You are on page 1of 342

Trkesi: Hilmi Ziya lken

Bu

byk eseri birka satrda zetleme iddiasndan uzaz. Bu nunla birlikte, belirli noktalarn iaret iin gstermemiz ge rekir ki, Spinozann aklamasnda tuttuu sraya ramen, hakiki balang noktas Descartestan ya da baka bir yazardan karlm bir cevher teorisi veya fikri deildir. (...) O kendi duygulanlar nn uuruna sahiptir; nitekim, bir Bedeni olduunu ve Beden haya tnn hangi artlarda srp gittiini gzlem ile bilir. Fakat bu bir eit bilgi ise de, son derece eksik ve kederli bir bilgidir, kederlidir, nk eksiktir; uur edinmek, geri insan iin strap ekmek de ilse de, hi deilse edilgin olmak, zor altnda bulunmak, gdl mek, ou kere yk altnda kalmaktr. Filozofun elinde, kurtulmak iin nasl bir ara vardr? Onun ii, hayatn bir araya getiren araz lardan, asl kendi varln meydana getirmektir. (...) Ancak bu amaca ulamak iin evrenle ballna gre savunduu bir bilgi ona mutlaka gerekecektir; buradan, nce bu evreni cevherindeki birlik ve tavrlarndaki okluk iinde kavramak zorunluluu kar. Etika, bir kelime ile, bizi uurdan kendi kendimizin bilgisine, Tanr bilgisini de kuatan bilgiye ykseltir, bunun iin sentetik bir ak lamada nce Tanrdan sz etmelidir. Hilmi Ziya lken

Hilmi Ziya lken


(1901-1974)
Felsefeci ve toplumbilimci. stanbul Sultanisinde ve Mekteb-i Mlkiyede renim grd. Bir sre Milli Eitim Bakanlnda altktan sonra uzmanlk renimi iin Almanyaya gnderildi. Osmanl-Trk dncesi ve slam felsefesi zerine alt. zellikle Trk dnce tarihi alannda nemli yaptlar veren lkenin balca eserleri arasnda Tarihi Maddecilie Reddiye (1951), Trk Mistisizmini Tedkike Giri (1935), slam Dncesi (1946), Trkiyede ada Dnce Tarihi (1966) ve lim Felsefesi (1969) saylabilir.

Etika

Benedictus (Baruch) Spinoza (1632-1677)


Bir tccar ailesinin olu olarak dodu. Eitimine bir Yahudi erkek okulunda balad. Yunanca ve Latince rendi, ayrca Yeni Skolastisizm ve Descartes zerine alt. Mercek yapmnda ustalaan Spinoza geimini bu yolla salad ve Rijnsburg adnda kk bir kye yerleerek burada ders verdi. Descartesin yapt Principia Philosophiaenin geometrik bir yorumu olan eserinin byk bir blmn ve Etikay burada yazd. Descartestan byk lde etkilenen yaklam Ortaa felsefesi ve Yahudi felsefesinden de izler tar. 1663 ylnda Laheye yerleen Spinoza, bunu izleyen birka yl boyunca Tractatus Theologico-Politicus balkl eseri zerinde alt. Daha ok siyasi sorunlarla ilgilendii dnemde yazmaya balad Tractatus Politicusu bitirme frsatn bulamad. Kta usuluunun en nemli temsilcisi saylan Spinozann salt idealistlerden Marksistlere dek birok farkl okul ve akm zerinde byk bir etkisi olmutur.

yasa - siyasa
1) HUKUK ZGRLK VE AHLAK, H. L. A. Hart, ubat 2000 2) DEVLET KURAMI, Der.: Cemal Bli Akal, Temmuz 2000 3) SYAS LAHYAT, Cari Schmitt, Temmuz 2002 4) NE HUKUK NE DE AHLAK, Turgut Tarhanl, Ocak 2003 5) NSANSIZ YNETM, Turgut Tarhanl, Ocak 2003 6) REFAH DEVLETNN KRZ, Pierre Rosanvallon, ubat 2004 7) ETKA, Benedictus (Baruch) Spinoza, Aralk 2005 8) PARLAMENTER DEMOKRASNN KRZ, Cari Schmitt, Nisan 2006 9) LBERALLER VE CEMAATLER, Der.: A. Berten, P. da Silveira, H. Pourtois, Eyll 2006 10) POLTK NCELEME, Benedictus (Baruch) Spinoza, Ocak 2007 11) TUTUNAMAYANLAR VE HUKUK, ebnem Gkeoglu Balc, Mart 2007 12) HAKLARI CDDYE ALMAK, Ronald Dworkin, Haziran 2007 13) HOMO JURIDUCUS, Alain Supiot, Mart 2008 14) TEOLOJK-POLTK NCELEME, Benedictus (Baruch) Spinoza, Eyll 2008 15) SPNOZA. DNYA SEVGS, Diego Tatin, Temmuz 2008

Spinoza, Benedictus (Baruch) Etika ISBN 978-975-298-147-8 / Trkesi; Hilmi Ziya lken / Dost Kitabevi Yaynlar Haziran 2011, Ankara, 342 sayfa
Felsefe-Etik-Notlor

Spinoza
Geometrik Dzene Gre Kantlanm ve Be Blme Ayrlm Olan

Etka

DOST kitabevi

ISBN 978'975'298-147'8

Ethica
BENEDICTUS (BARUCH) SPINOZA Dost Kitabevi Yaynlar, 2004, 2006, 2009, 2011 Bu kitabn Trke yayn haklar Dost Kitabevi Yaynlarna aittir. Birinci Bask, Aralk 2004, Ankara kinci Bask, Aralk 2006, Ankara nc Bask, Temmuz 2009, Ankara Drdnc Bask, Haziran 2011, Ankara

Franszcadan eviren, Hilmi Ziya lken Teknik Hazrlk, Ferhat Babacan - Dost TB Kapak Tasarm, Raul Mansur Bask ve Cilt, Pelin Ofset Ltd. ti., Ankara
Mithatpaa Caddesi 62/4 Yeniehir 06420 Ankara Dost Kitabevi Yaynlar Merutiyet Cad 37/4, Yeniehir 06420, Ankara Tel: (0312) 43593 70 Fax: (0312) 435 7902 www.dostyayinevi.com bilgi@dostyayinevi.com

indekiler

Spinoza ve Etika evirisi zerine Birka Sz kinci Basknn nsz 1. Tanr Hakknda 2. Ruhun Tabiat ve Kk zerine 3. Duygulanlarn Kk ve Tabiat zerine 4. nsann Klelii veya Duygulanlarn Kuvvetleri zerine 5. Zihin Gc veya nsann Hrl zerine Notlar

30
31

77 129 197 263 295

Spinoza ve Etika evirisi zerine Birka Sz

Klasikler serisinin felsefe klasikleri blmnden Spinozann Ethicas nn evirisini Etika ad ile veriyoruz. ada felsefenin iki byk metafi zikisinden biri Leibniz ise, teki Spinozadr. Eskiden beri Hollandal byk filozof, Descartes felsefenin en nemli kiilerinden biri olarak tannr. Descartesin at r ileri gtrenlerden Spinoza ve Leibniz birbirlerinden bsbtn ayr ynlerde ilerlemi olduklar iin, onlara ar tk kelimenin tam anlamyla Descartes demeye bile imkn yoktur. Spinoza, geni kamutanrc (panthiste) gr iinde maddecilii ve ruhuluu birletirmesi bakmndan birbiriyle kart birok dnce yol larnn birletikleri nokta ve yine kendisinden birbirine aykr yollarn doduu byk bir balang noktas olduu iin, kendi cinsinde tek ve rneksiz bir filozoftur. Yahudi ve slam felsefesinde birok panteist d nrlere rastlamakta isek de, genel izgileriyle thosophe diyebileceimiz bu eski dnrlerle Spinozay ayn kadroya sdrmak doru olmaz. Aslnda Endlsl olup Seluklular devrinde Anadoluda yerlemi ve orada bir fikir rnn ba olmu olan bn Arabinin sistemi genel izgile riyle Spinoza sistemine benzemekle birlikte, sonularnda ondan pek ok ayrlr. Spinozacln temeli olan determinist gre bsbtn aykr, akl la kavranamaz irrationnel bir varlk gr onun temelidir. Genel olarak tasavvufta Vahdet-i vcut diye tannan dnce yolu ile Spinozann

10 ETKA

r arasnda bu esasl ayrlk unutulduu iin, srf onlar Tanr ile Ta biat bir grmeleri bakmndan birleik noktalar zerinde durularak bir ok yanl yorumlara kap almtr. smail Fenni efendi bu esasl fark belirtmi, bn Arab rn Bat nn bu tek pantheismeinden ayrmak iin, ona panentheisme demiti.1 smail Hakk zmirliye gre Vahdet-i vcutta Tabiat Tanrda olduu halde, pantheismede Tanr Tabiattadr.2 ki r arasndaki bu temelli ayrlk birincisinin Tanry Tabiatla aklayan bir sistem olduu halde, kincisi nin tersine, Tabiat Tanr ile, Tanrnn grnmez glerine, akl erdiril mez srlarna gre aklayan gayb bir felsefe olmasna sebep olur. Spinoza, daha kendi zamanlarndan balayarak btnsel determiniz me ait fikirleriyle bilim felsefesinde, ruh ve beden paralelliine ait fikirle riyle psiko-fizyolojide, psiko-fizikte, yaratlm tabiatn greliine ait fikir leriyle ahlak ve yasabilim (siyaset) alannda ok derin etkiler yapt. Fakat z ve varln zdeliine ait ana fikrinin bilgi teorisi ve mantk alannda at buhran daha o zamandan beri Leibniz felsefesiyle arasnda uzlamaz bir ayrln domasna kap at gibi, gnmzde de lojistikin gelimesi Spinozacla kar saldrlarn gittike daha kuvvetlenmesine meydan verdi. Kantdan sonra btn Alman idealizmi, gzlerini yeniden Spinozaya evirdi. Kantn olumsuz bir kavram yapt Noumene, yani mutlak alan na ait sonusuz aratrmalar, mutlaka sokulmak iin Spinozann cev her kavramn idealist bir gzle yeniden ele almak cesaretini uyandrd. Schelling objektif idealizminde, Hegel mutlak idealizminde Kant Spi noza ile tamamlamaya altlar. Mendelssohn ve Jacobi idealist metot tan yola karak, oradan yeni bir mutlak metafiziine gemeyi denediler, fakat on dokuzuncu yzyldan sonra materyalistler kendilerine Spino zada balang noktas aradlar. Ernst Haeckel ve Karl Moleschott gibi o dnemin btn maddeci monistleri Spinozann mutlak, sonsuz ve zo runlu cevherinde madde ve kuvvetin temellerini bulduklarn ileri sr

1) smail Fenni: Muhiddin Arab ve Vahdet-i vcut. Ancak bu kelime batda da kullanlmak tadr. Her eyin Allahta olduunu kabul eden doktrindir ki, ilk nce Krause tarafndan kendi doktrini iin kullanlmtr. Bazen de pantheisme'den benzeri fikirleri ayrmak iin kullanlr. A. Lalande, Vocabulaire de la Philosophie, cilt II. s. 553. 2) smail Hakk zmirli, slm Feylosoflar, Trk Tarih Kurumu, Trk Tarihi Ana Hatlar msveddeleri iinde baslmtr, 1933.

SPNOZA VE ETKA EVRS ZERNE BRKA SZ 1 1

dler: Bugn de yine diyalektik maddeci felsefe kendisine orada kkler bulduu kansndadr3. Burada Spinoza felsefesinin hangi yoruma daha elverili olduu noktas zerinde tartmaya giriecek deiliz. Byle bir soru, filozof zerinde bal bana bir inceleme konusu olacak kadar genitir. Ancak, onun fikir tarihin deki nemini belirtmek, modern dncenin gelimesinde oynad byk rol gstermek iin, kendisinin nceden birletirdii thologique felsefe, Descartes felsefesi, Hobbesun maddecilii ve Giordano Bruno sistemi gibi birbirine bu dein kart dnce yollarn gstermek, yine kendisinden domu olan -yukarda belirttiimiz- trl felsefeleri hatrlamak yeter sanrz. Bizde Spinozadan ilk nce Rza Tevfik Mebhas Marifet ve Ka mus-u Felsefede sz etti. Baha Tevfik Felsefe Mecmuasnda on do kuzuncu yzyl materyalistlerine ait evirilerinde Vahdet-i mevcut ile Vahdet-i vcutu karlatrrken dokundu. Ferit Kam Vahdet-i vcut adl kitabnda Spinozann panteizmi ile mutasavvflar arasnda ilk nemli karlatrmay yapt. Biraz nce sylediimiz gibi, smail Fenni, bu karlatrmay derinletirdi. u kadar var ki, Hollandal filozofun hibir eseri Trkeye evrilmi olmad gibi, o eilimde bir Trk dnr de km deildi. 1921den sonra stanbul Edebiyat Fakltesi ahlak profe sr M. zzet, Alman idealizmi ve yeni-Hegelcilik yolunda verdii ders lerinde ilk nce Spinoza sistemine yaklat. Bu etki M. zzetin Byk Adamlar ve ada Hayat adl incelemesiyle Milliyet Teorileri ve Mill Hayat konusundaki kitabnda duyulmaktadr. 1934te stanbul Universitesinin baz doentleri tarafndan Trkeye evrilen felsefe okuma rnekleri arasnda Suut Kemal Yetkinin evirdii Etikann birinci kitab da bulunuyordu. Bylece, Trkede Ethica evi risine ait ilk denemeye giriilmiti. O zamandan beri de ada felsefe klasiklerinin dilimize evrilmesi gnden gne daha zorunlu ve temelli bir i haline gelmektedir. Biz ilk eviriyi Latinceden Franszcaya ilk defa yaplm olan Henri de Boulainvillier evirisinden yaptk. Bu ikinci eviriyi ise dorudan do ruya Charles Appuhnun ok daha yeni olan ve Latince metinle birlikte yaymlanm bulunan evirisinden yapyoruz4. Henri de Boulainvillier,

3) A. Deborine, Spinoza prcurseur, La Revue marxiste, 1929 Fvrier No: 1. 4) Charles Appuhn, Ethique, trad, avec notice et notes, Classiques Garnier, 1953.

12 ETKA

evirisini 17nci yzyl sonlarnda yapm olmakla birlikte, eser ancak 1907de F. Colonna dIstriann kontrol ve dzeltmeleri ile yaymlanm tr5. En yeni evirilerden biri de Pliade serisinde km olan Roland Caillois evirisidir6. Fakat biz bu etin eserin anlalmasndaki yorum farklar yznden daha g bir duruma girmemek iin Appuhn evirisini esas olarak aldk. Etikann yazl tarihine ait notlar da ikinci evirinin nsznden alnmtr. Spinozann bsbtn kendisine vergi olan geometrik biimde (more geometrico) bir uslamlamas vardr. Bu dnce biimi, eseri baka hibir yerde grlmedik soyut ve kuru bir ekle koymakta ve okuyucuyu rkt mektedir. Fakat filozofun mantki sistemi ierisine girildikten sonra, bu dnce zinciri insan kolaylkla en son sonularna kadar gtrebilir. Bu metot, John Locke gibi bsbtn deneyden yola kan bir sisteme aykr olarak, srf akla dayanmakta ve analitik isellik hkmlerine gre kurulmaktadr: yle ki, belirli baz tmel nermeler kabul edildikten sonra, tpk geometride olduu gibi, onlardan analitik bir tarzda btn tekiler karlabilir; bylece de ilk tmel nermelere deneyden yeni hibir ey katmakszn, srf analiz yolu ile btn bir varlk sistemi kurulabilir. Fakat lojistik ad verilen ada mantk gznde bu analitik hkmler zinciri tautologie'den baka bir ey deildir ve bilgimize tecrbe alannda yeni hibir ey katmaz. Bundan dolay, ne kadar mantki kesinlii olursa olsun onunla fizik veya metafizik hibir ey kantlanamaz. Leibniz felse fesinin ileri gtrlmesi yolunda elde edilen bu son hkmle Spinoza felsefesini kknden yarglamak mmkndr. Kanttan sonra greci (relativiste) btn bilgi teorileri ve zamanmzda lojistik ad altnda tan nan aratrmalar gznde, Spinozacl byle bir hkme bal tutmak kolaydr. Fakat, buna kar herhangi bir metafizik eilim, ya da diyalek tik maddecilik ve yeni realizm akmlar ierisinde Spinozaclk kendisine yeniden ateli tarafllar bulabilecektir. Biz burada yeni felsefe terimlerimizle Etika gibi ar bir eseri karlamak iinde byk glklere uradmz sylemeliyiz. Bu glkler, her ey den nce yeni terimlerin byle bir eserde uraya buraya serpilmeyip, tpk bir geometri kitabnda olduu gibi skk bir ekilde btn kitab kaplam

5) Comte H. De Boulainvilliers, pub. par Colonna dIstria, Armand Colin, 1907. 6) Ethique, trad, par Roland Caillois, Modelaine Francs et Robert Misrahi, Pleiade, 1954.

SPINOZA VE ETKA EVRS ZERNE BRKA SZ 13

olmasndan ileri geliyor. Ancak, okuyucu bu yabanc kavramlara ve yeni kelimelere altktan sonra artk mekanik olarak ondan kan kavramlar kolaylkla elde edebilecek ve bu dnce yoluna alacaktr, ikinci glk yeni benimsediimiz terimlerin her zaman eski felsefe kavramlarn ifa deye tam elverili olmamasdr. Diyelim, passion kelimesi yeni terimlerde Osmanlcadaki ihtiras karl tutku, ya da Aristodaki anlamnda edil gi ile evrilmektedir. Aristodan beri eski felsefede passion ve action keli melerinin bugnk psikolojide anlalan eklinden ok geni bir anlam vardr. Bu kelimeler genel olarak actif ve passif halleri ifade ettikleri ve Descartesin Trait des Passionsuna gelinceye kadar ayn anlam srp gittii iin bu yerde pasif haller kliesini kullanmay ve yerine gre edilgi ve pasif hal kelimelerini birbirini aklayacak ekilde deitirmeyi elverili bulduk7. te yandan terim klavuzunda affection karl benimsenen duygulanm kelimesini, bir hareketi gsterdii iin duygulan diye kul lanmay doru bulduk. Halbuki, Trkede bu kelime yalnz duygusal hayat gstermekte olduu halde, Franszca aslnda affection herhangi bir madde zerine braklan iz ya da tesir al kuatmak zere her trl tesiri gstermektedir. Spinoza metafizii gibi can ve teni, beden ve ruhu para lel iki lem olarak alan bir felsefede her iki alan iin kullanlan byle bir kelimeyi srf ruh alanna ait bir kelimeymi gibi kullanmak olduka tehlike li ikiz anlamlara meydan verebilirse de, bu noktay hep okuyucunun dikka tine brakmak zere, gl kabul etmek zorunda kaldk. Nitekim buna kar, Spinozann insan bedenini ve d lemdeki cisimleri ifade iin yal nz le corps diye tek bir kelimesi olduu halde, bunu yerine gre ten, beden, cisim gibi birka kelime ile evirme imknn bulduk. Her dilin kendine gre zel karakterleri olduu iin, bir yanda kaybettii nans zenginliini baka bir yanda kazanmas ve bu yzden evirilere tpa tp uygunluu koruyamamas kadar anlalr bir ey olmaz8. Byle zorluklar
7) Passion karl Descartes duyum, alg, arzu, heyecan vb. gibi nedeni dtan gelen btn uur olaylarn anlyordu. Halbuki zamanmzda passion (ihtiras) yalnzca duygusal hayatn belirli bir olayn ifade etmektedir. 8) Diyelim, mode karl kip veya cevher karl tz demekle btn eseri terim yk altnda brakmaya ve metni bsbtn g bir hale getirmeye gideceimiz iin, Ortaa gelene ine gre yazlm olan Etikann evirisinde baz eski terimleri saklamay uygun bulduk. Tavr aslndan gelmek zere tavrlk ve tavrlama kelimelerini kullandk ancak tavrlamann tam ifade edemedii yerde deiiklik kelimesini de kullandk. Deime kelimesini changement kar l kullanarak farklarn gstermekle birlikte, variation karl tam kelime bulamadk.

1 4 ETKA

karsnda baz kelimelerin yanna zaman zaman Franszca ve Latince asllarn koymakla gln iinden kmaya altk.

Spinozann Hayat ve Eseri9


Spinoza, 17nci yzyln tam merkez roln oynayan dnrdr. Dncenin btn yollar onda birleir: mistisizm ile natralizm, teorik ilgi ile pratik ilgi, devrinin baka dnrleri arasnda az ok byk bir atma halini alrken, onda ayn kiiliin btnleyici elemanlar olmu tur ve onun sonuna kadar mantkla gelitirmeye alt ey budur, ni tekim bu farkl elemanlarn uzlamas bu ar mantki gelime yardmyla meydana kmtr. Birok dnrler dncenin tellerini nce keserek sonra onlar dtan dmledikleri halde, Spinozann dncesinde yce olan yn ind snrlar izmesini kabul etmemesinden ileri geliyor. O en iten zleriyle kurulmu eitli fikir dzenlerini ahenge koydu. Hayatn harcad dncesinin bu sessiz almasyla, yeni dnya gr ve yeni bilimi benimsemeye elverili bir eser yapmaya, ondan, ruhi unsurun ger eklii ve zerkliini kabul ederek, btn sonularn karmaya alt: Bu eserde olaylarn eitlilii ve fertliini olduu halde, btnnde, evren sel dzende, her eyi tayan ve her eyi etkin olan kuvveti gryordu. Ve bu eser onun iin srf teorik bir alma deildi; bu onun iin kiisel bir aklk ve anlay ihtiyacnn tatmini idi. Kendi abasyla ezeli kanun larn kavranmasna ykselmek iin varoluun huzursuzluk ve karanln dan karak kazand mutluluu ona verdi. Baeseri Etika'y basit bir zihin eseri deil, bir sanat eseri yapan budur. Be kitap, hakl olarak, bir dramn be perdesine benzetilmitir. Bu benzetme sonuna kadar gtr lebilir. Birinci kitapta, gzlere insan hayatnn geni, sonsuz bir arka plann seren en geni nermeleri veriyor. kinci kitapta, tabiat biliminden alnm hazrlayc bir nermeler serisini koyuyor ki, onlar yardmyla tabiatn kesin olarak mekanik anlayn kuruyor; sonra insan bilgisinin incelen mesi geliyor. kinci kitabn son ksm ireti bir sonu vermekte ve temel siz olmayan bir tahmine gre, ilk iki kitap, aslnda, bamsz bir btn tekil etmektedir. Zihnimizin btn tabiatla mnasebetlerine ait bilgiden ibaret Spinozann ulamak istedii hedef, perspektifte grnyor. Bu bil9) Bu para Harald Hffdingin Histoire de la Philosophie Moderneinden alnd.

SPNOZA VE ETKA EVRS ZERNE BRKA SZ 1 5

gide o, hayat hikyesinin bir kantna gre, kiiliine skca bal biricik iyilii gryordu. Fakat dramn bu kadar erken bitirmeden onu alkoyan ey, ufukta beliren bir buluttur: Hakiki bilgi yalnz dncenin boluu ve yanl armlarla krlm deildir, ayn zamanda ve balca zihnimi zi bulandran duygular ve passionlarla da bozulmutur. te yenilmesi ge reken yeni ve ciddi bir diren! Ve onu yenmek iin, her eyden nce onu bilmek gerekiyor. Spinoza o zaman nc kitapta duygularn muazzam tabii tarihini veriyor. Duygularn nefsi koruma eilimi ile mnasebetleri ni, fikirlerin etkisi ile onlarn nasl ekil deitirdiklerini gsteriyor. Balca abas, madde alannda olduu gibi ruh alannda da salam bir nedensel lik zinciri bulmaktr. Bizi her yandan kuatan dalgalarn iti kanununu aryor. Kurtuluu bu kanunda gryor. Ik drdnc kitapta meydana kmaya balyor. Hakikatte, passionlar dorudan doruya yok edilemez ler; onlar daha kuvvetli baka passionlarla nlenebilirler. Bu kabul edi lince iyilik bilgisinden, yani varlmz koruma artlarndan ruhi bir kuv vet yapmak sz konusudur ve bu mmkndr, nk bu bilgi bizde haz dourur, bize amac gsterir ve o ayn zamanda ruhun etkinliidir. Bu bilgi bizi ayn zden baka fertlerle birletirecektir, zira biz greceiz ki bu ortak artlara bal bulunuyoruz. Ve her birimizi gayeye ancak ortak aba gtrebilir. Bylelikle dram ikinci defa sonuca yaklayor. Fakat bir soru yine kendini gstermektedir: lk iki kitabn imknn gsterdii bi limsel bilgiyi, nc ve drdnc kitaplarn anlatt pratik gelimeye, varlk iin sava yolu ile eitime balarsa, tam ve btn kiilii nasl ko ruyabilir? Beinci kitapta, pasif hallerimizin tabii oranlarna ait olan ak bilginin bizi onlarn stne nasl ykselttii; bu bilginin btn baka bilgi lerimizle nasl uzlat gsterilmitir. Kendi kendimize bylece olaylara ezelilik bakmndan baknca, zamann ve sonlu varln btn karanlk lar ve huzursuzluklar ortadan kalkar; drdnc kitabn gelimesini anlat t ruhun hrl bizi ezeli ve sonsuz varlkla bir klan derin hisle kaynar. Spinoza bylece din felsefesi, fizik, bilgi teorisi, psikoloji ve ahlak tek bir kadronun snrlar iine koyabiliyor. Nitekim nedensellik kanununun kesin tatbiki yardm ile realizmin gelimesi onda insann Tanr ile mistik birlemesine (ayn-l-cem) engel olmamtr, hatta onu kolaylatrr. unu da katalm ki, bu byk ve eitli fikir zincirlenmesi geometrik bir tarzda (more geometrico) teoremler ve kantlar eklinde aklanmtr. Bylece kendi cinsinde tek olan bir eser karsnda bulunuyoruz. adalarnn

1 6 ETKA

kendisini anlamam olmalarna, hatta onun idealist cephesi bakmndan anlalmaya balad devrin bile, ancak filozoftan yz yl sonra gelebilmi olmasna amamaldr. Realist cephesinin anlalmas ise, ancak zama nmzda mmkn olmutur. Byle bir eser karsnda felsefe tarihi iin ilk dev, onun nasl doduunu, hangi tarihi postulatlara dayandn incelemektir. Onun iin, yontulmu bir kristal denebilir. Spinozann ki ilii, hayatnn incelikleri ve felsefi gelimesi belki de, bu sanat eserinin anlalmasna yardm eder. O kadar orijinal olan bu kadroda toplanan trl trl muhtevann yazarn kiiliince btnl ile birletirilmi ve eritilmi olduundan azck bile phe edilemez. Bir de sisteme ait yapla cak analiz, yazarn bu grleri ve elemanlar nasl yourduunu ve zm sediini gsterecektir. Benoit Spinoza, Yahudi ad olarak Baruch, 24 Kasm 1632de Amster damda dodu. Asllar spanyol Yahudisi olan ana babas engizisyondan kaarak oraya snmlard. Tanr vergisi ok olan ocuk ilkretimini bu ehrin yksek Yahudi okulunda ald. Orada Talmud ve Ortaa Yahudi felsefesi rendi. Bylece dncesinin esasl eilimlerinden birinin temeli kuruldu. Bu da tek sonsuz varlk olarak anlalan Tanr dncesini savun mak, gelitirmek eilimi idi. Nitekim bu fikir yaygn olan btn yksek dinlerde, zel olarak Yahudi dininde grlmektedir. Doudan gelen bu mistik eilim onda sabit temeli meydana getirdi. Ve kendisine btn dncesinin karakteri olan yn ve ak ynetimi verdi. O daha pek gen yata Musa dininin theologiesinden phe etmeye balad. Bu hali Yahudi kelamclarnn kendisine dman olmalarna sebep oldu, en son ra onu synagoguedan uzaklatrdlar. Fikir ufkunu geniletmek ihtiyacn duyuyordu ve bylece Grek, Latin felsefe ve edebiyatna, tabiat bilimle rine dair eserler okumaya koyuldu. Hr dnceli olmakla tannm bir hekim olan van Endeden Latince dersi ald. Spinozann hayat hikyesi nin en nemli kayna ve Spinoza doktrinine kar byk nefretine ra men, hayatna dair bilinenleri tam bir hakikat sevgisiyle toplam olan rahip Colerus, Bu eytan okulunda Latinceden baka eyler de ren meliydi, diyor. Colerusun anlattna gre, Spinoza Tanr vergili bir gen kz olan van Endenin kzna k olmu, ama kendisine kur yapan baka bir arkada yznden onun tarafndan kt karlanm imi. Sonradan tespit edildiine gre Clara van Ende bu srada ancak on iki yanda olabilirdi ve byle bir yorma biraz gerekten uzak grnmektedir. Geri

SPINOZA VE ETKA EVRS ZERNE BRKA SZ 1 7

Dante, ilk rastlad zaman Beatrice ancak dokuz yanda idi. Colerus diyor ki, bu devirde Spinoza fizikle uramaya balam ve thologieyi brakmt. Yeni tabiat anlayn renmek iin okuduu yazarlar arasnda Giordano Bruno, belki de, en nemlilerinden biriydi. Filozof, Brunoyu eserlerinin hibir yerinde zikretmiyor, ama ilk eseri hele Tanr, insan ve onun yksek iyilii zerine ksa kitapa bal kk bir diyalog- ak tan aa Brunoyu hatrlatyor. Orada ona din fikirlerin z olarak gr len eyi tabiatn bilimsel anlal ile uzlatrmasna imkn veren felsefi bir dnce grlyor. Brunonun tabiatn sonsuzluu ve tanrl hakkn daki doktrini Spinozann Tanr fikrini Tabiat fikrine balamasna yardm etti. Renaissance felsefesinin bu etkisi onun ilk eseri otuz, krk yl nce kefedileli beri10 daha akla yakn grnmektedir; eskiden yalnz Spino zann thologieyi brakarak fizie girdikten sonra peinden gidilecek yo lun belirtilmesi iinde kararsz kaldna dair Colerusun iareti ile yetini liyordu; yine bu gre gre Descartesin eserleri eline gemi, ak ve seik sebepler zerine bir eyi dayandrmak eilimi ile ona balanmt. Spinozann felsefeye Descartes olarak balad ve ancak yava yava eletirmeler yapmaya balad dnlyor. Fakat Spinozann kale minden km olan ilk eseri bu fikri yalanlyor. Filozof bu ilk kitabnda birka esasl noktadan cartsianismei eletirmektedir. Spinoza asla tam Descartes olmad, ama Descartestan birok eyler rendi, fikirlerin den birou kendi iine yarad, hatta felsefi terimlerinden bir ksmn kulland. Bu gei dnemi srasnda -ki henz kendi sistemi gzlerinde kesin izgileriyle izilmi bulunmuyordu- o zamanlar Bacon ve Descartes felsefesinin zaferinden nce Almanya ve Hollandada felsefe retimin de hkim en son Skolastik yazarlar da incelemek kalmt. Spinozann sonraki eserlerinde bulunan ifadeler ve nermelerden birou ilk eserle rinde olduu gibi Skolastik etkiyi gstermektedir. Spinoza hatta birok paralarnda Skolastikleri zikretmektedir. Btn bu grleri yaklatrmak zere, felsefi gelimesinde, filozofun ok geni, ok farkl ufuklardan getii ve phesiz hi de nemsiz olmayan birok kitaplar okumu bulunduu anlalyor. Ba-eserinin bize gsterdii btn kesinlik ve akla ra men, onun kkleri felsefi gelenein toprana her ynden uzanm ve dalm bulunmaktadr. Fakat bu onun orijinalliinden hibir ey eksilt
10) Bu tarih, Hffdingin kitabna gredir, imdi (1965) 99 yl olmak gerekiyor.

1 8 ETKA

mez. Hatta o haydi haydi, dehann zmseme ve yourma gcnn ayrt edici belirtisidir. Bir yapnn orijinallii ve zel deeri talarnn ayr ayr yerlerden alnm olmasndan dolay hibir zaman eksilmez. Onu her yandan harekete getiren btn bu fikri sebeplerin etkisi ile, Spinoza, grlerinde gittike synagoguedan ayrlyordu. Aktan aa kfrne hkmediliyordu ve buna engel olmak iin ona yllk bir maa balanmas dnld. Fakat ne bu hediye, ne de bir fanatiin yapt ldrme teebbs onu dncesinin yolunda ilerlemeden alkoymad, o zaman o Yahudi cemaatinden trenle kovuldu (1656). Hatta Protestan rahipler heyeti onu tehlikeli sayd iin, Amsterdamdan bir sre karl mas karar bile alnd. O, ireti olarak bu ehrin yaknlarndaki bir kyde oturan bir dostunun evine yerleti. Hayatn gzlk ve teleskop camlar keserek kazanyordu; bu sanat o kendi Yahudi rahipliine ait eitime borluydu. nk her Yahudi rahibi (rabbin), retimi srasnda bir za naat renmek zorundayd. ehirden gelen dostlar ondan gzlk cam alyorlar ve onun hesabna satyorlard: yle grnyor ki, o srada ken disinin ve fikirlerinin dolaynda bir genler evresi toplanmaya balamt. te bu dnemde o Tanr ve nsan adl kk kitabn ve belki de son radan yaymlam olduu Tractatus theologico-politicusun ilk taslan meydana getirmitir. Spinoza kiliseye bal tarikatlarn taassubundan tik sinerek ekindi. Gittike daha derin bir duygu ile, gittike daha tam bir anlayla, hayatnn asl iinin ne olduunu, yani ancak kendi yardmyla insann ve varlkta kaplad yerin tabiat zerine esasl bir k tutmaya elverili bir dnce dzeninin kurulacan grd. Deney ona retmiti ki -Zihin Reformuna Dair adl bitmemi kita bnn banda sylendii gibi- ne zenginlik, ne ehvet tad, ne eref insan iin hakiki iyilik olamaz. Zihni bitmez tkenmez bir doyurmayla doyur maya elverili biricik ey, ruhu devam edene balayan sabit bilgi ara trmasdr. Gerekten o grte speklasyona bal ve soyut ve yine g rnte insan hayatnn gndelik gidiinden uzaklam ise de, Spinoza dncesinin aka, kiisel ve pratik bir amili vard. Akln tam akl onun iin bir yaama ihtiyac idi. 1661de Leyden yaknlarnda kk bir ehir olan Rhynsburgda yer leti. Ba-eserini orada yazmaya balad. Dostlarna mektuplarnda, hele Oldenburg ve de Vriese mektuplarnda bunu zikretmektedir. Hemen orada kaleme almaya balad eserin blmlerine ait msveddeler elde

SPINOZA VE ETKA EVRS ZERNE BRKA SZ 1 9

edilmitir. Spinozann Amsterdamda oturan gen dostlar, ki bunlardan ou hekimdi, kitab birlikte okuyorlar, pheli yerlerinde aklamalar vermesi iin stada bavuruyorlard. Hayat ok kere anlatld gibi yapa yalnz gemiyordu. Mektuplar, krk yl kadar nce kefedilen Ksa Kitap bu srada hi de az olmayan, trl trl fikir eiliminde ve artta insan larla kuatlm olduunu bize gsterir. Bu mektuplarn incelenmesi Spi nozac ve dncelerini olduu kadar bu devirde hkm sren fikir duru munu renmek isteyenlerde byk bir merak uyandrabilir. Komu ni versite ehri olan Leydende birok dostlar vard. Bylece o, Nils Stensen (Danimarkal tabiat bilgini Nicolas Steno) ile mnasebete giriti. Bu zat o srada Leydende idi. Sonradan Katoliklie dnnce, Stensen Spino za'ya bir mesajla kiliseye davet etti ve bunun dnda kurtulu yolu grme diini dostuna anlatmaya alt. A. D. Jrgensen Danimarka krallk arivi mdr olup, Nils Stensenin hayat hikyesini yazm ve Spinozann eski dostunun yapt davete kar susmasn yle aklamaya kalkmt: Hristiyanla mahsus efkatin huzursuz, endieli anlal Stenoyu, bu grteki mutluluu Spinoza ile paylamaya gtrd: ferdi kiiliinin ar zular ve tasalarna kar felsefenin sonsuz ilgisizlii Spinozaya anlatt ki, bu adam hakikat bilgisi iin dnmemek zere kaybolmutur ve onun soru iaretine en elverili cevap susmaktr. Sanrm ki Spinoza ile Stenonun merakl mnasebetlerini ilk nce meydana karm olan bu kuvvetli ta rihi, burada felsefeye kar olduu kadar Spinozaya kar da ok hakszdr. Stenonun kendisine, din kiiliine olduu kadar bilimsel karakterine kar da ok saygm vardr. Ama bu benim, bu propagandann ad ne derece soylu olursa olsun efkat grnn (charit) aksiyon halinde bi ricik dayanak olmadn sanmama engel olamaz. Her halde bu efkat ruhu, Stenonun biroklar gibi, bir yce-mutluluktan (flicit) zevk duy masna engel olmuyordu. Spinozann fikirlerini bakalarna zorla kabul ettirmek istemedii iin, Spinozada efkat duygusunu kabul etmemek hakszlk olur. Sevgi ile dolu olan inancn konusu insand, o birok inan yollarnn, doktrinlerin iinde insan buluyordu. Tarafsz bir tank olan rahip Colerus, bakalarna kar gsterdii byk ilgiyi anlatyor. Kom ular bir sknt veya hastala dtkleri zaman onlar teselli ediyor veya elendiriyordu. La Hayedeki ev sahibi kadn, onun dinine girmekle ruhu nu kurtarp kurtaramayacan sorduu zaman, kendi dininin iyi olduu, baka dine girmeye hacet olmad eklinde ona cevap verdi: Tam bir

2 0 ETKA

dindarlk ve skn hayat srecek olursa phesiz kurtulmu olacakt. Balca Protestanln liberal eilimlerine kar sempati duyuyordu. Pro testanln nemi zerinde fikirda Brunonunkinden bsbtn baka bir fikri vard ve bu ok tabii idi: Avrupann en hr memleketinde, din hrriyet iin mcadelenin btn alanlarda kendini gsterdii bir devlet te yayordu. Spinoza ile ayn evde yaayan ve Katoliklie gemi olan bir gen, Albert de Burgh, Steno tarafndan yaplan dine davet teebbsne tekrar giriince, Spinoza ona hr bilginin meruluunu savunan ve her trl hakiki dinin zn kabul etmeyi ve sevmeyi bildiren bir mektupla cevap verdi. Unutmamaldr ki Steno balca Spinozann din hrriyetini belirttiini grd iin alnyordu. Din hrlk iin almak, Stenoya gre ruhunun kurtuluunu tehlikeye drmektir. Hakiki bir inancn ne zorla, ne iddetle kendini kabul ettiremeyeceine dair Spinozann ka naati ve samimi olmak artyla bakasnn inancn sarsmamak nezaketi, ferdin kiilii iin ihtirasl bir propagandayla maksadn ifade edenlerin hareketinden daha faydal, daha doru deil midir? Rynsburgda birka yl oturduktan sonra Spinoza (1663), La Haye yaknlarnda Voorburga ve daha sonra da (1670) asl La Hayea gitti. Burada da birok dostlar vard ki, bunlardan bir ksm Witt kardeler gibi yksek mevkiler tutuyorlard. Hayat ok sade idi. Para ilerinde akrabas nn, dostlarnn yardmna kar byk bir ilgisizlik gsteriyordu. Hayat neeli ve sevinli bir mizala karlyordu. Etikada yle diyor: Melankoli yi kovacak yerde, neden al, susuzluu gidermeye almal? Hibir Tanr, genel olarak hibir varlk, ben u sandaym ki, eer haseti deilse benim ne gszlmden, ne de mutsuzluumdan haz duyar, ya da gz yalar, hkrklar ve korkunun benim iin iyi olacan dnr; tersine, duyduumuz sevin ne kadar bykse, ykseldiimiz yetkinlik hali o kadar byktr, yani tanrsal tabiata o kadar karrz. Bunun iin bilge kii yiyerek ve ierek kendi bedenini besleyecek ve kuvvetlendirecektir; nite kim kokular, iekleri, musikiyi, zevkle yaplm elbiseleri, beden egzersiz lerini ve gsterileri sevecektir. Mistik mizacna ramen, Spinoza bir zahit deildi. Felsefesinde olduu gibi hayatnda da tek bir fikir halinde kalba dklmek eilimi, eitli gerek duyusu ile atba gidiyordu ki onun i kanunu kendi anlayna gre, bu dnce ile ifade edilmiti. Hayatnn ve felsefesinin karakterini belirtirken, onda mspet olarak arpan trl akmlar, devaml olarak gz nnde bulundurulmad zaman yanlla

SPINOZA VE ETKA EVRS ZERNE BRKA SZ 21

dlm olur. Her ne kadar btn bu eilimleri doyuracak, onlar kar lkl uzlatracak byl sz sanld gibi bulamamsa da! Spinozann yaymlad ilk eser Descartes felsefesine dair bir aklamadr ki (1663) henz kendi felsefesini retmek istemedii bir gen, Albert de Brugh iin yazlmt. Cartsianismei bu suretle kendi doktrinine giri gibi grmesi dikkate deer. O srada biteviye dzeltmekle urat Etika zerinde alyordu, bu eseri bakalarna ok ihtiyatl olarak gsteriyordu, kitabn el yazmasn yabanclara gstermeleri iin raklarna izin vermeden nce, onlarn karakteri ve durumlarna dair bilgi topluyordu. Nitekim Etikay Leibnize gsterme iznini dostu Tschirnhausene vermedi; anca Leibnizle uzun ahsi mnasebetlerinden sonra, kapital eserini kendisi ona gsterdi. Tnniesin varsayna gre Etikann ilk iki kitab bamsz bir blm tekil ediyordu; Hobbesun tesirini belli eden ve politiquede de bu tesiri devam ettiren, nc kitabn gereki psikolojisi sonradan meydana getirilmie benziyor. kinci ve nc kitaplar arasnda birok ekil eliiklikleri bu suretle anlalacaktr. Kk Kitapla karlatrlnca, Etika bir ilerleme gsterir. Spinoza artk ruhun maddeyle nispetlerini bir nedensellik nispeti gibi dnmyor, fakat bir zdelik nispeti gibi d nyor. Spinoza kapital eserini birok vesilelerle bastrmaya kalkt, fakat srf yaymlanaca haberin dourduu byk heyecan grerek bundan vazgeti. Trait thologico-politiquein (1670) yaymlanmasndan beri, asl sistemi henz tannmam olmasna ramen, o fena karlanmt. Kitap din hrriyetini bir insan hakk olarak savunuyordu; zel olarak kiilik farklarnn ister istemez inan farklarna sebep olacan gsteriyordu. Bundan baka, kutsal kitaplarn ve hele Eski Ahidin11 srf tarihi incelen mesini ve yazarlann psikolojik ayrt edici vasfn iine alyordu. nsan larn ruhlarn boyun emeye ve ahlaklla gtrd iin, amac pratik olan bir dini, srf teorik amac olan bilimden aka ayryordu ve bu fark zerine dayanarak bilimde tam ve btn hrl aryordu. En sonra kita bn mucizelere inanmaya kar bir polemikle bitiriyordu: tabiat kanun lar Tanrnn znn kanunlardr. Gelecein bunca dncesini iine alan bu eser, dinsizliin zeti gibi grlrd. Bu vesileyle Spinozann yapt tecrbeler onu yalnz Etikay yaymlamaktan vazgemeye deil,

11) Tevrat, Eski Ahidin yalnz bir ksmdr. Hffding bunun sonraki tarihte yazldn iaret ediyor.

2 2 ETKA

ayn zamanda Heidelbergde teklif edilen bir profesrl de reddetmeye gtrd. Yaplan btn vaatlere ramen, yeteri kadar retim hrriyeti olamayacandan korkuyordu. Uzun yllardr shhatini bozan, soydan gelme bir gs hastal lmne sebep oldu (21 ubat 1677). Hayatnda olduu gibi lmnde de, sadk hakikatli dostu olan Colerusun titiz bir incelemeden sonra reddettii vahi grltler etrafa yaylmt; Colerus kendisi de gerekten bir hr dncelinin bu kadar gzel bir hayat sre bilmesine ve bu kadar rahat lebilmesine amt; Spinozann berberinin cenaze alay iin yazd bir notta kendi mterisine, Mutlu Spinoza! demesini yersiz ve dedikoduyu gerektirir buluyordu. Spinozann kiiliinin gelimesinde, biz onun sisteminin trl unsurla rnn trl yanlardan meydana ktn gryoruz. Bizim iimiz kesin eklini alm olan sistemin zmlenmesi yardmyla, bu unsurlar onun nasl bir letirdiini ve bu birletirmede ne kadar baar gsterdiini incelemektir. HFFDING
*
* *

Burada Harald Hffdingin Spinoza sistemi zerine yapt otuz be sayfalk analizi nakledecek veya ksaltacak deiliz. Bunun iin Trkeye evrilmi olan eserlerden Weberin Tarih Felsefesi ile (eviren Prof. Vehbi Eralp), Vorlenderin Tarih Felsefesini (birinci cildi eviren M. zzet, ikinci cildi eviren Orhan Sadettin), Abb Barben kk Tarih-i Felsefesini (eviren Bahur srail), Boiracn Tarih-i Felsefesini (eviren M. Emin ve Baha Tevfik) hatrlatmalyz. Daha etrafl bilgi iin Brunschvicgin Spi nozaya dair byk incelemesini, G. Friedmannn Leibniz et Spinoza adl tetkikini tavsiye ederiz. Bibliyografi iin daha ok bilgi evirinin sonuna Apphunun katt Notlar da vardr.

ETKA ZERNE12
Rijnsburgda oturduu srada, 1661 ylndan balayarak, Spinoza geo metricilerin metoduna gre Tanr hakkndaki doktrinini aklamaya
12) Apphunun nsznden.

SPINOZA VE ETKA EVRS ZERNE BRKA SZ 23

giriti. Oldenburga yazd mektubun bir paras bunun doruluunu gsteriyor ve Ksa Kitapn (Cours Trait) birinci ek blm ki, aa yukar ayn zamanda yazlmtr, bu cinsten ilk denemeleri hakknda hkm vermemize imkn brakyor. Bu aklay yolu, hatrlayalm ki, Descartes Felsefesinin lkeleri adl kitabndaki aklay yolunun ayndr ve Descartesin kendisi de kinci tirazlara Cevaplarnda bunu kullanmt. Zihin Reformuna Dair Kitap'n ve asl Etikann btn dikkatli okuyu cularna pek ak grnen sebeplerden dolay, geometrik yani sentetik dzen dncesi tam yetkinliine eritikten sonra, Spinoza tarafndan doru ve zorunlu dzen diye grlmekten geri kalamazd. in dorusu, o bu suretle birok yanl anlamalara sebep oldu. Hazrlksz olarak Etikann ilk sayfasn aan ve hakiki anlamn kav ramad cevher, sfat, tavr tanmlar, sonra aksiyomlar karsnda bulunan okuyucu, kendisinin gerekten ok uzak olduuna hkmeder. Okuduu kelimeler zihninde hibir hayal ve hemen hibir dnce uyandrmaz; onlardan sonra gelen kantlamalar, reddedilebileceklerine inanmadan, ona hi tesir etmez: Spinoza Tanry ve varoluu, Tanrnn varl mantk a zorunlu olacak ve baka trls de imknsz olacak surette, nceden tanmlamam mdr? Soyut kavramlar zerinde byle akl yrtmelerle, bizim iin gerekten nemli olan eyler gz nne alnacak ve zihnin tasalar doyurulacak mdr? Bu davran anlamsz gibi grnyor; birok lar daha ilk sayfalarda ylyor ve kitab kapyorlar. Filozof ve felsefe hakkn da yanl anlaylar grnte mtevaz olan yle bir szle ifade edilebi lir: Ondan hibir ey anlamyorum, fazla kuru; geri soyut speklasyon lara baylrm, ama kendimi bu ie verecek yatknlm yok. Kitab oku maya devam eden ve bitirenler bile, yazara tam hakkn verirlerse, ou kere onun deneye ayrd byk pay gremezler ve kitaptaki grltc ve bencil olmayan, geni, derin ve rahat hayat iddetinin harikasn an cak uzun bir incelemeden sonra duyabilirler13. Spinozann maksadn belirten ve en yakn fikirlerini habersiz okuyu cunun soyut diye hkmettii kavramlar derin tahlili ile hakl gsteren bir girile ie balanmas, aksiyomlar hakknda mesela, Doru bir fikir,

13)Burada zek yetmez. Renana gre Spinoza hayat fikrine ve gerek duygusuna yabanc bir idealisttir. (1877de La Hayedan verilen nutuktan.)

24 ETKA

bu fikrin objesi ile uyumaldr, gibi bir aksiyom (Vinci) hakknda pein den aklama, her trl yorumlama yanllna engel olmadan, Etikann okunmasn itiraz gtrmez bir derecede kolaylatrr ve Spinozann tesi rini daha geni bir evreye yayard. e yarayacana tamamen inanmakla birlikte, bu giriin ve bu ak lamann yazarnca Etikaya eklenmemi olmasndan dolay eseflenmek gerekip gerekmediinden pheliyim. Zihin Reformuna Dair Kitap ve Mek tuplar, zannederim, Spinozann dncesi iin istenen aydnl hakika ten merakl kimselere vermektedir ve phe yok ki o, eserini, zahmetle rine acyan kimseler iin yazmamtr. Etikann son satrlar, birka keli meyi deitirerek, okuyucuyu aydnlatmaya yarayabilir. Hakiki mem nunlua gtrdn gsterdiim yol son derece etin grnyorsa da yine oraya girilebilir. Ve phesiz ok nadir bulunduu iindir ki ok etin olmas gerekir. Eer kurtulu elimizde olsayd ve ona zahmetsizce ulalabilseydi, onun hemen herkese ihmal edilmesi nasl mmkn olur du? Fakat gzel olan her ey, nadir olduu kadar da gtr. Rinsburghda oturduu srada Etikann ilk blmn ilk ekli ile yazd ve baz dostlarna bildirdi. Bu konuda Spinozadan manevi gdasn alan ve Kk kitap kendisi iin yazlm bulunan Simon de Vriesn tankl na sahip bulunuyoruz. stadn raklar doktrinini birlikte incelemek iin toparlanyorlard. Onlardan biri Rinsburghdan gnderilen metni oku yor ve elinden geldii kadar erh ediyordu; skntl noktalar birlikte ince leniyordu ve fazla bir zorluk karsnda kalrlarsa not alyorlar, yazardan yaz ile aklama istiyorlard. Bylece, bu bilgiler arasndan kardmz mektupta, Simon de Vries nc tanm artc diye gsteriyor ve Spi nozadan 8inci nermenin nc scoliesini aklamasn diliyor. Ad geen metin kesin yazlta 10uncu nermenin scoliesine aittir ve bu suretle Spinozann sonradan gerekli grd dzeltmeler hakknda bir fikir ediniyoruz. Spinozann 13 Mart 1665te Guillaume de Blyenberghe yazd mek tupta Etikadan yle sz edilmektedir: Doru adam deyince, diyor yazar, herkesin asl kendisine ait olan eye sahip olmasn devaml surette isteyen kimseyi anlyoruz ve henz baslmam olan Etika adl kitabmda bu arzunun kklerinin, zorunlu ola rak gerek kendilerinde, gerek Tanrdan karlm ak bilgide olduunu kantlyorum. Eserin yazl, grlyor ki, bu tarihte ok ilerlemitir,

SPINOZA VE ETKA EVRS ZERNE BRKA SZ 25

zira onun iaret ettii teori drdnc blmn 36 ve 37nci nermele rinde aklanm bulunmaktadr. Bununla birlikte, u noktay belirtmek gerekir ki, kitabn dzenlen mesi bizim bildiimizden farkldr; ayn 1665 ylnn Haziran aynda yazl m baka bir mektubun gsterdii gibi, drdnc blm nc blm le birlemitir. Spinoza bunu u ekilde ifade ediyor: Felsefemizin n c blmne ait bahislerden gerek evireni olmak isterseniz size, gerek se dostum de Vriese yaknda bir para gndereceim. Bu almay bitir meden nce, hibir ey bildirmemeye karar verdiim halde, dndm den fazla zaman alaca iin, sizi bekletmek istemiyorum ve aa yukar ilk 80 nermeyi size gnderiyorum. Etikann nc blm iinde imdiki haliyle 59 nerme bulunuyor. Blyenberghe yazd mektupta bulunan iaretle ad geen bu paray bir birine yaklatrnca drdnc blmn, phesiz, insanlarn birbirleriyle mnasebetlerine ve sistemin kuruluuna dair dncesi iin Spinozaca verilen aklamalar dolaysyla, 1665den sonra nc blmden ayrlm olmas gerekir. Bylece, ikinci blmn sonuna doru Spinoza, yalnzca drdnc blmde olann ondan sonraki blmde aklanmas gerekti ini haber veriyor. Bu parann deitirilmesi gerekiyordu ve bunu yapma mtr. Baka bir notta -Tractatus theohgico-politicus un notunda- daha etrafl tafsilat olan sebeplerle, Spinozay Descartes Felsefesinin lkelerinin yaym lanmasndan beri (1663) aa yukar yalnz bana uratrm olan ve acele bitirilmesi gerektiine kani olduu alma, yukarda bir parasn naklettiimiz mektuptan biraz sonra terk edildi. Etikay bitirecek yerde Trait thologico'politiquei yazd ve yaymlad. O her ne kadar ayn insan olarak kalmsa da, hal ve artlar deimiti: Spinoza kuvvetin ktye kullanlmasna kar, zamannda hrriyet iin yaplan mcadeleye ilgisiz kalamazd ve Hollandada Calvinci kiliselerin toleransszl yazlarnda devletin laiklii ilkesini savunan kimselerle, dostu Louis Meyer, Lambert van Velthuysen, Pierre ve Jean de la Court, Jean de Witt, byk pensionnairein yeeni ile abalarn birletirmek iin kuvvetli sebepler ortaya koyuyordu. 1663ten beri Spinoza, kaydetmek gerekir ki, en ok La Haye yaknlarndaki Voorburgda oturuyordu. Amsterdamdaki dostlaryla ilikileri kesilmeden ve karakterini deitir meden, siyasi mcadelelere karm baka trl kimselerle, hatta byk

26 ETKA

pensionnairele tanmt ve ok iyi anlalabilir ki, filozof olarak ve za mannda herkesten ok ncili bilen insan olarak, onda orangistelerin ve ar Calvincilerin entrikalar yznden kuvvetle tehdit edilmi olan cum huriyeti davay kendine gre savunmak arzusu vard. Tractatus theologico-politicus 1670de kt ve phesiz Spinoza hemen derhal, nemli dzeltmelerin yaplmas gereken Etikann yazlmasna ko yuldu. Passionlarn teorik incelenmesi yalnz bana nc blm dol durdu; Spinozann asl ahlak, yani rasyonel bilginin hayatn gidiine tatbi ki, drdnc blmn iindekileri tekil etti ve phesiz Spinozac fayda clk denebilecek olan siyasal ve toplumsal sonular yazarca Tractatusun yazlmasndan nce olduundan daha ak olarak fark edildi ve aklan d; Kitapta, phesiz, bu aralkta okumu olduu yeni kitaplardan, zel olarak Hobbesdan ve onun zerindeki dncesinden faydaland. En sonra beinci blm, yani hrlk etkisi ile insann her trl d gerekti rilmesinden kurtulmasn ve ona kurtulu vermesini, yani insann kendi nefsine ve Tanrya kar zihni sevgide sevin bulmasn mmkn klan aralara ait aklama yazld veya hi deilse yeniden yazld. Biz 1674n sonlarnda ve 1675te, Spinozann mektuplarndan, Etikann yeni yazlnn bitmi olduunu ve orijinal elyazmas kopyala rnn yalnz ilk raklarnn deil, onunla yeniden mnasebet kuran Tschirnhausen ve Schller gibi genlerin de elinde bulunduunu gryo ruz. Tractatusa kar yaplan iddetli hcumlar, Hollandann btn senyr meclislerince verilen mahkmluk kararlarna, ayn yazarn yeni ve daha tehlikeli bir eserinin yaymlanmasn yasak etmek iin alnan tedbirlere ramen, Spinoza 1675 yl 22 Hazirannda Oldenburgun ona yazd mek tubun bir cmlesinin gsterdii gibi, Etikay karmaya karar vermiti: 5 Temmuz tarihli cevabnzdan kitabnz be blm halinde yaymla maya karar verdiinizi anladm iin... Bu mektuba Spinoza bir sre sonra cevap verdi: Mektubunuz benim tam size bahsettiim kitab yaym lamak zere Amsterdama hareketim annda elime geti. Bununla ura tm srada, benim Tanr zerine bir eserimin basmevinde olduu ve benim de kitapta Tanrnn var olmadn gstermeye altm grl ts her tarafa yayld ve bu grlt pek ok kimsece kolaylkla kabul edildi. Baz ilahiyatlar, belki de ilk yazarlar olan ayn kimseler, prense ve yarglara beni ikayet iin bu frsattan faydalandlar; bundan baka, bana ho grnmeye alan budala Descarteslar, phe altnda kal

SPINOZA VE ETKA EVRS ZERNE BRKA SZ 27

mamak iin, her yerde benim kanlarm ve yazlarm zerine ellerinden gelen btn kt eyleri sylemekten geri kalmadlar. nanlmaya deer kimselerden ayn zamanda ilahiyatlarn bana kar evirdikleri manev ralar haber alnca, durum daha aklancaya kadar hazrladm yayn lar durdurmaya karar verdim, fakat her gn durum daha karyor ve ne yapacam bilemiyorum. Szn ksas, eser 1677de 21 ubatta Spinozann lmne kadar baslmadan kald. Hastalk yznden zayflam, kalabalk bir partinin hcumlarna uramt. Fakat 1672 devrimiyle tam kudretli olmu olan Spinoza salnda Etikann yaymlanmasndan vazgemeyi tercih etti. nceden zaten baka almalara, hele Trait politique'e girimi olan bu bilge kiinin, hayatnn son ylndaki skndan faydalanmas mmkn olmutu. Ad etrafnda yaplan grlty artrmak arzusu onun saf ruhun da phesiz yer bulamazd. lmnden sonra elyazmalarnn dostu ve nairi Jean Rieuwertszin eline verilmesi iin tedbir almakla yetindi. Spinozann dostlarnn bu elyazmalarn satmay dndklerini, hatta ilgilenenlerin bu i iin Leibniz ile temasa girdiini grnce insan biraz rahatsz oluyor. Pek yerinde olmayan bir iddetle bu sat tasarsna dair hkm vermemek iin, unu belirtmek gerekir ki, bu elyazmalarnn, hele Etikann birok kopyalar alnmt. Orijinalinin elden kmas yayma engel olmad da, aksine onu kolaylatrd. Zira Spinoza son derece fakir dmt. Tabii varisleri onun mirasn kabulden ekinmilerdi ve onun brakt pek az eyann satyla gmlme masrafnn denemeyecein den bir an korkutmutu; elyazmalarnn satndan elde edilen para belki de lmnden sonraki eserlerin (uvres posthumes) baslmasn salaya cakt; en sonra, Spinozann brakt ktlarn nemi hakknda herkes ten ok hkm verebilecek olan Leibnizin onlar titizlikle korumu ve nihayet sonraki kuaklarn bulduklar bir ktphanede saklam olmas ihtimaline inanlabilir. Her ne olursa olsun, sat projesine devam edilmedi ve gereken paray bulan cmert bir adsz Amsterdamlnn sayesinde uvres posthumesn baslmas 1677 ylnn Kasm aynda mmkn oldu. Hemen ayn zaman da Glazemaker yardmyla Hollanda dilinde bir evirisi kt ki, bu evi riye Spinozann yeni editrleri ve eviricileri faydal bir ekilde bavur mulardr. Glazemakerin bu ilk evirisi baslm metne deil, ondan bi raz farkl olan bir el yazmaya gre yaplmtr.

28 ETKA

ETKA hakknda bir nottan karlm para


Bu byk eseri birka satrda zetleme iddiasndan uzaz. Bununla birlikte, belirli noktalarn iaret iin gstermemiz gerekir ki, Spinozann aklamasnda tuttuu sraya ramen, hakiki balang noktas Descar testan ya da baka bir yazardan karlm bir cevher teorisi veya fikri deildir. Giri blmnde sylemeye altmz gibi, o aslnda bir eit hayat tecrbesine dayanyor: O kendi duygulanlarnn uuruna sahip tir; nitekim, bir Bedeni olduunu ve Beden hayatnn hangi artlarda srp gittiini gzlem ile bilir (blm IInin 13nc nermesi ardndan gelen postulatlara bkz.). Fakat bu bir eit bilgi ise de, son derece eksik ve kederli bir bilgidir, kederlidir, nk eksiktir; uur edinmek, geri insan iin strap ekmek deilse de, hi deilse edilgin olmak (ptir), zor altn da bulunmak, gdlmek, ou kere yk altnda kalmaktr. Filozofun elin de, kurtulmak iin nasl bir ara vardr? Onun ii, hayatn terkip eden ilineklerden (arazlardan), asl kendi varln meydana getirmektir: Bu bir matematikinin ina etmeyi bildii ekle ve bu eklin zelikleri ze rindeki fikrine benzetilebilecek bir fikirdir. O zaman edilgi ardndan etki, dsal ve basnl zorunluluun ardndan iradesine uygun olup Akl hali ni alan bir zorunluk gelecektir. Ancak bu amaca ulamak iin evrenle ballna gre savunduu bir bilgi ona mutlaka gerekecektir; buradan, nce bu evreni cevherindeki birlik ve tavrlarndaki okluk iinde kav ramak zorunluluu kar. Etika, bir kelime ile, bizi uurdan kendi kendi mizin bilgisine, Tanr bilgisini de kuatan bilgiye ykseltir, bunun iin sentetik bir aklamada nce Tanrdan sz etmelidir.

Metne ve eviriye Dair Bildiri Birinci Bask


evirime Etikann Latince metnini de katarak, Spinoza felsefesini biraz yakndan incelemek iin bu kitab kullananlara daha elverili olaca n dnyorum.14 Bu katmay, sylemeliyim ki, bana bilgin meslektam Lon Brunschvicg tavsiye etti ve bu suretle almama hayrl bir ilgi
14) Franszca evirinin karsnda Latince metin de birlikte baslmtr.

SPINOZA VE ETKA EVRS ZERNE BRKA SZ 29

kazandrm olduu iin ona teekkr etmeliyim. Nitekim yaymlamann ilk plannda bulunmayan bu ekliyle Etikay karmay kabul eden editr lerime de teekkr ederim. Bu kitapta bulunan metin, birka pasaj bir yana, Spinozann btn eserlerini yaymlayan van Vloten ve Landn kendi basklarndaki metinden alnmtr. (Benedicti de Spinoza Opera quotquot reperta surt, 2 vol. La Haye, 1882-1883; 2 me edit, 3 vol., 1895). Bununla birlikte grlecektir ki, Etika 1905te yalnz olarak yeniden basl d iin ben tabiatyla, eskilerinden daha doru olan, hele 1895 metnin den daha doru olan bu nshay kullandm. Yalnz 1905 metninde hafif baz deiiklikler yaptm ve bunlar bir yldz (*) iaretiyle gsterdim. Bu dzeltmeleri yapmak iin Leopoldun 1902 La Haye basksn, de Stern ve Baentschin Almanca evirilerini kullandm. APPUHN

kinci Basknn nsz

Spinozann Milli Eitim Bakanl klasikleri arasnda kan evirisi, ikinci defa olarak 18 yl sonra kyor. Bu ikinci eviride dorudan do ruya Charles Appuhnun Latince orijinali ile birlikte yaymlam olduu Franszca evirisine dayandk. Franszcada ikiye blnm olan eseri as lnda olduu gibi tek bir cilt haline koyduk ve Appuhnun iki cilde bl d notlar bu tek cildin sonunda bir araya getirdik. Bu eviride dilin daha arnm ve terimlerin daha Trke olmasna altk. Birinci eviride kullandmz geometriye ait corollaire gibi ke limelerin Trke karln koyduk. Bu byle olmakla birlikte, btn terimlerde z Trkeye gidemedik. Byle bir zorlamann zaten kuru ve skntl olan eserin anlalmasn gletireceinden korktuk. Baz yerler Trkenin tabii deyilerine tam uygun deilse de metinden uzaklamamak iin, bunlar deitirmedik. Dorudan doruya Latinceden Trkeye bir filolog tarafndan evirisi yapld zaman, Bat dillerindeki eviri fark laryla karlatrlmak zere, Trkeye tam uygun ekle yaklalabilir sansndayz. H. Z. LKEN

1
Tanr Hakknda

Tanm I z varl kuatan, baka deyile tabiat ancak var olarak tasarlanabi lecek olan eye, kendi kendisinin nedeni (causam sui) diyorum. Tanm II Snrl olan, yani kendisiyle ayn tabiatta baka bir eyle snrlanabi len bir eye kendi cinsinde sonlu diyorum. Diyelim, cisim kendi cinsinde snrldr, nk biz herhangi cismi tasarlasak, tasarladmzdan daha byk bir cismi tasarlayabiliriz ve bu daha byk cisim birinci cisimle ayn tabiatta olduu iin, cismin kendi cinsinde sonlu olduunu sylemek dorudur. Nitekim bir dnce baka bir dnce ile snrlandrlmtr. Fakat cisim dnce ile ve dnce de cisimle snrlandrlmamtr. Tanm III Kendi bana var olan ve kendisi ile tasarlanan, yani kendisini tekil edecek baka hibir fikrin yardm olmakszn hakknda fikir edindiimiz eye cevher1 diyorum.
1) Cevherin Trkesi tzdr, fakat Spinozann klasik felsefe dili iin burada cevher, sfat kelimelerini kullandk.

32 ETKA

Tanm IV Cevherde, onun zn meydana getirmek zere algladmz2 eye sfat (ya da yklem) diyorum3. Tanm V Cevherin duygulanna, baka deyile kendi kendisine deil, baka bir eyde var olan (in alio) ve ancak bu baka ey yardmyla tasarlanan eye tavr diyorum. Tanm VI Mutlak olarak sonsuz bir varla, yani sonsuz sfatlar olup basz ve sonsuz (ezeli) z bu sonsuz sfatlarnda her biriyle ifade edilmi olan cevhere Tanr diyorum. Aklama Mutlak olarak sonsuz diyorum, yoksa kendi cinsinde sonsuz demiyo rum. Zira yalnzca kendi cinsinde sonsuz olan bir yerde sonsuz sfatlar (yklemleri) olumsuzlayabiliriz; fakat mutlak olarak sonsuz olan iin ise bir z ifade eden ve hibir olumsuzluu kuatmayan her ey onun zne aittir. Tanm VII Srf kendi tabiatnn zorunluluu ile var olan ve etkinlii yalnz ken disi ile gerektirilmi bulunan eye hr diyorum. Kesin ve gerektirilmi bir art iinde var olmak ve etki yapmak iin kendisinden baka birisiyle gerektirilmi olan eye zorlama (cebr) diyorum. Tanm VIII Basz ve sonsuz (Eternel) olan eyin yalnzca tanmnn zorunlu bir sonucu diye tasarlanmas bakmndan, varla basz ve sonsuzluk (Eter nit) diyorum.4
2) drak ettiimiz. 3) Attribut kelimesi mantkta yklem, metafizikte sfat diye karlanyor, ancak burada Spinoza ikisini de ifade ediyor. 4) Eternel karl her ne kadar basz ve sonsuz demekte isek de Spinoza bunun yannda sonsuz da dedii iin her yerde kullanamadk.

TANRI HAKKINDA 33

Aklama Gerekten byle bir varlk, ezeli hakikat, nitekim eyin z diye tasarlanmtr ve bu sebepten, sre veya zaman ile aklanamaz, hatta sre ba ve sonu olmayan ey diye tasarlanm olsa bile. Aksiyom I Var olan her ey ya kendisinde, ya da baka bir eyde (vel in se vel in alio) vardr. Aksiyom II Baka bir ey aracl ile tasarlanmayan eyin (per aliud) kendisinde tasarlanmas gerekir (per se). Aksiyom III Verilmi diye varsaylan gerekli bir nedenden zorunlu olarak bir eser kar ve tersine, hibir neden verilmi deilse oradan hibir eser kmaz. Aksiyom IV Eser iin olan bilgi, neden iin olan bilgiye baldr ve zorunlu olarak onun varln kuatr. Aksiyom V Aralarnda hibir ortaklk olmayan eylerden birisi tekisi ile tasarla namaz; baka deyile, birinin fikri veya kavram tekinin fikri veya kav ramn kuatamaz. Aksiyom VI Her doru fikrin kendi objesine uygun olmas gerekir (suo ideato). Aksiyom VII Bir ey eer var-deil diye tasarlanabiliyorsa, bu eyin znn varl kuatmadndan emin olunabilir. nerme I Cevher tabiata, kendi duygulanlarndan nce gelir.

34 ETKA

Kantlama Cevherin kendi bana var olan ey olduu ve kendi kendisiyle tasar land sylendi (tanm 3): Cevherin tavr ya da duygulanlarnn kendi balarna deil, bakasnda (in alio), yani cevherde bulunduklar da sy lendi (tanm 5), buradan u sonu kar ki, cevher tabiat bakmndan ancak kendisiyle duran (kaim olan) duygulanlarndan nce gelir. nerme II Farkl sfatlar olan iki cevher arasnda ortak hibir ey yoktur. Kantlama Cevherin kendisinde var olan ve kendi kendisi ile tasarlanan ey ol duu, yani var olabilen herhangi bir eye ait baka hibir fikrin yardm olmadan fikir edindiimiz ey bulunduu sylendi (tanm 3); buradan u sonu kar ki, farkl sfatlar olan iki cevherden her biri kendi bana var olur ve ancak kendi kendisiyle tasarlanabilir. Halbuki, kendi bana var olan ve ancak kendi kendisiyle tasarlanabilen eyin yine kendi bana var olan ve ancak kendi kendisiyle tasarlanabilen baka bir eyle ara larnda hibir ortaklk yoktur. Zira aralarnda ortak ne olabilirdi? Bunlar sfatlar olamaz, nk tersine olarak ne olabilirdi? Bunlar sfatlar ola maz, nk tersine olarak onlar trl sfatlara sahip gibi (diversa attributa habentes) varsaylmlardr; bu, z de olamaz, nk z sfatlar zerine kurulmutur ve sfatlar her iki cevherde trl trl olunca, zorunlu ola rak onlardan her birinin znn farkl olmas gerekir. Eer onlardan her birinin z farkl ise, aralarnda hibir ortaklk olmadn sylemek do ru olur; en sonra aralarnda ortak olan ey tavrlar veya duygulanlar da deildir, nk cevherin tavrlar ya da duygulanlar ancak cevherle kaimdirler (tanm 5) ve yalnz onunla tasarlanabilecekleri iin, z bakmn dan farkl olan iki cevherde ayn tavrlar ya da duygulanlar olamaz ve tasarlanamaz. yle ise, farkl sfatlar olan iki cevherin aralarnda hibir ortaklk olmad dorudur. nerme III ki ey arasnda hibir ortaklk olmad zaman, onlardan biri teki nin nedeni olamaz.

TANRI HAKKINDA 35

Kantlama Sylendii gibi (Aksiyom 4) eser iin olan bilgi neden iin olan bilgiye bal ise ve onu zorunlu olarak kuatyorsa; yine sylendii gibi (Aksiyom 5) aralarnda hibir ortaklk olmayan eyler birbirleriyle tasarlanamazlarsa, bundan u sonu kar ki, aralarnda hibir ortaklk olmayan iki eyden biri tekinin nedeni olarak tasarlanamaz. nk eer o tekinin nedeni olarak tasarlanabilmi olsayd, bu gerek onlarn sfatlaryla, gerek tavrlar ya da duygulanlaryla aralarndaki bir ilgi yznden olacakt; halbuki birinin tavr ve sfatlaryla tekinin tavr ve sfatlar arasnda hibir ilgi yoktur, nk hibir ortaklklar yoktur. Buradan u sonu kar ki, biri tekiyle tasarlanamaz; baka bir ynden, eer birinin tekiyle tasarlanama mas doru ise ve bununla birlikte eser iin olan bilgi neden iin olan bilgiye bal ise, meydandadr ki aralarnda hibir ortaklk olmayan ve biri tekiyle tasarlanamayan iki eyden biri tekinin nedeni olamaz, nk eer olsayd birinin tekiyle tasarlanmas gerekirdi, bu ise yoktur ve olamaz. nerme IV ki ya da birok seik ey, birbirlerinden ya cevherlerin sfatlarnn farkllndan ya da cevherlerin tavrlar ve duygulanlarnn farklln dan dolay seiktirler. Kantlama Var olan her ey ya kendisinde (en soi) vardr, ya bakasnda vardr (aksiyom). Yani (tanm 3 ve 5) zihin dnda cevherler ve duygulanlardan baka hibir ey yoktur; yle ise, zihin dnda birok eylerin birbirlerin den seik olmalarn salayan cevherlerden baka bir ey yoktur, ya da (tanm 4) ayn anlama gelmek zere, onlarn sfatlar ve duygulanlarn dan baka bir ey yoktur. nerme V Alemde ayn tabiat ya da ayn sfat olan iki ya da birok cevher olamaz. Kantlama Birok seik cevher olmu olsayd, ister istemez onlarn birbirlerinden ya sfatlarnn farkll ile ya tavrlar ya da duygulanlarnn farkll ile

36 ETKA

seik olmalar gerekecekti (nerme 4). Halbuki eer onlarn yalnz sfat larnn farkll ile seik olacaklar sylenirse, bundan anlalr ki onlarn ayn tabiat ve ayn sfat olmayacaktr; ki beinci nermenin de syledii budur. Eer onlar duygulanlarnn farkll yznden birbirlerinden seik iseler, bir cevher (nerme 1) tabiata duygulanlarndan nce geldii iin, yani (tanm 3 ve aksiyom 6), hakikatte, o bakasndan seik diye tasarlanamayacaktr, baka deyile orada birok cevher deil yalnz bir cevher olacaktr. nerme VI Bir cevher baka bir cevher tarafndan meydana getirilemez. Kantlama Beinci nermeye gre, tabiatta ayn sfat olan iki cevher olamaz, yani, ikinci nermeye gre farkl sfatlar olan iki cevherin arasnda hibir ortaklk yoktur. nc nermeye gre, iki ey arasnda hibir ortaklk olmad zaman, onlardan biri tekinin nedeni olamaz, baka deyile biri teki ile meydana getirilemez. nermenin sonucu Buradan u sonu kar ki, bir cevher baka bir cevher tarafndan meydana getirilemez. nk tabiatta cevherler ve duygulanlardan baka hibir ey yoktur. Gerekten, bir ey baka bir eyin nedeni olabilmesi iin, bu iki eyin aralarnda ortak bir eyin olmas gerekir (nerme 3). Halbu ki iki eyin ayn tabiat ve sfatlar olmadka aralarnda ortaklk yoktur. Eer onlarn ayn tabiat ve ayn sfatlar varsa, artk birbirlerinden ayr olmayacaklar ve bunun sonucu olarak onlar tek ve ayn eyi tekil edeceklerdir ve yine bunun sonucu olarak, biri teki tarafndan meyda na getirilen iki cevher olmayacaklardr. Baka kantlama Bu nerme, eliiinin samalyla daha kolay kantlanr. Eser iin var olan bilgi neden iin var olan bilgiye baldr ve bu onu zorunlu ola rak gerektirir (tanm 3). Cevher, kendi bana var olan ve kendi kendi siyle tasarlanan, yani var olabilen herhangi bir eye dair baka hibir fikrin yardm olmadan hakknda fikrimiz olan eydir.

TANRI HAKKINDA 37

Bundan u sonu kar ki, bir cevherin baka bir cevheri meydana getirebildiini varsaymak eliiktir, nk bu iki cevherden biri tekinin eseri olunca ancak nedenin kavram veya bilgisi aracl ile tasarlanabi lecek ve bundan dolay da asla cevher olmayacaktr. nerme VII Var olmak bir cevherin tabiat gereidir. Kantlama Bir cevher baka bir eyle meydana getirilemez (nceki nermenin nerme sonucu); yle ise o kendi kendisinin nedeni olacaktr (tanm 1), yani, onun z zorunlu olarak varl kuatr, baka deyile, var olmak onun tabiatndandr. nerme VIII Her cevher zorunlu olarak sonsuzdur. Kantlama Beinci nermeye gre ayn sfat ya da ayn tabiat olan ancak tek bir cevher olabilir. Yedinci nermeye gre, cevherin tabiat zorunlu olarak varl gerektirir, yle ise tabiat gereince cevher ya sonlu bir ey olarak, ya sonsuz bir ey olarak vardr. Fakat bu sonlu bir ey olamaz; zira (tanm 2) kendisi de zorunlu olarak var olmas gereken (nerme 7) ayn tabiatta baka bir cevherle snrlandrlm olmaldr; o zaman ayn sfat olan iki cevher olacaktr ki, bu da beinci nermeye gre samadr; yle ise o sonsuz olarak vardr. Scolie I Sonlu bir varln, gerekte, bir ksm olumsuzluu ve sonsuz varln da mutlak olumluluu olduu iin, bundan aka u sonu kar ki, ye dinci nerme gereince, cevherin tabiat varl gerektirir ve cevher zo runlu olarak sonsuzdur; zira zden var olan bir eyin varoluunu olum suzlayacak hibir ey bulunamaz. Scolie II Hi phe etmem ki eyler zerinde btn bulank olarak hkm yrtenlerle onlar ilk nedenleriyle tanmaya almam olanlar iin, varolu

38 ETKA

un, cevherin tabiatnn sonucu olduunu sylemekten baka bir ey olma yan yedinci nermenin kantlanmasn tasarlamak mkl olacaktr. Bunun sebebi udur ki, bu trl kimseler cevherin deiiklikleriyle asl cevherleri asla ayramazlar ve zaten eylerin nasl meydana geldiini bilmezler. Bundan dolay, tabii eylerin ilkesi diye grdklerini cevherlerin ilkesi saydklar olmutur: vakaa, eylerin hakiki nedenlerini bilmeyenler, her eyi birbirine kartrrlar; zeklarnn hibir itirazna uramadan, aalar nasl yapyor larsa konuan insanlar da ylece yapmaya kalkarlar; insanlarn hayat sv sndan (liqueur sminale) olduu kadar, tatan da doacan ve herhangi bir eklin ayn suretle herhangi baka bir ekle deiebileceini kabul ederler. Nitekim ayniyle, Tanrnn tabiatn insan tabiat ile kartranlarn hepsi, kolaylkla Tanrda srf insan duygulanlarn varsayarlar ve bu hele duygu lanlarn ruhumuzda nasl meydana geldiini bilmedikleri zaman olur. Fakat eer insanlar cevherin tabiatna dikkat etselerdi, yalnzca yedinci nermenin gsterdii gibi, cevherin tabiat zorunlu olarak varl gerektirdiinden phe etmemekle kalmazlar, ayn zamanda bu nerme hepsi iin bir aksiyom tekil eder ve en ortak kavramlar arasna konmu olurdu: zira, cevher deyince, kendi bana var olan ve kendi kendisiyle tasarlanan eyi anlayacaklard ve deiiklik deyince de baka biriyle var olan (quod, in alio est) ve ancak baka birini tasarlayarak tasarlanan eyi anlayacaklard. Bunun iin, imdi var olmayan deiikliklerin hakiki fikirlerine sahip olabiliriz; nk, fiilde, zihnimiz dnda var olmasalar bile (actu), zleri kendilerini tasarlamaya imkn veren baka bir eyde ondan daha az dahil deildirler. Fakat cevherler hakikatte ancak zihnimiz dnda kendi kendilerine ve baka bir eyi tasar lamaya ihtiya olmakszn vardrlar. Eer birisi cevhere dair ak ve seik, yani doru bir fikri olduunu ve bununla birlikte bu cevherin var oldu undan phe ettiini sylemi olsa, bu tpk doru bir fikri olduunu, bu nunla birlikte onun yanl olmadn bilmediini sylemek gibidir; ya da bir cevherin yaratlm olduunu, yani yanl bir fikrin doru olduunu sylemektir ki bu da aktan aa samadr; yle ise, cevherlerin varlnn, tpk z gibi ezeli (basz ve sonsuz) bir hakikat olduunu olumlamak ge rekir; bundan yeni bir tarzda u sonu kar ki, burada gstermek zahmetine dediini zannettiim gibi, ayn tabiatta tek bir cevher vardr. Bunu sra ile yapmak iin unu tespit ediyorum ki: 1. Her eyin hakiki tanm, tanmlanan eyin tabiatndan baka bir eyi kuatmaz ve ifade etmez; hemen bundan sonra u sonu kar ki:

TANRI HAKKINDA 39

2. Hibir tanm belirli sayda ferdi kuatmaz ve ifade etmez, nk o tanmlanan eyin tabiatndan baka hibir eyi ifade etmez. Diyelim ki, bir genin tanm ancak genin basit tabiatn ifade eder, yoksa kesin sayda genleri ifade etmez. 3. Her ne olursa olsun, kendi varoluunun bir nedeni bulunmayan ey var deildir. 4. En sonra, bu bir eyin varoluunun nedeni bu eyin tabiatnda ve tanmnda vardr (yani var olmak onun tabiatna ait olmak zere) veya bulunmaldr veya bu neden bu eyin dnda bulunmaldr. Bu tespit ettiklerimizden u sonu kar ki, eer tabiatta belirli sayda fertler varsa, zorunlu olarak bu saydan ne fazla ne eksik olan fertleri mey dana getiren bir neden bulunmaldr. Diyelim ki tabiatta 20 adam varsa, tam aklk vermek iin, onlarn hepsini ayn zamanda ve hibiri tekin den nce gelmemek zere var sayarm; bu 20 sayda adamn varln gz nne almak iin genel olarak adamlarn varlk nedenini gstermek yete meyecektir. Fakat bundan baka, onlarn 20den ne fazla ne eksik olmalar nn hangi nedenden ileri geldiim gstermek gerekecektir. nk, onlar dan her birinin zorunlu olarak bir varolu nedeni olmaldr. (Gzlem 3) Fakat bu neden Gzlem 2 ve 3e gre asl insan tabiatnn iinde bulu namaz, nk insann doru tanm asla 20 saysn kuatmaz. Bylece (Gz lem 4), onlardan her birini var klan neden, zorunlu olarak onlardan her birinin dnda bulunmaldr ve bu sebeple mutlak surette u sonucu kar maldr ki tabiatnda birok fertler bulunabilen her ey zorunlu olarak kendi dnda bu fertlerin bir varolu nedenine sahip olmaldr ve madem ki cev herin tabiat varl gerektiriyor, cevherin tanm da zorunlu bir varl kuatmaldr ve bunun sonucu olarak da yalnzca cevherin tanmndan onun varl karlmaldr; fakat cevherin tanmndan 2 ve 3nc gzlem lerde gsterdiim gibi, birok cevherlerin varl kamaz; yle ise bu tanma gre, zorunlu olarak ayn tabiatta yalnz bir cevherin var olmas gerekir. nerme IX Bir eyin ne kadar varl veya gereklii varsa, onun o kadar sfat vardr. Kantlama Drdnc tanma gre, sfat cevherde onun zn yani varln meydana getiriyor diye tasarladmz eydir. Bundan u sonu kar ki, daha ok varl ve gereklii olmak daha ok sfatlar olmak demektir.

40 ETKA

nerme X Bir cevherin her sfat kendisi ile (per se) tasarlanmaldr. Kantlama Sfat tanm 4e gre, cevherde onun zn kuruyor diye tasarladmz eydir. nc tanma gre cevher kendi bana var olan ve kendi ken disiyle tasarlanan eydir. Bundan u sonu kar ki, cevherin her sfat kendisi ile tasarlanm, kavranm olmaldr. Scolie Bir cevherde her ne kadar, gerekten, ayr iki sfat varsa da, yani birini tekinin yardm olmakszn tasarlyorsak da, bunlarn iki varlk, iki farkl cevher meydana getirdikleri sonucunu karmamaldr; nk bu sfatlardan her birinin asl kendisi ile (per se) tasarlanabilmeleri cev herin tabiatndandr. Gerekten, cevherin kendisinde her zaman sahip olduu btn sfatlar bulunur ve bu sfatlardan hibiri asla bakas tara fndan meydana getirilmemitir, fakat onlardan her biri cevherin varl n veya gerekliini ifade eder. Bir cevherin birok sfatlar olduunu varsaymann sama olmas yle dursun, tersine, her varln bir sfat altnda tasarlanmas gerektii ve bu varln ne kadar ok gereklii var sa, ayn varln zorunluluu ya da ezelilik ve sonsuzluunu ifade eden ve gsteren o kadar ok sfat olduu son derece meydandadr. Buradan u sonu kar ki, mutlak olarak sonsuz varlk, her biri bu varln sonsuz ve ezeli zn ifade etmek zere sonsuz sfatlar kuatan bir varlk diye tanm land zaman, ok kesin bir tanm yaplm olur. Eer birisi cevherlerin ayrlnn hangi ayrt edici belirti ile tannabileceini sormaya kalkacak olursa, gelecek nermeleri okumak zahmetine katlansn, bunlar ona re tecektir ki, lemde mutlak olarak sonsuz olan tek bir cevher vardr. nerme XI Herhangi sonsuz ve ezeli bir z ifade eden sonsuz sfatlardan kurulmu cevher ya da Tanr zorunlu olarak vardr. Kantlama Eer bu nermeyi olumsuzluyorsanz, dnnz ki bu Tanrnn ya da cevherin varln olumsuzlamaktadr: zira (aksiyom 7) bir ey var deil

TANRI HAKKINDA 41

tasarlanabildii zaman, bu eyin znn varl gerektirmedii sylene bilir. Halbuki (nerme 7) cevherin tabiat varl gerektirir, nk (ner me 6) cevher hibir neden tarafndan meydana getirilmi olamaz ve o causa sui yani kendi kendisinin nedenidir. Buradan u sonu kar ki, her biri sonsuz ve ezeli bir z ifade eden sonsuz sfatlardan kurulmu cevher ya da Tanr, zorunlu olarak vardr. Baka bir kant: Her eyin niin var olduunun ve niin var olma dnn gsterilecek bir nedeni ya da bir sebebi olmaldr. Diyelim ki, bir gen var ise, onun niin var olduunu ve hangi nedenin ve sebebin onu var olmaktan alkoyduunu aklamaldr. Halbuki var olmann ya da var olmamann bu nedeni burada ya eyin tabiatnda ya da onun dnda bulunmaldr. Diyelim ki genin tabia tnda niin drt keli genin var olmad bulunur. Bunun sebebi udur ki, ayn eyde birleen gen ve drtgen ekli eliiklii gerektirir.5 Ni tekim cevherin tabiatnda da onun varlnn nedeni vardr. nk, onun tabiat ya da z varln gerektirir (nerme 7) ; fakat ayn suretle, ge nin veya dairenin var olmasnn veya var olmamasnn sebebi veya nede ni baka trldr; bu onlarn tabiatndan deil, btn maddi (corporelle) tabiat dzeninden ileri gelir. nk bu dzene gre ya genin zorunlu lukta aktel olarak (fiilen) var olmas gerekir, ya da onun aktel olarak var olmas imknsz olur. Bu kendi bana apak grnyor ve buradan u sonu kar ki, bir ey kendisini var olmaktan alkoyan hibir neden ya da sebebin bulunmad yerde zorunlu olarak vardr. Eer Tanrnn varln alkoyan ya da varln ortadan kaldran hibir neden, hibir sebep yoksa, gvenle u sonu karlabilir ki, Tanr zorunlu olarak vardr. Halbuki, Tanrnn var olmasn alkoyan hibir neden, hibir sebep yoktur. Gerekten, eer byle bir sebep olsayd, o ya asl Tanrnn tabiatnda, ya da onun dnda, yani ondan baka tabiattaki bir cevherde buluna cakt; zira ayn tabiatta olsayd, bundan dolay Tanrnn varl olumlanm olacakt, halbuki Tanrdan baka tabiatta olacak olan bir cevherle onun arasnda hibir ortaklk yoktur ve bunun sonucu olarak varlna ne se bep olabilir, ne de ona engel olabilir (nerme 2) ; yle ise ne onun varl olumlanabilir ne de olumsuzlanabilir. Tanrnn dnda onun varlna

5)

Kare bir dairenin olmaynn sebebi, onun tabiatn gsterir. nk burada o bir elime

bulunduunu gstermektedir.

42 ETKA

engel olabilecek hibir neden olmad iin, byle bir nedeni asl Tan rnn tabiatnda aramak gerekir ki, bu da eliiklii ierir: fakat mutlak ve stn (egemen) olarak yetkin olan varlk iin samaya dmeden byle bir ey sylenemez; o halde ne Tanrda, ne Tanrnn dnda, onun varl na engel olan hibir sebep veya neden yoktur ve buradan u sonu kar ki, Tanr zorunlu olarak vardr. Baka kantlama: Var olmamak bir gszlktr ve tersine, var olabil mek phesiz bir gtr. yle ise imdiki halde zorunlu olarak var olan ey yalnz sonlu varlklardan ibaretse, bundan u sonu kar ki, sonlu varlklar mutlak olarak sonsuz bir varlktan daha gl olacaklardr; bu da phesiz samadr; yle ise ya hibir ey var deildir, yahut da zorunlu lukla var olan, mutlak olarak sonsuz varlktr. Halbuki biz ya kendi kendi mizde ya da zorunlu olarak var olan baka bir varlkta varz; nk (ak siyom 1) var olan her ey ya kendi bana ya da bir bakasyla vardr ve (nerme 7) cevherin tabiat varl gerektirir; yle ise mutlak olarak son suz olan Varlk yani Tanr, tanm VI gereince zorunlu olarak vardr. Scolie Bu son kantlamada, kantlarmn daha kolay kavranmas iin Tanr nn a posteriori, yani bizim araclmzla varln gstermek istedim. Yoksa kendi ilkemden yola karak, Tanrnn varlnn a priori kantlanmaya candan deil! Zira madem ki, var olabilmek bir gtr, bundan u so nu kar ki, bir eyin ne kadar gereklii (tabiat bakmndan realitatisi) varsa, onda var olabilmek kuvveti o kadar oktur. Bylece, mutlak ola rak sonsuz varlk, ya da var olabilmek iin kendi bana sonsuz gc olan Tanr, asl bu sebepten dolay zorunlu olarak vardr. Baz kimseler, belki de kolaylkla bu kantlamann apakln kavra mayacaklardr, nk onlar ancak d nedenlerle meydana gelmi olan eyleri gz nne almaya almlardr ve bu eylerden hemen bir anda meydana gelmi olanlarnn, yani hemen kolaylkla var olanlarnn, yine kolaylkla yok olduklarn grrler; halbuki sahip olduklar eyler bakmn dan en zengin olanlarn meydana gelmesinin en g olduuna hkme derler, yani o kadar kolayca var olacaklarna inanmazlar. Fakat bu trl kimseleri, iinde bulunduklar pein hkmlerden kurtarmak iin quod cito fit cito perit savnn (birdenbire olan ey yine yle yok olur savnn) hangi bakmlardan doru olduunu ve tabiata nis

TANRI HAKKINDA 43

petle btn bu eylerin ayn derecede kolay olup olmadn gstermeye ihtiyacm yok; ben yalnz hatrlatmak zorunda olduumu sanrm ki, bu rada d nedenlerle meydana getirilmi eylerden sz etmiyorum. Yalnz d nedenlerden hibiriyle meydana getirilmeyen (nerme 6), yani onla rn dnda var olan cevherlerden sz ediyorum. Zira d nedenlerle meyda na getirilmi olan eyler, gerek bu eylerin birok ksmlar bulunsun, gerekse pek az blm olsun, kendilerinde yetkinlik ve gereklilik adna her ne varsa onlar srf eylerin d nedenlerinin kuvvetine borlu olma ldrlar. Cevher iin soru ayn deildir; o, yetkinlik adna kendinde her ne varsa, onu hibir d nedene, yani kendi dnda var olan bir nedene borlu deildir, bunun iin onun tabiatndan yalnzca kendi varl kar ki, bu sebeple o varlk kendi znden baka bir ey deildir. Bylece bir eyin yetkinlii bu eyin varln dta brakmaz, hatta belki onu gerekti rir; yetkinsizlik ise tersine, varl dta brakr. Bundan da u sonu kar ki, varlk leminde mutlak olarak sonsuz varlk, yani Tanrnn varl kadar gvenebileceimiz hibir ey yoktur; zira onun z her trl yetkin sizlii darda brakt ve zorunlu olarak mutlak bir yetkinlii kuatt iin, onun varlndan phe etmeye asla hakkmz yoktur. Tersine, bi raz dikkatle herkesin kanacan sandm gibi, onun varlna dair eli mizde mutlak kesinlik vardr. nerme XII Kendisinden cevherin blnebilirlii sonucu karlabilen cevherin hibir sfat hakknda doru bir kavram edinilemez. Kantlama Eer cevherin blnebilirlii tasarlanabilmi olsayd, blnen para larnn cevherin tabiatna ya sahip olacaklar, ya da sahip olmayacaklar sylenmeliydi. Birinci halde, blnen her para sonsuz olacakt; zira (nerme 8) her cevher zorunlu olarak sonsuzdur ve kendi varlnn nedenidir (causa sui) (nerme 6); ve zaten bu tek cevherden birok cevherler kabile cektir ki, bu da samadr. Gerek lemde ayn tabiata ve ayn sfata sahip iki ya da daha ok cevher olmayaca iin (nerme 5), gerekse (tanm 6) bir cevher bir baka cevherle meydana getirilemeyecei iin!

44 ETKA

Buna u noktay da katnz ki, (nerme 2) paralarda btnlerle or tak hibir ey yoktur, nk onlarn ayn sfat ve bunun sonucu olarak btnle ortak hibir eyleri olmayacaktr. Btn, parasz var olabilecek ve tasarlanabilecektir. Btnn paralarla ayn sfat olmayacaktr ve sfat (tanm 4) cevherde onun zn kurar diye tasarlanan ve kendisiyle tasar lanmas gereken ey olacaktr (nerme 10); bu ise, kimse phe etmez ki samadr. ikinci halde, yani blnen cevherin paralarnn cevherin tabiatna sahip olamayacaklar varsaylrsa, bundan u sonu kar ki, eit parala ra blnen her cevher, kendi cevherlik tabiatn kaybedecek ve bundan daha samas da cevher olmaktan kacaktr. nk (nerme 7) cevhe rin tabiat varl o kadar zorunlu olarak gerektirir ki, bu durumda o artk var olmamazlk edemez. nerme XIII Mutlak olarak sonsuz bir cevher, blnemezdir. Kantlama Eer cevher blnebilir olsayd, paralarnn ya mutlak olarak sonsuz cevherin tabiatna sahip olmas, ya da sahip olmamas gerekirdi. Birinci durumda u sonu kar ki, ayn tabiatta ya da ayn sfatta birok cevherler olacakt. kinci durumda u sonu kar ki, XII. nerme ile kantlanm olduu gibi mutlak olarak sonsuz cevher var olmaktan kacakt ve bu da te kinden daha az sama deildir, nk cevher zorunlu olarak vardr (ner me 11). nermenin sonucu Bundan u kar ki, hibir cevher ve bunun sonucunda hibir cisim sel6 cevher, cevher olmak bakmndan blnebilir deildir. Scolie Cevherin blnemezliini daha iyi kantlayan ey, cevherin tabiatnn ancak sonsuz olarak tasarlanabilmesi ve cevherin hibir ksm ile, sonlu
6) Cisimsel (corporel) cevher, insanda tensel, eylerde cisimsel anlamna gelir.

TANRI HAKKINDA 45

bir cevherden baka hibir eyin anlalamamasdr; cevher ve sonlu bir arada uzlatrlamayacaklar, nk (nerme 8) her cevher zorunlu ola rak sonsuz olduu iin bu da eliiklii gerektirecektir. nerme XIV Tanrdan baka cevher olamaz ve tasarlanamaz. Kantlama Tanr mutlak olarak sonsuz bir varlk olduu, bir cevherin zn ifa de eden btn sfatlara sahip bulunduu (tanm 6) ve zorunlu bir varl olduu iin (nerme 11), Tanrdan baka bir cevher olmu olsayd, bu cevherin ancak Tanrnn sfatlarndan biri yardmyla aklanabilecek eitte olmas gerekirdi. Bylece bu cevher Tanr ile ayn sfata sahip olacak ve bunun sonucunda ayn sfata sahip iki cevher bulunacakt ki, bu da samadr (nerme 5), bundan dolay bu iki cevher ne ayn olacak olan sfatlaryla, ne de cevherin tabiatn asla deitirmeyen tavrlar ve duygulanlaryla birbirlerinden ayrlamazlar, yle ise Tanrdan baka cevherin olmayaca ve bunun sonucunda ondan bakasnn tasarlana mayaca dorudur. Zira eer bakas tasarlansayd, zorunlu olarak onu var gibi tasarlamak gerekecekti; nk cevher fikri varln zorunluluu nu gerektirir, halbuki Tanrdan baka bir cevher -bu kantlamann bi rinci blmne gre- var diye tasarlanamaz. Demek ki bu samadr. yle ise Tanrdan baka bir cevherin olmayaca ve tasarlanamayaca doru dur. nermenin sonucu I Buradan ok ak olarak u sonu kar ki, tek bir Tanr vardr, yani (tanm 6) 10uncu nermenin scoliesinde sylemi olduumuz gibi tek bir cevher vardr (nerme 10), lemde mutlak olarak sonsuz tek bir cev her vardr. nermenin sonucu II Yine buradan u sonu kar ki, uzaml ey ile dnen ey Tanrnn ya sfatlar, ya da Tanrnn sfatlarnn duygulanlardr: nk var olan her ey (Aksiyom 1) kendi bana ya da bir bakasnda vardr, yani ya bir cevherin sfat ya da duygulandr.

46 ETKA

nerme XV Var olan her ey Tanrda vardr ve Tanr olmadan hibir ey var ola maz ve tasarlanamaz. Kantlama On drdnc nermeye gre, Tanrdan baka cevher yoktur ve ta sarlanamaz, cevher denince (tanm 3), kendi bana var olan ve kendi kendisiyle tasarlanan eyi anlyorum. Baka bir ynden, cevherin tavr lar ve duygulanlar cevhersiz var olamaz ve tasarlanamaz, nk (tanm 5) onlar ancak cevherde vardrlar; buradan u sonu kar ki, hibir ta vr Tanrnn tabiat dnda var olamaz ve tasarlanamaz ve her biri yalnz Tanrnn tabiatnda olabilir ve onunla tasarlanabilir. Tanr var olan biri cik cevher olduu ve var olduunu grdmz hibir ey asla cevher olmad iin, yle ise bu eyler zorunlu olarak tavrdrlar ve her tavr, kendi cevherinde vardr; buradan u sonu kar ki, var olan her ey Tanrsz ne var olabilir ne tasarlanabilir. Scolie Tanrnn insan gibi can ve tenden, ruh ve bedenden birleik olduunu, onun gibi pasif hallere, edilgilere konu olduunu tasarlayan kimseler vardr. Fakat imdiye kadar sylemi olduum eyler bu trl kimselerin ne dein aldandklarn ve Tanrnn tabiat zerinde doru bir fikre sahip olmaktan uzak bulunduklarn yeteri kadar retmitir. Kald ki, bu eit filozoflarn zerinde durmayacam. nk, gerekten Tanrnn tabiat zerinde biraz dnm olanlarn hepsi, Tanrnn asla cisimsel, tensel olmadn kabul ederler ve bunu ok hakl olarak cisim ve ten iin edindiimiz kavramlarla kantlarlar. nk cisim deyince uzun, geni ve derin bir nicelik ve her ynden snrlanm olan bir ekilden baka ne anlyoruz? Halbuki samal a dmeden, bu fikirler mutlak olarak sonsuz bir varlk olan Tanrya tatbik edilebilir mi? Bununla birlikte, Tanrnn asla cisimsel olmadn kantlamak iin kullandklar baka sebeplerle, bir ynden cisimsel ya da uzaml cevhere Tanrnn tabiat ile asla uzlatrlamaz gibi baktklarn gsterdikleri gibi, te yandan bu cisimsel, tensel cevheri yaratann Tanr olduunu kabul ederler. Fakat ileri srlen bu yaratmann nasl ve hangi gle meydana gelebileceini asla bilmezler, bu da aka gsterir ki yarat madan sz ettikleri zaman, ne sylediklerini kendileri de bilmiyorlar.

TANRI HAKKINDA 47

Haklarnda hkm verebildiim kadar, olduka ak kantladm ki, baka bir varlkla meydana getirilebilmi ya da yaratlabilmi cevher yok tur. (bak: nerme 6nn nerme sonucu ve nerme VIIIin scolie si). Bun dan baka gstermi olduum gibi (nerme 14) Tanrdan baka hibir cevher var olamaz ve tasarlanamaz. Buradan da u sonucu kardk ki, uzaml cevher Tanrnn sonsuz sfatlarndan biridir: bununla birlikte daha tam bir aklama yapmak iin, aadaki usavurmalara indirilebilen balca itirazlara cevap vermek zorunda olduumu sanyorum. nce diyorlar ki, cisimsel, tensel cevher, cevher olmak bakmndan, paralardan meydana gelmitir ve buradan da u sonu kar ki, o sonsuz olamaz ve bundan dolay Tanrya ait olmaz; birok rneklerle temellen dirmeye altklar ey budur. te birka rnek: Eer cisimsel, tensel cevherin sonsuz olduu doru ise, diyorlar, ka bul etmelidir ki onu iki blme ayrnca, ayrlan iki paradan her biri ya sonlu ya sonsuz olacaktr. Blnen paralardan her birinin sonlu olduu sylenirse, bundan iki sonlu paradan meydana gelen bir sonsuz olduu sonucu kacaktr ki, bu da samadr; tersine, blnen iki ksmdan her birinin sonsuz olaca sylenirse, bundan u sonu kar ki, baka bir sonsuzdan iki kere daha byk olan bir sonsuzun olabilmesi gerekir, bu da tekinden daha az sama deildir. Nitekim sonsuz bir nicelii bir ayakla (foot) lerseniz, orada sonsuz ayak bulursunuz; eer onu bir pusla lerseniz, orada sonsuz pus bulur sunuz ve bu ikinci sonsuz birincisinden iki defa daha byk olacaktr. Bir de u biim bir ekli varsaynz:

Varsaynz ki bu ekil, sonsuz bir nicelikte olsun ve A noktasndan iki AB ve AC dorultular izmisiniz, bu iki dorultu nce birbirinden be lirli uzaklkta olacaklardr. Ancak, sonra onlar sonsuzca uzanacaklar iin,

48 ETKA

kabul etmek gerekir ki B dorultusu ile C dorultusu arasndaki uzaklk ok byk bir derecede artacaktr ve sonunda bu iki dorultunun uzaklamas belirli bir uzaklktan belirlenemez bir uzakla ulaacaktr. te diyorlar, niceliin sonsuz diye varsayld bir sistemde kan sa malklar bundandr; ve bundan da u sonu kar ki, madde ya da cisim sel cevher zorunlu olarak sonludur ve bundan dolay asla Tanrnn tabia tna uygun deildir. Tanrnn stn (souverain) yetkinliinden karlm baka bir kant daha ileri srlyor. Tanr deniyor, stn bir surette yetkin olduu iin, edilgin (passif) olamaz. Halbuki cisimsel cevher blnebildii iin edil gin olabilir. Cisimsel cevher Tanrnn zne ait deildir. te cisimsel cevherin Tanrnn tabiatna elverili olmadn ve ona ait olmayacan kantlamak iin filozoflarn yazdklar eyler aa yukar budur. Fakat buna biraz dikkat edilecek olursa, btn bu usavurmalara cevap vermi olduum grlecektir. Gerekten, bu usavurmalar yanl bir varsaym zerine, yani cisimsel cevherin paralardan meydana gelmi olduunu varsaymak zerine kurul mutur. Cevherin blnemez olduunu kantlayarak bu varsaymn yanl ln (nerme 12 ve nerme sonucu, nerme 13) gsterdim. Zaten buna dikkat edilecek olursa, onlarn ileri srdkleri ve uzaml cevherin sonlu olduunu kantlamak iin kant diye gsterdikleri btn samalklar, asla niceliin sonsuzluu zerinde savunduum tezden ileri gelmiyor, ancak srf sonsuz bir niceliin ortak llebilir ve sonlu para lardan meydana gelmi diye varsaylmasndan ileri geliyor. Bylece ileri srdkleri btn samalklar toplayarak karabilecekleri sonu udur ki, sonsuz bir nicelik ne bir ortak llebilirdir, ne de paralardan meydana gelmitir ve phesiz blnebilir olduu sonucu karlabilen cevherde hibir sfat olmadn syleyerek kantladm ey de (nerme 12) budur. yle ise grlyor ki, bana kar ileri srdkleri itirazlar gerekte yine kendilerine dnyor. Eer bununla birlikte, ileri srdkleri tezin samalklarndan, uzaml cevherin zorunlu olarak sonlu olduu sonucunu karmakta direnecek olurlarsa, ben onlardan, bu bakmdan bir dairede drtgen hassalar oldu unu syledikten sonra, dairede evreye doru izilmi izgileri birbirine eit hibir merkezin bulunmad sonucunu karan bir adama benzedik lerine dikkat etmelerini rica ederim. Gerekten, cisimsel cevher bir son

TANRI HAKKINDA 49

suz ve blnmez olarak tasarlanabildii halde (nerme 5, 8 ve 12), onun sonlu olduunu kantlamak iin ok ve blnebilir olduunu sylemeye kalkarlar; bir dorultunun noktalardan meydana gelmi olduunu sy leyerek ie balayanlarn ve buradan yola karak bir dorultunun son suzca blnemeyeceini kantlamak iin pek ok kantlar bulanlarn sy ledikleri de budur. Gerekten, cisimsel cevherin cisimler ya da paralardan meydana gel mi olduunu varsaymakta, bir cismin dzlemlerden, her dzlemin do rultulardan ve her dorultunun noktalardan meydana gelmi olduunu sylemekten daha az samalk yoktur. Akl olan herkes, hele boluu reddedenler bunu kabul edecektir. Zira cisimsel cevherin kendi para larnn gerekten birbirinden seik olacak gibi blnebilecei doruysa, baka paralar birlemi kaldklar halde, bu paralardan birisi niin yok olmasn? Neden bu paralar, aralarnda boluk olmasna engel olacak gibi birbirleriyle skk olmasnlar? Zira, en sonra, iki ey gerekten bir birinden seik olduu zaman, kendi varl hibir bozulmaya uramakszn biri teki olmadan var olabilir. Halbuki tabiatta asla boluk olmad sa bit olduu iin ve baka yerde gstereceim gibi tersine olarak, evrenin btn blmleri aralarnda hibir boluk olmayacak ekilde skdan sk ya balandklar iin, bundan u sonu kar ki, paralar gerekten seik olamazlar, yani cevher olmak bakmndan cisimsel cevher blnemez. Eer bana birisi imdi neden dolay byle nicelie blnebilir gzyle bakmaya tabiata eilimli olduumuzu sormu olsa, ona insanlarn nice lii iki farkl biimde tasarladklar eklinde cevap verirdim: Bir ksm onu soyutlayarak, yani yznden hayal gleriyle gz nne alrlar; bir ksm ise onu kendi bana ve bir cevher gibi ele alrlar ki, bu da hayal gc ile deil, srf akl ile yaplr. Birincilerin yaptklar gibi, eer bir nice lii ancak hayal gcmzn bize izdii ekilde anlarsak -ki ou kere ve daha kolay olan da budur- onu sonlu, blnebilir ve paralardan meyda na gelmi gibi grrz. Eer tersine biz onu akln abasyla ele alrsak ve cevher olmak zere tasarlarsak ki, bu ok gtr, gstermi olduum gibi onu sonsuz, tek ve blnemez gibi grrz. Hayal gcyle akl ya da zihni ayrt etmesini bilenler, sylediim eyi ok ak greceklerdir ve maddenin her yerde ayn olduu, ancak birok farkl deiiklikleri, tavrlamalar var gibi tasarladmz zaman kendisini paralara ayrabi leceimizi, bundan dolay da paralarn gerekten ayrlmam olduu,

50 ETKA

daha dorusu aralarnda srf tavr bakmndan modal bir fark olup ger ekte bir fark olmad noktalarna dikkat edilecek olursa, bu daha iyi grlecektir. Diyelim ki, suyun su olmak bakmndan blnebilir ve para larnn birbirinden ayr olduklarn tasarlarz da, cevher olmak bakmn dan bu blnebilmeyi tasarlayamayz; zira cevher olmak bakmndan o, blnemez. Nitekim su olmak bakmndan su birleir ve dalr, fakat cevher olmak bakmndan ne meydana getirilebilir ne bozulabilir. Btn bunlar, maddenin cevher olmak bakmndan blnebilir ve paralarn birlemesinden meydana gelmi olduu eklindeki varsaym zerine kurulmu olan teki itiraza yeteri kadar cevap verir. Eer bu byle ise maddenin neden dolay Tanrnn tabiatna elverili olmayan bir sfat olacan anlamyorum, nk (nerme 14), Tanrdan baka cevher yoktur ve bundan dolay da Tanr baka bir cevherden edilgin olamaz, her ey Tanrdadr; tekrar ediyorum, her ey ancak onun sonsuz tabia tnn kanunlarna gre ve baka yerde gstereceim gibi, tabiatn zorunlu sonucu olarak meydana gelir. Bylece denilemez ki Tanr baka bir var lktan edilgin olabilsin, ya da madde blnebilir diye varsayld zaman da tabiatna uygun olmayan bir sfat olsun; yeter ki Tanr ezeli ve sonsuz olsun. Fakat ite bu nokta zerinde imdiye kadar yeteri derecede syle dik. nerme XVI Tanrnn tabiatnn zorunluluundan, sonsuz tavrlar halinde sonsuz eyler, yani sonsuz bir akln btn tasarlayabilecei eyler kmaldr. Kantlama Eer herhangi bir eyin tanmndan, zihin bu eyin gerekten zorunlu sonular olan zeliklerini karrsa (infrer ederse) ve eyin tanm zn de ne kadar ok gereklik gsterirse; Tanrnn tabiatnn, her biri kendi cinsinde sonsuz z ifade eden mutlak sonsuz sfatlar olduu (tanm 6) iin, sonsuz bir akln btn tasarlayabileceinin zorunlu olarak bundan kmas gerekir. nermenin sonucu I Buradan da u sonu kar ki, Tanr sonsuz bir akln kavrayabilecei eyin etker nedenidir (cause efficiente).

TANRI HAKKINDA 51

nermenin sonucu II ikinci olarak u sonu kar ki, Tanr ilinekli olarak (accidentel) deil, kendisi ile nedendir (per se et non per accidens). nermenin sonucu III nc olarak da u sonu kar ki, Tanr mutlak surette ilk nedendir. nerme XVII Tanr hibir baskya balanmadan, srf kendi tabiatnn kanunlaryla tesir eder, etkindir. Kantlama Kantladk ki (nerme 16), Tanrnn yalnzca tabiatnn zorunluluun dan, ya da ayn ey demek olan yalnzca kendi tabiatnn kanunlarndan mutlak olarak sonsuz eyler kabilir; baka bir ynden kantladk ki, hibir ey Tanrsz olamaz ve Tanrsz tasarlanamaz; fakat tersine, her ey Tanrdadr. Buradan u sonu kar ki, onun dnda onun etkisini zorlayan ve tesir etmesini gerektiren hibir ey olamaz; yle ki, o hibir baskya uramadan, srf kendi tabiatnn kanunlaryla tesir eder. nermenin Sonucu I Buradan ilk nce u sonu kar ki, Tanrnn dnda ya da Tanrda onun etki yapmasna sebep olabilecek kendi tabiatnn yetkinliinden baka hibir neden yoktur. nerme sonucu II Buradan ikinci olarak u sonu kar ki, gerekten hr neden olarak yalnz Tanr vardr (nerme 11 ve onun sonucu, nerme 14). nk kendi tabiatnn zorunluluu ile yalnz Tanr vardr ve (nerme 17) yal nz o kendi tabiatnn zorunluluuyla tesir eder; yle ise (tanm 7) hr bir neden olan yalnz odur. Scolie Tanrya hr bir neden gibi bakan kimseler vardr; u sebeple ki, onla ra gre Tanr kendi tabiatndan doan ya da kendi gcnde olan eylerin meydana gelmesini salayabilir, baka deyile onlar meydana gelmeyebi

52 ETKA

lir; fakat sylediim gibi, her olan ey Tanrnn tabiatnn zorunlu sonu cu ve eseri olduu iin, bu filozoflar Tanrnn hrlnn filn ya da filn eyin var olmasna ya da domasna engel olmak gcnden ibaret olduunu syledikleri zaman, tpk Tanrnn bir genin asnn iki doru aya eit olmasnn o genin tabiatndan kmasna sebep olabi leceini syledikleri kadar sama dnyorlar. Halbuki bu tarzda, Tan rda tasarlanan bir hrlk fikrini ykmak iin, ben biraz sonra, hatta IV. nermenin yardm olmakszn, ne akl ne iradenin asla Tanrnn tabiat na ait olmadn gstereceim. Filozoflardan ounun, bir Yce Akln ve rade hrlnn Tanrya ait zel sfatlar olduunu kantlayabiliriz sandklarn bilmiyor deilim. Bizde yetkin olarak tasarladklar her eyi Tanrya vermeden daha yetkin bir ey bilmediklerini sylyorlar ve akldan daha yetkin hibir ey tasar lamyorlar. Bununla birlikte, Tanry fiilde stn akl olan bir varlk gibi tasarlyorlar da, yine de aktel olarak (fiilde), Tanrnn bildii her eyi var klabileceine inanmyorlar; zira bununla Tanrnn evrensel gcn ykacaklarn sanyorlar. Bakn, bunu kantlamak iin, nasl bir dnce tarz yrtyorlar: Eer Tanr, diyorlar, kendi stn Aklnda bulunan her eyi yaratm olsayd, ondan sonra artk hibir ey yaratamayacakt; bu da Tanrnn evrensel gcne7 en aykr diye tasarlanabilecek bir eydir. Onlar yle ise, daha ok, her eye kar ilgisiz ve yalnz mutlak radenin emriyle yaratan bir Tanr kabul etmeden holanrlar. Bence, yeteri kadar ak olarak gsterdiimi sanyorum ki (nerme 11), sonsuz tavrlardaki sonsuz eyler yani her ey Tanrnn sonsuz gc ya da onun sonsuz tabiatnca zorunluluklar ondan kmtr. Yani var olan her ey onun tabiatnn zorunlu bir sonucudur. Nitekim genin tabiatn dan i alarnn iki doru aya eit olduu sonucu, ezeli olarak kacak tr. Bylece Tanrnn evrensel gc fiil (actu) halindedir ve o ezeli olarak fiil halinde olacaktr (in aetemum in eadem actualitate manebit) ve bana yle geliyor ki, Tanrnn evrensel gcn bu tarzda tasarlarken o, kendi leriyle savatm kimselerin sisteminde olduundan daha yetkili tasar lanr. Hatta ben aka diyebilirim ki, onlar Tanrnn evrensel gcn reddediyorlar, nk Tanrnn kendi Aklnda meydana gelmesi mmkn
7) Omnipotence = Kudret-i klliye.

TANRI HAKKINDA 53

sonsuz eyi tasarladn ve bununla birlikte baka trl asla meydana getirmeyeceini, yani sonsuzca meydana getirmesi mmkn olan bu eyi gerekten meydana getirmi olsa, onlara gre kendi evrensel gcn tke teceini ve bylece kendi stn yetkinliini kaybedeceini itiraf etmek zorunda kalmlardr. Bu suretle, Tanrnn yetkinliini korumak iin bu kimseler, Tanrnn mmkn olan her eyi icra edemeyeceini sylemeye kadar varyorlar. Halbuki bunun kadar sama ve Tanrnn evrensel gc ne bunun kadar aykr bir ey tasarlanamaz. Tanrya hep birden verdiimiz Akl ve irade sfatlar zerinde birka kelime sylemek iin kabul etmek gerekir ki, bunlardan biri ve teki Tan rnn ezeli zne uygunsa, bu iki sfattan Akl ve rade terimiyle her zaman tasarladklarmzdan ok baka bir ey anlamalyz. Tanrnn zn meyda na getiren Akl ve rade bizim aklmzdan ve irademizden bsbtn baka dr ve onlara ancak ad bakmndan benzerler, tpk Kpek denilen burcun bu addaki hayvana ancak ad bakmndan benzemesi gibi8. Ve ite kant! Eer, Akl, Tanrnn tabiatnn bir sfat ise, o bizim aklmz gibi aklla kavranan eylerden tabiat bakmndan sonra ya da onlarla eit olamaz, nk Tanr (nerme 16), (nerme sonucu) her eyin ilk ve etker nedeni olmak dolaysyla, tabiat bakmndan her eyden nce gelir. O suretle ki, eylerin hakikati ve ekilsel z, ancak Tanrnn aklnda objektif olarak var olduu iin vardr. Bunun iin, zorunlu olarak Tanrnn aklnn, kendi znn kurucusu olmas bakmndan, btn eylerin yalnz kendi zne nispetle deil, varlna nispetle de nedeni olduunu zorunlulukla kabul etmek gerekir. Tanrnn Akl, radesi ve Gcnn tek ve ayn ey olduu nu syleyenlerin pek iyi farkna varm grndkleri de bu noktadr. Halbuki Tanr, gstermi olduum gibi, her eyin z ve varlnn tek nedeni olmasndan dolay, bundan u sonu kar ki, zorunlu olarak Tanr ile meydana gelen eyler arasnda gerek z gerek varlk bakmndan bir fark olmaldr; nk her eser kendi nedeninden, phesiz ona bal olmas bakmndan ayrlr. Diyelim, bir adam baka bir adamn varlnn nedeni dir, yoksa ezeli bir hakikat olan ve bunun sonucu olarak, bir adam tara fndan meydana getirilmi olmayan znn nedeni deildir. Bylece biri teki ile meydana getirilmi olan iki kimsede ayn z vardr, fakat ayn

8)Canis, signum caeleste et canis animal latrars = Gk iareti olan kpekle havlayan hayvan olan kpek Ch. Appuhnun Latince metninden.

54 ETKA

varlk yoktur, o suretle ki, birinin varl bitmeden tekinin varl bite bilir ve tersine, birinin z yok olmadan tekinin z yok olamaz ya da yanl olamaz. Bu gsterir ki, bir eyin ayn zamanda hem znn hem varoluunun nedeni olan bir varlk zorunlu olarak gerek z, gerek varolu bakmndan bu eyden ayrlmtr. Halbuki Tanrnn akl, bizim aklmzn znn olduu kadar varlnn da nedeni olduu iin, bundan u sonu kar ki, Tanrnn akl bizimkin den gerek z gerek varl bakmndan ayrlr ve onlar birbirlerine ancak sylemi olduumuz gibi ad bakmndan benzerler. Tanrnn iradesi iin de ayn eyin sylenebilecei ve ayn usavurma nn yaplabileceini anlamak kolaydr. nerme XVIII Tanr her eyin geici (transciens) nedeni deil, fakat ikin (immanens) nedenidir. Kantlama XVinci nermeye gre, var olan her ey Tanrda vardr ve ancak Tanr ile tasarlanabilir ve (nerme 6nm birinci nerme sonucu) Tanr kendisinde olan btn eylerin nedenidir. nce kantlanmas gereken de budur. Bundan baka (nerme 14) Tanrnn dnda hibir cevher olamaz ve tasarlanamaz, yani (tanm 3) Tanrnn dnda kendiliinden var olan hibir ey yoktur. Buradan u sonu kar ki, Tanr her eyin geici deil, ikin nedenidir. nerme XIX Tanr ezelidir, ya da baka trl sylenirse, Tanrnn btn sfatlar ezelidir. Kantlama Altnc tanma gre, Tanr zorunlu olarak var olan (nerme 1 1 ) , yani (nerme 7) zorunlu olarak var olmak tabiatnn gerei olan bir cevher dir, o suretle ki, o ezelidir. Tanrnn sfatlar deyince, tanrsal cevherin zn ifade eden her eyi anlyorum ve cevhere ait olan her ey sfatlarda da bulunmaldr. Hal

TANRI HAKKINDA 55

buki cevherin tabiat, gstermi olduum gibi, ezelilii gerektirir (ner me 7). yle ise Tanrnn her sfat ezelilii gerektirir, demek ki, Tanrnn btn sfatlar ezelidir. Scolie Bu nerme de XIinci nerme ile aka kantlanmtr ki, orada Tan rnn varl kantlanm bulunuyordu. Gerekten, Tanrnn varlnn kantlanmas yardmyla, onun varlnn da z gibi ezeli bir hakikat olduu grlecektir; en sonra, Descartesin ilkeleri adl eserimin 19uncu nermesinde de burada tekrar lzumsuz olacak baka bir biimde Tan rnn ezeliliini kantladm. nerme XX Tanrnn varl ve z tek ve ayn eydir. Kantlama XIXuncu nermeye gre, Tanr ve onun btn sfatlar ezelidir, yani VlIIinci tanma gre, sfatlardan her biri onun varln ifade eder. By lece Tanrnn ezeli zn ifade eden sfatlar (tanm 4), ayn zamanda onun ezeli varln da ifade eder, yani Tanrnn zn kuran ey onun varln da kurar. O suretle ki, onun z ve varl, dosdoru syleyince, tek ve ayn eyden ibarettir. nermenin sonucu I Buradan u sonu kar ki, Tanrnn varl da z gibi ezeli bir hakikattir. nermenin sonucu II Buradan ikinci olarak u sonu kar ki, Tanr deimez ve onun btn sfatlar da deimezler; zira varlna gre deimi olsalard, nceki ner meye baklacak olursa, z cihetinden de deiebileceklerdi, yani doru lar yanl olabileceklerdi ki, bu da samadr. nerme XXI Tanrnn bir sfatnn mutlak tabiatndan kan btn eyler, hem sonsuzdurlar hem de her zaman vardrlar ve byle olmalar gerekir, yani onlar bal olduklar sfata gre ezeli ve sonsuzdurlar.

56 ETKA

Kantlama Tanrnn bir sfatnda sonlu olan ya da belirli bir varl veya bir sresi olan bir eyin, onun mutlak tabiatndan, diyelim dncede Tanr fikrin den kmas mmkn olup olmadn tasarlaynz. Tanrnn sfat olarak tasarlandndan beri dnce, (11inci nermeye gre), zorunlu olarak tabiat bakmndan sonsuzdur, fakat Tanr fikrini kuatmas bakmndan sonlu diye tasarlanr. Halbuki (tanm 2), o dnce ile snrl deilse, sonlu diye tasarlanamaz. Fakat dncenin Tanr fikrini kurmas bakmn dan, dnce ile snrlandrlamaz. Zira o zaman dnce sonlu varsayl mtr. Tanr fikrini kurmamas, bununla birlikte zorunlu olarak var ol mas bakmndan dnce ile snrlanmtr (nerme 11). yle ise, Tanr fikrini kurmayan bir dnce vardr. Bundan dolay, Tanr fikri zorunlu olarak bu dncenin mutlak olmas bakmndan onun tabiatndan k maz. Zira, bu dnce Tanr fikrini kuran ve kurmayan ey olarak tasar lanr, bu da varsayma (hypothse) aykrdr. Bunun iin, eer dncede Tanr fikri ya da baka bir ey -rnein seilmesinin nemi yoktur, nk kant tmeldir- Tanrnn bir sfatnda bu sfatn mutlak tabiatnn zorun luundan karsa, bu fikrin ya da baka bir eyin zorunlu olarak sonsuz olmas gerekir. nce kantlanmas gereken de budur. Bylece bir sfatn tabiatndan zorunlu olarak kan eyin, belirli bir sresi olamaz. Eer, bunu inkr ederseniz, Tanrya ait bir sfatn tabiat nn zorunluluundan kan bir eyi, diyelim dncede Tanr fikri var saylsn ve onun var olmad ya da var olmaktan kmas gerektii var saylsn. Dncenin Tanrnn bir sfat olduunu varsaymamz iin, onun zorunlu olarak ve deimez surette var olmas gerekir (nerme 11 ve sonucu, nerme 20). Bylece dncenin Tanr fikrinin sresi tesinde var olmas gerekir, o bu fikirsiz var olacakt. -Zira biz varsayyoruz ki, bu fikir hep var olmamtr ve hep de olmayacaktr - Halbuki bu, varsaya aykrdr. Zira biz varsayyoruz ki dnce verilmi olunca, fikir ondan zorunlu olarak kar, yle ise dncede Tanr fikri ya da Tanrnn bir sfatnn mutlak tabiatndan zorunlu olarak kan herhangi bir eyin be lirli bir sresi olamaz. Fakat onun bu sfatla ezeli olmas gerekir; ikinci olarak gsterilmesi gereken nokta da budur. Tanrnn bir sfatnda, Tanrnn mutlak tabiatndan zorunlu olarak kan herhangi bir ey iin de, ayn eyleri syleyeceimizi iaret ede lim.

TANRI HAKKINDA 57

nerme XXII Tanrnn bir sfatna gre zorunlu olarak var olan ve sonsuz olan dei iklie (tavrlamaya) uramas bakmndan Tanrnn o sfatndan kan her eye zorunlu olarak var ve sonsuz gzyle baklmaldr. Kantlama Bu nermenin kant nceki nerme gibi yaplr. nerme XXIII Sonsuz olan ve zorunlu olarak var olan her tavr, ya mutlak olarak alnm Tanrnn bir sfatnn tabiatna, ya da zorunlu ve sonsuz olarak, bir sfatna bal olmaldr. Kantlama Beinci tanma gre, tavr kendi bana duramaz, yalnz kendisiyle tasarlanan cevherde bulunur, yani tavr ancak Tanrda var olabilir ve ancak Tanr ile tasarlanabilir. (nerme 15e gre her var olan ey Tan rda vardr.) Eer zorunlu olarak var olan ve sonsuz olan bir tavr tasarla nrsa, bu ancak Tanrnn bir sfatyla ve bu sfat varln sonsuzluunu ve zorunluluunu kuatmas ve ifade etmesi bakmndan olabilir; yani (tanm 8) ezelilii ifade etmesi daha dorusu bu sfat asl mutlak gibi grlmesi bakmndan olabilir. Buradan u sonu kar ki, sonsuz ve mutlak olarak var olan bir tavr, Tanrnn bir sfatnn iki tarzda sonucu olmaldr: ya XXIinci nermede olduu gibi dorudan doruya, ya da Tanrnn mutlak tabiatnda olan bir tavrlama yardmyla, yani nceki nermeye gre, kendisi sonsuz ve zo runlu olarak var olan herhangi bir tavr yardmyla. nerme XXIV Tanrnn meydana getirdii eylerin z varl kuatmaz. Kantlama Birinci tanma gre, kendi bana gz nne alnan ve tabiat varl gerektiren her ey kendi kendisinin nedenidir (causa sui) ve yalnz kendi tabiatnn zorunluluu ile vardr.

58 ETKA

nermenin sonucu Buradan u sonu kar ki, Tanr yalnz eylerin varlnn balangcnn nedeni deil, ayn zamanda onlarn varlnn srp gitmesinin de nede nidir, yani -skolastik bir terim kullanrsak- Tanr eylerin varlnn ne denidir (causa esendi rerum). Zira, gerek eyler var olsun, gerekse var olmasn, biz onlarn zn gz nne alarak, bu zn ne var olma ba langcn, ne de varln sresini kuatmadn grrz. Bylece onlarn z, ne balangcn nedenidir, ne Varlklarnn sresinin nedenidir. Var olabilen yalnz Tanrdr, nk XIVnc nermenin sonucuna gre, tabiat varl kuatan yalnz odur. nerme XXV Tanr yalnz eylerin varlnn deil, ayn zamanda znn de etker nedenidir. Kantlama Tanrnn, eylerin znn nedeni olmad iddia edilmedike bu ner me inkr edilemez. Bu iddiadan, eylerin znn Tanrsz tasarlanabil mesi sonucu kar ki, bu da samadr (nerme 15), bunun zorunlu sonu cu olarak Tanr eylerin znn etker nedenidir. Scolie Tanrsal tabiatn zorunluluundan, sonsuz tarzda sonsuz eylerin yani sonsuz bir akln btn tasarlayabildii eylerin kmas gerektiini gz nne alan herkes iin (nerme 16), bu nerme apak grnr. Zira bu XVInc nermeden u sonu kar ki, tanrsal tabiat var saylnca, eylerin z ve varl ondan zorunlu olarak kar. Bunu bir kelime ile sylemek istersek, Tanrya kendi kendisinin nedeni denilir ki, aada gelen ner me sonucuna gre daha iyi anlalacak olan da budur. nermenin sonucu Alemde yaylm olan btn tikel eyler, Tanrnn sfatlarnn duygula nlarndan ya da Tanrnn sfatlarn filn ve filn belirli tarzda ifade eden tavrlardan baka bir ey deildirler: bu hakikatin kantlanmas XVinci nerme ile Vinci tanmdan kar.

TANRI HAKKINDA 59

nerme XXVI Herhangi bir eseri meydana getirmesi gerektirilmi olan her ey, bu ite zorunlu olarak Tanrca gerektirilmitir; ve Tanrca gerektirilmi ol mayan her ey bir eseri meydana getirmede kendi kendisini gerektiremez. Kantlama Varlklarn etkisini gerektiren ey, herkesin olumlayaca zere, zo runlu olarak pozitif bir eydir; nitekim onun z ve varlnn etker ne deni Tanrdr ki (nerme 25 ve 16) bu birinci nokta idi. nermenin ikinci ksm ok ak olarak bundan kar; zira eer bir ey Tanr tarafn dan gerektirilmemi ise kendi kendisini gerektirir, o zaman nermenin birinci ksm yanl olur ki, bu da gsterdiimiz gibi samadr. nerme XXVII Tanrnn bir eser meydana getirmek iin gerektirdii bir ey, kendi kendisini gerektirilmemi klamaz. Kantlama Bu nerme aksiyomla kantlanmtr ki buna gre belirli bir nedenden zorunlu olarak bir eser kar. Bir varlk Tanrca bir eyi yapmak zere gerektirildii zaman, bu gerektirici nedenden gerektirilme si istenen bir eserin zorunlu olarak kmas lzm gelir. nerme XXVIII Herhangi bir tekil ey, baka deyile sonlu olan ve gerektirilmi var l bulunan her ey, kendisi de sonlu olan ve gerektirilmi varl bulu nan baka bir nedenle bir eseri meydana getirmesi ve var olmas gerekti rilmi deilse, var olamaz ve o eseri meydana getiremez; ve buna karlk bu neden yine sonlu olan ve gerektirilmi varl bulunan baka bir ne denle meydana gelmesi ve var olmas gerektirilmi deilse, var olamaz ve bir eser meydana getiremez ve bu sonsuzca byle gider. Kantlama 26nc nerme ile 24nc nermenin sonucuna gre, var olmas ve bir eser meydana getirmesi gerektirilmi olan her ey Tanrca gerektirilmitir. Fakat sonlu olan ve gerektirilmi varl bulunan ey Tanrnn mutlak olarak

60 ETKA

alnan bir sfatnn tabiat ile meydana getirilemez; zira mutlak olarak Tan rnn bir sfatnn tabiatndan kan her ey sonsuz ve ezelidir (nerme 21). yle ise bu eyin Tanrdan ya da onun bir tavrlamaya uram gibi grl mesi bakmndan sfatlarndan birinden kmas gerekir; zira, cevher ve ta vrlar dnda verilmi hibir ey yoktur (aksiyom 1, tanm 3 ve 5) ve tavrlar (25 inci nermenin sonucu) Tanrnn sfatlarnn duygulanlarndan baka bir ey deildirler. Halbuki bu ey Tanrdan ya da onun ezeli ve sonsuz olan bir tavrlamaya uramas bakmndan sfatlarnn birinden kamazd (ner me 22). yle ise onun Tanrdan kmas ya da bir eseri meydana getirmesi ve var olmas Tanrca veya sonlu olan ve gerektirilmi varl bulunan bir tavrlamaya uramas bakmndan Tanrnn sfatlarndan birinde var olmas ve bir eser meydana getirmesi gerekir. Birinci nokta bu idi. imdi bu neden ya da tavr da buna karlk, birinci kantlamaya yarayan ayn sebeple baka bir neden ya da bir tavrla gerektirilmi olmas, onun da yine sonlu olan ve gerektirilmi varl bulunan bir baka neden ya da tavrla gerektirilmi olmas lzmdr ve hep ayn sebepten dolay bu sonsuzca byle gider. Scolie Tanrnn mutlak surette gz nne alnan tabiatndan zorunlu olarak kan baz eylerin Tanr tarafndan dorudan doruya meydana getirilmesi gerektii ve Tanrsz ne var olabilen ne tasarlanabilen baka baz eylerin de birinciler yardmyla meydana gelmeleri gerektii iin, buradan u sonu lar kar: 1. Kendisinin dorudan doruya meydana getirdii eyler iin, Tanr mutlak olarak yakn nedendir; fakat sylendii gibi, cinsel neden deildir. Zira Tanrnn eserleri, nedenleri olmadan ne var olabilir ne tasarla nabilirler (15inci nerme ve 24nc nermenin sonucu). 2. Tanr iin tekil eylerin asl uzak nedeni denemez, meer ki burada hedef onlarn doru dan doruya meydana getirdikleri ya da daha ziyade mutlak olarak alnan tabiatndan kanlardan ayrmak olsun. Zira biz uzak neden deyince hibir suretle esere bal olmayan bir nedeni anlyoruz. Var olan her ey vardr ve Tanrya baldr, o suretle ki Tanr olmadan ne var olabilir ne tasarlanabilir. nerme XXIX Tabiatta zorunsuz olan hibir ey yoktur, fakat orada her eyin u ya da bu tarzda var olmas ve bir eser meydana getirmesi tanrsal tabiatn zorunluluu ile gerektirilmitir.

TANRI HAKKINDA 61

Kantlama 15inci nermeye gre var olan her ey Tanrda vardr ve Tanr iin zorunsuz bir eydir denemez, zira (nerme 11), o zorunsuz bir tarzda de il zorunlu olarak vardr. Tanrnn tabiatndaki tavrlar iin ise, onlar da zorunsuz olarak deil, bu tabiattan zorunlu olarak kmlardr (nerme 16) ve tanrsal tabiat mutlak olarak gz nne alnd gibi (nerme 21) herhangi bir tarzda etkisi gerektirilmi olarak grld zaman da bu byledir (nerme 27). Bundan baka Tanr bu tavrlarn yalnz sadece var olmalar bakmn dan deil (24nc nermenin sonucu), ayn zamanda bir eser meydana getirmeleri gerektirilmi gibi grlmeleri bakamndan da (nerme 26) bu tavrlarn nedenidir. Eer Tanr tarafndan gerektirilmi deil iseler, kendi kendilerini gerektirmeleri zorunsuz deil imknszdr (ayn ner me); ve eer tersine, Tanr onlar gerektirmi ise (nerme 27) kendi ken dilerini gerektirilmemi klmalar da zorunsuz deil, imknszdr. yle ise, her ey tanrsal tabiatn zorunluluu ile, yalnz var olmada deil, ayn zamanda u ya da bu tarzda var olma ve bir ey meydana getirmede gerektirilmitir ve tabiatta zorunsuz hibir ey yoktur. Scolie Dnceme devam etmeden nce Yaratlm Tabiatla Yaratc Tabiat tan ne anladm burada aklamak, daha dorusu gstermek isterim9. Zira daha yukarda sanrm ispat edilmitir ki Yaratc Tabiat deyince kendi bana var olan ve kendi bana tasarlanan eyi, baka deyile ezeli ve sonsuz bir z ifade eden cevherin sfatlarn, ya da (14nc nerme nin sonucu ve 17nci nermenin 2nci sonucu), hr neden olarak gz nne alnmas bakmndan Tanry anlamak gerekir. Yaratlm Tabiat deyince, Tanrnn tabiatnn zorunluluu, baka deyile sfatlarndan her birinin zorunluluu ile, ya da Tanrda olan ve Tanrsz ne var olabilen ne de tasarlanabilen eyler gibi grlen Tanrnn sfatlarnn btn tavr larnn zorunluluundan km olan her eyi anlyorum.

9) Yaratc tabiat Nature Naturante, Yaratlm tabiat Nature Naturee karldr. Eskiden bu yerde Tabiat-i Ftra ve Tabiat-i Meftre denirdi.

62 ETKA

nerme XXX Fiil halinde sonlu ya da fiil halinde sonsuz olan bir zihin Tanrnn sfat larn ve Tanrnn duygulanlarn kavramal ve baka hibir ey kavrama maldr. Kantlama 6nc aksiyoma gre doru bir fikir objesine uygun olmaldr, yani ken diliinden bilindii gibi, zihinde objektif olarak bulunan ey zorunlu ola rak tabiatta verilmi olmaldr; halbuki tabiatta tek bir cevher yani Tanr vardr (14nc nermenin sonucu); ve Tanrda olanlardan baka (ner me 15), nitekim Tanrda olan ve ayn nermeye gre, Tanrsz ne var olabilen, ne de tasarlanabilenlerden baka duygulanlar yoktur; yle ise fiil halinde sonlu ya da fiil halinde sonsuz bir zihin Tanrnn sfatlarn ve Tanrnn duygulanlarn kavramal ve baka hibir ey kavramamal dr. nerme XXXI ster sonlu ister sonsuz olsun, fiil halinde zihin, nitekim irade, arzu, sevgi, vb. Yaratc Tabiata deil, Yaratlm Tabiata nispet edilmelidir. Kantlama Gerekten zihin deyine biz, kendiliinden bilindii gibi, mutlak Dnceyi deil, fakat yalnz dnmenin herhangi bir tarzn anlyoruz ki, o arzu, sevgi, vb. gibi teki tarzlardan ayrlr ve bunun sonucu olarak (tanm 5), mutlak Dnce yardmyla tasarlanmas gerekir; dncenin ezeli ve sonsuz zn ifade eden Tanrnn bir sfat yardmyla tasarlanmaldr diyorum (nerme 15 ve tanm 6) ve bu o tarzda olmaldr ki bu sfat olmadan o ne var olabilsin ne de tasarlanabilsin ve bu sebepten (29uncu nermenin scoliesi) onun, dnmenin baka tarzlar gibi Yaratc Ta biata deil Yaratlm Tabiata nispet edilmesi gerekir. Scolie Burada fiil halinde bir zihinden sz etmemin sebebi, g halinde, kuvve halinde baka hibir zihni kabul etmeyiim deildir; fakat, her trl kar klktan kanmak iin, bizim en ak olarak algladmz eyden, yani asl bilme etkisinden sz etmeyi istedim, nk o bizim en ak olarak

TANRI HAKKINDA 63

kavradmz eydir. Zira bilme etkisinden daha byk bilgiye gtren hibir eyi bilemeyiz. nerme XXXII radeye hr neden denemez, yalnzca zorunlu neden denebilir. Kantlama Zihin gibi irade de, dncenin bir tavrndan ibarettir; ve bundan dolay (nerme 28) her istek (volition) ancak baka bir gerektirilmi ne denle var olabilir ve bir eser meydana getirilmesi gerektirilmi olabilir, bu neden de yine bir neden tarafndan gerektirilir ve sonsuzca bu byle gider. Eer bir iradenin sonsuz olduu var saylrsa, o da var olmak ve bir eser meydana getirmek iin Tanr tarafndan gerektirilmi olmaldr ve bu Tanrnn mutlak surette sonsuz bir cevher olmas bakmndan deil, fakat dncenin mutlak ve ezeli zn ifade eden bir sfat olmas bakmndandr (nerme 23). yle ise hangi tarzda tasarlanrsa tasarlan sn, sonlu ya da sonsuz bir irade, kendisinin var olmas ve bir eser meyda na getirmesini gerektiren bir neden ister ve bylece (tanm 7), ona hr neden denemez, yalnzca zorunlu ya da zorlama neden denir. nerme sonucu I Buradan u sonu kar ki: 1. Tanr eserlerini irade hrl ile meyda na getiremez. nerme sonucu II Yine buradan u sonu kar ki: 2. rade ve zihin Tanrnn tabiatnda hareket ve sknla ve mutlak olarak varl ve etkisi herhangi bir tarzda gerektirilmi olan btn eylerle ayn mnasebetle bulunmaktadrlar (nerme 29). Zira iradenin de, btn teki eyler gibi, herhangi bir tarz da var olmas ve bir eser meydana getirmesini gerektiren bir nedene ihti yac vardr. Bir irade verilmi olunca, ya da bir zihin verilmi olunca, ondan sonsuzca eyler kt iin, bundan dolay denemez ki Tanr irade hrl ile hareket ediyor; nitekim hareket ve skndan baz eyler k t iin ve bu eserler de saysz olduu iin- Tanr hareket ve skn hrl ile etki yapyor denemez. yle ise, irade tabiatn baka eylerinden ziyade Tanrnn tabiatna ait deildir, fakat onun Tanr ile mnasebeti

64 ETKA

hareket ve sknun Tanr ile mnasebeti gibidir ve onlar tanrsal tabia tn zorunluluuna baldrlar ve var olmalar, bir eser meydana getirme leri onun tarafndan gerektirilmitir. nerme XXXIII eyler Tanr tarafndan meydana getirildikleri tarzdan ve dzenden baka hibir tarzda ve dzende meydana getirilemezler. Kantlama 16nc nermeye gre, her ey verilmi diye varsaylan Tanrnn ta biatndan kar (nerme 16) ve herhangi bir tarzda var olmas ve bir eser meydana getirmesi Tanrnn tabiatnn zorunluluu ile gerektirilmitir (nerme 29). Eer, baka tabiatta eyler var olabilseydi, ya da tabiat d zeni baka olacak gibi bir eser meydana getirmeleri gerektirilebilseydi, o zaman Tanr da baka tabiatta olabilmeliydi ve bundan dolay (nerme 11), bu baka tabiatn da var olmas gerekirdi ve bunun sonucu olarak da iki ya da daha ok Tanr olabilirdi ki, bu da samadr (nerme 14n nerme sonucu I). Bu sebepten dolay eyler olduklarndan baka bir tarzda ve baka bir dzende olamazlar. Scolie Yukarda grdklerimizle, gn ndan daha ak olarak kendilerine zorunsuz denebilecek eylerin mutlak surette bulunmadklarn gster dikten sonra, imdi birka kelime ile zorunsuzdan ne anladm ve nce zorunlu ve imknszdan ne anlamamz gerektiini aklamak isterim. Bir eye, gerek zne nispetle gerekse nedenine nispetle, zorunlu denir. Zira, bir eyin varl ya kendi znden ve tanmndan ya da verilmi bir etker nedenden zorunlu olarak kar. Ayn nedenlerden dolay bir ey imkn szdr; ya gerekten ya z ya tanmnda bir eliiklik bulunur, yahut da bu eyi meydana getirecek tarzda gerektirilmi olan hibir d neden bulun mad iin bu byle olur. imdi bizdeki bilgi eksikliinden baka hibir nedenden dolay bir eye zorunsuz denemez; znde elime olduunu bil mediimiz, ya da kendisi hakknda hibir elimeyi iermediini bildiimiz bir ey nedenler dzenini bilmediimiz iin varln kesin olarak olumla yamasak da, derim ki, byle bir ey bize asla ne zorunlu ne imknsz gibi grnebilir ve bundan dolay da ona zorunsuz ya da mmkn deriz.

TANRI HAKKINDA 65

Scolie II Yukarda geenlerden aka u sonu kar ki, eyler Tanrca stn bir yetkinlikle meydana getirilmitir, nk bu eyler en yksek derece den yetkin olan verilmi bir tabiattan zorunlu olarak karlar. Ve Tanrya bu bakmdan hibir eksiklik isnat edilemez; zira bunu olumlamaya bizi zorlayan onun yetkinliidir. Daha dorusu, biraz aada gstereceim gibi, bunun aksinin olumlanmasndan Tanrnn stn yetkinlii olmad sonucu kar; zira, eer eyler baka bir tarzda meydana getirilmi olsa lard, Tanrya baka bir tabiat, en yksek derecede yetkin Varln gz nne alnmasn ona atfetmeye bizi zorlayan bir tabiattan farkl bir ta biat atfetmek gerekirdi. Fakat phe etmem ki biroklar bu gr tar zn nce sama diye reddederler ve onu incelemeye bile raz olmazlar; ve bunun sebebi yalnzca onlarn Tanrya bizim tanmladmzdan bs btn baka bir hrriyeti vermeye alm olmalardr (tanm 7), yani mutlak iradeyi Tanrya verme alknlklardr. Ve ben hele hi phe etmem ki, bu konuda dnmek ve kantlamalarmn akn vicdanl bir grle incelemek isterlerse, Tanrya atfettikleri bu trl hrriyeti yalnz bo bir ey olarak deil, ayn zamanda bilime byk bir engel olduu iin bsbtn reddederler. 17nci nermenin scoliesinde sylemi olduum eyi burada tekrar etmeye ihtiya yoktur. Bununla birlikte onlarn lehine olarak, yine gstereceim ki, iradenin Tanrnn zne ait olduu kabul edilse bile, eylerin Tanrda yaratlm olduklarndan baka bir tarzda ve baka bir dzende yaratlamayacaklar onun yetkinliinden de pekl kacaktr. Her eyden nce asl kendilerinin kabul ettiklerini, yani var olan her eyin ne ise o olmasnn yalnzca Tanrnn emrine ve yalnz onun iradesine bal olduunu gz nne alacak olursak, bunu gstermek ko lay olacaktr. Gerekten baka trl olsayd, Tanr her eyin nedeni olma yacakt. kinci olarak onlar Tanrnn btn emirlerinin ezelden beri yine Tanr tarafndan yerine getirilmi olduunu kabul ederler. Eer baka trl olsayd Tanrya eksiklik ve kararszlk isnat edilmi olacakt. Ezelde ne zaman, ne nce, ne sonra vardr; yle ise buradan yani srf Tanrnn yetkinliinden, Tanrnn baka bir eyi emredemedii ve asla emretmemi olduu sonucu kar. Fakat diyeceklerdir ki, Tanrnn olduundan baka trl bir lem yapm olduu, ya da ezelden beri tabiat ve onun dzenine dair baka emirler verdii varsayld zaman dahi, bundan dolay Tanr da hibir eksiklik olduu sonucu kmaz. Ben ise, onlar bunu sylerken

66 ETKA

Tanrnn kendi emirlerini ister istemez deitirdiini de kabul ettikleri eklinde cevap veririm. Zira, eer Tanr tabiat hakknda ve onun dzeni hakknda emretmi olduundan baka bir ey emretmi olsayd: yani tabiat konusunda baka bir ey istemi, tasarlam olsayd zorunlu olarak imdiki Zihninden bakas olacakt. Ve eer Tanrya, znden ve yetkinliinden hibir ey deitirmeksizin, baka bir zihin, baka bir irade atfetmeye imkn olsayd, yine de yetkin kalmak zere, yaratlm eyler konusundaki emir lerini imdiki hale hangi sebeple deitirenlesin? Zira, hangi tarzda tasar lanrsa tasarlansn, onun Zihni ve radesi yaratlm eylere taallk eder (aittir), her zaman kendi z ve yetkinlii ile ayn nispettedir. te yandan, benim bildiime gre btn filozoflar Tanrda g halinde zihin olmad , yalnz fiil halinde bir zihin olduu noktasnda uyumaktadrlar; sonra madem ki onun Zihninin ve radesinin kendi znden ayrlmad nok tasnda uyumaktadrlar, yle ise buradan u sonu da kar ki, eer Tan rda fiil halinde baka bir zihin, baka bir irade olsayd, onun z de zo runlu olarak baka olacakt; ve bundan dolay (nce sonulam olduum gibi) eer eyler Tanr tarafndan imdiki halde olduklarndan baka trl meydana getirilmi olsalard, Tanrnn zihni ve iradesi, yani (kabul edildii gibi) z de baka trl olacakt ki, bu da samadr. Sonra madem ki eyler Tanr tarafndan baka hibir tarzda, baka hibir dzende meydana getirilememitir ve madem ki bu nermenin hakikati Tanrnn stn yetkinliinin bir sonucudur (sonurgusudur), Tan rnn fikirlerde bulunan btn yetkinlikle kendi zihnindeki fikre gre btn eyleri yaratmak istememi olmasna hibir sebeple asla kanaat getiremeyeceiz. Buna kar eylerde ne yetkinlik, ne eksiklik olduu ve haklarnda yetkin ve eksik, iyi veya kt denilen eylerin yalnzca Tan rnn iradesine bal bulunduklar eklinde itiraz edilecektir; bundan do lay da eer Tanr istemi olsayd imdiki halde yetkinlik olan eyi ar derecede eksiklik, ya da eksiklik olan eyi ar derecede yetkinlik haline koyabilirdi. Fakat istedii eyin zorunlu olarak fikrine sahip olan Tanrn iradesiyle eyler hakknda sahip olduu fikirden baka bir fikre sahip ola bilmesini aka kabul etmek, (gstermi olduum gibi) byk bir sa malktr. Kendi kantlarn onlara kar evirebilirim ve bu da aadaki ekilde olur. Her ey Tanrnn gcne baldr. eylerin olduklarndan baka trl olabilmeleri iin, zorunlu olarak Tanrnn iradesinin baka trl olmas gerektir; halbuki Tanrnn iradesi olduundan baka trl

TANRI HAKKINDA 67

olamaz (son apaklkla Tanrnn yetkinlikten ktn gstermi olduu muz gibi). yle ise eyler de baka trl olamazlar. Her eyi Tanrsal ilgisiz bir iradeye bal klar ve her eyin onun keyif ve hevesine (bon plaisir) bal olduunu kabul eder. Bu sannn Tanrnn gznde daima iyilik amac olduu halde etki (tesir) ettiini kabul etmeden ibaret baka bir grten daha az hakikatten uzaklatn tasdik ediyorum10. Zira onu savunanlar, Tanrnn dnda Tanrya bal olmayan ilemlerinde Tan rnn kendisine model olarak ald ya da amaca gider gibi kendisine mey lettii bir eyi ortaya koyar grnyorlar. Bu ise Tanry kadere tbi kl maya varr ki, Tanr konusunda bundan daha sama bir ey kabul edile mez, biz ise onun ilk neden, btn eylerin znn ve varlnn biricik nedeni olduunu gstermitik. yle ise bu samal reddetmekle zaman kaybetmeye gerek yoktur. nerme XXXIV Tanrnn gc kendi zdr. Kantlama Gerekten, Tanrnn znn zorunluluunun sonucu olarak, Tanr (nerme 11) kendi kendisinin Nedenidir ve her eyin Nedenidir (nerme 16 ve nerme sonucu 1); o halde her eyi var ve etkin klan ve kendisini var klan Tanrnn gc, onun kendi zdr. nerme XXXV Tanrnn kudretinde olduunu tasarladmz her ey zorunlu olarak vardr. Kantlama Gerekten, Tanrnn kudretinde bulunan her ey znde o tarzda bulunur ki (nceki nerme), onun zorunlu bir sonucudur ve bundan dolay da zorunlu olarak vardr. nerme XXXVI Tabiatndan bir eser kmayan belirli hibir ey yoktur.
10) Olumluyorum. Onaylyorum.

68 ETKA

Kantlama Var olan her ey belirli ve gerektirilmi tarzda Tanrnn tabiatn ve zn ifade eder (25. nermenin sonucu) yani (nerme 34), var olan her ey belirli ve gerektirilmi bir tarzda her eyin Nedeni olan Tanrnn g cn ifade eder; buradan u sonu kar ki, var olan her eyden zorunlu olarak bir eserin kmas gerekir (nerme 16). Zeyl Yukardaki bahislerde Tanrnn tabiatn gelitirdim ve zeliklerinin neler olduunu akladm. Gsterdim ki: O zorunlu olarak vardr. Tektir. Srf kendi tabiatnn zorunluluu ile vardr ve tesir eder (etki yapar). Her eyin hr nedenidir ve u ya da bu tarzda bu byledir. Her ey Tanrdadr ve ona baldr, o derecede ki, onsuz hibir ey var olamaz ve tasarlanamaz. En sonra Tanr her eyi bir irade hrlyle ya da mutlak keyif ve hevesle deil, mutlak tabiatnn yani sonsuz gcnn eseri olarak nce den gerektirmitir. Frsat dtke srasyla kantlamalarmn grlmesine engel olabilecek btn pein-hkmleri sileceim; fakat birok kimselerin, zihninde bazen btn eylerin zincirlenmesini akladm sraya gre kavramalarna engel olacak kadar daha birok pein-hkmler kald iin, onlar burada hatrlat mak ve yeniden doru akln kantaryla onlar tartmak gerektiine inandm. Burada sz etmek istediim pein hkmlerden pek ou bir ilk pein hkmden domaktadr ki, bu pein hkme gre insanlar ortak bir gayenedenler konusunda yayorlar; gerekten, genel olarak kendileri nasl bir gayeye gre hareket ediyorlarsa, btn tabiatn da bir gaye iin etki (ve hareket) ettiini var sayarlar ve Tanrnn btn eyleri insan iin ve insan da kendisi iin, yani taplmak iin yapm olduunu sylerler. nce u noktalar incelemeye girimek isterim: 1 nsanlarn pek ou neden dolay bu pein hkm iinde bylece kalyorlar ve her birinde niin buna balanmak eilimi vardr. 2 Bu pein hkmn yanlln ve 3 Bu pein hkmn lemde iyi ve kt, erdem (sevap) ve gnah, vmek ve yermek, dzen ve karklk, gzellik ve irkinlik ve bu gibi

TANRI HAKKINDA 69

daha biroklar zerinde yaplm olduunu grdmz btn sanlar nasl dourduunu gstermek isterim. Btn bu sanlarn zihnimizin ta biatndan km olduklarn gstermenin yeri buras deildir. Hi kim sece itiraz edilmeyen bir ilkeden, yani btn insanlarn nedenler zerin de tam bir bilgisizliinden doduklar; ve bundan baka hepsinin kendi lerine refahlarn aratan bir itaha sahip olduklar ve bunu duyduklar noktasndan hareket etmek yeter. Buradan u sonu doar ki: 1 nsanlarda kendi iradelerinin, kendi itahlarnn bilinci ve yakn bilgisi olduu iin, kendilerini hr sanyorlar ve bu itahlar kendilerinde meydana getiren ve istemelerine sebep olan nedenleri bilememek yznden, hatta ryalarnda bile, bunu asla dn myorlar. Yine buradan u sonu kar ki: 2 nsanlar hep bir amaca gre, yani itah duyduklar faydal olan eye gre hareket ederler. Onlarn daima srf yaplm eylerin gaye-nedenlerini bilmek iin abalamalar ve bun lar renince artk huzursuzluk iin hibir sebep kalmadndan rahat etmeleri bundan ileri gelir. Hi kimse onlar, bilinmesi meraklarnn btn konusunu meydana getiren gaye-nedenler zerinde aydnlatamad zaman, ilk areleri ken di kendilerine dnmek ve byle bir halde hangi gaye-nedenin onlar gerek tirmi olacan gz nne almaktr, kendi kendilerine ait bu yarglama metodu ile (tabiattan akn olarak11) kendi ruhlarn btn ruhlarn ls yaparlar. Halbuki onlar, gerek kendilerinde, gerek kendi dlarnda meylettikleri rahatla onlar gtrmeye elverili birok aralar bulduklar iin (gr mekte gz, inemekte di, beslenmekte otlar ve hayvanlar, kendilerini aydnlatmakta gne, balklar beslemekte deniz v.s.) btn bu eylerin ve genel olarak btn tabiatn rahat yaamalarn salamaya yarayan ara lar olduunu zannederler. Ayrca bu aralar bulduklarn, fakat kendileri meydana getirmedik lerini bildikleri iin, buradan, onlar kullanmak zere kendilerine tedarik eden baka biri olduuna inanacak bir saik karmlardr. Vakaa da eyleri aralar gibi grdkten sonra onlarn kendi kendilerine yaplm olduu na inanamamlardr. Fakat tedarikine altklar aralardan sonu kar
11) Metinden fazla, Boulainvilliersnin ilavesi.

70 ETKA

mak zere, beer hrriyete sahip btn ihtiyalarna cevap veren kulla nacaklar her eyi yapan tabiatn bir ya da birok idare edicileri olduuna kanaat getirmeye mecbur olmulardr. Baka bir ynden, bu varlk veya bu varlklarn dnme tarz ve zihin leri zerine hibir trl bilgileri olmad iin, ona kendi dnme tarzlar ve zihinlerini yormulardr ve buradan hareket ederek, insanlarn sevgisini ve hediyelerini kendilerine ekmek amacyla, Tanrlarn btn bunlar on larn hizmetine verdiklerini esasl bir hakikat diye ileri srmlerdir. Kendi fikirleri zerinde ve Tanrlarn tabiatn kendi tabiatlaryla karlatrarak hkm yrtmek suretiyle, insanlarn trl dnme tarzlarna, bunca farkl tapnlarna gre tasarladklar ey budur; onlarn hepsi Tanrya en ho grnen tapnma tarzna sahip olduklar ve bundan dolay da Tanrnn ltfunu ve gvencini kazandklar kansndadrlar. O tarzda ki, bu varlk, onlarn her zaman anlamsz arzularn ve doymak bilmez hasis liklerini doyurmak iinde btn tabiat hizmetlerinde kullanmaya hazr idi. Bylece, bu pein-hkm btn zihinlere derin kkler salan yanl inan dourmutur ve buradan insanlarn btn alma glerini gayenedenleri renmeye ve aklamaya balamalar sonucu kmtr. Fakat tabiatn bouna, (yani insan iin elverili olmayan) hibir ey yapmadn gstermeye kalktklar zaman, Tabiatn ve Tanrlarn, in sanlarla ayn hezeyana tutulmu olduklarn gstermeden baka bir ey yapmaz grnyorlar. Ve imdi isterim ki bu sapknlklarn sonucunun ne olduunu fark edesiniz! nsanlarn kendileri iin tabiatta bulduklar bu faydalar arasnda, ken dilerinin rahat yaamasna hizmet eder gzyle bakamayacaklar eylere de rastlamadan geri kalmadlar. Frtnalar, yer depremleri, hastalklar ve buna benzer baka ktlkler bunlardandr ve bu trl vakalara bir se bep bulmak iin btn bunlarn Tanrlarca insanlardan almak iin olduunu, yani bu bahtszlklarn12 ancak insanlarn Tanrlara kt dav randklar ve sanki tapnmalarn ihmal ettikleri zaman onlar kzacak olur larsa meydana geldiini tasarladlar; deney durmadan dinlenmeden bu yanl uslamlamalarn eksikliine kar kendini gsterdii ve gnde mil yonlarca rnekle iyilikler ve ktlkler sofu olanlarla olmayanlarn bana ayn derecede geldii halde, insanlar her zaman inatla kendi pein-hkm
12) Mutsuzluklarn.

TANRI HAKKINDA 71

leri iinde kaldlar: zira nasl kullanlacan mutlak olarak bilmedikleri eyler arasna Tanrlarn bu garip davrann koymak ve onlar ayn za manda hem iyi, hem kt saymak, onlara ilk fikirlerinden vazgemekten ve daha akl edilir bir sistem kurmaktan kolay geldi; bu onlar, Tanrnn hkmlerinin sonsuz derecede insan aklnn kaplam stnde olduunu kural olarak koymaya gtrd. Eer eylerin gaye-nedenlerinde durmak szn onlarn zlerini ve zelliklerini gz nne alan matematik bilimleri insanlara dorunun bilgisine ulamak iin baka bir yol gstermi olma sayd, onlar srekli olarak bilgisizliin karanlklarna gmlm brak mak iin bundan baka eye ihtiya var myd? Matematikten baka, insan lar, bu evrensel pein-hkmlerin boyunduruunu bkmede ve hakikati kefetmede onlara ok yardmlar eden, burada uzun uzadya incelenmesi lzumsuz daha birok yardmclar buldular. Sanrm ki, bu dnceler nceden aklamasna girimi olduum eyi gstermeye yetecektir: Bu da insanlarn hangi sebeple btn tabiatn bir gayeye gre hareket ettiine inanmakta inat ettikleri sorusudur. imdi bu pein-hkmn glnln kantlamak ve tabiatn belirli bir gayeye gre asla hareket etmediini ve tasarlanan btn bu gaye-nedenlerin insan zih ninin srf kuruntularndan ibaret olduunu anlatmak iin ok glk ek meyeceim. Gerekten, hem aklam olduum gibi bu pein-hkmn kk ve ilkesinin ne olduunu gz nne alarak, hem de, XVInc nerme de ve XXXIInci nermenin sonucunda sylediimi hatrlayarak, bu nokta olduka iyi kantlanm bulunacaktr. Alemde her eyin tabiatn ezeli zorunluluu ile ve onun stn yetkinliinin eseriyle olduu ispat edilmek istenirse, btn sylediklerime dikkat ederek de bu kanya varlacaktr. Bununla birlikte burada sylediklerime bir ey katmak isterim; o da bu gaye-nedenler doktrininin tabiat bsbtn ykt ve altst ettiidir. Vakaa bu doktrin gerekten neden olan eser diye alyor. kincisi de udur ki, tabiatta nce gelmesi gereken eyi sonraya koyuyor ve en sonra en stn ve en yetkin olana eksiklik veriyor. Kendi balarna apak olan ilk ikisi zerinde durmakszn, burada ispat etmek istediim bu son noktadr ve ite bakn bunu nasl yapyorum: 21, 22 ve 23nc nermelere gre nedeni dorudan doruya Tanr olan her eser stn olarak yetkindir, o suretle ki bir ey meydana gelmek iin Tanr ile kendi arasnda aral veya orta ne kadar ok nedene muh tasa, o kadar az yetkindir.

72 ETKA

Halbuki, Tanrnn dorudan doruya meydana getirdii eyler onun tarafndan konmu olan bir gayeye ulamas iin yaplm idiyse, bundan u sonu kar ki, Tanrnn meydana getirmi olduu bu eylerin en yetkin leri, phesiz en sonra meydana getirmi olduu eyler olacaktr, zira ncekiler ancak onlar yardmyla meydana getirilmilerdir. Bu noktaya bir de unu kattm ki, bu gaye-nedenler doktrini Tanry yetkinlikten yoksun bir hale koyuyor ve bu fark ediliyor. Zira Tanrnn eilim duyduu bir gayeye gre hareket ettii doruysa, bundan zorunlu olarak u sonu kar ki, Tanr eilim duyduu ve yoksun olduu bir eyi arzu ediyor demektir ve her ne kadar kelmclar (ve metafizikiler) ihti ya veya yoksunluk gayesiyle (finem indigentia) benzeyi ve zmseme gayesini (finem assimilationis) ayryorlarsa da bununla birlikte onlarn hepsi Tanrnn her eyi kendisi iin yapt, yoksa yaratt eyler iin yapma d, nk yaradtan nce gerekten Tanrya ileme ve tesir etmede (agir) gaye hizmetini grebilecek Tanr dnda hibir ey atfedemedikleri noktasnda birleirler; bundan dolay onlar zorunlu olarak, Tanrnn ken dilerine ulamak iin aralar kullanmak istedii ve elde etmeyi arzu ettii birtakm eylerden yoksun olduunu kabul etmek zorundadrlar. Bu mey dandadr. Hele hatrlatmay unutmamalym ki, btn eylere bir gaye- neden vermek yetilerini iln etmek isteyen bu gaye-neden doktrini gden ler varsaylarn (hypothse) kantlamak iin yeni bir akl yrtme, ya da hkm verme tarz tasarladlar: bu da imknszla deil, fakat bilgisizlie irca yolu idi. Bylece bilgisizliin gerekten onlarn sistemlerinde temel olduunu gsterdiler. Diyelim ki bir evin damndan bir kiremit derek bir adamn ban yarsn ve onu ldrsn, onlar size gaye-nedenlerinin sistemiyle bu kiremitin bu adam ldrmek iin dtn kantlayacak lardr; zira en sonra size diyeceklerdir ki, eer bu kiremit gerekten bu adam ldrmek iin Tanrnn iradesiyle dmemise, rastgele (tesadfi) olarak onun dmesi iin bunca artlar nasl bir araya geliyor? Siz onlara cevap vereceksiniz ve sadece lm olan adam sz geen evin dam altndan geerken rzgr estii iin bu ireti olayn olmu olduunu sy leyeceksiniz, fakat onlar bununla kanmayacaklar, o srada niin rzgr estiini ve rzgr estii srada insann niin oradan getiini size sorma da srar edeceklerdir. Ve siz bir gn nce, hava olduka skin olduu srada deniz kabarmaya balad iin rzgr estiini; sz geen insann hayatnn uursuz bir annda oradan getiini, nk bu yolun kendisini

TANRI HAKKINDA 73

bekleyen bir dostuna gitmek iin en ksa yol olduunu sylemekle bundan kurtulmu ve onlarla uyumu olmayacaksnz. Onlar yine kendilerine denizin niin kabarm olduunu ve bu bahtszn neden dostu tarafndan tam o gnde arlm bulunduunu aklamanz iin size yklenecekler dir. Zira onlarn sorular sonsuz olarak uzayacak ve gerekten onlar bu su retle, sizi bilgisizliklerinin dayana olan Tanrnn iradesini ileri srmeye gtrnceye kadar nedenlerin nedenlerini sorarak takip edeceklerdir. Nitekim insan bedeninin yapsn grdkleri zaman budalaca bir hayre te derler ve phesiz o kadar gzel bir dzenlemenin sebeplerini bilme melerinden dolay bu bilgisizlikleri onlar btn bunun asla mekanik ka nunlarna gre yaplm olmadn, tabiatst ya da Tanrya ait bir sana tn eseri olduu sonucunu karmaya gtrr. Bu tabiatst sanat onlara gre btn dzenlemeye o kadar elverilidir ki, bu btnn paralar zarar vermeksizin birbirlerine uygun gelirler. Bylece her kim bir budala gibi hayrete decek yerde, tabiat eylerini bilgince bilmeye kendini verirse, ou kere bir mrik ve dinsiz diye kar lanr ve halkn Tabiat ve Tanrnn yorumlayclar gibi hayranlkla bak t kimseler tarafndan byle olduklar iln edilir. Onlar ok iyi bilirler ki bilgisizlii ykmak budalaca hayreti ykmaktr. Yani onlarn biricik akl yrtme ve otoritelerini koruma amalarn ykmaktr. Fakat bunu bir yana brakalm ve bu gaye-nedenler pein-hkmnden domu olan ga rip sanlar zerine haber verdiim nc noktaya geelim: Meydana gelen her eyin kendileri iin yaplm olduu kansnda ol duktan sonra, insanlar kendileri iin en faydal olduuna hkmettikleri eylere var olanlarn iinde en iyisi gzyle bakmak zorunda kaldlar ve kendilerine en ok ho grnen eylere onlar en yetkin gzyle baktlar; bu da onlar her eyin tabiatn aklamak iddiasnda bulunduklar iyilik- ktlk, dzen-karklk, scak-souk, gzel-irkin fikirlerine ekil ver meye gtrd. Baka ynden kendilerini hr grmeleri suretiyle vme ve yerme, erdem ve dklk (rezillik) fikirlerine ulatlar ki, bunlar insan tabiatndan sz ettiim zaman ilerde uzun uzadya anlatacam. Burada imdilik btn bu iyi-kt, dzen ve karklk vb. fikirleri zerine birka kelime sylemek istiyorum. nsanlar o halde sala yarayan ve Tanrya tapnmaya yardm eden her eye iyilik derler ve bunlarn aksine de ktlk derler ve eylerin ta biatn bilmeyenler hayal glerini akl yerine aldklar iin, eyleri tasarla

74 ETKA

dklar biime gre lemde bir Dzen olduuna kuvvetle inanrlar ve hem kendi tabiatlarn, hem lemin tabiatn bilmedikleri iin, bu tarzda akl yrtrler. Zira eyler, duyular aracl ile tasarlannca hayal gcmzle kolayca kavranacak bir tarzda hazrlanm olduklar zaman ve bundan dolay hayal gcmz bize onlar hatrlatmak kolayln verdii zaman, biz onlarn dzeni olduuna hkmederiz ve tersine hayal gcmz onlar asla kavramad zaman onlarn kt dzenlenmi ya da kark olduk larna hkmederiz. Zaten insanlarn zevki en kolaylkla hayal edebilecekleri eyi semeye gtrd ve (demin sylediim gibi) hayal gleri hafzalarna en kolay kazlan eyler zerine evrildii iin, bundan u sonu kar ki, onlarn da gerekten yaptklar gibi sanki tabiatta bizim hayal gcmzden ba msz gerek ve mutlak bir dzen varm gibi, dzeni karkla tercih ederler. Onlar ayn zamanda Tanrnn her eyi dzenle ve bundan dolay bilmeden yarattn sylerler, Tanrya hayal gc yorarlar. Ancak belki de Tanrnn, hayal gcmze ait ihtiyalar nceden grerek, en kolay hayal edebilecekleri bir biimde her eyi dzenlemi olduunu sylemek isterler ve olabilir ki hayal gcmz ok aan ve bu gerek hafiflii yzn den biroklar onunla karan gsteriler bulunaca eklinde bir itiraz nnde duraklamaya kendilerini brakmayacaklardr. Fakat bu nokta ze rinde yeteri kadar durduk. Bir de hatrlatmak gerekir ki baka btn kavramlarmz hayal gc mzn tavrlarndan, yani hayal gcmzn d objelerden trl tarzda duygulanm olduu biimlerden baka bir ey deildirler. Bununla bir likte bilgisizler onlar eylerin balca sfatlar gibi grrler, nk daha nce sylediimiz gibi, her eyin kendilerine gre yaplm olduuna inanr lar ve bir eyin tabiatnn ancak o eyle duygulanlarna gre iyi ya da kt, salam ya da bozuk olduunu sylerler. (Yani bu eylerin kendile rini duygulandr tarzna gre hkmederler.) Diyelim ki objelerin grme sinirinde uyandrd hareket onlara ho ve salam geliyor, o zaman bunun sebebi olan objeler gzeldir ve tersine bir duyum uyandrdklar zaman irkindir derler: Koklam duyularn okadna ya da gckladna gre bu eylere ho kokulu ya da pis kokulu derler, damaklarna ho ya da ho deil geldiine gre ya tatl ya ac, dokunma duyularna az ya da ok da yandna gre, ya kat, ya yumuak, ya cill, ya serttirler. En sonra iitme duyusuna ait olan her ey onlarda trl adlar alr: Bazen bu bir grl

TANRI HAKKINDA 75

tdr, bazen bir sestir, bazen bir henktir ve bu son nitelik bakmndan insanlarn garabetleri Tanrnn ahenk dedikleri eyden holandna ina nacak kadar ileri gitmitir; hatta gk cisimlerine ait hareketlerin bir henk tekil ettii kansnda olan filozoflar bile olmutur. Btn bunlar ok iyi gsteriyor ki herkes eyler hakknda kendi kafasnn yatknlna (istida dna) gre hkm veriyor ya da daha dorusu herkes kendi hayal gcnn hayaletlerine (fantome) asl gerekler gzyle bakyor. te bunun iin bu mnasebetle sylyorum ki insanlarn hibir ey zerinde anlaamam olmalarna amamaldr; o derece ki sanlar arasndaki ayrlk onlarda phecilii dourmutur; zira insanlarn bedenleri birok noktalarda bir birine uysa bile daha ok noktadan birbirlerinden ayrlrlar ve bundan dolay birinin iyi diye hkmettii bakasna kt grnr. Birinin dzen li bulduu yerde teki karklk bulur (birine ho gelen tekine ho deil gelir) ve geri kalanlar da bunun gibidir. Fakat bu soru zerinde asla geni lemiyorum, nk hem bu eitli sorular genileterek (ex professo) incele menin yeri buras deildir, hem de zaten herkes bunun ne olduunu ken diliinden yeteri kadar bilir. Herkes yle tekrar eder: Ne kadar insan varsa o kadar gr vardr, herkes kendi fikrinde srar eder, kafalar arasn daki farklar damaklar arasndaki farktan daha az deildir. Ve btn bu ataszleri (dicton) insanlarn eyler hakknda ancak kendi beyinlerinin yatknlna gre hkm verdiklerini ve eyleri bilmekten ziyade hayal ettiklerini kantlyor. Eer onlar aka tanm olsalard, kantlar matematik, yani herkesi kendine ekmek gc deil, ikna etmek gc olurdu. Tabiat aklamak iin halkn kulland btn kavramlar hayal gcnn tarzlarndan ibaret olmak ve hibir eyin tabiatn anlatmamakla kalmaz, fakat hayal gcnn kurulu tarzndan doarlar. Onlar phesiz hayal oyunlarndan baka bir ey deildir ve bundan dolay halk bize aslnda eylerin tabiatnn ne oldu unu retmekten ziyade kendi hayalinin yaps ne olduunu retir. Hayal glerinin bu mahsullerinden her birini ifade iin adlar bulduklar ve bu adlar gerekten var olan varlklarm gibi grnd iin, btn bu hayal (fantastik) varlklara, akl varlklar deil; fakat hayal varlklar diyorum; ve bundan dolay byle kaynaklardan bana kar ileri srlebilecek btn itirazlara cevap vermenin g olmadn tasarlamak kolaydr. Diyelim ki, burada yanllar tasvir ettiim kimselerden birou bize u akl yrtmeyi yapyorlar: Eer var olan her ey Tanrnn yetkin tabiat

76 ETKA

nn zorunlu bir sonucu ise, tabiatta bunca yetkinsizlikleri (eksikleri), diye lim bozulup rmeye kadar giden fesatlar, bazen yrei burkan eyler deki irkinlikleri ve arpklklar, karkl, ktl, gnah, vb. niin buluyoruz? Fakat bu iddia daha nce sylemi olduum gibi, kendiliin den reddedilir. Gerekten, eylerin yetkinlii kendi kendileriyle ve kendi tabiatlaryla kaimdir ve eylerin duyularmz zerine ho ya da ho deil olan izlenimler brakmalarna, bize ya faydal ya zararl olmalarna gre kendiliklerinden ya az ya ok yetkin olduklarn dnmek glntr. Tanrnn insanlar neden dolay yalnzca akln klaryla hareket ede cek kadar bilge yaratmam olduunu size soranlara kar, benim bunun onda yetkinliin ilk derecesinden son derecesine kadar her eyi yetkin olarak dourmak iin hibir maddenin eksik olmamasndan, ya da daha doru sylersek, 16nc nermede kantladm gibi, sonsuz bir aklla ta sarlanabilen her eyin meydana gelmesi iin tabiat kanunlarnn yeteri kadar geni ve bol olmasndan ileri geldiim sylemekten baka cevabm yoktur. te iaret etmek istediim pein-hkmler bunlardr. Ayn eit ten daha bakalar varsa biraz ince bak (rflexion13) ve dnce ile bun lardan ifa bulmak kolaydr. BRNC BLMN SONU

13) Reflexion karl dnce demek ok gtr. nk pense ve mditation'la karr. Eskiden teemml denen bu kelimeyi tekilerden iyice ayrmak iin fizikteki anlamna uyarak yansma diye karlayabilirdik. Ancak burada pek az ie yarayacan hesaba katarak ince bak ya da ince dnme diyoruz.

2 Ruhun Tabiat ve Kk zerine

imdi de (zorunlu olarak) Tanrnn ya da ezeli ve sonsuz varln zn den kmas gereken eylerin aklanmasna geiyorum. Bununla birlik te hepsini incelemeyeceim. Zira ilk blmn 16nc nermesinde kantla dk ki onun z sonsuz olduu iin, ondan sonsuz eylerin ve sonsuz tavrlamalarn kmas gerekir. yle ise insan Ruhunun bilgisine ve onun yce mutluluuna sanki elimizden tutup gtrebilecek olanlardan sz etmeye kendimizi verdik. Tanm I Cisim (Beden) deyince, uzaml bir ey olarak grlmesi bakmndan, Tanrnn zn belirli ve gerektirilmi bir tarzda ifade eden tavr anlyo rum. (nerme 25, nerme sonucu). Tanm II Ben bunun, zorunlu olarak varln kurmakszn koyamayacanz ve bu varl ykmakszn kaldramayacanz bir eyin zne ait olduunu sylyorum; ya da o yle bir nesnedir ki, kendisi olmakszn ey var ola mayaca ve tasarlanamayaca gibi, buna karlk eysiz de kendisi var olamaz ve tasarlanamaz.

78 ETKA

Tanm III Fikir deyince, Ruhun dnen bir ey olduu iin tekil ettii bir ruh kavramn anlyorum. Aklama Kavram diyorum, fakat alg demiyorum, nk alg kelimesi Ruhun bir objeden duygulanm olduunu, edilginliini iaret eder, kavramda ise ruhun etkinlii ifade eder gibi grnyor. Tanm IV Upuygun (adquate) fikir deyince, obje ile iliii olmadan kendi bana gz nne alnca doru bir fikrin btn isel (intrinsque) zelikleri ya da adlandrmalar olan fikri anlyorum. Aklama Dsal (extrinsque) olanlarndan, yani fikrin objesine uygunluundan ve mnasebetinden ayrmak iin isel (intrinsque) diyorum. Tanm V Sre (dure) varoluun belirlenmemi (indfini) bir srekliliidir. Aklama Belirlenmemi (indfini) diyorum, nk o var olan eyin tabiatyla veya eyin var olma zorunluluunu kuran fakat onu ortadan kaldrma yan etker nedenle gerektirilemez. Tanm VI Gereklik ve yetkinlik deyince, ayn eyi anlyorum. Tanm VII Tekil eyler deyince, sonlu olan eyleri ve gerektirilmi bir varoluu bulunanlar anlyorum. Eer birok fertler, hep ayn eserin nedeni ola cak surette ayn etkinlikte birleirse, onlarn hepsini o zaman ayn tekil ey gibi sayarm.

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 79

Aksiyom I nsann z zorunlu olarak varoluu kuatmaz, yani Tabiat dzenine gre u veya bu insann var olabilmesi mmkn olduu gibi var olmamas da mmkndr. Aksiyom II nsan dnr. Aksiyom III Sevgi, arzu veya ruhun herhangi baka bir duygulan (affection) gibi dnme tavrlar, ancak sevilen, arzu edilen, bir eyin fikri verilmi ol duu zaman vardr; fakat bir fikir baka hibir dnme tavr olmadan verilmi olabilir. Aksiyom IV Hissediyoruz ki bir beden birok tarzlarda duygulanmtr (affect). Aksiyom V Bedenler ve dnme tavrlarndan baka, hibir tikel eyi duymuyor ve tasarlamyoruz. 13nc nermeden sonraki postulatlara baknz. nerme I Dnce, Tanrnn bir sfatdr, yani Tanr dnen varlktr. Kantlama Tekil dnceler, yani filn veya falan dnce Tanrnn tabiatn belirli ve gerektirilmi bir tarzda ifade eden tavrlardr (nerme sonucu, nerme 25, blm I). Kavram btn tekil dnceleri kucaklayan ve kendisiyle bu dncelerin tasarland bir sfat, yle ise Tanrya aittir (tanm 5, blm I). Bunun iin Dnce Tanrnn ezeli ve sonsuz zn ifade eden sonsuz sfatlarndan biridir (tanm 6, blm I) ; yleyse bu da o demektir ki Tanr dnen bir varlktr. Scolie Bu nerme, bizim dnen sonsuz bir varl tasarlayabilmemiz bak

80 ETKA

mndan da apak grlmektedir; zira dnen bir varlk ne kadar dne bilirse biz onu o kadar gereklii ve yetkinlii var diye tasarlarz; o halde sonsuz eyleri sonsuz tavrlarla dnebilen bir varlk, dnmek zelii sayesinde zorunlu olarak sonsuzdur. Halbuki yalnz dnceye dikkat edince, biz sonsuz bir varlk tasarlarz, Dnce (tanm 4 ve 6, blm I), gstermek istediimiz gibi, Tanrnn sonsuz sfatlarndan biridir. nerme II Uzam Tanrnn bir sfatdr, yani Tanr uzaml varlktr. Kantlama Bu nerme nceki nerme ile ayn tarzda kantlanabilir. nerme III Tanrda znn fikrinden baka, znden zorunlu olarak kan her eyin fikri zorunlu olarak vardr. Kantlama Tanr (nerme I) sonsuz tavrlarla sonsuz eyler dnebilir, ya da ayn anlama gelmek zere (nerme 16, blm I), Tanr kendi znn ve znden zorunlu olarak kan her eyin fikrini kurabilir. Halbuki Tan rnn gcnde olan her ey zorunlu olarak vardr (nerme 35, blm I). yle ise bu fikir zorunlu olarak vardr ve (nerme 15, blm I) yalnz Tanrda var olabilir. Scolie Halk, Tanrnn gc (kuvvesi) deyince, Tanrnn hr radesini ve onun var olan her ey zerindeki radesini anlar. Bundan dolay her eye zorun suz (contingent) gzyle baklr; Tanrda her eyi yok etmek ve her eyi yoklukta uzatmak gcnn var olduu iddia edilir. ou kere Tanrnn gc krallarn gc ile karlatrlr. Ama biz bunu XXXIInci nermenin blm I, 1 ve 2nci sonucunda reddettik (nerme 16. blm I) ve Tan rnn kendisini bilir gibi, yani zorunlu olarak hareket ettiini ve herkesin kabul ettii zere Tanrsal tabiattan zorunlu olarak Tanrnn kendisini bilmesi kt gibi, ayn suretle Tanrsal tabiattan Tanrnn sonsuz tavr laryla sonsuz bir tarzda hareket etmesinin de kacan gsterdik.

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 81

Ondan sonra gsterdik ki (nerme 34, blm I) Tanrnn gc Tan rnn etkin znden baka bir ey deildir. O suretle ki bizim iin Tanry tesir etmiyor gibi tasarlamak var deilmi gibi tasarlamak kadar imkn szdr. Bu akl yrtmeyi daha ileriye gtrmek isteseydim, gsterebilir dim ki halkn Tanrya yorduu (atfettii) bu g yalnzca srf insana ait bir g olmakla kalmaz, ayn zamanda gszl de iine alr. Gstere bilirdim ki, onlar Tanry bir insan haline getirmilerdir, ya da onu insan lara benzer gibi bedenletirmilerdir. Ancak bu kadar sk ayn eyden sz etmek istemiyorum. Yalnzca hep bu konu zerine ilk blmde sylenmi olan eyleri okuyucunun sk sk hatrlamasn rica ederim (16nc nerme den sona kadar). Zira Tanrnn kuvvetini ve gcn hkmdarlarn kuv vesi ve gcyle kartrmaktan iyice kanlmayacak olursa, anlatmak istediim eyin tasarlanmas imknsz olur. nerme IV Kendisinden sonsuz tavrlarla sonsuz eyler kan Tanr fikri, ancak tek bir fikir olabilir. Kantlama Sonsuz zihin1 Tanrnn sfatlar ve duygulanlarndan (affection) baka hibir eyi kavramaz (nerme 30, blm I). Halbuki Tanr tektir (nerme sonucu I, nerme XIV, blm I), o halde kendisinden sonsuz tavrlarla sonsuz eyler kan Tanr fikri ancak tek bir fikir olabilir. nerme V Fikirlerin ekilli (formel) varl baka bir sfat altnda aklanmas bakmndan deil, yalnz dnen varlk gibi grlmesi bakmndan, Tan ry etker-neden diye kabul eder; yani Tanrnn fikirleri ve sfatlar kadar tekil eylerin fikirleri de kendi objelerini veya alglanan eyleri etker- neden olarak kabul etmezler, ama asl Tanry dnen bir varlk olmas bakmndan etker-neden diye kabul ederler. Kantlama Bu sylediklerimiz nerme III ile meydandadr. Gerekten orada kantlyoruz ki Tanr kendi znn ve znden zorunlu olarak kan her
1) Edebiyatta ve dilde idrak kelimesi alg deil zihin (entendement) demektir.

82 ETKA

eyin fikrini, kendi fikrinin objesi olduu iin deil, yalnzca dnen varlk olduu iin tekil edebilir. yle ise fikirlerin ekilli (formel) varl, dnen bir varlk olmas bakmndan Tanry etker-neden gibi kabul eder. Ancak biz bunu da u tarzda kantlyoruz: Fikirlerin ekilli varl dncenin bir tavrdr, bu apak grlr, yani (nerme sonucu, nerme 25, blm I) Tanrnn baka hibir sfa tnn kavramn kuatmayacak bir tarzda (nerme 10, blm I) Tanrnn tabiatn kesin olarak ifade eden bir tavrdr ve bunun sonucu olarak (aksiyom 4, blm I), dnceden baka hibir sfatn eseri deildir. yle ise, dncesinin ekilsel varl Tanry baka bir sfat ile gz nne alnmas bakmndan deil, dnen bir varlk gibi gz nne aln mas bakmndan etker-neden diye kabul eder. nerme VI Herhangi bir sfatn tavrlarnn nedeni, baka bir sfatla grlmesi bakmndan deil, yalnz bu tavrlarn sfat ile grlmesi bakmndan Tan rdr. Kantlama Gerekten herhangi bir sfat kendisi olmayan baka bir sfattan ayr larak kendi bana tasarlanabilir (nerme 10, blm I). yle ise herhan gi bir sfatn tavrlar, kendi sfatlarnn kavramn ierirler, yoksa baka sfatn kavramn iermezler ve bylece (aksiyom 4, blm I) herhangi bir sfatn tavrlarnn nedeni baka bir sfatla grlmesi bakmndan de il, bu tavrlarn sfat olarak grlmesi bakmndan, Tanrdr. nermenin sonucu Buradan u sonu kar ki, dnme fiilinin tavrlar olmayan eylerin ekilli varl, nce eyleri tasarlamas sebebiyle, tanrsal tabiattan k maz; ancak buradan yalnzca u sonu kar ki, tasarlanan eyler kendi sfatlarnda tpk fikirlerin Dnce sfatndan kt gibi ve ayn zorun lulukla karlar ve sonulanrlar. nerme VII Fikirlerin dzen ve balants, eylerin dzen ve balantsnn (con nexion) ayndr.

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 83

Kantlama Bu da aksiyom IV, blm I ile apak grlr. Zira herhangi bir eserin fikri, o eserin nedenine baldr. nermenin sonucu Bundan u sonu kar ki, Tanrnn dnme gc, onun tesir etme iindeki edimli (actuel) gcne eittir. Yani Tanrnn sonsuz tabiatndan ekilsel olarak kan her ey, Tanr fikri ile ayn dzende ve ayn balant ile objektif olarak Tanrdan kar. Scolie Daha ileri gitmeden nce, biraz yukarda sylediimizi, yani sonsuz bir zihince cevherin zn kurmak zere tasarlanabilen her eyin yalnzca tek cevhere ait olduunu ve bunun sonucu olarak, dnen cevherle uzaml cevherin tek ve ayn cevher olduunu (bazen bir bazen baka sfatyla gz nne alnmak zere) hatrlayalm. Nitekim uzamn bir tav r ve bu tavrn fikri, farkl bir tarzda ifade edilmi olan ayn eydir; brani ler Tanrya, Tanrnn zihnine ve Tanr tarafndan tasarlanan eylere tek ve ayn ey gibi baktklar iin onu bir bulut arkasndan grr gibi grmlerdir. Diyelim, Tabiatta var olan bir daire ile var olan bir dairenin fikri -ki bu fikir Tanrda da vardr- trl sfatlarla aklanan tek ve ayn eydir ve bylece, tabiat ister dnce (veya uzam) sfat altnda gz nne alalm, ister herhangi bir sfat altnda gz nne alalm yine orada hep bir ve ayn eylerin balantsn bulacaz, yani hangi bakmdan bakar sak bakalm eylerin aralarnda ayn dzen ve ayn balant olduunu bulacaz. Diyelim ki Tanrnn yalnzca dnen bir ey olmak bakmndan daire fikrinin ve uzaml bir ey olmak bakmndan da dairenin nedeni olduunu sylediim zaman, daire fikrinin ekilli varlnn, yakn-neden olmak zere ancak dncenin baka bir tavr tarafndan tasarlanabile ceim ve baka bir tavrn da bir baka tavr tarafndan ve bylece son suzca tasarlanabileceim sylemekten baka bir ey iddia etmedim; o su retle ki eyler dncenin tavrlamalar gibi gz nne alndklar zaman, btn tabiat dzenini ve nedenler balantsn yalnz dnce sfatyla aklamalyz; nitekim uzamn tavrlamas olarak gz nne alndklar zaman da, btn tabiat dzeni ancak yalnz uzam sfatyla aklanmaldr ve baka sfatlar iin de durum ayndr. Bunun iin Tanr gerekten btn

84 ETKA

eylerin (kendi kendileriyle gz nne alnmak zere) nedenidir, nk o, sfatlarnda sonsuzdur, fakat imdiki halde bu eyleri daha ak bir tarzda aklayamam. nerme VIII Tekil eylerin fikirleri veya tavrlar var olmasalar da, Tanrnn sonsuz fikrinde dahil bulunmaldrlar. Tpk tekil eylerin ekilsel zleri veya tavrlarn Tanrnn sfatlarnda dahil bulunduklar gibi. Kantlama Bu nerme nceki nermenin kantlamasyla apak bilinir. Fakat demin grdmz scolie ile daha da apak anlalm bulunur. nermenin sonucu Buradan u sonu kar ki, tekil eyler ancak Tanrnn sfatlarnda bulunmak zere var olduklar zaman, onlarn objektif varl, yani tekil eylerin fikirleri ancak sonsuz Tanr fikrinin var olmas bakmndan vardr lar; ve tekil eylerin yalnzca Tanrnn sfatlarnda bulunmak zere deil, ayn zamanda srp gitmi olmalar bakmndan da var olduklar sylen dii zaman, bu tekil eylerin fikirleri de byle iinde srp gittikleri sy lenen bir varl ierirler. Scolie Eer birisi bu noktay daha basit aklamak iin bir rnek istemi olsayd, ona burada szn ettiim eyi upuygun izah eden hibir rnek veremeyecektim, nk o verebileceim biricik rnektir. Bununla bir likte elimden geldii kadar bunu aydnlatmaya alacam. Dairenin tabiat yledir ki evresinden izilen ve birbirlerini kesen btn dorular daire paralarnda edeer dikdrtgenler tekil ederler. Dairede o halde birbirlerine eit sonsuz daire paras iftleri2 vardr. Bu nunla birlikte onlardan her birinin, ancak daire var olduu iin var oldu u sylenebilir ve hele bu dikdrtgenlerden herhangi birinin fikrinin ancak daire fikrine dahil bulunduu iin var olduu da sylenebilir. Farz edelim ki bu sonsuz iftlerden (paire) yalnz ikisi yani E. D. var olsun. phesiz
2) Paire de Segment.

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 85

onlarn fikirleri o zaman yalnzca daire fikrine dahil olduklar iin deil, ayn zamanda bu daire paras (segment) iftlerinin varln kuatmalar bakmndan vardrlar; bylece onlar iftlerin baka fikirlerinden ayrlr lar. nerme IX Tanr fiil (alct) halinde var olan tekil bir eyin fikrinin nedenidir, an cak bu sonsuz olmas bakmndan deil, fiilde var olan baka tekil bir eyin baka bir fikriyle duygulanm gibi gz nne alnmas bakmn dandr. Nitekim o da bir ncyle duygulanm olmas bakmndan ne dendir ve bu sonsuzca byle gider. Kantlama Fiilde var olan tekil bir eyin fikri dncenin tekil tavrdr ve baka tavrlardan farkldr (nerme sonucu ve scolie; nerme 8); nitekim (ner me 6) mutlak olarak dnen bir ey deil, ayn zamanda baka bir dn me tavr ile duygulanm gibi grlmesi (nerme 8, blm I) o da baka bir tavrla duygulanm gibi gz nne alnmas bakmndan Tanr onun nedenidir. Ve bu sonsuzca byle gider. Halbuki (nerme 7) fikirlerin dzen ve balants nedenlerin dzen ve balantsnn ayndr: yle ise baka bir fikir veya Tanr tekil bir eyin fikrinin nedenidir. (Baka bir fikirle duygulanm gibi gz nne alnmak zere) ve bundan da bir baka syla duygulanm gibi gz nne alnmak zere sonsuzca bu byle gider. nerme sonucu Herhangi bir fikrin tekil objesinde meydana gelen her ey, srf bu objenin fikrine sahip olmas bakmndan Tanrnn bilgisine girer. Kantlama Herhangi bir fikrin objesinde meydana gelen her eyin fikri yalnz sonsuz olmas bakmndan deil, fakat (nceki nerme) tekil bir eyin baka bir fikirle duygulanm gibi alnmas bakmndan da Tanrda vardr (nerme 3); fakat (nerme 7) fikirlerin dzen ve balants eylerin d zen ve balantsnn ayndr: yle ise herhangi bir tekil objede olan her eyin bilgisi, srf bu objenin fikrine sahip olmas bakmndan Tanrda vardr.

86 ETKA

nerme X Cevherin varl insann zne ait deildir, baka deyile insann eklini meydana getiren bir cevher deildir. Kantlama Gerekten, cevherin varl, zorunla varl kuatr (nerme 7, blm I), o halde eer cevherin varl insann zne ait olsayd, cevherin verilmi olduu varsaylnca, bundan dolay insan da zorunlu olarak verilmi ola cakt (tanm 2) ve bunun sonucu olarak insan zorunlu olarak var olacak t ki bu da samadr (aksiyom I); o halde cevherin varl, vb. Scolie Bu nerme de beinci nerme, blm I ile kantlanmtr ki, orada ayn tabiatta iki cevherin var olamayacaklar gsterilmiti. Madem ki birok insanlar var olabiliyor, yle ise insann eklini meydana getiren cevherin varl deildir. Bu nerme de kendi apakln cevherin baka zeliklerinden karr. nk cevher tabiat bakmndan, sonsuz, deimez ve blnmez vb.dir. nerme sonucu Buradan u sonu kar ki, insann z Tanrnn sfatlarnn baz tavrlamalar zerine kurulmutur. Zira cevherin varl insann zne ait deildir (nceki nerme). yle ise (nerme 15, blm I) cevher Tan rda var olan ve Tanr olmadan var olmayan ve tasarlanmayan bir eydir, baka deyile (nerme sonucu, nerme 25, blm I) belirli ve gerektirilmi bir tarzda Tanrnn tabiatn ifade eden bir duygulan (affection) veya bir tavrdr. Scolie Herkes kabul etmelidir ki, hibir ey Tanrsz var olamaz ve tasarla namaz. Zira herkes kabul eder ki, Tanr gerek zleri gerek varl bakmn dan her eyin biricik nedenidir. Yani Tanr, yalnz dendii gibi, oluuna gre (fieri) eylerin nedeni deildir, ayn zamanda varlna gre de (esse) eylerin nedenidir. Ancak bununla birlikte biroklar derler ki bir eyin var olmasn ve tasarlanmasn gerektiren nesne, o eyin zne aittir ve bunun sonucu olarak da zannederler ki ya Tanrnn tabiat yaratlm

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 87

eylerin zne aittir, ya da yaratlm eyler Tanrsz var olabilirler, ya da tasarlanabilirler; fakat daha kesin olan cihet onlarn kendi kendileriyle uyumamalardr ve ben yle tasavvur ederim ki btn bu yanllklarn nedeni akl yrtme tarzlarna pek az dzen vermi olmalarndan ileri geliyor. Tanrnn tabiat hem bilgi hem tabiat bakmndan nce geldii iin, her eyden evvel yapmalar gerektii gibi, Tanrnn bu tabiatn gz nne alacak yerde, bilgi dzeninde onun en sonra geldiini ve duyu objeleri ad verilen eylerin hepsinden nce geldiini zannettiler. Bura dan, onlarn tabi eyleri gz nne aldklar srada, Tanrsal tabiattan hibir eyi dnmemi olduklar sonucuna varlr ve sonradan, tanrsal tabiat gz nne almaya kalktklar zaman, tabi eylere ait bilgiyi temel lendirmek iin kullanm olduklar ilk varsaymlarndan (fiction) fazla bir ey dnemediler ve bu onlarn tanrsal tabiat bilmelerine asla yardm edemiyordu. yle ise, kendi kendileriyle bu kadar eliik olmalarnda a lacak bir nokta yoktur. Fakat bunu bir yana brakalm. Biricik dileim burada, kendisi olmadan ne var olacak ne tasarlanabilecek nesnenin, bir eyin zne aittir dememekliimin sebebini meydana koymaktr, bu se bep de udur: Tekil eyler Tanrsz ne var olabilirler, ne tasarlanabilirler ve bununla birlikte Tanr bu eylerin zne ait deildir. Fakat ben unun zorunlu sonucu olarak, varln kurmakszn koyamayacanz, o varl yok etmeksizin kaldramayacanz, ya da kendisi olmadan eyin var ola mayaca ve tasarlanamayaca ve tersine, ey olmadan kendisi var olama yan ve tasarlanamayan bir eyin zn meydana getirdiini syledim. nerme XI nsan ruhunun nce fiil (aktel) varln tekil eden ey, fiil (actu) halinde var olan tekil bir eyin fikrinden baka bir ey deildir. Kantlama nsann z (nceki nermenin sonucu) Tanrnn sfatlarnn baz ta vrlaryla yani (aksiyom 2) dnme tavrlaryla (aksiyom 3) kurulmutur. Btn bu tavrlardan (aksiyom III) fikir tabiata ilkidir; bu fikir bilinin ce, tabiata fikrin ilk olduu baka tavrlarn da bu fertte bulunmalar gerekir (aksiyom IV); o halde nsan Ruhunun varln ilk meydana geti ren ey bir fikirdir, bununla birlikte o var olmayan bir eyin fikri deildir. Zira aksi halde (nerme sonucu, nerme VIII) bu fikrin var olduu sy

88 ETKA

lenemez. Bu, o zaman, fiil halinde (actu) var olan bir eyin fikri olacaktr, yoksa sonsuz bir eyin fikri olmayacaktr. Gerekten, sonsuz bir ey (ner me 21 ve 22, blm 1) her zaman zorunlu olarak var olmaldr. Halbuki (aksiyom I) bu samadr; o halde ilk nce insan Ruhunun fiil varln kuran ey, fiil halinde var olan tekil bir eyin fikridir. nerme sonucu Buradan u sonu kar ki, insan Ruhu Tanrnn sonsuz zihninin bir parasdr: ve bundan dolay insan Ruhu filn veya falan eyi kavryor (alglyor) dediimiz zaman, Tanrnn sonsuz olmas bakmndan deil, fakat insan Ruhunun tabiatyla ifade edilmi olmas veya insan Ruhunun zn kurmas bakmndan, Tanrnn filn veya falan fikri olmasndan baka eyi anlamyoruz ve yalnz insan Ruhunun tabiatn meydana getir mesi bakmndan deil, insan Ruhuyla birlikte baka bir eyin fikrine de sahip olmas bakmndan, Tanrnn filn veya falan fikri olduunu syle diimiz zaman, insan Ruhunun bir eyi para halinde ve upuygun olma yarak (inadquate) kavradn sylemi oluruz. Scolie Okuyucular phesiz burada skntya dm bulunacaklar ve onlar durduracak birok eyler akllarna gelecektir; bunun iindir ki ben onlar dan benimle birlikte ar admlarla yrmelerini ve btn eseri okumadk a hibir hkm vermemelerini dilerim. nerme XII nsan Ruhunu meydana getiren fikrin objesinde olacak olan her ey bu Ruh tarafndan kavranmaldr (alglanmaldr) ; baka deyile bir fikir zorunlu olarak orada vardr; yani, insan Ruhunu meydana getiren fikrin objesi bir beden (cisim) ise, bu bedende Ruh tarafndan kavranmayan hibir ey olmayacaktr. Kantlama Gerekten, herhangi bir fikrin objesinde meydana gelen eyler hakkn da, bu objenin fikri ile duygulanm saylmas (nerme IX), yani herhangi bir eyin ruhunu tekil etmesi bakmndan Tanrnn zorunlu bilgisi vardr. O halde Tanr insan ruhunun tabiatn tekil etmesi bakmndan, insan

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 89

Ruhunu meydana getiren fikrin objesinde vuku bulan her eyin bilgisine zorunlu olarak sahiptir, yani (nerme sonucu, nerme 11) bu eyin bilgi si zorunlu olarak Ruhta olacaktr. Yahut, ayn anlama gelmek zere, Ruh bu eyi kavrar. Scolie Bu nerme, grlebilecei gibi, VIInci nermenin scoliesi yardmy la daha besbelli klnmtr ve daha ak anlalmaktadr. nerme XIII nsan Ruhunu tekil eden fikrin objesi, cisimdir (bedendir), yani fiil halinde (actu) var olan uzamn bir tavrndan baka bir ey deildir. Kantlama Eer beden gerekten insan Ruhunun objesi olmasayd, bedenin duygulanlarnn (affection) fikirleri, ruhumuzu tekil etmesi bakmn dan Tanrda var olmayacaklardr (nerme sonucu, nerme 9). (Fakat baka bir eyin ruhunu tekil etmek zere Tanrda var olacaklard), yani (nerme sonucu, nerme 11) bedenin duygulanlarnn (affection) fikir leri Ruhumuzda var olmayacakt. Halbuki (aksiyom 4) bizde bedenin duygulanlarnn fikirleri vardr, o halde insan Ruhunu tekil eden fikrin objesi beden veya fiil halinde var olan cisimdir (actu). Zaten eer Ruhun bedenden baka bir objesi olmu olsayd, peinden bir eser dourmayan hibir ey bulunmad iin (nerme 34, blm I), onun (nerme 11) ruhumuzda bu eserin bir fikrine zorunlu olarak sahip olmas gerekirdi. Halbuki (aksiyom 5) buna ait hibir fikir yoktur; o halde ruhumuzun objesi var olan bedenden ibarettir ve baka bir ey deildir. nerme sonucu Buradan u sonu kar ki insan, can (tin)3 ve tenden ibarettir ve insann teni onun hakkndaki duygumuza uygun olarak vardr.
3) Ruh ve Beden. - Can ve Ten kelimelerini eski tasavvuf edebiyat da kullanyor. Tin, Kgarl Mahmuda gre ruh demekse de bugnk Trkede yoktur. Belki Geist karl kullanlabilir. Spinozada can kelimesini kullannca hayatla karmakta ve onun anladn tam karlamamaktadr. Bunun iin eskisi gibi ruh ve beden kelimelerini devaml olarak kul landk.

90 ETKA

Scolie Sylemi olduklarmzdan, yalnz insan Ruhunun bedenle (tenle) bir leik olduu deil, ayn zamanda canla tenin birliinden ne kastedildii de anlalr. Halbuki eer nce tenimizin tabiatna dair upuygun bir bil gisi yoksa, hi kimse bu birlemeyi upuygun ve seik bir surette bilemez: Zira imdiye kadar gsterdiklerimiz btn tenler iin ortaktr ve yalnz insanlara mahsus deildir ve trl derecelerde de olsa, baka btn canl fertlere de aittir. Gerekten Tanrnn insan teni hakknda nasl fikri var sa, nedeni olduu herhangi bir ey hakknda da zorunlu olarak fikri var dr. Bundan dolay, insan teninin fikri zerine btn sylediimiz, ister istemez, herhangi bir eyin fikri iin anlalm olmaldr. Bununla birlik te objelerin birbirlerinden ayrldklar gibi fikirlerin de birbirlerinden fark etmelerini ve bu fikrin objesinin baka bir fikrin objesinden daha yetkin olmas ve daha ok gerei kavramasna gre, bir fikrin baka bir fikir den daha yetkin olmas ve daha ok gerei kavramasn inkr edemeyiz. Bylece insan ruhuyla baka ruhlar arasndaki fark ve bakalaryla ken di arasndaki yetkinlik derecesini belirtmek iin, sylemi olduumuz gibi, objesinin yani insan teninin tabiatn bilmek zorunludur. Fakat onu bu rada aklayamam ve zaten bu aklama, kantlamak istediim ey iin de zorunlu deildir. Bununla birlikte diyeceim ki, genel olarak bir tende baka tenlerden ziyade birok tenlere ayn zamanda tesir etme ve onlar duyma yetisi varsa onun ruhunun baka ruhlardan ziyade birok eyleri ayn zamanda alg ile kavramaya yetisi var demektir; yine syleyeceim ki, bir tenin etkileri (aksiyonlar) ne derece yalnz kendisine bal ise ve baka tenler etki alannda ona ne derece az yardm ederlerse, onun ruhu da o kadar yetkin olarak kavramaya elverilidir. Buradan, bir ruhun baka ruhlara stnln bilebiliriz, sonradan tenimiz hakknda neden dolay ok bulank (mphem) bir bilgimiz olduunu grebiliriz; yine buradan, ileride karacam baka birok sonular da grlebilir. Bu sebepledir ki, bu noktay daha ok inceleyerek aklamak ve kantlamak gerektii kansna vardm. Ve bunun iin de, genel olarak tenin tabiat zerine bir eyler syleyerek ie balamam zorunludur.

Aksiyom I Btn cisimler hareket veya skn halindedir.

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 91

Aksiyom II Her cisim ya daha hzl ya daha ar hareket eder. Lemma I Cisimler birbirinden hareket veya skn, hzllk veya arlk sebebiyle ayrlrlar, yoksa cevherleriyle ayrlmazlar. Kantlama Bu nermenin ilk ksmn kendi bana apak gryorum. Cisimlerin (tenlerin) cevhere nispetle birbirlerinden ayrlmamalarna gelince, bu da gerek VlIIinci nerme, gerekse Vinci nermenin Iinci blm ile apak grlyor. Nitekim XVinci nermenin scoliesinde sylenmi olan eyler daha ak olarak kantlanmtr. Lemma II Btn cisimler baz eylerde uygundurlar (convenir). Kantlama Gerekten btn cisimler (tenler) ayn ve tek sfatn kavramn kap samalar bakmndan birbirleriyle ilgilidirler (tanm 1); bundan sonra da bazen daha hzl, bazen daha ar hareket edebilmeleri bakmndan ve mutlak olarak sylenirse hareket veya skna elverili olmalar bakmn dan birbirlerine uygundurlar. Lemma III Hareket veya skn halinde bulunan bir cisim, kendisi de hareket veya skn halinde bulunan bir baka cisim tarafndan, o da baka bir cisim tarafndan ve byle sonsuzca hareket veya sknla gerektirilmi olmaldr. Kantlama Cisimler (tanm 1), birbirlerinden hareket veya sknlar dolaysyla ayrlm olan tekil (lemma I) eylerdir. Halbuki (nerme 24, blm I) her cisim baka tekil bir ey, yani (nerme 6) kendisi de hareket veya skn halinde bulunan (aksiyom I) baka bir cisim tarafndan zorunlu olarak hareket veya sknla gerektirilmi olmaldr; yle ise ayn sebeple

92 ETKA

bu cisim baka bir cisim tarafndan, o cisim de bir bakas tarafndan sonsuzca gerektirilmi deilse, hareket veya skn halinde bulunamaz. nerme sonucu Buradan u sonu kar ki, hareket halindeki bir cisim baka bir cisim tarafndan sknda gerektirilinceye kadar hareket eder ve skn halin deki bir cisim baka bir cisim tarafndan hareketi gerektirilinceye kadar skn halinde kalr; bu da kendiliinden anlalr; zira diyelim ki hareket halinde baka cisimlerden ayrarak A cisminin skn halinde olduunu varsaydm zaman, A cisminin sknda olduunu sylemekten baka bir ey yapamam. Sonradan A cismi harekete geecek olursa, bu phesiz skn halinde bulunandan ileri gelemez; zira skn halinde bulunmasn dan baka buradan hibir ey karlamaz. Eer tersine olarak, A cismi hareket halinde varsaylrsa, A cismini ne zaman dnecek olsak, onun iin hareket halinde olduunu sylemekten baka bir ey yapamayz. Son radan A cismi skn halinde bulunsa, bu skn nceden sahip olduu hareketten ileri gelemez; zira bu hareketten, A cisminin hareket halinde olmasndan baka bir ey karlamaz. Bu da A cismine girmi olmayan bir eyden, yani onun sknunu gerektirmi olan bir d nedenden ileri gelir. Aksiyom I Bir cismin baka bir cisimle duygulanm olduu btn tarzlar, hem duygulanm cismin tabiatndan, hem de onu duygulayan cismin tabiatn dan karlar; o suretle ki bir ve ayn cisim, onu hareket ettiren cisimlerin farkllna gre trl tarzlarda hareket etmitir ve buna kar, trl cisim ler tek ve ayn cisim tarafndan ayr ayr tarzlarda hareket ettirilmitir. Aksiyom II Hareket eden bir cisim hareket haline koyamad skn halindeki bir cisme arpt zaman, hareketine devam edebilecek tarzda yanslanm tr ve kendisine rastlanan skn halindeki cismin yzeyiyle tekil ettii yansma hareketinin izgisiyle olan a, ayn yzeyle tekil ettii gelme hareketinin meydana getirdii aya eittir. Sylemi olduumuz ey, birbirlerinden hzlar ve arlklaryla, hare ket ve sknlaryla ayrlan en basit cisimler iin anlalr. imdi bileik cisimlere geelim.

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 93

Tanm Eer ayn byklkte veya farkl byklkte baz cisimler baka cisim lerle o derece skm olsalar ki karlkl olarak birbirlerine dayanm ve tutunmu bulunsalar, ya da (belirli bir ilgiye gre) hareketlerini birbirle rine nakledecek derecede ayn veya farkl hzda hareket etmi olsalar, bu cisimlerin birbirleriyle birlemi olduklarn ve hepsinin birden tek ve ayn cisim, yani cisimlerin birlemesiyle tekilerden ayr, tek ve ayn ferdi tekil ettiklerini syleriz. Aksiyom III Bir ferdin veya bileik bir cismin ksmlarn birbirine dayandran y zeyler ne kadar byk veya ne kadar kkse onlar o kadar g veya o kadar kolay durumlarn deitirebilirler. Ve bunun sonucu olarak bir ferdin baka bir ekil almas o kadar g veya o kadar kolay olabilir. Bundan dolay, paralar byk yzeyler zerinde karlkl olarak birbirle rini tutan ve birbirlerine dayanan cisimlere sert diyeceim; paralar kk yzeylere dayanan cisimlere yumuak diyeceim. Paralar birbirleri ara snda hareket eden cisimlere de sv diyeceim. Lemma IV Eer birok cisimden bileik olan bir cisimden veya fertten baz cisimler ayrlacak ve onlarn yerini ayn sayda ve ayn tabiatta bakalar alacak olursa bu fert, eklinde hibir deiiklik olmakszn, kendi tabiatn nceki gibi saklayacaktr. Kantlama Cisimler gerekten (lemma I) cevherleri bakmndan birbirlerinden ayrlmazlar ve (nceki tanm) ferdin eklini meydana getiren ey, cisimle rin birlemesidir. Halbuki varsayma4 gre bu ekil, cisimde srekli bir deime olsa bile daima ayn kalr. O halde fert gerek cevheri dolaysyla gerekse tavrlar dolaysyla nceki gibi tabiatn koruyacaktr. Lemma V Eer bir ferdi meydana getiren ksmlar, aralarnda nce var olan ayn hareket veya skn orann saklamak zere, ya daha byk ya da daha
4) Hipotez.

94 ETKA

kk olurlarsa, bu fert eklinde hibir deiiklik olmakszn, sahip ol duu tabiat saklayacaktr. Kantlama Bu lemmann kantlanmas nceki lemmann kantlanmasnn ayn dr. Lemma VI Bir ferdi meydana getiren baz cisimler bir yana doru evrilmi olan hareketlerini bu harekette devam edecek ve eskisi gibi birbirleriyle ortak lk edecek tarzda hareketlerini evirmek zorunda kalrlarsa bu fert, ek linde hibir deiiklik olmakszn tabiatn koruyacaktr. Kantlama Bu lemma kendiliinden anlalyor, zira tanma gre, bu ferdin eklini her zaman saklad varsaylmtr. Lemma VII Bundan baka, bu tarzda bileik bir fert, gerek btnlyle hareket etsin, gerek skn halinde bulunsun, gerek u yana gerek bu yana doru hareket etsin, her parann kendi hareketini saklamas ve nce olduu gibi bu hareketi tekilerine tamas artyla, tabiatn korur. Kantlama Bu lemma ferdin tanmyla apak anlalr; IVnc lemmadan nceye baknz. Scolie O halde buradan, bileik bir ferdin yine kendi tabiatn her zaman korumak zere hangi artlarla nasl olup da trl tarzlarda duygulanabi leceim gryoruz. imdiye kadar en basit cisimlerden bileik olup bir birlerinden hareket ve skn, hzllk ve arlk bakmndan ayrlan bir ferdi tasarladk. imdi farkl tabiatta birok fertten, bileik bir bakasn tasarlarsak, onun kendi tabiatn korumak zere, baka birok tarzlarla duygulanabildiim greceiz: Zira paralarndan her biri birok cisimden bileik olduu iin, her para (nceki lemma) tabiatnda hibir deiiklik

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 95

olmakszn, bazen daha ar bazen daha hzl hareket edebilecek ve bunun sonucu olarak hareketlerini bazen daha hzla, bazen daha arlkla baka paralara iletebilecektir. Bu ikinci fertlerden bileik nc bir fert trn tasarlasak, bu n c ferdin eklinde hibir deiiklik olmakszn baka birok tarzlarda duy gulanabileceim greceiz. Ve byle sonsuzca dnecek olursak, btn Tabiat paralarnn, yani btn cisimlerin, bu btnsel ferdin tavrnda hibir deiiklik olmakszn, sonsuz bir tarzda deiiklie urayan tek ve ayn fert olduunu kolaylkla tasarlarz. Eer maksadm burada aktan aa (ex professo) cisimlerden bahsetmek olsayd, bunu uzun uzadya izah eder ve kantlardm; fakat nce syledim ki, baka bir amacm var ve bundan bahsetmenin biricik sebebi, kantlamasna karar verdiim eyi burada sonulamann benim iin kolay olmasdr. Postulat I nsann teni (bedeni), her biri ok bileik olan trl tabiatta birok fertten birleiktir. Postulat II nsan tenini terkip eden fertler arasnda, sv olanlar, yumuak olanlar ve sert olanlar vardr. Postulat III nsan tenini terkip eden fertler ve bunun sonucu olarak asl insan bedeni, d cisimlerden birok tarzlarda duygulanmtr. Postulat IV nsan teninin, korunmak iin, kendisini srekli olarak yeniletiren ve byten birok baka cisimlere ihtiyac vardr. Postulat V nsan teninin sv olan bir ksm, bir d cisim tarafndan ok kere yumuak bir cisme arpacak surette, gerektirildii zaman, bu ksm yze yini deitirir ve bylece onun zerinde kendisini iten d cismin baz izlerini brakr.

96 ETKA

Postulat VI nsan teni d cisimleri pek ok biimlerde hareket ettirebilir ve on lara pek ok tarzlar (biimler) verebilir. nerme XIV nsan ruhu ok eyi alg ile kavramaya elverilidir ve bedeninden faz la birok biimler verebilmeye elverilidir. Kantlama Gerekten insan teni (postulat 3 ve 6) d cisimlerle birok tarzlarda duygulanmtr (ve o d cisimleri birok tarzlarda duygulandrmaya elve rilidir). Halbuki (nerme 12) insan Ruhu insan teninde meydana gelen her eyi algyla kavramaldr; o halde insan Ruhu algyla kavramaya elve rilidir vb... nerme XV nsan Ruhunun ekilli varln kuran fikir basit bir fikir deildir, fakat birok fikirlerden bileik olan bir fikirdir. Kantlama nsan Ruhunun ekilli varln meydana getiren fikir (nerme 13) pek ok sayda fertten bileik olan (postulat 1) ten fikridir. yle ise (nerme sonucu, nerme VlIIin nerme sonucu) teni terkip eden her ferdin fikri zorunlu olarak Tanrdadr; o halde (nerme 7) insan teni nin fikri onu terkip eden pek ok sayda ksmlarn fikirlerinden bileik tir. nerme XVI nsan teninin d cisimlerle herhangi bir tarzda duygulanm olduu fikir, insan teninin tabiat ile d cismin tabiatn kucaklamaldr. Kantlama Gerekten, bir cismin btn duygulan tarzlar, duygulanan cismin tabiatndan ve onu duygulandran cismin tabiatndan kar (aksiyom I. nerme sonucundan sonra lemma 3). Bylece bu tavrlarn fikri (ak siyom IV. Blm I) bu iki cismin fikrini kavrayacaktr; o halde insan

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 97

teninin (bedeninin) bir d cisimle herhangi tarzda duyguland zamanki duygulan fikri insan teninin ve bir d cismin tabiatn kapsar. nerme sonucu I Buradan u sonu kar ki, 1) insan Ruhu kendi bedeninin tabiat ile birlikte birok cisimlerin tabiatn da tasarlar. nerme sonucu II Buradan yine u sonu kar ki, 2) d cisimler hakknda edindiimiz fikirler d cisimlerin tabiatndan ziyade tenimizin halini gsterirler: bu benim ilk ksmn Ekinde birok rnekle aklam olduum eydir. nerme sonucu XVII Eer insan teni (bedeni) bir d cismin tabiatn kuatacak bir tarzda duygulanm ise, insan Ruhu bu d cismi fiil halinde var veya kendisine hazr gibi grecektir: Ta ki beden bu d cismin var olmasna, hazr bulun masna engel olan baka bir duygulanla duygulanm olsun. Kantlama nerme apak grlyor. Zira insan bedeni bu tarzda duygulanm olduka, insan Ruhu (nerme 12), bedenin bu duygulann daima gz nne alacaktr, yani (nceki nerme) d cismin tabiatn kavrayan fiil de verilmi olu tarznn fikrine sahip olacaktr; baka deyile ona engel olmak yle dursun, tersine, d cismin tabiatnn varln ya da hazr bulunmasn gsteren bir fikre sahip olacaktr. Ve bylece (nerme so nucu, nceki nerme) insan Ruhu d cismi fiilde var gibi veya fikrinde hazr gibi grecektir. nerme sonucu Eer insan bedeni d cisimlerle duygulanm ise bu cisimler var ol masa ve hazr bulunmasa bile, ruh onlar hazrm gibi grecektir. Kantlama D cisimler insan bedeninin sv ksmlarnn yumuak ksmlarna arpmalarn gerektirdii zaman, bu yumuak ksmlarn yzeyleri deiir; bu suretle sv ksmlar alk olduklarndan baka tarzda yansrlar ve

98 ETKA

daha sonra da kendiliinden hareketleriyle, yeni yzeylere itildikleri za mankinin ayn yansrlar; bunun sonucu olarak bu suretle yansmaya devam ettikleri zamanda insan bedenini tpk nceki gibi duygulandracaklar ve bu duygulantan Ruh yeniden dnceyi tekil edecektir, yani Ruh d cismi yeniden hazr gibi grecektir ve insan bedeninde sv ksmlar ne zaman kendiliinden hareketleriyle ayn yzeylerle karlasa bu meyda na gelir. Bunun iindir ki, insan bedeninin bir defa duygulanm olduu d cisimler artk var olmad zaman dahi, bedenin bu etkisi tekrar edil dike Ruh onlar hazrm gibi grecektir. Scolie yle ise biz, ou kere olduu gibi, artk var olmayan eyleri nasl olup da hazrm gibi karlayabileceimizi gryoruz. Nitekim bu baka nedenlerden de ileri gelebilir. Fakat (asl nedeniyle ispat etmiim gibi) sylemek istediimi kantlamaya yarayabilecek birisini gstermem bana yeter. Bununla birlikte, hakiki sebepten (raison) ok uzaklam olaca m zannetmiyorum, nk kardm btn postulatlarda hemen de neyle kantlanm olmayan hibir ey bulunmuyor, duygularmzn bize syledii tarzda insan teninin var olduunu gsterdikten sonra artk bu deneyin varlndan phe etmeye hakkmz yoktur (nerme sonucu, nerme 13). Bundan baka, diyelim ki, asl Pierrein ruhunun zn mey dana getiren Pierre fikri ile baka bir insann, diyelim ki Pauln kafasn daki Pierre fikri arasnda ne fark olduunu aka biliyoruz (nceki nerme sonucu ve II. nerme sonucu, nerme 16). Gerekten bu iki fikirden birincisi dorudan doruya Pierrein varlnn zn ifade eder ve Pierre var olduka onun varln kuatr, ikincisi tersine olarak, Pierrein ta biatndan ziyade Paulun teninin halini gsterir. Ve bylece Pauln te ninin hali srp gittike, Paulun ruhu, Pierre var olmasa bile onu var gibi tasarlayacaktr. Fakat kullanlan terimleri kullanmamz iin, bize on larn ekillerini tasvir etmeseler bile, d cisimleri bize hazr gibi tasvir eden insan teninin duygulanlarna eylerin imajlar (hayalleri) diyece iz; ve ruh, eyleri bu tarzda temaa ettii zaman, onu hayal ettiini sy leriz. Burada yanln ne olduunu gstermeye balamak iin, kendi bana gz nne alnan Ruhun glerinde yanllarn bulunmadn ya da ruhun hayal ederken aldanmadn, yalnz bu eyleri varlndan soyutlayan fikri eksik ve onlardan meydana gelen hayalleri (imajlar) hazr gibi gz

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 99

nne almalar bakmndan aldandn fark etmenizi dilerim. Zira eer ruh var olmayan eyleri var gibi hayal ederek ayn zamanda bu eylerin gerekten var olmadklarn bilmi olsayd, bu hayal etme gcne kendi tabiatnn bir eksiklii deil, bir zelii (hassas) gzyle bakacakt; hele bu hayal etme (imaginer) gc yalnz onun tabiatna bal olsa, yani (tanm 7, blm I) ruhun bu hayal etme gc hr olsayd! nerme XVIII Eer insan bedeni iki veya daha ok cisimden ayn zamanda duygulan m bulunsa, ruh bu cisimlerden birini her ne zaman hayal edecek olsa, bakalarn da ayn zamanda tekrar hatrlayacaktr. Kantlama Ruh (nerme sonucu) bir cismi u sebeple hayal eder ki, insan teni, ksmlarndan bazlar bir d cisimle itilmi olduu zaman, bedenin duygu lan tarznda bu d cismin izlerinden duygulanm ve ona hazrlanmtr. Fakat (varsayma gre) cisimde o zaman, ruhun iki cismi ayn zamanda hayal edebilme yatknl vardr; bylece ruh bundan dolay iki cismi ayn zamanda hayal edecektir ve onlardan birini hayal ettii zaman he men tekini de hatrlayacaktr. Scolie Buradan biz kolaylkla belleme gcnn (hafzann) ne olduunu tasar larz. Gerekten o, insan teninin dnda olan objelerin tabiatn kavrayan bir fikirler zincirlenmesinden baka bir ey deildir ve bu zincirlenme insan teninin duygulanlarnn dzenine gre ruhta meydana gelir. lk olarak diyorum ki, insan bedeni dndaki eylerin tabiatn kuatan yalnz bu fikirler zincirlenmesidir, yoksa bu eylerin tabiatn izah eden fikirler deildir. Zira bunlar, gerekte, (nerme 16) hem kendi tabiatn, hem d cisimlerin tabiatn kuatan insan bedeninin duygulanna ait fikirlerdir. kinci olarak diyorum ki, bu zincirlenme ruhun objeleri ilk nedenle riyle kavramalarna yarayan zihin dzenine gre (gerekleen fikirlerin zincirlenmesinden onlar ayrmak maksadyla, insan bedeninin duygulan larnn sras ve dzenlenmesine gre) meydana gelir, yle bir zincirlenme ki, ruhun eyleri ilk nedenleriyle alglamasn salar ve btn insanlarda

100 ETKA

ayndr. Yine bu yzden ruhun niin bu suretle bir eyin dncesinden hemen birincisiyle hibir benzeyii olmayan baka bir dnceye getii ni, aka biliyoruz. Diyelim ki, bir Romal pomum kelimesinin dnce sinden bu heceli sesle hi benzeyii olmayan bir yemiin dncesine geer. Romalnn bedeninin, ou kere, ikisinden de duygulanm ol masndan baka, onlar arasnda ortak hibir ey yoktur. Yani ayn kimse yemii grm olduu gibi, ou kere pomum kelimesini iitmitir. Byle ce alkanlk her birinin bedeninde eylerin hayallerini dzenlediine gre, onlardan her biri bir dnceden baka bir dnceye geer. rnein, kumda bir atn izlerini gren bir asker at dncesinden hemen bir atl dncesine ve buradan da sava dncesine geecektir. Bir kyl ise, tersine, bir at dncesinden bir saban, bir tarla vb. dncelerine gee cektir; bylece her biri eylerin hayallerini u ya da bu tarzda birletirmeye alm olduuna gre, ayn dnceden u ya da bu dnceye geecek tir. nerme XIX nsan ruhu asl insan bedenini bilmez ve onun var olduunu ancak bedenin duyguland duygulanlarn fikirleri ile bilir. Kantlama nsan ruhu, geri, her tekil eyin baka bir fikrinden duygulanm saylmas bakmndan, Tanrdan olan (nerme 9) insan bedeninin fikri veya bilgisidir (nerme 13), yahut (nerme 4) insan bedeni srekli ola rak byyp gelien ok byk sayda cisimlere muhta olduu iin ve fikirlerin dzen ve balants eylerin dzen ve balantsnn ayn olduu iin (nerme 7), ok byk sayda tikel eylerin fikirlerinden duygulanm saylmalar bakmndan bu fikir Tanrda olacaktr. O halde Tanr, insan ruhunun tabiatn tekil ettii iin deil, ok byk sayda baka fikirler den duygulanmas bakmndan insan bedeninin fikrine sahiptir veya in san bedenini bilir. Yani (11inci nermenin nerme sonucu) insan ruhu, insan bedenini bilmez, fakat bedenin duygulan fikirleri, insan ruhunun tabiatn meydana getirmesi bakmndan Tanrdadr, baka deyile, Ruh bu duygulanlar alglar (nerme 12) ve bunun sonucu olarak asl insan bedenini alglar (nerme 6) ve onu fiil halinde varm gibi alglar (ner me 17); yalnz bu bakmdan insan ruhu asl insan bedenini alglar.

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 1 01

nerme XX nsan Ruhu hakknda Tanrnn bir fikri veya bilgisi vardr ki; bu fikir veya bilgi, insan Bedeninin fikri veya bilgisiyle ayn tarzda Tanrya bal dr ve ona nispet edilir. Kantlama Dnce Tanrnn bir sfatdr (nerme I) ve bylece (nerme 3) ge rek kendi bana, gerek btn duygulanlaryla ve insan Ruhundan do lay da (nerme 11) bir fikir Tanrda verilmi olmaldr. kincisi, bu fikrin varoluu veya Ruhun bilgisi, sonsuz olmas bakmndan deil, fakat tekil bir eyin baka bir fikriyle duygulanm olmas bakmndan, Tanrdan kmaldr (nerme 9). Fakat fikirlerin dzen ve balants eylerin d zen ve balantsnn ayndr (nerme 7), o halde insan Ruhu hakkndaki bu fikir veya bilgi, Beden hakkndaki fikir veya bilgi ile ayn tarzda Tan rya baldr ve Tanrya nispet edilmitir. nerme XXI Asl Ruh bedenle nasl birlemise, bu Ruh fikri de ruhla ayn suretle birlemitir. Kantlama u sonucu kardk ki (nerme 12 ve 13) Ruh Bedenle, (can tenle) birlemitir, nk beden ruhun objesidir ve bundan dolay ayn sebep ten, Ruh fikri, kendi objesiyle birlemelidir, tpk Ruhun Bedenle birlemi olduu gibi asl Ruhla birlemi olmaldr. Scolie nerme 7nin scoliesinde sylediim ey vastasyla bu nerme ok daha ak anlalr; gerekten biz orada gstermitik ki, Beden fikri ve asl Beden, yani (nerme 13) can ve ten, bazen dnce sfatyla tasarla nan, bazen uzam sfatyla grlen yalnz ve ayn ferttir. Nitekim Ruh ve Ruh fikri tek ve ayn sfat iinde, yani Dnce sfat iinde tasarlanan tek ve ayn eyden ibarettir. Diyorum ki, Ruh fikrinin varl ve asl Ruhun varl ayn dnme gcnn ayn zorunluluu ile Tanrdadrlar. Zira, gerekten Ruh fikri, yani fikrin fikri, obje ile hibir mnasebeti olmayan dnmenin bir tavr gibi grlmesi bakmndan fikrin eklinden baka

102 ETKA

bir ey deildir; nitekim bir eyi bilen bir kimse bundan dolay onu bildi ini biliyor ve ayn zamanda bildiini bildiini biliyor ve bu sonsuzca by le gider; fakat bundan daha ileride bahsedeceiz. nerme XXII nsan Ruhu yalnz Bedenin duygulanlarn deil, ayn zamanda bu duygulanlarn fikirlerini de alglar. Kantlama Duygulanlarn fikirlerinin fikirleri, duygulanlarn fikirleriyle ayn tarzda Tanrdan karlar ve Tanrya nispet edilirler, bu da yukardaki 20nci nerme gibi kantlanr. Halbuki beden duygulanlarnn fikirleri insan Ruhundadr (nerme 12) yani (nerme sonucu, nerme 11) nsan Ruhunun zn meydana getirmeleri bakmndan Tanrdadr. yle ise bu fikirlerin fikirleri, insan Ruhunun bilgisine veya fikrine sahip olmak bakmndan Tanrda vardr, yani (nerme 21) bu sebeple yalnz Bedenin duygulanlarndan deil, bu duygulanlarn fikirlerini de kavrayan in san Ruhunda var olacaklardr. nerme XXIII Ruh, kendi kendisini ancak Bedenin duygulanlarnn fikirlerini ka vramas bakmndan bilir. Kantlama Ruhun fikri veya bilgisi (nerme 20) Beden fikri veya bilgisiyle ayn tarzda Tanrdan kar ve Tanrya nispet edilmitir. Madem ki, imdi (ner me 19) insan Ruhu yalnz asl insan Bedenini biliyor; yani (nerme 11in nerme sonucu) madem ki insan Bedeninin bilgisi (Tanrnn insan Ruhu nun tabiatn tekil etmesi bakmndan) Tanrya nispet edilmiyor; o halde Ruh bilgisi, insan Ruhunun zn meydana getirmesi bakmndan Tanrya nispet edilmez ve bylece (nerme sonucu, nerme 11) insan Ruhu bu anlamda kendi kendisini bilmez. Bundan baka, Bedenin duygulanm olduu duygulanlarn fikirleri asl insan Bedeninin tabiatn kuatrlar, (nerme sonucu, nerme 16) yani (nerme 13) Ruhun tabiatyla uyuur lar; o halde bu fikirlerin bilgisi zorunlu olarak Ruh bilgisini kuatr. Fakat

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 1 03

(nceki nerme) bu fikirlerin bilgisi insan ruhundadr; yle ise Ruh kendi kendisini ancak bu yolda bilir. nerme XXIV nsan Ruhu insan Bedenini terkip eden paralara ait upuygun (adquat) bilgiyi kuatmaz. Kantlama nsan Bedenini terkip eden paralar, insan Bedeni ile hibir ilgisi olma yan fertler gibi, gz nne alnabilmeleri bakmndan deil, hareketlerini ancak gerektirilmi bir tarzda birbirlerine ulatrmalar bakmndan Be denin zne aittirler (lemma 3ten sonra gelen tanm). Gerekten, insan Bedeninin ksmlar (postulat I), yle birtakm birleik fertlerdir ki, bu fertlerin paralar tabiat ve eklini bozmakszn insan Bedeninden ayr labilir, (aksiyom 1, lemma 3ten sonra), bundan dolay (nerme 3) her parann fikri veya bilgisi, bu para tabiat bakmndan nce gelen tekil bir eyin baka bir fikriyle duygulanm olarak grlmesi (nerme 9) bakmndan Tanrda var olacaktr (nerme 7). nsan Bedenini terkip eden her ksm iin de ayn eyi sylemek gerekir. Bylece insan Bedeni ni terkip eden her ksmn bilgisi yalnz insan Bedeni hakknda fikri ol mas, yani (nerme 13) insan Ruhunun tabiatn kurmas bakmndan deil, tikel eylerin birok fikirleriyle duygulanm olmas bakmndan Tanrda bulunmaktadr. yle ise (nerme sonucu, nerme 11) insan Ruhu insan Bedenini terkip eden ksmlarn upuygun bilgisini kuatmaz. nerme XXV nsan Bedenine ait herhangi bir duygulann fikri d cisme ait upuy gun bilgiyi kuatmaz. Kantlama Gsterdik ki insan Bedenine ait bir duygulann fikri, d cismin in san Bedenini herhangi bir tarzda gerektirmesi bakmndan bu d cismin tabiatn kuatr (nerme 16). Halbuki d cismin insan Bedenine bal olmayan bir fert olmas bakmndan bu d cismin bilgisi, ya da fikri Tan rdadr. Tanr, baka bir eyin fikrinden duygulanm gibi grlmesi bakmndan bu fikir tabiata d cisimden ncedir (nerme 7). O halde

104 ETKA

d cisme ait upuygun bilgi, insan Bedeninin duygulanlarnn fikrine sahip olmas bakmndan Tanrda deildir; ayn anlama gelmek zere, insan Bedenine ait duygulann fikri d cisim hakkndaki uygun bilgiyi kuatmaz. nerme XXVI Ruh, fiil halinde var olmas bakmndan bir d cismi, ancak kendi Bedenini duygulanlarna ait fikirlerle kavrar. Kantlama Eer insan Bedeni bir d cisimle hibir tarzda duygulanm deilse, o halde (nerme 7) insan Bedeninin fikri (nerme 12) yani insan Ruhu bu cismin varl fikriyle hibir surette duygulanmamtr, ya da insan Ruhu hibir suretle bu d cismin varln kavramaz. O halde (nerme 16 ve nerme sonucu), insan Bedeninin herhangi bir tarzda bir d cisimle duy gulanm olmas bakmndan, insan Ruhu d cismi kavrar. nerme sonucu insan Ruhu, d cismi hayal etmesi bakmndan, bu cisme dair upuy gun bir bilgiye sahip deildir. Kantlama nsan Ruhu d cisimleri kendi Bedeninin duygulanlarnn fikirle riyle gz nne ald zaman, biz, o hayal ediyor, diyoruz (scolie, nerme 17). Halbuki insan Ruhu d cisimleri ancak kendi Bedeninin duygula nlarnn fikirleri yardmyla, fiilde var gibi hayal edebilir (nceki ner me) ; o halde (nerme 25) insan Ruhunun bu cisimleri hayal etmesi ba kmndan d cisimlere ait upuygun bilgisi yoktur. nerme XXVII nsan Bedenine ait herhangi bir duygulann fikri, insan Bedeni hak knda upuygun bilgiyi kavramaz. Kantlama nsan Bedeninin herhangi duygulanna ait her fikir, bu Bedeninin belirli bir tarzda duygulanm gibi grnmesi bakmndan, insan Bedeni

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 1 05

nin tabiatn kuatr, fakat insan Bedeninin baka birok tarzlarda duygu lanm olabilen bir fert olmas bakmndan, onun fikri vb... (25inci ner menin kantlanmasna bkz.). nerme XXVIII nsan Bedeninin duygulanlarnn fikirleri, yalnz insan Ruhuna nis pet edilirse, ak ve seik deil, fakat karktrlar (bulanktrlar). Kantlama nsan Bedeninin duygulanlarnn fikirleri, gerek d cisimlerin tabiat n gerekse asl insan Bedeninin tabiatn gerekten kuatr (nerme 16) ve yalnz insan Bedeninin tabiatn deil, ksmlarnn tabiatn da kuat mas gerekir: Zira (postulat 3) duygulanlar insan Bedenine ait ksm larn ve bunun sonucu olarak btn Bedenin duygulanm olduu olu tarzlardr. Fakat (nerme 24 ve 25) d cisimlere ait upuygun bilgi, nite kim insan Bedeninin ksmlarna ait upuygun bilgi, insan Ruhundan duy gulanm gibi grld iin deil, baka fikirlerden duygulanm diye alnd iin Tanrdadr: o halde ancak insan Ruhuna nispet edilen duy gulanlarn fikirleri ncllerden kan sonular gibidir, yani aka grl d gibi, kark fikirlerdir. Scolie Yalnz bana gz nne alnd zaman insan Ruhunun tabiatn kuran fikrin ak ve seik olmad kantlanmtr; nitekim insan Ruhunun fikri ve Bedeninin duygulanlarnn fikirlerinin fikirleri, yalnz Ruha nispet edilmeleri bakmndan ak ve seik olmadklar da, kolayca grlecei zere, kantlanmtr. nerme XXIX nsan Bedenine ait herhangi bir duygulann fikrinin fikri insan Ruhu na ait upuygun bilgiyi kuatmaz. Kantlama Gerekten insan Bedeninin duygulannn fikri (nerme 27) insan Bedeninin upuygun bilgisini kuatmaz, ya da onun tabiatn upuygun tarz da ifade etmez, yani (nerme 13) Ruhun tabiatyla upuygun bir bilgisi

1 0 6 ETKA

yoktur; bunun sonucu olarak (aksiyom 6, blm I), bu fikrin fikri Ruhun tabiatn upuygun bir tarzda ifade etmez veya Ruhun upuygun bilgisini kuatmaz. nerme sonucu Buradan u sonu kar ki, insan Ruhu tabiatn ortak dzenine gre eyleri her kavraynda ne kendisi, ne Bedeni, ne de d cisimler hakkn da upuygun bir bilgiye sahiptir. Fakat onun ancak bulank ve eksik bir bilgisi vardr. Gerekten, insan Ruhu kendi kendisini ancak Bedenin duygulanlarnn fikirlerini kavramas bakmndan bilir (nerme 23). Hal buki (nerme 19) insan Ruhu kendi Bedenini ancak duygulanlarn fikir leri ile kavrar, ya da yalnz onlarla (nerme 26) d cisimleri (de) kavrar; yleyse insan Ruhu fikirlerine sahip olmas bakmndan ne kendisi iin (nerme 29) ne kendi Bedeni iin (nerme 27), ne de d cisimler iin (nerme 25) asla upuygun bir bilgiye sahip deildir. Fakat yalnz bulank ve eksik bir bilgisi vardr (nerme 28). Scolie Aka sylyorum ki, tabiatn ortak dzeninde objeleri kavradka, yani birok eyin ayn zamanda temaa edilmesi suretiyle onlarn aralarn daki farklar, ilgileri ve kartlklar anlamak iin gerektii zamanlar deil de, eylerin rastgele (tesadfi) karlamasyla u veya bu objenin temaas iin dardan gerektirildii zamanlar; insan Ruhunun hem kendisi hem Beden, hem de d cisimler iin ancak bulank ve eksik bir bilgisi vardr. Gerekten Ruh ya bu ya baka bir tarzda iinden yatkn bulunduu zaman lar, eyleri -birazdan gstereceim gibi - ak ve seik bir tarzda temaa eder. nerme XXX Bedenimizin sresine dair ancak ok upuygun olmayan (inadquate) bir bilgimiz olabilir. Kantlama Bedenimizin sresi kendi zne (aksiyom I) ya da Tanrnn mutlak tabiatna (nerme 21, blm I) bal deildir, fakat (nerme 28, blm I) yle birtakm nedenlerle var olmalar ve etki yapmalar gerektirilmitir

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 1 0 7

ki, bunlarn da var olmalar ve etki yapmalar kesin ve gerektirilmi bir biimde baka nedenlerle gerektirilmitir ve bu sonsuzca byle gider. O halde Bedenimizin sresi tabiatn ortak dzenine ve eylerin yaplna baldr. eylerin kurulu tarzlarna gelince, Tanrnn yalnz insan Bede ni iin bir fikre sahip olmas bakmndan deil, fakat her eyi iin fikirleri olmas bakmndan, bu hususta upuygun bilgisi vardr. O halde, Bedenimi zin sresi hakkndaki bilgi, eer yalnzca Ruhun tabiatn kurmas bakmn dan gz nne alnrsa, ok upuygun olmayan bir tarzda Tanrdadr, yani (nerme sonucu, nerme 2) bu bilgi son derece upuygun olmayan bir tarzda Ruhumuzda bulunmaktadr. nerme XXXI Dmzda bulunan tekil eylerin sresine dair ancak son derece upuy gun olmayan bir bilgiye sahip olabiliriz. Kantlama Gerekten, tekil ey insan Bedeni gibi belirli ve gerektirilmi bir biim de var olmak ve etki yapmak iin baka bir tekil ey tarafndan, o da bir bakas tarafndan, bu suretle sonsuzca giderek gerektirilmi olmaldr (nerme 28, blm I). Halbuki (nceki nermede) tekil eylerde ortak olan zelik (hassa) yardmyla kantladmz gibi, kendi Bedenimiz ze rine ancak son derece upuygun olmayan bir bilgiye sahip olduumuz iin, yle ise tekil eylerin sresi iinden ayn eyi, yani bu hususta son derece upuygun olmayan bir bilgiye sahip olabileceimiz sonucunu karmamz gerekir. nerme sonucu Buradan u sonu kar ki, btn tikel eyler zorunsuzdur (contingent) ve bozulmaya elverilidir, zira onlarn srelerine dair hibir upuygun bil giye sahip olamayz (nceki nerme) ve bizim eylerin zorunsuzluu, olum sall (contingence) ve bozulma imkn deyince anlamamz gereken ey budur, (scolie 1, nerme 33, blm I) zira (nerme 29, blm I) bundan baka zorunsuz hibir ey yoktur. nerme XXXII Btn fikirler Tanrya nispet edilmeleri bakmndan dorudurlar.

1 0 8 ETKA

Kantlama Gerekten Tanrda bulunan btn fikirler objelerine tam uygundur lar (nerme sonucu; nerme 7). O halde (aksiyom 6, blm I) btn fikirler Tanrya nispet edilmeleri bakmndan dorudurlar. nerme XXXIII Fikirlere, yanl dedirtebilecek onlarda pozitif hibir taraf yoktur. Kantlama Bu nermeyi inkr ederseniz, eer kabilse hatann, yani yanlln eklini meydana getiren dnmenin pozitif bir tavrn tasarlaynz. Bu dnme tavr Tanrda olamaz, (nceki nerme) ve Tanrnn dnda ise hibir ey ne var olabilir ne tasarlanabilir (nerme 15, blm I), o halde fikirlere yanl dememize sebep olacak pozitif hibir cihet yoktur. nerme XXXIV Bizde mutlak olan, yani upuygun ve yetkin olan her fikir dorudur. Kantlama Bizde upuygun ve yetkin bir fikrin bulunduunu sylediimiz zaman, Ruhumuzun zn meydana getirmesi bakmndan Tanrnn upuygun ve yetkin bir fikre sahip olmasndan baka bir ey sylemi olmayz (nerme sonucu, nerme 11) ve bunun sonucu olarak (nerme 32) byle bir fikrin doru olduundan baka bir ey sylemi olmayz. nerme XXXV Yanllk ve hata, upuygun olmayan ya da eksik ve bulank fikirleri olan bilgi yokluundan ya da eksikliinden ibarettir. Kantlama Fikirlerde yanllk eklini meydana getiren pozitif hibir cihet yoktur (nerme 33). O yanllk mutlak bilgi yoksunluundan ibaret deildir; zira aldanabilen ve aldatlabilen Bedenler deil, Ruhlardr; o hele mutlak bil gisizlikten de ibaret deildir; zira bilmemek ve yanlmak farkl eylerdir. yle ise o, eylerin upuygun olmayan bilgisinden, yani upuygun olmayan ve kark fikirleri iine alan bir bilgi yoksunluundan ibarettir.

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 1 0 9

Scolie Bu ksmn (nerme 17) scoliesinde, yanlmann nasl bilgi yoksunlu undan ibaret olduunu akladm; fakat bunu daha iyi aklamak iin aadaki u rnei vereceim. nsanlar hr olduklarn zannederek aldanyorlar: Bu san yalnz ha reketlerinin (aksiyonlarnn) uuruna sahip olmalar ve onlar gerektiren (belirleten) nedenleri bilmemelerinden ileri geliyor. O halde hrlkleri nin fikri ancak aksiyonlarnn hibir nedenini bilmemeleri zerine da yanmaktadr. Zira insani etkilerin (aksiyonlarn) iradeye bal olduunu syledikleri zaman, bu szleri, karlnda hibir fikir bulunmayan keli melerden ibarettir. nk onlar iradenin ne olduunu ve Bedeni nasl harekete getirdiini bilmiyorlar; daha ok iddias olanlar ve Ruha dura cak ve oturacak bir yer kuranlar kendileriyle alay ettiriyorlar ve nefrete sebep oluyorlar. Nitekim gnee baktmz zaman, onun bizden 200 ayak uzaklkta olduunu hayal ederiz ve bu yanlma yalnz bu hayal gc ile kaim deildir. Fakat ayn zamanda onu byle hayal ettiimiz srada hakik uzakln ve bu hayal gcnn nedenini bilmememizden ileri gelmekte dir. Geri sonradan onun dnyadan 600 arz veya diyametreden daha fazla uzaklkta olduunu kabul ediyorsak da bununla birlikte onu her zaman daha yakn diye hayal ediyorduk. Zira gnein gerek uzakln bilmediimiz iin deil, Bedenimizin onunla duygulanm olmas bakmn dan gnein z Bedenimizin duygulann kavrad iin gnei bu ka dar yakn diye hayal ediyorduk. nerme XXXVI Upuygun olmayan, bulank olan fikirler de zorunlu olarak upuygun (veya) ak ve seik fikirler kadar objelerinin tabiatna baldrlar (on lardan karlar). Kantlama Btn fikirler Tanrdadr (nerme 15, blm I) ve Tanrya nispet edilmeleri bakmndan (nerme 32) doru ve upuygundurlar, (nerme sonucu, nerme 7); bundan dolay ancak herhangi bir eyin tekil ruhuna nispet edilmeleri bakmndan upuygun olmayan ve bulank olan fikirler vardr (nerme 24 ve 28). yle ise upuygun olmayan ve bulank olan fikirler de (nerme sonucu, nerme 6) upuygun, ak ve seik fikirler

1 1 O ETKA
kadar ve ayn zorunlulukla kendi objelerinin tabiatna baldrlar (veya onlardan karlar). nerme XXXVII Btn eylerde ortak olan (lemma II) ve btnde olduu kadar para da da bulunan ey, hibir tekil eyin zn meydana getirmez. Kantlama Eer bu nermeyi inkr ederseniz, mmknse btnde ortak olann tekil bir eyin zn, diyelim Bnin zn kurup kurmadn tasarlaynz. O halde (tanm II) bu, B olmadan ne var olabilir, ne tasarlanabilir. Hal buki bu varsayma aykrdr; yle ise o Bnin zne ait olmad gibi hi bir tekil eyin de zn meydana getirmez. nerme XXXVIII Her eyde ortak olan ve btn olduu kadar parada da bulunan ey ancak upuygun bir tarzda tasarlanabilir. Kantlama A btn cisimlerde ortak olan ve btnde olduu kadar her cismin paralarnda da bulunan bir ey olsun. Ann upuygun bir tarzda tasarla nabileceim sylyorum. Gerekten A fikri (nerme sonucu, nerme 7) zorunlu olarak Tanrda yalnz insan Bedeninin fikrine sahip olduu iin deil, ayn zamanda Beden duygulanlarnn fikirlerine de sahip olmas bakmndan upuygun olacaktr ki bu fikirler (nerme 16, 25 ve 27) insan Bedeninin olduu kadar d cisimlerin de tabiatn bir para kavrayacak tr. Yani (nerme 12 ve 13) bu fikir zorunlu olarak, insan Ruhunu kur mas bakmndan Tanrda upuygun olacaktr. O halde Ruh (nerme so nucu, nerme 11) zorunlu olarak Ay upuygun bir tarzda kavrar ve onu yalnz kendi kendisini kavramas bakmndan deil, ayn zamanda kendi Bedenini ve baka btn d cisimleri kavramas bakmndan da kavrar; o halde A baka bir tarzda tasarlanamaz. nerme sonucu Buradan, btn insanlarda ortak baz fikirler ve kavramlarn var ol duu sonucu kar; zira (lemma 2) btn cisimler btn insanlar tarafn

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 1 1 1

dan upuygun yani ak ve seik olarak kavranmas5 gereken (nceki ner me) baz eylere elverilidir (convenir). nerme XXXIX Eer insan Bedeninin ve insan Bedenini daima duygulandrmakta olan baz d cisimlerin ortak zelii varsa ve o, d cisimlerin herhangi birinin parasnda olduu kadar btnnde de bulunuyorsa, bu zelikten dolay fikir Ruhta upuygun olarak bulunacaktr. Kantlama A insan Bedeniyle ve baz d cisimlerle ortak ve onlara vergi6 olan bir ey olsun ve ayn suretle d cisimlerde olduu kadar insan Ruhunda da bulunsun. Tanr, yalnz insan Bedeninin fikrine sahip olmas bakmn dan deil, ayn zamanda d cisimlerin fikrine sahip olmas bakmndan da A iin (nerme sonucu, nerme 7) uygun bir bilgiye sahip olacaktr. imdi, varsayalm ki insan Bedeni ortak bir yn olduu iin bir d ci simle duygulanm bulunsun, bu duygulann fikri A zelliini aracak tr (nerme 16) ve bundan dolay (nerme sonucu, nerme 7) A zellii ni kavramas noktasndan bu duygulann fikri, insan Bedeninin fikri ile duygulanm olmas bakmndan, yani (nerme 13) Tanrnn insan Ruhu nun tabiatn meydana getirmesi bakmndan Tanrda upuygun olacaktr; o halde (nerme sonucu, nerme 11) bu fikir dahi insan ruhunda upuygun olacaktr. nerme sonucu Bundan u sonu kar ki, Bedenin baka cisimlerle ortak ne kadar zelii varsa, Ruh da birok eyleri o kadar upuygun olarak kavramaya yetkilidir. nerme XL Ruhta, upuygun olan fikirlerden kan btn fikirler de upuygundur lar.

5) Burada kavrama kelimesi alglamann (percevoir) eanlam olarak kullanlmaktadr. 6) Vergi olan szn (propre) yani eski has olan karl kullanyorum: bu fazilet bu insana vergidir, gibi...

1 1 2 ETKA

Kantlama Bunun byle olduu apak grlyor; zira bir fikrin Ruhta upuygun olan fikirlere bal olduunu (onlardan ktn) sylediimiz zaman, Tan rnn aklnda sonsuz olmas bakmndan ya da birok tekil eyin fikri ile duygulanm olmas bakmndan deil, yalnzca insan Ruhunun zn meydana getirmesi bakmndan, Tanrnn nedeni olduu bir fikrin var ol masndan baka bir ey sylemi olmuyoruz (nerme sonucu, nerme 11). Scolie Sylemi olduum eyle, ortak denilen ve akl yrtmemizin temelle rini tekil eden kavramlarn nedenini akladm. Fakat metodumuza gre asl ey hakknda aklamamz gereken baz ortak aksiyomlar ya da kav ramlarn baka nedenleri de vardr. Bylece hangi kavramlarn teki kav ramlardan daha faydal olduu ve hangilerinin hemen hi kullanlma d, bundan baka hangilerinin ortak, hangilerinin ak ve seik ve bun dan dolay pein hkmden arnm olduu, hangilerinin, en sonra iyi temellenmi olduu gsterilecektir. Bundan baka ikinci denilen kavram lar ve bunun sonucu olarak bu kavramlar zerine kurulan aksiyomlarn kkleri ve dncenin bana vaktiyle fark ettirdii bunlarla ilgili baka hakikatler meydana karlacaktr. Fakat bu gzlemlerimi baka bir kita ba ayrdm ve ayn zamanda sz fazla uzatarak can skmamak istedi im iin, burada bu soruya dair daha fazla bir ey sylememeye karar verdim. Bununla birlikte, bilinmesi zorunlu olan eylerden hibirini eksik brakmamak iin Varlk, ey, Bir ey gibi akn (transcendantal) denilen terimlerin kklerinin nereden geldii hakknda birka kelime katacam. Bu terimler, insan Bedeninin snrl olmas dolaysyla, ancak belirli sayda seik hayalleri kendisinde ayn zamanda tekil edebiliinden ileri gelmek tedir (hayalin ne olduunu, nerme 17nin scoliesinde akladm). Eer bu say aarsa bu hayaller birbirine karmaya balar ve eer Bedende kendi kendisine teekkl etme gcnde olan bu seik hayallerin saysn fazla aacak olursa, onlarla hepsi bsbtn birbirine karr, bu byle olun ca, 17nci nermenin nerme sonucu ve 18inci nerme ile apak grlr ki insan Ruhunun, kendi Bedeninde bu hususta tekil edebilecei kadar hayali (imaj) ayn zamanda ve seik olarak hayal edebilecei meydanda dr. Fakat hayaller Bedende bsbtn birbirine karr karmaz Ruh da hibir seme yapmakszn btn cisimleri bulank olarak hayal edecek

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 1 13

ve onlar sanki Varlk, ey vb. gibi bir sfat iinde anlayacaktr; hayalle rin her zaman ayn kuvveti olmad ve bunlara benzer baka nedenlerde bunu aklamak zorunlu olmad noktasnda da bunun sebebi bulunabi lecektir. Zira kendi kendimize ileri srdmz ama iin, tek bir nede ni gz nne almamz yeter; gerekten, btn bunlar bu terimlerin son derecede bulank fikirler belirttiini kantlamaya yardm eder. nsan, at, kpek vb. gibi tmeller denen kavramlarn kkleri buna benzer neden lerden, yani insan Bedeninde bunca hayalin (diyelim ki insanlarn) ayn zamanda teekkl etmesinden gelir. Bu hayallerin says hayal gc kuv vetini bsbtn deil, Ruhun ancak onlarn belirli saysn zel olarak her adamn rengi, boyu, vb. gibi kk farklarn hayal edebilecei ka dar, cismin duygulanm olmas bakmndan ve aralarndaki oran seik olarak hayal edebilecei nispette aar. Zira Beden zel olarak her biriyle bu oranda duygulanmtr ve insanlar adyla Ruhun ifade ve sonsuz tekil eylere tatbik ettii ey de budur. Geri sylediimiz gibi tekil eylerin gerektirilmi saysn hayal edemez. Fakat belirtmek gerekir ki, bu kav ramlar btn insanlarda ayn tarzda kurulamaz, ancak her birinde Bede nin ou kere duygulanm olmasna ve Ruhun daha kolay hayal etmesi ve hatrlamasna gre deiirler. Diyelim ki, ou kere insanlarn boy larna dikkatle bakanlar insanlar adyla dik boylu bir hayvan anlayacak lar, fakat ona baka bir orandan bakanlar ise insanlarda ortak olan baka bir hayali yani glen, iki ayakl, tysz, akll, vb. gibi bir hayvan hayalini tekil edeceklerdir. Ve nitekim baka eyler hakknda, kendi Bedeninin yetkisine gre tmel hayaller kurulacaktr. O halde yalnz eylerin hayal leriyle doal eyleri aklamak isteyen filozoflar arasnda bunca tartmalar ve kavgalar kmasna amamaldr. Scolie II Btn bu sylediklerimiz, birok eyi kavradmz, tmel kavramla r tekil ettiimizi aka kantlar: 1 - Bu tmel kavramlar duyularn zihnimizde eksik, bulank ve dzen siz bir tarzda temsil ettii tekil eylerden tekil ederiz (nerme sonucu, nerme 29). Bunun iindir ki bu alg eitlerine, bulank bir deneyden gelen bilgi demeye alknzdr. 2 - Baz kelimeleri iitince ya da okuyunca, diyelim ki, eyleri hatrla mamz ve kendileriyle onlar hayal etmemize yarayan fikirlere benzer fikir

1 14 ETKA

ler kurmamza ait belirtilerle (nerme sonucu, nerme 18), bundan son ra da eylere ait bu iki gr tarzna, birinci cinsten bilgi ve san ya da hayal gc diyeceim. 3 - En sonra, eylerin zelikleri (hassalan) hakknda fikirlerimiz ve or tak kavramlarmz olduu iin (nerme sonucu, nerme 38, 39 ve onun nerme sonucu ve nerme 40) bu tarzda da akl (raison) ya da ikinci cinsten bilgi adn vereceim. Bu iki cins bilgiden baka, birazdan gste receim gibi bir ncs vardr ki buna sezgili bilim adn vereceiz. Bu bilgi cinsi Tanrnn baz sfatlarnn ekilli z hakknda upuygun fikir lerden eylerin z hakkndaki upuygun fikre kadar yaylr. Btn bunu tek bir ey rnei ile aklayacam. kincinin birinciye kar durumu ne ise drdncnn ncye kar durumu ayn olmak zere, drt say verilmi olsun. Tccarlar ikinci ile ncy arpmak ve arpm birin ciye blmede tereddt etmeyeceklerdir, nk hibir kantlama olmaks zn ustalardan rendikleri eyi henz unutmamlardr, ya da bu usule ait ou kere pek basit saylarda, ya da klidesin 7nci kitabnn 19uncu nermesinin kantlamas kuvveti ile yani orantl saylarn ortak zellii kuvveti ile deney yapmlardr. Fakat basit saylarda btn bunlara ihtiya yoktur. Diyelim: 1, 2, 3 saylar verilmi olunca, herkes orantl drdn c saynn 6 olduunu grr ve ilk bakta birinci saynn kinciyle orann grnce, daha ak olarak drdncy buluruz. nerme XLI Birinci cinsten bilgi, yanlln biricik sebebidir. Fakat ikinci ve n c cinsten bilgi zorunlu olarak dorudur. Kantlama nceki scoliede syledik ki, upuygun olmayan ve bulank olan btn fikirler birinci cinsten bilgiye aittirler; o halde (nerme 35) bu bilgi yanl ln biricik sebebidir. Bundan sonra syledik ki, upuygun olan fikirler ikinci ve nc cinsten bilgilere aittir; o halde (nerme 34) bu bilgiler zorunlu olarak dorudurlar. nerme XLII kinci ve nc cinsten bilgi -birinci cinsten bilgi deil- doruyu yanltan ayrmay bize retir.

RUHUN TABATI VE KK ZERNE t 1 5

Kantlama Bu nerme kendiliinden apaktr. Gerekten, doruyu yanltan ayr masn bilen kimse, doru ve yanl hakknda upuygun bir fikre sahip olmaldr, yani (scolie 2, nerme 40) doru ve yanl, ikinci veya nc cinsten bilgiyle bilmelidir. nerme XLIII Doru bir fikre sahip olan ayn zamanda doru bir fikre sahip olduu nu da bilir ve bilgisinin hakikatinden phe edemez. Kantlama Bizde doru olan fikir, insan ruhunun tabiatyla ifade edilmesi bakmn dan, Tanrda upuygun olan fikirdir (nerme 9un, nerme sonucu aracl ile). Gerekten, insan Ruhunun tabiatyla ifade edilmesi bakmndan T arn da upuygun olan bir A fikri olduunu varsayalm. Bu A fikri ile ayn tarzda Tanrya nispet edilen bir fikir, bu fikirden Tanrda zorunlu olarak verilmi olmaldr (kantlamas tmel ya da evrensel olan 20nci nerme). Fakat A fikrinin, insan Ruhunun tabiat ile ifade edilmesi bakmndan Tanrya nispet edildii varsaylmtr: o halde A fikrinin fikri ayn tarzda Tanrya nispet edilmelidir, yani (nerme sonucu, nerme 11) A fikrinin fikri, A upuygun fikrine sahip olan Ruhta da upuygun olacaktr. yle ise upuygun bir fikre sahip olan, yani (nerme 34) bir eyi doru olarak bilen kimse, ayn zamanda bilgisinin upuygun fikrine, baka deyile doru bir bilgiye sahip olmaldr. Yani apak grld zere ayn zamanda ondan emin olmaldr. Scolie 21 inci nermenin scoliesinde, fikrin fikrinin ne olduunu akladm; ayn suretle nceki nermeni kendiliinden apak olduunu belirtmek gerektir. Gerekten, doru bir fikre sahip olan kimse, doru fikrin yksek kesinlii gerektirdiini biliyor demektir; geri doru bir fikre sahip olmak, bir eyi yetkin bir surette veya mmkn olduu kadar en iyi bilmekten baka bir eyi gsteremez; ve phesiz hi kimse, bundan phe etmez, yeter ki fikrin bir tablo zerindeki portre gibi dilsiz ve cansz bir ey olup yoksa dnme tarz, yani bilmenin bir fiili olmadna inanm olsun. Zira rica ederim, bana syleyin, kim, bir eyi nceden bilmiyorsa bu eyi bildi ini bilebilir? Yani kim, gerekten bir eyden nce emin deilse, bu eyden

1 16 ETKA

emin olduunu bilebilir? te yandan, hakikat normu olan doru fikirden daha ak ve daha kesin ne olabilir? phesiz k nasl kendi kendisini tantyor ve karanlklar aa karyorsa hakikat de kendi kendisinin ve yanlln normudur. Bylece aadaki btn sorulara cevap verdiimi zannediyorum; yani doru bir fikrin yanl bir fikirden ak objesiyle ilgili olmas bakmndan ayrldn, o halde doru bir fikrin yanl bir fikirden daha ok gereklik ve yetkinlii olmad, nk onlarn ancak dsal (extrinsque) adlanmalaryla birbirlerinden ayrldklar ve bunun sonucu olarak doru fikirlere sahip olan bir adamn yanl fikirlere sahip olan bir adamdan daha fazla yetkinlii olmad noktasna yeteri kadar cevap ver diimi sanyorum. Bundan sonra, insanlarn yanl fikirlere sahip olma lar nereden geliyor? En sonra bir kimse kendi objeleriyle ilgili olan fikir lere sahip olduunu, emin olarak, nereden bilebiliyor? Btn bu sorulara yeteri kadar cevap verdiimi sanyorum, diyorum. Doru fikirlerle yanl fikirler arasndaki farka gelince 35inci nerme ile ispat edilmitir ki, bu ikisi arasnda varlkla yokluk arasndaki mnasebetin ayn mnasebet var dr. te yandan 19uncu nermeden scoliesi ile birlikte 35inci nerme ye kadar yanlln sebeplerini ok ak olarak gsterdim. Bu suretle de doru fikirleri olan bir kimse ile yalnzca yanl fikirleri olan bir kimse ara snda ne fark olduu meydana kar. Nihayet son soruya, yani bir kimse nin kendi objesine upuygun bir fikri nasl bildii sorusuna gelince, yeteri kadar ve bol bol gsteriyorum ki bu yalnzca kendi objesine uygun olan bir fikirdir, yani hakikatin kendi kendisinin normu olmasndan ileri gel mektedir. unu da katnz ki, eyleri doru olarak kavramas (alglamas) bakmndan Ruhumuz, hakikaten Tanrnn sonsuz aklnn bir ksmdr (11inci nermenin scoliesi). yle ise Tanrnn fikirleri zorunlu olduu kadar, Ruhun ak ve seik fikirlerinin doru olmas da zorunludur. nerme XLIV eyleri zorunsuz deil, fakat zorunlu olarak gz nne almak Akln tabiat gereindendir. Kantlama eyleri doru olarak (nerme 41), yani (aksiyom 6, blm I) olduk lar gibi, yani (nerme 29, blm I) zorunsuz olarak deil, zorunlu olarak alglamak Akln tabiat gereindendir.

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 1 1 7

nerme sonucu Bundan u sonu kar ki, eyleri zorunsuz gibi grmekliimiz, gerek gemie gerek gelecee nispetle, ancak hayal gcne baldr.

Scolie Burada birka kelime ile bunun nasl olduunu aklayacam. Yuka rda gsterdik ki (nerme 17 ve nerme sonucu) Ruh, eyleri var olma salar bile, daima kendisinde hazrm gibi hayal eder, yeter ki imdiki varlklarn darda brakan nedenlerle karlamasn. Bundan baka gs terdik ki (nerme 18) eer insan Bedeni ayn zamanda iki d cisimle ayn zamanda duygulanm ise, Ruh bu iki cisimden birini hayal ettii zaman, o hemen tekini hatrlayacaktr, yani onlarn ikisini de hazrm gibi tasarlayacaktr, yeter ki imdiki varlklarn darda brakan baz ne denlerle karlamasn. Bundan baka, cisimlerin birbirlerinden daha ar, daha hzl ya da ayn hzla hareket etmelerini hayal etmek suretiyle zaman hakknda bir fikir tekil ettiimizden kimse phe etmez. yle ise dn ilk defa olarak sabahleyin Pierrei, leyin Paulu ve akamleyin Simonu gren bir ocuk farz edelim. Ve bugn ikinci defa olarak sabahleyin Pierrei gr yor, 17nci nerme ile meydandadr ki, bu ocuk sabah n grd zamandan beri, hemen geen gnk gibi gn ayn ksmndan geen gnei hayal edecektir, ya da btn gn, sabahleyin Pierre, leyin Paul ve akamleyin Simonu hayal edecektir; yani Paulun ve Simonun varl n gelecee nispetle hayal edecektir; tersine olarak eer Simonu akam leyin grecek olursa, Paul ve Pierrei gemi zamana yoracak ve onlar gemi zamanda hayal edecek, onlar ou kere ayn dzen altnda grecek olursa bu o derece daha emin olacaktr. Bir akam Simon yerine Jacques grecek olursa o zaman ertesi sabah, akam hayal ederek, Simonu ve sonra Jacques hayal edecek fakat ikisini ayn zamanda hayal etmeyecek tir. Bylece hayal gc sallantda kalacak ve bazen tekini gelecek akamla birlikte hayal edecek, yani ne onu ne tekini kesin gelecekler olarak hayal edecek, fakat zorunsuz gelecekler gibi hayal edecektir. Halbuki eer ha yal gcnn objeleri gemie, hale ve gelecee nispetle ayn tarzda gz nne aldmz eyler ise, onun bu kesinsizlii de ayn olacaktr; ve bu nun sonucu olarak biz eyleri gemie, hale ve gelecee nispetle zorunsuz (contingent) gibi hayal ederiz.

1 18 ETKA

nerme sonucu eyleri herhangi bir tarzda ezeli (ve ebedi) gibi kavramak akln tabiat gereindendir. Kantlama eyleri zorunsuz deil, zorunlu olarak gz nne almak geri Akln tabiatndandr (nceki nerme). Halbuki (nerme 12), Akl eylerin zo runluluunu doru bir tarzda, yani (aksiyom 6, bl. I) aslnda olduu gibi kavrar, fakat (nerme 16, blm I), eylerin bu zorunluluu Tanrnn ezeli tabiatnn zorunluluunun ayndr; o halde eyleri herhangi bir tarz da ezeli (ve ebedi) gibi kavramak Akln tabiatndandr. Buna unu da katnz ki Akln temelleri, btn eylerde ortak olan (nerme 38) ve hibir tekil z aklamayan eylerdir (nerme 37) ve bunun sonucu olarak zamanla hibir ilgisi olmamak zere ve sanki ezeli olarak tasarlan malar gerekir. nerme XLV Fiil (edim) halinde var olan herhangi bir cismin ya da tekil bir eyin fikri zorunlu olarak Tanrnn ezeli ve sonsuz zne baldr. Kantlama Fiilde (in actu) var olan tekil bir eyin fikri (nerme sonucu, nerme 8) bu eyin z kadar varlna da zorunlu olarak baldr. Halbuki tekil eyler Tanrsz tasarlanamazlar; (nerme 15, blm I) fakat bu tekiller (nerme 6) Tanrnn bir sfatnn tavrlar gibi gz nne alnmalar ba kmndan onlarn nedeni Tanr olduu iin, bu eylerin fikirleri (aksiyom IV, blm I) zorunlu olarak sfatlarnn kavram, yani (tanm VI, blm I) Tanrnn ezeli ve sonsuz zn gerektirmelidir. Scolie Burada varolutan sreyi, yani soyut olarak ve bir eit nicelik gibi tasarlanmas bakmndan varoluu anlamyorum. Burada, tekil eylere atfedilmi olan varoluun asl tabiatndan sz ediyorum; u sebepten ki, sonsuz sayda eyler sonsuz tavrlar halinde Tanrnn ezeli zorunluluuna baldrlar: nerme 16, blm Ie bkz. Tanrda olmalar bakmndan tekil eylerin varoluundan sz ediyorum, diyorum, nk, bu tekil eylerden

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 1 1 9

her birinin varoluu baka bir tekil eyle herhangi bir tarzda gerektirilmi ise de, yine de her birinin varoluunda devam ettii kuvvet, Tanrnn tabiatnn ezeli zorunluluuna baldr. Bu nokta iin blm Ide nerme 24n nerme sonucuna bakn. nerme XLVI Her fikrin ierdii Tanrnn ezeli ve sonsuz z hakkndaki bilgi, upuy gun ve yetkindir. Kantlama nceki nermenin kantlamas evrenseldir, tmeldir ve bir eyin bir para veya bir btn gibi gz nne alndna gre, onun fikri ister bt nn fikri isterse parann fikri olsun, (nceki nerme) Tanrnn ezeli ve sonsuz zn ierecektir. yle ise, Tanrnn ezeli ve sonsuz z hakkn daki bilgiyi veren ey hepsinde ortaktr ve btnde de parada da ayndr ve bundan dolay (nerme 38), bu bilgi apaktr. nerme XLVII Tanrnn ezeli ve sonsuz z hakknda insan Ruhunun upuygun bir bilgisi vardr. Kantlama nsan Ruhunun, kendi kendisini alglad (nerme 23), kendi Bedeni ni alglad (nerme 19) ve (nerme 16nn nerme sonucu ile nerme 17) fiil halinde var olan d cisimleri alglad fikirleri vardr (nerme 22); bundan dolay (nerme 45 ve 46) Tanrnn ezeli ve sonsuz z hakknda onun upuygun bir bilgisi vardr. Scolie Bu suretle gryoruz ki Tanrnn sonsuz z ve ezellii btn insanlarca bilinmektedir. Halbuki, her ey Tanrda olduu ve Tanr tarafndan tasarlan m bulunduu iin, bundan u sonu kar ki, bu bilgiden biz birok eylerin upuygun bilgisini karabiliriz; ve buradan bu eserin beinci blmnde yetkinliini ve faydasn gstereceimiz ve nerme 40n 2nci scoliesinde bahsettiimiz nc cins bilgiyi tekil edebiliriz. Halbuki eer insanlarn Tanr hakknda ortak kavramlar kadar ak bilgileri yoksa, bu onlarn

120 ETKA

Tanry cisimleri hayal ettikleri gibi hayal edememelerinden ve Tanr adn, grmeye alkn olduklar eylerin hayaliyle kartrmalarndan ileri gel mektedir ve onlar d cisimlerle srekli olarak duygulanm olduklar iin baka trl hareket etmeleri de gtr. Ve phesiz yanlmalarn en byk ksm, bizim eylere vergi olan adlar onlara dosdoru vermememizden ileri gelir. Gerekten, birisi bir dairenin merkezinden onun evresine izilen izgilerin eit olmadklarn sylerse, phesiz daire deyince geometricilerin anladklarndan baka bir ey kast ediyor demektir. Nitekim, hesapta alda nld zaman, phesiz zihninde kt zerindekinden baka saylar var demektir. Eer yalnz zihin ilerine bakacak olursanz, phesiz aldanlmaz; biz ancak kt zerindeki saylarn zihinde de olduunu varsaymamzdan dolay aldanyoruz. Eer byle olmam olsayd, yanlma olabileceine inan mazdk. Son gnlerde evinin kaps komusunun tavuu zerine umu olduunu syleyen bir adamn aldandna inanmadm, nk maksad bana ok ak grnyordu. Btn tartmalar ancak dncesini iyi ak lamamaktan, ya da baka birinin dncesine kt tesir etmekten ileri geliyor, zira gerekten en fazla eliiklie dld zaman ya insanlar ayn fikirlere sahiptir, ya da farkl fikirleri vardr, o suretle ki bir bakasnda yanlma ve samalama gzyle baklan ey, hakikatte yle deildir. nerme XLVIII Ruhta mutlak ya da hr hibir irade yoktur, fakat ruhun ya u, ya da bu eyi istemesi nedenle gerektirilmi olup o da yine bir baka nedenle gerektirilmitir ve bu sonsuzca byle gider. Kantlama Ruh, dnmenin gerektirilmi bir tavrdr (nerme 11); bundan dolay (nerme sonucu, nerme 17, blm I) o aksiyonlarnn hr nedeni olamaz, baka deyile o istemek ve istememek eklinde mutlak bir yetiye sahip olamaz; fakat onun, unu ya da bunu istemesi bir sebeple gerektirilmi olmaldr ki, bu sebep de baka bir sebeple, bu baka sebep de yine baka bir sebeple vb. gerektirilmitir (nerme 28, blm I). Scolie Ruhun anlamak, arzu etmek ve sevmek, vb. iin hibir mutlak yetiye sahip olmad, ayn tarzda kantlanr. Buradan u sonu kar ki bu yetiler

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 1 21

ve buna benzer yetiler ya zihnin icatlardr (fiction) ya da tikel varlklardan tekil etmeye alkn olduumuz Metafizik varlklar yani tmellerdir. Zihin ve iradenin u ya da bu fikir, u ya da bu istee kar olan tavr, taln7 u ya da bu taa kar ya da insann Pierre ve Paula kar durumu gibidir. nsanlarn kendilerini niin hr sandklarnn sebebine gelince bunu ilk blmn ekinde akladk. Fakat daha ileri gitmeden nce, iaret etmek gerekir ki, ben burada irade deyince arzuyu deil, olumlama ya da olumsuzlama yetisini anlyorum. Kendisiyle bir eyin doru ya da yanl olduunu Ruhun olumlad ya da olumsuzlad yetiyi anlyorum, diyo rum, yoksa Ruhun bu eyi istemesi ya da ondan nefret etmesine sebep olan arzuyu deil. Bu yetilerin onlar kendilerine gre tekil ettiimiz genel kav ramlar olduunu kantladktan sonra, imdi bu isteklerin de eylerin fikir leri dndaki bir ey olup olmadn aratrmamz gerekir. Diyorum ki, fikrin fikir olmas bakmndan ihtiva ettiinden baka bir olumlama ya da baka bir olumsuzlamann Ruhta var olup olmadn aratrmak gerekir; bu konu zerinde dnceyi objelerin hayalleriyle, resimlerle kartrma mak iin aadaki nermeye ve nc tanm blm II'ye baknz. Zira ben fikirler deyince asla gzn ta iinde, ya da isterseniz beyinde kurulan hayalleri anlamyorum; Dncemin grlerini8 anlyorum. nerme XLIX Ruhta, fikir olmas bakmndan fikrin ierdiinden baka hibir istek, yani hibir olumlama, hibir olumsuzlama yoktur. Kantlama Ruhta (nceki nerme) istemek ya da istememek iin hibir mutlak yeti yoktur, fakat yalnz tekil istekler yani u ya da bu olumlama, u ya da bu olumsuzlama vardr. O halde herhangi bir tekil istei, yani bir genin as toplamnn iki dik aya eit olduunu olumlayan Ruhun bir dn me tavrn9 tasarlayalm. Bu olumlama gen kavramn ya da fikrini iine alr, yani gen fikri olmadan o tasarlanamaz. Gerekten Ann B kavra mn iine aldn sylediim zaman, bu Ann Bsiz tasarlanamayacan sylediim zamankinin ayndr, halbuki bu olumlama gen fikri olmadan
7) Pierreite 8) Corceptions. 9) Tarzn.

122 ETKA

olamaz (aksiyom 3); yle ise bu gen fikrinin asnn iki dik aya eit olduundan ibaret olan bu olumlan kuatmas gerekir ve bunun sonucu olarak tersine (vice versa) bu gen fikrinin de bu olumlama olmadan var olmamas ve tasarlanmamas gerekir; demek ki (tanm 2) bu olumlama gen fikrinin zne aittir ve asl bu fikirden baka bir ey deildir. Srf bunu setiimiz iin, bu istek10 hakknda sylediimiz ey, baka her istek iin de sylenilmelidir, yani istek asl fikirden baka bir ey deildir. nerme sonucu rade ve zihin tek ve ayn eydir. Kantlama rade ve zihin tekil istekler ve fikirlerden baka bir ey deildirler (nerme 48 ve onun scoliesi), halbuki tekil istek ve fikir tek ve ayn eyden ibaret tirler (nceki nerme); o halde irade ve zihin tek ve ayn eyden ibarettir. Scolie Btn sylediklerimizle, herkes gibi yanlmann nedeni diye varsayd mz eyi ortadan kaldrdk. Bundan baka daha nce gsterdik ki yanllk sakatlanm ve kark fikirleri iine alan yalnz yoksunluktan (privatior) ibarettir. Bunun iin yanl bir fikirde yanl olmas bakmndan asla ke sinlik yoktur: bylece bir adamn yanlta skn bulduunu ve bundan asla phe etmediini sylediimiz zaman, bu yzden onun kesin olduu nu sylemek istemiyoruz: yalnz diyoruz ki phe etmiyor, ya da yanl fikirlerde skn buluyor, nk orada hayal gcn dalgal klacak ne denler asla yoktur. Bu konu iin 44'nc nermenin scoliesine baknz. Bir adamn yleyse ne kadar yanl fikirlere kaplm olduunu farz etsek, onun asla kesin bilgili olduunu sylemiyoruz, gerekten (nerme 43 ve scoliesi) kesinlik deyince biz pozitif bir ey anlyoruz, yoksa phe yoklu unu anlamyoruz. Halbuki kesinlik yokluu deyince yanll anlyoruz; fakat, nceki nermeyi daha geni olarak aklamak iin burada baz gzlemler yapacam. En sonra bana kar ileri srlebilecek itirazlara cevap vermem kalyor ve her trl tasay ortadan kaldrmak iin bu doktri nin faydalarndan bir ksmn gstermek zorunda olduumu zannediyo
10) Volition.

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 1 23

rum; bir ksmn diyorum, nk beinci blmde syleyeceklerimle, bal calar daha iyi grlecektir. nce okuyucuya Ruh kavramn ya da fikrini hayal ettiimiz eylerin hayalleriyle kartrmamasn, sonra da nce fikir leri, eyleri ifade iin kullandmz kelimelerle kartrmamasn hatrlat makla sze balyorum. Gerekten, insanlarn ou, irade sorusundaki bu doktrini bilmiyorlar, nk hayalleri, kelimeleri ve fikirleri bsbtn birbi rine kartryorlar ya da yeteri kadar kesin ve yeteri kadar sarih bir tarz da ayramyorlar ve bu doktrin bununla birlikte gerek soyut zihin ilemleri (speklasyon) gerek ahlki hayat alannda zorunludur. Fikirlerin bizde cisimlerin karlamasyla kurulan hayallerden ibaret olduunu dnen ler, gerekten haklarnda buna benzer bir hayal tekil edemediimiz ey lerin fikirlerinin fikirleri deil, fakat yalnzca iradenin tikel dileine (libre arbitre) gre hayal ettiimiz varsaymlardan ibaret olduu kansnda bulu nuyorlar. yle ise onlar fikirlere bir tablo zerindeki dilsiz resimler gzyle bakyorlar ve bu pein hkm ile zihinleri kapl olduu iin, fikrin fikir olmas bakmndan olumlanmas ya da olumsuzlanmasn iine aldn grmyorlar. Bundan sonra kelimeleri fikirle ya da fikrin iine ald olum lama ile kartranlar, duyduklarna kar bir eyi yalnz kelimelerle olum ladklar ve olumsuzladklar zaman duyduklarna kar isteyebildiklerini zannediyorlar. Asla Uzam kavramn iermeyen Dncenin tabiatna dikkat eden kimse kolaylkla bu pein-hkmlerden kurtulabilecektir. Ve fikir Dncenin bir tavr olduundan dolay, ne hayalden, ne kelime lerden ibaret olmadn aka anlayacaktr. Gerekten, kelimelerin ve hayallerin z ancak Bedenimizin hareketleriyle kurulmutur ki, bu ha reketler de hibir suretle Dnce kavramn armazlar. Sylediim bu kadarck ey de bu konuya yetmelidir. Bylece ben yukarda szn ettiim itirazlara geeceim. Bu itirazlarn birincisi onlarn iradeyi zihinden daha uzaa yaylr ve bundan dolay da iradenin zihinden farkl olduunu zannetmeleridir. Halbuki onlarn dayandklar sebep, algla dmz sonsuz eyi olumlamak ya da olumsuzlamak iin bizdekinden daha byk bir yetiye ihtiyalar olmadn duyduklarn, fakat anlamak iin daha byk bir yetiye ihtiyalar olduunu sylemeleridir: yle ise irade zihinden, kincisinin sonlu ve birincisinin sonsuz olmasyla ayrlmtr. kinci olarak u noktadan da bize itiraz edilebilir ki, deney bize alglad mz eyler zerinden hkmmz kaldrmak gcnden daha ak hi bir ey retmiyor gibi grnyor ve bu sanm da destekleyen (confirme)

124 ETKA

bir nokta daha var ki o da birisinin bir eyi kavramas (alglamas) bakmn dan deil, fakat bu eyin fikrine katlp katlmamasna gre aldandnn sylenmesidir. Diyelim ki, kanatl bir at hayal eden kimse, bundan do lay bu atn var olduunu kabul etmez; yani bunda asla aldanmaz, yeter ki bu kanatl atn var olduu sansna kaplmasn. Deney, yle ise irade nin ya da bir fikre uymak, katlmak, beenmek yetisinin hr olmasndan ve kavramak, anlamak yetisinden ayrlmasndan daha ak hibir eyi bize retemez gibi grnyor. nc olarak itiraz edilebilir ki, bir olumlama bir baka olumlama dan daha fazla gereklii iine almaz, yani doru olan bir eyin gerekte byle olduunu olumlamak iin yanl olan bir eyin doru olduunu olumlamaktan daha fazla gce ihtiyacmz olacak gibi grnmyor. Fakat kavryoruz ki bir fikrin bir baka fikirden daha fazla gereklii ve yetkinlii vardr. Gerekten bir fikir, bu fikrin objesi baka objelerden daha yetkin olmas bakmndan, baka fikirlerden daha yetkindir ve yine bununla grnyor ki irade zihinden farkldr. 4 - u itiraz da yaplabilir: Eer insan hr olarak hareket etmese, Buridann eei gibi denge halinde bulunduu zaman ne yapacaktr? Alk ya da susuzluktan lecek midir? Eer bunu kabul edersem, yle grnr ki bir eei ya da bir insan heykelini tasarlyorum; yoksa bir insan tasar lamyorum; eer tersine olarak, onu inkr edersem o halde o kendi ken dini gerektirecektir ve bunun sonucu olarak da onun iradesine gre git mek ve tesir etmek yetisi olacaktr. Bana baka itirazlar da yaplabilir. Fakat burada herkesin grebilecei ryalar asla tekrar etmek zorunda olmadm iin, yalnz nceki itirazlar elimden geldii kadar ksaca ce vap vermeye alacam. Birinci itiraza gelelim: Eer zihin deyince yalnz ak ve seik fikirler anlalrsa, iradenin zihinden daha uzaklara yayldn kabul ediyorum; fakat iradenin alglardan yani tasarlama yetisinden daha uzaa yayldn reddediyorum ve dorusu hissetme yetisine deil de isteme yetisine niin sonsuz gzyle baklmas gerektiini anlayamyorum. Gerekten, ayn iste me yetisi ile sonsuz eyleri birbiri arkasndan olumlayabileceimiz gibi (zira sonsuz sayda eyi ayn zamanda olumlayamayz) nitekim hissetme yetisi ile de sonsuz cisimleri, tabi yine birbiri arkasndan, alglayabilir ya da hissedebiliriz. Eer alglayamayacamz sonsuzlar olduunu sylerlerse, onlar Dnce yetisi ile alglayamadmz ve bunun sonucu olarak onlar

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 1 25

irade yetisi ile istediimiz cevabn veririm. Fakat deniyor ki, eer Tanr bizim bu sonsuzlar alglamamz istemi olsayd, bize daha byk bir al glama yetisi vermeliydi, yoksa daha byk bir isteme yetisi deil. Ayn anlama gelmek zere denebilir ki: Eer Tanr bizim sonsuz olan varlklar bilmemizi istemi olsayd, phesiz bize bu sonsuz varlklar bilmemiz iin, varlk hakknda daha genel bir fikir deil, fakat daha byk bir zihin vermeliydi, zira biz gsterdik ki irade genel bir varlktr, ya da kendisiyle btn tekil istekleri akladmz, yani btn bu isteklerde ortak olan bir fikirdir. Bylece, btn bu isteklerin ortak ve genel fikrinin bir yeti olduuna inanlnca, bu yetinin sonsuzda zihin snrlar stne yayldn syleyince bunda alacak hibir ey yoktur. Gerekten, genel olan ey bir ve birok fertler iin sylendii gibi, sonsuz fertler iin de sylenir. kinci itiraza, hkmn geerliini kaldrmada hr bir gcmz oldu unu reddetmek zere cevap veririm; nk birisinin kendi hkmnn geerliini kaldrdn sylediimiz zaman, bir eyi upuygun olarak alg lamadn grmesinden baka ey sylemiyoruz. yle ise hkmn kal drlmas, gerekte, bir algdr, yoksa hr bir irade deildir. Bunu daha iyi anlatmak iin, kanatl bir at hayal eden ve baka bir ey hayal etmeyen bir ocuk farz edelim. Bu hayal gc atn varln iine ald iin (ner me sonucu, nerme 17) ve ocuk atn varoluunu bozan hibir ey de alglamad iin, yle ise ister istemez at hazr gibi grecek, bu bakmdan bilgisi kesin olmasa bile, onun varlndan phe edemeyecektir. Uyku da her gn bamza gelen hal budur. Zannetmem ki rya grd srada grd rya hakkndaki hkmn kaldrmak gcne sahip olduuna inanan bir kimse bulunabilsin ve grd ryay grmyorum diyebilsin ve byle olmakla birlikte uykuda bile hkm kaldrdmz, yani rya grdmzn ryasn grdmz haller vaki olur. imdi hi kimse nin alglamas bakmndan aldanmadn kabul ediyorum. Yani kendi balarna gz nne alnan Ruhun hayal glerinde hibir yanlma ol maz (nerme 17nin scoliesi). Fakat bir kimsenin alglamas bakmndan hibir eyi olumlamadn reddederim. Geri, kanatl bir at alglamak, bir atn kanatlarn olumlamak deil de nedir? Zira eer Ruh kanatl at dnda baka hibir ey alglamasayd, onu kendisi iin hazr gibi gre cekti ve onun varlndan phe etmek iin hibir sebep, bu fikre katl mamak iin hibir yeti olmayacakt, meer ki kanatl at hayali ayn atn varln men edecek bir fikre bal bulunmasn, ya da Ruh bu kanatl at

126 ETKA

fikrinin upuygun deil olduunu alglamasn ve o zaman ya ister istemez atn varln reddedecek, ya da ister istemez ondan phe edecektir. Yine nc itiraza kar sylediim eyle iradenin btn fikirlerle birleen ve yalnz hepsinde ortak olan ifade eden genel bir ey olduunu kantla mak suretiyle, cevap vermi olduumu sanyorum; bu da btn fikirlerde ortak olan eydir; yani upuygun olan z her fikirde bulunmas gerektii ni ve ayn sebeple hepsinde ayn olduunu olumlamadan baka bir ey belirtemez11; yine nc itiraza kar yle cevap veririm: irade, btn fikirlerle birleen ve yalnz btn fikirlerde ortak olan belirten genel bir eydir. Baka deyile, soyut olarak tasarlanan tam uygun znn, bu se beple, her fikirde var olmas gerektiinin ve yalnz bu hususta hepsinde ayn olduunun olumlanmas (tasdiki) olup, fikrin zn meydana geti rir gibi grlmesi bakmndan olumlanmas deildir. Zira bu anlamda fikir ler birbirinden ayrldklar kadar, tekil olumlamalar da birbirlerinden ayrlrlar. Diyelim, daire fikri gen fikrinden ayrld kadar, daire fikri ni iine alan olumlama da gen fikrini iine alan olumlamadan ayrlr. Bundan sonra, doru olann doru olduunu olumlamak iin, yanl olann doru olduunu olumlamada muhta olduumuz kadar bir Dnce gc ne muhta olduumuzu mutlak olarak reddederim. Gerekten, Ruha gre bu iki olumlamann birbiriyle ilgisi, varln yoklukla (varlk olmayanla) ilgisi gibidir: Zira fikirlerde yanlln eklini kuran pozitif hibir ey yok tur: (Bak: nerme 35 ve scolie, nerme 47). Bunun iin burada zel olarak iaret etmek gerekir ki, biz genel kavramlar tekillerle, soyut ve akl var lklar gerek varlklarla kartrdmz zaman kolaylkla aldanrz. Sonunda drdnc itiraza kar da, byle bir denge halinde bulunan, yani kendisinden ayn uzaklktaki filn gda veya iecek ve alkla susuz luktan baka bir ey alglamayan insann alk ve susuzluundan yok olaca n tamamen kabul ettiimi sylerim. Eer byle bir adama bir adam deil de bir eek gzyle baklp baklmamas gerektii bana sorulacak olursa, bunu bilmediimi ve ayn suretle kendini asan adama, ocuklara, budalalar ve bunaklara, hissizlere ait durumun da ne olduunu bilmediimi sylerim. O halde artk bana bu doktrinin bilinmesinin hayatn ynetilmesi iin ne kadar faydal olduunu gstermek ii kalyor ki, syleyeceim eylerle kolayca gstereceim nokta da budur:
11) Bu paragraf ayr metinlerdeki farktan dolay farkl olarak iki defa evrilmitir.

RUHUN TABATI VE KK ZERNE 1 27

1. - Bizim ancak Tanrnn iradesiyle hareket ettiimizi ve etkilerimiz ne kadar yetkinse Tanrsal tabiata o kadar daha iyi kartmz ve Tanry daha yetkin anladmz bize anlatmas bakmndan faydaldr. Nitekim bu doktrin zihni bsbtn sakin bir hale getirmesinden baka, bize bir de stn mutluluumuzun ya da batitudemzn12 neden ibaret olduunu retiyor, yani sevgi ya da dindarln tavsiye ettii eyi yapmakla ykml klan yalnz Tanr bilgisidir. Buradan, erdem ve Tanrya ballk, sanki stn iyilik ve stn hrlk deilmi gibi, Tanrdan iyi hareketleri ve boyun eme leri iin byk dller (mkfatlar) bekleyenlerin, erdemin hakiki deeri nin zevkine varmaktan ne kadar uzak olduklarn aka anlyoruz. 2. - Talihe ait eylerde ya da insan gcnde bulunmayan, yani kendi tabiatmzdan kmayan eylerle nasl hareket etmemiz gerektiini bize retmesi bakmndan; i alar toplam ile dik aya eit olmann ge nin znden zorunlu olarak kt hakikati kadar zorunlu olarak, hepsi Tanrnn ezeli emrinden kt iin, u ya da bu talihi ayn zihniyetle beklemeyi ve ona katlanmay retmesi bakmndan faydaldr. 3. - Bu doktrin kimseden nefret etmemeyi ve kimseyi hor grmeme yi, hi kimseye kzmamay, kimseyle alay etmemeyi ve kimseye hasetle bakmamay retmesi bakmndan sosyal hayata yarar. O bize ayn za manda her eyden memnun olmay, komumuza yardm etmeyi, zayflk la, tarafllkla ya da yanl-inanla hareket etmeye kendini brakmamay, sonradan gstereceim gibi zaman ve halin gereklerine gre yalnz aklla hareket etmeyi retir. 4. - Bu doktrin topluma byk nispette faydaldr, nk yurttalarn ynetilmeleri ve yneltilmeleri iin gereken art retir ve bu da, onla rn kle olmalar iin deil, kendilerine en iyi olan eyi hr olarak yapma lar iindir. te bu suretle bu scoliede gstermeye karar verdiim eyi veriyorum ve ikinci blm burada bitiriyorum; bu blmde insan Ruhu nun ve zeliklerinin tabiatn olduka geni ve konunun gereklerinin imkn verdii derecede vazh olarak akladm zannediyorum. Nitekim gelecek blmlerde grlecei gibi kendilerinden faydal ve zorunlu bir ok bilgiler karlabilen dsturlar (prceptes) verdiimi sanyorum. KNC BLMN SONU
12) Tb, cennette kkleri gkte, yapraklar aada olarak tasvir edilen aa ki, eski fel sefede temsil olarak stn mutluluk anlamna gelir. Ayn yerde eskiden Saadet-i-Uzm denirdi.

3
Duygulanlarn Kk ve Tabiat zerine

Duygulanlar ve insanlarn yaay tarz zerine yaz yazm olanlarn ou, Tabiatn ortak kanunlarna bal olanlar deil, fakat Tabiat dnda olan eyleri incelemi grnyorlar. Hakikatte denebilir ki onlar insana, sanki Tabiattaki bir saltanat iinde baka bir saltanat gz ile bakmlardr: Zira onlar insann Tabiat dzenine bal olmak yle dursun onu bozduu nu, aksiyonlar (etkileri) zerinde mutlak bir gc olduunu ve kendisini ancak kendi kendisiyle gerektirdiini zannederler. Bundan sonra insan gszln ve kararszlklarn inceledikleri zaman, bunun sebebini ta biatn mutlak gcne deil, fakat bu suretle ikyetleri, alaylar hor grme lerini ou kere kinlerinin konusu olan insan tabiatnn bilmem hangi d klne (vice) yorarlar. Gzlerinde tanrsal bir kimse en kudretle (ya da incelikle) insan gszlne kar koyan kimsedir. Bununla birlikte, bize doru hayat kurallar yazm olan ve gayretleriyle sanatlarna ok ey borlu olduumuz tannm yazarlar vardr ki insanlara basiretle dolu tler vermilerdir; fakat duygulanlarmzn tabiat ve kuvvetini ve hele ruhu muzun onlar zerindeki egemenliini tespit etmi olann henz hi bilmi yorum. Gerekten, tannm filozof Descartes insan yetkin zannetmise de, gene de, ben onun tutkularmzn ilk nedenlerine ykseldiini1 ve onlar
1) Burada Passion kelimesini psikolojik dar anlamnda tutku (ihtiras) diye evirdik.

130 ETKA

baskya alma aralarn bize tantmaya altn da biliyorum; fakat o, konusunu tamamlayamad ve eserlerinde ancak, sras gelince gstereceim gibi, dehasnn inceliine hayran brakmaktan baka bir ey yapamamtr. imdilik insanlar tanmaktan ok, onlarn duygulanlar ve etkile rinden nefret etmeden, onlarla alay etmekten holananlarn bahsine dn mek istiyorum. phe yok ki, bu kimselerce insanlarn dklklerinden ve hastalklarndan geometriciler gibi sz etmeye kalkmam ve onlarn akla aykr, bo, sama ve nefrete deer diye iln etmeden geri kalmadk lar eyleri ok kuvvetli (vigoureux) bir akl yrtme ile ispat etmek iste mem alacak bir i gibi grlecektir. Fakat bakn benim ileri srdm sebep nedir? Hibir ey Tabiatta var olan bir dkle yorulabilecek surette meydana gelmez. Tabiat daima ayndr; erdemi ve ileme gc her yerde bir ve ayndr; yani her eyin kendilerine uyarak meydana gel dii ve bir ekilden baka ekle getii Tabiat kanunlar ve kurallar her yerde ve daima ayndr. Bundan dolay her ne olursa olsun, eylerin ta biatn bilmek iin doru yolun da bir ve ayn olmas gerekir; bu daima Tabiatn niversal kanunlar ve kurallar aracl ile olur. Kendi balarna gz nne alnan kin, fke, haset vb. gibi duygulanlar baka tekil eyler gibi ayn Tabiat zorunluluu ve ayn tabiat erdemine uyarak meydana gelirler. Bunun sonucu olarak, kendilerinin vazh surette bilinmelerine yarayan, basit nedenleri kabul ederlerse ve yalnzca gz nne alnmas dahi bize haz veren herhangi bir eyin zelikleri kadar bilinmeye layk baz zelikleri vardr. yle ise bu duygulanlarn tabiatn ve onlarn kuv vetini, Ruhun onlar zerindeki gcn, Tanr ve Ruha ait daha nceki fasllarda kullandm metodun aynn kullanmak zere inceleyeceim ve insanlarn etkileriyle itahalarn sanki izgiler, yzeyler ve kat cisim lerden sz ediyormuum gibi gz nne alacam. Tanm I Eseri kendi kendisine ak ve seik olarak tannan nedene, upuygun neden diyorum, yalnz bana ve eseri bilinmeyen nedene ise upuygun olmayan (ya da ksmi olan) neden diyorum. Tanm II Ya bizde ya dmzda bizim upuygun nedeni olduumuz bir ey meyda na geldii zaman, yani (nceki tanm) tabiatmzdan ya bizde ya dmzda

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 31

yalnz bana ak ve seik olarak bilme gcnde bir ey kt zaman, etkili (aktif) olduumuzu sylyorum. Tersine olarak, bizde iten ya da dtan ancak ksmi olarak paral nedeni olduumuz bir ey meydana geldii zaman edilgin (passif) oluyoruz (souffrir), diyorum. Tanm III Duygulan deyince Bedenin etkileme (tesir etme) gcnn artmasna veya eksilmesine, tamamlanmas ya da indirilmesine sebep olan bu Beden duygulanlarn, ayn zamanda bu duygulanlarn fikirlerim anlyorum. Bu duygulanlardan birinin upuygun sebebi olabildiimiz zaman duy gulan deyince bir etki (action); baka durumlarda bir edilgi (passion) anlyorum. Postulat I nsan Bedeni etki gcn arttran ya da eksilten birok tarzlarda duy gulanm olabilir: ayn g zerine hibir noktadan tesir etmeyecek tarz larda duygulanm olabilir. Bu postulat veya aksiyom, 13nc nermeden sonra (blm 2) gre bileceiniz V ve VIInci lemmalar ve birinci aksiyom zerine dayanmtr. Postulat II nsan Bedeni pek ok sayda deiiklikler duyabilir ve bununla birlik te objelerin izlenimlerini ve izlerini ve bunun sonucu olarak eylere ait ayn hayalleri saklayabilir (blm IIde, Vinci postulatn ve blm II, 17nci nermenin scoliesine bakn). nerme I Ruhumuz baz eylerde etkindir, baz eylerde edilgindir (tesir eder ya da tesir alr); yani upuygun fikirleri olduu zaman zorunlu olarak etkin dir, fikirleri upuygun deil olduu zamansa zorunlu olarak edilgindir. Kantlama Herhangi bir insan Ruhunun genel olarak, fikirlerinden bir ksm upuy gundur; bir ksm sakat ve bulanktr (scolie 2, nerme 40, blm II). Bir kimsenin Ruhunda upuygun, olan fikirler, Tanr bu Ruhun zn tekil etmesi bakmndan, Tanrda da upuygundur (nerme sonucu, nerme

132 ETKA

11, blm II) ve Ruhta upuygun olmayanlar, Tanr sadece bu ruhun zn kuatmas bakmndan deil, ayn zamanda baka eylerin Ruhu nu iine ald iin, Tanrda da upuygundur. Bundan baka bir fikir ge nel olarak bir eseri zorunlulukla dourmaldr (nerme 36, blm I); yle ise Tanr, sonsuz olduu iin deil, varsaylan fikirlerle duygulanm ol duu iin (nerme 9, blm IIye bkz.), onun upuygun nedenidir (tanm Ie bkz.). Bir kimsenin Ruhunda upuygun bir fikirle duygulanm olmas bakmndan Tanrnn nedeni olduu bir eser bulunsun, ayn Ruh bu ese rin upuygun nedenidir (nerme sonucu, nerme 11, blm II). O halde Ruhumuz upuygun fikirlere sahip olmas bakmndan baz eylerde zo runlu olarak aktiftir. Bu kantlanacak birinci noktadr. Bundan baka Tanrda upuygun olan bir fikirden zorunlu olarak kan her ey hususun da, onda srf bir insann Ruhu bulunmas bakmndan deil, bu Ruhla ayn zamanda baka eylerin ruhlar da bulunmas bakmndan, bu insa nn Ruhunun upuygun nedeni yoktur. Fakat yalnz ksm nedeni vardr (Ayn nerme sonucu. nerme 11): bundan dolay da (tanm 2) kendi sinde upuygun olmayan fikirler bulunmas bakmndan, baz eylerde Ruh zorunlu olarak pasiftir ki bu da kantlanacak ikinci nokta idi. O halde Ruhumuz vb. nerme sonucu Buradan u sonu kar ki, upuygun olmayan fikirleri ne kadar oksa Ruhun o kadar pasif halleri vardr ve upuygun fikirleri ne kadar oksa Ruhun o kadar aktif halleri vardr. nerme II Hareket veya skn halinde, ya da baka herhangi bir halde, ne Beden Ruhu, ne de Ruh Bedeni dnme bakmndan gerektiremez. Kantlama Dncenin btn tavrlarnn nedeni, dnen bir ey gibi gz nne alnan, yoksa baka bir sfatyla hibir suretle ifade olunmayan Tanrdr (nerme 6, blm II). O halde Ruhun dnmesini gerektiren Dnce nin bir tavrdr, yoksa Uzamn bir tavr deildir, yani asla bir cisim deil dir (tanm I, blm II) ki ilk nce kantlanmas gereken nokta budur.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 33

Bedenin hareket ve sknu baka bir cisimden gelmesi gerekir ki, onun hareket ve sknu da yine baka bir cisimle gerektirilmitir, mut lak olarak sylenecek olursa, bir cisimde meydana gelen her eyin tav rndan deil de, uzamn tavrndan duygulanm olmas bakmndan Tan rdan gelmesi gerekir (ayn nerme 6, blm II) yani bir Dnce tavr olan ruhtan gelemez (nerme 11, blm II); bu da kantlanacak ikinci noktadr, o halde Beden Ruhu gerektiremez. Scolie Bu sylediklerimden, II. blmdeki 7nci nermenin scoliesiyle sy lemi olduum ey, yani Ruh ve Beden bazen Dnce sfatyla bazen Uzam sfatyla tasarlanm olan ayn ey olduu noktas daha ak anlalr. Bundan da u kar ki Tabiat, hangi sfatyla gz nne alnrsa alnsn eylerin dzen ve balants her zaman ayndr. Ve bunun sonucu olarak Bedenin aktif halleriyle pasif hallerinin dzeni tabiata Ruhun aktif hal leriyle pasif hallerinin dzenine uygundur; bu da 12nci nerme, blm II'nin kantlamasyla apak grlr. eylerin tabiat bu konuda hi phe brakmazsa da, bununla birlikte insanlar bu hakikatin deneysel destek lenmesini bulamadklar iin bu noktay elverili olmayan zihinle incele meye pek glkle raz olacaklardr. Srf Ruhun emri ile Bedenin bazen hareket ettii, bazen hareketini durdurduu ve yalnzca Ruhun iradesi ne ve dnme sfatna bal olan ok sayda fiilleri yapt hakkndaki kanlar ok byktr. Gerekten, imdiye kadar kimse Bedenin gcn tespit edemedi; demek istiyorum ki deney henz kimseye Bedenin Ruhtan bamsz olarak ve srf tensel gibi gz nne alnan Tabiat kanunlaryla ne yapabilecei ve ne yapamayaca konusunda hibir ey retmedi. Zira hayvanlarda fark edilen ve insann bilgeliini ok aan birok ey lerden, hele uyandrldklar zaman baarmaya cesaret edemeyecekleri birok eyleri uyurken yapan uyurgezerleri uzun uzadya anlatmaya gir meden bu gsterir ki Beden yalnz, kendi Tabiat kanunlaryla Ruhu hayre te dren birok eyler yapabilir, yalnz syleyeceim ki henz hi kim se btn fonksiyonlarn aklayabilecek derecede yetkin olarak Bede nin yapln anlam deildir. Sonra hi kimse, Ruhun ne hangi tarzda aralarla Bedene hareket getirdiini, ne ona hangi derecede hareketler verebildiini, ne de onu hangi hzla kmldatabildiim bilmektedir. Bura dan u sonu kar ki, insanlar Bedenin ya u ya bu aksiyonunun o Bedene

134 ETKA

emreden Ruhtan geldiini syledikleri zaman, ne sylediklerini bilmiyorlar ve parlak nutuklar bilgisizliklerinin aa vurulmasndan baka bir ey deildir; fakat onlar Ruhun Bedeni hangi aralarla harekete getirdiini bilseler de bilmeseler de, bununla birlikte eer Ruhta dnmek zelii olmam olsayd, Bedenin etkisizlik iinde kalacan duyduklarn sy leyeceklerdi; ayn zamanda szn, susmann ve Bedene ait birok etki lerin de bsbtn Ruhun iradesine bal olduunu duyduklarn da buna katarlar. Fakat, birinci itiraza gelince, ben onlara deneyin bize, Beden etkisizlik iinde olduu zaman Ruhun da artk dnme yetkisine sahip olmadn retip retmediini sorarm. Diyelim Beden uykuya dald zaman, Ruhun btn yetkileri bolukta deil midir ve uyankken ki gibi dnme gcne sahip midir? Bundan baka, btn insanlar Ruhun hep ayn obje zerinde ayn dnceye yatkn olmadn filn ya da falan obje zerinde dnmek iin Ruhun yatknlklarnn hep Bedenin yat knlklarna bal olduunu bilmiyorlar m? Fakat denecek ki, yalnz Be dene ait (madd) gibi gz nne alnan Tabiat kanunlar, sanat eserin den baka bir ey olmayan binalar, resimleri ve buna benzer baka eyleri meydana getirmez ve Beden Ruh tarafndan gerektirilmi ve yneltilmi deilse bir tapna kuramaz. Fakat daha nce gstermitim ki onlar Be denin ne yapabileceini ve yalnz onun tabiatndan hangi akl yrtme lerin kacan bilmiyorlar ve kendileri de yalnz Bedenin veya yalnz Tabiat kanunlarnn Ruhun yardm olmakszn mmkn olduuna inan mayacaklar birok eyleri meydana getirdiini hissediyorlar, diyelim ki uyandrldklar zaman kendileri de hayrete den uyurgezerlerin aksiyon lar (etkileri) ite byledir. Bundan baka, unu da katacam ki, sanat, insanlarn eserlerinin sonsuz derecede stnde olan Bedenimizin yaps na yaklaan hibir ey yapamaz ve daha yukarda kantlam olduum eyden, yani hangi sfatyla gz nne alnrsa alnsn, yalnzca Tabiatn sonsuz eyi meydana getirdiinden asla sz etmeyeceim. ikinci itiraza gelince, eer insan konumak ve susmak hususunda bs btn bamsz olmu olsayd, bu dnyada btn iler yolunda gidecekti, fakat deney bize fazlasyla gsteriyor ki insan, dilinin ve arzularnn h kimi deildir. Biroklarnn bizi hafife duygulandran eyler karsnda hareket hrlmz sakladmz zannetmeleri buradan ileri geliyor, nk baka bir objenin hatrlanmas onlarn douraca istei kolaylk la yok edebilir, fakat ounlukla bizi tutkulandran ve hibir hatrlamann

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 35

bizi kendisinden evirmedii ey iin soru ayn deildir; bununla birlikte, yaptmz ilerden dolay ka kereler piman olduumuzu ve ou birbi rine zt duygulanlarn hkm altnda bulunduumuz zaman en iyiyi grmemize ramen, en kty yaptmz tecrbesiyle bilmemi olsalar d, btn hareketlerimizin hr olduuna inanmaktan onlar hibir ey alkoyamazd. Nitekim, bir ocuk hr olarak stninesinden st emdiini, fkeli bir delikanl rkm bir korkaktan almak istediini zannede cektir; bir sarho sonradan piman olaca eyleri syledii zaman kendi sini hr zannedecektir. Hezeyan iindeki adam, geveze ocuk ve bu eit ten biroklar nne geemeyecekleri, bir hezeyan ile sylenmi olduk lar halde, kendilerinin hr olarak konutuklarn hayal ederler, bylece deney ve Akl bize insanlarn kendi aksiyonlarn (hareketlerini) bildik leri halde hareketlerini gerektiren nedenleri bilmemeleri yznden ken dilerini hr zannettiklerini retiyor. Bundan baka, Ruhumuzun irade si, Bedenimizin itahlarndan gayr bir ey deildir ve bu da Bedenin farkl yatknlna gre deiir. Zira herkes kendi tutkularna gre hareket eder; bunlarn zddna sahip olanlar ne istediklerin bilmezler ve buna asla sahip olamayanlar bir objeden teki objeye bir teviye uar dururlar ve hep de en hafif saikle gerektirilmilerdir. Btn bunlar, aka kantlarlar ki, ruhun emri (dcret), itah ve bunun gerektirilmesi ayn tabiattadr ve Dnce sfatyla gz nne alnd, onunla akland zaman emir adn verdiim eyle, Uzam sfatyla ve hareket, skn kanunlarna gre gz nne alnd zaman gerektirme (dtermination) adn verdiim ey tek ve ayn eyi meydana getirir ki, sylemi olduumla bunu daha apak gstereceim. Zira zel olarak gstermek istediim baka bir ey daha var: nce bizde hatras olmadan Ruhun emriyle hibir ey yapamayz. Diyelim ki, biz bir eyi hatrlamyorsak onun iin bir kelime bile syleye meyiz. te yandan bir eyin hatrlanmas ya da unutulmas hibir zaman Ruhun hr iradesine bal deildir, o halde zannedilir ki Ruhun elinde olan yalnz onun emrine gre, bize hatrlatt eyi sylemek ya da sus maktan ibarettir. Bununla birlikte ryada konutuumuzu grdmz zaman yalnz Ruhun emriyle konutuumuzu zannederiz, halbuki konu muyoruz ve eer konuuyorsak, bu yalnzca Bedenin kendiliinden bir hareketiyledir; nitekim insanlardan baz eyleri sakladmz da ryada grrz, bu da uyankken bildiimizi sylememizi salayan ayn Ruh em riyledir. En sonra uyankken yapmaya cesaret edemediimiz bir eyi Ruhun

136 ETKA

emriyle yaptmz ryada grrz. Bunun sonucu olarak, Ruhta bir ks m hayal2 bir ksm hr olmak zere iki cins emir olup olmadn bilmek isterim. Bu hayali ve olmayacak eyleri dnmeye kadar gitmez isten mezse, hr olduu sanlan Ruhun bu emrinin asl hayal gcnden ve hatradan farkl olmadn ve bunun da fikir olmas bakmndan fikrin ister istemez (zorunlu olarak) iinde bulunduunu olumlamaktan baka bir ey olmadn kabul etmek gerekecektir (nerme 49, blm II) ve bylece fiil halinde var olan eylerin fikirleri ile ayn zorunlulukla bu emirler de Ruhta meydana gelmektedir. Ruhun hr bir emriyle syledik lerini veya sustuklarn ya da herhangi bir hareketi (action) yaptklarn zanneden kimseler gzleri ak rya grmektedirler. nerme III Ruhun etkileri (aksiyonlar) yalnz upuygun fikirlere, edilgileri (pasi yonlar) ise yalnz upuygun olmayan fikirlere baldrlar. Kantlama Her eyden nce Ruhun zn meydana getiren ey, fiilde var olan bu Bedenin fikrinden baka bir ey deildir (nerme 11 ve 13, blm II) ve bu fikir (nerme 15, blm II) bir ksm (nerme sonucu, nerme 38, blm II) upuygun olan ve bir ksm upuygun olmayan (nerme sonucu, nerme 29, blm II) baka birok fikirlerden meydana gelmitir. O halde Ruhun tabiatndan ileri gelen ve Ruh kendisinin yakn nedeni olarak ve bylece bilinmesini salad her eyi upuygun olan ya da upuygun olmayan bir fikirden zorunlu olarak kar. Fakat Ruh, upuygun olmayan fikirlere sahip olmas bakmndan, zorunlu olarak pasiftir; yle ise Ruhun hareketleri (et kileri) yalnz upuygun fikirlerden kar ve bu sebepten dolay Ruh yalnzca upuygun olmayan fikirlere sahip olduu iin pasif bir halde bulunur. Scolie O halde gryoruz ki pasif haller (edilgiler) ancak Ruhta olumsuzluu iine alan bir ey bulunmamas bakmndan, yani o baka ksmlar olma dan kendi bana ak ve seik olarak alglanmayan Tabiatn bir ksm gibi grlmesi bakmndan Ruha atfedilirler ve ayn akl yrtme ile gs
2) Imaginaire.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 137

terebilirim ki pasif haller Ruha atfedildiklerinin ayn tarznda tekil eylere de atfedilirler ve baka bir art iinde alglanamazlar, fakat burada mak sadn yalnzca insan Ruhunu tetkik etmektir. nerme IV Hibir ey d nedenden baka bir eyle yok edilemez. Kantlama Bu nermenin apakl kendi kendisindedir; zira bir eyin tanm bu eyin zn olumlar ve onu asla reddetmez; ya da ayn anlama gelmek zere, onun zn kurar, fakat ortadan kaldrmaz. O halde d nedenler hi gz nne alnmadan, yalnz eyi kendi bana incelediimiz zaman, onu ortadan kaldrabilecek hibir eyi kendisinde bulamayz. nerme V eyler kart tabiattadrlar, yani biri tekini ortadan kaldrabildii de recede, ayn konuda bulunamazlar. Kantlama Gerekten, kart tabiatta olan eyler ayn konuda var olabilselerdi, ayn konuda onu yok etmeye elverili bir ey de bulunabilmeliydi ki, bu da samadr (nceki nerme). Bundan dolay... nerme VI Her ey kendi varlnda devam etmek iin elinden gelen btn aba lar yapar. Kantlama Gerekten, tekil eyler Tanrnn sfatlarn belirli ve gerekli bir tarzda ifade eden tavrlardr (nerme sonucu, nerme 25, blm I), yani Tanr nn varlndan ve tesir etmesinden ibaret olan gc belirli ve gerekli bir tarzda ifade eden varlklardan sz etmek istiyorum (nerme 34, blm I). Hibir eyde onu yok edebilen, yani varln ortadan kaldrabilen bir ey yoktur (nerme 4); fakat tersine olarak, o ey kendi varln ortadan kaldrabilen her eyin kartdr (nceki nerme). Ve bylece o, gc yettii kadar kendi varlnda srp gitmeye abalar.

138 ETKA

nerme VII Her eyin kendi varlnda srp gitmek iin yapt aba, o eyin fiili (actuel) z dnda bir ey deildir. Kantlama Herhangi bir eyin biliniyor diye kabul edilen znden zorunlu ola rak bir ey kar (nerme 36, blm I) ve eyler gerekli tabiatlarndan zorunlu olarak kandan baka bir ey olamazlar (nerme 29 blm I). O halde herhangi bir eyin gc veya ister yalnz ister bakalaryla birlikte onun yapaca aba veya bir ey yapma abas, yani (nerme 6, blm II) kendi varlnda devam etmek iin yapt aba veya g eyin imdiki (actuel) veya verilmi znden baka bir ey deildir. nerme VIII Her varln kendi varlnda srp gitmek iin yapt aba sonlu bir zaman deil, sonu belirsiz (indfini) bir zaman kuatr. Kantlama Eer gerekten bu aba varln sresini tespit eden snrl bir zaman kuatsayd, onu var olduran biricik gten dolay bu snrl zamandan sonra onun yok olmas gerekecekti: halbuki (nerme 4) bu samadr; o halde bir eyin var olmasna sebep olan abann belirli (dfini) bir zaman yoktur; fakat tersine, ayn nermeye gre, hibir d neden tarafndan yklmam ise, o imdi, aktel olarak kendini var klan ayn gle hep yine var olmakta srp gidecektir. O halde bu aba belirsiz bir zaman kuatr. nerme IX Ruh yalnz ak ve seik fikirlere sahip olmas dolaysyla deil, fakat bulank fikirlere de sahip olmas bakmndan, kendi varoluunu belirli bir srede saklamak iin abalar ve onda kendi abasnn uuru vardr. Kantlama Uygun olan ve upuygun olmayan fikirler, gstermi olduum gibi, Ru hun zn meydana getirirler (nerme 3), birinci ve ikinci durumda kendi varln saklamaya (nerme 7) ve onu belirsiz bir srede saklamaya (ner

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 39

me 8) alrlar. Halbuki (nerme 23, blm II) Ruh Bedenin duygulan larnn fikirleri araclyla kendi hakknda iten bir bilgiye (uura) zorunlu olarak sahip olduundan, kendi abas iin de iten bir bilgiye (uura) sahiptir. Scolie Bu aba, yalnz Ruha evrildii zaman, irade adn alr; fakat Ruh ve Bedene evrildii zaman, insann znden baka bir ey olmayan itah adn alr ki, onun tabiatndan zorunlu olarak kendi korunmasna yara yan her ey kar; bundan dolay insan buna meyleden her eyi yapmakla gereklenmitir. Bundan sonra itah ile arzu arasndaki biricik fark udur ki, arzu genel olarak kendi itahnn iten bilgisine sahip olmas dolaysyla insana evrilir. Bunun iin u suretle tanmlanabilir: Arzu, hem bir itahtr hem de bu itahn uuruna sahip olmaktr. O halde sylemi olduklarm la apak grlyor ki, biz bir eyin iyi olduunu zannettiimiz iin o ey bizim aratrmalarmzn ve arzularmzn objesi olmaz; tersine, onu istedi imiz, aratrdmz ve arzu ettiimiz iin onun iyi olduunu zannederiz. nerme X Bedenimizden varoluu uzaklatran fikir Ruhumuzda bulunamaz ve ona aykrdr. Kantlama Bedenimizi yok edebilecek olan ey onda var olamaz (nerme 5). Bun dan dolay, onu yok edebilecek olan eyin fikri, Bedenimizin fikrine sahip olmas bakmndan Tanrda bulunamaz (nerme sonucu, nerme 9, blm II) yani (nerme 11 ve 13, blm II) bu fikir Ruhumuzda var olamaz, fakat tersine, madem ki (nerme 11 ve 13, blm II) Ruhumuzun zn kuran ilk ey fiille var olan cisim fikridir, Ruhumuzun (nerme 7) ilk ve balca abas Bedenimizin varoluunu tasdik etmektir. Bundan dolay, Bedenimi zin varln asla kabul etmeyen fikir Ruhumuza karttr (aykrdr). nerme XI Bedenimizde onun etki gcn artran veya eksilten, tamamlayan ya da tutan her eyin fikri Ruhumuzda dnme gc zerine ayn etkiyi yapar.

1 4 0 ETKA

Kantlama Bu nerme, 7nci nerme (blm II) veya 14nc nerme (blm II) ile de apaktr. Scolie O halde, gryoruz ki Ruh byk deiikliklerden edilgin (mteessir) olabilir ve bazen daha ok, bazen daha az yetkinlie geebilir ve bu pasif haller bize sevin ve keder duygulanlarn aklar. Sevin deyince ben ileride Ruhu daha byk bir yetkinlie geiren tutkuyu (pasiyonu) anlaya cam; ve keder deyince de Ruhu daha az yetkin klan tutkuyu anlayaca m. Halbuki Ruha ve Bedene evrilen sevin duygulanna ben nee ya da holanma adn veriyorum ve keder duygulanna elem veya melankoli diyorum. Fakat iaret etmek gerekir ki insann ksmlarndan biri tekile rinden daha ziyade duygulanm olduu zaman holanma veya elem onun la orantldr, btn ksmlar ayn derecede duyguland zamanda da ona ancak nee veya melankoli nispet edilir. Scoliede arzunun ne olduunu akladm (nerme 9). Yalnz bu ilk duygulan biliyorum ve bu ese rin ileri bahislerinde gstereceim ki btn tekiler bu duygulantan gelmektedir; fakat daha ileri gitmeden, bir fikrin bir bakasna nasl kart olduunun anlalmas maksadyla, bu ksmn ikinci nermesini uzun uza dya aklayacam. 17nci nermenin Scoliesinde (blm II) gsterdim ki Ruhun zn kuran fikir var olduka Bedenin varln da kuatr ve gstermi olduum dan da u sonu kar ki (nerme sonucu, nerme 8, blm II ve onun scoliesi) Ruhumuzun varl, Ruhun, Bedenin imdiki (actuel) varln iine almasna baldr. En sonra gsterdim ki, onu hayal ettiren ve hatr latan Ruhun gc dahi, yine Ruhun, Bedenin imdiki varln kuatma sna baldr (nerme 17 ve 18, blm II, scoliesi ile birlikte). Buradan u sonu kar ki, Ruhun imdiki varl ve onun hayal etme gc, Ruh Bedenin varln kabulden vazgetii zaman yok olmutur; fakat Ruhun Bedenin varln tasdikten vazgemesinin nedeni asl Ruh olamaz (ner me 4). Bu neden (cause) Bedenin varlnn terk edilmesi de olamaz; zira Ruhun Bedenin varln olumlamasnn nedeni, ayn Bedenin varlnn balangc deildir; o halde ayn sebeple Beden var olmaktan ktndan dolay Bedenin varln olumlamaktan vazgeemez. Fakat (nerme 8, blm II) Bedenimizin ve bunun sonucu olarak Ruhumuzun varlndan

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 4 1

soyutlanan baka bir fikirden gelir ve zorunlu bir sonu olarak bu fikir Ruhumuzun zn kuran fikre karttr (aykrdr). nerme XII Ruh, elinden geldii kadar Bedenin etkileme (tesir etme) gcn art tran ya da tamamlayan eyi hayal etmeye alr. Kantlama nsan Bedeni yapc bir d cismin tabiatn kuatacak bir tarzda duygu land zaman, Ruh bu Bedeni hazrm gibi grecektir (nerme 17, blm II). Ve bunun sonucu olarak (nerme 7, blm II) bu yabanc cismi hazr gz nne aldka, yani (ayn nermenin scoliesi) onu hazr zannettike, insan bedeni bu yabanc cismin tabiatn kuatan bir tavrla duygulanm tr. Bundan dolay, Ruh, Bedenin etki gcn arttran ya da tamamlayan eyi hayal ettike Beden ite bu gc tamamlayan ya da arttran tavrlarla duygulanmtr (postulat I). Ve bunun sonucu olarak (nerme 11) Ruhun dnme gc artm ya da tamamlanmtr; yleyse (nerme 6 veya 9) Ruh, gc yettii kadar ayn eyleri hayal etmeye alr. nerme XIII Ruh, Bedenin etkileme (tesir etme) gcn azaltan veya yok eden eyleri hayal ettii zaman, gc yettii kadar, hayal ettiinin varln dta brakan eyi hatrlamaya abalar. Kantlama nce nermede kantlam olduum gibi, Ruh bir eyi bu suretle hayal ettike, Ruh ve Bedenin gc azalm ya da tkenmitir. Bununla birlik te Ruh, birincinin imdi dta brakan varln uzaklatran bir bakasn hayal edinceye kadar, her zaman byle bir ey hayal edecektir (nerme 17, blm II) yani, gsterdiim gibi Ruh ve Bedenin gc, Ruhun hayal ettii eyin varln dta brakan baka bir eyi hayal edinceye kadar azalt m ya da tkenmitir. yle ise, gc yettii kadar bu baka eyi hayal etmek ya da hatrlamak iin abalayacaktr vb... (nerme 9, blm III) nerme sonucu Buradan u sonu kar ki, Ruh kendi gcn ve Bedenin gcn azaltan veya indiren eyi hayal etmekten nefret eder.

142 ETKA

Scolie Sylemi olduum eylerden, Sevgi ve Kinin ne olduu aka anlalr; yani sevgi bir d nedenin fikri ile birlikte olan sevinten baka bir ey deildir. Kin de bir d neden fikriyle birlikte olan kederden baka bir ey deildir. Bundan sonra, seven kimsenin sevdii ile birlikte bulunmaktan zevk duyduunu, onu elinde tutmaya altn, tersine olarak kin duyan kimsenin de kinin konusunu uzaklatrmaya ve onu yok etmeye altn gryoruz. Fakat ben bu soruyu ilerde daha geni inceleyeceim. nerme XIV Eer Ruh bir kere iki duygulantan ayn zamanda duygulanmsa, sonradan ne vakit onlardan biriyle duygulansa, tekisi ile de duygulanr. Kantlama nsan Bedeni ayn zamanda iki cisimle birden duygulanm olunca, sonradan birinin hatrlanmas zorunlu olarak Ruhta tekinin hatrlan masn aracaktr (nerme 18, blm II). Halbuki Ruhun hayal gc d cisimlerin tabiatndan ziyade Bedenimizin duygulanlarn gsterir (nerme sonucu 2, nerme 16, blm II); yle ise eer beden ve bundan dolay Ruh iki duygulan ayn zamanda duymu olsa, birinin hatrlan mas, bunun sonucu olarak, ister istemez tekini de hatrlatacaktr. nerme XV Herhangi bir ey Sevinme, Keder ya da Arzunun ireti nedeni olabilir. Kantlama Ruhun kendi etki gcn artrmayan veya eksiltmeyen bir pasif halle ayn zamanda onu artran veya eksilten bir baka pasif halle duygulanm olduunu varsayalm (postulat I); nceki nerme ile apak grlr ki, bunun sonucunda Ruh birincisinden varsaya gre, kendi dnme g cn kendiliinden artrmayan ve eksiltmeyen hakiki nedeniyle duygulan m olaca zaman onu azaltan veya artranla da ayn zamanda duygulanm olacaktr (scolie, nerme 11), yani sevin ve kederle duygulanm ola caktr, bundan dolay, bu obje kendi kendisinin deil, fakat ireti olarak sevin ya da kederin nedeni olacaktr. Ayn uslamlama ile gstermek kolaydr ki, ayn obje arzunun ireti nedeni olabilir.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 143

nerme sonucu Biz yalnzca bir eyi kendisinin etker nedeni3 olmayan sevin ya da keder duygulanyla gz nne aldmz iin, onu sevebilir ya da ondan nefret edebiliriz. Kantlama Gerekten yalnz bundan dolay, (nerme 14) Ruh bu eyi tasarlamak suretiyle sevin veya kederle duygulanm olabilir, yani (scolie, nerme 11) ya Ruh ya da Bedenin gc artm ya da eksilmitir ve bunun sonucu olarak (nerme 12) Ruh bu eyi tasarlamay arzu eder veya ondan uzaklar (nerme sonucu, nerme 13), yani (scolie, nerme 13) bu eyi ya sever ya da ondan nefret eder. Scolie Buradan, sebebini bilmeksizin ve yalnzca, denildii gibi, sempati veya antipati ile, baz eyleri nasl sevebildiimizi ve bazlarndan nefret ettiimi zi anlyoruz ve gelecek nermede gstereceim gibi, srf bizde ayn duygula nlar dourmak alkanlnda olanlara benzer bir eye sahip olduu iin, bize sevin ya da keder veren eylerin bulunmasnn sebebi de budur. Biliyorum ki ilk defa sempati ve antipati adlarn felsefeye sokmu olan yazarlar bu kelimelerle eylerin ba olarak niteliklerini anlatmak istemi lerdir. Fakat bununla birlikte, benim ayn terimlerden bilinen, hatta mey danda olan niteliklerini anlamama imkn olacan zannediyorum. nerme XVI Biz yalnzca, bir eyin Ruhu her zaman Sevin veya Kederle duygulan dran bir objeye benzer bir yan bulunduunu hayal etmemiz yznden, bu eyi bu objeye benzeten bu duygulanlarn fiili sebep olmasa bile, biz yine bu eyi ya severiz ya da ondan nefret ederiz. Kantlama Bir objede, varsayma gre, bu objeye benzeyen eyi ya sevin ya ke der duygulanyla gz nne aldk; o halde (nerme 14) Ruh bu objenin hayali ile duygulanm olaca zaman, hemen bu iki duygulantan biriyle duygulanm olacaktr ve bundan dolay kendisinden bu benzeyii fark ettiimiz obje sevin veya kederin ireti nedeni (nerme 15) olacaktr; o
3) Cause efficiente (fail-illet).

144 ETKA

halde benzeyii meydana getiren ey, bu duygulanlarn etker nedeni olmasa dahi, bu objeyi ya severiz ya da ondan nefret ederiz. nerme XVII Eer bir objede her zaman Ruhumuzda Sevin douran bir baka obje ye benzer bir ey olduunu hayal edersek, her zaman bize Keder vermekte olan bu objeyi ayn zamanda hem severiz, hem ondan nefret ederiz. Kantlama Bu obje, gerekten, varsayma gre, kendiliinden kederin nedenidir ve bu duygulanla onu hayal ettike ondan nefret ederiz (scolie, nerme 13). Bundan baka bizde, daima ayn derecede byk bir sevin duygulan duyuran bir bakasna benzer bir yan bulunmas bakmndan, onu ayn sevin atl ile seveceiz (nceki nerme); yle ise ona kar nefretimiz olduu gibi ayn zamanda sevgimiz de olacaktr. Scolie ki kart duygulantan doan bu Ruh haline ben Ruh kararszl adn veriyorum ki, hayal gcne gre phe ne ise duygulana gre de o ayn eydir (nerme 44, blm II). Ruhun kararszl ile phe arasnda ancak oklukla azlk fark vardr. Yalnz u ciheti belirtmek gerekir ki, nce gelen nermede Ruh duygulanlar arasnda bu iki duygulantan birinin asl kendisinin, tekinin ise ireti olarak meydana geldii sonu cunu kard isem, bunun sebebi nceki nermelerin bu suretle sonula may daha kolaylatrmalar idi. Fakat ruhun kararszlnn ok kere ya bir ya teki duygulann etker nedeni olan bir obje olduunu inkr et mem. Vakaa insan bedeni farkl tabiatta pek ok sayda fertten ibarettir (postulat 1, blm II) ve bundan dolay (nerme 13, lemma IIIten sonra gelen aksiyom 1, blm IIye bkz.) birok ve eitli tarzlarda tek ve ayn Bedende duygulanabilir; te yandan tek ve ayn ey birok tarzlarda duy gulanabildii gibi, o da Bedenin tek ve ayn blmnden birok ve eitli tarzlarda duygulanabilir. Bylece, kolay tasarlanabilir ki, tek gemi ve gelecek bir eyin hayaliyle de sevin ve keder duyabilir. nerme XVIII nsan hazr bir eyin hayaliyle olduu kadar gemi ve gelecek bir eyin hayaliyle de Sevin ya da Keder duyabilir.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 145

Kantlama nsan bir objenin hayaliyle duygulanm olduka onu var olmasa bile, hazr gibi grr (nerme 17, blm II ve onun nerme sonucu) ve onun hayali ya gemi ya gelecek bir zamann hayaline bal olduu zaman da onu gemi veya gelecek gibi tasarlar (scolie, nerme 44, blm II). Bu nun iin kendi bana gz nne alnan objenin hayali ister gelecek, ister gemi zamana, ister hale atfedilsin, her zaman ayndr, yani (nerme sonucu, nerme 16, blm III) ister hayal gemi bir objeden gelsin, isterse gelecee veya hale ait objeden gelsin, Beden yaps veya duygulan ayndr. Bundan dolay, ya gemi ya gelecek, ya da hazr bir eyin hali Ruhu muzda ayn sevin veya keder duygulann dourur. Scolie I Kendisiyle duygulanm olduumuz veya olacamz bir ey hakknda gemi ya da gelecektir diyorum: Diyelim ki grdmze veya grecei mize gre o bize haz vermitir ya da verecektir, o bize ac vermitir ya da verecektir vb. Gerekten onu byle tasarladmza gre varln tasdik ediyoruz: Yani Beden eyin varlna aykr hibir duygulan duymaz (nerme 17, blm II). Bundan dolay Beden, bu ey hazr olduu zaman nasl duygulanm ise, onun hayaliyle de ayn suretle duygulanm olur. Yine de, bununla birlikte, daha nce bir yn deney yapm olanlar, bir eyi gelecek veya gemi gibi grdkleri zaman kararszlkta kalrlar ve ok defa bir sonuca varmay pheli grrler (scolie, nerme 44, blm II). Bundan u sonu kar ki, byle hallerden doan duygulanlar da sabit (kararl) deildirler ve genel olarak eitli eylerin hayalleriyle bulan drlmtrlar. Ve bu hal o eyin sonucu hakknda bir kesinlik kazanncaya kadar srer gider. Scolie II Btn bu sylemi olduklarmdan, umut, korku, gven, umutsuzluk, sevin ve vicdan azabnn ne olduu anlalr. Umut, gerekten, olmas bize kesin deil diye grnen gelecek veya gemi bir eyin hayalinden meydana gelmi kararsz bir sevinten baka bir ey deildir. Korku, ter sine olarak, yine kesin olmayan bir eyin hayali ile meydana gelen karar sz bir kederdir. imdi bu iki duygulantan pheyi kaldrrsanz, umut gvene, korku umutsuzluk haline der; korktuumuz veya umduumuz

146 ETKA

bir eyin hayaliyle meydana gelen sevin ya da kederi yapan budur. Ondan sonra haz da, olmas bize kesin grnmeyen gemi bir eyin hayaliyle meydana gelmi sevinten baka bir ey deildir. En sonra, uur daralmas, phesiz, hazzn kart olan kederdir. nerme XIX Sevdiinin yok olduunu hayal eden kederlenecektir. Tersine, onun var olarak kaldn hayal eden sevinecektir. Kantlama Ruh, elinden geldii kadar, Bedenin etki gcn artran ya da onu tamamlayan eyi hayal etmeye alr (nerme 12), yani (scolie, nerme 13) Bedenin sevdii eyi hayal etmeye alr. Halbuki hayal gc eyin varoluuna sebep olanla tamamlanr ve tersine, eyi yok edenle azalr (nerme 17, blm II); o halde sevilen eyin varlna sebep olan eylerin hayalleri, bu objeyi hayal etmesini salayan Ruhun abasn tamamlarlar. Yani (scolie, nerme 11) Ruha sevin verirler ve tersine, sevilen eyin varln yok edenler Ruhun bu abasna aykrdrlar. Yani (ayn scolie) onu kederli yaparlar; bundan dolay, sevilen bir objenin yok olduunu hayal eden kimse kederlenecektir, vb. nerme XX Kin besledii eyin yok olduunu hayal eden kimse, sevinecektir. Kantlama Ruh (nerme 13), Bedenin etki (tesir) gcn azaltan veya balayan objelerin varln yok edeni hayal etmeye alr, yani (scolie, ayn ner me) kin besledii objelerin varln yok eden eyi hayal etmeye alr; bundan dolay Ruhta kinin objesinin varln yok eden bir objenin ha yali ruhun abasn tamamlar, yani (scolie, nerme 11) ona sevin verir; yle ise Kin besledii objenin yok olduunu hayal eden kimse, sevine cektir. nerme XXI Sevdiinin Sevin veya Kederle duygulanm olduunu hayal eden kimse de, ya sevin ya kederle duygulanacaktr ve bu iki duygulantan

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 147

ya biri ya tekinin, sevilen eyde bulunacaklar hale gre sevende de ya daha ok ya daha az olacaktr. Kantlama Sevilen eyin varoluuna sebep olan eylerin hayalleri (19uncu ner mede gstermi olduum gibi) bu eyi hayal etmesini salayan ruhun abasna yardm eder (ya da tamamlar). Fakat sevin, sevinli eyin varolu una sebep olur ve sevin duygulan ne kadar bykse bu da o kadar byktr. Zira o (11inci nermenin scoliesi) daha byk bir yetkinlie geitir; yle ise sevilen eyden dolay sevincin hayali sevende Ruhun abasna yardm eder, yani (scolie, nerme 11) seveni sevinle duygu landrr ve bu duygulan sevilen eyde ne kadar bykse o kadar byk olacaktr, birinci nokta bu idi. Bundan baka, bir ey kederle duygulan d zaman, bir dereceye kadar yklmtr ve o ne kadar byk bir keder le duygulanm ise bu ykl da o kadar byktr (scolie, nerme 11). Bylece (nerme 19) sevdiinin kederle duygulanm olduunu hayal eden kimse, ondan ayn suretle duygulanr ve bu duygulan sevilen kim sede ne kadar bykse, o kadar ok olur. nerme XXII Birinin sevdiimiz bir objeye sevin verdiini hayal edersek, ona kar sevgi duymu olacamz gibi, tersine olarak, ayn objeye keder verdiini hayal edersek, ondan nefret ederiz. Kantlama Sevdiimiz eyi ya bir sevin ya kederle duygulandran, bizi de ya se vin ya kederle duygulandrr, nk sevdiimiz eyi bu sevin veya ke derle duygulanm diye hayal ederiz (nceki nerme): halbuki bu sevin veya kederin bizde bir d neden fikri ile birlikte olduu varsaylmtr. yle ise (scolie, nerme 13) sevilen bir eyin ya sevin ya kederin nedeni olduuna inandmz kimseyi severiz veya ondan nefret ederiz. Scolie 21 inci nerme bakasnn urad zarar yznden duyulan keder diye tanmlanabilen efkatin ne olduunu bize gsteriyor. Fakat bakasnn mut luluunun meydana getirdii sevince verilmesi gereken ad bilmiyorum.

148 ETKA

Bakasna iyilik yapana kar duyulan sevgiye iyi grme (faveur)4 ve ktlk yapann bizde dourduu nefrete tiksinme diyeceim. En sonra iaret etmek gerekir ki yalnz (21inci nermede gstermi olduum gibi) sevmi olduumuz bir eye kar acmamz yoktur, ayn zamanda bize benzediine hkmettiimiz kimseye kar da daha aada gstereceim gibi, Ruhumuzda hibir duygulan dourmad zaman bile, acma du yarz. Bundan dolay benzerimize iyilik yapan kimseye kar da iyi g r duyar ve tersine olarak ona zarar veren kimseden de tiksinmi olu ruz. nerme XXIII Nefret ettii kimsenin Kederle duygulandn hayal eden kimse sevi necek ve tersine, onun Sevin duyduunu hayal eden kimse kederlene cektir. Ve bu iki duygulan, nefret edilen eyde kart duygulann ya daha ok ya daha az olduuna gre ya az ya ok kuvvetli olacaktr. Kantlama Nefret edilen bir kimse keder duyduu zaman, o kimse bir dereceye kadar yok olmutur ve bu keder ne kadar bykse onun yok oluu da o kadar byktr (nerme 11in scoliesi) yle ise her kim nefret ettii eyin keder duyduunu hayal ederse, bundan dolay onun kart olan duygula n duyacaktr ki bu da sevintir; ve bu nefret edilen eyin keder duydu unu ne kadar ok hayal ederse bu sevin de o kadar byk olacaktr. Birinci nokta bu idi. imdi sevin, burada sevin veren eyin varoluunu gerektirir (scolie, nerme 11) ve bu ne kadar ok tasarlanrsa bu sevin de o kadar byktr. Eer bir kimse nefret ettii kimsenin sevin duydu unu hayal ederse, bu hayal edi (nerme 13) onun abasn azaltacak yani (scolie, nerme 11), o keder duyacaktr, vb. Scolie Bu sevin salam olarak ve i sava olmadan elde edilemez, zira (bunu 27nci nermede gstereceim) kendine benzer birinin bir kederle duygu lana urad hayal edildike bir dereceye kadar kederlenilmesi gerekir;
4) Bu kelimeyi tam evirmek gtr: Spinozann kastettii bir insann iyi hareketini been mek ve iyi karlamay ifade ediyor. yi grme mphem olarak bu anlam veriyor.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 149

tersine olarak, sevin duyduu hayal edildii zaman sevinilmesi gerekir. Fakat burada yalnz kin veya nefreti gz nne alyoruz. nerme XXIV Kin duyduumuz eyden dolay Sevin duyan birisini hayal edersek onun hakknda Kin (ya da nefret) duygusu besleriz, eer tersine, keder duyduunu hayal edersek, onun hakknda Sevgi duyarz. Kantlama Bu nerme de 22nci nerme gibi kantlanmtr. Scolie Bu Kin duygulanlar ve buna benzeyenler, bir insan ya bakasnn ktlnden memnun veya bakasnn mutluluundan kederli olmas bak mndan gz nne alnan, Kinden baka bir ey olmayan, hasede balanrlar. nerme XXV Kendimizde veya sevilen eyde ya onu ya bizi Sevinle duygulandrd n hayal ettiimiz her eyi kabul etmeye abalarz ve tersine ya onu ya da bizi kederle duygulandrdn hayal ettiimiz her eyi de inkr etmeye abalarz vb. Kantlama Sevilen kimseye ya sevin ya keder duygusu verdiini hayal ettiimiz ey bize de ya sevin ya keder duygusu verir (nerme 21). Fakat Ruh (nerme 12) yapabildii kadar, bize sevin duygusu veren eyi hayal et meye abalar, yani (nerme 17, blm II ve onun nerme sonucu) onu imdi hazrm gibi grmeye alr ve tersine (nerme 13) bize keder duygusu veren eyin varln uzaklatrmaya alr; yle ise, ya bizde ya sevilen eyde sevin duygusu dourduunu hayal ettiimiz her eyi kabul etmeye abalarz. Ve tersine, ya bizde ya sevilen eyde keder duygusu dourduunu hayal ettiimiz her eyi reddetmeye abalarz. nerme XXVI Nefret ettiimiz birinin keder duyduunu hayal ettiimiz her eyi ka bule alrz ve tersine, ona sevin veren her eyi inkra alrz.

1 5 0 ETKA

Kantlama Bundan nceki 21inci nermeden kt gibi, bu nerme de 23nc nermeden kar. Scolie Bylece grrz ki, insan kendisi ve sevilen ey hakknda kolaylkla adil olmadan ok, taraf tutuyor ve tersine, nefret ettii ey hakknda da adil olmadan az taraf tutuyor; insann kendisi sz konusu olunca adil olmaktan ziyade taraf tuttuu zamanki bu hayal gcne gurur (nme) denir ve bu, bir eit hezeyandr, nk insan yalnz kendi hayal gc ile her eyi kavrayabildiinin gzleri ak ryasn grr, bu sebepten onu gerek sayar ve ona hayran olur, halbuki varlna engel olan ve kendi etki gcn snrlayan eyi hayal edemez. yle ise gurur (nme) insann kendi hakknda adil olmaktan ziyade taraf tutmasndan doan bir se vintir. Ve bunun sonucu olarak insann bir bakas hakknda adil olmak tan ziyade taraf tutmasndan doan sevince artk deerlendirme (sures time) ya da fazla vme denir ve en sonra bir bakas hakknda adil olmak tan az tarafl davranmasndan doan duyguya da hor grme (msestime) denir. nerme XXVII Bize benzeyen ve hakknda hibir tarzda bir duyguya sahip olmadmz birinin bir duygusu olduunu hayal edersek srf bundan dolay ona ben zer duyguyu duyarz. Kantlama eylerin hayalleri insan Bedeninin duygulanlardr ki, onlarn fikir leri bizim gibi hazr olan d cisimlerin fikirlerini bizde temsil ederler; (Scolie, nerme 17, blm II) yani (nerme 11, blm II) onlarn fikirle ri Bedenimizin tabiatn ve ayn zamanda bir d cismin imdi hazr olan tabiatn kuatr. yle ise eer bir d cismin tabiat Bedenimizin tabiat na benzerse hayal ettiimiz d cismin fikri de, bu d cismin duygulanna benzeyen Bedenimizin bir duygulann kuatacaktr ve bunun sonucu olarak bize benzer birinin bu duygulanla duygulandn hayal edersek, bu hayal edi Bedenimizin benzer bir duygulann kuatacaktr. yle ise yine bize benzer bir eyin bir duyguya sahip olduunu hayal etme

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 151

mizden dolay onunkine benzer bir duyguya sahip oluruz. Tersine olarak, bize benzer birisi hakknda nefretimiz olsayd, nefretimiz nispetinde (ner me 23) ona kart ve onunkine benzemeyen bir duygu duyacaktk. Scolie Duygulanlarn bu taklidi, bir keder sz konusu olunca, acma (com misration) adn alr (scolie, nerme 23), fakat bu eer bir arzu hakknda ise, o bize benzer baka varlklarn arzu duyduklar bir ey hakknda bizde dorulmu arzudan bakas olmayan gpta (mulation) olur. nerme sonucu I Hakknda hibir suretle bir duyguya sahip olmadmz birisinin bize benzer bir ey iin sevin duyduunu hayal edersek, ona kar sevgi duya caz. Eer tersine, onun keder duyduunu hayal edersek, ona kar nef ret (kin) duyacaz. Kantlama 22nci nerme, 21inci nerme ile kantland gibi bu nerme de bundan nceki ile kantlanr. nerme sonucu II Eer bir kimse bize acma ilham ederse, sefaletinin bizi duygulandr d keder yznden ondan nefret edemeyiz. Kantlama Eer gerekten ondan nefret edebilseydik, o zaman (nerme 23) onun kederinden dolay sevin duymamz gerekirdi ki, bu da hipoteze aykrdr. nerme sonucu III Eer bir obje bize acma ilham ederse, gcmz yettii kadar onu sefaletten kurtarmaya alrz. Kantlama Bize acma ilham eden objeye kar keder duygusu veren ey, bize de ona benzer bir duygu verir (nceki nerme); bundan dolay bsbtn varl kaldran, ya da onu yok eden her eyi hatrlamaya alrz (ner

152 ETKA

me 13), yani (scolie, nerme 9) ya bizde onu yok etme itahas (arzu) olacak, ya da onun yok olmasna doru gerektirilmi olacaz; bylece bize acma ilham eden objeyi sefaletten kurtarmaya alrz. Scolie yilik yapmak istediimiz kimse hakkndaki acma duygumuzdan do an bu iyilik yapma iradesi ya da itahasna iyi gr (faveur) denir ve bylece iyi gr acma duygusundan domu bir arzudan baka bir ey deildir. Bize benzediini hayal ettiimiz bir ey hakknda ya iyilik ya ktlk yapan kimse iin duyduumuz sevgi ve nefret konusunda 22nci nermenin scoliesine baknz. nerme XXVIII Bizi Sevince gtrdn hayal ettiimiz her eyin meydana gelmesi ni salamaya alrz: Ona kart olduunu ya da Kedere gtrdn hayal ettiimiz her eyi uzaklatrmaya ya da onu yok etmeye alrz. Kantlama Sevince gtrdn hayal ettiimiz her eyi, gcmz yettii kadar hazrm gibi hayal etmeye alrz; (nerme 12) yani (nerme 17, blm II) gcmz yettii kadar onu hazr ya da fiil halinde varm gibi grmeye alrz. Fakat Ruhun abas ya da onun dnrken sahip olduu g ile Bedenin abas ya da onun icra ederken sahip olduu g arasnda tabiat bakmndan elik (parit)5 ve zamandalk vardr (7nci nerme nin nerme sonucu ve 9uncu nerme, blm II, nerme sonucundan aka kaca zere), yle ise tam anlam ile bu eyin var olmas iin alrz, yani (9uncu nermenin scoliesine gre ayn anlama gelmek zere) bunun iin itahmz vardr ve buna meylederiz; bu birinci nokta idi. imdi kederin nedeni olduuna inandmz eyin yani (13nc ner menin scoliesi) nefret ettiimiz eyin yok olduunu hayal edersek sevin duyacaz (nerme 20) ; ve bylece onu yok etmeye alacaz (bu kantla mann birinci blm iin), yani (nerme 13) onu bizden uzaklatrmaya alacaz: ta ki, onu asla imdi hazrm gibi grmeyelim. Bu da ikinci nokta idi. yle ise sevince gtrebilen her ey, vb...
5) Tam benzerlik de denebilir.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 53

nerme XXIX nsanlarn6 sevinle karlayacaklarn hayal ettiimiz her eyi yapmaya alacaz. nsanlarn nefretle karlayacaklarn hayal ettiimiz her eyi de yapmadan nefret duyacaz. Kantlama nsanlarn bir eyi sevdikleri ya da bir eyden nefret ettiklerini hayal edersek, bu yzden o eyleri severiz ya da onlardan nefret ederiz (ner me 27) yani (scolie, nerme 13) yine bundan dolay bu eyin hazr bulu nuu bize sevin verir ya da bizi kederlendirir ve bylece (nceki ner me) insanlarn sevdiklerini ve sevinle karlayacaklarn hayal ettiimiz her eyi yapmaya alacaz. Scolie Yalnzca insanlarn houna gitmek maksadyla bir eyi yapmak, bir eyden kanmak iin olan bu abaya hrs (ambition) denir; balca kendi zararmza ya da bakasnn zararna hareket ettiimiz ya da kandmz zamanda olduu gibi bir eilim ve arzu ile halkn houna gitmeye alt mz zaman bu ad alr; byle deilse bu abaya insanlk (humanit) de meye allmtr. Bundan sonra, bakasnn houmuza gitmek iin yap maya alt hareketi hayal ettiimiz zaman duyduumuz sevince vme (louange) diyorum; bakasnn hareketini nefretle karladmz zaman duyduumuz keder haline de yerme (blme) diyorum. nerme XXX Eer birisi bakalarna Sevin verdiini hayal ettii bir eyi yaparsa, neden olarak kendisinin fikriyle birlikte bulunan bir sevinle duygulana caktr; eer tersine, bakalarna keder verdiini hayal ettii bir ey yapar sa, kendi kendisini Kederle karlayacaktr. Kantlama Bakalarn sevin ya da kederle duygulandrdn hayal eden kimse bundan dolay (27nci nerme) ya sevin, ya da kederle duygulanm olacaktr. yle ise, insan (nerme 17 ve 23, blm II) kendisini etki
6) Burada ve sonraki nermelerde insanlar kelimesi haklarnda hibir duygulanmz olma yanlar anlamndadr, (y.n.)

154 ETKA

bakmndan gerektiren, bakalarna sevin verdiini hayal ettii bir ey meydana getiren duygular hakknda uur sahibidir, neden olarak kendi kendisinin uuruyla sevin duyacaktr, yani kendi kendisini sevinli sa yacaktr ve buna karlk, vb... Scolie Sevgi, bir d nedenin fikriyle birlikte olan bir sevin, nefret (veya kin) de bir d nedenin fikriyle birlikte olan bir keder olduuna gre, bu sevin ve bu keder yle ise ayn suretle bir eit sevgi ve kin olacaktr. Bununla birlikte, sevgi ve kin d eylere nispet edildikleri iin, burada bu duygula nlar baka adlarla iaret edeceiz, (sevin ve keder insanlarn vldk lerine ya da yerildiklerine inandklar zaman doan sevin ve keder ha linde) bir d nedenin fikriyle birlikte olan sevince an ve eref (gloire7) ve onun kart ile birlikte olan kedere utan (honte) diyeceiz; baka durumlarda bir i nedenin fikriyle birlikte olan sevince, i rahatl8, bu sevince kart olan kedere de pimanlk (repentir) diyeceiz. imdi olabil dii gibi (nerme sonucu nerme 17, blm II) birinin bakalarn duygu landrdn hayal ettii sevin halinin yalnzca hayal olmas ve (nerme 25) herkesin sevin verdiini hayal ettii her eyi kendi hakknda da hayal etmeye almas, bu suretle erefinin kolaylkla gurur halini almas ve bakalar iin ekilmez olduu srada kendisinin herkes iin ho olduu nu hayal etmesi mmkndr. nerme XXXI Birinin bizim sevdiimiz, arzu ettiimiz ya da nefret ettiimiz bir eyi sevdiini, arzu ettiini ya da nefret ettiini hayal edersek, sevgimiz, arzu muz ve nefretimiz bundan dolay daha sabit olacaktr. Eer tersine, bizim sevdiimiz eyden onun nefret ettiini ya da buna karlk, nefret ettii miz eyi sevdiini hayal edersek, Ruh kararszl (dalgalanmas) denen pasif hali (passion) iyice duyarz. Kantlama Birinin bir eyi sevdiini hayal edersek, bundan dolay bu eyi severiz (nerme 27), fakat o eyi bu olmadan (yani bakasnn sevgisiyle birlikte
7) Buna yerine gre n ve an da diyoruz. 8) Contentement de soi. Kendinden memnun olma ise de bu kavram ifade edemiyor.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 55

olmadan) sevdiimizi varsayarz. Bu sevgi o zaman yeni meydana kan bir nedenle beslenecektir ve bundan dolay da, ayn sebepten sevdiimizi daha kararl bir tarzda seveceiz. Eer imdi birinin bir eyden nefret ettiini hayal edersek, bu eye kar nefret duyarz (ayn nerme). Bu srada onu sevdiimizi varsayarsak, ayn ey iin ayn zamanda hem sev gi, hem nefretimiz olacaktr, yani (scolie, nerme 17) Ruhun kararszl (dalgalanmas) denen pasif hali duyacaz. nermenin sonucu Buradan ve 28inci nermeden u sonu kar ki, herkes, gc yettii kadar, kendi sevdii eyi herkesin sevmesi ve kendisinin nefret ettii eyden herkesin nefret etmesi iin alr; airin u sz bundan ileri gelir, Sevenler, biz hepimiz, hem ummak hem korkmak istiyoruz; bir bakasnn izni ile seven kimse demirden yaplmtr9. Scolie Sevgimizin, nefretimizin konusunu herkesin deerlendirmesi iin aba, gerekte, bir hrstr (ambition) (scolie, nerme 29); bylece herkesin ta biat bakmndan bakalarnn kendi yaradlna gre yaadn grmek itah vardr ve herkeste ayn itah olduundan dolay insanlar birbirleri ne engel olurlar ve nk herkes, herkes tarafndan vlmek, ya da se vilmek ister, bundan dolay da karlkl bir kin ve nefrete ular. nerme XXXII Yalnz bir kiinin sahip olabilecei bir eyden bir kimsenin sevin duy duunu hayal edecek olursak, onun buna artk sahip olmamas iin aba harcarz. Kantlama Srf bir kimsenin bir eyden sevin duymasn hayal etmemiz yznden (nerme 27, nerme sonucu I ile birlikte), bu eyi severiz ve ondan se
9) Metinde bu parann nereden alnd sylenmiyor. Para Boulainvillier evirmesinden

yle alnyor: Ovidiusun Sevgiler adl kitabnn 19uncu Elegiasnda yle diyor: Engelsiz ve rakipsiz olarak sevmek, ya da bakalarnn hi sevmediklerini sevmek pek de ince olmayan bir eydir. Umut ve korku sevginin en tatl damarlardr.

1 5 6 ETKA

vin karmak isteriz, fakat hipotez gereince, hayal ederiz ki bu sevince engel olan ey bir bakasnn sevin duymasndan ileri gelir; o zaman onun bu eye sahip olmamas iin aba harcarz (nerme 28). Scolie Bu suretle gryoruz ki tabiatlarnn yatknl yardmyla, insanlar genel olarak bahtsz olanlara kar acma duygusuna sahip olmaya ve bahtl olanlara kar haset duymaya hazrdrlar ve bahtllara10 kar kinleri (nef retleri) bir bakasnn sahip olduunu hayal ettikleri eyleri ne kadar fazla severlerse o kadar byk olur (nceki nerme). Bundan baka gryoruz ki, insanlarn yksek gnll (misricordieux) olmalarna sebep olan insan tabiatnn ayn zellii, ayn zamanda onlarn haseti ve haris (ambitieux) olmalarna da sebep olur. En sonra, eer deneye bavurmak isteseydik (balca, hayatmzn ilk yalarna ait deneylere bavursaydk) btn bun lar bize rettiini grrdk; deney bize gsterir ki, vakaa Bedenleri srekli olarak denge halinde gibi olan ocuklar srf baka kimselerin gl dkleri ya da aladklarn grdkleri iin glerler ve alarlar, bakasnn yaptn grdkleri her eyi hemen taklit etmeye kalkarlar ve en sonra bakalarnn haz duyduunu hayal ettikleri her eyi de arzu ederler; vakaa bunun sebebi, sylediimiz gibi, eyann hayallerinin insan bedeninde de duygulanlar olmas, yani bu bedenin d nedenlerle duygulanm, unu ya da bunu yapmaya yatkn bulunmasnn trl tarzlar olmasdr. nerme XXXIII Bize benzer bir eyi sevdiimiz zaman, gcmz yettii kadar, onun da bizi sevmesini salamaya alrz. Kantlama Bir eyi baka eylerden ok seversek, gcmz yettii kadar onu hayal etmeye alrz (nerme 12). Eer bu bize benziyorsa, onu bakalarndan ok sevinle duygulandrmaya alrz (nerme 29). Baka deyile, g cmz yettii kadar sevilen eyin bizim hakkmzdaki fikirle birlikte olan bir sevinle duygulanm olmasn, yani (scolie, nerme 13) onun da bizi sevmesini salamaya alrz.
10) Bu yerde mutlu ve mutsuz da diyoruz.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 157

nerme XXXIV Sevilen kimsenin bizim hakkmzda duyduunu hayal ettiimiz duygu lan ne kadar bykse, biz o kadar eref kazanrz (nrz). Kantlama Gcmz yettii kadar (nceki nerme) sevilen kimsenin de karlk olarak bizi sevmesini salamak iin, yani (scolie, nerme 13) sevilen kimse nin bizim hakkmzdaki fikirle birleik bir sevinci duymas iin aba har carz. O halde o eyin bizim yzmzden duyduu sevin ne kadar byk ise, bu aba da o kadar tamamlanmtr: Yani (nerme 11, scoliesi ile birlikte) duygulanm olduumuz sevin o kadar byktr. Fakat, sevin cimiz benzerlerimizden birine sevin duyurduumuzdan ileri geldii iin, kendi kendimizi sevinle karlarz (nerme 30). O halde, sevilenin bi zim hakkmzda duyduunu hayal ettiimiz duygulan ne kadar byk ise, kendi kendimize karladmz, yani kendimizi ereflendirdiimiz sevin de o kadar byktr. nerme XXXV Eer bir kimse, bir bakasnn sevilene yalnz kendi eli altnda olan ayn dostluk ba ile ya da daha sk bir ba ile balandn hayal ederse, asl sevilene kar kin besleyecek ve teki kimseye de haset edecektir. Kantlama Sevilen kimsenin kendi hakknda duyduunu hayal ettii sevgi ne kadar bykse, o kimse kendi kendisiyle o kadar necektir (nceki ner me) yani sevin duyacaktr (scolie, nerme 30), yle ise (nerme 28) gc yettii kadar sevilen eyi kendisine sk bir biimde bal diye hayal etmeye alacaktr ve bu aba veya itaha bir nc kimse onun iin ayn eyi arzu ettiini hayal ederse o kadar beslenecektir (nerme 31). Fakat bu itaha veya aba kendisiyle birlikte bulunann hayaline bal olarak asl sevilen eyin hayali azalm diye farz edilir; o halde (scolie, nerme 11) bu yzden sevilen eyin fikriyle (ve ayn zamanda bir bakasnn hayali ile) sebep olarak birlikte bulunan bir kederle duygulanm olacaktr; yani (scolie, nerme 13) sevilen eye ve ayn zamanda bir bakasna kar (ner me sonucu, nerme 15) kinle duygulanm olacaktr ve ona kar haset duyacaktr (nerme 23) nk o sevilen eyden haz duymaktadr.

158 ETKA

Scolie Sevilen bir eye kar olan hasetle birlikteki bu kine kskanlk denir ve bylece kskanlk, kendisine haset beslenen bir bakasnn fikri ile birlikte bulunan sevgi ve kinden domu ruhun bir dalgalanndan (ka rarszlndan) baka bir ey deildir. Bundan baka, sevilen eye kar duyulan bu kin, kskanta sevilen eyin kendisine verdii sevgi ile duy gulanm olmaya alt sevin ile orantl olarak yksektir. Nitekim se vilen eyle birlikte bulunduunu hayal ettii kimse hakkndaki duygu nispetinde de yksektir. nk eer ona kar kini var ise, bu yzden de (nerme 24) sevilen eye kar kini olacaktr, nk kendisi iin menfur olann sevin duyduunu hayal etmektedir. Ve nitekim (nerme sonu cu, nerme 15) nk sevilen eyin hayalini nefret edilen eyin hayaline balamak zorundadr. Bu sonuncu sebep genel olarak bir kadn iin duyu lan sevgide bulunur; gerekten her kim sevdii kadnn bakasna teslim olduunu hayal ederse kederlenecektir ve bu yalnz kendi itah snrlan d iin deil, ayn zamanda sevilen eyin hayalini bakasnn utanlacak ksmlar ve pislikleriyle birletirme zorunda olduu iin de onun hakknda nefret duymaktadr. En sonra unu da katalm ki, kskan, sevilen ey tarafndan kendisine grnmesine alm olduu ayn yzle karlanma mtr ve bu sebepten de, gstereceim gibi, k (seven) bir kimse ke derlenir. nerme XXXVI Bir sefer haz duymu olduu bir eyi hatrlayan kimse, kendisinden haz duyduu ilk seferdeki hal ve artlarla birlikte ona sahip olmak ister. Kantlama nsann haz duyduu eyle ayn zamanda btn grdkleri, ireti olarak sevin sebebi olacaktr (nerme 15); yle ise o (nerme 28) btn bun lara, haz duyduu eyle ayn zamanda sahip olmak isteyecektir, yani o eye ilk defa haz duyduu ayn hal ve artlarla birlikte sahip olmak isteye cektir. nerme sonucu Eer bu hal ve artlardan birisinin eksik olduunu fark ederse, k (seven kimse) kederlenmi olacaktr.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 159

Kantlama Vakaa bu hal ve artlardan birinin eksik olduunu fark edince, o sanki o eyin varlna engel olan bir ey hayal eder. yle ise o sonra sevgi ile bu eyi ya da bu hal ve art (nceki nerme) arzu eder ve onun eksik olduunu hayal ettii zaman da bundan dolay kederlenir. Scolie Sevdiimizin bulunmayna ait olmas bakmndan, bu kedere esef lenme (souhait frustr) denir. nerme XXXVII Duygulan ne kadar bykse, bir Keder ya da Sevin dolaysyla, bir Kin ya da Sevgiden doan Arzu da o kadar byktr. Kantlama Keder insann etki (hareket) gcn azaltr veya indirir (scolie, ner me 11) yani (nerme 7) insann kendi varlnda devam ettirmeye alt abay azaltr veya indirir. Bylece (nerme 5) keder bu abaya karttr; insann kederle duygulanm olan her abas kederi kaldrmaya urar. Fakat (kederin tanmna gre) keder ne kadar bykse, insann zorunlu olarak kar koyduu hareket (etki) gc de o kadar byktr; yle ise keder ne kadar bykse, insann kendi hesabna kederi ortadan kaldr mak iin abasn salayan g de o kadar byktr; yani (scolie, ner me 9) kederi ortadan kaldrmaya alt arzu ve itah da o kadar byk tr. Bundan sonra, sevin (scolie, nerme 11) insann icra etme, etki yapma gcn arttrd ya da tamamlad iin, ayn yoldan kolaylkla kantlanr ki, bir sevin duygusuna sahip olan insan onu korumaktan baka bir ey arzu etmez. Ve sevin ne kadar bykse bu arzu da o kadar byk olur. En sonra, kin ve sevgi, keder ya da sevincin duygulanlar olduu iin, ayn tarzda u sonu kar ki, bir kin veya sevgiden doan aba, itah veya arzu, kin ve sevgi ile orantl olarak o derecede byk olacaktr. nerme XXXVIII Eer birisi (sevgi bsbtn kaybolacak gibi) sevilen bu eye kar kin beslemeye balarsa, ona kar ayn sebeple sanki hi sevmemi kadar kin

160 ETKA

besleyecektir ve eskiden sevgisi ne kadar bykse imdi de kini o kadar byk olacaktr. Kantlama Eer biri, gerekten, sevdii eye kar kin beslemeye balarsa, itah larndan birou sanki onu nceden sevmemi gibi kaybolmutur; nk sevgi insann gc yettii kadar (nerme 28) korumaya alt (scolie, nerme 13) bir sevintir ve bu (ayn scolie) mmkn olduu kadar sevi len eyi imdi hazrm ve sevin (nerme 21) duygusunu douruyormu gibi grerek olur, bu aba (nceki nerme) zaten sevgi ne kadar bykse o kadar byktr; nitekim sevilen eyin de karlk (nerme 33), onu sevmesi iin yaplan aba da o kadar byktr, fakat bu abalar sevilen eye kar olan kin yznden azalmtr (nerme 13, nerme sonucu ve nerme 23); yle ise seven kimse (scolie, nerme 11), yine bu sebepten dolay kederle duygulanacaktr ve sevgisi ne kadar bykse kederi de o kadar byk olacaktr. Yani kinin nedeni olan kederden baka, bir bakas o eyi seven kimsede doacak ve bunun sonucu olarak o kimse sevilen eyi daha byk bir keder duygulan ile karlayacaktr, yani (scolie, nerme 13) ona kar sanki nceden sevdii kadar byk bir kin besleye cektir ve sevgi nce ne kadar bykse kini de o kadar byk olacaktr. nerme XXXIX Birine kar kini olan kimse, ona ktlk yapmak isteyecektir, yeter ki onun tarafndan kendisine gelecek daha byk ktlkten korkmasn; ve tersine, birini seven kimse ayn kanuna gre ona iyilik yapmaya alacaktr. Kantlama Birine kar kin beslemek, onu (scolie, nerme 13) bir keder nedeni gibi hayal etmektir; bundan dolay (nerme 28), birine kar kini olan kimse onu ortadan kaldrmaya (uzaklatrmaya) ya da yok etmeye ala caktr. Fakat, eer o bu yzden kendisi iin daha ok keder verecek bir eyden, ya da (ayn ey demek olan) daha byk bir ktlkten korka rak ve kin besledii kimseye dnd ktl yapmamak suretiyle onun zararndan kanabileceine inanrsa, ona ktlk yapmadan vaz gemeyi (nerme 28) isteyecektir ve bu (nerme 37) kendisini ktlk yapmaya gtrm olan ve bunun sonucu olarak -gstermi olduumuz

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 161

zere- ondan stn deeri olan bir aba ile olacaktr. kinci blmn kantlamas ayn suretle olur. yle ise birine kar kini olan kimse, vb. Scolie iyilik deyince burada her cins sevinci ve bundan baka insan bu se vince gtren her eyi ve balca, her ne ekilde olursa olsun, beklemeyi dolduran eyi anlyorum. Ktlk deyince her cins kederi ve balca bek lemeyi boa karan (frustrer) her eyi anlyorum. Vakaa yukarda gster dik ki (scolie, nerme 9) iyi olduuna hkmettiimiz iin hibir eyi arzu etmiyoruz, tersine bir eyi arzu ettiimiz iin onun iyi olduuna hkme diyoruz. Bunun sonucu olarak, nefret ettiimiz eye kt diyoruz; herkes bylece kendi duygulanna gre hangi eyin iyi, hangi eyin en iyi, han gi eyin en kt, sonunda hangisinin en iyi ya da en kt olduuna hk meder. Haris (ambitieux) ereften baka bir ey istemez ve utantan baka bir eyden korkmaz. Haseti iin bakasnn mutsuzluundan daha ho ve baka bir kimsenin mutluluundan daha katlanlmaz bir ey yoktur; ve bylece herkes kendi duygulan ile bir eyin iyi ya da kt, faydal ya da zararl olduuna hkmeder. nsann istedii eyi istemeyecek ya da istemedii eyi isteyecek surette hareket etmesi iin hazrlanm bulu nan bu duygulana korku denir; korku yle ise bir insan daha az bir ktlkten gelmesi gerektiine hkmettii bir ktlkten kanmasn hazrlayan korkma halidir (nerme 28). Eer kendisinde korkulan ktlk utan ise, o zaman korku, utanma (pudeur) adn alr. En sonra eer gele cek bir ktlkten kanma arzusu (artk ne istedii bilinmeyecek bir tarzda) baka bir ktln korkusuyla azalm ise, o zaman korkma ha line yeis, umutsuzluk (consternation) denir; ve bu balca korkulan bu ve teki ktlkler en bykleri arasnda bulunduu zaman meydana kar. nerme XL Bir bakasnn kendisine kin beslediini hayal eden ve onda hibir kin sebebi dourmadna inanan kimse, kendisi de bu bakasna kar kin besleyecektir. Kantlama Birinin kinle duygulanm olduunu hayal eden kimse, bundan dolay kinle duygulanacaktr (nerme 27) yani (scolie, nerme 13) bir d nede

162 ETKA

nin fikriyle birlikte bulunan biri kederle duygulanacaktr. Fakat (hipotez gereince) kendisine kin besleyenden baka hibir keder nedenini hayal etmez; yle ise bu yzden de birinin kendisine kin beslediini hayal eden kimse, kendisine kin besleyen kimsenin fikriyle birlikte bulunan bir keder le duygulanacaktr, baka deyile (ayn scolie) ona kar kin besleyecektir. Scolie Kinine hakl bir neden bulmay dnrse (hayal ederse), o zaman (nerme 30 ve scolie) utanla duygulanacaktr. Fakat bu hal (nerme 25) pek seyrek olur. Kinin bu karlkl durumu, kin besleyen kimseye ktlk yapmak iin kinden sonra bir abann geldii halden de doabi lir (nerme 39). Her kim kendisine kin besleyen birini hayal ederse, onu bir ktlk ya da kederin nedeni olarak hayal eder ve bylece neden olarak ona kar kin besleyen kimsenin fikriyle birlikte bulunan bir keder ya da korkma halinden duygulanacaktr. Baka deyile, yukarda grd mz gibi, o kinle duygulanacaktr. nerme sonucu I Sevdiinin kendisi hakknda kin duygusu beslediini hayal eden (d nen) kimse ayn zamanda hem sevgi, hem kinin hkm altnda bulunacak tr. Bakasnn ona kar kini olduunu hayal etmesi bakmndan, kendi sinin ona kar kini olmas iin gerektirilmitir (nceki nerme). Fakat (hipotez gereince) o, ne de olsa onu seviyor; yle ise o ayn zamanda hem kinin hem sevginin hkm altnda olacaktr. nerme sonucu II Eer, bir kimse nceden hakknda hibir suretle duygulan olmayan bir bakas tarafndan kendisine ktlk yaplm olduunu hayal ederse, hemen ona bu ktl geri vermeye alacaktr. Kantlama Her kim kendi hakknda kin duygusu tayan birini hayal etse, o da bu kimseye kar kin besleyecektir (nceki nerme) ve (nerme 26) bu baka sna keder duygusu veren her eyi hatrlamaya ve bu kederi ona tattrmaya (nerme 39) alacaktr. Fakat (hipotez gereince) ondan grm olduu ktlk hayal ettii ilk eydi, o halde bunu iadeye alacaktr.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 163

Scolie Nefret ettiimiz (kin beslediimiz) kimseye ktlk yapmak iin har cadmz abaya fke (colre) denir: Bize yaplan ktle kar ktlkte bulunmak iin yaplan abaya alma (Vengeance) denir. nerme XLI Eer birisi bir bakas tarafndan sevildiini hayal ederse ve ona hibir sevgi nedeni vermi olmadna inanrsa (bu hal 15inci nermenin nerme sonucu ve 16nc nermeye gre olabilir) ona karlk o da onu sevecektir. Kantlama Bu nerme nceki ile ayn yoldan kantlanr ki, scoliede de greceiz. Scolie Birisi, hakl bir sevgi nedeni vermi olduuna inanrsa, bundan eref duyacaktr ki (scolie, nerme 30), bu en ok rastlanan haldir; birisi bir bakasnn ona kar kin beslediini hayal ettii zaman, sylediimiz gibi, bunun aksi hali meydana gelir (nceki nermenin scoliesi). imdi bu karlkl sevgi ve bunun sonucu olarak bizi seven ve bize iyilik yapmaya alan kimseye iyilik yapmak iin harcanan abaya (ayn nerme 39) kran borcu (gratitude) denir; o halde grnyor ki, insanlar iyilik ve hayrllk yapmaktan ziyade almaya daha ok elverilidirler. nerme sonucu Kin besledii kimse tarafndan sevilmi olduunu hayal eden kimse hem kin hem sevginin hkm altnda bulunacaktr. Bu, ayn yoldan nceki nermenin birinci nerme sonucu ile kantlanr. Scolie Eer daha ok kin hkm sryorsa, o kimse kendisini seven kim seye ktlk etmeye alacaktr; bu duygu haline zalimlik (cruaut) de nir; balca en ok, seven kimsenin kin iin hibir ortak neden meydana getirmediine hkm olunursa, bu olay grlr. nerme XLII Bir kimse sevgi ya da eref umudu ile itilerek (etkilenerek) birisine iyilik yaparsa, yapt iyiliin nankrlkle karlandn grnce kederlenecektir.

164 ETKA

Kantlama Kendisine benzeyen birini seven kimse, gc yettii kadar onun da kendisini sevmesi iin alr (nerme 33); birisine sevgi ile iyilik yapan kimse, kendisinin de onun tarafndan sevilmesini istedii iin, yani bir eref (nerme 34) ya da sevin (scolie, nerme 30) umuduyla bunu yap mtr; yle ise (nerme 12) gc yettii kadar, bu eref nedenini hayal etmeye, ya da onu fiil halinde var gibi grmeye alacaktr. Fakat (hipo tez gereince) bu nedenin varlna engel olan baka bir ey hayal eder, o halde o (nerme 19) bu yzden kederlenmi olur. nerme XLIII Kin, karlk bir kin yznden artmtr; ve tersine olarak, sevgi ile yok edilmi ve ortadan kaldrlmtr. Kantlama Nefret ettiimiz kimse tarafndan nefret edilmi olduumuzu hayal edersek, bu fikir (nerme 40) birincisine katlan yeni bir kin douracaktr; fakat eer, tersine olarak, kinimizin konusu tarafndan sevilmi olduu muzu hayal edersek, bundan emin olmak artyla onu sevinle karlarz (nerme 30); yani (nerme 41) ondan nefret etmemee ve ona hibir keder vermemee alrz ve bu aba (nerme 37) onu meydana getiren duygulanma nispetle ok veya az byktr; ve bundan dolay kinin mey dana getirdiinden daha byk ve bu suretle kinin objesine keder ver mee alyorsa (nerme 26) o hkim olacak ve kini yok olacaktr. nerme XLIV Sevgisinin bsbtn yendii kin, sevgi halini alr ve sevgi bu sebep ten dolay, kendisinden nce bir kin bulunmayan sevgiden daha byk olur. Kantlama Burada 38inci nermeyi kantlamada olduu gibi hareket edilir. Geri, her kim kin duyduu veya kederle grmeye alt eyi sevmeye balarsa, onu sevmesi yznden sevinli olacaktr, sevgiyi kuatan bu sevince (13n c nermenin scoliesindeki tanmlamaya bkz.) kinle kuatlm kederi ortadan kaldrmak iin yaplan abann kin beslenen kimsenin fikrinde

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 65

neden olarak birlikte bulunmak zere tamamlanmasndan doan sevin de katlacaktr (37nci nermede gsterdiimiz gibi). Scolie Her ne kadar byle ise de, bununla birlikte, bu en byk sevinten haz duymak amacyla, hi kimse birine kin beslemek veya kederle duygu lanmak iin almayacaktr; yani kimse bir zarardan kurtulmak umuduyla kendi kendisine zarar vermek istemez, iyilemek umuduyla hasta olmay dilemez; nk herkes her zaman kendi varln korumaya ve gc yet tii kadar kederi ortadan kaldrmaya alr. Tersine, sonradan kendisi iin byk bir sevgi duymak amacyla, birisine kar kin beslemeyi arzu eden bir adam tasarlanabilseydi, o zaman o, bu kimseye hep kin besleye cekti. Zira kin ne kadar byk idiyse sevgi de o kadar byk olacaktr. Ve bundan dolay o daima kinin gitgide daha ok olmasn dileyecektir; ve ayn sebepten dolay bir adam sonradan saln yeniden kazanlmas yolundan, daha byk bir sevin hazz duymak iin hasta olmaya kalkar sa, hastalnn daima artmasn isteyecektir; yle ise o daima hasta olmak isteyecektir ki, (nerme 6) bu da samadr. nerme XLV Kendisine benzeyen birini seven bir kimse yine kendisine benzer baka birisinin bu eye kar kin duyduunu hayal ederse, bu baka kimseye kar kin duyacaktr. Kantlama Sevilen kimse de gerekten kin besleyene kar kin besleyecektir (ner me 40). Ve bylece bir kimsenin sevilen eye kar kin beslediini hayal eden seven kimse (k) bu sebepten dolay sevilen eyin kinle duygulan dn (scolie, nerme 13), yani kederli olduunu hayal edecek ve bunun sonucu olarak (nerme 21) kederlenecektir ve bu, sevilen eyden nefret eden (kin besleyen) kimsenin neden olarak fikriyle birlikte bulunacak tr, yani (scolie, nerme 13) bu kimseye kar kini olacaktr. nerme XLVI Eer birisi baka bir snfa ya da baka bir millete ait olan, bir baka kimse ile snf ya da milletin genel ad altnda bir bakasnn fikriyle bir

166 ETKA

likte bir sevin ya da kederle duygulanm ise, o yalnz bu bakasn sev mek ya da ona kin beslemekle kalmaz, ayn zamanda ayn snftan ve ayn milletten olanlarn hepsini de sever, veya onlara kin besler. Kantlama Kantlama, 16nc nermenin apakl ile karlr. nerme XLVII Kin duyduumuz bir eyin yok olduunu ya da baka bir ktle uradn hayal etmemizden doan sevin, Ruhun bir kederi ile birlikte olmakszn domaz. Kantlama Bu 27nci nerme ile apak grnyor; nk bize benzer birinin kederle duygulanm olduunu hayal etmemiz bakmndan, bir dereceye kadar kederlenmi bulunuyoruz. Scolie Bu nerme 17nci nermenin IInci blmnn nerme sonucu ile kantlanabilir. Vakaa, fiilde var olmasa bile, her sefer bize o eyi hatrlatt zaman, bununla birlikte onu hazrm gibi grrz ve Beden ayn tarzda duygulanmtr; bundan dolay o eyin hatrasnn canl olmas bakmn dan, insann onu kederli karlamas gerektirilmitir. Ve bu gerektirme o eyin hayali devam ettii srece, hakikatte azaltlmtr. Fakat hayal edil mi eyin varlna engel olan eylerin hatras ile ortadan kaldrlmamt; bundan dolay, insan yalnz bu gerektirmenin azaltld (rduite) nispette sevin iindedir. Bylece, kin duyduumuz eyin dt ktlkten do an bu sevin, her ne zaman biz bu eyi hatrlayacak olsak, yenileir. Sylemi olduumuz gibi, vakaa, bu eyin hayali uyannca o eyin varl n kuatt iin, var olduu zaman onu grmeye alt ayn keder iinde insann onu grmesini gerektirir. Fakat bu eyin hayaline, varln dta brakan (varlna engel olan) baka hayalleri balad iin, bu kederle gerektirme hemen azalmtr ve insan yeniden sevin iindedir, bu duru mun tekrarland her seferde bu meydana gelir. Bu sebepten dolay, ge mite olmu olan ktl her hatrlayta insanlar sevin iindedirler, bunun iin balarndan geen ve kurtulduklar tehlikeleri anlatmak sure

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 6 7

tiyle rahat ederler (geliirler). Gerekten bu tehlikeyi hayal ettikleri za man, onu gelecekteymi gibi grrler ve ondan korkmalar gerekli olur; fakat bu gerektirme, bu tehlike fikrine baladklar hrriyet fikriyle yeni den azaltlm olduu zaman ondan kurtulmu olurlar ve bu fikir onlara yeniden emniyet verir; ve bundan dolay, onlar yeniden sevinlidirler. nerme XLVIII Diyelim ki Pierree kar sevgi ve kin, eer kincisini kuatan keder ve birincisini kuatan sevin baka bir nedenin fikrine bal ise, yok edilmitir ve sevgi ile kin Pierrede yalnz bana kederin ya da sevincin nedeni olmadn hayal ettiimiz nispette azalmtr. Kantlama Bu 13nc nermeni scoliesinde grlecei zere yalnzca sevgi ve kinin tanm ile apak grlr. Pierree kar sevincin sevgi, kederin kin adn almasnda biricik sebep Pierrein her iki duygulanlarn nedeni gibi grlmesidir, yle ise neden bsbtn ya da ksmen kaldrld iin Pier ree ait olan duygulan yok edilmi ya da azaltlmtr. nerme XLIX Hr olduunu hayal ettiimiz birine kar sevgi veya kin, her ikisi de ayn sebeplerle zorunlu birisine kar olduundan daha byk olmaldr. Kantlama Hr olduunu hayal ettiimiz birisi, bakalar olmakszn kendi bana alglanmaldr (tanm 7, blm I). yle ise, eer onun bir Sevin ya da bir Keder nedeni olduunu hayal edersek, srf bu yzden (scolie, nerme 13) onu seveceiz ya da ondan nefret edeceiz, (nceki nerme) ve bununla verilmi bir duygulantan en byk Sevgi veya en byk Kin (nefret) doacaktr. Fakat, bu duygulann nedeni olan eyi zorunlu olarak hayal edecek olursak, o zaman (ayn tanm 7, blm I) onun biricik neden olduunu hayal etmeyiz, fakat onun baka eylerle birlikte olduunu hayal ederiz ve bylece (nceki nerme) ona kar sevgi ve kin daha az olacaktr. Scolie Buradan u sonu kar ki, insanlar hr olarak bulunduklar iin, bir birlerine kar baka objeler hakknda olduundan daha byk sevgi ve

168 ETKA

kin beslerler; onlara duygulanlarn taklidi katlr: Bu konuda 27, 34, 40, 43nc nermelere baknz. nerme L Herhangi bir ey ireti olarak Umut veya Korkunun nedeni olabilir. Kantlama Bu nerme 15inci nerme ile ayn yoldan kantlanr; onun iin de ayn zamanda 18inci nermenin IIinci scoliesine baknz. Scolie reti olarak Umut veya Korkunun nedenleri olan eylere ya iyi ya da kt falclk (tefel) ad verilir.11 unu da katarm ki bu falclklar, ya umut ya korkunun nedeni olmalar bakmndan, ya Sevin ya da Kederin nedenidirler (umut ve korkunun tanm iin 18inci nermenin scoliesine baknz) ve bunun sonucu olarak da (15inci nermenin nerme sonucu) olduu gibi onlar sever ya da onlardan nefret ederiz (nerme 28) ve umdu umuz baz eylere ulamas iin onlar aralar veya ortadan kaldrlacak engeller, korku sebepleri gibi kullanmaya alrz. Bundan baka 25inci nermeden u sonu kar ki, biz tabiat bakmndan umduumuz eylere kolaylkla, korktuumuz eylere de glkle inanmaya elveriliyiz. Bu da bizim kendi umudumuz ve korkumuzun objeleri zerinde asla doru fikirle rimiz olmamasnn sebebidir. Buradan insanda, her yerde hkim olan, yanl- inanlar doar. Ancak umut ve korkudan doan kararszlklar burada gsterme zahmetine deeceini dnmyorum, nk bu duygulanlarn yalnzca tanmlanmasndan korkusuz umut, ya da umutsuz korku olmayaca n anladnz, (sras gelince daha etrafl olarak aklayacamz gibi) nitekim nk, ayrca, bir eyi umduumuz veya bir eyden korktuumuz iin, ya onu seviyor ya da ondan nefret ediyoruz; ve bylece sevgi ve kin hakknda btn sylediklerimizi herkes kolaylkla Umuda ve Korkuya tatbik edebilir. nerme LI Trl insanlar tek ve ayn objeden trl tarzlarda duygulanabilirler ve tek ve ayn kimse tek ve ayn objeden trl zamanlarda trl tarzlarda duygulanabilir.
11) Bu yerde eskiden teem kelimesi kullanlrd.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 6 9

Kantlama nsan Bedeni pek ok trl tarzlarda d cisimler tarafndan duygulan m olabilir (3nc nerme, blm II). ki insan ayn zamanda trl tarzlarda duygulanabilir ve bylece (nerme 13, blm Ilnin ardndan gelen 3nc lemmadan sonraki Iinci aksiyom) tek ve ayn objeden eitli tarzlarda duygulanm olabilir. Bundan sonra (ayn postulat) insan Be deni bazen bir tarzda, bazen baka bir tarzda duygulanm olabilir; ve bunun sonucu olarak (ayn aksiyom) trl zamanlarda trl tarzlarda tek ve ayn objeden duygulanm olabilir. Scolie Bu suretle birinin sevdiinden tekinin nefret etmesinin mmkn olabileceini; birinin korktuundan tekinin korkmayabileceini; tek ve ayn kimsenin nceden nefret ettii eyi imdi sevdiini, kendisine korku veren eye kar imdi cesaret duyduunu vb. gryoruz. Bundan baka herkes kendi duygulanna gre hangi eyin iyi, hangi eyin kt oldu u, hangisinin en iyi, hangisinin en kt olduu hakknda hkm ve riyor (scolie, nerme 39), buradan u sonu kar ki, insanlar hkmle riyle olduu kadar duygulanlaryla da birbirlerinden farkldrlar: Bun dan dolay, insanlar birbirleriyle karlatrnca onlar yalnz duygulan larnn eitli bakmndan setiimiz, ayrdmz oluyordu ve bir ksmna budala, bir ksmna korkak, tekilere en sonra baka bir ad veriyorduk diyelim ki, benim her zaman korktuum bir ktl hie sayan kimseye cretli (intrpide) diyorum; ve eer ayrca onun nefret ettii kimseye kt lk yapma arzusu beni her zaman alkoyan bir ktlk korkusuyla azaltl m deilse, ona kstah (audacieux) diyeceim. Sonra benim hie sayma ya altm ktlkten korkan bu kimse bana korkak (peureux) olarak grnecektir; ve eer, bundan baka, beni irkiltemeyen bir ktlk korku suyla onun Arzusunun azalm olduunu gz nne alacak olursam, onun rkek, yreksiz (pusillanime) olduunu syleyeceim; bylece herkes in sanlar hakknda hkm verecektir. Sonra insann bu tabiat ve hkm lerin bu kararszl yznden, ayn zamanda insan ok kere eyler hakkn da yalnz duygulan ile hkm verdii iin, Sevin ve Kedere gre yap tna inand ve bu sebeple (nerme 28) meydana kmalarn salad ya da uzaklatrlmalarna alt eyler ou yalnz hayali (imaginaire) eyler olduu iin, -ikinci blmde gsterdiim kesinsizliin baka neden

170

ETKA

lerine dair burada bir ey sylememek zere- hasl, btn bu sebepler iin, biz daha ok asl insann gerek sevinci gerek kederi bakmndan ie karabildiini kolaylkla tasarlyoruz; yani, neden olarak kendi kendisi nin fikriyle birlikte bulunan bir sevin veya bir kederle duygulanm oldu unu tasarlyoruz ve bylece kolaylkla pimanln ve i rahatlnn ne olduunu biliyoruz. Diyorum ki, kendi kendisinin fikriyle birlikte bulunan bir Keder Pimanlktr (Repentir) ve rahatl ise neden olarak kendi kendi sinin fikriyle birlikte olan Sevintir ve bu duygulanlar ok canldr, nk insanlar hr olduklarna inanyorlar. nerme LII Eer bir objeyi daha nce baka objelerle birlikte grmsek, yahut onda birounda ortak olmayan hibir ey bulunmadn hayal edersek onu kendisinde tekil (singulier) bir ey bulunduunu hayal ettiimiz tek bir objeyi grdmz srede gremeyiz. Kantlama Bakalaryla birlikte grdmz bir objeyi ne zaman hayal edecek olsak, bu obje bakalarn hatrlatr (nerme 18, blm II ve ayn zamanda scoliesi), nitekim birinin gz nne alnmasndan biz hemen tekinin gz nne alnmasna geeriz. Biroklarnda ortak olmayan hibir ey bulun madn hayal ettiimiz zaman bir objenin iinde bulunduu hal budur. Biz bu suretle geri farz ediyoruz ki, onda daha nce bakalaryla birleik olarak grmediimiz hibir ey yoktur. Fakat bir objede tekil bir ey hayal ettiimizi ve bu eyi daha nce asla grmediimizi farz ettiimiz zaman, biz deriz ki Ruh bu objeyi gz nne ald srada, bu grten baka bir gre onu geirebilecek hibir ey yoktur; ve bylece Ruhun onu tek bana gz nne almas gerektirilmitir, yle ise eer bir obje, vb... Scolie Ruhun bu duygulanna, ya da bu tekil eyin hayal ediliine, Ruhta yalnz olarak bulunmalar bakmndan hayret veya hayranlk (tonnement) denir. Eer o, korktuumuz bir obje tarafndan meydana getirilmi (uyan drlm) ise ona umutsuzluk (yeis) denir, nk bir ktlk karsndaki hayret, yalnz baka objeleri dnmeye gsz olarak gz nne aln iinde insan bolukta bir noktada brakr ve o bununla bir ktlkten

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 71

kanabilecektir. Fakat, bizi hayrete dren ey bir insann Derin gr12 onun endstri gc, ya da bu cinsten baka bir ey ise, srf bundan dolay bu insana bizden ok stn gzyle baktmz iin, o zaman hayret, ar vme, ykseltme (Vnration) adn alr ve eer bizi hayrete dren bu insann fkesi, hasedi vb... ise bu hal dehet (Homur) adn alr. Bundan sonra, eer biz sevdiimiz bir insann derin grnden, endstri gcnden vb.lerinden dolay hayrete dmsek, sevgimiz srf bununla (nerme 12) daha byk olacak, hayret ile tebcile bal olarak bu sevgiye hamiyet (Ferveur) diyeceiz13. Bu tarzda kini, umudu, emniyeti ve hayrete bal olan baka duygulanlar tasarlayabiliriz ve bylece alnan kelimeler le onlar iaret etmeye allm olandan daha ok duygulan sonulama ile karabiliriz; buradan grnyor ki duygulanlarn gelii gzel kullan l onlar hakkndaki dikkatli bilgiden ziyade bu isimleri icat ettirmitir. Hayretin kart kmsemedir (Mpris) ki nedeni bazen genel olarak udur: Bir kimsenin bir eye hayret ettiini, onu sevdiini, ondan korktuu nu vb. gryoruz, ya da yine ilk bakta bizim hayret ettiklerimize benzer gibi grnyor, biz bu eyi seviyoruz, korkuyoruz vb. ve bizim bylece (nerme 15, nerme sonucu ile birlikte ve 27nci nerme) bu eyden hayrete dme miz, onu sevmemiz, ondan korkmamz gerektirilmitir; fakat eer onun hazr bulunuu (prsence) ile veya daha dikkatli gz nne alnmas ile onda hayret, sevgi, korku, vb.lerine sebep olabilecek her eyi inkr etmeye zorlanm bulunuyoruz, halbuki Ruh eyin hazr bulunuu suretiyle objenin iinde bulunan halden ziyade objede bulunmayan hali dnmek iin gerek tirilmitir. Buna karlk bir objenin hazr bulunuu, allm durumda, bal ca orada bulunan hali dndrr. Nitekim bu durumda, hamiyet (Ferveur) sevdiimiz bir ey sebebiyle meydana gelmek zere hayretten doar, alay etme (Drision) nefret ettiimiz, ya da korktuumuz bir eyi hor grmekten (Mpris) doar ve kmseme (Ddain) budalaln hor grlmesinden do ar. Nitekim ykseltme (Vnration) derin gre kar hayranlktan doar. En sonra sevgiyi, umudu, erefi ve baka duygulanlar hor grmeye bal olarak tasarlayabiliriz ve yine buradan hibir kelime ile (vocable) bakala rndan ayrmaya alkn olmadmz yeni duygulanlar sonulayabiliriz.
12) Prudence (basiret) kelimesini derin gr diye eviriyoruz. Bu kelimeyi prvision karl olan ngryle yaknlna ramen, ayrmak iin setik. 13) Bir eviride buna hamiyet (ferveur) baka bir eviride sadklk, ya da huls (dvotion) deniyor.

172 ETKA

nerme LIII Ruh kendi kendisine bakt ve kendi ileme (etki) gcn gz nne ald zaman, sevinlidir; ve kendi kendisini ne kadar ok hayal ederse, ileme (etki) gcn ne kadar seik olarak hayal ederse, bu sevin o kadar byk olur. Kantlama nsan ancak Bedeninin duygulanlaryla ve onlarn fikirleriyle kendi kendisini bilir (nerme 19 ve 23, blm II), yle ise Ruh kendi kendisini gz nne alabilirse onun daha byk bir yetkinlie getii srf bu suret le varsaylr, yani (scolie, nerme 11) onun sevin duymu olduu varsa ylr. O kendi kendisini ne kadar ok hayal ederse ileme gcn o kadar seik (distinct) olarak hayal eder. nerme sonucu nsan bakalar tarafndan vldn daha ok hayal ettike bu se vin de daha ok beslenir. nk insan bakalar tarafndan ne kadar vldn hayal ederse, bakalarnn onun tarafndan duygulanm ol duklarn hayal etmesinden doan sevin de o kadar byk olur ve bu hal kendi kendisinin fikriyle birlikte meydana gelir (scolie, nerme 29); bylece (nerme 27) kendisi de kendi kendisinin fikriyle birlikte olan en byk bir sevinle duygulanmtr. nerme LIV Ruh Bedeni, yalnz kendi ileme (etki) gcn ortaya koyan ey ola rak hayal etmeye alr. Kantlama Ruhun abas, veya onun gc bu Ruhun zdr (nerme 7); halbu ki Ruhun z (kendiliinden bilindii gibi) bunu yalnz Ruhun var ol duu ve gc yettiini; fakat var olmayan ve gc yetmeyen olmadn olumlar ve bylece o kendi ileme (etki) gcn olumlayan, ya da ortaya koyan ey olarak hayal etmeye alr. nerme LV Ruh kendi gszln hayal ettii zaman, o bundan dolay keder lenmitir.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 73

Kantlama Ruhun z bunu yalnz Ruhun var olduu ve gc yettii eklinde olumlar; baka deyile, yalnz kendi ileme gcn ortaya koyan ey olarak hayal etmek Ruhun tabiatndandr (nceki nerme). O halde ruh, kendi kendisini gz nne alnca gszln hayal ettiini sylediimiz zaman, ruhun kendi ileme gcn ortaya koyan bir eyi hayal etmeye alnca, yapm olduu bu abann azaldn sylemekten baka bir ey sylemi olmuyoruz; baka deyile (scolie, nerme 11) kederlenmitir. nerme sonucu Bakalar tarafndan ne kadar yerildii (zemmedildii) hayal edilirse bu keder o derecede beslenir; bu ise 53nc nermenin, nerme sonu cunda ayn tarzda kantlanr. Scolie Zaafmz (faiblesse) hakkndaki fikirle birlikte olan bir kedere alal (humilit) denir, kendi kendimizin gz nne alnmasndan doan sevin ce benlik sevgisi14, ya da kendinden memnun olma denir; insan ne za man kendi erdemlerini veya kendi ileme gcn gz nne alacak olsa, o yenileir, bu suretle herkesin kendi olgular ve jestlerini anlatmaya ve gerek kendi Bedeni, gerek zihninin glerini yaymaya gayret ettii haller olur ve bu sebepten dolay insanlar birbirlerine kar katlanlmaz varlk lardr. Ve buradan yine u sonu kar ki, insanlar tabiata hasetidirler (scolie, nerme 24 ve scolie, nerme 32), yani benzerlerinin (cinsdalar nn) zaafndan dolay rahatlk (huzur) duyarlar ve onlarn erdemlerinden kederlenirler. Vakaa insanlar kendi etkilerini ne zaman hayal edecek (dnecek) olsalar sevin duyarlar (nerme 53) ve etkileri ne kadar ok yetkinlik ifade eder gibi grnrse onlar da o kadar seik hayal eder ler: yani (scolie I, nerme 40, blm IIde sylenmi olan eyler) onda bakalarndan daha ok ayrt edilebilir ve tekil eyler gibi gz nne al nabilir. Bunun iin bakalarnda varl inkr edilen bir ey kendi bana gz nne alnd zaman, insann kendi kendisini gz nne almasnda en yksek noktaya ulaabilir. Fakat kendi bana kabul edilen (olumlanan) ey insann, ya da canl varln genel fikrine atfedilecek olursa, bu dere
14) Amour propre (izzetinefis) karl.

1 7 4 ETKA

cede rahatlk duyulmaz; tersine, bakalarnn etkileriyle karlatrlarak etkilerinin daha zayf olduu hayal edilirse, insan kederlenir. Zaten bu kederi (nerme 28) ortadan kaldrmaya allr ve bu da kendi cinsda larnn, benzerlerinin etkilerini yanl yorumlayarak, ya da kendi etkile rini, gc yettii kadar ssleyip bezeyerek olur. O halde grnyor ki, insanlar tabiata kine ve hasede meyillidirler ki buna da eitim katlmtr; nk ana-baba yalnz n kazanmak ve haset duygularn krklemek suretiyle ocuklarnn erdemlerini uyandrmaya almlardr. Bununla birlikte belki de bir tereddt noktas kalr, nk insanlarn erdemlerine hayran olmamz ve bu erdemlerin kendilerini ykseltmesi (vnrer) na dir grlen eylerden deildir. Bu hali ortadan kaldrmak iin aadaki nerme sonucunu da katacam. nerme sonucu nsan ancak, kendine benzer bir bakasna ait olan erdem iin haset duyar. Kantlama Haset, kinin ta kendisidir (scolie, nerme 24) yani bir kederdir (scolie, nerme 13), baka deyile (scolie, nerme 11) bir insann ileme gcnn, ya da abasnn azalmasna sebep olan bir duygulantr. Fakat insan (scolie, nerme 9) ancak kendisine verilmi olan, tabiat gereince takip edebi lirse bir etkiye doru abalar ve onu yapmay arzu eder; o halde insan hibir ileme (etki) gcnn, ya da (ayn anlama gelmek zere) hibir erdemin kendiliinden olumlanm (tasdik edilmi) olmasn kabul etme yecektir; eer bu erdem bir bakasnn tabiatna ait ise ve kendisininkine yabanc ise! Ve bylece onun arzusu azaltlamaz, yani (scolie, nerme 11) kendisine benzemeyen bir varlkta bir erdemi gz nne ald iin kederlenemez ve bunun sonucu olarak ona haset edemez. Fakat onunla ayn tabiatta olduu varsaylan kendi benzerine haset eder. Scolie Sonra yle ise, madem ki, (scolie, nerme 52) yukarda sylemi oldu umuz gibi bir insann derin grn, cesaretini vb. hayretle karlad mz iin o insan ykseltiyoruz, bunun byle olmas bu erdemlerin tekil bir tarzda ona ait olduunu hayal etmemizden ve onlarda kendi tabiat

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1

75

mzla ortak varlk tarzlar grmememizden ileri gelir; ve bylelikle biz onlara, aalarn yksekliine ve aslanlarn cesaretine haset ettiimizden fazla haset etmeyiz. nerme LVI Birok Sevin, Keder ve Arzu trleri ve bunun sonucu olarak Ruhun kararszlklar halinde onlardan ibaret btn duygulanlar, ya da onlar dan kan Sevgi, Kin, Umut, Korku vb.leri olduu kadar bizim duygulan m olduumuz obje trleri de vardr. Kantlama Sevin ve keder ve bunlarn sonucu olarak onlardan ibaret ya da onlardan km olan duygulanlar (scolie, nerme 11) edilgilerdir (pasif hallerdir). Biz upuygun olmayan fikirlere sahip olmamz, onlar hakknda yalnzca tam (exacte) lde bulunmamz bakmndan (nerme 3) zorunlu olarak pasif durumdayz (nerme 1); yani (scolie, nerme 40, blm II) yalnzca hayal ettiimiz nispette pasif haldeyiz, baka deyile (nerme 17, blm II, scoliesiyle birlikte) Bedenimizin tabiatn yabanc bir cismin tabiat ile birlikte kuatan bir duygulanla duygulanm bulunuyoruz. O halde her pasif halin (edilginin) tabiat zorunlu olarak duygulanm oldu umuz objenin tabiatn ifade edecek tarzda aklanmaldr; diyorum ki bir objeden, diyelim Adan doan Sevin bu A objesinin tabiatn kuatr ve B objesinden doan Sevin B objesinin tabiatn kuatr; ve bylece bu iki Sevin duygulan tabiatta farkl nedenlerden doduklar iin ta biata bakadrlar. Nitekim ayn suretle bir objeden doan Keder duygu lan baka bir nedenden doan Kederden tabiata bakadr; ve Sevgi, Kin, Umut, Korku, Ruh kararszln da byle anlamaldr; ve bundan dolay, zorunlu olarak duygulanm olduumuz obje trleri kadar Sevin, Keder, Sevgi, Kin trleri vardr. Arzuya gelince, o verilmi olduu kendi bnyesindeki bir eyi yapmay gerektirmi olarak tasarlanmas bakmn dan her birinin veya kendi tabiatnn zdr (scolie, nerme 9); bundan dolay yle ise her biri filn ya da falan Sevin, Keder, Sevgi, Kin trleri nin d nedenleriyle duygulanmtr, yani bundan dolay onun tabiat filn tarzda ya da baka bir tarzda kurulmutur. Arzusu zorunlu olarak filn ya da falan olacaktr ve bir arzunun tabiat onlarn domu olduklar duygu lanlar birbirlerinden baka olduklar kadar bu Arzu da teki bir Arzu

176 ETKA

dan baka (farkl) olacaktr; yle ise Sevin, Keder, Sevgi vb. kadar Arzu trleri de vardr ve bunun sonucu olarak (daha nce gsterilmi olanla anlalaca zere) kendileriyle duygulanm olduumuz obje trleri var dr. Scolie Pek ok sayda olmas gereken duygulan trleri arasnda (nceki nerme) en tannmlar Oburluk, Sarholuk, Sefihlik (lubricit), hasis lik, hret hrsdr ki, nispet edildikleri objeler aracl ile ya bu ya teki duygulann tabiatn aklayan Sevgi ya da Arzunun belirtilerinden (dsignation)15 ibarettirler. Oburluk, Sarholuk, Sefihlik, Hasislik ve h ret hrs deyince biz vakaa yemein, ikinin, cinselliin, servetin, n ve erefin lsz sevgisi ya da arzusundan baka bir ey anlamyoruz. Bun dan baka, bu duygulanlarn kendilerini bakalarndan nispet edildik leri objelerle ayrmamz bakmndan, kartlar yoktur. Zira lllk, (Temprance)16, vakurluk (Sobrit) ve en sonra afiflik (Chastet) ki biz bunlar oburluun, sarholuun, sefihliin kart saymaya alm olduu muzdan, srf duygulanlar ve edilgilerden (pasif hallerden) ibarettirler, fakat yine de bu duygulanlar ynelten Ruh gcn meydana koyarlar. Zaten burada duygulann baka trlerini aklayamam (nk ne ka dar obje eidi varsa o kadar duygulan vardr) ve aklayabilseydim bile buna ihtiya yoktur. nk duygulanlarn kuvvetlerini ve Ruhun onlar zerindeki gcn gerektirmekten ibaret olan maksadm yerine getirmek iin, bizim her duygulana ait bir tanm vermemiz yeter. Duygulanlar ve Ruhun ortak zeliklerini bilmek yeter diyorum. Filn ve falan Sevgi, Kin veya Arzu duygulan arasnda, diyelim ki ocuklara kar olan sevgi ile kadna kar olan sevgi arasnda byk bir fark varsa da, bu farklar bilmeye ve duygulanlarn tabiat ve kkne dair incelememizi daha ileri gtrmeye ihtiyacmz yoktur. nerme LVII Her ferdin herhangi bir duygulan bir bakasnn duygulanndan, birinin z tekinin znden farkl olduu derecede farkldr.

15) Belirti kelimesini daha ok devaml olarak signification (delalet) karl kullanyoruz. 16) Buna kar lmllk deniyorsa da modration'dan ayrmak iin bu kelimeyi kullandk.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 7 7

Kantlama Bu nerme 13nc nermenin II'nci blm ardndan gelen III'nc lemmadan sonra grlecei gibi Iinci aksiyomla apaktr. Bununla birlik te onu ilk duygulann tanmlaryla kantlayacaz. Btn duygulanlar vermi olduumuz tanmlarn gstermi olduu gibi Arzuya, Sevince ya da Kedere irca edilirler. Fakat Arzu her birinin asl tabiat veya zdr (scolie, nerme 9); yle ise her birinin Arzusu bir bakasnn Arzusundan, her birinin tabiat ya da znn bir bakasnn z ya da tabiatndan farkl olduu kadar farkldr. Sevin ve Keder, imdi, kendileriyle her birinin gcnn veya onu varlnda devam ettirme aba snn oalm veya azalm, tamamlanm veya indirilmi olduu edilgiler (pasif hallerdir) (scolie, nerme 11). Fakat ayn zamanda hem Ruha hem Bedene nispet edilmesi bakmndan varlnda devam etmek iin aba deyince, biz itah ve arzuyu kastediyoruz (scolie, nerme 9); yle ise se vin ve keder, d nedenlerden oalm ya da azalm olmas, tamamlan mas ya da indirilmesi bakmndan asl arzu veya itahtr, yani (ayn scolie) her birinin tabiatdr; ve bylece birinin sevin veya kederi bir bakasnn sevin veya kederinden, birinin tabiat veya znn tekinin tabiat veya znden farkl olduu derecede farkldr; ve bunun sonucu olarak her ferdin herhangi bir duygulan bir bakasnn duygulanndan da ayn derecede farkldr, vb... Scolie Buradan u sonu kar ki, akldan yoksun olduklar sylenen canl larn duygulanlar (geri phe edemeyiz ki, bir kere Ruhun kk bilin dikten sonra hayvanlar duyum gcne sahiptirler), onlarn tabiat insan tabiatndan farkl olduu derecede, insanlarn duygulanlarndan farkl dr; at ve insan phesiz nesli retme ehvetinin hkm altndadrlar; fakat birincisi bir at ehveti ile, ikincisi bir insan ehveti ile gdlmekte dir; nitekim bceklerin, balklarn ve kularn ehvetler ve itahlarnn da birbirlerinden farkl olmas gerekir. Her ne kadar her fert, tabiatnn kurulmu olduu zere kendi memnunluu ve gelimesini yayorsa da, her birinin memnun olduu bu hayat ve bu gelime bu ferdin fikri veya ruhundan baka bir ey deildir ve bylece onlardan birinin gelimesi bir bakasnn gelimesinden, birinin tabiat ya da znn bir bakasnn ta biat veya znden farkl olduu derecede farkldr. En sonra nceki ner

1 7 8 ETKA

meden u sonu kar ki, diyelim bir sarhoun kapld gelime ile bir filozofun ulat ruhi gelime arasndaki fark kk deildir, bu da benim bu vesile ile gstermek istediim bir noktadr. te edilgin (pasif) olmas bakmndan insana nispet olunan duygulanlar hakknda syleyeceimiz eyler bunlardr. imdi insana etkin olmas bakmndan nispet olunan duygulanlar hakknda birka kelime sylemeliyim. nerme LVIII Edilgiler (pasif haller) olan sevin ve arzudan baka, etkin (aktif) olma mz bakmndan bize nispet edilen baka sevinler ve arzu duygulanlar da vardr. Kantlama Ruh kendi kendisini ve kendi gcn tasarlad zaman, sevinlidir (nerme 53); halbuki Ruh doru veya upuygun bir fikri tasarlad zaman kendi kendisini zorunlu olarak grr (nerme 43. blm II). te yandan, Ruh baz upuygun fikirleri tasarlar (scolie, nerme 40, blm II); yle ise o upuygun fikirleri tasarlad nispette, yani (nerme 1) aktif olduu nis pette sevin iindedir. Bundan baka, Ruh ak ve seik fikirlere sahip olmas bakmndan, bulank fikirlere sahip olmas bakmndan olduu gibi kendi varlnda devam etmeye alr (nerme 9). Fakat alma (aba) deyince biz arzuyu anlyoruz (ayn nermenin scoliesi) yle ise arzu bizim bilmemiz bakmndan yani aktif olmamz bakmndan bize nis pet edilmitir (nerme 1). nerme LIX Etkin (aktif) olmas bakmndan Ruha nispet edilen btn duygulan lar arasnda sevin ve arzuya irca edilmeyen hibir duygulan yoktur. Kantlama Btn duygulanlar arzuya, sevince ya da kedere irca edilirler (vermi olduumuz tanmlarn gsterdii gibi). Fakat keder deyince biz Ruhun dnme gcn azaltan veya indiren eyi anlyoruz (scolie, nerme 11), nitekim Ruhun kederlenmesi bakmndan onun bilme gc, yani tesir etme (agir) gc (nerme 1) azalm ya da engele uramtr. yle ise aktif olmas bakmndan Ruha nispet edilebilen keder duygulan yok

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 79

tur, fakat yalnz byle olmas bakmndan Ruha nispet edilen sevin ve arzu duygulanlar vardr (nceki nerme). Scolie Bilmesi bakmndan Ruha nispet edilen duygularn ardndan gelen etkileri (action) Ruh kuvvetine irca ediyorum ve Ruh kuvvetini metinlik ve yksek gnlllk (gnrosit) blmlerine ayryorum. Metinlik deyin ce bir ferdin yalnzca akln emrini ve dolaysyla kendisini korumas iin abalamasn (almasn) salayan bir arzuyu anlyorum. Yksek gnl llk deyince bir ferdin baka kimselere yardm etmek ve onlarla kendi arasnda bir dostluk ba kurmak iin Akln emrine gre almasn sa layan arzuyu anlyorum. O halde amalar yalnzca etkerin (failin) faydas olan bu etkileri (action) metinlie atfediyorum (yoruyorum) ve amalar bakasnn faydas olan etkileri de yksek gnllle atfediyorum. yle ise lllk (temprance), vakurluk (sobrit) ve tehlikeler karsnda hazr bulunma (prsence desprit) vb. metinliin eitleri, trleridir; alak gnlllk, efkat vb. yksek gnllln trleridir. U ilkel duygula nn, yani arzu, sevin ve kederin terkibi suretiyle doan balca Ruh dalgalanlarn ilk nedenleriyle aklamay ve tantmay dnyorum, bu izahla grlyor ki, biz birok biimlerde d nedenlerin etkisi altnda bulunuyoruz ve denizin dalgalar gibi bamza ne geldiini ve kaderimizin ne olduunu bilmeden birbirine kart rzgrlarla srkleniyoruz. Bununla birlikte, ben yalnz Ruhun angaje olduu balca atmalar tanttm ve onun urayabilecei btn atmalar anlattm syledim. Gerekten, yukarda tutmu olduum ayn yolda devam ederek kolaylkla gsterebi liriz ki, sevgi vicdan azabna, kmsemeye (ddain), utanca vb. baldr. Daha dorusu, zannederim, yukarda sylediklerimden herkese sabit olur ki, duygulanlar birok biimlerde birbirleriyle terkip olunurlar ve onlardan o kadar ok eitler doar ki onlarn says tespit edilemez. Fakat maksadm iin, burada balcalarn saym olmak yeter: Zikretmedikle rinle gelince, onlar faydadan ziyade merak konusu olacaklardr. Bununla birlikte geriye sevgi konusunda, sk sk rastlanan bir ey olmak zere, itah duyulan eyden haz alnd zaman Bedenin bu hazdan dolay yeni bir hal kazanabilecei, bu suretle baka trler gerektirilmi olaca, baka eylerin hayalleri uyanacak derecede gerektirilmi olaca ve Ruhun ayn zamanda baka eyi hayal etmeye, baka eyi arzu etmeye balayaca

180 ETKA

gzlemini yapmak kalr. Diyelim ki, bir eyi hayal ettiimiz zaman, onun lezzetinden haz duymaya alm oluruz, o hazz yeniden duymay, yani onu yemeyi isteriz, fakat bu biimde o hazz yeniden duyduumuz zaman, midemiz dolar ve Beden baka bir halde bulunur; eer o zaman Bedenin bu yeni vaziyetinde (disposition) ayn gdann hayali hazr olduu iin sak lanacak olursa ve bunun sonucu olarak da onu yemek abas ve arzusu saklanrsa, bu aba ve arzuya bir yeni hal kar koyacaktr ve bundan dolay da, itah duyulan gdann hazr bulunuu (prsence) tiksinme, nef ret verici (odeuse) olacaktr, bizim bkma (dgout) bezginlik (lassitude) dediimiz hal budur. Ben bundan baka titreme, solgunluk, hkrk, gl me vb. gibi duygulanlarda gzlenen Bedeni duygulandran d sarsnt larn (trouble) bir yana braktm, nk onlar Ruhla bir mnasebeti ol makszn yalnzca Bedene aittirler. En sonra duygulanlarn tanmlar konusunda baz gzlemler yapmalym, bundan dolay burada srasyla bu tanmlar vereceim ve her birisinde gzlenecek eyleri onlarn arasnda zikredeceim.

DUYGULANILARIN TANIMLARI

I
Arzu, insann kendisinde verilmi olan herhangi bir duygulanla bir ey yapmas gerektirilmi olarak dnlmesi bakmndan, o insann zdr. Aklama Daha yukarda (scolie, nerme 9) syledik ki, arzu kendi kendisinin uuru ile itahtr; ve itah, insann kendi kendisini korumasna yarayan eyleri yapmasn gerektirmesi bakmndan, insann zdr. Fakat ayn scoliede gsterdim ki, ben gerekten, insann itah ile arzu arasnda hibir fark kabul etmiyorum. Geri insan itahnn uuruna sahip olsun ya da olmasn, bu itah yine ayn olarak kalr; ve bylece bir ksr dng ye (tautologie) dme tavr olmamak iin, ben arzuyu itah ile tanmlamak istemedim. Fakat onu itah, irade, arzu ya da ilca, i tepi (impulse) kelimele riyle gsterdiimiz insan tabiatnn btn abalarn iine alacak bir biim de tanmlamaya altm. Diyebilirim ki arzu bir ey yapmann gerektirilmi gibi tasarlanmas bakmndan insann asl zdr, fakat bu tanmdan

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 181

(nerme 23, blm II) ruhun kendi arzusu ya da kendi itahnn uuruna sahip olduu sonucu kmazd. yle ise, bu uurun benim tanmma girme si iin, benim (ayn nerme) unu katmam lzmd: nsann kendisine verilmi olan herhangi bir duygulann gerektirilmesi bakmndan vb... Zira insann znn bu duygulan ile, bu zn istidadn (dispositior) anlyoruz; o istidada ister doutan ister kazanlm olsun, ister yalnz dnce sfatyla tasarlansn, ister yalnz uzam sfatyla tasarlanm ol sun, ya da en sonra ister her ikisine nispet edilsin. yle ise ben arzu kelimesinden, ayn insann deiik istidatlarna gre deien ve insann eitli ynde srklenmesine sebep olaca ve onun nereye doru dnd n bilmeyecei derecede birbirine kart olan btn abalar, i tepi ler, itahlar ve insan isteklerini (volition) anlyorum. II Sevin insann daha az bir yetkinlikten daha byk bir yetkinlie geiidir. III Keder, insann daha byk bir yetkinlikten daha az bir yetkinlie geiidir. Aklama Gei diyorum, zira sevin asl yetkinlik deildir. Eer gerekten insan kendisine ykselmi olduu yetkinlikle birlikte dosayd, sevin duygula n olmadan ona sahip olacakt; bu daha ak olarak ona kart olan keder duygulannda grlyor. Geri keder daha az bir yetkinlie gei ten ibarettir, yoksa asl daha az yetkinlikten ibaret deildir, kimse bunu inkr edemez, nk herhangi bir yetkinlie sahip olmas bakmndan kederlenemez ve diyemeyiz ki keder daha byk bir yetkinlikten yoksun olmadan ileri geliyor, zira bu yoksunluk hibir ey deildir; keder duygula n bir fiildir ve bu fiil, bundan dolay, ancak daha az bir yetkinlie geii salayan bir fiil olabilir, yani insann etkileme (ar) gcnn ya azalmas ya da inmesine sebep olan fiil olabilir (scolie, nerme 11). Ben bundan baka, nee, holanma (chatouillement), melnkoli ve elem (douleur) tanm larn kaldryorum, nk bu duygulanlar asl Bedene aittirler ve se vinle kederin trlerinden baka eyler deildirler.

182 ETKA

IV Ruh bir eyde hayal gcne bal kalrsa orada hayret vardr, nk bu tekil (singulier) hayal gcnn bakalaryla hibir balants yoktur (bak: nerme 52 ve onun scoliesi). Aklama 18inci nerme, IInci blm, scoliesinde Ruhun bir eyi gz nne almadan hemen baka bir eyin dncesine hangi sebeple getiini gs terdik, nk bu eylerin hayalleri birbirlerine zincirli ve birbiri ardn dan gelecek surette baldr; halbuki o eyin hayali yeni olduu, fakat o srada Ruh baka eyleri dnmek zere bakalar tarafndan gerektirilmi oluncaya kadar bu eyin gz nne alnmasna balanaca iin onun byle olaca tasarlanamaz, kendi bana gz nne alnan yeni bir eye ait hayal gc o halde bakalaryla ayn tabiattadr ve bu sebeple ben hayreti duygulanlar arasnda saymam ve bunu yapacak bir saik (mo tif) grmem, nk eer Ruh her trl baka dnceden uzak (distrait) ve dalgn bulunursa onun uram olduu bu dalgnlk hibir pozitif se bepten ileri gelmez, fakat yalnzca bir eyin gz nne alnmas, onun bakalarn dnmesini gerektiren bir nedenin bulunmayndan ileri gelir, yle ise yalnz ilkel ya da esasl duygulan (scolie, nerme 11), yani sevin, keder ve arzu duygularn kabul ediyorum; ve eer hayret hakknda birka kelime syledi isem bunun sebebi ilkel duygulan, hayret ettiimiz objelere nispet edildikleri zaman onlardan tremi olan baz duygulanlar baka kelimelerle ifade etme detinin yerlemi ol masdr; ayn saikle burada kmseme (Mpris) tanmndan bahsedece im. V Bir eyin hayal edilmesinden Ruh o kadar az edilgin olsa ki, bu eyin hazr bulunuu orada bulunmasndan ziyade bulunmamasn hayal etme nin saiki olsa, orada kmseme vardr (scolie, nerme 52). Burada ycelt me (Vnration), hafifsemenin (Ddain) tanmn bir yana brakyorum, nk bildiim hibir duygulan adn oradan almaz. VI Sevgi, bir d nedenin fikriyle birlikte bulunan bir sevintir.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 83

Aklama Bu tanm aka sevginin zn aklar; sevgiyi seven kimsenin sevilen ey ile birleme iradesi diye tanmlayan yazarlarn tanm o sevginin zn deil, fakat onun zeliini ifade eder ve sevginin zn yeteri kadar iyi grmedikleri iin, bu yazarlar onun zelii hakknda da hibir ak kavram elde edememilerdir; bylece onlarn tanm hakknda herkese son derece bulank (karanlk) diye hkmedilmesi sonucuna varlmtr. Bununla birlikte u gzlemi yapmak gerekir ki, bu zelik seven kimsenin iradesinin sevilen eyle birlemesinden ibaret olduunu sylerken, ben iradeden asla bir olur lama (muvafakat) ya da zerinde dnme (dlibration), yani hr bir karar (dcret) anlamyorum (nerme 48, blm II'de tanmladm ki bu zihin icad -fictive- bir eydi), hatta ondan, sevilen ey hazr bulunmad zaman dahi onunla birleme ya da orada bulunduu zaman hazr bulunuunu devam ettirme arzusunu anlamyorum; sevgi geri bu arzulardan biri ya da teki olmadan da tasarlanabilir; fakat irade deyince, sevilen eyin hazr bulunmas nedeniyle seven kimsedeki memnunluu (contentement) ; seven kimsenin kuvvetlendirildii veya hi de deilse beslendii memnunluu anlyorum. VII Kin (nefret) bir d nedenin fikriyle birlikte bulunan kederdir. Aklama Burada, nceki aklamada sylenmi olan eyi (bundan baka 13nc nermenin scoliesine bkz.) gstermek gerektii kolaylkla fark edilir. VIII Eilim, ireti olarak sevincin sebebi olan bir eyin fikriyle birlikte bulu nan sevintir. IX Tiksinme (aversion) ireti olarak kederin nedeni olan bir eyin fikriyle birlikte bulunan bir kederdir (bu duygulan dolaysyla 15inci nermenin scoliesine bkz.). X evk (Ferveur) bizi hayran brakan kimseye kar sevgidir.

184 ETKA

Aklama 52nci nermede gsterdik ki hayranlk bir eyin yeniliinden doar; eer bizi hayrete dren eyi ou kere hayal edecek olursak, hayrete dmekten vazgeeriz; o halde gryoruz ki evk (Ferveur) duygulan kolaylkla basit sevgi haline soysuzlaabilir. XI Alay etme kin beslediimiz (ya da nefret ettiimiz) bir eyde kmse necek (mpris) bir ey bulunduunu hayal etmemizden doan bir sevintir. Aklama Kin beslediimiz eyi kmsediimiz iin, onun varln inkr ede riz (scolie, nerme 52) ve o nispette sevin duyarz (nerme 20). Fakat insann kendi alay ediinin objesine kar kini olduunu farz ettiimiz iin, buradan u sonu kar ki bu sevin salam deildir (47nci nerme nin scoliesine bkz.). XII Umut, kendisinin neticesinden (akbetinden) bir dereceye kadar p he ettiimiz gemi ya da gelecek bir eyin fikrinden domu kararsz bir sevintir. XIII Korku, kendisinin bir sonuca varmamasndan bir dereceye kadar phe ettiimiz bir eyin fikrinden domu istikrarsz (kararsz) bir kederdir (bu duygulanlar iin 18inci nermenin II'nci scoliesine bkz.) Aklama Bu tanmlardan u sonu kar ki korkusuz umut olmad gibi umut suz korku da yoktur. Vakaa bir eyin neticesi konusunda umutla phe arasnda sallantda (askda) olan kimsenin gelecek bir vakann varln darda brakan bir eyi hayal ettii farz edilir; yle ise burada o kederlenir (nerme 19) ve bunun sonucu olarak o umutla phe arasnda sallantda olduu halde vakann olmamasndan korkar. Tersine olarak korkuda olan kimse, yani kin besledii (nefret ettii) bir eyin neticesinden phe eden kimse de, bir vakann varln dta brakan (men eden) bir eyi hayal

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 8 5

eder; ve bylece (nerme 20) o sevintedir ve bu bakmdan onda vakann olmamas umudu vardr. XIV Emniyet (scurit), hakknda artk phe nedeni kalmam olan gelecek ya da gemi bir eyin fikrinden domu bir sevintir. XV Umutsuzluk, hakknda artk phe nedeni kalmam olan gelecek ya da gemi bir eyin fikrinden domu bir kederdir. Aklama yle ise (bir eyin neticesi17 [issue] konusunda artk phe nedeni olmad zaman) emniyet umuttan, mitsizlik de korkudan doar; bu insann, orada gemi ya da gelecek bir ey gibi olduunu hayal etmesin den ve onu hazrm gibi gz nne almasndan, ya da kendisinden phe etmi olduu eylerin varln hari brakan (men eden) baka eyleri hayal etmesinden ileri gelir. Vakaa her ne kadar tekil eylerin neticesinden asla emin olamazsak da (nerme sonucu, nerme 31, blm II), bununla birlikte ondan phe etmediimiz de olur, gerekten gstermi olduu muz gibi (nerme 49, blm II, scoliesi) bir eyden phe etmemek baka, onun hakknda kesin bilgiye sahip olmak baka eydir: bylece tabiat hazr olan bir eyin hayali ile olduu gibi, gemi ve gelecek bir eyin hayali ile de ayn duygulan duymu olmamz mmkndr: 18inci ner mede gstermi olduumuz gibi, ki ayn zamanda onun scolielerine bak mamz gerekir. XVI Gelime ve haz duyma (panouissement) umut etmeden meydana gelen gemi bir eyin fikriyle birlikte olan sevintir. XVII uur daralmas (resserrement) umudumuzun aksine olarak meydana gelen gemi bir eyin fikriyle birlikte olan kederdir.
17) Buna encam veya akbeti de deriz.

186 ETKA

XVIII Acma (commisration) bizim benzerimiz olduunu hayal ettiimiz bir bakasnn bana gelen bir ktln fikriyle birlikte olan bir kederdir (bkz. scolie, nerme 22 ve 27). Aklama Acma ile efkat (misricorde) arasnda hibir fark yok gibi grnyor: ancak acmann tekil bir duygulanla mnasebeti olduu gibi, efkatin de duyularak kazanlm ve allm bir hazrlkla (disposition) mnasebe ti vardr. XIX yi gzle bak (Faveur), bir bakasna iyilik yapm olan bir kimseye kar olan sevgidir. XX Tiksinme (indignation), bir bakasna ktlk yapm bir kimseye kar olan nefrettir. Aklama Biliyorum ki, bu kelimelerin kullanlan dilde baka anlamlar vardr. Fakat benim maksadm eylerin tabiatn aklamaktr, yoksa kelimele rin anlamn izah etmek deildir ve ortak bilgide geen anlamlar benim burada onlar kullandm anlamdan bsbtn uzaklamayan kelimeler le (vocable) ifade etmektir. Her eyden nce bu bir defa tespit edilmeli dir. Bu duygulanlarn nedeni iin, ben ayrca 27nci nermenin linci nerme sonucuna ve 22nci nermenin scoliesine okuyucuyu gnderi rim. XXI stn deerlendirme (surestime), bir kimseye sevgi yznden hakl olduundan fazla yer vermekten ibarettir. XXII Aa deerlendirme (msestime), bir kimseye kin yznden hakl oldu undan daha az yer vermeden ibarettir.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 87

Aklama stn deerlendirme yle ise, sevginin bir eseri ya da zelliidir; aa deerlendirme de kinin eseri ya da zelliidir; stn deerlendirme yle ise sevilen eye hakk olduundan fazla yer verdirecek surette insan duy gulandran sevgi diye tanmlanabilir; nitekim tersine, aa deerlendir me de kin beslenen eye hakk olduundan aa yer verdirecek surette insan duygulandran kin diye tanmlanabilir (bu duygulanlar iin 26nc nermenin scoliesine bkz.). XXIII Haset, insan bakasnn mutluluu yznden kederlendirecek ve tersi ne, bakasnn mutsuzluu yznden rahatlk duyacak surette duygulan dran kindir. Aklama Hasedin ortaklaa kabul edilen zdd efkattir (misricorde) ki kelime nin anlamna ramen yle tanmlanabilir. XXIV efkat (misricorde), insan bakasnn iyiliinden rahatlk duyacak ve bakasnn ktlnden kederlenecek surette duygulandrmas bakmn dan sevgidir. Aklama Bundan baka, haset iin 24nc nermenin scoliesine ve 32nci ner menin scoliesine baknz. Neden olarak bir d eyin fikriyle (ya kendi ba na ya ireti olarak) birlikte bulunan sevin ve keder duygulanlar bunlar dr. Neden olarak bir i eyin fikriyle birlikte olan duygulanlara geiyorum. XXV rahatl (contentement de soi), insann kendi kendisini ve kendi etki gcn gz nne almasndan doan bir sevintir. XXVI Alal (humilit), insann kendi gszln ya da zaafn gz nne almasndan doan bir kederdir.

188 ETKA

Aklama rahatl deyince, bizim etki gcmz gz nne almamzdan doan bir sevinci anlayacak olursak, o alaln - (mahviyet) - zdddr, fakat i rahatl (i huzuru) deyince ruhun hr bir karar ile yaplm olduuna inandmz bir eyin fikriyle birleik olan bir sevinci anladmz zaman o aadaki u tarzda tanmladmz pimanln zdd olur. XXVII Pimanlk, Ruhun hr bir kararyla yaplm olduuna inandmz bir eyin fikriyle birlikte olan bir Kederdir. Aklama Bu duygulanlarn sebeplerini 51inci nermenin scoliesinde ve 53, 54 ve 55inci nermelerde ve bu son nermenin scoliesinde gsterdik. Ruhun hr karan iin 35inci nermenin IInci blmnn scoliesine bkz. Bundan baka burada kaydetmek gerekir ki, genel olarak allm bir e kilde kt denen btn fiillerin arkasndan kederin ve doru (droit) denen btn fiillerin arkasndan da sevincin geldiini sylemede alacak bir cihet yoktur; daha nce sylenen eylerle pek kolay bilindii gibi, bu eitimin en yksek noktasna baldr. Ana-baba, geri kt denen hareketleri yermek ve ocuklarna bu konuda sk sk sitemde bulunmak ve iyi denen hareketleri tevik etmek ve bu hareketleri vmek suretiyle keder heyecanlarnn bi rincilere ve sevin heyecanlarnn da kincilere balanmalarn salyorlar. Bu hal deney ile tasdik edilmitir. Zira det ve din asla hibir yerde ayn deildir, fakat tersine, bazlar iin kutsal olan bakalar iin kutsal ddr (profane) ve bir ksm iin namuslu olan bakalar iin aadr (vilain). O halde onlardan her biri kendi yetitirilme biimlerine gre yapt bir hareketten dolay vicdan azab duyar ya da onunla nr. XXVIII Gurur, insann sevgi ile kendisi hakknda olduundan daha stn hkm vermesinden ibarettir. Aklama Gurur yle ise stn grmeden, kincinin bir d objeye bal olmas, gururun ise kendi kendisini hakl olduundan daha stn grmesi bak mndan farkldr. Bundan baka, stn grme nasl sevginin bir eseri ya da

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 189

bir zellii ise, gurur da asl sevgiden kar ve yle tanmlanabilir: (insann hakl olduundan daha fazla kendi kendisi hakknda hkm verecek su rette duygulanmas bakmndan) kendini sevmek, kendi kendinden mem nun olmak (scolie, nerme 26). Buna zt olan bir duygulan yoktur. Zira hi kimse, kendisine kar kinle, kendi kendisi hakknda ok eksik hkm de bulunmaz; ve hatta hi kimse unu ya da bunu yapamayacan hayal etmesi eklinde, kendisi hakknda hakl olduundan ok daha az hkmde bulunmaz. nsan yapamayacan hayal ettii her eyi, gerekten zorunlu olarak hayal eder ve bu hayal gc ile gerekten yapamayacan hayal ettii eyi yapamayaca tarzda hazrlanmtr, zira unu ya da bunu yapa mayacan hayal ettii srece, onu yapmas gerektirilmemitir ve bunun sonucu olarak bunu yapmas onun iin imknszdr. Eer, buna karlk yalnz sanya bal olan eyi gz nne alacak olursak bir insann kendisi hakknda olduundan ok aa hkm verdiini tasarlayabiliriz; vakaa, bir kimsenin kendi zaafn kederle gz nne alarak herkesin onu km sediini hayal etmesi baa gelebilir ve o zaman bakalar onu kmseme bakmndan ondan aa kalmazlar. Bir insan imdiki zamanda henz ken disi iin kesinsiz (incertain) olan gelecek zamana ait bir eyi inkr ederse, kendisi iin ok aa bir hkmde bulunabilir; kesin olan hibir eyin tasarlanamayaca, ancak insann kt ve aa bir eyi arzu etmeyecei ve yapmayaca inkr edildii zaman ayn suretle hkmolunur. Bundan sonra diyebiliriz ki bir kimsenin iddetli utan korkusuyla kendi emsalinin cesaret ettii eye cesaret edemediini grdmz zaman kendi kendisi hakknda fazla aa hkmde bulunur. yle ise bir gurura kar kendi kendisinin kmsenmesi adn vereceim bu duygulan koyuyorum; vakaa kendinden memnun olmadan gurur doduu gibi, kendini km semeden de alal (humilit) doar ve o u biimde tanmlanabilir. XXIX Kendini kmseme, keder yznden hakl olduundan daha az kendi hakknda hkmde bulunmadan ibarettir. Aklama Dorusu Gurura kar Alal koymaya altk, fakat o zaman onlarn tabiatndan ziyade eserlerini gz nne alyoruz. Vakaa kendi kendisiyle fazla nen (scolie, nerme 30), kendisinin yalnz erdemlerini, bakalar

190 ETKA

nn ise yalnz dklklerini (vice) anlatan, herkese tercih edilmek isteyen ve kendini kendisinin ok stnde gren kimselerin daima yaptklar ayn arlkla ve ayn aralarla kendini ileri sren kimseye gururlu diyorum. Tersine olarak, kolayca kzaran, kendi dklklerini itiraf eden ve baka snn erdemlerini anlatan, herkesin nnde kendini silen ve en sonra ss lenmeyi bir yana brakarak ba aada yryen kimseye de alak gnll (mtevaz) diyorum. Bu duygulanlar alak gnlllk (tevazu) ve ken dini aa grme, demek istiyorum ki, zaten ok nadirdir. Zira kendi bana gz nne alnan insan tabiat onlara gc yettii kadar fazla dayanma ile kar koyar (nerme 13 ve 54); ve bylece kendisi hakknda en fazla aa grme ve alak gnlllk ile dolu olduuna inanlan kimseler, genel olarak en ok hret hrs ve haset ile doludurlar. XXX an ve eref (gloire), bakalar tarafndan vlm olduunu hayal ettiimiz hareketimizin, etkimizin fikriyle birlikte olan bir sevintir. XXXI Utan, bakalar tarafndan yerilmi olduunu hayal ettiimiz bir etki nin (action) fikriyle birlikte olan bir kederdir. Aklama Bu duygulanlar iin 30uncu nermenin scoliesine baknz. Fakat bu rada utan ile utanma (pudeur) arasndaki fark kaydetmek gerekir. Utan, insan kzartan bir hareketten dolay meydana gelen kederdir. Utanma, utan korkusu ya da korkmasdr ki onunla insan aa bir ey yapmadan kendini korur. Utanmann zdd, genel olarak utanmazlktr ki, gerekte sras gelince gstereceim gibi, bir duygulan deildir; (daha nce gstermi olduum gibi) duygulanlarn adlar tabiatndan ziyade kullanlarna aittir. Bylece incelemeye girimi olduum keder ve sevin duygulanlarn ak lamay bitirdim. imdi ise arzuya irca ettiim duygulanlara geiyorum. XXXII Eseflenme (souhait frustr), arzu edilen bir eyin hatrasyla beslenmi olan, ayn zamanda itahann evrildii eyin varlna engel olan baka eylerin hatrasyla azaltlan bir eye sahip olma arzusu, ya da itahdr.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 9 1

Aklama Bize bir eyi hatrlatt zaman, biz bu suretle onu sanki orada hazrm gibi duygulanacamz ayn histe (ayn duyguda) gz nne almaya hazr bulunuyoruz; fakat bu hazrlan (disposition) ya da bu aba, ou kere uyanklkta, bize hatrlatt hayalin varlna engel olan eylerin hayal leriyle durdurulmutur (itilmitir). Bize belirli bir sevin cinsini duygu landran bir eyi hatrladmz zaman, srf bu suretle ayn sevin duygulan ile onu hazrm gibi grmeye alrz ve bu alma (aba) hemen birincisinin varln men eden eylerin hatrasyla durdurulmu, ya da itilmitir. Eseflenme, yle ise gerekte, nefret ettiimiz (kin besle diimiz) bir eyin bulunmayndan ileri gelen sevince zt olan bir keder dir; bu son nokta zerinde 47nci nermenin scoliesine baknz. Bunun la birlikte eseflenme kelimesi bir arzuya nispet edilir gibi geldii iin, bu duygulan arzunun duygulanlarna irca ediyorum. XXXIII Gpta (mulation), bakalarnn sahip olduunu hayal ettiimiz iin bizde uyandrlm olan bir eyin arzusudur. Aklama Bakalarnn katn ya da korktuunu grd iin kaan kimseye, hatta baka birisinin elinin yandn grnce elini eken ve sanki eli yanm gibi Bedeninin yerini deitiren kimseye, bakasnn duygulann taklit ediyor diyoruz, yoksa gptaya (mulation) sahip demiyoruz; bu gpta nedeninden farkl bir taklit nedenini bildiimizden deildir; fakat bizim namuslu, faydal ve ho olduuna hkmettiimiz kimseyi taklit edenin yalnz ona gpta ediyor dediimiz kimse olduuna alm olmamzdandr. Gptann nedeni hakknda 27nci nerme, scoliesine baknz; bu duy gulann ok kere hasetle birlemesi iin 32nci nerme scoliesine bak nz. XXXIV kran ya da minnet (reconnaissance veya gratitude), bize iyilik yapan kimseye iyilik yapmaya almamz ve onun hakknda ayn suretle sevgi ile duygulanmamz salayan bir arzu ya da bir sevgi iin duyduumuz atltr, (41inci nermenin scoliesi ile 39uncu nermeye bkz.)

192 ETKA

XXXV yilikseverlik, kendisine kar acma duygusuna sahip olduumuz kim seye iyilik yapma arzusudur (scolie, nerme 27). XXXVI fke, bizim kin beslediimiz kimseye kinle ktlk yapmaya bizi srk leyen bir arzudur (bkz. nerme 39) XXXVII alma, bize zarar veren ve bizim hakkmzda ayn duyguya sahip bulunan kimseye karlk bir kinle ktlk yapmaya bizi srkleyen bir arzudur (40nc nermenin Ilnci nerme sonucu, scoliesine bak nz). XXXVIII Vahet veya zalimlik, sevdiimiz ya da bize acma ilham eden bir kimseye kar birini ktlk yapmaya srkleyen (tevik eden) bir ar zudur. Aklama Zalimliin zdd affediciliktir (clmence) ki,18 bu bir edilgi (pasif hal) deildir. Fakat fke ile almay tadil eden (dunlatran) bir gtr. XXXIX Korku, daha az bir ktlkle korktuumuz daha byk bir ktlk ten kamak arzusudur (scolie, nerme 39). XL Cret, bir kimsenin emsalinin kar koymada korktuklar bir tehlikeye atlmak suretiyle yaptklar bir etkiyi uyandran bir arzudur. XLI Yreksizlik veya korkaklk (pusillanimit), bir kimsenin emsalinden gelen tehlike korkusuyla azalm olan arzusuna derler.
18) Tanr iin Marifet, ya da Gufran denir. Ayet: (nna-l Allahe gafurn Rahm.)

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 9 3

Aklama Korkaklk, ok kimsenin korkmaya almad bir ktlk korkusun dan baka bir ey deildir; bunun iin onu arzu duygulanlarna irca etmiyorum, bununla birlikte ben burada onun aklamasn verdim, nk o, gerekten azaltt arzu bakmndan, cret duygulannn zdddr. XLII Yese dmek (consternation), bir ktlkten kanma arzusu, korku lan ktle kar hayretle azaltlm olan arzuya denir. Aklama Yese dmek bir nevi yreksizliktir; fakat iki katl bir korkudan do duu iin, daha elverili olarak aknla uram, ya da dalgal bir hal deki bir kimseyi, ktl ortadan kaldramayacak bir tarzda kaplayan korku diye tanmlanabilir. nk aknlkla azaltlm olarak ktl ortadan kaldrmak arzusunu tasarlamamz bakmndan, ben aknla uram diyorum. Bu arzuya, onu ayn derecede azaba sokan baka bir ktlk korkusuyla azalm olarak tasarlamamz bakmndan, dalgal hal dedir (flottant) diyorum; bu ikisinden hangisinin saptrdn bilmemesi buradan geliyor. (Bu konuda scolie, nerme 39 ile scolie, nerme 52ye baknz). Bundan baka yreksizlik, korkaklk ve cret hakknda scolie, nerme 51e bkz. XLIII nsanlk ya da alak gnlllk, insanlarn houna giden eyi yapmak ve houna gitmeyen eyi yapmamaktr. XLIV hret ya da ikbal hrs, lsz bir eref arzusudur. Aklama kbal hrs, btn duygulanlarn beslendii ve kuvvetlendirildii (ner me 27 ve 31) bir arzudur: bunun sonucu olarak bu duygulan glkle yenilebilir. Vakaa bir insan ne kadar zaman bir arzunun hkm altnda bulunursa, o kadar zaman hrsn hkm altnda bulunur. iero diyor ki: En iyiler erefin cazibesine kar en duyarl (hassas) olanlardr. an ve

1 9 4 ETKA

erefi kmseme hakknda kitaplar yazan filozoflar bile adlarn oraya koyarlar, vb. XLV Oburluk, lsz bir arzudur, hatta bir yemek imek sevgisidir. XLVI Sarholuk, lsz, lml-olmayan bir arzudur ve iki sevgisidir. XLVII Hasislik, lsz bir arzudur ve bir zenginlik sevgisidir. XLVIII ehvet dknl (lubricit) de bedenlerin birlemesi arzusu ve sev gisidir. Aklama Bu cinsel iliki arzusu ister ll olsun ister olmasn, ona ehvet demek det olmutur. Bundan baka son be duygulann (56nc ner menin scoliesinde gstermi olduum gibi) ztlar yoktur. Zira alak gnl llk bir nevi ikbal hrsdr (ya da hret hrsdr) (29uncu nermenin scoliesinde gsterildii gibi). Ben daha nce gstermitim ki lmllk (lllk), vakurluk (sobrit) ve afiflik (chastet) edilgiler (pasif haller) deildirler, fakat Ruhun gleridir ve hasis, haris ve korkak bir adamn masa, iki ya da cinsel ilikinin arlklarndan kanmalar mmkn olsa da, yine hasislik, mevki hrs, korku oburluun, sarholuun, ya da ehvetin zdd deildirler. Zira hasis zamannn ounda bakasnn zararna grt lana kadar yemek ve imek ister, mevki hrsls, kefedilmek artyla, hibir bakmdan lmlla geemez ve eer sarholarla ehvetliler arasn da yaarsa srf kendi mevki hrsyla ayn dklklere daha eilimli olacak tr. En sonra, korkak istemediini yapar, lmden kanmak iin serveti ni denize atsa bile pinti olarak kalr; ve eer ehvetli ve sefih doyurulama d iin kederli ise, bundan dolay sefihlikten vazgemez. Ve genel ola rak bu duygulanlar yemek, imek vb. fiillerine ait olduklar kadar bu fiillerin arzu ve sevgisine de ait deillerdir. O halde bu duygulanlara, yksek gnlllk ve ruh metinliinden baka bir ey kart olarak kona maz ki, bunlardan daha sonra sz edeceiz.

DUYGULANILARIN KK VE TABATI ZERNE 1 9 5

Gerek daha nce tanmlanan duygulanlarn bireiminden domu olduklar, gerekse onlardan ounun adlar olmad iin kskanlk, ya da baka Ruh dalgalanmalarn sukutla geitiriyorum; bu da hayatn kul lanlmas iin onlar genel olarak tanmann yeter olduunu gsterir. Aklanan duygulanlarn tanmlaryla, zaten grlyor ki, hepsi arzu dan, sevinten ya da kederden doarlar, yahut daha ziyade d adlan drlmalar ve kendilerinin gz nne alnlarndaki tanmlar dolaysyla eitli adlarla arlmalar det olan bu esasl duygulantan baka bir ey deildirler. Eer imdi bu ilkel duygulanlar ve daha nce Ruhun tabiat denmi olan eyi gz nne alrsak, aadaki gibi duygulanlar yalnz Ruha ait olmalar bakmndan tanmlayabiliriz.

DUYGULANILARIN GENEL TANIMI Ruhun edilgisi (pasiyonu) denilen bu duygulan yle bir bulank fikir dir ki, onunla Ruh kendi Bedeninin varlna ait bir kuvveti, ya da onun ncekinden daha byk, veya daha kk bir ksmnn bir kuvvetini kabul eder. Ve onun hazr bulunmasyla asl Ruhun falan eyi deil de filn eyi dnmesi gerektirilir. Aklama lk nce diyorum ki, bir duygulan, ya da Ruhun pasiyonu (edilgisi) bulank bir fikirdir. Geri biz upuygun olmayan, bulank olan fikirlere sahip olmas bakmndan ruhun pasif (edilgin) olduunu gsterdik (ner me 3). Ben ondan sonra, kendisiyle Ruh, Bedeninin var olmas iin, ya da bunun ncekinden daha byk veya daha kk bir ksmnn var olmas iin bir kuvvet kabul eder diyorum. Sahip olduumuz btn Be den fikirleri, gerekten, d cismin tabiatndan ziyade Bedenimizin etki (action) halini iaret ederler (nerme sonucu 2, nerme 16, blm II) ve bu duygulann kuvvetini meydana getiren fikir, Bedenin, ya da Bedene ait ksmlardan birinin sahip olduu hali ifade eder, bundan dolay da onun icra etme gcnn, veya var olma kuvvetinin arttn ya da eksil diini, tamamlandn, ya da indirildiini, ifade eder. Bununla birlikte kaydedilebilir ki, eer ncekinden daha byk, veya daha az var olma kuv veti dersem, bununla asla Ruhun Bedene ait imdiki hali, gemii ile kar

1 9 6 ETKA

latrdm anlam kmaz, fakat duygulann eklini meydana getiren fikrin fiilen Bedende ncekinden daha ok, veya daha az gerekleri ku atan bir eyi kabul ettiini anlyorum ve Ruhun z, kendi bedeninin aktel (fiili) varln kabul etmekle kaim olduu iin (nerme 11 ve 13. blm II) ve yetkinlik (perfection) deyince biz bir eyin zn anladmz iin, buradan u sonu kar ki Ruh Bedenin, ya da bu Bedenden bir ksmnn ncekinden daha byk veya daha az gereklii olan bir eyi kabul ettii zaman, daha byk veya daha az bir yetkinlie ykselir. O halde daha yukarda Ruhun dnme gcnn artt, ya da eksildiini sylediim zaman, Ruhun Bedeninden, veya Bedeninin bir ksmndan, bu daha nce Bedeninin kabul etmi olduundan daha byk, ya da daha az gereklik ifade eden bir fikri tekil ettiinden baka bir ey sylemek istememitim. Zira konunun (objenin) deerine gre fikirlerin deeri ve dnmenin fiil gc deerlendirilir. Ben en sonra unu kattm ki, bu fikrin hazr bulunmasyla, keder veya sevincin tabiatndan baka, arzu nun da tabiatn ifade etmek zere, Ruhun u eyden ziyade bu eyi dn mesi gerektirilmitir. NC BLMN SONU

4
nsann Klelii veya Duygulanlarn Kuvvetleri zerine

NSZ nsann kendi duygulanlarn yneltme ve azaltmadaki gszl ne klelik diyorum; gerekten, duygulanlara bal olan insan kendi ken disine sahip deildir, fakat kendi zerindeki gc ou kere bask altnda olmasna ve en iyisini grerek en ktsn yapmasna sebep olan bir servete sahiptir. Ben bu blmde bu hali kendi nedeni ile aklamaya ve bundan baka, duygulanlarda iyi olanla kt olan gstermeye kalktm. Bununla birlikte, sze balamadan nce yetkinlik ile yetkinsizlik ve iyi ile kt zerinde baz hazrlk gzlemleri ileri srmek elverili olacaktr. Her kim bir eyi yapmaya azmederse (rsolu) ve bu azme yetkin olarak sahip olursa, yalnz ona inanma bakmndan deil, fakat yazarn dn cesini ve amacn doru olarak bilen, ya da bildiini zanneden kimsenin hkm bakmndan, eseri yetkindir. Eer diyelim, tamamlanm olmad n varsaydm bir eser grlrse ve yapann amacnn bir ev kurmak olduu bilinirse, denecektir ki, ev yetkinsizdir (eksiktir), ya da tersine, yapann onu ulatrmay azmettii tamamlama (achvement) noktasna onun tam vard grlnce o yetkindir. Fakat eer, buna benzer hibir ey grmeden, yapaca eyin dncesinden haberi olmadan bir eser grlecek olursa, phesiz onun yetkin mi, yetkinsiz mi (noksan) olduu bilinemeyecektir.

1 9 8 ETKA

Bu kelimelerin ilk belirtisi (signification) budur gibi grnyor. Bununla birlikte, insanlar genel fikirler tekil etmeye ve dnceleriyle evlerin, yaplarn, kulelerin, vb. modellerini tasarlamaya, nitekim baz modelleri baka modellere tercih etmeye baladklar zaman, herkesin kendisince ayn suretle teekkl etmi genel fikirde uyutuunu grd zaman yet kin, tersine onlar tarafndan tasarlanan modele daha az uygun olduunu grd zaman da yetkinsiz (eksik) dedii olur. Sanat kendi maksadn tam olarak yerine getirmi olduu zaman dahi, tabiattaki eylere, insan eli ile yaplmam olanlara niin yetkin ya da eksik denildiinin burada baka sebebi olduu grnmyor; insanlar, geri birok tabii eyler gibi, kendi sanatlarnn rnlerini, model olarak kullandklar genel fikirler den oluturmaya almlardr; tabiatn burada esas diye alndna (sanla rna gre tabiat asla bir gayeye gre ilemez) ve onu model olarak kabul ettiine inanrlar. yle ise onlar tabiatta, kendileri tarafndan ayn suretle tasarlanm modele pek az uygun bir eyin meydana geldiini grdkleri zaman, asl tabiatn eksik olduuna, ya da orada gnahn bulunduuna ve onun eserini eksik braktna inanrlar, bylece (eylere ait doru bir bilgiden ok bir nyarg dolaysyla) insanlarn det zere tabii eylere tam ya da eksik, yetkin ya da yetkinsiz dediklerini gryoruz. Geri bunu birinci ksmn ek blmnde gsterdik ki, tabiat bir gayeye gre hareket etmez (ilemez); Tanr veya Tabiat dediimiz o ezeli ve sonsuz varlk var olan ayn zorunlulukla iler (hareket eder), o ayn zamanda gstermi olduumuz gibi (nerme 16, blm I) iledii ey ile vardr. yle ise Tanr nn, ya da Tabiatn niin etki yapt (iledii) ve niin var olduunun sebebi, ya da nedeni daima bir ve ayn eydir. Hibir gaye iin var olmad ndan, yle ise o hibir gayeye gre tesir ve icra etmez; ve varoluu gibi etkisinin de ne ilkesi, ne gayesi vardr. Gaye-neden denen ey zaten, bir eyin ilkel prensibi (ilkesi) ya da ne deni olarak grlmesi bakmndan insan itahndan baka bir ey deil dir. Diyelim, iskn (yerleme) filn ya da falan evin gaye-nedenidir dedi imiz zaman, phesiz bir insann ev hayatnn krlarn hayal etmek sure tiyle bir ev kurma itahna sahip olmasndan baka bir ey anlamyoruz. yle ise yerleme (habitation) bir gaye-neden gibi grlmesi bakmndan, tekil (singulier) bir itahtan baka bir ey deildir ve bu itah gerekte ilk diye gz nne alnan bir etker-nedendir (cause efficiente), nk insan lar ortak olarak kendi itahlarnn nedenini bilmiyorlar. Onlar vakaa, sk

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 1 99

sk sylediim gibi, etkilerinin ve itahlarnn uuruna sahiptirler, fakat bu ey iin itaha sahip olmalarn gerektiren nedenleri bilmezler. Halk dncesine gre (vulgairement) Tabiatn bazen eksik olduu veya yanl dn, eksik eyler meydana getirdiinin sylenmesini, ben ilk blmn ekinde incelediim noktalar arasna koyuyorum. O halde tamlk (yet kinlik) ve eksiklik (yetkinsizlik), gerekte dnme tarzlarndan ibaret tir, yani ayn trden ve ayn cinsten fertleri birbirleriyle karlatrdmz iin iml etmeye altmz kavramlardr (notion) ; bunun yznden, daha yukarda (tanm 6, blm II) dedim ki, yetkinlik ve gereklik deyince ben ayn eyi anlyorum. Geri biz Tabiatn btn fertlerini en geneli adn verdiimiz tek bir cinse, baka deyile, mutlak olarak Tabiatn btn fertlerine ait olan Varlk kavramna irca etmeye almzdr. yle ise Tabiatn bireylerini bir cinse irca etmemiz ve onlar birbirleriyle karla trmamz bakmndan ve bir ksmn tekilerden daha ok ayne (entit) ve gereklie sahip grdmz nispette onlardan bir ksmnn tekiler den daha yetkin olduklarn syleriz ve onlara bir limit, bir gaye, bir g szlk gibi olumsuzluu ieren bir ey atfetmemiz bakmndan, eksik (yet kinsiz) deriz, nk onlar bizim yetkin dediklerimize benzer bir surette ruhumuzu duygulandrmazlar, yoksa onlara eksik dememiz, onlara ait olan bir ey bulunmad ya da Tabiat yanld iin deildir. Vakaa hibir ey bir etker-nedenin tabiatnn zorunluluuna uymadan baka suretle bir eyin tabiatnn zorunluluuna uymadan baka suretle bir eyin tabiatna ait olamaz ve bir etker-nedenin tabiatnn zorunluluuna bal olan her ey zorunlu olarak meydana gelir. yi ve ktye gelince, onlar hi deilse kendi balarna gz nne alnnca, eyler olumlu (mspet) hibir ciheti iaret etmezler ve eyleri birbirleriyle karlatrdmz iin, onlar dnme tarzlarndan ve olu turduumuz kavramlardan baka bir ey deildirler; tek ve ayn ey ayn zamanda hem iyi hem kt, hem ilgisiz1 olabilir. Diyelim musik melnko lik iin iyidir, takn mizal (afflig) iin ktdr. Her ne kadar byle ise de, bununla birlikte, yine de bu kelimeleri saklamamz gerekir. Geri, gzlerimiz nne konu insan tabiatnn bir modeli gibi olan bir insan fikrini tekil etmek isterken, bizim, sylediim anlamda bu kelimeleri saklamamz faydal olacaktr. yle ise, bundan sonraki blmde iyi deyin1) Indiffrent yani ne iyi, ne kt.

2 0 0 ETKA

ce, ileri srdmz (kabul ettiimiz) insan tabiat modeline bizi gittike daha ok yaklatracak bir ara olduunu kesinlikle bildiimiz bir eyi anlayacaz; kt deyince, tersine, bu modeli meydana karmaya engel olduunu kesinlikle bildiimiz eyi anlayacaz. Birisinin daha az yetkinlik ten daha ok yetkinlie, ya da daha ok yetkinlikten daha az yetkinlie getiini sylediim zaman, gerekten her eyden nce bunu gstermek gerekir; diyelim, bir at insan olarak hareket ettii kadar, bcek olarak hareket etse, mahvolmutur; tabiat deyince anlalan ey bakmndan oalm, ya da azalm gibi tasarladmz onun ileme (etki yapma) g cdr. En sonra genel olarak yetkinlik deyince, sylemi olduum gibi gereklii, yani var olmas ve sresini hi hesaba katmakszn falan tarz da bir eser (effet) meydana getirmesi bakmndan herhangi bir eyin zn anlayacam. Vakaa hibir tekil (singulier) eye artk yetkin denemez; bunun sebebi de varoluta uzun zaman devam etmesidir: zira eylerin sresi onlarn z ile gerektirilemez, nk eylerin z hibir kesin ve gerekli varolu zamann kuatmaz. Fakat herhangi bir ey az ya da ok yetkin olsa dahi var olmaya balad zamanki ayn kuvvetle varoluta hep devam edebilecektir; o suretle de hepsi bu bakmdan eittirler.

TANIMLAR I. yilik deyince, kesinlikle bize faydal olduunu bildiimiz eyi anla yacam. II. Ktlk deyince, tersine, bir iyilie sahip olmamza engel olduu nu kesinlikle bildiimiz eyi anlayacam (nceki tanmlar iin sona do ru -ya da sondaki- nsze bkz.). III. Yalnz zleri bakmndan gz nne alnan, varolularn zorunlu olarak koyacak hibir ey bulunmayan, ya da zorunlu olarak varolularn alkoyan eye zorunsuz tekil eyler diyorum. IV. Kendilerini meydana getirmesi gereken nedenleri gz nne almak bakmndan, ayn tekil eylere mmkn diyorum. Bu nedenlerin onlar meydana getirecek biimde gerektirilmi olup olmadn bilmiyorum. (Iinci blmn 33nc nermesinin, linci scoliesinde mmkn ile zo runsuz arasnda hibir fark grmedim, nk o yerde onlar titizlikle ayr mak zorunlu deildi).

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 201

V. Bundan sonra gelecek olanlardan, kart duygulanlardan, hatta ayn cinsten olsalar bile, insan farkl ynlerde srkleyen duygulanlar an lyorum: sevginin trleri (eitleri) olan oburluk ve hasislik gibi, onlar Ta biat bakmndan deil, fakat ireti olarak (ilinek olarak) birbirine karttrlar. VI. IIInc blmn 18inci nermesinin, 1 ve 2nci scoliesinde; gelecek, hazr ve imdi gemi bir ey hakkndaki duygulantan ne anla dm akladm. (Bununla birlikte burada kaydetmem gerekir ki, bir mekn araln olduu gibi, belirli bir limitin tesindeki bir zaman araln da seik ola rak hayal edemeyiz; baka deyile, bizden iki yz ayaktan fazla uzaklkta bulunan btn objeler ya da iinde bulunduumuz mekn uzakl seik olarak hayal ettiimiz uzakl aan her yer tarafmzdan sanki ayn pln da imiler gibi hayal gc ile eit uzaklkta tasarlanrlar, nitekim varolu zamann seik olarak hayal etmeye alm olduumuz bir zamanda daha byk bir aralk ile imdiki andan (halden) ayrlm olduunu hayal etti imiz objelerin hepsini biz hayal gc ile imdiki andan (halden) eit uzaklkta tasarlarz ve onlar sanki ayn zaman lhzasnda imi gibi grrz. VII. Kendisi iin bir ey yaptmz ama deyince, ben itah anlyorum. VIII. Erdem (vertu) ve g deyince ben ayn eyi anlyorum; yani (III'n c blmn 7nci nermesi) insana atfedilmesi (nispet edilmesi) bakmn dan erdem, srf kendi tabiatnn kanunlaryla tannabilen baz eyleri yap mak gcne sahip olmak bakmndan, insann z ya da tabiatdr... Aksiyom Tabiatta hibir tekil ey verilmi deildir ki, ondan daha gl ve daha kuvvetli bir bakas verilmi bulunmasn. Fakat, eer herhangi bir ey veril mi ise, bu eyi mahvedebilecek olan daha gl baka bir ey de verilmitir. nerme I Yanl bir fikirde, doru olmas bakmndan dorunun bulunmasyla kaldrlm olan olumlu (mspet) hibir cihet yoktur. Kantlama Yanllk, yalnz upuygun olmayan fikirleri kuatan (ieren) bilgi yok sunluundan ibarettir (nerme 35, blm II). Fakat, tersine, Tanrya nispet edilmeleri bakmndan onlar dorudurlar (nerme 32, blm II),

202 ETKA

yle ise eer yanl bir fikirde olumlu (mspet) bir cihetin oluu, doru olmas bakmndan dorunun hazr olmasyla kaldrlm ise, doru bir fikir kendi kendisini kaldrm olacaktr ki, bu da samadr (nerme 4, blm III). yle ise yanl bir fikirde hibir ey, vb... Scolie Bu nerme, II'nci blmn 16nc nermesinin 2nci nerme sonucu ile daha ak olarak bilinir. Zira bir hayal gc d cismin tabiatndan ok insan Bedeninin halini iaret eder; fakat dorusu, bu seik olarak deil, bulank olarak olur; bundan dolay Ruhun yanld sylenir; diyelim gnee baktmz zaman, onun bizden aa yukar iki yz ayak uzaklkta olduunu hayal ederiz; onun hakiki uzakln bilmediimiz srece bu noktada alda nrz, fakat o bilinince yanlma phesiz kaldrlm olur, fakat bedeni duy gulandrmas bakmndan gnein tabiatn aklayan hayal gc deil! Ve bylece, hakiki uzakln biliyorsak da onun bize yakn olduunu hayal etmeden de yine geri kalmayacaz. Vakaa II'nci blmn 35inci nerme sinin scoliesinde sylemi olduumuz gibi, gnein bize hakiki uzakln bilmediimiz iin, onu yakn diye hayal etmiyoruz, fakat Ruh, gnein b ykln, ondan Bedene gelen duygulanla mnasebeti olacak bir biimde tasarlad iin onu yakn diye hayal ediyoruz. Nitekim, suyun yzne den gnein klar yansmadan sonra gzmze ulayor, hakikatte bulunduk lar yeri bilmekle birlikte, onlar sanki suda imiler gibi hayal ediyoruz; Ruhun aldand baka hayal gleri, ister Bedenin tabi halini gstersinler, isterse onun ileme, etki gcnde bir oalma ya da azalmasn iaret etsinler, dorunun kart deildirler ve onun bulunmasyla ortadan kaybolmazlar. Bir ktlkten yanl olarak korktuumuz zaman, yeni bir dorunun iitil mesiyle korkunun kaybolduu olaan eylerdir, fakat buna kar mutlaka gelecek olan mutsuzluktan duyduumuz korku, sahte bir haberin iitilme siyle de kaybolduu olaandr, bylece hayal gleri doru olmas bakmn dan dorunun bulunmasyla kaybolmazlar, fakat, II'nci blmn 17nci nermesinde gstermi olduum gibi hayal ettiimiz eylerin hazr olan varlklarna engel olan daha kuvvetlilerini verdikleri iin, kaybolurlar. nerme II Baka ksmlar olmadan kendi bana tasarlanabilen Tabiatn bir ksm olmamz bakmndan, biz edilginiz (ya da pasif hallerimiz vardr).

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 203

Kantlama Biz ancak ksmen nedeni olduumuz bir ey bizde meydana geldii zaman, (tanm 2, blm III) yani (tanm 1, blm III) yalnzca tabiat mzn kanunlarndan sonulanamayan bir ey olduu zaman bize edilgin (pasif durumda) denir. nerme III nsann varlkta srp gitmesine sebep olan kuvvet snrldr ve d nedenlerin gc tarafndan sonsuzca almtr. Kantlama Bu nokta bu blmn aksiyomu ile apak grlr, zira, eer bir adam verilmi ise, daha gl olan baka bir ey, diyelim A da verilmitir ve eer A verilmi ise yine baka bir ey, diyelim Adan daha gl olan B de veril mitir ve bu sonsuzca byle gider; bunun sonucu olarak insann gc baka bir eyin gc ile snrldr ve d nedenlerin gc ile sonsuzca almtr. nerme IV nsann, Tabiatn bir paras olmamas ve yalnzca tabiat ile bilebile cei ve upuygun nedeni olduu deimelerden baka deimeleri tecr be edememesi, duyamamas imknszdr. Kantlama Tekil (singulier) eylerin bunun sonucu olarak insann varln sakla malarna, korumalarna sebep olan g, Tanrnn ya da Tabiatn gcdr, (nerme sonucu, nerme 24, blm I) ve bu hal bu gcn sonsuz olmas bakmndan deil edimsel (actuel) bir insan z ile aklanabilmesi ba kmndandr (nerme 7, blm III). yle ise insann gc, actuel z ile aklanabilmesi bakmndan sonsuz gcn yani Tanrnn, ya da Tabiatn zdr (nerme 34, blm I); birinci nokta bu idi. Eer imdi insann srf kendi kendisinin tanyabilecei deimelerden baka deimeler duyma mas mmkn olsayd, bundan u sonu kard ki (nerme 4 ve 6, blm III) o kaybolmayabilirdi ve daima zorunlu olarak devam edebilirdi ve bundan dolay gc sonlu ya da sonsuz olan bir nedenin ardndan gelme si gerekirdi; d nedenlerden gelebilen baka deimeleri kendisinden uzaklatrabilecek insann gcnden, ya da insann yalnzca kendi ko

204 ETKA

runmasna yarayan bu deimeleri duyabilecek bir biimde btn tekil (singulier) eyleri ynelten Tabiatn sonsuz gcnden demek isterim. Fakat birinci hipotez (kantlamas tmel olan ve btn tekil eylere uygulana bilen nceki nerme ile) samadr. yle ise eer insann, yalnzca kendi tabiat ile tannabilen ve bunun sonucu olarak (gstermi olduumuz gibi) daima var olan deimelerden baka deimeler tecrbe edebilmesi mmkn olsayd, bunun Tanrnn sonsuz gcne bal olmas gerekirdi; ve bunun sonucu olarak (nerme 16, blm I) tanrsal Tabiatn zorunlu luuna bal olmas gerekirdi. Bir insann fikriyle duygulanm gibi grl mesi bakmndan, onun Uzam ve Dnce sfatlar altnda tasarlanm olan btn Tabiat dzeninden sonulanmas gerekirdi, buradan da u sonu kar ki, (nerme 21, blm 1) insan sonsuz olacakt, bu ise (bu kantlamann ilk ksm ile sabit olduu zere) samadr, insann upuygun nedeni olduu deimelerden baka deimeler duymas imknszdr. nerme sonucu Buradan u sonu kar ki, insan zorunlu olarak daima pasiyonlara (edilgilere) baldr. Tabiatn ortak dzeni ardndan gider ve ona boyun eer ve eylerin tabiatnn gerektirdii kadar ona uyar (intibak eder). nerme V Herhangi bir pasif halin (edilginin) kuvveti ve art ve onun var olma daki sebat (persvrence), bizim var olmadaki sebatmz ve devammzn gc ile asla tanmlanamaz, fakat bizimki ile karlatrlan d nedenin gc ile tanmlanr. Kantlama Pasif bir halin (bir edilginin) z yalnzca bizim zmzle aklanamaz (tanm 1 ve 2, blm III) yani (nerme 7, blm III) pasif bir halin gc, bizim kendi varlmzda srp gitmemizi salayan g ile tanmlanamaz, fakat (nerme 16, blm II'de gstermi olduumuz gibi) zorunlu olarak bizimkiyle karlatrlan d nedenin gc ile tanmlanmaldr. nerme VI Pasif bir halin ya da bir duygulann kuvveti insann baka etkilerini ya da gcn aabilir, o suretle ki bu duygulan insana bal kalr.

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 205

Kantlama Herhangi bir pasif halin kuvveti ve art ve onun var olmadan devam edii bizimki ile karlatrlan d nedenin gc ile tanmlanr (nceki nerme); yle ise (nerme 3) insann gcn aabilir, vb... nerme VII Bir duygulan ancak kart bir duygulan ile ve azaltlacak duygula ntan daha kuvvetli olan tarafndan azaltlabilir ya da kaldrlabilir. Kantlama Bir duygulan Ruha nispet edilmesi bakmndan, Ruhun Bedeninde eskisinden daha byk ya da daha kk bir kuvvetin var olmasn tas dik etmesine (olumlamasna) yarayan bir fikirdir (nc blmn so nunda duygulanlarn genel tanm). yle ise Ruh bu duygulann hkm altnda bulunduu zaman, Beden ayn zamanda onun ileme gcn ar tran ya da eksilten bir duygulanla duygulanmtr. Bundan baka, Be denin bu duygulan (nerme 5) kendi nedeninden varlnda devam etme kuvvetini alr; yle ise o ancak bir maddi (cismani) nedenle azalt labilir ve kaldrlabilir (nerme 6, blm II) ki bu Bedeni kendisine kar olan (nerme 5, blm III) ve kendisinden daha kuvvetli (aksiyom) bir duygulanla duygular ve o zaman (nerme 12, blm II) Ruh daha kuv vetli ve birinciye kar bir duygulann fikrinden duygulanm olacaktr, yani (duygulanlarn genel tanm) Ruh daha kuvvetli ve birinciye kart bir duygulan duyacaktr ki bu birincinin varln ortadan kaldracak ve darda brakacaktr ve bundan dolay bir duygulan ancak kart ve kendisinden daha kuvvetli bir duygulan tarafndan kaldrlabilir ve azal tlabilir. nerme sonucu Ruha nispet edilmesi bakmndan bir duygulan ancak yaadmz duygulana kart ve ondan kuvvetli bir duygulann fikri ile azaltlabi lir ya da kaldrlabilir. Zira bize etki yapan ya da bizim edilgin olmamza sebep olan bir duygulan ancak kendisine kart (nceki nerme) ve ondan daha kuvvetli bir duygulanla yani (duygulanlarn genel tanm) etki aldmz (edilgin olduumuz) ve kendisine kart duygulantan daha kuvvetli bir duygulann fikriyle azaltlabilir ya da kaldrlabilir.

206 ETKA

nerme VIII yi ve kt bilgisi, haklarnda uur sahibi olmamz bakmndan sevin veya keder duygulanndan baka bir ey deildir. Kantlama Varlmzn korunmas iin faydal veya zararl olan (tanm 1 ve 2) yani ileme, etki gcmz ya artran ya da eksilten, ya tamamlayan ya indiren (nerme 7, blm III) eye iyi veya kt diyorum, yle ise (sevin ve keder tanm, nerme 11, blm III, scoliesi) bir eyin bizi sevin veya kederle duygulandrmas bakmndan biz ona iyi veya kt deriz; ve byle ce iyi ve kt bilgisi ya sevin ya keder fikrinden baka bir ey deildir ki o da zorunlu olarak (nerme 22, blm II) ya sevin ya keder duygulan ndan kar, fakat bu fikir duygulanla, Ruhun Bedenle bir olduu tarz da birdir (nerme 21, blm II); yani (ayn nermenin scoliesinde gster mi olduumuz gibi) bu fikir, gerekte, asl duygulantan veya (duygula nlarn genel tanm) birok duygulann fikrinden ancak onun hakkn daki grmzle ayrlr; yle ise iyi ve kt hakkndaki bir bilgi, hakknda uur edinmemiz bakmndan, duygulantan baka bir ey deildir. nerme IX Nedeninin imdi (actuel olarak) hazr olduunu hayal ettiimiz bir duygulan bu nedenin bulunuunu (hazr oluunu) hayal ettiimiz hal den daha kuvvetlidir. Kantlama Bir hayal gc, kendisiyle bir eyi hazr diye grdmz (scolie, ner me 17, blm II) fakat d eyin tabiatndan ok insan Bedeninin halini iaret eden (nerme sonucu, nerme 16, blm II) bir fikirdir; bir duygu lan yle ise, bedenin halini iaret etmesi bakmndan bir hayal gcdr (duygulanlarn genel tanm). Fakat bir hayal gc, d eyin hazr olan varln hari brakan hibir eyi hayal etmediimiz srece daha iddetlidir (nerme 17, blm II). yle ise nedenin imdi (actuel olarak) hazr oldu unu hayal ettiimiz zamandan daha iddetli ve daha kuvvetlidir. Scolie Gemi ya da gelecek bir eyin hayali ile ayn duygulantan duygulan m olduumuzu sylediim zaman (nerme 18, blm III) eer hayal

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 207

edilen ey hazr idi ise, aka gsterdim ki bu asl eyin yalnz hayalini gz nne aldmz zaman (almamz bakmndan) dorudur: geri eyleri ya hazrm gibi hayal edelim ya da etmeyelim, o ayn tabiattadr; bunun la birlikte, ben gelecek eyin hazr olan varln dta brakan baka ey lerin bulunuunu gz nne aldmz zaman bu hayalin daha zayf bir hale geldiini inkr etmem; bu anda onu gsteriyorum, nk onu duygulan larn kuvvetleri ksmnda incelemeye karar vermitim. nerme sonucu Gelecek ya da gemi bir eyin hayali, yani gelecek veya gemi zamana nispetle tasarladmz bir eyin hayali, imdiki hal bir yana braklrsa, eit artlar ierisinde hazr olan bir eyin hayalinden daha zayftr; ve bunun sonucu olarak, gelecek ya da gemi bir eye nispet edilen bir duygulan, eit artlar altnda, imdi hazr bir eye nispet edilen bir duygulantan daha gevektir. nerme X Yaknda olmas gerektiini hayal ettiimiz gelecekteki bir eyden, varolu zamannn imdiki halden ok daha uzak olduunu hayal ettiimiz bir eye gre daha iddetli duygulanrz; ve getiine uzun zaman olma dn hayal ettiimiz bir eyin hatras, uzun zaman nce getiini hayal ettiimiz bir eyden daha iddetli surette bizi duygulandrr. Kantlama Vakaa, bir eyin yaknda olacan ya da geeli ok olmadn hayal etmemiz halinde, onu varolu zamannn imdiki halden daha uzak oldu unu ya da geerli uzun bir sre olduunu hayal ettiimiz bir eye gre daha ok olabilecek olan bir ey diye hayal edebiliriz (ki bu kendiliinden bilinir) ve bunun sonucu olarak (nceki nerme) biz ondan daha iddetli duygulanm bulunuruz. Scolie 6nc tanma bal olan gzlemden u sonu kar: Biz, imdiki zaman dan hayal gcnde gerektirebileceimizden daha byk bir aralkla ayrlm olan objelerden, onlarn uzun bir zaman aral ile birbirlerinden ayrlm olduklarn bilsek bile, ayn derecede ll (lml) duygulanm oluruz.

208 ETKA

nerme XI Zorunlu diye hayal ettiimiz bir eye nispet edilen bir duygulan, eit artlar ierisinde, mmkn ya da zorunsuz, yani zorunlu olmayan bir eye nispet edildiinden daha iddetlidir. Kantlama Bir eyin zorunlu olduunu hayal ettiimiz halde, onun varoluunu kabul ederiz ve tersine, bir eyin zorunlu olmadn hayal ettiimiz zaman o eyin varln inkr ederiz (33nc nermenin linci scoliesi, blm I) ve bundan dolay (nerme 9) zorunlu bir eye nispet edilen bir duygu lan, eit artlar altnda, onun zorunlu olmayan bir eye nispet edildii halden daha iddetli olacaktr. nerme XII imdiki halde var olmadn bildiimiz bir eye nispet edilen ve mm kn diye hayal ettiimiz bir duygulan, eit artlar altnda, onun zorun suz bir eye nispet edildii halden daha iddetlidir. Kantlama Bir eyi zorunsuz diye hayal etmemiz bakmndan, bu eyin varln verebilecek hayalden baka hibir hayalle duygulanmayz (tanm 3); buna kar (hipoteze gre) imdiki varl hari brakan baz eyler hayal ede riz, tersine, bir eyin gelecekte mmkn olduunu hayal etmemiz bakmn dan onun varln veren baz eyleri (tanm 4): yani (nerme 18, blm III) umut ya da korkuyu besleyen baz eyleri hayal ederiz ve bundan dolay mmkn olan bir eye nispet edilen duygulan daha canldr. nerme sonucu imdi var olmadn ve yalnzca zorunsuz olduunu bildiimiz bir eye nispet edilen duygulan, bir eyi imdi hazrm gibi hayal ettiimiz zamanki duygulantan ok daha gevektir. Kantlama imdi var olduunu hayal ettiimiz bir eye nispet edilen bir duygulan, objesini gelecekte diye hayal ettiimiz duygulantan daha iddetlidir (ner me sonucu, nerme 9). Varolu zaman imdiki halden ok uzak olduunu

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 2 0 9

hayal ettiimiz bir eye ait olan bir duygulan, bu objeyi hazrm gibi hayal ettiimiz zamanki duygulantan ok daha gevektir; bununla birlikte eer zorunsuz diye hayal edersek o daha az iddetlidir (nceki nerme); ve by lece zorunsuz bir eye nispet edilen bir duygulan o eyi imdiki halde hazr diye hayal ettiimiz zamanki duygulantan daha gevek olacaktr. nerme XIII imdi var olmadn bildiimiz zorunsuz bir eye nispet edilen bir duy gulan, eit artlar altnda, gemi bir eye nispet edilen bir duygulantan daha gevektir. Kantlama Bir eyi zorunsuz diye hayal etmemiz bakmndan, birincinin varoluu nu veren hayalden baka bir hayalle duygulanm olmayz (tanm 3) fakat tersine, (hipoteze gre) imdiki varl dta brakan baz eyleri hayal ederiz. Bununla birlikte onu gemi bir zamana nispetle hayal ettiimiz vakit onu hafzaya irca eden bir eyi hayal ettiimizi, ya da onun hayalini uyandrdmz farz ederiz (nerme sonucu, nerme 18, blm II) ve bundan dolay da onu sanki hazrm gibi gz nne alrz (nerme sonucu, nerme 17, blm II). Ve bylece (nerme 9) imdiki halde var olmadn bildiimiz zorunsuz bir eye nispet edilen bir duygulan, eit artlar altnda, gemi bir eye nispet edilen bir duygulantan daha gevek olacaktr. nerme XIV iyi ve ktnn doru bilgisi, doru olmak bakmndan hibir duygu lan azaltamaz (irca edemez), fakat yalnz onu, bir duygulan gibi gz nne alnmas bakmndan azaltabilir. Kantlama Bu duygulan, Ruhun Bedenden nce olduundan daha byk ya da daha az bir varolu kuvvetini kabul etmesine yarayan bir fikirdir (duygula nlarn genel tanm) ve bylece (nerme 1) onda dorunun hazr bulun masyla kaldrlabilecek olan olumlu (mspet) hibir ey yoktur; bunun sonucu olarak iyi ve kt hakkndaki doru bilgi, doru olmas bakmn dan hibir duygulan azaltamaz, fakat bir duygulan olmas bakmndan (nerme 8) azaltlacak duygulantan daha kuvvetli ise, o yalnz bu nis pette onu azaltabilecektir.

2 1 0 ETKA

nerme XV yi ve kt hakknda doru bilgiden doan bir arzu, hkm altnda bulunduu duygulanlardan doar, baka birok arzularla sndrlebilir ya da azaltlabilir. Kantlama yi ve kt hakkndaki doru bilgiden, onun bir duygulan olmas bakmndan (nerme 8) zorunlu olarak arzu doar (duygulanlarn linci tanm) ve kendisinin doduu duygulan ne kadar byk ise o da o kadar byktr (nerme 37, blm III), bununla birlikte madem ki bu arzu (hipoteze gre) bizim doru olarak bir eyi bildiimizden douyor, yle ise o bizde ilememiz (etkimiz) bakmndan teekkl eder (nerme 1, blm III) ve bylece yalnz bizim zmzle tannabilir (tanm 2, blm II); bunun sonucu olarak da (nerme 7) onun kuvveti ve art yalnz insann gc ile tanmlanmaldr; imdi hkm altnda bulunduumuz duygulanlardan doan arzular da, bu duygulanlar ne kadar iddetli olursa o kadar byk olacaktr; bundan dolay gleri ve artlar, bizim kilerle karlatrnca onlar sonsuzca aan (nerme 3) d nedenlerin g leriyle (nerme 5) tanmlanmaldrlar. Bundan dolay, bu biim duygula nlardan doan arzular iyi ve ktye dair doru bilgiden doan arzudan daha iddetli olabileceklerdir ve bylece (nerme 7) bu sonuncu arzuyu azaltabilecek ya da sndrebileceklerdir. nerme XVI Gelecee nispet edilmesi bakmndan iyi ve kt bilgisinden doan arzu, imdiki halde ho olan eylerin arzusuyla daha kolay azaltlabilir ya da sndrlebilir. Kantlama Var olmas gerektiini hayal ettiimiz bir eye ait bir duygulan imdiki bir eye ait bir duygulantan daha gevektir (nerme sonucu, nerme 9). Halbuki iyi ve kt hakknda doru bilgiden doan bir arzu, imdiki halde (hazr olarak) iyi olan eylere ait bir vasfa sahip olduu zaman dahi, cretli bir arzu ile sndrlebilir ya da azaltlabilir (kantlamas tmel olan nceki nerme ile gsterildii zere); yle ise gelecee ait olmas bakmndan bu bilgiden doan arzu daha kolaylkla azaltlabilecek ya da sndrlebilecektir.

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 21 1

nerme XVII Zorunsuz eylere ait bir vasf olmas bakmndan iyi ve kt hakknda doru bilgiden doan bir arzu, imdiki (hazr olan) eylerin arzusuyla ok daha kolay azaltlabilir. Kantlama Bu nerme, 12nci nermenin nerme sonucuna dayanmak zere n ceki nerme ile ayn tarzda kantlanr. Scolie Yukarda sylenenlerden insanlarn neden dolay doru Akldan ok san ile hareket ettiklerini, iyi ile kt hakkndaki doru bilginin niin Ruhta heyecanlar uyandrd halde her cinsten ehvet arzusuna ou kere meydan verdiini gsterdiimi sanyorum; airin u sz de bundan ileri gelir: En iyiyi gryorum, beeniyorum; fakat en kty yapyorum. Rahip (ya da din adam) yle derken ayn dnceye sahip grnyor: Bilgisini artran, strabn artrr. Ve eer bunu sylyorsam, bu bilgisizliin bilimden daha iyi olduu ve bir budala ile akll adam arasnda duygulanlarn ynetimi bakmn dan hibir fark olmad sonucunu karmak maksadyla deildir; bunun sebebi duygulanlarn ynetimi iin akln ne yapabilecei ve ne yapama yacan gerektirebilmek zere, tabiatmzn gszl kadar gcn de tanmann zorunlu olmasndandr ve diyorum ki, bu blmde ben yalnz insann gszln inceleyeceim, zira akln duygulanlar ze rindeki gcn ayrca incelemeye karar verdim. nerme XVIII Eit artlar altnda sevinten doan bir arzu, kederden doan bir arzu dan daha kuvvetlidir. Kantlama Arzu, insann zdr (duygulanlarn linci tanm) yani (nerme 7, blm II) insann kendi varlnda devam etmek iin yapt abadr. Sevinten doan bir arzu, yle ise, bir sevincin duygulan ile tamamlan m ya da artrlmtr (nerme 11, bl. IIIn scoliesinde sevincin tanm);

212 ETKA

tersine, kederden domu arzu, bu kederin duygulan ile azaltlm, ya da indirilmitir (ayn scolie); ve bylece sevinten doan arzunun kuv veti ayn zamanda hem insann gc hem d neden ile tanmlanmaldr; kederden doan arzunun kuvveti ise, tersine, yalnz insann gc ile tanm lanmaldr; birinci arzu bylece kinciden daha kuvvetlidir. Scolie Bu az saydaki nermeler iinde insann gszl ve kararszlnn nedenlerini ve insanlarn niin Akln emirlerini (prcepte) gz nne alma dklarn akladm. imdi Akln bize hangi yolu gsterdiini ve insan aklnn kurallaryla hangi duygulanlarn uyutuunu ve onlara hangile rinin kart olduunu aklamam kalyor. Bununla birlikte, benim kendi me mal ettiim geometri bilginlerinin ayrntl srasna gre bu noktalar kantlamaya girmeden nce, herkesin duyduklarm kavramasnn daha kolay olmas iin, burada daha nce zel olarak Akln emirlerini bildir mem elverili olacaktr. Akl Tabiata aykr olan hibir ey istemeyecei iin, yle ise o herkesin kendi kendisini sevmesini, kendi faydasn, ken disine gerekten faydal olan eyi aramasn, insan gerekten daha byk bir yetkinlie gtren her eye kar itah olmasn ve mutlak olarak sy lenirse, herkesin kendisinde bulunduu kadar kendi varln korumaya almasn ister. Ve bu nokta btnn paradan daha byk olduunun doru olduu kadar zorunlu olarak dorudur (nerme 4, blm IIIe bkz.). Bundan sonra, madem ki erdem (tanm 8) insann kendi tabiatnn kanun larna gre hareket etmeden baka bir ey deildir; herkes kendi varl n (nerme 7, blm III) ancak kendi tabiatnn kanunlarna gre koruya bilir; buradan u sonu kar ki; 1) Erdemin ilkesi insann kendi varln korumas iin aba harcamasdr (almasdr), stn mutluluk (flicit) insann kendi varln korumasndan ibarettir; 2) Erdem kendi kendisi iin istenmelidir (yani erdem arzusu kendisi iin olmaldr) ve kendisine kar itah duyulmas gereken ondan daha deerli, ya da bize ondan daha faydal bir ey yoktur; 3) En sonra, kendilerini lme brakanlarn ruh lar gszle uramtr ve bsbtn kendi tabiatlaryla kartlk halin de bulunan d nedenler tarafndan yenilmilerdir. Bundan baka ner me 4, blm IIden u sonu kar ki, varlmz korumak iin hibir d eye ihtiyacmz olmamas ve d eylerle hibir alveriimiz bulunmamas bizim iin bsbtn imknszdr; eer zaten, ruhumuzu gz nne alacak

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 21 3

olursak phesiz ruhumuz yalnz olsayd ve kendi dndaki hibir eyi tanmasayd, zihnimiz daha eksik (yetkinsiz) olurdu. yle ise, bizim d mzda bize faydal olan ve bu sebepten dolay kendilerine kar itah duy mamz gereken birok eyler vardr, dnme onlar arasnda tabiatmzla tastamam uyuan eylerden daha iyilerini icat edemez. Zira eer, diyelim ki, tam ayn tabiatta iki kii birleseler, onlar her birinin ayr ayr olduu zamandan iki defa daha kuvvetli bir kii olurlar, yle ise insana insandan faydal bir ey yoktur; insanlarn diyorum, hepsinin her eyde btn Ruh lar ve Bedenleriyle sanki tek bir Ruh ve tek bir Beden olacakm gibi uyumalarndan ve hepsinin birden varlklarn korumaya almalarndan, hepsinde ortak olan fayday hepsinin birden aramasndan daha iyi, var lklarn korumak iin isteyebilecekleri bir ey yoktur; buradan u sonu kar ki, aklla yneltilen, yani akln gdm altnda kendilerine faydal olan arayan insanlarda, bakalar iin de istemedikleri hibir eye kar kendileri iin arzu olamaz ve bylece onlar doru szl, iyi niyetli ve namuslu insanlar olurlar. Daha ok ayrntl bir sraya gre uzun uzadya kantlamaya balama dan nce birka kelime ile burada tantmaya giritiim Akln emirleri bunlardr ve bunlar yapmak iin balca sebep, eer mmknse, syledi im ilkeye inananlarn dikkatini ekmek idi; herkesin kendisine faydal olan aratrmasnn kabul edilmesi erdem ve ahlklln deil, ahlksz ln (immoralit) kkdr. Ksaca, iin tam aksine olduunu gsterdik ten sonra, imdiye kadarki fikir yrtmzde de ardndan gittiimiz ayn yolda bunu kantlamaya devam edeceim. nerme XIX Herkesin iyi, ya da kt olduuna hkmettii eye kar kendi tabiat nn kanunlaryla zorunlu olarak itah, ya da nefreti vardr. Kantlama yi ve kt bilgisi (nerme 8) onun hakknda uur sahibi olmamz bakmndan, ya sevin, ya keder duygulandr ve bundan dolay (ner me 28, blm III) herkes kendisinin iyi olduuna hkmettii eye zo runlu olarak itah duyar ve tersine, kt olduuna hkmettii eyden nefret duyar. Fakat bu itah insann tabiatnn znden baka bir ey deildir (nerme 9, blm III'n scoliesindeki itah tanm ve duygulan

214 ETKA

larn linci tanm). yle ise herkeste yalnz kendi tabiatnn kanunlary la zorunlu olarak ona kar itah, ya da ondan nefreti vardr. nerme XX nsan faydal olan aramaya, yani kendi varln korumaya ne kadar alrsa, o kadar fazla g sahibi olur ve o kadar ok erdem kazanr ve tersine, faydal olandan yani kendi varln korumadan ne kadar kanrsa insan o kadar gsz olur. Scolie yle ise, hi kimse kendine faydal olana kar arzu duymadan, ya da kendi varln korumadan vazgemez; ancak d ve kendisine kart ne denler nnde yenilirse onlar korumadan vazgeer ve bu asla kendi ta biatnn zorunluluu ile deil diyorum, bu her zaman gdas nefret olan, ya da kendisine lm veren d nedenlerin basks altndadr ki, bu da birok tarzlarda meydana gelebilir; biri diyelim ki bir bakasnn rasgele (tesadfen) kl bulunan elini kendisine kar evirmesi yznden ken disini ldrme zorunda kalr ve bu klc kendi kalbine saplamak zorunda kalr; ya da bir tirann emriyle, Seneka gibi, kendi damarlarn amaya mecbur olur, yani daha az bir ktlk ile daha byk bir ktlkten kanmay ister, bu hayal gcn hazrlayan (disposer) ve bedeni duygu landran belirlenmemi d nedenlerle bunlar ylesine meydana gelir ki onun tabiatnn yerini, ona kart olan ve zihinde (ruhta) onun fikri bulu namayan bir yeni tabiat alr (nerme 10, blm III). Fakat insann kendi tabiatnn zorunluluu ile var olmas, ya da eklini deitirmeye almas, biraz ince dnle (teemml ile) herkesin anlamasna imkn verdii zere, bir eyin hiten var olmasnn imknsz olduu kadar imknszdr. nerme XXI Hi kimse var olmak, etki yapmak (ilemek) ve yaamak arzusuna ayn zamanda sahip olmadan, yani fiil halinde var olmadan, onda stn mutluluk, iyi ilemek ve iyi yaamak arzular olamaz. Kantlama Bu nermenin kantlamas, veya daha dorusu asl ey kendiliinden ve arzunun tanm ile apak olarak bilinir. Zira stn mutlulukta yaamak,

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 2 1

ya da ilemek arzusu (duygulanlarn linci tanm) insann asl zdr, yani (nerme 7, blm III) herkesin kendi varln korumasna alt aba insann zdr. yle ise hi kimsede stn mutluluk arzular ola maz, ta ki vb. nerme XXII Bundan nceki (yani kendi kendisini koruma abasndan nceki) hi bir erdem tasarlanamaz. Kantlama Kendini korumak iin aba bir eyin asl zdr (nerme 7, blm II). yle ise eer bundan, yani bu abadan nce gelen bir erdem kavra nabilseydi (tasarlanabilseydi), bir eyin z (tanm 8) kendi kendisinden nce tasarlanacakt ki bu da samadr. yle ise, hibir erdem tasarlana maz ki. vb. nerme sonucu Kendi kendisini korumak iin aba, erdemin ilk ve biricik kkdr. Zira bundan nce gelen baka hibir ilke tasarlanamaz (nceki nerme) ve o olmadan (nerme 21), hibir erdem kavranm (tasarlanm) deildir. nerme XXIII nsan upuygun olmayan fikirleri olduu iin bir eyi yapmas gerekti rilmi olmas bakmndan, mutlak olarak erdemle iliyor (hareket ediyor) denilemez; fakat yalnz bir bilgisi olduu iin, gerektirilmi olmas bakmn dan erdemle iliyor denilir. Kantlama Upuygun olmayan fikirleri olduu iin bir ey yapmas gerektirilmi olmas bakmndan insan, edilgindir (pasiftir) (nerme 1, blm III); yani yalnz kendi z ile alglanamad, ya da baka deyile (tanm 8) kendi erdeminden karlmad iin, edilgindir (pasiftir). Fakat bir bilgisi olduu iin bir ey yapmas gerektirilmi olmas bakmndan o etkindir (aktiftir), (nerme 1, blm III) yani (tanm 2, blm III) yalnz kendi z ile kendi sini alglad, ya da (tanm 8) erdeminden upuygun olarak kard iin etkindir.

216 ETKA

nerme XXIV Mutlak olarak erdemle ilemek bizde akln ynetimi altnda asl fayda lnn aranmas ilkesine gre varln korumak, ilemek ve yaamaktan (bu ey bir ve ayn ey demektir)2 baka bir ey deildir. Kantlama Mutlak olarak erdemle ilemek kendi tabiatnn kanunlarna gre i lemekten baka (tanm 8) bir ey deildir. Fakat biz yalnz bilmemiz ba kmndan etkiniz (aktifiz) (nerme 3, blm III); yle ise erdemle ilemek bizde Akln ynetimine gre ilemek, yaamak ve varl korumaktan baka bir ey deildir. Ve bu (nerme 22nin nerme sonucu) asl fay dalnn aranmas ilkesine gredir. nerme XXV Hi kimse varln baka bir ey dolaysyla korumaya almaz. Kantlama Her eyin kendi varlnda srp gitmek iin yapt aba (nerme 7, blm III) yalnz asl eyin z ile tanmlanmtr ve baka bir eyin zn den deil, verilmi diye varsaylan yalnz bu eyin znden zorunlu olarak u sonu kar ki (nerme 6, blm III) herkes kendi varln korumaya alr. Bu nerme bundan baka, nerme 22nin nerme sonucu ile apak olarak bilinir. Zira eer insan kendi varln baka bir ey dolaysyla korumaya alsayd, bu ey bylece erdemin ilk kk olurdu (kendiliin den bilinecei zere) ki bu da samadr (kastedilen nerme sonucu) yle ise kimse almaz, ta ki... vb. nerme XXVI Bizde ilkesi Akl olan her abann bilgiden baka objesi yoktur ve zihin, Akl kullanmas bakmndan, kendisini bilgiye gtrenden baka hibir eyin faydal olacana hkmetmez. Kantlama Kendisini korumak iin aba, olduu gibi var olmas bakmndan varo luta srp gitmek, (nerme 6, blm III) ve nasl verilmi ise yle (scolie,
2) Varln korumak, ilemek ve yaamak.

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 21

nerme 9, blm III) kendi tabiatndan zorunla olarak kan ve bu etki leri yapmak iin bir kuvvete sahip diye tasarlanann znden baka bir ey deildir (nerme 7, blm III). Fakat Akln z, Ruhumuzun ak ve seik olarak bilmesinden ibarettir, (scolie 2, nerme 40, blm II) yle ise (nerme 40, blm II) ilkesi Akl olan her abann bilgiden baka objesi yoktur. Bundan baka, akll varlk olmak zere Ruhun varln korumaya alan bu aba bilgiden ibaret olduu iin, ki bu kantlamann bir blm ile sabittir, yle ise tanmak ya da bilmek iin bu aba (nerme sonucu, nerme 22) erdemin ilk ve biricik kkdr ve biz eyleri herhangi bir amaca gre bilmeye almyoruz (nerme 25); fakat, tersine, Ruh akll olmas bakmndan, onun iin iyi olan bir eyi ancak kendisini bil giye gtrd iin kavrayabilecektir (tasarlayabilecektir). nerme XXVII Gerekten, bilgiye gtrenden ya da ona sahip olmamza engel olabi lenden baka kesinlikle iyi ya da kt olduunu bildiimiz bir ey yoktur. Kantlama Akll olmas bakmndan Ruhun, bilgiden baka hibir eye kar itah yoktur ve bilgiye gtrenden baka hibir eyin kendisine faydal olduuna hkmetmez (nceki nerme). Fakat Ruhun ancak upuygun fikirleri olmas bakmndan ya da akll olmas bakmndan (scolie 2, nerme 40, blm II, ayn anlama gelmek zere) eyler konusunda kesin bilgisi vardr. yle ise, gerekten bilgiye gtrenden baka bizim iin kesinlikle iyi olduu nu bildiimiz hibir ey yoktur; ve tersine, bilgisine sahip olmadmz eye engel olandan baka kt olduunu bildiimiz bir ey de yoktur. nerme XXVIII Ruhun stn iyilii Tanr bilgisidir ve Ruhun stn erdemi Tanry bilmektir. Kantlama Ruhun tanyabilecei stn obje, yani (tanm 6, blm I) o olmadan (nerme 15, blm I) hibir ey var olmayacak ve tasarlanamayacak olan mutlak surette sonsuz varlk, Tanrdr; bundan dolay (nerme 26 ve 27) Ruha stn surette faydal olan ey, ya da onun yce iyilii (tanm I)

218

ETKA

Tanr bilgisidir. Bundan baka, Ruh yalnz bildii iin (nerme 1 ve 3, blm III) ve yine yalnz (nerme 23) mutlak olarak erdemle bir ey yapt sylenebildii iin etkindir (aktiftir). Ruhun mutlak erdemi yle ise bilmedir. Fakat Ruhun tanyabilecei yce obje (nce de gstermi olduumuz gibi) Tanrdr; yle ise Ruhun yce erdemi Tanry aka kavramak ya da bilmektir. nerme XXIX Tabiat bizim tabiatmzdan bsbtn farkl olan herhangi tekil bir ey, bizim ileme (etkinlik) gcmz ne tamamlayabilir ne eksiltebilir ve mutlak olarak sylenirse, hibir ey, bizimle ortak bir yn yoksa, bizim iin ne iyi ne kt olamaz. Kantlama Kendisiyle herhangi tekil bir ey ve bunun sonucu olarak (nerme 10, blm IInin nerme sonucu) insan var klan ve bir eser meydana getiren g, ancak tabiat insan tabiatn kavramaya elverili ayn sfat (attribut) ile bilinmesi gereken baka bir tekil eyle gerektirilebilir (nerme 28, blm II). Bizim ileme gcmz, gerektirilebilir ve bunun sonucu olarak bizimle arasnda ortak bir yn bulunan baka bir tekil eyin gc ile artrlabilir ya da eksiltilebilir. Yoksa tabiat bizim tabiatmzdan bs btn farkl olan bir eyin gc ile artrlamaz ve eksiltilemez ve madem ki sevin ve kederin nedeni olan (nerme 8) yani (scolie, nerme 11, blm III) bizim ileme gcmz tamamlayan ya da azaltan, artran ya da eksilten eye biz iyi ya da kt diyoruz, tabiat bizim tabiatmzdan bsbtn farkl olan bir ey bizim iin ne iyi ne kt olabilir. nerme XXX Hibir ey bizim tabiatmzla ortak bir yn bulunmasndan dolay kt olamaz. Fakat bizim iin kt olduu iin de bize karttr. Kantlama Kederin nedeni olan eye (nerme 8) yani (kederin tanm, nerme 11, blm III, scoliesi) ileme gcmz azaltan ya da indiren eye kt deriz. yle ise eer bir ey bizimle ortak bir yn bulunmasndan dolay bizim iin kt ise, bu ey bizimle ortak olan ynn azaltabilecek ya da

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 21

indirecektir ki (nerme 4, blm III) bu da samadr. Hibir ey yle ise, bizimle ortak bir yn olduundan dolay bizim iin kt olamaz. Fakat tersine, kt olduu nispette, yani (daha nce gstermi olduumuz gibi) ileme gcmz azaltp eksiltebildii lde, bize karttr. nerme XXXI Bir ey bizim tabiatmzla uyutuu iin, zorunlu olarak iyidir. Kantlama Bir ey bizim tabiatmzla uyumas bakmndan, kt olamaz (nceki nerme), yle ise o zorunlu olarak ya iyi ya ilgisiz olacaktr. Bu ikinci hal var olduuna gre, yani onun ne iyi ne kt olduuna gre, yle ise (tanm 1), tabiatmzn korunmasna yarayan hibir ey kendi tabiatndan doma yacaktr, yani (hipotez gereince) asl eyin tabiatnn korunmasna yarayan hibir ey domayacaktr; fakat bu da samadr (nerme 6, blm III); yle ise o tabiatmzla uyumas bakmndan zorunlu olarak iyi olacaktr. nerme sonucu Buradan u sonu kar ki, bir ey tabiatmzla ne kadar uyuuyorsa, bize o kadar faydaldr, ya da o en iyidir; ve buna kar, bir ey tabiatmz la ne kadar iyi uyuuyorsa bizim iin o kadar faydaldr, zira tabiatmzla uyumamas bakmndan, ondan zorunlu olarak farkl ya da ona kart olacaktr; eer farkl ise, o zaman ne iyi ne kt olamayacaktr (nerme 29) bir ey tabiatmza kart ise, o halde bizim tabiatmzla uyuan tabiata kar olacak, yani (nceki nerme) iyiye kart ya da kt olacaktr. yle ise bir ey ancak tabiatmzla uyumas bakmndan iyi olacak ve bunun sonucu olarak bir ey tabiatmzla ne kadar uyuuyorsa o kadar faydaldr. Ve buna karlk tabiatmzla ne kadar uyumuyorsa o kadar zararldr. nerme XXXII insanlar edilgilere (pasif hallere) boyun edikleri lde onlarn tabiat a uyutuklar sylenemez. Kantlama eylerin tabiata uyutuklar sylendii zaman, bundan dolay onlarn gszlk ya da olumsuzluk (ngation) bakmndan deil, g bakmndan

220 ETKA

uyutuklar anlalr (nerme 7, blm III) ve bunun sonucu olarak (ner me 3, blm IIIn scoliesi) onlar edilgi (pasif haller) bakmndan anlal maz; yle ise insanlarn edilgilere boyun emeleri bakmndan, onlarn tabiata uyutuklar sylenemez. Scolie Bu ey kendiliinden apak grnyor; geri ak ve karadan yalnz ne birisi ne tekinin krmz olmalar bakmndan birbiriyle uyutuklarn syleyen kimse, mutlak olarak akla karann hibir hususta uyumadklarn kabul eder. Nitekim ayn suretle, tala insandan her ikisinin yalnz sonlu, gsz olmalar ya da tabiatlarnn zorunluluu ile var olmalar, ya da en sonra d nedenlere ait gcn belirsizce (indfiniment) onlar am olma s bakmndan uyutuklarn sylemek, genel olarak ta ve insann hibir eyde uyumadklarn kabul etmek demektir; yalnzca olumsuzlukta uyu an eyler, gerekte hibir suretle uyumazlar. nerme XXXIII nsanlar, edilgiler (pasif haller) olan duygulanlarn hkm altnda bulunmak bakmndan tabiata birbirlerinden farkl olabilirler; ve bun dan dolay ayn insan deiik ve kararszdr. Kantlama Duygulanlarn tabiat ya da z yalnz bizim zmz ya da tabiat mzla aklanamaz (tanm 1 ve 2, blm III) ; fakat o g ile tanmlanma ldr; yani (nerme 7, blm III) bizim tabiatmzla karlatrlan d ne denlerin tabiat ile tanmlanmaldr; bundan dolay her duygulann ne kadar tr varsa onlarla duygulanan o kadar obje vardr (nerme 56, blm III) ve insanlar tek ve ayn obje ile eitli tarzlarda duygulanm lardr (nerme 51, blm III) ve bu ne derecede gerekleirse onlar ta biata o kadar farkldrlar; en sonra bylece (ayn nerme 51, blm III) tek ve ayn ey ayn objeye kar eitli tarzlarda duygulanmtr ve o derecede deiiktir. nerme XXXIV nsanlar, edilgili olan duygulanlarn hkm altnda bulunmalar bak mndan birbirlerine kart olabilirler.

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 2 2 1

Kantlama Bir insan, diyelim ki Pierre, Pauln kederlenmesinin nedeni olabilir, nk onda Pauln kendisine kar kin besledii bir eye benzer bir ey vardr (nerme 16, blm III) ya da nk Pauln sevdii bir ey yalnz Pierrede bulunmaktadr (nerme 32, blm III, scoliesi ile birlikte); ya da bu baka nedenlerden dolaydr (balca, nerme 55, blm III, scoliesi ne baknz); bylece (duygulanlarn 7nci tanm) Pauln Pierree kar kini olabilecek; ve bunun sonucu olarak kolaylkla (nerme 40, blm III, scoliesi ile birlikte) Pierrein de buna kar Paula kini olarak ve bylece (nerme 39, blm III) onlar birbirlerine ktlk yapmaya alabilecek ler, yani (nerme 30) birbirlerine kart olabileceklerdir. Fakat bir keder duygulan daima bir edilgidir (pasif haldir) (nerme 59, blm III); yle ise insanlar edilgiler olan duygulanlarn hkm altnda bulunmalar bak mndan, birbirlerine karttrlar. Scolie Pauln Pierree kar kin besleyeceini, nk kendisinin de sevdii eye Pierrein sahip bulunduunu syledik; buradan, nce u sonu kar ki, bu iki adam ayn objeyi sevdikleri iin birbirlerine zarar vermezler ve bunun sonucu olarak onlar tabiata uyuurlar; ve bu eer doru ise, 30 ve 31 nermeleri o zaman yanltr. Eer bununla birlikte bu kant doru (dil) bir terazide tartmak istersek greceiz ki btn bunlar tastamam uyumak tadr. Bu iki adam tabiata uyumak bakmndan birbirlerine kar strap (elem) konusu deildirler, yani her ikisi de ayn objeyi ancak birbirlerinden farkl olmalar bakmndan severler. Geri her ikisinin de ayn objeyi sevme leri bakmndan, birinin ve tekinin sevgisi bununla beslenmitir (nerme 31, blm III) yani (duygulanlarn 6nc tanm) birinin ve tekinin sevinci bu suretle beslenmitir. Ayn objeyi sevmeleri ve tabiata uyumalar bak mndan birbirlerine kar zarar (elem) konusu olmalarna sebep yoktur; onlar birbirlerine kar zarar (elem) konusu klan ey, sylediim gibi, ara larnda varsaylan tabiat farkndan baka hibir neden olamaz. Biz vakaa Pierrein kendisinde fiilde (aktel olarak) var olan sevilmi bir ey hakkn da fikri olduunu, Pauln ise, tersine, aktel olarak (fiilde) kaybolmu bir sevilen ey hakknda fikri bulunduunu varsayyoruz. Bylece birisi kederle duyguland srada teki neeyle duygulanabilir ve bu nispette onlar bir birlerine kart olabilirler. Bundan dolay, kolayca gsterebiliriz ki baka

2 2 2 ETKA

kin nedenleri yalnz insanlarn tabiata birbirlerinden farkl olmalarna bal olup, zerinde fikirce uyutuklar konulara bal deildir. nerme XXXV nsanlar yalnz Akl dsturuna gre yaadklar iin birbirleriyle daima tabiata zorunlu olarak uyuurlar. Kantlama nsanlar edilgili olarak duygulanlarn hkm altnda bulunmalar bakmndan, birbirlerinden tabiata farkl (nerme 33) ve birbirlerine kart olabilirler (nceki nerme). Fakat insanlara yalnz Akl dsturuna gre yaadklar iin, (nerme 3, blm III) etkin (aktif) denilmitir ve bylece insan tabiatndan kan her ey, akl ile tanmlanm olmas bakmndan, kendi yakn nedeni ile tanmlad gibi, yalnz insan tabiat ile tannmaldr (tanm 2, blm III). Fakat herkes kendi tabiatnn kanun laryla iyi olduuna hkmettii eye kar itah duyduu ve kt olduu na hkmettii eyden uzaklamaya alt iin (nerme 19); ayrca Akln emriyle iyi ya da kt olduuna hkmettiimiz ey, zorunlu olarak iyi ya da kt olduu iin (nerme 41, blm III), insanlar yalnz Akln dstu runa gre yaadklar iin ve bundan dolay her insana gre zorunlu ola rak iyi olan eyi, yani (nerme sonucu, nerme 31) her insann tabiat ile uyuan eyi yaparlar; yle ise insanlar zorunlu olarak her zaman Akl dsturuna gre yaamalar bakmndan birbirleriyle uyuurlar. nerme Sonucu I nsana, tabiatta Akl dsturuna gre yaayan bir insandan daha faydal hibir tekil ey yoktur. Zira bir insana en faydal olan ey onun tabiat ile uyuan eydir (nerme sonucu, nerme 31) yani (kendiliinden bilindii zere) bu, insandr. Fakat insan yalnz Akl dsturuna gre yaad zaman, mutlak olarak znn kanunlarna gre yaar (tanm 2, blm III) ve yalnz bu nispette baka bir insann tabiat ile daima zorunlu olarak uyuur (nceki nerme); yle ise tekil eyler arasnda insana insandan daha fay dal bir ey yoktur. nerme Sonucu II Her insan kendisine faydal olan eyi en fazla arad zaman, insanlar birbirlerine ok faydal olurlar. Zira, herkes kendisine faydal olan ne kadar

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 2 2 3

ok ararsa ve kendi kendisini korumaya ne kadar alrsa o kadar erdeme sahip olur (nerme 20) ya da ayn anlama gelmek zere (tanm 8) Tabiat kanunlarna gre ilemek iin yani (nerme 3, blm III) Akl dsturuna gre yaamak iin sahip olduu g o kadar byktr. Fakat, insanlar Akl dsturuna gre yaadklar zaman (nceki nerme) birbirleriyle tabiata en ok uyuurlar. yle ise (nceki nerme) herkes kendi kendisine faydal olan en ok arad zaman, insanlar birbirlerine kar en faydal olurlar. Scolie Gstermi olduumuz eyi, tecrbe her gn o kadar tanklaryla (te moignage) meydana koymaktadr ki, onlarn hemen hepsi unu tekrar ederler: nsan, insan iin bir Tanrdr. Bununla birlikte insanlarn Akl dsturuna gre yaamalar ok nadirdir; insanlardan ounun haseti olmalar ve birbirlerine kar zarar vermelerinin sebebi ite bu Akl dstu runa gre yaamann ok nadir oluudur. Bununla birlikte, onlar hayatla rn yalnzlk iinde geiremezler ve onlardan ou insann toplumsal bir hayvan olduu eklindeki tanma ok uygun yaarlar; ve gerekte eyler o yolda dzenlenmitir ki, insanlarn toplumundan insanlara zararlardan ok fayda ve kr gelir. yle ise varsn hicivciler insana ait eyleri alaya almaya kalksnlar, varsn ilahiyatlar ondan nefret etsinler, ya da meln kolikler gleri yettii kadar ilenmemi, kaba ve yabani bir hayat vsn ler ve insanlar ktmseyerek hayvanlara kar hayranlk gstersinler; bundan dolay insanlar ihtiyalar olan eyleri karlkl bir yardm ile ok daha kolay elde edebileceklerini ve her yandan kendilerini rkten teh likelerden ancak birlemi kuvvetleriyle kanabileceklerini duymadan geri kalmayacaklardr ve burada ben insanlara ait etkilerin hayvanlarn kinden ok daha fazla gz nne alnmaya deer olduunu ve insana ait olan eyin bilgi edinilmeye en layk ey olduunu aklamadan geiyo rum. Fakat bunlar uzun uzadya baka yerde inceleyeceiz. nerme XXXVI Erdemin peinden gidenlerin yce iyilii hepsinde ortaktr ve hepsi bundan ayn derecede sevin duyarlar. Kantlama Erdemle ilemek, Akl dsturuna gre ilemek demektir (nerme 24) ve aklla yapmaya altmz her eyi bilmektir (tanmaktr) (nerme 26);

2 2 4 ETKA

bylece (nerme 28) erdemin peinden giden kimselerin stn iyilii Tan ry bilmektir, yani (nerme 47, blm II, scoliesi ile birlikte) btn insan larda ortak olan bir iyiliktir. Ve o, insanlarn ayn tabiatta olmalar bak mndan, btn insanlarca ayn suretle elde edilebilir. Scolie Birisi soruyordu: Fakat, erdem peinde koanlardan ibaret olan kim selerin yce iyilii, yukardaki gibi eer herkeste ortak deilse, (nerme 34) Akl dsturuna gre yaayan, yani tabiata birbirleriyle uyumalar bakmndan gz nne alnan insanlar (nerme 35), birbirlerine kart deil midirler? Buna kar insann yce iyiliinin herkeste ortak olmasnn ireti olarak deil, Akln tabiatnn sonucu olarak meydana geldii eklin de cevap verilecektir ve bu da insann aklla tanmlanmas bakmndan, insann asl znden karlarak yaplacaktr; zira insan bu yce iyilikten sevinci elde edemeseydi ne var olabilir, ne varl tasarlanabilirdi. Vakaa Allahn ezeli ve sonsuz zne ait upuygun bir bilgiye sahip olmak, insan Ruhunun zne aittir (nerme 47, blm II). nerme XXXVII Erdem peinde koan bir kimsenin kendi kendisi iin arzu ettii iyi lii, o kimse baka insanlar iin de isteyecektir ve o Tanr hakknda ne kadar byk bir bilgi elde ederse, bu iyilik de o kadar byk olacaktr. Kantlama Akln dsturuna gre yaamalar bakmndan insanlar, insan iin en faydal olanlardr (nerme sonucu, nerme 35) ve bylece (nerme 19) insanlarn Akl dsturuna gre yaamalarn salamaya alacaz. Fakat Akln emrine gre yaayan kimsenin kendi kendisi iin istedii iyilik (ner me 24) erdeme gre yaamak, yani bilmektir (nerme 26); yle ise erdem peinde koan bir kimsenin kendi kendisi iin istedii iyilii, o, baka insanlar iin de isteyecektir. Bundan baka, bu arzu, Ruha ait olmas bakmndan, Ruhun asl zdr (duygulanlarn 1 inci tanm); halbuki, Ruhun z Tanr bilgisini kuatan (nerme 47, blm II) bir bilgiden iba rettir (nerme 11, blm II) ve o bulunmadan ne var olabilir, ne tasarla nabilir (kavranabilir) (nerme 15, blm I). Bundan dolay, Ruhun zn kuatan Tanr bilgisi ne kadar bykse, kendi kendisi iin istedii iyilii

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 2 2 5

bakas iin de isteyen erdem peindeki kimsenin duyduu arzu da o ka dar byk olacaktr. Baka Kantlama nsan kendisi iin istedii ve sevdii iyilii, bakalarnn da sevdikle rini grrse, onu devaml (kararl) bir tarzda sevecektir (nerme 31, blm III) ; yle ise bakalarnn onu sevmeleri iin o abalayacaktr (ayn ner menin nerme sonucu) ve bu iyilik (nceki nerme) hepsinde ortak oldu u ve hepsi onunla ayn derecede geliebildikleri iin, yle ise o herkesin ondan sevin duymalar iin (ayn sebepten dolay) alabilir ve bu iyilik ten ne kadar ok faydalanrsa bu sevinci de o kadar ok (olacaktr) olur. Scolie I Her kim yalnz kendisini duygulandran edilgi (pasif hal) yznden kendisinin sevdii eyleri bakalarnn da sevmeleri ve kendi yaratlna gre bakalarnn de yaamalar iin abalarsa, yalnz itepi (impulsion) ile hareket eder (iler) ve bu sebepten onun bu hareketi, hele baka zevkleri olanlar iin menfurdur (odieux), buna karlk onlar da kendile rinden baka herkesin yaratlna gre yaamas iin, yine itepi ile aba harcarlar. Bundan baka, bir duygulan yznden insanlarn istedikleri (arzu ettikleri) yce obje ou kere yalnz bir kimsede bulunacak bir tabiatta olduu iin, bylece onu sevenlerin kendi ilerinde kendi ken dileriyle ahenk halinde bulunmadklar ve sevilen ey hakknda vmele re ve gklere karmalara kalktklar zaman inanlmam olmadan kork tuklar olaan eylerdendir. Tersine, bakalarn Akla gre yneltmeye alan kimse, itepi ile deil, insanca ve tatllkla hareket eder ve kendi kendisiyle tam bir i uyarl halinde kalr. Yaamada devam etmek iin Tanr hakknda fikri sahip olmamz veya Tanry bilmemiz bakmndan bizim nedeni olduumuz btn etkiler (ileyiler) ve btn arzular Dine irca ediyorum. Asl (kk) Akln dsturuna gre yaamamzdan gelen iyilik yapma arzusuna ahlak (Moralit) diyorum. Yaayan insan Akln dsturuna bal olarak ele alan, bakalarna da dostluk ba ile balanan arzuya, namusluluk (Honntet) diyorum. Akl dsturuna gre yaayan insanlar venlere namuslu, tersine, dostluun korunmasna kar koyan lara aa (vilain) diyorum; bylece, toplumsal yapnn (sitenin) temelleri nin neler olduunu da gsterdim. Bundan dolay, hakiki erdem yalnz Akl

2 2 6 ETKA

dsturuna gre yaamadan ibaret olduu; gszlk ise insann kendisi ni d eylere gre edilgin (pasif) olarak yneltilmeye brakmasndan, d lemin yaps neleri istiyorsa onlarla gerektirilip, yalnz kendisinde gz nne alnan asl tabiatnn istediine gre gerektirilmemesinden ibaret olduu iin, hakiki erdem ile gszlk arasndaki fark bylece kolaylkla grlr. te 18inci nermenin scoliesinde kantlamaya sz vermi oldu um ey budur. Bylece grlebilir ki, hayvanlar kurban etmeyi (boazla may) yasak etmeden ibaret olan kanun bouna bir yanl-inan zerinde kurulmutur ve salam akldan ziyade kadn acmas (merhameti) zerine dayanmaktadr. Faydalnn aranmas kural bize insanlarla birlememizin zorunlu olduunu retiyor, fakat tabiatlar insann tabiatndan farkl olan hayvanlarla ve eya ile birleme zorunluluunu retmiyor; onlarn bizim zerimizdeki haklar kadar bizim de onlara kar ayn haklarmz vardr. Yahut daha dorusu herkesin hakk kendi erdemi ya da gc ile tanmlanm olduu iin, hayvanlarn insanlar zerinde haklar olmasn dan ok insanlarn hayvanlar zerinde haklar vardr. Bununla birlikte hayvanlarn duygular olduunu inkr etmiyorum; fakat bu sebepten dola y bizim yararmz (karmz) dnmemizin, onlar faydamza gre kul lanmamzn ve iimize en iyi nasl geliyorsa onlara kar yle davranmam zn yasak edilmesini yadsyorum; nk onlar tabiata bizimle uyumazlar ve onlarn duygulan insan duygulanlarndan tabiata farkldr (ner me 57nin scoliesi, blm III). imdi benim Hakl, Haksz, Gnah ve en sonra meziyetin (sevap) ne olduunu aklamam kalyor ki, bunun iin aadaki scolieye bakn. Scolie 2 Birinci blmn ekinde vme ile yermenin, meziyet (ya da sevap) ile gnahn, hakl ile hakszn ne olduklarn aklamaya sz vermitim. vme ve yerme iin nerme 29, blm IIIte aklamalar verdim; baka nokta lar hakknda burada birka sz sylemek sras gelmitir. Fakat daha nce insann tabi hali ile medeni halinin ne olduu hakknda birka kelime sylemeliyim. Herkes, Tabiatn yce hakkna gre vardr ve bunun sonucu olarak da herkes kendi tabiatnn zorunluluundan ileri gelen eyi Tabiatn yce hakk ile yapar ve bylece herkes hangi eyin iyi, hangi eyin kt olduu na dair Tabiatn yce hakkna gre hkm verir, ya da kendi yaradlna

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 2 2 7

gre kendi karn dnr (nerme 19 ve 20), alr (nerme 40, blm IIIn nerme sonucu) ve sevdii eyi korumaya, kin besledii ya da nef ret ettii eyi yok etmeye alr (nerme 28, blm III). Eer insanlar Akl dsturuna gre yaam olsalard, herkes, bakasna hibir zarar ver meden, kendisine ait olan hakka sahip olacakt (nerme 35in nerme sonucu). Fakat insanlar kendi glerini ok aan duygulanlara (nerme sonucu, nerme 4) ya da insan erdemine (nerme 6) bal olduklar iin, trl ynlerden srklenmilerdir (nerme 33) ve birbirlerine karttrlar (nerme 34), halbuki onlarn karlkl yardma ihtiyalar vardr (nerme 35 ve scoliesi), yle ise insanlarn ahenk ve uyuma halinde yaayabilme leri ve birbirlerine yardm etmeleri iin, tabi haklarndan vazgemeleri ve bakasna zarar vermeye elverili olabilen hibir eyi yapmayacaklarn birbirlerine salamalar zorunludur. Hangi artlarda bu mmkndr, yani zorunlu olarak kararsz ve deiik (nerme 33) duygulanlara (nerme sonucu, nerme 4) bal olan insanlarn karlkl bu teminat verebilme leri ve birbirlerine inanmalar nasl mmkn olur? Bu cihetler bu blmn 7nci nermesinde ve nc blmn 39uncu nermesinde grlmek tedir. Vakaa ben orada diyorum ki, bir duygulan ancak daha kuvvetli (ve azaltlmak ya da indirilmek istenen duygulana kart olan) bir duygu lanla azaltlabilir ve herkes daha byk bir zarar korkusuyla zarar ver meden vazgeer (ekinir). yle ise, eer bir toplum herkesin kendisi iin alma ve iyi ile kt hakknda hkm verme hakkn almasn isterse ve bylece ortak bir hayat kural tespit etmeye, kanunlar kurmaya ve onlar duygulanlar azaltmayan Aklla deil (scolie, nerme 17) fakat tehditlerle devam ettirme gcne sahip ise, bu kanun ile byle bir toplum kurulabilecektir ve kanunlarla devam eden bu topluma ve onun kendini koruma gcne Site (siyasal toplum) denir ve onun hakknn korunmas altnda bulunanlara da siteliler (citoyens) denir. Bununla biz kolaylkla, tabi halde herkesin yalnz kendi faydasn, kendi karn dnd ve yaradlna gre biricik kural kendi kar (menfaati) olduu iin, hangi eyin kt olduu hakknda karar verdii ve en sonra kendisinden baka hi kimseye boyun emesi hibir kanunla tespit edilmi olmad iin, kolaylkla reniriz ki (biliriz ki), tabii halde herkesin uygun grmesiyle iyi, ya da kt olan hibir ey yoktur. Ve bylece, tabi halde gnah tasarlanamaz, gnah ancak hangi eyin iyi hangi eyin kt olduu genel uygun grme (san) diye tespit edildii ve herkesin Siteye boyun emesi

2 2 8 ETKA

gerektii kabul edildii zaman, medeni halde tasarlanabilir. Gnah yle ise, yle bir itaatsizlikten ibarettir ki, onu ileyen yalnz Site hukuku ile cezalandrlr ve tersine, boyun eme de, siteli (citoyen) iin bir meziyet (mrite) saylr, nk bu suretle onun Site karlarndan faydalanmaya deerli olduuna hkmedilir. Bundan baka, tabii halde hi kimse, ortak uygun grme ile (consentement) hibir eyin efendisi deildir ve tabiatta birinin ya da bakasnn eyi denilen hibir ey yoktur; fakat bir ey btne aittir; bundan dolay tabi halde, herkesin bir kimseye ait olan kendisine verme ve kendisine ait olan ondan alma iradesi tasarlanamaz: yani tabii halde hakl ya da haksz denebilecek hibir ey yoktur; fakat medeni halde, ortak uygun grme (consentement) ile hangi eyin ona, hangisinin bakasna ait olduu tespit edilmitir. Bylece grlyor ki, hakl ve haksz, gnah ve sevap Ruhun tabiatn aklayan sfatlar deil, dsal (extrinsque) olan kavramlardr. nerme XXXVIII Pek ok biimlerde duygulanabilecek, ya da d cisimleri pek ok bi imlerde duygulanmaya elverili klacak bir insan Bedenine sahip olan kimse, insan iin yararldr; ve bu suretle Beden, duygulanmaya ve baka cisimleri birok biimlerde duygulandrmaya ne kadar yetkili bir hale konmusa o kadar fazla faydaldr. Kantlama Byle bir yatknlk Bedende ne kadar fazla ise, Ruh kavramaya, alg lamaya o kadar fazla elverili olur (nerme 14, blm II); nitekim, byle bir hal ve art iindeki Bedene sahip olan ve bu yatknl artran kimse, zorunlu olarak iyi ya da faydaldr (nerme 26 ve 27) ve bu yatknl ne kadar artrrsa o da o kadar artar; bir ey, tersine (ayn nerme 14, blm II ve nerme 26 ve 27) Bedenin bu yatknln azaltrsa, bu ey zararl dr. nerme XXXIX nsan Bedeninin ksmlarn birbirleriyle tutmak zere korunmasn salayan hareket ve skn mnasebeti iyidir; tersine olarak insan Bede ninin ksmlarn birbirlerine kar hareket ve skndan baka bir rabta veya mnasebetle salayan ey ktdr.

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 2 2 9

Kantlama insan Bedeninin kendi kendini korumas iin, pek ok sayda baka cisimlere ihtiyac vardr (postulat 4, blm II). Fakat insan Bedenini kuran ey, ksmlarn belirli bir mnasebete gre hareketlerini birbirlerine ula trmalarndan ibarettir (nerme 13, blm II'den sonra gelen Lemmadan nceki tanm). yle ise insan Bedeninin ksmlar arasnda var olan ha reket ya da skn mnasebetinin korunmasn salayan ey, insan Bede ninin eklini de korumak ve bunun sonucu olarak (postulat 3 ve 6, blm II) insan Bedeninin birok biimlerde duygulanabilmesini ve birok biim lerde d eyleri duygulandrmasn salar; bu ise iyidir (nceki nerme). Bundan baka, insan Bedeninin ksmlar arasnda bir hareket ve skn mnasebetinin kurulmasn salayan ey ayn zamanda (ayn tanm, blm II) yeni bir ekilde bu Beden yerine gemesini de salar, yani (kendiliin den bilindii ve bu blmn nsznn sonunda gsterdiimiz zere) insan Bedeninin mahvolmasna ve bunun sonucu olarak birok biim lerde duygulanmas bakmndan btn yatknln kaybetmesine sebep olur; bu da, bundan dolay ktdr. Scolie Bu insan Ruhuna ne derecede zararldr ya da ona ne kadar yararl olabilir, bunlar beinci blmde aklayacaz. Bununla birlikte, burada kaydetmek gerekir ki, benim anladm tarzda, Bedenin ksmlar arasn da mnasebet, baka bir hareket ve skn mnasebeti kurulmaya elverili bir biim ald zaman Bedenin lm meydana gelir. Her ne kadar kan dolam devam eder ve insanda baka hayat alametleri grnrse de, insan Bedeninin bununla birlikte birincisinden bsbtn farkl baka bir tabiat olabilecek surette tabiatn deitirebildiini inkra cesaret etmi yorum. Bedenin kadavra haline gelince lmeyeceini kabul etmeye bizi hibir sebep zorlayamaz; asl deney de bana bunun aksine inandrabilir gibi grnyor. Bazen insan yle deimelere urar ki, onun artk ayn ey olduunu sylemek ok gtr. Ben, zel olarak bir hastala tutulmu olup sonradan ifa bulmasna ramen kendi komedi ve trajedilerini yazm olduu gemi hayatna, artk kendisine ait deilmi gibi bakan bir Ispanyol airinden sz edildiini iitmitim; eer o ana dilini de unutmu olsayd, ona erikin bir ocuk gzyle baklabilirdi ve eer bu, inanlamaz gibi gr nyorsa, ya ocuklar iin ne demeli? Ya ilerlemi bir adam kendi tabiatn

2 3 0 ETKA

dan ok farkl olduu halde bu ocuklarn tabiatna inanyor. Eer vaktiyle hi ocuk olmam olsayd, bakalar hakknda kendisine gre bir tahminde bulunmasayd onlara inanmayacakt. Fakat yanl inanlarda yeni sorulara meydan vermemek iin bu konuyu bir yana brakmay doru buluyorum. nerme XL nsanlar ortak bir topluma doru gtren ey, yani onlar ahenk haline koyan ey faydaldr; Siteye ahenksizlik getiren ey ise, tersine ktdr. Kantlama nsanlarn Ahenk, Uyuma halinde yaamlarn salayan ey onlarn ayn Akl dsturuna gre yaamalarn salayan eydir (nerme 35) ve bylece (nerme 26 ve 27) o iyidir; tersine olarak ayn sebepten dolay ahenksizlik uyandran ey ktdr. nerme XLI Sevin hibir zaman dorudan doruya kt deildir, fakat iyidir; keder ise tersine, dorudan doruya ktdr. Kantlama Sevin (nerme 11, blm III, scoliesi ile birlikte) bedenin ileme g cnn artm ya da tamamlanm olduu bir duygulantr; keder ise, ter sine, Bedenin ileme gcnn eksilmi ya da inmi olduu bir duygulantr ve bundan dolay (nerme 38) Sevin dorudan doruya iyidir, vb. nerme XLII Neenin asla ar hali olamaz, o her zaman iyidir; tersine, melnkoli her zaman ktdr. Kantlama Nee (nerme 11, blm IIIn scoliesindeki tanma bakn), Bede nin btn ksmlarnn ayn derecede duygulanm olmasndan ibaret olan, srf Bedene ait bir sevintir; yani (nerme 11, blm III) orada Bedenin ileme gc o tarzda artm ya da tamamlanmtr ki, onun btn ksm lar birbirleriyle ayn hareket ve skn nispetini saklarlar; bylece (ner me 39) nee her zaman iyidir ve onun asla ar hali olamaz. Melnkoli yine (nerme 1 lin scoliesindeki tanma bakn) Bedenin ileme gcnn

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 2 3 1

mutlak olarak azalm ya da inmi olmasndan ibaret, Bedene ait bir ke derdir ve bundan dolay (nerme 38) o her zaman ktdr. nerme XLII1 Holanmann3 ar hali olabilir ve kt olabilir; Elem, bir sevin olan holanmann iyi olmasna karlk, ktdr. Kantlama Holanma, Bedenin ksmlarndan birinin ya da birkann tekile rinden daha ok duygulanm olmasndan ibaret, insan Bedenine ait bir sevintir (nerme 11, blm IIIn scoliesindeki tanma bkz.) ve bu duygulann gc Bedenin baka etkilerini aacak tarzda olabilir (ner me 6) ; ona srarla bal kalr ve bylece Bedenin pek ok saydaki baka tarzda duygulanmaya elverili olmasna engel olur; bu duygulan yle ise (nerme 38) kt olabilir. Tersine olarak kendi bana ele alnnca bir keder olan elem iin o iyi olamaz (nerme 41). Fakat onun kuvveti ve art bizim gcmzle karlatrlnca bir d nedenin gc ile tanmlan d iin (nerme 5), bu duygulanlarn kuvvetlerinin sonsuz derecede deiiklie uradn ve sonsuz tarzlarda ilediklerini tasarlayabiliriz (ner me 3) ; yle ise biz, holanma azalnca, ar bir halde olmasna engel olan ve bu nispette bu nermenin birinci ksm ile Bedenin yatknln azaltma yacak bir tarzda bir elem tasarlayabiliriz; ve byle bir durumda, bundan dolay, elem iyi olabilir. nerme XLIV Sevgi ve Arzunun an halleri olabilir. Kantlama Sevgi denen ey bir sevintir (duygulanlarn 6nc tanm) ki, bir d nedenle birlikte bulunur; yle ise (nerme 11, blm IIIn scoliesi ile) bir d nedenin fikri ile birlikte bulunan holanma bir Sevgidir; bylece Sevginin ar hali olabilir (nceki nerme). Bundan baka, bir Arzuyu douran duygulan ne kadar bykse, bu arzu da o kadar byktr (ner me 37, blm III), yle ise bir duygulan insann baka etkilerini ne
3) Chatouillement.

2 3 2 ETKA

kadar aabilirse (nerme 6) bu duygulantan doan Arzu da baka arzu lar o kadar aabilir ve bunun sonucu olarak, nceki nermede gstermi olduumuz holanmadaki ayn ar hale sahip olabilir. Scolie yi olduunu sylediim Nee, gzlemlediimden daha kolay tasarla nabilir. Zira bizde her gn hkim olan duygulanlar, ou zaman baka ksmlardan daha fazla duygulanm olan beden ksmna aittirler; duygula nlarn byle ounda ar hal vardr ve Ruhu tek bir objenin dnlme sine balarlarken o srada bakalar dnlmez. Her ne kadar insanlar, aslnda, birok duygulanlara bal iseler de ve daima ayn duygulann hkm altnda bulunmalar nadir grlen eylerden ise de, tek ve ayn duygulana srarla bal kalan biroklar da vardr. Biz vakaa bazen yle bir objeyle duygulananlar gryoruz ki, onlarda bir objenin hazr bulun mayna ramen, bu insanlar onun imdi nlerinde olduuna inanyorlar ve bu hal uyumam bir insann bana geldii zaman, onun hezeyan ha linde olduunu veya samaladn sylyoruz. Sevgiden yanp tutuanlar gece gndz sevdikleri kadn veya bir kurtizan hayal etmeden baka bir ey yapmadklar ve genel olarak gln bir hale geldikleri iin, bir hayli samalam gibi karlanrlar. Kazan ve paradan baka bir ey dn meyen, pinti, yalnzca n salmak ve baar ile zihni dolu olan haris vb.nde ise, tersine, onlarn hezeyan halinde olduuna inanlmaz, nk onlar genel olarak bakasna elem vermekte ve kin beslenmeye layk grlmek tedirler. Gerekte, bununla birlikte, pintilik, harislik, sefihlik her ne ka dar hastalklar arasnda sralanmyorsa da, yine hezeyan eitleridir. nerme XLV Kin asla iyi olamaz. Kantlama Kin beslediimiz insan yok etmeye alyoruz (nerme 39, blm III), yani kt olan bir eye alyoruz (nerme 37), yle ise, vb... Scolie Bu nermede ve sonraki nermelerde grlecektir ki, ben Kin deyince yalnz insanlara kar olan kin ve nefreti anlyorum.

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 2 3 3

nerme sonucu I Haset, alay etme, kmseme, fke, alma veya kine irca edilen ya da ondan doan baka duygulanlar kt eylerdir; bu nokta nerme 39, blm III ve nerme 37 ile de apak olarak grlmektedir. nerme sonucu II Kinle duygulanm olmamzdan dolay arzu duyduumuz her ey ba yadr ve Site iinde hakszn tanmlarnda da grlyor. Scolie Birinci nerme sonucunda kt olduunu sylemi olduum alay etme ile glme arasnda byk bir fark gryorum. Zira glme, elencede olduu gibi, saf bir sevintir ve bundan dolay o, ar olmamak artyla, kendi bana iyidir (nerme 41). phesiz yalnz vahi ve gaml bir yanl-inan haz duymay yasak eder. Gerekten onda melankoliyi kovmadan ok alk ve susuzluu dindirmek mi sz konusudur? te benim kuralm, benim sanm budur! Hibir Tanrsal g, bir hasetiden baka hi kimse benim gszlmden ve strabmdan haz duymaz; ondan baka hi kimse gz yalarmz, hkrklarmz, korkumuzu ve iimizdeki baka gszlk belirtilerini erdem yerine alamaz; tersine, duygulanm olduumuz sevin ne kadar bykse, ykseldiimiz yetkinlik derecesi o kadar byktr ve tanrsal tabiata katlmamz o kadar zorunludur. yle ise gc yettii kadar her eyi kullanmak ve her eyden haz duymak -nefret derecesine kadar gitmemek artyla ki, bu artk haz almak demek deildir- bilge bir kimse nin andr. Kendi kendisinin tamiri, kuvvetlerinin yeniletirilmesi iin ll nitelikte alnan ho gdalar yemek ve ikileri imek, nitekim g zel kokular ve yeil bitkilerin latif sslerinden, bedeni hamlktan karan ve ileten oyunlardan, her biri bakasna hibir zarar vermeden kullan labilen bu gibi daha birok eylerden faydalanmak bilge bir insann andr diyorum. Vakaa, btn Bedenin kendi tabiatna vergi olan eyleri yapa bilmesi ve Ruhun da nitekim birok eyleri ayn zamanda anlamaya elverili olabilmesi iin, insan bedenini terkip eden farkl tabiatta pek ok ksmlar biteviye yeni ve deiik bir gda alma ihtiyacndadrlar; ha yat bu dzenleme tarz bylece hem ilkelerimiz hem de kullanlmakta olan pratik ile ok iyi uyumaktadr; yle ise hibir hayat kural her bakmdan ondan daha iyi ve daha tavsiyeye deer saylamaz ve burada

2 3 4 ETKA

bu noktay artk ne daha ak ne de daha geni aklamak gerekmekte dir. nerme XLVI Her kim Akln dsturuna gre yaarsa, gc yettii kadar bakasnn kendi hakkndaki kinini, fkesini, aa grmesini sevgi, ya da yksek gnlllkle karlamaya alr. Kantlama Btn kin duygulanlar ktdr (nceki nermenin birinci nerme sonucu); yle ise her kim Akln dsturuna gre yaarsa, mmkn olduu kadar kin duygulanlarnn hkm altnda bulunmamaya alacaktr ve bunun sonucu olarak, (nerme 37), bir baka insann da bu edilgilerle duygulanmamas iin abalayacaktr. Fakat kin karlk bir kin ile artm olur ve tersine, sevgi ile sndrlm olur (nerme 43, blm III), o suret le ki, o kin sevgiye evrilir (nerme 44, blm III). yle ise her kim Akln dsturuna gre yaarsa, Kini Sevgi ile, yani yksek gnlllkle karlama ya alacaktr (nerme 59, blm IIIn scoliesindeki tanma bkz.). Scolie Her kim urad hakaretlere karlk bir kin ile almak isterse, phesiz sefalet iinde yaar, bahtsz olur. Her kim tersine, muzaffer olarak, Kini Sevgi ile yenmeye alrsa, phe yok sevin ve huzur iinde onu yener, bir kimseye kar koyduu kadar kolaylkla birok kimseye kar koyar ve talihin yardmna herkesten az ihtiyac olur. Onun yendii kim seler iin yenilgi sevin vericidir, nk onlar asla kuvvet eksikliinden yenilmemilerdir, fakat kuvvetlerinin artmas yznden yenilmilerdir; btn bunlar Sevgi ve Zihnin tanmlarndan o kadar ak olarak karlar ki, bunlar zel kantlama konusu haline getirmeye ihtiya yoktur. nerme XLVII Umut ve Korku duygulanlar kendi balarna iyi olamazlar. Kantlama Kedersiz yalnz Umut ve Korku duygulan yoktur. Zira korku bir kederdir (duygulanlarn 13nc tanm) ve Korkusuz Umut da yoktur

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 235

(duygulanlarn 12 ve 13nc tanmlarnn aklanmas); bundan dolay (nerme 41) bu duygulanlar kendi balarna iyi olamazlar. Ancak takn ve ar bir sevinci azaltabilmeleri bakmndan iyi olabilirler (nerme 43). Scolie Buna u noktay da katnz ki, bu duygulanlar bir bilgi eksiklii ve bir Ruh gszl gsterirler; bu sebepten de Huzur, Umutsuzluk, gelimesi ve Vicdan znts bir i gszlnn belirtileridir. Vakaa her ne kadar Huzur ve i gelimesi sevin duygulanlar ise de, onlar bununla birlikte nceki bir kederi yani korkuyu ve umudu ierirler. yle ise, biz ne kadar Akl dsturuna gre yaamaya alrsak, umuda o kadar daha az bal olmaya, Korkudan kurtulmaya, talihe mmkn olduu kadar emretmeye ve etkilerimizi Akln kesin danmasna gre o kadar yneltmeye alacaz. nerme XLVIII Ar deerlendirme ve ar deersiz grme duygulanlar her zaman ktdr. Kantlama Geri bu duygulanlar (duygulanlarn 21 ve 22nci tanmlar), akla karttrlar, yle ise onlar ktdrler (nerme 26 ve 27). nerme XLIX Ar deerlendirme, ar deerlendirilen insan kolaylkla gururlu4 klar. Kantlama Bir kimsenin bize kar sevgisinden dolay, bize hak ettiimizden stn deer verdiini grrsek, bununla kolaylkla vnrz (nerme 41, blm IIIn scoliesi), yani bir sevinle duygulanrz (duygulanlarn 30uncu tanm) ve bu suretle bizim iin sylendiini rendiimiz iyi eylere kolay ca inanrz (nerme 25, blm III); bundan dolay, biz srf kendimize kar olan sevgi yznden deerimizden stn hkm veririz, yani (duygulan larn 28inci tanm), biz kolaylkla gurura kaplrz.
4) Bu yerde vngen kelimesini de kullanabiliriz, ancak bu vaniteuxye daha uygundur.

236 ETKA

nerme L Acma, Akl dsturuna gre yaayan bir insanda, kendi bana kt ve faydaszdr. Kantlama Acma, geri, (duygulanlarn 18inci tanm), bir Kederdir; bundan dolay, kendi bana ktdr. Ondan meydana gelen iyilik iin, yani ken disi hakknda acma duyduumuz kimseyi sefaletinden kurtarmaya al tmz iin (nerme 27, blm IIIn nc nerme sonucu), onu biz yalnz Akln emri ile yapmak istiyoruz (nerme 37) ve yalnz iyi olduunu kesinlikle bildiimiz bir eyi Akln emri ile yapabiliriz (nerme 27); ac ma yle ise Akln dsturuna gre yaayan bir insanda kendi bana ktdr ve faydaszdr. nerme sonucu Buradan u sonu kar ki, Akln emrine gre yaayan bir kimse gc yettii kadar acma duymamaya alr. Scolie Her eyin doru olarak tanrsal tabiatn zorunluluundan ktn bilen ve Tabiatn ezeli kanunlar ve kurallarna gre bu sonuca ulaan kimse, phesiz Kin, Alay etme, ya da Kmsemeyi hak eden hibir ey bulmayacak ve hi kimse iin acma duymayacaktr: fakat insani erdemin elverdii kadar, denildii gibi, iyilik yapmaya, sevin iinde bulunmaya alacaktr. Buna u noktay da katmal ki, kolayca acma duygusu duyan ve bakasnn gzyalar ve sefaletinden zlen kimse, ou kere, sonra dan piman olaca eyler yapar; Bir yandan geri kesinlikle iyi olduunu bilmemiz gereken bir duygulanla hibir ey yapmyoruz, te yandan sahte gzyalarndan kolayca aldanm bulunuyoruz. Ve ben burada aka, Akl dsturuna gre yaayan insandan sz ediyorum. Bakalarnn yardmna komak iin ne Aklla ne acma ile hareket etmeyen kimseye5, dorusu, insanca davranmayan (inhumain) kimse denir, zira (nerme 27, blm III), o hi de insana benzer grnmyor.

5)Trkede iki olumsuz yan yana gelince onlar ifade eden olumsuz, olumlu ekilde yazlrsa da, yaygn yanlla uyuyoruz.

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 2 3 7

nerme LI yi gzle bakmak (Faveur)6 Akla aykr deildir, onunla uyuabilir ve ondan doabilir. Kantlama yi gzle bakmak geri, bakasna iyilik yapan kimseye kar sevgidir (duygulanlarn 19uncu tanm); yle ise, o ileme ve etkinlik demek olduuna gre, Ruha (nerme 59, blm III), yani (nerme 3, blm III) bilmesi bakmndan Ruha nispet edilebilir, bundan dolay Aklla uyuur. Baka Kantlama Akln dsturuna gre yaayan kimse, kendisi iin istedii eyi bakas iin de ister (nerme 37); yle ise bundan dolay bir kimsenin bakasna iyilik yaptn grmesi, kendisinin iyilik yapmak iin abasn tamamla mtr, yani (nerme 11, blm IIIn scoliesi), o sevin duyacaktr ve bu hipotez gereince, bakasna iyilik yapan kimsenin fikri ile birlikte meydana gelir; bundan dolay da onu iyi gzle karlar. Scolie Tanmlam olduumuz tarzda hakszlk -ya da kt davranma- (duy gulanlarn 20nci tanm), zorunlu olarak ktdr (nerme 42). Bu nunla birlikte, gstermemiz gerekir ki, eer stn bir otorite Sitede bar salamak amac ile bir bakasna hakszlk yapan bir siteliyi cezalandrrsa, onun bu otorite tarafndan hakszla uradn sylemek istemiyorum. nk bu otorite onu mahvetme kini ile gdlm deildir. Cezaland rlmasnda yalnz ahlaktan ibaret bir gd (mobile) vardr. nerme LII rahatlnn (huzurunun) kk Akl olabilir ve yalnz kk Akl dan gelen i rahatl mmkn olan durumlarn en bydr. Kantlama rahatl, insann kendi etki gcn gz nne almasndan doan bir Sevintir (duygulanlarn tanm 25). Fakat insann hakiki ileme
6) Bu kelimeye iyi grme de dedik.

238 ETKA

gc veya erdemi asl Akldr (nerme 3, blm III), ki insan orada ak ve seik olarak dnr (nerme 40 ve 43, blm III), i rahatl veya huzuru yle ise kkn Aklda bulur. Bundan baka, insan kendi kendisini ak ve seik olarak, yani upuygun olarak grd halde, her eyi ancak asl kendi ileme gcnden (tanm 2, blm III), yani kendi tanma gcn den kan ey olarak kavrar (nerme 3, blm III); yle ise yalnz bu dnce ile orada, olabildii kadar en byk memnunluk hali doar. Scolie huzuru gerekte umudumuzun yce konusudur. Hi kimse, vakaa (nerme 25), herhangi bir amaca gre kendi varln korumak iin aba lamaz ve madem ki bu memnunluk gittike daha ok vmelerle beslenmi ve kuvvetlendirilmi (nerme 53, blm II'nin nerme sonucu) ve tersi ne (nerme 53, blm III'n ve nerme sonucu), yermelerle gitgide daha ok bulandrlmtr, yle ise biz baa ba an ve n peinde koarz ve utanlacak bir hayata glkle katlanabiliriz. nerme LIII Alalmak (humilit) bir erdem deildir, yani onun kk Akldan gel mez. Kantlama Alalmak, insann kendi gszln gz nne almasndan doan bir Kederdir (duygulanlarn 26nc tanm); halbuki insann kendisini ne derecede doru Aklla bilirse o kadar kendi zne, yani kendi gcne (nerme 7, blm III) ait ak bir fikre sahip olduu varsaylmtr. yle ise insan, kendisini dnd srada kendisindeki bir gszl kav ryorsa, bu hal kendi kendisini bilmesinden ileri gelmez. Fakat, (nerme 55, blm III) kendisinin etkinlik gcnn azalm olmasndan ileri ge lir. Eer bir insann kendisinden daha gl bir ey bildii iin kendi gszln dnd ve bu bilgi ile kendi etki gcn snrlad varsaylyorsa, o zaman bu adamn kendi kendisini ak olarak bilmesin den, yani (nerme 26) kendi gcnn tamamlandndan baka hibir ey dnmeyiz. Bunun iin alalmann, ya da bir insann kendi gsz ln dnmesinden doan Kederin kk doru bir dnceden, yani Akldan gelmez ve o bir erdem deil, bir edilgi, bir pasif haldir.

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 239

nerme LIV Pimanlk bir erdem deildir, yani onun kk Akldan gelmez; fakat, yaptndan piman olan kimse, iki defa bahtsz ve gszdr. Kantlama Bu nermenin birinci blm nceki nerme ile kantlanr. kinci blm yalnz pimanln tanm ile apak olarak grlr (duygulan larn 27nci tanm), nk insan kendisini ilk nce kt bir Arzu ta rafndan, sonra da Keder tarafndan yenilmeye brakr. Scolie nsanlar, Akln emrine uygun olarak pek az yaadklar iin, u iki duygulan yani Alalma ve Pimanlk ve bunlardan baka Umut ve Korku zararl olmadan ok faydal olur; yle ise eer bir kusur ilenecekse, o daha ok bu anlamda olmaldr. Eer vakaa iten gsz olan insanlarn hepsi ayn derecede gururlu iseler, hibir eyden utanmyorlarsa, hibir eyden korkmuyorlarsa, nasl olup da bir araya geliyorlar ve disipline bal bir halde yaayabiliyorlar. Halk yn korkusuz olduu zaman korkuntur; yle ise peygamberlerin neden dolay baz kimselerin faydasn deil, or tak fayday gz nne alarak Alalma, alakgnlllk, Pimanlk ve Saygy bu kadar ok vdkleri ve bunlara ait tler verdiklerini grp amamaldr. Gerekten, bu duygulanlara bal olanlar bakalarndan daha kolay Akln dsturuna gre yaamaya, yani hr olmaya ve mutlula rn hayatndan faydalanmaya gtrlebilirler. nerme LV Gururun veya kendini aa grmenin en yksek derecesi, kendi hak knda en tam bilgisizliktir. Kantlama Bu nokta duygulanlarn 28inci tanm ile apak olarak grlyor. nerme LVI Gurur ya da kendini aa grmenin en yksek derecesi en byk i gszln gsterir.

240 ETKA

Kantlama Erdemin birinci ilkesi kendi varln korumaktr: nerme 22nin ner me sonucu. Ve bu Akln dsturuna gre olur (nerme 24), yle ise her kim kendi kendisini bilmezse, btn erdemlerin ilkesini ve bunun sonu cu olarak btn erdemleri de bilmez. Bundan baka, erdeme gre ilemek, etki yapmak Akln dsturuna gre ilemekten baka bir ey deildir (ner me 24) ve her kim Akln dsturuna gre ilerse, zorunlu olarak Akln dsturuna gre ilediini bilmelidir, (nerme 43, blm II) yle ise, her kim kendi kendisini en ok bilmiyorsa ve bunun sonucu olarak, gsterdi imiz gibi, btn erdemleri de en ok bilmiyorsa, erdemle en az iler, en az etki yapar, yani 8inci tanmda apak grlecei zere, i hayatnda en ok kendini aa grmenin en yksek derecesi i hayatnn en byk gszln gsterir. nerme Sonucu Buradan apak olarak u sonu kar ki, gururlu kimselerle kendile rini aa grenler duygulanlara ok baldrlar. Scolie Kendini aa grme gururdan daha kolay dzeltilebilir; gurur vakaa bir Sevin duygulan olduu halde, birincisi bir Keder duygulandr; ikincisi yle ise birinciden daha kuvvetlidir (nerme 18). nerme LVII Gururlu kimse dalkavuklar veya yze glclerin hazr bulunmasn dan holanr ve yksek gnlllerin hazr bulunmasndan nefret eder. Kantlama Gurur, insann kendi kendisine gerekte olduundan stn deer ver mesinden doan bir Sevintir (duygulanlarn 28 ve 6nc tanm) ve gururlu kimse gc yettii kadar bu sany beslemeye alacaktr (ner me 13, blm IIIn scoliesi); yle ise o dalkavuklarn veya yze glc lerin hazr bulunmasndan holanr. -Bu noktalar pek ok bilindii iin onlar burada tanmlamaya kalkmadm-; ve tersine, ona hak ettii kadar deer veren yksek gnll insanlarn hazr bulunuundan kaar.

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 241

Scolie Burada Gururun btn ktlklerini sayp dkmek fazla uzun olacak tr, nk gururlu kimseler btn duygulanlarna baldrlar da, yalnz Sevgi ve Acma duygulanlarna bal deildirler. Bununla birlikte, syle meden gememelidir ki bakalarna layk olduundan az deer veren kim seye gururlu denir ve bu bakmdan Gurur bir kimsenin kendisini bakala rndan stn zannetmesine sebep olan yanl sandan domu Sevin ola rak tanmlanabilir ve bu gururun zdd olan kendini aa grmek bir kim senin kendini bakalarndan aa zannetmesine sebep olan yanl sandan domu keder olarak tanmlanabilir. Bu ortaya konunca, biz gururlu kim senin ister istemez haseti olduunu, (nerme 55, blm IIIn scoliesi) ve Kininin baa ba erdemlerinden dolay en ok vlen kimselere ev rildiini, onlara kar kininin sevgi veya iyilik yapma duygusu (bienfait) ile kolay kolay yenilenmediini (nerme 41, blm IIIn scoliesi) ve onun yalnzca en ok hatr alanlar ve kendisine ho grnenlerle birlikte bulun madan memnun olduunu kolayca tasarlarz. Her ne kadar Kendini aa grme Gurura kart ise de, kendini aa gren kimse bununla birlikte, gururlu kimseye ok yakndr. Gerekten, madem ki onun kederi bakalarnn gc ya da erdemi yznden kendi gszl hakknda hkm vermesinden ileri geliyor, eer onun hayal gc bakalarnn dklklerini gz nne almakla urarsa bu gsz lk hafifleyecek, yani o kimse sevinecektir. Felaketlerine arkada bulma lar bahtszlar iin bir tesellidir, eklindeki atasz buradan ileri gelir. Tersine, insan kendisini bakalarndan aa grdke daha ok keder lenecektir; kendini aa grenlerden daha ok hasede meyleden kimse olmamas da bundan ileri gelir. Onlar herkesten fazla baka insanlarn ne yapt ile urarlar ve bu hal bakalarnn kusurlarn dzeltmeden ziyade onlar sansr etmek iindir; onlar yalnz kendini aa grmeyi verler ve kendilerini aa grr gibi grnecek tarzda bu alalmalaryla vnrler. Btn bu sonulamalar bir genin i alar toplamnn iki kareye eit olduunun zorunlu olduu kadar zorunlu olarak bu duygula ntan kar; ve daha nce syledim ki, ben yalnz insann faydasn gz nne almam bakmndan bu duygulanlara ve onlara benzeyenlere kt duygulanlar diyorum, bununla birlikte Tabiat kanunlar bir paras in san olan Tabiatn ortak dzenine aittir. Burada insanlarn dklklerini ve onlar tarafndan yaplm samalklar izah etmek istediimi kimsenin

242 ETKA

zannetmemesini, eylerin tabiat ve zelliklerini kantlamaya almadm sras gelmiken sylemek isterim. Gerekten nc blmn nsznde sylemi olduum gibi, insan larn duygulanlar ve onlarn zelliklerini baka tabii eylerle ayn tarz da gz nne alyorum. Ve phesiz insanlarn duygulanlar da tabiatn gcn gsterir, vakaa, insan ve onun sanat bizi hayrete dren, dn mekten holandmz baka eylerden daha az bu gc gstermez. Fakat duygulanlar tetkik ederken insanlara faydal olan eylerle onlara zarar verenleri gstermede devam ediyorum. nerme LVIII an ve n (Gloire) akla kart deildir, kk ondan gelebilir. Kantlama Bu cihet duygulanlarn 30uncu tanm ve 37nci nermenin linci scoliesindeki namuslu adamn tanm ile apak grlyor. Scolie Bouna n ve an denen ey yalnzca halkn sans ile beslenen kendin den memnun olmadr.7 Bu san ortadan kalknca, asl memnun olma da, yani (nerme 52nin scoliesi) herkese sevilmeden ibaret yce iyilik de kaybolur; an ve n yalnz halkn sansndan karan kimsenin her gnk korku ile kvranarak kendi hretini korumak iin abalamas, kendini zorlamas ve kendine ktlk yapmas bundan ileri gelir. Halk, gerekten, deiik ve kararszdr. Bundan dolay da hret eer iyi yerlemi deilse, hemen kaybolur; daha ok, btn insanlar halkn alkn hile ile kazan mak istedii iin, herkes bakasnn hretini azaltmaya can atar. Bun dan dolay, yce iyilik diye deerlendirilen ey iin bir sava sz konusu olunca, insanlar arasnda birbirlerini aa grmek ve alaltmak iin ok iddetli bir arzu doar ve sonra zaferi kazanan kendi kendisine yararl olmaktan ok bakasna zarar verdii iin vnr. Bu vnme veya bu memnunluk hakikaten bo gururdur (vanit), zira o hibir ey deildir. Utanma iin gsterilmesi gereken ey acma ve pimanlk iin sylemi olduumuz eylerden kolayca kar. Yalnz u noktay da katarm ki, acma
7) Buna i rahatl ve huzuru da diyoruz.

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 243

gibi utanma da bir erdem deildir, bununla birlikte utantan kzaran insanda namuslu olarak yaama arzusunu iaret ettii iin, utanma iyidir; nitekim strap, insann yaralanan tarafnn henz bozulmam olduunu gstermesi bakmndan iyidir. yle ise gerekte, yaptndan dolay uta nan insann hali kederli ise de, bununla birlikte namuslu olarak yaamak iin hibir arzusu olmayan utanmaza gre daha yetkindir. Sevin ve Keder duygulanlar iin yapmaya karar verdiim gzlemler bunlardr. Arzular iin, iyi veya kt duygulanlardan domu olmalarna gre iyi veya ktdrler. Fakat hepsi, bizde pasif haller olan duygulanlar dan domu olmalar bakmndan, krdrler: (nerme 44n scoliesinde sylemi olduum eylerden kolayca kaca zere) ve eer insanlarn yalnz Akln dsturuna gre yaamalar salanm olsayd, ksaca gstere ceim gibi, onlar iin kullanlmazlard. nerme LIX Akl, pasif halden, edilgiden ibaret olan duygulann bizi gerektirdii btn aktif hallerde, etkilerde bu duygulan olmadan bizi gerektirebilir. Kantlama Aklla etki yapmak, ilemek (nerme 3, tanm 2, blm III), yalnz kendi bana gz nne alnan tabiatmzn zorunluluundan kan bu etkileri yapmaktan baka bir ey deildir. Fakat keder, bu ileme gcn azaltma ya da indirmesi bakmndan ktdr; yle ise biz eer aklla gdlm olsa idik yapamayacamz hibir etki de bu davranla gerektirilmi olamazd. Bundan baka, sevin insann etkiye elverili olmasna engel oluu bak mndan ktdr (nerme 43 ve 44) yle ise, aklla gdlm ve yneltilmi olsaydk yapamayacamz hibir etki de onunla gerektirilmi olamazd. En sonra, sevincin iyi olmas bakmndan, o aklla uyuur, nk o insann ileme gcnn artm, ya da tamamlanm olmasyla kaimdir; ve ancak insann ileme gc kendi kendisini ve kendi etkilerini upuygun tasarlaya cak derecede oalm olmamas bakmndan o bir edilgidir, pasif haldir (nerme 3, blm III, scoliesi ile birlikte). Eer sevin duyan bir insan kendisini ve kendi etkilerini upuygun olarak tasarlayacak surette bir yet kinlie ulatrlm olsayd, imdiki halde o edilgilerden ibaret duygulan lar gerektiren ayn etkilere elverili olacakt; hatta orada daha da elverili olacakt. Fakat btn duygulanlar sevince, kedere ve arzuya irca edilirler

244 ETKA

(duygulanlarn drdnc tanmnn aklanmasna bkz.). Ve arzu (birinci duygulann tanm) ilemek, etki yapmak iin abadan baka bir ey deil dir; yle ise bizim pasif hal, edilgi olan bir duygulan ile gerektirilmi oldu umuz etkilerde, biz bu duygulan olmadan, yalnz Akl ile yneltilebiliriz. Baka Kantlama Kk bizim kinle duygulanm olmamzdan ya da baka bir kt duy gulantan gelmesi bakmndan, herhangi bir etkiye kt denir (nerme 45in Iinci nerme sonucu). Fakat kendi bana gz nne alnan hibir aktif hal, etki ne iyi ne ktdr; bu blmn nsznde gstermi oldu umuz gibi. Tek ve ayn etki bazen iyi bazen ktdr; yle ise biz hazr bulunduu srada kt olan yani kk kt bir duygulantan gelen ayn etkide Aklla yneltilebiliriz. Scolie Dncemi, daha ak olarak bir rnekle izah edeceim. Vurma etki si, fiziki olarak gz nne alnd m, yalnzca bir adamn elini kaldrmas, yumruunu skmas ve btn kolunu yukardan aaya kuvvetle hareket ettirmesi bakmndan, insan bedeninin yapsyla tasarlanan bir erdemdir. Eer bir kin veya fke hareketinde, bir insann yumruunu skmas ve kolunu hareket ettirmesi gerekiyorsa, ayn hareket, ayn etki, ikinci b lmde gstermi olduumuz gibi, eylerin birtakm hayalleriyle birlemi olabilir; biz yle ise ayn etkide mphem olarak tasarladmz eylerin hayalleriyle dolu olduu kadar ak ve seik olarak tasarladmz eylerin hayalleriyle de gerektirilmi olabiliriz. Bylece grlyor ki, kk edilgi den ibaret bir duygulantan gelen her arzu, eer insanlar aklla yneltile bilmi olsalard, asla kullanlmayacakt. imdi edilgiden ibaret bir duygu lantan domu bir arzuya bizim neden dolay kr dediimizi grelim. nerme LX Kk Bedenin ksmlarndan birine ya da birkana nispet edilen, fakat btnne nispet edilmeyen bir Sevin veya Kederdeki bir Arzu, btn insann faydasn hi de hesaba katmaz. Kantlama Farz edelim ve diyelim ki Bedenin bir A ksm bir d nedenin kuvveti ile, baka ksmlar zerine hkmedecek derecede, kuvvetli bir hale konsun

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 245

(nerme 6). Bu ksm bundan dolay, Bedenin baka ksmlarnn ilerini grebilmesi iin kendi kuvvetlerini kaybetmeye almayacaktr; onda vakaa kuvvetlerini kaybetme kuvveti ya da gcnn olmas gerekecekti ki, bu da samadr (nerme 6, blm III). yle ise bunun sonucu olarak Ruh da (nerme 7, 12, blm III), bu hali korumaya alacaktr; ve bundan dolay byle bir sevin duygulanndan doan arzu btnle ilgili deildir. Tersine olarak, Ann bir ksmnn baka ksmlar ona hkme decek surette azald farz edilirse, ayn tarzda kederden doan arzunun btnle ilgilenmedii de kantlanm olur. Scolie yle ise ou kere, (nerme 44n scoliesi) Sevin Bedenin yalnz bir ksmna nispet edilmesinden dolay, biz btn Bedenin sal iin en ufak bir ilgi gstermeksizin kendi varlmz korumak isteriz; buna u noktay da katalm ki, bizde en ok yer alan arzular, (nerme 9un nerme sonucu) gelecekle deil yalnz imdiki zamanla ilgilidirler. nerme LXI Kk Akl olan bir Arzunun ar hali olamaz. Kantlama Mutlak olarak gz nne alnan arzu, (duygulanlarn 1 inci tanm) bir etki ile gerektirilmi diye tasarlanmas bakmndan insann zdr; yle ise kk Akldan gelen, yani, (nerme 3, blm III) etkimiz bak mndan bizden meydana gelen bir arzu, yalnzca insann z ile upuygun olan eyi yapmas gerektirilmi diye tasarlanmas bakmndan insann asl z veya tabiatdr (tanm 2, blm III). Eer bu arzu ar olabilseydi, kendi bana gz nne alnan insan tabiat kendi kendisini aabilecekti. Baka deyile, gc yettiinden fazlasn yapacakt, bu ise aka grl yor ki eliiktir. Bunun sonucu olarak da byle bir arzunun ar hali olamaz. nerme LXII Ruhun, eyleri Akln emrine gre tasarlamas bakmndan, fikir ister gemi veya gelecek bir eyin fikri olsun, isterse imdi hazr olan bir fikir olsun, o da ayn suretle duygulanmtr.

246 ETKA

Kantlama Ruhun Aklla yneltilmi olarak tasarlad her eyi, o bir eit ezeli lik, ya da zorunlulua sahip imi gibi tasarlar (nerme 44, blm II'nin ikinci nerme sonucu) ve o bunu tasarlarken ayn kesinlikle duygulanm tr (nerme 43, blm II, scoliesi ile birlikte). yle ise fikir ister gemi veya gelecek bir eyin fikri olsun, isterse imdi hazr olan bir eyin fikri olsun, Ruh eyi ayn zorunlulukla tasarlar ve ayn kesinlikle duygulanr; ve ister fikrin objesi gemi ya da gelecek bir ey olsun, isterse imdi hazr olan bir ey olsun, o da ayn derecede doru olacaktr (nerme 41, blm II) yani, onda her zaman upuygun fikrin ayn zelikleri bulunacaktr ve bylece Ruhun eyleri Akln emri ile tasarlamas bakmndan, fikir ister gemi veya gelecek bir eyin fikri olsun, isterse imdi hazr olan bir eyin fikri olsun, Ruh ayn tarzda duygulanm olacaktr. Scolie Eer eyin sresi hakknda upuygun bir bilgiye sahip olabilseydik ve onlarn varolu zamanlarn Aklla gerektirebilseydik, biz gelecek, gemi ve imdiki eyleri ayn duygulanm gibi grecektik ve Ruhun gelecek diye tasarlad bir iyilii o imdiki bir iyilik diye yorumlayacakt; bundan do lay o zorunlu olarak daha az olan imdiki iyilii daha byk bir gelecek iyilik iin ihmal edecekti. imdiki halde iyi fakat gelecekteki bir ktln nedeni olacak olan eye kar, birazdan kantlayacamz gibi, ok arzu ve itah duyacakt. Fakat biz eylerin sresi hakknda (nerme 31, blm II) ancak son derece upuygun olmayan bir bilgiye sahip bulunuyoruz ve eylerin varolu zamann yalnzca imdiki veya gelecek bir eyin hayali ile ayn surette duygulanm olmayan hayal gc ile gerektiriyoruz (ner me 44, blm II'nin scoliesi). Sahip olduumuz iyi ve kt hakkndaki doru bilginin ancak soyut veya genel olmas bundan ileri gelir ve eylerin dzeni ile nedenlerin balants hakknda verdiimiz hkm, imdiki halde bizim iin neyin iyi veya kt olduunu gerektirmemize imkn verebil mesi iin, gerekten ziyade hayal gc zerine kurulmutur. yle ise gelecee ait bu iyi ve kt bilgisinden domu arzunun imdiki halde ho olan eylere ait arzu ile olduka kolay azaltlabilmesine amamaldr. nerme LXIII Her kim Korku ile yneltilmi ise ve ktlkten kanmak iin iyilik yapyorsa, Akln gdsnde deildir.

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 247

Kantlama Etkin olmas bakmndan Ruha yani Akla nispet edilen btn duygu lanlar (nerme 3, blm III), Sevin ve Arzu duygulanlarndan baka bir ey deildirler (nerme 59, blm III); yle ise korku ile yneltilen, (duygulanlarn 13nc tanm) ve bir ktlk korkusuyla iyi olan eyi yapan kimse, Aklla gdlm deildir. nerme Sonucu Kk Akldan gelen bir arzuda biz dorudan doruya iyiliin peinden gidiyoruz ve dolaysyla da ktlkten kayoruz. Kantlama Kk Akldan gelen bir Arzu, yalnzca bir edilgi olmayan Sevin duy gulanndan doabilir (nerme 59, blm III), yani bir Kederden deil ar hali olmayan bir sevinten doabilir (nerme 61); ve bundan dolay (nerme 8), bu arzu ktlk bilgisinden deil, iyilik bilgisinden doar; yle ise biz akln ynetiminde iyilii dorudan doruya isteriz ve yalnz bu bakmdan ktlkten kaanz. Scolie Bu nermenin sonucu hasta ve sa adam rnei ile aklanr. Hasta adam nefret ettii gday lm korkusu ile yutar; sa adam ise yedii gda dan haz duyar ve lm korkusundan ziyade hayatn tadn karr ve do rudan doruya lmden kanmak ister. Nitekim kinle veya fke ile deil yalnz kamu selametinin sevgisi ile bir suluyu lme mahkm eden yarg srf Aklla yneltilmitir. nerme LXIV Ktle ait bir bilgi upuygun olmayan bir bilgidir. Kantlama Ktln bilgisi (nerme 8), onun uuruna sahip olmamz bakmn dan kederdir. Fakat keder, daha az bir yetkinlik derecesine geitir ki (duygulanlarn 3nc tanm), bu sebepten insann z ile tanmlana maz (nerme 6 ve 7, blm III); bundan dolay (tanm 2, blm III), o upuygun olmayan fikirlere bal bir edilgidir (nerme 3, blm III), bu

248 ETKA

konudaki bilgi upuygun deildir, yani bir ktln bilgisi upuygun deil dir. nerme Sonucu Buradan u sonu kar ki, eer insan Ruhunda yalnz upuygun fikir ler varsa, o kt ey hakknda hibir kavram tekil edemeyecektir. nerme LXV Biz akln ynetiminde, iki iyilikten daha byn ve iki ktlkten daha azn arayacaz. Kantlama Daha byk bir iyilikten tat almamza engel olan bir iyilik, gerekte bir ktlktr: zira biz iyilikle ktl birbiriyle karlatrmamz bak mndan o iyilik ve ktle, bu blmn nsznde gstermi olduu muz gibi, eyler denir; daha az bir ktlk, gerekte ayn sebepten dolay bir iyiliktir; bunun iin, (nerme 63n nerme sonucu) Akln ynetimin de biz yalnz daha byk bir iyilii ve daha az bir ktl isteyeceiz veya arayacaz. nerme sonucu Biz Akln ynetiminde daha byk bir iyilik iin daha az ktl arayacaz ve daha byk bir ktln nedeni olan daha az iyilikten kaacaz, zira burada daha az denilen ktlk, gerekte bir iyiliktir. yi lik ise, buna karlk, ktlktr; yle ise biz ktl isteyeceiz, (ner me 63n nerme sonucu) ve iyilikten kaacaz. nerme LXVI Biz Akln ynetiminde, gelecekteki daha byk iyilii imdiki daha az iyilie ve imdiki daha az ktl gelecekteki daha byk ktle tercih ederiz. Kantlama Eer Ruh gelecek bir ey hakknda upuygun bir bilgi edinebilseydi, gelecek bir ey ve imdiki bir ey hakknda da ayn suretle duygulanm olacakt (nerme 62); bundan dolay, bu nermede varsaydmz gibi, asl Aklla ilgilenmemiz bakmndan durum ayndr. Gelecek veya imdiki

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 249

hale ait ister daha byk bir iyilik ister daha byk bir ktlk sz konu su olsun! Bundan dolay, (nerme 65) gelecekteki daha byk bir iyilii imdiki daha az iyilie tercih ederiz. nerme sonucu Akln ynetiminde, gelecekteki daha byk bir iyiliin nedeni olan imdiki daha az bir ktl isteyeceiz ve gelecekteki daha byk bir ktln nedeni olan imdiki daha az iyilikten vazgeeceiz. Bu ner me sonucunun nceki nerme ile iliii 65inci nerme sonucunun 65inci nerme ile iliiinin ayndr. Scolie Bundan nce sylediklerimizi bu blmde duygulanlar konusunda 18inci nermeye kadar sylemi olduklarmzla karlatrnca, yalnz duy gulanla, ya da san8 ile yneltilen bir insann aklla yneltilen bir insandan ne bakmdan kuvvetli olduunu kolayca greceiz. Birincisi, yani duygula nla yneltilen kimse, istesin istemesin, yapt eyi hibir suretle bilmez; ikincisi, yani aklla yneltilen yalnz kendisini memnun etmek iin hare ket eder ve yalnz hayatta en stn yeri tuttuunu bildii eyi yapar ve en ok bu sebepten dolay arzu eder; bunun sonucu olarak birincisine kle (serf), kincisine hr insan diyorum ve burada ikinci insann yaradl ve hayat kural hakknda baz gzlemlerde bulunmak istiyorum. nerme LXVII Hr bir insan hibir eyi lmden daha az dnmez ve onun bilgeli i lm hakknda deil, hayat hakknda derin bir dncedir (mditation). Kantlama Hr bir insan, yani yalnz Akln emrine gre yaayan insan lm korku su ile yneltilmi deildir (nerme 63), fakat dorudan doruya iyi olan ister (ayn nermenin nerme sonucu), yani asl faydalnn aranmas ilkesi ne gre etki yapmak, ilemek, yaamak, varln korumak ister; bundan dolay, hibir eyi lmden daha az dnmez, onun bilgelii hayat hakkn da bir derin dncedir.
8) Opinion.

250 ETKA

nerme LXVIII Eer insanlar hr dosalard, hr olduklar sre boyunca iyi veya kt ey hakknda hibir kavram oluturmayacaklard. Kantlama Yalnz Akl tarafndan yneltilebilen kimse hrdr dedim; yle ise, hr doan ve hr kalan kimsenin upuygun fikirleri vardr; bundan dolay onda kt eylere ait hibir kavram yoktur (nerme 64n nerme sonu cu) ve bunun sonucu olarak da, iyilik ve ktlk ballak olduklar iin, iyi eye ait hibir kavram yoktur. Scolie Bu nerme hipotezinin yanl olduu; ve byle bir hipotezin yalnz insan tabiat gz nne alnnca veya daha ok Tanrnn sonsuz olmas bakmndan deil, srf insann varoluunun nedeni olmas bakmndan gz nne alnnca tasarlanabilecei nerme 4 ile apak grlyor. Tara fmzdan daha nce kantlanm baka hakikatlerle Hz. Musann ilk insa na ait tarihte belirtmek ister grnd ey de budur. Vakaa orada Tan rnn insan yaratmaya yarayan gcnden, yani yalnzca insann faydasn ama edinen bir gten baka bir g tasarlamyor; ve bu gre gre, Tanrnn insandan iyi ve ktye ait bilgi aacn -yemiini- yemek hr ln kaldrdn ve onu yer yemez yaamak istemekten ziyade lmden korkmas gerekeceini; sonra kendi tabiat ile tamamen uyuan kadn bulunca Ademin (insann) tabiatta ona daha faydal olabilecek hibir ey olmadn rendiini; fakat hayvanlarn kendisine benzer olduklarn zannettii iin, hemen onlann duygulanlarn taklide, (nerme 27, blm IIIe bkz.) ve hrriyetini kaybetmeye baladn; bu hrriyetin sonradan Hz. sann Ruh-l Kds, Ruhu, yani Tanrnn fikr ynetimindeki ruhan bakanlar9 tarafndan yeniden kazanldn hikye eder. sann bu Ruhu na insann hr olduu ve kendisi iin istedii hrl baka insanlar iin de istedii kans bal bulunmaktadr ki bunu daha yukarda kantlamtk. nerme LXIX Hr bir insann erdemi tehlikelere kar muzaffer olduu kadar, tehli kelerden kand zaman da byk grnr.
9) Patriarche.

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 2 5 1

Kantlama Bir duygulan ancak, azaltlacak duygulanla ve ondan daha kuvvetli kart bir duygulanla azaltlabilir veya kaldrlabilir: (nerme 7). Halbuki kr cret ve korku ayn derecede byk diye tasarlanabilen duygulanlar dr: (nerme 5 ve 3). Byk bir erdem veya Ruh kuvveti (nerme 59, blm IIIn scoliesindeki tanma bakn), creti azaltmak iin olduu kadar korkuyu azaltmak iin de gerekmektedir; yani, (duygulanlarn 40 ve 41inci tanmlar) hr bir insan tehlikelere kar muzaffer olmak iin istedii ayn erdemle tehlikelerden kanr. nerme sonucu Hr bir insanda yle ise tam zamannda bir ka ve sava ayn Ruh metinliinin kantlardr; baka deyile hr insan ayn Ruh metinlii ile veya zek uyankl ile sava kadar kamay da seer. Scolie Ruh metinliinin ne olduunu veya bununla ne anlaldn nerme 59, blm IlIn scoliesinde akladm. Tehlikeye gelince, ben tehlike denilince Keder, Kin, Ahenksizlik vb. gibi herhangi bir ktle neden olan her eyi anlyorum. nerme LXX Bilmeyenler arasnda yaayan hr insan, gc yettii kadar onlarn iyiliklerinden, onlardan gelecek faydadan kanmaya alr. Kantlama Herkes kendi yaradlna, kendi mizacna gre hangi eyin iyi olduuna dair hkm verir (nerme 39, blm IIIn scoliesi); o halde birisine herhangi bir iyilik yapan bir bilgisiz onu kendi yaradlna gre deerlen direcek ve eer bu yapt iyiliin hedefi olan kimse tarafndan pek az deer verilmise, kederlenecektir: (nerme 42, blm III). Hr insan, te yandan, baka insanlarla kendisi arasnda bir dostluk ba kurmaya alr (nerme 37), bunun iin de onlara kendi sanlarnda eit diye hkm olunan birtakm iyilikler yaparak deil, kendisini ve bakalarn Akln hr hkmne gre ynelterek ve yalnz ilk, birinci yeri tuttuunu bildii eyi yaparak bunu gerekletirir. yle ise hr insan, bilgisizlere kar kin

252 ETKA

beslememek, onlardan nefret etmemek ve onlarn istek ve itahlarna deil yalnz Akla ii brakmak iin mmkn olduu kadar onlarn yapt iyiliklerden kanacaktr. Scolie Mmkn olduu kadar diyorum. Her ne kadar bilgisizler, gerekten, ihtiya halinde insann yardmna koabilen insanlar iseler de ve bundan deerli bir ey yoksa da, bu suretle ok kere onlarn yapt bir iyilii kabul etmek ve kendi yaradllarna gre onlara minnettarlk gstermek gerekecektir. Buna u noktay da katmal ki, onlarn yapt iyiliklerden kanrken de onlar kmser, ya da pintilik yznden karln yapama maktan korkar gibi grnmeyecek bir tarzda ihtiyatl olmalyz; bu olmazsa onlarn bize kar kinini uyandrmadan kanaym derken, onlar fkelen diririz. yle ise yaplan iyiliklerden kanrken faydaly ve namuslu ha reketi gz nnde bulundurmaldr. nerme LXXI Yalnz hr insanlar birbirlerine kar ok minnet duyarlar. Kantlama Yalnz hr insanlar birbirlerine kar tamamen faydal ve birbirlerine bsbtn sk bir dostluk ba ile baldrlar (nerme 35 ve nerme sonucu 1); yalnz onlar ayn dostluk gayreti ile birbirlerine karlkl iyilik yapmaya alrlar (nerme 37) ve bundan dolay (duygulanlarn 34nc tanm), yalnz hr insanlar birbirlerine ok minnet duyarlar. Scolie Kr bir arzunun ynelttii insanlar arasnda bulunan minnettarlk, ou zaman asl minnettarlk olmaktan ok bir pazarlk ii veya bir aldat madr. Nankrle gelince, o bir duygulan deildir. O, ne de olsa, baya dr, zira ou kere bir insann ar kinle, fkeyle, gururla veya pintilik le duygulanm olduunu belirtir. Geri, ahmaklk yznden ald hedi yelerin karln vermesini bilmeyen kimse nankr deildir, hele bir met resin hediyeleri yznden sefihliinin kr krne aleti haline girmeyen, ya da bir hrszn balar yznden onun aldklarn gizlemeyen kimse, en sonra bunlara benzer daha baka kimseler hi de nankr deildirler.

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 253

Tersine, insan aldatc hediyelerle batan kmamak suretiyle kendi kiili inin kaybolmasna, ya da toplumun kaybolmasna meydan vermeyecek Ruh salamln ispat etmi olur. nerme LXXII Hr insan hibir zaman aldatc olarak deil, her zaman temiz kalple iyi niyetli hareket eder. Kantlama Eer hr bir insan, hr olmas dolaysyla aldatc olarak hareket etse idi, bunu Akln emrine gre yapacakt: nk ona ancak bu artla hr adn veriyoruz; aldatmak o halde bir erdem olacakt (nerme 24) ve bunun sonucu olarak (ayn nerme), herkesin kendi varln korumak iin aldatmas iyi grlm olacakt; yani, kendiliinden bilindii zere, insanlarn yalnz szlerde uyumalar ve gerekte birbirlerine kart olma lar kabul edilmi olacakt ki, bu da (nerme 31in nerme sonucu) sa madr; yle ise hr bir insan, vb. Scolie Bir insann hemen yan bandaki bir lm tehlikesinden hile ile kurtu labildii bir durumda, kendi varln koruma kuralnn kt niyete aka emredip etmeyecei soruluyor. Buna da u yolda cevap veriyorum: Eer Akl bunu emrederse, btn insanlara emreder ve bylece Akl insan larn arasnda kuvvetlerinin birlemesi ve ortak hukukun kurulmas iin ancak aldatc uyumalar eklinde bir sonuca varacak gibi genel bir tarz da btn insanlara emreder, yani gerekte onlarn ortak haklara sahip olmasn emreder ki, bu da samadr. nerme LXXIII Aklla yneltilen insan, ortak fermana, kamusal emre gre yaad Sitede, yalnz kendi kendisine boyun emi olduu yalnzlk halindekinden daha hrdr. Kantlama Aklla yneltilen insan, boyun emeye korkuyla gdlm deildir (ner me 63); fakat Akln emrine gre varln korumaya almas bakmndan,

254 ETKA

yani (nerme 66nn scoliesi), hr olarak yaamas bakmndan, ortak hayat kuraln ve faydall gzlemlemek (nerme 37), bunun sonucu olarak (nerme 37nin scoliesinde gsterdiimiz gibi) Sitenin ortak buyru una gre yaamak ister. Aklla yneltilen insan yle ise, daha hr yaamak iin Sitenin ortak haklarn gzlemlemek ve onlara gre yaamak ister. Scolie Bu nerme ve insann hakiki hrl konusunda kurulmu baka ilke ler Ruh metinliine, yani (nerme 59, blm IIIn scoliesi), Ruh kuvve tine ve yksek gnllle aittirler. Burada Ruh kuvvetinin btn ze liklerini ayr ayr kantlamak zahmetine dedii hkmn vermiyorum. Hele Ruhu kuvvetli olan bir insann kimseye kar kin beslemeyecei, kimse hakknda fkesi, hasedi, gcenmesi ve kmsemesi olmayaca, kimseyi hor grmeyecei, hibir gururu olmayacan kantlamak zahme tine hi demez. Btn bunlar hakiki hayatla Dine ait olan her ey, vakaa 37 ve 46nc nermelerle kolayca ispat edilir. Demek istiyorum ki, Kin Sevgi ile yenilmelidir ve her kim Aklla hareket ederse, kendisi iin iste dii eyi bakalar iin de arzu etmelidir. Bunlara bizim nerme 50nin scoliesinde ve baka yerlerde sylediimiz u eyleri de katmaldr ki, Ruhu kuvvetli olan bir insan her eyden nce herkesin tanrsal Tabiatn zorunluluuna bal olduunu ve bundan dolay katlanlamaz ve kt diye grlen her eyin ve ayrca ona ahlaksz, nefret edilecek, haksz ve baya gibi grnen her eyin olaylar bulank, sakat ve kark bir tarzda grmeden ileri geldiini gz nne alr; bu sebepten dolay da her eyden nce eyleri, asl ne halde iseler yle tasarlamaya ve doru bilgiye engel olan kin, fke, haset, alay etme, gurur ve buna benzer daha nceki blm lerde zikrettiimiz baka eyleri uzaklatrmaya alr; bunun sonucu ola rak da, gc yettii kadar dediimiz gibi, iyi olmaya ve sevin iinde bulunmaya alr. imdi insani erdemin hangi noktaya kadar ulatn ve kudretinin ne olduunu bundan sonraki blmde gstereceim.

EK BLM Hayatn doru yneltilmesi zerine olan bu blmde akladm eyler, hepsini birden grebilecek bir tarzda dzenlenmi deildi, daha ok tarafm

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 255

dan dank bir sraya gre kantlanmt ki, orada her hakikatin art arda sonulanmas en kolay bir ekilde yaplyordu. Bunun iin burada onlar toplamaya ve en esasl fasllar halinde zetlerini vermeye karar verdim. Fasl I Btn abalarmz veya arzularmz tabiatmzn zorunluluundan ge lirler; o suretle ki onlar ya yakn nedenleri olmak zere yalnz tabiatlary la, ya da baka fertler olmadan kendi bana upuygun olarak kavranama yan Tabiatn bir ksm olmamz bakmndan bilinebilirler. Fasl II Yalnz tabiatmzla bilinebilecek surette, tabiatmzdan kan Arzular upuygun fikirlerden ibaret gibi tasarlanmas bakmndan Ruha ait olan arzulardr; baka arzulara gelince, onlar eyleri ancak, upuygun olmayan bir tarzda tasarlay bakmndan Ruha nispet edilirler; kuvvetleri ve artlar insann gc ile deil, d eylerin gc ile tanmlanmaldrlar; bundan dolay ilk arzulara doru etkiler, kincilere edilgiler, pasif haller denilir; bir ksm vakaa bizim gcmzn belirtileridir, tekiler ise tersi ne, bizim gszlmzn ve sakatlanm bir bilginin belirtileridir. Fasl III Etkilerimiz, yani insann gc veya akl ile tanmlanan bu arzular, her zaman iyidirler; baka arzular ise kt olduklar kadar da iyi olabilirler. Fasl IV yle ise her eyden nce hayatta Zihni veya Akl gcmz yettii kadar yetkinletirmek faydaldr ve insann yce mutluluu, ya da stn mutluluu (batitude) yalnz bununla kaimdir; nk insann stn mutlu luu kendi kendisinden iten memnun olmasndan baka bir ey deildir. Bu da Tanr hakkndaki sezgili (intuitive) bilgiden doar. Ve zihni yetkin letirmek, olgunlatrmak da Tanry, Tanrnn sfatlarn, onun tabiatnn zorunluluundan ileri gelen etkileri bilmekten baka bir ey deildir. Bunun iin Aklla yneltilen bir insann en son amac, yani btn baka insan lar yneltmeye kendisini vermesine yarayan yce Arzu onu kendi kendi sini upuygun bir surette tasarlamaya ve onun iin ak bilgi objeleri olabi len btn eyleri de upuygun bir surette tasarlamaya gtren Arzudur.

256 ETKA

Fasl V yle ise ak bilgi olmakszn Akla uygun olan hibir hayat yoktur ve eyler ancak insana Ruh hayatndan tat almada yardm ettikleri nispette iyidirler ki, bu Ruh hayat da ak bilgi ile tanmlanr. Tersine, insann Akl yetkinletirmesine ve ona uygun bir hayattan tat almasna engel olan eylere, yalnz bu eylere ise biz ktdrler diyoruz. Fasl VI yle ise mademki insann etker nedeni olduu her ey zorunlu ola rak iyidir, demek ki insanda kt olan her ey yalnz d nedenlerden ileri gelir; demek istiyorum ki insan btn Tabiatn bir paras olmas bakmndan, insan tabiat bu Tabiatn kanunlarna boyun emelidir ve ona hemen hemen sonsuz tarzlarda uymak zorundadr. Fasl VII nsan iin Tabiatn bir paras olmamas ve onun ortak dzenine uyma mas imknszdr. Eer, bununla birlikte, tabiatlar kendisininki ile uyua cak fertler arasnda yaarsa, onun etkisi, ileme gc srf bununla tamam lanr ve beslenir. Fasl VIII Tabiatta bulunan kt olduuna hkmettiimiz her eyi, baka deyile, var olmamza ve Akla uygun bir hayattan tat almamza imkn brakma yacak derecede engel olabileceine hkmettiimiz her eyi, en emin gr nen yoldan uzaklatrmamz doru olur. Tersine, varlmzn korunmas ve Akla uygun bir hayattan tat almamz iin iyi ve faydal olduuna hk mettiimiz her eyi kullanmak zere almamz ve her bakmdan onlardan faydalanmamz yerinde olur; ve mutlak olarak sylenirse, Tabiatn yce Hakkna gre herkesin kendisi iin faydal olmas gerektiine hkmet tiini yapmas doru olur. Fasl IX Bir eyin tabiatyla, ayn trdeki baka fertlerden daha iyi hibir ey uyuamaz; yle ise kendi varlnn korunmas ve akla uygun bir hayat tan tat alnmas iin, Akln ynelttii bir insandan daha faydal hi kim se yoktur. Bundan baka, madem ki tekil eyler arasnda Aklla yneltilmi

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 257

bir insandan daha deerli hibir ey bilmiyoruz, yle ise hi kimse, Akln egemenlii altnda yaayacak tarzda insanlar yetitirmeden daha iyi kendi mahareti ve yetkinliinin deerini gsteremez. Fasl X nsanlar birbirlerine kar Haset, ya da Kinin baz duygulanlarn besledikleri nispette, birbirlerine karttrlar ve bundan dolay da Tabiatn baka fertlerinin gcnden daha byk gleri olduu halde onlardan daha ok korkarlar. Fasl XI Gnller silahla deil, Sevgi ve Yksek gnlllkle yenilirler. Fasl XII nsanlarn, her eyden nce, aralarnda toplumsal mnasebetler ol mas, birbirlerine balanmalar ve iyice yerlemi bir btn tekil edecek tarzda toplanmalar, mutlak olarak en salam dostluu dourabilecek eyleri yapmalar onlara faydaldr. Fasl XIII Fakat bunlar yapmak iin, sanat ve uyanklk gerekmektedir. Gerek ten, insanlar eitlidirler. Akln kurallarna gre yaayanlar ise nadirdir ve bununla birlikte, ou haseti, affetmeden ok, almaya meyillidir. Onlarn hepsini kendilerine vergi olan yaradlla kabul etmek ve duygula nlarn taklit etmeden ekinmek iin, insann kendi kendisine kar zel bir gce ihtiyac vardr. Zaten insanlara, erdemleri retmeden ziyade, onlar sansr etmede, dklklerini aa vurmada, Ruhlar kuvvetlen direcek yerde krma yolunda anlaanlar, kendileri ve bakalar iin kat lanlmaz kimselerdir; bundan dolay sabr gc pek az ve sanki dindarlk tan geliyormu gibi bir gayretle yollarn arm olan kimseler, insanlar arasnda yaamadansa hayvanlar arasnda yaamay daha ok isterler; nitekim ocuklar ve erginler buna benzer bir Ruhla ana babalarnn darl malarna katlanmadklar iin askerlik hizmetine snyorlar; savan zah metlerini, bir bakasnn kontrolsz iktidarn babalarnn azarlamalaryla bir arada olan aile hayatnn tatllklarna tercih ediyorlar ve ana babalarn dan alma amac ile her ne olursa olsun bir yk uysalca kabul ediyorlar.

258 ETKA

Fasl XIV Nitekim insanlar her hususta, ok kere ehvet itahlarna gre ken dilerini ynetiyorlar, halbuki toplum hayatnn zararl olmadan ok, kr l olan daha ok sonular vardr; yle ise eit bir ruhla bu hayatn ac lklarna katlanmal, ahenk ve dostluun kurulmasna gayretle allmal dr. Fasl XV Ahengi douran ey, adaleti, hakll, namusluluu meydana getirir. Gerekten insanlar adaletin inenmesine, haksz olandan baka, baya gibi grnen eye pek g katlanrlar ve Sitenin detlerinin10 tahkir olun masna raz olmazlar. Sevgiyi kazanmak iin, her eyden nce, Dine ve Ahlaka ait olan eyler gerekir; bu konuda nerme 37nin birinci ve ikin ci scoliesine, nerme 46nn scoliesine ve nerme 73n scoliesine bakn. Fasl XVI Ahenk, ayrca iyi niyetli olmayan yani hile kullanan korkuyla da do rulmutur. Bundan baka, korku kt ruhun gszlnden ileri gelir ve akln kullanlmasna ait deildir; dtan bir Ahlak grn varsa da, acmada da ayn sylediimiz eyler bulunur. Fasl XVII nsanlar, hele yaamalar iin zorunlu eyleri elde edecek aralar olma yan kimseler kolayca fethedilirler. Bununla birlikte, skntda bulunan herkesin yardmna komak, tikel bir eyin, bir ferdin kuvvetlerini ve karn ok aar. Servetleri buna pek az yetebilir ve yetilerinin, gleri nin snrll onlarn herkesin dostu olmalarna imkn vermez: yle ise fakirlere bakmak btn toplumun borcudur ve yalnzca kamu faydasna aittir. Fasl XVIII Yaplan iyiliklerin kabul edilmesine, ona kar gsterilecek minnet tarlk kantlarnda bsbtn baka titizlikler gerekir; bu konuda nerme 70in scoliesine, nerme 71in scoliesine bakn.
10) Trenlerinin de denebilir.

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 259

Fasl XIX ehvetten doan sevgi, yani gzellikten doan nesil retme itah ve genel olarak Ruh hrlnden baka bir nedeni olan her sevgi kolayca kine evrilebilir; yeter ki, daha kts, bir eit hezeyan halini almasn, byle bir durumda ahenk deil ahenksizlik (discorde) beslenmi olur (ner me 31, blm IIIn scoliesine bakn). Fasl XX Evlenmeye gelince, eer Bedenlerin birlemesi arzusu yalnz gzellik duygusuyla meydana gelmi deil de ocuklar dourmak, onlar bilgece yetitirmek sevgisi ile ise; bundan baka iki tarafn, yani erkek ve ka dnn sevgilerinin balca nedeni yalnz gzellik deil de i hrl ise, o Aklla uyuur. Fasl XXI Dalkavukluk daha dorusu ho grnme11 de ahengi dourur; fakat kleliin bulamasyla veya kt niyetle! Her eyde birinci olmak isteyen ve olmayan gururlu insan kadar hi kimse, yzne glmek ve ho grn mekle fethedilemez. Fasl XXII Kendini aa grmenin Ahlak ve Dine ait bir yanl grn vardr; her ne kadar kendini aa grme gururun kart ise de, kendini aa gren kimse, bununla birlikte, gururluya ok yakndr (nerme 57nin scoliesine bkz.). Fasl XXIII Utan, bundan baka, ancak gizli kalmamas bakmndan ahenge yar dm eder. te yandan, Utan bir eit Keder olduu iin, Akln kullanl masna ait deildir. Fasl XXIV nsanlara kar evrilen baka keder duygulanlar Adaletin, Hakl ln, Namusluluun, Ahlakn ve Dinin dorudan doruya kartdrlar;
11) Yze glclk.

260 ETKA

gcenmede her ne kadar dtan bir hakllk grn varsa da, ondan herkesin bakasnn fiilleri hakknda hkm vermesine, kendi hakkna veya bakasnn hakkna ait c almasna imkn veren, hayat kural ola cak kanunlar yoktur. Fasl XXV Alak gnlllk (modestie) yani insanlara ho grnme arzusu, Akl onu gerektirdii zaman, Ahlaka irca edilir (nerme 37nin birinci scoliesin de sylemi olduumuz gibi). Fakat, eer onun kk bir duygulantan geliyorsa, alak gnlllk hrstr (ambition), yani ok kere insanlarn sahte ahlk rengi altnda uygunsuzluk ve batan karmalar uyandrmala rna sebep olan bir Arzudur. Vakaa, stn iyilikten ortak olarak tat almak iin her kim tleriyle, ya da hareketleriyle bakalarna yardm etmek isterse, bir disiplinin onun adn tamas iin onlar kendine hayran ederek deil, hele hibir haset vesilesi vererek deil, her eyden nce onlarn Sevgisini kazanmaya alarak yapacaktr. Konumalarnda insanlarn d klklerinden sz etmeden kanacak ve onlarn gszlnden an cak pek ihtiyatla, buna kar insann erdem gcnden ve onu yetkinlie gtrmek iin tutulacak yoldan bol bol sz edecektir; o suretle ki insan lar korku ve nefretle deil yalnz sevin heyecan ile, ellerinden geldii kadar, Akl kurallarna gre yaamaya alacaklardr. Fasl XXVI Biz Tabiatta, Ruhu bize sevin verebilecek ve kendisine dostlukla veya herhangi bir mnasebet tarz ile balanabileceimiz insanlardan baka hibir tekil ey bilmiyoruz; yle ise fayda kural Tabiatta, insanlar dnda bulunan hibir eyi korumamz istemez, fakat bu kurala gre biz bu eyleri kullanlarmz iin saklayabiliriz, yok edebiliriz veya her trl aralarla kullanmza uydurabiliriz. Fasl XXVII D eylerden karlan fayda, onlarn gzlemi ile kazanlm tecrbe ve bilgiden, onlar uratm olduumuz ekil deitirmelerinden baka, balca Bedenin korunmas faydasdr; bu sebepten faydal eyler, her ey den nce, Bedene gda verebilen ve Bedenin btn ksmlarnn kendi ilerini elverili olarak yapabilmesi iin onlar besleyebilenlerdir. Beden

NSANIN KLEL VEYA DUYGULANILARIN KUVVETLER ZERNE 26 1

gerekten birok tarzlarda duygulanmaya ve d eyleri duygulamaya ne kadar elverili ise, Ruh da o kadar dnmeye elverilidir (nerme 38 ve 39). Fakat bu tarzda eyler Tabiatta ok az gibi grnyor; bundan do lay, Bedenleri istenildii gibi beslemek iin trl tabiatta birok gdalar kullanmak gerekir. nsan Bedeni, vakaa, eitli gdalara devaml ihtiyac olan farkl tabiatta pek ok ksmdan meydana gelmitir, ta ki btn Beden, tabiatndan gelebilen her eye ayn derecede yetkili, Ruh da bu nun sonucu olarak birok eyleri kavramaya yetkili olabilsin. Fasl XXVIII Bu gereken eyi elde etmek iin, eer insanlar birbirlerine karlkl yardmda bulunmu olsalard, onlardan birinin kuvveti bu ie yetmeye cekti. Para, kendisiyle gerekten her eyin elde edildii ve zenginliin zeti olan bir alet olmutur, o derecede ki onun hayali genel olarak her eyden ok halkn ruhunda yer tutar; vakaa para fikri neden olarak bir likte bulunan hal kadar byk bir sevin veren bir hal hayal edilemez. Fasl XXIX Bununla birlikte, ihtiya yznden veya hayatn zorunluluklarn kar lamak iin deil, fakat eitli zenginleme sanat rendikleri ve paraya sahip olmaktan eref duyduklar iin para peinde koanlarn hali bir dknlktr. Onlar, detlere uyarak Bedene yemini verirler, fakat Be denin korunmas iin sarf ettikleri mallarndan her parann kaybolmu olduuna inandklar iin, bu yemden de ksmaya alrlar. Parann hakiki kullanl yolunu bilenler ve servetlerini yalnz ihtiyaca gre kurala ko yanlar, az eyle memnun yaarlar. Fasl XXX yle ise Beden ksmlarnn kendi ilerini grmesine yardm eden bu eyler iyi olunca ve insan gcnn Ruh ve Bedenden ibaret olmas ba kmndan Sevin bu gcn tamamlanmas ve artmasyla kaim bulunun ca, insana sevin veren her ey iyidir. Bununla birlikte, eylerin etkisinde ama, gaye bize sevin vermek deildir ve onlarn etki gc bizim faydam za gre dzenlenmi de deildir; en sonra sevin ou kere tamamen zel olarak Bedenin yalnz bir ksmna aittir; bu sebeplerden, akl ve uyanklk ie karmamak artyla, sevin duygulanlarndan bir ounun ve bunun

262 ETKA

sonucu olarak da ondan doan arzularn taknlklar ve ar halleri vardr; buna u ciheti de katarm ki, bir duygulann hkm altnda, bizim iin imdiki halde ho olana birinci yeri veriyoruz ve gelecek eylerin deerlen dirilmesinde byle bir hisse sahip olamyoruz, (nerme 40n scoliesi ile nerme 60n scoliesine bkz.). Fasl XXXI Tersine olarak, yanl inan iyiliin keder getirdiini, ktln sevin veren ey olduunu kabul eder gibi grnyor. Fakat bizim daha nce sylediimiz gibi (nerme 45in scoliesi), benim gszlm ve ekti im zahmetten yalnz haseti bir kimse haz duyabilir. Geri, bizim duydu umuz sevin ne kadar bykse, ykseldiimiz yetkinlik derecesi de o kadar byktr ve bunun sonucu olarak da o kadar Tanrsal bir Tabiata katlrz; ve bizim faydamzn doru anlalmas ile kurallanm olan bir Sevin asla kt otamaz. Tersine, her kim korku ile yneltilmi ise ve ktden kanmak iin iyilik yapyorsa, o kimse Aklla yneltilmemi demektir. Fasl XXXII Fakat insann gc son derecede snrldr ve d nedenlerle sonsuzca almtr; yleyse d eyleri kendi kullanmza gre uyduracak mutlak bir kudretimiz yoktur. Bununla birlikte grevimizi yapm olmann uuru na sahip bulunuyorsak, gcmzn onlardan kanmaya imkn verecek dereceye varmadn biliyorsak ve dzenine bal olduumuz btn Ta biatn bir ksmndan ibaret bulunduumuz fikrini hazr olarak bulundu ruyorsak, karmzn gz nne alnmasnn gerektirdii eylere kart olan vakalara, eit bir ruhta katlanrz. Eer bunu ak ve seik olarak biliyorsak, ak bilgi ile tanmlanan bu ksmmz, yani bizim en iyi ksm mz orada tam bir memnunluk bulacak ve bu memnunlukta devam etmeye alacaktr. Gerekten, bilen kimseler olmamz bakmndan, biz yalnz bizim iin gerekli olan eyi isteriz ve mutlak olarak memnunluu yalnz doruda bulabiliriz; yle ise bunu dosdoru (droitement) bildiimiz nis pette, kendi kendimizin en iyi ksm btn Tabiatn dzeni ile uyuur. DRDNC BLMN SONU

5
Zihin Gc veya nsann Hrl zerine

En sonra, hrriyete veya ona gtren yola ulama tarznn sz konusu olduu Etikann baka bir blmne geiyorum. Orada ben, asl Akln duygulanlara kar ne yapabildiini ve sonra Ruh hrriyeti veya stn mutluluun ne olduunu gstererek Akln gcn inceleyeceim; onunla biz bilgenin g bakmndan bilgisiz insana ne kadar stn olduunu gre ceiz. Zihni kendi yetkinliine ve bu yetkinlie gtren yola doru ilerlet me tarzna gelince, bunlar ve ayrca Bedeni kendi fonksiyonlarn elverili olarak yapabilecei tarzda tetkik etme sanat bu kitaba ait olmayan ey lerdir; bu son soru tbba, tekisi manta aittir. Burada, sylemi olduum gibi, onu yalnz Ruh gc, yani Akl bakmndan tetkik edeceim ve her eyden nce onun duygulanlar azaltmak, onlar yneltmek iin bu duy gulanlar zerinde ne kadar egemenlii olduu ve ne trl bir egemenlii olduunu gstereceim. Bizim geri onlar zerinde, daha nce gstermi olduum gibi, mutlak bir egemenliimiz yoktur. Stoallar, gerekten, onla rn mutlak olarak bizim irademize bal olduu ve onlara mutlak olarak emredebileceimizi zannettiler. Kendi ilkeleri deil, deneyin bu bakmdan ileri srd itirazlar duygulanlar azaltmak ve yneltmek iin sabrl bir egzersiz ve uzun bir incelemenin gerektiini kabul etmeye onlar zorla mtr. Onlardan birisi, eer anlarm1 beni aldatmyorsa, iki kpek rnei
1) Hatralarm.

264 ETKA

ile bunu gstermeye almtr ki, bu kpeklerden biri ev kpei, teki av kpeidir; bu zat diyor ki, egzersiz ile ev kpei avlanmaya altrlabilir, av kpei ise, tersine, yine egzersizle tavanlar kovalamaktan vazgeirti lebilir. Bu san Descartesta byk rabet bulacakt. nk o Ruh ya da Dncenin, balca, beynin bir ksmnda yani pinale denilen kk guddede yerlemi olduunu kabul ediyor; bu gudde yardmyla Ruh, Be dende uyandrlm btn hareketlerin ve d objelerin duyumunu alr ve kendi istedii iin eitli ynlere doru onu hareket ettirebilir. Bu kk gudde ona gre beynin ortasnda o suretle asldr ki hayvani ruhlarn2 en kk hareketi ile kmldayabilir. Ayrca, beynin ortasna asl olan bu gudde, onun iin hayvani ruhlardan ne kadar eitli darbelere urarsa o kadar eitli durumlar alr ve bundan baka hayvani ruhlar ona doru iten ne kadar eitte d obje varsa o kadar eitte izler alr; bylece, eer gudde sonradan onu farkl olarak kmldatan Ruhun iradesiyle, farkl ola rak harekete geen hayvani ruhlarn etkisi altnda nceden alm olduu u veya bu durumu alm bulunursa, gudde ayn durumu ald zaman itilmi olduu ayn tarzda onlar itecek ve yneltecektir. Bundan baka Ruhun her iradesi Tabiat tarafndan guddenin belirli bir hareketi ile birletirilmi tir. Diyelim, uzaktaki bir objeye bakma iradesine sahipsek, bu irade gz kapaklarnn almas eklinde meydana kacaktr; fakat eer yalnz gz kapann almas gerektii dncesine sahip isek, onun iradesinin ol mas hibir ie yaramayacaktr. nk, Tabiat hayvani ruhlar grme sinirine doru gz kapan amak veya bzmek iin elverili bir tarzda itmeye yarayan gudde hareketini onu gelitirmek, amak ya da bzmek iradesine balamamtr, fakat yalnz uzak ve yakn objelere bakmak irade sine balamtr. En sonra, pinale guddenin her hareketi Tabiat tarafn dan, tekil ettiimiz dnceler arasndaki filn tekil dnceye hayatn banda balanm grnyorsa, bunun birlikte, yeti kazanma (Habitude) gc yardmyla3 bakalarna da balanabilir; Ruhun duygulanlarna dair birinci blmn 50nci maddesinde bunu kantlamaya altk. Buradan

2) Esprits animaux. Burada Ame ve esprit kelimelerinin ruh diye evrilmesinden doan glk grlyor. 3) Bu kelimeyi (habitude) kendisinden ok farkl olan alkanlk (accoutumance) kelimesin den ayrmak iin imdiye kadar kullanlmayan yeti kazanma kelimesiyle karlyoruz. Birincisi insanlara vergi stn bir yeti olduu halde, ikincisi btn canllar ve insanlarda ortak genel ve daha ilkel bir yetidir.

ZHN GC VEYA NSANIN HRL ZERNE 265

u sonu kar ki hibir Ruh, ne kadar zayf olursa olsun, iyi bir yneltme ile edilgiler zerinde mutlak bir g kazanmaya yetkisiz deildir. Onlar vakaa, kendi tanmna gre, yalnzca kendisine nispet edilen ve nota bene zihinlerin bir hareketi ile meydana getirilmi, tutulmu ve kuvvetlendiril mi olan Ruhun (me) alglar, duygular (sentiment) ya da heyecanlardrlar (Ruhun pasif halleri, blm I, madde 27ye bkz.). Fakat madem ki irade ye guddenin herhangi bir hareketini ve bunun sonucu olarak da ruhlarn herhangi bir hareketini balayabiliyoruz ve iradenin gerektirilmesi yalnz bizim gcmze bal bulunuyor; irademizi hayatmzn etkilerini ynelt mek istediimiz zaman kullandmz metin ve emin hkmler ile gerekti rirsek ve bu hkmlere sahip olmak istediimiz pasif hallerin hareketle rini balarsak, edilgilerimiz zerinde mutlak bir egemenlik kazanacaz. Kendi szlerine gre tasvir edebildiimiz kadar, bu ok nl adamn gr tarz ite budur ve eer gr daha ince olmu olsayd, bu fikirlerin by le bir kimseden kacana inanmazdm. Hakikatte bir filozofun, her eyi ancak kendiliklerinden bilinen ilkelerden sonulamaya metin olarak karar verdikten, ak ve seik olarak kavradklarndan bakasn olumlama dktan sonra, karanlk eyleri gayb niteliklerle aklamak istedikleri iin Skolastikleri sk sk tenkit ettikten sonra, her trl gayb grten4 daha ok gayb olan bir hipotez kabul etmesine amadan kendimi alamyo rum. Ruhla Bedenin birliinden ne anlyorum diye dnyorum. Uzamn kk bir parasna skca bal olan bir dncede ak ve seik gr olarak ne vardr? sterim ki o bu birlii yakn nedeni ile aklam olsun. Fakat o Ruhu Bedenden ayr seik diye tasarlamtr, o suretle ki ne bu birlikte ne de asl Ruhta hibir tekil neden gsteremezdi. Fakat, onun btn evrenin nedenine, yani Tanrya bavurmas gerekli idi. Bundan baka Ruhun bu pineale guddeye ne dereceye kadar hareket verebildiini ve ne kadar kuvvetle onu askda tutabildiini bilmek isterdim. Ben vakaa bu guddenin Ruh tarafndan buradan uraya hayvani ruhlarla daha hzl kmldatlabildiini ve metin hkmleri skca baladmz edilgilerinin cisme ait nedenlerle zlp zlmeyeceklerini bilmiyorum; buradan u sonu kar ki, metinlikle tehlikelere kar koymaya kalkldktan sonra
4) Spinoza burada occulte kelimesini kullanyor. Bizde buna eskiden gayb ilimler deni yordu. Fakat gayb deyince genel olarak bilinen bilim metotlar dnda, sr lemine nfuz iin var olduuna inanlan nfuz tarzlar anlalrd: Nirenct, tlsm vb. gibi. Fakat burada Spinoza kelimeyi daha dar bir anlamda alyor ve akld anlamnda kullanyor.

266 ETKA

ve cret hareketlerinin kararna, tehlikenin grlmesine balandktan sonra, gudde Ruhun yalnzca kamay dnebildii bir durum, bir tavr alm olsun ve phesiz orada iradeyle hareket arasnda hibir ortak l bulunmad iin, Ruhun gc (ya da kuvvetleri) ile Bedenin gc arasn da da hi karlatrma yoktur; bunun sonucu olarak Bedenin kuvvetleri Ruhun kuvvetleriyle yneltilemezler. Buna u ciheti de katnz ki, bura dan uraya bu kadar kolaylkla, bunca tarzlarda kmldayabilecek gibi beynin ortasnda bulunan ve btn sinirlerin beyin boluklarna kadar uzanmadklar bir gudde bo yere aranyor. En sonra Descartesin irade ve hrriyeti hakknda btn olumlad eyleri bir yana brakyorum, nk bunlarn yanlln bol bol ve yeteri kadar gstermitim. yle ise Ruhun gc, daha yukarda sylediim gibi, yalnz kendisinde bulunan bilim ile tanmland iin, duygulanlarn devalarn, zannederim hep tecrbe edilmi olan fakat dikkatle gzlemlenmi olmayan ve seik ola rak grlmeyen bu devalar yalnz Ruhun bilgisi ile gerektireceiz ve onun yce mutluluuna ait her eyi buradan sonulayacaz. Aksiyomlar 1. Eer ayn sjede iki kart etki uyandrlm ise, birinde ve tekisinde ya da yalnz ikisinden birinde onlar birbirinin kart olmaktan kncaya kadar zorunlu olarak bir deime olur. 2. Bir eserin gc kendi nedeninin gc ile tanmlanr. Onun z nedeninin z ile akland ya da tanmland nispette! (Bu aksiyom nerme 7, Blm III ile besbellidir). nerme I eylerin dnceleri ve fikirleri ruhta dzenlenmi ve zincirlenmilerdir. Bedenin duygulanlar yani eylerin hayalleri bununla ballam olarak (corrlatif) Bedende dzenlenmi ve zincirlenmi, birbirine balanmtr. Kantlama Fikirlerin dzen ve balants eylerin dzen ve balantsnn ayndr (nerme 7, blm II) ve buna karlk eylerin dzen ve balants fikir lerin dzen ve balantsnn ayndr (nerme 6 ve 7, blm IInin ner me sonucu). yle ise, Ruhta fikirlerin dzen ve balants nasl Bedenin duygulanlarnn dzen ve zincirlemesine gre kurallanyorsa, (nerme

ZHN GC VEYA NSANIN HRL ZERNE 267

18, blm II) nitekim buna karlk, (nerme 2, blm III) Bedenin duy gulanlarnn dzen ve balants da Ruhta eylerin dnce ve fikirleri nin dzen ve balantsna gre kurallanr. nerme II Eer Ruhun bir heyecann ya da bir duygulann bir d nedenin dncesinden ayryorsak ve onu baka dncelere balyorsak, d ne dene ait Sevgi ve Kin yok olmutur. Nitekim bu duygulanlardan doan Ruhun dalgalanlar da yok olmutur. Kantlama Gerekten Sevgi ve Kinin eklini meydana getiren ey, bir d nedenin fikri ile birlikte bulunan Sevin veya Kederdir: (duygulanlarn 6 ve 7nci tanm). Bu fikir kaldrlnca, Sevgi ve Kinin ekli de kaldrlm olur ve bylece bu duygulanlar ve onlardan doan duygulanlar yok olur. nerme III Edilgi olan bir duygulan, onun hakknda ak ve seik bir fikir edi nir edinmez, bir edilgi, bir pasif hal olmaktan kar. Kantlama Edilgi olan bir duygulan bulank bir fikirdir (duygulanlarn genel tanm). Eer yle ise bu duygulantan ak ve seik bir fikir tekil eder sek, bu fikirle asl duygulan arasnda, yalnz Ruha nispet edilmesi bak mndan, ancak bir sebep (raison) ayrl olacaktr (nerme 21, blm II, scoliesi ile birlikte); bylece (nerme 3, blm III), duygulan bir edilgi olmaktan kacaktr. nerme Sonucu Bir duygulan bizce ne kadar iyi bilinirse bu duygulan o kadar az bizim gcmzdedir ve Ruh onun etkisinde o kadar az kalr, o kadar az edilgin olur. nerme IV Hakknda ak ve seik bir kavram tekil edemediimiz hibir Beden duygulan yoktur.

268 ETKA

Kantlama Btn eylerde ortak olan ey ancak upuygun bir tarzda tasarlanabilir (nerme 38, blm III); bundan dolay (nerme 12 ve lemma 2, nerme 13 un scoliesinden sonra, blm II) hakknda ak ve seik bir kavram tekil edemediimiz hibir beden duygulan yoktur. nerme Sonucu Buradan u sonu kar ki, hakknda ak ve seik bir kavram tekil edemediimiz Ruhun hibir duygulan yoktur. Ruhun bir duygulan vakaa bedenin bir duygulannn fikridir (duygulanlarn gelen tanm) ve bunun sonucu olarak (nceki nerme), ak ve seik bir kavram ier melidir. Scolie Kendisinden bir eser kmayan hibir ey bulunmad (nerme 36, blm I) ve bizde upuygun olan bir fikirden kan her eyi ak ve seik olarak bildiimiz iin (nerme 40, blm II), buradan u sonu kar ki, herkeste kendi kendisini ve duygulanlarn mutlak deilse de, hi ol mazsa ksmen, ak ve seik olarak bilme gc vardr. Ve bunun sonucu olarak ondan daha az etkilenilir. Bu noktada biz balca her duygulan mmkn olduu kadar ak ve seik olarak bilmeye almalyz, o suret le ki Ruh her duygulanla ak ve seik olarak idrak ettiini dnme zorunda bulunsun ki, orada Ruh tam bir memnunluk ve doyum5 bulsun ve bylece asl duygulan da bir d nedenin dncesinden ayrlsn ve doru dncelere balanm bulunsun; bu suretle yalnz Sevgi, Kin vb. Teri yok olmayacak (nerme 2), ayn zamanda itah da yok olacaktr. Genel olarak bu duygulantan doan arzularn an halleri olmayacaktr (nerme 61, blm IV). nk her eyden nce kaydetmek gerekir ki insana ayn zamanda hem aktif hem pasif, hem etkin hem edilgin denil mesine sebep olan ayn itahtr. Biz rneini gsterdik ki, insan tabia tnn yatknl (disposition) dolaysyla herkes bakalarnn kendi yaradlna gre yaamalarn arzu eder (nerme 31, blm IIIn sco liesi) ; Akl ile yneltilen bir insanda, bu itah hret hrs (ambition) ad verilen bir edilgidir ve gururdan asla farkl deildir; tersine Akln emirle
5) Tatmin (satisfaction).

ZHN GC VEYA NSANIN HRL ZERNE 269

rine gre yaayan bir insanda bu bir etkidir, yani ahlakllk denen bir erdemdir (nerme 37, blm IVn birinci scoliesi ve ayn nermenin 2nci kantlamas). Ve bu tarzda btn itahlar veya arzular, yalnz upuy gun olmayan fikirlerden domalar bakmndan edilgilerdir; ve ayn arzu, upuygun fikirler tarafndan uyandrldklar veya dorulduklar zaman erdem gibi grlmlerdir. Vakaa, bizim bir eyi yapmamz bakmndan gerektirilmi olduumuz btn arzular da, upuygun fikirlerden doduk lar gibi upuygun olmayan fikirlerden de doabilirler (nerme 59, blm IV). Bu konu dna ktm bu blmden tekrar asl konuma dnmek iin, doru bilgileriyle kaim olan duygulanlara kar bu devadan baka, bizim gcmzdekinden daha yetkin hibir ey tasarlanamaz, nk dnmek ve upuygun fikirler tekil etmek gcnden baka Ruhun bir gc yoktur (nerme 3, blm III). Nitekim biz bunu nceki nermede gsterdik. nerme V Bizim zorunlu, mmkn veya zorunsuz olarak deil, sadece hayal ettii miz bir ey iin olan duygulan, btn eit artlar altnda, mmkn olan en byk duygulantr. Kantlama Hr olduunu hayal ettiimiz bir ey hakkndaki bir duygulan, zo runlu bir ey iin olan duygulantan daha byktr (nerme 49, blm III) ve bunun sonucu olarak da bizim mmkn, ya da zorunsuz olarak hayal ettiimiz duygulantan daha byktr (nerme 11, blm IV). Fakat bir eyi hr diye hayal etmek bir eyi sadece hayal etmekten baka bir ey deildir, halbuki bir eser meydana getirmek iin gerektirilmi olan nedenleri bilmiyoruz (nerme 35, blm IInin scoliesinde gstermi oldu umuz ey dolaysyla); yle ise bizim sadece hayal ettiimiz bir ey hakkn daki bir duygulan, eit artlar altnda, zorunlu, mmkn, ya da zorun suz bir ey hakkndaki duygulantan daha byktr ve bunun sonucu olarak o mmkn olan en byk duygulantr. nerme VI Ruh her eyi ne kadar zorunlu olarak bilirse onun duygulanlar ze rinde o kadar byk gc vardr, yani onlardan o kadar az edilgin olur.

270 ETKA

Kantlama Ruh her eyin zorunlu olduunu (nerme 29, blm I) ve sonsuz bir nedenler balants ile bir eser meydana getirmek ve var olmak iin ge rektirildiini (nerme 28, blm I) bilir; bu da (nceki nerme), eyler hakkndaki bilgisiyle orantl olarak, Ruhun duygulanlarndan daha az edilgin olmasna ve asl eylerden daha az duygulanmasna sebep olur. Scolie eylerin zorunlu olduklar hakkndaki bu bilgi ne kadar tekil eylere ait ise ve bu tekil eyler ne kadar seik iseler ve canl olarak hayal edilmi lerse, Ruhun duygulan zerindeki gc de o kadar byktr: tecrbenin kendisi de bunu gsterir. Biz vakaa diyelim ki bir maln (bien) kaybolma snn sebep olduu kederin onu kaybederken bu maln hibir arala koru namayacan gz nne almamzla yumuadn gryoruz. Nitekim g ryoruz ki hi kimse konumay, yrmeyi, dnmeyi bilmedii ve yl larca hemen uursuz olarak yaad iin bir ocua acmaz. Eer tersine, biroklar ergin yata doduu halde u veya bu kimse ocuk olarak do sayd, o zaman herkes ocuklara acyacakt. nk o zaman herkes o cuklua tabii ve zorunlu bir ey gibi deil, fakat Tabiatn dkl, ya da gnah gz ile bakt iin, onlara acyacakt ve biz bu suretle birok gzlemler yapabileceiz. nerme VII Kk Akldan gelen, ya da Akl tarafndan uyandrlan duygulanlar, zaman gz nne alnacak olursa, hazr deilmi gibi grlen tekil eylere nispet edilenlerden daha gldr. Kantlama Bize bir eyi hayal ettiren duygulanlar yznden deil, fakat Beden bu eyin varln ortadan kaldran baka bir duygulana sahip olduu iin, onu hazr deilmi gibi gz nne alrz (nerme 17, blm II). Bunun iin hazr bulunmam gibi grlen bu eye nispet ettiimiz duygulan baka etkilere ve insan gcne stn olacak bir tabiatta deildir (Bu konuda nerme 6, blm IVe bkz.); fakat tersine, d nedenin varln kaldran duygulanlarla azaltlabilecek bir tabiattadr (nerme 9, blm IV). Hal buki, kk Akldan gelen bir duygulan zorunlu olarak eylerin ortak

ZHN GC VEYA NSANIN HRL ZERNE 271

zeliklerine aittir (nerme 40, blm IInin ikinci scoliesinde akln tanm na bkz.), ki biz onu her zaman hazrm gibi grrz. Geri orada hazr bulunan varl hibir ey kaldramaz ve biz onu her zaman ayn tarzda hayal ederiz (nerme 38, blm II). Bunun iin byle bir duygulan daima ayn kalr ve bunun sonucu olarak ona kart olan ve asla onun d neden leriyle beslenmi olmayan duygulanlar artk kart olmayacak hale ge linceye kadar gittike daha ok ona almalar gerekir; ve bundan dolay, kk Akldan gelen bir duygulan daha gldr. nerme VIII Ayn zamanda bir duygulan uyandrmaya yardm eden nedenler ne kadar ok ise duygulan o kadar byktr. Kantlama Birok nedenler birlikte olunca teker teker olduklarndan daha kuv vetli olabilirler (nerme 7, blm III): bu yzden (nerme 5, blm IV), bir duygulan ayn zamanda uyandran nedenler ne kadar oksa, o duy gulan o kadar kuvvetlidir. Scolie Bu nerme de aksiyom 2 ile apak grlr. nerme IX Ruhun ayn zamanda duygulandn grd birok nedenlere bal bir duygulan tek bir nedene veya birincidekinden daha az nedene bal olan ayn byklkteki baka bir duygulantan daha az zararldr, ondan daha az edilgin olur ve her zel neden dolaysyla biz daha az duygu lanrz. Kantlama Bir duygulan ancak Ruhun dnmesine engel olmas bakmndan kt veya zararldr (nerme 26 ve 27, blm IV). Bundan dolay, Ruhun ayn zamanda birok objeleri gz nne almasn gerektiren bir duygulan, bakalarn dnemeyecek gibi tek bir objeye veya az sayda objeye Ruhu balayan birinci duygulan kadar byk baka bir duygulantan daha az zararldr; kantlanmas gereken birinci nokta bu idi. Bundan baka, Ru

272 ETKA

hun z yani gc (nerme 7, blm III), yalnz dnceden ibaret oldu u iin (nerme 11, blm II), birok objeleri gz nne almasna sebep olan duygulantan ok, tek bir objeyi ya da birinciden daha az sayda objeleri gz nne alacak surette Ruhu kaplayan bir duygulantan edil gin olur, ikinci nokta da bu idi. En sonra bir duygulan (nerme 48, blm III), birok d nedenlere nispet edilirken, o nedenler teker teker her birinde daha az bulunur. nerme X Tabiatmza kart olan duygulanlarn hkm altnda bulunmadmz mddete, Bedenin duygularn zihin iin geerlii olan bir dzene gre sralama ve zincirleme gcmz vardr. Kantlama Tabiatmza kart olan, yani (nerme 30, blm IV), kt olan duy gulanlar, Ruhu bilmeden alkoyduklar nispette ktdrler (nerme 26, blm IV). yle ise tabiatmza kar olan duygulanlarn hkm altn da bulunmadmz mddete, tabiatyla bilmeye alan Ruhun gc al konulmu deildir. Bu demektir ki o kadar da ak ve seik fikirleri tekil etme ve onlar birbirlerinden sonulama gc vardr (nerme 40n 2nci scoliesi ve 47, blm IInin scoliesi) ve bunun sonucu olarak (nerme I), o kadar da zihin iin geerlii olan bir dzene gre Bedenin duygulan larn dzenleme ve zincirleme gcmz vardr. Scolie Bedenin duygulanlarn bu doru olarak dzenlemek ve zincirlemek gc ile biz bu suretle kolay kolay kt davranlardan duygulanmamay salayabiliriz. nk, (nerme 7) zihin iin geerlii olan bir dzene gre dzenlenmi ve zincirlenmi duygulanlar azaltmak iin, bulank ve kesinsiz duygulanlar iin gerektiinden ok daha byk bir kuvvete ihtiya vardr. yle ise, duygulanlarmz hakknda yetkin bir bilgimiz olmadka yapabileceimiz en iyi ey, doru bir hayat tarzn, baka deyile hareket tarzmzn emin ilkelerini dnmek, onlar hafzamza naketmek ve hayatta sk sk rastladmz hayal gcmzn geni lde duygulana ca tarzda gzmz nnde daima hazr bulunan zel eylere onlar bir teviye tatbik etmektir. Biz, diyelim, hayat kurallar arasnda Kinin (nerme

ZHN GC VEYA NSANIN HRL ZERNE 273

46, blm IV ve scoliesi ile birlikte), Sevgi ve Yksek gnlllkle yenil mesi, yoksa karlk olan bir kinle denmemesi gerektii kuraln koymu tuk. Faydal olduu zaman daima hazr olacak bir Akl dsturuna sahip olmak iin, ou kere insanlarn ortak olarak uradklar hareketleri d nmek ve onlar zerinde inceden inceye dnceye dalmak, nitekim onlar yksek gnlllkle mmkn olduu kadar en iyi ekilde uzaklatr mak gerekir. O suretle ki, geri biz hakaretin hayalini bu kuraln hayal gcne balayacaz ve o hayal gc bize bir hakaret yapld zaman daima kendini gstermeden geri kalmayacaktr (nerme 18, blm II). Eer hakiki karmz karlkl bir dostluu meydana getiren iyiliin ve ortak bir toplumun dnlmesi olsayd; eer ayrca stn bir i memnun luunun doru bir hayat gidiinden doduunu (nerme 52, blm IV) ve baka varlklar gibi insanlarn da Tabiat zorunluluu ile hareket ettik lerini gz nnden uzak bulundurmam olsaydk, o zaman hakaret, yani genel olarak ondan doan Kin, hayal gcnde pek byk bir yer kaplard ve kolaylkla alm olurdu; yahut da eer en ar hakaretlerden genel olarak doan fke o kadar kolayca almam idiyse, o zaman o Ruhun dalgalanlarndan ayr olmamakla birlikte, bu ince dnceyle ruhu muzun kaplanm olduundan ok daha az bir zaman sresinde meydana gelecekti. Bunlar 6, 7, 8inci nermelerde gsterdik. Nitekim, korkuyu ortadan kaldrmak iin Ruh metinliini kullanmay dnmek gerekir; hayatn ortak tehlikelerini gzden geirmek ve zihin canll, Ruh kuv veti ile onlarn en iyi ekilde nasl ortadan kaldrlacan hayal etmek gerekir. Fakat unu da kaydetmek gerekir ki, dncelerimizi ve hayalle rimizi dzenlerken (nerme 63, blm IVn nerme sonucu ve nerme 59, blm III), bir Sevin duygulan ile etkimizin gerektirilmi olmas iin bizim her zaman her eyde iyi olan ciheti gz nne almamz gerekir. Eer, diyelim ki, birisi an ve erefe kendini fazla kaptrdn grecek olursa, bu erefin nasl iyi kullanlabilecei ve sonunda bu cihetin gz nne alnmas suretiyle, erefin ktye kullanlmasyla deil, fakat kazan ma aralaryla onun aranmas gerektii ve bylece insanlarn kararszlk larn olduu kadar vnmelerini veya hi kimsenin znt duymadan dnemedii bu tarzda daha baka eyleri dnsn; byle dncelerle geri en haris insanlar bile hrs duyduklar an ve ne ulama umudunu kestikleri zaman kendilerini en ok azaba kaptrrlar ve fkeden kpr dkleri srada bilge gibi grnmek isterler. yle ise an ve nn ktye

274 ETKA

kullanlmasndan ve dnyann boluundan en ok sz eden bu kimsele rin an ve erefi en ok isteyenler olduunda phe yoktur. Zaten bu hal haris kimselere vergi deildir, fakat talih kendilerine daima ters giden ve ilerinden gsz olan btn insanlarda ortaktr. Nitekim pinti de fakir olduu zaman parann ktye kullanlmasndan ve zenginlerin dklk lerinden biteviye sz eder. Bu halin onu kzdrmadan ve yalnz kendi fakirliini deil bakasnn zenginliini de kt grdn bakalarna gstermeden baka bir eseri yoktur. Nitekim metresleri tarafndan kt karlananlar, kadnlarn kararszlndan, kalplerinin sahteliinden olduu kadar, halk arksnn syledii gibi kadn dklklerinden baka hibir ey dnmezler; ve metresleri onlar yeniden iyi karlar karlamaz bu sylediklerini hemen unuturlar. Her kim duygulanlarn ve itahlarn yalnz hrriyet sevgisiyle yneltmeye alrsa, gc yettii kadar erdem leri ve onlarn nedenlerini bilmeye, onlarn doru bilgisinden doan geli menin tam olgunluuna kendini brakmaya; fakat hibir zaman insanlarn ktlklerini gz nne almamaya, insanl alaltmaya, sahte bir hr riyet grn ile gelimemeye alacaktr. Her kim bu kural dikkatle gzleyecek (ki, bu g deildir) ve ona gre yaamaya kendini altracak olursa, phe yok ksa bir zamanda hareketlerini, etkilerini Akln emri ne gre yneltecektir. nerme XI Karlnda bir hayal bulunan eyler ne kadar oksa, bu hayal o ka dar sk grnr, yani o kadar uzun zaman canl olur ve zihni o kadar ok kaplar. Kantlama Geri kendilerine bir hayal ya da bir duygulan nispet edilen eyler ne kadar oksa, bu hayali uyandran veya besleyen nedenler de o kadar oktur (hipotez gereince). Ruh duygulan dolaysyla bu nedenleri ayn zamanda gz nne alr; ve bylece duygulan da o kadar sk olur, yani o nispette sk sk canl olur ve (nerme 8), Ruhu o kadar fazla kaplar. nerme XII eylerin hayalleri, baka eylerden ziyade ak ve seik olarak bilinen eylere upuygun olan hayallerle daha kolay birleirler.

ZHN GC VEYA NSANIN HRL ZERNE 275

Kantlama Ak ve seik olarak bilmen eyler ya eylerin ortak zelikleridir, ya da ondan sonulanan eydir (nerme 40, blm IInin ikinci scoliesinde akln tanmna bkz.) ve bundan dolay da (nceki nerme), ou kere tarafmzdan hayal edilmilerdir; yle ise baka objeleri gz nne al dmz zaman, bu bakalarn gz nne almaktansa, ayn zamanda bili nen eyleri gz nne almak bizim iin daha kolay olacaktr ve bunun sonucu olarak (nerme 18, blm II) bakalarndan ok bu bilinen objeleri baka objelere balamak daha kolay olacaktr. nerme XIII Kendisine bir hayal balanan eyler ne kadar oksa, o hayal o kadar canl olur. Kantlama Gerekten kendisine bir hayal bal olan eyler ne kadar oksa (ner me 18, blm II) onu uyandracak nedenleri o kadar oktur. nerme XIV Ruh, Bedenin btn duygulanlarn, yani eylerin btn hayallerini Tanr fikrine uygun olacak surette bilir. Kantlama Ruhun ak ve seik bir kavram tekil edemeyecei Bedenin hibir duygulan yoktur (nerme 4); yle ise o (nerme 15, blm I) her ey Tanr fikrine upuygun olacak tarzda meydana gelir. nerme XV Her kim kendisini, kendi duygulanlarn ak ve seik olarak bilirse Tanry sever ve kendisini ne kadar iyi bilirse, duygulanlarn ne kadar iyi bilirse Tanry da o kadar iyi bilir. Kantlama Her kim kendisini ve kendi duygulanlarn ak ve seik olarak bilirse, Sevin indendir (nerme 53, blm III) ve bu Tanr fikrinin birlikte bu lunmasyla olur (nceki nerme); ve bundan dolay (duygulanlarn 6nc

276 ETKA

tanm), o Tanry sever ve ayn sebepten dolay, kendisini ne kadar iyi bilirse, duygulanlarn ne kadar iyi bilirse, Tanry da o kadar ok sever. nerme XVI Tanrya kar Sevgi Ruhta en byk yeri almaldr. Kantlama Bu sevgi, gerekten, Bedenin btn duygulanlarna baldr (nerme 14) ve hepsi tarafndan beslenmitir (nerme 15); bundan dolay (ner me 11), Ruhta en byk yeri almaldr. nerme XVII Tanrnn hibir edilgisi, pasif hali yoktur, o hibir sevin ve keder duygulan duymaz. Kantlama Tanrya nispet edilmeleri bakmndan btn fikirler dorudur (nerme 32, blm II), yani (tanm 4, blm II) upuygundur; ve bylece, (duygula nlarn genel tanm), Tanrnn edilgisi, pasif hali yoktur. Bundan baka, Tanr ne daha yksek bir yetkinlik, ne de daha aa veya daha az bir yetkinlie geebilir (nerme 20, blm Iin ikinci nerme sonucu), bun dan dolay da (duygulanlarn 2 ve 3nc tanm) o hibir sevin ya da keder duygulan duymaz. nerme sonucu Tanrnn, tam tabiriyle, hi kimseye kar ne Sevgisi ne Kini vardr. nk Tanr (nceki nerme), hibir sevin ve keder duygulan duymaz ve bunun sonucu olarak (duygulanlarn 6 ve 7nci tanmlar), hi kim seye kar kini ve sevgisi yoktur. nerme XVIII Hi kimse Tanrya kar kin besleyemez. Kantlama Bizde bulunan Tanr fikri upuygun ve yetkindir (nerme 46,47, blm II), bundan dolay Tanry dnmemiz nispetinde biz etkiniz (nerme 3

ZHN GC VEYA NSANIN HRL ZERNE 277

blm II), bunun sonucu olarak (nerme 59, blm III), Tanr fikri ile birlikte bulunan keder olamaz, yani (duygulanlarn 7nci tanm); hi kimse Tanrya kar kin besleyemez. nerme Sonucu Tanrya kar sevgi kine evrilemez. Scolie Biz Tanry her eyin nedeni olarak tasarladmz zaman, itiraz edile bilir ve bununla Tanry kederin de nedeni diye grdmz sylenebi lir. Ben buna yle cevap veririm ki: kederin nedenlerini bildiimiz nis pette, keder bir edilgi olmaktan kar, yani (nerme 59, blm III), bir keder olmaktan kar, (nerme 3) ve bylece Tanrnn kederin nedeni olduunu bildiimiz nispette biz sevinteyiz. nerme XIX Her kim Tanry severse, Tanrnn da, onu sevmesi iin aba yapamaz. Kantlama Eer bir insan byle bir aba yapabilseydi, o halde (17nci nermenin nerme sonucu), onu seven Tanrnn Tanr olmamasn isteyecekti ve bunun sonucu olarak (nerme 19, blm III), kederlenmi olmasn isteye cekti ki: (nerme 28, blm III), bu da samadr. yle ise her kim Tan ry severse, vb. nerme XX Tanrya kar bu sevgi ne bir haset duygulan ile, ne bir kskanlk duygulan ile bozulabilir; fakat biz ayn sevgi ba ile Tanrya bal ne kadar insan hayal edersek, bu sevgi de o kadar ok beslenir. Kantlama Tanrya kar bu sevgi akln emrine gre arzu edebileceimiz yce iyi liktir (nerme 28, blm IV), herkeste ortaktr: (nerme 36, blm IV) ve biz herkesin ondan faydalanmasn isteriz (nerme 37, blm IV); ve bylece (duygulanlarn 23nc tanm), ne bir haset ne de (nerme 18, nerme 35, blm III'n scoliesindeki kskanln tanm) bir kskanlk

278 ETKA

duygulan ile kirlenebilir; fakat tersine (nerme 31, blm III) ondan ne kadar ok insann faydalandn hayal edersek onun o kadar ok beslenmesi gerekir. Scolie Biz ayn tarzda bu sevgiye dorudan doruya kart olan ve kendisiyle bu sevginin yok edilebilecei hibir duygulan olmadn gsterebiliriz ve buradan u sonu kar ki, Tanrya kar bu Sevgi duygulanlarn en sabitidir ve Bedene nispet edilmesi bakmndan o ancak Bedenle birlikte yok edilebilir. Sonradan onun yalnz Ruha nispet edilmesi bakmndan hangi tabiatta olduunu greceiz. nceki nermelerde duygulanlara kar btn devalar, kendi bana gz nne alnan Ruhun onlara kar btn yapabileceklerini topladm; bu suretle grlyor ki Ruhun duygulanlar zerinde gc unlardan ibarettir: 1. Asl duygulanlarn bilinmesinde (bunun iin nerme 4n sco liesine bkz.) 2. Bulank olarak hayal ettiimiz bir d nedenin dncesinden duy gulanlar ayrmas bakmndan (bunun iin nerme 2 ile nerme 4n ayn scoliesine bkz.). 3. Bildiimiz eylere nispet edilen duygulanlarn, haklarnda ancak bulank ve sakat bir fikrimiz olan eylere nispet edilen duygulan lar atklar zamanda (nerme 7ye bkz.). 4- eylerin ortak zeliklerine veya Tanrya nispet edilen duygulanla rn beslendikleri byk sayda nedenlerde (nerme 9 ve 11). 5. En sonra Ruhun duygulanlarn birbirleriyle dzene koyduu ve zincirledii dzende (nerme 10unscoliesinde, bundan baka ner me 12, 13 ve 14e bkz.). Fakat ruhun duygulanlar zerindeki bu gcn daha iyi grmek iin her eyden nce kaydetmemiz gerekir ki, bir insann duygulann baka birisinin duygulan ile karlatrdmz ve birisinin tekinden daha fazla ayn duygulann hkm altnda bulunduunu grdmz zaman, o duygulana byk adn veriyoruz; ya da ayn insann duygula nlarn birbirleriyle karlatrdmz ve o kimsenin bunlardan birinden

ZHN GC VEYA NSANIN HRL ZERNE 279

tekilerden daha ok duygulanm ya da etki alm olduunu grdmz zaman da ona byk diyoruz. nk (nerme 5, blm IV) herhangi bir duygulann kuvveti bizimki ile karlatrlan d nedenin gc ile tanm lanr, onun gszl veya edilgisi ise yalnz bilginin bulunmay, ya da bilgiden yoksun olmakla tanmlanr. Yani upuygun olmadklar sylenen fikirleri meydana getiren eyle deerlendirilir. Buradan u sonu kar ki, bu ruh, upuygun olmayan fikirler en byk ksmn tekil etmek ze re, en yksek dereceden edilgindir, o suretle ki onun ayrt edici vasf ondaki etkiden ziyade edilgidir; tersine olarak Ruh, upuygun fikirler en byk ksmna tekil etmek zere en yksek dereceden etkindir, aktiftir, o suretle ki, onda da birincisi kadar upuygun olmayan fikirler bulunuyorsa da, onun ayrt edici vasf insann gszln gsteren upuygun olmayan fikirler olmaktan ziyade insann erdemini gsteren upuygun fikirlerdir. Bundan baka kaydetmek gerekir ki azaplar ve talihsizliklerin balca kk birok deimelere uram olup bizim bsbtn sahip olamadmz bir ey iin ar derecede Sevgidir. Vakaa insann ancak sevdii konuya kar azab ve i kvrants (anxit)6 vardr; tahrikler, pheler veya d manlklar ancak hi kimsenin gerekten tam olarak sahip olamadklar eylere kar olan sevgiden doarlar. Ak ve seik bilginin ve balca ilkesi asl Tanr bilgisi olan u nc bilgi tarznn, (bu konuda nerme 47, blm IInin scoliesine bkz.), duygulanlar zerinde yapabilecei eyi bununla kolayca tasarlarz: eer vakaa duygulanlar, pasif haller olarak kaldramazlarsa (nerme 3 ile nerme 4n scoliesine bkz.) hi deilse onlar Ruhun en kk ksmn tekil edebilirler (nerme 14). Bundan baka, bu bilgi hareketsiz ve ezeli olan (nerme 15), elde edilmesi bize gerekten salanm bulunan bir eye kar sevgi dourur (nerme 45, blm II) ; ve bunun sonucu olarak bu sevgi geliigzel sevginin iinde bulunan dklklerden hibirisiyle bozulmaz, fakat gittike daha da byk olur (nerme 15) ve Ruhun en byk ksmn kaplayabilir (nerme 16) ve onu geni lde duygulandrabilir. Ben imdiki hayata ait olanlar bu suretle tamamlarm. Gerekten, herkes scolienin banda sylediimiz eyi kolaylkla grebilir. Y ani bu birka nerme ile duygulanlara ait btn devalar gsterdim, yeter ki bu scoliede sylenmi olanlarla birlikte IIIn c blmn 1 ve 3nc nermelerinde ve duygulanlara ait tanmlarda
6) Psikiyatride buna hafakan, bunalm diyorlarsa da burada elverili deildir.

280 ETKA

sylenenler de ayn zamanda gz nne alnsn. Artk Bedenin varl ile mnasebeti olmayan Ruhun sresine ait soruya gemenin zaman gelmi tir. nerme XXI Ruh hibir eyi hayal edemez ve gemi eyleri ancak Bedenin sresi boyunca hatrlar. Kantlama Ruh Bedenin imdiki varln ancak Bedenin sresi boyunca ifade eder ve Bedenin duygulanlarn da aktel olarak ancak Bedenin sresi iinde tasarlar (nerme 8, blm IInin nerme sonucu) ve bunun sonu cu olarak (nerme 26, blm II), o bir cismi aktel olarak, imdi Bede nin sresi boyunca tasarlar; bundan dolay o hibir eyi hayal edemez (nerme 17, blm IInin scoliesinde hayal gcnn tanmna bkz.) ve gemi eyleri ancak Bedenin sresince hatrlayabilir (nerme 18, blm II'nin scoliesinde hafzann tanmna bkz.). nerme XXII Bir fikir her zaman, u ya da bu insan Bedeninin zn bir eit eze lilikle ifade eden Tanrda zorunlu olarak verilmitir. Kantlama Tanr yalnz u veya bu insan Bedeninin varlnn nedeni deildir, ayn zamanda zorunlu olarak Tanrnn z arac ile tasarlanmas gereken (nerme 21, blm I); ve onun znn nedenidir (aksiyom 4, blm I); ve bu ezeli bir zorunlulukladr (nerme 16, blm I). Bu kavram yle ise zorunlu olarak Tanrda verilmelidir (nerme 3, blm II). nerme XXIII nsan Ruhu Bedenle birlikte bsbtn yok edilemez, fakat onda ezeli olan bir ey kalr. Kantlama Bir kavram ya da bir fikir zorunlu olarak insan Bedeninin zn ifade eden Tanrda verilmitir (nceki nerme) ve bu kavram, bundan dolay,

ZHN GC VEYA NSANIN HRL ZERNE 281

insan Ruhunun zne zorunlu olarak ait olan bir eydir (nerme 13, blm II). Fakat biz insan Ruhuna, Bedenin imdiki varln ifade etme sinden baka, zamanla tanmlanacak hibir sre vermiyoruz. Bu varlk ise sre ile anlalr ve zamanla tanmlanabilir. Baka deyile (nerme 8, blm II'nin nerme sonucu), biz asl ruha ancak bedenin sresi boyun ca bir sre veriyoruz ve Tanrnn z dolaysyla ezeli bir zorunlulukla tasarlanm olan ey (nceki nerme), bununla birlikte bir ey olduu iin, Ruhun zne ait zorunlu olarak bir ey olacaktr. Scolie Sylediimiz gibi, bir nevi ezelilikle Bedenin zn ifade eden bu fikir, Ruhun zne ait olan ve ezeli olan bir dnme tarzdr. Bununla birlikte Bedenden nce onun var olduunu hatrlamamz imknszdr, nk Be dende bu varln hibir izi bulunamaz ve ezelilik zamanla tanmlanamaz ve zamanla hibir mnasebeti olamaz. Bununla birlikte, biz duyuyoruz ve deneyle biliyoruz ki ezeli varlklarz, nk Ruh bu eyleri hafzada olanlar kadar zihnin bir fiili ile de tasarlyor. eyleri grmesine ve gzlem yapmas na yardm eden Ruhun gzleri, kendi balarna kantlamalardr. yle ise her ne kadar Bedenden nce var olduumuzu hatrlamyorsak da, bununla birlikte Bedenin zn bir nevi ezelilikle kuatmas bakmndan Ruhu muz ezelidir ve Ruhun bu varl zamanla tanmlanamaz ve sre ile ak lanamaz. yle ise Ruhun srp gittii sylenemez ve onun varl ancak, Bedenin imdiki (actuel) varln kuatmas bakmndan gerekli bir zaman ile tanmlanabilir ve onda yalnz bu lde eylerin varln zaman bak mndan gerektirme ve onlar sre iinde tasarlama gc vardr. nerme XXIV Biz tekil eyleri ne kadar ok bilirsek, Tanry o kadar ok anlarz. Kantlama Bu sylediimiz birinci blm 25inci nerme sonucu ile apak gr nyor. nerme XXV Ruhun yce abas, onun yce erdemi, eyleri nc bir bilgi tarz ile bilmektir.

282 ETKA

Kantlama nc bilgi tarz Tanrnn baz sfatlarnn upuygun fikrinden eylerin znn upuygun bilgisine doru gider (nerme 40, blm IInin scoliesin de bu cins bilginin tanmna bkz.); ve biz eyleri ne kadar bu tarzda bir bilgi ile bilirsek (nceki nerme), Tanry o kadar ok biliriz; bundan dolay (nerme 28, blm IV), Ruhun yce erdemi yani (blm IV, tanm 8), Ruhun gc veya tabiat ya da ayn anlama gelmek zere (nerme 7, blm III), onun yce abas eyleri nc bilgi tarz ile bilmektir. nerme XXVI Ruh eyleri nc bilgi tarz ile bilmeye ne kadar ok yetkili ise eyleri bu bilgi tarz ile bilmeyi o kadar arzu eder. Kantlama Bu apak grlyor. Gerekten, Ruhun eyleri bu bilgi tarz ile bilmeye yetkili olduunu tasarladmz nispette, onu bu bilgi tarz ile bilmesinin gerektirilmi olduunu tasarlarz ve bunun sonucu olarak (duygulanlarn birinci tanm), Ruh da o kadar buna yetkili olur ve bunu o kadar arzu eder. nerme XXVII Bu nc bilgi tarzndan, Ruhun bu bakmdan edinebilecei en yk sek memnunluk doar. Kantlama Ruhun yce erdemi Tanry bilmektir (nerme 28, blm IV), yani eyleri nc bilgi tarz ile bilmektir (nerme 25); ve Ruh eyleri bu nc bilgi tarz ile ne kadar bilirse bu erdem de o kadar byk olur (nerme 24); yle ise her kim bu bilgi tarz ile eyleri bilirse en yksek insani yetkinlie ykselir ve bunun sonucu olarak en yksek sevin ile duygulanr (duygulanlarn ikinci tanm) ve bu, (nerme 43, blm II) kendisi ve kendi erdemi hakkndaki fikirle birlikte bulunur ve bundan dolay, (duygulanlarn 25inci tanm) bu bilgi cinsinden onun sahip olabilecei en yksek memnunluk doar. nerme XXVIII eyleri nc bilgi tarz ile bilme abas veya arzusu ikinci bilgi tarzn dan deil, birinci bilgi tarzndan doabilir.

ZHN GC VEYA NSANIN HRL ZERNE 283

Kantlama Bu nerme kendi kendisiyle apak grlyor. Gerekten bizim ak ve seik olarak btn bildiimiz eyi, biz ya kendisi ile ya da kendisiyle tasarlanm olan baka bir eyle biliyoruz; baka deyile bizde ak ve seik olan fikirler, yani nc bilgi tarzna ait olan fikirler (nerme 40, blm IInin 2inci scoliesi), birinci bilgi tarzna ait olan sakat ve bulank fikirlerden gelemezler, fakat upuygun fikirlerden, yani (ayn scolie) ikin ci ve nc bilgi tarzlarndan gelirler. Ve bundan dolay (duygulanlarn birinci tanm) eyleri nc bilgi tarz ile bilmek arzusu birinciden doa maz, fakat kinciden doar. nerme XXIX Ruh bir eit ezelilie sahip olarak btn bildiini, Bedenin hazr olan (actuel) varln tasarlad iin deil, fakat bir eit ezelilikle bedenin zn tasarlad iin bilir. Kantlama Ruh yalnz bedenin hazr olan varln tasarlamas bakmndan, za manla gerektirilebilen sreyi tasarlar ve onda eyleri zamanla nispetine gre tasarlama gc vardr (nerme 26, blm II ve yukardaki 21inci nerme). Halbuki ezelilik sre ile aklanamaz (blm I, tanm 8 ve onun aklamas). yle ise Ruhta, Bedeninin hazr olan varln tasarlamas bakmndan, bir eit ezelilie sahip olarak eyleri bir eit ezelilikle tasarla mak Akln tabiat gereindendir (nerme 44, blm II'nin 2nci scoliesi) ve Bedenin zn bir eit ezelilikle tasarlamak Ruhun tabiat gereidir (nerme 23); cisimleri tasarlamann bu iki tarz dnda Ruhun zne ait baka bir ey olmad iin (nerme 13, blm II), bir eit ezelilikle eyleri bu tasarlay gc yle ise Ruhun bir eit ezelilikle Bedenin znde tasarlanmas bakmndan Ruha aittir. Biz eyleri iki tarzda aktel olarak tasarlarz. Ya onlarla, gerekli bir zaman ve bir yerle nispetine gre varl tasarlamamz bakmndan; ya da onlar Tanrnn iinde ve Tanrsal Tabiatn zorunluuna gre tasarla mamz bakmndan. Bu ikinci tarzda doru ya da gerek diye tasarlanan eyleri, biz bir eit ezelilikle tasarlarz ve onlarn fikirleri Tanrnn ezeli ve sonsuz zn ierir (nerme 45, blm IInin scoliesinde gstermi olduumuz zere).

284 ETKA

nerme XXX Ruhumuz bir eit ezelilie sahip eyler gibi kendi kendisini bildii ve Bedeni bildii nispette, zorunlu olarak Tanrnn bilgisine sahiptir ve Tan rda olduunu, Tanr ile kendisini bildiini bilir. Kantlama Ezelilik, zorunlu varl kuatmas bakmndan Tanrnn zdr (tanm 8, blm I). eyleri bir eit ezelilikle kavramak, yle ise kendi kendilerin Tanrnn z ile gerek varlklar olarak kavramalar bakmndan eyleri kavramak demektir, yani Tanrnn z dolaysyla onlar varl ierirler ve bylece Ruhumuzda bir eit ezelilikle kendi kendisini kavramas ve eyleri kavramas bakmndan, zorunlu olarak Tanr bilgisi vardr ve bilir, vb. nerme XXXI nc bilgi tarz, Ruhun kendisinin de ezeli olmas bakmndan, ekilsel nedeni olmak zere Ruha baldr. Kantlama Ruh, ancak bir eit ezelilikle Bedenin zn kavramasndan baka, bir eit ezelilikle hibir eyi kavramaz (nerme 29), yani (nerme 21 ve 23) ezeli olmas bakmndan eyleri kavrar; ve bylece (nceki nerme), ezeli olmas bakmndan, onda Tanr bilgisi vardr; ve bu bilgi zorunlu olarak upuygundur (nerme 46, blm II). Bundan dolay Ruh, ezeli ol mas bakmndan verilmi olmas varsaylan bu bilgiden doan her eyi bilmeye yetkilidir (nerme 40, blm II). Yani eyleri nc bilgi tarz ile bilmeye yetkilidir (nerme 40, blm IInin 2nci scoliesindeki tanma bkz.). Ruh bylece (tanm I, blm III), ezeli olmas bakmndan upuygun, yani ekilsel nedendir. Scolie Herkes bu bilgi tarznda ne kadar ykselecek olursa, kendisini ve Tan ry o kadar ok bilir, onlarn uuruna o kadar sahip olur, yani o kadar daha yetkin olur, o kadar stn mutlulua ular ki, bunlar daha ak olarak aadaki nermelerde grlecektir. Fakat u noktay belirtmek gerekir ki, her ne kadar imdiden Ruhun eyleri bir eit ezelilikle kavra mas bakmndan ezeli olduundan emin isek de, gstermek istediimiz

ZHN GC VEYA NSANIN HRL ZERNE 285

eyi daha kolay aklamak ve daha iyi retmek iin, biz ruhu imdiye kadar yaptmz gibi, sanki o var olmaya ve eyleri bir eit ezelilikle kavramaya balyormu gibi gz nne alacaz. Bu bizim hibir tehlikeye dmeden yapabileceimiz bir eydir, yeter ki aka alglanm ncller den baka hibir ey sonulamamak ihtiyatlln elden brakmayalm. nerme XXXII nc bilgi cinsi ile btn bildiklerimizden haz duyarz ve bu haz, nedeni olan Tanr fikri ile birlikte bulunur. Kantlama Bu bilgi tarzndan elde edebileceimiz en byk Ruh memnunluu, yani en yksek sevin (duygulanlarn 25inci tanm) doar ve bu neden olarak kendi kendisinin fikri ile birlikte bulunur (nerme 27) ve bunun sonucu olarak da Tanr fikri ile birlikte bulunur (nerme 30). nerme Sonucu nc bilgi cinsinden zorunlu olarak Tanrya kar zihinsel sevgi doar. nk bu nc bilgi cinsinden (nceki nerme) neden olarak Tanr fikri ile birlikte bulunan bir sevin (duygulanlarn 6nc tanm) yani onu hazrm gibi hayal etmemiz bakmndan deil (nerme 29) fakat Tanrnn ezeli olduunu kavramamz bakmndan Tanr sevgisi doar. nerme XXXIII Bu nc bilgi cinsinden doan Tanrya kar zihinsel sevgi ezelidir. Kantlama nc bilgi cinsi (nerme 31 ve aksiyom 3, blm I) ezelidir; bundan dolay (ayn aksiyom blm I) ondan doan sevginin kendisi de ezelidir. Scolie Her ne kadar bu Tanr sevgisinin balangc yoksa da (nceki nerme) bununla birlikte, farazi olarak nceki nermenin nerme sonucunda var saydmz zere, sanki domu imi gibi, onda sevginin btn yetkinlik leri vardr ve bizim ruha katldn varsaydmz bu yetkinliklere ezeli olarak sahip olmasndan ve bunun ezeli nedeni olmak zere Tanr fikri

286 ETKA

ile birlikte bulunmasndan baka fark yoktur. Eer sevin daha byk bir yetkinlik derecesine ykselmeden ibaret ise, yce mutluluun, phe yok, ruhun asl yetkinlie sahip olmasndan ileri gelmesi gerekir. nerme XXXIV Ruh ancak Bedenin sresi boyunca edilgiler olan duygulanlara boyun eer. Kantlama Bir hayal gc, ruhun bir eyi hazrm gibi grd bir fikirdir (blm II, nerme 17nin scoliesinde onun tanmna bkz.), bu hayal gc bununla birlikte d eyin tabiatndan ziyade insan bedeninin imdiki halini belir tir (blm II, nerme 16nn 2nci nerme sonucu). Bir duygulan yle ise, Bedenin imdiki halini belirtmesi bakmndan bir hayal gcdr (duy gulanlarn genel tanm) ve bylece (nerme 21) Ruh ancak Bedenin sresi boyunca edilgiler olan duygulanlara baldr, ya da boyun eer. nerme sonucu Buradan u sonu kar ki zihinsel (zihni) Sevgiden baka hibir sevgi ezeli deildir. Scolie nsanlarn ortak sansna bakacak olursak, onlarn hakikatte ruhlarnn ezelilii uuruna sahip olduklarn, fakat onu sre ile kartrdklarn ve lmden sonra devam ettiini sandklar hayal gcne veya hafzaya yor duklarn grrz. nerme XXXV Tanr kendisini ancak sonsuz bir zihinsel Sevgi ile sever. Kantlama Tanr mutlak olarak sonsuzdur (tanm, blm I), yani (tanm 6, blm II) Tanrnn tabiat sonsuz bir yetkinlik halinde geliir ve bu (nerme 3, blm II) kendi kendisinin fikri ile yani (nerme 11, tanm 1, blm I) kendi nedeninin fikri ile birliktedir; ve bu bizim nerme 32nin nerme sonucunda zihinsel sevgi dolaysyla sylediimiz eydir.

ZHN GC VEYA NSANIN HRL ZERNE 287

nerme XXXVI Ruhun Tanrya kar zihinsel sevgisi, sonsuz olmas bakmndan deil, fakat bir eit ezelilie sahip gibi grlen insan Ruhunun z ile aklanabil mesi bakmndan Tanrnn kendisini sevdii sevgidir; yani ruhun Tanrya kar sevgisi Tanrnn kendi kendisini sevdii sonsuz Sevginin bir ksmdr. Kantlama Ruhun bu sevgisi, Ruhun etkilerine balanmaldr (nerme 32nin nerme sonucu ve nerme 3, blm III); yle ise ruhun kendisini neden olarak Tanr fikri ile birlikte gz nne ald bir etkidir (nerme 32 ve onun nerme sonucu) yani (nerme 35in nerme sonucu, nerme 11in nerme sonucu, blm II) Tanrnn insan Ruhu ile aklanabilmesi ba kmndan, kendisinin asl fikri ile birlikte gz nne ald bir etkidir ve bylece (nceki nerme) Ruhun bu sevgisi, Tanrnn kendisini sevdii sonsuz Sevginin bir ksmdr. nerme Sonucu Buradan u sonu kar ki, Tanr kendisini sevmesi bakmndan insan lar sever ve bunun sonucu olarak Tanrnn insanlara kar sevgisi ve ruhun Tanrya kar zihinsel sevgisi bir ve ayn eydir. Scolie Selametimizin, yani yce mutluluumuzun veya hrriyetimizin neden ibaret olduunu bununla aka biliyoruz; Tanrya kar sabit ve ezeli bir sevgide veya insanlara kar Tanrnn sevgisinde demek istiyorum. Bu sevgiye veya bu yce mutlulua Kutsal Kitaplarda, hakl olarak an ve eref (gloire) denmitir. Gerekten bu sevginin Tanrya ya da ruha nispet edilmesine, doru olarak i memnunluu7 denebilir ve bu memnunluk an ve ereften ayrlmaz (duygulanlarn 25 ve 30uncu tanmlar). Vakaa, Tanrya nispet edilmesi bakmndan o (nerme 35), bu kelimeyi kullan mamz caizse, kendi kendisinin fikri ile birlikte olan sevintir; ve bu Ruha nispet edilmesi bakmndandr (nerme 27). Bundan baka, ruhumuzun z yalnz, ilke ve temeli Tanr olan bilgiden ibaret olduu iin (nerme 15, blm I, nerme 47, blm IInin scoliesi), biz bu suretle ruhumuzun
7) tatmini, i doyum da denebilir.

288 ETKA

nasl ve hangi artlarda z bakmndan ve varolu bakmndan tanrsal tabiattan ktn ve srekli olarak Tanrya bal bulunduunu aka kavryoruz. Burada tekil eylere ait sezgili8 adn verdiim bilginin veya nc tarzdaki bilginin ne derecede deerli olduunun ve bunun ikinci bilgi tarz olduunu sylediim ortak kavramlaryla bilgi tarzna ne kadar stn bulunduunu bir rnekle gsterme zahmetine deer zannediyorum (nerme 40, blm IInin scoliesi). Birinci blmde her ne kadar her eyin ve bunun sonucu olarak insan ruhunun z bakmndan ve varolu bakmndan, bir kantlama ile Tanrya bal olduunu gsterdi isem de, btn korunmu bulunuyorsa da, bununla birlikte ruhumun bu sonucu, Tanrya bal dediimiz tekil herhangi bir eyin znden kardmz tarzda duygulanm deildir. nerme XXXVII Tabiatta bu zihinsel Sevgiyle kart olan, yani onu kaldrabilecek hi bir ey yoktur. Kantlama Bu zihinsel sevgi, Tanrnn tabiat ile ezeli bir hakikat halinde kendi kendini gz nne almas bakmndan, ruhun tabiatndan zorunlu olarak kar (nerme 33 ve 29). Eer bu sevgiye kart bir ey verilmi olsa, bu bir ey doruya kart olacaktr; bunun sonucu olarak, bu sevgiyi kaldrabi lecek ey, doru olann yanl olmasna sebep olacaktr; halbuki bu kendi liinden bilindii gibi samadr. yle ise Tabiatta hibir ey verilmi de ildir ki, vb. Scolie Drdnc blmn aksiyomu gerektirilmi bir zaman ve bir yerle nis petine gre gz nne alnan tekil eylere aittir; ben dnyorum ki kimsenin bu konuda phesi yoktur.

8)

Sezgili yerine sezili de denebilir; fakat sezgi kelimesi, sezmekten mphem fark etmek

anlamna da geldii iin, buradaki kesin ve dorudan doruya kavray ifade edememektedir. Birok filozoflarda eitli anlamlarda anlalan intuition = Anschauun kelimesini kavray ek linde de karlamak kabil deildir, nk bu son kelime concept, concepticm karl yerlemi bulunmaktadr. Yukarda iaret ettiimiz sakncasna ramen, sezgi" kelimesini kullanmak zorun dayz. Intuition'un kart discursiondur.

ZHN GC VEYA NSANIN HRL ZERNE 289

nerme XXXVIII Ruh z bilgiden ibarettir (nerme 11, blm II); yle ise ruh ne kadar ok eyi, ikinci ve nc bilgi cinsi ile bilecek olursa, kendisinin o kadar byk bir ksm kaybolmadan kalr (nerme 23 ve 29) ve bunun sonucu olarak (nceki nerme) kendisinin byk bir ksm tabiatmza kart olmayan duygulanlara tutulmu (nerme 30, blm IV) yani kt deildir. yle ise Ruh ne kadar ok eyi ikinci ve nc bilgi cinsi ile bilirse, kendi kendisinin salam kalan ksm o kadar byktr ve bunun sonucu olarak o, duygulanlarn o kadar az etkisinde kalr. Scolie nerme 39, blm IVn scoliesinde dokunmu olduum ve beinci blmde aklamay vaat etmi olduum noktay bu suretle biliyoruz; demek istiyorum ki Ruhta ak ve seik bilgi ve bunun sonucu olarak Tanr sevgisi ne kadar fazla ise, lm o kadar az zararldr. Bundan baka, nc bilgi cinsinden (nerme 27) elde edilebilen en yksek memnunluk doduu iin, buradan anlalyor ki, insan Ruhu gstermi olduumuz gibi Bedenle birlikte kendiliinden mahvolacak ksm kalacak ksmna gre nemsiz bir tabiatta olabilir (nerme 21). Fakat bu yukardaki ko nuya daha geni olarak biraz sonra geleceiz. nerme XXXIX Her kimin pek ok sayda yetileri olan bir Bedeni varsa, onun ruhu nun en yksek ksm ezelidir. Kantlama Her kim pek ok sayda eyleri yapma yetisinde olan bir Bedene sahip se, o kimse kt olan (nerme 38, blm IV) yani tabiatmza aykr olan duygulanlarn (nerme 30, blm IV) pek az hkm altnda kalr ve bylece (nerme 10) onda zihin iin geerlii olan bir dzene gre Bede nin duygulanlarn dzenlemek ve zincirlemek gc vardr ve bunun sonucu olarak da btn Beden duygulanlar (nerme 14) Tanr fikrine balanrlar; buradan da (nerme 15) Ruhun en byk ksmn kaplamas ya da kurmas gereken (nerme 16) Tanrya kar sevgi ile duygulanm olacaktr ve bunun sonucu olarak da onun (nerme 33) en byk ksm ezeli olan bir Ruhu vardr.

290 ETKA

Scolie nsan bedenlerinin ok byk sayda yetileri olduu iin, uras p hesizdir ki, kendilerine ve Tanrya ait byk bir bilgiye sahip, en byk ksm ya da balca ksm ezeli olan ve byle olduu iin artk lmden korkmayan ruhlara bal olacak bir tabiatta olabilirler. Fakat bu ciheti daha ak bilmek iin, burada bizim srekli bir deime iinde yaad mza, iyiye veya ktye doru deitiimize gre bize mutlu ya da mutsuz denildiini gz nne almamz gerekir. ocuklukta, ya da gen yata kadavra haline geene mutsuz denir ve tersine, btn hayat boyunu sa lam bir bedende salam bir ruhla geirebilen kimseye de mutlu denir. Ve gerekten her kim, bir ocuk ya da delikanl olarak pek yksek bir dere cede d nedenlere bal pek az sayda yetilere sahip ise, kendi bana gz nne alnnca onda ne kendisinin ne Tanrnn ne de eylerin uuruna sahip olmayan, bunlarn bilgisinden yoksun olan bir ruh vardr. yle ise bu hayatta biz her eyden nce, ocukluk bedeninin, kendi tabiatnn ona verdii pek ok sayda yetilere sahip ve en yksek dereceden kendi sinin, Tanrnn ve eylerin uuruna ulam bir Ruhla ilgili baka bir Be denle deimesi iin abalar yaparz ve bu o suretle olur ki onun hafzas na ve hayal gcne ait olan her ey, nceki nermenin scoliesinde syle mi olduum gibi, zihne gre hemen nemsiz olsun. nerme XL Her ey, ne kadar ok yetkinlii varsa, o derecede etkindir ve o kadar az da edilgindir; buna karlk bir ey ne kadar etkin ise, o kadar yetkin ve olgundur. Kantlama Bir ey ne kadar yetkin ise, onun o kadar ok gereklii vardr (tanm 6, blm II); ve bunun sonucu olarak (nerme 3, blm III, scoliesi ile birlikte) o kadar ok etkin ve o kadar az edilgindir; kantlama buna karlk olan dzende ayn tarzda yaplr. Bundan dolay, ona karlk olarak, bir ey ne kadar yetkin ise o kadar ok etkindir. nerme Sonucu Buradan u sonu kar ki, Ruhun kalacak ksm ne kadar kk veya byk olursa olsun, tekinden daha yetkindir. nk Ruhun ezeli ksm

ZHN GC VEYA NSANIN HRL ZERNE 2 9 1

(nerme 23 ve 29), bizim etkin denmemize sebep biricik ksm olan Zihin dir (nerme 3, blm III); tersine olarak, mahvolduunu gstermi oldu umuz ksm, bizim edilgin dediimiz biricik ksm olan asl hayal gcdr (nerme 3, blm III ve duygulanlarn genel tanm); ve bylece ister kk ister byk olsun birincisi kinciden daha yetkindir. Scolie te Bedenin varl ile mnasebeti dnda gz nne alnmas bak mndan, Ruh konusunda gstermeye kalkm olduum ey budur; bu sy lediklerimizle ve ayn zamanda nerme 21, blm I ve daha bakalaryla grlyor ki Ruhumuz bilmesi bakmndan, yle bir ezeli Dnme tarz dr ki, baka bir ezeli dnme tarz ile, o da buna karlk baka bir dn me tarz ile sona erer ve hepsi Tanrdaki ezeli ve sonsuz Zihni meydana getirecek surette sonsuzca bu byle gider. nerme XLI Ruhumuzun ezeli olduunu bildiimiz zaman dahi, Ahlak ve Din, ve mutlak olarak sylenince, drdnc blmde Ruh metinlii ve yksek gnllle ait olarak gstermi olduumuz her ey, bizim iin eylerin ilki, birincisi olmaktan geri kalmaz. Kantlama Erdemin ya da doru bir hayat gidiinin (conduite) ilk ve biricik ilkesi (nerme 22nin nerme sonucu ve nerme 24, blm IV) bize faydal olann aranmasdr. Halbuki, Akln faydal olarak emrettii eyi gerek tirmek iin, yalnzca bu beinci blmde bilinen Ruhun ezeliliini hi gz nne almadk. Her ne kadar biz bu srada ruhumuzun ezeli olduu nu bilmiyorsak da, ruh metinlii ve yksek gnllle nispet edildiini gsterdiimiz eyi bizim iin eylerin ilki, olarak kabul edeceiz. Scolie Halkn ortak bundan ok farkl grnyor. ok kimse ger ekten, ehvet duygularna boyun emelerine yol verildii derecede hr olduklarn ve tanrsal kanunun emirlerine gre yaamay kabul ettikleri kans9
9) Persuasion.

292 ETKA

nispette de haklarndan vazgemi olduklarn zannediyorlar. yle ise Ahlak ve Din ve mutlak olarak sylenince Ruh kuvvetine ait olan her eyin, kleliklerinin (yani ahlak ve dinin) dln (mkfatn) almak iin lmden sonra zerlerinden alacaklar ykler olduunu zannediyor lar ve i kklkleri ve gszlklerinin imkn verdii kadar Tanrsal kanunun emirlerine gre yaamaya onlar gtren yalnz bu umut deil, ayn zamanda ve balca lmden sonraki korkun ikencelerle cezaland rlma korkusudur. Ve eer, insanda bu umut ve bu korku bulunmasayd, tersine, ruhlarn bedenle birlikte mahvolduuna inansalard, bu umutla r ve bu korkular olmayacakt ve ahlakn yk altnda ezilmi olan mut suz insanlarn nlerinde hibir gelecek hayat olmayacak, kendi yaradl larna ve bnyelerine dnecekler, her eyi ehvet arzularna gre ynelt mek ve kendilerinden ziyade talihe boyun emek isteyeceklerdir. Bana bunlardan daha az sama grnmeyen bir ey de bir kimsenin, bedenini ezeli lemde iyi gdalarla besleyebileceine inanmad iin, zehirler ve ldrc maddelerle vcudunu doldurmay tercih etmesi; ya da ruhun ezeli veya lmez olduuna inanmadklar iin, bunak olmay ve aklsz yaamay daha ok sevmeleridir; bunlar ortaya konmaya pek de demeyen birtakm samalklardr. nerme XLII Erdemin dl (mkfat) yce mutluluk deildir, fakat asl erdemdir; ve bu haz al (panouissement)10 bizim ehvet arzularmzn azaltlmas suretiyle elde edilmi deildir. Fakat tersine, ehvet arzularmzn azaltl masn mmkn klan bu haz altr. Kantlama Yce mutluluk Tanrya kar sevgiden ibarettir (nerme 36 ve scoliesi ile birlikte) ve bu sevginin kendisi nc bilgi tarzndan doar (nerme 32nin nerme sonucu); bylece bu sevgi etkin olmas bakmndan Ruha aittir ve bundan dolay (tanm 8, blm IV) o asl erdemdir. Bundan baka, Ruh bu tanrsal sevgide ya da bu yce mutlulukta ne kadar haz alrsa o kadar bilici olur (nerme 32), yani onun duygulanlar zerinde gc o kadar byk olur ve o kt olan duygulanlarn o kadar az etkisin
10) Gelime diye de karladk.

ZHN GC VEYA NSANIN HRL ZERNE 293

de bulunur; yle ise bundan dolay ruhun tanrsal sevgi ya da yce mu tluluktan haz ald ey de, onun ehvet arzularn azaltma gc vardr. Ve madem ki insann duygulanlar azaltma gc yalnz zihinle mmkn dr, hi kimse bu yce mutluluk gelimesini kendi ehvet arzularnn azaltlmasyla elde edemez; tersine, onlar azaltma gc asl yce mutlu luktan doar. Scolie Ruhun duygulanlar zerindeki gcne ve Ruh hrlne dair ispat etmek istediim eyleri burada tamamladm. Bu sylediklerimle, bilge kiinin ne kadar deeri olduu ve g bakmndan yalnz ehvet arzusu na gre hareket eden bilgisizden ne kadar stn olduu grlyor. Bilgi siz, birok bakmlardan d nedenler tarafndan srklenmesi yznden, bir i memnunluunu hakkyla asla elde etmemi olmasndan baka, kendi kendisi, Tanr ve eyler konusunda hemen tam bir uursuzluk iindedir ve tesir almadan (edilgin olmadan) kar kmaz var olmadan da kar. Her ne kadar oraya gtrdn gsterdiim yol son derecede etin gibi grnyorsa da, yine de oraya gidilebilir. phesiz bu, ok nadir bulunmu olan etin bir yol olmaldr. Eer selamet insann elinde bulunsa ve oraya zahmetsizce ulalm olsayd, hemen herkes tarafndan ihmale nasl ura yabilirdi? Fakat, gzel olan her ey nadir olduu kadar da gtr. SON

Notlar

Birinci Blm
Tanmlar: Genel olarak tanmlar iin (Zihin hakknda Reform Kita b: 50-55e baknz: cilt I) Tanm II. - Kendi cinsinde, Mutlak olarakn kartdr. Bunu biraz aada nerme 6 ve nerme 16 kantlamas, nerme 28in scoliesinin aklamas gsteriyor. Her cins zihne aittir, fakat onun yapt ayrlar ak olarak kavrand zaman, objenin hakiki tabiat ile uyumaktadr. Tanm III ve IV. - Cevher ve sfatn tanmlar olan bu iki tanm, 9uncu mektubun bir pasajnn gsterdii gibi Ethiquein ilk yazlnda ona bal idi. Asl metin yle idi: Cevher deyince kendi bana var olan ve kendi bana kavranan eyi, yani kavram baka bir eyin kavramn kuatmayan eyi anlyorum. Sfat (yklem) deyince az ok unu anlyo rum ki, ona zihne gre filn seik tabiat cevhere ykleyen ey denmek tedir (Respectu intellectus, substantiae aertam talem naturam tribuensis). Cevher ve sfat (yklem) mutlak sonsuzluunda, kendi bana gz nne alndnda veya daima esiz olsa da birok tarzlarda onu alglayan zihnin alglay tarzna gre iki isim tayan tek ve ayn eydir (mektup 56). Seik olarak alglanan sfat da (yklem) ayn derecede gerektir ve bir ksm ile (ksmen) olduu gibi cevherin zn meydana getirir. (Blm II, ner me 7nin nerme sonucundan sonra gelen scolienin balangc). Bu soru nun dourduu tartma zerine zel olarak Kuno Fischerin Geschichte

296 ETKA

der neueren Philosophiesine ve Victor Delbosun Le Problme morale dans la Philosophie de Spinoza, adl eserine (s. 31) bakn. Tanm VI. - Tanr iin sonsuz sfatlara (yklemlere) sahip olmak konusunda bkz.: Court Trait, I. ch. II ve buna ait aklayc not. Tanm VII. - Opera kelimesini bir eser meydana getirmek diye evi riyorum, fakat ilemek diye evirmiyorum (agir). Spinoza hr bir eyin kendi kendini gerektirdii etki (action) ile baskl bir eyin dardan ge rektirildii ilemi (opration) ayryor. Her ilemde baka bir ilemle bir iliki vardr (ratio), ya da o artldr: Bkz. nerme 28. Tanm VIII. Ezelilik, mutlak olarak kavranan varolutur, o varolu belirsiz bir sreklilii olan srenin kartdr. (Ethique, II, tanm 5) ve o ancak kendi kendisiyle var olan eylere yklenebilir; yle ise ezelilikle zaman arasnda ortak hibir cihet yoktur; zaman da sreyi bir dnme tarzndan, ya da daha dorusu hayal etme tarzndan ibarettir (ki bu da srenin bir say ile gsterilebilen seik paralardan ibaret gibi tasarlan mas ile kaimdir). Ezelilik konusunda Penses Mtaphysiquesin blm I, fasl V ve blm II, fasl Iine bakn. Aklanm kelimesi hakknda ayn eserin blm I fasl Ideki ona ait olan aklayc nota bakn (Not: cilt 5, s. 558). Spinozaya vergi olan terimler szlnde kendi bana bir ve sonsuz olan bir eyin aklanmas, onun dnce iin bir yklemler ok luu ya da aralarnda ilikiler kurulabilen varlk tarzlardr. Bu anlamda, kelimenin allm anlamndan ok farkl olarak denebilir ki, Tanrnn z Tanrnn sfatlar (yklemleri) ile aklanr. (Blm I, nerme 20nin kantlamas, blm II, nerme 7nin scoliesi). Nitekim, Tanrnn tavr lar ya da olu tarzlar (varlk tarzlar) ile, diyelim, insan ruhu ile aklan d da sylenebilir. (Blm II, nerme 2nin nerme sonucu). Aksiyom IV. - Bu aksiyomu iyice anlamak iin onu Zihin Reformu Hakknda Kitapta sylenenle karlatrnz: hakiki bilim nedenden eser lere doru doar. (13); ortak olarak, gerek denilen ve deneyle verildik lerine inanlan eyler asla bilinmi deillerdir; onlarn varl nedenlerin den sonulanm olmadklar mddete yalnz mmkn diye tasarlanmtr (34) Buna karlk olan aklayc nota bakn. Aksiyom VI. - Bu aksiyomun anlalmas iin, Zihin Reformu adl kitaba bakn: 41 ve aklayc notla birlikte. Doru fikir zihnin (esprit) mutlak olarak tekil ettii (ayn: 64) ya da bir bakasndan usulne gre sonulad bir fikirdir, onun zorunlu olarak bir objesi vardr ve onunla

NOTLAR 297

tastamam uyuur: o olmadan hibir bilgi mmkn deildir; dorunun objesi, doru olduu iin gerektir. nerme Iden XVe kadar. -Gerek varlklarn btnn iine almak zere tek ve sonsuz Tanrnn varoluunun ispat edildii Ethujuein bu ilk paras, Court Traite'nin ilk fasl ve bu eserin Ek blm ile karlatrl maldr; grlecektir ki zel olarak Spinozann Ethiquede kantlad nermelerden birou Ek de aksiyom eklinde bildirilmitir. nerme I. - Bu nermede ve ondan sonra gelenlerde Substantia ke limesini ben bir Cevher diye eviriyorum. Spinoza geri, cevherin yani soyut olmadan kendi bana kavranan varln zeliklerini, tek bir cev herin var olduunu kantlamadan nce ortaya koyuyor. (Yalnz nerme 10un scoliesinin sonunda ilk defa olarak cevherin birlii kavram meyda na kyor ki, bu nerme 14n birinci nerme sonucunun konusudur. Belirsizlik iaretinin (article) kullanlmas suretiyle Spinozann cevher ile genel olarak Varlk arasnda grd fark daha iyi iaret ediyorum. nerme VIII, scolie II. - Bu scolie fark edilecek derecede nerme 7ye balanyor; Freudenthal, Studiende bu fikirlerini ifade ediyor (Zeitschrift fr Philosophie, Bd. 108, s. 251). Gebhardt bununla birlikte daha nce Etikann ilk yazlnda (yani Glazemakerin Hollanda diline yapt eviriye esas olarak yazlta) bu scolie, kendisine Opera Posthumada ve rilen ve onu nerme 15in scoliesinde zikreden Spinozann nerme 8in ikinci scoliesi dedii yeri igal ediyordu. lk sekiz nerme zaten bir btn tekil ediyor: bu, cevher iin verilen tanmdan dorudan doruya kan sonularn bir aklamasdr (Exposition). Sonra nermelerin arkasndan sanki bir kesinti (coupure) geliyor. Spinoza, probleme henz girmemi olan kimselerin anlayaca bir ekle koymak zere, fikirlerin sert bir zincir lenmesine zarar verecek olan aklamalar yapyor ve bunlar nerme 7den sonraya koyuyor. Spinozann kendisinin bu konuda verdii erh iin 31inci mektuba bakn. nerme XI ve scoliesi. - a) Spinoza, gerekten, Tanrnn varlnn drt kantlamasn veriyor; 1. - Tanrnn znn gz nne alnmasna dayanan birinci kant ki, orada onun var olmaynn imknszl sonu cu karlyor. 2.- Eer bir ey var deilse, bu onu imknsz klan bir i ya da d nedenin bulunmasndandr eklindeki ilkeye dayanan ikinci bir kant (ka ntlama II); gerekten bu kant hibir ey iml etmeyen zihin iindir.

298 ETKA

Zorunlu ile imknsz arasnda orta terim yoktur. (Zihin Reformu Kitab na bkz. 34). 3. - Eer sonsuz varlk var deilse sonlu bir eyin varoluunun imkn szlna dayanan a posteriori nc kant (kantlama III) ; eer bir ey varsa, kendi kendisine zorunlu olarak bir varlk vardr; eer bu varlk var deil idi ise, hibir ey onu var olduramaz. O zaman hatta mmknler bile yoktur; duyusal tecrbe, hayal gc de var olmayacaktr. 4. - a) Birincinin olumlu ekle konulmasndan ibaret olan ve btn bakalarnn cevherini iine alan drdnc kant (kantlama IV): Tan rnn z zorunlu olarak varl kuatr. Tanrnn varl hakknda Spinozann kantlar Preuves Spinozistes ad ile Lagneaunun yazsna baknz (Revue de Mtaphysique et de Morale, 1896, s. 402). Ayrca ayn dergide M. Andlerin, Brunschvicg ve V. Del bosun Spinozaya dair eserleri dolaysyla yazd makaleye baknz. b) Sayfa 44, satr 4te ad quas plura pertiners concipiunt" cmle parasn sahip olma bakmndan daha zengin olarak tasarlasnlar eklinde e virdim. Saisset daha serbest olarak tabiat daha karmak olan eyler diye evirmitir. Bir eye sahip olmak, ondan anladm anlamda, olum lanabilen her eyi iine alr. nerme XV, scolie. - a) Bu scolie genel anlamna gre, nerme 14e nispet edilir. (Freudenthal, zikredilen eser). Fakat Gebhardtn hakl olarak gsterdii gibi, onun yerini deitirmesini hakl gsteren bir sebep yoktur. Ve Gebhardt burada, sona doru nerme 15in bildirisine dair dorudan doruya bir iaret buluyor. b) Spinoza sonsuz, nicelik, sre, say (l), zaman hakkndaki dn cesini btn bu noktalara dair balca metin olan 12nci mektupta akla maktadr. c) Sayfa 56, satr 16da boluun var olmay konusunda Spinozaya yle syletiyorum: Yukarda baka bir yerde bu hususta anlatk. La tince metin de qou alias her ne kadar hibir zaman iaretini iine al myorsa da, ben fiili gemie koydum, nk yazar bence burada Des cartes Felsefesinin lkeleri adl eserini kastetmektedir (Blm II, ner me 3). d) Uzamn blmleri arasnda yalnz bir tavr fark (modal fark) var dr, fakat gerek fark yoktur (s. 55, sat. 7-8). Bu esasl nokta zerinde Court Traitye bkz. (Fasl I, II, 19) ve onunla ilgili aklayc not.

NOTLAR 299

nerme XVIdan XVIIIe kadar. - Tanrsal nedenlii incelemedii


iin Etikann bu blmn Court Trait'nin ikinci diyalogu ile karlat rnz. (Fasl III ve IV. blm I). nerme XVI, nerme sonucu II. - Bir varlk kendi tabiatna ya da zne gre meydana getirdii eyin kendi bana nedenidir; zel karla trmalarla meydana getirdii eyin ilinekli (accidentel) olarak nedenidir (Court Trait, fasl III, aklayc not ile birlikte) Heereboord, Meletemata philosophica, s. 273. nerme sonucu III. - Tanr mutlak olarak ilk nedendir, yani kendi cinsinde ilk neden deildir (tanm 2ye ait nota bakn). nerme XVII, nerme sonucu 1 ve 2, scolie. - a) Tanrnn mutlak hrl mutlak bir reticiliktir (productivit) ; O gerektirilmezliktir. nk O kendi kendini gerektirmenin sonsuz gcdr. Bunu Friedrichsin u Dissertation unda araynz: Der Substanzbegriff Spinozas (Greifswald, 1896). Bu nokta hakknda orada dikkate deer gelimeler bulacaksnz. Ayrca Wenzelin u eserine de bakn: Die Weltanschauung Spinozas (Leipzig, 1907). b) Sayfa 18, satr 59: Ne zihin ne irade Tanrnn tabiatna ait deil dir. Bu kelimelere, insanlar sz konusu olduu zaman, verilen anlamda, ne zihin ne irade diyoruz. Bir insan iki ya da birok hareket tarzn kavrar ve onlardan birini seer ya da setiini zanneder. Onlarn gz nne alnndaki yklem ne olursa olsun, tavrlar tanrsal varln ayn dere cede ve iten zorunlu btn gerektirmeleridir. Tanr eyleri kavrad (tasarlad) iin meydana getirmez ve meydana getirdii iin tasarlamaz; meydana getirmek ve tasarlamak onda bir ve ayn eydir. c) Sayfa 59, satr 32: lgisiz (indiffrent) bir Tanr. nerme 33n ikinci scoliesinde ilgisiz Tanr hakkndaki bu Descartes kavrama Spinoza tekrar dnecek ve onun iyilik amac ile etki yapan (tesir eden) bir Tanr kavramna gre kendi grnden daha az farkl olduunu gsterecektir (subratione boni). Spinozann hkmne gre, gayeciler Tanrnn hrriye tini tamamen ykmaktadrlar; Descartes onu kavray tarznda tastamam sonularna sadk olmayacak durumdadr (inconsquent). Her semede, seenin kendisinde eksik olan bir eyi istemesi bakmndan, daima bir eksiklii gerektirdii iin, Tanr semez. Tasarlanabilir ki, ilham saatlerin de, gerekten yaratc olan bir sanat hibir gaye peinde deildir ve semez. Fakat hr olarak, yani kendisindeki meydana getirme zorunluluu sayesinde meydana getirir.

300 ETKA

d) Sayfa 61, satr 32 ve 33: Tanrsal ve insani zihin, Gkyz iareti olan Kpekle, havlayan hayvandan ibaret kpek gibi birbirlerine benzer ler. (Penses Mtaphysiques, II ch. XI.) nerme XII. - in aquales partes kelimeleri - ki kantlamann sonun dan bir nceki satrnda bulunmaktadr. - ilk bakta insan artyor. Bu eit paralara bl neden? M. Dantzenberg eviride aquales kelimesinin kaldrlmasn teklif ediyor. Gebhardta gre Spinozann akl yrtmesi byle olacaktr: Eer cevher blnebilseydi, eit paralara blnmeli idi. Halbuki bu eit paralara bln tasarlanamaz; yle ise hibir blm mmkn deildir. nerme XVIII. - kin neden kavram iin Heereboordun zikredilen yazsna bakn. nerme XlXdan XXIXa kadar. - Etikann bu parasnda, nce yklemlerinden her biri gz nne alnan Tanrnn ezelilii ilkesi konul mutur; ondan sonra bu ilkeden kan tavrlara ait sonulamalar aklan mtr. nerme XXI, XXII, XXIII. - a) Tanrnn ya da Tanr yklemlerinin ezeliliinde ilk sonu baz tavrlarn varlnn belirsiz surette srekliliidir. (Yani bunlar sonsuz zihin yahut hareket ve skn gibi, yklemlerinden birinde gz nne alnan Tanrnn Tabiatndan dorudan doruya kan tavrlardr). Her ne kadar Spinoza bu nermenin bildiriliinde ve nitekim kantlamann sonuna doru ezeli kelimesini kullanyorsa da, bana yle geliyor ki sonsuz tavrlar ezelidirler deil de daima mevcutturlar, demek daha doru olur. Varln ezelilii asl yalnz cevhere ve sfatlara (yklem lere) aittir ki orada z ve varolu (zat ve vcut) birbirine karr. Sonsuz tavrlarn z varl kuatmaz (nerme 24) ; ve bu varolu (varlk) bunun sonucu olarak cevherin varoluu ile ayn derecede ezeli deildir; onun ba langc ve sonu yoktur. Grlecektir ki, nerme 22 ve 23n bildiriliinde ezeli kelimesi artk yer almyor (Bkz. Penses Mtaphysiques, II, ch. I). b) Eer yukarda sylenenler doru ise, hafif bir uygunsuzlukla, ou kere ezeli denen sonsuz tavrlar iin bkz. Lettres, 64, 66 ve 74: Court Trait, I, ch. IV. Birincisinde Spinoza rnek olarak Tanr tarafndan do rudan doruya meydana getirilen sonsuz tavrlar veriyor. (Bu sonsuz zihin Tanrda var olan ve onda hepsi doru, yani ak ve seik olan fikirlerin btndr). Etika II, nerme 32, ikinci rnek: Uzamda, hareket ve skn; vastal olarak meydana gelen sonsuz tavrlara rnek olarak, sonsuz tarzda

NOTLAR 301

deiiklie urasa da, daima ayn kalan btn evren yzn veriyor. Bun dan sonra okuyucuyu blm II, nerme 14ten nce gelen Lemma 7nin scoliesine gnderiyor. Victor Delbosla birlikte (Le spinozisme, Paris 1916, s. 60 ve 61) dnce alannda bu btnsel evrenin yzne karlk olan vastal sonsuz tavrnn blm V, nerme 40n scoliesine gre ezeli tavr lar diye tasarlanm ruhlarn btn (mecmuu) olduu kabul edilebilir. 74nc mektupta Tanrsal bilgelikten sz ederken (yani sonsuz zihin den sz ederken) Spinoza Court Traitde olduu gibi, Tanr ile insan arasnda bulanklk yaptklar iin eletirdii Hristiyanlar bu bulankla dren Tanrnn ezeli olu terimini kullanyor. Tanrnn bu ezeli olu, kendisinde yalnzca baka insanlardan fazla tanrsal bilgelik grnmekte olan Isa (Jsus-Christ) deildir.

nerme XXIV ve nerme sonucu. Bu nerme sonucu bir derece ye kadar Court Trait blm I, fasl IVteki Tanrnn Providencena kar lktr. Spinoza bir eyin sresinin ya da varlnn srekliliinin nedeni zorunlu olarak Tanr olduunu syledii zaman bu eyin kendisinde hibir srp gitme kuvveti olmadn sylemek istemiyor; tersine, onun z, blm 3, nerme 7de grld gibi, kendi varlnda devam etmek
(persverer) iin bir aba olduunu sylemek istiyor. Fakat: 1. Bir eyin z, herhangi bir tarzda duygulanm olmas bakmndan, asl Tanrdr; 2. Sonlu bir eyin z, ancak greli ya da bal bir varl gerektirir; nk btn sonlu eyler birbirlerine baldrlar. Buradan u sonu kar ki, o hi deilse, snrl bir anlamda srededir, bir balangc ve bir sonu vardr. Etikann blm II, nerme 10unun nerme sonucunun scoliesinde, Spinoza St. Thomas gibi (Summa Theologicum, I. 104) olua dair nedenle (causa secundum fieri) varla gre nedeni (causa secundum esse) ayryor; Tanr, varoluun etker nedeni olmas bakmndan olua gre nedendir; her eyin znn nedeni olmas bakmndan varla gre nedendir. nerme XXV ve nerme sonucu. - nceki notun nerme 24ten sonra gelen aklama ve bu nermeden ve onun sonucundan zlerin eze lilii ve onlarn ezeli dncedeki balantlar karlabilir. Spinoza, beinci blmde ruhun ebedilii teorisini ve nc bilgi tarzn kuraca ilkeyi burada ortaya koyuyor: Etika, V, nerme 22den 32ye kadar. nerme XXVIdan XXIXa kadar. - a) Bu nermeler, baz tavrla rn varln nce mmkn olarak tasarlanan ve zihni baz zlerin fikirle rini tekil etmeye aran duyusal tasar zerine dayanm tikel eylerin

302 ETKA

bilimine temel grevi gryorlar (Mektup 10). Vakaa zorunlu olan eyin, birbirlerini sonsuza kadar gerektiren eylerin zincirlenmesinde bariz yeri vardr. Buradan karlamaz ki biz her eyi bilebilelim (Mektup 32; bura da Spinoza okuyucuyu 30uncu mektuba gnderiyor) ya da var olduunu sandmz her ey gerekten var olsun. Buradan karlamaz ki, bizde ve bizim dmzda meydana gelir gibi grnen ve bizim haklarnda ancak bulank ve sakat bir fikrimiz olan her eyin ezelden beri Tanr tarafndan istenmi olarak gz nne alnmas gereksin; bu bizim kendimizde yok etmeye altmz bilgisizlii Tanrya yormak (Tanrda grmek) olacaktr. Spinozann aklcl (rationalisme) verilmi diye kabul edilen her gerein ezeli bir hakikat olduuna inanmaya hazr baz bilginlerin rationalisme'i deildir. O asla tembellie ve tevekkle eilimi olan bir fatalisme deildir. O etkin bir ahlaki reform doktrinidir. O fiili ile hkmiyi (gerekte olanla gte olan) zde klmaz; hayat srnc bir duruma koyan ve insan insan iin katlanlmaz klan edilgileri (passion) hakl karmaz, merulatr maz. Fakat aklamay ararken onlar ortadan kaldrmaya alr ki, bu bs btn farkl bir eydir: yanl olarak iyi olduuna inandnz ey iin isterseniz lnz, ben doru iin yaamak isterim! te Spinozann yurtta larna hitap ettii dil aa yukar bu idi. (Mektup 30). b) Bana birok yorumlayclar, bir ikinlik felsefesinin ilkesine gre Tanr ile sonlu tikel eyler arasnda ne gibi bir iliki olduunu yanl anlamlar gibi geliyor; bir ksmna gre Spinoza bu tikel eyleri Tanrnn sonsuz ve ezeli tabiatndan sonulamak iddiasnda idi; Spinozacln objesi asla bu deildi; sonlu eyler, nerme 28in aka gsterdii gibi, birbirle rinden sonulanrlar; bu anlamda ve yalnz bu anlamda onlar Tanr tara fndan meydana getirilmilerdir. Baka yorumlayclar, diyelim Martineau (A Study of Spinoza, London, 1895, s. 209) sonlu bir eyin baka bir eyi meydana getirirken ona nasl sonu gelemeyecek olan ezeli bir z sala dn (can secure it) soruyorlar; soru bence yanl konulmutur: 1. Eer sonlu bir ey srede baka bir eyi meydana getirirse (bir babann olunu meydana getirdii gibi) bu kincinin z birinciye bal deildir, (nerme 17nin scoliesi s. 65) ; 2. Hakikatte kavranan sonlu bir eyin varl (varolu u) -z gibi sonsuzu iine alr, nk btn bakalarna baldr (her ne kadar nasl olduunu bilmiyorsak da) ve bundan dolay bu ey Tanr nn bir tavr ya da bir duygulandr (Deus quatenus).

NOTLAR 303

nerme XXVIII, scolie. - a) Bu scolienin banda metin birok


yorumlayc tarafndan bozulmu gibi grlmt. Land, kendi basksn da metni yle okuyan Boehmerin ileri srd dzeltmeyi bsbtn deersiz diye reddediyor: et mediantibus his primis quadam quae". Leopold et deilse de quadam kabul ediyor. W. Meijer de metinde bir bo luun olduuna inanyor ve Hollanda diline birinci eviri ile bunu d zeltmeye alyor. Ben mediatibus kelimesinden nce et alia kelimele rini koyan Gebhardtn retisini benimsiyorum. Bu dzeltme cmleyi daha ak bir hale koyuyor, onun anlamn deitirmiyordu: hi olmazsa her zaman anlalm olduu gibi, o Tanr tarafndan meydana getirilen iki trl ey olduunu belirtiyor, bir ksm vastasz, (birinci cinsin sonsuz tavrlar) tekiler vastal (dzenli btn sanki ezelilie sahip gibi tasar lanmalar bakmndan ikinci cins ya da tarzda sonsuz tavrlar tekil eden tikel tavrlar). b) S. 83, satr 11, 12. - Fakat kendi cinsinde deil kelimeleri yakn neden kelimelerine nispet edilir. Tanr mutlak olarak, yani dorudan doruya meydana getirdii eylerin zihin tarafndan artsz, vastasz yakn nedenidir, ya da varl ancak cevherin varln sfatlaryla (yklemleriyle) iine alan bir eydir. (Tanm 2ye ait not) O tasarlayabilmek iin zihnin cevherden ayrd bir eyin varln zorunlu klan eylerin kendi cin sinde yakn nedenidir (ondan diyelim ki, sonsuz bir tavr ayrd gibi). Spinozann burada kulland kelimelere Skolastiklerin verdii anlamn daha iyi aydnlanmas iin Heereboorda baknz (Meletemata, s. 298 et sq). Btn bir pasajn anlalmas iin gstermek gerekir ki Tanr var olan her eyin nedeni olunca, o asl uzak neden olamaz, yani ondan sonlu ve tikel hibir ey bir ya da birka orta ile ayrlm olamaz. Fakat tikel eyler birbirlerini artlandrr ya da gerektirirler ve bu anlamda Tanr onlarn yakn nedeni deildir. Onlarn hepsi birbirlerinden sonulanmalar bak mndan Tanr ile nedenlenmilerdir. (Bunun iin XXVIdan XXIXa ka darki nermelere ait not bye bkz.) nerme XXIX ve scoliesi. - nermeyi Court Traite'nin (I, fasl VI, 3) ve aklayc not ile (cilt I, s. 527, tipografik bir hatadan dolay fasln numaras konmamtr) Court Traitenin scoliesi ile (I, fasl VIII ve IX) karlatrnz. Yaratc tabiat (Natura naturata) ve Yaratlm tabiat (Natura naturans)n ayrlmas iin zel olarak u esere baknz: Siebeck, Archiv fr Geschichte der Philosophie, III, s. 370 ve 19). Yazar burada bu ayr yeniden

304 ETKA

Efltunculara kadar karyor ve onun XIIInc yzylda Spinozann ifade ettii ekli aldn sylyor.

nerme XXXdan XXXVe kadar. - Bu parada kendi balarna ele alnan zihin ve iradeye yani bilmek ve tasarlamak (kavramak), fikirleri tekil etmek etkisinde olumlamak ve koymak etkisine ait hakikatler gste rilmitir. Spinoza ikinci blmde, iradenin insanda zihinle ayn olduunu
kantlyor (nerme 49un nerme sonucu). Tanrda bu dorudan doruya, zn varolula ayn olmasndan kyor. Her fikir ezelilikte kendini ve kendi objesini zorunlu olarak ortaya koyar; hibir ey g halinde deildir. Bu da asla srenin deime, sonsuz bir ilerleme olmasna engel olmaz. (Spinoza 12nci mektubunda progressus naturae tabirini kullanyor). Spinozada voluntas kelimesinin anlam konu sunda bir tartma olmutur. Baz pasajlarda o irade deyince olumlama etkisini anlyordu (Descartes gibi); baka pasajlarda pasif olan arzuyu anlyordu. Bu noktaya yeniden dnme frsatn bulacam; burada gster mek yeter ki, btn olarak ele alnan Tanrda ya da Tabiatta byle bir soru konamaz; zira Tanrda onun etkinlii ya da verimlilii ile karmayan hibir pasif hal, hibir arzu tasarlanamaz (yukardaki nerme XVIIye ait nota, onun nerme sonucuna ve ondan gelen scolieye bakn.) nerme XXXII, nerme sonucu. - Daha nce ex libertate voluntatis kelimelerini iradesinin hrriyeti diye evirmitim, si" possessif inin ye rine nin zamirini koyuyorum ki, bana Latince metne daha uygun ve Spinozann dncesine daha elverili geliyor, zira burada sz konusu olan yalnz Tanrnn hrriyeti deil, ayn zamanda tikel varlklarn ve diyelim insann iradesidir.

nerme XXXIII ve scolie. - Bu nermeyi Court Traitenin I. fasl


IV. scolie I ve ayn kitabn I. fasl VI. ve nerme 29un scolie 2si, nerme 17nin nerme sonucu 2sinden sonra gelen scolie ve ona ait olan akla yc not ile karlatrnz. Ek. - Spinoza Tanry tasarlay tarzn hakl karmay, bu konuda bakalarnn yaptklar yanllar aklamak suretiyle tamamlyor. Onun Tanrs edilgisizdir (passion), nk eksiksizdir; hrdr ve hibir gaye peinde gitmez; insandan hibir ey beklemez, hibir kurban istemez; kendi kanununa itaat etmeyi bize emir eden bir senyr deildir. O, baka bedenleri duymak, onlardan duygulanmak bakmndan bedenin yetisini artrarak, onlarn nedenleriyle mmkn olduu kadar ok ey bilerek,

NOTLAR 305

gc yettii kadar ok kendi kendisi olarak diye anlalr. nnde titremi diini ve eserlerinden hayrete dldn istemeyen bu Tanrda, sta dm Victor Brochardn yaknda yaymlad bir makalede yapm olduu gibi, ok slah edilmi bir Yehovay yle byle gryorum. (Revue de Mtaphysique et de Morale, Mars 1908). Sayfa 101, satr 27de complxion ile bu pasajda ve ondan sonrakinde Latince ingenium karln veriyorum; yalnz bu Latince kelime baka bir eyi diyelim, talent kelimesinin de kullandm anlam belirttii zaman bu deiiyor. Complxion kelimesini La Bruyrein u satrlar yazd zaman anlad anlamda alyorum: Bir complxion sertlii (yani ferde has tabii bir yanl) vardr, bir de ayrca hal ve art olan yapl vardr. Sayfa 105, satr 19: htiyacn gayesi bir ihtiyac, ya da bir arzuyu tat min iin peinden koulan bir gayedir. Bu anlamda denebilir ki sann strabnn (Passion de Jsus-Christ) gayesi gnahlnn tekrar satn alnma sdr; bir zmseme gayesi, diyelim bir kopyann orijinaline benzemesi dir; nitekim Tanr, Spinozann sz ettii ilahiyatlar ve metafizikilere gre, eyleri onlara ihtiyac olduu iin deil, ksmen kendine benzemi olmalar iin yaratm olacaktr. Bu noktada zel olarak Heereboordun Meletemata'sna s. 672 baknz. Sayfa 1 1 1 , satr, 14-15 u kelimelerle balyor: nsanlarn mbalaac l Tanrnn ahenkten holandna inanacak dereceye varmtr. Spino za phesiz burada Fisagorcu bir kkten gelen krelerin mzii teorisini iaret ediyor. Bu konuda Th. Reinachn u yazsna baknz: Revue des Etudes Grecques, III, s. 432, sq. Kaydetmek zahmetine deer ki von Baer gibi gayeci (finaliste) bir bilgin henz yarm yzyl gememi olan bir konu masnda bu gr iyi karlamaktadr (Bak: bu yazar tarafndan Reden und Kleinere Aufsatze, I, Ptersbourg, 1864.)

306 ETKA

kinci Blm
Tanm II. - Bu tanm Court Trait ile karlatrnz (II, nsz, 5) ve ona ait olan aklayc nota baknz (cilt I, s. 521). Tanm III ve IV. - Bu esasl tanmlarn en iyi erhi Spinozann kendisi tarafndan Zihin Reformu adl eserinde verilmitir. Bunun iin balca, paragraf 41de zihin zeliklerine, paragraf 62 ile ondan sonrakilere ona ait aklayc notlara baknz. (Cilt I, s. 540). Tanm V. - Ezelilie kar olmas bakmndan sre iin, blm I, tanm 8e ait nota baknz. Bu tanmn Spinoza tarafndan verilmi akla masndan apak u sonu kar ki, llebilir bir zaman ile ifade edilmesi bakmndan bir eyin sresi bu kelimeye verdii anlamda, bilinebilir de ildir. Descartes felsefesinin ilkeleri adl kitabna (blm II, tanm 4) verilen tanma gre (eer varsa) snrlar insan zihni ile meydana karla mayan ey, belirsizdir (indfinie). (Etika II, nerme 30 ve 31). Tanm VI. - Spinoza felsefesinde esasl nemli olan bu tanm 4nc blmn nsz ile ve Court Trait ile (I, fasl VI, 8 ve fasl X, 2, 3) karlatrnz, bunlara ait olan notlara da baknz. (Cilt I, s. 518 ve 519). Aksiyom II. - Hollanda dilinde ilk eviri bu aksiyomun bildiriliini u kelimelerle tamamlyor: baka deyile, dndmz biliyoruz. Bu aksiyomu nceki ile karlatrnca Spinozann Descartesdaki cogito ergo sumdan saklad ve reddettii ey grlyor; ezeli hakikat olarak cogitoyu kabul ediyor ve ergo sum u reddediyor; dnce her birimizde kendi varoluunun olumlanmasn ezeli olarak kuatr; fakat hibir zel ve dnen varln varoluu bununla konulmu olmaz. Descartes Felse fesinin llkelerinin nszn yazan Louis Meyerin bu nszn sonlarna doru syledii ey budur. (Cilt I, s. 300). Aksiyom III. - Spinozann bu aksiyomu konusunda M. Brunschvicgin yapt gzlem ilgi ile okunacaktr: Quelques prjugs contre la philosophie (Revue de Mtaphysique et de Morale, 1894, s. 401). Aksiyom V. - Tekil eylerin yaratlm tabiata ait olan sonlu eyler olduunu gstermek lzumsuz olmayacaktr (tanm 7). (Nature natureye tam olarak yaratlm tabiat demek yerinde deildir. Eskiden bunun iin Tabiat Fatra ve Tabiat Mefture deniyordu. Fakat bunlarn Trke ile karlatrlmalar gl yznden, yaratlm kelimesini, mphem olsa da, kullandk. - eviren).

NOTLAR 307

nerme Iden IXa kadar. - Spinoza bu dokuz nermede, tabiatta var olan tekil eylere, seim olmadan, tatbik edilen btn hakikatleri kuruyor; onlar cevherin duygulanlardr. Halbuki dnce ve uzam Tan rnn sonsuz yklemleri (sfatlar) arasndadrlar (nerme 1 ve 2) ve bu
yklemlerden her biri kendisinde geree ait manzaralardan birinde idrak edilmi asl cevher olduu iin, var olan her tikel ey ayn zamanda hem FIKIR (dncenin gerektirilmesi) hem de CSMdir (uzamn gerekti rilmesi); bundan baka onun ne olduunu bilmiyoruz, nk Tanrnn baka yklemleri bizim iin bilinmiyor (mehuldr) ; fakat biz ancak eyleri znde gz nne almakla, cisimlerin birbiriyle mnasebetlerinin aklla kavranabilir olduunu biliyoruz; ve varolularnda gz nne almakla (uzamda hem hayal edilir, hem tasarlanr, hem hayal edilmesi bakmndan llr olmakla) uzamn her gerektirilmesine dncenin imdiki ve aktel bir gerektirilmesinin karlk olduunu biliyoruz (nerme 7 ve 8) ve buna ada psikoloji dilinde bir duyum, bir uur olgusu deniyor. Bu imdiki gerektirme sonsuzca baka gerektirmeleri iine alr. Buradan u sonu kar ki olgu aklla kavranamaz ve olgularn art arda geliinin nispetleri (rapports) (ki Spinoza buna Tabiatn ortak dzeni diyor) asla dorudan doruya bilim objesi deildir; olgular birbirlerinden sonula namazlar; biz anlamakszn onlara tabi oluruz (subir) ve tecrbe makine gibi bir ngr (prudence) dourabilir, fakat bilgiye gtremez. Bununla birlikte, idncenin (rflexion) fark ettirdii bir eit hakikat vardr ve bunun sonucu olarak kurtulmay isteyen insana ak bir yol da vardr: 1. - (uur) olgusunun meydana gelmesi uzam tavrlarnn gz nne alnmasyla aklanamaz, o hakikatte hi de upuygun olmayan, yani ok eksik olan bir Fikirdir. Spinoza, Leibnizin, Momdologiesinde (17) syle dii eyin, algnn mekanik sebeplerle aklanamaz olduunu iaret ediyor; glge - uur, ya da pi-phnomne denen modern teoriyi asla kabul etmiyor. Dncenin art arda gerektirmeleri birbirlerine ve yalnz birbir lerine baldrlar. (nerme 5 ve 6, nerme 7nin scoliesi); bir parann tamamlanmas bizim iin imknsz olduu gibi olgu da aklla kavrana maz. Fakat dnen tabiat btnl ile gz nne alnca, onda ayn zamanda hem olu hem kendinin tam muhafazas vardr; bu anlamda, her biri ncekileri kuatan art arda dncelerin kendiliinden ilerleme si ile, tabiatn sonsuzca meydana getirdiini ve onun byle temellenmi olduunu sylemek dorudur (nerme 32 ve 36). Bilge kiinin iinde

308 ETKA

bulunmas mmkn olan bir gr asndan olgu, bir hakikatin ok eksik ifadesi olarak grnr ve bize kendisini kabul ettirdii zorunluluk bylece kendi zorlayc karakterini kaybeder (Bkz. 4nc blmn son satrlar). 2. - Olgunun kleliinden kurtulmak iin bize bir baka yol daha a lyor: aksiyom 4e gre bizim eitli tarzda duygulanm olduunu hissetti imiz cismin varl kurulunca (ispat edilince) (nerme 13) onu tasarlamak ve olgular sanki aklla kavranr klacak bir tarzda uzamn baka tavrlaryla ilikisini (relation) kavramak iin dnce yetimizi kullanabileceiz; ve bu tarzda konan ve postulat haline getirilen ilkelerin deney ile uyumas on larn hakikatinin bir iareti olacaktr; bir bilim, tam tabiriyle deney ze rine dayanmyorsa, onu yardmc olarak kullanr ve bundan kan byk bir sonu olmak zere, bu bilimin eksik ve paral kalmas mmkndr. Tecrbe iin Zihin Reformu kitabndan baka (58 ve 59) Descartes Felsefesi lkelerine (Blm II, nerme 6, scolie), 10uncu mektuba, en sonra asl Etikaya baknz (Blm II, nerme 17nin nerme sonucundan sonra gelen scolie).

nerme I. scolie. - Bu scolieyi Court Trait ile karlatrnz (II,


fasl XIX).

nerme IV. - Court Trakenin Ek blm II, 4 ile karlatrnz. nerme VII ve VIII ve nerme sonucu. - Etikann metnini Court
Traitnin metni ile karlatrnca (Blm II, nsz, fasl XX, 4, not ve Ek blm ile birlikte), Spinozann eylerle fikirlerin mnasebetlerine dair arad sarih kuraln grlecei meydandadr. nerme 8 btn ese rin en nemli nermesi gibi grlebilir. nk yazarn baars iin bun dan daha esasl bir ey yoktur: bir yandan ezeli varlk, te yandan art arda hazr olan lahzal (momentan) varlk (daha yukarda lden 9a kadar nermelerin btnne ait nota baknz). nerme IX. - Glazemaker Hollanda diline evirisine dayanarak Gebhardtn kantlamasnn beinci satrnda alio ve cogitandi kelimeleri nin arasnda trnak iinde definito kelimesini koyuyor ve definito cogitandi modo kelimelerini altnc satrda alio ve affecto kelimelerinin arasna ko yuyor. Bu katmanlar phesiz ifade diline daha ok sarihlik veriyor, fakat bana gre zorunlu deildir. nk Spinozann dncesi bu yerde aldan maya mahal vermez.

nerme Xdan XIIIe kadar. - Bu nermeler insann tabiatnn ak lanmasn iine alr ve bedenin varln hkmen (en droit) kurarlar.

NOTLAR 309

nerme X. - Bu nermenin bildiriliinde ve kantlanmasnda gnitif kelimelerini belirsiz bir zamirle bir insan diye evirmeye kalklabilir: bylece burada soyut olarak tasarlanan genel insann sz konusu olma d, diyelim ki hayal gcnde olduu gibi (nerme 40n scoliesi), daha
iyi anlalacaktr. Ve bu eviri Spinozann retisi olan nominalisme ile daha iyi uyuacaktr. Bununla birlikte, nermenin scoliesi pek iyi gsteri yor ki, Spinoza burada (Blm I, nerme 8in scoliesinde yapt ve ondan sonrakilerde yapaca gibi) btn insanlarda ortak bir tabiat olduunu kabul ediyor (Blm IV, bu kavram olmadan anlalmayacaktr). Onun nominalismeinden sonularna sadk olmadn m karmak lazm gelir? Bu soru olduka skcdr ve itiraf etmelidir ki, Spinoza, bir insann deil, insann tabiat ya da znden ne anladn yeteri kadar bildirememitir. Sanrm onu matematik zlerle analoji suretiyle tasarlyordu (Bunu birinci blmn Ekinde sylyor). Geometri bilgininin daire ya da elipsten sz etmeye hakk vardr; bu figrler iin tekil ettii ak kavram geometrici olmayann sahip olduu ve hayal gc yardmyla daireler ve elipslerle tasarlanan bulank genel fikirden ok farkldr. Nitekim insan hakknda ak bir fikri olabilir, insan ruhu bilgi ile tanmlanr (Intelligentia: blm IVn sonuna bkz.). Btn insanlarda ortak kavramlar (notions) vardr: Tanr fikri btn ruhlarda ayn yeri tutmasa bile, yine onlar da ortaktr; insan ruhu yle ise bir bilgidir (yalnz fikir ya da uur deildir). Bu bilgi imdiki varl bakmndan zorunlu olarak ferdi olan bir bedenin varlna baldr; fakat btn insan bedenlerinin ya da ak bilgiye sahip tm var lklarn ortak olarak nicesel gerektirmeye elverili karakterleri olduu tasavvur edilir; paralarn says, onlarda bulunan hareket ve sknun orants, diyelim baz limitler arasnda anlalmas gerektii iin! yle ise insandan sz etmek ve btn insani varlklarn aka baland baz artlar tasarlamak caizdir. Baz pasajlarda ve diyelim blm III, nerme 57nin scoliesinde grlecektir ki, Spinoza canllara ait blmlerin ve daha genel olarak gruplarn kendilerine vergi tabiatlar olduunu kabul eder gibi grnyor; halbuki yukarda iaret ettiim gibi bir teori, matema tik bakmndan balanlan limit artlarn varln ortaya koymak suretiyle, bir tre (espce) iyice tanmlanm bir anlay vermeye elverilidir ve baka bir teorinin bunu bulabileceini zannetmiyorum. nerme XII. - Bu nerme uur olgusunun zorunluluunu kurar; her ne kadar nerme 13n kantlanmasnda nerme 12ye hibir iarette

310 ETKA

bulunmuyorsa da; bu son nerme sonrakilerin tamamen anlalmas iin daha az zorunlu deildir. nerme XIII. - W. Meijerin yapt gibi corpus kelimesi bildirisinde bir cisim diye evrilirse, yazarn dncesi ilk bakta daha ak gr necektir ve corps nnde belirsiz zamirin kullanlmas da cmlenin idque actu existens blmnn evrilmesini daha kolaylatracaktr. Ben bununla birlikte, belirli zamiri tercih ettim. nk Spinoza, Aksiyom 4te, bizim hissettiimizi, eitli tarzlarda duygulanm olduumuzu olumlarken, bana le corpsu gz nnde bulundurur gibi geliyor. Kantlamann yry bence yledir: 1. Aksiyom 4: Bir cisim fikrini iine alan duyumlar duyuyoruz. Bizim olan belirli bir cismin (bedenin) varoluu tarafmzdan hissedilmi ya da hayal edilmitir. 2. - nerme 11: nsan ruhu, imdi hazr bir varl olan tekil bir eyin dncesidir. 3. - nerme 13: Aktel var olup dncesi ruhumuz olan tekil ey, phesiz duyduumuz ve hayal ettiimiz bedendir. Bedenin varl, bede nin tasavvurunu bir olgu olarak tekil eden bir ruhun varlndan karlr (sonulanr). Kantlama deerlidir, yeter ki her tasarlay veya alg sanki (herhangi surette) kurulmu (temellendirilmi) gibi grlebilsin; halbuki bu nerme 5 ve 6dan kan eydir; herhangi bir hakikati ifade etmeyen hatta bulank bir fikir bile yoktur. Yani bulank fikirler bile bir hakikati ifade eder. Bizim iin en yksek dereceden aklla kavranamaz bir olgu karakteri olan alg, Tanrda tamamlanr ve ak bir fikir olur, (nerme 32) Bundan baka grlecektir ki, uur olgusunun zorunluluu nerme 12de ispat edilmitir.

nerme XIIIn ardndan gelen aksiyomlar, lemmalar, tanmlar ve postulatlar. - Spinozann fizik ve fizyolojisi bu az saydaki nermele
rin iindedir. Hi deilse filozofun zorunlu olduuna hkmettii fizik ve fizyolojinin bu blm bu nermelerde bulunmaktadr. Onlar tabiatyla Descartesin bu konudaki nermeleriyle karlatrlacaktr; bunun iin zel olarak, Spinozann kendisinin Descartes Mekaniin ilkeleri hak knda Descartesa dair kitabnda verdii aklamalara baknz; aklayc notlar (cilt I, s. 552 ve sonras) bavurulacak baz eserleri zikrediyor. Etikann bu blmnde bulunan temelli kavram fert kavramdr. nsann bedeni, tabiatta var olan her varln bedeni veya cismi gibi, ferdi

NOTLAR 31 1

bir varolua, Spinozann nicelik bakmndan tanmlamay arad kendine vergi bir ekle ve ze sahiptir. Bu canl cisim veya beden (nerme 13n scoliesi) bir makine deildir; Spinoza mekanisttir, fakat Descartestan baka trl bir mekanisttir ve onun mcanismei bir nevi animisme'i red detmez. (Bunun iin nerme 35e ait nota bakn). Tekil varln asl z olan, kendini korumak iin yaplan aba (Etika III, nerme 7), hibir gl olmad iin deil, kelimenin di anlam ile orada g halinde bir eyin gelimesi olduu iin, o ayn zamanda hem blnemez surette fikirler dourucudur, hem de asl bedenin dourucusudur. (Blm V, nerme 39un scoliesine bkz.). Fakat, bir yandan bir fikir ortaya kt zaman, onun sonular da oradan kar. Dnen varlk kendi etkin ta biat ile Tanr gibi kendiliinden fikirler dourucu tabiat ile vardr (blm I, nerme 17ye ait nota bkz.) ; onun kendiliindenlii, otomatizmi (Spino zann bu kelimeye Zihin Reformunda verdii anlamda, 46) yalnz iin de bulunduu balln basks altndadr; onu sonsuzca aan kendi bana aklla kavranamaz bir hakikatin paralarndan ibaret olduklar iin, fikir leri yalnz hakiki metodu gtmeye elverili olduu zaman, birbirlerini dourmakszn birbiri ardndan gelirler. (nerme 40m 2nci scoliesinde ordine ad intellectum denildii gibi) ; asla srf pasif olmasa bile, o ok eksik olarak dnd eyin nedenidir (duyuyor, hayal ediyor), te yandan ve birinci duruma paralel olarak, onun bedeni korumak iin abas her an dardan beden zerine yaplan ve bazen ona elverili bazen onun aksine olan etkilerle hesap edilmelidir. Yalnz ksmen onun z ile akla nabilen bedenin deimeleri ve olu tarzlar serisi buradan ileri gelir. Bede nin hali her an canlnn asl nedensellii ile (yani onun devam etme a bas ile) d nedenler arasnda meydana gelen bir nevi atmadan doar. Spinozada adeta ontognsee (ferd olu kanununa) ait baz modem teori lerin nceden duyulmas hali grlyor. (Bunun iin Lon Brunschvicgin Spinoza et ses contemporains" adl nc makalesindeki dikkate deer gzlemlere baknz: Revue de Mtaphysique et de Morale, Septembre, 1906). nerme XlVten XlXa kadar. - Bu nermelerde daha nce konul mu ilkelerin sonular karlmtr: uur olgusunun tabiat veya bugnk kullana daha uygun bir dil ile sylemek istersek, duyusal tasavvurun tabiat da aklanmtr (imaginari tasarlama kavramn belirtir; d alg contemplatio da denen bir imaginatiodur) ; en sonra belleme gcnn (haf zann) tabiat, daha dorusu, fikirler armnn tabiat da aklanmtr.

312 ETKA

Nihayet bizim bedeni ancak duyarak ya da hayal ederek yani bulank bir tarzda idrak edebileceimiz de gsterilmi veya ispat edilmitir. nerme XVII, scolie. - S. 171 de verilmi hayal ve hayal gc tanm lar aka ruhun tabiliini, kleliini gsterirler ve ispat ederler. ok geni lde d nedenlerle, tabiatn ortak dzeni ile gerektirilmi olan bedenin imdiki halini ifade eden duyumlar duymak veya tasavvurlar tekil etmeden kendimizi alkoyamayz; pasif olmamaklk edemeyiz. Bu nunla birlikte bu, etkin bir hayal gcnn tasarlanmas m demektir? Scolienin son satrlarnda Spinoza aka aksini sylyor ve beinci blmde beden duygulanlarnn ve bundan dolay, ruhta teekkl eden duyusal tasarlaylarn bir dereceye kadar egzersizle Akla tabi olabilece ini gsteriyor. Pieter Ballinge gnderdii 17nci mektup bu konuda ok deerli bir not veriyor: Bir baka kimseyi seven ve bu kimseyle zihni dolu olan birisi, sanki bu baka kimsenin zn benimser ve bedeni de bu yzden deiiklie urar; kendi bedenimizin fikri ile meru bir evlatlk mnasebeti kuran bir fikir -bunun iin Spinoza olunu dnen bir baba misalini alyor ruhumuzun gc ve onun beden sresi boyunca kk, bu srede olan tasarlanlar meydana getirme yetisini gstermek sure tiyle bizde cisimleir, bylece hr ve rattionnel olan, ya da hi deilse byle olmaya meyleden sanat yarad, z bakmndan bilgiden ibaret sa natnn kiiliinin ifadesi bu suretle mmkn bir hale gelmitir. Spino za, hakikatte, bu etkin hayal gc teorisini tam gelitirmemitir ve beinci blmde, yalnz ahlak dzenine ait dncelerle kanmaktadr; hatta zihin le mnasebeti bakmndan gz nne alnan hafza teorisini gelitirmiyor; bunlardan her ikisi de birka kelime ile tahmin edilmi, sezilmi, iaret edilmi, fakat izah edilmemitir; bunun iin onlar zerine okuyucunun dikkatini ekmek gerektiine inanyorum. Chronicon Spinozanumun IVnc cildine burada iaret etmeye kalktm Spinozadaki hayal gc teorisi hakknda ksa bir not yaymladm. nerme XVIII, scolie. - Hafza hakknda zel olarak zihin reformu hakkndaki kitabna baknz, 44 ve aklayc not: cilt I, s. 541. nerme XXden XLVIIye kadar. - Etikann btn bu blm bil giyi, ya da bilgiye yetkili olmas bakmndan ruhu inceliyor. Burada biz basit uurdan i dnceli (teemmll) uura, fikrin fikrine ykseliyoruz; duyduumuzu ve hayal ettiimizi biliyoruz. Bylece kendimiz hakknda fikir tekil ediyoruz. Ben fikri zorunlu olarak upuygun deildir; Spinoza

NOTLAR 313

bundan sonra yanln yalnz yoksunluktan, bir alg eksikliinden ibaret olduunu gsteriyor; ve yalnz yanln tabiatn aklamakla kalmyor, ayn zamanda onun kanlmaz olduunu da ispat ediyor; kendi kendi siyle asla tasarlanmayan ve art arda dnceleri birbirlerini dourmayan bir varlkta zorunlu olarak upuygun olmayan fikirler vardr; ve bedenin halini ifade etmeleri bakmndan tasarlaylarmz, doru bilgisi ile hi deilse dorudan doruya deiiklie uratlm deildir; o suretle ki, g nein bize olan uzaklnn ne olduunu bilmekle birlikte onu bizim ya knmzda grmede ya da hayal etmede devam ediyoruz (nerme 35in scoliesi). eyleri doru tabiatlarna uygun olarak grebilmek veya hayal edebilmek iin, akla uygun bir dzeni kendimiz bedene verebilmemiz ve kendimize bylece etkin bir hayal gc kazandrmamz gerekir. Bunun iin nerme 17nin scoliesine ait nota bakn. -Bununla birlikte, bilinebilen eyler vardr; ortak kavramlar vardr; daha yukardaki nerme 38e ait nota bakn. kinci ve nc bilgi tarzlar vardr; en sonra, insan ruhunda Tanrnn ezeli ve sonsuz z hakknda upuygun bir bilgi vardr; yani, her kim iten dnrse ya da tekil ettii fikirlerin paral karakteri ve onlarn aklla kavranamayl hakknda bilgi sahibi ise, orada btn sel ve mutlak bir hakikatin veya kendi kendisini tam olarak tasarlayan bir varln fikrini bulur.

nerme XXI ve scolie. - Bu scolieyi Zihin Reformu ile karlat


rn - 27.

nerme XXVIII, scolie. - W. Meijere gre bu scolie metne yanl


lkla sokulmu olan ve nerme 28 ve 29un iindekilere hibir ey katma yacak bir kenar haiyesi olacaktr. Gebhardt gsterdi ki bu scoliede yal nz bana gz nne alnan ruh fikrine ve fikirlere, beden duygulanlar nn fikirlerine ait olumlu hkm aka yer almtr. nerme XXXV. scolie. - Sayfa 199, satr 10: ruh (me) kelimesi burada mens kelimesinin deil, baka yerdeki gibi anima kelimesinin kar l olarak evrilmitir. Spinoza, ruh yanl olarak bedenin tabiatna ka tlyor diye grld zaman anima terimini kullanr (Zihin Reformu, 38, not 1, cilt I, s. 250); ou kere bir insann hatras iin bu ruh (anima) kelimesini kulland olur, vb. (Descartes Felsefesinin lkeleri I tanm 6, aklama). Spinoza bu yerde Descartesin ikinci tirazlara Cevap lardaki kendi metnini buraya naklediyor: Bu ruh ad mphemdir, zira o ou kara cismani bir ey gibi anlalmtr. Etika - beinci blmn

314

ETKA

nsz: Ruha bir merkez veren Descartesin hipotezi, burada olduu gibi tenkit edilmitir. Bununla birlikte, gstereceim ki, Spinoza, kendisinin animismei dediim eyin meydana ktn gsteren hi deilse iki pa sajda anima kelimesini, phesiz bu maksatla kullanyor. (Aksiyomlara, lemmalara ait olup nerme 13ten sonra gelen notta). Bu iki pasaj un lardr: 1. Etikada III, nerme 57nin scoliesi: 2. nce zikredilen 17nci mektupta.

nerme XXXVIII, nerme sonucu. - Ortak kavramlar rasyonel bilginin ratiocinium- kelimesinin modern anlam ile bilimsel bilginin esas
ilkeleridir, yani esas bakmndan matematik ve mekaniin ilkeleridir. nerme XL; scolie I. - a) Skolastik terimler cetvelinde ilk kavram lar eylere aittir, ikinci kavramlar eylerle mnasebetleri dnda gz nne alnan ilk kavramlara aittir. Bylece cins fikri bir ikinci kavramdr; cins ler ise birinci kavramlardr. (Zabarella, De Natura Logicae, ch. III.) b) Sayfa. 197, satr 15: Spinozann okuyucuyu gnderdii zel kitap bilindii gibi tamamlanamam olan Zihin Reformuna Dair Kitaptan baka bir ey olamaz. c) Akn (trascendantal) terimler iin Penses Mtaphysiquese bakn, I, ch. VI. Transcendant ya da Transcendantal denilen kavramlarn Skolas tikler tarafndan en tam sayl Saint Thomasdadr: Quaestiones disputate de veritate I, I. Fakat burada transcendantal terimi kullanlmamtr. Bun lar en genel terimlerdir. d) Grlecektir ki, evrensel kavramlara ait Spinozann teorisi ortak bir terimin kullanlmasn bir objeler snfna kar beden tarafndan dei mez bir surette alnan tavrla aklamaya varyor. e) Sayfa 210, satr 26: homo animal risibile tanm, Lopolda gre ilk defa olarak Martinus Capellada bulunuyor. (Kitap IV, s. 100) Aristo yle demiti: De partibus animalium, III, 10, 673 8. f) Sayfa 201, satr 35, 36: Biliniyor ki insan iki ayakl ve tysz bir hayvan diye tanmlayan tanm Efltuna atfedilmitir: Efltun tanmla r adl yazan bilinmeyen risale. nerme XL, scolie II. - Spinozann felsefesinde temelli yeri olan cins bilginin ayrlmas iin Court Traite'ye -II, fasl I, 2 ve aklayc not-, Zihin Reformuna Dair Kitapa -10-16- baknz, Trendelenburg, Histo rische Beitrge zur Philosophie adl eserinde Spinoza tarafndan kendi bilgi teorisi iin verilmi eitli ifadeleri tafsilatl olarak inceliyor.

NOTLAR 315

nerme XLI. - Bu nermeye gre akl yrtme ile doan ikinci cins
bilgi yanlmaz olacaktr. lahiyat-Siyaset adl kitabnda - Tractatus Theo logico-Politicus, fasl II, Spinoza bununla birlikte yanl ilkelere dayanarak da doru akl yrtebileceimizi ve bunun sonucu olarak akl veya kelimeli bilginin -discursive- bizi yanl yola gtrebileceini kabul ediyor. Bkz. Zihin Reformu 15, cilt I, s. 232, not 2. Fakat bu son eserin bir pasajnn gsterdii gibi -38- akl yrtrken fikrini sonuna kadar gtren kimse er ge balangta yapt yanln farkna varmada gecikmez.

nerme XLIII, scolie. Bu metni Court Trait ile, (II, fasl XV) ve Zihin Reformu ile (27) karlatrnz. nerme XLIV, nerme sonucu II. - Bu tannm bildirisinde ve ardndan gelen kantlamada sub quadam aeternitatis specie kelimeleri iin genel olarak kabul edilen herhangi ekilde ya da bir ezelilik manzarasnda evirisinin kullanlabileceine kani olmadm. Species kelimesinin Spi nozada iki anlam var: O bazen yanl grn belirtir diyelim, drdn c blmde, fasl XVI byledir. Bazen de tr belirtir, cinsin kart olmak zere (nc blmde, nerme 30 scolie veya nerme 56nn bildirilii.) nerme 45in scoliesinde Spinoza bu kelimeyi aka ikinci anlamda kullanyor. Sub specie aetemitatis, Spinozann beinci blmde kulland (nerme 23n scoliesi) sub durationein kartdr. eylerin varl soyut olarak, baz zleriyle her trl mnasebetleri dnda tasarlanabilir; byle bir halde, onlarn baka eylerle mnasebetleri bakmndan srede gerekti rilmi bir yerleri vardr. Onlar kendi balarna gz nne alnacak olurlarsa, zleri ezellikte mutlak varl deilse de -nk bu yalnz Tanr iin doru dur-, fakat varoluun snrl bir kuvvetini, istenen artlar temin edilince varolularn srede salayan bir kuvveti gerektirir. Baka deyile, Tan rnn z mutlak olarak var olmaktr, bunun iin de o ezelidir: zel veya tikel bir eyin z bakalaryla ayn zamanda, ya da bakalarndan sonra var olmaktr: bu ey bir z olduu zaman ne kadar ezeli ise, imdi de o kadar zorunlu olarak ezelidir: yle ise onda bir ezelilik tr vardr.

nerme XLV, scolie. - Sreyi niceliin zel bir tarz gibi grmek, onu
zamanla tanmlamak ya da lmek, grlyor ki, onun iin ne biricik gr tarzdr ne de doru gr tarzdr; bu onu hayal etmektir, yoksa zihinle kavramak deildir (12nci mektup). nerme XLVII, scolie. Bu scolie ile aka grlyor ki yanl daima dnlmedii zaman dndn zannetmeden ileri geliyor; dnce

316 ETKA

kendi bana phesiz hep Spinoza felsefesinde hakikatin dourucusu dur. (Zihin Reformu, 27 ve 47. Ayrca buna ait aklayc notlara bakn: cilt I, s. 538, 540.) nerme XLVIII ve XLIX. - a) Bu nermelerde -ikinci blmn son iki nermesi- ispat edilmitir ki, insanda irade ile zihin ayndr (birinci blmn son nermeleri). Balca nerme 33, scoliesi ile birlikte. Ruh yetilerinin blnmeyiine dair, Descartes Felsefesinin ilkeleri nsz ne ve Court Traiteye bakn: II, fasl XV. Ayn zamanda Pensees Metaphy siquese bakn: II, fasl XII. b) Sayfa 221, satr 23. Burada kaydetmek uygun olur ki, irade deyince unu anlyorum kelimeleri yerine W. Meijerin dzeltmesi kabul edilecek olursa, kaydetmek uygun olur ki, burada iradeden unu anlyorum keli melerini koymak gerekiyordu. Geri baka pasajlarda voluntas ve volitio kelimeleri nce Spinozann onlara burada verdii zel anlamda grnm yor; diyelim ki, blm III, nerme 9un scoliesinde verdii anlamda. Ora da voluntas kelimesi, yalnz ruha atfedildii zaman varlkta devam etme abas veya eilimidir. Bu eilim ayn zamanda hem ruha hem bedene ait olduu zaman, itah ya da arzu (cupiditas) olur. Ben kendi hesabma Spi nozann voluntas kelimesinin anlamn deiiklie urattn zannetmiyo rum: Dnce esas bakmndan etkindir, fikir ayn zamanda olumlanr, konulur, bununla da tasarlanm ya da meydana gelmi olur; bu anlamda ruhun z iradedir; fakat insan yalnz dnce deildir, o ayn zamanda uzamdr. O yalnz fikirler ya da hkmler meydana getirmez, kendi z dolaysyla birtakm hareketler de icra eder; bildiime gre, hibir yerde Spinoza bedene ait olan ve bir hareketle meydana kan bir arzu sz konusu olduu zaman irade kelimesini kullanmyor. Bir etkiden ibaret olan ve yalnz bilmeye meyleden arzu iin, o iradedir. Fakat kelime burada Spinozann bu pasajda kulland anlamda anlalmtr. O halde, pek iyi grlyor ki baka bir yerde o volitionu bir arzu diye gz nne alabilir (Etika, III, arzunun tanmndan sonra gelen aklama, s. 365). O ruhun dnd iin tekil ettii bir arzudur ve bu arzu fikir olmak bakmn dan fikirde bulunan olumlama ile karr. (Blm III, nerme 1- 13e ait nota bakn.)

NOTLAR 3 1 7

nc Blm
Balk -blmn ad-: Affectus kelimesini duygulanla evirmede pek tereddtsz deilim; edilgi ya da pasif hal eklinde her zaman yaplan evirinin ar sakncalar vardr. Bir etki (actio) olan affection ile bir edil gi olan affectionun ayrl grnte kalmaktan kyor. te yandan bi liyorum ki, duygulan kelimesinin kullanlmas da eletirmeye elverilidir, burada ona verilmesi gereken genel anlamda kullanlmadndan baka, onu tabiatyla affectio karl kullanma zorunda da kalm bulunuyorum. Yazarn kafasnda iki kavram olduu halde, onlar tek bir kelime ile kar lamak daima tehlikelidir. M. Ribot ve Rauhnun kullandklar anlamda alnan his (sentiment) kelimesinin u faydas vardr ki, o nce okuyucuya Spinozann Etika blm IIIte tetkik ettii konuya dair daha sarih bir fikir vermektedir: Th. Ribot, Psychologie des sentiments; F. Rauh, Mthode dans la psychologie des sentiments. Fakat bu anlamda onun fazla modem olduu na hkmettim, bundan baka yazarn afficere, affectio, affectus arasnda kurduu mnasebeti daha kolay kavramay salamada fayda grdm. Yal nz, duygulan (affection) kelimesinin kullanld iki veya pasajda bir mphemlik doabilir. Bunun iin sentiment kelimesini kullanmadm. Eer affect ya da affet kelimesi -Almancada affekt-, effet kelimesine benzer bir kurulua sahip olarak szlkte bulunmu olsayd, birok tereddtle rim kaldrlabilirdi. Bunu icat etmeye cesaret edemedim. nerme Iden XlIIe kadar. Bu ilk on nerme u esasl duygu lan, ya da edilginin tabiatn tantyor. Arzu, sevin, keder ki, bunlar sevin ve kederin sevgi ve kine evrilmesini aklyorlar, iyice kavranacak en nemli nokta arzunun (cupiditas) iradeyle (voluntas) bantsdr (rapport). Esasl metin nerme 9un scoliesi banda bulunuyor. rade, kendi bana tekil ve etkin bir dnce gibi gz nne alnan ruhun kendini korumaya almasdr; baka deyile, bu, ruhun kendi varln ve bundan dolay, onda bulunan btn fikirleri olumlamasdr, tasdikidir. kinci blmde grld ki (nerme 49un nerme sonucu, nota bkz.), bu olumlama Spi nozaya gre asl fikirler gr (conception) ile tam ayn idi: Voluntas idem est ac intellectus. Bir arzu, bir ruh ve bir bedenden ibaret gibi grlen insann zdr; irade yle ise, yalnzca fikirleri dourucu diye grlen arzudur. nerme II, scolie. Btn bu scolie Descartesin dalizmine kar yazlmtr. Burada Spinozann dalistler tarafndan ileri srlen kant

318 ETKA

reddedi tarz grlecektir. Bu dalistler, uurun tankl ile ruhun beden zerine yapt dorudan doruya etkinin tarafllardr; Siz, diyor, baz beden hareketlerinin ruhun dnceleriyle gerektirilmi olduunun tec rbe ile bilindiini iddia ediyorsunuz; fakat tecrbe, ayn zamanda, beden uyuduu srada ruhun dnmeye yetkisiz olduunu retmiyor mu? tiraz iyice anlamak iin hatrlamak gerekir ki, Descarteslara gre dnce ruhun zdr ve bunun sonucu olarak ruh daima dnr; Spi noza Descarteslara: Sizin gr anzdan uurun tankl kabul edile mez, nk sizin ruh tanmnzla ve ondan karlacak sonularla uyuma maktadr, diyor. Spinozann gr ac olan modernist gr asndan bu tanklk aklanabilir ve bunun sonucu olarak, bir dereceye kadar kabul edilebilir; bedenin dnme yetisi ve bedenin eitli fonksiyon larn yapabilme yetisi birbiriyle ballama (corrlation) halindedir (ner me 11). nerme VI. - Varlkta devam etmek iin aba konusunda: Blm I, nerme 24e ait nota bkz. nerme IX, scolie. - a. nerme 1 - 1 3 un hepsine birden ait olan nota bakn. Blm V, nerme 5e ve onunla ilgili nota da bakn. b. Burada bonum kelimesine verilen anlam iin Court Trait, I fasl X, 2,3 ile onun aklayc notuna baknz: Cilt I, s. 19; grnte birbirinden farkl olup uydurmaya altm birok metinleri birbirleriyle karlatr dm. imdiki pasaj, bilirsiniz ki, Ribot tarafndan Hisler psikolojisinde hayranlkla zikredilmitir; bu, denebilir ki, yazarnn zihincilik (intellec tualisme) dedii eye hcuma ayrd bu kitabn hkim fikridir ve fikrin Spinozadan alnm olmas olduka gze arpmaktadr. unu iaret ede lim ki eer her deer, ya da deerlendirme hkm bir arzu ve bir eilimin ifadesi ise, Hamelin gibi syleyecek olursak, buradan asla duyusal haya tn ilk nce geldii sonucu kmaz (Hamelin, Essai sur les Elements prin cipaux de la Reprsentation, s. 433). Pasif haller olan arzular vardr. Byle bir halde, eilim dediimiz eyin iyi olduunu sylememize yarayan hk mn dncemizde upuygun nedeni yoktur; o hi deilse, ksmen bize dardan, bir pasif halden yklenen bir gerektirmenin eseridir. Fakat etki, aktif hal olan arzular da vardr ve olabilir; kendi bana ruh bilgiden baka hibir eye eilim duymaz; ve kurtulmaya balad zaman, sresinden bsbtn ayr, varoluunun hakiki ls olan bilgisini artrabilen eyin yalnz iyi olduuna hkmeder (blm IV, nerme 26 ve 27).

NOTLAR 319

nerme XI. - a. Bu nermenin bildiriliinde ve ondan sonra da istik rarl olarak, Latince coercere kelimesini azaltmak (rduire) diye eviriyo rum; okuyuculardan bu kelimeyi sktrmak (comprimer), itmek (refouler) anlamnda almalarn rica ediyorum; H. Taine kendi hafza teorisinde azaltc (rducteur) kelimesini ayn anlamda kullanyor.
b. Grlecektir ki Spinoza haz (voluptas) kelimesini kullanmyor; pek ok durumlarda bizim haz dediimiz ey bir holanmadr (chatouillement). c. Scolienin sonuna doru: Blm II, nerme 17ye deil, fakat ner me 18e gnderme bana hakl grnyor: Bedenin hazr olan varln, anm dolaysyla, dta brakan bu baka fikir zihinde hazr bulunuyor.

nerme XIII. - Sevgi ve kin iin: Court Trait, II. fasl V ve VI ve


ona ait aklayc notlara baknz.

nerme XlVten XVIIIe kadar. - Ruhun duygulanlar, fikirler arm nakil (transfert) kanunlar dolaysyla ireti nedenlere nispet edilebilirler: Onlar gemi ve gelecek vakalara da nispet edilebilirler. nerme XVIII ve scolie. - sayfa 292: Morsus conscientia ve gaudium
kelimelerini uurun gelimesi (panouissement) ve daralmas (resserement) diye eviriyorum; - Bu durumda bir nevi ifa, bir i sknts (anxit) ann dan sonra duyulan sevin ve tersine, ikinci halde mutlu bir vakay bekledi imiz srada bizi birdenbire kaplayan bir keder sz konusudur. (Bkz. 16 ve 17nci tanmlar). Court Trait'nn Latince metni olmad iin, Spinozann bu eserinde vicdan azabn belirtmek zere morsus conscientiae terimini kullanp kullanmayacan bilmiyoruz. (Knaging, v. Court Trait, II. X, I.) Bununla birlikte, bu muhtemel grnyor. Etikada ayn kelimeye, grl d gibi, bsbtn farkl bir anlam veriyor. (Kuno Fischer, Geschichte der neueren Philosophie, II, 4 e dit; s. 434.) nerme XlXdan LIIye kadar. - D objeler bizi sevin ve kederle ve bunun sonucu olarak sevgi ve kinle, ayn zamanda arzu ile duygulan drrlar; bu duygulanlar, hep iyi seilmi olmayan birok isimler tarlar; Spinoza bunlar tahlil ediyor ve her zaman kullanlan adlandrma ile faz la ilgilenmeksizin onlar aklyor ki, bunu kendisi de nerme 22nin sco liesinde ve daha ilerde nerme 32nin scoliesinde sylemektedir. nerme XXVI, scolie. - Metni daha iyi anlalr bir hale koymak iin, ben existimatio kelimesini stn deerlendirme (surstime), despectus kelimesini de aa deerlendirme (msestime) eklinde evirmek gerektii sansnda idim. Ve admiratio'nun kart olan contemptus iin de mpris

320 ETKA

kelimesini kullandm. Aa deerlendirme konusunda (s. 293, satr 21) W. Meijere gre metni bir deiiklie uratmak yerinde olacaktr. Aa deerlendirme sevinsiz olduu halde, o kedersiz olacaktr; Meijerin bu dzeltmeyi hakl gstermek iin ileri srd sebep udur ki, tanm 22ye gre aa deerlendirmenin nedeni kindir ve o da bir kederdir. Fakat aa deerlendirme phesiz bir kinden geldii iindir ki, onun bir sevin olmas gerekir, zira kin duyulan objeyi yok eden veya sadece azaltan ey sevin verir (nerme 20). Baka deyile, kin besleyen kimsede, onun nef ret ettii veya kin besledii ey bir tatmin ve bir aa grme sevincidir; Spinozann alay etme (drision) hakknda syledikleri ile de karlatrla bilir (tanm 1 1 ) . Bunun sonucu olarak ben Meijerin ileri srd dzelt menin kabul edilebileceini sanmyorum. nerme XXVII, kantlama. - Eer tam tersine kelimelerinden sonraki kantlama satrlar, sayfa 295, satr 13 sonradan katlm gibi gr nyor. Kantlama nceki cmleden sonra tamamlanyor. nerme XXIX, scolie. - Humanitas kelimesi, insanlarn takdirini (approbation) aramamza sebep olan, onlara kar iyilik yapan bir durumu belirtir; Franszca humanit kelimesi ihtimal tam olarak buna karlk de ildir; bununla birlikte ben onun yerine biraz daha fazlasn ifade eden amabilit = sevimlilii, ya da yeteri kadar ifade etmeyen civilit = nazikli i koyabileceimi sanmadm; bundan baka, mmkn olduu kadar an lamn bozulmamas artyla evirdiim Latince kelimelerle ilgili Fransz ca kelimeleri kullanmann faydal olduuna inandm. Bu suretle burada humanitas denilen hisle alak gnlllk arasnda daha yukarda yaptm karlatrma, (tanm 43) humanitas kelimesinin kkne baktmz zaman daha ok ilgi kazanr. nerme XXX. scolie. - a) Landn metninde yaptm ve externae kelimesi yerine iki yerde internae kelimesini kullanmadan ibaret dzelt me, bana biraz daha aada Spinozann kendinden memnun olmadan sz ettii pasajda eref (gloire) sz konusu olduu zaman hakl grnyor. Land, bununla birlikte, onu reddediyor, nk: Birinci blmde, nerme 8in 2nci scoliesinde Spinoza asl tabiatta gz nne alnan eyin tanmn da dahil bulunmayan her nedeni belirtmek iin d neden kelimesini kullanyor. Landa gre bir d nedenin bulunduu yerin nedenlenmi eyle ayn fertte, yani burada aklanacak sevin veya kederde olmasna hibir ey mani deildir. Bu iaretin, imdi incelediimiz scoliede bir d

NOTLAR 321

objeye ait sevin veya kederle bu hisleri duyan ayn kimseye ait bir sevin veya kederin karln gsterme zorunluluu nnde stn deerde oldu u sylenemez. Gebhardt yalnz kendinden memnun olmaya ait pasajda externae yerine internae kelimesinin konmasn kabul ediyor. Scolienin ilk satrlarnn dikkatle okunmas beni ilk sanmda srara zorluyor. Haki katte Spinozann gloria ve pudor dedii ruh halleri baka insanlar tara fndan fakat yaratclar olduumuz bir fiil vesilesiyle elverili ya da elve risiz olarak verilen (Bkz. Tanm 30 ve 31) ve bizim hakl veya haksz, vme veya yerme objesi olduklarna inandmz bir hkme bal gr nyor. Fikrin sevin ya da kederle birlikte bulunmasnn nedeni yle ise bizdedir, yoksa bizim dmzda deildir. b) Benim baka durumlarda diye evirdiim alias kelimesi (s. 303, satr 11) phesiz bakas tarafndan verilen hkme bakmadan kendin den memnun olunan, ya da tersine, kendinden memnun olunmayan duruma tatbik edilir.

nerme XXX, nerme sonucu. - Bu yerde zikredilen iki msra La tin airi Ovidee aittir (Amours, II, 19); nce Spinozann onlar doru
yerde kullanmadn iaret etmek gerekir; ikinci olarak zikrettii tekin den nce geliyor. Evli bir kadnn , ar ilgisizliinden dolay kocas na sitem ediyor; yalnz kaba bir insan tehlikesiz ve mcadelesiz sevmek ten haz duyabilir; hakiki k hem ummak, hem korkmak ister. Birok yorumlayclar zannetmiler ki Spinoza Latin airini yanl an lamtr ve W. Meijer gibi baz yorumlayclar da Ovidein msralarn ters anlamda evirmilerdir: nsan sevdii zaman ummak ve korkmay ortak olarak duymak ister; bakasnn kt grdn seven kimse duygu suzdur. Bu yorumlamay kabul etmek gerekeceini sanmyorum. Spinozann ikinci olarak zikrettii, halbuki Ovidede birinci olan msra, eer doru olarak evrilecek olursa, buraya ok elverili olabilir. Sevdii kadn iin kimsenin rekabete girmedii k bazen sevdiinden uzaklar ve onun gerekten sevilmeye deer olup olmadn endie iinde dnr; tersi ne, eer bakalar da bu kadn aryorlarsa, ona kar arzusu artar. Bir ocuk da, bakasnn sansna uymas yznden, arkadalarnn been medikleri bir oyuncaktan bkar. Biz eyaya ou kere bakalarnn ona bitikleri paha yznden ve bizim ona sahip olmamz tartma konusu olduu iin deer veririz.

322 ETKA

nerme XXXIV, nerme sonucu, scolie. - Latince desiderium kelimesi iin, her zaman yaplan eseflenme (regret) eklinde eviriyi olduu gibi sakla mam gerektiine inanyorum. Spinozann gz nne ald his, sahip olmak istenen eyin bulunmayndan ileri gelen kederdir; bu, bir arzunun tatminsizliidir (tanm 32); esef kelimesi, ksmen bu fikri ifade ediyorsa, ayn zamanda baka fikirleri uyandrma sakncas vardr. u noktay da katarm ki, desideriumu evirmek iin desiderare kelimesin ifade eden bir fiilin tekil edildii bir kelimeyi kullanmak faydaldr. Frustr ekini katmak zere, candan istek, candan istemek (souhait), souhaiter kelimelerini aldm.1 nerme XXXIX, scolie. - a) yi ve kt konusunda, nerme 9un scoliesine ait nota baknz. b) Verecundia kelimesini (s. 319, satr 32) sklganlktan (timidit) zi yade utanma (pudeur) diye eviriyorum, nk tanm 31de -aklama lar- Spinoza, verecundiaya kar impudentiay koyuyor ki ancak hayszlk (impudence) diye evrilebilir.

nerme XLIV, kantlama, sayfa 327, satr 25. - Ben vaktiyle eviri
me kk harflerle envelopp kelimesini koymutum ve Latince metinde dii quam yerine erkek quemi koymutum, nk Spinozann hedefi olan nerme 37de kin bir kederi kuatr deil, fakat kin bir kederi braktr mak iin bir abay kuatr, denmitir. Baensch ayn dzeltmeyi yapyor. imdi ben Gebhardtn sansna katlyorum ve erkek kelimeyi metne ve eviriye tekrar koyuyorum. nerme L, scolie. - Khinlikler konusunda, daha nce zikretme frsatn bulduum 17nci mektup ilgi ile okunacaktr. nerme LI ve scolie. - (Bu nerme ve onun scoliesi) sanki neden leri bizim dmzda olmaktan ok kendimizde olan duygulanlarn ince lenmesine hazrlanr. Bu inceleme nerme 53ten balar. nsanlarn bnye eitlilii ve karmakl, duygulanlarnn ayn zamanda hem ferdi, hem bir anlk karakteri olmasna sebep olur. nerme LII, scolie. - a) Latince admiratio kelimesini evirmek iin hayreti hayranlka tercih ettim. nk Spinoza tarafndan gz n ne alnan ruh hali stupeurle olduka yakn ve ruhu dnmekten alko yan her ey gibi zararl bir eit sabit fikirliliktir (mono-disme).

1) Souhait, frustrnin tam karl boa kan istek olduu iin bir kelime ile buna esef lenme dedik.

NOTLAR 323

b) Kmseme (mpris) -contemptus- hsl, Spinozaya gre, dikkat etmemek cinsindendir; bu his kendi objesini kinle alaltan aa grme (despectus) ile karmaz. nerme LIIIten LVe kadar. - Bu nerme nedenleri kendi kendi lerinde olan duygulanlara aittirler. nerme LV, scolie. - Bu pasajda ve srarla ondan sonrakilerde La tince virtus kelimesine karlk erdem kelimesini veriyorum; erdem asl ileme gcdr; ruhun erdemi dnmektir, bedenin erdemi hareket et mektir, hareket ettirmek ya da hareket ettirilmek deil. Spinoza bazen zel bir etkiye, diyelim bedenin bnyesini ve ileme gcn ifade ediyor, diye grlmesi bakmndan vurmaktan ibaret etkiye (blm IV, nerme 59, scolie) erdem diyor. Trl karlatrmalarda uyandrd hayret do laysyla phesiz erdem kelimesini saklamak bana faydal grnd, bu, okuyucuyu dnmeye mecbur eder ve doktrinin anlalmas iine daha ok nfuz ettirir. Burada dahi tabiatlar gereince haseti olan insan larn bakasnn zayflndan sevin duyduklar, erdemini de kederle karladklar sylenmitir ve insann kendi benzerlerinde kendinde olan dan fazla kuvvetin olduunu grmeden holanmad dorudur. Yeter ki, Spinozann gsterdii gibi, hibir iddiada bulunmad bir eit etkinlik sz konusu olmasn. eyleri btn akl ile tasarlayan ve bundan do lay, kendisi de en yksek erdeme sahip olan kimse haseti olmaya kabi liyetsizdir. Onda yalnz kendine ait sevgi, ya da i memnunluu, tabia tnda bir ey meydana getirmeden ibaret olan gzel meyvelerini verir ve bu hal bazlarnn, mesela Geulincxin Etikasnda Tanr sevgisinin kart olduu iddiasnn tam aksidir.

nerme LVI ve LVII. - nsan duygulanlarnn eitlilii ve zel olarak arzularn eitlilii bu nermelerde aklanmtr. nerme LVI, scolie. - Spinoza tarafndan Latince luxuria kelimesi ne verilen anlam metinde aka iaret edilmitir (tanm 45). Libido keli mesi bazen genel olarak ehvet itah anlamnda kullanlmtr. nerme LVII, scolie. - Ruh (anima) kelimesinin kullanl fark edile cektir (Bkz. Blm II, nerme 35e ait not). nerme LVIII ve LIX. - Spinoza en sonra bu son iki nermede etkili olan duygulanlara ve bunun sonucu olan erdemlere geliyor. nerme LIX, scolie. - Eserlerinde daha ziyade ruhun bir duygulan olarak gz nne alnan yksek gnlllk (gnrosit) aadaki blmde

324 ETKA

ahlakllk (moralit) olacaktr. Pietas: Bu terim konusunda blm IV, ner me 18e ait scolieye bkz.

Tanm III, aklamalar. - Sayfa 181, satr I, Latince actus kelimesini


evirmek iin kullandm fiil (acte) kelimesi, keder edilgisine tatbik edilin ce, sade kederin gerek bir ruh hali olduunu belirtir. Bu hal ya da daha ziyade, bu kelimeye Bergsonun verdii anlamda, bir ilerlemedir (progrs). Tanm VI ve aklamalar. - Spinozann zel olarak hedef edindii yazar Descartestr; bkz. Trait des passiones, d. 79; nitekim Court Trait'ye de baknz, II, ch. V ve aklamalar. Tanm XXIV. - Spinozann efkat (misricorde) dedii duygulan misericordia aa yukar bizim kelimenin di anlam ile sempati dediimiz eydir. Organlarn yaptklar ya da yapmak zere olduklar hareketlere, ba zen psikologlarca harek (motrice) denilen hayaller karlktr. Ruhun hal leriyle bedenin duygulanlar arasnda var olan karlkllk dolaysyla, eer bir hareket fizik bakmdan imknszsa o imknsz gibi tasarlanacak tr. Hatrladmz bir uygunsuzluk ya da hedef olduumuz bir alay yzn den yaplabilecek olan bir eyi yapmaya gcmz olduuna inanacak olur sak, byle bir durum tamamen farkldr. Spinozann aklamasnda gz nnde bulundurduu san budur. Tanm XXXI, aklama. - Blm IV, nerme 58in scoliesinde ha ysz (impudent) hakkndaki ksa bir kayt bir yana braklrsa, Spinoza Etikann hibir yerinde sonradan bahsedeceini temin ettii hayszlk konusuna bir daha dnmyor. Tanm XXXVIII. - Zalimliin (cruaut) tanm nerme 41, nerme sonucunun scoliesinde vermi olduu tanma tam uygun grnmyor. Bu sebepten, Baensch aliquis concitatur yerine concitamur kelimesinin kul lanlmasn ileri sryor. O zaman cmle yle oluyor: Zalimlik, sevdii miz veya bize efkat ilham eden kimseye ktlk yapmaya bizi sevk eden arzudur. Ben gsterdim ki, kastedilen scoliede Spinoza, zalimin, ya da vahinin ktlk yapt insan sevdiini sylemiyor, tersine onda kinin hkm srdn sylyor. Biz sevdiimiz ya da acdmz kimseye sebep siz ktlk yapan kimseye zalim diyoruz; - zannederim Spinozann dn cesi budur.

Duygulanlarn genel tanm. - Bu tanm ve onun ardndan gelen


aklamalar okurken, grlecektir ki, evreci diye tannan heyecan teo

NOTLAR 325

risinde bulunan hakikat pay Spinozann formlnde zaten vardr. Or tak olan herkese heyecan ifade ediyor diye grlen organik sarsntlar iin, Spinoza dorusu, nerme 59 scoliesinde hibir ey bildirmiyor. n k onlarn ruhla hibir mnasebetleri yoktur. Fakat bundan dolay bu sarsntlarn uurda hibir akis brakmad manas karmaldr. Tersi ne, her beden duygulannn ister istemez bir fikri vardr; baka deyile, organizmadan geen bir hale karlk ister istemez ruhun urad bir deiiklik vardr; fakat titreme gibi fizyolojik bir olgunun tasviri heyeca nn psikolojik tabiatn aydnlatma bakmndan bize yardm edemez. Zira titreme bir dnce tavr deildir, bir uzam tavrdr ve byle olunca da bir ruh halini aklayamaz.

326 ETKA

Drdnc Blm
nsz. - Yetkin ve eksik (yetkinsiz), iyi ve kt kavramlar iin Spi nozann Court Trait adl kitabnda (I, fasl X ve ona ait olan aklayc
nota bkz. Cilt I, s. 519). Tanm III ve IV. - Spinozann mmkn ile zorunsuz arasnda kabul ettii seiklik Zihin Reformu Hakknda Kitap adl eserinde (54 ve 57) sz ettii iki trl yapmalar (fiction) veya fikirlere karlktr, bu iki tr den biri varolua ait fiction lar, teki ze ait fictionlardr. Aksiyomlar. - nerme 37, blm Vin scoliesinde gstermi olduu gibi, Spinoza burada eyleri meknda ve sre iinde gz nne alyor. Bu aksiyomun faydas hemen grlyor: nsann bir tabiat paras olmas, onun varoluunun sonsuz sayda baka varolulara bal olmas ve bunun sonucu olarak onun yalnz snrl bir sre olmas gibi tekil bir eyin dn cesindeki gelime iin bu yetebilirdi. Spinozann dedii gibi -3nc ner menin kantlamasnda- d nedenlerin gc insann gcn sonsuzca aar. Drdnc blmn aksiyomunda matematikilerin bildirdikleri ilke den mlhem grnyor ki, o da udur: Kendisinden daha byk bir say olmayan hibir say yoktur. nerme 10, blm IIde iaret etmi olduum gibi Spinoza tekil eyleri matematik zlerle analojisine gre kavryor, ya da tasarlyor. Eer onlardan birinin gc say cinsinden tanmlanabilse, apak grlr ki, ak ve seik olarak ondan daha byk biri her zaman tasarlanabilir. Ve birinci blmn 6nc aksiyomu dolaysyla bu fikre (ideatum) karlk bir obje vardr: Her ne kadar blm I, nerme 8in ikinci scoliesine gre bu obje aktel olarak var olmayabilirse de! Fakat birinci blmn 35inci nermesi dolaysyla, meydana gelmesi Tanrnn gcnde olan her ey zorunlu olarak vardr. nerme I-XVIII. - Drdnc blmn ilk 18 nermesi asl insann kleliini, yani d nedenlere balln ve tabiatn ortak dzenini, onun akl dln (irrationnel) aklyorlar: Bunun iin ikinci blm 1-9uncu nermelere ait nota bkz. Orada dorunun zihin tarafndan basit ince algs asla ifa vermez: Eer beden ve onun sonucu olarak ruh, duygulan larn merkezi olmak bakmndan deiiklie uram deillerse (bkz. ner me 1, 14, nerme 17 ve scoliesi). nerme V. - 9uncu nermeyi yorumlamak iin bu nermeyi karla trmada fayda vardr. Apak bir fikri ve bunun sonucu olarak bir pasif

NOTLAR 327

hali olmas bakmndan, ruh kendi varlnda devam etmeye alr. Fakat bu fikir, ya da bu pasif hal, bununla birlikte, hakiki tabiatn, ya da gcn meydana koymaz; hele ona ne kadar memnunlukla balanm olsa bile, o dnceye atfedilebilir deilse. Yanlla den bir insann kesin olduu sylenemez (blm II, ner me 49un scoliesi); pasif hal ya da edilgiden ibaret bir arzuya sahip insan iin, korku ile hareket eden bir insan iin, veya baka bir kederli hisle hareket eden kimse iin, isteyerek veya iradesiyle hareket ettii sylene mez (blm III, nerme 58).

nerme VII. - nerme 7 bir dereceye kadar insanlar arasnda tehdit ler, vaitler ve genel olarak hareket, etki aralar -ki akl d denilebilirdorular; ilikilerin kullanlmasn gerekletiren bir duygulana kar baka bir duygulanla mcadele etmek gerekir (nerme 14 ve 15in, ner me 54n scoliesine bkz.). nerme XVII ile scoliesi. - Etikann birok pasajlarnda olduu
gibi, bu konuda Leopoldun Ad Spinoza Opera Postumasna bkz. Bu sco liede Trenceden alnm ifadeler bulunuyor. Di immortales homini homo quid praestat? Stulto intelligens quid praestat? diye Gnathon, Hadmaas (Eunuque) adl eserde soruyor. Bkz. v. 232. Trencei iyi tanyan ve temsilinde hazr bulunmu, belki de ken di hocas van den Endenin gayretiyle, bu yazarn birok komedilerinin temsiline katlm olan Spinoza Latin komiinden yalnz cmle turnrleri almakla kalmyor, ayn zamanda insani passionlara ait rnekler de alyor. Balca Eunuque adl eserinin temsilinde bulunmu olmaldr ki, bunun iin u esere bakn: Meinsma, Spinoza en zjn Kring, s. 135.

nerme XVIII. - Eer 7nci nerme dolaysyla -yukardaki nota bak- baka insanlarla mnasebetlerimizde dorudan doruya rasyonel olmayan action aralarn kullanmak caiz hatta zorunlu ise, Iinci nermeye gre onlara keder konularndan ok sevin konular vermede kr vardr; bakalarna faydal olmak istiyorsanz, sevimli olmak lazmdr; kendi ken
disine ve genel olarak insan tabiatna gvenmeyi telkin etmek, bahtsz kleye ondaki kurtarc erdemi retmek lazmdr. Spinoza eserlerinde ve hayatnda, her yerde bu kural belirtiyor. Yalnz halka kar korkutma yollarna bavurmak gerekir, nk halk vahi bir hayvandr (54nc nermenin scoliesi) - Kendi kendisine kar tatllkla davranlacak (blm V, nerme 10un scoliesi) ve kendisinde hep sevin saikleri aranacaktr.

328 ETKA

nerme XVIIIin scoliesi. - a) Bu scolie ondan sonraki 19uncu


nermeyi yani bilgi mmkn olan faydac ahlak ilkelerini zetliyor: Bu ruhun hrriyet kazanmasndan nceki pratik ahlaktr. b) Sayfa 42, satr 22 ve 23. immoralit ve moralit -ahlakllk ve ahlak szlk- kelimeleri impietas ve pietasa karlktr. Bir Fransz okuyucunun bu kelimelere verdii dini anlamdan dolay ben bunlar kullanmak iste medim. Spinozann pietas dedii eyden (nerme 37nin birinci scoliesi) o akl davranna gre yaammzdan kkn alan, iyilik yapma arzusu nu anlyor. Pietas ondan insanlara aittir ve religiodan ayrlr (ayn scolie). Yine bu konuda blm V, nerme 4n scoliesine baklabilir. Baka insan larn gidi tarzn yneltmek ve kurala koymak arzusu aklla hareket etme yen kimselerde hrs (ambition) halini alr ve rehberi, klavuzu akl olan kimselerde ise bu pietas olur. Franszcada bu pit kelimesini saklamak istense idi, yanl anlaylardan kanmak iin buna pit humaine (insani dindarlk) demek gerekecekti. Ahlaki duygu, felsefe dilinde insan olmak bakmndan insana ait duygu olduu iin, pietasa ahlakllk denebilece ini zannediyorum. Baensch, Pflicht-gefhl kelimesini devoir diye eviriyor ki, Trkede dev duygusu denebilir. Fazla Kant olan bu terimi kullanmamak daha dorudur zannederim. Buradaki pasajda Spinozann kabul ettii ey asl fayda veya iyi anlalm karn aranmas zerine ahlak kurma imkndr. Burada V. Brochardn daha nce zikredilen makalesinin sonular ze rinde tartmak istemiyorum: Revue Philosophique et de Morale, Mars, 1908. Fakat pietas kelimesi hakknda onun yorumlamasn kabul etmenin -sy lediim gibi- imknsz olduunu gstermekle kalyorum. nerme XlXdan XXXVIIye kadar. Bu 19 nermenin iindeki ler iin nceki scolieye ait a notuna bakn. nerme XX, scolie. -Okuyucunun zahmetsizce fark edecei sebep lerle, intihar Spinozann gznde asla bir erdem fiili olamaz bu kelime yi onun verdii anlamda alyorum; insan asla kendisi iin lm istemez (yukardaki 5inci nermeye ait nota bkz.) Burada Spinozaclkla Stoac lk arasnda nemli bir fark vardr; Spinozaclk, herkes tarafndan kendi varoluunun kabul edilmesi akla uygun bir hayatn ilk art olan ferti bir doktrindir; phesiz hayat sresi veya sredeki hayat olgunluumuzun ls deildir, nk bu hayat ve bu sre yalnz kendi zmz iin deerli olan eye bal olmakla kalmaz, ayn zamanda d nedenlere de baldr;

NOTLAR 329

zmz bakmndan hayatmzn ksalmasn istemek, dorunun yanl olmasn istemek kadar metafizik bakmndan imknszdr: (blm II, nerme 44n ikinci nerme sonucuna ait nota bkz.). Stoaclkta ise, ter sine, fert kendi bana hibir ey deildir; o ancak evrensel dzene uygun luuna gre bir rol oynar; intihar orada hr bir adama layk, erdemli, tam yerinde bir etki yapabilir (Spinozaclk ile mnasebetleri bakmndan ele alnan Stoaclk konusunda drdnc blmn ekine ait nota, fasl XXXII ve Zihin Reformuna dair eserin notuna bkz. 5. cilt I, s. 536). nerme XXV. - Her tekil varlk kendi bana deerlidir nk onun kendine has bir z vardr; nceki nermeye bak; yle ise o baka bir ey iin kendini korumak isteyemez; ama fikrinin hibir metafizik temeli olmad iin, erdem ancak kendi bana varlkla kaim olabilir, bu da asla ilerlemeye engel olmaz; eer bu ilerleme, terakki kelimesinden bir he defe doru atlm bir adm deil de hr bir olu anlalacak olursa! nerme XXVI ve XXVII. - Bu nermeleri karlatrnz. IVnc blmn nsznden baka, blm III, nerme 9a Court Trait ve notlar na baknz.

nerme XXVIII. - Meydandadr ki, bir ikinlik felsefesinde Tanry


bilmek ak olarak kendini bilmektir; nitekim nefis sevgisi Tanr sevgisi ne kart olacak yerde onu kuatr.

nerme XXXV, nerme sonucu I ve II, scolie. - nsann kendi


kendisi olmak iin insana ihtiyac vardr. Olmas gerektii gibi anlalan fertilik, insan toplumuna, toplumsal ahlaka raitonnel bir temel verir ve bu akl iin ortak hayat artlarn kabul edebilir klmaya yeter; hatta bu artlar akl iin pek az tatmin edici olduu zaman bile! Scolienin sonunda Spinoza insann hayvana stnln ve insani etkileri (hareketleri) gz nne almadaki, byk fayday baka bir yerde inceleyeceini vaat ediyor. Bildiime gre, hibir yerde aka bu konu ya dnmyor. nerme XXXVII ve scolie I. - a) Bakasnn iyiliini istemek, baka sna olan ihtiyacmzn sonucudur ve ayn zamanda hislerimizi bakasnn hisleriyle uygun bir hale koyma eiliminin de sonucudur. Kendi balarna temellendirilmi olan bu arzu ve eilimin, kurtulutan nce, srf duygu sal ve passionnel bir karakteri olabilir. Bylece hakiki ahlak deilse de, (bu terim konusunda nerme 18in scoliesine ait nota bkz.) toplumsal hayatn kklerine uygun ve bundan dolay filozofun takdirine layk bir

330 ETKA

hayat tarz rationnel olmayan bir arzunun eseri olabilecei tasarlanabiliyor. Ruhun bilim yolu ile kurtuluu, toplumsal bir fonksiyonun yaplmas iin zorunlu deildir; insan bir bilge olmadan da, namuslu bir adam ve faydal bir yurtta olabilir, gerekten akll olmad halde, akln emrine gre ha reket edebilir. Nitekim tanrsal kanun olduuna inanlan eye itaat -ki korkunun eseri olmad gibi, henz zihni Tanr sevgisi de deildir, fakat samimi mminin inancnda olduu zere yine de bir sevintir-, phe yok ki ak bilginin deerindedir denemez, fakat bir deeri vardr; bilime kadar ykselemeyen bir ruh Kutsal Kitabn vahyine dayanan selametin
(Salut) sknunu bulur. Bu Ersatz, elbette filozofun i memnunluunun edeeri olamaz. Bununla birlikte, akl bize hakiki selamete ya da tam yce mutlulua bu yoldan ulalacan kabul ettiremez; (Tractatus TheologicoPoliticusun XVinci faslna ait Spinozann 3lnci notuna bkz.) ve bunun sonucu olarak, bu selamet yoktur. Vahiy, ya da vahiy denen ey, gerekte

bunu retir (ayn not), fakat bu tarzda vahiy bilimsel bakmdan temelli deildir, hatta imknszdr; Tanrnn insanlara herhangi bir dsal belirti ile kendini tantm olmasnn imknsz olduunu kabul ediyoruz (Court
Trait, II, ch. XXIV, 10). Bununla birlikte, bu vahyin ihtiva ettii eylerin

faydal ve akla uygun olarak kullanlmas mmkndr; tarihi vesika ola rak, terkip edildikleri zamann zel hal ve artlarna bal bir tarzda grlen bu yazlar (Ahdi Atik ve Cedit) aklla eliik deildirler ve btn insanlar arasnda Nsral snn canlandrd hakikat zihniyetinin ifadesidirler. Felsefe, Kutsal Kitab aar, fakat reddetmez; tersine, onun ze ait emirleri ni (prescriptionlann) hakl karr ve pratik bir netice elde etmek iin ona dayanabilir; nitekim duyusal tecrbe ve hayal gc olduklar gibi alnnca, onlarda doru ile kart bir ey yoktur ve onlar zihnin faydal yardmclar olabilirler. Ben bu sorular esasndan incelemekten ekiniyorum, nk onlar lahiyat-Siyaset Kitabna aittirler. b) nsan ruhunda, Tanrnn ezeli ve sonsuz zne ait upuygun bir bilgi vardr (blm II, nerme 42); Tanr fikri hibir insan ruhunda eksik olma d iin hepimiz Spinozann burada bu kelimeden anlad anlamda dine yetkiliyiz. Din hissinin ykseldii eitli dereceler hakknda bir fikir edin mek iin nce nota bakn; felsefe phesiz onun yetkin eklidir, nk o hakikatte btn dinde bulunan canlandrc gerei ak olarak kavrar. c) Ahlak hakknda (pietas) nerme 18in scoliesine ait yukardaki nota bkz.

NOTLAR 331

d) Vaktiyle W. Meijerin rneine uyarak, sitenin temeline ait cm leyi scolienin sonuna atmtm. imdi bana Opera Postumada ve btn sonraki basklarda o yerinde grnyor. Ahlakn ve namusluluun tanm laryla, gerekten Spinoza toplum hayatnn temellerini ok iyi koymutur ve biraz aada insanlarn birbirleriyle birlemeleri zorunluunu iaret ediyor. e) Spinozann yumuak ruhu hayvanlarn boazlanmasndan nef ret etmiyor ve bu phesiz Descarteslar gibi onlarda bir ruh olduunu kabul etmemesinden deildir, geri blm II, nerme 13n scoliesinde onlara aka byle bir ruh veriyor ve bu onun ilkelerinde domaktadr; fakat, ona gre hayvanlarn ruhunda yle bir z vardr ki, bizim ruhumuzla onun arasnda byk bir ortaklk yoktur ve herhalde trler arasnda sava kabul edilmelidir, nk bedenin ihtiyalarna gre yaamak gerekmekte dir. XXXVIInci nerme, scolie II. - Sayfa 18, satr 4te kullanlan siteyi kurmak iin insanlarn tabii haklarndan vazgemeleri eklindeki ifade den, insann siteli olmakla hrriyetinden bir ksmn terk edecei sonucu nu karmakla byk hakszlk yaplm olur; Spinozann szn ettii bu tabii hakla hrriyet arasnda hibir ortaklk yoktur. - Ar bir cismin eri bir yzey zerine dmesi iradi fiile ne kadar benziyorsa, onlar da birbiri ne o kadar benzemektedir. Hatrlatrm ki iradi bir etki ruhun erdemini ifade eder. nsan site hayatna ykselmek suretiyle, manevi hayata hazr lanr ki bu hayat da hakiki insan hayatdr ve site hayat onu mmkn klar; henz mevcut olmayan bir hrriyeti snrlamak yle dursun, baz korku saiklerini ortadan kaldrmak suretiyle insan orada hrriyetini ka zanmaya balar ve insana kar tabii hakk salanr (35inci nermeye ait nota bkz.) Devlet phesiz baskdan ayrlmaz ve onun iin bask lazmdr, nk insanlar akll deildirler, yahut da pek eksik olarak aklldrlar, byle olmakla birlikte yine de gayeleri hrriyettir; Tractatus TheologicoPoliticus, ch. XX; tabii hukuk iin bkz. Trait Politique, ch. II.

b) Gnah itaatsizlikten ibarettir, buradan hemen u sonu kar ki, orada ne asli gnah, ne de Tanrya kar gnah olabilir; nk tanrsal kanunlara tecavz edilemez, onlar inenemez, Court Trait, II. ch. XXIV; Trait Thologico-politique, ch. IV vb. Ademin cennetten kovulmasna sebep olduu iddia edilen gnaha ait hikyeye Spinozann verdii anlam iin, daha yukardaki nerme 68, scolieye ait nota bkz.

332 ETKA

nerme XXXVIIIten LVIIIe kadar. - Bu ksmda Spinoza, Court Trait, II'de yapt gibi, sevin ve kedere irca edilen, ruhun balca duygu
lanlarnda kt ya da tersine iyi olan eylerin neler olabileceini ince liyor. lk nerme bu bakmdan gz nne alnacak genel kurallar koyuyor. Bizim ileme gcmz gelitiren veya arttran, toplum hayatnn korunmas veya gelimesine yarayan ey iyidir. Ondan sonra gelenler bu kurallarn tatbikatdr.

nerme XXXIX, scolie. - Birbirine yabanc iki uurun ve bundan


dolay birbirine yabanc iki kiiliin, dardan baknca ayn gibi grnen bir Bedende art arda balanm bulunacaklar dnlebilir; sistemin man t bununla birlikte bu bedenin eklinin deitiine inanmaya zorluyor.

nerme XLIV, kantlama. - Anlam bakmndan hibir glk yok tur; holanma (haz) (blm III, nerme 11in scoliesine ait nota bkz.) iddetli ve ar olabilir (nerme 43) ; halbuki bir d nedenin fikri onunla
birlikte olduu zaman holanma bir sevgidir; zira (blm III, nerme 11in scoliesine gre) o bir sevin, bir sevgidir; yle ise bir sevgi iddetli olabi lir; bu datisi eklinde bir tasmdr. Akl yrtmenin ekli tamamen kurala uygun deildir ve W. Meijer, igitur'un yerine autemi koymak suretiyle bunu dzeltmek istiyor.1 Bununla birlikte Spinoza henz sevginin bir holanma olabileceini asla sylememi olduu iin, tasmda igitur eklini saklamak gerekir sanrm.

nerme XLV, nerme sonucu II, scolie. - mea haec est ratio, sic animum induxi meum kelimeleri Trencedan alnmtr (Adelphes, v. 68);
daha yukarda nerme 17, scoliesine ait nota bkz; bu kelimelerin sylen dii Micion monologunun, btn ile Spinozada bulunduunu bildii miz hisse ok benzer bir hissi ifade ettiini burada gsterme zahmetine deer (nerme 18 ile ona ait nota bkz.). Tatllk ve iyilikle ruhta sevinli duygular uyandrarak insanlarn iyiletirilmesi umulabilir. Ayrca burada Spinozann yalnz kendisine balca deerli grnen Latin komedi yazar Trencela deil, fakat Montaignele, Essaislerin birok pasajlar ile Etika arasnda dikkate deer yaklatrmalar yaplabilir, Kocalar Mektebi adl komedisinde Trencen Adelphesini taklit eden Molire ile; zayflk ve bilgisizlik yznden ihmalci olmayan, hayat tand ve olduu gibi kabul ettii iin hayata kar merte saygl olan, bilgelikleri sevimli ve tatl
1) Bunlar bat Ortaandaki Skolastik mantkla tasm ekillerine verilen adlardr.

NOTLAR 333

tamamen beeri btn dehalarla uyumaktadr. Konforun baarl eserleri ni vd ve phesiz gsteriin deil fakat bir nevi ruh inceliinin met hiyesini yapt ok gzel pasajlarnda, doktrinin gerekliinden baka, zannederim ki, hissin inceliine de hayran olmak yerinde olur. Kendisi ok fakir, hemen hemen ihtiyalarndan arnm olan Spinoza, zengin Hollandann yalnz spanya Yahudilerine kar misafirperver bir hrriyet topra deil, yalnz dnen insanlar iin snlacak bir yer deil, fakat insann hayatn eitlendirmek ve gzelletirmek iin kendini verdii bir memleket olmasn istiyor. Byk ticaret ve mahir endstri yurdu, bakkaliye ithalats ve ince kumalar dokuyucusu olan bir memleket, zengin otlaklar ve iyi baklm st hayvanlar, bereketli yel deirmenleri, iek baheleri, latif glgelikler, sanat ile aydnlatlm shhatli ve elenceli meskenler memleketi olduunu biliyordu. Gzel kokular, yeil bitkiler, ssler ve ziynetler vb.ne ait cmleleri bana hem byk bir filozo fun hem de kendisi ressam olmasa da (yalnz kara kalem yapmasn biliyor du), baka meziyetleri arasnda dorunun dostu olan bir yal boya resim ekolnn gelitiini gren ve genliini Rembrandtn oturduu evden iki adm uzakta geiren bir adamn cmleleri gibi geliyor. Dncenin arka plan olarak, Spinozannki gibi bir ikinlik2 felsefesi bedenin ihmal edilme sini telkin edemezdi; hakiki manevi hayat hibir suretle, gerei gibi anla lan beden hayatna zt olamaz; tam tersine bu iki hayat birbirleri iin zorunludur ve birbirine karmakszn zlmez bir surette birleirler.

nerme L, nerme sonucu ve scolie. - Spinozann efkate -veya acmaya- ait hkmn Nietzschenin hkm ile karlatrmak dikkate deer bir i olacaktr; genel olarak ve dehalarnn son derece farkllna ramen, bana yle geliyor ki Spinozann Yksek Akl ile Nietzschenin cretli Kudret radesi ou kere birbirine komu sonulara ularlar. Kahramanlk her ikisinin esasl karakteridir; hibir teselli ihtiyac, hibir ideal yok; gerek kendi kendine yetmeli; salam ve kuvvetli bir varlk hibir ey beklemez, hibir ey ummaz, akn (transcendantal) hibir stat,
hibir yarg tanmaz. O bir kle gibi korku ile, veya bir gndeliki gibi bir gaye iin deil, hatta kendisinde tayaca bir kurala sayg ile bile deil, fakat kendi tabiatnn basit zorunluluu ile hr bir surette vardr, kendini kabul ettirir ve tesir eder, iler. Nietzsche ve Spinoza her ikisi de
2) mmanence.

334 ETKA

ykmllk ahlakn amlardr. Aralarnda grdm en derin fark udur ki, ok kere hayat hakl karmakla megul olan birisi felsefesinde her eyi, btn varl kurcalamaya vard, bakasnn vehimlerini kmse medii, kendi Etikasnda veya varlk doktrininde onlara tam yerini verdii halde, teki kendi kuvvetini aktan aa komunun zaafna kar koyar, kendi yad-ahlakn (immoralit) bir eit sevinli kstahlk ile ifade eder. Spinoza bir filozof ve yumuak, tatl bir adamdr. Nietzsche ise bir sanat , hatta biraz da aktr, aktrlerin en ihtirasl ekilde samimi olandr.

nerme LIII, kantlama. - Sayfa 5te Landn metnini dzeltmek iin Leopold tarafndan ileri srlen dersi, W. Meijerin gsterdiine tercihle kabul ettim; nk nerme 25te Spinoza vakaa gsteriyor ki tarafmzdan kazanlm her seik bilgi ileme, etki gcmzn artmasna sebep olur; W. Meijerin dersinde bu iaret daha az anlalyor. nerme LIV, scolie. - Bu pasajn yorumlanmas iin nceki notla ra, balca nerme 18in scoliesine, nerme 7 ve 18e ait olanlara, nerme 37nin ikinci scoliesine, nerme 50ye baknz. Spinoza hrriyetini kazan mam insan hakknda akld amillerin kullanlmasn ve zel olarak halk
iin korkutma vastalarna bavurulmasn doru buluyor. Sanlabilir ki, Spinozann seyrettii taknlklara kendini kaptrm olan halk yn man zaras (Zihin Reformu Hakknda Kitap, cilt I, s. 218e bkz.) terret vulgus, nisi metuat cmlesini yazd zamanda kafasnda idi ki, bu cmle bilindii gibi Taciteten mlhem idi (Annales, I, 29, nihil in vulgo modicum; terrere ni paveant; bkz. Trait Politique, ch, VII, 27.)

nerme LVII ve scolie. htimal hafifmerepler, kt kadnlar ve


pintiler gibi, tufeylinin, dalkavuun Latin komedisinin klasik tipleri oldu unu iaret etmek zahmetine deer (nerme 27nin scoliesine ait not). Ex
stullo insanum faciunt ifadesi (s. 113) Trencedan alnmtr (Hadmaa

s, v. 254.)

nerme LVIII, scolie. - Bu scolie ile daha nceki ek blmnn XIII ve XXVinci fasllarn karlatrmal. nerme LIXdan LXVIya kadar. - Bu sekiz nermede arzulara ait kurallar aklanmtr. lke udur ki, edilgi ile yaplan her ey, etkin olarak,
akl ile yaplabilir. Hrriyetini kazanmam kimse iin bunun pratik bir faydas olabilirse de, kk bir edilgiden gelen hibir arzu, diyelim hibir korku, hayat iin zorunlu deildir. Akl klavuz ederek yaanabilir ve bu nunla da rahat edilir; insan bu suretle gerekten erdemli olarak grnece

NOTL/d? 335

inden baka, ngry de daha iyi kullanabilecektir: Her kim zamann u veya bu annda tasarladna gre eylerden farkl olarak duygulandn hayal ederse, gelecei imdiki hale feda eder (nerme 17), aklla ynetilen ngr ancak eyleri deimez hakikatinde bilen kimse iin mmkndr.

nerme LXIII, nerme sonucu, scolie. - a) nerme 67nin scoliesi


ile nerme 18i karlatrnz ve ona ait olan nota baknz. b) Sayfa 129, akln klavuzluu altnda, biz iyilii dorudan doruya isteriz. Yani faydal olan eyi yapmay, tesir etme, ileme gcmz, bilgi mizi arttrmay isteriz (nerme 27); iin dorusu, bu bizim dmzda istene cek gerek bir iyilik olduu iin deildir; ktlk fikri ile birlikte bulunan iyilik fikri ruhta ancak onun irrationnellii (akld oluu) yznden vardr; eer hr olsaydk, iyi veya kt ey hakknda hibir fikrimiz olmayacakt. nerme LXVI. - nermenin bildirisi 1677 basksnda yledir: Bonum
majus futurum prae minore praesenti et matum praesens minus quod ausa est futuri alicujus mali, ex rationis duciu appetemus. phe yok burada bir d

zeltme gerekiyor. Landn benimsedii reti, ileri srlm olanlar arasn da, bana kantlama ile en ok uyuan gibi geliyor, nk imdiki daha az iyilie gelecekteki daha byk bir iyilii tercih etmeyi hakl gsteren ayn akl yrtme, phesiz gelecekteki daha az bir ktl imdiki daha byk bir ktle tercih etmeyi de hakl gstermektedir. Glazemakerin Hollanda diline yapt eviri zerine dayanan retiyi kabul etmek ze re yle denebilir: Biz gelecekteki daha byk iyiliin nedeni olan imdiki daha az ktl isteriz: Saisset bu son iki kelimeyi, yani daha byk kelimelerini kaldryor. Bildiride simetri, tenazur olmadndan baka, ondan sonra gelen nerme sonucu birinci blmde lzumsuz bir tekrar dan ibaret kalyor.

nerme LXVIIden LXXIIIe kadar. -Drdnc blmn son yedi


nermesi Spinozann tasarlad tarzda, yani ruh metinliini, yksek g nll olan hr adam tantma iini tamamlyor; onda hayat sevgisi, kendi hayatn sevme vardr ve lmden o kadar az korkuyor ki onu dnmyor bile! O hem tehlikelere kar koymasn, hem de onlardan kanmasn biliyor; bilgisizlerin yaptklar iyilikleri ok ihtiyatla kabul eder, asla yalan sylemez; o site, yani toplum iinde zorunluluu kabul edilen ortak kanu nun hkm altnda, yalnzlkta olduundan daha hrdr. nerme LXVII. - Spinoza, szn bir de tam kartn, Efltunun sk sk kulland ekilde ele alyor:

336 ETKA

o . Onun bilgelii, bir derin dncedir, hayata hak vermedir (daha yukar da nerme 50ye ait nota bkz.); beinci blmde bedenden ayrlmamz asla sz konusu olmayacaktr ki, bunun hibir anlam yoktur, nk ruh bedenin fikridir; fakat Bedenin varoluunu sre iinde koyan zmzn ezeliliini aka kavramak sz konusudur. phe yok lm korkulacak bir ey deildir; o Montaignein dedii gibi varlmzn Descartes dstu ra (prcepte) gre, yalnz lmden korkmadan hayat sevmekle kalmamal, ayn zamanda varln hakiki sevgisi, intihardan ok farkl olan, tabii lme raz olmay da iine almaldr.

nerme LXVIII ve scolie. - nsann hr domu olmas iin, btn


izah edilenlerin aksine olarak, onda hibir eksik veya sakat idrakin bulun mamas, hibir akldlk ve pasifliin, edilginin olmamas gerekirdi; o bundan dolay artk nerme 4n kabul ettii gibi tabiatn bir ksm olma yacakt, yalnz bana gz nne alnnca aklla kavranmaz ve mahvolmaya mahkm olmayacakt; eer insan hr dosa idi, asla klelie dmeyecek ti; sukut yani Ademin cennetten kovulmas tasavvur edilemez olurdu. Bununla birlikte, akln sesine kar sar olan bir kavme boyun edirmek ten ibaret bir maksada gre Mus tarafndan hikye edilen ilk insann (Ademin) tarihi anlalabilir, hatta bu hikyeye aklla kavranr bir anlam verilebilir. Balangta Tanr btn eyleri insana gre yaratt ve insan kendi hatasyla tabiat bozdu demek lmn, strabn ve ktlk denen btn eylerin aklanmasnn, henz onun iin aklla kavranamayan bir tabiata gre insann ballnda aranmas gerektiini belirtir. Bu ballk zel olarak duygulanlarn ve davrannn insanca olmaynda, hayvanca oluunda meydana kyor. Ktl yenmek iin nce hayvan gibi ya amak deil, insan olarak yaamak, kanuna boyun emek, sonra efkat ve en sonra da doru bilgi derecesine ykselmek gerekir.

nerme LXX ve scoliesi. - Spinozann hayat, bu nermede ortaya konmu ve scoliede elverdii gibi yumuatlm olan yetkin bir hareket kuralna rnek olarak pek ok vasflar vermektedir. nerme LXXI, scolie. - Bu scolienin balangcn okurken tabiaty la Fransz edibi La Rochefoucauld hatra geliyor. u gzel aucupium keli mesi Latin komedi yazarlarndan alnn yeni bir rneidir. nerme LXXII, scolie. - a) W. Meijerin ileri srlen metin dzeltil
mesinde (s. 142), bana eskiden kabul edilebilir gibi geliyordu, nk o

NOTLAR 337

cmleye daha ok kolaylk veriyor; fakat bana imdi Spinozann dn cesini bozuyor gibi grnyor. b) lkelerinin farkllna ramen Spinoza ve Kant yalan men eden evrensel kuralda hibir istisna kabul etmemekte birleirler.

Ek Blm

Fasl V. - Rationalis yerine vera kelimesinin konulmasn memnunlukla


kabul edeceim (s. 146) ; hakiki hayat eyleri upuygun olarak tasarlamadan, onlar nc bilgi tarz ile bilmeden ibarettir. Bir hayat bu karakteri olmadan da Akla uygun olabilir; fakat bu halde tam olarak hr olamaz. Fasl VI. - Bu fasl, nerme 68, scoliesiyle karlatrnz ve ona ait olan nota baknz. nsan tabiat hakknda, blm II, nerme 10a ait nota baknz.

Fasl VIII. - nsanlar olduklar gibi gz nne almak, onlarn tabia tn ve yaradllarn dnmek, fakat onlarn etkisi altnda hareket etme mek, metin olmak fakat sert olmamak gerekir; sertliin tehlikesi sk sk
Trence tarafndan, daha yukarda birka kere zikredilmi olan Adelphes adl komedisinden baka Hautontimorimenos adl baka bir komedisinde gsterilmitir. Bu eserden Spinoza, asker olmak iin baba evini brakan delikanl rneini alyor. Fasl XVII. - Grlecektir ki, sosyal yardm Spinoza, bir devlet fonk siyonu gibi grmektedir. Onun burada syledii eyleri 18inci yzyl so nunda Fransz htilal Meclisleri tarafndan sosyal yardm konusunda or taya konan ilkelerle karlatrmak enteresan olacaktr. Fasl XXV. - Alak gnlllk veya insanlkla hrs (ambition) ve ah lakllk arasndaki mnasebet iin, Spinozann okuyucuyu gnderdii pa sajdan baka, blm III'te ve 43 ve 44nc tanmlar ve blm Vte ner me 4n scoliesine baknz. Spinoza, blm III'te nerme 31 in scoliesine gnderiyor. Spinozann kendi hayatndaki davran, adn nletirmek iin duyduu pek az arzu burada syledii eylerde haklln bulmaktadr. Utu disciplina ex ipso habeat vocabulum ifadesi Trencedan alnmtr
(Hadmaas, msra 263). Bu vesileyle Spinozann hayatnda yaymlayama d eserlerini uvres Posthumes ad ile yaymlayan dostlar, yazarn yani filozofun adnn kaldrlmasn izah iin bu pasaj ileri sryorlar.

338 ETKA

Fasl XXVIII. - Birinci cmle ile ikinci cmle arasnda baz kelime ler kaybolmu gibi geliyor; bununla birlikte kolayca anlalyor ki dei tirilen hizmetler fikrinden Spinoza para fikrine geiyor. Eskiden yapm
olduumun aksine olarak ben imdi cmlenin bandaki verum kelimesi ni compendiuma ait bir sfat gibi gryorum. Fasl XXXII. - Drdnc blmn sonuncu hizmetini gren ve in sann tabiata balln ve tabiattan mmkn olduu kadar en az tesir almasn inceleyen faslda ifade edilen fikirler konusunda yukarda zikre dilen ve aklanan birok pasajlardan baka, IInci blmn 1-13nc nermelerine ait nota baknz. Grlecektir ki, her ne kadar Spinoza kendi ifade tarz ile Stoacla yaklayorsa da, felsefesi Stoa felsefesin den ok daha modern, darya daha tesirli olmadan geri kalmyor. Bizi memnun klmas gereken irade dayankll meydana gelmi olsa bile, genel olarak mmkn deildir; Stoallar insann iktidar hakknda yanl bir fikre varyorlar. Bize bal olmadn syledikleri eylerle bsbtn bize bal olduunu syledikleri eyler arasnda, srf farazi (fictif) bir ayrma izgisi koyuyorlar. Biz ancak onlarn anladklar ekilde dnce ile btn tabiatn hkimi olsa idik hr olacaktk; o zaman bizim boyun ediimiz ortak dzen yerine bize uygun olan yani Akla uygun olan bir dzeni koy mak gerekirdi: Beinci blmn nszne bkz.

NOTLAR 339

Beinci Blm
nsz. - Spinoza, Ruhun gcn veya akl tetkik edecektir (s. 166,
satr 10). Grlecektir ki, Akl Ruhun gc ile ayn saylmam, fakat asl Ruhla ayn saylmtr. Mentis seu rationis. Burada Politique doktrini ile Descartesin doktrinini ayrmakla ie balyor. Stoallara gre (drdnc blmn son notuna bkz.) iradenin passionlar, edilgiler zerinde mutlak bir egemenlii olabilir. nk yalnzca bize bal olan eyler vardr. Tabiata bal olmakla birlikte grnte insana yksek deer verdii halde gerek te onu kaderin yk altnda ezen bir doktrin kabul edilemez. Descartesa gre Bedenden ayr olan Ruh, Bedenin hareketlerini yneltebiliyor. Fakat phe yok, eer Ruh Bedensiz ve Beden Ruhsuz tasarlanabiliyorsa, Ruhla Bedenin birlemesi ne Ruh fikrinden ne Beden fikrinden karlabilir ve onlar yalnzl iinde aklla kavranamaz olurlar. Descartes ne Ruhla Bede nin birliine, hele ne de asl Ruha tekil (singulier) hibir neden veremiyor (s. 171, satr 33); phesiz, istemesine ramen, Ruha daha yetkin bir z vermek yle dursun, bir ey, ya da seik bir cevher yapmak suretiyle onu tasarlanamaz ve her trl hakiki etkiden yoksun bir hale getiriyor; bir Ruhun yetkinlii, erdemi veya gc ancak onun tekil ettii ve kendisini tekil eden fikirlerin hakikati, ya da aklilii ile kaimdir. Ruha hayal bir tikel irade veren ve onu sanki metafizik bir yalnzlk iine hapseden Des carteslk dosdoru vesile-nedencilie, (occasionalisme) ular. Stoicisme insana sahip olmad bir g veriyor ve ayn zamanda bir nevi kadercilik tir. Yalnz bizim hakiki halimizin, passionlarmzn tabiat ve nedenlerinin bilinmesi bizi kurtarabilir. Ruhun bir duygulan yalnz tam lde bir edilgidir ki, orada onu ak olarak kavramak imknszdr ve bundan dolay o bizim deildir. Onu dnce ile bizim klmak, bizim hrriyetimize zt olarak sahip olabildii her eyi ondan almak demektir. Hr olan insanda ona hkmetmi olan passionlardan hibirinin devam etmeyeceine inan makla hata edilmi olacaktr; bu, her yanlta mspet bir doru unsuru bulunduu gibi, her passionda akli, iradi ve meru bir ey olduunu unutmak olacaktr. En yetkin bilim, edinilen alglar tamamlamak suretiyle akla madan ibarettir; erdem, ruha fertliini veren duygulanlar birbirlerine balamak zere, hakl karmadan ibarettir. Hr olmak kendinden vazge mek deil, kendini dzene koymaktr; bilgelik kendinin tamamlanmas, kendine tam sahip olutur, yoksa kendini kurban etmek deildir.

340 ETKA

nerme Iden XXye kadar. - Ruhun gcn artrma aralarn,


yani mmkn olduu kadar hr ve akll bir varlk olmay bu ilk yirmi nerme retir. Edilgiler, passionlar bizi dnmeden alkoymalar bak mndan kt olduklar iin (blm IV, nerme 26 ve 27), biricik kar yolumuz onlar dnce objeleri haline koymaktr ve bu mmkndr. nk tabiatta hibir ey mutlak olarak akld deildir. Bedenin duygu lanlar bilimsel yoldan aklanabilir bir haldedir. Mekanist fizik usulne gre dzeltilmi olan Descartes fizii burada tatbikatn bulacaktr. yle ise phesiz ruhun duygulanlar ak olarak kavranabilirler ve bundan dolay da azaltlabilirler, bu teminatla kuvvetlenerek biz bilgimizin henz ok eksik olduu zaman dahi, hayrete dmeyecek derecede Bedenimizi disipline koyabiliriz ve bylece byk lde zihin etkinliini artrabili riz.

nerme I. - Bu esasl nermeyi blm II. nerme 17nin scoliesine


ait nokta ile karlatrnz. Etkin bir hayal gc olmadan Bedenin hibir akli eitimi mmkn deildir; zira hibir zaman baz ihtiyalarn makine gibi yerine getirilmesi sz konusu olamaz. Fakat, nceden grlmeyen bir tehlike karsnda elverili tavr kendiliinden alacak bir tarzda Bedeni yumuatmak, disipline koymak sz konusudur (blm IV, nerme 69un scoliesinde tehlike tanmna baknz). Spinozann pedagojisi: Zihin Reformu Hakknda Kitaptan bir cmle, Etika'dan birok pasajlar, zel olarak drdnc blmn Ek blmnde IXuncu fasl, onun eitim problemi ile uramakta olduunu gsterirler; bana yle geliyor ki, o ok modem bir zihniyete sahip bulunuyordu. Kendiliinden anlalr ki o Bedenin ihmali fikrini telkin etmedii gibi, hele Beden hayatn Ruh hayatndan hi ayrmamtr; o, irade eitiminde ok esasl ksm olan hayal gc kltrnn her eyden nce bir Beden kltr olduunu, atletik olmaktan ziyade mzikal olan ve Bedeni kuvvetlendirmeye, onu ince ve zarif bir hale koymaya alan bir kltr olduunu ilke olarak ortaya koymutur. Bu kltre gre nemli olan ey kaslarn kabal de il kvraklk, hareketlerin kendiliinden ahenkli olmasdr, eurythmiesi dir.

nerme IV. - Ahlakllk (pietas) iin, blm IV, nerme 18in sco
liesine ait nota bakn.

nerme X. Scolie. - Bu scolie ile blm IV, nerme 18in scoliesini karlatrn ve ona ait olan nota bakn. Nitekim Spinozann sertlik ile

NOTLAR 341

takdirsizliin sakncalarn gsterdii blm IVn eitli pasajlarnda ve zel olarak nerme 45in scoliesi ile, nerme 63n scoliesine, Ek bl mn XIIInc faslna bakn. nerme XX. Scolie. - a) Gsterildi ki, edilgilere kar koyacak deva lar sayarken Spinoza evrensel zorunluluk fikrinin bizim zerimizdeki iyi letirici etkisini aka zikretmiyor (nerme 6). Belki de bu kaldr bu fikrin filozofun zihninde devaml olarak hazr olmas ve btn baka fikirle rinde bulunmas ile aklanmaldr. b) Scolienin sonunda corporis kelimesinden sonra Existentiam keli mesinin konmasndan ibaret olan dzeltme bana zorunlu grnyor; zira onun ard sra gelen nermelerde Ruhun Bedenle her trl mnasebet dnda gz nne alnmas doru deildir (nerme 22), fakat srede zo runlu olarak snrlandrlm olan Bedenin varoluu (existence) baka eydir, kendisini ezeli olarak (sub specie aetemi) kavrayan z (essence) baka eydir. nerme XXIden XLa kadar. - Etikann bu ksmnda Spinoza, ayn zamanda hem nc bilgi tarznn hassalarn, hem zihn Tanr sevgisini, hem de yce mutluluk yani kendilerine sahip olmak, kendi kendilerinin hazzn (jouissance) duymak derecesine ulaan Ruhlarn ezelilii teorisini aklar. Bu notlarda birok kereler aklamalar yapma frsatn bulduumuz tabiat zerinde ilerleme ile, bir gayeye doru ilerleme deil fakat hr yarattan (production) ibaret ilerleme ile Tanr insan Ruhunda kendi ezeliliinin uurunu elde eder; o, var olmasyla birlikte var olduu olur; benim balandm yorumlama ekli, hi deilse, budur. Beinci blmn ikinci yarsnda 27 ve 26 fasllarn blm II 27 fasl, Court Trait ile, (eytanlara ait 25inci fasl bir yana koyarak) karlatrn. I - III'nc blmlerin notlarnda iaret ettiim gibi, Court Traitnin doktrini Etikann doktrininden olduka farkldr ve daha az felsefi, daha dini bir karakteri vardr. nerme XXIV. - Tanrnn tavrlar veya duygulanlar olan tekil eylerin bilgisi Tanrnn hakiki bilgisi iin ve bunun sonucu olarak yce mutluluk iin zorunludur; yce mutluluk yerine selamet de diyebilirdi niz. Bu nerme Spinozacln bilimi kmseyen ve Ruhun bir ve ezeli varlkla tasvir edilmez ve vecitli birlemesini ama edinen bu trl misti sizmden ne derecede farkl olduunu gsterir.

342 ETKA

nerme XXXVIII. - Et mortem minus timet kelimeleri bildiriye, belki de, sonradan yaplm bir eklemedir; yalnz scoliede lmn az korkula cak ey olduu kantlanmtr. nerme XLI ve XLII. - Bu nermelerden birincisi u fikri ifade eder: Ruhun ezelilii, ahlak, din ve Ruh metinlii ile yksek gnllle ait btn eyler hakknda hibir bilgisi olmasayd, yine de onlar en nemli veya dorusu biricik nemli olan ey olmadan geri kalmayacakt; bu ise, saln hastalktan ve varln yokluktan daha deerli olmas ile apak olarak anlalr. Court Trait, II, ch. XXVI, 4- kinci nerme yce mut luluun elde edilecek bir dl, peinden koulacak bir ama olmak yle dursun, salam ve hr bir Ruhun tabii denebilen art, hali olduunu ifade eden btn bir doktrinin zetidir. Dnmek, etki yapmak ve mey dana getirmektir, dnmek bir sevintir. Mutludur o kimse ki dnr! Gerek lem onundur. Etikann son iki nermesinin her ikisi de belirtir ler ki, hibir yaptrm (sanction) gc kabul edilemez nk, bizi en yksek ahlaklla karmak iin, gerekten bizim olan feda edilecek hibir eyimiz yoktur, hele tabiatmzn gelimesine engel olan bir kanuna boyun eme hi de kabul edilemez. Hrriyet kazanlr, satn alnmaz; ezeli hayata sahip olmak iin s, Allahn oludur, diye inanmak lazmdr, diyordu Saint Paul. Spinoza diyor ki, biz Tanryz.1

1) Notlarda Etika'nn Latince metnine ait iaret edilen sayfa numaralar Ch. Appuhn evi risi ile birlikte baslan Latince Etika'nn sayfalarn gstermektedir, (.n.)