You are on page 1of 64

Dikkat: Bu e-Kitapçığı görüntü ayarınızı %100 ’e ayarlayarak okumanız tavsiye edilir .

Sunu
Halil Cibran (1883-1931)

Büyük

bir şair, filozof ve sanatçı olan Cibran peygamberler yatağı olarak da bilinen Lübnan'da doğdu. Ancak ünü ve tesiri Yakın Doğu'nun çok ötesine yayıldı. Şiirleri yirmiden fazla lisana çevrilmiş olan Cibran'ın çizimleri ve resimleri dünyanın bellibaşlı şehirlerinde sergilenmektedir. Yaşamının son yirmi yılında ABD'ye yerleşmiş ve eserlerini İngilizce yazmaya başlamıştır. Başta "Kahin" olmak üzere, kendi mistik çizimleriye bezeli kitapları sayısız okuyucu tarafından bilinmekte ve sevilmektedir. Pek çok kişi Cibran'da, yüreğin ve aklın en derin yansımalarının ifadesini bulmuştur. Halil Cibran'ın Bazı Kitapları: Deli, Ermiş , Haberci, Kum ve Köpük , İnsanoğlu İsa, Gezgin, Sözler , Vadinin Perileri, Bir Damla Yaş ve Bir Gülümseyiş. Güneş Davenport .......

Cibran,

Yakın, Orta ve Uzak Doğu ’nun geleneksel öğretileriyle batı düşüncesini karşılaştırmış, bireysel ve toplumsal olgulara çeşitli sentezler getirmiştir. Yapıtlarında şiirsel bir anlatım kullanmış, Doğu düşüncesini Batı diliyle yazmıştır. Bu nedenle Cibran ’ın eserlerini okuyanlari bir bakıma Peygamberlerin kitaplarını okuyormuş izlenimine

2
kapılırlar. Tıpkı kutsal kitaplardaki gibi yazım büyük önem taşır. Aforizmalarını sanki meydanlarda yüksek sesle okusunlar diye yazmış gibidir. (…)Halil Cibran, gerek şiirlerinde, gerekse resimlerinde “İnsanoğlu”nu ve onun “İnsan”lığını en yüce doğa olayı olarak ele alır. Evrimlere yürekten inanır. “Sizler doğa ’nın çocuklarısınız” der. İnsanlara eziyet edenleri, sömürenleri, aldatanları şiddetle kınar. Ama sömürülenlere de yalnız acıma duygusuyla yanaşmaz: “eğer başınıza bir despot geçmişse bunun sorumlusu sizlersiniz; Yüce Yaratan, alnınıza diktatörleri yazmamıştı, bunu sizler kendi kendinize yazıyorsunuz”, der. İnsanlar, insanlıklarına kavuşmak istiyorlarsa, diktatörlere başkaldırmaları gerektiğini savunur. ( Ermiş –Halil Cibran –Anahtar Kitaplar arka kapak yazısından)

Okuyacaklarınız Halil Cibran’ın çeşitli eserlerinden alınmış bölümlerden oluşturulmuştur. (Yorumsuz)

3

Derin Akıl-Derin Yürek
Halil Cibran

www.yorumsuz.net.tc
tarafından derlenerek size e-kitapçık olarak sunulmuştur. Kaynak: http://goto.bilkent.edu.tr/gunes/ Güneş Davenport’a teşekkür ediyoruz… Basım: Ağustos 2006

Zamansız-Sonsuz Boyutun kapısını açmak için . . Kozmik Bilinç için . . Olanların ÖTESİNE gitmek için . . Olanların ardındaki Ş İ F R E L E R İ çözmek için . .

Yayın Listemiz >>> Sayfa 58…64

. yazarların... bizler ve tüm yaşam adına en iyisi olacaksa. önümüzü açık etmesini diliyoruz. hoşgörü ve sevginin girebileceği bir alan.tc .4 . Biz bir başka insanı değişim-dönüşüme uğratamayız. bu arzumuzu yerine getirmemiz için. değişim-dönüşümün meydana gelebileceği. bir boşluk yaratmaktır. Dileğimiz size yararlı olabilmek. Evreni (algılayamadıklarımız dahil) yöneten ve farklı adlarla işaret edilen Yüce Gücün.yorumsuz bildiri - İnsanlığa gerçekleri anlattığına inandığımız düşünürlerin.yorumsuz.net. aydınlanmışların ilimsel üretimlerini sizlerle paylaşmaktan başka bir arzumuz yoktur. Bizim yapabileceğimiz tek şey. ‘Eğer bu duanın gerçekleşmesi.. ’ www.

Acı 37 .KUM ve KÖPÜK’ ten 54 ..yorumsuz..Haz ve Izdırap 42 .net.Arkadaşlık 19 .İyilik ve kötülük 45 .Çocuklar 20 .Kendini Biliş 31 .tc .Sevgi 15 .Zaman 47 .Özgürlük 23 .Eğitim 25 .ERMİŞ’ten 12 . 58 -Yayın Listemiz www.5 Derin Akıl-Derin Yürek Halil Cibran Sayfa 6 .Beraberlik 17 .BİRKAÇ ŞİİR.Haz 40 .Kurallar 28 .Vermek Sayfa 35 .Konuşma 30 .

gemisinin geri dönüp kendisini doğduğu adaya götürmesini bekledi. ruhunun sessizliğinde dua etti. . Tepeden inerken bir hüzün hissetti ve kalbinde şöyle düşündü: " Nasıl huzur içinde ve üzülmeden gidebilirim? Hayır. hasat ayı olan Ielool'un yedinci gününde. seçilmiş ve sevilen insan Al Mustafa.. O anda kalbinin kapıları açıldı ve sevinci denize doğru uzandı. tam oniki yıl boyunca Orphales şehrinde. sıkıntı ve ıstırap çekmeden onlardan kendimi ayıramam.. Ve gözlerini kapadı. yalnızlık içinde uzun geceler. denize doğru baktı ve gemisinin sisle beraber gelişini seyretti. ruhum yara almadan bu şehri terketmeliyim.. Duvarlar arasında acı dolu geçen uzun günler.6 Derin Akıl-Derin Yürek ERMİŞ ’ten Kendi gününün şafağında. şehir duvarlarından uzak bir tepeye tırmandı. Ve onikinci yılda. kim acıdan ve yalnızlıktan pişmanlık duymadan buradan kopabilir? Bu caddelere ruhumdan o kadar çok parça saçtım ki. özlemimin o kadar çok çocuğu bu tepelerde çıplak dolaştı ki.

.. dili ve ona kanat olan dudakları taşıyamaz. Şimdi benim uyanışıma geldiniz. " Tepenin yamacına eriştiğinde tekrar denize döndü ve baş tarafında kendi yöresinden gemicileri barındıran gemisinin limana yanaştığını gördü.. med-cezir süvarileri. yola çıkmalıyım. açlık ve susuzlukla tatlandırılmış bir gönül. Ruhundan kopan sözlerle onlara seslendi: " Kadim annemin oğulları...... kabuğum. Yine de daha fazla oyalanamam... Boşluğu yalnız başına aramalı. Gitmeye hazırım ve şevkimin yelkenleri rüzgarı bekliyor. . donmak. yuvasını taşımadan Güneş'e uçmalı. ki bu benim en derin rüyam olmalı. Ne kadar sık benim rüyalarıma yelken açtınız.. Ve kartal. kristalleşmek ve bir kalıba dökülmek demek.. Herşeyi kendine çeken deniz beni de çağırıyor.. tek başına. Geride bıraktığım bir düşünce değil. ama nasıl? Bir ses. saatler geceyle yanarken... Çünkü kalmak..7 Bugün üstümden çıkardığım bir giysi değil. Buradaki herşeyi memnuniyetle yanıma alırdım. kendi ellerimle yırttığım derim...

8
Bu durgun havadan sadece bir nefes daha alacağım, sadece bir bakış daha geriye, sevgi dolu... Ve sonra aranızda yerimi alacağım, gemiciler arasında bir deniz yolcusu olarak ben... Ve sen, engin deniz, uyuyan anne, nehrin, ırmağın özgürlüğü... Bu nehir sadece bir kıvrım daha yapacak, bu arazide bir kere daha çağıldayacak... Ve ben sana geleceğim, sınırsız okyanusa sınırsız bir damla... " Yürürken, uzaktaki tarlalardan, bağlardan, erkeklerin ve kadınların şehir kapılarına doğru koşuştuklarını gördü. Birbirlerine geminin gelişinden bahsettiklerini ve kendi adını çağırdıklarını duydu. Şöyle düşündü: " Ayrılık günü, aynı zamanda toplanma günü mü olacak? Benim akşamımın aslında şafağım olduğu söylenecek mi? Sabanını tarlanın ortasında bırakana, üzüm cenderesinin çarkını durdurana ben ne verebilirim? Kalbim meyveyle yüklü bir ağaca dönüşse de derleyip onlara sunabilsem.. İştiyakım bir pınar gibi aksa da kaplarını doldurabilsem...

9
Bir yücenin elinin dokunmasını bekliyen bir harp mı, yoksa nefesinin içimden geçeceği bir flüt müyüm? Sessizliğin arayıcısı olan ben, sessizlik içinde başkalarına güvenle dağıtabileceğim nasıl bir hazine buldum? Eğer bugün hasat günüyse,hangi tarlalara ve hangi anımsanmayan mevsimlerde tohumları ekmiş olabilirim? Ve eğer fenerimi yükselteceğim saat gelmişse, içinde yanan benim alevim olmayacak... Kendimi bomboş ve karanlık hissederek fenerimi kaldıracağım... Ve gecenin bekçisi fenerimin içine yağı koyacak; onu yakacak da... " Bunlar kelimelere dökülenlerdi. Fakat kalbindeki pek çok şey, söylenmemiş olarak kaldı. Çünkü en derin gizemini açıklayamazdı... Ve şehre döndüğünde, herkes onu karşılamaya geldi. Adeta tek bir ses olarak ağlıyorlardı. Ve şehrin yaşlıları ileri çıkıp şöyle dediler: " Henüz gitme; bizi bırakma.

10
Bizim alacakaranlığımıza öğle ışığı oldun; ve gençliğin, hayallerimize hayaller getirdi. Sen aramızda bir yabancı, bir misafir değilsin. Çok sevdiğimiz oğlumuzsun... Gözlerimiz, senin yüzününü görememenin açlığını ve acısını yaşamasın. " Ve rahiplerle rahibeler konuşmaya başladılar: " Denizin dalgalarının bizi ayırmasına, aramızda geçirdiğin yılların bir anı olmasına izin verme. Aramızda bir hayalet gibi yürüdün ve gölgen, yüzümüze düşen bir ışık oldu. Seni çok sevdik; ama sevgimiz sözlere dökülmedi ve örtülü kaldı. Ama şimdi sana yüksek sesle haykırılıyor; sevgimiz önüne seriliyor. Hep yaşandığı gibi, ne yazık ki sevgi kendi derinliğini, ayrılma anına kadar anlıyamıyor... " Diğerleri de ona yalvardılar; ama o hiç cevap vermedi. Sadece başını önüne eğdi ve ona yakın duranlar, göğsüne düşen göz yaşlarını gördüler. Sonra, kalabalıkla birlikte tapınağın önündeki meydana doğru yürüdüler.

. Yalnızlığında bizim günlerimizi gözlemledin ve uyanıklığında. çünkü daha şehirdeki ilk gününde onu bulan ve inanan bu kadın olmuştu. bizim uykumuzun hıçkırıklarını ve kahkahalarını dinledin. gemini bekliyorsun.. ne de sana olan ihtiyacımız seni tutabilir. son noktayı keşfedebilmek için uzun zamandır uzakları gözlüyor. Ve kadın onu selamlıyarak konuşmaya başladı: " Tanrının sevgili kulu. Ve şimdi gemin burada. onlar da kendi çocuklarına aktaracaklar ve o hiç bir zaman yok olmayacak. Ancak bizden ayrılmadan önce bizimle konuşmanı ve bize gerçeği anlatmanı istiyoruz. Ve o. kadına sonsuz bir şefkatle baktı. Şimdi bizi bize aç ve doğumla ölüm arasında yer alanlardan sana aşikar olanları bize .11 Ve mabetten Almitra adında bir kahin kadın çıktı. Anılarındaki ülke ve büyük dileklerinin mekanı için duyduğun hasret çok derin. Ve biz onu çocuklarımıza. sen de gitmelisin. Ve ne sevgimiz seni bağlıyabilir.

sizi yaralasa da. Üzerlerine sinen derin dinginliği duyumsadı.. insanlara baktı.. Ve sizinle konuştuğunda. Kuzey rüzgarının bir bahçeyi harap edişi gibi. Ve kanatları açıldığında.. SEVGİ Bunun üzerine Almitra. Sesi tüm hayallerinizi darmadağın etse de .. tam şu anda ruhlarınızda devinmede olandan öte.. onu takip edin. . ona inanın." dedi. Telekleri arasında saklı kılıç. bırakın kendinizi. Ve yüksek bir sesle konuşmaya başladı: " Sevgi çizi çağırınca. Ve o başını kaldırdı. size neden bahsedebilirim? ". Yolları sarp ve dik olsa da . "Bize sevgiden bahset. " Ve o cevap verdi: " Orphales halkı....12 de anlat.

çarmıha da gerer... Ve bu biliş. Ve Tanrı'nın İlahi sofrasına ekmek olasınız diye. Kabuklarınızı.. Esnekleşene kadar yoğurur. harmanlar. Toprağa tutunmaya çalıştıklarında . ve onları sarsacaktır. Hayat'ın kalbinin bir cüzzünü yaratır. Köklerinize de inecek.. Güneş'le titreşen en hassas dallarınızı okşasa da. Bembeyaz olana kadar öğütür sizi. En yükseklere uzanıp. Sizi kendi kutsal ateşine savurur . Çıplak bırakana kadar döver..13 Çünkü sevgi sizi yücelttiği gibi.. .. Kalbinizin sırlarını bulasınız diye yapar. Ve sevginin harman yerine adım atın .. Sevgi bütün bunları.. O zaman örtün çıplaklığınızı. Salt sevginin huzurunu ve hazzını ararsanız. Sizi büyüttüğü ölçüde.. eler. çöplerinizi ayıklar. Ancak korkunun kıskacında. budayabilir de... Mısır biçen dişliler gibi sizi kendine çeker.

Kendi sevgi anlayışınla yaralanmak. tamamlanmaktan başka . Erimek ve akmak. Sevgi hiç bir şey sunmaz. sadece kendisini. Sevgi bir şey istemez.. Çünkü sevgi. . Şöyle deyin. Fakat seviyorsanız ve ihtiyaçların arzuları varsa.14 Adım atın. ama tüm gözyaşlarınızla değil." yerine.. geceye şarkılar sunan bir dere misali. Hiç bir şey kabul etmez.. Şefkatin fazlasının verdiği acıyı bilip.. kahkahaların tümünün olmadığı.... kendinde olandan gayri . "Ben kalbindeyim Tanrı'nın .. sahiplenilmez de.. Bırakın bunlar sizin de arzularınız olsun. sizi değer bulduğunda. yolunu kendi çizer. Çünkü sevgi.." Ve sanmayın yön verebilirsiniz sevginin akışına. "Tanrı benim kalbimde.... Ve ağlayın. tümüyle. sevgi için yeterlidir. Sadece gülebileceğiniz mevsimsiz dünyaya. Sevgi sahip çıkmaz.. Sevdiğinizde.

... sizin günlerinizi dağıttığında da beraber olacaksınız .. teşekkürle uzanmak. Siz Tanrı'nın sessiz belleğinde bile beraber olacaksınız.. Ölümün beyaz kanatları. kalbinde sevgiliye bir dua. Ve bir sevgi gününe daha. Akşamın çöküşüyle de. Ve dudaklarında bir şükür şarkısıyla." BERABERLİK Sonra Almitra tekrar konuştu: "Peki ya beraberlik?" Ve o cevap verdi: " Siz beraber doğdunuz ve hep öyle kalacaksınız.. yine de istekle ve coşkuyla . . Sessizce çekilmek öğle vakti. Şafak vakti kanatlanmış bir gönülle uyanmak. Ve uyumak. sevginin vecdini duymak... eve huzurla dönmek .15 Ve kanamak.

Tıpkı bir lavtanın tellerinin ayrı ayrı olup.. Beraberce şarkı söyleyin." .. ruhlarınızın sahilleri arasında hareket eden bir deniz gibi olsun . Birbirinize kalbinizi verin. ama diğerinin saklaması için değil. ama sevgi bir bağ olmasın. ancak aynı bardaktan içmeyin. Ekmeklerinizi paylaşın. coşun. ama birbirinizinkini yemeyin.. Ve yanyana ayakta durun. ama çok yakın değil.. dans edin. Birbirlerinizin bardaklarını doldurun. selvi ağacı. sizin kalplerinizi kavrıyabilir. fakat birbirinizin yalnızlığına izin verin.. Ve meşe ağacıyla. Ve izin verin... Çünkü bir mabedin ayakları arasında mesafe olmalıdır.. Çünkü yalnızca Hayat'ın eli. yine de aynı müzikle titreşmeyi bilmeleri gibi .. Birbirinizi sevin. Daha ziyade. birbirinin gölgesi altında büyüyemez . cennetlerin rüzgarları aranızda dans edebilsin.16 Fakat birlikteliğinizde belli boşluklar bırakın ..

ne de 'evet' demekten çekinirsiniz . cevap bulan gereksinimlerinizdir. Çünkü ona açlığınızla gelir ve onda huzuru ararsınız. yokluğunda . gürültüsüz bir sevinç içinde doğar ve paylaşılırlar.17 ARKADAŞLIK Ve bir genç. şöyle dedi: "Bize arkadaşlıktan bahset. tüm düşünceler. Arkadaşınızdan ayrıldığınızda ise yas tutmazsınız. ne 'hayır' demek zor gelir. O sizin sofranız ve ocakbaşınızdır. kelimeler susunca. Çünkü onun en sevdiğiniz yanı. Arkadaşınız sizinle içinden geldiği gibi konuştuğunda. kalbiniz onun kalbini dinlemek için sessizleşir. sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır . tüm arzular ve beklentiler. Ve o sessiz kaldığında. O. Çünkü arkadaşlıkta." Ve o cevap verdi: " Arkadaşınız.

Çünkü salt zaman öldürmek için bir arkadaş aramanızın anlamı olabilir mi? Onu. Eğer dalgalarınızın cezrini bilecekse. ruhsal derinlik kazanmaktan başka bir amaç gütmeyin. savrulmuş bir ağdır ve sadece yararsız olan yakalanır . salt kendi gizemini açığa vurmak peşinde olan sevgi. Ve arkadaşlığınızda. kendinizi olduğunuz gibi sunun.18 daha bir berraklık kazanır. ovadan daha net görünmesi gibi .. yürek sabahını bulur ve tazelenir .. sevgi değil. meddini de bilmesine izin verin. Ve arkadaşlığın hoşluğunda. Çünkü o gereksiniminizi karşılamak içindir. dağcıya. zamanı yaşatmak için arayın . tıpkı bir dağın. boşluğunuzu doldurmak için değil. kahkahalar. Çünkü. Ve arkadaşınıza." . Çünkü küçük şeylerin şebneminde. paylaşılan hazlar olsun.

Onların bedenleri için bir yuva sunabilirsiniz.. .. Çünkü onların ruhları.. Onlar sizin aracılığınızla oldular.. düşüncelerinizi değil. ama sizden değil." Ve o şöyle dedi: " Çocuklarınız.. Onlara sevginizi verebilirsiniz ancak. sizin çocuklarınız değildir... sizin rüyalarınızda bile ziyaret edemiyeceğiniz. ama ruhları için değil. size ait değiller.19 ÇOCUKLAR Ve kucağında bebeğini taşıyan bir kadın konuştu: "Bize çocuklardan bahset. Onlar. Ve sizle olsalar da. yarın'ın evini mesken tutmuştur. Çünkü onların kendi düşünceleri olacaktır . ama onların sizin gibi olmaları için değil. Onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz.. Hayat'ın kendine olan özleminin oğulları ve kızlarıdır .

Çünkü o... sarsılmaz yayları da çok sever . Tıpkı. Sizler.... . kölelerin kendilerini kılıçtan geçiren bir zorbanın önünde eğilmeleri ve onu övmeleri gibi.." dedi.... sonsuzluğun içindeki hedef noktasını görür ve bütün gücüyle sizi gerer ki. Yayı kullanan.. okları hızla uzaklara erişebilsin. uçan okları olduğu kadar. ne de dünde oyalanır ." ÖZGÜRLÜK Ve bir hatip "Bize özgürlükten bahset. özgürlüğünüz için dua ettiğinizi gördüm . Ve o cevap verdi: " Şehir kapılarında ve sıcak yuvanızda yere kapanıp.20 Çünkü hayat ne geri sarar. Okçunun elleri altında sevinçle eğilin. yaşayan oklar olarak çocuklarınızı ileriye fırlatan yaylarsınız.

halkaları güneşte parlayıp gözünüzü kamaştırsa da. özgürlüklerini bir boyunduruk ve bir kelepçe gibi taşıdıklarını gördüm . örtüsüz ve bağsız. . özgürlük dediğiniz. anlayışınızın şafağında öğle aydınlığını çepeçevre bağladığınız zincirleri kırmadan nasıl yükselebilirsiniz ? Gerçekte. çünkü ancak özgürlük arayışında hissettiğiniz derin arzu size gem vurduğunda ve özgürlükten bir amaç ve bir bütünleniş olarak bahsetmeyi terkettiğinizde. gerçekten özgür olabilirsiniz..21 Sık sık. Siz. aranızda en özgür geçinenlerin. bunları aşabilirsiniz. günleriniz endişesiz ve geceleriniz bir istek ve üzüntüden uzak olduğunda özgür olacaksınız . tapınağın korusunda ve kalenin gölgesinde. Yine de. bu tür duygular yaşantınızı kuşak gibi sarmakta. Ve siz. Yazık ki. günlerinizin ve gecelerinizin ötesine.. bu zincirlerin en kuvvetlisidir. Ve kalbim kanadı.

onu kendinizin seçtiğini. hukuk kitaplarınızı yakarak veya denizin bütün suyunu bile kullansanız. özgür ve gururlu olana. Bir zorba. kendi benliğinizin parçalarından başka ne olabilir ? Eğer geçersiz kılmak istediğiniz adaletsiz bir kanun varsa. o korkunun merkezi sizin kalbinizdir. Bu kanunu. eğer özgürlüğünde zulüm ve gururunda utanç taşımasaydı. kimsenin size yüklemediğini unutmayın. önce onun sizin içinizde kurduğu tahtı devirmeye bakın. Ve kurtulmak istediğiniz bir korkunuz varsa. Ve devirmek istediğiniz bir despot varsa.22 Ve özgür olmanız için terketmeniz gereken. yoksa korkulanın avuçları içinde değil . . bunu alnınıza kendi ellerinizle. nasıl hükmedebilirdi ? Ve eğer. bizzat siz yazdınız. yargıçlarınızın alınlarını yıkayarak yok edemezsiniz . üzerinizden atmak istediğiniz bir endişeyse.

Ve gölge soluklaşıp kaybolduğunda. ışıklar ve gölgeler gibi. Bunlar içinizde. birbirine yapışmış çiftler halinde hareket ederler . içinizdeki bilginin şafağında halen yarı uykuda olandan bir zerre fazlasını açıklayamaz . prangasından kurtulduğunda. Ve sizin özgürlüğünüz. bir başka ışığa gölge olur. istenen ve korkulan. nefret edilen ve baş tacı olan. can çekişen ışık." dedi." EĞİTİM Sonra bir öğretmen. daha büyük bir özgürlüğe pranga olur . takip ettiğiniz ve kaçmak istediğiniz. "Bize eğitimden bahset. varlığınızın içinde yarı kucaklanmış olarak dolaşır durur. Ve o cevap verdi: " Hiç kimse size..23 Herşey. Takipçileri arasında mabedin gölgesinde .

" . Bir astronomi bilgini. Ve nasıl herbiriniz Tanrı'nın bilgisinde özgün bir yere sahipseniz. sizi kendi aklınızın eşiğine doğru yönlendirir . Eğer gerçek bir bilgeyse. ne de onu ekolayan sesi size sunabilir . size uzayla ilgili anlayışından bahsedebilir ama anlayışını size veremez. Bir müzisyen her yerde var olan ritimlerle bir şarkı söyleyebilir. kanatlarını başka birine ödünç veremez . ama sizi oralara taşıyamaz. size bilgeliğini değil sadece inancını ve sevgisini verebilir. size simgesel alanlardan söz eder. sizin de Tanrı'yı kayrayışınız ve dünyayı anlayışınız tek başınıza ve size özel olacaktır. ancak ne ritmi yakalayan kulağı. Çünkü bir kişinin sahip olduğu ilham.24 yürüyen bir öğretmen. Ve semboller ilminde usta biri. bilgeliğinin evine davet etmek yerine.

Ve o cevap verdi: " Siz kurallar koymayı çok seversiniz. "Bize kurallardan bahset. Gerçekten de okyanus. Fakat yaşamı bir okyanus ve insanların koyduğu kuralları kumdan kuleler olarak görmeyen kişiler için ne diyebiliriz? . daima masum olanla beraber güler . Ve siz onları yerle bir ederken.25 KURALLAR Sonra bir avukat. Ama kuralları bozmayı daha çok seversiniz .. okyanus da sizinle birlikte güler. sonra da kahkahalarla onları deviren çocuklar gibi. Tıpkı okyanus kıyısında sabırla kumdan kuleler yapan. Ancak siz kumdan kulelerinizi yaratırken. okyanus kıyıya kum taşımaya devam eder ." dedi..

onların kanunları olur . Danscılardan nefret eden yeteneksiz biri için ne diyebiliriz? Veya boyunduruğundan hoşnut olup. derisini dökemediği için. . iyice karnını doyurduktan ve yorulduktan sonra.26 Onlar için yaşam bir kaya. hepsinin güneş ışığı altında oldukları halde. ve kanun bu kayayı kendi isteklerine göre oyup şekillendirmek için kullanacakları bir keski gibidir . Güneş'e sırtlarını dönmüş olduklarıdır. yemekleri ve eğlenceyi kötüleyen biri için ? Bunlar hakkında söyleyebileceğim tek şey. diğerlerini çıplak ve ahlaksız olarak niteleyen yaşlı bir sürüngene ne demeli? Veya bir düğün şölenine erkenden gelen. ormanındaki geyiği başıboş bir serseri olarak yargılayan bir öküz için ? Peki. Onlar salt kendi gölgelerini görebilirler ve bu gölgeler.

27 Ve onlar için Güneş. ama bir tarla kuşuna şarkı söylememesi için kim emir verebilir ki?" . hangi kanun sizi sınırlayabilir? Ve eğer dansederseniz. toprak üzerindeki gölgelerini izlemekten başka bir şey değildir . bir lirin tellerini gevşetebilirsiniz. hangi kanun sizi korkutabilir ? Orphalese halkı. başlarını yere eğip. bir gölge yaratıcısından başka ne olabilir ki? Ve onlar için kurallara uymak. ama başka birinin hücresinin kapısında değil. toprak üzerine çizilmiş imajlar durdurabilir mi? Eğer rüzgarla yolculuk ediyorsanız. Ancak yüzünü Güneş'e çevirmiş olanlarınızı. davulun sesini boğabilir. hangi rüzgar gülü yönünüzü çizebilir ? Eğer boyunduruğunuzu kırarsanız. ama başka birinin zincirlerine takılıp sendelemeden.

Çünkü. düşüncelerinizle barış içinde olmayı terkedersiniz . gerçek ve çıplak kendilerini gözleri önüne serer. bir zaman geçirme aracı olur . "Bize konuşmadan bahset" dedi. Ve konuşmalarınızın çoğunda.28 KONUŞMA Ve bir öğrenci. Çünkü düşünce. Ve o cevap verdi: " Siz konuştuğunuzda. yalnızlığın korkusuyla konuşkan birini ararlar. kelimelerin kafesinde kanatlarını açabilir ama uçamaz. dudaklarınızla yaşamaya başlarsınız. Ve kalbinizin ıssızlığında daha fazla kalamadığınızda. tek başına olmanın sessizliği. düşünce yarı yarıya katledilir. Ses sizin için bir eğlence. . ki onlar bundan kaçarlar . boşlukta uçan bir kuş gibidir. Aranızda bazıları.

Sesinizin içindeki sesin. Bir arkadaşınızla karşılaştığınızda. şarabın tadının ağızda kalması gibi . Çünkü onun ruhu.. Tıpkı kadeh boşalıp. ritmik bir sessizlik içinde dinlenir. bilgisizce ve önceden düşünmeden. kendilerinin bile anlamadığı bir gerçeği ifşa edebilirler. Ancak bazılarınız ise içlerinde gerçeği taşır.. ama onu kelimelerle dile getirmezler .29 Ve konuşmayı seven bazılarınız vardır ki." . ruhunuzun dudaklarınıza doğru hareket etmesini ve dilinizi yönetmesini sağlayın . rengi unutulsa bile. Böylelerinin sinelerinde ruh. onun kulağının içindeki kulağa seslenmesine izin verin. sizin kalbinizin gerçeğini saklıyacaktır.

Rüyalarınızın çıplak bedenine parmaklarınızla dokunabileceksiniz." Ve o cevap verdi: " Kalbiniz gecelerin ve gündüzlerin sırrını sessizce bilir. Çünkü kişi. 'Bir doğruyu buldum' deyin. Ve o zaman. kelimelerde de bileceksiniz. sonsuz derinliğinizin hazineleri gözlerinizin önüne serilecektir.30 KENDİNİ BİLİŞ Ve bir adam şöyle dedi: "Bize kendini bilişden bahset. 'Tek doğruyu buldum' değil. Ruhunuzun saklı kaynağı yükselmeli ve çağıldayarak denize doğru koşmalı. Ancak bilinmeyen hazinenizi tartmak için tartı aramayın. . Ve böyle de olması gerekir . Düşüncelerinizde daima bildiğinizi. kalbinizin bilgisini işitmek için deli olur . Ve bilginizin derinliğini değnekle veya iskandil ipiyle ölçmeye kalkmayın . Ancak kulaklarınız. ölçüsüz ve sınırsız bir deniz gibidir.

" VERMEK Sonra. kendinizden vermektir. Ruh.31 'Ruha giden yolu buldum ' değil." Ve o cevap verdi: " Sahip olduklarınızdan verdiğinizde. yarın ihtiyacınız olabilir . Ruh ne bir çizgi üzerinde yürür. sayısız taç yaprakları olan bir lotus çiçeği gibi açılır. ne de bir kamış gibi dümdüz büyür. 'Kendi yolumda yürürken ruhu buldum ' deyin . varlıklı bir adam konuştu: "Bize vermekten bahset. çok az şey vermiş olursunuz . Çünkü ruh. her yolda yürür. Gerçek veriş. Çünkü sahip olduklarınız.

kutsal şehre giden hacıları takip ederken. Bazıları sevinçle verirler. Bunlar hayata ve hayatın definesine inananlardır. ve kasaları hiç boş kalmaz . bu sevinç onların ödülüdür. tatmin olamayan bir susuzluk göstermez mi? Çok fazla şeye sahip olup. iz bırakmayan kumlara gömen fazla uyanık bir köpeğe ne getirebilir? Ve ihtiyaç korkusu da. bunu gösteriş isteyen gizli arzuları için yaparlar. çok az verenler. ki bu da armağanlarını yararsız kılar . . Bazıları ise ıstırap içinde verirler ve bu acı onların vaftizidir . Ve bazıları vardır ki. çok az şeye sahiptirler ve hepsini verirler.32 diye saklayıp koruduğunuz şeylerden ibaret değil mi ? Ve yarın. ihtiyaçtan başka birşey değil midir ? Kuyunuz tamamen doluyken susuzluktan korkmak. kemiklerini.

ihtiyacı hissederek vermek çok daha anlamlıdır . ne sevinç ararlar. verecek kimseyi aramak. ne de bir erdemlilik düşüncesi taşırlar. Çoğunlukla şöyle dersiniz: 'Vereceğim. fakat istenmeden. İstendiği zaman vermek güzel bir davranış olabilir.33 Ve bazıları vardır ki. Onlar. veriş olayından daha fazla sevinç getirir. ama hak edeni bulabilirsem. Böyle kişilerin ellerinde Tanrı dile gelir ve onların gözlerinden Tanrı. dünyaya gülümser. Ve cömert olan için. Öyleyse şimdi verin ve vermenin hazzını mirasçılarınız değil siz yaşayın .' . Vermekten alıkoyacağınız herhangi bir şey olabilir mi ? Sahip olduğunuz her şey bir gün verilecektir. şu vadideki mersin ağacının kokusunu salışı gibi verirler .. ne vermenin acısını hissederler.

Ve hayat okyanusundan içmeye hak kazanmış bir insan. sizin küçük ırmağınızdan da bir bardak su alabilir. sonra da onların değerlerini örtüsüz ve gururlarını utanmasız olarak değerlendiriyorsunuz? Önce kendinizi vermeye hak kazanmış ve verme olayında bir aracı olarak görün . Herhalde kendisine günler ve geceler verilmesini hak eden bir kişi. onların göğüslerini yırtarak gururlarını korunmasızca ortaya seriyor. Çünkü gerçekte herşeyi veren hayattır .34 Ne koruluktaki meyve ağaçları böyle düşünür. Faydasından öte. sizden gelebilecek şeyleri de hak eder . kabul etmenin gerektirdiği cesaretten ve güvenden daha büyük bir değer var mıdır ? Ve siz kim oluyorsunuz da. saklandığında çürüyecek olanı. yaşayabilsin diye verirler. Onlar. ne de çayırdaki sürüler .

. anlayışınızı saklayan kabuğun kırılışıdır . Çünkü borcunuzu gereğinden fazla abartmak. Ve o cevap verdi: " Acınız." ACI Ve bir kadın. annesi özgür yürekli dünya. hiç bir minnet hissi taşımayın . babası evren olan cömertlik olgusundan şüphe etmek demektir .. Bunun yerine.35 ve siz kendinizi bir verici olarak belirlediğinizde. armağanları kanat yaparak. sadece bir tanık olduğunuzu unutuyorsunuz. verenle beraber yükselin.. ne kendinize ne de size verene bir boyunduruk yüklememek için. ki hepiniz bu gruba dahilsiniz. "Bize acıdan bahset" dedi. Ve siz alıcılar.

. onun elleri " Görülmeyen " in şefkatli elleri tarafından yönlendirilir . Çünkü size sert ve haşin de gelse. pencerenizden huzur içinde seyredeceksiniz . kalbinizin mevsimlerini de onaylıyacaksınız. acınızın. neşenizden hiç de daha az harikulade olmadığını göreceksiniz . aslında içinizdeki doktorun. kalbi Güneş'i görebilsin diye kabuğunu kırmak zorundaysa.36 Nasıl bir meyvenin çekirdeği. Ve eğer kalbinizi. hasta yanınızı iyileştirmek için sunduğu "acı" ilaçtır . aynı doğallıkla. Ve kederinizin kışını da. Ve kırlarınızın üstünden mevsimlerin geçişini kabul ettiğiniz gibi. Ve size ilacı sunduğu kadeh dudaklarınızı yaksa da. Acınız. siz de acıyı bilmelisiniz. yaşamınızın günlük mucizelerini hayranlıkla izlemek üzere açarsanız. Acılarınızın çoğu sizin tarafından seçilmiştir. Doktorunuza güvenin ve verdiği ilacı sessizce ve sakince için.

." HAZ Şehri yılda bir ziyaret eden bir münzevi şöyle dedi: "Bize hazdan bahset. Kafestekinin kanatlanışıdır. Ama ne derin.. Ama meyvesi değil.... konuşmaya başladı: " Haz bir özgürlük şarkısıdır. . aslında bir özgürlük şarkısıdır . Ama özgürlük değil ...37 O'nun kutsal gözyaşlarıyla ıslanmış kilden yapılmıştır. Haz. Haz. Yükselişi çağıran bir derinliktir. arzuların tomurcuğudur." O... ne de yüksek olandır . Mekanla sınırlanmış değildir..

Gençliğin büyük bölümü hazzı arar. Hazzın yedi kızkardeşi vardır ve en küçükleri bile hazdan daha muhteşemdir.. Yine de onları unutmak rahatlatıyorsa.. Bitki kökleri için toprağı kazarken hazine bulan adamın hikayesini duymadınız mı ? Aranızda daha olgun olan bazıları geçmişte yaşadıkları hazları. Ben onları ne yargılar.. Fakat pişmanlık aklın bulutlandırılmasıdır. . ne azarlarım. Bırakın arasınlar. bir yazın sonundaki hasat gibi . Ama şarkıda kalbinizi yitirmeden.. sarhoşken işlenen yanlışlar misali.38 Bu şarkıyı tüm kalbinizle söyleyin. uslandırılması değil. pişmanlıkla hatırlar. bırakın rahat kalsınlar. Onlar hazlarını minnetle anmalıdırlar. Çünkü onlar arayışlarındayalnızca hazzı bulmayacaklar. ama yargılanır ve azarlanırlar . sanki haz herşey gibi.

hatırlayanlar kadar yaşlı olmayanlar ise. bitki kökleri için toprağı titreyen ellerle kazsalar bile onlar da hazineyi bulurlar. Söyleyin bana. ruhun gereklerini ihmal etmek veya kabahat işlemek korkusuyla hazdan sakınırlar . onlar kim ki ruhu gücendirsinler? Bülbül gecenin sessizliğini veya ateş böceği yıldızları gücendirebilir mi ? Ve sizin ateşiniz veya dumanınız rüzgara yük olur mu? Nasıl olur da ruhu. varlığınızın gizli yerlerinde arzuyu depolamak olacaktır. Fakat onları da yönlendiren hazdır.39 Arayanlar kadar genç. bir çomakla karıştırabileceğiniz sakin bir havuz gibi algılayabilirsiniz ? Çoğunlukla. ruhunuzun müzik aletidir. . Ve güzel müzik veya anlaşılmaz sesler çıkarmak size kalmıştır. Bugün ihmal edilenin yarını beklemediğini kim bilebilir ? Ve bedeniniz. hazzı reddettiğinizde asıl yaptığınız.

40 Şimdi kalbinize sorun: 'Bizim için iyi olan hazla zararlı hazzı nasıl ayırabiliriz ?' Kırlara... Hazlarınızda arılar ve çiçekler gibi olun . . Ve kahkahanızın yükseldiği aynı kuyu." Ve o cevap verdi: " Hazzınız. hazzın verilmesi ve alınması bir gereksinim ve bir vecddir. ıstırabınızın maskesiz halidir.." HAZ ve IZDIRAP Sonra bir kadın konuştu: "Bize haz ve ıstıraptan bahset. Çünkü arıya göre çiçek yaşamın kaynağıdır.. balını sunmak ise çiçeğin. öğreneceksiniz ki çiçeklerden bal toplamak arının hazzıdır. Ve çiçek için arı sevginin ulağıdır ... Ve ikisi için ise. bahçelere çıkın.

. " Haz . Bazılarınız. Üzgün olduğunuzde. Ve şarabınızı taşıyanla.41 sık sık gözyaşlarınızla dolar . ıstırap daha anlamlıdır ". daha önce bıçaklarla oyulan tahtayla bir değil midir ? Kendinizi neşeli hissettiğinizde kalbinizin derinliklerine inin. o denli çok hazzı içerebilir . " Hayır . diğerleri ise . Göreceksiniz ki. Başka türlü olabilmesi mümkün müdür? Istırabın içinize kazıdığı alan ne kadar derin olursa. Farkedeceksiniz ki. ıstıraptan daha anlamlıdır " der . tekrar kalbinize dönün. size bu sevinci veren. daha önce üzülmenize neden olmuştu . daha önce sevinciniz olan bir şey için ağlıyorsunuz. çömlekçinin fırınında yanan aynı kadeh değil midir? Ve sesi ruhunuzu okşayan lavta.

Ve o cevap verdi: " Yalnızca içinizdeki iyilikten bahsedebilirim. hazzınızla ıstırabınız arasında bir terazi konumundasınız. "Bize iyilik ve kötülükten bahset. diyorum.42 Bense. ister istemez. Ve siz. Sadece boş olduğunuzda. Bir hazine avcısı. ikisi birbirinden ayrılamaz. Gerçekte siz. hareketsiz ve dengede kalabilirsiniz. altın ve gümüşünü tartmak için sizi kullandığında. haz ve ıstırap kefeleriniz." dedi." İYİLİK ve KÖTÜLÜK Ve şehrin yaşlılarından biri. unutmayın ki. kötülükten değil. yükselip alçalacaktır . . Onlar beraber gelirler. bir tanesiyle masanızda otururken. diğeri de yatağınızda uyuyordur .

dolgun ve bol bol veren ol. Ve dümensiz bir gemi. ama dibe batmaz . kötü değilsiniz . durgun sulardan bile içer. kendi açlık ve susuzluğu içinde azap çeken iyilikten başka ne olabilir ki ? Gerçekten de iyilik. Çünkü. Çünkü parçalanmış bir aile eşkiyaların ini değildir. Siz. almak nasıl kök için bir ihtiyaçsa.. Kendiniz için bir kazanç sağlamaya çalıştığınızda ise. Çünkü. Doğaldır ki. sadece parçalanmış bir ailedir. toprağa tutunan ve onun göğsünde beslenen bir kök gibisiniz . tehlikeli adalar arasında amaçsızca dolaşır durur.43 Çünkü kötülük. kendinizle bir olduğunuzda iyisiniz. Siz. kendinizle bir olmadığınızda. kötü değilsiniz. olgun. . bir şey kazanmak için uğraştığınızda. meyve köke 'Benim gibi. meyve için de vermek bir gereksinimdir.' demez. acıktığında en karanlık mağaralarda bile yiyecek arar ve susadığında kirli. bununla birlikte. kendinizden bir şeyler vermeye çabaladığınızda iyisiniz.

Ancak bazılarınızda bu özlem. . Fakat güçlü ve hızlı olanlarınız. Amacınıza doğru sağlam ve cesur adımlarla ilerlediğinizde iyisiniz. incelik gösterin ve topal birinin yanında asla topallamayın . zayıf bir dili güçlendirebilir . diliniz anlamsızca kekelerken uyukluyorsanız. Siz. kötü değilsiniz. Sadece oyalanıyor ve tembellik ediyorsunuz. Ne yazık ki. iyisiniz.44 Konuşurken tamamen uyanıksanız. üstün beninize duyduğunuz özlemde saklı ve bu özlem herbirinizde mevcut. Çünkü topallayanlarınız bile geri gitmez. büyük bir güçle denize doğru akan bir sel gibidir . Fakat oraya topallıyarak gittiğinizde de. geyikler kaplumbağalara çevikliği öğretemiyor . Ama. Ve sürçen bir konuşma bile. kötü değilsiniz. sayısız konuda iyisiniz ve iyi olmadığınızda ise. yamaçların gizemini ve ormanın ezgilerini taşıyarak. İyiliğinizin. kötü değilsiniz.

saatlere ve mevsimlere göre yönlendirebileceksiniz .45 Ve diğerlerinde ise. `Neden elbisen yok?' diye sorar. ne de evsiz olana 'Evine ne oldu?' der. "Bize zamandan bahset" dedi. kıyıya ulaşmadan önce oyalanıp duran durgun bir ırmağa benzer. ve hatta ruhunuzun rotasını. akışını izleyeceğiniz bir nehir haline döndüreceksiniz. az olana 'Neden bu kadar yavaşsın. dönemeçlerle ve kavislerle yolunu kaybeden. ne çıplak birine. neden duraklıyorsun?' demesine izin vermeyin ." ZAMAN Ve bir astronomi bilgini. Çünkü gerçekten iyi olan. Ve o cevap verdi: " Ölçüsüz ve ölçülemeyen zamanı ölçebileceksiniz. Zamanı. Davranışlarınızı ayarlayacak. . kıyısında oturup. Yine de özlemi fazla olanın.

bir sevgi davranışından bir başkasına. Aranızda. bir sevgi düşüncesinden diğerine.46 İçinizde zamana bağlı olmadan varolan öz. kendi varlığının tam orta yerinde sımsıkı ve hareket etmeden durduğunu kim hissetmez ? Ve zaman da. yaşamın zamandan bağımsızlığının zaten farkındadır . tıpkı sevgi gibi bölünemez ve ölçülemez değil midir? Yine de eğer düşüncenizde zamanı mevsimlerle ölçmek isterseniz. Ve yine bilir ki. içinizde şarkı söyleyen veya düşünen özünüz. yarın ise bugünün rüyasıdır. her mevsimin diğerlerini içermesine izin verin . özündeki sevme gücünün sınırsızlığını hissetmeyen var mıdır acaba? Yine de bu hudutsuzluğuyla aynı sevginin. . hala yıldızları uzaya dağıtan o ilk an'ın içinde devinmektedir . dün bugünün anısı. Ve bilir ki.

rüzgar köpüğü önüne katacak. geleceği ise özlemle kucaklasın. Yükselen deniz ayak izlerimi silecek. Unutmak ise bir tür özgürlük. Yüreğimdeki mühür kalbim kırılmadan çözülebilir mi? Sevgililer birbirlerinden çok aralarındakini kucaklarlar. dünün hazzının anısıdır. asla bir fırsat değil. Arkadaşlık her zaman için tatlı bir sorumluluktur. Anımsamak bir tür buluşmadır. . geçmişi anılarla. Bugünün acısı. kumla köpüğün arasında." KUM ve KÖPÜK ’ ten (1926) Durmaksızın yürüyorum bu kıyılarda.47 Ve bırakın bugününüz. ama denizle kıyı daima kalacak.

düşlerinin gerçeklesmesi arasındaki mesafe. ama ben anahtarı kaybettim.48 Ancak büyük bir acı veya büyük bir sevinç senin gerçeğini açığa çıkarabilir. İnsanlık. hemen yandaki odada. şu kapının ardında. . yalnızca onun yoğun isteğiyle aşılabilir. acılarımızın bir kısmını oluşturan. ya da çarmıhını taşı. Gariptir ki. İşte böyle bir anda ya güneş altında çıplak danset. Cennet orada. kimi zevklerin tutkusudur. Şafağa ancak gecenin yolunu izleyerek ulaşılabilir. Belki de sadece koyduğum yeri unuttum. Kişinin hayal gücüyle. sonsuzluğun dışından sonsuzluğa akan bir ışık nehridir.

yaşamın adaletine olan inancımı yitirmem mümkün mü? Bana kulak ver ki. toprak üzerinde uyuyanlarınkinden daha güzel olmadığı gerçeğinde. Yalnızlığım. söylediklerine değil. Karşindakinin gerçeği sana açıkladıklarında değil. Bu yüzden onu anlamak istiyorsan.49 Kuş tüyünde uyuyanların düşlerinin. sana ses verebileyim. Bir gerçek her zaman bilinmek. . açıklayamadıklarındadır. sessiz erdemlerimi eleştirmeye başladığında doğdu. insanlar geveze hatalarımı övüp. Söylediklerimin yarısı beş para etmez. ama ara sıra söylenmek içindir. ama ola ki diğer yarısı sana ulaşabilir diye konuşuyorum. söylemediklerine kulak ver.

"Baharı yüreğimde saklıyorum" deseydi. Yaşam kalbini okuyacak bir şarkıcı bulamazsa. Zihnimiz bir süngerdir. İçimdeki yaşamın sesi. derinliklerimiz daima dinginliğini korur. Yine de kendimizi yalnız hissetmemek için konuşalım. aklını konusacak bir filozof yaratır. edinilmiş olan ise gevezedir. Çoğumuzun akmak yerine.50 İçimizdeki gerçek olan sessiz. yüreğimizse bir nehir. sünger gibi emmeyi seçmesi ne garip! Eğer kış. Sözcüklerin dalgası hep üstümüzde olsa da. ona kim inanırdı? . senin içindeki yaşamın kulağına ulaşamaz.

seni bulmak zor olmaz. Haydi seninle saklambaç oynayalım. ama cam seni gerçekten ayırır. durup yürüyenlerin geçişini seyretmek değil.51 Her tohum bir özlemdir. Hayır. Öğretilerin çoğu pencere camı gibidir. Ancak kendi kabuğunun ardına gizlenirsen. Yüreğime saklanırsan eğer. . boşuna yaşamadık biz! Kemiklerimizden kuleler yapmadılar mı? Özel ve ayrımcı olmayalım. Yürüyenlerle birlikte yürümeyi yeğlerim. Neşeli yüreklerle birlikte neşeli şarkılar söyleyen kederli bir kalp ne kadar yücedir. Arkasındaki gerçeği görürsün. seni bulmaya çalışmak bir işe yaramaz.

çünkü burada senin geçmişin yaşıyor. ben kürenin ta kendisiyim. "Benim ne geçmişim. Evim der ki.52 Unutmayalım ki. ve uyumlu kırıntılar halinde tüm yaşam içimde devinmekte. " Gel ve beni izle. akrebin kuyruğu da gururla aynı yeryüzünden yükselir." Ve ben hem eve. Şimdi biliyorum ki. hem de yola derim ki." Daha dün. Yalnızca sevgi ve ölüm her şeyi değiştirebilir. ayrılışımda bir kalış. ne de geleceğim var. yaşam küresi içinde uyumsuzca titreşen bir kırıntı olduğumu düşünürdüm. şairin aklı da. kalışımda bir ayrılış vardır. çünkü ben senin geleceğinim. "Beni bırakma. gidersem. Eger kalırsam." Yolum der ki. .

Ama biz onları devirir ve boşluğumuzu kaydedebilmek için kağıda dönüştürürüz. asla açıklamaya çalışmaz. En büyük sarkıcı. ve üst benliğine uzanacaksın. sessizliğimizin şarkısını söyleyendir. şükretmek için nasıl kaldırabilirsin? . çölün ortasında tek başına olsan bile bir dinleyicin olacaktır. Esin daima şarkı söyler. Eğer ağzın yemekle doluysa nasıl şarkı söyleyebilirsin? Ve eğer elin altınla yüklüyse.53 Adlandıramadığın nimetleri özlediğinde. Güzelliğin şarkısını söylersen eğer. ve nedenini bilmeden kederlendiğinde. işte o zaman büyüyen her şeyle beraber büyüyecek. Ağaçlar yeryüzünün gökkubbeye yazdığı şiirlerdir.

Şiir bir düşüncenin ifadesi değildir. yenilgim. yalnızlığımı buldum ve de herkesten uzak.. bir kaç şiir. yenilgim. . hala ben ayağı yere basan ve solmuş defneler peşinde koşmayan biri olduğumun bilincindeyim.54 Sözler zamansızdır. kanayan bir yaradan veya gülümseyen bir ağızdan yükselen bir şarkıdır.. Sayendedir ki. Onları zamansızlıklarını bilerek söylemeli ya da yazmalısın. Binlerce yengiden de bana değerli olan sen! Dünyadaki tüm parlak başarılardan sensin yüreğime yakın olanı! Yenilgi. baskaldırım ve de benim kendimle tanışmam. ve sende. O. yalnızlığım ve kimsesizliğim. Yenilgi Yenilgi.

.55 ve de gururlu olmayı . benim ölmez cesaretim sen ve ben fırtınada birlikte güleceğiz. bir meyvenin tadına varılabildiğini. ve tutunacağız. ve biz ikimiz. Yenilgi. Ve ancak böylesine olgunlaştıktan sonradır ki. Yenilgi. derin mezarlar kazacağız içimizde ölmekte olanlara. Ve. bağrışmalarımı. tüm gücümüzle. bir kimsenin derinliklerindeki esasını anlayabilmemiz için onun gücünü söndürmemiz gerektiğini. Ve senden baska hiçkimse bana söz etmeyecek kanat çırpınmalarından ve deniz kabarmalarından ve de geceleri yanan dağlardan. yenilgim. yenilgim. Ve sen. benim sözünü sakınmaz yol arkadaşım şarkımı. tek başına ruhumun sarp ve kayalık yollarından tırmanacaksın . yenilgim. Gözlerinde okudum tahtı arayanın kendi kendisinin kuluna dönüştüğünü. Yenilgi. benim parlak kılıcım ve de kalkanım. sessizliklerimi hep duyacaksın.

. beraberce . İçimde güçlü ve değişmez olanın. ölünün huzurunda barış içinde. Ve kartal ve akbaba gagalarını aynı lese daldırırlar. ve yüreğim kavrulsun susuzluktan. zayıf benliğimi baştan çıkaran ekmeği yemesine. şarabı içmesine izin verme Varsın aç kalayım. ve onura ve gurura olan açlığımı ve susuzluğumu arttıran sevgi. köstebek de aslanın susuzluğunu giderdiği aynı ırmaktan su içer. . Tanrısal eliyle arzularımı dizginleyen.56 güneşin karşısında. çakal da. ve de tehlikeli olacağız. "Deli-" 1918 Sevgi Derler ki..

yeter ki senin doldurmadığın bir bardağa veya senin kutsamadığın bir kaseye uzanmasın elim. Yükseldikçe. uçtukça büyüdü. oysa yüreğimi hiç terketmemişti. Kalbimin derinlerinden bir kuş uyandı. çoğaldı. Önce bir kırlangıç gibiydi. büyümeye başladı daha da. daha ve daha. Yayın Listemiz >>> Sayfa 58…64 . sonra tarla kuşu ve kartal. sonra bir bahar bulutu misali genleşti en sonunda tüm yıldızlı gökleri kapsadı .57 ve ölüp yok olayım. "Haberci" 1920 Kalbimin Derinlerinden Kalbimin derinlerinden bir kuş uyandı ve uçtu gökyüzüne doğru.

58 Yayın Listemiz Aşağıdaki e-Kitap ve programlar sizin için hazırlanmıştır.yorumsuz.tc • • • • • • • • • The Secret -SIR Sessiz Sorular Sessiz Cevaplar Holografik bakış Alt Beyin’in Deşifresi / Bireyin Alt Beyinsel Eğitimi Dua ve Zikir -2Fîhi Mâ-Fîh -2Dua ve Zikir -1Fîhi Mâ-Fîh -1Cinlerin Deşifresi . www.tc adresinden Ücretsiz indirebilirsiniz !.net.net.yorumsuz. www.

Dünya Savaşı İbret Beyin Fırtınası -Online Sohbetler Enneagram /Materyalist mistisizm akımı Benim Adım CENİN -2Benim Adım CENİN -1Meşhurların Rüyaları.• • • • • • • • • • • • • • • • • • • • 59 Gizli Gülşen -2O’ndan İşaretler Ölümden Sonra Yaşam Tam 12’den Vuran Sözler Düşmanın Kardeşin Değildir Yeni Keşifler -3Altın Tavsiyeler -2Altın Tavsiyeler -1Tayy-i Mekân (Mekan Değiştirme) Hayat Ağacı (Kundalini) Etkili Sözler 5 / Mesnevi Bahçesi Metafizik Kaynaklara göre 3.Kapıları Aralayan Şifre Orta Dünya’nın İşgali Muhyiddin-i Arabi-Risalelerden Alıntılar .

Çok Önemli Konular Cuma Notları -2Avrupa Birliğine NEDEN HAYIR ! Kur’anla Kucaklaşmak Psikolojik Harekât “B” SIRRINA ERMEK Gerçeğin Öğretisi/TASAVVUF Oruç’un Sırları Türkiye ya “Büyük Türkiye” olacak ya da “Yok” Olacak ! Yeni Keşifler -2İstihbarat Bilinç Ötesi Boyut RÜYALAR .D.• • • • • • • • • • • • • • • • • • • • 60 Ortadoğu . İnsan ve Din -2İnsan ve Din -1Amerika’nın Matruşkası Aşk Penceresinden Asr-ı Saadet Dünyayı Yöneten gizli Örgütler Okunası.B.Vaat Edilmiş Topraklar Kuantum Düşüncede İslami Motifler Terör Tekeli A.

R.Gizli Dünya Devleti Günün Yorumu Allah’ı Bilmek Tsunami Altındaki gerçekler -H.• • • • • • • • • • • • • • • • • • • • 61 Parapsikoloji ve Parapsikolojik Harp Kıyamet Halleri CFR ve Yeni Dünya Düzeni Yorumsuz Seyir Yeni Büyük Oyun / Yeni Soğuk Savaş İnternette Tıp Haberleri -1Yeni Keşifler -1Ölüm Terapisi Ölmeden evvel Ölmek Cemil Meriç Anısına Vatikan’ın Gizli yüzü İz Bırakanlar Sonsuz Boyuta Açılmak – Zikir Bilinmeyen Vatikan II Cuma Notları I Bilinmeyen Vatikan I Tapınak Şövalyeleri . A. A. P .

Bölüm Mir’at ül İrfan (İrfan Aynası) G.İlluminati Şeytani Bilinci MARDUK ‘Yakın Gelecek ‘ mi? Metafizik Mucizeler ya da Yanılgılar Kur’an-ı Kerim Meali (Microsoft Reader formatında) . P ya da HAÇLILAR MI? AVRUPA BİRLİĞİ VE CHRISTENDOME KAVRAMI MARDUK ya da KAOS [Astroloji-Program] Astro Yükselen GİZ’li Gülşen 1 Depresyon Psikospritüel Kriz [Astroloji-Program] Yıldızlar Altında Aynadaki Evren Din’i Anlamada Reform Tao’cu Uygulamanın Temelleri (Kültür Serisi-1) En Büyük Sır. O.• • • • • • • • • • • • • • • • • • • • 62 Sorgulayan Beyinlerin Kendine Soruları Allah indinde DİN 2. Bölüm Avrupa Birliği’nin Türkiye Politikaları Allah indinde DİN 1.

Maneviyat. Psikoloji.• • • • • • • • • • • • • • • • • • • • 63 Hz.. Cehennem . Mutluluğunuz için. İbrahim’in Mirası Hz. Psikiatri İbn Arabi ile ilgili araştırma Serüvenim Evrenin Sırları Etkili Sözler III Beynimizi Kim Kullanıyor ? Yorumsuz Katalog (Güncellendi) Zamansızlık (timelessness) Hangi Evreni Algılamaktayız? Gönül Uyandırma Kıyametin Deşifresi Yorumsuz Katalog Çağdaş Bakışla Allah Taş’taki Güç... Etkili Sözler II Çağdaş Bakışla Cennet. Musa’nın Asa’sı ve KUNDALİNİ Dik Bahçene Solayım! Uzaylılar Düşünen Beyinlere Hiç Okunmamış Yazılar II Sonsuzluğu kucaklamış aşkın sembolü Hallac-ı Mansur Din..

yorumsuz.• • • • • • • • • • • • • • • • • • 64 Rüya Yorumu Kader Gerçeği Evrensel Sırlar Rüyanın Dışındaki Rüya [Astroloji-Program] Canopus Düşünen Beyinlere Hiç Okunmamış Yazılar Holografik Beyin ve Evren Mesajlar I Uzaylıların İçyüzü Tanrı yok Allah var Reenkarnasyon Aldatmacası Astroloji-Yeni Millennium’un Popüler Bilimi [Astroloji-Program] Planetium Modern Bilim ZİKİR’i Keşfetti Etkili Sözler I Yıldızların Altında Çağdaş Bakışla Din [Astroloji-Program] PopHR www.tc .net.