You are on page 1of 36

lmszlk Teorisi ve Gilles Deleuze

Cengiz Erdem
Bir lm, ki Hayat
Gilles Deleuzen felsefesi zerine kaleme ald Theatrum
Philosophicum adl makalesinde, belki de bir gn yzylmz
Deleuzen yzyl diye anlacak, demekte zerre kadar
tereddt etmeyen Michel Foucaultyu hakl karan o kadar
ok sebep var ki, bu sebepleri tek tek sralamaya kalksak ne
mr yeter herhalde, ne de kt. Lkin yurdumuzdaki ve
dnyamzdaki son derece dzeysiz, niteliksiz ve de niceliksiz
gndelik siyasetin boucu tahakkmyle mcadelede yeni
bir dneme girmek maksadyla bu konuda bir eyler
sylemeye cret ve teebbs etmenin ne denli gerekli
olduu gz nnde bulundurulursa, sanrm her eyi olmasa
bile en azndan baz eyleri dile getirmek zarureti de
yadsnamayacak bir gerek formunda zuhur edecektir akl
ihsan olunmu her fninin zihninde.
Akln snrlarn zorlamann gerekliliine inanm byk bir
filozof olduunu dndm Deleuzen felsefesini ksaca
zetlemeye kalkmayacam bu yazda, zira byle bir abann
Deleuzen dncesine son derece ters dmekle kalmayp,
ayn zamanda faydasz da olacan dnyorum.
zetlemek fiilinin literatrden kaldrlmas gerektiine
inanm olan Deleuzen felsefesi, zetlenmesi nammkn
bir dncenin ekirdeinin atlamasyla aa kacak
dnce paralarndan olumakla beraber, sz konusu
atlama neticesine ortaya kmas kuvvetle muhtemel
yarlma hatt boyunca son derece tutarl bir seyir izler
kanaatimce. Konuya aklk getirecek olursam diyebilirim ki
Deleuze yaam boyunca sadece tek bir fikri gelitirmek iin
didinip durmu ve bunu bir lye kadar da olsa

baarabilmitir, ki o fikir varln farkllkla, farklln da


yaratclkla ayn ey olduudur. Bundan hareketle varln
fark yaratmak mnasn tadn sylemeye gerek olduunu
ise hi sanmyorum.
Bergsonun her byk filozof yaam boyunca tek bir fikir
zerinde dnr ve sadece o fikri gelitirmeye abalar,
szne sadk kalmay semi olan Deleuze, kariyerine Kant,
Bergson, Leibniz, Nietzsche, Spinoza gibi filozoflar tek tek
ele ald kitaplarla balam ve Felix Guattariyle beraber
yazd Felsefe Nedir? kitabndan bir sre sonra, trajik
lmndense ok ksa bir sre nce kaleme ald Katksz
kinlik: Bir Hayat... kitabyla noktalamtr sz konusu
kariyeri. Benim zellikle sevdiim bu son kitapta Deleuze en
baa dnerek Hume ve Nietzscheyi yeniden, ama bu sefer
farkl bir biimde ele alr. Nietzsche ve Humeun hayatlaryla
felsefeleri arasndaki derin ve karmak ilikiyi gzler nne
sermek maksadyla kaleme alnd aikr sz konusu kitap,
adeta Deleuzen kendi felsefesinin de bir zeti gibidir
aslnda. Yaam boyunca ele ald filozoflar zetlemekten
ziyade dntrmeye ve kendi felsefesine hizmet eder hale
getirmeye cret ve teebbs etmekten ekinmeyen Deleuze,
bu kitabnda da ayn yola bavurur ve Nietzsche ile Humeun
yaamlarn ve felsefelerini kullanarak kendi felsefesinin bir
zetini sunmaya yeltenir okuyucularna. tiraf etmeliyim ki
benim kendime en yakn bulduum Deleuze kitab olan
Katksz kinlik: Bir Hayat... bana keke ben yazm
olsaydm bunu, dedirten bir kitaptr. Kitabn dili o kadar
sadedir ki bir insann bilincinin nasl olup da bu derece
berraklaabileceini sordurur bir baka insana.
Peki ama nedir Deleuze yzylmzn filozofu klan? Bu
soruyu yantlayabilmek iin belki de Deleuzen kendi
eserlerini imdilik bir tarafa brakp bir sreliine Alain
Badiounun Yzyl (The Century) adl yaptna atfta
bulunmalyz. Bulunmalyz ki Deleuzen, kymlar ve
felketler yzyl olarak anlagelen yirminci yzylla ilikisini
daha iyi idrak edebilelim.

Yzyl adndaki bu srad kitabnda Badiou yirminci yzyln


sadece
bir
kymlar
ve
felketler
yzyl
olarak
anlagelmesine kar karak, sz konusu yzyln ayn
zamanda bir yaratlar ve yeni yaklamlar yzyl olarak da
okunmas, okunabilmesi gerektiinin altn izerek, Brecht,
Breton, Beckett, Pessoa, Mallarm gibi pek ok byk
sanat, yazar ve dnrn, Gerek tutkusu diye
nitelendirdii bir tutkuya sahip olduunu ne srer. Jacques
Lacann
Hayli-Sembolik-Gerek
lemindeki
Gerek
kavramn, yani bilindn kasteden Badiouya gre Gerek
tutkusu, Lacann da altn izdii zere, bir nevi ulalmazn
peinde koma eiliminin hem sebebi, hem de sonucudur.
Ulalmaz olann insana ekici gelmesi ve arzunun kaynan
elde edilemeyene ynelik bir istein oluturmas ise Deleuze
iin geride braklmas gereken bir arzulama biimidir. Zira
Deleuzee gre arzulamak, ulalmaz bir arzu nesnesinin
peinde komaktan ziyade, dorudan nesneler reten etkin
bir eylemdir. Bu hesaba gre bilindnn ulalmaz bir ey
olmayp, bilkis retken arzuyu reten bir boluk olduunu
bilmiyorum sylemeye gerek var m, ama gene de
sylyorum ite, belki vardr diye.
Belli ki Deleuze pek ok kitabnda arzunun kendine kar
dnnn nasl gerekletiini deifre etmekle kalmam,
ayn zamanda arzunun retici bir eylem olduunun da altn
izmitir. zdelemeye kar duruuyla tannan, zdeleme
nesneleri ve arzu nesneleri arasndaki ilikiyi srad bir
yaklamla ele alan Deleuze arzunun ve bilindnn
retkenlii konusuna ilgin bir biimde, en olmadk yerden
parmak basar. Ona gre arzulamak nesnesini kendisi reten
yaratc bir eylem biimidir. Deleuze varl yaratclkla e
tutar. Yaratclk olabilecek her eyi var klandr.
Bu balamda sanat Deleuze iin yaratcln en radikal
biiminin yaama geirildii bir etkinlik, deiim srecinin en
uta yaand bir eylem, sanat ise statkoya dnsel
dinamizmiyle direnen, kendi varolu alann kendisi yaratmak
zorunda olan radikal bir varlktr. Sanatnn grevi ise gerek
gemii yeniden yazan, gerekse gemii ironik bir ekilde

ycelten, gemite kullanlan dilin yapsn bozan, hem


biimsel, hem de ieriksel olarak yeni tarzlar deneyen, ierikbiim ilikisine yeni boyutlar katan, ksacas anlam
aktarmnda kullanlan ara gereci ve teknikleri deitirmek
suretiyle anlam kavramna da yeni anlamlar katan deneysel
eserler retmektir. Bu tr eserler bizi iinde bulunduumuz
mevcut-duruma
hapsolmuluktan
kurtarmakta
ie
yarayabilir. Durum dnda dnce retip duruma dtan
mdahale etmek, ona iindekileri tersyz ederek da
dnmesini salayacak ekilde yaklamakla mmkn
klnabilir. Kendimizi kaybedene kadar kendimizden kamaya
deil, bilkis bu durumun olanakszlklarn birer olanak
haline getirip deerlendirmek arzusuna meyletmeliyiz bence.
mknszlklar elimizdeki imknlardr, dolaysyla da eldekini
en iyi ekilde deerlendirmek bir sorumluluktur. Elimize
baktmz zaman grdmz ise Slavoj Zizekin Bedensiz
Organlar adl kitabdr. Sz konusu kitapta Zizeki Deleuze
yanl okurken okuyoruz. Bu arada Zizek, Deleuze zaten
herkesin yanl okuduu Hegeli yanl okurken okuyor. Bu
yanl okumalar silsilesi ierisinde doru kalan tek ey
eletirel teorinin ilk artnn yanl okumay bilmek olduu
ortaya kyor. Zizekin bir dizi histerik provokasyondan ibaret
Deleuze eletirisi, Deleuzen felsefesinin temel emelini
tespit ederek balyor ie. Zizeke gre Deleuzen
felsefesinin temel emeli yeninin ortaya k srecini teorik
olarak aklamaktr. Bu doru tespitten sonra Zizek,
Deleuzen felsefesini Deleuze I ve Deleuze II diye ikiye
ayryor. Deleuze I, Deleuzen Guattariyle birlikte yazd
Kapitalizm ve izofreni adl kitaba kadar olan dnemi
kapsarken, Deleuze II, Deleuzeun Guattariyle ibirlii
ierisinde kaleme ald kitaplar kapsyor. Gilles Deleuze ve
Felix Guattari iki ciltlik Kapitalizm ve izofreni (Anti-Oedipus
ve Bin Yayla) adl kitaplarnda Marx-Nietzsche-Freud geni
ierisinde deerlendirdikleri ge kapitalizmin kendine kar
gleri hem retip hem de yok ettiini yazacaklardr
yetmilerin sonlarna doru. Her ne kadar izofreninin sadece
kapitalizmin bir rn olduuna katlmasam da Deleuze ve
Guattarinin kapitalizmin rettii anormallikleri bastrarak
canna can kattn ve radikal anormallemeye gtren bir

retim-tketim ilikileri ksr-dngsne dayandn itiraf


etmek durumunda hissediyorum kendimi. Zizek, Deleuzen
felsefesine siyasi bir balam oluturmak maksadyla kendi
zgn
felsefesini
Guattarinin
politik
anti-psikiyatri
syleminin szgecinden geirmek suretiyle kolaycla
katn
iddia
ediyor.
Zizek,
Deleuzen
felsefeyi
siyasiletirme abasna denk gelen bu ikinci dnemi bir
talihsizlik olarak nitelendiriyor ve Deleuzen Hegelci
diyalektii ama abalarnn baarszla mahkm oluunun
gstergesi olarak lnse ediyor. Zizeke gre Deleuze hem
Hegelci diyalektiin tesine geemiyor, hem de Hegeli
olduundan farkl gsterip arptyor. te bu noktada
farklln filozofu olarak bilinen Deleuzen Nietzsche
tarafndan ortaya atlan etkisel gler ve tepkisel gler
kavramlarn gelitirmek ynnde yazd Nietzsche ve
Felsefe kitabnn temel tezine deinmemiz bir zaruret hlini
alyor.
Deleuzen Nietzsche zerine yazd Nietzsche ve Felsefe
adl kitab okumu olan okuyucularmzn gayet iyi bilecei
zere orada Nietzschenin trajedisinin needen veya
bilemediniz en azndan kayna belirsiz bir sevinten
kaynaklandn syledii bir ksm vardr. Deleuze o ksm,
ite trajik olan da bu needir zaten, szleriyle noktalar.
Sz konusu kitapta Deleuzen ncelikle deinmek istedii
konu hepimizin yakndan tand nl bir dnr olan
Nietzschenin
felsefesinin
gnmz
dnyasn
anlamlandrmak ve eletirmek iin kullanlabilir bir yan olup
olmad ve ayet byle bir yan mevcutsa sz konusu yann
nasl ak edilebilecei, nasl grnr klnabilecei
konusudur. Yani Deleuze, Nietzscheyi, Felix Guattariyle
birlikte yazd Bin Yayla adl kitabn nsznde belirtildii
zere bir alet-edevat antas olarak ele alr ve iine yarayan
aletlerle ba baa kalabilmek iin iine yaramayan aletleri
antadan karr. Belli ki Deleuze bir nevi yaratc karma
ilemine tabi tutma niyetindedir Nietzschenin klliyatn. Bu
balamda
ncelikle
Nietzschenin
yazlarnda
iine
yaramayan yerleri silerek iine yarayan
ksmlarn

kendiliinden ortaya kmasna zemin hazrlayabileceini


dnr Deleuze. Denebilir ki Deleuzen maksad
Nietzscheyi kendini eletirir bir pozisyona sokup kendi
kendisini budamasna, veya psikanalitik bir terim kullanacak
olursak kastre (hadm) etmesine olanak salamaktr.
Deleuzen ilk bakta vahice gelebilecek bu eletiri
yntemini kullanmasnn sebebi ise Nietzsche gibi bendini
smayp tamaya meyilli bir filozofun eserlerinden taan pek
ok genellemeyi bir tarafa brakp, teferruatlarda bile
bulunamayacak
fikirleri,
yani
metinlerde
hlihazrda
olanlardan ziyade olmayanlar okumaya teebbs etme
niyetini tayor oluudur.
Nietzscheyle ilgili kitabnda Deleuze zellikle belirtir ki
etkisel gler syleyeceklerini tekinin sylediklerinden
hareketle sylemek yerine kendi ilerinden hareketle
sylerler. Yani etkisel glerin syledikleri tekine verilmi bir
tepki olmaktan ziyade teki zerinde yeni bir etki yaratmak
maksadn tar. Tepkisel glerinse aslnda syleyecek
orijinal bir eyleri olmad iin tm syledikleri hep ve
sadece tekinin sylediklerine verilmi tepkilerdir. Yani
etkisel gler iten belirlenen varlklarken, tepkisel gler
dtan belirlenen varlklardr. Tepkisel glerin en belirgin
zellii tepkisel olduklarnn farknda olmaylardr. Onlar
zincire vuran da zaten ite bu kendilerine ynelik
krlkleridir. Yaptklar eylemlerin ve sarf ettikleri szlerin
anlamndan olduu kadar etkisinden de uzaktrlar.
Kendilerinden kopuk bir yaam anlaml bir btnlk
oluturuyormu izlenimi verecek ekilde srdrmeye
alrlar. Ne var ki bu aba sonusuz kalmakla kalmaz, ayn
zamanda onlar kendilerinden iki kat, kat daha uzaklatrr.
Gittike ne dediklerinin ve ne ettiklerinin farknda olmaktan
uzaklaarak son derece anlamsz ve yersiz szler sarf
ederler. Niyetleri kt deildir; onlar eytann kleleri olarak
gstermeye almyorum burada ve/fakat bu onlarn
ktle hizmet etmedikleri anlamn tamaz. Kt niyetli
deildirler belki, ama idrak kabiliyetleri ve kendileri ile
evreleriyle ilikilerine dair bilgi dzeyleri o denli czidir ki,
tepkisel gler kanlmaz olarak kt yola dp hem

kendilerine hem de evrelerine zarar verirler. evrelerindeki


hadiseleri okuma biimleri son derece acayiptir tepkisel
glerin. Tepkisel gler etkisel gleri her zaman iin
karalamaya ve yok etmeye alrlar. Onlar iin etkisel
glerin emeli iktidar para para etmektir. Bu konuda
hakldrlar. Etkisel gler iktidarn zlerek znelere
dalmas ve pek ok daha baka g merkezinin birbiriyle
iliki ierisinde ama birbirinin farklln maniple etmeksizin
srekli deiim geirmeyi varolu biimi haline getiren bir
yapnn varln salamak ve srdrmek iin didinip durur.
Etkisel glerin bu emeli elbette ki tepkisel gleri ok
kzdracak ve tepkisel gler kzgnlk ve tedirginlik ierisinde
bas bas bararak sinirden ne dediklerini bilmez bir hale
gelecektir. Kzgnlk, sinir bozukluu, bunalm, bunlar hep
olumsuz reaksiyonlardr. Tepkisel gler etkisel glerden
nefret eder, etkisel gler ise nefretten nefret eder. Tepkisel
gler nefret zerine kurulu bir dnya dlerken, etkisel
gler herhangi bir dnya dlemek yerine farkl dnyalarn
dnyamz ierisinde bir arada var olabilmesi ve farkl yaam
biimlerinin birbirlerini yemek yerine besleyecek ekilde
iletiime gemesini arzular. Bu arzu o kadar gldr ki
etkisel glerin bazlar ilerinden akan bu enerjiden tr
zaman zaman zayf der ve hastalanrlar. Ama etkisel
glerin var olu amac zaten bu hastalanmalara, ac, keder,
elem ve straplara kar direnmek olduu iin bunun pek bir
nemi yoktur onlarn gznde. Onlar olumsuz eyleri olumlu
eylere dntrmek iin yaar. Her trl negatif tepkiye
kar diren, umutsuzlua, iktidarn merkezilemesine,
lme, hastalklara kar diren etkisel glerin yaam
biimidir. Etkisel gler direnii bir yaam biimi haline
getirmi, rmeye yz tutmu bir dnya dzeninin karsna
yaama sevincini, lme kar hayat ve nefrete kar arzuyu
diken, her trl otoriter ve totaliter dnya gryle son
derece hayat dolu biimlerde dalga geen, yaamn oluum
olaslklarnn oalmna ynelik eylem sylemlerle yaam
kstlayan ve ksrlatran iktidar aklarnn nne set eken
birer enerji deposudurlar. Etkisel gler daha gl
olmalarna ramen iktidarda olan hep tepkisel glerdir.
Bunun sebebi tepkisel glerin yaam olanaklarn

kstlayarak, gc bireylere yaymak yerine tek merkezde


toplamasdr. Birlikten kuvvet doduu dorudur ama etkisel
gler militarist bir mentaliteyle birlikler kurup kendileri
dndakilere kar bir kuvvet dourmak dncesine hi
scak bakmazlar. Tepkisel glerin aksine etkisel gler hep
ayn renk ve ayn model elbiseler giyip kendilerinden farkl
olanlar yok etmek arzusunda deildirler. Etkisel gler
toplumun her ynde ve her ekilde srekli deiim ve
geliiminin
dinamosudurlar,
tepkisel
gler
ise
bu
dinamolarn bandaki bel
Nitekim Deleuzee gre yaratcln nndeki en nemli
engel iktidar karsnda tepkisel dnceler reten bir
znedir. te bu tepkisel zne lmeli ve etkin bir lmsz
olarak yeniden doabilmelidir ki yaratc zne iindeki
sonsuzluk potansiyelini hayata geirmek suretiyle bir
lmsz haline gelebilsin.
Neyse o, yani tam da bir kurbandan baka bir ey, bir
lm-iin-varlktan baka bir ey ve dolaysyla lml
bir varlktan baka bir ey. Bir lmsz: nsann bana
gelebilecek en kt durumlar, o kendini hayatn
karmakark ve zorbaca ak iinde ayr bir yere
koyabildii srece, onun byle olduunu, yani lmsz
olduunu gsterir. nsann herhangi bir vehesini
dnmek iin, bu ilkeden yola kmamz gerekir. nsan
haklar varsa da, bunlar kesinlikle hayatn lme kar
haklar ya da sefalete kar hayatta kalmann haklar
deildir. lmszn kendi kendilerine dayanan
haklardr ya da Sonsuzun strap ve lm denen
olumsalln zerinde uygulanan haklardr. Sonuta
hepimizin lecek olmas, geride sadece tozun kalacak
olmas, nsann, koullarn onu maruz brakabilecei
hayvan-olma ayartsna kar koyabilen biri olarak
kendini olumlad anda sahip olduu lmszlk
kimliini hibir surette deitirmez.[1]

Yokluk Olarak Varlk


Nesnelerin sadece birbirleriyle ilikileri balamnda bir anlam
kazanmasnn art olmadn, bilkis bunun son derece
tesadfi ve tarihsel sre tarafndan koullandrlm felsefi
bir varsaym olduunu anladmda, kendinde-eyin, yani
varl hibir eyle iliki ierisinde olmasna bal olmayan,
varln evresinden bamsz ve evresine kaytsz bir
biimde srdrebilen znelerin var olabileceini de anlam
oldum. Zira herhangi bir nesne insandan bamsz olarak
dnlebiliyorsa, insan da nesnelerden bamsz olarak
dnlebilir demekti, demektir.
nsann lml bir varlk olduu ise elbette ki sylenmesi bile
gerekmeyen bariz bir durumdur. lml bir varlk olan insan,
olmad bir eye, yani bir lmsze dnmeye heveslidir.
eitli devirlerde eitli ekiller alan sz konusu lmszlk
hevesinin dorua kt Romantizm dnemi gnmzde
kapitalizm tarafndan yeniden diriltilmeye allmakta ve bu
yolda eitli gda rnleri ve hap formuna sokulmu bitkiler
piyasaya srlmektedir. Zarar herkes tarafndan bilinen
alkoll ieceklerin zerinde bile hayat gzeldir, hayata
ielim, eklinde ibareler grmek mmkn hale gelmitir.
Slavoj
Zizekin
Nietzschenin
insan
hibir
ey
istememektense hiliin kendisini ister, sznden hareketle
verdii Diet-Cola ve kafeinsiz kahve rnekleri ise insann
hilik istencini, olmayana duyduu arzuyu gayet net ekilde
deifre eder niteliktedir. Gnmzde ii boaltlm, varlk
sebebinden arndrlm rnlerin kapitalistler tarafndan
salkl yaama giden yolu asfaltlama almalarnda
kullanlmakta olduu elbette ki inkr nammkn bir
hakikattir. Aklda tutulmaldr ki ister ekerli, ister ekersiz
olsun, kola son derece zararl bir rndr ve sadece ekerden
ve kafeinden arndrlm olmas onun salkl bir iecek
olduu manasn tamaz.

10

Tm bunlarn lmszlk konusuyla ilgisi ise udur ey kara


bahtl okur: lmszlk bir lml iin olmayan bir eydir.
lmszlk lmden arndrlm yaamdr. Belli ki gelinen
noktada kapitalizm insanlara lmsz yaam vaad
etmektedir. Benim iin nemli olansa kendinde-ey olarak
lmszln veya sonsuzluun, lml ve sonlu bir varlk
olan insandan bamszlaan kimliksiz ve kiiliksiz bir bilincin
a-nihilistik speklasyonlar dolaymyla politik bir ama iin
kullanma sokulabilecei, sokulmas gerektii gereidir.
Badiounun hakikat ve olay teorisinden hareketle, bir
lmszn gzyle ve bilinciyle tasvir edilen lmllerin
dnyas, mevcut-yap ierisinde gedikler amak suretiyle
yeni
hakikatlerin
zuhur
etmesini
salayacaktr
kanaatindeyim. lmll smrmek suretiyle gcne g
katan
liberal-demokratik-militarist-kapitalizmin
lmn
ortadan
kalkmasyla
kendi
iine
dnk
bir
patlamaya(contraction),
ie
doru
kmeye
maruz
kalacandan
hareketle
diyebiliriz
ki
yaam
olumsuzlamaktan ziyade olduu gibi olumlayan materyalist
bir gerekilie, yani aknsalla yknen, lm drts ve
yaam
drtsnn
tahakkm
altndaki
kapitalistgerekilikten,
kendinde-ey
olarak
tekinin,
yani
lmszln veya sonsuzluun ikin olduu komnistgerekilie doru bir ynelim hem mmkndr, hem de
gerekli.
Matematiksel ad sonsuzluk olan lmszlk lmlln
bittii yerde, yani lnen noktada balar. Sonsuzluk
kavramnn ba sonu olmayan bir sreten ziyade, ba sonu
olmayan bir durumu anlattn aklda tutarsak diyebiliriz ki
lmszlk ancak devasa bir elikinin dnyamza
yansmasyla zuhur edebilir. Sonsuzluk veya lmszlk birer
sre olmaktan ziyade birer durumdur, nk sreler ba
sonu olan srerdurumlarken, durumlar duraan ve zaman
d olgulardr. Zamandan ve uzamdan bamsz bir
varolusal durum olan lmszlk, felsefe tarihi boyunca
lml insan bilincinin tamamen dnda konumlanm bir
kendinde-ey olarak dnlmtr. Oysa biz biliyoruz ki
aslnda lmszlk insan evreleyen deil, bilakis insann

11

evreledii bir boluktur. u anda lmszl dnmekte


olduumuza ve/fakat bu sylediklerimizin doruluunu
kantlayacak hibir dayanamz olmadna gre, demek ki
lmszlk dncemizin kendisini srdrebilmek iin kendi
iinde yaratt bir boluktur. Boluklar olmayan varlklarn
yokluunu doldurduuna gre diyebiliriz ki dnmek lm
srecine ara vermek, yaamda boluklar yaratmaktr.
O lmsz zne
Sonsuzluk zne ile nesne, ama ile ara, neden ile sonu
arasndaki ilikinin anlamszlaarak ortadan kalkt, bylece
de ite varlklar birbirleriyle ilikilerine baml olan bu
kavramlarn bizzat kendilerinin yok olduu, zaman ile uzam
iindeki bir boluk formunda zuhur eden o malm ikin
dsallktr. zneye ikin aknsal bir kavram olan sonsuzluk
mevcut-egemen varolu biiminde ksa-devre yaratarak
mevcut-egemen dzenden radikal bir kopua zemin hazrlar.
te Alain Badiounun Varlk ve Olay adl kitabnda bo-kme
olarak nitelendirdii sz konusu sonsuzluk bizim O adn
verdiimiz lmsz znedir. O, Gilles Deleuzen deyimiyle
bu kitabn yazarnn kavramsal personas, Fernando
Pessoann anlam dnyas balamnda ise sz konusu yazarn
heteronomik kiilii, yani d-kimliidir. Olmayan bir ey
olarak var olan O bu kitabn yazarna ikin bir darda
konumlanmtr. Bu kitabn yazarnn iindeki bir dar, veya
ite bir ey olduunu zanneden bir hiin iindeki hibir ey
olan O, kitabn ayn zamanda hem nesnesi, hem de znesidir
denebilir, ki nitekim denmitir de zaten ite
Bu yazlar u anda okunmakta olduuna gre, demek ki bu
yazlar yazan, belirli bir zamanda ve belirli bir uzamda
konumlanm bir zne sz konusu olmutur. Sz konusu
znenin kendini anlatmaktan ziyade O diye adlandrd bir
hilii anlatyor oluu ise ancak yaznn znesinin kendini
nesneletirerek olmayan bir zneye dntrmek abas
ierisinde olduunu gsterir. Peki ama sz konusu zneyi
iinde bulunduu abadan ayran nedir? znenin kendisi
olmadan iinde olunabilecek bir aba da olamayacana

12

gre, neden bu zne kendisinden bamsz bir aba


olabilirmi gibi kendisini abann nesnesi olarak gstermek
ihtiyac ierisindedir? Belli ki bu kitabn yazarnn, yani Onun
derdi, Kant, Hegel, Nietzsche, Deleuze, Derrida, Badiou ve
Zizek
gibi
dnrlere
de
dert
olmu
olan
aknlk(transcendence) ve ikinlik(immanence) arasndaki
ilikidir. Bir nesne olarak yazarn kendisi zerine ahkm
kesebilmek iin kendisini aan bir zneye dnmesi
gerektiini dile getiren Kant ve bir nesne olarak yazarn
kendisi zerine ahkm kesebilmek iin kendisini aan bir
zneye dnmesi gerekmediini, zira kendisini bir nesne
olarak dile getiren sz konusu yazarn kendisini aan o
zneyi zaten hlihazrda iinde barndrdn kaleme alan
Hegelin felsefeleri zerine bir takm speklatif(kurgul)
dnceler retmeye niyetlenen ve bu yolda Kant ile
Hegelin karlatrmal bir okumasna girimesi gerektii
aikr olan Onun dnyasna giriyoruz imdi hep birlikte: Ben,
Sen, O, Biz, Siz, Onlar
Kendinde-ey olarak O kendini ifade edebilecek ve kendinden
farkn dile getirebilecek bir speklasyon biimini hayata
geirebilmek iin kanlmaz olarak Kant ile Hegel arasnda,
Deleuzen deyimiyle bir ayrc-sentez(disjunctive-synthesis)
ilemi gerekletirmek zorundadr. Zira bir lmlnn kendini
bir lmsz olarak tasvir edebilmesi ancak Kantn
dnmsel
yarg(reflective
judgement)
ve
Hegelin
speklatif diyalektik stratejilerinin materyalist bir felsefe
anlay ierisinde blnp aknsal ve idealist yanlarndan
arndrldktan sonra speklatif ve materyalist yanlarnn
yeniden birletirilmesiyle mmkn klnabilir. Zamann ve
uzamn birbirine dnerek tarih-d bir var oluun, yani bir
lmszn, zuhur etmesini mmkn klacak alan yaratmas
elbette ki yalnzca teoride mmkndr. Lkin zaten biz de
burada lmszl kuramsallatrmaktan baka bir ey
yapmakta olduumuzu iddia etmiyoruz. Sz konusu
lmszlk teorisinin pratikte ne ie yarayacana ve/yani
byle bir kuramsallatrma giriiminin politik arenada ne
anlama geleceine ise speklasyonlarmzn ilerleyen
aamalarnda deineceimizi imdiden belirtelim; belirtelim

13

ki sabrsz okuyucularmz sabretmeyi renmek yolunda


admlar atmaya imdiden balasn. Hatta deinmekle de
kalmayacak,
liberal-demokratik-militarist-kapitalizm
ierisinde yaayan bir lmlnn, iinde yaad sistemi
deitirebilmek iin kendini neden lml bir nesne olarak
grmekten ve gstermekten vaz geerek lmsz bir zne
olarak grmeye ve gstermeye balamas gerektiini Alain
Badiounun
hakikat
teorisi
dolaymyla
aklamaya
alacamz da szlerimize ekleyelim; ekleyelim ki hayata
geirmeye cret ve teebbs ettiimiz olayn boyutlar bir
nebze olsun akla kavusun.
Her neyse, bir lmsz olabilmek, daha dorusu halihazrda
olunubulunan lmszl idrak etmek suretiyle hayata
geirebilmek iin lmden kamak zm deildi, deildir.
Bilkis hayatta kalp lmll en ince ayrntlarna ve en
u noktasna kadar tecrbe etmek suretiyle halihazrda ihtiva
ettii lmszl yazarak aa karmak gerekiyordu.
lmsz olabilmek iin nce lmek gerektii gibi bir durum
sz konusuydu. lk bakta eliik gibi grnen bu paradoksal
durum ise insann iindeki lmszlk potansiyelini
gerekletirmesi iin son derece gerekli bir kouldu. l bir
insann bir daha asla lemeyecei bariz olduuna gre, bir
l formunda srdrlen yaamlarn lmszlere ait
yaamlar olduu sylenebilirdi, ki nitekim sylenmiti de
zaten ite. lm kanlmaz bir sondu elbet, fakat bu son
sonluluun sonu olabilirdi ancak. Sonluluun sonunun da
sonsuzluun balangc olduunu ise bilmiyoruz bu
aamadan sonra sylemeye gerek var m.
Her ne kadar lmszlk dncesini hayata geirebilmek
sinir ve damar sisteminin bozguna uratlmasn gerektirir
gibi gzkse de iin asl hi de yle deildir. Zira az nce de
belirtildii zere lmsz ahsiyetin lmszl fiziksel
anlamda sonsuz olmak anlamna gelmekten ziyade, ruhsal
veya uursal anlamda sonsuzluu idrak edebilecek bilin
dzeyine ulamak demektir. Fni bir bedende, fni olmayan
bir dnceyi barndrabilecek kudrete erimek olarak da
nitelendirebileceimiz bu varolu tarz zellikle 20. Yzyl

14

sonu ve 21. Yzyl banda Deleuze ve Badiou gibi


dnrlerin kafasn kurcalam speklatif bir teoriler
demetinin rndr.
Descartesn dnyorum o halde varm sznden
olumsuz ekilde feyz alarak tekil bir lml olmaktan ziyade
oul bir lmsz olduumu idrak etmem, zavall bir lml
olduum iin Tanr karsndaki aalk kompleksimi ama
abalarmn bir rndr denebilir aslnda. Ama hemen altn
izeyim, benim lmszlm Romantiklerin lmszlk
anlayndan
tamamen
farkl.
yle;
ben
yaamn
sonsuzlukla evrelendii inancna sahip olmaktan ziyade
sonsuzluun yaam denilen lm sreci tarafndan
evrelendii kanaatindeyim. Konuya aklk getirecek
olursam diyebilirim ki benim iin her insan kendi iinde
sonsuz yaam olanaklar barndrmakla beraber, sosyal hayat
dediimiz hapishane bu olanaklarn nne set ekip insan
dnp yapabilecekleri son derece kstl bir varla
dntrr. Yani toplum denilen yn, insan denilen varla
akldan yoksun bir hayvan muamelesi yaparak onu lml
bir mahluka dntrr. Dorusunu sylemek gerekirse bu
kanya varmak son derece zor oldu benim iin. nk yirmi
birinci yzylda yaayan bir insann kp da ben lmszm
diyebilmesi iin akln yitirmi olmas gerekirdi, ki nitekim ben
de ancak aklm yitirdikten sonra buldum kendimde bir
lmsz olduumu dile getirebilecek cesareti. Lakin hemen
belirteyim, benim yitirdiim akl bir lmlnn aklyd. Yani
bir lmszn aklyla bakldnda insanln saduyusu diye
nitelendirebileceimiz illetin maduru olan bir mahlukatn
aklndan baka bir akl deildi benim yitirdiim akl, ki insan
aklnn nelere kadir olduunu bilen okuyucularmn takdir
edecei zere yle bir akln muhafazasndan ziyade
yitirilmesinde fayda vardr. Nitekim sz konusu akl yitirilmi
ve bu yitiriin faydalar da ok gemeden grlmtr
tarafmdan. te mevcut sosyal yapnn perspektifinden
baklnca akldan yoksun bir lml olarak grlen, ama
aslnda toplumd bir lmsz olarak srdrdm yaam,
tm engelleme giriimlerine ramen byle, yani bu yitirile
balad. Mevcut dzen tarafndan tahakkm altnda tutulan

15

insan hayat o kadar ok olaslk barndrmaktadr ki


bnyesinde, bu olaslklar gayet rahatlkla sonsuz olarak
nitelendirilebilir. Sonsuzluk kavram ise ezelden beridir
dnrlerin akln kurcalam bir sorundur. Pek ok dnr
sonsuzluk kavramn dnlemez olarak nitelendirmi ve
tpk aalk kompleksiyle stnlk kompleksi arasndaki
derin ve karmak iliki zerine dnmeyi kiisel
sebeplerden tr bir tarafa brakan psikanalistler gibi, sz
konusu dnrler, sz konusu kavram hapsolduu ad
dncelerden kurtarp yeniden ele almak ve yeni bir
anlamla donatmak yerine, dorudan dnmek eyleminin
kendisini bir tarafa brakmtr. Belli ki sonsuzlukla kar
karya kalan beyin fel olma riskiyle kar karya
kalabilmektedir. Beyin fel olunca dncenin iflas etmesinin
de kanlmaz olacan ise bilmiyoruz sylemeye gerek var
m, ama gene de sylyoruz ite, belki vardr diye
Grld zere biz dncelerimizin toplumsallama
uruna samalamak eilimine yenik dmemesi iin zellikle
yrrle koyduumuz ve alaklkla ykseklik arasndaki
ilikiyi altst ettiine inandmz ne id belirsiz bir akl
yrtme dzeyine sahibiz sevgili okur. Sz konusu akl
yrtme dzeyimizin ise ancak lmszlmzn bir etkisi
olabileceinden pheleniyoruz, lakin ne yazk ki radikal
pheciliimize duyduumuz derin sadakatten tr hibir
eyden olamadmz gibi bundan da emin olamyoruz tam
olarak. Yeri gelmiken belirtelim, bizce lmszln yan
etkileri olduu kadar dorudan etkileri de vardr. Zaten
bilincin malum enginlerini yara yara dolaan bir yazma
eyleminden baka hangi eylem hakikatin fkraca yarklar
oluturabilir ki dil vastas ile zihinde? Zevki damarlarna zerk
etmeyi alkanlk haline getirmi yazarlara inat biz acy
dorudan beynimize enjekte ede ede bu hallere geldik ite
ve cmlelerimizin sonlarn e harfleriyle bitirmezsek rahat
edemiyoruz netice itibar ile. Sanrz ki bu dnce treninden
atlayp ebediyete intikal etmezsek iinde bulunduumuz
ksr-dngy ilelebet kramayacaz.
zm imknsz gibi grnen pek ok sorunu zmem

16

lmn de, tpk bilindnn bilincin iindeki bir boluk oluu


gibi, yaamn iindeki bir boluk olduunu kavradmda
mmkn olmutu. Evet, lm yaam evreleyen bir son
olmaktan ziyade yaamn iindeki bir sonsuzluktu. Ve bu
sonsuzluk her sonsuzluk gibi ancak bir boluk eklinde var
olabilirdi. Biz insanlar lm yaamn dna hapsetmekle
kendimize en byk ktl yapmaktaydk aslnda, zira
lm hep ve sadece bakalarnn bana gelen bir hadise
olarak alglyorduk bu suretle. Oysa kiinin kendi lm asla
tecrbe edilemeyecek bir durum olmakla birlikte son derece
kiisel bir mevzuydu. len iin znt duyulacak bir ey
deildi lm. Ama insanlar bakalar ld zaman yas
tutmay bir grev, kanlmaz bir gereklilik sayard. len
kiinin artk var olmamasndan ziyade artk aramzda
olmamasyd znt duyulan ey. Hayatn kaybetti diye
buyuran gazete haberlerini ezelden beridir sama bulurdum
ama bunu neden sama bulduumu aklayamazdm. imdi
aklayabiliyorum ite: len kii bir ey kaybetmiyordu
aslnda lnce, yaayanlar onu kaybediyordu. Bir yaknlar
lnce znt duyan dirilerin alayp szlanmasnn ardndaki
bencillii ise bilmiyorum deifre etmeye gerek var m bu
raddeden sonra. Elbette ki ben de znt duyardm sevdiim
bir yaknm lnce, ama bu gerein beni sz konusu
zntnn bencilce olduunu dile getirmekten men
etmemesi gerekiyor, ki nitekim etmiyor da zaten ite. nsan
denen mahluk sevdii kiiler lnce o kiiler iin deil,
kendisi iin zlr kanmca. Buna katlp katlmamaksa
insann ac gerekleri kendine itiraf etme kabiliyetine baldr.
nsan ruhunun karanlk yn zerine, sz konusu karanlk
yn aydnlatmak maksadyla kestiim bu ahkmlarn kanlar
damlyor dilime. renlemek ve korkunlamak pahasna,
hi tereddt etmeden, nce emiyorum, sonra yutuyorum
ahkm kanlarn. Bu konu ileride tekrar alp almayaca
mehul bir biimde imdilik kapanmtr sevgili okur, metin
ol, nur iinde yat, hatta gerekirse nur ol ve mnasipse
bamza ya.
Bu noktada etnik kkeni, dini, dili ne olursa olsun baz
okuyucularmzn
u
tr
sorular
sormas
kuvvetle

17

muhtemeldir: Peki ama bir lmsz sabah uyannca ne


yapar? lmller gibi dilerini fralayp yzn m ykar?
eme ve dklama ilemlerini gerekletirir mi? Yoksa
lmszlerin bu tr ihtiyalar olmaz m? Sanrz bu tr
sorular sormakta hibir saknca grmeyen merakl ruhlar
bizim lmsz diye nitelendirdiimiz varln ne mene bir ey
olduunu idrak etmekte sorun yaayan okuyucularmza ait
ruhlardr. Sayfalardr anlatmaya altmz zere bizim
lmszlerimiz fiziksel olarak deil, zihinsel olarak lmsz
ahsiyetlerdir. Denebilir ki biz bahse konu ahsiyetleri birer
lmsz olarak nitelendirirken Kantn ortaya att kurucu bir
yanlsamaya bavurmaktayzdr. Belli ki lmsz derken
bizim kastettiimiz varlklarn ortak zellii varolularn
kurucu bir yanlsama zerine ina etmi olmalardr.
lmllerin
dnyasna
birer
lmszn
gzleriyle
bakabilmek iin aknc dnm bir yaam biimi haline
getirmi olan lmszlerin yemek yemeden, su imeden,
uyumadan, iemeden, smadan var olabilmeleri mmkn
deildir. Yeri gelmiken belirtmeliyiz ki lmszler fiziksel
olarak lmllerden farksz olsalar da, bilin dzeyinde
lmllerle en ufak bir benzerlikleri yoktur. Tpk lmller
gibi lmszler de fiziksel olarak yorulurlar, lkin
lmllerden farkl olarak lmszlerde zihinsel yorgunluk
asla mmkn deildir. Bununla beraber unu da itiraf
etmeliyim ki az nce yantlamaya altm bu basit
sorularn varl ve onlar yantlamann zorluu beni byle bir
roman
yazmaya
girimekle
son
derece
lgnca,
gereklemesi neredeyse imknsz bir ie kalktm
dncesine sevk ediyor sevgili okur. Ama yazmalym,
yapmalym bunu, zira ben Spinoza, Nietzsche, Bergson,
Deleuze, Badiou gibi dnrlerin insantesi varlk koullar
yaratmak yolunda ktklar o meakkatli yolculuu her ne
pahasna olursa olsun srdrmeye vakfetmi bir insanm
kendimi. Kant ama abalarnn bir rn olan lmszlk
teorilerini mercek altna almak suretiyle lmlln
tesindeki bir varolu biiminin hayata geirilmesi srecinde
son dnemlerde ne kan Speklatif Realizm adl felsefi
akmn ba aktrleriyle el ele, hatta kol kola yrmeliyim
nereye varaca bilinmeyen, engellerle dolu bu engebeli

18

yolda. Tehlikelerle dolu bu garip yolculuun bir dizi gereki


speklasyon vastasyla gerekleeceini ise bilmiyorum
sylemeye gerek var m, ama gene de sylyorum ite, belki
vardr diye.[2]
Gerek, Kendinde-ey ve Sonsuzluk
Bu
noktada
konuya
aklk
getirici
olacan
dndmzden Zizekin Gerek kuramsallatrmasna
deinmenin son derece mnidar olacana kanaat getirdik.
deolojinin Yce Nesnesi adl ilk kitabnda Lacann Gerek
kavramyla Kantn kendinde-ey kavram arasndaki farkn
altn u szlerle izer Zizek:
Gerek kaydedilemez, ama biz bu imknszln
kendisini kaydedebiliriz, yerini tespit edebiliriz: Bir dizi
baarszla neden olan travmatik bir yerdir bu.
Lacann
btn
sylemek
istedii,
Gerekin,
kaydedilmesine dair bu imknszlktan baka bir ey
olmaddr: Gerek, simgesel dzenin tesinde, onun
ulaamad bir sert ekirdek, bir tr Kant kendindeey olarak varolan akn, pozitif bir kendilik deildir
Gerek kendi iinde hibir ey deildir, simgesel
yapdaki, merkezi bir imknszla iaret eden bir
boluktan ibarettir. zneyi Gerekin bir cevab olarak
tanmlayan esrarl Lacanc cmle ite bu anlamda
anlalmaldr: znenin bo yerini, simgeselletirmesinin
baarszl sayesinde kaydedebilir, kuatabiliriz, nk
zne kendi simgesel temsilinin baarsz olduu
noktadan baka bir ey deildir.[3]
Bu
alntdan
da
anlalaca
zere
Gerek,
sembolik(simgesel) dzeni aan pozitif bir ey olmaktan
ziyade, sembolik dzene ikin bir hitir. Sembolik dzende
temsil edilmesi nammkn olduu iinse kayda geirilmesi
imknsz bir boluktan ibarettir. Hatrlanaca zere Kantn
kendinde-eyi ise fenomenal dzlemi aan numenal boyutta
konumlanm, bilinemez fakat dnlebilir olan pozitif bir
olguydu.

19

Son yllarda ne kan Quentin Meillassouxnun speklatif


materyalizminin temel iddias olan kendinde-eyin insan
dncesinden bamsz olarak bilinebilecei iddiasyla
Zizekin aknsal materyalizmi arasndaki en temel fark
znenin konumuna ve ilevine ilikindir. Nitekim Zizek, The
Speculative Turn: Continental Materialism and Realism adl
kitapta yaynlanmak zere kendisiyle yaplan bir rportajda
speklatif realizmin en byk eksikliinin bir zne
teorisinden yoksun olmas olduunu aka ifade etmitir.
Hegel zerine yazd, Is it Still Possible to be a Hegelian
Today? adl makalesinde ise Zizek, kendi aknsal
materyalizmiyle Meillassouxnun speklatif materyalizmi
arasndaki farka Meillassouxnun ayn kitapta yer alan
Potentiality and Virtuality adl makalesine atfta bulunarak
vurgu yapar. Zizeke gre Meillassoux zneyi Lacann negatif
Gerekiyle zdeletirmek yerine Kantn pozitif kendindeeyiyle zdeletirdii iin, savunduu aknsallk kart
ikin materyalizme ters der. Bu balamda denebilir ki
Zizekin
durduu
yerden
baklnca
Meillassouxnun
tutarszl ballamclkla(correlationism) itham ettii
Kantn izdii ereve ierisinde kalmasndan ve/yani
insandan bamsz nesnel gereklie (kendinde-ey)
ulamak isterken kanlmaz olarak aknsal zneye
gereksinim duymasndan kaynaklanr. Oysa Zizeke gre bize
gereken ne aknsal bir zne teorisi, ne de zneyi nesnel
gereklie indirgeyen bir nesne teorisidir. Bize gereken
aknsalln ikin olduu materyalist bir felsefe anlay
gelitirmek yolunda Hegeli Schellingle birlikte yeniden
okumak ve unu aklda tutmaktr:
Gerek, kar kutuplarn dolaysz akma noktas olarak
tanmlanr: Her kutup dolayszca kartna geer; her biri
kendi iinde zaten kendi kartdr. Bunun tek felsefi
muadili Hegelci diyalektiktir: Hegelin Mantknn en
banda Varlk ve Hilik birbirlerini tamamlamaz.
Hegelin sylemek istedii, bunlarn her birinin kimliini
tekinden fark sayesinde kazand da deildir.
Sylemek istedii udur: Varlk kendi bana, onu
olduu gibi, saf soyutlanml ve belirlenmemilii

20

iinde, baka bir zglletirmeye gerek duymadan


kavramaya altmzda, kendisinin Hilik olduunu
gsterir.[4]
Hiliin Varla, Varlnsa Hilie ikin olduunu ortaya
koyan bu szler numenal dzleme ait aknsal bir olgu olan
kendinde-eyin bilinebilmesinin dncenin saf ikinlii ile
dorudan doruya rtmesini gerektirdiine vurgu yapar.
Dnce dolaymyla kendinde-eyin bilgisine ulamaksa
ancak bir karma ilemiyle mmkn klnabilir. Bir
soyutlama yaparak, nesnelliin bizim znelliimize bal
olduklar varsaylan btn tikel, somut belirlenimlerini
kartarak btn tikel, belirli ieriklerin bu ekilde
soyutlanmasndan sonra geriye kalan ey tam da saf, bo bir
Dnce biimidir.[5]
Az nce szn ettiimiz ve Kantn felsefesinde vcut bulan,
insan
dnyadan,
dnyay
ise
insandan
bamsz
dnememe
durumuna
Meillassouxnun
verdii
ad
ballamclktr(correlationism). Ballamclk Kantta en
zayf halindeyken, Fichtede glenir ve idealizmin
doruklarna kadar kar. Kant kendinde-eylerden oluan
numenal dzeyi dnlebilir ama bilinemez bir ey olarak
tanmlarken, Fichte numenal dzey diye bir eyin
olamayacan, zira numenal dzeyi konumlayan znenin
kendisinin
fenomenal
bir
varlk
olarak
sadece
fenomenler(grngler dnyas) dzeyinde dnebileceini
ileri srer. Dolaysyla Kanttan farkl olarak Fichte aka
ortaya koyar ki kendinde-eylerin dnyas olarak numenal
dzey bilinemez olmakla kalmaz, dnlemez de. nk
Fichteye gre kendinde-eyin onu dnen znenin
fikrinden bamsz olarak dnlmesi imknszdr.
Ballamcln doruk noktasnn Alman dealizminin de
doruk noktas olmas ise hi de artc deildir. Bilindii gibi
Fichteden sonra Schellingle birlikte Alman dealizmi ksa
sreli bir doaya ve maddeye dn yaam, fakat ne var ki
Hegelle birlikte tekrar kavramlar ve idealar dnyasna
ynelerek diyalektik materyalizmin determinizmi gerei

21

Mutlak dealizm ve Mutlak Materyalizm arasnda gidip


gelmeye hapsolmutu Nietzsche Zerdt(Zarathustra)
yaratncaya kadar. Nietzscheyle birlikte sarslan Hegelci
diyalektik materyalizm, iine dt ve kendisiyle birlikte
materyalizmi de srkledii girdaptan ancak Lacan, Deleuze,
Badiou ve Zizek sayesinde kabilecekti. Bu drt dnrn
ortak noktas ise dncenin kaynanda maddeyi gryor
olmalaryd. Yani hakikat dncelerin, fikirlerin ve idealarn
dnyaya hkmetmesi olmaktan ziyade, maddenin, doann,
adlandrlamayann, hiliin ta kendisinin dnceleri
douran etkenler olduuydu. Fakat zellikle Zizekin Hegel ve
Lacan destekli aknsal materyalizmine baktmz zaman
grrz ki asl mesele maddenin dnceyi dourduunu
kavramak meselesi deil, maddeden doan dncenin de
maddeyi deitirebilecek gce ve kudrete sahip olduunu
kavramak meselesidir. Zira ancak bylelikle diyalektik
materyalizmin lm ve yaam, akn ve ikin, sonlu ve
sonsuz arasndaki rolleri deitirmekten ibaret ksr dngs
krlarak aknsal materyalizme(transcendental materialsim)
ynelmek suretiyle ruh ve beden, insan ve dnya, numenal
ve fenomenal, dnce ve varlk, madde ve dnce,
insanlk ve insanlkd, lm ve yaam, lmllk ve
lmszlk arasndaki ilikiye yeni bir boyut kazandrlabilir.
nk dnyay deitirmek iin ncelikle onun ne olduunu
ve nasl altn anlamamz, sonra da bu anlay
erevesinde dnyay insana hapsetmeksizin deitirmeye
ynelik eylemlere girimemiz hem mmkndr, hem de
gerekli. Nitekim pek ok dnr ksaca zne ve nesne
olarak da anabileceimiz tm bu ikili ztlamalarn
stesinden gelip, zne ve nesnenin birlik ve btnln
vurgulamaya alm, ve/fakat bu giriimlerinde baarsz
olup sktu hayle uramlardr. Varln bu iki boyutunun
asla ayrlmaz bir btn olarak grlmemesi gerektiini,
bilkis bu ikiliin muhafaza edilmesi gereken bir ikilik
olduunu syleyen Ray Brassier ite tam da bu noktada
transendental materyalizmin nihilist yz olarak kyor
karmza.[6] Zizekin Badioudan feyz alarak yaamn
merkezine sonsuzluu bir bo kme olarak yerletiren Lacan
ve Hegel destekli transendental materyalizminden farkl

22

olarak Brassier, Deleuze ve Guattariden feyz alarak, zellikle


non-philosophy kavramn yaratan Laruellein de etkisi
altnda, yaamn merkezinde yaam aan bir ey olarak
bulunan kendinde-eyin lmszlk deil, lmn ta kendisi
olduunu syler.[7]
Bu iki farkl yaklamn ortak noktas ise lmllkle
lmszln
birbirini
dlayan
durumlar
olduu
varsaymndan hareket etmeleridir. Oysa biz biliyoruz ki insan
denen mahlk lml olduu iin lmsz ve lmsz
olduu iin de lml olan bir varlktr. Ve ite budur insan
ayn anda hem trajik hem de komik klan elikinin nedeni
de, sonucu da Olmak, ya da olmamak, ite btn mesele
bu, dedirtmiti Shakespeare Hamlete zamannda; bir bildii
vard elbet. lm sz konusu olduunda insann bildii tek
ey hibir ey bilmedii gerei olarak kyordu karmza.
Deleuze ite bu anlamda setii lm biimiyle kendi
felsefesine son noktay koymaktan ziyade, hem kendi
felsefesi iinde, hem de genel olarak felsefede ie dnk bir
inflk meydana getirmek suretiyle muazzam bir alm
yaratmtr. Deleuzen setii filozoflar okuma stratejisini
hatrlayacak olursak bu dncenin hi de sama olmadna
hkmedebiliriz. Hatrlanaca zere Deleuzen okuma
stratejisinin temelinde yatan eylem okunan filozofun
dncesinin iten patlatlmasn iermekteydi. Maurice
Blanchotdan farkl olarak Deleuze intihar bile yeni yaam
biimlerine alan bir kap olarak alglamaktayd zira. Oysa
Blanchot, her ne kadar lmn bir alm olabilecei fikrinde
Deleuzele hemfikir olsa da, son tahlilde intihar, yani
znenin kendi lm srecini maksimal dzeyde hzlandrmak
suretiyle sona erdirmesi eylemini bir zayflk belirtisi, bir
yenilgi olarak grmekteydi. Bu noktada sanrz konuya aklk
getirmesi bakmndan Deleuzen intiharyla felsefesi
arasndaki ilikiye dair dnceleri retmekte olan beyine
nfuz etmek suretiyle dncenin sonsuz labirentlerinde ufak
bir gezintiye kmak pek yerinde olacaktr.

23

ki lm, Bir Hayat...


Deleuzen Fark ve Tekrar adl kitabnda ortaya att
varln btnsellii (univocity of being) kavram
Nietzschenin ebedi dng (eternal return) mitine atfta
bulunarak olu sreci iindeki farkllamann ayn kalan tek
ey olduuna vurgu yapar. Deleuzee gre varln
btnsellii akn kendisidir. Srekli bir olu sreciyle,
kopukluklar barndran iki farkl olu modunu Chronos ve
Aeonu ayrc-sentez ilemine tabi tutan Deleuze, maddeyi
ve ruhu, bedeni ve akl birbirinden ayrrken onlar yeni bir
dzlemde birletiren bu kavramsal aygt sayesinde son kitab
olan kinlik: Bir Hayat... adl kitapta transendental ampirizm
tabir ettii olu ve yaratclk moduna ulaabilmitir.
Dier yandan Badiou ise Dnyalarn Mantklar adl kitabnda
"materyalist diyalektik" kavramn ne srm ve bu yeni
dnme biimini gnmzn egemen ideolojisi olan neoliberalizmin teorik alt-yapsn oluturan "demokratik
materyalizm"in kar kutbuna yerletirmitir. Badiounun hem
tarihsel materyalizme, hem diyalektik materyalizme, hem de
neo-liberal demokratik materyalizme bir alternatif olarak ne
srd materyalist diyalektii ilk kefedenlerden ve
baaryla uygulayanlardan biri Quentin Meillassouxdur.
Badiounun cole Normale Suprieuredeki rencilerinden
biri olan Meillassoux ilk kitab Sonluluktan Sonra (After
Finitude)da Speklatif Materyalizm kavramn ortaya atm
ve epey ilgi grmtr. Speklatif Materyalizmin hayl
gcyle bilimin ve matematiin epistemolojik dzlemde
ontolojik bir boluk yaratarak dnyaya insan bilincinden ve
dncesinden bamsz bakabilme yetisine sahip varlklarn
oluturduu yeni bir dnmsel boyuta varolu alan
yaratmay amalayan bir nevi okuma-yazma stratejisi
olduunu
syleyebiliriz.
Dnyay
kendi
bilin
ve
dncelerine hapseden ballamcla (correlationism)

24

kar-argman retmeye yarayan bu metod Hegelci


diyalektiin metoduyla benzerlikler arz etmesine ramen,
Speklatif Materyalizmin metodu Hegelin idealizminin
Schelllingin materyalizmiyle yer deitirdii, bir baka
deyile Hegelin idealizmden arndrlarak ruhun ve bedenin
srekli birbirini dntrd daha eitliki ve son derece
yatay bir iliki ierisine sokulduu ve bylelikle de ite
Hegelci diyalektiin ksr-dngsnn krld bir izlee
sahiptir. Meillassouxnun ikinlik (immanence) konusundaki
srar
gz
nnde
bulundurulduunda
diyalektik
materyalizmle speklatif materyalizm arasndaki farklardan
bir tanesi daha ortaya kyor. Hegele gre zne ve nesne
arasndaki iliki zne ve nesneyi akndr, yani ikisinin de
dnda konumlanmtr. Oysa Meillassoux zne ve nesne
arasndaki ilikinin zne ve nesneye nazaran ayn anda hem
akn hem de ikin bir boyutta konumlanm olduunu
sylemektedir.
Aknsal deneyimcilik (transcendental empiricism) retisini
hayata geirmeye cret ve teebbs eden ilk filozof oluu
gereinin idrakinden kuvvet alarak dnmeye devam
edecek olursak diyebiliriz ki Deleuzen intihar felsefesiyle
ok derin ve bir o kadar da yakn bir iliki ierisindedir. ki
farkl lm olduunu dile getiren dnr says ise hi de az
deildir. Bunlardan balcalar olan Lacan, Blanchot ve Zizek
arasndan birini seip iki lm, daha dorusu lmn iki farkl
boyutu arasndaki fark grebilmemiz iinse dorudan
Deleuzen yaad ve ld zamanda dnm olan
Blanchotya konsantre olmamz gerekir. Sz konusu
konsantrasyonu hayata geirdiimiz takdirde zihnimizde
zuhur edecei zere grrz ki Deleuzen eyleminin ve
syleminin amac dorudan iki lm arasndaki fark ortadan
kaldrmak, yani pratik ve teori, zne ve nesne, beden ve
zihin, eylem ve sylem arasnda farka dayanmayan yeni bir
iliki kurmaktr. Farklln ve ikinliin filozofu olarak bilinen
Deleuze birincil lm olan fiziksel lme kar, zaman ve
uzama hapsolmu fiziksel dzlemi aan ikin bir alana

25

konumlandrd sanal lm tanmlarken Blanchotyla ayn


eyi dnmektedir. Ne var ki i bu iki lm arasndaki
boluu ortadan kaldrmaya gelince Blanchotya ters der.
Zira Deleuze iin hakikat tek bir lmn eitli suretlerle
kendini gstermesinden ibarettir. Sanal lmn kendisi
fiziksel lme sebebiyet verebilmekte ve iki lm arasndaki
ayrm anlamsz klabilmektedir. Bir eylem biimi olarak
bilinli bir ekilde kendi lmne sebep olmak znenin
kendisini aabilecei noktalardan sadece biridir. Hayat ancak
zneye ikin sonsuz bir boluun sonlu yansmalarndan
ibaret olabilir. Bu balamda lm her zaman ve her yerdedir.
lmden arnm bir yaam nammkn olsa bile, sonsuzluu
barndrabilecek sonlu varlklar son derece mmkndr. Belki
de Badiounun The Clamor of Being adl kitabnda Deleuze
sonsuz oulluu tekillie hapsetmekle itham etmesinin
sebebi de budur, kim bilir
Deiim ve Yaratclk Mevhumlarna likin Baz
Aknsal Ahkmlar
Bilen bilir, bilmeyen renir eklinde dnecek olursak
diyebiliriz
ki
Deleuzen
tm
felsefesi
insann
yaayabileceklerini oaltmaya ynelikti. Buna insan bilincini
geniletme abas da diyebiliriz aslnda. Ama Deleuzen
kendinden ncekilerden fark, genileme iin ncelikle
kaslmak
gerektii
ynndeki
saptamasndan
ileri
gelmektedir. O, Schellinge dayanan doa felsefesinin
merkezine genleip-daralan bir madde yerletirmiti.
Bylelikle statik merkez kavramn akkan bir eyle
doldurarak
iten
kertmek
suretiyle
ortadan
kaldrabileceini
dnyordu.
Be
duyumuzun
alglayabileceklerinin sonsuz olduunu ve bizim yapmamz
gerekenin de ite bu sonsuzluun ak nne kan engelleri
amak olduunu sylyordu. Buna ilveten ise bu engelleri
koyann bizzat biz olduumuzu, nk kendimizi kstlamaya
ynelik olarak zneletirildiimizi ne sryordu. Bizi
kstlayan en nemli unsursa temsile meyilli bir yaratclk
anlayna sahip olmamzd. Deleuzee gre nitelikli ve
nicelikli sanat, edebiyat veya felsefe temsilin, sembolik

26

dzenin iinde atlaklar, yarklar, gedikler veya boluklar


oluturarak sonsuzluun hayata szmasn salamay
baarabilen yaratclarn rn olabilirdi ancak.
inde yaadmz sembolik dzen tarafndan ekillendirilip
yaplandrlan bilind, medyann, televizyonun, filmlerin,
reklamlarn yaratt sanal gereklerle doldurulmak suretiyle
istil ediliyor ve insann arzular, arzu nesneleri ve arzulama
biimleri
ana
rahminden
itibaren
ekillendiriliyordu.
Dolaysyla da yeni bir ey yaratabilmenin tek yolu ana
rahmine dmeden nceki yere olmasa bile, en azndan
sembolik dzen tarafndan nesneletirilmeden nceki tekil
znelliimize dnmek olarak kyordu karmza. znenin
oluum srecinin bir ba olmad gibi, bir sonu da yoktu
lkin. Zira z tabir edilen ey, yani kltrel bir varlk olarak
insan olumaya balamadan nceki insanlk hli ki buna
insan doas diyenler de vardr doadan kltre gei
yapm insan aklyla alglanamazd. Bilindnn dna
kmak gerein tesisi ve hakikatin inas iin ite bu yzden
gerekliydi. Alglama aamasnda yaratlacak bir farkllk
alglanan nesnenin kendisinde de bir deiime sebep
olacandan, algnn tesindeki yeni bir anlamlandrma
biiminin
gelitirilmesi
gerekiyordu.
Deleuzen
transendental ampirizm(aknsal deneyimcilik) kavramnn
Schellingin doa felsefesine dayanan kaynaklar, onun
Bergson ve Spinozayla kurduu derin ilikiyi de aklyor
sanrz. Deleuzen geree tecrbeyle ulalabileceini ve
sonsuzluun doaya has bir zellik olduunu dile getiren
transendental ampirizm (aknsal deneyimcilik) felsefesine
kar sonsuzluun ancak matematiksel olarak anlalp
aktarlabileceini ne sren Badiou ise almas gereken
eyin insann dnebileceklerinin yaama ve tecrbeye
indirgenmesi olduunu vurgular. Deneyimcilik ve aklclk
arasndaki bitmek bilmez teorik sava yepyeni bir suretle
yeniden karmza kmtr belli ki ite
Fark ve Tekrar adl kitabnda ortaya att "varln
btnsellii"(univocity of being) kavramyla Nietzsche'nin
"ebedi dng" (eternal return) mitine atfta bulunarak olu

27

srecinde farkllamann ayn kalan tek ey olduuna vurgu


yapan Deleuze'e gre varln btnsellii akn kendisidir.
Srekli bir olu sreciyle, kopukluklar barndran iki farkl olu
modunu - Chronos ve Aeon'u - ayrc-sentez (disjunctivesynthesis) ilemine tabi tutan Deleuze'n ayrc-sentezi
Hegel'in birletirici sentezinden farkl olarak iki eyi bir
nc eyde birletirmek yerine, iki eyi birbirinden ayr
tutup aralarndaki diyalektik srecin kendisini merkeze
alyordu. Her ne kadar Hegel'e gre znenin bu diyalektik
srecin kendisi olduu su gtrmez bir gerek olsa da,
Deleuze' bu noktada Hegel'den ayran, felsefesini biyolojik
bir temele dayandrmasnn yan sra, Hegel'in Mutlak Bilgi
kavramna da iddetle kar kmasdr. Nietzsche'nin izinden
giden Deleuze'e gre mhim olan hakikat deil, anlamdr.
Daha da mhim olansa mmkn mertebe doruyu sylemek
deil, yeni, farkl ve ilgin olmaktr. Bizce ise en dorusu hem
mmkn mertebe doruyu sylemek, hem de bunu mmkn
mertebe yeni, ilgin ve farkl ekilde yapmaktr. nk artk
hepimizin bildii gibi her yenilik iyi olmayabilecei gibi, her
eski ey de bir ktlk tohumu ihtiva etmiyor olabilir.
Darwinin bir arkada teoloji ve evrim teorisini birletirip
tanrnn fosilleri insann aknsal ufkunun snr olarak
yaratm olabileceini iddia eder. Buna gre tanr biyolojik bir
karl olmayan yaratklarn fosillerini tarihin sayfalarna
serpitirmi ve insanl bu sanal fosillerden hareketle asl
gerekle hibir ilgisi olmayan bir hyl dnyasnda gerekte
asla var olmam mahlklarla uramaya mahkm etmitir.
Bir konumasnda Meillassouxnun fosillerin kendinde-eyler
olarak, yani insan bilincinden bamsz bir biimde var
olabildiini ne sren argmanna kar, Darwinin az nce
szn ettiimiz dinbilimci arkadann teolojiyle evrim
teorisini birletiren bu garip speklasyonunu ileri sren
Zizeke gre sorulmas gereken soru, peki ya tanr fosilleri
bizden nce, bize yanl izlenim verecek ekilde yarattysa?
eklindedir. Elbette ki tm mantk kurallarn, nce-sonra
ayrmn ve hatta dorudan zaman kavramnn kendisini

28

altst eden bu yaklam, gelecekten baklp bir lmszn


gzleriyle grldnde fosillerin bizim fosillerimiz olduu
sonucuna varabilir. Mhim olan gemii olduu gibi
grebilmek deil, varln olu srecine mdahil olmak ve
imdiki zaman, gelecei gemiten farkl bir biimde hayata
geirecek ekilde dntrp mevcut dzene katabilmektir.
Dnyann kendi iindeki, kendinde-ey olarak hli bizim onu
temsillerimizden farkldr. nk temsiller gerei asla tam
olarak temsil edemezler; edebilseydiler birer temsil olmaktan
kp geree dnrdler. Bizim ksmi temsillerimizin tek
doru yan gerek dnyann kendisinin de kendi iinde
blnm olmasndan, asla tam olmamasndan kaynaklanr.
Ucu ak bir sre olarak dnyann yaamaya daha msait
bir yer hline gelebilmesi iinse ilerin olaan akn sekteye
uratacak, bylece de ite gemile imdiki zaman arasnda
bir kopma yaratarak gelecein alaca ekli belirleyecek bir
eyleme girimek gerekir. i mmkn mertebe ansa
brakmayan bir yapya sahip olmas zaruri bu eylemin amac
ve itici gc ise yap itibaryle gerein yapsna mmkn
mertebe sadk yeni bir kavramsal alglama ve eletiri aygt
oluturmaktr. Temsilin tesine geebilecek bir dnyann
kurulmas iin ncelikle gerekense imgeler ve kelimeler,
kelimeler ve eyler, ruh ve beden, madde ve dnce, teori
ve pratik arasna girip bu ikililer arasndaki diyalektik ilikiyi
yeniden yaplandrma yoluna gitmektir. Deleuze ise ite bu
yeniden
yaplandrma
ilemine
ksaca
ayrc-sentez
(disjunctive synthesis) adn veriyordu. Kantn zne ve nesne
arasnda kpr vazifesi gren sentez anlaynn tersyz
edilmi hli olan ayrc-sentez tekniiyle Deleuze zne ile
nesne arasnda bir kopma yaratp radikal znellik
modellerinin kapitalist toplumda gedikler aarak dorudan
toplumsal
yapnn
zlmesine
katkda
bulunmalar
balamnda ne denli gerekli olduklarn gstermi oluyordu.

29

Descartesn dnyorum, o halde varm iarnn


doruluu bilimsel olarak kantlandndan beridir dnyaya
bakmz deiti. Dnyaya bakmzn deimesi ise henz
alglama aamasndayken bir farkllk yaratlabileceini
vurguluyor aslnda. Kleinn ie-yanstma(introjection) tabir
ettii, alglama srecinin ilk evresini oluturan eylemde zne
da-yanstma(projection) ilemini grngler dnyasndan
farkl bir anlam dnyasndan gerekletirdii iin d dnyay,
yani ie-yanstma ve da-yanstma mekanizmasnn sentezi
olan sosyal gereklii daha ana rahmindeyken farkl
alglamaya balayabilmektedir. Nitekim psikanaliz ve
felsefenin biyolojiye duyduu gereksinimi belki de bu yzden
pek ok dnr sk sk vurgular, fakat nedense Kleina hi
atfta bulunmaz. Lacann ve onu takip eden Zizekin sorunu
da ite budur zaten. Zizek ne doaya, ne de kltre ait olan
ve deiimin dinamosu olduunu iddia ettii lm drts
kavramn Lacanc psikanalizin en nemli kmazlarndan biri
olan biyolojik balam ekiskliinin yaratt boluu
doldurmak iin ortaya atar. Tpk Freud gibi bu noktada Zizek
de bilimin aklayamad bir durumu madde-tesi bir
kavramla amaya alr. znenin oluum srecinde kltrn
rolne arlk verip doann yadsnmas ise hi phesiz
Lacan ve Zizekin zneyi sembolik dzen iindeki bir boluk,
ierideki bir dar olarak konumlandrmalarnn yegne
sebebidir.
Din ile bilimin birleiminden ortaya ancak canavarlar
kabilecei ise aikrdr. Gnmzde dini bilimle ikme
etmeye alanlar olduu gibi, bilimi dinle ikme etmeye
alanlar da vardr. Biz bu ikisinin farkl dnyalara ait
olduunu srarla dile getirmeli ve aralarnda salkl bir
ilikinin tesis edilmesi iin ncelikle ikisinin de iinde,
ikisinden de daha gerek olan eye odaklanmalyz. kisinin
de gerein stn rten mitlerinin ve imgelerinin tesindeki
ze ynelmeli ve bu z yeniden yaratmalyz. Zira d30

dnyann dnm iin i-dnyann dnm arttr.


Alglama aamasnda yaratlacak bir farkllama dorudan idnyann kendisini deitireceinden, znenin d-dnyayla
ilikisi de en azndan dolayl olarak deiecek ve bylelikle
de ite d-dnyann yeniden yaplandrlmas iin gereken
zemin yaratlm olacaktr.
Almas gereken bir varlk olarak lml insan kendisini
neden ve nasl amas gerektiini kavradnda hakiki
zgrlemeye doru ilk adm da atlm olur. Bu noktada
aklda tutulmas gereken husus mutlak zgrlemenin ancak
zgrlk kelimesi anlamn yitirdiinde, yani zgrlemeye
gerek kalmadnda gerekleebileceidir. Hayal gc ve
akln yaratc senteziyle ortaya yeni anlam dnyalarnn
kmas ise hem gerekli, hem de zaten kanlmazdr. Lkin
burada kanlmaz szcn kullanrken sakn ola
determinist bir yaklam benimsediimiz sanlmasn, byle
bir gaflete dlmesin. Zira bilkis bizim maksadmz,
determinizme ve idealizme kar, sonsuzluun ikin olduu
materyalist ve aknsal bir varolu tarzn dnmsel olarak
hayata geirmektir.
lmszln neden pek de arzulanr bir ey olmadn
kavramak iin dahi olmaya gerek yok aslnda. Neticede hibir
eyin deimedii, olaylarn balayp bitmedii, kazan veya
kayp gibi kavramlarn anlamn yitirdii, ksacas her ey
elde edilebilir olduu iin her eyin anlamszlat bir varolu
modunu kim arzular ki? nsanlk ezelden beridir lmszl
deil, lmll arzulamt belli ki. nsann korktuu ey
lm deil, lmszlkt aslnda. te bu yzden de insanlk
kendi gereini ve doay inkr zerine kurmutu insanln
ve kltrn. Kltr ve doa arasnda yaratlan bu yapay
blnme ise pek ok insanlk patolojisine rahimlik etmiti.
Bunlardan en nemli ikisi ise din ve bilimdi hi phesiz. Her
iki durumda da insanlk lm alt etmek iin zamana kar
bir mcadeleye girimi ve ileriye doru atlm her admla
kat eye doru yol almakta olduunu bilmeksizin yanl
ynde ilerlemeye devam etmiti. lmden katn sandka
lme yaklaan bir yapya sahip olan bu gidiata dur deyip
31

ivisi km zamann ivisini Nietzsche'nin ekiciyle akmak


ve sonsuzluu ilelebet zgr klmaksa Deleuze ve Badiou'ya
decekti hliyle.
Sonsuzluun bilimin iki farkl alanndaki, biyoloji ve
matematikteki tezahrlerini kendi felsefelerine uyarlayan
Deleuze ve Badiou kendimizi birer lmsz olarak grmemiz,
grebilmemiz gerektii konusunda hemfikirdir. Ayrldklar
nokta bu lmszln nasl gerekletirilmesi gerektii
hususundadr. Diyebiliriz ki Deleuze gerei yerde ararken,
Badiou gerei gkte aramaktadr. Bizim yarattmz bu
garip dnyada ise yerle gk bir olmutur adeta. Sonsuzlua
giden yol dnyann dndan deil, iinden gemektedir
anlalan, nk sonsuzluk dmzda olmaktan ziyade
iimizdedir belli ki
Hepimiz lmszz desek ok mu ileri gitmi oluruz acaba? [8]

Atf Nesneleri
[1]Alain Badiou, Etik: Ktlk Kavray zerine Bir Deneme, ev. Tuncay Birkan
(stanbul: Metis, 2004), 27-8
[2]2007 ylnda Londradaki Goldsmiths niversitesinde Ray Brassier, Quentin
Meillassoux, Graham Harman, ve Iain Hamilton Grantn konumac olarak katlmyla
dzenlenen bir konferansta Brassier tarafndan ortaya atlan speklatif gerekilik
kavram insan aklndan, dncesinden, bilincinden bamsz gereklikler ve insandan
bamsz kendinde-eyler olduunu ortaya koyan felsefi bir akmdr. Gerek Kta
Felsefesinden, gerekse de Analitik Felsefeden radikal bir kopu gerekletirerek Kant ve
Hegelin uzants olan tm felsefi yaklamlarn, Meillassouxun Sonluluktan Sonra(After
Finitude) adl kitabnda ortaya koyduu deyimle ballamcln(correlationism)
dnyadan bamsz bir insan veya insandan bamsz bir dnya tasavvur etmekten aciz
olduunu iddia eden speklatif gerekilik hem yeni bir dnce alan, hem de yeni bir
dnme biimi yaratmas balamnda nem arz etmektedir. Her ne kadar adlandrmann
zellikle gerekilik ksmndan pek honut olmasalar da, tpk bizim gibi onlar da
gerekilik kelimesini ikme edecek bir baka szcn yokluu sebebiyle bu sorunlu
adlandrmaya boyun emek zorundaydlar. Mesel Ray Brassier, terimi icat eden kendisi
olmasna ramen, son zamanlarda kendisiyle yaplan bir rportajda gerekilik(realism)
kelimesinden duyduu honutsuzluu aka dile getirmitir. Bu arada yeri gelmiken
32

belirtelim, 2007 ylnda Goldsmiths niversitesinde yaplan ilk konferansn ad Quentin


Meillassouxnun ortaya att Speklatif Materyalizm olacakm aslnda. Ama Graham
Harman materyalizm szcnn kendi felsefesini yanstmadn ne srp terimi
reddetmi. Bunun zerine Brassier de tamam, Speklatif Realizm olsun o zaman,
demi.
[3]Slavoj Zizek, deolojinin Yce Nesnesi, ev. Tuncay Birkan (stanbul: Metis, 1999),
187
[4]Zizek, 186-187
[5]Zizek, 187
[6]Meillassouxnun Sonluluun Sonundan bir yl sonra yaymlad Hiliin
zl(Nihil Unbound) adl kitabnda Brassier, Heidegger ve Deleuzen zaman ve
lm okumalarnn eletirisi ve Lyotardn Gne Felaketi(Solar Catastrophe)
makalesinin bir yeniden okumas zerinden gnein 4.5 milyar yl ierisinde snerek
dnyadaki yaam sona erdirecei gereinin insan bilincinden ve dncesinden
bamsz bir gereklik olarak grlmesi gerektiini ve bunun da hepimizin hlihazrda
yaayan birer l olduumuz anlamna geldiini ne srmektedir. Her iki yazarda da
karmza kan ortak zellik kendinde-ey olarak mutlan(Meillassoux) ve
hakikatin(Brassier) var olabilecei iddiasn tayor olulardr. Benim iin nemli olansa
kendinde-ey olarak lmszln veya sonsuzluun, lml ve sonlu bir varlk olan
insandan bamszlaan kimliksiz ve kiiliksiz bir bilincin a-nihilistik speklasyonlar
dolaymyla politik bir ama iin kullanma sokulabilecei, sokulmas gerektii
gereidir. Badiounun hakikat ve olay teorisinden hareketle, bir lmszn gzyle ve
bilinciyle tasvir edilen lmllerin dnyas mevcut-yap ierisinde gedikler amak
suretiyle yeni hakikatlerin zuhur etmesini salayacaktr kanaatindeyim.
[7]Slavoj Zizek and Ben Woodard, Interview, The Speculative Turn: Continental
Materialism and Realism, eds. Harman, Bryant, Srnicek (Melbourne: re.press, 2011), 415
[8]Olmayan eyleri varm gibi gsterme eilimi iinde oluumun sebebi, sz konusu
olmayan eylerin var olduunu dnmemdir. Dikkat ederseniz cmlemi olmayan
eylerin var olduunu bilmemdir, yerine olmayan eylerin var olduunu
dnmemdir, diyerek noktaladm. Zira ben bilmek ve dnmek mastarlar arasnda
dipsiz bir uurum olduu kanaatindeyim. Dipsiz bir uurumun varlndan sz etmi
olmamn maksad, siz de takdir edersiniz ki, olmayan bir eyin var olmasnn ne anlama
geldiini bir metafor araclyla gstermek arzusunu tayor oluumdur. Elbette ki benim
szn ettiim her ey salt benim tarafmdan sz konusu edildikleri iin kantlar
kendilerinden menkl hakikatler deildir. Bir metafor olarak dipsiz uurum olgusu
33

bolukla dolu bir varl ifade eder. Fakat u da bir gerek ki dnyada dipsiz uurumlar
namevcuttur. Dnyada olmayan olgularn varlndan sz edebilmemiz bile fiziksel
dnya koullarnda var olmas imknsz olan pek ok olgunun dnsel dzlemde
mmkn olabileceinin gstergesidir. Zira dnce doas gerei metafiziksel bir olaydr
ve vazifesi maddi bir olgu olan dil vastasyla fiziksel dnyada boluklar oluturmaktr.
Tabii burada dil vastasyla derken sakn dili ve akl arasallatrdmz sanmayn.
Aklda tutun ki burada bahse konu dncenin fiziksel dnyada dil vastasyla yaratt
ey boluktan baka bir ey deildir. Boluk yaratmaksa bizim projemiz balamnda bir
ama olmaktan ziyade bir aratr. Yani buradaki ama dilin arasallatrlmasna kar dili
boluk yaratmakta kullanlan bir araca dntrmek suretiyle amala aracn rollerini
deitirerek kendilerinin tekisine, yani birbirlerine dnmelerini salamaktr.
Birbirlerine dnen ama ile aracn birbirlerini yok etmesinin kanlmaz olduunu
sylemeye ise bilmiyoruz gerek var m. Varlmak istenen nokta udur: Sonsuzluk zne ile
nesne, ama ile ara, neden ile sonu arasndaki ilikinin anlamszlaarak ortadan
kalkt, bylece de ite varlklar birbirleriyle ilikilerine baml olan bu kavramlarn
bizzat kendilerinin yok olduu, zaman ile uzam iindeki bir boluk formunda zuhur eden
o malm ikin dsallktr. zneye ikin aknsal bir kavram olan sonsuzluk mevcutegemen varolu biiminde ksa-devre yaratarak mevcut-egemen dzenden bir kopma
yaratr. te Alain Badiounun Varlk ve Olay(Being and Event) adl kitabnda bo-kme
olarak nitelendirdii o sz konusu sonsuzluk bu lmsz znedir. Bu arada yeri
gelmiken belirtelim, biz ve ben biriz, nk ben zaten iimdeki karakterlerin rollerini
hayata geirdii bir tiyatro sahnesinden baka bir ey deilim. Yani ben bizim tiyatrodur
denebilir, hatta ben yokum aslnda, nk biz bilmekteyizdir ki bir lr, geriye okluk
kalr diye de eklenebilir. len birin yerine asla sfr gemez, nk sfr, olmayan birden
baka bir ey deildir. Birin yerine bir baka eyden ziyade hiliin kendisi getii
zaman ortaya kan niceliksellik ve niteliksellik d duruma verilen addr sfr. Bir ise
asla saf haliyle var olamayacana gre her ey ikiden balar. Peki ama birin asla var
olamayacan da nereden kardk? Birin asla var olamayacan bir yerden karm
deiliz sevgili okur. Bir zaten hi yoktu, asla olmad. Saylar sfrdan balar ve iki ile
devam ederdi ama biz ikiye geebilmek iin birin blnebilir varlna o kadar ok
ihtiya duyduk ki asla olmayan bir eyden varm gibi sz ettik. Olmayan bir eyden
olmas muhtemel bir baka eye gei aamasnda bir basamaa ihtiya duyduk nk
biz. Bir ite byle dodu, yani olmayarak olan, olmayandan olana geebilmek iin
oldurulan ve halihazrda blnm olduu halde blnebilir bir btnlk maskesi takm
olarak dodu bir. Demek ki sfrdan sonra bir deil, iki gelir, nk her bir kendi iinde
olan ve olmayan diye ikiye blnmtr, blnm olarak doar ve blnm olarak lr.
Bir, hep ve sadece doumdan nce ve lmden sonra var ol(may)an blnm bir
btnlktr.

34

Kaynaka
Badiou, Alain. Deleuze: The Clamor
(Minneapolis:University of Minnesota, 2000)

of

Being,

trans.

Louise

Burchill

Badiou, Alain. The Century, trans. Alberto Toscano (Cambridge: Polity Press, 2007)
Collapse Vol.III: Unknown Deleuze [+Speculative Realism] Ed. Robin Mackay (London:
Urbanomic, November 2007)
Collapse Vol.II:Speculative Realism]Ed. Robin Mackay (London: Urbanomic, March
2007)
Deleuze, Gilles and Guattari, Felix. A Thousand Plateaus: Capitalism and Schizophrenia
II, trans. Brian Massumi (London: The Athlone Press, 1988)
Deleuze, Gilles and Guattari, Felix. Anti-Oedipus: Capitalism and Schizophrenia I, trans.
Robert Hurley, Mark Seem, and Helen R. Lane (New York: The Viking Press, 1977)
Deleuze, Gilles. Difference and Repetition, trans. Paul R. Patton (New York: Columbia
University Press, 1994)
Deleuze, Gilles. The Logic of Sense, transl. Mark Lester (London: Athlone, 1990)
Deleuze, Gilles. Nietzsche and Philosophy, trans. Hugh Tomlinson (London: Continuum,
1983)
Deleuze, Gilles. Pure Immanence: A life, trans. Anne Boyman (New York: Zone Books,
2001)
iek, Slavoj. Organs Without Bodies: On Deleuze and Consequences (New York and
London: Routledge, 2004)

35

36