikrinin nasl aklma geldiine aacaksnz herhalde... Kopernik yazsnn daha ilerisinde, kendisini herkese kar, saduyu sanlana kar kmaya zorlayan sebebi anlatyor ve ftiraya kar ila yoktur diyen bir ataszne ramen Papann kendisini iftiraclardan koruyaca umudunu belirtiyordu. Cahiller kendisini daha sulamadan, bu sulamalar nefretle reddediyor ve yle devam ediyordu:

Matematik bilimlerinden habersiz olduklar halde, kutsal kitabn herhangi bir yerini bile bile tahrif ederek, giriimimi yerecek ya da rtmeye kalkacak bo boazlar bulunursa, bunlara nem vermeyecek, tam tersine, byle akld yarglamalar iitmemezlikten geleceim... Aradan aylar gemi, kn frtnalarndan sonra ilkbahar gelmiti. Frauenburg zerinde yldzlar daha sk grnmeye balad. Fakat ihtiyar kanonikus, artk geceleyin kulesinden kmyor, darack yatanda hasta yatyordu. Rafta, astronomi ve matematik kitaplaryla birlikte, Salk Bahesi, Tbbn Gl gibi hekimlik kitaplar da vard. Kopernik yalnz bir astronom deil, ayn zamanda doktordu. Eskiden her sabah, ehir dolaylarndaki hastalarn grmeye giderdi. Fakirlerden vizite paras almaz, stelik evden karken masaya, pahal reine ve baharattan yaplm haplardan baka birka gm ake brakt da olurdu. Oysa Kopernik imdi kendisi yalnz kalm, hasta yatyordu. Bakacak kimsesi de yoktu...

mrnn son gnlerini yaadn biliyordu. Bunun iin kaps her alndnda, merdivendeki admlara kulak kesilerek dinliyordu. Neredeyse kapnn alacan ve gen dostunun, elinde byk bir kitapla eikte belirecei gznn nne geliyordu. Fakat gnler geiyor, mr azaldka azalyordu. Kitapsa grnrlerde yoktu. Kopernik artk kitabn gremeden leceini sanyordu. Fakat kitab mrnn son gnnde, lmnden birka saat nce getirdiler. Kopernik kitab eline alp bakt, ama fikri artk baka yerde, ok uzaklardayd... Kopernikin, artk kitabnn sayfalarn bir defa daha evirebilecek gte olmay, bir bakma belki iyiydi. Kitab asayd, ilk sayfasnda imzasz bir nsz grecekti. Redaktr, Kopernikin fikrini sormadan, kitaba yazarn raz olmayaca bir eyler eklemiti. Ve bu bir eyler onun son dakikalarn zehirlemeye yeterdi. Redaktr, gelecekte kendisini sulayacak olanlardan daha abuk davranp kendisini mazur gstermek iin, yaltaklkla kitab yazann yerilecek bir

eyler yapmadn ispata urayordu. Kopernikin teorisini kimse kabul etmek zorunda deildi. Bu teori, herhangi bir teoriydi ve yldz hesaplarn kolaylatrd iin elveriliydi. Ksaca sylemek gerekirse, diyordu redaktr, doru bir eyler renmek isteyen astronomiye bavurmasn. nk astronomi hibir ey vermez, ve bu kitapta olan gerek sayan, bunu okuduktan sonra, eskisinden daha da ahmak olur... Bu satrlar okuyan Kopernikin gen dostu fena halde kzd. lene tutulan yas, yreinde haine kar kabaran fkeyle karyordu. Fakat ne yapabilirdi? Kitap artk km ve kitaplarda satlyordu. Kopernikin kitabn dost da okuyordu dman da ve yazarnn tahmin ettii gibi, dmanlar dostlardan oktu. Lutherin dostu Almanyann retmeni denilen Profesr Melanhton, Kopernik teorisinin sama olduunu, byle kitaplar basmann toplumun yaama kurallarn bozmak ve kt rnek vermek demek olduunu yazm ve unlar eklemiti: Gkyznn yirmi drt saatte dnyann evresinde dnd gzle

grlyor. Almanyann retmeninin bir iareti zerine, birok rencisi hep bir azdan Kopernikin kitabn yermeye balamt. Kopernikin bu kitab okumalarn istedii insanlar, eseri yle iyi karlamlard ki, Kopernik memnun olabilirdi. nl Astronom Tiko de Brage, heyecana gelip Kopernike bir vg bile yazmt.

10 Kopernikin Kitab Gen Bir Papazn Eline Nasl Geti?


1543 yl Kopernikin ld yl, ayn zamanda kitabn doduu yld. Kopernik mezarnda yatarken, kitab dnyay dolamaya balamt. Bu kitapla kimi alay ediyor, kimi onu vyordu. Kitap deimemiti, neyse oydu, ama onu okuyanlarn ou fikrini deitiriyordu. Kopernikin kitab, Napoli yaknlarndaki kk bir ehirde yaayan gen bir papazn eline de gemiti. Papazn ad Giordano Brunoydu. Brunonun

hcresinde pek ok kitap vard. Bazlar raflarda durur, bazlar da gizli bir yere kaldrlm olurdu. Manastr sorumlusu, Giordanonun hcresinde ciddi bir arama tarama yapsayd, kitaplar arasnda kilise tarafndan kabul edilen Aristotelesten baka, zgr fikirli Lukresin Eyalarn Tabiat stne adl eserini de bulurdu. Melek Doktor lakabyla bilinen Aquinolu Thomasn on sekiz ciltlik kitaplaryla birlikte, Roterdaml Erasmusun Delilie vg adl zehir zemberek kitab da geerdi eline. Dein ya da deme tahtalarnn altnda, Brunonun not defterlerini de bulurdu. Bunlardan ilk at defterde, insan okuyan fkeden keskin sirkeye eviren eylerle karlard. rnein, Kandil adl iirle Nuhun Gemisi adl diyalou alalm. Bunlar, din adamlarnn cahilliiyle, softa beyinlilikle, erdemlik taslama kusurlaryla alay ediyorlard. Ve bunlar yazan bir Dominikan papazyd. yleyse niin cbbe giymiti? Gerekten de bu zgr fikirli gen, niin papaz olmutu?

Giordano, Aziz Dominik Manastrna girdii zaman on drt yandayd. Dominikan Tarikatna bal papazlar, teden beri kat dinci ve zndklarn amansz dmanlar olarak n salmlard. Engizisyon mahkemelerinde davalara onlar bakard. Bayraklarna, aznda meale tutan bir kpek ba resmedilmiti. Tanrnn birer sadk kpei olarak, her yere burunlarn sokup zndk ararlard. Fakat, te yandan, papazlar arasnda en bilgili olanlar da bunlard. En st kapal dncelerde bile zndklk bulmann ustasydlar. Dominikan kuaklarndan birounun nasl dnp nasl dnmemek gerektiini rendikleri Din Bilgisinin Esaslar adl kitab yazan Melek Doktor Aquinolu Thomas da, bu tarikattand. Ve ite, daha ok renip bilmek isteyen bu on drt yandaki ocuk, yani Giordano, bir zamanlar Aquinolu Thomas n okuduu Aziz Dominik Manastrna ilk defa giriyordu. Kitaplar ok severdi. Manastrn zengin kitaplndan baka nerede bulabilirdi bu kadar kitab. stelik, burada okumaktan baka ii olmayacakt.

Bilime k olan Giordano, yksek manastr duvarlarnn arasnda bu sevgilisini bulacan sanyordu. Gerekten, sevgilisi bilim buradayd. Bilim, iyi yrekli ihtiyar Cassiodorus onu ilk defa manastra getirdii gnden beri manastrlarda dolayordu. Cassiodorus, bilimin manastrda kendisini daha iyi, daha rahat hissedeceini sanmt. Fakat bir zamanlar Yunanistann yama ve vadilerinde kz kardeleriyle halay eken bu dilber Mousa, burada sararp solmutu. Bilim Mousas, Tanrbilim adndaki dindar ve kat yrekli hanmn vey evlad, hizmetisi olmutu. an sesleriyle ilahiler arasnda, bilimin sesi iitilmiyor gibiydi. Sert yol gstericileri ve gzcleri vard. vey evladn hak ve grevlerini, bizzat Aquinolu doktor Thomas belirlemiti. Hanmefendi Tanrbilim nnde ba e, nk insan akl Tanrnn hikmetinden ok geridedir. Bu eii ama, bu duvarlarn dna kma, nk insan aklnn snrlar vardr, insann akl her eyi bilmez. Bu yasa iner, yeniden zgr olmak istersen,

iddetle cezalandrlacaksn: Dinsizi lm bekler... Bruno ite byle bir yerde drt duvar arasndayd. Niin girmiti buraya? Nee dolu grltl dnyay bu darack hcreye niin deimiti? Bir asker ve air oluyken niin papaz olmutu? Hep bilim iin. Brunoya, gzlerinin grdnden daha geni ufuklar gerekti. Bilimin, kendisine yeni gzler vermesini, hi kimsenin grmediini grmeyi retmesini istiyordu. Bilim buradayd, manastrn tabandan tavana kadar binlerce kitap dolu kitaplndayd. Yllar geiyor, Bruno kitap stne kitap okuyordu. oktandr kimsenin dokunmad tozlu bir cildi almak iin, sallanan bir merdivenin en st basamana kadar kard. Bir raftan dierine, tabandan tavana kadar ne kadar bir mesafe olabilir? Kitaplkta saatlerce kalan Bruno, yzyllarda ve eitli lkelerde dolayor, insanln getii uzun yoldan yeniden geiyordu. Yunan filozoflar, dnyann duvarlarn gerilere atp genileterek kendisine bilge kiilerin yolunda

klavuzluk ediyorlard. Yunanllardan sonra Araplar, Museviler geliyordu. bni Rt, Brunoya evrenin ebedi, ruhun, insanlk okyanusunda ancak bir damla olduunu sylyordu. nsan lyor, fakat insanlk kalyordu. Bruno, Katolik kilisesi babalarnn eserlerine derinlemesine dalyordu. Yunan filozoflarnn apaydn retilerinden sonra, bu melek, zarif, yalanlanamaz denen doktorlarn retileri ne kadar karanlk geliyordu. nsan gittike koyulaan bir duman saryor, duvarlar skyordu. Dnyay ruhlar dolduruyordu: Yukarda melekler, aada eytanlar. Melekler gk kubbelerini dndryor, eytanlar frtna gnderiyorlard. Ya insan neredeydi? Bu esrarengiz gler, kanatl ruhlarn askerleri, kendi aralarnda savarken, insann ruhunu eziyorlard. Fkr fkr kaynayan cehennem uurumuyla souk gk kubbesi arasndaki bu hayaletler dnyas, insan iin dar ve korkuntu. Bruno, Aquinolu Thomas bir kenara brakp yine eskia filozoflarnn kitaplarna dalyor, Aristotelesi inceliyordu. Fakat, bir zamanlar gerek peinde

dolaan, bazen yolunu yitirip yine bulan canl Aristotelesi grmyordu. Melek Doktor, kitaplarndaki yzlerce byk kk soruyla, onu da kutsal bir fosile evirmiti. Yer suda, su havada, hava atete, ate gktedir, gkse hibir yerde deildir diyen Aristotelesin dnyas Brunoya pek dar geliyordu. Yldz serpili gk kubbe sondu. Onun tesinde ne doa vard, ne baka dnyalar... Dnyann duvarlar gittike daralyordu. Bruno hcresinde, zindandaym gibi havaszlktan bouluyordu. Buraya bilim iin gelmiti, ama onun da burada kendisi gibi srgnde mahvolduunu gryordu. Bruno iin, manastr havasn solumak, tesbih eken eller, gklere bakp g grmeyen gzler grmek gnden gne gleiyordu. Burada yabanc olduunu duyuyordu. stelik kendisine pheyle bakmaya balamlard. Biri, sorumlu pedere gammazlamt. Baka biri de, Giordanonun, hcresinden azizlerin ikonlarn atp yalnz bir ha braktn sylemiti.

Dinsiz olduundan phe edilen Giordano, drt gzle izleniyor, ama henz dokunulmuyordu kendisine: Zaman gelince Bruno papaz olmu ve bir papazn yapmas gereken her eyi yapmt: Yeni doan ocuklar vaftiz ediyor, lmekte olanlara gnah kartyordu. Brunonun sk sk manastr brakp Napoliye gitmesi gerekiyordu. Ve bu kstl zgrlkten faydalanma frsatn karmayp bilginlerle tanyor, yasak kitaplar alyordu. Derken eline Kopernikin kitab geti. Onu okurken bann zerindeki gn nasl ykseldiini byk bir sevinle duyuyordu. Yldzlar sonsuzluklara ekiliyor, dnya yldzlar arasnda ldayan bir nokta gibi grnyordu. Dnyay, tepeden ve alttan ezilip yasslam, cennetin bulunduu dala cehennem uurumu arasnda skp kalm olarak dnen bir enginlik saryordu. Dnya da, br gezegenlerle birlikte gk boluunda bir ku gibi uuyordu. Bruno, Kopernikin izdii bu tabloya byk bir dikkatle bakyordu. Ortada gne, evresinde de,

ok uzaklarda yldzlar kubbesi. Dnyann snrlarn genileten Kopernik, bu son elmas duvar nnde rkerek duraklamt. Niin durmalyd, niin daha telerde hibir ey olmadna inanmalyd? Sadece Aristoteles byle dedii iin mi? Ama Demokritos, Epikuros, Lukres, evrenin sonsuz, dnyalarn saysz olduunu sylememiler miydi? Bruno, bu son duvar ama grevinin kendisine dtn anlayarak, kendi kendine yle diyordu: nandrc kantlar bul. Bu elmas duvarlar paldr kldr yk. Dnyann tek dnya olmadn, saysz dnyalar olduunu insanlara ispat et. A kapy herkes grsn, bizim gnee benzeyen teki yldzlar. te artk ne duvar, ne de manastrn ta tonozlar. evrede usuz bucaksz uzay uzanyordu. Nereye baklsa, her yer yldz doluydu. Ve bunlarn says belli deildi. Yldzlarn evresinde alay alay gezegenler dnyordu. Gezegenlerde canl yaratklar vard. Biz onlardan nasl habersizsek, onlar da bizden yle habersizdirler. Bruno gzlerinin nne serilen usuz

bucaksz evrene btn dikkatiyle bakyor ve yurdu dnyay, br yldzlar arasnda g seebiliyordu. Dnya bolukta, grlr grlmez bir nokta gibi ldyordu. Ya evrene kyasla insan neydi? Bir hi mi? Hayr, insan bu usuz bucakszl kavryor, baklaryla kucaklyor, onu aklna sdryordu. Aklnn alabildiine genilediini gren Bruno, byk bir mutluluk iindeydi. Yldzlar, atomlar gryor ve ruhu kanatlanm gibi, iki sonsuzluk arasnda, yani yldzlar dnyasyla, gzle grlmez zerrecikler dnyasnn sonsuzluu arasnda uuyordu. Bruno, Yeryznde Kendisi in

Pek Az Yer Olduu Kansna Varyor Ne de olsa Bruno yine de yeryznde, Napolide bir manastr hcresindeydi. Hayali sonsuz evrende dolarken, keskin gzler peini brakmamt. Yalnz konumalarn gizlice dinlemekle kalmyor, aklndan geenleri bile biliyorlard. Brunoya kar 130 maddelik bir sulama hazrlanmt. nk Bruno, kutsal Katolik kilisesinin buyruklarn 130 kez inemiti. Bu durum karsnda Bruno kendisini savunacak birini bulmak iin Romaya gitti. Hcresinde Roterdaml Erasmusun bir kitab bulunduu hemen arkasndan jurnal edildi. Bruno Romada papaz cbbesini karp apka ve pelerin giydi. Sivil elbise, belindeki kl, cbbeden daha ok yakmt kendisine. Bu kyafetiyle, masaldaki vey evlat saylan bilimi kurtarmaya gelen prense benziyordu. Bruno Romada bir liman ehrine gidip orada gemiye bindi. Serin rzgr yzn okuyordu. leride zgrlk bekliyordu kendisini. Bir ehirden dierine, lkeden lkeye dolamalar

balad. Dnya geniti, ama Brunoya dar geliyordu. Alp Dalarnn tesinde hr svirede kendisine ve arkada bilime snak bulacan sanmt. Oraya Dominikanlarn uzun elleri bile eriemezdi. Bruno Cenevredeydi. zgr bir hava ne kadar kolay solunuyordu. ok gemeden, umutlarnn boa ktn anlad. Burada din, Romadakinden baka olmakla birlikte, taassup aynyd. evresinde papazlar yerine esnaf gryordu. Burada erdemler, dinin buyurduu gibi deil, karc erdemlerdi; kim zenginse o kutsald. Yani burada da ikiyzllk Romadakinden geri kalmyordu. Bruno, insanlarn dikkatinden hibir ey kamayan gzlerinde, ok iyi bildii ayn sinsi parlty gryordu. Kendisine, ehirde zel grevli kimselerin bulunduunu sylemilerdi. Bunlar herkesin hayatn izlemek, yanl yola sapanlara ya da sefih bir hayat srenlere dosta tte bulunmakla grevliydi. Bunlar ehrin her semtinde bulunur ve her yerde gzleri olurdu. Yortu gn kimse kiliseye gecikmesindi, hemen kendisine ihtar

verilirdi. Etrafta her eyin bu kadar temkinli ve dzenli olduu bu sakin ve erdemli ehirde, ikenceler yaplan Servetin hayali dolayordu. spanyol hekimi Servet de, svirede engizisyon izlemelerinden gizlenebileceini sanmt. Servet nl bir bilgindi. nsan terih etmi, kan dolamnn srlarn zmeye almt. Yazd bir kitap iin Cenevreli softalar kendisini atete yaklarak lme mahkm etmilerdi. Serveti, yle baya yakmam, tam iki saat atete kzartmlard. Brunonun daha tedbirli davranmas, dilini tutmas gerekirdi. Bruno susmak istemiyordu ve susamazd da. Bilim adam kyafetinde bir cahil grnce, herkesin iitecei yksek bir sesle: Bu sahte bir bilgin. Bilim nerede, o nerede derdi. Bruno geldikten sonra, daha birka ay gemeden, kendisine bilgin ss veren bir Cenevrelinin

cahilliini aa vuran yergisi kmt. Brunonun hapisaneye atlmas iin bu olay yetmiti. Bereket versin suu o kadar ar deildi. ok gemeden Bruno serbest brakld. Ama bundan sonra Cenevrelilerin misafirseverliine gvenemeyecei de kendisine duyuruldu. Platoncularla Demokritosular Arasnda

Eski Sava Alevleniyor Rahat durmayan misafir ehirden ayrld. Bir sre sonra Brunoyu Tuluz niversitesinde gryoruz. Deli gibi sevdii bilimin yeri niversite deil de neresi olabilirdi? Daha ortalk iyice aarmadan, niversiteliler, ellerinde mum ve defter, dershaneye kouyor ve eski arbal profesrlere benzemeyen bu gen profesr kendilerinden gemi dinliyorlard. htiyar profesrler, derslerinde her yl ayn eyi geveleyip dururlard. yle bir anlatlar vard ki, en kolay eyler bile anlalmazd. rnein: Tulumba, suyu tabiat boluktan korktuu iin eker, derlerdi; afyon uyutur, nk tabiat yledir, uyutma nitelii vardr... niversiteliler, bunlar dinlerken kendilerine yle gelirdi ki, profesrleri boluktan korkmasa bile uyutma niteliine sahipti. Ama yeni retmen yle deildi. Brunonun derslerinde niversitelilerin kalemleri defter sayfalarnda alabildiine koar, fikrinin su gibi akn g izleyebilirlerdi.

Brunonun fikri o kadar uzaklara akard ki, btn dnyay ap gsterirdi. Bruno, yalanlanamaz saylan her eye pheyle bakmay retiyordu. Aristotelese ve Platona kar kyordu. Yzlerce yl sonra, Platoncularla Demokritosular arasndaki eski sava yeniden alevleniyordu. Hem hkmdarlarn, hem din adamlarnn koruduklar Platonun eserleri, yzyllardan hi zedelenmeden gemiti. nk bir putperest olan Platon, Hristiyan din bilginleri gibi, dnyann bir Tanr tarafndan yaratldn ve sevap ileyenleri br dnyada iyilikler beklediini sylerdi. Tanr tanmayan Demokritosun eserleriyse hep izlenmi ve bunlardan kala kala baka yazarlarn kitaplarna aldklar baz paralar kalmt. Demokritosun kitaplarn putperestler de yakmt. Hristiyanlar da. te bu kitaplar, kller arasndan yeniden kyor gibiydi. Demokritos Platonla yeniden savayordu... Ve Demokritos gibi dnenleri yeni tanrtanmazlkla

suluyorlard. Bruno, Tuluzdan ayrlp Parise gitti. Pariste dinden sapm saylan Hugenotlarn evlerine tebeirle izilen halar daha duruyordu. te alveri yaplan u kprde, btn gece, baskndan kaanlar yakalanp ldrlm, cesetleri de Sein Irmana atlmt. Bu olaanst manzaray karmamak iin, gece yars yataklarndan kalkan yatak hanmlar, sarayn pencerelerinden ve balkonlarndan bakyorlard. Bu manzara, kan bayramyd, taassubun zaferiydi. Katolikler, 1572 ylnn 23 Austosunu 24ne balayan gecede, bin Hugenot ldrmlerdi Pariste. Cesur bir dnr olan Pierre de la Ramenin, cretli katiller tarafndan burada, Paris sokaklarnda ldrldn Bruno hatrlamalyd. nce Ramenin, kilise tarafndan kutsallatrlm Aristotelese kar yazd kitaplar yaklm, sonra kendisi de ldrlmt. lk zamanlarda Pariste talih Brunoya glmt. Bruno, krala takdim edilmiti. Bilim stne konuma gibi olaanst bir elence, yeniliklere dkn gen

kral bylemiti. Kral, Brunoyu profesr tayin etmi, hatta onun kilise ayinlerinde bulunmamasna bile izin vermiti. Bruno, bir saray bilgini olup unvan ve dller alabilirdi. Fakat Brunoya gre, uak elbiseleri, kendisi gibi insanlar iin deildi. Bruno uak deil, valyeydi. Bilim iin dnyay fethetmeye kmt. Her yerde bilimi vyordu. Bilime layk olduu saygy gstermemek cesaretinde bulunanlarn vay banayd! Bruno, sana soluna darbeler indiriyor, cahilleri hrpalyordu. Fakat yalnzd, cahillerse alay alayd. Ve Brunoya yine hapisane yolu grnd; yaklmasn beklemeden de bir gemiye atlayp ngiltereye geti. Bruno Oxfordda. Orada bir delloya katlyor. Bu dellolarda, yle klla deil, kantlarla dvlrd. Seyirciler arasnda, ngilterenin en soylu kiileri, saray mensuplar, yabanc eliler ve bizzat kralie vard. Bruno, Oxford profesrlerinin en bilgilisi olan Doktor Nundiniusa on ldrc darbe indirmiti. Nundinius silahsz kalmt. Yenildiini anlaynca, bir valyeye yakmayacak biimde davrand,

kfrler savurdu Brunoya. Nundiniusun saygdeer meslektalar da ondan geri kalmamlard. apkalar bir yana eilen, pelerinlerinin etekleri savrulan bilim adamlarnn azndan, Londra hamallarna ta kartan kfrler iitiliyordu. Tartma bitmi, yksek misafirler dalmt. Galibin de ply prty toplamas gerekti. Arkasndan Defol, Aristotelesten daha bilgili, Platondan ok bilen herif, defol buradan! ek araban, ne id belirsiz herif! Acemi aylak, sen kim oluyorsun da, bu kadar byk bilginin yrd yolda ters ynde yrmeye cesaret ediyorsun. Dnya ne kadar genilemise de Bruno gibi bir kiiye dar geliyordu. Ya imdi nereye? Londraya, Parise, Magburga, Vittenberge. Bruno, daha uzaklara gidiyor, bir lkeden dierine, bir snr karakolundan tekine geiyordu. Ne ok snr karakolu vard. Dnya, birbirine dman beyliklere, ehirlere, mezheplere blnmt.

Bruno, mezheplerin dndayd. Bu yzden de, tm mezhepilerin gznde din kurallarndan ayrlan bir dinsizdi. Karsnda usuz bucaksz evreni gryordu. Oysa, kck dnyada bile kendisine yer yoktu. O, insann yceliini mjdelerken, evresindekiler yabani hayvanlardan daha beter dalayorlard. Bruno dolamaya Helmted, Frankfurt. devam ediyordu; Prag,

Gittii ehirlerde, cesur dnrlerin kitaplarnn, boru sesleriyle yakld yerlerde bilimi vyordu. Cahillerle durmadan savayor, onlara saldryor ve kendisine yneltilen saldrlar pskrtyordu. Bruno her yerde alakl alt ediyor, kstahla gem vuruyor, cahillii aa karyordu. Her nereye baksa, farkl dnenlere kar bir hogrszlk, her yerde hafiyeler, ikiyzller, tarihin arkn durdurmaya abalayan kaln kafal insanlar gryordu. Hibir yerde zgr dnceye yer olmadna gre, yurdundan ayrlmaya deer miydi? Bruno insanl seviyordu, ama yine de yurdu btn

lkelerden daha azizdi. Btn dnyay kucaklamaya hazr byk kalpli bir insan yurdunu, yalnz kendisini seven dar, kk, bencil ruhlu bir insann sevdiinden daha fazla sever. Bruno talyaya dnd. lecekse de, yurdunda, doduu gn altnda lmek istiyordu. Sevdii air Lukres, bir zamanlar, doay ven iirlerini orada yazm, Leonardo da Vinci orada almt. lke lke dolat yllarda Bruno talyay unutmamt. talyada da kendisini unutmamlard. Dominikan Tarikatndan olanlar, din yolundan ayrlan kardelerini, ne yapp edip kendi taraflarna ekmeyi dnyorlard. Bunun iin, Dominikan tekilatnda, bir ruhaninin ve Venedikli gen bir soylunun yardmyla inceden inceye dnlm bir pusu kuruldu. Bu soylu, Brunoyu Venedike davet edip, bilimle rahat rahat uramak iin gereken her eyin emrine verileceini vaat etti.

Vaatlere inanp Venedike giden Bruno, pusuya dt. nsan Gelecee Bakyor Yurdunun gklerini yine gren Brunonun mutluluu uzun srmedi. Venedikteki Kurun Daml Zindana atld. Zindann kk pencerelerinden gkyz g grnyordu. Brunoyu bir gn sorguya gtrdler. Elleri arkasna bal, bir kanepede oturuyordu. Karsnda ykseke bir yerde, ba engizitrle yarglar bulunuyordu. u kilise babalaryla din kardeleri yok mu? Bunlarn szm ona babaca ve kardee sevgisi olmasa, dnyada ok daha iyi yaanrd herhalde. Sorgularda her ey tasarland gibi olurdu: Balangta mahkm sadece sorguya ekilir, sonra ikenceler balard. Engizisyonun elinde, insan, aklnn ucundan bile geirmedii eyleri dahi itirafa zorlamaya yetecek kadar ara vard. Engizitrler, insan iradesini ikenceyle krma yollarn bilirlerdi. Bu bal bana bir sanatt. Her

eyden nce mahkmun elleri iple balanr, dme bir ubuk geirilirdi. Sonra doruyu sylemesi teklif edilirdi. Mahkm reddederse, ubuk dndrlerek elleri smsk sklrd. Susmaya devam ederse, ubuk bir defa daha dndrlrd. Bu bylece be, on, yirmi be defa tekrarlanrd. Bundan sonra mahkma, Tanr adna suunu itiraf etmesi bir kere daha teklif edilirdi. nat ederse, hcreye su dolu kovalar ve bir mangal getirilir, bu sefer su ve atele ikencelere geilirdi. Mahkmun azna bir kova su dklr, lrse, su kendisinin denirdi. Mahkmun yz kzgn demirle dalanr, suunu kabul etmeyene merhamet yok denirdi. Bylece, ikencelerin sonu gelmezdi. Kilise babalar, engizitrler, geceyi gndz zindanda geirir, orada yer ierlerdi. Hapisane onlara ev, ikenceler de elence olurdu... Brunoya da byle ikence edilmiti; tam sekiz hafta. Vcudunda hayr kalmamt. Gnein altnda

yanan kurun dam, insan nasl ezer, board. Bir an nce sonu gelseydi bari u ikencelerin. Fakat engizitrler Brunoyu bedenen ldrmekle yetinmiyor, ilkin ruhunu ldrmek istiyorlard. Bruno Romaya nakledildi. Romal engizitrler, Bruno gibi yal bir paray Venedikli engizitrlere brakmak istememilerdi. Engizitrler, zgn ve bitkin Brunoyla alt yl uratlar. Gl bir zeks ve derin bilgisi olduunu biliyorlard. Tartmalarda Brunonun fikirlerini rtebilecek bir filozof daha dnyaya gelmemiti. O halde Bruno kendi kendisini rtmeliydi. lmden nce, kendi retisini kendisi ldrmeliydi. Bilimi ven, savunan Brunodan, herkesin gzleri nnde, sevgilisi bilimin yzne tkrmesini, onu lanetleyip ondan vazgemesini istiyorlard. Ama Brunoya bunu yaptrabilecek ikence yoktu dnyada. Bruno bu son snaya oktan hazrd zaten. Defalarca kendi kendisine u szlerle seslenmiti:

Dayan, mert ol, cahillerin yargs seni tehdit etse bile fikrinden dnme. I karanlktan ayrabilecek yksek bir akl mahkemesi vardr. Sadk, vefal tanklar ve avukatlar senin davan savunacaklar. Dmanlarnsa, kendi vicdanlarndan kendi cellatlarn ve senin intikamn alacak birini bulacaklar. te koridorda yine admlar duyuldu. Kap ald. Bruno nun nnde Dominikan generali, ihtiyar bir papaz duruyordu. Papaz Brunoya retisinin din kurallarna aykr olduunu kabul etmesini, yanl fikirlerden dnmesini bir daha teklif etti. Bruno, son derece byk bir mertlikle cevap verdi: Fikrimden dnemem ve dnmek de istemem. Dneceim hibir fikir yok zaten. Mahkemenin son oturumu yaplyordu. Bruno, byk engizitrn saraynda dize getirilerek karar okundu. Karardaki, Karde Giordano, kendisine mmkn

olduu kadar tatl ve kan dkmeden davranlmas iin sivil makamlara teslim edilsin szlerinin korkun anlamn Bruno anlyordu. Bu tatlln ne demek olduunu biliyordu. Sivil makamlar, tatllkla insana ikence eder, fkelenmeden insan sakatlar, acyarak diri diri yakarlard. Bruno ayaa kalkt, ban kaldrd. Gzlerinden nefret okunuyordu. yle dedi: Siz kararnz bildirirken korkuyorsunuz da, ben onu dinlerken korkmuyorum! Gerekten Bruno, yarglar kadar korkmuyordu. Bruno lecekti, ama urunda ld bilim yaamaya devam edecekti. Ona ikence edenlerse, birka yl fazla yaasalar da, irkin ve karanlk ilerini tarih lanetleyecekti. Bruno lme mahkm edilmiti, ama kavgaya yeni savalar katlyordu. Galileo, bilim yararna, yalanlanamaz yeni kantlar topluyor ve Demokritosun Aristotelesten daha iyi dndn sylyordu.

Eli hnerli ustalar, cam perdahlamaya balamlard. ok gemeden, bu perdahlanm camlar teleskop ve mikroskop yapmnda kullanlacakt. Tahmin ve sezginin zaman bitiyor, yalanlanamayan kantlarn zaman balyordu. nsan, eskiden ancak akln yardmyla sezdiklerini, pek yaknda gzleriyle grecekti... 17 ubat 1600 Yzlerce Romal, iekler Meydanna kouyordu. Grlmemi bir manzara bekliyordu kendilerini: nl bir dinsiz yaklacakt. Papa, 50 kardinal ve btn lkelerden zel olarak bu byk kilise bayramna gelen misafirler meydanda olacaklard. Meydan dolup tam, halk etraftaki sokaklara yaylm, damlara bile kmlard. ok eski zamanlarda Romallar, Hristiyanlarn nasl yakldklarn grmek iin Byk Sirke yn yn byle akn ederlerdi. imdi bir gerei mjdeleyenin nasl yaklacan grmek iin yeni Romallar yine

itiiyor, birbirlerini eziyorlard. te Bruno da grnd. Hangi peygamber kendi yurdunda itibar grmt? Romallar, bana ta yapp vnmeleri gereken kimseyle alay ediyor, ona kfrediyorlard. Brunoya, stnde zebaniler ve cehennem alevleri resmedilmi bir gmlek giydirilmi, bana da tuhaf bir klah geirilmiti. Din kurallarndan sapan birini gln gsterip rezil etmek iin her ey yaplmt. Fakat meydandakilerin gzleri, Brunonun solgun yzyle ve sonsuzlua bakan gzleriyle karlap onlara dikkatlice baktklar zaman glmeleri diniveriyordu. Kalabalkta birinin: Bruno sevinse ya! Pek yaknda, var olduunu syledii dnyalara gecek dedii iitildi. Ama bu ac akaya aldran olmamt. Bruno, bir merdivenden yava yava ykseke bir odun ynna kt.

Cellat onu, bir diree zincirle smsk balad. Celladn bana, grebilsin diye iki delik alm bir kukuleta geirilmiti. Atete diri diri yaklmak suretiyle lme mahkm edilen Bruno, korkmadan insanlarn gzlerinin iine bakyor, cellatsa yzn bir maske altnda gizliyordu. Odunlar tututuruldu. Yel, atei krkledi. Alevler Brunonun ayaklarna yaklat, elbisesini sard. Papazlar dikkat kesilmiti. Bruno hi olmazsa bu son dakikada piman olup fikirlerinden dner miydi acaba? Fakat umutlar bounayd. Bruno aman dilemeyecekti. Azndan ne bir sz, ne bir inilti kacakt. Bruno bilincini kaybetmemiti. Duyduu acy bastran, iniltilerini vurmamasna yardm eden kuvvet neydi? aa

Hayatnn bu son dakikalarnda Brunonun ne dndn bilmiyoruz, ama ok daha nce,

lmnn kanlmaz olduunu sezerek yazm olduu u szleri biliyoruz: Zaferin elde edilebilir olduunu dnerek merte savatm. Fakat ruhuma verilen kuvvet, bedenimden esirgenmi... Yine de bende, gelecek yzyllarn kabul edecekleri bir ey var. Gelecek kuaklar, lm korkusu bilmezdi. Karakter gc bakmndan, herkesten yksekti ve gerek uruna savamay, tm yaama zevklerinden stn tutard diyecekler.

SONSZ Brunonun Deildi lm nsann Sonu

Brunonun lm insann sonu deildi. Ve Bruno, lm bunun iin byle merte karlamt. Bir kitabn son blmnde, genel olarak, kahramann bandan geenler ve hayatnn nasl sona erdii anlatlr. Ama bizim kahramanmzn hayat sonsuzdur. yle ki, onun hikyesini hibir zaman sonuna kadar yazamayz. Kahramanmzla birlikte bir ehirden dierine gitmi, bir yzyldan tekine gemitik. Miletosta, Atinada, skenderiyede, Romada, Bizansta, Kievde, Pariste, Londrada, Moskovada bulunmu, Yeni Dnyann kylarna km, sonra yine Romaya dnmtk. Kahramanmzn ad Thales, Demokritos,

Aristoteles, Arimet, Lukres, Marco Polo, Afanasiy Nikitin, Kolomb, Yermak, Kopernik ve Brunoydu. Btn kahramanlarmzn adlarn sayp dkemezdik. nk kltr milyonlarca insan yaratmtr ve yaratmaya devam ediyor. Tarih sahnesine daha ge kan halklardan ok, eski alarn halklarndan sz ettik. Her halkn hayatnda, bir aacn hayatnda olduu gibi, grlen bir iek ama, parlama zaman, bir de ieklenmeyi, parlamay hazrlayan, uzun bir gizli faaliyet sreci vardr. Kitabmzda, talyan Rnesansna ancak yle bir deinmitik. Hapisanede bile Gne lkesini hayal eden byk talyan Kampanella, Shakespeare, Newton, Voltaire, Lavoisier, Leibniz ve Goethenin szn edemedik. Bu kitapta Amerikay daha yeni bulunduu zaman grdk ve ilerisini kartrmadk. Rus halknn, tarih sahnesine nasl ktn, yurdunun sert tabiatyla savap usuz bucaksz

topraklarn nasl fethettiini grdk. Fakat Lomonosovu, Pukini, Lobaevskiyi, Mendeleyevi, Pavlovu anlatamadk. Bu kitapta pek ok ad, pek ok insan, pek ok halk ve bunlarn kaderi var. Zaman, binlerce iplikle, insan hakknda bir hikye dokumutur. Her ipliin kendi rengi var. Dnya kltr desenine, her halk kendi orijinal izgisini katmtr, bunlar da ok renkli bir kuma meydana getirmitir. Hikyemizi burada bitiriyoruz. Ama kuma tezghta brakyoruz, nk dokunmas bitmemitir. Doa durmadan yaratyor. nsann emei de sonsuz. Kahramanmzn daha sonra bandan geenleri bilmek isteyenler, insann geree ve doaya egemen olmaya doru nasl ilerlediini, bilimin bana gelenleri ve Marxn, Engelsin, Leninin felsefeyi, dnyay inceleyen ve deitiren gl bir silaha evirmekle, bilimde yaptklar devrimi, baka kitaplardan okuyup renebilirler.

SMLER SZL
A Aachen Almanyada tarihi bir ehir. Romallar tarafndan kurulmutur. Uzun zaman Byk arl mparatorluunun bakenti olmutur. Abelard Pierre (1079-1142) Fransz filozofu. Ortaa dnn aan bir felsefede grn savunmutur. Adonis Bitki Tanrs. Sonbaharda lp ilkbaharda yine dirildiine inanlrd. Adonis klt Fenikede, Msrda ve Yunanistanda yaygnd. Agamemnon lyada adl destann kahramanlarndan. Mykenai hkmdar. Troyay kuatan Yunanllarn komutan. Aiskhylos (M 625-546) Yunan tragedya yazar. Ona Tragedyann babas ad verilir. Zincire Vurulmu Prometheus, Kurtarlm Prometheus vb. tragedyalar vardr. Akragas Sicilyann gney kysnda eski bir

ehir. Bugnk Circenti. Albert, Byk (1193-1280) Ortaada yaam bir bilim adam. Alcuin (735-804) Byk arln hocas. Amartol Georgi (IX. yy.) Kei. Bizans tarihisi. Anaksagoras (Yaklak olarak M 500-428 yllar arasnda yaamtr) Kk Asyann (Anadolunun) Klazomenai ehrinde domu materyalist bir Yunan filozofu. Anaksimandros (Yaklak olarak M 610-546 yllar arasnda yaamtr) Materyalist bir Yunan filozofu. Kk Asyann Miletos ehrinde yaamtr. Anaksimenes (Yaklak olarak M 585-524 yllar arasnda yaamtr) Materyalist bir Yunan filozofu. Miletosta domutur. Andromeda Yunan mitolojisine gre, Perseus tarafndan kurtarlm bir kral kz. Archytas M 428-347 yllar arasnda yaam materyalist bir Yunan filozofu. Pythagoras

okulundandr. Aristarkhos, Samoslu (Sisaml) (M IV. yy.n sonlaryla III. yy.n ortalar) Yunan astronomi bilgini. Samos Adasnda domutur. Aristoksenos (M IV. yy.) Yunan filozof ve mzikisi. Aristotelesin rencisi. Aristophanes (Yaklak olarak M 450-385 yllar arasnda yaamtr) Klasik Yunan edebiyatnn son byk ozan. 40 kadar komedya yazd bilinmektedir. Bulutlar, Eekarlar, Kular en nlleridir. Aristoteles (M 384-322) Antik an en byk filozofu, Trakyada bir Yunan kolonisi olan Starirada domutur. Esas eseri Organondur. Bundan baka Fizik, Metafizik, Politika ve Ahlak adl eserleri de nemlidir. Arkhimedes (Arimet) (M 287-212) Eski Yunanistann nl fizikisi ve matematikisi. Fizik ve matematikte birok buluu vardr. Kaldra (Manivela) kanunu, arlk merkezi adn tayan kanun bunlarn en nemlileridir.

Aspasia (M V. yy.) Gzellii ve zeksyla n kazanm Miletoslu bir kadn. Zamannn en kltrl kadnlarndan biri. Periklesin ei. Astarte Fenikelilerde bereket, analk ve ak Tanrs. Athena Pallas Yunan mitolojisinde tanrlarn ba Zeusun kzlarndan biri. ehirlerin, bilgeliin ve bilimin koruyucusu bir tanradr. Augustus, Caius Julius Octavianus (M 63 ylnda domu, MS 14 ylnda lmtr) lk Roma mparatoru. B Bacon, Roger (1210-1294) ngiliz filozofu ve tabiat bilgini. Bar, Kohba II. yy.da Romallara kar ayaklanan Filistin Musevilerinin nderi. Barma XVI. yy.da yaam bir Rus mimar. Postnik adndaki baka bir mimarla birlikte Moskovadaki St. Bazil Katedralini kurmutur.

Behaim, Martin corafyacs.

(1459-1507)

Alman

Bernard, Clairvauxlu (Klervolu) (1901-1153) Mistik bir filozof. Biruni, Abul-Reyhan (lm 1038) Ortaada Dounun en byk bilim adamlarndan. Harzemin Birun ehrinde domutur. Hindistana dair bir kitab vardr. Eserlerini Arapa yazmtr. Boestius (Yaklak olarak 475-526 yllar arasnda yaamtr) Romal filozof, matematiki ve fiziki. Borcia, Aleksander (1431-1503) Papa IV. Aleksander. Bruno, Giordano (1548-1600) talyan filozofu, air ve astronomi bilgini. Byk arl, arlman (742-814) Fransa Kral. 768de kral, 771de tek bana Fransa Kral iken 800 ylnda kendisini Bat mparatoru ilan etmitir. C Caboto, Giovanni (1450-1498) ngiltereye g

etmi talyan asll denizci. Kuzey Amerikay bulmutur. Caboto, Sebastiano (1484-1557) denizcisi. Giovanni Cabotonun olu. ngiliz

Caesar Caius Julius (Jl Sezar) (M 100-44) Romal politika adam, babu ve yazar. Cassiodorus (490-585) Romal bilim adam ve yazar. Soylu bir Roma ailesine mensuptu. Chancellor, Richard (1156 ylnda lmtr) ngiliz denizcisi. Chaucer, Geoffrey (1340-1400) Byk ngiliz airi. Cantebury Hikyeleri adl eseri ngiliz edebiyatnn aheserinden saylr. Commodus, Lucius Aurelius (II. yy.) Roma mparatoru. Marcus Aureliusun olu. Corts, Hernn (1485-1517) spanyol gemicisi. Meksika fatihi. D Dante Alighieri (1265-1321) En byk talyan

airi. Balca eseri lahi Komedya adndaki dev eserdir. Demokritos (M 460-370) Byk Yunan filozofu. Materyalisttir. Abdera ehrinde domutur. Dikaiarkhos (Yaklak olarak M 350 ylnda domutur) Filozof. Aristotelesin rencilerinden. Diogenes (Diyojen) (M 404-323) Yunan filozofu. Dionysos Yunan mitolojisinde meyve, zm ve arap tanrs. Dionysios, Byk Dionysios (M 430-367) 405 ylnda Syrakuzai tiran olmutur. Dionysios, Gen Dionysios M IV. yy.da Syrakuzaide tiranlk (beylik) yapmtr, Byk Dionysosun oludur. Doriat XIII. yy.da yaam bir Ceneviz denizcisi. Durof, Vladimir Leonidovi (1863-1934) nl Rus sirk artisti ve hayvan terbiyecisi. Dubois, Eugne Hollandal anatomi bilgini. XIX.

yy.n 1890 yllarnda pithecanthropus erectusun kemiklerini bulmutur. E Eblfida smail (1273-1331) Arap tarih ve corafya bilgini. Tarihi Eblfida adl 4 ciltlik tarihi ve Takvim-l Bldn adl corafyas, en nl eserlerindendir. Edward VI. (1537-1553) 1547de tahta kan ngiliz kral. Ehtanot M XIV. yy.da yaam bir Msr firavunu. El Gazen (XI. yy.) nl bir Arap fizikisi. Empedokles (M 483-423) Yunan filozofu. Materyalisttir. Balca eserleri Tabiat Hakknda, Arnmalardr. Epikuros (M 342-270) Byk Yunan filozoflarndan biri. Materyalisttir. Samos Adasnda domutur. Eratosthenes (M 256-194) Yunanl matematik,

astronomi, corafya bilgini. Erasmus, Roterdaml Erasmus (1466-1536) Hollandal hmanist. Delilie vg adl kitabn yazar. Dnceleri Rnesans Avrupas zerinde byk bir etki yaratmtr. Eudemos, Rhodoslu Eudemos (M IV. yy.da yaamtr) Aristotelesin rencilerinden. Yunan filozofu ve matematikisi. Euklides (M matematikisi. 330-245) nl Yunan

Euripides (M 480-406) Byk Yunan tragedya yazar. Tragedyalar arasnda Medeia, Fedra, phigeneia Auliste en nlleridir. F Forum Eskiada merkezindeki bir meydan. Roma ehirlerinin

Frederik III. XV. yy.da yaam bir Alman imparatoru. Fydorof van (1583de lmtr) Rusyada ilk

matbaay aan kii. G Galenos Klaudios (MS 131-200) Eskian, Hippokratesten sonra en nl hekimi. Anatomi, fizyoloji ve felsefe stne eserleri vardr. Galilei, Galileo (1564-1642) talyan bilgini. Astronomi, matematik ve fizik alannda birok buluuyla n yapmtr. Gama, Vasco Da (1469-1542) 1497-1498 yllarnda Afrikann gneyinden dolaarak Hindistan yolunu bulan Portekiz denizcisi. Gazali, Ebu Hamit Muhammed (1059-1111) Arap filozofu. Giovanni Pico della Mirandola (1436-1494) talyan yazar ve filozofu. Rnesans ann en bilgili adamlarndan biri. Goethe, Johann Wolfgang (1749-1832) Byk Alman yazar. Grigor, Tur piskoposu (VI. yy.) Franklarn Tarihi

adl kitabn yazar. Turda bir rahip okulu kurmutur. Guillaume, Champeux (ampo) (1070-1121) Fransz filozofu. Pariste felsefe ve gzel konuma profesrl yapmtr. Gutenberg, Johannes (1349-1468) Matbaacln kurucusu. H Hekataios, Miletoslu Hekataios (M VI. yy.n sonlaryla V. yy.n balar arasnda) Corafyac ve tarih yazar. Hekkel, Ernst (1834-1919) Alman tabiat bilgini. Yena niversitesinde zooloji profesrl yapt. Darvinle tantktan sonra, Darvinciliin en ateli savunucularndan olmutur. Hellas ya da Ellada Yunanistann antikadaki ad. Hephaistos Yunan mitolojisinde ate tanrs, demircilerin, zanaatlarn piri. Herakleitos (Yaklak olarak M 544-484 yllar

arasnda) Materyalist Yunan filozofu. Ephesosludur. Herbert (Papa II. Silvester, X. yy.) Ortaa bilim adamlarndan. Heredotos (M 485-425) nl Yunan tarihisi. Ona Tarihin babas ad verilir. Heron (M II. yy. sonu ve I. yy. ba) skenderiyeli matematiki ve matematik bilgini. Hesiodos (M VIII. - VII. yy.) En eski Yunan ozanlarndan, Boiotialdr. Theogonia (Tanrlarn Doumu) ve ler ve Gnler adl destanlar yazmtr. Hippokrates (M 460-377) Eskian nl Yunan hekimi. Hekimliin babas saylr. Holbein, Gen Hans (1497-1543) Alman ressam. Homeros (Heredotosa gre, M 850 yllarna doru yaamtr) Eskia Yunanistannn epik ozan. Eskia Yunan yazar. lyada ile Odysseiann Homeros tarafndan yaratlm olduu sylenir. Horatius, Quintus Flaccus (M 66-8 yllar) nl

Latin airi. Hicivle, akla, destanlarla ve kahramanlklarla ilgili iirleri ve bir de iir Sanat adl eseri vardr. Hugenotlar Hristiyanlkta reform yapan Jan Kalvinin taraftarlarna verilen ad. Katolik kilisesinin dmandrlar. Hvoyko, Vikenti Vyaeslavovi (1850-1914) Tripolye kltrn bulan Ukraynal bilim adamlarndan. I- bni Rt (1126-1198) Arap filozofu. Kurtubada domutur. Fizik, tp, astroloji, felsefe ve matematik zerinde almtr. Avrupada Averroes adyla bilinir. bni Sina (980-1037) nl Dou filozofu. Buhara yaknlarnda domutur. Tam anlamyla ansiklopedik bir dehaya sahipti. n ve etkisi btn Bat ortaana yaylmtr. Eserlerini Arapa yazmtr. Avrupada Avicenna adyla bilinir. gor, Byk Kiev Prensi (912-945) Rrikin olu,

Olegin halefi. gor Svyatoslavovi (lm 1202) Novgorod Prensi, 1185 ylnda Polovelilere kar savaa kmtr. Bu olay anlatan gor Alay Destannn kahraman. llarion (XI. yy.) Kiev metropoliti, nl bir hatip ve yazar. tar ya da ter Babil tanras. van III. (1140-1505) Byk Moskova prensi. van IV. Korkun van (1530-1584) 153te byk prens, 1547de Tm Rusyann ar olmutur. K Kerberos Eskia Yunanllarnn inanlarna gre, yeralt lkesinin kapsn bekleyen bal, ylan kuyruklu kpek. Kiril (827-869) Slavlar arasnda alan ilk Hristiyan misyonerlerden. Metodi ile birlikte Slav yazsn yaratmtr. Kril, Tur Piskoposu (XII. yy.) Rus yazar ve bilim

adam. Kovalevski, Vladimir Onufriyevi (1842-1883) nl bir Rus paleontolou. Kolomb, Kristof (1146-1506) Amerikay bulan nl gemici. 1492de

Kortso, van Sibirya fatihi Yermakn arkadalarndan, Volga Kazaklarnn komutan. Kopernik, Nikola astronomi bilgini. (1473-1543) Polonyal

Kosmos, ndikopleustes (VI. yy.) Msrl kei, gezgin. Hristiyan Topografyas ad bir corafya kitab yazmtr. Kriton Sokratesin rencisi ve arkada. M 404-403 yllarnda Atinada iktidar ele geiren 30 tirandan biri. Ksenophanes (M VI. yy.) Yunan ozan ve filozofu. Kserkses (M V. yy.) Pers Kral. Kk eybani Sibirya Tatarlarnn son hanlar.

L Lactantius (III. - IV. yy.) Afrikal bir Hristiyan yazar. La-Chen M VI. yy.da yaam bir in filozofu. Lavoisier, Antoine Laurent (1743-1794) Fransz kimyacs. Modern kimyann kurucularndandr. Leibniz, Gottfried Wilhelm (1646-1716) Alman filozofu ve matematikisi. Leonardo da Vinci (1452-1519) Rnesans devrinde yaam byk bir bilim adam ve ressam. Leukippos (M V. yy.) Materyalist bir Yunan filozofu. Demokritosun hocas. Livius Titus (M 59-MS 17 yllar arasnda) Romal tarihi. Lobaevski, Nikolay vanovi (1792-1856) nl bir Rus matematikisi. Lomonosov, Mihail Vasilyevi (1711-1765) Byk bir Rus bilgini ve yazar.

Lukretius, Carus Titus (M 98-55 yllarnda) Romann en tannm airlerinden. Materyalist bir filozoftur. Eyalarn Tabiat stne adl bir eseri vardr. Luther, Martin (1483-1546) Alman reform hareketinin ncs ve Protestanln kurucusu. Lyell, Charles (1797-1875) nl ngiliz jeoloji bilgini. M Macellan, Fernando (1480-1521) nl Portekizli gemici. spanya hizmetindeyken dnyay ilk defa dolamtr. Magdeburg Daha Byk arl zamannda, IX. yy.n balarnda bilinen bir Alman ehri. Marco Polo (1254-1324) talyan gezgini. Asya halklarn anlatan ve dnyaya tantan Marco Polonun Kitab adl bir eser yazmtr. Marcus Aurelius (121-180) Roma mparatoru, filozof ve yazar. Kendi Kendimle Ba Baa adl bir kitab vardr.

Marin, Tirli MS I. yy.n sonunda ve II. yy.n balarnda yaam bir Romal corafyac. Medici, Muhteem Lorenzo (1448-1492) Banker ve Floransa hkimi. Melanchthon, Philipp (1497-1560) Lutherin yakn fikir arkada, Protestan din bilgini. Melkart Bir Fenike tanrs. Mendeleyev, Dimitri vanovi (1834-1907) En byk Rus kimyacs. Meaninov, van vanovi Sovyet dil bilgini, akademi yesi. Montesuma Meksika Azteklerinin devlet nderi (XI. yy. balar). Morgan, L. G. (1818-1881) nl Amerikan etnografya bilgini. N Newton, Isaac (1643-1729) Byk bir ngiliz matematikisi, astronomu ve fizikisi.

Nikitin Afanasiy XV. yy.da yaam nl bir Rus gezgini. 1466-1470 yllar arasnda ranla Hindistan gezmitir. O- Odysseia Yunan ozan Homeros tarafndan yaratld sylenen bir destan. Odysseus Homerosun ikinci destan Odysseiann kurnaz kahraman, thaka Adasnn hkmdar. Troya Savana katlmtr. Oleg (912 ylnda lmtr) Rusyada Rrikten sonra 2. prens. Oleg, ernigovlu Oleg (1115) ylnda lmtr) Birka karde kavgasna katlm bir ernigov prensi. Orellano, Francisco (XV. yy.n sonlarnda doup 1549 ylnda lmtr) And Sradalarnn tesindeki topraklar inceleyip Amazon Irman bulan bir spanyol bilgini. Osiris Eski Msrn len ve yeniden dirilen bitki tanrs, ayn zamanda ller lkesinin koruyucusudur.

mer 634-644 yllar arasnda halife olmu, halifelii zamannda Suriye, Mezopotamya, Filistin zapt edilmitir. P Parmenides M V. yy.da yaam bir Yunan filozofu. Elea okulundandr. Pavlov, van Petrovi (1849-1936) Byk Rus filozofu. Perikles (M 490-429) Yunan devlet adam. Atinann ykseli devrinde demokratik partinin efi olmutur. Perseus Yunan mitolojisine gre, Zeus ile Argos Kraliesi Danaenin olu. Petrarca, Francesco (1304-1374) Byk talyan airi. Phidias (Yaklak olarak M 490-430) Yunan uygarlnn en byk heykelcisi. Periklesin zamannda yaamtr. Philippos II, Makedonyal Philippos (M 383-336)

Makedonya kral. Piarro, Gonzalo XVII. yy.da yaam ve Amazon Irmann yukar kesimlerine sefer yapm bir spanyol fatihi. Piaton (M 423-347) dealist Yunan filozofu. Pitey, Marsilyal Pitey (M IV. yy.) Yunan gezgini ve bilim adam. Plinius, Caius Secundus (23-79) Romal yazar, bilim ve devlet adam. Plutarkhos (50-120) Yunan tarihisi. Yunanistan ve Romann nl adamlarndan bahseden Paralel Hayatlar adl eseriyle tannmtr. Polykrates (M VI. yy.) Samos Adas tiran. Ponce de Leon, Juan (1460-1521) Kolombun ikinci seferine katlm bir spanyol gezgini. 1513 ylnda Floriday bulmu, onu bir ada sanmtr. Poseidon Eski Yunanllarda denizlerin, sularn tanrs. Postnik Rus mimar. Barmayla birlikte,

Moskovadaki St. Bazil Katedralini kurmutur. Prometheus Yunan mitolojisine gre, Zeusun insanlarn elinden ald atei gkten alp insanlara geri veren bir titan. Ptolemaios II. Philadelphus (M 285-246) Msr hkmdar. Ptolemaios, Claudius II. yy.da yaam nl bir Yunan astronomu. Douda Batlamyos adyla bilinir. Ptolemaioslar Byk skenderin komutanlarndan Ptolemaios tarafndan Msrda kurulan bir hkmdar hanedan. Pud Rusyada kullanlan ve 16 kg.a eit olan bir arlk ls. Pythagoras (M 571-497) dealist Yunan filozofu. Samos Adasnda domutur. R Rustaveli, ato XII. yy.da yaam byk Grc airi. S

Seneca Lucius (M 3 - MS 65) Romal filozof ve yazar. Roma mparatoru Nerona hocalk etmitir. Seth Msr tanrs, Osirisin kardei ve katili. Shakespeare, William (1564-1616) Byk ngiliz airi ve oyun yazar. Skylla ile Kharybdis Yunan mitolojisinde, Messina Boaznn iki yakasnda birbirinden bir ok atm uzakta duran iki deniz canavar. Skylla ile Kharybdis, birinden olsa bile tekinden kurtulmas imknsz bir ifte belann ifadesinde atasz haline gelmilerdir. Sokrates (M 469-399) Atinal idealist bir Yunan filozofu. Sophokles (M 495-406) Byk Yunan tragedya airi. Kral Oidipus, Antigone balca eserleridir. Spartacus Eskia Romasnda, M 73-71 yllarnda ayaklanan klelerle gladyatrlerin nderi. Spinoza, Baruch ya da Benedikt (1632-1677) nl Hollandal filozof.

Strabon (M 63 - MS 21) Yunan corafyacs. Straton, Lampsakoslu Straton MS 270 ylnda lm bir Yunan corafyacs. Stroganoflar XVI. - XVII. yy.da ticaret ve sanayi alanlarnda faaliyet gstermi, baron ve kontlar vermi bir aile. Sleyman ya da Solomon (M X. yy.) Yahudi hkmdar. Davudun (Davidin) olu. Svyatoslav (X. yy.) Kiev Prensi. T Tacitus, Cornelius Roma tarihisi. Senato yesi. Tammuz Eski Asurlularla Babillilerde, kn donup ilkbaharda yeniden dirilen bitki tanrs. Teodorik, Byk Teodorik (471-526) Ostrogot Kral. Thales (M 624-547) Miletosta domu materyalist bir Yunan filozofu. Theogonis (M VI.) Lirik Yunan airi.

Thomas, Aquinolu Thomas Ortaa din bilgini ve filozofu.

(1225-1274)

Thukydides (M 460-399) Atinal tarihi, Peloponnesos Savalarnn Tarihi adl bir eseri vardr. Thutmose M XVII. yy.da yaam bir Msr firavunu. Timiryazev, Clement Arkadiyevi (1843-1920) Byk Rus doa bilgini. Tirit M II. bin ylda en nemli Yunan ehirlerinden biri. V Valvian V. yy.da Gney Galyada yaam bir papaz ve yazar. Vergilius, Maron Publius (M 70-19) Romal air, Aineas destannn yazar. Vivaldi (Guido ve Ugolino Kardeler) XVIII. yy.n sonlarnda yaam iki Venedikli denizci. Vladimir Svyatoslavovi (1015 ylnda lmtr)

980 ylnda Kiev Prensi olmutur. Vladimir Vsevolodovi Monomach (1053-1125) 1113 ylnda Kiev Byk Prensi olmutur. Voltaire, Francoise-Marie Arouet (1694-1778 ) Byk Fransz yazar ve dnr. W Walter Raleighly, (1552-1618) Gezgin ve air. Kuzey ve Gney Amerikaya birka sefer yapmtr. Watt, James-Benjamin (1736-1810) skoyal mekaniki ve mucit. Y Yoan, Bulgar Yoan X. yy.da Bulgaristanda yaam bir kilise yazar. etodnev - Alt Gn adl bir kitap yazmtr. Yoan Tsimiskis (X. yy.) Bizans mparatoru. Yoviy Pavel (1483-1552) Doktor ve yazar. Moskova Elisinin Notlar adl bir eseri vardr. Yermak Timofeyevi (XVI. yy.) Kazak komutan.

1582 ylnda Sibiryay fethedip Rusyaya ilhak etmitir. Yermolin Vasilyi Dmitriyevi (XV. yy.) Tannm Rus mimar. Z Zeus Eski Yunanllarda gk, yldrm tanrs, evrenin hkimi, tanrlarn ve insanlarn atas saylrd.

Table of Contents
EVRMENN NOTU NSAN BR DEVDR I. BLM 1 Ta Sayfal Kitap Okunabilmesi Gereken Sz nsan kinci Bir Doa Yaratyor 2 Gemi Zamanlara lk Gezi Bin Yllk Okul Dilsiz Dil Jestlerle fade Edilen Anlamlar Jest Szlnden Bir Sayfa Kullandmz aret Dili nsan Akl Sahibi Oluyor Dilden Dile nsan Emek Yaratt 3 Av Toplumundu

Yeni nsanlar Maara Evler Avclarn Evi Yeraltnda Resim Sergisi Bir Muamma ve zm 4 Tarihin Akrebi Bir Glden renildi lk Kuma lk Madenciler lk iftiler Emein Takvimi 5 ki Yasa zel Mlkiyet Yoktu Yanllklar Zinciri 6 Byl izmeler Eski Bina atlyor lk Gebeler Canl Ara An ve Ant Kleler ve zgrler Bir Kalenin Kuatlmas ller Canllar Anlatyor Neler

nsan Yeni Bir Maden Yaratyor nsann Kendi Mal ve Bakasnn Mal Her ey Ortakt Bilimin Balangc Tanrlar Olymposa ekiliyorlar Dnya Geniliyor lk Ozanlar II. BLM 1 nsan Yeryzn Dolayor Kyde nce Her ey Ortakt Anlalmaz Yeni Dnya Bilimin lk Sz Bilim, Bilimliini Anlamaya Balyor Bilim Dnyann Duvarlarn Geri tiyor 2 Yeni Trkler Syleyen Eski Ozan Eskiyi Savunanlar, Bilimi Kendi Taraflarna ekmeye

alyorlar Derken Pythagoras kageldi Herakleitos, nsanlara Dnmeyi retti Erken Taklan Defne elengi 3 Heredotosu Dinliyoruz Soylularn Konumalar nsana vg Demokritos stne nde Gidenler, Geride Kalanlar Yol kmaza Giriyor Gemii zlemek Prometheusu Zincire Vuruyorlar 4 nsan Kendi Gcnden Kukuya Dyor Sokrates Yanlyordu Platonun Hayal Dnyas dealizmle Materyalizmin Sava Tanrsz ve Eiti Demokritos

Byk Dnr Aristoteles 5 Dnyay Fethetmenin ki Yolu skender ve Umut Dmanlk ve Dostluk stne Egemen Snf Dzeni Bilim ileri Kafa ve El Bilgelerin Yolu Arimet Yasas nsan, Cansza Can Veriyor nsan, Yce ve Akllyd 6 Esir Edenler ve Esirler Gladyatrlerin Dv Klelerin syan Kk Yahudiler lkesi, Romayla Nasl Savat? Otuz Bin nsan On Bir Yl alt Torunlar Ne Diyor? 7 Zaman ls

Dnya zerinde Uu Villann Yerini ato Almaya Balad Emee Lanet III. BLM 1 Bilimle Uraanlar Paralanyordu Sava Diye Buna Derim Yeni Dzen: Feodalizm Dou Aydnlk inde 2 Yeni Kahramanlar Kaykla Dnyay Dolama Rus Halk stne Dilber bir gelin bulun bana, Gzel, akl banda olsun. Altn Kaplardaki Kitaplk 3 Dounun Zenginlii Kitap Nedimin Dkkn Kylnn syan Dnya Yeniden Geniliyor Panayrdan Panayra

Kalbimiz Bir Olsun Dnen nsan Ac Bir Sevgiden Yoruldular Byk Albert Bilimi Dinden Ayryordu Hibir ey Gizli Kalamazd Yldzlardan Medet Okur, Bir Katolik Papaznn Uayla Karlar ve Anlattklarn Dinler 5 Cengiz Hann Ordular Moskova, nc Roma Olmutu 6 Marco Polo Deniz tesine Gezi Emek ve Bilim Bir Romal, Torunlarna Misafir Oluyor Bir Dinsizin Hikyesi Leonardo da Vinci 7 Dantenin Bildii

Yeryz Mslmanlarn, Denizler Kfirlerin Buruna Dair Yeni Dnya lk Smrge Kpeklere Paralatlan Kzlderililer Yeni an En Byk Adam Kolomb lk Dnya Turu Ekonomi Sava Balyor Gemi Byk Kroki Kitab 8 Tarihin Sayfalar Dnyay Tanmak G 9 Bir Kitabn Bana Gelenler Kitabn Dostlar Kitap Savaa Gidiyor 10 Kopernikin Kitab Gen Bir Papazn Eline Nasl Geti? Bruno, Yeryznde Kendisi in Pek Az Yer Olduu Kansna Varyor

Platoncularla Demokritosular Arasnda Eski Sava Alevleniyor nsan Gelecee Bakyor 17 ubat 1600 SONSZ Brunonun lm nsann Sonu Deildi SMLER SZL